HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR

Dün Devlet Bugün Cemaat

HANEFİ AVCI

İÇİNDEKİLER
1.bölüm:DEVLET Neden yazıyorum?......................................................................3 Simon......................................................................................10 Haliç'te Yaşayanlar.,.........................,...............,......................18 Kitabın Dilindeki Sertlik.....................................,..,..................21 Köydeki Okul Yıllarım..............................................................22 Mersin ………………………………………………………………..27 Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim............................................27 Gençlik Parkı'ndakı Garsonlar İdeolojik Konularda Benden Bilgiliydi......................................................................34 Mut İlçe Emniyet Komiserliğim.................................................36
Pavyoncuların Şikâyetleri.........................................................................40

İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma......................................45 İki Öğrencinin Vurulması.........................................................48 Mersin Merkezdeki Görevlerim.................................................51 Mafyanın Gücü........................................................................ 52 Namık Astsubayın Mafyayla Kurtarılması.................................57 PKK'lıların Banka Soygunu...................................................... 61 Acilciler Operasyonu................................................................63 İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto......................................72 Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı.........................79 Ehliyet Yolsuzluğu...................................................................81 Altın Kaçakçılığı Davası............................................................83 Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir..............................................90 DİYARBAKIR……………………………………………………………93 Güney doğu' daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor.............93 Küçük Ağa...............................................................................94 PKK'nın Yakın Geleceği Neşet Çiçek...........................97 Almanya Ziyareti,.......................................................99 İki TİKKOlunun Yakalanması..................................104 Burhan Nart Olayı...................................................109 Aranan Üç Kişinin Yakalanması...............................124 Seren Operasyonu.....................................................126 Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi ……129 Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam...............................,139

ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı, Türkiye'yi mi?..................155 Talabani'nin Türkiye Harekâtı..............................................156 İSTANBUL.................. ..........................................160 İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam..........................160 İstanbul Operasyonları……………………………………………..174 Cem Ersever Olayı………………………………………………….186 Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz...............………………..209 Dış Güçlerin Etkisi…………………………………………………213 ANKARA……………………………………………………………….215 PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı…………………………………………215 Susurluk Olayı…………………………………………………………217 Termal Kameralı Uçak Alımı……………………………………225 Antalya'da PKK Operasyonu……………………………………..231 Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi………………………………..235 KOM Dairesi'nde Yenilikler………………………………………237 Uzan Olayı…………………………………………………………..238
ÇEAŞ ve Kepez Elektrik……………………………………………………..242 Berke Barajı İnşası…………………………………………………………..244 Yapılanların Kısa Özeti...............................................................,248

Neşter 2 Operasyonu………………………………………263 Kayseri Uyuşturucu Operasyonu………………………..268 Lodur Operasyonu…………………………………………….272 EDİRNE……………………………………………………………..277 Kapıkule Tahkikatı……………………………………………..277
Kapının Düzem İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler.............................296

Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar……………………………..302 Su Davası……………………………………………………………..309 Diğer Görevlerimiz………………………………………………….316
Şenturk Derniral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olay………………………………………………………………….I316 Kaçak Çay Operasyonu……………………………………………………….326 Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz…………………………329

ESKİŞEHİR………………………………………………………..330 Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi.,…….330 Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak……….333 Kendi Halkım Yönlendirme Faaliyetleri………………………..335 Ergenekon……………………………………………………………..338

Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı?......................................... 346 Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz!....................352 Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku………………………………………………….356 Köleliğe İtiraz………………………………………………………….. 357 Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi……………………………359
Yanlış, Ama Sadece Yanlışla Kalsa!..................................................363 Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tabi Olanlar Açısından Bakmak………………………………………………………………….368 Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar………………………………..368

Demokratik Açılım....................................,369 Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?................................................373 Öcalan: Herkese Mektup Yazdık……………………………..375 PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar……………………………376 Balkanlarda Benzer Durumlar……………………………….378 Yunan-Bulgar-Türk İlişkileri........,…………………………..379 Neden AB'ye Girmeliyiz?....................................................384 Bu Sistem, Fikri Olana Karşıdır..........................................387 Komplo Teorileri………………………………………………………389

2. Bölüm: CEMAAT
Din ve İnanç Dünyam……………………………………………….397 Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler…………………………….397 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız………………………………….407 Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım……………………412 KOM Daire Başkanlığından Alınmam…………………………….415 Sabri Uzun'un İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması... 421 Ahmet İlhan Güler'in İstanbul İstihbarat Şubesinden Alınması…………………………………………………427 İstihbarat ve KOM Neden Ele Geçirilmek İstenir?.................433 Emin Aslan Hakkındaki İftira………………………………………435
Emin Bey'e Kurulan Komplonun Başlangıcı............................................436

İki Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Hakkındaki İzmir Tahkikatı……………………………………………………….465 Sakarya Tahkikatı……………………………………………………474
Genel Müdür Yardımcılarını Yiyen Yapı Ne Yapmak İstiyor?....................479

Benim Hakkımdaki Çalışmalar…………………………………….480 İhbar ve Şikâyetlerim………………………………………………….486

Danıştay Olayı………………………………………………………….504 Erzincan Olayı………………………………………………………….508
Erzincan Olayı ile İlgili Genel Bilgilerim.................................................. 509

Alışılmadık Savcılar…………………………………………………..521 Alışılmadık Polisler……………………………………………………525 İlk Yanlış İşlemler……………………………………………………. 527 Ergenekon Örgütü................................................................531
Davada Yanlış Olan Birinci Konu………………………………………………532 Davada Yanlış Olan İkinci Konu………………………………………………538

Bazı Yerler Neden Aranmaz?.............................................541 Ankara Emniyet Müdürleri Toplantısında İçişleri Bakanı'ndan Talebim……………………………………………….542 Bugüne Kadar Cemaat Tarafından Yapılan Operasyonlar ve Çalışmalar………………………………………..544 Askeri Belgeler Nasıl Değerlendirilmeli?...............................547
Türkiye'de Bazı Şeyler Birbirine Karışıyor……………………………………547 E

MAS YA Planlan…………………………………………………………………548

Savaş Oyunları, Planları…………………………………………………………..550 Siyasi Hayata Müdahale, Darbe Hazırlıkları………………………………..551

Nasıl Yönetiliyor, Kimler Yönetiyor?....................................555 Cemaatin Propaganda Araçları……………………………………565 Garip Bir Kaset Olayı………………………………………………..566 Güncel İttihat ve Terakki………………………………………….569 Bu Bölümü Niye Yazdım?...................................................569 Cemaati Yönetenlere………………………………………………..573 Bugün Yaşananları Nasıl Yorumlamalı?..............................575 Bütün Kurumlar ve Kişiler Kof mu?....................................578 Kanunsuz Dinlemeler………………………………………………578 Devleti Kim Yönetiyor?.......................................................579 Ne Yapılabilir?....................................................................580 Ankara Emniyet Müdürünün Tutuklanması ………………..586 Dizin.............................................................. ..................589

HANEFİ AVCI
1956 yılında Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinin Karabı yıklı köyünde dünyaya gelen Hanefî Avcı, öğrenim yaşamına doğduğu köydeki Kara bıyıklı İlkokulunda başladı. Ortaokulu Gaziantep'teki Karşıyaka Ortaokulunda, liseyi ise Ankara'daki Polis Kolejinde

bitirdi. Ardından Polis Enstitüsünde eğitimine devam etti ve bilahare Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1980 yılında mezun oldu. Polis Akademisinden mezun olduğu 1976 yılından 1984 yılma kadar Mersin ili Gülnar ve Mut ilçe Emniyet Komiserliği ve Mersin Terörle Mücadele Şubesinde görev yaptı. 1984 yılında Güneydoğu'da artan terör olayları sonrası Diyarbakır İstihbarat Şubesine atandı. Burada 8 yıla yakın görev yaptıktan sonra 1992 yılında İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü görevine atandı. 1996 yılındaki terfisi sonrası İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Susurluk olayları sonrası TBMM Araştırma Komisyonunda Terörle Mücadele adı altında güvenlik kuvvetleri içerisinde çeteler oluşturulduğunu ifade etmesi hakkında davalar açıldı. Tahkikatlara uğradı. Basına yaptığı açıklamalar üzerine açığa alındı. Devletin gizli bilgilerini temin etmek ve açıklamak suçlarından Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesince tutuklandı 10 gün hapis yattı. Ardından berat etti idare mahkemesi kararı ile görevine döndü. 2003 yılına kadar geri hizmetlerde çalıştıktan sonra 2003 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına atandı. Burada yaptığı yolsuzluk operasyonları hoşa gitmeyince 2005 yılında geçici olarak, 2006 yılında ise asaleten Edirne İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Edirne Kapıkule hudut kapısında polis ve gümrükçüleri rüşvet alırken gizli kameraya kayıt ederek mahkum olmalarını sağladı. 18 Haziran 2009 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan ortak kararname ile Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Hâlen Birinci Sınıf Emniyet Müdürü olarak Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü görevini sürdürmekte olan Hanefi Avcı, 2006 yılında TASAM'm Stratejik Vizyon Sahibi Bürokrat Ödülü'nü kazanmıştır. Avcı, Emniyette teknik-elektronik istihbaratın kurucusu olarak bilinmektedir.

1. Bölüm

DEVLE T

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Neden Yazıyorum?
Neden yazıyorum? Yazmak için kimsenin bir sebebi olmamalı. Okumak dünyada elzem olduğu halde, okumayan ülkemde yazmanın sebebi aranıyor, arıyoruz. İnsan kendine de soruyor: Neden yazıyorum? Neden yazmalıyım? Herkesin, bırakın kolayca, bin bir çabayla dahi gelemeyeceği bir noktadayım. Sayısını bilemediğim kadar çok olay içerisinde yer aldım, çok şey yaptım; ama yaptıklarımın bir kısmını yıktım ve tamamının yıkılması gerektiğine inanıyorum. Bu kitapla bir kısmını daha yıkmaya çalışacağım. Kendimce sağ görüşle, bazı değerlerle, belirli bir vatan, millet, ülke ahlak anlayışını kapsayan inançlarla büyüdüm. Daha yücesine özenerek yaşadım ama geçen zamanda, yaşayarak gördüğüm olaylar sonrasında bu yüce değerlerin bir kısmını sorgulamaya başladım. Bunlardan yalnız biri veya bir kısmı bile yazmam için yeterliydi. Kaç yaşındayım? Yaştan kasıt ne? Eğer kastedilen doğumdan itibaren geçen zaman ise nüfus kağıdımda yazan tarihe göre 54 yaşındayım; biyolojik olarak sağlığım veya hissettiğim se 35-40; duygu dünyamda yaşadığım ve gördüğüm olaylar, aldığım dersler, çektiğim acılar ise o zaman kendimi 100-150 yaşında hissediyorum. Hiçbir polis benim kadar değişik olay yaşamamıştır. Ülkenin en güneyinden en doğusuna, oradan en batısına kadar her yerinde görev yaptım. 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışmalarının ülkeyi iç savaş aşamasına getirdiği olaylardan, 1984 sonrası PKK'nın yarattığı Güneydoğu katliamlarına; 19901ı yılların başında yeniden hız kazanan (başta İstanbul ve olmak üzere) büyük kadar illerimizdeki tüm ideolojik suikastlara; siyaset terör olaylarına

çatışmaların soruşturulması safhasında yer aldım. Büyük hayali ihracat şebekelerinden, büyük banka dolandırıcılıklarına; ihalelere fesat karıştırma olaylarından, uluslararası uyuşturucu şebekelerinin soruşturulmasına kadar çok geniş bir krirninal yelpazede çalıştım. Bu görevler esnasında sokakta adam da kovaladım, daire başkanı olarak ülke genelinde ve hatta uluslararası alanda polis teşkilatları ve kuruluşlarıyla işbirliği içinde planlama da 9

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaptım, müş operasyon icrasında da bulundum. Suçlu gördüğüm kişilerle fiziken ve ruhen mücadele etmekten, silahlı çatışmaya; en teknik cihaz ve sistemlerle onların karşılarına çıkmaya kadar her sahada ve her türlü polisiye olayda yer aldım. Sonra bir anda polislikten, devletin güvenlik gücü olmaktan, yani avcılıktan sistemin istemediği, yanlış bulduğu bir hedef, bir av konumuna düştüm. Bunlar da gerçek manada kendimi 100-150 yaşında hissetmeme neden oldu. Yaşadıklarımdan dolayı, sanki yüksek bir tepeden kendi sahamda tüm dünyayı seyreder gibiyim. Kendimi, herkesin geçeceği yollardan çoktan geçmiş biri gibi hissediyorum. Şu tepenin arkasında bulunanlar biraz sonra karşıdan gelecek olanlara tuzak kurmuşlar, eyvah yine kan dökecekler, biri bunları uyarsa... Ben, "Ey tuzak kuranlar değmez, yapmayın, düşmanlık büyük hata, bu tuzağa kendiniz düşeceksiniz, yapmayın, etmeyin!" demek istiyorum. Bulunduğum noktaya nasıl geldim? Bu mucizeden öte bir şeydi. Ne mucizeyle ne de benim çalışma ve gayretimle olacak şey değildi; ne akıllı ne de cesur olmam yeterliydi. Belki mistikçe düşünülünce, akıl üstü bir irade buraya gelmemi istedi. Bu noktaya gelişim fiziki bir mücadeleyle olsaydı, derin vadilerden geçmiş, aşılması imkânsız dağları aşmış, masallardaki ejderhalarla kavga etmiş, hiç kimsenin bilmediği tehlikelerle boğuşmuş olmak gerekirdi. Fiziki tehlikeleri geçmek, kavga etmek zor şeylerdi ama bunları gerçekleştirmek mümkündü; oysa insanın kendi ruh dünyasındaki kavgası, kendi içindeki tehlikeli yolculuğu çok daha zor, çok daha amansız mücadele gerektiriyordu. Daha önemlisi sadece kavgayla ve akılla da zihinde ve kişilikte bazı şeyleri aşmak mümkün olamıyordu, tüm bunlar yeterli değildi. İçte ve dışta milyonlarca, milyarlarca tesadüfün art arda, sistemli, düzenli bir biçimde etrafımda meydana gelmesi ve tüm ruhumu, benliğimi etkileyerek beni bulunduğum yere itmiş olması gerekirdi. Mademki herkesin kolayca gelemediği bu yere, mucize üstü bir şekilde savrulmuştum, olan ve olacak birçok olayın perde arkasını 10

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çok az da olsa görebiliyordum. O zaman arkadan gelenlere söyleyecek sözüm olmalıydı; yaşadıklarımı, yollardaki tehlikeleri, kendilerine kurulan tuzakları anlatmam ve bunlardan kurtulma yollarını, bildiklerimi söylemem gerekiyordu. Görev uğruna tüm yaptıklarımın doğru olduğu fikrini zihnimde yıktım. Bir zamanlar yok etmeye bütün gayretimle çalıştığım tüm düşmanlarımın, silaha ve şiddete sarılmayan hallerini şimdi elzem görüyorum. Onları silaha ve şiddete itenin de aslında doğru olduğunu zannettiğim değerler olduğunu anladım. Bu öyle büyük bir şeydir ki; ne dağa, ne tepeye benzer. Ruh dünyasında bu kadar büyük bir değişime dayanmak mümkün müdür? Karanlıktan aydınlığa, soğuktan sıcağa, inançsızlıktan inanmaya gidiş gibi; birbirinin zıddına dönerek öncekinin tam tersine yol almak o kadar zor ki... Sözlerle tarif etmek, yaşamadan anlamak mümkün değil. Hayatım boyunca, yapmam gereken işin gereği ne ise onu yapmaya çalıştım. Ne para, ne makam, ne de başka bir menfaat, hiçbir zaman eylemlerime etken olmadı. Yaptığım işin yapılmasının gerekliliği önem taşıyordu. Bütün enerjimle, gayretimle, aklımla, yaptığım işe kilitleniyordum. Ne özel hayatım, ne eğlencem ve merakım, ne istirahatim vardı. Sabah uyanınca işe başlar, yorulunca uyur, uyanınca tekrar hedefime yönelirdim. Bir derviş edası, bir ideal tutkusu, bir iş sevdasıydı benimki. Her iş tehlike, her iş riskti aynı zamanda. Dünyada herkesin hayran olduğu, hakkında şiirler yazılan, aşıklarının her tepesi için ayrı eser verdiği İstanbul'da dört koca yıl çalışmış; her türlü lüks yaşamı sağlayacak imkân ve konuHaliç'te Yaşayan Simonlar _._...........................................___............. ma sahip olmama rağmen bir defa bile ne İstiklal Caddesi'nde ne Bağdat Caddesi'nde gezmedim. Bir defa bir gazinoya gitmedim, resmi mecburi yemeklerin haricinde bir defa bile lüks değil, sıradan bir restorana gidip yemek yemedim, bir arkadaşımı yemeğe götürmedim. İş varken, ülke tehlikedeyken, yemeğe gidilir mi? Hayatım boyunca hiç 20 gün izin kullanmadım, hiç kampa veya tatil anlayışı ile bir yere gitmedim. Gitmeyi de uygun görmez, gidenlere 11

Sistem kurulmuş.......... Bu konudaki en büyük lüksüm restoranlardan paket servis olarak acılı... daha çok gayret etmeliydik. daha üstününü. İçimde kaynayan iş ve çalışma isteği ise bundan öte bir şeydi.. ana planım kurduğum kafamdaki sistemin işleyişinde bana gerekli teknolojiyi sağlayacak insanla karşılaşmıştım.. Sihirli teknolojiler......... Herkesin beğendiği.............. Daha iyisi. 1 ... Bölüm: Devlet ise görevden kaçıyorlar diye kızardım............. bu yemekleri şubenin makam odasında çalışma arkadaşlarımla birlikte yemekti...... bir öncekinden elde edilen bilgiler daha üstünün yapılmasını sağlıyordu ama ben gerçek manada yaptıklarımızı asla yeterli görmüyordum.......... mucize gerçekleşmişti.. Arkadaşlarım beni.. hayran olduğu teknik ve elektronik araçlar ortaya çıkıyordu.... Böyle bir anlayış... Kaçırdığımız fırsatlara..... isteğim olmuş..... şube çaycısının yaptığı tosttan başka bir şeye zaman ayıramayan biri olarak tanımlıyorlardı......... Daha iyisini.....___________________....... daha sihirlisini yapmak gerekiyordu......... Bu kadar çalışma ve gayret sonucunda elde ettiğim tecrübeyle olağanüstü eserler ortaya çıkmıştı. güçlerin çok gerçekleştirdiği en küçük bir olaya bile nasıl geçit verdiğimize yaptıklarımızı Daha çalışmalıydık...... Anlattıklarımı anlayacak... İnanılmazlar yapılabiliyordu artık.... aslında sonunda değil daha başında.... Bu hal aslında korkunç bir teknoloji tapıcılığı haline gelmişti.... yanıma gelene yemek ısmarlarken olsa olsa: "Tostun neli olsun?" diye soran... hayıflanarak boş geçen zamana yetersiz ve karşımızdaki buluyordum. az sayıda personel ve teçhizatla tüm illegal yapılarla mücadele edilir hale gelinmişti..._________. ancak kendimiz anlayacak hale gelmiştik... Suçluları bulup ortaya çıkaran....... baharatlı yemekler getirtip......... çalışma ve inanç nasıl olabilirdi? Ama en mütevazı haliyle benim gerçeğim buydu. değerini. 12 ........... Aslında bunlar bu ülke için gecikmiş araçlardı ve bunlara yönelik çalışmaları sınırlayıcı hiçbir ölçü kabul etmiyorduk. sihirli çözümler o kadar olağanüstüydü ki anlatmak ve anlamak için kendimizden başka kimseyi bulamaz olmuştuk..... çabalarım meyve vermişti..... daha üstünü derken sonunda yaptığımızın ne demek olduğunu............ yeni tasarladığımız sistemler çok değerliydi.........._ . uğruna her şey yapılmalıydı. Sonunda..

.................. toplumsal yaşam için yıllarca düşman gördüğüm grup.. 1 .. bu kadar önemli olan sebepleri neydi diye sorgulamaya başladım........ İşin kökenine inmek gerekti. Bir süre sonra............. geleceklerini neden tehlikeye atardı? Ne yapmak istiyorlardı.... Onlar... terörist yazsalar o kadar kolay bulamazdık onları............. bunların aksine her muhalefeti yok etmeye odaklanmış olan benim savunduğum değerler olduğunu anladım.Sol lideri Dursun Karat aş.... Geçmiş yıllardaki anlayışıma göre....___________________.. akıl ve teknolojiyle oluyordu.... bunlar deli miydi..... Ama en gizli örgüt mensubu ne kadar yeraltında kalsa da kısa sürede yakalanıyordu._________..... Yıllar yılları kovaladı......._ . . devleti........ Asıl önemli olan.. Bunun acısını derinden yaşadım. orduyu ve polisi eleştiren herkes kötü 13 ..i Alnınıza Dev-Sol yazsak.......... Bu açıdan eskiden savunduğum tüm düşünceleri düşman görmek tarif edilmez bir duyguydu........ sız nasıl yakalanıyorsunuz?" diyordu... en gizli saklı hücrelerinde onları tek tek yakaladık.. O güne kadar yapılanlara bakıldığında.... benim için sistemin ve rejimin muhalifi olan... casusluk şebekelerine taş çıkartacak gizli yöntemler ve yollar kullanıyorlardı... Daha eylemelerine başlamadan..... eylemcileri sadece teknik sistem ve akü üstünlüğüyle yenmek değildi. biz onları kısa sürede tespit edip etkisiz hale getiriyorduk. bütün radikal muhalefeti yok etmeli ve bunu yapacak sistemi kurmalıydım... Ama ne yaparlarsa yapsınlar olmuyordu........ Yurtdışında işleri yöneten Dev . olaylar olayları... Mesleğe yeni başladığım Mersin'de görev yaptığım yıllarda...... İnsanlar neden bu yola girer....... aldığı her tedbire rağmen gönderdiği en gizli adamları rım hiçbir eylem yapamadan en kısa sürede yakalandığını gördüğünde....... Bölüm: Devlet her şey ilim.. düşünce ve örgütlerin aslında sağlıklı bir demokrasinin olmazsa olmazı olduklarını... Eğer alınlarına kırmızı yazıyla Dev Sol militanı. Tüm illegal yapılarla yıllarca mücadele ettik. Gerçek de böyleydi........ adı sanı hiç bilinmeyen en gizli elemanlarını gönderiyor.. modern bir toplum için asıl tehlikenin. hayatlarını........... mucize ötesi şeylerin gerçekleştiği görülebiliyordu İllegal örgütler....... varlıklarını..... artık meydan herkesin kullanabileceği kadar boş değildi. polis sizi bu sürede bulamaz.

.. bertaraf aleni ve edilmeliydi.... dolayısıyla dogmatik olarak kutsal kabul ettikleri ve hayatlarının anlamı olan ve uğrunda ölümü göz aldıkları yüce değerler belirliyorsa.. hiç kimse bu değerleri kirletmemeli...... Devleti eleştirene mani olunmalı..... bu kadar büyük bir dönüşüm mümkün müydü? Yaşamın gayesi vatan...... her şeyimi verdiğim değerlerin yıkılması için gayret gösterdim...... yaratılması uğruna bu kadar gayret gösterdiğim........ fikirlerini ise inanç ve düşünce sistemleri. her örgüt mutlaka durdurulmalı........ Ecevit nasıl sol..... yıllar sonra şu sonuca vardım.. hele eline silah alan ve şiddet kullanan herkes...... yok edilmeliydi...... SSCB demekti.. bunlara karşı gelenler meşru...._ ....................... herkesin Bugün hâlâ bu düşünceleri gerektiğini savunanlardan o zaman bir tek farkla ayrılıyordum.. durdurulmalıydı......... anlamlandıran fikir ve düşünce sistemimizin kaynağı 14 . Asla bu kutsal değerler ihlal edilmemeli. bu ülkede bunca olumsuzluk varsa ve yıllardan beri devam ediyorsa.. sol düşünce ise komünizm... Allah.... mutlaka yok edilmeliydi.. onlara en ağır ceza verilmeliydi.. Sağ düşünce ülkenin iyiliği.... Tüm solcular Rus ajanı ve vatan haini idi.... ben her şeyin huzurunda olması düşünüyordum......... Bununla birlikte radikal olan. tüm eylemlerimizi yönlendiren... yıkılmasını istedim. bayrak.._________....... Sonunda tapacak kadar bağlandığım.... gerekirse daha binlercesi ölmeliydi... din. onların inançları uğruna katlandıkları kişisel fedakârlıklarını görerek demokratik muhalefeti hoş görmeyi öğrenmiştim. Bu kadar büyük bir değişim........ ülke..... 1 ... Bölüm: Devlet niyetli... Ama duygu dünyamdaki büyük değişimlerin olduğu..... hain ve ajandı... inançsızlık... bunun sebebi ufak tefek şeyler ve kişilerin hatası olamazdı. kanunlar değil miydi? Bunlar o kadar önemliydi ki uğrunda binlerce insan ölmüştü.... anlatılamaz şeylerin ruhuma çarptığı o çileli günlerim ve biraz da karşımda olan insanlarla temasım sonucunda... sosyalist anlayışı savunabilirdi.. ortanın solu diyerek..... güzelliği ve tüm yüce değerler için vardı. buna niye müsaade ediliyordu? Yıllar. millet.___________________... İnsanların eylemlerini kafalarındaki fikirleri.... binlerce şehit verilerek kurulan bu devleti eleştirebilirdi? Nasıl Sovyetlerin rengine benzer sol..... ahlak.... Susurlukçuların yaptığı gibi gizli. Hata... kaçak değil.... her şey kötü ve yanlış ise..

uğruna gece gündüz cevap çalıştığım....... canımızdan çok sevdiğimiz.. Hiçbir önyargı taşımadan. kendime bile itiraf edememenin...... en azından zamana ve şartlara uygun değildi. varlık Bu sebebi tüm gerçeği değerlerin.........___________________..... yanlışla doğruyu bulmanın yöntemini.. ihtiyaca vermediğini... Bu nedenle iddialarımın ispatı.. bizi biz yapan şeylere yanlış demek hiç kolay değildi... vardığım neticelerin anlaşılması ve düz fikirlerin hazmedilebilir kaplarda sunulması için sadece beni etkileyen........ Bir ölçü.. motorsuz araç olmak gibi bir şeydi..... bu ülkedeki uygulanış biçimi yanlıştı...._________. tüm yaşadıklarımı ve hayatımı bir kitaba sığdırmam mümkün değil.. bunu anlamanın şeklim sunmak istiyorum.. Yoksa bunca hata.......... dünya ile yarışta bu kadar geri kalır mıydı? Terör 40 yıldır devam eder miydi? Bu kadar yolsuzluğun ülkede kabul görmesi..... kendimiz olmamızı sağlayan.......... Türk gelenek ve ahlak anlayışının.. Ruhsuz insan olmak. hatta kaynağı olduğunu kabullenememenin.......... uğruna her şeyi feda ettiğimiz.. kanunlarımızın. hatta dinin..... varlığımızın sebebi.. Yani bizim yücelttiğimiz..... fikir dünyamı değiştiren...... değerler...... Yoksa ülkemiz bu halde olur muydu.. Türk milliyetçiliğinin....._ . başka ırk ve millet olmamızı sağlayan değerlerde sorun vardı............... hiçbir karşılık baklemeksizin gördüğüm sorunlarımızın tesirini yaşadım. Yanlışı ayıklayıp doğruyu bulmak istiyorum...... kimsenin bunlardan rahatsız olmaması.. Bölüm: Devlet olan dogmatik inançlarımız ve kutsallarımızdaydı. 32 yıllık meslek hayatımın her olayı. bizi başkasından farklı kılan.......... bunca anormallik niye olsundu ki? İşte bu en büyük değerleri eleştirmek. 1 .. anladım. bunca yıl inandığımız... yanlışla doğruyu anlamaya yarayacak mikyaslar....... öldürücü 15 ........... hatta yapılanları olağan bulması mümkün müydü? Başta fark edemesem de yaşadığım her olaydan bir emare alarak 32 yılın sonunda....... bir terazi olacak.. fikri teraziler yaratmak istiyorum.... çok samimi olarak inandığım.... bize ruh veren... neyin yanlış neyin doğru olduğunu söylemeden..... her konusu bir kitaba...... bir filme konu olacakken.

........... ama aynı zamanda onların çok idealist olduklarını.... fedakârlıklarının çok değerli olduğunu ve bu işlere büyük oranda kendi özgür iradeleri ile girdiklerini düşünerek onlara saygı duyuyordum....___________________...... Bölüm: Devlet yukarıdaki çerçeve ile sınırlı konularda yaşadıklarımı kısaca anlatıp vardığım neticeleri özetleyeceğim..... galiba normal şartlarda böyle bir ortamı yakalamak mümkün olmuyor.. 1 ........ arkadaşlarımın makam ve mevki gibi basit çıkarlar uğruna birbirlerini kırdıklarını.... doğru bir amaç...... bu uğurda mücadele etmek olduğunu......_ .. hatta yüzde biri kadar idealist arkadaşlar bulduğumu zannettiğim her kadrodan ayrıldıktan sonra... dünyanın maddi nimetlerini bir kenara iterek bir fikirideal uğruna yaptıkları fedakârlıklardı........... böyle bir anlayışı benimseyen siyasi veya sosyal yapının içerisinde bulunma.... bu uğurda fedakârlık gösteren. Bu insanlara karşı mücadele veriyor....... kutuplaştıklarmı görünce üzüldüm....... her şeylerini bırakıp illegal örgüt mensubu olan insanlara eskiden beri aşırı saygı duyardım........ Başka insanlara zarar vermeden............ fikir ve ideal uğruna bu kadar fedakârlık yapabilme........... varlık sebebimizin........ manevi varlığımız olan fikir ve düşüncelerimiz doğrultusunda çalışmak...................... Benim özendiğim illegal örgüt mensuplarının eylem ve faaliyetleri değil... insanların inançları uğruna ölürken bile maddi zenginlik için yaşayanlardan daha mutlu olduklarını düşünmüşümdür...... her şeyi para için yapan ama kendilerini vatansever olarak tanıtan mafya mensubu organize suc şebekeleri birkaç kuruş için namuslarını ayaklar altına alarak cana kıyıp insanlara eziyet ederken............._________... İllegal örgüt mensupları kadar değil ama onların onda... Hayatın asıl manasının. onların yerinde olmayı bile düşünmüşümdür... Simon İnançları ve idealleri uğruna çalışan.................. ülkenin ve benim düşmanım olduklarını 16 . Hatta özenerek. böyle insanlarla dost ve arkadaş olma özlemimi hep taşıdım. Ne de olsa çevremde gördüğüm devlet memurları üç beş kuruş rüşvet almak için haksız ve hukuksuz davranışlara girişip vicdanlarını satarken.. bir inanç uğruna çalışmalarının...

devletin kırsaldaki askeri baskının hafifletilmesi için....___________________.......... Ancak yaşadığım bir olay... o dünyanın da göründüğü kadar idealist olmadığını.. Bölüm: Devlet düşünerek karşı olduğum illegal örgüt mensupları kendi idealleri uğruna her fedakârlığı yapıyordu...... asıl gerçeklerin farkında olmadıklarını gördüm. Kısa sürede Halide kod adlı eski bir kadın militanın Diyarbakır bölgesini örgütlemek ve buraları organize etmek üzere görevlendirildiğini tespit etmiştik. inanç ve ideallerini zaman kabul etmemekle beraber....... onlar yakalanıyor ama hiçbir arkadaşlarını ele vermemek için her tür lü zorluğa katlanıyorlardı. şehir faaliyetleri yeni yeni artmaya başlamıştı...........975 yılından beri PKK saflarında faaliyet gösteren..... 12 Eylül dönemi öncesinden beri örgütün 17 . Böylece PKK'nm şehirdeki faaliyetlerini izlemeye ve kırsal sahada faaliyet gösteren militanları tespit edip yakalamaya yönelik çalışmalarımız başladı............................ Elazığlı olan Çelik ailesinin hemen hemen tüm fertleri geçmiş yıllardan beri örgüt içinde faaliyet göstermiş..... Bu insanların kendi inanç ve idealleri yanında kendilerine sürekli empoze edilen propagandaları doğru zannederek.... 1.. Halide'nin gerçek kimliğinin tüm aile üyeleri PKK taraftarı olan.. örgüte önemli destekler vermişti.. içimde illegal örgüt mensuplarına karşı hayranlık uyandırıyordu. Diyarbakır'da görev yaptığım dönemde (1984-1992) PKK'nm şehir hücreleri........... bu uğurda mücadele ettiklerini...... şehir eylemlerinin başlatılması talimatını vermişti.. 1980 dönemi öncesi militanlarından Güler Çelik olduğunu tespit ettik... PKK merkezi...... Bizimkiler aleyhte yalan yanlış hikâyeler uydurarak birbirini ispiyonlarken. Banka soyuyor ama beş kuruşunu almak akıllarına gelmiyordu......... belki de onlara olan saygımın azalmasına sebep oldu.......... bu insanların özgür iradeleriyle her türlü yanlışa değil yalnızca onlara hedef gösterilen belli kötülük ve yanlışlıklara karşı olduklarını anlamamı sağladı. Dolayısıyla bu tip insanları idealize etmemin yanlışlığını görmem..._ ... kırsal alana destek çıkılması amacıyla................ Bu ve benzeri karşılaştırmalar.... geçmiş dönemde faaliyet göstermiş ve PKK mensuplarım iyi tanıyan insanlar sayesinde....... Ailenin 3-4 ferdi............ Bir müddet sonra.._________............. 1 ....... o alemin..

...... Beka'ya gitmiş........... bahar atılımı arada dolayısıyla Lübnan-Bekarlaki civarında kamplarda faaliyet bulunan PKK üzere militanlarının bölgelerine gönderilmek üzere sınırdan geçtiklerini...... yakaladığımız militanlardan biri Beka kampında kamp komutanlığının yanı sıra............... bu Diyarbakır-Elazığ göstermek gönderilen bir grup militanın Mardin bölgesinde çatışmaya girmesi üzerine grubun ikiye bölündüğünü.................. Biz Gülerin faaliyetlerini takip ediyor....... Bölgeye geçebilmek için kuryelerle haber göndererek kendilerini alabilecek bir kılavuz-kurye sisteminin kurulmasını istiyorlardı. kampta suç işleyen kişilerin yargılandığı. onun ilişki ve biliyor. yurtdışından gelmiş olan lider kadrodaki bir grup militanın Mardin'de sıkışıp Diyarbakır-Genç bölgesine geçemediklerini öğrendik..._________.............. Kuryenin mektuplarını ele geçirdiğimizde.......___________________.... 1 .. cezaevinden çıktıktan sonra örgüt kampına... Yani Diyarbakır şehir örgütünün lideri olan Güler Çelik'in erkek kardeşi. İşte Güler de örgütün kadrosundandı ve uzun süre cezaevinde yatmış.... Gelen kişilerin durumundan önemli kişiler olduğunun anlaşılmasıyla da yakalamayı gerçekleştirdik.... Sirnon'un gerçek adı Yılmaz Çelik'ti.... Daha önce yakaladığımız başka militanların ifadelerinden ve onlardan ele geçirdiğimiz dokümanlardan anlaşıldığı üzere.. orada faaliyet 18 .. Simon kod adlı biriydi........................ Bölüm: Devlet eski ileri kadrolarında yer almıştı...... Umulmadık bir şekilde kırsal alanda bir kuryenin varlığını tespit ettik..... burada uzun süre kaldıktan irtibatlarını sonra grupları ancak tekrar olayın örgütlemek üzere Türkiye'ye tüm gönderilmişti.... Üzerindeki gizli nottan. Mardin kırsaldan kopmuş iki önemli militanı Diyarbakır merkezde yakaladık............ Avrupa'da uzun süre kalmış. Bu arada önemli bir gelişme oldu..... Bu gruplarla buluşmak üzere Diyarbakır merkeze gelen kuryeyi yakaladık....... örgütün hücrelerinin ortaya çıkması için bekliyorduk..... Mardin kırsalında kendi gruplarından kopan ve yolu bulamadıkları için dağa gelemeyen iki militanın Diyarbakır şehir merkezinde olduğunu anladık ve kuryenin yerine geçirdiğimiz eski bir itirafçıyı buluşmaya gönderdik._ ....... kendi deyimleriyle "devrim mahkemelerinin" başkanlığını da yapan.... olgunlaşması... İlginç bir durum ortaya çıkmıştı..........

. en hafıfıyle bu kişinin cezası idamdı... Bölüm: Devlet bile göstermiş. pusu kurup katliam yapan...... ben veya benim gibi oradaki hayatı biraz bilen birkaç kişi dışında kimsenin okuduklarına inanacağını zannetmiyorum............. Mora 'nun Adası adlı kitapta anlatılanların on katı oranında.... bizim gördüğümüz savaşan.. belki de birden fazla kitaba konu olacak nitelikte ve orijinalliktedir... asıl anlaşılması gereken ise o kamptaki insan.......___________________... kuralları..... hele de orada yaşayan biri çıkıp o günkü kamp hayatını......... karıştırarak onları devrimcilikten ve savaştan soğutmak gibi bir suçla yargılanıyorlardı.. Orası insan ruhunun ve kişiliğinin değiştirilmesi konusunda Dr. kampta uzun süre bulunmuş..." şeklinde konuşursa..... eğer..._ .. inanılmaz olayların faili militanlar bu gerçeğin bize yansıyan neticeleridir.. "Ben bir yıl önce İstanbul'da şöyle gezmiştim... oranın bu dünyada olduğuna ve orada yaşananların gerçekten yaşanmış olduğuna inanmak mümkün değil.... değerler sistemi. Orada örgütün isteği dışındaki en ufak bir faaliyet ciddi suç olarak yargılanıp değerlendiriliyordu. Eğer bir gün biri.... yaşam tarzları.. Zaten PKK gerçeği buradadır.. Aslında PKK kamplarındaki militanların kamp hayatı.... sistemin nasıl çalıştığını yazarsa........ orada nelerin suç olduğu gibi konular başlı başına bir kitaba... kız arkadaşımla beraber deniz kenarında dolaşmıştım........... yaşam..._________.... Avrupa'dan Beka kampına gelmiş....... Militanların kafasını... yani o kampın kendisidir.......... orada suç ve cezanın ne olduğunu.. PKK kamplarında bulunan militanlar inanılmaz bir yönlendirmeye tâbi tutuluyor ve inanılmaz bir inanç keskinliği içinde yetiştiriliyorlardı... Bu kamplar tarif edilemez. Asıl gerçek.. 1 .... Kampta bulunan bir militan................ Bu 19 ....... Orası dehşet bir yerdir....... netice elde etmiş gerçek bir psikoloji laboratuvarıdır......... hava..... eğitim... orayı anlamak öyle kolay değildir.. bir ara örgüt tarafından Güney Afrika'ya gönderilmişti.. bu dönem içerisinde de devrim mahkemesi başkanlığı yapmıştı. yetiştirilme biçimi....... o ortamı.............

................................. onların yaptığına objektif ajanlık deniyordu. PKK çizgisine uymayan insanlar platform denen ve kamptaki tüm militanların bulunduğu topluluk önüne çıkarılıyor.. 1 .....................___________________..... halaylarla gerçekleştirilen ve seyredenlerin kanını donduran infaz görüntülerinin bulunduğunu biliyorum.... burada Türkiye Cumhuriyeti devletine ajanlık yaparak bilgi vermemekle birlikte kişinin örgüte verdiği zarar aynı düzeydedir. örgüt tarafından kurşuna dizilmiş yüzlerce daha fazla sayıda PKK militanının kemikleri çıkanlad ehir xis Almanların.......... ğü bir realitedir........... onun hakkında iddialarda bulunuyordu........ horlanır ve tecrit edilirdi... Hatta bu tür suçlar için o zamanlar PKK liderinin tanımladığı bir ad vardı: objektif ajanlık......... 1984-1986 yıllarında Almanya'da PKK ya yönelik yaptığı operasyonda örgütle ilgili çok Önemli belgelerin yanında Bekaada yargılanan ve suçlu bulunan militanların zılgıt eşliğindeki sevinç gösterilerinin........... Bölüm: Devlet sözü söyleyen........... Herkes ayağa kalkarak bu kişinin suçlarını sayıyor......_________._ .... dünyanın en adi yaratığı gibi oradaki topluluk tarafından dışlanır.. bu kişiye ne kadar büyük suçlar isnat edebilirse o kadar iyi olacağı düşünülerek herkes yargılanan kişinin suçlarını 20 ... Yüzlerce insanın bu suçlardan kurşuna dizildiği......... kampta bulunan herkesten bu kişi hakkında suçlamalar isteniyordu................ Eğer bir gün PKK'nın Bekaa Vadisi' sun Korkmaz Akademisi ismini verdiği gerilla kam] kazılırsa..... Dolayısıyla bu kişiler ajan olmasalar da gerçek bir ajan rolü oynadığından... Tabii bu öyle bir yarıştı ki eğer bir kişi platforma çıkarılıp yargılanmaya başlanmışsa.... orada bir mahkeme kuruluyor. mahkeme yargılamaya başladığı zaman............. İşte orada bu tür suçlar işleyen.....

............... bu konuda samimiyetinden asla şüphem de yok..... Takip ettiğimiz şehir faaliyetlerinde Güler Çelik'in ekibi her gün biraz daha genişliyordu............. daha fazla büyümeden bu operasyonu başlatmaya karar verdik... Ona dedim ki: "Yakalan maşıydın tekrar kırsala çıkıp savaşa katılacaktın.... özgürlüklerini kendince savunmak ve onlara yönelik haksız olarak nitelediğin uygulamalara karşı durmak adına buraya geliyorsun...................... 1 ... devrimcilikten soğutmaktı.. Ayrıca yakalanan kişilerin üzerinden çıkan dokümanlardan bu mahkemeler hakkında epeyce bilgi sahibi olmuştuk... daha sonra gelip teslim olan insanlardan çok dinlemiştim................. Kendi inançların doğrultusunda bu bölgedeki insanların haklarını....... birçok kişinin yargılanması sırasında mahkeme başkanlığı yapmış..... Bu yargılamaları.. ama sonra Öcalan tarafından galiba partinin kuruluş yıldönümü nedeniyle affedilip tekrar görevlere gönderilmişti.. Güler'e isnat edilen suç ise "baygın baygın bakmak suretiyle erkek kadroların kafasını karıştırmak.. Planımızı yaptık Güler Çelik ve onunla irtibatlı olan kişileri gözaltına aldık............ kız kardeşi Güler Çelik de kampta bulunmuş ve bir dönem mahkeme tarafından yargılanmıştı._________. İşte biz bu olaydan ayrıntılarıyla haberdardık.......... doğru bildiğin için 21 ...... Tahkikatı yaparken bu iki kardeşi de zaman zaman bir araya getirdik ve orada.... Bu kişi... inançlıydı................_ ....... îşte bu mahkemenin bir dönem başkanlığını yapan kişi... Yılmaz Çelik'in kampta komutanlık yaptığı dönemde. orada bulunduğu dönemde." Bundan dolayı Güler Çelik idama mahkum olmuştu..... Burada samimi olarak savaşacaksın..... Sirnorı kod adıyla bilinen ve bizim kimliğini çözdüğümüz Yılmaz Çelik'ti.. Eminim ki dağda ölebileceğim tahmin ediyorsun......... Bölüm: Devlet saymakta birbiriyle yanşa giriyordu......___________________. birçok kişi idam edilmiş veya verilen idam kararları bilahare örgüt tarafından yumuşatılarak uygulanmıştı........ kafama takılan önemli bir şeyi Yılmaz a sormak istedim Yılmaz Çelik ilk çatışmada örgütten kopmuştu ama aslında (bana göre inancı gereği) örgüt ideolojisi gereği tekrar örgüte katılmak ve savaşmak istiyordu... o tarihlerde fiilen kampta bulunmuş..

.. dostluk. İdama mahkum edildiği halde buna karşı koymadın.... Güler gerçekten kampta isnat edilen suçu işlemiş miydi?" "Kesinlikle Güler Çelik öyle bir suç işlememişti........" dedi.......... Kampta bulunduğunuz dönemde kamp komutanı olarak sen olayı en iyi bilen insansın.... sana örgütün empoze ettiği konulardaki haksızlıklara karşı savaşıyorsun. ölmeyi ve öldürmeyi göze alıyorsun.. çatışıyor ve ölüyor ise senin de orada haklının yanında tavrını göstermen gerekirdi. doğru bildikleri inançları ve idealleri uğruna fedakarlık yapıyor.........._________....... aksi takdirde kişiler bu değerleri benimseyip kişilik dönüşümüne uğramadan eylemleri gerçekleştiremez......... 1 . 22 ... Kardeş olmayı da bir kenara bırakırsan........ bir haksızlığa karşı durmak için en ufak bir tavır gösteremiyorsun..... yoldaşlık ve devrimcilik yeni bir ya -kmlık bağı olarak kabul edilir....._ .............. İnsanlar kabullenmek te zorlanabilirler ama illegal örgütlerde akrabalık........ daha ilerisinde heval/yoldaş olarak bildiğin Güler Çelik'in bir örgüt mensubu olarak bu suçu işlemediğine inandığın halde neden mahkeme başkam olarak orada açık bir tavır koyup kardeşini veya hevalini savunmadın. askerle... hukuk.. Demek ki senin hakkı hukuku savunma noktasındaki tavrın her zaman aynı değil.........___________________. Güler Çelik senin kardeşin...... Ben bunu kardeşim olduğu için değil yoldaşlığına inandığım için söylüyorum.... Bölüm: Devlet yapıyorsun. hatta annc-babalık gibi insanlar arasındaki yakınlık bağlan feodal ilişki olarak tanımlanır............... adalet ve eşitlik gibi değerler uğruna.. Ama başka bir noktada haklı bildiğin bir kişinin hakkını korumak.................. asla böyle bir tavrı yoktu. Halbuki tanımadığın insanların hakkını korumak için çatışmayı.... polisle hiç tereddütsüz çatışıyorsun... arkadaşlık. Bu tür ilişkilere değer vermek... iyi bir yoldaşlık ilişkisi içerisinde................... Zaten örgütler insanlann değer yargılarını bu kadar değiştirerek insanlarda yeni bir kişilik ve yeni bir değerler sistemi yarattıkları için onlara istedikleri şekilde hükmedebilir. Eğer insanlar hak.... iyi karşılanmaz ve aşağılanır.. hem örgüt mensubu olarak hem de kardeşi olarak devrimciliğini çok eskiden beri biliyorsun... "Peki o zaman sen kardeşin.. burada güvenlik kuvvetleriyle...... Bunun yerine örgütlerde aynı inanca sahip olmak....

ben Simonlaşmayacaktım........................_________......_ ........ yalnızca bize öğretilen ve empoze edilen hususları suç görüyor. 23 . görevini kötüye kullanan... başka bir haksızlığa karşı duramıyorsun..... demokrat-darbeci.. bunun dışında devlet görevlileri bazı kişileri kaçırır. infaz ederse bu kişiler yakalanmıyordu... laik-anti laik. Oysa adam öldürenler.. mensubu ise bu kural işletiliyordu........ Bu duruma... İşte o zamana kadar devrimcilerin inanç ve idealleri uğruna savaşan insanlar olduğu yönünde kafamda kurduğum imaj ve onlara duyduğum saygı yıkıldı. Onlara empoze edilmiş. A veya B partisi gibi kamplara ayrıldığımızda hep kendi tarafımız haklı.... bu gerçekler uğruna fedakarlık yapıp.. Bu durumu birçok olayda görmek mümkündü.. yalnızca grubumuzun karşı olduğu kişi ve fikirlere yönelikti.......... darp ve işkence eden..... Yan.. bu tip davranışlara "Simonlaşmak" adını ver-ciıın............. Vatandaşa kötü muamele eden....... Demek ki onların gerçek bir doğrusu yoktu....... ölümü göze alıyorlar bunun dışındaki haksızlıklara ses çıkarmıyorlardı...'' dediğimde verdiği cevap beni tatmin etmemişti... ben Simon gibi olmayacaktım......... gerçek idealler ve inançlar uğruna savaşmıyorlardı.... Sonra kendimize baktım. bizim tarafımızda olan kişilerin kusurlarını suç olarak nitelendirmiyorduk..... rüşvet yiyen meslektaşlarımızı yakalayıp suçlarını ortaya çıkarmak konusunda ne kadar gayretliydik? Susurluk da bu anlayışın daha büyük çapta bir tezahürü değil miydi? ölçü.................... yaralayanlar eğer sıradan insanlarsa veya bir örgüt........___________________.. suç işleyen herkesin yargılanması ve ihlal ettiği kural için yasalar çerçevesinde gerekli ceza ile cezalan-dırılmasrydı....... karşı durma cesaretimiz... İşte bu durumu düşündükten sonra kendime söz verdim.... belki de binlerce kez tekrar edilerek beyinlerine işlenmiş örgüt gerçekleri uğruna savaşıyorlardı.................... biz de öyle değil miydik? Kendi teşkilat mensuplarımızın suçlarını gizlemeye çalışıyorduk ama vatandaşın işlediği suçlara en ufak hoşgörüde bulunmuyorduk.... Bölüm: Devlet ama başka bir noktada. 1 . karşı taraf yanlıştı.... Sağcı-solcu...... bizler de her suçu değil....

kötü bir ortamda bulunan insanlar bir müddet sonra oraya uyum sağlayıp alışıyorlar ve bu ortamın çirkinliğini göremıyorlardı...... Arabanın bütün camlarını kapatıyordum.. İnsanın içinde bulunduğu koşullara gösterdiği uyum..... özgürlüğü........... Haliç'ten geçmek benim için bir ölümdü..... içinde yaşadığımız çok kötü ortamı.............. dolayısıyla hiçbir rahatsızlık duymadan yaşıyorduk................. daha yaklaşmadan Ok Meydanımda geçinceye burnumu Fakat kapatmam Halic'in gerekiyordu.....00 sularında Gayrettepe'den çıkıp evimize giderken Haliç'ten geçiyorduk. Bölüm: Devlet hşı kim yaparsa yapsın karşı çıkacaktım............ kendi arkadaşlarım bile olsa veya ne kadar güçlü olursa olsun.. Aslında Simonlar her yerde.............. Her gün akşam geç saatte özellikle saat 23. onlar parklarda geziyor. önemsemeyen...._________...___________________.. etik kurallar gibi toplumsal hayatı etkileyen unsurlar için de geçerli miydi? Aynı şekilde ortama uyum sağlama anlayışım toplumsal hayatın bütün alanlarına yansıtarak........ her örgütte var..... bedeli ne olursa olsun karşı duracaktım.. 1 ... evimiz ise Ataköy'de... tam olarak lağım kokusu duyuluyordu ve ben bu kokuya dayanamıyordum.. yaşayan insanlara bakıyordum... 24 ........ itaat kültürünün hâkim olduğu. grup menfaati için itaatin istendiği her yerde Simonlar var...... Haliç o zamanlar inanılmaz kötü kokuyordu. pis kokan bir ortama bile uzun süre kalınca alışması........ Bir an için düşündüm. Demek ki._ ..... bu kötü kokudan sanki hiç rahatsız değillerdi.......... Koku gelmesin diye burnumu parmaklarımla kapatmama rağmen Haliç'ten gelen hafif bir koku bile midemi bulandırmaya yetiyordu.......... insana değer vermeyen. Haliç'te Yaşayanlar İstanbul'da görev yaptığım 1992-1996 yılları arasında görev yerim Gayrettepe'deydi... yemek yiyor. suç işleyenler kendi tarafımdan insanlar.... etrafında ta ki tüneli kadar... hatta bir kısmı piknik yapıyordu.. bile normalleştirmiştik. Bu durum bana çok tuhaf gelmişti... sosyal davranışlar.......... bunu kabullenmesi sadece fiziki ortamla mı ilgiliydi? Yoksa düşünceler.. Ne kadar kötü ve sağlıksız bir ortamda bulunulursa bulunulsun bir süre sonra kişinin bünyesi bu duruma uyum sağlayarak kötülüğün farkına yaramıyordu...........

.. Yolsuzluk ve usulsüzlük usul........ Yoksa içinde bulunduğumuz şartlarda pislik her yana yayılmasına rağmen maalesef hiçbirimiz Türkiye'deki bu sistemin yanlışlığını bunun algı-layamıyor........ 25 . Herkes biliyor ki bu ülkedeki ihaleler büyük oranda hileli... baskının hâkim olduğu.... Hürriyetlerin kısıtlandığı..... ama en büyük usulsüzlüklere toplum tepki göstermiyor...... Bu örnekleri alabildiğince çoğaltmak mümkün... haksızlıklar ve hukuksuzluklar içerisinde yaşamak.. yanlış ve mantığa uygun olmayan bir Türk idari sistemi......... Türk toplum yapısı ve özellikle kirli... gümrük gibi birçok kurum rüşvet batağında. 1 ..... halbuki dışarıdan bakıldığında bu durum dayanılacak ve kabul edilecek gibi değil..._ ... tüm bu yanlışlıklar.. adam kayırma..... Bu ülkede tapu....... Başka bir ülkede bir müddet kalıp oradaki şartları gördükten sonra o pis kokan Halic'in durumunu fark edip bunun yanlış olduğunu göreceğiz... bizler hepimiz....._________.... esas haline gelmiş. Bu durumu görebilmek ve algılayabilmek için ancak bu sistemin dışına çıkmak gerekiyor.................. Bölüm: Devlet İnsanlar uzun süre kaldıkları ortamda yanlışlıklara.......___________________...... her türlü hile yaygınlaşmış........ her türlü yanlışlığın bol olduğu bu ortama uyum sağlamış... var Belki de uzun kör süre kötülükler.... en rüşvetçi kişi en itibarlı kişi olarak kabul görüyor.................. bu durumu kanıksamış ve normalleştirmiş.......... yozlaşmış bir kamu sistemi içerisinde uzun süre kalan ve bu atmosferi teneffüs eden insanlar. bu ortamın kötülüğünü..... olumsuzluklara uyum sağlayarak bu anormalliği normalleştirmişiz.. içerisinde olmak gözümüzü etmiş.. Aslında en fazla itiraz etmemiz ve karşı koymamız gereken durumlarda çok makul ve kabul edici tepkiler vermişiz. pisliğini artık algılayamıyoruz. hatalara ve bütün anormalliklere alışıyor...... trafik.. fesat ve rüşvete en çok karıştığına inanılan kişi en fazla oyu alabiliyor...... Demek ki çoğunluk pis ve kirli.. Hile.. biz de bu pis ortama en ufak tepki koyamıyoruz. uyum sağlıyor. torpil. Haliç'teki pis kokuya rağmen piknik havası içinde yiyip içip oymayanlar gibi... Toplumun çoğunluğu bu ülkede işlerin doğru ve dürüst yürüt ülmediğine inanıyor.. Bu durum bizi rahatsız etmiyor........... Türkiye için de aynı şey söz konusu........

Ama bu kitap taslağını okuttuğum tüm arkadaşlarım yazı daki dilimin yer yer sert......... en küçüğünden koymayı en büyüğüne düstur her türlü yolsuzluğa..... normal usulsüzlüğe tepki göstermeyi ve gücümün yettiği kadar karşı hayatımda edindim. gururlarını kırmam.. 1 . bilinçli olarak dikkat ettiğim bir husus değil.. zaten benim sorunum tek tek kişilerle değil. Bundan dolayı ben de hiç kimseyle yüksek sesle konuşmam..... İstemememe rağmen bu kitapta anlatılanlardan incinecek..... hatta bazı bölümlerin davalara konu olabileceğini söylediler. hayatımın temel esasıdır. Eğer biri benimle konuşurken ses tonunu biraz yükseltirse.... birçok astım/arkadaşım benim için "hiç kızmaz.. Hiçbir pisliği hırsızlığa. içinde yaşadığımız şartları kabul etmemeyi...... bazen de itici olduğu kanaatindeyim...... ben sistemi...... Aslında bu.... görmemeliydim. bu rüşvet................ bir yaşam biçimidir. Kitabın Dilindeki Sertlik Bu kitabı yazarken kimseyi kırmak ya da incitmek istemedim.... kırılacak herkesten baştan özür diliyorum..___________________........_________... kırıcı..... usulleri sorgulamaya.. Amacım asla kimseyi kırmak ya da üzmek değil.... biraz kızdığını belli edecek şekilde konuşursa bir hafta moralim bozulur................. suç işleyen kişilerle bile asla onları incitici şekilde konuşmam........ Ben de bu kadar olmasa da yazı dilimin sert................. Kabahati olan. Bölüm: Devlet olduğu Kurtuluşumuz kanaatindeyim.... uyum sağlamam söz konusu olmamalıydı...... sinirleri alınmış" der... ama yazarken kimseyi incitmek gibi bir niyetim yok... Bağırarak veya karşımdakini kıracak şekilde konuştuğum çok nadirdir........_ ......... yöntemi..... yolsuzluk............ hiç kimseyi kırmam..... önündeki en büyük engelin de bu Bu bilince eriştikten sonra. bunların yanlışlığını ve eksikliğini göstermeye 26 ..... üzmemek için aşın hassasiyet gösteririm...... etrafım ne kadar kirli de olsa kabullenmem. Beni tanıyanlar bilirler ki kimseyi kırmamak.. riya ve yalanla dolu ortamda yaşamaya mecbur olsam da asla bu durumu normal görmemeyi..

...... Köy okulları.............. sınıflara ders anlatırdı veya buna benzer 27 .. Hissetme ve algılama kabiliyetim oldukça iyi olmasına rağmen ifade kabiliyetim o kadar iyi değil....... diğer yandan 4..... büyüdüm..... Ayrıca anlatılan konular basit şahsi meselelerden ziyade ülkenin güvenliği ve toplumda geniş kesimlerin hayatını ve özgürlüğünü ilgilendiren hususlar olduğundan.... sınıflar aynı derslikte. Dolayısıyla kitabın şekline ve diline takılmadan içeriğine değer verilmesini._ ..... zarfa değil mazrufa önem verilerek okunmasını arzu ederim.. zamanında yapılmayan uyarıların anlamını yitireceği için kitabı bir an önce yazmaya karar verdim.. üslubun ve eksikliklerin hoş görülme sini diliyorum.... Bu amaçla olayların anlaşılması için. Şu da unutulmamalı ki ben yazar değilim..... sınıflara ders anlatırken... öğretmen 5....... Ayrıca yazı dili ile konuşma dili aynı olmadığından konuşurkenki mülayimliğime karşın yazı dilinde istemeden de olsa üslubum farklıklaşabüiyor....._________. sınırlı olarak kişilerden de ismen bahsettim....... 1 .... sınıflara..... Okulda..... Benim çocukluğumda ya nüfusu fazla ya da yolu olan bizimki gibi köylerde ilkokul vardı......... Bir kitap yazmayı emekli olunca......... Bundan dolayı dilin. genel kanaat de bürokratların ancak emekli olunca yazmaları gerektiği yönündedir... aynı odada ders görürdük........... Köydeki Okul Yıllarım Hukuken Maraş'a ama diğer açılardan fiilen Gaziantep'e bağlı Karabıyıklı Köyü'nde doğup... İnsanları sarsan anlatım ve ifadelerin daha kalıcı bir iz bıraktığı ve daha iyi algılandığı da bir gerçek...___________________... tek bir bina içinde 5 sınıf.. 4 ve 5....... düşünmüştüm.. Bölüm: Devlet çalışıyorum......... sınıflar da 1.... sınıflar 2... istemeden de olsa.. çocukların tarlada çalışacağı düşünülerek nisan sonu veya mayıs başında kapanır ve ekim veya kasım ayında açılırdı............... 2.. 3. 3.... okulların açılması bizim için tüm bu işlerden kurtuluştu. hayvanları otlatmak gibi işlerden kurtulmak için okula sığınırdık............ yani 1... üslubu yumuşatma adına konuları basite indirgeme ve önemsememe riski de var. Şehirdeki çocuklar okuldan kaçarken biz tarlada çalışmak......... Ancak her şeyin bayatı tatsız olduğu gibi bilginin bayatı bir işe yaramayacağı...

... yeni ders yılı başında Atatürk'ün ölüm yıldönümü dolayısıyla tüm sınıflara ortak ders veriyordu.. Hüseyin öğretmen Atatürk'ün doğumundan ölümüne tüm hayatını ve Kurtuluş Savaşı nı tam bir saat aralıksız anlattı.. Tam anımsayamıyorum ama üçüncü veya dördüncü sınıfa geldiğim sene köye ikinci bir öğretmen atandı ve eski karayolları binasını bize ek bir derslik yaptılar. mutlaka beni okutması gerektiğini söylemiş. başka köy okullarıyla yapılan bilgi yarışmalarında bizim okulu ben temsil ediyordum. sınıflar ayrı binada 1................... sınıfları ders çalıştırırdı..... bu durum bana farklı bir misyon yüklüyordu............. 4 ve 5.............. Benim anlatımımdan sorduğunda anlattılar........ Öğretmenin anlattıklarından aklımda kalanları tam yarım saat tekrar anlattım..... kaldırmıştım... Yeni öğretmen....... unuttuğum kısımları hoca tamamladı..... herkes benim gibi parmak kaldırdı zannediyordum... Sonra köy kahvesinde köylülerle sohbet eden Hüseyin öğretmen babamı bulmuş ve çok zeki olduğumu.___________________.. sınıflar 1......... Bu şekilde hiç ders çalışmadan ama derslerde öğretmeni dikkatle dinleyerek okulun en iyi öğrencisi olmuştum. Okulun en küçüklerinden olduğumdan en önde oturuyordum.... meğer tek kaldıran benmişim........ Benden üst sınıftakiler parmak kaldırmamış... Bunun üzerine adım okulun çalışkan öğrencisine çıktı...................... öğretmenin her sorusuna cevap vermeliydim.. belki değildim ama benden beklenen rolü 28 sonra birkaç tekrar öğrenci anlatmak daha isteyen var mı diye parmak kaldırarak konuyu ama ikinci sınıf öğrencisi olan ben parmak .. Bölüm: Devlet şekilde öğretmen 3 ve 4... Her sorulanı bilmeli._________..... ne yaptığımın farkında değildim ama herkes çalışkan olduğumu söyleyince mecburen çalışkan rolüne bürünüp bu rolü oynadım. İkinci sınıftayken her hatada kara lastik ile bizi döven öğretmen gitmiş yerine Hüseyin Güzel isimli genç bir öğretmen gelmişti. 2 ve 3......_ . ikinci saat Öğretmen Atatürk hakkında anlattıklarını tekrar edecek var mı diye sordu... Yani aynı odada beş sınıf ders yapardık..................... Parmak kaldırdım. sınıflara ders anlatırken 5. sınıflar ise başka bir binada ve ayrı öğretmenlerle ders işlemeye başladı.. Belki gerçekten zekiydim.................. 1 .....

.... İlkokul bitince babam yakın akrabamız olan Ş....... Yemeğimizi Tüm seyi kendimiz yapıyor.. ben de okumak istemiyorum demedim. o yıllarda şehirlere gidip okumak sık rastlanan bir şey değildi....... Büyük amcam beni okuldan alıp işe koymak için gelmedi...... ağabey konumunda bir köylümüz de bizimle kalacaktı.. İkinci hafta okulda benim gibi yeni olan Recep Cinle tanıştım.. içindeki küçük bölmede lavabo bulunan.. Babam bize bir oda kiraladı... kravatım ve okul şapkam olmuştu....... hazırlıklar eşyalarımız yalnızlık alınmış.. bir işe koyarız diyerek beni kısmen ikna ettiler ve ben nasıl olsa hafta içinde okuldan ayrılacağım diyerek ikna olup gittim..... yapılmış.._ ....... o zaman trikotaj atölyesinde çalışan ağabeyime özenerek onun gibi çalışacağımı söylemiştim......... Bölüm: Devlet oynamak mecburiyetiyle dersleri iyi izlerdim...... korkunç insan çamaşırları tüm bir hafta sonu köye ütülü gittiğimizde evde yıkatıyorduk........... hiç pantolon giymemişken bir anda takım elbisem. Fazlaca direndiğimi gören yakınlarım ve yaşlı büyük amcam bu hafta git. sana bu kadar masraf ettik.. hissine kapılmış...._________... ben gitmem diye tutturmuş. 29 .................. İlkokul bitmişti... elbiselerimle okula başlamıştım.... Ayrıca bizim gibi okula yeni gelen başka çocukları tanıdıkça okula alıştım... masa vazifesi gören bir odaydı.... Hafta köye gittiğimizde çok mutlu ol- muştum ama pazar öğleden sonrası gelip çatınca beni tekrar An tep'e göndermek istediklerinde........ kapısı sokağa açılan. Tüm okul hayatım boyunca ilk beş arasına girmek mecburiyetimdeydim ve her zaman da girdim...... 1 ... O zamana kadar hep şalvar giymiş............. Burası.... Babam................... bir köşesine konmuş tahta....... Bizden iki yıl önce ortaokula kayıt olmuş.. okumak istemezsen biz hafta içinde gelip seni okuldan alırız... okumaya mecbursun diye ısrar edince gitmem diyerek ağlamıştım. Birinci hafta okulda hiç kimtanımadığımdan arkadaşlarımı... Onunla hâlâ yakın arkadaşlığımız ve dostluğumuz devam eder......___________________. Ali ile birlikte bizi Antep'te yeni açılan bir ortaokula kayıt ettirdi.... okumakköydeki yakınlığını kaybedince tan vazgeçmiştim..........

............. Haliç'te Yaşayan Sımonlar........ zannedersem Abdurrahim Karakoc'un kardeşi veya amcaoğlu olan Ertuğrul Karakoç'tu. Bölüm: Devlet Daha sonraki hayatımda benzeri şekilde insan sıcaklığının yoğun olduğu ortamlardan ayrılıp başka yerlere.......... ....................... 1 ... biz birinci sınıftık... içinde hareket ettikçe çıngırak sesi çıkaran topla futbol oynuyor.._ ......._.......... okula.. İkinci yıl okulumuz Yeşilova Mahallesiriden............. Okul müdürümüz............... 15.. Bir ay sabret yerini değiştireceğim dedim. Ama hiçbir şey yapmadım. 30 ....... Körler okulunun fazla oları bir bölümünü kullanıyorduk. Ortaokulumuz Karşıyaka Ortaokuluydu...... her türlü toplu sporu yapıyor ama asla çarpışıp birbirlerini yaralamıyorlardı......_________......_...... bunca yıl sonra bile nedense ortaokul aklıma gelince manasını anlayamadığım bu kitabı hatırlarım.___________________.................... Okulun asıl sahipleri koridorları hızla koşarak geçiyor.......... Kan Ağrısı isimli bir şiir kitabı vardı.... Hemen hemen hepsi bir müzik aleti çalabiliyordu.. daha sonra adı İsmet İnönü Ortaokulu oldu..... bizden önce başlayan ikinci sınıflar vardı._......... Okulun son yılı ne kadar devlet parasız yatılı okulu varsa onların sınavlarına girdik......... ama gözleri olmayan veya az gören insanların diğer duyularını kullanarak.. Bir yıl önce kurulmuştu... olmuştum.. çünkü tek okuma şansımız yatılı okul kazanmaktı............ başka yere gitme arzuları kalmamış oluyordu... Karşıyaka Mahallesi hin kuzey doğusundaki bir ilkokulun kullanılmayan kısmına misafir olmuştu....... ancak gerçek kör olanlar biz mi yoksa onlar mı anlamak biraz zordu.. Okulumuz yeni olduğundan kendi binası yoktu.. kör öğrencilerle birlikte aynı bahçeyi ve koridoru kullanıyorduk.. Gözler çok önemli............. son iki yılımızı burada geçirdik.. Bizden sonra bu ilkokulun yanma yeni bir bina daha yapılmış ve adı değişerek İnönü Lisesi olmuştu. gün o talepte bulunanlar artık yerlerine alışmış. özellikle de askere gidip oralara alışmayan ve "yerimi değiştirin yoksa firar edeceğim" diyen herkes için aynı yönteme başvurdum........... görenlerden daha iyi şeyler yapabildiklerine şahit.....

..... diğer 20'si ağzı dikişle kapatılmış iç atletimin bir cebinde......... ilk neticeler arasında Polis Koleji de yer alıyordu... Ne yedek çamaşır ne de başka imkânımız vardı.. 31 .... polis koleji.... daha doğrusu Antep'ten başka yer görmemiştik ve yakınlarımızdan hiç kimse bizle Ankara'ya gelecek halde değildi......... Annelerimiz paraları çaldırmayalım diye iç giysilerimizin içine gizli cepler dikip paraları bu ceplere paylaştırdılar..... yatılı sanat okulları.._ ..... Ankara'ya gitmemiz gerekiyordu.. Hangisine gitmeliydim bilmiyordum......... ikinci gün bizim gibi sınava gelmiş Tokatlı arkadaşlarla başka otele giderek orada bir hafta kaldık... durumları müsait değildi....... fen lisesi..... on liram cebimde. sınavın nasıl olacağını bilmeden 14 yaşında iki öğrenci olarak Ankara'ya geldik. Polis Koleji ilk açıklanan sınavlardandı.. Receple ikimiz Maltepe'de bir otel bulduk............ sanat okulları önemli değildi........ Sınavları takip ediyorduk._________.... O yıllar Türkiye liseler arası bilgi yarışmasında birinci gelen Gaziantep Lisesinin yatılı kısmını kazanmak en prestijli olaydı.............. Zannederim 50 liram vardı...... 14 yaşında hiç görmediğim Ankara'ya Receple tek başımıza gelmiş.......... Bölüm: Devlet Yatılı lise............ ancak bazı okulların ikinci bir mülakat sınavı vardı... tüm sınavları kazanmıştım.... ama paramız idareli kullanmak şartıyla bize yeter oranda idi. Arka arkaya sınavlara girerek son gün tüm aday ve ailelerinin bulunduğu bahçede tek tek isimler okunarak kazanan 63 kişi ile içeri alındık.___________________..... Biz bir gün için gelmiştik... ama bir hafta Ankara'da kalmaya mecburduk. diğer 20 lira yine başka yerde gizli şekilde olmak üzere saklayarak tedbir almıştık... bizden önce girenlerden aldığımız bilgilere dayanarak hemen.... ne telefon ne de başka bir haberleşme sistemi vardı..... ama biz hiç Anakara 'yi görmemiştik.... En yakın arkadaşım Receple beraber aynı okula gitmek istiyorduk ama polis koleji hariç ortak okulda buluşamıyorduk... Ankara'ya gelince bir günde biteceğini zannettiğimiz sınavın aslında beş gün süren ciddi sözlü sınavlar ve sonunda da büyük bir mülakat olduğunu anladık. Antep'ten 4 öğrenci sınavı kazanmıştı................. Bizim gibi birkaç kişi hariç diğer çocuklar aileleri ile gelmişlerdi........... 1 .... gidip edebiyat ve dil bilgisi kitapları aldık ve unuttuğumuz kısımlara çalışmaya başladık... Biz okulun nerede olduğunu.

Adli 32 . ben de dereceye giren öğrencilerdendim.. komiser olmaktan farklı bir şeydi... Kura çekilecek.. Hiç görmediğim...... nasıl yaparlar........ Onların her şeyi halledebileceklerine inanamadım........ onlar daha çocuk diyerek hep yanlarında olmak istedim............. Ne yaparlar...... Çamaşırlarımızı yıkamış.. yani o ilçedeki Emniyetin amiri olacaktım... Bayındırlık Müdürü gibi Emniyette de İlçe Emniyet Komiseri vardı. ama yıllar sonra kendi oğlum ve kızım üniversiteyi kazandıklarında başlarına dışına rememiştim... önüme bu fırsat çıkmıştı..... onları yalnız Bu olayda hiçbir şehir fevkaladelik göndegörmemiştim..... paramızı verirmiş..... Mersin (İçel) ilinde bir kişilik kontenjan vardı.................___________________..... yanlarında ben olmalıyım.... Tercih hakkımı kullandım ve Mersin'e tayin oldum........ yani istediğim ile gidebilecektim.. herkes bahtına neresi çıkarsa oraya gidecekti.._________......... nasıl olduğunu bilmediğim bir ildi ama bir avantajı vardı................ İlçe Milli Eğitim Müdürü....... 15 günlük mehil müddeti sonunda Mersin Emniyet Müdürlüğüne gelip göreve başladım....... her bakanlığın uzantısının da birim amiri vardı....... 6 yıllık yatılı hayatı (kimimize göre hapishane hayatı) sona ermişti... İlçede Kaymakam tüm birimlerin bağlı olduğu amirse....... O zamanki adıyla Personel Şubesi kanalıyla beni Emniyet Müdürlüğüne çıkarıp oradan seni Gülnar ilçesine verelim dediler. Okulu ilk ona girerek bitiren öğrencilere belirli illeri kurasız seçme hakkı vermişlerdi.. Benim rütbem en alt basamakta Komiser Yardımcısıydı ama makamım İlçe Emniyet Komiseri olacaktı... Gülnar'ın Emniyet Komiseri._ .. tüm işlemleri tamamlamış ve sonunda sınavı kazanarak eve dönmüştük... Bu............... MERSİN Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim 1976 yılı temmuz ayında okul bitmiş............. memleketime yakındı. sınavı kazanmış ve artan paramızla da An tep'e köyümüze dönmüştük. ama ben 14 yaşında taşralı bir çocuk olarak tek başıma bunu başarmıştım. Okul yıllarında hayalimde hep müstakil amir ol inak vardı ve hiç ummadığım bir anda. Bölüm: Devlet bir hafta kalmış....... 1 .

"Nasıl olsa bir gün zorlanacağım efendim........... O zamanki adıyla 2...... Ben ilçede görev yapmanın daha iyi olacağım söyledim.." diye karşılık verdim..... okul yıllarından beri idealimdeki görev olan müstakil amirliğe getirilmek istiyorum diyerek ısrar ettim.... tecrübeli amirler ve işi bilen polisler bana.... tecrübesizsin........ "Toroslarin eteğinde şirin bir kasaba. Öğlen üzeri.... Bölüm: Devlet olaylarda hâkimler kanununa bağlı olan onurlu bir işti............ tüm birimleri dolaşsın... İlçenin müstakil sorumlusu olacaktım... en sonunda Emniyet Müdürü bu sorunu çözmek için geçici görevlerle ildeki tüm amirleri birer ay nöbetleşe buraya 33 ........ başta zorlanayım........ Beş dakika sonra Vali Bey'in makamına vardık ve Vali Necmettin Karaduman (kurucu meclis üyeliği ve meclis başkanlığı da yaptı) beni yalnız başıma makamına aldı.... îlçe Mersin'in en küçük ilçesiymiş... zorlanırsın.... Ertesi gün çalışmaya başladım.. Şube.. Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel beni alıp İl Valisine götürme görevini üstlenmişti.." demiş. "Bu çocuk çok genç.... "Başkomiserım Gülnar nasıl bir yer?" diye sordum. İlçeye bir an önce gidip amirlik yapma hayalim geçici olarak ertelenmişti... işlerle ilgili sürekli bir şeyler anlatıyorlardı..... biz Emniyet Müdürlüğüne dönünce Vali arkamızdan Emniyet Müdürü'ne benim için... ama sebebini pek anlay amamı ş tim.... 2....... Hiç amir gitmezmiş. Emniyet Müdürlüğüne 100-150 metre yakınlıkta olan Valiliğe yaya giderken Ali Beye.. 1 . Bu arada gideceğim ilçe hakkında bilgi de almaya başladım..... zaten polis teşkilatı da ilçeye 1972 yıllarında kurulmuş........ "Sen yenisin....... Vali........." dedi.... Aslında Vali benim ilçeye gitmemi istemiyordu ama ben bu şirin ilçeye gitmek....... ilçe görevi ağırdır.. Vali Bey seni istiyor dediler.. Bu görüşme sıradan bir görüşme değildi aslında. 15 gün il merkezinde kalsın......... 3... Şube ve karakollarda resmen staj yapıyordum.._________... Bu 'şirin bir kasaba' sözü çok hoşuma gitmişti..... her giden kaçmaya çalışırmış.. ilde kal?" dedi.. "Sen ilçede ne yapacaksın.... her birimde ona bilgiler verilsin.... Hemen hazırlanıp atandığım ilçeme gitmem gerekiyordu..." dedi......___________________... Ali Bey.. ondan sonra Gülnar'a gönderin.._ ........

.......... Şimdi Maraş'ın en büyük caddesinin adı Trabzon.. Trabzon'un en işlek caddesinin adı Maraş'mış... hatta halk siyasi partilerine göre kamplaşrmş yaşarmış. kimi eşinin işi. 1 ... tecrübesizliğimi görünce de biraz şubelerde staj görmemi istemiş... hata yapsam da ilçenin genelde olaysız ve sakin olmasından daha ağır bir şey yaşamadım.................... şikâyet sever halleri ülkede nam salmış... bu yüzden kimsenin gitmediği bu ilçeye gönderilmeme................ Vali Necmettin Karaduman.. sorunlarla direkt yüzleşmek................... Bölüm: Devlet gönderiyormuş.. başta epey zorlansam... Vali Bey M araş i o kadar sevmiş ki her Maraşlıya yardım etmek istermiş... Sanıyorum M araş ile kendi memleketi olan Trabzon'u kardeş şehir yapmış....... fıkralara konu olmuş. Yani ilçem hiç kimsenin gitmek istemediği bir yermiş............ Bu............... Emniyette hiç kimse küçük ilçelere gidip çalışmak istemez......... Kendisi de M araş i ve Maraşlüarı çok sevmiş. Vali böyle bir yerde çalışamayacağımı düşünerek beni caydırmaya çabalamış... İlçede herkes aşırı partizan..___________________... Ben o zaman bilmiyordum ama Gülnar'ın politik yapısı. Asayiş saatinde Emniyet Müdürü'nün Allahsız Sami namlı Sami Alhan'a benim gönüllü olduğumu söylemiş olmasından şüphe duyup en azında kararımdan vazgeçirmek için beni çağırmış... kime diğerinin şikâyet ettiği bir ilçeymiş. ilk valiliğini memleketim olan Kahramanmaraş ilinde yapmış.._________... Maraş'ta çok sevilmiş.......... ama ben sanki en iyi yere atanıyor gibi illa ilçeye gideceğim diye ısrar edince kararımdan vazgeçiremeyeceğini anlamış.............. İlçeye gidip de şikâyet edilmeyen ya da en ufak olayda hakkında onlarca dilekçe yazılmayan memur yokmuş.. Emniyetin acemi yem bir komiseri bu ilçeye göndermeye kalkmasına karşı çıkmış..... hiç kimseden yardım istemeden işleri yönetmek gibi bana önemli tecrübeler kazandırdığını fark ettim............ Ama ben o gün ilçeye gitmek istemiştim..... ama daha sonraki yıllarda ilçede müstakil sorumlu olmanın özgüven. 34 . herkes siyasetle meşgul... daha sonraki meslek hayatımda da gördüğüm bir durumdur. kimi çocuğunun okulu gibi sebeplerle il merkezinde kalmak ister......._ .

.. Merdivenle çıkıldığında......... ilçeden her sabah iki otobüs gelir.........." diye haber salmış..... Stajda daha ilk hafta dolmamıştı ki bir gün Emniyet Müdürü. yine her gün iki otobüs ilden ilçeye gidermiş.... Vali Necmettin Karaduman köyleri dolaşmaya.. Emniyet Komiserliği ilçenin merkezinde. Staj yaptığım Çarşı Karakoluna yakın olan garaja polisler beni götürdüler... Gülnar otobüsüne bindim.. Bu otobüsü kaçırdın mı Mersin'den direkt başka bir araç yokmuş...... uzun koridor boyunca sağlı sollu sıralanmış 5 küçük oda vardı..... altında gazyağı vs.......) kısa süreli çalışmaya başladım. Kısaca tarafları dinledim........ Kıvrılan yollardan dolanarak gidilen 3...... asayiş şubesi... Bölüm: Devlet Mersin merkezde Emniyet Müdürlüğünün muhtelif birimlerinde (karakol......... İlk günün akşamı çoğu işledikleri muhtelif suçlar nedeniyle ilçeye sürülen polislerden oluşan 4-5 kişiyle birlikte karakolda otururken.. katında bulunuyordu............ bunun için de o zamanlar alkolmetre olmadığından... Benim memurlar. su..... Tarafları kısaca dinledikten sonra hepsini nezarete attırdım.. Hemen aceleyle valizimi topladım.... vs. ilk vukuatımız gerçekleşti......... hükümet tabibine veya sağlık ocağına göndermek gerekiyordu.......... aşırı alkollü olan emekli bir öğretmenle küfürlü bir kavgaya tutuşmuşlardı.. Sonra aklımda kaldığı kadarıyla alkollü olup olmadıklarını araştırmak gerekiyordu........ elektrik gibi devlet yatırımlarını görmeye gelmiş.___________________.. beni de çağırtmıştı.. Bu defa Silifke'ye gidip oradan taksi ya da dolmuş bulmak gerekiyormuş...... Gülnar'a gidecek otobüsleri araştırdım.... köylerdeki yol. Kavgaya karışan kişileri polisler karakola getirdiler. 1 ... satılan bir işyerinin 2... yeni atanan komiser acele ilçeye gitsin...... Yanlarına gittiğimde beni oradakilere tanıtıp komisere sahip çıkın diyerek nasihatlerde bulundu........... Mal Müdürü Vekili'nin de içinde olduğu bir grup memur.. Benim ilçe köy gibi bir yermiş..5-4 saatlik yoldan sonra ilçeye vardım..... "Vali yarın Gülnar'a gidiyor...._ .. taraflardan birinin Mal 35 Müdürü Vekili olduğunu ..... incelemesi bitip dönerken Belediye Başkanlığında heyet üyeleri ve Belediye Başkanı ile konuşuyordu.........._________...........

... ama devletin...... Okulda anlatılanlar aklımday-dı. Bölüm: Devlet söyledilerse de ben..... Böylece hem kendini savunmuş hem de bizim dediğimiz olmuş ve yumuşakça olayı çözmüştük...... 1 ................ zil zurna sarhoş olan kişi için doktor alkollü değildir raporu vermişti.............. kaymakamın bu olaya çok bozulduğunu ama bir şey diyemediğini duydum.. Halbuki o kişiyi nezarete atmaya yetkim olmadığı gibi... Aylar sonra Mal Müdürlüğünün benim Emniyet Komiserliğinden daha önemli bir makam olduğunu öğrendim............._ . aşırı dindar ve efendi olduğu her halinden anlaşılan doktor Mehmet Bey sarhoş emekli Öğretmenin eski öğretmeni olduğu için saygısından ona böyle bir rapor verdiğini söyledi............ bu görevliler hakkında kanuni işlem başlatılmasını istedim... O gün bu olayın zorlarına gittiğini.....___________________.. Daha sonra bu olayda Mal Müdürü Vekili'nin nezarete atılmasına kinlenen Mal Müdürlüğü personelinin polislere yönelik bir iftira olayında rol aldıklarını öğrendim.. savcıyı manyetolu telefonla evinde buldum ve konuyu aktardım. Aslında benim hatalı olduğumu......... hoş geldin safhasından sonra ben geliyorum dedi ve biraz sonra geldi. "Olsun..........." dedim........... Olayı dinledi... Mal Müdürlüğü çalışanlarının görev gereği bir makam sahibi olmaları 36 ........ Biraz sonra doktordan geldiler.......... Çok kibar. temel makamları hakkında hiçbir bilgi verilmeden okuldan mezun oluyorduk........ Neyse Mal Müdürü Vekili'ni de nezarette koyduktan sonra alkollü olanları doktora (sağlık ocağı tabibine) sevk ettim..... stajlardaki derslerde nasıl kabardıklarını özenerek anlatıyordu... öğrenciler okula döndüklerinde öğrendikleri işleri değil.... hemen savcıyı aradım........... Kaytarmak idealize edilen bir yöntemdi.... sonra telefonla doktoru evinde buldu ve karakola çağırdı............ Mal Müdürü Vekili ne demek onu da bilmiyordum... atın hepsini içeri... Mal müdürü benim için hiçbir şey ifade etmiyordu... hatta mal müdürü gibi bir isim mi olurmuş derdim._________. Karakolda bizim yanımızda alkollüdür şeklinde yeni bir rapor hazırladı.. Stajlar kaytarmak için bir bahaneydi.. Komiserin ilçeye atandığım yeni duyan savcı. Mal Müdürlüğü daktilosu ile yazılmış ihbar ve iftira mektuplarını bulup.....

.. bir tane memurların odası ve bir tane de yazı işlerinin yapıldığı kalem odası vardı..... ama devlet yapısı bana anlatılmamıştı.. mesleğe yeni atanmış iki tanesi hariç hepsi çeşitli suçlar işleyerek buraya sürülmüşlerdi................... bir diğer odayı da bekar olan polis memuru Erdal kendine yatak odası yapmıştı... Ben polis komiseri idim.... Emniyet teşkilatı..._ . derece ile okulu bitirmiştim. İlçede 7 memurum vardı....... amirden çok bir arkadaş halim yeni memurlar üzerinde olumlu etki yapmıştı.... Bir ilçenin Emniyet Komiseri o ilin huzuru ve güvenliği için en önemli kamu görevlisi olmasına rağmen. sürekli yanımda gezer olmuşlardı. kendilerine haksızlık yapıldığına inanıyorlardı...... Bütün kapattırır..... Başka bir odayı kendime yatak odası yapmıştım.. Bu durumdan en çok yazıcılık görevini yürüten memur rahatsız olmuştu........._________....... yüksek meslek okulunda 3 yıl okumuştum..... Bölüm: Devlet nedeniyle görevleri esnasında herhangi bir suça karışmaları halinde bile direkt nezarete atılamayacağını öğrendim......... Ayrıca bir başka oda da demir kapı ile nezarethane haline getirilmişti....... Farklı bir yönetim anlayışı ile her şeye hükmederek idare etmiş................. Bir gün bir kavga olayına karışan kişilerin 37 ... atanması ile ilgili bir ölçüsü yoktu............. ağır bir amirlik duygusunu herkese her vesile ile hissettirmiş... gerekmedikçe amir olduğumu hissettirmeyen tutumum.___________________.... Benden önceki Emniyet Komiseri...... Emniyet Komiserliğinde bir makam odası........ Ben gelince amirlikte ve meslekte yeni oluşum...... hiçbir memurun yazışmaları görmesine izin vermez. her fırsatta kendisinin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Bir oda mutfağımızdı.. herkese eşit mesafede duruşum............ bana yaklaşmışlar.. her şeyi tek bir yazıcı memurla yaparmış.. 1 ...... bu konuda hiçbir ölçüsü. okulu yeni bitirmiş..... Başkomiser rütbesinde mesleğin kurdu denilen vasıfta imiş. hiçbir tecrübesi olmayan 19 yaşındaki beni Emniyet Komiseri yapıyordu .... sistemi yoktu......... En temel konular olan devlet memurları kanununu ve ruhunu bilmiyordum........

.. Altında da yazanın..... Ondan işlerle ilgili herhangi bir şeyi yazmasını istediğimde....._.. daktiloyu kucaklayıp makamıma getirdi..... yöntemi ve sistemi artık öğrenmiştim............ 1 ........... aksi halde işleri zora koşacağım ima ediyordu._..... işbu ifade tutanağı kendisine okunduktan sonra başka bir diyeceğim yoktur demesi üzerine birlikte imza altına alınmıştır" ifadesi eklenirdi... siz söyleyin yazayım dedi..._________....._ ............. En başarılı öğrenci bile eski anlayışa sahip bir memura muhtaç 38 ........ Kavgaya karışan şahısları dinleyerek ifadeyi yazdırdım................. Ben de ifadesini aldığım kişinin anlatımları bitince sonunu şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın dedim...... Aslında bir kişinin ifadesinin alınması veya savcılığa fezleke yazmak onun için sorun değildi........... Gülnar'da Emniyet Komiserliğinin kurulduğu 1972 yılından atandığım 1976 yılma kadar yapılan tüm yazışmaları ve tüm dosyaları günlerce okudum. söyleyerek önemli olduğunu hissettirmeye çalışıyor...... Son cümlede " şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın" yazıyor......... bana muhtaçsınız" demeye gelen tavırlarda bulunabiliyordu.......... sayfadan ibaret...... Baktım böyle olmayacak................___________________... Polis Koleji ve Polis Akademisini (enstitüsünü) dereceyle bitirmiştim ama en basit polisiye konuyu bilmiyordum.......... bu süre sonunda tüm yazışmaları..... Polis tarafından alman her ifade tutanağının sonuna klasik kalıp halinde " .......... İfadeyi daktilodan çıkardı....... ... Bu şekli ile ifade tutanağı adliyeye gitse rezil olacaktık. Yukarıdaki gibi klasik kalıpla ifadeyi sonlandıracağmı düşündüm........... Bölüm: Devlet ifadesini alıp savcılığa üst yazısını yazmasını istediğimde... yazdıranın ve ifade sahibinin isimleri yer alıyor.............. Bu yaşadığım tam bir şoktu... Yazıcı bir memur bana "ben senden iyi bilirim......... genellikle kendim tek tek dikte ederek yazdırdığım için okumaya gerek görmezdim ama o gün tesadüfen yazdırdığım ifadenin tamamını okuduğumda bir de ne göreyim..... her defasında siz söyleyin ben yazayım diyor veya verilen konunun çok zor olduğunu istenen sürede yapamayacağını Haliç'te Yaşayan Sımonlar...... 6 yıl okutulan meslek okulu meslekle ilgili pek çok şeyi vermemişti..... ama o benim o işi yapamayacağımı.____...... kendisine muhtaç olduğumu hissettirmek için bunu yapıyordu.....

... Bu anlayışla yenilik yapmak..... 1 .... diğer yandan da hukuk fakültesine kaydımı yaptırdım.. Ben sınava girerken 20 tercih hakkımız olmasına rağmen yalnızca iki tercihte bulundum: birinci tercihim Ankara Hukuk..___________________... Sınavlara girip kazansak bile üniversitelere gitmemize müsaade edilmezdi... Bunca süre okutulmuştum ama bir şahsın ifadesinin alınması tatbiki olarak yaptırılmamıştı....... Gençlik Parkı'ndaki Garsonlar ideolojik Konularda Benden Bilgiliydi 1976 yılı yazında Polis Akademisinden mezun olmuş... Sınav sonucunda aldığınız puana göre kaydolabileceğiniz okul belli oluyordu............ otellerde veya Ders bulabileceğim misafirhanelerde zorlukla 39 kalabiliyordum.. tercihim olan Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazandım.... . Bölüm: Devlet bırakılıyordu..... sınav aralarında ders çalışarak sınava girmeye çalışıyordum.. yem bir anlayış geliştirmek nasıl olacaktı.... Eğitim meslek sahiplerine bir şey vermiyor... sınavlar dolayısıyla iznimi alıp Ankara'ya gidiyordum. okulu bitirdiğim yıl müracaat üniversite ederek üniversite sınavlarına nereye girdim........ Ankara'da bin bir güçlükler içerisinde. ikincisi de Ìstanbul Hukuk'tu.... Okulu bitirdiğimiz sene sınavlara girdim....... İlk sınavlar olacaktı....... Polis Akademisini derece ile bitirmiştim ama sokakta karşılaşacağım temel konular hakkında yeterli oranda bilgili değildim.._ ..... yine eğitimi olmayan eski çalışanların anlayışına mahkum....... mesleki hiç bir yazışma ve usul öğretilmemişti...................................... şimdiki gibi önce sınava girip sonra tercihte bulunma yoktu..... görevime başlamıştım. girmek O tarihlerde istediğinizi.... Bu arada Polis Kolejini bitirirken bizde diplomaları vermezler sadece merasim esnasında imzasız diplomalar verilir ve sonra geri toplanırdı....._________..... sınavlarına girerken müracaatınızla birlikte yazıyordunuz.. Bu yüzden ben de lise emsali sayılan Polis Kolejini bitirdikten sonra üniversite sınavlarına giremedim......... Her karşılaştığım olayda ve görevde bunu görüyordum... 1.......... O zamanlar Polisevleri gibi kalınacak sosyal tesisler pek fazla yoktu.......... Bir yandan komiserlik görevine başlayıp Gülnar'da Emniyet Komiserliği görevini yürütürken.. ediyordu..... Fakat yüksekokul sayılan Polis Enstitüsünü bitirince.........

_ ..... "Oğlum bu senin Dev-Yol hareketin nasıl bir hareket.. bunların ideolojileri nedir................... "Benim hareket öyle büyük bir hareket ki. açıkçası çok net hatırlayamıyorum." dedi...... Sanırım 1977 yılının mayıs-haziran ayıydı..... İşte bir gün yine sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gittim. yapacak olan 40 xisehir .... İşte bugün gündemimizin önemli bir problemi olan demokratik açılım meselesi ve Güneydoğu sorununun çözümü tartışılıyor... Bunların adını bile duymamıştım....." diye karşılık verdi.. bu çok mühim bir harekettir..... konuşuluyor ama bu işi uygulayacak. veya 2..... ama sokaktaki garsonlar biliyorlardı.. benim göreve başladığım gün böyleydi. bir garson diğerine... Dev-Sol nedir.............. Ama 1.. ama hareketin arka planı necf lerde neler anlatılıyor. Çay içerek ders çalışmaya başladım. bu hareketten başka bir harekete geçmekten ve bu siyasi faaliyetten bahsediyorlardı.... Bu arada garsonlar kendi aralarında konuşuyorlardı..._________........___________________...... yüksekokulda okumuş.. bunun nasıl olacağı sorusunun cevabını bulamıyordum.. bugün de böyle... aralarındaki farklar nelerdir gibi konular okulda bizlere anlatılmamıştı.. Dev-Yol nedir..... akademide.... Bölüm: Devlet çalışmak için çok uygun yer olmayınca sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gidip oradaki çay bahçesi ve kafelerde simit ve çayla kahvaltı yaparken bir yandan da ders çalışıyordum.. güya yetiştirilmiştim ama bu garsonların konuştukları konuları anlay Sadece Dev-Yol diye o zamanlar için illegal bir terör olduğunu biliyordum.. sınıftaydım.. bana bir broşür ya da dergi varsa ver.......................... Diğer garson da.. Ne var ki benden yaşça küçük çay satan bu sıradan garsonlar ise bir Dev-Yol hareketinden..... Bu durum........ Polis Akademisinde 3 yıl okumama rağmen gerçek hayatta karşılaşacağım bu örgütlerle ilgili bilgi verilmemişti......... Garsonlar aralarında konuşurken.... nasıl bir şey... öyle bir broşürle falan olmaz.. Böyle bir eğitimden geçerek...... adının ne olduğunu dahi bilmeden sokağa çıkan bizlerden bu örgütlerle mücadele etmemiz bekleniyordu... ben de senin hareketine geçeyim...... belki de 78 yılıydı..... bunu kavramak maktan ve algılamaktan acizdim..... Ben devletin komiseriydim........ 1 .

........... Birçoğu yanlış 41 . Etrafta yaz boyunca kimi tarım.. oradaki polislerin bu pavyonlarda çalışan kadınları alıp dışarılarda alem yaptıkları yönündeki iddialar ve onlarla olan ilişkileri tahkikata konu edilmişti....................... bazı polisler pavyondaki kadınlarla ilişkiye giriyorlardı......___________________.. Bu pavyonlar bütün o köylülerin yuvalarının yıkılmasına... Gülnar'da görev yaparken 7-8 polisim. Bölüm: Devlet güvenlik sistemi içindeki insanlara bu konuyla ilgili bugüne kadar herhangi bir aydınlatıcı bilgi ya da yazılı doküman verilmiş değil.............. çünkü küçük bir Anadolu kasabasında yaşayan erkekler o günkü şartlarda pavyonda çalışan kadınları gördüğünde... ürünlerini icra ile sattırarak tahsil ediyorlardı... 1 ... Komşu ilçemiz olan Mut'ta ise olaylar galiba hiç iyi gitmiyordu.. Küçücük bir ilçe olmasına rağmen 2 tane pavyonu vardı........... Diğer kamu görevlilerinin... Böyle devam ederken.......... Pavyon sahipleri hesabı ödeyemeyenlere imzalatılan senetleri evlerini....... kaymakam vekiline kadar hepsinin......... Bilmedikleri ve tanımadıkları bir dünyada açık saçık giyinmiş kadınlar karşısında ağızları bir karış açık kalıyor.. o pavyonlar dolayısıyla ilçenin huzuru da bozuluyordu........ 16 kadar bekçimle birlikte kendimizce güzel bir düzen kurmuştuk...._________... kendi halimizde Mersin'in bu en küçük yayla ilçesinde mutlu bir şekilde yaşayıp gidiyorduk........ hepsinin dünyası değişiyor.... Tabii ki bununla birlikte polis teşkilatı da pavyonlara bulaşıyor................... Bundan dolayı o ilçede sürekli olaylar olmaktaydı.. kimi hayvancılık yaparak 3-5 kuruş kazanan köylüler çeşitli bahanelerle ilçe merkezine geldiklerinde o pavyonlara gidiyordu..... buradaki kadınlarla bir şekilde ilişkisi oluyordu....._ ......... o insanların bütün emeklerinin ellerinden alınmasına sebep oluyordu............. paraları yetmeyince senet imzalayarak bir ton borç içine giriyorlardı.. Mut ilçe Emniyet Komiserliğim 1980 yılı 12 Eylül darbesinden önceydi. konsomatris kadınlara ikram ederek tüm paralarını harcıyor.. Demek ki bu sistem maalesef hep böyle çalışıyor... 2 kadeh rakı içtikten sonra da kendini bilmez halde en pahalı içkileri veya öyle olduğunu zannettikleri renkli suları.... bu kadınlar hepsini etkiliyordu...

......... Suç işleyen bu polisler hakkında o zamanki 3........... bu tür kadınlardan çok uzak olduğum bilindiğinden ve o zamanın tabiriyle hocavari gözüktüğüm....... Bunun üzerine bu ilçeye komiser aranırken il merkezinden gönderme imkânı olmayınca beni düşünmüşler.... Sahipleri sabıkalı.___________________........... Bir gece bir mesaj aldım. Mersin'in en küçük...... orada bana ihtiyaç olduğunu ve orayı düzeltmem gerektiğini söyledi... Başkomiser görüntülerin çekildiğini anlamış. daha sonra da bunu tutanağa geçirmişti... İşte bu kargaşa içerisinde ilçenin Emniyet Komiseri de açığa alınmıştı.. kumardan... en mahrum ilçesi kabul edilen Gülnar'da görev yapıyordum...... Bu defa bu olayı da tahkik etmeye... ve arkadaşlarıma...... Su be Şefi Başkomiser.. Başkomiser tahkikata gelmiş.. yarattığımız aile ortamını Komiserliği aratmayan içerisindeki iş ortamına.. Emniyet teşkilatında titiz.. uygun Başkomıser'e birtakım kadınları yakınlaştırarak bu........._________.... Mecburen tayinimin çıkmasından beş-altı saat sonra gece kalktım. beş vakit namaz kıldığım için bu ilçeye göreve gitmeme karar verilmişti.... olmayan görüntülerini çekmişlerdi. Gülnar'a çok Emniyet alışmıştım. başka bir muhakkike gerek vardı ve polislerin bir kısmı açığa alınmıştı.. ama buraya.... gitmek istemediğimi söyledim... Emniyet Müdürü oraya gitmem gerektiğini.............. 24 saat içerisinde Gülnar'dan ilişik kesip Mut'ta göreve başlamam gerektiği yazıyordu..... 1 .. yolsuzluklarla mücadele eden ve Güneşin Oğlu diye bilinen zamanın efsanevi Mersin Emniyet Müdürü Ahmet Karakurt'a telefon açtım. müfettiş olarak tayin edilmişti.... Benim tavrım itibarı ile alkolden... bu defa haklarında tahkikat yapılan polisler uyanıklık yapıp Başkomiser! içmek için pavyona götürmüşlerdi.... 42 .. Mut'a gittim ve göreve başladım............ çok kötüydü... Bölüm: Devlet şeyler yapmışlardı.................... Mut'a geçici görevli olarak tayin olmuştum.... fotoğrafçının .... beni her konuda destekleyeceklerini. dünyaya Ayrılmak çok ağrıma gitmişti fakat madem görev verilmişti yapacak başkaca bir şey yoktu.. Vali Beyle görüştüklerini.........._ ........ Bir müddet bu ilçede görev yaptıktan sonra pavyonlarla ilgili topladığım bilgilere göre durum....filmine el koymuş......

................. ama Kaymakam Vekili onlarla irtibatlı olduğundan kapatmalar kısa süreli oluyordu.. Sonunda İlçe Kaymakamlığına....___________________....... izin alamadıkları için de kadınlar çalışamıyorlar ve sıkıntıya düşüyorlardı...._ ........... ilde yaptığımız işlemin hukuka uygun olduğu yolunda görüş alarak Kaymakam'ı rahatlattım. yeni başlayan kadınların tahkikatlarını resmi yazıyla yapınca süre uzuyor..... Bir müddet sonra iki pavyonu da ömür boyu kapatacak olan. Mersin'deki irtibatlarına güvendiler olmadı.. Bölüm: Devlet işletme yöntemi kötü ve ilçe için çok olumsuzdu... Pavyoncular ilk başta işyerlerini kapatmamı...... olayla ilgili pavyonların geçici olarak kapatılması için Kaymakamlığa teklif yazıyordum... Bunun üzerine ilçede Emniyet ve Kaymakamlıkça yapılan işlemlerin hukuki durumu hakkında vilayet merkezine danışıp Emniyet Müdürü'nün desteğiyle. daha önce işlemler elden ve aracılar vasıtasıyla ilgili illere telgraflar çekilerek çok hızlı yapılıyormuş................................. Emniyet Müdürü ve Valilik bizi destekliyordu. sonra açılır diye düşünerek önemsemediler..... Daha sonra işyerini haksız yere kapatmaktan dolayı... diğeri içinse sahibinin sabıkasını bahane edip her ikisinin de ruhsatlarının iptali onayını aldım. 1....... Ayrıca meydana gelen her olayda..... Uzayan zaman ve diğer işlemler pavyoncular için sorun olmaya başlamıştı.................. Bolum: Devlet yeni Kaymakam Vekili olarak Mahiyet Memuru Mustafa Beyin gelmesi üzerine pavyonlardan biri için dışarıya fuhuş maksatlı kadın göndermesi iddiasıyla........... Pavyonlarda çalışmak için getirtilen kadınların tüm idari işlemlerini Emniyet olarak biz yapıyorduk.... yine eskiden olduğu gibi bir süre kapalı kalır... Ben her şeyi kanuna uygun ve aracısız yapmaya başladım. 1 ........ ticarethane sayılacak pavyonun kayıp olan ticari kazancı nedeniyle ağır tazminata mahkum olacağı yönünde Kaymakam Vekilimi korkutup pavyonu açtırmak istediler........ sonra milletvekillerine güvenip onların etrafında dolaşarak pavyonları açtırmaya ve beni tayin ettirmeye çalıştılar............. ruhsatların iptali ile ilgili işlemlere başladım... 43 ............_________. Beni geçip irtibatta oldukları siyasi parti teşkilatlarına..... ama o da olmadı.

...... şikâyetler hakkında bizden bilgi istiyordu..............___________________............. Pavyonda konsomatrislik yapan kadınlar burada yemek yiyor ve bu sayede de 44 .............. Bir iki araştırmacı gelip gittikten sonra bu defa merkezden zamanın 2....... Yıllarca Mut halkının başına bela olan pavyonları bir daha açılmamak üzere kapatmıştım....... okuduklarımın faydasını görüyordum.. iddialara cevap verilirse Danıştay davaya bakıyordu..... kimler senin görevinden rahatsız olur diye sordu..... sudan sebeplerle vilayete ve Bakanlığa şikâyet ediliyordum.. çeşitli bahanelerle.... Öğrendiğim kadarıyla süresi içerisinde açılmayan davalarda.._ ............. sadece dava açma süresinin geçirildiği iddialarında bulunup diğer hususlara hiç cevap vermedim...... Ben de ilçedeki genel duruma bakarak pavyoncuların işlerini takip eden... Bu arada 1976'da girdiğim Ankara Hukuk Fakültesinde son sınıfa gelmiştim.. Ö zamanlar idari davalar yalnızca Danıştay'a açılabiliyordu..... Önce merkez.. Davayı açtılar ama dava açımı için 90 günlük süreyi geçirmişlerdi....... Bölüm: Devlet Bu arada zaman geçiyordu... Polislik yetenekleri gelişmiş olan Ali Bey ilçeye gelmiş ama bize.... ne için şikâyet eder. Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel bu işle görevlendirilmişti.. parti başkanlarından.. bu ilçede seni kim.. pavyonlardan dolaylı faydalanan............... Özellikle ilçenin köylü kadınlarının bu durumdan memnun olduklarını zannederim... menfaati olan bazı kişileri ve özellikle parti içerisinde ve yönetimde olup ilçe merkezinde bir restoran işleten şahsın ve yakınlarının olabileceğini söyledim. illerde idare mahkemeleri yoktu....... Beni telefonla aradı.... ama sadece zaman aşımı iddiaları dile getirilirse. 1 ..... dava gereken süre içerisinde açılmadığından reddediyordu....... Ve sonunda Danıştay davayı süresi içinde açılmadığından reddetti.... milletvekillerinden umudu kesince dava açmaya karar verdiler._________.. pavyoncular nüfuzlu dostlarından... Ben de davaya cevap olarak idare adına savunma yaparken.......... Mut halkı ismimi öğrenene kadar "pavyonları kapatan komiser" olarak anıldım...... sonra iddiaları araştırmak üzere il merkezinden bir araştırmacı gönderiliyordu. Emniyete uğramamıştı...... Pavyoncuların Şikâyetleri Bir müddet sonra hükümetlerin değişmesiyle birlikte hakkımda şikâyetler başlamıştı........

........ 1 ....... bir yere çıkmaz....... Aralarında geçen diyaloga göre: . Ali Bey ilçede kendisini kadın kimliklerde tanıtarak dolaşmış......... 45 ... fırsat bulamıyoruz Bu sohbet ve benzeri sohbetlerde bilgi topladıktan sonra...Onu da düşünüyoruz.. O zaman bu kişilerin bizi şikâyet eden kişiler olduğunu anladım. . gelir.... sonunda da tarif ettiğim restorana kendisini.......... Halbuki bizim hiç etkimiz olmuyor......._________...(hafif hakaretamiz bir sıfat kullanarak) Bu adam hoca..... günlerce bekliyor. kadın gönderin.... Ne oluyor burada? .. Bir gün Emniyet Müdür Yardımcısı Rıza Işıkoğlu geldi ve bazı kişilerin ifadelerini almaya başladı... pavyonlara konsomatris gönderen Ankara'daki bir acentenin avukatı olarak tanıtmış ve restoranın sahibi ile görüşmek istemiş..Öğrendiğim kadarıyla bekar genç biriymiş..... içlerinden biri enteresan ifade veriyordu.... ........O zaman bir komplo kurun.Gönderdiğimiz her kadın çalışamıyor.Yok. ........ emekli öğretmen olduğunu zannettiğim parti ilçe yönetim kurulu üyesi olan şahıs................ göreve gider....Hiç sormayın buraya bir komiser geldi... fırsat kolluyoruz.... bu adam bildiğiniz gibi değil............ Her işte zorluk . Ali Bey Emniyet Komiserliğine geldi ve bu sohbeti bana da anlattı... Bölüm: Devlet farklı restoran gitmiş ve yoğunluk yaşıyordu......Bunun kolayı var.. bizim parti iktidar ise benim de ilçede sözümün geçerli olması gerek..._ . ediyoruz... planlıyoruz ama adam hiçbir yere gitmez. rüşvet almaz. sık sık pavyonlar kapanıyor... Bu şekilde elde ettiği bilgileri de belirterek raporunu Mersin merkeze vermesi üzerine bir süre şikâyetler dolayısıyla rahatsız edilmedik ama bir müddet sonra yine şikâyetler arttı." diyerek bana tesir edememesini eleştiriyordu... Her yerde olur.......... Yerinde olmaması üzerine o an orada bulunan oğlu ile görüşmüş ve oradakilerle bir iki kadeh içip sohbet etmiş.... .......... .... "Genel başkanım başbakan... Karakolda yatar kalkar.___________________...... kadını da kabul etmez.. üç beş kuruş verirsiniz işler yoluna girer........ tuzağa düş ürün...

.. olmadı emniyet müdür yardımcısı gönderdik..... bu kızı ikinci evlilik için kaçırıyor... Kay m a ka m 1 1 ğa gittiğimde Vali Bey makama oturmuş.............." dedi. "Sayın valim bu adam kızın yerini tili olunca dövüldüğünü belirtmiştin. Bölüm: Devlet Emniyet Müdür Yardımcısı tahkikatı yapıp gitti.. Kaymakamlıkta olduklarını ve beni de çağırdıklarını duydum.... Vali Bey. Ayrıca şikâyet dilekçesinde imzası olduğunu konuşmalardan anladığım bir parti ilçe başkanını da sordu... o da olmadı bakın bu defa ben geldim..... o insanların getirilmesini istedi.. Ayrıca odada ilçe Belediye Başkanı ve Kaymakam Aslan Yıldırım ile birlikte iki kişi daha bulunuyordu............" dedi... Ne deliliniz varsa getirin....... Jandarma Alay Komutanı'nın geldiğini....... Aradan bir süre geçmişti ki bir gün ilçeye İl Valisi. iki yanında Emniyet Müdürü ve Alay Komutam vardı.......... Bunun üzerine Belediye Başkanı kapıda bekleyen adamlarını çağırıp bazı isimler verdi..... "Bir komiserin tahkikatına başkomiser gelir............... bir süre sonra tanıdığım ve yakın zamanda hakkında tahkikat yaptığım bir kişi geldi.___________________...... bilemedin emniyet amiri. ama böyle bir olay yok?" ZH........11 bilmiyorum.. Vali Bey....." dedi.. kaçırılan kızın yerini göstermesi için dövdüğümü söyledi.. bugün bu işi burada halledeceğiz... 1X13.......... Emniyet Müdürü.... belki en fazla emniyet müdür yardımcısı gelir ama asla bir vali gelmez ama siz şikâyet ettiniz.. "Nerede o? Gelsin. dedi... ben yerlerini bilmiyordum........ Vali Bey Belediye Başkam'na dönerek.. "Hayır..._ . bunun amcaoğlu.. "Seni döverken hangi partiden olduğunu sordu mu? Senin hangi partiden olduğunu biliyor muydu?" gibi sorular sorunca şoför beni kast ederek... kaçan kızın yerini göster diye dövdü........ Adamlar hızla çıktılar.. hiç siyası parti sözü geçmedi.. Vali Beyin sorulan üzerine taksi şoförü olduğunu.. yanımda da emniyet müdürü ile alay komutanım getirdim. o da şahitlerini getirsin... Belediye Başkanına.... kaçtığını da bilmiyorum diyor ama kaçıran kişi evli.......... Ne kadar şahidinizi varsa getirin. ben dinleyeceğim.. komiser benim hangi partiden olduğumu sormadı. "Hani reis. kaçırılan kız 46 ... 1 ........ O dilekçende siyasi partisinin sorulup parben söze girip.._________. kendisini bir kız kaçırma dolayısıyla karakola aldığımı........ tahkikat için başkomiser gönderdik..

... 1 .......... X partili olunca dövüp dövmediğim-di... 47 .... bir müşteriyi yaralayan garson arkadaşının ismini ve yerini söylemediğini... Anladığım kadarıyla hakkımda vilayete gönderilen şikâyet dilekçesinde birçok imza varmış....... bu nedenle onu dövdüm.... X partili olanları başka tarafa çekip dövdüğüm...... Bu iddialar arasında.........._________. MHPliler bu tarafa diyerek........ darp ettiğim......___________________.. o da ilçede yoktu veya çağrılmasına rağmen kendisine yok dedirterek oraya gelmedi........ pavyonda meydana gelen ve pek çok kişinin karıştığı kavgada yaralama olayı dolayısıyla firar eden kişilerin saklandığı yerleri söylemesi için kendisini dövdüğümü anlattı..... Vali Bey Belediye Başkam'na başka tanıklarınızı da getirin dedi... bu yüzden onu dövdüğümü söyledim.......... bu hiç anormal değildi.......... Başka tanıklar da getirmek istediler ama olmadı. Vali Cömertoğlu Belediye Reisi'nden başka tanık varsa getirilmesini söyledi.................. dövmek değil....... Bu arada yine yakın zamanda hakkında işlem yaptığım bir başka kişiyi huzura getirdiler ve bu kişi de Vali'nin sorusu üzerine...I.... Vali'nin huzurundaki konuşmalarda artık Emniyetteki dayak olaylarını rahat konuşuyorduk. Bu defa ben yine konuşmaya girerek bu kişinin pavyonda hesap ödeme meselesinde diğer garson arkadaşlarıyla müşterileri darp ettiklerini. siyasi görüş farkını anlayınca dövmekti... benim karakola gelen herkese hangi partidensin diye sorduğum. Vali Bey'in sorusu üzerine dövülmesi sırasında hangi partiden olduğunu ve siyasi görüşünü sormadığımı söyledi.. Suç. Bölüm: Devlet yakın akrabası... aranan kişileri döverken siyasi görüşlerini sorup sormadığım.. getiremediler.. hatta bazı kişileri dövüp kanları ile alınlarına üç hilal işareti yaptığım yönünde inanılması mümkün olmayan iddialar vardı........ sonra da yerini söylemiyor. gece köye kendi taksisi ile götürüyor......._ .. idi.......... APliler bu tarafa.. ama en önemlisi Belediye Başkanı ile X partisi ilçe başkanı Y..... Vali Bey okurken duyduklarım arasında daha ağır ithamlarda da bulunulduğunu gördüm............. Dilekçedeki iddialar çok ciddiydi.. DPliler bu tarafa.." dedim.......... Soruşturulan dayak olayı değil.....

.. "Komiserin karakola gelen kişilere siyasi görüş ve partilerini sorup X partili olanları dövdüğünü........ 48 ....... ama azıcık vicdanlı olmak lazım....... onlara kötü muamele ettiğini..... Pavyonları kapattırdığım ve biraz da geçmişteki Emniyet amirlerine kıyasla tavizsiz ve sert mizaçta olduğum için pavyoncuların tahriki ile hakkımda ortaya atılan şikâyetlerin doğru olduğuna inanmamış...___________________........ 1 . hatta alınlarına üç hilal yazdığını söylüyorsun.............. Bir kişi bile en ufak bir iddiayı doğrulamadı.... Yaşlıca olan Belediye Başkam öğretmenliğin verdiği o ruhi olgunluğun etkisiyle üzüldü. komiser birine bile siyasi görüşünü sormamış.. Bölüm: Devlet Vali Naim Cömertoğlu'nun başkanlığındaki mahkeme(İ)......" dedi..... Anladığım kadarı ile Vali Bey hakkımda şikâyet alınca daha önce Başkomiser Ali Temel Bey ve Emniyet Müdürü Yardımcısı Rıza Bey'in benzeri iddialarla ilgili olarak yaptığı tahkikat sonuç raporunu bildiğinden bu iddiaların boş çıkabileceğini düşünmüş............. en önemli tanıkları dinledikten sonra hakkımdaki iddiaların yalan olduğu...... inceleme sonucunda iddiaların doğru olmadığının anlaşıldığını söylemiş. Ancak şimdi gelen evraklarda kendi imzaları olduğu için bu iddialardan emin olup olmaklarını sormuş. Bunun üzerine Vali Belediye Başkanı'na dönüp.. bana da imzala dediler................ siz telefonda sorunca da içeriği doğrudur dilekçeyi biz hazırladık demek mecburiyetinde kaldım. Arkadaşlar hazırlamışlardı..................... müdürün.. "Bak Reis...... Komutanın.............. sana değer veririm ama bak neler iddia ediyorsun.. kaymakamın herkesin yanında senin getirdiğin tanıklara ısrarla sorduk... hiçbir siyasi görüş ve düşünce yanında yer almadığım veya başka bir siyasi düşünceye karşı tavır almadığım anlaşıldı..... bu kadar büyük iddialarda bulunuyorsunuz... Fakat İlçe Başkanı ve Belediye Başkanımın imzası olunca ikisini de telefonla arayarak bu iddiaları tahkik için daha önce başkomiser ve müdür görevlendirdiğini.._ ......." dedi. Ben de onlar hazırlamış ise mutlaka doğrudur diyerek imzaladım....... aklı başında bir insansın._________..." Beni kast ederek... ben aslında o dilekçeyi okumadan imzaladım. "Eminiz" karşılığını alınca Vali Bey gelip bizzat tahkikat yapmaya karar vermiş............... "Özür dilerim Vali Bey.... sen emekli öğretmen.. utandı ve sıkılarak.

.... Tüm bunlara kızgın olmam...." gibi abartılı anlatımların yarattığı önyargıyı da unutmamak gerekir....... İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma Mut'ta çalışırken ilçede ufak tefek siyasi olaylar meydana geliyordu....... Tanıklardan biri ifadesinde... Onlar da dolaylı olarak siyasi açıdan beni istemiyorlardı. sağcılar ve solcular kendi aralarında sürekli sürtüşme yaşıyorlardı........ hem de dolaylı olarak öven bir tarzda konuştuktan sonra ayrıldı. Fakat pavyonları kapattırmanı ve tavizsiz tavrım... "Gelen komiser. sizin daha olgun davranmanız lazım.... Belki de o yaşlı haliyle Vali Bey "den samimi olarak Özür dileyerek okumadan imzaladığını kabul etmesi beni yumuşatmıştı Aslında o ana kadar ilçede herhangi bir partiyi kızdıracak ya da küstürecek bir şey yapmamış.............. "Bu konuda ifadesini alın... "Siz olgun ve aklı başında bir insansınız....İ....... dolaylı olarak bazı kişileri rahatsız etmişti........... 1 .................. bir icraatta bulunmamıştım.... Belediyeye git -tim... varsa tanıklarını dinleyin ve bana gönderin" diyerek görev verdi... Parti arkadaşları imzala dedikleri için belgeyi imzalamış ama şimdi yalancı durumuna düşmüş......... "Evet bizi siyasi görüşümüzden dolayı dövdü......._________....... beraber Belediyeye gittik...... hatta daveti kabul etmeyerek direkt karakola gitmem gerekirken....___________________. Hakkımda bunca iftira dilekçesi hazırlamalarına...... geldiğinde yerine getirilmek üzere.. bir iki saat kadar kaldım...._ . Bölüm: Devlet Vali Bey Belediye Başkanının beyanlarını aldı.. Hatta orada... hatta.... Hükümetin değişmesi ile birlikte memurlar da deği49 .. Ardından Belediye Başkanına dönerek..." demiş olsaydı mesleki hayatım bitme noktasına gelebilirdi. bu tür şikâyetler iyi değildir... tabii bunda geldiğim Gülnar'daki aynı partinin üçe yönetiminin yeni ilçem Mut yönetimine daha ben gelmeden... Daha sonra diğer önemli şikâyet mektubunda imzası olan X partisi ilçe başkanı Y..." şeklinde hem eleştiren........ öfke ve kızgınlık duymuyordum. yıllarca kamu görevi yapmış birisisiniz.. Başkan 'a biraz da acımıştım..... MHPli ülkücü. Kaymakam Bey'e....... içimde hiç kızgınlık duymadım... zorda kalmıştı.. yalan yanlış iddialarda bulunmalarına rağmen tuhaftır onlara karşı kin. Vali Bey ayrılınca Belediye Başkanı bizi makamında çaya davet etti..............

... Bunun üzerine Dr...._________......... kavgada yaralanan kişilerin yaralanma şekilleri ve yaralanmanın niteliğinin tıp diliyle ifadesi (hayati tehlike var... O dönem Demirel'in Milliyetçi Cephe (MC) koalisyon hükümetleri. Biri yeni gelen....... İlçede hiç görülmemiş bir durum oluşmuştu.. 1 günlük işgücüne mani olur... yerine başka bir hükümet tabibi atanmıştı............ tutuklanmıyor... yerel parti teşkilatlarının baskısıyla Dr........ dava basit darp sayılıyordu..._ .. iki tane hükümet tabibi vardı.. ama bunun zararını en çok biz çekiyorduk..... Nihat'ın tekrar görevine dönmesine karar vermişti...... dava daha da ağrrlaştığı gibi sanıklar kesin tutuklanıyor ve suç........ Eğer kavgada yaralanan kişinin yarası doktor raporuyla "on günden az süre ile işgücüne mani olur" şeklinde ise dava basitti....... ama bu durumu halk 50 ... Hükümet değişip o zamanki adıyla MC hükümeti kurulunca...... CHP hükümeti döneminde göreve getirilmişti ve ilçe halkmdandı............ sonrasında Ecevit'in Güneş Motel transferleri sonucu CHP hükümetini kurması gibi hükümet sık sık değişiyordu....... takibi şikâyete bağlı idi. Nihat....... O zamanlar idarelerin İdare Mahkeme kararlarına ve hukuka uygun hareket ettikleri tartışmalıydı. Fakat doktor raporda "yaralamanın neticesi 10 günden fazla işgücüne mani" derse dava kamu davası şeklini alarak ağırlaşryordu... 20 günlük işgücüne mani olur vb. sanıklar gözaltına alınmıyor...... Nihat sol görüşlüydü... daha doğrusu hukuka nasıl uyacakları çok belli değildi............ ağır cezalar verilmesini gerektirir hale geliyordu....) davanın seyrim değiştiriyordu... Benim ilçeye atanmamdan önceki dönemde görev yapan hükümet tabibi Dr... Eğer "20 gün.......... yeni hükümet tabibi görevdeydi......... Nihat görevinden alınmış.. İkisi de aynı anda görevliydi. 1 . Danış tayin kararlarına çok uymuyorlardı.... İlçede sağcı ve solcu gençler arasında sürekli kavgalar oluyor...___________________.. görevden alınma kararma karşı dava açmış ve Danıştay Dr. eski hükümet tabibi de mahkeme kararıyla tayin olmuş ve o da gelip göreve başlamıştı..... diğeri ise Danıştay kararı ile tekrar görevine başlayan doktordu............ Bölüm: Devlet şiyordu....... 30 gün işgücüne mani olur" veya "hayati tehlikesi var" şeklinde bir rapor verirse....

......... Nihat... tüm dava sürecini..... Kaymakamlık mührü alamadı ve böylece normal muayenelerde iki ama adli konularda tek doktor yetkili hale gelmiş oldu... tabii görevliler arasında da.. sağcılar sağcı hükümet tabibinden.... 1 ... Nihat daha abartılı ve yanlı raporlar veriyordu...... solcuların yüzünde kızarıklık olsa bir ay rapor veriyordu.._________... ama kimse bu doktor raporundan kaynaklanan farklı işlemi görmek istemiyordu.. her iki doktorun raporlarının kayıt ve mühür işlemlerini memurlar yapardı...... mühürlü olan doktor raporlarını kabul edeceğini söylemişti............. hükümet tabipliği mührünü alıp cebine koyarak.... kendini öyle lanse etmiş biriydi.. sebeplerini ve cezalan etkiliyordu..... Kavgaya karışmış insanların benzer durumlarına farklı farklı raporların verilmesi..... örneğin o zamanki Savcımız okul yıllarında sol görüşlü olarak bilinen... İlçede son zamanda özellikle öğrenci olayları çok fazla oluyordu...... Genellikle de mağdur olduğu için kızgın gözüken solcu Dr... Savcı.. Bir gün hükümet tabiplerinden solcu olan Dr. ama solculara hiçbir şeyleri yok diyordu. sağcılar hiç rapor alamıyordu..... Bu iş böyle devam ederken. aynı şekilde sağcı doktor sağcılara 20-30 gün rapor veriyor.... Bölüm: Devlet bilmiyordu. sağcıların hep haksız olduğu gibi bir görüntü yaratıyordu..... benzer bir ayrım oluyordu. Bu defa adli olaylarda herkesi solcu doktora göndermek mecburiyetinde kaldık.. onun da benzer tavırları vardı._ .. Fakat yine de insanlar bu durumun 51 .....___________________............ Bu durum da mahkemede haklı olan tarafın hep solcular olduğu.... diğer doktorun raporlarını mühürlemesine engel olmuştu... tabibine sevk ettiğinde.................. gözaltına alınmalara ve hatta tutuklamalara polisin karar verdiği zannediliyordu............................... mahkemelerin tutuklama. Tabibe doğrudan biz sevk ettiğimizde ise solcu doktor sağcılar hakkında kafaları dahi kırılsa hiçbir şeyi yok diyor...... şikâyet. solcular ise solcu hükümet tabibinden rapor alıyorlardı..... Herkes polisin farklı işlem yaptığını söylüyordu ve biz bu damgadan bir türlü kurtulamıyorduk..... dilekçesi üzerine Savcı durumu hükümet.... Solcu doktor ise raporları solcular lehi ne veriyor......... O zamana kadar hükümet tabipliği mührü idari memurlarda bulunur..

.... illegal örgütlerin taraftarları bazı geceler duvarlara siyasi sloganlar yazıyor... işte burada. Daha sonra Gülnar'dan Mut'a atandım... siyasi görüş farkından dolayı yazıları sildirdiğim zannedilmiş ve sol gruplarca hakkımda bir olumsuz hava oluşturulmuştu.. daha yazılar duvar tamamlanmadan sildiriyordum..... 1 . sanıkları yakalayan..................... başka il veya şehirle görüşmek hiç de kolay değildi.. ülke genelinde olduğu gibi burada da küçük çapta bile olsa legal....... iki öğrencinin Vurulmas........ çalışırken. Telefonumuz......... iki görevimin aynı olayda farklı farklı raporlar verdiği ama bu durumun bütün bedelini polislerin ödediği uzun bir polislik. Genellikle yazılarını sol gruplar yazdığından.......... karakolda tutan bizlerdik ve her zaman bu olayların muhatabı haline dönüşmüştük....... İlçenin dünya ile irtibatı kışın neredeyse kesiliyordu. santral memuru jakı takıp karşı tarafı buluyor sonra bize konuşun diyordu...... Gülnar'da görev yaptığımız zamanlar çok enteresandı.. Kimi zaman gece yazanlara özel pusular yazılanları kurarak yakalıyor...... duruyordum.... Mut'ta. bunun üzerine ülkü ocağı başkanının silahla ateş edip iki öğrenciyi ayağından yaraladığı 52 ...... Telsizimiz de yoktu.. lisede bulunan öğrencilerin taşladığı.. özellikle lisedeki öğrenciler arasında kavgalar çıkıyordu.............. bir ilçede iki hükümet tabibinin olduğu...... zaman zaman da.. Ben tüm yazılan duvar yazılarını gördüğüm an sildiriyor._________....... Bölüm: Devlet doktordan değil de Emniyetten kaynaklandığını düşünüyordu. nüfusu 6 bini buluyordu......... yandaki kolu çevirerek önce postaneye ulaşıp görüşmek istediğimiz yeri söylüyorduk. hatta silinmesi için başında.........___________________........._ .......... eski manyetolu t e 1 e fo n 1 a r d a n dı...... hayatı yaşadım.......... Bir gün sağ-sol gruplar arasında daha önce meydana gelmiş bir yaralama olayının mahkemesinden çıkan ve motosikletle ilçedeki lisenin yanından köye giden ülkü ocakları başkanı ile bir arkadaşını... yani telefon bağlantısı koptuğu zaman tüm dünya ile bağlantımız kesiliyordu....... Üç bin nüfuslu küçücük bir ilçeydi ama yazları yaylaya çıkanlarla.... mahkemeye getirip götüren.. çünkü Adliye ve Savcılıktan hiç kimse mahkeme dışına çıkmıyordu..

... Aslında anlatıldığı gibi bir durum söz konusu değildi ama iktidar değişikliğini kullananlar ilde öyle bir hava yaratmışlardı.... çıkmaması için gayret ettiğim.. karakolun basılacağı gibi Şikâyetlerini il merkezine merkeze aktarmışlar........ Bölüm: Devlet haberi geldi...... hatta benim talimatımla hareket eden ülkücülerin............ Yanıma aldığım iki polisle.......... 1 ....... pek çok olaya da karışan ülkü ocakları başkanını görmüştüm.. hem tamirciliğini hem şoförlüğünü yaptığım....... Bu yüzden hemen alıp götürülmem gerekiyormuş.. bunun üzerine aceleyle tayinim Mersin çıkmıştı.... Tabii ben hesaplayamamıştım. araçla devriye gezerken......... şahısların gidebileceği ihtimali olan yakın ilçenin köyleri dahil o istikametteki köylerde arama yapmaya başladım.... hemen görevden alınmazsam vahim olayların olacağı... Jandarma ve az sayıdaki polisle yakın çevreyi arayıp bulamayınca.. araçtan inmeden onu yanıma çağırdım ve ona kızarak rahat durmadığını....___________________...... Bu olaydan üç beş gün önce Emniyete ait olan ve hurdaya.................. Yeni atanan Başkomisere durum öyle bir anlatılmış ki sanki ben ilçede durursam kızgın halk karakolu basacak.... daha doğrusu hiç aklıma gelmemişti.. yerime atanan Başkomiser Emniyete ait bir araç ile ilçeye gönderilmişti ve aynı araç beni alıp götürmek üzere bekliyordu... Süratle olay yerine gittim.... bir iki gün önce egzozu patlamış ve henüz yaptıramadığım resmi oto ile köylere doğru takibe başladım.................. 53 . Egzozu da imkânsızlıktan değil.. O zamanlar telsiz veya cep telefonumuz olmadığından ilçede bu arada olup bitenden haberdar olmamıştım. gerçi uzaktan da olsa bakılınca ona kızdığım belli oluyordu ama sonradan bu olay aleyhime kullanılmıştı.... ateş ettikten sonra köye doğru motosiklet ile kaçmışlardı. Güya ben ilçe merkezinde gördüğüm ocak başkanına olay çıkarmasını söylemişim...... O zamanlar az sayıda olduğu için hiçbir yere personeli taşımaya resmi araç gönderilmez-ken................_________............ böyle giderse canını yakacağımı söyledim..... sol grup öğrencilere ateş açtığı._ . O günlerde bir sorunu da vardı.. şehrin ana caddesinde hiç sevmediğim. X parti liler olayı çok abartıp ilçede benimle irtibatlı. Gece yansına kadar dağ taş arayıp artık ilk acil yakalamayı yapamayacağımı anlayınca gece yarısı ilçeye döndüm......... halkın ayaklanıp karakola yürüdüğü........

..... CHPli olarak bilinen Başkomiseri atamıştı............... ben de iyi bir şubeye tayin olacağım diye bekliyordum. şikâyet edenlerin isteğine uygun olarak merkeze solcu...... ön cepheye bakan yüzü makam..................... arka yüze bakan kısmı ise yatak odası haline getirmişti........ ama yeni atanan Başkomiser buna o kadar kızıyordu ki.. diğer yansını makam odam olarak kullanıyordum.. size de ilçenize de...... yanma ziyarete gelen ve kendini solcu ve CHPli tanıtan herkese küfür etmek hariç her şeyi söylüyordu. hani bir şey yapacak olan varsa gelsin dercesine._ ...... kiralık belediye dükkanlarının ikinci katında bulunan üç odadan müteşekkil Emniyet Komiserliğinde makam odasının ortasına bir perde germiş.......... ben hemen alınırsam ancak sakinleşirlermiş.. sözüm ona şikâyet edenler bana kızgınlarmış.... Bölüm: Devlet kovalama sırasında hızımı kesip aracın sesini duyup kaçmalarına izin verebileyim. Şikâyet edenlere meydan okurcasına tek başıma ilçe merkezinde gece gündüz her yerde dolaşıyordum... Tayinim merkeze çıkınca artık burada kalmam uygun olmayacağı 54 . İlk defa sol hükümet kuruldu...." şeklinde duruma isyan ediyordu....... Aslında tayinimin çıkıp il merkezine gitmemin benim için iyi olacağım düşünüyordu ama bu şekilde gitmek konusundaki itirazımı da haklı gördü.... Başkomiserin umduğu ile bulduğu farklı idi..___________________......................... "Bunca yıl solcu olduğum için ücra köşelere.. beni kırmayarak o gün itibarıyla izinli gösterip sonra da rapor alarak ilçe merkezinde kalmama yardımcı oldu.. olay yaratacakiarmış...... pasif işlere sürüldüm.._________... Ben de aksine ilçeyi terk etmedim........... diye yaptırmamışını............. üstelik korktu kaçtı gibi algılanacak bu durum hoşuma gitmiyordu.... 1 . İlçeden böyle ayrılmak ağınma gidiyordu..... Ben de bu şekilde odanın yansım evim... Adi gibi aslan olan Kaymakam Aslan Yıldırıma durumu anlattım..... karakolu basacaklarmış..... Mut ilçesine yeni tayin olduğumda benden önceki komiser. hem de daha rahat ve daha pervasızca. beni bekleyen araca binmediğim gibi rapor alarak üç ay ilçede kaldım.......... Ama sizin sayenizde bu defa da buraya sürüldüm... Kızmıştım.... Fakat soî görüşte olduğu için bu sözlerine ve küfürlerine bir karşılık gelmiyordu. Beni merkeze alan yönetim.....

.... Örgütleri.................._____...... Molotof atma olaylan ve gösteriler gerçekleşiyordu.. Şube. Mersin Merkezdeki Görevlerim M 'de o zamanki adıyla 1............___________________... hangi örgütün nerede çıktığı. özellikle Mersin limanına gelen Rus Şubesinde göreve başladım.... Şubede görevli ve benden daha eski olan başkomiserlerle Aydınlık dergisinin belli sayılarındaki bilinmeyen sol yayınlarından faydalanarak. büyük illerde eylemler başlamıştı.. bunca zaman harcamıştı ama asıl gerekli olan bilgilen bize vermemişti........._......... Onları sorgularken anlattıkları ile mensubu oldukları grup hakkında bilgi alıyorduk........... bunca masraf etmiş...... kaynak yoktu. fraksiyonları öğrenmek için Emniyetin bu konuda hazırladığı herhangi bir belge....... Devlet bizi 6 yıl meslek okulunda okutmuş............_________.___...... biz terörle mücadelenin ekip amiriydik ama mücadele edeceğimiz grupları tanımıyorduk........... Bölüm: Devlet için ben de bekar polislerin kaldığı otele çıktım...... Ülkede siyasi olaylar güvenliği sarsacak boyuttaydı................... adı duyulan çeşitli dernek ve dergiler etrafında örgütlenen bu gruplar neyin ne siydi doğru dürüst bilgimiz yoktu..................... İdeolojik yapıları öğrenmek için Aydınlık haricinde ikincil kaynağımız yakaladığımız örgüt mensupları veya sempatizanlarıydı. siyasi hareketleri. hangi fraksiyonlara ayrıldığı gibi bilgileri öğrenmeye çalışıyorduk.. eskiden siyasi bir olaya......... 1 ... O zamana kadar bu şubeler.... Üç aydan fazla bir süre burada kalıp artık arkamdan kimsenin bir şey diyemeyeceği kadar bir zaman geçtikten sonra 1980 yılı başında ilişiğimi kestim ve Mersin merkeze gelerek göreve başladım..... şimdiki adıyla Terörle Mücadele takip eder... 55 .. Ama yeni dönemde birçok ideolojik örgüt ortaya çıkmış....... afiş asma... gösteriye katıldığı için fişlenen kişileri izlerdi.... Haliç'te Yaşayan Sımoniar......... gelen yabancıları gemilerindeki Rus yolcuları........._______. Mersin gibi illerde ise daha çok duvarlara yazı yazma..... Ama bunları gerçekleştirenler kimdi...... haklarında hiçbir şey bilmiyorduk._ .......

.. Ama aynı telsiz kanalını kullandığımızdan Asayiş Şubelerinin baktığı bu tür olaylar hakkında da genelde bilgi sahibi oluyorduk. çevresinde kendini kabadayı veya mafya gösteren. silahlar ve teknolojiler almak değil..... zaten aranıyor... önce elindeki insanı iyi yetiştirmek..... O yıllarda hatırlıyorum.....___________________.... yeni malzemeler... Bu olaylara koşturmaktan diğer adli olay dediğimiz....... ellerindeki imkânları kullanmasını bilmeleridir. bazı insanları korkutan...._________. Bunların gerçekleştirdiği afiş ve pankart asma.. solcu.. sebebi hep başka yerlerde aramışlardı... O yıllardaki adıyla 1...... bombalama.... tehdit eden ve yaralayan bir kişi.. ateş etme... Etkisiz yapan ise ellerindeki imkân ve kabiliyetleri bilmemeleri......._ . hırsızlık.......... 1 . "Bu şahıs geçen gün de birine ateş etti.............. yeni kaynaklar yaratmak....... gasp............. yine o zaman ilin ileri gelenlerinden birinin evine veya işyerine korkutmak için ateş etmiş........." diyordu... yaralama.... Bunu anlamayan bizim gibi ülkeler.. İdeolojik eylem ve olaylarda yer alan yüzlerce sağcı.. bu ülkedeki mafyanın gücü ve yargı sisteminin nasıl çalıştığı konusunda zihnimde çok derin izler bıraktı.980 yılında Mersin'de görev yaptığım dönemde yaşadığım bir olay.. korsan gösteri gibi yüzlerce olay patlak veriyordu..... kaynaklarım kullanamamalarıdır..... Şube veya Siyasi Şube denen Terörle Mücadele biriminde çalışıyorken Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Mersin'de de o zamanlar siyasi olaylar çoktu............. bulun onu yoksa sizin hakkınızda işlem yaparım... bu kısmin yakalanmasını istiyordu. Mafyanın Gücü 1.. dernek ve illegal örgüt vardı. bakın yine ateş etmiş.. sonra güçlü bir sistem kurmak ve kurumsal bir yapı içinde tüm birimlerini koordineti olarak yönetmekti... yaralama vakalarına bakmaya da pek zamanımız olmuyordu. en büyük silahın bilgi olduğunu anlayıp insanını bilgilendirmek... Bölüm: Devlet Devletleri etkin ve güçlü kılan unsur... Bu telsiz konuşmalarından sanırım bir ay kadar sonra. Ülkeler için asıl önemli olan............. Bir akşam göreve çıkmak üzereydik. haziran ya da temmuz ayıydı..... Bunun üzerine Emniyet Müdürü İbrahim Ulus asayiş görevlilerine telsizde kızgın kızgın anons geçiyor....... Güneşin 56 ..................

...._________........ Orada duyduğum kadarıyla.... karakolun karşısında yüz metrelik mesafede incir ağaçlarının arasında saklanmış. Benden üst rütbedeydi....... yetisin...... Silahlarımızı çektik.. Bu lise öğrencileri ile adam kavgaya başlamış.._ ......... ürkmüş.... kabadayı silahını çıkarıp öğrencilere ateş etmeye başlamış............... şahsın üst aramasını yaptık. benim ve şoförümüz Hasanin samimi olduğu bir hemşenmizdı......... O gün adam yine kadının evine geldiğinde... İşte tam o esnada 16-17 yaşlarında bir çocuk koşarak karakola geldi...... bu kişinin kadının evine girmesini ve uzun süre evde kalmasını kendi onurlarına yediremiyorlarmış...... Onun yanına uğramış...... Adam zaten korkmuş......... gözleri fal taşı gibi açılmıştı ve panik içerisindeydi....... beş dakika karakolun girişinde konuşuyorduk....... üçüncüsü de oradan kurtularak gelip bize haber vermiş...... Bunun üzerine çocuğun gösterdiği yere doğru koştuk.... Eskiden asayiş şubede çalışan şoförümüz Hasan ve Karakol Amiri şahsı tanıdılar.. Boynunda kolyeleri........ 1 .. biri arkadaşlarımı öldürdü..... Tutanağımızı tuttuktan sonra.. karakoldan ayrıldık.... mahallemizdeki kadın bizim namusumuzdur diyerek adamın yolunu kesmişler... Yolu geçtik... elinde kocaman 161ı Beretta dediğimiz bir tabanca olan....... Bölüm: Devlet batmasına az bir zaman vardı..___________________. İki öğrenciyi ayaklarından vurmuş.. zebellah gibi esmer bir adam gördüm.... Çocuklar adamı dövmeye girişince... şahsı teslim aldık.. Karakola getirdiğimizde.. korku ve panikle "Arkadaşlarımı vurdular.. bu kişinin bir ay kadar önce etrafa ateş ederek insanları korkutan ve kendini mafya gibi gösteren kişi olduğunu öğrendim.. Karakol amiri Baş-komiser Hüseyin Bey. Ekibimle birlikte üst katları lojman olan........ Bu üç lise öğrencisi.... mahalleye girip çıkıyormuş.. giriş katında Cumhuriyet Karakolunun bulunduğu binanın önünde konuşuyorduk........." diye bağırıyordu..... göreve çıkma zamanımız da gelmişti.. kolunda altın künyesi ve yanında tabancası vardı... olay şu şekilde gelişmişti: Bu adamın o mahallede dul bir kadınla ilişkisi varmış• Ara sıra kadının evine geliyor. Şahsın ve öğrencilerin verdikleri ifadelerden olayın genel hatlarının bu yönde olduğunu öğrenmiş oldum..... 57 .. daha sonra göreve çıkacaktık...

... "Nasıl olur... nasıl çıktın bu kadar kısa zamanda?" diye sordum... ifade vermekten kendi işimizden geri kalıyorduk......... 1 ...... Ama çağrılmadım..... beni iki şey kurtardı. Bu olayla ilgili olarak da ben yine çağrılırım diye bekliyordum.... Köşede oturan bir kişi vardı.. O beni kurtardı. boynumda altın kolye ve bileğimde altın künye olduğunu belirten tutanak ve ikincisi de yaralı öğrencilerden namuslu bir tanesinin verdiği düzgün ifade." dedi. Bir gün başka bir konuda talimatla ifademin alınması icap ediyordu.. kilo vermişti........ Her olaydan sonra mahkemeye çağrılıp.........." dedi... sen beni galiba tanıyamadın?" dedi.. O bana ifademin ne olduğunu sordu...." dedim. Bir odada başkatip ile bir iki katip birlikte oturuyorlardı... İki kişiyi silahla yaralamaktan veya belki öldürmeye teşebbüsten.. yani ağır bir suçtan yargılandığı dava devam ederken.... Gerçekten çok değişmiş.... "Abi yeni çıktım.. "Abi.. hürmet işaretleri gösterdi......... İfade vermek üzere mahkemenin başkatibine gittim. "Nasıl düzgün ifade verdi............ Köşede oturan kişi. o zamanki adıyla Zabıt Mümzisi.......... o olaydan daha önce çıkmıştım..... Bölüm: Devlet Genellikle her olayda............._ . "Ayrıca nasıl böyle çabuk çıktın.... çok değişmişsin........... Aklımın bir tarafında bu olaydan dolayı çağrılacağım düşüncesi vardı...... tuttuğumuz her tutanaktan ve yaptığımız her işlemden dolayı mahkemeler daha sonra bizi çağırıp.." dedim. Sonra başka bir olaydan daha yakalanıp çıktım.___________________. Ben yakaladığımız olayı anlatmaya kalkınca.... Ben de evet tanıyamadım dedim.. Adam iki vukuattan da önce tutuklanıp sonra çıkmıştı. "Abi. belki de on ay geçmişti.. yani evrak tanzim eden kişi olarak tanık sıfatıyla ifademizi alırdı ve bu formalitelerden bıkmıştık.. bir yandan da yüzünde sanki beni niye tanımadınız der gibi bir ifade vardı.. nasıl namuslu hareket etti?" diye sordum. Biraz sonra dayanamadı. Ben içeri girerken hazır ola geçerek bana saygı._________. tedirgin hareketlerle bana bakıyor.... "Nasıl oldu.. biraz sonra yazacaktı.... Bunun üzerine.... Bana o akşam silahla yakaladığımız kişi olduğunu söyledi. göz göze geldiğimizde saygı ve hürmet ifadeleriyle başım öne eğiyordu. katiple konuşmaya başladık..... .. yaralılardan bir tanesi 58 vicdan azabı çektiğini." dedi....... Oturdum.......... "O olay değil... Yanılmıyorsam bu olayın üzerinden yedi-sekiz... biri sizin tuttuğunuz...........

. Halbuki hukukta bir tabir vardı. gerçek olma ihtimali bulunmayan bir beyan üzerine adam serbest bırakılmıştı.. İki öğrenci ise mahkum olmuşlar... o mafya babasından başka kimse bulamazdı........ ilgilenen herkes biliyordu......... Bu olayın gerçeğini bu kararı veren hâkimlerin hepsi de biliyordu... hayatlarının karartılması da değil..___________________. Daha önce başka olayları vardı... mahkemenin •anlatılanlar hayatın olağan akışına aykırıdır. Davada rol alan........................ mafyavari yöntemlerle işini ayarlaması değil........ en aykırı şeyi de savunsa.... Bu korkunç bir olaydı... Bunu duyunca kanım dondu..... Bölüm: Devlet dayanamadığını ve gerçeği anlatmak istediğini söylemiş.. Öğrencileri silahla vurmuştu. Tüm bunlar unutulmuş. Olayı itiraf eden öğrenci ise biraz daha hafif bir cezaya mahkum olmuş.... Burada önemli olan sadece bu kişinin beraat etmesi....... hâkimiyle hepsinin birlikte bu suçu işlemesiydı.. 1980 yılında 161ı Barettayı.. Ama mafyaydı... O tarihte......_________. asıl önemli olan organize bir biçimde avukatıyla. Hepsi....... Gerçeğin ne olduğu sorulduğunda şöyle anlatmış: "Bu kişinin boynundaki kolyesi ve bileğindeki altın künyesini görünce biz üç arkadaş gittik birlikte silah bulduk. bu şahsı soymak için yolda tabancamızı çektik. Ben doğruyu itiraf ediyorum.................. 1 .. olay her şeyiyle belliydi...... Silahı elimizden aldı ve boğuşurken silah patladı ve biz yaralandık............ Bunu yapacak öğrencilerin daha önceden en az beşon tane soygunlarının olması gerekirdi. sanığıyla. Geldik.. Ağır cezada onu savunan avukat da biliyordu.... Bu silah çok az sayıda insanda vardı.. bu iki öğrencinin haksız yere zulüm görerek mahkum olması. Ama tüm bunlara ve diğer iki öğrencinin aksi ifadelerine rağmen bu öğrencinin ifadesi üzerine bu şahıs beraat etmişti.. bu 59 . babaydı...... Suçlu olduğu çok aşikardı.. gündüz vakti mahallenin orta yerinde bu adamı soymaya kalkacaklar........ vicdanlarda derin yaralar açması gereken bu işi kabul etmiş ve bu olayı kabullenmişti.......... Öğrencilerin o tabancayı bulmasına imkân yok.." Bu ifade üzerine şahıs beraat etmiş._ .... Ama bu şahıs daha yiğit davrandı........................ öğrenciler nereden bulacak? Dahası akşama birkaç saat varken. mahkemesiyle..

.. 1 .... inanamadım..... aynı tipin hukukçusu... yanlış şeyler yapacaklardı............ 60 ........_ . Bence daha önemlisi de bu olayda böyle davranan insan.... her şeyi ters yüz edebildiklerini gösteren örnek acı bir olaydı....... İnsanların nasıl böyle kötüleştiğini... böyle bir şeytani akıl bulunuyor.. öğrencilerden bir tanesinin fakir ailesine para veriliyor... saygın kişiler olarak göstermeye çalışacaklardı................ Bu olay üstünden sanırım 28 yıl geçti. hem de iki çocuktan dayak yediği için silaha davranan bir korkaktan...._________. Bu fakir ailenin çocuğu bu ifadeyi veriyor. polisi. Bu insan tipinin ülkede çoğaldığını zaman içerisinde gördük....... Türkiye'deki hukuk savunucularmın durumu... Onların böyle bir olaya katılmamaları gerekirdi. haksızlık yapan......... bir taşla üç masumu vuran oyunu şeytan planlayamazdı....... asken... alan insanlar başka meselelerde benzer davranacaklar... her delilin bulunduğu suçüstü halinde bile şeytani fikirleriyle bütün gerçeği ters yüz edebiliyorlardı ve bunu yapanlar arasında adalet sisteminde en yüce konumda bulunan ağır ceza mahkemesi ve hakkın savunucusu avukatlar yer alıyordu...... kendini soymaya kalkan silahlı kişileri bertaraf eden yiğit bir adama dönüşmüştü. Dış dünyada ise her zaman kendilerini yüce değerleri savunan....... başka hiç kurtuluşu yok...___________________. nasıl böyle şeytanlaş-tığını...... Gerçeğinde ise vicdansız...... böyle karar veren vicdan başka olaylarda da aynen bunun gibi hastalıklı karar verecekti........ Sonra avukatlar tarafından nasıl kurtuluruz diye formül aranıyor...... Bu kadar oyunu....... hatta bu olayda bilerek rol.. ama hâlâ üzülerek hatırlarım... Mafyacı yüzde yüz suçlu olduğu halde hem beraat etmiş.............. Bölüm: Devlet olamaz' diyerek bu karan vermemesi gerekirdi...... Türkiye'deki mafyanın gücü ve kabiliyetinin nerelere vardığının en güzel örneklerinden bir tanesiydi ve mutlaka bunun daha binlerce örneği vardı.. mafya babasına ceza verilmesi gerektiği ortaya çıkıyor..... belki de daha fazla.......... para için insan satan ama bunu kimseye söyletmeyen kişiler olacaklardı... Bu...... Demek ki insanlar her şeyin alenen belli olduğu.... İşte Türkiye deki adalet sisteminin çalışma biçimi. Ama mahkeme bu kararı vermişti.... Düşünün ki duruşma devam ederken.

.... bir grup asker evi aramıştı....... Bölüm: Devlet mühendisi...... Bir gün Emniyet.. yalnız kaldığım zamanlarda tek desteğim Namık Astsubay'dı.. bana destek veren en yiğit Jandarma Astsubayı idi. _ ........ bugün tutuklaması çıktı......... işimiz terör ve ideolojik olaylardı..... evrakını gönderdim.............. o zamana kadar göremediğimiz.... Namık ... Bunun yanlış olduğunu........ "Ama nasıl yapabilirsiniz?" dedim..... Laf açıldı ve Sivas'a tayini çıkan arkadaşım Namık Astsubay hakkında şöyle dedi: "Yeni tahkikatla onun ela def terini dürdüm...._ .....___________________........... Alay Komutanı ve yardımcısı daha önceki büyük rüşvet ve kaçakçılık olayından dolayı sıkıyönetim kuvvetleri tarafından gözaltına alınmıştı.. Bu insanların adalet sistemi içerisindeki gücü hiç yabana atılır gibi değildi....." Bir anda....._....... cenaze merasimlerinde büyük olayların çıkma ihtimaline karşı.............. bu kişilikte idi.........Astsubayın............ Aslında sorun............ Sıkıyönetimin ikinci yılı dolmuştu........... Bu olaylar üzerine yeni gelen bir Alay Komutanı göreve başlamıştı...................... Şubenin görevi gereği...... On-on beş askeriyle gelirdi.. bu kişiliklerden nasıl kurtulacaktık......... IVIaf yayla Kurtarılması Mersin'de görev yaparken çalıştığım 1. buna karşı çıktığımı söyledim......_________.............. kenara çekildiği. Haliç'te Yaşayan Simonlar. Bir sabah şubeye geldiğimde öğrendim ki Mersin'den başka bir ile ataması çıkan Alay Komutamrun evi sıkıyönetim görevlilerince aranıyordu..... herkesin kaybolduğu......... Namık Astsubay sıkıyönetim öncesi bütün olaylarda yanımda olan. Benim 61 ..... Terör olayları lınca boş kalan zamanda yaptığımız tahkikatlarla... ......... hepsi kendi sahasında benzer davranışlar sergiliyordu.................. bu tipte........... En ciddi desteği bana o verirdi. Bayan polis memurları. Onunla iyi bir diyalogumuz vardı.. 1 ............... Müdürü nün tertiplediği bir yemekte tesadüfen Alay Komutanı ile karsı karşıya oturuyorduk.... Terörün ve olayların artmasıyla birlikte herkesin kaçtığı dönemlerde........... Onun böyle bir olaya muhatap olması çok ağrıma gitmişti....... yeraltında kalan çok önemli yolsuzluk olaylarının olduğunu da fark ettik.

kim ne yapabilir diye düşündük.........._________.. oradan tutuklu olarak Mersin'e getirilecek.itirazım üzerine....... İki üç gün uğraştık................. Bundan emin olmak için avukatlar ve Emniyetteki tanıdıklar vasıtasıyla davaya bakacak olan hakimle görüşmeye başladık... Bu şekilde kararın kaldırılması mümkündü ama kaldırılmama ihtimali de vardı.. Bizim 62 ............ ne olur ne olmaz.. Bu kişi........ Ama tüm ısrarımıza.... alkole merakı olan...... dünya görüşü olarak solcu bilinen biriydi........ O semtte bir otel var.. O zaman dediler ki bu hâkim üzerinde sözü geçebilecek bir kişi var...." dedi.. Yemek yemek ve eğlence için birtakım sanatçıların gelip gittiği lüks bir yer....... tüm görüşmelere rağmen hâkim isteğimizi kabul etmiyordu....... "Ben böyle bir olduğunu bilmiyordum. Hâkim... Onca görev yapmış birinin içeri alınması hoş olmazdı. mafya olarak bilinen bir adam.. böyle ise hemen arkadaşınızın haberi olsun..... mahkemede ya tutuklanacağını ya da serbest bırakılacağını söylediler.. Bir başka ihtimal de hiç mahkemeye çıkmadan karara itiraz etmekti... eğlenceye.. Neyse ikinci gün sabah erkenden Namık geldi.... bu hâkim üzerinde kimin etkisi olur... Namık Astsubay cezaevine girmeden bir çare bulmamız gerekiyordu...." diyordu.. Hemen yemekten çıktım ve Sivas'ta. "İvedi gelmen lazım...." diyerek durumu anlattım.. Namık'ın durumunu bilen Şube Müdürümüz ve diğer arkadaşlarımızla birlikte Namık'a bir çözüm aramaya başladık ve tanıdık avukatlar bulduk.. görev yapan Namık Astsubayı aradım. kendi çapında kabadayı.... Mersin'in batı kısmında daha çok otel ve restoranların olduğu semtte etkin biri. Çare aramaya başladık._ . Bölüm: Devlet oradaki görevlerim nedeniyle durumu bilen Albay Cengiz Katun -ki o da vatan millet duyguları gelişkin biriydi.......___________________.. Namık ise biraz ters açıdan.... bütün ısrarlarımıza rağmen hâkim ikna olmuyordu. haber vermesem Sivas'ta tutuklanacak............. Avukatlar gıyabi tutuklama kararı çıktığı için mahkemeye çıkması gerektiğini....... koruyun... tabii hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılmış..... Oturduk............... kimin sözü geçer.. milliyetçi olarak tanınıyordu...... çok zor durumda kalacaktı. "Ben mahkemeye gelmeden tutukluluğu kaldırmam...... hatta bu adamı içeri alacağım. 1 ....

gücü nedir...." diyerek aşırı bir saygı gösterisinde bulundu........ Ama adam içeri girince... hatta..... Biz 1.... Şube Müdürümüzün aracı ile şahsı alıp getirdi. siz bana araba göndermişsiniz......... "Eğer iş buysa... Geçmişte Asayiş Şubenin en aktif birimi olarak bilmen ve şimdiki cinayet. o zaman kadar asayiş olaylarına hiç bakmadığımızdan kim mafya. polisimizden bile çekinip ayağa kalkıyor.... Kabadayıyı bulursanız bu iş hallolur dediler... Onlar da bizim gücümüzü... Bir yandan merak etmememiz için bize çok güvence veriyordu... Mersin çapında etkili olan bu mafya babasının telefonunu buldu..... otelciye karşı çok mahcup ve bağımlı.. Fakat ertesi gün adam iş 63 ........... hırsızlık gibi tüm suçlara bakan araştırma biriminde uzun süre çalışmış ve son zamanda bizim şubeye atanmış....___________________......... Bu işi siz merak etmeyin.. Otelci üzerinde en büyük etkiye sahip olan da bu kabadayı... mafya ne yapar. bilmiyoruz...... Adam...... çok kolay ağabeyler.." dedi.... sıkıyönetimde oları etkimizi.. büyük bir mahcubiyet içinde....... Polis Hasan... adamın bu mahcup.. Sonra adama durumu anlattık. ama diğer yandan da adamın mahcup haline baktığımızda bu işin altından kalkacak gibi durmuyordu........ Bu adamı mutlaka bulmamız gerekiyordu..... kim baba.. bu işi halledebilir mi diye sorduk............ Bölüm: Devlet hâkim de sürekli buraya gidiyor...... size zahmet oldu... 1 ....._ ... çekingen ve abartılı saygılı hali...... lafını bile etmeyin........ hiçbir şeyin bizi etkilemeyeceğini.... "Aman nasıl olur ağabeylerim. operasyon ekiplerimizin kabiliyetini bildiklerinden hiç karşımıza çıkmıyorlar. bütün mafya babası bilinen tipler genellikle biraz sağcı milliyetçi bilindiklerinden terör polisine aşırı saygı duyuyorlardı.. bizi bir kenara bırak._________..... Şube Müdürümüz Ömer Ağabey şahsı arayıp kendisiyle görüşmek istediğimizi söyledi. hemen hallederim.... Adam kabul etti.......... gasp.. Şube polisi olarak hep terör işlerine baktığımız...... siz emretseydiniz ben hemen gelirdim. böyle biri bu işi nasıl başaracak şeklinde düşünmemize neden oldu. bu adam ne yapabilir.... Biz adamdan medet umarken..... bekçimizden.... şoförlüğümüzü yapan polis Hasan bu kişileri tanıyordu..

. Bir süre ilerledikten sonra aracın gidemeyeceği yollara gelince soyguncular aracı terk ederek dağlara doğru yaya kaçmaya başladılar...... Arkadan gelen.... 1 . planı 64 .... Mafyanın ve yandaşlarının etkisi küçük bir Anadolu ilinde böyle ise İstanbul.. Mersin Terörle Mücadelede....... sonra avukatlar müracaat etti ve Namık Astsubay'm tutuklaması kalktı........ muhtemelen Temmuz ayı başında sabah saat 10 civarıydı..... ormanlık alana doğru kaçmaya başladılar. otelcinin isteğini kabul etmiş..___________________.. avukatlarının........ o zamanki adıyla 1........ otelde temini basit şeyler uğruna tutuklamayı kaldırmıştı.............._________..... PKK'hların Banka Soygunu 1980 yılı yazında.. Bölüm: Devlet halloldu dedi........_ .... Yani devletin görevlilerinin. Anons Lİ z!vC_ . biz de hiç hazırlık yapmadan hemen takibe katılmak üzere hızla hareket ettik........... Polis Akademisini o yıl yeni bitirip Mersin'e benim şubeye atanan komiser yardımcısı Adem'i de yanımıza almış araçla şehri geziyorduk.... Soyguncular orta boy ağaçlar ve kayalıklardan oluşan makilik... Orada bulunan polisler karakoldaki külüstür bir araçla kaçan soyguncuları takibe başlamıştı........ Daha şubeden yeni ayrılmıştık ki telsizden Karaduvar Mahallesi'nde bir bankanın soyulduğu haberi geldi... Şubede............................... Soyguncuların kullandığı araç önce Tarsus İlçesi yoluna çıktı................ Belki bunun çok fazla örnekleri ve başka çok fazla teferruatları da vardır... şube müdürlerinin ısrarını dinlemeyen hâkim maalesef o kabadayının ısrarını........ amacımız ona biraz şehri tanıtmak ve bilgi vermekti... sonra yolun ilerde polis tarafından kesileceğini tahmin edip Toros Dağları istikametindeki köy yollarına saptı.... Ankara ve İzmir gibi büyük illerdeki durumu tahmin etmek güç değil......İTİ II € bütün Mersin'de bulunan ekipler o istikamete doğru yöneldiler.. sorgu operasyon bürosu amiri olarak çalışıyordum... bu kadar basit değildir ama benim açımdan bu.... genelde bu sistem ve bu sistem içerisindeki insanların düşünce yapısı ve davranışlarının görülmesi açısından ibretlik bir olay olduğu için çok önemliydi.........

...... bir-iki saat sonra helikopter geldi. Adamı sorgulayacağım. Soyguncular önde.... "Hangi siyasi hareketin mensubusun....... Bu olaydan kısa bir süre önce Ankara'ya sorgulama kursu için çağrılmıştık..... Soyguncuların araçta 4 kişi olduğu tahmin ediliyordu... hangi örgütün adına soygun yaptınız?" oldu. hatta kovalamaya katılan trafikçilerin tamamına yakını etrafımızı kalabalık bir halka şeklinde sarmışlardı... Birkaç saat süren bu harekâtın sonunda soyguncular arazide kayboldular.. polisler arkada gelişigüzel bir arama ve kovalamaca başladı...... koşturmuş ne kadar polis varsa hepsi bu emeklerinin karşılığı olarak evlerine gitmemiş. Başta Emniyet Müdürü ve diğer Şube Müdürleri. Helikopterle aynı arazide tarama ve uzaktan gözetleme faaliyetleri yapıldı ama şahısları bulmak çok zordu.. Jandarma da haberdar edilmiş...___________________... O zaman Adana'da bulunan Sıkıyönetim Komutanlığından helikopter istenmişti..... ama bunu bir örgüt adına yaptığını söyleyip hangi örgüt/hareket olduğunu sorunca...... amirleri olmak üzere... Bu arada kaçamayıp arkada kalan banka soygurıcularından bir tanesi silahı ile birlikte yakalandı. Adam önce konuşmak istemez gibi hareket etti............. Şahsı bir sandalyeye oturttum... Onlar için PEKEKE hiçbir anlam ifade etmiyordu.. Orada anlatılanlardan bu örgütün yeni kurulduğunu..... ama bu arada olayla ilgilenmiş.. adamın yalan söylediğini düşünerek doğruyu söyletmek için ona saldırmaya başladılar........ karşısına da ben oturdum..... o 65 ..... hakkında son bilgileri almıştım...... "Durun...... olağanın aksine hepsi birden şubeye çıkmışlardı... yakalanan kişiyi sorgulamak üzere Mersin Emniyet Müdürlüğüne getirdik.. Bu kursta yeni örgütler.." dedim.... Daha doğrusu kendi tabiri ile PEKEKE..... İlk soru..... onlar da yardıma çağrılmıştı. bölünen ve birleşen siyasi gruplar vs............... O zamanki Mağazalar Karakolunun üstündeki Terör Şubesi koridoruna getirdik........... Ben şahsa sorular sormaya başladım. dağlara tırmanmış................... Bölüm: Devlet polis programı olmayan ve sadece telsiz anonslarını duyan ekiplerinin hepsi de peşlerinden aynı istikamette köy yoluna girdiler.... Tabii bu örgüt ismini o güne kadar hiç duymamış olan orada bulunan herkes.. PKK dedi.._________.......... 1 . aramaya katılmış. diğerleri uzun aramalara rağmen bulunamadı........._ ........

...... Bunların niçin banka soyduğunu anlayamiyord......_________... Bu o zaman kadar Mersin'de çok duyulan bir örgüt değildi......... 1 ..... Biz........... Örgütün amaç ve ideallerini kavrayarak bu.. Gerçi soyguna katılan şahısların büyük bir kısmı Adananın meşhur Dağaloğlu Mahallesinden gelmişti............. Acilciler Operasyonu 66 .......... Arada büyük bir orantısızlık ve büyük bir farklılık vardı....... ilkokulu bile bitirmemiş olan karşımızdaki kişi bu.......uk... bu konuda çok da büyük ilerleme kaydedilmedi.... daha sonra operasyona gittiysek de diğer kişileri yakalamak kolay olmadı. Örgütün adı ilk defa duyduğumuz bir kelime gibiydi.. Aslında belki de en büyük çelişki veya güvenlik kuvvetlerinin bütün bu olaylarda başarılı olamamasının en büyük sebeplerinden biri de bence buydu............... çoğumuz devletle ilgili her konuda bilgi sahibi olduğumuzu zannediyorduk..... Bu duruma yıllarca hep şahit oldum......... örgütün ne olduğunu biliyor...... bence hâlâ da böyledir..... ama örgüt 1977'de kurulmuş ve 1980 yılında soygun olmuştu.... Yakaladığımız kişiden bazı bilgiler alsak da dikkatimi çeken şuydu: Hepimiz devletin güvenlik kuvvetleriydik.. amaç ve idealler doğrultusunda banka soyabiliyordu.. bilmemiz gereken birçok şeyi bilmiyorduk ama o kişi çok az okuryazar olmasına rağmen ideolojik bir örgütün amacını biliyordu ve örgüte para bulma uğruna bir banka soyacak kadar bu ideolojiye inanmış... öğrenmiyorduk ve Öğrenme isteğimiz de yoktu.. fakat okuryazarlığı zayıf.....___________________.. yani Kürdistan İşçi Partisi adını aldığını öğrenmiştim......... Ama böyle bir örgütün adım bilmiyorduk.. Bölüm: Devlet zamana kadar Apocular veya Ulusal Kurtuluş Ordusu (UKO) diye bilinen örgütün ad değiştirerek PKK........ Daha sonra uzun sorgulamalar sonunda şahsın ifadelerinden diğer sanıklara ulaşmak... Girilmesi zor olan ve o zamanki tabirle kurtarılmış bölgelerdi. Karşı tarafı tanımıyorduk...... şahıs anlatmaya başladı... Arada 3 yıllık bir zaman vardı......_ ............. bu ideolojinin içinde ve bilincindeydi.. büyük bir kısmımız yüksekokul veya lise mezunuyduk... Orası o dönemler bir ekibin kolayca gireceği bir yer değildi......... en azından onlara karşı operasyon yapma imkânlarımız oldu.

.....___________________.... Bölüm: Devlet 1980 yılı...... Ben olay yerine gitmemiştim ama giden ekiplerin verdiği bilgilere göre olay yerinde bir şarjör düşürülmüş.. Bu getirme götürme işlerine ben de birkaç defa katıldım.... bakın ben değilim..... 701i yılların örgüt mensuplarından biri olan Pınar Erdem.. muhtemelen de kış aylarıydı.. bir daha bakın lütfen..... Olay şöyle gelişmiş: Kapı çalınmış... Kız panikledi...... Yaralı kadın yakından daha dikkatli baktığında..... Fakat bu olay...........il isimli genç ve güzel bir kızı teşhis için götürmüştük. önce bu kısımda göreve başlamıştım ama o zamanki kadrodaki görevli sayısının azlığı nedeniyle ciddi olan bütün olaylara bakıp koşturulabiliyordum.. "Evet sen değilsin. fail hakkında bana bir fikir vermişti.. ama o kadar çok benziyorsun ki sen zannettim......" dedi...... ayrıca örgüt bayrağı bırakılmıştı...... Neden öldürmüşlerdi? Kendimce olayı tam manasıyla kavramış değildim. biri kız olmak üzere üç kişi gelmişler. biri cinayet ve gasp gibi ağır suçlara bakan bi rinci kısım..... Örgütlere girmiş genç insanlar ideolojik amaçları için siyasi eylem yapıyordu......._________. eşi yaşlı kadıncağız ise ağır yaralanmıştı......... Bu yıllarda Mersin merkezde siyasi olaylar meydana geliyordu.. Mersin merkezde Asayiş Şubesinin hırsızlık masasına atanmıştım. diğeri ise hırsızlık ve dolandırıcılığa bakan ikinci kısımdı. Bir gün ilginç bir olay oldu............ tanıdım onu" dedi........ "Ne olursunuz teyzeciğim... O zaman bu olayla ilgili çizilen eşkale benzeyen kişiler yakalanıp teşhis için hâkimin yaralı olan eşine getiriliyordu....... ama ben devletin görevlisi olarak bu eylemlerin 67 .. dikkat edin...... ortada hiçbir sebep yokken öldürebilmesi-ni aklım almıyordu.... hâkim kapıya gelince de makineli tüfekle ateş etmişlerdi. 1 ........... Beni ikinci kısma almışlardı... Bir gün karakola gelirken ağır ceza reisinin saldırıya uğrayıp vurulduğu söylendi... Kimi zaman eski olaylara karışmış bazı insanların da teşhisi gerekiyordu... eşi kapıyı açınca hâkimi sormuşlar.. Hâkimin yaralı eşi kızcağızı uzaktan görünce.... hâkim olay yerinde ölmüş.............._ ......... Bu şubenin iki kısmı vardı..." diyerek iyice yaklaştı... "Evet kesinlikle bu.... bu olaya anlam veremiyordum...... Bununla birlikte Türkiye'de yaşayan bir bir ağır ceza reisini.....

.. 68 ile örgüt dokümanlarını inceleyerek mesaimi geçiriyordum. satılmış ve kandırılmışlar gibi beylik sözlerden ilerisini bilmiyor..... terö1............ 1 .. Silifke'ye doğru gitmeye başladılar..... şimdiki adıyla Terörle Mücadele Şubesinde göreve başlamış oldum. İşte o zamanki adı ile birinci. soygundan sonra iki mensubundan silahlarını bırakıp sıradan yolcular gibi gitmelerini istemiş....... Benim gibi tüm meslektaşlarım da aynı seviyedeydi. Bankayı soyan dört kişilik THKP-C Acilciler grubu üyeleri.. Biz biraz daha donanımlıydık................ vatan haini..................... operasyonlar............ uykum gelince yatıyor... bunlar anarşist... Mesaim herkese göre iki kat fazla idi..... çatışma ve kovalamacalar çalışıyordum..... koruma.... ben en yoğun sorgular.. Bolum: Devlet.._________. İlçe dışına gitmeleri istenen iki üye şüphe üzerine ilçe polisi tarafından yakalanmış ve soyulan banka görevlileri tarafında teşhis edilmişti. kavrayainiyorduk....... ile uğraşırken..... tekrar uyanınca çalışmaya devam ediyordum... bekleme tedbirleri vs...... Ayrıca birçok kişi mesainin büyük bölümünde basit devriye..... yani sıradan görevlilere göre 3-4 kat daha yoğun . Şubeye almışlardı.. rist.......... Biri ilçe halkından olan diğer iki kişi Göksu Irmağı'na yakın bir bağ evinde kalmaya başlamışlar........... Bu görev.. çelik yelek........___________________...... Bu hizmette çok çalışanlar günde 8 saat........ Bölüm: Devlet niye yapıldığım anlayacak zaviyede bile değildim..... 1997 yılında İstihbarat Daire Başkanlığındaki görevimden alınmamı talep eden dilekçeyi verip görevden alınıncaya kadar geçen tam 17 yıl boyunca sürdü.. bazıları ise 12 saat çalışıyordu ama ben sabah uyanır uyanmaz göreve başlıyor. Bir gün günlük çalışmalara devam ederken Silifke'de bir banka soygunu haberi geldi ve bütün polis ekipleri ara binerek ellerindeki tüm imkânlarla olay yerine. dürbünlü silah gibi malzemeleri toplayarak bir jiple yola çıkmıştık.... O zamanki cinayet masasının amiri rahmetli Natık Karadeniz ve ekibi bizden önce olay yerine varmıştı..._ ..... Bu olay meydana geldikten bir müddet sonra ataklığım dolayısıyla beni 1..........

...................... daha doğrusu ideolojik örgütleri hiç bilmeyen cinayet masası aceleyle söz konusu eve doğru soygunculardan biriyle birlikte yola çıkmıştı........ suyu geçmeye kalkarken faillerden hücrenin lideri olan Recep boğulmuştu.... Yanılmıyorsam bir askerin............ Haliç'te Yaşayan Sımoniar............. ..........„... Mersin'in yerlisi olan kadın militanla Hataylı bir erkek militan olduğunu öğrendik....... bunun üzerine ekip panikleyince diğer sanıklar kaçmaya başlamışlardı. hem de general rütbesindeki bir kişinin düğünü için bu iki terörist kız ve oğlanın Ankara'ya gittiğini 69 . Sağ yakalanan kişi getirilip sorgulanmaya başlandı... her tarafa bakıyorduk.... Şahıslan sorguladık.... Bu şahsın tespit edilmesiyle birlikte hızla araştırmaya başladık ve o gün bu kişilerin bir düğüne gitmek üzere Ankara'ya gittikleri bilgisini aldık. bu olayın o zamanki adıyla Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi Acilciler örgütü tarafından yapıldığı anlaşıldı...._____.... Şahsın verdiği bilgiler üzerine Hatay'dan bazı isimler getirildi......... İlk yakalanan failler mahkemeye gönderildikten sonra devam eden araştırmalar sonucunda örgütle ilgili önemli bilgiler elde edilmeye başlandı.........._ .... Eve varılıp çatışma başladığında yakalanan soyguncu ile cinayet masası amiri başkomiser Natık Karadeniz vurulmuş. Çatışma ile birlikte kaçan kişiler ırmağa doğru gitmişler ve Göksu Irmağı'nı geçerek arazide kaybolmaya çalışmışlardı......... silahlarının ne olduğunu.............. Göksu bahar aylarında sert akardı........ Olay yerine varınca hepimiz birden bütün araziyi aramaya başladık.. ............ biri çatışma anında polislerin veya arkadaşlarının ateşi ile vurulmuş.. ___....... cesedi bulundu.............. Örgüt mensuplarının isim ve kimlikleri belirlenmeye başlandı... birinin cesedi bulunmuş ve diğeri kaçmıştı. Bu arada hâkimi öldüren en önemli sanıklardan ikisinin............ Bunun üzerine kaç kişi olduklarını.. Bu olayın il merkezinde duyulması üzerine bizler her şeyi alarak yola çıkmıştık.......... bir süre önce evlenen.. Bölüm: Devlet Hemen akabinde bu kişiler ilçeye gelen cinayet masası görevlileri tarafında sorgulandıklarında diğer iki arkadaşlarının kaldıkları evi gösterebileceklerini söylemişlerdi...............___________________......._________..... 1 ..... Böylece iki fail sağ yakalanmış...

... Örgüt mensuplarının düğününe katılacağı general rütbesindeki düğün sahibinin evi ve düğün yeri hakkında bilgi almak istedik........ giderken onları da yanımıza almamızı istediler........ Ankara Emniyeti telefonumuz üzerine garaja gitmiş... mesaj çekildi.... şu anda ise polis başmüfettişliğinden emekli olan.... Daha biz yola çıkmadan........_________. oluşturulan dört kişilik bir ekiple hemen Ankara'ya hareket ettik.. Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda yaptığı araştırmada edindiği bilgiler tam teyit edilemedi.... Bunun üzerine sıkıyönetim görevlileri ile görüşmek ve daha temel bilgiler almak için Ankara Emniyet Müdürlüğünde buluşmaya karar verildi... Meğer onlar bizim yakalamak için plan yaptığımız kişilermiş........... böyle bir general ve böyle bir üst rütbeli subay yoktu... Doğrudan olay yerine gidecektik.._ .. Ekipte.. Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda.. telefon benzeri cihaz bulunmadığından ve biz yola çıktığımız için m erkezimizle irtibatımız olmadığından dolayı bu bilgiden haberimiz yoktu..... 1 .. Ankara Emniyet Müdürlüğüne vardığımızda.......... cinayet masasının iki polis memuruyla birlikte o zamanlar başkomiser........... felsefe profesörlerine taş çıkartacak entelektüel birikime sahip.. Hâkimin öldürülmesinin............... banka soygununun............. Biz gece yarısı süratle yola çıktık ve sabah erkenden Ankara'ya vardık. bir gariplik vardı. dün bizim yaptığımız bildirim üzerine iki kişi yakaladıklarını söyleyerek.......... bu kişileri sabah erken saatte daha otobüste iken yakalamış........ Bölüm: Devlet öğrendik...... Mersin'e bilgi vermişler ama o zamanlar telsiz..___________________...... çünkü onlar düğüne katılacaklardı...... Ankara'ya gidişin sıradan bir düğün olmayacağı veya normal düğünse bile örgütün eylemine dönüşebileceği ihtimalini dikkate almamız gerektiğine karar verdik............ daha önce soyulup da faili belli olmayan diğer banka soygunlarımn da bu örgüt mensuplarınca gerçekleştirildiğinin belirlenmesi üzerine.. operasyon hazırlığı yaparken ve yer tespitiyle uğraşırken oradaki görevliler....... Sonra 70 ...... dayım dediği Sadi Sevük Paşa isimli yakın bir akrabası vardı.... hâlâ en yakın dostum ve ağabeyim Nerrin Sarı vardı.. Biz düğün ve düğün evi hakkında bilgileri aldıktan sonra....... O akşam için hemen Ankara Emniyetine o zamanki kısıtlı imkânlarla telefonla bilgi verildi...... Bu kişiler teröristti ve düğünde de eylem yapabilirlerdi..

_________....... Döndüğümde iki 71 . Dışarıda onunla dolaşmak istemiyordum...... toplam altı kişi.... O zamanlar çok güçlü silahlarımız da yoktu.... baş-komiserimiz Ön tarafta oturmak üzere binip hareket ettik..___________________. hemen hareket edeceğiz" dedik. çıktım... Hiç durmadan Mersin'e gitmemiz gerekiyordu. Bunun üzerine arkaya Nerrin Başkomiser...... Ekip üyelerine........ silah arabada takip edin diye işaret ettim............. sıkış tıkış eski model bir Mercedes arabaya.. dört de biz.. ortamıza iki sanığı alarak arkada. MP5 iki şarjörü doldurup bantla ters yüz bağlamıştık....... İki sanık....... Ayrıca bu kişiler çok tehlikeli insanlardı........ bir çorba içip biraz dinlenelim... Bunun yanında kişisel silahlarımız da mevcuttu. uykumuz kaçsın diyerek Pozantı'daki bir restorana girmişlerdi.. takip ettiğimiz operasyon devam ediyordu.. Çift şarjörü bantla sarılmış MP5 makineli tüfeği arabanın içerisine koydum ve bizim.. Yorgunluktan sabaha karşı uyumuşum................. Pozantı'ya yaklaşınca hiç durmayalım diye anlaşmamıza rağmen şoför.. Başkomiserimiz ve bir arkadaş...... 1 ..... bir polis memuru ile ben.................. Makineli tüfeği de ben aldım... yolda durduğumuzda yandaşları sorun çıkarabilirdi..... Pozantı'ya gelmiştik... aynı anda 64 mermi atabilecek imkâna sahiptik. Aracın içinde biraz durduktan sonra. elimizde bir tane makineli tüfeğimiz vardı..........._ .. öne de ben geçtim........ "Yolda durmak yok... Araçtan inerken elimdeki silahı arabada bıraktım. hemen hareket etmemiz gerekiyordu.. herkes hazırlıkları yapsın.. her ihtiyacını gidersin.. mola verelim. arkadaşlara. sanıkları da yanlarında götürüyorlardı..... Hiç beklemememiz. Yola koyulduk.. onlar da tamam anlamında başlarıyla işaret verdiler....... Epey yol alınca aracın arka koltukları dar olduğundan ve operasyon dolayısıyla son üç-dört gündür doğru dürüst uyuyamadığımdan çok rahatsız olmuştum........... Ben lavaboya gidip yüzümü yıkayarak uykumu açmaya çalıştım.. Bölüm: Devlet Ankara Emniyetine geldiğimizde yakalayacağımız kişilerin zaten yakalanmış olduğunu görünce operasyondan vazgeçtik ve sanıkları hemen alıp yola çıkmaya karar verdik. onlar giderken uyandım.... çünkü etrafta mola vermiş yolcu otobüsleri ve yolculardan oluşan küçük bir kalabalık vardı........

... hâkimin vurulması sonrasında ihbar olmuş. "Sanıkları oraya gönderdiniz.. banka soymuş ve daha birçok olayın faili... Sanıkları daha Ankara'da araca bindirirken onlara kelepçe takalım demiştim.............. bir hafta bizim şubede kaldılar. Almadıklarını söylediler...... ......._.._________. Şahıslara baktım. Ağır ceza reisini öldürmüş............ Ankara'da kızı gördüğümde katilin büyük ihtimalle o olduğunu düşündüm.. ama yanımızdaki cinayet masasının polisleri.... rın. Ve sanıklar kelepçesizdi. fakat hâkimin yaralı eşi Ankara'ya sevk edildiği için sanıklar da teşhis için Ankara'ya....... Bölüm: Devlet sanığın arabanın arkasında oturduğunu gördüm... o zamana kadar en çok silahlı eylem yapan Acilciler örgütünün iki önemli sanığı..... silahı aldınız mı?" diye sordum.......... biz bunları misafir ettik. yaralı kadının öldüğü haberi alınmış. kelepçe vurmak ayıp olur demeleri üzerine Nerrin 72 ...................... Fakat arkadaşlaHaliç'te Yaşayan Simonlar. hepsi gayet sakinler... Önce polislerin benim makineli tüfeği arabanın önünden aldıklarını zannettim..... Cinayet masası polisleri ile tanışıklıkları da şuradan kaynaklanıyordu.......... Biz de ise 5-7 mermisi olan basit silahlar vardı...... cinayet masası da bunları o zaman Hatay'da yakalayıp (hâkimi vurunca Hatay'a. onları tanıdıklarını ve kelepçeye gerek olmadığını söylemişlerdi.. yüz hatları ona çok benziyordu. o arada da polislerle samimi olmuşlardı...... Militanlar birkaç gün cinayet masasında sanık veya misafir gibi kalmışlar... üzerinde çift şarjörleri dolu makineli tüfeğin yanındaydılar... bizim arkadaşlara baktım. çünkü hâkimin eşi kafili Pınar Erdemli isimli bir kişiye çok benzetmişti..... kelepçe vurmayalım......... Bunun üzerine bu olayın doğru olduğuna kanaat getirdim........ bundan dolayı da önemsiyordum..... Yanlarında da hiç kimse yoktu..___________________... Çevrede olaylardan bihaber yüzlerce yolcu bulunuyordu.. Dolayısıyla sanıklar teşhis edilememiş....... Bu karı koca görünümündeki sanıklar hakkında........... 1 ......... sevk edilecekken. Arada gerçekten sadece yaş farkı vardı... ____......................... oğlanın ailesinin yanına gitmiş gözüküyorlardı) teşhis için getirmişlerdi...... Bunların yanma vardım......._ ... teşhis olmayınca şubede bir hafta tutulduktan sonra serbest bırakılmışlardı... Bu kız da Pınar Erdemil'e benziyordu....................

.... biz takarsak korkuyor derler.... o yüzden silahı almadık. Erkek olan bana şöyle dedi: "Ben enayi miyim? Sen o silahı oraya bilerek bıraktın..... Ayrıca etrafta birçok insan vardı........ İdeolojik örgüt.. Şimdi ellerinde kelepçe olmayan ve çok iyi silah kullanabilen iki kişi arabanın içerisinde ve önlerinde çift şarjörü takılmış bir makineli tüfek vardı.... telafisi mümkün olmayan olaylar çıkabilirdi............. Halbuki gerçekten safça ve tedbirsizlikle silahı oraya bırakmıştık ve alıp kullansaiardı bugün bu kitap yapılamayabilir... siyasi örgüt ne demek... yavaş yavaş arabaya yaklaşalım ve binip sessizce gidelim dedim... niye yapmadınız?" dedim.. karşı koyma şansına sahip değildik... bu yüzden her türlü riski göz alarak içlerinde bu kişilerin katil olabileceklerine en çok inanan ben olmama rağmen zanlılara kelepçe takmamıştık.... Ben polislerin yanlarına vardım.___________________.... Biz ise karşılarında dört kişi ve hiçbir şekilde onlara. onlara çok alıştık.. bilinmiyordu.... bu silahı kullansalar çok zorda kalabilirdik.......... karşı tarafça olağanüstü bir tedbir ve olağanüstü bir tuzak olarak algılanmış ve öyle görülmüştü................" Yani bizim arkadaşların saflığı..... demişti....... Bu işlere bulaşmış insanlarsınız......_________.. En azından bir ikimizi öldürüp kaçabilirlerdiniz.. paniğe kapılmayın.... Ama diğer yandan polisimiz bu kişiler bizde bir hafta misafir kaldı. Daha sonra şahısları sorgularken bu olayı da onlara sordum......... Acilcilerin iki önemli militanıydı.... Buna benzer olayları 73 ... Aslına bakarsak bu insanlar hâkimin katili. nasıl düşünür vs. inerken silahı boşalttın... îşte bizim bu kadar saf ve tedbirsiz oluşumuz...... kendinizi koruma bahanesiyle bizi vurup öldürecektiniz.........._ . Biz silahı elimize alsaydık. Numaranızı yutmadık... Korktuğumu düşündürecek şeyler her zaman beni rahatsız etmiştir.. onlara kelepçe takarsak çok ayıp olur gibi düşünceler içindelerdi............... Arabadan en son sen inmiştin.......... Bölüm: Devlet Ağabey onlara kelepçe takmamış. Hiç hissettirmeyin.. Hiçbir şey olmamış gibi panik yapmaksızın uygun şekilde arabaya bindik ve hep beraber Mersin'e döndük........ 1 ... Bizi öldürmek için bir senaryo kurdunuz............ "Neden önünüzde makineli tüfek dururken alıp kaçmadınız..... onlar tarafından çok büyük şeytani bir plan zannedilmişti.

ve olayları diğer meslek Haliç'te Yaşayan Simonlar. biz ideolojik örgüt içinde militanların inanç ve idealleri için fedakarlık yaptıklarını.......... taşlarım garip karşılarken.. çok yaptık daha doğrusu.. sinirleri bozulmuş ekip üyesi herkes epey gülmüştük............. banka soygununda para alma diye bir amaç ve mantıklarının olamayacağım bilmiyorduk............ bu şahıs tüm risklere katlanarak banka soygununa katılmış ama.. Ama asıl tuhafı şuydu: Bize göre bankayı soyan kişilerin parayı bölüşmeleri gerekiyordu.... eylemleri hiç de garip karşılamıyor..._ ...... Bu arada dünyanın belki de en temiz.. örgütün isteği üzerine Hatay'dan Mersin'e geldiğini......... ne kadar aldın.. "O zaman bankayı babanın hayrı için mi soydun?" deyince günlerce yorulmuş.. paradan beş kuruş almamıştı. "Mutlaka almış sındır.. Gece geç saatlere kadar Cumhuriyet Savcısı Yusuf Bey.... ama sonunda artık onlar gibi düşünüp onlar gibi hissetmeyi başardım. Bir ara bir militan.... en saf polis amiri olan Ömer Ağabey........ hangi olaya kimin katıldığını......_. En garip eylem....................._________........ Şube Müdürümüz ona banka soygununda ne kadar para aldığını sordu.......... bizim gibi insanlar için manalı olmayan eylemlerin örgüt mensupları için makul.............. Bölüm: Devlet polis teşkilatı ve benzeri güçler çok yaptılar....._.... hatta bazıları için geç kaimmiş eylemler olduğunu tahmin edebiliyordum........ Militanların iç dünyasını ve inançlarım öğrenmem epey zaman almıştı..... Çünkü biz karşımızdaki insanları ve onların zihinsel yapılarını.............. o zaman banka soygununa niye katılmıştı. Militanlar olayları saklamıyorlardı....... kimin ne rol oynadığını öğrenmeye çalışıyorduk..___________________..... sadece birlikte oldukları diğer militan arkadaşlarının adını vermek istemiyorlardı.._...... Şube Müdürümüz ve tüm amirler sanıkları sorguluyor.......................... söyle" diye ısrar ettik..... Militan para almadığını söyleyince....... O da almadığı yönünde ısrar ediyordu.... Pek çok olayın hangi örgüt tarafından 74 .... ben hangi örgütün bunu yapmış olabileceğini tahmin edebiliyor. 1 .. güçlerini ve niteliklerini anlamak ve idrak etmekten çok uzaktık... banka soygunundan bir gün sonra tekrar Hatay'a gittiğini anlatınca............ Bu farklılığı soruşturma boyunca her zaman görmek mümkün oluyordu.....

....... Artık sabırsızlanmaya başlamıştık. içerisinde orijinal susturucusu olan ve Fransız onlusu denen namlusunda susturucu 75 ................ O zamanlar Mersin'den Kıbrıs'a ve oradan da Suriye'nin Lazkiye İli'ne düzenli gemi seferleri vardı..... 1 ... Olayı nasıl ve neresinden başlayarak anlatacağını bilemediğini söyledi.... Kısa süre sonra şubeye geldik...___________________. saat 24'e doğru müdürümüz geldi................ ancak haftada bir veya iki defa da Mersin-Kıbrıs-Lazkiye ve Lazkiye -Kıbrıs-Mersin şeklinde seferler oluyordu......... eve getiriyor..... gümrükte çalışan insanlarla yakın diyalogu olan görevliler aracılığıyla gidip gemideki o marmelat kutusunu alıp...... Gemi ile Suriye Lazkiye'den yola çıkıp Kıbrıs üzerinden Mersin'e gelecek olan Suriye asıllı bir kişi...... O zamanlar makam aracı vs.._ .................. Bu kadar ısrar etmesi üzerine kardeşinin eşi de........ bazı görüşmelerde bulunmak üzere bir eve girdi..........._________.... saklamalarını vermemelerini sıkı sıkı tembih ediyor................... Hibe alınan eski model bir Mercedes 1e Şube Müdürümüz Ömer Bey ve ben onun tarif ettiği Mersin Yeni Mahalleye gittik... Daha sonra şahıs tekrar telefonla arıyor ve kutunun alındığını öğrenince güvenli hem bir çok yerde seviniyor hem de ve kutuyu kimseye açmamalarım. bana kısaca olayı özetledi.. bunlarla beraber hareket eden bir grup insan evde toplanıp marmelat kutusunu açıyorlar. Her gün feribot Kıbrıs'a gidip geliyor.......... Mersin'deki kardeşinin Türk eşini telefonla arayarak... şoförle ben beklemeye başladık.. marmeladın kayboİmamasını özellikle ısrarla tembih ediyordu..... Eve birtakım insanlar girip çıkıyordu ama Müdürümüz bir türlü çıkmıyordu. Bölüm: Devlet yanılır yapılmış olduğu konusundaki tahminlerimde çok az olmuştum.. Beş kiloluk marmelat kutusunu açınca....... O araçtan indi.......... gemide kendilerine hediye olarak aldığı bir kutu marmelat oiduğ bu kutuyu tlaka gemiden alması gerektiğini. kendisinin Kıbrıs'ta gemiyi kaçırdığını. yoktu.... Bunun üzerine bu kişiler işkilleniyor............. İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto 1982 yılında Mersin'de görev yaparken bir gece Şube Müdürümüz arayıp acele toplanmamız gerektiğini söyledi.

............. eski adıyla Önemli İşler Daire Başkanlığı....1 Müslimin (Müslüman Kardeşler) isimli Suriye'deki rejim muhalifi bir grubun birçok eyleme karışan üst düzey militanları..... Haliç'te Yaşayan Sımonlar.... Bu amaçla silah ve susturucu getiriyordu ancak Kıbrıs'ta gemiyi kaçırınca planı bozulmuştu. O gümrük müdürü de bizim müdürümüzün yakını olduğu için. Suriye'deki rejim muhalifi Müslüman Kardeşler teşkilatının önemli üyeleriydi... bir sıkıntı çıkar başım belaya girer düşüncesiyle gümrük müdürüne olayı anlatıp silahı söylüyor. Biz bu olayın teferruatını o zaman çok öğrenememiştik ama gelecek olan kişinin hakkında bilgi sahibi olduk......... marmelat kutusunu alan ev sahibesi korkuyor.. Suriye'den kaçarak Irak tarafından verilen farklı belgelerle Mersin'de kalıyorlardı..........._________........ 1 ... şimdiki adıyla Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevini yürütmüş.... O anda evde...... Biz olayı biraz daha deşince pek çok bilgiye ulaştık......-........ Evde bulunan diğer kişiler de Suriye'deki örgütün mensubuydu... Tüm bu kişiler.... Marmelat kutusunu gönderen ev sahibinin kardeşi ise Suriye Muhaberatının gizli ajanı olan Halit Musto'ydu ve Mersin'de ağabeyi ile irtibatlı diğer İhvancıları öldürmek üzere geliyordu...... 76 ......... rnüdürümüzü arayıp bilgi veriyor ve biz durumdan haberdar oluyoruz.... onun öldürülmesi için plan yapmaya başlıyorlar....... Hatta bazıları Arapça bilen Türk kızlarla evlenerek Türkiye'de kolayca ikamet ediyordu ve ev sahibi kadın da böyle biriydi..... gelen kişinin kendilerine eylem yapmak üzere geldiğini anlayarak........„_..... Bir kısmı da başka ülkelerde bulunuyormuş.. O zamanki Emniyet Müdürümüz.... İhvan... silah ortaya çıkınca her şeyi anlamışlardı..................___________________.____.......... Bu insanlar Suriye'de birtakım olaylara ve faaliyetlere karıştıkları için ülkeden kaçmış ve Türkiye'ye sığınmışlardı............_........__.......... bir susturucu ve bir kutu 7._...._ ... Suriye'den kaçmış ve birbirleriyle irtibatlı olan 5-6 kişi..............65 mmlik mermi olduğunu görüyorlar........ Bölüm: Devlet takmak için vida açılmış bir tabanca............. Ancak öldürme işi konuşulmaya başlanınca..... Evdeki örgüt mensubu kişiler zaten eskiden beri Halit Musto'nun devletin ajanı olduğundan şüphelendiklerinden..

....... askeri birliklere saldırılar...... Bu kişilerin çoğunun evlilikler yaparak belli oranda Mersin'de kümelendiklerini ve akrabalarının yanında kaldıklarını tespit ettik. sahte belgeleri ve diğer evrakları aldık...... bir kısmı muhtelif olaylara karışmış. belgelerini............... Gördük ki Suriye'de rejim muhalifi olan Müslüman Kardeşler teşkilatı çok ciddi örgütlenmiş........... pasaportlarını........... Türk İstihbaratı da belli oranda bilgi sahibiydi.... tanzim ediyordu.... Üzerlerinden çıkan Irak'tan verilmiş pasaportları. bombalama olayları gibi yüzlerce eylem gerçekleştirmiş..... İşin özetini anladıktan sonra Halit Musto'yu ve Müslüman Kardeşler teşkilatına üye olan Türkiye'deki diğer kişileri de çeşitli baskınlarla yakaladık.... Sabah gemi limana gelirken........... Bölüm: Devlet Ortadoğu kökenli örgütler konusunda uzman sayılacak bir isim olan Mustafa Yiğit'ti................ Saddam rejimi bu örgüt mensuplarına maaş veriyor..... tamamen Irak tarafından desteklenen ve Suriye rejimine muhalif bir gruptu.... biz yüzlerce insanla tedbir alarak yapmıştık..___________________. Olay Emniyet Müdürüme genel hatlarıyla müdürümüz Ömer Bey tarafından anlatıldıktan sonra. Böylece örgüt hakkında epey bir bilgi sahibi olduk._ . Tabii ilk defa böyle bir olayla karşılaştığımız için iki kişinin yapabileceği bir olayı.. daha sonra deşifre olan ve ağır suçlardan arananlar Suriye devletinin yakalanan kişilere uyguladığı ağır tedbirlerden dolayı ülkeden kaçmışlar.. bunları uzaktan izliyordu.............. Onun anlatımlarından olayın ne olduğunu. teferruatını öğrenmeye çalıştık........ Şahsı takibe aldık ve eve gittiğinde fazla zaman geçirmeden şahsı alıp Emniyet Müdürlüğüne getirdik... 1 .. Bunların ifadelerini aldık.... Yani bu örgüt....... olağanüstü tedbirler aldık... Tabii böyle bir olayın adli işleme nasıl konu edileceği.. o zaman Irak rejimi Suriye ile düşman olduğundan bu insanları her açıdan destekliyordu........ o zamanki askeri 77 ..... Adamı sorgulamaya başladık... çatışmalar._________........ Örgüt üyelerinin bir kısmı yaralanmış....... o zamanki Sıkıyönetim Komutanı ile MİT Mersin Şubesine de bilgi verildi......... Bu arada onu dinlerken diğer kişiler hakkında da bilgi sahibi olmaya başladık. Hepsinin üzerinde Irak pasaportu ve vatandaşlık belgesi vardı... vs.......

. Müslüman Kardeşler örgütü mensupları Irak vatandaşı gözüküyorlardı. Bunun üzerine ben ve arkadaşlarım adamın gidebileceği her yeri aramaya başladık....___....... Tabii bu şahsın içeriden veya dışarıdan hiçbir yardım almadan kaçmasına inanmamıştık......................... bir gece görevlilerin uyumasını fırsat bilen Halit Musto nun da kelepçelerini gevşeterek binanın ikinci katından atlayıp kaçtığını Öğrendik........ İkinci günün sonunda inanılmaz...................... Ne yapıp ne edip adamın bulunması gerekiyordu........... O gece nöbette olan İstihbarat şubesindeki arkadaşlarımız da çok zorda kalmışlardı..... bir kısmı İstihbaratta olan görevlilerle.._____. ama Halit Musto konum itibarıyla biraz daha farklı bir kişiydi... Bölüm: Devlet yönetimin süreçten haberdar edildikten sonra vereceği talimata bağlıydı.................. ona yardım ederlerse çok ciddi bir suç işlemiş olacaklarını söyleyerek bir yandan onları korkutuyor bir yandan da itimatlannı kazanacak konuşmalar yapıyorduk... bu yüzden işleri kolaydı.......... Emniyet Müdürümüz geçmişte İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış........_________...... Bir gün istihbarat.. bir yere kaçamaz düşüncesi ile tedbirlerin yavaş yavaş gevşediğini... Bu kaçışın sıradan olamayacağını...___________________......... görevlilerle bu kişi arasındaki samimiyet ve güvenin artması ve nasıl olsa bir yer bilmiyor. Dolayısıyla bu süreç çok uzun bir süreyi kapsadı...... Onu tanıyan ve gidebileceği herkesi dolaşıyor.......... Bu sıfatı itibariyle de özel işlem yapılması gerekiyordu........ bu konularda birikimli ve oldukça yetenekli. 78 ....... Suriye ile irtibatlı birilerinin yardımıyla gerçekleştiği gibi inanılmaz teoriler üretmeye başladı... bir gün bizim 1... dünyayı ve olayları tanıyan biriydi...... 1 ...... Haliç'te Yaşayan Simonlar....____.. Şahsı normal karakol yerine İstihbarat şubesinde bir kısmı bizim şubemizden....._ ........ mucizevi bir çalışmayla şahsın yerini belirledik.............. Şube personeli başında duruyordu...... Başka bir ülkeden Türkiye'ye eyleme gönderilmişti. Bulunduğu evdeki ev sahiplerini de ikna ederek onu banyo yaparken yakaladık.... Emniyet İstihbarat Şubesine ait lojman görünümlü olan binada bekletmeye aldık.. gelirse mutlaka bilgi vermeleri gerektiğini. Zaman geçtikçe...........

. Ama bu olayda Suriye'deki rejim muhaliflerinin Irak tarafından nasıl desteklendiğini.......... Daha sonra görev dolayısıyla Hatay'a gittiğimde İhvan-ı Müslimin örgütünün oradaki varlığını da gördüm.... her olayı çözen bir ekiptik.......... 1 ........ bir Türk ile 79 . Zaten hiçbir eylem de yapmamıştı.. ama biz ikinci gün şahsı yakalamıştık. Buradaki Arap asıllı vatandaşlarımızın çokluğu ve Suriye ile ilişkilerin kolaylığı gibi nedenlerle Suriye'den kaçanların Hatay'da yaşamaya başladıklarını gözlemledim... hatta bundan dolayı Suriye'nin de PKK'yı desteklediği söylendi....... Fakat kaçan. tüm siyasi olay..... Bölüm: Devlet Kimse yakalanacağına inanmıyordu. Türk kanunlarına göre hiçbir suç işlememelerine rağmen bu kişilerin hepsini hudut dışı etti......................... Suriye ile aramızdaki anlaşmalara bağlı olarak hareket edilmiş olabilir..... Bu tabii bizim oradaki itibarımızı çok artırmıştı..... Şahsın sorgusu uzunca bir zaman sürdü...... bir ülkenin başka bir ülkenin iç işiyle ilgili olarak nasıl bu kadar güç sarf ettiğini. hiçbir şeyden yılma yan.............._________..... Aradan yıllar geçti..... operasyon ve sorguları yapan... Diğer İhvan-ı Müslimin üyeleri ise Irak vatandaşlık belgeleri olması ve Irak'a gitmek istemeleri üzerine Irak'a hudut dışı edildiler...... Bu kişileri sanırım altı aya yakın bir süre tutmak mecburiyetinde kaldık...... Ancak Türk vatandaşları ile evli olan ve bundan dolayı kanunen hudut dışı edilemeyen kişilerin ülkede kalmasına müsaade edildi.... Fakat Türkiye (hem de askeri yönetim zamanında) İhvancıları desteklemedi.... Türkiye yıllarca İhvancıları desteklediği iddiası ile Suriye tarafından suçlandı.........___________________.......... sonra yapılacak işlemler konusunda Ankara'nın bilgi vermesi aylar süren uzun bir süreci kapsadı...... Daha sonra hapisten çıkınca Suriye'ye iade edildiğini tahmin ediyorum.... Tesadüfen orada. yakalama umudu olmayan bir casusu iki günde yakalamak ayrı bir başarıydı........_ .. Herkes Mersin Emniyetinin ve İstihbaratın itibarını kurtardığımızı söylüyordu..... Zaten Mersin'in en iyi ekibiydik. Sonunda Halit Musto tabanca ve silahtan adli işlem gördü ve diğer işlemlerin büyük bir kısmı o zamanki genel güvenlik politikası gereği fazlaca resmi evraklara yansımadı ve şahıs o haliyle mahkemeye gönderildi............. ikisi arasındaki bu çekişmeyi çok net görmüştük..........

Halil Musto olayından on sene sonraydı............ Suriye gibi bir ülke bütün rejim muhaliflerim ülkesine davet etmişti........_________... Af yasasından herhangi bildirdiler.... bütün Müslüman Kardeşler örgütü üyelerinin affedildiğini........ rejimin yumuşadığını. "Devlet..... 19801i yıllarda. Konuştuğum kişi..... bana pasaport getirdiler............... ama sistemi yumuşatarak.... akrabalarıma harcırah vererek yanıma gönderdi. 1 .. şehirlerde isyan çıkarma gibi büyük eylemleri gerçekleştirebilecek güce ulaşmıştı......_ .. Bunun üzerine İhvancıları n büyük bir çoğunluğu ülkelerine dönmüşler. baskıcı tutumlardan vazgeçip demokratik adımlar atarak sorununu kısmen çözmüştü. yurtdışına kaçan kişilerin aileleriyle irtibata geçerek onların da affedildiğini... akrabalarına ve yakınlarına eskiden gösterdiği sert tutumu göstermemeye başlamıştı...... şartıyla yıllarda serbest Suriye'ye bir daha bir karışmamak kalacağımı gittiğimde.... Aradan geçen zaman içerisinde Suriye'nin çok değiştiğini................ Kapsamlı bir af çıkarmış....... İhvan -1 Müslimin örgütü sorununu baskı ve şiddetle çözememişti......... Daha Suriye'ye sonraki dönebileceğimi..___________________..... örgüte ve taraftarlarına yönelik bu kadar baskıya rağmen sorunun halledilemeyeceğini görmüş ve sonunda özel yasalarla rejimi yumuşatarak olayların önüne geçebilmişti. 90 veya 91 yıllarmdaydı.. bunlarla ilgili özel af çıktığını.. Suriye... bomba yüklü araçlarla askeri karargahları patlatma.. bu kişilerin büyük bir kısmı da affedilmişti........ ülkeye dönmeleri yönünde çağrıda bulunulduğunu öğrendim. Ama zaman içerisinde devlet......... Çok az kişi yurtdışında kalmıştı..... Bölüm: Devlet evlenerek kanunen ikamet hakkı elde eden bu örgütün ileri gelenlerinden bir tanesiyle tanışma imkânım oldu ve onunla biraz konuştuk. Devlet bu örgütü bastırabilmek için Hama ve Humus göze almıştı..... Bugün İhvan-ı Müslimin örgütü Suriye'de varlığını hâlâ 80 ........... Tabu bu karşılaşma... rejim muhaliflerinin ailelerine......... Hama'da uçaklarla bombalanan bazı binaların yıkıntılarının hâlâ durduğunu gördüm......... Suriye'deki İhvan-1 Müslimin teşkilatı....... af çıkararak......." yararlanarak olaya dedi...

...._________.... örgütlerin susturulması için şiddet değil..._ ....... Bu açık olarak göstermektedir ki................. O açıdan Türkiye'de üretilen komplo teorilerinin de temeli ve mantığı doğru değildir.. bunun karşılığını vermek istedik.... Suriye'deki İh vanaları Irak destekliyor. zamana ve çağa uygun olmayan bir yönetim anlayışının hüküm sürmesidir..... Bu demektir ki bu tür olayların. yoksa bu olayları yoktan yaratma imkânları bulunmamaktadır.... PKK ya yönelik çalışmalar sırasında...... topluma demokratik haklar tanıması gerekir.___________________........ Ama bu... Örgüt ülke içindeki koşullar nedeniyle kurulmuş ve yine ülke içindeki koşulların iyileştirilmesiyle Irak'ın her türlü desteğine rağmen varlığını de Sonraki yıllarda. örgütün yaşaması için yeterli değildi........... huzursuzluklar... Suriye'nin Türkiye'de -özellikle Mardin bölgesinde... ibret almaya değer örnek bir olaydı.... o ülkenin kendi içerisindeki çelişkiler. bunu tahrik etmek derecesinde faydalanabilir....... halkın taleplerinin karşılanmaması......... Geçmişte ülkemize zarar verdiğini....... hepsine maaş veriyor..İhvana bilinen bazı kişileri dolaylı yöntemlerle PKK ya öldürttüğünü teslim olan samimi PKKlı itirafçılardan duymuştum....... 81 .. Suriye gibi bir ülkenin bile bu sorunu bu yolla halletmesi.. ülkemize yönelik terör faaliyetlerinin merkezinde yer aldığını veya PKK yi desteklediğini açıkça bildiğimiz Suriye'ye...... ama bu ülkelerde bir grup yaratamadık veya bir eylemsel faaliyete dönüştüremedik.... Bu kadar çok olay ve eylem yapan bir teşkilatın yavaş yavaş söndüğünü görüyoruz... Benzeri durumlar birçok ülke için de söylenebilir.............. bir ülke içerisinde meydana gelen kargaşanın. Dış güçler sadece bunu kullanmak.......... Daha doğrusu 901ı yıllardan sonra hiç duymadık.. ama hemen hemen hiçbir olayını duymuyoruz.. 1 . tüm ihtiyaçlarını karşılıyordu... eylemlerin................ rejimin baskıcı tutumundan vazgeçip yumuşaması...... yönetim ve idari yapısındaki bozukluklar.. Bölüm: Devlet devam ettiriyor mu bilmiyorum.. Yunanistan'a ve benzeri ülkelere karşı biz de Türkiye olarak her halde birçok şey yapmak............ terörün ve büyük olayların asıl sebebi......

.. onay beklendiği yıllardı. diğerini fabrikasında ve gerektiğinde arabasında kullanmaya başlamış......... yabancı sigara taşımak ve satmak suçtu........ telsiz kanununa muhalefetten tutuklamışlardı.... Evde 82 ...... Yine 1980 yılı ve öncesinde Mersinde mali polisin en önemli işlerinden biri. İnceleme bahanesi ile mahkeme bitene kadar telefonları ben alıp iş yerinde ve arabamızda kullanmıştım.. hem de ciddi suçlardandı..... bir tanesi evi ve bahçesinde yaklaşık 50 metre çapında bir alanda.. motorların muhtelif yerlerinde hep dolar yakalanırdı. hatta 1983'e kadar Türkiye'de döviz taşımak..... 1980 yılında bugün herkesin evinde bulunan kablosuz telefon kullanmaktan bir fabrikatör tutuklanmıştı..... işi gereği gittiği Uzakdoğu'dan....... 1 .. dağdaki çoban bile cep telefonu kullanıyor...... hatta hapse atılabilir..... O günlerde o kanunlar çok doğru gözüküyordu. İhbar üzerine evine ve işyerine kablosuz telefon alan fabrikatörü.. Bölüm: Devlet Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı Mersin ili Tarsus ilçesinde fabrika sahibi bir kişi....._________.. savcılar ve mahkemeler mesai sarf ediyordu....... acil telefon bağlatmak için Ulaştırma Bakanlığından torpil................ yabancı menşeli sigara satan çocuklan yakalamak ve yabancı sigara satışına mani olmak ve ayrıca Kuzey Kıbrıs'a giden ve yanlarında yabancı para bulunduran kişileri yakalamaktı....._ .. Evet......... O zamanlar her isteyenin PTT'd en hemen telefon almasının mümkün olmadığı....... dövize de el konulurdu. Araçların hava filtreleri içerisinde.................. sıraya yazılıp yıllarca bekledikten sonra bir telefonun çıktığı.......___________________.... o günün kurallarına göre de ne kadar saçma suçlar olduğu anlaşılıyor. bu kanunları uygulamak için polisler ciddi çalışıyor..... diğeri ise fabrikasında ve gerektiğinde şehir içerisinde yaklaşık 2-3 kmlik bir alan içinde kullanılabilen iki tane telsiz telefon almış.. Çok eski değil....... telefonlarına da el konulmuştu. Şimdi ilkokula giden çocuklar. Birini evinde. O yıllarda dolar veya başka bir yabancı para taşımak suçtu........................ kimde yakalanırsa gözaltına alınır.......... Ama bugün bu kanunların ve suç kabul edilen eylemlerin yalnızca bugünün kurallarına göre değil. kablosuz telefon bulundurmak. 1980 yılında.......

. ehliyet sınavlarına giren trafik polislerinin.... gelmişti...................... gözaltına almış ve mahkemeye sevk etmiştik........ sigaranın yerlisi ile yabancısı arasında fark neydi? Bu türden eski saçma yasaklara daha birçok örnek verilebilir....... O zamanki İstihbarat birimi Emniyet Müdürü'ne ehliyetlerde büyük yolsuzluk olduğunu..... Fakat asıl önemli olan. sıkıyönetimin verdiği havayla da hemen hemen hiç olay olmaz hale ...................... terör olayları veya..... Ehliyet Yolsuzluğu 12 Eylül İhtilali olduktan sonra olaylara karışan tüm örgüt mensuplarını veya terör olaylarına karışan bütün tarafları büyük oranda yakalamış... Bu kişiye bir elemanlarını yaklaştırıp belli miktar para vererek...._ . bugün de bize çok doğru gözüken ama aslında anlamsız ve saçma yasaklarımızın hâlâ olmasıdır. diğer günlük hayatı düzenleyen kuralları durup bir düşünmemiz gerekir......._________......... Üzerinde bu kadar çok inceleme yapılarak.___________________... karayolcuların ve şoförler cemiyetinin para alarak insanlara ehliyet verdiklerini söylemişler ve yaptıkları çalışmalarda da para alarak ehliyet veren görevlilerle irtibatı olan kişiler bulmuşlardı......... Bölüm: Devlet rahat ve konforlu bir şekilde telefonla konuşmak niye suç olurdu............ 1 .. dolar taşımanın kime zararı vardı... Galiba 1983 yılı idi......... hassasiyet gösterilerek oluşturulan bu kurallarda bu kadar hata ve çağ dişilik oluyorsa.......... Hem de çok miktarda.. Kurallarımızı çağdaş dünya değerleri ile kıyaslamadan sadece alışkanlık olduğu ya da gelenek haline getirdiğimiz için doğru kabul etmek yanlıştır... ehliyet sınavını kazandırma sözü almışlardı. Emniyet Müdürü üzerinden bana geldiler.... illegal örgüt olayları azalmca başka olaylara bakmaya zamanımız olmuştu... Ben 83 Şehirde genel bir düzen hâkim olmuştu................ Bunların büyük kısmı tutuklanarak Sıkıyönetim Mahkemelerinde yargılanıyorlardı.............. Daha da önemlisi suçlar çok düşünülüp ciddi incelemeler sonunda konan kurallardır........ O zaman böyle bir operasyonu ancak terör şubesi ve biz yapacak kapasitedeydik.........

... Mahkeme bir kısmım tutukladı.............................. Bir kişi polis memuruydu. Anlatın bakalım.. birazdan asılacak olan sınav sonuçlarının listesini bekliyorlardı. aynı salonda......... 1 . İnsanların etrafını tutarak kimsenin dışarı çıkmamasını sağladık.................. bu söylenti Türkiye'de o kadar yaygındı ki... Diğer iki kişi rüşvet veren kişilerdi.... rüşvet verdiklerini itiraf ettiler......... dürüstlük abidesi komiser Şükran Tamer olmak üzere iki dürüst komiserin haricinde Şoförler Cemiyetinin... "İlk sınavda 80-90 puan almanıza rağmen şimdi aynı sorularda 10 puan bile alamıyorsunuz..... durumun varlığına inanılmayan il yoktu. aynı şekilde tekrar sınav yaptık...... aynı zaman aralığında.............. Beş on dakika önce sınavı geçmiş olan 6 kişiden yanlış hatırlamıyorsam 5 tanesi sorulara hiç cevap verememiş. bunun sebebi nedir?" diye sorduk... Bunun üzerine bu kişileri çağırıp.. o zaten belliydi............. Bu insanların hepsine aynı sorularla.. Daha sonra bu tahkikatı büyüttük.....___________________. Terör örgütleri üzerine yaptığımız operasyon ve tahkikatlar nedeniyle epey deneyim kazanmıştık. her sohbette konuşulan bir olaydı............ Öğrendiğimiz kadarıyla para veren kişilere komisyon üyeleri sınavda soruların cevaplarını gizlice veriyorlardı. ehliyet sınavına girip kazanan kişileri tekrar yeni bir sınava almaya karar verdim.... çok düşük puanlar almışlardı.. ama bunu önlemeye yönelik o güne kadar ciddi hiçbir faaliyette bulunulmamıştı.... Bölüm: Devlet olayı inceledim. İçlerinden biri İstihbaratın ayarladığı kişiydi.. Olay günü ehliyet sınavına giren yaklaşık 40 kişi dağılmayıp.._ .... onları da ortaya çıkarmalıyız diye düşündüm...._________........ büyük bir kısmı da daha sonra ceza aldı.. Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesinin ve Karayollarının ehliyet sınavlarında görevli tüm memurlarını rüşvet suçundan dolayı gözaltına aldık.............. mademki böyle bir operasyon yapacağız. ona görev nedeniyle galiba bir kolaylık sağlamışlardı. Bir plan yaptım.. Bizim bildiğimiz kişinin dışında başkaları da vardır........ biri sınıf arkadaşım.. Ama burada önemli olan şuydu..... O tarihlerden bir-iki yıl öncesine kadar. Yıllardan beri ehliyet komisyonlarının rüşvet alarak ehliyet verdiği söyleniyordu.. Belki 84 .

....... Tabii İstanbul'da bu paraları getiren ve götüren insanlar da ayrı şeyler yapıyorlardı... Belki direksiyon sınavlarında yine rüşvet alındı ama en azından yazılı sınavlarda istenirse para birçok almasının şeyin engellendiğini.. Bu olay örnek olması açısından anlamlıydı................. Bizim yaptığımız uygulama bile caydırıcı olmuştu..... herkesin bildiği şekilde ehliyetler rüşvetle satılırdı? Altın Kaçakçılığı Davası Türkiye 'de bir zamanlar çok ciddi ses getirmiş........... kur farkı adı altında birtakım fazladan paralar alıyorlardı....................___________________.... Bölüm: Devlet İstihbaratın yaptığı faaliyet önemli bir şeydi ama en azından bizim yaptığımız gibi en basit haliyle sınavdan çıkan kişileri tekrar sınava tabi tutmak suretiyle kimin kopya çekerek veya rüşvet karşılığı sınavı geçtiği ortaya çıkarılabilir ve bu durum önlenebilirdi. Neden çok basit olan bu yöntem bunca yıl yapılmaz........................ önce Sıkıyönetim Mahkemelerinde daha sonra Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılamasına devam edilmiş ve bugünün önemli simalarının adının karıştığı altın kaçakçılığı olayının takibatını ilk defa Mersin'de biz yapmıştık....._________. Bu bir bakış açışıydı ve olayları önlemede yapılabileceğini göstermesi bakımından önemliydi... ihraç ettikleri hayvanların parası ise sonradan geliyordu.......... İhracat bedeli olarak gelen bu paralar banka hesaplarından çekilmeden çekilmiş gibi gösterilerek döviz alım bordosu imzalanıyor ve yeniden İstanbul'da başka adreslere havale ediliyordu..... bunun da önemli olduğunu zannediyorum....... sanki bedelini peşin aldıkları mallarım (özellikle de canlı hayvan) Beyrut'a ihraç ediyorlar...... Bu suretle hem ihracatlarını kolaylaştırıyorlar............._ . sanki bu malın parasıymış gibi Türkiye'ye kendi adlarına döviz cinsinden para getiriyorlardı... İşte böyle bir faaliyet esnasında Mersin'de canlı 85 ... hem de devletten vergi iadesi......... Yaptığımız tahkikata göre birtakım insanlar yurtdışına önemli miktarda mal ihraç ediyor.. 1 ............... yeter ki önemsensin veya o niyetle bir faaliyet gösterilsin................ Bu kişiler..... Bu şekilde trafiğin yazılı sınavlarında rüşvet olaylarının ciddi oranda önüne geçildi....

... Bu olayın tahkikatının yapılması için bize getirdiler. Bu ticarete aracılık yapan bir Türk ve etrafındaki insanlar şahsı dolandırmış gözüküyordu.. Şahsın verdiği bilgiler üzerine kamuoyunda daha sonra adı sıkça duyulan meşhur Nasrullah Ayan'm kardeşi Abdullah Ayan ve babasını.............. Bu apayrı bir sahaydı ve olayı kavramakta zorlanıyorduk... Şahıs daha sonra hayvanlarını Beyrut'a göndermiş... özel kuralları vardı... kâr elde etmek istiyorlardı.___________________..... kendine ait terminolojisi......... o zamanlar Güneydoğu İhracatçılar Birliği Başkam Hadi Doğanı ve başka birçok ihracatçı grubunun başkanını gözaltına aldık......... Şahıs uluslararası ticaret hukuku kurallarına göre parasını isteyemiyordu........ yurtdışında yüksekti. Lübnanlı Muhammet Şekerci ve benzeri insanlar birlikte Türkiye'den İsviçre'ye gizli altın ticareti/kaçakçılığı yapıyor.. Dava açamazdı veya açsa da elinde herhangi bir delil yoktu. 1 ...... Bu 86 .. Aynı dönemde Türkiye'de altın fiyatları düşük._________......._ ....... paralan Türkiye'ye getirip tekrar düşük fiyattan altın alarak yeniden yurtdışına çıkarıyorlardı..... kişinin anlattıklarını uzunca bir süre anlamakta ve algılamakta zorluk çektik......... Lübnan'daki alıcılar da onun Mersin'deki arkadaşlarının yakınları idi.... ama hayvanlarının karşılığı para gelmemiş. çünkü parası daha önce peşin gelmiş gözüküyordu.... Mallarının karşılığı olarak gelen para banka havalesiyle İstanbul'a gönderilmişti.... özel tabirleri.................. Bununla birlikte parasını gerçekten almamıştı......... Şahsın ihracatı karşılığı alacağı para Lübnan'dan gelmiyordu ve alacağını peşin almış göründüğünden evrak üzerinde hakkını iddia edemiyordu..... Bölüm: Devlet hayvan ihracatı yapan bir kişi yurtdışından bu şekilde büyük miktarda para getirmiş.. ama paraya hiç do-kunmaksızm İstanbul'da belli kişilerin adına havale etmiş.... Burada şöyle bir manzara gözüküyordu: o dönemde yurtdışında yaşayan Nasrullah Ayan.. İhracatla ilgili bir olaydı........ Ama bu paralan Türkiye'ye getirirken de yeniden kullanmak........ Fakat işin içinde bir garipliğin olduğu görülüyordu......... Türkiye'den kaçırdıkları altınları İsviçre'de yüksek fiyattan satıyor.. Hayvanlarının karşılığı diye imza atarak döviz alım bordosu almış....... Biz bu kişiyi alıp dinledik.........................

........._ . şahıslar bu durumu ifadelerinde anlattılar.. Bu işlemler cok büyük rakamlardan oluşuyordu.. Araştırmaya başladık.... Bölüm: Devlet paraları Türkiye 'ye sokmak için sanki Türkiye'den ihracat yapan kişilerin ihraç ettikleri malların bedeliymiş gibi.........___________________.......... İstanbul'daki gizli altın ihracatçıları adına hareket ettiği söylenen kişilere (o zamanlar özellikle Berber Yaşarin adı çok meşhurdu....... hangi firmanın veya şahsın ihtiyacı varsa o kişiler adına havale gönderiyorlardı..... Tüm bu işlemlerle ilgili belgeleri bankalardan istedik....... Kim ihracat yapacak....... Tabii bu olayları belli bir şekilde toparlayıp........ bankalarda paralar çekilmiş gözüküyordu.... kâğıt üzerinde öyle gösteriliyordu....... Milyon dolar civarındaki bir paranın sürekli olarak döndüğünü görüyorduk.. dört bankanın Genel Müdürü o zamanki Ekonomi ve Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Turgut Özal'ın zımni müsaadesiyle bu işi yapıyorlardı.... Bir iddiaya göre.. bankada para çekilmiş gibi imza atılıyor ama para asla çekilmeden tekrar İstanbul'daki belirli adreslere havale ediliyordu..._________............. İsviçre'den Türkiye'ye istedikleri firma adına istenen iş karşılığı gönderilmiş gibi göstererek... 1 ........ olayın gerçek boyutunun ne olduğunu anladıktan sonra durum hakkında sıkıyönetim yetkililerine verilmek üzere bir rapor hazırladık. bankalarla görüştükçe doğru çıkmaya başladı............. ............ en küçüğü birkaç yüz bin dolardı... 12 Eylül'den sonra uluslararası ilişkilerde önemli sıkıntılar yaşanıyordu.... Sanıkların anlatımlarına ve olayın oluş biçimine göre başka türlü olmasına da zaten imkân yoktu.... çekilen miktardaki para aynı kişi tarafından tekrar İstanbul'daki belli adreslere havale ediliyordu........... Bu işi yapan dört bankanın genel müdürlerinin bu durum hakkında bilgisi vardı... ticari tabirle prefinansman döviz havalesi şeklinde Türkiye'ye ihracatçı kişiler adına gönderiyorlardı.. onun adamlarına) tekrar havale ediliyordu... havale yapabiliyorlardı... Bu şekilde gelen para gerçek sahiplerine..... Başta inanamadığımız bu olaylar.... Demokratik ülkeler 87 askeri yönetimi tanımıyor.......... ama............. aslında çekilme ve yatırılma yoktu.... Bizim gördüğümüz kadarıyla Mersin'e gelmiş gözüken para için bankaya gidiliyor.

........... çoğu zaman bu rakamlar malın % 15 -20'sıni buluyordu........ prefinans-man döviz havalesi olarak çeşitli ihracatçılar adına getirtiyorlar.... Yani altıncılar paranın dönüşünü de değerlendirmiş oluyorlardı..... ..... diğer taraftan malların gerçek karşılığı olarak yurtdışından gelen para kadar ihracat yapmış oluyorlardı............ sadece devlet zarara uğruyordu.. özellikle sanayi ürünleri ihraç eden firmaların/holdinglerin de benzeri işlemleri yaptıklarını tespit ettik......._________....... Altın kaçakçıları................. Bu işlem karşılığında devletten vergi iadesi adı altında para alıyorlardı............... Üstelik bir taraftan altın kaçakçılığından gelen para.............. Turgut özal.... Türkiye'den çıkan altının parasını.......... ..... İhracatçılar da kazançlıydı.................................... Canlı hayvan ihracatçılarıyla ilgili olayı soruştururken aslında başka tür mal ihraç eden........ evrak üzerinde böyle gösteriyorlardı......... yurtiçinde altını ucuza alıp kaçak yollarla yurtdışına çıkarıyor.................... 1 ...................................___________________................ çünkü onlar da bu paralar geldikten sonra sanki mallan peşin satmış gibi o dönemde geçerli olan bütün kambiyo işlemlerini kolaylıkla atlatıyor................ sanki Türkiye'den ihraç edilecek bir malın bedeli............ Ayrıca ihracatın yapıldığı tarih ile paranın geldiği tarih arasındaki kur farkı ne kadar yükselmişse (o zamanlar hatırlanırsa enflasyon döneminde kurlar sürekli artış halindeydi} bu fark da tahsil ediliyordu.................. Ayrıca fatura üzerinde malın fiyatlarını istedikleri gibi yüksek tutuyorlardı......... tu..... paralarım peşin almış gözüktüklerinden mallarını çok rahat ihraç edebiliyorlardı......... on beş-yirmi bin TL vergi iadesi alacakken 30-40 bin TL vergi iadesi alıyorlardı.. orada satıyorlar ve karşılığını döviz olarak Türkiye'ye havale ediyorlardı. Bölüm: Devlet ekonomik ve siyasi ilişki geliştirmiyor......... Bu suretle gösterilen paralar üzerinden yüzde on oranında komisyon alıyorlardı.......................... Diğer taraftan ithalat yapabilmek için acil dövize ihtiyaç duyulmaktaydı.............. Böylece yüz bin TL değerindeki malı iki yüz bin TL değerinde göstererek.......... Bu işlemlerden herkes kâr ediyor.. Türkiye'ye döviz gelsin diye bu koşullar altında altın kaçakçılığına dolaylı olarak göz yummuşHaliç'te Yaşayan Sımonlar ...._ ......................... yardım yapmıyorlardı............. 88 ........

............ bu sistemde söz gelimi 1 milyon dolara kadar ihracat yapan şirketlere ihracat miktarlarının % 10 oranında.... Bu konuda tahkikat yaparken ihracatın teşvik edilmesi adına iyi düşünülmeden........... mallarının değerini iki-üc kat fazla gösterip devletten daha büyük oranda vergi iadesi almaya başlamışlardı...._ .... 250 bin dolar teşvik alıyordu...._________....... Devlet ihracatı teşvik etmek ve büyük ihracat şirketlerini desteklemek için kademeli vergi iadesi sistemini uygulamaya koymuştu............................ Bölüm: Devlet Yurtdışında farklı kaynaklardan (işçi dövizi gibi) buldukları dövizleri kendi ihraç ettikleri malın bedeli olarak göstermekteydiler...... orada boş bir araziye döküyorlardı..... Namuslu insanlar 1 milyon dolar mal ihraç edip % 10 vergi iadesi ile 100 bin dolar vergi iadesi ahyorken....___________________....... Bunun karşılığında devletten yüksek gösterdikleri ihracat bedelleri için çok ciddi miktarda vergi iadesi alıyorlardı.. Hatta o kadar ileri gitmislerdi ki. Yani ihraç bedeli olarak 5 lira gösterdikleri 50 kuruşluk terlik için en az 1 lira vergi iadesi alıyorlardı...... 30 milyon dolardan fazla ihracat yapana % 20 oranında.... Böylece bedavadan para kazanıyorlar ama ülkenin milli serveti sokağa atılıyordu...................... İhtiyaç fazlası terlikleri ucuz fiyattan alıp.. 1-30 milyon dolar ihracat yapana %15 oranında.................................. anlattıklarına göre sanayi mallarında yüksek vergi iadesi ve yüksek ihracat rakamlarında kademeli vergi iadesi uygulamasından yararlanmak için plastik terlik gibi bazı çok ucuz malların fiyatlarını bile çok yüksek (örneğin 1 liralık malı 5 lira) fiyatlardan gösteriyorlardı. planlanmadan alınmış olan bazı kararların yeni yolsuzluk türlerine davetiye çıkarttığım gördük. O Dönemde geçerli olan ihracatta vergi iadesi teşviklerinden yaralanmak için ihraç ettikleri malların ticari fiyatını birkaç kat fazla gösteriyorlardı.........ihracat işlemlerini gerçekleştirdikten sonra kamyonlara yükleyerek Irak'a götürüp. Bunun 50 bin dolarını hiçbir iş 89 .... aynı miktar ihracat gerçekleştirip bunu büyük bir holding üzerinden yapmış gösteren orta çaplı başka bir ihracatçı...... 300 milyon dolardan fazla ihracat yapana %25 oranında teşvik primi veriliyordu....... Bu teşvik uygulaması öyle ölçüsüz bir hale gelmişti ki sanayi mamulü ihracatçıları vergi iadesinden aldıkları paraların karşılığı olarak ihracat..... 1 ..

........... mal dahi satmaksızm otomatik olarak devletten para alıyorlardı............. Bölüm: Devlet yapmayan sadece üzerinden ihracat yapılmış gözüken büyük holding alıyor..___________________........ geri kalan 200 bin dolar vergi iadesi de ihracat yapan şirkete kalıyordu... bu konudaki sorunları bize anlatırlarsa yukarıya rapor edeceğimizi söyleyince yapılan usulsüzlükleri anlatmaya başlıyorlardı...... İhracatı teşvik için verilen ölçüsüz krediler iyi hesaplana-madığı için amaçlananın aksi sonuçlar doğuruyordu. Bu durumu gören........ Tüm bu süreçlerde öğrendiğim birçok şey beni derinden yaralıyordu.... usulüne uygun davranan tüccar da usulsüzlük yapmaya mecbur oluyordu..... aksi takdirde fiyat rekabetinde rakibine yeniliyordu._ ... her şeyi birkaç kuruşluk menfaatleri ölçeğinde gören bazı ihracatçılar tarafından ülke mallarının dünya piyasasında değer ve pazar yitirmesine sebep olunuyordu. kredi almasına rağmen ihracat yapamayanların kredileri üzerinde cezalı olarak normal faiz işletiliyor..... Ölçüsüz ve hesapsız verilen bu teşvikler ülkenin zararına dönüşüyordu................ Örneğin......................... Gözaltına aldığımız ihracatçıları zamanın hukukuna göre üç ay gözaltında tutabiliyorduk....... askeri yönetim olduğu için dünyadan destek alamıyordu... Bu düşük faizli krediler ihracatçının durumunu avantajlı hale getirirken....... ayrıca kambiyo hukukuna göre de başka cezalar alıyorlardı. Bu şekilde içte ve dışta dürüst hareket edene karşı haksız rekabet ortamı doğuyordu............._________... Türkiye'nin tüm üretimi on birim olan narenciye için yirmi birimlik ihracat 90 da kısa sürede yolsuzluklara davetiye çıkarmaya ...... Bu üç ay içinde onlarla samimiyeti ilerletip...... Onların anlatımına göre devlet ihracatı teşvik için bankalar aracılığı ile düşük faizli ihracat kredisi veriyordu.. Böylece küçük ihracatçılar tüm ihracatlarını büyük firmalar üzerinden gösterip devletten almaya hak ettiklerinden daha fazlasını kazanıyor...... Turgut Özal devletin döviz sıkıntısına çözüm olarak farklı politikalar uygulamaya koymuş ama bu politikalar başlamıştı. İhracatta teşvik amacıyla iyi hesaplanmadan alınan kararlar yüzünden......... 1 ............ büyük ihracat firmaları ise hiçbir iş yapmaksızın................ Devletin dövize ihtiyacı vardı..

..... daha sonra zannediyorum çıkan af yasaları ile kapandı...... kullanılan yöntemleri yapılan yolsuzlukları ayrıntısına kadar yazdık....................... sıkıyönetim döneminde bunların hepsi altın kaçakçılığı davası olarak Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde birleştirildi.._________. ülkeyi nasıl dolandırdığinı.. Daha sonra...... Bölüm: Devlet kredisi verilebiliyordu....... Bu iddiaların algılanması ve mahkemelerce kıymetlendirilebil-mesi sanıyorum altı aya yakın sürdü.............._ ..... Bu konularda en ince topladığımız bilgiler üzerine raporlarımızı hazırladık...___________________...... her gün bir tüccarla pazarlık yapıyor ve her defasında fiyatları daha da düşünüyorlardı... Oysa bu olayla ilgilenmeye başladıktan sonra iyi niyetle çıkanlmış kararnamelerin arkasına saklanarak birilerinin büyük vurgunları nasıl gerçekleştirdiğini... biraz abartılı anlatılsa da gerçeklik payı çoktu.. düsürüyorlardı. Ama böyle büyük bir yolsuzluk olayının nasıl yapıldığını ilk defa bu olayda gördüm... Geniş bir yelpaze hakkında hileli bilgi toplamaya ve başladık. Bu raporlarda. diğer yandan da kendisi içeride daha yüksek fiyatla ürün almak zorunda kalıyordu. Rekabet o kadar şiddetlenmişti ki bir önceki yıla göre dış satım fiyatları yarı yarıya inerken. İyi niyetle alınan kararlar........ incelik ve hassasiyet gösterilmeyince zıddına dönüşüyordu............ devlet imkânlarını nasıl kötü kullandığını gördüm....... Bu olay..... Bu ise iç ve dış piyasalarda rekabeti şiddetlendiriyordu.. Cezalı hadde düşmemek için on birimlik ülke içi üretimi erken almak isteyen tüccarlar önce iç piyasada fiyatları yükseltiyorlar..... sonra dış piyasada göre da malı için fiyatları bu Anlatılanlara ülkemizdeki tüccarların durumunu bilen alıcı ülkeler (özellikle Rusya)............ Yıllarca sadece terör faaliyetleriyle uğraşıyorum....................... İşte biz farklı firmaların yaptığı çok sayıda ihracat yolsuzluğunu ve devletten haksız yere para alma olaylarını tespit ettik... Böylece Türk halkı bir yandan vergileriyle toplanan parasını kaybediyor.. 1 ... İlgili makamlara gönderdik... yurtiçi fiyatlar iki katma çıkabiliyordu........ Rus halkı ise daha düşük fiyata narenciye yiyordu... dört bankanın Genel Müdürü ve Berber Yaşar in ve hatta dolaylı olarak Turgut Özal'ın ad mm geçtiği dava uzunca bir süre devam etti.......... ilk defa bu olayların çok 91 ..........

........ Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir MersinYieki siyasi sorgu ve operasyon biriminin amiri olduğum dönemde bana bağlı olarak çalışacak şekilde başında bir komiser yardımcısı ve dört memurdan oluşan dört ayrı sorgu ve operasyon timi kurmuştum.. Devlet makul karar alamaz mıydı? Ekonominin kuralları gereği eğer alınan kararlar makul ise bu kararları birilerinin kötü kullanmaması için diğer devlet kurumları (polis............ 92 ........ birilerinin milyonları çalmasına neden müsaade edilirdi? Beş TL değerindeki bir malın çakamaması veya çalanı yakalaması için polis görevlendirilir ama milyonları çalanlar İçin hiçbir işlem yapılmaz........ devriye gezmek ve olayları önlemeye çalışmaktan sorgu ve operasyona yeterli zamanım olmuyordu......... Bölüm: Devlet daha önemli olduğunu... Açıkçası. en iyi yapacağım işti.... savcılar.... alınacak en basit kararın bile inanılmaz derecede iyi hesaplanması........ Mersin'in uzun bir deniz kıyısının olması.............. Kıbrıs'a günlük ve Suriye'ye ara sıra gemi seferlerinin bulunması gibi nedenlerle Mersin bölgesinde kaçakçılık faaliyetleri yoğundu..___________________. hazine... sorgulamalar için kapalı spor salonunu vermişlerdi................................. örgütler sokakta aktifti..... denetim elemanları) tedbir almaları için uyarı-lamaz mıydı? Bin lira için bazı insanların hayatlarının karartıl-dığı bir yerde.. bir tek kelimeden bile bütün piyasanın etkilenebileceğine dikkat edilmesi gerektiğini fark etmiştim.......... Başka uygun yer olmayınca...... 1 .... yanlış yapmaya.. çok yakın mesafede Kıbrıs'ın bulunması. yolsuzluğa ittiğine şahit olmuştum.... gözaltı süresi kısaydı... Tam benim istediğim... Onlarla fiili mücadele sürdürmek............ Daha önce de sorgu operasyonuna bakıyordum ama sorgulama ve nezaret için doğru dürüst bir yer yoktu....... Kaçakçılık olayları ihtilal öncesinde yoğundu..... Her tim belli örgütleri sorgulayacaktı..... yapılan büyük yolsuzlukların ülkenin sosyal durumu açısından çok daha hayati olduğunu o zaman fark etmiştim ve bu şekilde hatalı bir biçimde çıkarılan teşvik kararnamelerinin sistemin içerisindeki insanları kolaylıkla kötü olmaya.... maliye...._________..._ .. ihtilal olunca sıkıyönetim ilan edildi........

......... ilk kaçakçılık faaliyetinden başla deyince........_________.. dışarıda ucuz ne varsa onu getirip satıyorlarmış........ Tim elemanları başlarında yüzbaşı olduğu halde gelip bu şahsın sorgulanması konusunda benden yardım istediler.. Bu time benden de adam istediklerinde..... Mehmet Taner'i sorgulamaya başladık........ komutanlığı bölgesinde kaçakçılık yapan kişileri sorgulamak üzere asker ve polislerden oluşan bir tim kurulmuştu. İçerde aranan ve pahalı olan... Aslında bu.. birbirini tanıyan insanlar arasında olması gerekiyordu.............. Şam'dan Arabistan'dan kervan yükleyip İstanbul'a götürür..... Tarsus'ta sahil istikametinden gelen orman içi yoldan ülkeye kaçak olarak sokulmuş 2 tır dolusu oyun kâğıdı yakalamışlardı.. Zamanla sınırlar değişmiş.......... Hele uluslararası kaçakçılık çok daha fazla karşılıklı itimat istiyordu... Anladım ki bir anda kaçakçı olunmuyordu.. oradan da ters istikamette ne para ederse onu taşırlarmış....... Yemen'den.. 1 ...___________________. Bir gün bu timin sorgu yaptığı askeri birliğin içindeki yerlerine gittim.. Kanunsuz ticarette karşılıklı olarak taraflar bizzat birbirlerini tanıması zorunludur.._ ........... deve kervanlarının yerini tırlar almış ama onlar yine aynı işi yapmışlar.... O günlerde oyun kâğıdı çok rağbet edilen bir kaçakçılık malzemesiydi. İşin doğası bunu gerektiriyordu..... en iyi elemanım sayılan komiser Adem'i gönderdim..... Mehmet Taner bu işin başlangıcı yok.... illeri Mersin.. Tahkikatı derinleştirmek Gaziantep maksadıyla ve Adıyaman Adana................................. 93 ..... Bu tim Mersin bölgesinde yakalanan kaçak mallarla da irtibatı olan Mehmet Taner isminde Gaziantepli birini yakalamış ama şahsı konuşturamamaktaydı...... benim atalarım kervancıymış.......... Biz de en başından.. sıkıyönetim Kahramanmaraş........ sürekliliği olan her suç için geçerliydi ama kaçakçılık için daha da geçerliydi.... Hileli alman bir malı veya bedeli ödenmiş ama teslim edilmemiş bir kaçak eşyayı mahkemede icra yoluyla istenemeyeceğine göre bu işin bu piyasada uzun süredir bulunan.... bir ara tamam her şeyi anlatacağım dedi....... Bölüm: Devlet İdeolojik örgütlerin eylemlerini takip eden askeri birimler..

..... Bu adam Antep bölgesinin en ünlü kaçakçısı. "Siz kiminle konuştuğunuzu bilmiyorsunuz.... benim soruşturma ile alakam konusunda epey şeyler anlatmışlar. yani uluslararası kaçakçılık yapıyordu.. Taner ile biraz konuştuktan sonra ayrıldım. bana Çello Mehmet derler................" dedi........ hiç beklediğim bir durum değildi.... Mehmet...... Senin adın soyadımı şanın nedir.. bize yardım etsin.. sorguyu durdurdum..... bu adamın ve ailesinin kaçakçılık faaliyetlerini bilen birilerini bulmalısınız... o anda sorguda bulunanlara işaret ettim.... şahsın gözü bağlı olduğundan bizi görmüyordu....... Aslında babam benim böyle bir şey yapmayacağımı 94 ..." diye sordum..... Köydeki işleri dolayısıyla ancak yılda bir-iki defa evime gelebilen babamın ne zaman geleceğini çok önceden bilirdim.... kendisine ne istiyorsa veririz demişler........___________________..... Bu ifadelere dayanılarak çeşitli araştırmalar yapıldıysa da ciddi bir sonuç elde edilemedi...... Bir lakabı ile anılır.. Bu adanı bizim için birkaç numara büyük._ . 3.. hemen dışarı çıktık ve yan odada toplandık.. Onlara.. Şahıs "Tabii efendim........ 1 . Bu adam sizin......... bizim adamın soruşturmasını o yapıyormuş veya o soruşturma üzerinde etkin imiş.......... Bölüm: Devlet Antepli olduğum için büyük kaçakçıları ismen tanırdım ama Mehmet Taner bana hiç tanıdık gelmiyordu. adamcağız bakmış rahat yok mecburen onlarla birlikte Mersin'e yanıma gelmiş._________... çok geniş bir ailenin üyesi." dedim. Bu anı gelişin sebebi bir iki dakika içinde belli oldu..... Şahıs bu ismi söyleyince.. sıkıyönetim öncesi bir defasında Gaziantep'te kendisine ait iki tır dolusu silah yakalanmıştı..... îlla git oğlunla konuş...... Ama daha sonra baktım ki Mehmet Taner'in yaptığı ve birçoğu...... Son olayda ise bir tır dolusu oyun kağıdı yakalanmıştı.... yiğit ben değiştirdim..TH.......... Sorgulanan Mehmet Taner'e büyük kaçakçı deniyordu......... benim sorgulayacağım biri değil. geçmiş zamanlarda gerçekleştirilmiş kaçakçılık eylemleri ile ilgili ifadesi alınmıştı.. benim istersem onu kurtarabileceğimi söylemişler... Mehmet Taner'in yakınları babamı bulmuşlar ve araya hatırlı kişileri koyarak ısrar etmişler..... ailede herkes yılların büyük kaçakçıları........... siz daha kiminle konuştuğunuzu bile bilmiyorsunuz.. Bu olaydan birkaç gün sonra bir sabah erkenden babam eve geldi.. bu sıradan biri kişi değil.. sana ne derler......

.... Hatırladığım kadarıyla sınavda herkesin tereddütsüz bileceği türden sorduğumuz........ burada yaşanan olaylar ve PKK örgütü hakkında bilgi sahibi olmadığı görülmekteydi. Bölüm: Devlet bilmesine ve bunu onlara söylemesine rağmen fazla ısrar üzerine geldiğini söyledi... benim kim olduğumu bilmeyen bu kişi için bir defa sorguya katıldığımı çok az insan bilmesine rağmen kimliğim tespit edilmiş........ Parası olan...... hiç birinde kimse benim kim olduğumu. Bu amaçla Diyarbakır'da bir hafta süreli eğitim programı planlanmıştı... Ama büyük kaçakçılarda durum farklıymış.... Onca örgüt mensubu.. aranan örgütlerin faaliyetleri.._ .. devlet içinde kaçakçıların neler yapabileceğini görmüştüm..... sistemi bilen....... ağır suçlular hakkında tahkikat yapmıştım. Bir haftalık kursun sonunda kursu tamamlamak için sınav yapılması gerekiyordu........................... eylemleri militanları ve bölgenin aşiret yapısı hakkında bilgilendirilmeleri ve eğitilmeleri zorunluydu..... her polisin hemen cevap verebileceğine............ DİYARBAKIR Güneydoğu'daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor Diyarbakır'da görev yaptığımız dönemlerde bölgeye ilk defa göreve gönderilen güvenlik kuvvetlerinin bölgede yaşayan halkla ilgili olarak.................___________________............ Biz de eğitim programına Ankara'dan gelen görevlilerle birlikte ders vermek için katılıyorduk.. Bu eğitim programının kursiyerleri....._________..... Güneydoğu Anadolu Bölgesinde PKK'nın aktif olarak faaliyet gösterdiği illerde terörle mücadele biriminde görev yapan polislerdi.. ailem bulunmuş ve torpil olsun diye babam Mersin'e kadar getirilmişti....... Bu işle ilgimin olmadığını söyleyerek onu gönderdim..................... sıkıyönetim karargahında özel bir bölmede tutulan ve hiç kimseyle görüştürülmeyen........ Bu nedenle güvenlik kuvvetlerinin bölgeye gelmeden önce bölgedeki illegal bölge halkının gelenekleri ve değer ve yargıları.......... 95 .. 1 .... devletin içinde adamı bulunan kişiler her yere ulaşabiliyordu... ailemi tespit edememişti........

.......................___________________.. kavrayacak ve buna karşı faaliyet yürütebilecekti... ama bir açıdan da çok hayatiydi.. niçin illegal eylemlere yöneldiklerini anlamak ve sorgulamak istemiyoruz. O zamanlar küçük yaşta kandırılarak PKK'ya katılmış 13-14 yaşlarında kendiliğinden teslim olarak itirafçı olmuş çocuklar vardı.. Küçük Ağa Yine bir anım var ki bu da çok keskin ve çok kanaat uyandıran bir örnek olaydı.... ideolojisini.......... dağa çıkmasının altında yatan sebepleri nasıl anlayacak................ vatan haini olarak beylik tanımlamalarla geçiştiriyoruz. amaçlarını.Bölgenizde/ilinizde aranan 3 PKK militanının adını sayınız.. anlamak istemediler......_ ................ Örgütün yoğun olarak bulunduğu Here-kol Dağlarımın eteklerindeki Botan Bölgesi ride bulunan Besta Vadisi'ndeki köylerine gitmeleri çok zordu... çünkü çalıştığı ve bu kadar ağır olayların yaşandığı bu bölgede mücadele ettiği gücün militanlarının isimlerini bile bilemezken örgütün arka planındaki teorisini..... Çıkan netice....... Maalesef o bölgelerde çalışan görevliler. 1 ... Bugün bile bu örgütlerin ne için mücadele ettiklerini.. Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapıyordum..... Bunun yerine onları terörist....... anarşist...... 2Abdullah Öcalan haricinde PKK'nın yöneticilerinden beş kişinin adını yazınız. çoğu 15'ine gelmemişti.. Aileleri çocuklarını sevse bile yanlarına alamazlardı....... Bu çocuklar kısa bir yargılamanın sonunda yaşları küçük olduğu için mahkemece serbest bırakılıyordu ama kendi köylerine de dönemiyorlardı.... Bölüm: Devlet daha doğrusu cevap vermesi gerektiğine inandığımız sorulardan bazıları şunlardı: 1......... Belki bunlar çok önemli bilgiler değildi.. Bu çocukların gidecek yerleri yoktu.............. PKK'nın içerisinde Abdullah Öcalan haricinde örgütü yöneten adamlardan 5 tanesinin ismini veremiyorlardı.. anlayamadılar......... örgüt öldürebilirdi.... Yani kendi bölgelerinde aranan 3 PKKlınm ismini sayamıyorlardı.............. hedeflerini..... kursiyerlerin yüzde doksanının bu soruların hiçbirini bilmediğiydi.. hatta bu işlerin fiilen bizzat içinde olanlar hiçbir zaman bu örgütleri tanıyamadılar... O dönem yayınlanmakta olan TV dizisi Küçük Ağa'dan etkilenerek Küçük Ağa dediğimiz içlerinden 14 96 ......._________.

.. çıktı........" dedi................ Başlangıçta daha iyi bir hayat vaadiyle örgüte katılmış... Bir başkası niye sorduğunu merak etmesi üzerine Küçük Ağa benim sordurduğumu söyleyince "Amir soruyorsa mutlaka bunlar solcu büyük adamlardır. bunların yüzünden başıma bu kadar bela geldi" diye kendi kendine söylenmeye başladı.. O zamanlar 20-25 kişilik personeli olan 3 odadan ibaret İstihbarat Şubesinin tüm odalarını dolaşıp geldi....... 1 ....." dedim. neye kızıyorsun bakayım?" dedim.._ .. SUI şubedeki herkese bu fotoğrafları göster ve bunların kim olduğunu sor. bir müddet örgütle dağda gezmiş ve daha sonra kaçıp teslim olmuştu......... Gazeteyi bana gösterdi............ Muhtemelen 1 Mayıs olaylarıyla ilgili gazete haberinin arka fonunda Marx. 97 . biraz da fotoğraflara bakarak anlam çıkarıyordu Örgüt kendisine bir anlamda okuryazarlık öğretmişti.. Örgütte kaldığı süre tahminen 6 ayı geçmemişti.._________..... Bölüm: Devlet yaşında olan bir tanesi bizim himayemizde kalmıştı.. "Söyle bakalım.. Bunun üzerine dedim ki "Küçük Ağa........... 03k. Sempatik bir çocuktu....." Küçük Ağa şubedeki tüm personele göstermek üzere gazeteyi alıp......... Engels ve benin" diye cevapladı........ hatta liderleridir............ Geceleri polis evinin bir odasında kendisi gibi bir iki kişiyle birlikte kalıyor... O anda şubede 7-8 görevli vardı. teröristlerin büyükbabalarıdır....___________________. Engels ve benin'in olduğu kızıl bayrağın fotoğrafını işaret ederek. PKK kampında kaldığı dönemde militanların öğrettiği kadar biraz okuyabiliyor. "Küçük Ağa ne var.. onlara kızdığını söyledi....................." diğerlerinin resimdekileri tanımadığını söyledi............ Küçük Ağa odamda gazeteleri okurken "ben bunların yüzünden bu hallere geldim.. "Kim onlar?" diye sorunca "Marx..... Hiç okula gitmemiş olmasına rağmen kırsalda. etrafı temizleyerek bizim imkânlarımızla geçinmeye çalışıyordu.. "Kimler bildi?" Küçük Ağa cevaben "Yalnızca bir kişi bildi. Bir gün odamda oturmuş gazetelere bakıyordu......... "Benim başıma en çok belayı bunlar açtı" dedi. dediğini..... Sonra gel bana neticeyi anlat........ örgütün Marksist olmasından bahsediyordu.........

.. örgüt tarafından verilen 4-5 aylık eğitimin ardından pek çok şeyle birlikte bu insanları da biliyordu... Bu yetkiliye verilmek üzere brifing hazırlamak gerekiyordu. istihbarat toplayan......... İşte mücadele ederken aramızdaki en önemli farklardan bir tanesi buydu........... Marx ve Lenin'in düşüncelerinden etkilenerek dağa çıkmış... Biz de Diyarbakır Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü olarak 7. Bölüm: Devlet Burası istihbarat şubesiydi..... muhtemelen Genelkurmay İstihbarat Başkanımın geleceğini ve denetleme yapılacağını öğrendik. dünya ve medeniyetle irtibatı olmamış bir bölgede yetişmiş bir çoban.... 98 ..................... Buna benzer olayları hep yaşadım......... bu......... Bizim de bu brifingin bir bölümünde bu bölgedeki bölücü faaliyetlerin........ 1 ........ hem de Herekol Dağı hm eteklerinde kalmış.._ ............ PKK'nın yakın geleceğinin nasıl olabileceği ihtimalleri çizerine istihbari bir yorumu kapsayan bir analiz hazırlamamız gerekiyordu. Yine böyle bir zamanda Kolordu İstihbarat birimiyle beraber çalışma yaparken.. Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı İstihbarat birimleri ile beraber çalışıyorduk ve dayanışma içerisindeydik. dağda gerilla savaşı sürdüren kişilerle mücadele edeceklerdi. bu olaylar aslında mücadele ettiğimiz grup ile kamu görevlilerinin durumunu görmemiz açısından çok önemliydi ve asıl dikkat edilmesi gereken konu buydu............ Bu insanlar uzun süredir bu görevde bulunuyorlardı. ama karşılarındaki grubun ideolojik alt yapısını şekillendiren düşünür ve liderleri tanımıyorlardı..___________________.. unutulmaması gereken ve aradaki kalite farkını gösteren çok önemli bir olaydı........... bu konuda kurs görmüşlerdi. bunlarla mücadelenin asıl büyük boyutunu bilmesi ve görmesi gereken kişilerin çalıştığı birimdi..... O dönem sıkıyönetim vardı ve her şey sıkıyönetim komutanlığı emir ve koordinesinde yürüyordu...... önümüzdeki günlerde Genelkurmay'dan bir askeri yetkilinin.............. yani terör örgütleri konusunda en iyi bilgiye sahip olması gereken.... Birçok durumda beraber hareket ediyorduk..... Lenin'i ve Engels'i tanımıyordu.... Bu insanlar.............._________... Terör gruplarının her şeyini en iyi bilmesi gereken İstihbarat Şubesindeki polisler ve görevliler Marx'i........ Buna karşın okuryazarlığı olmayan küçücük bir köylü çocuğu.kırı Grsleceçjı JNfeşett Çriçek Zannederim 85 yılı sonu veya 86 yılı başlarıydı... Y~d....

.. ben ve yardımcım Emniyet Amiri Abdurrahman bu konuyla ilgili bir çalışma içerisindeydik........... birimin komutanı bir yarbay....... bu soruya cevabım yazsın.... "Arkadaşlar biz bu kişiye soralım...... konuyu en iyi bilecek olan budur......_________...... Bana 99 .... Şahıs soruşturma yapılmak Emniyet 1......... Bölüm: Devlet Kolordu İstihbarat Şubesinde...... Neşet Çiçek'in yazdığını okuduğumuz zaman metnin mükemmel olduğunu gördük... alt katta metni düzeltmeye başladık............ bazı ekleme ve çıkarmaların yapılması için bize geri verdi ve tekrar aşağı indik........... bir yüzbaşı............._ ........ Hemen bir kâğıdın üzerine şu soruyu yazdım Haliç'te Yaşayan Sımonlar..____............ Şubeye getirilmişti ve o zamanki Emniyet Sorgu Bürosunda bulunuyordu.....___________________..... örgütten yeni geldi...." dedim....... 1 ........ 25-30 dakikayı geçmemişti ki geldi.............." Yazdığım soru kâğıdını şoförle gönderdim... Çiçek nezarethanenin deliğinden gelen ışıkla duvara koyduğu kâğıdın arkasına bizim sorumuza cevaben kısa ve hızlı bir şekilde bir sayfayı bulmayan bir metin yazarak vermişti. Kurmay Başkanı metni okudu.._ ......... tahminimce örgütün içerisinde iyi sayılabilecek bir konumda bulunmuş... Bu arada aklıma örgütten kaçarak..... PKK'nm yakın geleceğinin devletin yapacaklarına..... Şoför gitti...... bittiği zaman da bize haber etsinler biz aldırırız... Beraber taslak bir metin hazırladık ve metni makul bir şekle getirdikten sonra Kolordu Kurmay Başkanıma çıkardık.....___...... _. Elinde soruyu yazdığım kâğıdı tutuyordu.... çok kısa bir süre içerisinde.................. bundan aldığımız cevabı kullanalım.. Çiçek öğretmenken 19701i yılların sonunda örgüte katılmış.. ama dağ hayatından ve örgüt içerisinde olup bitenlerden............... katliamlardan rahatsız olunca teslim olmuş............. dedim ki "bunu götür sorgudaki büro amirine ver................. bazı yerlerin değiştirilmesi...... o gün bize teslim olmuş Neşet Çiçek geldi....... dış ve iç dünyadaki gelişmelere bağlı olduğunu ve buna paralel olarak örgütün yapabileceklerini anlatan güzel bir metindi.. Ben birkaç saat sonra cevabın geleceğini tahmin ediyordum... u PKK hm yakın zamanda geleceği ne olabilir?" Şoförümüzü çağırdım.................... yeni teslim olan Neşet Çiçek'e bir odada masa ve sandalye versinler...._____.............

sorun da budur. Bunun üzerine Kurmay Başkan "Arkadaşlar sorun bu......_ ..... ama biz yapamıyoruz... olayları doğru değerlendiren kişilerdi..... Alman İstihbarat birimleri BND (dış istihbarat)...................... bakın şu ifadelere. temize çektik ve yukarıya çıktık. Almanya Ziyareti 1986 yılında ben Diyarbakır İstihbarat Şube Amiri................" dedik. 15 dakika içerisinde verdiği cevap bu. bu iş zor." dedi.. çok yazan.._________. İkna olmayacağını anlayınca "Efendim maalesef üniversite hocasına değil........." dedi........ Bunu kimden aldınız? Hangi profesöre............ Evet........... öğretim görevlisine yazdırdınız? Bana doğru söyleyin. Dedik ki "Efendim bizden istediğiniz brifing notumuz... Almanya'ya gitmeden önce Diyarbakır'da önemli bir bilgi kaynağım Almanya'dan örgüte katılıp oradan Bekaa kamplarına gelen.. Anayasayı Koruma Teşkilatı (iç istihbarat) ve Alman güvenlik birimleri BKA (Alman federal kriminal polisi) ile PKK konusunda 3 gün süren ayrı ayrı görüşmeler yaptık... Kurmay Başkanı hm önüne koyduk.... yeni teslim olmuş bir PKK mensubuna sorduk...... öcalanin kendi köylüsü de olan 100 .. Bu notu alıp..___________________......... bu insanlar çok okuyan... siz yazamazsınız.......... Biz kendimizi ve kendi insanımızı bu hale getirmediğimiz müddetçe. kamp eğitimi sonrası örgüt tarafından ülke içerisinde yeni gerilla açılım bölgesi olarak seçtiği Siverek-Çermik-Adıyaman bölgesine gönderilen militanlardan.. Kolordu Komutanı rahmetli Kaya Yazgan Paşa'yı kast ederek "O da yazamaz. Sorun buydu........ "Bu metni.." Kurmay Başkan metni okur okumaz ayağa kalktı... Onunla birlikte Federal Almanya'ya gitmiştik.." sonra parmağı ile yukarıyı göstererek üst kattaki o zamanın sıkıyönetim ve 6.......... İşte aradaki kalite farkı..... bu tahlili bu adam yapıyor.. Bölüm: Devlet göre hangi hal ve şartlar olursa PKK'nm yapabileceklerini çok güzel özetleyen mükemmel bir nottu. 1 . gerçek buydu..... Bizler ise bu işin çok uzağındaydık ve uğraştığımız olayları tam manasıyla bilip kavrayamıyordu k.......... Kazım Abanoz ise İstihbarat Daire Başkan Yardımcısıydı.... önce biz yazdık diye ısrar ettik...... ben de yazamam.......

.. 1 ........ Fakat Türkiye'ye döndükten sonra bu..._ .. işkenceler ve infazlar yaptığını öğrendik........... Avrupa'da örgüte katılmış........_________......... bilginin doğru olduğunu. HPP adlı bu alt birimi yasadışı kabul ediyorlardı. ya da bizim yakaladığımız eski HPP sorumlularından....... örgütsel raporlar vardı........................ Almanlar bütün olarak PKK yi değil...... sonra örgütten kopmuş bir kişiden aldığım bilgilere dayanarak örgütün Avrupa d ak i ve özellikle Almanyadaki yapısı hakkında epey donanımlıydım.......... Örgütten ayrılan..___________________..... Almanlarla bu faaliyetleri konuştukça.................................... kendi imkânları ile Almanya'ya geçip Alman polisine teslim olduğunu ve örgüt hakkında bildiği her şeyi Alman polisine aktarmış olduğu bilgisini vermişti. Bölüm: Devlet Şahin kod adlı Nusret Aslan örgütü terk etmiş olduğunu... Almanya'da... yaptığım ama konuştuğu militanın Cemil Bayık olduğunu fark etmediğimizi anladım.............. örgütün kullandığı sahte belge ve pasaportlar.. Bir ara bana Cemil Bay ikin Avrupa sorumlusu olarak atandığım ve Fransa da olduğunu duyduklarını. içerisindeki infazları bu grubun yaptığını belirlemişlerdi. yaptıkları işleri ve aldıkları istihbaratları da kısmen anlattılar... operasyonlar büyümüş ve birçok kişi yakalanmış ve çok miktarda örgütsel doküman ele geçirilmişti.. Bu tür kurşuna dizme görüntülerinin sadece filmlerde kaldığını düşünen Almanlara bu dokümanların çok ciddi şok etkisi yarattığını zannediyorum. Bu dokümanlar arasında kampta hain ya da ajan olduğu suçlamasıyla yargılanıp kurşuna dizilen kişilerin infazı sırasında halay çeken militanların görüntülerinin olduğu kasetler. Devletin arşivinde Cemil Bayık'm ses örneği yoktu.............. Bekaa'daki kampta bu grubun örgüt içerisinde sorgulamalar..... PKK içerisinde SS benzeri bir örgütlenme olan HPP isimli parti güvenliği ve parti içi istihbaratı görevi gören gizli bir birimiri varlığım ilk defa Almanlar tespit etmiş ve örgüt.... bu yüzden kim olduğunu 101 ........ örgüt. bu konuda bilgim olup olmadığını sordular. Bu bilgileri biz ancak yıllar sonra 1993'te teyit ettik. aslında dinleme takibine aldığım bir militanın dinlediğim bazı konuşmalarını Fransa'daki Cemil Bayık la.. hakkında devam etmekte olan tahkikat bu kişinin anlatımları ile daha da genişlemiş.. Ben de hiç duymadığımı söyledim.......

..................... yaygın eylem yapan bir örgüt olarak görmediğimizi. üç beş eşkıya grubu olarak nitelendirdiğimizi söylerken.. Çok önemli bir fırsat kaçırmıştık............... bu militan yapısı ve imkânları ile Türkiye'de bir gerilla savaşı yürütebilir.......... orada Almanların PKK'yı bizden daha iyi tanıdıklarını gördüm. buldukları dayanarak. 20 milyon marka PKKlıları yargılamak için özel mahkeme binası yapmışlardı..... Tecrübesizliğim neticesi çok önemli bir fırsat kaçırmıştım... Almanya'daki operasyonlar nedeniyle Fransa'ya kayan örgüt merkezindeki elemanları takip etmek için Fransız iç istihbaratı içerisinde bir grubun PKKyı takip etmesini sağlamışlardı..... geleceğe yönelik planlarını ve örgütün bugünkü durumunu o gün bize anlatmıştı... Fransa'da o tarihte örgütün ikinci adamı olan Bayık i yakalatmak bazılarını mümkündü........ O çünkü tarihte kaldığı Almanlar irtibat noktalarından belgelere biliyorduk...... Dolaylı olarak aslında bize... 1 ..... örgütün Almanya ve Avrupa'da gerçekleştirdiği ona yakın olay aydınlatılmış......___________________. çok ustaca bize yol gösterip yapmamız gerekenleri anlattılar..... Bölüm: Devlet tespit edememiştik... Almaların verdiği bilgiye göre bu tahkikatlar kapsamında yalnızca tercüme için 5 milyon mark harcamış... gelecekte çok ciddiye alınması gereken bir gruptur._ . Maalesef her 102 ......................._________.... Daha sonra dinlettiğim eski bir PKKlı itirafçı sesin Cemil Bayık'a ait olduğunu doğrulamıştı.... örgütün çalışma biçimi ve yapısı çözülmüştü............ 1986 yılında Ali Haydar Kaytan başta olmak üzere PKK'nm Almanya ve Avrupa sorumluları ve birçok yöneticisi yaka lanmış...." diyerek durumu özetlediği konuşmasında aslında PKK'daki militan yapısını. Almanya'da ciddi sorunlar yaratabilir... Alman Federal Kriminal Polisi PKK hakkında çok önemli bilgiler ele geçirmişti. Cemil Bayık uzun süre Avrupa sorumluluğu yapıp tekrar Ortadoğu'ya dönmüştü.................................... Bilgi vermek için söz alan BKA görevlisi "Bugün için gerçek durumu tam gözükmese de PKK.. siz de Alman güvenlik makamları da PKK'yı ciddiye almıyorsunuz ama yanıldığınızı anlayacaksınız imasında bulunmuştu. Almanlar bize çok önemli açıklamalarda bulundular......... Görüşmelerde biz ülkemizde terör ve güvenlik zafiyeti varmış gibi göstermemek için PKK'yı etkin.

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zamanki körlüğümüz ve şuursuzluğumuz asıl rolümüzü oynamamızı engelledi. Almanların anlattıklarına göre, örgütün çok önemli kadrolarını yakalamışlar ve ciddi suçlarla yargılıyorlardı. Ondan fazla cinayet vardı ama tanık bulmada çok ciddi sıkıntı çekiyorlardı. Bazı kişiler poliste ifade vermiş ama daha sonra örgütün baskısı ile mahkemede ifade veremeyecekleri anlaşılmıştı. Alman yasalarına göre tanık bu tür durumlarda ifade vermezse, onu sorgulayan polis tanık gibi ifade veriyordu ama esasen tanığın mahkemede ifade vermesi, soruları cevaplaması gerekiyordu. Ellerinde onların tabiriyle bir buçuk tanık vardı. Biri örgütün yönetici kadrosundan önemli biriydi, sağlam ifade veriyordu, bu kişiyi koruyorlardı. Diğeri ise Örgütün Almanya'da ve kamptaki faaliyet ve eylemlerini bilen, başta ifade veren ama istikrarlı olmayan, bazı zikzaklar çizen, tam güven vermeyen biriydi. Bu kişi Türkiye'deki akrabalarının örgüt baskısı altında olduğunu, onların güvenliği tehlikede olduğu için ifade vermeye korktuğunu söyleyerek özellikle Urfa'daki kardeşi ve ailesinin Almanya'ya getirilirse konuşacağını ima ediyormuş. Ancak bunun yapılması halinde mahkemede Alman devletinin tanıklar ve yakınlarına menfaat vaat ettiği anlaşılırsa bu durumda Alman hukukuna göre tanığın tanıklığı kabul edilmiyordu. Alman polisi için böyle bir durumun ciddi sorunlar yaratacağı söyleniyordu. Bu kişinin Türkiye'deki yakınları güvenlik altına alınırsa ve aile Almanya'daki tanığa güvende olduklarım söylerse, tanık rahat ifade verebilecekti. Bahsedilen kişi hakkında bilgi sahibiydim, anlatılanlar doğruydu. Dönünce hemen rapor yazdık ve Almanya'daki davada PKK'nm mahkûm olmasının çok önemli olduğunu, orada mahkûm olmasının tüm dünyada terörist sayılması anlamına geleceğini, bu kişinin rahat ifade verebilmesi için Urfa'daki ailesi ve kardeşinin uygun bir batı iline gizlice nakledilerek güven altına alınması ve kardeşinin işe yerleştirilmesinin sağlanması gerektiğini, aile güvenlik altına alınır ve bazı imkânlar sağlanınca Almanya'daki kişinin tanıklık yapacağını belirttik. Devletin bu yönde talimat vermesini bekledik. 40-50 bin Tb masrafla bu iş halledilebilirdi. Aslında böyle bir iş için 103

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

40-50 milyon dolar harcamaya bile değerdi. Aylar yıllar geçti, aileyi arayıp soran ya da ilgilenen olmadı. Konuşmaya gelince tüm Avrupa özellikle Almanlar PKK'yı destekliyor denir, aslında PKK'yı Almanlar mı, yoksa bizimkiler mi dolaylı olarak destekliyor bilemiyorum. O zaman ülkemizde PKK eylemleri daha yeni başlamıştı. Biz PKK'nm büyüyüp güçlenmesinde Almanya'daki durumunun çok önemli olduğunu, Avrupa'da PKK'nm ciddi destek ve güç bulduğunu söyleyerek Almanlardan daha fazla yardımcı olmalarım, daha fazla bilgi vermelerini istiyorduk. Alman makamları ise PKK hakkında bize teorik sahada tafsilatlı bilgi veriyorlardı ama pratik operasyonlara yönelik, kişilere yönelik bilgi veremiyorlardı. Tahminime göre Türkiye'deki insan hakları ihlalleri, sıkıyönetim halinin devamı nedeniyle bilgi vermekten kaçmıyorlardı. Bu arada konu ile ilgili çok ısrarcı konuşunca, bir Alman görevli bize şunu anlattı: "Bakın, dünyada komünizme karşı en ciddi mücadeleyi Almanlar vermektedir. Çünkü Almanya, Doğu ve Batı Almanya olarak ikiye bölünmüş durumda. Halkımızın yarısı Doğu Blokunda kalmış ve aramızda utanç duvarı denen o meşhur duvar var. Her yıl, bu duvar ve tel örgüleri geçmeye çalışan yaklaşık 150 insan ölmektedir. Biz bu insanlarımızın bize gelirken öldüklerini görüyoruz, bundan dolayı da tüm dünya ile komünizme karşı mücadele ve işbirliği yapıyoruz. Bütün dünya ülkeleri, Amerikalılar, sizler, her ülke; kim komünizme karşı mücadele yürütüyorsa, kendi topraklarımızı, kendi üsle-rimizi açıyoruz ve her konuda destek oluyoruz. Ama tüm bunlara rağmen, Almanya'da komünist partisi serbest ve komünist partisi üye sayısına veya çıkarttıkları yayın organlarına göre, diğer demokratik kitle örgütleri ve partiler gibi devletten yardım serbesttir." O zaman bunu pek anlamamıştım, ama daha sonra düşündüğümde, onların rejimlerinin ve sistemlerinin ayakta kalmasını bu anlayışa borçlu olduğunu kavramıştım. Doğu Almanya'dan kaçan insanların ölümü göze alarak Batı Almanya'ya gelmelerinin sebebi, Batı Almanya'daki bu özgürlük düzeniydi. Bu kadar şiddetle muhalif 104 ve destek alırlar ve faaliyetleri Almanya'da

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olduğu komünist sistemin kendi içinde savunulması için özgür bir ortam sağlıyordu. Almanya'yı bu kadar değerli hale getiren de bu özgür ortamdı. O nedenle bu anlayışın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca hatırlıyorum, o zaman Alman istihbaratı ile görüşmeye giderken Almanlar, görüşmeye gelecek olanlarda bulunması gereken özellikleri gösteren bir liste vermişti. Bu listede herhangi bir Doğu Bloku ülkesine gitmemiş olma şartı vardı. Yani Doğu Bloku ülkesine giden istihbarat birimleri ile görüşmüyorlardı. Komünizmle mücadelede resmi olarak tüm ülkelerle işbirliğine hazır olan, bu kadar azami derecede hassas olan Almanya ülke içindeki komünist teşkilatları özgür bırakıyordu. Diğer bütün siyasi hareketler ve düşünceler gibi komünizmi de Özgür bırakmışlardı. İşte bu düşünce Almanya'yı özgür kılmıştı ve bu özgür ortam Doğu Blokundaki insanların ölümü göze alarak batıya gelmelerini sağlıyordu. Demokrasi anlayışı açısından bence çok önemli bir ölçüt siyasi olaylara ve rejim muhaliflerine olan bu yaklaşımdı. Üstelik Almanya genel olarak dünya veya Avrupa ölçüsünde Özgürlüklerin tam anlamıyla sağlandığı örnek ülkelerden de değildi. Güneydoğu olaylarını ve burada yaşayan halkın durumunu anlayabilmek için, buradaki sorunlara yönelik çözüm önerileri getirirken bir an için Diyarbakır'da, Mardin'de, Van'da, Siirt'te doğmuş olduğumuzu düşünelim. Acaba oralarda doğmuş ve o bölgedeki olayları yaşamış olsaydık nasıl etkilenirdik, ne düşünürdük, dağdaki insanlara nasıl bakardık, o bölgedeki polisi, jandarmayı nasıl görürdük? Bu sorulara vicdani bir cevap verdiğimiz gün, güneydoğu sorununa makul çözümler üretebiliriz. Balkanlar'da ve Kafkaslarda yaşayan Türkler/soydaşlarımız için istediklerimizi, yorumlamalıyız. oralardaki mücadeleleri nasıl desteklediğimizi hatırlayıp empati kurarak bölge halkının taleplerini ona göre

İki TİKKO'lunun Yakalanması

105

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Diyarbakır'daki görevime yeni başlamıştım (25 Aralık 1984). Ben gelmeden önce şubenin tüm amir kadrosunun değişmiş olmasından dolayı iş hacmi gerilemişti. Gelir gelmez, şubede biraz hareket sağlamak ve bir an önce bir şeyler yapmak adına işe koyulduk. Kısıtlı imkânlarımızla neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık. PKK nm güneydoğu eylemleri Siirt bölgesinde yeni başlamıştı. Diyarbakır bölgesinde de fazlaca bir eylemi yoktu. Fakat her gün mutlaka bir yerde bir grubun olduğuna dair istihbar! bilgiler geliyordu. Bunlar tutarlı ve değerlendirilmiş bilgiler değil, daha çok duyumlara dayanan, köylünün kendi arasında konuştuğu, etraftan duyduğu ve içlerinde bizimle irtibatlı kişiler vasıtasıyla dolaylı şekilde bize yansıyan bilgilerdi. Bu arada, bir başka önemli husus da adi suçlardan aranan bazı kişilerin dağda kaçak olarak bulunmasıydı. Bu kişiler örgüt vs. geldiği ile buluşmasını rahatlıkla kılavuzluk yapabilecek kakolaylaştırıyordu. Bu kişilerin bir an önce biliyette olan insanlardı, üstelik kaçak olmaları bu insanların PKK yakalanması gerekiyordu. Diyarbakır bölgesi kırsalında birçok suçtan aranan, biraz da çıkardığı birtakım ufak tefek olaylar nedeniyle etrafında korku salmış, silahlı olaylara karışmış, çok çabuk hareket edebilen Musa Mızrak isimli yarı eşkıya bir kişiden bahsediliyordu. Bir gün, elemanlarımız bu kişinin şehir merkezindeki yeri hakkında bilgi almışlardı. Etrafına korku salmış bu kişiyi yakalamak için müdahale biçimine daha fazla dikkat edilmesi gerekiyordu. Bize bilgi veren kaynakla birlikte evinin civarına gittik. Aslında benim Şube Müdürü olarak sıcak olayların içerisinde pek fazla yer almamam gerekiyordu. Görevim istihbar! bilgiyi alıp, operasyonel birimlere aktarmaktı. Kitap üstünde böyle yazmasına rağmen pratik hayatta geçerli bir kural değildi. Bir şeyler yapmak adına içeri girmeniz, bilgi veren kişiyle görüşmeniz, olay yerini görmeniz, operasyona katılan ekipleri bilgilendirmeniz, hatta son noktaya kadar göstermeniz gerekiyordu. Aksi halde küçücük, basit hatalar sonucunda netice almamıyordu. Bizim işlerin azlığı ve benim o tarihe kadar hep siyasi şubelerdeki sorgu operasyon 106

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

bürolarında çalışmış olmam nedeniyle bu tür operasyonlara katılma ihtiyacı duyuyordum. Ayrıca personele de cesaret ve güven vermek gerekiyordu; onlara bazı konularda liderlik etmek, yeri geldiği zaman şunu yapın bunu yapın derken, sizin de onları yaptığınızı bilmeleri gerekiyordu. Musa Mızrak adındaki kişinin şehir merkezinde olduğu haberini aldık. Kısa süre içinde belirtilen adresten ayrılabileceği, yanında büyük çaplı silah, bomba vs. olabileceği gibi hafif korkutucu bilgilerde edindik. Evin yerini tespit ettik. Operasyon ekibi gelinceye kadar bu kişi adresten ayrılıp başka yere gidebilirdi. Ayrıca bize bilgi veren kaynağı da korumamız gerekiyordu. O gece istihbarat bilgisi getiren personelimizle birlikte üç kişi bulunuyorduk. Kaynağımız adresi gösterdiğinde ben bizzat öne geçmek suretiyle silahlarımızı çektik, eve girdik ve hiç beklemedikleri bir şekilde evdekileri silahları ile birlikte teslim aldık. Musa Mızrak'ın üstünde silah ve patlayıcı maddeler vardı, şahsı bu şekilde yakalayıp teslim ettik. Bize bilgiyi veren bilgi kaynağı kırsal alanda iyi bilgi sahibi olan biriydi. Verdiği bilgiyi anında değerlendiren, risk alarak operasyona girişen böyle bir ekip bilgi kaynağının hoşuna gitmiş, ona güven telkin etmişti. Bu şahıs bu şekilde kararlı dav-ranılır, kimliği gizlenir ve cüzi miktarda bir ödül verilirse daha önemli konularda yardımcı olacağını söylemişti. Daha sonra da gerçekten öyle oldu, çok önemli bilgilerin temininde ve operasyonlarda bize yardımcı oldu. O tarihlerde Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde aranan iki önemli TİKKO militanı vardı ve uzun süreden beri kırsalda bulunmaktaydılar. Ayrıca Diyarbakır-Tunceli arasında sürekli gidip geldiklerinden dolayı TÎKKO örgütünün o zamanki kırsaldaki militanlarım da bölgemize çekme, ilimize getirme kapasiteleri, yetenekleri vardı. Bu kişileri yakalamamız gerekiyordu. Ancak yakalamak çok da kolay bir iş değildi. Oranın insanı olduklarından bölgeyi, coğrafyayı biliyor, herkesi tanıyor, nereden kimin geleceğini tahmin edebiliyor, devlete ait tüm resmi araçları ve oradaki Jandarmanın kabiliyetlerini iyi biliyorlardı. Hiç ummadıkları şekilde yaklaşmak gerekiyordu. Bu iki kişiyi yakalamak için Jandarma
.........................................................................................-......1 Bölüm: Devlet

107

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yüzlerce operasyon yapmış, ihbar alınmış ama yakalamak mümkün olmamıştı. 12 Eylül'den beri aranıyorlardı. Musa Mızrakin yakalanması olayında bize yardımcı olan elemanımız bu iki militanı kolaylıkla yakalamak için oldukça riskli bir plan önerdi. Plana göre; o köyde güvendiği bir arkadaşının evine gizlice iki tane polisle girip bekleyecek, gece görüş dürbünüyle gözetleme yapılacak, bu kişiler eve girdiğinde ise telsiz veya benzeri cihaz ile alarm verilecek ve merkezdeki timlerin müdahale etmesiyle operasyon başarıya ulaşacak. Tabii PKK'nm gerilla faaliyetlerinin olduğu kırsal bir alanda, bir köy evinde üç tane polis memurunu saklamanın çok büyük bir riski vardı. Çünkü orada oldukları öğrenilirse, canları tehlikeye girebilirdi. Yine de bu olayda riske girmek gerekiyordu. Elemanın önerisini kabul ettim. Biri bizim şubemizden, bu elemanla irtibatımızı sağlayan ve mahalli lisanları bilen Nihat isimli yiğit polis memurumuz, diğerleri özel harekât kursu görmüş iki polisle birlikte toplam üç polisi ve elemanı, gece görüş dürbünleri ve özel olarak yaptığımız alarmlı telsizle birlikte donatarak gece sabaha karşı köye yerleştirdik. İlçe merkezinde zaman zaman özel harekât timlerimiz bulunuyordu. Bu timi de ilçede başka bir bahane ile gerektiğinde müdahale etmek üzere hazır tutulmasını sağladık. Onlara, bizimle muhabere yapacak, dışarıya ses çıkarmayacak özel bir telsiz kanalı, bir röle sistemi de kurmuştum. İkinci gün bize mesaj geldi. Aranan kişiler eve gelmişti. Bunun üzerine hemen yeni oluşturulmaya başlanan, daha silahları bile yeterli olmayan özel harekât timini, kendimizde başlarına geçmek suretiyle harekete geçirdik. O tarihte Ergani ilçesinde bulunan Komando Taburunun iki yüzbaşısını da yanımıza alarak süratle şehir merkezinden Dicle'ye gittik. Dicle'de geç saatte belli bir düzen aldıktan sonra hiç araç kullanmaksızm yaya hareket ettik. Çünkü araç çıktığı anda köyden görünüyor ve köylü tedbir alabiliyordu. Haliç'te Yaşayan Sımonlar......._................................................._.......

108

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben kravatlı, takım elbiseli halimle kırsaldaki operasyona katılıyordum. Yaya olarak yağmurlu ve soğuk bir günde on kilometreye yakın bir mesafeyi yürüyerek köye yaklaştık. Köye yaklaşırken, oradaki üç polis memurumuz bizi yönlendirerek, hangi eve yaklaşacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi tek tek tarif etti. Ayrıca köyün yakınlarındaki evinden faydalandığımız köylü de bize kılavuzluk etti. Militanların kaldığı iki evi de sardık. Bu kişiler bizim köyü sardığımızı, timin geldiğini hissettikleri anda evin içinde özel olarak tasarladıkları bölme ve sığmaklara saklanmışlardı. 1-2 saatlik bir aramadan sonra onları saklandıkları yerlerde yakaladık. Silahlarını, bombalarını ve diğer malzemelerini de bulduk. O tarihe kadar yüzlerce defa bu kişileri yakalamak için birçok operasyon yapılmış; Jandarma ve Komando gitmiş, o dağlarda arama yapmış ve her zaman elleri boş dönmüşlerdi. Bu kadar çok operasyonun yapılmasına rağmen bu şahısların yakalanamaması, bir taraftan şahısları birer efsane ve kahraman haline getirirken, diğer taraftan da köylülerin ve diğer insanların devlete olan güvenini zedeliyordu. Ayrıca bölge halkı bu kişilerden ciddi derecede korkuyordu. Fakat bu olayla görüldü ki, biraz riski göze alan bir anlayışla yaklaşıldığında bu insanlar kolaylıkla yakalanabiliyordu. Bu olay, bölgeye TİKKO hareketinin ve gerillalarının gelmesine uzun süre mani olmuştur. Yakalanan kişilerin daha sonraki ifadelerinde onların Tunceli bölgesine giderek oradaki kırsal alandaki TÎKKO militanları ile görüştükleri, buradan bir grubun Diyarbakır-Elazığ bölgesini örgütlemek için geleceği, onlarla ilgili kendilerinin keşif hareketlerini tamamladıkları gibi kapsamlı bilgiler vermişlerdi. Esasen bu iki kişinin yakalanması çok da önemli bir olay değildi ama önemli olan risk alarak personel akıllı bir biçimde örgütlendiğinde olayları büyümeden önlemenin mümkün olduğunun görülmesidir. Risk alınmadığında yüzlerce kez yapılan operasyonlar boşa çıkıyor, örgüt ve mensupları söz konusu bölgelere yerleşerek bünyelerine daha fazla, sayıda insanın katılmasını sağlıyor, örgüt gittikçe büyüyor, bir müddet sonra da müdahale daha da zor bir hale geliyordu. Bu tür operasyonlarda, belki birkaç kişinin hayatı 109

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

riske girebilirdi ama gelecekte otuz kişinin hayatım riske atılmaması, belki de otuz şehit verilmemesi sağlanabilirdi. Aslında planlı ve akıllı hareket edilmesi halinde alman riskin boyutu da azalıyordu. Güneydoğu'daki olayların bu kadar uzun süre devam etmesinin altında yatan sebebin de bu riski göze alamayan, aşırı sağlamcı anlayışın olduğunu düşünüyorum.

Burhan Nart Olayı
Diyarbakır'da görev yaparken yaşadığım en enteresan olaylardan bir tanesi de Burhan Nart olayıdır. Bu olay, devletin güvenlik sisteminin nasıl çalıştığı konusunda fikir veren trajikomik bir olaydı. Kapsamlı bir operasyonla iki. TÎKKO militanını yakaladıktan sonra şahısları alıp Dicle'ye getirdik ve oradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından Ergani Komando Taburuiıa geldik. Bu operasyon sırasında, biz Dicle'deyken, Diyarbakır merkezde bulunan yardımcını Durmuş acil koduyla telsizle benimle görüşmek istedi. Onunla üstü kapalı bir şekilde, görüşebildik im kadarıyla, I stanbul'dan önemli bir mesaj geldiğini, bazı örgüt mensuplarının Diyarbakır merkezde yarın sabah buluşacaklarını, içlerinde bir polis ajanının olacağını, bunun gizlice takibinin istendiğini ve kendilerinin de gerekli tedbiri aldıklarını belirtti. Ben de gereğinin yapılmasını, oraya gidince daha. ayrıntılı görüşeceğimizi söyledim. Ve biz sabaha karşı Diyarbakır'a geldik. Temel ihtiyaçlarımı giderdikten sonra saat dokuz gibi daireye gittim. Durmuş bana mesajları gösterdi. O dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Danimarkalılardan telefon hatlarına takılan portatif, kriptolu muhabere yapan cihazlar almıştı. Haliç'te Yaşayan Simonlar....................______.................___.. .____..... Bu cihazlar küçük bir bilgisayara benziyordu, tuş takımı küçük olduğu için yazmak zor oluyordu. Alet yazılanı belleğine kayıt ediyor, biz de belleğe yapılan kayıtları telefon hatları üzerinden kripto ile ilgili illerin İstihbarat Şubelerine gönderiyorduk. Onlar da aynı makineyle bu yazıcılarına sesi alıp çözüyorlardı. Küçük hesap makinesi bir yazıcıyla 110 yazılanları ayrıca kâğıda benzer

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

döküyorduk. Böyle gizli, ama çalıştırılması zor bir muhabere yöntemi vardı ve saatlerce uğraştırıyordu. İşte bu cihazlarla bize sürekli mesaj gelmişti. Bu mesaja göre, gelen kişi birtakım örgüt mensupları ile Diyarbakır Fis Kayası mevkiinde bir örgüt sempatizanının evinde buluşacak, bu buluşmadan sonra bu kişiler muhtemelen Suriye'ye geçecekler, Suriye'de belli bir buluşma, görüşme ve eylem tatbikatının ardından alacakları silahlarla tekrar Türkiye'ye dönüp Jandarma Genel Komutanına ve bazı yetkili kişilere suikast yapacaklardı. Böyle önemli bir olay üstündeydik. Ben tam bunları okuyup Durmuştan bilgi alırken, bu olayda ajan olarak rol olan kişinin sabah geldiğini ve bizim arkadaşlarla görüştüğünü söylediler. Adam kendisinin Kürt Demokrat Partisi (KDP) mensubu olduğunu, bütün bölücü örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, böyle bir eylem kararı aldıklarını anlatmış. Bu, bana çok makul gelmemişti. Örgütlerin illegal yayın organlarım izliyorduk ama böyle tüm bölücü örgütlerin birleştiğine dair bir yayına, bir dokümana rastlamamıştık. PKK kırsalda faaliyete devam ediyordu ama bu elamana göre, PKK dahil tüm örgütler bir çatı altında birleşmişlerdi. Söyledikleri çok makul gelmese de takip etmeye karar verdik. Fakat arkadaşlar sabah buluşmanın gerçekleşeceği semtte tertibat almışlar, söz konusu buluşmayı takipte de görmemişlerdi. Bizim görevliler buluşmanın olacağı Fis Kayası mevkiinde beklerken, Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesine gelen polis ajanı bilgi kaynağı sabah erken saatte buluşmanın gerçekleştiğini belirtmiş. Hâlbuki bize gelen mesaja göre buluşma saat dokuzdan sonra olacaktı, ama bu kişi Emniyet'e saat 09.30 gibi gelerek buluşmanın saat altıda olup bittiğini söylemişti. Bu kişinin verdiği bilgileri arkadaşlar mesaj haline getirip hem İstanbul hem de bu işleri koordine eden Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına haber vermişlerdi. Ben şubeye geldiğimde bu kişinin tekrar geldiğini söylediklerinde onunla görüşmek istedim. Bu kişi bana da Diyarbakırlı ve örgüt mensubu olduğunu, bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, KUK'un, KAWA'nın, TKSP'nin, PKK'nm kalmadığını ve eylemlerin KDP adına organize 111

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edileceğini söyledi. Bunu nereden duyduğunu sorduğumda, "Nasıl inanmazsın, biz yaptık, bunların dokümanı var, bu dokümanları getiririm," dedi. Bu işleri çok iyi bilen birisi gibi kendinden emin konuşuyordu. Böyle bir scyin pek makul görünmediğini, ayrıca böyle bir durum gerçekleşmiş olsaydı bu bilgiyi örgütün çeşitli yayın organlarından ve bağlantılarımızdan edinmiş olacağımızı söyledim, ama o söylediklerinde ısrarcıydı. Aslında bu şahsın anlatımlarından rahatsız olmuştum fakat o, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğünün elemanıydı. İstanbul şubesi onu kullanmış, ondan aldığı bilgileri merkeze yazmışlardı. Belli ki onun anlattığı bilgilere dayanarak operasyon hazırlıkları vardı. Bu adam yalan söylüyor demek tuhaf karşılanacağı için o an bir şey söylememeye karar verdim. Diğer yandan bu kişinin bize uğramaması, bizim onu tanımamamız gerekiyordu. Bize gelen mesajda içerisinde bilgi kaynağının da olduğu örgüt mensuplarının buluşacağından bahsediliyordu. Biz bilgi kaynağını uzaktan izleyerek takip yapacaktık. Bilgi kaynağının zor durumlar haricinde bizimle temas kurmaması gerekirken o bizimle görüşmeye gelmişti. Böyle şeyler olabilir, birtakım aksilikler, gariplikler yaşanabilir diye düşünerek bu durumu çok önemsemedik ama yine de kendisi hakkında şüphe duymamıza yol açmıştı. Zaten anlattıkları da pek doğru ve akla uygun gelmiyordu. Bir müddet sonra şahıs ailesine uğramak istediğini, kendisine bir araba verip veremeyeceğimizi, ayrıca ailesine onun devlet için önemli görevler yaptığını söyleyip söyleyemeyeceğimizi sordu. Bunun mümkün olmadığını, her ne kadar sivil plakalı da olsa bir polis aracını kendisine veremeyeceğimizi uygun bir dille anlattık. Fakat bizim de zaman zaman kullandığımız bazı taksilerin olduğunu, onu istediği yere götürebileceklerini söyledik. Neyse daha sonrasında şahıs bizden araba istedi, o zaman yeni temin ettiğimiz üzerinde TAKSİ levhası olan bir aracımız vardı. Ayrıca rol yapma kabiliyeti çok gelişmiş olan, her türlü saf insan görünümüne bürünebilen, yetenekli bir polis memurumuz da şoför olacaktı. Adama bu taksiyi

112

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet yere

göstererek

gidip

ona

binmesini,

taksinin

onu

istediği

götüreceğini söyledik. Şoför rolündeki polis memurumuz bu konularda harikalar yaratabilecek inanılmaz kabiliyetteki polis memuru Fahriydi. Şahıs arabaya biner binmez bizim memura "Polis abi ne yapıyorsun? Nereye gidiyoruz?" demiş, Şoför rolündeki polis memuru arkadaşımız ise hiç bozuntuya vermeden "Allah Allah bana bir polisi gezdireceksin demişlerdi. Şimdi sen bana polis diyorsun, bu ne biçim iş," diyerek hitabını garip karşıladığım söyleyince, adam şoförün polis olmadığına ikna olup rahatlamış. Saf numaralarına devam eden arkadaşımız, adamı konuşturmak için samimi bir sohbet ortamı yaratmak amacıyla başlamış şahsa İstanbul'u sormaya. Denizin ne kadar büyük olduğunu, hiç deniz görmediğini, hatta onun ne kadar şanslı olduğundan bahsetmiş. Bir süre böyle koyu bir sohbete dalmışlar. Sonra bizim arkadaş memur olan bir yakını için vergi iadesinde kullanmak üzere fatura topladığını, otobüs bileti ya da aldığı malzemelerle ilgili faturaları verirse çok memnun olacağını söylemiş. Bunun üzerine adam cebindeki biletini ve birtakım harcama faturalarını bizim arkadaşa vermiş. Polis memuru Fahri şahsı uygun bir yere bıraktıktan sonra şubeye döndü. Aralarında geçen konuşmaları anlattı ve şahsın İ s Um b urdan, Ankara'ya, oradan Elazığ'a yaptığı yolculuklarda kullandığı biletlerini ve harcama, fişlerini verdi. Adam bize saat. 06.00da Diyarbakır'a geldiğini söylemişti. Oysa bilette Ankara'dan otobüse biniş saati yazıyordu. Dolayısıyla 7'den önce Elazığ'a gelmiş olamazdı. Verdiği bilgi yanlıştı. Ama yine de işi sağlama almak açısından aldığı bilete dayanarak hemen Elazıği aradım. O zamanlar Elazığ İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan'a "Müdürüm, memurlara da güvenmeyin, lütfen sız bizzat gidip garajdaki şu .firmayla konuşun. Ankara'dan bilette yazan saatte kalkan otobüsün hangi saatte Elazığ'a geldiğini sorun. Bu benim için çok önemli, kesin bilgi vermeniz lazım, hata olmamalı." dedim. Bizim hesaplamamıza göre şahsın 09.00'dan önce gelmemesi lazımdı. Hakikaten biraz sonra Emin Müdür beni aradı, otobüsün 113

........ 114 ........ Bilgi kaynağının verdiği bilgiler çok ciddiydi. İstanbul'a............ Fis Kavasıiıdaki toplantıya katıldığını..... 1 . oradan Nusaybin üzerinden Suriye'ye geçecekler._________........ Ona şahsın verdiği bilgilerin ihtiyatla karşılanması gerektiğini....00'dan önce Diyarbakır'da olması filen imkânsızdı. Oysa şahıs 06. Mardin'e kalkan araçların bulunduğu Balıkçı-larbaşı denilen yere bıraktıktan sonra şahıs gidip minibüse binmişti... Suriye'den alınacak silahlarla tatbikat yapıp döneceklerdi.... diğer ilgili illere mesaj olarak çekiyorduk. toplantıdan sonra herkesin görev alıp ayrıldığını söylemişti..00 civarında Elazığ'a geldiğini söyledi.... O tarihte ülkede sıkıyönetim vardı ve alınan her türlü istihbari bilginin askeri karargahlara aktarılması gerekiyordu. Yalan söylüyordu... Hiçbir süzgeçten geçirmeksizin gelen tüm bilgiler doğru kabul ediliyordu........... 07.._ ....00'da Diyarbakır'a geldiğini.... verdiği bilgilere kaydıihtiyatla yaklaşılması gerektiğini... Yazışmaların hızlandığı bir sırada o zamanın Daire Başkanı Beyhan Bey beni aradı.... Bu daha da ciddi bir sıkıntı kaynağıydı.. Halbuki Mardin'e gelmeden Sultan Şehmuz denen Şehir mıntıkada merkezinde inip inip arkadaşlarıyla buluşması gerekiyordu................ elimdeki bilet ve belgeler bunu ortaya koyuyordu........... Askerler ise getirilen bu tür bilgileri inanılmaz bir heyecanla karşılayıp hemen büyük tedbirler alınmasını istiyorlardı................ Tabii bu gelişmeleri bir yandan hemen Ankara'ya. Şahıs Mardin'e kadar gitmişti.... Bizim arkadaşlarımız da aynı minibüse binip biraz da hafif sarhoş numarası yapmışlardı..................... bütün herkes alarmdaydı.... Yani şahsın saat 09.... Bölüm: Devlet 07.... bazı bilgilerin gerçekle uyuşmadığını. Ben bilgileri aldıktan sonra Mardin'e gideceğini bildiğimden oraya gidecek dolmuşlara sivil giyimli rol yeteneği olan personeli yerleştirerek bu şahsın takibini istedim... Genel Müdürlüğe.. Ayrıca yeni ifadesine göre bizden sonra Mardin'e gidecek... Bu yüzden sözlerim Ankara'yı biraz rahatlatmıştı... orada Sultan Şehmuz denen yatır ve ziyaret yerinin olduğu bölgede diğer arkadaşlarla buluşacaklar.. bizim bazı tereddütlerimizin olduğunu söyledim. ihtiyaç vardı............ Bizim şoförümüz onu Diyarbakır'dan.........___________________....00'de Elazığ'a gelen birinin yeniden araç bulup Diyarbakır'a gelebilmesi için en az iki saate yakın bir zamana.

.............. "Ben arabayla gideceğim. sen nasıl beni takip ettirirsin. Hâlbuki şahıs takibi hiçbir şekilde fark etmemişti..... Bu kişi bir gün sonra tekrar Diyarbakır'a 115 ...... Komutan da uygun bir şekilde adamı göndermişti.. bu adam direkt buraya geldi......" dedim......... "Darda kalırsan bu yüzbaşıya gidip benim selamımı söyleyebilirsin. Beni biraz sonra İstihbarat Şube Müdürü Mehmet aradı ve kızgın bir şekilde. "Asla böyle bir şey yapmayın.... benim selamımı söyleyerek kendisini sınırdan geçirmesini istediğini söyledi... PKK geçişlerinden dolayı Nusaybin'de nöbetçiler ve mayınlarla sıkı bir şekilde korunan Suriye hududunu geçerken bir terslik olursa kimden nasıl yardım görebileceğini sormuştu. Adam daha da ileri giderek Mardin İstihbarat Şube Müdürü Mehmet'ten kendisine bir araba verilmesini istemişti.. ben çok darda kalırsa size gelmesini söylemiştim. 1 .... sana bunun hesabını sorarım........................ vermek istiyordu...... Nusaybin'e iner inmez doğrudan Bölük Komutanı'na gitmiş." dedi.. Bölüm: Devlet doğruca Emniyete gitmiş ve Emniyet Nöbetçi Amirliğinde İstihbarat Şube Müdürü'nü aramıştı.. bunu fark etmesine neden olacak hiçbir şey yapmamıştık.... Ama Mehmet en sonunda bir şoför vermek suretiyle adamı Nusaybin'e kadar göndermişti............._ ...... Aslında adam Emniyetin çalışma biçimini önceden anlamıştı. böyle bir hareketin daha sonra başına belaya sokabileceğini söyledim." demişti... Fakat bizim adam Burhan Nart... Komutan beni gece saatlerinde aradı.. ben ısrarla asla bunu yapmaması gerektiğini...... "Ağabey..... Sınırdan geçerken yakalanırsa ya da başka olağandışı bir olay olursa bu yola ancak o zaman başvuracaktı." demiştim............ beni niye takip ettiriyorsun...... yanma bir kişinin geldiğini.................___________________.... verdiği bilgilere ederek dayanarak Emniyet böyle tarafından bir tepki izlenebileceğini tahmin otomatikman veriyordu... Ben de o zamanlar Nusaybin'de görev yapan Jandarma Bölük Komutanı arkadaşın ismini vermiştim.... Mehmet bu adamın şerrinden korktuğu için ona istediği gibi bir araba..... Bana beni Öldürtmek mi istiyorsun.........._________...... bana karışmaman lazımdı diyerek bağırdı... yoksa senin tüm işleri berbat edip bozduğunu Ankara'ya ve İstanbul'a söylerim....... Bizimle Diyarbakır'da konuşurken.

.........._________.. daha önce örgüt mensuplarınca yerleştirilmiş olacak... Ankara'ya bu şahsa bir an önce müdahale etmemiz gerektiğini.... bilet aldım otobüsle Ankara'ya gideceğim. Akşam bizimle görüşmeye geldiğinde Burhan Nar t a müdahale etmeye ve sorgulamaya karar verdik...... 1 .......... Akşama doğru tekrar görüşmek üzere bizden ayrıldı. önce teslim olmuş PKK'nın eski önemli kadrolarından itirafçı Hidayet Bozyiğıt bizim yanımızdaydı.. adam hayat hikâyesini anlatmaya başladı: "Diyarbakır'da bu tür olaylara adı çokça karışmış.. Silah...." dedi... daha doğrusu irtibat kurmuştum ama gitmeye gerek kalmadı.... Şahıs şubeye geldiğinde. kenara çektik.... "Yalan söylüyorsun. aldığımız bilgiye göre o saatte söylediği Firmanın Ankara'ya kalkan otobüsü yoktu....... İleri sürdüğü bahaneleri tek tek geçersiz kılınca....... Hemen verdiği bilgileri kontrol ettirdik. Bu defa "Ben Suriye'ye gidecektim.. Bu gelişmelerin yaşandığı esnada daha... doğruyu anlatmıyorsun. galiba verdiği saatte Ankara'ya hiçbir otobüs yoktu.. bizi destekliyordu....... bir müddet sonra çaresi kalmadı ve söylediği her şeyin yalan olduğunu itiraf etti... yeni şeyler söylüyordu.......... "Neden böyle bir şey yaptın.. böyle bir şeyin olamayacağını söyleyip.. Ben tüm bunları mesajlarla Ankara'ya ve İstanbul'a ak tarıyordum.... neden?" diye sorunca.......... böyle bir yalan nasıl söylenebilir? 10-15 günden beri tüm teşkilatı alarma geçirdin.." diyerek yalanlarını tek tek sıraladık....... Artık bizi kandıramayacağım...........___________________.... yoksa olayların çok vahim boyutlara doğru gittiğini söyledim..... illegal bölücü faaliyetlerde yer 116 .... Anlattıkları herkesi heyecanlandırıyordu...... ve malzemeler bizimle geliyor.... Silah ve malzemeler de bu arabada olacak..... iş kaba ve öfkeli konuşmalara dönüştü........ doğruyu anlatmazsa bunun bedelini çok ağır ödeyeceğini.... Adamın anlattıklarını değerlendirdiğinde tamamının hiç tereddütsüz yalan olduğunu....... başına çok ağır şeylerin geleceğim söyleyince... Ben artık kesin olarak tüm anlattıklarmııı yalan olduğuna kani olmuştum ama kimse yalan olduğunu kabul etmiyor ya doğruysa diyordu. Şahsın anlattığı bütün bilgiler tek tek yalan çıkıyordu............_ ... yine bizimle temas kurdu. Şahıs her ifadesinde yeni bir eylem hedef gösteriyor.. Adam söylediklerimize itiraz edip direniyordu...... Bölüm: Devlet geldi...........

..... Bir Başkomiser ile irtibata geçmiştim... Bu kişi bana 'hadi bakalım bize bilgi getir' dedi.... Bir müddet sonra benimle ilişkide olan polis 'mademki senin yakınların örgüt içinde önemli konumlarda bulunuyorlar. Diyarbakır'da herkesin çeşitli suçlardan arandığım bildiği Heybet.. işe tanıyıp bildiğim birtakım insanları kattım.. ben de senaryo uydurmaya başladım ve uydurdukça işin içinden çıkılmaz hale gelecek şekilde olayı büyüttüm........... Böylece İstanbul teşkilatına devredilmiş oldum.......... Biraz daha bilgi getirmem istendiğinde bir şeyler uydurmaya başladım............ oraya gidersem her türlü bilgiyi alabileceğimi söyleyince oradaki teşkilatla beni ilişkiye geçireceklerini belirttiler...... oradan Suriye'ye gideceğimi söyledim..... zamanında Jandarma Genel Komutanı olan Kema.. aldım.... İstanbul'a gittim ve oradaki ilgili birimle beni irtibata geçirdiler. 1 .. Mutlaka bilgi getirmem istendiğinden bu defa......... Ben de KOPlılerin bazılarını tanıdığımı..... Ben de kabul ettim.......... ben de buna benzer bir olay olacağını söyledim...._ .. Bu yüzden ben de bir oyuncak tabanca..... Yakalandığımda böyle önemli bir ailenin üyesi ve örgütlere yakın olduğumu söyledim.. Diyarbakır'da buluşma olacağını........ Soygunu henüz gerçekleştirmediğimden. bununla İzmir'de Kem e rai t ı h d a bir kuyumcuyu soyup elde edeceğim parayla İzmir'den Yunanistan'a kaçmayı düşündüm. Açıkgöz gibi insanların isimlerini verdim._________................ adım sanım bile bilinmez. Bu arada hatırlıyorum....... Ama daha soyguna başlamadan kuyumcunun orada yakalandım.......... Sonunda böyle bir senaryo kurguladım... geçmişten beri Kürtçülük faaliyetleri ile bilinen bir ailenin üyesiyim... biraz daha bilgi getir dediler.in Eken'e bir suikast olmuştu...... Benimse hiçbir şeyim yok.. Ben de yakınlarımın çoğunluğunun İstanbul'da olduğunu...... Onların damadı yım ama nıçDir siyasi faaliyetim yok......lett.... örgütün eylem hazırlığı içinde olduğunu söyledim..... Bana bu olayın içine gir..___________________...... hadi bize örgütten bilgi getir bakalım' dedi. hazırlık safhasında yakalandığımdan polis bana ajanlık teklif etti. Bu tür faaliyetlerde yer aldığı....... Tabii Diyarbakır'da beni takip edeceğinizi bildiğim ve böyle bir buluşma olayı gerçekleşmeyeceği için size buluşma saati konusunda yalan 117 . örgütlere katıldığı için herkesin bir itibarı var..... Bölüm: Devlet almış...........

. "Nereye kadar gideceğimi bilmiyorum.." diye karşılık verdi... bu konular hakkındaki bilgileri takip eden.. zorlayacaktım fakat geçemeyeceğimi gördüm. Ankara.... Mardin gibi bütün iller alarma geçmişti.. 1 .......... Diyarbakır..... böyle bir insanın söyledikleri. Mardin İstihbaratının beni takip edeceğini bildiğim için ben önce davranıp onların yanına gittim... Bölüm: Devlet söyledim........ yalanları bile sistemin tümünde ciddiye alınabiliyordu. sahte kimlik kullanıyordu... Hâlbuki olayları.._ .... Hayat hikâyesinin geri kalanında anlattığına göre........ şahsın anlattıklarına daha birinci gün şüpheyle yaklaşılır........ itibar edilmez...... tüm senaryonun yalan olduğunun anlaşılması..... daha önce de birkaç defa firar olayı gerçekleştirmişti... hatta bunlar tamamen göz ardı edilirdi.. nereye kadar devam edecektin?" diye sorduk.___________________. Tabii şahsın anlattığı her şeyin..... Askerliğe devam edemiyordu. baştan sona kadar tüm anlatılanlarda hiçbir doğruluk payının olamayacağı ilk bakışta anlaşılır nitelikte olmasına rağmen tüm sistem bunların doğru olduğunu kabul ediyor.... olayların doğru analizini yapabilen ve kapsamlı bilgilere sahip bir kadro... Aslında bu durum şu gerçeği de ortaya koyuyordu... tabii bu kişi ile irtibatlı olan insanlar zor durumda kalmıştı...... Daha doğrusu... suikastların gerçekleştirileceği yönünde bilgilerle birlikte beraber hareket ettiği önemli militanların.. Ama siz biletle benim açığımı tespit ettiniz. Daha doğrusu gidip gelecektim.... Ağrı tarafındaki bir birlikte askerliğini yaparken firar etmiş............ 118 ... Ve sonunda tüm bunların yalan olduğu anlaşılınca........ ama en sonunda söylediğim eylemeleri tek başıma denemeye kalkardım herhalde....._________.......... Sonra Suriye'ye geçmeyi denedim ama başaramadım..... Çeşitli yerlerde eylemler yapılacağı.......... Mardin'e gittiğimde.. en küçük bir şüphe duymadan günlerce bir adamın söylediklerinin peşinde koşabiliyordu........ Emniyet Genel Müdürlüğü.... böyle bir yapı var olsaydı.. örgütleri ve gelişmeleri çok iyi tanıyan................... ajanı sevk ve idare eden Başkomiser'i (K/O ajanı yöneten görevliyi) çok zora sokmuştu...... aranan kişilerin isimlerini veriyordu......" "Peki. İstanbul..... silahların geleceği..

.... sakın böyle bir şey yapmayın..... birkaç defa para bile almış......... yine askerden kaçmış ve İstanbul'a gelmiş.... "Aman sakın.. belki bir yıl.. 1 . Emin Bey'in yanında çalışıyordu................." diye bilgi verdik...... askere gidip yarım kalan askerliğini tamamlamasında kapanmış oldu.... Bu kişi masraflar için kendisine belli bir miktar para verilirse.___________________.... Tunceli'deki bir askeri birlikte görev yapan askeri mahkemeden bir yazı geldi.. Bölüm: Devlet Sonunda adamla konuştuk... belki de iki yıl. Bir müddet sonra.. tüm olanları onu da zor durumda bırakmayacak şekilde anlattık. Para aldığı kişiler içerisinde bir tek o şikâyette bulunmuştu.... Bu defa da PKK'nın çok önemli ve iyi bir militanı olduğunu.. Burhan Nart adlı bu kişi. Aradan epey bir zaman geçmişti... Türkücü İbrahim Tatlıses'i bile tehdit etmiş.............. istihbarat birimi ile beraber çalıştığını söylediği bildiriliyor ve bu konuların doğruluğu tarafımiza soruluyordu....... Sonradan öğrendiğim kadarıyla...... daha sonra İstanbul İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı olarak atanmıştı............... Bir gün beni İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan ve yardımcısı Salih Güngör aradı. o 119 fayda olduğu yönünde kendisini ikna edip...._________. Biz bu adamla ayrılırken bundan sonra artık doğru ve dürüst olacağı yönünde mutabık kalmıştık ama yine yalanlara başvurmuştu...... Bu kişiyle bu yönde bir anlaşma yapılmak üzereymiş............ Bunun üzerine askeri birliğe böyle bir görevde bulunmadığını belirterek................._ . dolandırıcıdır... yurtdışına gidip o zamanki Dev-Sol liderini yakalayıp getirebileceğini iddia etmiş... İbrahim Tatlıses en sonunda dayanamayarak durumu polise şikâyet etmiş............ PKK adına İstanbul'a gönderildiğini söyleyerek İstanbul'da adı duyulan bütün mafya babalarından haraç almış. Şahsın kimliğini öğrenince... Aradıklarında PKK'nın çok önemli kadrolarından biri olduğunu söyleyen bir kişiden bahsettiler...... Salih Diyarbakır'da kısa bir süre benim yardımcılığımı yapmış....... askerlik görevi için gönderdik. Şahıs yakalandığında.... Bizim açımızdan bu dosyada böylece .......... Bu defa da yazıda adı geçen kişinin askerde firarda kaldığı dönem içerisinde devlet adına önemli görevler yaptığını. Bu insan sahtekârdır......

anlatınca onunla işbirliği yapma düşüncesinden 120 ._ . İstanbul polisi için çok önemliydi............. Biz adamın yaptıklarım vazgeçilmişti................................ Ama asıl önemli nokta.. Halbuki adam giyim-kuşamı itibarıyla oldukça gösterişli.. zarar görebilir.... Fransa'da olduğunu söyleyerek onu yakalatabileceğim ya da öldürebileceğini iddia etmişti. 1 ...... Dursun Kara ta s'm yerini bildiğini.... Basit bir üçkâğıtçının sözlerini gözleri kapalı takip eden bu sistem daha ciddi............ Hiç ki adamın anlattıkl arının yalan olabileceğini düşünmüyor......___________________. belki tamamını anlatırsak kahkahalarla gülünecek saflıkta bir olaydı.... küçük bir üçkâğıtçılıkla kandırıp aldatabiliyordu.. bu defa kendisinin PKK mm üst düzey kadrolarından olduğu yalanını devam ettirmişti.. Burhan Nart bu olay dolayısıyla yakalandığında... İşte böylesi bir adam tüm sistemi... Bu yüzden onu tanıyıp tanımadığımızı sormak için bizi aramıştı.. Bu yüzden o zamanki İstanbul Emniyet Müdürü Hamdi Ârdalı ve oradaki görevliler böyle bir fırsata balıklama dalmak üzerelermiş................ aksine hemen doğru olduğu kabulüyle arkasından gidiyor.... Bu gerçeği ortaya koyması bakımından Burhan Nart olayı oldukça öğretici bir olaydır. Salih Güngör d 3.... Bölüm: Devlet zaman adı duyulan İstanbul'daki tüm mafya liderlerinden PKK adına tek tek haraç aldığını itiraf etmişti.............. Hatta bir iki milyon dolarlık pazarlık yapılırsa her şeyi yaptırabileceğini söylüyordu... Fakat bu olay ortaya çıkınca mafya liderleri şahsın hemşerileri olduğu için yardım etmek ve destek olmak amacıyla para verdiklerini söylediler... bu sistemin en önemli merkezlerinin ve buralarda çalışan görevlilerin bu kadar kolay kandınla -biimesıdir.._________... Bu çok basit..... belki komik......... profesyonel kişiler tarafından ortaya konacak kapsamlı bir kurgu karşısında kim bilir ne boyutlarda..... İn fi önce Diyarbakır'da İstihbarat Şubesinde çalıştığı sıralarda bu kişinin adını duymuştu.................... Aslında hepsi korktukları için adama para vermişlerdi ama bunu itiraf edemediklerinden yalan söylüyorlardı.... ihtiyatlı davranarak söylenenlere şüpheyle yaklaşmıyor.. küçük.. Tabii Dev-Sokun İstanbul'da yaptığı eylemler dolayısıyla Dursun Karataşin yakalanması......... hali vakti yerinde görünüyordu......

.... Kişinin örgütsel faaliyeti............ Ama bizim sistemimiz bırakın bir kelimeyi... neyin doğru olduğunu kesin ve net olarak anlaması zorunludur.... herkes için sıradan bir vida iken bir oto tamircisi için bu 1995 model Almanya'da üretilmiş E 200 serisi bir Mercedes'e ait. Bu kanıttan yola çıkılarak uzaktan kumandalı bir telsizin kullanılmış olduğu sonucuna varılabilir... tamamı işi bilmiyordu.........___________________. modeli vs.. böylece küçücük bir vidadan olayın tamamı çözülebilir.... sanatını her açıdan iyi bilen insanlar bir tek parçadan ya da bir tek olaydan yola çıkarak işin tamamını görürler... İşte işini...... yerde bulunan bir vida.. Örgütlerin ideolojik altyapılarını.. Bizim teşkilatımızda olayları kavraya-biime becerisi ne yazık ki yetersiz kalmaktadır... Aslında bu durumun nedeni....... istihbarat da bence budur.._________.......... özellikleri tespit edilir.. 1 .... örgütsel yapılarını tam anlamıyla bilmediklerinden bu örgütler hakkında söylenenleri doğru şekilde mümkün değerlendiremiyor. bilgiye sahip görevlilerin bu aldatmacaya asla kanmamaları gerekirdi...._ ...... Veya bir olay yerinde bulunmuş bir elektronik devre elemanı. cümleden................. eylem tarzlarını.. Bence en önemli eksiklik buydu. bir vidadır.... hangi safhalara gidebileceği konusunda net bilgilere sahip değillerdi......... Bir kişinin söylediği büyük yalanlar ancak bunları ispat eden maddi deliler bulunduğunda ortaya çıkıyordu.. başından sonuna kadar yalan söyleyen birinin yalan söylediğini tespit edemiyordu... Buradan kazaya karışan aracın markası. İstihbarat personelinin de bir tek anlatımdan....................... bu konuda kapsamlı.. Bölüm: Devlet Bu işte profesyonel olarak çalışan. olmadığı bunlardan yeterli neyin bilgi mümkün birikimine nevin sahip konusunda olmadıklarından doğru kararlar vere iniyorlardı.. mesleğini............... neyin yalan.......... Halbuki İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesi personelinin.... sözden.. attığı slogandan neyi bilip........ herkes için sıradan bir parçayken bir radyo tamircisi için bu 170 Mghz'de çalışan bir telsizin parçasıdır.......... ortaya koyduğu tek bir iddiadan. Her zaman eğitimlerde ve sohbetlerde anlattığım gibi.. kişinin anlattığı tek bir olaydan. bir slogandan olayın bütününü çözmeleri gerekiyordu. neyi bilmediğini. güvenlik sisteminde çalışanların bilgi eksikliğiydi..... illegal yaşamı göz önüne alınıp örgüt içinde 121 . ideolojik olayların nerelere.

. örgüt mensuplarının yetiştirildiği gibi önce Kapital.... Fakat bu görevlerde olup da bu temel eserleri bütünüyle okuyanı... Bizlerin de daha terörle mücadele veya terör istihbaratı görevine başlamadan.. onları anlayacak ve algılayacak seviyede bu işi bilmiyor.. daha sonra tüm illegal örgütlerin dergi....... 1 ....___________________............. Hem ülke içerisinde hem de ülke dışında bu türden ideolojik örgütlerle olan mücadelede aynı durum geçerliydi..... irtibat halinde bulunduğu Başkomıserin....... bu grupların ve militanların duygu ve düşünce dünyalarını tanıyıp anlamamız açısından... ideolojilerini ve amaçlarım çok iyi bilmemiz gerekiyor........ yeterli oranda bilgiye sahip değildik. Sonuç olarak.. ideolojisinin ve hedefinin ne olduğunu........ Bölüm: Devlet hangi konumda olanlar neyi bilir....... Bir tek kelimeyi atlamayacak kadar bu konuya hâkim olmalı....... olması gereken yeterlilikte bir bilgi birikimi maalesef yoktur.. MİT......... Aslında sadece bu olayda değil.......... Felsefenin Temel İlkeleri gibi Marksist-beninist düşüncenin temel felsefesini oluşturan eserleri okumamız..... görmedim....... Türkiye'deki yapısının nasıl şekillendiğini.. kendisine anlatilanlardan adamın açıkça yalan söylediğini tespit edebilmesi gerekirdi... Bu kişinin İstanbul'da tanıştığı....... 122 ............ broşür ve eğitim materyalleri üzerinde kapsamlı bir eğitime tâbi tutulmamız gerekirdi..... Genelkurmay ve Jandarma teşkilatlarında görevli istihbarat personelimiz maalesef örgüt mensuplarıyla konuşacak..... nasıl kurulduğunu ve neleri yapıp... Emniyet. Hâlbuki bütün ideolojik grupları.. Başkom işerin KDP Yi in ne olduğunu......... Biz de.... söylenen en ufak yalanı ya da anlatılanlardaki en küçük bir tutarsızlık ve yanlışı tespit edebilmeliyiz. Oysa bizler önümüzdeki apaçık yanlışları bile fark etmekten acizdik.. İstihbarat (întelligence) İngilizcede akıl..... bunların geçmişten bugüne uzanan seyrini...... Diyalektik ve Tarihi Materyalizm.. zekâ manasına gelir... Adam bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiğini söylediğinde...._________............. neleri yapamayacağını bilerek söylenenlerin doğru olamayacağına hemen karar vermesi gerekirdi.._ ..... görev sahamıza giren tüm konularda.. kendim de dahil olmak üzere... onlarla tartışacak... neyi bilemez noktasında belli bir anlayışa sahip olarak ona göre hareket edebilmelidir.

. ey lemsel bir strateji çizerler.... niyetlerini algılayamıyordu... herhangi bir olay ya da durum karşısında hangi örgütlerin hangi stratejileri izleyip hangi tavırları alacaklarını.............. kendi içlerindeki farkları algıl ay a mıyordu k..... bunlar deli mi?" şeklindeki basit sorularla oyalanıyorlardı........... daha işin başında bir olayı hangi örgütün yapıp hangisinin yapamayacağını.......... komünist bir topluma nasıl geçileceğinin tek tek yolu ve safhası vardır. 123 ....... anlayamadık.. Onlara göre bugünkü durumdan........___________________. Çoğu zaman "Bu insanlar neden işlerini güçlerini bırakıp dağa çıkarlar.. 1 .. hepsi tüm yönleriyle bilinebilirdi............ bir örgüt içinde hangi şekilde sapmaların yaşanabileceğini.... çerçevesi çok kesin hatlarla çizilmiş olarak tüm örgütlerin ideolojilerinde yazılıdır. Sol grupların Türkiye ile ilgili ayrı ayrı kendilerince bir değerlendirmeleri vardır. hangi olayda hangisinin ne tavır takınacağı meseleleri bizim için hep bir muammaydı. bu ideoloji çerçevesinde örgüt mensupları belli bir bakış açısına sahiptir......._ .... Çünkü tüm bu unsurlar.. Bütün sol grupları sol......._________. bölücü ve dinci örgüt mensuplarının ne demek istediğini.... Oysaki bu grupları tanıyanlar için bu meseleler hiç de muamma değildi... faaliyetlerini............ Bütün Marksist örgütler önce mevcut durumu değerlendirir. Hâlbuki bu algılayış ve kavrayışa sahip olabilseydik. ne yapmak istediklerini.................. amaçlarının ne olduğunu. gelecekteki sosyalist. sonra sınıfları mevzilendirir ve mevcut duruma göre kendilerine örgütsel... hangi eylem tarzlarının hangi örgütler tarafından gerçekleştirilebileceğini çok net olarak tespit edebilirdik.. Aralarındaki farkların neler olduğu........ hangilerinin pasif kalacağı.. hatta basit sempatizanlar bile bu konular hakkında fikir sahibiyken bizim en üst düzey yöneticilerimiz bile bu insanların ve örgütlerin arka planlarını........ fraksiyonlar arasındaki farkın nereden kaynaklandığını hiçbir zaman tamamıyla algılayıp..... Bölüm: Devlet 1_ iîdîj ¿2 Biz sol grupların........... nasıl bir eylem tarzı izleyecekleri....... İşte bunu çok iyi bilmediğimiz için bütün örgütleri birbirine karıştırıyorduk..... hangilerinin eylem yapıp.. Bu grupların içerisindeki insanlar...... bütün sağ grupları ise sağ olarak görüyorduk........

.... köy. ne kadar kof olduğunu gösteriyor........ Fakat bizler hâlâ övünerek sistemlerimizin çok güvenli olduğunu savunarak halkı ve kendimizi aldatmaya devam ediyoruz. Özellikle de köyün yakınında bulunan derin Maden Çayı Vadisinde bu kişileri bulmak ve yakalamak mümkün değildi.. Genellikle de böyle ustalık isteyen planlarda bu işin başındaki insanların yapacakları katkılar.... biraz zahmetli...................... Bu kişiler aynı zamanda PKKlılara bu bölgede yataklık yapıp...... mutlaka kaçıyorlardı...... ardından diğer timler köye göstere göstere gelmeli... destek veriyorlardı... Bu örgüt mensuplarının yakalanmasıyla ilgili olarak yapılan bir çalışma esnasında köyde bize bilgi aktaran insanlarla aranan bu militanların nasıl yakalanabileceğini konuştuk... Daha önce çok defa böyle planlar yapılıp başarısız olması nedeniyle bu defa bizzat kendim timlerin 124 ... köydeki diğer örgüt sempatizanlarına da cesaret veriyor....... köye yaya gelinmesi lazım..___________________. düşünecekleri ince ayrıntılar ve hareket tarzları işi belirliyordu... Bilgi aktarması için köyden eleman temin etmiştik ama bu elemanın verdiği bilgi doğrultusunda askeri birlikler veya operasyon güçleri köye gidinceye kadar bu kişiler kaçıp... bu kayalık bölgenin birkaç yüz metre yakınındaydı... Ancak bu köye ne kadar operasyon ve arama yapılsa yapılsın.... bu şahısları (özellikle iki tanesini) köyde yakalamak mümkün olmuyor. Aranan Üç Kişinin Yakalanması Yine Diyarbakır'da çalıştığımız yıllarda Diyarbakır'ın Dicle ve Hani ilçeleri arasında Dicle'ye bağlı bir köyde aranan kişiler vardı........... ilk gelecek olan operasyon timleri köyde görülmeden vadi arasındaki sırtları tutmalı.............. İkinci olarak. 1 .......... gerçekleştirilmesi zor......._ .... Bu operasyonların sürekli neticesiz kalması.." Bu..._________.......... Bize şöyle bir yöntem önerdiler: "Bir defa araçları çok uzakta bırakarak................... tüm güvenlik sistemimizin ne kadar boş...... Timlerin geldiğini gören militanlar saklanmak için süratle vadiye doğru kaçarken hepsi orada pusuya yatan timlerin kucağına düşecektir. başka yerlere saklanıyorlardı.............. fakat ustalıkla yapılırsa tutabilecek bir plandı.... devlet güçlerine olan itimadı azaltıyordu.... Bölüm: Devlet Sonuç itibarıyla Burhan Nart olayı............

...... konuşmak için geldik.. nasılsınız...... Bölüm: Devlet başında gitmeye karar verdim...... güvendiği zaman insanların katlandığı risk ve yaptıkları şeylerin Güneydoğu'daki operasyonlanmız teorik planlama açısmHaliç'te Yaşayan Simonlar..... Güvenliğiniz de bir sorun var mı.... bu şahıslar da bizim timlerin pusuya yattığı o kayalıklara gelip timlerimizin yanında durdular ve timler hiçbir çatışmaya girmeden bu kişileri teslim aldılar..........___________________.. Bunun üzerine biz de köyden ayrılarak aynı noktada onlarla buluştuk................... Biz köye yaklaşırken bizim pusudaki timler köyden üç kişinin koşarak çıktığını ve kendilerine doğru geldiğini anons ettiler................................... Biz açıkta gelen timler olarak köye girip "Buradan geçiyorduk.. Bize emniyetli şekilde oradan çıktıklarını haber verdiler...... Hiç kimse ateş etmedi......... bir saate yakın çamurlar içinde yağmur altında yürüdükten sonra bir timi köyün uzağında tam vadinin kenarında bulunan kayalıklara gönderdik.................... Köyde hiç kimse bu olayı görmedi.......... Bu hep aynı kaynaktan bize verilen bilgilerdi........_____.._________. Aslında tüm ZAİTTİ el I!. devriye geziyoruz. 125 ......... arama dahi yapmadık........... Sabaha birkaç saat kala köye uzak mesafede anayolda araçtan indik ve yürümeye başladık... Tim gidip yarların etrafında pusuya yatarak yerini aldı........... Güneş doğmaya başlarken sanki köye operasyon gücü geliyormuş gibi geniş bir hilal şekilde yirmiye yakın tim mensubu köye girdi...... yakalanamaz denen kişileri yakalamıştık....... incelikleri ve ayrıntıları planlamada karşılaşılan sorunlar nedeniyle operasyonlarda genellikle çok başarılı olunamıyordu.. Bize çay ikram ettiler... dan hiçbir hata içermiyordu belki ama uygulamada....... Biz bu şekilde köylüleri oyalarken köyün dışında pusudaki timlerimiz militanlan yakaladılar ve köylülere belli etmeden vadinin kenarından kayalıkların arasından köyün dışına çıkarttılar......" diye köylülerle sohbet ettik....._...... çaylarımızı içtik. Böylece aranan üç önemli militanı....._ ........... bize bilgi veren köylüler ve benim sivil istihbarat unsurlarımla beraber bir kış günü (ocak ayıydı zannediyorum) yola çıktık......... 1 . bize itimat ettiği ölçüsü esasen çok önemliydi.... Daha önce olduğu gibi iki özel harekât timi.....

.. operasyon araçlarımızla özel tim amirlerini alıp...... Militanların Lice Hani karayoluna paralel çok yüksek olmayan küçük bir dağın yola bakan cephesindeki ağaçların arasında kaldıkları kanaatine vardık...... 126 ... oradan köylere gidiyormuş gibi kamyonlarla yol alacaktık.............. güneyden otobüslerle gelen tim ise militanları dağda aramaya başladılar....... güneyden otobüslerle gelen 4-5 özel timi sabah saat 07................. araziyi görerek keşif yaptık........... böylece yalnızca güneyden geldiğimizi zanneden militanlar tuzağa düşecekti.. Plana uygun olarak araçları hazırladık ve gece saat 03. Umulmadık yanaşarak yapmalıydık.. Timler amiri ile ben de dağdaki hareketliliği anayoldan takip ediyorduk.. Militanların hiç bir şekilde göremeyeceği Dicle ilçesi istikametinden Hani'ye gelip._ ... Aşağıdan dağa doğru yönelen timler daha 500 metre ilerlememişlerdi ki zirvedeki tim mensupları dağın ortasındaki ağaçlıklardan bazı militanların fırlayıp zirveye doğru çıktıklarını anons ettiler................... bir kısmını otobüslerle yola çıkardık........... Hemen keşif ve araştırmaya da bizi bir başladık....00 sularında Han i-Lice yolunda..... 1 ...... Hani'nin kuzeyine militanların saklandığı dağın arkasına gelince kamyondan inip dağın iki yanını kuşatacaklardı...... normal keşifte militanlar görerek yerden tedbir alabilirlerdi.... Seren köyü yakınlarında bekleyen militanlara bir an önce operasyon yapılması gerekiyordu...... Bölüm: Devlet Seren Operasyonu Diyarbakır'da görev yapıyorduk.......00'da timin bir kısmını kamyonlarla........._________......................... Dağ kuzeyden tamamen sarılınca...... Planlandığı gibi kuzeydeki timler dağı sardı. Dikkat çekmemesi için operasyona kiralık kamyonlarla gelecektik....... Köyün yakınlarında Taksi kimseye plakalı gözükmeden militanların kalabileceği bir iki yer vardı..... Kardeş kuruluştan alınan bir habere göre Şirnak'tan Tunceli bölgesine takviye olarak gönderilen bir grup PKK gerillası Tunceli'den gelecek kuryeyi Diyarbakır'ın LiceHani bölgesinde bekliyordu.. Kamyonun kasası içinde operasyon timine mensup 6-7 tim (her timde 20 kişi vardı) saklanıyordu. arazi taraması şeklinde geniş bir kol halinde dağa doğru yönlendirecektik.. Tüm tim amirleri ile planımızı yaptık...___________________...

...... bilahare OH Ab valisi Hayri Kozakçıoğlu ve Emniyet Müdürü Necdet Meıızir helikopter ile olay yerine geldiler._ .. Militanlar da bizim yalnızca aşağıdan yukarıya doğru araziyi aradığımızı zannederek bir kısmını zirveyi almak üzere göndermişlerdi... Bölüm: Devlet Kırsal alandaki çatışmalarda dağın zirvesini alan.... ....... 1 ...... çok zorlu Haliç'te Yaşayan Sımorılar.. _........... Helikopterle yaralı polisin alınması gerekiyordu....... Genç. 127 .. zirveye çıkmak isteyen militanlar menzile girdiklerinde çatışma başladı.... filmlerdeki gibi hiç kimse kalkarak veya kafasını çıkararak ateş etmiyordu........ ateş ile birlikte bazı militanlar düşmüştü. Çatışma haberinin merkeze intikaliyle birlikte Asayiş Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa..... gözünün üzerinden yara almıştı. Yaralı polis hemen önümde yatıyordu. o kadar dikkatli bakmama rağmen bir tek kişiyi bile göremiyordum.. helikopterde pilottan başka yalnızca ben vardım.___.... Aramızda. yarası sürekli kanıyordu..... Timlerin yerini ben ve tim amiri arkadaş biliyordu............ Yaralı polis hareketsizdi. Dağ tam karşımızda idi.... Herkes gizlendiği kayanın arkasında sadece ateş ettiği yeri göreceği kadar kısmını çıkararak ateş ediyordu.....30 gibi başlayan çatışma saat 09....... helikopterin kanatları yerdeki otlara değecek kadar alçalınca diğer arkadaşlarının elleri üzerinde yaralıyı zorlukla aldım..____... tim amiri çatışmayı yöneteceğine göre yaralı polisi almak görevi bana düşüyordu.___________________.... ................ fidan boylu....__.. _........_....... Fakat biz gizlice dağın zirvesini ve iki yanını daha önce almıştık.... 11 militan ve etrafındaki dağı sarmış 200'den fazla özel tim mensubu bulunuyordu... Hani-Diyarbakır merkez arası helikopterle on beş dakika kadardı ama o gün benim için bu on beş dakika saatlerce sürdü................. __.. üstünlük sağlıyordu..._________. esmer yağız delikanlı.....................00'u bulduğunda bir polisin kafasından yaralandığı ve durumunun ağır olduğu anons edildi.. 2 km'den fazla bir mesafe olmasına rağmen zaman zaman mermiler yakınımıza düşüyordu.. manevralarla.....................__. sabah 07..... îlk. Pilota yönü tarif ederek helikopterle dağın arkasında yaralının getirildiği yere gittik ama bölge çok eğimli olduğundan helikopter yere inemiyor. çok alçaldığında kanatları dağa değecek hale geliyordu. ... ......

......... daha sonraki bir operasyonda yine böyle gözü karalığı ve cesareti nedeniyle şehit olan Mehmet Elçin'di... tüm militanların ölü ele geçmesi ile neticelenmişti. anonslarla bu kahraman polis zorla geri çekildi...Timler militanların bulunduğu yere en fazla 100 metre mesafede iken bir polis tek başına ta içlerine kadar gitmişti. Döndüğümde çatışma devam ediyordu...... O zamana kadar hep militanların yerini tespit edip kısa sürede imha ederek bu bölgedeki olayların ve çatışmaların bitirilmesi gerektiğine inanıyor ve bunun için uğraşıyorken........ Bir iki saat daha süren çatışma.._ . 1 .. Ambulans bekliyordu..... Olacak şey değildi... helikopter daha Diyarbakır'a gelmemişti..... görülmeden çevreyi görebilecekleri mevziler oluşturmuşlar............. yanınızda biri ölüyor ama siz hiçbir şey yapamıyorsunuz. beyinde tahribat yoktur diye bu genç için dua ediyor.. ölmeleri şart mı...... bir yandan da dağda çatışan bu insanları düşünüyordum. hangisinin daha fazla aktığım bilmiyorum..... neden onlar ölmeye mahkumlar... etraflarını küçük taşlarla örerek.. Ateş kesilerek....... Çok yakınında farklı cephelerden ateş edilmediği sürece mevzilere kurşunla tesir etmeyeceğini. Bugün bu sorulan sorup cevap-lannı almaya kalksam günler alır ama o gün bütün bunlar beş dakika içinde cevaplanmıştı.. Bunun başka bir çaresi yok mu....... çatışan kişileri değil uzaktan...... yazık değil mı..___________________. Bu sorulan kendime soruyordum ama on beş dakikalık mesafe hâlâ bitmemişti.Bir ara bir polisin militanların siperlerine kadar gittiği anons edildi........ Daha sonra çatışma yerlerini gezerken gördüm ki militanlar çatışma anında çalıların içine girip yeri kasatura vs................. ile kazarak kendilerine siper yapmışlar... Bölüm: Devlet Polisin yarasından akan kanla benim gözümden akan yaşlar birbirine karışıyordu.. bir an önce hastaneye varmayı düşünüyorsunuz.. Dakikalar bile aylardan daha uzun geliyordu..... gencecik insanlardı...................._________........ niçin ölüyorlar gibi sorular zihnimde dolaşıp durdu.... ilk defa..... Yeni yaralılar olabileceğinden hemen bölgeye dönmem gerekiyordu... neden gencecik insanlar ölüyor.. Bu polis... yüz 128 . O an bir yandan inşallah kurşun sıyırmış tır.................... kim olursa olsun hiç kimse ölmeden bu işi halledebilmeyi diledim. Sonunda Diyarbakır'a vardık ve yaralı polisi piste indirdim........

Vurulan polisin arkadaşlarını dinlerken. onları büyüten.. ama özünde kendi mesleğiniz ve faaliyet alanınıza giren konulan iyi okumak.. Sınırlı bir kuvvetle bizim üstün silah.... kısıtlı kuvvetleriyle bizim karşımızda güçlü ve dirençli olmalarını sağlayan............. bu konular hakkında kapsamlı ve donanımlı bilgiye sahip olmak çok önemlidir............ Haliç'te Yaşayan Simonlar_........... o büyük düşünceyi getiren şeydi................. olayları anlatmada gösterdikleri yetenekleri dolayısıyla ..... O 129 insanlardı ifade ve onların yaşamları.... faaliyet onlara tarzları......_________............ tehlikeli.............. Asıl önemli olan. gerek îstanbulda gerek Güneydoğuda kırsal alanlardaki operasyonlarda saatlerce süren çatışmalar sonunda güvenlik kuvvetlerine ciddi zayiat verdirebiliyorlar ve hatta çoğu zaman çemberi yarıp kaçmayı başarabiliyorlardı................... Dışarıdan bakıldığında bu durum pek fark edilmese de işin içine girildiği zaman asıl marifetin bu olduğu görülür. Eğitim konusu işin özünü oluşturacak kadar önemlidir............. Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi Meslek hayatım boyunca............_ . Bölüm: Devlet metreden bile kimsenin göremeyeceğini........ o büyük ruhu..... sadece tüfeklerden çıkan alev ve sese dayanarak yerlerinin tespit edildiğini fark ettim. vurulursun..... Maalesef daha sonra polisin şehit olduğu haberini aldık.................. Terör örgütlerinin mensupları benim en çok uğraştığım olağanüstü duyuyordum.. araç ve gereçlerimize karşı olağanüstü bir direnç gösterebiîiyorlar......... Biz hep karşımızda savaşan insanları görüyorduk ve onların yaptıkları bu olağanüstü savaşma çabalarım gözümüzde büyütüyorduk.... 1 ........." demesine rağmen aynı hatayı bir kez daha yapması nedeniyle yaralandığını öğrendim......___________________.... hayranlık davalanna olan samimi inançları........ yanındaki arkadaşı "Kayanın üzerine kafanı çıkarma... kayanın yan tarafından sadece çevreyi görebilmek için bir gözünü çıkaracak kadar çıkıp ateş etmen lazım......... Fakat bence önemli olan onların yürüttüğü savaş değil...... en önemli şeyin bilgi ve bilgi elde etmenin yolunun da eğitim ve okumak olduğu kanaatini edindim... iki defa ateş etmek için kafasını kendine siper aldığı taşın üzerine çıkarıp ateş ettiğini.. Okumak........................

..... Bu kişilerle konuşurken çoğu zaman eğitimleri ile ilgili çok önemli ipuçları alıyordum. Yine aynı şekilde örgütün üst düzey kadrolarından aşağı kadrolara gönderilen talimatlar da birçok açıdan şaşırtıcı gelebilir.. eylem o kişinin veya grubun yaratıcılığına bırakılmaktadır................. ülkemize yansıyan bu gelişmelerin nasıl bir ortam yaratacağını.......... Bir defa olağanüstü bir ifade kabiliyetine sahipler....... bu görevi nasıl yerine getireceğini tüm ayrıntılarıyla anlatabilir................ saptadığı siyasi ve sosyal gelişmelerin ülkemize nasıl yansıyacağını. hedefler.. bu özelliklerin ancak çalışarak...... Bir PKK mensubu kolaylıkla rapor yazabilir. Diyarbakır cezaevinde tanık olduğum ve aslında örgüt mensuplarının eğitime verdikleri önemi başlı başına anlatan harika bir 130 ...... bunun sonucunda kendi örgütlerinin nasıl hareket etmesi gerektiğini ve en nihayetinde kendisine düşen görevin ne olduğunu......... Özellikle teslim olmuş insanlarla sohbet ederken zaman zaman iki ya da üç ay boyunca bir eve kapanıp aynı kitabı tekrar tekrar okumak..... okuduklarını karşılıklı anlatıp tartışarak daha geniş bir yorumlama becerisi edinme çalışmasını onlar eğitimden bile saymadıklarını gördüm.. yazmaları ve kendi davaları ile öğrendikleri şeydi..... yönlendirme.. kesin ve net ifadelerle meselelerin anlatılması örgüt mensuplarının bilgi düzeyini ortaya koymaktadır. Bu..........___________________...... örgüt mensuplarının nasıl yetiştikleriyle ilgili bir ipucu vermesi bakımından önemli bir konudur. bu hedefe uygun çalışma._________... okuyarak kazanılabileceği inancındayım.. Genel bakış......... bu kadar güçlü bir tahlil yeteneğine ve dünyadaki bütün meselelere bu gözle bakan bir anlayışa sahip değiliz... Bölüm: Devlet ilgili insanların okumaları..... Bu bakış açısını ve değerlendirme becerisini devletin memurlarında görmek mümkün değildir Fakat her örgüt mensubunun raporunun ilk başlangıcı bu türden çözümlemelerle başlar..........._ . Olayları çok açık ve net olarak anlatabiliyorlar............ Bunu çok önemsiyordum............ gözleriniz kapalıyken bir masanın üzerindeki bütün eşyaları görüyormuşçasına en ufak bir eksik ve fazlalık yaratmaksızın net olarak tasvir edebiliyorlar... Bu talimatlarda-ki ifade becerisi............ Güvenlik kuvvetleri olarak biz..... dünyayı ve dünyada yaşanan gelişmeleri tahlil edebilir........... 1 ......

köylününkinden kesinlikle farkı olduğunu ve net ve kesin hatlarla ayrıldığını bölgede görev yapan herkes bilir. Diyarbakır cezaevinden kaçış planıyla ilgili bilgiler edildi.... İşte bu silahın kütüklük/rakt denen şarjörlerinin takılı olduğu palaska benzeri kemerin omuzdan geçirilerek uzun süre kullanılmış olduğunu gösteren kullanım izleri vardı.... 131 ..... Varlığı kesin olmasına rağmen yeri bir türlü tespit edilemiyordu.. şarjörlerim saklama biçimi...___________________._________...... Bu olayı soruştururken bir grup örgüt mensubunu yakaladık................. Bu koğuşa sadece PKK mensupları değil.. Örgüt mensuplarının silah taşıma şekli.... Koğuş kendi içinde dört katlıydı.. Bunlar yöneticilerin kaldığı özel bölümlerdi. Bu olayı takip ederken silah ve silahı tutan kütüklükler.... Fakat cezaevinden nasıl bir kaçış olacağını bilmiyorlardı..............._ .... Silahlarını bu şekilde sadece asker ve gerilla gibi sürekli silah ve şarjörlerini kuşanan insanlar taşırdı... Bölüm: Devlet olayı hiç unutmadım.. şarjörler ve bulunuş biçimi örgüt mensuplarının taşıdığı silahları ve taşıma biçimini çağrıştırıyordu....... cezaevi sürekli didik didik aranıyor ama tünel bulunamıyordu........ Her katta sekiz tane tek veya iki kişilik hücreler bulunuyordu....................... Daha sonra yapılan araştırmalar sonucunda tünelin o zamanki adıyla yanılmıyorsam otuz dokuzuncu veya......... otuz sekizinci koğuşta.......... Kendilerinin ve TİKKO örgütünün birer kamyon gasp ederek cezaevinin yanma gitmek ve cezaevindeki bir tünelden kaçmak isteyen kişileri alıp..... 1 .............. Diyarbakır'ın merkezinde tesadüfen ateşlenmiş bir kalaşnikof tüfek bulunmuştu......... zaman zaman bazı örgütlerin lider kadroları da konuluyordu...... Yerli halk ise silahlarını sadece kemere şarjörleri takarak kullanırdı.......... Dolayısıyla bizim bulduklarımızın örgüt mensuplarına ait olduğunu tahmin ediyorduk....... belli bölgelere götürmekle görevlendırildiklerini söylediler............... Bu olayı tahkik ederken bir süre önce Bingöl kırsalında bir çatışmada ölen militanların eşyaları arasında bulunan şifreler çözüldüğünde... örgütün ve hatta TİKKO gibi başka bazı örgütlerin yöneticilerinin de kaldığı koğuşta olduğu tespit edildi. Milli İstihbarat Teşkilatı olayı takip ediyordu..

.............___________________....... Bölüm: Devlet Cezaevi yönetimine durum bildirildi.............. Tedbir amacıyla buraya beton bloklar yerleştirildi...... Fakat yine tüneli bulmak mümkün olmadı.... Herkesin zeminde olduğunu düşünerek giriş noktasını burada aradığı tünel dört katlı koğuşun en üstünde................. o koğuşta kalan örgütün çok inançlı ve önemli kadrolardan biriydi... mektupla nnı ele geçirip şifrelerini çözerek ve bir süre faaliyetlerine devam etmesine müsaade ederek sonunda tünelin yerini ve neden tüneli bir türlü bulamadığımızı uzun bir uğraşıdan sonra öğrendik.. 132 . Tünel kazıldığı yönünde iddiaların ortaya atıldığı dönemde de cezaevindeydi... Tahliye olduktan sonra memleketine gitmemiş._________... operasyonun nasıl başladığı..... Örgütsel faaliyetlerin en ciddi ve örgütsel kuraların en uygun şekilde uygulandığı yerler cezaev-leridir....... örgüt üst düzeyinden sürekli yazılı talimat gelir... bir mucize idi..... Bunun üzerine tünelin çıkış noktası olduğu düşünülen cezaevinin mahalleye bakan bahçesine iş makineleriyle altı metre derinliğinde kanallar açıldı......... Evet bu bir şaheserdi............. Mucize tünelin girişi inanılması imkânsız biçimde dördüncü katta başlıyordu. hatta gösterilmese idi yıllar boyu da bulanamayabilirdi.. örgütsel faaliyetler için Diyarbakır'da kalmıştı.. her yeri aradılar ama tüneli bulamadılar.... Tünelin yüzde yüz varlığı biliniyor ama koğuş içindeki giriş noktası....... Dışarıdan.. dördüncü katında tavandaki yan duvarda başlıyordu......C.'yi yakaladık.._ .. Bu tünelin yapılış hikâyesi şöyleydi: Tüm cezaevlerinde olduğu gibi Diyarbakır cezaevindeki örgüt mensupları da sürekli dışarıyla haberleşiyorlardı. Bu koğuşa gittiler..... Bu kadar aramaya karşı bulunamaması normaldi...... Uzun süre cezaevinde kalmış.. çözülüp gizlice polise konuşan olup olmadığı gibi kılı kırk yaran bir sorgulama yapılır......................C.... S... Aradan yanılmıyorsam bir yıl geçti. Cezaevine düşen her militan içerdeki örgüt yöneticilerince ifadesi alınır..... kurduğu haberleşme ağma girerek... mahalledeki çıkış noktası ev ev aranmasına rağmen bulunamıyordu.. Yapılan bir operasyonda uzun süre cezaevinde yatan ve daha sonra tahliye olan örgütün en dirençli yöneticilerinden S....... 1 ... efsanevi direnişlerin sahibi bu adamı izleyerek... içlerinde ajan olup olmadığı......

......___________________................... Ancak zaman zaman cezaevinde toplu aramalar olduğundan.... Yukarıdan aşağı doğru her iki hücre için bir tane olacak şekilde ve duvarları kolayca kırılabilen beş altı bacanın olduğunu görmüşler... Bir defasında yine genel ve teferruatlı arama olacağı haberi alınması üzerine... sıva vs....... ile kapatıldığını öğreniyorlar ve bunun gelecekte farklı amaçlar için kullanılabileceğini düşünüyorlar... Bunu firar için bir fırsat bilmişler.............. Ardından bir eğlence tertipleyerek koğuşlardaki herkesin halay çekmesini istemişler......_ ...... böylece yumuşayan zemine halay çekerken sert vurmak suretiyle betonun 133 ....... hücrede ve gruptaki örgüt mensuplarının. 1 .. cezaevindeki eğitim faaliyetleri.. Zaman içerisinde bu bacaların kaçış için ideal imkânlar sağlayacağını düşünerek kaçış planları yapmaya başlıyorlar..... çözülen...._________... Her koğuşta..... Bölüm: Devlet Sorgulamanın sonunda..... hatta bu bacaların 6 7 sıra halinde koğuşun içindeki tüm hücrelerde bu bacaların koğuş tuvaletlerini havalandıran bulunduğunu....... bir baca olduğu fark ediliyor......... Binanın zemin katının kalın beton olduğunu görünce........ sorguda zayıf kalan militanların özeleştiri raporları. pencerelerinin tuğla..... Yapılan incelemede cezaevi inşa edilirken tüm tuvaletlerin arka kısmında tuvalet kokularını dışarı tahminen 3Jt Oleik için katlı koğuşun tabanından çatı 4 katına kadar devam eden bacaların olduğunu... talimat ve dokümanlarını gizlediği bilinen bir durumdu....................... sor gulama tutanakları ile birlikte hata eden........... Hemen dördüncü kattan başlayıp iplerle aşağı inmişler..... cezaevi yönetimi ve diğer örgütlerle ilişkiler ve görüşme tutanakları ile ilgili belgelerden oluşan örgütün cezaevi arşivi oluşturulur..... her militan hakkında cezaevi örgüt komitesinin tanzim ettiği değerlendirme raporları............ temizlik amacıyla kullanılan tuz ruhunu beton zemine döküp betonu yumuşatmışlar. bu belgelerin yakalanmaması için koğuş duvarlarının kazılıp oluşturulan çukurlara gömülüp üzeri hafif bir alçı veya kireçle kapatılarak gizlenir.. Bu durumun koğuş sorumlusuna anlatılması üzerine bir inceleme yapılıyor.... çok miktarda örgütsel belgeye sahip tutukluların tüm belgeleri aynı yere gömmek için hücre duvarını fazla kazmasıyla tuvaletin arka kısmında bir boşluk..... kendilerine ait rapor....

Tünel girişi dördüncü katın orta hücresinde tuvaletin arka duvarı delin ip yaklaşık 40-50 metre ebadında alçıdan bir kapak yapılıp......... mahkumların tünel kazıp çıkan toprağı tuvaletlere. 1 . özel körüklerle hava veriliyor olsa da. ama üç kat aşağıda bulunan otuz militanın hiçbirinin bu olaydan haberi olmuyordu. Ama bizim tünel dördüncü kattan başladığı için bu tedbir hiçbir işe yaramayacaktı.. Çok ağır şartlarda yapılan bir iş olduğundan herkes bu güç işin altından kalkamıyor... Bu tünelde çalışıp da kalıcı akciğer hastalığına yakalanmayan çok az insan vardı. Tünele çok özel elektrik tertibatı kurulmuş............. sonra 6-7 metre toprağın altına iniliyor..... Bu................. İplerle 4 kat aşağı..... tünelde çalışan örgüt militanlarından tutuklu Hasan Atmaca günlük tutuyormuş. Aşağıya inip aşağıdan kazılıyordu. böylece tünelle kaçışa tedbir aldıklarını düşünüyorlardı......... O zamanki cezaevi yönetimi tüm aramalara rağmen tüneli bulamayınca her ihtimale karşı koğuşun giriş katına kimsenin girmesine izin vermiyor................ hatta bazıları büyük oranda hastalanıyordu. 134 .._________..... Daha garibi en üst katta bulunan dokuz kişi bu kazı işini yürütüyor......... çok önemli şeyler anlatan yazılardı bunlar.. Günlüklerden anladığım kadarıyla tünelde kazma faaliyetleri her akşam saat onda başlayıp sabah beşte bırakılıyordu. Çıkan topraklar iplerle yukarı çekiliyordu. bunun için mahkumlar da çıkan toprağı kazı yapmak için kullandıkları bacanın haricindeki diğer baca boşluklarına doldu-ruyorlardı.... dökme ihtimaline karşı atık suları sürekli kontrol ediyordu. sarsıcı anlatımlar vardı...... nemli bir ortamda (her ne kadar körük kurmak suretiyle hava verilse de) çok zor şartlarda çalışılıyordu. Tünelde bulunan bu günlüklerin tamamını okudum.. eşine çok az rastlanır enteresan bir tüneldi.................. havlu vs.......... Beni çok etkileyen.... aşağıda havasız. Cezaevi yönetimi.. lavabolara vs................ Bu günlüklerde tünelin yapılış sürecini ve eğitimin önemini ortaya koyan inanılmaz.... Bölüm: Devlet kırma seslerinin duyulmamasım sağlamışlar ve tünel kazmaya bu şekilde başlamışlar. İşte bu tünel kazılırken._ .. çünkü girişi dördüncü kattaydı.............. şartlar çok zorlayıcı olduğundan insanlar dayanamıyordu...... Tabii tünelde çalışmak çok zor bir işti...........___________________.......

.... kurallara siz de uyun. örgüt yöneticileri ile anlaşmışlar........ Her gün saat 22'de kazma işine başlamak için saat 21 'de sayım veriliyor. albay "Komutanım bu saatte arama ve 135 ....... Bu anlaşmaya göre birçok konuda mutabakatlar yapılmış..... Bölüm: Devlet asmak için askılık vazifesi görsün diye kapak ortasına büyükçe bir çivi çakılmış......... geçmişteki direniş olaylarından çok fazla çekmiş olduklarından bu öneriyi ziyadesiyle memnun olarak kabul edip........._ .... Ancak tutukluların rahatsız edilmemesi için gece araması ya da tedbir vs...... istenilen saate istenildiği gibi davranmayan örgüt mensupları gece saat onda yatmayı. Cezaevi yönetimi. sabah erken kalkmayı kabul etmişler........ koridorda bile gezilmemesi şartlarını ileri sürmüşlerdi.. Tünel kazma faaliyetleri öncesinde militanlar bir bahaneyle sürekli isyan çıkarıp cezaevi yönetimine problem yaratıyorlardı................ Böylece cezaevinde her şey normal seyrindeymiş gibi gösterilmişti....................... amacıyla koğuşlara gardiyanların gelmemesi........ Zaten içeride böyle bir düzeni tesis etmeyi isteyen idare de bu şartlan kabul etmişti. cezaevi komutanı albayı gece geç saatte çağırmış ve tünel kazıldığı yolundaki bilgilerimiz üzerine cezaevinde arama ve sayım yapmasını istemişti............. Kazmaya başlamadan önce o zamanki cezaevi yönetimine bir anHaliç'te Yaşayan Sımonlaı......... Hiçbir olay ya da direniş olmadığı için de gardiyanlar... sabaha karşı iş bitince kapak yerine takılarak çevresi ince alçı ve kireçle kapatılıp hiç kimsenin şüphelenmeyeceği normal bir duvar haline getiriliyordu.......... -..... Biz kırsaldan gelmiş olan militanları yakalayıp tünelin varlı ğım öğrendiğimiz an önce cezaevi dışında özel harekat timleriyle tedbir almıştık...........„....... Örgüt bu şartlan kendi kadrolarına da kabul ettirmiş....... biz de uyalım demişler............... lasına yapalım.. özellikle tünel kazmayı kolaylaştırmak için o zaman kadar sayım vermeyen..._________. askerler normal mu t ad aramanın haricinde koğuşlara girmiyorlardı. 1 .................... ondan sonra da herkes normal meşguliyetinde görünüyor........ Her gece bu çividen çekilerek kapak açılıp tünele giriliyor..............___________________.. böylece tüneli rahat kazma imkânına kavuşmuştu........_. .................. Daha sonra o zamanki Diyarbakır Sıkıyönetim Tali Bölge Komutanı General..._.........

. Bir ara Hasan Atmaca kafasını dışarı bile çıkarmış.... Örgüt açısında iyi giden bu olayda ilk terslik bir silah atma olayının terörle mücadele şubesine aktarılarak soruşturulmasıydı............ Kasıtlı kendilerini rahatsız ettiğimizi ileri sürerek direnirler.. Böyle bir olayın örgüte büyük moral vereceği .........._ .................1.. _.....____..... etrafa bakıp tekrar geri inmiş Çünkü henüz kendilerini götürecek örgüt mensupları ile mutabakata varmamışlardı.................. sonunda tünel bitiyor.._... Kazma faaliyeti bu şekilde 6 aya yakın sürüyor.. Tünele kazı için inen... 1 ............... onlarla mutabakatımız var......... Bölüm: Devlet sayım yapamam.... duşlarını alıp biraz uyuduktan sonra tekrar normal günlük hayatlarına devam ediyorlardı. Bölüm: Devlet sonra o zamanki su ısıtıcılarıyla hemen su ısıtıyorlar.... Diyarbakır'ın içinde olduğu olağanüstü hal bölgesine özgü çıkarılan bir kanunla herkes bir ay içinde elinde bulunan silahlarını getirirse silahların ruhsata bağlanacağı duyurulmuştu..___________________." demişti...... silahın yedek şarjörlerinin taşınma şekli itibarıyla (mahalli olarak rakt denen beş 136 ....... Ve cezaevi kolorduya bağlı olduğu için General.... devlette ise panik yaratacağı varsayılarak olağanüstü bir dikkat ve gizlilikle takip ediliyordu......................______..... Tünel kazarak cezaevinden çıkacak kişilerin kaçırılması ve yurtdışına çıkarılması sürecini dağdaki bir grup doğrudan Öcalanin yönetiminde organize ediyordu................ Silah alımları sırasında insanlar deneme yaparken kazara silahlar ateş alıyordu............. _____.... O tarihlerde Diyarbakır merkezde bir silah atılması olayı karakola intikal etmişti.... saat 22'de tünele girip sabah 5'te çıktıktan .._.. Kolordu Komutanına durumu bildirmiş ve sabah saatlerine kadar veya sayım yapılamamıştı............. yeni çıkan kanun dolayısıyla silah almak isteyen birinin bakıp incelerken silahı yanlışlıkla ateşlediği yönünde yorumlanıp basitçe geçiştirilmesi gerekirken....................... Normal olarak bu olay... Bunun üzerine ruhsatlı silaha sahip olmak isteyen herkes silah almaya başlamıştı.___... Sayım yapıldığında eksik yoktu ama günlerce süren aramda tünel de bulunamadı.._________. bünyesi sağlam olanlar her gün zor şartlarda çalışıyor..... Örgüt bu olaya ha yat i önem veriyordu..............

.___________________.......... Büyük umutlar bağlanan.......... Tahkikatı derinleştirmemiz sonucunda bu silahların cezaevinde tünel kazıp kaçmaya kalkan militanlara dışarıdan yardım etmek için gönderilen PKKTılarm silahlan olduğu..... Bölüm: Devlet altı yedek şarjörün takılı olduğu taşıma kemeri ve sistemi) normal vatandaşın taşıdığı şekilden çok örgütün taşıdığı tipe benzemesi üzerine bu olayın soruşturması Terörle Mücadele Şubesine aktarıldı... 1 ..... Sonra bu timin yakalanması..... operasyon hakkında kesin bilgiler almak... en son cezaevi bahçesine kanallar kazıp beton bloklar yerleştirmemiz sonucunda kaçış planı bir süre sekteye uğramış...._ .._________. Militanlar olayı tam anlamak.... 137 . yağan yağmurlar sonucu tünelin suyla dolması üzerine suların çekilmesi için yaz başını beklemeleri gerekmişti. bu kişilerin araç gasp ederek tünelden çıkacak militanları kaçıracak tim olduğu anlaşıldı............ onlardan edinileıı bilgiler ışığında cezaevinde tünel arama faaliyetlerimiz....... Bünyesi sağlam olan iki kişiden biri bendim. Akşam saat 22 de tünele iniyor... İkinci aksilik ise operasyon sonrası yeniden işe başlayan örgüt.... Tünel kazma olayı ile ilgili olarak normalde günlük tutmak yasak olmasına rağmen tünelde yazmak ve bulundurmak serbestti.. Bu günlükte Hasan Atmaca şunu yazıyordu: "Arkadaşlarımın çoğu tünel kazarken oksijensiz. Ben de her gün veya günaşırı aşağı iniyordum..................... çünkü zaten tünelin ortaya çıkması her şeyi ortaya dökeceği için günlüğün anlamı olmuyordu...................... Çoğunlukla da her gün iniyordum.................. Daha sonra durum güvenli olduğundan emin olunca tekrar planı işletmeye çalışmışlar ama bu sefer de bizim bahçeye kazdığımız kanal ve beton engeller değil ama gelen kış mevsimi onları engellemiş... tuzak ihtimaline binaen bir süre beklemiş... bir kısmı tüberküloz olmuştu.................. saat sabah 5'e kadar pis ve karanlık bir yerde..... fedakarlıklarla yapılan mucizevi tünel olayı böylece sona ermişti........ tünel kazanlar arasında en güvenilir kişilerden birinin tahliye olmasıyla birlikte onun dışarıdaki işleri organize edeceğine sevinirken bu kişinin bizini kurduğumuz basit istihbarat ağına takılmasıydî........... Aşağı inmekte zorlanıyorlardı.... havasız ortamda kalmaktan ve cezaevinin zor şartlarından dolayı hastalanmış..... Bu kişiden elde edilen dokümanları ve şifreleri çözerek tüneli ortaya çıkardık.....

.. Biz bu eğitimin sonucunda şekillenen insanın faaliyet ve eylemlerini gördüğümüz için asıl olanın bu kişiler olduğunu düşünüyoruz..........." İşte bu kadar yoğun çalıştığı için Atmaca bu eğitim programlarının bir kısmına katılamıyor.... 1 . Bölüm: Devlet çamurun içinde kazı yapıyorduk.... Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam 138 ..._________........... sanki bütün ağaçları yeşerten toprak misali düşünceleri şekillendiren ve var eden bu._ .. hatta seminerlerde bu koprogramı vardı. Verilen ceza üç gün sigara içmeme veya iki gün hiç kimseyle konuşmamaydı.... 12 Eylül öncesi kadrolarındandı... Gece saat yirmi ikiden sabah beşe kadar çalışıp sabah erkenden eğitime katılacak kişi de bulunamazdı... düşünce yapısını oluşturan bu eğitim............ Saat 10'da ise örgütün çizdiği eğitim programı başlayacak............ Sabahleyin saat 5'te tünelden çıkıyor ama bitkin bir vaziyette duşumu alıyor ve hemen yatmam gerekiyordu. hiçbir şekilde kurallar dışına çıkmak tasvip edilmiyordu....... İşte bu eğitim.. Eğitimin konusu anımsadığım kadarıyla ya kapitalizmin ya Marksizm'in ekonomi politiği....................... yemek ye. Katılmadığında nularla ilgili alt kadrolara eğitim bile vermişti.. böyle bir insan tipi yaratıyor ve o insanı ortaya koyuyor.. Erken kalk............ Hasan Atmaca PKK'mn eski.......___________________. Oysa asıl olan onu yaratan......... Her şeyin ateşleyici gücü. Katılmakta zorlanıyor daha doğrusu.............. onun bünyesini bu güçlüğü zor kaldırdığım da biliyorlardı. Bu cezayı verenler aslında Hasan in yaptığı işi.. Verilen ceza çok büyük değildi ama hiçbir şeyin eğitimin ihmal edilmesine gerekçe olamayacağı açısında önemliydi..... Geç kalınca örgüt yöneticileri toplanıyor............ Bu konulan eğitim yüzlerce defa okumuş...... var eden.. Örgüt kuralları böyleydi. saat 9'da sayım.. Ama örgütün bir da hemen örgüt yöneticileri tarafından kendisine ceza verilirdi.. Eğitime katılmadığından ceza alıyor......... Buna katılması şarttı. Ama şunu da biliyorlardı ki bu eğitim olmazsa ne bu örgüt.... ne de o tünelde bu çalışmayı yapacak kişiler olurdu........... Bu olay da eğitimin ne kadar önemli olduğunu gösteren unutmadığım olaylardan bir tanesi...

..... teknik çalışmaya merakım nedeniyle biraz zorlayarak.. Tekniğe................... yapılan işlemlere baktığımda bu elektronik cihazların hiçbirinin görevde kullanılmadığını gördüm...___________________. çalışma biçimi olarak birincisine çok benzeyen ancak zamanın gereksinimlerine bir ölçüde uyarlanmış............ Bunlar şekil.. Bir kısmı ise ne oldukları merak edildiğinden yalnızca bakmak amacıyla açılmıştı..................... Tamamına yakını hemen hemen hiç kullanılmamıştı............. Tam olarak fiyatlarım bilemiyorum ama çok yüksek bedellerle alınmış olduğunu tahmin ediyorum....... Bir müddet sonra MO serisi diye bilinen bir seri cihaz daha merkez tarafından gönderildi... Bu cihazların büyük bir kısmı orijinal kutularında daha açılmamıştı........... Diyarbakır'da göreve başladıktan bir i 39 müddet sonra odamda bulunan çelik bir dolaptaki cihazları tek tek çıkararak kontrol etmeye başladım... Büyük bir kısmının 5-6 yıl önce alındığı belli oluyordu..... O zamanlar bu cihazlara TRM serisi diyorduk.. Ama genel yapı itibarıyla kullanılması çok zor olan aletlerdi. biraz geliştirilmiş cihazlardı. Bu cihazlar da uzun süre 139 .... Bölüm: Devlet Teknik istihbaratla ve teknik aletlerle ilk kez başkomiser rütbesiyle Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekili olarak atandığımda tanıştım. Daha sonra şubedeki evraklara.......... Bu kadar büyük rakamlara alınmasına rağmen hiçbiri kullanılmamıştı..._ ........ biraz şartları en iyi şekilde değerlendirerek operasyonel çalışmalarda bu aletlerin bir kısmını kullanmaya çalıştım ve çok iyi neticeler aldım.............. 1 .............._________.. Üstelik kaliteli ve amaca uygun da değillerdi..... Tabii yalnızca bizim şubede değil pek çok.. başka şubede de durum aynıydı..................... Uzunca bir süre bu aletler şubede kaldılar... Teknik cihazlar bu günkü gibi ülkemizde imal edilmiyordu ve çok pahalıydılar.... Ya bizim ihtiyaçlarımıza uygun değillerdi ya da Türkiye şartlarına göre üretilmemişlerdi.. Çok miktarda (belki 40-50 tane) elektronik cihaz vardı...

Bölüm: Devlet şubelerde tutuldu. onların ihtiyaçlarını belirlemeksizin yeni cihazlar almıyordu....... hatta mucizeler elde edildi......... Diğer illerin tamamında kullanıldığını hiç zannetmiyorum..................... istihbarat amaçlı üretildiği 1 Bölüm: Devlet için başka yerlerde kullanmak mümkün değildi. Milyon dolarlık bu cihazların büyük bir kısmı sonradan toplanarak imha edildi. Bunlar kısmen işe yarıyordu ama Türkiye şartlarına ve bizim uğraştığımız sahaya uygun değillerdi...... fotoğraf makinesi gibi cihazları kullanarak çok daha etkili ve kullanışlı aletler ürettik..... genel amaçlar için üretilmiş küçük video kamera....... Ne kadara alındı bilmem ama zannederim milyon dolarların çok üstündeydi....... Milyon dolarlar 140 ..... Her yeni gelen Genel Müdür döneminde daha iyi istihbarat almak adına hiç alt kademede çalışanlara sormaksızın............... bazı görevlerde kullandıysak da çok ciddi yararlar elde ettiğimiz söylenemezdi..... İhtiyacı belirleyenler......... Maliyetiyle kıyaslandığında pek fazla verim alındığından da bahsedilemezdi........... 1 ...... Belki bir iki dost ülkeye verilmeye çalışılmış olabilir ama büyük bir oranda toplanıp imha edildiklerini biliyorum................ Sonrasında daha kullanılabilir ama yine yüksek meblağlarda özel dizayn edilmiş sofistike bazı cihazlar alındı...................._ .. Çok az bir miktarda bir iki operasyonda zorlayarak kullandık...... her ekip ve şubede kullanılmaya başlandı ve iyi neticeler................ Bu sahada bir süre çalışıp.. Bu aletler hemen hemen her olayda.. Galiba bunlar özel amaçla.. Hatta Türkiye'nin birçok ilinde bu aletler kullanılmıyor.... fiili olarak bu işlerde çalışmamış yöneticiler veya taşrayı hiç görmemiş (merkezin imkânlarından faydalanmak için taşraya gitmek istemeyen) ama bulundukları yere kendileri gibi insanlardan başka kimseyi almadıklarından bu konuda kendilerini otorite gören merkezdeki kişilerdi....___________________.... karşılaştığımız olaylarla ilgili deneyim ve algılamalarımız geliştikçe kendi hedef ve kendi ihtiyaçlarımıza uygun cihazları nasıl yapabiliriz diye düşünmeye başladık.. daha doğrusu kullanıl a mıyordu.._________.... Bu amaçla kurduğumuz basit atölyelerde küçük meblağlarla.....

......... Kutuları açtığımızda yanılmıyorsam içinde on dört tane teyp vardı....... neden teknik bilgi elde edilemediği konusunda bana çok fazla soru sordu....... Ben................ eldeki bu cihazlarla hiçbir şeyin yapılamayacağını.. Diyarbakır'da Güneydoğu'daki yedi terör yıldır olaylarını devam eden sıkıyönetimin hatta iyice durduramaması............................... de kendisine (belki biraz da soğuk bir tutum içinde) teknik cihazlar olmadığım.......987 yılında sıkıyönetim kalkmış onun yerine olağanüstü hal yönetimi kurulmuştu. özellikle İstihbarat birimine bilgi sağlama ihtiyacı doğdukça bu bilgilerin nasıl elde edileceği konusu sürekli gündemimize geliyordu. bunların çok fazla bir şey ifade etmediğini söyledim.. tırmandırması ve sanırım batı ülkelerinde gelen tepkiler üzerine 1....___________________.. Bir gün Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde terörle mücadele amacıyla il genelinde neler yapılıyor.. Bölüm: Devlet verilerek alman cihazlar ise geldikleri gibi çöpe atıldılar çünkü faaliyet sahamız içinde hiçbir yerde kullanılamıyorlardı.. Ancak bu cihazların geleceğinden haberdar değildik........_________. neler eksik vs konusuyla ilgili yapılan toplantıda bulunan o zamanki bölge valisi Hayrı Kozakçıoğlu neden teknik çalışma yapılamadığı....... Milyonlar ödeniyor ama satın alınan araçlardan hiçbir verim elde edilemiyordu.............. teknik takip gibi herhangi bir teknik faaliyet gereekleştiriimiyordu....... Soğukça geçen bu toplantıdan bir müddet sonra bir gün dairede otururken Ankara Emniyet duydum... Zaman içerisinde bu konularda......... 1 ....... daha doğrusu dinleme teyplerinin getirildiğini .... Belki o gün bu bilgilerin tamamına sahip değildim ama daha sonraki çalışmalarımda ve görevlerimde gördüğüm kadarıyla tüm ülke genelinde o zamanlar hiçbir yerde telefon dinleme....................... Benim ilk göreve başladığım yıllarda (zannediyorum 1984 yıllarıydı) hemen hemen Türkiye'nin hiçbir ilinde terör ve istihbarat amaçlı dinleme ve izleme faaliyetinin olmadığını biliyorum......... Yedi tanesi Revox dediğimiz büyük 141 Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Daire Başkanlığından birtakım cihazların... Görevliler kendilerine söylendiği gibi getirip cihazları teslim etti ve bunların Ankara'dan getirildiğini söylediler...._ ..... Devi et in diğer kurumlarında da hemen hemen benzer olaylar yaşanıyordu.......

. On dört tane teybin.. bir kısmı ise Silvan ve Diyarbakır'da yakalanmıştı. Ona teyplerin geldiğini. hantal..... O zamanki imkânlarla PTT (bugünkü Telekom) ile Emniyet arasında kablo çekmeye ve ilk teşkilatı kurmaya başladık.......... İşte biz bu kişi kimdir diye araştırdığımız sırada şubeye teypler getirilmişti.. Bana "Hayır..... bu kişinin örgütle irtibatının olabileceğini söyleyerek bu kişinin telefon numarasını vermişti... Bir gün Olağanüstü Hal Bölge Valisi'ne gittiğimizde teypleri sordu....... Tesadüf bu 3^a..... yansım narkotiğin kullanabileceğini söyledim................ Onlara ayrıca gönderilecektir............ On hattı nasıl dinleyecektik...... Bu kişilerin verdikleri beyanlara göre. Sinema filmlerinde gördüğümüz sinema filmi oynatır gibi büyük makaralı teypler.. bunların yarısını bizim..." dedi. Bu arada bir sanık..... Bölüm: Devlet makaralı teypler.. o günlerde PKK ilk şehir hücrelerini oluşturuyordu. bir kısmım da bizim kullanabileceğimizi düşünüyordum....... sorgusu sırasında şehir merkezinde Önemli bir ismin bu tür faaliyetlerde kullanılabileceğini... on dört hattı dinleyecek bir aletin ihtiyacımızdan fazla olduğunu... Alman ve Amerikan malıydı.. ön dört hattı dmleyebilen (belki bir iki tanesi çözüm için kullanılsa bile on hattı dinleye bilen 3 on dört tane teyp bana çok fazla gözüküyordu. 1 . PKK ağırlıklı olarak kırsal alanda faaliyet göstermesine rağmen şehirlerde de örgütlenme kararı almıştı..... Hepsi yurtdışı kaynaklı..................._________.. bir kısmını Narkotik şubesinin... Bunlar oldukça büyük.... ama o zamana göre iyi yapılmış uzun vadeli dinleme cihazlarıydı.......___________________..... tamamını siz kullanın.. Yedi tanesi Uher denilen teyplerdi...... İlk gönderdikleri elemanların bir kısmı Siirt'te.................. Bunun üzerine süratle bunu nasıl yapılabileceğini araştırmaya başladık.......... 142 . şehirlere eleman gönderiyordu.. bunlar tek bir telefon konuşmasını otomatik olarak kayıt ederken... şehir merkezlerine örgütlenmek İçin gelip burada örgüt kuracaklar ve güçlenince kısa süre sonra kırdaki savaşı destekleyecek silahlı eylemler yapacaklardı........ böyle bir şeyi yapmak çok büyük ve kapsamlı bir düzenleme gibi gelmişti bana..._ ....... Revox teyplerle ise iki telefon hattı otomatik olarak dinlenebiliyordu.......

.. Adana Emniyeti de bu kişileri dinlemeye ve izlemeye başladı.............. kırsalda eyleme başlarken yeniden şehirlerde örgütlenmek ve eylem yapmak için gelmeye karar vermişti._________.. Kırsaldaki militanları desteklemek ve onlar üstündeki devlet baskısını azaltmak amacıyla şehirlerde de eylemler yapmayı planlıyorlar....... adresleri yurtdışından aldıklarını belirtiyorlardı... almasına böylece güvenlik devleti kuvvetlerinin zorlamayı şehirlerde tedbir İlk sebep olarak hedefliyorlardı..........._ .......... PKK şehirlerde evresini tamamlayarak şehirden kıra çıkmış.. kadrolarını Diyarbakır....... böyle bir kişinin geleceğini öğrenmiş olduk........ Bir müddet sonra bu kişinin Hatay bölgesini örgütlemeye gelen başka bir kişiyle irtibatlı olduğunu tespit ettik........ Biz Diyarbakır'da dinlemeye başlamıştık 143 ama Hatay Emniyetinin .. Tabii bu işler kolay olmuyordu.. hatta tarihi bir bilgiydi.. 1 . Bu bilgiyi edinmiş olmak bizim için yararlıydı..___________________...... Hatay Emniyeti de bu kişiyi dinlemeye ve izlemeye başladı.......................... Türkiye'ye faaliyet için gönderiliyordu............ İlk dinleme olayımız...... şehir örgütlenmesi için gelen mensubunun tespitiydi........ İstanbul.... Kısa bir süre sonra Adana şehir merkezini örgütlemeye giden kişilerin de olduğunu belirledik... Şahıs gelince izlemeye başladık. Şahsı Almanya'dan arayan kişiler buraya geleceklerini söylüyorlar....... Bu şahıs Almanya'da PKK yetiştirilmiş......... Belki biraz şans ya da kader bilemiyorum ama o zamanın şartlarıyla bu kişinin telefonunu ilk kez dinlemeye başladığımızda inanılmaz bilgiler edindik. Bunun üzerine biz bu şahsı takibe başladık... örgütlenmek amacıyla şehir faaliyetlerine geldikleri anlaşılıyordu......... İlişkilerinin ve irtibatlarının nasıl geliştiğini görüyorduk........... Şahıs daha yola çıkmadan.. Adana ve İskenderun'a göndermeye karar vermişti ve ilk çekirdek birim... Bir müddet sonra gelecek olan kişi telefonla arayarak geldiğini söyledi. Bölüm: Devlet PTT'de ilk sistemi kurduktan sonra ilk telefon dinleme faaliyetine bu şahsın telefonunu dinleyerek başladık. Onu izlemesi için durumu Hatay İstihbarat Şubesine bildirdik. harekete geçti............... Biz bunlardan Diyarbakır'a gelecek kişinin geleceği evin telefonunun dinlemeye aldık ve üçüncü gün bu kısmin bir görüşme yapacağını tespit ettik.

.. Binbaşı Oktay Yıldıran İstanbul'da bir otobüste silahla öldürülmüştü.......... Bu çalışmanın adını Sakin Operasyonu koymuştuk...... Dinlemeyi gerektirecek ilişkiler çıktıkça... PKK Yi m şehir içi faaliyet grubunu tespit etmiştik.........___________.................. İstanbul'da yeterli dinleme için gerekli sistem kurulamadığından PKK'nın İstanbul'da gerçekleştirdiği en büyük şehir eylemi önlenemedi.. Anlatılanların onda biri bile doğru ise hiçbir insanın başkasına yapamayacağı insanlığa sığmayan 144 ......... Oktay Yıldıran yüzbaşı rütbesiyle yıllarca Divarbakır cezaevini yönetmiş......._________. Merkez İstihbarat Daire Başkanlığının zorlama ve desteğiyle zorunlu olarak diğer iller de benzer sistemleri kurdu.. îşte bu yüzden sistemi biz kurduk..1.. hepsinde birden sistemi kuraııtıy orlardı............... ....... onlarca santral vardı.... tüm iller ilk PKK eylemlerini önlerken.__...... Diyarbakır da başlayıp.. Bölüm: Devlet dinleme imkânı yoktu.. _................. ardından da Adana Emniyeti dinleme sistemi kurdu........................ daha doğrusu 1987 1 44 _.... Bu cezaevinde yatıp da onun hakkında işkence hikâyesi anlatmayan yok gibiydi............... Ama İstanbul'un şartları zordu..... sonra da her yeni olayda ilgili illeri de bu sisteme zorladık ve onlar da dinleme sistemi kurmaya mecbur kaldılar.....................___________________.... kısa sürede aynı anda 5 ilde birden yürütülen bir operasyona dönüşmüştü....._ ..... Daha sonra bizim ve Ad ana'daki militanların irtibatları sonucu İstanbul bağlantısının tespit edilmesi üzerine İstanbul Emniyeti zorlanarak İstihbarat Şubesinin dinlemeye başlaması zorlukla sağlandı........ _ Devlet Bölüm: yılının sonuna doğru geldiğimizde Türkiye'nin hiçbir ilinde bir tek telefon dahi istihbarat birimlerince dinlen emiyordu. Sınırlı oranda İstanbul ve Ankara'daki uyuşturucu operasyonları dola yısıyla bir dinleme faaliyeti vardı ama istihbarat ve terör amaçlı bir dinleme mevcut değildi. burada baskı ve işkence yaptığı iddialarıyla adını duyurmuştu.. böylece sistem genişleyerek diğer illere de yayıldı.......... .... . O gün için bizden sonra Önce İskenderun. 1 .._______..... O tarihe kadar hiçbir dinleme faaliyetinde bulunmamışlardı. Bu yüzden geç kaldılar..........

.. Mazlum Doğan... cezaevindeki bazı militanlar haricinde tamamına yakını itirafçı olabilirmiş... Diyarbakır'a gittiğimde..... 145 .... cezaevinden çıkan herkesten Oktay Yıldıran hakkında hikâyeler dinledim. Olay............ Bunun üzerine operasyonu başlattık...... Bu defa da hakların teslim olarak değil. militanları tutukladık.. Bu isyan da sonrası cezaevinde yönetim ve şartların ağırlığı üst makamlarca görülerek cezaevinin şartlan değiştirilmiş.. o en ağır baskılarla mahkumlara.. sonra da baskıyla yeniden dirilterek direnişlerle güçlendirdiğini söylemektedir........ Pek çok kişi YıldıranYn örgütü baskıyla susturup.... Kemal Pir ve dört mahkum kendilerini yakarak isyanı başlatmışlar ve devamında isyan tüm cezaevine yayılmış......... itiraf edenlere iyi muamele yapılsaydı................. îşte bu yüzden PKK nm Oktay Yıldıranı öldürmesi anlamlıydı... itiraf etmek yetmemiş.. basma bir ilmi araştırmanın. hatta birden fazla araştırmanın konusu olabilecek kapasitede bir konu olduğu kanaatirıdeyim... Teslim olmak.... Böylece şehirleri örgütleyip ba ş 1 eylemlere ayam başlayacak olayın olan daha bir grubun.. Anlatılanlara göre cezaevinin komutanı aslında başka kimselermiş....._________. eylemlerine adan başlangıcında yakalanması sağlandı........... Yıldıran ve onun cezaevindeki uygulamaları ve bunların neticeleri başlı. 1 ... kendine fikren yakın asker ve astsubaylardan oluşan bir ekip kurmuş ve inanılmaz bir baskı ve işkence sistemi inşa ederek herkesi yıldırım s............ Bölüm: Devlet cinsten dehşet şeylerdi.. yaşananlar hakkında pek çok kitap yazılmıştı.......... baskıya devam etmiş................_ .... bizim dinlediğimiz hatlarda geçiyordu.............. işkence etmiş. işte bu noktadan sonra cezaevi patlamış...... Yıldıran zannederim iç güvenlik amiri imiş....___________________.......... Biz Diyarbakır merkezde. Dörtyol ve İskenderun daki.. Adana Emniyeti Adana merkezdeki tüm örgüt hücrelerine baskın yaptık... Hatay... Ama o bu noktada durmamış.... direnerek alınabileceği herkesin zihnine yerleşmiş ve tüm cezaevi tümden PKKYım eline geçmiş ve ciddi bir direniş sergilenmiş. Kimilerine göre eğer baskılar sonunda teslim olan...... olayı PKKYım gerçekleştirdiği ve şehir hücrelerinin yönlendirdiği belliydi....

... 1 . Arıkan Bedük bir gün Kaçakçılık Daire Başkanlığına baskın yaptı.. Neden ve nasıl geldiğini o zaman tam anlayamadığım bu telefon dinleme cihazlarının ülke gündemini çok meşgul eden ve binlerce haber... dinleme aletlerinin olduğunu tespit etmişti.... Bunlar doğrudan telefonla irtibat kuruyorlardı..... Mutlaka böyle bir teknolojik desteğe ihtiyacımız vardı... İşte bu arada Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu'yla yaptığımız toplantıda bizden istediği görevler için teknik cihazlara sahip olmadığımızı söyleyince...... Kendisi dinlenmiyordu ama böyle bir dinlemeden haberinin olmaması......... teknolojiye başvurmadan bu tür operasyonların başarılı olmayacağını açıkça gösterdi........ yazı ve olaya konu olan meşhur Birinci MİT Raporu ve ardından ortaya çıkan olaylar ve gelişmelerin neticesi olarak bize geldiğini sonradan öğrendim... aksi halde onların örgütlediği insanlara ulaşıp onları yakalayarak örgütün yöneticilerine ulaşmak çok zordu... Bu telefonlar dinlenerek doğrudan bu yöneticilerin tespit edilmesi gerekiyordu....._________........... çünkü çok büyük bir gizlilik vardı... Örgütün yönetim kadrosu Avrupa'daydı............... İstanbul'da bulunan MİT görevlisi Mehmet Eymür ile dayanışma içindeydi.... örgüt lideri de Şam'da Öcalan'dı..... Ve bu olaylar esnasında İstanbul'da bulunan başta Mehmet Ağar olmak....... Rapordaki iddiaya göre Ankara'da bulunan Kaçakçılık Dairesi Başkanı Atilla Ay-tek ve grubu. aletlerin hepsini söktürüp devre dışı bıraktırmıştı....... üzere emniyet mensupları ayrı bir grup halinde faaliyet gösteriyorlardı.. İstanbul'daki emniyetçiler o zaman Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Bedük'e Ankara Kaçıkçılık Daire Başkanlığının kendisini dinlediğini söylemişlerdi............. Bunun üzerine Ankara'dan sökülen teyplerin hepsi getirilip Diyarbakır'da 146 .............. o da Emniyet Genel Müdürüyle Ankaradaki bir toplantıda bu tür cihazları talep etmişti........ bu işin gizli bir şekilde yapılmasından çok rahatsız olmuş........ Bunun üzerine Saffet........ Genel Müdür gerçekten Kaçakçılık Daire Başkanlığı binasının alt katında teyplerin.... Kimse kimsenin kaldığı yeri bilmiyor................._ ...... irtibatları bilinemiyordu...... Bölüm: Devlet Bu olay aslında bana bu görevlerin nasıl yürütülmesi ve mücadelenin nasıl olması gerektiğini............___________________..

sıfırı çevirmişseniz on defa telefon hattının açıp kapanması söz konusuydu... Eğer telefonları tuşluysa durum daha da zor-laşıyordu........ hedef kişinin konuştuğu telefonun yeni modern dijital bir santralden bağlandığını....... ilk teknik faaliyetlerin........_ ... Bölüm: Devlet kullanmamız için bana verilmişti. Bu yöntemin başarılı olmadığı zamanlarda vumetre denilen ve ses yüksekliğini gösteren bir alet kullanılıyordu................... bu günkü polis..... çevrilen rakam kadar kesilip açılıyordu ve bu kesip açılmalar rakam kadar ses çıkarıyordu......... çünkü telefon numaralarım çevirdikleri zaman çıkarttıkları seslerden numarayı çözmek mümkün değildi........ bazen de dört saatten fazla alıyordu....... Bir tek numarayı tespit etmek için günlerce uğraştığımız oluyordu.. Bu defa eksik ya da hatalı numarayı öğrenmek için yeniden uğraşmak gerekiyordu...... PTT'de çalışan teknisyenler her çevrilen numarayı küçük bir yazıcıya yazma özelliğine sahip olduğunu 147 .___________________.. MİT gibi devlet güvenlik ve istihbarat birimlerinin kullandığı bilgisayar analiz ve telefon detay çalışmalarının çekirdeğini bu olaylar oluşturmuştur... Takip ettiğimiz hedef bir yeri telefonla aradığında nereyi aradığını anlayamıyorduk. Bu olayın ardından bu şekilde gerçekleştirilen operasyonlar tüm ülke geneline ve tüm faaliyetlere yansımaya başladı.................... İşte bu sesleri önceleri yavaşlatıp dinleyerek saymaya çalıştık......_________.... İşte böyle çalışmalarla uğraşırken bu arada Hatay'daki arkadaşlarımız. Buna rağmen numarayı yüzde yüz doğrulukla tespit edemiyorduk........ 1 . İşte böyle bir olay ilk dinlemelerin.. Yuvarlak kadranlı telefonlarda hat.......... beşi çevirmiş seniz beş defa..... Bana göre birinci MÎT raporu... ya bir numara eksik ya bir numara fazla ya da bir numara yanlış çıkıyordu......... santralin otomatik olarak numarayı verdiğini öğrendiler... Bazen bir militanın aradığı bir telefon numarasını tespit edebilmek iki-üç saat...... başka bir bölgede çok hayırlı gelişmelere nüve teşkil etmiş.... Biz bu operasyonları yürütürken epeyce zorlukla karşılaşıyorduk....... Eğer biri çevirmiş-seniz bir defa... çekirdeğini oluşturdu..... numarayı hiç çözemiyorduk.... Burada da yine cihazın ibresinin yükselmesi veya ışığın yanmasını sayarak tek tek numara tespit etmeye çalışırdık..................

Bilgisayar ve teknolojinin önemini hissetmeye başlamıştım. Bugün anında edindiğimiz bilgileri o günlerde bir ay geriden takıp edebiliyorduk. Maaşımdan ücretini ödeyerek Basic ve COBOb dilinde basit bilgisayar programlama dersleri alıyordum.......... O zaman çıkan aylık bilgisayar dergisine abone olmuştum ve her sayıyı okuyordum.... Biz çevrilen tek bir numarayı öğrenmek için beş altı saat harcarken........... Eğer dijital bir santralde bir numaranın aradığı tüm numaraların kaydı tutuluyorsa....._________....... Bu yöntem gerçekleşirse.. pek çok sır keşfedilebilirdi.................... öğrenilebileceği yanıtını aldık.. Bu arada bilgisayara merak sarmıştım.......... 1 ...... şahsın telefonunun bu özelliği tanıyan her numarayı çevirmesinde çevirdiği numaraları tespit edebiliyorlardı....___________________... Bundan sonra sayıları az olsa da takıp ettiğimiz bazı hedeflerin aradıkları numaraların bir aylık dökümünü alıyorduk.............. bildiğimiz yurtdışındaki bir örgüt numarasını arayan herkesin numarası bir komutla çıkarabilirdi....... Bu o günkü koşullarda inanılmaz bir gelişmeydi........ Dijital santral dediğimiz bu santrallerin her ay sonunda fatura keserken aranan numaraların tek tek dökümünü liste halinde çıkarttığım gördük.. bir kişinin aradığı bu tür numaraların öğrenilip öğrenilemeyeceğini sorduğumuzda....... Numarayı bize bildirdiklerinde hemen Diyarbakır'daki postaneye gittik. Aylık döküm içerisinde bir ay önce dinlediğimiz kişinin kimleri. ilişkili olduğu örgüt mensuplarını öğrenmeye çalışıyorduk............. bilgisayarla neler yapılabileceğini kavramaya başlamıştım........_ .. santral bunu çok kolay tespit ediyordu.. kafamda birden bir şimşek çaktı........ Oradaki arkadaşlar postaneyle görüşerek.. hangi saatte aradığına bakıp fikir yürüterek onun irtibatlarını..... İşte bunları takip ederken... Belli bir bilgisayar işlem merkezinde işlem yapılarak burada bir telefonun aradığı tüm telefon numaralarının öğrenilebileceğini........ O zamanlar Avrupa 148 ....... o zaman bir bilgisayar ortamında bu bilgileri sakladığımızda.............. Onlar vasıtasıyla biz de bu kişinin aradığı numaraları deşifre etmeye başladık..... Küçük programlar yapacak kadar konuyu öğrenmiştim ama asıl önemlisi...... Bölüm: Devlet söylüyorlardı.. numaraların bir aylık dökümünün alınabileceğini gördük.

bunun yapılabileceğini....... bunun çok faydalı olacağını ve önümüzü açacağım Bölge Valisi'ne aktardım. Dolayısıyla eğer ben Öçalan in telefonunu bilgisayara kaydedersem.. apartmanlarının önüne bir polis memuru yerleştirir. giriş çıkışlar bu memurlar taralından izlenirdi. sorguladım....... uygulamada nasıl işleyeceği konusu belirsizdi. Ancak takipteki bu memurlar dikkat çekiyorlardı. bu konu bir defa benim kafama takılmıştı ve mutlaka yapılmalıydı...... İçişleri.. Bu sisteme inanıyordum..._________... çalışmalarıma dayanarak başarılı olacağı yönünde yalnızca fikir yürütüyordum.......... Böyle bir sistemin kurulabileceği..... Bu konuyu araştırmaya başladım... Hatta eğitim sırasında yazdırdığımız basit bir Cobol programı sayesinde çok önemli işler halledilmişti.Ş...... Kısa bir not yazarak........... bu sistemin gerçekleştirilemeyeceği ve hukuken uygun olmayacağı yönünde gelen görüş olumsuzdu.......... konuda uzman bir kişinin verdiği bu not üzerine böyle bir sistemi kurmaya karar verdik.. geleceği ve teknik yapısı hakkında tereddüt duyuyordu.. herkes tedbir alsın diye 149 . 1 ............. onu arayan tüm numaraları çıkarabilirdim... Ne taş A......... takip ediliyorsunuz..................... Ancak Bölge Valiliği bu sistemin hukuki durumu. teknik olarak mümkün olduğunu belirtti...___________________...... Netaş'tan bir mühendis geldi...... çünkü ben sadece teorik olarak konuyu anlatıyor.'de bu işlerin başındaki kişilerle ve santral konusunda çalışan başka firmalarla görüştü.... Bölüm: Devlet merkezi ve Oca lan Türkiye'deki faaliyetleri doğrudan yönetiyordu ve aralarında iletişimi telefonla sağlıyorlardı. Ona sorunumun ne olduğunu.... Bu..... çünkü bilgisayar öğrenmeye başlamıştım ve bilgisayarın sunduğu imkan ve olanakları görmüştüm... polisler var....... onunla konuştuk... Daha sonra Bölge Valisi.........._ ........ Beni müddet dinledikten sonra sistemin işleyip işlemeyeceği konusunda tereddütlü olduğunu söyledi... Bakanlığına ve muhtelif başka yerlere görüş soruldu.... İçişleri Bakanlığından.. Bu gerçekten yapılabilir miydi? Ben yapılabileceğine inanıyordum...... hem mahalledeki hem de apartmandaki insanlar kendilerinin ya da başkalarının takip edileceğini düşünerek birbirlerine hemen haber veriyor.... Olumsuz görüşler gelse de... Takibe aldığımız hedefleri izlerken.... ne yapmak istediğimi ve nasıl yapılabileceğimi anlattım....

.................................. böylece hem dikkat çekilmiyor hem de fark edilmiyorduk........ Ayrıca o polis sayesinde o çevredeki kişi hakkında sağlam bilgiler tepiliyorduk......___________________.._ . işleyen Diğer yandan dijital verilerini bilgisayarların çalışmasını gördükten sonra... Evden çıktıkları zaman takip edilip edilmediklerini kontrol ediyorlardı........ onu takip işiyle görevlendiriyorduk. diğer insanların hiçbir görüşmesine bakmaksızın sadece yurtdışındaki örgüt mensuplarının numaralarına yönelip bu numaraları arayan Türkiye'de örgütle irtibatlı kişileri tek tek tespit etmek ve bu tespitlere dayanarak 150 ... bu sayede biz de tüm takiplerimizi en azından rahat başlatıp sürdürebiliyor.. bir şubede çalışa bile onun amiriyle görüşüp geçici olarak bize yardımcı olmasını istiyorduk.. zira örgüt mensubu hedefler çok uyanıktı ve sürekli tetikteydiler.... Kimi zaman bu polislerin yanma kendi istihbarat polislerimizden birini de gönderi-yorduk....._________.......... Bizim takip ekiplerimiz evden daha uzak bir yerde hedefin kendi görüş alanına girmesini bekleyerek oradan takibe başlıyorlardı........... Ama yol üstünde takip edildiklerini fark etmeleri daha zordu.. Buna karşı bir çare lazımdı.... Eğer bu evin civarında bir polis memuru varsa.. 1 ........... Sonuç itibarıyla bilgisayar teknolojisi ve bilgisayarın sunduğu olanaklar santrallerin benim çok işime alıp yaramıştı...... bir örgüt mensubunun evini tespit edince.................... Bu sistem epeyce işimize yaramıştı.... böylece hedeflerimizi rahatça takip edebiliyorduk........ hemen hemen takip ettiğimiz her hedefin apartmanında veya yakınlarında mutlaka onu gören bir polis memuru bulunuyordu.... hedeflerimizi takip ederken fark edilme olasılığının önüne geçmiş oluyorduk. Polis memuru başka.... Cobol programına Diyarbakır'da çalışan tüm polis memurlarının adreslerini yazdık.................. böyle bir bilgisayar yazılımıyla dijital santrallerin görüşme dökümlerini alarak.... Polis memuru verdiğimiz görev gereği hedefimizin evden çıkışım bize bildiriyorlardı. Takip ettiğimiz bir hedefin. O zamanlar polislerin hepsi lojman imkânından yararlanamadığından kaldıkları adresleri tek tek bilgisayara kaydettik.... bu apartmanda ya da yakınlarında oturan bir polis memurunun olup olmadığım bu programı kullanarak tespit ediyorduk...... Bölüm: Devlet birbirlerini uy arıyorlardı...... İşte biz Cobol programını kullanarak bir çare üretmiştik...

.. Beni İstanbul'a istemeleri üzerine bir istihbarat sistemi kurmak için gerekli hazırlıklar ve yaklaşık maliyetleri çıkarıp gönderdim..._________.. özellikle DevSol örgütü başta olmak üzere TİKKO ve diğer Marksist beninist sol örgütler silahlı eylemlerine devam ediyordu.... Polisler..... İstanbul'a.....___________________.. İstanbul'da artan olaylar yüzünden halk arasında terörün yine artacağı yönünde endişeli konuşmalar duyulmaya başlamıştı.. emekli askerler. Sonra yeni atamalar yapılıyor ama netice yine değişmiyor.. Daha İstanbul'a gitmeden............. Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç.. 151 ...... MİT Eski Müsteşar Yardımcısı Hiranı Abbas gibi pek çok önemli kişi katledilmişti....... gönderdim...... Ama daha sonra Diyarbakır'daki görevim sona erip hiç istememe rağmen İstanbul'a tayinim çıktığı zaman İstanbul'da bunu yapabilmenin yollarım aradım....... Herkes olayların önlenememesınden ve artmasından korkuyordu.. Bunun başarılabileceğine tüm kalbimle inanıyordum.._ ............. Ve bir an önce yapılmasını istiyordum.... benim görevdeyken en iyi anlaştığım ve güvendiğim müdürdü.. Seçimler sonunda DYP'nin. terör olayları sistematik biçimde artıyordu.. koalisyon hükümeti kurması ve Demirci'm Başbakan olması üzerine Menzir emekli olmasına rağmen tekrar göreve getirilerek İstanbul'a Emniyet Müdür'ü olarak atanması gündeme gelmişti.... beni istanbul'a çağıran Necdet Menzir'e yapılması gerekenler hakkında yazılı bir not............. Bölüm: Devlet yapılan teknik takiple (hem dinleme hem İzleme) daha sonra ciddi operasyonlar gerçekleştirmek mümkündü..... İzmir'e ve Bursa ya da sıçrama istidadı gösteriyordu...... 19901ı yıllarda İstanbul'da terör yeniden artmıştı......... Diyarbakır'da bunu gerçekleştirme şansım ve imkânım olmadı..................... Diyarbakır'dan ayrılıp İstanbul'a geldiğimde en azından bu işi gerçekleşmesini sağlayacak maddi imkânlar İstanbul için ayarlanmıştı. terör konusunda deneyimli Emniyet Müdürleri atanıyor ama terör olavları karşısında başarılı olunamıyordu... 1 ....... Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı...... burayı iyi bilen. İstanbul'da artan olaylar Ankara'ya........ Menzir.................. İşte bu arada terör konusunda deneyimli olan Emekli Emniyet Müdürü Necdet Menzir önce DYP'den milletvekili aday adayı olmuş ama seçime katılamamıştı...............

................ Ama bizim bunlara ihtiyacımız vardı...._ . için kullanıldı............... bu konuda kapsamlı bilgilere sahiplerdi... çok rahatlıkla operasyon yapabiliyorduk........ Telsiz teknisyeni bu cihazların yapımı konusunda bir 152 ...... dinleme faaliyetlerine on dört hatla başlamıştım. Yurtdışından getirtilme maliyeti de epeyce yüksekti.... öncelikle yapılması gerekenin dinleme sisteminin kurulması olduğunu biliyordum..... daha aşağısına inmemişlerdi.....5 milyon doları doğrudan bu amaca yönelik olarak harcandı.... 1 ... Bu sayede ben ayrılmadan önce Diyarbakır'da dinleme kapasitemiz mevcut teyplerle birlikte altmışlı yetmişli rakamlara...... Devlet her alanda olduğu gibi eldeki imkânların yeterince farkında değildi....... muhabere telsizlerini tamir eden teknisyenler bulunuyordu... her biri birkaç bin dolardı... bir dinleme teybinin çalışmasını sağlayan bir ön aparat.. Bugün gibi hatırlıyorum. Dinleme cihazı maalesef Türkiye'de yerli imkânlarla yapılamıyordu.___________________... Zaman içerisinde yapılan operasyonlar.... İstanbul'a vardığımda........ Teknik bir istihbarat sisteminin altyapısının kurulması için bu paranın yaklaşık 1........... Telsiz teknisyenlerinden İbrahim'i alıp İstihbarat Şubesine tayin ettirdim... yani telefon hattına takılan ve teyple telefon hatları arasında bulunan sesi süzen.......... aynı zamanda konuşma başladığında teybi çalıştıracak olan basit bir aparat istedik... O zaman lar cihaz satışı için Bölge Valiliğine gelen İngilizlerden.. Bu aparat için İngilizlerin talep ettiği fiyat beş yüz yetmiş pounddu........ Bölüm: Devlet Bu sistemin kurulması için toplam maliyet 3 milyar TL idi. dinlemede edindiğimiz bilgilerin bize sağladığı fayda ve istihbarat toplama faaliyetlerimize katkısı sayesinde Diyarbakır'da hiçbir eylem yaptırmıyorduk.... Kalan kısmı bomba imhasında çevreye verilen zararın tanzimi vs.................. Ama bunu nasıl yapmalıydım? Tabii Diyarbakır'da çalıştığım dönemde.. Tek bir küçük aparat için beş yüz yetmiş pound istiyorlardı..... Diyarbakır'daki bütün örgüt mensuplarını denetleyecek hale gelmiştik....... bir kısmı ben ayrıldığımda hâlâ duruyordu.._________.. O sırada Emniyette..... hatta yüzlü rakamlara çıkmıştı.... yani şimdiki karşılığı tahmini 3..5-4 milyon dolar civarında bir para idi..............

Geriye yalnızca basit bir teyp almak kalmıştı. İngiliz firmanın 570 pounda (yani yaklaşık 2 bin TL) sattığı cihazı bizim teknisyen 15 TL maliyetle yapıyordu. insansız uçaklar. Ve daha sonrasında İstanbul'a tayin olduğumda hedeflerim de çok belliydi... akıllı füzeler.... 153 ._________...... Öncelikle teknik alt yapıyı kurmam gerekiyordu. soruyorum...... eğer ABD helikopter ve uçaklar gibi hava araçlarına karşı kullanılmak üzere çok küçük.. gerekli hazırlıkları........ Bu silahları sağlamadıklarında nelerin olacağını o bölgede çalışan ve şartları bilen askere sorarak cevap vermek gerekir..................... ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı.. hem de maliyeti 10-15 TL'ydi......... İşte Diyarbakır'da edindiğim tecrübe. PKK'ya karşı kullanılan en etkin silahlarınız olan kobra helikopterleri.... AB tarafından desteklendiğini söylüyor... Bölüm: Devlet müddet çalıştıktan sonra bunları kendi yapacak hale geldi. Bu inanç doğrultusunda çalıştım.. termal kameralar. Binlercesi çok küçük maliyetlerle üretilebüîyordu. Bu şekilde işimizin çok daha verimli bir şekilde yapılabileceği inanandaydım........... gece görüş dürbünlerini size kim veriyor? ABD. ile-riki kullanımlar açısından bana ciddi bir fayda sağlamıştı........... Almanya... Ayrıca şunu düşünün.......... Teknik analiz yapılabilecek bir sistem kurmam lazımdı.___________________.... Çok sonraları bu cihazlardan binlercesini seri olarak üretip diğer illerdeki birimlere de verme imkânına sahip oldum. Cihaz Türkiye şartlarına göre tasarlanmıştı...... gözüken manzara nasıldır? Türk devletinin kendine karşı kullandığı tüm silahlar... Türkiye'yi mi? Pek çok kişi PKK'rıırı ABD.............. Peki.." karşılığını veriyorlar.... hem de kalite olarak İngilızlermkinden kat be kat iyiydi.............. "Ocalan i size ABD teslim etti" deyince..._ ..................... bilgi birikimi ve orada gelişen bu teknik çalışma yöntemi. "İyi niyetle yaptıkları ne malum. 1 ... Onlardan satın alarak seri imalata başlamıştık... kolay taşman ve yüzde doksan isabetli Stringer füzelerinden birkaç tane PKK'ya verse durum ne olurdu acaba? Olaya bir de PKK açısından bakıldığında.. düzenlemeleri yaparak hedefime ulaşmış oldum.. 12 Eylül 1980 harekâtından önce yakalanmış binlerce teyp Gümrük depolarında yarısı çürümüş halde bekliyordu............... ön çalışmaları......

ABD'nin desteği ile Türkiye.. dünya devletlerine de karşı mücadele ettiğimiz için başarısız olduğumuzu söylüyoruz. destekleme amaçları da menfaat hesaplarından........ Yenildiğinde ise hele de sıradan ve kendisinden zayıf bir rakibe yenilmeyi asla kabullenemez... hatta tüm dünyanın desteğine rağmen PKK ya karşı istenen başarının sağlan ama n ı a s m ı gururumuza yed i re meye r e k şuur altında başarısızlığımıza bahane aramak ve buna kendimizi inandırmak için PKK hin ABD....... yukarıda sayılanlara bakarak. Güneydoğu'daki bunca askeri gücümüze. gerçeği görmek istememenin tabii bir neticesidir.... Bu anlayışı Kıbrıs Çıkartmasında da görürüz......___________________........ en ulvi ahlaki sebeplere kadar farklılık arz edebilir....................... kullanılan en ağır yöntemlere...... Bölüm: Devlet vuran savaş helikopterleri.. 154 ... AB ülkeleri..... Fakat.... Rusya gibi tüm büyük güçler tarafından desteklendiğini söylüyoruz. liderlerini (ÖcalanJ tutuklayarak Türkiye'ye getiriyor......... Bu. Suriye ve Yunanistan'ın geçmişteki tutumları ve aldıkları pozisyon haricinde ortada olan objektif gerçeklere göre hiç tereddütsüz tüm ülkelerin Türkiye devletini desteklediği söylenebilir._ .. yapılan tüm operasyonlara........ AB ve diğer tüm aktörlerin Türkiye'yi desteklediği görülebilir. ABD istese el altından 5-10 tane Stringer füzesini kendisine vererek savaşın kaderini değiştirebilirdi. kendi gemimizin yanlışlıkla batırılmasına rağmen sanki büyük bir devlete karşı büyük bir zafer kazanılmış..... Bu desteğin sebepleri aynı veya kendilerine göre farklı farklı olabileceği gibi...... bahaneler arar........ silah üstünlüğümüze.. Oysa ABD Türk devleti ile her zaman iyi ilişkiler içinde olmaya devam ediyor..... tüm dünyanın desteğiyle en küçük bir gücü bile yenmiş olsa büyük bir gücü yenmiş gibi kahramanlık hikâyeleri yazıp anlatmayı sever........ Hatta en önemlisi de............... Ortak şuurumuz........... atılmış gibi bir anlatım hâkimdir.. kimi desteklediği herkesin bakış açısına göre belki farklı görülebilir ama herhalde en basit haliyle.... Orada basit isyancılara karşı savaşılmasma............. objektif olunduğunda ABD. insansız uçaklar.... kahramanlıklara imza... istenen noktayı güdümlü füzeler ABD den almıyor.. Böylece yalnızca PKK'ya karşı değil....... Gerçekten kimin..._________..... 1 .......

.......... ülke içerisinde yaşanan siyasi ve ideolojik olay ve durumları genel kabulün aksine dış müdahalelerin belirlemediğini ortaya koymaları ve sadece dış güçlere dayanan faaliyetlerin kısa sürede yok olacağını göstermeleri bakımından önemli olaylardır... ilim ve bilim ölçeğinde değerlendirmek herkes veya her ulus için kolay olmamaktadır................................... ilim ve bilim çerçevesinden değil de kendi penceresinden bakan.. bir süre sonra kendi aralarındaki çekişme ve mücadele sonucunda Celal Talabani Saddam Hüseyin ile 155 ....... Kuzey Irak'ta yaşayan Kürt aşiretlerinin en büyük iki kolundan Talabarıi ve Barzani ye bağlı kuvvetler yıllarca Irak rejimi ile savaşmışlardır.... tarih de bu mantık ve anlayışla yazılmıştır....... iki önemli konuyu açığa çıkarmaları nedeniyle burada anlatmam gerekiyor... hayatı......... Özellikle 19701i yıllarda Kuzey Irak'ta önce federe Kürt devletinin kurulması yönünde anlaşmaya varıldı........ 1 ............. Bu esnada önceleri Talabani ve Barzani birlikte Irak yönetimine karşı savaşırken. Birincisi bu olaylar.. özeleştiri yapamayan..............___________________.. her zaman kendini doğru ve haklı gören bizim gibi uluslar ise her zaman hüsrana uğramaya mahkûm olmaktadırlar....._________. Bölüm: Devlet Yakın tarihte meydana gelen pek çok olayda da aynı anlayış geçerlidir...... Ülkemizde yaşanmış iki örnek olayı.... Talabani'nin Türkiye Harekâtı Zorlama ile başka ülkede ve hasım gruplara karşı örgüt kurmak mümkündür ama böyle bir yapı da kısa sürede yok olmaya mahkûmdur..... Ancak Irakla savaşan bu iki aşiretin en büyük rakipleri de yine kendileridir... yeterli etkinliği gösteremediğini bizim görmemizi sağlamaları açısından önem arz etmektedirler. başarı ve başarısızlığı akıl......_ ... Daha sonra ortaya çıkan anlaşmazlıkların ardından savaş yeniden başladı.. o büyük devletimizin uyuduğunu....... Gerçeği görmek ve kabul etmek. Fakat gerçekleri kabul etmeyen...... olaylara akıl. İkinci olarak da ülkemizde meydana gelen çok büyük olaylarda.......... Bunu yapabilen uluslar hatalarını kabul edip yaşanan yanlışlıklardan ders alarak.... özeleştiri yaparak karşılaştıkları sorunları çözmekte başarılı olmaktadırlar......................

... Beytüşşebap bölgesinden güneye yö-nelip........ Günü geldiğinde Irak'tan yola çıkan Talabani'ye bağlı silahlı birkaç bin Peşmerge Türkiye'ye girdi... yani Kuzey Irak'ın batı bölgesinde yerleşiktir......... Silah ve maaşı alıp kendilerim peşmerge yazdıranların.................... yani Kuzey Irak'ın doğusundaki bölgelerde yerleşiktir...... Barzani'nin hiç ummadığı kuzey cepheden saldırmanın başarıyı garantileyeceğini hesaplayarak Şadda m'dan aldığı milyonlarca dinarla harekete geçti....... Bölüm: Devlet anlaştı...... Plan şuydu: Irak'tan.... yay çizerek Beytüşşebap'ı kuzeyden geçip güneye Uludere'ye 156 yöneldiklerinde bu defa ....... Dağlık bölgede zırhlı araçlar vs. Uludere bölgesinde Kuzey Irak'a girerek Barzani'ye kuzeyden saldırmaktı....... para vererek defter üzerinde kurulmuş gözüken kendine bağlı Türkiye Kürdü peşmerge ordusunun yerlerinde olmadığını..... Şemdinli ile Çukurca arasındaki bölgeden Türkiye'ye girecek Talabani güçlerinin buradaki milislerin destek ve rehberliğinde Türkiye içerisinden doğuya doğru geçip.. yani doğudan batıya doğru Barzani'ye saldırırken............... ama daha girişte yüzlerce silah dağıtıp maaş bağladığı adamların. Barzani ise Şırnak'a komşu Ulude-re... Bir yandan Kuzey Irak'ta... Ama Talabani güçleri bir kere bölgeye girmişlerdi. silahı satıp.... güneyden kuzeydeki dağlara doğru da Irak kuvvetleri saldıracaktı......... 1 . Erzak hazırlandı.. kendi bölgesinde......... Paralar ve silahlar dağıtıldı..___________________... parayı da yedikleri anlaşılır............ kuzeyden yay çizip Uludere bölgesinde tekrar Irak'a geçmek üzere ilerledi....._________......_ ... hatta Celal Talabani Saddam Hüseyin yönetiminde görev aldı ve hemen akabinde Barzani'yi yok etmek için planlar yapmaya başladı.... para ve silah alan herkese bir kimlik verilip isimleri defterlere kayıt edildi..... hareket edemediğinden ve tek cephede savaş zor olacağından Saddam ile anlaşan Talabani Barzani'yi yok etmek için plan yaptı. Hakkâri'deki Kürt aşiretlerine para ve silah dağıtarak kendine bağlı bir güç yaratmak istedi......... Fakat yine de dağlık alanda Barzani yi yenmek zor olacağından Türkiye'den.. erzak hazırlanmadığım gördü......... Bilindiği üzere Talabani taraftarları daha çok Irak'ın İran ve Türkiye sınırına yakın bölgesinde. Çukurca sınırlarımızın güneyinde..... az bir kuvvet desteği ve rehberliğinde Zap köprüsünü geçip...........

.......... Güneyde Irak içlerinden gelirken helikopterlerinin görülüp militanların kaçma ihtimaline karşı Türkiye'den hava sahasını kullanmak için izin istedi.. Türkiye'de Uludere._________......... O gün kadar müsademe yüzlerce Talabani pcşmergesi pusuda öldürüldü............. silah ve maaş verip örgüte silahlı güç olarak kayıt etmeye başladı............. hiç kimse kaça m a dan saldırdı.............. Doğuda Silopi üzerinden Türkiye'ye girip............ Arkasından yine örgüte Uludere bölgesinden katılan bir militan. O sırada eğitim alanında olan örgüt ınilitanlan-na Irak helikopterleri (Rus savaş helikopterleri) saldırarak ağır zayiat verdirdiler.. 157 Böylece henüz gelişme .. Bunun üzerine Irak Türkiye ile anlaştı... Sadece para ve bedava silah alan ama ideolojik olarak bu davaya inanmayan Beytüşşebap bölgesindeki Jirki aşiretinden Hacı Öter..... Resmen ülkede savaş oldu ama bizim devletimizin o bölgedeki kuvvetlerinin bundan haberi bile olmadı veya haberi olmasına rağmen müdahale etmedi.......... Yine daha yakın tarihte Irak Komünist Partisi (ŞUİ)....... Uludere üzerinden derin vadilerin içerisinden hiç görülmeden uçarak bir anda örgüt kamplarına girdi.......... Beytüşşebap bölgesinde bazı kişileri............. hava saldırısı olduğunda saklanılan yerleri ve tüm depolan tek tek gösterdi. 1 ... bir kısmı esir alınarak bizim aşiretler tarafından bağlanıp Barzani'ye teslim edildi.. Evet Türkiye sınırları içerisinde Irak tarafından desteklenen Talabani peşmergeleri silahlı müfrezeler şeklinde Barzani'yi kuzeyden kuşatmak için harekât yaptı ve yine bizim aşiretler tara fında pusuya düşürülerek gün boyu süren çatışmayla bertaraf edildiler...................._ ..... Barzani'ye akşama yakınlık süren duyan Beytüşşebap'taki sonunda yerleşik Mamhuran ve Gevdan aşiretlerinin kurduğu pusuya düştüler.......... Bölüm: Devlet Jirki............. evlerine gelen 15 kişilik silahlı gerilla grubunu yemek yiyip dinlenmeleri ve banyo yapmaları için silahsızlandırıp ardından askeri birlikleri çağırarak bu kişileri Jandarma'ya teslim etti.. silah depolarını bildireceğini söylemişti..... Irakla sorunları olan ülkelerden aldığı dış desteklerle Kuzey Irak'ta kamp kurarak güçlendi... gizlice Irak devlet ajanları ile ilişkiye geçerek aldığı para karşılığında tüm örgüt kamplarının yerlerini.. Helikopterlerden birine binen ajan kampları.....___________________.......

...._________............... davaya inanmayan. Bu örgütler sadece kendi ideolojileri doğrultusunda faaliyet gösterirler....._ ___ olaydır......._ .. belli süreçlerden geçmeyen........... öyle kolay kolay dış yardımlarla ayakta tutulamaz._____.......... Sonuç itibarıyla geldiğimiz noktada.......... ideolojik örgütlerin dışarıdan destek ile büyüyüp güçlenemeyeceği ortaya çıkmıştır......... başka kişi veya devletler kendi amaçları doğrultusunda onları kolaylıkla kullanamaz..... Başka bir deyişle ideolojik örgütler sadece örgüt davasına fikren ve kalben inanan insanlar tarafında kurulup güçlenir........ Talabani veya emsali Kürt aşiretlerinin içinde bulunduğu toplumsal durum ve çoğunun dini açıdan muhafazakâr ve aşiret gibi geri bir sosyal anlayışa dayanarak örgütlenmiş olmaları..... İSTANBUL 158 ... Irak aleyhine faaliyetleri destekleyen Suriye gibi sosyalist düşüncelere yakın ülkeleri......... fazla miktarda para ve silah verilerek bir anda çok güçlü bir silahlı militan grup oluşturulmak istendi.......____. 1 ..... Fakat bu davaya inancı olmayan kişilerden oluşan örgüt bir an için büyüyüp güçlendiği yönünde bir görüntü verdiyse de kısa sürede eskisinden daha geri hale geldi ve tüm yapı tamamıyla yerle bir oldu...... Ancak Kuzey Irak'taki halkın sosyal durumu böyle bir örgütü olduğundan daha fazla güçlendirecek kapasitede değildi.........___________________....................... yapı ancak bu kadarını kaldırıyordu......... Irak Komünist Partisi hin içine düştüğü durum... Fakat dışsal faktörler devreye sokularak................... yürütülen davaya ideolojik olarak inanmayan kişilerle kurulmaya kalkılan her örgütün ya da birliğin kısa süre içinde yerle bir olacağını göstermektedir................ Belli sayıda militan ve örgüt vardı... sosyalist komünist ideolojilere sahip bir muhalefeti desteklemelerine yol açtı. Kuzey Irak'ta Irak'a muhalif olan Barzani..... inanılan davanın başarısı için bir şeyler yapmak için değil menfaat elde etmek için örgüte katılan kişilerle bu işin olamayacağını göstermesi açısında örnek bir Haliç'te Yaşayan Simonlar... Bölüm: Devlet aşamasındaki örgüt bu iki olay sonucunda kendini t o parlay amayacak hale geldi ve etkinliği kırıldı..... _______.. Yaşanan tüm bu olaylar..................

.... İstanbul'a gelmeden önce oradaki terör faaliyetlerinin önüne nasıl geçilebileceği üzerine düşünüyordum. aksine olağanüstü kötü bir yer.." deyince ben de kabul ettim. Geleceksin.. O zamanki arkadaşlarımdan terör deneyimi olan Reşat Al tay in ve bir-ikı arkadaşın ismini verdim.... Menzir Bey ilk atandığında benden İstanbul'a gelmemi istedi.. Necdet Beyin Diyarbakır'da birlikte çalışıp tanıdığı terör deneyimi olan epey arkadaş vardı. İstanbul'da beni aradığı zaman çoğu kişi İstan bu İd a görev yapmak için çabaladığından.. "Efendim orası çok iyi bir yer............. her gün polise yöneİlk suikastlar yapılıyordu.... Ben de "İyi bir yer olursa gelmem....... onun döneminde olaylar çığırından çıkmış Devlet Güvenlik Savcısı ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı öldürülmüştü........... 1 ..... en dürüst müdürlerden biriydi ve Diyarbakır'da çok iyi anlaşarak çalışmıştık. Diyarbakır'da edindiğim tecrübeye dayanarak ilk yapmam gereken şeyin. Diyarbakır'dan ayrılırken "Bulunduğum yere çağırırsam gelir misin?" diye sormuştu........ "Hayır bu rası hiç de iyi bir yer değil.... Her gün polise yönelik bir saldırı vardı.... hiç görmemiş sayılırdım........ Benimle birlikte kimlerin gelebileceğini sordu...... gelmem. Bir müddet sonra benim ve diğer belirlenen arkadaşların tayini İstanbul'a çıktı.........___________________. dinleme sistemi........... bir bilgi bankası ve analiz bilgisayarı kurmak olduğuna karar verdim......_________.......... Mehmet Ağar'ı uygun bir görevle...._ .... gezmek için bile olsa hiç İstanbul'da bulunmamıştım........" demiştim. Bu bilgisayar sistemi sayesinde örgüt 159 faaliyetleri hakkında bilgi . Bölüm: Devlet İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam İlk atandığım İstanbul'u hiç bilmiyordum..... çok sayıda örgüt mensubu vardı..... ne yapmak la zımdı.... kötü bir yer olursa gelirim........ Önce yanılmıyorsam Mehmet Ağar Emniyet Müdürü olarak görevliydi...... Necdet Menzir'ile çalışmak benim için de gerçekten çok zevkliydi............ ama uzaktan İstanbul'daki olayları takip ediyordum.. Onun yerine Necdet Menzir İstanbul Emniyet Müdürü yapıldı. en gözü kara...... Necdet Menzir Bey çalıştığım en yiğit." dediğimde........ Hükümet İstanbul'a bir çare mecburiyetindeydi.......... yanılmıyorsam Erzurum'a Vali olarak atadılar.....

.. Durmuş Demirbaş'm Ankara'ya tayini çıkmış... çocuklarını.... Şubenin asli 60 ve geçici 60 olmak üzere 120 kadar mevcudu vardı..._________.............. Hepsinin kendi özel sorunları vardı.............. İstanbul'da göreve başladığımda benden önceki Şube Müdürleri bu kargaşa ve olayların seri yoğunluğu içerisinde bunalmışlar ve tayin edilmişlerdi..... Şube her açıdan çok kötü durumdaydı. İstanbul'a geldiğimde. polis evinde..___________________.. istihbarat birimi kurmayı ve bu şubelerin teknik dinleme ve izleme kapasitesinin artırılmasını istiyordum. Öyle ki elde iş yapabilecek adam sayısı çok azdı..... teknik donanıma ihtiyaç vardı ve daha da önemlisi istihbarat personelinin faydalı olabilmesi için belli bir süreye ihtiyaç vardı.. bu konuda donanımlı elemanlara........... Ben İstanbul'a atanmamdan önce burada meydana gelen suikastlar ve yoğun terör eylemleri nedeniyle mevcut istihbarat şube personeli yetmediği için başka illerden görevli 60 istihbaratçı İstanbul'daki şubeye geçici görevle atanmıştı... tek merkezden yönetile-meyecek kadar genişti.......... Türkiye'nin en büyük şehrinin. Bu yüzden üç ayrı yerde merkez. En küçük terör gruplarının elinde bile en azında birkaç tane 160 ... Emin Aslan benden önce atanmıştı. Benim başladığım sırada şubede çok az sayıda eski amir kalmıştı.......... sanki istihbaratçıların gelir gelmez terör olayları konusunda istihbarat elde edip terörü önleyeceklerini zannediyorlardı. orada burada kalıyorlar... ama onlar da çok vasıflı değillerdi......................._ . şehri bilmiyorlardı. terörün bu kadar arttığı bir şehrin İstihbarat Şubesinde bir tane bilgisayar yoktu..... Altyapıya..... 1 ...... Bir istihbarat faaliyeti yürütülecekse bu sistemin kurulması temel şartlardan biriydi.................... ilk yaptığım şey aklımdaki bu düşünceleri uygulamaya geçirmek için hummalı biçimde araştırma yapmak oldu.. Bu insanlar zorunlu olarak apar topar buraya geldikleri için kalacakları yerleri yoktu...... Bu atamayı yapanlar. Ayrıca İstanbul çok büyük bir şehirdi........ benden önceki Şube Müdürü Salih Güngör (İSKİ tahkikatı İle ünlenen) Mali Şubeye geçmişti............... ailelerini memlekette bırakmışlardı.. halbuki istihbarat diğer birimler gibi hemen atanıp devriye gezmeye benzemez.......... Bölüm: Devlet toplamam mümkündü...... Şubenin binası ve bulunduğu yer çok kötüydü ve alt yapısı hiç yoktu.

.... üstelik kimliği bilinen takip edilecek terör örgütü mensubu sayısı da yok denecek kadar azdı veya asıl eylem yapan Dev-Sol örgütü elemanı değildi.. kısmen arşiv vs. yıllarca terör olaylarından muzdarip olmuş bir ülkenin en büyük şehrinde ve olayların en fazla meydana geldiği bir şehirde...._ . bu uğurda ölenler ve acı çekenler adma ağlanacak bir durum hüküm sürmekteydi.... O tarihte İstanbul'da dar kapasiteli bir dinleme sistemi var dı ama bu sistemle de ciddi hiç bir örgüt hedefi dinlenmiyordu. Bu.. Dinlenecek illegal terör örgütlerine dair telefon numaraları bilinmiyordu veya bu numaraları temin edecek kaynak ve yapı yoktu.... sahipsizliğe rağmen terör Türkiye'de çok da artmamıştı........ bizde bu amaçla bir tane bile bilgisayar kullanılmıyordu........___________________. 161 .. sahip yazı yazmak için kullanılıyordu..... hesapsızlığa inanmam zordu..... yok denecek kadar azdı. Dünyanın bütün gelişmiş ülkeleri..... Takip ekipleri zayıf. hesaplama..... Bölüm: Devlet bilgisayar varken. yazı yazma............... Bu sistem..... Ankara'da İstihbarat Daire Başkanlığında var olan bir-iki bilgisayar ise daktilo en niyetine ileri rapor hazırlamak. muhbir vs......... Ülkenin en önemli problemleri günlük tabirle Allah'a emanetti.. İllegal örgütlerin içine sızmış yardımcı istihbarat elemanı (YİE) denen ajan........ Maalesef gerçek buydu.. 1 ... İstihbarat adma hiçbir şeyi yoktu... akıl....... program...... göreve başladığım 1992 yılı başında buydu.... ilim ve bilim adına yapılan hiçbir şey yoktu.... Terörle Mücadele Biriminde..... terörle mücadelede vazgeçilmez bir öneme sahip istihbarat biriminin hali..........._________..... işlerde kullanılıyordu. Aslına bakılırsa bu kadar boşluğa. teknolojiye bilgisayarlarını istihbarat hizmetlerinde kullanırken.. İçinde olmasam....... Plan. teşkilat ve yapı yoktu........... Ülke adına... Bu ülkede terörün azması için komplo teorilerine ya da başka ülkelerin destek ve müdahalesine gerek yoktu... var olanlar da görevde değil........... Ne elektronik cihazı. Daha garibi yalnızca bizde değil. ne de bilgisayarı vardı.. gördüğüm kadarıyla MİT'te de bilgisayar bulunmuyordu...... İstanbul İstihbarat Şubesinde tek bir bilgisayar yoktu........ ne sistemi.... Terörde bunca bedel ödemiş... önleyecek hiçbir sistem... bu kadar sahipsizliğe..... daha çok legal bilgi kaynaklarına yönelik kullanılıyordu.. Terörün artması için ülke içinde her türlü koşul mevcutken.

...... Üstüne üstlük bir de her gün polislere yönelik eylemler meydana geliyordu........_________... gönüllü olanların asli tayinlerini buraya çıkardım... mesleğini çok iyi biliyordu............................ bir yandan bilgisayarları.. alanının en iyisiydi...... Tüm bu özellikler ancak beş altı kişide toplanabilirdi ve bu kişileri bir araya getirmek mümkün olmayabilirdi ama ben tüm bu özellikleri bir arada ve bir şahısta toplanmış 162 .. personele küçük bilgisayar eğitimleri vermeye başladım. bir gün Türkiye'deki terörü yazabilırsem orada kapsamlı olarak anlatacağım.......___________________..... teknik olarak kimsenin bilmediği alanlarda oldukça donanımlıydı..................._ ........ olaylar o kadar çok ve hızlı oluyordu ki hazırlık yapmaya............ çünkü benden önce hiç bilgisayar alınmamıştı..... bir yandan da nasıl alacağımı araştırıyordum...... belki de bu ülkenin kaderini değiştirecek bir tesadüftü. O her bakımdan mükemmel bir insandı............. İşte bu imkânlarla ve sorunlarla dolu bir şubenin başına geçmiştim... Böyle bir kargaşa içerisinde önce basit manada personeli düzeltmeye çalıştım........... sistem kurmaya imkân vermiyordu... Bu arada çalışacak yer sorunu vardı. Bu işle ilgili olarak benim aradığım özellikler dürüst... şartları zorlayarak Gayrettepe Emniyet binasının çatı katma bir kat daha ilave etmeye karar verdik. sorunların çözümü için mutlaka olması gerektiğine inandığım (bu konuda biraz yalnız kalıyordum. bu yöntem bilinmiyordu... ayrıca ileri düzeyde teknik bilgiye sahip olmak yani bilgisayar ve telefon sistemleri konularında tecrübeli olmaktı... Aklımda yapmayı planladığım işler için en ideal kişiydi.. 1 ....... Bu arada sürekli hayalini kurduğum.. Birçok yeri araştırdım...... Aslında bu tanışma.. çünkü herkes benim kadar inanmıyordu) bir bilgisayar sorgulamaanaliz sistemi diyeceğim bilgi bankası sistemini kurmaya çalıştım............. Geçici görevle başka illerden tayin olanlar içerisinden gönülsüz olarak gelenleri memleketlerine gönderip.. Bu arada PTT'nin bilgi işlem biriminde çalışan çok nitelikli bir mühendisle tanıştım... güvenilir ve ahlaklı olma... her açıdan güvenilir bir insandı... Sonra süratle örgüt mensuplarından yakalanmış terör şubesindeki bilgisayarlardan bir iki tanesini ödünç alıp... Bölüm: Devlet başlı başına bir kitap konusudur....

. sadece geçmiş başarılarımı göz önüne alınca sen söylüyorsa n yaparsın türü sözlerle geçiştirdiği o hiç denenmemiş projeyi. kendisi için çocuk oyuncağıydı.. deneme yapmış ve istediğim şeyin bir prototipini yapmıştı. beş milyonluk şehirde dört yıl çalışmasına rağmen iki tane sivil arkadaşı olmayan birinin karşısına aranan tüm olumlu özelliklere sahip biri çıkarılıyordu.... diğer arkadaşların Komiser İrfan diye kod-ladığı mühendis arkadaşla yaptığımız kısa bir iki görüşmede yapmak istediğim şeyi ve nasıl yapılabileceğini anlattım...... Yunuslar................ Bu süreçten sonra yaşanan olaylar bu ülkenin kaderini etkilemiş. en basit izahı ile kaderdi............ bu kadar tesadüf bir araya gelemezdi..Mistik bir anlayışla karşıma çıkarılmıştı.... Süleymanlar ve diğerleri bu ekibe dahil oldu. milyonların yaşamının değişmesine sebep olmuştu..._________..___________________.... Daha doğrusu bir anda karşıma çıkmıştı..... böyle kolayca gerçekleşemezdi..... Kimsenin pek anlayıp makul bulmadığı fikirlerimi dinledi ve fikirlerimin yapılabilir şeyler olduğunu söyledi........ Bu insanla tesadüfen karşılaşıp............ kalbimle inandığım ama kimsenin gerçekleşeceğine inanmadığı......... Sonuç olarak..... Bu işin mükemmel olması. Benim gibi İşine sevdalı.. bu mühendis bir iş gibi bile görmüyor... sosyal yaşamdan kopuk. Musalar................ tesadüf değildi. Bu tesadüf olamazdı... tüm. İşinin ehli bir insanın elinde bu kadar basit olan bir iş Mösyö ile karşüaşmasam... kolay ve basit şekilde kurulması ve bu kadar hızla 163 . 1 ................ Bu karşılaşma tamamen bir tesadüf olsa da ben bunun asla bir tesadüf olduğuna inanmıyordum. Bir sistem kurma yolunda bu olağanüstü insanla karşılaşmamın ardından sonraki aşamada bu sistemin oluşturulmasında rol alan ve geliştirilmesine büyük katkı sağlayan Basriler......... İkinci defa yanma gittiğimde. yeni tanışmamıza rağmen ona inanmış ve güvenmiştim.......... anlattıklarıma dayanarak bir miktar veriyle bilgisayarında yaptığı basit programla.... Hemen orada bana da gösterdi.. Netice olumluydu ve ona göre bu çok kolay ve basit bir şekilde yapılabilirdi ve hiçbir tereddüde yer yoktu........._ ........ yapılması çok kolay diyordu.... başka hiçbir şey düşünmeyen....... işine odaklanmış... Benim Mösyö.. Bölüm: Devlet olarak bulmuştum...... makulü ise yukarılar tarafında tamştırılmıştını...

... Daha sonra bu mühendis arkadaşla samimiyetimizi artırarak beraber çalışmaya başladık......... 1 .. Resmi ilişki kurduğum herkes hakkında İYİLİ tlcLİCcl araştırma yapmama rağmen bu kadar hayati bir projede beraber çalışacağım kişiyi............. ilgili toplanması gerekiyordu (güvenlik çalışmalarını aksatmamak ve devletin gizli bilgilerim deşifre etmemek adına bu kısımlar kısa ve gerçek biraz değiştirilerek anlatılacaktır).. Bölüm: Devlet geliştirilmesi.._ . Mösyö hiçbir şey beklemeksizin sadece bilgisayar ve konuya merakı ve ayrıca devlete ve güvenlik kuvvetlerine yardımcı olma isteği ile çalışıyordu...... Her şey benim kafamdaki gibiydi......... Mösyö/Komiser İrfan'ı hiç araştırmamış.. Tüm bunlar tesadüf olamazdı............... Mösyönün yaptığı basit ama işlevsel programlarla bu verileri günlerce süren forma bir ta işleme çeviriyor tabi böylece tutuyor.... bu özel niteliklere sahip bir insanla karşılaşmam ve gizliliği gereği kimseye açmadığım bu konuyu onunla konuşmam neticesinde gerçekleşmişti...... Bilgisayarı kurduk.............. Zaten ilk tanıştığımız anda sanki yıllardır tanışryormuşuz gibi birbirimize güvenmiş.......... 164 .......... Bilgisayarda işlem yapacağımız verilerin. hayal artık gerçek olmuştu.. yerlerden Daha sora bilgilerin nereden elde edilebileceğini kuvvetlerinin araştırmaya başladık. Hiçbir kurala bağlı olmaksızın kendiliğinden gelişen bir havada beraber çalışmaya başladık.. İstediğimiz verilerin terörle mücadeledeki önemini ve bunların kimseye zararı olmayacağını anlatarak sistematik bir şekilde verileri edinme imkânına en sonunda kavuştuk.... kullanılır sonra hale kullanabileceğimiz getiriyorduk.. İstediğimiz verileri almak için ilgili kurum amirlerini ikna etmek gerekiyordu....... Bu aşamada.............. Aldığımız veriler doğrudan işimize yaramıyordu...._________.... kafamdakilerin ilk pratik denemesi basit manada yapılmıştı......... İşlemlere başladık ve ilk uğraşlar sonucunda bir firmadan NCR marka bir bilgisayar aldık.. sevmiş ve ısınmıştık..................... ona yüzde yüz güvenmiştim...............___________________... dönemin Valisi ve Emniyet Müdürü devreye girerek sorunları aşmamızda bize destek verdiler........ Mühendis arkadaşım Mösyö/Komiser İrfanın bana yaptığı küçük gösteri benim gördüğüm en güzel bir demo idi.

......... aynı zamanda tüm personelin ufkunu açıyor........ yeterli takip telsizi...... Bir kahin.. yeni düşünme biçimlerini görmemizi.. Gizli görevler için tasarlanmış obzervasyon araçlarına...... gereçlere ihtiyaç vardı....... Ayrıca özellikli kameralar.. Onlarla cihazların yan aparatları ve hangi telsizin iyi olacağı hakkında konuştuk... 1 .... bir telsiz firmasının aracılığıyla ve firma temsilcisiyle birlikte Japonya'ya gittim... Şubede kullanabileceğim 100 civarında telsizi tüm aparatları ve gizili muhabere etme imkânı verecek sistemi kurmak için gerekli tüm yedek malzemeleriyle birlikte temin ettim......... tabii ki başka araç........... Çalışmaya ilk başladığımızda elimizde bir tane bile bilgisayar..... 165 .. İstihbarat faaliyeti için bilgisayar sistemi tek başına yeterli değildi............ fotoğraf makinelerinden birkaç tane... Mucize gerçekleşmişti..... Sanki başka bir boyuta geçmiş gibi... iki boyutlu çalışma biçiminden üç boyutlu bir dünyaya geçmek gibi bir şeydi...... Her şeyi akıl ve mantık ölçüsünde kendimiz buluyorduk.. Bölüm: Devlet Günlerce uğraştıktan sonra yavaş yavaş netice almaya başladık. olağanüstü yetenekleri olan biri bize bu kadar yardımcı olamazdı.. gizli kamera yoktu.... Falcı veya kâhin her şeyi bilse bile bize sadece bilgi verirdi ama bizim sistemimiz......... Daha sonra başta Diyarbakır olmak üzere diğer illerde ve merkezdeki diğer istihbarat birimlerinin kullanımına açmaya başladık......... sadece meçhulü bize söylemiyor. takip ekiplerinin gizli muhabere edeceği telsiz ve diğer muhabere malzemelerine ihtiyaç vardı. İlk önce.. yeni yol ve yöntemler bulmamızı ve tüm işlemleri kendi aklımız ve zekamızla yapmamızı sağlıyordu... bu bilgileri yalnızca İstanbul İstihbarat Şubesi olarak kullanıyorduk.... Japonya'ya 100 tane telsiz almaya gitmiştik ama bu arada fabrikayı da ziyaret ettik.._________.. daha doğrusu görevde kullanılabilecek ucuz olan ne bulabildiysem belli miktar aldım..... Bu yönde temin edebileceğim araç ve telsizleri araştırırken..... hayallerim artık gerçekti.... Hatta hayallerimin bile ötesine geçiyorduk.___________________.. gizli kayıtlar için özel kameralara........_ .... İstediğimiz takip esnasında kullanılabilecek küçük ve basit telsizlerdi ve frekanslarının kolay ayarlanabilir olması gerekiyordu................... fa brikad akil eri e görüştük...................

..........._________......... fotoğraf makinelerimizi yapmaya başladık.......... Bölüm: Devlet otele Telsizler bize Tokyo'da teslim edilecekti.............. Bu hali ile taşımamızın imkânı yoktu.. Tokyo'daki geldiğimizde telsiz siparişlerimizi bir kamyonun taşıyacağı büyüklükte paketlenmiş olarak bulduk. bu kadar yer kaplamalarının nedeni de buydu. takip elemanlarımızın birbirleriyle konuşabilecekleri bir telsiz sistemi yarattık. İstanbul'da böyle bir takip telsiz sistemi ancak milyon dolarlara kurulabilirken. Sonra gidip büyük valizler aldık ve valizlere bu cihazları doldurduk.. O gün akşamdan sabaha kadar çalışıp.___________________.. Aldığımız fotoğraf makineleri ve kameraları kullanarak gizli kamera yapma imkânına kavuştuk............................. Israrlarımız ve zor bela uğraşılarımız sonunda malzemeleri Japonya'dan uçaklara yükleyerek İstanbul'a getirdik. Basit bir ızgara teli gibi dokunmuş file benzeri bir kumaş veya ızgara benzeri sert bir malzeme ile rahatlıkla gizli kamera yapılabiliyordu..... Çantanın herhangi bir yeri kesilerek ızgara şeklinde file gibi gözüken seyrek dokunmuş kumaş kesilen yere dikiliyor ve 166 ..... Bir kamyon dolusu yükü. Fakat havayolu şirketi bu ağırlıktaki bir malzemeyi de almıyordu............ üç tane de uçağın içine alınabilecek küçük el çantası dolmuştu.... Bu yöntem çok iyiydi ve tam bize göreydi.. biz 100 adet telsizi. Onun gibi birkaç yetenekli memurla birlikte küçücük bir odada laboratuarımızı kurduk.... cihazları bu kutulardan çıkıp çıplak hale getirdik......_ ........ 1 ............ Gördüğüm basit bir gizli kamera yöntemi zihnimde birden başka şimşekler çaktırrmştı...... yedek batarya ve yedek malzemelerin tamamım 42 bin dolara mal etmiştik......... gizli konuşma aparatları......... Cihazlar. kargoya verilecek üç büyük valize ve uçağın içine alınacak büyüklükte orta ve küçük boy çantalara sığdırmış.. kameralarımızı..... ağırlığını da yüz seksen kiloya düşürmüştük. Ayrıca daha Önce Diyarbakır'da yanıma aldığım telsiz teknisyeni polis memurunu da İstanbul'a getirdim.......... Tokyo büyükelçiliğinde çalışan polislerle birlikte bu telsiz ve tüm aparatları kamyonetle elçiliğe götürdük.. hem de inanılmaz ölçüde düşük maliyetlerle....... Üç tane büyük valiz.... zarar görmemeleri için muhafaza kutuları içerisine konulmuştu.. Böylece bu küçücük odada kendi dinleme teyplerimizi.......... Bu telsizleri süratle kurarak.

.. biz de bu farklılığı ortaya çıkarmaya çalışıyorduk..... Sanki önünde engel yokmuş gibi doğrudan karşı tarafı görülebiliyordu......................._________..... asla evden dışarıyı aramıyorlar.... biz yirmi-otuz bin dolara yirmi-otuz tane gizli kamera yapmıştık............... Kameranın merceği kumaşa çok yakın olduğu için ızgaradaki delikleri görmüyordu.. bu telefonların nadiren dışarıdan aranıyor olması bizim için önemli bir ipueuydu........ Bu kameraların çalışması için özel aparatlar. Bu numaraların bir kısmı oturuimayan ya da sıradan insanların farklı mazeretlerle az kullandığı evlere aitti.... 1 ....... Ama bu yeterli değildi.................... Karşılaştığımız örgüt mensuplarının farklı yöntemler kullanmaya başladığını görüyorduk. örgüt mensupları sabit telefonları hiç kullanmıyorlar veya çok az kullanıyorlar.. Örgüt olağan seyirden farklı hareket ediyordu.............. Sıradan insanın aklının almayacağı gizlilik ve casusluk örgütlerine taş çıkartır derecede özel dikkat ve disiplin içinde telefonlarını kullanıyorlardı.. örgütün telefon kullanma biçiminin diğer normal insanların kullanımlarından farklı yönleri vardı. ama bir kısmı da örgüte ait numaralardı. Dışarıdan bakıldığında kamera hiçbir şekilde görünmüyordu. Bütün ekiplerimiz bu cihazları kullanmaya başladı..._ . numaraları bilgisayar içinden sistemindeki dışarının hiç kayıtlı aranmadığı.___________________............ Aynı zamanda bilgisayarlı sitemimiz ilk neticelerini vermeye başlamış. uzaktan kumanda edecek düğmeler yaparak. Bölüm: Devlet arkasına kamera yerleştiriliyordu....................... İstanbul'da Bu ipucunu telefon kullanarak.... kimi kısımlarına ilave parçalar takarak yirmiden fazla gizli kamera yapmıştık.... nadiren dışarıdan aranan numaraları süzdüğümüzde karşımıza epeyce numara çıkıyordu...... Ama bu da benim için çok önemli bir ipueuydu... bu sayede bizler de mesafe kat etmeye başlamıştık......... yani anormalliği ...... örgüt mensuplarının telefonla evden dışarıyı hiç aramaması... evdeki telefonları sadece alarm durumları için nadiren kullanıyorlardı.. Atılan tüm bu adımlar istihbarat alanında bize avantaj ve üstünlük kazandırmıştı...... Bizim işimiz de bu farklılığı algılayacak sistemi 167 kurmaktı. Hiç telefon kullanmamak da çok ayırt edici bir özellikti........ Bir gizli kameranın maliyetinin yirmi-otuz bin dolar olduğundan bahsedildiği zamanlarda.

.... ister fiziki takiple....... Çünkü onun randevuları ve bağlantıları yurt dışını telefonla arayarak almıyordu. İstanbul'da bulunan bütün militanlar belli aralıklarla yurtdışını arıyor... Örgüt klasik yöntemleri çok iyi biliyordu........._________...___________________..... aynı hücre elemanları bile panikleyip birbirlerinden koptukları durumlarda mutlaka yurtdışındaki bir telefonla İrtibat kurmaları gerekiyordu..... Örgüt mensubu yurtdışını arayacak...... o kişinin size vereceği fazla bir bilgi yoktu.............. Örgütün her hücresi doğrudan yurtdışına bağlı çalışıyordu........ İstanbul'da onlarca hücre vardı ama asla bir hücre diğer hücre ile yatay olarak ilişkiye geçmiyordu.......... Türkiye'deki ankesörlü telefonlardan Avrupa'daki ankesörlü telefonları aramak veya mobil telefonlar ve yurt içinde yabancı cep telefonları kullanmak gibi ancak uluslararası haber alma örgütlerinin kullandığı inanılmaz gizli yöntemleri kullanıyordu.... yurtdışından randevu alacak ve o randevu ile diğer örgüt mensubuyla buluşacaktı.. buluşa madiği/buluşmak istediği kişileri söylüyor...... Bölüm: Devlet algılayacak sistemi kurmak gerekiyordu..... Dolayısıyla örgütü öyle diğer klasik yöntemlerle takip etmek ve yakalamak çok zordu... Örgüt mensuplarının sabit telefonlardan çok ankesörlü telefonları kullandıklarını.. Hele D ev-Sol inanılmaz bir teşkilattı................ 1 ... yöntemleri ile yakalanmamak için her türlü tedbiri almıştı... yer ve 168 . hatta kendisi bilgi vermeye istekli olsa da diğer hücrelerle ilgili hiçbir bilgiye sahip olmadığı için başka bir militanı size yakalatma imkânı yoktu... Yakaladığınız bir militan ne yaparsanız yapın................. onlar buluşma ayarladıktan sonra tekrar aradığında buluşmanın tarih... en fazla kendi hücresindeki arkadaşlarını ele verebilirdi. dinlemeyi engelleyen inanılmaz özel ve gizli yöntemler buluyordu._ ............... yurtdışı irtibatlarını sadece ankesörlü telefonla kurduklarını tespit ettik... Çünkü militanların birbirleriyle ilişkisi sadece Avrupa'yı tele fonla arayarak oradan randevu almaktan ibaretti......... diğerlerini yakalama imkânınız bulunmuyordu..... isterse de ihbarla yakalayın............ Yani siz bir örgüt mensubunu ister örgüt içerisine yerleştirdiğiniz muhbiriniz vasıtasıyla............... Yan yana çalışan iki kişinin bile doğrudan birbirleriyle irtibatı yoktu..... klasik istihbarat.

. İTİ cL na tahammülümüz yoktu....... Bu olağanüstü güçlü yöntemleri....._________...... 1 ..... İstihbaratta en önemli bilgi akışı. Bir defa örgüt içine sızdırılan eleman eylem yapsa suç işlemiş oluyor............ buna karşı ne yapabileceğimizi düşündük.. kesin ve kısa sürede tespit ediyorduk. haklarını kimsenin ödeyemeyeceği mühendisleri vardı ve o zamanki Türk PTT'sinde {bugünkü Türk Telekem) çalışan bu mühendisler..................................... Kullandıkları bu olağanüstü özel yöntemi onlardan başka kimse kullanmadığından bu durumu lehimize çevirmeyi.... Bugün dahi bu insanların yaptıklarının gerçek değerini bizim dışımızda hiç kimse bilemez.... bilgi kaynağı eleman denen örgüt içerisine sızdırılmış ajanlar vasıtasıyla.. bugün saygıyla anılması gereken. Bu yüzden kısa sürede örgütlere ajan sokamıyorduk fakat o kadar çok saldırı ve suikast olayı meydana geliyordu ki c H......... yapmasa örgüt kararlarına aykırı davrandığı için yaşaması mümkün olmuyordu...._ ........ irtibatlarını böyle sağlıyorlardı... Onların sağladığı 169 .. yapılıyordu ama bu çok uzun bir çalışmayı gerektiriyordu. teknik alet ve cihazlarla kapatmaya Türkiye'nin çok akıllı.. Bölüm: Devlet saatini alıyordu..... Geliştirdiğimiz sistem yalnızca Dev Solu değil............ Bunun yanında militanlar uzun bir deneme dönemi sonunda bazı ufak eylemlerde denendikten sonra silahlı gruplara alınıyordu. ankcsörlü sokak telefonları ile gerçekleştiriliyordu..... onları herkesten ayırt eden bu özelliği onların tespitine yönelik kullanmayı düşündük ve bu yönde bir sistemi kurduk.. İlk göreve başladığım sıralarda her gün polise karşı bir silahlı saldırı oluyordu........ PKK ve TİKKO gibi silahlı eylem yapan örgütlere ajan sokmak da mümkün değildi.. Ayrıca bizdeki Dev-Sol....... Bu durumu fark edince........... becerikli............. sanki yalnızca onların giydiği özel bir kıyafet ya da kullandıkları özel bir araçmış gibi diğer insanlardan onları ayrıt etmemizi sağlıyordu. kendilerine hiçbir ödeme yapılmaksızın bu imkânları bize sağladılar....... Onlar ne kadar özel ve aşırı tedbir alırlarsa o kadar kolay. Tüm bu muha bere..........___________________... Sonuç olarak biz de bu bilgi alma açığımızı....... aynı yöntemi kullanan tüm örgütlerin militanlarını da ortaya çıkarmamızı sağlıyordu.

....._________....... sıradan elemanları takip edecek personel ve zaman..... Takip edilecek eylemci kanattan tek bir Dev-Sol hedefimiz dahi yoktu............. Metinlerin hakkını unutmamak lazım.. Örgüte müdahalemiz kolaydı... Dursun Karataş bir konuşmasında "Benim her gönderdiğim militan yakalanıyor..___________________... Bölüm: Devlet imkânlar sonucunda örgüt mensuplarını izleyebildik...... kaç Dev Sol hedefimiz var diye sorduğumda cevap sıfırdı.. imkânına sahiptik ve bu sayede örgütün her hareketini görebiliyor.... Onlar birbirlerinin yerini bilmezken biz biliyor... Mustafalarm....... Örgütün muhaberesine nüfuz etmiştik.............. ben alnınıza Dev-Solcu diye yazı yazıp sizi göndersem kesinlikle bu kadar kısa zamanda........ nerede olduklarını ve hangi ankesörlü telefonları kullandıklarını tespit ediyorduk... Gerçekten de doğru söylüyordu.. yakalanamazsınız.......... takip ediliyor... hatta tüm Türkiye genelinde denetleyebiliyor.. TİKKOTu yazılsa bu kadar kısa sürede bu kişileri bulamaz ve eylemlere mani olamazdık...... gücümüz yetmiyordu... çılgına dönüyorlardı... artık örgüt bizim denetimimize girmişti. Kurulan sistem gerçekten harikaydı.._ . Artık farklı bilgilere ulaşma. Yeni mucizevî örgütü yöntemler bulmuştuk.. denetleyebiliyorduk........... artık örgüte ait numaraların tamamını olmasa da çok özel olanlarını dinleyebiliyorduk... Militanları nasıl deşifre edip yakaladığımızı kavrayamıyor.. bu kanlıyorduk..... İstanbul'a eylem için gönderilen militanların alınlarına Dev-Sol'cu. faaliyet ve eylemlerini önceden bilip. Örgütün üst düzey elemanlarını takip ediyorduk.......... Fakat daha bir yıl dolmadan öyle bir düzeye gelmiştik ki........................ çünkü örgütün militanları kısıtlı bilgiye sahipken bizler çok kapsamlı bilgilere sahiptik.. istediğimiz gibi müdahale edebilirdik. bir mucizeyi gerçek kılıyordu.... İstanbul'a ilk geldiğimde takip edilecek kaç PKK.... daha harekete geçmeden onları yakalayabiliyorduk... dinlediğimiz örgüt: içindeki önemli bir kişi veya hücreye ait hiçbir telefon hattı mevcut değildi. Örgütü bütün İstanbul......... 1 ..... PKKlı.. Çok önemli militanları takip edebilecek konuma gelmiştik..... Örgüt artık bizim avucumuzdaydı.. Bu nasıl oluyor?" diyerek içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatıyordu.. Tabii her 170 ....

buna karşı ne yapmamız gerektiğini düşünmeye başladık ve şunu fark ettik.... Her adresi...... Eğer birtakım bilgileri bilgisayara yükleyerek bir veritabanı oluşturursak........................ bölücü......................._ .... irticai vs.............. Bölüm: Devlet gelişme ve karşılaştığımız soruna farklı çözümler aramaya başlamıştık............ Kendimize ait küçük bir bilgi bankası oluşturup gerek olduğunda özel programlarla bu bankadan istediğimiz bilgiyi anında bulabilecektik..... böylece çok rahat bilgi toplayabiliyorduk.. Böylece bir yandan örgüt mensuplarını bulup denetim altına alırken bir yandan da herhangi bir kişi hakkında bir ihbar old uğun d a ya da bir adresten şüphelenıldığinde..... Fakat bilgisayardaki bilgilerden şahsı sorgulamak saniyeler alan bir işlemdi. örneğin Pendik'teki bir adresi sormak için üç kişilik bir ekip sabahtan akşama kadar tahkikat yapıp bilgi edinmeye çalışıyordu.. İstanbul Operasyonları İstanbul.. bu bilgileri sorgulamak suretiyle olay yerine gitmeden bilgi temin edebilirdik.... Dev-Sol...... 19701i yıllarda...... o adreste kimin oturduğu. 1980'de etkinliği kırılsa da hiçbir zaman tanı 171 .___________________....... MİT ve polis mensuplarına karşı en çok eylem yapan örgüttü....... bizim sahamızda daha etkin ve verimli çalışabilmemiz için alman önemli bir mesafeydi.... Oturduğumuz yerden pek çok olayı bilgisayarda tahlil etme ve anlama imkânına sahiptik....... Ama benim göreve başladığım sıralarda terör örgütlerince yapılan silahlı eylemler açısından tüm bu örgütler bir yana Dev-Sol bir yanaydı.... Yüzlerce adres............. terör örgütü olarak adlandırılan solcu........ her olayı tahkik etmeye gitmek çok uzun zaman alıyordu... İstanbul merkezli olarak eylemlerine başlamış..._________........ elde edilen bilgilerin doğru olup olmadığı gibi bilgileri anında görme imkânımız oluyordu.. isim ortaya çıkıyordu. Bunun için bulabildiğimiz bilgisayar ortamındaki her türlü dijital bilgiyi veritabanma ekleyecektik.. 1 . emekli asker..... Bu durum.. ideolojilerden her türlü örgütün eylem ve faaliyetinin olduğu bir şehirdir. Önceleri.. Oluşturulan veritabanları sayesinde örgüt mensupları arasındaki ilişkileri ve irtibatları sorgulayarak fevkalade bilgilere ulaşabiliyorduk.......... sağcı..

.. her gün polise yönelik silahlı saldınla rm gerçekleştirildiği bir donem.. hatta ülkenin güvenliği için bu kadar önemli olan en kanlı eylemleri gerçekleştiren Dev-Sol'a yönelik devlet cephesinde neler yapılmıştı? Dev-Sol'a karşı 12 Temmuz 1991'de büyük bir operasyon yapılıp...... yoktu.. okumak için zaman ve imkân da...... emekli MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abbas... iş cinayetlerden övünerek bahsediyorlardı... Bölüm: Devlet anlamıyla çökertİlememişti.. bir eylem meydana geliyor... her ay veya her olaydan sonra silahlı eylem bültenleri yayınlıyor.... da çok ciddi dokümanlar ele geçirilmiş........ 1 ............... Polis cephesinde.... Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç.. önemli yöneticileri ölü ele geçirildi....... örgütü tanıma..... hatta bir ara polislere sokağa çıkma yasağı ilan edecek kadar ileri gitmişlerdi... Ben bu olaydan bir-ikİ gün sonra.......... bu operasyonda......... örgütün yöneticileri ele geçirilmiş........ 12 Temmuz operasyonu yapılmış... 17 Nisan 1992'de bu defa örgütün silahlı birliklerinin yöneticileri saatlerce süren çatışmalar sonunda ölü ele geçirildi...... 8011 yılların sonunda cezaevinde firarlar ile birlikte yeniden eylemlere başlayan örgüt.... yaptıkları silahlı eylemleri tek fek sıralıyor... İstanbul'un.. ama... ona karşı tedbir almaya yönelik hiçbir çalışma yapılamıyordu........de İstanbul'da göreve başladım.. Her geçen gün silahlı eylemlerini artırıyordu.... 1990'dan itibaren büyük silahlı eylemler yapmaya başlamış... basın kuruluşlarına fakslıyor..... örgüt................. DGM savcısı Yaşar Günaydın._ .. onlar da okunamamıştı... yeniden eylemlere başladı........ Silahlı Devrim Birlikleri (SDB) kurmuşlardı.... her gün bir olay... Kendilerini nasıl görüyorlarsa.... bu 172 . Dev-Sol'la mücadele edecek İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesinde oluşturulan birimdeki görevliler (Timler) günlük olaylara ancak yetişiyorlardı.___________________..... Peki... Yine 17 Nisan operasyonu yeni olmuştu... örgüt evlerinde çok önemli dokümanlar elde edilmiş ama göreve başladığım tarihte aradan geçen bunca zamana rağmen bu dokümanlar hâlâ okunmamıştı......... Fakat bir süre sonra... şehrin genel güvenliğini tehdit eden en ciddi grup olduğunu ispatlamıştı........ emekli Ora mı rai Kemal Kayacan ve daha birçok kişiye suikast gerçekleştirmişti._________. Dev-Sol.

. Bu şahsı öğretmen yaptık............._________. Bu kişi bizim polislerimize örgütle ilgili bir eğitim verdi........_ ...... her şeylerini bilmemiz gerekiyordu... hatta örgütü iyi tanıyan üst düzey bir militana ihtiyaç vardı.... Dokümanları okuyamayan... Örgütte mutlak bir gizlilik hâkimdi........ örgütü tanıyamayan personel. Fakat örgüt hızla büyüyüp gelişiyor.................... örgütün. Nasıl düşünürler..... örgütün düşünce yapısı. Bir yandan da teknoloji üstünde çalışıyordum ama teknolojinin işe yaraması için de militanların her şeyini bilmemiz gerekiyordu....... mücadele de çok etkin olamıyordu...... bu grubun değerlendirmeleri sonucunda önemli gördüğü belgeleri biz de okuyorduk. göstermiyordu.. aranmıyordu. kendi aileleri ve tüm çevrelerinden kopuk yaşıyorlardı........ inanç...... İstanbul'da görev vereceği militanlarına yönelik sokak çalışması denen çok özel 173 ........ örgütü tanımak için bu kişinin yanına TEM ve İstihbarat şubesinden 5-6 kişilik karma bir ekip verdik. Fakat Dev Sol içinde böyle birini yakalamak çok zordu... Bütün mesaimi bu insanların ruh.... Örgütün içinden......___________________..... ne hissederler............... hayat tarzları konusunda bize çok önemli bilgiler aktardı....... sahte hüviyetlerle masum aile üyeleri görünümünde çeşitli evlerde kalıyor. polis de öldürülen meslektaşlarının intikamını alma gayesiyle sağ teslim almaya çok çaba...... Bulunduklarında da çatışmaya giriyor. her gün biraz daha güçleniyordu.... örgütün yaptıklarından bıkmış.. hangi zamanda ne yaparlar... 1 ... Ne kadar belge okusak da örgütü tanımak için kâğıtlar yetersiz kalıyordu... Örgütün çok önemli bir elemanı sağ yakalandı. içinde örgütle ilgili şüphelerin oluşmaya başladığı biri olduğu anlaşıldı... yaşama ve eylem... 12 Temmuz ve 17 Nisan operasyonlarının dokümanlarını okuyarak değerlendirmeye çalışıyorlardı.. Bu kişiden elde ettiğimiz bilgilere göre.. ciddi suçlardan da. Terörle Mücadele (TEM) müdürü arkadaşım Reşat ile birlikte iki şubeden oluşan bir grup oluşturduk. militanların çoğu aranıyordu veya yeraltına inmişlerdi. örgütle mücadele için Örgütü ve militanları tanımalıydık......... biçimleri.......... nasıl yaşarlar. Bu arada bir tesadüf neticesi tam istediğim gibi bir fırsat doğdu... Bir süre sonra diyalog kurma imkânım oldu. düşünce dünyasını tanımaya ayırıyordum..... Bölüm: Devlet eylemlerde yakalanan militanlar sorgulanıyordu......

....... mensubu............... çatışmaya başladılar..... Arkadaşlar..........___________________... faaliyet göstereceği mahalle ve semtlerde nasıl dolaşacağı. Bizim t i m de artık Dev-Sol'u pek çok yönüyle öğrenmişti......iki ay sonra bizimkiler de onların yaşama biçimlerini öğrenerek artık militanlar gibi hareket etmeye başlamışlardı... çatışmalarda teslim olmaktansa çatışarak ölmeyi tercih ettikleri söyleniyordu.... 1 .... bir yerden diğer yere hangi tür yolları kullanarak ulaşacağı.... daha kahraman.. Militanlar sıkışmıştı.... Dev-Sol'a ait silahlı bir hücre evini tespit etmiştik................. Onları nerelerde arayacağı-ıl b Dev-Sol militanları hakkında diğer örgüt militanlarından daha dirençli...... Bir.._________.. polis takibinin ve şüpheli kişilerin nasıl atlatılacağı gibi çok ayrıntılı konuları kapsayan uzun... meğer evde çok miktarda patlayıcı madde varmış.... Şehri ve sokaktaki yaşamı iyi bilen usta bir militan nezaretinde eğitime tabi tutulan militan.. Hatta bu çalışmalar sırasında....... Bu eğitimi almayan hiç kimse örgütün yürüttüğü İstanbul'da eylem görev ve olaylara dâhil Bizim edilmiyor. sadece aldığı tedbirler ve d a v r a n ı ş 1 a r ı n d a n bir kişinin illegal örgüt mensubu olabileceğini tahmin edebilmişlerdi....... ama kovalamaca sonunda yakalanmıştı. tüm devrimci örgütler açısından bir cazibe merkezi olmuştu.. Bu kişi bir süre kimliğini saklasa da sonunda TİKKO merkez komite üyesi Ali Gülmez olduğu ortaya çıkmıştı.. militanlar evde dokümanları yakmaya çalışırken yangın çıkardılar. Bölüm: Devlet bir eğitim sistemi vardı. davranışlarından militan olduğundan şüphelendikleri bir kişinin kimliğini araştırmak istediklerinde şahıs kaçmaya başlamış... kendi örgütü ile çelişkiye düşen herkes Dev-Sol'a geçiyordu.. Ev kuşatıldı. Bu konuda t ü m TEM yöneticileri olarak mutabıktık.... Birçok eski örgüt....... Bunda biraz da polisin kendisine karşı silah kullanan kişilere yönelik sert tutumunun da rolü vardı...................... polisler hatta de bu onlara kişinin verilmiyordu............. daha devrimci gözüktükleri...... anlatımlarına dayanarak resmen sokak çalışması yapmaya başladılar. Bu havanın kırılması........ Dev-Sol militanlarının da diğer devrimciler gibi olduğunun gösterilmesi gerekiyordu........ çok ciddi bir eğitimden geçiriliyor du. Bu amacı gerçekleştirmek için aradığımız fırsat Bala t semtinde ortaya çıktı._ ... Çevrede 174 .... Dev -Sol.........

.......... uzun süren çabanın sonunda bir militan kız olay yerine gelen savcıya teslim oldu.... tutuklanmalarını militanlarım cezaevine tutmanın.............. tahmin uzak silahlı edebiliyor......... militanlar cezaevinde daha da radikalleşiyor... durdurmanın birkaç yolu vardı.......... Bölüm: Devlet güvenlik tedbirlerini alıp teslim olmaları için iknaya uğraştık....... mevcut yöntemlerimizden............. pencereden indirilen militan kız örgütün SDB timinin komutan düzeyindeki yöneticisiydi.......... Sonuç itibarıyla boş durmuyorlar..... işe yaramıyordu.. 1 ... suç delillerini bulup sağlamak.. hiç kimsenin istemeyeceği bir durumdu... her öldürülen kişinin ardından diğer militanlar daha da radikalle şiyor... Ölen militanların adlarını taşıyan yeni silahlı birlikler kuruluyordu. Başta Dev-Sol olmak üzere.... idealist... Özel bir kişiliklerinin olmadığını göstermeye çalıştık.... Evde yangın çıktığından merdivenlerden inemeyince....... tüm silahlı devrimci örgütler güçleniyordu... Kendi menfaatini düşünmeyen. Öldürmek de bir çözüm değildi. Benzeri uygulamalar ile Dev-Sol militanlarının da sıradan kişiler olduğu..... Bu arada çatışmayı duyup gelen tüm kameralar bu sahneyi çektiler.... militan pencereden yardımla evden çıkartıldı........... Örgüt neyi nasıl yapacaklarım eylemlerden göndermek.. Artık militanları biliyor... O gün akşam tüm televizyonlarda bu görüntüler vardı.. Tutuklamak çare değildi.... tüm aile fertleriyle örgüte yanaşıyor ve hizmet ediyorlardı..... neye ihtiyaçları olduğunu ve nereden temin edeceklerini hesaplayabiliyorduk...... Militanlar da silahlı eylemler 175 . çatışmalarda ölü ele geçirmek ama bugüne kadar hep denenmiş olan bu yöntemler çok da.... olayları bastıryapıp kan dökmekten çemaktaki sert tutumumuzdan Örgüt kârlı çıkıyordu.. intikam yemini ediyordu........ yakınları da bu ölümler üzerine militanlaşıyordu...._ ........ Bunlan durdurmak lazımdı ama nasıl ve hangi yöntemle? Eskiden örgüt militanlarını tanımıyorduk ama bir süre sonra ben teknik sistemleri kurunca işler teresine dönmüştü.___________________..... dünyayı değiştirme gayesinde olan ama yanlış yola sapmış bir kişinin öldürülmesi hiç istemediğim. ölen insanların aile fertleri ya da arkadaşları........ faaliyetlerini izliyor... Teslim olan militanlardan. Ayrıca bu da fayda etmiyordu......_________......

.... acabaların cevabı için birkaç hafta beklemesi gerekiyordu... Silahlı birliklere yeni alınacak bir militan belli olup buluşma yerine gittiğinde.... Her konuda aşırı tedbirli olan örgütün..... Artık birinci hedefimiz Dev-Sol militanlarım yakalamak....... onu belli oranda denetlemek ve onları çalışamaz hale getirmek göründüğü kadarda zor değildir.......... hapse atmak veya öldürmek değildi....... Bir süre eylem yapamayan militanlar örgütten soğuyacak ve yavaş yavaş örgütü bırakacaklardı.. 1 ............ katı hiyerarşik yapıları durdurmak için sadece bilgiye ihtiyaç vardır... üst düzey yöneticilerin yurtdışı ile olan haberleşmelerini deşifre ediyorduk....... Takip edilmediklerinden emin olunca yeniden bir buluşma ayarlayıp buluşma yerine gidiyorlardı...._________. yani yeni yöntemler bulmalıydık.. Uzayan işler..... Onların da bir şekilde durdurulması gerekiyordu...... Sonra takip edilmediğinden emin oluncaya kadar (buna temizlenmek diyorlardı) bir süre beklemeye başlıyorlardı..... Çare örgütü işlemez hale getirmekti....... Dev-Sol'un plan ve programlarını öğrendiğimiz an çeşitli müdahalelerle küçük ama engelleyici sorunlar çıkarıyorduk..... mutlak gizlilik uygulayan.... Örgütün işleyişim bildiğinizde bu yapıya sızmak... Legal faaliyet gösteren örgütlerin çalışmasına mani olmak kolay değildir ama tamamen yer altına inmiş._ .... bu hayati bilgiler bize militanların tüm davranış ve eylemlerini önceden bilme imkânı veriyordu............................................. Bu defa buluşma yerine yakın.... Örgütün muhaberesine girmiştik...... Bu bilgiyi de yeni kurduğumuz sistemler sayesinde edinebiliyorduk.............. militanları şüphelendirecek şekilde yapılan bir takip üzerine buluşmayı yapacak militanlar bizi at-latmcaya kadar boş boş gezinmeye başlıyorlardı ve bu birkaç gün bu şekilde devam ediyordu... yol 176 .. oluşturulan düzende aksayan her iş militanların motivasyonlarını azaltıyordu...... müdahalelerimizden sonra kafasında beliren soru işaretlerinin... Dev-Sol örgütünü bir anda çökertmek fiilen imkânsızdı ama onları rahat faaliyet gösteremez hale getirmek mümkündü... zamanında yapılamayan eylemler. Bölüm: Devlet kinmiyoriardı......... Hedefimiz örgütü çalışamaz hale getirmekti..___________________..

............... Bir araya getirilmeye çalışılan militanlar aylarca bir araya gelemeyince...... Bu 177 ........ 1 .................... nerelere sirayet ilişkileri bilemeyen militanlar yeniden dağılıyor. Bunun yanında eylem hazırlığında olan militanlara yönelik küçük. bazen aylar sürüyordu......... Eylem yapmayı düşünen militanlardan birini ihbar ya da şüphe üzerine durdurup kısa süreli alıkoyarak. belirsizlik ve hareketsizlikten yoruluyorlardı....... hatta uzun uğraşılar sonunda oluşturdukları hücre evlerini (her ne kadar bil-mesek dahi) polisin bilme ihtimaline karşı boşaltıyorlardı. örgütün en üst yöneticilerinden Faruk X........... beklemekten.... Bu döngü 15-20 gün....... ama daha fazla ayrıntılı bir bilgiye sahip olmadığımız şüphesini yaratıyorduk............... Muş ovasında seyahat ettiği otobüsten inmiş........... onlar büyük bir iştahla yeni silahları almayı beklerlerken biz silahları alacakları kaçakçıları daha yeni yola çıktıları yerde yakalıyorduk._________. donduruyor........... Bunun üzerine yeniden buluşmayı gerçekleştirmeyip gezinmeye başlıyorlardı.. Silah ya da mermi almak istediklerini öğrendiğimizde....... il merkezine gidip başka bir otobüse binmiş.. edeceğini Operasyonun nerede başladığı.. Bizim plan ve programımız dışımızda da polisin bazı rutin faaliyetlerini kendilerine yönelik bir takip veya operasyon olarak düşünen militanlar sürekli olarak takip edilme korkusu duyuyorlardı.. Fakat yolda indiği zaman ovada karşılaştığı tarlasını traktörle süren çiftçinin de polis olduğundan emin olduğunu yazacak kadar paranoya içine girmişti.......... olayı tam öğreninceye ve şüphelendikleri yerlerin ve kişilerin takip edilmediğinden emin oluncaya kadar uzunca bir süre eylemde bulunamıyorlardı...... motivasyonları düşüyor....... operasyonlar düzenliyor. yolda otostop çekerek başka bir araca binmiş... örgüt mensubu olduğunu bildiğimiz..... zaten fazla maddi imkânlara da sahip değillerdi..........___________________. O ve onunla irtibatlı militanlar yeniden temizlenme işlemine başlıyor....... hatta bazılarının görünmeyen biri tarafında takip ediliyor olma hissinden olsa gerek psikolojisi bile bozuluyordu. bazılarını suç delilleriyle birlikte yakalıyorduk...._ ...... örgüt dokümanlarında okuduğumuza göre.... Bölüm: Devlet üstünde şüpheli davranışları nedeniyle üzerlerini arıyorduk..

..... Dev-Sol örgütü içerisinde çatışmalar ortaya çıkmaya başladı..... olmaması silah açısından alımları kalmalıdır. bu da bu süre zarfından yine beklemeleri demek oluyordu... almak istiyordu...... vs. Uzun süre silah bulamayan... Sonuç olarak teşkilat olarak harikalar yaratıldı.. patlayıcı.... süreyi uzatıyor......... bunlar üzerinde hem militanlara ulaşabilir.... tam silaha ulaşacakları an veya silahlar daha depolanırdayken adamlarına dağıtılmadan yakalıyorduk...... çünkü bu silahlar örgütün tüm silahlı birliklerine dağıtılacaktı...... Örgütün lider kadrolarından Bedri Yağan ve yanındaki üst düzey militanlar.... kontroller yaratarak onları engelliyor. moral bozukluğu ise örgütü için için yiyordu.............._........ örgüt lideri Dursun Karataş'ın benimsediği yöntemlerin örgüte zarar verdiğini iddia ederek onu bir odaya hapsedip yönetime el koydular.... örgütün silah temin etmesine ve silahlı eylem yapmasına mani olundu.................. işler aylarca sürüyor...... hem eylemlere mani olabilirdik.................. Böylece hem maddi kayba uğruyorlar hem de aylarca süren beklentileri sanki tesadüf bir olayla suya düşüyordu. Bu istihbar! bilgi bizim için önemliydi. 178 ... Fakat bizim amacımız basit hareketlerle engelleyebildiğimiz ya da geciktirebildiğimiz kadar eylemleri engelleyip geciktirmekti.... Dev-Sol sürekli her türlü silah..............._________....._ ..... bir biri ile buluşamayam sistemli çalışamayan ve takip edilme korkusuyla sürekli saklanan militanlar demoralize oluyor.................... Yeniden silah alma pazarlığı yapmak vs.............. S uni sorunlar............. 1 .... Fakat şunu söyleyebilirim ki gerçekleştirilen çok etkin sayesinde örgütün büyük oranda Bu arada inanılmaz bir mucize gerçekleşti..................... Haliç'te Yaşayan Sı m onla:.. Bölüm: Devlet durumda yeniden arayışa girip yeni silah temin noktaları a ray a bil i rlerd i........................... özel bir lojistik kanalından silah alacaktı...... Burada bu amaç doğrultusunda yapılanların hepsini ayrıntılarıyla anlatmak mümkün değil... örgütün silah alma ağına girmemiz gerekiyordu............. bu gün bu operasyonların anlatılması deşifre hem bazı kişilerin güvenliğini şimdilik sır sıkıntıya sokabilir hem de bazı yöntem ve sistemler halen daha kullanılabileceğinden operasyonlar engellendi._...___________________.. îyi bir plan gerekiyordu...

....... eski lider Dursun Karataş i destekliyordu..... Legal dergi ve dernekler ise Dayı grubunda kalmış................. Dursun Karataş genellikle gıyabında Dayı kod adıyla anıldığından örgütte Dayıcılar ve Darbeciler olmak üzere iki grup oluşmuştu.... O zamanlar İstanbul'daki tüm illegal alanlar ve faaliyetler sorumlusu olan Abla kod adlı (Hatice Er anıl... İrtibat kurduğu her yerde örgüt içerisinde darbe yapıldı.. Biz tam bu sırada Dursun Karataş'ın serbest bırakılmasından kısa bir süre önce örgütteki bu bölünmeden haberdar olduk.._ ........ Artık operasyon yapacağımızı diğer birimlere anlatma zamanı gelmişti. Bir kez silahlar patladı mı durdurmak imkânsızdı... bu grubun lideri olan Bedri Yağan in yanında yer almışlardı. anlam veremediğimiz bir hazırlık vardı..... Örgüt içerisinde sürekli bir hareketlilik vardı.... Türkiye'de Dev-Sokun legal yayınevi görünümündeki dergi ve derneklerle irtibat kurarak ülkedeki mili tanlardan yardım istemişti......................................... Sonunda Dursun Karataş zorla tutulduğu yerden serbest bırakılınca kaçmış..... zorla yönetime el konuldu diyerek herkesi ayağa kaldırıyordu......... arama ve sorgulamalar için hazırlık yapması gerekiyordu.............. Terörle Mücadele Şubesinin de operasyon.. aynı anda ve gündüz sokakta almalıydık........ Örgütün Bekaa kamplarındaki militanları ve Türkiye'deki yeraltındaki silahlı tüm militanları darbeci gruptan olmuş.... Bu zamana kadar gelişmelerden bizim istihbarat şubesi A bürosunun dışında fazla 179 ................ çünkü gece evlere operasyon düzenlenirse hepsi silahlarını kullanacağından çoğu ölü ele geçecekti.._________.... Bölüm: Devlet Suriye Lübnan kamplarındaki ve İstanbul'daki yönetici kadrodaki militanları Avrupa'ya çağırıp toplantılar yapıyorlardı.... örgüt içerisindeki ayrılık bölünmeye doğru gidiyordu.......... 1 ...___________________.. sonradan kimliği öğrenildi) militanı ve onunla irtibatlı kişileri izliyorduk..... ciddi eylemler olabilirdi.. Takip ettiğimiz bazı kişilerin gizili çekilen fotoğraflarından geçmişte birçok olayın faili olmuş önemli militanların bulunabileceği kanaatine vardık ve operasyon yapmaya karar verdik.. örgüte ait tespit ettiğimiz üç tane hücre evi olmuştu ve bu evlerdeki militan sayısı her gün artıyordu.... Fakat o kadar takip edilen hedef vardı ki hepsini........

militanın kaldığı eve yerleştirilmişti. şimdi sen ne yap ne et beklediğin şeyi bir günde yap.. daha önce sesini duymadığı bu kişinin darbecilerin lideri Bedri Yağan olduğuna inanıyordu ve bundan emin olmak... çok kısa süren bu konuşmada hiç isim geçmemesine rağmen Abla'mn bir konuyu nasıl yapalım diye bu kişiye danışması üzerine (Türkiye sorumlusunun ancak genel yöneticiye fikir soracağı düşüncesi ile) hiç tanımadığı........ gerekçelerimi anlatarak biraz süre istedim..................... ben yatmaya gidiyorum.... istiyordu......... Bölüm: Devlet kimsenin bilgisi yoktu.._ ..... haklıydı da.......... gündüz tüm hedefleri takibe başladık.......... Çünkü Abla'mn yaptığı bir telefon konuşması yakalanmış.___________________..................... Necdet Bey de bu kadar ısrarım üzerine "Tamam sana bir gün daha müsaade...... tam operasyon yapacağımız sırada dışarıdan geldiği anlaşılan ve militanların özel bir önern verdiği bir kişi.. Planlarımızı yaptık....... Bu kadar militanın bir arada bulunması.... Kocasının bu endişeli halini gören eşi komşusuna Salamon yarın borcunu ödemeyecek diye bağırdıktan sonra kocasına dönüp şimdi sen rahat uyu bu defa da borcunu ödemeyeceksin diye o uykusuz kalsın demiş... içine de Bedri yi tanıyan birini yerleştirdik..." dedi. Bunun üzerine bana şu fıkrayı anlattı: Salamon'un komşusuna borcu varmış ve ertesi gün ödemek zorundaymış ama ödeyecek durumda olmadığından gece bir türlü uyuya m ıy o r m u ş........... Bir defa yakalamaya başladık mı tüm hedefleri kısa sürede tek tek almalıydık yoksa 180 .... her an bir eylem olma ihtimali operasyon isteğini artırıyordu......_________........... hata yapmamalıydık..... Operasyon kararından tam iki gün geçmesine rağmen biz hâlâ operasyonu erteliyorduk........ Bunun için de bu evi takip edip evden çıktığında bu kişinin gizlice çekilen fotoğrafını tanıyanlara teşhis ettirmeyi düşünüyordu.......... hadi şimdi sen düşün bakalım. Bu olayı takip eden büro amiri bu gelen kişinin çok önemli olduğunu düşünerek............ Emniyet Müdürümüz Necdet Menzir bizleri topladı ve bir an önce operasyonun yapılmasında ısrar etti.......... 1 .. Abla kod adlı örgütün Türkiye sorumlusu. ama bir defa olay bizim şubenin dışına çıktı mı durdurmak kolay olmuyordu... Ertesi gün Bedri'nin olduğu evin önüne gizli gözetleme aracını koyduk. operasyonun bir iki gün geciktirilmesini istiyordu...

.......____.... Bölüm: Devlet bütün örgüt alarma geçebilirdi. 6 Mayıs sabahı başlayan takiplerde buluşmalara gelecek diğer şahısları da yakalamayı d üşü n düğü m üzde n en uygun zamanı bulmalıydık. ...1... Bir iki yakalamada meydana gelen boğuşmalar haricinde hiçbir şey olmamıştı.. saat 14'te tüm takip ekipleri ile yaptığımız telsiz temasında bütün gruplar uygun durumdaydı.......... İşte o gün de her hesaplamaları yapıp her alternatifi hesaplamıştım.. ölülerden biri Bedri Yağan............ Bir satranç oyunu dikkatinde her hamleyi iyi ölçüp tartarak karar vermeye mecburduk. bu kadar çok sayıda silahlı Dev-Sol militanı ancak Lübnan Bekaa kampında bir araya gelebilirdi...... 1 .. Eğer bu kişileri yakalamak için gece evlere girerek operasyon yapsaydık büyük bir kısmı ölü ele geçebilirdi. O gün hepsi pro_. evde kaç kişinin olduğunu da bilmiyorduk.. birinci buluşmaya karşı taraf gelmezse alternatif buluşma için o militanı beklemeliydik._______. ama bu eve mutlaka gece girmek mecburiyetindeydik.....___.. çünkü operasyon planı yapmak tam bana göre bir işti............ sokakta uygun ortamlarda tek tek almaya başladık..... Tüm militanları yolda........___........... ama genellikle uğradıkları yerleri ve kullandıkları yolları bildiğimizden tekrar hemen bulabiliyorduk.... bizim takip ekipleri yeri ve kişileri gösteriyor..................................._ _...... .___....... ... _ Devlet Bölüm: fesyonel 22 tane SDB militanı yakaladık.......... Bazen takip ettiğimiz hedefleri kaybediyorduk. O gün şansımız yaver gitti..... Gündüz operasyon başlamıştı.. diğeri ise Ìstanbul ve tüm illegal faaliyetlerin SDB komutanı 181 .. ........ Ama asıl Bedri olduğunu tahmin ettiğimiz kişi hiç sokağa çıkmıyordu.. belki operasyon ve soruşturma derseniz kendime güvenebilirim ama istihbarat konusunda kendimi hiç yetenekli bulmuyorum...... operasyon birimleri de yakalıyordu...___..............._________.... Beni istihbarat birimine almak istediklerinde "Emin misiniz? Ben istihbarat yeteneklerine sahip biri değilim....... akşama kadar bekledik ama görme imkânı olmadı....___________________.. Gece geç saatte bu eve operasyon ekipleri baskın yaptı......" demiştim.. kısa süre sonra çatışma çıktı...._ . 6 kişi ölü ele geçirilmişti..........

............. Bu karı kocaya ait bir markette arama yaparken nasıl bir tehlike atlattığımızı anladık.... ama Dursun Karataş da boş durmuyordu.. O kadar çok silah....... kalaşnikoflar....... Yalnızca bu olayın irdelenmesi ve tam manasıyla aydınlatılması ve faillerinin yargılanması bile Türkiye de Susurluk ve Ergenekon anlayışının teşhiri ve ne olduğunun anlaşılması açısında yeterlidir............ Eğer operasyon yapılmamış kısa süre içerisinde eylemlere başlayarak İstanbul'u cehenneme çevireceklerdi.. Bu market Bekaa kampından getirilmiş silahlarla doluydu.............. için İstanbul'a gelmişti......... Bölüm: Devlet konumundaki Abla kod adlı Hatice Eranıl'dı......... roket mermileri ve daha pek çok silah vardı.... roket atar RPGler......................... örgütün legal alanda kullandığı. Hatırladığım kadanyla 40'a yakın roket mermisi ve 7 adet roket atar silah bulunuyordu........... failleri yargılanamadı. \)\x ifadeler lıcjp resmi kalıplar içerisinde kaldığı için belki şimdi 182 ......... Bu olay Bedri Yağan grubunu daha henüz doğmadan bitirmişti... adlarına ev ve işyeri aldığı bir aile görünümümdeki örgüt mensupları idi.___________________.............._________........_ .. Bedri Yağan örgütün tüm silahlı birimlerini kendine bağlayınca İstanbul'da eylem yapamayan örgütün.. 1 ... Cem Ersever'in öldürülmesi ile ilgili olarak Meclis Susurluk Araştırma Komisyonunda ve daha sonra adliyede geniş olarak ifade verdim am. patlayıcı malzeme ve mühimmat bulduk ki gözlerimiz bu kadar cephanenin varlığına inanamadı........ Ev sahibi karı koca... 3.. Ama maalesef her şeyi ile açık ve net olmasına rağmen bu olay hâlâ istenilen seviyede soruşturulup....... İşte o zaman anladık ki.. Daha sonra diğer evlerde ve tespit ettiğimiz adreslerde aramalar yaptık.... diğer makineli tüfekler... Cem Ersever Olayı Cem Ersever'in öldürülmesi Güneydoğu'daki olayları veya Türkiye'deki iç güvenlik anlayışını (veya JİTEM anlayışını) birçok açıdan ibret alınacak şekilde gözler önüne seren bir olaydı.......... lider Dursun Kartaş'ın yöntemleri sayesinde geri gittiğini ve kendisinin başa geçerek örgütü şaha kaldıracağını düşünmüş ve bu yönde tüm silahlarını (hatta şehir ortamında kullanılması mümkün olmayacak roket atarlarını) ve kamplarda bulunan tüm militanlarını toplayarak nasıl eylem yapılırı göstermek olsaydı.....

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olayı bir hikâye ya da bir film senaryosu içerisinde anlatmak ve daha iyi anlaşılır hale getirmek gerekiyor. Cem Erseveri ne zaman tanıdım? Eruh ve Şemdinli ilçelerinin 15-16 Ağustos 1984'te PKK gerillaları tarafından basılmasından sonra Güneydoğu illerini terörle mücadele ve istihbarat açısından desteklemek amacıyla yapılan çalışmalarda, ben de çalıştığım Mersin Terörle Mücadele Şubesinde mimlenip Önce İstihbarat Daire Başkanlığının açtığı Yeraltı Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele (YYFM) kursuna alındım. Daha sonra, 1984 yılının son günlerinde de bir grup arkadaşımla birlikte tayinim Diyarbakır'a çıktı ve hemen gidip göreve başladım. Yeni atanan grubun amiri bendim, ekip halinde hızlı bir şekilde Güneydoğudaki olayları öğrenmeye çalışıyorduk. Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekiliydim ama Diyarbakır'dan çok tüm Güneydoğu bölgesinde görev almak gereğini duyuyordum veya Genel Müdürlük de bana biraz böyle bir görev biçiyordu. Tabii sıkıyönetim komutanlığının Diyarbakır'da olması, bölgesel düzeyde bir görev olması ve bizim sıkıyönetim karargahında bulunmamız da böyle bir imkânı bize veriyordu. Göreve başlamamdan birkaç gün sonra, SASON operasyonu olmuş ve Ali O zan soy isimli örgütün önemli kadrolarından Sason bölge komitesi sorumlusu, geniş bilgi birikimine sahip entelektüel bir örgüt yöneticisi yakalanmıştı. Ali Ozansoy'un ilk sorgulanması sırasında PKK'nın kuruluşundan o güne ka-darki (yani 1985 yılı itibariyle) geçmişini, varlığını, yurtdışı ve yurtiçi faaliyet ve hedefleri, bu yeni çıkışının amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bir bütünlük içerisinde kapsamlı olarak anlatan ifadesini bir videobanda kaydetmiştik. Sonra bu kaydı sistematik yazılı bir metin haline getirip, bölgedeki görevlilere dağıtarak herkesin PKK hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamıştık. Bu farklı bilgi alma yöntemi, PKK'yı çözen ve herkese PKK'yı gösteren faaliyetimiz bize önemli bir güç ve bilgi kazandırmış, aynı zamanda Sıkıyönetim Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü düzeyinde farklı bir bakış açısı edindirmişti.

183

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

O güne kadar bazı terör faaliyetleri gerçekleştirilmiş, Eruh ve Şemdinli ilçelerinin basılmış olmasına karşın güvenlik kuvvetleri karşılarındaki grubun, PKK'nın amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bilmiyordu. Hatta birçoğu Eruh ve Şemdinli baskınlarını Suriye'den gelen insanların yaptığını zannediyordu. Eruh Şemdinli baskınından sonra bölgeye gönderilen Güvenlik Kuvvetlerinin aldığı ilk ifadelerde çok ilginç noktalar vardı. İnanılmaz ve tuhaf bir biçimde ifade alınmıştı; olay bir türlü kavranamamış, olayın ne olduğu hakkında bir fikir sahibi olunamamıştı. Bu yüzden tüm yönleriyle almış olduğumuz Ali Ozansoy'un ifadesi, PKK'nın ne olduğunu, ne yapmak istediğini, gelecekte PKK'nın neler yapacağını, hedeflerinin ne olduğunu ortaya koyan çok önemli bir belgeye dönüşmüştü. PKK'nın yeni süreçteki çıkışı, o güne kadar daha derli toplu anlatılmamıştı. İlk yıllarda Diyarbakır'da fazla bir PKK varlığı yoktu, daha doğrusu Alaattin Zuhurlu ve bölge halkından birkaç arkadaşından oluşan bir gerilla grubu vardı ama onlar da pek fazla etkin değillerdi. Eylemsel olarak da fazla bir şey yapmamışlardı, daha çok keşif, belki bölgeyi tanıma gibi faaliyetlerde bulunuyorlardı. Bizim Genel Müdürlük adına PKK faaliyetlerinin daha yoğun olduğu birçok yere (Siirt, Hakkari ve Şırnak bölgelerine) gidip oralarda inceleme yapma imkânlarımız vardı. Güneydoğu illerini gezip tanımaya ve oradaki meslektaşlarımızla veya askeri yetkililerle ya da sıkıyönetim O görevlileriyle Siirt'te görüşerek Emniyet PKK hakkında Mücadele bilgi Şube toplamaya yönelik bu tür inceleme çalışmalarının birinde Siirt'e gittik. zamanlar Terörle Müdürümüz Cafer Şahin'di. Bu konulara yatkın ve yetenekli biriydi. Zaten daha önce Ankara Asayiş Cinayet Masasında çalışmış, siyasi örgütleri sorgulamış olduğundan bu konuda oldukça donanımlı biriydi. Cafer Şahinin örgüt mensupları, onların faaliyetleri, kod isimleri vs. hakkında tuttuğu küçük not defterinin bir fotokopisini almıştım. Bu defter bizim çok işimize yaramıştı. İşte o arada birileriyle konuşurken, Siirt Jandarmasında sorgu operasyonları işlerine bakan Cem Erseverle karşılaştım. O zamanlar üsteğmen 184

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet bizden bazı

veya

yüzbaşıydı.

Karşılaştığımızda, Genel

nereye

gitse

hep

bahsedildiğini Beytüşşebap'a anlamaya örgütün

söyledi. gidiyor,

Müdürlük

adına

yapılacak ve

görevler dolayısıyla defalarca Şırnak'a, Hakkari'nin en ücra ilçesi buradaki Biraz da meslektaşlarımızla belki Diyarbakır oradan halkla görüşerek bölgeyi ve insanları tanımaya, olayların iç yüzünü çalışıyorduk. pek etkin bölgesinde gelmenin olmamasından dolayı

rahatlığıyla etrafta çekinmeden dolaşıyorduk. Birçok insan oralara gelip gittiğimizi ve adımızı biliyordu ama bizi polis değil de daha çok Milli İstihbarat Teşkilatının elemanı zannediyorlardı. Çünkü polisin oralarda dolaşması pek alışılmış bir şey değildi. Siirt İl Jandarma Alay Komutanlığı bölgesinde çalışan Cem yüzbaşı da tüm bölgeyi dolaşan, bölgede olup biten her şeyi kontrol eden gözü kara biriydi. İşte bölgede dolaşırken Siirt'teki bütün köylerde, mezralarda bizim adımızı duyduğunu söyledi. Bir süre Cem'le sohbet ettik. Kısa süre içerisinde onun işine sarılan, bütün mesaisini ve zamanını her şeyiyle canı gönülden işine adayan, sürekli işi takip eden, olayları çok önemseyen ve bu davaya inanmış biri olduğu kanaatine vardım. O da belki bende belli şeyleri gözlemlemişti. İlk karşılamamızla birlikte aramızda aynı inanç ve düşünceyi paylaşan insanların yakınlığı ve samimiyeti oluşmuştu. Görevle ilgili her konuda rahat konuşabileceğim, derdimi rahat anlatabileceğim, farklı konularda tartışıp fikir birliği kurabileceğim biri gibi görünüyordu. Çünkü biz bütün varlığımızla, bütün mesaimizle üzerinde olduğumuz işe odaklanmamız gerektiğine inananlardandık. O da bu anlayıştaydı. Daha sonraki dönemlerde çok sık görüşemedik. Çok nadiren birkaç defa karşı karşıya gelmiştik. Ama kendimizi birbirimize çok yakın hissediyor, her karşılaşmamızda kimseyle paylaşmadığımız sırlarımızı birbirimizle paylaşabiliyorduk. Aradan epey bir zaman geçti. Bu arada Şırnak'ta bir iki defa karşılaştık zannediyorum. O karşılaşmalarımızda çok daha kızgındı. Özellikle askeri birimlerin şuurlu, makul ve Hatta mantıklı ilginç şekilde hareket edemediklerinden daha sonra bahsediyordu. denemeler yapıyordu,

185

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

uyguladığı bu yöntemlerin bazılarından yazdığı bahsetti.

kitaplarda da

O zamanlar Şırnak Uludere arasında gelip geçen herkes askerler tarafından sürekli kontrol ediliyordu. Durdurup araçları arıyorlar, yolcuların nereden gelip nereye gittikleri ve isimleri defterlere kayıt ediyorlardı. Ve tabii herkesten kimlik soruyorlardı. Cem kendisi için, PKK'nm o zamanki en önemli yöneticilerinden Duran Kalkan veya herkes tarafında Selim Hoca diye bilinen Selahattin Çelik gibi birkaç insan adına sahte kimlikler hazırlamıştı. Bir gün Cem otomobile sivil olarak binmiş, otomobil kontrol için durdurulduğunda askerlere kendi kimliği yerine bir seferinde Duran Kalkan'm, başka bir sefer de Selahatin Çelik'in kimliğini göstermiş, kayıtlara da bu isimler geçmişti. Daha sonra tugay yetkililerine gidip, Şırnak'taki kontrol noktalarından Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'm geçtiğini söyleHaliç'te Yaşayan Simonlar........_________......._.........._... ____. _______________.........

misti. Bunun üzerine askerler Şırnakln giriş ve çıkışında gelip geçen herkesin kimliklerinin yazıldığı defterleri getirip baktıklarında gerçekten Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'ın adları yazılıydı. Cem'in göstermek istediği durum da buydu. Kontrol noktalarında bölgelere girip çıkanların adı yazılıyor, kimlikleri kaydediliyordu fakat örgüt mensupları, yöneticileri hakkında hiç kimse bilgi sahibi olmadığından örgütün yönetici kadrolarından ya da aranan bir kişi bile bu kontrol noktalarından çok rahatça geçebiliyordu. İsimler hakkında bilgi sahibi olmadan yapılan bu kontrol ya da kayıt tutmaların hiçbir işlevi olmuyordu. İşte Cem bu türden denemeler yapmıştı, kendisi bana bunları anlatmıştı, hatta daha sonra kitabında da benzeri şeyleri okumuştum. Kabına sığmayan sürekli koşturan biriydi. Bu bölgedeki terör olayları nedeniyle hepimiz örgütün yeri ve faaliyetleri hakkında istihbarat almaya çalışıyorduk. Bazı insanlar da bu durumdan istifade etme gayretindeydi. Cem yüzbaşı (bir müddet sonra binbaşı olmuştu sanıyorum) bunlardan bir kısmını deşifre etmişti. Bu insanlar önce Jandarma, Emniyet veya diğer 186

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

istihbarat birimlerine gidip şu kişiler PKK'ya yardım ediyor, şu gün PKK mensupları onların yanına geldi, şu olayda kılavuzluk yaptılar, şu kişi şu olayda PKK mensuplarına Öncülük yaptı gibi ihbarlarda bulunuyorlardı. Sonra ihbar edip yakalattığı kişilerin evlerini ziyaret ediyor, polis ve askerlere rüşvet vererek onları kurtarabileceklerini söyleyip ailelerinden para alıyorlardı. Ardından Jandarmaya ya da Polise gidip, bu kişilerin devlete çalışarak PKK hakkında tekrar bilgi aktaracaklarını söyleyerek onların salıverilmesini sağlıyorlardı. Masum insanları örgütle irtibatlı oldukları iddiasıyla yakalatıp daha sonra onları kurtarma vaadiyle yakınlarından para alan bu kişiler bu işi meslek haline getirmişlerdi. Bu yöntem maalesef bu bölgede çok yaygındı. Kimileri de önce jandarmaya gelip bir müddet bilgi vererek Jandarmayı oyalıyor, sonunda verdiği bilgilerin yanlış olduğu ortaya çıkıyordu. Bu defa Emniyete gidiyor, bir süre aynı şekilde emniyet mensuplarına bilgi veriyor, Emniyet bu kişilerin sahtekâr olduklarını fark edince bu kez Milli İstihbarat Teşkilatına yönetiyorlardı. Orada da bu insanların üçkâğıtçı oldukları anlaşılmcaya kadar epeyce bir zaman geçiyordu. İşte Cem binbaşı bunlardan bazılarını ilçe merkezlerine götürüp, "Sizi ihbar eden, hakkınızda iftira atan ve bize ihbar mektubu yazan üçkağıtçılar, sahtekarlar bunlar," diyip onları yerinde teşhir etmişti. Yine "Ben ihbar etmeme rağmen kimse gitmiyor, Cudi Dağı X bölgesinde PKKlılar var," diyen bir köylüyü, söylediğinin yalan olduğunu bilmesine rağmen gece önüne katıp Cudi dağına operasyona tek başına gidecek kadar gözü kara idi. İşte Cem böyle biriydi. Bir müddet sonra JİTEM'in kurulmasıyla birlikte, Cem'in ve bazı subayların JİTEM'in kurucuları arasında olduklarım duydum. Cem'in kendisi de bu faaliyetlerin içerisinde olduğunu söylemişti. O ilk başta Silopi birkaç bölgesindeydi, üsteğmen ve yanında yüzbaşı Arif Doğan vardı. Muhtemelen o zaman Arif Doğan daha üst rütbedeydi. Cem ve yanındaki beraber çalışıyorlardı. Kendilerine bir helikopter verilmişti. Kuzey Irak'taki yönetimlerle 187 kahvelerin orta

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

görüşerek PKK hakkında bilgi toplama faaliyetlerini organize etmeye çalışıyorlardı. Bir defasında Kuzey Irak'ta irtibat subayı gibi görev yapaklarını da duymuştum. Bir süre sonra Cem binbaşının elemanlarının Silopi, Cizre ve Şır-nak bölgesinde bulunduklarını ve faaliyet gösterdiğini duydum. Kimi zaman karşılaşıp konuşuyorduk. Bir müddet sonra Cem binbaşı Olağanüstü Hal Asayiş Kolordu Komutanlığının JİTEM Grup Komutam olarak atandı ve bir yıla yakm burada görev yaptı. O süre içinde bir veya iki defa kendisini ziyarete gitmiştim. Yanında askeri personel olarak, daha sonra adı JİTEM faaliyetlerinde adı geçen bazı subayları farklı kod isimleriyle tanımıştım, ayrıca askerlik görevini yapan itirafçılar da bulunuyordu. Bunların bir kısmı daha sonra uzman olarak veya farklı görevlerle resmi kadrolar alarak Cem'in yanında çalışmaya devam etmişlerdi ama daha çok istihbarat toplama faaliyetlerinde bulunuyorlardı. O da bir veya iki kez benim ziyaretime gelmişti, tabii bu karşılıklı görüşmelerimizde birbirimize itimat ettiğimizden her şeyi çok rahat konuşulabilir yorduk. Cem bir gün bana illegal örgüt mensuplarının bazılarını gizli yakaladıklarını, sorguladıklarını söyleyerek onlardan aldığı silah ve malzemeleri gösterdi. Sorgulanan bu insanların akıbetlerinin ne olduğu konusuna açıklık getirilemiyordu, fakat dolaylı olarak sonucun ne olduğu tahmin edilebiliyordu. Cem PKK ile mücadele etmek için kanun dışı her türlü yöntemin kullanılması gerektiğini, normal yol ve yöntemlerle bu işin başarılamayacağını ima etmeye, anlatmaya çalışıyordu. PKK ile ancak böyle mücadele edilebileceğini çünkü bu kişilerin mahkemelerde ceza almadığını, korktukları için kimsenin onların aleyhine şahitlik yapmadığını ve davacı olamadığını, olaylar gece gerçekleştiği için kimsenin bir şey görmediğini, hatta onlara destek veren kişilerin suçlarının hukuki olarak ispatlanmasının ve cezalandırılmasının çok zor olduğunu ve bunun sonucunda suç işlemeye devam ettiklerini, bunun için bu kişilerin infaz edilmesi yöntemlerinin kullanılması gerektiğini, bu örgüt mensuplarının ancak bu tür yöntemlerle durdurulabileceğini 188 çok hararetle

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

savunuyordu. Bunun üzerine ben anlattığı yöntemlerin doğru yollar olmadığını söyledim. Çünkü bu bölgedeki PKK varlığının artmasında birçok kişinin olumsuz faaliyetinin payı olduğunu, bunun içerisinde bu bölgede çalışıp rüşvet yiyen, hatta koruculuk faaliyetlerinde bile silah dağıtılırken para alan kamu görevlileri olduğunu, PKK'nm bu açıkları kullanarak taraftar bulduğunu belirterek terör olaylarının artmasında etkili olan buna benzer yüzlerce başka olayı anlattım. "Burada suçlu kim? PKK'ya ekmek veren, onlara yardım eden köylü mü, yoksa burada rüşvet mekanizmasını çalıştırmak suretiyle yanlış uygulamalar yaparak toprak ağalarına ya da nüfuzlu insanlara karşı köylüleri yalnız bırakıp PKK'nm kucağına atanlar mı?" diye sordum. Cem "Evet sen haklısın," dedi ama sonra elini boynuna götürerek "Ben burama kadar bu işe battım, bana anlatma. Bu işte var mısın, yok musun?" dedi. Ben "yokum" demekle kalmadım, yine ısrarla bu yöntemlerin olayları daha da azdıracağım, bizim legal yöntemler dışına çıkmamamız gerektiğini kendisine epeyce anlattım ama o kanunsuz yöntemlere kesin inanıyordu. Bir müddet sonra iki itirafçı ve bir arkadaşıyla (bunlardan bir tanesi sanıyorum A.A. idi, önce itirafçı olup devlete sığındı, devlet içindeki yanlışları da gördükten sonra yurtdışına çıktı, orada hem PKK hem de bu olaylarla ilgili tarafsız ve kapsamlı bilgi ve gözlemlerini çeşitli gazetelere anlattı) yanımıza geldi; dört kişilerdi. O zamanki HEP adlı partinin binasında açlık grevleri yapılıyordu ve polis açlık grevlerinin olduğu yerde bekliyordu. Binanın yakınlarına patlayıcı madde koymayı düşündüklerini, herhangi bir polisin veya bir devlet görevlisinin zarar görmesini istemediklerinden oradaki polisin çekilmesini, bu konuda yardımcı olmamı istediler. O gün uzun uzun konuştuk, böyle bir şeyin olamayacağını, bu yolun doğru olmadığını kendisine dilimin döndüğünce anlattım. Cem hararetle bu tür şeylere taraftardı. Aslında o zamanlar yeni gerçekleştirilmiş bazı infazlar vardı ama onların yaptığını pek tahmin etmiyordum. PKK'nm legal yayını görünümündeki bir dergi yayınlanıyordu. Derginin bulunduğu binaya gidilerek dergi tahrip 189

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edilmiş ve buraya patlayıcı madde konmuştu. Bu arada o zamanki Baro Başkanı ve PKK'yı desteklediği söylenen bir kişinin, polis lojmanlarının hemen yakınında Ofis semtindeki arabasının altına patlayıcı konmuştu. Telsizlerle anonslar edildi. Şüpheli bir aracın plakası verilmişti. Bir iki dakika geçmeden telsizi dinlediğimde polis ekipleri plakası verilen aracı durdurmuş, aracın içerisinde Jandarma Asayiş Komutanlığı JİTEM'de çalışan itirafçılarla bazı asker ve subayların olduğu bilgisi verilmişti. Merkez aracı ve içindekilerin bırakılması talimatını verdi. Bu olayla birlikte artık zihnimde başladım. Yine bir süre sonra HEP Diyarbakır il başkanı Vedat Aydın Diyarbakır Şehitlik semtindeki evinden polis görümündeki kişiler tarafından Emniyete götürüleceği söylenerek kaçırılmıştı. O zamanlar Cem'in yanındaki bazı kişilere uyan bir eşkâl tarif ediliyordu. Bu eşkâllere göre faillerin Cem'in yanında çalışan insanlardan yordu bazıları olabileceği kanaati bende de uyanmıştı ama tam olarak netleşmemişti. Olaylarla ilgili tahkikat yapılıştırmada Ankara'dan görevli olarak gelen insanlar da bulunuyordu. Diyarbakır'daki soruşturmanın başına o tarihte Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hüseyin Kocadağ verilmişti. Bir gün polis evine gittiğimde bir kenarda çalışma yapıyor, kendi aralarında konuşuyorlardı. Ben de yanlarına gittim ve Hüseyin Kocadağ ortaya konan en ciddi buldukları şüpheyi anlattı: Vedat Aydın in cesedi, Elazığ Maden ilçesi yakınlarında yani Diyarbakır'dan Ergani Maden istikametine giderken Maden ilçesi sınırları içerisinde bulundu. Cesedin bulunduğu yerle kaçırıldığı Diyarbakır arasındaki her yere sorup soruşturulurken yol üzerindeki trafik ekiplerine de sormuşlardı. O gün Ergani'de bulunan bölge trafik ekibi, Ergani Maden arasında hemen Ergani çıkışında Çimento fabrikasının az ilerisinde yolda trafik kontrolü yapıyormuş. Bu trafik kontrolü esnasında Ergani merkezden, Bölge Trafik İstasyonuna bir 190 olayları tek tek birleştirmeye, bu türden olayları gerçekleştirenlerin JİTEM'e mensup görevliler olduğunu düşünmeye

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

anons gelmiş, Ergani Dicle istikametinde (yani ters istikamette) bir trafik kazası olduğu, oraya bakmaları söylenmiş. Ekip yoldaki kontrolü bırakıp Ergani'ye gitmiş, Ergani'den Dicle istikametine dönmüş. Belirtilen yere vardıklarında herhangi bir kazanın olmadığını görmüşler ve tekrar kendi görev yerlerine dönmüşler, İşte ekibin verdiği bu ifade dikkat çekmişti. Olmayan bir kazanın kontrol edilmesi bahanesiyle ekip yoldan çekilmişti. Bunun üzerine Hüseyin Kocadağ ve araştırmayı yapan diğer görevliler bu anonsu geçen Ergani polis merkezine ihbarın İlçe Bölge Asayiş İlçe neden böyle bir anons yaptıklarını geldiğini bu sorduğunda söylemişler. Jandarma Jandarma Jandarma Komutanlığından

Jandarma

Komutanlığına

sorulduğunda, ise

bilginin Jandarma Bölge Komutanlığından geldiğini anlatmışlar. Komutanlığına Kolordu sorulduğunda Harekât bilginin Komutanı Merkezinden

geçildiğini söylemişlerdi. İşte o safhadan sonrası sorulmamıştı veya bana anlatılmadı. Ama ben anlayacağımı anlamıştım. Bana göre Vedat Aydın'ı kaçıranlar, onu Elazığ Maden ilçesine götürürken yolda trafik ekipleri tarafından kontrol edilme ihtimaline karşı Asayiş olayın Kolordu artık Komutanlığı ara kademeler üzerinden net bilgi olarak aktararak polis ekibinin oradan çekilmesi sağlanmıştı. Böylece kimin tarafından gerçekleştirildiği anlaşılıyordu. Vedat Aydın, kaçırılmasından kısa bir süre sonra Diyarbakır'dan 70-80 km uzaktaki Maden ilçesi yakınlarında Diyarbakır-Elazığ karayolu üzerinde Maden çayının kenarında kalaşnikof makineli tüfekle taranarak öldürülmüş olarak bulundu. Cesedin bulunmasıyla birlikte de fırtına koptu. Vedat Aydın'm cenaze töreni, Diyarbakır'da çok ciddi olaylara sahne olmuştu. İlk defa Diyarbakır'da geniş bir toplumsal tabana yayılan ciddi manada bir olay gerçekleşmişti. HEP için Türkiye'nin her yerinden binlerce insan Diyarbakır'a gelip cenaze törenine katılmış, bu olay büyük bir yürüyüşe ve ciddi tepkilere neden olmuştu. Bütün devlet kurumlarına (TRT'ye, polise vb.) saldırılmıştı. Cenaze, defnedileceği yere götürülürken surlarla Mardin Kapı 191

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Karakolu arasındaki dar yoldan geçen cenaze konvoyundaki bazı kişiler (özellikle kontrolden ve çıkan gençler ve çocuklar) Polis Karakolunu taşlamış karakola saldırmıştı. Karakoldaki

görevlilerin kendilerini korumak için silah kullanması sonucunda (göstericilerin de silah atması iddiaları vardı) üç kişi ölmüş, 5-6 kişi yaralanmıştı. Cenazenin defnedilmesinin ardından ise aynı yerden tekrar geçmek isteyen kalabalık karakola daha yoğun bir şekilde saldırdığında, görevlilerin tekrar ateş açması sonucunda (bir kısmı düşerek, bir kısmı uçurumlara yuvarlanarak) on dokuza yakın kişi hayatını kaybetmişti. Yüzlerce de yaralı vardı. Böyle ağır bir olay daha önce hiç yaşanmıştı. Aslında bana göre o cenaze töreni, tören sırasında o bölgede olup biten her şey ayrı bir skandaldi, çünkü cenazenin önce köye götürüleceği köyde defnedileceği belirtilmişti ama sonra şehir merkezine defnedilerek inanılmaz olaylara sebebiyet verilmişti. Bu cenaze töreninde HEPlilerin ve valiliğin yaptığı yanlışlar başka bir kitaba konu olacak kadar çok ve ibretlik olaylardan oluşmaktadır. Sonuç olarak tüm tarafların hesapsız ve sorumsuz davranışları 23 kişinin ölümüne sebebiyet vermişti. İşte Cem aslında bu olayın baş planlayıcısı ve failiydi. Bir defasında bir olayla ilgili olarak Bölge Valiliğine gitmiştim. Görüşme esnasında Bölge Valisi beni o zamanki Asayiş Kolordu Kurmay Başkanının yanma göndermişti. Onunla görüşmek üzere yanma gittiğimde Cem binbaşı oradaydı ve Kurmay Başkanı ile konuşuyorlardı. Cem "Darda kalırsam ben de Güneydoğu'da Asayiş Kolordu Komutanı bölgesinde şu, şu, şu olaylar oldu, bu olaylardan şu, şu kişilerin bilgisi vardı derim. Ben de bunlara şahidim derim," diyerek dolaylı yollu karşısındakini tehdit ediyordu. Olayın mahiyeti neydi bilmiyorum ama bunu çok net ifade ediyordu. Göründüğü kadarıyla Cem binbaşı son dönemde kendi üstleriyle veya kendi teşkilatıyla çatışma içindeydi. Oradaki görev süresi uygun olmayan bir biçimde sonlandırılıyordu. Sebebinin ne olduğunu çok iyi bilmiyorum ama kendi teşkilatı içerisinde bir sorun vardı. Bu sorun dolayısıyla pek uygun olmayan bir biçimde Ankara'ya tayin olup, orada göreve 192

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben Diyarbakır'da çalışmaya devam ederken, Ankara'daki İstihbarat kurslarında bölücü bölgeci faaliyetler, PKK faaliyetleri ve buna benzer konular ile ilgili dersler vermek amacıyla çağrılıyordum. Kurslara eğitmen olarak katılıp birkaç gün kaldıktan sonra geri dönüyordum. Karanfil İşte bir yol defasında yine Ankara'ya geldiğimde Cemle de görüştük. Cem binbaşı beni Kızılay'da, sanıyorum Sokak'ta kenarlarında restoranların, kahvehanelerin, birahanelerin bulunduğu bir yere davet etmişti. Orada yol üzerindeki küçük sandalyelere oturup bir akşam yemeği yemiş ve epey sohbet etmiştik. Yanında Güneydoğu'da birlikte çalıştığı subay ve itirafçı (ama JİTEM'de kadrolu çalışıyorlardı) arkadaşlarından bazı tamdık kişiler de vardı. Sohbet ederken Cem binbaşı çok net olarak, Güneydoğuyu kaybettiğimizi, Genelkurmay'm ve ordunun milleti yeterince uyanmadığını, devletin ve hükümetin bütün kurumlarıyla her bakımdan bu olayları tam manasıyla anlayıp algılayamadığını, bu insanları uyarmak gerektiğini söyledi. Etrafta oturan, sohbet eden, yiyip içen insanları göstererek, "Bakın, bunlar böyledir işte. Sabah akşam buraya gelirler, saatlerce oturur içerler. Ülke elden gidiyor ama kimse farkında değil. Bu insanları uyarmak için Kızılay'ın göbeğinde dev bir bombanın patlatılması gerek, ancak o şekilde akıllan başlanna gelir. Bu insanlar ancak bu yolla uyandırılabilir, bilinçlendirilebilir," diyordu. Bu görüşünde ısrarcıydı. Böyle bir şeyin yapılması gerektiğini, Genelkurmay'm bu konu ile ilgili güvenlik sisteminin halkı ve devleti yeterince uyanmadığını ve bölgenin elden gittiğini çok ısrarla vurguluyordu. Tabii ben bu fikirlere tam manasıyla katılmıyordum. Bu tür yöntemlerin hep karşısındaydım ama ülkesine olan sevgisi ve kendince doğru bildiği davayı bu kadar samimi, canla başla savunması nedeniyle bir yakınlığımız ve arkadaşlığımız oluşmuştu. Tabii bu böyle devam edip gitti. Ardından ben Güneydoğudaki hengâme içerisinde göreve devam ettim, bir müddet sonra seçimler oldu ve seçimlerden sonra tayinim İstanbul'a ederken çıktı. Cem ve İstanbul'daki yoğun ortam içerisinde devam yanmdakilerin 193 görevden ayrıldıklarmı, kitap

görevde iken kendisinde kalan birtakım uzakta kumandalı patlayıcılar eskiden beri tanıdığı ve güvendiği Habur Gümrük Muhafaza Müdürü olarak çalışmış olan Ali Balkan Metel'in şoförü Kemal'in (Kemal Sadık Uzuner) evindeymiş................ Fakat daha sonra Cemin durumunun pek iyi olmadığını..... Kemal'in evinden bu malzemeleri minibüs alıp saat on iki sıralarında Kızılay bu yakınlarında bürosu şoförüyle buluşacaklarmış.... İşte İstanbul'da Dev-Sol'un yürüttüğü silahlı saldırılar ve buna karşı bizim gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla yoğun bir ortamda göreve devam ederken bir gün Alparslan Ertuğ adlı bir ziyaretçimin olduğunu söylediler.... bu arada askeri sırları basma vermekten askeri mahkemeye verildiğini anlattı.. Alparslan Bey bana Cem binbaşının emekli olduktan sonra arkadaşları vasıtasıyla (ki bu arkadaşların bir kısmının zamanında o bölgede çalışan ve bugün Milli İstihbaratta görevli insanlar olduğunu anlıyorum) İstanbul'da bir güvenlik firması kurarak hayatına bu şekilde devam etmek istediğini.... avukata da gitme1 Bolum: Devlet 194 .. bazı faaliyetlerden rahatsız olduğunu bilahare duydum....................... Bölüm: Devlet ortak yazmaya çalıştıklarını ve bir yayınevi kurduklarını arkadaşlarımız vasıtasıyla öğrendim....... Kendisinin bulduğu uygun bir yerde Cem binbaşının evinin olduğunu............. Mahkeme çıkışında ise tekrar İstanbul'a dönecekmiş........_ ........_________.................___________________. Cemin bazı önemli doküman ve malzemeleri......30'da mahkemeye gide-ceklermiş......... Ankara'da Cem şoförden ayrılmış.. Bir gün önce Jandarma Genel Komutanlığının askeri mahkemesindeki duruşmaya katılması için Alparslan Bey Cem'e bir minibüs ayarlamış....... Cem de saat 1 gibi Kızılay'da bulunan avukatıyla buluşup 13.. giriştiği pek çok iş ve faaliyet umduğu şekilde neticelenmediğinden bir anlamda dersini almış gibi gözükerek İstanbul'a geldiğini söyledi. 1 .................. Fakat Alparslan Beyin minibüs şoföründen aldığı bilgiye göre saat 12'deki buluşmaya Cem gelmemiş.. sonra birlikte Şoför malzemeleri alıp geri dönecekmiş....................... Ankara'da yaptığı işlerden ağzının yandığını.... iş yapmaya çalıştığım....... Cem minibüs şoförüyle beraber Ankara'ya gitmiş.......

......... Ama ben Cem'in İstanbul'a geldiğini bilmiyordum.. Cemle ilgili olayları anlattıktan sonra Abdurrahman hemen Kemal Sadık Uzuner'i telefonla arayıp Cem'i sormuş ve şubeye gelmesini istemişti.. yapma etme.. memleketleri..._________............. Alparslan Bey Cem'den haber alamadığı için hayatından endişe duyduğunu....... yanlarında bulunan silahların ve malzemelerin özellikleri.. 1 . Kemal'in Emniyet'e getirilmesi talebiyle birlikte 195 .. daha önce Diyarbakır'da benim yardımcılığımı yapan arkadaşım Abdurrahman Toygar1 arayıp durumu anlattım.. bilmiyorum............ Belki belli bir düzen kurduktan sonra gelmeyi düşünüyordu... Muhtemelen daha önceki konuşmalarımızda ona sürekli bu işlerin yanlışlığım savunduğum............... Abdurrahman hem Cem'i hem Cem'in JİTEM'den beraber ayrıldığı Ali Ozansoy ve Mustafa Denizi çok iyi tanıyordu.................. Bu merakından dolayı da bu insanlarla sohbet etmeyi çok seviyordu........ bu işin sonu insanın kendi kafasına sıkmasına gider dediğim için İstanbul'a geldiğinde ben sana demedim mi gibi bir tepkiyle karşılaşmaktan çekindiğinden benim yanıma gelmedi. o dönem Ankara İstihbarat Şube Müdürü görevinde bulunan...... Örgüt mensuplarının eşkalleri......._ ................ Alparslan Ertuğün bu anlatımlarından sonra ben hemen onun yanında (veya o çıktıktan sonra.... Bunun üzerine Kemal'i telefonla aradıklarında.... Bölüm: Devlet miş...... yakın bir diyalogları vardı.. Abdurrahman benden çok daha fazla örgüt mensupları ve örgütü tanıyan insanlara karşı ilgiliydi............. Cem'in Ankara'ya gitmeden önce İstanbul'da bulunduğu sırada kendisine herhangi bir şey olursa güvenebileceği kişinin ben olduğumu söylediği için benim yanıma geldiğini söyledi........ Bu konuda gelmiş geçmiş en kapsamlı notlara sahip olan kişiydi......... kısaca örgüt hakkında her şeyle ilgili çok iyi not tutuyordu... Hatta zaman zaman Ali ve Mustafa Abdurrahman'm yanına gelip gidiyordu.....___________________........... tam hatırlamıyorum) Cem'i benim kadar iyi tanıyan......... Cem'in iki kişiyle (o zamanlar Aydınlık dergisi muhabiri olan Soner Yalçın'ı ima ederek) gelip emanetlerini aldıktan sonra Lada marka bir araçla ayrıldığını söylemiş..

bir aramaya katılmayacağımı belirttim.............. 1 ...._ .. her taraf aranmalıydı......... Suriye'ye bilgi sızdırdığıydı............... Esasen bu müdahaleyle birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü-Jandarma Genel Komutanlığı-Ankara Emniyeti yoğun temaslar nedeniyle Genel Müdürlükte ciddi bir trafik oluşmuştu ki bu da bir anlamda Cem'in aslında Jandarmanın elinde olduğunu işaret ediyordu. biraz pataklayıp kötü muamele ederek bir süre alıkoyacakları.............. buna bakılabilir mi yollu imalarda bulunmuşlardı..... Fakat bana aktarılan şey şuydu: Cem'in arkadaşı sıfatıyla Alparslan Bey ve daha sonra Cem'in beraber yaşadığı Neval Boz telefonla aradığında Kemal Cem'in iki kişiyle beraber Lada marka bir arabayla gelip kendisinden malzemeleri aldığını söylemişti...... en son Aydınlık dergisinde çalışan likte gittiği algısı yaratılmak isteniyor gibiydi. Cem hakkında olumsuz konuştuklarını öğrendim......... Onlar ise Cem'in sanki ellerinde olduğu. Bölüm: Devlet Jandarma ve JİTEM'in önemli bütün yetkililerinin Emniyet'e gelip bizim elemanımızı deşifre ediyorsunuz diye konuya müdahale ettiklerini......... Ben zinhar böyle bir şeyin gerçek olamayacağını söyledim.. hatta bu durum o tarihte gazetelere de yansımıştı....... birtakım olmuş bitmiş olay ve eylemler hakkında devlet aleyhinde basma açıklama 196 .......... Anlatımlarda..._________.. Şiddetle karşı bunun çıktım son ve derece böyle yanlış olduğunu söyledim......................... görüştüğümde Jandarmanın tavrının hiç olumlu olmadığını........ Cem o dönem Aydınlık dergisinden Soner Yalçm'a açıklamalarda bulunuyordu. Ankara'nın giriş çıkışları tutulmalı..... Ankara'da Jandarma Genel Komutanlığı Karargahından etrafa sızdırılan bilgilere göre ise Cem'in yanındaki kadın vasıtasıyla muhaberat adına çalıştığı... Etrafta bunun Jandarma içinde bir iç mesele olduğu yönünde laflar dolaşıyordu.___________________.......... Fakat eğer böyle bir şey Daha sonra Abdurahman'la olsaydı... Ben böyle bir şeyin söz konusu bile olamayacağını............ Ben de o zaman t)\ı filere bıı*cLi£ Böyle bir şey ıriciniF ^ıt)i olmuştum.............. gerçekleşmedi. Hatta bana Cem'in İstanbul'daki evinin bile aranması gerektiği..... Emniyet Genel Müdürlüğünü Jandarma Genel Komutanlıktaki rütbelilerin etkilemeye başladığını söyledi.... en azından bu ima edilmeye çalışılıyordu..

......... "Ben Kemali biliyorum...........___________________..... Yani Cem'in elbisesini giyeceği başka bir yer yoktu..... Eve girmişse mutlaka orada elbisesini değiştirmesi gerekiyordu. Sonra öğrendiğime göre Emniyetten arkadaşlar Cem'in kaybolması ile ilgili bilgi almak üzere Cemle beraber hareket eden Mustafa Deniz'i de çağırıp Cem'in bulunamadığım anlatmışlar...... 1 .... Ama yine de bu olayın nasıl olduğuyla ilgili olarak zihnimde hâlâ yüzde yüz bir kesinlik oluşmamıştı......... girdiği evden çıkmamıştı ve o şahıs doğruyu 197 ... Sonra da saat 1....... olayı çözdüğünü söyledi.00'de malzemeleri şoföre teslim edip saat 1..... Aynı şekilde Cem'in birlikte olduğu İstanbul'da bulunan Neval Boz isimli kız da Cem hakkında bilgi almak için Kemalle görüşüp.... "Cem Kemal'in evine girdi ama Kemal'in evinden çıkmadı... Cem'in saat 12.30 gibi Jandarma Genel Komutanlığında devam eden mahkemeye katılacaktı.......... onun yanına gitmiş ve ondan da bir daha haber alınmamış....." demiş. Ankara'da herkes öyle zannediyordu.... Olaydan sonra İstanbul'dan Ankara'ya gittiğini.. Nasıl diye sordum..... Bölüm: Devlet yapmaması konusunda gözdağı verecekleri imasında bulunuyorlardı...... Bir süre sonra polis şehit ailelerine yardım derneğinin bir toplantısında Alparslan Ertuğ ile karşılaştık. Kemal'in evine gidenler bir daha dönmemişlerdi.. Öldüğünde üstünde eve girerken giydiği kot pantolon olduğuna göre... Yani Cemin Kemal'in evinde iki şey yapması lazımdı.... Kemal'in evinde bu elbiseyi giyecekti................ Cemi sormak üzere Kemal'in evine giden Mustafa Deniz dönmemiş ve kendisinden bir daha haber alınamamış....... Sohbet sırasında Cem'in olayı tekrar gündeme geldiğinde bana... orada ifadesinin alındığını belirtti......... gidip konuşurum hemen........00 gibi avukatın ofisinde buluşacaklardı...................._ ...." dedi...... Burada işin kilit noktasının Kemal olduğu anlaşılıyordu... birincisi elbiseyi giymek... "Nasıl yani?" diye sorduğumda şöyle anlattı: "Cem Kemal'in evine gittiği zaman içinde siyah takım elbisesinin olduğu bir çantası vardı elinde. İfadesi alınırken cesedi bulduklarında Cemin üstünde ne olduğunu sorduğunda kot veya kadife pantolon olduğu yanıtını aldığı anda olayı çözdüğünü söyledi.... ikincisi de oradaki eşyaları almaktı........._________.....

. hatta görüşmeler esnasında bulunulan yerlere dair bilgileri tek tek çıkarttığımda olay çok net gözüküyordu. Yeşilin bu telefonla Jandarma Genel Komutanlığından kimlerle görüştüğünü. Şoför Yeşil Kemal'de bulunan Cem'e ait malzemeler içerisinde uzaktan kumandalı patlayıcılar vardı.. Bu tarihlerde Yeşil Jandarmanın elamanı idi ve Jandarma ile birlikte hareket ediyordu........... fatura bilgileri tüm detaylarıyla tespit edilebiliyordu............. kimleri aradığını ve kimler tarafından arandığını.. Bu sistem sayesinde hangi telefon numarasını kimin hangi saatte aradığı. bu patlayıcıların daha tarafından alındığını ve Yeşilin bu patlayıcıları ve malzemeleri MÎT'e getirdiğini Mehmet Eymür kendi beyanında ve internet sitesinde anlatarak doğruladı........_ .... Bu telefonla muhabere yapıyordu." Alparslan Bey olayı net bir biçimde bu şekilde anlamıştı..._________... Cem bir mobil telefon kullanıyordu...................... Bunlar üzerinde oturup ciddi bir çalışma yaptım. 1 . Bölüm: Devlet söylemiyordu............. Aynı şekilde zannediyorum Kemal de yeri belli olmasın diye böyle bir mobil telefon kullanıyordu...................... İşte bu olaylar ve bağlantılar bu şekilde çözülünce bilgisayar sorgu sistemiyle daha ayrıntılı bir araştırmaya giriştim..... Ölümüne kadar Cem'in kullandığı mobil telefonu daha sonra Yeşilin kullandığını gördüm................................ Ben ikinci bir bağlantıyı da daha sonra çözdüm. HEP'in bombalanması) kullandıkları uzaktan kumandalı çok güvenilir kodla 198 ... kimin kimi aradığı bilgilerini bilgisayarımda tutuyordum... Daha sonra yaptığım araştırmalardan öğrendiğim bir olay da şöyleydi...... O zamanlar bilgisayar sorgu sistemini yeni kurmuştuk....... PKK o zamanlar yoğunlukla Güneydoğuda mobil araç telefonlarını kullandığından ben o dönemde mobil araç telefonlarıyla yapılan tüm konuşmaların dökümünü............ Bu da gösteriyordu ki Cem malzemeleri Kemal'in evinden çıkarmamıştı ve bu malzemeler Yeşil'den çıkmıştı............ Bu telefonlarla yapılan görüşmelere tek tek baktım... Yeri belli olmasın diye araç telefonunu söküp küçük bir çanta telefonu haline getirmişti... Cem Güneydoğuda çalışırken o zamanlar bazı olaylarda (Diyarbakır Baro Başkanımın aracına bomba konması.___________________........

. çünkü onların da kendisiyle birlikte istifa etmesini sağladığı ve peşinden sürüklediği için onlara karşı kendini sorumlu hissediyordu._________. örgütten elde ettikleri dokümanlar bir dosya halinde elinde bulunuyordu........... Emniyetten bazı güvenilir arkadaşlar bana bu patlayıcıları Cem'in onlara vermeye çalıştığını söylediler. Cem İstanbul'a gelmeden önce Ali Ozansoy'u Emniyete sözleşmeli personel olarak yerleştirmişti............................ çok güvenilir olduğunu düşündükleri (zamanında uygulanan tüm testlerden en başarılı kişi olarak çıkmıştı) Kemal Sadık Uzuner'e (yani Habur Gümrük Muhafaza Müdürü Ali Balkan Metel'in şoförüne) diğer dokümanlarla birlikte vermişler.... Çünkü bunlar kayıtlı değildi..................... Ayrıca Cem ve ekibinin Kuzey Irak'ta yaptıkları faaliyetler ve muhtelif kişilerle yaptıkları görüşmelerin kayıtları............. Onu da bir yere yerleştirmek istiyordu.... PKK gibi örgütlerin dokümanlarını analiz etmek görevine getirilmişti.. Cem istifa edip ayrıldıktan sonra bu malzemeleri bir müddet elinde tutmuş......_ .......... Onlara Cem'in ayrılırken beraberinde götürdüğü kırka yakın uzaktan kumandalı patlayıcının Kemal Sadıkln evinde bulunduğunu.. bu materyallerin bir kısmı yayınlanacak kitaplarda kullanılabilir düşüncesiyle istifa ederken bütün dokümanlarla birlikte patlayıcı maddeleri de yanlarına almışlardı......... Ali Ozansoy ve Cem bu malzemeleri güya aldıklarında Güneydoğuda çalışırken tanıdıkları... Bölüm: Devlet çalışan patlayıcı maddeler vardı...... Kemal Sadık'ın çok güvenilir bir insan olduğunu... Onu da belli bir işe yerleştirmek istiyordu.___________________....... Ordudan ayrıldıktan sonra yayınevi kurma düşüncesinde olduklarından........ 199 . Bu arada Cem iş kurmak için İstanbul'a gelmişti............. Mustafa Deniz belki biraz daha yakın gözükmek ya da belki kendine göre avantaj elde etmek adına JÎTEM subaylarına ve Jandarmaya gitmişti... Cem Mustafa Deniz'e de bir iş arıyordu..... Orada ele geçen belgeleri okumak... ama daha sonra yayınevini devam ettiremeyeceğini anlayınca normal hayata dönmeyi düşünüp ellerindeki bu patlayıcıları verecek yerler aramışlardı.. Daha sonra Mustafa Deniz.......... Zaten onlarla çok iyi tanışıp görüşen bir insandı.............. Ama kimse almamış ve patlayıcılar Cem'in elinde kalmıştı.. 1 ...........

. Ayrıca mahkemeye gideceğini................ onu kovalamışlar........ Daha sonra öğrendiğimiz kadarıyla Cem'i öldürmek için aslında daha önce de epey plan yapılmış.. eski OHAL ve Diyarbakır bölgesinde......... Ankara Emniyeti Cem'in kaybolmasıyla 200 .. öncesinde gelip kendisinden eşyalarını alacağını söyleyince de Kemal'in evine pusu kuruyorlar..._ ... Mustafa Deniz gelip Cem'e ait malzemelerin Kemal Sadık Uzuner'de olduğunu söyleyince planlarını uygulayabilecekleri bir fırsat yakaladıklarını düşünüyorlar..... 1 .... İşte tam JİTEM'de Cem'i ortadan kaldırmanın yolları aranırken...... Bu yüzden Cemi ortadan kaldırmayı düşünüyorlardı...... fakat bu patlayıcıları Cem'in kullanabileceği yönünde Mustafa Deniz'in korku ve endişesi vardı... Cem birlikte olduğu kızın Suriye'de Tıp tahsili yaparken gelip kendisinin yanında itirafçı olması sonrasında Türkiye'de tahsiline devam etmesi için Samsun'da Tıp Fakültesine kaydetmek için Samsun'a gitmiş..... JİTEM yöneticileri hemen Ali Balkan Metelle görüşüyorlar.. Bingöl ve Tunceli Bölgesinde Yeşilin karıştığı olayları anlatıyordu...... onun vasıtasıyla Kemal Sadık Uzuner'e ulaşıyorlar......___________________...... Bu durumu öğrenmeleri üzerine bazı itirafçılarla birlikte Yeşil...... o tarihlerde Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan diğer Jandarma Komutanlarının isimlerinin de verebileceği korkusu vardı... Fakat sıra Diyarbakır bölgesine gelirse..... Tabii böyle bir plandan o zamanlar Cem ve arkadaşlarının haberi olmamış............................ bunu gidip Jandarma yetkililerine söylüyordu.......... Uzuner onlara Cem'in ne zaman geleceği hakkında bilgi veriyor.... Cem'i öldürmek üzere Samsun'a giderken Merzifon yakınlarında bir jiple kaza yapmış..... Cem daha çok Kuzeyde Sekizinci Kolordu bölgesindeki. Cem'in peşine epey düşmüşler..........._________.. Mustafa Deniz farkında olmasa da Jandarma yetkilileri zaten Cem'in Aydınlık gazetesinden Soner Yalçın'a Güneydoğudaki infaz olayları ve başka kanunsuz işler dahil olmak üzere birçok gizli bilgileri vermesinden dolayı son derece rahatsızdı............... Cem gelince Cem'i hemen yakalıyorlar.......... Aslında o patlayıcı maddeleri Cem elinden çıkarmak istiyordu... Bölüm: Devlet sadece Ali Balkan Metel isterse bilgi vereceğini bunun dışında kimseye bilgi vermeyeceğini ama bu patlayıcı maddelerin Cem tarafından alınıp kullanılması halinde kötü bir şeyler olabileceğinden korktuğunu söylemişti...........

...... O tarihte JİTEMİ ve Yeşili bilen Emniyet görevlileri "Jandarma Mustafa Denizi öldürdü..........._ .... Bildiğim kadarıyla o zamanki Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosunun Jandarmayla diyalogları iyi olduğundan onlar da etkileniyorlar Kemal'in ve müdahalede polis baskın bulunmuyorlar............ Bir müddet sonra İstanbul'daki Neval Boz Cem gelmeyince meraklanıp Kemal'i arıyor............ Yeşil ile karşılaşıyorlar... karşı tarafın cinayeti suç ama bizim yaptıklarımız suç değildi. onlarla beraber istifa eden ve şimdi Emniyette çalışan Ali Ozansoy'a da böyle bir şey yapabilirler.......... ama maalesef yapılamadı... Ama herkes Simonlaşmıştı.... Bölüm: Devlet ilgili olarak Kemal'i Emniyete çağırdığında.. 1 ................ olay hakkında daha teferruatlı bilgi almak üzere Kemal'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor.. Bu olay bana o tarihte buna şahit olanlar tarafından anlatılmıştı ama bugün sorsanız hepsi gördüklerini kesinlikle inkâr edeceklerdir. Birkaç gün sonra ise kafalarına kurşun sıkılmış olarak her birinin cesedi Ankara'nın farklı yerlerine atılmış olarak bulunuyor.. biz buna karşı çıkarız havası içerisinde Jandarma Genel Komutanlığına gittiklerinde. Benim ifademe 201 .......___________________..........." diyecek kadar rahatlıkla cinayeti kabul ediyordu..... yapmış olsa Oysa Cem o zaman evine kesinlikle kurtarılabilirdi...... O da vurulacağını tahmin etmiyor................ Mustafa Deniz de bilgi almak için Kemal Sadık Uzuner'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor............ Sakın böyle bir şey denenmesin.. Üç kişi de bu şekilde öldürülüyor. herkesin alenen bildiği bir olaydı Cem ve üç kişinin öldürülmesi...... tabii ki elemanlarının deşifre olmaması için uzak durmayı tercih ediyorlar. gerekirse size de ateş ederim... İşte böylesi herkesçe malum olan..... Cemi öldürdü.. Bugün bu olay yeniden konuşulsa adı geçen insanların hiç biri şahitlik yapmaz..... olay ortaya çıkacağı için hemen Emniyete bizim elamam-mızdır dokunmayın diye baskı yapıyorlar.._________.. Aslında Emniyetin bu yaklaşımı gayet makul. Ama Cem işte orda kaçırılıyor........... Kemal ona Cem'in iki kişi ile beraber gittiğini söylemesi üzerine kız bu iki kişinin eşkallerini öğrenmek. "Bununla ateş ettim.. Yeşil açık açık elindeki Simit Wesson marka tabancayı göstererek...... hatta yaşananları inkâr bile edebilirler................

...... nasıl gerçekleştirildiğini biliyordu............... Ama kimse bu cinayeti çözmeye.. Bu durum hukuki tabiri ile hayatın olağan akışına uygun değildir. Devlet için bu kadar önemli üst düzey görevlerde yer almış bir subay kaçırılıyor (oluşturulmaya çalışılan görüntü itibarıyla örgüt tarafından kaçırılıyor) ama hiçbir yerde aranmıyor.._________.. her yer didik didik aranır...... failleri şunlar olabilir arayın bulun diye bir tek not bile yazılmadı..... bir dizi araştırma ve soruşturma yapılırdı.............. Ben Cemin kaybolması ile ilgili ne Emniyetten ne de Jandarmadan tek bir yazı ya da mesaj bile almadım.... Bildiğim kadarıyla zamanın Genelkurmay Başkanı............ 1 ... Ayrıca Yeşil'in kullandığı mobil telefonla o tarihte bütün Jandarma ve Emniyet yetkilileriyle görüştüğü belliydi................. yaptırmayanların fail olduklarını gösteriyor......... Hâlbuki o tarihte en ufak bir olay olsa yollar kesilir.... çünkü o zamanki güç merkezleri bu cinayetin çözülmesinden yana değildi.. insanlar sorgulanır....... çünkü bu yönde yalan ve yanlış bilgilerle aldatılmışlardı.. Emniyetin Merkez İstihbarat ve Terörle Mücadele ile Özel Harekât birimleri yöneticileri ve Ankara Emniyetinin yöneticileri de belli oranda olayı biliyorlardı. aranır...___________________... Eğer bir Jandarma subayı gerçekten kayıp olsaydı hemen inceleme başlatılır. sorulur. olayı aydınlatmaya yanaşmıyordu............... Cemin kaybolması ve öldürülmesi ile ilgili bir tek yazı... bir ton işlem yapılırdı....... ama hiçbir araştırma ve soruşturma işlemi yapılmıyor. Yeşil'in Cem'den aldığı patlayıcı maddeleri MİT'e getirdiği Mehmet Eymür'ün ifadelerinden de net olarak biliniyordu...._ . Genel Komutanlıkta bulunan tüm üst düzey yöneticiler bu olayın kimin tarafından............ bu olayın bu şekilde kapanmasını istiyorlardı..... Tek basma bu durum bile bu araştırma ve soruşturmayı yapmayanların........ Sadece öldürme sebebi olarak Neval aracılığıyla Suriye'ye bilgi sızdırmak olduğunu zannediyorlardı....... Bölüm: Devlet rağmen de maalesef olay ciddi olarak ne adliye tarafından ne Jandarma tarafından tahkik edilmedi...... o telefonu 202 .. Cem Binbaşı gibi biri görevinden dolayı kaçırılıyor. hemen Türkiye'nin muhtelif illerine en ücra köşesine kadar tüm birimlere mesajlar çekilir. yollar kesilir... her tarafa eşkâller yazdırılır............ kaçırılan kişinin bulunması yönünde herhangi bir adım atılmıyor.....

..... Cem'in çevresindeki bazı insanlarla.......___________________.... 1 ............... Bölüm: Devlet Cem'den aldığı aşikârdı...._ ............... tek tek bütün görevlilerle irtibatları belliydi........ Bu kitapta da basit ama aslında çok önemli belgeler vardı........ Ağaşe yine Jandarma Genel Komutanlığı telefon rehberinin bir kopyasını da kitabına koymuştu. Cemle ilgili bir belge alabilir miyim diye sorduğunda Işık Hanım iyi niyetle Cem'in iki tane Takdirnamesini vermişti.................. Bu bence pek çok açıdan önemli bir olaydı çünkü devlet kendi elemanım öldürmüştü...... Sonuç olarak bu ve buna benzer yüzlerce. Bugün bile bunları ispatlamak mümkün... Hatta eşi Işık Hanımla da görüşmüştü.................... JİTEM'in var olup olmadığı yönündeki tartışma hâlâ daha devam ediyor................ JİTEM in kurulması değil..... Jandarma Komutanlığının terörle mücadele kurmasında hiç bir mahsur bulunmazken var olan bir birimi inkâr etmesinin akılla izahı yoktur.. O tarihte Cemler veya diğer Genel subay arkadaşlar JİTEM mensubu için olarak böyle istihbarat bir birim değerlendirme toplantılarına JİTEM adına katılıyorlardı................ çalışma yöntemleri yanlıştır ama bu teşkilatın kurulmasında hiçbir mahsur yoktur. Muhtelif defalar söylendi ama bir kere daha kaydetmekte yarar görüyorum. hatta Jandarmada çalışan bazı arkadaşların söylediğine göre Genel 203 . herkesin bildiği bir şekilde yok edildi ve maalesef cinayet her şeyi ile ortada olmasına ve var olan bütün delillere rağmen bu sistem kendi suçlusunu yakalayamadı ve hesap soramadı......... Bunun yanında Kemal Sadık Uzuner'in mobil telefonla kimlerle konuştuğu..... O tarihteki Asayiş Kolordu Komutanı daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanı olan Hikmet Koksal Paşa'nm imzasının olduğu takdirnamede Cem Erseverln unvanı JİTEM Grup Komutanı olarak belirtiliyordu........._________. Bu araştırma için Ağaşe.... araştırılırsa tüm bunlar ortaya çıkarılabilir ama maalesef hiç kimse ilgilenmedi ve olay o şekilde kapandı. Hem Jandarma merkezinde Genel Komutanın hem de illerdeki JİTEM grup komutanlıklarının telefon numaraları yazılıydı........ Evet Cem Binbaşı herkesin gözü önünde....... dostlarıyla görüşmüştü.. Çetin Ağaşe isimli bir gazeteci JİTEM Gerçeği adlı bir kitap yazmıştı...

...... bu kabul edilecek normal bir olay değildir... Bence yazıyı yazanlar................ İlk defa Jandarma Genel Komutanlığı (bence tarihi bir hataydı) JİTEM yoktur diye yalan bir yazılı etti...... mahkemelere ya da ilgili kurumlara yazılı cevap verilirken mutlaka doğrular söylenirdi...... O zamanlar İstihbarat Dairesinin ihtiyacı olan bazı teknik malzemeler ve özel cihazlar almak gerekiyordu...... dönerken İstanbul'a da uğramış olan İsrailli 204 ........._________.___________________... bir şey inkâr edilecekse bile dolaylı sözlerle ifade edilirdi........ Bölüm: Devlet Komutanlıkta JİTEM ibareli bir tır dolusu evrak olmasına rağmen JİTEM İn varlığı inkâr ediliyordu.. bunun için hiçbir adım atmayanlar Cem'in failleridir... Bugün bile Jandarma Genel Komutanlığı aransa..... Bugün hâlâ şu tarihler arasında JİTEM de çalıştım diyebilecek pek çok insanın var olduğu biliniyor...... 1 ......... hele ki böyle hassas bir konuda devletin yalan söylemesi ve yanlış bilgi vermesi asla kabul edilemez ama maalesef bu şekilde bir davranış sergilenerek hata edildi. imzalayanlar herkesin yüzüne karşı devletin yalan söylediğini itiraf yazının Jandarma Komutanlığından inkâr çıkmaması gerekirdi............. Böyle bir birimin var olduğu herkesçe malum olmasına rağmen siz bir devlet kurumu olarak bunu ediyorsunuz. Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz Tahminimce 1993 yılı sonları 1994 yılı başına doğruydu............ Bu tür kaliteli güvenlik cihazlan satan firmalardan bir tanesi de bir İsrail firmasıydı........ O tarihe kadar devlet kurumlan resmi yazılarda hakikat hilafına resmi olarak cevap vermezlerdi.. Demo için Ankara'ya gelmiş.... Esasen devlet yanlış yapsa bile resmi olarak hiçbir zaman yalan söylemezdi.. bir tır dolusu JİTEM ibareli evrak bulmak mümkün........ Böyle bir yalan beyanat nedeniyle devletin sözlerine de itimat sarsıldı..... Uzun sözün kısası.. paraf eden.......... beyanda Hâlbuki bulundu.... Cem Ersever cinayetinin faillerini bulması gerekip de bulmayanlar._ ................. Çünkü devlet asla yalan söylememeliydi..... gerçek devlet adamlığı vasıflarından mahrum insanlardı...................... böyle bir O yazıyı hazırlayan..

.. bu ülkeye yaptığı katkılann muhasebesi yapılamayacak kadar çok olan.. dürüst ve üstün yetenekli bir insandı...._ ....... Evet böyle bir teknoloji yapacak imkânları vardı...... Bölüm: Devlet firmadan bilgi aldıktan sonra İsrail'e gidip cihazlan yerinde görerek ve firmanın teknik elemanları ile konuşarak cihaz ve sistemleri tanımak istemiştik..... bizim arkadaşlarımız İsraillilere "Sizin elinizde bu cihaz yok. kartlarını açık oynamaya başladılar.. ayrıca bizim İstanbul'da kurduğumuz küçük bir laboratuarda birtakım alet ve cihazların geliştirilmesi konusunda bazı arkadaşlarla birlikte çalışan ekibin şefi Doç............ 1 ....... çünkü İsrail'in sistemi daha çok Amerikalıların kullandığı bir sisteme uygundu ve Amerikan sistemi düşünülerek tasarlanmıştı. sade.... Yanımızda o zamana kadar bize güvenlik konularında yardımcı olan yüzde yüz güvenilir.. 205 ...... Yani ekibin iki üyesi de süper mühendislerdi........ İlk önce bizim teknik elemanlara dönerek......... "Sizler polis değilsiniz........ Hayatında yalan söyleyeme-yen..... İsrailliler bu kadar teknik teferruat konuşulunca..... bir dahi Mösyö/Komiser İrfan'dı.. sahalannın en iyisi sayılabilecek iki tane çok iyi mühendis vardı... İsraillilerle uzun görüşmelerimizin sonunda aslında almak istediğimiz aletin İsraillilerde olmadığını anladık. Mustafa X'ti.. Diğer arkadaşımız ise o tarihlerde Netaş'm araştırma geliştirme bölümünde tasarımcı olarak görev yapan....... İsrailli firmayla kontak kuruldu ve biz bir grup arkadaşla birlikte İsrail'e gittik. Dr....... ama bu cihazla ilgili bazı yazılım kodlarına ihtiyacınız var ki bunlar sizin elinizde yok........ yaptığı cihazların değeri milyon dolarları bulabilecek bir görünmeyen kahraman.... Bir tanesi bilgisayar programcılığı konusunda üstün yetenekli... biri elektronik aletlerin tasarımı konusunda diğeri ise bilgisayar konusunda çok yeteneklilerdi. epeyce mesafe almışlardı ama ellerinde istediğimiz cihaz yoktu............ siz bizden sipariş alıp bu cihazı üreteceksiniz..................." dediler..............._________... Ve alınacak sistem Batı Avrupa standartlarına uygun olmalıydı..... bu kadar teknik detay bilen bir polis olamaz. Alacağımız aletle ilgili son noktada işin teknik en ince detayları konuşulmaya başlandığında.___________________.............. Hâlbuki biz Batı Avrupa'nın kullandığı sistemi kullanmak mecburiyetindeydik.........

Bizim Doç.................... Almanya....... Bu cihaz Siemens'in kendi ürünü.... bunlar hakkında kime nasıl bilgi verebilecekleri soruyorlar.. Hollanda) faaliyet gösteren bölücü örgüt ve mensupları hakkında yardımcı olmak istediğini....... 1 .... Akşam faks çeker. Özellikle de kendilerine farklı konularda bilgi sağlayacak görevlerde bulunanlar üzerinde yoğunlaşıyorlar......." dediler.... Bölüm: Devlet Siz kesinlikle polis olmazsınız.. kimin nerede hangi görevde çalıştığını biliyor ve takip ediyorlar.. cevabı yarın bize gelir...... Siemens'te çalışan mühendis bir arkadaşımız var... bu bizim için çok kolay... Diğer arkadaşımız ise daha soğukkanlı bir tutumla................. istediğiniz bu detayları ona sorarız.......... Avrupa'da yaşayan birkaç milyon Türk olmasına rağmen onlardan hiçbir şekilde faydalanamıyoruz.. Bu türden yüzlerce başvuru olmasına rağmen biz bu insanlardan sürekli ve sistematik olarak bilgi alabilmemizi sağlayacak bir sistem oluşturanındık. dolayısıyla bu ürünle ilgili her şey Siemens fabrikasının bilgisi dahilindedir... tasarımcı olduğunu söyledi.... Bu insanlarımızdan bazıları her yıl ülkemize geldiğinde muhtelif Emniyet birimlerine müracaat. Dr..... Zaten kravatında sistem 12 santrallerinin amblemi vardı..." O zaman şunu düşündüm........ bu insanlar dünyanın her yerindeki ırktaşlarıyla irtibat kurmak üzere bir sistem kurmuşlar.... özellikle Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren insanlar ve illegal örgüt mensupları bulunduğunu söyleyerek.........___________________...._________....... onlar hakkında bütün bilgilere sahipler..... Bu konuyu siz hiç merak etmeyin... Böylece gerek olduğunda ihtiyaç duyulan bilgiyi kendilerine sağlayabilecek kişiyi arıyor ve bilgiye ulaşıyorlar... Bu çok faydalı ve güzel bir sistemdi........._ . Nasıl temin edeceksiniz diye soruyorsanız. Daha sonra İsrailliler bize çok önemli bir şey daha söylediler: "Bu yazılım kodlarının bizde olmadığı doğru.. yakınlarında. "Evet mühendisim ama polisle beraber çalışıyorum........ edip bulunduğu Avrupa ülkesinde (örneğin........... Ne Emniyet böyle bir şey kurabildi (zaten görevi de 206 ...... İhbarları gönderecekleri bir e-posta adresi yaratıp onlara veremedik...... Ama biz.." dedi...... galiba onu imal eden Netaş'm ismi yazılıymış... Mustafa X arkadaşımız saflığından hemen polis olmadığını...

._________. Bedava.......... Daha sonra 1996-97 yıllarında Alman güvenlik birimleri ile terörle mücadele konusunda yapılan resmi görüşmelerde gördüm ki ülkemize yönelik terör faaliyetleriyle ilgili bilgileri Alman makamlarından almayı bir yana bırakalım.._ .. derginin üstündeki telefon numarasını arayıp kiraladığımız bir posta kutusunu adres göstererek bizi yıllık olarak abone yapmıştı)... Bir tek bu olay bile Türk istihbaratının ne durumda olduğu konusunda fikir vermektedir......... bilgileri bize gönderebilecekleri bir kanal tayin edebilsek......... Bu durum şunu açıkça 207 ................... bunun içi bile Alman meslektaşlarımızdan yardım istemiştik........................... gerek olduğunda onlara ulaşabileceğimiz bir kanal kurabilseydik. Almanya'da Türkiye aleyhine yayınlanan illegal Örgütlerin yayınlarını temin etmek için bile Alman makamlarından yardım isteniyordu.. Bizim yerimizde başka bir ülke olsaydı.... hazır......... Avrupa'da özel bir şekilde toplanacak istihbarata ihtiyacımız kalmazdı... böyle bir potansiyelden faydalanmak için tüm kaynaklar seferber edilir... Hâlbuki böyle bir sistem kurmak zor değildi........ Jandarma ve Genelkurmay.................... Böyle bir sistem hâlâ da kurulamadı. Avrupa'da yaşayan dört milyondan fazla Türk'ten gönüllü olarak yardımcı olmak isteyip bize müracaat edenleri organize edebilsek..... bilgi akışının sağlanması için her türlü yola başvurulur ve gerekli altyapı çalışmaları gerçekleştirilirdi.............. Bölüm: Devlet değil) ne de bilgi vermek isteyen insanları götürdüğümüz Milli İstihbarat... Bu isteğin dile getirildiği toplantıda bulunuyordum ve şahsım ve teşkilatım adına çok utanmıştım (daha sonra Almanya'da bulunan bir elaman...... Sadece Avrupa'da çalışan Türklerden gönüllü olanları gönderdiği bilgileri sistematik olarak alıp analiz edebil-sek zengin bir bilgi bankamız oluşabilirdi..___________________.. Fakat Alman Emniyeti de bunun bir polisiye görev olmadığı için böyle bir şeyi yapamayacaklarını söylemişlerdi. güvenilir ve legal binlerce haber kaynağım hiçbir zaman kullanamadık.. daha akıllı ve etkin çalışan bir teşkilat var olsaydı.... Hâlbuki orada milyonlarca Türk vardı ve pek çoğu bize yardım etmek için gönüllüydü... kullanmanın yol ve yöntemini bulamadık..... onların adreslerini alsak............. 1 .......... Yani Almanya'da yayın yapan PKK'ya ait bir dergiyi temin etmek bile Türk güvenlik kuvvetleri için bir sorundu....

. Bölüm: Devlet manada gösteriyordu ki bizim güvenlik kuvvetlerimiz gerçek istihbarat toplamak... 1 . Olayların en sık yaşandığı ve en fazla militanın yakalandığı yerler olan Diyarbakır ve İstanbul'da çalıştım........ bunları derlemek ve analiz etmek konusunda son derece yeteneksiz........................ Emrine amade hazır bekleyen insanları kullanmaktan..._________...... bugün de hâlâ aynı olduğundan eminim...................... tüm Avrupa'da her türlü bilgiyi alıyorlar.... elindeki potansiyeli değerlendirmekten........... hep dış düşmanlara bağlamak isteyenlere karşı veya böyle görüp dünyadaki olayları bu şekilde değerlendirenlere karşı çok önemli bir örnek vermek isterim.................. hatta açık toplantılar yapılıp paralar toplandı fakat ben bu olay ve bu olaylarda yer alan (hatta bir kısmı ülkemize geldiğinde yakalanan) kişiler hakkında bir tek resim. İran'dan devrim sonrasında kaçmış rejim muhalifi pek çok 208 ..... 1993 ve 1994 yıllarında İstanbul'da görev yaptığım dönmede........... yetersiz ve basiretsizdi.......... Bu konuda toplanan en değerli bilgiler yine Türkiye'de faaliyet gösteren militanlar yakalandığında ya da izlenirken elde ediliyordu........___________________.. Bana "Devletin teşkilatları Almanya'da.... İran resmi kuvvetlerinin dolaylı desteklediği Türkiye'de özellikle İstanbul'da çok fazla terör olayına karışmış gruplar vardı ve bu gruplara karşı başarılı operasyonlar yapmıştık......._ ..... 1992.............. tamamı taransa kaç tane bulunacak? Dış Güçlerin Etkisi Ülkelerdeki bütün siyasi kargaşa ve olayları hep dış güçlere..... bu yolla bilgi toplamaktan bile acizdi......" diyenlere şu cevabı veriyorum: Bunca yıl Avrupa'da bölücü örgütler Türkiye aleyhine faaliyetlerde bulundu...... ileride de değişeceği kantinde değilim..... Bu durum o gün öyleydi... ben görmediysem kimse görmüş olamaz. İşte devletin arşivi orada. Çünkü Fransa ve İngiltere gibi birçok ülkede de benzer olaylar olmuş... bilgi görmedim.. Bu olaylar dolayısıyla pek çok ülkenin polis veya muhtelif devlet örgütleri de İranlıların yarattığı bu olaylara ilgi duyup bilgi almaya çalışıyordu. film. sen bunu bilmiyor ama hep güvenlik kuvvetlerimizi küçük görüyorsun......

. Tahkikatlarda bu olayların bir kısmının İran devlet görevlileri veya onların yönlendirmesi ile onlarla ideolojik bağı olan yerel kişilerce yapıldığı anlaşılmıştı......_ ... Edirne'de bulunduğum dönemde kaçak yollarla ülkemizden geçerek Avrupa'ya gitmek isteyen göçmenler arasında bulunan İran rejim muhaliflerinin (Halkın Mücahitleri denen gruba mensup olan insanlar) ABD veya yandaşlarınca Irak'taki kamplarda tutulup desteklendiği biliniyordu........ "İran'a yönelik bir şey yapılacaksa...." demişti............ tüm güçlü ülkelerin güçlü istihbarat teşkilatlarına..... ama onlar 209 ............... Tüm bunlar da şunu işaret ediyordu.... ayrıca o tarihte biz de dahil olmak üzere İran'a komşu olan ülkeler İran'daki bu tür olaylara karşı tavır almak ve bir şeyler yapmak istiyordu................ Avax uçaklarını bile kaldırmaya hazırız....._________.. Fakat tüm gayetlere................ Düşünüyorum da dev bir ülke olan Amerika ve onun yanında İngiltere........... bir siyasi grup çıkaramadılar..... herhangi bir terör olayı ya da bir eylem gerçekleştiremediler... Daha sonra birçok ülkenin de buna benzer bir tutum içinde olduğunu gözlemledim ama tabii en fazla istekli olanlar Amerikalılar ve İngilizlerdi.... Bölüm: Devlet kişi veya eski devlet görevlileri öldürülmüş ya da kaçırılmıştı......... Hatta daha da ileri giderek.... Bundan dolayı da tüm dünya devletleri özellikle Batı Avrupa ülkeleri İranlıların yarattığı İran kaynaklı terör olaylarına ilgi duyuyorlardı. elbette dış güçlerin bir ülke üzerinde oynanan oyunlarda çok önemli etkileri vardır.... Hatta eski İran başbakanı Şahbur Bahtiyar.. özellikle istihbarat kaynaklı bilgi alma faaliyetlerinde. bir şeyler yapma arzularına rağmen İran'da o günden bu güne hiçbir şey yapmayı başaramadılar................... her şeyi yapabiliriz...... O zamanlarda Amerikalıların İstanbul'da konsoloslukta görevli bulunan elamanlardan bazılan bana İran'a karşı yapılacak her türlü faaliyette... Paris'te içlerinde Türk asıllı kişilerin de bulunduğu İran devleti ile bağlantılı kişiler tarafından uğradığı silahlı saldırıda öldürülmüştü.. İran kaynaklı terör olaylarını önleme konusunda veya İran'a yapılacak herhangi bir operasyonda ne isteniyorsa ama ne isteniyorsa her konuda her şeye Amerika'nın destek olmaya hazır olduğunu söylemişti..___________________................. buna bile imkânımız var. 1 ...............

Diyarbakır Bingöl kırsalındaki militanlara gönderilecek bir malzemenin içine aynı sistemden yerleştirilmişti. Malzeme kırsal alandaki militanlara ulaşınca önce helikopterle yeri tespit ediliyordu.... 1 ..... PKK hm yurtdışı bağlantısını kurduğu telefonu arayan biri bizim cihazın tüm çalışma biçimini anlatarak tedbir almalarını söyledi.... onu helikopterde bir cihazla alıyorlar ve 210 ... dünya üzerinde bütün seyahat ve hareketlerinde destek olmak istiyor ama o kadar................ Buna rağmen..................._ ....... İran'dan kaçmış rejim muhaliflerini Amerika destekliyor........ İnanılması mümkün olmayan bir konuşma kaydetmiştik.... halkın mücahitlerini yaratamıyor veya onlara benzer bir grup İran'da ortaya çıkaramıyor ve yer bulamıyor.............. Diyarbakır kırsalında o tarihe kadar görülmemiş önemli sayıda neticeler elde edilmişti........ Böyle bir operasyon daha önce Emin Aslan müdürün başkanlığı... sonra da bu vericinin yerini yaklaşık olarak belirleye-biliyorduk..... dolayısıyla örgütün gizli hücrelerini buluyorduk.... Yalnızca orada var olan güçleri................... Bugün de çok net görüyoruz ki Irak'ta bulunan....... Kolordu komutanı olduğu dönemde yapılmış.........._________.................... Aynı şeyi PKK'ya karşı uygulamak mümkündü. örgütün herhangi bir eşyasına ulaşma imkânı olunca içine yerleştirip bu eşyanın yerini. İstanbul'da birkaç operasyonda kullan mış ve çok başarılı olmuştuk...... ANKARA PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı İstanbul'da uygulayıp geliştirdiğimiz teknik bir sistemle herhangi bir eşyanın içerisine küçük bir elektronik verici yerleştiriyor... Yeniden benzeri böyle bir operasyon hazırlamıştık....... Hilmi Özkök Paşa'nm 7.... örgütleri ya da çatışmaları kullanabilirler.... Bölüm: Devlet asla o ülke içerisinde bir terör grubu yaratma ve terör olayları organize etme kudretinde değillerdir... Bu cihazı.... ancak operasyonda daha yer tespiti yapılıyordu ki.. onlara pek çok imkân sunuyor.___________________.. Arayan kişi "Diyarbakır kırsalındaki militanlara deyin ki ellerinde bulunan sizle konuştukları telsizin içinde bir cihaz konmuş. bu cihaz sizin duyamayacağınız özel kodlu bir sinyal veriyor.........

.................. Bizde bile Şube Müdürlerinin bilmediği......_ ...... Olayı araştırmaya başladık...... örgüte bilgi veren numarayı tespit ettik..........___________________. Arama Tekirdağ ilinde bir ankesöriü telefondan yapılmıştı....._________..... Elde edilen bilgilerin sıradan istihbari bilgiler olmadığını... yanlış bilgi diye itibar etmezler........ Bölüm: Devlet bununla yerinizi tespit ediyorlar ve sizi imha edecekler.. O zurnan imkânlarımız bugünkü kadar iyi değildi.. sonra da Kırıkkale'ye tayin olduğunu....... önce Tugay Komutanına konuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermişlerdi.. asıl bilgileri halen Diyarbakır Tugay Komutanının yanında fotoğrafçılık yapan bir astsubay arkadaşından aldığını öğrendik............. Operasyon çok sayıda taburun katılması ile yapılacaktı....... Olağanüstü hal bölgesinde örgüt mensuplarının yerleri ile ilgili çok fazla istihbarat geldiği.. ast birliklerinin komutanları inansın diye konuyu an211 .." diye uyarıda bulundu.... örgütün kullandığı uzun mesafe telsizi içerisine yerleştirilmiş bir cihazdan alınacak sinyallerin havada bir helikopterdeki elektronik sistemlerle tespit edildiğini............... onun için birçok tabur komutanı ile toplantı yapan Tugay Komutanı da bizim arkadaşların yaptığı gibi gelecek bilginin ne kadar sağlam olduğuna.................. Sonunda bu kişinin daha önce Diyarbakır'da astsubay olarak görev yaparken tayin nedeniyle önce Tekirdağ'a. bunların birçoğun doğru olmadığı için operasyon birimleri gelen bilgilere fazla inanmazlar... yalnız teknik elemanların bileceği teferruatta bilgiler örgüte aktarılıyordu.. Bizim dinlemede çalışan birimlerimiz bile bu durumu bu kadar ayrıntılı bilmiyorlardı............. Bu yüzden bizim arkadaşlar komutanın bu bilginin doğru olduğuna ikna olması ve bu yönde hazırlık yapılmasını sağlamak için çok gizli olan bu bilgileri teferruatıyla anlatmışlardı.. bu kadar bilgiye nasıl sahip olabilirlerdi..... dolayısıyla bu bilgilerin yüzde yüz güvenilir olduğunu anlatmışlardı............... karşıdaki örgütçü böyle bir teknik sistemin olacağına fazla inanmadığından anlatılanları ciddiye almıyordu ama biz şok olmuştuk.. bu defa daha da enteresan bir durumla karşılaşmıştık.............. Örgüte bilgi veren kişi daha sonra Kırıkkale elen aramaya başladı. 1 .. Bizim arkadaşlar operasyon için Diyarbakır'a gittiğinde......

...... onları bilgilendirmişti....._________.. sivil örgüt ilişkilerini belirledik.. Daha sonra bu astsubayların irtibatlarını.... bilgi sahibi olmuştu... Susurluk sürecinde de herkes devlet güçlerinin kanunsuz infaz yaptığını biliyordu.. tarihlerde Tekirdağ Orduevinin ama yakınlarına bomba konulması ve orman yakma teşebbüsünün de bu tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorduk delillendiremedik...................... astsubay bir gün Önce birliğinde Kırıkkale ilinde gözaltına alınmıştı....... Bölüm: Devlet latmış............... herkes tarafından..... O ama daha büyük olaylar yaratmadan kişi yakalandılar..... Sonunda operasyon yapmaya karar verdik............... Susurluk Olayı Türkiye tuhaf bir ülke............ Daha önceden örgüt taraftan olarak birbirlerini tanıyan ve örgütle irtibatlı olan bu astsubay Tekirdağ'daki arkadaşına olayı anlatmış.. 1 .. tüm yöneticiler tarafında biliniyor ama herkes bilmiyor gibi davranıyor. Soruşturmalar sonunda bu astsubayların birkaç kişi oldukları.. Tüm bu çalışmaları Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ile birlikte koord ineli olarak gerçekleştiriyorduk..... ama aynı gece birlik disiplin nezaretinden kaçtığını öğrendik............. Mesela AB uyum yasalarının kabulüne kadar devletin soruşturma yapan birimlerinde yaygın olarak işkence yapıldığını herkes.. doğrudan örgütün kırsaldaki militanlarıyla bağlantılı oldukları ortaya çıktı.. Daha sonra Ankara merkezde örgütün sivil unsurlarına yönelik yapılan operasyonda buluşmaya gelince yakalandı ve sorgulama sonunda kimliği ortaya çıktı.... samimi toplantılarda rahatlıkla konuşuyor ama resmen sorarsanız kimse işkence yapıldığını kabul etmiyordu............ bazen çok büyük olaylar ve suçlar çok yaygın olarak gerçekleşiyor.............. o da kendisine acil durumlar için verilen örgütün Kuzey Irak'ta kullandığı uydu telefonuna bilgi veriyordu. yüzlerce şüpheli olay olmasına rağmen resmen sorduğunuzda kimsenin infazlardan haberi yoktu............._ . 212 .. O anda fotoğraf çeken astsubay da tüm anlatılanları duymuş.. daha doğrusu biz yapıyorduk ama onlara da bilgi veriyorduk..............___________________.. tüm devlet yetkilileri biliyor....... Aslında çok daha büyük zararlar verebilirlerdi...

....... polis müdürlerinden başbakanlara kadar herkes de bu durumu biliyordu. terörü durdurmak için polis ve zabıta içerisindeki eksiklik ve yanlışlıklar görülüp düzeltilmesi yerine teröriste kendisinin yaptığı gibi kanunsuz davranıp. yarısı yeraltında yarısı devletle bağlantılı unsurlar yanında fedai şeklinde bulunan çeşitli suçlardan sabıkalı 213 ........ işleri rüşvetle dönüyor.. Tüm halk.... Olayları önlemek için hiçbir plan ve programı olmayan... İdeolojik örgütler çıkıp bu defa polis.. Bu yönde. bunu da herkes biliyor.. ama sanki böyle bir şey yok gibi davramlıyordu. Bölüm: Devlet Bütün kurumlarda.........._ . işkenceyle konuşturulması................ vs..... formüle edilip teorik temelleri oluşturulmaya başlandı.............. ta ki PKK çıkıp güneydoğuda gerilla savaşını başlatıncaya kadar....... şüphelendiği hususlarda sorularına cevap vermeyen.. jandarma ve askeri birliklere saldırınca yasalara uygun olarak önleme._________............ suçunu veya hakkındaki suçlamaları anlatmasının sağlanması yöntemi bir soruşturma/ polis kültürü haline gelmişti....... suç işlediği şüphesiyle yakalanan ve durumunu ikna edici bir şekilde açıklayamayan herkesin falaka.... İdeolojik gruplar içerisinde beili yer edinmiş.. yakalama faaliyetlerinde bulunulmayınca............. 1 ...... Nerede ise tüm güvenlik birimlerinin yönetimine bu anlayış hâkim oldu. cop. 1980 öncesinde polis teşkilatı krıminai olayları çözecek.. ruhsat. ama resmi olarak bunların hiçbirinin söz konusu olmadığı... tüm devlet ihaleleri..... Daha sonraları bu durum sanki uygulanması gereken yöntemlere dönüştürülmeye..... Bu olayla birlikte artık söylenti olmaktan çıkıp gerçek olmaya........... karşı koyma..... Bir dönem Emniyette geleneksel anlayışın dışında mücadele yöntemleri geliştirilmeye başlandı... uygula rımaya başlandı..... nüfuzlu............___________________......... hiçbir sorununu bilimsel yöntemlerle sebep-sonuç ilişkisi temelinde araştırıp ona göre çözüm üretme kültürüne sahip olmayan polis veya zabıta teşkilatı sadece usta çırak ilişkisi içerisinde öğrendiği yöntemlerle işlerini yürütüyordu....... onlara onların yöntemleri ile karşılık verilmesi fikri 1970 yıllardan beri her zaman söylenir olmuştur.......... her şeyin kurallar çerçevesinde yürütüldüğü belirtiliyordu.... takip edecek ve önleyecek şekilde yetiştırilmemişti.

.. yollarını tıkayan güçlerin meşruiyetini sorgulamaya ve rejimin koruyucularına... zamanla bunlar fiili liderliği ele aldılar........ bu fikirlerini halka anlatıp halkın onayı ile halk için yönetimi değiştirmeye talip olanlar.... ama Türkiye'deki yasalar değişime karşı olduğu için. daha iyi bir yönetim kuracaklarına inananlar....... PKK'yla mücadeleyi sadece öldürme temeline indirgeyen.................. rejim değişikliklerini savunanların bu değişikliği neden istediklerini halka... iktidara yönelebilir ve iktidara geldiği zaman halkın beklentileri doğrultusunda yanlış olan bir sistemi değiştirebilir.. halkın desteğiyle iktidara gelmeleri normal yol ve yöntemdir.. çeşitli çatışma ve operasyonlarda yasal sınırları aşma temayülü göstermiş bazı polislerden oluşan adı konmamış timler oluşturuldu.... Evrensel hukuka göre. Bir ülkede yönetimin daha iyi olması için demokratik taleplerin dile getirilmesi...... her düşünceyi savunan bir siyasi parti kurulabilir....... dile getirilen talepler ne kadar haklı ve çağa uygun olursa olsun..... öyle bilmen kişiler teker teker ortadan kaldırılmaya başlandı..... Türkiye'nin yakın tarihinde..... Peki....... kendilerini yasaklayanlara karşı biraz da farklı yollara ve belki de kanun dışı aktif tavır alarak karşı koymaya başladılar........._ ...... yarısı devletle bağlantılı unsurlar kimi zaman destek... özellikle terörle mücadele tarihinde..... çok önemli bir kilometre taşı olan Susurluk Olayı deyince ne anlamalıyız? Ne oldu............. 1 ........... Bölüm: Devlet sivil kişiler... anlatarak......_________......................... kimi zaman rehberlik kimi zaman liderlik yapmaya başladı. bu tür yollar tıkanmıştır... ne bitti ve sonuç nasıl oldu? Susurluk...... Bu timlerin faaliyete başlaması ile birlikte PKK ya destek veriyor denen.. Türkiye'nin terörle mücadelede rejim ve sistem muhaliflerini susturmak için kullandığı hukuk/kanun dışı yöntemlerin genel adıdır.... bütün demokratik mekanizmaların önü tıkanınca daha iyi bir düzen........... Bir süre sonra bu infazların güvenlik kuvvetleri ile bağlantılı kişiler tarafında yapıldığı fısıltı halinde yayılmaya başladı. Bu timlere bazı polis amirleri dışında yarısı yer altında..... İşte bu yol ve yöntemlerin... 214 ....___________________..

..... Bu kişileri susturmak için kullanılan en ağır yolun ve en kaba yöntemin...... ağır ve haksız cezalar uyguladı...... genel devlet temayülü içerisinde anımsanmayacak bir sahada taraftar bulması.._________....... insan haklarına ve her türlü meşru sisteme aykırı bir biçimde bu kişileri susturmaya kalktılar..... konuşmalarını cezalandırdılar.. Örgüt kuranların............ Bu tür faaliyetlerin her çeşidi............ bu yöntemin dolaylı bir şekilde desteklendiğini gösteriyordu......_ .... yani rejim muhaliflerini susturmak için başvurulan kanunsuz. yani insanları öldürmenin............... temizlik harekâtına girişmenin adıdır...... onları hapse attılar.......... İşte bu örgütleri. bir grupta değil... Tüm önlemlere rağmen muhalefeti susturamayan güçler. ancak yine de muhalifleri bastıramadı. bir örgütte.. bu kez dünya genelindeki demokratik sisteme aykırı baskıcı yasalar çıkardı.. hukuksuz uygulamaların adına Susurluk diyoruz.... Bu defa bunlara karşı devlet tarafından daha ciddi bir takip başlatıldı............ 1 .. Bunun tek bir kişide... teröristlere......... güvenlik mekanizmalarının içerisinde çok sayıda görevli tarafından benimsenmesi.. bu kişileri.... Bölüm: Devlet Bunun üzerine devletin güvenlik kuvvetleri ve adli sistemi tarafından bu örgütlere karşı yasalarla çizilmiş olan bir mücadele başlatıldı..... Susurluk......... belli bir fikir etrafında örgütlenmeye ve fikirlerim yaymaya kalkanların örgütlerini kapattılar.... inanılmaz bir anlayışın 215 ............ daha aktif daha ağır cezai yaptırımlar getirilmeye başlandı..... işte bu defa yasaları da aşarak -eleştirdiğimiz antidemokratik yasaları dahi aşarakdaha antidemokratik denemelerle... kanun tanımayanlara kanunsuz muamele etmek şeklinde devleti ve devletin mücadele biçimini mücadele ettiği gruplarla aynı seviyeye indiren... herhangi bir şiddete ya da eyleme başvurulmasa dahi sadece düşünülmesi ve bir düşünce etrafında örgütlenilmesi bile yasaklandı.............. Tüm bu yapılanların sonucunda değişim isteyen ancak bu değişimi gerçekleştirme yolunda önlerindeki tüm demokratik yollar engellenmiş olan muhalifler başka çareleri kalmadığından yer altına inip illegal mücadeleyi başlattı.. Halktan taraftar bulmasına dayanamayan sisteminin savunucu güçleri.. halkın içerisinde bu fikirlerin yayılmasına mani olamadı....... gazetelerini ve yayınlarını yasakladılar....___________________.

...._ .... Hatta bu fikirler makul ve meşruymuş gibi alenen savunulabiliyordu....... devlet adamlarının bilgisi ve dolaylı desteği dahilinde güvenlik kuvvetleri içerisinde uygulandı.................... Susurluk anlayışıyla Türkiye'de kimler neler yaptı... hatta bütün güvenlik birimleri ve devletin genel güvenlik aygıtı içinde ciddi taraftar bulabiliyordu.. Yaptığım görev ve bulunduğum görev yerleri itibarıyla bu işlerin en yoğun yaşandığı dönemlerde ve merkezlerde. Görev yaptığım süre boyunca bu kişilerle karşılaştım ve onların giriştiği bu tür illegal olaylara gücümün yettiğince... hangi insanlara zarar verilip hangileri öldürüldü? Bunları anlatmak. o zamanlar Diyarbakır gibi bir şehrin merkezindeki polis teşkilatı içerisinde yeni örgütlenen önemli bir gücün. Bölüm: Devlet tezahürüydü... bu eylemlerin içinde bulunan azdı. bugün Türkiye tanınmaz hale gelebilirdi. Yapacağımız işler konusunda meşru zeminde kalmamız gerektiğini emrimdeki personelime sürekli empoze ederek onları bu 216 ................_________...... hangi olaylar gerçekleştirildi............ Tabii bölgedeki PKK şiddetinin boyutu. aklımın erdiğince mani olmaya çalıştım.... Belki eyleme kalkışan........ ama fikri planda geniş taraftar bulmaya başlamıştı.......... çoğu idealist olan bu insanlar kolayca bu tür eylemlere yönelebiliyordu........... 1 ... Ama bir dönem bu yöntem... özellikle Diyarbakır ve İstanbul gibi en önemli iki büyük ilde bulunmam.. Her hafta yaptığım toplantılarda saatlerce süren konuşma ve telkinlerle bu fikir ve uygulamalardan onları güçlükle uzak tutmaya çalışıyordum.......... belki birkaç ciltlik bir kitabın konusu.. Belki bu cümle insanlara çok iddialı gelebilir ama bir düşünün.... Kendi şubemdeki arkadaşlarım bile bu fikre inamyordu.. En azından kimlerin neler yapabildikleri konusunda fikir sahibiyim............... belki bunların tamamını değil onda birini bile anlatmaya gücüm yetmez....... bu kişileri alıp mahkemede yargılayarak yapılacak bir şey yok... olaylar hakkında geniş bir bilgiye sahip olmamı sağladı........ Eğer ben ve ekibim de bu olayların içerisine girseydik.............. Oysa bu anlayış bütün bölgede.... Birçok yargı mensubu bile.. faaliyet ve eylemleri arttıkça bu insanlar da fikirlerini savunmada haklı hale gelebiliyordu..... bunların gereği yapılmalıdır diyebiliyordu..... polis istihbaratının basındaydım ve bu kanunsuz anlayışa karsıydım.....___________________.

... Kendi şubem içinde ve emniyetin diğer birimlerinde illegal yöntemlere girilmemesi 1...... elektronik sistemimi kurduktan sonra şubem o kadar çok olayla ilgileniyordu ki.......... altından kalkmakta zorlanıyorduk ve bu atmosfer -özellikle Dev-Sol'un eylemleri karşısında teşkilatın gösterdiği tepki...... Tabii aslında kanunlar çerçevesinde legal bir mücadele gerçekleştirerek başarılı şekilde terörü durdurunca............. 1 .... Ancak tüm başarılı yöntemlere rağmen işlerle uğraşmakta... görevi her zaman bir vicdani ölçü içerisinde yaptığımı........ Bölüm: Devlet eylemlerden uzak tutmaya olabildiğince gayret ettim..... yapılacak her türlü illegal faaliyeti önceden kestirebilmeme veya bunu yapanlar hakkında ipucunu bulmama imkân sağladığı için büyük bir güç elde etmiştim..... Bundan dolayı önemli bir yerdeydim ve kendi ekibimin ekibe alet de bu işe karışmaması.. Başında bulunduğum şubenin olanakları...." anlattı...bu örgütlere karşı mutlaka illegal yollarla cevap verilmesi gerektiği fikrine her an taraftar bulabiliyordu.............. Belki de birçok insan benim bu tavrım sayesinde bu olaylara girmek istemedi ve bu anlayıştan uzak durmaya çalıştı... Hiçbir illegal yöntem bizim yöntemlerimiz kadar etkin olamazdı. veda yemeği konuşmasında benim hakkımda "onları suç işlemekten ve çok büyük hatalar yapmaktan koruduğumu...._________...... İstanbul'a geldiğim zaman... Bu illegal yapılanmaları. Yine 1992 yılının başında... Yıllar sonra başka bir yerde beraber çalıştığım bir MİT Bölge Yöneticisi. Yasalara uygun olan terörle mücadele yöntemleri ile büyük başarılar elde ediyorduk.........___________________... İstanbul'daki birinci yılımın sonunda........... Bolum: Devlet konusunda sürekli ve çok ciddi bir direnç gösterdim...._ ............. Susurluk anlayışındaki olmaması konusunda çok büyük gayret sarf ettim.. belki ilerde en azında genel 217 . illegal yöntemlere hiçbir zaman kimsenin ihtiyacı olmadı.............. gerçekleştirilen faaliyetleri uzun uzun anlatmak ve bu konuda ciltlerle kitap yazmak mümkün.......................................... o yöntemlere ihtiyaç kalmamıştı.. yakın çalıştı ğım insanları bu işlerin dışında tutabilmek için çok çabaladım.

.... birkaç MİT ve jandarma mensubunun yaptığı bulunuyordu................ en üst mekanizmasında bulunanlar meydana gelen olayları bütün detayıyla biliyordu......... 1 ... Yani terörist saldırılar....... Haddini aşan zıddına dönüşür diye bir söz vardır........ Devlet içindeki bu anlayış.._ ........... işte kendilerine devrimci örgüt diyenler aslında hadlerini aşarak.............._________...... Belki de birtakım malzemelerin temininde ve çeşitli işlemlerin..... karşı oldukları bu infaz timlerinin.... terörle mücadelede teröristlere hukuk dışı yöntemlerin uygulanması gerektiğini gerekirse savunanlara.. bizim legal yöntemlerle çalışmamız sonucunda İstanbul ve diğer metropollerdeki tüm terör örgütlerinin (PKK. görevlendirmelerin yapılmasında bilerek destek sağlıyorlardı. asıl önemsenmesi gereken mesele şu ki terör faaliyetleriyle illegal yöntemlerle mücadele etmek....... biz davamızı savunabildik ve onların bu tür yöntemlerine hiçbir zaman ihtiyacımız olmadığını ispatladık. Dev-Sol) eylemlerini durdurmamız olmuştur... Susurluk'u sanıyorum benim için artık bir görev............ bu anlayışların doğmasını ve büyümesini sağladılar.... İşte Susurluk böyle bir meseleydi bana göre. ama bilmiyormuş gibi davranıp dolaylı destek veriyorlardı.... tabii ki bu sadece üç beş uzanan J30İJ Sili. illegal ülkeyi......... ve rejimi... onların güç ve destek aldıkları çok yukarılara bağlantıları birimlerinin. gelişmelerden haberdardı....... atamaların.. infaz ve baskı timleri de yaptıkları hareketlerle bu illegal örgütleri büyütüp çoğalttılar ve eylemlerinin artmasına zemin hazırlarken bu kişilerin kendilerini haklı görmelerini..... düşünce ve bu düşüncenin kabul edildiği bir 218 . infaz timleri ise faaliyetleri ile illegal örgütleri daha da güçlendirdiler... Bana göre bu güvenlik uygulamalar değildi. Ama bugün için asıl görülmesi....... Böylece illegal yöntemleri savunanların yaklaşımlarını meşrulaştıran haklı İddiaları kalmadı............ bizim yöntemlerimizin doğru olduğu ortaya çıktı.....___________________. güvenlik kuvvetleri içerisinde infaz timlerinin oluşmasını.... teröre teröristlerin kullandığı yöntemlerle cevap vermek isteyenlere..... kendilerini ikna etmelerini de sağladılar........ Bölüm: Devlet yazmak hatlarını ayrı bir kitap olarak yazarım............ devleti korumak için yöntemlerin infazların uygulanabileceğini söyleyenlere karşı asıl engel....

.................... bu anlayışın yanlış olduğunu kabul etti......... illegal yöntemler kullanarak mücadele edilmesini de kanunsuzluk ve terör eylemi sayarak bu anlayışı mahkum etti. bu yöntemi.. Bence bu gelişme yüzde yüz amacına ulaşmasa da belli bir mesafe kaydetmiştir.... devlet sisteminde bu tutumun artık meşru olarak kabul edilemeyeceğini ve bir gün...... suça karışan herkesin ayıklanması gerektiğini söyleyenlere.... 1 ........ belki bu olaya katılan herkesi cezala n d ı ra m a d ı.. hukuk sistemi rejim ve sistem muhaliflerine karşı İllegal faaliyetleri.... olsa da o büyük temizlik çoğunluğu alıp götürebilir......._________............. Halen bunu savunanlar olsa da. teröristlere ve terör örgütlerine karşı kanunları çiğneyerek. Dolayısıyla ben mahkeme kararını bu açıdan çok önemsiyorum ve bundan dolayı da en azından Susurluk davası yüzde yetmiş oranında amacına ulaşmıştır diyebiliyorum... on iki kişi ceza aldı........._ ... ortada fazla kimse kalmayabilir... güvenlik kuvvetleri içerisinde bu anlayışa sahip olan azmışa nmayacak sayıda insan bulunsa da bunu hukuk sisteminin yanlış kabul etmesi. Yapılanların yetersiz olduğunu....... bu kişileri susturmak için kullanılan hukuk dışı yol ve yöntemleri kabul etmedi..faili meçhul kaldı ama çok önemli bir şey gerçekleştirildi: Devletin hukuk sistemi.... böyle büyük bir temizlik mümkün değil............. bu ihtimali de göz önünde bulundurmak lazım diyorum..... Belki bahsi geçen olaylarda fiilen görev alan binlerce insan olmasına rağmen sadece on........ 219 ....... Susurluk denen şey asıl olarak buydu ve yanlışlık da buradaydı. Bu durum. meşru düzende herkesin hukuku ve kanunları savunması gerektiğinin ortaya çıkması açısından çok Önemliydi. Susurluk süreciyle başlayan araştırmalar ve bu olayın kamuoyunda basın yoluyla duyulması üzerine açılan soruşturmalar belki kamuoyunu tatmin etmedi... Bölüm: Devlet çerçeve her gün biraz daha genişliyordu......... bu işi soruşturan müfettişler ve en önemlisi de mahkemeler....... En azından bu işin yanlış olduğu teşhir edilmiştir..... hemen hemen hiçbir eylemden dolayı hiç kimseye ceza verilemedi............ o kadar suyumuz ve malzememiz yok..___________________........ daha ağır hesapların verileceğini ilan etmesi açısından çok önemliydi....... Ama şu çok önemliydi........ birçok olay -hâlâ...

.. olamaz. hatta vatandaşl a ı a ra s ında çok fazla taraftar bulması ve bu yöntemi savunanların sayısının çok fazla olmasıdır............... yeni bir tertiple sıkıyönetimi kaldırıp....... daha pratik bir idari anlayış ile çözüm üretilmesi düşünülerek olağanüstü hal kurulmuştu..._ .. 1 ... Bölüm: Devlet Susurluk'ta önemli olan....... Sıkıyönetim uygulaması ve asken uygulamanın uzun süre devam etmesi. devlet yeni bir anlayış......... ikmal sağlayan....... onların nereye }\3 ciciî fikri destekçi.............. Bu anlayış ile ancak bunun yanlış ve gayri meşru olduğunun mahkemeler tarafından ilan edilmesiyle mücadele edilebilir ve ancak bu şekilde bu anlayışın yayılması önlenebilir... Ama kısa sürede Bölge Valiliği sadece göstermelik bir lojistik destek....... Zaten Güneydoğu'da devletin başka gücü olmadığı için.......... Gönül ister ki olaya karışan.... işlenen suçlardan....._________....... Ama bu her zaman mümkün olmaz.... Aynea sıkıyönetim ve askeri uygulamalar örgütün gelişmesini önlemekten uzaktı... nereye kadar azmettirici olarak kabul edileceğini belirlemek mümkün değildir... destek veren herkes cezalandırılsın.... sıkıyönetim uygulan1alannın yeterince başarı elde edememesi sonrası......... hiçbir alt yapısı olmayan bir askeri anlayışa dönmüştü.. 220 . bölgede kalıcı olmamak adına işin kolayına kaçmış ve orada kurulan Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına tüm görevleri yüklemişti......... 1987 yılında çıkardığı kanunla olağanüstü hal uygulamasına geçmişti............. almamak.............. suça karışan insanların sayısından çok bu anlayış ve düşüncenin devlet içerisinde.. Temizlik ancak böyle sağlanır........ Termal Kameralı Uçak Alımı Güneydoğu'da olayların hızlı bir seyir izlemeye başlamasıyla birlikte... Kara Kuvvetleri birlikleri de onların emirlerine verilerek yine bir askeri düzen kurulmuştu. Ayrıca fikri destekçileri tespit edip cezalandırmak. herkes yaptıklarının bedelini ödesin. Bu yüzden çok iyi amaçlarla ve daha inisiyatifli. belki pratik bazı konularda karar veren ama tüm harekâtı yine askeri birliklerin yaptığı..... Bölge Valiliği fazla risk..............___________________.... hem dünya hem Avrupa nazarında Güneydoğudaki kısıtlılık halleri nedeniyle eleştirilere konu oluyordu.....

.... Böyle bir sistem bütün dengeleri değiştirebilirdi._________............... bazı pratik adımlar atmak......... yerleştiriliyor ve uçak belli bir bölgeyi tararken o bölgedeki canlıları... belli bölgelerde örgüt mensupları bulunduğuna dair ihbar geldiğinde oradaki örgüt mensupları tespit edilebilecek ve görerek operasyon planlanacaktı................ görünen her şeyi netleştirmek..................... Herhangi bir uçağın alt kısmına... Bu bölgede neler yapılabilir............... Bölüm: Devlet Aslında bir tek sıkıyönetim komutanlığı adı ve bazı yetkileri yoktu.. Sınır boylarında PKK'nın ülkeye giriş yaptığı duyumları alındığında.... ediyordu....... yerden kumanda edilen termal bir kamera.... O HAL Vali Yardımcıları. Üstelik kamerayı kumanda ederek.......... bazı teknik. daha çok zabıta jandarma yetkileri kullanılıyordu.... Test için gelen firma Türkkuşu'na ait kiralanmış bir uçak ile denemeyi gerçekleştirdi...... neler kullanılabilir diye zaman zaman bu testlere biz de çağırılıyorduk...... Böyle bir cihaz bu bölgede çok işe yarayabilirdi.. 1 .___________________. Olağanüstü Hal Bölge Emniyet Müdürü Necdet Menzir............ koordinatlarını belirlemek ve hatta bundan kağıt üzerine çıktı almak veya bir yere faks çekmek bile mümkündü.. Burada bir termal kameranın ısı farkına dayanarak çalıştığını.. Asayiş Birlikleri Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa........... Üstelik operasyon sırasında bu uçak herkesin yerini çok net olarak bildirecekti......_ .. güvenlik sistemi satan firmalar ürünlerini satmak için bölgeye geldiklerinde deneyip test...... İşte bunlardan bir tanesi de termal kamera testiydi..... tabur komutanı ve diğer bütün yetkililerle birlikte hepimiz bu 221 ......... aletlerle sistemi desteklemek adına arayışta bulunuyor ve bu amaçla dünyanın bazı ülkelerinde uygulanan antıterör yöntemlerini.... örgüt mensuplarını..... Ergani ovasında iki deneme yapıldı... Uçak arazi üzerinde gezerken biz de Ergani'deki tabur binasına yakın bir yerde hep beraber görüntüleri seyrediyorduk: Dönemin Bölge Valisi Hayrı Kozakçıoğlu.. Olağanüstü Hal Bölge Valiliği eksikliklerle doğmasına rağmen... her şeyi görmek mümkün oluyordu.. zifiri karanlıkta dahi ısı yayan veya çevre ile arasında ısı farkı bulunan bütün cisimleri çok rahatlıkla fark edebildiğini görmüştük. O zamanlar bir termal kameranın ne olduğunu duyuyorduk ama tam anlamıyla görmemiştik...

...... uçaklar Türkiye'ye getirilmiş....... o zamanlar Çevik Kuvvet ve Özel Harekâtın bulunduğu. bizim oradaki teknisyenlerden destek alarak monte edilmişti............. Çok sonra öğrendiğime göre de uçaklar hazırlanmış........ havada uzun süre kalabilen uçakların altına takıldığında çok işe yarayabilecek bir sistem olacağım görmüştük.... aradan epey bir zaman geçtikten sonra duydum ki Olağanüstü Hal Bölge Valiliği bu sistemden iki takım almak için anlaşma yapmış.___________________....... büyük kanatlı (hatta kanatları ahşaptandı yanılmıyorsam). falanca yolun üzerinden gitmesini............_________... Anlattıklarına göre bu uçaklar küçük motorlu......... Aksine tekrar sökülerek konteymrlarına kondu ve uzun yıllar orada bekletildi. çok yavaş ve sessiz uçabilen................ 4 yıl da İstanbul'da görev yaptıktan sonra tayinim çıktı..... ancak her ne olduysa bir türlü uçmadılar.... Çevik Kuvvet Binası diye bilinen yerin arka tarafında... Daha sonra..................... Hakikaten o zifiri karanlıkta insanları. 1 ... Ne olduğunu bilmiyordum................ Burada hemen bir tutanak tanzim ederek bu aletin hangi durumlarda faydalı olacağı.. havada 5-6 saat gibi uzun bir süre kalabilen..... Jandarma Hava Taburuna ait pilotlar imal İngiltere'ye edilmiş ve giderek orada eğitim görmüşler.. 1997 yılında Ankara'ya geldim.. tarif ettiğimiz timlerimizin üzerinden geçmesini söylüyorduk. Uçağa telsizle talimat vererek falanca köyün üstünden geçmesini... Diyarbakır'da 2-3 yıl daha görev yaptıktan sonra İstanbul'a atandım..........._ .... Montajın ardından uçaklar uçacak hale geldi.. sessizce uçabilen........... hayvan sürülerini tek tek ve çok net olarak görebiliyorduk....... 222 .. 100 metrelik bir araziye inebilen uçaklardı..... çok kısa mesafede (zannedersem 100 metreden daha kısa mesafede) havalanabildi.. bölgede ne şekilde kullanılabileceği şeklinde görüşlerimizi yazmış ve içimizden birkaç kişi tutanağı imzalamıştı... Sonraki gelişmelerden hatırladığım kadarıyla orada yaklaşık 50 kişi vardı ancak birkaç kişiye imza attırılmıştı ve imzalayanlardan biri de bendim (genelde teknik denemelere İstihbarat Şube Müdürü olarak katıldığım için bu türlü şeylerde bana imza açılıyordu). Termal kameranın... Bölüm: Devlet denemenin içindeydik.. Türkiye'ye iki konteynırın içerisinde getirilen bu uçak ve malzemeler.....

.. Uçaklar Türkiye'ye getirildikten sonra da askere teslim edilmek istenmişken... Haberde.. Sadece bu kameraların işe yarayıp yaramayacağı ile ilgili fikir belirten bîr tutanaktı. diğer askeri yetkililer ve Bölge Valisi de oradaydı.......... yanlış para harcamışlar diye iddia ediliyordu.... ne kadar alınacağı. bu uçağın hangi yükseklikte uçtuğu zaman yerdeki cisimlerin nasıl görüldüğü vs. Asayiş Kolordu Komutanı... 223 ... alınacaksa nasıl dizayn edileceğine dair hiçbir şey yoktu... Bu uçakların alınıp alınmaması......._ ............................_________... bu uçaklarla uçmuşlardı. Necdet Menzir'in..................... Haberden sonraki araştırmalarımda öğrendim ki bu uçakları.. Genelkurmay bu uçakların askeri standartları karşılamadığım belirterek onları uçuramayacağını söylemişti... Gerçekten bana göre bu uçaklar bu amaçla fevkalade de kullanılabilirdi.... Genelkurmay'm. bölge valiliği 3.... Deneme sonucu oluşturulan o tutanakta benim. bölgede terörle mücadelede kullanılabileceğiydi.... Vali Yardımcısının imzaları vardı......000 (üç milyon) sterline almıştı... Ancak Susurluk Araştırma...___________________... Kara Kuvvetlerinin raporunda uçaklar hakkında uçurulamaz dendiği yazıyordu... Komisyonunda Meclis'teki ifadem dolayısıyla kamuoyu beni bildiği için daha çok benim ismim lanse ediliyordu........ bu uçaklar için çok faydalı olacak diye bir tutanak tutulduğu ama bu uçakların hiç faydalı olmayacağı.. ama ben denemeden sonra ne yapıldığını bilmiyordum. 1 .............. Bölüm: Devlet Bir gün Milliyet ve Star gazetelerinde yer alan haberde şöyle diyordu: "Susurluk Olağanüstü Hale de Karıştı... yapılan denemeyi herkes görmüştü...... Bu yanlış alımdan dolayı faydalı diye tutanak tutanlar ve faydalı diyenler devlet malına zarar vermişler............." Uçak alımındaki bir yolsuzluk olayına benim de adımın karıştığı gibi bir haber yayınlanmıştı.......... Denemeleri hep beraber yapmıştık ve bizim kanaatimiz böyle bir sistemin işe yarayacağı.. Bu uçaklar alınmış.. orada 15 gün eğitim görmüşler..000.. kullanılamayacağı...... bunun alımı ile ilgili ben hiçbir şey bilmiyorum..... İngiltere'ye o zamanki Jandarma Hava Taburundan hava pilotları gönderilmiş.......... gibi testlerden bahsediliyordu.. Bu inanılmaz bir şeydi. Tutanakta sadece....

. sessiz.... Üstelik dediklerinizi yaparsak bu defa hem sizden ekstra ücret alırız hem de belirli özelliklerin bir kısmını karşılayamayız...... yanlış tercihtir.. Bu uçaklar yalnızca Türkiye için imal edilmiş uçaklar değildi. Bu işi yapan firma ise şu iddialarda bulunmuştu: "Eğer sizin dediğiniz gibi iki motorlu......... kalkış ve iniş için uzun pistler ister ve uçak havada yavaş gidemez..... çünkü uçağın motoru.. en az iki pilotun kullanması... İşin daha garip yanı akıl... ama askeri standartlarımız istenince dev bir uçak ortaya çıkıyordu................ Halbuki buna karar verenlerin.. yani devletin milli servetleri orada yıllarca konteynırda kapalı kaldı..... alınmış bir uçağı hizmette kullanmayanların suçunu hiç kimse görmedi.... Hiçbir zaman uçak alımının doğru olabileceğini düşünmediler... bir yandan teklif olarak küçük. dünyanın başka yerlerinde de bu gibi harekâtlar için benzerleri yapılmıştı ve bu işin tabiatı gereği Güneydoğuda PKK ya karşı yapılacak askeri operasyonlarda herkesin risk alması gerekiyordu.. ağırlığı arttıkça belli bir hıza ulaşması gerekir. ucumla madı..... deneyemedık. büyük olur..... Genelkurmay kullanılamadı dediyse kesin kullanılamaz. bu uçaklar birçok ülke tarafından kullanılmış ve denenmişti. çok.....___________________._ ........... kesin hatalı alınmıştır.......... iki kişinin taşıyacağı bütün bu ek sistemlerin olduğu bir uçak isterseniz o zaman Cesna gibi kocaman bir uçak karşımıza çıkar ve bu kadar büyüttüğünüz zaman uçak istediğiniz diğer şartları karşılayamaz: çok ses yapar...... çatışma sonrası veya bir istihbarat alındığı zaman olay yerini incelemek için çok uygun olduğu açıktı..... uçak içerisinde askeri bir takım teknik cihazların bulunması gerekiyordu........... bu iş doğru değildir diye tavır koydular.. kısa mesafede kalkıp inen uçaklar lazım diyorduk... havada... ama biz ülkemizde kullanamadık...._________..." Bu noktada da işler kilitlenmişti.. Bölüm: Devlet Genelkurmay in askeri standartlarına göre uçağın en az iki motorlu olması................. uzun süre havada kalamaz..... kütlesi büyüdükçe... geniş arazileri...... mantık süzgecine tâbi tuttuğunuz zaman bu uçakların o günkü şartlarda sınır boylarını.... uzun süre kalabilen.. Şuna çok inanıyorum ki bu uçakları üreten firmalar onları dünyanın birçok ülkesine satmış........ ama hiç kullanılamadı.................. bu 224 ...... ama bu risk alınamadı ve bu uçaklar. 1 .. Türk basını..

. 28 Şubat sonrası oluşan havada............ Bugün insansız uçak alalım diye Başbakanımız ABD başkanıyla görüştüğünde veya benzeri bir temasta seviniyoruz.... i .. kullanamadık........... Bölüm: Devlet kendine özgü şartları vardı.. bu nedenle riskleri de göze almak gerekiyordu.............. Antalya'da PKK Operasyonu Zannederim 1997 yılının temmuz ayıydı.................................... Basın Konseyi bu haberlerden dolayı muhabirlere ve gazetelerin yazı işlerine kınama verdi........... mahkemeler de o zamanki para ile sorumluları 1.... Halbuki daha 1988-89 yıllarında termal kameralı uçaklarımız vardı ama kullanmadık............. alıcı olmaması nedeniyle kapandı Sonunda Star ve Milliyet gazetelerini hem Basın Konseyine şikâyet ettim............ tek bildiğim çok şeyin heder edildiğidir. Bölüm: Devlet uçak amaca uygundu ve dünyanın birçok yerinde de kullanılmıştı........ ne sebeptense bilmiyorum.. onu geliştirip bugün çok daha üstünlerine sahip olabilirdik..... kullanılıyordu..___________________...._ ...5 milyar tazminata mahkum etti.......... 1 . Deniz Kuvvetlerinde polis kökenli Er Kadir Sar225 .............................. Güneydoğu'da hüküm süren durum olağan askeri bir operasyon değildi ki. yabancı bir ortakla Konya'da fabrika açan bir firma da ilgisizlikten... bütün harekât kendine özgüydü...... Uçaklar bir gün dahi uçurulmadı............. askeri standartlara uymuyor diye devreden kaldırıldı..... Olmadı...... alman duyumların teyidi için bunun denenmesi lazımdı. Ayrıca 1997 yılında insansız hava araçlarını Türkiye'de üretmek üzere...._________.. Belki Bölge Valisi şuur altında sivillerin böyle bir araç almasını kabullenemedi veya istemedi.......................... ... kullanılan malzeme de özel olmalıydı... ama maalesef alınamamıştı........ buradaki eylemlerin . militanları çatışma sonrasında takip etmek...... değerini bilemedik.... gerilla harbiydi........... hem de tazminat için mahkemeye verdim. Hiç olmazsa istihbaratı almak için....... İşte Güneydoğu'daki olaylarda yeterli başarı sağlayamama-mızm altında bunun gibi küçük ama çok Önemli sebeplerin yattığının görülmesi gerekmektedir.....

Antalya "ya.... bir PKK grubunun geçtiğini ve Antalya'nın kırsal alanında gerilla faaliyeti yürüteceğim bildiren ciddi bilgiler geliyordu. çünkü PKK'nm Antalya'nın kırsal alanında ve dağlarında faaliyet göstermesinin çok anlamı yoktu. Görevden ayrılmama kısa bir süre kala... İlgili vilayetin ve merkezdeki bizim teknisyen arkadaşların çalışması neticesinde PKK grubunun sipariş verdiği cihazlardan birinin içerisine bir elektronik cihaz yerleştirerek haber alma imkânı yaratıldı............. Antalya'daki faaliyet sadece turizmi baltalamak....... Verilen bilgilere göre uzun süreli faaliyette kalmak üzere Antalya'ya bir grup nakledilmişti ve grup RPG denilen roketatar.. Bölüm: Devlet musak vasıtasıyla....._________. O tarihler............. İstihbarat Dairesinin PKK karşısında gerçekten çok üstün performans gösterdiği bir dönemdi.._ .... o sıralar bizim güney illerimizin birinde bulunan İstihbarat Şube Müdürlüğünden............ Bu bilgileri netleştirmek için istihbar! faaliyetleri yoğunlaştırdık ve yeni bilgiler elde etmek için çalıştık................. Ancak gelen bilgiler çok sağlamdı ve bizim kanaatimizi d oğru lamı y ord u................. 1 .... Batı Çalışma Grubunun kuruluşuyla ilgili temin edip üst makamlara verdiğimiz gizli bir belgenin çalındığı iddia ediliyordu...... Programdan sonra artık ıstıhbaratçılık yapamayacağıma kanaat ge t iriyordu m.. destek alacakları bir halk kitlesi...... Gün adlı televizyon programına katılmış.. BKC (biksij tipi makineli tüfekler gibi ciddi silahlarla donatılmıştı. İlk bakışta bu bilgiler pek inanılacak gibi değildi......... Bu nedenle İstihbarat Dairesinden ayrılmak için dilekçe verdim. bu durumda da eylemi yapacakları zaman gelir.... turistlere yönelik eylemde bulunmak için olabilirdi............ Bir müddet sonra fotoğraflar da dahil çok ciddi materyaller elimize geçti ve artık dağda silahlı bir grubun eylem hazırlığı içerisinde olduğundan emin olmuştuk...... bana göre çıkıp televizyonlarda konuşan bir istihbaratçı artık istihbarat hayatını bitirmiş sayılırdı.. İddiaların yayılması üzerine 32.... Ne de olsa orada siyasi olarak dayanacakları... bir yerleşim yeri bulunmuyordu.....___________________.......... eylemden sonra dönerler diye düşünmüştük................... bu durumun hakkımızda psikolojik bir harekâta dönüşmesini değerlendirmiştim........ İşte bu mucizevi sistem sayesin de PKK grubunun yerini 226 belirli aralıklarla tespit ....

... helikopter le belirli zamanlarda havalanarak grubun yerini tespit etmeye çalıştık. Antalya'nın doğusuna yakın bir bölgedeydi ve köylere yakın bir arazi içerisinde bulunuyorlardı........... İlave Jandarma timlerine ihtiyaç duyuluyordu. 1 ........ Antalya'ya vardığımızda Antalya İl Emniyet Müdürü....... Emniyetin timi vardı ama tek başına olması da pek uygun değildi.. ancak bir sorun vardı: Operasyon Jandarmanın görevli olduğu kırsal alanda yapılacaktı ve Antalya Jandarmasının elinde bu operasyonu yapacak yeterli tim bulunmuyordu....... Üçüncü gün PKK mensuplarının yerlerini belirledik...___________________... jandarmanın elinde özel veya operasyon yapacak tim yoktu ve bu timin temin edilmesi için biz sürekli Emniyet Genel Müdürlüğü ve 227 ..................... bizim elde ettiğimiz bilgiyi teyit eder mahiyette hem askeri birimler hem de Milli İstihbarat birbirlerinden bağımsız olarak Antalya'da..... PKKlılarm çektirdiği bir fotoğrafta görünen kayalık yapı ve çeşmeyi bulmaya çalışıyorduk....... yer lerini belirleyerek grubu imha etmek mümkündü....... Bu durumu tartıştıktan sonra.. Bu gelişme üzerine bir polis helikopteri ve teknik ekiple birlikte Antalya'ya gittim.... elimizdeki cihazlarla..... İsparta ve 2ı saat içinde gelip operasyona 32 Burdur civarında bulundurulan timler çağırdığımız zaman birkaç katılabileceklerdi......._ . sadece amirlerini Antalya'ya götürmüştük... Aynı gün. Bu bölgeye timleri gece sızdırırsak.... yaklaşık bir bölge tespiti de yapmıştı.. mutlaka ek kuvvete ihtiyacımız vardı................................... Kuzey Irak'taki PKK unsurlarıyla telsiz konuşması yapan bir cihazın varlığı tespit edilmiş........... Jandarma ve Valilikle görüştük....... Ancak bahsettiğim gibi.............. Artık kesin olarak bölgeyi netleştirmiştik.. Bölüm: Devlet edebilecektik.... PKKlılarm yerini elektronik olarak tespit edebilmek i çın militanlara birkaç km yaklaşmamız gerekiyor du...... Bu esnada Emniyet Genel Müdürlüğünün Özel Harekât Timlerinin büyük bir kısmı İsparta iline getirilmişti. Eldeki küçük istihbari bilgilere hangi dayanarak dağlık Antalya'nın büyük coğrafyası için içerisindeki bölgede olduklarını bulmak helikopterle arazinin her gün belli bir bölgesini taramaya başladık......_________.......

yapılacak bir operasyonla bu bölgede sökülüp atılabilirdi.... yaptığı en ufak eylemle tüm Antalya bölge turizmini tehlikeye sokacaktı........................... Operasyon yapılmadı.. ancak iki üç gün sonra tüm görüşmelere rağmen jandarmanın artık bir tim çıkarma ihtimali olmadığını anladık.. elimizde grubun sayısı ve ellerindeki silahların fotoğraflarına kadar tüm detaylı bilgiler... ama operasyon timi olarak yetiştirilmemiş askerlerle bu gruba karşı operasyon düzenlemek uygun değildi.. Bölüm: Devlet Jandarma Genel Komutanlığından (onlar da Genelkurmaydan) tim istiyorduk ancak uzun bir süre geçmesine rağmen bir türlü tim gelmedi....._ . Antalya Emniyet Müdürünün tek başına risk üstlenmemesi üzerine biz operasyonu yapmadan Antalya'dan geri döndük... Türk turizmine çok ciddi darbeler vurabilecek... Bununla birlikte Antalya İl Emniyet Müdürü Natık Canca tek başına bu riski üstlenemeyeceğini.. Buna rağmen birkaç gün daha beklememize rağmen maalesef tim getirilemiyordu... eğer jandarma timleri gelmezse polis timlerini buraya soktuğu zaman doğabilecek olayların PKK sorumluluğunu kendisinin üstlenemeyeceğini söyledi." şeklinde dünyaya beyanat veriyordu..... timler geri çekildi........... TİJLFI^ t Lİ rlz ÎTİ i ÎT c CİCLTIDC vuracak büyük eylemler gerçekleştirecek bir grubu imha etmek üzere iki veya üç 228 .. hatta dağda çekilmiş fotoğrafları bile vardı ve örgüt bu bölgeye yeni giriyordu.. Gece temin ettiğimiz kamyonetlerle PKK Mardan sinyal aldığımız bölgeyi dolaştık ve o bölgeye girip çıkarak (biraz da belki kendimize riske atarak) PKK'nm yerini daha kesin bir şekilde tespit etmek için bir süre daha çalıştık. 1 ... örgüt Antalya'ya yerleşecek............ c c o. PKK üyeleri vardı ve tespit kesin nokta istihbaratıydı.... altı tabum "uçarbirlik harekâtıyla" Cudi dağının muhtelif yerlerine attık................... Böyle bir beyanat veriyorduk iz TD cirrici T d ilci nın t LİF ......... O tarihlerde.... Genelkurmay Başkanı kısa bir süre sonra ağustos ayı içerisinde açıklama yapıyordu: "Dünyada Amerika'dan sonra en büyük harekâtı yaptık........ Olsa olsa kendi elindeki klasik karakol hizmetlerini yapan jandarma erleri ile destek verebilecekti............................_________................ grubunun yeri belliydi...___________________. Îİ t-1 i rı ci c... hatırlıyorum...... Ancak maalesef jandarmanın tim getirememesi.. Tim buiamıyorduk............

. İşte Türkiye'nin teröre bakışı........... birkaç komando taburunun aylarca süren operasyonlarının ardından imha edilebildi.............._________... yanılmıyorsam 2004 yılı bütçe görüşmeleriydi......................... bir bakanlığa bağlı olan genel müdürlük ve ait birimlerin bürokratları.. S onrasım belki birçok l....... sanıyorum sekizinci Jandarma 229 ..... Bir defasında ben de orada bulundum... O arada bütçe hakkında genel bilgiler verilirken ekrana yansıyan tabloda gördüm ki Türkiye'nin yedinci büyük bütçesi Emniyet Genel Müdürlüğüne aitti..... (daha sonra intihar eden) Albay Ab-dulkerim Kırca buradaki bir çatışmada yaralanıp sakat kaldı.. Terörle mücadelemizle ilgili belki dışarıdaki insanın göremediği ama içinde olan bizlerin yaşayarak gördüğümüz çok ciddi hataların........ Bu grup iki yıl boyunca Antalya'da pek çok olay gerçekleştirdikten sonra ve Türkiye için epey sorun yarattıktan sonra..................... 2003 yılının aralık ayında konuşmaları dinliyordum.. Genel Müdür Yardımcıları...... Üç-beş gün boyunca burada operasyon yapacak bir tim bulamamıştık.... Halbuki bu grubu o gün imha etmek mümkündü............___________________...... jandarmalarla birkaç defa çatışmaya girdi.. turistik tesislere roket attı..... İçişleri Bakanlığımın bütçesi görüşülürken ve bunun içinde en büyük yer tutan bütçelerden bir tanesi de Emniyet Genel Müdürlüğü olduğundan.....1T layacaktır: Antalya'da bu PKK grubu Oİ turistlerin araçlarını ve ormanları yaktı.... kendi bütçeleri görüşülürken komisyon üyesi milletvekillerinin bakanlanna soracağı sorular karşısında hemen cevap hazırlamak üzere genellikle komisyonda ve Meclis'te hazır bulunurlar................ Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi TBMM'de bütçe görüşmeleri yapılırken gelenektir. Emniyet Genel Müdürü......._ .. 1 .............. Daire Başkanlarının büyük bir kısmı da alt komisyon toplantılarında hazır bulunur..î 1S .. Bakana sorulacak sorulara anında cevap hazırlamak ve cevaplandırmak üzere beklerler.... Bölüm: Devlet özel Harekât Timini Ankara'dan Antalya'ya getirememiştik........ eksikliklerin ve aslında bu olayların neden bu kadar büyüdüğünün örneklerinden bir tanesi de bu olaydı diye düşünüyorum.

.. yani bu ülkenin vatandaşlarını birbirlerine yapacakları kötülüklere karşı korumak. ülkelerinin güven (ki bazıları bir bakanlığın bütçesi kadardır) ve Başbakanlık örtülü ödeneğinden aldıkları paylar bu rakama dahil kuvvetlerinden daha fazla malzeme almıyor. Bugün yine bütün devlet kurumlarının imkânlarına. Bütçe içinden ve dışından elde edilen gelirlerden toplanan kaynaklar iç güvenliğe ayrılıyordu ki... maalesef güvenlik için kullanılıyordu.___________________........ paranızı saklamak için aldığınız kasanın değeri paranızdan daha fazlaydı. onuncu Milli İstihbarat Teşkilatı diye gidiyordu....... Bu ülkenin kaynakları yatırım ve insanlarının eğitimi için değil............._________.... Burada bir yanlışlık vardı. Bölüm: Devlet Genel Komutanlığı......... Jandarmanın............. Oysa bugün Emniyetin..... Ayrıca görevlerim esnasında gördüm bir diğer durum da devletin iç güvenlik birimlerinin kendi içerisinde dayanışma... Bu da gösteriyordu ki bu ülkenin. Emniyetin çeşitli vakıf ve dernekler vasıtasıyla sahip oldukları kaynakları değildir... bu ülkenin devletini kendi vatandaşlarından gelecek zararlara karşı korumak amacıyla kurulan teşkilatların bütçeleri çok büyük rakamlardı... yardımlaşma. bunlar toplamda çok büyük rakamlardı. kullandıkları bütçelere bakılırsa............ her şeyin en iyisi istenmeye kalkılıyordu........... İkinci büyük bütçe de Türk Silahlı Kuvvetlerınindi diye hatırlıyorum........... Üstelik Türk Silahlı Kuvvetlerinin... ama bunları yerinde ve zamanında kullananı ryo ruz......... Görüntü şuna benziyordu...... güvenlik amacıyla kurulan birimlerin ödenek ve bütçelerinin Türkiye'de diğerlerinden modern batı çok daha fazla olduğu lik görülecektir...... bütün güvenlik birimlerinin ve hatta Silahlı Kuvvetlerin iç güvenlik amacıyla işbirliği yapmaİarı halinde.. Her birim ayrı ayrı aynı malzemeyi satın almak istiyor._ .............. 1 ... bu harcamanın kesinlikle 230 . özellikle iç güvenliği ile ilgili.......... hatta gerek duyulmayacak son model cihazlar.... birimler arası yaşanan ciddi bir yarıştan ötürü de inanılmaz rakamlarla bütçeler talep ediliyordu........... böyle olmaması gerekiyordu...... Jandarmanın...... dokuzuncu Sahil Güvenlik Komutanlığı........ süper sistemler. koordinasyon olmadığından her şeye avrı ayrı harcama yapılıyordu.........

Bölüm: Devlet dörtte bir inmesi veya bu harcamayla on katı karşılık elde edilmesi mümkündür.. Daire Başkanlığının merkezde Mali........... atılmaya mahkumdur. çünkü bunlar yerinde ve zamanında usulüne uygun kullanılamamaktadır... Aksi taktirde bu ülkenin büyük bir kaynağı........ Kendi aralarında koordinasyonu iyi sağladıkları zaman bu harcama ve faaliyetlerden kesinlikle tasarruf edilmesi ve başarının çok daha yüce olması mümkündür............ Maalesef içinde olanlar bunu kabul etmese bile gerçek böyledir..... çok daha iyi bir şekilde sağlanabilir. 1 ...... ama kamuoyunda..........._________............. mücadele edilmektedir............ genellikle kendi kurumsal menfaatlerini ön planda tutan teşkilat ve kurumlardır.... si'nde Yenilikler 2003 yılı haziran ayında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığına (KOM) atandım......... Organize ve Narkotik suçlar olmak üzere üç önemli birimi vardır ve bu birimlere bağlı olarak pek çok suçla tüm ülke çapında.............. çok daha az kadroyla... Ben birincil olarak mali suçlarla. yani kaçak ve gizli yöntemlerle yapılan her türlü mal (akaryakıttan tekel malzemesine) ithalatı ile başta ihaleler olmak üzere kamudaki yolsuzluklarla ve ikincil olarak da mafya denen organize suç şebekelerıyle mücadeleye öncelik ve önem veriyordum.___________________. daha çok uyuşturucu operasyonlarım yapan Narkotik birimi öne çıkar............. Bu kurumlar tek çatı altında birleştirilmeden.. hatta çok ciddi şekilde bu..... ama ne yapılırsa yapılsın maalesef bu kuvvetler arasında gerekli koordinasyon hiçbir zaman sağlanamamıştır ve sağlanamaz....... Çünkü onlar... Ülke genelinde ise her îl Emniyet Müdürlüğü içerisinde KOM Şube Müdürlüğü yer alır................... sivil kişiler tarafından denetlenmeden asla rayına oturtulamaz...... ama mevcut durumda tüm kaynakları iç güvenliğe de harcasanız kesinlikle bu konuda istenen başarının sağlanamayacağına eminim........_ .... Fakat uluslararası 231 ...... iç güvenlik adı altında heba edilip bir tarafa.... işten anlayan sivil kurumlar... Bu ülkenin iç güvenliği çok daha düşük rakamlarla..........

.... Şartlar üç alana da eşit önemi vermemiz gerektiğini ortaya koyuyordu.. bilgi bankası ve sokakta çalışan birimlere istediği teknik malzeme ve sistemleri sağlamak gerektiğini görmüştüm.... kuruluş ve teşkilatlar uluslararası uyuşturucu ile mücadeleyi öne çıkarmaya çalışıyorlardı...................._ .... bir yandan da öğrenmem gerekiyordu...................... 1 .... narkotik kaçakçılık konularını bilmiyordum... Tam bu sırada Uzan olayı patladı............... sistemli bir çalışma yapmak mümkün değildi....... bu şekilde bir çalışma ile netice almak....___________________...... ..... henüz anlayıp ve kavrayamadığım Uzanların Bankası yolsuzluğunun 232 ............ _ _ _ .......... bunların devamı gelmeliydi..... benden önce... bir sistem kurmak olduğu açıktı._.. Hızlı ve hummalı bir çalışmanın içerisine girmiştim...................... dairenin görev alanına giren konuları ve bu konularla ilgili mevzuatı öğrenmeye çalışıyordum ki Uzan olayı patlak verdi.. işimiz iki kat artmıştı ve üstelik ben mali....... O tarihlerde KOM'un merkezde kendine ait teknik altyapısı yoktu (İstihbarat Dairesi konu üzerinde çalışıyordu) ve tüm Türkiye'deki il şubeleri (İstanbul hariç) herhangi bir dinleme faaliyeti için Ankara'ya geliyordu... Bir anda kendimi denetim elamanlarının............ İçişleri Bakanı Saadettin Tan tan'm zamanında önemli operasyonlar yapılmıştı.............. Diğer yandan çalışıp iş üretmek lazımdı................................ Uzan Olayı Yukarıda belirttiğim gibi. Van'dan Edirne'ye kadar her ilin polisi dinleme kararı aldığında Ankara'ya gelip kendi iline ait bir iki telefonu Daire Başkanlığında dinliyor ve dinlemede elde ettiği bilgileri kendi iline telefon vs.... daha önce hiç bu birimlerde çalışmamıştım. Kaçakçılık Daire Başkam olarak görevde yeniydim.... Daire başkanı olarak ilk önem vermem gereken şeyin kurumsallaşmak....... Böyle komik bir uygulama vardı. ..... Bölüm: Devlet Haliç'te Yaşayan Sımonlar..................... yoluyla aktarıyordu......_________... müfettişlerin ve bankalar yeminli murakıplarının İmar arasında.. Sonra bilgisayar sistemi........................

.... Bir süre sonra bu işlerden az da olsa anlayan. gereç....._ . masa altına gizlenmiş küçük bir elektronik cihaz buluyor......... Sıradan mali konuları dahi tam olarak anlayamazken bir anda 1... ama ağlamaya da zamanım yoktu.... Aralarında Soner Komiser vardı ki tam o meşhur sözdeki gibi 'tek basma bir orduydu'............. personel açısından güçlendirmeye çalışıyordum. Devlet: Bölüm: en büyük soygunla karşı karşıya kalmıştım..... Bazen anormal olaylar aklımın bîr kenarında kalır. yıllar sonra işime yarar............... daha önce bankalar operasyonunda görev almış epey tecrübeli personellerimin olduğunu gördüm..... Çok güzel bir cihazdı. Ozanlar adına yapılan pek çok şeyin yansını tüm samimiyetiyle çalışan kamu görevlileri yapmışsa diğer yarısını Soner Komiser tek başına yapmıştı desem yanlış olmaz... Çok zor durumdaydım.. Anımsadığım ilk olay 1992 başlarında gerçekleşmişti.. denemeler yaptık bizim şubedeki cihazların hepsinden iyiydi.. getirdiler.......... Ozanlara yönelik tahkikat başladığında ozanlarla ilgili önceden aklımda kalmış bazı bilgileri anımsıyordum....... 233 . daha sonra İSKİ soruşturması ve Ergim Gökneli sor-guiamasıyla adını duyuran Mali Şube Müdürü arkadaşım Salih Güngör geldi.. beni banka.... İstihbarat Şube Müdürü olarak İstanbul'a yeni atanmıştım ve şubeyi araç... Bu cihazı bana.... o zamana göre birinci sınıf işçilik ve kalitedeydi....... denetimlerinde yetkili bir uzman olan Yeminli Murakıp Fahrettin Yahşi ile görüştürdü.. yöneticileri yeni atanıyordu........... Bir gün.. hatta bir süre görevde de kullandık........ Bölüm: Devlet ardından tüm şirketlerinin karıştığı olayın içinde buldum.........___________________..... müdürü bir oda veriyor ve Yahşi orada çalışırken bir gün ayağının değmesi ile dinleme cihazı olabileceğini tahmin ettiği. Üstelik bu işlerle asıl olarak ilgilenen Bankalar Denetleme ve Düzenleme Kurulu o sıralar kendi içinde BDDK ve TMSF olarak ikiye bölünüyor... Bana arılattıklarına göre bankayı denetlemek ve incelemekle görevli Yahşi'ye banka.........................._________.... telsiz teknisyenim İbrahim kısa sürede inceledi.................. 1 .........

7' diyorlardı........... Aslında bir tek bu olay bile bu kişiler hakkında şüphelenmek ve araştırma başlatmak için yeterliymiş. Cem Uzan i tanımazdım. üstü kapalı şekilde tehdit ediyormuş.... hileli ve biraz da casusluk yöntemleri kullandığının ipuçları ortaya çıkmış..._ ... Kaydettiğimiz konuşmalarda tehdit eden kişiler aşağı yukarı 20 milyon dolar alacaktan bahsediyor... ama kanalla ilgili yaşadıkları ayrılıktan dolayı alacak iddiaları olduğunu anladım. Birileri telefonla Star TV patronlarından haklarını ve alacaklarını istiyor.... Bankanın sahipleri kimdi.. Türkiye Yün ilk özel televizyonu Star TV Ahmet özal ve Cem Uzan İn ortaklığında yayma başlamıştı...... haklarında hiç bilgi sahibi değildim ama bu cihaz ve kullanılan yöntem hiç makul görünmüyordu ve bunu yapanlar büyük şeyler saklıyor olmalıydı.... Bir süre sonra da aralarında anlaşmazlık çıkınca Star TV Uzanlarda kalmış............ Aranan telefona bir teyp bağlayarak tehdit eden kişinin birkaç konuşmasını kaydettik...... ne de devletin başka kurumları bunu anlayacak...___________________.. görüşmek için Türkiye dışında..................... Bölüm: Devlet O zaman Fahrettin Yahşi bunun önemli olmadığını....... nasıl insanlardı. Uzanlar adına yetkili olan birileri ile görüştüm.... Zaten benim görevim sadece terör istihbaratı idi.... Almanya'da buluşmak istiyorlardı.... ancak biz uya-namamışız... Diğer bir olay ise 90 karın başında meydana geldi........ "Bu işi Ahmet Özal yaptırıyor... kendisine banka.......... tahkik edecek durum ve konumda değildik.... o gün de kendisi yoktu. Ahmet Özal da sonrasında Kanal 6'yı kurmuştu.................... bu amaçla birkaç defa olayı anlamak ve bu kişiyi tespit etmek için Star TV ye gittim..... İstanbul'da göreve başlamamızdan kısa süre sonra Asayiş Şube Müdürlüğüne Star TV'nin sahiplerinin telefonla tehdit edildiği intikal etmiş...... Bu tuhaf olay böylece zihnime kazınmıştı. Fakat ne ben...... biz de üzerinde durmamıştık................. Daha o günlerde Uzanlann legal yollar dışında farklı.._________.............. 1 .. Sebebini söylemiyorlardı. içerisinde bilgi veren var mı diye öğrenmek amaçlı konmuş olabileceğini düşünmüştü. Asayiş Şubesi benden bu tehdit eden kişinin telefonunu tespit etmemi istemişti.. onun adamları.. 234 ...

. O gün ilk yolsuzluk patladığında basın yukarıdaki olaylar da dahil tüm bilgileri tazeledi: mafya benzeri yöntemler kullanıyorlardı.. ancak haklarında bu tür haberlerin çıkması üzerine sırra kadem basarak kayboldukları ve bir daha kendilerinden haber alınmadığının tespit edilmesiydi....... "Siz vadeyi bozuyorsunuz.. işlerinde bize casusluk aletleri kullanıyorlardı........ Sonradan öğrendiğime göre bu kişiler Uzanlar için çalışıyordu................._ .... Hâlâ bu olayı hatırladıkça saflığımdan dolayı utanırım....... bu kişileri yakalamamız gerektiğini söylediler.... 1 .................. Faizin neredeyse % 100-120 olduğu enflasyon yıllarında milyar dolarlara tekabül eden parayı bir yıl 235 ._________.............. Hatırladığım diğer bir olay ise İstanbul Borsasında iki kişinin (Hüseyin Engin Saydam ve Uğur Soyata) sahip olmaları mümkün olmayan miktarlarda büyük paralarla hisse topladıkları..... Bana paranın olup olmamasının önemli olmadığım............. çeşitli kişilerle sorunları Mali vardı.......... Anlatılanlara göre Uzanlarm ilk önemli marifeti şuydu: Kendilerine ait İmar Bankası ilanlarında en yüksek faizi vereceğiz diyerek halktan milyarlarca mevduat toplamış.. daha önce batan bankalarda zarar gören halk da panik halinde anaparayı kurtarmak için faiz istememiş ve Uzanlar isteyen herkese tüm parasını ödemiş. bu kadar nakit parayı kimin verebileceği konusu yine aklımın bir köşesinde kalan hususlardandı.....___________________....... Bu defa Uzanlar vadesinden önce anapara istendiğinden......................... ama Uzanlar bu olayla voliyi vurmuştu....... sonra da "batıyor" söylentisi yayılınca (mali uzmanlara göre bu söylentiyi de kendileri yaymıştı) halk bankaya hücum etmiş.. uzmanlar Uzanlarm marifetlerini anlatmaya başladılar..... Bölüm: Devlet Ben biraz cesaret vermek adına (aslında biraz da tam bir saflıkla) tehdit eden kişilerin ciddi olamayacaklarım söylemiştim... bu parayı isteyen kişiler de mantıklı değillerdi..... Bu kişilerin arkasında kimlerin olduğu... faiz istemeyene anaparasını veririz yoksa para ödeyemeyiz" demiş........... Kimsenin diyeceği bir şey yoktu..... bu işi neden yaptıkları......... 2 40 ozanların 20 milyon doları olamayacağına göre..

. 1 . ÇEAŞ ve Kepez Elektrik ÇEAŞ.. Şirketlerin paraları kendilerine akmasına rağmen zararda göründükleri için vergi vermediler....... bu şirketlere finaııs kullanmak ihtiyacı duyduklarında ise aynı bani ■çalarda yüksek faizle kredi kullandılar ve böylece şirketler zarar etmeye başladı.... elektrik dağıtımı ve satışı konusunda imtiyaz hakkına sahip............. başka şirketlere ortak olmaması gerekirken Uzanlara ait Ladik.... Bölüm: Devlet bedava kullanmış..........._ ......... Daha sonra hisse satın alarak Antalya'da Kepez Elektrik adlı elektrik şirketini de satın aldılar........ Daha sonra hisseler henüz kendilerine devredilmeden... kendilerinin Kuzey Kıbrıs'ta kurdukları İmar Öff Shore Bank'a düşük faizlerle yatırdılar..... sonra sahip oldukları bankalar aracılığıyla gizlice hisse toplayarak %37 hisseyi ele geçirmişlerdi......................... Uzanlar Önce özelleştirme kapsamında ÇEAŞ'ın belli oranda hissesini almışlar........... bu şirketlerin paralarını kendilerine aktarmak için yöntemler geliştirmeye başladılar. Gaziantep.. çok ortaklı kârlı bir şirkettir.. hiç faiz ödememişlerdi........___________________... diğer ortaklarınca yapılan sermaye artırımları ile ÇEAŞin bu çimento şirketlerindeki hisselerinin 236 değerini düşürerek.......... Şanlıurfa. hisselerin temsil haklarını para karşılığında noter senetleri ile alarak yönetime hâkim olma yolu izlemişler ve uzun kavgalar sonucu. Uzanlara ait şirket ve Uzan ailesi üyeleri.. İmtiyaz sözleşmesi gereği ÇEAŞ..... Çukurova bölgesindeki barajlardan elde edilen elektriğin özel şirket........ ancak bu esnada küçük hissedarlar zarar etmeye başladı........ eliyle dağıtılıp yönetilmesi için devlet tarafından 19501i yıllarda kurulan....... Önce bu şirketlerin paralarını...... sahip oldukları Star TV'yi de silah gibi kullanarak tüm karşı koyanları susturmuş ve sonunda yönetime hâkim olmuşlardı........_________...... üstelik tüm paraları ödeyerek en sağlam ve güvenilir insanlar görünümüne kavuşmuş......... Bartın ve Trabzon Çimento şirketlerinin 132 milyon dolarlık hissesini satın alarak ortak oldu ve bir süre sonra çimento şirketlerinin sermaye artırımlarına ÇEAŞ sokulmadı... halk "biz haksızlık yaptık bak adamlar paramızı ödedi" demişti.. ÇEAŞ ve Kepez'd e yönetime hâkim olan Uzanlar kısa sürede şirketlerin içini boşaltmaya............. ÇEAŞ .

..... yani düşük fiyatla zararına .... Ayrıca ÇEAŞin faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle alman mal varlıklarının................ imtiyaz sözleşmesi gereği Enerji Bakanlığı adına tescil ettirilmesi gerekirken............. bu iki şirkete bu kadar yüksek miktarlarda ve yüksek faizlerle kredi veren İmar Off-Shore Bank Ltd........_________..___________________........... ama bunlar 2003 yılma kadar hasıraltı edilir veya etkin olarak işleme konmaz....... ÇEAŞ ve Kepez şirketlerinin elde ettikleri gelirle belli oranda yatırım yapma mecburiyeti vardır ve bu mecburiyet bölgede hidroelektrik santrali..... Kıbrıs'taki İmar Off Shore Bank i 'kara para cenneti' diye nitelendirilen Lihtenştayn merkezli Patrak Finans adlı bir şirkete satarlar.. Bu şirketin sermayesi....... Bölüm: Devlet taralından 132 milyon dolara alınan hisseleri yine Uzan Grubuna ait başka şirketlere sattılar.... Berke Barajı İnşası İmtiyaz sözleşmesi gereği.. Uzanların bazı aile üyeleri hakkında Sermaye Piyasası Kanunu ve Türk Ceza.._ .............. halk tabiri ile rayından çıkacağını hisseden Uzamlar bu tezgahın ortaya çıkma ihtimalini göze alarak.... şirketinin durumu... ama ÇEAŞ ve Kepez'in yüz milyonlarca dolar parasını düşük faizle alıp.... tekrar bu şirketlere çok yüksek faizle kredi olarak vermiştir.. 1993 yılında 1 milyon dolardır.. yani barajlar yapılmasını 237 66 milyon dolara.... 1 ........ Uzanların ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'teki bu ali cengiz oyun larmm bir kısmı denetim elemanlarınca tespit edilerek rapor edilmiştir.... Sonunda ÇEAŞ ve Kepezin zarara uğratılması ve çeşitli usulsüzlük suçlamalarıyla... Lefkoşa Büyükelçiliğinin Hazine Müsteşarlığına verdiği rapora göre............................... Kanunu hükümlerine aykırı davranmaktan Adana.... İlerleyen tarihlerde işin............ el konulduktan sonra aylarca mahkeme yoluyla uğraşılarak bu malların bir kısmı Uzanların üzerlerinden silinip devlet adına tescil ettirilmiştir. Uzan Grubu şirketleri adına tescil ettirilerek kamudan mal kaçırılır.. aslında bu şirketin sahibi de yine Uzan Grubu'dur....... İşin esas komik tarafı ise....... Antalya ve İstanbul Asliye Ceza Mahkemelerinde davalar açılır.......

.... bir rakama mal olmuştur............................ Ayrıca ÇEAŞ in imtiyaz sözleşmesi gereği...... sonra eskiden beri Kemal Uzan in yakını olmuş olan Demirci'm cumhurbaşkanlığı döneminde kararnameyi imzalamaması nedeniyle başarılı olunamaz... devlete karşı bu yatırımları yapma taahhüdü ve mecburiyeti olmasına rağmen bu yatırımlar için ÇEAŞ ve ortağı olduğu diğer şirketler üzerinden 12 ayrı yatırım teşvik belgesi kullanarak..... Uzanlarm zoruyla bırakır... Buna göre 2002 yılı sonuna kadar sektörde faaliyet gösteren şirketlerin......... 1 ............... Böylece baraj inşaatını Uzan Grubuna ait Yapı Ticaret A. ödemelerin yapılmaması ve işin bırakılması için çıkarılan bin bir güçlük üzerine bu İtalyan firma baraj inşaatını.......Ş.. ÇEAŞ'a el konması ve usulsüzlüklerden dolayı Uzanlar hakkında açılan davalarda bu defa da bilirkişi ve uzmanlara rüşvet verilmesi olayları gelişir.. Daha yakın fabrikalar olmasına rağmen çimento Urfa ve Gaziantep fabrikalarından getirtilir......___________________...... bu amaçla Berke Barajı projelendirilmiş ve bir İtalyan firmasına 591 milyon dolara ihale edilmişti.......... İddialar doğruysa bu barajın yapımında Uzanlarm şirketine 400 milyon dolar akta rılmıştır.... üretim ve 238 ... devletten haksız nakit para yardımı alınır. ozanlardan önceki dönemde. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulur... ÇEAŞın Uzanlarm eline geçmesinin ardından....... Sonunda görkemli bir törenle açılan Berke Barajı bir milyar dolar civarında...... 2001 yılında 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu çıkartılarak......_________. adlı şirket üstlenir. ama önce koalisyon döneminde Enerji Bakanlığının kararname hazırlamaması......... Bu aşamadan itibaren..... baraj inşaatında kullanılan her türlü malzeme Uzan Grubunun diğer şirketlerinden satın alınmaya başlanır...... Uzanlarm yaptıkları usulsüzlükler ve yolsuzluklar üzerine....... zemine beton enjektesinde kullanıldı diyerek Ölçülmesine imkân olmayan ve gerekenin çok üzerinde miktarlarda çimento._ ........................ ile şişirilmiş faturalar kullanılarak maliyet yükseltilir ve ÇEAŞ'a fatura edilir.. demir vs... Tansu Çiller döneminde ÇEAŞ imtiyaz sözleşmesi iptal edilerek yönetime el konmak istenir.......... Bölüm: Devlet gerektirir...

.. yabancı yatırımcıyı koruma ve teşvik amaçlı çıkarılan tahkimle ilgili mevzuat ve arılaşmalara dayanarak....... Uzan Grubu ÇEAŞ i geri almak için Türkiye'de açtığı davaları kazanamayınca ve kazanamayacağını anlayınca bu defa daha farklı hilelere başvurur.... 239 ....... hakkında birden fazla kitap yazılacak cinsten........ ama Uzanlar bu hususlara uymazlar...... bölgedeki üretim ve üretimleri dağıtım %20'si haklarından bilini başkalarına devretmeleri şart koşulur.... ödeme sıkıntısı içerisine girer........... Bunun üzerine Kurul......._________.. elektriği taşıma mecburiyeti getirilir.......................... ÇEAŞ elinden alman Uzan Grubu nakit sıkıntısı çekmeye başlar ve bu sıkıntı da........... olduğunu söylerler ve kanunu bölgede uygulamazlar... dünyadaki bankacılık suçları ve banka içi boşaltma operasyonlarında literatüre girmiş bir olaydır.......... Başka bölgeden alman elektriğin kendi dağıtım bölgelerinde alıcılara ulaşmasına müsaade etmez. yavaş yavaş İmar Bankasına sıçrar: elektrik şirketlerinden gelen nakit para akışı kesilen banka...... kendi dağıtım bölgelerindeki her alıcının elektriği kendilerinden almaya mecbur olduğunu.. alıcının herhangi bir bölgede ucuz bulduğu elektriği istediği üreticiden serbest piyasada alması ve iletim şirketlerinin bedeli karşılığında.. Uzanların yaptığı asıl yolsuzluk tam olarak nedir? îmar BankasıYıda neyi. Ayrıca enerji dağıtımının serbest olması. eski tarihli imtiyaz sözleşmesi ile buna hakları. davası açarlar..... 1 . nasıl yapmışlardır? Bunu kısa bir yazıda anlatmak mümkün mü bilemem..... imtiyaz hakkını iptal ederek ÇEAŞ ve Kepez'e el koyar......) Peki..............._ ... ÇEAŞ in hisseleri daha önce bu şirkete satılmış gibi gösterip.................... (Kitap yazılırken tahkimde ilk işlemlere devam edilmektedir.. Ürdün'deki temsilcileri oları Ali Cenk Türkkan vasıtasıyla Güney Kıbrıs'ta Libananco isimli bir şirket kurarak. Dünya bilimine bilimsel çalışmalarımız ve buluşlarımızla giremedik ama İmar Bankası yolsuzluğu ile bu alanda dünyada hatırı sayılır bir yer edindik.........___________________.. tazminat. İmar Bankası olayı....... Bölüm: Devlet dağıtım faaliyetlerinin aynı grup tarafından yürütülmesi yasaklanır...... Dağıtım toplam şirketlerinin tüketimin faaliyet ile yürüttükleri sınırlanır......

.. mevduat kabul etme ve verme dışında çok fazla bir inisiyatifi bulunmayan kişilerdi. Sonrasında iktidarla ters düşmeleri nedeniyle mevduat çıkışı da hızlanır............. siyaset için mi ekonomi yapıldığı anlaşılamayan............ sorgulama ve soruşturma yetenekleri ekonomik sebeplerden dolayı gelişmeyen. 1 . tüm işlemleri Türkiye'deki temsilcisi gözüken İmar Bankası şubelerince yapılan İmar Bank Off Shore'a aktarılıyor.......... tam bir aidiyet duygusu içerisinde çalışan.... Yönetimde.............. Bu da yetmiyor mevduatın önemli bir kısmı.... Bankalar Kanunuma göre İmar Bankası Yun mevduatının ancak %10'u kendi grup şirketlerine kredi olarak verilebilirken Uzanlar bu kanuna aykırı olarak çeşitli usulsüzlüklerle İmar Bankası'mn tüm mevduatını Uzan Grubu şirketlerine kullandırıyordu...... Bölüm: Devlet İmar Bankası nasıl bir bankaydı ve nasıl yönetiliyordu diye baktığımızda gördüğümüz kadarıyla bankanın tüm ortakları Uzanlardı. hesabına yatırılıyor gözükerek zaten tamamen Türk Bankacılık Mevduatı sistemi dışında kullanılabiliyordu...._ ... resmiyette kendilerinin gözükmeyen....... Yönetim kurulunda değil.............. Bunların doğal sonucu olarak İmar Bankası'nm mali yapısı da bozulur........ Bir kısım mevduat da baştan İmar Bankası şubelerinde daha yüksek faize Kuzey Kıbrıs'taki İmar Bank Off-Shore Ltd................................ Kuzey Kıbrıs'ta tabela şirketi olarak kurdukları.. bankayı denetleyen yeminli murakıp ve uzmanların raporları üzerine BDDK birçok defa Uza 240 ..................._________....... iktisat gibi konuları çok iyi bilmeyen. gelirinden başka bir şey düşünemeyen... ÇEAŞ ve Kepez'e el koyulmasıyla İmar Bankası'na sıcak para girişi azalınca Uzanlar Genç Partiyi kurarak ekonomi için mi siyaset...... memur pozisyonunda ve rolündeydiler ve bu durum Uzan GrubuYıun yolsuzlukları yapmasını kolaylaştırıyordu........... finans....... Uzanlar har içindekilerin büyük kısmı diğer şirketlerindeki lise mezunu personellerden seçilmişti ve onları da diğer bankalara göre düşük ücretlerle çalıştırdıkları ortaya çıkmıştı.___________________.... Bu insanların büyük çoğunluğu dar gelirli ailelere mensup. örneği görülmemiş bir siyasi atağa kalkarlar...... sonra da bu şirket yeniden bu paraları/mevduatı Uzan Grubu şirketlerine kredi olarak veriyordu.

........... müdürleri.... nasıl olur da bunca banka çalışanı._ ........ kesin birçok kişi biliyor.. koca bir fili binlerce insanın gözü önünde sahnede yok etmek gibi bir şeydi ve Uzanlar bunu gerçekten yapmışlardı. genel müdür yardımcıları olanları görmez........ Başta anlatılanlara inanmamıştım............... bankanın mali bünyesini kuvvetlendirmek için tedbir almalarını ister........ görmeden milyar dolarların herkesin önünde saklanabileceği sonucuna vardım... Ama bir yandan da bilinse bu sır mutlaka bir şekilde dışarı sızardı diye de düşünüyordum.___________________... hiçbir bilgi işlem desteği vermeyerek bankayı çalışmaz hale getirmiştir.... MİT'in mali uzmanları....._________.. bankacılar bile yapılan yolsuzluğu anlamakta zorlanıyordu..... Yolsuzluğun yapılış biçimini ve yöntemini anlamamız bile birkaç hafta sürdü.... Sonunda çalışanlarla görüşüp............ yeni tedbir almak değil daha da ileri giderek yönetim kurulu başkanı Kemal Uzan dahil tüm yönetimi toptan istifa ettirirler........ bilgisayar yedekleri kaybolmuş...Ş... ama Uzanlar her zaman olduğu gibi devletin dediği gibi değil kendi bildikleri gibi davranmayı tercih ederler...... illerdeki şube müdürleri de mi fark edemedi? Daha doğrusu baba Uzan ve iki oğlu dışında sadece iki üç kişi ile 5 milyar dolarlık bir mevduat herkesin gözü Önünde nasıl saklandı? Bu... eldeki kayıtları inceleyince... genel müdürlük yöneticileri...... bankaya bilgi işlem desteği veren ve yine Uzanlara ait olan Merkez Yatırım A................ Bölüm: Devlet uların banka mevduatını grup şirketlere kanuni hadden fazla kullandırmamalarını. Bu şeytani bir yöntemdi.. Durumun vahameti karşısında BDDK İmar Banka sı'n m yönetimine de el koyar.. dâhiyane bir uygulama idi ama Uzanlar bunu yapmıştı........... ama doğruyu söylemiyorlar diyordum....... Ancak Kemal Uzan yönetimden ayrılırken îmar Bankası'nın bilgisayar sistemini işlevsiz kılmış.. denetim elemanları fark etmedi....... 241 .. hiç kimse bilmeden.. bunun mümkün olabileceğini. Bırakın polisi............ Nasıl oluyor da İmar Bankası onlarca defa murakıplarca denetlendiği halde uzun süredir devam eden bu yolsuzluk tespit edilemiyor? Diyelim ki yeminli murakıplar.... ama bankanın yönetim kurulu üyeleri............ 1 .....

........ Yine banka şubelerini denetlemeye gelen yeminli banka murakıpları o şube ile ilgili genel bir cetvel.. bankada genelde mevduat miktarı ne kadardır gibi bilgilere sahip olamıyorlardı.................... Banka şubelerinin her ay maliyeye vermesi gereken beyannameler de merkezdeki bilgisayar sisteminde üretilerek şubelere gönderiliyor... talebi merkeze aktarıyorlardı. onlar da bunları doldurup ilgili maliye birimlerine veriyorlardı..... merkezdeki bilgisayar da öyle...... hesap...... Diğer tüm bankaların bilgisayar sistemleri online denen sistemle çalışır... şubelerde gerçekleşmiş olan tüm işlemler merkeze gönderiliyor...... 1 ... genel bir değerlendirme çıkaramıyorlardı...... Yani bankaların şubeleri bilgisayar ağları sayesinde merkeze ve birbirlerine bağlı para havalelerini anında yaparlar... yani illerdeki her banka şubesinin bilgisayar sistemi sadece kendine aitti ve kapalı devre çalışıyordu..... her şubenin sadece kendi işlemlerini görmesiydi. yine Uzanlara ait bir şirket veriyordu.............. Bu programları Uzanlar özel olarak yazdırmışlardı....... merkezdeki bilgisayar da tüm bilgileri birleştiriyordu.... merkezdeki bilgisayar sistemi bunları üretip neticesini ilgili şubeye ve denetim elemanlarına aktarıyordu.. Eğer isim verirseniz o kişinin tüm işlemlerini görebiliyor....... Bu sistemin önemli sır ve odak noktalarından bir tanesi.. paralar anında merkezdeki hesaba geçer............. Her gece bilgisayarlar bir kez birbirlerine bağlanıyor..___________________... Herkes bunu gayet normal ve makul bir uygulama gibi görüyordu...... ayrıca merkezden illere gönderilmesi gereken bilgiler varsa merkezi bilgisayar onları da gönderip tekrar kapanıyordu........... ama aslında merkezde bir tek bilgisayar uzmanı ile 242 ............. Yani bankanın bilgisayarları bu şirket tarafından programlanıyor ve kontrol ediliyordu._________... Uzanlar ise öncelikle offline çalışmayı seçmişlerdi._ ....... bilanço veya genel bir rakam isterse banka şubeleri bunu çıkarıp veremiyordu.......... Şubeler kendi bankaları ile ilgili bir icmal. az önce de belirttiğim gibi İmar Bankası'na bilgi işlem desteğini Merkez Yatırım AŞ denen.......... verdikleri ne kadardır... ama o gün aldıkları tüm para ne kadardır...... Bölüm: Devlet Yapılanların Kısa Özeti Uzanların İmar Bankasında yaptığı şuydu........

.î.................. literatürde kıyı bankacılığı denen ve sadece bir levhadan oluşan off-shore bankalar yaratarak.. bu bankalar adına işlem yapıyormuş...442 katrilyonu buluyordu... üstelik ellerinde satacakları bu miktarda bono da yoktu.. Televizyonlarda reklamlar vererek olmayan bonoyu satıyor......... Yani soruların hep iki yanıtı vardı: Uzarılar için gerçek rakamlar ve diğer kişiler için onda bire indirilmiş rakamlar.. karşılığı parayı alıyorlardı.... bünyesinde 264 şirket ve birkaç holding bulunduran koca 243 ..........._________...... böylece hazine zararı 8. Yani Uzanlarm sırrı aslında bu mantık ve düşünce sisteminden kaynaklanıyordu......___________________..._ . 1 ......................... devlet bankaya el koyarak tüm borçlarını ve mevduatını mudilere ödemeye karar vermeden önce....... mevduat topluyormuş gibi görünüp kendi banka şubelerinde farklı faiz uygulamaları ve farklı işlemler yapmışlardı.. Oysa Uzanlar giderken bilgisayar sistemini bozdukları ve yedekleri bulunamadığı için bankanın gerçek mali durumu anlaşılamamıştı.. iyi incelendiğinde gerçekten üç kişiyle tüm insanların gözünün Önünde 5 milyar doları saklamayı şeytani bir zekâyla basara-lb ı... İmar Bankası'mn ödeme güçlüğü içerisine girmesi ve iflas ettiğinin anlaşılması üzerine.. Daha sonra tek tek şubelerden kayıtlar toplanıp icmal yapıldığında gerçek ortaya çıktı: bankanın gerçek borcu 5 milyar dolan aşıyordu......... Telsim gibi dev bir GSM şirketine......... Ayrıca o zaman birçok bankanın yaptığı gibi yurtdışında Kıbrıs....... Bölüm: Devlet raporları üretip denetleyen bir veya iki kişi vardı ve çift yazılım kullanarak tüm rakamları her 5> 9i ÎTİ cl ÎT onda bir oranında gösteri- yorlardı. hükümete İmar Bankasının 500 milyon dolar civarında maddi büyüklüğünün olduğu söylenmişti.......... Araştırmalar ilerledikçe Uzanlarm daha çok marifeti çıkıyordu.. Hükümet yetkilileri de tahmmimce bütün mevduat 500 milyon dolar ise bu rakam ekonomiye ciddi sıkıntı yaratmadan ödenebilir diye bankaya el kovmakta tereddüt etmemişlerdi...îxin 1*51 ir cı................ Lihtenştayn gibi yerlerde kurdukları.. ı......................... 12 çimento fabrikasına sahip olan......... Başka anormallikler de vardı. ellerinde hazine bonosu almasatma yetkisi olmadığı halde bir katrilyon liralık hazine bonosu satmışlardı....

. ayrıca Cem Uzan in üzerine gitsek yaptıklarımız.... Tüm bunlara rağmen Uzanlara ait yerlerde arama yapmak veya Uzanları sorgulamak için yakalama karan alamıyorduk. hukuki değil siyaseten yapılıyor denerek çarpıtılabilirdi. Hakan Uzan........ casusluk işlerine dair kayıtlar ve gizli sayılacak çok önemli belgeler ele geçirilmişti... ancak her ihaleye birileri mutlaka itiraz ediyordu....... Bölüm: Devlet Uzan Grubu... Herkes bu itiraz edenlerin Uzanlarm kendi adamı olduğunu söylüyor. Yapılan aramada para bulunamadı. ancak her biri 2 metre boyunda 22 adet dev çelik kasa içerisinde Uzanlarm şirket binalarından kaçırıp getirdikleri tüm Uzan Grubu şirket ve holdinglerinin dosyaları..._________............ mahkemelerden karar almak çok zordu.. resmi belgelerde kaynağında kesilen vergilerin haricinde devlete hiç vergi vermiyordu..... Hatırlanacağı üzere Uzanlar 19901ı yıllarda çimento fabrikaları ihalelerinde herkesten yüksek fiyat vererek fabrikaları Özelleştirme İdaresinden alıyor... Cem Uzan son zamanda.. Genç Parti başkanı olduğu için şirketlerdeki hisse ve yöneticiliği seçim döneminde azaltılmıştı... Yavuz Uzan ve diğer bazı önemli kişiler yurtdışına kaçmışlardı...... Yapılan araştırmada Şenlikköy'dekı adrese...... kaçma durumlarının olacağını anlatmakta zorlanıyorduk......................... diyorlardı.... gizli izleme.... Tüm çimento fabrikaları böyle alınmıştı.. 1 ... hiç ödeme yapmadan........ savcılar mudilerin şikâyetini hukuki bir mesele olarak algılıyor... üç adres için de arama kararı alındı.............. Bu İtirazın yargılama safhası yıllar sürüyor....... Geciken kararlar sonunda Kemal Uzan...... bu kadar açıkla ilgili uzman raporları kesin değil vs.._ .......... 244 .... Bu sırada olağanüstü bir şey oldu.___________________... Diğer adreslerde de önemli belge ve dokümanlara ulaşıldı. Uzanlarm yolsuzluğunu..... Uzanlar da aldıkları fabrikalara........ gelen bir ihbarla Uzanlarm banka ve şirketlerinden kaçırdıkları paralarını Şenlikköy'de bir villaya koydukları bildirildi....... takip. Savcıları ikna etmek.... ama hiç kimse de bir şey yapmıyordu. mahkeme sonuna kadar birkaç yıl çalıştırıp bedavadan milyarlar kazanıyorlardı... Uzanlarm şirketlerine el konmasından kısa süre önce büyük çelik kasaların vinçlerle duvarlar delinerek yerleştirildiğinin öğrenilmesi üzerine....................

........ film grubu şirketlerinin ortaklık yapılarının değiştirilmesi.. olurlarsa olan tüm yazışmaların tüm grup yapıldığı ve arşivlendiği Lotus-Notes isimli e-posta sisteminin verileri şifreleriydi.. yönetimden istifa dilekçeleri vardı... Şenlikköy'de Grubunun ve bulduğumuz yönetirken ikinci önemli kaynak iç ise Uzan şirketi kullandığı....İ bir iki dakika içinde Uzan şirketlerin den birinin sahiplerinin hisselerini başka kişilere devrederek. Bu sisteme göre yapılacak işlerle ilgili olan herkes e-posta atarak işlemi başlatıyor ve 245 .... ekibinin) ve Rumeli Telekom grubunun taşınması...... kritik departmanlardan olan Telekem Grubu.. hukuk.......) tek basma bir iki kişi ile burayı idare ediyordu... yönetime başka kişiler seçerek şirketin yönetici kadrosunu değiştiriyor.. yeni şirketlerin kurulması gibi birçok hususun daha yerine getirilmesi planlanmıştı... Bulunan belgeler arasında.......... hisselerinin hamiline çevrilmesi....... güvenilen tüm çalışanlarından alınmış ve miktar.. hissedar ve yöneticileri değiştiriliyor.... Uzanlar bir nerede yazılım olsunlar.. Ş.. 1 .................. Bu anlamda şirketlerin birbirleri ile olan bağlarının koparılması.... şirketlerini.. özel Lotus-Notes aracılığıyla gerçekleştirdikleri yazışmalarla yönetiyorlardı....._________._ ..... Uzanlarm el konan şirketlerini kurtarmak için önümüzdeki dönemde planladıkları da vardı... bunları hukuki anlam ifade edebilecek şekilde karar defterlerine ve dosyalara işleyebiliyordu.......... istenilen tarihte istenilen kişiler hissedar veya yönetici yapılıyor veya şirketle alakası kc-silebiliyordu.............. Uzanlarm sadık elemanlarından bir bayan (M...İ........... Bu nedenle Uzan şirketlerinde hissedar veya yönetici olanların ifadeleri alınırken birçok kişi sorguda hangi şirketin ortağı olduğunu veya hangi şirketteki ortaklığının sona erdiğini bilemiyordu.... Bu rada Uzan Grubu hım hissedarı veya yöneticisi sayılan......... öyle bir sistem kurulmuştu ki tek kişi eliyle 264 şirketin tüm ortaklık yapısı ve yönetimi istendiği gibi düzenlenebiliyordu.......___________________... Buradan tüm Uzan şirketlerinin sahip... Bölüm: Devlet Özellikle Şenlikköy'deki villa tam bir karargahtı.... şirketlerin tamamının değişik adreslere taşınması.. ilk tedbir kararlarına itiraz et mek için bilirkişi raporları hazırlanması................ M....... tarih gibi kısımları boş bırakılmış imzalı hisse devri.... özel Büronun (emekli Albay M.......

..... Özel Büro adlı...___________________. Uzanlarm bu e-posta dosyalarını aldık ve kendi bilgisayarlarımıza yükledik. kamu görevlilerine rüşvet verilmesi ve diğer suç içeren hususları da Cumhuriyet Savcılıklarına klasörler halinde verdik......... böylece tüm Uzan şirketlerinin yaptığı işlemleri. ÇEAŞ ve Kepez ile ilgili hileli faaliyetleri Enerji Bakanlığına.... operasyonlarda aşama aşama kimin ne kadar katkısı olduğunu.................. İstihbarat Daire Başkanlığının çalışmaları neticesinde.... her 246 ......... Uzanlar pes etmek istemiyordu....... illegal işlemlerin kimin talimatı ile nasıl ve kimler tarafından yapıldığını görme imkânına sahip olduk.. Ayrıca Uzanlar... durumlarda kullanılacak veya kullanılmış malzeme. isimli emekli bir albayın bulunduğu özel bir ekip kurmuşlardı.... usulsüz kredi verme... Bunların dışında................. bazen sevilmeyen kişileri özel teknik aletlerle izliyor ve dinlemeler yapıyordu....... izinsiz ve olmayan hazine bonosu satışları ile SPK mevzuatına aykırılıklarım SPK Başkanlığına.. hesap hareketleri... devlete intikali gereken dışarıdaki alacaklarının gizlice tahsiline engel olmak ve şirketlerinin ortaklık yapılarını eski tarihli olarak değiştirerek sorumluluktan kurtulmak için yaptıkları faaliyetleri deşifre etmek gerekiyordu.... mal kaçırmaya yönelik işlemler............ Ş...... Uzanlarm hâlâ dışarıda bulunan elamanları vasıtasıyla. Bu ekip bazen ticari rakipleri.. Telsim ve diğer şirketlerdeki gümrük kaçakçılığı ile ilgili bilgileri Gümrük Müsteşarlığına........_ ._________. Bu ekibe ait olan cihazları ve elde edilmiş ses kaydı ve gizli görüntüler ile şantaj vb............. doküman ve belgeleri savcılığa aktardık....... el konan şirketlerinin.... Genç Parti ile ilgili usulsüz işlemleri Yargıtay Başsavcılığına... Bölüm: Devlet yöneticiler tüm gelişmeleri görerek talimatlarını veriyordu..... 1 ................. İncelemelerimiz sonunda Uzanlarm yaptığı tüm usulsüzlük ve kanunsuzlukları belli başlıklarda toplayarak. kaçırdıkları vergiler ve vergi mevzuatına aykırılıklarını Maliye Bakanlığına.. el koyma kararları öncesinde devir işlemi yapılmış gibi göstermek için Kemal ve Hakan Uzan'a imza kısmı boş eski tarihli evrak götürmek isteyen ve gizli para taşıyan kuryelerini yakaladık... sahte belge...... evrak hazırlanması.... başında M.......... bankacılık mevzuatına aykırılıklar ve usulsüz off-shore işlemleri gibi hususları BDDK ve TMSF Başkanlığına..

Hedefimizin uçakla ABD'ye hareketini öğrenince Türkiye'de irtibat görevlileri bulunan ve uzun süreden beri Türk polisi ve özellikle benim dairem ile işbirliği içinde olan Amerikan Narkotik Teşkilatı DIA'dan yardım istedik... bir yakınının ona bazı şeyler götüreceği haberini almıştık. çatışma kültürüne sahiptiler... Aslında bu ülkelerle genellikle uyuşturucu ile mücadele konusunda iyi bir işbirliği mevcuttu............... o bir defa devreye girdi mi işin ucunu bırakmazdı... Sonunda toplantımıza geldi... Ama bunun için uluslararası (özellikle Ürdün....... mücadele içinde olduklarından bu konuda yetenekli.. ısrarlı aramalarımıza rağmen irtibat görevlisi bahaneler üretiyordu................. Hemen An karadaki FBI irtibat görevlisi ile görüşüp elimizdeki tüm bilgileri aktardık......_________.......___________________... Kısa sürede bilgi geldi... İsviçre. kavga..... İngiltere........ Israrla DIA'nm daha önce yaptığı tespitlerden bahsederek bize doğru bilgi vermediklerini.......... önce Yavuz Uzan in izini bulduk. ABD've gitmek istiyordu.. Yıllarca uyuşturucu konusunda kendileri ile yardımlaşmıştık ve bugün de onlar bize yardımcı olmalıydılar. hatta o okluğu zannedilen bir kişiyi kısa süre takip bile etmişlerdi. ama bizim de vazgeçmeye niyetimiz yoktu...._ .. Uzanlann yakalanması ve kaçırdıkları mal varlıklarının bulunması şarttı.......... Bölüm: Devlet zaman çelişki.......... ABDli görevliler ile uzun süre çalıştığından kendileriyle yakın ilişkisi olan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Aslan'ı devreye soktum.......... Ama Yavuz Uzan in suçu kara para aklamak olduğundan bundan sonra takibi FBI yapmalıydı.......... 1 .. ama konu ekonomik konulara gelince hiçbir ülke iş adamlarını ürkütmek istemiyordu........ Muhtemelen ABD'deki kızının yanma gidecekti. ama günler geçmesine rağmen bilgi gelmiyor... ancak bu defa da DIA...... direnme.... Bize bu konuda yardımcı olmak istemedikleri açıktı.......... Devlet adamı özelliği her zaman önde olan zamanın Emniyet Genel Müdürü 247 ......... Karşıdaki devlet bile olsa fark etmiyordu.......... Hollanda başta olmak birçok ülkeden) yardım almak gerekiyordu...... biraz da kabalaşarak anlattım. Yavuz Uzan in muhtemel yerini tespit etmişler.. bulduğu adres dahil hepsini inkar ederek Yavuz Uzan in ABD'de olduğunu kabul etmiyordu. ABD..... deneyimli ve birikimliydiler..

..... Ancak Yavuz Uzan i yakalayıp Türkiye'ye iade etmediler. daha sonra İngiliz İçişleri Bakanımın ziyaretinde Bakanın konuşma metnine ekledik ve her türlü diplomatik ilişki ile her seviyede bunun dil-lendirilmesini sağladık..._ ....... 1 ...... halkın bunca parasını aldıkları için halk Uzanlara saldırıyor dur........... Bölüm: Devlet Gökhan Aydın erin de ısrarla devreye girmesi üzerinde FBI merkezinden destek sözü geldi.... "Hayır..... Gelen başkan... yakalandı ve mahkum oldu. Belki de ABD elleriyle teslim etmek istemedi.............. onların dernek ve kulüplerine yaptığı bağışlarla ilgili bilgilere ulaşınca ve Prenses Sarah'nm Türkiye'ye Uzanlarm misafiri 248 ......." dedim... Bilgi vermesi gereken ikinci ülke İngiltere'ydi ancak onlar da istediğimiz yardımı yapmıyor........... "İngilizlere şimdiden sonra bizim de kendileriyle yar dımlaş may acağım ız ı... Bu beni çok güçlendirmişti................ ama ülkelerinden ayrılmasını istediler. devlet malı gibi kavramların halkımızın şuurunda İngiltere'deki gibi olmadığını anlatamadım..... Sonunda...... o da Türkiye'ye geldi.... sonunda İngilizler bu işlerle görevli polis teşkilatının ikinci başkanını bizimle görüşmeye gönderdi. Uzanların bankada batırdığı tüm paraları devlet ödediği için hiç kimse Uzanlara kızmıyor.............. yine de Uzanlar hakkında işimize yarayacak önemli bilgileri bilahare verdiler......... bunun sadece sizin değil aynı zamanda Emniyet Genel Müdürü'nün de fikri ve karan olduğunu söyleyin. geçmiş tarihte Uzanlarm İngiliz Kraliyet Ailesi ile yakınlığı.. Durumu Genel Müdüre aktardım ve karşı tavır göstermemiz gerektiğini söyledim... Genel Müdür devlet adamlığını gösterdi......._________.... bizi oyalıyorlardı. galiba bizden başka kimse bir işadamını ürkütmek istemiyordu...... aynen İngiliz irtibat görevlilerine aktardık......... Sonunda bir yıl kadar sonra Türkiye'ye gelince Yavuz Uzarfı yakaladık........... siz de korumakta zorlanıyorsunuzdur herhalde" dedi..___________________..... Cem Uzanın ve Uzan ailesinden bazı kişilerin rahat dolaştıklarını öğrenince....... hatta takip bile etmediler.. halka ait bu kadar parayı zimmetlerine geçirmiş kişilere karşı neden halkın tepki göstermediğini anlayamadı.. Ben de ona kamu menfaati. "Sizi anlıyorum.." dedi... İngiliz daha da garipseyerek........

... Konuyu iyi bilen Soner Komiser başta olmak üzere.. Uzanlar ise Ürdün'de ileri gelen her aileyle.. sonra İsviçre'ye gönderiliyordu........................... Ürdün'ün dışişleri. Uzanlarm faaliyet ve organizasyonlarının merkezi olmaya devam etti.. Bölüm: Devlet olarak geldiğini öğrenince neden bilgi alamadığımızı anlamaya başladım. silah veriyor... Ama sonunda İngilizler de belli oranda bilgi vermeye başladılar.......... İngiltere'yi ve Hollanda'yı dolaşıyor....................... meclis..... Ülkemizden kaçan Uzanlarm yeni karargâhının Ürdün olduğunu kısa sürede öğrenmiştik ama burada işler daha zordu. Ayrıca o dönemde Alman polisinden Uzanlar hakkında İsviçre'deki dolandırıcılık ve kara para tahkikatım öğrenmiştik.._________.. çünkü Ürdün'de belli aile ve aşiretler devlet yönetimini paylaşmış gibiydiler... ama bizi oldukça şaşırtarak önce kara para ve mali konularda uzman iki polis gönderdiler.... olup bitenleri takip ediyor ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyorlarmış...... meğer tüm Avrupa............ Tüm uğraşlarımıza rağmen bilgi alamadığımız gibi Ürdün.... Uzanlarm belgelerini inceledikçe mali açıdan asıl merkez olarak İsviçre'yi seçtikleri anlaşılıyordu direkt ama hiçbir zaman paralar parayı önce Türkiye'den İsviçre'ye göndermiyorlardı..... Kral ile karşılıklı yakınlıkları vardı..... yurtdışı ilişkilerinde deneyimli olan ayrıca İsviçre mali polisinden bir yetkiliyi de yurtdışındaki bir görevden tanıyan Narkotik Şube Müdürü Yaşar Yaman ve tahkikatın İstanbul cephesini iyi bilen Kaçakçılık 249 ...... sonra da görüşme talebimizi kabul ettiler. 1 ._ . Hâlâ da ettiği kanaatindeyim.. ve ileri ülkelerin polisleri dünya üzerinde yürütülen önemli tahkikatlardan haberdar oluyor............. Krala hediye olarak otomobil........... her aşiretle ortak şirket kurmuştu......... askeri ve istihbarat kurumlarının bakan ve yöneticileriyle farklı ilişkiler geliştirmişlerdi......___________________........... sebebi belli olmadan milyon dolarlar ödüyorlardı......... İsviçre ise mali konularda hiç kimseye bilgi vermemekle ünlüydü........... Dünyaya bu gözle bakamayan Türk polisi ise bu anlamda çok gerideydi.....

.. Bu çok üzücü ve beni derinden yaralayan bir durumdu....... 1 ...... İsviçre Uzanlar hakkında soruşturma açmış..t ^ÖstcFCjrcî^.nık t3.............. Üstelik paraları varken yabancı bankalara anlamsızca faiz ödüyorlardı.................İ3jrını tcmiîi.... bu parayı Türkiye'ye doğrudan getirmeyip bunu teminat göstererek bankadan düşük faizle aynı miktarda kredi aldıklarını..3..._ ...... federal polisin Kaçakçılık Daire Başkanıyla. İsviçre savcıları da soruşturmanın sağlam delillere dayandığını gördüler ve memnuniyetlerini dile getirdiler........... Bölüm: Devlet Şubelerinden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Şammaz Demirtaş ile birlikte görevli olarak İsviçre'ye gittik...... Uzanlarm ve avukatlarının oradaki şirketlerinde aramalar yapmış.............. Hatta Uzanlarm İsviçre'de irtibat halinde oldukları kişiler ve onların son olaylar üzerine Uzanlarla yaptıkları yazışmaları ortaya koyunca.......... böylece hem vergi vermediklerini hem yurtdışına para £U / çıkardıklarını hem de yurtdışında kredi almış olmanın itibarına sahip olduklarını söylüyorlardı... aslında birçok Türk firmasının bu yolu kullandığını. İsviçreli yetkili bir ara (Telsim'in lisans sözleşmesi için hazineye 500 milyon TL yatırmaları gerektiği bir zamanda) Uzan-Iâxırı isviçre USI3 03. hiçbir yabancı firma ve bankanın Türk firmalarına kolay kolay yüz milyon dolarlık krediler vermediğini.. hangi şirketten çıkan paraların Hollanda-İngiltere veya İngiltere-Hollanda üzerinden dolaşarak İsviçre'ye gittiğini sunum yaparak anlattı....... bazı belgelere el koymuştu....... Yani İsviçre bankalarında aslında 500 milyon dolar paralarının olduğunu......ict kcrıciı p9. Uzanlarm Lotus Notes e-posta sistemi üzerinde tek tek..............._________.... 250 ...... İsviçre Federal Baş Savcısıyla ve Uzanlar hakkında başlatılan kara para ve yolsuzluk tahkikatlarını yapan iki savcı ile görüştük...... Soner Komiser... kamuyu ve hazineyi zarara uğratmak için bulunan yol ve yöntemlerde sınır tanınmıyordu.___________________............. yaklaşık 450 milyon dolarlık kredi aldıklarını söyledi....... İsviçre'de kredi bulduk diyenlerin çoğunun kendi paralarını teminat göstererek kredi aldıklarını ve sonra da kredi ödüyoruz diyerek paralarını yurtdışına çıkar-dıklannı.. Burada İsviçre mali polisiyle... hangi tarihte hangi yolu izleyerek......rB...........

... Diğer yandan Amerika baskı yapıyordu. hatta soruşturmanın devredilmesinin bile söz konusu olduğunu belirtti................._ .... açıkça hiç konuşulmasa da Uzanlar hakkında İsviçre'de başlayan dolandırıcılık ve kara para tahkikatı Motorola firmasının şikayeti üzerine başlamıştı._............ Bölüm: Devlet İsviçre'nin verdiği diğer bilgilerde Yımpaş Group AG adına Almanya'da toplanan paraların.......... İsviçre bir çıkış arıyordu. kara yoluyla İsviçre'ye getirilip Yimpaş'ın hesaplarına yatırılmasından sonra................... Türkiye'ye dönünce........_____........ çocukları ve sıkıntı içerisinde bulunan askerler yararına hediye olarak Telsim tarafından bir 251 ............. Görüşmelerde İsviçre bize bu bilgileri vermenin yanı sıra................ bu paraların bir kısmının Türkiye'deki Yimpaş şirketine............... Yozgat ve Ankara Savcılığı ile görüşerek soruşturma başlatılması için talepte bulunduk. Uzan davasının tüm savcılık işlerini yapan. Bu ihtimali destekleyen bir husus daha vardı.................. Bu istinabeye cevaben İsviçre den çok ciddi bilgiler geldi. bunlar arasında Ürdün Kralı Hüseyin'e. tarafı olduğumuz uluslararası adli yardımlaşma anlaşmaları çerçevesinde........ işin yükünü çeken Savcı Mecit Ceylan......... 1 .. eğer davayı bize devrederse hukuken bunu savunabilirdi......._________....... bu yüzden uluslararası hukuka uygun olarak bunun yolunu arıyordu......... bir kısmının ise belirli kişiler adına gönderildiği söyleniyordu...___________________. adli istinabe hazırlayarak İsviçre'deki ... Bunun üzerine İsviçre savcıları ile bizim tahkikatı gerçekleştiren İstanbul Şişli Savcısı Meclt Ceylan karşılıklı olarak görüşerek Uzanlar hakkında adli yardımlaşma kapsamında bilgi alışverişinde bulundu.............. evrak verebileceklerini.. Motorola............ ama İsviçre ciddi sorunlar yaratacağı için bu paranın Motorola'ya verilmesini istemiyordu.... Uzanların İsviçre'deki malvarlığını istiyordu.. Bolum: Devlet Uzan soruşturması dosyası ve içeriği hakkında bilgi talep etti.......1.......-............... Adalet Bakanlığı................. adli istinabe yöntemi ile istendiği takdirde soruşturmayla ilgili bilgi...... Davanın Türkiye'ye devri ve hatta İsviçre'deki mal varlıklarının Türkiye'ye gelmesi ihtimali kuvvetlenmişti...........

..... Daha sonra bu kitabı yazarken..... ciddi devlet anlayışı içerisinde bize gerekli bilgileri verdi ve yardımcı oldu....... görevli gönderiyor ve yardımlaşmak için gayret sarf ediyorduk.............. Japonya... İsviçreliler gerçek ve bu paranın ne gönderilmesinin gerçek sebebini tahmin ediyor.. delilimiz yoktu tahminimizi yazamadık.......... Bölüm: Devlet milyon dolar miktarında para gönderildiği de vardı. Zengin ve maddi imkânları olan kişileri izlemek çok zordu............ Singapur..... televizyonda Uzanların İsviçre'deki paralarından 150 milyon doların Türkiye'ye getirildiğini öğrendiğim 252 . Daha sonrasında görevden alındığımdan neticesinin ne olduğunu bilmiyorum....... özellikle Almanya en içten yardımcı olan ve bilgi veren ülke oldu.......... ama bizde delil var onu öğrenmek istiyorlardı... Uzardan yakalamak amacıyla bilgi almak için İsviçre dışında Almanya....... Lübnan'ın da kendileri ile ilgili hususlarda belli oranda bilgi verdiğini hatırlıyorum._ ..... Lübnan gibi daha pek çok ülkeyle yazışıyor...... yalnızca İsviçre'nin cevap verdiğini ve bazı bilgileri gönderdiğini duydum... Hakan Uzan tüm şirket ve mallarına el konmasına rağmen yabancı bir bankaya ait tek bir kredi kartıyla ayda 450 bin dolar civarında harcama yapabiliyordu.. burada beni sorduklarını duyunca ziyaretleri ve ülkem adına yaptıkları için teşekkür etmek ve değer verdiğimi göstermek için İstanbul'a gidip onlarla görüştüm....... Kral tarafından çekilen bu paranın neden Türkiye'den Ürdün'e doğrudan gön-derilmeyip bu yolun mı izlendiği bize soruluyordu......... 1 .......... Daha sonra İsviçre'de görüştüğümüz polis ve savcıların Uzan soruşturması ile ilgili olarak İstanbul'a gelip Savcı Mecit Ceylan ve KOM Dairesi yetkilileri ile görüştüklerini........... Birçok ülkede yeterli desteği bulamadık ama Almanya ve Japonya istenen hususlarda............. ama Maalesef sebebin olduğundan emindik............................___________________. Bu soruşturmalar devam ederken başka sebeplerden görevden alındım ve Edirne Emniyet Müdürlüğüne atandım.... Bu para önce İngiltere-Hollanda dolaştırılarak İsviçre'ye gelmiş ve buradan Ürdün'ün başkenti Amman'a gönderilmişti..._________..... Dubai. biz uçak biletlerinden gittikleri yerleri öğrenmeye kalkarken onlar bilet değil uçak kiralıyorlardı......

.............. birlikte ama incelemekti................._________....___________________........ Bu aşamada tüm imkânlarımızı kullandık... ciddi alınmıştı...................... Unutamadığım eksik soruşturmalar arasında beni rahatsız eden olaylardan biri olarak zihnimde duruyor.... Bu üyenin Uzanlar dışında başka bir 'batan banka' sahibi gruptan da para aldığına dair ciddi göstergelere ulaştık. buna sonuçlanmadı. bu defa toptan kurtuluş 253 .................... bankada zimmetlerine geçirdikleri 8 katrilyonu tahsil etmek için Uzanların tüm şirketlerine el koydu ve grup şirketlerine yeni yönetim kurulları atadı.... fış ve belgelerini rüşvet yeminli banka murakıbıyla emindim..... Bunu öğrenmenin yolu bankanın ödeme ve hesapla ilgili o günkü evrak...... hesapların bulunduğu banka şubesinde murakıpların ve bizim inceleme yapmamıza izin vermedi.. bankanın paralarını zimmetine geçiren kişilerden bu paraların geri alınabilmesi için daha etkin tedbirler alınmaya başlandı ve bu kapsamda 5020 sayılı Bankalar Kanunumda önemli değişiklikler yapıldı. İmar Bankası'na el konmasından sonra......... Uzan'm işlediği suçlar ve yaptıkları usulsüzlükleri soruşturmaya çok yönlü devam ederken ve rüşvet konusuyla ilgili bilgileri araştırırken.. 1 ..._ .... Bölüm: Devlet zaman............ Buna dayanan TMSF.. Yeni duruma göre bankalar..... Yeni yöneticiler... Ancak bu kararın başarılı olması için yeni yöneticilerin Uzanların fiziki saldırı ve şerrinden korunmaları gerekiyordu.............. özellikle de BDDK üyesi bir görevliye verdikleri yüklü miktardaki rüşveti araştırıyorduk... başta Telsim ve Çimento Grubu yöneticileri olmak durumdaki bu şirketleri ayağa kaldırdıkları gibi konjonktürün de değişmesi ile şirketlerin çok iyi fiyatlara satılmasını sağlayarak devletin kayıplarının belli oranda karşılanmasına büyük katkıda bulundular................ Banka şubesi rüşvet verdiğinden şüphelendiğimiz diğer gruba aitti ve savcılığa doğru bilgi vermiyordu...... yeni yöneticilerin bir süre şirketlere geliş gidişleri bile ciddi sorundu..... Herkesin iyi insan dediği savcı.. bu işi ilk başlatan ve gelişmesine katkı sunan biri olarak çok mutlu oldum. Uzanlar mücadeleyi bırakmıyordu. mevduatı zimmetine geçiren kişilerin tüm malvarlığına el koyabilir hale geldi.......

....___________________......... Temel hiçbir usule uymayan bu karar Anayasa Mahkemesinde kabul görmedi..... daha karşı tarafa dava dilekçesini tebliğ edip görüşünü sormadan davayı Anayasa Mahkemesi ne gönderme kararı vermişti._ .............. ciddi bir mahkemede olmaması gereken bir olaydı ve anlaşılan Uzanılan baştan savmak için verilmiş bir mahkeme kararıydı.... Bu konuda davanın yakın tarihe kadar Cayman Adalarımda devam ettiğini ve bir süre önce Uzanlarm davayı kaybetmesi üzerine TMSF'nin yatları sattığını öğrendim.. Cem Uzanın evinin altına sakladığı 80 milyon TL'lik kontör kartını dahi bulduk.... Uzan davasında yapılan yolsuzluklarda kusuru olan. Sonunda ülke içerisinde numara yapamayacak hale gelince.... her zaman bir şeyler çevirmeye çalışıyorlardı.......... Uzanlar iki ciddi rüşvetle bunu da sağladılar: Birincisi Bakırköy'de açtıkları bir davadaydı.... ama iki yıl boyunca her hamlelerini tespit ederek önlemeyi başardık.... Diğer karar ise İstanbul idare mahkemesinde alınmak istendi.............._________....................................... Firari 254 ... Hukuk Mahkemesi......... Uzan ailesi fertleri ve yöneticilerinden oluşan yaklaşık 40 kişi hakkındaki tahkikat evrakımız sonunda yargılamalar devam etti ve bu kişilerin çoğu mahkum oldular... Bölüm: Devlet Yıllarca bazı davalarının yüksek mahkemelerde rüşvetle kapa tılmasmda kullandıkları.. yurtdışında faaliyet göstermeyi denediler: yatların TMSF tarafından satılmasına mani olmak için eski tarihli satış senedi tanzim ederek uluslararası sularda kullandırmamaya teşebbüs ettiler............ Bu...... Durumu haber aldık ve Adalet Bakanlığı ile birlikte mahkeme başkanına haber verdik ve yapılmak istenen hile daha anayasa mahkemesine gitmeden önlenmiş oldu. Uzanlar ise hiç boş durmuyor. ünlü ve bürokrasi camiasında hatırı sayılan hukuk profesörlerini de kullanarak harekete geçtiler.... Bu iş için önce yerel bir mahkemenin önlerine gelen bir davada uygulanan 5020 Sayılı Bankalar Kanunumun anayasaya aykırılığını ileri sürerek davayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıması gerekiyordu.................. 1 . hileyi önceden haber alıyor ve ilgili kurumları uyarıyorduk............... Uzanlarırı yapacağı her manevrayı.... bir kısım davalar hâlâ devam ediyor......

Maliye ve Hazine için aslında Uzanlar çok sinyaller vermişti....___________________.4 katrilyon TLiıin yok edilmesine mani olamadılar... ama bu soygunun gerçekleşmesine manı olmayan.... Bu ülkenin kamu görevlileri kamunun soyulmasına mani olamadılar...... ama zaman zaman her şeyi allak 255 .... birçok defa alarm zilleri çalmıştı........ hem de daha sonra kendi yandaşlarının yolsuzluklarına bakmaya kalktığımızda iktidar sahiplerinin hasımlığını kazandık...... Milli İstihbarat..... Ama bizler hem Uzan in. kaderini etkileyecek bu büyük olaylarla ilgili tehlikeyi görmekten çok uzaktık....... devletin hiçbir yasasına uymuyor..... hiç vergi vermiyor......... her biri 30-40 milyon dolarlık 5 tane yat......... Devletin güvenliğiyle ilgili çalışan birimler sorunları algılamak. Bölüm: Devlet baba Kemal Uzan ve oğul Hakan Uzan hakkında açılan davaların görülmesi için yakalanmaları bekleniyor. 2 tane uçak kullanıyor........ anlamak ve ona uygun tedbirler almak konusunda veya onu uygulayan kişileri izlemekte aciz kalıyordu..... Bugün Uzanlardan bunun hesabı kısmen soruldu. Maalesef biz küçük hırsızlıkları ve patırtılı gürültülü olayları görmekte geç kalmıyorduk.. tüm ülkenin mali sistemini. görevini yapmayanlara hiçbir şey olmadı............._ ......... hem Uzanlardan menfaat elde etmek isteyenlerin........... 8-10 milyon dolarlık 2 tane helikopter. hem de devletin üst düzey görevlisi olarak emekli oldular.. hem kamuda yüksek maaşla görev yaptılar. O günkü rakamla 8.. ama devleti daha ciddi sıkıntılara sokabilecek............. ayda milyon dolarlar harcıyorlardı............ Pişman mıyız? Asla! Üstelik gurur bile duyuyoruz..... Her zaman halkın parasını kullanıyor........ Aslında Uzan olayı da (diğer birçok olayda olduğu gibi) devlet birimlerinin........._________. hem Uzan'm dostu oldular.. asıl o sahayı düzenleyen şartların içerisinde olup bitenleri çok iyi göremediklerini..... çoğunlukla kof ve alışılmış bir denetim mekanizmasının çalıştığını gösteriyordu...... BDDK... Emniyet İstihbaratı...... 1 ...... Belki de doğrusu bu sistemin kendi içerden gelen denetim ve dengelerine göre yürümesidır. Aslında Uzanlarm yolsuzluğu ile ilgili birçok emare orta yere çıkmıştı.... Uzanlar yılda üç beş gün kullanmak için..... her gün yeni yolsuzlukları rahatlıkla yapıyorlardı....

.. o şuura sahip olduğumuz kanaatinde değilim........ Neşter Operasyonu isminde... eski HSYK Baş kan vekili ve o zamanın Yargıtay üyesi Ergün Güryel ve iki üç kişi ile irtibatları vardı.... gece saat 24'te tüm sanıklar 100 bin dolarlık kefaletle serbest bırakılmışlar ve sanki bu tahliye bekleniyormuş gibi o saatte 100 bin dolarlar temin edilerek tahliyeler sağlanmıştı..._________...... Uzun süren tahkikatlar sonunda Ömer Süha Aldan. hatta Yüksek Mahkeme'de rüşvetle iş takip eden bir grubun varlığım tespit etmişti...... Ömer Süha Bey.... kalp ameliyatlarında kullanılan tıbbı malzemeleri yurtdışından ucuz fiyatlara alıp ülke genelinde anlaşmalı ortanı yaratarak çok yüksek fiyatlara satmak suretiy le büyük yolsuzluk yapan.. gerçeğinin de bu düşünce sisteminde olduğunu zannediyorum....___________________... Bu grup..... Alışılmamış bir biçimde ilk duruşmalarında..... Bana kısaca olayı anlattığında bu konuda sonuna kadar kendisinin yanında olacağımı söyledim............ olayları izlemesi ve bu işler büyümeden tedbir alması gerekir....... devlette ve özellikle mahkemelerde. Bu sırada ben daire başkanı olarak atandım............... 1 . Kısa süre sonra tahliyelere rüşvet.. Bölüm: Devlet bullak edecek Uzamlar gibi insanların ve emsallerinin türe-memesi için devletin güvenlik birimlerinin mutlaka zamanında........... Savcı Aldan in 256 .. bu nedenle SSK ve Emekli Sandığını büyük zararlara uğratan kişiler hakkında tahkikat yapılmış ve bu kişiler tutuklanmıştı.. karıştığı dedikoduları çıkmış................... Neşter 2 Operasyonu KOM Daire Başkanı olarak atanmamdan kısa bir süre önce....._ ....... her işini kendisi takip eden 'tam bir savcı' idi...... Bir zaman sonra tahkikat belli bir olgunluğa gelmişti ve operasyonun yapılması gerekiyordu.... Ama maalesef o düşünceye...... bu zamana kadar da birçok davada rüşvetle adaleti etkilemişlerdi veya öyle gözüküyordu.. İşin zor tarafı ise bu grubun çok güçlü olmasıydı............... ender görülen titizlikte işini yapan......... sorunumuzun özünün de............ olayın savcısı Ömer Süha Aldan tahkikatı bu yöne çevirmiş ve böylece Neşter 2 operasyonunu başlatmıştı............. önemli banka ve holding davalarını takip ediyordu...

.. diğer sanıklar hakkında da bizim arkadaşlarla birlikte tahkikata başlandı........ Bu her takip daire iki başkanı Yargıtay da raporunu de üyesinin cezalandırılmasını talep etmişti............... Aracılık yapan Hakkı Süha Şen........................... Ömer Süha Aldan................ Bölüm: Devlet değerlendirmesine göre (ki ben de bu görüşe katılıyordum)..... Yargıtay üyeleri hakkında soruşturma yapmak üzere bir Yargıtay Daire Başkanı'nı hazırlayıp rüşvet görevlendirmişti...........___________________..... 1 .. Türk Telekom-Turkcell Ara Bağlantı Sözleşmesi davası..... kendisinden davan m durumu hakkında bilgi almak istiyordu............_ ......... Tahkikat devam ederken Yargıtay Başkanlar Kurulu.. Onu izlerken gördük ki bir davası Yargıtay'a gelmiş...... Yargıtay üyeleri hakkındaki ihbarını Yargıtay Başkam'na aktardı....... Bu arada yaptığımız başka bir tahkikatta birçok suçtan yargılanan ve mafya babası olarak bilinen Alaattin Çakıcı'nın faaliyetlerini takip ediyorduk.............. Yargıtay üyeleri de sanıktı ve onlara da işlem yapılmalıydı ama bu... bundan başka işleri olmayan kişiler ve bürolar tespit edilmişti....... Erbakanin davası gibi davalarda rüşvetle karar almaya çalışmışlardı.... daha Önce yapılmış bir şey değildi........... Yargıtay Başkanı Eraslan özkaya ile de dolaylı bir irtibat kurmuş.. Yargıtay üyeleri hakkında Yargıtay Başkanlar Kurulu denen.. onun davasını da MİT yönetici personelinden Kaşif Kozinoğlu takip ediyor ve bazı aracılar vasıtasıyla davayı Çakıcı lehine bitirmeye çalışıyordu. Rüşvet vererek adalet sisteminde istedikleri kararları almayı meslek haline getirmiş. Buradaki önemli delilerden biri vermek suçlarından telefon ettiğimiz kişilerin Yargıtay kararıyla üyeleriyle yaptığı konuşmalarının mahkeme dinlenmesi ile elde edilecekti.. ancak Yargıtay üyeleri yönünde mahkeme kararının olmaması ve zaten onlar hakkında karar verecek bir merciin de yokluğu Yargıtay Başkanlar Kurulunun değerlendirmesini çıkmaza sokuyordu...._________...... kurula sunmuş...... Bu kişiler Neşter Operasyonu davası. Yargıtay Başkanı hin başkanlığında bazı Daire Başkanları ve üyelerden oluşan 8-9 kişilik kurulun karar vermesi gerekiyordu. 257 .........

.............. bu kişi aracılığı ile de Bodrum'daki yazlığını tamir ettiriyordu.. "Karagümrük Lokali'ni tarayın" diye talimat vermiş ve adamlarının ateş açması sonucunda 12-13 kişi yaralanmıştı....) Bunun üzerine İstanbul DGM Savcılığı. Bu davada Çakıcı.... bir yere oradaki kişileri yaralama veya öldürme kastı ile ateş açarsanız ve orada birden çok kişi ölür veya yaralanırsa olayın failleri her kişi için ayrı ayrı ceza alır.... bir yaralamanın ağırlaştırılmış halini uygulamıştı......... tüm telefonlarını kapattı.......... Beşiktaş Kulübümde Sinan Engin sahte gibi kişilerin vize kimlik almaları...___________________......................... kararın bir suretini de çantasında taşıyan Başkan Eraslan Özkaya'nm Çakıcı'nm adamlarına olayı anlatması ile öğrendik... Dosya İstanbul DGM'ye geldi...... Tutuklama kararm-dan önce sahte hüviyetle bir yat kullanarak Yunanistan'a çıkış yaptığını tespit ettik. aralarındaki geçmiş ilişkiler...... Dava bozulup mahkemeye gelince savcılar şahsın bu ceza tehdidi karşısında kaçma ihtimalini göz önünde bulundurabilirlerdi.... Yargıtay davayı bu gerekçe ile bozup her kişi için ayrı ayrı ceza tayin edilmesini isteyince 13x5 yıl gibi bir ceza ortaya çıkmıştı. Dava Yargıtay'da Çakıcı aleyhine bozuldu....... Çakıcimn ve aracılarının telefonları mahkeme kararı ile dinlendiğinden Yargıtay Başkam Eraslan Özkaya'nm da bu kişilerle gerçekleştirdiği davaya yönelik konuşmaları kayda giriyordu. ama mahkeme bu davada ceza verirken yaralanan her kişi için ayrı ceza vermemiş..............._ ............ Bölüm: Devlet Yargıtay Başkanı.. Savcı yeni durum karşısında Çakıcımın tutuklanmasını talep etti ve bu arada kaçma ihtimaline binaen de biz şahsı takibe başladık... Hukukumuza göre....... bu yüzden burada bu konuları kısaca geçiyorum. Çakıcı'ya kaçmasında yardım eden kişilerin faaliyetlerim de araştırmak istedi.. bundan dolayı Yargıtay dosyasının yerel mahkemeye ivedilikle gelmesi gerekiyordu....... beklentisi....._________......... veya İtalya hm Konsolosluğumdan belgelerle Çakıcı Türkiye'den gizlice dışarı çıkışında yardım aldığı kişiler ayrı bir kitabın konusu olacak genişlikte........ ama Çakıcı daha önceden tüm adamları ile irtibatını kesti...... Hakkı Süha Şen ile eskiden tanışıyor. O zamanlar 258 ............... Bunu....... (Aslında Çakıcıya MİT mensubunun yardım etme sebebi.... 1 .

. ancak yanlış anlaşılmalara neden olmamak için sorguyu kendilerinin yapmasını önerdim............ vs dolayısıyla olayları başka yerlere çekebilirlerdi. Savcılar bu kişileri sorguladılar.. eğer Yargıtay..." diyerek sadece hukuku hesap ettiğini göstermişti........... ne yaptıkları..... kendisine bu kişileri yakalayıp getirebileceğimizi.............................. MİT mensubunun adının geçtiğini belirttiğimizde.... Sorgudan çıkan kişilerin her şeyi Eraslan Bey'e aktardıkları. hatta birkaç gün sonra Muğla'ya giden Eraslan Bey'i karşılayıp biraz da abartılı olarak sorulanları anlattıkları kanaatindeyim.. Böylece şimdi.... gelse bile makamına uygun 259 . suçu kim işlerse hukuk önünde hesap vermeli ve hiç kimseye ayrım yapılmamalı.... hukuk adamı Abdüİkadır İlhan 'a bu davada Yargıtay Başkanımın.........._________... daha doğrusu bu olayı tam manası ile yalnızca biz biliyorduk.. üyelerinki rüşvet gibi ağır bir olaydı.. Tabii bu kişilere Çakıcı adına Eraslan Beyle ne konuştukları.... şahsımdan kaynaklı olarak geçmişteki Susurluk ifadelerim. Eraslan Bey'in davası belki buraya bile gelmeyecekti................. Yargıtay Başkanlar Kurulunun önüne gelen Neşter 2 Davası'ndaki mahkeme kararı ile yapılan dinlemede....... 1 .. Savcı İlhan durumu makul buldu ve verilen talimatla Çakıcı'ya yardım eden ve bir kısmı Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile de irtibatlı kişileri yakalayıp İstanbul DGM Savcılığına getirdik..... Aslında Eraslan özkayaiım durumu bu iki üyeye benzemiyordu....... soruşturma yapılan sanıklarla irtibatı olan Yargıtay üyelerinin bu konuşmalarını delil sayarsa ve Yargıtay üyelerini suçlu bulursa........... birkaç gün sonra da Yargıtay Başkanı Çakıcı'ya yardım etmek olayı ile ilgili olarak aynı şekilde kusurlu bulunacaktı...... Bölüm: Devlet İstanbul DGM Savcısı oları Yargıtay 5........... hatta Eraslan Bey'in evinin tamiri gibi konularda bazı sorular ve telefon konuşmaları da soruldu... Daire üyesi.... Yargıtay üyelerinin durumunun benzeri Yargıtay Başkanı için de söz konusuydu ve bir iki gün sonra aynı şekilde kendisiyle ilgili dosya da buraya gelecekti......._ ....___________________..... Bu durumu diğer Başkanlar Kurulu üyeleri bilmiyordu........ "Devlet adına yapılan görevlerin haricinde..... Savcı İlhan olaya karışan kişilerin gözaltına alınıp sorgulanmasını istediğinde......

........ Burada bir atölyeyi kiralayan ve boya işi yapacaklarını söyleyen kişilerin uyuşturucu imal ettiğinden şüpheleniliyordu. Yargıtay üyesi eski HSYK Baş kan vekili bin kendilerini arayarak davayla ilgili etkilemeye.... 1 ........... halbuki adalet sisteminin başındaki kişilerin bu durumları hiç de bu kadar basit geçiştirilmemeliydi.... inkar etti..... hiçbir işlem yapmaya gerek yoktur manasında bir karar verildi. 260 ....... Bölüm: Devlet davranmamak en fazla kınanacak bir kusurdu..... ama zannederim o panikledi.... Bu seviyedeki yüksek yargıçların adaletsizliğine şahit olup ülkemizdeki adalete inancımızı kaybederken..._________........ kendi Yargıtay Başkanlarımı ve Yargıtay üyelerini haksız bulan böyle hâkimleri görerek de adalet adına gelecek için umudumuzu muhafaza ediyoruz......... bir gün Kayseri den önemli bir haber geldi............. baskı kurmaya çalıştığını beyan ettiler....... ama tüm davaları kaybetti. mahkeme sonucunda dinleme karan yok hükmündedir............___________________........................ Bu karar çıkınca bir süre sonra Yargıtay Başkanının Çakıcı davasındaki rolü basma intikal etti ve Başkan oldukça zorda kaldı... Bu bilgi üzerine hemen Kayseri Emniyetine Merkez Narkotik ekibi gönderdim ve bir müddet sonra şahısları izlemeye başladık......... Kayseri Uyuşturucu Operasyonu Kaçakçılık Daire Başkanlığında görev yaparken................. Neticede iki Yargıtay üyesinin dinlenmesi için Başkanlar Kurulunun mahkeme kararı olsa da.. Çakıcının bu karardan sonra tutuklanabileceği yorumlarında bulunması gibi nedenlerden ötürü inandırıcılığını yitirdi... Yargıtay üyeleri hakkında ayrıca karar alınmadığından..... Sonra Eraslan Bey hakkında yazan tüm basın mensuplarını mahkemeye verdi....._ .................. ama Yargıtay'da MÎT'çi Kaşif Kozinoğlu ile görüşmeleri.. Yargıtay'ın Çakıcı hakkındaki bozma kararını çantasında taşıması.......... Yine Neşter 2 Davasi kapsamında devam eden mahkemelerde tanık olarak dinlenen bazı hâkimler...

....... Bu atölyeyi gözetleyebilecek mesafede birkaç yere kameralı ve fotoğraf makineli personel yerleştirdik ve kısa süre sonra buraya gece geç saatlerde araçların geldiğini ve bazı malzemelerin indirildiğini tespit ettik........ Bölüm: Devlet Düşünüldüğünde Kayseri bu zamana kadar uyuşturucu işine hiç karışmamış..... Diğer yandan atölyeden çıkan tüm atıkları............ çöpleri alıp inceleme için laboratuara göndermeye başladık... Yapılan işin legal bir iş olmadığı konusunda kanaatimiz artmıştı........... Bir süre sonra artık bu operasyonun elimize geçmiş büyük bir fırsat olduğuna ve iyi değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirdim.. uyuşturucu bulaşığı ve uyuşturucu yapımında kullanılan malzemeler olduğu belirlenmişti.... çekerek Birinci neler olabileceği malzemeler konusunda malzemelerin hafta dolmadan bu uyuşturucu imalatında kullanılan olabileceği fikrini taşımaya başladık........ buraya girip çıkan her şeyi takip etmeye başladık. Bir süre sonra gönderdiğimiz atıkların laboratuar sonuçları geldi......... daha kapsamlı bir operasyon düzenlemek üzere ikna ettim....... araç ve kurduğu irtibatlar da bunu doğrular nitelikteydi. gelip giden araçlara GPS (takip) cihazı yerleştirip onların nereye gittiklerini öğrenmeyi düşünüyorduk.. Aleni bile yapılsa kimsenin dikkatini çekmeyeceği için kaçakçılar açısından çok uygun bir ortam yaratıyordu. alt katta ise başka bir atölye faaliyet 261 .. Araç plakaları şüpheliydi..___________________......................................... meşhur bir uyuşturucu imalatçısı olan ve çeşitli suçlardan dolayı aranan Selim Gezer olabileceğini belirterek bu şahsın Emniyetteki dosyasını getirdiler... istihbaratın teknik imkânlarını da zorlayarak.......... ayrıca gelip giden malzemelerin yorumlar fotoğraflarım yapıyorduk. Kısa bir süre sonra arkadaşlarım bu kişinin. araç plakalarını Öğrenmeye çalışacaktık. Fotoğraflara baktığımızda benzerlik çok fazlaydı....... Böylece işi bir adım daha ilerlettik ve atölyeyi sürekli kamera kaydına alarak.. Bu esnada dinlemelerimiz de sonuçlanmış..... faaliyeti yönetenin Selim isminde biri olduğu anlaşılmıştı.. Atölye iki katlı bir binanın üst kalındaydı....._ ._________..................... Arkadaşlarımı ve teknik şubeyi.............. İlk etapta atölyeye gelip gidenleri.... 1 ... dikkat çekmeyen bir yerdi... Bu şüpheyle içerideki kişilerle ilgili bulduğumuz telefon numaralarını dinlemeye başlamıştık.

..... Artık bir imalathane takip ettiğimizden emindik.... İzmit'te ve diğer illerdeki faaliyetlerini takip edebilmek için araçlarına GPS yerleştirdik ve takibi başlattık..... Böylece içeride olup bitenleri görmeye başlamıştık........ ekip biran önce müdahale etmek için sabırsızlanıyordu..... 1 ........... Bir süre sonra Selimin ve onunla irtibatı olan diğer kişilerin büyük çoğunluğunun Kayseri de olduğuna kanaat getirdikten sonra operasyonu başlatmaya karar verdik.. Alt katta uygun ortamı yarattıktan sonra minik.. gece çalışan kişiler asitleri ölçerek ve birtakım kimyasal maddeleri kaplara aktararak....... Orada gerçekten uyuşturucu imal edildiğini tespit ettik.. Alt kattaki insanlarla görüşerek üst kata çıkan bir kamera sistemi kurmayı düşünüyorduk.. hafta kayınbiraderi bir kimyagerdi............ Yakalama operasyonuyla 262 .. Sonunda epey bilgi sahibi olduk.... ekibin sabrı azalmış..... Yaklaşık 20-25 günü geçmişti... belli oranda ve belli ölçekte bir araya getirerek işlemler yapıyorlardı.......... Yani ailecek bu işin içindeydiler ve Selim işi organize edebilecek kapasitede biriydi.... Selimi bekliyorduk... birkaç kişiyi de tutuklamak bir şey ifade etmiyordu....... Selim bu işin içindeydi..... alt katta koyduğumuz kamera sistemiyle üst kattaki insanların ne yaptıklarını tamamen seyredebiliyorduk.......... İmalathaneye geldiğinde yakalama operasyonu yapmaya karar verdik. eşi de Bulgar'dı.._ ... Ama benim amacım bu malı gidebildiği yere kadar takip etmekti.... Dünyada çok az polise nasip olabilecek bir sitem kurmuştuk ve canlı olarak içerde olup biten her şeyi izleyebiliyorduk... Bir süre sonra imalathaneye gelip giden insanların İstanbul'da... bir an önce müdahale etme isteği ağır basmaya başlamıştı...........___________________............... asıl organizatör oydu ve uluslararası çalışan büyük bir uyuşturucu hap kaçakçısıydı......... kılcal kameralarla ikinci katı gözetleyebildi bir kamera sistemi kurduk...... yaklaşık 1 aydır operasyonu yürütmekteydik..... Atölye neredeyse bir BBG evi olmuştu...... üstelik birçok suçtan aranıyordu... Bulgaristan'daki eşi ve yakınları birkaç defa atölyeye gelip gitmiş gözüküyordu......... çünkü sadece imalathaneyi almak......_________.. Bölüm: Devlet gösteriyordu.. geçmiş faaliyetleri de bunu gösteriyordu...... Dosyasındaki bilgilere göre Selim Bulgaristan'da evlenmişti..

.._________... Türkiye ile Hollanda arasındaki uyuşturucu kaçakçılığı olayları dolayısıyla iki ülke polisi arasında işbirliğine dayalı yakın bir ilişki ve alaka vardı.......___________________... Avrupa'ya gönderilen trafiği uyuşturucuların çoğu ülkelere dağılıyordu. hâkim olduk.... Baskın düzenleyen arkadaşlarımız "imalathaneye girdik.... gidiyor....................... böyle bir şeyin desteklenmesi gerektiğine inandım ve gittim............ Bu operasyon bizim açımızdan çok mükemmeldi............. kokainin ve sentetik uyuşturucu dediğimiz Extacy'nin tüm dünyaya yayılmasında kavşak konumundadır ve bundan dolayı da Türk polisiyle çok sıkı bir ilişki içerisindedir.. ama her safhası örnek bir olay olarak eğitim derslerinde anlatılacak nitelikteydi.............. oradan diğer uyuşturucu dünyadaki açısından kilit noktadır.. Ankara'dan Kayseri'ye 3 saate yakın bir sürede varmamıza rağmen imalathanede halâ asitlerin kaynamakta olduğunu gördüm......... hatta ilişkileri sıcak tutmak adına eşlerimizle davet edilmiştik... orada bu türden olaylar fazla olmadığı için birikim de yoktu..... Türkiye'den........ 1 ........ Bu ilişki benden önceki dönemde KOM Müdürlüğü yapmış Emin Aslan zamanında kurulmuş ve devam ettirilmişti. hem ilk defa böyle ciddi bir uyuşturucu operasyonu organize ettiğimizden orada bulunmak.............. Şahıslarla ilgili adli işlemler yapılarak Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderildi.... Bu operasyonu daha sonra Hollanda'da gerçekleşen bir sempozyumda anlattım.... Bu ilişkiler kapsamında Hollanda tahkikat grubu bizi Hollanda'ya davet etmişti... hem en tepedeki adama ulaşmıştık hem de çok orijinal bir sistem kurmuştuk. önce Hollanda'ya Hollanda........ Sonuçta tümü yargılanarak tutuklandı ve 12 kişi mahkum oldu........_ .. Bölüm: Devlet şahısların tamamını alacaktık...... Kayseri şubesi bu konuda yeterince donanımlı değildi.. Biz böyle başarılı bir operasyonun nasıl başladığını ve nasıl devam ettiğini bir sunum haline getirdik....... Bunun üzerine o zamanki Emniyet 263 . hem de işleri bir düzene koymak için Kayseriye gittim............ Operasyonun kod adı Erciyes'ti... Benim çok kısa özetlediğim bu olay 30 gün içerisinde devam etmişti....... içeride her türlü malzeme var" deyince ben Başkan Yardımcılarım alarak hem olay yerini görmek....

.. Yani imalathaneyi saatlerce çektiğimiz filmin sadece birkaç kare görüntüsü ve birkaç kare fotoğrafı vardı....... İşte böyle bir araç ile uzun mesafede uyuşturucu ticareti yapılacağına dair bilgi almış...... ancak film kayıtları epeyce yüklü dosyalar olduğundan yalnızca fotografían gönderebildiler... Ben de Erciyes Operasyonu ile ilgili bir sunum gerçekleştirdim... Her soruya cevap verebilecek durumdaydım....... çok idealdi ve Hollanda'da bilinen sentetik uyuşturucu ile ilgiliydi........ Narkotik teşkilatının toplantılarına katıldık........... ve böylece tüm olup biteni izlediğimizi da ekrana söylediğimde imalathaneyi gösteren fotoğraflar geldiğinde Hollanda polisinden birkaç kişi ayağa kalkıp buna inanamadıklanm söylediler... 1 ................ Hollanda polisine Türkiye'deki uyuşturucu ile mücadele konusunda bilgi vermemi ve onlann sorularını yanıtlamamı istemişlerdi.. Bu yüzden daire ile bağlantı kurduk.. Lodur Operasyonu Ağır iş makinelerini taşıyan tular lodur olarak adlandırılır............._________.. bunları izlemeye ve dinlemeye başlamıştık........... Bu tırlar dozer gibi ağır ve büyük iş makinelerinin nakliyesinde kullanılır................. Türk polisinin bu kadar teknik açıdan bu kadar donanımlı çalışarak imalathanenin içine kadar girebilmesini kıskandıklarım bile gördüm........................... Benim açımdan..... Telaş ve heyecan içerisinde giderken sunumun yer aldığı CD'yi unuttuğumuzu fark ettik..... Bu bizim için çok iyi bir fırsattı ve zaten benim de amacım hep daha büyük 264 ... internet üzerinden göndermelerini istedik.... Bir süre sonra gerçekten de izlediğ lerin lodur ile Afganistan'dan uyuşturucu getireceklerini öğrendik.... Sunumda imalathanenin içerisine kamera yerleştirdiğimizi...._ . Bölüm: Devlet Genel Müdür Yardımcımız Emin Aslan ve benden önceki Daire Başkanı İsmail Çalışkan ile birlikte ailelerimizle Hollanda'ya gittik... Dinleyenler arasında Hollanda'nın en meşhur narkotikçileri vardı.......___________________. Ayrıca çok başarılı bir operasyondu ve ben düzenlediğim için her şeyin teferruatını biliyordum.... Bu toplantıda benim de kısa bir sunum yapmamı....... Sunumu bu eksikliklerle gerçekleştirdim........ Bu çalışma yöntemi Türk polisi açısından oldukça gurur vericiydi..........

. Maalesef bu kadar kısa zamanda bir uydu vericisi bulabilmek kolay değildi.......... Ancak bütün ısrarlarıma rağmen... biz bu atölyeyi de denetliyorduk.. Atölyede lodurun ön kısımlarından . Bölüm: Devlet organizasyonlarda... özellikle müttefik olduğumuz Amerika'dan............ Ne istihbaratta ne de bizde böyle bir cihaz vardı.. Daha sonra ön tarafı kapakla kapatılınca en azından birkaç ton alabilecek kadar büyük bir zula elde edilmiş oluyordu..._................ Dışarıdan bakıldığında araca.__________.... zula yapılması.___________________........... 1 . ayrıca devasa bir tır olduğu ve girip çıkabileceği yerler sınırlı olduğu için takip etmek çok kolaylaşacaktı... Fransa'dan almak mümkündü ama ben operasyonun tamamını kendi imkânlarımızla gerçekleştirmek istiyordum....... Amacımız lodur yola çıktığı zaman uygun bir yerde GPS takip cihazı yerleştirmekti: lodur un üst kısmında büyük kalaslar vardı...._ . Aslında cihazı başka ülkelerden._..... böyle bir araçta bu kadar büyük bir zulanm yapılıp bu kadar ustalıkla gizlenebileceği hiç aklımıza gelmemişti... ayrıca yetersiz olmamız ihtimaline karşı İstihbarat Daire Başkanlığının unsurlarından da destek talep ettik.. işin kaynağına giden işlerde yer almaktı............ kapağının takılması dahil her aşamayı görüntülemiştik... Devlet 1.... Almanya'dan...................._.... çünkü onlardan cihaz alındığı zaman sanki operasyonun tamamı onlar tarafından 265 ..... ana şasesinin içerisi boydan boya zula haline getiriliyordu.... ancak istihbarat birimi bir hafta bütün bu işlemleri tek tek fotoğraflamış................_________.... birini kaldırıp içerisine rahatlıkla cihaz yerleştirebilirdik ve kalaslar sinyalleri absorbe etmediğinden dolayı da haberleşmek çok iyi olacaktı........ Bölüm: kapaklar açılıyor...... filme almıştı.... O kadar ki. Bunun üzerine narkotik şubesini ilgili birimlerle harekete geçirdik........... basit ihbarlara dayanan küçük olaylarla uğraşmak istemiyordum............ araca uluslararası çalışabilen bir GPS cihazı koyamadık............ önemli alet edevatın konacağı yedek depolar yapılıyormuş gibi görünüyordu... Tirm gizli zula sı İzmir'de bir atölyede yapılıyordu........ Tırın alınması.. elimizde o kadar teknik imkân yoktu ve daha önce hazırlık da yapılmamıştı........................... bu araçları her gün görmemize rağmen...........

.... hudutlarımızı terk edinceye kadar tın takip ettik........ Iranda cep telefonlarımız uluslararası dolaşıma dahil olamıyordu........... arkasından takip başlattık... fakat şoför gün boyunca bir türlü asıl patronu ile kontak kuramıyordu........ Yardım en zor şartlarda ve son çare olarak düşünülmeliydi.._________............ ama ummadığımız bir şey oldu. Afganistan'a veya Pakistan'a varınca çalışır diye düşünüyorduk...... Bu yüzden İran'dan sonrasını göremiyorduk....... 1 . bunun yerine bir cep telefonu koyacaklardı............. Fakat enteresan bir şey oluyor.._ ... kendi polisimizin Avrupa'da ve dünya üzerinde prestij sahibi olmasını istiyordum....... bunu başarabilse İstanbul'da bir adrese malı teslim edecekti............ İstanbul 266 . Ayrıca tır şoförünü de dinlediğimiz için ülkeye girdiği zaman haberimiz olacak diye daha gelişmiş bir cihaz konmasına pek taraftar değillerdi..... tedbirli davranıyorlardı......... Bir yandan şoförü dinlemeye devam ediyorduk.. Neticede teknik ekipteki arkadaşlar uygun cihazı araca ycrleştiremediler................. bize sadece sinyal gelse... Ben her şeye rağmen tır m uzun sürede gelebileceğim ve telefonun pilinin yetmeyeceğini düşünerek yöntemlerini reddediyordum. dikkat çekmeyecek iki takip timini tır ülkemize hem.... Nasıl olsa tır kocaman.. Urdan teknik veri alamıyorduk.... Lodur İran üzerinden Afganistan'a gidecekti........ fakat oralardan da sinyal alamadık.......___________________...... Takip ekipleri ile birlikte Ankara'ya kadar geldi.. Yalnızca tır şoförünün zaman zaman kurduğu irtibatlara bakarak bulunduğu yeri tespit ya da tahmin edebil inekteydik........... Yaklaşık bir ay sonra tınn Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi Gür-bulak Hudut Kapısından girdiğini öğrendik........ Bölüm: Devlet yapılıyormuş gibi bir imaj yaratılıyordu. Diğer yandan böyle bir cihaz yerleştirilirken görülme ihtimalinden dolayı daha...... ve aracın Kaçakçılık önünden Daire hem Başkanlığından.. tır şoförü malı teslim etmek için araması gereken numarayı bir rakam hatalı çeviriyordu! Biz doğru numarayı biliyorduk ama bir türlü girdiği şoför an bu doğuya numarayı gönderdik çeviremi-yordu..... Oysa kendimize de özgüven gelmesi gerektiğini düşünüyor. herhangi bir Türk GSM şirketi İran'a gittiği zaman çalışmazdı.... belli baz istasyonlarmdan geçtiklerini bilsek yeter diyorlardı... Ancak yine de bu fikre uyuldu ve Karadeniz'de teknik ekip tarafından tıra bir cep telefonu yerleştirildi...

..... Bölüm: Devlet Narkotik ekiplerine Önceden alarm vermiştik..... özelikle iller....... malı alsınlar diye bekleyecektik zira malı alanlar nerelere götürüp dağıtacaklarsa asıl onları yakalamak istiyorduk....... Yani tır İstanbul'a götürüldü ve orada yakalanmış işlemi yapıldı. onların tek amacı çok büyük miktarda uyuşturucu yakalamaktı... Tırm o büyük gövdesine tonlarca............. 267 ..........................._ ... tır Ankara'ya yaklaştı. Maalesef Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele anlayışının temelinde. Oysa asıl amacımız tın yakalamak değildi......................... başka türlü irtibat kurmakta zorlandığı için.. Biz bu esnada az da.. tam bilemiyoruz ama belki bir ton belki iki ton afyon veya benzeri maddeler yüklenip İran'a getirilmiş..... Bu işle gerçek mücadele çok uzakta görünüyordu... gerekirse tır gelip yükünü indlrsin..... Tabii takip ekipleri de peşinden... olsa bilgi sahibi olsunlar diye İzmir'e de alarm verdik... bunun sanma sahip olmak istiyorlardı.. İzmir Emniyeti de dikkat kesilmişti..... sonra Eskişehir yakınlarında bize destek olmak üzere hazırlık yapan İstanbul ekibinin İzmir yoluna saptığını ve Eskişehir yoluna girip tın durdurduğunu öğrendik! Bizim ekipler vardı ama bir defa tır durdurulmuştu........ Oysa biz bu tırm gidebileceği hedefleri ve şebekenin tamamını ortaya çıkarmayı amaçlıyorduk. İstanbul yakalamaya öyle hevesliydi ki... mal taşımış....... bir de sanki yakalanmamış gibi tın alıp İstanbul'a doğru yola çıkarttılar.. O zaman bu mantaliteyle uğraşmanın oldukça zor olduğunu görmüştüm.... şahısların uzun uzun ifadelerini aldık...___________________._________. Soruşturmalar sürdü. İşte o zaman çok daha rahatsız olduğum şeyler öğrendim.. 1 . Bu korkunç bir şeydi... Ama zaman geçti. tır şoförü aracı İzmir istikametine çevirdi ve Eskişehir istikametine doğru yol almaya başladı.... Afganistan'dan başka yerlere mal taşımışlar... büyük miktarda mal yakalamak ve basında yer alıp reklam yapmak amacı vardı...... nerdeyse birbirinin elindeki mallan kapacak kadar bu işin şan şöhretim önemsiyorlardı. yani tır aslında Afganistan içinde ve İran'a birkaç defa. ekiplerini Ankara yakınlarına kadar çıkarmışlardı... Ankara'yı da geçip Bolu'ya doğru gitmeye başladı ama bir türlü şoför irtibat kuramıyordu...... bodurla sadece Türkiye'ye kaçak mal getirmemişler.......... Bir müddet........... İstanbul ekibi tın yakaladı..... Bunun üzerine.....

....... HıiL/iriiıi İL Kapıkule Tahkikatı üzgün. afyon veya morfin benzeri uyuşturucu Afganistan-İran arasında taşınmıştı... arka planını algılamaktan uzaklardı........ ama gerek tecrübesizliğimiz..... hesap sorma......... Bense ciddi bir mağlubiyet kabul ettiğim bu olayın üzüntüsünü o günden beri yaşarım......... denetleme imkânı olmadığı gibi tüm işi bozanları kutlayacak kadar bu işlerin doğrusunu... Kısa 268 ................... Afganistan'da bir şeyler yapabilecek........ makamlar göremeyecek kadar başka işlerle meşguldüler........... Bölüm: Devlet İran'da belli hedeflere yerleştirilmiş....... Biz eğer uydu bağlantılı bir takip cihazı veya en azından kendi içine kayıt alabilen bir alet yerleştirebilseydik....... aracı teslim aldığımızda o kayıtlara bakarak Afganistan la İran arasında üç defa gidip gelindiğini ve her birinde birkaç ton afyonun taşındığı noktalan.. bu şekilde İran'da bunun imalatı yapılarak eroine dönüştürülebilir ve daha sonra Türkiye ve Avrupa'ya sokulabilirdi............_ .. Asıl taşıma faaliyetleri bittikten sonra Afganistan'dan ya da İran'dan... Yani biz yalnızca esrarı yakalamıştık. gerek teknik alt yapımızın eksikliği ve gerekse arkadaşlarımızın ileriyi görememesi nedeniyle ve belki böyle uluslararası bir operasyonu benim de ilk defa yönetmem veya Daire Başkanlığında çok yeni olmam dolayısıyla teknik aletlerle ilgili sistemi kuramamış olmam nedeniyle bu operasyonda ciddi bir kaybımız olmuştu....___________________.... oradaki kuvvetlere bilgi verebilecek imkânımız vardı. 1 ............_________..... yanılmıyorsam yedi yüz kilo civarında esrar yüklenip getirilmişti. amaca uygun görev yapılıyor mu diye bakma.. Denetim.... hem alış hem satış noktalarını kesin ko-ordinatîarıyla birlikte tespit edip özellikle İran'a çok ciddi istihbar! bilgi verebilirdik...... biraz hasta......... Bu çok daha derin ve uluslararası ses getirecek büyüklükte bir operasyon olabilirdi........ Büyük olasılıkla afyon taşınmıştı......... ama bizim arkadaşlar yalnızca bu kadar fazla miktarda uyuşturucuyu sarhoşluğu yakalamış olmaktan Üst dolayı bile günlerce ise bu zafer farkı içinde bulundular................. biraz da kırgın olarak 2005 yılının haziran ayında sürgün edildiğim Edirne'de göreve başlamıştım. tekrar tekrar gitmiş gelmiş........

._ . durum görülenden daha organizeydi..... depo larındaki benzinleri şehir merkezinde hortumlarla çekerek satıyorlardı......... Sonra yolcular Edirne'ye gidip malzemeleri başka birilerine teslim ediyorlardı.. Türkiye'ye vergisiz sigara.... şehrin belli yerlerinde sigara................. bazı kişiler bunları toplayıp İstanbul'a götürüyordu..... sınırdan giren Bulgarların 1 Vergi ödemeden alışveriş yapılabilen mağazalar..... Bulgaristan plakalı araçlar sınırdan giriş yapıyor.... normal yolculara kapalı olan gümrük sahasına. Her kişinin on... malzemeleri alacak olan araç geldiğinde de bagajına döktürüyorlardı..... burada daha önce anlaştıkları Bulgarlarla telefonla irtibat kuruyor..___________________....... free snoplara: geliyor.. her giriş çıkışta da alabilecekleri kadar malzeme onlara teslim ediliyordu... Bölüm: Devlet bir süre sonra önüme baktığımda şehrin her tarafında kaçak sigara ve içki satıldığını gördüm.... Dolayısıyla bu insanlar her gün Türkiye'ye girip çıkıyorlardı............... Edirne'de uzun süredir çalışan istihbaratçıların topladıkları bilgileri gördüm...... Günübirlik ziyaret adı altında her gün Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmek hiçbir vergi ve harca tâbi değildi.................. Kaçakçılık (KOM) ve İstihbarat birimlerinde çalış an arkadaşlarımla birlikte yaptığımız araştırmada gördük ki çoğunluğu Bulgaristan vatandaşı 5-6 bin kişi ile aynı şekilde Türkiye'deki binlerce kişi.. taşıma ücreti alıyorlardı. içki ve diğer tekel ürünleri ile akaryakıt sokmayı meslek haline getirmişti................ Hatta bu o kadar alenileş-mişti ki her gün yüzlerce Bulgar aracı Edirne'ye geliyor. Diğer yandan akaryakıt kaçakçılığı da benzer yollarla yapılıyordu... 1 ......... belki 269 ..... (Yazarın notu) sayısına göre free shoptan malzemeleri sanki bu gelen yolcular alıyormuş gibi onlar adına alıp kolilerle bekliyor....... Organize olunmuştu........................ Bu durumun iç yüzünü anlamak için konuyu araştırmaya başladık.... 0 günlerde hudut kapılarına girip çıkan kişilerin kaydedildiği bilgisayar verilerini incelediğimde belli kişilerin ayda 50 defa sınırdan girip çıktığını ve kapıdaki asıl yoğunluğu bu kişilerin oluşturduğunu fark ettim... içki ve purolar satılıyor.... Böylece belli oranda......_________... Kaçakçılığı organize eden kişiler....

..... sonra toplanan mahiyette başladık.... Ayrıca Bulgaristan'da çok ucuz olan et........ yüzde ellisi kadarını cebe atacaktınız....... pavyon veya gece kulüplerine belli büfeler vasıtasıyla dağıtılarak sisteme sokuluyordu........... Teslim edilen mallar Edirne'de belli yerlerde biriktiriliyor. sigaraların bazı Olaya nerede depolandığını tespit etmek üzere küçük kaçakçıları takip etmeye başladık................ Genellikle de bu kişilerin hem Bulgar hem Türk free snoplarından iki katı sigara ve içki aldıkları ve çoğunun araçlarında zula denen gizli bölmelerin ve ek depolarının olduğu da ortaya çıkmıştı....._________...... Bulgaristan'a girerken de benzeri bir kazanç söz konusuydu... Hatta free 270 ..._ ......... oradaki bar....... Aynı şekilde alkollü içkiden ve akaryakıttan günlük belli bir miktar ciro elde edecek..... bu kaçakçılıkta asıl para kazanan Bulgarlar oluyordu.. Hatta eğer ikinci defa girip çıkıla bilinirse bunun iki katı kazanılabilirdi........ ceviz........... Böylece o günlerdeki fiyatı ile 12x12=144 avro ödeyecek ama aynı sigaranın fiyatı Türkiye'de tam iki katı olduğundan vergilerden muaf olarak para kazanacaktınız....... Türk vatandaşları Bulgar konsolosluklarından her zaman vize alamadıklarından............. Bölüm: Devlet yirmi tane bu şekilde her gün Bulgaristan'dan gelen araba ve yolcuları vardı.. Bu bilgilerimizi teyit eder kişileri daha yakaladık..... 1 ............... O tarihlerde günde 10-12 bin civarında insanın hudut kapısını kullandığı düşünülürse............. kapalı kasalı araçlarla İstanbul'a götürülüp........ Hesap edildiğinde....... Üst düzey bir memurun 300 avro aldığı Bulgaristan'da bu rakam çok iyi bir kazançtı...... sonra Şehirden ayrılan kamyonetlerin içerisinde çok sayıda sigara ve içki yakalamaya derinlemesine araştırdığımızda Kapıkule'deki yirmiden fazla free snoptan özellikle dört tanesinin sadece bu amaçlar için faaliyet gösterdiğini gördük. Olayları araştırmaya başladık.. Bulgarların geldiği pazar yerlerine elemanlar yerleştirerek sigaraları kimlerin nerede topladığını. en uygun halı ile 4x3=12 karton sigarayı yurda sokabilirdiniz. badem gibi ürünler de getirilip satılırsa kazanç bir hayli artıyordu.......... eğer dört kişiyi yanınıza alır ve bir otomobil ile günde bir defa giriş çıkış yaparsanız.___________________..... ülkemiz için yıllık 300 milyon TL kadar vergi kaçağından bahsetmek mümkündü.

. Bu amaçla biraz daha derin bir inceleme 271 .............. Yanı sigara ve içki üzerinde %270 oranındaki aşırı miktardaki OTV'den kurtulmak için mevzuattaki boşluktan istifade ederek sürekli ülke içerisine kaçak sigara ve içki sokuyor......... kurdukları organize grup sayesinde de günübirlik Türkiye'ye girip çıkan Bulgar veya Türkleri sanki kendi ihtiyaçları için alıyormuş gibi gösterip....... yurtdışından kendi adlarına sigara ve içki getirterek free shopların antrepolarında depoluyor........................ 1 ................. bu suretle yurtdışından alman petrol ürünlerini akaryakıt vergisi ödemeden ülke içerisine sokuyorlardı.. Bildiğimiz petrol istasyonlarında pompalar petrolü arabanın deposuna koyarken.. Yine aynı şekilde kaçak akaryakıt da Türkiye'ye genelde böyle getiriliyordu...................................... ülkenin kaynakları boşa gidiyordu... Yani yurtdışından gelen araçlann yurtdışından aldıkları ucuz mazot veya benzinleri petrol istasyonuna boşaltıyor....... Ama bu petrol istasyonları farklı bir şekilde işliyordu.......... buradaki pompalar tam tersini yaparak arabanın deposundaki !<!W Haliç'te Yaşayan Sımonlar.. Edirne ili ile Kapıkule arasında on beş kmlik bir mesafede en az yirmi tane petrol istasyonu vardı.._________...... benzini çekip istasyonun deposuna alıyordu.... Bu yolla elde edilen gelir öyle yükselmişti ki rakamlar her free shop için aylık birkaç milyon doların üzerine çıkmıştı......... Bölüm: Devlet snopla hiç alakası olmayan bazı kaçakçılar..... pompaları ters pompa denen bir sistemle çalışıyordu. Ayrıca özel zulası olan araçlarla (hatta yaya olarak sırtlarında taşıyarak) gece çalışan gümrükçülerin de göz yumması sayesinde free shoplardan dışarıya toplu olarak çok miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı....._____..................... Böyle bir kaçakçılığa müdahale etmek lazımdı.....____... böylece vergiden kurtuluyorlardı........... Yol kenarındaki petrol istasyonları çoğunlukla bu amaçla faaliyet gösteriyordu...............___________________..... onlara sadece taşımalarına karşılık belli miktar para ödeyerek bu sigara ve içkileri piyasaya sürüyorlardı....... Bu yöntemle yılda yaklaşık iki-üç yüz milyon dolarlık kaçak sigara ülkeye sokuluyor ve vergi kaybı oluyordu.._ .____......_.

polisler..... İl Savcısı Şenol Yıldız ve dört yardımcısını Emniyet Müdürlüğüne davet ederek brifing verdik ve yapılan kaçakçılığı anlattık. ne düşündüğümüzü ve ne yapmak istediğimizi belirttik.... Hepsi birbiriyle bağlantılıydı..................... İstihbarat birimindeki görevliler bu olaylarla ilgili önceden çalışmış ve bir bilgi birikimi sağlamışlardı.. Edirne gibi bir yerde çok az sayıda polis vardı ve mevcutlar da operas-yonel tecrübeye sahip değillerdi. ancak 272 . dürüst ve namuslu insanlar da elbette vardı............... ayrıca uzun yıllar ciddi operasyon icra edilmemişti ve teknik imkânları da yeterli değildi... Oysa elimizdeki imkânlar çok sınırlıydı...................... 1 ......___________________..... irtikap yapmaya başladıklarını tespit ettik..... polis ve diğer görevlilerin de rüşvet almaya. yani sigara ve içkiyle yakalanan kişi bunun iki katı kadar para cezası alırdı... Ancak bunun kaçakçılık şebekelerin-ce yapıldığını hukuki delillerle ispatlamamızın çok zor olduğunu düşünüyorlardı.. Bu işte pay sahibi olan herkese yönelik bir operasyon yapılmadığı müddetçe kaçakçılığı önleme konusunda başarı sağlanamazdı..... Bunların çoğuna peşin ödeme adı altında bir ceza kesilmekteydi.................. gümrükçüler ve kapıdaki diğer memurlar kaçakçılık yapan şebekelerden rüşvet alıyordu.... ne gördüğümüzü............... Söylediklerine göre anlattığımız durum yıllardır biliniyordu ve her yıl binlerce kaçakçılık davası savcılığa geliyordu.. Önce bu olayla ilgili genel bir çalışma yaptık....... O dönemde iyi çalışan.... free shoplar sokaktaki kaçakçılık şebekeleriyle beraber çalışıyor. Onlann birikimlerini bir brifing notuna dönüştürdük...... idealist başlayanlar da dahil bu pisliğin içine girmişti. sistemin böyle çalışmasını gören kapıdaki gümrükçü............ ama....._ ... Şahıslara ön ödeme cezası kesilerek bir ay içinde ödemeleri için tebligat yapılıyordu..._________.... Bölüm: Devlet yaptığımızda........ ödeyen yoktu............ Kapıkule'de yukarıda anlatılan şekilde kaçakçılık yapıldığım gören gümrükçüler ve polisler bu işi önleme yerine haksız kazanç sağlayanlardan kendilerine çıkar elde etme yolunu aramışlar ve zaman içerisinde herkes.. Anlattıklarımızı dinlediler ve kendi teşkilatımızı da eleştirdiğimizi duyunca tarafsızlığımızdan emin olup durumu kabul ettiler..

. Bir yandan kaçakçılığı nasıl yaptıklarını öğrenmek için free shopları ve onlarla birlikte hareket eden kaçakçı gruplarını izlemeye başladık.. Kapıkule'deki polis peronlarında pasaport kayıtları için kullanılan bir bilgisayara.. Biz bu işi hallederiz dedik. Bir müddet sonra tam bir kaçakçılık şebekesiyle karşı karşıya olduğumuzdan emin olmuştuk.... Mahkemeden izleme kararı çıkardık.......... 1 ....... her türlü kanunsuzluğa karşı olmalarım..._________...... Onların nasıl bir organize şebeke içerisinde çalıştıklarım tespit etmeye çalışıyorduk. kim olursa olsun yanlış yapanlarla mücadele edeceğimi ve benzeri şeyleri anlattım......... rüşvet gibi olaylara karışmamalarını.... onların dışarıdaki uzantıları ve malları İstanbul'da dağıtanlar şeklinde birbirleriyle bağlantılı organize bir grup halinde büyük* bir çark 273 .. da olsa rüşvet çarkının içerisine girmişti...... Ondan sonra buradan nasıl bilgi edinebiliriz diye düşünmeye şüpheliydi...... başladık............... Bölüm: Devlet şahıslar yabancı oldukları ve yurtdışına gittikleri için bir daha ne ödemenin alınması ne de tebligat şansı oluyordu. bizim polisler de küçük miktarlarda........_ ...___________________...... Diğer yandan Polis Teşkilatının kapıdaki görevlilerinin yaptıklarını anlamak için polis birimleri üzerinde araştırma başlatmıştık...... görevleri esnasında kurallara uymalarını........... Free shoptaki insanlar....... namuslu bir görevin önemini........ Son defa uyarmak üzere Kapıkule Emniyet Şube Müdürlüğünde çalışan tüm polisleri toplayarak kapıdan gelip geçen herkese iyi muamele yapmalarını.... deneme yapılacağını bahane ederek. Çok fazla da abartmadan kendilerinden birtakım taleplerde bulunduk ve onlar da bu talepleri yasaların el verdiği oranda hukuki olarak karşılayacaklarını vaat ettiler. yöntemlerini çözebilmek için gizli kameraya başvurmaya karar verdik.............. Gördüğümüz manzara iyi değildi.................... Bunun üzerine bir çalışma dosyası açarak çalışmaya başladık.. sorarak Bize göre kapıda görevli olan Bu herkes nedenle kimseden bilgi alamazdık.................... içine kamera yerleştirdiğimiz bir LCD monitörü bağlayıp izlemeye başladık... Bunları teknik takibe aldık ve şehir içindeki faaliyetlerini takip etmeye başladık..... Bana doğrudan bağlı olan Kapıkule Emniyet Şube Müdürünü değiştirdim..........

Aslında normalde her polis kulübesini izleyen bir kamera vardı ve bunlar sistemli bir şekilde kayıt yapmak üzere kurulmuştu........ mani olmuyorlardı..._ ....... Tüm antrepolar......___________________. kayıtsız mal satılmasına rağmen gümrük teşkilatının denetiminde hiç açık verilmiyordu...... buna göre bir tek paket sigarayı bile kaçak çıkarmak mümkün değildi.............. vermesi gereken vergi ve harçları vermeyen birçok kişiyi..... Pasaportsuz girilmemesi gereken gümrük sahasına kaçakçı kişilerin her zaman girip çıkmasına göz yumuyorlar.................._________............ Özellikle otobüsler geldiği zaman.. Ayrıca fırsat bulduklarında.. pasaportlarında yanlışlık bulunan.. O kadar profesyonelce para alıyorlardı ki yakın bir mesafeden izleseniz bile bunu görme imkânınız yoktu...... önce bir müddet polisleri inceleme altına aldık ve gördük ki onlar da hukuki olarak eksikleri olan........... Bu insanlar külliyetli miktarda sigara ve içkiyi yurda sokuyorlardı.. Yasaya göre gümrük görevlileri free shopları ve onların antrepolannı sürekli denetliyordu...... denetimsiz ortamlarda hiç kayda girmeden yükleyebildıklerı kadar içki ve sigarayı da otobüslere. kayıtlarda ortaya çıkardı... Çünkü yurtdışından sigaralar getirilirken gümrük denetiminde sayılarak antrepolara konuyor.... yolcuların tüm listesini alıyorlar....... free shoplar ve satış belgeleri yüzlerce defa denetlenmiş ama hiç kaçak sigara satışı tespit edilememişti........ Bölüm: Devlet dönüyordu. 1 . belli miktarda para almak suretiyle ülkeye sokuyor veya bu kişilerin ülkeden çıkmalanna müsaade ediyorlardı.. 274 ancak kameralar yalnızca .. ama nedense zulalar dolusu sigara ve içki çıkarılmasına.................. Demek ki o kayıt ve denetimler de doğru yapılmıyordu.. free shoplar her sattığı malı kişinin pasaport numarası üzerine kaydediyordu............... sonra antrepodan yine gümrük denetiminde çıkarılarak free shoplara sayılarak veriliyor......... hatta bazı otobüslerde bulunan gizli zulaları dolduruyorlardı. Bunu gördükten sonra.... Gümrük denetiminde tüm bunlara bakılıyordu.... özel otolara yüklüyorlar.. Aynı şekilde günübirlik gelip giden birkaç bin kişi için de sigara ve içki çıkışı yapıyorlardı................ hiç sigara içki almamış olan kişilerin pasaport numaralarını ve isimlerini kullanarak onlar adına işlem yapıp otobüslerle toplu miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı.

.. Yine o tarihlerde orada çalışan istihbarat görevlileri takdire şayan bilgiler toplamışlardı. aletin sobanın sıcaklığından ne kadar 275 ... İşte bunu fırsata dönüştürmeyi düşündüm.... hemen geldiler._ ... bazı polisler bizim kamerayla tespitler yaptığımızı duymuştu...................... önce bu yöntemin denenmesi gerekiyordu. Bölüm: Devlet parayı kulübenin dışını görüyordu. Eğer bilgisayar monitörünün içine kamera koymasak... mevcut kameralardan izlesek para alma eylemlerini asla göremezdik. Bu tarihlerde asıl olarak gümrükçülerin en çok nerelerde rüşvet aldığını tespite yönelik istihbarat faaliyetlerine başladık......... ve teknik heyeti istemiştim............. Bana yardımcı olmak için her şeyi yapacağını bildiğim.. Bunun üzerine işi biraz daha büyütmeye karar verdik......_________.................. Ben de bunu yaygınlaş11rarak birçok kulübeye koyabileceğimize ve bu arada bazılarının içerisine kamera yerleştirerek izlemeyi kapsamlı hale getirebileceğimize kanaat getirdim.... Teknisyen polislere planımızı aktardım ve bunun için önce birkaç tane elektrik sobası alıp içerisine kamera yerleştirerek denememiz gerektiğini... Tedbir almaya başlamışlardı..... pasaportun sayfalarına bakıyormuş gibi yapıp parayı ceplerine veya çekmecelerine atıyorlardı... Kameraların yerini bilmiyorlardı ama farklı olan bir monitörden huylanıp önce monitörü... o zamanlar yeni çıkan quartz elektrik sobalarına talep de çoktu.............. üstelik rüşvet verenler pasaportların içinde veriyor.......___________________..... Topladıkları bilgiler üzerine en azından beş-altı gümrük kulübesine daha kamera koymamız gerektiğini düşünmeye başladık..................... polisler hiç kimsenin göremeyeceği biçimde... sonra da üzerini örtüyle kapatmışlardı.. 1 . yeterli ısınmadığı şeklinde şikâyetler vardı.......... Tam bu sıralarda polislerin gizli izleme faaliyetlerimizden şüphelendiklerini telefon dinlemelerinden öğrendik. Özellikle polis ve gümrük kulübelerinin soğuk olduğu.........'yi....... teknik bilgisi ve mütevazıhğı ile çok beğendiğim polis memuru N........ Neyse ki kış yaklaşıyordu...... İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı olarak çalıştığım dönemlerden tanıdığım... zamanın Daire Başkanı Sabri Uzun'dan. Başka bir bilgisayar monitörüne ve şube içerisindeki klimanın içerisine gizli kameralar yerleştirerek toplamda üç kameraya ulaştık......

elimizde operasyonda kullanılacak az sayıda görevli vardı.. ayrıca frekanslan birbirine çok yakın olduğundan birbirlerini etkileyebilirlerdi... nasıl değerlendiririz gibi hesaplar yapmaya başladık......... ama işe yarayacaktı................ gece de istihbaratın küçük atölyesinde deneme.. orada çok basit alanlarda kullanılan. Ben de daha önceden de muhtelif vesilelerle tanıdığım Almanya'daki bir arkadaşımdan...... nasıl yerleştiririz...... montaj işlemleri yapıyorduk.... Cihazlar analog sinyallerle çalışıyordu..... Bölüm: Devlet kadar etkileneceğini. çevredeki diğer alet ve cihazları ne etkileyeceğini test....... sıcaktan etkilenme...... Bunun üzerine yeterli sayıda kamera bulabilmek için araştırmaya başladık.. Kendisi Kapıkule'deki yolsuzluklarla ilgili çalışma yaptığımızı biliyor.......___________________.. îl Valimiz N us re t Miroğlu iıdan destek istedik.. ama bu cihazları temin etmem mümkün değildi.... önce iki soba alıp içerisine kamera ve görüntü nakledecek cihazları yerleştirdiler..... hatta birçok evde ebeveynlerin 276 . Gündüz makamda çalışıyor.... Geçmiş tecrübelerime dayanarak bu cihazı test etmeden kullanmak istemiyordum.......... kendileri çevredeki elektronik sistemlerden etkilenebilir. Talebimiz şuydu: Kapıkule deki polis ve gümrük peronlarına (kulübelere) Valilik tarafından soba yaptı-rılıyormuş gibi gösterecektik... Yine de operasyon yapılmasını çok istediği için tüm çalışmalarımızı destekleyeceğini belirtti.. Hemen işe koyulduk. bir yandan yeni sobalar bulmaya bir yandan da nereye............ kameraların dışarıda görülme durumu............ nerede izleriz...... îlk denemeler başarılı olunca....... ama planımızın içeriğine tam olarak vakıf değildi... başka cihazları etkileyebilir........... etmek gerektiğini anlattım. 1 ._________.... Gümrük şahsında yalnızca bir odayı kullanabiliyorduk. Aslında çok profesyonel cihazlar vardı........_ .... değerlendirilmesi gerekecekti.................... 5-6 kamera kurduğumuzda bu kadar çok kameranın görüntülerinin izlenmesi.. Ufak değişikliklerle sistemi işler hale getirdik. Sayın Miroğlu kabul etti. frekans kayması ve görüntü nakleden sistemlerin başka cihazları etkileyip etkilemediği gibi testleri yapmaya başladık... Netice çok iyi değildi.... Dolayısıyla çok iyi plan yapmamız gerekiyordu... kolay iş değildi......

.___________________...... planımıza uygun şekilde önceden seçtiğimiz yirmiden fazla kulübeye kameralı sobaları yerleştirdik.. Daha sonra sobalar içerisine yerleştirerek bu cihazların nasıl çalışacağını bir müddet gözlemledik....... İstihbarat Dairesinin teknik elemanları ile bizim istihbarat biriminin çalışkan ekibi ve komiseri Alaattin. ___............................. Bölüm: Devlet çocuklarını izlemek için kullandığı.... Minareye antenleri yerleştirdikten sonra sistem çalışmaya başladı........................ (Yazarın notu) Haliç'te Yaşayan Simonlar_____. kalanı için İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun imdadımıza yetişti. bize 6 takımı da alarak kullanma imkânı verdi. 7 takım kamera ve alıcıyı kısa sürede ayarlayarak frekansları birbirine karışmadan izleme yapacağımız duruma getirdiler...................... Ancak gümrük sahası çok büyüktü ve elimizdeki cihazlar çok basit........ Kulübe- 2 Ses ve video gibi elektronik sinyalleri başka yere taşıyan cihaz.. Caminin fahri bir imamı vardı...... Fakat bu sefer de bazı noktalarda mesafe uzun olduğundan 277 ... lerc soba konacağını söyleyerek bizim teknik polislerimizi soba firmasının elemanı kılığında Kapıkule'ye gönderdik... Ancak Emniyet Müdürlüklerinin böyle cihazlar için kaynaklan veya ödenekleri yoktu.............. Dördüncü günün oluşturduğumuz sobalarla izlemeyi yapabileceğimize kanaat getirdik. görüntü alamıyorduk....... ..... kamufle edilirse istihbarat amaçlı da kullanılabilecek kamera ve bunların transmitterle-rinigetirmesini istedim.._-... Bir takımın masraflanm buradan çıkardık... Altı-yedi takım getirdi.._________..... ödeneği olmayan işler için bir tek polis kantinlerinin gelirlerini harcama yetkim vardı..._____......... 1 ... Kameralar çok güzel gizlenmişti... Böyle bir şeyi hemen kabul ettiler...................... amatörceydi... Onu da şüphelendirmemek adına müftülükle görüştüm... sonunda vida deliğinden bu görüntü kameralı alabiliyorduk. hudutta bir insan kaçakçılığı olayı ile ilgili olarak Yunanistan tarafını gözetlemek için camiyi kullanacağımızı söyleyip müftülükten destek alarak camiye gittik.......... Bunun üzerine oraya en yakın caminin minaresine anten konulmasına karar verdik........................_ ..

muayene ve özel fatura.... özel fatura denen işlemlerin yapıldığı ve özellikle hayali fatura............ gümrükle aralarının açılmasını Biz de en çok Gümrükler Başmüdürü Î. Sanıyorum bizim izleme ve dinleme kararı almak için gönderdiğimiz yazılar vasıtasıyla Adliye'den bilgi sızıyordu...... Orayı izlemek için en uygun yer........ ayrıca araçlar girip çıktıkça görüntü bozuluyordu. Edirne Gümrükler Başmüdürü ile görüşmemizi söyledi..... Çok net görüntüler almaya başladık............. Ama en önemli yer olan....._________. 1 . kaçakçılık gibi yolsuzlukların gerçekleştiği oda biraz ters ve uzakta olduğu için görüntü alamıyorduk................. bazı gümrük görevlilerini dinliyorduk... çıkış... Ancak bir müddet sonra odalarından gümrük görevlilerini izlediğimizi anlayan MİT Bölge Daire Başkanlığı sistemleri buradan kaldırmamızı........... tüm emarelerin onu şüpheli hale getirdiğini ifade ettik...... ama biz sessiz Bu arada günler boyunca her türlü rüşveti....... Onlara bilgi sızmıştı. Ancak izlendiklerinden bir şekilde emin olan gümrükçüler..E.... Kamerayla izlediğimizi biliyorlar ama kameraların nerelere gizlendiğini bilmiyorlardı... on beşinci günden sonra araya araya bizim sobaların içerisindeki kameraları buldular... Bu dört.......... bir iş için kullanmak üzere MİT Bölge Daire Başkanı'ndan izin istedik ve onay almamız üzerine alıcımızı buraya yerleştirdik.H..___________________. şüphelendiğimizi.........._ . Neticede kameraları buldular. MİT Bölge Daire Başkanı 4 yıldır görevdeydi ve söylediklerinde kararlıydı......... Olaylardan haberdar olduklarını ve araştırmaya başladıklarını gördük.. böyle bir şeye destek veremeyeceklerini.... irtikabı kayıt altına almayı başarmıştık....... ayrı 278 .. gümrük sahası içerisinde Milli İstihbaratın kullandığı odaydı.... Açıklama yapmaksızın... O zaman gümrükte görebildiğimiz kadarıyla dört önemli nokta vardı: giriş..... İzlemenin on ikinci gününde gizli faaliyetimizin gümrük tarafından duyulduğunu anladık.... Bir kamerayı orada bulunan İstihbarat Birimine ait bir büroya yerleştirdik............ Buradan izlemeye devam ettik fakat kalite kötüydü......... yapacak fazla bir şey yoktu. böylece daha kaliteli görüntüler almaya başlamıştık. Bölüm: Devlet yeterince net görüntü alınamıyor.. Mecburen oradaki sistemimizi kaldırdık ve onu da minareye taşıdık..'den istemediklerini...........

........... kaçakçılık faaliyetlerinin içerisindeydi..... kalan iki desteyi ise alıp götürüyordu... daha üstteki başmüdür ve yardımcılarının teknik takibe alınması. rüşvet vermeyenlerin nasıl tehdit edildiklerini tespit etmiştik. Sonunda inanılmaz şeyler ortaya çıkmıştı...... "Birlikte olursak size her şey serbest" deniyordu........ yedi desteye ayrılıyordu............ orada tek tek sayılıyor.. Yeterli delil bulmuş............ belki bir iki istisna hariç.. ama bu ağın nereye kadar gittiğini bilmiyorduk.... rüşvet........... o alanda hudut kapısı içerisinde bulunan.. Görevlilerin paralan yukanda anlattığım şekilde tek tek sayıp kendi aralarında bölüştüklerini tam seksen beş defa kaydetmiştik...... Bu bilgilere ulaşmıştık ancak gizli kamera görüntülerini seyretmek hiç kolay değildi........_________. görüntülerini tespit etmiştik.... ondan sonra altı veya.... En vahimi de rüşvet adı altında yabancı kadınlara cinsel tacizde buiunulmasıydı..... Üst rütbeli bir gümrükçü geliyor.. 279 ... diğeri kendisinden daha yukarıdaki biri içindi........ irtikap.. Kameralar on beşinci günde bulunmuştu ama biz daha beşinci-altmcı günlerin görüntülerini izliyorduk. bir kamera 24 saat kayıt yapıyor ama 48 saatte ancak çözülüyordu.. Yani oradaki polis ve gümrüğün bütün görevlileri....... Artık gümrükteki yöneticilerin... Bu da gösteriyordu ki............ vermeyen insanlarla nasıl pazarlık yapıldığını.. Resmi bir kurum içerisinde yabancı kadınların onuruyla oynanıyordu.. birkaç istisna haricinde tüm görevliler. bir deste kendisi...... Genel görüntü çok netti. bazı hukuki eksikleri olan insanlardan küçük miktarlarda para alıyorlardı...... son çıkışta pasaport işlemi yaptırmadan çıkan var mı diye kontrol için bulunan polis görevlileri orada alenen para alamadığı için..... Hatta kapının giriş ve çıkışındaki kulübelerde.......... her desteyi bir kişiye veriyor....___________________........_ .... Sahada çalışan tüm görevlilerin rüşvet görüntülerini almıştık.... telefonlarının dinlenmesi..... gümrükçüler kendi paylarından o görevliye de hisse veriyorlardı. birbirinden bağımsız beş binden fazla para alma görüntüsü tespit etmiştik.... 1 .. durumu biliyor ve hepsi birbirleriyle anlaşmalı bir şekilde kaçak mal götüren. Aynca rüşvet..... Bölüm: Devlet kulübeden her gün toplanan paralar belli bir kulübeye getiriliyor... izlerken yapılanlardan midemiz bulanmıştı..

. Bölüm: Devlet odalarına da cihaz konması gerekiyordu ki........ örneğin yükledikleri 500 resmi evrakta 50 kutu gösterip. Gür-bulak gibi yerlerdeki free shoplara mal gönderiyor gibi gösterip.._ ...............___________________.... sonra gördük ki aslında bu free snopların bir kısmı zaten kaçakçılıkta sabıkalıymış. en az on defa daha kapalı kasa kamyonetlerle İstanbul'a götürülen çok miktarda sigara ve içki yakalamıştık........... Sıraya koyduk... Ama tabii bilgi sızınca.... ama bunlara yalnız Kapıkule'de değil... Free shoplarla ilgili zanlıları adliyeye çıkardık. başka birimden gelenlerle birlikte Ankara'ya gitmesi de söz konusuydu.......... böylece operasyonun birinci bölümü tamamlanmıştı..... 1 . varsa onların aldıkları paraları da tespit edelim......... Bütün bunları delil olarak kullanarak kaçakçıların dört ayrı örgütlü grup şeklinde çalıştıklarını ispatlamıştık... Tabii tüm bunlar olurken...... birbirini etkileme durumunu dikkate alarak önce free shoplarla ilgili operasyonu başlatmaya karar verdik... eşiyle arasında geçen. üzerinde çalışma yaptığımız dört free shopun kaçakçılığa karışan sahiplerini ve görevlilerini gözaltına aldık. Kapıkule antrepoda bir araç dolusu......... kanunen hukuki bir delil olarak kullanılamayacak bir konuşmaydı. zaman zaman sanki Edirne'den İzmir. Aslında bir telefon dinlemesinde bir gümrükçünün zarf içerisinde başmüdüre para verdiğini tespit etmiştik.............. Geçmişte benzeri durumlarda çeşitli kişiler yakalanmış olmasına rağmen bu kişilerin ruhsatları 280 ...... ama bu..... Bu meseleleri yeni kişilerle tespit etmemiz gerekiyordu.... yolda (İstanbul'da) 450 kutuyu boşaltıp..... Yine sonradan öğrendiğimize göre bu kişilerin bazıları kapılarda yoicu beraberinde hediyelik eşya çıkarmakla kalmıyor......... ev ve işyerlerinde arama yaparak belgelerine el koyduk.............. artık operasyon yapmanın şartlan ve devam etmemizin zorlaştığı anlaşıldı....... Mersin............. Belki de biriken paraların... Onların para kaydı tuttukları defterlerdeki bilgileri aldık...._________. Aynı anda hem free shoplar hem polisler hem de gümrükçüler hakkında operasyon yürütmeye imkânımız yoktu.............. Yukarıda da bahsettiğim..... 50 kutuyu diğer kapıya götürmek gibi yöntemlere de başvuruyorlarmış..... diğer kapılarda da free shop açma ruhsatı verilmiş..

... ama biz 5-6 kişilik en zeki ekibimizle ve ileri teknoloji kullanarak ancak bir haftada olayı çözebilmiştik. İçki ve kaçak sigaraların nasıl ve kimlerin sistem içine soktuğunu bilen antrepo sahibi tek başına hiçbir araştırma yapmadan olayı biliyordu...... bizim tespit ettiğimiz kişilerin ismini vermişti.... Bununla birlikte soyulan antreponun sahibine kimlerden şüphelendiğini sorduğumuzda.......... 1 . 281 . Fakat çok geçmeden bu defa Hatay'dan Edirne'ye sigaralar yakalamaya başlamıştık..___________________......... Şahısları suç delilleriyle birlikte yakalamak için takip ve izleme başlatmıştık........ alman tedbirlerle büyük çaplı kaçakçılık yapmalarını önledik.............. Kamyonla gümrüksüz sigara çalmışlardı.. Bu gelişmelerden bir süre sonra...... hiç tereddüt etmeden eski kaçakçı şebekesinin üyeleri olan...... aynı kişilerdi. ancak bir süre sonra bu girişimlerini de tespit ederek.... Şahısları malların az bir kısmı ile birlikte İstanbul'da yakaladık.......... bir bayram günü... Bu şebekeler daha Önce Mersin Serbest Bölge'de. Olayı hırsızlık diye niteleyip araştırırken..... bunu adeta meslek edinmişlerdi..... Kaçakçılık olaylarına karışan free shoplar hakkında işlem yapılması sonucu bu şebeke.... Bu kargoyla şebekeleri gönderilen önce kaçakçılıktan.......................................... Gerekçesi çok basitti: free shopiarda satılan sigaralar....... Bölüm: Devlet iptal edilmemiş. bu nedenle bu sigaralardan elinizde binlerce de olsa kimseye satamazdınız........ ancak İstanbul'da eğlence mekanlarına sigara satan büfe ve satıcı zinciri ile irtibatı olan kişiler bu malları sisteme sokabilirdi........._ . sonra Kapıkule'de ve zaman zaman da farklı yerlerde bu tip faaliyetlerde bulunmuşlardı.. bu işi yapanların daha önce kaçakçılık yapan şebekenin üyeleri olduğunu öğrenmiştik........ sonra da hırsızlıktan Neden yakaladık. işsiz kalınca bu defa bitişik Bulgar kapılarındaki free shoplarda mal alıp kaçak geçirmeyi denedi. dolaylı bir şekilde kaçakçılık faaliyetlerine göz yumulmuş......_________.... ülke içerisinde satılan diğer sigaralardan farklı renk ve bandrole sahipti..... Kapıkule deki kaçakçılık şebekeleri de bu tür sigaraları sisteme sokmasını biliyordu.. gümrük sahası içerisindeki gümrüksüz malların bulunduğu antrepo gece saatlerinde soyuldu.........

... Zaten o ana kadar kulübede aldıkları rüşvet görüntülerinden bu görevlilerin büyük kısmının kimliklerini tespit etmiştik......â.... Gümrük görevlilerinin 60 kadarını da yakalayıp Emniyet Müdürlüğüne getirmeden Adliye'ye götürüp savcılara sevk ettik. Çünkü iki grupta da gözaltına alınacak memur sayısı çok fazlaydı........ savcılar da kabul ettiler._ . 60 gümrük memuru toplam 88 kişiyi geçiyordu... Bu nedenle gümrük ve Emniyet müfettişlerinden destek istemiş-tı........ 1 .... bir şebeke vardı.. Hatta 282 ..... Emniyet Müdürlüğüne getirip normal tahkikatlarına başladık............ Bu kadar kişi hakkındaki tahkikatı.............................___________________........ eksik gördüğümüz bazı konulan tespit edip suç unsurlarını bularak savcılara ilettiler.. İki gruba da aynı anda operasyon yapmak gerekiyordu.. Bir defa kaçakçılık şebekesi kurulup da kendi sistemini oluşturunca öyle kolayca yok edilemiyordu.G İ3iî'lxlsıi1ı^ C^t CÜ" Cİ tı<^3rı5^ılc<3Ltci İ3<3........x*^ 3ntâ/ttci Polis Müfettişleri bir aydan daha fazla süre belgeler üzerinde çalışarak bizim bile göremediğimiz............. 28 polis......... Zaten biri gözaltına alındığı zaman yapılacak o kadar çok usulü işlem vardı ki sürenin yarısı bu usulü tutanakların tanzim ^I iyi <3. Savcılarla tekrar toplandık ve operasyonun yapılış biçimine yönelik düşüncelerimizi anlattık............. ama hâlâ faaliyetlerine devam ediyorlardı... Kapıkule Operasyonu'ndan sonra neredeyse 2 yıl geçmişti........... Polisleri gözaltına alarak onların tahkikatını Emniyette yapmayı......... Gayret ve ısrarlı takiplerimiz kapanması sonunda ve başta olaylar Kapıkule gittikçe olmak zayıfladı üzere ve Edirne'den tüm ayrılmadan bir yıl kadar önce Bulgaristan tarafındaki free snopların Edirne'deki kapılarda free snopların TOBB denetimindeki Set ur'a devredilmesi sonrası kaçak sigara olayı gündemden düştü...<iciıl...........şl.......... Free shoplar hakkındaki adli tahkikat bittikten sonra..c^o^ İ3X2jionl. e geçiyordu.. Bölüm: Devlet Hatay'dan Edirne'ye kaçak sigara gelirdi? Çünkü burada kaçak sigarayı sisteme sokan._________..lc* lEîö^y'Jı. sıra Kapıkule'deki polisler ile gümrükçülere gelmişti..... gümrük memurlarını ise yakalayıp doğrudan Savcılığa getirmeyi önerdik... azami kanuni süre olan 4 günde yürütme imkânımız yoktu.....

. Ayrıca bu kararla birlikte.... Altmış üç kadar gümrükçü ve yirmi sekiz polis memuru mahkum oldular.... Burada Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının hakkını teslim etmek lazım..... aksi iddialarda bulunuyordu................... astlarının yaygın olarak rüşvet ve irtikaba bulaştığı amirlerin de denetim görevlerini ihmal etmekten yargılanmalarının yolu açılmış oldu...... bu arada üzerlerindeki paraları tuvalete atanlar ve Adliyeden kaçanlar da olmuştu.. harika bir duruşma yürüterek........_ ................ hele salona kurulan yansı makinesinde Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Halil Uçar görevlilerin para aldığı yüzlerce resim ve filmi göstermeye başlayınca duruşmaların şekli değişti........... Yargıtay'dan tasdik edilen karar 8 ayda kesinleşti... belki hukuk tarihinde ender görülebilecek bir hızla kararını verdi.... maddesi uyarınca.. Olayı baştan beri izleyen savcılar.... Gerçekten tahkikatın tüm seyrini A'dan Z ye anladı ve muazzam.......... İlk büyük tutuklamalarda kırktan fazla gümrük memuru ve yirmi civarında polis tutuklanmıştı... ama duruşmalar başlayıp iddianame deliller hakkında sıralanınca............... Bölüm: Devlet bazılannm üzerlerini bile aramadık. bütün olayları değerlendirdi.___________________. her kişi Sanıkların tek ünlü tek avukatları... izleyeni olacağı düşünüldüğünde) Adliyedeki hiçbir salon alamazdı.. Sanıklar ve avukatlar filmlere bir şey diyemiyor..... Ayrıca disiplin açısından Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile rüşvete karışan 23 polis meslekten ihraç edildiler.. bu konuda bir dahiydi... Bu şekilde tahkikatı başlatmış olduk......... Duruşma için bu kadar sanığı (her birinin birkaç avukatı...... bütün görüntüleri ekrana vererek ve tüm sanıklara tek tek görüntülerini izletmek suretiyle orada bulunan herkesin açık şekilde anlayacağı biçimde........... TCK Yün 257... sonunda duruşmanın Edirne Ticaret Borsasının toplantı salonunda okununca yapılması ve kararlaştırıldı.... toplumsal duruma en uygun ceza kanunu maddesi buydu.. 283 .. bunların gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ediyorlardı........ 1 ........... Ülkemiz gibi rüşvet ve i rt i kapın bu kadar yaygın olduğu bir yerde doğal olarak tartışmalara konu olmuş olsa da..... bir hukuk kahramanıydı...._________.......... hummalı bir çalışma ile iddianameyi hazırladılar...

....... ama eşit değildi... böylece bu kapıda organize bir grup şeklinde çalışan rüşvet şebekesi dağıtılmış ve bir daha bu yapıyı oluşturamayacak şekilde mahkum ve teşhir edilmişti... asıl büyük kaçakçılığı gerçekleştirenler. Gümrük Başmüdürü ve yardımcıları da daha sonra rüşvet ve irtikaba meydan vermekten ayrıca mahkum oldular........ kendi bilinen içtihatlarına aykırı biçimde..... İlk defa bu tahkikat bu kişilerin gerçek yüzlerini inkar edemeyecekleri bir biçimde.... 284 . her para alma olayı ile ilgili ayrıca yargılama ve her olay için ceza verilmesi gerekirdi........ Yine de düşünülürse tüm bu suçlara karışanları korkutmak açısından önemli bir adımdı. özel bir kararla bu kişileri................. kiri vardı.___________________... toplanan paralarıyla gözler önüne serdi ve mahkum olmalarını sağladı.. örgüt yöneticilerinin bulunması suçundan mahkum etti...... filmleriyle..._ .. başka kulübelerde bulunanlar veya o 15-20 günlük tahkikat sürecinde ve izleme anında görevli olmayanlar yargılanmadılar.... her şeyiyle..................... Yılların günahı.. Çünkü sadece orada çalışanlar mahkum oldular................ önemli miktarda malın gümrüksüz ülkeye girmesine veya büyük miktarda kaçak malın Türkiye den çıkmasına göz yuman görevliler ortada yoktu. örgüt kurmaları... gerek Balkan Savaşları sırasında gerek 1980 Darbesi sonrasında 3 bile varlığı bilinen ve adeta bir gelenek haline dönüşmüş olan rüşvet ve kaçakçılık suçlarının çirkin yüzü kanıtlarla ortaya çıkarıldı.. Bölüm: Devlet Normalde rüşvete ve irtikaba karışan tüm polis ve gümrük memurları için genel teamüllere göre.................. Bizim yaptığımız önemliydi fakat yalnızca herkesten küçük küçük para alan............ organize bir şekilde toplu olarak rüşvet/irtikap almaları...... Burada ceza alanlardan bir tek Başmüdür Yardımcısı Akif in kesinlikle masum olduğuna inanıyorum.. irtikap yapan memurların karıştığı bir çeteyi ortaya çıkarmıştık... Ceza Dairesi böyle beş bin ayrı olay için tek fek yargılama yapılmasının fiili imkânsızlığını dikkate alarak..... Bu kapı günah ve pisliğin yayıldığı yerdi ve bir şekilde bu kirlerinden arınması gerekiyordu. vebali........................ Daha önceki yıllarda çalışmış olanlar.... ancak Yargıtay 5..... 1 .. Aslında bu kararlar adildi. fotoğraflarıyla... Burada onlarca yıldır süregelen..._________.

...... adli tahkikatı yapacak iki Kaçakçılık Şubesi personeli böyle güzel bir çalışmayla buradaki dev bir şebekeyi dağıtabildi....... Yani istenirse....... başka görevliler... zira bizimki gibi her türlü delille desteklenen bir tahkikat olmadan gerçek bir mahkumiyet elde edebilmek çok zordu.... bir albayı öldürmüş ve sonrasında intihar etmişti...... Bu nedenle buradaki polisler tekrar rüşvete bulaşmasın diye Emniyet olarak ciddi çalışmalara başladık.............. Bu tahkikatla ilgili olarak belki ayrı bir kitap yazılabilir.. Gümrük Müfettişleri........ Yeniden eğitim vermek suretiyle okuldan yeni mezun olan polisleri oraya yerleştirdik.............. acemi olacaklardı...._________.. Ama şunu teslim etmek lazım ki. iki teknik eleman.. Ama burada rüşvet yendiği ve gümrükçülerin mal varlıklarının rüşvetin delili oldu- 3 12 Eylül 1980'de bu kapıya askeri yönetimin el koyması sonrasında yaşanan yolsuzluktan dolayı Tugay Komutanı General iki subayı yaralamış............ her zaman bu türden illegal faaliyetlere müdahale edilebilirdi.. iki istihbaratçı... Polislerin tamamını değiştirdik...... fakat her seferinde buradaki görevliler bu işten beraat etmişti.. Hatta o tarihte en çok rüşvet aldığı iddia edilen görevlilerin birçoğu hakkında malvarlığı araştırması dahi yapılmış. Tabii yapılan tahkikattan sonra bunun devamını getirmek daha önemliydi.. Herkes bir takım bahanelerle mal varlıklarını ispat edebiliyordu..... ancak bir süre sonra işler yeniden eski haline dönebilirdi........ kapıdaki personelin tamamını değiştirdik...... belki de daha fazla şikâyet olmuş. Evet yeni olacaklardı. Tüm tahkikatı yürüten asıl yönetici personel sayısı 6-7 kişiydik........ Daha 285 ... ama hiçbir araştırmada bu kişiler hakkında suç unsuru bulunamamış ve ceza verilememişti................ savcılık hep tahkikatlar yapmıştı..... zorlanacaklardı... ama sayıyı artırarak bu sorunları çözmeye çalıştık ve çözdük...___________________............._ ....... irtikap yapan kişileri aklayacak şekilde sürdürülüyordu.. Belki de açılan davalar çok ciddi kanıtlara dayanmadığından beraat etmişlerdi......... Bölüm: Devlet Aslında bizim bu operasyonumuzdan önce de belki on. Tahkikat yapmak kolaydı. fakat bu gerekliydi. ğu iddiaları hep boşta kalmıştı.... Bu defa kapıda işler aksadı....... 1 .. Fakat genel olarak uygun ve doğru yöntemlerle müdahale edilmediği için bütün tahkikatlar daha çok rüşvet alan.... Tahkikatlar yapılmış.

. polis teşkilatının diğer teşkilatlar üzerinde hegemonyasını kurmuş gibi gözükmesini istemiyorduk..... uçakla 286 ... Oraya gönderilen Gümrük Başmüdürü Mehmet Hatipoğlu gerçekten de bu görevi iyi yapabilen biriydi ve ona destek olmak için bu konudan uzak duruyorduk. birçok memur daha başta rüşvet almak ve bu yolla zengin olmak için burayı tercih ediyordu.... Bir süre sonra Kapıkule'de yeni bir yolsuzluğa el koyduk.. ülkeye girişte araca binmek.............. Bu nedenle rüşveti kesmek çok da kolay değildi.... araç ülkeden çıkıncaya kadar nakil aracıyla beraber gitmekti. Sınırdan Türkiye'ye giren ve transit geçerek yurtdışına gidecek oları önemli mallar......... İki yılda bir kapının personeli tamamen değişiyordu.. Buna rağmen yine birkaç defa tahkikat yapma ihtiyacı duyduk ve gördük ki boş bırakıldı mı bir grup insan hemen örgütlenebiliyordu..... Bir..... Çünkü küçük miktarlarda paralar dönüyor................ Bunların az miktarını memurlara vermenin onlar için hiçbir mahsuru yoktu........ diğer insanlar da kaçakçılık sayesinde küçük menfaatler temin ediyordu....... bir buçuk yıl kadar uzak durunca rüşvet dedikoduları az da olsa yeniden duyulmaya başlamıştı.... Bölüm: Devlet sonra her yıl personelde yasadışı uygulamalar gelişme ihtimaline karşı kapıdaki pasaport polisi personelini yüzde elli oranında değiştirmeye başladık. Birçok insan da bunu gayet doğal görüyordu..._________........ Görevlilerde böyle bir anlayış vardı............ Ancak bir müddet izledikten sonra bazı kolcuların araçlarla beraber değil.............. Tabii ki kolay değildi........... yuvalanmaya mani olmak istiyordum.... 1 .. Yeni sistemle birlikte.. her teşkilatın kendisini denetlemesini umarak............._ ........ Alışılmış bir kültür vardı....___________________. Bize gelen her ihbar ve olayı kendi sistemi içerisinde çözülsün diye Gümrük Başmüdürü'ne göndermeye başladık....... Bu kolcunun görevi.. Bu şekilde örgütlenmeye. gayri meşru menfaat temin etmek burada sanki bir hak olarak gelenekselleşmişti........ ülke içinde kaçağa kayabileceği için naklo-1 urken bir gümrük memuru (kolcu) eşliğinde çıkışa kadar götürülürdü...... Özellikle gümrük camiası ve gümrük yapısında rüşvet almak veya vermek.... mümkün mertebe bu konudan uzak durmaya çalıştık..........

.... Hatta o İşte görevli olan Gümrük Müdür Yardımcısı veya oradaki gümrük yetkilisi. yüklü aracı dokuz gün boyunca kapıda işlemleri yapılmadan bekletilmişti........___________________.. Kimse dışarı göreve gitmek istemiyordu......... pazarlık yaparak. takip yapmamıştık.. Bu kişiyi yakaladığımızda bunun emsallerinin çok olduğunu..... Üstelik o yönetici de gitmediklerini biliyordu...... Ancak bu kez belli süreli izleme...... ikna etmeye çalışıyor.. müdürü bile şahıslara.. Üstelik bu göreve gitmek için normal harcırahları haricinde özel paralar alıyorlardı... durumu şikâyet etmişti..._ .. Bence bu çok önemli bir olaydı.. Halbuki bir aracın birkaç saatten fazla orada kalmaması gerekiyordu....." diyebiliyordu... Fakat buna rağmen gümrükçü araçla beraber hiç gitmemişti.............................. Gümrük Müdürümün tayin etmesi gereken kolcuları şoförler kendileri buluyor.. Günübirlik giriş çıkış adı altında bir kişinin kendi ihtiyacının çok üzerinde sigara ve içkiyi vergisiz olarak yurtiçine sokmasına müsaade ediliyordu...._________..... yöneticisi..... Dokuz günün sonunda normal harcırah ödemesinin dışında 1200 TL civarında bir parayı kolcu olarak gelecek olan gümrük memuruna vermişti..... yalnızca o anlık olayı tahkikat yaparak adliyeye intikal ettirdik.... Kapının Düzeni İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler Şimdi sıra kapıda bu kirli duruma sebebiyet veren ortamı düzeltmeye gelmişti.. kapıdaki rüşvet. Böylece ülke içerisinde çok ucuza sigara...... Vatandaşın iddiasına göre her şeyi rüşvetsiz normal yöntemle yapmaya kalkmış............ Bölüm: Devlet gittiklerini fark ettik veya hiç gitmedikleri halde kendilerini gitmiş gösteriyorlardı..... işte bu kişi gidecek diye memuru yanma kolcu etmek suretiyle ancak işlemlerini yaptırabi 1 iyordu........................... ayrıca birçok görevlinin de kolcuları gitmiş gibi göstererek para aldıklarını tespit ettik...... irtikap aslında kötü bir ortamın neticesiydi....... içki satılmasına onay vermek suretiyle devlet kaçakçılık 287 ..... kimi ikna edersen o gitsin.... free shop-lardan gümrüksüz sigara ve içki gibi tekel maddesi alma ve ülkeye sokma hakkı verilmişti... neye razı ederlerse.... Bir vatandaş dayanamamış... Yani amirinden kolcusuna kadar yine bir şebeke kurmuşlardı.. ne de olsa kapıdan her geçene.. Bu birden fazla insan tarafından yapılıyordu.... "Git oradakilerle anlaş. 1 ...

......... 4 şişe alkollü içki satın alma hakkı verilmişti......... Her gün girip çıkan bu kişilere de her giriş çıkışta 3 karton (30 paket) sigara......... Normalde yurtdışına çıkan kişiler bugün 75 TL harç yatırıyorlar.. Yasada yolcuların hediye ve şahsi ihtiyaçları için diyerek bu hakkında sınırı da çizilmiştir...... Ülkeden çıkan çıkan vavatandaşların yurtdışında harcama yapacağı ve bu suretle dövizin ülkelere hesaplanarak ülkeden tandaşlarımıza belli miktarda mal alma hakkı verilmiştir.............. Bununla birlikte mevcut mevzuata göre..... Normalde bu kişilere gümrüksüz sigara ve alkollü içki alma hakkı verilmese bu kişiler günübirlik gelip gitmeyecek... 1 ._ .............. Peki bu kadar vergi kaçağında Türkiye zaraı ■ ederken kim kâr ediyordu? Kazançlı olan 25 bin kadar Bulgar vatandaşı ile 4-5 free shop sahibi ve onların etrafında oluşan 200-300 kadar kaçakçılıkla geçinen kişiydi........... vergilerinden maaş öder gibi haksız ödeme yapmayacaktı.. kaçakçılığa karışacağı kesin olmasına rağmen devlet bu kararını düzeltmiyordu.. Bir kişiye... ama o tarihlerde bu harcı ödemeksizin her gün yurtdışına giriş çıkış yapma izni vardı. Bölüm: Devlet ortamını kendisi yaratıyordu.................... Dünyada durum böyleyken bizde tüm kara..... ülke içerisine girip çıkarken yolcu beraberinde getirilip götürülecek eşyanın miktarını belirlemek Gümrük Müsteşarlığının yetkisindeydi.. bu malların amacının dışında kullanılacağı.... Diğer yandan Türk hazinesi binlerce Bulgar'a anlamsızca. fiilen içme ve hediye etme imkânı olmayan miktarlarda ve piyasadaki fiyatının yarısına satış yapılırsa..... Tüm dünyada ve AB ülkelerindeki hava ve deniz hudut kapılarında ise ülkeye girerken değil ülkeden çıkarken bu mağazalardan alışveriş yapmak mümkündür....... Free shop sahiplerinden başka bu hatalı kararın 288 ...... Diğer ülkelere baktığınızda..............._________...... deniz ve hava hudut kapılarında başka gümrüksüz gideceği free shoplar açıktır...... AB dışarı çıkan kara kapılarında da bu mağazaları anlamsız bularak komple kaldırmıştır.___________________........ Edirne Kapıkule de 30 civarında free shop vardı... ne kaçakçılık ne de kapıda bu kişilerin yarattığı kuyruklar olacaktı......... Free Shopların varoluş amacı da budur.................

.. kapı rahatladı......... İl Valimiz randevuları aldı........ hazine.....___________________. Müsteşarına gizli Başbakanlık videoları Ofisinde çekimlerden Başbakan in çok rahatsız olduğu her halinden belli oluyordu... En son video._ ..........._________............. kapıda gereksiz olan diğer kurumlar kaldırılmıştı... görevlilerin yabancı bir kadınla birlikte oldukları görüntüleri göstermiştik.... hudut kapısında alınacak tedbir ve iyileştirmeler Başbakan Çalışma ve için devlet yöneticilerine Beşiktaş'taki özet göstermek istediğimizi İstanbul gösterdik..... Edirne İl Savcısı iıdan müsaade isteyerek. ülkede 3 gün kalmadan yapılan giriş çıkışlarda sigara içki alımının kaldırılmasıydı.... o günübirlikçi kuyruğu bir anda azaldı ve daha sonra tamamen yok oldu......... en çirkini ve en etkilisiydi............... Sonra yazdığımız raporlardaki tedbirlerin bir kısmının alındığını görmeye başladık........ 1 ... Yıllarca süren hatalar nihayet belli oranda düzelıyordu...... neden bir tek onayla bu kişilere gümrüksüz mal satımı ya saklanmazdı':' Bu devletin vergilerini tahsil etmekle. ama yapıyorlardı... devletin mal ve gelirini kontrol etmekle sorumlu olanlar neden buna mani olmazlardı? Görevleri.. İşte tüm bunları...... Onlar da uygun buldular..... insanlar özlerine ihanet etmemeli. Evet.. Aylık brifing raporunda bir saniyede anlatılan bu rakamın manasını kimse anlamadı ama ben 289 .... bildiklerimizi uzun uzun raporlayarak yukarıya arz ettik... ne Bulgarlar ne de 80-90 kişilik küçük kaçakçılık şebekeleri devlet kademelerine uzanamazdı........... Bir toplantıda Gümrük Başmüdürü free shoplardaki gümrüksüz içki ve sigara satışlarının toplamım verirken ilk 9 ayda bir önceki yıla göre zannederim 90 milyon avro azalma vardı.............. neden bunu önlemek için hareket etmezlerdi..... özlerini eksik yapmamalıydı... Bölüm: Devlet devamı için uğraşan kimse olamazdı.......... İlk tedbir........ operasyonumuzun devlete en küçük faydası galiba buydu.. maliye uzmanları farkında değil miydi........ Günübirlik ziyaret anlayışı da kaldırılmıştı. asli işleri buydu. yapılan tahkikatlardan birkaç fotoğraf ile video çekimlerinden beş on dakikalık özet görüntülen............ Bu günübirlik giriş çıkış yapanlara gümrüksüz içki ve sigara verilerek bu ülkeye bu kadar büyük zarar verildiğinin gümrük. söyledik..

............ Örneğin bir tır şoförü yılda 40-50 kez ülkeye giriş çıkış yapıyordu.....___________________.. 9 ayda devletin 45 milyon avro vergisinin haksız yere yurtdışına çıkmasına mani olmuştuk.. 2 milyondan fazla araç giriş çıkış yapıyordu............... Rüşvetçi bir yapılanmanın gerçekten oluşturulmasını sabır ve önlemek fedakârlıkla amacıyla çalışarak sık sık değiştirdiğimiz için işlerinde uz-manlaşamayan bu yeni polisler inanılmaz kimseyi bekletmemeye çalışıyorlardı.... Biz de her defasında bu kişinin tüm bilgilerini yeniden yazıyorduk._________.. 2'si demiryolu olmak üzere 6 hudut kapısı vardı...... Bunlardan yalnızca Kapıkule'den yılda 6 milyondan fazla insan.. elektronik program sistem hataları altyapısı polisin vardı.. normal durumlarda ise 250 polise ihtiyaç olmasına rağmen........... yani pasaport kontrolüydü.. her ama yerde bulunuyormuş bilgısayarlarda iş gibi ciddi gösterilmesine rağmen kullandığı merkezin yoğunluğu nedeniyle bunları düzeltmek çok zordu............ Bölüm: Devlet anlamıştım..... burayı kimseyi kuyrukta bekletmeyen..... Benim yetkim....._ .................. Aslında kapıdaki kuyruk ve yığılma sadece görevli azlığından değil devletimizin her zamanki hastalığı olan gereksiz bürokratik işlemlerden kaynaklanıyordu.. bir kişinin bilgi 290 ............. halbuki ilk kez giriş yaptığında bilgilerini bilgisayara girdikten sonra sonraki girişlerde pasaport numarasından eski kayıtları bulup tek tuşla işlem yapsak çok zaman kazanacaktık...se sadece polisin görev alanına dahil görevlerdi............... Bir-iki saati geçmeyen kuyruklarla mevsimi atlattık.... Yalnızca bu kapılar için yoğun zamanlarda en az 500. Çok teknik çalışmalar yapılıyormuş......... 1 ........ Haksız kazanç ve kaçakçılık ortadan kalkınca ve memurların rüşvet alacağı bir ortam kalmayınca kapı kendiliğinden temizleniyordu.. beş dakikada geçiş imkânı veren bir yer haline getirmekti... Bu olumsuzluklara rağmen hudut kapısındaki giriş çıkışlarda hiç kuyruk oluşturmamayı esas aldık................. benim il genelindeki tüm birimler için toplam polis sayım 800'e ulaşmıyordu....... Kapının rüşvetten kurtarılmasından sonraki amacım.. Normalde Edirne'de 4'ü kara..........

......... bu askerin acemiliği sonrasında. sık sık bizimle çalışmasına izin verdiler ve biz tüm programları yeniden düzenleme şansı bulduk.... 2009ün haziran ayında tayinim çıktı......5 kişiydi ama Kapıkule'de başlayıp İstanbul'a kadar uzanan ve yıllar boyunca burada faaliyet 291 ....... Komiser Alattin'e.. 1 .. Bu anlamda destek veren Tümen Komutanı Recep Paşa.... Altay ve yanlarındaki memurlara.. Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığında hudut programlarını yazan bir başkomiser askerlik hizmeti için kısa süreliğine Edirne'ye geldi.... kanun adamı olarak görev yapan amirler ve memurlar topu topu 10-1. bu düzeltmelerle bu iş 15-25 saniyede yapılır hale gelecekti. hedefim 2009 veya 2010'da kuyrukta hiç bekletmeden herkese zamanında giriş çıkış yaptırabilmekti. Davut............___________________... akşam birliğine teslim edilmek üzere..... ama nasip olmadı...... teknik sistemi tariflerim üzerine kuran Polis Nurettin'e ve yanındaki ekibe......._ . ama olağanüstü gayret ve çalışmaları ile bu işi asıl ortaya koyanlara... için yakın ilden gelen kahraman polisler ile tahkikatın kahramanları olan şube müdürü Sait.... Bölüm: Devlet girişi bir dakika sürüyorsa........ çalışanlara ne kadar yardımcı olduklarını şimdi öğrenmişlerdir zannederim... işin hayati bilgilerini toplayıp gözümüz kulağımız olan İstihbaratçılar Şenal. Adlarınızı yazmadan geçersem büyük adaletsizlik olur. Merkez Komutanı hemşerlm Yolcu Albay ve diğer rütbeliler............. Engin ve KÜM Şube Müdürlüğünün yiğit polislerine... Kapıkule'de gerçekleştirilen operasyonların başında yönetici konumunda olan kişi bendim.. kapıdan geçenlere ve burada........ Umarım meslektaşlarım Operasyonlarla ilgili söylemek istediğim son birkaç şey daha var.................... Bu süreyi 6 milyonla çarpınca elde edilenolabilirdi. İşin asıl sahiplen.......................... İşte o günlerde yine olumlu bir gelişme imdadımıza yetişti.......... Sayelerinde kapılarda yolcu kuyrukları az personele rağmen yok denecek hale gelmişti........_________.. geçici destek.... Durumu anlatınca komutanlarımız.............. bize merkezde destek veren Sabri Uzun Başkan'a ve adlarını bilmediğim tüm diğer kahramanlara teşekkür ediyorum....

.. çok az yetkimizle 3-4 aylık çalışmayla büyük oranda üstesinden gelmiştik.... adil bir hâkim tarifinin tam sahibi Halil Uçar'm desteğiyle yendiler ve bir daha kanunsuz eylemlerine devam edemeyecek hale getirdiler.......... kapının temel sorunu.... kendisine en çok ihtiyaç duyan ve bu ülkeye döviz getiren bu iki cefakâr kesime hep zahmet çıkarmıştır..... tabii ki Şenal Savcının başkanlığındaki üç savcı ve gerçek bir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan.. kırmadan..... rüşvetçi.. İşin asıl sahipleri olan Gümrük Müsteşarlığı devreye girip bu işe sahip çıktığı zaman sorunların çözüleceğine inanabiliriz.. 292 ...........' Bu tahkikatla bir kez daha gördüm ki aslında dev gibi gözüken. üstelik bu bizim asli işimiz de değildi).. 1 ...... Gerçek vatanseverlik ve polisliğe.... günlerce beklemeden kapıyı geçemediler. her gün Avrupa'ya yük taşıyan binlerce Türk 11 rina kapının hizmet etmesi gerekiyordu... devlete hiç pahalıya mal olmadan büyük görevlerin nasıl yapıldığına örnek oldular.... ama.. Kurulduğu günden beri kuyruğa girmeden............ Selda Bağcanin türküde dediği gibi 'Selam olsun size......... hem gerçekten çok büyüktü (devlet yıllarca düzeltemedi. çeteieşmiş memur ordusunu 4 ay gibi kısa bir sürede... irtikapçı. Yüreğimin en derin yerinden gelen bir sesle. Türkiye'ye her yıl gelen milyonlarca gurbetçiye... hiçbir fırın beklemeden geçemediği herkesin bildiği bir olaydı......_ ...... Bölüm: Devlet göstermiş kaçakçı sürüsünü.. Yine de yaptıklarımız asıl sorunu çözücü değildi..... Aslında daha önce de belirttiğim gibi................. devlete ve hatta kapıdan giren çıkan herkese inanılmaz işkenceler çektiren Kapıkule'nin sorunları.... Kapıkule.......... her hafta.... Ayrıca bu işin kolayca yapılabileceğinin bir kanıtıydık..........___________________. Valilik Özel İdaresinin yaz sıcağında saatlerce hatta bazen günlerce bekleyen ve ihtiyaç giderme imkânları olmayan bu kişiler için seyyar tuvaletler yaptırdığı.. sonu 7-8 km tır kuyruklarının olduğu ve bazen bunun 10-15 km'yi bulduğu.... çok bedeller ödendi) hem de çok basitti (az imkânlarla....... buradan geçen insanlara yeterince hizmet edem eme s ivdi._________.. üzmeden........... Son birkaç yıl öncesine kadar yaz aylarında gurbetçilerin Türkiye'den çıkarken 20-30 km kuyruklar oluşturduğu.........................

Bölüm: Devlet Bugün Kapıkule'de tır kuyruğu yok ama gümrük düzeldiği için değil ihracat dünyadaki kriz dolayısı ile % 25'e yakın düştüğü için.............___________________....... Oysa şimdi şehrin merkezinde olduğu gerekçesiyle yapımı neredeyse bitmiş olan bu kamu binasının yıkılmasına kimse mani olmuyordu............ Yerel basında adı her zaman önde tutulması gereken Doğan Haber Ajansı Trakya Bölge Müdürü Lütfü Karakaş başta olmak üzere dürüst gazeteciler tarafından da ciddi bilgile I l'l G ÎT 1 bize iletiliyor.._________...._ ." diyerek iptal etti.. Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar Edirne Kapıkule de ve ayrıca tapu ve bayındırlıkta yaptığımız örgütlü yolsuzluk ve ihalelere fesat karıştırma uygulamalarına yönelik operasyonlardan sonra vatandaştan diğer yolsuzluklar konusunda da ihbar ve bilgi alıyorduk.............. İkinci ihaleyi Hamdi Sedefçi...... burayı satarak alacağım para. üstelik seçim çalışmaları zamanında Belediye Başkam Hamdı Sedefçi... Belediye Başkam........ "Önünde kendimi asarım ama yıktırmam" demişti.. GPM firması adına Metin Karaka-ya isimli bir kişiye 21 293 .................. ile belediyeye gelir temin edeceğim ve daha küçük bir bina yaptıracağım" diyordu ama.............. o güne kadar 10 milyon TL'ye yakın para harcanarak %90i bitmiş 15 bin metre karelik kapalı alam olan devletin resmi binası yıkılacak ve arsası alışveriş merkezi kurulması için satılacaktı..... itirazlara rağmen ihale yapıldı... hem de basında açıkça yer alıyordu ve bu bilgiler bizim için soruşturmaya başlamak için hareket noktası oluyordu.... 10 yıldır inşaatı devam eden.. "İktidar bana para vermiyor.... 1 .......... "Yabancı bir şirket teklif sundu ancak hadde layık bulmadım... Tüm.... Bir gün gazetelerde....... Edirne Belediyesi'ne ait olan ve inşaatı devam eden yeni belediye sarayı binasının yıkılarak arsasının satılmak istendiği hakkında yazılar çıkmaya başladı. Bir gün artan ihracata rağmen tır kuyruğu olmaz ise o gün gümrüklerin düzeldiğine veya düzelebileceğine inanırım.......... birinciye kimse katılmadı... 10 yıl önce de bu binanın planını çıkarıp temelini atan da kendisiydi.............................. İnanılacak gibi değildi.......... Sonra üçüncü ihale yapıldı ve arsa...

...................._________.___________________...................... Ancak gerçekleşen ihalelerde hiçbir belge..... hem de haksız rekabet yaratıyordu.... 294 ... milli servetin yok olmaması için Haliç'te Yaşayan Simonlar..._ ...... Yeni bina yaptırmak için bu kanunlara göre..... iptal de gerçekleşmemişti.................. 1 . Bölüm: Devlet milyon + belediyeye göstereceği bir yerde 5 milyon TL değerinde yeni bina inşa etme karşılığında ihale edildi............... bakanlığa şikâyette bulunmaları için gazeteci Lütfü Kara kaş ve Gelir İdaresi Başkanı İsmail Aslan ile birlikte gayret gösteriyorduk...... müteahhitten iş bitirme.. Alıcı firma binayı yıkma hazırlıklarına hemen başlamak istiyordu.. Oysa........ Belediye Meclis Üyesi İsmail Arda ise bu işe karşıydı.... itiraz etmeleri........... İki işin tek bir ihalede yapılması hem kanunlara aykırıydı...... teminat gösterme............... binanın yıkılmaması. yeterlilik gibi belgelerin istenmesi mecburiydi...... Yasalara göre artırma işlemi. verene yaptırmalıydı..... kamunun zarar görmemesi. Firmanın arkasında Hollandalı Redevco adlı şirketin olduğu biliniyordu... diğer bir yandan da Mülkiye Müfettişler marifetiyle müdahale edilmesi için İçişleri Bakanlığına................. zaman kazanmak amacıyla olaya muhalif olan kişilerin dava açmaları......... daha birçok açıdan bu ihale kanuna ve usule aykırıydı. yanı devletin mal satması 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre. yani satın alma işleri ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanunuma göre yapılmalıydı.. Ayrıca 4734 sayılı kanuna göre ihaleler usule aykırı olarak yapılmış ise Kamu İhale Kurumunun iptal etme hakkı vardı................ diğer yandan ihtiyati tedbir kararı verilmesi içm Asliye Hukuk Mahkemesine....... dolayısıyla kamu yararını da gözetmiyordu...... oysa bize göre ihale kanunlara aykırı olarak yapılmıştı. eksiltme.... İhalenin iptal olacağını düşünerek. GPM aracı bir şirketti.......... _. ayrıca itiraz etmesi için de Kamu İhale Kurumuna dilekçe yazarak dolaylı yollardan bu kurumlara ulaştırıyorduk.............. Belediye mal satarken en yüksek fiyata satmalı....... Bir yandan ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması davası açılması için Edirne İdare Mahkemesine... yeterlilik istenmemiş... ve ni bina yaptıracaksa da en düşük fiyat..

....... binanın yıkılmasına mani olmamıştı... Halbuki yasalarımızda acil hallerde belli bir süre için işlemleri durdurma yetkisi verilmişti. Belediye'ye cevap ve savunma için bir ay süre verdiğinden bu sürenin sonuna kadar yürütmeyi durdurma karan veremem diyordu.........___________________.......... Tüm bu nedenlerle 10 milyon TL harcanmış devlet binası maalesef yıkıldı. bir hafta.....750.. Bu arada ihalede rüşvet alındığı iddialarıyla ilgili ciddi bilgiler alıyorduk....... şirketin kazandığı bu ihaledeki yeri çok kısa bir süre içerisinde Redevco şirketine devredeceği........ Asliye Mahkemesi._ ............ Bölüm: Devlet Maalesef bu dilekçelere verilen yanıtlar çözüme yönelik değildi... Edirne İdare Mahkemesi.. daha önce ihalenin Hollanda menşeli Redevco isimli firma tarafından istendiği ancak bazı kamu görevlilerine menfaat temini konusunda sıkıntı çıkacağı için Metin Karakaya'nın sahibi olduğu GPM Gayrimenkul şirketinin ihaleye sokulduğu... İhaleden 10 gün sonra Cumhuriyet Savcılığı Yıa yazdığımız yazıda................_________........ Edirne Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen.. Hiçbir kurum ve mahkeme alenen kanunsuz yapılan bu işlemi durdurmamış. on gün önce karar verilse yıkıma mani olunacaktı.... Metin Karakaya'nın daha önce de çeşitli suçlara karıştığı gerekçeleriyle soruşturma ve zanlıları takip izni istedik Savcılık olayın etraflıca araştırılması için KOM Şubesine talimat verdi..... zaten ihaleyi alan kişinin Ankara'da yapılan enerji operasyonunda da sanık olarak adı geçiyordu....... 1 .000 TL'ye satışında.. Biraz araştırdığımızda önemli ipuçlarına ulaşmıştık.................................. Birkaç gün sonra yürütmenin durdu r u 1 m a s ma ve bilahare ihalenin iptaline karar verildi. Kamu İhale Kurumu yapılan işlem yanlış ama 2886 sayılı Kanun'a göre yapılan işlemlere bakmaya yetkim yok diyerek işin içinden çıktı................................... görev sahama girmiyor diyerek konuyu kapattı. Belediye binası ve arsasının GPM Gayrimenkul şirketine 26.......... ayrıca talebimize uyarak olayın mali ve bankacılık boyutunu incelemek üzere yeminli banka murakıbı görevlendirilmesi için 295 .. İçişleri Bakanlığı ise zamanında müfettiş gönderemedi...

.... firmaya gönderildi diye paraları İstanbul'daki kendi hesabından Gaziantep ve İzmir'de yıkım işinde görev alan başka kişilerin hesabına yatırmış.. fatura gibi belgeleri vardı... Bu konuda elimizde firma yöneticilerinin mahkeme kararıyla dinlediğimiz konuşma kayıtları...... Bize göre İlamdı Sedefçiye aktarmıştı. Redevco hesaplarında önce 35 milyon............ ama belediyeye ya-pilsin öciciTiclcr ve vergiler çıktıktan sonra 2 milyon TL civarında bir paranın nereye gittiği belli olmuyordu.................... alüminyum gibi malzemeler firmaya verilecekti. arsanın satım işini konuşmuşlardı... ama aracı olarak Metin Karakaya devreye girmişti.. ayrıca yıkım esnasında çıkan demir..... İhale öncesinde Muharrem Polat...... Bu kesindi.... ama bunu maddi olarak ispat etmemiz gerekiyordu............ İhale sürecinin tüm safhasında Redevcohun temsilcisi Muharrem Polat ve GPM firması sahibi Metin Karakaya birlikte hareket ediyordu. Belediye sarayının yıkımı için bir firmayla 160 bin TL ye anlaşılmıştı.. Sonra da bu paraları Metin Karakaya çekerek bir yerlere aktarmıştı ama adresi bulamryorduk.. vergiler ve ihalenin teminatları dahil ihale öncesinde ve sonrasında yapılan tüm ödemeler doğrudan Redevco'nun hesaplarından GPM'ye aktarılıyor........................ Kısa süre içerisinde yapılan çalışmalarda görüldüğü kadarıyla..... Metin Karakaya......... ama Metin Karakaya yıkım işini 2 milyon TL gibi gösterip....... Yeminli murakıbın incelemesine göre burada bir gariplik vardı......... Belediye sarayının arsasının gerçek alıcısı Hollandalı Redevco firmasıydı......... 1 .............._ ..... sonra 1.. Arsanın alımı.. CHP Milletvekili Mehmet Sevigen ve Belediye Başkam Hamdi Sedefçi İstanbul Mecidiyeköy'de bir otelde bir araya gelmişler... teklif.. bu kişiler parayı çekip daha sonra başka amaçla gönderiiiyormuş gibi tekrar Metm Karakaya hesabına göndermişlerdi._________..........7 milyon TL tutarında bir para GPM dolayısı ile Metin Karakaya'nın hesabına aktarılmıştı.___________________. Bize de kısıtlı olarak ihalede rol alan bazı kişileri takip etme yetkisi verdi..... 296 ..... oradan da GPM adına ödeme yapılıyordu... Bölüm: Devlet BDDK Başkanlığından talepte bulundu.........

.. Fiyatı daha ihaleye girmeden biliyor gibiydiler..... Yani daha önce 20 milyon teklif verilen ihalenin bu defa 27 milyon TL'ye mal olacağı belirlenmiş gibiydi. halbuki ihaleyi doğrudan Redevco almış olsaydı bu verginin yarısını ödeyecekti.......... Redevco bir gün sonra bu yeri devralmak için vergi ve masraflar dahil yaklaşık 34 milyon TL ödemişti............. süreç tamamlanmıştı. ihale sonucunda arsanın..... ihaleyi GPM firmasının alması halinde Redevco'nun bu yeri 27 milyon TL karşılığı satın alacağı ve GPM'ye alışveriş merkezinin inşaatım yaptıracağı hususunda mutabakatname imzalanmıştı..........2007 tarihinde arsanın tapusu Belediye tarafından GPM ye devredilmiş.. Madem arsayı.......... buna göre Redevco'nun sekiz emlak şirketi ile GPM şirketi yetkilileri arasında..10......... 245 bin TL sermayeli..2007 tarihinde GPM tapuyu Redevco ya devretmişti...... Sonra bu anlaşmanın metnini de bulduk.. üstelik arsayı ilk bulan. İstanbul ve Antalya'da makul olmayacak bir biçimde birkaç defa Belediye Başkanı Hamdı Sedefçi.. İzlemeler devam ederken çok önemli bir şey tespit etmiştik: arazinin alınması için her masrafı Redevco'nun karşılamasının dışında... Redevco temsilcisi Muharrem Polat.. Milyon dolarlık iş yapması zaten mümkün değildi............._________. GPM adına Metin Karakaya bir araya gelmiş..... ihaleden Önce ve sonra Edirne. 10....... İhale nihai aşamada GPM şirketine 26 milyon 750 bin TL ye mal olurken.. Bölüm: Devlet GPM ihaleden birkaç gün önce kurulmuş...10......... Redevco alacaktı...... sonra tüm ihale sürecini takip eden Redevco temsilcisi Muharrem PolatVı ve tüm ihale masraflarını ödeyen yine 297 ......... İki defa yapılan bu devir nedeniyle 4 milyon dolardan fazla vergi ödenmişti..... hemen Redevco'ya devredilmesi için anlaşma yapılıyordu..... bir gün sonra ise 11................ ayrıca telefonla da konuşmuşlardı.......___________________.. 1 Bölüm: Devlet İhale olmuş..... kendisi doğrudan ihaleye girip almış olasa 2-3 milyon dolar daha ucuza almış olacaktı........._ ........... 1 . Metin Karakaya'nm aile fertlerinin hissedar olduğu bir anonim şirketti. Mahkeme kararları ile yaptığımız teknik incelemelerde elde ettiğimiz bilgiye göre.........

... çok uluslu.. ihaleler durduruluyor..... Zaten Türkiye'de iş yapmak isteyen ciddi firmalar önce araştırma yaptırıyorlar ve aldıkları bilgiye göre hareket ediyorlardı. kendilerinin kayıtlarına geçmesin istiyorlardı..... hatta daha mahremi...... yatırım aksıyor.. Diğer yandan Türkiye'de arsa alarak yatırım yapmak istiyorlardı ve şehir merkezlerinde istediği büyüklükte arsalar ancak kamuda.. neden ve nasıl gelsin... ikincisi dünyada rüşvet veren bir firma gibi gözükmek istemiyorlardı.. Redevco'nuıı ortakları.. tüm ihale ruhsat süreçlerinde rüşvetin nasıl alındığını bire bir ödeyerek öğreniyorlardı.. Hollanda............. vardı.. Belçika. yabancı şirketin ödediği milyon dolarları boşa gidiyor... Bölüm: Devlet onlardı........ çok büyük bir şirketti.. ABD gibi ülkelerdeki önemli şirket ve fmans çevreleriydi ve bu kişiler Türkiye'deki rüşvet çarkım çok net görüyorlardı.... hesap ve denetim sistemi şeffaf olmalıydı..___________________.......... Bu çok uluslu şirket durup dururken Türk maliyesine iki defa vergi ödemek için neden kendini bu kadar zorluyordu? Bunun akılla izahı var mıydı? Evet. her şeyi kayıt altına alınmalı........_________........ Çünkü Redevco Hollanda asıllı olmasına rağmen aslında Cairo Holding'e bağlı İngiltere merkezli.. Türkiye'ye yabancı sermaye gelmiyor deniyor... Sonunda ayrıca bizim gibi işgüzarlar da devreye girince iş mahkemeye intikal ediyor.......... ki? Öncelikle iki defa vergi ödemeyi ve rüşvet....... alma imkânı varken arsa bu kadar pahalıya alınmıştı? Neden aracı konmuştu? Üstelik Redevco... 298 ... kendileri bulaşmasın..... vermeyi göze almaları gerekiyor........._ . Yöntem olarak araya bir aracı koyup rüşveti ismen o versin.. bu yöntemi aynı amaçlarla Manisa'da Girişim Grubu denen resmi ve özel kişilerin ortak olduğu eski Sümerbank fabrikasının arsasının 45 milyon dolara alımında da kullanmıştı. bu defa da işleri düzeltmek için avukatlara Ödemeler başlıyor. İngiliz... ama bu firma rüşvet veremezdi.. tüm yabancı firmalar benzeri şeyi yaşıyordu......... 1 .......... Bu firma yöneticileri Türk kamu kurum ve kuruluşlarında bir şey alıp satmanın rüşvetsiz olmayacağını düşünüyordu. Peki neden daha ucuza...... Yalnız bu şirket değil. Birincisi bunu hesaplarında göstermeleri çok zordu....................................... hem de çok akıllıcaydı.....

.. Edirne Belediye Sarayı ihalesinden dolayı yaklaşık 37 milyon dolar. bu konuyu İstihbarat Dairesi ile az sonra anlatacağım su davasını ise KOM Dairesi ile koordine ediyorduk. bu kadar parası 3-4 yıldır kamuda idi ve henüz işe başlaya mam ı stı.... Onun tabiri ile bu bilgi kendisine '"belediye başkanı hakkında beraber çalışma yaptığım Ankara'daki birim tarafından" verilmişti. firmalar arazileri doğrudan alsalar ve yatırımı bir yılda yapıp ülkemiz ekonomisine katkı sunsalar olmaz mı? Böylece ülkemizde işlerin kanuna uygun yürüdüğünü...... Bilginin nereden sızdığını anlamıştım. Sevigen de bu bilgiyi Belediye Başkan Hamdi Sedefçiye aktarmış......... aslında neden sızdırıldığını ediyordum......... Peki sizler rüşvet istemeseniz de bu.......... Sonra da rüşvet aldıkları için bu durumu yaratanlar........... Aslında başkan hakkında operasyon hazırlığımın olduğu doğruydu ama bu olaydan dolayı değildi.. biz yabancı yatırım getirdik ama devlet engelliyor diyerek tahkikat yapanları halka şikâyet ediyordu... Bölüm: Devlet Redevco'nuıı hesaplarından... Diğer yandan bu olayda rüşvet almaktan dolayı Belediye Başkam hakkında operasyon yapacağımız bilgisi Mehmet Sevigen'e verilmişti.. o da parti genel başkanı ile konuşmuştu......... yani iptal 299 .............. Ayrıca rüşvet verme iddiası ile yargılanmaları söz konusuydu... 1 ...._________.......................___________________... rüşvetin olmadığını yaşayarak öğrenirler ve ülkelerinde Türkiye'de artık rüşvet alınmıyor şeklinde propagandamızı yaparlar.......... Sedefçi hakkında yaptığımız Ankara bağlantılı iki çalışma vardı..._ ..... su davası nedeniyleydi........... bu yolla yeni yabancı yatırımcıların ülkeye gelmesini teşvik ederler... Manisa işinde de 45 milyon dolar civarında para çıkmıştı.......... tam temyiz kararı verilmek üzere iken davayı açan taraf olarak gözüken AKPli meclis üyesi İsmail Arda davasını geri çekmiş ve Danıştay da davacısı olmadığı için karar vermemişti...... satışın iptali ve tapunun tekrar Belediyeye tescili davasını hem Belediye hem de alıcı firma Danıştay'a temyiz etmişti.... zaten sonra ilgili daire başkanına da bu şüphemi açıkça söyledim....... bu davayla ilgili İdare Mahkemesinin verdiği......... Açık bir ihalede avantaj için rüşvet verdikleri yönündeki bir iddia gerçekçi olamazdı aslında......... Türk kamu görevlileri resmen irtikap yapıyorlardı.... Edirne'den ayrıldıktan sonra öğrendim ki.......

.............. Belediye Başkanıiıın İstanbul'da bazı insanlarla buluştuğu ve gizli görüşmeler yaptığına dair bilgiler almıştık.._ ...... Konuyu araştırmaya başladık. Görüntüleri incelediğimizde Başkan'm üç kişi ile buluşup birlikte yola çıktığını anladık..... Ardından uçak biletlerini yolcu listesiyle birlikte inceledik ve başkan ile birlikte aynı bilet satış noktasından arka arkaya üç bilet alındığını. Bölüm: Devlet kararı kalkmıştı.........._________.. "Parti merkezinde bana davayı çek dediler onun için çekiyorum" demişti. plakaları Termikel yöneticilerini işaret ediyordu............___________________......... hava limanı çevre güvenlik kameralarının belli saatlerdeki görüntülerini incelemek için savcılıktan yazılı talimat aldık...... İsmail Arda 'ya sorulduğunda............... 300 . biraz polis bilgisayarları üzerinde yaptığımız araştırmada bu kişiler ve firma hakkında her şeyi öğrenmiştik......................... aynı şekilde ödendiğini.... Su Davası Belediye Sarayı ile ilgili tahkikatı yaparken. 1 ......... dış çevre kameralarının firmasının kayıtlarından onları Mercedes ve Ford Mondeo markalı iki aracın gördük......... Başkan in tüm şüpheli davranışlarım inceliyorduk... Anladığını kadarıyla davanın Danıştay'da tasdik edileceğini anlayan alıcı firma..... Bir gün kendisinin İstanbul Atatürk Havalimanında bazı kişilerle buluşarak Ankara'ya gittiğini öğrenmemiz üzerine.............. Biraz internette...... aynı dakikalarda havaalanına gelip check-in yaptıklarını öğrendiğimizde başkan ile beraber giden kişilerin kimliklerinin Mustafa Selçuk ve Mehmet Aîtunhan olduğunu öğrenmiş olduk....... ancak bu buluşma ve görüşmelerin sebebini bilmiyorduk................. Bu defa Ankara'ya vardıkları saatlerdeki Ankara Esenboğa Havalimanı karşıladığını yolcu çıkış bölgesindeki Araç. İsmail Arda'nın davasını çekmesinden bir süre sonra parti merkez ilçe başkanı yapıldığını duydum..... Termikel şirketi Özellikle aldıkları belediye ihaleleri ve İstanbul'da kapağı olmadığı için annesinin yanında rögara düşerek ölen çocuğun haberleri ile basında gündeme gelmişti.... her türlü imkânını kullanmış ve yukarılara ulaşmıştı.........

.... su ücretlerinin tahsilatı gibi hususlarda........ suç teşkil edecek hiçbir konuyu telefonla koşmuyor............ İmtiyaz hakkının alınması demek... Bölüm: Devlet Tapu Kapıkule Operasyonu ve devamında Bayındırlık ile Dairelerindeki dinleme ve gizli kamera kayıtlarına dayanarak yaptığımız operasyonlar nedeniyle Belediye Başkanı....... Ama.. Bizim başkan bir yandan Belediye Sarayını satmış..... Gelecekte en önemli ihtiyaç maddelerinden birinin su olacağı biliniyordu.. onlar vasıtasıyla ihaleye girecek olan firmalarla gizli gizli görüşmeye başlamıştı. 1 .. yeni yayınlanan mevzuata göre de tüm şehirlerde belediyelerce su şebekelerinin yenilenmesi............ Başkanın buluştuğunu tespit ettiğimiz kişiler suyun gelecekte önemli bir gelir kaynağı olacağını görüp tezgah kurmuşlar ve ilk ihale yapacak olan Belediyelerle aracılar vasıtasıyla görüşerek ihaleyi organize etmeye başlamışlardı. belediyelere de yaklaşık %20 civarında ödeme yapılacağı kabul edilirse.... peşin ödemeli su saatleri kullanıldığında işletme maliyetinin azami %20 olduğu....___________________........ tüm bu yatırımlar! yapacak kaynaklan yoktu ve bu sahada imtiyaz hakkının devredilmesi suretiyle...... tamir ve ilavelerinin yapımı karşılığında tüm su gelirine uzun süre sahip olmak demekti.......... yüz elli bin ev ve elli bin iş yeri su abonesi varsa ve her abonenin ayda ortalama 25 TL su kullandığı kabul edilirse (büyük sanayi tesisleri ve büyük kurumlar hariç tutulsa bile) bu........ İlk yatırım haricinde......... imtiyaz sahibi asgari aylık 301 ... Beş yüz bin nüfuslu bir ilde...... bundan dolayı işimiz biraz zordu..... ayda 5 milyon TL demekti.. su havzalarının ıslahı... tüm bu işlerin özel sektör eliyle yapılması çok cazip bir plan olarak ortaya çıkmıştı......... bir ilin su şebekesinin bakım. hiç bilmediğimiz bir sahada Belediye'nin su işlerinin imtiyaz hakkının devriyle ilgili görüşmeler olduğunu anladık.. Yine de mahkeme kararı ile Belediye Başkanı hariç diğer kişileri dinlemeye aldığımızda..............._ ................... ciddi yatırım ve organizasyonlara ihtiyaç vardı...... kısa süre içerisinde bu buluşma ve görüşmelerin belediye sarayının satışı ile ilgili olmadığını.. hatta ara sıra odasında cihaz araması da yaptırıyordu........... genişletilmesi.._________............... bir yandan da su imtiyaz hakkını devretmeyi planlamıştı ama daha işe başlamadan aracı firmaları bulmuş.

......... Belediyeler açısından ise kaynak yetersizliği... yalnızca Çorlu ve Kars gibi şehirlerde bir iki küçük uygulama vardı............ Asıl önemlisi suyun giderek değer kazanacağı öngörüldüğünden bu gelir her yıl katlanarak artacağı rahatlıkla................. 1 . ama bu sahaya giren ve ilk işleri alan firmaların üstünlük sağlayarak önemli illeri de ele geçirebileceği hesabı yapıldığından bu sahada büyük bir rekabet ve kıran kırana bir mücadelenin olacağının sinyallerini görmek mümkündü...... ücretini ödedikleri Veli Aksaz isimli kişiyi Edirne Bele diye sime.. Belli bir ilin._ ..... hem özel sektörün kazanmasının sebebi ise şuydu: Özel sektör açısından suyun dünya ve insan hayatındaki öneminin artması ile gelecekte fiyatlar sürekli artacak ve ön ödemeli su saatleri vasıtasıyla tahsilatlar artık peşin ve kısa sürede yapılabilecekti..... otomatik olarak her ay artacak şekilde belli bir miktar sabit gelir........ Su imtiyaz haklarının devralınması yeni bir sahaydı ve 2007 yılma kadar illerde ciddi bir devir yapılmamıştı.......___________________...... Bölüm: Devlet 3 milyon Tb gelir elde edecekti.........._________. kısa seçmeni sürede küstürmemek yapılabilecekti..................... söylenebilirdi........ Bu aracı iş takipçisi. Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhandan oluşan üç kişilik grup..................... ihale mevzuatı ve ihale yolsuzlukları nedeniyle yenilenemeyen şebekeler özel sektör aracılığıyla adına kısa sürede yenilenecek......... yalnız bu işleri ayarlamak ve ihale sonunda alıcı firmadan komisyon almak üzere kurulmuş iş takipçisi Firma ile birlikte çalışıyordu.... bölgenin imtiyaz hakkım almak demek. yapamadıkları tahsilatlan özel sektör eliyle yapacak.. ilave yeni yatırımları özel sektör eliyle yapacak ve belli oranda gelirden de pay alacaklardı....... sıcak para demekti.. ihalenin şartnamesini hazırlamak üzere 302 yapılamayan tahsilatlar . Böylece belediyeler büyük bir yatırım harcamasından kurtulacak. komisyoncu kişilerin beraber hareket ettiği....................... Özel sektör açısından bakıldığında da her gün tüketim artıyordu.......... ayrıca kısa sürede su şebekesini yenileyecek. İlk yapılacak şebeke tamiratı gibi belli yatırımlar ile dağıtım ve tahsilat işi sisteme konduktan sonra yapılması gereken başka bir şey kalmıyordu. Hem belediyelerin. Belediye Başkanı.

........... 1 .... Üstüne üstlük bu iş için 303 .......... Böylece bu iş için kendilerinin ve belediyede ortak çalıştıkları kişilerin maddi menfaat elde etmesini sağlıyorlardı......... dışarıda daha önceden hazırlanmış olan örnek bir şartname Edirne Belediyesine uyarlanmaya çalışılıyordu. yerine yenileri konmuş veya değişmişti....... Hileli yöntemlerle yapılan işlemler sonunda Veli Aksaz...... Belediye'de danışman olarak işe başlamıştı....... öyle ki şartnamede yazılan birçok kanun yürürlükten kalkmış............... Görünüşe göre.. Her belediye için bu işleri yapabilecek büyük firmalarla konuşuyorlar............. dışarıda Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhan ile ve ardından Termikel firmasının yöneticileri ile ihale şartnamesini hazırlıyordu... tüm belediyelerin işlerini rüşvet karşılığında organize edip.... Bölüm: Devlet danışman olarak aldırıyordu.................___________________.... Yani bu grup asıl olarak............ İzlemelerimize göre Veli Aksaz. şartname hazırlıkları devam ederken bir yandan da Balıkesir. hangi firmayla daha fazla komisyon anlaşması yaparlarsa o firmanın istediği şekilde şartnamenin hazırlanması için belediye yetkililerini etkileyerek firmanın isteğine uygun şartnameyi hazırlatıyorlar ve Belediye Meclisi ile organlarından geçirerek adrese teslim ihale yapılmasını sağlıyorlardı............. ama bu şartname taslaklarında hâlâ eskileri yazılıydı ve aynen..... Bu arada bizimkiler sadece Edirne su imtiyazını almaya çalışmakla kalmıyor......_________..... Hatta dışarıda hazırlanan tip şartname e-posta ile Edirne'ye gönderiliyordu ve tabii elektronik olarak bir suretini de biz alıyorduk..... rakiplerinin aleyhine şartlar koyarak da onlar için dezavantajlı şartlar yaratıyor {örneğin ön ödemeli sayaç üreticisi olmak gibi şartların yazılması demek bu şartı taşımayan tüm firmaları ve rakipleri ihaleye giremez hale getiriyorlardı) ve böylece ihalelerin istenilen firmada kalmasına çalışıyorlardı.... Denizli.... Aydın...... Hatay gibi illerin su imtiyazlarını da belli büyük firmalara komisyon/rüşvet karşılığı pazarlamaya çalışıyorlardı................... yanlış şekilde ihaleye çıkıldı._ ....... ihalenin önceden anlaştıkları bu firmalara verilmesi için ihale şartnamelerini firmaların isteklerine uygun şekilde tanzim ederek firmalara avantaj sağlıyor...

.............. 304 ....... Bölüm: Devlet firmalarla.......................... onlar da belediye başkanı üzerinden müdahale ederek istenen şartların yazılmasını sağlıyorlardı... İhalelerde önemli olan hususlardan biri........ Edirne Belediye Başkanlığı..... Eğer başta kendi firmanıza uygun veya rakiplerinizi eleyecek yeterlilik şartları yazdırabilirseniz ihaleyi kazanma ihtimaliniz yüzde yüzdü...___________________......... sabah da kalanlara dağıtılıp öğleden sonra saat 14Ye hiç okunup incelenmeden Başkanın uzman diye çıkardığı Veli Aksaz in tanıtımı ile Belediye Meclisinde oylandı ve oy çokluğu ile kabul edildi............._________............ Yani ihaleyi kendi lehine yeterlilik taşıması çalışma anlaşılıyordu... öncelikle ihaleye girebilmek için kanunun aradığı yeterlilik şartlarını sağlamak........_ ................ Beraber çalıştığı belediye görevlilerin bazı yeterlilik şartları koymaya veya kendisinin yazdığı şartları değiştirmeye kalktığı ya da bazı şartlara itiraz ettiği zaman danışman durumu dışarıdaki ortaklan Mustafa Selçuk ve Mehmet Alt un han'a aktarıyor. 1 ....... Belediye başkanı konuyu Belediye Meclisine getirdi ama en az bir hafta incelense bile zor anlaşılacak yüzlerce sayfadan ve teknik ifadeden oluşan bu dokümanlar akşam bazı üyelere..... Veli Aksaz'ı ihale şartnamesini hazırlamak için danışman olarak aldıktan sonra küçük bir grup kurarak çalışmayı başlattılar ve danışman Veli Aksaz Termikel'de hazırlanan ihale şartnamesi örneklerini Edirne Belediyesi şartnamesi haline getirmeye çalışıyordu........... resmen rüşvetin belgesi sayılacak yazılı anlaşmalar bile yapmaktaydılar............................. Bazen de belediye çalışanı olup da dışarıda başka firmalarla irtibatlı olan kişilerin bulunduğunu başka söyleyip onların şartları grupların başka firmalar adına şartnameye şartları yeterlilik için başka koymaya da kalktıklarını yaptığı ortaklarına aktardığı oluyordu. Bir aylık bir çalışmanın sonucunda belediye adına (ama Termikel firmasının istediği şartlan taşıyan) teknik ve idari şartnameler ile belediye encümenince çıkarılması gereken su imtiyazı yönetmeliği gibi evraklar hazırlanarak Edirne Belediyesinin ihale dokümanları haline getirildi.. bir de her idarenin kendisinin koyacağı şartları karşılamaktı.............

Bir süre sonra belediye ihaleyi ilan etti.... Böylece Ter-mikel yöneticilerinin hazırladığı cevaplar...... Bu korku nedeniyle başkaları adına aldığı telefonları kullanıyordu.... hiçbiri okunmadan...... Oysa içerisinde yanlış ifadeler....... Başkan bu arada Ankara'ya giderek bir yandan Termikel yöneticileri ile görüşüyor bir yandan da onların kanalı ile hükümet çevrelerinde.. okunmasına fırsat verilmeden oylanarak hukuki hale getirildi.... eleştiri alınması gereken dokümanlar kimse tarafından okunmadan........... Daha önce de belirttiğim gibi Belediye Başkam dinlenme.... buna inin diyerek pazarlık yapmış..._________........ Başkan benim kafamda şu rakam var................................ Neticede ihale bitmiş ama ihalenin kesinleştiği ilan edilmemiş...... ilk itirazlar serbest rekabeti engelleyici yeterlilik şartlarına oldu.... takıp edilme olaylarına karşı öyle tedbirli davranıyordu ki....... sürekli dinlenme fobisini yaşıyordu. 1 ........... yürürlükten kalkmış kanunlara atıflar vardı.. Sonunda ihale oldu ve sadece iki firma ihale dokümanı aldı ve tek firma olarak Termikel Holdinge bağlı Elektromed Şirketi ihaleye katıldı ve kazandı........ İhale güya açık olmuştu ama konan şartlarla başka firmalar zaten baştan engellenmişti. düzeltilmeden kesinleşti.... Bölüm: Devlet En azında bir ay öncesinden meclis üyelerine ve ilgili birimlere dağıtılarak görüş...... işlemlere devam etmişti.... belediye de bunları cevap olarak ilgili firmaya iletiyordu.. belediyeye danışman tarafından sunuluyor... yanına gelen herkese telefonla konuşmaması gerektiğini söylüyor.... Sonrasında tek firmanın katıldığı eksiltme süreci........ odasında ihale işlerini konuşurken telefonlarının pillerini dahi çıkarttırıyor.... basma ve halka açık olarak yapıldı... Daha sonra tahkikat safhasında Başkanın ihale komisyonu üyeleri ile konuyu görüşüp bir rakam belirlemediği anlaşıldı. odasını çiçeklerine kadar kontrol ettiriyor....... 305 . belediye sarayı arsasının yıkılması davasıyla ilgili destek arayışında bulunuyordu....... Tüm itirazlara Belediye kulağım tıkadı.. Firmaların itirazları belediyeye geliyor ve bu itiraz dilekçeleri danışman Veli Ak-saz tarafından Termikel firmasına ulaştırılıyordu............ on beş günlük karar verme süreci başlamıştı.......___________________....._ ...

....... 1 .. ama yaşadığımız şeyler göstermektedir ki aslında bizler 306 .. millet ve halka hizmet duygularını yücelterek görev yaptığımızı düşünürüz. Sonuç için kanuni sürenin sonuna gelindiğinde............_ ................ göreve bağlılığının yanlışlığını gösteren ve sorgulamayı gerektiren birçok örnek var ama benim yaşadığım ve burada anlatacağım olay bunların en önemlilerinden biriydi..................... sonra bir restoranda görüşerek Termikel şirketinin hisse senetlerinden kendisine teminat olarak vermeyi.............. Diğer Görevlerimiz Şentürk Demiral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olayı Türk kamu görevlilerinin......___________________... Mehmet Sevigen'e sızan bilgi yalnızca Belediye Sarayı tahkikatı ile ilgili olduğundan ve su tahkikatından haberdar olmadıklarından. Sonunda firma yöneticileri Edirne'ye gelerek Başkan ile önce Belediyede.................. Çoğunlukla biz........................... Belediye binasındaki yolsuzluklar nedeniyle hakkında yürüttüğümüz tahkikattan dolayı gözaltına alınacağını..... öyle ki Başkanın tavrını yadırgamışlardı...... Termikel yetkililerinin bu konuda çok deneyimli oldukları anlaşılıyordu....._________.. yani çoğu görevli vatan............... görev anlayışının....... Bölüm: Devlet İhaleye karar vermek için kanuni bekleme süresinin son günlerinde. bu bilgiyi de Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki daireden öğrendiğini söylemişti....... ve daha önce belirttiğim gibi bunu da kendilerine alenen söyledim. ihalenin kesinleşmesinin ardından ödeme yapmayı teklif etmişlerdi... Belediye sarayı ihalesine fesat karıştırma tahkikatı ile ilgili İstihbarat Daire Başkanlığından.... Başkanın İstanbul'a gittiği bir gün CHP Genel Başkan Yardımcılarından Mehmet Sevigen ile yaptığı telefon görüşmesinde..... su imtiyaz hakkının devredilmesi ihalesiyle ilgili tahkikatta ise KOM Daire Başkanlığı Vidan destek alıyorduk.. bilginin İstihbarat Daire Başkanlığımdan sızdığına kanaat getirdim.... özel olarak bakıldığında ise Türk polisinin çalışma biçiminin.. rüşvetin kendisine ödenmediğim ima ederek beklentisini Mustafa Selçuk ve Mehmet Al t imhan aracılığıyla iletmisti.... Birçok insan da buna inanır..

............... Bölüm: Devlet basit ve küçük hesaplar..................... Kendisine görev sorumluluklarımın Edirne ili ile sınırlı olduğunu..... ayrıca birçok ihtimal olabilirdi. yardım istiyordu............ şahsi ve grupsal küçük çıkarlarımız uğruna halkı ve görevi çoğu zaman unutuyoruz....... Anlattıklarını dinlediğimde olayda birtakım................ Şentürk Demiral kendisine 307 . 1 ..___________________... Ben pek bunları izlemediğim için görememiştim ancak bu tarz programlarda yer alan olayları birkaç gazete ve televizyon kanalı veya programcıların kendisi özel olarak muhabir görevlendirerek takıp ederlermiş....... Bir ara kayıp çocuğa benzediği söylenen bir çocuğun._________. Bu eğilim istisna da değil.._ ......... İstanbul'daki çalışmalarından bu konudaki tecrübelerini iyi bildiğim....... Bu genel anlayışa...... dayanarak ediyordu. ayrıca Emniyet Müdürünün görev ve fonksiyonlarının bir teşkilatı sevk ve idare etmek Fakat olduğunu daha söyleyerek yardımcı Daire olamayacağımı anlattım........ Bunun üzerine yola çıkan Uğur Dündar'ın ekibinden Ertuğrul Erbaş ve bazı televizyon muhabirleri araştırmak için buraları dolaşırken bana da uğrayıp olayla ilgili fikrimi almışlardı.. Bir gün çocuğun babası randevu alarak yanıma geldi..... ancak mıntıkamda olmadığından açıkçası beni birinci derecede ilgilendirmemişti... gariplikler olduğunu düşünmüştüm..... yakınımızdaki Kırklareli hm Babaeski ve Lüleburgaz ilçelerinde görüldüğünü söyleyenler olmuştu... genel duruşumuz içinde çok önemli bir yer işgal ediyor.5 yaşlarındaki oğlu kaybolmuştu..... Bu olayda da bazı basın mensupları bana olayla ilgili sorular sormuştu.... tüm kamuoyunun bildiği ve yüreğimi derinden yakan çok acı ve çarpıcı bir olay ile şahit oldum.................... çok izlenen bu programlar dolayısıyla büyük bir izleyici kitlesi olaydan haberdar olmuştu...... Çocuğun anne ve babası her gün sabah yayınlanan kadm programlarını dolaşarak günlerce konuyu canlı tutmuş....... İsrarla bu olayda benim görev almamı..... Yanında deneyimlerime bu olayları takip eden televizyoncular ve kendilerine yardımcı olmamı talep gazeteciler de vardı... İstanbul Kartal'da bir okulun aile birliği tarafından düzenlenen geziyle Çanakkale Şehitliği'ne giden ailenin 2.... önce Kaçakçılık Başkanlığında yanımda görev yapmış........... Hatırlanacağı üzere.

bulmaya yarayacak ne varsa yapmaya hazırdı Şentürk Demirali da durumdan haberdar etmiştim.... ama bunun için özel bir programa ihtiyaç olduğunu anlayınca bilgisayardan anlayan pek kimse olmadığından.. 1 ...___________________..... Bu vesile ile alman makineyi incelerken....... o zaman Hüseyin Özalp Bakan in onayını alarak Şen türkün görevlendirilmesini sağlayacaktı.. Bölüm: Devlet yardımcı olabilirdi.. istiyorduk._ .......... Ardından iyi ilişkiler içerisinde olduğumuz Asayiş Daire Başkanı Hüseyin Özalp'i arayarak durumu anlattım. Son dönemde işlerin mahalli olarak yapılmaya başlaması ve merkezin sadece koordinasyon görevi üstlenmesi söz konusu olduğundan dilekçenin Çanakkale'ye yapmıştık....... az da olsa bilgi sahibi olmam dolayısıyla bana danışmışlardı. Olayın ayrıntılarına girmeden önce Şentürk Demiral hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum. çocuğun babası Bakanlığa dilekçe verince nasıl olsa bu dilekçe otomatik olarak Asayiş Daire Başkanlığına gelecek......................._________....... çocuğu bulacak....... daha ilk tanışmamızda çok iyi ve değerli bir polis olduğu kanaatine varmıştım..... bunun için Emniyet Genel Müdürlüğüne müracaat ederek özel bir ekibin görevlendirilmesini talep etmesini söyledim........ O tarihte Emniyet Müdürlüğü özlük işlerini yapmak için bilgisayar almış..................... Teknik açıdan destek verilirse inisiyatifli bir ekip olarak olayı araştırıp netice elde etme imkânı olacağını. Çocuk kaçırma/kaybolma gibi konular görev sahasına girdiği için o da zaten olayı bildiğim.................. Ona istediği teknik desteği Edirne'de imkânların el verdiği ölçüde sağlama sözü verdim............. Şentürk u 1985-86 döneminde Diyarbakır'da komiser yardımcısıyken tanımış..... Küçücük bir çocuğun kaçırılması onu da derinden üzmüştü....... BASIC denen programlama dilinde yazılmış ve çok emek verildiği 308 belli olan bir programla gönderilmesi özellikle ihtimaline Şentürk karşı bu mutabakatı ilgilenmesini Olayla Demiral'ın .... Hüseyin Özalp ile anlaştık.. elinden geleni yapacağını söyledi..... bu konuda Şentürk Demiral'ın da iyi bir tercih olduğunu söyledi....................... Konuyla ilgili görevlendirilmek üzere Şentürk Demirali önerdim..........

...... O gün için Türkiye'nin en iyi organize gruplarım önemli ölçüde tanıyan ve onlara karşı etkili olacak............ ben sadece bir iki noktada bilgi verdim.... hepsinde asıl işi yapan kendisi ve ekibiydi.............. eğitici küplere kadar pek çok yeni girişimlerde bulunduğunu bir Giresun ziyaretimde görmüştüm........ Şentürk İstanbul'da olağanüstü işler başardı._________.. O benden önce Diyarbakır'dan İstanbul Asayiş Şubeye atanmıştı..___________________. aklını kullanan.... kaliteli bir polisin Giresun'da Trafik Şubesinde çalışmasını sağlamışlardı......................... Kısacası sokaklarda çalışan... teknolojiyi bilen çok başarılı ve bir o kadar da mütevazı bir polisti... Giresun'a Trafik Şubesine tayin ettirdiler.. Arkadaşım Mustafa Aydın Adapazarı Emniyet Müdürü olunca............ adam kaçırma olaylarında aranan kişilerin teknik yöntemlerle bulunmasında Şentürk ve diğer Asayiş ekiplerine teknik destek vermiştim... Onu önce uzak ilçelerde görevlendirdiler... Her işi iyi yapan bu polis...... tüm operasyonlarda başarılı olmuş.......... Müdürü'ne kötülenmeye başlandı... Bu vesileyle kısa süreli çalışmalarımız oluyordu ama Şentürk un çok farklı olduğunu anlamak zor değildi..... ardından ben İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olarak atandıktan sonra.. Bölüm: Devlet karşılaşmıştım.... sonunda da il dışına..... "Kim bunu yazan.. Benim verdiğim küçük ipuçları ile Sülük.......... bu kadar gayret eden... O günün şartlarında mucizeler yarattı ve ben İstanbul'dan ayrıldıktan sonra nihayetinde rakipleri tarafından Emniyet........... kaçırılan birçok şahsın kurtarılmasında önemli basanlar elde etti...... bunu yapmak pösteki saymak gibi bir şey!7' diye sorduğumda Asayişte çalışan komiser yardımcısı Şentürk Derniralin ismini vermişlerdi. Söylemezler Çetesi gibi önemli grupların yakalanmasında.. 1 .... hiç bilmediği trafik konusunda bile kısa sürede çok başarılı adımlar attı....... Daha sonra Şentürk Demiral ile yollarımız hep kesişti......... batı ülkelerinin Türkiye'ye gelen vatandaşlarından trafik konusunda yorumlarını toplayarak dışarıda nasıl tanındığımızla ilgili çalışmalardan.... iyi bir asayiş polisine ihtiyacı oldu ve tavsiyem üzerine Şentürk'ü Adapazarı Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü olarak göreve 309 ............ başkalarına konuları tüm detaylarıyla anlattığım ve beklediğim neticeyi alamadığım halde ona tek kelime ipucu vermem yetiyordu._ .

ikimiz de Emniyet İstihbarat Teşkilatına yıllar önce kurduğumuz.............. Şentürk de Gümüşhane'ye sürülmüş ancak îdare Mahkemesi tayin kararını iptal edince Trafik Daire Başkanlığında Şube Müdürü olarak göreve başlamıştı.... jandarmalarla şeyin görüştü..._________... birçok operasyonda etkili rol oynamıştı.. Yine kısa sürede............. Şentürk yeni görevi için Çanakkale'ye giderken Edirne'ye... görevlendirmenin fazlaca işe yaramayacağını.... Bölüm: Devlet getirdi.... mevki istemeyen bu polis kendi uzmanlık alanında neden çalıştırılmaz....... ancak yine de yardım etmekten geri durmayacaklarını söylemişlerdi............ Hiçbir makam............ çocuğun babasının müracaatı üzerine Hüseyin ağabeyin gayreti ile Şentürk çocuğu bulmak üzere ekip amiri olarak görevlendirildi. buna neden mani olunur aklım almıyor.. Daha sonra ben KOM Daire Başkanı olunca Mustafa Aydın in müsaadesi ile Şentürk'ü KOM Daire Başkanlığına şube müdürü olarak aldım... Hakkında kitap yazılacak bu efsanevi polis........ Savcı da olayın bir an önce çözülmesini istiyordu. kurulmasına öncülük ettiğimiz dinleme sisteminin bu 310 . kendini göstermiş................ 1 ........ Zaten eşi Edirneli olduğu için burada bağlantıları vardı.. bana uğradı..........___________________.... Başkan Yardımcılığı görevinde " insan israfına" örnek olarak görev yapıyor...... Kendisi ile biraz değerlendirme yaptık......... Kayıp çocuk olayına dönersek....... Bir hafta kadar sonra tekrar Edirne'ye geldi................ neler yapabileceği konusunda bilgi verip bazı teknik verilerin temin edilmesi için yardım talep etti...... hâlâ Trafik Daire Başkanlığında...... Daha sonra Şentürk olay yerinin savcısı ile görüştü. Savcıdan alınan talimatlar üzerine Şentürk bazı bilgileri toplamaya başlamış.. bir takım çalışmalar yapmış.. Jandarma bu yeni yetkilileri yapılabilecek her yapıldığını... ne yapılması gerektiği ile ilgili olarak biraz tartıştık.. Özellikle Van'da polislerin elinden oğlunu kaçıran ve uyuşturucu ticareti konusunda nam salmış aşiret ağası Mustafa Bayram in ve oğullarının yakalanmasını sağlamıştı. Bu kez oturup beraber çalışmaya başladık..._ ... Koni Daire Başkanlığından Edirne'ye atanınca (sürülünce) bana yakın tüm müdürlerim KOM'dan kovulmuş. belli bir mesafe alabilmiş..... ama olay hakkında netlik sağlayamamıştı......

.._ .................... Zaten mahkeme kararı da elimizde vardı... Birkaç saatlik bir çalışma sonunda Şentürk bazı numaralar üzerinde yoğunlaşmıştı ve iddiasına göre o gün okul grubu ile beraber hareket eden bir kişi otobüsü takip ederek Çanakkale'ye kadar gelmiş ve çocuğun kaybolmasından hemen sonra Lapseki üzerinden Gelibolu'dan tekrar İstanbul'a dönmüştü..... Gece oturduk................... Benim görüşüm en az bir hafta İstanbul polisi ile irtibat: halinde bulunulması ve on gün boyunca takıp edilerek olaydan emin olduktan sonra müdahale edilmesi gerektiğiydi. Bölüm: Devlet olayda kullanılabileceğini....... 1 .... Şentürk gidip aileyi ve şahsı birkaç gün takip edecekti........ Gerçekten de öyle yaptı.................... Her s ey i netleştirmiştik...___________________...... ama Şentürk çok daha kestirmeden düşünüyordu ki.. Özellikle Türk Telekom'dan ve tüm GSM operatörlerinden bilgiler toplamıştı.. Şahsın kimliği....................._________. çocuğun kaçırılması olayı anne ile bağlantılı bir kişi tarafından yapılmıştı ama bir annenin kendi çocuğunu kaçırması ve sonra da onu böyle televizyona çıkıp araması mümkün müydü? Fakat bunun başka izahı yoktu. Attığımız bu adımla birlikte olay farklı bir boyut daha kazandı: Çocuğu kaçıran kişi çocuğun gerçek babasının kendisi olduğunu söylüyordu..... işi........ araçlarının markası gibi tüm bilgileri bir iki saat içerisinde çıkarmıştık............... İstihbarat Şube Müdürlüğünün yetenekli elemanları ile bilgileri analiz etmeye başladık.. İstanbul'daki üçüncü gününde şüpheli kişi ve ailesi piknik yaparken. Şentürk bazı bilgileri mahkeme kararı ile ilgili kurumlardan temin etmişti....... kayıp çocuğa yaş olarak benzeyen bir çocuğun da yanlarında bulunması üzerine orada müdahale etmiş ve şahısları yakalamıştı... ancak bu sistem sayesinde olayın ayd ı n 1 a 11 la bileceği n i düşünüyorduk...... kısa sürede müdahale etmek istediğini söyledi.. Adamın anlattığına göre çocuğun annesi ile eskiden gayrimeşru bir gönül ilişkisi olmuş ve bu ilişkiden anne hamile 311 ............ Bu kişi aynı zamanda çocuğun annesi ile de bağlantılıydı ve muhtemelen onunla gizli bir ilişkisi vardı.. adresi......... Olayı aydınlatmaya yönelik plan yaptık.. her şey çok açıktı.......

. Çocuğunu arıyormuş gibi görünmüş.... anneden öğrenmiş ve bir süre sonra kendi çocuğunu istemiş.... kayıp çocuğu bulmak... İstanbul'da........ Bu anlamda Şentürk de son dönemde popüler olmuş...... Bölüm: Devlet kalmış... Bu olayı burada anlatmamın sebebi Şentürk ve ekibinin böyle aylarca kamuoyunu işgal etmiş ve çözümlenememiş bir kayıp olayını bir hafta on gün içinde çözmesinin önemidir..... Anne olayı bizzat planlamasına rağmen birkaç ay boyunca televizyon kanallarını dolaşarak yürek............. Şahıs çocuğun babasının kendisi olduğunu doğumdan sonra........ merkezi bir müdahale ile takip edilerek ortaya çı-karılabilme ihtimali kuvvetlenmişti. Daire Başkanı in telefonla arayarak bu yaklaşımın çok yanlış olduğunu. Zira bu olay........... 1 .............._ .. eşini de kandırmıştı.. kamuoyuyla basın kendisini ciddi şekilde övmeye başlamıştı..... Bunun üzerine o tarihlerde yine buna benzer şekilde İzmir'de........ kıramadıklarından açıldı..... söyledim..... Yine de çok garip bir şekilde Edirne İstihbarat Şubesinin bilgisayarda sorgulama yapma yetkileri kaldırıldı... Ama olanlar çok....... Anne de çocuğu gerçek babasına verebilmenin yolunu aramaya başlamış ve böyle bir düzen kurarak Çanakkale gezisi esnasında kendi çocuğunu alıp babası olduğunu söylediği bu kişiye teslim etmiş..... bunun gibi kamuoyunda ilgi uyandıran pek çok olayın aydınlatılması için yeni bir bakış açısını ortaya çıkarmıştı. garipti.. işi çözen Şentürk Yü. Açıkça söylenmiyordu ama engelleniyorduk.......... bu Bir şekilde müddet davranılmasmın sonra bilgisayar kabul edilemeyeceğini belki beni sistemi.......... pek çok şehirde kaybolmuş ve öldürülmüş olma ihtimali yüksek birçok ırısamrı yakınları bulunmaları için pek çok yere başvurup Bakanlık üzerinde baskı kurmaya başladılar.............. kayıp küçük bir 312 ...... Bu kişi de çocuğu kendi çocuğu olarak alıp İstanbul'a dönmüş... Mahalli imkânlarla bulunamayan kayıp kişilerin.............. Bunu duyunca çok rahatsız oldum.... dağlayan konuşmalar yapmıştı.. biz sadece onun istediği bazı bilgileri vermiştik................ ailenin acısını dindirmek uğruna başlanan çalışmalar faciaya dönüşmüştü.. Bizim İstihbarat bilgilerini kullanarak Şentürk'e destek verdiğimiz de duyulmuştu. aydınlatılama-yan olayların._________..___________________.. Neticede bir iyilik yapmak.

. 1 ... Oysa orada görev yapan herkes bilir ki güvenlik ekipleri samimi bir şekilde dayanışma içerisine girse çok büyük mesafeler alınabilir........... gerektiğinde görevi engellemekten kaçınmıyorduk..... hepimizin göreve inanma konusundaki samimiyetsizliğini de ortaya koyan. Bundan dolayı da GüneydoğuYlaki en büyük başarıya da imza atacak olsanız......... Bu.... Kendilerindeki eksikliğin açığa çıkacağını düşünerek olayın Bu............... büyütülmemesi gereken bir tepkiydi ama daha sonra yaşanan bir olayda tavırları net bir şekilde anlaşıldı.. Bölüm: Devlet çocuğu bulan polis müdürüne yardım edildiği için engelleniyorduk... Şentürk başka olayda..... Nitekim Şentürk bu son olayda çalıştırılmadı.... Kendilerine bilgi verilmediği..... görev aşkı yalanını gösteren bir durumdu... vatan..... Böylesine önemli bir görevin dışarıdan gelen bir ekip tarafından yapılmasına karşı koyuyorlardı...... Yıllar önce de Güneydoğudaki birçok çatışmada inkâr edilemez bir şekilde bu tavırla karşılaşmıştım........._ .. Bu belki anlık........... Şentürk tarafından bazı kamu çözümlenmesini istemiyorlardı. başarı paylaşılmak istenmiyordu.... Bir bölgede faaliyet varsa ve oraya bölgedeki ilgüllerden habersiz müdahale edilir ve bir şey ortaya çıkarılırsa inanılmaz bir tavır koyuyorlardı...................___________________. İstanbul'da esrarengiz şekilde kaybolan bir babanın...... Türkiye'deki görevlilerinin anlayışım ortaya koyan ve içinde yer aldığım hemen hemen her olayda karşılaştığım bir tavırdı. Yine açıktan karşı çıkılmıyordu ama gösterilen tavır.............. oysa bu.... mıntıkalarına girip onlardan habersiz hareket etmeniz tepki görüyordu.......... Buna mana vermek mümkün değildi... Şentürk e karşı olduklarını ortaya koyuyor.. bulunması için çalışıyordu........ İpuçları elde etmeye başladığında mahalli polis ekipleri tarafından inanılmaz bir karşı koymayla karşılaştı......... tavır alıyorlardı... Hiçbir şey yapmasını istemiyorlardı............. Bizim görevimiz vatandaşa hizmet diyorduk.._________.. yapılan küçük şeyler her şeyi anlatıyordu. Sakarya edebiyatıydı. Yani yaşananları kendi şahsi çıkarlarımızla sınırlıyor. hatta daha sonrasında Şentürk e bu tür görevlerin verilmemesi için Bakanlık 313 ... üstlerine durumu anlatamadıkları için bunu kendilerine yapılmış en büyük kötülük kabul ediyorlardı.. millet...

... 1 ................. sizınkilerm ve bizim askerlerin %10'u samimi ve gayretli çalışsalar bölgede sorun kalmaz....___________________.. Oysa merkez tarafından özel olarak görevlendirilmiş bu insanlar daha avantajlı oluyordu...... Bu nedenle en azından mağdur insanların oldum........ O zamanlar bölgede yüz binden fazla asker.............. Bununla birlikte tabii ki her zaman mahalli zabıtanın desteğine ihtiyaçları vardı... *3 2 yaralarının sarılması için herkesin destek olması gerekirken. bana "Ben de biliyorum..... Hareket etme kabiliyetleri de aynı ölçüde sınırlıydı. mahalli körlükleri yoktu.... sabah erken saatlerde 314 .... Şen t ürk'ün başarılarına rağmen bir daha ona benzeri görevler verilmedi......... mahalli jandarma teşkilatının günlük icraatlar içerisinde yüzlerce adli......... idari görevi ve başka birçok işi vardı.... Eruh ve Gabar bölgelerinde geniş bir operasyona kendisi de taburuyla katılmıştı.... on binden fazla polis bulunuyordu ve yine o tarihte o bölgedeki PKKlılar için verilen en büyük sayı 300-400 kişiydi. Gelişmelerle ilgili bilgi almak üzere beni çağıran Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Kaya Yazgan'a bölgedeki görevlilerin iyi görev yapmadıklarını anlatıp onları eleştirmem üzerine..." dedi.... görev alanı yalnızca tek bir konu olan uzmanlaşmış bir ekip elbette çok daha etkin çalışıyordu..... Bölüm: Devlet üzerinde bile inanılmaz baskı kuruldu._________............ Şırnak bölgesindeki aşiretlerle görüşme görevi.. MİT ve Emniyet görev almış... çünkü mahalli polis teşkilatının.. Bu bir abartı değil.._ ..... Çok yakın çalıştığım........ tek bir olaya özel zaman ayırmaları zordu.. Ayrıca ön yargılan olmuyordu. Kendi taburu ve güneyden komşu bir taburun unsurları............................... destek verilmezse bilgi toplama ve olayı çözme ihtimali zayıflıyordu... maalesef kimsenin itiraf etmediği gerçekti.... Her olaya aynı anda koştuklarından........ Halbuki vatandaşa hizmet noktasında. her şeyi sıfırdan öğrenmeye hazırdılar....... Emniyet Genel Müdürlüğü adına bizim şubeye ve bana verilmişti...... samimiyetinden hiç şüphe duymadığım bir tabur komutam bir olay anlatmıştı.. bunun hiç de öyle olmadığına maalesef defalarca şahit 4 aşiretlerin PKK'ya destek 1985-86 yılında Güneydoğuda vermemesi için yapılan planlamada....

.. cevabı verilmesi gereken önemli bir soru.. Kaçak Çay Operasyonu Sınır kapısındaki rüşvet suçlarını ve düzensizliği önledikten sonra sıra buradaki kaçakçılık olaylarını soruşturmaya gelmişti..... 3 PKKlı elde.......... ilk çatışmayı başlatan taburun komutanına anons edip kaçan militanların istikametinde bulunan kendi bölüklerini istediği gibi yönlendirmesi için "emrinizdeyim" demiş........... önceki yıllarla kıyaslandığında 2005-2008 yılları ara sında sınır kapısında yakalanan uyuşturucu miktarında % 100 artış olmuştu. bundan nasıl kurtulacağız........ başarının tamamı bizim olsun" anlayışı ile hemen yakınındaki diğer taburdan yardım istenmemiştir..... Ancak biz daha kaçakçılıkla ilgili tahkikatı planlamadan o yıllara kadar görülmemiş miktarlarda uyuşturucu yakalanmaya başladı............... Bu durum....... başka taburu başarıya ortak etmenin gereği yok........ Oysa hemen kuzeyde..." der ve helikopterlerle Şırnak'tan bölük getirilir. kendisi daha kıdemli olmasına rağmen.._ ... başarıya susayan komutanlar bu veya benzeri olaylarda hiçbir zaman durumu sor gulay amad 11 ar.___________________......_________.... O günlerde sürekli eylemlerde kayıp verildiğinden... "Komutanım bizim askerler sizinkileri tanımazlar... kapılarda tesadüfen yapılan aramaların bir sonucu gibi görülüyordu ama hiç kuşkum yok ki aslında rüşvet tahkikatının bir neticesiydi.. bir yanlışlık olur........ Bu herkes için normal bir olaydır: ama bana göre "Nasıl olsa. ben Şırnak merkezde olan bölüğümü çağırdım.. bir hamle ile araziyi saracak bir tabur hazır bulunmaktadır....... ama o taburun komutanı............... ama samimi olduğumuz için ancak bana söyleyebilmişti......................... Bunun böyle olduğuna tabur komutanı arkadaşım da inanıyordu... 1 ............... Bu tip bir düşünce ve zihniyeti nasıl yarattık veya bu zihniyet nasıl tüm kamuya hâkim oldu.. Diğer militanların kuzeye doğru kaçtıkları telsiz anonslarında geçince....... Bölüm: Devlet 10-12 kişilik bir PKK grubuyla temas kurmuş ve çıkan çatışmada 2'si ölü biri yaralı 3 militan ele geçirilmişti.. yar d ım la ş mayan hiçbir rütbeli de bundan dolayı ceza görmedi........ Kapıdaki görevliler artık görevlerini ciddiye alıyor ve 315 .. bir ikisi daha yakalanır......... bölgede yardımlaşmama her zaman oldu...

..... Belgelere göre bu mal bir Türk firması tarafından Romanya'daki bir Serbest Bölgeden Türkiye'ye ithal ediliyordu.......... ilgili illerdeki ekiplerle birlikte çalışarak..___________________....... 2008 yılı sonuydu....... Kapılarda görülen rüşvet olaylarını çözdükten sonra................ tüm belgelerinde yükünün 'cal-cium carbonate' olduğu belirtilmesine rağmen dökme çay bulunmuştu. Asıl gümrükleme işlemi................... Oysa biz büyük çaplı her yakalama olayında..... Karşılaştığımız bazı olaylar bu kanaatimin pekişmesini sağladı........... Bu sayede 2007 ve 2008 yıllarında rekor sayılabilecek miktarda uyuşturucu............. uyuşturucu yakalamaları artmıştı.. şebekenin diğer üyelerinin faaliyetlerini ve irtibatta oldukları kişileri de incelemeye ve bu bilgileri saklamaya başlamıştık......... Bir olayı çözünce arkasından daha büyük bir kanunsuzluk ortaya çıkıyordu... belki de tesadüfen........ uyuşturucu ve kaçak malları birer birer yakalamaya başlamıştık. Bana göre hudut kapılarımızda rüşvet ve kanunsuzluklar iç içeydi.. Onu çözünce bu defa ondan daha büyük başka olaylarla karşılaşıyorduk._ .... Ayrıca kapıdaki ilk yakalamanın failleri de böylece ortaya çıkarılıyordu. Bölüm: Devlet daha önce küçük rüşvetler alınması sonucu yapılmayan kontrolleri titizlikle yerine getiriyorlardı.. tüm şebeke üyeleriyle birlikte yakalanmıştı.. şoförün verdiği beyan ile gerçekleştirilen birkaç yeni soruşturmayla sınırlı kalırdı................................ ilk beyanlar mahkeme safhasında inkar edilir ve delil yetersizliği ile soruşturma o noktada kalırdı.. aynı firmanın aynı gün bir iki 316 ......... Hudut kapısında mallar beyan üzerine işlem gördüğü için sadece şüpheli durumlarda ya da deneme amacıyla belli kontroller yapılıyordu. 1 ... İlk tahkikatta isimlen geçmeyen kişiler fark edilmediklerini sanarak faaliyetlerine devam et tikleri için......._________.. malların gideceği yurtiçi gümrüklerde yürütülüyordu... bir gün Hamzabeyli Hudut Kapısından ülkeye giriş yapan bir tırda.. Gümrük yetkililerine yapılan uyarı ile... Bu zincir böyle devam ediyordu..... Diğer yandan o tarihe kadar kapıda yakalanan uyuşturucularla ilgili tahkikatlar..... Çoğunlukla şoför haricindeki kişiler kaçar.. önce sebebini bulamadığım bir şekilde....

._________... Önce bu çetenin yöneticisi olarak bildiklerimizi takibe alıp..._ ... ancak Edirne Ağır Ceza M ah kem e si'nde yapılan yargılamaları sırasında....... Bunun üzerine Savcı Ay gör Yi n koordine ettiği bir çalışma başlattık..... Sonra da yolda malı indirip satıyor ve evraklara yazdığı değeri düşük olan malları yokluyordu. 1 ......... Şebekenin çalışma yöntemi belli olmuştu..___________________...... Hamzabeyli Hudut Kapışırım adli olarak bağlı olduğu Lalapaşa ilçesi Cumhuriyet Savcısı.. Bölüm: Devlet saat önce ülkeye giren ve İstanbul'a doğru yolda olduğu anlaşılan fırlarında da benzer bir durum olduğu ortaya çıkmıştı..... ama Türk kapılarına başka bir mal olarak beyan ediyordu............ Önce şebekenin nasıl çalıştığını anlamamız ve onların bilmediğimizi zannettikleri bilgileri bulmamız gerekiyordu.. yeni bir mal girişini beklemeye 317 ... sonra Bulgar meslektaşlara bu firma tarafından Bulgar gümrüklerine beyan edilen tır yüklerinin cinsini sorduk................ Bulgarca badem kelimesinin farklı lehçede söylenen kelimelerinin baş harfleri olduğunu iddia ederek beraat emişlerdi.. PVC hin bizim bildiğimiz plastik malzeme değil. Ancak bunu öyle sağlam yapmalıydık ki bu kadar komik bir iddiayla bile Ağır Ceza MahkemesiYıden kurtulan şebeke bu defa kanundan kurtulanlasın.................. Bu amaçla önce aynı firmanın bir yıl içinde giriş çıkış yapan tüm fırlarının ve yüklerinin listesini gümrükten istedik.. firma Bulgar makamlarına transit yük dîye gerçek yükü belirtiyor.......... çünkü daha önce de aynı firmanın................ Simdi sıra tüm delilleriyle yakalamaya gelmişti............. Onun getirdiği bilgileri üst üste koyduğumuzda gerçekten de ciddi bir kaçakçılık şebekesi ile karşı karşıya olduğumuza kanaat getirdik............ Bu firmanın bir yılda 60 kadar tın aynı yolla yurda soktuğunu tespit etmiştik... damadım Bilal Ay gör de meslek heyecanı içinde bu kapıda yapılan kaçakçılık faaliyetlerini ortaya çıkarmak için koşuşturuyordu.................... Özellikle son firma ile ilgili önceden pek çok bilgiye sahipti.. evraklarında 'PVC olarak beyan ettiği malın aslında badem içi olduğu anlaşılıp kaçakçılar yakalanmış............ Karşılaştırdığımızda her şey ortaya çıkıyordu............. Böylece tahmin etmedikleri noktada önlerine çıkabilecektik. Dolayısıyla bu kişilerin göz göre göre kaçakçılık yapmalarım ve kanunun elinden kurtulmalarını hazmedemiyordu.

...... Çünkü tüm faaliyetlerdeki canlılığın tetikleyici gücü bana kalırsa haksız menfaat temin etme beklentisi 318 ....... irtikabı........ Trabzon ve Gaziantep'e doğru yola çıkmıştı...... Şebekenin Gaziantep organize sanayi bölgesinde malı boşlata-cağım öğrenmemiz üzerine Gaziantep polisi ile işbirliği yaparak tır tamamen boşaltıldığı sırada.... Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz Şuna inanıyorum ki bu ülkede rüşveti.._ .... asıl patronu. bir tır.......... fakat malı transit şekilde üçüncü bir ülkeye götürüyor gibi göstermeye başlamıştı........... Aynı firmaya ait bir tırm yine çay yükü ile giriş yapacağını öğrendik ve tır kapıdan girince ona bir takip cihazı bağladık... Tahminimize göre malı yurtiçinde bir yere boşaltıyor............... aranan kişileri...... suç üstü yakaladık. umarım bu defa yaptıklarının hesabını verirler. Şebeke malı Gürcistan'a götürüyormuş gibi görünerek gümrük işlemlerini yaptırmıştı ve kuşkusuz yolda malı boşaltacaktı.................. Ancak tırda görevli kolcunun dürüst tutumu sayesinde (ilk defa bir gümrük memurunun düzgün tavır koyduğunu görmüştük) çayı boşlatamadı-lar........... 1 ........... Artvin.. sonra da değersiz bir mal yükleyip hudut dışına göndermiş gibi göstererek kaçakçılık faaliyetini yürütüyordu.___________________.... tüm şebeke üyelerini olay yerinde ve asıl yöneticilerini evlerinde yakaladık........ Böylece yıllarca kapıda küçük evrak sahtekarlıkları ile kaçakçılık yapan ve tesadüfen yakalandığında da işini ayarlayarak beraat eden şebekeyi........ derken Sarp Sınır Kapısı'na kadar gidip Gürcistan'a çıkış yapmak zorunda kaldı ama birkaç saat içinde mal parasının alınamadığı gerekçesi ile geri gönderilmiş.. Suriye'ye gidecek şekilde beyanda bulunularak yeniden Rize.......... ihaleye fesat karıştırmayı bir anda durdurmak................... Peşinde bizim ekiplerimizle Rize...._________. devlet işleri kilitlenirdi............ Bu arada son yakalamalardan dolayı şebeke taktik değiştirerek mallarının cinsini doğru beyan etmeye.... Ayrıca peşine de bir polis ekibi taktık. Bölüm: Devlet başladık.. tüm yaptıkları kaçakçılık delilleri ile birlikte... Takip edeceğim.. bir şoförle değil. böylece tüm yolsuzlukları bir anda önlemek mümkün olsa ülkede ekonomi ve yatırımlar durur..

... Edirne'de Roman çocuklarım sokaktan...... projeler hemen çiziliyor....... Bu küçük binanın hazırlık safhası bile bu kadar zaman aldığına göre...... Basit bir örnek vermek gerekirse......... Bayındırlık Müdürünün..... Eğer suyun başında duran memurlara..... Şube Müdürlerimin....._________........ Oysa eğer 160 bin TL'ye inşaat ihale edilseydi ve dolaylı olarak bazı görevlilerin de bu işte haksız menfaat elde etme ihtimali olsaydı birkaç ay içinde her işlem biter....... dolaylı olarak Valinin........... yollar...... v3 . ESKİŞEHİR Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi 319 ...... ayrıca tesisi Valiliğin de desteği ile Özel İdare ve Köylere Hizmet Götürme Birliği yaptıracaktı. Bunu kanıtlamak için binlerce örnek bulmak mümkün..... Buraya bir halı saha ve tek katlı prefabrik bir kulüp binası yaparak çocuklara hem spor yaptırmak hem de güzel bir ortamda dolaylı olarak eğitmek istiyorduk.. köprüler ihale edilemez....... proje............... Hizmet Götürme Birliği Müdiresinin ilgilenmesine rağmen tam bir yıl sürdü... Devlet yatırımları yapılamaz..... Milli Piyango İdaresi de projemize 160 bin TL destek vermişti.... temin edemeyecekleri havası yaratılırsa onlar tüm işleri yavaşlatır. plan programlar yapılamaz hale gelir...................... evraklar yazılıyor...... barajlar...___________________........... üzerinde durmasak hiçbir zaman tamamlanamayacaktı..._ . iş yapılmaz. Buna göre belediyeye ait kiralık bir bahçenin işletmesini polislerin maaş promosyonlarından kalan para ile 25 bin TL'ye almıştım....... Ancak tek katlı prefabrik binanın plan... planlar... yapılan işlerde maaşları dışında menfaat.2Î 9 Ama çok açık hissediliyor ki yapılacak işlerde kendilerine de bir şeyler düşecekse....... Bölüm: Devlet ve duygusudur.. zemin etüdünün bitirilip inşaata başlanması benim. 1 .. sistem çalışmaz ve Türk ekonomisi durur. inşaat tamamlanırdı.. olmaz işler bir kolayı bulunarak olur kılınıyor........ kötü alışkanlıklardan korumak için Saray Spor adında bir projemiz vardı.....

. 1 .. Türkiye'de siyasi istikrar kurulamamıştır.. en üst düzeyde uzmanlaşmanın sağlandığı bilimsel enstitü ve araştırma merkezlerinin kurulması da zorunludur..... devletin muhtemelen en önemli sorunu terör ve terörle mücadeledir.............. Türkiye'de bir güvenlik sorunu olarak kabul edildi.... sadece bu sorun üzerinde çalışmaların yapıldığı.... Askeri bir mantıkla. Sorunu sıkıyönetimlerle ve askeri yapılanmalarla çözmeye çalıştılar. Bölüm: Devlet Türkiye tarihinde..... araştırmalar enstitülerde yapılırken. ülkenin en hayatı meselesi üzerine araştırma yapmayı...... terör ve terörle mücadele sorununda üniversitelerde görevli akademisyenlerin ve araştırmacıların çalışma yapması yeterli olmadığı gibi...................... şekilde her konuda her sorununa yakîasılmamaktadır.. ülkenin her en toplumsal yaklaşılması önemli ve olaya akılcı bu bir biçimde ve bilimsel nedense........... güvenlik güçlerinin bakış açısıyla ele alındı ve militarist politikalarla çözülmeye çalışıldı........ Bununla birlikte.._ . diğer taraftan Türkiye'de demokrasinin ve özgürlüklerin gelişmesi yine terörle mücadele bahane edilerek engellenmektedir... bu kurumlarda hiçbir bilimsel araştırma yapılmamış. bu konu üzerinde düşünmeyi gündemlerine dahi almamışlardır...... sadece kendisinin çözebileceğine inandı ve kendi 320 .... Oysaki bize göre....... Terör ve terörle mücadele bir sorun olarak görülmemiş veya görmezlikten gelinerek yok sayılmıştır... bu kurumlarda görevli akademisyenler hemen her konuda raporlar hazırlarken.. toplumsal açıdan çok önemli bir sorun olan terör ve terörle mücadele hiçbir zaman akılcı bir biçimde ele alınmamış ve tüm yönleriyle bilimsel olarak incelenmemiştir........ Doğal olarak bunun sonucunda askeri yapı bu konuyu kendi sorunu olarak kabul etti..... bu konuyu hiçbir zaman kendi sorunları olarak görmediler................. Sivil hükümetler... hemen Türkiye'de..... yapılan tüm uygulamalara rağmen... sorun akademik ölçütlerde ele alınıp analizi yapılmamış ve konu hakkında bir fikir üretilmemiştir........._________... Alman tüm önlemlere..___________________....... Sorunun ortaya çıktığı günden itibaren..... özellikle son elli yıllık dönemde. Her soruna....... yöntemlerle Üniversiteler gerekirken.. Terör............ Bir taraftan ülkenin ekonomik kaynaklanılın büyük bir bölümü terörle mücadele için sarf edilirken.........

Oysa karşımızda duran terör sorununa da diğer herhangi bir toplumsal sorun gibi bilimsel yöntemlerle yaklaşılması ve akılcı çözümler üretilmesi zorunluydu............... Gerek sivil hükümetlerin bu karşısındaki tutumu. Fransa'da bir Kürt enstitüsü vardır. bu düşünce ve hareketler tüm yönleriyle akılcı bir yaklaşımla ele alınıp incelenmeli ve en derin biçimde bilimsel ölçütlere göre analiz edilmelidir..... Bir taraftan ülkenin kurucu felsefesinin bilim olduğu ısrarla dile getirilirken.... 321 . Konuyla ilgilenen bilim adamlarını....... ama her nedense ülkemizin en önemli sorunuyla ilgili Türkiye'de bir enstitü kurulmamıştır....... Kurulacak enstitü ve merkezlerde.. 1 .... ciddi soruna bilimsel açıdan yaklaşılmamak!a ve hatta bilim adamlarının bu sorunla ilgilenmelerine müsaade dahi edilmemektedir..................... devletin ve güvenlik güçlerinin almış olduğu kararların ve uyguladıkları politikaların doğruluğunu. gerçekte ise yapılanların bilimsel araştırma ölçütleri ile hiç alakası yoktu..... şiddet yaratmamaları için gereken tedbirler üzerinde düşünmeli... Sözde yapılan çalışmalar bilim adamlarınca yapılmıştı..... devletin karar ve uygulamalarına 'bilimsel' niteliğini katmaktan... bu karar ve uygulamalara muhalefet edenlerin iddialarının yanlışlığını ispat: etmekle sınırladı....___________________... aşırı sağ.... a ka d e m i sy e nle rin üstünde bir güç ve akıl olarak gördü.......... Aşırı sol............._ ............. radikal İslamcı ve bölücü düşünce ve faaliyetlerle ilgili enstitülerin ve araştırma merkezlerinin kurul ması zorunludur....... Bu kurumlarda görev yapan bilim insanları............... bunları bilimsel açıdan onaylamaktan başka bir şey yapmadılar... gerekse de askeri yapılanmaların sorunu kendilerine mal etmeleri... Daha doğrusu bilimsel ve akademik ölçütlerden tümüyle uzaklaştılar.... yapamadılar.. örneğin......... Devlet kendisini her zaman bilimin.... Dolayısıyla bilim adamları.... sivillerin bu sahaya girme lerini tümüyle önledi.... insanlarımızın her türlü radikal akımlara ve bu akımlar aracılığıyla terör eylemlerine katılmamaları..._________........... Bölüm: Devlet sorun başına çözmeye çalıştı.... diğer taraftan en.... Belirli önyargı ve anlayışla sadece devletin tezlerini doğrulamak amacıyla hareket ettiler.. politika önerilerinde bulunmalıdırlar...

..... ülkenin kanunlarım ihlal eden birileri varsa devlet polisini..... En önemli yanılgılarımızdan bir tanesi de her derde deva diye kabul ettiğimiz Atatürkçülüktü..... Yaşanmakta olan olayları 'nasıl önleriz?' sorusu hiçbir zaman sorulmadı................... mutlak doğruların var olduğu iddiasının kendisi de dogmatik bir yaklaşımdır ve temel laiklik anlayışına aykırıdır.. bu tür bir kabulün akıl ve bilim ile açıklaması yapılamaz..........._________. bu soruna hiçbir zaman bilimsel ve açıdan peşin yaklaşılmamış fikirlerle olmasından.. bu ölçütlere göre incelenmeli. yapılacak her işlem...._ .... hiçbir zaman gerçek manada objektif ve ön yargıdan uzak yapılmadı.....___________________...... ilme de aykırıdır.............. Kendi keyfi fikirlerimizi veya günün koşullarına göre devletin uygun bulduğu uygulamaları Atatürkçülük adına savunuyoruz.. Fakat bizim ülkemizde devlet....... siyasi kargaşanın ve toplumsal huzursuzluğun bu kadar yaygın olması ve bu kadar uzun süre devam etmesinin........... tahlil edilmeli ve bu ölçütlere uyduğu oranda hayata geçirilmelidir. Eğer Atatürkçülük denen kurallar değiştirilemez... getirilecek her kural..................... Bölüm: Devlet Araştırmalar ve değerlendirmeler....... Oysa aklın ve bilimin egemen olduğu bir yerde asla dogmalara yer yoktur....... girmemiştir de.. Akla aykırı olan... askerini ve diğer kurumlarını kullanarak bu kişilere mani olur ve suç varsa cezalandırır..... Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak Dünya üzerinde hiçbir devlet vatandaşları arasında çelişkileri artıracak.. uygulamalarda uyulacak tüm ilke ve yöntemler mutlaka akıl ve bilimin ışığında değerlendirilmeli.. kavga ve gerilim ortamının doğmasına neden olacak bir uygulamaya girmez... Hiçbir fikir tartışmadan muaf değildir ve ebedi olarak değişmeden kalamaz..... içinin ne ile doldurulacağı belli olmayan bir kavram... Ülkemizde terörün..... vatandaşlarını rejime muhalefet edenlere karşı kışkırtmış.... her şeye önyargılarla bakılmasından kaynaklandığı kanaatindeyim. mutlak doğrular olarak kabul edilecekse.............. ne olduğu bilinmeyen.. Değiştirilemez.... Uygulamaya konulacak her düzenleme........ bizzat kendi vatandaşlarım yine kendi 322 vatandaşları olan rejim .. Eğer bir ülkede rejime muhalefet eden... 1 ....

mensup oklukları illegal örgütler hakkında sadece bilgi almak için yaralanabilir. Bugün bile............................ cinayetler işletmiş...... Bu tür uygulamalardan en çarpıcı olanı....... hatta fiilen eylemlere sokmuş.. Oysa bu tür uygulamalar devletlerin var olma felsefesine tümüyle aykırıdır..... sadece ülke dışında uygulanması gerekirken........... araçlarla bilgi toplayamadığında ve bilgiyi sadece illegal örgütlerin içerisindeki kişilerden almak zorunda kaldığında... kendi kendisiyle çelişir ve devlet olmaktan çıkar................ Bu uygulamaları yapan zihniyet devletin kendi zihniyeti midir? Devletin düşünce sistemi midir? Yoksa oluşturulamayan devlet Fikri yerine devletin içerisindeki kişilerin kendi..... fikirlerinin uygulaması mıdır? Aslında sorulması gereken sorular bunlardır............... sağ gruplara karşı da sol grupları kullanmış. Devlet varoluş sebebini ve fonksiyonlarını vatandaşlarına devrettiğinde. devletin görevi kendi vatandaşları arasında ortaya çıkacak sorunları çözmektir.... Devlet vatandaşlarından... Bu uygulamanın da koşulu ve sınırı vardır..............._________... devletin kendi vatandaşlarına karşı ülke içerisinde uygulamış olduğu psikolojik harekâttır. MGK'd a alınan kararlar doğrultusunda psikolojik harekâta ilişkin operasyon........ Geçmişte halkı birbirine karşı kullanmış veya........... 1 .... Bolüm: Devlet dinci olarak tanımladığı halka ve hatta hükümete karşı laik kesimleri harekete geçirerek çok geniş kitleleri karşı karşıya 323 ....... Devlet başka..... Fakat bizim ülkemizde devlet..... Bölüm: Devlet muhaliflerine karşı fiili saldırılarda bulunması için kullanmak istemiştir........ bu sınırları aşan her uygulama son derece yanlıştır.... daha ağır ve büyük olayların olmaması için vatandaşlarmdan yardım alır.. kullanmaya kalkarak ciddi hatalar yapmış devlet görevlilerinin bu olaylardan ders çıkardığım ve artık aynı hataları tekrarlamayacağına inanların kısa sürede yanıldıkları görüldü........... plan ve kararlar devletin tüm kurumlarınca koordine içerisinde yürütülmektedir.___________________. katliamlara sokmaktan imtina etmemiştir.. Ancak bu yardımın kapsamı bilgi almakla sınırlıdır.... her ne kadar kamuoyunda fazla hissediiınese de.. sol gruplara karşı sağ grupları..... Bu koşulların dışında.._ . Bu defa da radikal i...

...... mubah saydığını açıkça göstermektedir........ aynı düşüncenin ve fikrin simgeleştiği Ergenekon bir zirve noktasıdır.. Bu yanlış anlayışın neticesi........ aynı anlayışın....._________._ . bölgesel iç çatışmalar........... gerekse de doğrudan veya dolaylı olarak baskı altına aldığı basın ve yayın organları aracı lığıyla inanılmaz bir biçimde yönlendirilmiş ve tek boyutlu düşünmesi sağlanmıştır......... devletin gerek okullarında verdiği eğitimle.. Hiçbir maddi temele dayanmayan.................. aynı anlayışı aynı düşünceyi hayata geçirmekten geri kalmamıştır......... zorunda bırakılmıştır.. 28 Şubat anlayışı doğrultusundaki faaliyetler ve hatta beğenmedikleri düşünceleri savunan bir kısım insanlara karşı belli inançtaki halkı aktif tavır almaya alenen çağıran demeçler rahatlıkla verilmiştir..... Tüm bu örnekler... Kendi Halkını Yönlendirme Faaliyetleri Bu ülkede gerçeği görmenin....... Toplum öyle sari -iandirılmış ki.. resmi ideoloji doğrultusunda düşünmeye yönlendirilmekte ve bu doğrultuda mantık yürütmektedir.............. Cumhuriyet mitingleri... Susurluk olayını da aşan...... olaylara biraz objektif bakabilse................___________________. birçok şeyi çok daha net bir biçimde görebilecektir. olaylara objektif yaklaşması çok zordur.... Oysa insan............ Toplumun tümü devletin istediği istikamette düşünüyor.. o kadar büyük bir yönlendirmeye maruz kalmış ki sorunları objektif olarak değerlendirebilmek gerçekten çok zor. Bölüm: Devlet getirmekten çekinmemiş.... Türkiye'de halk.. Toplumun gerçeği görmesi. resmi ideolojinin dışına biraz çıkabilse.. her ne kadar örgütsel varlığı tartışılabilir olsa da. tarafsız ve objektif düşünmenin en zor taraflarından biri yıllardan beri devletin tüm toplumu yönlendirmiş olmasıdır... gerek bayramlarda düzenlediği merasimler ve törenlerle............. bu istikamete yönlendirilmiş ve buna uygun mantık üretmek.... kendi fikirlerinin kabulü konusunda devletin her yöntemi. Bugün... katliamlar ve en sonunda olayların doruk noktası Susurluk olmuştur. Bunun için mutlaka bu ülkenin dışında 324 ....... gerçeklikten uzak iddialarla toplumdaki herkes. 1 .. Devletin bilinçli yönlendirmesi ve dayatmasına muhatap olmalarından dolayı insanlar olayları tarafsız ve objektif olarak göremiyor............ çok uzun bir zaman süresince..

...... Psikolojik harekât yönteminin bir ülkenin kendi menfaatleri doğrultusunda yabancı ülkelere karşı uygulanması belki kabul edilebilir (Hasım bir ülkenin devlet büyüğünün eşcinsel olduğu söylentisini yayarak......... Ya da resmi ideolojinin yönlendirmesi doğrultusunda yetişmiş olmakla birlikte gerçekten ciddi bir dönüşümü leştirmiş olmayı zorunlu kılıyor.. Daha açık bir dille ifade edilecek olursa... Psikolojik harekât............. olayları ve haberleri (bilgileri) belli bir açıdan veren planlı bir faaliyettir........ tarafsız bilgiye sahip olması da demokratik bir devletin en temel unsurlarından biridir........ Halkın tarafsız ve doğru haber alması. Bölüm: Devlet yetişmiş olmak gerekiyor.._ .. Ancak bu durumda resmi ideolojisinin baskısından kurtulmak ve dışında kalmak mümkün olabiliyor... maalesef olayları yıllarca doğru ve devletin net yaptığı o yönlendirmenin göremiyorlar.... kamunun (halkın) doğru.... hedef halk kitlelerinin istenilen istikamette düşünmesini sağlamak ve bu istikamette kanaat sahibi olması için yapılan. şaşırtıcı şekilde basit.......... psikolojik hareket yöntemleri ülke içerisinde halka karşı uygulanamayacağı gibi......... Demokratik hukuk ilkelerinin benimsendiği devletlerde 325 vatandaşların kanat ...... Bununla birlikte....... gerçeğin bazen bir kısmını vererek.._________....... 1 ..___________________.. Aksi takdirde........... Halkın planlı bir şekilde yönlendirilmesi ancak komünist ve faşist ve yönetimlerde meşru olarak kabul edilmektedir... onu halkının gözünde küçük düşürmeye çalışmak bir ölçüde kabul edilebilir.......... son derece net ve açık konularda bile insanlar...... kanaat sahibi olması en temel anayasal haklardan biri olduğu gibi.... olayları bazen çarpıtarak........ gerekli görüldüğü durumlarda yalan haber ve bilgi üreterek veya gerçeği tümüyle saklayarak... en temel anayasal hakkın ihlal edilmesi bakımından da suç teşkil eder............ Ülkemizin en büyük handikabı....................... gerçeğin görülüp düze çıkılmasının önündeki en büyük engelin bu resmi ideoloji etkisi olduğu kanaatindeyim. etkisiyle.... Ancak ülke içerisinde beğenilmeyen bir siyasi lider için bu tür bir psikolojik hareket asla kabul edilemez ve savunulmaz)............ halkın istenilen tarzda düşünce ve kanaat sahibi olmasını ve istenilen doğrultuda hareket etmesini sağlamaya yönelik planlı ve devlet kurumları eliyle yönetilen bir harekâttır..

...._ ... Ne yazık ki... psikolojik harekât birimi olarak MİT'te. MİT içerisinde ve hatta Emniyet teşkilatı içerisinde farklı adlarla da olsa psikolojik harekât birimleri mevcuttur.... Sadece gizli ve hissettirmeden yapılması gerektiğini düşünmektedirler...... O dönemde kimse bu inancın yanlış olduğuna beni inandıramazdı.................... daha sonra toplumsal ilişkiler dairesinden başlayarak yıprandıkça isim değiştiren ve en son Bilgi Destek Komutanlığı adı ile Sı lahlı Kuvvetler içerisindeki yapılanmalar devam etmektedir... Bu türden vatandaşı güdüleme faaliyetlerine yakın bir gelecekte de son verilecek gibi görünmemektedir. halkın güdücüleri olduğu ve bu halk güdülmez ise yanlış şeyler yapar inancını taşmaktadırlar..................... Bu birimlerin aslı işlevi tüm devlet kurumlarının organizesi ile kodlanmış psikolojik harekât operasyonları yürütmektir............... Geçmişte...... güvenlik ve askeri birimler psikolojik harekât yöntemleri ile halkın yönlendirilmesini zihniyet olarak hâlâ yanlış görmemektedirler. bu olaylarla ilgili ilk tahkikatların yapıldığı..... Bölüm: Devlet düşüncelerini yönlendirmek............................ Onlar hâla halkın güdülüp yönlendirilmesi gereken kalabalıklar olduğu.......... ben de aynı inancı taşımaktaydım... Önce psikolojik harekât.... ilk yakalamaların olduğu 2001 yılında bilgi almaya çalışmıştım. Yıllar önce...... başka adlarla aynı fonksiyonların devam ettirilmesine çalışılacaktır............. devlet memurlarının halkın hizmetkârı değil. 1 ......_________. gelenekselleşmiş devlet fonksiyonlarının bir anda terk edilmesi zor olduğundan... bu gün ben de bunun yanlışlığına onları kolay kolay inandırabileceğimi zannetmiyorum. MGK.. bu yapının içinde buluııduğum dönemde.......... Tesadüfen.......... Ülkemizde ise yıllardan beri Genelkurmay... geçmişte bir süre yardımcılığımı yapmış olan emekli bir Emniyet mensubunun bu olaylar kapsamında kısa süre gözaltına alınmış olduğunu öğrendim.___________________.... temel insan haklarına aykırı bir faaliyet olarak kabul edilmektedir. Eski 326 ...... Günümüzde de hâlâ en son hali ile psikolojik harekât adı altında Emniyette.. Ergenekon Ergenekon olayı nedir? Ergenekon olayı hakkında veya bugün mahkemelerde bu iddiayla ilgili olarak yargılanan kişiler hakkında çok şey bildiğimi söyleyemem..

. kurye Tuncay Güney aracılığıyla Doğu Perin-çek tarafından Veli Küçük'e gönderilmiş........ renk ve marka bir otonun çalrnrp.... Jeepi satan....... daha sonra olaya adı karışan kişilerin Ümit Oğuztan ve Tuncay Güney olduğu anlaşılmış...... Ergenekon olarak adlandırılan bu örgütün faal olarak var olduğunu gösteren bir not bulunmuştu....................... İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sahte belgelerle satılan bir jeepin yakalanması ve kaçak olduğunun anlaşılması 4 Change (ÇençJ Maksatlı Oto Hırsızlığı: Ağır hasırlı bir otonun temin edildikten sonra........ ağır hasarlı otonun tamir edilmiş gibi gösterilmesi işlemine change (çenç) denilmektedir........ Emekli bir emniyet müdürünün çenç4 oto işi gibi işlere karışmaması lazım.. konu hakkında bilgi almaya çalıştım... ayrıca bu belgeyi destekleyen benzer askeri belgelerin de aynı şahısta yakalandığı söylenmişti. istenmeyen düşüncelere sahip kişi veya partilerin başa gelmemesi.. Yılmaz in yan yana fotoğrafları var7 diyerek yaptıkları foto montajı beş bin lıraj^a bazı basın organlarına satmaya kalktıkları yolunda bilgilerin olduğu tespit edilmişti. model..... Bir olay üzerine yakalanınca ev veya iş yeri aramasında bu belgenin kendisinde bulunduğu.... örgütün yöneticisinin zamanın koşullarına göre örgütün yeniden yapılandırılmasına yönelik bir rapor hazırladığı yazıyordu.......... Bu tespit üzerine istihbaratçılar bu tahkikatın asayiş şubenin yürüteceği sıradan bir sahte belge faaliyeti olmadığı..... ağır hasarlı olan otonun şasi ve motor numarasının çalıntı otoya uyarlanarak....... aksine organize bir faaliyet olarak algılanıp Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülmesini istemişlerdi. kullanan kişiler tahkikata konu olmuş................... Notta........ 1 .. fakat Tuncay Güney raporun bir suretini alıp saklamıştı._________......_ ..... bu otoyla aynı tip......... Söylenenlere göre. Bölüm: Devlet bir Emniyet mensubu olması nedeniyle olayı önemseyerek....... aldığım cevaplar ve o zaman tahkikatı yapanların kısaca anlattıkları bana çok ilginç gelmişti........ Tahkikatın Organize Suçlarla Mücadele Şubesine alınması üzerine bu kişilerin ev ve iş 327 ..... bu nasıl olur?" diye sorduğumda......___________________..... bu kişilerin daha Önce 'Abdullah Çatlı ile Mesut..... gelmiş ise de antidemokratik yöntemlerle engellenmesi amacıyla devlet içerisinde illegal bir örgütlenme oluşturulmuştu.. üzerine bir tahkikat başlatılmıştı........... Bu rapor.....

..... Ancak o dönemde.... 1 .................. Aklımın bir köşesinde de bu bilgi kalmıştı........... Araştırma derinleştirildiğinde JÎTEM'in legal bir yayın çıkarmak için bir dönem bu kişilerle anlaştığı ve Strateji isimli bir dergi çıkardıkları.......... askeri birimler ile ilgili normal olarak güvenlik kuvvetlerinin arşivinde olması gereken dokümanlar bulunmuştu. Bunu çok az sayıda insan biliyordu ve bu kişilerde bulu nan bilgiler de doğruydu........ Şimdi anlatılanları eski bilgilerimle birleştirince bu ifadenin...... belgenin doğru olduğu kanaatine vardım..... Birimindeki şoförüm Enver'in 1997 yılında birkaç defa Stratejiyi getirdiğini ve "Bu dergi çok garip şeyler yazıyor....... olayı tam olarak anlayamamıştım.. aramalarda "Ergenekonun Reorganizasyonu" başlıklı 20 sayfaya yakın bir doküman ile CDler dolusu emniyet.. güvenlik...... Enver.........._________... resmi ve gizli belgelerin dergiye verildiğini bana ispatlamıştı....... Stratejinin o zaman yöneticiliğini yapan Sisi lakaplı Seyhan Soylunun Aktüel dergisinden Serhan Yediğe verdiği röportajda..___________________. Jandarma neden böyle bir iş yapsın? Mantıkla izah edemediğimden çok da üzerinde durmamıştım...... Bu bilgileri alınca............ bürosunu bulmak ve görüşmek için uğraşmış ancak ne bir büro... Enver daha sonra bu derginin yerini.. Bölüm: Devlet yerlerinde aramalar yapılmış.......................... aklıma sıradan bir şoförlükten kendi gayreti ve benim yönlendirmem sonucunda analistliğe yükselme istidadı gösteren İstihbarat..._ . uçuk anlatımlar haricinde çok önemli şeyler söylediği 328 ........... derginin kesin olarak Jandarma teşkilatı tarafından desteklendiğini. kesin bunu devlet içerisinde birileri bel -ge ve evraklarla destekliyor/' dediğini hatırladım.... Tuncay Güney de Ergenekon içerisinde kendisinin kurye görevi yaptığım.. aslında açıp bakmaması gereken belgelerden suret aldığını ve Ergenekon belgesini de bu şekilde Doğu Pe-rinçek iie Velî Küçük arasında taşırken aldığım beyan etmesi üzerine olay ortaya çıkmıştı.. dergide çıkan bazı yazıları ve bu yazılarda yer alan belgelen göstererek.... Bu durum Stratejiyi daha da şüphe çekici hale getiriyordu.. bu dokümanların çoğunlukla o dönemden kaldığı ve Jandarma görevlilerinin getirdiği belgeler olduğunun anlaşıldığı ortaya çıkmıştı........... ne de bir adres bulabilmişti...........

.. Bununla birlikte... bulunan belgeler........... demokrasi kültürümüzün maalesef böyle bir olayı olağan kabul ettiğini......... üstelik Strateji dergisinin arkasında olduğu söylenen kişilerin önemli mevkilerdeki kişileri yazlık kamplarda kadınlarla görüntüleyerek. Tuncay Güney'de bulunan "Ergen ekon'un Reorganızasyonu" isimli dokümana bakıldığında.. Fakat yine de olayla biraz ihtiyatla yaklaşmayı daha uygun buldum... anlatılan düşüncenin ülkemizde belli çevrelerde kabul görebileceği.. bahsedilen olaylarla birlikte değerlendirildiğinde anlatılanların ve belgelerin yabana atılacak cinsten olmadığı görülmüştü._________........... çekilecek resimleri kullanarak tehdit. şantaj yapacağı fikri.......... görünümünün aksine........ Ama sanki bir karışıklık. şantaj gibi yöntemleri uygulamak gibi karanlık amaçlar)................................ oyun içinde bir oyun vardı. Bu tahkikat aşamasında Ümit Oğuztanin ve Tuncay Güney'in üzerinde bulunan belgeler ve onların verdikleri ifadeler............ Bölüm: Devlet görülmekteydi.. Asla bakıldığında gerçeği göstermiyordu.... bu kampta bazı önemli şahsiyetlerin gizlice resimlerini çekmek... belli kesimler arasında bu fikir etrafında örgüt veya farklı isimler altında oluşumların olabileceği değerlendirmesini yapmıştım. Bu derginin.... 1 ..... resmi istihbarat birimleri ile makul olmayacak biçimde iç içe ve yine istihbarat birimlerinin uygulamayacağı yöntemler kullanmak amacıyla yayın hayatına sokulmuş olduğu söyleniyordu. O dönemde... normal subayların böyle bir şey yapmaması gerekiyordu.......... niye böyle bir karanlık yolu ve yöntemi denemek istedikleri ayrı bir çalışmanın ve belki de ayrı bir kitabın konusunu oluşturacak önem ve genişlikte bir konudur........_ ............ Bu tahkikatın boyutu........ sivil unsurlarca da desteklenen ve her türlü illegal yol ve yöntemleri kullanabilen Ergene-kon isimli bir örgütün mevcut 329 ... kimlerin haberinin olduğu............ azıcık devlet terbiyesi almış hiç kimsenin düşüneceği şey değildi. perdelenmiş esrarengiz bir şey. bunu yaparken amaçlarının ne olduğu......... Strateji ve derginin arkasındaki JÎTEM veya Jandarmanın diğer unsurları.. rejimi korumak amacıyla ağırlık merkezi Silahlı Kuvvetler içerisinde bulunan......___________________..... arkasında JÎTEM'in desteği ile yan resmi amaçlar uğruna (örneğin Silivri'de lüks bir plaj ve kamp yeri açmak...

Âydınhk'm ordu içerisinde ısrarla belli bir grup askerin tarafım tutmakta ve başka askerleri şiddetle eleştirmekte olduğu görülüyordu.... Bu çok sürpriz bir açıklamaydı. O zaman Aydınlık. G e ne 1 kurmayın kaza raporuna rağmen ısrarla bu olayı suikast olarak anlatması ve bu konuyla ilgili yayınları......... Aydınlık dergisinin...... yıllar önce kendilerine Org.................. Uçağın düşmesinden doğan zararın............___________________. Oysa uçağın düşme nedeni suikast olursa........_________... Veli Küçük Ergenekon davasında tutukla mnca..... faaliyetlerde bulunduğu...... Çünkü arıza yapan bir uçak tipi.................... dünya ordularmdaki pazar payını kayıp edebilecektir.. Eşref Bitlis'in uçağının düşmesinin ardından....... Org.......... Özellikle Org. Eşref Bitlis'i taşıyan Cesna tipi uçak buzlanma neticesi düşmüştü......_ .... uydurma olamazdı ve doğru olma ihtimali çok yüksekti...... Doğu Perim ek bir basın toplantısı düzenleyerek. Daha doğrusu Aydmlık'ı iyi takip edenler.. yanında iki albay olduğu halde bir generalin kendilerine yaptığı açıklamaya geniş olarak yer vermişti... Cesna uçak firmasının.. görüş ve önerilerin örgüt içindeki birimlerce üst yönetime yazılmış olduğu iddiaları boş şeyler değildi.. ordu içerisinde en azından birden fazla grubun olduğunu ve bir grubun bu dergiyle dayanıştığım kolayca anla-yabiliyordu.. açılan hukuk davalarında bir taraftan bilirkişilerin raporları...... 1 ....... hayatını yitirmiş pilota yüklenmesine isyan eden ablanın itiraz çabalan da bir araya gelince.. Dolayısıyla teknik bir arıza nedeniyle düşen uçak hakkında suikast raporu almak için firma çok şey verebilirdi. ordu içerisindeki bir gruplaşmanın ve bir yarışın ipuçlarını verir gibiydi............ uçağın buzlanmanın neden olduğu teknik bir arızadan dolayı düştüğünü kabul etmek istememesi anlaşılabilir bir durumdur..... Eşref Bitlis olayı hakkında açıklama yapan generalin Veli Küçük olduğunu duyurdu. diğer taraftan kazayı ve bilirkişi raporlarını çarpıtan Aydınlık olayı içinden çıkılmaz hale getirmişti... Üstelik uçağın düşmesinden dolayı pilotun ailesine çok ciddi tazminat hükmedil misti. bu örgütün günün şallarına göre yeniden yapılandırıldığı..... uçak firması hiçbir sorumluluk üstlenmeyecek ve maddi kaybı olmayacaktır...................... Ayrıca yıllar önce.. Bölüm: Devlet olduğu..... milliyetçi olarak bilinen Veli Küçük ün maoist-komünist bir örgüt ile yıllarca ilişki içinde 330 ..

..... iddia ediliyor.. Bu bağ normal olamazdı.. Hakkımda bilgi aldığını iddia eden Aydınlık dergisinden H... Bunun üzerine Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'na "........ Bölüm: Devlet bulunduğu ve bu örgütle aralarında bir bağın olduğu bu açıklamayla ortaya çıkıyordu........" deniyordu. İddiaları ve söylemleri sanki herhangi bir istihbarat teşkilatının söylemleri gibiydi........ hakkımda Genelkurmay İstihbaratında bilgi aldıklarını bu kadar açık bir biçimde ifade etme cesareti rahatsız ediciydi..... kısaca Susurluk Komisyonu olarak adlandırılan faili meçhul cinayetleri araştırma ve devlet içerisindeki çeteleşme faaliyetlerini soruşturma................. Kı zılelma koalisyonu denen ülkücü gençlerle komünist-maoist bilinen Aydınlık grubu gençlerini buluşturma projesinde Veli Küçük ve Doğu Perinçekin gayretleri bunu doğruluyordu... Her zaman olduğu gibi gazetecilerden uzak durmaya çalışıyordum.... Böyle bir şey söz konusu olmazdı...... sıradan bir istihbarat örgütünün toplayamayacağı bilgileri topluyor ve anlatıyordu. .... Öyle ki.. örneğin Org..... Her zaman askeri. bir faks Muhtemelen aldım..._________... Genelkurmay İstihbarat Başkanlığımdan önemli bilgiler aldık... kitapsız saldırarak ortaya koydu. güvenlik ve istihbarat konularının içinde oldu.. Bununla birlikte her defasında militarist anlayışın yanında durdu.... Çiçekin 331 ............ Üstelik bu duruşunu ordu içerisinde bir grubu tutarak diğer bir gruba hesapsız....___________________.. "hakkınızda Bir kişinin... Eşref Bitlis olayında olduğu gibi............... Aydınlık grubu diye de anılan Doğu Perinçek grubunun İşçi Partisi................ benim hakkımda hiç kimsenin vereceği bir bilgi yoktu.. telefonla bana ulaşamayan Aydınlık dergisi yöneticisi Hikmet Çiçek'ten halen saklamakta konuda olduğum Faksta...... İddia ve kavgalarında herhangi bir delil olmasa. Veli Küçük ün bu bağı bunca zaman gizlemesi makul değildi................. komisyonuna ifade vermiştim....... dahi......._ ... Susurluk Olayımın ardından TBMM'de kurulan..... Genelkurmay dahil tüm istihbarat teşkilatlarının ne olduğunu çok iyi biliyordum.......... hiçbir zaman klasik anlamda bir siyasi parti olmadı. tahmin ediliyor vb.bu sizinle görüşmek istiyoruz....... 1 .... söylemlerle en ciddi suçlamaları yapabiliyorlardı..

..... Bu durum fazlasıyla tuhaftı................. diğer insanlar Aydınlıkla. adının kullanmasına tepki gösteren..... Her olayda derhal itiraz eden... Bir kişi hariç hepsinden tazminatı icra yoluyla zorla........ Daha sonraki dönemde...... icra gönderdim. Dolayısıyla kimseye tazminat ödemediklerinden.... Bunun üzerine açtığım davada hepsini mahkûm ettirdim......... ordu içindeki meselelerde bir tarafı tutup diğer tarafa hakaret ve iftiraya varan saldırgan tutumunu gözlemledim ve bu davranışlarına karşı askerlerden ciddi bir tepki aldığını duymadım. Bunun ertesinde Hikmet Çiçek'i telefonla aradım......... Bu görüşmeden sonra Aydınlık grubunu izlemeye devam ettim.... meseleyi hemen mahkemeye taşıyan...... Bölüm: Devlet faksı ekte gönderilmiştir. bana sözlü olarak bilgi aldıklarını söyledi.. Ergenekon soruşturması sırasında yakalananlar ve açılan tahkikatlar sonucunda bu olay somut bir 332 herkese rahatlıkla iddia ve isnatlarda .. 1 . başta Doğu Perinçek olmak üzere derginin tüm yazarları her sayıda bana saldırmaya... iftira ve hakaretler yağdırmaya başladılar.......... hiçbirinin adresleri doğru değildi................. bulunabiliyorlardı.... Görüşmede Hikmet Çiçek'e "Genelkurmay dan hakkımda bilgi aldığınızı söylüyorsunuz..............___________________. adres verdikleri yerler boş çıkıyordu. tepki göstermedi................._ . Soğuk bir havada geçen ve bir saate yakın süren görüşmede klasik konuların dışına çıkmadık.. aldım.. çalışan gazetecileri tazminata mahkûm ettirseler dahi onlardan tahsilat yapmaları hemen hemen imkânsızdı. Susurluk'ta asker ve jandarmanın da rolü olduğunu söylememin ardından Aydınlıkla...... Uzun uğraşılarım sonucunda hepsinin adreslerim tespit edip... Ne bilgisi aldınız?" diye sorduğumda.. Bu olayda şunu gördüm: Ben bile tazminatı bu kadar zor tahsil edebiliyorsam...................... İleriki dönemlerde.. Doğu Perinçek tazminatı ödedi ama dergideki diğer gazetecilerden hiç kimse tazminat ödemek istemiyordu. İstihbarat Daire Başkanlığı hin boşaltmakta olduğu Genel Müdürlük doğu bloğunda buluştuk.." diye bir yazı yazdım ve yazının ekine de ilgili şahsın çektiği faksı koydum........ bu kurumların adlarını kullanması.._________... suç duyurusunda bulunan Genelkurmay Başkanlığı bu olayda hiç ses çıkarmadı. O zamandan beri askeri kurumlara yakın duruşu.........

... Bu örgütün ortaya çıkarılmasından çok daha önemli olan.. Bu anlayışın kendisi...... bu tür bir anlayışın kabul görüyor olması. zaman içerisinde bu işi yapmayı birçok defa denediklerini veya mevcut hükümetleri değiştirmek için her yolu.......... hatta zaman zaman belki binlerce.... 3-5 kişinin böyle bir örgütlenmeye teşebbüs etmesi.... örgüt ortaya çıkarılmadan önce bu tür bir düşüncenin ve anlayışın kitleler ve devlet güvenlik örgütleri içerisinde veya onlarla dayanışma içerisinde olan gruplar tarafından kabul görmüş ve desteklenmiş olmasıdır....... savunulma-sıdır.___________________.. sistemi değiştirmek isteyenlerin susturulmasını sağlamak için hukuk dışı yollarla onları yok etme yöntemi.............._________.. şiddetle... Asıl sorun.._ .. bu tür bir örgütsel yapının varlığından çok daha önemlidir................. hatta bazı resmi görevlilerin ve üst düzey askeri görevlilerin bu tür bir örgütlenmenin içerisinde yer alması her zaman mümkündür................ Ergenekon demokratik yöntemlerle iktidara gelmiş bir hükümetin ve siyasi kadrolarının illegal yöntemlerle............. Daha açık bir ifadeyle anlatılırsa. Bu insanlar kendi inançlarına ve değerlerine uygun bir sistemin var ve temel ölçütlerinin de belli olduğuna inanıyorlardı.. O zaman da bu temel ölçütleri değiştirmeye çalışanları veya temel 333 .. 1 ........ bazı insanların bu tür ilişkilerin ortasında bulunuyor olması......... Türkiye'nin geçmiş demokrasi pratiğinde Ergenekon benzeri bir anlayışı savunanların hiç de azımsanamayacak sayıda olduğunu....... Bölüm: Devlet biçimde şekillendi ve böyle bir örgütün var olduğu görüldü.. bu amaçla oluşturulan örgüt ve yapılar ve bunların zamanla bozularak maddi çıkarlara dayanan çeteleşme durumudur............... Nasıl ki Susurluk Olayı terörle mücadele adı altında rejim muhaliflerinin........... belki yüz binlerce insanın katledilmesini dahi meşru gördüklerini biliyor ve duyuyorduk........... antidemokratik yöntemlerle onu devirmek anlayışım savunanların oluşturduğu birliğin adıdır. Her ne kadar örgütün kendisi önemli olsa da.. militarist yöntemlerle devrilmesini ve siyasi kadrolarının ve siyasi anlayışının tasfiye edilmesini savunan bir anlayış ve düşünce çerçevesinde bir araya gelen bir gruptur.......... zorla............. Ergenekon da devletin rejim için öngördüğü temel ölçütleri yerine getirmeyen/getirmek istemeyen bir siyasi anlayışın iktidar olmasına mani olmak veya iktidar olmuş ise zorla.....

.......... üç muhtıra görmüş. bulunanların hepsi yanlış............ Bu çok önemli değil.._________. Bölüm: Devlet olarak ölçütlere kendileri gibi yaklaşmayan herkesi düşman görüyorlardı................... çünkü yaşadıklarım ve bildiklerim bunun olmamasını imkânsız kılıyordu........_ . gayri meşru ilan edilmesi.. Belki hiç bu açıdan bakmadığımdan.. önemli olan bugünkü Türk Devleti içerisinde Ergenekon ve Ergenekon benzeri düşünce ve anlayışların kabul edilmemesi..... çok daha önemli şeyler ortaya çıkarılabilir........... çok sayıda bomba ve/veya silah bulunabilir veya iddiaların.. İşte en tehlikeli anlayış budur. Türkiye'de böyle bir anlayışın var olmasıdır......... üstelik her darbeden sonra siviller ile darbeyi yapanların önceden anlaşarak darbe gününü beklediklerinin ortaya çıktığı bir ülkede.. belki polis olmanın verdiği alışkanlıkla rejimi korumak için her yol mubah anlayışının şuur altıma işlemiş olduğundan..... Mühim olan bu düşünce ve anlayışın yanlış olduğunun mahkeme tarafından tescil edilmesi ve hukuk sis teminin bu yanlışlığı mahkûm etmesidir. Bana göre mahkeme bunu ge rçekleş t i rdiği anda laşılrmş demektir............. Aslına bakılırsa yakın geçmişte iki darbe. cezanın az veya çok olması hiç önemli değildir.. bu tür bir anlayışı samimi olarak savunuyor olmalarıdır. belki de geçmiş 12 Eylül dönemi öncesi artan terör olayları nedeniyle darbe sonrasında olayları n ve kanın durmasını uygun bulduğumdan bu sahadaki örgütlenmeler üzerinde lıiç düşünmemiştim.. böyle bir örgütün veya farklı bir illegal yapılan manın olması hiç kimseyi şaşırtmamalı.. Yargılamalar beraatla sonuçlanabilir...................... Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı? 334 . söylenenlerin......... Halbuki bunu en iyi bilecek olan bendim........... yanlışlığının ortaya konması ve devletin hukuk sistemi içerisinde meşru kurumları aracılığıyla mahkûm edilmesidir............... Belki bu yargılamalarda çok daha büyük... 1 ......... Asıl önemli olan.... Yargılama sonunda bir veya birkaç kişinin ceza alması... Üstelik şürıce ve Türkiye'de anlayıştaki bu insanların anlayışı savunan samilitarist kadroların ve bu kadrolarla dayanışma içerisinde olan azımsanmayaeak yıda olmasıdır........ yalan ve düzmeceden ibaret olabilir....... Bu insanların..___________________...

.. tartışma sonucunda karara varacaklar.. Dolayısıyla demokrasiye dayanan devletlerde.... rahatı nasıl sağlanacaktır? Bu sorunun cevabı bizzat devletin vatandaşları tarafından verilecektir. Bugünkü anlamda devlet. nasıl sağlanacağı sorunu bizzat vatandaşlar tarafından tayin edilmektedir..... Tarihin erken dönemlerinde devlet............. Devlet nedir? Nasıl olmalıdır? Devletin varlık nedeni nedir? Bu sorulara verilecek cevaplar bizim devlete ilişkin sorunları mızın anlaşılmasına yardımcı olacaktır.. vatan olarak tanımladığı sınırlar içerisinde kendisine vatandaşlık bağı ile bağlı olan vatandaşlarının huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlayan. devletin varlık sebebi kendi vatandaşlarının huzuru ve güvenliğini korumakla sınırlı olup....................... kabile reisinin topraklara zorla el koymasıyla ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar üzerinde hak iddia etmesiyle ortaya çıkmıştır....... geçmişteki devlet anlayışlarının yok olup.... Zaman içerisinde bazen bir dini yaymak adına hareket ederek din devletlerine.... yerini modern anlayışa bırakmış olduğu devlettir..... 1 .................. güveni....... 335 ....___________________............ tüm vatandaşların tercihi sonucunda bir örgütü devletin yönetimine getireceklerdir....... Modern anlayışa göre devlet........_ ............... vatandaşlarının ortak ihtiyaç ve isteklerini temin eden bir organizasyondur...... Devletin vatandaşları kendi istek ve taleplerini kendileri tartışacaklar... huzur ve güvenliğin ölçüsü.... Farklı kararlar etrafında toplanan vatandaşların oluşturduğu farklı örgütler serbest bir seçim sürecinde yarışarak. Vatandaşların huzurunun ve güvenliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin vatandaşların tümünün karar vermesine demokrasi denir... Daha açık bir ifadeyle devletin tek amacı ve tek varoluş sebebi vatandaşlarının huzur ve güvenini sağlamaktır.. bazen de belli bir inanç veya ideolojiyi yaymak adına hareket eden ideoloji ve inanç devletlerine dönüşmüştür.... ortak kararlar doğrultusunda örgütlenerek (partileşerek) devletin yönetimine talip olacaklardır.. Doğu'da ve bizde aşiret... boy...... Bölüm: Devlet Türkiye ve bütün geri kalmış ülkelerde en büyük sorun dev letin tanımından ve sahip olduğu yetkilerden kaynaklanmaktadır......... Batı'da derebeylerinin..... Vatandaşların huzuru........._________........

.p&xo......... güçler ve kişiler sadece vatandaşlarının yapmış olduğu kanunlar çerçevesinde vatandaşlarının kendisine vermiş olduğu görevleri yerine getirirler.... şet) elce sı ? Gİ^JHk trılc t..._________. Olayların doğru tahlil edilebilmesi ve görülebilmesi için bu çok net bir Tek bir kişinin yaşadığı bir ülkede veya dünyada doğal olarak devlete ihtiyaç yoktur... onların nasıl yaşayacaklarını söyleyemez... bir ideoloji inşa yönlendirme Hâlbuki kurumlarının ve yetkililerinin asla ideolojileri olamayacağı gibi.. Hiçbir devlet.. Hatta devlet. maliye. belirli tür hizmetlerin (örneğin 3ncr*lccs ^yol y3................... bireylerin ve toplumun ortak sorunu olan güvenlik sorununu çözmekle görevlidir. bir dünya görüşünü savunmalarını talep edemez.. kurumu (asker.. toplumu oluşturan bireylerin güvenliğini sağlamaktır. Devlet ve devleti temsil eden kurumlar.. "benim vatandaşım doğruyu..___________________....... ben yapmalıyım... Devlet vatandaşın ne istediğini........... bir fikri............ nasıl istediğini biliyor ve tayin ediyor.. 1 .. Halk nasıl bir hizmet istiyorsa onu yasalarla tayin edecektir........................ toplumun bireyleri arasındaki işbirliği için... Bu tür uygulama ve taleplerin hiçbir meşru temeli yoktur..... devlete ihtiyaç duyarız.. devletin vatandaşlarının ortak iç ve dış güvenlik ihtiyaçlarının su.. Fakat topluluk halinde yaşamak zorundaysak. halkına hizmet etmektir....cşlcıİ3.... telefon gibi diğer ortak ihtiyaçlarından hiçbir farkı yoktur....... Devletin ilk görevi.. Aslında._ ......... Olamaz ve olmamalıdır... asla görüşleri de olamaz. onlardan belli bir ideolojiyi.. kuramaz) ortak ve tek elden yapılabilmesi için alt yapıyı sağlama rolünü üstlenmek.....) vatandaşlarına dayatmada bulunamaz.... iyiyi bulamayacağından vatandaşa sormaya gerek ediyor yok. Amaçları vatandaşlarına.... yapıyor. ve ben bir yol göstermeliyim..tı vb.. bayındırlık vs...... toplumun ortak hizmetlerini koordine edecek bir ortak hizmet noktasını tanzim etmektir......... elektrik......... Toplumu oluşturan bireylerin tümünün polis... Bölüm: Devlet Oysa ülkemizde maalesef böyle olmuyor. tümünün asker olması beklenemeyeceğine göre. yasalar da milli irade ile tayin edilecektir.... resmi ben devlet belirlemeliyim" diye kendince bir ölçüt koyuyor... 336 ....3^? İnçrİccs t^dofon.. İkinci görevi.....

nasıl davranacakları hiçbir biçimde devletin görev tanımına dahil değildir ve devletin bu alanda tedbir alma............_________....... Her ne kadar bu tür bir müdahalenin bilimsel bir dayanağı... belirli bir ideoloji veya belirli bir din ve inanç çerçevesinde örgütlenmişse..... iddia edilecek meşruluğun kaynağının ne olduğu ve hak iddiasını ne üzerinde temellendirdiği sorularının sorgulanması gerekir. toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında rahat ve huzur içinde yaşama lan için gereken her türlü tedbiri almakla sınırlıdır.. devletin kuruluş amacının bu olduğunu savunuyorsa............. 337 . İnançlarını ve bu inançları doğrultusunda müdahale haklarım bir düşünce bütünlüğü içerisinde iddia edebilirler.... bu sorunları toplumun o günkü ve geçmişteki ortak teamüllerine ve hatta insanlığın tarihsel süreç içerisinde oluşturmuş olduğu evrensel teamüllere göre çözmesi gerekir ve müdahalesi bu sınırlar içerisinde kalmalıdır............. evrensel düzeyde bir gerekçesi yoksa da da devletin dayandığı ideoloji ve inanç çerçevesinde meşru görülebilir...... çoğunluğun talepleri yerine getirilmelidir.. Bölüm: Devlet Devletin bu iki asli görevi. Devletin ve kurumlarının. Toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında nasıl yaşayacakları.... Azınlığın haklan korunarak...... bu ideoloji veya inanç doğrultusunda topluma müdahale edebilir........ sahip oldukları dinsel inancı yaymak ve savunmaktır. toplumu oluşturan birey ve grupların kişisel dünyalarına müdahale etmesinin.................. 1 ... düzenleme yapma yetkisi bulunmamaktadır....... Bununla birlikte toplumu oluşturan birey ve grupların kendi aralarında...... birey ile birey........___________________. birey ile gruplar arasında ortaya çıkacak olası sorunlara devletin müdahale etmesi............... Tarihte örnekleri görüldüğü gibi devlet.......... halkın taleplerini dikkate almaksızın...... Aksi takdirde....._ ......... belirli bir hayat tarzını ve davranış biçimini dayatmasının........ bu alanda söz hakkı iddiasının hiçbir meşru dayanağı yoktur.......... Ya da bir beylik veya hanedanlık devletinde o bey veya hanedan devletin bütün topraklarının kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa........... yapacağı her türlü tasarruf bu çerçevede değerlendirilebilir ve kabul edilebilir. Örneğin Osmanlı İmparatorluğunun veya Avrupa'nın Hıristiyan devletlerinin amaçları..

......... Teokratik devletler de yine kendi devletlerinin rejimlerinin değişmemesi için tedbir almışlardır.. Bunlar herhangi bir dinsel inanç ve duygu veya gelenek ve görenek de olabilir................... Bir toplumda yaşayan insanların kendi istekleri ve arzularına uygun olarak belirlemiş olduğu bir yönetim biçiminin dışında bir yönetim biçimini dayatmanın meşru bir temeli yoktur...... Bölüm: Devlet Fakat günümüz dünyasında. refahının ve güvenliğinin ne olacağını tayin etmek sadece vatandaşların kendisine ait bir haktır.... Örneğin dayandığı temel ilke akıl ve bilim olan laiklik anlayışını.... toplumun kendi değerleri........ modern devletlerin tek amacı vardır: vatandaşlarının huzurunu. Toplumun seçtiğine herkesin saygı duymak mecburiyeti vardır.___________________......... Akim ve bilimin dışında herhangi bir ölçütü kabul etmenin ve toplumdan istemenin hiçbir meşru gerekçesi olamaz.. kendi yaşam biçimlerini. 1 .. beğenmemek kimsenin haddinde olmadığı gibi kimsenin hakkı da değildir.............. Kendi söylemlerine ve ölçütlerine göre de mantıksal bir açıklaması bulunmamaktadır............. Vatandaşlarının huzurunun. Her rejim. toplum ve devlet hayatına getirilmesi laikliğe aykırıdır... geleceklerini akıl ve bilim ölçeğinde araması gerekir....... Burada olması gereken ölçüt... akıl ve bilimin ölçütleri dışında başka dogmalara göre düzenlemeye çalışmak....._ .. şu kişinin veya bu kişinin şu devlet adamının veya Atatürk'ün görüşleri olduğu söylenebilir. rahatını. bu ölçüt ne olursa olsun.... hangi ideoloji tarafından belirleniyor olursa olsun... Krallıklar.. Bu görüşler de asla makul değildir............... rahatının............ refahını ve güvenliğini sağlamaktır...... Her toplumun kendi sorunlarına ilişkin cevapları.................... Belki daha somut olarak.. aracılığıyla istekleridir yönetime ve toplum içerisindeki sürece örgütlü yapılar Beğenip geldikleri makuldür. Aklın ve bilimin dışındaki bir ölçütün... Devlet ancak vatandaşlarının belirlediği doğrultuda hareket eder ve buna uygun olarak şekillenir......... bizzat laiklik anlayışına aykırı davranmaktır. her devlet değişime karşı direnen tutucu ve doğal bir yapıya mutlaka sahiptir..._________.. rejimin ve kralın değişmemesi için bir takım kurallar koyarlar ve krallığın yıkılmasını isteyenlere karşı tedbirler alırlar....... Bununla birlikte 338 ...... inançları.

.... savunanın da gerekçesi kabul edilemez.... Mutlaka değişmek mecburiyetinde olana karşı önlem alınamaz......... Mevcut tüm rejimler mutlaka değişecektir. Hiçbir argüman ve sebep ileri sürerek hiç kimse halkın yüzünün isteyip değiştiremeyeceği olabileceğini savunamaz. değiştirilmesi teklif dahi edilemez türündeki maddelerini savunan anlayış.. Toplumun kendi değer yargılarının belirleyeceği bir ölçü temel alındığı zaman değişim iddiası dışındaki tüm iddialar........ aksini savunmanın mümkün olamayacağını söyleyebilir.. değiştirilmesine madde karşı koyma bir değiştirilemez de yanlışlığıdır.... bir ülkede tüm halkın istemesine rağmen değiştirilemez madde veya ölçüt koymanın yanlışlığıdır.... Türkiye de ideolojinin yönlendir- 339 ..... Bugünkü yönetim biçimleri de demokrasinin kurallarına uygun olarak başka bir rejime..... toplumsal evrimin de sonu değildir......... Asla meşru zeminde kabul edilemez... daha iyiye doğru değişmek mecburiyetindedir............ Sorun bu maddelerin doğruluğu veya yanlışlığı değil..... Bugün için Türkiye Cumhuriyeti Anayasasındaki bazı hususları değişmez kurallara bağlamak da asla akılla izah edilecek bir konu değildir...... dünyanın sonu değildir. bu maddelerin akla ve bilime uygun olduğunu. Hiç kimse belli devlet kurumlarının isteklerinin doğru olduğunu iddia ederek toplumun bu istekler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyleyemez................ Bölüm: Devlet dünya her zaman değişmiş. 1 ............ Anayasanın değiştirilemez._________............ tüm kurumsal dayatmalar ve topluma yön vermelerin hepsi gayri meşru konumuna gelir... Türkiye şartları içerisinde yönlendirilmiş........._ .......... Bununla birlikte alınabilecek önlemin ve değişimin ölçüsü de akıl ve bilim olmalıdır..___________________......... Bunların doğruluğunu söylemek asla akılla izah edilebilecek bir şey değildir.. Toplumsal gelişimin de.... psikolojik harekâta maruz kalmış. Bu............ değiştirmeyi Önemli yüzde olan Belki husus Türk halkı hiçbir zaman bu maddeleri çıkacaktır.......... anlayışının hususun düşünmeyecek...... o safhalardan geçerek bugünkü modern devletlerin ortaya çıkması ile sonuçlanmıştır............ asla tartışılamaz.. bugün için kendini haklı kabul edebilir...

.... Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz! Özgür bir insanda kişilik gelişir... gündüz devletin fiziki ve fiili baskısı altında olan insanlar nasıl kişilikli davranır? Gece PKK'nm.... kişilikli ve karakterli bir insan olabilir? Baskının hüküm sürdüğü koşullarda kişilik oluşur mu? İşin....... Maalesef kendisine bir takım sıfatlar atfedilen birçok kişi de tüm bu olanları savunabilmektedir..... sadece adları itibarıyla bilim adamlarıdır. Doğu'da gece PKK.............._________................ Ancak bu kurumlara yakınlaşarak bir varlık gösterebilmektedir..........___________________. 340 .......... 1 .... Fakat bölgedeki günlük yaşamı göz önüne alırsanız her anın.. Dünya ölçeğinde batı dünyasına ve kalkınmış ülkelere baktığınızda bizim ülkemizdeki durumun aksine.... Zaten bu ülkede bu kadar büyük yanlışlıkların hâlâ varlığını sürdürmesinin nedeni de fikir ve düşünce alanında bu kadar büyük sapkınlığın olmasından kaynaklanmaktadır...................... kendisinden istendiği gibi davranır....... Bölüm: Devlet mesiyle halen bunu savunan insanlar ve bilim adamları olabilir.... yenilik olur mu? PKK'mn her devletin herkese herkese zor ve şiddet uygulamadığı....... ama maalesef onlara bilim adamı denemez.... bunların hal ve davranışlarını anlamak mümkündür........_ .... gündüz güvenlik kuvvetlerinin şiddeti dayattığı bir yerde nasıl doğru düzgün.... oralarda tek ölçüt kendi insanlarının fikir ve düşünceleridir........... baskı altında olan bir insan doğru bildiği gibi değil. Türkiye'deki resmi kurumların durumunu.... her olayın bir insan üzerinde nasıl bir baskı yarattığını kavrayabilirsiniz. taşıdıkları niteliklerle değil..... ekonomik özgürlüğün ve sosyal güvencenin olmadığı bir yerde şahsiyet gelişir mi? Peki böyle bir durumda gelişmeden bahsedilebilir mi? İcat............. Mesela.... Türkiye öyle bir noktaya gelmiştir ki halkın kendi iradesi ile seçtiği hükümetin yöneticilerinin pek çoğu resmi kurumlar karşısında aciz kalmaktadır.... kanunsuz davranmadığı söylenebilir.......... devletin kurumları toplum karşısında bir hak iddia etmez ve hatta böyle bir şeyin tartışılmasını düşünmeyi bile abes karşılar.... Bu açıdan bakıldığında... O ülkelerde devletin resmi kurumları asla bir ideolojiye sahip değildir....

. _... Geçmişte kimlerin infaz edildiğini.. o ortam içerisinde bulunan her insanı da böyle davranmaya itecektir.. örgüt hakkında bilgi istiyor......_ ..._________.... Belki uzaktan bakılınca yaşananlara direnç göstermek kolay görünebilir ama hiç kimsenin bu bölgedeki baskılara dayanamayacağı kesindir........... örgüte yardım etmemeleri konusunda halkı uyarıyor.......... buna izin verilmeyen insanlar mecburen sahtekârca davranacaklardır........... Bir kişilik halini alan sahtekârca davranmak....... yol soruyorlar. Bu baskıya kimsenin tek başına veya bir grup olarak karşı koyması mümkün görünmüyor..._....... Yukarıda anlatılan yaşam tarzının biraz yumuşak biçimi. bölgede yaşayan herkes için geçerli olan normal bir yaşam biçimidir..... Bu durum........_. Hukuk............______... 1 ........ herkesin 341 .... Bölüm: Devlet düşünün ki gece PKKlılar evinize geldi........... Bu baskılar veya aklına esen her şeyi yapma kudretine sahip güçler karşısında inandığı ve düşündüğü gibi davranama-yan........ O ortamda yaşayan insanların maddi imkânı olmadığından bölgeyi de terk edemiyor.. hangi köylerin yakıldığını. kanundan bahsetmek istese de kimsenin onu dinlemeyeceğinin farkında.. güvenlik kuvvetleri hakkında bilgi istiyorlar...... mağdur edilebileceğinin. ____...... Bu taleplere hayır diyerek karşı çıkabilir misiniz? Ailenizin ve kendinizin can güvenliği için. ülke genelinde büyük çoğunluk için de geçerlidir............ Güneydoğu'daki yaşam ve burada yaşayan insanlar göründüğünden çok daha ağır ve büyük güçlerin baskısı altındadır....... Ekmek istiyorlar... Köylü karşı çıksa.............. dönüşür.. Uzun süre bu şekilde yaşamak zorunda kalan insanlarda sahtekârlık bir yaşam biçimine ve davranış şekline Haliç'te Yaşayan Sırnonlar. Diğer taraftan da gündüzleri askerler veya polis geliyor...... mülki amir ve savcıların şikâyetlere dahi bakmadığını biliyor........... mecburen örgütten yanaymış gibi bir tutum sergilemeye devam ediyorlar....... aklından geçirdiği gibi dav-ransa gözaltına alınabileceğinin.................___________________..... hatta daha da ileri giderek kendilerine maddi destek vermenizi ya da çocuğunuzun kendilerine katılmasını istiyorlar...................... .... eşitlik ilkelerinin herkes tarafından özümsenmediği bir toplumda.. ailenizi koruma içgüdüsüyle örgütten yana gözükmeye çalışarak dediklerini yapmanız çok doğaldır..... adalet..... ...

............. Fakat şimdi güç odağı değişti.. hukuk... kapatma davası vs.. güven içinde yaşadıkları ortamlarda düzgün bir kişilik geliştirebilirler. hemen askerin yanında yer alıyorlardı.... ekonomik özgürlüklerin kişilerin geçimlerini sağlayacak bir iş bulamadığı bir ortamda kişilikli insanlardan bahsedilemez.. Ülkemizde kurumlar.... işini kaybetmemek için yetkilerini keyfî kullanan kişilere karşı çıkamaz....___________________... 1 . makamlar ve kişiler en ufak bir rüzgâr çıktığında hemen savruluyor... çıkarılma İstenilen ne şekilde demek davranmadığı ihtimalinin olduğunu ancak bu riskle karşı karşıya kalanlar bilebilir. başbakan bu güce sahip.. insanlar huzur içinde yaşarlar.... Hatta yetkililerin makul isteklerine dahi aşırı hassasiyet gösterecekler._________........... insanın konuşmalarından 342 dolayı sorgulanabildiği........... özgür oldukları. onları memnun etmek için kişiliklerinden. Geçmiş dönemlerde askerlerin yönelimlerine göre bütün kurumlar kanun............. 28 Şubat............ rüzgâra göre eğilenler.... görevlerinin gereklerini yerine getirmiyorlar. . Bu tür toplumlarda daha çok artı değer yaratılır......... hepsi "Simon" gibiydiler...... kalkınması için önce kişiler sosyal olarak gelişmelidir........... Özgürlüğün olmadığı bir ortamda.. Kişiliğin sosyal gelişimi kolay değildir........... O anlı şanlı kurumlar demokrasi ve hukuk adına tavır koyamadı.................. belirli ortamlarda ve koşullarda gerçekleşebilir.. kurumların bu konuda göstermiş oldukları korkunç örneklerle doludur. tehlike ihtimallerini bertaraf etmek için istemeden onurlarından.. İnsanlar daha iyi imkânlara kavuşmak için... demokrasi vb....... Güç kimde ise o tarafa yaslanıyor. bu defa da bu yeni rüzgâra göre eğilmeye başladılar.. en hafif bir fiske ile yıkılıyorlar....... hatta namuslarından takdirde taviz işten vereceklerdir... Sağlam karakterli güçlü insanların oluşturduğu kurumlar fonksiyonlarını çok daha iyi yerine getirir ve bu kurumlara sahip toplumlar daha hızlı kalkınır. Sosyal olarak gelişmiş insanlar ve onların oluşturduğu sivil örgütler onurlu bir duruş sergileyebilir ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunabilir.. daha da vahimdi.... Bölüm: Devlet olmadığı...... şimdi hükümet. her şeyi bir tarafa bırakarak. İnsanlar baskı altında değil.. istediği eğitimi göremediği......... Ülkenin ilerlemesi....... 12 Eylül'de epey kötü sınav verildi. 1960 İhtilali ve sonrası.. hatalı veya yanlış olana karşı koymuyor._ .

kişisel gelişimlerini sağlayabilmeli.... Gelişmemesi anormal bir durum değil ki. devlet.. tek tip insan yetiştirme amacındaki eğitimin sunduğu resmi ideolojiyle kendini sınırlamamak... yanlış karşısında tavır koyan ve görevinin gereğini yapan insan bulmayı... iş ve ekonomik gelir temin edilebilen toplumlarda insanların kişilikleri gelişebilir.. 1 .... yanlışları irdeleyemediği kurallarla.................. Devletin yücelebilmesi için kurumların yücelmesi...___________________. kendilerini anlamsız kurallar içine hapsetmemelidir...... Bölüm: Devlet hakkında davalar açılabildiği.... Bu tür kişilerle bu ülke nereye gidebilir? Batıda başbakanlar.......... Bu tür ortamlarda insanların kişilikleri oluşur.. ayıplanma ve horlanma tehdidinin olmadığı sosyal ve siyasal ortamlarda...... kurumların yücelebilmesi için de kişilerin yüceltilmesi gerekir... vicdani 343 . Düşünce ve Örgütlenme özgürlüğünün tam olduğu....._________..._ .......... kurumlarını ve çevrelerini yanlıştan korurlar. fikri tartışmalardan.... her rüzgârın önünde eğilmezler............... ilkesiz........ Bu durum her meslek ve kesim için geçerlidir... Kurumlan kişiler...... Ülkemiz.. Her alanda yağcılık yapan... kendi menfaatini düşünen. kanun ve polis tehdidinin olduğu bir ülkede nasıl sağlam karakterli insanlar yetişebilir? Bu koşullara bakmadan 'neden bu ülke gelişmiyor?' diye soruyoruz.. kimlikleri ve kişilikleri rüzgârlardan etkilenmez........... devleti ise kurumlar yüceltir....... Bir kurumu yüceltecek kişiler.... bırakın amirini eleştiren.. birilerine hedef gösterilebildiği veya birilerinin hedefi olabildiği ve hatta düşünceleri nedeniyle şiddete maruz kaldığı veya kalma riskinin olduğu bir ortamda insan kişiliği gelişebilir mi? Örgüt........... kimsenin kimseye muhtaç olmadan yaşama imkânına sahip olduğu... özgürce düşünebilmeli.............. geleneklerle. yeniliklerden etkilenirler. üstünün istediği her şeyi itirazsız yerine getiren kişilerle doludur........ meseleleri sorgulayan insan sayısı çok azdır. mevcut güç merkezinin gözüne girmek için kural tanımadan her türlü değeri ayaklar altına alan..... İdeolojik açıdan öteki olarak gördüklerine karşı çıkanları bir tarafa bırakırsak ülkemizde yanlışlara karşı çıkan. bakanlar yanlış yaptıklarında mahkemelerce yargılanırken bizde hiçbir yargılamaya muhatap olmazlar...............

Televizyonlarda... makineli tüfekle nöbet bekleyen polis ve asker göremezsiniz........ 1 ............... Bir ara resmi görünümlü................. Japon polisinin tutumunu................ Genellikle devlet ve hükümet başkanları hep resmi giyinmeye.. kıyafetlerini.._ .. Böyle bir ülkeyi gözlemlediğinizde hiç tereddütsüz sosyal olarak geri kalmış. sosyal hayat içinde her olayda resmiyet önde durur.... bir terör örgütü var olduğu için mi devlet baskıcı bir tutum içinde.. motosikletli 344 ....... kullandığı araçları gözlemlemek için etrafa bakmama rağmen bir tane bile polis görememiştim... asla bizdeki kadar değildir) resmi üniformalı hiçbir görevli... Gerçekten sorulması gereken doğru soru şudur: Ülkemizde PKK olduğu için mi silahla nöbet tutuluyor? Yoksa silahla nöbet tutulduğu için mi PKK var? Yani.. ahlaki ve manevi hazzı bilmeyen türde insanlar yaratılıyor.._________.... üniforma.. herkes üniformalıdır. militarist işaretler ne kadar ön planda ise o ülkenin geri kalmışlık düzeyi de o kadar yüksektir.... O ülkelerin bizim özel koşullarımıza sahip olmadığı. Şu söylenebilir.... polis ve askerin nöbet tutmasına gerek olmadığı söylenebilir...... Örneğin Avrupa ülkelerinde trafik polisinden başka (o da yeterli orandadır.. Bir keresinde Japonya'ya gitmiştim............... askeri faaliyetler her zaman Ön plandadır. yoksa devletin baskıcı tutumu nedeniyle mi böyle bir terör örgütü ortaya çıktı? Bu soruların cevabını iyi düşünerek vermemiz gerekiyor.. Bir ülkede görünen askeri yapı..... Osaka'da dört gün süresince şehirde gezerken... Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku Geri kalmış ülkelerle kalkınmış ülkeler arasında ilk bakışta göze çarpan en önemli fark resmi ve askeri dokunun görünüş biçimidir...... resmi davranmaya çalışırlar..... Maddi olarak kalkınmış olmakla birlikte toplumsal olarak geri kalmış bütün ülkelerde resmi üniforma... resmi araç ve gereç... Merasimlerde..___________________...................... bayramlarda her zaman askeri geçitler yapılır ve askeri törenler öne çıkarılır..... özgürlüklerin sınırlandırıldığı bir ülke olduğunu söyleyebilirsiniz.................. Bölüm: Devlet duyarlılığa sahip olmayan......... PKK gibi illegal örgütler bulunmadığından...

Köle olarak doğmuşlar. farklı bir düzenin olabileceğinden habersizlerdi._________. düzenin ve kendi durumlarının biraz daha iyileştirilmesini talep edebiliyorlardı............................. sadece sahiplerinden durumlarını iyileştirecek şeyler yapmasını (daha iyi muamele... Bence bu durum............... Kalkınmış ülkelerdeki sokak ve caddelerde hiçbir zaman resmi geçitler göremezsiniz.. bu sisteme asıl karşı çıkanlar özgür insanlardır.. Bu nedenle düzenin değiştirilmesini değil de.... benim gibi ülkenin dışından gelen birisinin polisin toplumsal yaşam üzerindeki etkisini hissetmesi mümkün değildi...... kanaatimce göre Japon trafik polisiydi...... Şu soruyu sormadan duramıyorum: Acaba bizim ülkemiz dışarıdan bakıldığında nasıl görünüyor? Köleliğe İtiraz Köleler hiçbir zaman köleliğe karşı çıkmamışlardır....... köleler de bu düzeni kabulleniyorlardı...... tanıdığı herkes gibi köle yaşamışlar ve köle olarak yaşamaya devam ediyorlardı. Köle sahipleri kölelik düzeninin devamını istiyor... askeri üniformalı kişileri ise bir veya iki defa görebildim.... hiçbir biçimde bu düzene karşı çıkmıyorlardı............ Bence ölçü bu olmalıydı... ordu mensupları beyanatlar vererek etkin olduklarını göstermez....... Efendinin adamları da bu düzende kendi üzerlerine düşen rollerini layıkıyla yerine getiriyorlar._ ... Aynı şekilde kısa süreli olarak en az 20-30 defa bulunduğum Avrupa ülkelerinde sokakta resmi üniformalı polisi çok az....... vb) talep etmişlerdir...... Biz de sanki eski çağlardaki köleler gibiyiz? içinde 345 ............................. Bugün bizim içinde bulunduğumuz durum da bir anlamda bir kölelik düzenidir...... 1 .............. basında askeri güçleri öne çıkaran haberler yer almaz.... Bölüm: Devlet iki kişi gördüm.. biraz daha fazla yemek.... Köleliğin adaletli olmasını istemişlerdir........ hâlbuki varoluş temeli bakımında adaletsiz bir sistemden adalet beklemek boşuna bir çabadır.___________________. bir toplumun sosyal kalkınmışlık düzeyinin ve demokrasisinin en önemli göstergesidir. Yaşadıkları düzenden farklı bir sosyal düzen tanımıyor......... Bu durum sadece üniformalı bir görevliyi fiziki olarak görememekti.. Köleler kendi durumlarını kabullenerek.

.. 1 . devlet imkânlarını istediği şekilde tahsis edebiliyor... lojmanlar............... işte ayrı hizmetliler............. Kendisine yapılmadığı müddetçe sistemdeki haksızlık ve hukuksuzluklara ses çıkarmıyor.... onlara tâbi olanların ise köleleri temsil ettiğinden hiç şüphe var mı? Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi İçinde bulunduğum çevre beni de bu düzene uygun davranmaya zorluyordu...... özel veya resmi misafirlerimi gezdirmem için bir tane vip minibüsüm.. Efendilerimiz kendilerine yakın duranlara nimet dağıtıyor..... Günümüzde oldukları yetkilerle uygulamalarıyla kamu gücünü kullananların modern zamanın efendilerini.... Bölüm: Devlet yaşadığımız düzeni olduğu gibi kabulleniyoruz. onlara keyfi muamele yapabiliyor....... ayrıca eşim için bir otomobil...... Yüksek düzeydeki yöneticiler keyiflerine göre atama yapabiliyor... birçok kişi diğerlerinin hakkını gasp edebiliyor........ 2 koruma.... 346 . ama hukuksuzluk kendisine yönelirse o noktada itiraz etmeye başlıyor. Yanlış olduğunu bilmekle beraber benim de iki kocaman makam odam..... zira bu sistemin sahip bizatihi yanlış olduğunu ve keyfi düşünmüyor................. Bu toplumda..... Evde ayrı.___________________........ iki tane hizmetli.. 3 şoför. kocaman bir lojman. uzak duran yağcılık yapmayanlara mümkün olanın en azını veriyor veya görevinden uzaklaştırıyor.... istediği kişiye istediği görevi ya da ruhsatı verip........... iki üç tane odacı.... Herkes kendi çıkarını gözetme.......... özgürlüğün ne olduğunu tam olarak bilmediğimiz için mevcut durumu doğru olarak kabulleniyoruz...._ ... istememiz mümkün mü? Zamanın köleleri mi...... temizlikçi kullanabiliyor.......... Ruhlarımız ve akıllarımız adeta esarete alışmış. bu sistem dışında başka bir sistem aramamız.... kendilerine tahsis edilmiş makam araçları......... Herkes bu durumu kanıksamış....... iki makam otomobilim..._________. kabul etmiş görünüyor..... yoksa gerçek manada özgür insanlar mıyız? Farklı alternatifleri görerek mi bu hayatı tercih ettik? Yoksa verili olana alışık olduğumuzdan mı bu düzenin dışına çıkamıyoruz? Bundan emin değilim.. Yaşadığımız sistemden dışında bir şey görmemiş kişiler olarak...... fayda sağlama peşinde.....

. yani rüşvetçi.. Tüm illerde ve kurumlarda durum buydu...___________________......... Oysa bana sağlanan imkânlardan daha fazlasını kullanmam konusunda astlarım "senin hakkın müdürüm... Fakat bana sağlanan imkânları biraz daha azaltsam "gösteriş için.. Bakanlar. ister sabit isterse de cep telefonundan istediğim kadar sınırsız konuşabiliyorum......... Geçmişte yetki kullanımına ilişkin anlatılan bir fıkrada... 1984 347 dürüst olmayanlar... ne yapayım ben valiliği" dediği anlatılır. böyle görmüşler.. En mütevazısı bendim....... bir müdür olarak devletin imkânlarını istediğim gibi kullanmak hakkımdı..._ ...... namuslu ve dürüst olarak kabul edilen görevlilerin yaklaşımıydı........... Sahip olduğum imkânların birçoğunu hatırlamıyorum dahi... fakat daha düne kadar ben.... maddi menfaat temini için haksızlık yapan............. Onlar kötü niyetle değil.. genel müdürler.. valilerin adam asma yetkilerine sınır getirilip hiç kimse mahkeme karan olmadan asılmayacak dendiğinde zamanın Erzurum Valisinin "keyfımce bir adam bile aşamadıktan sonra.. Bu.... hiçbir sebep göstermeden yüzlerce evi arayabildiğimizi...... kendileri de böyle olacaklardı....... Kimse bunu inkâr edemez. insanları gözaltına alabildiğimizi. hukuk tanımayanlardan ........... telefonlarımı sekreter bağlıyor........ hepsi daha keyfi ve daha Ölçüsüz olarak imkânları kullanıyor. Bölüm: Devlet evde başka bir yardımcı hizmetlim var..... mütevazı gözükmek için yapıyor" denmesi ihtimalinden korkuyordum. baskıcı..... müdürler. Bana bağlı olarak görev yapan 22 kişilik ekibi azalta azalta ancak 10 kişiye düşürebilmiştim. Benden çok daha fazla imkânla ra sahip emsallerim de vardı. 1 . Bu tabii bir durumu abartan fıkra.. samımı olarak benim bunları yapmaya hakkımın olduğuna inanmışlardı.. başkanlar... Zile basıyorum çay ve kahve geliyor..... Her yerde ve her kademede............ kullan" şeklinde telkinde bulunuyorlardı....... Bu durum hemen hemen her kurumda geçerliydi..........._________............ bunu kendilerinde bir hak olarak görüyorlar........ Kendilerini ayırıyorlardı... Akılları ve mantıkları d" bunu uygun görüyordu.. valiler.. istediğimiz iddialarda bulunup işlem yaptığımızı hatırlıyorum.. hatta üst kademelerde daha da yoğun olarak hissediliyordu.... böyle bir ortamda çalışmışlar ve ilerde terfi edip yükseldiklerinde......

...... hiçe görevi ödenek göndermekten ibaret olan üst makamda bulunanlar.. neredeyse sıfır seviyesine indirilirdi... dinlenmesine karar verdim ama bir iki istisna dışında mahkeme kararı aldığımızı hatırlamıyorum. Övgüyle başlayan bu tutum. Kendini aşağılama. ne kadar insan gözaltına aldığımızı dahi hatırlamıyorum. Yapılan sıradan olumlu bir eylemden dolayı üst makamda bulunanlar göğe çıkarılıyor. Belki terör şüphesi.... diğer taraftan da milleti ve tüm değerleri yok sayılır............. Bölüm: Devlet yılma kadar fiilen yaptığım soruşturma... En çirkini de ast makamda bulunanların üst makamdakile-re hitap şekliydi........... sadece onay onurlarını vermek............ hiç mahkeme karan ve savcı talimatı almadık.............. siyasi şube müdürlüğü görevlerim esnasında ne kadar ev ve işyeri aradığımızı... diğer yanda da Atatürk'e hakaret etmektedir. aşağılamakta Böylece beis görmüyorlar.......... terörist bahanesi vardı ama bu şüphelerde tek başına yeterli değildi. Bu gün her şey mahkeme ve yargı kararı ile oluyor................ dışarıdan bakılınca. bir yanda kendisine ve ulusuna........___________________...... Benzer bir durum bayramlarda ve törenlerde yapılan Mustafa Kemal Atatürk övgüleri için söz konusuydu.. Bütün ev aramalarını gece yapardık. Resmi bay-ramlardaki törenlerde Atatürk övgüleri öyle bir abartılır ki... Kendi kişiliğini yok eden.. operasyon büro amirliği.... ama düne kadar hiç böyle bir durum söz konusu değildi.. örgüt evi... sanki o işi tek başlarına yapmışlar gibi övgülerle yere göğe sığdırılamıyor-lardı..._________.... üstü yüceltme anlayış ve kültürünün bugünkü gelmiş olduğu düzeyi.. komikliğin çok ötesinde acınacak bir vaziyeti göstermektedir.........._ ... Oysa Atatürk'ü göklere çıkaran aynı anlayış... elde edilen tüm başarılar tamamen onlarm sayesinde gerçekleştirilmiş gibi davranılıyordu...... 1 . bir taraftan Mustafa Kemal göklere çıkarılırken............ kendi çalışma ve emeğine değer vermeyen bir kişilikti söz konusu olan... Bu arada alt makamda bulunanlar üstlerini yüceltmek için kendi kişiliklerini ve yaptıklarını sayıyorlardı.................... 348 ...... öyle bir hale geldi ki üst makamda bulunanların ilahlaştırılmasına kadar vardı....... 1988 yılında başlayıp 1995 yılında fiilen bıraktığım dinleme ve izleme işlemleri dolayısıyla binlerce telefonun..

...... Dahası.___________________... resmi kurumlara en ağır biçimde sirayet 349 ...... kadınlar ile erkekler aynı şekilde ayrışmış..... Ülkemizdeki duruma dışarıdan baktığımızda.. kurtarıcıları vardır..... eğer ziyaret resmi bir heyetle yapılıyorsa dışarıdan belli bir hizmet alıyorlardı.... Onlar da törenlerde bu kahramanlara övgü ve saygılarını ifade ediyorlardır ama herhalde bireylerin kişiliğini ve toplumun tüm değerlerini sıfırlayarak kurtarıcılarını ilahlaştırmıyorlar-dır._________..... Aslında.................. fakirler ile zenginler.. Ama tek kişi olarak ziyaret ediyorsak....... araçlar tahsis ediyor.. Üstler ile astları arasında eşit seviyeli bir hitap biçimi vardı..................... Üstü öven yersiz bir tek cümle duymadım._ ... korumaları da yoktu.. bu kişilik bozukluğu sadece resmi kurumlardaki ast üst ilişkisiyle de sınırlı değildir..... Polis evi ve lojman da yoktu..... insan kişiliği konusunda umutlu olmak çok zor gibi... Bölüm: Devlet Batı dünyasının da kahramanları. Aynı şekilde resmi kurumlardaki ast-üst ilişkilerinde astlar üstlerine yaranmak için kişiliklerinden taviz vererek kendilerini aşağılamıyorlardır...... Toplumda alt kademede olanlar ile üstte olanlar.. Biz onları ziyaret ettiğimizde ise...... Batı ülkelerindeki emsal meslektaşlarımı gördüğüm zamanı da hatırlıyorum. telefonlarını kendileri arıyorlardı. kişilik bozukluğunun göstergesi olduğu anlaşılıyor.. Türk halkının içinde bulunduğu bu ruh hali tüm hayatına yansımış ve kişiler özgürlüklerini kendi kendilerine feda etmişlerdir. zayıflar güçlülere en basitinden tâbi olmuşlardır. bu durumun büyük bir yanlışlığın. üstler de ilah değildiler. bize ikram ettikleri çayı dahi kendileri alıp getiriyorlardı.... 1 ...... Makam arabaları yoktu araçlarını kendileri kullanıyorlardı....... İçinde bulunulan durumun belki de iyi tarafı... Onlar ülkemize geldiklerinde kendilerine birkaç tane hizmetli görevlendiriyor....... onları polis evlerinde ağırlıyorduk....................... sekreterleri olmadığından telefona kendileri bakıyor... Restoranda yemeklerini yiyorlardı.... Resmi görevlerim nedeniyle sayısını unuttuğum kadar çok ülkede bulundum.... toplu bir ruh hastalığının..... Kalkınmış batı ülkelerinde ülkemizdekine benzeyen bir duruma rastlamadım. üstün gördüğünü anlamsız ve haksız yere yücelterek kendi kişiliklerini yok etmişlerdir..... Bu açık olarak hissediliyordu..................

....... planlanmasına da mani oluyorlar.. bununla yetinmiyor........-.....1 Bölüm: Devlet Güvenlik kuvvetlerinde............ Devletin ve fakir halkın hakkını haksız bir şekilde kendi menfaatleri için kullananlar... Ama bizde muhalif olan.......___________________. Bu amaçla bir grup oluşturmaları. .... Bu insanlar devlet işlerini iyi planlamıyor.......... üçümüzün.-......... Modern dünyadan bihaber.... devletin az olan kaynaklarını kendi şahsi çıkarları için kullanmaları gibi bütün bu yanlışların zararları sadece maddi boyutuyla kalsa çok önemli olmayabilir._ .............. o ülkedeki demokrasinin yaşaması için elzem bir davranış biçimidir. hayatın diğer alanlarında da aynı emsalde haksız ve hukuksuz bu milletin.. Yanlış........-...... hangi anlayış iktidarda olursa onu eleştiren düşman kabul edilmiştir....... akıl ve mantık dışı yöntemlerle çalışmaya devam ediyor.. 1 . Batı toplumlarında çok uzun yıllardan beri kabul edilen davranışlar ülkemizde yeni yeni kabul görmeye başlamıştır.... fikirlerini daha geniş kitlelere yaymak için basını... nasıl daha iyi olabilir konusunda fikir yürütmeli... mevcut sistem ve yönetimi eleştirmesi................... ............................ medyayı kullanmaları gerekir................ mevcut sistemi eleştiren herkes ne derse desin baştan peşinen kötü niyetli..... Ama olay bu kadar basit değildir. Bölüm: Devlet etmiş bu durumun sivil toplumda aynı düzeyde yaşanmamakta oluşudur.. Ama Sadece Yanlışla Kalsa! Üst düzey yöneticilerin devlet imkânlarını krallara özgü bir biçimde harcamaları..... . kolaylıkla gerçekleştirilebilecek hizmetleri yapmıyor ve her şeyi zora koşuyorlar..... Susturmak için ne gerekirse yapılıyordu.-............. dernek veya parti kurmaları..._________. o toplum için. örnek bir davranış olarak..... devleti. Bir toplumda yaşayan herkes ülkenin yönetimi ile ilgilenmeli.. sistemi eleştiren herkes her zaman hedef gösterilmiş. bu devletin başına bela açıyorlar._ -............... ülke aleyhtarı kabul ediliyordu..... bizim yaptığımız gibi....__.. teknolojinin bu 350 ......._. fikirlerini yaymaya çalışmalıdır.... beşimizin veya yüz kişinin hakkını kendi ceplerine atmış olurlar. .. Her medeni insanın. tartışmalı.-. başkalarının haklarını yemeleri...

.. Aslında bu insanların doğru yaptığı hiçbir şey yok............. Terör......... "Bu ülkenin en ciddi sorunu nedir?" diye sorulsa... Bu insanlar tam demokrasinin ve temel özgürlüklerin insan kişiliğinin gelişmesi için temel şartlar olduğuna inanmıyor. tereddütsüz "Terör" cevabı verilecektir...... bunu içselleştirmeyip sadece kendilerine gözüküyorlar._ . aynı şekilde.. yaşananlarla karşımıza koymazsak....... onların tüm yanlışlarını yine doğru diye savunmaya devam ederiz....___________________. terör nedeniyle siyasi istikrar bozulmamış olsaydı.......... binlerce gencimizi heba ettiği.... İşin tuhafı........... onlarm hayatın tüm alanlarında yapmış oldukları yanlışları da doğru kabul ediyor..... terör nedeniyle yaptığı askeri ve güvenlik harcamalarını yatırıma çevirseydi... Ancak bu yanlışları olaylarla.... onları birer kahraman olarak nitelendiriyoruz.......... bu kadar önemli olan bir soruna......................_________.............. tüm kamu imkânlarını kendi şahsi çıkarları için kullanmalarına rağmen................. ülkenin karşılaştığı sorunların akıl ve bilim ölçütleri ile ele alınmasına ve dünyanın aynı sorunları nasıl çözdüğüne bakılmasına mani oluyor... Terör olmasaydı........ binlerce aileye acılar yaşattığı ve ülkede siyasi istikrarı bozduğu için ülkenin en önemli sorunudur. bu ülke. Türkiye son 50 yıldır teröre harcadığı kaynaklarını... ısrarla kendi basit akıllarını dayatarak sorunları çözümsüz hale getiriyorlar.... hem kendileri hem de bizler onların bunu yapmaya haklan olduğunu söylüyorsak........ nihayetinde bin yıllık devleti ve geleneklerini yok ediyorlar. doğrudan veya dolaylı olarak devletin tüm ekonomik imkânlarını tükettiği... ülkenin tüm kaynaklarını yok eden bu meseleye karşı ne yapılmalıydı? Doğru mücadele ve taktik neydi? Doğru uygulama nasıl ve kimler tarafından yapılmalıydı? Doğru mücadeleyi kim..... 1 ......... hangi yöntemle belirlemeliydi? Türkiye'de terörle mücadelede. öncelikle ülkenin güvenliğinden birinci derecede kendini sorumlu tutan ve kendi kendine bunu en başta belirleyen Silahlı Kuvvetler doğruyu tayin 351 imkân sağladığı ölçüde bu değerlere inanmış ....... nasıl ki.. nasıl... Bölüm: Devlet ülkeye gelmesine karşı çıkıyorlar. Peki.. bugün içinde bulunduğu durumdan çok daha farklı bir durumda olabilirdi...

...... açık açık devletin kanun çıkararak bunları yok etmesi gerektiğini savunuyordum) Peki. kendilerine söylenenleri doğru kabul eden...... olması gereken neydi? Her devlet..... reforma ihtiyaç bulunmamaktadır.. Terör. alçak........ Bununla birlikte doğrunun tayin edilmesinde. onların her yaptığını tartışmasız doğru kabul eden....... en ağır cezaları vermesi ve silahlı eylem yapanları asması gerekir diye düşünüyordum.. onları kutsal güç kabul eden bürokratik yönetim kademeleri ve üst bürokratlar bulunuyordu. Yeni tedbire... dar düşünceli. Hatta devletin kanun çıkararak.. (Ben de eskiden böyle düşünüyordum... Bölüm: Devlet ediyordu..... Onların yanında her zamanki destekçileri polis ve MİT'ti........ bu konularda hiçbir zaman özgür düşünemeyen... bu olaylar zorla bastınlmalıdır....... terörle mücadele sorunu bilim ve akıl ile çözülebilir....... üniversitelerde bilim adamlarınca bilimsel olarak incelenmeli ve terörün nasıl önlenmesi gerektiği hakkında ortaya çıkan bilimsel verilere göre terörle mücadele yöntemleri geliştirilmeli ve buna uygun çözümler uygulamaya konulmalıdır....... çözüm mümkün mü? Tüm dünya karşılaştığı ciddi sorunlan bu yöntemle çözmüyor mu? Başka çözüm yolu var mı? Bırakın bu kadar önemli ve ciddi meseleleri.......... aksi düşünülemez. her insan karşılaştığı sorunları... açık açık ifade ediyordum. 1 .... Bu militarist anlayışın temsilcilerine ve destekçilerine göre yeni çözüm yöntemlerine...... her kurum........ her zaman mevcut kanunlara karşı çıkan kesimlerden kaynaklanmaktadır. Başka çare... aynı körlüğün içine hapsolmuş olan bazı aydınlar da rol oynuyorlardı.._ ... üstelik bu sorunlar hayatın en ciddi sorunlarıysa önce akılcı bir biçimde bilimsel düzeyde incelemeli....... bağnaz.... Devlet ve kurumlannı eleştirenler hain.... Bu üçlünün hemen ardında.. bilimsel çözümler üretmelidir............. devleti eleştirenleri cezalandırması. Sorun..... artık 352 ..... satılmış kişilerdir. akılcı...... eleştirmeyen... Şimdikilerden tek farkım....._________........ reformlara gerek yoktur............. Daha açık söylemek gerekirse.___________________......... bu düşüncelerimi gizli saklı değil....... Bu nedenle o dünyanın düşünce sistematiğini iyi biliyorum: ortanın solu diyen Ecevit'in cezalandırılması gerektiğini samimi olarak düşünmüştüm. olayların sebep ve sonuçlarım anlayarak...

.. Bu nedenle benim dönemimde tüm binaların krem rengine boyanmasını istemiştim.. Bazı bilim adamlarının... 35 binden fazla insanın ölümüne.. Bilim adamları konunun yakınma.... tam rakamları bilinmemekle birlikte 75 binden fazla kişinin yaralanmasına............. bunca maddi ve manevi yıkım yaşanmasına rağmen terör konusunda 40 yıl içinde kaç tane bilimsel............. dahi yaklaştırıl-mamıştır.. Benden önceki arkadaşlarım polis rengi mavi diye Emniyet Müdürlüğü binalarım maviye boyamışlardı.. Gerçek manada hiç yoktur................... motorize devriye ekiplerinin mi yoksa yaya devriye ekiplerinin mi halka güven verdiği ve suçlu kişiler üzerinde caydırıcı etkide bulunduğu gibi basit konuların dahi akademisyenlerin yaptığı bilimsel çalışmalara göre belirlendiğini anlatmıştı. olmamıştır............... farklı renklerin insanlar ve suçlular üzerindeki etkilerinin bilimsel araştırmalar sonucuna göre belirlendiğini söylemişti.. Çok az 353 ..............___________________. az sayıda da olsa..... polis araçlarının resmi tepe lambalarım yakarak mı. hem İngiliz kamu kurumlarında hem de akademik çevrelerde araştırma yapan kaymakam arkadaşım Namık Demir..... o tarihten bugüne kadar ülkemizin birinci derecede sorunu olan terörü önlemek adına iç güvenlik kaygısıyla 2 darbe... Ben mavi rengin diğer renklerle uyumlu olmadığını birilerinden duymuştum...... Ben hiç bilmiyorum.... yoksa yakmadan mı devriye gezmesi gerektiği...... mağduru olmaktan dolayı adları geçti. 1 .. İngiltere'de polis karakollarının renginin ne olması gerektiği...._ ... emniyet binaları ve karakollar o ildeki emniyet müdürünün zevk ve iradesine tâbidir. Bölüm: Devlet dünyada en basit sorunlar bile bilimsel araştırmalar sonunda ortaya çıkan bilimsel neticelere göre çözülüyor......... Kaymakamlık tezi için bir yıl süreyle İngiltere'de bulunan. Peki 1968 yılını başlangıç kabul edersek faslında terör olaylarının tarihi ülkemizde biraz daha geriye gider). 3 muhtıra ve 3-5 darbe teşebbüsüne..._________..... akademik rapor ya da araştırma yapılmış dersiniz.... terör konusunda. Aynı şekilde polis araçlarının tip ve şeklinin insanlar üzerinde nasıl bir etki yaptığı....... sayısız bildiriye..... Ülkemizde.. 120 ay süren sıkıyönetimlere................ ya ideolojik örgütlerle ilişkide veya o örgütlere mensup olmaktan ya da terör örgütlerinin hedefi........................

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

sayıda bilim adamı da bu konunun ancak etrafında dolaşabildiler. Bilim adamları, devletin ideolojik olarak kabul ettiği doğrularım daha da kuvvetlendirmek, onlara destek olmak için hiçbir bilimsel temeli olmayan basit birkaç yazı ve makale yazdılar yalnızca. Çoğunlukla da yazdıkları, güvenlik kuvvetlerinin baskılarını haklı çıkarmaya yönelik yasakçı anlayış ve yöntemleri savunma yönündeydi. Örneğin, en büyük sorunumuz olan Kürt sorunu üzerine tek bir akademik araştırma var mıdır? Bu konuda yapılacak akademik, tarafsız bir çalışma hakkında mahkemede dava açılma, çalışmayı yapanların ceza alma ihtimali yüzde yüze yakındır. Çok daha vahim olan eğer çalışma resmi görüşe uygun değil ise, yapanların her cepheden saldırıya uğrayacak, horlanıp, aşağılanacak ve yaptıklarına pişman edilecek olmasıdır. Türkiye'de hiçbir üniversite ülkedeki terörün sebepleri ve önleme çareleri konusunda bilimsel çalışma yapmadı, tek bir üniversiteye dahi bu konuda bir çalışma yaptırılmadı. Üniversiteler bu konuya ilgi ve alaka duymadı veya bu konunun yanına yaklaştırılmadı. Doğru olan üniversitelerde yapılan bilimsel araştırmaların yetersiz kalabilme ihtimaline karşı sadece terörle ilgili enstitülerin araştırma merkezlerinin kurulmasıydı. Mevcut durumumuz ise aklın kabul edeceği bir durum değil ama maalesef gerçek bu. Bugün şehir plancılığı, çevre düzenlemesi, bitki örtüsü vb gibi her konuyu, en basit sorunlarımızı üniversitelere taşıyoruz. Hatta idari mahkemeler her konuda üniversite bilirkişiliğine ihtiyaç duyuyor veya üniversitelerden rapor alınmadan verilen kararları bozuyor. Eğer üniversiteler terör sorunuyla hiç olmazsa yukarıdaki sorunlarla ilgilendikleri kadar ilgilenseydi-ler, olayların sebepleri ve önleme yöntemleri konusunda hiç olmazsa akıl ve bilim ölçeğinde veriler elde edilir ve ülkemiz de bu kadar kayba uğramazdı. İşte her şeyi şahsi çıkarı bağlamında değerlendirip vicdani sorumluluk taşımayan yöneticiler sadece ülkenin maddi değerlerini şahsi menfaatleri için kullanmakla kalmadı, ülkenin en önemli sorunundan en basit sorununa kadar tüm sorunlarına aynı anlayışıyla, kendi basit mantıkla ny la baktılar, hesabı ya354

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

pılamayacak bedellere mal oldular ve hâlâ da olmaya devam ediyorlar. Bütün hayatı, geçmişimizi ve geleceğimizi mahvediyorlar. Bu anlayış ve bu anlayışı temsil eden çevrelerin vereceği her karar, atacağı her adım çok büyük hatalarla doludur.

Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tâbi Olanlar Açısından Bakmak
Bir filozof der ki, tutsaklığın en ağırı kendini gönüllü olarak hapishaneye hapsedip üzerine kapıyı kilitleyen ve bunu isteyerek yapan kişilerin tutsaklığıdır. Bu insanları tutsak olduklarına inandırmak da çok zordur. Diğer yandan insanlar haksız yere, zorla kilitli kapılar ardında, karanlık zindanlarda tutulabilirler. Onlar fiili olarak hapistedirler ama fikren ve ruhen bu tutsaklığa karşı çıktıklarından aslında özgürdürler. Kapıları açtığınız anda özgürce yaşarlar. Özgürlüğü tatmayan, köleliği ve mahkûmiyeti kabullenmiş kişiler kendi haklarını korumadıkları, yanlışlara karşı durmadıkları bir ortamı nasıl düzeltebilirler? Tutsaklığını kendi yaratıp bunu kabullenmiş insanlar nasıl özgürleştirilebilir? Özgür olmayan, yanlışlıklara karşı çıkmayan insanlar dünyanın düzeltilmesine nasıl katkı sunabilir? Sadece köleler ve efendilerden oluşan bir toplumun sosyal olarak ilerlemesi mümkün mü? Kölelik zihniyetine sahip kişilerin hakim olduğu bir toplumda huzurdan, adaletten, insanlıktan, mutluluktan söz etmek mümkün mü? Adil ve özgür bir vicdanın en büyük faydasının önce sahibine, yakınlarına, daha sonra ülkesine ve nihayetinde tüm insanlığa olacağından şüphe yoktur. Böyle bir vicdan sahibi tüm dünyayı kendine köle etmiş birinden kat kat daha mutlu ve huzurludur. Kendini insan gibi hissederek daha üstün bir hayatı yaşıyor ve hayattan o seviyede zevk alryordur.

Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar
Necip Fazıl "suda yürümek zor değil, yürüyebileceğine inanmak zordur, eğer suyun üzerinde yürüyebileceğine inanırsan yürürsün." der. 355

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'yi yönetenler; tüm sosyal ve siyasal sorunların sivil bir anlayışla, demokrasinin ölçüleri dâhilinde, barışçıl yöntemlerle ve diyalog yoluyla çözüleceğine; geçici, kolay gözüken, alışılmış ama sorunları büyüten eski yöntemlerle çözümün mümkün olmadığına ve en ufak bir olayda hemen ordu, polis, sıkıyönetim, hapishane gibi baskıcı yöntemleri çağrıştıran unsurlardan söz etmenin yanlış olduğuna inandığı gün ülkenin tüm sorunları kolaylıkla çözüm bulacaktır. süre bu Aksi takdirde bu değerlere çıkıp oy gönülden almak inanmadığı, etkilerle etki içselleştirmediği, sadece dış (örneğin AB istediği için) ya da iç (geçici argümanlara koyduğu sahip zaman için) uygulamaya edemeyecektir. Özgürlükler ve demokrasi... Bu önemli iki kutsal değer, tüm toplumlarda huzurun, bansın, istikrarın temel anahtarıdır. Bu değerler adalet ve hukuk içerisinde yaşatıldığı müddetçe, ne ülke bölünür, ne anarşi olur, ne de terör. Huzurun egemen olduğu bütün ülkelerde yapılan araştırmalar, bu iki büyük ülkünün o devletler tarafından el üstünde tutulduğunu göstermektedir. sorunların çözümüne

Demokratik Açılım
Kürt açılımı, Güneydoğu açılımı, demokratik açılım... Adına ister Kürt sorunu, ister Güneydoğu sorunu, ister PKK sorunu densin, hepsi de aynı sorunu işaret etmektedir. Meselenin bugün gelmiş olduğu aşamada, tüm taraflar tek bir çözüm yöntemine mecbur olduklarının farkındadırlar: sorunları diyalogla, barış içinde çözme yöntemi olarak demokratik açılım. Olayların baş aktörü olan PKK bunca yıl sonra, bu kadar silaha ve sayısal insan gücüne kavuşmasına rağmen hâlâ bölgede bir karış toprak üzerinde denetim kuramamakta, bölgede gizli pusu eylemleri haricinde geçtikçe istediği de daha etkinlikleri ciddi gerçekleşti-rememektedir. karşı karşıya Zaman kalacağı sorunlarla

görülmektedir. Tek çaresi bu açılım projesi ile silahlı mücadeleye son vermektir. PKK denilince önemli olan Öcalanin kendisidir. Öcalanin yaşaması ve ileriki süreçte hapisten kurtulup dışarı 356

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çıkması ancak açılımın başarısı ile mümkündür. Fakat PKK'nm, Öcaianin başına herhangi bir şey gelmesi ihtimaline karşı silahlı kadrolarını dağda son ana kadar güvence olarak tutması olasıdır. Bugünkü koşullarda Öcaianin tek kurtuluşunun bu yol olduğu kesindir. Mücadeleye devam demesi ve olayların artması Öcaianin ömür boyu hapiste kalma ihtimalini güçlendirecektir. Düşük de olsa, en iyi ihtimalle
1 0

yıl daha cezaevinde kalacaktır, Güneydoğu

huzura kavuşursa kısa süre içinde dışarı çıkıp, siyasi faaliyetlere devam etmesi ve umduğu noktalara gelmesi ihtimali çok yüksektir. PKK'nm içinde bulunduğu şartlar ve geldiği konum itibarıyla açılım sürecinde devletle uyuşmaktan başka seçeneği yoktur. Bağımsız devlet fikrinden vazgeçmiştir, vazgeçmeye de mecburdur. Öcalan mahkemedeki açık ifadesinde ve yer yer verdiği mesajlarda, bağımsız bir devlet istemediği gibi, federasyon da talep etmediğini, hatta siyasi herhangi bir taleplerinin olmadığını, bazı kültürel taleplerinin olabileceğini söylemiştir. Zaten AB'ye girmek için Türkiye'nin yerine getirmek zorunda olduğu taahhütler ve AB'nin uyum sürecinde istediği sosyal reformlar PKK taleplerinin önünde olacaktır. Bu açıdan demokratik açılım projesi PKK'nm ve Öcaianin ideal beklentisidir. Ayrıca Güneydoğu halkı bunca yıl yaşanan olaylar ve savaşlar sonunda, nasıl bir yaşam biçimi olduğunu dahi unuttuğu barış ve huzuru, terörü yaşamayanların bilemeyeceği kadar çok istemektedir. Olayın en önemli taraflarından ordu, son 25 yıldır her türlü yönteme başvurarak silah ve güç kullanmasına rağmen PKK'yı bitirememiş; tersine örgütün silah ve sayısal insan gücü yapısı itibari ile halktan aldığı destek açıdan güçlenerek büyüdüğü görülmüştür. Bu dönemde üç bin köy veya yerleşim yeri teröristlere lojistik destek veriyor denilerek boşaltılmış ve ordunun neredeyse yarısını oluşturan en muharip güçleri bölgede görevlendirilmiştir. Bölgede görev yapan en ciddi hava gücü, en seçme komandolar ve özel timler ağır silahlar kullanarak binlerce operasyon, sayısı belirsiz hava ve dış harekât gerçekleştirmiştir. Buna rağmen bugüne kadar yapılanların neler kaybettirip neler kazandırdığı muhasebesinde 357

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zarar hanesinin daha ağır olduğu izahtan varestedir. Hiçbir halde başarılı olunduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi tüm tedbirlere rağmen 2009 yılında Ak-tütün Karakolu baskınından sonra da işin daha da zorluğunu kurmay heyeti açık olarak görmüştür. Üstelik bugünden sonra Türkiye, AB ve demokratikleşme konusunda ilerleme, dünya ile uyum sağlama çabaları ve uluslararası yükümlülükleri açısından eskiden olduğu gibi bölgede ölçüsüzce veya orantısız güç kullanamayacak, operasyon ve eski yöntemleri ıç ve dış kamuoyuna kabul ettiremeyecektir. Dolayısıyla ordunun bölgede barış ve huzurun temini için demokratik açılım yönteminden başka çaresi yoktur. Olayda en önemli aktör olan Hükümet de, askeri harcamaları kısarak ekonomiyi düzeltmek ve asker üzerinde siyasi otorite kurmak için bu sorunu demokratik açılını adı altında barışçıl yollarla çözmeye mecburdur. Eğer barışçıl, siyasi ve sosyal yöntemlerle bu sorunu çözemez ise, önüne koyduğu AB ye tam üyelik, askeri vesayetin kaldırılması, imkânı ekonominin düzeltilmesi gibi hedeflerine yoktur. Ayrıca dünya konjonktürü, ABD hm Güney Asya ve Ortadoğu daki faaliyetleri ve yakın gelecekteki politikaları, AB'de kamuoyunun eğilimleri, Rusya'nın kendi iç şartları gereği genel tavrı, Suriye'nin düne göre bugünkü hali ve Türkiye ile yakınlaşması, İran'ın PKK ya tavrı, Kuzey İrak'ta Talabani ve Barzanihin tutumu gibi dış şartların da olayın bu yöntemlerle halledilmesi konusunda en uygun ortamı yarattığı görülmektedir. Aslında olayın bu üç önemli tarafı da demokratik açılımla ifade edilen, soruna silahsız yöntemlerle çözüm üretilmesi koHaliç'te Yaşayan Simon bu............_____.................______.........___. ._____........______

ulaşma,

ortadan

kalkacaktır,

Hükümetin

Güneydoğu'daki silahlı çatışmadan devam ettirme lüksü ve ihtimali

nusunda başka seçenekleri olmadığını biliyor fakat her üçü de karşı taraflar zarar görsün ama ben kazançlı çıkayım anlayışı ile hareket etmeyi sürdürüyorlar. Hâlbuki 358 samimi olarak birbirlerine

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaklaşsalar, çözüm için olgunlaşmış sorunu en kısa zamanda çözebileceklerdir. Devlet halk desteği almak amacıyla psikolojik harekât faaliyeti adı altında onaylamadığı siyasi düşüncelere karşı kendi resmi ideolojisi doğrultusunda halkın bir bölümünü diğerlerine (sağı sola, laikleri muhafazakârlara) karşı yönlendirme geleneğinin neticesi olarak insanları militarize etti. Bu yaklaşımın sonucunda, halkın bir bölümü verili resmi ideolojiyi savunma ve sahiplenme noktasında kendilerini bile geçerek çok daha militarist bir çizgiyi takip etmeye başladı. Artık onlar da bu insanları durduramamaktadır. Halkın tepkisini almamak adına beklentinin dışında hareket edememektedirler. Aslında PKK ve Öcalanin bugünkü tavrı ve içinde bulunulan durum Türkiye için çok büyük bir şanstır. Türkiye bu nimetin farkında değildir. Bu savaşın bitmesi için bütün şartlar olgunlaşmış ve her şey hazırdır. Bu çok büyük bir fırsattır. 10-12 yıl öncesine göre örgütün bu hale gelmesi hayal bile edilemeyecek kadar zorken, şimdi hem örgüt hem de iç ve dış şartlar barış sürecine girmiştir. Örgütün, devlet istese ve planlasa dahi öngöremeyeceği kadar iyi bir noktaya gelmiş ve çok iyi bir fırsat yakalanmış olmasına rağmen devlet hâlâ bu fırsatın farkında değildir. Yalnızca Türkiye değil, İran, İrak ve Suriye'den alacağı topraklar üzerinde bağımsız bir devlet kurma amacıyla yola çıkan Marksistbeninist PKK, bugün artık bağımsız devlet ya da federasyon talebini bir kenara bırakmış, hatta siyasi talepler yerine (öcalanin mahkeme konuşmaları) yalnızca kültürel talepleri olduğunu ifade etmeye başlamıştır. Geçmişte oluk oluk kan akarken, "Aksın! Ne kadar kan akarsa, o kadar temizlik olur" diyen örgüt artık barış ve demokrasi demektedir. Öcalan yakalandığı zaman bana "Sen Güneydoğu'da uzun süre çalıştın. PKK'yı bilirsin. Biz Öcalan'a benzer birini bulduk. Gelecekte bu örgütün ülkeye zarar vermemesi için; ilk olarak bu kişiye mahkemede vereceği bir ifade hazırla, ikinci olarak bu kişinin 359

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'deki savaşın durması, barış ortamının tesis edilmesi için yapması gereken Katı şeyleri ayarla," denseydi, bir örgüt ben bu kadarını kadar söyleyemez, bu kadar kısa bir sürede beyanları bu kadar yumuş atamazdım. Marksist-Leninist nasıl bu yumuşayıp, barış yönünde ifadelerde bulunur şüphesini mutlaka birileri dile getirir diye beyanları daha ihtiyatlı yazardım. Ama PKK ve Öcalan bence benden daha ılımlı bir mecraya
^^XX XXXÎ.>Ş tır»
H

Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?
Bugünlerde herkes Güneydoğu açılımından ya da diğer ifadeleriyle PKK açılımından, Kürt açılımından veya demokratik açılımdan bahsediyor. Ancak olayda muhalif veya tarafsız bir pozisyon sergileyen herkes önce Güneydoğu sorunu yoktur, Kürt sorunu yoktur, diye konuşmaya başlıyor. Oysa bu ülkede görünürde 30, örtük olarak da daha uzun yıllardan beri yarı resmi bir savaş devam ediyor. Bu savaşın bir de karşı tarafı var. Eğer silahlı bir mücadele sürüyorsa, bunun sebebini asıl olarak bu mücadeleyi başlata tarafa sormak gerekmez mi? "Ne istiyorsunuz, niçin çıkıp bunca zamandır savaşıyorsunuz?" gibi sorular hiç sorulmuyor. Herkes onlar yerine konuşup Türkiye'nin Güneydoğu ya da Kürt sorunu olmadığını söylüyor. Veya birileri çıkıp onların Türkiye'yi böleceğini iddia ediyor. Onlar adına biz konuşuyoruz. Meselenin asıl muhataplarına bu sorular sorulmadığı müddetçe sorunu çözmek mümkün değildir. Şimdi de Öcalan ve PKK ile görüşülemez deniyor. Peki kiminle görüşülecek? Sorun oradaki sıradan halk değil ki. Sorun davanın şahsında somutlastiği öcalan ve örgüttür. Onlarla görüşülmeden hangi sorun halledilebilir. Daha doğrusu onlardan başka konuşacak bir muhatap var mı ki? Bugün muhatap sivil alınacak herkes ancak oradan izin aldığı zaman PKK'dan konuşabilir. DTP veya benzeri partilerin milletvekillerinin veya diğer toplum kuruluşlarının yöneticilerinin güçlerini aldıklarını bilmeyen var mı? Eğer Öcalan ve PKK'ya dayanmasalar, hiçbir şey ifade etmezler. Eğer Öcalan bir gün onları gözden çıkarırısa, bir anda silinip gideceklerdir. Leyla Zana bu hareket 360

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

içinde önemli bir konumdaydı, birileri öcalan'a 'AB senin yerine Leyla Zana'yı hazırlıyor, onu parlatıp öne çıkarıyor,' dedi. Bunun üzerine Öcalan in tek bir emriyle Zana her şeyin dışında bırakıldı ve o saatte bitti. Üstelik o örgüt içinde önemli bir yere sahip olmasına rağmen bu muameleye maruz kalmıştı. Şu an adları daha az duyulan, siyasete yeni atılan milletvekillerinin hiç birinin PKK'ya dayanmadan, ondan güç almadan bir şey yapması ve bir adım dahi atması mümkün değildir. Bugün için PKK demek de Öcalan demektir. Bu açıdan muhatap Öcalan'dır. Öcalan muhatap alınmadan da hiçbir sorun halledilemez. Sorunun kendisi tüm açıklığıyla ortadayken, karşımızdaki güç bu kişiyse onu dikkate almadan hiç bir sorun çözümlenemez. Önce sorunun asıl muhatabım saptamak ve doğru muhataba doğru soruyu sormak gerekir. Yoksa onların yerine, kendimiz sorup kendimiz cevap verecek olursak, doğal olarak bu soruna hiçbir zaman çözüm bulunamaz. Öcalan, yarın da yine etkin olacak; Güneydoğu'da veya Kürtlerle ilgili bir adım atacak herkes, eninde sonunda bu kişiyi hesaba katmak mecburiyetindedir, hatta onun desteğini almaya da mecburdur. O ha muhtaçtır. Bu sorunları ABD'yle, AB'yle veya başka ülkelerle konuşmak, çözmek, pazarlık yapmak isteyenlerin bu devletler veya güçler yerine Öcalan ile sorunu çözmeye denemelerinin daha akıllıca bir iş olduğunu bilmeleri gerekir. En azında Öcalanin bu ülkeden başka gideceği bir yeri olmadığını ve bu ülkeye onunda en az bizim kadar ihtiyacının olduğunu biliyoruz.

Öcalan: Herkese Mektup Yazdık
Cezaevinde yatan Öcalan her başbakana, her genelkurmay başkanına, her kuvvet komutanına görev değişikliği olduğunda mektup yazarak, olayların nasıl bitirileceğini uzun uzun anlatmaktadır. Hatta bir videokaset doldurarak gönderdiğini de biliyorum. Bu kasetlerden çözümü yapılan bir konuşmasında, "Kuzey Irak'ta Barzani'nin, Talabani'nin ve feodal güçlerin bir anlam 361

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

ve değerleri yok; orada bir benim, bir de sizin gücünüz var" diyordu. Ayrıca "oradaki Türklerin haklarını korumak için bir şey yapılmadığını ve yurtdışındaki ırkdaşlarıyla ilgili bir şey yapmayanın TC olduğunu" belirtiyordu. Bazıları Güneydoğu'daki açılımın ülkeyi bölebileceğini söylüyor. Aslında bu söz Güneydoğudaki mevcut sosyal, siyasal, ekonomik duruma, bölge ve dünya gerçeğine bakılmadan yapılmış bir tespittir. Aksine demokratik açılım süreci devam ettiril-ınezse o zaman Türkiye için olumlu gözüken tüm şartlar aleyhe dönerek bölünme süreci daha da hızlanacaktır. İşin aslı her ne kadar hukuki manada bölünme olmasa da, Güneydoğu bölgesi yıllardan beri her gün yavaş yavaş bölünmekte, fiilen bölünme yaşanmakta olduğudur. Demokratik açılım süreci, yaşanmakta olan fiili bölünme sürecini durdurabilecek, çatlakları yapıştıracak ve uzun süreçte bölünmeyi önleyecek tek gerçekliktir. 1980ü yıllardan başlayarak günümüze kadar olan süreç içerisinde bölücü fikirlerin bölgede ne kadar yayıldığını, halktan örgüte verilen desteğin ve Örgütün organize ettiği olaylara katılımın boyutunun nerden nereye geldiğinin bir anlamı olmalıdır. Ayrıca bugüne kadar uygulanan mevcut yöntemler tamamen bilimsellikten ve akıldan uzaktır. Olaya kriminal bir olay gözüyle bakmak çözüm getirmemektedir. Buna rağmen bu bölgedeki sorunu çözmek için başka bir yöntem önerisinde kimse bulunmamaktadır. Sorunun çözülmeden bu şekilde devam etmesi ve kaybedilen her saniye devletin aleyhinedir. Üstelik bölgedeki sorunu çözmeden Türk toplumunun diğer sorunlarını da halletmek mümkün değildir. Bugüne kadar uygulanan yöntemler sorunu çözememektedir, kimsenin bu konuda başka bir çözüm önerisi olmadığına, tüm iç ve dış şartlar da bu çözüme uygun bir ortam yarattığına göre aksini savunanlar neye dayandıklarını ikna edici bir biçimde açıklamalıdırlar.

PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar

362

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

2003 seçimlerinin ardından AKP hükümeti kurulmuştu. Makam, mevki istiyor gözükmemek için İçişleri Bakanlığına dahi gitmiyordum. O günlerde PKK'nın dağdan indirilmesi ile ilgili eve dönüş adı altında çıkarılacak itirafçılık yasası hakkında gazetelerde çıkan haberleri okudum. göçmen Gazeteler eve ile dönecekler Nusaybin'deki için hac Kırklareli'ndeki misafirhanesi

konaklama tesislerinin hazırlandığını yazıyordu. Bu arada, PKK adına sözcülük yapan internet sitelerindeki konuyla ilgili haber ve yorumları okuduğumda, onların itirafçılık veya pişmanlık yasası değil, af yasasını istediklerini, esasen eylemlerinden pişman olmuş kişiler olarak değil, yenilmiş kişiler olarak kabul edilmelerini istediklerini gördüm. Dolayısıyla mevcut şekliyle çıkacak bir yasanın anlamlı olmayacağını, bir şekilde PKK tarafı ile ilişki kurularak yasanın amaca hizmet eder tarzda çıkmasını istiyordum. Dayanamadım. Gazetelerin yazdığı gibi çıkacak bir pişmanlık yasasının hiçbir anlamı olamayacağını not edip, bakanlık işleri, ziyaretçiler ve siyasi meselelerle yoğun bir faaliyet içerisinde olan İçişleri Bakanı Abdülkadir için makam Aksu'dan ve mevki randevu için aldım. Yanlış anlaşılmamak görüşme talebinde

bulunmadığımı, PKK meselesinde yapılacakların önemli olduğu bilinciyle yapılanların işe yaramayacağını arz etmek için geldiğimi özellikle söyledim ve durumu kısaca anlattım. Bakan anlattıklarımı dinleyecek halde değildi. Daha sonra pişmanlık yasası çıktı. Hiçbir faydası olmadığı gibi toplu olarak akın akın PKKlılar gelecek, teslim olacak diye hazırlanan 20'şer bin kişilik kamplara bir kişi bile gelmedi. Bir kez daha devletin terörü önleme adına meselelere nasıl yaklaştığı, hayatın gerçeklerinden ne kadar uzak hareket ettiği görülmüş oldu. Hâlbuki ne güzel bir fırsattı; pişman olarak değil, yenilmiş olarak kabul edilmek. Bu, teslim olacağım ancak bir bahane lazım, o bahaneyi yaratıp bana sunun, teslim onurumla olması teslim olayım ısrar demekti. ediyorduk. Fakat biz, PKK mensuplarının mutlaka haksız ve yanlış olduğunu kabul ederek gerektiğinde "Devletin şefkatli kollarına kendini teslim etmek" gibi benim bile komik bulup 363

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet haklıyız

güldüğüm

temaları

anlatıp

durduk.

Her

zaman

biz

anlayışımız bizi bu günlere getirdi. Öcalanin yakalandığı dönemde de başka bir fırsat kaçırılmıştı. O dönem, örgüt şoka girmişti, akılcı manevralarla etkisiz hale getirilebilir, savaş sona erdirilebilirdi. Ne yazık ki, Öcalan yakalandı ve iş bitti anlayışı ile hiçbir şey yapılmadı. Öcalanin yargılamasını bu konuda yapılması gereken tek iş olarak kabul ettik. Bu kadar büyük bir siyasi ve toplumsal altyapıya sahip bir olayı mahkemelerin çözeceğini zannedip, olayı mahkemeye havale ettik; adalet, bağımsız yargı gibi sloganlar ile kendimizi aldattık. Aslında bu tavır ta baştan beri PKK'ya ve tüm terörist gruplara karşı gösterilen tavrın aynısıydı. Bu hastalıklı mantığımız değişmediğinden hiçbir zaman şartlara uygun çözüm ve taktikler geliştiremiyor, her zaman elimize geçen fırsatları doğru şekilde değerlendiremiyoruz. Önümüze çözüm bile konsa, çözümü bir kenara itip savaş çıkarabiliyoruz. Bugün çözüm için önümüzde mükemmel fırsatlar var; sanki tüm gelişmeler (iç koşullar, dış konjonktür, devlet, örgüt) her açıdan Türkiye'deki terör olaylarının, PKK sorunun, hatta tüm rejim muhalifi örgütlerle yaşanan sorunların çözümü için ideal şartları yaratmış durumda. Maalesef biz karşımıza çıkan bu fırsatı türlü algılamıyoruz.

Balkanlarda Benzer Durumlar
Balkanlarda, Batı Trakya'da (Türklerin yoğun olarak yaşadığı Yunanistan'ın doğusu ile Bulgaristan'ın Yunanistan sınırına yakın güney bölgesini içine alan bölge); Yunanistan'da, Bulgaristan da, Makedonya'da, Kosova'da, Bosna'da Türkler ne istiyor? Türkçe dil hakkı için neler yapıyorlar? Örneğin, nüfusunun % 4-10'unu Türklerin oluşturduğu Makedonya'nın Kos-tivar ilinde Türkçe 3. ana dil olarak belediye meclisinde kabul edilmiş ve şehirdeki tüm levhaların yazılmasına sırasıyla Makedonca, Hiç Arnavutça kimse de ve bu Türkçe hakka olarak itiraz başlanmıştır.

etmemektedir. Bu hakkı nasıl elde ettiler? Neden kimse karşı çıkamıyor? Ne gibi sonuçlar doğurdu? Balkanlarda Türkler için bu soruları tartışırken kendi ülkemizi de göz önüne almak zorundayız. 364

......._........ farklılıkları ayrılık unsuru olarak algılamayıp sosyal zenginliğin unsuru olarak kullanıldığı ortamlar yaratacaktır.... bölgeleridir. ..... Türkiye de toplumsal problemlerin ortadan algılanmamasına........ Türkçe-Yunanca bölgesi Türk 365 ile isimleri vardır................ ülkenin istikran için ve siyasi çalkantıları...... kuzeyinden güneyine her yerinde ihtiyaç vardır.. eski haritalarda Daha veya tüm yerleşim yerleri Türkçe olarak hepsinin Yine illerini yıllarda gösterilmektedir..... Batı Trakya..._.. Türkçekapsayan Bulgarca bölgesi sonradan yerleşim yerlerinin isimleri değiştirilmiş... kendi ülkemizde Güneydoğu'daki Kürt halkı için neden karsı çıkıyoruz........ hâlâ bizim Güneydoğu illerinde olduğu gibi....... Siyasi ve toplumsal huzurumuz... Devlet a Yunan-Bulgar-Türk ilişkileri Yunanistan ve Bulgaristan'da Türkler var ve bu ülkelerde yaşayan Türklere yıllardır yapılan baskılar dillere destan olmuştur.... .. Plevne Geçmiş Bulgaristan'ın Deliorman tümüyle Bur-gaz.. Bölge tümüyle Türk bölgesi olup............ Aslında demokratik açılım projesine Güneydoğu iıun. toplumsal taleplerin olaylara suç gibi uygulanan bunların kriminal yaklaşımlarla değil demokratik yöntemlerle çözülmesi anlayışının benimsenmesine bağlıdır...___. polisine ve mahkemelerine sirayet etmiş bakışının değişerek..____.. . 1 .... Türkiye'nin tamamının ihtiyacı vardır.. bu tür taleplerin kendine has argümanlarla karşılanması anlayışının Bölüm: yerleşmesi gerekmektedir... .. PKK'mn değil...... Bölüm: Devlet Bizler........ .___________________. terör olaylarını bitirmek için ihtiyaç vardır.....1........_ ....._________..____. Balkanlardaki Türkler için bu hakkı savunurken....... -............. Ayrıca toplumsal taleplere karşı devletin askerine... ....... ülkedeki farklı inanç ve düşüncedeki gruplar ve bireyler arasındaki çelişkileri giderecek... Bu tür bir yaklaşım. Demokratik açılıma ülkenin doğusun dan batısına....................... Yunanistan'ın Kavala ve İskeçe illerinden başlayan Edirne sınırına kadar devam eden bölge ile Bulgaristan'ın doğusunda kalan Filibe ilinden başlayan Edirne ve Kırklareli sınırına kadar uzanan bölgelerden oluşmaktadır............. kalkması................_______.____.

.. 14 bakan yardımcısı.. Bölüm: Devlet buralarda Türkler üzerinde baskılar kurulmuş............... Fakat gerilla harbi başlamaz. muazzam ormanlarla kaplı dağlık bir alan... ama halkı dağa çıkartacak. Oysaki bu bölgelerde gerilla hareketini başlatacak fiziki. Bugün bölgede yaşayan Türklerin durumu bu iddiamın doğruluğunu göstermektedir.................. isimleri değiştirilmiş. Türkler bugün Bulgaristan'ın yükselmesi gibi... çoğunluğu direnişi destekleyen bölgesel olarak dili.... bu bölgelerde Türkler ve başka halklar üzerindeki baskı ve şiddet......... Türklere eşit vatandaşlar olarak davranması ve 366 ... bu bölgelerde yaşayan Türklerin mücadelesine destek olmak istemiş...... Bunu sağlayan tek şey Bulgaristan rejiminin demokratikleşmesi..... Birincisi....___________________. dini.... sosyolojik şartlar vardır....... Fakat burada yaşanılanlar kitabımızın konusu bakımından üç açıdan önemlidir....... dünyaya seslerinin duyurulmasına çalışmıştır...... en azında buradaki kişilerin Türkiye'ye gelmelerine kolaylık göstermiş......... zorla kimlikleri unutturulmak istenmiştir.. Bana göre en önemlilerinden bir tanesi bu ülkelerdeki baskı ve şiddetin derecesi direniş yaratacak kadar fazla..................... vizesi Artık almaya Bulgaristan'da yaşayan hiçbir Türk Türkiye'ye gelmek istemediği Türkler Bulgar vatandaşlığı çalışmaktadırlar.. Hemen sınırda olan Türkiye..... savaş başlatacak kadar çok olmamasıdır... Özellikle Bulgaristan'da............ kültürü aynı bir halk (baskı ve şiddete maruz kalan halk)..... Cumhurbaşkanı yardımcısı olmak üzere çok sayıda Türkün hükümet kadrolarında görev almış olması ve hükümet ortağı olarak bulunması neticesinde Türk direniş hareketi bitmiştir.. Her biri ciltler dolusu kitaplara konu olacak olan buradaki insanların gördüğü baskı ve şiddet bu kitabın konusunu oluşturmamaktadır........... Üstelik yanı başında gerektiğinde örtülü destek verecek aynı halk tarafından kurulmuş Türkiye gibi bir devlet vardır.... Bu bölgelerdeki Türkler eskisi kadar direnmedikleri gibi bulundukları ülke ile uyum sağlamaya çalışıyorlar.. ve ilerlemesi için çalışır veya hale Bulgar gelmiştir......... direniş hareketlerini ortaya çıkarmış ama bunlar asla silahlı gerilla hareketine dönüşmemiştir.... Bulgar demokrasisinin gösterdiği başarı sayesinde 30'dan fazla milletvekili... Bunun birçok sebebi olabilir. Türkiye'de eğitimlerine imkân tanımış....._________...._ ..... 1 ....

. özgürlüklerin gelişmesi istikrara konusunda önemli mesafe aldı" dedi.... gelince adları Borisov Türklere baskı değiştiriliyordu... Ülkemizde de bu çapta devlet adamlarının çıkması gerekiyor.......... 19801i yıllarda bazı Bulgar insan hakları savunucuları ile birlikte Türklere yapılan baskılara karşı koyduklarım belirterek......... Bulgaristan demokrasinin de bazı açılardan teminatıdırlar.. hatta geçmişte Türkiye'ye gidenler dahi Bulgaristan'a dönmeye çalışıyor....... Bulgaristan'ın Bulgaristan'da güvenliği konularına vardı... Dün kapıları tamamıyla açsanız Bulgaristan'daki Türklerin hepsi Türkiye'ye gelirdi. Bulgaristan demokratik rejimini 367 ..................___________________. Türkler siyasi parti kurdular.... buldu ve kaldırılması konusunda ile yaptığı birlikte kavuşma çalışmaları Türkler de "Bulgaristan'da Bulgaristan demokrasinin standartlarının yükselmesi....." mealinde bir şeyler söyledi...... Buna rağmen Bulgaristan'da istikrar ve huzur yoktu... Baskılardan dolayı yüz binlerce Türk asıllı Bulgar vatandaşı ülkeyi terk etti............ hepsi Bulgaristan'da kalmayı tercih eder..... Üstelik daha ekonomi yeterince düzelmedi.. Düzeldiğinde.. kendisi cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkler üzerindeki kısaca huzur baskıların anlattı.. yılı törenlerine davet üzerine katılan eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı Jelu Jelev Edirne'de yaptığı konuşmada..................._ .. Bölüm: Devlet Türklerin Türk olarak legal partiler kurarak haklarını arayabilmesi ve hatta iktidara ortak olabilmeleridir.... 30 kadar milletvekilleri var ve hükümet ortağı oldular................. Bulgaristan Türklerinin sürgün edilişlerinin 20.......... Türkiye'ye göç etti.... Her kademede memuriyetler alıyorlar......._________......... Bugün aynı şeyi yapsanız..... Sohbet bir ara Bulgaristan'daki Türkler....... demokratik adımlar atıldı... Ama şimdi Bulgaristan'da özgürlükler genişledi.... Bunun sonucunda Bulgaristan huzurlu ve güvenli bir ülke durumunda.. Türkler... bu talep daha da artacak. Bugünkü Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov Bulgaristan İçişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği (ülkemizdeki Emniyet Genel Müdürüne veya İçişleri Bakan Müsteşarına muadil) görevinde bulunduğu dönemde banka yolsuzluğu suçlarından aranan Murat Demirel'i yakalayıp iç bize teslim etmesinden dolayı kendisini "Dün Türkiye'ye davet etmiştik... 1 ............

.___________________........._ .......... Yunanlı kızlarla evleniyor..... 368 ............. daha ılımlı bir muhalefet yapmaya başlamıştır...... ama ri kesinlikle edecektir........... seçme ve seçilme gibi en tabii siyasi haklar bir kenara..... 20001i yıllara kadar Türklerin gayrimenkul satmaları serbest........ Bugün hâlâ Yunanistan'daki demokratikleşme sürecide bu ülkedeki Türkleri çıkarmaktadır Yunanistan'da Türkler üzerinde ciddi baskılar söz konusudur..... almaları izne tâbiydi......... onlar da direnişi yumuşatmış.... Yunan mahallelerinde oturuyorlar... 1 ........_________....... Fakat şimdi Yunanlılar tutumlarında yumuşaymca biz de çözüldük......... Bulgar demokrasisini tehdit edecek her hareket... Türklerin ehliyet almaları bile özel izne tâbi hale getirilmiştir. vatandaş olmak sıfatıyla mülk sahibi olma............ Ancak AB'nin Yunanistan'a yaptığı baskılar (bizden talep edilince AB dayatması diyerek eleştirdiğimiz....." Yani gönüllü olarak olmasa da AB'nin baskıları sonucu Yunanistan demokratikleştikçe Türk muhalefeti yumuşamış... müftü gibi Türk toplumunun ve muhalefetinin simgesi olan kişiler ve yanında bulunanlar şu anki memnuniyetsizliklerini şöyle ifade ediyorlardı: "Yunanlılar geçmişte baskıcı bir tutum içindeyken biz de direnişçi idik. 19901ı yıllarda....... yavaş yavaş makul seviyeye gelmiştir......... Bulgaristan'daki Türk bulacaktır..... Yunanistan'da Türkler gibi tüm azınlıkların haklarının korunması söz konusu olunca yerine getirilmesini istediğimiz uygulamalar) neticesinde Yunanistan rejimi yumuşayarak Türklere yeni hak ve özgürlükler tanımış...... önemlidir....... kapalı bir toplum yapısı içinde onlara karşı koyuyorduk. Artık Türk gençleri Yunan okullarına gidiyor....... Bölüm: Devlet risk da sürdürdüğü müddetçe gibi Türkler Bulgar Bulgaristan için hiçbir teminatı oluşturmayacağı karşısında demokrasisinin halkını olacaklardır..... seyahat etme. ehliyet alma gibi medeni haklar bile kısıtlanmıştı... 4-5 defa gittiğim Yunanistan'da dernek başkanı.... İkinci olarak AB'nin Yunanistan'da demokratikleşme yönündeki taleplerinin risk olmaktan sonuçları kitabımız ve açısından çıkaracaktır.......... oysa eskiden böyle şeyler olmazdı..... Çünkü demokrasi harici bir rejim belki Bulgaristan'daki Bulgarları çok rahatsız etmez...

... Yöre halkı milletvekillerini ve bölge yöneticilerini seçtiklerinden Batı Trakya'daki Türk halkına değer verilmektedir.. Hırvatistan gibi pek çok ülkede) yaşayan Türklerin haklarının korunması için destek veren............. Hatta biraz daha geniş bakarsak. Ko-sova......................... kültürünün korunması amacıyla her platformda yer almak isteyen Türkiye.._________..... Gümülcine'de Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nm Batı Trakya'da uygulanacak politikalan ve devlet uygulamalarını belirlemek üzere bir ofisi bulunmakta ve Türklere karşı yürütülen uygulamaları bu ofis belirlemektedir....... Türklerin Türk bayrağının yanında kurdukları partilerin (Kosova Türk Demokratik Partisi.. Bulgaristan ve Yunanistan'daki Türklerin gördüğü baskı ve şiddete karşı çıkan Türkiye'nin kendi içinde benzer konumdaki halklara aynı uygulamaları yaparken hiç vicdan muhasebesi yapmamış olmasıdır............ Bosna-Hersek... Makedonya'da Türklerin en yoğun yaşadığı ve nüfusun % 4'ünü oluşturdukları Kostivar gibi belli şehirlerde Türkçe 3......... dilinin....... Türkler..... Sırbistan............ Makedonya.............. Çağdışı kalan bu uygulama sanırım önümüzdeki süreçte kalkacaktır................... ülkemizdeki Kürtlere ve diğer farklı azınlıklara karşı yapılması gerekenlere örnek olması açısından bizim için büyük önem arz etmektedir... Bölüm: Devlet Bugün Yunanistan'da yerel yöneticilerin tümü seçimlerle belirlenmektedir..... En yakınımızdaki ülkelerdeki uygulamalar...... Türk varlığının..... bunların en tabii insan hakları olduğunu savunurken kendi içine hiç bakmamış......_ ...... Dünyada çok az ülkede örneğine rastlanan Dışişleri Bakanlığımın ülke içerisinde etkin olduğu bir uygulama Yunanistan'da yürürlüktedir.. Karayolu ile baştanbaşa gezdiğim Balkanların Türk azınlığın bulunduğu bölgelerinde. şehirdeki tüm işyeri 369 . evrensel vicdanı savunmamıştır.. Üçüncü konu ise.... dil olarak kabul ettirilmiş.. Buna karşın Türklerin çoğunlukta olduğu Gümilcine ve Evros'ta îl Valiliğini Türkler almasın diye sadece bu bölgede iki il birleştirilerek tek valilik bölgesi yapılmış ve seçimlerde bir Türkün vali olması önlenmiştir.... 1 ........... tüm Balkanlar'da (Yunanistan....... Makedonya Türk Demokratik Partisi) bayraklarını asarak ayakta kalmaya çalıştıklarını gördüm..___________________.

... kendi vicdanını sorgulamalıdır................. öğretmen olmuş ve Türkiye'de daha iyi şartlarda çalışma imkânları varken çok düşük maaşa ve zorluklara katlanarak okulları biter bitmez Makedonya'ya gelmiş ve bu okulda buradaki çocukları yetiştirmeye aday olmuşlardı........ kavgasız dövüşsüz oradaki Türkler ve Türklük için çalışıyorlardı......_________.. öğretmenlerinin çoğu Türklerden oluşan............. ben oralardaki Türklerin kazanmış olduğu bu haklar için bu hisleri duyarken.......____ Üniversitesi'nden mezun olup... anımsadığım kadarıyla 1200 öğrencinin 900 kadarı Türk.. Sırt sırta....................._ ... Bu okulda görev yapan öğretmenlerin hepsi Türkiye'de yüksekokul okumuş... 1 . ___________..... her yeri Türk Bayrağı ile donatılmıştı...... Birbirlerinden ayrılamayacak kadar birbirlerine bağlı bu fidan boylu gençleri her gördüğümde tarif edilemez duygular hissettim...... Bence Türk'ün artık kendi kendini sorgulaması lazım............_______.. Neden AB'ye Girmeliyiz? 370 .... bir kısmı Makedon ve bir kısmı Arnavut'tu........... Eğer talep etmiyorsa........... kendi ülkemdeki benzer kısıtlamalar içinde bulunan insanlar için nasıl aynı hisleri duyamam........... Ben nasıl bir vicdan sahibiyim ki çifte standartları vicdani ölçü olarak kullanıyorum. bu zamanda idealleri uğruna fedakârlık yapan bu gençlerin adını her fırsatta anarım. Okulda üç dilde de eğitim veriliyordu. Türkiye'de Ankara Gazi Haliç'te Yaşayan Sımonlar.. Bölüm: Devlet isimlerinin Makedonca. hem öğretmen hem önder hem de rehber olmuşlardı........... Kendisi ve ırkdaşları için talep ettiği hak ve hürriyetleri ve en tabii insani hisleri diğer insanlar için de istemelidir........___________________. içine Çanakkale Savaşımın tam bir duvarı kaplayan tablosu yapılmış... Gül Cahit'in müdürlük yaptığı okulda ve diğer şubelerinde. Arnavutça ve Türkçe yazılmış olmasını övünerek anlatıyorlardı.......... Peki... orada öğretmenlik yapan gencecik idealist öğretmenler aklıma geldiğinde gözlerim nemlenir... Eski bir Makedon devlet adamının adına kurulan ilköğretim okulunun adı Mustafa Kemal Atatürk Okulu olarak değiştirilmiş.......___________... Kostivar'daki Türk çocukları ve Türkler için..... omuz omuza vererek bayrak olmuşlar........

. Üstelik uzun süre bozuk bir yapı içersinde yaşamış ve eski yanlış sistemin propagandalarına maruz kalmış kitlelerin değişimi ve istemelerine rağmen içinde bulundukları durumdan kurtulmaları ve doğruyu bulmaları o kadar kolay değildir... Yani her değişim...................................... Bölüm: Devlet Bizim gibi ülkelerde ve hatta gelişmişlik düzeyi bakımından bizden daha kötü durumda olan Doğu ülkelerinde toplumsal kalkınmayı gerçekleştirmek ve hızlı bir ilerleme sağlamak akla..... Çünkü mevcut bozuk yapı iyinin içeri girmesine mani olmaktadır........ iyiye doğru olmayacaktır.. Bu tür durumlarda en kolay ve en etkin yöntem....... toplumsal yaşamın her sahasını bireyin huzuru için düzenleyen 371 . Tutucu ve bağnaz çevreler denenmiş ve başarılı olmuş yöntemlere karşı fazla direniş gösteremeyeceklerinden bu yöntem en hızlı ve en güvenilir yöntemdir.._________......._ ............ Düşünce ve davranışlardaki bu değişim iyiye doğruysa toplum kalkınacak....... insanlığın o güne kadarki akıl bilim süzgecinden geçirip bulduğu ve başka toplumlarda kendi başarılı bir biçimde uygulamış olan kuralları alıp.............. ülkenizde uygulamaktır...... 1 ..... ülkedeki her şeyin kötüye gittiği................... örneğin krallıktan kurtulmak isteyen Rusya'nın komünizme teslim olması gibi. Zihniyet değişikliği gerçekleşmediği sürece yalnızca görünür olan yapıyı değiştirmekle hiçbir sorun kalıcı olarak çözümlenemez... Ayrıca bütün kurallar manzumesi zamana. Doğrunun arayışryla yola çıkan......... Toplumsal kalkınmada esas olan zihniyetin ve düşünce yapısının değiştirilmesidir.. kötüye doğruysa gerilemeye başlayıp eskiyi arar hale gelecektir. bugüne kadar bütün insanlığın yaşadığı ağır deneylerden dersler çıkararak akıl ve bilimle bulduğu. bu şekilde yeni davranış ve tutumlar ortaya çıkacaktır......................... akla ve bilime uygun olmadığından tek tek bunları ayıklamak ve düzeltmek de uzunca bir süreci gerektirecektir..... Bu bakış açısına göre......___________________......... başta anayasa olmak üzere birçok kurum ve kuruluş ile tüm temel değerlerin mevcut toplumsal yapıya ve zamana uygun olmadığı ortamlarda iyi bir kural ve değeri uygulamaya koymak ve topluma yerleştirmek mümkün değildir. bilime ve mantığa aykırı mevcut yapılar ve kanaatler nedeniyle çok zordur...

.. Zaten bunlar birbirileriyle bağlantılı ve biri olmadan diğerinin hayata geçirilmesinin eksik kalacağı değerlerdir... devlet 372 ...... ticaret.._________... Fertlerin ve toplumların huzur ve mutluluğu için üretim...... dolayısıyla yalnızca AB ülkeleri değil...... AB tümü hakkında bir kurallar normları bütünüdür.... çevre ve kültür alanlarında konulan kuralları da kapsamaktadır........ üretilecek herhangi bir malın insan sağlığına hiçbir şekilde zarar vermeyecek ölçülerde denemiş olması ve bu malın hatalı üretiminden dolayı alıcının zararlarına karşı üreticilerin sorumlu olması kuralına kim itiraz edebilir ki? Ama kolay ve kısa yoldan çok para kazanmak isteyen üreticiler.. Bizim için önemli olan hareket noktamızın doğru olmasıdır...... AB normları sadece sosyal konularda konulmuş kurallardan ibaret değildir.. Bölüm: Devlet kurallar bütünü günümüzde AB normları olarak adlandırılmaktadır.. Amerika gibi AB üyesi olmayan kalkınmış pek çok ülke de bu kuralları veya benzerlerini uygulamaktadır......... Aynı şekilde fertlerin.......... devlet veya diğer gruplar tarafından rahatsız edilmemesi.......... devletin yetkileri.... Japonya. kurala Bu yasanın AB'nin yerli sanayimizi baltalamak için kurduğu bir tuzak olduğunu söyleyecek... Bunlar evrensel değerlerdir....... duygularla bu karşı toplumsal muhalefet oluşturacaktır........ AB normları yalnızca AB üyesi ülkelerin tarihsel tecrübelerinin ışığında oluşturulmamıştır............._ ...... bu nedenle birini alıp birini almamak doğru ve akılcı bir yaklaşım olmayacaktır........... tüketim.................................... Örneğin.. 1 ... İsviçre............... görevleri ve sorumlulukları konusunda konan ve temel amacı kişilerin huzur ve mutluluğunu korumak olan kurallara karşı çıkmak mümkün müdür? Ayrıca fertlerin din.... üretimle ilgili hususları düzenleyen yasanın bu kısmını değil de başka yerlerindeki diğer konuları istismar ederek bu kuralın uygulanmasına şoven karşı çıkacaklardır. Dolayısıyla bizim gibi ülkelerde fertlerin ve grupların huzur ve refah içinde yaşaması için gerekli yapıyı yaratan..... dil ve etnik kimliklerini özgürce yaşmaları adına konan kurallara itiraz edilebilir mi? Bazı çevreler bu kurallara karşı çıkıp ülke bölünecek yaygarası yaparak kuralların kitleleri olumsuz etkileyecektir.......___________________.

.. hiçbir ideali olmayan.. Kendi şahsi menfaatleri ikinci plandaydı... hatta birçoğunun yanlışlığı sonradan ortaya çıkmıştır da......... belki de dünyayı değiştirmek........ sahip olduk-lan idealleri gerçekleştirmek olduğunu düşünüyorlardı.. idealleri ve ideolojileri yoktu. Bölüm: Devlet organlarının işleyişini evrensel değerler bağlamında belirleyen bu kuralların toplu olarak alınıp uygulanması en makul ve tek yoldur................ Birinci tip insanlar idealist insanlardı................. Bu Sistem.. Bu nedenle idealist insanlar......... daha güzel ve daha iyi bir dünya yaratmak adına inandıkları ve doğru bildikleri bir ideoloji taşıyorlardı.............................. Bu ülke menfaatlerine olacaktır... inançları ve fikirleri uğruna çalışmak... makul yolun bulunması oldukça zordur. dünyadaki her şeyi kendi menfaatleri ile değerlendirenlere göre ahlaki açıdan daha üstündür.... Varoluş sebeplerinin......... İdeolojileri yanlış olabilir... Fikri Olana Karşıdır Bugün geldiğim noktadan geri dönüp baktığımda bu ülkede iki tip insan yaşadığını görüyorum... Geri kalan insanların ise böyle inançları... bu toplumdaki insanları daha iyi 373 .. Bir amaçlan vardı... Onlar tamamıyla günlük hayatın içerisinde yuvarlanıp gidiyorlardı.. Bu tip insanlar Türkiye'yi.._________.... Aksi halde. Yani kendilerinin dışındaki dünya için idealleri ve fikirleri olan insanlardı..... Bu grup içindekilerin bir kısmı dürüst ve namusluyken......... bu uğurda gayret göstermektir. belki de inanılmaz bir biçimde kendilerini her şeyi eriyle inandıkları ideolojiye adamışlardı......... Ama her nedense ülkemizdeki sistem tüm organlarıyla bir ideali olan herkesi kendisine karşı bir tehlike olarak görüyordu..... aksi takdirde ülkemizde kısa sürede reformların devamı mümkün görünmemektedir..... 1 ...._ .. Dünyada ideallerini gerçekleştirmek için kendilerine bir görev biçiyorlardı........... Bundan dolayı AB'ye girmek ve AB normlarını almaya mecburuz..... İster sağ ister sol düşünceye sahip olsun.___________________... ama bu insanlar o zamanlar davalarına samimi olarak inanıyorlardı..... Hatta büyük bir kısmı... İnsanın dünyadaki varoluş sebebi idealleri.... diğerleri yalnızca kendi menfaatlerini düşünen bencil insanlardı.

.... yani insani fonksiyonlara sahip kişileri hedef kabul etmesiydi...... farklı fikirlerin tartışılabileceği bir ortam yaratılmalıydı.......... Zira bu şekilde bireysel olarak bir kişiye ceza vermekle yetinilme-yip toplum bu düşüncelerden tamamen uzak tutuluyordu...... Hâlbuki onları bu davranışlara yönelten.. Fakat bu sistem....... Dün olduğu gibi bugün de polis ve istihbarat eğitimlerinde devlet için zararlı faaliyet ve eylemler anlatılırken bu grupların hepsinin adı zikredilmektedir. sistem hemen bunları yasaklamak ve yok etmek yönünde bir iradeye sahipti. Bölüm: Devlet yaşatacağım diye kimin kendine ait bir ideali varsa. Halkın geri kalanı nazarında onları aşağıladı ve kötüledi._________... Belki de Türk toplumunun ve demokrasisinin gelişmesinin önündeki en büyük engel buydu............ bir fikri olan.. Ve insanın en önemli görevi bulunduğu ortamı iyileştirmek......... Ama nedense bizim sistemimiz hiçbir zaman bunlara müsaade etmedi.. Bu tip insanlar ve bu tür idealist düşünce ve fikir hareketleri olmasaydı.._ . O günlerde ben de bu anlayışın yanlışlığının farkında değildim.......................... Bugün düşündüğümde sistemin en büyük hatasının........ insanlar bir sürüden farksız olacaktı.. idealler uğruna mücadele eden insanları her zaman karşısına aldı................. savundukları fikir ve idealleri topluma yaymalan........... 374 ....... bu insanları yanlış işler peşinde koşan kişiler olarak görüyordum.___________________......... Aslında en kötüsü de bu yaklaşımdı.. bir inancı. siyasete girip yönetime aday olmaları ve parti kurmalan için gerekli imkânlar sağlanarak daha sağlıklı ve daha sıhhatli bir toplum yaratılabilirdi. Hâlbuki insanlığın geleceği bu tür insanların fedakârlıklanna bağlıdır.... Bu idealist insanların bazılarının zaman içerisinde bir takım terör ve illegal olaylara karışması toplumdaki diğer kesimleri korkuttu............... bir ideali... Oysa bu insanların teröre ve şiddete yönelmeden..... Toplumun daha mutlu ve müreffeh bir geleceğe ulaşması için...... ülkesini ve toplumu kalkındırmak adına arayış içinde olmaktır.. kendini ve çevresini geliştirmek............... bu fikir ve idealler etrafında örgütlemeleri... 1 . devletin yaklaşımıydı.. Yasakçı bir zihniyetle onları engellemekle kalmayıp düşünce ve eylemlerinin yanlışlığı yönünde de sürekli olarak propaganda yaptı...

... bizden başka hiç kimse bunu yapamaz" diye günlerce anlatılır....................... Öyleyse kendi hareketlerimi eleştirmeme.... eğer başımıza gelen kötü olayları Amerika ve Rusya gibi ülkeler veya CIA ve KGB gibi dünyayı ürküten büyük teşkilatlar yapıyorsa ve bu olayların meydana gelmesinde bizim hiçbir kusurumuz.... Ayrıca bu büyük devletlere karşı bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey de yoktur...... huzur ve güven içinde devlete bağlı olarak yaşatamıyoruz...._ . 1 ........ Mossad jm L gibi istihbarat örgütleri veya H yeni çıkmış şer - ^*^ıc^J x™ t^âri^'^^.. Başımıza gelen her kötü olayın mutlaka ABD... şark mantığıdır...... düzeltmeme de gerek yoktur........... dilimizi dahi konuşamayan ülkelerin vatandaşları veya istihbarat servisleri gelip 375 .___________________......^> "yaptığımız şu yanlışta dolayı bu olay gerçekleşti" gibi bir anlatım asla yoktur........... Bölüm: Devlet Komplo Teorileri Bizim ülkemizde {ve tabii ki toplumsal olarak geri kalmış tüm ülkelerde) meydana gelen olumsuz olaylarla ilgili temel bir bakış açısı....... Rusya......_________. Bu olgu aslında bir hasta akim tüm çözüm yollarını kapayan düşünme ve algılama biçimidir... Diğer yandan bizim kendi insanımızı olarak doğru karar verebilecek şekilde eğitemiyor.... emniyet Türkiye'de müdürü.... yapan kişi bir kahramana dönüştürülür....lni-î" * t^^j^^¿^¿3-^ıHnrfi^^j............. hatalarımızı düzeltmemize gerek yoktur. İngiltere gibi ülkeler veya CIA.......... "olay tüm dünyaya örnektir. Bu mantığın en büyük zararı.... yorumlama ve sebep bulma yöntemi vardır...... Diğer yandan başkalannın desteğiyle gerçekleştirilmiş dahi olsa çok basit bir konu abartılarak.. meydana polis gelen bu olayları ABD veya Rusya gerçekleştiriyorsa...............üfı-îTırı Î ^^ ı *b" İ j3 t> JT"İ rın^-i^s ^1"CJİ^ıeliJit^ ^^^^tn^ı..... KGB.......... Olay nedeniyle kendimizi eleştirmemize..... hatamız yoktur inanışıdır........ Fakat bizi hiç tanımayan. İşte bu inanış.. tek başına Türkiye ne yapabilir veya ben bir olarak devletlere veya istihbarat servislerine karşı ne yapabilirim? Olaylar başkaları tarafından gerçekleştiriliyorsa ve benim bu olayların gelişmesinde kusurum yoksa bunları durdurmak ya da azaltmak için de yapacağım fazla bir şey yoktur.... ilerleme önündeki en büyük engellerden biridir....

... Olaylar dış güçlerin etkisiyle gerçekleşiyordu....... arka planını göremeyen mantık. Bunu göremediğimiz için..... Böyle bir durumda insan şunu düşünmeden edemiyor.. kendinize bağlayamıyorsunuz? İngiltere'den bir adam geliyor. eğitilen ve yüzlerce idarecinizin.._________.......... Bu akla mantığa uygun mu? Lawrence ilahi güçlere mi sahip? Lawrence in olağanüstü bir becerisi ve yeteneğe mi vardı? Elbette hayır...... mülki ve adli amirinizin.... Tek başına............... Bunun en güzel örneği....... Lawrence tarafından ikna edilerek Osmanlıya karşı isyan ettirildiğini ve onun faaliyetleri neticesi bu olayların meydana geldiğine inanır.. tüm Arapların İngiliz ajanı T... tedbir alıp durdurmaya çalışamadık.. Osmanlı İmparatorluğunun egemenliği altındaki Arapların bozulan Osmanlı idari yapısıyla birlikte yükselen milliyetçilik akımlarının sonucunda siyasi eylemlere başlamaları ve yönetimin sonucunda uygun isyan reformlarla bu eylemleri Bu durduramaması sonucunda çıkarmalarıdır.. sizin tarafınızdan yönetilen. ilahi yeteneklerini kabul etmek gerekir.. Osmanlı idaresi o kadar bozulmuştu ki bırakın Arap Yarımadasını.. istediğiniz her şeyi yapabilme gücünüz var............. Bölüm: Devlet ülkemizde en olumsuz olayların yaşanmasına sebep olmuşlardır................... Halk zaten bıkmıştı..E... 1 .. ilk parça koptuğunda sebepleri doğru görüp. Bize göre bizim hiç hatamız yoktu...... Anadolu'da bile yer yer isyanlar çıkıyordu.. Bu olayların asıl sebeplerini..... askeri komutanınızın yerli halkla iç içe yaşadığı bir bölgede her şeye sahipsiniz.... Fakat orayı patlayacak hale getiren bizdik............. üstün zekâlarını..................._ ..... isyanların İngilizlerin de desteği ile Araplar bağımsızlıklarını kazanmıştır. Hata yoksa düzeltilecek bir şey ve hatta bu konuda yapacak bir şey de yoktu. sadece hazır olan fitili ateşledi.. O zaman şunu sormak gerekmez mi? Yıllardır sizin egemenliğiniz altında bulunan.... tamamen farklı bir kültüre sahip...... yine de siz bu halkı ikna edip......... bu olayların yaşanmasını sağlayanlar insanüstü güçlere sahiptirler... Hâlbuki Falih Rıfkı Atay'ın Şam ve Beyrut karargâhında Cemal Paşamın emir subayı olarak çalıştığı dönemde bölge halkına o 376 ...___________________........... o kadar kısa bir sürede tüm Arapları ayaklandırıyor ve size karşı kullanıyor... belki Lawrence gibiler bu ortamı kullandı....

..... kısır çekişmelerin halkı bir örgüt altında bulundurmaya mani olması gibi nedenlerle birlikte yıllardan beri Osmanlı hâkimiyetinde yaşamış olmaları ve dini inançlarının aynı olması gibi sebeplerin isyanı geciktirdiği.... 701i yıllara gelindiğinde Türkiye'deki siyasi yönetimler zamanın gereklerine uyamadığı......... özgürlükleri genişletemediği ve sosyal reformları yapamadığı için....... Bunları algılaması.................._________..... bölücü ve dış güçler tarafında 377 .......... bu grupların alçak ve hain olduğu yönündeki suçlamaları ile meseleyi geçiştirmeye kalktı. alçak....... gerici... isyanların neden bu kadar geç çıktığı ve daha da büyümediği kavranacaktır.... Bölüm: Devlet zamanki yönetimlerin yaptığı uygulamaları anlattığı Zeytinda-ğı adlı kitabı okunsa olayların iç dinamikleri anlaşılabilir... Her zaman düzen ve rejim haklı............. yaşanan tüm olaylar binlerce insanın ölümüyle...... maddi ve manevi değerlerin yok olmasıyla ve nihayetinde 1980 darbesiyle sonuçlandı. Buna benzer binlerce örnek vermek mümkündür... başka bir sebep aramanın boşuna bir çaba olduğu görülecektir......_ ........ bunlar alçak ve hain... Sonraki dönemlerde radikal dini grup ve hareketler gerek İran'daki rejim değişikliğinin etkisiyle. Ama netice aynı oldu. hain.. Olaylar önleneceği ve azalacağı yerde her gün daha da artarak sokaklar kan gölüne döndü..... gerekse batı ülkelerinin İslam ülkelerindeki olumsuz tertipleri neticesi olarak tüm İslam ülkelerinde ve Türkiye'de hareketlenmeye başladı..... 1 .. o dönemki akımların da etkisiyle sağ ve solda farklı adlarda yüzlerce siyasi örgüt ve hareket ortaya çıktı... Bu isyanlara sebep aramak bir yana... Olayları önlemek için hiçbir reform gerçekleştirilmede Aynı mantığın sonucunda....... Bizde yine aynı mantık hâkimdir: bunlar irticacı..... doğru şekilde değerlendirip uygun tedbirler alması gereken hükümetler aynı mantıkla yine olayları dış güçlerin desteklediği... karşısındaki her muhalif hareket hain.. Yıllarca her olayda aynı mantık çalıştı............... yıllar geçti ama mantık hiç değişmedi. 19801i yıllarda her gün giderek şiddetini artıran ayrılıkçı hareketlere devletin bakışı yine aynı minvaldedir: dış güçler bunları destekliyor............___________________............. iletişim imkânlarının yetersiz olması..... Bölgenin geri kalmış yapısı.............

............................................ Gençler ülkedeki rejimin haksız ve hukuksuz olduğunu 378 ve işçilerle köylüleri de bu hakkı meşru yollarla almanın yolunu araştıracak.... Ülke içerisinde siyasi örgütlerin yarattığı eylemler ve terör olayları ile özellikle rejim aleyhtarı grupların oluşması................. Fakat bizim ülkemizdeki uygulama bazı fikirlerin savunulması ve ifade edilmesini yasaklamakta ve bu fikirleri savunan dernek. Bu tepkinin oluşması için illaki birilerince tahrik edilmelerine de gerek yoktur.... Bu yaklaşımın bir an önce değiştirilmesi gerekiyor.. 19701i yıllarda dünyadaki siyasi değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan yeni teorilerin... öncelikle olayların sebepleri araştırılır.... İnsan onurlu bir varlık ise hakkını korumak ve aramak isteyecek. kitleleri Huzursuz memnun çevrelerin etmediği sıkıntıları doğrultusunda dinlenerek onlara hakları teslim edilmez veya haklarım meşru yollarla aramalarının önü açılmaz ise bu kişilerin bir süre sonra gayri meşru yollardan tepki gösterecekleri kesindir....._ .......... sistemin hatası. ülkedeki siyasi ve toplumsal sinyaller sistemin verir............. özellikle de Marksizm'in yeni yorumlarının etkisiyle Türkiye'de gençlik hareketleri başladı............ 1 ........ Bireyler ve kitleler haklı iseler veya kendilerini haklı zannediyorlarsa ya bu haklarım almaları sağlanarak ya bu hakla orantılı bir güç uygulayıp baskı altına alınarak ya da meşru demokratik yollarla haklarım arayabileceklerine inandırılıp bu yolların onlara açık tutulması sağlanarak onların tepkileri durdurulabilir... kusuru aranır ve olaylara sebep olan nedenler tespit edilerek bunlar bir eleştiri süzgecinden geçirip bir daha benzeri olayların olmaması için gerekli tedbirler alınabilirdi... parti gibi örgütlerin kurulmasına müsaade etmemektedir............. Üstelik demokratik sistemde herkes düşüncesini açıklamakta ve bu düşünceler etrafında örgütlenmekte serbesttir....___________________......... bu yol da kapatılırsa o zaman ise gayri meşru yollara .............. verilmeyince başvuracaktır......... Aslında bu komplocu mantık yerine._________........... Bölüm: Devlet yönlendirilmektedir.... daha pozitif ve yapıcı bir akıl yürütme ile meydana gelen her olaydan sonra.

........ çok daha ağır cezalar uygulamaya başladı.... silahlı mücadele ile bu rejimi değiştirmek..................... her türlü örgütlenme çabası yasaklanmaktaydı. 1 ........... gizli yayınlarla halkı örgütleme faaliyetlerine yöneldiler........... hak talebinde bulunanların istedikleri sistemi kuracakları bütün meşru yollar kapanınca.... Başka bir yolu var mıydı? 379 ...... dergi ve broşür çıkarmaya başladılar............. Sonuç olarak. Gizli örgütler kurarak........ çıkardıkları dergileri yasakladı. Bu yolla halkı örgütleyip siyasi partilere dönüşmeyi ve seçimlerde iktidar olup kendilerince inandıkları hak ve adalet üzerine kurulu yoksul kesimlerin sermaye sahibi zenginlerce sömürülmeyeceği sosyalist bir düzen kurmayı hedefliyorlardı..............___________________.... Peki..... rejimi değiştireceklerini ediyorlardı............ Başka bütün yolar her türlü yöntemle. Önce küçük gruplar halinde bir araya gelerek dernekler etrafında örgütlenmeye....... yayınladıkları broşürleri toplattı..... geriye tek bir yol kalıyordu. siz bu düşünce etrafında örgütlenerek halkın faydasına olduğuna inandığınız bir sistemi halka anlatıp kabul görmesi halinde uygulamaya koymayı amaç edinseniz ve bu amacınız zorla ve şiddetle bastırılırsa ne yaparsınız? Ya korkup geri çekilir ya da bu davayı size mani olanlara karşı zor ve şiddetle savunursunuz............. kurdukları dernekleri kapattı...... aşağılamaya ve hatta halkın bir bölümünü onlara karşı kışkırtmaya başladı. düşünceleri ve düşünceleri doğrultusunda örgütlendikleri için mahkûm etti. Bölüm: Devlet iddia sömürdüğünü ileri sürerek................. zorla bastırılıyordu.. Bununla da yetinmeyip basın yayın organları ve eğitim sistemi ile beğenmediği fikirleri hor görmeye._________............ Sistem bu kez de çok daha şiddetli bir biçimde gençlerin üzerine gitti.. fikirlerini yaymak için gazete.. Batı demokrasilerinde hakkını arayan ve örgütlü halk demokrasinin teminatı olarak görülürken.... ülkemizde her türlü hak talebi... Meşru muhalefet yollarının yasaklanması üzerine gençler gayri meşru yollardan muhalefet etmeye başladılar.._ ..... Ama sistem daha en başında gençlerin muhalefetini engelledi.

.

.

düşmanı değilim. Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler ilk çocukluğumdan klasik beri çevrem ile ve yaşadığım ortam Hayatın Anadolu'nun muhafazakârlığı şekillenmişti. bu nitelemeleri kısmi bilgilerimle yapabiliyorum. Anlatacaklarımın hepsi maddi delilerle ispatlanabilir. Ben de kısmen bilgi sahibiyim. Yine de ben delillerin nerede ve nasıl bulunabileceğini göstereceğim. günümüzde yaşadıklarımıza. Fakat delilleri bulacak insanların çoğunluğu da bu insanlarla beraberler. tek bir noktayı mahrem bırakmadan bilinmesi gerekenleri eksiksiz anlatmaya çalışacağım. Okuyucunun daha iyi ve tarafsız bilgilenebilmesi için. son dönemde tanık olduğum ve yasadışı olduğunu düşündüğüm davranışları hariç inançlannı ve dünya görüşlerini paylaşıyorum. Hemen hemen herkes bu kişiler hakkında bir şeyler biliyor olsa da onlann yaptıklan işler. içinde bulunduğumuz dönemin arka planına ilişkin olacaktır. Gizli faaliyetlerini bu bölümde açıklayacağım güçlerin ellerinde ne kadar büyük olanaklar olduğunu ve hangi yöntemleri kullandıklarını az çok bilenlerden birisiyim. Amacım geçmişte yaşanan örnek olaylar üzerinden geleceğe yönelik bir projeksiyon oluşturmaktı. Yazacaklarımın buna göre yorumlanabilmesi için önce özel dünyamı anlatarak başlayacağım. Bu bölümden itibaren anlatacaklarım. çoğu eski dostlanm.2. Önceki bölümde yazılanlar geçmiş döneme aitti. Bölüm: Cemaat Din ve inanç Dünyam Kitabın buraya kadar olan bölümünde kişiliğim ve kimliğim ile ilgili özel konulara fazla girmemeye gayret gösterdim. toplumun değer yargıları doğrudan veya dolaylı 382 . Bu insanların hasmı. çalışma yöntem ve biçimleri tam manası ile bilinmiyor. hiçbir şeyi saklamadan. Bu insanlar ve onların faaliyet tarzları bilinmeden ülkemizde son dönemde yaşananları tam olarak anlamak mümkün değildir. özellikle dini inançlarımın gelişiminin bilinmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Anlatacaklarımın doğru anlaşılması için benim düşünce ve inanç yapımın. kendisi ve kuralları.

Arkadaşlarım arasında namaz kılanlar da vardı. Bölüm: Cemaat olarak dini kurallara göre belirlenmekteydi. nisan ayında ağabeyimin düğününe katılmak için babamın hasta olduğu yönünde (düğün için izin vermediklerinden) okula yalan beyanda bulunup. sınıfta 15 günlük ara tatillerde Kur'an kursuna gittim. daha fazlası değil.. İnançlı ve muhafazakârdım.-.2. Babamın okul tatillerinde benim de Kur'an kursuna gitmemi istemesi üzerine ilkokul 3 ve 4. herkese karşı dürüst olmayı mecbur kılan. ____-. aklı. Aynı minvalde devam ettim. namazdan bihaber olanlar da. tüm davranışlarımızı bir görenin. Polis Enstitüsüne başlamıştım._______. Yani inançlarım kuvvetliydi fakat ne işimde ne başkalarını değerlendirmemde hiçbir biçimde bir etken veya ölçü olmadı. sınıfındayken. namaz kılmayı. Polis Kolejini bitirmiş._ _.-. Doğduğum köyde emsallerimden kimileri sömestr tatillerinde köyün camisinin imamının verdiği Kuran kursuna gitmeleri ve onun neticesi olarak namaz kılmaya başlamaları babamın hoşuna gidiyordu. şuuru.______________._______. 1975 yılında enstitünün 2... gözetenin olduğu ve bir gün hesap sorulacağı anlayışı doğrultusunda.. Ortaokul döneminde de fazla bir değişiklik olmadı. vücudu ve her türlü nimeti verene saygı ve sevgi temelinde ve vicdani sorumluluk çerçevesinde şekilleniyordu.. namazda okunması zorunlu duaları okumayı ve ezberlemeyi başardım.. Ben ancak elif cüzünü bitirebildim ama bu arada din kurallarını. Sonra Polis Kolejine girdim... _ Cemaat 383 Bölüm: . Arap alfabesinin ilk temel kitabı oları elif cüzünü okumaya başladım. Eski yazıyı ve Kuranı tecvit üzere denen usulüne uygun tam olarak okuyabilmek için sırası ile elif cüzünden başlayarak birkaç cüz kitabı okumak gerekir._____.2. İnançlarım.. Fakat çevremdeki insanların hiçbiri dini bir rejim ya da sistem yanlısı olmamış ve dini amaçlı illegal bir örgüt yapısı içinde hiçbir zaman bulunmamıştı.. Bu konuda öğrenciler arasında herhangi bir ayrışma yoktu. İlkokul yıllarında yalnızca kısa kurs dönemlerinde namaz kılardık.

Okuldaki yemek sonrası Anıttepe'deki okuldan yurda yaya gelir. Verdiğim söze uyarak Polis Enstitüsünde (bugünkü adıyla Polis Akademisi) namaz kılmaya başladım. silah yarıştırırcasma havaya ateş etmekti. İnanç ve din hakkında ve Yaradan'm varlığı ve birliğine neden inanmamız gerektiği gibi konulardan bahsederdi. mesleğim gitti korkusuna kapıldım. Beş vakit namaz kılıyordum. köyde her delikanlının sahip olduğu Turalı Osmanlı Beyliği denilen 9 mm Karadeniz yapımı bir tabanca temin etmiştim. Düğünlerde en çok yapılan eğlence. yumuşak bir kişiliği ve insani yaklaşımları olan birisiydi. Bu badireyi atlatırsam beş vakit namaz kılacağıma dair kendime söz verdim. Bu durum 1980 yılında olayların çok arttığı.2. Düğünde silahımı incelemek isteyen bir akrabam mermi yok zannıyla silahla oynarken. Daha sonra adının Halit olduğunu öğrendiğim bu 384 . Bir gün cami çıkışında. yatsı namazını kıldıktan sonra yurda dönerdim. Bir büyüğüm "bu zamanda görev daha önemlidir. Polis Enstitüsünde okurken Maltepe'deki Koç Öğrenci Yurduna yakın Polis Vakfının öğrenci yurdunda kalıyordum. O zamanlarda. sohbet ettiğim mühendislik öğrencisi bir arkadaşın anlatımlarından etkilendim. Öldürülen bir ağır ceza reisinin faillerini yakalamak için çalışıyorduk. Bölüm: Cemaat üç gün izinli olarak memlekete gitmiştim. Zira o. genellikle de akşam namazını Maltepe Cami'nde kılardım. Konuyu akla. Bu dönemde. koşturmaktan namazlarımın çoğunun kazaya kaldığı döneme kadar devam etti. savaşta namaza ara verilir" yönünde nasihatte bulununca bunu akla uygun buldum ve uygulamaya başladım. bu notlara bakarak çeşitli dini konularda bilgiler verirdi. Bu sohbetler bazen yatsıya kadar devam eder. Bu olayın ardından eyvah şimdi yandım. Bu sohbetlere katılan ve bu konularda benden daha bilgili olan Zülfikar adlı arkadaşımdan bu şahsın Nurcu olduğunu öğrendim. birden silahı ateşledi ve uzaktaki bir çocuğun yaralanmasına neden oldu. Zaman zaman namaz sonlarında önceden almış olduğu notların bulunduğu defteri cebinden çıkarır. akla hitap eden fikirlere sahip. ilme göre örneklerle anlatırdı. herkesin birbirini gırtlakladı-ğı olağandışı koşullar altında yaşanıyordu.

Öğrenci taki arkadaşlarımı yeni arkadaşlarımla tanıştırıp onların da bu yurdunda bir araya gelerek cemaat oluşturur topluca namaz kılıyorduk. kabul ettim. Ben paralı olarak bu yurtta kalırken bazı öğrenciler ücretsiz olarak daha uzaktaki İskitler öğrenci Yurdunda kalıyorlardı. herkes namaz kılar ve dua ederdi. sadelikleri hoşuma gidiyordu.2. Yeni arkadaşlarım. Bazı akşamlar. akşam başka evlere gidilir. Yurtsağlıyordum. Ev okula çok yakındı ve Maltepe'nin en güzel yerindeydi. Son sınıf öğrencisiydim ve sanırım ikinci dönem de yaklaşmıştı. 385 . Ancak bu yurt her türlü sosyal ortamdan uzaktı. Evde. bu şekilde başka evlerin de olduğunu fark ettim. Evin masrafları öğrencilerden toplanan ortak paradan karşılanır. Bu gün ışık evleri denen o evlerden birinde tahminen 5-6 ay kadar kaldım. Sonradan sohbetlerden vs. Haftada bir gün. Aynı dönemde çevremdeki bazı arkadaşlarım. istersem kendi evlerinde kalabileceğimi teklif edince. bir kısmı o zamanki adıyla Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu (daha sonra adı Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi oldu). Diğer günler ise herkes sessiz sedasız. temizlik ve yemek işlerine bakardı. Bölüm: Cemaat yeni arkadaşım bizi öğrencilerin birlikte kaldığı evine götürdü. bir kısmı Bahçelievler'deki Fen Fakültesinde ve bir kısmı da Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuyan. Yurt bulmam gerekiyordu. her gün bir öğrenci nöbetçi olur. bizdeki tüm öğrenciler İskitler Yurduna taşındı. Oto tamircilerinin yoğun olarak bulunduğu bir semtteydi ve çevresi de iyi değildi. Yaşam tarzları. hepsi Nurcu olan 5-6 öğrenci kalıyordu. kılmaya başlamışlardı. benden birbirlerine etkilenerek karşı namaz saygılı davranışları. mülkün sahibi Polis Vakfı. dini sohbetler yapılırdı. Dolayısıyla Polis Enstitüsünde sohbetlere katılmalarını kılan öğrenci sayısı artmıştı. Maltepe'deki yurt kapanınca. Bu arada Maltepe öğrenci yurdu kapanmış. Bu evlerde hayat çok düzenliydi. öğrencilerle sohbet etmeye başlamıştım. vakfın idaresini buraya taşımıştı. Arada sırada bu eve uğramaya. Aynı koğuşta bulunan çoğu arkadaşım da namaza başlamıştı.

Okul bitince. Kimi zaman kitlesel çatışmalar. Beni ve tüm kâinatı yaratan büyük bir gücün olduğuna samimi olarak her zaman inandım ve yaratanın kurallarım ihlal etmemeye çalıştım Görev esnasında inanç farklılığını hiç önemsemedim. siz sakın bu olaylara katılmayın. hep içimde taşıdım. sağcı oldukları için ülkücülerin yanında kavgalara katılma eğilimi gösteriyorlardı. kimi zaman da teke tek yakaladığında zarar verme şeklindeki olayların ardı arkası kesilmiyor. Bu tür olaylarda çevremizdeki arkadaşlar. Bölüm: Cemaat sükûnet içinde derslerine çalışırdı. Zaman zaman eve gelen bizden daha yetkin olduklarını anladığım kişiler. Üstelik muhafazakârdım ve imkânım olsa kendi dünyamda dinin tüm kurallarını tam anlamıyla yaşamak isteyen biriydim. giderek tırmanıyordu. yoksa belli bir hayat tarzına uygun yaşamak mıdır? Şu soruya tatmin edici bir cevap arıyorum: Dini kurallar insan mizacını bilen Yaradan tarafından insanın bu dünyada toplum veya fert olarak huzurlu. dereceye girdiğim için seçme hakkına sahiptim ve memleketime yakın olması nedeniyle Mersin'e isteğim üzerine tayin oldum. Bu dönemde ülkücü ve onların komünist dedikleri gençler arasında kıyasıya kavgalar yaşanıyordu.2. Sonra An Sinemasında verdiği "Yaratılış ve Darvinizrn" konulu konferansta çok ciddi din ve fen ilimleri bilgisine sahip olduğunu gördüm. çok daha derin manaların olduğunu biliyorum. cuma namazıyla sınırlı kaldım ama düzenli namaz kılamamanm sıkıntısını da. inancın temelinde mutlak insan özgürlüğü olduğunu. Fethullah Gülen Hocayla benzeri başka bir evde karşılaştım. mutlu ve birbirine zarar vermeden yaşamasını sağlamak için mi kondu? Bu sorunun çok daha ötesinde. Arka planda ne olup ne bittiğini bilmiyordum ama bu ev ve evde birlikte yaşadığım yeni arkadaşlanmı çok seviyordum. Bu evde kalırken. 1980'den sonra düzenli olarak namaz kılamadım. hâlâ da öyleyim. Ancak şimdi şunu sorguluyorum: Yaradan nasıl yaşamamızı istiyor? Temel amacımız ibadet etmek mi. taraf tutmayın diye telkinde bulunuyordu. özgür olmayanın inanç ve imanının eksik 386 .

Okulun lise kısmı Yenimahalle İvedik'teydi. Emniyet Müdürümüz fiyatlarında belli miktarda indirim uygulatması üzerine kızımı evimizin yakınındaki özel okula yazdırdım. ayrıca çocuğumun diğer çocukları görerek Necdet üzülmesini Menzir'in de okul istemiyordum. Benim çocuklarımın farklı okula gitmesi hoş olmazdı. yeterli düzeyde bilgi elde edememiştim. İngilizce bilmediğimden dolayı bu alanda çok zorluk çekmiş. herkes Samanyolu Kolejinden ya da benzeri okullardan kaçıyor. Her ne kadar Susurluk olayları vs.2. İstanbul'da görev yaptığım 1995 yılında kızım ilkokulu bitirmişti. Tekniğe çok meraklıydım. Ortaokul bittiğinde oturduğumuz Çankaya Oran semtine çok Eskiden uzak ben olan işe Yenimahalle giderken İvedik'e çocukları gitmek okula gerekiyordu. Aynı sitenin lojmanlarında kalan arkadaşlarım çocuklarının kayıtlarını özel okula yaptırıyordu. götürüyordum. Sonraki yıl Ankara'da göreve atandığımda. bu özgürlüğün her şeye karşı olması gerektiğini düşünüyorum. bu okula gönderen Samanyolu arkadaşların görüşlerini Çankaya'daki Kolejinin ortaokul kısmına oğlumu kayıt ettirdim. Araştırma yaptığımda evimize en yakın özel okullardan birinin Samanyolu Koleji olduğunu da gördüm ve çocuklarını alarak. kızımın özel okulda eğitimine devam etmesi ve aynı yıl ilkokuldan mezun olan oğlumun da ortaokula kayıt edilmesi gerekiyordu. keskin laik 387 . Kızım özel okulda eğitim görürken oğlumun devlet okuluna gitmesi doğru olmazdı. Fakat o dönem 28 Şubat arife sindeydik. nedeniyle biraz tanınınca bana özel indirim uygulanıyorduysa da tek maaşımla her ikisinin ücretini ödemekte zorlanıyordum. mecburen onu da evime en yakın özel okula yazdıracaktım. ortaokula kayıt ettirmem gerekiyordu. Tüm alet ve cihazların teknik bilgileri ve teknik konuları içeren kaynakların tümü İngilizceydi. Oysa şimdi her ikisi için de okul ücreti haricinde bir de servis ücreti ödemek zorundaydım. Bölüm: Cemaat kalacağını. İçimde kalan bu ukdenin çocuklarımda olmaması için onları İngilizce dil ağırlıklı eğitim yapan bir okula yazdırmak benim de arzuladığım bir şeydi.

diğer işleri de kanunlara uygun yapmalıydım.___ getirmekle. Bir kez daha anladım ki haksızlar üzerime ne kadar sert gelirse. vs. devlet de hizmetlerinin karşılığı olarak maaşlarını ödemekle yükümlüdür. Herkes ordunun başlattığı cereyana kapılmıştı. davacıyı. Aslında maddi koşullarım çocuklarımı Samanyolu Kolejinden alıp evime yakın bir özel okula nakletmemi gerektiriyordu gözükmemek. diğer imkânlardan faydalanırken nasıl kanunlara uyuyorsam. inancı ya da düşüncesi nedir diye düşünmedim. binlerce teknik cihazı üreterek devlete milyonlar kazandırmış İbrahim'in alevi olduğunu 388 . İnadına bu kişilerin tersine davranmalıydım. Fakat en azında Emniyette is tikbal bekleyen bir kişi olarak. Ve 6 yıl çocuklarımı Samanyolu Kolejinde okuttum ve ikisi de oradan mezun oldular. kendisine görev verilen herkes istenilen hizmeti yerine Haliç'te Yaşayan Sirnonlar________. . Tabii bu okullardaki eğitim ve öğretimin kalitesi. davalıyı. güçten korkmamak adına bunu yapmadım. İnsanların bu kadar korkması ve sahte hareket etmesi beni son derece rahatsız ediyordu. Yıllarca yanımda çalışmış. öğretmenlerin öğrencilerle yakından ilgilenmesi. Görevim esnasında hiçbir çalı şanımı. güç gösterenlere karşı haklının yanında olmak. en fazla beraber mesai sarf ettiğim. Maaş alırken. bir Musevi'yi ve hatta bir yabancıyı görevlendirebilir. ayni ölçüde karşı koyma iradem gelişiyor._____________________. Nakilleri yapmadım. değerlendirirken. inancım onu gerektiriyordu. Gerektiğinde devlet bir Hıristiyan i. bedeli ne olursa olsun aklım ve vücudum karşı koymaya programlanıyordu. ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya kalırsam. Bölüm: Cemaat gözükmek istiyordu. karşılaştığım hiçbir görevliyi. ________. o günkü şartlarda bin yıl süreceğine inanılan 28 Şubat anlayışı yönünde çocuklarımı Samanyolu Kolejinden başka bir okula nakletmem gerekiyordu.2. O zaman her şey devletin kurallarına uygun olarak yerine getirilmeliydi. okulda eğitimin yanında çocukların zararlı alışkanlık ve davranışlara karşı korunduğu inancı da bu kararı almamda belirleyici unsurlardı.

Bir dönem geldi dini inançlara göre Genel Müdürlük merkezinde atamalar ve sürgünler yapıldı. Görevde ve atanmalarda dini inançları ölçü almaya kalkanlara asla müsaade etmedim. çoğalan iş yüküne göre amir sayısı yeterli olmamaya başlamıştı. Bölüm: Cemaat emekli olduğu zaman. Emniyet teşkilatı içerisinde hükümet veya bakanların tavrına göre oluşan dini merkezli örgütlenme veya karşısında olan faaliyetlere hiç yaklaşmadım. Devran değişti yeni gelenler aynı amaçlı olarak sürenleri sürdü. Eskiden bazı genç komiserler İslamcı denilerek istihbarata alınmazdı. Genel mevzuat böyle olmakla birlikte uygulamada ve istihbarat yönetmeliği gereği istihbarat hizmetlerinin özelliği de göz önüne alındığından İstihbarat Şubelerinde insanlar doğrudan göreve başlatılmazdı.2. Hiç kimsenin görevini başka amaçlarla kullanacağı aklıma gelmezdi. Ben buna karşı koyardım. iş ararken önerdiğim belediyenin yaptığı araştırmanın sonrasında bana sorduklarında öğrendim. hatta bir kısmını geçici olarak hemen göreve başlatıyordum. merkezde bu kişi hakkındaki arşiv bilgilerine bakılarak Emniyet Genel Müdürlüğünden onay alınırdı. Her ekip için bir komisere ihtiyaç vardı. Kişi yine hemen şubede göreve 389 . çalışması önemli derdim. bizim için görev yapması. Emniyette her rütbeli o ilin emrine atanırdı. Emniyet Müdürü'nün teklifi Vali'nin onayı ile personel ilgili birimlerde çalışmaya başlardı. inancı kendine. hatta ferdi olarak yapılmış olsa dahi grup halinde insanlann görev yeminini bozup görevin gerekliliklerine karşı işler yapacağını aklım almazdı. İstanbul'da görev yaptığımız yıllarda yeni kurduğumuz teknik sistem sayesinde önemli bilgiler edinmeye başlayınca. Polis Akademisini yeni bitirmiş başarılı genç komiserleri tespit edip İstihbarat Şubesinde çalıştırmak için merkeze teklifte bulunuyordum. bu dönemlerde ben hep taşrada aktif sokak polisliği görevinde bulundum. ben çalışan işini iyi yapan herkesle çalıştım ama bu tür tutumlardan ve insanlardan her zaman uzak durdum. Önce mimleme denen en az iki istihbaratçının referansı ile birlikte alınacak aday hakkında geniş öz geçmiş bilgilerini içeren bir form doldurulur ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığından onay istenir.

mühim olanın bu kişilerin göreve bağlılığı ve yetenekleri olduğunu savunuyordum. birçok komiserin göreve alınmasını . İstihbarat şubesine aldığım komiserlerin çoğu. bilahare kursa giderek asli personel olurdu. iki ay süren bu kursun ardından istihbarat biriminde göreve başlardı. zaten bilsinler de istemem.2. Onların. böyle bir anlayışın devlete hâkim olduğunu bilmelerini istemedim. Gerekçe ise okul yıllarında dindar olmaları. Ben. Hâlâ da aynı kanaatteyim. O sıralar beraber görev yaptığımız veya görev nedeniyle karşılaştığımız yabancılar içinde bizdekilerden çok daha dindar insanların olmasına rağmen bunların en gizli birimlerde çalıştığını sağladım. Genel Müdür onayı ile birlikte kişinin geçici görevle istihbaratta göreve başlaması için onay verilir ve kişi kurs görünceye kadar geçici statüsü ile istihbarat birimlerinde çalışmaya başlar. inançlarına göre değerlendirdiğini bilmelerini. Eskiden acil personel ihtiyacı olduğunda (son zamanlarda ise usul haline geldi}. insanları inançlarına göre değerlendirmenin doğru olmadığını. Belki de bu gün şikâyetçi olduğum yapıda yer alan birçok müdürü o günlerde merkezin itirazına rağmen 'insanların inançlarına göre değerlendirilemeyeceğini' söyleyerek bizzat ben göreve alınmalarını sağladım. Bölüm: Cemaat başlayamaz. açılacak Yeraltı ve Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele kursuna çağrılır. verdiğim mücadeleler sonucunda göreve aldığımı bilmezler. merkezin karşı çıkmasına rağmen. İnsanların çalışacağı birimlerin inançlarına göre belirlenmesinin makul olmadığını düşünüyorum. 5-61ı gruplar halinde yeni komiserleri mimleyip istihbarat şubesinde çalıştırmak için teklif ettiğimde. Tabii aldığım bu insanlar da 390 Örnek vererek. Ben de Diyarbakır ve İstanbul'da gerçekleştirdiğim başarılı istihbarat operasyonlarının istihbarat camiası içerisinde şahsıma yönelik kazandırdığı saygınlığı kullanarak bu kişilerin alınması gerektiğini. dindar kişilerle birlikte görüşüp birlikte hareket etmiş olmalarıydı. devletin ve teşkilatın insanları düşüncelerine. bazılarına merkezde karşı çıkılıyordu.

Merkeze solcu ve İslami cemaat ve ekollerle ilgili olabilecek kişiler yaklaştırılmıyordu. Fakat ben göreve geldikten sonra radikal laik gözüken etkin kişilerin bu insanlar üzerinde baskı kurmalarına karşı tavır aldım. Fakat merkezin bir eksiği vardı. Ben merkezde göreve gelince iş üretecek bazı kadrolardan merkeze gelmek isteyenlere destek oldum. 391 . Yeni İçişleri Bakanının göreve gelmesinin ardından Ünal Erkan Emniyet Genel Müdürü. Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığına tayin olunca türlü bahanelerle ezilmek istenen inançlı olarak bilinen kişileri korumaya çalıştım. dini yönü ağır basan ve diğer kesimleri sürgün etmede rol alan tüm eski şube müdürlerini il ve istihbarat dışına. İstihbarat Daire Başkanı Ali Gökçimen'in yerine ise Tuncer Meriç Daire Başkanı olarak göreve getirildi. Merkezde az da olsa alt rütbelerde dini yönü ağır basan veya böyle olmasına rağmen merkezdeki genel anlayıştan korkarak farklı gözükmeye çalışan kişiler bulunmaktaydı ve bu kişiler her fırsatta ezilmeye çalışılıyorlardı. görev açısından bir iki amir haricinde diğerleri çok klasik kalıyordu. Geçmişte yaşanan deneyimlerden dolayı bütün şube müdürleri ve birim amirleri dini düşünce ve örgütlere uzak duran ve bu konuda hassasiyeti oları kişiler arasından seçiliyordu. iş üretemiyor. Daha önceki dönemde. daha az kusurlu gördüklerini de merkez dışına atadılar. Daire Başkanı Emin Aslan biraz rahatsızlığı. yaptıkları tayin ve sürgün uygulamalarının sonucunda Abdülkadir Aksu bakanlıktan ayrılmış yerine Mustafa Kalemli İçişleri Bakanı olarak göreve gelmişti. biraz da dış toplantı ve temsil işlerinin yoğunluğu nedeniyle sadece dış işlere bakabiliyordu. Yeni yönetim. İstihbarat Daire Başkanlığı'nda İslamcı anlayışta olan kişiler yönetime gelmiş. 19901ı yıllarda. Bölüm: Cemaat İstanbul'da yapılan tüm çalışmalarda harikalar yaratan ekibin birer üyesi oldular ve çok başarılı çalışmalara imza attılar.2. Bu kişiler illerin yaptığı operasyon ve çalışmaları pazarlayarak geçinmek istiyorlardı. Bir yıl boyunca Başkan Yardımcısı olarak teşkilatın içişlerini tek başıma koordine ediyordum. Merkeze atanacak olanlar büyük oranda milliyetçi ve ülkücü kesime yakın kişiler arasından seçiliyordu.

Sözleri fazla ciddiye alındı. ya yanlışlıkla ya da tesadüf eseri daire başkanı yapılmıştı.. Maksadım onun basit biri olduğunu söylemek veya onu aşağılamak değil.. Orakoğlu'nu biraz tanımış. Bir defa ci 3. İn ci yine ordunun istihbarat ve insan tanıma konusunda isabetli hareket edemediğini gördüm. o güne kadar hiç tanımadığım Bülent Orakoğlu getirildi. tahlil etmiş olsalardı. Susurluk Olayları üzerine Silahlı Kuvvetler içerisinde hareketlenmeler daha da artmıştı. İstihbarat Dairesi Başkanlığına tirajı çok düşük bir yayın organına (dergi mi yoksa gazete mi olduğunu hatırlamadığım) doğruluğu ve ciddiyeti tartışmalı olan "Artık ordu polise sormadan ihtilal yapamaz. Ancak Orakoğlu'nun demokrasi.. İktidarın DYP kanadından bakan olan Mehmet Ağarın. bu sonucu hazmedememenin ilk işaretleri ortaya çıkmaya başlamıştı. özgürlük. Bülent Orakoğlu.." mealinde bir şeyler söyleyen. o zamana kadar kimsenin duymadığı "Artık polise danışmadan ordu ihtilal yapamaz . Diyarbakır'daki sıkıyönetim süresinde en iyi görev yapan polis olmuş. ordu içerisinde tepkilerin artmasına neden olmuş. fırtına koparıldı. Söylediği iddia edilen. bu sözlerin basında fazlaca yer alması konusunda bunca gayret 392 . önce İstihbarat Daire Başkanı Emin Aslan Kaçakçılık Daire Başkanı olarak görevlendirildi. Bana göre Orakoğlu istihbarat formasyonuna sahip değildi." mealindeki iri lafı gerçekten söylemiş olsa bile ciddiye alınacak biri değildi. Eğer bu sözü söylemişse sadece kendisi polis olduğu için. kardeşleri ve yakınları içinde rütbeli askerlerin olduğu bir polisti. Yedi bin kadar özel eğitilmiş ağır silahlı özel harekât polisi var.2. Bölüm: Cemaat 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız 24 Aralık 1995 seçimleri sonucu MSP-RP çizgisinin en büyük parti olması. geçmiş sıkıyönetim dönemlerinde askeri kişi ve kurumlarla gayet uyumlu çalışmalar yapmış. Susurluk Olaylarındaki rolü nedeniyle hükümetin dışında kalmasının ardından. siyaset gibi konular açısından bir bakış açısına ya da ideolojiye sahip biri olmadığını düşünüyorum. polisi övmek ve dolaylı olarak kendini yüceltmek için söylemiş olabileceği kanaatindeyim. darbe.

dolayısıyla bizim dairede bu araç ziyaretçi aracı olarak kayıtlara girmiş ve nöbetçiler tarafından da görülmüştü. İstanbul'da çeşitli olaylara karışmış ve saklanmak için Ankara'ya gelen bazı mafya elemanlarını yakalamak üzere bir ekiple birlikte Ankara'ya operasyona gelen dönemin Organize Suçlar Amiri Başkomiser mafya Şentürk Demiral nezaket için ziyareti o için uğramıştı. jandarma askerlere. Emniyet Genel Müdürlüğünün darbe hazırlığı olup olmadığını öğrenmek için Genelkurmay Başkanlığını izlediği. ordu açıktan siyasi hükümete karşı tavır geliştiriyordu. Anormal davranışlar başlamıştı. Bunun üzerine olaylar büyümüş. karakolunu Ziyaretin ardından Omitköy civannda bulunan lüks evlerde gizlenen mensuplannı su polis yakalamak bölgedeki olan karakoluna gitmişti. Şentürk Demiral İstanbul plakalı Mercedes marka bir araçla ziyaretime gelmiş.2. Polisin darbe hazırlığı olup olmadığı yönünde askeri 393 . Yanlışlıkla jandarma karakolu binası olarak zannettikleri kendilerinin deposunda olduğunu nöbet tutmakta söyleyip jandarma sormuşlar. bu Genelkurmay aracı olan ve Başkanlığı kişileri Emniyet soruyor. Genel Mafya rağmen Müdürlüğüne gün içindeki elemanlarının yakalanmasıyla ilgili olarak Jandarmayla birlikte o tutulmuş tutanakların gönderilmesine Genelkurmay Başkanlığı verilen cevaba inanmıyor. Fakat su deposunu bekleyen askerler aracın plakasını alıp şüpheli bir araç diye rapor etmişler. Genelkurmay Başkanlığı binasında gece ışıklar yanıyor mu diye takip ettiği iddialarını basma verip. kadar da tepki koymaz. Sonra da yanlış yere geldiklerini anlayıp. güler geçerlerdi. Bu ve benzeri olaylar ordu içerisinde hareketlenmelere sebebiyet veriyor. bizim dairede çalışan ve Susurluk olaylarındaki tutumum nedeniyle bana karşı tavır alan müdürler bu durumu kullanmak istiyorlar. bu tutanağı da kullanıyorlardı. bilahare jandarma karakoluna varıp oradaki karakol komutanı ile birlikte belirlenen adreslere operasyon yapmışlar ve şahısları yakalayarak İstanbul'a dönmüşlerdi. Genelkurmay Başkanlığı su deposu civarında şüpheli görüldüğü için bu aracın plakasını sorunca. Bölüm: Cemaat göstermez ve bu.

Bölüm: Cemaat karargâhları kontrol ettiği iddiaları ile Şentürk Demiral'ın aracı arasında bağlantı kurmaya kalkıyorlardı. Oysa Ümit köy yolundaki su deposunu bekleyen askerler kontrol edilse ne olur. Gerçekten de. Ölçü yoktu. Bilgi ve belgeleri toplayanlar. Ayrıca ordu içindeki askeri kişilerden de çeşitli bilgiler geliyordu. medyayı ve güç odaklarını harekete geçirip hükümeti sıkıştırdığı. 394 . bunları kullanabilecek olan bizim gibi kişilere ya yakın çevremizde çalışan taraftarları aracılığıyla ya da posta yoluyla ulaştırıyorlardı.2. Notun ekine de otuz altı sayfa belge koyarak İstihbarat Daire Başkam Bülent Orakoğlu'na verdik. Tesadüfi ya da sıradan en masum olayları bile kasıtlı davranış olarak yorumluyordu. Ordu içindeki hareketlenmelerin arttığı o günlerde çok ciddi bilgiler alıyordum: Görevim nedeniyle illerdeki İstihbarat Şube Müdürleriyle yaptığım görüşmelerde. her olumsuz davranışı abartıp iktidarın planlı bir davranışı olarak kabul ettiği. Sarmusak Olayı dolayısıyla yapılan çalışmalarda. edilmese ne olurdu? Ama bir kere dış düşmana karşı kullanılması gereken psikolojik harekât sistemi kendi ülkesinin iktidarına karşı kullanılmaya başlanmıştı. her şey mubah görülüyordu. ne olursa olsun iktidarı değiştirmeyi hedeflediği belli oluyordu. Bu bilgiler nasıl geliyordu tam bilemiyorum ama bugün değerlendirdiğimde ordu içindeki cemaat yapısının bilgi sızdırma ismi örgütlediğini anlıyorum. askeri birliklerin özellikle büyük iller başta olmak üzere sivil hayata müdahale etme doğrultusunda hazırlık yaptığını veya EMASYA planlarını güncel lcme adına tüm birliklerin bilgi topladığını çok açık bir biçimde görüyordum. kurduğu psikolojik harekât sistemi ile tüm basını. İki arkadaşımla beraber elimize gelen belgeleri yorumlayıp yaptığımız analizlerden oluşan dört sayfalık bir not hazırladık. Birçok kanaldan gelen bilgileri analiz edince ordunun demokratik hayata müdahale hazırlığı içinde olduğu kanaatine vardım. ordunun her olayı. ordu içinde Batı Çalışma Grubu olarak adlandırılan grubun tamamen sivil hükümeti zora sokmak amacıyla oluşturulmuş gizli illegal faaliyetlerinden haberdar olmuştum.

Ben yine de belgeleri benden aldığını söylemesini istedim. Orakoğlu ülkeye döndüğünde tutuklandı. Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı silsilesini izleyerek Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir'e ulaşmıştı. biz hiçbir şey söylemeyelim. çekinmeye başlamıştı. olayda rol alan astları söylerse büyük sıkıntı yaşanırdı.2. Bunun üzerine Deniz Kuvvetleri Savcılığı devletin gizli belgelerini temin etmek ve kullanmak suçlarından ciddi ceza talebiyle Orakoğlu ve bazı Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı personeli hakkında dava açmıştı. Evrak. çünkü Orakoğlu tutuklamanın ardından ağır ceza tehdidi karşısında paniklemeye. belgeleri Hanefi Avcıdan aldım demek iyi olmaz. müddei iddiasını ispatla mükelleftir. duruşmada bu belgeleri nereden temin ettiği sorusuna cevap vermek durumunda kalacaktı." dedi. Mamak askeri cezaevinde tutuklu olduğu esnada avukat Suat Çelebiyle birlikte ziyaret ettiğimizde Bülent. Ben de bunu yapmasında hiçbir sorun olmadığım söyledim. Orakoğlu bana mahkemede sorulunca belgeleri benden aldığını söyleyeceğini ifade etti. Olayı bana bağlaması halinde kontrolün bana geçeceğini düşünerek adımı 395 . Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Başbakan Necmettin Erbakan. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller. Bölüm: Cemaat Bu propagandanın etkisi oldu ve sonunda Deniz Kuvvetleri Adli Müşavirliği ve Savcılığı o meşhur Sarmusak davasını açtı ve yurtdışında bulunan İstihbarat Daire Başkanı Bülent. Fakat avukatımız Suat Bey hukuki açıdan olayı yorumlayıp "Bizim bir şey söylememize gerek yok. Orakoğlu. İçişleri Bakanı Meral Akşener. basına verilen bilgilerden asıl hedefin İstihbarat Daire Başkanlığı personeli üzerinden o dönemin iktidarım suçlamak olduğu anlaşılıyordu. Bizim yazdığımız raporun ekindeki Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir imzalı ve tüm kuvvetlere gönderilen emre dayanarak Deniz Kuvvetleri ast birlikleri içerisinde de Batı Çalısma Grubunun kurulması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı hm emrini Daire Başkanımız Bülent Orakoğlu'na elden teslim ettim. Raporun hazırlanmasına yardımcı olan arkadaşları {diğer ast personeli) konuyu biliyordu. Mahkeme devam ederken.

Her şeyin biteceğini.2. içinde tutuklanabilir. Mahkemeye giderken sanık olabileceğimi. Ancak bu mahkemenin iki hâkim subayı vermiş oldukları kararın bedelini ödediler. yangın benden ileri gitmemeli. bunların 'terörle' mücadele adı altında kanunsuz eylemler yaptığını anlattım. Mahkemenin iki hâkimi meslekleri pahasına adil davranıp beni tutuklamadıkları gibi hukuka uygun karar verdiler ve verdikleri kararı Askeri Yargıtay bile tasdik etmek mecburiyetinde kaldı. Her şey kanunsuz emirlerle yürütülüyordu. Bu ifadem ve benzeri konulardaki anlatımlarım nedeniyle Silahlı Kuvvetler. Hayatımı kaybettim diye yüzde yüz inandığım ikinci tehlikeyi de atlatmıştım. orada durmalıydı. 396 . Bir kez daha yukarıdaki yine yardım etmişti. Bölüm: Cemaat vermesini istedim ve sonunda duruşmada Orakoğlu belgeleri benden aldığım söyledi ve mahkeme ikinci duruşmaya beni de çağırdı. MİT gibi tüm güvenlik kuvvetlerinin içerisinde çete benzeri oluşumların olduğunu. Deniz Hâkim Binbaşı Ahmet Kahraman'ı YAŞ kararı ile ihraç ettiler. Deniz Hâkim Albay Mesut KurşunYı Malatya'ya sürdüler. Amacım amiri olduğum ve bana güvenerek görev yapan hiç kimsenin zarar görmemesini sağlamaktı. hatta hiç yoktan lirdim. mesleğin sonuna geldiğimi düşünüp cezayı da göz alarak mahkemeye çıktım ve üstündeki dört sayfalık notla birlikte otuz altı adet belgeyi Daire Başkanı Bülent OrakoğluYıa verdiğimi söyledim. her şey bitti diyeceğim bir anda hiç ummadığım bir şey olmuş ve bu tehlikeyi de atlatmıştım. Jandarma. labi- Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım Susurluk kazasının ardından TBMM ele kumlan Susurluk Araştırma Komisyonu ha verdiğim ifadede Polis. Bu olayda da yüzde yüz zarar göreceğim. Ben de bu karmaşa. hatta tutuklanabileceğimi düşünüyordum çünkü bu davanın açılmasında hukuk yoktu. Jandarma ve MİT içerisinde şahsıma karşı olumsuz bir havanın oluştuğunu hissediyordum. Emniyet.

daha sonra da altı ay önce ifade verdiğim ve kapandığını zannettiğim bu davadan dolayı tutuklandım. İfadem üzerine Savcı hakkımdaki şikâyetin ciddi olmadığım anlamıştı. Bölüm: Cemaat önce Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman Jandar -ma Genel Komutanlığı içinde JİTEM' vardır şeklindeki ifademi Jandarma Genel Komutanlığına hakaret kabul ederek davacı oldu. bu telefonları herkesin bildiğini. Açıkladığım telefon numaralan devletin gizli bilgileridir diyerek davacı ve şikâyetçi oldular. hem de onunla kanunsuz ilişkilere giren MİT mensuplarının telefon numaralarını açıkladım. in etkisiyle itiraz Bakanlık üzerine yargılanmam konusunda Yaptığım Danıştay İkinci Dairesi beni haklı bularak kararı iptal etti. mahkemesi sivil. tümü askerlerden oluşan hâkim ve savcılar tarafından yargılanıyordum. 397 . bakıldığında ilişkileri görülür" diyerek hem Yeşil'in. Ankara DGM Savcılığı (o zamanlar DGM mahkemelerinde askeri hâkim üyeler ve askeri savcılar da görev yapıyordu) Askeri Savcı Nuh Çetinka-ya hakkımda devletin gizli kalması gereken sırlarını temin etmekten soruşturma açtı. Ancak Susurluk raporu hakkında televizyonda yaptığını konuşma nedeniyle önce açığa alındım. Askeri Savcı Albay Nuh Çetinkaya soruşturma yapmış. Müfettişler hakkımda inceleme yaptılar ve JİTEM'in varlığı ile ilgili realiteye ve onca delile rağmen Teoman karar Koman verdi. Böylece bu davadan aklandım. bilirkişi olarak tayin edilen albay bu telefonların devletin gizli sırn olduğu yönünde rapor vermiş ve bu rapora dayanarak DGM askeri hâkimi Hâkim Binbaşı Tanju Güvendiren beni tu-tuklamıştı. daha önce yakalanmış mafya mensuplarının üzerinde kayıtlı olarak bunların çıktığını. Benim sivil mahkemede yargılanmam gerekirken. İfademde. Genelkurmay Başkanlığı başka bir albayı bilirkişi tayin etmiş. ayrıca bu numaralan kullanan kişilerin başta Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım olmak üzere birçok kanunsuz kişilerle bağlantısının olduğunu anlattım. Susurluk Olayımın önemli aktörlerinden "Yeşil ile bağlantılıdırlar. Mahkemeye çağırmalan üzerine bu konuda ifade verdim.2.

2.

Bölüm: Cemaat

Tutuklanınca,

güvenliğim

gerekçesi

ile

BeypazarıYıda

kü-

çük bir cezaevinde tek kişilik koğuşa kondum. Savcı Albay Nuh Çetinkaya iddianamesinde, daha önce birçok zanlının üzerinden çıkmış, herkesin bildiği başta Yeşil olmak birçok kanunsuz kişi ile ilişkide olan MİT mensubu kişilerin telefon numaralarını suçlarının araştırılması için TBMM Meclis Araştırma Komisyonu'na ve diğer yetkili makamlara vererek, gizli kalması ülke menfaatlerine olan devlet sırlarını temin etmek ve kullanmaktan ayrı ayrı iki defa cezalandırılmamı talep etmekteydi. İddianameye dayanarak hakkımda toplam 16 yıl hapis cezasını gerektiren dava açmıştı. Aslında bu telefon numaralarının bahane olduğu, bu bahane de konuşmalarımdan rahatsız olan birileri tarafından kullanıldığı alenen belli oluyordu. Buna rağmen Avukatım Suat Celebinin de fikrine uyarak tutukluluğa itiraz dahi etmedim. Ortada büyük bir hukuki hata vardı ve biz itiraz etmiyorduk. Hukuk sisteminin kendi hatasını düzeltmesi yönünde dilekçe verdik. Daha sonra Ab dullah öcalan'ı da yargılayacak olan mahkemenin başkam olan DGM başkanı Turgut Okyay büyük bir hukuk adamı olarak tensip zaptıyla birlikte tahliyeme karar verdi. Tutukluluğumun 1 l.günü tahliye oldum. İki duruşma daha devam eden yargıla......... ma sonunda beraat ettim. Aslında şuna emindim. Bu dava bir bahane idi. 6 ay önce savcı ifademi almıştı ve hatta bana göre dava kapanmıştı. Daha sonra televizyonda yaptığım konuşma, ve eleştirilerimden rahatsız olan ordu yöneticilerinin zorlaması sonucu bu dava tekrar gündeme getirilerek tutuklanmıştım. Amaçlanan bana ve benim gibi düşünenlere bir gözdağı vermekti. Sonra uzun süre Ana Komuta Kontrol Merkezi Dairesi Başkanlığında pasif görevde tutuldum. Askerlerin istemediği kişi ilan edildiğim için 1997 yılından 2003 yılma kadar aktif bir göreve atanmadım. Terfilerim yapılmadı. İdare mahkemesine dava açarak veya terfi komisyonu üyeleri dostlarımın direnmeleri, terfi

398

2.

Bölüm: Cemaat

komisyonu kararlarına muhalefet şerhi koyma ısrarları ile Kutlu Savaş în Başbakan üzerinde yaptığı girişimler neticesinde zorlukla ve bir iki gün süren tartışmalar sonunda terfi ettim. 28 Şubat sonrasında hakkında davalar açıldığı o baskı dönemlerinde bir arkadaşım aracılığıyla Fethullah Gülen Hocayla onun talebi üzerine kısa süreli olarak görüştüm. Bu görüşmede özetle ona "Siz doğru bildiğiniz yolda okullar açarak bu ülkeye ve insanlarımıza hizmet, ediyorsunuz. Gerisini önemsemeyin, doğru sonunda galip gelecektir" dedim. Amacım, baskı karşısında mazlum ve mağdur olana, üzerine gidilene destek olmaktı.

KOM Daire Başkanlığından Alınmam
KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) Daire Başkanlığına hiçbir talebim olmadan, 2003 yılı haziran ayında atandım. Benden önceki daire başkanı görevden alınmasıyla ilgili olarak idari mahkemede yürütmeyi durdurma davası açmıştı. Ne olursa olsun, herkesin dava hakkına saygı duyduğumdan ve kendim de birkaç konuda idareye karşı dava açmış olduğumdan bu meseleyle hiç ilgile irmeksizin isime devam ettim. Sonra bir ara mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı alındığım duydum.. Bu durumda idarenin bir ay içinde beni görevden alıp, onu ataması gerekiyordu. Bir süre sonra Genel Müdürlük Özel Kaleminde duyduğum kadarı ile Genel Müdür eski başkanı çağırıp konuşmuş ve "seni başka bir göreve atayalım, KOM dairesinde ısrar etme," demiş. Eski başkan da bu öneriyi kabul etmiş. Bunun üzerine Bakanlığa dilekçe vererek, idare mahkemesi tarafından kesin karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulması kararının uygu 1 anmasını istemediğini bildirmiş. Yani KOM'a tekrar atanma talebim yok diyerek, çıka cak kararname ile başka bir ile gitmeyi istemişti. Bu arada KOM dairesinde ve il uzantılarında teknik alt yapıyı oluşturmaya, ülkenin önceliklerine göre mevcut personeli operasyonel istikametlere yönlendirmeye, birinci derecede yolsuzluk, ikinci derecede akaryakıt ve sigara kaçakçılığı başat olmak üzere

399

2.

Bölüm: Cemaat

mali konular ve üçüncü derecede uyuşturucu tica reti olmak üzere teşkilata istikamet vermeye çalışıyordum. Bu öncelikleri belirlerken tesadüfen önümüze Enerji Bakanlığındaki büyük ihalelere hile karıştıran, tüm ihaleleri yöneten bir organize grubu izlemeye başladık. İbrahim Selçuk başkanlığındaki bu grup tüm Enerji Bakanlığındaki işlere Bakan'dan daha hâkimdi; ihaleler İbrahim'den habersiz yapılamaz durumdaydı. Birçok teknik eksiğimiz vardı ve çok iyi bir çalışma yapamamıştık. Fakat bir yıla yakın devam eden izleme sonunda operasyona giriştik. Bazı büyük müteahhitler ile Enerji Bakanlığı Genel Müdürleri tutuklandı. Bu operasyonun yol açtığı oluşan olumsuz hava içinde, açıktan söylenmese de en azında "aferin" denmeyerek, operasyondan memnun olunmadığı hissettirildi. Hatta bazı başka birimlerdeki Emniyetçiler gözaltına iş alınacak yaparken kişilerin siyasi hükümete hesap yakınlığı dolayısıyla gözaltına almaların sıkıntı yarattığım, bu konuları hiç düşünmediğimizi, yaratılmıştı. Enerji operasyonu tamamlandıktan sonra uyuşturucu konulu uluslararası bir toplantı için Şili'ye gittim. Üşütmüştüm. İşler ve şehir dışı toplantıları hastalığım derken iyice sağlığıma ilerlemişti. kan yeterince dikkat etmediğimden dönüşmüştü. Önemsemediğim gelince olayın yapmadığımızı söylemişlerdi. Bu tür olaylarda hakkımızda olumsuz bir hava

hastalığım önce zatürreeye ve daha sonra da akciğer apsesine Öksürdüğümde ağzımdan ciddiyetini anlayıp hastaneye yattım. Tam hastaneye yattığım sırada eski başkan da idare mahkemesinde davayı kazandı. Bu karar doğrultusunda görevden alındığımı, yerime eski başkanın atandığını duydum. Bu normal bir durumdu. Ancak eve giderken uğradığım İstihbarat Daire Başkanlığında karşılaştığım İdare Mahkemesi Başkanı olarak sözlerini Cengiz Aydemir sohbet olduğunu içinde 400 bu esnasında, söyleyince, davayı davanın hâkim doğru henüz "Hayır olarak bitmediğini ve kararın verilmediğini söyledi. Ben davanın kesin sonuçlandırılmış onca dava yanlışınız var, karar verilmedi," diye ısrar etti. Biz hâkimin bu

2.

Bölüm: Cemaat

hatırlayamayabileceğine verip, mahkeme karar vermese tayinim neden çıksın diye düşündüm. Bu arada tayinim çıkmadan önce, eski KOM Başkan Yardımcısı Alper Yaz akaryakıt kaçakçılığı yaptığı bilinen Veysel Kadayıfçıoğlu adlı kişinin benim tayinimin başka yere çıkarılması için çalıştığı haberini göndermiş ama ben bunu pek fazla önemsememiş tim. Bu şahsın, yaptığımız bir tahkikatta adı geçen bir mafya üyesiyle ilişkisi varmış. Biz operasyon öncesi tüm mafya ve mafya ile bağlantılı kişilerin mal varlığının tespit edilmesi için savcılık talimatı ile araştırma yaptığımız sırada, bu kişinin milyon dolarlar seviyesindeki hesabının bulunduğu bir banka şubesi ona haber vermesi üzerine yapılan tahkikatı öğrenmişti. Bundan dolayı benimle ve tayinimi başka bir yere çıkartmakla uğraşıyormuş. Daha sonra öğrendiğime göre, bu kişi Diyarbakırlı çok zengin bir holding patronuymuş. Aynı zamanda İçişleri Bakanımın oğlu Murat Aksu ile yakın ilişki içindeymiş. İrtibatlı olduğu mafya üyesine de bakanın oğlu üzerinden bir şeyler yapmak isteyen biriymiş. Ben görevden alınıp Edirne'ye tayin (sürgün) edildiğim sırada hastanede yattığımdan, personelin durumunu tam bilemiyordum ama bazı arkadaşlarım sürekli yanıma gelerek bu haksızlığa karşı bir şeyler yapmak istediklerini söylüyor, bir şeyler yapmak adına hükümette etkin kişilere ve başka çevrelere gidiyor, bu haksızlığı durdurmak için koşturuyorlardı. Kimi personel uzak duruyordu, ben bunların ne yapacağını bilemeyen kişiler olduğunu düşünüyordum. Hatta bir şeyler yapmak için koşturan bu arkadaşlara, moral ve destek olmak adına diğer sesiz kalan personeli de ziyaret edin, onları da yalnız bırakmayın diyordum. Onların ne yapacağını bilmeyen insanlar olduklarını zannediyordum. Onların da belli bir fikir, grup, cemaatin adamı olduğu, bu nedenle böyle bir tavır koydukları hiç aklıma gelmiyordu. Birincisi iradelerini böyle teslim etmiş olacaklarını, bu kadar örgütlü olduklarını, bu tayinde cemaatin rolü olduğunu tahmin edemiyordum. Hatta bu iş için sürekli etrafımda koşturan arkadaşlar, "Çıkıp basma açıklama yapahm, yolsuzluklara 401

2.

Bölüm: Cemaat

karşı görev yaptığımız için tayinimizin çıktığını, mahkeme kararının buna bahane edildiğini söyleyelim," demelerine rağmen onları frenliyor, kendi işlerine bakmalarını, basın açıklamasının fazla bir işe yaramayacağını anlatıyordum. Ayrıca bazılarının bir yerlere casusluk yapacağım, bu konuda daha dikkatli olmalarını söylüyordum, içlerinde Hasan diye bir komiser vardı. Bu komiser, Personel Daire Başkanlığındaki bizim tayin evraklarını, benden önceki Daire Başkanı Coşkun Hay ahin idare mahkemesinden aldığı yürütmeyi gerçekte durdurma idare kararını, daha dava sonra verdiği vazgeçme karar dilekçesini, ardından tekrar kararın uygulanmasını isteyen dilekçeyi, mahkemesinin hakkında henüz vermediğini ortaya koyan belgeleri getiriyordu. Kim olursa olsun, istenildiğinde herkes hakkında dosya temin edebiliyordu. Personel işlerindeki arkadaşından aldığını söylüyordu Ama şimdi anlıyorum, ki, personel işlerindeki arkadaşından değil, cemaatten alıyormuş. Daha sonra bu komiserin aslında bizdeki sırları alıp bir yerlere ve İçişleri Bakanı'na taşıdığını birinci ağızdan öğrendim. O gün benim etrafımda koşturan arkadaşlardan uzak duran pek çok kişiyi daireye ben almıştım; bana diğerlerinden daha yakın olmaları gerekirken uzak durmalarının planlı ve bir yerden alınan talimata dayandığını anlıyorum. Yeni öğrendiğim her şey beni şok ediyordu. Bu arada hazırlığını yaptığımız mafya üyeleri ile ilgili operasyonu İstanbul Koni birimi gerçekleştirmişti. Bu operasyonda, bizim tayinimizle uğraşan ve akaryakıt kaçakçılığından servet kazandığı söylenen Veysel Kadavıfçıoğlu isimli kişi de yakalandı. Üzerinden çıkan notlar ve telefon irtibatları değerlendirilince, aslında hesap içinde hesap olduğunu, beni tayin ettirme girişiminde birçok kişinin rol aldığını, dava açan eski Başkanı bularak onu yeniden dilekçe vermeye zorladıklarını, bu bahaneye sarılarak tayinimin çıktığını anladım. Benim yanımda çalışan müdürlerin, bazı siyasi kişilerin, bakanın yakınlarının, operasyonda zarar _..._........-.....__. -...................................----- -.........2. Bölüm: Cemaat

402

2.

Bölüm: Cemaat

gören kişilerin ve eski Başkan in zaman zaman bir araya gelip plan yaptıklarım, olmayan mahkeme kararı var denerek hakkımda işlem yapıldığını anlamış oldum. Benim dava ve mahkeme kararı nedeniyle tayin edilmem üzerine görevine döndüğü söylenen eski başkan Coşkun Hayal de 2-3 ay gibi kısa bir süre bu görevde kaldıktan sonra bir bahane ile ikna edilip başka bir ile Emniyet Müdürü olarak atandı. Ardından bugünkü başkan Ahmet Pek'i KOM Daire Başkam olarak atadılar. İkinci garip şey de tayin olmayı istemememe rağmen hasta halimle apar topar Edirne'ye hem de geçici görevle gönderilmiştim. Bunun manası 24 saat içinde hemen Edirne'ye gidip göreve başlamam gerekiyordu. Ankara'da kalmamı istemiyorlardı. Belki de Ankara'da yapacaklarım erken fark edeceğimi düşünerek özellikle uzaklaşmamı istiyorlardı. Tayinim çıktığında, zoruma giden, tayin edilmiş olmam değildi. Beni rahatsız eden, bu şekilde bir aldatmaca ile tayin edilmiş olmamdı. Gerçek tayin sebebim olarak iki şey görülüyordu. Birincisi, yaptığımız enerji operasyonu nedeniyle hükümet cenahı rahatsız olmuştu, çünkü tutuklanan bazı kişilerin hükümetteki etkin kişilerle kişisel yakınlığı bulunuyordu. İkincisi ise, bu Diyarbakırlı kişiyle bakanın oğlunun ilişkileri dolayısıyla bizim giriştiğimiz mafya tahkikatı rahatsızlık yaratmıştı. Bu arada bazı kişilerin de benim görevden alınmam için çok farklı girişimlerde bulunduklarını öğrenmiştim. Bakan dolaylı bir kanalla tayini kendisinin çıkarmadığını, başbakanın istediğini ima etmişti; o zaman bunu fazla inandırıcı bulmamıştım. Ama daha sonra olup bitenlerle birleştirince, aslında alınmamı isteyen birçok kişi ve çevrenin olduğunu ancak Başbakan ile çok yakın ilişkim var zannıyla kimsenin buna teşebbüs edemediğini, görevden alınmamı Başbakan isteyince diğer kişilerin de buna katkı sunduğunu anladım. Zaten kendisi de bunu Ali Bayramoğlu ile yaptığı bir sohbette söylemişti. Haliç'te Yaşayan Sımonlar____. ___.............____.........____.................. Sonra başka şeyler de öğrendim. Meğer benim görevden alınmam için epey girişimlerde bulunulmuş. Bunlardan biri çok 403

2.

Bölüm: Cemaat

enteresandı. Eskiden beri tanıdığım Kanal 7 Ankara temsilcisi Akif Beki ve onun vasıtasıyla tanıştığım AKP Adana milletvekili Ömer Çelik ile ara sıra beraber yemek yer, sohbet ederdik. Bir ara bana, hükümetteki kişilerin yakınlarının izleme ve dinlemelere muhatap olduklarına dair duyumlar aldıklarından bahsettiler. Bir defasında Başbakanın eşi Emine Hanımın dinlendiğini de söylemişlerdi. Anlattıklarından bu dinleme işlerini başkalarının (Jandarma vs.) yaptığından şüphelendiklerini zannettim. Onlara böyle bir şeyin gerçek olabileceğine hiç ihtimal vermediğimi, dinleme varsa aradan on yıl bile geçse sonunda bunun anlaşılacağını, hiç kimsenin buna cesaret edemeyeceğini söyledim. Belki hükümet ifade üyeleri Bu dinlenebilirdi, bunun bir bahanesi olurdu ama eşlerin ya da yakınlarının dinlenebileceğini düşünmediğimi ettim. konuşmadan epeyce sonra öğrendim ki, meğer KOM Dairesinin mahkeme kararı ile dinlediği bir yeri Emine Hanım sıradan bir konu için aramış. Bunu tespit eden Polis Amiri durumu Başbakan'a taşımış, bizim 1cl1" cl
t , İ ÎTİ
JLZ- d

ct o eşinin dinlendiğini söylemişler. Bu

olaydan benim hiç haberim olmamıştı. Buna benzer belki de birden çok örnek olmuştur. Bazı makam ve kişilerin yanlış yönlendirilmiş olduklarını tahmin ediyorum. Birbirinden bağımsız gözüken bu olayların hepsinin belli bir yerden koordine edildiğini çok sonradan öğrendim. Bugün tayinimin gerçek sebebinin Kom Dairesi'ni istedikleri gibi kullanmak isteyenlerin ben orada olduğum müddetçe istediklerini yapamayacaklarını, buna asla müsaade etmeyeceğimi anlamaları üzerine beni oradan uzaklaştırmak için her yolu kullanarak, hakkımda yalan yanlış bilgiler verip benimle ilgili olumsuz bir hava yaratmaları olduğuna inanıyorum. Benim görevden alınmamı isteyen diğer insanlar da bu işin perdelenmesini sağlamışlardı.

İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması
Sabri Uzun ağabey istihbarat biriminde ve teşkilatta benden daha eskidir. Daire Başkanlığındaki 15-20 günlük süre sayılmazsa 404

2.

Bölüm: Cemaat

hiç beraber çalışmadık. Fakat 1986 yılında o Erzurum İstihbarat Müdürü olduğu dönemde ben Diyarbakır'daydım ve iller arası istihbarat faaliyetlerinin koordinasyonu için yapılan toplantılarda tanışmıştık. 28 Şubat döneminde Bülent Orakoğlu'nun İstihbarat Dairesi Başkanvekilliğine atanması ve ardından görevden alınıp, bir bahane ile ABD'ye gönderilmesi ve benim 32. Gün programında konuşmamın ardından Emniyet İstihbarat. Dairesi hedef haline gelmiş, sorunlar yaratan bir daire durumuna düşmüştü. Böylesi bir ortamda daireyi sükûnetle yönetecek, tecrübeli biri aranırken ideal aday olarak Sabri Uzun İstihbarat Daire Başkanlığına atanmıştı. O göreve atandığında ben de İstihbarat Daire Başkanlığından alınmam için dilekçe vermiştim. Antalya operasyonuna kadar kısa bir süre çalışıp sonra daireden ayrıldım. Ama Sabri ağabey geçmiş hizmetlerim adına beni hep uzaktan desteklemiştir. Sabri ağabey, Ankara'da Cevdet Saral, Osman Ak gibi isimlerin Emniyette cemaat örgütlenmesiyle ilgili bir rapor hazırladığı sırada, bu raporun aslında gerçekleri ortaya çıkarmaktan çok Ankara ekibinin İstanbul'a gitme harekâtının bir parçası olduğunu, alakasız kişilerin cemaat listesine alındığını fark edip karşı koymuştu. Ankara ekibinin gizli niyetlerini deşifre etmiş, hatta, bu davranışından dolayı Fethullahçıların hamisi diye suçlanmıştı. Yapılan tahkikatlar sonrası görevden ayrılmak durumunda kaldı. Bir süre Araştırma Planlama ve Koordinasyon (APK) Dairesinde çalıştı. Konjonktür uygun olunca tekrar İstihbarat Daire Başkanı oldu. O tarihlerde KOM Daire Başkanlığı ile birlikte, bilinen yolsuzluk ve mafya operasyonlarını yaptılar. Bir süre sonra tekrar görevden alınması ve Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne atanması sırasında seçimler nedeniyle istifa etti. bağımsız milletvekili adayı oldu. 2003 yılında AKP Hükümetinin Emniyet Genel Müdürlüğüne ilk merkezi yönetici ataması olarak ben KOM Daire Başkanlığına ve Sabri ağabey de İstihbara Daire Başkanlığına atandı. Görev olduğumuzdan sahamızda beraber dayanışarak çalışıyorduk; Uzan olayında çok ciddi yardımlarını görmüştüm. Biz iyi ilişkide astlarımızda daha yakın çalışıyorlardı. Zaman zaman Sabri ağabeyle 405

2.

Bölüm: Cemaat

bir araya geldiğimizde genel çalışmalarımız hakkında bilgi alış verişinde bulunurduk. O da bana takip ettikleri bazı kişilerin garip faaliyetleri hakkında bilgi veriyor, bazı evrakları okutup görüşümü soruyordu. Bunlar tek başına pek manalı gözükmeyen ama tuhaf ilişkileri ve çok yakın zamanda demokratik hayata suni müdahalelerin olabileceğini ima eden ve belli çevrelerin harekete geçeceğini anlatan istihbarat raporlarıydı. 2005 yılında tayinim sorunlu bir şekilde Edirne'ye çıkınca. Sabri ağabeyle ancak telefonlarla veya 5-6 ayda bir araya gelir olduk. Bu arada Sabri ağabey, Emin ağabey (Arslan) ve Güvenlik Dairesi Başkanı İsmail Çalışkan i kapsayan bir ihbar mektubu Mesut Yılmaz ve arkadaşlarının yargılandığı anayasa, mahkemesine gönderilmişti. Mektupta Mesut Yılmaz in yargılandığı Türkbank olayında, Alaaddin Çakıcı-Korkmaz Yiğit arasında geçen konuşmalardan haberdar olmalarına rağmen hükümete bilgi vermemekle suçlanıyorlardı. Bu suretle çeteye yardım ettikleri iddia ediliyordu. Mektubun içeriği ve yazım dili itibarıyla İstihbarat ve Kom Dairesi arşivlerinden faydalanılarak resmi birileri tarafından yazıldığı anlaşılıyordu. Telefonla kendileriyle görüştüğümde bir mülkiye müfettişi ya da onları sevmeyen Emniyette yönetici konumunda bulunan birilerinin yazmış olabileceğim düşünüyorlardı. Mektubu bana da okuttuklarında, benim izlenimim de mektubun kesinlikle Emniyet içerisinden birileri veya onlarla yakın ilişki içinde olan ve desteğini alan kişiler tarafından yazıl ■ dığı yönündeydi. Mektubun Mesut Yılmazı korumak için suçu bürokratlara atma amacıyla yazıldığı gösterilmeye çalışılmışsa da gizli ipuçlarıyia hedef olarak Emin ve Sabri ağabeyler ile İsmail Çalışkanı kapsayan, onları kötüleyen ve görevden aldırmaya yönelik çok planlı bir tasarıydı. Bu olaydaki tüm bilgilere sahip olunduğu ama bilgilerin istenildiği gibi kullanılıp çarpıtılarak olumsuz bir kanaat oluşturulmak istendiği açıkça anlaşılıyordu. Mektup araştırıldı ama netice çıkmadı. Sabri ağabey zaman zaman askerlerin toplumsal olaylara ve güvenlik işlerine fazla karışmalarına karşı tepki gösteriyor ve bunu her yerde alenen söylüyor, bu nedenle de askeri cephede tepki 406

2.

Bölüm: Cemaat

çekiyordu. Türkiye'de gerçekleştirilmiş tüm darbe ve müdahalelerle ilgili bilgileri ortaya çıkarıyor, demokrasimizin sürekli asker gölgesinde kalmasını ve bu tür girişimleri eleştiriyordu. İki astsubay ve bir itirafçının bir kitapçı dükkânına bomba attıklarının anlaşıldığı Şemdinli olayında, bu olayı araştıran TBMM Komisyonuna tanık olarak çağrıldığında söylediği "Hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz" sözü literatüre girmişti. Ancak konuşmaları nedeniyle Sabri ağabey hakkında askeri cephede olumsuzluk hep vardı ama onun fark edemediği, kendi cephesinde de olumsuzlukların bu tarihte başlamış olmasıydı. Şemdinli olayları hakkında 5 sayfalık rapor hazırlayıp Başbakana verdiği söylenmiş ve bu rapor Sabah gazetesinde çıkmıştı. Herkes bu raporu Sabri ağabeyin yazdığını, söylüyordu ama onun bu rapordan haberi yoktu. Zaten Sabri ağabey eldeki bilgiler ne ise onları veri kabul eder, askeri kişi ve faaliyetleri eleştirir, asla ekleme çıkarma yapmazdı. Sabah gazetesi bu bilgileri Başbakan İn yakın çevresinde bulunan bir danışmandan aldığını söylüyordu. İşin aslı bir süre sonra anlaşıldı. İstihbarat Daire Başkanlığında birileri beş sayfalık bir rapor hazırlamış. Bu raporu Başbakanlığı ya da Başbakana vermişti ama bu rapordan Daire Başkanının haberi yoktu. Bu görülmüş veya alışılmış bir duHaliç'te Yaşayan Sımonlar . __. _....._. _____........................._________ rum değildi, Daire Başkanının görmediği, tasvip etmediği bir raporun en üst makamlarda işlem görmesi aslında çok tehlikeli bir şeydi. Herkes her makama mektup, not, ihbar ya da kendi değerlendirmesini yazıp gönderebilir fakat devletin bir kurumu adına onun başındaki kişiden habersiz bu kuruma ait zannedilen bir rapor veya yazıyı başbakanlık katma verebiliyor ve orası bu evrakı alıyorsa bu çok vahimdir. Verenden daha çok bunun alınması, kabul görmesi vahamet ifade eder. Bir süre sonra da Sabri ağabeyin mal varlığı, banka hesapları hakkında geniş ve detaylı bir ihbar mektubu bakanlığa gönderilmişti. Mektup, banka hesap numaralarını, çeşitli ban407

2.

Bölüm: Cemaat

kalardaki kendi ve eşi adına açılmış hesaplarda büyük meblağlarda paraların olduğunu ve kendisinin bile hatırlayamayaeağı detaylar içeriyordu. Kapanmış bankalardaki hesap numaraları, para miktarları vs. hakkında abartılı bilgiler vardı. Bu bilgileri bir kişinin yazmasının imkânı yoktu. Birkaç bankayı, tapu içeren bilgiler ancak bir teşkilatın çalışması ile bulunacak nitelikteydi. Kayıtlarda tahrifat yapılarak banka hesapları, hesaplardaki paraların miktarları birkaç defa yazılarak sanki çok fazla para varmış havası yaratılmıştı. Bu arada Sabri ağabeyin yapmadığı işler ve söylemediği şeyler yapılmış ve söylenmiş gibi askeri komutanlıklara taşındığından askerin talebi üzerine görevden alımyormuş gibi gösterildi. Bence başka mahfillerin çalışması ile daire başkanlığı görevinde alındı, görünen sebep gerçek sebepten farklıydı. Sabri ağabey bu ihbar mektubundaki konular dolayı sı ile ciddi müfettiş incelemesine tabi tutuldu. Müfettişler gerçekleri bulup çıkarmak yerine aynı iddiaları tekrarladılar. Ardından Ankara Savcılığına mal varlığı ile ilgili olarak yargılanması için bir rapor düzenlediler. Fakat kapanmış bankaların kayıtları bin bir güçlükle TMSF'den tek tek bulunarak ihbar edilen bu hesap hareketlerinin iki katı yazıldığı ispatlandı. Yaşar Büyükanıt Paşa emekli olduktan sonra yaptığı bir açıklamada Sabri ağabeyi (İstihbarat Daire Başkanını) Başbakan'a söyleyerek aldırttığmı açıklamıştı. Bence o zaman Yaşar Paşa'ya Sabri ağabey hakkında en ciddi bilgileri getirenler aslında en ciddi iğfal edicilerdi ama ne Yaşar Paşa ne de TSK bunları, bu yöntemleri asla anlayamadı. Yaşar Büyükanıt, Sabri Uzun'u görevden kendisinin aldırttığmı zannetti ama aslında o sadece gerçek alınma sebebine bir perde olmuştu, hem de kendisinin en fazla karşı çıktığı gruplara hizmet eder tarzda. Sabri Uzun'un görevden alınmasının askerin talebi üzerine olduğu iddiası çok konuşuluyordu. Kendisi de, bizler de o zamanlar buna inanıyorduk. Fakat sonra bazı emareler ortaya çıkmaya başladı. İlki, hakkındaki mal varlığı ile ilgili mektuptu. Bu mektubun İstihbarat Dairesindeki amirler veya onlarla sıkı irtibatlı birileri 408

__________. Sabri Bey'den bu kadar iyilik.__. Bölüm: Cemaat tarafından yazıldığından hiç şüphem yoktu. Bir iki kişiyle sorun da olsa 40-50 kişilik amir müdür kadrosu olan İstihbarat Dairesi personeli ciddi bir dayanışma ile görevden alman kişiyi yalnız bırakmazdı. Edirne'de olduğumdan bu meselelere uzak kalmıştım. tarikat. cemaat tavrı olduğunu hâlâ anlayamamıştım çünkü sebep bulamıyordum.. İkinci gösterge ise Sabri ağabeyin görevden alınması sonrasında en sevdiği. el üstünde tutuğu şube müdürleri dahil tüm İstihbarat Dairesi personeli toplu bir vefasızlık örneği göstererek kendisini hiç arayıp sormadıklarını öğrendim.. Bu durumu çok sonra öğrendim. Sabri ağabey ayrıldığı andan itibaren çok yakın olduğu kişiler de dahil olmak üzere o dairedeki hiçbir çalışan tarafından aranıp sorulmamış.. ya bu kişiler arasında hiyerarşik bir yapı vardı ve üst makamlar bu şekilde emir vermişti ya da bu kişiler aynı ideolojik gruba mensuptular ve grubun politikası gereği böyle davranıyorlardı. Fakat bunun bir örgüt... ziyaret ederdi. İstihbarat Dairesi müdür ve amirlerinin bileceği cinsten şeylerdi... örgüt kararı) bu kadar yıllık yakın dostluğa._____ personel aynı tavrı gösteriyordu. bir olayda 30-40 kişinin aynı tavrı göstermesi mümkün değildi. Ne olursa olsun (cemaat...... kim görevden alınırsa alınsın eski İstihbarat Dairesi personeli onu arar sorar.______._.. . onların özgürlüklerini ve 409 . Eğer gösteriyorsa. üstelik tek taraflı iyilik görmelerine rağmen böyle bir vefasızlık göstermelerini aklım almıyordu... Bugün o ihbar mektuplarının İstihbarat Dairesindeki cemaat yapısının hep birlikte yazdığından şüphe yoktur.2. Diğer yandan bu durum cemaatin insanlar üzerinde ne kadar etkin olduğunu gösteriyordu.. Bir arkadaşım bu durumu anlatınca konuyu araştırdım. hiç kimse ziyaretine gitmemiş. ilgi alaka ve yakınlık görmüş insanların vefasızlığını bir türlü anla mlan dır anııyo rdum. Cemaat insanların hareketlerine karışıyor. Emniyet için eskiden beri süregelen bir gelenek vardı. Neden tüm Haliç'te Yaşayan Sımonlar. çünkü içeriği ancak Sabri ağabeye en yakın kişilerin. ___.

tüm bunları neden yapıyorlar diye sorguladığımda tek sebep şu gibi gözüküyordu: Sabri Bey. Bu bilinenler haricinde belki çok daha fazla bilmediğimiz şekil ve yöntemle Sabri Uzunla uğraşmışlar. Peki. Nasıl olur da bu kişiler başka illere tayin edilirdi? Bu kişiler onlara lazımdı. Sabri Bey'in İstanbul'a geldiğinde uygunsuz ortamlarda takip edilmesinin istenmesiyle birleştirince işin sırrı çözülmüştü. astları tarafından takip edilerek elde edilen bilgiler farklı yerlere servis edilmişti. îşte tüm yapılanların arka planında aslında bu mesele vardı. onun hakkında buldukları veya öyle gösterdikleri durumları üst makamlara servis yapmışlardı. önce adına sahte raporlar düzenlenip hakkında asılsız ihbar mektupları yazılarak yıpratılmak istenmiş. Onun her isteneni yapmayacak. İstihbarat Daire Başkanlığında yıllarca çalışan bu kişilerin hiç şark illerine gitmemiş olması dışarıdan garip gözüküyordu ve teşkilatta hak ve adaleti gözetmek adına Sabri ağabey bu tayini yapmıştı. istihbarat dairesinde şark görevini henüz yapmamış olan personeli. Yakın zamanda aldığım bir bilgiye göre Sabri ağabey istihbarat dairesinde göreve atanınca önce etrafındaki iyi bildiği birkaç tarafsız ve düzgün kişi haklarında yaratılan olumsuz hava. İnsan üzerinde bu kadar tahakküm kuran her yapı insanlık için çok tehlikelidir. böylece onu küçük düşürerek Daire Başkanlığından alınmasına çalışmışlardı. belki de onlar cemaatin önemli elamanlarıydı. Fakat birileri bu işten son derece rahatsız olmuştu. içinde olanlar cemaatin emirlerine karşı koyamıyor. İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in görevden alınması sonrasında. olursa garip durumlarının resimlenerek basma verilmesini istemişler. bir dostuyla bile ilişki kuramıyordu. Bölüm: Cemaat kişiliklerini yok ediyor. ama sanıyorum askerler fırsat olarak çıkmış ve kullanılmıştı. istendiği gibi iş yaptırılamayacak biri olduğunu anlayan cemaat değişmesini istemiş. O kadar ileri gitmişlerdi ki Sabri Bey'i astlarına takip ettirmişler. ayak oyunları ve çevrilen saray entrikaları ile İstihbarat Dairesinden 410 . Bunlar hâlâ gizilidir.2. bazı arkadaşların hatta Bakan in isteğine rağmen zorla şarka tayin etmişti.

böylece Sabri ağabeyin tüm çevresi tek tıp ve kontrol edilen kişilerden oluşturulmuştu. yüksek insani ölçülerde bir polis seç deseler belki de ilk sırada göstereceğim Ahmet'ti.2.... Ahmet'i 1992 yılından.... Özeti bile bir kitaba sığmayacak kadar çok olay.. Zaman içinde yükseldi.. tahkikat ve macera yaşadık Ahmetle. şark hizmeti dönüşü İstanbul'a tekrar tayin edildi ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürü oldu. inançlı ama bağnaz hiçbir yönü olmayan. _..._____.. İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yaptığım 1992-1995 yılları arasında İstihbarata Karşı Koyma (İKK) denen o zamanlar devlet memurlarının mafya veya diğer örgüt. komiserliğinden beri tanıyordum. Ahmet.. Ahmet ilhan Güler'in istanbul istihbarat Şubesinden Alınması Ahmet İlhan Güler İstanbul İstihbarat Şube Müdürüydü.. istihbarat içinde en gizli ve en hassas birimin amiriydi..... Hatta ben de 411 .. İngiliz Konsolosluğu ve Sinagoglara yönelik bombalama eylemlerini deneyen El Kaide yapılanmalarına karşı çok başarılı operasyonlar gerçekleştirmiş..... insani değerlere sahip ve her kesimle iyi ilişkiler kuran biriydi... Az sayıdaki personeliyle biriminde çok önemli görevler ifa ediyordu.. organize gruplarla ilişkilerini takip eden.. Haliç'te Yaşayan Simonlar. herkese karşı saygılı konuşan biriydi ki bana beyefendi. İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Şammaz Demirtaş ile birlikte mükemmel bir uyum içinde çok başarılı çalışmalara imza attı. O kadar kibar.. ince... çalışkan. PKK'dan DevSol'a kadar tüm sol ve bölücü örgütlere karşı. ayrıca HSCB Bankası.. Bölüm: Cemaat uzaklaştırılmış.. Buna rağmen Sabri ağabey akla. saygın.. kişilikli._________... mantığa ve vicdana sığmayan hiçbir şeyi yapmayacak biri olduğundan ve o daireyi istediği gibi kullanmak isteyenlerin hesabına uymadığından oradan uzaklaştırılması sağlanmıştı. ilk eylemlerden sonra örgütü çözdükten sonra diğer eylemleri yapamadan