HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR

Dün Devlet Bugün Cemaat

HANEFİ AVCI

İÇİNDEKİLER
1.bölüm:DEVLET Neden yazıyorum?......................................................................3 Simon......................................................................................10 Haliç'te Yaşayanlar.,.........................,...............,......................18 Kitabın Dilindeki Sertlik.....................................,..,..................21 Köydeki Okul Yıllarım..............................................................22 Mersin ………………………………………………………………..27 Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim............................................27 Gençlik Parkı'ndakı Garsonlar İdeolojik Konularda Benden Bilgiliydi......................................................................34 Mut İlçe Emniyet Komiserliğim.................................................36
Pavyoncuların Şikâyetleri.........................................................................40

İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma......................................45 İki Öğrencinin Vurulması.........................................................48 Mersin Merkezdeki Görevlerim.................................................51 Mafyanın Gücü........................................................................ 52 Namık Astsubayın Mafyayla Kurtarılması.................................57 PKK'lıların Banka Soygunu...................................................... 61 Acilciler Operasyonu................................................................63 İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto......................................72 Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı.........................79 Ehliyet Yolsuzluğu...................................................................81 Altın Kaçakçılığı Davası............................................................83 Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir..............................................90 DİYARBAKIR……………………………………………………………93 Güney doğu' daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor.............93 Küçük Ağa...............................................................................94 PKK'nın Yakın Geleceği Neşet Çiçek...........................97 Almanya Ziyareti,.......................................................99 İki TİKKOlunun Yakalanması..................................104 Burhan Nart Olayı...................................................109 Aranan Üç Kişinin Yakalanması...............................124 Seren Operasyonu.....................................................126 Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi ……129 Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam...............................,139

ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı, Türkiye'yi mi?..................155 Talabani'nin Türkiye Harekâtı..............................................156 İSTANBUL.................. ..........................................160 İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam..........................160 İstanbul Operasyonları……………………………………………..174 Cem Ersever Olayı………………………………………………….186 Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz...............………………..209 Dış Güçlerin Etkisi…………………………………………………213 ANKARA……………………………………………………………….215 PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı…………………………………………215 Susurluk Olayı…………………………………………………………217 Termal Kameralı Uçak Alımı……………………………………225 Antalya'da PKK Operasyonu……………………………………..231 Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi………………………………..235 KOM Dairesi'nde Yenilikler………………………………………237 Uzan Olayı…………………………………………………………..238
ÇEAŞ ve Kepez Elektrik……………………………………………………..242 Berke Barajı İnşası…………………………………………………………..244 Yapılanların Kısa Özeti...............................................................,248

Neşter 2 Operasyonu………………………………………263 Kayseri Uyuşturucu Operasyonu………………………..268 Lodur Operasyonu…………………………………………….272 EDİRNE……………………………………………………………..277 Kapıkule Tahkikatı……………………………………………..277
Kapının Düzem İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler.............................296

Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar……………………………..302 Su Davası……………………………………………………………..309 Diğer Görevlerimiz………………………………………………….316
Şenturk Derniral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olay………………………………………………………………….I316 Kaçak Çay Operasyonu……………………………………………………….326 Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz…………………………329

ESKİŞEHİR………………………………………………………..330 Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi.,…….330 Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak……….333 Kendi Halkım Yönlendirme Faaliyetleri………………………..335 Ergenekon……………………………………………………………..338

Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı?......................................... 346 Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz!....................352 Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku………………………………………………….356 Köleliğe İtiraz………………………………………………………….. 357 Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi……………………………359
Yanlış, Ama Sadece Yanlışla Kalsa!..................................................363 Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tabi Olanlar Açısından Bakmak………………………………………………………………….368 Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar………………………………..368

Demokratik Açılım....................................,369 Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?................................................373 Öcalan: Herkese Mektup Yazdık……………………………..375 PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar……………………………376 Balkanlarda Benzer Durumlar……………………………….378 Yunan-Bulgar-Türk İlişkileri........,…………………………..379 Neden AB'ye Girmeliyiz?....................................................384 Bu Sistem, Fikri Olana Karşıdır..........................................387 Komplo Teorileri………………………………………………………389

2. Bölüm: CEMAAT
Din ve İnanç Dünyam……………………………………………….397 Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler…………………………….397 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız………………………………….407 Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım……………………412 KOM Daire Başkanlığından Alınmam…………………………….415 Sabri Uzun'un İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması... 421 Ahmet İlhan Güler'in İstanbul İstihbarat Şubesinden Alınması…………………………………………………427 İstihbarat ve KOM Neden Ele Geçirilmek İstenir?.................433 Emin Aslan Hakkındaki İftira………………………………………435
Emin Bey'e Kurulan Komplonun Başlangıcı............................................436

İki Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Hakkındaki İzmir Tahkikatı……………………………………………………….465 Sakarya Tahkikatı……………………………………………………474
Genel Müdür Yardımcılarını Yiyen Yapı Ne Yapmak İstiyor?....................479

Benim Hakkımdaki Çalışmalar…………………………………….480 İhbar ve Şikâyetlerim………………………………………………….486

Danıştay Olayı………………………………………………………….504 Erzincan Olayı………………………………………………………….508
Erzincan Olayı ile İlgili Genel Bilgilerim.................................................. 509

Alışılmadık Savcılar…………………………………………………..521 Alışılmadık Polisler……………………………………………………525 İlk Yanlış İşlemler……………………………………………………. 527 Ergenekon Örgütü................................................................531
Davada Yanlış Olan Birinci Konu………………………………………………532 Davada Yanlış Olan İkinci Konu………………………………………………538

Bazı Yerler Neden Aranmaz?.............................................541 Ankara Emniyet Müdürleri Toplantısında İçişleri Bakanı'ndan Talebim……………………………………………….542 Bugüne Kadar Cemaat Tarafından Yapılan Operasyonlar ve Çalışmalar………………………………………..544 Askeri Belgeler Nasıl Değerlendirilmeli?...............................547
Türkiye'de Bazı Şeyler Birbirine Karışıyor……………………………………547 E

MAS YA Planlan…………………………………………………………………548

Savaş Oyunları, Planları…………………………………………………………..550 Siyasi Hayata Müdahale, Darbe Hazırlıkları………………………………..551

Nasıl Yönetiliyor, Kimler Yönetiyor?....................................555 Cemaatin Propaganda Araçları……………………………………565 Garip Bir Kaset Olayı………………………………………………..566 Güncel İttihat ve Terakki………………………………………….569 Bu Bölümü Niye Yazdım?...................................................569 Cemaati Yönetenlere………………………………………………..573 Bugün Yaşananları Nasıl Yorumlamalı?..............................575 Bütün Kurumlar ve Kişiler Kof mu?....................................578 Kanunsuz Dinlemeler………………………………………………578 Devleti Kim Yönetiyor?.......................................................579 Ne Yapılabilir?....................................................................580 Ankara Emniyet Müdürünün Tutuklanması ………………..586 Dizin.............................................................. ..................589

HANEFİ AVCI
1956 yılında Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinin Karabı yıklı köyünde dünyaya gelen Hanefî Avcı, öğrenim yaşamına doğduğu köydeki Kara bıyıklı İlkokulunda başladı. Ortaokulu Gaziantep'teki Karşıyaka Ortaokulunda, liseyi ise Ankara'daki Polis Kolejinde

bitirdi. Ardından Polis Enstitüsünde eğitimine devam etti ve bilahare Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1980 yılında mezun oldu. Polis Akademisinden mezun olduğu 1976 yılından 1984 yılma kadar Mersin ili Gülnar ve Mut ilçe Emniyet Komiserliği ve Mersin Terörle Mücadele Şubesinde görev yaptı. 1984 yılında Güneydoğu'da artan terör olayları sonrası Diyarbakır İstihbarat Şubesine atandı. Burada 8 yıla yakın görev yaptıktan sonra 1992 yılında İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü görevine atandı. 1996 yılındaki terfisi sonrası İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Susurluk olayları sonrası TBMM Araştırma Komisyonunda Terörle Mücadele adı altında güvenlik kuvvetleri içerisinde çeteler oluşturulduğunu ifade etmesi hakkında davalar açıldı. Tahkikatlara uğradı. Basına yaptığı açıklamalar üzerine açığa alındı. Devletin gizli bilgilerini temin etmek ve açıklamak suçlarından Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesince tutuklandı 10 gün hapis yattı. Ardından berat etti idare mahkemesi kararı ile görevine döndü. 2003 yılına kadar geri hizmetlerde çalıştıktan sonra 2003 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına atandı. Burada yaptığı yolsuzluk operasyonları hoşa gitmeyince 2005 yılında geçici olarak, 2006 yılında ise asaleten Edirne İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Edirne Kapıkule hudut kapısında polis ve gümrükçüleri rüşvet alırken gizli kameraya kayıt ederek mahkum olmalarını sağladı. 18 Haziran 2009 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan ortak kararname ile Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Hâlen Birinci Sınıf Emniyet Müdürü olarak Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü görevini sürdürmekte olan Hanefi Avcı, 2006 yılında TASAM'm Stratejik Vizyon Sahibi Bürokrat Ödülü'nü kazanmıştır. Avcı, Emniyette teknik-elektronik istihbaratın kurucusu olarak bilinmektedir.

1. Bölüm

DEVLE T

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Neden Yazıyorum?
Neden yazıyorum? Yazmak için kimsenin bir sebebi olmamalı. Okumak dünyada elzem olduğu halde, okumayan ülkemde yazmanın sebebi aranıyor, arıyoruz. İnsan kendine de soruyor: Neden yazıyorum? Neden yazmalıyım? Herkesin, bırakın kolayca, bin bir çabayla dahi gelemeyeceği bir noktadayım. Sayısını bilemediğim kadar çok olay içerisinde yer aldım, çok şey yaptım; ama yaptıklarımın bir kısmını yıktım ve tamamının yıkılması gerektiğine inanıyorum. Bu kitapla bir kısmını daha yıkmaya çalışacağım. Kendimce sağ görüşle, bazı değerlerle, belirli bir vatan, millet, ülke ahlak anlayışını kapsayan inançlarla büyüdüm. Daha yücesine özenerek yaşadım ama geçen zamanda, yaşayarak gördüğüm olaylar sonrasında bu yüce değerlerin bir kısmını sorgulamaya başladım. Bunlardan yalnız biri veya bir kısmı bile yazmam için yeterliydi. Kaç yaşındayım? Yaştan kasıt ne? Eğer kastedilen doğumdan itibaren geçen zaman ise nüfus kağıdımda yazan tarihe göre 54 yaşındayım; biyolojik olarak sağlığım veya hissettiğim se 35-40; duygu dünyamda yaşadığım ve gördüğüm olaylar, aldığım dersler, çektiğim acılar ise o zaman kendimi 100-150 yaşında hissediyorum. Hiçbir polis benim kadar değişik olay yaşamamıştır. Ülkenin en güneyinden en doğusuna, oradan en batısına kadar her yerinde görev yaptım. 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışmalarının ülkeyi iç savaş aşamasına getirdiği olaylardan, 1984 sonrası PKK'nın yarattığı Güneydoğu katliamlarına; 19901ı yılların başında yeniden hız kazanan (başta İstanbul ve olmak üzere) büyük kadar illerimizdeki tüm ideolojik suikastlara; siyaset terör olaylarına

çatışmaların soruşturulması safhasında yer aldım. Büyük hayali ihracat şebekelerinden, büyük banka dolandırıcılıklarına; ihalelere fesat karıştırma olaylarından, uluslararası uyuşturucu şebekelerinin soruşturulmasına kadar çok geniş bir krirninal yelpazede çalıştım. Bu görevler esnasında sokakta adam da kovaladım, daire başkanı olarak ülke genelinde ve hatta uluslararası alanda polis teşkilatları ve kuruluşlarıyla işbirliği içinde planlama da 9

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaptım, müş operasyon icrasında da bulundum. Suçlu gördüğüm kişilerle fiziken ve ruhen mücadele etmekten, silahlı çatışmaya; en teknik cihaz ve sistemlerle onların karşılarına çıkmaya kadar her sahada ve her türlü polisiye olayda yer aldım. Sonra bir anda polislikten, devletin güvenlik gücü olmaktan, yani avcılıktan sistemin istemediği, yanlış bulduğu bir hedef, bir av konumuna düştüm. Bunlar da gerçek manada kendimi 100-150 yaşında hissetmeme neden oldu. Yaşadıklarımdan dolayı, sanki yüksek bir tepeden kendi sahamda tüm dünyayı seyreder gibiyim. Kendimi, herkesin geçeceği yollardan çoktan geçmiş biri gibi hissediyorum. Şu tepenin arkasında bulunanlar biraz sonra karşıdan gelecek olanlara tuzak kurmuşlar, eyvah yine kan dökecekler, biri bunları uyarsa... Ben, "Ey tuzak kuranlar değmez, yapmayın, düşmanlık büyük hata, bu tuzağa kendiniz düşeceksiniz, yapmayın, etmeyin!" demek istiyorum. Bulunduğum noktaya nasıl geldim? Bu mucizeden öte bir şeydi. Ne mucizeyle ne de benim çalışma ve gayretimle olacak şey değildi; ne akıllı ne de cesur olmam yeterliydi. Belki mistikçe düşünülünce, akıl üstü bir irade buraya gelmemi istedi. Bu noktaya gelişim fiziki bir mücadeleyle olsaydı, derin vadilerden geçmiş, aşılması imkânsız dağları aşmış, masallardaki ejderhalarla kavga etmiş, hiç kimsenin bilmediği tehlikelerle boğuşmuş olmak gerekirdi. Fiziki tehlikeleri geçmek, kavga etmek zor şeylerdi ama bunları gerçekleştirmek mümkündü; oysa insanın kendi ruh dünyasındaki kavgası, kendi içindeki tehlikeli yolculuğu çok daha zor, çok daha amansız mücadele gerektiriyordu. Daha önemlisi sadece kavgayla ve akılla da zihinde ve kişilikte bazı şeyleri aşmak mümkün olamıyordu, tüm bunlar yeterli değildi. İçte ve dışta milyonlarca, milyarlarca tesadüfün art arda, sistemli, düzenli bir biçimde etrafımda meydana gelmesi ve tüm ruhumu, benliğimi etkileyerek beni bulunduğum yere itmiş olması gerekirdi. Mademki herkesin kolayca gelemediği bu yere, mucize üstü bir şekilde savrulmuştum, olan ve olacak birçok olayın perde arkasını 10

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çok az da olsa görebiliyordum. O zaman arkadan gelenlere söyleyecek sözüm olmalıydı; yaşadıklarımı, yollardaki tehlikeleri, kendilerine kurulan tuzakları anlatmam ve bunlardan kurtulma yollarını, bildiklerimi söylemem gerekiyordu. Görev uğruna tüm yaptıklarımın doğru olduğu fikrini zihnimde yıktım. Bir zamanlar yok etmeye bütün gayretimle çalıştığım tüm düşmanlarımın, silaha ve şiddete sarılmayan hallerini şimdi elzem görüyorum. Onları silaha ve şiddete itenin de aslında doğru olduğunu zannettiğim değerler olduğunu anladım. Bu öyle büyük bir şeydir ki; ne dağa, ne tepeye benzer. Ruh dünyasında bu kadar büyük bir değişime dayanmak mümkün müdür? Karanlıktan aydınlığa, soğuktan sıcağa, inançsızlıktan inanmaya gidiş gibi; birbirinin zıddına dönerek öncekinin tam tersine yol almak o kadar zor ki... Sözlerle tarif etmek, yaşamadan anlamak mümkün değil. Hayatım boyunca, yapmam gereken işin gereği ne ise onu yapmaya çalıştım. Ne para, ne makam, ne de başka bir menfaat, hiçbir zaman eylemlerime etken olmadı. Yaptığım işin yapılmasının gerekliliği önem taşıyordu. Bütün enerjimle, gayretimle, aklımla, yaptığım işe kilitleniyordum. Ne özel hayatım, ne eğlencem ve merakım, ne istirahatim vardı. Sabah uyanınca işe başlar, yorulunca uyur, uyanınca tekrar hedefime yönelirdim. Bir derviş edası, bir ideal tutkusu, bir iş sevdasıydı benimki. Her iş tehlike, her iş riskti aynı zamanda. Dünyada herkesin hayran olduğu, hakkında şiirler yazılan, aşıklarının her tepesi için ayrı eser verdiği İstanbul'da dört koca yıl çalışmış; her türlü lüks yaşamı sağlayacak imkân ve konuHaliç'te Yaşayan Simonlar _._...........................................___............. ma sahip olmama rağmen bir defa bile ne İstiklal Caddesi'nde ne Bağdat Caddesi'nde gezmedim. Bir defa bir gazinoya gitmedim, resmi mecburi yemeklerin haricinde bir defa bile lüks değil, sıradan bir restorana gidip yemek yemedim, bir arkadaşımı yemeğe götürmedim. İş varken, ülke tehlikedeyken, yemeğe gidilir mi? Hayatım boyunca hiç 20 gün izin kullanmadım, hiç kampa veya tatil anlayışı ile bir yere gitmedim. Gitmeyi de uygun görmez, gidenlere 11

........... güçlerin çok gerçekleştirdiği en küçük bir olaya bile nasıl geçit verdiğimize yaptıklarımızı Daha çalışmalıydık. Arkadaşlarım beni....... daha çok gayret etmeliydik......... şube çaycısının yaptığı tosttan başka bir şeye zaman ayıramayan biri olarak tanımlıyorlardı......._ ............ daha sihirlisini yapmak gerekiyordu.. Bu hal aslında korkunç bir teknoloji tapıcılığı haline gelmişti...... ana planım kurduğum kafamdaki sistemin işleyişinde bana gerekli teknolojiyi sağlayacak insanla karşılaşmıştım. yeni tasarladığımız sistemler çok değerliydi.. bu yemekleri şubenin makam odasında çalışma arkadaşlarımla birlikte yemekti... mucize gerçekleşmişti. Aslında bunlar bu ülke için gecikmiş araçlardı ve bunlara yönelik çalışmaları sınırlayıcı hiçbir ölçü kabul etmiyorduk.. Sistem kurulmuş........ çabalarım meyve vermişti... İçimde kaynayan iş ve çalışma isteği ise bundan öte bir şeydi. hayran olduğu teknik ve elektronik araçlar ortaya çıkıyordu.. Bu kadar çalışma ve gayret sonucunda elde ettiğim tecrübeyle olağanüstü eserler ortaya çıkmıştı.......___________________.... Anlattıklarımı anlayacak.. çalışma ve inanç nasıl olabilirdi? Ama en mütevazı haliyle benim gerçeğim buydu. Herkesin beğendiği..................... Suçluları bulup ortaya çıkaran.......... daha üstününü.... Bölüm: Devlet ise görevden kaçıyorlar diye kızardım... uğruna her şey yapılmalıydı.... baharatlı yemekler getirtip. yanıma gelene yemek ısmarlarken olsa olsa: "Tostun neli olsun?" diye soran.. Sihirli teknolojiler....... hayıflanarak boş geçen zamana yetersiz ve karşımızdaki buluyordum.... sihirli çözümler o kadar olağanüstüydü ki anlatmak ve anlamak için kendimizden başka kimseyi bulamaz olmuştuk....... bir öncekinden elde edilen bilgiler daha üstünün yapılmasını sağlıyordu ama ben gerçek manada yaptıklarımızı asla yeterli görmüyordum............. aslında sonunda değil daha başında. daha üstünü derken sonunda yaptığımızın ne demek olduğunu. değerini........._________... Sonunda.... 1 .......... isteğim olmuş. ancak kendimiz anlayacak hale gelmiştik.. Daha iyisini. Böyle bir anlayış. İnanılmazlar yapılabiliyordu artık... Kaçırdığımız fırsatlara....... Bu konudaki en büyük lüksüm restoranlardan paket servis olarak acılı... Daha iyisi... az sayıda personel ve teçhizatla tüm illegal yapılarla mücadele edilir hale gelinmişti....... 12 .

. varlıklarını......i Alnınıza Dev-Sol yazsak. mucize ötesi şeylerin gerçekleştiği görülebiliyordu İllegal örgütler.. hayatlarını.... en gizli saklı hücrelerinde onları tek tek yakaladık.. Daha eylemelerine başlamadan..... İşin kökenine inmek gerekti. eylemcileri sadece teknik sistem ve akü üstünlüğüyle yenmek değildi........___________________........ geleceklerini neden tehlikeye atardı? Ne yapmak istiyorlardı.._ .... casusluk şebekelerine taş çıkartacak gizli yöntemler ve yollar kullanıyorlardı.. akıl ve teknolojiyle oluyordu. bu kadar önemli olan sebepleri neydi diye sorgulamaya başladım.. polis sizi bu sürede bulamaz............ Tüm illegal yapılarla yıllarca mücadele ettik........... bunlar deli miydi.... bütün radikal muhalefeti yok etmeli ve bunu yapacak sistemi kurmalıydım.... Yurtdışında işleri yöneten Dev ..... biz onları kısa sürede tespit edip etkisiz hale getiriyorduk... sız nasıl yakalanıyorsunuz?" diyordu... Onlar..... devleti...... Yıllar yılları kovaladı..Sol lideri Dursun Karat aş.. Bölüm: Devlet her şey ilim... O güne kadar yapılanlara bakıldığında.... düşünce ve örgütlerin aslında sağlıklı bir demokrasinin olmazsa olmazı olduklarını. Bir süre sonra..... modern bir toplum için asıl tehlikenin. Ama en gizli örgüt mensubu ne kadar yeraltında kalsa da kısa sürede yakalanıyordu.... benim için sistemin ve rejimin muhalifi olan... Geçmiş yıllardaki anlayışıma göre.. terörist yazsalar o kadar kolay bulamazdık onları.. 1 ... İnsanlar neden bu yola girer. bunların aksine her muhalefeti yok etmeye odaklanmış olan benim savunduğum değerler olduğunu anladım. olaylar olayları..... Asıl önemli olan. Ama ne yaparlarsa yapsınlar olmuyordu........ ............... Gerçek de böyleydi. Bunun acısını derinden yaşadım. artık meydan herkesin kullanabileceği kadar boş değildi.. Bu açıdan eskiden savunduğum tüm düşünceleri düşman görmek tarif edilmez bir duyguydu.............._________................. Mesleğe yeni başladığım Mersin'de görev yaptığım yıllarda.... orduyu ve polisi eleştiren herkes kötü 13 .... aldığı her tedbire rağmen gönderdiği en gizli adamları rım hiçbir eylem yapamadan en kısa sürede yakalandığını gördüğünde.......... adı sanı hiç bilinmeyen en gizli elemanlarını gönderiyor...... toplumsal yaşam için yıllarca düşman gördüğüm grup.. Eğer alınlarına kırmızı yazıyla Dev Sol militanı....

............ yok edilmeliydi. onların inançları uğruna katlandıkları kişisel fedakârlıklarını görerek demokratik muhalefeti hoş görmeyi öğrenmiştim...___________________....... 1 . bertaraf aleni ve edilmeliydi.. bu kadar büyük bir dönüşüm mümkün müydü? Yaşamın gayesi vatan...... bu ülkede bunca olumsuzluk varsa ve yıllardan beri devam ediyorsa. ülke....._ ... her şey kötü ve yanlış ise.. SSCB demekti...... ahlak.. mutlaka yok edilmeliydi.. millet. herkesin Bugün hâlâ bu düşünceleri gerektiğini savunanlardan o zaman bir tek farkla ayrılıyordum. bunun sebebi ufak tefek şeyler ve kişilerin hatası olamazdı...... tüm eylemlerimizi yönlendiren... Sonunda tapacak kadar bağlandığım............ buna niye müsaade ediliyordu? Yıllar................ ortanın solu diyerek....... fikirlerini ise inanç ve düşünce sistemleri.. Sağ düşünce ülkenin iyiliği.... yıkılmasını istedim. Allah.... ben her şeyin huzurunda olması düşünüyordum..... Hata. yaratılması uğruna bu kadar gayret gösterdiğim....... Ecevit nasıl sol.. anlamlandıran fikir ve düşünce sistemimizin kaynağı 14 .. güzelliği ve tüm yüce değerler için vardı... inançsızlık.... onlara en ağır ceza verilmeliydi......... bunlara karşı gelenler meşru.. Susurlukçuların yaptığı gibi gizli.. Bununla birlikte radikal olan.... kanunlar değil miydi? Bunlar o kadar önemliydi ki uğrunda binlerce insan ölmüştü..... Tüm solcular Rus ajanı ve vatan haini idi. Asla bu kutsal değerler ihlal edilmemeli... dolayısıyla dogmatik olarak kutsal kabul ettikleri ve hayatlarının anlamı olan ve uğrunda ölümü göz aldıkları yüce değerler belirliyorsa....._________. hain ve ajandı... Devleti eleştirene mani olunmalı..... din........ durdurulmalıydı. anlatılamaz şeylerin ruhuma çarptığı o çileli günlerim ve biraz da karşımda olan insanlarla temasım sonucunda.. Bölüm: Devlet niyetli.. bayrak..... her şeyimi verdiğim değerlerin yıkılması için gayret gösterdim..... gerekirse daha binlercesi ölmeliydi.... Ama duygu dünyamdaki büyük değişimlerin olduğu............ İnsanların eylemlerini kafalarındaki fikirleri. sosyalist anlayışı savunabilirdi. Bu kadar büyük bir değişim... binlerce şehit verilerek kurulan bu devleti eleştirebilirdi? Nasıl Sovyetlerin rengine benzer sol.. sol düşünce ise komünizm.. kaçak değil. hele eline silah alan ve şiddet kullanan herkes.. hiç kimse bu değerleri kirletmemeli. her örgüt mutlaka durdurulmalı......... yıllar sonra şu sonuca vardım.

... Yoksa bunca hata.... fikir dünyamı değiştiren.... kendimiz olmamızı sağlayan....... yanlışla doğruyu bulmanın yöntemini..... kendime bile itiraf edememenin. değerler. fikri teraziler yaratmak istiyorum. Bu nedenle iddialarımın ispatı...... vardığım neticelerin anlaşılması ve düz fikirlerin hazmedilebilir kaplarda sunulması için sadece beni etkileyen....... bir terazi olacak.. neyin yanlış neyin doğru olduğunu söylemeden.... en azından zamana ve şartlara uygun değildi..... uğruna her şeyi feda ettiğimiz... bunca anormallik niye olsundu ki? İşte bu en büyük değerleri eleştirmek.... hatta kaynağı olduğunu kabullenememenin......_________........ kanunlarımızın....... varlık Bu sebebi tüm gerçeği değerlerin... anladım.. tüm yaşadıklarımı ve hayatımı bir kitaba sığdırmam mümkün değil... başka ırk ve millet olmamızı sağlayan değerlerde sorun vardı... Bölüm: Devlet olan dogmatik inançlarımız ve kutsallarımızdaydı.... dünya ile yarışta bu kadar geri kalır mıydı? Terör 40 yıldır devam eder miydi? Bu kadar yolsuzluğun ülkede kabul görmesi............ bir filme konu olacakken. bu ülkedeki uygulanış biçimi yanlıştı..... hatta yapılanları olağan bulması mümkün müydü? Başta fark edemesem de yaşadığım her olaydan bir emare alarak 32 yılın sonunda..... Yanlışı ayıklayıp doğruyu bulmak istiyorum.. motorsuz araç olmak gibi bir şeydi.. canımızdan çok sevdiğimiz... bizi başkasından farklı kılan... ihtiyaca vermediğini.... hatta dinin.... 1 ... 32 yıllık meslek hayatımın her olayı..... hiçbir karşılık baklemeksizin gördüğüm sorunlarımızın tesirini yaşadım.... kimsenin bunlardan rahatsız olmaması... çok samimi olarak inandığım._ . Yani bizim yücelttiğimiz..... Türk milliyetçiliğinin.. bunu anlamanın şeklim sunmak istiyorum. her konusu bir kitaba..... Hiçbir önyargı taşımadan... bize ruh veren...... Türk gelenek ve ahlak anlayışının..... Bir ölçü.......... öldürücü 15 ......___________________........ yanlışla doğruyu anlamaya yarayacak mikyaslar.. Yoksa ülkemiz bu halde olur muydu.............. Ruhsuz insan olmak.. bunca yıl inandığımız.. varlığımızın sebebi... uğruna gece gündüz cevap çalıştığım.. bizi biz yapan şeylere yanlış demek hiç kolay değildi....

. Simon İnançları ve idealleri uğruna çalışan........... kutuplaştıklarmı görünce üzüldüm. galiba normal şartlarda böyle bir ortamı yakalamak mümkün olmuyor.... Hatta özenerek.............. doğru bir amaç. Ne de olsa çevremde gördüğüm devlet memurları üç beş kuruş rüşvet almak için haksız ve hukuksuz davranışlara girişip vicdanlarını satarken. böyle bir anlayışı benimseyen siyasi veya sosyal yapının içerisinde bulunma.. insanların inançları uğruna ölürken bile maddi zenginlik için yaşayanlardan daha mutlu olduklarını düşünmüşümdür........ onların yerinde olmayı bile düşünmüşümdür... dünyanın maddi nimetlerini bir kenara iterek bir fikirideal uğruna yaptıkları fedakârlıklardı.. Bölüm: Devlet yukarıdaki çerçeve ile sınırlı konularda yaşadıklarımı kısaca anlatıp vardığım neticeleri özetleyeceğim..... her şeyi para için yapan ama kendilerini vatansever olarak tanıtan mafya mensubu organize suc şebekeleri birkaç kuruş için namuslarını ayaklar altına alarak cana kıyıp insanlara eziyet ederken... varlık sebebimizin..... İllegal örgüt mensupları kadar değil ama onların onda.. bu uğurda mücadele etmek olduğunu.................. ama aynı zamanda onların çok idealist olduklarını....................._________.. Benim özendiğim illegal örgüt mensuplarının eylem ve faaliyetleri değil..._ .... ülkenin ve benim düşmanım olduklarını 16 .... bir inanç uğruna çalışmalarının........ böyle insanlarla dost ve arkadaş olma özlemimi hep taşıdım............. Hayatın asıl manasının... bu uğurda fedakârlık gösteren....... fedakârlıklarının çok değerli olduğunu ve bu işlere büyük oranda kendi özgür iradeleri ile girdiklerini düşünerek onlara saygı duyuyordum..___________________. hatta yüzde biri kadar idealist arkadaşlar bulduğumu zannettiğim her kadrodan ayrıldıktan sonra... 1 ....... fikir ve ideal uğruna bu kadar fedakârlık yapabilme.................... Bu insanlara karşı mücadele veriyor..... her şeylerini bırakıp illegal örgüt mensubu olan insanlara eskiden beri aşırı saygı duyardım.............. manevi varlığımız olan fikir ve düşüncelerimiz doğrultusunda çalışmak......... arkadaşlarımın makam ve mevki gibi basit çıkarlar uğruna birbirlerini kırdıklarını. Başka insanlara zarar vermeden..

..... Bu insanların kendi inanç ve idealleri yanında kendilerine sürekli empoze edilen propagandaları doğru zannederek. geçmiş dönemde faaliyet göstermiş ve PKK mensuplarım iyi tanıyan insanlar sayesinde. örgüte önemli destekler vermişti. Dolayısıyla bu tip insanları idealize etmemin yanlışlığını görmem.. Bir müddet sonra............. Ancak yaşadığım bir olay. Elazığlı olan Çelik ailesinin hemen hemen tüm fertleri geçmiş yıllardan beri örgüt içinde faaliyet göstermiş.. Bölüm: Devlet düşünerek karşı olduğum illegal örgüt mensupları kendi idealleri uğruna her fedakârlığı yapıyordu... onlar yakalanıyor ama hiçbir arkadaşlarını ele vermemek için her tür lü zorluğa katlanıyorlardı.......... Böylece PKK'nm şehirdeki faaliyetlerini izlemeye ve kırsal sahada faaliyet gösteren militanları tespit edip yakalamaya yönelik çalışmalarımız başladı._________............... bu insanların özgür iradeleriyle her türlü yanlışa değil yalnızca onlara hedef gösterilen belli kötülük ve yanlışlıklara karşı olduklarını anlamamı sağladı.............. 1..... şehir eylemlerinin başlatılması talimatını vermişti... o alemin..... 1 ..................... Kısa sürede Halide kod adlı eski bir kadın militanın Diyarbakır bölgesini örgütlemek ve buraları organize etmek üzere görevlendirildiğini tespit etmiştik. Banka soyuyor ama beş kuruşunu almak akıllarına gelmiyordu. 1980 dönemi öncesi militanlarından Güler Çelik olduğunu tespit ettik... inanç ve ideallerini zaman kabul etmemekle beraber....... 12 Eylül dönemi öncesinden beri örgütün 17 . belki de onlara olan saygımın azalmasına sebep oldu...... içimde illegal örgüt mensuplarına karşı hayranlık uyandırıyordu........ Diyarbakır'da görev yaptığım dönemde (1984-1992) PKK'nm şehir hücreleri.......975 yılından beri PKK saflarında faaliyet gösteren. Bu ve benzeri karşılaştırmalar.... Halide'nin gerçek kimliğinin tüm aile üyeleri PKK taraftarı olan..... o dünyanın da göründüğü kadar idealist olmadığını............. Bizimkiler aleyhte yalan yanlış hikâyeler uydurarak birbirini ispiyonlarken. Ailenin 3-4 ferdi.. devletin kırsaldaki askeri baskının hafifletilmesi için......... bu uğurda mücadele ettiklerini.........___________________. kırsal alana destek çıkılması amacıyla.. asıl gerçeklerin farkında olmadıklarını gördüm............._ ......... PKK merkezi.. şehir faaliyetleri yeni yeni artmaya başlamıştı......

... Mardin kırsalında kendi gruplarından kopan ve yolu bulamadıkları için dağa gelemeyen iki militanın Diyarbakır şehir merkezinde olduğunu anladık ve kuryenin yerine geçirdiğimiz eski bir itirafçıyı buluşmaya gönderdik....... Biz Gülerin faaliyetlerini takip ediyor....... yurtdışından gelmiş olan lider kadrodaki bir grup militanın Mardin'de sıkışıp Diyarbakır-Genç bölgesine geçemediklerini öğrendik....... cezaevinden çıktıktan sonra örgüt kampına........ orada faaliyet 18 ........... Beka'ya gitmiş............ Bu gruplarla buluşmak üzere Diyarbakır merkeze gelen kuryeyi yakaladık.... Avrupa'da uzun süre kalmış. Kuryenin mektuplarını ele geçirdiğimizde.... Umulmadık bir şekilde kırsal alanda bir kuryenin varlığını tespit ettik....... Üzerindeki gizli nottan....... Bölüm: Devlet eski ileri kadrolarında yer almıştı.... bahar atılımı arada dolayısıyla Lübnan-Bekarlaki civarında kamplarda faaliyet bulunan PKK üzere militanlarının bölgelerine gönderilmek üzere sınırdan geçtiklerini...._ ...... olgunlaşması.. onun ilişki ve biliyor.. İlginç bir durum ortaya çıkmıştı... Yani Diyarbakır şehir örgütünün lideri olan Güler Çelik'in erkek kardeşi......... Daha önce yakaladığımız başka militanların ifadelerinden ve onlardan ele geçirdiğimiz dokümanlardan anlaşıldığı üzere............................ Bu arada önemli bir gelişme oldu.. Bölgeye geçebilmek için kuryelerle haber göndererek kendilerini alabilecek bir kılavuz-kurye sisteminin kurulmasını istiyorlardı... Gelen kişilerin durumundan önemli kişiler olduğunun anlaşılmasıyla da yakalamayı gerçekleştirdik......... burada uzun süre kaldıktan irtibatlarını sonra grupları ancak tekrar olayın örgütlemek üzere Türkiye'ye tüm gönderilmişti..___________________........ kampta suç işleyen kişilerin yargılandığı... 1 . örgütün hücrelerinin ortaya çıkması için bekliyorduk........... Mardin kırsaldan kopmuş iki önemli militanı Diyarbakır merkezde yakaladık........ kendi deyimleriyle "devrim mahkemelerinin" başkanlığını da yapan. bu Diyarbakır-Elazığ göstermek gönderilen bir grup militanın Mardin bölgesinde çatışmaya girmesi üzerine grubun ikiye bölündüğünü... İşte Güler de örgütün kadrosundandı ve uzun süre cezaevinde yatmış.... Simon kod adlı biriydi... yakaladığımız militanlardan biri Beka kampında kamp komutanlığının yanı sıra..... Sirnon'un gerçek adı Yılmaz Çelik'ti......_________......

..... hava.. Kampta bulunan bir militan... Asıl gerçek... Orası insan ruhunun ve kişiliğinin değiştirilmesi konusunda Dr.............. karıştırarak onları devrimcilikten ve savaştan soğutmak gibi bir suçla yargılanıyorlardı. Aslında PKK kamplarındaki militanların kamp hayatı......... yaşam..... değerler sistemi.. bir ara örgüt tarafından Güney Afrika'ya gönderilmişti..... belki de birden fazla kitaba konu olacak nitelikte ve orijinalliktedir.. Avrupa'dan Beka kampına gelmiş.. kampta uzun süre bulunmuş. Mora 'nun Adası adlı kitapta anlatılanların on katı oranında. inanılmaz olayların faili militanlar bu gerçeğin bize yansıyan neticeleridir... yaşam tarzları. oranın bu dünyada olduğuna ve orada yaşananların gerçekten yaşanmış olduğuna inanmak mümkün değil. kız arkadaşımla beraber deniz kenarında dolaşmıştım... kuralları. 1 ..... PKK kamplarında bulunan militanlar inanılmaz bir yönlendirmeye tâbi tutuluyor ve inanılmaz bir inanç keskinliği içinde yetiştiriliyorlardı.. asıl anlaşılması gereken ise o kamptaki insan............. o ortamı. sistemin nasıl çalıştığını yazarsa... Orası dehşet bir yerdir. hele de orada yaşayan biri çıkıp o günkü kamp hayatını........ Eğer bir gün biri._________...... Zaten PKK gerçeği buradadır............ Bölüm: Devlet bile göstermiş.. orada nelerin suç olduğu gibi konular başlı başına bir kitaba...___________________... Militanların kafasını.............. orayı anlamak öyle kolay değildir....... yani o kampın kendisidir.... ben veya benim gibi oradaki hayatı biraz bilen birkaç kişi dışında kimsenin okuduklarına inanacağını zannetmiyorum... orada suç ve cezanın ne olduğunu......... Bu kamplar tarif edilemez............. bu dönem içerisinde de devrim mahkemesi başkanlığı yapmıştı. yetiştirilme biçimi......." şeklinde konuşursa... bizim gördüğümüz savaşan.... en hafıfıyle bu kişinin cezası idamdı.... eğitim...... Bu 19 ........... "Ben bir yıl önce İstanbul'da şöyle gezmiştim..... eğer.. Orada örgütün isteği dışındaki en ufak bir faaliyet ciddi suç olarak yargılanıp değerlendiriliyordu.. netice elde etmiş gerçek bir psikoloji laboratuvarıdır.... pusu kurup katliam yapan....._ .

.. onların yaptığına objektif ajanlık deniyordu. horlanır ve tecrit edilirdi.............................. Eğer bir gün PKK'nın Bekaa Vadisi' sun Korkmaz Akademisi ismini verdiği gerilla kam] kazılırsa......... örgüt tarafından kurşuna dizilmiş yüzlerce daha fazla sayıda PKK militanının kemikleri çıkanlad ehir xis Almanların. Tabii bu öyle bir yarıştı ki eğer bir kişi platforma çıkarılıp yargılanmaya başlanmışsa.... Yüzlerce insanın bu suçlardan kurşuna dizildiği.. onun hakkında iddialarda bulunuyordu.... Herkes ayağa kalkarak bu kişinin suçlarını sayıyor.........___________________....................................._ .... ğü bir realitedir.. halaylarla gerçekleştirilen ve seyredenlerin kanını donduran infaz görüntülerinin bulunduğunu biliyorum......... 1984-1986 yıllarında Almanya'da PKK ya yönelik yaptığı operasyonda örgütle ilgili çok Önemli belgelerin yanında Bekaada yargılanan ve suçlu bulunan militanların zılgıt eşliğindeki sevinç gösterilerinin. orada bir mahkeme kuruluyor........._________........ kampta bulunan herkesten bu kişi hakkında suçlamalar isteniyordu. burada Türkiye Cumhuriyeti devletine ajanlık yaparak bilgi vermemekle birlikte kişinin örgüte verdiği zarar aynı düzeydedir... Bölüm: Devlet sözü söyleyen.... dünyanın en adi yaratığı gibi oradaki topluluk tarafından dışlanır................... İşte orada bu tür suçlar işleyen..... 1 . bu kişiye ne kadar büyük suçlar isnat edebilirse o kadar iyi olacağı düşünülerek herkes yargılanan kişinin suçlarını 20 ....... PKK çizgisine uymayan insanlar platform denen ve kamptaki tüm militanların bulunduğu topluluk önüne çıkarılıyor. mahkeme yargılamaya başladığı zaman........ Dolayısıyla bu kişiler ajan olmasalar da gerçek bir ajan rolü oynadığından............... Hatta bu tür suçlar için o zamanlar PKK liderinin tanımladığı bir ad vardı: objektif ajanlık......

Bölüm: Devlet saymakta birbiriyle yanşa giriyordu......_________.. devrimcilikten soğutmaktı... daha sonra gelip teslim olan insanlardan çok dinlemiştim........... daha fazla büyümeden bu operasyonu başlatmaya karar verdik....... 1 .... Planımızı yaptık Güler Çelik ve onunla irtibatlı olan kişileri gözaltına aldık.. Güler'e isnat edilen suç ise "baygın baygın bakmak suretiyle erkek kadroların kafasını karıştırmak.. orada bulunduğu dönemde........ bu konuda samimiyetinden asla şüphem de yok." Bundan dolayı Güler Çelik idama mahkum olmuştu..._ .... özgürlüklerini kendince savunmak ve onlara yönelik haksız olarak nitelediğin uygulamalara karşı durmak adına buraya geliyorsun. ama sonra Öcalan tarafından galiba partinin kuruluş yıldönümü nedeniyle affedilip tekrar görevlere gönderilmişti.. Ona dedim ki: "Yakalan maşıydın tekrar kırsala çıkıp savaşa katılacaktın.... Ayrıca yakalanan kişilerin üzerinden çıkan dokümanlardan bu mahkemeler hakkında epeyce bilgi sahibi olmuştuk.. Bu yargılamaları... Sirnorı kod adıyla bilinen ve bizim kimliğini çözdüğümüz Yılmaz Çelik'ti......... kafama takılan önemli bir şeyi Yılmaz a sormak istedim Yılmaz Çelik ilk çatışmada örgütten kopmuştu ama aslında (bana göre inancı gereği) örgüt ideolojisi gereği tekrar örgüte katılmak ve savaşmak istiyordu.......... Eminim ki dağda ölebileceğim tahmin ediyorsun.....___________________.. o tarihlerde fiilen kampta bulunmuş.... kız kardeşi Güler Çelik de kampta bulunmuş ve bir dönem mahkeme tarafından yargılanmıştı.. inançlıydı........... Burada samimi olarak savaşacaksın.................... Kendi inançların doğrultusunda bu bölgedeki insanların haklarını...... İşte biz bu olaydan ayrıntılarıyla haberdardık............... birçok kişinin yargılanması sırasında mahkeme başkanlığı yapmış.. Yılmaz Çelik'in kampta komutanlık yaptığı dönemde. doğru bildiğin için 21 ........ Takip ettiğimiz şehir faaliyetlerinde Güler Çelik'in ekibi her gün biraz daha genişliyordu........ îşte bu mahkemenin bir dönem başkanlığını yapan kişi... Tahkikatı yaparken bu iki kardeşi de zaman zaman bir araya getirdik ve orada......... Bu kişi............ birçok kişi idam edilmiş veya verilen idam kararları bilahare örgüt tarafından yumuşatılarak uygulanmıştı...................

yoldaşlık ve devrimcilik yeni bir ya -kmlık bağı olarak kabul edilir. Bunun yerine örgütlerde aynı inanca sahip olmak. Güler gerçekten kampta isnat edilen suçu işlemiş miydi?" "Kesinlikle Güler Çelik öyle bir suç işlememişti...... İnsanlar kabullenmek te zorlanabilirler ama illegal örgütlerde akrabalık...... Bölüm: Devlet yapıyorsun......... iyi karşılanmaz ve aşağılanır... çatışıyor ve ölüyor ise senin de orada haklının yanında tavrını göstermen gerekirdi. Bu tür ilişkilere değer vermek.. Güler Çelik senin kardeşin. Ben bunu kardeşim olduğu için değil yoldaşlığına inandığım için söylüyorum............... hem örgüt mensubu olarak hem de kardeşi olarak devrimciliğini çok eskiden beri biliyorsun. 1 ........ Halbuki tanımadığın insanların hakkını korumak için çatışmayı....... Eğer insanlar hak............... Kardeş olmayı da bir kenara bırakırsan. iyi bir yoldaşlık ilişkisi içerisinde. asla böyle bir tavrı yoktu..........___________________........ bir haksızlığa karşı durmak için en ufak bir tavır gösteremiyorsun. ölmeyi ve öldürmeyi göze alıyorsun.. Zaten örgütler insanlann değer yargılarını bu kadar değiştirerek insanlarda yeni bir kişilik ve yeni bir değerler sistemi yarattıkları için onlara istedikleri şekilde hükmedebilir. dostluk............................ askerle......... daha ilerisinde heval/yoldaş olarak bildiğin Güler Çelik'in bir örgüt mensubu olarak bu suçu işlemediğine inandığın halde neden mahkeme başkam olarak orada açık bir tavır koyup kardeşini veya hevalini savunmadın........ Kampta bulunduğunuz dönemde kamp komutanı olarak sen olayı en iyi bilen insansın... adalet ve eşitlik gibi değerler uğruna. 22 . sana örgütün empoze ettiği konulardaki haksızlıklara karşı savaşıyorsun.... doğru bildikleri inançları ve idealleri uğruna fedakarlık yapıyor... hatta annc-babalık gibi insanlar arasındaki yakınlık bağlan feodal ilişki olarak tanımlanır. İdama mahkum edildiği halde buna karşı koymadın. hukuk..... polisle hiç tereddütsüz çatışıyorsun." dedi.. "Peki o zaman sen kardeşin........._ ... burada güvenlik kuvvetleriyle......... Ama başka bir noktada haklı bildiğin bir kişinin hakkını korumak.. Demek ki senin hakkı hukuku savunma noktasındaki tavrın her zaman aynı değil......... aksi takdirde kişiler bu değerleri benimseyip kişilik dönüşümüne uğramadan eylemleri gerçekleştiremez....._________............. arkadaşlık.

..... Yan. bunun dışında devlet görevlileri bazı kişileri kaçırır....._________. karşı durma cesaretimiz... Sonra kendimize baktım.......... gerçek idealler ve inançlar uğruna savaşmıyorlardı............. Demek ki onların gerçek bir doğrusu yoktu... ben Simon gibi olmayacaktım..... yalnızca grubumuzun karşı olduğu kişi ve fikirlere yönelikti... Bölüm: Devlet ama başka bir noktada.............. rüşvet yiyen meslektaşlarımızı yakalayıp suçlarını ortaya çıkarmak konusunda ne kadar gayretliydik? Susurluk da bu anlayışın daha büyük çapta bir tezahürü değil miydi? ölçü........ belki de binlerce kez tekrar edilerek beyinlerine işlenmiş örgüt gerçekleri uğruna savaşıyorlardı........ Vatandaşa kötü muamele eden.. Oysa adam öldürenler... 23 .... bizim tarafımızda olan kişilerin kusurlarını suç olarak nitelendirmiyorduk... infaz ederse bu kişiler yakalanmıyordu. bu tip davranışlara "Simonlaşmak" adını ver-ciıın....... başka bir haksızlığa karşı duramıyorsun.......... İşte bu durumu düşündükten sonra kendime söz verdim.. biz de öyle değil miydik? Kendi teşkilat mensuplarımızın suçlarını gizlemeye çalışıyorduk ama vatandaşın işlediği suçlara en ufak hoşgörüde bulunmuyorduk. bizler de her suçu değil...... ölümü göze alıyorlar bunun dışındaki haksızlıklara ses çıkarmıyorlardı. mensubu ise bu kural işletiliyordu. Bu durumu birçok olayda görmek mümkündü................ Onlara empoze edilmiş.. 1 . Bu duruma. yaralayanlar eğer sıradan insanlarsa veya bir örgüt.. Sağcı-solcu..'' dediğimde verdiği cevap beni tatmin etmemişti...... yalnızca bize öğretilen ve empoze edilen hususları suç görüyor....... suç işleyen herkesin yargılanması ve ihlal ettiği kural için yasalar çerçevesinde gerekli ceza ile cezalan-dırılmasrydı......... laik-anti laik.. A veya B partisi gibi kamplara ayrıldığımızda hep kendi tarafımız haklı............. bu gerçekler uğruna fedakarlık yapıp. görevini kötüye kullanan.............. darp ve işkence eden.....___________________.... karşı taraf yanlıştı......... demokrat-darbeci.. İşte o zamana kadar devrimcilerin inanç ve idealleri uğruna savaşan insanlar olduğu yönünde kafamda kurduğum imaj ve onlara duyduğum saygı yıkıldı...... ben Simonlaşmayacaktım..._ ......

. Haliç'te Yaşayanlar İstanbul'da görev yaptığım 1992-1996 yılları arasında görev yerim Gayrettepe'deydi. itaat kültürünün hâkim olduğu.. pis kokan bir ortama bile uzun süre kalınca alışması................ Ne kadar kötü ve sağlıksız bir ortamda bulunulursa bulunulsun bir süre sonra kişinin bünyesi bu duruma uyum sağlayarak kötülüğün farkına yaramıyordu.. Koku gelmesin diye burnumu parmaklarımla kapatmama rağmen Haliç'ten gelen hafif bir koku bile midemi bulandırmaya yetiyordu. içinde yaşadığımız çok kötü ortamı.. evimiz ise Ataköy'de.... hatta bir kısmı piknik yapıyordu... Haliç o zamanlar inanılmaz kötü kokuyordu. kendi arkadaşlarım bile olsa veya ne kadar güçlü olursa olsun... Haliç'ten geçmek benim için bir ölümdü.............................___________________.. etrafında ta ki tüneli kadar.......... bu kötü kokudan sanki hiç rahatsız değillerdi. yaşayan insanlara bakıyordum.._ . etik kurallar gibi toplumsal hayatı etkileyen unsurlar için de geçerli miydi? Aynı şekilde ortama uyum sağlama anlayışım toplumsal hayatın bütün alanlarına yansıtarak._________........................ onlar parklarda geziyor.... sosyal davranışlar... suç işleyenler kendi tarafımdan insanlar. insana değer vermeyen.... yemek yiyor......... özgürlüğü. dolayısıyla hiçbir rahatsızlık duymadan yaşıyorduk...... 1 ...... İnsanın içinde bulunduğu koşullara gösterdiği uyum.... daha yaklaşmadan Ok Meydanımda geçinceye burnumu Fakat kapatmam Halic'in gerekiyordu....... 24 ...... her örgütte var. Bölüm: Devlet hşı kim yaparsa yapsın karşı çıkacaktım. tam olarak lağım kokusu duyuluyordu ve ben bu kokuya dayanamıyordum... önemsemeyen......... grup menfaati için itaatin istendiği her yerde Simonlar var..... Bir an için düşündüm..... bedeli ne olursa olsun karşı duracaktım...... Aslında Simonlar her yerde. kötü bir ortamda bulunan insanlar bir müddet sonra oraya uyum sağlayıp alışıyorlar ve bu ortamın çirkinliğini göremıyorlardı................ Bu durum bana çok tuhaf gelmişti. bunu kabullenmesi sadece fiziki ortamla mı ilgiliydi? Yoksa düşünceler... Arabanın bütün camlarını kapatıyordum..... Demek ki..... bile normalleştirmiştik. Her gün akşam geç saatte özellikle saat 23..00 sularında Gayrettepe'den çıkıp evimize giderken Haliç'ten geçiyorduk..

.. bu durumu kanıksamış ve normalleştirmiş...... Bölüm: Devlet İnsanlar uzun süre kaldıkları ortamda yanlışlıklara.. olumsuzluklara uyum sağlayarak bu anormalliği normalleştirmişiz.................._ ...... pisliğini artık algılayamıyoruz....... her türlü hile yaygınlaşmış... Aslında en fazla itiraz etmemiz ve karşı koymamız gereken durumlarda çok makul ve kabul edici tepkiler vermişiz. Haliç'teki pis kokuya rağmen piknik havası içinde yiyip içip oymayanlar gibi.._________....... var Belki de uzun kör süre kötülükler... esas haline gelmiş.... torpil.. bu ortamın kötülüğünü...... ama en büyük usulsüzlüklere toplum tepki göstermiyor........ Bu örnekleri alabildiğince çoğaltmak mümkün. her türlü yanlışlığın bol olduğu bu ortama uyum sağlamış.. baskının hâkim olduğu......... Hürriyetlerin kısıtlandığı..... Yolsuzluk ve usulsüzlük usul....... haksızlıklar ve hukuksuzluklar içerisinde yaşamak. Toplumun çoğunluğu bu ülkede işlerin doğru ve dürüst yürüt ülmediğine inanıyor.... adam kayırma.... uyum sağlıyor............... Başka bir ülkede bir müddet kalıp oradaki şartları gördükten sonra o pis kokan Halic'in durumunu fark edip bunun yanlış olduğunu göreceğiz. halbuki dışarıdan bakıldığında bu durum dayanılacak ve kabul edilecek gibi değil......... Yoksa içinde bulunduğumuz şartlarda pislik her yana yayılmasına rağmen maalesef hiçbirimiz Türkiye'deki bu sistemin yanlışlığını bunun algı-layamıyor... yanlış ve mantığa uygun olmayan bir Türk idari sistemi. Türkiye için de aynı şey söz konusu..... Bu durum bizi rahatsız etmiyor..... Herkes biliyor ki bu ülkedeki ihaleler büyük oranda hileli.... Hile. hatalara ve bütün anormalliklere alışıyor.... Bu ülkede tapu..... biz de bu pis ortama en ufak tepki koyamıyoruz. Bu durumu görebilmek ve algılayabilmek için ancak bu sistemin dışına çıkmak gerekiyor.... içerisinde olmak gözümüzü etmiş..... Demek ki çoğunluk pis ve kirli..... en rüşvetçi kişi en itibarlı kişi olarak kabul görüyor. gümrük gibi birçok kurum rüşvet batağında.. Türk toplum yapısı ve özellikle kirli..... tüm bu yanlışlıklar........___________________...... 25 ........ trafik.... 1 .. yozlaşmış bir kamu sistemi içerisinde uzun süre kalan ve bu atmosferi teneffüs eden insanlar...... bizler hepimiz.. fesat ve rüşvete en çok karıştığına inanılan kişi en fazla oyu alabiliyor..

... suç işleyen kişilerle bile asla onları incitici şekilde konuşmam.... Bölüm: Devlet olduğu Kurtuluşumuz kanaatindeyim...................... riya ve yalanla dolu ortamda yaşamaya mecbur olsam da asla bu durumu normal görmemeyi.. ben sistemi.... en küçüğünden koymayı en büyüğüne düstur her türlü yolsuzluğa.... Kitabın Dilindeki Sertlik Bu kitabı yazarken kimseyi kırmak ya da incitmek istemedim. bazen de itici olduğu kanaatindeyim...... hatta bazı bölümlerin davalara konu olabileceğini söylediler.. bir yaşam biçimidir.. etrafım ne kadar kirli de olsa kabullenmem..... Amacım asla kimseyi kırmak ya da üzmek değil....... normal usulsüzlüğe tepki göstermeyi ve gücümün yettiği kadar karşı hayatımda edindim.... önündeki en büyük engelin de bu Bu bilince eriştikten sonra... Kabahati olan..... Bağırarak veya karşımdakini kıracak şekilde konuştuğum çok nadirdir. uyum sağlamam söz konusu olmamalıydı.___________________.. Eğer biri benimle konuşurken ses tonunu biraz yükseltirse..... biraz kızdığını belli edecek şekilde konuşursa bir hafta moralim bozulur.... sinirleri alınmış" der. yolsuzluk.... gururlarını kırmam.. Ben de bu kadar olmasa da yazı dilimin sert..... İstemememe rağmen bu kitapta anlatılanlardan incinecek..... Beni tanıyanlar bilirler ki kimseyi kırmamak................... hiç kimseyi kırmam.... görmemeliydim.. bunların yanlışlığını ve eksikliğini göstermeye 26 . ama yazarken kimseyi incitmek gibi bir niyetim yok... usulleri sorgulamaya............. bilinçli olarak dikkat ettiğim bir husus değil.. yöntemi. kırıcı.... bu rüşvet..._ .... birçok astım/arkadaşım benim için "hiç kızmaz.. 1 .. üzmemek için aşın hassasiyet gösteririm............. Hiçbir pisliği hırsızlığa.. içinde yaşadığımız şartları kabul etmemeyi.. Bundan dolayı ben de hiç kimseyle yüksek sesle konuşmam. Aslında bu.......... Ama bu kitap taslağını okuttuğum tüm arkadaşlarım yazı daki dilimin yer yer sert.. hayatımın temel esasıdır..................... kırılacak herkesten baştan özür diliyorum... zaten benim sorunum tek tek kişilerle değil...._________.

..... sınıflara ders anlatırdı veya buna benzer 27 . sınıflara.......___________________... sınıflara ders anlatırken.... üslubu yumuşatma adına konuları basite indirgeme ve önemsememe riski de var......... zamanında yapılmayan uyarıların anlamını yitireceği için kitabı bir an önce yazmaya karar verdim............ sınırlı olarak kişilerden de ismen bahsettim...... öğretmen 5.............. istemeden de olsa......... okulların açılması bizim için tüm bu işlerden kurtuluştu.._________.. 2. Benim çocukluğumda ya nüfusu fazla ya da yolu olan bizimki gibi köylerde ilkokul vardı. 3... Bu amaçla olayların anlaşılması için.... Hissetme ve algılama kabiliyetim oldukça iyi olmasına rağmen ifade kabiliyetim o kadar iyi değil.......... sınıflar 2.... üslubun ve eksikliklerin hoş görülme sini diliyorum. düşünmüştüm.... Okulda............ çocukların tarlada çalışacağı düşünülerek nisan sonu veya mayıs başında kapanır ve ekim veya kasım ayında açılırdı. büyüdüm.... 3...._ ......... Ancak her şeyin bayatı tatsız olduğu gibi bilginin bayatı bir işe yaramayacağı........ Bir kitap yazmayı emekli olunca. 4 ve 5..... Ayrıca anlatılan konular basit şahsi meselelerden ziyade ülkenin güvenliği ve toplumda geniş kesimlerin hayatını ve özgürlüğünü ilgilendiren hususlar olduğundan. hayvanları otlatmak gibi işlerden kurtulmak için okula sığınırdık... Köy okulları. tek bir bina içinde 5 sınıf. Şu da unutulmamalı ki ben yazar değilim. Bundan dolayı dilin... Ayrıca yazı dili ile konuşma dili aynı olmadığından konuşurkenki mülayimliğime karşın yazı dilinde istemeden de olsa üslubum farklıklaşabüiyor.. yani 1.. İnsanları sarsan anlatım ve ifadelerin daha kalıcı bir iz bıraktığı ve daha iyi algılandığı da bir gerçek... sınıflar da 1.. Dolayısıyla kitabın şekline ve diline takılmadan içeriğine değer verilmesini................ aynı odada ders görürdük. 1 . genel kanaat de bürokratların ancak emekli olunca yazmaları gerektiği yönündedir.... sınıflar aynı derslikte.... Bölüm: Devlet çalışıyorum...... diğer yandan 4........ Şehirdeki çocuklar okuldan kaçarken biz tarlada çalışmak.... Köydeki Okul Yıllarım Hukuken Maraş'a ama diğer açılardan fiilen Gaziantep'e bağlı Karabıyıklı Köyü'nde doğup.... zarfa değil mazrufa önem verilerek okunmasını arzu ederim..........

. Bunun üzerine adım okulun çalışkan öğrencisine çıktı........... sınıfları ders çalıştırırdı............ herkes benim gibi parmak kaldırdı zannediyordum... Yeni öğretmen.... Belki gerçekten zekiydim.. bu durum bana farklı bir misyon yüklüyordu........... Bu şekilde hiç ders çalışmadan ama derslerde öğretmeni dikkatle dinleyerek okulun en iyi öğrencisi olmuştum._ ..._________.... İkinci sınıftayken her hatada kara lastik ile bizi döven öğretmen gitmiş yerine Hüseyin Güzel isimli genç bir öğretmen gelmişti.......... meğer tek kaldıran benmişim....... sınıflar ayrı binada 1..... ne yaptığımın farkında değildim ama herkes çalışkan olduğumu söyleyince mecburen çalışkan rolüne bürünüp bu rolü oynadım..... öğretmenin her sorusuna cevap vermeliydim.............. Sonra köy kahvesinde köylülerle sohbet eden Hüseyin öğretmen babamı bulmuş ve çok zeki olduğumu........... 1 ... sınıflar 1.. sınıflara ders anlatırken 5....... mutlaka beni okutması gerektiğini söylemiş........___________________. başka köy okullarıyla yapılan bilgi yarışmalarında bizim okulu ben temsil ediyordum...... 4 ve 5. Benim anlatımımdan sorduğunda anlattılar... Bölüm: Devlet şekilde öğretmen 3 ve 4.. Tam anımsayamıyorum ama üçüncü veya dördüncü sınıfa geldiğim sene köye ikinci bir öğretmen atandı ve eski karayolları binasını bize ek bir derslik yaptılar.. sınıflar ise başka bir binada ve ayrı öğretmenlerle ders işlemeye başladı.............. unuttuğum kısımları hoca tamamladı...... yeni ders yılı başında Atatürk'ün ölüm yıldönümü dolayısıyla tüm sınıflara ortak ders veriyordu................... Parmak kaldırdım... Benden üst sınıftakiler parmak kaldırmamış.. Okulun en küçüklerinden olduğumdan en önde oturuyordum.. ikinci saat Öğretmen Atatürk hakkında anlattıklarını tekrar edecek var mı diye sordu... belki değildim ama benden beklenen rolü 28 sonra birkaç tekrar öğrenci anlatmak daha isteyen var mı diye parmak kaldırarak konuyu ama ikinci sınıf öğrencisi olan ben parmak ..... Her sorulanı bilmeli. 2 ve 3...... Hüseyin öğretmen Atatürk'ün doğumundan ölümüne tüm hayatını ve Kurtuluş Savaşı nı tam bir saat aralıksız anlattı....... kaldırmıştım..... Yani aynı odada beş sınıf ders yapardık.. Öğretmenin anlattıklarından aklımda kalanları tam yarım saat tekrar anlattım.

...... sana bu kadar masraf ettik... ben gitmem diye tutturmuş. kapısı sokağa açılan. Bölüm: Devlet oynamak mecburiyetiyle dersleri iyi izlerdim... korkunç insan çamaşırları tüm bir hafta sonu köye ütülü gittiğimizde evde yıkatıyorduk...... okumakköydeki yakınlığını kaybedince tan vazgeçmiştim...... O zamana kadar hep şalvar giymiş.... Yemeğimizi Tüm seyi kendimiz yapıyor......... İlkokul bitmişti. bir köşesine konmuş tahta. o zaman trikotaj atölyesinde çalışan ağabeyime özenerek onun gibi çalışacağımı söylemiştim. Hafta köye gittiğimizde çok mutlu ol- muştum ama pazar öğleden sonrası gelip çatınca beni tekrar An tep'e göndermek istediklerinde.. Bizden iki yıl önce ortaokula kayıt olmuş.. Büyük amcam beni okuldan alıp işe koymak için gelmedi. elbiselerimle okula başlamıştım....... İlkokul bitince babam yakın akrabamız olan Ş... 1 . o yıllarda şehirlere gidip okumak sık rastlanan bir şey değildi...... hiç pantolon giymemişken bir anda takım elbisem. Onunla hâlâ yakın arkadaşlığımız ve dostluğumuz devam eder..... hissine kapılmış........ Babam bize bir oda kiraladı................... Burası.. Fazlaca direndiğimi gören yakınlarım ve yaşlı büyük amcam bu hafta git................... masa vazifesi gören bir odaydı.......... Babam..... okumak istemezsen biz hafta içinde gelip seni okuldan alırız.. yapılmış.._________..... kravatım ve okul şapkam olmuştu..... 29 ........... Ali ile birlikte bizi Antep'te yeni açılan bir ortaokula kayıt ettirdi.... ağabey konumunda bir köylümüz de bizimle kalacaktı... Birinci hafta okulda hiç kimtanımadığımdan arkadaşlarımı......._ . hazırlıklar eşyalarımız yalnızlık alınmış....... okumaya mecbursun diye ısrar edince gitmem diyerek ağlamıştım.... Tüm okul hayatım boyunca ilk beş arasına girmek mecburiyetimdeydim ve her zaman da girdim. ben de okumak istemiyorum demedim..___________________............... İkinci hafta okulda benim gibi yeni olan Recep Cinle tanıştım....... Ayrıca bizim gibi okula yeni gelen başka çocukları tanıdıkça okula alıştım.. içindeki küçük bölmede lavabo bulunan...... bir işe koyarız diyerek beni kısmen ikna ettiler ve ben nasıl olsa hafta içinde okuldan ayrılacağım diyerek ikna olup gittim...

... görenlerden daha iyi şeyler yapabildiklerine şahit............_________...... Okulun asıl sahipleri koridorları hızla koşarak geçiyor...... 1 . içinde hareket ettikçe çıngırak sesi çıkaran topla futbol oynuyor....... Kan Ağrısı isimli bir şiir kitabı vardı........ daha sonra adı İsmet İnönü Ortaokulu oldu........... 30 ......... bizden önce başlayan ikinci sınıflar vardı.. her türlü toplu sporu yapıyor ama asla çarpışıp birbirlerini yaralamıyorlardı... 15.. Haliç'te Yaşayan Sımonlar.. Hemen hemen hepsi bir müzik aleti çalabiliyordu. Körler okulunun fazla oları bir bölümünü kullanıyorduk......... çünkü tek okuma şansımız yatılı okul kazanmaktı................._.... okula........._ ...... ancak gerçek kör olanlar biz mi yoksa onlar mı anlamak biraz zordu. Okul müdürümüz.._........ Gözler çok önemli.. özellikle de askere gidip oralara alışmayan ve "yerimi değiştirin yoksa firar edeceğim" diyen herkes için aynı yönteme başvurdum.... Bir ay sabret yerini değiştireceğim dedim... zannedersem Abdurrahim Karakoc'un kardeşi veya amcaoğlu olan Ertuğrul Karakoç'tu..... olmuştum..___________________........ Karşıyaka Mahallesi hin kuzey doğusundaki bir ilkokulun kullanılmayan kısmına misafir olmuştu... son iki yılımızı burada geçirdik..... Ortaokulumuz Karşıyaka Ortaokuluydu.. İkinci yıl okulumuz Yeşilova Mahallesiriden....... Ama hiçbir şey yapmadım......................... başka yere gitme arzuları kalmamış oluyordu.... Bölüm: Devlet Daha sonraki hayatımda benzeri şekilde insan sıcaklığının yoğun olduğu ortamlardan ayrılıp başka yerlere. Bir yıl önce kurulmuştu.... biz birinci sınıftık........._................. Okulun son yılı ne kadar devlet parasız yatılı okulu varsa onların sınavlarına girdik.... ama gözleri olmayan veya az gören insanların diğer duyularını kullanarak............ gün o talepte bulunanlar artık yerlerine alışmış......... kör öğrencilerle birlikte aynı bahçeyi ve koridoru kullanıyorduk.. Okulumuz yeni olduğundan kendi binası yoktu.. .. Bizden sonra bu ilkokulun yanma yeni bir bina daha yapılmış ve adı değişerek İnönü Lisesi olmuştu.. bunca yıl sonra bile nedense ortaokul aklıma gelince manasını anlayamadığım bu kitabı hatırlarım............

..... yatılı sanat okulları... diğer 20 lira yine başka yerde gizli şekilde olmak üzere saklayarak tedbir almıştık...... Biz bir gün için gelmiştik..._________.. Bizim gibi birkaç kişi hariç diğer çocuklar aileleri ile gelmişlerdi............ daha doğrusu Antep'ten başka yer görmemiştik ve yakınlarımızdan hiç kimse bizle Ankara'ya gelecek halde değildi............. fen lisesi..___________________. ne telefon ne de başka bir haberleşme sistemi vardı.... Ankara'ya gitmemiz gerekiyordu........... sanat okulları önemli değildi.......... ama bir hafta Ankara'da kalmaya mecburduk. Receple ikimiz Maltepe'de bir otel bulduk. diğer 20'si ağzı dikişle kapatılmış iç atletimin bir cebinde................. ikinci gün bizim gibi sınava gelmiş Tokatlı arkadaşlarla başka otele giderek orada bir hafta kaldık.. 31 ... polis koleji............. ancak bazı okulların ikinci bir mülakat sınavı vardı....... Bölüm: Devlet Yatılı lise. 1 .... Annelerimiz paraları çaldırmayalım diye iç giysilerimizin içine gizli cepler dikip paraları bu ceplere paylaştırdılar....... O yıllar Türkiye liseler arası bilgi yarışmasında birinci gelen Gaziantep Lisesinin yatılı kısmını kazanmak en prestijli olaydı......._ .. Ne yedek çamaşır ne de başka imkânımız vardı............. Antep'ten 4 öğrenci sınavı kazanmıştı. ama paramız idareli kullanmak şartıyla bize yeter oranda idi........ Ankara'ya gelince bir günde biteceğini zannettiğimiz sınavın aslında beş gün süren ciddi sözlü sınavlar ve sonunda da büyük bir mülakat olduğunu anladık.......... En yakın arkadaşım Receple beraber aynı okula gitmek istiyorduk ama polis koleji hariç ortak okulda buluşamıyorduk..... Sınavları takip ediyorduk. Zannederim 50 liram vardı....... ama biz hiç Anakara 'yi görmemiştik. ilk neticeler arasında Polis Koleji de yer alıyordu. Biz okulun nerede olduğunu. Arka arkaya sınavlara girerek son gün tüm aday ve ailelerinin bulunduğu bahçede tek tek isimler okunarak kazanan 63 kişi ile içeri alındık. gidip edebiyat ve dil bilgisi kitapları aldık ve unuttuğumuz kısımlara çalışmaya başladık... Polis Koleji ilk açıklanan sınavlardandı... Hangisine gitmeliydim bilmiyordum. tüm sınavları kazanmıştım. 14 yaşında hiç görmediğim Ankara'ya Receple tek başımıza gelmiş. on liram cebimde... bizden önce girenlerden aldığımız bilgilere dayanarak hemen......... durumları müsait değildi.... sınavın nasıl olacağını bilmeden 14 yaşında iki öğrenci olarak Ankara'ya geldik........

MERSİN Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim 1976 yılı temmuz ayında okul bitmiş......... yanlarında ben olmalıyım.. onlar daha çocuk diyerek hep yanlarında olmak istedim.... paramızı verirmiş......... Okulu ilk ona girerek bitiren öğrencilere belirli illeri kurasız seçme hakkı vermişlerdi......___________________.... O zamanki adıyla Personel Şubesi kanalıyla beni Emniyet Müdürlüğüne çıkarıp oradan seni Gülnar ilçesine verelim dediler... Çamaşırlarımızı yıkamış...... herkes bahtına neresi çıkarsa oraya gidecekti..... onları yalnız Bu olayda hiçbir şehir fevkaladelik göndegörmemiştim. İlçede Kaymakam tüm birimlerin bağlı olduğu amirse........ ama yıllar sonra kendi oğlum ve kızım üniversiteyi kazandıklarında başlarına dışına rememiştim........ Gülnar'ın Emniyet Komiseri............... ben de dereceye giren öğrencilerdendim.. Okul yıllarında hayalimde hep müstakil amir ol inak vardı ve hiç ummadığım bir anda.................... ama ben 14 yaşında taşralı bir çocuk olarak tek başıma bunu başarmıştım..... yani istediğim ile gidebilecektim.. memleketime yakındı. 6 yıllık yatılı hayatı (kimimize göre hapishane hayatı) sona ermişti..... sınavı kazanmış ve artan paramızla da An tep'e köyümüze dönmüştük........ Kura çekilecek..... Ne yaparlar... Onların her şeyi halledebileceklerine inanamadım. Mersin (İçel) ilinde bir kişilik kontenjan vardı._________.... İlçe Milli Eğitim Müdürü...... nasıl yaparlar.. Bölüm: Devlet bir hafta kalmış.. nasıl olduğunu bilmediğim bir ildi ama bir avantajı vardı... Adli 32 ....._ .. her bakanlığın uzantısının da birim amiri vardı....... Bayındırlık Müdürü gibi Emniyette de İlçe Emniyet Komiseri vardı................. önüme bu fırsat çıkmıştı... 15 günlük mehil müddeti sonunda Mersin Emniyet Müdürlüğüne gelip göreve başladım... tüm işlemleri tamamlamış ve sonunda sınavı kazanarak eve dönmüştük. komiser olmaktan farklı bir şeydi..... yani o ilçedeki Emniyetin amiri olacaktım........ 1 .. Tercih hakkımı kullandım ve Mersin'e tayin oldum.. Hiç görmediğim......... Benim rütbem en alt basamakta Komiser Yardımcısıydı ama makamım İlçe Emniyet Komiseri olacaktı... Bu..

Ertesi gün çalışmaya başladım. "Bu çocuk çok genç. tecrübeli amirler ve işi bilen polisler bana.... her giden kaçmaya çalışırmış...... zorlanırsın...........................___________________. Bu 'şirin bir kasaba' sözü çok hoşuma gitmişti.._ . işlerle ilgili sürekli bir şeyler anlatıyorlardı." dedi. tüm birimleri dolaşsın... "Sen ilçede ne yapacaksın........... ama sebebini pek anlay amamı ş tim....... Aslında Vali benim ilçeye gitmemi istemiyordu ama ben bu şirin ilçeye gitmek........ Emniyet Müdürlüğüne 100-150 metre yakınlıkta olan Valiliğe yaya giderken Ali Beye.. Şube...... 3......... Hemen hazırlanıp atandığım ilçeme gitmem gerekiyordu... İlçeye bir an önce gidip amirlik yapma hayalim geçici olarak ertelenmişti..... ondan sonra Gülnar'a gönderin.. 1 ....... Vali Bey seni istiyor dediler....... 15 gün il merkezinde kalsın._________......... Vali. Hiç amir gitmezmiş... Bölüm: Devlet olaylarda hâkimler kanununa bağlı olan onurlu bir işti. "Toroslarin eteğinde şirin bir kasaba...... ilçe görevi ağırdır. "Başkomiserım Gülnar nasıl bir yer?" diye sordum..... ilde kal?" dedi.......... İlçenin müstakil sorumlusu olacaktım... tecrübesizsin.. Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel beni alıp İl Valisine götürme görevini üstlenmişti... en sonunda Emniyet Müdürü bu sorunu çözmek için geçici görevlerle ildeki tüm amirleri birer ay nöbetleşe buraya 33 ...... îlçe Mersin'in en küçük ilçesiymiş.." demiş........" diye karşılık verdim.... O zamanki adıyla 2..... her birimde ona bilgiler verilsin.. "Sen yenisin. Bu arada gideceğim ilçe hakkında bilgi de almaya başladım... Beş dakika sonra Vali Bey'in makamına vardık ve Vali Necmettin Karaduman (kurucu meclis üyeliği ve meclis başkanlığı da yaptı) beni yalnız başıma makamına aldı.." dedi...... Ali Bey... Şube ve karakollarda resmen staj yapıyordum..... biz Emniyet Müdürlüğüne dönünce Vali arkamızdan Emniyet Müdürü'ne benim için.. başta zorlanayım.. zaten polis teşkilatı da ilçeye 1972 yıllarında kurulmuş.. Öğlen üzeri.. Ben ilçede görev yapmanın daha iyi olacağım söyledim.. Bu görüşme sıradan bir görüşme değildi aslında.... okul yıllarından beri idealimdeki görev olan müstakil amirliğe getirilmek istiyorum diyerek ısrar ettim.. "Nasıl olsa bir gün zorlanacağım efendim..... 2...

.... şikâyet sever halleri ülkede nam salmış........... Yani ilçem hiç kimsenin gitmek istemediği bir yermiş...___________________........ İlçeye gidip de şikâyet edilmeyen ya da en ufak olayda hakkında onlarca dilekçe yazılmayan memur yokmuş....... 34 .... Vali Necmettin Karaduman.............. ama ben sanki en iyi yere atanıyor gibi illa ilçeye gideceğim diye ısrar edince kararımdan vazgeçiremeyeceğini anlamış..........._________..... Emniyette hiç kimse küçük ilçelere gidip çalışmak istemez. Kendisi de M araş i ve Maraşlüarı çok sevmiş... kimi çocuğunun okulu gibi sebeplerle il merkezinde kalmak ister.. 1 ............... Ben o zaman bilmiyordum ama Gülnar'ın politik yapısı.. Şimdi Maraş'ın en büyük caddesinin adı Trabzon..................... Ama ben o gün ilçeye gitmek istemiştim..... başta epey zorlansam.. Bu. kimi eşinin işi... fıkralara konu olmuş...... ama daha sonraki yıllarda ilçede müstakil sorumlu olmanın özgüven............ kime diğerinin şikâyet ettiği bir ilçeymiş.. herkes siyasetle meşgul...... tecrübesizliğimi görünce de biraz şubelerde staj görmemi istemiş......... sorunlarla direkt yüzleşmek. Vali böyle bir yerde çalışamayacağımı düşünerek beni caydırmaya çabalamış..._ ............. hiç kimseden yardım istemeden işleri yönetmek gibi bana önemli tecrübeler kazandırdığını fark ettim.. bu yüzden kimsenin gitmediği bu ilçeye gönderilmeme. Sanıyorum M araş ile kendi memleketi olan Trabzon'u kardeş şehir yapmış. hata yapsam da ilçenin genelde olaysız ve sakin olmasından daha ağır bir şey yaşamadım. İlçede herkes aşırı partizan... Trabzon'un en işlek caddesinin adı Maraş'mış.... Bölüm: Devlet gönderiyormuş... Vali Bey M araş i o kadar sevmiş ki her Maraşlıya yardım etmek istermiş.... Emniyetin acemi yem bir komiseri bu ilçeye göndermeye kalkmasına karşı çıkmış... ilk valiliğini memleketim olan Kahramanmaraş ilinde yapmış...... Maraş'ta çok sevilmiş.. daha sonraki meslek hayatımda da gördüğüm bir durumdur........ Asayiş saatinde Emniyet Müdürü'nün Allahsız Sami namlı Sami Alhan'a benim gönüllü olduğumu söylemiş olmasından şüphe duyup en azında kararımdan vazgeçirmek için beni çağırmış.. hatta halk siyasi partilerine göre kamplaşrmş yaşarmış..

. köylerdeki yol.. hükümet tabibine veya sağlık ocağına göndermek gerekiyordu.... Benim ilçe köy gibi bir yermiş...... katında bulunuyordu.... Staj yaptığım Çarşı Karakoluna yakın olan garaja polisler beni götürdüler.............. Hemen aceleyle valizimi topladım.......... Kısaca tarafları dinledim. Bu defa Silifke'ye gidip oradan taksi ya da dolmuş bulmak gerekiyormuş.." diye haber salmış.. Yanlarına gittiğimde beni oradakilere tanıtıp komisere sahip çıkın diyerek nasihatlerde bulundu..___________________.... Vali Necmettin Karaduman köyleri dolaşmaya... altında gazyağı vs.. Stajda daha ilk hafta dolmamıştı ki bir gün Emniyet Müdürü. Emniyet Komiserliği ilçenin merkezinde. yine her gün iki otobüs ilden ilçeye gidermiş... "Vali yarın Gülnar'a gidiyor.. Kıvrılan yollardan dolanarak gidilen 3................ Merdivenle çıkıldığında..... Bu otobüsü kaçırdın mı Mersin'den direkt başka bir araç yokmuş. Sonra aklımda kaldığı kadarıyla alkollü olup olmadıklarını araştırmak gerekiyordu.......... Benim memurlar.................... ilk vukuatımız gerçekleşti.... İlk günün akşamı çoğu işledikleri muhtelif suçlar nedeniyle ilçeye sürülen polislerden oluşan 4-5 kişiyle birlikte karakolda otururken...... Gülnar'a gidecek otobüsleri araştırdım.... bunun için de o zamanlar alkolmetre olmadığından.... ilçeden her sabah iki otobüs gelir. elektrik gibi devlet yatırımlarını görmeye gelmiş.....5-4 saatlik yoldan sonra ilçeye vardım... taraflardan birinin Mal 35 Müdürü Vekili olduğunu . yeni atanan komiser acele ilçeye gitsin................ su.. Mal Müdürü Vekili'nin de içinde olduğu bir grup memur..._ . 1 ..... beni de çağırtmıştı.. vs.... asayiş şubesi.... aşırı alkollü olan emekli bir öğretmenle küfürlü bir kavgaya tutuşmuşlardı... uzun koridor boyunca sağlı sollu sıralanmış 5 küçük oda vardı......_________.... Tarafları kısaca dinledikten sonra hepsini nezarete attırdım......) kısa süreli çalışmaya başladım..... Bölüm: Devlet Mersin merkezde Emniyet Müdürlüğünün muhtelif birimlerinde (karakol..... Kavgaya karışan kişileri polisler karakola getirdiler. satılan bir işyerinin 2........ incelemesi bitip dönerken Belediye Başkanlığında heyet üyeleri ve Belediye Başkanı ile konuşuyordu.... Gülnar otobüsüne bindim.

..... Mal Müdürü Vekili ne demek onu da bilmiyordum.. Daha sonra bu olayda Mal Müdürü Vekili'nin nezarete atılmasına kinlenen Mal Müdürlüğü personelinin polislere yönelik bir iftira olayında rol aldıklarını öğrendim. Mal Müdürlüğü çalışanlarının görev gereği bir makam sahibi olmaları 36 . Karakolda bizim yanımızda alkollüdür şeklinde yeni bir rapor hazırladı... Aslında benim hatalı olduğumu..... Komiserin ilçeye atandığım yeni duyan savcı. temel makamları hakkında hiçbir bilgi verilmeden okuldan mezun oluyorduk............. "Olsun. Stajlar kaytarmak için bir bahaneydi......._ .. zil zurna sarhoş olan kişi için doktor alkollü değildir raporu vermişti..... Böylece hem kendini savunmuş hem de bizim dediğimiz olmuş ve yumuşakça olayı çözmüştük......... Bölüm: Devlet söyledilerse de ben..... Mal müdürü benim için hiçbir şey ifade etmiyordu......." dedim..___________________. O gün bu olayın zorlarına gittiğini..... Kaytarmak idealize edilen bir yöntemdi. Mal Müdürlüğü daktilosu ile yazılmış ihbar ve iftira mektuplarını bulup.............. ama devletin.... savcıyı manyetolu telefonla evinde buldum ve konuyu aktardım............... stajlardaki derslerde nasıl kabardıklarını özenerek anlatıyordu... Neyse Mal Müdürü Vekili'ni de nezarette koyduktan sonra alkollü olanları doktora (sağlık ocağı tabibine) sevk ettim.._________..... hatta mal müdürü gibi bir isim mi olurmuş derdim.. sonra telefonla doktoru evinde buldu ve karakola çağırdı..... hemen savcıyı aradım. kaymakamın bu olaya çok bozulduğunu ama bir şey diyemediğini duydum...... Halbuki o kişiyi nezarete atmaya yetkim olmadığı gibi....... hoş geldin safhasından sonra ben geliyorum dedi ve biraz sonra geldi....... 1 ..... bu görevliler hakkında kanuni işlem başlatılmasını istedim....... aşırı dindar ve efendi olduğu her halinden anlaşılan doktor Mehmet Bey sarhoş emekli Öğretmenin eski öğretmeni olduğu için saygısından ona böyle bir rapor verdiğini söyledi. Çok kibar. atın hepsini içeri.............................. Olayı dinledi.... öğrenciler okula döndüklerinde öğrendikleri işleri değil.............. Okulda anlatılanlar aklımday-dı... Aylar sonra Mal Müdürlüğünün benim Emniyet Komiserliğinden daha önemli bir makam olduğunu öğrendim. Biraz sonra doktordan geldiler....

_________. derece ile okulu bitirmiştim. sistemi yoktu........................ herkese eşit mesafede duruşum... atanması ile ilgili bir ölçüsü yoktu.. Bu durumdan en çok yazıcılık görevini yürüten memur rahatsız olmuştu.. Başkomiser rütbesinde mesleğin kurdu denilen vasıfta imiş.... Bir ilçenin Emniyet Komiseri o ilin huzuru ve güvenliği için en önemli kamu görevlisi olmasına rağmen.. Emniyet Komiserliğinde bir makam odası..... Ayrıca bir başka oda da demir kapı ile nezarethane haline getirilmişti....... ağır bir amirlik duygusunu herkese her vesile ile hissettirmiş. Bütün kapattırır.. ama devlet yapısı bana anlatılmamıştı........ Emniyet teşkilatı...... yüksek meslek okulunda 3 yıl okumuştum...... 1 .... bu konuda hiçbir ölçüsü. amirden çok bir arkadaş halim yeni memurlar üzerinde olumlu etki yapmıştı...... bana yaklaşmışlar.___________________. Başka bir odayı kendime yatak odası yapmıştım. İlçede 7 memurum vardı............ Bir gün bir kavga olayına karışan kişilerin 37 . Benden önceki Emniyet Komiseri. gerekmedikçe amir olduğumu hissettirmeyen tutumum........... bir tane memurların odası ve bir tane de yazı işlerinin yapıldığı kalem odası vardı....... hiçbir tecrübesi olmayan 19 yaşındaki beni Emniyet Komiseri yapıyordu ..... Ben polis komiseri idim....... bir diğer odayı da bekar olan polis memuru Erdal kendine yatak odası yapmıştı................... kendilerine haksızlık yapıldığına inanıyorlardı.............. her şeyi tek bir yazıcı memurla yaparmış.... okulu yeni bitirmiş. hiçbir memurun yazışmaları görmesine izin vermez...... Bir oda mutfağımızdı....... Bölüm: Devlet nedeniyle görevleri esnasında herhangi bir suça karışmaları halinde bile direkt nezarete atılamayacağını öğrendim.... En temel konular olan devlet memurları kanununu ve ruhunu bilmiyordum.._ . mesleğe yeni atanmış iki tanesi hariç hepsi çeşitli suçlar işleyerek buraya sürülmüşlerdi.............. her fırsatta kendisinin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Ben gelince amirlikte ve meslekte yeni oluşum.... sürekli yanımda gezer olmuşlardı..... Farklı bir yönetim anlayışı ile her şeye hükmederek idare etmiş....

..... Bu şekli ile ifade tutanağı adliyeye gitse rezil olacaktık.....___________________.. En başarılı öğrenci bile eski anlayışa sahip bir memura muhtaç 38 . Polis Koleji ve Polis Akademisini (enstitüsünü) dereceyle bitirmiştim ama en basit polisiye konuyu bilmiyordum.... genellikle kendim tek tek dikte ederek yazdırdığım için okumaya gerek görmezdim ama o gün tesadüfen yazdırdığım ifadenin tamamını okuduğumda bir de ne göreyim...._ ....... siz söyleyin yazayım dedi...._... işbu ifade tutanağı kendisine okunduktan sonra başka bir diyeceğim yoktur demesi üzerine birlikte imza altına alınmıştır" ifadesi eklenirdi........... Gülnar'da Emniyet Komiserliğinin kurulduğu 1972 yılından atandığım 1976 yılma kadar yapılan tüm yazışmaları ve tüm dosyaları günlerce okudum.. Kavgaya karışan şahısları dinleyerek ifadeyi yazdırdım.......... ama o benim o işi yapamayacağımı...... Bölüm: Devlet ifadesini alıp savcılığa üst yazısını yazmasını istediğimde........ Yazıcı bir memur bana "ben senden iyi bilirim................. söyleyerek önemli olduğunu hissettirmeye çalışıyor.. Yukarıdaki gibi klasik kalıpla ifadeyi sonlandıracağmı düşündüm....... İfadeyi daktilodan çıkardı.... sayfadan ibaret.......... Bu yaşadığım tam bir şoktu............._. bu süre sonunda tüm yazışmaları.......____........ Ondan işlerle ilgili herhangi bir şeyi yazmasını istediğimde... Polis tarafından alman her ifade tutanağının sonuna klasik kalıp halinde " ... Altında da yazanın.... kendisine muhtaç olduğumu hissettirmek için bunu yapıyordu....... Ben de ifadesini aldığım kişinin anlatımları bitince sonunu şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın dedim...... Baktım böyle olmayacak....... Son cümlede " şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın" yazıyor.......... bana muhtaçsınız" demeye gelen tavırlarda bulunabiliyordu... 1 ..........._________.......... yazdıranın ve ifade sahibinin isimleri yer alıyor... daktiloyu kucaklayıp makamıma getirdi................... Aslında bir kişinin ifadesinin alınması veya savcılığa fezleke yazmak onun için sorun değildi.... 6 yıl okutulan meslek okulu meslekle ilgili pek çok şeyi vermemişti..... her defasında siz söyleyin ben yazayım diyor veya verilen konunun çok zor olduğunu istenen sürede yapamayacağını Haliç'te Yaşayan Sımonlar... yöntemi ve sistemi artık öğrenmiştim..... ........................ aksi halde işleri zora koşacağım ima ediyordu.

Bu anlayışla yenilik yapmak.......... Sınavlara girip kazansak bile üniversitelere gitmemize müsaade edilmezdi.................. okulu bitirdiğim yıl müracaat üniversite ederek üniversite sınavlarına nereye girdim. otellerde veya Ders bulabileceğim misafirhanelerde zorlukla 39 kalabiliyordum................ girmek O tarihlerde istediğinizi...... Ben sınava girerken 20 tercih hakkımız olmasına rağmen yalnızca iki tercihte bulundum: birinci tercihim Ankara Hukuk.. Okulu bitirdiğimiz sene sınavlara girdim. sınav aralarında ders çalışarak sınava girmeye çalışıyordum.. Eğitim meslek sahiplerine bir şey vermiyor... tercihim olan Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazandım... 1 ... şimdiki gibi önce sınava girip sonra tercihte bulunma yoktu.. İlk sınavlar olacaktı..............._________............. . yine eğitimi olmayan eski çalışanların anlayışına mahkum............... Bu yüzden ben de lise emsali sayılan Polis Kolejini bitirdikten sonra üniversite sınavlarına giremedim.... 1. Bir yandan komiserlik görevine başlayıp Gülnar'da Emniyet Komiserliği görevini yürütürken....... Bunca süre okutulmuştum ama bir şahsın ifadesinin alınması tatbiki olarak yaptırılmamıştı..... Gençlik Parkı'ndaki Garsonlar ideolojik Konularda Benden Bilgiliydi 1976 yılı yazında Polis Akademisinden mezun olmuş......_ ..... sınavlar dolayısıyla iznimi alıp Ankara'ya gidiyordum. ediyordu. Polis Akademisini derece ile bitirmiştim ama sokakta karşılaşacağım temel konular hakkında yeterli oranda bilgili değildim...... Sınav sonucunda aldığınız puana göre kaydolabileceğiniz okul belli oluyordu........... sınavlarına girerken müracaatınızla birlikte yazıyordunuz. diğer yandan da hukuk fakültesine kaydımı yaptırdım.. ikincisi de Ìstanbul Hukuk'tu. Fakat yüksekokul sayılan Polis Enstitüsünü bitirince.......... Bölüm: Devlet bırakılıyordu.. Ankara'da bin bir güçlükler içerisinde. yem bir anlayış geliştirmek nasıl olacaktı.......... Bu arada Polis Kolejini bitirirken bizde diplomaları vermezler sadece merasim esnasında imzasız diplomalar verilir ve sonra geri toplanırdı......___________________. Her karşılaştığım olayda ve görevde bunu görüyordum.. O zamanlar Polisevleri gibi kalınacak sosyal tesisler pek fazla yoktu... görevime başlamıştım............ mesleki hiç bir yazışma ve usul öğretilmemişti......

.... bugün de böyle. İşte bugün gündemimizin önemli bir problemi olan demokratik açılım meselesi ve Güneydoğu sorununun çözümü tartışılıyor...... güya yetiştirilmiştim ama bu garsonların konuştukları konuları anlay Sadece Dev-Yol diye o zamanlar için illegal bir terör olduğunu biliyordum..... "Oğlum bu senin Dev-Yol hareketin nasıl bir hareket. 1 .. Böyle bir eğitimden geçerek... bunların ideolojileri nedir..___________________.......... bir garson diğerine. sınıftaydım..... adının ne olduğunu dahi bilmeden sokağa çıkan bizlerden bu örgütlerle mücadele etmemiz bekleniyordu." dedi........... öyle bir broşürle falan olmaz. Çay içerek ders çalışmaya başladım.. bu çok mühim bir harekettir... bunu kavramak maktan ve algılamaktan acizdim. Ne var ki benden yaşça küçük çay satan bu sıradan garsonlar ise bir Dev-Yol hareketinden... yapacak olan 40 xisehir .. Garsonlar aralarında konuşurken..... Dev-Yol nedir." diye karşılık verdi.... bana bir broşür ya da dergi varsa ver...... yüksekokulda okumuş.. Bunların adını bile duymamıştım.............. "Benim hareket öyle büyük bir hareket ki.. Bu durum..... İşte bir gün yine sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gittim. akademide... ben de senin hareketine geçeyim.. Polis Akademisinde 3 yıl okumama rağmen gerçek hayatta karşılaşacağım bu örgütlerle ilgili bilgi verilmemişti.. Sanırım 1977 yılının mayıs-haziran ayıydı...... Bu arada garsonlar kendi aralarında konuşuyorlardı........... ama hareketin arka planı necf lerde neler anlatılıyor.... bu hareketten başka bir harekete geçmekten ve bu siyasi faaliyetten bahsediyorlardı. ama sokaktaki garsonlar biliyorlardı. Ben devletin komiseriydim............ aralarındaki farklar nelerdir gibi konular okulda bizlere anlatılmamıştı........._________........................... benim göreve başladığım gün böyleydi.. belki de 78 yılıydı.. Ama 1.... Diğer garson da... veya 2... konuşuluyor ama bu işi uygulayacak.. bunun nasıl olacağı sorusunun cevabını bulamıyordum._ . nasıl bir şey.. Bölüm: Devlet çalışmak için çok uygun yer olmayınca sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gidip oradaki çay bahçesi ve kafelerde simit ve çayla kahvaltı yaparken bir yandan da ders çalışıyordum............ açıkçası çok net hatırlayamıyorum. Dev-Sol nedir............

.. bu kadınlar hepsini etkiliyordu.. 16 kadar bekçimle birlikte kendimizce güzel bir düzen kurmuştuk......... çünkü küçük bir Anadolu kasabasında yaşayan erkekler o günkü şartlarda pavyonda çalışan kadınları gördüğünde............... Bilmedikleri ve tanımadıkları bir dünyada açık saçık giyinmiş kadınlar karşısında ağızları bir karış açık kalıyor. 2 kadeh rakı içtikten sonra da kendini bilmez halde en pahalı içkileri veya öyle olduğunu zannettikleri renkli suları. Komşu ilçemiz olan Mut'ta ise olaylar galiba hiç iyi gitmiyordu.................... Gülnar'da görev yaparken 7-8 polisim...... konsomatris kadınlara ikram ederek tüm paralarını harcıyor.... o pavyonlar dolayısıyla ilçenin huzuru da bozuluyordu......._ ._________.... Diğer kamu görevlilerinin..... o insanların bütün emeklerinin ellerinden alınmasına sebep oluyordu... Küçücük bir ilçe olmasına rağmen 2 tane pavyonu vardı..... kaymakam vekiline kadar hepsinin... 1 ...... Bundan dolayı o ilçede sürekli olaylar olmaktaydı.. kimi hayvancılık yaparak 3-5 kuruş kazanan köylüler çeşitli bahanelerle ilçe merkezine geldiklerinde o pavyonlara gidiyordu.... Demek ki bu sistem maalesef hep böyle çalışıyor........ bazı polisler pavyondaki kadınlarla ilişkiye giriyorlardı... oradaki polislerin bu pavyonlarda çalışan kadınları alıp dışarılarda alem yaptıkları yönündeki iddialar ve onlarla olan ilişkileri tahkikata konu edilmişti....... Mut ilçe Emniyet Komiserliğim 1980 yılı 12 Eylül darbesinden önceydi.. Tabii ki bununla birlikte polis teşkilatı da pavyonlara bulaşıyor.... Bu pavyonlar bütün o köylülerin yuvalarının yıkılmasına. Birçoğu yanlış 41 ... Etrafta yaz boyunca kimi tarım................ paraları yetmeyince senet imzalayarak bir ton borç içine giriyorlardı... Pavyon sahipleri hesabı ödeyemeyenlere imzalatılan senetleri evlerini........ Böyle devam ederken......... buradaki kadınlarla bir şekilde ilişkisi oluyordu..... kendi halimizde Mersin'in bu en küçük yayla ilçesinde mutlu bir şekilde yaşayıp gidiyorduk...........___________________............. Bölüm: Devlet güvenlik sistemi içindeki insanlara bu konuyla ilgili bugüne kadar herhangi bir aydınlatıcı bilgi ya da yazılı doküman verilmiş değil..... ürünlerini icra ile sattırarak tahsil ediyorlardı......... hepsinin dünyası değişiyor....

.. İşte bu kargaşa içerisinde ilçenin Emniyet Komiseri de açığa alınmıştı..... Sahipleri sabıkalı...... beni her konuda destekleyeceklerini. Mersin'in en küçük.... müfettiş olarak tayin edilmişti......... gitmek istemediğimi söyledim.......... Bölüm: Devlet şeyler yapmışlardı. bu defa haklarında tahkikat yapılan polisler uyanıklık yapıp Başkomiser! içmek için pavyona götürmüşlerdi. Gülnar'a çok Emniyet alışmıştım..... Suç işleyen bu polisler hakkında o zamanki 3.. ve arkadaşlarıma. Bir gece bir mesaj aldım. Bunun üzerine bu ilçeye komiser aranırken il merkezinden gönderme imkânı olmayınca beni düşünmüşler.. çok kötüydü.. Başkomiser görüntülerin çekildiğini anlamış........ Mut'a geçici görevli olarak tayin olmuştum.... beş vakit namaz kıldığım için bu ilçeye göreve gitmeme karar verilmişti.......___________________..... yolsuzluklarla mücadele eden ve Güneşin Oğlu diye bilinen zamanın efsanevi Mersin Emniyet Müdürü Ahmet Karakurt'a telefon açtım. Başkomiser tahkikata gelmiş.. Mecburen tayinimin çıkmasından beş-altı saat sonra gece kalktım............ fotoğrafçının ... olmayan görüntülerini çekmişlerdi.. Bu defa bu olayı da tahkik etmeye._________......... bu tür kadınlardan çok uzak olduğum bilindiğinden ve o zamanın tabiriyle hocavari gözüktüğüm................. kumardan... ama buraya... en mahrum ilçesi kabul edilen Gülnar'da görev yapıyordum....... Su be Şefi Başkomiser..... dünyaya Ayrılmak çok ağrıma gitmişti fakat madem görev verilmişti yapacak başkaca bir şey yoktu... uygun Başkomıser'e birtakım kadınları yakınlaştırarak bu....._ . 24 saat içerisinde Gülnar'dan ilişik kesip Mut'ta göreve başlamam gerektiği yazıyordu..... daha sonra da bunu tutanağa geçirmişti.. başka bir muhakkike gerek vardı ve polislerin bir kısmı açığa alınmıştı... Bir müddet bu ilçede görev yaptıktan sonra pavyonlarla ilgili topladığım bilgilere göre durum......... Mut'a gittim ve göreve başladım.... Emniyet Müdürü oraya gitmem gerektiğini................filmine el koymuş.......... 1 . 42 .... orada bana ihtiyaç olduğunu ve orayı düzeltmem gerektiğini söyledi....... Vali Beyle görüştüklerini. Emniyet teşkilatında titiz... yarattığımız aile ortamını Komiserliği aratmayan içerisindeki iş ortamına. Benim tavrım itibarı ile alkolden.......

............. Bir müddet sonra iki pavyonu da ömür boyu kapatacak olan.. Pavyoncular ilk başta işyerlerini kapatmamı.. Ben her şeyi kanuna uygun ve aracısız yapmaya başladım... 1 .... Pavyonlarda çalışmak için getirtilen kadınların tüm idari işlemlerini Emniyet olarak biz yapıyorduk...... Emniyet Müdürü ve Valilik bizi destekliyordu... 43 ................ ticarethane sayılacak pavyonun kayıp olan ticari kazancı nedeniyle ağır tazminata mahkum olacağı yönünde Kaymakam Vekilimi korkutup pavyonu açtırmak istediler. ilde yaptığımız işlemin hukuka uygun olduğu yolunda görüş alarak Kaymakam'ı rahatlattım..... Bunun üzerine ilçede Emniyet ve Kaymakamlıkça yapılan işlemlerin hukuki durumu hakkında vilayet merkezine danışıp Emniyet Müdürü'nün desteğiyle... Beni geçip irtibatta oldukları siyasi parti teşkilatlarına...._________........... Bölüm: Devlet işletme yöntemi kötü ve ilçe için çok olumsuzdu........... sonra milletvekillerine güvenip onların etrafında dolaşarak pavyonları açtırmaya ve beni tayin ettirmeye çalıştılar..._ ..... sonra açılır diye düşünerek önemsemediler........... yine eskiden olduğu gibi bir süre kapalı kalır. Daha sonra işyerini haksız yere kapatmaktan dolayı..... Mersin'deki irtibatlarına güvendiler olmadı............ ama Kaymakam Vekili onlarla irtibatlı olduğundan kapatmalar kısa süreli oluyordu...... 1.___________________..... Bolum: Devlet yeni Kaymakam Vekili olarak Mahiyet Memuru Mustafa Beyin gelmesi üzerine pavyonlardan biri için dışarıya fuhuş maksatlı kadın göndermesi iddiasıyla... ruhsatların iptali ile ilgili işlemlere başladım..... Uzayan zaman ve diğer işlemler pavyoncular için sorun olmaya başlamıştı. izin alamadıkları için de kadınlar çalışamıyorlar ve sıkıntıya düşüyorlardı................. olayla ilgili pavyonların geçici olarak kapatılması için Kaymakamlığa teklif yazıyordum.................. yeni başlayan kadınların tahkikatlarını resmi yazıyla yapınca süre uzuyor.. diğeri içinse sahibinin sabıkasını bahane edip her ikisinin de ruhsatlarının iptali onayını aldım.... ama o da olmadı............ Sonunda İlçe Kaymakamlığına.... daha önce işlemler elden ve aracılar vasıtasıyla ilgili illere telgraflar çekilerek çok hızlı yapılıyormuş....... Ayrıca meydana gelen her olayda....

.... Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel bu işle görevlendirilmişti................. Özellikle ilçenin köylü kadınlarının bu durumdan memnun olduklarını zannederim.. Bölüm: Devlet Bu arada zaman geçiyordu......... menfaati olan bazı kişileri ve özellikle parti içerisinde ve yönetimde olup ilçe merkezinde bir restoran işleten şahsın ve yakınlarının olabileceğini söyledim. bu ilçede seni kim....... Ö zamanlar idari davalar yalnızca Danıştay'a açılabiliyordu...... Bu arada 1976'da girdiğim Ankara Hukuk Fakültesinde son sınıfa gelmiştim. 1 ... okuduklarımın faydasını görüyordum........... illerde idare mahkemeleri yoktu.. Bir iki araştırmacı gelip gittikten sonra bu defa merkezden zamanın 2...... iddialara cevap verilirse Danıştay davaya bakıyordu........ Ben de ilçedeki genel duruma bakarak pavyoncuların işlerini takip eden... Ve sonunda Danıştay davayı süresi içinde açılmadığından reddetti... sonra iddiaları araştırmak üzere il merkezinden bir araştırmacı gönderiliyordu.. parti başkanlarından. pavyonlardan dolaylı faydalanan.... ama sadece zaman aşımı iddiaları dile getirilirse. pavyoncular nüfuzlu dostlarından. sudan sebeplerle vilayete ve Bakanlığa şikâyet ediliyordum.........___________________.... Yıllarca Mut halkının başına bela olan pavyonları bir daha açılmamak üzere kapatmıştım.. dava gereken süre içerisinde açılmadığından reddediyordu...... şikâyetler hakkında bizden bilgi istiyordu.. Polislik yetenekleri gelişmiş olan Ali Bey ilçeye gelmiş ama bize... Beni telefonla aradı...... Emniyete uğramamıştı.... Davayı açtılar ama dava açımı için 90 günlük süreyi geçirmişlerdi...................... kimler senin görevinden rahatsız olur diye sordu.._________...... çeşitli bahanelerle.... Pavyonda konsomatrislik yapan kadınlar burada yemek yiyor ve bu sayede de 44 .... Öğrendiğim kadarıyla süresi içerisinde açılmayan davalarda. milletvekillerinden umudu kesince dava açmaya karar verdiler...... ne için şikâyet eder.... Önce merkez..... Ben de davaya cevap olarak idare adına savunma yaparken...... sadece dava açma süresinin geçirildiği iddialarında bulunup diğer hususlara hiç cevap vermedim..... Pavyoncuların Şikâyetleri Bir müddet sonra hükümetlerin değişmesiyle birlikte hakkımda şikâyetler başlamıştı.... Mut halkı ismimi öğrenene kadar "pavyonları kapatan komiser" olarak anıldım........._ ...........

........ bir yere çıkmaz.._________..._ ....(hafif hakaretamiz bir sıfat kullanarak) Bu adam hoca........... Her işte zorluk .......... Karakolda yatar kalkar..Bunun kolayı var. fırsat bulamıyoruz Bu sohbet ve benzeri sohbetlerde bilgi topladıktan sonra.. içlerinden biri enteresan ifade veriyordu.... günlerce bekliyor... Aralarında geçen diyaloga göre: .... sonunda da tarif ettiğim restorana kendisini." diyerek bana tesir edememesini eleştiriyordu........ bu adam bildiğiniz gibi değil.. Ne oluyor burada? .. Bu şekilde elde ettiği bilgileri de belirterek raporunu Mersin merkeze vermesi üzerine bir süre şikâyetler dolayısıyla rahatsız edilmedik ama bir müddet sonra yine şikâyetler arttı..Gönderdiğimiz her kadın çalışamıyor. Ali Bey Emniyet Komiserliğine geldi ve bu sohbeti bana da anlattı.......... bizim parti iktidar ise benim de ilçede sözümün geçerli olması gerek...... Ali Bey ilçede kendisini kadın kimliklerde tanıtarak dolaşmış.............. göreve gider... üç beş kuruş verirsiniz işler yoluna girer...Onu da düşünüyoruz. gelir. . Halbuki bizim hiç etkimiz olmuyor............. "Genel başkanım başbakan.Yok.......... Bölüm: Devlet farklı restoran gitmiş ve yoğunluk yaşıyordu. kadını da kabul etmez.... Her yerde olur... kadın gönderin.Hiç sormayın buraya bir komiser geldi...... 45 ... 1 ..... fırsat kolluyoruz.O zaman bir komplo kurun...... rüşvet almaz. pavyonlara konsomatris gönderen Ankara'daki bir acentenin avukatı olarak tanıtmış ve restoranın sahibi ile görüşmek istemiş... tuzağa düş ürün.... Bir gün Emniyet Müdür Yardımcısı Rıza Işıkoğlu geldi ve bazı kişilerin ifadelerini almaya başladı....... emekli öğretmen olduğunu zannettiğim parti ilçe yönetim kurulu üyesi olan şahıs.Öğrendiğim kadarıyla bekar genç biriymiş. Yerinde olmaması üzerine o an orada bulunan oğlu ile görüşmüş ve oradakilerle bir iki kadeh içip sohbet etmiş.........___________________..... .... O zaman bu kişilerin bizi şikâyet eden kişiler olduğunu anladım.. .. planlıyoruz ama adam hiçbir yere gitmez........ ....... ediyoruz.... sık sık pavyonlar kapanıyor........

. o insanların getirilmesini istedi.......... Vali Bey Belediye Başkam'na dönerek.... Belediye Başkanına.. kaçtığını da bilmiyorum diyor ama kaçıran kişi evli....... kaçırılan kız 46 ...... Ne deliliniz varsa getirin........_________..... yanımda da emniyet müdürü ile alay komutanım getirdim. Vali Bey. bunun amcaoğlu. O dilekçende siyasi partisinin sorulup parben söze girip......... hiç siyası parti sözü geçmedi............ "Hayır..... Kay m a ka m 1 1 ğa gittiğimde Vali Bey makama oturmuş...... olmadı emniyet müdür yardımcısı gönderdik. ben yerlerini bilmiyordum...... 1 ... Emniyet Müdürü.___________________.. dedi. Adamlar hızla çıktılar.. tahkikat için başkomiser gönderdik... 1X13. belki en fazla emniyet müdür yardımcısı gelir ama asla bir vali gelmez ama siz şikâyet ettiniz... iki yanında Emniyet Müdürü ve Alay Komutam vardı. o da şahitlerini getirsin.. Ayrıca şikâyet dilekçesinde imzası olduğunu konuşmalardan anladığım bir parti ilçe başkanını da sordu..... ben dinleyeceğim. Bunun üzerine Belediye Başkanı kapıda bekleyen adamlarını çağırıp bazı isimler verdi. bir süre sonra tanıdığım ve yakın zamanda hakkında tahkikat yaptığım bir kişi geldi.. komiser benim hangi partiden olduğumu sormadı." dedi...... Vali Bey...... ama böyle bir olay yok?" ZH. Kaymakamlıkta olduklarını ve beni de çağırdıklarını duydum........... Vali Beyin sorulan üzerine taksi şoförü olduğunu........" dedi. bilemedin emniyet amiri.... "Seni döverken hangi partiden olduğunu sordu mu? Senin hangi partiden olduğunu biliyor muydu?" gibi sorular sorunca şoför beni kast ederek.._ ...... "Bir komiserin tahkikatına başkomiser gelir.......... bugün bu işi burada halledeceğiz.. kaçan kızın yerini göster diye dövdü...... Bölüm: Devlet Emniyet Müdür Yardımcısı tahkikatı yapıp gitti..... "Hani reis. "Sayın valim bu adam kızın yerini tili olunca dövüldüğünü belirtmiştin...... Jandarma Alay Komutanı'nın geldiğini...... Ayrıca odada ilçe Belediye Başkanı ve Kaymakam Aslan Yıldırım ile birlikte iki kişi daha bulunuyordu... kaçırılan kızın yerini göstermesi için dövdüğümü söyledi........... "Nerede o? Gelsin. Aradan bir süre geçmişti ki bir gün ilçeye İl Valisi." dedi.. bu kızı ikinci evlilik için kaçırıyor.... o da olmadı bakın bu defa ben geldim... Ne kadar şahidinizi varsa getirin...... kendisini bir kız kaçırma dolayısıyla karakola aldığımı.11 bilmiyorum......

...... Suç....... Vali Bey'in sorusu üzerine dövülmesi sırasında hangi partiden olduğunu ve siyasi görüşünü sormadığımı söyledi..... 1 .... 47 . benim karakola gelen herkese hangi partidensin diye sorduğum....... sonra da yerini söylemiyor. siyasi görüş farkını anlayınca dövmekti. idi....I....... Dilekçedeki iddialar çok ciddiydi... bir müşteriyi yaralayan garson arkadaşının ismini ve yerini söylemediğini........... getiremediler. Bu arada yine yakın zamanda hakkında işlem yaptığım bir başka kişiyi huzura getirdiler ve bu kişi de Vali'nin sorusu üzerine.. X partili olunca dövüp dövmediğim-di.... dövmek değil..................___________________... hatta bazı kişileri dövüp kanları ile alınlarına üç hilal işareti yaptığım yönünde inanılması mümkün olmayan iddialar vardı.... bu hiç anormal değildi.." dedim.. gece köye kendi taksisi ile götürüyor.......... Bu defa ben yine konuşmaya girerek bu kişinin pavyonda hesap ödeme meselesinde diğer garson arkadaşlarıyla müşterileri darp ettiklerini.............. aranan kişileri döverken siyasi görüşlerini sorup sormadığım..... o da ilçede yoktu veya çağrılmasına rağmen kendisine yok dedirterek oraya gelmedi... Vali'nin huzurundaki konuşmalarda artık Emniyetteki dayak olaylarını rahat konuşuyorduk. ama en önemlisi Belediye Başkanı ile X partisi ilçe başkanı Y. Bölüm: Devlet yakın akrabası... APliler bu tarafa........... Başka tanıklar da getirmek istediler ama olmadı. X partili olanları başka tarafa çekip dövdüğüm............ Soruşturulan dayak olayı değil....... Anladığım kadarıyla hakkımda vilayete gönderilen şikâyet dilekçesinde birçok imza varmış... bu nedenle onu dövdüm....... darp ettiğim....... pavyonda meydana gelen ve pek çok kişinin karıştığı kavgada yaralama olayı dolayısıyla firar eden kişilerin saklandığı yerleri söylemesi için kendisini dövdüğümü anlattı.. Vali Cömertoğlu Belediye Reisi'nden başka tanık varsa getirilmesini söyledi......... Bu iddialar arasında. Vali Bey Belediye Başkam'na başka tanıklarınızı da getirin dedi........ Vali Bey okurken duyduklarım arasında daha ağır ithamlarda da bulunulduğunu gördüm....._________..._ . DPliler bu tarafa....... bu yüzden onu dövdüğümü söyledim.... MHPliler bu tarafa diyerek.

hiçbir siyasi görüş ve düşünce yanında yer almadığım veya başka bir siyasi düşünceye karşı tavır almadığım anlaşıldı............... bana da imzala dediler......... Bir kişi bile en ufak bir iddiayı doğrulamadı... Anladığım kadarı ile Vali Bey hakkımda şikâyet alınca daha önce Başkomiser Ali Temel Bey ve Emniyet Müdürü Yardımcısı Rıza Bey'in benzeri iddialarla ilgili olarak yaptığı tahkikat sonuç raporunu bildiğinden bu iddiaların boş çıkabileceğini düşünmüş...... en önemli tanıkları dinledikten sonra hakkımdaki iddiaların yalan olduğu.. bu kadar büyük iddialarda bulunuyorsunuz... Yaşlıca olan Belediye Başkam öğretmenliğin verdiği o ruhi olgunluğun etkisiyle üzüldü............... ama azıcık vicdanlı olmak lazım. komiser birine bile siyasi görüşünü sormamış...... 48 ... aklı başında bir insansın....... sana değer veririm ama bak neler iddia ediyorsun................. inceleme sonucunda iddiaların doğru olmadığının anlaşıldığını söylemiş.. Ben de onlar hazırlamış ise mutlaka doğrudur diyerek imzaladım.... Komutanın.................. 1 .. Pavyonları kapattırdığım ve biraz da geçmişteki Emniyet amirlerine kıyasla tavizsiz ve sert mizaçta olduğum için pavyoncuların tahriki ile hakkımda ortaya atılan şikâyetlerin doğru olduğuna inanmamış.... "Komiserin karakola gelen kişilere siyasi görüş ve partilerini sorup X partili olanları dövdüğünü... hatta alınlarına üç hilal yazdığını söylüyorsun............. onlara kötü muamele ettiğini...... ben aslında o dilekçeyi okumadan imzaladım......... "Bak Reis... Bölüm: Devlet Vali Naim Cömertoğlu'nun başkanlığındaki mahkeme(İ)... müdürün.. sen emekli öğretmen." dedi." Beni kast ederek.. siz telefonda sorunca da içeriği doğrudur dilekçeyi biz hazırladık demek mecburiyetinde kaldım......." dedi..___________________. "Eminiz" karşılığını alınca Vali Bey gelip bizzat tahkikat yapmaya karar vermiş. Bunun üzerine Vali Belediye Başkanı'na dönüp......... "Özür dilerim Vali Bey........ utandı ve sıkılarak...._________... kaymakamın herkesin yanında senin getirdiğin tanıklara ısrarla sorduk............... Fakat İlçe Başkanı ve Belediye Başkanımın imzası olunca ikisini de telefonla arayarak bu iddiaları tahkik için daha önce başkomiser ve müdür görevlendirdiğini._ . Arkadaşlar hazırlamışlardı. Ancak şimdi gelen evraklarda kendi imzaları olduğu için bu iddialardan emin olup olmaklarını sormuş...

bir icraatta bulunmamıştım. Hakkımda bunca iftira dilekçesi hazırlamalarına. "Bu konuda ifadesini alın... Kaymakam Bey'e...." gibi abartılı anlatımların yarattığı önyargıyı da unutmamak gerekir.................... Daha sonra diğer önemli şikâyet mektubunda imzası olan X partisi ilçe başkanı Y..... Vali Bey ayrılınca Belediye Başkanı bizi makamında çaya davet etti.._________. hatta.......... 1 ... tabii bunda geldiğim Gülnar'daki aynı partinin üçe yönetiminin yeni ilçem Mut yönetimine daha ben gelmeden...... bir iki saat kadar kaldım.... Parti arkadaşları imzala dedikleri için belgeyi imzalamış ama şimdi yalancı durumuna düşmüş....... "Siz olgun ve aklı başında bir insansınız.. Hatta orada.. Başkan 'a biraz da acımıştım.......İ.. yıllarca kamu görevi yapmış birisisiniz..." demiş olsaydı mesleki hayatım bitme noktasına gelebilirdi... hem de dolaylı olarak öven bir tarzda konuştuktan sonra ayrıldı..... Fakat pavyonları kapattırmanı ve tavizsiz tavrım..... dolaylı olarak bazı kişileri rahatsız etmişti....._ .. sizin daha olgun davranmanız lazım.... Onlar da dolaylı olarak siyasi açıdan beni istemiyorlardı...... beraber Belediyeye gittik........ "Gelen komiser.. bu tür şikâyetler iyi değildir......___________________...... "Evet bizi siyasi görüşümüzden dolayı dövdü..... varsa tanıklarını dinleyin ve bana gönderin" diyerek görev verdi...... sağcılar ve solcular kendi aralarında sürekli sürtüşme yaşıyorlardı... hatta daveti kabul etmeyerek direkt karakola gitmem gerekirken.. geldiğinde yerine getirilmek üzere............... yalan yanlış iddialarda bulunmalarına rağmen tuhaftır onlara karşı kin.... zorda kalmıştı... öfke ve kızgınlık duymuyordum....... Belediyeye git -tim..... İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma Mut'ta çalışırken ilçede ufak tefek siyasi olaylar meydana geliyordu.. Ardından Belediye Başkanına dönerek.. içimde hiç kızgınlık duymadım....... Hükümetin değişmesi ile birlikte memurlar da deği49 .." şeklinde hem eleştiren... Tüm bunlara kızgın olmam.... Bölüm: Devlet Vali Bey Belediye Başkanının beyanlarını aldı.. Tanıklardan biri ifadesinde... MHPli ülkücü....... Belki de o yaşlı haliyle Vali Bey "den samimi olarak Özür dileyerek okumadan imzaladığını kabul etmesi beni yumuşatmıştı Aslında o ana kadar ilçede herhangi bir partiyi kızdıracak ya da küstürecek bir şey yapmamış........

O dönem Demirel'in Milliyetçi Cephe (MC) koalisyon hükümetleri.. görevden alınma kararma karşı dava açmış ve Danıştay Dr. eski hükümet tabibi de mahkeme kararıyla tayin olmuş ve o da gelip göreve başlamıştı. Eğer kavgada yaralanan kişinin yarası doktor raporuyla "on günden az süre ile işgücüne mani olur" şeklinde ise dava basitti................ Eğer "20 gün.... Nihat........ diğeri ise Danıştay kararı ile tekrar görevine başlayan doktordu. 1 .... İkisi de aynı anda görevliydi....._ . kavgada yaralanan kişilerin yaralanma şekilleri ve yaralanmanın niteliğinin tıp diliyle ifadesi (hayati tehlike var..... İlçede hiç görülmemiş bir durum oluşmuştu....... yeni hükümet tabibi görevdeydi................. Hükümet değişip o zamanki adıyla MC hükümeti kurulunca... İlçede sağcı ve solcu gençler arasında sürekli kavgalar oluyor... Fakat doktor raporda "yaralamanın neticesi 10 günden fazla işgücüne mani" derse dava kamu davası şeklini alarak ağırlaşryordu.. 1 günlük işgücüne mani olur...... ağır cezalar verilmesini gerektirir hale geliyordu..... ama bu durumu halk 50 .... daha doğrusu hukuka nasıl uyacakları çok belli değildi.............. Nihat görevinden alınmış....... Benim ilçeye atanmamdan önceki dönemde görev yapan hükümet tabibi Dr...._________....... iki tane hükümet tabibi vardı..) davanın seyrim değiştiriyordu...... Nihat sol görüşlüydü..... dava basit darp sayılıyordu.. ama bunun zararını en çok biz çekiyorduk......... Bölüm: Devlet şiyordu......... CHP hükümeti döneminde göreve getirilmişti ve ilçe halkmdandı. Biri yeni gelen.. tutuklanmıyor. Nihat'ın tekrar görevine dönmesine karar vermişti.. yerine başka bir hükümet tabibi atanmıştı.... sonrasında Ecevit'in Güneş Motel transferleri sonucu CHP hükümetini kurması gibi hükümet sık sık değişiyordu..... takibi şikâyete bağlı idi.___________________........ Bunun üzerine Dr.......... 20 günlük işgücüne mani olur vb...... O zamanlar idarelerin İdare Mahkeme kararlarına ve hukuka uygun hareket ettikleri tartışmalıydı.... dava daha da ağrrlaştığı gibi sanıklar kesin tutuklanıyor ve suç. Danış tayin kararlarına çok uymuyorlardı...... yerel parti teşkilatlarının baskısıyla Dr..... 30 gün işgücüne mani olur" veya "hayati tehlikesi var" şeklinde bir rapor verirse.... sanıklar gözaltına alınmıyor.

..... dilekçesi üzerine Savcı durumu hükümet. onun da benzer tavırları vardı. Savcı. Nihat... her iki doktorun raporlarının kayıt ve mühür işlemlerini memurlar yapardı.... Kavgaya karışmış insanların benzer durumlarına farklı farklı raporların verilmesi. mühürlü olan doktor raporlarını kabul edeceğini söylemişti.. gözaltına alınmalara ve hatta tutuklamalara polisin karar verdiği zannediliyordu.............. ama kimse bu doktor raporundan kaynaklanan farklı işlemi görmek istemiyordu........ solcular ise solcu hükümet tabibinden rapor alıyorlardı... Genellikle de mağdur olduğu için kızgın gözüken solcu Dr..... Bu defa adli olaylarda herkesi solcu doktora göndermek mecburiyetinde kaldık........... 1 ... Tabibe doğrudan biz sevk ettiğimizde ise solcu doktor sağcılar hakkında kafaları dahi kırılsa hiçbir şeyi yok diyor. tabibine sevk ettiğinde....... solcuların yüzünde kızarıklık olsa bir ay rapor veriyordu.... benzer bir ayrım oluyordu..... aynı şekilde sağcı doktor sağcılara 20-30 gün rapor veriyor...... hükümet tabipliği mührünü alıp cebine koyarak.... Solcu doktor ise raporları solcular lehi ne veriyor... Kaymakamlık mührü alamadı ve böylece normal muayenelerde iki ama adli konularda tek doktor yetkili hale gelmiş oldu..... kendini öyle lanse etmiş biriydi.... O zamana kadar hükümet tabipliği mührü idari memurlarda bulunur........ Bölüm: Devlet bilmiyordu.... Fakat yine de insanlar bu durumun 51 ..... İlçede son zamanda özellikle öğrenci olayları çok fazla oluyordu. tüm dava sürecini. sağcılar sağcı hükümet tabibinden.........._ ....... Bu durum da mahkemede haklı olan tarafın hep solcular olduğu.................. diğer doktorun raporlarını mühürlemesine engel olmuştu.... Bir gün hükümet tabiplerinden solcu olan Dr........ Herkes polisin farklı işlem yaptığını söylüyordu ve biz bu damgadan bir türlü kurtulamıyorduk. sağcılar hiç rapor alamıyordu........... tabii görevliler arasında da. Nihat daha abartılı ve yanlı raporlar veriyordu. Bu iş böyle devam ederken.. sağcıların hep haksız olduğu gibi bir görüntü yaratıyordu.... mahkemelerin tutuklama.___________________.................. şikâyet._________....... ama solculara hiçbir şeyleri yok diyordu.. sebeplerini ve cezalan etkiliyordu.... örneğin o zamanki Savcımız okul yıllarında sol görüşlü olarak bilinen.

.. sanıkları yakalayan... Bölüm: Devlet doktordan değil de Emniyetten kaynaklandığını düşünüyordu..... eski manyetolu t e 1 e fo n 1 a r d a n dı.... illegal örgütlerin taraftarları bazı geceler duvarlara siyasi sloganlar yazıyor.. İlçenin dünya ile irtibatı kışın neredeyse kesiliyordu.... iki görevimin aynı olayda farklı farklı raporlar verdiği ama bu durumun bütün bedelini polislerin ödediği uzun bir polislik. yandaki kolu çevirerek önce postaneye ulaşıp görüşmek istediğimiz yeri söylüyorduk......... yani telefon bağlantısı koptuğu zaman tüm dünya ile bağlantımız kesiliyordu...... Ben tüm yazılan duvar yazılarını gördüğüm an sildiriyor. özellikle lisedeki öğrenciler arasında kavgalar çıkıyordu. bunun üzerine ülkü ocağı başkanının silahla ateş edip iki öğrenciyi ayağından yaraladığı 52 ..... nüfusu 6 bini buluyordu.... Genellikle yazılarını sol gruplar yazdığından........... başka il veya şehirle görüşmek hiç de kolay değildi. Gülnar'da görev yaptığımız zamanlar çok enteresandı... zaman zaman da................ Üç bin nüfuslu küçücük bir ilçeydi ama yazları yaylaya çıkanlarla..... Mut'ta... santral memuru jakı takıp karşı tarafı buluyor sonra bize konuşun diyordu. Kimi zaman gece yazanlara özel pusular yazılanları kurarak yakalıyor. Telsizimiz de yoktu.. siyasi görüş farkından dolayı yazıları sildirdiğim zannedilmiş ve sol gruplarca hakkımda bir olumsuz hava oluşturulmuştu.. çalışırken.. mahkemeye getirip götüren.. işte burada............ hatta silinmesi için başında.......... daha yazılar duvar tamamlanmadan sildiriyordum......... iki öğrencinin Vurulmas.....___________________....... çünkü Adliye ve Savcılıktan hiç kimse mahkeme dışına çıkmıyordu... bir ilçede iki hükümet tabibinin olduğu.... hayatı yaşadım... Daha sonra Gülnar'dan Mut'a atandım..._________.......................... Telefonumuz..... duruyordum. Bir gün sağ-sol gruplar arasında daha önce meydana gelmiş bir yaralama olayının mahkemesinden çıkan ve motosikletle ilçedeki lisenin yanından köye giden ülkü ocakları başkanı ile bir arkadaşını...... 1 . karakolda tutan bizlerdik ve her zaman bu olayların muhatabı haline dönüşmüştük.......... lisede bulunan öğrencilerin taşladığı....._ ......... ülke genelinde olduğu gibi burada da küçük çapta bile olsa legal...

... bunun üzerine aceleyle tayinim Mersin çıkmıştı. X parti liler olayı çok abartıp ilçede benimle irtibatlı.. Bu olaydan üç beş gün önce Emniyete ait olan ve hurdaya....... Egzozu da imkânsızlıktan değil........... hemen görevden alınmazsam vahim olayların olacağı..... şehrin ana caddesinde hiç sevmediğim. karakolun basılacağı gibi Şikâyetlerini il merkezine merkeze aktarmışlar. halkın ayaklanıp karakola yürüdüğü.._________....... Bölüm: Devlet haberi geldi........ Bu yüzden hemen alıp götürülmem gerekiyormuş.._ . bir iki gün önce egzozu patlamış ve henüz yaptıramadığım resmi oto ile köylere doğru takibe başladım............ 1 .. Yeni atanan Başkomisere durum öyle bir anlatılmış ki sanki ben ilçede durursam kızgın halk karakolu basacak....... hatta benim talimatımla hareket eden ülkücülerin.........___________________. Yanıma aldığım iki polisle.......... sol grup öğrencilere ateş açtığı.. araçla devriye gezerken. çıkmaması için gayret ettiğim..... ateş ettikten sonra köye doğru motosiklet ile kaçmışlardı........ O günlerde bir sorunu da vardı........... yerime atanan Başkomiser Emniyete ait bir araç ile ilçeye gönderilmişti ve aynı araç beni alıp götürmek üzere bekliyordu.. daha doğrusu hiç aklıma gelmemişti. O zamanlar telsiz veya cep telefonumuz olmadığından ilçede bu arada olup bitenden haberdar olmamıştım.......... Aslında anlatıldığı gibi bir durum söz konusu değildi ama iktidar değişikliğini kullananlar ilde öyle bir hava yaratmışlardı......... 53 .... Gece yansına kadar dağ taş arayıp artık ilk acil yakalamayı yapamayacağımı anlayınca gece yarısı ilçeye döndüm....... böyle giderse canını yakacağımı söyledim...................... Tabii ben hesaplayamamıştım......... Güya ben ilçe merkezinde gördüğüm ocak başkanına olay çıkarmasını söylemişim... araçtan inmeden onu yanıma çağırdım ve ona kızarak rahat durmadığını... Süratle olay yerine gittim.. hem tamirciliğini hem şoförlüğünü yaptığım... O zamanlar az sayıda olduğu için hiçbir yere personeli taşımaya resmi araç gönderilmez-ken... pek çok olaya da karışan ülkü ocakları başkanını görmüştüm.. şahısların gidebileceği ihtimali olan yakın ilçenin köyleri dahil o istikametteki köylerde arama yapmaya başladım......... gerçi uzaktan da olsa bakılınca ona kızdığım belli oluyordu ama sonradan bu olay aleyhime kullanılmıştı....... Jandarma ve az sayıdaki polisle yakın çevreyi arayıp bulamayınca.

___________________........ beni kırmayarak o gün itibarıyla izinli gösterip sonra da rapor alarak ilçe merkezinde kalmama yardımcı oldu... Mut ilçesine yeni tayin olduğumda benden önceki komiser.... arka yüze bakan kısmı ise yatak odası haline getirmişti.... 1 ...... ben hemen alınırsam ancak sakinleşirlermiş. ama yeni atanan Başkomiser buna o kadar kızıyordu ki. yanma ziyarete gelen ve kendini solcu ve CHPli tanıtan herkese küfür etmek hariç her şeyi söylüyordu. Adi gibi aslan olan Kaymakam Aslan Yıldırıma durumu anlattım...... diye yaptırmamışını........ diğer yansını makam odam olarak kullanıyordum.... olay yaratacakiarmış. Ama sizin sayenizde bu defa da buraya sürüldüm. Şikâyet edenlere meydan okurcasına tek başıma ilçe merkezinde gece gündüz her yerde dolaşıyordum...... hani bir şey yapacak olan varsa gelsin dercesine.... Ben de bu şekilde odanın yansım evim.. "Bunca yıl solcu olduğum için ücra köşelere.. İlk defa sol hükümet kuruldu....................._________.. ben de iyi bir şubeye tayin olacağım diye bekliyordum. CHPli olarak bilinen Başkomiseri atamıştı........ kiralık belediye dükkanlarının ikinci katında bulunan üç odadan müteşekkil Emniyet Komiserliğinde makam odasının ortasına bir perde germiş... İlçeden böyle ayrılmak ağınma gidiyordu....... Beni merkeze alan yönetim........ ön cepheye bakan yüzü makam........_ ..... Bölüm: Devlet kovalama sırasında hızımı kesip aracın sesini duyup kaçmalarına izin verebileyim........." şeklinde duruma isyan ediyordu....... karakolu basacaklarmış.... şikâyet edenlerin isteğine uygun olarak merkeze solcu....... sözüm ona şikâyet edenler bana kızgınlarmış.... Aslında tayinimin çıkıp il merkezine gitmemin benim için iyi olacağım düşünüyordu ama bu şekilde gitmek konusundaki itirazımı da haklı gördü.. pasif işlere sürüldüm. Kızmıştım.... Başkomiserin umduğu ile bulduğu farklı idi. Tayinim merkeze çıkınca artık burada kalmam uygun olmayacağı 54 ..... size de ilçenize de.... Fakat soî görüşte olduğu için bu sözlerine ve küfürlerine bir karşılık gelmiyordu........ hem de daha rahat ve daha pervasızca..... üstelik korktu kaçtı gibi algılanacak bu durum hoşuma gitmiyordu........ Ben de aksine ilçeyi terk etmedim................ beni bekleyen araca binmediğim gibi rapor alarak üç ay ilçede kaldım..............

. bunca zaman harcamıştı ama asıl gerekli olan bilgilen bize vermemişti. hangi fraksiyonlara ayrıldığı gibi bilgileri öğrenmeye çalışıyorduk.................. bunca masraf etmiş.... Haliç'te Yaşayan Sımoniar........... Üç aydan fazla bir süre burada kalıp artık arkamdan kimsenin bir şey diyemeyeceği kadar bir zaman geçtikten sonra 1980 yılı başında ilişiğimi kestim ve Mersin merkeze gelerek göreve başladım. 1 .... siyasi hareketleri...... adı duyulan çeşitli dernek ve dergiler etrafında örgütlenen bu gruplar neyin ne siydi doğru dürüst bilgimiz yoktu. gelen yabancıları gemilerindeki Rus yolcuları............. biz terörle mücadelenin ekip amiriydik ama mücadele edeceğimiz grupları tanımıyorduk.. özellikle Mersin limanına gelen Rus Şubesinde göreve başladım. şimdiki adıyla Terörle Mücadele takip eder.......... Onları sorgularken anlattıkları ile mensubu oldukları grup hakkında bilgi alıyorduk... İdeolojik yapıları öğrenmek için Aydınlık haricinde ikincil kaynağımız yakaladığımız örgüt mensupları veya sempatizanlarıydı.. Bölüm: Devlet için ben de bekar polislerin kaldığı otele çıktım....... fraksiyonları öğrenmek için Emniyetin bu konuda hazırladığı herhangi bir belge... eskiden siyasi bir olaya........___________________..... Devlet bizi 6 yıl meslek okulunda okutmuş.. haklarında hiçbir şey bilmiyorduk. büyük illerde eylemler başlamıştı..... afiş asma........ Mersin Merkezdeki Görevlerim M 'de o zamanki adıyla 1.............._____........ Ülkede siyasi olaylar güvenliği sarsacak boyuttaydı. Şube.. O zamana kadar bu şubeler...... Ama bunları gerçekleştirenler kimdi. kaynak yoktu.._______.... hangi örgütün nerede çıktığı._ ......................_________. gösteriye katıldığı için fişlenen kişileri izlerdi................ Ama yeni dönemde birçok ideolojik örgüt ortaya çıkmış... Molotof atma olaylan ve gösteriler gerçekleşiyordu........_..... Mersin gibi illerde ise daha çok duvarlara yazı yazma..___............................. 55 .... Örgütleri....... Şubede görevli ve benden daha eski olan başkomiserlerle Aydınlık dergisinin belli sayılarındaki bilinmeyen sol yayınlarından faydalanarak..

çevresinde kendini kabadayı veya mafya gösteren... Bir akşam göreve çıkmak üzereydik.... sebebi hep başka yerlerde aramışlardı......... yaralama vakalarına bakmaya da pek zamanımız olmuyordu...... O yıllardaki adıyla 1........980 yılında Mersin'de görev yaptığım dönemde yaşadığım bir olay.... Bunu anlamayan bizim gibi ülkeler....." diyordu... Bu telsiz konuşmalarından sanırım bir ay kadar sonra. dernek ve illegal örgüt vardı. Bunun üzerine Emniyet Müdürü İbrahim Ulus asayiş görevlilerine telsizde kızgın kızgın anons geçiyor........ Etkisiz yapan ise ellerindeki imkân ve kabiliyetleri bilmemeleri.... en büyük silahın bilgi olduğunu anlayıp insanını bilgilendirmek.. hırsızlık.... Bu olaylara koşturmaktan diğer adli olay dediğimiz.... Mafyanın Gücü 1.... yeni malzemeler.......... ateş etme......___________________. tehdit eden ve yaralayan bir kişi... korsan gösteri gibi yüzlerce olay patlak veriyordu..... Bunların gerçekleştirdiği afiş ve pankart asma.._________... O yıllarda hatırlıyorum. yaralama. yeni kaynaklar yaratmak.. "Bu şahıs geçen gün de birine ateş etti. İdeolojik eylem ve olaylarda yer alan yüzlerce sağcı..... bu kısmin yakalanmasını istiyordu............ gasp... sonra güçlü bir sistem kurmak ve kurumsal bir yapı içinde tüm birimlerini koordineti olarak yönetmekti....... Güneşin 56 ......... zaten aranıyor.... bazı insanları korkutan... Bölüm: Devlet Devletleri etkin ve güçlü kılan unsur........................ kaynaklarım kullanamamalarıdır. Şube veya Siyasi Şube denen Terörle Mücadele biriminde çalışıyorken Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Mersin'de de o zamanlar siyasi olaylar çoktu.._ ... önce elindeki insanı iyi yetiştirmek... 1 . ellerindeki imkânları kullanmasını bilmeleridir.. bakın yine ateş etmiş........ Ülkeler için asıl önemli olan. bu ülkedeki mafyanın gücü ve yargı sisteminin nasıl çalıştığı konusunda zihnimde çok derin izler bıraktı......... silahlar ve teknolojiler almak değil............ bombalama.... yine o zaman ilin ileri gelenlerinden birinin evine veya işyerine korkutmak için ateş etmiş. Ama aynı telsiz kanalını kullandığımızdan Asayiş Şubelerinin baktığı bu tür olaylar hakkında da genelde bilgi sahibi oluyorduk... solcu... haziran ya da temmuz ayıydı. bulun onu yoksa sizin hakkınızda işlem yaparım.

... İşte tam o esnada 16-17 yaşlarında bir çocuk koşarak karakola geldi. daha sonra göreve çıkacaktık.. Adam zaten korkmuş. Ekibimle birlikte üst katları lojman olan......._ .. yetisin.. Karakol amiri Baş-komiser Hüseyin Bey... Yolu geçtik... kolunda altın künyesi ve yanında tabancası vardı..... şahsın üst aramasını yaptık........ Bu lise öğrencileri ile adam kavgaya başlamış.............._________.... Çocuklar adamı dövmeye girişince.. Bölüm: Devlet batmasına az bir zaman vardı.............. ürkmüş. şahsı teslim aldık.. bu kişinin kadının evine girmesini ve uzun süre evde kalmasını kendi onurlarına yediremiyorlarmış.......... Bunun üzerine çocuğun gösterdiği yere doğru koştuk.. gözleri fal taşı gibi açılmıştı ve panik içerisindeydi.............. karakoldan ayrıldık. üçüncüsü de oradan kurtularak gelip bize haber vermiş.. göreve çıkma zamanımız da gelmişti. karakolun karşısında yüz metrelik mesafede incir ağaçlarının arasında saklanmış..... Onun yanına uğramış...... benim ve şoförümüz Hasanin samimi olduğu bir hemşenmizdı.... korku ve panikle "Arkadaşlarımı vurdular....... zebellah gibi esmer bir adam gördüm... Eskiden asayiş şubede çalışan şoförümüz Hasan ve Karakol Amiri şahsı tanıdılar. Orada duyduğum kadarıyla." diye bağırıyordu..... olay şu şekilde gelişmişti: Bu adamın o mahallede dul bir kadınla ilişkisi varmış• Ara sıra kadının evine geliyor... O gün adam yine kadının evine geldiğinde...... İki öğrenciyi ayaklarından vurmuş... giriş katında Cumhuriyet Karakolunun bulunduğu binanın önünde konuşuyorduk..... Şahsın ve öğrencilerin verdikleri ifadelerden olayın genel hatlarının bu yönde olduğunu öğrenmiş oldum. mahalleye girip çıkıyormuş. Silahlarımızı çektik... Bu üç lise öğrencisi... mahallemizdeki kadın bizim namusumuzdur diyerek adamın yolunu kesmişler......... biri arkadaşlarımı öldürdü........... beş dakika karakolun girişinde konuşuyorduk.................. Benden üst rütbedeydi.... bu kişinin bir ay kadar önce etrafa ateş ederek insanları korkutan ve kendini mafya gibi gösteren kişi olduğunu öğrendim. kabadayı silahını çıkarıp öğrencilere ateş etmeye başlamış.... Karakola getirdiğimizde.... Boynunda kolyeleri. 1 .... Tutanağımızı tuttuktan sonra.. 57 . elinde kocaman 161ı Beretta dediğimiz bir tabanca olan......___________________.

. bir yandan da yüzünde sanki beni niye tanımadınız der gibi bir ifade vardı... "Nasıl düzgün ifade verdi......... belki de on ay geçmişti........ yaralılardan bir tanesi 58 vicdan azabı çektiğini. Ben yakaladığımız olayı anlatmaya kalkınca.. Köşede oturan kişi. "Abi yeni çıktım... Bu olayla ilgili olarak da ben yine çağrılırım diye bekliyordum... "Abi.. Adam iki vukuattan da önce tutuklanıp sonra çıkmıştı. Bana o akşam silahla yakaladığımız kişi olduğunu söyledi... "O olay değil...... biri sizin tuttuğunuz...." dedim. Biraz sonra dayanamadı... İfade vermek üzere mahkemenin başkatibine gittim........... hürmet işaretleri gösterdi. 1 .. "Nasıl olur... sen beni galiba tanıyamadın?" dedi.. O beni kurtardı...." dedi.. Bir gün başka bir konuda talimatla ifademin alınması icap ediyordu.. "Ayrıca nasıl böyle çabuk çıktın...... Sonra başka bir olaydan daha yakalanıp çıktım.._ . Aklımın bir tarafında bu olaydan dolayı çağrılacağım düşüncesi vardı............... katiple konuşmaya başladık..... tedirgin hareketlerle bana bakıyor.. boynumda altın kolye ve bileğimde altın künye olduğunu belirten tutanak ve ikincisi de yaralı öğrencilerden namuslu bir tanesinin verdiği düzgün ifade........._________. Ben de evet tanıyamadım dedim. "Nasıl oldu... Bölüm: Devlet Genellikle her olayda......" dedi. o zamanki adıyla Zabıt Mümzisi... O bana ifademin ne olduğunu sordu.......... Köşede oturan bir kişi vardı. göz göze geldiğimizde saygı ve hürmet ifadeleriyle başım öne eğiyordu... biraz sonra yazacaktı....." dedim... Ben içeri girerken hazır ola geçerek bana saygı. Bir odada başkatip ile bir iki katip birlikte oturuyorlardı... çok değişmişsin.... Her olaydan sonra mahkemeye çağrılıp... yani evrak tanzim eden kişi olarak tanık sıfatıyla ifademizi alırdı ve bu formalitelerden bıkmıştık..... İki kişiyi silahla yaralamaktan veya belki öldürmeye teşebbüsten.... nasıl namuslu hareket etti?" diye sordum........ ifade vermekten kendi işimizden geri kalıyorduk.. Gerçekten çok değişmiş....___________________... Bunun üzerine.. yani ağır bir suçtan yargılandığı dava devam ederken. .............. beni iki şey kurtardı.... Ama çağrılmadım... kilo vermişti." dedi..... "Abi. Yanılmıyorsam bu olayın üzerinden yedi-sekiz. nasıl çıktın bu kadar kısa zamanda?" diye sordum..... tuttuğumuz her tutanaktan ve yaptığımız her işlemden dolayı mahkemeler daha sonra bizi çağırıp.. Oturdum.. o olaydan daha önce çıkmıştım.......

........ Ağır cezada onu savunan avukat da biliyordu. Öğrencilerin o tabancayı bulmasına imkân yok........." Bu ifade üzerine şahıs beraat etmiş....._ ........ Bu olayın gerçeğini bu kararı veren hâkimlerin hepsi de biliyordu............... bu şahsı soymak için yolda tabancamızı çektik.. Olayı itiraf eden öğrenci ise biraz daha hafif bir cezaya mahkum olmuş..... sanığıyla..... Bunu duyunca kanım dondu.. Bunu yapacak öğrencilerin daha önceden en az beşon tane soygunlarının olması gerekirdi.... Bu silah çok az sayıda insanda vardı. Bu korkunç bir olaydı......................... bu iki öğrencinin haksız yere zulüm görerek mahkum olması.. gündüz vakti mahallenin orta yerinde bu adamı soymaya kalkacaklar.. Suçlu olduğu çok aşikardı. Bölüm: Devlet dayanamadığını ve gerçeği anlatmak istediğini söylemiş.. 1980 yılında 161ı Barettayı..... Burada önemli olan sadece bu kişinin beraat etmesi. gerçek olma ihtimali bulunmayan bir beyan üzerine adam serbest bırakılmıştı. mahkemenin •anlatılanlar hayatın olağan akışına aykırıdır. bu 59 .. asıl önemli olan organize bir biçimde avukatıyla..... Ama mafyaydı... mahkemesiyle.. Silahı elimizden aldı ve boğuşurken silah patladı ve biz yaralandık.. Ama bu şahıs daha yiğit davrandı... Gerçeğin ne olduğu sorulduğunda şöyle anlatmış: "Bu kişinin boynundaki kolyesi ve bileğindeki altın künyesini görünce biz üç arkadaş gittik birlikte silah bulduk. O tarihte. Tüm bunlar unutulmuş. olay her şeyiyle belliydi.. Halbuki hukukta bir tabir vardı.... Hepsi.. babaydı. en aykırı şeyi de savunsa.. Davada rol alan.. Geldik....._________... hayatlarının karartılması da değil. öğrenciler nereden bulacak? Dahası akşama birkaç saat varken. 1 ... vicdanlarda derin yaralar açması gereken bu işi kabul etmiş ve bu olayı kabullenmişti......... mafyavari yöntemlerle işini ayarlaması değil.... Ben doğruyu itiraf ediyorum. Daha önce başka olayları vardı... Öğrencileri silahla vurmuştu.......... o mafya babasından başka kimse bulamazdı... ilgilenen herkes biliyordu.......___________________..... hâkimiyle hepsinin birlikte bu suçu işlemesiydı............... Ama tüm bunlara ve diğer iki öğrencinin aksi ifadelerine rağmen bu öğrencinin ifadesi üzerine bu şahıs beraat etmişti.......... İki öğrenci ise mahkum olmuşlar...........

..... Sonra avukatlar tarafından nasıl kurtuluruz diye formül aranıyor.... Demek ki insanlar her şeyin alenen belli olduğu.. Düşünün ki duruşma devam ederken..... Türkiye'deki hukuk savunucularmın durumu. kendini soymaya kalkan silahlı kişileri bertaraf eden yiğit bir adama dönüşmüştü. yanlış şeyler yapacaklardı.. inanamadım...___________________.. mafya babasına ceza verilmesi gerektiği ortaya çıkıyor...................... alan insanlar başka meselelerde benzer davranacaklar. Onların böyle bir olaya katılmamaları gerekirdi... polisi...... İnsanların nasıl böyle kötüleştiğini.. hem de iki çocuktan dayak yediği için silaha davranan bir korkaktan.. Bu kadar oyunu..... belki de daha fazla... haksızlık yapan. nasıl böyle şeytanlaş-tığını....... böyle karar veren vicdan başka olaylarda da aynen bunun gibi hastalıklı karar verecekti...... her delilin bulunduğu suçüstü halinde bile şeytani fikirleriyle bütün gerçeği ters yüz edebiliyorlardı ve bunu yapanlar arasında adalet sisteminde en yüce konumda bulunan ağır ceza mahkemesi ve hakkın savunucusu avukatlar yer alıyordu... 60 ......... asken._ ..... öğrencilerden bir tanesinin fakir ailesine para veriliyor... ama hâlâ üzülerek hatırlarım..... 1 ....... aynı tipin hukukçusu........._________.... Bu... Bu insan tipinin ülkede çoğaldığını zaman içerisinde gördük.. hatta bu olayda bilerek rol. para için insan satan ama bunu kimseye söyletmeyen kişiler olacaklardı... Bölüm: Devlet olamaz' diyerek bu karan vermemesi gerekirdi. saygın kişiler olarak göstermeye çalışacaklardı........ Ama mahkeme bu kararı vermişti. Dış dünyada ise her zaman kendilerini yüce değerleri savunan.. Bence daha önemlisi de bu olayda böyle davranan insan.. böyle bir şeytani akıl bulunuyor.... Bu olay üstünden sanırım 28 yıl geçti....... İşte Türkiye deki adalet sisteminin çalışma biçimi. bir taşla üç masumu vuran oyunu şeytan planlayamazdı................ Mafyacı yüzde yüz suçlu olduğu halde hem beraat etmiş............. başka hiç kurtuluşu yok... Türkiye'deki mafyanın gücü ve kabiliyetinin nerelere vardığının en güzel örneklerinden bir tanesiydi ve mutlaka bunun daha binlerce örneği vardı. Bu fakir ailenin çocuğu bu ifadeyi veriyor.... her şeyi ters yüz edebildiklerini gösteren örnek acı bir olaydı.............. Gerçeğinde ise vicdansız........

.... On-on beş askeriyle gelirdi.......... herkesin kaybolduğu....... yalnız kaldığım zamanlarda tek desteğim Namık Astsubay'dı........... Aslında sorun. Haliç'te Yaşayan Simonlar.. bir grup asker evi aramıştı.... ..... kenara çekildiği.. _ .... işimiz terör ve ideolojik olaylardı... cenaze merasimlerinde büyük olayların çıkma ihtimaline karşı......... bu kişilikte idi. hepsi kendi sahasında benzer davranışlar sergiliyordu... "Ama nasıl yapabilirsiniz?" dedim....... yeraltında kalan çok önemli yolsuzluk olaylarının olduğunu da fark ettik............... Laf açıldı ve Sivas'a tayini çıkan arkadaşım Namık Astsubay hakkında şöyle dedi: "Yeni tahkikatla onun ela def terini dürdüm.. Benim 61 ....... Namık Astsubay sıkıyönetim öncesi bütün olaylarda yanımda olan.... Bu olaylar üzerine yeni gelen bir Alay Komutanı göreve başlamıştı........._________.... Bir gün Emniyet....._..... Bayan polis memurları....... Bunun yanlış olduğunu......... Şubenin görevi gereği...... 1 .................Astsubayın......... Müdürü nün tertiplediği bir yemekte tesadüfen Alay Komutanı ile karsı karşıya oturuyorduk.............._ .. Namık ...... IVIaf yayla Kurtarılması Mersin'de görev yaparken çalıştığım 1....... Terör olayları lınca boş kalan zamanda yaptığımız tahkikatlarla.................... Onunla iyi bir diyalogumuz vardı.............___________________.... Bir sabah şubeye geldiğimde öğrendim ki Mersin'den başka bir ile ataması çıkan Alay Komutamrun evi sıkıyönetim görevlilerince aranıyordu... Terörün ve olayların artmasıyla birlikte herkesin kaçtığı dönemlerde........ o zamana kadar göremediğimiz.. Bu insanların adalet sistemi içerisindeki gücü hiç yabana atılır gibi değildi........... buna karşı çıktığımı söyledim. bana destek veren en yiğit Jandarma Astsubayı idi....... bu kişiliklerden nasıl kurtulacaktık.... Onun böyle bir olaya muhatap olması çok ağrıma gitmişti...... En ciddi desteği bana o verirdi.... Sıkıyönetimin ikinci yılı dolmuştu." Bir anda..... Bölüm: Devlet mühendisi....... Alay Komutanı ve yardımcısı daha önceki büyük rüşvet ve kaçakçılık olayından dolayı sıkıyönetim kuvvetleri tarafından gözaltına alınmıştı.... evrakını gönderdim.... bu tipte.. bugün tutuklaması çıktı.................................

. bu hâkim üzerinde kimin etkisi olur. 1 ....... Ama tüm ısrarımıza.. hatta bu adamı içeri alacağım.... ne olur ne olmaz. Çare aramaya başladık.... haber vermesem Sivas'ta tutuklanacak.. böyle ise hemen arkadaşınızın haberi olsun....._ . Oturduk........ O semtte bir otel var............. bütün ısrarlarımıza rağmen hâkim ikna olmuyordu..... Bundan emin olmak için avukatlar ve Emniyetteki tanıdıklar vasıtasıyla davaya bakacak olan hakimle görüşmeye başladık........ Hemen yemekten çıktım ve Sivas'ta... Yemek yemek ve eğlence için birtakım sanatçıların gelip gittiği lüks bir yer. Namık Astsubay cezaevine girmeden bir çare bulmamız gerekiyordu.... Bu kişi...... mafya olarak bilinen bir adam._________.... O zaman dediler ki bu hâkim üzerinde sözü geçebilecek bir kişi var. Avukatlar gıyabi tutuklama kararı çıktığı için mahkemeye çıkması gerektiğini. Namık ise biraz ters açıdan...." diyerek durumu anlattım... milliyetçi olarak tanınıyordu......." diyordu.. Bir başka ihtimal de hiç mahkemeye çıkmadan karara itiraz etmekti.. Hâkim......... İki üç gün uğraştık..... çok zor durumda kalacaktı.... oradan tutuklu olarak Mersin'e getirilecek. Bu şekilde kararın kaldırılması mümkündü ama kaldırılmama ihtimali de vardı.. "İvedi gelmen lazım. Onca görev yapmış birinin içeri alınması hoş olmazdı...." dedi... Neyse ikinci gün sabah erkenden Namık geldi..... Bölüm: Devlet oradaki görevlerim nedeniyle durumu bilen Albay Cengiz Katun -ki o da vatan millet duyguları gelişkin biriydi....... koruyun.......... "Ben mahkemeye gelmeden tutukluluğu kaldırmam. mahkemede ya tutuklanacağını ya da serbest bırakılacağını söylediler........ eğlenceye... Namık'ın durumunu bilen Şube Müdürümüz ve diğer arkadaşlarımızla birlikte Namık'a bir çözüm aramaya başladık ve tanıdık avukatlar bulduk.. kendi çapında kabadayı. Bizim 62 .. kim ne yapabilir diye düşündük...___________________...............itirazım üzerine...... tabii hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılmış....... kimin sözü geçer...... "Ben böyle bir olduğunu bilmiyordum.... görev yapan Namık Astsubayı aradım..... dünya görüşü olarak solcu bilinen biriydi... alkole merakı olan........ tüm görüşmelere rağmen hâkim isteğimizi kabul etmiyordu... Mersin'in batı kısmında daha çok otel ve restoranların olduğu semtte etkin biri.

.. bekçimizden..... mafya ne yapar.. Biz adamdan medet umarken. gücü nedir. size zahmet oldu...... siz emretseydiniz ben hemen gelirdim.......... bu adam ne yapabilir. otelciye karşı çok mahcup ve bağımlı... Bölüm: Devlet hâkim de sürekli buraya gidiyor.... "Aman nasıl olur ağabeylerim. Ama adam içeri girince._________......" diyerek aşırı bir saygı gösterisinde bulundu......... Şube Müdürümüzün aracı ile şahsı alıp getirdi. şoförlüğümüzü yapan polis Hasan bu kişileri tanıyordu.. bütün mafya babası bilinen tipler genellikle biraz sağcı milliyetçi bilindiklerinden terör polisine aşırı saygı duyuyorlardı. çok kolay ağabeyler. hiçbir şeyin bizi etkilemeyeceğini. hırsızlık gibi tüm suçlara bakan araştırma biriminde uzun süre çalışmış ve son zamanda bizim şubeye atanmış.. sıkıyönetimde oları etkimizi.. Otelci üzerinde en büyük etkiye sahip olan da bu kabadayı.. Adam... Geçmişte Asayiş Şubenin en aktif birimi olarak bilmen ve şimdiki cinayet.... siz bana araba göndermişsiniz.. Kabadayıyı bulursanız bu iş hallolur dediler.. o zaman kadar asayiş olaylarına hiç bakmadığımızdan kim mafya. çekingen ve abartılı saygılı hali.... Bir yandan merak etmememiz için bize çok güvence veriyordu.......... hatta.___________________........... 1 .. Polis Hasan... ama diğer yandan da adamın mahcup haline baktığımızda bu işin altından kalkacak gibi durmuyordu... "Eğer iş buysa... bu işi halledebilir mi diye sorduk... Şube Müdürümüz Ömer Ağabey şahsı arayıp kendisiyle görüşmek istediğimizi söyledi.. Biz 1._ .... Adam kabul etti. bizi bir kenara bırak....... Sonra adama durumu anlattık.. bilmiyoruz....... Bu adamı mutlaka bulmamız gerekiyordu... hemen hallederim. Mersin çapında etkili olan bu mafya babasının telefonunu buldu........ adamın bu mahcup....." dedi.. böyle biri bu işi nasıl başaracak şeklinde düşünmemize neden oldu...... operasyon ekiplerimizin kabiliyetini bildiklerinden hiç karşımıza çıkmıyorlar....... polisimizden bile çekinip ayağa kalkıyor............... kim baba... büyük bir mahcubiyet içinde.... Bu işi siz merak etmeyin........... gasp............. Fakat ertesi gün adam iş 63 .. lafını bile etmeyin.......... Şube polisi olarak hep terör işlerine baktığımız.. Onlar da bizim gücümüzü..

... biz de hiç hazırlık yapmadan hemen takibe katılmak üzere hızla hareket ettik.............. şube müdürlerinin ısrarını dinlemeyen hâkim maalesef o kabadayının ısrarını.... Daha şubeden yeni ayrılmıştık ki telsizden Karaduvar Mahallesi'nde bir bankanın soyulduğu haberi geldi.. Soyguncular orta boy ağaçlar ve kayalıklardan oluşan makilik..... bu kadar basit değildir ama benim açımdan bu. sorgu operasyon bürosu amiri olarak çalışıyordum............ Polis Akademisini o yıl yeni bitirip Mersin'e benim şubeye atanan komiser yardımcısı Adem'i de yanımıza almış araçla şehri geziyorduk._ . genelde bu sistem ve bu sistem içerisindeki insanların düşünce yapısı ve davranışlarının görülmesi açısından ibretlik bir olay olduğu için çok önemliydi........... sonra avukatlar müracaat etti ve Namık Astsubay'm tutuklaması kalktı... avukatlarının..... 1 ..... Mafyanın ve yandaşlarının etkisi küçük bir Anadolu ilinde böyle ise İstanbul.....___________________.... sonra yolun ilerde polis tarafından kesileceğini tahmin edip Toros Dağları istikametindeki köy yollarına saptı... Yani devletin görevlilerinin..... Belki bunun çok fazla örnekleri ve başka çok fazla teferruatları da vardır........ planı 64 ..... Soyguncuların kullandığı araç önce Tarsus İlçesi yoluna çıktı. ormanlık alana doğru kaçmaya başladılar..... Mersin Terörle Mücadelede. Ankara ve İzmir gibi büyük illerdeki durumu tahmin etmek güç değil........... PKK'hların Banka Soygunu 1980 yılı yazında._________... otelde temini basit şeyler uğruna tutuklamayı kaldırmıştı.............................. Arkadan gelen....... Bölüm: Devlet halloldu dedi. otelcinin isteğini kabul etmiş.... Orada bulunan polisler karakoldaki külüstür bir araçla kaçan soyguncuları takibe başlamıştı.. muhtemelen Temmuz ayı başında sabah saat 10 civarıydı.İTİ II € bütün Mersin'de bulunan ekipler o istikamete doğru yöneldiler. o zamanki adıyla 1...... Şubede. Bir süre ilerledikten sonra aracın gidemeyeceği yollara gelince soyguncular aracı terk ederek dağlara doğru yaya kaçmaya başladılar............. Anons Lİ z!vC_ ....................... amacımız ona biraz şehri tanıtmak ve bilgi vermekti....

." dedim. koşturmuş ne kadar polis varsa hepsi bu emeklerinin karşılığı olarak evlerine gitmemiş. o 65 ..... Soyguncuların araçta 4 kişi olduğu tahmin ediliyordu....... hatta kovalamaya katılan trafikçilerin tamamına yakını etrafımızı kalabalık bir halka şeklinde sarmışlardı........... yakalanan kişiyi sorgulamak üzere Mersin Emniyet Müdürlüğüne getirdik. Başta Emniyet Müdürü ve diğer Şube Müdürleri..... Onlar için PEKEKE hiçbir anlam ifade etmiyordu................. polisler arkada gelişigüzel bir arama ve kovalamaca başladı.......................... Tabii bu örgüt ismini o güne kadar hiç duymamış olan orada bulunan herkes... aramaya katılmış.. olağanın aksine hepsi birden şubeye çıkmışlardı. hangi örgütün adına soygun yaptınız?" oldu........ Helikopterle aynı arazide tarama ve uzaktan gözetleme faaliyetleri yapıldı ama şahısları bulmak çok zordu..... hakkında son bilgileri almıştım...... bölünen ve birleşen siyasi gruplar vs.. onlar da yardıma çağrılmıştı.. "Durun... O zamanki Mağazalar Karakolunun üstündeki Terör Şubesi koridoruna getirdik............... Bu arada kaçamayıp arkada kalan banka soygurıcularından bir tanesi silahı ile birlikte yakalandı. Jandarma da haberdar edilmiş...... Ben şahsa sorular sormaya başladım...... PKK dedi....._ ....... Bölüm: Devlet polis programı olmayan ve sadece telsiz anonslarını duyan ekiplerinin hepsi de peşlerinden aynı istikamette köy yoluna girdiler.. İlk soru.... karşısına da ben oturdum.......... adamın yalan söylediğini düşünerek doğruyu söyletmek için ona saldırmaya başladılar.... Bu kursta yeni örgütler. 1 . Daha doğrusu kendi tabiri ile PEKEKE.... amirleri olmak üzere..... O zaman Adana'da bulunan Sıkıyönetim Komutanlığından helikopter istenmişti... Adamı sorgulayacağım. "Hangi siyasi hareketin mensubusun. Soyguncular önde.. Orada anlatılanlardan bu örgütün yeni kurulduğunu. dağlara tırmanmış. ama bunu bir örgüt adına yaptığını söyleyip hangi örgüt/hareket olduğunu sorunca..___________________..... Adam önce konuşmak istemez gibi hareket etti..._________......... ama bu arada olayla ilgilenmiş.. bir-iki saat sonra helikopter geldi... diğerleri uzun aramalara rağmen bulunamadı..... Bu olaydan kısa bir süre önce Ankara'ya sorgulama kursu için çağrılmıştık... Şahsı bir sandalyeye oturttum... Birkaç saat süren bu harekâtın sonunda soyguncular arazide kayboldular..

öğrenmiyorduk ve Öğrenme isteğimiz de yoktu.. bence hâlâ da böyledir..uk........ şahıs anlatmaya başladı.......... Biz.... Aslında belki de en büyük çelişki veya güvenlik kuvvetlerinin bütün bu olaylarda başarılı olamamasının en büyük sebeplerinden biri de bence buydu...................... bu konuda çok da büyük ilerleme kaydedilmedi....... Örgütün adı ilk defa duyduğumuz bir kelime gibiydi......___________________..... Bu duruma yıllarca hep şahit oldum.......... Bölüm: Devlet zamana kadar Apocular veya Ulusal Kurtuluş Ordusu (UKO) diye bilinen örgütün ad değiştirerek PKK........ Yakaladığımız kişiden bazı bilgiler alsak da dikkatimi çeken şuydu: Hepimiz devletin güvenlik kuvvetleriydik. bu ideolojinin içinde ve bilincindeydi.... Daha sonra uzun sorgulamalar sonunda şahsın ifadelerinden diğer sanıklara ulaşmak......._________..... ilkokulu bile bitirmemiş olan karşımızdaki kişi bu.. Gerçi soyguna katılan şahısların büyük bir kısmı Adananın meşhur Dağaloğlu Mahallesinden gelmişti........... fakat okuryazarlığı zayıf. Arada 3 yıllık bir zaman vardı.... yani Kürdistan İşçi Partisi adını aldığını öğrenmiştim........... en azından onlara karşı operasyon yapma imkânlarımız oldu... Arada büyük bir orantısızlık ve büyük bir farklılık vardı..... Orası o dönemler bir ekibin kolayca gireceği bir yer değildi.... çoğumuz devletle ilgili her konuda bilgi sahibi olduğumuzu zannediyorduk..... bilmemiz gereken birçok şeyi bilmiyorduk ama o kişi çok az okuryazar olmasına rağmen ideolojik bir örgütün amacını biliyordu ve örgüte para bulma uğruna bir banka soyacak kadar bu ideolojiye inanmış............ Ama böyle bir örgütün adım bilmiyorduk. Bunların niçin banka soyduğunu anlayamiyord...... 1 .... büyük bir kısmımız yüksekokul veya lise mezunuyduk... daha sonra operasyona gittiysek de diğer kişileri yakalamak kolay olmadı. örgütün ne olduğunu biliyor. Karşı tarafı tanımıyorduk... Girilmesi zor olan ve o zamanki tabirle kurtarılmış bölgelerdi........ ama örgüt 1977'de kurulmuş ve 1980 yılında soygun olmuştu................. Örgütün amaç ve ideallerini kavrayarak bu.. amaç ve idealler doğrultusunda banka soyabiliyordu. Bu o zaman kadar Mersin'de çok duyulan bir örgüt değildi...._ . Acilciler Operasyonu 66 ....

....... "Ne olursunuz teyzeciğim........... ayrıca örgüt bayrağı bırakılmıştı..... eşi kapıyı açınca hâkimi sormuşlar..... 701i yılların örgüt mensuplarından biri olan Pınar Erdem. Bununla birlikte Türkiye'de yaşayan bir bir ağır ceza reisini....." diyerek iyice yaklaştı. "Evet kesinlikle bu......... ama ben devletin görevlisi olarak bu eylemlerin 67 ... dikkat edin. biri cinayet ve gasp gibi ağır suçlara bakan bi rinci kısım.. Bir gün ilginç bir olay oldu. Bu yıllarda Mersin merkezde siyasi olaylar meydana geliyordu...... Bu şubenin iki kısmı vardı....... Örgütlere girmiş genç insanlar ideolojik amaçları için siyasi eylem yapıyordu..." dedi.. Ben olay yerine gitmemiştim ama giden ekiplerin verdiği bilgilere göre olay yerinde bir şarjör düşürülmüş.... ortada hiçbir sebep yokken öldürebilmesi-ni aklım almıyordu................... hâkim olay yerinde ölmüş. Fakat bu olay...... bakın ben değilim... muhtemelen de kış aylarıydı. Kimi zaman eski olaylara karışmış bazı insanların da teşhisi gerekiyordu.. ama o kadar çok benziyorsun ki sen zannettim.... Bölüm: Devlet 1980 yılı.............. 1 .......... "Evet sen değilsin.. Olay şöyle gelişmiş: Kapı çalınmış.. Yaralı kadın yakından daha dikkatli baktığında...... önce bu kısımda göreve başlamıştım ama o zamanki kadrodaki görevli sayısının azlığı nedeniyle ciddi olan bütün olaylara bakıp koşturulabiliyordum..il isimli genç ve güzel bir kızı teşhis için götürmüştük........ hâkim kapıya gelince de makineli tüfekle ateş etmişlerdi......... diğeri ise hırsızlık ve dolandırıcılığa bakan ikinci kısımdı..... bu olaya anlam veremiyordum... bir daha bakın lütfen. biri kız olmak üzere üç kişi gelmişler.... Bu getirme götürme işlerine ben de birkaç defa katıldım... Neden öldürmüşlerdi? Kendimce olayı tam manasıyla kavramış değildim.... Beni ikinci kısma almışlardı.___________________................ Hâkimin yaralı eşi kızcağızı uzaktan görünce.._________...... tanıdım onu" dedi... O zaman bu olayla ilgili çizilen eşkale benzeyen kişiler yakalanıp teşhis için hâkimin yaralı olan eşine getiriliyordu.... Bir gün karakola gelirken ağır ceza reisinin saldırıya uğrayıp vurulduğu söylendi._ .... Mersin merkezde Asayiş Şubesinin hırsızlık masasına atanmıştım. eşi yaşlı kadıncağız ise ağır yaralanmıştı... fail hakkında bana bir fikir vermişti. Kız panikledi.

Bir gün günlük çalışmalara devam ederken Silifke'de bir banka soygunu haberi geldi ve bütün polis ekipleri ara binerek ellerindeki tüm imkânlarla olay yerine.........___________________.... 1997 yılında İstihbarat Daire Başkanlığındaki görevimden alınmamı talep eden dilekçeyi verip görevden alınıncaya kadar geçen tam 17 yıl boyunca sürdü.._________..... şimdiki adıyla Terörle Mücadele Şubesinde göreve başlamış oldum..... Bankayı soyan dört kişilik THKP-C Acilciler grubu üyeleri.. çatışma ve kovalamacalar çalışıyordum. yani sıradan görevlilere göre 3-4 kat daha yoğun . Bolum: Devlet................ uykum gelince yatıyor. Ayrıca birçok kişi mesainin büyük bölümünde basit devriye...... ben en yoğun sorgular.. Bu hizmette çok çalışanlar günde 8 saat._ . kavrayainiyorduk.... dürbünlü silah gibi malzemeleri toplayarak bir jiple yola çıkmıştık.......... soygundan sonra iki mensubundan silahlarını bırakıp sıradan yolcular gibi gitmelerini istemiş.... vatan haini....... bunlar anarşist......... bekleme tedbirleri vs.. Bu olay meydana geldikten bir müddet sonra ataklığım dolayısıyla beni 1...... Biri ilçe halkından olan diğer iki kişi Göksu Irmağı'na yakın bir bağ evinde kalmaya başlamışlar.. Biz biraz daha donanımlıydık.... Bu görev............ O zamanki cinayet masasının amiri rahmetli Natık Karadeniz ve ekibi bizden önce olay yerine varmıştı. operasyonlar....... Şubeye almışlardı. ile uğraşırken... İşte o zamanki adı ile birinci................ koruma..... Mesaim herkese göre iki kat fazla idi... çelik yelek.... Bölüm: Devlet niye yapıldığım anlayacak zaviyede bile değildim......... 68 ile örgüt dokümanlarını inceleyerek mesaimi geçiriyordum.... bazıları ise 12 saat çalışıyordu ama ben sabah uyanır uyanmaz göreve başlıyor........ rist... İlçe dışına gitmeleri istenen iki üye şüphe üzerine ilçe polisi tarafından yakalanmış ve soyulan banka görevlileri tarafında teşhis edilmişti.......... Benim gibi tüm meslektaşlarım da aynı seviyedeydi... terö1.. 1 ...... tekrar uyanınca çalışmaya devam ediyordum. Silifke'ye doğru gitmeye başladılar............. satılmış ve kandırılmışlar gibi beylik sözlerden ilerisini bilmiyor....

... Şahıslan sorguladık.....„......... hem de general rütbesindeki bir kişinin düğünü için bu iki terörist kız ve oğlanın Ankara'ya gittiğini 69 ......._____. biri çatışma anında polislerin veya arkadaşlarının ateşi ile vurulmuş....... Bunun üzerine kaç kişi olduklarını............. bir süre önce evlenen... Mersin'in yerlisi olan kadın militanla Hataylı bir erkek militan olduğunu öğrendik........_ . Bu arada hâkimi öldüren en önemli sanıklardan ikisinin......... Göksu bahar aylarında sert akardı....... ................. ............ Haliç'te Yaşayan Sımoniar.. Bu olayın il merkezinde duyulması üzerine bizler her şeyi alarak yola çıkmıştık.. Eve varılıp çatışma başladığında yakalanan soyguncu ile cinayet masası amiri başkomiser Natık Karadeniz vurulmuş.... suyu geçmeye kalkarken faillerden hücrenin lideri olan Recep boğulmuştu................... her tarafa bakıyorduk... Bölüm: Devlet Hemen akabinde bu kişiler ilçeye gelen cinayet masası görevlileri tarafında sorgulandıklarında diğer iki arkadaşlarının kaldıkları evi gösterebileceklerini söylemişlerdi................. ___.. Örgüt mensuplarının isim ve kimlikleri belirlenmeye başlandı.. bu olayın o zamanki adıyla Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi Acilciler örgütü tarafından yapıldığı anlaşıldı....... Şahsın verdiği bilgiler üzerine Hatay'dan bazı isimler getirildi... Bu şahsın tespit edilmesiyle birlikte hızla araştırmaya başladık ve o gün bu kişilerin bir düğüne gitmek üzere Ankara'ya gittikleri bilgisini aldık...... Yanılmıyorsam bir askerin...._________........ birinin cesedi bulunmuş ve diğeri kaçmıştı. 1 ............ silahlarının ne olduğunu........... cesedi bulundu....... Çatışma ile birlikte kaçan kişiler ırmağa doğru gitmişler ve Göksu Irmağı'nı geçerek arazide kaybolmaya çalışmışlardı.. Böylece iki fail sağ yakalanmış.....___________________........... daha doğrusu ideolojik örgütleri hiç bilmeyen cinayet masası aceleyle söz konusu eve doğru soygunculardan biriyle birlikte yola çıkmıştı..... bunun üzerine ekip panikleyince diğer sanıklar kaçmaya başlamışlardı... Olay yerine varınca hepimiz birden bütün araziyi aramaya başladık..... İlk yakalanan failler mahkemeye gönderildikten sonra devam eden araştırmalar sonucunda örgütle ilgili önemli bilgiler elde edilmeye başlandı......... Sağ yakalanan kişi getirilip sorgulanmaya başlandı......

bu kişileri sabah erken saatte daha otobüste iken yakalamış.. Ankara Emniyeti telefonumuz üzerine garaja gitmiş......... Biz gece yarısı süratle yola çıktık ve sabah erkenden Ankara'ya vardık..... Daha biz yola çıkmadan.. 1 ..... giderken onları da yanımıza almamızı istediler........ felsefe profesörlerine taş çıkartacak entelektüel birikime sahip.......... dayım dediği Sadi Sevük Paşa isimli yakın bir akrabası vardı.. Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda yaptığı araştırmada edindiği bilgiler tam teyit edilemedi..... Bölüm: Devlet öğrendik...... Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda...... banka soygununun... böyle bir general ve böyle bir üst rütbeli subay yoktu............. mesaj çekildi.. O akşam için hemen Ankara Emniyetine o zamanki kısıtlı imkânlarla telefonla bilgi verildi... Sonra 70 ..... daha önce soyulup da faili belli olmayan diğer banka soygunlarımn da bu örgüt mensuplarınca gerçekleştirildiğinin belirlenmesi üzerine..... çünkü onlar düğüne katılacaklardı. Doğrudan olay yerine gidecektik.. Ekipte..... Bunun üzerine sıkıyönetim görevlileri ile görüşmek ve daha temel bilgiler almak için Ankara Emniyet Müdürlüğünde buluşmaya karar verildi.. cinayet masasının iki polis memuruyla birlikte o zamanlar başkomiser. Hâkimin öldürülmesinin.......... operasyon hazırlığı yaparken ve yer tespitiyle uğraşırken oradaki görevliler... bir gariplik vardı..........._ ....._________... oluşturulan dört kişilik bir ekiple hemen Ankara'ya hareket ettik....... telefon benzeri cihaz bulunmadığından ve biz yola çıktığımız için m erkezimizle irtibatımız olmadığından dolayı bu bilgiden haberimiz yoktu....___________________.. Mersin'e bilgi vermişler ama o zamanlar telsiz............... Bu kişiler teröristti ve düğünde de eylem yapabilirlerdi. şu anda ise polis başmüfettişliğinden emekli olan................ Ankara Emniyet Müdürlüğüne vardığımızda......... Biz düğün ve düğün evi hakkında bilgileri aldıktan sonra.......... Örgüt mensuplarının düğününe katılacağı general rütbesindeki düğün sahibinin evi ve düğün yeri hakkında bilgi almak istedik. Meğer onlar bizim yakalamak için plan yaptığımız kişilermiş... dün bizim yaptığımız bildirim üzerine iki kişi yakaladıklarını söyleyerek.. Ankara'ya gidişin sıradan bir düğün olmayacağı veya normal düğünse bile örgütün eylemine dönüşebileceği ihtimalini dikkate almamız gerektiğine karar verdik.......... hâlâ en yakın dostum ve ağabeyim Nerrin Sarı vardı..

.. Epey yol alınca aracın arka koltukları dar olduğundan ve operasyon dolayısıyla son üç-dört gündür doğru dürüst uyuyamadığımdan çok rahatsız olmuştum. mola verelim..... "Yolda durmak yok.._________....._ ..... Yorgunluktan sabaha karşı uyumuşum..... her ihtiyacını gidersin........ Hiç durmadan Mersin'e gitmemiz gerekiyordu.. Dışarıda onunla dolaşmak istemiyordum......... çıktım.. Başkomiserimiz ve bir arkadaş........... onlar giderken uyandım.... onlar da tamam anlamında başlarıyla işaret verdiler. Hiç beklemememiz............ yolda durduğumuzda yandaşları sorun çıkarabilirdi. uykumuz kaçsın diyerek Pozantı'daki bir restorana girmişlerdi.. bir polis memuru ile ben.... Döndüğümde iki 71 ......... Bunun üzerine arkaya Nerrin Başkomiser.. bir çorba içip biraz dinlenelim. Makineli tüfeği de ben aldım. ortamıza iki sanığı alarak arkada.... dört de biz. hemen hareket edeceğiz" dedik. çünkü etrafta mola vermiş yolcu otobüsleri ve yolculardan oluşan küçük bir kalabalık vardı. Araçtan inerken elimdeki silahı arabada bıraktım........ 1 .... öne de ben geçtim...... Ben lavaboya gidip yüzümü yıkayarak uykumu açmaya çalıştım. hemen hareket etmemiz gerekiyordu. Bölüm: Devlet Ankara Emniyetine geldiğimizde yakalayacağımız kişilerin zaten yakalanmış olduğunu görünce operasyondan vazgeçtik ve sanıkları hemen alıp yola çıkmaya karar verdik.... İki sanık... toplam altı kişi... silah arabada takip edin diye işaret ettim......... takip ettiğimiz operasyon devam ediyordu......... O zamanlar çok güçlü silahlarımız da yoktu...... Ekip üyelerine. Pozantı'ya yaklaşınca hiç durmayalım diye anlaşmamıza rağmen şoför... Ayrıca bu kişiler çok tehlikeli insanlardı.... Çift şarjörü bantla sarılmış MP5 makineli tüfeği arabanın içerisine koydum ve bizim.... sıkış tıkış eski model bir Mercedes arabaya..... Aracın içinde biraz durduktan sonra.... aynı anda 64 mermi atabilecek imkâna sahiptik.... herkes hazırlıkları yapsın.... arkadaşlara...... MP5 iki şarjörü doldurup bantla ters yüz bağlamıştık... Pozantı'ya gelmiştik. elimizde bir tane makineli tüfeğimiz vardı..... baş-komiserimiz Ön tarafta oturmak üzere binip hareket ettik.. sanıkları da yanlarında götürüyorlardı.. Yola koyulduk......___________________... Bunun yanında kişisel silahlarımız da mevcuttu.................

.._....._ .... silahı aldınız mı?" diye sordum.. kelepçe vurmak ayıp olur demeleri üzerine Nerrin 72 ....... bir hafta bizim şubede kaldılar..... üzerinde çift şarjörleri dolu makineli tüfeğin yanındaydılar.. hepsi gayet sakinler..... Yanlarında da hiç kimse yoktu......... Arada gerçekten sadece yaş farkı vardı........................ cinayet masası da bunları o zaman Hatay'da yakalayıp (hâkimi vurunca Hatay'a.... o arada da polislerle samimi olmuşlardı. bizim arkadaşlara baktım. Bu kız da Pınar Erdemil'e benziyordu.. sevk edilecekken........ o zamana kadar en çok silahlı eylem yapan Acilciler örgütünün iki önemli sanığı........... Şahıslara baktım..... onları tanıdıklarını ve kelepçeye gerek olmadığını söylemişlerdi...... Ve sanıklar kelepçesizdi. Dolayısıyla sanıklar teşhis edilememiş.... Cinayet masası polisleri ile tanışıklıkları da şuradan kaynaklanıyordu. Çevrede olaylardan bihaber yüzlerce yolcu bulunuyordu.... bundan dolayı da önemsiyordum............ banka soymuş ve daha birçok olayın faili.... Ankara'da kızı gördüğümde katilin büyük ihtimalle o olduğunu düşündüm. hâkimin vurulması sonrasında ihbar olmuş.......... kelepçe vurmayalım..... teşhis olmayınca şubede bir hafta tutulduktan sonra serbest bırakılmışlardı....... "Sanıkları oraya gönderdiniz....... rın. çünkü hâkimin eşi kafili Pınar Erdemli isimli bir kişiye çok benzetmişti.._________..... biz bunları misafir ettik. Bölüm: Devlet sanığın arabanın arkasında oturduğunu gördüm... Bunun üzerine bu olayın doğru olduğuna kanaat getirdim.. 1 ... Önce polislerin benim makineli tüfeği arabanın önünden aldıklarını zannettim......... ama yanımızdaki cinayet masasının polisleri... oğlanın ailesinin yanına gitmiş gözüküyorlardı) teşhis için getirmişlerdi....___________________................. Almadıklarını söylediler. Biz de ise 5-7 mermisi olan basit silahlar vardı..... Bunların yanma vardım. Militanlar birkaç gün cinayet masasında sanık veya misafir gibi kalmışlar.. Ağır ceza reisini öldürmüş...... .. yaralı kadının öldüğü haberi alınmış......... yüz hatları ona çok benziyordu............ Sanıkları daha Ankara'da araca bindirirken onlara kelepçe takalım demiştim... fakat hâkimin yaralı eşi Ankara'ya sevk edildiği için sanıklar da teşhis için Ankara'ya.. ____.. Bu karı koca görünümündeki sanıklar hakkında. Fakat arkadaşlaHaliç'te Yaşayan Simonlar..........................

___________________....... karşı tarafça olağanüstü bir tedbir ve olağanüstü bir tuzak olarak algılanmış ve öyle görülmüştü.. Halbuki gerçekten safça ve tedbirsizlikle silahı oraya bırakmıştık ve alıp kullansaiardı bugün bu kitap yapılamayabilir........ inerken silahı boşalttın. bilinmiyordu.... Hiç hissettirmeyin............... Hiçbir şey olmamış gibi panik yapmaksızın uygun şekilde arabaya bindik ve hep beraber Mersin'e döndük..._ .. Daha sonra şahısları sorgularken bu olayı da onlara sordum....... kendinizi koruma bahanesiyle bizi vurup öldürecektiniz..... En azından bir ikimizi öldürüp kaçabilirlerdiniz..... o yüzden silahı almadık..... paniğe kapılmayın...." Yani bizim arkadaşların saflığı..... Şimdi ellerinde kelepçe olmayan ve çok iyi silah kullanabilen iki kişi arabanın içerisinde ve önlerinde çift şarjörü takılmış bir makineli tüfek vardı..... Buna benzer olayları 73 ... Bizi öldürmek için bir senaryo kurdunuz........ Biz ise karşılarında dört kişi ve hiçbir şekilde onlara.... bu silahı kullansalar çok zorda kalabilirdik.......... Korktuğumu düşündürecek şeyler her zaman beni rahatsız etmiştir............... bu yüzden her türlü riski göz alarak içlerinde bu kişilerin katil olabileceklerine en çok inanan ben olmama rağmen zanlılara kelepçe takmamıştık......... telafisi mümkün olmayan olaylar çıkabilirdi.. Ben polislerin yanlarına vardım.. İdeolojik örgüt... Ama diğer yandan polisimiz bu kişiler bizde bir hafta misafir kaldı..... Ayrıca etrafta birçok insan vardı..... nasıl düşünür vs........... Acilcilerin iki önemli militanıydı..._________...... Bölüm: Devlet Ağabey onlara kelepçe takmamış.. niye yapmadınız?" dedim....... demişti... yavaş yavaş arabaya yaklaşalım ve binip sessizce gidelim dedim.... Aslına bakarsak bu insanlar hâkimin katili.... siyasi örgüt ne demek. onlara kelepçe takarsak çok ayıp olur gibi düşünceler içindelerdi... biz takarsak korkuyor derler... îşte bizim bu kadar saf ve tedbirsiz oluşumuz. Bu işlere bulaşmış insanlarsınız... "Neden önünüzde makineli tüfek dururken alıp kaçmadınız. onlara çok alıştık......... onlar tarafından çok büyük şeytani bir plan zannedilmişti.. Biz silahı elimize alsaydık... karşı koyma şansına sahip değildik... Numaranızı yutmadık. Erkek olan bana şöyle dedi: "Ben enayi miyim? Sen o silahı oraya bilerek bıraktın..... 1 ..... Arabadan en son sen inmiştin.

... taşlarım garip karşılarken... ve olayları diğer meslek Haliç'te Yaşayan Simonlar............. paradan beş kuruş almamıştı..... banka soygununda para alma diye bir amaç ve mantıklarının olamayacağım bilmiyorduk..........___________________....... ben hangi örgütün bunu yapmış olabileceğini tahmin edebiliyor...... Militan para almadığını söyleyince... "Mutlaka almış sındır............. sadece birlikte oldukları diğer militan arkadaşlarının adını vermek istemiyorlardı... Bölüm: Devlet polis teşkilatı ve benzeri güçler çok yaptılar. hatta bazıları için geç kaimmiş eylemler olduğunu tahmin edebiliyordum.. "O zaman bankayı babanın hayrı için mi soydun?" deyince günlerce yorulmuş.. en saf polis amiri olan Ömer Ağabey.._________. Şube Müdürümüz ona banka soygununda ne kadar para aldığını sordu........... örgütün isteği üzerine Hatay'dan Mersin'e geldiğini.. En garip eylem............_ ........... 1 .... eylemleri hiç de garip karşılamıyor..... çok yaptık daha doğrusu.......................... Bu arada dünyanın belki de en temiz................ O da almadığı yönünde ısrar ediyordu... bu şahıs tüm risklere katlanarak banka soygununa katılmış ama................ banka soygunundan bir gün sonra tekrar Hatay'a gittiğini anlatınca. kimin ne rol oynadığını öğrenmeye çalışıyorduk. bizim gibi insanlar için manalı olmayan eylemlerin örgüt mensupları için makul.... ne kadar aldın.. Gece geç saatlere kadar Cumhuriyet Savcısı Yusuf Bey._.. Çünkü biz karşımızdaki insanları ve onların zihinsel yapılarını._.............. Ama asıl tuhafı şuydu: Bize göre bankayı soyan kişilerin parayı bölüşmeleri gerekiyordu......... Pek çok olayın hangi örgüt tarafından 74 .... söyle" diye ısrar ettik... hangi olaya kimin katıldığını. Şube Müdürümüz ve tüm amirler sanıkları sorguluyor... Militanların iç dünyasını ve inançlarım öğrenmem epey zaman almıştı......... o zaman banka soygununa niye katılmıştı... Bir ara bir militan... Militanlar olayları saklamıyorlardı...... güçlerini ve niteliklerini anlamak ve idrak etmekten çok uzaktık.... biz ideolojik örgüt içinde militanların inanç ve idealleri için fedakarlık yaptıklarını..............._....... sinirleri bozulmuş ekip üyesi herkes epey gülmüştük. ama sonunda artık onlar gibi düşünüp onlar gibi hissetmeyi başardım... Bu farklılığı soruşturma boyunca her zaman görmek mümkün oluyordu.

... saklamalarını vermemelerini sıkı sıkı tembih ediyor.. Bu kadar ısrar etmesi üzerine kardeşinin eşi de.. O zamanlar Mersin'den Kıbrıs'a ve oradan da Suriye'nin Lazkiye İli'ne düzenli gemi seferleri vardı. bazı görüşmelerde bulunmak üzere bir eve girdi.. Bunun üzerine bu kişiler işkilleniyor................... Beş kiloluk marmelat kutusunu açınca......... yoktu......... Olayı nasıl ve neresinden başlayarak anlatacağını bilemediğini söyledi....... içerisinde orijinal susturucusu olan ve Fransız onlusu denen namlusunda susturucu 75 ... Hibe alınan eski model bir Mercedes 1e Şube Müdürümüz Ömer Bey ve ben onun tarif ettiği Mersin Yeni Mahalleye gittik...... kendisinin Kıbrıs'ta gemiyi kaçırdığını... İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto 1982 yılında Mersin'de görev yaparken bir gece Şube Müdürümüz arayıp acele toplanmamız gerektiğini söyledi....... eve getiriyor........ şoförle ben beklemeye başladık. Mersin'deki kardeşinin Türk eşini telefonla arayarak... gemide kendilerine hediye olarak aldığı bir kutu marmelat oiduğ bu kutuyu tlaka gemiden alması gerektiğini... Bölüm: Devlet yanılır yapılmış olduğu konusundaki tahminlerimde çok az olmuştum........ 1 .. bunlarla beraber hareket eden bir grup insan evde toplanıp marmelat kutusunu açıyorlar........ Eve birtakım insanlar girip çıkıyordu ama Müdürümüz bir türlü çıkmıyordu...... Gemi ile Suriye Lazkiye'den yola çıkıp Kıbrıs üzerinden Mersin'e gelecek olan Suriye asıllı bir kişi. ancak haftada bir veya iki defa da Mersin-Kıbrıs-Lazkiye ve Lazkiye -Kıbrıs-Mersin şeklinde seferler oluyordu.... saat 24'e doğru müdürümüz geldi..... gümrükte çalışan insanlarla yakın diyalogu olan görevliler aracılığıyla gidip gemideki o marmelat kutusunu alıp.... bana kısaca olayı özetledi................... Daha sonra şahıs tekrar telefonla arıyor ve kutunun alındığını öğrenince güvenli hem bir çok yerde seviniyor hem de ve kutuyu kimseye açmamalarım.................... O araçtan indi._________......... Kısa süre sonra şubeye geldik...... O zamanlar makam aracı vs.....___________________..... marmeladın kayboİmamasını özellikle ısrarla tembih ediyordu..... Her gün feribot Kıbrıs'a gidip geliyor.. Artık sabırsızlanmaya başlamıştık.._ ...........

......65 mmlik mermi olduğunu görüyorlar......._________.1 Müslimin (Müslüman Kardeşler) isimli Suriye'deki rejim muhalifi bir grubun birçok eyleme karışan üst düzey militanları........__....._........ O gümrük müdürü de bizim müdürümüzün yakını olduğu için....... Evdeki örgüt mensubu kişiler zaten eskiden beri Halit Musto'nun devletin ajanı olduğundan şüphelendiklerinden.............. İhvan............ Bir kısmı da başka ülkelerde bulunuyormuş......... onun öldürülmesi için plan yapmaya başlıyorlar..... Ancak öldürme işi konuşulmaya başlanınca... gelen kişinin kendilerine eylem yapmak üzere geldiğini anlayarak._ .... Tüm bu kişiler....„_....... marmelat kutusunu alan ev sahibesi korkuyor.... O anda evde..........................___________________. Evde bulunan diğer kişiler de Suriye'deki örgütün mensubuydu........ Marmelat kutusunu gönderen ev sahibinin kardeşi ise Suriye Muhaberatının gizli ajanı olan Halit Musto'ydu ve Mersin'de ağabeyi ile irtibatlı diğer İhvancıları öldürmek üzere geliyordu.... Bu insanlar Suriye'de birtakım olaylara ve faaliyetlere karıştıkları için ülkeden kaçmış ve Türkiye'ye sığınmışlardı... Haliç'te Yaşayan Sımonlar. bir sıkıntı çıkar başım belaya girer düşüncesiyle gümrük müdürüne olayı anlatıp silahı söylüyor.......... bir susturucu ve bir kutu 7......... şimdiki adıyla Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevini yürütmüş. Biz olayı biraz daha deşince pek çok bilgiye ulaştık..... silah ortaya çıkınca her şeyi anlamışlardı.......... Suriye'den kaçarak Irak tarafından verilen farklı belgelerle Mersin'de kalıyorlardı..... O zamanki Emniyet Müdürümüz... eski adıyla Önemli İşler Daire Başkanlığı................. Bu amaçla silah ve susturucu getiriyordu ancak Kıbrıs'ta gemiyi kaçırınca planı bozulmuştu....-.. Biz bu olayın teferruatını o zaman çok öğrenememiştik ama gelecek olan kişinin hakkında bilgi sahibi olduk.... Suriye'den kaçmış ve birbirleriyle irtibatlı olan 5-6 kişi.._... 1 .....____..... Bölüm: Devlet takmak için vida açılmış bir tabanca.......... 76 ...... Suriye'deki rejim muhalifi Müslüman Kardeşler teşkilatının önemli üyeleriydi... rnüdürümüzü arayıp bilgi veriyor ve biz durumdan haberdar oluyoruz... Hatta bazıları Arapça bilen Türk kızlarla evlenerek Türkiye'de kolayca ikamet ediyordu ve ev sahibi kadın da böyle biriydi...

................. Bunların ifadelerini aldık. Şahsı takibe aldık ve eve gittiğinde fazla zaman geçirmeden şahsı alıp Emniyet Müdürlüğüne getirdik. Örgüt üyelerinin bir kısmı yaralanmış. askeri birliklere saldırılar..... İşin özetini anladıktan sonra Halit Musto'yu ve Müslüman Kardeşler teşkilatına üye olan Türkiye'deki diğer kişileri de çeşitli baskınlarla yakaladık.......... o zamanki askeri 77 ........ Adamı sorgulamaya başladık... bunları uzaktan izliyordu..... olağanüstü tedbirler aldık......___________________......... tamamen Irak tarafından desteklenen ve Suriye rejimine muhalif bir gruptu. teferruatını öğrenmeye çalıştık.. Bölüm: Devlet Ortadoğu kökenli örgütler konusunda uzman sayılacak bir isim olan Mustafa Yiğit'ti. pasaportlarını. Türk İstihbaratı da belli oranda bilgi sahibiydi... 1 .... Gördük ki Suriye'de rejim muhalifi olan Müslüman Kardeşler teşkilatı çok ciddi örgütlenmiş.... Olay Emniyet Müdürüme genel hatlarıyla müdürümüz Ömer Bey tarafından anlatıldıktan sonra. belgelerini........ Tabii böyle bir olayın adli işleme nasıl konu edileceği... tanzim ediyordu. Bu kişilerin çoğunun evlilikler yaparak belli oranda Mersin'de kümelendiklerini ve akrabalarının yanında kaldıklarını tespit ettik... vs. daha sonra deşifre olan ve ağır suçlardan arananlar Suriye devletinin yakalanan kişilere uyguladığı ağır tedbirlerden dolayı ülkeden kaçmışlar............. bir kısmı muhtelif olaylara karışmış......... Yani bu örgüt............ o zaman Irak rejimi Suriye ile düşman olduğundan bu insanları her açıdan destekliyordu............. Onun anlatımlarından olayın ne olduğunu..._________.... Hepsinin üzerinde Irak pasaportu ve vatandaşlık belgesi vardı..._ . çatışmalar... Bu arada onu dinlerken diğer kişiler hakkında da bilgi sahibi olmaya başladık........ sahte belgeleri ve diğer evrakları aldık............... Tabii ilk defa böyle bir olayla karşılaştığımız için iki kişinin yapabileceği bir olayı.. Sabah gemi limana gelirken.... Böylece örgüt hakkında epey bir bilgi sahibi olduk.......... Saddam rejimi bu örgüt mensuplarına maaş veriyor..... bombalama olayları gibi yüzlerce eylem gerçekleştirmiş.. biz yüzlerce insanla tedbir alarak yapmıştık.. o zamanki Sıkıyönetim Komutanı ile MİT Mersin Şubesine de bilgi verildi... Üzerlerinden çıkan Irak'tan verilmiş pasaportları.......

....... gelirse mutlaka bilgi vermeleri gerektiğini. Bu kaçışın sıradan olamayacağını... Bunun üzerine ben ve arkadaşlarım adamın gidebileceği her yeri aramaya başladık........ Onu tanıyan ve gidebileceği herkesi dolaşıyor... Bulunduğu evdeki ev sahiplerini de ikna ederek onu banyo yaparken yakaladık................... Bir gün istihbarat......___________________.. mucizevi bir çalışmayla şahsın yerini belirledik................ Bölüm: Devlet yönetimin süreçten haberdar edildikten sonra vereceği talimata bağlıydı. O gece nöbette olan İstihbarat şubesindeki arkadaşlarımız da çok zorda kalmışlardı............. Şube personeli başında duruyordu. Haliç'te Yaşayan Simonlar.... Bu sıfatı itibariyle de özel işlem yapılması gerekiyordu.. bir gün bizim 1. bu yüzden işleri kolaydı..._ .....................____.. Zaman geçtikçe................... 1 ....... görevlilerle bu kişi arasındaki samimiyet ve güvenin artması ve nasıl olsa bir yer bilmiyor......... Başka bir ülkeden Türkiye'ye eyleme gönderilmişti... Dolayısıyla bu süreç çok uzun bir süreyi kapsadı. Emniyet İstihbarat Şubesine ait lojman görünümlü olan binada bekletmeye aldık. Ne yapıp ne edip adamın bulunması gerekiyordu..................... bir yere kaçamaz düşüncesi ile tedbirlerin yavaş yavaş gevşediğini........ Emniyet Müdürümüz geçmişte İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış..... ama Halit Musto konum itibarıyla biraz daha farklı bir kişiydi... Müslüman Kardeşler örgütü mensupları Irak vatandaşı gözüküyorlardı..................___................. Tabii bu şahsın içeriden veya dışarıdan hiçbir yardım almadan kaçmasına inanmamıştık... dünyayı ve olayları tanıyan biriydi. bu konularda birikimli ve oldukça yetenekli......_____...... İkinci günün sonunda inanılmaz..._________. bir kısmı İstihbaratta olan görevlilerle.... Şahsı normal karakol yerine İstihbarat şubesinde bir kısmı bizim şubemizden. ona yardım ederlerse çok ciddi bir suç işlemiş olacaklarını söyleyerek bir yandan onları korkutuyor bir yandan da itimatlannı kazanacak konuşmalar yapıyorduk.. 78 .... bir gece görevlilerin uyumasını fırsat bilen Halit Musto nun da kelepçelerini gevşeterek binanın ikinci katından atlayıp kaçtığını Öğrendik.. Suriye ile irtibatlı birilerinin yardımıyla gerçekleştiği gibi inanılmaz teoriler üretmeye başladı...

.. Bölüm: Devlet Kimse yakalanacağına inanmıyordu.. Ancak Türk vatandaşları ile evli olan ve bundan dolayı kanunen hudut dışı edilemeyen kişilerin ülkede kalmasına müsaade edildi.. Zaten hiçbir eylem de yapmamıştı.. Bu kişileri sanırım altı aya yakın bir süre tutmak mecburiyetinde kaldık.. Aradan yıllar geçti.... Diğer İhvan-ı Müslimin üyeleri ise Irak vatandaşlık belgeleri olması ve Irak'a gitmek istemeleri üzerine Irak'a hudut dışı edildiler.. bir Türk ile 79 ..... yakalama umudu olmayan bir casusu iki günde yakalamak ayrı bir başarıydı.......... 1 ..... hiçbir şeyden yılma yan..... Türk kanunlarına göre hiçbir suç işlememelerine rağmen bu kişilerin hepsini hudut dışı etti....... Tesadüfen orada..... Daha sonra görev dolayısıyla Hatay'a gittiğimde İhvan-ı Müslimin örgütünün oradaki varlığını da gördüm..........___________________..... Herkes Mersin Emniyetinin ve İstihbaratın itibarını kurtardığımızı söylüyordu....... Ama bu olayda Suriye'deki rejim muhaliflerinin Irak tarafından nasıl desteklendiğini...... Türkiye yıllarca İhvancıları desteklediği iddiası ile Suriye tarafından suçlandı...._ ................ hatta bundan dolayı Suriye'nin de PKK'yı desteklediği söylendi..... Şahsın sorgusu uzunca bir zaman sürdü..... tüm siyasi olay...... Daha sonra hapisten çıkınca Suriye'ye iade edildiğini tahmin ediyorum. operasyon ve sorguları yapan........... Zaten Mersin'in en iyi ekibiydik... Fakat kaçan... ama biz ikinci gün şahsı yakalamıştık..... Buradaki Arap asıllı vatandaşlarımızın çokluğu ve Suriye ile ilişkilerin kolaylığı gibi nedenlerle Suriye'den kaçanların Hatay'da yaşamaya başladıklarını gözlemledim......... Sonunda Halit Musto tabanca ve silahtan adli işlem gördü ve diğer işlemlerin büyük bir kısmı o zamanki genel güvenlik politikası gereği fazlaca resmi evraklara yansımadı ve şahıs o haliyle mahkemeye gönderildi.... Fakat Türkiye (hem de askeri yönetim zamanında) İhvancıları desteklemedi. her olayı çözen bir ekiptik..... bir ülkenin başka bir ülkenin iç işiyle ilgili olarak nasıl bu kadar güç sarf ettiğini...... sonra yapılacak işlemler konusunda Ankara'nın bilgi vermesi aylar süren uzun bir süreci kapsadı..._________........................... ikisi arasındaki bu çekişmeyi çok net görmüştük...... Suriye ile aramızdaki anlaşmalara bağlı olarak hareket edilmiş olabilir......... Bu tabii bizim oradaki itibarımızı çok artırmıştı..

......._ ........... af çıkararak............ 1 . Bunun üzerine İhvancıları n büyük bir çoğunluğu ülkelerine dönmüşler........ şehirlerde isyan çıkarma gibi büyük eylemleri gerçekleştirebilecek güce ulaşmıştı.. Aradan geçen zaman içerisinde Suriye'nin çok değiştiğini... akrabalarına ve yakınlarına eskiden gösterdiği sert tutumu göstermemeye başlamıştı.. yurtdışına kaçan kişilerin aileleriyle irtibata geçerek onların da affedildiğini. akrabalarıma harcırah vererek yanıma gönderdi......... 19801i yıllarda.. bütün Müslüman Kardeşler örgütü üyelerinin affedildiğini.._________..... Tabu bu karşılaşma.. bomba yüklü araçlarla askeri karargahları patlatma.... şartıyla yıllarda serbest Suriye'ye bir daha bir karışmamak kalacağımı gittiğimde. Bugün İhvan-ı Müslimin örgütü Suriye'de varlığını hâlâ 80 ....... bunlarla ilgili özel af çıktığını. Daha Suriye'ye sonraki dönebileceğimi... İhvan -1 Müslimin örgütü sorununu baskı ve şiddetle çözememişti. ama sistemi yumuşatarak......... Halil Musto olayından on sene sonraydı.... baskıcı tutumlardan vazgeçip demokratik adımlar atarak sorununu kısmen çözmüştü....... örgüte ve taraftarlarına yönelik bu kadar baskıya rağmen sorunun halledilemeyeceğini görmüş ve sonunda özel yasalarla rejimi yumuşatarak olayların önüne geçebilmişti................" yararlanarak olaya dedi.............. ülkeye dönmeleri yönünde çağrıda bulunulduğunu öğrendim........ bana pasaport getirdiler........___________________...... Devlet bu örgütü bastırabilmek için Hama ve Humus göze almıştı.......... Af yasasından herhangi bildirdiler.. Suriye gibi bir ülke bütün rejim muhaliflerim ülkesine davet etmişti... Konuştuğum kişi.. bu kişilerin büyük bir kısmı da affedilmişti... Suriye........... Kapsamlı bir af çıkarmış...... rejimin yumuşadığını. Suriye'deki İhvan-1 Müslimin teşkilatı.. rejim muhaliflerinin ailelerine....... "Devlet.. Ama zaman içerisinde devlet. Çok az kişi yurtdışında kalmıştı. 90 veya 91 yıllarmdaydı... Bölüm: Devlet evlenerek kanunen ikamet hakkı elde eden bu örgütün ileri gelenlerinden bir tanesiyle tanışma imkânım oldu ve onunla biraz konuştuk........ Hama'da uçaklarla bombalanan bazı binaların yıkıntılarının hâlâ durduğunu gördüm.

._ . Bu kadar çok olay ve eylem yapan bir teşkilatın yavaş yavaş söndüğünü görüyoruz... Suriye'nin Türkiye'de -özellikle Mardin bölgesinde... Ama bu.............. rejimin baskıcı tutumundan vazgeçip yumuşaması. zamana ve çağa uygun olmayan bir yönetim anlayışının hüküm sürmesidir........................... ibret almaya değer örnek bir olaydı... Dış güçler sadece bunu kullanmak... örgütün yaşaması için yeterli değildi........ topluma demokratik haklar tanıması gerekir...... hepsine maaş veriyor. bunun karşılığını vermek istedik. ama bu ülkelerde bir grup yaratamadık veya bir eylemsel faaliyete dönüştüremedik... huzursuzluklar. ülkemize yönelik terör faaliyetlerinin merkezinde yer aldığını veya PKK yi desteklediğini açıkça bildiğimiz Suriye'ye... Bu demektir ki bu tür olayların.. 1 ............ PKK ya yönelik çalışmalar sırasında.. eylemlerin....................... 81 ..... Suriye'deki İh vanaları Irak destekliyor. halkın taleplerinin karşılanmaması. tüm ihtiyaçlarını karşılıyordu....... o ülkenin kendi içerisindeki çelişkiler. örgütlerin susturulması için şiddet değil.... Geçmişte ülkemize zarar verdiğini..... Daha doğrusu 901ı yıllardan sonra hiç duymadık..... bunu tahrik etmek derecesinde faydalanabilir. yoksa bu olayları yoktan yaratma imkânları bulunmamaktadır. Benzeri durumlar birçok ülke için de söylenebilir.... ama hemen hemen hiçbir olayını duymuyoruz.... Örgüt ülke içindeki koşullar nedeniyle kurulmuş ve yine ülke içindeki koşulların iyileştirilmesiyle Irak'ın her türlü desteğine rağmen varlığını de Sonraki yıllarda...... yönetim ve idari yapısındaki bozukluklar.. O açıdan Türkiye'de üretilen komplo teorilerinin de temeli ve mantığı doğru değildir.. Bölüm: Devlet devam ettiriyor mu bilmiyorum....İhvana bilinen bazı kişileri dolaylı yöntemlerle PKK ya öldürttüğünü teslim olan samimi PKKlı itirafçılardan duymuştum. terörün ve büyük olayların asıl sebebi... bir ülke içerisinde meydana gelen kargaşanın._________.. Bu açık olarak göstermektedir ki........... Yunanistan'a ve benzeri ülkelere karşı biz de Türkiye olarak her halde birçok şey yapmak........................... Suriye gibi bir ülkenin bile bu sorunu bu yolla halletmesi..___________________.

. O günlerde o kanunlar çok doğru gözüküyordu. diğerini fabrikasında ve gerektiğinde arabasında kullanmaya başlamış. 1 ..... Ama bugün bu kanunların ve suç kabul edilen eylemlerin yalnızca bugünün kurallarına göre değil.. hatta hapse atılabilir. bu kanunları uygulamak için polisler ciddi çalışıyor..___________________................. onay beklendiği yıllardı............. 1980 yılında.. Şimdi ilkokula giden çocuklar.... Evet...... kimde yakalanırsa gözaltına alınır.............. Çok eski değil.......... Birini evinde.... diğeri ise fabrikasında ve gerektiğinde şehir içerisinde yaklaşık 2-3 kmlik bir alan içinde kullanılabilen iki tane telsiz telefon almış.... Araçların hava filtreleri içerisinde. hem de ciddi suçlardandı.. savcılar ve mahkemeler mesai sarf ediyordu.. telsiz kanununa muhalefetten tutuklamışlardı..... Evde 82 ....................... O zamanlar her isteyenin PTT'd en hemen telefon almasının mümkün olmadığı.... dağdaki çoban bile cep telefonu kullanıyor.. acil telefon bağlatmak için Ulaştırma Bakanlığından torpil.... O yıllarda dolar veya başka bir yabancı para taşımak suçtu. bir tanesi evi ve bahçesinde yaklaşık 50 metre çapında bir alanda....... İnceleme bahanesi ile mahkeme bitene kadar telefonları ben alıp iş yerinde ve arabamızda kullanmıştım..... sıraya yazılıp yıllarca bekledikten sonra bir telefonun çıktığı. işi gereği gittiği Uzakdoğu'dan. telefonlarına da el konulmuştu.... yabancı menşeli sigara satan çocuklan yakalamak ve yabancı sigara satışına mani olmak ve ayrıca Kuzey Kıbrıs'a giden ve yanlarında yabancı para bulunduran kişileri yakalamaktı..._ ............ motorların muhtelif yerlerinde hep dolar yakalanırdı.... Yine 1980 yılı ve öncesinde Mersinde mali polisin en önemli işlerinden biri........ İhbar üzerine evine ve işyerine kablosuz telefon alan fabrikatörü.. hatta 1983'e kadar Türkiye'de döviz taşımak. Bölüm: Devlet Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı Mersin ili Tarsus ilçesinde fabrika sahibi bir kişi................._________. o günün kurallarına göre de ne kadar saçma suçlar olduğu anlaşılıyor........ 1980 yılında bugün herkesin evinde bulunan kablosuz telefon kullanmaktan bir fabrikatör tutuklanmıştı... yabancı sigara taşımak ve satmak suçtu. dövize de el konulurdu....... kablosuz telefon bulundurmak..

.......................... diğer günlük hayatı düzenleyen kuralları durup bir düşünmemiz gerekir. Daha da önemlisi suçlar çok düşünülüp ciddi incelemeler sonunda konan kurallardır........___________________.... ehliyet sınavlarına giren trafik polislerinin...._________.. 1 . Kurallarımızı çağdaş dünya değerleri ile kıyaslamadan sadece alışkanlık olduğu ya da gelenek haline getirdiğimiz için doğru kabul etmek yanlıştır...... O zaman böyle bir operasyonu ancak terör şubesi ve biz yapacak kapasitedeydik..... hassasiyet gösterilerek oluşturulan bu kurallarda bu kadar hata ve çağ dişilik oluyorsa......... O zamanki İstihbarat birimi Emniyet Müdürü'ne ehliyetlerde büyük yolsuzluk olduğunu. karayolcuların ve şoförler cemiyetinin para alarak insanlara ehliyet verdiklerini söylemişler ve yaptıkları çalışmalarda da para alarak ehliyet veren görevlilerle irtibatı olan kişiler bulmuşlardı.... gözaltına almış ve mahkemeye sevk etmiştik........ gelmişti......... illegal örgüt olayları azalmca başka olaylara bakmaya zamanımız olmuştu.. Bu kişiye bir elemanlarını yaklaştırıp belli miktar para vererek......... Ben 83 Şehirde genel bir düzen hâkim olmuştu..._ ............... Galiba 1983 yılı idi............ Hem de çok miktarda..... Fakat asıl önemli olan.................... Bunların büyük kısmı tutuklanarak Sıkıyönetim Mahkemelerinde yargılanıyorlardı................ terör olayları veya.... ehliyet sınavını kazandırma sözü almışlardı. dolar taşımanın kime zararı vardı...... sigaranın yerlisi ile yabancısı arasında fark neydi? Bu türden eski saçma yasaklara daha birçok örnek verilebilir. Emniyet Müdürü üzerinden bana geldiler... Bölüm: Devlet rahat ve konforlu bir şekilde telefonla konuşmak niye suç olurdu... bugün de bize çok doğru gözüken ama aslında anlamsız ve saçma yasaklarımızın hâlâ olmasıdır........ Üzerinde bu kadar çok inceleme yapılarak.... sıkıyönetimin verdiği havayla da hemen hemen hiç olay olmaz hale .... Ehliyet Yolsuzluğu 12 Eylül İhtilali olduktan sonra olaylara karışan tüm örgüt mensuplarını veya terör olaylarına karışan bütün tarafları büyük oranda yakalamış.....

................ çok düşük puanlar almışlardı. dürüstlük abidesi komiser Şükran Tamer olmak üzere iki dürüst komiserin haricinde Şoförler Cemiyetinin..... Bizim bildiğimiz kişinin dışında başkaları da vardır. İçlerinden biri İstihbaratın ayarladığı kişiydi.. Terör örgütleri üzerine yaptığımız operasyon ve tahkikatlar nedeniyle epey deneyim kazanmıştık.. ehliyet sınavına girip kazanan kişileri tekrar yeni bir sınava almaya karar verdim. rüşvet verdiklerini itiraf ettiler..... Beş on dakika önce sınavı geçmiş olan 6 kişiden yanlış hatırlamıyorsam 5 tanesi sorulara hiç cevap verememiş...... bunun sebebi nedir?" diye sorduk...... Bu insanların hepsine aynı sorularla... aynı zaman aralığında................. Bir kişi polis memuruydu.... onları da ortaya çıkarmalıyız diye düşündüm......... Bölüm: Devlet olayı inceledim.............. büyük bir kısmı da daha sonra ceza aldı..........._________... durumun varlığına inanılmayan il yoktu. 1 ... o zaten belliydi........... ama bunu önlemeye yönelik o güne kadar ciddi hiçbir faaliyette bulunulmamıştı..___________________...... Ama burada önemli olan şuydu. Olay günü ehliyet sınavına giren yaklaşık 40 kişi dağılmayıp.. aynı şekilde tekrar sınav yaptık.... Daha sonra bu tahkikatı büyüttük... aynı salonda. ona görev nedeniyle galiba bir kolaylık sağlamışlardı...... Belki 84 . Bunun üzerine bu kişileri çağırıp.. biri sınıf arkadaşım...... Bir plan yaptım.... "İlk sınavda 80-90 puan almanıza rağmen şimdi aynı sorularda 10 puan bile alamıyorsunuz..._ .......... Mahkeme bir kısmım tutukladı. Öğrendiğimiz kadarıyla para veren kişilere komisyon üyeleri sınavda soruların cevaplarını gizlice veriyorlardı. Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesinin ve Karayollarının ehliyet sınavlarında görevli tüm memurlarını rüşvet suçundan dolayı gözaltına aldık........ bu söylenti Türkiye'de o kadar yaygındı ki.... İnsanların etrafını tutarak kimsenin dışarı çıkmamasını sağladık... birazdan asılacak olan sınav sonuçlarının listesini bekliyorlardı...... Anlatın bakalım..... O tarihlerden bir-iki yıl öncesine kadar.... mademki böyle bir operasyon yapacağız.... Diğer iki kişi rüşvet veren kişilerdi... her sohbette konuşulan bir olaydı....... Yıllardan beri ehliyet komisyonlarının rüşvet alarak ehliyet verdiği söyleniyordu...

.. bunun da önemli olduğunu zannediyorum.................. Bölüm: Devlet İstihbaratın yaptığı faaliyet önemli bir şeydi ama en azından bizim yaptığımız gibi en basit haliyle sınavdan çıkan kişileri tekrar sınava tabi tutmak suretiyle kimin kopya çekerek veya rüşvet karşılığı sınavı geçtiği ortaya çıkarılabilir ve bu durum önlenebilirdi. Bu suretle hem ihracatlarını kolaylaştırıyorlar...... Belki direksiyon sınavlarında yine rüşvet alındı ama en azından yazılı sınavlarda istenirse para birçok almasının şeyin engellendiğini......... sanki bedelini peşin aldıkları mallarım (özellikle de canlı hayvan) Beyrut'a ihraç ediyorlar...... Bu kişiler....................... İhracat bedeli olarak gelen bu paralar banka hesaplarından çekilmeden çekilmiş gibi gösterilerek döviz alım bordosu imzalanıyor ve yeniden İstanbul'da başka adreslere havale ediliyordu....._ .._________.... yeter ki önemsensin veya o niyetle bir faaliyet gösterilsin..... Bu bir bakış açışıydı ve olayları önlemede yapılabileceğini göstermesi bakımından önemliydi................................ Neden çok basit olan bu yöntem bunca yıl yapılmaz................. 1 ... Bu şekilde trafiğin yazılı sınavlarında rüşvet olaylarının ciddi oranda önüne geçildi.......................... herkesin bildiği şekilde ehliyetler rüşvetle satılırdı? Altın Kaçakçılığı Davası Türkiye 'de bir zamanlar çok ciddi ses getirmiş.... hem de devletten vergi iadesi... Yaptığımız tahkikata göre birtakım insanlar yurtdışına önemli miktarda mal ihraç ediyor.. Bizim yaptığımız uygulama bile caydırıcı olmuştu.___________________......... sanki bu malın parasıymış gibi Türkiye'ye kendi adlarına döviz cinsinden para getiriyorlardı....... kur farkı adı altında birtakım fazladan paralar alıyorlardı... önce Sıkıyönetim Mahkemelerinde daha sonra Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılamasına devam edilmiş ve bugünün önemli simalarının adının karıştığı altın kaçakçılığı olayının takibatını ilk defa Mersin'de biz yapmıştık.. ihraç ettikleri hayvanların parası ise sonradan geliyordu... İşte böyle bir faaliyet esnasında Mersin'de canlı 85 ... Tabii İstanbul'da bu paraları getiren ve götüren insanlar da ayrı şeyler yapıyorlardı.. Bu olay örnek olması açısından anlamlıydı....

.. Hayvanlarının karşılığı diye imza atarak döviz alım bordosu almış........... Dava açamazdı veya açsa da elinde herhangi bir delil yoktu.....___________________..... Türkiye'den kaçırdıkları altınları İsviçre'de yüksek fiyattan satıyor... Şahsın verdiği bilgiler üzerine kamuoyunda daha sonra adı sıkça duyulan meşhur Nasrullah Ayan'm kardeşi Abdullah Ayan ve babasını..... Bununla birlikte parasını gerçekten almamıştı.. Lübnanlı Muhammet Şekerci ve benzeri insanlar birlikte Türkiye'den İsviçre'ye gizli altın ticareti/kaçakçılığı yapıyor. ama hayvanlarının karşılığı para gelmemiş. Biz bu kişiyi alıp dinledik. Şahsın ihracatı karşılığı alacağı para Lübnan'dan gelmiyordu ve alacağını peşin almış göründüğünden evrak üzerinde hakkını iddia edemiyordu........ Bu 86 ..... Bu olayın tahkikatının yapılması için bize getirdiler........... Şahıs uluslararası ticaret hukuku kurallarına göre parasını isteyemiyordu.. Bu ticarete aracılık yapan bir Türk ve etrafındaki insanlar şahsı dolandırmış gözüküyordu........ kâr elde etmek istiyorlardı.. kişinin anlattıklarını uzunca bir süre anlamakta ve algılamakta zorluk çektik... Bölüm: Devlet hayvan ihracatı yapan bir kişi yurtdışından bu şekilde büyük miktarda para getirmiş........ Aynı dönemde Türkiye'de altın fiyatları düşük........ Bu apayrı bir sahaydı ve olayı kavramakta zorlanıyorduk. 1 ...... Fakat işin içinde bir garipliğin olduğu görülüyordu....... paralan Türkiye'ye getirip tekrar düşük fiyattan altın alarak yeniden yurtdışına çıkarıyorlardı...... özel kuralları vardı..... İhracatla ilgili bir olaydı.... yurtdışında yüksekti.... kendine ait terminolojisi...................... Burada şöyle bir manzara gözüküyordu: o dönemde yurtdışında yaşayan Nasrullah Ayan.. özel tabirleri.... o zamanlar Güneydoğu İhracatçılar Birliği Başkam Hadi Doğanı ve başka birçok ihracatçı grubunun başkanını gözaltına aldık.._________.. çünkü parası daha önce peşin gelmiş gözüküyordu................................... Mallarının karşılığı olarak gelen para banka havalesiyle İstanbul'a gönderilmişti......... Ama bu paralan Türkiye'ye getirirken de yeniden kullanmak... Şahıs daha sonra hayvanlarını Beyrut'a göndermiş.... ama paraya hiç do-kunmaksızm İstanbul'da belli kişilerin adına havale etmiş.... Lübnan'daki alıcılar da onun Mersin'deki arkadaşlarının yakınları idi.._ .

. Bir iddiaya göre...._________.... Bu işi yapan dört bankanın genel müdürlerinin bu durum hakkında bilgisi vardı. Kim ihracat yapacak... havale yapabiliyorlardı... İsviçre'den Türkiye'ye istedikleri firma adına istenen iş karşılığı gönderilmiş gibi göstererek............. bankada para çekilmiş gibi imza atılıyor ama para asla çekilmeden tekrar İstanbul'daki belirli adreslere havale ediliyordu...... Bu işlemler cok büyük rakamlardan oluşuyordu. bankalarla görüştükçe doğru çıkmaya başladı..... kâğıt üzerinde öyle gösteriliyordu. hangi firmanın veya şahsın ihtiyacı varsa o kişiler adına havale gönderiyorlardı......._ .. bankalarda paralar çekilmiş gözüküyordu... olayın gerçek boyutunun ne olduğunu anladıktan sonra durum hakkında sıkıyönetim yetkililerine verilmek üzere bir rapor hazırladık.................... Bizim gördüğümüz kadarıyla Mersin'e gelmiş gözüken para için bankaya gidiliyor........... aslında çekilme ve yatırılma yoktu... çekilen miktardaki para aynı kişi tarafından tekrar İstanbul'daki belli adreslere havale ediliyordu.......... en küçüğü birkaç yüz bin dolardı............... Milyon dolar civarındaki bir paranın sürekli olarak döndüğünü görüyorduk................. dört bankanın Genel Müdürü o zamanki Ekonomi ve Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Turgut Özal'ın zımni müsaadesiyle bu işi yapıyorlardı.. 1 . şahıslar bu durumu ifadelerinde anlattılar.............. ticari tabirle prefinansman döviz havalesi şeklinde Türkiye'ye ihracatçı kişiler adına gönderiyorlardı.......... ama........ Sanıkların anlatımlarına ve olayın oluş biçimine göre başka türlü olmasına da zaten imkân yoktu....... Araştırmaya başladık... Tabii bu olayları belli bir şekilde toparlayıp..... Başta inanamadığımız bu olaylar..___________________. 12 Eylül'den sonra uluslararası ilişkilerde önemli sıkıntılar yaşanıyordu.. İstanbul'daki gizli altın ihracatçıları adına hareket ettiği söylenen kişilere (o zamanlar özellikle Berber Yaşarin adı çok meşhurdu... Bu şekilde gelen para gerçek sahiplerine....... onun adamlarına) tekrar havale ediliyordu. Tüm bu işlemlerle ilgili belgeleri bankalardan istedik... Bölüm: Devlet paraları Türkiye 'ye sokmak için sanki Türkiye'den ihracat yapan kişilerin ihraç ettikleri malların bedeliymiş gibi.... ......... Demokratik ülkeler 87 askeri yönetimi tanımıyor.

............... 88 .........___________________........... diğer taraftan malların gerçek karşılığı olarak yurtdışından gelen para kadar ihracat yapmış oluyorlardı................... Türkiye'ye döviz gelsin diye bu koşullar altında altın kaçakçılığına dolaylı olarak göz yummuşHaliç'te Yaşayan Sımonlar . yurtiçinde altını ucuza alıp kaçak yollarla yurtdışına çıkarıyor.._________............................... Türkiye'den çıkan altının parasını............................................ 1 ..... Bu işlem karşılığında devletten vergi iadesi adı altında para alıyorlardı...... çünkü onlar da bu paralar geldikten sonra sanki mallan peşin satmış gibi o dönemde geçerli olan bütün kambiyo işlemlerini kolaylıkla atlatıyor........ Yani altıncılar paranın dönüşünü de değerlendirmiş oluyorlardı........ Bölüm: Devlet ekonomik ve siyasi ilişki geliştirmiyor................................... özellikle sanayi ürünleri ihraç eden firmaların/holdinglerin de benzeri işlemleri yaptıklarını tespit ettik............. .. yardım yapmıyorlardı.......... Bu suretle gösterilen paralar üzerinden yüzde on oranında komisyon alıyorlardı..... sanki Türkiye'den ihraç edilecek bir malın bedeli................................. Diğer taraftan ithalat yapabilmek için acil dövize ihtiyaç duyulmaktaydı.. Canlı hayvan ihracatçılarıyla ilgili olayı soruştururken aslında başka tür mal ihraç eden............ prefinans-man döviz havalesi olarak çeşitli ihracatçılar adına getirtiyorlar........... on beş-yirmi bin TL vergi iadesi alacakken 30-40 bin TL vergi iadesi alıyorlardı.............. çoğu zaman bu rakamlar malın % 15 -20'sıni buluyordu...... evrak üzerinde böyle gösteriyorlardı..... tu.... Ayrıca ihracatın yapıldığı tarih ile paranın geldiği tarih arasındaki kur farkı ne kadar yükselmişse (o zamanlar hatırlanırsa enflasyon döneminde kurlar sürekli artış halindeydi} bu fark da tahsil ediliyordu.............. Ayrıca fatura üzerinde malın fiyatlarını istedikleri gibi yüksek tutuyorlardı....... Böylece yüz bin TL değerindeki malı iki yüz bin TL değerinde göstererek................ orada satıyorlar ve karşılığını döviz olarak Türkiye'ye havale ediyorlardı................................... paralarım peşin almış gözüktüklerinden mallarını çok rahat ihraç edebiliyorlardı..... sadece devlet zarara uğruyordu.._ . Altın kaçakçıları........ Bu işlemlerden herkes kâr ediyor......... ... Turgut özal.......... İhracatçılar da kazançlıydı....... Üstelik bir taraftan altın kaçakçılığından gelen para.....

.___________________... Bölüm: Devlet Yurtdışında farklı kaynaklardan (işçi dövizi gibi) buldukları dövizleri kendi ihraç ettikleri malın bedeli olarak göstermekteydiler..... orada boş bir araziye döküyorlardı.................... 300 milyon dolardan fazla ihracat yapana %25 oranında teşvik primi veriliyordu....................... Yani ihraç bedeli olarak 5 lira gösterdikleri 50 kuruşluk terlik için en az 1 lira vergi iadesi alıyorlardı... anlattıklarına göre sanayi mallarında yüksek vergi iadesi ve yüksek ihracat rakamlarında kademeli vergi iadesi uygulamasından yararlanmak için plastik terlik gibi bazı çok ucuz malların fiyatlarını bile çok yüksek (örneğin 1 liralık malı 5 lira) fiyatlardan gösteriyorlardı.......... planlanmadan alınmış olan bazı kararların yeni yolsuzluk türlerine davetiye çıkarttığım gördük.... 250 bin dolar teşvik alıyordu. Hatta o kadar ileri gitmislerdi ki.................... 1-30 milyon dolar ihracat yapana %15 oranında............ aynı miktar ihracat gerçekleştirip bunu büyük bir holding üzerinden yapmış gösteren orta çaplı başka bir ihracatçı...... Bu teşvik uygulaması öyle ölçüsüz bir hale gelmişti ki sanayi mamulü ihracatçıları vergi iadesinden aldıkları paraların karşılığı olarak ihracat......._ . O Dönemde geçerli olan ihracatta vergi iadesi teşviklerinden yaralanmak için ihraç ettikleri malların ticari fiyatını birkaç kat fazla gösteriyorlardı. Bunun karşılığında devletten yüksek gösterdikleri ihracat bedelleri için çok ciddi miktarda vergi iadesi alıyorlardı.... mallarının değerini iki-üc kat fazla gösterip devletten daha büyük oranda vergi iadesi almaya başlamışlardı........ İhtiyaç fazlası terlikleri ucuz fiyattan alıp... Böylece bedavadan para kazanıyorlar ama ülkenin milli serveti sokağa atılıyordu. bu sistemde söz gelimi 1 milyon dolara kadar ihracat yapan şirketlere ihracat miktarlarının % 10 oranında... 30 milyon dolardan fazla ihracat yapana % 20 oranında....... 1 ............ Devlet ihracatı teşvik etmek ve büyük ihracat şirketlerini desteklemek için kademeli vergi iadesi sistemini uygulamaya koymuştu........... Bu konuda tahkikat yaparken ihracatın teşvik edilmesi adına iyi düşünülmeden............ Namuslu insanlar 1 milyon dolar mal ihraç edip % 10 vergi iadesi ile 100 bin dolar vergi iadesi ahyorken. Bunun 50 bin dolarını hiçbir iş 89 ........_________.ihracat işlemlerini gerçekleştirdikten sonra kamyonlara yükleyerek Irak'a götürüp...............

.. Bölüm: Devlet yapmayan sadece üzerinden ihracat yapılmış gözüken büyük holding alıyor..... mal dahi satmaksızm otomatik olarak devletten para alıyorlardı... Bu düşük faizli krediler ihracatçının durumunu avantajlı hale getirirken...... Türkiye'nin tüm üretimi on birim olan narenciye için yirmi birimlik ihracat 90 da kısa sürede yolsuzluklara davetiye çıkarmaya .......... Tüm bu süreçlerde öğrendiğim birçok şey beni derinden yaralıyordu... askeri yönetim olduğu için dünyadan destek alamıyordu... Örneğin. Onların anlatımına göre devlet ihracatı teşvik için bankalar aracılığı ile düşük faizli ihracat kredisi veriyordu............ Turgut Özal devletin döviz sıkıntısına çözüm olarak farklı politikalar uygulamaya koymuş ama bu politikalar başlamıştı........_________.... Bu şekilde içte ve dışta dürüst hareket edene karşı haksız rekabet ortamı doğuyordu..___________________...... geri kalan 200 bin dolar vergi iadesi de ihracat yapan şirkete kalıyordu.... İhracatı teşvik için verilen ölçüsüz krediler iyi hesaplana-madığı için amaçlananın aksi sonuçlar doğuruyordu.. İhracatta teşvik amacıyla iyi hesaplanmadan alınan kararlar yüzünden..........................._ .... Böylece küçük ihracatçılar tüm ihracatlarını büyük firmalar üzerinden gösterip devletten almaya hak ettiklerinden daha fazlasını kazanıyor.................... Bu üç ay içinde onlarla samimiyeti ilerletip............... büyük ihracat firmaları ise hiçbir iş yapmaksızın...... usulüne uygun davranan tüccar da usulsüzlük yapmaya mecbur oluyordu...... ayrıca kambiyo hukukuna göre de başka cezalar alıyorlardı..... aksi takdirde fiyat rekabetinde rakibine yeniliyordu.......... bu konudaki sorunları bize anlatırlarsa yukarıya rapor edeceğimizi söyleyince yapılan usulsüzlükleri anlatmaya başlıyorlardı..... her şeyi birkaç kuruşluk menfaatleri ölçeğinde gören bazı ihracatçılar tarafından ülke mallarının dünya piyasasında değer ve pazar yitirmesine sebep olunuyordu.. Bu durumu gören... kredi almasına rağmen ihracat yapamayanların kredileri üzerinde cezalı olarak normal faiz işletiliyor.. Gözaltına aldığımız ihracatçıları zamanın hukukuna göre üç ay gözaltında tutabiliyorduk........... Devletin dövize ihtiyacı vardı... Ölçüsüz ve hesapsız verilen bu teşvikler ülkenin zararına dönüşüyordu............ 1 ....

.... Rekabet o kadar şiddetlenmişti ki bir önceki yıla göre dış satım fiyatları yarı yarıya inerken....... Bu ise iç ve dış piyasalarda rekabeti şiddetlendiriyordu..... Bu konularda en ince topladığımız bilgiler üzerine raporlarımızı hazırladık......... dört bankanın Genel Müdürü ve Berber Yaşar in ve hatta dolaylı olarak Turgut Özal'ın ad mm geçtiği dava uzunca bir süre devam etti. incelik ve hassasiyet gösterilmeyince zıddına dönüşüyordu.....___________________. Daha sonra............. Yıllarca sadece terör faaliyetleriyle uğraşıyorum.. diğer yandan da kendisi içeride daha yüksek fiyatla ürün almak zorunda kalıyordu.......... sonra dış piyasada göre da malı için fiyatları bu Anlatılanlara ülkemizdeki tüccarların durumunu bilen alıcı ülkeler (özellikle Rusya).... Bu iddiaların algılanması ve mahkemelerce kıymetlendirilebil-mesi sanıyorum altı aya yakın sürdü... sıkıyönetim döneminde bunların hepsi altın kaçakçılığı davası olarak Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde birleştirildi........ Rus halkı ise daha düşük fiyata narenciye yiyordu.......... Oysa bu olayla ilgilenmeye başladıktan sonra iyi niyetle çıkanlmış kararnamelerin arkasına saklanarak birilerinin büyük vurgunları nasıl gerçekleştirdiğini. Cezalı hadde düşmemek için on birimlik ülke içi üretimi erken almak isteyen tüccarlar önce iç piyasada fiyatları yükseltiyorlar..... Bu raporlarda. her gün bir tüccarla pazarlık yapıyor ve her defasında fiyatları daha da düşünüyorlardı........._________..... biraz abartılı anlatılsa da gerçeklik payı çoktu..........._ ......... 1 . İlgili makamlara gönderdik......... Ama böyle büyük bir yolsuzluk olayının nasıl yapıldığını ilk defa bu olayda gördüm.. Bölüm: Devlet kredisi verilebiliyordu..... daha sonra zannediyorum çıkan af yasaları ile kapandı.......... ilk defa bu olayların çok 91 ...... Geniş bir yelpaze hakkında hileli bilgi toplamaya ve başladık..... düsürüyorlardı.... kullanılan yöntemleri yapılan yolsuzlukları ayrıntısına kadar yazdık... ülkeyi nasıl dolandırdığinı... İşte biz farklı firmaların yaptığı çok sayıda ihracat yolsuzluğunu ve devletten haksız yere para alma olaylarını tespit ettik..................... Böylece Türk halkı bir yandan vergileriyle toplanan parasını kaybediyor.... yurtiçi fiyatlar iki katma çıkabiliyordu.... devlet imkânlarını nasıl kötü kullandığını gördüm. Bu olay........ İyi niyetle alınan kararlar...

..........._________...___________________..... yanlış yapmaya........ Başka uygun yer olmayınca.... Kıbrıs'a günlük ve Suriye'ye ara sıra gemi seferlerinin bulunması gibi nedenlerle Mersin bölgesinde kaçakçılık faaliyetleri yoğundu....... alınacak en basit kararın bile inanılmaz derecede iyi hesaplanması.. sorgulamalar için kapalı spor salonunu vermişlerdi.. bir tek kelimeden bile bütün piyasanın etkilenebileceğine dikkat edilmesi gerektiğini fark etmiştim............ Daha önce de sorgu operasyonuna bakıyordum ama sorgulama ve nezaret için doğru dürüst bir yer yoktu...... devriye gezmek ve olayları önlemeye çalışmaktan sorgu ve operasyona yeterli zamanım olmuyordu.... Bölüm: Devlet daha önemli olduğunu.. birilerinin milyonları çalmasına neden müsaade edilirdi? Beş TL değerindeki bir malın çakamaması veya çalanı yakalaması için polis görevlendirilir ama milyonları çalanlar İçin hiçbir işlem yapılmaz.......... maliye....... savcılar.. Her tim belli örgütleri sorgulayacaktı... gözaltı süresi kısaydı....... Devlet makul karar alamaz mıydı? Ekonominin kuralları gereği eğer alınan kararlar makul ise bu kararları birilerinin kötü kullanmaması için diğer devlet kurumları (polis...... ihtilal olunca sıkıyönetim ilan edildi............... yolsuzluğa ittiğine şahit olmuştum........ Tam benim istediğim.. yapılan büyük yolsuzlukların ülkenin sosyal durumu açısından çok daha hayati olduğunu o zaman fark etmiştim ve bu şekilde hatalı bir biçimde çıkarılan teşvik kararnamelerinin sistemin içerisindeki insanları kolaylıkla kötü olmaya............ hazine..... 92 ... 1 . denetim elemanları) tedbir almaları için uyarı-lamaz mıydı? Bin lira için bazı insanların hayatlarının karartıl-dığı bir yerde...... Onlarla fiili mücadele sürdürmek........... Açıkçası.. örgütler sokakta aktifti............... çok yakın mesafede Kıbrıs'ın bulunması........ Mersin'in uzun bir deniz kıyısının olması......... Kaçakçılık olayları ihtilal öncesinde yoğundu.._ ....... en iyi yapacağım işti.. Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir MersinYieki siyasi sorgu ve operasyon biriminin amiri olduğum dönemde bana bağlı olarak çalışacak şekilde başında bir komiser yardımcısı ve dört memurdan oluşan dört ayrı sorgu ve operasyon timi kurmuştum.

........... Bir gün bu timin sorgu yaptığı askeri birliğin içindeki yerlerine gittim........ Hele uluslararası kaçakçılık çok daha fazla karşılıklı itimat istiyordu... Biz de en başından........ illeri Mersin...._ ...... bir ara tamam her şeyi anlatacağım dedi..... komutanlığı bölgesinde kaçakçılık yapan kişileri sorgulamak üzere asker ve polislerden oluşan bir tim kurulmuştu..... Şam'dan Arabistan'dan kervan yükleyip İstanbul'a götürür.. sıkıyönetim Kahramanmaraş..................... Tahkikatı derinleştirmek Gaziantep maksadıyla ve Adıyaman Adana..___________________. İçerde aranan ve pahalı olan............ Yemen'den..... birbirini tanıyan insanlar arasında olması gerekiyordu.............. 93 .......... Anladım ki bir anda kaçakçı olunmuyordu.. Bu tim Mersin bölgesinde yakalanan kaçak mallarla da irtibatı olan Mehmet Taner isminde Gaziantepli birini yakalamış ama şahsı konuşturamamaktaydı... Mehmet Taner'i sorgulamaya başladık.. ilk kaçakçılık faaliyetinden başla deyince.... oradan da ters istikamette ne para ederse onu taşırlarmış.... Tarsus'ta sahil istikametinden gelen orman içi yoldan ülkeye kaçak olarak sokulmuş 2 tır dolusu oyun kâğıdı yakalamışlardı........_________...... 1 .... deve kervanlarının yerini tırlar almış ama onlar yine aynı işi yapmışlar............. Bu time benden de adam istediklerinde.. dışarıda ucuz ne varsa onu getirip satıyorlarmış. İşin doğası bunu gerektiriyordu........... Tim elemanları başlarında yüzbaşı olduğu halde gelip bu şahsın sorgulanması konusunda benden yardım istediler. Kanunsuz ticarette karşılıklı olarak taraflar bizzat birbirlerini tanıması zorunludur. en iyi elemanım sayılan komiser Adem'i gönderdim....... sürekliliği olan her suç için geçerliydi ama kaçakçılık için daha da geçerliydi.. Zamanla sınırlar değişmiş.. Aslında bu.... Hileli alman bir malı veya bedeli ödenmiş ama teslim edilmemiş bir kaçak eşyayı mahkemede icra yoluyla istenemeyeceğine göre bu işin bu piyasada uzun süredir bulunan.... Bölüm: Devlet İdeolojik örgütlerin eylemlerini takip eden askeri birimler. benim atalarım kervancıymış... Mehmet Taner bu işin başlangıcı yok...... O günlerde oyun kâğıdı çok rağbet edilen bir kaçakçılık malzemesiydi......

..... bizim adamın soruşturmasını o yapıyormuş veya o soruşturma üzerinde etkin imiş...... bize yardım etsin. Son olayda ise bir tır dolusu oyun kağıdı yakalanmıştı. Bölüm: Devlet Antepli olduğum için büyük kaçakçıları ismen tanırdım ama Mehmet Taner bana hiç tanıdık gelmiyordu..... Bu anı gelişin sebebi bir iki dakika içinde belli oldu.... Senin adın soyadımı şanın nedir..... kendisine ne istiyorsa veririz demişler.. adamcağız bakmış rahat yok mecburen onlarla birlikte Mersin'e yanıma gelmiş..._________.... Bu adanı bizim için birkaç numara büyük.. "Siz kiminle konuştuğunuzu bilmiyorsunuz. bana Çello Mehmet derler.... bu adamın ve ailesinin kaçakçılık faaliyetlerini bilen birilerini bulmalısınız........... Mehmet Taner'in yakınları babamı bulmuşlar ve araya hatırlı kişileri koyarak ısrar etmişler.............. hiç beklediğim bir durum değildi.. Bu ifadelere dayanılarak çeşitli araştırmalar yapıldıysa da ciddi bir sonuç elde edilemedi... Bu adam sizin. 1 ......" dedi... benim soruşturma ile alakam konusunda epey şeyler anlatmışlar.............. Mehmet... yiğit ben değiştirdim.... sıkıyönetim öncesi bir defasında Gaziantep'te kendisine ait iki tır dolusu silah yakalanmıştı..._ .. sana ne derler..." diye sordum.." dedim.. Ama daha sonra baktım ki Mehmet Taner'in yaptığı ve birçoğu...... Bu olaydan birkaç gün sonra bir sabah erkenden babam eve geldi...... Aslında babam benim böyle bir şey yapmayacağımı 94 ... ailede herkes yılların büyük kaçakçıları...... Bir lakabı ile anılır......... Sorgulanan Mehmet Taner'e büyük kaçakçı deniyordu... 3.. Bu adam Antep bölgesinin en ünlü kaçakçısı.... o anda sorguda bulunanlara işaret ettim.... yani uluslararası kaçakçılık yapıyordu.....___________________. Taner ile biraz konuştuktan sonra ayrıldım..... bu sıradan biri kişi değil........ benim sorgulayacağım biri değil.. çok geniş bir ailenin üyesi. Onlara...... hemen dışarı çıktık ve yan odada toplandık.. benim istersem onu kurtarabileceğimi söylemişler. sorguyu durdurdum...... geçmiş zamanlarda gerçekleştirilmiş kaçakçılık eylemleri ile ilgili ifadesi alınmıştı.. Köydeki işleri dolayısıyla ancak yılda bir-iki defa evime gelebilen babamın ne zaman geleceğini çok önceden bilirdim. şahsın gözü bağlı olduğundan bizi görmüyordu....... Şahıs "Tabii efendim.........TH.... îlla git oğlunla konuş........ siz daha kiminle konuştuğunuzu bile bilmiyorsunuz.. Şahıs bu ismi söyleyince.

....... benim kim olduğumu bilmeyen bu kişi için bir defa sorguya katıldığımı çok az insan bilmesine rağmen kimliğim tespit edilmiş. 95 ................._ ..._________.. Hatırladığım kadarıyla sınavda herkesin tereddütsüz bileceği türden sorduğumuz....... Bu amaçla Diyarbakır'da bir hafta süreli eğitim programı planlanmıştı......... Ama büyük kaçakçılarda durum farklıymış. ailemi tespit edememişti....... Güneydoğu Anadolu Bölgesinde PKK'nın aktif olarak faaliyet gösterdiği illerde terörle mücadele biriminde görev yapan polislerdi............. Bu eğitim programının kursiyerleri....... hiç birinde kimse benim kim olduğumu............. Bu işle ilgimin olmadığını söyleyerek onu gönderdim.. Bu nedenle güvenlik kuvvetlerinin bölgeye gelmeden önce bölgedeki illegal bölge halkının gelenekleri ve değer ve yargıları.... devlet içinde kaçakçıların neler yapabileceğini görmüştüm................. Bir haftalık kursun sonunda kursu tamamlamak için sınav yapılması gerekiyordu....................... sistemi bilen.. ağır suçlular hakkında tahkikat yapmıştım. Parası olan.... 1 .. Biz de eğitim programına Ankara'dan gelen görevlilerle birlikte ders vermek için katılıyorduk. sıkıyönetim karargahında özel bir bölmede tutulan ve hiç kimseyle görüştürülmeyen... Bölüm: Devlet bilmesine ve bunu onlara söylemesine rağmen fazla ısrar üzerine geldiğini söyledi. devletin içinde adamı bulunan kişiler her yere ulaşabiliyordu. burada yaşanan olaylar ve PKK örgütü hakkında bilgi sahibi olmadığı görülmekteydi............ eylemleri militanları ve bölgenin aşiret yapısı hakkında bilgilendirilmeleri ve eğitilmeleri zorunluydu... ailem bulunmuş ve torpil olsun diye babam Mersin'e kadar getirilmişti.. aranan örgütlerin faaliyetleri....... DİYARBAKIR Güneydoğu'daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor Diyarbakır'da görev yaptığımız dönemlerde bölgeye ilk defa göreve gönderilen güvenlik kuvvetlerinin bölgede yaşayan halkla ilgili olarak.................... her polisin hemen cevap verebileceğine. Onca örgüt mensubu....___________________..........

Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapıyordum... örgüt öldürebilirdi.... ideolojisini... Çıkan netice.. anarşist..... ama bir açıdan da çok hayatiydi. Bu çocuklar kısa bir yargılamanın sonunda yaşları küçük olduğu için mahkemece serbest bırakılıyordu ama kendi köylerine de dönemiyorlardı. Yani kendi bölgelerinde aranan 3 PKKlınm ismini sayamıyorlardı.. hatta bu işlerin fiilen bizzat içinde olanlar hiçbir zaman bu örgütleri tanıyamadılar....... anlamak istemediler........................... kursiyerlerin yüzde doksanının bu soruların hiçbirini bilmediğiydi......... Küçük Ağa Yine bir anım var ki bu da çok keskin ve çok kanaat uyandıran bir örnek olaydı. Bu çocukların gidecek yerleri yoktu........ amaçlarını........ 2Abdullah Öcalan haricinde PKK'nın yöneticilerinden beş kişinin adını yazınız..........._________.................. Bunun yerine onları terörist.......... O zamanlar küçük yaşta kandırılarak PKK'ya katılmış 13-14 yaşlarında kendiliğinden teslim olarak itirafçı olmuş çocuklar vardı.. niçin illegal eylemlere yöneldiklerini anlamak ve sorgulamak istemiyoruz........ Belki bunlar çok önemli bilgiler değildi............. O dönem yayınlanmakta olan TV dizisi Küçük Ağa'dan etkilenerek Küçük Ağa dediğimiz içlerinden 14 96 ....... vatan haini olarak beylik tanımlamalarla geçiştiriyoruz. hedeflerini... Bugün bile bu örgütlerin ne için mücadele ettiklerini. 1 .. Aileleri çocuklarını sevse bile yanlarına alamazlardı...... Bölüm: Devlet daha doğrusu cevap vermesi gerektiğine inandığımız sorulardan bazıları şunlardı: 1... çünkü çalıştığı ve bu kadar ağır olayların yaşandığı bu bölgede mücadele ettiği gücün militanlarının isimlerini bile bilemezken örgütün arka planındaki teorisini...Bölgenizde/ilinizde aranan 3 PKK militanının adını sayınız...... Maalesef o bölgelerde çalışan görevliler... Örgütün yoğun olarak bulunduğu Here-kol Dağlarımın eteklerindeki Botan Bölgesi ride bulunan Besta Vadisi'ndeki köylerine gitmeleri çok zordu......... kavrayacak ve buna karşı faaliyet yürütebilecekti.... çoğu 15'ine gelmemişti...... PKK'nın içerisinde Abdullah Öcalan haricinde örgütü yöneten adamlardan 5 tanesinin ismini veremiyorlardı. anlayamadılar..... dağa çıkmasının altında yatan sebepleri nasıl anlayacak..._ ......___________________..

...... çıktı. O zamanlar 20-25 kişilik personeli olan 3 odadan ibaret İstihbarat Şubesinin tüm odalarını dolaşıp geldi. Gazeteyi bana gösterdi...... "Söyle bakalım........ Küçük Ağa odamda gazeteleri okurken "ben bunların yüzünden bu hallere geldim..... Bunun üzerine dedim ki "Küçük Ağa.." Küçük Ağa şubedeki tüm personele göstermek üzere gazeteyi alıp.......... Muhtemelen 1 Mayıs olaylarıyla ilgili gazete haberinin arka fonunda Marx... PKK kampında kaldığı dönemde militanların öğrettiği kadar biraz okuyabiliyor. bir müddet örgütle dağda gezmiş ve daha sonra kaçıp teslim olmuştu. O anda şubede 7-8 görevli vardı........................ 03k..." dedi....... Engels ve benin'in olduğu kızıl bayrağın fotoğrafını işaret ederek..... Başlangıçta daha iyi bir hayat vaadiyle örgüte katılmış..... örgütün Marksist olmasından bahsediyordu.._________.... Geceleri polis evinin bir odasında kendisi gibi bir iki kişiyle birlikte kalıyor.... "Benim başıma en çok belayı bunlar açtı" dedi...___________________...... 97 . Bölüm: Devlet yaşında olan bir tanesi bizim himayemizde kalmıştı............. Örgütte kaldığı süre tahminen 6 ayı geçmemişti... Sempatik bir çocuktu." dedim........ teröristlerin büyükbabalarıdır. onlara kızdığını söyledi. "Kimler bildi?" Küçük Ağa cevaben "Yalnızca bir kişi bildi........... Bir gün odamda oturmuş gazetelere bakıyordu... 1 .......... "Kim onlar?" diye sorunca "Marx...." diğerlerinin resimdekileri tanımadığını söyledi. etrafı temizleyerek bizim imkânlarımızla geçinmeye çalışıyordu.. hatta liderleridir... Bir başkası niye sorduğunu merak etmesi üzerine Küçük Ağa benim sordurduğumu söyleyince "Amir soruyorsa mutlaka bunlar solcu büyük adamlardır. neye kızıyorsun bakayım?" dedim... Sonra gel bana neticeyi anlat...._ ............ bunların yüzünden başıma bu kadar bela geldi" diye kendi kendine söylenmeye başladı....... SUI şubedeki herkese bu fotoğrafları göster ve bunların kim olduğunu sor. Hiç okula gitmemiş olmasına rağmen kırsalda.... biraz da fotoğraflara bakarak anlam çıkarıyordu Örgüt kendisine bir anlamda okuryazarlık öğretmişti. dediğini......... "Küçük Ağa ne var... Engels ve benin" diye cevapladı.......

........... 98 . ama karşılarındaki grubun ideolojik alt yapısını şekillendiren düşünür ve liderleri tanımıyorlardı.......... İşte mücadele ederken aramızdaki en önemli farklardan bir tanesi buydu. Biz de Diyarbakır Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü olarak 7...... PKK'nın yakın geleceğinin nasıl olabileceği ihtimalleri çizerine istihbari bir yorumu kapsayan bir analiz hazırlamamız gerekiyordu... Bizim de bu brifingin bir bölümünde bu bölgedeki bölücü faaliyetlerin..... Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı İstihbarat birimleri ile beraber çalışıyorduk ve dayanışma içerisindeydik.............___________________...... Buna karşın okuryazarlığı olmayan küçücük bir köylü çocuğu._ ._________. 1 . dağda gerilla savaşı sürdüren kişilerle mücadele edeceklerdi.... Y~d........ istihbarat toplayan....... bu olaylar aslında mücadele ettiğimiz grup ile kamu görevlilerinin durumunu görmemiz açısından çok önemliydi ve asıl dikkat edilmesi gereken konu buydu.... Bölüm: Devlet Burası istihbarat şubesiydi... bunlarla mücadelenin asıl büyük boyutunu bilmesi ve görmesi gereken kişilerin çalıştığı birimdi... hem de Herekol Dağı hm eteklerinde kalmış..... önümüzdeki günlerde Genelkurmay'dan bir askeri yetkilinin................ Birçok durumda beraber hareket ediyorduk......... muhtemelen Genelkurmay İstihbarat Başkanımın geleceğini ve denetleme yapılacağını öğrendik. Terör gruplarının her şeyini en iyi bilmesi gereken İstihbarat Şubesindeki polisler ve görevliler Marx'i.......... Buna benzer olayları hep yaşadım.. bu konuda kurs görmüşlerdi... bu............ Bu insanlar uzun süredir bu görevde bulunuyorlardı.......... Lenin'i ve Engels'i tanımıyordu.. yani terör örgütleri konusunda en iyi bilgiye sahip olması gereken.. O dönem sıkıyönetim vardı ve her şey sıkıyönetim komutanlığı emir ve koordinesinde yürüyordu...kırı Grsleceçjı JNfeşett Çriçek Zannederim 85 yılı sonu veya 86 yılı başlarıydı... dünya ve medeniyetle irtibatı olmamış bir bölgede yetişmiş bir çoban............... Bu insanlar.... örgüt tarafından verilen 4-5 aylık eğitimin ardından pek çok şeyle birlikte bu insanları da biliyordu.... Bu yetkiliye verilmek üzere brifing hazırlamak gerekiyordu..... Yine böyle bir zamanda Kolordu İstihbarat birimiyle beraber çalışma yaparken.............. Marx ve Lenin'in düşüncelerinden etkilenerek dağa çıkmış... unutulmaması gereken ve aradaki kalite farkını gösteren çok önemli bir olaydı..

PKK'nm yakın geleceğinin devletin yapacaklarına......____........ _............" Yazdığım soru kâğıdını şoförle gönderdim....._________.. "Arkadaşlar biz bu kişiye soralım....... bazı ekleme ve çıkarmaların yapılması için bize geri verdi ve tekrar aşağı indik..... dış ve iç dünyadaki gelişmelere bağlı olduğunu ve buna paralel olarak örgütün yapabileceklerini anlatan güzel bir metindi. Çiçek nezarethanenin deliğinden gelen ışıkla duvara koyduğu kâğıdın arkasına bizim sorumuza cevaben kısa ve hızlı bir şekilde bir sayfayı bulmayan bir metin yazarak vermişti........... 25-30 dakikayı geçmemişti ki geldi.............. bazı yerlerin değiştirilmesi....... bu soruya cevabım yazsın... o gün bize teslim olmuş Neşet Çiçek geldi.. bir yüzbaşı. Şoför gitti.. Beraber taslak bir metin hazırladık ve metni makul bir şekle getirdikten sonra Kolordu Kurmay Başkanıma çıkardık........... Bu arada aklıma örgütten kaçarak.... çok kısa bir süre içerisinde...._ .... 1 ....... yeni teslim olan Neşet Çiçek'e bir odada masa ve sandalye versinler.... u PKK hm yakın zamanda geleceği ne olabilir?" Şoförümüzü çağırdım............... Elinde soruyu yazdığım kâğıdı tutuyordu............" dedim........ ama dağ hayatından ve örgüt içerisinde olup bitenlerden............... katliamlardan rahatsız olunca teslim olmuş........... Bana 99 ...... Bölüm: Devlet Kolordu İstihbarat Şubesinde........... örgütten yeni geldi.... Çiçek öğretmenken 19701i yılların sonunda örgüte katılmış....... tahminimce örgütün içerisinde iyi sayılabilecek bir konumda bulunmuş...... Şahıs soruşturma yapılmak Emniyet 1.. alt katta metni düzeltmeye başladık... bundan aldığımız cevabı kullanalım...___.... Kurmay Başkanı metni okudu.._ .................... Şubeye getirilmişti ve o zamanki Emniyet Sorgu Bürosunda bulunuyordu. birimin komutanı bir yarbay.............. konuyu en iyi bilecek olan budur.......... Ben birkaç saat sonra cevabın geleceğini tahmin ediyordum...............___________________._____...... Hemen bir kâğıdın üzerine şu soruyu yazdım Haliç'te Yaşayan Sımonlar........................ ben ve yardımcım Emniyet Amiri Abdurrahman bu konuyla ilgili bir çalışma içerisindeydik......... bittiği zaman da bize haber etsinler biz aldırırız. Neşet Çiçek'in yazdığını okuduğumuz zaman metnin mükemmel olduğunu gördük.. dedim ki "bunu götür sorgudaki büro amirine ver........

............ yeni teslim olmuş bir PKK mensubuna sorduk.... bu insanlar çok okuyan." dedi......._________. Evet.. siz yazamazsınız... Alman İstihbarat birimleri BND (dış istihbarat)..... öğretim görevlisine yazdırdınız? Bana doğru söyleyin.... bu iş zor.... bu tahlili bu adam yapıyor...... Dedik ki "Efendim bizden istediğiniz brifing notumuz..... çok yazan... Kolordu Komutanı rahmetli Kaya Yazgan Paşa'yı kast ederek "O da yazamaz.. Bölüm: Devlet göre hangi hal ve şartlar olursa PKK'nm yapabileceklerini çok güzel özetleyen mükemmel bir nottu... Anayasayı Koruma Teşkilatı (iç istihbarat) ve Alman güvenlik birimleri BKA (Alman federal kriminal polisi) ile PKK konusunda 3 gün süren ayrı ayrı görüşmeler yaptık........ Almanya'ya gitmeden önce Diyarbakır'da önemli bir bilgi kaynağım Almanya'dan örgüte katılıp oradan Bekaa kamplarına gelen. Bunu kimden aldınız? Hangi profesöre... kamp eğitimi sonrası örgüt tarafından ülke içerisinde yeni gerilla açılım bölgesi olarak seçtiği Siverek-Çermik-Adıyaman bölgesine gönderilen militanlardan._ ......... ama biz yapamıyoruz........ ben de yazamam... önce biz yazdık diye ısrar ettik.. 1 .." dedik.................. "Bu metni. 15 dakika içerisinde verdiği cevap bu.. gerçek buydu... Kazım Abanoz ise İstihbarat Daire Başkan Yardımcısıydı...... sorun da budur........................" Kurmay Başkan metni okur okumaz ayağa kalktı.......___________________.... Biz kendimizi ve kendi insanımızı bu hale getirmediğimiz müddetçe. temize çektik ve yukarıya çıktık..... Kurmay Başkanı hm önüne koyduk. Bu notu alıp. Almanya Ziyareti 1986 yılında ben Diyarbakır İstihbarat Şube Amiri.. Onunla birlikte Federal Almanya'ya gitmiştik. olayları doğru değerlendiren kişilerdi.......... Bizler ise bu işin çok uzağındaydık ve uğraştığımız olayları tam manasıyla bilip kavrayamıyordu k.. bakın şu ifadelere....... İşte aradaki kalite farkı....... Sorun buydu.... İkna olmayacağını anlayınca "Efendim maalesef üniversite hocasına değil." dedi.. öcalanin kendi köylüsü de olan 100 ." sonra parmağı ile yukarıyı göstererek üst kattaki o zamanın sıkıyönetim ve 6....... Bunun üzerine Kurmay Başkan "Arkadaşlar sorun bu.......

bilginin doğru olduğunu... örgütün kullandığı sahte belge ve pasaportlar........ bu yüzden kim olduğunu 101 .... içerisindeki infazları bu grubun yaptığını belirlemişlerdi....... Almanlar bütün olarak PKK yi değil...... operasyonlar büyümüş ve birçok kişi yakalanmış ve çok miktarda örgütsel doküman ele geçirilmişti........... kendi imkânları ile Almanya'ya geçip Alman polisine teslim olduğunu ve örgüt hakkında bildiği her şeyi Alman polisine aktarmış olduğu bilgisini vermişti............. Bu bilgileri biz ancak yıllar sonra 1993'te teyit ettik......_ ... Bir ara bana Cemil Bay ikin Avrupa sorumlusu olarak atandığım ve Fransa da olduğunu duyduklarını............ bu konuda bilgim olup olmadığını sordular.............. Bu dokümanlar arasında kampta hain ya da ajan olduğu suçlamasıyla yargılanıp kurşuna dizilen kişilerin infazı sırasında halay çeken militanların görüntülerinin olduğu kasetler... ya da bizim yakaladığımız eski HPP sorumlularından........... aslında dinleme takibine aldığım bir militanın dinlediğim bazı konuşmalarını Fransa'daki Cemil Bayık la..... örgüt............. hakkında devam etmekte olan tahkikat bu kişinin anlatımları ile daha da genişlemiş...... Devletin arşivinde Cemil Bayık'm ses örneği yoktu. Fakat Türkiye'ye döndükten sonra bu.... Bekaa'daki kampta bu grubun örgüt içerisinde sorgulamalar....... 1 .... Bölüm: Devlet Şahin kod adlı Nusret Aslan örgütü terk etmiş olduğunu....... Avrupa'da örgüte katılmış. yaptığım ama konuştuğu militanın Cemil Bayık olduğunu fark etmediğimizi anladım. Örgütten ayrılan...... yaptıkları işleri ve aldıkları istihbaratları da kısmen anlattılar.... PKK içerisinde SS benzeri bir örgütlenme olan HPP isimli parti güvenliği ve parti içi istihbaratı görevi gören gizli bir birimiri varlığım ilk defa Almanlar tespit etmiş ve örgüt........ işkenceler ve infazlar yaptığını öğrendik.... Almanlarla bu faaliyetleri konuştukça... örgütsel raporlar vardı. Bu tür kurşuna dizme görüntülerinin sadece filmlerde kaldığını düşünen Almanlara bu dokümanların çok ciddi şok etkisi yarattığını zannediyorum................___________________.. HPP adlı bu alt birimi yasadışı kabul ediyorlardı... Ben de hiç duymadığımı söyledim...... Almanya'da.._________.... sonra örgütten kopmuş bir kişiden aldığım bilgilere dayanarak örgütün Avrupa d ak i ve özellikle Almanyadaki yapısı hakkında epey donanımlıydım...

. Cemil Bayık uzun süre Avrupa sorumluluğu yapıp tekrar Ortadoğu'ya dönmüştü...........___________________.......... 20 milyon marka PKKlıları yargılamak için özel mahkeme binası yapmışlardı. bu militan yapısı ve imkânları ile Türkiye'de bir gerilla savaşı yürütebilir... buldukları dayanarak.. Fransa'da o tarihte örgütün ikinci adamı olan Bayık i yakalatmak bazılarını mümkündü... Almaların verdiği bilgiye göre bu tahkikatlar kapsamında yalnızca tercüme için 5 milyon mark harcamış....................... Daha sonra dinlettiğim eski bir PKKlı itirafçı sesin Cemil Bayık'a ait olduğunu doğrulamıştı.. çok ustaca bize yol gösterip yapmamız gerekenleri anlattılar............ gelecekte çok ciddiye alınması gereken bir gruptur.......... siz de Alman güvenlik makamları da PKK'yı ciddiye almıyorsunuz ama yanıldığınızı anlayacaksınız imasında bulunmuştu... üç beş eşkıya grubu olarak nitelendirdiğimizi söylerken..... örgütün Almanya ve Avrupa'da gerçekleştirdiği ona yakın olay aydınlatılmış............ Alman Federal Kriminal Polisi PKK hakkında çok önemli bilgiler ele geçirmişti...... Maalesef her 102 ...... Almanya'da ciddi sorunlar yaratabilir. örgütün çalışma biçimi ve yapısı çözülmüştü..............." diyerek durumu özetlediği konuşmasında aslında PKK'daki militan yapısını.... 1986 yılında Ali Haydar Kaytan başta olmak üzere PKK'nm Almanya ve Avrupa sorumluları ve birçok yöneticisi yaka lanmış... yaygın eylem yapan bir örgüt olarak görmediğimizi.. Çok önemli bir fırsat kaçırmıştık...... Bilgi vermek için söz alan BKA görevlisi "Bugün için gerçek durumu tam gözükmese de PKK... Bölüm: Devlet tespit edememiştik... 1 . Dolaylı olarak aslında bize.... Almanlar bize çok önemli açıklamalarda bulundular. orada Almanların PKK'yı bizden daha iyi tanıdıklarını gördüm.... O çünkü tarihte kaldığı Almanlar irtibat noktalarından belgelere biliyorduk............ Görüşmelerde biz ülkemizde terör ve güvenlik zafiyeti varmış gibi göstermemek için PKK'yı etkin.._ ........... Tecrübesizliğim neticesi çok önemli bir fırsat kaçırmıştım........... Almanya'daki operasyonlar nedeniyle Fransa'ya kayan örgüt merkezindeki elemanları takip etmek için Fransız iç istihbaratı içerisinde bir grubun PKKyı takip etmesini sağlamışlardı......._________....... geleceğe yönelik planlarını ve örgütün bugünkü durumunu o gün bize anlatmıştı...

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zamanki körlüğümüz ve şuursuzluğumuz asıl rolümüzü oynamamızı engelledi. Almanların anlattıklarına göre, örgütün çok önemli kadrolarını yakalamışlar ve ciddi suçlarla yargılıyorlardı. Ondan fazla cinayet vardı ama tanık bulmada çok ciddi sıkıntı çekiyorlardı. Bazı kişiler poliste ifade vermiş ama daha sonra örgütün baskısı ile mahkemede ifade veremeyecekleri anlaşılmıştı. Alman yasalarına göre tanık bu tür durumlarda ifade vermezse, onu sorgulayan polis tanık gibi ifade veriyordu ama esasen tanığın mahkemede ifade vermesi, soruları cevaplaması gerekiyordu. Ellerinde onların tabiriyle bir buçuk tanık vardı. Biri örgütün yönetici kadrosundan önemli biriydi, sağlam ifade veriyordu, bu kişiyi koruyorlardı. Diğeri ise Örgütün Almanya'da ve kamptaki faaliyet ve eylemlerini bilen, başta ifade veren ama istikrarlı olmayan, bazı zikzaklar çizen, tam güven vermeyen biriydi. Bu kişi Türkiye'deki akrabalarının örgüt baskısı altında olduğunu, onların güvenliği tehlikede olduğu için ifade vermeye korktuğunu söyleyerek özellikle Urfa'daki kardeşi ve ailesinin Almanya'ya getirilirse konuşacağını ima ediyormuş. Ancak bunun yapılması halinde mahkemede Alman devletinin tanıklar ve yakınlarına menfaat vaat ettiği anlaşılırsa bu durumda Alman hukukuna göre tanığın tanıklığı kabul edilmiyordu. Alman polisi için böyle bir durumun ciddi sorunlar yaratacağı söyleniyordu. Bu kişinin Türkiye'deki yakınları güvenlik altına alınırsa ve aile Almanya'daki tanığa güvende olduklarım söylerse, tanık rahat ifade verebilecekti. Bahsedilen kişi hakkında bilgi sahibiydim, anlatılanlar doğruydu. Dönünce hemen rapor yazdık ve Almanya'daki davada PKK'nm mahkûm olmasının çok önemli olduğunu, orada mahkûm olmasının tüm dünyada terörist sayılması anlamına geleceğini, bu kişinin rahat ifade verebilmesi için Urfa'daki ailesi ve kardeşinin uygun bir batı iline gizlice nakledilerek güven altına alınması ve kardeşinin işe yerleştirilmesinin sağlanması gerektiğini, aile güvenlik altına alınır ve bazı imkânlar sağlanınca Almanya'daki kişinin tanıklık yapacağını belirttik. Devletin bu yönde talimat vermesini bekledik. 40-50 bin Tb masrafla bu iş halledilebilirdi. Aslında böyle bir iş için 103

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

40-50 milyon dolar harcamaya bile değerdi. Aylar yıllar geçti, aileyi arayıp soran ya da ilgilenen olmadı. Konuşmaya gelince tüm Avrupa özellikle Almanlar PKK'yı destekliyor denir, aslında PKK'yı Almanlar mı, yoksa bizimkiler mi dolaylı olarak destekliyor bilemiyorum. O zaman ülkemizde PKK eylemleri daha yeni başlamıştı. Biz PKK'nm büyüyüp güçlenmesinde Almanya'daki durumunun çok önemli olduğunu, Avrupa'da PKK'nm ciddi destek ve güç bulduğunu söyleyerek Almanlardan daha fazla yardımcı olmalarım, daha fazla bilgi vermelerini istiyorduk. Alman makamları ise PKK hakkında bize teorik sahada tafsilatlı bilgi veriyorlardı ama pratik operasyonlara yönelik, kişilere yönelik bilgi veremiyorlardı. Tahminime göre Türkiye'deki insan hakları ihlalleri, sıkıyönetim halinin devamı nedeniyle bilgi vermekten kaçmıyorlardı. Bu arada konu ile ilgili çok ısrarcı konuşunca, bir Alman görevli bize şunu anlattı: "Bakın, dünyada komünizme karşı en ciddi mücadeleyi Almanlar vermektedir. Çünkü Almanya, Doğu ve Batı Almanya olarak ikiye bölünmüş durumda. Halkımızın yarısı Doğu Blokunda kalmış ve aramızda utanç duvarı denen o meşhur duvar var. Her yıl, bu duvar ve tel örgüleri geçmeye çalışan yaklaşık 150 insan ölmektedir. Biz bu insanlarımızın bize gelirken öldüklerini görüyoruz, bundan dolayı da tüm dünya ile komünizme karşı mücadele ve işbirliği yapıyoruz. Bütün dünya ülkeleri, Amerikalılar, sizler, her ülke; kim komünizme karşı mücadele yürütüyorsa, kendi topraklarımızı, kendi üsle-rimizi açıyoruz ve her konuda destek oluyoruz. Ama tüm bunlara rağmen, Almanya'da komünist partisi serbest ve komünist partisi üye sayısına veya çıkarttıkları yayın organlarına göre, diğer demokratik kitle örgütleri ve partiler gibi devletten yardım serbesttir." O zaman bunu pek anlamamıştım, ama daha sonra düşündüğümde, onların rejimlerinin ve sistemlerinin ayakta kalmasını bu anlayışa borçlu olduğunu kavramıştım. Doğu Almanya'dan kaçan insanların ölümü göze alarak Batı Almanya'ya gelmelerinin sebebi, Batı Almanya'daki bu özgürlük düzeniydi. Bu kadar şiddetle muhalif 104 ve destek alırlar ve faaliyetleri Almanya'da

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olduğu komünist sistemin kendi içinde savunulması için özgür bir ortam sağlıyordu. Almanya'yı bu kadar değerli hale getiren de bu özgür ortamdı. O nedenle bu anlayışın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca hatırlıyorum, o zaman Alman istihbaratı ile görüşmeye giderken Almanlar, görüşmeye gelecek olanlarda bulunması gereken özellikleri gösteren bir liste vermişti. Bu listede herhangi bir Doğu Bloku ülkesine gitmemiş olma şartı vardı. Yani Doğu Bloku ülkesine giden istihbarat birimleri ile görüşmüyorlardı. Komünizmle mücadelede resmi olarak tüm ülkelerle işbirliğine hazır olan, bu kadar azami derecede hassas olan Almanya ülke içindeki komünist teşkilatları özgür bırakıyordu. Diğer bütün siyasi hareketler ve düşünceler gibi komünizmi de Özgür bırakmışlardı. İşte bu düşünce Almanya'yı özgür kılmıştı ve bu özgür ortam Doğu Blokundaki insanların ölümü göze alarak batıya gelmelerini sağlıyordu. Demokrasi anlayışı açısından bence çok önemli bir ölçüt siyasi olaylara ve rejim muhaliflerine olan bu yaklaşımdı. Üstelik Almanya genel olarak dünya veya Avrupa ölçüsünde Özgürlüklerin tam anlamıyla sağlandığı örnek ülkelerden de değildi. Güneydoğu olaylarını ve burada yaşayan halkın durumunu anlayabilmek için, buradaki sorunlara yönelik çözüm önerileri getirirken bir an için Diyarbakır'da, Mardin'de, Van'da, Siirt'te doğmuş olduğumuzu düşünelim. Acaba oralarda doğmuş ve o bölgedeki olayları yaşamış olsaydık nasıl etkilenirdik, ne düşünürdük, dağdaki insanlara nasıl bakardık, o bölgedeki polisi, jandarmayı nasıl görürdük? Bu sorulara vicdani bir cevap verdiğimiz gün, güneydoğu sorununa makul çözümler üretebiliriz. Balkanlar'da ve Kafkaslarda yaşayan Türkler/soydaşlarımız için istediklerimizi, yorumlamalıyız. oralardaki mücadeleleri nasıl desteklediğimizi hatırlayıp empati kurarak bölge halkının taleplerini ona göre

İki TİKKO'lunun Yakalanması

105

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Diyarbakır'daki görevime yeni başlamıştım (25 Aralık 1984). Ben gelmeden önce şubenin tüm amir kadrosunun değişmiş olmasından dolayı iş hacmi gerilemişti. Gelir gelmez, şubede biraz hareket sağlamak ve bir an önce bir şeyler yapmak adına işe koyulduk. Kısıtlı imkânlarımızla neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık. PKK nm güneydoğu eylemleri Siirt bölgesinde yeni başlamıştı. Diyarbakır bölgesinde de fazlaca bir eylemi yoktu. Fakat her gün mutlaka bir yerde bir grubun olduğuna dair istihbar! bilgiler geliyordu. Bunlar tutarlı ve değerlendirilmiş bilgiler değil, daha çok duyumlara dayanan, köylünün kendi arasında konuştuğu, etraftan duyduğu ve içlerinde bizimle irtibatlı kişiler vasıtasıyla dolaylı şekilde bize yansıyan bilgilerdi. Bu arada, bir başka önemli husus da adi suçlardan aranan bazı kişilerin dağda kaçak olarak bulunmasıydı. Bu kişiler örgüt vs. geldiği ile buluşmasını rahatlıkla kılavuzluk yapabilecek kakolaylaştırıyordu. Bu kişilerin bir an önce biliyette olan insanlardı, üstelik kaçak olmaları bu insanların PKK yakalanması gerekiyordu. Diyarbakır bölgesi kırsalında birçok suçtan aranan, biraz da çıkardığı birtakım ufak tefek olaylar nedeniyle etrafında korku salmış, silahlı olaylara karışmış, çok çabuk hareket edebilen Musa Mızrak isimli yarı eşkıya bir kişiden bahsediliyordu. Bir gün, elemanlarımız bu kişinin şehir merkezindeki yeri hakkında bilgi almışlardı. Etrafına korku salmış bu kişiyi yakalamak için müdahale biçimine daha fazla dikkat edilmesi gerekiyordu. Bize bilgi veren kaynakla birlikte evinin civarına gittik. Aslında benim Şube Müdürü olarak sıcak olayların içerisinde pek fazla yer almamam gerekiyordu. Görevim istihbar! bilgiyi alıp, operasyonel birimlere aktarmaktı. Kitap üstünde böyle yazmasına rağmen pratik hayatta geçerli bir kural değildi. Bir şeyler yapmak adına içeri girmeniz, bilgi veren kişiyle görüşmeniz, olay yerini görmeniz, operasyona katılan ekipleri bilgilendirmeniz, hatta son noktaya kadar göstermeniz gerekiyordu. Aksi halde küçücük, basit hatalar sonucunda netice almamıyordu. Bizim işlerin azlığı ve benim o tarihe kadar hep siyasi şubelerdeki sorgu operasyon 106

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

bürolarında çalışmış olmam nedeniyle bu tür operasyonlara katılma ihtiyacı duyuyordum. Ayrıca personele de cesaret ve güven vermek gerekiyordu; onlara bazı konularda liderlik etmek, yeri geldiği zaman şunu yapın bunu yapın derken, sizin de onları yaptığınızı bilmeleri gerekiyordu. Musa Mızrak adındaki kişinin şehir merkezinde olduğu haberini aldık. Kısa süre içinde belirtilen adresten ayrılabileceği, yanında büyük çaplı silah, bomba vs. olabileceği gibi hafif korkutucu bilgilerde edindik. Evin yerini tespit ettik. Operasyon ekibi gelinceye kadar bu kişi adresten ayrılıp başka yere gidebilirdi. Ayrıca bize bilgi veren kaynağı da korumamız gerekiyordu. O gece istihbarat bilgisi getiren personelimizle birlikte üç kişi bulunuyorduk. Kaynağımız adresi gösterdiğinde ben bizzat öne geçmek suretiyle silahlarımızı çektik, eve girdik ve hiç beklemedikleri bir şekilde evdekileri silahları ile birlikte teslim aldık. Musa Mızrak'ın üstünde silah ve patlayıcı maddeler vardı, şahsı bu şekilde yakalayıp teslim ettik. Bize bilgiyi veren bilgi kaynağı kırsal alanda iyi bilgi sahibi olan biriydi. Verdiği bilgiyi anında değerlendiren, risk alarak operasyona girişen böyle bir ekip bilgi kaynağının hoşuna gitmiş, ona güven telkin etmişti. Bu şahıs bu şekilde kararlı dav-ranılır, kimliği gizlenir ve cüzi miktarda bir ödül verilirse daha önemli konularda yardımcı olacağını söylemişti. Daha sonra da gerçekten öyle oldu, çok önemli bilgilerin temininde ve operasyonlarda bize yardımcı oldu. O tarihlerde Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde aranan iki önemli TİKKO militanı vardı ve uzun süreden beri kırsalda bulunmaktaydılar. Ayrıca Diyarbakır-Tunceli arasında sürekli gidip geldiklerinden dolayı TÎKKO örgütünün o zamanki kırsaldaki militanlarım da bölgemize çekme, ilimize getirme kapasiteleri, yetenekleri vardı. Bu kişileri yakalamamız gerekiyordu. Ancak yakalamak çok da kolay bir iş değildi. Oranın insanı olduklarından bölgeyi, coğrafyayı biliyor, herkesi tanıyor, nereden kimin geleceğini tahmin edebiliyor, devlete ait tüm resmi araçları ve oradaki Jandarmanın kabiliyetlerini iyi biliyorlardı. Hiç ummadıkları şekilde yaklaşmak gerekiyordu. Bu iki kişiyi yakalamak için Jandarma
.........................................................................................-......1 Bölüm: Devlet

107

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yüzlerce operasyon yapmış, ihbar alınmış ama yakalamak mümkün olmamıştı. 12 Eylül'den beri aranıyorlardı. Musa Mızrakin yakalanması olayında bize yardımcı olan elemanımız bu iki militanı kolaylıkla yakalamak için oldukça riskli bir plan önerdi. Plana göre; o köyde güvendiği bir arkadaşının evine gizlice iki tane polisle girip bekleyecek, gece görüş dürbünüyle gözetleme yapılacak, bu kişiler eve girdiğinde ise telsiz veya benzeri cihaz ile alarm verilecek ve merkezdeki timlerin müdahale etmesiyle operasyon başarıya ulaşacak. Tabii PKK'nm gerilla faaliyetlerinin olduğu kırsal bir alanda, bir köy evinde üç tane polis memurunu saklamanın çok büyük bir riski vardı. Çünkü orada oldukları öğrenilirse, canları tehlikeye girebilirdi. Yine de bu olayda riske girmek gerekiyordu. Elemanın önerisini kabul ettim. Biri bizim şubemizden, bu elemanla irtibatımızı sağlayan ve mahalli lisanları bilen Nihat isimli yiğit polis memurumuz, diğerleri özel harekât kursu görmüş iki polisle birlikte toplam üç polisi ve elemanı, gece görüş dürbünleri ve özel olarak yaptığımız alarmlı telsizle birlikte donatarak gece sabaha karşı köye yerleştirdik. İlçe merkezinde zaman zaman özel harekât timlerimiz bulunuyordu. Bu timi de ilçede başka bir bahane ile gerektiğinde müdahale etmek üzere hazır tutulmasını sağladık. Onlara, bizimle muhabere yapacak, dışarıya ses çıkarmayacak özel bir telsiz kanalı, bir röle sistemi de kurmuştum. İkinci gün bize mesaj geldi. Aranan kişiler eve gelmişti. Bunun üzerine hemen yeni oluşturulmaya başlanan, daha silahları bile yeterli olmayan özel harekât timini, kendimizde başlarına geçmek suretiyle harekete geçirdik. O tarihte Ergani ilçesinde bulunan Komando Taburunun iki yüzbaşısını da yanımıza alarak süratle şehir merkezinden Dicle'ye gittik. Dicle'de geç saatte belli bir düzen aldıktan sonra hiç araç kullanmaksızm yaya hareket ettik. Çünkü araç çıktığı anda köyden görünüyor ve köylü tedbir alabiliyordu. Haliç'te Yaşayan Sımonlar......._................................................._.......

108

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben kravatlı, takım elbiseli halimle kırsaldaki operasyona katılıyordum. Yaya olarak yağmurlu ve soğuk bir günde on kilometreye yakın bir mesafeyi yürüyerek köye yaklaştık. Köye yaklaşırken, oradaki üç polis memurumuz bizi yönlendirerek, hangi eve yaklaşacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi tek tek tarif etti. Ayrıca köyün yakınlarındaki evinden faydalandığımız köylü de bize kılavuzluk etti. Militanların kaldığı iki evi de sardık. Bu kişiler bizim köyü sardığımızı, timin geldiğini hissettikleri anda evin içinde özel olarak tasarladıkları bölme ve sığmaklara saklanmışlardı. 1-2 saatlik bir aramadan sonra onları saklandıkları yerlerde yakaladık. Silahlarını, bombalarını ve diğer malzemelerini de bulduk. O tarihe kadar yüzlerce defa bu kişileri yakalamak için birçok operasyon yapılmış; Jandarma ve Komando gitmiş, o dağlarda arama yapmış ve her zaman elleri boş dönmüşlerdi. Bu kadar çok operasyonun yapılmasına rağmen bu şahısların yakalanamaması, bir taraftan şahısları birer efsane ve kahraman haline getirirken, diğer taraftan da köylülerin ve diğer insanların devlete olan güvenini zedeliyordu. Ayrıca bölge halkı bu kişilerden ciddi derecede korkuyordu. Fakat bu olayla görüldü ki, biraz riski göze alan bir anlayışla yaklaşıldığında bu insanlar kolaylıkla yakalanabiliyordu. Bu olay, bölgeye TİKKO hareketinin ve gerillalarının gelmesine uzun süre mani olmuştur. Yakalanan kişilerin daha sonraki ifadelerinde onların Tunceli bölgesine giderek oradaki kırsal alandaki TÎKKO militanları ile görüştükleri, buradan bir grubun Diyarbakır-Elazığ bölgesini örgütlemek için geleceği, onlarla ilgili kendilerinin keşif hareketlerini tamamladıkları gibi kapsamlı bilgiler vermişlerdi. Esasen bu iki kişinin yakalanması çok da önemli bir olay değildi ama önemli olan risk alarak personel akıllı bir biçimde örgütlendiğinde olayları büyümeden önlemenin mümkün olduğunun görülmesidir. Risk alınmadığında yüzlerce kez yapılan operasyonlar boşa çıkıyor, örgüt ve mensupları söz konusu bölgelere yerleşerek bünyelerine daha fazla, sayıda insanın katılmasını sağlıyor, örgüt gittikçe büyüyor, bir müddet sonra da müdahale daha da zor bir hale geliyordu. Bu tür operasyonlarda, belki birkaç kişinin hayatı 109

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

riske girebilirdi ama gelecekte otuz kişinin hayatım riske atılmaması, belki de otuz şehit verilmemesi sağlanabilirdi. Aslında planlı ve akıllı hareket edilmesi halinde alman riskin boyutu da azalıyordu. Güneydoğu'daki olayların bu kadar uzun süre devam etmesinin altında yatan sebebin de bu riski göze alamayan, aşırı sağlamcı anlayışın olduğunu düşünüyorum.

Burhan Nart Olayı
Diyarbakır'da görev yaparken yaşadığım en enteresan olaylardan bir tanesi de Burhan Nart olayıdır. Bu olay, devletin güvenlik sisteminin nasıl çalıştığı konusunda fikir veren trajikomik bir olaydı. Kapsamlı bir operasyonla iki. TÎKKO militanını yakaladıktan sonra şahısları alıp Dicle'ye getirdik ve oradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından Ergani Komando Taburuiıa geldik. Bu operasyon sırasında, biz Dicle'deyken, Diyarbakır merkezde bulunan yardımcını Durmuş acil koduyla telsizle benimle görüşmek istedi. Onunla üstü kapalı bir şekilde, görüşebildik im kadarıyla, I stanbul'dan önemli bir mesaj geldiğini, bazı örgüt mensuplarının Diyarbakır merkezde yarın sabah buluşacaklarını, içlerinde bir polis ajanının olacağını, bunun gizlice takibinin istendiğini ve kendilerinin de gerekli tedbiri aldıklarını belirtti. Ben de gereğinin yapılmasını, oraya gidince daha. ayrıntılı görüşeceğimizi söyledim. Ve biz sabaha karşı Diyarbakır'a geldik. Temel ihtiyaçlarımı giderdikten sonra saat dokuz gibi daireye gittim. Durmuş bana mesajları gösterdi. O dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Danimarkalılardan telefon hatlarına takılan portatif, kriptolu muhabere yapan cihazlar almıştı. Haliç'te Yaşayan Simonlar....................______.................___.. .____..... Bu cihazlar küçük bir bilgisayara benziyordu, tuş takımı küçük olduğu için yazmak zor oluyordu. Alet yazılanı belleğine kayıt ediyor, biz de belleğe yapılan kayıtları telefon hatları üzerinden kripto ile ilgili illerin İstihbarat Şubelerine gönderiyorduk. Onlar da aynı makineyle bu yazıcılarına sesi alıp çözüyorlardı. Küçük hesap makinesi bir yazıcıyla 110 yazılanları ayrıca kâğıda benzer

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

döküyorduk. Böyle gizli, ama çalıştırılması zor bir muhabere yöntemi vardı ve saatlerce uğraştırıyordu. İşte bu cihazlarla bize sürekli mesaj gelmişti. Bu mesaja göre, gelen kişi birtakım örgüt mensupları ile Diyarbakır Fis Kayası mevkiinde bir örgüt sempatizanının evinde buluşacak, bu buluşmadan sonra bu kişiler muhtemelen Suriye'ye geçecekler, Suriye'de belli bir buluşma, görüşme ve eylem tatbikatının ardından alacakları silahlarla tekrar Türkiye'ye dönüp Jandarma Genel Komutanına ve bazı yetkili kişilere suikast yapacaklardı. Böyle önemli bir olay üstündeydik. Ben tam bunları okuyup Durmuştan bilgi alırken, bu olayda ajan olarak rol olan kişinin sabah geldiğini ve bizim arkadaşlarla görüştüğünü söylediler. Adam kendisinin Kürt Demokrat Partisi (KDP) mensubu olduğunu, bütün bölücü örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, böyle bir eylem kararı aldıklarını anlatmış. Bu, bana çok makul gelmemişti. Örgütlerin illegal yayın organlarım izliyorduk ama böyle tüm bölücü örgütlerin birleştiğine dair bir yayına, bir dokümana rastlamamıştık. PKK kırsalda faaliyete devam ediyordu ama bu elamana göre, PKK dahil tüm örgütler bir çatı altında birleşmişlerdi. Söyledikleri çok makul gelmese de takip etmeye karar verdik. Fakat arkadaşlar sabah buluşmanın gerçekleşeceği semtte tertibat almışlar, söz konusu buluşmayı takipte de görmemişlerdi. Bizim görevliler buluşmanın olacağı Fis Kayası mevkiinde beklerken, Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesine gelen polis ajanı bilgi kaynağı sabah erken saatte buluşmanın gerçekleştiğini belirtmiş. Hâlbuki bize gelen mesaja göre buluşma saat dokuzdan sonra olacaktı, ama bu kişi Emniyet'e saat 09.30 gibi gelerek buluşmanın saat altıda olup bittiğini söylemişti. Bu kişinin verdiği bilgileri arkadaşlar mesaj haline getirip hem İstanbul hem de bu işleri koordine eden Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına haber vermişlerdi. Ben şubeye geldiğimde bu kişinin tekrar geldiğini söylediklerinde onunla görüşmek istedim. Bu kişi bana da Diyarbakırlı ve örgüt mensubu olduğunu, bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, KUK'un, KAWA'nın, TKSP'nin, PKK'nm kalmadığını ve eylemlerin KDP adına organize 111

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edileceğini söyledi. Bunu nereden duyduğunu sorduğumda, "Nasıl inanmazsın, biz yaptık, bunların dokümanı var, bu dokümanları getiririm," dedi. Bu işleri çok iyi bilen birisi gibi kendinden emin konuşuyordu. Böyle bir scyin pek makul görünmediğini, ayrıca böyle bir durum gerçekleşmiş olsaydı bu bilgiyi örgütün çeşitli yayın organlarından ve bağlantılarımızdan edinmiş olacağımızı söyledim, ama o söylediklerinde ısrarcıydı. Aslında bu şahsın anlatımlarından rahatsız olmuştum fakat o, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğünün elemanıydı. İstanbul şubesi onu kullanmış, ondan aldığı bilgileri merkeze yazmışlardı. Belli ki onun anlattığı bilgilere dayanarak operasyon hazırlıkları vardı. Bu adam yalan söylüyor demek tuhaf karşılanacağı için o an bir şey söylememeye karar verdim. Diğer yandan bu kişinin bize uğramaması, bizim onu tanımamamız gerekiyordu. Bize gelen mesajda içerisinde bilgi kaynağının da olduğu örgüt mensuplarının buluşacağından bahsediliyordu. Biz bilgi kaynağını uzaktan izleyerek takip yapacaktık. Bilgi kaynağının zor durumlar haricinde bizimle temas kurmaması gerekirken o bizimle görüşmeye gelmişti. Böyle şeyler olabilir, birtakım aksilikler, gariplikler yaşanabilir diye düşünerek bu durumu çok önemsemedik ama yine de kendisi hakkında şüphe duymamıza yol açmıştı. Zaten anlattıkları da pek doğru ve akla uygun gelmiyordu. Bir müddet sonra şahıs ailesine uğramak istediğini, kendisine bir araba verip veremeyeceğimizi, ayrıca ailesine onun devlet için önemli görevler yaptığını söyleyip söyleyemeyeceğimizi sordu. Bunun mümkün olmadığını, her ne kadar sivil plakalı da olsa bir polis aracını kendisine veremeyeceğimizi uygun bir dille anlattık. Fakat bizim de zaman zaman kullandığımız bazı taksilerin olduğunu, onu istediği yere götürebileceklerini söyledik. Neyse daha sonrasında şahıs bizden araba istedi, o zaman yeni temin ettiğimiz üzerinde TAKSİ levhası olan bir aracımız vardı. Ayrıca rol yapma kabiliyeti çok gelişmiş olan, her türlü saf insan görünümüne bürünebilen, yetenekli bir polis memurumuz da şoför olacaktı. Adama bu taksiyi

112

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet yere

göstererek

gidip

ona

binmesini,

taksinin

onu

istediği

götüreceğini söyledik. Şoför rolündeki polis memurumuz bu konularda harikalar yaratabilecek inanılmaz kabiliyetteki polis memuru Fahriydi. Şahıs arabaya biner binmez bizim memura "Polis abi ne yapıyorsun? Nereye gidiyoruz?" demiş, Şoför rolündeki polis memuru arkadaşımız ise hiç bozuntuya vermeden "Allah Allah bana bir polisi gezdireceksin demişlerdi. Şimdi sen bana polis diyorsun, bu ne biçim iş," diyerek hitabını garip karşıladığım söyleyince, adam şoförün polis olmadığına ikna olup rahatlamış. Saf numaralarına devam eden arkadaşımız, adamı konuşturmak için samimi bir sohbet ortamı yaratmak amacıyla başlamış şahsa İstanbul'u sormaya. Denizin ne kadar büyük olduğunu, hiç deniz görmediğini, hatta onun ne kadar şanslı olduğundan bahsetmiş. Bir süre böyle koyu bir sohbete dalmışlar. Sonra bizim arkadaş memur olan bir yakını için vergi iadesinde kullanmak üzere fatura topladığını, otobüs bileti ya da aldığı malzemelerle ilgili faturaları verirse çok memnun olacağını söylemiş. Bunun üzerine adam cebindeki biletini ve birtakım harcama faturalarını bizim arkadaşa vermiş. Polis memuru Fahri şahsı uygun bir yere bıraktıktan sonra şubeye döndü. Aralarında geçen konuşmaları anlattı ve şahsın İ s Um b urdan, Ankara'ya, oradan Elazığ'a yaptığı yolculuklarda kullandığı biletlerini ve harcama, fişlerini verdi. Adam bize saat. 06.00da Diyarbakır'a geldiğini söylemişti. Oysa bilette Ankara'dan otobüse biniş saati yazıyordu. Dolayısıyla 7'den önce Elazığ'a gelmiş olamazdı. Verdiği bilgi yanlıştı. Ama yine de işi sağlama almak açısından aldığı bilete dayanarak hemen Elazıği aradım. O zamanlar Elazığ İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan'a "Müdürüm, memurlara da güvenmeyin, lütfen sız bizzat gidip garajdaki şu .firmayla konuşun. Ankara'dan bilette yazan saatte kalkan otobüsün hangi saatte Elazığ'a geldiğini sorun. Bu benim için çok önemli, kesin bilgi vermeniz lazım, hata olmamalı." dedim. Bizim hesaplamamıza göre şahsın 09.00'dan önce gelmemesi lazımdı. Hakikaten biraz sonra Emin Müdür beni aradı, otobüsün 113

...... Yalan söylüyordu..... Genel Müdürlüğe. Ayrıca yeni ifadesine göre bizden sonra Mardin'e gidecek... toplantıdan sonra herkesin görev alıp ayrıldığını söylemişti...... verdiği bilgilere kaydıihtiyatla yaklaşılması gerektiğini...... Halbuki Mardin'e gelmeden Sultan Şehmuz denen Şehir mıntıkada merkezinde inip inip arkadaşlarıyla buluşması gerekiyordu...... Şahıs Mardin'e kadar gitmişti. Fis Kavasıiıdaki toplantıya katıldığını........ bütün herkes alarmdaydı....... 1 .... orada Sultan Şehmuz denen yatır ve ziyaret yerinin olduğu bölgede diğer arkadaşlarla buluşacaklar. Bizim şoförümüz onu Diyarbakır'dan.... Mardin'e kalkan araçların bulunduğu Balıkçı-larbaşı denilen yere bıraktıktan sonra şahıs gidip minibüse binmişti. Hiçbir süzgeçten geçirmeksizin gelen tüm bilgiler doğru kabul ediliyordu.... O tarihte ülkede sıkıyönetim vardı ve alınan her türlü istihbari bilginin askeri karargahlara aktarılması gerekiyordu......... Bizim arkadaşlarımız da aynı minibüse binip biraz da hafif sarhoş numarası yapmışlardı. Bölüm: Devlet 07.. bazı bilgilerin gerçekle uyuşmadığını............. bizim bazı tereddütlerimizin olduğunu söyledim...___________________.. Bilgi kaynağının verdiği bilgiler çok ciddiydi...00'dan önce Diyarbakır'da olması filen imkânsızdı.00'da Diyarbakır'a geldiğini................00'de Elazığ'a gelen birinin yeniden araç bulup Diyarbakır'a gelebilmesi için en az iki saate yakın bir zamana.................. 114 .... oradan Nusaybin üzerinden Suriye'ye geçecekler........_________. Ona şahsın verdiği bilgilerin ihtiyatla karşılanması gerektiğini... Ben bilgileri aldıktan sonra Mardin'e gideceğini bildiğimden oraya gidecek dolmuşlara sivil giyimli rol yeteneği olan personeli yerleştirerek bu şahsın takibini istedim.. Yazışmaların hızlandığı bir sırada o zamanın Daire Başkanı Beyhan Bey beni aradı. İstanbul'a........ Askerler ise getirilen bu tür bilgileri inanılmaz bir heyecanla karşılayıp hemen büyük tedbirler alınmasını istiyorlardı........ Bu daha da ciddi bir sıkıntı kaynağıydı........00 civarında Elazığ'a geldiğini söyledi.. Suriye'den alınacak silahlarla tatbikat yapıp döneceklerdi..... diğer ilgili illere mesaj olarak çekiyorduk. Tabii bu gelişmeleri bir yandan hemen Ankara'ya...._ . ihtiyaç vardı... Bu yüzden sözlerim Ankara'yı biraz rahatlatmıştı........ Oysa şahıs 06........... Yani şahsın saat 09........ 07.. elimdeki bilet ve belgeler bunu ortaya koyuyordu.

... Bölüm: Devlet doğruca Emniyete gitmiş ve Emniyet Nöbetçi Amirliğinde İstihbarat Şube Müdürü'nü aramıştı................... vermek istiyordu....... ben çok darda kalırsa size gelmesini söylemiştim... sana bunun hesabını sorarım.." demiştim... sen nasıl beni takip ettirirsin. "Darda kalırsan bu yüzbaşıya gidip benim selamımı söyleyebilirsin. yanma bir kişinin geldiğini...... "Ben arabayla gideceğim...... Sınırdan geçerken yakalanırsa ya da başka olağandışı bir olay olursa bu yola ancak o zaman başvuracaktı........... PKK geçişlerinden dolayı Nusaybin'de nöbetçiler ve mayınlarla sıkı bir şekilde korunan Suriye hududunu geçerken bir terslik olursa kimden nasıl yardım görebileceğini sormuştu. Adam daha da ileri giderek Mardin İstihbarat Şube Müdürü Mehmet'ten kendisine bir araba verilmesini istemişti........ "Ağabey... Bu kişi bir gün sonra tekrar Diyarbakır'a 115 ..... Ama Mehmet en sonunda bir şoför vermek suretiyle adamı Nusaybin'e kadar göndermişti........ beni niye takip ettiriyorsun..._ .... verdiği bilgilere ederek dayanarak Emniyet böyle tarafından bir tepki izlenebileceğini tahmin otomatikman veriyordu. yoksa senin tüm işleri berbat edip bozduğunu Ankara'ya ve İstanbul'a söylerim.... Ben de o zamanlar Nusaybin'de görev yapan Jandarma Bölük Komutanı arkadaşın ismini vermiştim._________.. bana karışmaman lazımdı diyerek bağırdı........ ben ısrarla asla bunu yapmaması gerektiğini.... 1 .... Aslında adam Emniyetin çalışma biçimini önceden anlamıştı..... bunu fark etmesine neden olacak hiçbir şey yapmamıştık....." demişti......" dedim............ bu adam direkt buraya geldi........... Komutan beni gece saatlerinde aradı....___________________............... Komutan da uygun bir şekilde adamı göndermişti........... "Asla böyle bir şey yapmayın.. Beni biraz sonra İstihbarat Şube Müdürü Mehmet aradı ve kızgın bir şekilde... Mehmet bu adamın şerrinden korktuğu için ona istediği gibi bir araba...... Fakat bizim adam Burhan Nart... Nusaybin'e iner inmez doğrudan Bölük Komutanı'na gitmiş. benim selamımı söyleyerek kendisini sınırdan geçirmesini istediğini söyledi. Hâlbuki şahıs takibi hiçbir şekilde fark etmemişti........ Bizimle Diyarbakır'da konuşurken.. böyle bir hareketin daha sonra başına belaya sokabileceğini söyledim." dedi.. Bana beni Öldürtmek mi istiyorsun...

... Ben tüm bunları mesajlarla Ankara'ya ve İstanbul'a ak tarıyordum. Silah..... daha önce örgüt mensuplarınca yerleştirilmiş olacak... Şahıs şubeye geldiğinde.... aldığımız bilgiye göre o saatte söylediği Firmanın Ankara'ya kalkan otobüsü yoktu............... Adamın anlattıklarını değerlendirdiğinde tamamının hiç tereddütsüz yalan olduğunu... doğruyu anlatmıyorsun. Bu gelişmelerin yaşandığı esnada daha...... Artık bizi kandıramayacağım..... Akşam bizimle görüşmeye geldiğinde Burhan Nar t a müdahale etmeye ve sorgulamaya karar verdik... önce teslim olmuş PKK'nın eski önemli kadrolarından itirafçı Hidayet Bozyiğıt bizim yanımızdaydı.... Şahıs her ifadesinde yeni bir eylem hedef gösteriyor............. Bu defa "Ben Suriye'ye gidecektim. Anlattıkları herkesi heyecanlandırıyordu.... "Neden böyle bir şey yaptın........ Akşama doğru tekrar görüşmek üzere bizden ayrıldı... böyle bir şeyin olamayacağını söyleyip... 1 ..... yoksa olayların çok vahim boyutlara doğru gittiğini söyledim....... İleri sürdüğü bahaneleri tek tek geçersiz kılınca......... ve malzemeler bizimle geliyor. kenara çektik.... Bölüm: Devlet geldi...._ ......... bizi destekliyordu... Ben artık kesin olarak tüm anlattıklarmııı yalan olduğuna kani olmuştum ama kimse yalan olduğunu kabul etmiyor ya doğruysa diyordu. Hemen verdiği bilgileri kontrol ettirdik... bir müddet sonra çaresi kalmadı ve söylediği her şeyin yalan olduğunu itiraf etti..... neden?" diye sorunca....... yeni şeyler söylüyordu.... Adam söylediklerimize itiraz edip direniyordu........ iş kaba ve öfkeli konuşmalara dönüştü...... böyle bir yalan nasıl söylenebilir? 10-15 günden beri tüm teşkilatı alarma geçirdin..... başına çok ağır şeylerin geleceğim söyleyince....." diyerek yalanlarını tek tek sıraladık..... Şahsın anlattığı bütün bilgiler tek tek yalan çıkıyordu........... doğruyu anlatmazsa bunun bedelini çok ağır ödeyeceğini.... adam hayat hikâyesini anlatmaya başladı: "Diyarbakır'da bu tür olaylara adı çokça karışmış.... "Yalan söylüyorsun. daha doğrusu irtibat kurmuştum ama gitmeye gerek kalmadı. Silah ve malzemeler de bu arabada olacak......_________." dedi... bilet aldım otobüsle Ankara'ya gideceğim... illegal bölücü faaliyetlerde yer 116 ....___________________.... Ankara'ya bu şahsa bir an önce müdahale etmemiz gerektiğini... galiba verdiği saatte Ankara'ya hiçbir otobüs yoktu... yine bizimle temas kurdu.

.... Bu kişi bana 'hadi bakalım bize bilgi getir' dedi... oradan Suriye'ye gideceğimi söyledim...... Ben de kabul ettim. Bu tür faaliyetlerde yer aldığı.......... Açıkgöz gibi insanların isimlerini verdim.. oraya gidersem her türlü bilgiyi alabileceğimi söyleyince oradaki teşkilatla beni ilişkiye geçireceklerini belirttiler... bununla İzmir'de Kem e rai t ı h d a bir kuyumcuyu soyup elde edeceğim parayla İzmir'den Yunanistan'a kaçmayı düşündüm. İstanbul'a gittim ve oradaki ilgili birimle beni irtibata geçirdiler........ 1 ... örgütün eylem hazırlığı içinde olduğunu söyledim....in Eken'e bir suikast olmuştu.......... Soygunu henüz gerçekleştirmediğimden... biraz daha bilgi getir dediler. adım sanım bile bilinmez. Bölüm: Devlet almış... Bu arada hatırlıyorum..... Bir müddet sonra benimle ilişkide olan polis 'mademki senin yakınların örgüt içinde önemli konumlarda bulunuyorlar.......... işe tanıyıp bildiğim birtakım insanları kattım.. Ben de yakınlarımın çoğunluğunun İstanbul'da olduğunu. hazırlık safhasında yakalandığımdan polis bana ajanlık teklif etti... hadi bize örgütten bilgi getir bakalım' dedi... Onların damadı yım ama nıçDir siyasi faaliyetim yok... Ama daha soyguna başlamadan kuyumcunun orada yakalandım... Ben de KOPlılerin bazılarını tanıdığımı........... Diyarbakır'da herkesin çeşitli suçlardan arandığım bildiği Heybet... Böylece İstanbul teşkilatına devredilmiş oldum.. Mutlaka bilgi getirmem istendiğinden bu defa... Tabii Diyarbakır'da beni takip edeceğinizi bildiğim ve böyle bir buluşma olayı gerçekleşmeyeceği için size buluşma saati konusunda yalan 117 ..lett...... Sonunda böyle bir senaryo kurguladım......... aldım... Bu yüzden ben de bir oyuncak tabanca.... ben de buna benzer bir olay olacağını söyledim.. Bana bu olayın içine gir.. zamanında Jandarma Genel Komutanı olan Kema........ Yakalandığımda böyle önemli bir ailenin üyesi ve örgütlere yakın olduğumu söyledim... Biraz daha bilgi getirmem istendiğinde bir şeyler uydurmaya başladım.......... Benimse hiçbir şeyim yok.. Bir Başkomiser ile irtibata geçmiştim..........._________. geçmişten beri Kürtçülük faaliyetleri ile bilinen bir ailenin üyesiyim........... örgütlere katıldığı için herkesin bir itibarı var.___________________..... ben de senaryo uydurmaya başladım ve uydurdukça işin içinden çıkılmaz hale gelecek şekilde olayı büyüttüm........._ ...... Diyarbakır'da buluşma olacağını...............

_ ... Mardin gibi bütün iller alarma geçmişti...... Sonra Suriye'ye geçmeyi denedim ama başaramadım. böyle bir yapı var olsaydı. nereye kadar devam edecektin?" diye sorduk. Diyarbakır............ böyle bir insanın söyledikleri... Daha doğrusu gidip gelecektim..... yalanları bile sistemin tümünde ciddiye alınabiliyordu. tüm senaryonun yalan olduğunun anlaşılması..___________________. Hâlbuki olayları.. suikastların gerçekleştirileceği yönünde bilgilerle birlikte beraber hareket ettiği önemli militanların... Ama siz biletle benim açığımı tespit ettiniz..... 118 . zorlayacaktım fakat geçemeyeceğimi gördüm....... Bölüm: Devlet söyledim. Tabii şahsın anlattığı her şeyin. silahların geleceği..... bu konular hakkındaki bilgileri takip eden....... şahsın anlattıklarına daha birinci gün şüpheyle yaklaşılır... aranan kişilerin isimlerini veriyordu.......... "Nereye kadar gideceğimi bilmiyorum.. Mardin'e gittiğimde.......... sahte kimlik kullanıyordu..... Emniyet Genel Müdürlüğü. en küçük bir şüphe duymadan günlerce bir adamın söylediklerinin peşinde koşabiliyordu. olayların doğru analizini yapabilen ve kapsamlı bilgilere sahip bir kadro. Hayat hikâyesinin geri kalanında anlattığına göre..... daha önce de birkaç defa firar olayı gerçekleştirmişti..... örgütleri ve gelişmeleri çok iyi tanıyan................ Ve sonunda tüm bunların yalan olduğu anlaşılınca... 1 ......." "Peki.......... İstanbul... Ankara...... hatta bunlar tamamen göz ardı edilirdi. tabii bu kişi ile irtibatlı olan insanlar zor durumda kalmıştı... baştan sona kadar tüm anlatılanlarda hiçbir doğruluk payının olamayacağı ilk bakışta anlaşılır nitelikte olmasına rağmen tüm sistem bunların doğru olduğunu kabul ediyor...... ajanı sevk ve idare eden Başkomiser'i (K/O ajanı yöneten görevliyi) çok zora sokmuştu.. Ağrı tarafındaki bir birlikte askerliğini yaparken firar etmiş... Aslında bu durum şu gerçeği de ortaya koyuyordu....." diye karşılık verdi... Askerliğe devam edemiyordu._________.... Çeşitli yerlerde eylemler yapılacağı...... Mardin İstihbaratının beni takip edeceğini bildiğim için ben önce davranıp onların yanına gittim..... itibar edilmez................... Daha doğrusu.......... ama en sonunda söylediğim eylemeleri tek başıma denemeye kalkardım herhalde..

.._________......... Bu insan sahtekârdır. Bu defa da PKK'nın çok önemli ve iyi bir militanı olduğunu..... Burhan Nart adlı bu kişi....... Bir müddet sonra... askere gidip yarım kalan askerliğini tamamlamasında kapanmış oldu........ belki de iki yıl...." diye bilgi verdik. Bizim açımızdan bu dosyada böylece .... İbrahim Tatlıses en sonunda dayanamayarak durumu polise şikâyet etmiş....... belki bir yıl. dolandırıcıdır. Bu kişi masraflar için kendisine belli bir miktar para verilirse. Biz bu adamla ayrılırken bundan sonra artık doğru ve dürüst olacağı yönünde mutabık kalmıştık ama yine yalanlara başvurmuştu................ sakın böyle bir şey yapmayın.. Para aldığı kişiler içerisinde bir tek o şikâyette bulunmuştu. Salih Diyarbakır'da kısa bir süre benim yardımcılığımı yapmış. tüm olanları onu da zor durumda bırakmayacak şekilde anlattık..... istihbarat birimi ile beraber çalıştığını söylediği bildiriliyor ve bu konuların doğruluğu tarafımiza soruluyordu.... Bir gün beni İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan ve yardımcısı Salih Güngör aradı.._ ........... Şahsın kimliğini öğrenince........ Türkücü İbrahim Tatlıses'i bile tehdit etmiş.............. yurtdışına gidip o zamanki Dev-Sol liderini yakalayıp getirebileceğini iddia etmiş...... Sonradan öğrendiğim kadarıyla...... Tunceli'deki bir askeri birlikte görev yapan askeri mahkemeden bir yazı geldi........ birkaç defa para bile almış...... o 119 fayda olduğu yönünde kendisini ikna edip.... Emin Bey'in yanında çalışıyordu. "Aman sakın............... PKK adına İstanbul'a gönderildiğini söyleyerek İstanbul'da adı duyulan bütün mafya babalarından haraç almış. Bu defa da yazıda adı geçen kişinin askerde firarda kaldığı dönem içerisinde devlet adına önemli görevler yaptığını.. Bölüm: Devlet Sonunda adamla konuştuk........ yine askerden kaçmış ve İstanbul'a gelmiş.... askerlik görevi için gönderdik.......... Şahıs yakalandığında.. Bu kişiyle bu yönde bir anlaşma yapılmak üzereymiş..... Aradıklarında PKK'nın çok önemli kadrolarından biri olduğunu söyleyen bir kişiden bahsettiler. daha sonra İstanbul İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı olarak atanmıştı..___________________............. Bunun üzerine askeri birliğe böyle bir görevde bulunmadığını belirterek.. Aradan epey bir zaman geçmişti.... 1 .

.................... bu defa kendisinin PKK mm üst düzey kadrolarından olduğu yalanını devam ettirmişti.. Aslında hepsi korktukları için adama para vermişlerdi ama bunu itiraf edemediklerinden yalan söylüyorlardı........._________.... Dursun Kara ta s'm yerini bildiğini...... profesyonel kişiler tarafından ortaya konacak kapsamlı bir kurgu karşısında kim bilir ne boyutlarda..... İstanbul polisi için çok önemliydi...... İn fi önce Diyarbakır'da İstihbarat Şubesinde çalıştığı sıralarda bu kişinin adını duymuştu... aksine hemen doğru olduğu kabulüyle arkasından gidiyor............ zarar görebilir.. hali vakti yerinde görünüyordu.... belki komik.... İşte böylesi bir adam tüm sistemi......... 1 ..___________________...... küçük bir üçkâğıtçılıkla kandırıp aldatabiliyordu.... Bu çok basit.................. Halbuki adam giyim-kuşamı itibarıyla oldukça gösterişli........ Ama asıl önemli nokta.... bu sistemin en önemli merkezlerinin ve buralarda çalışan görevlilerin bu kadar kolay kandınla -biimesıdir..... Bu yüzden onu tanıyıp tanımadığımızı sormak için bizi aramıştı... ihtiyatlı davranarak söylenenlere şüpheyle yaklaşmıyor.... Hatta bir iki milyon dolarlık pazarlık yapılırsa her şeyi yaptırabileceğini söylüyordu.._ .. Bölüm: Devlet zaman adı duyulan İstanbul'daki tüm mafya liderlerinden PKK adına tek tek haraç aldığını itiraf etmişti... Hiç ki adamın anlattıkl arının yalan olabileceğini düşünmüyor.. Bu gerçeği ortaya koyması bakımından Burhan Nart olayı oldukça öğretici bir olaydır.. belki tamamını anlatırsak kahkahalarla gülünecek saflıkta bir olaydı. Bu yüzden o zamanki İstanbul Emniyet Müdürü Hamdi Ârdalı ve oradaki görevliler böyle bir fırsata balıklama dalmak üzerelermiş.... Burhan Nart bu olay dolayısıyla yakalandığında... Biz adamın yaptıklarım vazgeçilmişti.......... Tabii Dev-Sokun İstanbul'da yaptığı eylemler dolayısıyla Dursun Karataşin yakalanması.. küçük.... Fakat bu olay ortaya çıkınca mafya liderleri şahsın hemşerileri olduğu için yardım etmek ve destek olmak amacıyla para verdiklerini söylediler........... Basit bir üçkâğıtçının sözlerini gözleri kapalı takip eden bu sistem daha ciddi...... Salih Güngör d 3. Fransa'da olduğunu söyleyerek onu yakalatabileceğim ya da öldürebileceğini iddia etmişti..... anlatınca onunla işbirliği yapma düşüncesinden 120 ...............

. bu konuda kapsamlı.......... örgütsel yapılarını tam anlamıyla bilmediklerinden bu örgütler hakkında söylenenleri doğru şekilde mümkün değerlendiremiyor.. İstihbarat personelinin de bir tek anlatımdan...... Her zaman eğitimlerde ve sohbetlerde anlattığım gibi. ideolojik olayların nerelere...... İşte işini.... cümleden............ mesleğini...... Bence en önemli eksiklik buydu....... Veya bir olay yerinde bulunmuş bir elektronik devre elemanı..... Bölüm: Devlet Bu işte profesyonel olarak çalışan........ Kişinin örgütsel faaliyeti................... attığı slogandan neyi bilip..... herkes için sıradan bir vida iken bir oto tamircisi için bu 1995 model Almanya'da üretilmiş E 200 serisi bir Mercedes'e ait. eylem tarzlarını.. başından sonuna kadar yalan söyleyen birinin yalan söylediğini tespit edemiyordu....... herkes için sıradan bir parçayken bir radyo tamircisi için bu 170 Mghz'de çalışan bir telsizin parçasıdır. bir slogandan olayın bütününü çözmeleri gerekiyordu....... yerde bulunan bir vida................ Örgütlerin ideolojik altyapılarını.. Aslında bu durumun nedeni... hangi safhalara gidebileceği konusunda net bilgilere sahip değillerdi......___________________. Buradan kazaya karışan aracın markası. olmadığı bunlardan yeterli neyin bilgi mümkün birikimine nevin sahip konusunda olmadıklarından doğru kararlar vere iniyorlardı. Bu kanıttan yola çıkılarak uzaktan kumandalı bir telsizin kullanılmış olduğu sonucuna varılabilir. bilgiye sahip görevlilerin bu aldatmacaya asla kanmamaları gerekirdi....... sanatını her açıdan iyi bilen insanlar bir tek parçadan ya da bir tek olaydan yola çıkarak işin tamamını görürler..... kişinin anlattığı tek bir olaydan. neyin yalan... güvenlik sisteminde çalışanların bilgi eksikliğiydi.... böylece küçücük bir vidadan olayın tamamı çözülebilir....... neyin doğru olduğunu kesin ve net olarak anlaması zorunludur. ortaya koyduğu tek bir iddiadan. Bir kişinin söylediği büyük yalanlar ancak bunları ispat eden maddi deliler bulunduğunda ortaya çıkıyordu.. özellikleri tespit edilir..._ .... Ama bizim sistemimiz bırakın bir kelimeyi.. bir vidadır.. istihbarat da bence budur.... modeli vs........ illegal yaşamı göz önüne alınıp örgüt içinde 121 .. Bizim teşkilatımızda olayları kavraya-biime becerisi ne yazık ki yetersiz kalmaktadır........ 1 . neyi bilmediğini.. Halbuki İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesi personelinin...... tamamı işi bilmiyordu..... sözden....._________.

. daha sonra tüm illegal örgütlerin dergi...................... zekâ manasına gelir....... bunların geçmişten bugüne uzanan seyrini.._ ....... irtibat halinde bulunduğu Başkomıserin. onlarla tartışacak. 122 . Felsefenin Temel İlkeleri gibi Marksist-beninist düşüncenin temel felsefesini oluşturan eserleri okumamız. Hâlbuki bütün ideolojik grupları. Genelkurmay ve Jandarma teşkilatlarında görevli istihbarat personelimiz maalesef örgüt mensuplarıyla konuşacak..... Türkiye'deki yapısının nasıl şekillendiğini. 1 . neyi bilemez noktasında belli bir anlayışa sahip olarak ona göre hareket edebilmelidir.... görev sahamıza giren tüm konularda............ Bizlerin de daha terörle mücadele veya terör istihbaratı görevine başlamadan... MİT.... Oysa bizler önümüzdeki apaçık yanlışları bile fark etmekten acizdik... Biz de................. onları anlayacak ve algılayacak seviyede bu işi bilmiyor.. Fakat bu görevlerde olup da bu temel eserleri bütünüyle okuyanı.. yeterli oranda bilgiye sahip değildik...... İstihbarat (întelligence) İngilizcede akıl. Bu kişinin İstanbul'da tanıştığı. Diyalektik ve Tarihi Materyalizm. Sonuç olarak............. olması gereken yeterlilikte bir bilgi birikimi maalesef yoktur..... söylenen en ufak yalanı ya da anlatılanlardaki en küçük bir tutarsızlık ve yanlışı tespit edebilmeliyiz... Bir tek kelimeyi atlamayacak kadar bu konuya hâkim olmalı....... Emniyet..... Aslında sadece bu olayda değil..... Adam bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiğini söylediğinde........ görmedim.... örgüt mensuplarının yetiştirildiği gibi önce Kapital... kendisine anlatilanlardan adamın açıkça yalan söylediğini tespit edebilmesi gerekirdi...... Bölüm: Devlet hangi konumda olanlar neyi bilir..___________________.......... nasıl kurulduğunu ve neleri yapıp.. ideolojisinin ve hedefinin ne olduğunu... kendim de dahil olmak üzere....... Hem ülke içerisinde hem de ülke dışında bu türden ideolojik örgütlerle olan mücadelede aynı durum geçerliydi.. Başkom işerin KDP Yi in ne olduğunu......._________........ neleri yapamayacağını bilerek söylenenlerin doğru olamayacağına hemen karar vermesi gerekirdi... bu grupların ve militanların duygu ve düşünce dünyalarını tanıyıp anlamamız açısından..... ideolojilerini ve amaçlarım çok iyi bilmemiz gerekiyor...... broşür ve eğitim materyalleri üzerinde kapsamlı bir eğitime tâbi tutulmamız gerekirdi.

.... Hâlbuki bu algılayış ve kavrayışa sahip olabilseydik...... Sol grupların Türkiye ile ilgili ayrı ayrı kendilerince bir değerlendirmeleri vardır... Bu grupların içerisindeki insanlar......_________................ Aralarındaki farkların neler olduğu.... Çoğu zaman "Bu insanlar neden işlerini güçlerini bırakıp dağa çıkarlar. Bütün sol grupları sol... hangi olayda hangisinin ne tavır takınacağı meseleleri bizim için hep bir muammaydı.... çerçevesi çok kesin hatlarla çizilmiş olarak tüm örgütlerin ideolojilerinde yazılıdır. hatta basit sempatizanlar bile bu konular hakkında fikir sahibiyken bizim en üst düzey yöneticilerimiz bile bu insanların ve örgütlerin arka planlarını..... niyetlerini algılayamıyordu........ anlayamadık....._ ..... amaçlarının ne olduğunu. hangi eylem tarzlarının hangi örgütler tarafından gerçekleştirilebileceğini çok net olarak tespit edebilirdik..... Çünkü tüm bu unsurlar... ne yapmak istediklerini......... 123 .. Onlara göre bugünkü durumdan. komünist bir topluma nasıl geçileceğinin tek tek yolu ve safhası vardır.... gelecekteki sosyalist........ Bütün Marksist örgütler önce mevcut durumu değerlendirir..... bir örgüt içinde hangi şekilde sapmaların yaşanabileceğini.. daha işin başında bir olayı hangi örgütün yapıp hangisinin yapamayacağını..... fraksiyonlar arasındaki farkın nereden kaynaklandığını hiçbir zaman tamamıyla algılayıp............... hangilerinin pasif kalacağı.... faaliyetlerini.. 1 .___________________..... hepsi tüm yönleriyle bilinebilirdi...... bunlar deli mi?" şeklindeki basit sorularla oyalanıyorlardı............. ey lemsel bir strateji çizerler.... bu ideoloji çerçevesinde örgüt mensupları belli bir bakış açısına sahiptir.. bütün sağ grupları ise sağ olarak görüyorduk.. herhangi bir olay ya da durum karşısında hangi örgütlerin hangi stratejileri izleyip hangi tavırları alacaklarını.......... nasıl bir eylem tarzı izleyecekleri. bölücü ve dinci örgüt mensuplarının ne demek istediğini.... kendi içlerindeki farkları algıl ay a mıyordu k.... hangilerinin eylem yapıp... Oysaki bu grupları tanıyanlar için bu meseleler hiç de muamma değildi. Bölüm: Devlet 1_ iîdîj ¿2 Biz sol grupların........ İşte bunu çok iyi bilmediğimiz için bütün örgütleri birbirine karıştırıyorduk...... sonra sınıfları mevzilendirir ve mevcut duruma göre kendilerine örgütsel............

. düşünecekleri ince ayrıntılar ve hareket tarzları işi belirliyordu... ardından diğer timler köye göstere göstere gelmeli....___________________.." Bu............... Ancak bu köye ne kadar operasyon ve arama yapılsa yapılsın........ ne kadar kof olduğunu gösteriyor.... mutlaka kaçıyorlardı. Timlerin geldiğini gören militanlar saklanmak için süratle vadiye doğru kaçarken hepsi orada pusuya yatan timlerin kucağına düşecektir............ Bölüm: Devlet Sonuç itibarıyla Burhan Nart olayı... köy... tüm güvenlik sistemimizin ne kadar boş............ gerçekleştirilmesi zor. başka yerlere saklanıyorlardı.. İkinci olarak...... fakat ustalıkla yapılırsa tutabilecek bir plandı.... Fakat bizler hâlâ övünerek sistemlerimizin çok güvenli olduğunu savunarak halkı ve kendimizi aldatmaya devam ediyoruz.... Genellikle de böyle ustalık isteyen planlarda bu işin başındaki insanların yapacakları katkılar.. biraz zahmetli.._ ...... destek veriyorlardı........................ Bu kişiler aynı zamanda PKKlılara bu bölgede yataklık yapıp... Bize şöyle bir yöntem önerdiler: "Bir defa araçları çok uzakta bırakarak..... Aranan Üç Kişinin Yakalanması Yine Diyarbakır'da çalıştığımız yıllarda Diyarbakır'ın Dicle ve Hani ilçeleri arasında Dicle'ye bağlı bir köyde aranan kişiler vardı.. Daha önce çok defa böyle planlar yapılıp başarısız olması nedeniyle bu defa bizzat kendim timlerin 124 ....... Bilgi aktarması için köyden eleman temin etmiştik ama bu elemanın verdiği bilgi doğrultusunda askeri birlikler veya operasyon güçleri köye gidinceye kadar bu kişiler kaçıp....... ilk gelecek olan operasyon timleri köyde görülmeden vadi arasındaki sırtları tutmalı.. köydeki diğer örgüt sempatizanlarına da cesaret veriyor. bu kayalık bölgenin birkaç yüz metre yakınındaydı........ 1 . bu şahısları (özellikle iki tanesini) köyde yakalamak mümkün olmuyor. Özellikle de köyün yakınında bulunan derin Maden Çayı Vadisinde bu kişileri bulmak ve yakalamak mümkün değildi....... Bu operasyonların sürekli neticesiz kalması. devlet güçlerine olan itimadı azaltıyordu.... köye yaya gelinmesi lazım.............._________................ Bu örgüt mensuplarının yakalanmasıyla ilgili olarak yapılan bir çalışma esnasında köyde bize bilgi aktaran insanlarla aranan bu militanların nasıl yakalanabileceğini konuştuk..............

Biz bu şekilde köylüleri oyalarken köyün dışında pusudaki timlerimiz militanlan yakaladılar ve köylülere belli etmeden vadinin kenarından kayalıkların arasından köyün dışına çıkarttılar... Güvenliğiniz de bir sorun var mı....................._. arama dahi yapmadık... Aslında tüm ZAİTTİ el I!............ 125 ..." diye köylülerle sohbet ettik..._________....... incelikleri ve ayrıntıları planlamada karşılaşılan sorunlar nedeniyle operasyonlarda genellikle çok başarılı olunamıyordu.. Sabaha birkaç saat kala köye uzak mesafede anayolda araçtan indik ve yürümeye başladık... konuşmak için geldik....... Bize emniyetli şekilde oradan çıktıklarını haber verdiler. Bize çay ikram ettiler.......... devriye geziyoruz............ Bölüm: Devlet başında gitmeye karar verdim....... Bunun üzerine biz de köyden ayrılarak aynı noktada onlarla buluştuk............ Bu hep aynı kaynaktan bize verilen bilgilerdi.............. Biz açıkta gelen timler olarak köye girip "Buradan geçiyorduk. bir saate yakın çamurlar içinde yağmur altında yürüdükten sonra bir timi köyün uzağında tam vadinin kenarında bulunan kayalıklara gönderdik................ Köyde hiç kimse bu olayı görmedi. bu şahıslar da bizim timlerin pusuya yattığı o kayalıklara gelip timlerimizin yanında durdular ve timler hiçbir çatışmaya girmeden bu kişileri teslim aldılar. çaylarımızı içtik.............._ .....___________________.........._____............... bize itimat ettiği ölçüsü esasen çok önemliydi...... Tim gidip yarların etrafında pusuya yatarak yerini aldı........ Daha önce olduğu gibi iki özel harekât timi.... 1 ..... güvendiği zaman insanların katlandığı risk ve yaptıkları şeylerin Güneydoğu'daki operasyonlanmız teorik planlama açısmHaliç'te Yaşayan Simonlar. yakalanamaz denen kişileri yakalamıştık. Biz köye yaklaşırken bizim pusudaki timler köyden üç kişinin koşarak çıktığını ve kendilerine doğru geldiğini anons ettiler.. nasılsınız... Böylece aranan üç önemli militanı.. Hiç kimse ateş etmedi.................... dan hiçbir hata içermiyordu belki ama uygulamada... Güneş doğmaya başlarken sanki köye operasyon gücü geliyormuş gibi geniş bir hilal şekilde yirmiye yakın tim mensubu köye girdi........... bize bilgi veren köylüler ve benim sivil istihbarat unsurlarımla beraber bir kış günü (ocak ayıydı zannediyorum) yola çıktık.................

._________......... güneyden otobüslerle gelen tim ise militanları dağda aramaya başladılar.. operasyon araçlarımızla özel tim amirlerini alıp........00 sularında Han i-Lice yolunda........ Dağ kuzeyden tamamen sarılınca. Plana uygun olarak araçları hazırladık ve gece saat 03..... Timler amiri ile ben de dağdaki hareketliliği anayoldan takip ediyorduk....... oradan köylere gidiyormuş gibi kamyonlarla yol alacaktık.........___________________...... Dikkat çekmemesi için operasyona kiralık kamyonlarla gelecektik........_ . Köyün yakınlarında Taksi kimseye plakalı gözükmeden militanların kalabileceği bir iki yer vardı............. Militanların Lice Hani karayoluna paralel çok yüksek olmayan küçük bir dağın yola bakan cephesindeki ağaçların arasında kaldıkları kanaatine vardık............... Planlandığı gibi kuzeydeki timler dağı sardı... arazi taraması şeklinde geniş bir kol halinde dağa doğru yönlendirecektik.......... bir kısmını otobüslerle yola çıkardık.. Kamyonun kasası içinde operasyon timine mensup 6-7 tim (her timde 20 kişi vardı) saklanıyordu................ Kardeş kuruluştan alınan bir habere göre Şirnak'tan Tunceli bölgesine takviye olarak gönderilen bir grup PKK gerillası Tunceli'den gelecek kuryeyi Diyarbakır'ın LiceHani bölgesinde bekliyordu.. Aşağıdan dağa doğru yönelen timler daha 500 metre ilerlememişlerdi ki zirvedeki tim mensupları dağın ortasındaki ağaçlıklardan bazı militanların fırlayıp zirveye doğru çıktıklarını anons ettiler.... Tüm tim amirleri ile planımızı yaptık............. güneyden otobüslerle gelen 4-5 özel timi sabah saat 07.... normal keşifte militanlar görerek yerden tedbir alabilirlerdi.......... Umulmadık yanaşarak yapmalıydık... Hani'nin kuzeyine militanların saklandığı dağın arkasına gelince kamyondan inip dağın iki yanını kuşatacaklardı... Militanların hiç bir şekilde göremeyeceği Dicle ilçesi istikametinden Hani'ye gelip...... Bölüm: Devlet Seren Operasyonu Diyarbakır'da görev yapıyorduk...... böylece yalnızca güneyden geldiğimizi zanneden militanlar tuzağa düşecekti....... 126 ........... 1 .00'da timin bir kısmını kamyonlarla.. Seren köyü yakınlarında bekleyen militanlara bir an önce operasyon yapılması gerekiyordu..... Hemen keşif ve araştırmaya da bizi bir başladık.. araziyi görerek keşif yaptık......

.. Hani-Diyarbakır merkez arası helikopterle on beş dakika kadardı ama o gün benim için bu on beş dakika saatlerce sürdü. o kadar dikkatli bakmama rağmen bir tek kişiyi bile göremiyordum.... üstünlük sağlıyordu.. ateş ile birlikte bazı militanlar düşmüştü...30 gibi başlayan çatışma saat 09..._... çok alçaldığında kanatları dağa değecek hale geliyordu.. helikopterin kanatları yerdeki otlara değecek kadar alçalınca diğer arkadaşlarının elleri üzerinde yaralıyı zorlukla aldım... Dağ tam karşımızda idi... . ......... __. Fakat biz gizlice dağın zirvesini ve iki yanını daha önce almıştık......._________........ 127 . yarası sürekli kanıyordu......... Bölüm: Devlet Kırsal alandaki çatışmalarda dağın zirvesini alan......___. Herkes gizlendiği kayanın arkasında sadece ateş ettiği yeri göreceği kadar kısmını çıkararak ateş ediyordu. Çatışma haberinin merkeze intikaliyle birlikte Asayiş Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa..... Timlerin yerini ben ve tim amiri arkadaş biliyordu... Helikopterle yaralı polisin alınması gerekiyordu..... ... Yaralı polis hemen önümde yatıyordu........... _..... fidan boylu.......____... Pilota yönü tarif ederek helikopterle dağın arkasında yaralının getirildiği yere gittik ama bölge çok eğimli olduğundan helikopter yere inemiyor..__.. çok zorlu Haliç'te Yaşayan Sımorılar............. tim amiri çatışmayı yöneteceğine göre yaralı polisi almak görevi bana düşüyordu....... Yaralı polis hareketsizdi. îlk.... 11 militan ve etrafındaki dağı sarmış 200'den fazla özel tim mensubu bulunuyordu. Genç.............. filmlerdeki gibi hiç kimse kalkarak veya kafasını çıkararak ateş etmiyordu.......... 1 .... sabah 07......._ ... helikopterde pilottan başka yalnızca ben vardım. _............................... zirveye çıkmak isteyen militanlar menzile girdiklerinde çatışma başladı.... Militanlar da bizim yalnızca aşağıdan yukarıya doğru araziyi aradığımızı zannederek bir kısmını zirveyi almak üzere göndermişlerdi. Aramızda.... gözünün üzerinden yara almıştı.... bilahare OH Ab valisi Hayri Kozakçıoğlu ve Emniyet Müdürü Necdet Meıızir helikopter ile olay yerine geldiler..___________________...__........... manevralarla.. esmer yağız delikanlı.... .. 2 km'den fazla bir mesafe olmasına rağmen zaman zaman mermiler yakınımıza düşüyordu....00'u bulduğunda bir polisin kafasından yaralandığı ve durumunun ağır olduğu anons edildi..

...Timler militanların bulunduğu yere en fazla 100 metre mesafede iken bir polis tek başına ta içlerine kadar gitmişti......... kim olursa olsun hiç kimse ölmeden bu işi halledebilmeyi diledim..... yüz 128 . Bu sorulan kendime soruyordum ama on beş dakikalık mesafe hâlâ bitmemişti... hangisinin daha fazla aktığım bilmiyorum...... Ateş kesilerek.... Çok yakınında farklı cephelerden ateş edilmediği sürece mevzilere kurşunla tesir etmeyeceğini..... etraflarını küçük taşlarla örerek....... neden onlar ölmeye mahkumlar.. neden gencecik insanlar ölüyor. niçin ölüyorlar gibi sorular zihnimde dolaşıp durdu.................. ile kazarak kendilerine siper yapmışlar... daha sonraki bir operasyonda yine böyle gözü karalığı ve cesareti nedeniyle şehit olan Mehmet Elçin'di........................ yanınızda biri ölüyor ama siz hiçbir şey yapamıyorsunuz................. Sonunda Diyarbakır'a vardık ve yaralı polisi piste indirdim.... ilk defa... ölmeleri şart mı..... Bugün bu sorulan sorup cevap-lannı almaya kalksam günler alır ama o gün bütün bunlar beş dakika içinde cevaplanmıştı.....Bir ara bir polisin militanların siperlerine kadar gittiği anons edildi.......... gencecik insanlardı....... helikopter daha Diyarbakır'a gelmemişti......... Ambulans bekliyordu... Bölüm: Devlet Polisin yarasından akan kanla benim gözümden akan yaşlar birbirine karışıyordu..... çatışan kişileri değil uzaktan. 1 .. O an bir yandan inşallah kurşun sıyırmış tır.___________________.. O zamana kadar hep militanların yerini tespit edip kısa sürede imha ederek bu bölgedeki olayların ve çatışmaların bitirilmesi gerektiğine inanıyor ve bunun için uğraşıyorken. yazık değil mı. bir an önce hastaneye varmayı düşünüyorsunuz. Bir iki saat daha süren çatışma. Olacak şey değildi... Daha sonra çatışma yerlerini gezerken gördüm ki militanlar çatışma anında çalıların içine girip yeri kasatura vs.......... Dakikalar bile aylardan daha uzun geliyordu.._ .. anonslarla bu kahraman polis zorla geri çekildi... tüm militanların ölü ele geçmesi ile neticelenmişti. bir yandan da dağda çatışan bu insanları düşünüyordum.. Bu polis.... Yeni yaralılar olabileceğinden hemen bölgeye dönmem gerekiyordu.. beyinde tahribat yoktur diye bu genç için dua ediyor. Bunun başka bir çaresi yok mu.. görülmeden çevreyi görebilecekleri mevziler oluşturmuşlar.... Döndüğümde çatışma devam ediyordu........_________........

......___________________........... O 129 insanlardı ifade ve onların yaşamları........ Maalesef daha sonra polisin şehit olduğu haberini aldık..... araç ve gereçlerimize karşı olağanüstü bir direnç gösterebiîiyorlar.. Haliç'te Yaşayan Simonlar_. onları büyüten..................... o büyük düşünceyi getiren şeydi....... Terör örgütlerinin mensupları benim en çok uğraştığım olağanüstü duyuyordum................. en önemli şeyin bilgi ve bilgi elde etmenin yolunun da eğitim ve okumak olduğu kanaatini edindim...... 1 .... Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi Meslek hayatım boyunca.. Bölüm: Devlet metreden bile kimsenin göremeyeceğini....... bu konular hakkında kapsamlı ve donanımlı bilgiye sahip olmak çok önemlidir........................_ ... Fakat bence önemli olan onların yürüttüğü savaş değil.. Sınırlı bir kuvvetle bizim üstün silah.... olayları anlatmada gösterdikleri yetenekleri dolayısıyla ..... kısıtlı kuvvetleriyle bizim karşımızda güçlü ve dirençli olmalarını sağlayan................. o büyük ruhu... sadece tüfeklerden çıkan alev ve sese dayanarak yerlerinin tespit edildiğini fark ettim.." demesine rağmen aynı hatayı bir kez daha yapması nedeniyle yaralandığını öğrendim. Okumak.... ama özünde kendi mesleğiniz ve faaliyet alanınıza giren konulan iyi okumak....... Biz hep karşımızda savaşan insanları görüyorduk ve onların yaptıkları bu olağanüstü savaşma çabalarım gözümüzde büyütüyorduk...... yanındaki arkadaşı "Kayanın üzerine kafanı çıkarma.......... kayanın yan tarafından sadece çevreyi görebilmek için bir gözünü çıkaracak kadar çıkıp ateş etmen lazım....................... gerek îstanbulda gerek Güneydoğuda kırsal alanlardaki operasyonlarda saatlerce süren çatışmalar sonunda güvenlik kuvvetlerine ciddi zayiat verdirebiliyorlar ve hatta çoğu zaman çemberi yarıp kaçmayı başarabiliyorlardı.. hayranlık davalanna olan samimi inançları..... iki defa ateş etmek için kafasını kendine siper aldığı taşın üzerine çıkarıp ateş ettiğini. Vurulan polisin arkadaşlarını dinlerken.........._________.... vurulursun.. faaliyet onlara tarzları.................. Asıl önemli olan........... Eğitim konusu işin özünü oluşturacak kadar önemlidir..... tehlikeli.. Dışarıdan bakıldığında bu durum pek fark edilmese de işin içine girildiği zaman asıl marifetin bu olduğu görülür........

... örgüt mensuplarının nasıl yetiştikleriyle ilgili bir ipucu vermesi bakımından önemli bir konudur......._ .. Bir defa olağanüstü bir ifade kabiliyetine sahipler. Bu kişilerle konuşurken çoğu zaman eğitimleri ile ilgili çok önemli ipuçları alıyordum.. bu görevi nasıl yerine getireceğini tüm ayrıntılarıyla anlatabilir.... Diyarbakır cezaevinde tanık olduğum ve aslında örgüt mensuplarının eğitime verdikleri önemi başlı başına anlatan harika bir 130 ..... ülkemize yansıyan bu gelişmelerin nasıl bir ortam yaratacağını........ Yine aynı şekilde örgütün üst düzey kadrolarından aşağı kadrolara gönderilen talimatlar da birçok açıdan şaşırtıcı gelebilir. bu kadar güçlü bir tahlil yeteneğine ve dünyadaki bütün meselelere bu gözle bakan bir anlayışa sahip değiliz. okuyarak kazanılabileceği inancındayım. yönlendirme. Bölüm: Devlet ilgili insanların okumaları... eylem o kişinin veya grubun yaratıcılığına bırakılmaktadır..... Olayları çok açık ve net olarak anlatabiliyorlar... Genel bakış..___________________...... Bunu çok önemsiyordum..... Güvenlik kuvvetleri olarak biz... saptadığı siyasi ve sosyal gelişmelerin ülkemize nasıl yansıyacağını........ bu özelliklerin ancak çalışarak.. Özellikle teslim olmuş insanlarla sohbet ederken zaman zaman iki ya da üç ay boyunca bir eve kapanıp aynı kitabı tekrar tekrar okumak... okuduklarını karşılıklı anlatıp tartışarak daha geniş bir yorumlama becerisi edinme çalışmasını onlar eğitimden bile saymadıklarını gördüm................ Bir PKK mensubu kolaylıkla rapor yazabilir.. kesin ve net ifadelerle meselelerin anlatılması örgüt mensuplarının bilgi düzeyini ortaya koymaktadır.._________........ gözleriniz kapalıyken bir masanın üzerindeki bütün eşyaları görüyormuşçasına en ufak bir eksik ve fazlalık yaratmaksızın net olarak tasvir edebiliyorlar. bunun sonucunda kendi örgütlerinin nasıl hareket etmesi gerektiğini ve en nihayetinde kendisine düşen görevin ne olduğunu................................... bu hedefe uygun çalışma.................... Bu......... hedefler............ Bu bakış açısını ve değerlendirme becerisini devletin memurlarında görmek mümkün değildir Fakat her örgüt mensubunun raporunun ilk başlangıcı bu türden çözümlemelerle başlar.................... dünyayı ve dünyada yaşanan gelişmeleri tahlil edebilir.. yazmaları ve kendi davaları ile öğrendikleri şeydi. 1 . Bu talimatlarda-ki ifade becerisi......

. Bunlar yöneticilerin kaldığı özel bölümlerdi. Bölüm: Devlet olayı hiç unutmadım..... belli bölgelere götürmekle görevlendırildiklerini söylediler.................. Diyarbakır'ın merkezinde tesadüfen ateşlenmiş bir kalaşnikof tüfek bulunmuştu........._ ... Dolayısıyla bizim bulduklarımızın örgüt mensuplarına ait olduğunu tahmin ediyorduk............ Daha sonra yapılan araştırmalar sonucunda tünelin o zamanki adıyla yanılmıyorsam otuz dokuzuncu veya............ Yerli halk ise silahlarını sadece kemere şarjörleri takarak kullanırdı... örgütün ve hatta TİKKO gibi başka bazı örgütlerin yöneticilerinin de kaldığı koğuşta olduğu tespit edildi..... zaman zaman bazı örgütlerin lider kadroları da konuluyordu........... 131 ....... Bu koğuşa sadece PKK mensupları değil..... 1 . Her katta sekiz tane tek veya iki kişilik hücreler bulunuyordu........ Silahlarını bu şekilde sadece asker ve gerilla gibi sürekli silah ve şarjörlerini kuşanan insanlar taşırdı...... cezaevi sürekli didik didik aranıyor ama tünel bulunamıyordu.... şarjörler ve bulunuş biçimi örgüt mensuplarının taşıdığı silahları ve taşıma biçimini çağrıştırıyordu.................... Bu olayı tahkik ederken bir süre önce Bingöl kırsalında bir çatışmada ölen militanların eşyaları arasında bulunan şifreler çözüldüğünde..... İşte bu silahın kütüklük/rakt denen şarjörlerinin takılı olduğu palaska benzeri kemerin omuzdan geçirilerek uzun süre kullanılmış olduğunu gösteren kullanım izleri vardı... Fakat cezaevinden nasıl bir kaçış olacağını bilmiyorlardı.. Bu olayı soruştururken bir grup örgüt mensubunu yakaladık....... Varlığı kesin olmasına rağmen yeri bir türlü tespit edilemiyordu........___________________... Örgüt mensuplarının silah taşıma şekli......_________... şarjörlerim saklama biçimi.... köylününkinden kesinlikle farkı olduğunu ve net ve kesin hatlarla ayrıldığını bölgede görev yapan herkes bilir.. Bu olayı takip ederken silah ve silahı tutan kütüklükler......... Diyarbakır cezaevinden kaçış planıyla ilgili bilgiler edildi.. Kendilerinin ve TİKKO örgütünün birer kamyon gasp ederek cezaevinin yanma gitmek ve cezaevindeki bir tünelden kaçmak isteyen kişileri alıp...... Koğuş kendi içinde dört katlıydı... otuz sekizinci koğuşta..... Milli İstihbarat Teşkilatı olayı takip ediyordu..........

. Bunun üzerine tünelin çıkış noktası olduğu düşünülen cezaevinin mahalleye bakan bahçesine iş makineleriyle altı metre derinliğinde kanallar açıldı....... Dışarıdan........_ . Bölüm: Devlet Cezaevi yönetimine durum bildirildi..... Mucize tünelin girişi inanılması imkânsız biçimde dördüncü katta başlıyordu... o koğuşta kalan örgütün çok inançlı ve önemli kadrolardan biriydi.. Bu kadar aramaya karşı bulunamaması normaldi. Tünel kazıldığı yönünde iddiaların ortaya atıldığı dönemde de cezaevindeydi.. mektupla nnı ele geçirip şifrelerini çözerek ve bir süre faaliyetlerine devam etmesine müsaade ederek sonunda tünelin yerini ve neden tüneli bir türlü bulamadığımızı uzun bir uğraşıdan sonra öğrendik... 132 ......___________________...................... Tedbir amacıyla buraya beton bloklar yerleştirildi.......... Fakat yine tüneli bulmak mümkün olmadı.... hatta gösterilmese idi yıllar boyu da bulanamayabilirdi. efsanevi direnişlerin sahibi bu adamı izleyerek...................... Tahliye olduktan sonra memleketine gitmemiş....'yi yakaladık.. dördüncü katında tavandaki yan duvarda başlıyordu.... mahalledeki çıkış noktası ev ev aranmasına rağmen bulunamıyordu............ kurduğu haberleşme ağma girerek... örgüt üst düzeyinden sürekli yazılı talimat gelir..C. operasyonun nasıl başladığı... Tünelin yüzde yüz varlığı biliniyor ama koğuş içindeki giriş noktası. Cezaevine düşen her militan içerdeki örgüt yöneticilerince ifadesi alınır......_________........ Aradan yanılmıyorsam bir yıl geçti.. Evet bu bir şaheserdi...........C... Yapılan bir operasyonda uzun süre cezaevinde yatan ve daha sonra tahliye olan örgütün en dirençli yöneticilerinden S..... her yeri aradılar ama tüneli bulamadılar. Bu koğuşa gittiler....... S.......... Uzun süre cezaevinde kalmış.. bir mucize idi.......... içlerinde ajan olup olmadığı.. Örgütsel faaliyetlerin en ciddi ve örgütsel kuraların en uygun şekilde uygulandığı yerler cezaev-leridir... örgütsel faaliyetler için Diyarbakır'da kalmıştı.. çözülüp gizlice polise konuşan olup olmadığı gibi kılı kırk yaran bir sorgulama yapılır.. Bu tünelin yapılış hikâyesi şöyleydi: Tüm cezaevlerinde olduğu gibi Diyarbakır cezaevindeki örgüt mensupları da sürekli dışarıyla haberleşiyorlardı.. Herkesin zeminde olduğunu düşünerek giriş noktasını burada aradığı tünel dört katlı koğuşun en üstünde... 1 .........

..... her militan hakkında cezaevi örgüt komitesinin tanzim ettiği değerlendirme raporları.. sıva vs.. kendilerine ait rapor............... Bir defasında yine genel ve teferruatlı arama olacağı haberi alınması üzerine........... Zaman içerisinde bu bacaların kaçış için ideal imkânlar sağlayacağını düşünerek kaçış planları yapmaya başlıyorlar.. cezaevindeki eğitim faaliyetleri... Her koğuşta............... çözülen.... Hemen dördüncü kattan başlayıp iplerle aşağı inmişler.. Ancak zaman zaman cezaevinde toplu aramalar olduğundan...................... Bu durumun koğuş sorumlusuna anlatılması üzerine bir inceleme yapılıyor.. hatta bu bacaların 6 7 sıra halinde koğuşun içindeki tüm hücrelerde bu bacaların koğuş tuvaletlerini havalandıran bulunduğunu..... bir baca olduğu fark ediliyor........ Yapılan incelemede cezaevi inşa edilirken tüm tuvaletlerin arka kısmında tuvalet kokularını dışarı tahminen 3Jt Oleik için katlı koğuşun tabanından çatı 4 katına kadar devam eden bacaların olduğunu... pencerelerinin tuğla........ sorguda zayıf kalan militanların özeleştiri raporları....._________. bu belgelerin yakalanmaması için koğuş duvarlarının kazılıp oluşturulan çukurlara gömülüp üzeri hafif bir alçı veya kireçle kapatılarak gizlenir. temizlik amacıyla kullanılan tuz ruhunu beton zemine döküp betonu yumuşatmışlar.......___________________.................... sor gulama tutanakları ile birlikte hata eden..... ile kapatıldığını öğreniyorlar ve bunun gelecekte farklı amaçlar için kullanılabileceğini düşünüyorlar. hücrede ve gruptaki örgüt mensuplarının.... Ardından bir eğlence tertipleyerek koğuşlardaki herkesin halay çekmesini istemişler......... böylece yumuşayan zemine halay çekerken sert vurmak suretiyle betonun 133 .. 1 . çok miktarda örgütsel belgeye sahip tutukluların tüm belgeleri aynı yere gömmek için hücre duvarını fazla kazmasıyla tuvaletin arka kısmında bir boşluk............_ .... cezaevi yönetimi ve diğer örgütlerle ilişkiler ve görüşme tutanakları ile ilgili belgelerden oluşan örgütün cezaevi arşivi oluşturulur. Binanın zemin katının kalın beton olduğunu görünce............. talimat ve dokümanlarını gizlediği bilinen bir durumdu. Bunu firar için bir fırsat bilmişler... Bölüm: Devlet Sorgulamanın sonunda.. Yukarıdan aşağı doğru her iki hücre için bir tane olacak şekilde ve duvarları kolayca kırılabilen beş altı bacanın olduğunu görmüşler.........

. 1 ... özel körüklerle hava veriliyor olsa da....._________..._ ... Ama bizim tünel dördüncü kattan başladığı için bu tedbir hiçbir işe yaramayacaktı........... çok önemli şeyler anlatan yazılardı bunlar................. Günlüklerden anladığım kadarıyla tünelde kazma faaliyetleri her akşam saat onda başlayıp sabah beşte bırakılıyordu........... dökme ihtimaline karşı atık suları sürekli kontrol ediyordu... çünkü girişi dördüncü kattaydı. Bu......... İplerle 4 kat aşağı.. tünelde çalışan örgüt militanlarından tutuklu Hasan Atmaca günlük tutuyormuş. bunun için mahkumlar da çıkan toprağı kazı yapmak için kullandıkları bacanın haricindeki diğer baca boşluklarına doldu-ruyorlardı.......... Tünel girişi dördüncü katın orta hücresinde tuvaletin arka duvarı delin ip yaklaşık 40-50 metre ebadında alçıdan bir kapak yapılıp....... Aşağıya inip aşağıdan kazılıyordu.... İşte bu tünel kazılırken.... nemli bir ortamda (her ne kadar körük kurmak suretiyle hava verilse de) çok zor şartlarda çalışılıyordu.. mahkumların tünel kazıp çıkan toprağı tuvaletlere. Çok ağır şartlarda yapılan bir iş olduğundan herkes bu güç işin altından kalkamıyor..... Cezaevi yönetimi......... sarsıcı anlatımlar vardı. ama üç kat aşağıda bulunan otuz militanın hiçbirinin bu olaydan haberi olmuyordu.... Daha garibi en üst katta bulunan dokuz kişi bu kazı işini yürütüyor........ hatta bazıları büyük oranda hastalanıyordu.... eşine çok az rastlanır enteresan bir tüneldi.... Tabii tünelde çalışmak çok zor bir işti. aşağıda havasız.. Tünele çok özel elektrik tertibatı kurulmuş....... Bölüm: Devlet kırma seslerinin duyulmamasım sağlamışlar ve tünel kazmaya bu şekilde başlamışlar.. şartlar çok zorlayıcı olduğundan insanlar dayanamıyordu. sonra 6-7 metre toprağın altına iniliyor... Tünelde bulunan bu günlüklerin tamamını okudum...___________________..... Bu tünelde çalışıp da kalıcı akciğer hastalığına yakalanmayan çok az insan vardı..... Bu günlüklerde tünelin yapılış sürecini ve eğitimin önemini ortaya koyan inanılmaz... havlu vs.... O zamanki cezaevi yönetimi tüm aramalara rağmen tüneli bulamayınca her ihtimale karşı koğuşun giriş katına kimsenin girmesine izin vermiyor. lavabolara vs... 134 .. böylece tünelle kaçışa tedbir aldıklarını düşünüyorlardı............. Beni çok etkileyen................... Çıkan topraklar iplerle yukarı çekiliyordu...........

.............. istenilen saate istenildiği gibi davranmayan örgüt mensupları gece saat onda yatmayı.. askerler normal mu t ad aramanın haricinde koğuşlara girmiyorlardı....... Biz kırsaldan gelmiş olan militanları yakalayıp tünelin varlı ğım öğrendiğimiz an önce cezaevi dışında özel harekat timleriyle tedbir almıştık......... Tünel kazma faaliyetleri öncesinde militanlar bir bahaneyle sürekli isyan çıkarıp cezaevi yönetimine problem yaratıyorlardı.......... Her gün saat 22'de kazma işine başlamak için saat 21 'de sayım veriliyor..... Kazmaya başlamadan önce o zamanki cezaevi yönetimine bir anHaliç'te Yaşayan Sımonlaı........ cezaevi komutanı albayı gece geç saatte çağırmış ve tünel kazıldığı yolundaki bilgilerimiz üzerine cezaevinde arama ve sayım yapmasını istemişti... Hiçbir olay ya da direniş olmadığı için de gardiyanlar.... sabaha karşı iş bitince kapak yerine takılarak çevresi ince alçı ve kireçle kapatılıp hiç kimsenin şüphelenmeyeceği normal bir duvar haline getiriliyordu.._ ... sabah erken kalkmayı kabul etmişler............ -... Her gece bu çividen çekilerek kapak açılıp tünele giriliyor......_........... 1 ..... ondan sonra da herkes normal meşguliyetinde görünüyor..... Daha sonra o zamanki Diyarbakır Sıkıyönetim Tali Bölge Komutanı General....................... Örgüt bu şartlan kendi kadrolarına da kabul ettirmiş.............. lasına yapalım.. amacıyla koğuşlara gardiyanların gelmemesi.... Ancak tutukluların rahatsız edilmemesi için gece araması ya da tedbir vs................ özellikle tünel kazmayı kolaylaştırmak için o zaman kadar sayım vermeyen...... kurallara siz de uyun................. geçmişteki direniş olaylarından çok fazla çekmiş olduklarından bu öneriyi ziyadesiyle memnun olarak kabul edip.. Cezaevi yönetimi.... örgüt yöneticileri ile anlaşmışlar........ Zaten içeride böyle bir düzeni tesis etmeyi isteyen idare de bu şartlan kabul etmişti...._________.. böylece tüneli rahat kazma imkânına kavuşmuştu.. .................. Böylece cezaevinde her şey normal seyrindeymiş gibi gösterilmişti................ biz de uyalım demişler...„........... albay "Komutanım bu saatte arama ve 135 . koridorda bile gezilmemesi şartlarını ileri sürmüşlerdi..._..___________________..... Bölüm: Devlet asmak için askılık vazifesi görsün diye kapak ortasına büyükçe bir çivi çakılmış.... Bu anlaşmaya göre birçok konuda mutabakatlar yapılmış........

1... Normal olarak bu olay................. _____......... Ve cezaevi kolorduya bağlı olduğu için General.... devlette ise panik yaratacağı varsayılarak olağanüstü bir dikkat ve gizlilikle takip ediliyordu. Bölüm: Devlet sayım yapamam......_........ Tünele kazı için inen.......... Örgüt açısında iyi giden bu olayda ilk terslik bir silah atma olayının terörle mücadele şubesine aktarılarak soruşturulmasıydı..____.___________________. Silah alımları sırasında insanlar deneme yaparken kazara silahlar ateş alıyordu......... onlarla mutabakatımız var.. saat 22'de tünele girip sabah 5'te çıktıktan ...... Diyarbakır'ın içinde olduğu olağanüstü hal bölgesine özgü çıkarılan bir kanunla herkes bir ay içinde elinde bulunan silahlarını getirirse silahların ruhsata bağlanacağı duyurulmuştu...... Bir ara Hasan Atmaca kafasını dışarı bile çıkarmış.... duşlarını alıp biraz uyuduktan sonra tekrar normal günlük hayatlarına devam ediyorlardı....._............... silahın yedek şarjörlerinin taşınma şekli itibarıyla (mahalli olarak rakt denen beş 136 ............. _......... Kasıtlı kendilerini rahatsız ettiğimizi ileri sürerek direnirler..............___. 1 .................... Sayım yapıldığında eksik yoktu ama günlerce süren aramda tünel de bulunamadı.. sonunda tünel bitiyor......... etrafa bakıp tekrar geri inmiş Çünkü henüz kendilerini götürecek örgüt mensupları ile mutabakata varmamışlardı..... Örgüt bu olaya ha yat i önem veriyordu............. Kolordu Komutanına durumu bildirmiş ve sabah saatlerine kadar veya sayım yapılamamıştı.. O tarihlerde Diyarbakır merkezde bir silah atılması olayı karakola intikal etmişti.........______..... Bunun üzerine ruhsatlı silaha sahip olmak isteyen herkes silah almaya başlamıştı..._________..._ .." demişti... bünyesi sağlam olanlar her gün zor şartlarda çalışıyor.... Tünel kazarak cezaevinden çıkacak kişilerin kaçırılması ve yurtdışına çıkarılması sürecini dağdaki bir grup doğrudan Öcalanin yönetiminde organize ediyordu............................. yeni çıkan kanun dolayısıyla silah almak isteyen birinin bakıp incelerken silahı yanlışlıkla ateşlediği yönünde yorumlanıp basitçe geçiştirilmesi gerekirken............. Bölüm: Devlet sonra o zamanki su ısıtıcılarıyla hemen su ısıtıyorlar. Böyle bir olayın örgüte büyük moral vereceği .. Kazma faaliyeti bu şekilde 6 aya yakın sürüyor.

..... en son cezaevi bahçesine kanallar kazıp beton bloklar yerleştirmemiz sonucunda kaçış planı bir süre sekteye uğramış.... Ben de her gün veya günaşırı aşağı iniyordum...................... Bünyesi sağlam olan iki kişiden biri bendim. yağan yağmurlar sonucu tünelin suyla dolması üzerine suların çekilmesi için yaz başını beklemeleri gerekmişti..........................._________...... tuzak ihtimaline binaen bir süre beklemiş. Sonra bu timin yakalanması...... Bu kişiden elde edilen dokümanları ve şifreleri çözerek tüneli ortaya çıkardık...... operasyon hakkında kesin bilgiler almak........... Tünel kazma olayı ile ilgili olarak normalde günlük tutmak yasak olmasına rağmen tünelde yazmak ve bulundurmak serbestti.... Büyük umutlar bağlanan. fedakarlıklarla yapılan mucizevi tünel olayı böylece sona ermişti. 137 ..___________________...... çünkü zaten tünelin ortaya çıkması her şeyi ortaya dökeceği için günlüğün anlamı olmuyordu.. Bu günlükte Hasan Atmaca şunu yazıyordu: "Arkadaşlarımın çoğu tünel kazarken oksijensiz........ Militanlar olayı tam anlamak.. bu kişilerin araç gasp ederek tünelden çıkacak militanları kaçıracak tim olduğu anlaşıldı........ Akşam saat 22 de tünele iniyor................. Çoğunlukla da her gün iniyordum... bir kısmı tüberküloz olmuştu... Bölüm: Devlet altı yedek şarjörün takılı olduğu taşıma kemeri ve sistemi) normal vatandaşın taşıdığı şekilden çok örgütün taşıdığı tipe benzemesi üzerine bu olayın soruşturması Terörle Mücadele Şubesine aktarıldı............ saat sabah 5'e kadar pis ve karanlık bir yerde..... 1 ... İkinci aksilik ise operasyon sonrası yeniden işe başlayan örgüt............_ .... havasız ortamda kalmaktan ve cezaevinin zor şartlarından dolayı hastalanmış..... Aşağı inmekte zorlanıyorlardı. tünel kazanlar arasında en güvenilir kişilerden birinin tahliye olmasıyla birlikte onun dışarıdaki işleri organize edeceğine sevinirken bu kişinin bizini kurduğumuz basit istihbarat ağına takılmasıydî.......... onlardan edinileıı bilgiler ışığında cezaevinde tünel arama faaliyetlerimiz. Daha sonra durum güvenli olduğundan emin olunca tekrar planı işletmeye çalışmışlar ama bu sefer de bizim bahçeye kazdığımız kanal ve beton engeller değil ama gelen kış mevsimi onları engellemiş... Tahkikatı derinleştirmemiz sonucunda bu silahların cezaevinde tünel kazıp kaçmaya kalkan militanlara dışarıdan yardım etmek için gönderilen PKKTılarm silahlan olduğu......

___________________._________..... Saat 10'da ise örgütün çizdiği eğitim programı başlayacak... 12 Eylül öncesi kadrolarındandı. Örgüt kuralları böyleydi..... Katılmadığında nularla ilgili alt kadrolara eğitim bile vermişti... Sabahleyin saat 5'te tünelden çıkıyor ama bitkin bir vaziyette duşumu alıyor ve hemen yatmam gerekiyordu........ Ama şunu da biliyorlardı ki bu eğitim olmazsa ne bu örgüt........ Eğitime katılmadığından ceza alıyor.. Erken kalk. onun bünyesini bu güçlüğü zor kaldırdığım da biliyorlardı.. Verilen ceza çok büyük değildi ama hiçbir şeyin eğitimin ihmal edilmesine gerekçe olamayacağı açısında önemliydi..... Buna katılması şarttı.... hiçbir şekilde kurallar dışına çıkmak tasvip edilmiyordu..... Biz bu eğitimin sonucunda şekillenen insanın faaliyet ve eylemlerini gördüğümüz için asıl olanın bu kişiler olduğunu düşünüyoruz...... Geç kalınca örgüt yöneticileri toplanıyor. böyle bir insan tipi yaratıyor ve o insanı ortaya koyuyor........... 1 .... Bu konulan eğitim yüzlerce defa okumuş. ne de o tünelde bu çalışmayı yapacak kişiler olurdu. hatta seminerlerde bu koprogramı vardı............. yemek ye.... Gece saat yirmi ikiden sabah beşe kadar çalışıp sabah erkenden eğitime katılacak kişi de bulunamazdı... saat 9'da sayım... Bu olay da eğitimin ne kadar önemli olduğunu gösteren unutmadığım olaylardan bir tanesi.... Verilen ceza üç gün sigara içmeme veya iki gün hiç kimseyle konuşmamaydı..... Her şeyin ateşleyici gücü......_ .............. düşünce yapısını oluşturan bu eğitim.." İşte bu kadar yoğun çalıştığı için Atmaca bu eğitim programlarının bir kısmına katılamıyor... Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam 138 ........ Ama örgütün bir da hemen örgüt yöneticileri tarafından kendisine ceza verilirdi. sanki bütün ağaçları yeşerten toprak misali düşünceleri şekillendiren ve var eden bu. Bölüm: Devlet çamurun içinde kazı yapıyorduk...... Eğitimin konusu anımsadığım kadarıyla ya kapitalizmin ya Marksizm'in ekonomi politiği............. İşte bu eğitim....... Katılmakta zorlanıyor daha doğrusu.... var eden............ Bu cezayı verenler aslında Hasan in yaptığı işi................. Oysa asıl olan onu yaratan...... Hasan Atmaca PKK'mn eski........

.. Bu cihazlar da uzun süre 139 ............ 1 ....... Bir kısmı ise ne oldukları merak edildiğinden yalnızca bakmak amacıyla açılmıştı......... başka şubede de durum aynıydı......... Tamamına yakını hemen hemen hiç kullanılmamıştı............... Üstelik kaliteli ve amaca uygun da değillerdi....... Diyarbakır'da göreve başladıktan bir i 39 müddet sonra odamda bulunan çelik bir dolaptaki cihazları tek tek çıkararak kontrol etmeye başladım.. yapılan işlemlere baktığımda bu elektronik cihazların hiçbirinin görevde kullanılmadığını gördüm..._________._ . Ama genel yapı itibarıyla kullanılması çok zor olan aletlerdi............ teknik çalışmaya merakım nedeniyle biraz zorlayarak........ Teknik cihazlar bu günkü gibi ülkemizde imal edilmiyordu ve çok pahalıydılar. Daha sonra şubedeki evraklara. Bölüm: Devlet Teknik istihbaratla ve teknik aletlerle ilk kez başkomiser rütbesiyle Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekili olarak atandığımda tanıştım...... Ya bizim ihtiyaçlarımıza uygun değillerdi ya da Türkiye şartlarına göre üretilmemişlerdi.. çalışma biçimi olarak birincisine çok benzeyen ancak zamanın gereksinimlerine bir ölçüde uyarlanmış... Bu cihazların büyük bir kısmı orijinal kutularında daha açılmamıştı..... Çok miktarda (belki 40-50 tane) elektronik cihaz vardı. Bir müddet sonra MO serisi diye bilinen bir seri cihaz daha merkez tarafından gönderildi... Tabii yalnızca bizim şubede değil pek çok.......___________________.. biraz geliştirilmiş cihazlardı..................... Tekniğe.... biraz şartları en iyi şekilde değerlendirerek operasyonel çalışmalarda bu aletlerin bir kısmını kullanmaya çalıştım ve çok iyi neticeler aldım.. Bu kadar büyük rakamlara alınmasına rağmen hiçbiri kullanılmamıştı............ Tam olarak fiyatlarım bilemiyorum ama çok yüksek bedellerle alınmış olduğunu tahmin ediyorum..................... Büyük bir kısmının 5-6 yıl önce alındığı belli oluyordu.... O zamanlar bu cihazlara TRM serisi diyorduk................. Uzunca bir süre bu aletler şubede kaldılar.. Bunlar şekil.....

.. Diğer illerin tamamında kullanıldığını hiç zannetmiyorum... Milyon dolarlık bu cihazların büyük bir kısmı sonradan toplanarak imha edildi....... Ne kadara alındı bilmem ama zannederim milyon dolarların çok üstündeydi.. daha doğrusu kullanıl a mıyordu.................................... Çok az bir miktarda bir iki operasyonda zorlayarak kullandık.... onların ihtiyaçlarını belirlemeksizin yeni cihazlar almıyordu.......... fotoğraf makinesi gibi cihazları kullanarak çok daha etkili ve kullanışlı aletler ürettik._ .. Milyon dolarlar 140 ....... Galiba bunlar özel amaçla....._________..... İhtiyacı belirleyenler. karşılaştığımız olaylarla ilgili deneyim ve algılamalarımız geliştikçe kendi hedef ve kendi ihtiyaçlarımıza uygun cihazları nasıl yapabiliriz diye düşünmeye başladık... Bu sahada bir süre çalışıp.......... bazı görevlerde kullandıysak da çok ciddi yararlar elde ettiğimiz söylenemezdi.... Bu aletler hemen hemen her olayda....... Her yeni gelen Genel Müdür döneminde daha iyi istihbarat almak adına hiç alt kademede çalışanlara sormaksızın..... her ekip ve şubede kullanılmaya başlandı ve iyi neticeler.... istihbarat amaçlı üretildiği 1 Bölüm: Devlet için başka yerlerde kullanmak mümkün değildi........ 1 . Bunlar kısmen işe yarıyordu ama Türkiye şartlarına ve bizim uğraştığımız sahaya uygun değillerdi.. Bölüm: Devlet şubelerde tutuldu..... hatta mucizeler elde edildi.___________________......... Belki bir iki dost ülkeye verilmeye çalışılmış olabilir ama büyük bir oranda toplanıp imha edildiklerini biliyorum.......... Hatta Türkiye'nin birçok ilinde bu aletler kullanılmıyor...... Bu amaçla kurduğumuz basit atölyelerde küçük meblağlarla... Sonrasında daha kullanılabilir ama yine yüksek meblağlarda özel dizayn edilmiş sofistike bazı cihazlar alındı..... fiili olarak bu işlerde çalışmamış yöneticiler veya taşrayı hiç görmemiş (merkezin imkânlarından faydalanmak için taşraya gitmek istemeyen) ama bulundukları yere kendileri gibi insanlardan başka kimseyi almadıklarından bu konuda kendilerini otorite gören merkezdeki kişilerdi..................... genel amaçlar için üretilmiş küçük video kamera........ Maliyetiyle kıyaslandığında pek fazla verim alındığından da bahsedilemezdi..........

.... Belki o gün bu bilgilerin tamamına sahip değildim ama daha sonraki çalışmalarımda ve görevlerimde gördüğüm kadarıyla tüm ülke genelinde o zamanlar hiçbir yerde telefon dinleme.987 yılında sıkıyönetim kalkmış onun yerine olağanüstü hal yönetimi kurulmuştu................ teknik takip gibi herhangi bir teknik faaliyet gereekleştiriimiyordu.... Devi et in diğer kurumlarında da hemen hemen benzer olaylar yaşanıyordu. Zaman içerisinde bu konularda....._________.... Milyonlar ödeniyor ama satın alınan araçlardan hiçbir verim elde edilemiyordu... de kendisine (belki biraz da soğuk bir tutum içinde) teknik cihazlar olmadığım.... 1 .......... Soğukça geçen bu toplantıdan bir müddet sonra bir gün dairede otururken Ankara Emniyet duydum... Ben........ neden teknik bilgi elde edilemediği konusunda bana çok fazla soru sordu. Bölüm: Devlet verilerek alman cihazlar ise geldikleri gibi çöpe atıldılar çünkü faaliyet sahamız içinde hiçbir yerde kullanılamıyorlardı.......... Ancak bu cihazların geleceğinden haberdar değildik................._ ............................. Kutuları açtığımızda yanılmıyorsam içinde on dört tane teyp vardı......... neler eksik vs konusuyla ilgili yapılan toplantıda bulunan o zamanki bölge valisi Hayrı Kozakçıoğlu neden teknik çalışma yapılamadığı... Yedi tanesi Revox dediğimiz büyük 141 Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Daire Başkanlığından birtakım cihazların... Görevliler kendilerine söylendiği gibi getirip cihazları teslim etti ve bunların Ankara'dan getirildiğini söylediler...... tırmandırması ve sanırım batı ülkelerinde gelen tepkiler üzerine 1............___________________...... Benim ilk göreve başladığım yıllarda (zannediyorum 1984 yıllarıydı) hemen hemen Türkiye'nin hiçbir ilinde terör ve istihbarat amaçlı dinleme ve izleme faaliyetinin olmadığını biliyorum.. Bir gün Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde terörle mücadele amacıyla il genelinde neler yapılıyor................ eldeki bu cihazlarla hiçbir şeyin yapılamayacağını............... daha doğrusu dinleme teyplerinin getirildiğini ... bunların çok fazla bir şey ifade etmediğini söyledim. Diyarbakır'da Güneydoğu'daki yedi terör yıldır olaylarını devam eden sıkıyönetimin hatta iyice durduramaması...... özellikle İstihbarat birimine bilgi sağlama ihtiyacı doğdukça bu bilgilerin nasıl elde edileceği konusu sürekli gündemimize geliyordu..

.......... ama o zamana göre iyi yapılmış uzun vadeli dinleme cihazlarıydı.. O zamanki imkânlarla PTT (bugünkü Telekom) ile Emniyet arasında kablo çekmeye ve ilk teşkilatı kurmaya başladık......................... on dört hattı dinleyecek bir aletin ihtiyacımızdan fazla olduğunu.... Bunlar oldukça büyük... On dört tane teybin....... Bölüm: Devlet makaralı teypler.... o günlerde PKK ilk şehir hücrelerini oluşturuyordu........ Bu arada bir sanık.... böyle bir şeyi yapmak çok büyük ve kapsamlı bir düzenleme gibi gelmişti bana..... İlk gönderdikleri elemanların bir kısmı Siirt'te.. Yedi tanesi Uher denilen teyplerdi. bunların yarısını bizim._ ..... yansım narkotiğin kullanabileceğini söyledim..___________________... bunlar tek bir telefon konuşmasını otomatik olarak kayıt ederken...... ön dört hattı dmleyebilen (belki bir iki tanesi çözüm için kullanılsa bile on hattı dinleye bilen 3 on dört tane teyp bana çok fazla gözüküyordu....... bir kısmı ise Silvan ve Diyarbakır'da yakalanmıştı. sorgusu sırasında şehir merkezinde Önemli bir ismin bu tür faaliyetlerde kullanılabileceğini..... PKK ağırlıklı olarak kırsal alanda faaliyet göstermesine rağmen şehirlerde de örgütlenme kararı almıştı.. Ona teyplerin geldiğini. Bir gün Olağanüstü Hal Bölge Valisi'ne gittiğimizde teypleri sordu. İşte biz bu kişi kimdir diye araştırdığımız sırada şubeye teypler getirilmişti........... Sinema filmlerinde gördüğümüz sinema filmi oynatır gibi büyük makaralı teypler........ Revox teyplerle ise iki telefon hattı otomatik olarak dinlenebiliyordu... bir kısmını Narkotik şubesinin. Bu kişilerin verdikleri beyanlara göre......... Tesadüf bu 3^a.. şehirlere eleman gönderiyordu..... Onlara ayrıca gönderilecektir........ Bunun üzerine süratle bunu nasıl yapılabileceğini araştırmaya başladık.. tamamını siz kullanın....... hantal...... On hattı nasıl dinleyecektik.. 1 . bu kişinin örgütle irtibatının olabileceğini söyleyerek bu kişinin telefon numarasını vermişti............" dedi.. Hepsi yurtdışı kaynaklı...... Alman ve Amerikan malıydı. 142 .. Bana "Hayır......... bir kısmım da bizim kullanabileceğimizi düşünüyordum......... şehir merkezlerine örgütlenmek İçin gelip burada örgüt kuracaklar ve güçlenince kısa süre sonra kırdaki savaşı destekleyecek silahlı eylemler yapacaklardı.._________...

........ Bir müddet sonra bu kişinin Hatay bölgesini örgütlemeye gelen başka bir kişiyle irtibatlı olduğunu tespit ettik... İstanbul............_________...... İlk dinleme olayımız. Kısa bir süre sonra Adana şehir merkezini örgütlemeye giden kişilerin de olduğunu belirledik... Bu bilgiyi edinmiş olmak bizim için yararlıydı.. Bir müddet sonra gelecek olan kişi telefonla arayarak geldiğini söyledi..... Şahıs daha yola çıkmadan....... adresleri yurtdışından aldıklarını belirtiyorlardı........ Biz bunlardan Diyarbakır'a gelecek kişinin geleceği evin telefonunun dinlemeye aldık ve üçüncü gün bu kısmin bir görüşme yapacağını tespit ettik.. Hatay Emniyeti de bu kişiyi dinlemeye ve izlemeye başladı.. İlişkilerinin ve irtibatlarının nasıl geliştiğini görüyorduk.... harekete geçti. 1 .. Bunun üzerine biz bu şahsı takibe başladık. Şahıs gelince izlemeye başladık....... böyle bir kişinin geleceğini öğrenmiş olduk..................... Kırsaldaki militanları desteklemek ve onlar üstündeki devlet baskısını azaltmak amacıyla şehirlerde de eylemler yapmayı planlıyorlar..... Bölüm: Devlet PTT'de ilk sistemi kurduktan sonra ilk telefon dinleme faaliyetine bu şahsın telefonunu dinleyerek başladık.._ ... Adana ve İskenderun'a göndermeye karar vermişti ve ilk çekirdek birim.... Biz Diyarbakır'da dinlemeye başlamıştık 143 ama Hatay Emniyetinin .___________________... şehir örgütlenmesi için gelen mensubunun tespitiydi....... hatta tarihi bir bilgiydi. Bu şahıs Almanya'da PKK yetiştirilmiş........................................ almasına böylece güvenlik devleti kuvvetlerinin zorlamayı şehirlerde tedbir İlk sebep olarak hedefliyorlardı.. Türkiye'ye faaliyet için gönderiliyordu. Şahsı Almanya'dan arayan kişiler buraya geleceklerini söylüyorlar. PKK şehirlerde evresini tamamlayarak şehirden kıra çıkmış. Adana Emniyeti de bu kişileri dinlemeye ve izlemeye başladı.. Belki biraz şans ya da kader bilemiyorum ama o zamanın şartlarıyla bu kişinin telefonunu ilk kez dinlemeye başladığımızda inanılmaz bilgiler edindik.................. kadrolarını Diyarbakır... kırsalda eyleme başlarken yeniden şehirlerde örgütlenmek ve eylem yapmak için gelmeye karar vermişti...... Onu izlemesi için durumu Hatay İstihbarat Şubesine bildirdik...... Tabii bu işler kolay olmuyordu........ örgütlenmek amacıyla şehir faaliyetlerine geldikleri anlaşılıyordu.....

.... .. Ama İstanbul'un şartları zordu. _ Devlet Bölüm: yılının sonuna doğru geldiğimizde Türkiye'nin hiçbir ilinde bir tek telefon dahi istihbarat birimlerince dinlen emiyordu............_______........... hepsinde birden sistemi kuraııtıy orlardı. O gün için bizden sonra Önce İskenderun.......................... PKK Yi m şehir içi faaliyet grubunu tespit etmiştik. kısa sürede aynı anda 5 ilde birden yürütülen bir operasyona dönüşmüştü........._ ..... burada baskı ve işkence yaptığı iddialarıyla adını duyurmuştu......... Sınırlı oranda İstanbul ve Ankara'daki uyuşturucu operasyonları dola yısıyla bir dinleme faaliyeti vardı ama istihbarat ve terör amaçlı bir dinleme mevcut değildi. ......._________...___________________. Bu cezaevinde yatıp da onun hakkında işkence hikâyesi anlatmayan yok gibiydi. Oktay Yıldıran yüzbaşı rütbesiyle yıllarca Divarbakır cezaevini yönetmiş.. Bu yüzden geç kaldılar......... _..................... Diyarbakır da başlayıp. İstanbul'da yeterli dinleme için gerekli sistem kurulamadığından PKK'nın İstanbul'da gerçekleştirdiği en büyük şehir eylemi önlenemedi.. îşte bu yüzden sistemi biz kurduk.. Bu çalışmanın adını Sakin Operasyonu koymuştuk......... Anlatılanların onda biri bile doğru ise hiçbir insanın başkasına yapamayacağı insanlığa sığmayan 144 ........ O tarihe kadar hiçbir dinleme faaliyetinde bulunmamışlardı.................. Dinlemeyi gerektirecek ilişkiler çıktıkça. tüm iller ilk PKK eylemlerini önlerken. daha doğrusu 1987 1 44 _....... böylece sistem genişleyerek diğer illere de yayıldı................... sonra da her yeni olayda ilgili illeri de bu sisteme zorladık ve onlar da dinleme sistemi kurmaya mecbur kaldılar...... Daha sonra bizim ve Ad ana'daki militanların irtibatları sonucu İstanbul bağlantısının tespit edilmesi üzerine İstanbul Emniyeti zorlanarak İstihbarat Şubesinin dinlemeye başlaması zorlukla sağlandı..__..... ardından da Adana Emniyeti dinleme sistemi kurdu..___________......... onlarca santral vardı...............1. 1 ... Bölüm: Devlet dinleme imkânı yoktu... Binbaşı Oktay Yıldıran İstanbul'da bir otobüste silahla öldürülmüştü.. ........... Merkez İstihbarat Daire Başkanlığının zorlama ve desteğiyle zorunlu olarak diğer iller de benzer sistemleri kurdu...

.._________.......... olayı PKKYım gerçekleştirdiği ve şehir hücrelerinin yönlendirdiği belliydi... Adana Emniyeti Adana merkezdeki tüm örgüt hücrelerine baskın yaptık.._ ... Teslim olmak. eylemlerine adan başlangıcında yakalanması sağlandı.. Mazlum Doğan. direnerek alınabileceği herkesin zihnine yerleşmiş ve tüm cezaevi tümden PKKYım eline geçmiş ve ciddi bir direniş sergilenmiş... Bunun üzerine operasyonu başlattık.... Kimilerine göre eğer baskılar sonunda teslim olan. Dörtyol ve İskenderun daki...... Bölüm: Devlet cinsten dehşet şeylerdi...... itiraf etmek yetmemiş. bizim dinlediğimiz hatlarda geçiyordu.. işte bu noktadan sonra cezaevi patlamış..... Ama o bu noktada durmamış.. işkence etmiş.. îşte bu yüzden PKK nm Oktay Yıldıranı öldürmesi anlamlıydı.................. hatta birden fazla araştırmanın konusu olabilecek kapasitede bir konu olduğu kanaatirıdeyim... kendine fikren yakın asker ve astsubaylardan oluşan bir ekip kurmuş ve inanılmaz bir baskı ve işkence sistemi inşa ederek herkesi yıldırım s.. sonra da baskıyla yeniden dirilterek direnişlerle güçlendirdiğini söylemektedir. baskıya devam etmiş............... itiraf edenlere iyi muamele yapılsaydı... Hatay.......... o en ağır baskılarla mahkumlara........ Bu defa da hakların teslim olarak değil.... Olay. Yıldıran ve onun cezaevindeki uygulamaları ve bunların neticeleri başlı... Diyarbakır'a gittiğimde...... yaşananlar hakkında pek çok kitap yazılmıştı... basma bir ilmi araştırmanın.... 1 .................... Kemal Pir ve dört mahkum kendilerini yakarak isyanı başlatmışlar ve devamında isyan tüm cezaevine yayılmış................... Biz Diyarbakır merkezde... Böylece şehirleri örgütleyip ba ş 1 eylemlere ayam başlayacak olayın olan daha bir grubun.. cezaevinden çıkan herkesten Oktay Yıldıran hakkında hikâyeler dinledim...... Bu isyan da sonrası cezaevinde yönetim ve şartların ağırlığı üst makamlarca görülerek cezaevinin şartlan değiştirilmiş...... militanları tutukladık.... Anlatılanlara göre cezaevinin komutanı aslında başka kimselermiş.... Yıldıran zannederim iç güvenlik amiri imiş....... Pek çok kişi YıldıranYn örgütü baskıyla susturup.___________________....... cezaevindeki bazı militanlar haricinde tamamına yakını itirafçı olabilirmiş.. 145 ..

... Arıkan Bedük bir gün Kaçakçılık Daire Başkanlığına baskın yaptı......... İstanbul'daki emniyetçiler o zaman Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Bedük'e Ankara Kaçıkçılık Daire Başkanlığının kendisini dinlediğini söylemişlerdi................ çünkü çok büyük bir gizlilik vardı... İstanbul'da bulunan MİT görevlisi Mehmet Eymür ile dayanışma içindeydi. yazı ve olaya konu olan meşhur Birinci MİT Raporu ve ardından ortaya çıkan olaylar ve gelişmelerin neticesi olarak bize geldiğini sonradan öğrendim.. Bunlar doğrudan telefonla irtibat kuruyorlardı... o da Emniyet Genel Müdürüyle Ankaradaki bir toplantıda bu tür cihazları talep etmişti.. Bunun üzerine Saffet.......... irtibatları bilinemiyordu..... Örgütün yönetim kadrosu Avrupa'daydı............ İşte bu arada Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu'yla yaptığımız toplantıda bizden istediği görevler için teknik cihazlara sahip olmadığımızı söyleyince. örgüt lideri de Şam'da Öcalan'dı.................. Mutlaka böyle bir teknolojik desteğe ihtiyacımız vardı..... Neden ve nasıl geldiğini o zaman tam anlayamadığım bu telefon dinleme cihazlarının ülke gündemini çok meşgul eden ve binlerce haber. üzere emniyet mensupları ayrı bir grup halinde faaliyet gösteriyorlardı............... aksi halde onların örgütlediği insanlara ulaşıp onları yakalayarak örgütün yöneticilerine ulaşmak çok zordu. Ve bu olaylar esnasında İstanbul'da bulunan başta Mehmet Ağar olmak._ .......___________________. teknolojiye başvurmadan bu tür operasyonların başarılı olmayacağını açıkça gösterdi.... Kendisi dinlenmiyordu ama böyle bir dinlemeden haberinin olmaması.. Bu telefonlar dinlenerek doğrudan bu yöneticilerin tespit edilmesi gerekiyordu.... 1 .......... dinleme aletlerinin olduğunu tespit etmişti._________. Bunun üzerine Ankara'dan sökülen teyplerin hepsi getirilip Diyarbakır'da 146 ...... Kimse kimsenin kaldığı yeri bilmiyor......................... bu işin gizli bir şekilde yapılmasından çok rahatsız olmuş......... Genel Müdür gerçekten Kaçakçılık Daire Başkanlığı binasının alt katında teyplerin... aletlerin hepsini söktürüp devre dışı bıraktırmıştı........ Rapordaki iddiaya göre Ankara'da bulunan Kaçakçılık Dairesi Başkanı Atilla Ay-tek ve grubu................ Bölüm: Devlet Bu olay aslında bana bu görevlerin nasıl yürütülmesi ve mücadelenin nasıl olması gerektiğini...

..... Biz bu operasyonları yürütürken epeyce zorlukla karşılaşıyorduk........ İşte böyle bir olay ilk dinlemelerin.. numarayı hiç çözemiyorduk....... sıfırı çevirmişseniz on defa telefon hattının açıp kapanması söz konusuydu............. Bana göre birinci MÎT raporu._________.... ilk teknik faaliyetlerin.... Bir tek numarayı tespit etmek için günlerce uğraştığımız oluyordu....___________________... hedef kişinin konuştuğu telefonun yeni modern dijital bir santralden bağlandığını.. Eğer biri çevirmiş-seniz bir defa...... çekirdeğini oluşturdu... santralin otomatik olarak numarayı verdiğini öğrendiler.................. beşi çevirmiş seniz beş defa........... çevrilen rakam kadar kesilip açılıyordu ve bu kesip açılmalar rakam kadar ses çıkarıyordu.. İşte bu sesleri önceleri yavaşlatıp dinleyerek saymaya çalıştık..... MİT gibi devlet güvenlik ve istihbarat birimlerinin kullandığı bilgisayar analiz ve telefon detay çalışmalarının çekirdeğini bu olaylar oluşturmuştur............... Buna rağmen numarayı yüzde yüz doğrulukla tespit edemiyorduk................. Bu olayın ardından bu şekilde gerçekleştirilen operasyonlar tüm ülke geneline ve tüm faaliyetlere yansımaya başladı... başka bir bölgede çok hayırlı gelişmelere nüve teşkil etmiş... bazen de dört saatten fazla alıyordu. Yuvarlak kadranlı telefonlarda hat.. Bu yöntemin başarılı olmadığı zamanlarda vumetre denilen ve ses yüksekliğini gösteren bir alet kullanılıyordu........ bu günkü polis.. Bazen bir militanın aradığı bir telefon numarasını tespit edebilmek iki-üç saat. Bu defa eksik ya da hatalı numarayı öğrenmek için yeniden uğraşmak gerekiyordu.......... 1 ........ çünkü telefon numaralarım çevirdikleri zaman çıkarttıkları seslerden numarayı çözmek mümkün değildi...... İşte böyle çalışmalarla uğraşırken bu arada Hatay'daki arkadaşlarımız..._ . PTT'de çalışan teknisyenler her çevrilen numarayı küçük bir yazıcıya yazma özelliğine sahip olduğunu 147 .. Burada da yine cihazın ibresinin yükselmesi veya ışığın yanmasını sayarak tek tek numara tespit etmeye çalışırdık.. Takip ettiğimiz hedef bir yeri telefonla aradığında nereyi aradığını anlayamıyorduk............ Bölüm: Devlet kullanmamız için bana verilmişti.. Eğer telefonları tuşluysa durum daha da zor-laşıyordu....... ya bir numara eksik ya bir numara fazla ya da bir numara yanlış çıkıyordu.........

............. Onlar vasıtasıyla biz de bu kişinin aradığı numaraları deşifre etmeye başladık..... ilişkili olduğu örgüt mensuplarını öğrenmeye çalışıyorduk.............. kafamda birden bir şimşek çaktı. Belli bir bilgisayar işlem merkezinde işlem yapılarak burada bir telefonun aradığı tüm telefon numaralarının öğrenilebileceğini............ pek çok sır keşfedilebilirdi... Bu yöntem gerçekleşirse.... bir kişinin aradığı bu tür numaraların öğrenilip öğrenilemeyeceğini sorduğumuzda... Küçük programlar yapacak kadar konuyu öğrenmiştim ama asıl önemlisi.............. santral bunu çok kolay tespit ediyordu... öğrenilebileceği yanıtını aldık... İşte bunları takip ederken... Eğer dijital bir santralde bir numaranın aradığı tüm numaraların kaydı tutuluyorsa._________..... Bu arada bilgisayara merak sarmıştım..... o zaman bir bilgisayar ortamında bu bilgileri sakladığımızda............... Biz çevrilen tek bir numarayı öğrenmek için beş altı saat harcarken.......... Oradaki arkadaşlar postaneyle görüşerek............ Aylık döküm içerisinde bir ay önce dinlediğimiz kişinin kimleri.... numaraların bir aylık dökümünün alınabileceğini gördük.___________________... O zaman çıkan aylık bilgisayar dergisine abone olmuştum ve her sayıyı okuyordum. şahsın telefonunun bu özelliği tanıyan her numarayı çevirmesinde çevirdiği numaraları tespit edebiliyorlardı...... Bugün anında edindiğimiz bilgileri o günlerde bir ay geriden takıp edebiliyorduk. Bilgisayar ve teknolojinin önemini hissetmeye başlamıştım. Bundan sonra sayıları az olsa da takıp ettiğimiz bazı hedeflerin aradıkları numaraların bir aylık dökümünü alıyorduk............ bildiğimiz yurtdışındaki bir örgüt numarasını arayan herkesin numarası bir komutla çıkarabilirdi..... O zamanlar Avrupa 148 . 1 ._ . hangi saatte aradığına bakıp fikir yürüterek onun irtibatlarını.......... Bölüm: Devlet söylüyorlardı............ Bu o günkü koşullarda inanılmaz bir gelişmeydi. Maaşımdan ücretini ödeyerek Basic ve COBOb dilinde basit bilgisayar programlama dersleri alıyordum..... Numarayı bize bildirdiklerinde hemen Diyarbakır'daki postaneye gittik.... bilgisayarla neler yapılabileceğini kavramaya başlamıştım.......... Dijital santral dediğimiz bu santrallerin her ay sonunda fatura keserken aranan numaraların tek tek dökümünü liste halinde çıkarttığım gördük.......

............... geleceği ve teknik yapısı hakkında tereddüt duyuyordu. ne yapmak istediğimi ve nasıl yapılabileceğimi anlattım. çünkü ben sadece teorik olarak konuyu anlatıyor.. konuda uzman bir kişinin verdiği bu not üzerine böyle bir sistemi kurmaya karar verdik. Bu sisteme inanıyordum............. hem mahalledeki hem de apartmandaki insanlar kendilerinin ya da başkalarının takip edileceğini düşünerek birbirlerine hemen haber veriyor............. uygulamada nasıl işleyeceği konusu belirsizdi...... Dolayısıyla eğer ben Öçalan in telefonunu bilgisayara kaydedersem. İçişleri Bakanlığından... giriş çıkışlar bu memurlar taralından izlenirdi.. bu sistemin gerçekleştirilemeyeceği ve hukuken uygun olmayacağı yönünde gelen görüş olumsuzdu.___________________......_________. çünkü bilgisayar öğrenmeye başlamıştım ve bilgisayarın sunduğu imkan ve olanakları görmüştüm.. 1 .... Ona sorunumun ne olduğunu.... teknik olarak mümkün olduğunu belirtti... bunun çok faydalı olacağını ve önümüzü açacağım Bölge Valisi'ne aktardım........ Bu konuyu araştırmaya başladım.... onu arayan tüm numaraları çıkarabilirdim...... takip ediliyorsunuz......... çalışmalarıma dayanarak başarılı olacağı yönünde yalnızca fikir yürütüyordum...... Hatta eğitim sırasında yazdırdığımız basit bir Cobol programı sayesinde çok önemli işler halledilmişti... Böyle bir sistemin kurulabileceği..... Ancak takipteki bu memurlar dikkat çekiyorlardı... onunla konuştuk._ ... apartmanlarının önüne bir polis memuru yerleştirir................ Olumsuz görüşler gelse de.......... Bölüm: Devlet merkezi ve Oca lan Türkiye'deki faaliyetleri doğrudan yönetiyordu ve aralarında iletişimi telefonla sağlıyorlardı.........Ş... Ne taş A..... Daha sonra Bölge Valisi.... Takibe aldığımız hedefleri izlerken..... Bu.... Netaş'tan bir mühendis geldi.. bu konu bir defa benim kafama takılmıştı ve mutlaka yapılmalıydı.. Bu gerçekten yapılabilir miydi? Ben yapılabileceğine inanıyordum........ Beni müddet dinledikten sonra sistemin işleyip işlemeyeceği konusunda tereddütlü olduğunu söyledi.. Bakanlığına ve muhtelif başka yerlere görüş soruldu... polisler var. İçişleri..'de bu işlerin başındaki kişilerle ve santral konusunda çalışan başka firmalarla görüştü... sorguladım....... Kısa bir not yazarak. bunun yapılabileceğini... Ancak Bölge Valiliği bu sistemin hukuki durumu...... herkes tedbir alsın diye 149 .

........___________________.... diğer insanların hiçbir görüşmesine bakmaksızın sadece yurtdışındaki örgüt mensuplarının numaralarına yönelip bu numaraları arayan Türkiye'de örgütle irtibatlı kişileri tek tek tespit etmek ve bu tespitlere dayanarak 150 ... böyle bir bilgisayar yazılımıyla dijital santrallerin görüşme dökümlerini alarak. bir şubede çalışa bile onun amiriyle görüşüp geçici olarak bize yardımcı olmasını istiyorduk... Kimi zaman bu polislerin yanma kendi istihbarat polislerimizden birini de gönderi-yorduk... böylece hem dikkat çekilmiyor hem de fark edilmiyorduk....... böylece hedeflerimizi rahatça takip edebiliyorduk.. onu takip işiyle görevlendiriyorduk.. bu sayede biz de tüm takiplerimizi en azından rahat başlatıp sürdürebiliyor. Takip ettiğimiz bir hedefin..... Buna karşı bir çare lazımdı..... Bu sistem epeyce işimize yaramıştı. Ayrıca o polis sayesinde o çevredeki kişi hakkında sağlam bilgiler tepiliyorduk. hemen hemen takip ettiğimiz her hedefin apartmanında veya yakınlarında mutlaka onu gören bir polis memuru bulunuyordu...... O zamanlar polislerin hepsi lojman imkânından yararlanamadığından kaldıkları adresleri tek tek bilgisayara kaydettik............. Cobol programına Diyarbakır'da çalışan tüm polis memurlarının adreslerini yazdık............. 1 ........... Polis memuru başka.................. bu apartmanda ya da yakınlarında oturan bir polis memurunun olup olmadığım bu programı kullanarak tespit ediyorduk... Ama yol üstünde takip edildiklerini fark etmeleri daha zordu.... işleyen Diğer yandan dijital verilerini bilgisayarların çalışmasını gördükten sonra....._________.................... hedeflerimizi takip ederken fark edilme olasılığının önüne geçmiş oluyorduk...... Bizim takip ekiplerimiz evden daha uzak bir yerde hedefin kendi görüş alanına girmesini bekleyerek oradan takibe başlıyorlardı. Eğer bu evin civarında bir polis memuru varsa............ zira örgüt mensubu hedefler çok uyanıktı ve sürekli tetikteydiler.. Polis memuru verdiğimiz görev gereği hedefimizin evden çıkışım bize bildiriyorlardı. Bölüm: Devlet birbirlerini uy arıyorlardı............. İşte biz Cobol programını kullanarak bir çare üretmiştik........... bir örgüt mensubunun evini tespit edince...._ ..... Evden çıktıkları zaman takip edilip edilmediklerini kontrol ediyorlardı.......... Sonuç itibarıyla bilgisayar teknolojisi ve bilgisayarın sunduğu olanaklar santrallerin benim çok işime alıp yaramıştı.....

......___________________. terör olayları sistematik biçimde artıyordu.. Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı... Bunun başarılabileceğine tüm kalbimle inanıyordum................... benim görevdeyken en iyi anlaştığım ve güvendiğim müdürdü... Diyarbakır'dan ayrılıp İstanbul'a geldiğimde en azından bu işi gerçekleşmesini sağlayacak maddi imkânlar İstanbul için ayarlanmıştı............. Bölüm: Devlet yapılan teknik takiple (hem dinleme hem İzleme) daha sonra ciddi operasyonlar gerçekleştirmek mümkündü. İzmir'e ve Bursa ya da sıçrama istidadı gösteriyordu.... Menzir...... Polisler.............. Beni İstanbul'a istemeleri üzerine bir istihbarat sistemi kurmak için gerekli hazırlıklar ve yaklaşık maliyetleri çıkarıp gönderdim..... Ve bir an önce yapılmasını istiyordum. Diyarbakır'da bunu gerçekleştirme şansım ve imkânım olmadı...... İstanbul'da artan olaylar Ankara'ya... Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç.. Daha İstanbul'a gitmeden........ 151 .... Ama daha sonra Diyarbakır'daki görevim sona erip hiç istememe rağmen İstanbul'a tayinim çıktığı zaman İstanbul'da bunu yapabilmenin yollarım aradım. beni istanbul'a çağıran Necdet Menzir'e yapılması gerekenler hakkında yazılı bir not.. emekli askerler....... İşte bu arada terör konusunda deneyimli olan Emekli Emniyet Müdürü Necdet Menzir önce DYP'den milletvekili aday adayı olmuş ama seçime katılamamıştı................. Seçimler sonunda DYP'nin........ 1 ........ İstanbul'a....... MİT Eski Müsteşar Yardımcısı Hiranı Abbas gibi pek çok önemli kişi katledilmişti...... burayı iyi bilen...._ ............. terör konusunda deneyimli Emniyet Müdürleri atanıyor ama terör olavları karşısında başarılı olunamıyordu............. Herkes olayların önlenememesınden ve artmasından korkuyordu... Sonra yeni atamalar yapılıyor ama netice yine değişmiyor. İstanbul'da artan olaylar yüzünden halk arasında terörün yine artacağı yönünde endişeli konuşmalar duyulmaya başlamıştı... koalisyon hükümeti kurması ve Demirci'm Başbakan olması üzerine Menzir emekli olmasına rağmen tekrar göreve getirilerek İstanbul'a Emniyet Müdür'ü olarak atanması gündeme gelmişti... gönderdim..... özellikle DevSol örgütü başta olmak üzere TİKKO ve diğer Marksist beninist sol örgütler silahlı eylemlerine devam ediyordu. 19901ı yıllarda İstanbul'da terör yeniden artmıştı...._________.....

..... O sırada Emniyette...........___________________.. Telsiz teknisyeni bu cihazların yapımı konusunda bir 152 ...................5 milyon doları doğrudan bu amaca yönelik olarak harcandı. bir dinleme teybinin çalışmasını sağlayan bir ön aparat.............. Bu aparat için İngilizlerin talep ettiği fiyat beş yüz yetmiş pounddu.... Tek bir küçük aparat için beş yüz yetmiş pound istiyorlardı..... Zaman içerisinde yapılan operasyonlar.. Kalan kısmı bomba imhasında çevreye verilen zararın tanzimi vs....... Bölüm: Devlet Bu sistemin kurulması için toplam maliyet 3 milyar TL idi. O zaman lar cihaz satışı için Bölge Valiliğine gelen İngilizlerden.... Telsiz teknisyenlerinden İbrahim'i alıp İstihbarat Şubesine tayin ettirdim........... Ama bizim bunlara ihtiyacımız vardı.... Dinleme cihazı maalesef Türkiye'de yerli imkânlarla yapılamıyordu. Bu sayede ben ayrılmadan önce Diyarbakır'da dinleme kapasitemiz mevcut teyplerle birlikte altmışlı yetmişli rakamlara......... daha aşağısına inmemişlerdi... Yurtdışından getirtilme maliyeti de epeyce yüksekti..... dinleme faaliyetlerine on dört hatla başlamıştım... dinlemede edindiğimiz bilgilerin bize sağladığı fayda ve istihbarat toplama faaliyetlerimize katkısı sayesinde Diyarbakır'da hiçbir eylem yaptırmıyorduk....... yani telefon hattına takılan ve teyple telefon hatları arasında bulunan sesi süzen. İstanbul'a vardığımda. bu konuda kapsamlı bilgilere sahiplerdi.... Devlet her alanda olduğu gibi eldeki imkânların yeterince farkında değildi... bir kısmı ben ayrıldığımda hâlâ duruyordu.. Ama bunu nasıl yapmalıydım? Tabii Diyarbakır'da çalıştığım dönemde.... 1 ............. çok rahatlıkla operasyon yapabiliyorduk... yani şimdiki karşılığı tahmini 3... her biri birkaç bin dolardı... Teknik bir istihbarat sisteminin altyapısının kurulması için bu paranın yaklaşık 1.._________...... aynı zamanda konuşma başladığında teybi çalıştıracak olan basit bir aparat istedik.... muhabere telsizlerini tamir eden teknisyenler bulunuyordu.... Bugün gibi hatırlıyorum..... öncelikle yapılması gerekenin dinleme sisteminin kurulması olduğunu biliyordum........ Diyarbakır'daki bütün örgüt mensuplarını denetleyecek hale gelmiştik.5-4 milyon dolar civarında bir para idi.... için kullanıldı..._ ...................... hatta yüzlü rakamlara çıkmıştı..

.... "Ocalan i size ABD teslim etti" deyince.. akıllı füzeler....... bilgi birikimi ve orada gelişen bu teknik çalışma yöntemi..... Peki. AB tarafından desteklendiğini söylüyor............ kolay taşman ve yüzde doksan isabetli Stringer füzelerinden birkaç tane PKK'ya verse durum ne olurdu acaba? Olaya bir de PKK açısından bakıldığında.............. gözüken manzara nasıldır? Türk devletinin kendine karşı kullandığı tüm silahlar.._________.... Ve daha sonrasında İstanbul'a tayin olduğumda hedeflerim de çok belliydi. Çok sonraları bu cihazlardan binlercesini seri olarak üretip diğer illerdeki birimlere de verme imkânına sahip oldum. soruyorum........ termal kameralar. Ayrıca şunu düşünün.. Binlercesi çok küçük maliyetlerle üretilebüîyordu......... Geriye yalnızca basit bir teyp almak kalmıştı.... Türkiye'yi mi? Pek çok kişi PKK'rıırı ABD.. ön çalışmaları....... PKK'ya karşı kullanılan en etkin silahlarınız olan kobra helikopterleri.. 153 ................. Bölüm: Devlet müddet çalıştıktan sonra bunları kendi yapacak hale geldi....___________________. İngiliz firmanın 570 pounda (yani yaklaşık 2 bin TL) sattığı cihazı bizim teknisyen 15 TL maliyetle yapıyordu...... gece görüş dürbünlerini size kim veriyor? ABD. Öncelikle teknik alt yapıyı kurmam gerekiyordu... hem de kalite olarak İngilızlermkinden kat be kat iyiydi........... Teknik analiz yapılabilecek bir sistem kurmam lazımdı....... hem de maliyeti 10-15 TL'ydi..... "İyi niyetle yaptıkları ne malum.... Bu silahları sağlamadıklarında nelerin olacağını o bölgede çalışan ve şartları bilen askere sorarak cevap vermek gerekir.... 12 Eylül 1980 harekâtından önce yakalanmış binlerce teyp Gümrük depolarında yarısı çürümüş halde bekliyordu. Cihaz Türkiye şartlarına göre tasarlanmıştı..... İşte Diyarbakır'da edindiğim tecrübe... gerekli hazırlıkları... Almanya. Onlardan satın alarak seri imalata başlamıştık... düzenlemeleri yaparak hedefime ulaşmış oldum..... ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı." karşılığını veriyorlar........ Bu inanç doğrultusunda çalıştım... eğer ABD helikopter ve uçaklar gibi hava araçlarına karşı kullanılmak üzere çok küçük......... Bu şekilde işimizin çok daha verimli bir şekilde yapılabileceği inanandaydım.... insansız uçaklar........_ ... ile-riki kullanımlar açısından bana ciddi bir fayda sağlamıştı...... 1 .......

liderlerini (ÖcalanJ tutuklayarak Türkiye'ye getiriyor............... 154 ... istenen noktayı güdümlü füzeler ABD den almıyor... dünya devletlerine de karşı mücadele ettiğimiz için başarısız olduğumuzu söylüyoruz........... yukarıda sayılanlara bakarak...___________________. Bu desteğin sebepleri aynı veya kendilerine göre farklı farklı olabileceği gibi. AB ülkeleri.... kahramanlıklara imza......... Güneydoğu'daki bunca askeri gücümüze.... Böylece yalnızca PKK'ya karşı değil. bahaneler arar.. kullanılan en ağır yöntemlere.. AB ve diğer tüm aktörlerin Türkiye'yi desteklediği görülebilir.... kendi gemimizin yanlışlıkla batırılmasına rağmen sanki büyük bir devlete karşı büyük bir zafer kazanılmış.. Hatta en önemlisi de.. gerçeği görmek istememenin tabii bir neticesidir..... Rusya gibi tüm büyük güçler tarafından desteklendiğini söylüyoruz........._________...... atılmış gibi bir anlatım hâkimdir...... 1 ............ Yenildiğinde ise hele de sıradan ve kendisinden zayıf bir rakibe yenilmeyi asla kabullenemez. hatta tüm dünyanın desteğine rağmen PKK ya karşı istenen başarının sağlan ama n ı a s m ı gururumuza yed i re meye r e k şuur altında başarısızlığımıza bahane aramak ve buna kendimizi inandırmak için PKK hin ABD.. Suriye ve Yunanistan'ın geçmişteki tutumları ve aldıkları pozisyon haricinde ortada olan objektif gerçeklere göre hiç tereddütsüz tüm ülkelerin Türkiye devletini desteklediği söylenebilir.......................... objektif olunduğunda ABD.. insansız uçaklar. ABD'nin desteği ile Türkiye.... Bu...._ ....... Ortak şuurumuz.... en ulvi ahlaki sebeplere kadar farklılık arz edebilir.. Fakat...... Bölüm: Devlet vuran savaş helikopterleri.. Gerçekten kimin... tüm dünyanın desteğiyle en küçük bir gücü bile yenmiş olsa büyük bir gücü yenmiş gibi kahramanlık hikâyeleri yazıp anlatmayı sever. Bu anlayışı Kıbrıs Çıkartmasında da görürüz....... kimi desteklediği herkesin bakış açısına göre belki farklı görülebilir ama herhalde en basit haliyle......... Orada basit isyancılara karşı savaşılmasma... silah üstünlüğümüze.. yapılan tüm operasyonlara................ destekleme amaçları da menfaat hesaplarından. ABD istese el altından 5-10 tane Stringer füzesini kendisine vererek savaşın kaderini değiştirebilirdi.. Oysa ABD Türk devleti ile her zaman iyi ilişkiler içinde olmaya devam ediyor.........

olaylara akıl.. Gerçeği görmek ve kabul etmek. özeleştiri yapamayan.............. tarih de bu mantık ve anlayışla yazılmıştır............... iki önemli konuyu açığa çıkarmaları nedeniyle burada anlatmam gerekiyor.. Ancak Irakla savaşan bu iki aşiretin en büyük rakipleri de yine kendileridir......_________.... başarı ve başarısızlığı akıl... özeleştiri yaparak karşılaştıkları sorunları çözmekte başarılı olmaktadırlar.... Talabani'nin Türkiye Harekâtı Zorlama ile başka ülkede ve hasım gruplara karşı örgüt kurmak mümkündür ama böyle bir yapı da kısa sürede yok olmaya mahkûmdur.....................................___________________..... her zaman kendini doğru ve haklı gören bizim gibi uluslar ise her zaman hüsrana uğramaya mahkûm olmaktadırlar... bir süre sonra kendi aralarındaki çekişme ve mücadele sonucunda Celal Talabani Saddam Hüseyin ile 155 . Bunu yapabilen uluslar hatalarını kabul edip yaşanan yanlışlıklardan ders alarak.. Bölüm: Devlet Yakın tarihte meydana gelen pek çok olayda da aynı anlayış geçerlidir..... Ülkemizde yaşanmış iki örnek olayı. 1 ... hayatı.......... ülke içerisinde yaşanan siyasi ve ideolojik olay ve durumları genel kabulün aksine dış müdahalelerin belirlemediğini ortaya koymaları ve sadece dış güçlere dayanan faaliyetlerin kısa sürede yok olacağını göstermeleri bakımından önemli olaylardır.. yeterli etkinliği gösteremediğini bizim görmemizi sağlamaları açısından önem arz etmektedirler..... Bu esnada önceleri Talabani ve Barzani birlikte Irak yönetimine karşı savaşırken......... Daha sonra ortaya çıkan anlaşmazlıkların ardından savaş yeniden başladı._ .. Birincisi bu olaylar.... ilim ve bilim ölçeğinde değerlendirmek herkes veya her ulus için kolay olmamaktadır....................... o büyük devletimizin uyuduğunu........ ilim ve bilim çerçevesinden değil de kendi penceresinden bakan......... Fakat gerçekleri kabul etmeyen........ İkinci olarak da ülkemizde meydana gelen çok büyük olaylarda.... Özellikle 19701i yıllarda Kuzey Irak'ta önce federe Kürt devletinin kurulması yönünde anlaşmaya varıldı... Kuzey Irak'ta yaşayan Kürt aşiretlerinin en büyük iki kolundan Talabarıi ve Barzani ye bağlı kuvvetler yıllarca Irak rejimi ile savaşmışlardır...........

hareket edemediğinden ve tek cephede savaş zor olacağından Saddam ile anlaşan Talabani Barzani'yi yok etmek için plan yaptı................. Plan şuydu: Irak'tan...... Uludere bölgesinde Kuzey Irak'a girerek Barzani'ye kuzeyden saldırmaktı......... yay çizerek Beytüşşebap'ı kuzeyden geçip güneye Uludere'ye 156 yöneldiklerinde bu defa ... kendi bölgesinde.... erzak hazırlanmadığım gördü. Paralar ve silahlar dağıtıldı.. yani doğudan batıya doğru Barzani'ye saldırırken... Çukurca sınırlarımızın güneyinde........_ ...... Barzani'nin hiç ummadığı kuzey cepheden saldırmanın başarıyı garantileyeceğini hesaplayarak Şadda m'dan aldığı milyonlarca dinarla harekete geçti... hatta Celal Talabani Saddam Hüseyin yönetiminde görev aldı ve hemen akabinde Barzani'yi yok etmek için planlar yapmaya başladı...... Bilindiği üzere Talabani taraftarları daha çok Irak'ın İran ve Türkiye sınırına yakın bölgesinde... Günü geldiğinde Irak'tan yola çıkan Talabani'ye bağlı silahlı birkaç bin Peşmerge Türkiye'ye girdi... parayı da yedikleri anlaşılır......._________. Hakkâri'deki Kürt aşiretlerine para ve silah dağıtarak kendine bağlı bir güç yaratmak istedi....... yani Kuzey Irak'ın doğusundaki bölgelerde yerleşiktir.. Bir yandan Kuzey Irak'ta.. Bölüm: Devlet anlaştı.... Şemdinli ile Çukurca arasındaki bölgeden Türkiye'ye girecek Talabani güçlerinin buradaki milislerin destek ve rehberliğinde Türkiye içerisinden doğuya doğru geçip........... yani Kuzey Irak'ın batı bölgesinde yerleşiktir.. ama daha girişte yüzlerce silah dağıtıp maaş bağladığı adamların...... Silah ve maaşı alıp kendilerim peşmerge yazdıranların................... Fakat yine de dağlık alanda Barzani yi yenmek zor olacağından Türkiye'den..... Erzak hazırlandı.. Barzani ise Şırnak'a komşu Ulude-re.. güneyden kuzeydeki dağlara doğru da Irak kuvvetleri saldıracaktı....___________________....... silahı satıp.................. para vererek defter üzerinde kurulmuş gözüken kendine bağlı Türkiye Kürdü peşmerge ordusunun yerlerinde olmadığını..... kuzeyden yay çizip Uludere bölgesinde tekrar Irak'a geçmek üzere ilerledi... 1 ... Beytüşşebap bölgesinden güneye yö-nelip............ para ve silah alan herkese bir kimlik verilip isimleri defterlere kayıt edildi.... az bir kuvvet desteği ve rehberliğinde Zap köprüsünü geçip... Dağlık bölgede zırhlı araçlar vs. Ama Talabani güçleri bir kere bölgeye girmişlerdi..........

....... O sırada eğitim alanında olan örgüt ınilitanlan-na Irak helikopterleri (Rus savaş helikopterleri) saldırarak ağır zayiat verdirdiler.......... silah ve maaş verip örgüte silahlı güç olarak kayıt etmeye başladı. hiç kimse kaça m a dan saldırdı............. Irakla sorunları olan ülkelerden aldığı dış desteklerle Kuzey Irak'ta kamp kurarak güçlendi...... Beytüşşebap bölgesinde bazı kişileri.. bir kısmı esir alınarak bizim aşiretler tarafından bağlanıp Barzani'ye teslim edildi. gizlice Irak devlet ajanları ile ilişkiye geçerek aldığı para karşılığında tüm örgüt kamplarının yerlerini.. Arkasından yine örgüte Uludere bölgesinden katılan bir militan....................................... Uludere üzerinden derin vadilerin içerisinden hiç görülmeden uçarak bir anda örgüt kamplarına girdi.._ .......___________________.. O gün kadar müsademe yüzlerce Talabani pcşmergesi pusuda öldürüldü.......... Resmen ülkede savaş oldu ama bizim devletimizin o bölgedeki kuvvetlerinin bundan haberi bile olmadı veya haberi olmasına rağmen müdahale etmedi... Evet Türkiye sınırları içerisinde Irak tarafından desteklenen Talabani peşmergeleri silahlı müfrezeler şeklinde Barzani'yi kuzeyden kuşatmak için harekât yaptı ve yine bizim aşiretler tara fında pusuya düşürülerek gün boyu süren çatışmayla bertaraf edildiler..... 157 Böylece henüz gelişme . Helikopterlerden birine binen ajan kampları...... Bunun üzerine Irak Türkiye ile anlaştı.. Güneyde Irak içlerinden gelirken helikopterlerinin görülüp militanların kaçma ihtimaline karşı Türkiye'den hava sahasını kullanmak için izin istedi.................. 1 .............._________..... hava saldırısı olduğunda saklanılan yerleri ve tüm depolan tek tek gösterdi..... Yine daha yakın tarihte Irak Komünist Partisi (ŞUİ)................. Türkiye'de Uludere.. Barzani'ye akşama yakınlık süren duyan Beytüşşebap'taki sonunda yerleşik Mamhuran ve Gevdan aşiretlerinin kurduğu pusuya düştüler....... Doğuda Silopi üzerinden Türkiye'ye girip.. Bölüm: Devlet Jirki..... evlerine gelen 15 kişilik silahlı gerilla grubunu yemek yiyip dinlenmeleri ve banyo yapmaları için silahsızlandırıp ardından askeri birlikleri çağırarak bu kişileri Jandarma'ya teslim etti.. Sadece para ve bedava silah alan ama ideolojik olarak bu davaya inanmayan Beytüşşebap bölgesindeki Jirki aşiretinden Hacı Öter.. silah depolarını bildireceğini söylemişti.......

. yürütülen davaya ideolojik olarak inanmayan kişilerle kurulmaya kalkılan her örgütün ya da birliğin kısa süre içinde yerle bir olacağını göstermektedir... ideolojik örgütlerin dışarıdan destek ile büyüyüp güçlenemeyeceği ortaya çıkmıştır. Irak Komünist Partisi hin içine düştüğü durum.. Kuzey Irak'ta Irak'a muhalif olan Barzani......_ .................. Başka bir deyişle ideolojik örgütler sadece örgüt davasına fikren ve kalben inanan insanlar tarafında kurulup güçlenir........ Irak aleyhine faaliyetleri destekleyen Suriye gibi sosyalist düşüncelere yakın ülkeleri. İSTANBUL 158 ...... yapı ancak bu kadarını kaldırıyordu..... fazla miktarda para ve silah verilerek bir anda çok güçlü bir silahlı militan grup oluşturulmak istendi.... inanılan davanın başarısı için bir şeyler yapmak için değil menfaat elde etmek için örgüte katılan kişilerle bu işin olamayacağını göstermesi açısında örnek bir Haliç'te Yaşayan Simonlar..... 1 ......... sosyalist komünist ideolojilere sahip bir muhalefeti desteklemelerine yol açtı.. Talabani veya emsali Kürt aşiretlerinin içinde bulunduğu toplumsal durum ve çoğunun dini açıdan muhafazakâr ve aşiret gibi geri bir sosyal anlayışa dayanarak örgütlenmiş olmaları.... belli süreçlerden geçmeyen.......................... _______.. Ancak Kuzey Irak'taki halkın sosyal durumu böyle bir örgütü olduğundan daha fazla güçlendirecek kapasitede değildi... Sonuç itibarıyla geldiğimiz noktada.............. Bölüm: Devlet aşamasındaki örgüt bu iki olay sonucunda kendini t o parlay amayacak hale geldi ve etkinliği kırıldı._ ___ olaydır... davaya inanmayan............._________...................................... Fakat dışsal faktörler devreye sokularak... Bu örgütler sadece kendi ideolojileri doğrultusunda faaliyet gösterirler... Fakat bu davaya inancı olmayan kişilerden oluşan örgüt bir an için büyüyüp güçlendiği yönünde bir görüntü verdiyse de kısa sürede eskisinden daha geri hale geldi ve tüm yapı tamamıyla yerle bir oldu.... Yaşanan tüm bu olaylar......____......... öyle kolay kolay dış yardımlarla ayakta tutulamaz... başka kişi veya devletler kendi amaçları doğrultusunda onları kolaylıkla kullanamaz...___________________..........._____................ Belli sayıda militan ve örgüt vardı.......

............ O zamanki arkadaşlarımdan terör deneyimi olan Reşat Al tay in ve bir-ikı arkadaşın ismini verdim........ "Hayır bu rası hiç de iyi bir yer değil. İstanbul'da beni aradığı zaman çoğu kişi İstan bu İd a görev yapmak için çabaladığından..... ne yapmak la zımdı. ama uzaktan İstanbul'daki olayları takip ediyordum. Ben de "İyi bir yer olursa gelmem. "Efendim orası çok iyi bir yer.. kötü bir yer olursa gelirim.. Her gün polise yönelik bir saldırı vardı.....___________________... yanılmıyorsam Erzurum'a Vali olarak atadılar.......................... en gözü kara......" deyince ben de kabul ettim......... Bölüm: Devlet İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam İlk atandığım İstanbul'u hiç bilmiyordum...... hiç görmemiş sayılırdım........_ ... Bir müddet sonra benim ve diğer belirlenen arkadaşların tayini İstanbul'a çıktı.......... her gün polise yöneİlk suikastlar yapılıyordu. Necdet Menzir Bey çalıştığım en yiğit. aksine olağanüstü kötü bir yer. onun döneminde olaylar çığırından çıkmış Devlet Güvenlik Savcısı ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı öldürülmüştü.. Diyarbakır'dan ayrılırken "Bulunduğum yere çağırırsam gelir misin?" diye sormuştu. Hükümet İstanbul'a bir çare mecburiyetindeydi._________..." demiştim... Menzir Bey ilk atandığında benden İstanbul'a gelmemi istedi......... Mehmet Ağar'ı uygun bir görevle. Necdet Beyin Diyarbakır'da birlikte çalışıp tanıdığı terör deneyimi olan epey arkadaş vardı. Benimle birlikte kimlerin gelebileceğini sordu........ gelmem.. gezmek için bile olsa hiç İstanbul'da bulunmamıştım. çok sayıda örgüt mensubu vardı......... Necdet Menzir'ile çalışmak benim için de gerçekten çok zevkliydi.. Geleceksin. Bu bilgisayar sistemi sayesinde örgüt 159 faaliyetleri hakkında bilgi .... en dürüst müdürlerden biriydi ve Diyarbakır'da çok iyi anlaşarak çalışmıştık....... Önce yanılmıyorsam Mehmet Ağar Emniyet Müdürü olarak görevliydi..... Onun yerine Necdet Menzir İstanbul Emniyet Müdürü yapıldı........ Diyarbakır'da edindiğim tecrübeye dayanarak ilk yapmam gereken şeyin...... İstanbul'a gelmeden önce oradaki terör faaliyetlerinin önüne nasıl geçilebileceği üzerine düşünüyordum.............. dinleme sistemi.." dediğimde.... bir bilgi bankası ve analiz bilgisayarı kurmak olduğuna karar verdim........... 1 ...

.. çocuklarını. orada burada kalıyorlar... 1 ............. Bir istihbarat faaliyeti yürütülecekse bu sistemin kurulması temel şartlardan biriydi.................... Şubenin binası ve bulunduğu yer çok kötüydü ve alt yapısı hiç yoktu......... ama onlar da çok vasıflı değillerdi...._________.. Hepsinin kendi özel sorunları vardı..... En küçük terör gruplarının elinde bile en azında birkaç tane 160 ........._ .. halbuki istihbarat diğer birimler gibi hemen atanıp devriye gezmeye benzemez................ Benim başladığım sırada şubede çok az sayıda eski amir kalmıştı.......... Ayrıca İstanbul çok büyük bir şehirdi... Şube her açıdan çok kötü durumdaydı.. ailelerini memlekette bırakmışlardı... Türkiye'nin en büyük şehrinin. bu konuda donanımlı elemanlara. polis evinde.. sanki istihbaratçıların gelir gelmez terör olayları konusunda istihbarat elde edip terörü önleyeceklerini zannediyorlardı.. İstanbul'da göreve başladığımda benden önceki Şube Müdürleri bu kargaşa ve olayların seri yoğunluğu içerisinde bunalmışlar ve tayin edilmişlerdi.............. Bu yüzden üç ayrı yerde merkez......... Bölüm: Devlet toplamam mümkündü..... terörün bu kadar arttığı bir şehrin İstihbarat Şubesinde bir tane bilgisayar yoktu.... Durmuş Demirbaş'm Ankara'ya tayini çıkmış. teknik donanıma ihtiyaç vardı ve daha da önemlisi istihbarat personelinin faydalı olabilmesi için belli bir süreye ihtiyaç vardı.......... Öyle ki elde iş yapabilecek adam sayısı çok azdı...... şehri bilmiyorlardı.... Şubenin asli 60 ve geçici 60 olmak üzere 120 kadar mevcudu vardı. İstanbul'a geldiğimde.. ilk yaptığım şey aklımdaki bu düşünceleri uygulamaya geçirmek için hummalı biçimde araştırma yapmak oldu... tek merkezden yönetile-meyecek kadar genişti.. Emin Aslan benden önce atanmıştı..___________________. Altyapıya..... Bu insanlar zorunlu olarak apar topar buraya geldikleri için kalacakları yerleri yoktu...... benden önceki Şube Müdürü Salih Güngör (İSKİ tahkikatı İle ünlenen) Mali Şubeye geçmişti...... Ben İstanbul'a atanmamdan önce burada meydana gelen suikastlar ve yoğun terör eylemleri nedeniyle mevcut istihbarat şube personeli yetmediği için başka illerden görevli 60 istihbaratçı İstanbul'daki şubeye geçici görevle atanmıştı................... Bu atamayı yapanlar.. istihbarat birimi kurmayı ve bu şubelerin teknik dinleme ve izleme kapasitesinin artırılmasını istiyordum...

... Ankara'da İstihbarat Daire Başkanlığında var olan bir-iki bilgisayar ise daktilo en niyetine ileri rapor hazırlamak..................... işlerde kullanılıyordu...... 161 ... yazı yazma.......... Terörle Mücadele Biriminde. gördüğüm kadarıyla MİT'te de bilgisayar bulunmuyordu................ ne sistemi.. Bu.... Ülkenin en önemli problemleri günlük tabirle Allah'a emanetti. ilim ve bilim adına yapılan hiçbir şey yoktu. teşkilat ve yapı yoktu.... Plan........... Ne elektronik cihazı. hesapsızlığa inanmam zordu. teknolojiye bilgisayarlarını istihbarat hizmetlerinde kullanırken.. akıl.. 1 . Aslına bakılırsa bu kadar boşluğa..... yok denecek kadar azdı... daha çok legal bilgi kaynaklarına yönelik kullanılıyordu..... ne de bilgisayarı vardı..... O tarihte İstanbul'da dar kapasiteli bir dinleme sistemi var dı ama bu sistemle de ciddi hiç bir örgüt hedefi dinlenmiyordu......... Bölüm: Devlet bilgisayar varken.... Takip ekipleri zayıf.._________. kısmen arşiv vs...... bu uğurda ölenler ve acı çekenler adma ağlanacak bir durum hüküm sürmekteydi... var olanlar da görevde değil........... Maalesef gerçek buydu.. terörle mücadelede vazgeçilmez bir öneme sahip istihbarat biriminin hali. Dinlenecek illegal terör örgütlerine dair telefon numaraları bilinmiyordu veya bu numaraları temin edecek kaynak ve yapı yoktu. sahipsizliğe rağmen terör Türkiye'de çok da artmamıştı... Bu ülkede terörün azması için komplo teorilerine ya da başka ülkelerin destek ve müdahalesine gerek yoktu. hesaplama... İstanbul İstihbarat Şubesinde tek bir bilgisayar yoktu.. önleyecek hiçbir sistem............ Ülke adına. İstihbarat adma hiçbir şeyi yoktu........ yıllarca terör olaylarından muzdarip olmuş bir ülkenin en büyük şehrinde ve olayların en fazla meydana geldiği bir şehirde...... İçinde olmasam.. muhbir vs.. üstelik kimliği bilinen takip edilecek terör örgütü mensubu sayısı da yok denecek kadar azdı veya asıl eylem yapan Dev-Sol örgütü elemanı değildi.. sahip yazı yazmak için kullanılıyordu. göreve başladığım 1992 yılı başında buydu..... Daha garibi yalnızca bizde değil....... Terörde bunca bedel ödemiş.. Dünyanın bütün gelişmiş ülkeleri...... bu kadar sahipsizliğe. Bu sistem... Terörün artması için ülke içinde her türlü koşul mevcutken._ .. program..... bizde bu amaçla bir tane bile bilgisayar kullanılmıyordu.. İllegal örgütlerin içine sızmış yardımcı istihbarat elemanı (YİE) denen ajan.....___________________.

....... Aklımda yapmayı planladığım işler için en ideal kişiydi............ güvenilir ve ahlaklı olma. bu yöntem bilinmiyordu.... olaylar o kadar çok ve hızlı oluyordu ki hazırlık yapmaya.. gönüllü olanların asli tayinlerini buraya çıkardım........ Böyle bir kargaşa içerisinde önce basit manada personeli düzeltmeye çalıştım......_________.......... bir yandan bilgisayarları........ mesleğini çok iyi biliyordu....___________________......... sistem kurmaya imkân vermiyordu.. Tüm bu özellikler ancak beş altı kişide toplanabilirdi ve bu kişileri bir araya getirmek mümkün olmayabilirdi ama ben tüm bu özellikleri bir arada ve bir şahısta toplanmış 162 ... şartları zorlayarak Gayrettepe Emniyet binasının çatı katma bir kat daha ilave etmeye karar verdik.. Bu arada çalışacak yer sorunu vardı. teknik olarak kimsenin bilmediği alanlarda oldukça donanımlıydı... Üstüne üstlük bir de her gün polislere yönelik eylemler meydana geliyordu.... sorunların çözümü için mutlaka olması gerektiğine inandığım (bu konuda biraz yalnız kalıyordum..................._ .............. bir yandan da nasıl alacağımı araştırıyordum..... 1 .. her açıdan güvenilir bir insandı... Bu arada sürekli hayalini kurduğum. çünkü benden önce hiç bilgisayar alınmamıştı........ Sonra süratle örgüt mensuplarından yakalanmış terör şubesindeki bilgisayarlardan bir iki tanesini ödünç alıp...... Bu işle ilgili olarak benim aradığım özellikler dürüst.. Birçok yeri araştırdım...... Bu arada PTT'nin bilgi işlem biriminde çalışan çok nitelikli bir mühendisle tanıştım.... bir gün Türkiye'deki terörü yazabilırsem orada kapsamlı olarak anlatacağım........ personele küçük bilgisayar eğitimleri vermeye başladım... Bölüm: Devlet başlı başına bir kitap konusudur. Geçici görevle başka illerden tayin olanlar içerisinden gönülsüz olarak gelenleri memleketlerine gönderip. Aslında bu tanışma.. ayrıca ileri düzeyde teknik bilgiye sahip olmak yani bilgisayar ve telefon sistemleri konularında tecrübeli olmaktı.................... çünkü herkes benim kadar inanmıyordu) bir bilgisayar sorgulamaanaliz sistemi diyeceğim bilgi bankası sistemini kurmaya çalıştım....... alanının en iyisiydi...... İşte bu imkânlarla ve sorunlarla dolu bir şubenin başına geçmiştim...... belki de bu ülkenin kaderini değiştirecek bir tesadüftü. O her bakımdan mükemmel bir insandı...

Bu tesadüf olamazdı........ makulü ise yukarılar tarafında tamştırılmıştını...... diğer arkadaşların Komiser İrfan diye kod-ladığı mühendis arkadaşla yaptığımız kısa bir iki görüşmede yapmak istediğim şeyi ve nasıl yapılabileceğini anlattım... sosyal yaşamdan kopuk. milyonların yaşamının değişmesine sebep olmuştu... başka hiçbir şey düşünmeyen. deneme yapmış ve istediğim şeyin bir prototipini yapmıştı.............. Hemen orada bana da gösterdi.. böyle kolayca gerçekleşemezdi.. Kimsenin pek anlayıp makul bulmadığı fikirlerimi dinledi ve fikirlerimin yapılabilir şeyler olduğunu söyledi... sadece geçmiş başarılarımı göz önüne alınca sen söylüyorsa n yaparsın türü sözlerle geçiştirdiği o hiç denenmemiş projeyi............ İşinin ehli bir insanın elinde bu kadar basit olan bir iş Mösyö ile karşüaşmasam..Mistik bir anlayışla karşıma çıkarılmıştı...... Yunuslar. Daha doğrusu bir anda karşıma çıkmıştı...... yeni tanışmamıza rağmen ona inanmış ve güvenmiştim. Bu süreçten sonra yaşanan olaylar bu ülkenin kaderini etkilemiş. Süleymanlar ve diğerleri bu ekibe dahil oldu..... Bu insanla tesadüfen karşılaşıp.... yapılması çok kolay diyordu... bu kadar tesadüf bir araya gelemezdi............ Bu işin mükemmel olması...... kolay ve basit şekilde kurulması ve bu kadar hızla 163 ....._ ...... Bölüm: Devlet olarak bulmuştum.... Bu karşılaşma tamamen bir tesadüf olsa da ben bunun asla bir tesadüf olduğuna inanmıyordum.. beş milyonluk şehirde dört yıl çalışmasına rağmen iki tane sivil arkadaşı olmayan birinin karşısına aranan tüm olumlu özelliklere sahip biri çıkarılıyordu.... tesadüf değildi....... kendisi için çocuk oyuncağıydı. Sonuç olarak.... en basit izahı ile kaderdi.................. Netice olumluydu ve ona göre bu çok kolay ve basit bir şekilde yapılabilirdi ve hiçbir tereddüde yer yoktu.... Musalar......... İkinci defa yanma gittiğimde.... kalbimle inandığım ama kimsenin gerçekleşeceğine inanmadığı..._________... Benim Mösyö... işine odaklanmış....... 1 ........... Benim gibi İşine sevdalı.... bu mühendis bir iş gibi bile görmüyor............ Bir sistem kurma yolunda bu olağanüstü insanla karşılaşmamın ardından sonraki aşamada bu sistemin oluşturulmasında rol alan ve geliştirilmesine büyük katkı sağlayan Basriler... anlattıklarıma dayanarak bir miktar veriyle bilgisayarında yaptığı basit programla.. tüm..___________________.

.............. hayal artık gerçek olmuştu.. Resmi ilişki kurduğum herkes hakkında İYİLİ tlcLİCcl araştırma yapmama rağmen bu kadar hayati bir projede beraber çalışacağım kişiyi..... İşlemlere başladık ve ilk uğraşlar sonucunda bir firmadan NCR marka bir bilgisayar aldık..............._________... bu özel niteliklere sahip bir insanla karşılaşmam ve gizliliği gereği kimseye açmadığım bu konuyu onunla konuşmam neticesinde gerçekleşmişti.......... Hiçbir kurala bağlı olmaksızın kendiliğinden gelişen bir havada beraber çalışmaya başladık..... Bu aşamada..... 1 ...... Mühendis arkadaşım Mösyö/Komiser İrfanın bana yaptığı küçük gösteri benim gördüğüm en güzel bir demo idi.......... Mösyö hiçbir şey beklemeksizin sadece bilgisayar ve konuya merakı ve ayrıca devlete ve güvenlik kuvvetlerine yardımcı olma isteği ile çalışıyordu......_ ..... 164 ...... Bilgisayarda işlem yapacağımız verilerin. Tüm bunlar tesadüf olamazdı... İstediğimiz verilerin terörle mücadeledeki önemini ve bunların kimseye zararı olmayacağını anlatarak sistematik bir şekilde verileri edinme imkânına en sonunda kavuştuk... kafamdakilerin ilk pratik denemesi basit manada yapılmıştı.. sevmiş ve ısınmıştık.............. Mösyönün yaptığı basit ama işlevsel programlarla bu verileri günlerce süren forma bir ta işleme çeviriyor tabi böylece tutuyor........... İstediğimiz verileri almak için ilgili kurum amirlerini ikna etmek gerekiyordu. Bilgisayarı kurduk............... yerlerden Daha sora bilgilerin nereden elde edilebileceğini kuvvetlerinin araştırmaya başladık... Mösyö/Komiser İrfan'ı hiç araştırmamış.... Bölüm: Devlet geliştirilmesi............. ilgili toplanması gerekiyordu (güvenlik çalışmalarını aksatmamak ve devletin gizli bilgilerim deşifre etmemek adına bu kısımlar kısa ve gerçek biraz değiştirilerek anlatılacaktır).. ona yüzde yüz güvenmiştim. kullanılır sonra hale kullanabileceğimiz getiriyorduk................ dönemin Valisi ve Emniyet Müdürü devreye girerek sorunları aşmamızda bize destek verdiler. Her şey benim kafamdaki gibiydi..........___________________..... Zaten ilk tanıştığımız anda sanki yıllardır tanışryormuşuz gibi birbirimize güvenmiş........ Daha sonra bu mühendis arkadaşla samimiyetimizi artırarak beraber çalışmaya başladık. Aldığımız veriler doğrudan işimize yaramıyordu..

... Her şeyi akıl ve mantık ölçüsünde kendimiz buluyorduk. Bu yönde temin edebileceğim araç ve telsizleri araştırırken. Gizli görevler için tasarlanmış obzervasyon araçlarına.. takip ekiplerinin gizli muhabere edeceği telsiz ve diğer muhabere malzemelerine ihtiyaç vardı.......... tabii ki başka araç.. bir telsiz firmasının aracılığıyla ve firma temsilcisiyle birlikte Japonya'ya gittim. gizli kayıtlar için özel kameralara. yeni düşünme biçimlerini görmemizi._ ..... olağanüstü yetenekleri olan biri bize bu kadar yardımcı olamazdı....... Onlarla cihazların yan aparatları ve hangi telsizin iyi olacağı hakkında konuştuk. Şubede kullanabileceğim 100 civarında telsizi tüm aparatları ve gizili muhabere etme imkânı verecek sistemi kurmak için gerekli tüm yedek malzemeleriyle birlikte temin ettim........ fotoğraf makinelerinden birkaç tane......... Hatta hayallerimin bile ötesine geçiyorduk. hayallerim artık gerçekti......... Bölüm: Devlet Günlerce uğraştıktan sonra yavaş yavaş netice almaya başladık............... Çalışmaya ilk başladığımızda elimizde bir tane bile bilgisayar.................... gereçlere ihtiyaç vardı.... bu bilgileri yalnızca İstanbul İstihbarat Şubesi olarak kullanıyorduk....... Japonya'ya 100 tane telsiz almaya gitmiştik ama bu arada fabrikayı da ziyaret ettik......... Falcı veya kâhin her şeyi bilse bile bize sadece bilgi verirdi ama bizim sistemimiz............. İstihbarat faaliyeti için bilgisayar sistemi tek başına yeterli değildi.......___________________..... yeterli takip telsizi. Daha sonra başta Diyarbakır olmak üzere diğer illerde ve merkezdeki diğer istihbarat birimlerinin kullanımına açmaya başladık... Mucize gerçekleşmişti. Ayrıca özellikli kameralar....... yeni yol ve yöntemler bulmamızı ve tüm işlemleri kendi aklımız ve zekamızla yapmamızı sağlıyordu. fa brikad akil eri e görüştük... iki boyutlu çalışma biçiminden üç boyutlu bir dünyaya geçmek gibi bir şeydi. gizli kamera yoktu.... Bir kahin........... İlk önce....._________.............. daha doğrusu görevde kullanılabilecek ucuz olan ne bulabildiysem belli miktar aldım.. aynı zamanda tüm personelin ufkunu açıyor.. sadece meçhulü bize söylemiyor....... 165 .......... İstediğimiz takip esnasında kullanılabilecek küçük ve basit telsizlerdi ve frekanslarının kolay ayarlanabilir olması gerekiyordu. 1 . Sanki başka bir boyuta geçmiş gibi.

.............. fotoğraf makinelerimizi yapmaya başladık. kargoya verilecek üç büyük valize ve uçağın içine alınacak büyüklükte orta ve küçük boy çantalara sığdırmış........... Üç tane büyük valiz.... Bu telsizleri süratle kurarak.. Gördüğüm basit bir gizli kamera yöntemi zihnimde birden başka şimşekler çaktırrmştı. Israrlarımız ve zor bela uğraşılarımız sonunda malzemeleri Japonya'dan uçaklara yükleyerek İstanbul'a getirdik. Tokyo'daki geldiğimizde telsiz siparişlerimizi bir kamyonun taşıyacağı büyüklükte paketlenmiş olarak bulduk... bu kadar yer kaplamalarının nedeni de buydu. cihazları bu kutulardan çıkıp çıplak hale getirdik.................... Cihazlar.. takip elemanlarımızın birbirleriyle konuşabilecekleri bir telsiz sistemi yarattık... Aldığımız fotoğraf makineleri ve kameraları kullanarak gizli kamera yapma imkânına kavuştuk. O gün akşamdan sabaha kadar çalışıp........ ağırlığını da yüz seksen kiloya düşürmüştük......... Fakat havayolu şirketi bu ağırlıktaki bir malzemeyi de almıyordu..... kameralarımızı._________..._ ..... Sonra gidip büyük valizler aldık ve valizlere bu cihazları doldurduk........ Onun gibi birkaç yetenekli memurla birlikte küçücük bir odada laboratuarımızı kurduk..... yedek batarya ve yedek malzemelerin tamamım 42 bin dolara mal etmiştik..... Böylece bu küçücük odada kendi dinleme teyplerimizi... üç tane de uçağın içine alınabilecek küçük el çantası dolmuştu... Tokyo büyükelçiliğinde çalışan polislerle birlikte bu telsiz ve tüm aparatları kamyonetle elçiliğe götürdük.. İstanbul'da böyle bir takip telsiz sistemi ancak milyon dolarlara kurulabilirken... gizli konuşma aparatları............. biz 100 adet telsizi....... Çantanın herhangi bir yeri kesilerek ızgara şeklinde file gibi gözüken seyrek dokunmuş kumaş kesilen yere dikiliyor ve 166 . Bölüm: Devlet otele Telsizler bize Tokyo'da teslim edilecekti...... hem de inanılmaz ölçüde düşük maliyetlerle......... 1 ........... Bir kamyon dolusu yükü.. Ayrıca daha Önce Diyarbakır'da yanıma aldığım telsiz teknisyeni polis memurunu da İstanbul'a getirdim.......... Basit bir ızgara teli gibi dokunmuş file benzeri bir kumaş veya ızgara benzeri sert bir malzeme ile rahatlıkla gizli kamera yapılabiliyordu........___________________... Bu yöntem çok iyiydi ve tam bize göreydi......... Bu hali ile taşımamızın imkânı yoktu...... zarar görmemeleri için muhafaza kutuları içerisine konulmuştu.....

___________________........ örgütün telefon kullanma biçiminin diğer normal insanların kullanımlarından farklı yönleri vardı... nadiren dışarıdan aranan numaraları süzdüğümüzde karşımıza epeyce numara çıkıyordu..... Örgüt olağan seyirden farklı hareket ediyordu... İstanbul'da Bu ipucunu telefon kullanarak................ kimi kısımlarına ilave parçalar takarak yirmiden fazla gizli kamera yapmıştık.. Ama bu da benim için çok önemli bir ipueuydu. bu telefonların nadiren dışarıdan aranıyor olması bizim için önemli bir ipueuydu.......... örgüt mensupları sabit telefonları hiç kullanmıyorlar veya çok az kullanıyorlar.... Atılan tüm bu adımlar istihbarat alanında bize avantaj ve üstünlük kazandırmıştı..... Dışarıdan bakıldığında kamera hiçbir şekilde görünmüyordu......... numaraları bilgisayar içinden sistemindeki dışarının hiç kayıtlı aranmadığı. Hiç telefon kullanmamak da çok ayırt edici bir özellikti.. Bu kameraların çalışması için özel aparatlar................. 1 ........... Karşılaştığımız örgüt mensuplarının farklı yöntemler kullanmaya başladığını görüyorduk...... asla evden dışarıyı aramıyorlar... Bir gizli kameranın maliyetinin yirmi-otuz bin dolar olduğundan bahsedildiği zamanlarda..... uzaktan kumanda edecek düğmeler yaparak.................. biz yirmi-otuz bin dolara yirmi-otuz tane gizli kamera yapmıştık. Ama bu yeterli değildi.. yani anormalliği ... Aynı zamanda bilgisayarlı sitemimiz ilk neticelerini vermeye başlamış.._ .. bu sayede bizler de mesafe kat etmeye başlamıştık........ Kameranın merceği kumaşa çok yakın olduğu için ızgaradaki delikleri görmüyordu........ Sıradan insanın aklının almayacağı gizlilik ve casusluk örgütlerine taş çıkartır derecede özel dikkat ve disiplin içinde telefonlarını kullanıyorlardı.... Bizim işimiz de bu farklılığı algılayacak sistemi 167 kurmaktı... Bütün ekiplerimiz bu cihazları kullanmaya başladı....... Sanki önünde engel yokmuş gibi doğrudan karşı tarafı görülebiliyordu.... Bu numaraların bir kısmı oturuimayan ya da sıradan insanların farklı mazeretlerle az kullandığı evlere aitti.. Bölüm: Devlet arkasına kamera yerleştiriliyordu.... biz de bu farklılığı ortaya çıkarmaya çalışıyorduk........ ama bir kısmı da örgüte ait numaralardı........... örgüt mensuplarının telefonla evden dışarıyı hiç aramaması. evdeki telefonları sadece alarm durumları için nadiren kullanıyorlardı........._________.....

........ Örgüt mensuplarının sabit telefonlardan çok ankesörlü telefonları kullandıklarını... Yan yana çalışan iki kişinin bile doğrudan birbirleriyle irtibatı yoktu................... isterse de ihbarla yakalayın....... Hele D ev-Sol inanılmaz bir teşkilattı... buluşa madiği/buluşmak istediği kişileri söylüyor... klasik istihbarat.... yurtdışı irtibatlarını sadece ankesörlü telefonla kurduklarını tespit ettik..........._ .. Dolayısıyla örgütü öyle diğer klasik yöntemlerle takip etmek ve yakalamak çok zordu.......... Türkiye'deki ankesörlü telefonlardan Avrupa'daki ankesörlü telefonları aramak veya mobil telefonlar ve yurt içinde yabancı cep telefonları kullanmak gibi ancak uluslararası haber alma örgütlerinin kullandığı inanılmaz gizli yöntemleri kullanıyordu............... hatta kendisi bilgi vermeye istekli olsa da diğer hücrelerle ilgili hiçbir bilgiye sahip olmadığı için başka bir militanı size yakalatma imkânı yoktu. aynı hücre elemanları bile panikleyip birbirlerinden koptukları durumlarda mutlaka yurtdışındaki bir telefonla İrtibat kurmaları gerekiyordu... yurtdışından randevu alacak ve o randevu ile diğer örgüt mensubuyla buluşacaktı........... yöntemleri ile yakalanmamak için her türlü tedbiri almıştı.............. 1 .___________________... İstanbul'da onlarca hücre vardı ama asla bir hücre diğer hücre ile yatay olarak ilişkiye geçmiyordu.. Örgütün her hücresi doğrudan yurtdışına bağlı çalışıyordu._________.......... Yakaladığınız bir militan ne yaparsanız yapın.. Bölüm: Devlet algılayacak sistemi kurmak gerekiyordu...... onlar buluşma ayarladıktan sonra tekrar aradığında buluşmanın tarih....... Örgüt mensubu yurtdışını arayacak. en fazla kendi hücresindeki arkadaşlarını ele verebilirdi...... Yani siz bir örgüt mensubunu ister örgüt içerisine yerleştirdiğiniz muhbiriniz vasıtasıyla... diğerlerini yakalama imkânınız bulunmuyordu. ister fiziki takiple........ o kişinin size vereceği fazla bir bilgi yoktu. Çünkü militanların birbirleriyle ilişkisi sadece Avrupa'yı tele fonla arayarak oradan randevu almaktan ibaretti.. yer ve 168 . Örgüt klasik yöntemleri çok iyi biliyordu............... Çünkü onun randevuları ve bağlantıları yurt dışını telefonla arayarak almıyordu.............. dinlemeyi engelleyen inanılmaz özel ve gizli yöntemler buluyordu. İstanbul'da bulunan bütün militanlar belli aralıklarla yurtdışını arıyor...........

............. Bunun yanında militanlar uzun bir deneme dönemi sonunda bazı ufak eylemlerde denendikten sonra silahlı gruplara alınıyordu............... Bölüm: Devlet saatini alıyordu.............. bilgi kaynağı eleman denen örgüt içerisine sızdırılmış ajanlar vasıtasıyla.... bugün saygıyla anılması gereken...... onları herkesten ayırt eden bu özelliği onların tespitine yönelik kullanmayı düşündük ve bu yönde bir sistemi kurduk....... Bugün dahi bu insanların yaptıklarının gerçek değerini bizim dışımızda hiç kimse bilemez.. aynı yöntemi kullanan tüm örgütlerin militanlarını da ortaya çıkarmamızı sağlıyordu.. İlk göreve başladığım sıralarda her gün polise karşı bir silahlı saldırı oluyordu......._________....... Sonuç olarak biz de bu bilgi alma açığımızı.... becerikli..... Onların sağladığı 169 ...... kesin ve kısa sürede tespit ediyorduk. yapmasa örgüt kararlarına aykırı davrandığı için yaşaması mümkün olmuyordu. Bir defa örgüt içine sızdırılan eleman eylem yapsa suç işlemiş oluyor.. Ayrıca bizdeki Dev-Sol...... İTİ cL na tahammülümüz yoktu. Kullandıkları bu olağanüstü özel yöntemi onlardan başka kimse kullanmadığından bu durumu lehimize çevirmeyi. teknik alet ve cihazlarla kapatmaya Türkiye'nin çok akıllı....... Bu yüzden kısa sürede örgütlere ajan sokamıyorduk fakat o kadar çok saldırı ve suikast olayı meydana geliyordu ki c H............ kendilerine hiçbir ödeme yapılmaksızın bu imkânları bize sağladılar...___________________.... 1 .......... Bu olağanüstü güçlü yöntemleri.. Onlar ne kadar özel ve aşırı tedbir alırlarsa o kadar kolay........ Geliştirdiğimiz sistem yalnızca Dev Solu değil.......... ankcsörlü sokak telefonları ile gerçekleştiriliyordu.. İstihbaratta en önemli bilgi akışı... yapılıyordu ama bu çok uzun bir çalışmayı gerektiriyordu......... Bu durumu fark edince. haklarını kimsenin ödeyemeyeceği mühendisleri vardı ve o zamanki Türk PTT'sinde {bugünkü Türk Telekem) çalışan bu mühendisler...... sanki yalnızca onların giydiği özel bir kıyafet ya da kullandıkları özel bir araçmış gibi diğer insanlardan onları ayrıt etmemizi sağlıyordu......_ ....... Tüm bu muha bere......... PKK ve TİKKO gibi silahlı eylem yapan örgütlere ajan sokmak da mümkün değildi...... buna karşı ne yapabileceğimizi düşündük. irtibatlarını böyle sağlıyorlardı...

..... istediğimiz gibi müdahale edebilirdik. Mustafalarm. Militanları nasıl deşifre edip yakaladığımızı kavrayamıyor... Kurulan sistem gerçekten harikaydı.. Tabii her 170 ... Onlar birbirlerinin yerini bilmezken biz biliyor.. Çok önemli militanları takip edebilecek konuma gelmiştik...... denetleyebiliyorduk. artık örgüt bizim denetimimize girmişti. faaliyet ve eylemlerini önceden bilip...... Bölüm: Devlet imkânlar sonucunda örgüt mensuplarını izleyebildik.. Örgütü bütün İstanbul.. İstanbul'a ilk geldiğimde takip edilecek kaç PKK.... çılgına dönüyorlardı. Örgüte müdahalemiz kolaydı..... Gerçekten de doğru söylüyordu.. gücümüz yetmiyordu...... Takip edilecek eylemci kanattan tek bir Dev-Sol hedefimiz dahi yoktu... Metinlerin hakkını unutmamak lazım. ben alnınıza Dev-Solcu diye yazı yazıp sizi göndersem kesinlikle bu kadar kısa zamanda....... imkânına sahiptik ve bu sayede örgütün her hareketini görebiliyor. PKKlı. sıradan elemanları takip edecek personel ve zaman..... dinlediğimiz örgüt: içindeki önemli bir kişi veya hücreye ait hiçbir telefon hattı mevcut değildi......... nerede olduklarını ve hangi ankesörlü telefonları kullandıklarını tespit ediyorduk....___________________. Bu nasıl oluyor?" diyerek içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatıyordu.................. 1 ..... çünkü örgütün militanları kısıtlı bilgiye sahipken bizler çok kapsamlı bilgilere sahiptik............. kaç Dev Sol hedefimiz var diye sorduğumda cevap sıfırdı....._________.. Yeni mucizevî örgütü yöntemler bulmuştuk... takip ediliyor..... daha harekete geçmeden onları yakalayabiliyorduk................. Örgüt artık bizim avucumuzdaydı...... Örgütün muhaberesine nüfuz etmiştik...... bu kanlıyorduk.. İstanbul'a eylem için gönderilen militanların alınlarına Dev-Sol'cu... Artık farklı bilgilere ulaşma. Örgütün üst düzey elemanlarını takip ediyorduk...... TİKKOTu yazılsa bu kadar kısa sürede bu kişileri bulamaz ve eylemlere mani olamazdık.. Fakat daha bir yıl dolmadan öyle bir düzeye gelmiştik ki.......... yakalanamazsınız. bir mucizeyi gerçek kılıyordu........_ ........ Dursun Karataş bir konuşmasında "Benim her gönderdiğim militan yakalanıyor...... artık örgüte ait numaraların tamamını olmasa da çok özel olanlarını dinleyebiliyorduk........... hatta tüm Türkiye genelinde denetleyebiliyor.

........ emekli asker... bu bilgileri sorgulamak suretiyle olay yerine gitmeden bilgi temin edebilirdik........_________... Oturduğumuz yerden pek çok olayı bilgisayarda tahlil etme ve anlama imkânına sahiptik.. irticai vs..... Fakat bilgisayardaki bilgilerden şahsı sorgulamak saniyeler alan bir işlemdi.. 1 ........... MİT ve polis mensuplarına karşı en çok eylem yapan örgüttü... o adreste kimin oturduğu......... Bunun için bulabildiğimiz bilgisayar ortamındaki her türlü dijital bilgiyi veritabanma ekleyecektik......... Önceleri........... Her adresi... örneğin Pendik'teki bir adresi sormak için üç kişilik bir ekip sabahtan akşama kadar tahkikat yapıp bilgi edinmeye çalışıyordu.. elde edilen bilgilerin doğru olup olmadığı gibi bilgileri anında görme imkânımız oluyordu.. ideolojilerden her türlü örgütün eylem ve faaliyetinin olduğu bir şehirdir.... Bölüm: Devlet gelişme ve karşılaştığımız soruna farklı çözümler aramaya başlamıştık..... 19701i yıllarda........ Eğer birtakım bilgileri bilgisayara yükleyerek bir veritabanı oluşturursak... böylece çok rahat bilgi toplayabiliyorduk... İstanbul Operasyonları İstanbul....... buna karşı ne yapmamız gerektiğini düşünmeye başladık ve şunu fark ettik..... Kendimize ait küçük bir bilgi bankası oluşturup gerek olduğunda özel programlarla bu bankadan istediğimiz bilgiyi anında bulabilecektik...........___________________.... her olayı tahkik etmeye gitmek çok uzun zaman alıyordu.......... terör örgütü olarak adlandırılan solcu.. bölücü..... İstanbul merkezli olarak eylemlerine başlamış..... 1980'de etkinliği kırılsa da hiçbir zaman tanı 171 ._ ...... sağcı..................... Bu durum............... Yüzlerce adres. Oluşturulan veritabanları sayesinde örgüt mensupları arasındaki ilişkileri ve irtibatları sorgulayarak fevkalade bilgilere ulaşabiliyorduk.. Böylece bir yandan örgüt mensuplarını bulup denetim altına alırken bir yandan da herhangi bir kişi hakkında bir ihbar old uğun d a ya da bir adresten şüphelenıldığinde... Ama benim göreve başladığım sıralarda terör örgütlerince yapılan silahlı eylemler açısından tüm bu örgütler bir yana Dev-Sol bir yanaydı. Dev-Sol. isim ortaya çıkıyordu...... bizim sahamızda daha etkin ve verimli çalışabilmemiz için alman önemli bir mesafeydi....

.. örgüt. bir eylem meydana geliyor..... basın kuruluşlarına fakslıyor.... ama. 1990'dan itibaren büyük silahlı eylemler yapmaya başlamış....___________________....... 1 ... okumak için zaman ve imkân da.. hatta bir ara polislere sokağa çıkma yasağı ilan edecek kadar ileri gitmişlerdi...de İstanbul'da göreve başladım........... her ay veya her olaydan sonra silahlı eylem bültenleri yayınlıyor...... her gün bir olay....... emekli MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abbas. Dev-Sol'la mücadele edecek İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesinde oluşturulan birimdeki görevliler (Timler) günlük olaylara ancak yetişiyorlardı... şehrin genel güvenliğini tehdit eden en ciddi grup olduğunu ispatlamıştı......... Polis cephesinde. da çok ciddi dokümanlar ele geçirilmiş.. yoktu.. ona karşı tedbir almaya yönelik hiçbir çalışma yapılamıyordu.._ .... 12 Temmuz operasyonu yapılmış. hatta ülkenin güvenliği için bu kadar önemli olan en kanlı eylemleri gerçekleştiren Dev-Sol'a yönelik devlet cephesinde neler yapılmıştı? Dev-Sol'a karşı 12 Temmuz 1991'de büyük bir operasyon yapılıp..... her gün polise yönelik silahlı saldınla rm gerçekleştirildiği bir donem........ Peki.................... İstanbul'un. 8011 yılların sonunda cezaevinde firarlar ile birlikte yeniden eylemlere başlayan örgüt...... emekli Ora mı rai Kemal Kayacan ve daha birçok kişiye suikast gerçekleştirmişti...... DGM savcısı Yaşar Günaydın. Ben bu olaydan bir-ikİ gün sonra. 17 Nisan 1992'de bu defa örgütün silahlı birliklerinin yöneticileri saatlerce süren çatışmalar sonunda ölü ele geçirildi.... bu 172 ........... örgüt evlerinde çok önemli dokümanlar elde edilmiş ama göreve başladığım tarihte aradan geçen bunca zamana rağmen bu dokümanlar hâlâ okunmamıştı.... Bölüm: Devlet anlamıyla çökertİlememişti. yeniden eylemlere başladı....... Kendilerini nasıl görüyorlarsa. Yine 17 Nisan operasyonu yeni olmuştu... yaptıkları silahlı eylemleri tek fek sıralıyor...... bu operasyonda........ önemli yöneticileri ölü ele geçirildi... onlar da okunamamıştı............. örgütün yöneticileri ele geçirilmiş.......... Fakat bir süre sonra. örgütü tanıma..... Silahlı Devrim Birlikleri (SDB) kurmuşlardı.. Dev-Sol... iş cinayetlerden övünerek bahsediyorlardı.... Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç... Her geçen gün silahlı eylemlerini artırıyordu...._________...

.... örgütü tanıyamayan personel.............. nasıl yaşarlar... Bütün mesaimi bu insanların ruh. polis de öldürülen meslektaşlarının intikamını alma gayesiyle sağ teslim almaya çok çaba. Bu şahsı öğretmen yaptık..... ciddi suçlardan da... Fakat Dev Sol içinde böyle birini yakalamak çok zordu......_________. militanların çoğu aranıyordu veya yeraltına inmişlerdi.... örgütle mücadele için Örgütü ve militanları tanımalıydık... Bu kişiden elde ettiğimiz bilgilere göre... Bir yandan da teknoloji üstünde çalışıyordum ama teknolojinin işe yaraması için de militanların her şeyini bilmemiz gerekiyordu.......... düşünce dünyasını tanımaya ayırıyordum... Bir süre sonra diyalog kurma imkânım oldu...... Örgütün içinden. Bulunduklarında da çatışmaya giriyor.. örgütün yaptıklarından bıkmış.... ne hissederler. 1 ........ biçimleri....... her şeylerini bilmemiz gerekiyordu.......... İstanbul'da görev vereceği militanlarına yönelik sokak çalışması denen çok özel 173 . içinde örgütle ilgili şüphelerin oluşmaya başladığı biri olduğu anlaşıldı.. Terörle Mücadele (TEM) müdürü arkadaşım Reşat ile birlikte iki şubeden oluşan bir grup oluşturduk... Dokümanları okuyamayan. yaşama ve eylem. Ne kadar belge okusak da örgütü tanımak için kâğıtlar yetersiz kalıyordu.............. sahte hüviyetlerle masum aile üyeleri görünümünde çeşitli evlerde kalıyor.. 12 Temmuz ve 17 Nisan operasyonlarının dokümanlarını okuyarak değerlendirmeye çalışıyorlardı....... Bölüm: Devlet eylemlerde yakalanan militanlar sorgulanıyordu.... kendi aileleri ve tüm çevrelerinden kopuk yaşıyorlardı.___________________... örgütü tanımak için bu kişinin yanına TEM ve İstihbarat şubesinden 5-6 kişilik karma bir ekip verdik.. göstermiyordu... mücadele de çok etkin olamıyordu...... her gün biraz daha güçleniyordu.... Bu kişi bizim polislerimize örgütle ilgili bir eğitim verdi... bu grubun değerlendirmeleri sonucunda önemli gördüğü belgeleri biz de okuyorduk... örgütün düşünce yapısı.... Fakat örgüt hızla büyüyüp gelişiyor...._ .. Bu arada bir tesadüf neticesi tam istediğim gibi bir fırsat doğdu......... örgütün...... Örgütün çok önemli bir elemanı sağ yakalandı. hatta örgütü iyi tanıyan üst düzey bir militana ihtiyaç vardı...... Örgütte mutlak bir gizlilik hâkimdi......... hangi zamanda ne yaparlar.... inanç.. hayat tarzları konusunda bize çok önemli bilgiler aktardı........ aranmıyordu. Nasıl düşünürler...........

... Ev kuşatıldı.. Birçok eski örgüt........ Bu kişi bir süre kimliğini saklasa da sonunda TİKKO merkez komite üyesi Ali Gülmez olduğu ortaya çıkmıştı....... Bizim t i m de artık Dev-Sol'u pek çok yönüyle öğrenmişti............... daha kahraman... Bu amacı gerçekleştirmek için aradığımız fırsat Bala t semtinde ortaya çıktı... kendi örgütü ile çelişkiye düşen herkes Dev-Sol'a geçiyordu.. Bunda biraz da polisin kendisine karşı silah kullanan kişilere yönelik sert tutumunun da rolü vardı... çok ciddi bir eğitimden geçiriliyor du. Onları nerelerde arayacağı-ıl b Dev-Sol militanları hakkında diğer örgüt militanlarından daha dirençli. 1 . Dev-Sol'a ait silahlı bir hücre evini tespit etmiştik........ militanlar evde dokümanları yakmaya çalışırken yangın çıkardılar...... polis takibinin ve şüpheli kişilerin nasıl atlatılacağı gibi çok ayrıntılı konuları kapsayan uzun... bir yerden diğer yere hangi tür yolları kullanarak ulaşacağı..... polisler hatta de bu onlara kişinin verilmiyordu...... davranışlarından militan olduğundan şüphelendikleri bir kişinin kimliğini araştırmak istediklerinde şahıs kaçmaya başlamış. Arkadaşlar.......... Şehri ve sokaktaki yaşamı iyi bilen usta bir militan nezaretinde eğitime tabi tutulan militan... çatışmaya başladılar. daha devrimci gözüktükleri. Bu konuda t ü m TEM yöneticileri olarak mutabıktık.............. meğer evde çok miktarda patlayıcı madde varmış......... mensubu.. ama kovalamaca sonunda yakalanmıştı......... Bir. Bu eğitimi almayan hiç kimse örgütün yürüttüğü İstanbul'da eylem görev ve olaylara dâhil Bizim edilmiyor.... faaliyet göstereceği mahalle ve semtlerde nasıl dolaşacağı.... Hatta bu çalışmalar sırasında.. Militanlar sıkışmıştı...iki ay sonra bizimkiler de onların yaşama biçimlerini öğrenerek artık militanlar gibi hareket etmeye başlamışlardı..... sadece aldığı tedbirler ve d a v r a n ı ş 1 a r ı n d a n bir kişinin illegal örgüt mensubu olabileceğini tahmin edebilmişlerdi......... Dev -Sol...._ ... Çevrede 174 ........ anlatımlarına dayanarak resmen sokak çalışması yapmaya başladılar.... Bu havanın kırılması.... Bölüm: Devlet bir eğitim sistemi vardı..___________________.. tüm devrimci örgütler açısından bir cazibe merkezi olmuştu.. Dev-Sol militanlarının da diğer devrimciler gibi olduğunun gösterilmesi gerekiyordu.................._________............... çatışmalarda teslim olmaktansa çatışarak ölmeyi tercih ettikleri söyleniyordu..

_________........... tahmin uzak silahlı edebiliyor.......... Tutuklamak çare değildi. Bunlan durdurmak lazımdı ama nasıl ve hangi yöntemle? Eskiden örgüt militanlarını tanımıyorduk ama bir süre sonra ben teknik sistemleri kurunca işler teresine dönmüştü..... Artık militanları biliyor.. 1 ..... tüm silahlı devrimci örgütler güçleniyordu............ O gün akşam tüm televizyonlarda bu görüntüler vardı. Özel bir kişiliklerinin olmadığını göstermeye çalıştık...... dünyayı değiştirme gayesinde olan ama yanlış yola sapmış bir kişinin öldürülmesi hiç istemediğim....... Bölüm: Devlet güvenlik tedbirlerini alıp teslim olmaları için iknaya uğraştık......... faaliyetlerini izliyor. suç delillerini bulup sağlamak..... pencereden indirilen militan kız örgütün SDB timinin komutan düzeyindeki yöneticisiydi........... tüm aile fertleriyle örgüte yanaşıyor ve hizmet ediyorlardı.. Ayrıca bu da fayda etmiyordu... çatışmalarda ölü ele geçirmek ama bugüne kadar hep denenmiş olan bu yöntemler çok da. militanlar cezaevinde daha da radikalleşiyor.. Sonuç itibarıyla boş durmuyorlar........ intikam yemini ediyordu. olayları bastıryapıp kan dökmekten çemaktaki sert tutumumuzdan Örgüt kârlı çıkıyordu........ idealist.. uzun süren çabanın sonunda bir militan kız olay yerine gelen savcıya teslim oldu..... Bu arada çatışmayı duyup gelen tüm kameralar bu sahneyi çektiler. mevcut yöntemlerimizden... Kendi menfaatini düşünmeyen.......... tutuklanmalarını militanlarım cezaevine tutmanın....... Başta Dev-Sol olmak üzere....._ .... Evde yangın çıktığından merdivenlerden inemeyince.................... her öldürülen kişinin ardından diğer militanlar daha da radikalle şiyor. durdurmanın birkaç yolu vardı... Teslim olan militanlardan.... neye ihtiyaçları olduğunu ve nereden temin edeceklerini hesaplayabiliyorduk... Ölen militanların adlarını taşıyan yeni silahlı birlikler kuruluyordu..___________________.... yakınları da bu ölümler üzerine militanlaşıyordu.. militan pencereden yardımla evden çıkartıldı. Öldürmek de bir çözüm değildi...... ölen insanların aile fertleri ya da arkadaşları.... Örgüt neyi nasıl yapacaklarım eylemlerden göndermek... Benzeri uygulamalar ile Dev-Sol militanlarının da sıradan kişiler olduğu............. hiç kimsenin istemeyeceği bir durumdu.... Militanlar da silahlı eylemler 175 .. işe yaramıyordu..

....... Her konuda aşırı tedbirli olan örgütün..... Hedefimiz örgütü çalışamaz hale getirmekti.......... Dev-Sol örgütünü bir anda çökertmek fiilen imkânsızdı ama onları rahat faaliyet gösteremez hale getirmek mümkündü.. müdahalelerimizden sonra kafasında beliren soru işaretlerinin. Legal faaliyet gösteren örgütlerin çalışmasına mani olmak kolay değildir ama tamamen yer altına inmiş........ Bu bilgiyi de yeni kurduğumuz sistemler sayesinde edinebiliyorduk... Bir süre eylem yapamayan militanlar örgütten soğuyacak ve yavaş yavaş örgütü bırakacaklardı.___________________..... yani yeni yöntemler bulmalıydık......_ .. Onların da bir şekilde durdurulması gerekiyordu...... hapse atmak veya öldürmek değildi............. Örgütün işleyişim bildiğinizde bu yapıya sızmak.. zamanında yapılamayan eylemler. Uzayan işler........... bu hayati bilgiler bize militanların tüm davranış ve eylemlerini önceden bilme imkânı veriyordu... mutlak gizlilik uygulayan.................. militanları şüphelendirecek şekilde yapılan bir takip üzerine buluşmayı yapacak militanlar bizi at-latmcaya kadar boş boş gezinmeye başlıyorlardı ve bu birkaç gün bu şekilde devam ediyordu. Bu defa buluşma yerine yakın... Bölüm: Devlet kinmiyoriardı.... Sonra takip edilmediğinden emin oluncaya kadar (buna temizlenmek diyorlardı) bir süre beklemeye başlıyorlardı... Dev-Sol'un plan ve programlarını öğrendiğimiz an çeşitli müdahalelerle küçük ama engelleyici sorunlar çıkarıyorduk.... acabaların cevabı için birkaç hafta beklemesi gerekiyordu............. Çare örgütü işlemez hale getirmekti............. üst düzey yöneticilerin yurtdışı ile olan haberleşmelerini deşifre ediyorduk............... Artık birinci hedefimiz Dev-Sol militanlarım yakalamak._________......... oluşturulan düzende aksayan her iş militanların motivasyonlarını azaltıyordu... katı hiyerarşik yapıları durdurmak için sadece bilgiye ihtiyaç vardır.......... yol 176 ...... onu belli oranda denetlemek ve onları çalışamaz hale getirmek göründüğü kadarda zor değildir................. 1 . Örgütün muhaberesine girmiştik. Takip edilmediklerinden emin olunca yeniden bir buluşma ayarlayıp buluşma yerine gidiyorlardı. Silahlı birliklere yeni alınacak bir militan belli olup buluşma yerine gittiğinde..

.. bazen aylar sürüyordu.................. nerelere sirayet ilişkileri bilemeyen militanlar yeniden dağılıyor. zaten fazla maddi imkânlara da sahip değillerdi............ Bölüm: Devlet üstünde şüpheli davranışları nedeniyle üzerlerini arıyorduk.............. bazılarını suç delilleriyle birlikte yakalıyorduk.....___________________.. Bu döngü 15-20 gün.............. beklemekten....... Muş ovasında seyahat ettiği otobüsten inmiş... Bizim plan ve programımız dışımızda da polisin bazı rutin faaliyetlerini kendilerine yönelik bir takip veya operasyon olarak düşünen militanlar sürekli olarak takip edilme korkusu duyuyorlardı. ama daha fazla ayrıntılı bir bilgiye sahip olmadığımız şüphesini yaratıyorduk....... yolda otostop çekerek başka bir araca binmiş._ .... edeceğini Operasyonun nerede başladığı.. O ve onunla irtibatlı militanlar yeniden temizlenme işlemine başlıyor..... 1 ... Silah ya da mermi almak istediklerini öğrendiğimizde......... belirsizlik ve hareketsizlikten yoruluyorlardı. il merkezine gidip başka bir otobüse binmiş...... operasyonlar düzenliyor. örgütün en üst yöneticilerinden Faruk X.. motivasyonları düşüyor....... örgüt dokümanlarında okuduğumuza göre. olayı tam öğreninceye ve şüphelendikleri yerlerin ve kişilerin takip edilmediğinden emin oluncaya kadar uzunca bir süre eylemde bulunamıyorlardı. hatta uzun uğraşılar sonunda oluşturdukları hücre evlerini (her ne kadar bil-mesek dahi) polisin bilme ihtimaline karşı boşaltıyorlardı...... Bunun üzerine yeniden buluşmayı gerçekleştirmeyip gezinmeye başlıyorlardı................... hatta bazılarının görünmeyen biri tarafında takip ediliyor olma hissinden olsa gerek psikolojisi bile bozuluyordu. onlar büyük bir iştahla yeni silahları almayı beklerlerken biz silahları alacakları kaçakçıları daha yeni yola çıktıları yerde yakalıyorduk.... örgüt mensubu olduğunu bildiğimiz... Bu 177 .... Bir araya getirilmeye çalışılan militanlar aylarca bir araya gelemeyince.................. donduruyor...._________.. Fakat yolda indiği zaman ovada karşılaştığı tarlasını traktörle süren çiftçinin de polis olduğundan emin olduğunu yazacak kadar paranoya içine girmişti............... Bunun yanında eylem hazırlığında olan militanlara yönelik küçük. Eylem yapmayı düşünen militanlardan birini ihbar ya da şüphe üzerine durdurup kısa süreli alıkoyarak......

. bunlar üzerinde hem militanlara ulaşabilir. Fakat bizim amacımız basit hareketlerle engelleyebildiğimiz ya da geciktirebildiğimiz kadar eylemleri engelleyip geciktirmekti........... Uzun süre silah bulamayan............ Fakat şunu söyleyebilirim ki gerçekleştirilen çok etkin sayesinde örgütün büyük oranda Bu arada inanılmaz bir mucize gerçekleşti..... patlayıcı............... Burada bu amaç doğrultusunda yapılanların hepsini ayrıntılarıyla anlatmak mümkün değil.. süreyi uzatıyor........ 178 ....... moral bozukluğu ise örgütü için için yiyordu.............................. Dev-Sol örgütü içerisinde çatışmalar ortaya çıkmaya başladı.... S uni sorunlar. 1 ......... Bölüm: Devlet durumda yeniden arayışa girip yeni silah temin noktaları a ray a bil i rlerd i......... Haliç'te Yaşayan Sı m onla:. îyi bir plan gerekiyordu.. örgüt lideri Dursun Karataş'ın benimsediği yöntemlerin örgüte zarar verdiğini iddia ederek onu bir odaya hapsedip yönetime el koydular.. bu da bu süre zarfından yine beklemeleri demek oluyordu........._________........................... vs....._................. Yeniden silah alma pazarlığı yapmak vs... Bu istihbar! bilgi bizim için önemliydi. özel bir lojistik kanalından silah alacaktı.. işler aylarca sürüyor.. çünkü bu silahlar örgütün tüm silahlı birliklerine dağıtılacaktı....... örgütün silah temin etmesine ve silahlı eylem yapmasına mani olundu....... örgütün silah alma ağına girmemiz gerekiyordu. olmaması silah açısından alımları kalmalıdır..................._.. bu gün bu operasyonların anlatılması deşifre hem bazı kişilerin güvenliğini şimdilik sır sıkıntıya sokabilir hem de bazı yöntem ve sistemler halen daha kullanılabileceğinden operasyonlar engellendi............ tam silaha ulaşacakları an veya silahlar daha depolanırdayken adamlarına dağıtılmadan yakalıyorduk..... kontroller yaratarak onları engelliyor...___________________. bir biri ile buluşamayam sistemli çalışamayan ve takip edilme korkusuyla sürekli saklanan militanlar demoralize oluyor..... Örgütün lider kadrolarından Bedri Yağan ve yanındaki üst düzey militanlar........... almak istiyordu.......... Dev-Sol sürekli her türlü silah.... Böylece hem maddi kayba uğruyorlar hem de aylarca süren beklentileri sanki tesadüf bir olayla suya düşüyordu.......... hem eylemlere mani olabilirdik..... Sonuç olarak teşkilat olarak harikalar yaratıldı.._ ....

................... Bölüm: Devlet Suriye Lübnan kamplarındaki ve İstanbul'daki yönetici kadrodaki militanları Avrupa'ya çağırıp toplantılar yapıyorlardı................._________.. çünkü gece evlere operasyon düzenlenirse hepsi silahlarını kullanacağından çoğu ölü ele geçecekti.......... bu grubun lideri olan Bedri Yağan in yanında yer almışlardı. eski lider Dursun Karataş i destekliyordu. ciddi eylemler olabilirdi.............. zorla yönetime el konuldu diyerek herkesi ayağa kaldırıyordu.. Örgütün Bekaa kamplarındaki militanları ve Türkiye'deki yeraltındaki silahlı tüm militanları darbeci gruptan olmuş..... Örgüt içerisinde sürekli bir hareketlilik vardı.................. aynı anda ve gündüz sokakta almalıydık....... Takip ettiğimiz bazı kişilerin gizili çekilen fotoğraflarından geçmişte birçok olayın faili olmuş önemli militanların bulunabileceği kanaatine vardık ve operasyon yapmaya karar verdik... Fakat o kadar takip edilen hedef vardı ki hepsini. Artık operasyon yapacağımızı diğer birimlere anlatma zamanı gelmişti......_ .... Bu zamana kadar gelişmelerden bizim istihbarat şubesi A bürosunun dışında fazla 179 ...... anlam veremediğimiz bir hazırlık vardı.. 1 ...... Legal dergi ve dernekler ise Dayı grubunda kalmış............ örgüt içerisindeki ayrılık bölünmeye doğru gidiyordu........... Türkiye'de Dev-Sokun legal yayınevi görünümündeki dergi ve derneklerle irtibat kurarak ülkedeki mili tanlardan yardım istemişti.... Terörle Mücadele Şubesinin de operasyon... O zamanlar İstanbul'daki tüm illegal alanlar ve faaliyetler sorumlusu olan Abla kod adlı (Hatice Er anıl.......___________________.. İrtibat kurduğu her yerde örgüt içerisinde darbe yapıldı................... Dursun Karataş genellikle gıyabında Dayı kod adıyla anıldığından örgütte Dayıcılar ve Darbeciler olmak üzere iki grup oluşmuştu...... Bir kez silahlar patladı mı durdurmak imkânsızdı. arama ve sorgulamalar için hazırlık yapması gerekiyordu..... Sonunda Dursun Karataş zorla tutulduğu yerden serbest bırakılınca kaçmış.... sonradan kimliği öğrenildi) militanı ve onunla irtibatlı kişileri izliyorduk..... örgüte ait tespit ettiğimiz üç tane hücre evi olmuştu ve bu evlerdeki militan sayısı her gün artıyordu. Biz tam bu sırada Dursun Karataş'ın serbest bırakılmasından kısa bir süre önce örgütteki bu bölünmeden haberdar olduk...

...... her an bir eylem olma ihtimali operasyon isteğini artırıyordu.. daha önce sesini duymadığı bu kişinin darbecilerin lideri Bedri Yağan olduğuna inanıyordu ve bundan emin olmak............... haklıydı da.. Necdet Bey de bu kadar ısrarım üzerine "Tamam sana bir gün daha müsaade.. ben yatmaya gidiyorum.............. Bunun için de bu evi takip edip evden çıktığında bu kişinin gizlice çekilen fotoğrafını tanıyanlara teşhis ettirmeyi düşünüyordu...... çok kısa süren bu konuşmada hiç isim geçmemesine rağmen Abla'mn bir konuyu nasıl yapalım diye bu kişiye danışması üzerine (Türkiye sorumlusunun ancak genel yöneticiye fikir soracağı düşüncesi ile) hiç tanımadığı....... gerekçelerimi anlatarak biraz süre istedim.. şimdi sen ne yap ne et beklediğin şeyi bir günde yap.......... Kocasının bu endişeli halini gören eşi komşusuna Salamon yarın borcunu ödemeyecek diye bağırdıktan sonra kocasına dönüp şimdi sen rahat uyu bu defa da borcunu ödemeyeceksin diye o uykusuz kalsın demiş..___________________._ . Bölüm: Devlet kimsenin bilgisi yoktu........ gündüz tüm hedefleri takibe başladık. Abla kod adlı örgütün Türkiye sorumlusu........ operasyonun bir iki gün geciktirilmesini istiyordu. hata yapmamalıydık....... Bir defa yakalamaya başladık mı tüm hedefleri kısa sürede tek tek almalıydık yoksa 180 . Operasyon kararından tam iki gün geçmesine rağmen biz hâlâ operasyonu erteliyorduk.......... 1 ......... Bu kadar militanın bir arada bulunması.......... tam operasyon yapacağımız sırada dışarıdan geldiği anlaşılan ve militanların özel bir önern verdiği bir kişi......... Emniyet Müdürümüz Necdet Menzir bizleri topladı ve bir an önce operasyonun yapılmasında ısrar etti........... içine de Bedri yi tanıyan birini yerleştirdik... hadi şimdi sen düşün bakalım. Planlarımızı yaptık... Çünkü Abla'mn yaptığı bir telefon konuşması yakalanmış........... ama bir defa olay bizim şubenin dışına çıktı mı durdurmak kolay olmuyordu...." dedi.. istiyordu...... militanın kaldığı eve yerleştirilmişti.. Ertesi gün Bedri'nin olduğu evin önüne gizli gözetleme aracını koyduk.. Bunun üzerine bana şu fıkrayı anlattı: Salamon'un komşusuna borcu varmış ve ertesi gün ödemek zorundaymış ama ödeyecek durumda olmadığından gece bir türlü uyuya m ıy o r m u ş........................_________..... Bu olayı takip eden büro amiri bu gelen kişinin çok önemli olduğunu düşünerek...

........_________..... diğeri ise Ìstanbul ve tüm illegal faaliyetlerin SDB komutanı 181 ....... belki operasyon ve soruşturma derseniz kendime güvenebilirim ama istihbarat konusunda kendimi hiç yetenekli bulmuyorum..........." demiştim...___. O gün şansımız yaver gitti........_ .. _ Devlet Bölüm: fesyonel 22 tane SDB militanı yakaladık... ... akşama kadar bekledik ama görme imkânı olmadı.. çünkü operasyon planı yapmak tam bana göre bir işti...... Bazen takip ettiğimiz hedefleri kaybediyorduk. ama genellikle uğradıkları yerleri ve kullandıkları yolları bildiğimizden tekrar hemen bulabiliyorduk............... kısa süre sonra çatışma çıktı........... Eğer bu kişileri yakalamak için gece evlere girerek operasyon yapsaydık büyük bir kısmı ölü ele geçebilirdi......... 1 .___________________.1....... 6 kişi ölü ele geçirilmişti.... Gündüz operasyon başlamıştı...... 6 Mayıs sabahı başlayan takiplerde buluşmalara gelecek diğer şahısları da yakalamayı d üşü n düğü m üzde n en uygun zamanı bulmalıydık... İşte o gün de her hesaplamaları yapıp her alternatifi hesaplamıştım...._ _. evde kaç kişinin olduğunu da bilmiyorduk.. Gece geç saatte bu eve operasyon ekipleri baskın yaptı......____..___............. bu kadar çok sayıda silahlı Dev-Sol militanı ancak Lübnan Bekaa kampında bir araya gelebilirdi....... O gün hepsi pro_...................... Beni istihbarat birimine almak istediklerinde "Emin misiniz? Ben istihbarat yeteneklerine sahip biri değilim......_______. Bir satranç oyunu dikkatinde her hamleyi iyi ölçüp tartarak karar vermeye mecburduk........ ....... bizim takip ekipleri yeri ve kişileri gösteriyor.... ölülerden biri Bedri Yağan.___.. ............___.. ama bu eve mutlaka gece girmek mecburiyetindeydik... sokakta uygun ortamlarda tek tek almaya başladık.. saat 14'te tüm takip ekipleri ile yaptığımız telsiz temasında bütün gruplar uygun durumdaydı........ operasyon birimleri de yakalıyordu.. . Bir iki yakalamada meydana gelen boğuşmalar haricinde hiçbir şey olmamıştı. Tüm militanları yolda.. birinci buluşmaya karşı taraf gelmezse alternatif buluşma için o militanı beklemeliydik. Ama asıl Bedri olduğunu tahmin ettiğimiz kişi hiç sokağa çıkmıyordu........ Bölüm: Devlet bütün örgüt alarma geçebilirdi........

......... ama Dursun Karataş da boş durmuyordu.... O kadar çok silah... patlayıcı malzeme ve mühimmat bulduk ki gözlerimiz bu kadar cephanenin varlığına inanamadı.. Cem Ersever'in öldürülmesi ile ilgili olarak Meclis Susurluk Araştırma Komisyonunda ve daha sonra adliyede geniş olarak ifade verdim am................ roket mermileri ve daha pek çok silah vardı......_ ........... Hatırladığım kadanyla 40'a yakın roket mermisi ve 7 adet roket atar silah bulunuyordu......... adlarına ev ve işyeri aldığı bir aile görünümümdeki örgüt mensupları idi...... 3. Bu market Bekaa kampından getirilmiş silahlarla doluydu........... diğer makineli tüfekler.._________... kalaşnikoflar..... \)\x ifadeler lıcjp resmi kalıplar içerisinde kaldığı için belki şimdi 182 .. 1 .......... için İstanbul'a gelmişti..... Daha sonra diğer evlerde ve tespit ettiğimiz adreslerde aramalar yaptık..... lider Dursun Kartaş'ın yöntemleri sayesinde geri gittiğini ve kendisinin başa geçerek örgütü şaha kaldıracağını düşünmüş ve bu yönde tüm silahlarını (hatta şehir ortamında kullanılması mümkün olmayacak roket atarlarını) ve kamplarda bulunan tüm militanlarını toplayarak nasıl eylem yapılırı göstermek olsaydı.......... Ama maalesef her şeyi ile açık ve net olmasına rağmen bu olay hâlâ istenilen seviyede soruşturulup. Yalnızca bu olayın irdelenmesi ve tam manasıyla aydınlatılması ve faillerinin yargılanması bile Türkiye de Susurluk ve Ergenekon anlayışının teşhiri ve ne olduğunun anlaşılması açısında yeterlidir....... İşte o zaman anladık ki...... Ev sahibi karı koca. Bedri Yağan örgütün tüm silahlı birimlerini kendine bağlayınca İstanbul'da eylem yapamayan örgütün.... Eğer operasyon yapılmamış kısa süre içerisinde eylemlere başlayarak İstanbul'u cehenneme çevireceklerdi..... Bu olay Bedri Yağan grubunu daha henüz doğmadan bitirmişti.................. failleri yargılanamadı. roket atar RPGler.......... örgütün legal alanda kullandığı...... Cem Ersever Olayı Cem Ersever'in öldürülmesi Güneydoğu'daki olayları veya Türkiye'deki iç güvenlik anlayışını (veya JİTEM anlayışını) birçok açıdan ibret alınacak şekilde gözler önüne seren bir olaydı..............___________________.... Bölüm: Devlet konumundaki Abla kod adlı Hatice Eranıl'dı... Bu karı kocaya ait bir markette arama yaparken nasıl bir tehlike atlattığımızı anladık........

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olayı bir hikâye ya da bir film senaryosu içerisinde anlatmak ve daha iyi anlaşılır hale getirmek gerekiyor. Cem Erseveri ne zaman tanıdım? Eruh ve Şemdinli ilçelerinin 15-16 Ağustos 1984'te PKK gerillaları tarafından basılmasından sonra Güneydoğu illerini terörle mücadele ve istihbarat açısından desteklemek amacıyla yapılan çalışmalarda, ben de çalıştığım Mersin Terörle Mücadele Şubesinde mimlenip Önce İstihbarat Daire Başkanlığının açtığı Yeraltı Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele (YYFM) kursuna alındım. Daha sonra, 1984 yılının son günlerinde de bir grup arkadaşımla birlikte tayinim Diyarbakır'a çıktı ve hemen gidip göreve başladım. Yeni atanan grubun amiri bendim, ekip halinde hızlı bir şekilde Güneydoğudaki olayları öğrenmeye çalışıyorduk. Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekiliydim ama Diyarbakır'dan çok tüm Güneydoğu bölgesinde görev almak gereğini duyuyordum veya Genel Müdürlük de bana biraz böyle bir görev biçiyordu. Tabii sıkıyönetim komutanlığının Diyarbakır'da olması, bölgesel düzeyde bir görev olması ve bizim sıkıyönetim karargahında bulunmamız da böyle bir imkânı bize veriyordu. Göreve başlamamdan birkaç gün sonra, SASON operasyonu olmuş ve Ali O zan soy isimli örgütün önemli kadrolarından Sason bölge komitesi sorumlusu, geniş bilgi birikimine sahip entelektüel bir örgüt yöneticisi yakalanmıştı. Ali Ozansoy'un ilk sorgulanması sırasında PKK'nın kuruluşundan o güne ka-darki (yani 1985 yılı itibariyle) geçmişini, varlığını, yurtdışı ve yurtiçi faaliyet ve hedefleri, bu yeni çıkışının amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bir bütünlük içerisinde kapsamlı olarak anlatan ifadesini bir videobanda kaydetmiştik. Sonra bu kaydı sistematik yazılı bir metin haline getirip, bölgedeki görevlilere dağıtarak herkesin PKK hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamıştık. Bu farklı bilgi alma yöntemi, PKK'yı çözen ve herkese PKK'yı gösteren faaliyetimiz bize önemli bir güç ve bilgi kazandırmış, aynı zamanda Sıkıyönetim Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü düzeyinde farklı bir bakış açısı edindirmişti.

183

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

O güne kadar bazı terör faaliyetleri gerçekleştirilmiş, Eruh ve Şemdinli ilçelerinin basılmış olmasına karşın güvenlik kuvvetleri karşılarındaki grubun, PKK'nın amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bilmiyordu. Hatta birçoğu Eruh ve Şemdinli baskınlarını Suriye'den gelen insanların yaptığını zannediyordu. Eruh Şemdinli baskınından sonra bölgeye gönderilen Güvenlik Kuvvetlerinin aldığı ilk ifadelerde çok ilginç noktalar vardı. İnanılmaz ve tuhaf bir biçimde ifade alınmıştı; olay bir türlü kavranamamış, olayın ne olduğu hakkında bir fikir sahibi olunamamıştı. Bu yüzden tüm yönleriyle almış olduğumuz Ali Ozansoy'un ifadesi, PKK'nın ne olduğunu, ne yapmak istediğini, gelecekte PKK'nın neler yapacağını, hedeflerinin ne olduğunu ortaya koyan çok önemli bir belgeye dönüşmüştü. PKK'nın yeni süreçteki çıkışı, o güne kadar daha derli toplu anlatılmamıştı. İlk yıllarda Diyarbakır'da fazla bir PKK varlığı yoktu, daha doğrusu Alaattin Zuhurlu ve bölge halkından birkaç arkadaşından oluşan bir gerilla grubu vardı ama onlar da pek fazla etkin değillerdi. Eylemsel olarak da fazla bir şey yapmamışlardı, daha çok keşif, belki bölgeyi tanıma gibi faaliyetlerde bulunuyorlardı. Bizim Genel Müdürlük adına PKK faaliyetlerinin daha yoğun olduğu birçok yere (Siirt, Hakkari ve Şırnak bölgelerine) gidip oralarda inceleme yapma imkânlarımız vardı. Güneydoğu illerini gezip tanımaya ve oradaki meslektaşlarımızla veya askeri yetkililerle ya da sıkıyönetim O görevlileriyle Siirt'te görüşerek Emniyet PKK hakkında Mücadele bilgi Şube toplamaya yönelik bu tür inceleme çalışmalarının birinde Siirt'e gittik. zamanlar Terörle Müdürümüz Cafer Şahin'di. Bu konulara yatkın ve yetenekli biriydi. Zaten daha önce Ankara Asayiş Cinayet Masasında çalışmış, siyasi örgütleri sorgulamış olduğundan bu konuda oldukça donanımlı biriydi. Cafer Şahinin örgüt mensupları, onların faaliyetleri, kod isimleri vs. hakkında tuttuğu küçük not defterinin bir fotokopisini almıştım. Bu defter bizim çok işimize yaramıştı. İşte o arada birileriyle konuşurken, Siirt Jandarmasında sorgu operasyonları işlerine bakan Cem Erseverle karşılaştım. O zamanlar üsteğmen 184

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet bizden bazı

veya

yüzbaşıydı.

Karşılaştığımızda, Genel

nereye

gitse

hep

bahsedildiğini Beytüşşebap'a anlamaya örgütün

söyledi. gidiyor,

Müdürlük

adına

yapılacak ve

görevler dolayısıyla defalarca Şırnak'a, Hakkari'nin en ücra ilçesi buradaki Biraz da meslektaşlarımızla belki Diyarbakır oradan halkla görüşerek bölgeyi ve insanları tanımaya, olayların iç yüzünü çalışıyorduk. pek etkin bölgesinde gelmenin olmamasından dolayı

rahatlığıyla etrafta çekinmeden dolaşıyorduk. Birçok insan oralara gelip gittiğimizi ve adımızı biliyordu ama bizi polis değil de daha çok Milli İstihbarat Teşkilatının elemanı zannediyorlardı. Çünkü polisin oralarda dolaşması pek alışılmış bir şey değildi. Siirt İl Jandarma Alay Komutanlığı bölgesinde çalışan Cem yüzbaşı da tüm bölgeyi dolaşan, bölgede olup biten her şeyi kontrol eden gözü kara biriydi. İşte bölgede dolaşırken Siirt'teki bütün köylerde, mezralarda bizim adımızı duyduğunu söyledi. Bir süre Cem'le sohbet ettik. Kısa süre içerisinde onun işine sarılan, bütün mesaisini ve zamanını her şeyiyle canı gönülden işine adayan, sürekli işi takip eden, olayları çok önemseyen ve bu davaya inanmış biri olduğu kanaatine vardım. O da belki bende belli şeyleri gözlemlemişti. İlk karşılamamızla birlikte aramızda aynı inanç ve düşünceyi paylaşan insanların yakınlığı ve samimiyeti oluşmuştu. Görevle ilgili her konuda rahat konuşabileceğim, derdimi rahat anlatabileceğim, farklı konularda tartışıp fikir birliği kurabileceğim biri gibi görünüyordu. Çünkü biz bütün varlığımızla, bütün mesaimizle üzerinde olduğumuz işe odaklanmamız gerektiğine inananlardandık. O da bu anlayıştaydı. Daha sonraki dönemlerde çok sık görüşemedik. Çok nadiren birkaç defa karşı karşıya gelmiştik. Ama kendimizi birbirimize çok yakın hissediyor, her karşılaşmamızda kimseyle paylaşmadığımız sırlarımızı birbirimizle paylaşabiliyorduk. Aradan epey bir zaman geçti. Bu arada Şırnak'ta bir iki defa karşılaştık zannediyorum. O karşılaşmalarımızda çok daha kızgındı. Özellikle askeri birimlerin şuurlu, makul ve Hatta mantıklı ilginç şekilde hareket edemediklerinden daha sonra bahsediyordu. denemeler yapıyordu,

185

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

uyguladığı bu yöntemlerin bazılarından yazdığı bahsetti.

kitaplarda da

O zamanlar Şırnak Uludere arasında gelip geçen herkes askerler tarafından sürekli kontrol ediliyordu. Durdurup araçları arıyorlar, yolcuların nereden gelip nereye gittikleri ve isimleri defterlere kayıt ediyorlardı. Ve tabii herkesten kimlik soruyorlardı. Cem kendisi için, PKK'nm o zamanki en önemli yöneticilerinden Duran Kalkan veya herkes tarafında Selim Hoca diye bilinen Selahattin Çelik gibi birkaç insan adına sahte kimlikler hazırlamıştı. Bir gün Cem otomobile sivil olarak binmiş, otomobil kontrol için durdurulduğunda askerlere kendi kimliği yerine bir seferinde Duran Kalkan'm, başka bir sefer de Selahatin Çelik'in kimliğini göstermiş, kayıtlara da bu isimler geçmişti. Daha sonra tugay yetkililerine gidip, Şırnak'taki kontrol noktalarından Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'm geçtiğini söyleHaliç'te Yaşayan Simonlar........_________......._.........._... ____. _______________.........

misti. Bunun üzerine askerler Şırnakln giriş ve çıkışında gelip geçen herkesin kimliklerinin yazıldığı defterleri getirip baktıklarında gerçekten Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'ın adları yazılıydı. Cem'in göstermek istediği durum da buydu. Kontrol noktalarında bölgelere girip çıkanların adı yazılıyor, kimlikleri kaydediliyordu fakat örgüt mensupları, yöneticileri hakkında hiç kimse bilgi sahibi olmadığından örgütün yönetici kadrolarından ya da aranan bir kişi bile bu kontrol noktalarından çok rahatça geçebiliyordu. İsimler hakkında bilgi sahibi olmadan yapılan bu kontrol ya da kayıt tutmaların hiçbir işlevi olmuyordu. İşte Cem bu türden denemeler yapmıştı, kendisi bana bunları anlatmıştı, hatta daha sonra kitabında da benzeri şeyleri okumuştum. Kabına sığmayan sürekli koşturan biriydi. Bu bölgedeki terör olayları nedeniyle hepimiz örgütün yeri ve faaliyetleri hakkında istihbarat almaya çalışıyorduk. Bazı insanlar da bu durumdan istifade etme gayretindeydi. Cem yüzbaşı (bir müddet sonra binbaşı olmuştu sanıyorum) bunlardan bir kısmını deşifre etmişti. Bu insanlar önce Jandarma, Emniyet veya diğer 186

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

istihbarat birimlerine gidip şu kişiler PKK'ya yardım ediyor, şu gün PKK mensupları onların yanına geldi, şu olayda kılavuzluk yaptılar, şu kişi şu olayda PKK mensuplarına Öncülük yaptı gibi ihbarlarda bulunuyorlardı. Sonra ihbar edip yakalattığı kişilerin evlerini ziyaret ediyor, polis ve askerlere rüşvet vererek onları kurtarabileceklerini söyleyip ailelerinden para alıyorlardı. Ardından Jandarmaya ya da Polise gidip, bu kişilerin devlete çalışarak PKK hakkında tekrar bilgi aktaracaklarını söyleyerek onların salıverilmesini sağlıyorlardı. Masum insanları örgütle irtibatlı oldukları iddiasıyla yakalatıp daha sonra onları kurtarma vaadiyle yakınlarından para alan bu kişiler bu işi meslek haline getirmişlerdi. Bu yöntem maalesef bu bölgede çok yaygındı. Kimileri de önce jandarmaya gelip bir müddet bilgi vererek Jandarmayı oyalıyor, sonunda verdiği bilgilerin yanlış olduğu ortaya çıkıyordu. Bu defa Emniyete gidiyor, bir süre aynı şekilde emniyet mensuplarına bilgi veriyor, Emniyet bu kişilerin sahtekâr olduklarını fark edince bu kez Milli İstihbarat Teşkilatına yönetiyorlardı. Orada da bu insanların üçkâğıtçı oldukları anlaşılmcaya kadar epeyce bir zaman geçiyordu. İşte Cem binbaşı bunlardan bazılarını ilçe merkezlerine götürüp, "Sizi ihbar eden, hakkınızda iftira atan ve bize ihbar mektubu yazan üçkağıtçılar, sahtekarlar bunlar," diyip onları yerinde teşhir etmişti. Yine "Ben ihbar etmeme rağmen kimse gitmiyor, Cudi Dağı X bölgesinde PKKlılar var," diyen bir köylüyü, söylediğinin yalan olduğunu bilmesine rağmen gece önüne katıp Cudi dağına operasyona tek başına gidecek kadar gözü kara idi. İşte Cem böyle biriydi. Bir müddet sonra JİTEM'in kurulmasıyla birlikte, Cem'in ve bazı subayların JİTEM'in kurucuları arasında olduklarım duydum. Cem'in kendisi de bu faaliyetlerin içerisinde olduğunu söylemişti. O ilk başta Silopi birkaç bölgesindeydi, üsteğmen ve yanında yüzbaşı Arif Doğan vardı. Muhtemelen o zaman Arif Doğan daha üst rütbedeydi. Cem ve yanındaki beraber çalışıyorlardı. Kendilerine bir helikopter verilmişti. Kuzey Irak'taki yönetimlerle 187 kahvelerin orta

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

görüşerek PKK hakkında bilgi toplama faaliyetlerini organize etmeye çalışıyorlardı. Bir defasında Kuzey Irak'ta irtibat subayı gibi görev yapaklarını da duymuştum. Bir süre sonra Cem binbaşının elemanlarının Silopi, Cizre ve Şır-nak bölgesinde bulunduklarını ve faaliyet gösterdiğini duydum. Kimi zaman karşılaşıp konuşuyorduk. Bir müddet sonra Cem binbaşı Olağanüstü Hal Asayiş Kolordu Komutanlığının JİTEM Grup Komutam olarak atandı ve bir yıla yakm burada görev yaptı. O süre içinde bir veya iki defa kendisini ziyarete gitmiştim. Yanında askeri personel olarak, daha sonra adı JİTEM faaliyetlerinde adı geçen bazı subayları farklı kod isimleriyle tanımıştım, ayrıca askerlik görevini yapan itirafçılar da bulunuyordu. Bunların bir kısmı daha sonra uzman olarak veya farklı görevlerle resmi kadrolar alarak Cem'in yanında çalışmaya devam etmişlerdi ama daha çok istihbarat toplama faaliyetlerinde bulunuyorlardı. O da bir veya iki kez benim ziyaretime gelmişti, tabii bu karşılıklı görüşmelerimizde birbirimize itimat ettiğimizden her şeyi çok rahat konuşulabilir yorduk. Cem bir gün bana illegal örgüt mensuplarının bazılarını gizli yakaladıklarını, sorguladıklarını söyleyerek onlardan aldığı silah ve malzemeleri gösterdi. Sorgulanan bu insanların akıbetlerinin ne olduğu konusuna açıklık getirilemiyordu, fakat dolaylı olarak sonucun ne olduğu tahmin edilebiliyordu. Cem PKK ile mücadele etmek için kanun dışı her türlü yöntemin kullanılması gerektiğini, normal yol ve yöntemlerle bu işin başarılamayacağını ima etmeye, anlatmaya çalışıyordu. PKK ile ancak böyle mücadele edilebileceğini çünkü bu kişilerin mahkemelerde ceza almadığını, korktukları için kimsenin onların aleyhine şahitlik yapmadığını ve davacı olamadığını, olaylar gece gerçekleştiği için kimsenin bir şey görmediğini, hatta onlara destek veren kişilerin suçlarının hukuki olarak ispatlanmasının ve cezalandırılmasının çok zor olduğunu ve bunun sonucunda suç işlemeye devam ettiklerini, bunun için bu kişilerin infaz edilmesi yöntemlerinin kullanılması gerektiğini, bu örgüt mensuplarının ancak bu tür yöntemlerle durdurulabileceğini 188 çok hararetle

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

savunuyordu. Bunun üzerine ben anlattığı yöntemlerin doğru yollar olmadığını söyledim. Çünkü bu bölgedeki PKK varlığının artmasında birçok kişinin olumsuz faaliyetinin payı olduğunu, bunun içerisinde bu bölgede çalışıp rüşvet yiyen, hatta koruculuk faaliyetlerinde bile silah dağıtılırken para alan kamu görevlileri olduğunu, PKK'nm bu açıkları kullanarak taraftar bulduğunu belirterek terör olaylarının artmasında etkili olan buna benzer yüzlerce başka olayı anlattım. "Burada suçlu kim? PKK'ya ekmek veren, onlara yardım eden köylü mü, yoksa burada rüşvet mekanizmasını çalıştırmak suretiyle yanlış uygulamalar yaparak toprak ağalarına ya da nüfuzlu insanlara karşı köylüleri yalnız bırakıp PKK'nm kucağına atanlar mı?" diye sordum. Cem "Evet sen haklısın," dedi ama sonra elini boynuna götürerek "Ben burama kadar bu işe battım, bana anlatma. Bu işte var mısın, yok musun?" dedi. Ben "yokum" demekle kalmadım, yine ısrarla bu yöntemlerin olayları daha da azdıracağım, bizim legal yöntemler dışına çıkmamamız gerektiğini kendisine epeyce anlattım ama o kanunsuz yöntemlere kesin inanıyordu. Bir müddet sonra iki itirafçı ve bir arkadaşıyla (bunlardan bir tanesi sanıyorum A.A. idi, önce itirafçı olup devlete sığındı, devlet içindeki yanlışları da gördükten sonra yurtdışına çıktı, orada hem PKK hem de bu olaylarla ilgili tarafsız ve kapsamlı bilgi ve gözlemlerini çeşitli gazetelere anlattı) yanımıza geldi; dört kişilerdi. O zamanki HEP adlı partinin binasında açlık grevleri yapılıyordu ve polis açlık grevlerinin olduğu yerde bekliyordu. Binanın yakınlarına patlayıcı madde koymayı düşündüklerini, herhangi bir polisin veya bir devlet görevlisinin zarar görmesini istemediklerinden oradaki polisin çekilmesini, bu konuda yardımcı olmamı istediler. O gün uzun uzun konuştuk, böyle bir şeyin olamayacağını, bu yolun doğru olmadığını kendisine dilimin döndüğünce anlattım. Cem hararetle bu tür şeylere taraftardı. Aslında o zamanlar yeni gerçekleştirilmiş bazı infazlar vardı ama onların yaptığını pek tahmin etmiyordum. PKK'nm legal yayını görünümündeki bir dergi yayınlanıyordu. Derginin bulunduğu binaya gidilerek dergi tahrip 189

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edilmiş ve buraya patlayıcı madde konmuştu. Bu arada o zamanki Baro Başkanı ve PKK'yı desteklediği söylenen bir kişinin, polis lojmanlarının hemen yakınında Ofis semtindeki arabasının altına patlayıcı konmuştu. Telsizlerle anonslar edildi. Şüpheli bir aracın plakası verilmişti. Bir iki dakika geçmeden telsizi dinlediğimde polis ekipleri plakası verilen aracı durdurmuş, aracın içerisinde Jandarma Asayiş Komutanlığı JİTEM'de çalışan itirafçılarla bazı asker ve subayların olduğu bilgisi verilmişti. Merkez aracı ve içindekilerin bırakılması talimatını verdi. Bu olayla birlikte artık zihnimde başladım. Yine bir süre sonra HEP Diyarbakır il başkanı Vedat Aydın Diyarbakır Şehitlik semtindeki evinden polis görümündeki kişiler tarafından Emniyete götürüleceği söylenerek kaçırılmıştı. O zamanlar Cem'in yanındaki bazı kişilere uyan bir eşkâl tarif ediliyordu. Bu eşkâllere göre faillerin Cem'in yanında çalışan insanlardan yordu bazıları olabileceği kanaati bende de uyanmıştı ama tam olarak netleşmemişti. Olaylarla ilgili tahkikat yapılıştırmada Ankara'dan görevli olarak gelen insanlar da bulunuyordu. Diyarbakır'daki soruşturmanın başına o tarihte Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hüseyin Kocadağ verilmişti. Bir gün polis evine gittiğimde bir kenarda çalışma yapıyor, kendi aralarında konuşuyorlardı. Ben de yanlarına gittim ve Hüseyin Kocadağ ortaya konan en ciddi buldukları şüpheyi anlattı: Vedat Aydın in cesedi, Elazığ Maden ilçesi yakınlarında yani Diyarbakır'dan Ergani Maden istikametine giderken Maden ilçesi sınırları içerisinde bulundu. Cesedin bulunduğu yerle kaçırıldığı Diyarbakır arasındaki her yere sorup soruşturulurken yol üzerindeki trafik ekiplerine de sormuşlardı. O gün Ergani'de bulunan bölge trafik ekibi, Ergani Maden arasında hemen Ergani çıkışında Çimento fabrikasının az ilerisinde yolda trafik kontrolü yapıyormuş. Bu trafik kontrolü esnasında Ergani merkezden, Bölge Trafik İstasyonuna bir 190 olayları tek tek birleştirmeye, bu türden olayları gerçekleştirenlerin JİTEM'e mensup görevliler olduğunu düşünmeye

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

anons gelmiş, Ergani Dicle istikametinde (yani ters istikamette) bir trafik kazası olduğu, oraya bakmaları söylenmiş. Ekip yoldaki kontrolü bırakıp Ergani'ye gitmiş, Ergani'den Dicle istikametine dönmüş. Belirtilen yere vardıklarında herhangi bir kazanın olmadığını görmüşler ve tekrar kendi görev yerlerine dönmüşler, İşte ekibin verdiği bu ifade dikkat çekmişti. Olmayan bir kazanın kontrol edilmesi bahanesiyle ekip yoldan çekilmişti. Bunun üzerine Hüseyin Kocadağ ve araştırmayı yapan diğer görevliler bu anonsu geçen Ergani polis merkezine ihbarın İlçe Bölge Asayiş İlçe neden böyle bir anons yaptıklarını geldiğini bu sorduğunda söylemişler. Jandarma Jandarma Jandarma Komutanlığından

Jandarma

Komutanlığına

sorulduğunda, ise

bilginin Jandarma Bölge Komutanlığından geldiğini anlatmışlar. Komutanlığına Kolordu sorulduğunda Harekât bilginin Komutanı Merkezinden

geçildiğini söylemişlerdi. İşte o safhadan sonrası sorulmamıştı veya bana anlatılmadı. Ama ben anlayacağımı anlamıştım. Bana göre Vedat Aydın'ı kaçıranlar, onu Elazığ Maden ilçesine götürürken yolda trafik ekipleri tarafından kontrol edilme ihtimaline karşı Asayiş olayın Kolordu artık Komutanlığı ara kademeler üzerinden net bilgi olarak aktararak polis ekibinin oradan çekilmesi sağlanmıştı. Böylece kimin tarafından gerçekleştirildiği anlaşılıyordu. Vedat Aydın, kaçırılmasından kısa bir süre sonra Diyarbakır'dan 70-80 km uzaktaki Maden ilçesi yakınlarında Diyarbakır-Elazığ karayolu üzerinde Maden çayının kenarında kalaşnikof makineli tüfekle taranarak öldürülmüş olarak bulundu. Cesedin bulunmasıyla birlikte de fırtına koptu. Vedat Aydın'm cenaze töreni, Diyarbakır'da çok ciddi olaylara sahne olmuştu. İlk defa Diyarbakır'da geniş bir toplumsal tabana yayılan ciddi manada bir olay gerçekleşmişti. HEP için Türkiye'nin her yerinden binlerce insan Diyarbakır'a gelip cenaze törenine katılmış, bu olay büyük bir yürüyüşe ve ciddi tepkilere neden olmuştu. Bütün devlet kurumlarına (TRT'ye, polise vb.) saldırılmıştı. Cenaze, defnedileceği yere götürülürken surlarla Mardin Kapı 191

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Karakolu arasındaki dar yoldan geçen cenaze konvoyundaki bazı kişiler (özellikle kontrolden ve çıkan gençler ve çocuklar) Polis Karakolunu taşlamış karakola saldırmıştı. Karakoldaki

görevlilerin kendilerini korumak için silah kullanması sonucunda (göstericilerin de silah atması iddiaları vardı) üç kişi ölmüş, 5-6 kişi yaralanmıştı. Cenazenin defnedilmesinin ardından ise aynı yerden tekrar geçmek isteyen kalabalık karakola daha yoğun bir şekilde saldırdığında, görevlilerin tekrar ateş açması sonucunda (bir kısmı düşerek, bir kısmı uçurumlara yuvarlanarak) on dokuza yakın kişi hayatını kaybetmişti. Yüzlerce de yaralı vardı. Böyle ağır bir olay daha önce hiç yaşanmıştı. Aslında bana göre o cenaze töreni, tören sırasında o bölgede olup biten her şey ayrı bir skandaldi, çünkü cenazenin önce köye götürüleceği köyde defnedileceği belirtilmişti ama sonra şehir merkezine defnedilerek inanılmaz olaylara sebebiyet verilmişti. Bu cenaze töreninde HEPlilerin ve valiliğin yaptığı yanlışlar başka bir kitaba konu olacak kadar çok ve ibretlik olaylardan oluşmaktadır. Sonuç olarak tüm tarafların hesapsız ve sorumsuz davranışları 23 kişinin ölümüne sebebiyet vermişti. İşte Cem aslında bu olayın baş planlayıcısı ve failiydi. Bir defasında bir olayla ilgili olarak Bölge Valiliğine gitmiştim. Görüşme esnasında Bölge Valisi beni o zamanki Asayiş Kolordu Kurmay Başkanının yanma göndermişti. Onunla görüşmek üzere yanma gittiğimde Cem binbaşı oradaydı ve Kurmay Başkanı ile konuşuyorlardı. Cem "Darda kalırsam ben de Güneydoğu'da Asayiş Kolordu Komutanı bölgesinde şu, şu, şu olaylar oldu, bu olaylardan şu, şu kişilerin bilgisi vardı derim. Ben de bunlara şahidim derim," diyerek dolaylı yollu karşısındakini tehdit ediyordu. Olayın mahiyeti neydi bilmiyorum ama bunu çok net ifade ediyordu. Göründüğü kadarıyla Cem binbaşı son dönemde kendi üstleriyle veya kendi teşkilatıyla çatışma içindeydi. Oradaki görev süresi uygun olmayan bir biçimde sonlandırılıyordu. Sebebinin ne olduğunu çok iyi bilmiyorum ama kendi teşkilatı içerisinde bir sorun vardı. Bu sorun dolayısıyla pek uygun olmayan bir biçimde Ankara'ya tayin olup, orada göreve 192

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben Diyarbakır'da çalışmaya devam ederken, Ankara'daki İstihbarat kurslarında bölücü bölgeci faaliyetler, PKK faaliyetleri ve buna benzer konular ile ilgili dersler vermek amacıyla çağrılıyordum. Kurslara eğitmen olarak katılıp birkaç gün kaldıktan sonra geri dönüyordum. Karanfil İşte bir yol defasında yine Ankara'ya geldiğimde Cemle de görüştük. Cem binbaşı beni Kızılay'da, sanıyorum Sokak'ta kenarlarında restoranların, kahvehanelerin, birahanelerin bulunduğu bir yere davet etmişti. Orada yol üzerindeki küçük sandalyelere oturup bir akşam yemeği yemiş ve epey sohbet etmiştik. Yanında Güneydoğu'da birlikte çalıştığı subay ve itirafçı (ama JİTEM'de kadrolu çalışıyorlardı) arkadaşlarından bazı tamdık kişiler de vardı. Sohbet ederken Cem binbaşı çok net olarak, Güneydoğuyu kaybettiğimizi, Genelkurmay'm ve ordunun milleti yeterince uyanmadığını, devletin ve hükümetin bütün kurumlarıyla her bakımdan bu olayları tam manasıyla anlayıp algılayamadığını, bu insanları uyarmak gerektiğini söyledi. Etrafta oturan, sohbet eden, yiyip içen insanları göstererek, "Bakın, bunlar böyledir işte. Sabah akşam buraya gelirler, saatlerce oturur içerler. Ülke elden gidiyor ama kimse farkında değil. Bu insanları uyarmak için Kızılay'ın göbeğinde dev bir bombanın patlatılması gerek, ancak o şekilde akıllan başlanna gelir. Bu insanlar ancak bu yolla uyandırılabilir, bilinçlendirilebilir," diyordu. Bu görüşünde ısrarcıydı. Böyle bir şeyin yapılması gerektiğini, Genelkurmay'm bu konu ile ilgili güvenlik sisteminin halkı ve devleti yeterince uyanmadığını ve bölgenin elden gittiğini çok ısrarla vurguluyordu. Tabii ben bu fikirlere tam manasıyla katılmıyordum. Bu tür yöntemlerin hep karşısındaydım ama ülkesine olan sevgisi ve kendince doğru bildiği davayı bu kadar samimi, canla başla savunması nedeniyle bir yakınlığımız ve arkadaşlığımız oluşmuştu. Tabii bu böyle devam edip gitti. Ardından ben Güneydoğudaki hengâme içerisinde göreve devam ettim, bir müddet sonra seçimler oldu ve seçimlerden sonra tayinim İstanbul'a ederken çıktı. Cem ve İstanbul'daki yoğun ortam içerisinde devam yanmdakilerin 193 görevden ayrıldıklarmı, kitap

.......... Fakat daha sonra Cemin durumunun pek iyi olmadığını.................___________________..... Cem minibüs şoförüyle beraber Ankara'ya gitmiş... Mahkeme çıkışında ise tekrar İstanbul'a dönecekmiş......................... Cem de saat 1 gibi Kızılay'da bulunan avukatıyla buluşup 13... bazı faaliyetlerden rahatsız olduğunu bilahare duydum......... giriştiği pek çok iş ve faaliyet umduğu şekilde neticelenmediğinden bir anlamda dersini almış gibi gözükerek İstanbul'a geldiğini söyledi..._________.... Cemin bazı önemli doküman ve malzemeleri.. Kendisinin bulduğu uygun bir yerde Cem binbaşının evinin olduğunu... İşte İstanbul'da Dev-Sol'un yürüttüğü silahlı saldırılar ve buna karşı bizim gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla yoğun bir ortamda göreve devam ederken bir gün Alparslan Ertuğ adlı bir ziyaretçimin olduğunu söylediler. Fakat Alparslan Beyin minibüs şoföründen aldığı bilgiye göre saat 12'deki buluşmaya Cem gelmemiş. 1 ...... Kemal'in evinden bu malzemeleri minibüs alıp saat on iki sıralarında Kızılay bu yakınlarında bürosu şoförüyle buluşacaklarmış...30'da mahkemeye gide-ceklermiş...... Alparslan Bey bana Cem binbaşının emekli olduktan sonra arkadaşları vasıtasıyla (ki bu arkadaşların bir kısmının zamanında o bölgede çalışan ve bugün Milli İstihbaratta görevli insanlar olduğunu anlıyorum) İstanbul'da bir güvenlik firması kurarak hayatına bu şekilde devam etmek istediğini.. Ankara'da yaptığı işlerden ağzının yandığını......... Bölüm: Devlet ortak yazmaya çalıştıklarını ve bir yayınevi kurduklarını arkadaşlarımız vasıtasıyla öğrendim........... görevde iken kendisinde kalan birtakım uzakta kumandalı patlayıcılar eskiden beri tanıdığı ve güvendiği Habur Gümrük Muhafaza Müdürü olarak çalışmış olan Ali Balkan Metel'in şoförü Kemal'in (Kemal Sadık Uzuner) evindeymiş.... Bir gün önce Jandarma Genel Komutanlığının askeri mahkemesindeki duruşmaya katılması için Alparslan Bey Cem'e bir minibüs ayarlamış.................. sonra birlikte Şoför malzemeleri alıp geri dönecekmiş... avukata da gitme1 Bolum: Devlet 194 ........... iş yapmaya çalıştığım..... bu arada askeri sırları basma vermekten askeri mahkemeye verildiğini anlattı............_ ........ Ankara'da Cem şoförden ayrılmış..................

. Bölüm: Devlet miş... Hatta zaman zaman Ali ve Mustafa Abdurrahman'm yanına gelip gidiyordu...... Bunun üzerine Kemal'i telefonla aradıklarında.......................... Cem'in Ankara'ya gitmeden önce İstanbul'da bulunduğu sırada kendisine herhangi bir şey olursa güvenebileceği kişinin ben olduğumu söylediği için benim yanıma geldiğini söyledi.. Ama ben Cem'in İstanbul'a geldiğini bilmiyordum....... Bu konuda gelmiş geçmiş en kapsamlı notlara sahip olan kişiydi...... Alparslan Bey Cem'den haber alamadığı için hayatından endişe duyduğunu..... yanlarında bulunan silahların ve malzemelerin özellikleri......._ ........ yapma etme.._________..... daha önce Diyarbakır'da benim yardımcılığımı yapan arkadaşım Abdurrahman Toygar1 arayıp durumu anlattım........... bilmiyorum. Belki belli bir düzen kurduktan sonra gelmeyi düşünüyordu. bu işin sonu insanın kendi kafasına sıkmasına gider dediğim için İstanbul'a geldiğinde ben sana demedim mi gibi bir tepkiyle karşılaşmaktan çekindiğinden benim yanıma gelmedi..... o dönem Ankara İstihbarat Şube Müdürü görevinde bulunan.......... Cem'in iki kişiyle (o zamanlar Aydınlık dergisi muhabiri olan Soner Yalçın'ı ima ederek) gelip emanetlerini aldıktan sonra Lada marka bir araçla ayrıldığını söylemiş........ 1 ............ kısaca örgüt hakkında her şeyle ilgili çok iyi not tutuyordu..................... Kemal'in Emniyet'e getirilmesi talebiyle birlikte 195 ....... Muhtemelen daha önceki konuşmalarımızda ona sürekli bu işlerin yanlışlığım savunduğum.. Abdurrahman hem Cem'i hem Cem'in JİTEM'den beraber ayrıldığı Ali Ozansoy ve Mustafa Denizi çok iyi tanıyordu............... Alparslan Ertuğün bu anlatımlarından sonra ben hemen onun yanında (veya o çıktıktan sonra........ memleketleri. Cemle ilgili olayları anlattıktan sonra Abdurrahman hemen Kemal Sadık Uzuner'i telefonla arayıp Cem'i sormuş ve şubeye gelmesini istemişti. Bu merakından dolayı da bu insanlarla sohbet etmeyi çok seviyordu.... Örgüt mensuplarının eşkalleri..___________________. Abdurrahman benden çok daha fazla örgüt mensupları ve örgütü tanıyan insanlara karşı ilgiliydi............... tam hatırlamıyorum) Cem'i benim kadar iyi tanıyan... yakın bir diyalogları vardı.

Etrafta bunun Jandarma içinde bir iç mesele olduğu yönünde laflar dolaşıyordu...._ .___________________....... buna bakılabilir mi yollu imalarda bulunmuşlardı... Ankara'da Jandarma Genel Komutanlığı Karargahından etrafa sızdırılan bilgilere göre ise Cem'in yanındaki kadın vasıtasıyla muhaberat adına çalıştığı........ Ben de o zaman t)\ı filere bıı*cLi£ Böyle bir şey ıriciniF ^ıt)i olmuştum.... görüştüğümde Jandarmanın tavrının hiç olumlu olmadığını... Ben böyle bir şeyin söz konusu bile olamayacağını........ Fakat eğer böyle bir şey Daha sonra Abdurahman'la olsaydı.... gerçekleşmedi..... Cem o dönem Aydınlık dergisinden Soner Yalçm'a açıklamalarda bulunuyordu. Fakat bana aktarılan şey şuydu: Cem'in arkadaşı sıfatıyla Alparslan Bey ve daha sonra Cem'in beraber yaşadığı Neval Boz telefonla aradığında Kemal Cem'in iki kişiyle beraber Lada marka bir arabayla gelip kendisinden malzemeleri aldığını söylemişti................. 1 ...... Ankara'nın giriş çıkışları tutulmalı........... birtakım olmuş bitmiş olay ve eylemler hakkında devlet aleyhinde basma açıklama 196 .. en son Aydınlık dergisinde çalışan likte gittiği algısı yaratılmak isteniyor gibiydi........ biraz pataklayıp kötü muamele ederek bir süre alıkoyacakları.. en azından bu ima edilmeye çalışılıyordu... Emniyet Genel Müdürlüğünü Jandarma Genel Komutanlıktaki rütbelilerin etkilemeye başladığını söyledi.. Hatta bana Cem'in İstanbul'daki evinin bile aranması gerektiği.... her taraf aranmalıydı.................. Suriye'ye bilgi sızdırdığıydı....... Anlatımlarda............ Cem hakkında olumsuz konuştuklarını öğrendim.......... Şiddetle karşı bunun çıktım son ve derece böyle yanlış olduğunu söyledim...... Onlar ise Cem'in sanki ellerinde olduğu......... Esasen bu müdahaleyle birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü-Jandarma Genel Komutanlığı-Ankara Emniyeti yoğun temaslar nedeniyle Genel Müdürlükte ciddi bir trafik oluşmuştu ki bu da bir anlamda Cem'in aslında Jandarmanın elinde olduğunu işaret ediyordu............ Bölüm: Devlet Jandarma ve JİTEM'in önemli bütün yetkililerinin Emniyet'e gelip bizim elemanımızı deşifre ediyorsunuz diye konuya müdahale ettiklerini............. Ben zinhar böyle bir şeyin gerçek olamayacağını söyledim............ bir aramaya katılmayacağımı belirttim.. hatta bu durum o tarihte gazetelere de yansımıştı..._________.

.... Yani Cem'in elbisesini giyeceği başka bir yer yoktu...... olayı çözdüğünü söyledi. ikincisi de oradaki eşyaları almaktı.... Nasıl diye sordum...... Sonra da saat 1. Bölüm: Devlet yapmaması konusunda gözdağı verecekleri imasında bulunuyorlardı.. Cem'in saat 12.. girdiği evden çıkmamıştı ve o şahıs doğruyu 197 ..... "Nasıl yani?" diye sorduğumda şöyle anlattı: "Cem Kemal'in evine gittiği zaman içinde siyah takım elbisesinin olduğu bir çantası vardı elinde. Aynı şekilde Cem'in birlikte olduğu İstanbul'da bulunan Neval Boz isimli kız da Cem hakkında bilgi almak için Kemalle görüşüp....... onun yanına gitmiş ve ondan da bir daha haber alınmamış........ Cemi sormak üzere Kemal'in evine giden Mustafa Deniz dönmemiş ve kendisinden bir daha haber alınamamış........ 1 ...... Sohbet sırasında Cem'in olayı tekrar gündeme geldiğinde bana......00'de malzemeleri şoföre teslim edip saat 1. orada ifadesinin alındığını belirtti.. "Cem Kemal'in evine girdi ama Kemal'in evinden çıkmadı. Eve girmişse mutlaka orada elbisesini değiştirmesi gerekiyordu............" demiş....___________________....... Ankara'da herkes öyle zannediyordu.. gidip konuşurum hemen......... Kemal'in evine gidenler bir daha dönmemişlerdi..._________........ Burada işin kilit noktasının Kemal olduğu anlaşılıyordu........... Öldüğünde üstünde eve girerken giydiği kot pantolon olduğuna göre....... Kemal'in evinde bu elbiseyi giyecekti........... "Ben Kemali biliyorum......" dedi.................... birincisi elbiseyi giymek........ Olaydan sonra İstanbul'dan Ankara'ya gittiğini... Yani Cemin Kemal'in evinde iki şey yapması lazımdı.._ .........00 gibi avukatın ofisinde buluşacaklardı. Sonra öğrendiğime göre Emniyetten arkadaşlar Cem'in kaybolması ile ilgili bilgi almak üzere Cemle beraber hareket eden Mustafa Deniz'i de çağırıp Cem'in bulunamadığım anlatmışlar..... Ama yine de bu olayın nasıl olduğuyla ilgili olarak zihnimde hâlâ yüzde yüz bir kesinlik oluşmamıştı. Bir süre sonra polis şehit ailelerine yardım derneğinin bir toplantısında Alparslan Ertuğ ile karşılaştık........30 gibi Jandarma Genel Komutanlığında devam eden mahkemeye katılacaktı.... İfadesi alınırken cesedi bulduklarında Cemin üstünde ne olduğunu sorduğunda kot veya kadife pantolon olduğu yanıtını aldığı anda olayı çözdüğünü söyledi...

... Aynı şekilde zannediyorum Kemal de yeri belli olmasın diye böyle bir mobil telefon kullanıyordu.. HEP'in bombalanması) kullandıkları uzaktan kumandalı çok güvenilir kodla 198 ................._________............ Daha sonra yaptığım araştırmalardan öğrendiğim bir olay da şöyleydi............... Bu sistem sayesinde hangi telefon numarasını kimin hangi saatte aradığı.............. Bunlar üzerinde oturup ciddi bir çalışma yaptım.... Cem bir mobil telefon kullanıyordu. Bu telefonlarla yapılan görüşmelere tek tek baktım... Bu tarihlerde Yeşil Jandarmanın elamanı idi ve Jandarma ile birlikte hareket ediyordu......_ .... O zamanlar bilgisayar sorgu sistemini yeni kurmuştuk.. PKK o zamanlar yoğunlukla Güneydoğuda mobil araç telefonlarını kullandığından ben o dönemde mobil araç telefonlarıyla yapılan tüm konuşmaların dökümünü........... 1 ..... Ölümüne kadar Cem'in kullandığı mobil telefonu daha sonra Yeşilin kullandığını gördüm.................... hatta görüşmeler esnasında bulunulan yerlere dair bilgileri tek tek çıkarttığımda olay çok net gözüküyordu... İşte bu olaylar ve bağlantılar bu şekilde çözülünce bilgisayar sorgu sistemiyle daha ayrıntılı bir araştırmaya giriştim. Yeri belli olmasın diye araç telefonunu söküp küçük bir çanta telefonu haline getirmişti.........." Alparslan Bey olayı net bir biçimde bu şekilde anlamıştı... kimleri aradığını ve kimler tarafından arandığını................. Ben ikinci bir bağlantıyı da daha sonra çözdüm.. kimin kimi aradığı bilgilerini bilgisayarımda tutuyordum. Bu telefonla muhabere yapıyordu..... Bu da gösteriyordu ki Cem malzemeleri Kemal'in evinden çıkarmamıştı ve bu malzemeler Yeşil'den çıkmıştı......... fatura bilgileri tüm detaylarıyla tespit edilebiliyordu....... Yeşilin bu telefonla Jandarma Genel Komutanlığından kimlerle görüştüğünü. Cem Güneydoğuda çalışırken o zamanlar bazı olaylarda (Diyarbakır Baro Başkanımın aracına bomba konması. Bölüm: Devlet söylemiyordu.......... Şoför Yeşil Kemal'de bulunan Cem'e ait malzemeler içerisinde uzaktan kumandalı patlayıcılar vardı........___________________........ bu patlayıcıların daha tarafından alındığını ve Yeşilin bu patlayıcıları ve malzemeleri MÎT'e getirdiğini Mehmet Eymür kendi beyanında ve internet sitesinde anlatarak doğruladı.

............. çünkü onların da kendisiyle birlikte istifa etmesini sağladığı ve peşinden sürüklediği için onlara karşı kendini sorumlu hissediyordu.... çok güvenilir olduğunu düşündükleri (zamanında uygulanan tüm testlerden en başarılı kişi olarak çıkmıştı) Kemal Sadık Uzuner'e (yani Habur Gümrük Muhafaza Müdürü Ali Balkan Metel'in şoförüne) diğer dokümanlarla birlikte vermişler. Emniyetten bazı güvenilir arkadaşlar bana bu patlayıcıları Cem'in onlara vermeye çalıştığını söylediler................. Orada ele geçen belgeleri okumak................ PKK gibi örgütlerin dokümanlarını analiz etmek görevine getirilmişti...... Zaten onlarla çok iyi tanışıp görüşen bir insandı....... Ayrıca Cem ve ekibinin Kuzey Irak'ta yaptıkları faaliyetler ve muhtelif kişilerle yaptıkları görüşmelerin kayıtları. Daha sonra Mustafa Deniz. Çünkü bunlar kayıtlı değildi...... Onu da belli bir işe yerleştirmek istiyordu........ örgütten elde ettikleri dokümanlar bir dosya halinde elinde bulunuyordu..... bu materyallerin bir kısmı yayınlanacak kitaplarda kullanılabilir düşüncesiyle istifa ederken bütün dokümanlarla birlikte patlayıcı maddeleri de yanlarına almışlardı. Bu arada Cem iş kurmak için İstanbul'a gelmişti..._ ...................... Mustafa Deniz belki biraz daha yakın gözükmek ya da belki kendine göre avantaj elde etmek adına JÎTEM subaylarına ve Jandarmaya gitmişti...... Ali Ozansoy ve Cem bu malzemeleri güya aldıklarında Güneydoğuda çalışırken tanıdıkları...._________... ama daha sonra yayınevini devam ettiremeyeceğini anlayınca normal hayata dönmeyi düşünüp ellerindeki bu patlayıcıları verecek yerler aramışlardı...................... 199 .. Cem İstanbul'a gelmeden önce Ali Ozansoy'u Emniyete sözleşmeli personel olarak yerleştirmişti........ Cem istifa edip ayrıldıktan sonra bu malzemeleri bir müddet elinde tutmuş..... Kemal Sadık'ın çok güvenilir bir insan olduğunu.. Bölüm: Devlet çalışan patlayıcı maddeler vardı........___________________. Ama kimse almamış ve patlayıcılar Cem'in elinde kalmıştı...... 1 .... Ordudan ayrıldıktan sonra yayınevi kurma düşüncesinde olduklarından..... Onlara Cem'in ayrılırken beraberinde götürdüğü kırka yakın uzaktan kumandalı patlayıcının Kemal Sadıkln evinde bulunduğunu............. Onu da bir yere yerleştirmek istiyordu.... Cem Mustafa Deniz'e de bir iş arıyordu..

. Daha sonra öğrendiğimiz kadarıyla Cem'i öldürmek için aslında daha önce de epey plan yapılmış.. Bölüm: Devlet sadece Ali Balkan Metel isterse bilgi vereceğini bunun dışında kimseye bilgi vermeyeceğini ama bu patlayıcı maddelerin Cem tarafından alınıp kullanılması halinde kötü bir şeyler olabileceğinden korktuğunu söylemişti.......... Ankara Emniyeti Cem'in kaybolmasıyla 200 ..... Ayrıca mahkemeye gideceğini....... fakat bu patlayıcıları Cem'in kullanabileceği yönünde Mustafa Deniz'in korku ve endişesi vardı....... Cem'in peşine epey düşmüşler. Cem birlikte olduğu kızın Suriye'de Tıp tahsili yaparken gelip kendisinin yanında itirafçı olması sonrasında Türkiye'de tahsiline devam etmesi için Samsun'da Tıp Fakültesine kaydetmek için Samsun'a gitmiş....... Mustafa Deniz farkında olmasa da Jandarma yetkilileri zaten Cem'in Aydınlık gazetesinden Soner Yalçın'a Güneydoğudaki infaz olayları ve başka kanunsuz işler dahil olmak üzere birçok gizli bilgileri vermesinden dolayı son derece rahatsızdı..... JİTEM yöneticileri hemen Ali Balkan Metelle görüşüyorlar....._________........... onu kovalamışlar.............. İşte tam JİTEM'de Cem'i ortadan kaldırmanın yolları aranırken. onun vasıtasıyla Kemal Sadık Uzuner'e ulaşıyorlar... Fakat sıra Diyarbakır bölgesine gelirse. öncesinde gelip kendisinden eşyalarını alacağını söyleyince de Kemal'in evine pusu kuruyorlar.... 1 ......... Cem'i öldürmek üzere Samsun'a giderken Merzifon yakınlarında bir jiple kaza yapmış........._ ......... Cem gelince Cem'i hemen yakalıyorlar......___________________................ eski OHAL ve Diyarbakır bölgesinde. Bingöl ve Tunceli Bölgesinde Yeşilin karıştığı olayları anlatıyordu..... Aslında o patlayıcı maddeleri Cem elinden çıkarmak istiyordu........... bunu gidip Jandarma yetkililerine söylüyordu...... Bu durumu öğrenmeleri üzerine bazı itirafçılarla birlikte Yeşil....... Cem daha çok Kuzeyde Sekizinci Kolordu bölgesindeki. Bu yüzden Cemi ortadan kaldırmayı düşünüyorlardı.................... Tabii böyle bir plandan o zamanlar Cem ve arkadaşlarının haberi olmamış............. o tarihlerde Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan diğer Jandarma Komutanlarının isimlerinin de verebileceği korkusu vardı. Uzuner onlara Cem'in ne zaman geleceği hakkında bilgi veriyor..... Mustafa Deniz gelip Cem'e ait malzemelerin Kemal Sadık Uzuner'de olduğunu söyleyince planlarını uygulayabilecekleri bir fırsat yakaladıklarını düşünüyorlar....

..... 1 .... O da vurulacağını tahmin etmiyor. yapmış olsa Oysa Cem o zaman evine kesinlikle kurtarılabilirdi......_ ..... herkesin alenen bildiği bir olaydı Cem ve üç kişinin öldürülmesi............ Bugün bu olay yeniden konuşulsa adı geçen insanların hiç biri şahitlik yapmaz....... Ama Cem işte orda kaçırılıyor. Birkaç gün sonra ise kafalarına kurşun sıkılmış olarak her birinin cesedi Ankara'nın farklı yerlerine atılmış olarak bulunuyor." diyecek kadar rahatlıkla cinayeti kabul ediyordu.. Sakın böyle bir şey denenmesin.... Cemi öldürdü.......... hatta yaşananları inkâr bile edebilirler. onlarla beraber istifa eden ve şimdi Emniyette çalışan Ali Ozansoy'a da böyle bir şey yapabilirler........ Yeşil açık açık elindeki Simit Wesson marka tabancayı göstererek. Bölüm: Devlet ilgili olarak Kemal'i Emniyete çağırdığında... olay ortaya çıkacağı için hemen Emniyete bizim elamam-mızdır dokunmayın diye baskı yapıyorlar.. Yeşil ile karşılaşıyorlar...... Bu olay bana o tarihte buna şahit olanlar tarafından anlatılmıştı ama bugün sorsanız hepsi gördüklerini kesinlikle inkâr edeceklerdir............_________... biz buna karşı çıkarız havası içerisinde Jandarma Genel Komutanlığına gittiklerinde.......... Üç kişi de bu şekilde öldürülüyor.. Aslında Emniyetin bu yaklaşımı gayet makul.. gerekirse size de ateş ederim................... ama maalesef yapılamadı..................... Bildiğim kadarıyla o zamanki Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosunun Jandarmayla diyalogları iyi olduğundan onlar da etkileniyorlar Kemal'in ve müdahalede polis baskın bulunmuyorlar. Mustafa Deniz de bilgi almak için Kemal Sadık Uzuner'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor. karşı tarafın cinayeti suç ama bizim yaptıklarımız suç değildi... İşte böylesi herkesçe malum olan. Bir müddet sonra İstanbul'daki Neval Boz Cem gelmeyince meraklanıp Kemal'i arıyor......... tabii ki elemanlarının deşifre olmaması için uzak durmayı tercih ediyorlar.............. Benim ifademe 201 .. Ama herkes Simonlaşmıştı.. "Bununla ateş ettim. O tarihte JİTEMİ ve Yeşili bilen Emniyet görevlileri "Jandarma Mustafa Denizi öldürdü.........___________________.......... olay hakkında daha teferruatlı bilgi almak üzere Kemal'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor...... Kemal ona Cem'in iki kişi ile beraber gittiğini söylemesi üzerine kız bu iki kişinin eşkallerini öğrenmek......

. ama hiçbir araştırma ve soruşturma işlemi yapılmıyor..... olayı aydınlatmaya yanaşmıyordu..... Yeşil'in Cem'den aldığı patlayıcı maddeleri MİT'e getirdiği Mehmet Eymür'ün ifadelerinden de net olarak biliniyordu. Bildiğim kadarıyla zamanın Genelkurmay Başkanı... nasıl gerçekleştirildiğini biliyordu.. yaptırmayanların fail olduklarını gösteriyor._ ... Bölüm: Devlet rağmen de maalesef olay ciddi olarak ne adliye tarafından ne Jandarma tarafından tahkik edilmedi............ insanlar sorgulanır.. hemen Türkiye'nin muhtelif illerine en ücra köşesine kadar tüm birimlere mesajlar çekilir......... aranır..................... her yer didik didik aranır.. Cemin kaybolması ve öldürülmesi ile ilgili bir tek yazı.. yollar kesilir. 1 ... o telefonu 202 ........ Ama kimse bu cinayeti çözmeye.... her tarafa eşkâller yazdırılır... failleri şunlar olabilir arayın bulun diye bir tek not bile yazılmadı........ Eğer bir Jandarma subayı gerçekten kayıp olsaydı hemen inceleme başlatılır...... bu olayın bu şekilde kapanmasını istiyorlardı....._________...... Ben Cemin kaybolması ile ilgili ne Emniyetten ne de Jandarmadan tek bir yazı ya da mesaj bile almadım..... Ayrıca Yeşil'in kullandığı mobil telefonla o tarihte bütün Jandarma ve Emniyet yetkilileriyle görüştüğü belliydi.. Emniyetin Merkez İstihbarat ve Terörle Mücadele ile Özel Harekât birimleri yöneticileri ve Ankara Emniyetinin yöneticileri de belli oranda olayı biliyorlardı........ sorulur. Bu durum hukuki tabiri ile hayatın olağan akışına uygun değildir.. Genel Komutanlıkta bulunan tüm üst düzey yöneticiler bu olayın kimin tarafından...... Hâlbuki o tarihte en ufak bir olay olsa yollar kesilir..... Sadece öldürme sebebi olarak Neval aracılığıyla Suriye'ye bilgi sızdırmak olduğunu zannediyorlardı..... Tek basma bu durum bile bu araştırma ve soruşturmayı yapmayanların....... Cem Binbaşı gibi biri görevinden dolayı kaçırılıyor...................... çünkü bu yönde yalan ve yanlış bilgilerle aldatılmışlardı.. bir ton işlem yapılırdı....... bir dizi araştırma ve soruşturma yapılırdı..... çünkü o zamanki güç merkezleri bu cinayetin çözülmesinden yana değildi..___________________...... kaçırılan kişinin bulunması yönünde herhangi bir adım atılmıyor.... Devlet için bu kadar önemli üst düzey görevlerde yer almış bir subay kaçırılıyor (oluşturulmaya çalışılan görüntü itibarıyla örgüt tarafından kaçırılıyor) ama hiçbir yerde aranmıyor.............

....... Çetin Ağaşe isimli bir gazeteci JİTEM Gerçeği adlı bir kitap yazmıştı.. Bu araştırma için Ağaşe............... Sonuç olarak bu ve buna benzer yüzlerce....... çalışma yöntemleri yanlıştır ama bu teşkilatın kurulmasında hiçbir mahsur yoktur... Ağaşe yine Jandarma Genel Komutanlığı telefon rehberinin bir kopyasını da kitabına koymuştu.. hatta Jandarmada çalışan bazı arkadaşların söylediğine göre Genel 203 ............................... Cemle ilgili bir belge alabilir miyim diye sorduğunda Işık Hanım iyi niyetle Cem'in iki tane Takdirnamesini vermişti................... Bu bence pek çok açıdan önemli bir olaydı çünkü devlet kendi elemanım öldürmüştü....... O tarihteki Asayiş Kolordu Komutanı daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanı olan Hikmet Koksal Paşa'nm imzasının olduğu takdirnamede Cem Erseverln unvanı JİTEM Grup Komutanı olarak belirtiliyordu.... Bu kitapta da basit ama aslında çok önemli belgeler vardı... Bölüm: Devlet Cem'den aldığı aşikârdı.. herkesin bildiği bir şekilde yok edildi ve maalesef cinayet her şeyi ile ortada olmasına ve var olan bütün delillere rağmen bu sistem kendi suçlusunu yakalayamadı ve hesap soramadı. JİTEM'in var olup olmadığı yönündeki tartışma hâlâ daha devam ediyor.. Hatta eşi Işık Hanımla da görüşmüştü...._________...... Muhtelif defalar söylendi ama bir kere daha kaydetmekte yarar görüyorum....... dostlarıyla görüşmüştü........... O tarihte Cemler veya diğer Genel subay arkadaşlar JİTEM mensubu için olarak böyle istihbarat bir birim değerlendirme toplantılarına JİTEM adına katılıyorlardı................ Cem'in çevresindeki bazı insanlarla...... JİTEM in kurulması değil.. Evet Cem Binbaşı herkesin gözü önünde... tek tek bütün görevlilerle irtibatları belliydi... Hem Jandarma merkezinde Genel Komutanın hem de illerdeki JİTEM grup komutanlıklarının telefon numaraları yazılıydı.. Bunun yanında Kemal Sadık Uzuner'in mobil telefonla kimlerle konuştuğu.. araştırılırsa tüm bunlar ortaya çıkarılabilir ama maalesef hiç kimse ilgilenmedi ve olay o şekilde kapandı......._ ... Jandarma Komutanlığının terörle mücadele kurmasında hiç bir mahsur bulunmazken var olan bir birimi inkâr etmesinin akılla izahı yoktur.......... Bugün bile bunları ispatlamak mümkün............___________________.. 1 .....

..........___________________. Bugün bile Jandarma Genel Komutanlığı aransa..... imzalayanlar herkesin yüzüne karşı devletin yalan söylediğini itiraf yazının Jandarma Komutanlığından inkâr çıkmaması gerekirdi.......... 1 ..... Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz Tahminimce 1993 yılı sonları 1994 yılı başına doğruydu...... İlk defa Jandarma Genel Komutanlığı (bence tarihi bir hataydı) JİTEM yoktur diye yalan bir yazılı etti.. bir şey inkâr edilecekse bile dolaylı sözlerle ifade edilirdi... Bu tür kaliteli güvenlik cihazlan satan firmalardan bir tanesi de bir İsrail firmasıydı...... böyle bir O yazıyı hazırlayan..... Cem Ersever cinayetinin faillerini bulması gerekip de bulmayanlar....... Uzun sözün kısası... bunun için hiçbir adım atmayanlar Cem'in failleridir. bu kabul edilecek normal bir olay değildir.................. Böyle bir yalan beyanat nedeniyle devletin sözlerine de itimat sarsıldı. hele ki böyle hassas bir konuda devletin yalan söylemesi ve yanlış bilgi vermesi asla kabul edilemez ama maalesef bu şekilde bir davranış sergilenerek hata edildi.. beyanda Hâlbuki bulundu..............._________. paraf eden......... Esasen devlet yanlış yapsa bile resmi olarak hiçbir zaman yalan söylemezdi.. bir tır dolusu JİTEM ibareli evrak bulmak mümkün. mahkemelere ya da ilgili kurumlara yazılı cevap verilirken mutlaka doğrular söylenirdi... O zamanlar İstihbarat Dairesinin ihtiyacı olan bazı teknik malzemeler ve özel cihazlar almak gerekiyordu.... Çünkü devlet asla yalan söylememeliydi............ O tarihe kadar devlet kurumlan resmi yazılarda hakikat hilafına resmi olarak cevap vermezlerdi............. gerçek devlet adamlığı vasıflarından mahrum insanlardı... Böyle bir birimin var olduğu herkesçe malum olmasına rağmen siz bir devlet kurumu olarak bunu ediyorsunuz..... Demo için Ankara'ya gelmiş. Bölüm: Devlet Komutanlıkta JİTEM ibareli bir tır dolusu evrak olmasına rağmen JİTEM İn varlığı inkâr ediliyordu....... Bugün hâlâ şu tarihler arasında JİTEM de çalıştım diyebilecek pek çok insanın var olduğu biliniyor........... Bence yazıyı yazanlar............ dönerken İstanbul'a da uğramış olan İsrailli 204 .............._ ..........

biri elektronik aletlerin tasarımı konusunda diğeri ise bilgisayar konusunda çok yeteneklilerdi.... siz bizden sipariş alıp bu cihazı üreteceksiniz............. 1 ... sahalannın en iyisi sayılabilecek iki tane çok iyi mühendis vardı....... Dr. Bir tanesi bilgisayar programcılığı konusunda üstün yetenekli." dediler.. Yani ekibin iki üyesi de süper mühendislerdi. bizim arkadaşlarımız İsraillilere "Sizin elinizde bu cihaz yok... İsrailli firmayla kontak kuruldu ve biz bir grup arkadaşla birlikte İsrail'e gittik.......... Hâlbuki biz Batı Avrupa'nın kullandığı sistemi kullanmak mecburiyetindeydik... İlk önce bizim teknik elemanlara dönerek.......... epeyce mesafe almışlardı ama ellerinde istediğimiz cihaz yoktu............. 205 ....... dürüst ve üstün yetenekli bir insandı....... bir dahi Mösyö/Komiser İrfan'dı...... sade................___________________........ Yanımızda o zamana kadar bize güvenlik konularında yardımcı olan yüzde yüz güvenilir...... "Sizler polis değilsiniz.... Bölüm: Devlet firmadan bilgi aldıktan sonra İsrail'e gidip cihazlan yerinde görerek ve firmanın teknik elemanları ile konuşarak cihaz ve sistemleri tanımak istemiştik. Ve alınacak sistem Batı Avrupa standartlarına uygun olmalıydı..... Hayatında yalan söyleyeme-yen.... bu ülkeye yaptığı katkılann muhasebesi yapılamayacak kadar çok olan. bu kadar teknik detay bilen bir polis olamaz............... çünkü İsrail'in sistemi daha çok Amerikalıların kullandığı bir sisteme uygundu ve Amerikan sistemi düşünülerek tasarlanmıştı._ ........ İsraillilerle uzun görüşmelerimizin sonunda aslında almak istediğimiz aletin İsraillilerde olmadığını anladık........... Diğer arkadaşımız ise o tarihlerde Netaş'm araştırma geliştirme bölümünde tasarımcı olarak görev yapan........ yaptığı cihazların değeri milyon dolarları bulabilecek bir görünmeyen kahraman.. Evet böyle bir teknoloji yapacak imkânları vardı.. Mustafa X'ti..... İsrailliler bu kadar teknik teferruat konuşulunca.... ama bu cihazla ilgili bazı yazılım kodlarına ihtiyacınız var ki bunlar sizin elinizde yok...._________.. Alacağımız aletle ilgili son noktada işin teknik en ince detayları konuşulmaya başlandığında.... ayrıca bizim İstanbul'da kurduğumuz küçük bir laboratuarda birtakım alet ve cihazların geliştirilmesi konusunda bazı arkadaşlarla birlikte çalışan ekibin şefi Doç........ kartlarını açık oynamaya başladılar....

. Bu konuyu siz hiç merak etmeyin...." O zaman şunu düşündüm........ cevabı yarın bize gelir._ .... İhbarları gönderecekleri bir e-posta adresi yaratıp onlara veremedik. dolayısıyla bu ürünle ilgili her şey Siemens fabrikasının bilgisi dahilindedir... Böylece gerek olduğunda ihtiyaç duyulan bilgiyi kendilerine sağlayabilecek kişiyi arıyor ve bilgiye ulaşıyorlar. bunlar hakkında kime nasıl bilgi verebilecekleri soruyorlar.. Bu türden yüzlerce başvuru olmasına rağmen biz bu insanlardan sürekli ve sistematik olarak bilgi alabilmemizi sağlayacak bir sistem oluşturanındık............ Nasıl temin edeceksiniz diye soruyorsanız..." dedi...... Akşam faks çeker.. "Evet mühendisim ama polisle beraber çalışıyorum... yakınlarında.......... Dr... Daha sonra İsrailliler bize çok önemli bir şey daha söylediler: "Bu yazılım kodlarının bizde olmadığı doğru... tasarımcı olduğunu söyledi. 1 . Siemens'te çalışan mühendis bir arkadaşımız var.. Özellikle de kendilerine farklı konularda bilgi sağlayacak görevlerde bulunanlar üzerinde yoğunlaşıyorlar. galiba onu imal eden Netaş'm ismi yazılıymış................ Zaten kravatında sistem 12 santrallerinin amblemi vardı...... Bu cihaz Siemens'in kendi ürünü... istediğiniz bu detayları ona sorarız..... Ama biz...... Bizim Doç.......... bu bizim için çok kolay. Almanya... Avrupa'da yaşayan birkaç milyon Türk olmasına rağmen onlardan hiçbir şekilde faydalanamıyoruz................ Hollanda) faaliyet gösteren bölücü örgüt ve mensupları hakkında yardımcı olmak istediğini............... bu insanlar dünyanın her yerindeki ırktaşlarıyla irtibat kurmak üzere bir sistem kurmuşlar.... Bu çok faydalı ve güzel bir sistemdi........ Bu insanlarımızdan bazıları her yıl ülkemize geldiğinde muhtelif Emniyet birimlerine müracaat..... Diğer arkadaşımız ise daha soğukkanlı bir tutumla...... Mustafa X arkadaşımız saflığından hemen polis olmadığını. Ne Emniyet böyle bir şey kurabildi (zaten görevi de 206 ....... Bölüm: Devlet Siz kesinlikle polis olmazsınız.............. edip bulunduğu Avrupa ülkesinde (örneğin..._________." dediler. onlar hakkında bütün bilgilere sahipler.........___________________. özellikle Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren insanlar ve illegal örgüt mensupları bulunduğunu söyleyerek...... kimin nerede hangi görevde çalıştığını biliyor ve takip ediyorlar.

.. Daha sonra 1996-97 yıllarında Alman güvenlik birimleri ile terörle mücadele konusunda yapılan resmi görüşmelerde gördüm ki ülkemize yönelik terör faaliyetleriyle ilgili bilgileri Alman makamlarından almayı bir yana bırakalım..... bilgi akışının sağlanması için her türlü yola başvurulur ve gerekli altyapı çalışmaları gerçekleştirilirdi....... Bizim yerimizde başka bir ülke olsaydı.. Yani Almanya'da yayın yapan PKK'ya ait bir dergiyi temin etmek bile Türk güvenlik kuvvetleri için bir sorundu... bunun içi bile Alman meslektaşlarımızdan yardım istemiştik.............. Jandarma ve Genelkurmay... Böyle bir sistem hâlâ da kurulamadı........... bilgileri bize gönderebilecekleri bir kanal tayin edebilsek............... Avrupa'da özel bir şekilde toplanacak istihbarata ihtiyacımız kalmazdı... böyle bir potansiyelden faydalanmak için tüm kaynaklar seferber edilir........ hazır............... 1 ... Bu durum şunu açıkça 207 ....... Sadece Avrupa'da çalışan Türklerden gönüllü olanları gönderdiği bilgileri sistematik olarak alıp analiz edebil-sek zengin bir bilgi bankamız oluşabilirdi........._________. Almanya'da Türkiye aleyhine yayınlanan illegal Örgütlerin yayınlarını temin etmek için bile Alman makamlarından yardım isteniyordu.. Hâlbuki böyle bir sistem kurmak zor değildi....... kullanmanın yol ve yöntemini bulamadık....... derginin üstündeki telefon numarasını arayıp kiraladığımız bir posta kutusunu adres göstererek bizi yıllık olarak abone yapmıştı)....... güvenilir ve legal binlerce haber kaynağım hiçbir zaman kullanamadık...... Avrupa'da yaşayan dört milyondan fazla Türk'ten gönüllü olarak yardımcı olmak isteyip bize müracaat edenleri organize edebilsek..... Hâlbuki orada milyonlarca Türk vardı ve pek çoğu bize yardım etmek için gönüllüydü. onların adreslerini alsak.._ .........___________________............ Bir tek bu olay bile Türk istihbaratının ne durumda olduğu konusunda fikir vermektedir... gerek olduğunda onlara ulaşabileceğimiz bir kanal kurabilseydik...... Bu isteğin dile getirildiği toplantıda bulunuyordum ve şahsım ve teşkilatım adına çok utanmıştım (daha sonra Almanya'da bulunan bir elaman... daha akıllı ve etkin çalışan bir teşkilat var olsaydı.... Bölüm: Devlet değil) ne de bilgi vermek isteyen insanları götürdüğümüz Milli İstihbarat.... Fakat Alman Emniyeti de bunun bir polisiye görev olmadığı için böyle bir şeyi yapamayacaklarını söylemişlerdi....... Bedava...............

....................... film.. İran resmi kuvvetlerinin dolaylı desteklediği Türkiye'de özellikle İstanbul'da çok fazla terör olayına karışmış gruplar vardı ve bu gruplara karşı başarılı operasyonlar yapmıştık. ileride de değişeceği kantinde değilim.. elindeki potansiyeli değerlendirmekten. tüm Avrupa'da her türlü bilgiyi alıyorlar.... Emrine amade hazır bekleyen insanları kullanmaktan. hatta açık toplantılar yapılıp paralar toplandı fakat ben bu olay ve bu olaylarda yer alan (hatta bir kısmı ülkemize geldiğinde yakalanan) kişiler hakkında bir tek resim...... Bu konuda toplanan en değerli bilgiler yine Türkiye'de faaliyet gösteren militanlar yakalandığında ya da izlenirken elde ediliyordu.. yetersiz ve basiretsizdi.. 1993 ve 1994 yıllarında İstanbul'da görev yaptığım dönmede.......................... bugün de hâlâ aynı olduğundan eminim........ sen bunu bilmiyor ama hep güvenlik kuvvetlerimizi küçük görüyorsun.. bunları derlemek ve analiz etmek konusunda son derece yeteneksiz... Çünkü Fransa ve İngiltere gibi birçok ülkede de benzer olaylar olmuş....._ . Bölüm: Devlet manada gösteriyordu ki bizim güvenlik kuvvetlerimiz gerçek istihbarat toplamak...... hep dış düşmanlara bağlamak isteyenlere karşı veya böyle görüp dünyadaki olayları bu şekilde değerlendirenlere karşı çok önemli bir örnek vermek isterim..... Bu durum o gün öyleydi. İran'dan devrim sonrasında kaçmış rejim muhalifi pek çok 208 ...... bilgi görmedim............___________________.... 1 .......... ben görmediysem kimse görmüş olamaz.........................._________.... Bana "Devletin teşkilatları Almanya'da.." diyenlere şu cevabı veriyorum: Bunca yıl Avrupa'da bölücü örgütler Türkiye aleyhine faaliyetlerde bulundu...... bu yolla bilgi toplamaktan bile acizdi........ Olayların en sık yaşandığı ve en fazla militanın yakalandığı yerler olan Diyarbakır ve İstanbul'da çalıştım.. Bu olaylar dolayısıyla pek çok ülkenin polis veya muhtelif devlet örgütleri de İranlıların yarattığı bu olaylara ilgi duyup bilgi almaya çalışıyordu..... 1992............. İşte devletin arşivi orada..... tamamı taransa kaç tane bulunacak? Dış Güçlerin Etkisi Ülkelerdeki bütün siyasi kargaşa ve olayları hep dış güçlere....

........................ ama onlar 209 ... İran kaynaklı terör olaylarını önleme konusunda veya İran'a yapılacak herhangi bir operasyonda ne isteniyorsa ama ne isteniyorsa her konuda her şeye Amerika'nın destek olmaya hazır olduğunu söylemişti............. elbette dış güçlerin bir ülke üzerinde oynanan oyunlarda çok önemli etkileri vardır....." demişti... Edirne'de bulunduğum dönemde kaçak yollarla ülkemizden geçerek Avrupa'ya gitmek isteyen göçmenler arasında bulunan İran rejim muhaliflerinin (Halkın Mücahitleri denen gruba mensup olan insanlar) ABD veya yandaşlarınca Irak'taki kamplarda tutulup desteklendiği biliniyordu................ tüm güçlü ülkelerin güçlü istihbarat teşkilatlarına... Paris'te içlerinde Türk asıllı kişilerin de bulunduğu İran devleti ile bağlantılı kişiler tarafından uğradığı silahlı saldırıda öldürülmüştü...... O zamanlarda Amerikalıların İstanbul'da konsoloslukta görevli bulunan elamanlardan bazılan bana İran'a karşı yapılacak her türlü faaliyette. Avax uçaklarını bile kaldırmaya hazırız....._________............ Tüm bunlar da şunu işaret ediyordu... Tahkikatlarda bu olayların bir kısmının İran devlet görevlileri veya onların yönlendirmesi ile onlarla ideolojik bağı olan yerel kişilerce yapıldığı anlaşılmıştı.. buna bile imkânımız var.......... her şeyi yapabiliriz..... "İran'a yönelik bir şey yapılacaksa.... Hatta daha da ileri giderek........_ .. herhangi bir terör olayı ya da bir eylem gerçekleştiremediler......... bir siyasi grup çıkaramadılar.___________________. 1 .. Daha sonra birçok ülkenin de buna benzer bir tutum içinde olduğunu gözlemledim ama tabii en fazla istekli olanlar Amerikalılar ve İngilizlerdi.......................... özellikle istihbarat kaynaklı bilgi alma faaliyetlerinde... Düşünüyorum da dev bir ülke olan Amerika ve onun yanında İngiltere. bir şeyler yapma arzularına rağmen İran'da o günden bu güne hiçbir şey yapmayı başaramadılar............ Bundan dolayı da tüm dünya devletleri özellikle Batı Avrupa ülkeleri İranlıların yarattığı İran kaynaklı terör olaylarına ilgi duyuyorlardı........ Bölüm: Devlet kişi veya eski devlet görevlileri öldürülmüş ya da kaçırılmıştı........ Fakat tüm gayetlere. ayrıca o tarihte biz de dahil olmak üzere İran'a komşu olan ülkeler İran'daki bu tür olaylara karşı tavır almak ve bir şeyler yapmak istiyordu..... Hatta eski İran başbakanı Şahbur Bahtiyar....

...... Böyle bir operasyon daha önce Emin Aslan müdürün başkanlığı.... PKK hm yurtdışı bağlantısını kurduğu telefonu arayan biri bizim cihazın tüm çalışma biçimini anlatarak tedbir almalarını söyledi..... Aynı şeyi PKK'ya karşı uygulamak mümkündü.. Bugün de çok net görüyoruz ki Irak'ta bulunan................. Diyarbakır Bingöl kırsalındaki militanlara gönderilecek bir malzemenin içine aynı sistemden yerleştirilmişti........ Bu cihazı..... bu cihaz sizin duyamayacağınız özel kodlu bir sinyal veriyor.. İnanılması mümkün olmayan bir konuşma kaydetmiştik. Buna rağmen.... Hilmi Özkök Paşa'nm 7.. Yeniden benzeri böyle bir operasyon hazırlamıştık........ Arayan kişi "Diyarbakır kırsalındaki militanlara deyin ki ellerinde bulunan sizle konuştukları telsizin içinde bir cihaz konmuş........... Bölüm: Devlet asla o ülke içerisinde bir terör grubu yaratma ve terör olayları organize etme kudretinde değillerdir... onlara pek çok imkân sunuyor.... Diyarbakır kırsalında o tarihe kadar görülmemiş önemli sayıda neticeler elde edilmişti... Kolordu komutanı olduğu dönemde yapılmış...... örgütleri ya da çatışmaları kullanabilirler... Malzeme kırsal alandaki militanlara ulaşınca önce helikopterle yeri tespit ediliyordu..._ .. ancak operasyonda daha yer tespiti yapılıyordu ki............ ANKARA PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı İstanbul'da uygulayıp geliştirdiğimiz teknik bir sistemle herhangi bir eşyanın içerisine küçük bir elektronik verici yerleştiriyor.... 1 .. Yalnızca orada var olan güçleri... sonra da bu vericinin yerini yaklaşık olarak belirleye-biliyorduk... onu helikopterde bir cihazla alıyorlar ve 210 .... dünya üzerinde bütün seyahat ve hareketlerinde destek olmak istiyor ama o kadar....................... halkın mücahitlerini yaratamıyor veya onlara benzer bir grup İran'da ortaya çıkaramıyor ve yer bulamıyor... örgütün herhangi bir eşyasına ulaşma imkânı olunca içine yerleştirip bu eşyanın yerini..... İran'dan kaçmış rejim muhaliflerini Amerika destekliyor..... İstanbul'da birkaç operasyonda kullan mış ve çok başarılı olmuştuk....___________________...._________.. dolayısıyla örgütün gizli hücrelerini buluyorduk....................................

......_________............. 1 . sonra da Kırıkkale'ye tayin olduğunu............ bu kadar bilgiye nasıl sahip olabilirlerdi........._ .... asıl bilgileri halen Diyarbakır Tugay Komutanının yanında fotoğrafçılık yapan bir astsubay arkadaşından aldığını öğrendik.... O zurnan imkânlarımız bugünkü kadar iyi değildi..... Sonunda bu kişinin daha önce Diyarbakır'da astsubay olarak görev yaparken tayin nedeniyle önce Tekirdağ'a. Örgüte bilgi veren kişi daha sonra Kırıkkale elen aramaya başladı............... Olağanüstü hal bölgesinde örgüt mensuplarının yerleri ile ilgili çok fazla istihbarat geldiği...... bu defa daha da enteresan bir durumla karşılaşmıştık.. önce Tugay Komutanına konuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermişlerdi.......___________________......... dolayısıyla bu bilgilerin yüzde yüz güvenilir olduğunu anlatmışlardı........... örgütün kullandığı uzun mesafe telsizi içerisine yerleştirilmiş bir cihazdan alınacak sinyallerin havada bir helikopterdeki elektronik sistemlerle tespit edildiğini. örgüte bilgi veren numarayı tespit ettik... Bizim arkadaşlar operasyon için Diyarbakır'a gittiğinde....... Bizim dinlemede çalışan birimlerimiz bile bu durumu bu kadar ayrıntılı bilmiyorlardı.. karşıdaki örgütçü böyle bir teknik sistemin olacağına fazla inanmadığından anlatılanları ciddiye almıyordu ama biz şok olmuştuk.. ast birliklerinin komutanları inansın diye konuyu an211 .. onun için birçok tabur komutanı ile toplantı yapan Tugay Komutanı da bizim arkadaşların yaptığı gibi gelecek bilginin ne kadar sağlam olduğuna................. Bu yüzden bizim arkadaşlar komutanın bu bilginin doğru olduğuna ikna olması ve bu yönde hazırlık yapılmasını sağlamak için çok gizli olan bu bilgileri teferruatıyla anlatmışlardı.......... yalnız teknik elemanların bileceği teferruatta bilgiler örgüte aktarılıyordu........... Bölüm: Devlet bununla yerinizi tespit ediyorlar ve sizi imha edecekler......... Bizde bile Şube Müdürlerinin bilmediği..... bunların birçoğun doğru olmadığı için operasyon birimleri gelen bilgilere fazla inanmazlar. Elde edilen bilgilerin sıradan istihbari bilgiler olmadığını.... yanlış bilgi diye itibar etmezler..... Arama Tekirdağ ilinde bir ankesöriü telefondan yapılmıştı........... Operasyon çok sayıda taburun katılması ile yapılacaktı...... Olayı araştırmaya başladık.." diye uyarıda bulundu.....

...... Daha sonra Ankara merkezde örgütün sivil unsurlarına yönelik yapılan operasyonda buluşmaya gelince yakalandı ve sorgulama sonunda kimliği ortaya çıktı.. Mesela AB uyum yasalarının kabulüne kadar devletin soruşturma yapan birimlerinde yaygın olarak işkence yapıldığını herkes... bilgi sahibi olmuştu.... ama aynı gece birlik disiplin nezaretinden kaçtığını öğrendik.. Soruşturmalar sonunda bu astsubayların birkaç kişi oldukları.. astsubay bir gün Önce birliğinde Kırıkkale ilinde gözaltına alınmıştı....._________... onları bilgilendirmişti........ yüzlerce şüpheli olay olmasına rağmen resmen sorduğunuzda kimsenin infazlardan haberi yoktu......... Susurluk Olayı Türkiye tuhaf bir ülke....___________________.... o da kendisine acil durumlar için verilen örgütün Kuzey Irak'ta kullandığı uydu telefonuna bilgi veriyordu.............................. daha doğrusu biz yapıyorduk ama onlara da bilgi veriyorduk......... 212 ........ Daha önceden örgüt taraftan olarak birbirlerini tanıyan ve örgütle irtibatlı olan bu astsubay Tekirdağ'daki arkadaşına olayı anlatmış..... Susurluk sürecinde de herkes devlet güçlerinin kanunsuz infaz yaptığını biliyordu... O ama daha büyük olaylar yaratmadan kişi yakalandılar.... samimi toplantılarda rahatlıkla konuşuyor ama resmen sorarsanız kimse işkence yapıldığını kabul etmiyordu.. bazen çok büyük olaylar ve suçlar çok yaygın olarak gerçekleşiyor......... tüm yöneticiler tarafında biliniyor ama herkes bilmiyor gibi davranıyor... doğrudan örgütün kırsaldaki militanlarıyla bağlantılı oldukları ortaya çıktı.................. Sonunda operasyon yapmaya karar verdik... 1 .... tarihlerde Tekirdağ Orduevinin ama yakınlarına bomba konulması ve orman yakma teşebbüsünün de bu tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorduk delillendiremedik. sivil örgüt ilişkilerini belirledik..._ ........... herkes tarafından........... Daha sonra bu astsubayların irtibatlarını..... Aslında çok daha büyük zararlar verebilirlerdi.... tüm devlet yetkilileri biliyor. O anda fotoğraf çeken astsubay da tüm anlatılanları duymuş.................... Bölüm: Devlet latmış. Tüm bu çalışmaları Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ile birlikte koord ineli olarak gerçekleştiriyorduk..

_________. suçunu veya hakkındaki suçlamaları anlatmasının sağlanması yöntemi bir soruşturma/ polis kültürü haline gelmişti.......................... karşı koyma.. 1 .._ . Bir dönem Emniyette geleneksel anlayışın dışında mücadele yöntemleri geliştirilmeye başlandı.... jandarma ve askeri birliklere saldırınca yasalara uygun olarak önleme... her şeyin kurallar çerçevesinde yürütüldüğü belirtiliyordu.... yakalama faaliyetlerinde bulunulmayınca...... bunu da herkes biliyor... işkenceyle konuşturulması... Tüm halk..... takip edecek ve önleyecek şekilde yetiştırilmemişti... polis müdürlerinden başbakanlara kadar herkes de bu durumu biliyordu....... Bölüm: Devlet Bütün kurumlarda..... uygula rımaya başlandı........ cop... Olayları önlemek için hiçbir plan ve programı olmayan........ Daha sonraları bu durum sanki uygulanması gereken yöntemlere dönüştürülmeye................... nüfuzlu..... formüle edilip teorik temelleri oluşturulmaya başlandı.. İdeolojik örgütler çıkıp bu defa polis.... şüphelendiği hususlarda sorularına cevap vermeyen..... 1980 öncesinde polis teşkilatı krıminai olayları çözecek. İdeolojik gruplar içerisinde beili yer edinmiş.... onlara onların yöntemleri ile karşılık verilmesi fikri 1970 yıllardan beri her zaman söylenir olmuştur.... Bu olayla birlikte artık söylenti olmaktan çıkıp gerçek olmaya. ama sanki böyle bir şey yok gibi davramlıyordu........ ta ki PKK çıkıp güneydoğuda gerilla savaşını başlatıncaya kadar.... Nerede ise tüm güvenlik birimlerinin yönetimine bu anlayış hâkim oldu. ama resmi olarak bunların hiçbirinin söz konusu olmadığı.. yarısı yeraltında yarısı devletle bağlantılı unsurlar yanında fedai şeklinde bulunan çeşitli suçlardan sabıkalı 213 ....___________________.................... işleri rüşvetle dönüyor......... tüm devlet ihaleleri. suç işlediği şüphesiyle yakalanan ve durumunu ikna edici bir şekilde açıklayamayan herkesin falaka.. terörü durdurmak için polis ve zabıta içerisindeki eksiklik ve yanlışlıklar görülüp düzeltilmesi yerine teröriste kendisinin yaptığı gibi kanunsuz davranıp............ Bu yönde..... ruhsat.... vs.. hiçbir sorununu bilimsel yöntemlerle sebep-sonuç ilişkisi temelinde araştırıp ona göre çözüm üretme kültürüne sahip olmayan polis veya zabıta teşkilatı sadece usta çırak ilişkisi içerisinde öğrendiği yöntemlerle işlerini yürütüyordu....

_________.. çeşitli çatışma ve operasyonlarda yasal sınırları aşma temayülü göstermiş bazı polislerden oluşan adı konmamış timler oluşturuldu.....___________________.................. özellikle terörle mücadele tarihinde... bu fikirlerini halka anlatıp halkın onayı ile halk için yönetimi değiştirmeye talip olanlar... dile getirilen talepler ne kadar haklı ve çağa uygun olursa olsun.. ne bitti ve sonuç nasıl oldu? Susurluk.... 214 . ama Türkiye'deki yasalar değişime karşı olduğu için. yollarını tıkayan güçlerin meşruiyetini sorgulamaya ve rejimin koruyucularına. kimi zaman rehberlik kimi zaman liderlik yapmaya başladı..... Türkiye'nin terörle mücadelede rejim ve sistem muhaliflerini susturmak için kullandığı hukuk/kanun dışı yöntemlerin genel adıdır..... Bu timlere bazı polis amirleri dışında yarısı yer altında.. rejim değişikliklerini savunanların bu değişikliği neden istediklerini halka........ yarısı devletle bağlantılı unsurlar kimi zaman destek..... bu tür yollar tıkanmıştır... 1 .. bütün demokratik mekanizmaların önü tıkanınca daha iyi bir düzen............ çok önemli bir kilometre taşı olan Susurluk Olayı deyince ne anlamalıyız? Ne oldu..... İşte bu yol ve yöntemlerin... Bir süre sonra bu infazların güvenlik kuvvetleri ile bağlantılı kişiler tarafında yapıldığı fısıltı halinde yayılmaya başladı. anlatarak...................... daha iyi bir yönetim kuracaklarına inananlar... Bu timlerin faaliyete başlaması ile birlikte PKK ya destek veriyor denen........................ zamanla bunlar fiili liderliği ele aldılar.............. her düşünceyi savunan bir siyasi parti kurulabilir..... Türkiye'nin yakın tarihinde....._ .. Bir ülkede yönetimin daha iyi olması için demokratik taleplerin dile getirilmesi............... halkın desteğiyle iktidara gelmeleri normal yol ve yöntemdir.... kendilerini yasaklayanlara karşı biraz da farklı yollara ve belki de kanun dışı aktif tavır alarak karşı koymaya başladılar. Bölüm: Devlet sivil kişiler.. PKK'yla mücadeleyi sadece öldürme temeline indirgeyen.... öyle bilmen kişiler teker teker ortadan kaldırılmaya başlandı.. Peki.. Evrensel hukuka göre......... iktidara yönelebilir ve iktidara geldiği zaman halkın beklentileri doğrultusunda yanlış olan bir sistemi değiştirebilir........

Örgüt kuranların... daha aktif daha ağır cezai yaptırımlar getirilmeye başlandı.. ağır ve haksız cezalar uyguladı..... yani rejim muhaliflerini susturmak için başvurulan kanunsuz... Bu defa bunlara karşı devlet tarafından daha ciddi bir takip başlatıldı......_________. inanılmaz bir anlayışın 215 ..... Bunun tek bir kişide............. halkın içerisinde bu fikirlerin yayılmasına mani olamadı........ temizlik harekâtına girişmenin adıdır........... ancak yine de muhalifleri bastıramadı....... insan haklarına ve her türlü meşru sisteme aykırı bir biçimde bu kişileri susturmaya kalktılar... bu yöntemin dolaylı bir şekilde desteklendiğini gösteriyordu............ belli bir fikir etrafında örgütlenmeye ve fikirlerim yaymaya kalkanların örgütlerini kapattılar..... konuşmalarını cezalandırdılar..................... 1 .. İşte bu örgütleri. işte bu defa yasaları da aşarak -eleştirdiğimiz antidemokratik yasaları dahi aşarakdaha antidemokratik denemelerle....... hukuksuz uygulamaların adına Susurluk diyoruz.. Susurluk................... yani insanları öldürmenin... bu kişileri..... herhangi bir şiddete ya da eyleme başvurulmasa dahi sadece düşünülmesi ve bir düşünce etrafında örgütlenilmesi bile yasaklandı..___________________. Tüm önlemlere rağmen muhalefeti susturamayan güçler.... genel devlet temayülü içerisinde anımsanmayacak bir sahada taraftar bulması............ onları hapse attılar.... teröristlere......... Bu kişileri susturmak için kullanılan en ağır yolun ve en kaba yöntemin....._ .. kanun tanımayanlara kanunsuz muamele etmek şeklinde devleti ve devletin mücadele biçimini mücadele ettiği gruplarla aynı seviyeye indiren.... gazetelerini ve yayınlarını yasakladılar. bu kez dünya genelindeki demokratik sisteme aykırı baskıcı yasalar çıkardı....... Bu tür faaliyetlerin her çeşidi. bir grupta değil........ Halktan taraftar bulmasına dayanamayan sisteminin savunucu güçleri.... Tüm bu yapılanların sonucunda değişim isteyen ancak bu değişimi gerçekleştirme yolunda önlerindeki tüm demokratik yollar engellenmiş olan muhalifler başka çareleri kalmadığından yer altına inip illegal mücadeleyi başlattı. bir örgütte.... güvenlik mekanizmalarının içerisinde çok sayıda görevli tarafından benimsenmesi. Bölüm: Devlet Bunun üzerine devletin güvenlik kuvvetleri ve adli sistemi tarafından bu örgütlere karşı yasalarla çizilmiş olan bir mücadele başlatıldı..

......._ . devlet adamlarının bilgisi ve dolaylı desteği dahilinde güvenlik kuvvetleri içerisinde uygulandı.. Kendi şubemdeki arkadaşlarım bile bu fikre inamyordu. Belki bu cümle insanlara çok iddialı gelebilir ama bir düşünün. hangi olaylar gerçekleştirildi..... En azından kimlerin neler yapabildikleri konusunda fikir sahibiyim.... Tabii bölgedeki PKK şiddetinin boyutu....... hatta bütün güvenlik birimleri ve devletin genel güvenlik aygıtı içinde ciddi taraftar bulabiliyordu... belki bunların tamamını değil onda birini bile anlatmaya gücüm yetmez. hangi insanlara zarar verilip hangileri öldürüldü? Bunları anlatmak...... polis istihbaratının basındaydım ve bu kanunsuz anlayışa karsıydım....... Yapacağımız işler konusunda meşru zeminde kalmamız gerektiğini emrimdeki personelime sürekli empoze ederek onları bu 216 ....... Hatta bu fikirler makul ve meşruymuş gibi alenen savunulabiliyordu..... Birçok yargı mensubu bile._________.___________________. 1 ...... bu kişileri alıp mahkemede yargılayarak yapılacak bir şey yok..... Her hafta yaptığım toplantılarda saatlerce süren konuşma ve telkinlerle bu fikir ve uygulamalardan onları güçlükle uzak tutmaya çalışıyordum................. belki birkaç ciltlik bir kitabın konusu.... Eğer ben ve ekibim de bu olayların içerisine girseydik.. çoğu idealist olan bu insanlar kolayca bu tür eylemlere yönelebiliyordu. o zamanlar Diyarbakır gibi bir şehrin merkezindeki polis teşkilatı içerisinde yeni örgütlenen önemli bir gücün... Yaptığım görev ve bulunduğum görev yerleri itibarıyla bu işlerin en yoğun yaşandığı dönemlerde ve merkezlerde........ özellikle Diyarbakır ve İstanbul gibi en önemli iki büyük ilde bulunmam................... Oysa bu anlayış bütün bölgede.. ama fikri planda geniş taraftar bulmaya başlamıştı. bugün Türkiye tanınmaz hale gelebilirdi................... Ama bir dönem bu yöntem.......................... faaliyet ve eylemleri arttıkça bu insanlar da fikirlerini savunmada haklı hale gelebiliyordu..... Bölüm: Devlet tezahürüydü..... Görev yaptığım süre boyunca bu kişilerle karşılaştım ve onların giriştiği bu tür illegal olaylara gücümün yettiğince... bunların gereği yapılmalıdır diyebiliyordu...... Susurluk anlayışıyla Türkiye'de kimler neler yaptı........ aklımın erdiğince mani olmaya çalıştım.. Belki eyleme kalkışan... olaylar hakkında geniş bir bilgiye sahip olmamı sağladı... bu eylemlerin içinde bulunan azdı......

.. o yöntemlere ihtiyaç kalmamıştı....... Yasalara uygun olan terörle mücadele yöntemleri ile büyük başarılar elde ediyorduk........ Yıllar sonra başka bir yerde beraber çalıştığım bir MİT Bölge Yöneticisi...............___________________....... Ancak tüm başarılı yöntemlere rağmen işlerle uğraşmakta... altından kalkmakta zorlanıyorduk ve bu atmosfer -özellikle Dev-Sol'un eylemleri karşısında teşkilatın gösterdiği tepki... İstanbul'daki birinci yılımın sonunda.... yapılacak her türlü illegal faaliyeti önceden kestirebilmeme veya bunu yapanlar hakkında ipucunu bulmama imkân sağladığı için büyük bir güç elde etmiştim..bu örgütlere karşı mutlaka illegal yollarla cevap verilmesi gerektiği fikrine her an taraftar bulabiliyordu.................... Tabii aslında kanunlar çerçevesinde legal bir mücadele gerçekleştirerek başarılı şekilde terörü durdurunca......... Başında bulunduğum şubenin olanakları............. yakın çalıştı ğım insanları bu işlerin dışında tutabilmek için çok çabaladım." anlattı....._________... Bölüm: Devlet eylemlerden uzak tutmaya olabildiğince gayret ettim. İstanbul'a geldiğim zaman.................. Yine 1992 yılının başında.. Bundan dolayı önemli bir yerdeydim ve kendi ekibimin ekibe alet de bu işe karışmaması.. Hiçbir illegal yöntem bizim yöntemlerimiz kadar etkin olamazdı.......................... elektronik sistemimi kurduktan sonra şubem o kadar çok olayla ilgileniyordu ki.... Susurluk anlayışındaki olmaması konusunda çok büyük gayret sarf ettim. illegal yöntemlere hiçbir zaman kimsenin ihtiyacı olmadı... Bolum: Devlet konusunda sürekli ve çok ciddi bir direnç gösterdim._ ............ Kendi şubem içinde ve emniyetin diğer birimlerinde illegal yöntemlere girilmemesi 1..... gerçekleştirilen faaliyetleri uzun uzun anlatmak ve bu konuda ciltlerle kitap yazmak mümkün. 1 .............. görevi her zaman bir vicdani ölçü içerisinde yaptığımı.... veda yemeği konuşmasında benim hakkımda "onları suç işlemekten ve çok büyük hatalar yapmaktan koruduğumu. Belki de birçok insan benim bu tavrım sayesinde bu olaylara girmek istemedi ve bu anlayıştan uzak durmaya çalıştı... belki ilerde en azında genel 217 ......... Bu illegal yapılanmaları.

...... görevlendirmelerin yapılmasında bilerek destek sağlıyorlardı. düşünce ve bu düşüncenin kabul edildiği bir 218 ........ ama bilmiyormuş gibi davranıp dolaylı destek veriyorlardı.............. Yani terörist saldırılar. Susurluk'u sanıyorum benim için artık bir görev........ asıl önemsenmesi gereken mesele şu ki terör faaliyetleriyle illegal yöntemlerle mücadele etmek. Dev-Sol) eylemlerini durdurmamız olmuştur. terörle mücadelede teröristlere hukuk dışı yöntemlerin uygulanması gerektiğini gerekirse savunanlara.............. biz davamızı savunabildik ve onların bu tür yöntemlerine hiçbir zaman ihtiyacımız olmadığını ispatladık..... infaz ve baskı timleri de yaptıkları hareketlerle bu illegal örgütleri büyütüp çoğalttılar ve eylemlerinin artmasına zemin hazırlarken bu kişilerin kendilerini haklı görmelerini....... bu anlayışların doğmasını ve büyümesini sağladılar. onların güç ve destek aldıkları çok yukarılara bağlantıları birimlerinin... Böylece illegal yöntemleri savunanların yaklaşımlarını meşrulaştıran haklı İddiaları kalmadı... gelişmelerden haberdardı.......... 1 . infaz timleri ise faaliyetleri ile illegal örgütleri daha da güçlendirdiler.. devleti korumak için yöntemlerin infazların uygulanabileceğini söyleyenlere karşı asıl engel.... Bölüm: Devlet yazmak hatlarını ayrı bir kitap olarak yazarım...... Ama bugün için asıl görülmesi.._________................... teröre teröristlerin kullandığı yöntemlerle cevap vermek isteyenlere.. ve rejimi... karşı oldukları bu infaz timlerinin.___________________. birkaç MİT ve jandarma mensubunun yaptığı bulunuyordu............ atamaların........ İşte Susurluk böyle bir meseleydi bana göre...... tabii ki bu sadece üç beş uzanan J30İJ Sili... illegal ülkeyi.... Bana göre bu güvenlik uygulamalar değildi.... en üst mekanizmasında bulunanlar meydana gelen olayları bütün detayıyla biliyordu._ .. işte kendilerine devrimci örgüt diyenler aslında hadlerini aşarak...... Belki de birtakım malzemelerin temininde ve çeşitli işlemlerin...... bizim legal yöntemlerle çalışmamız sonucunda İstanbul ve diğer metropollerdeki tüm terör örgütlerinin (PKK. kendilerini ikna etmelerini de sağladılar........ bizim yöntemlerimizin doğru olduğu ortaya çıktı.... Haddini aşan zıddına dönüşür diye bir söz vardır..... güvenlik kuvvetleri içerisinde infaz timlerinin oluşmasını................... Devlet içindeki bu anlayış...

.... hukuk sistemi rejim ve sistem muhaliflerine karşı İllegal faaliyetleri.. Bence bu gelişme yüzde yüz amacına ulaşmasa da belli bir mesafe kaydetmiştir......... teröristlere ve terör örgütlerine karşı kanunları çiğneyerek.... En azından bu işin yanlış olduğu teşhir edilmiştir....... on iki kişi ceza aldı............ olsa da o büyük temizlik çoğunluğu alıp götürebilir.... 1 ..... Susurluk süreciyle başlayan araştırmalar ve bu olayın kamuoyunda basın yoluyla duyulması üzerine açılan soruşturmalar belki kamuoyunu tatmin etmedi......... Dolayısıyla ben mahkeme kararını bu açıdan çok önemsiyorum ve bundan dolayı da en azından Susurluk davası yüzde yetmiş oranında amacına ulaşmıştır diyebiliyorum....... suça karışan herkesin ayıklanması gerektiğini söyleyenlere...... illegal yöntemler kullanarak mücadele edilmesini de kanunsuzluk ve terör eylemi sayarak bu anlayışı mahkum etti... bu ihtimali de göz önünde bulundurmak lazım diyorum...... Bölüm: Devlet çerçeve her gün biraz daha genişliyordu.... Halen bunu savunanlar olsa da. Yapılanların yetersiz olduğunu... Ama şu çok önemliydi.... bu yöntemi.... böyle büyük bir temizlik mümkün değil... devlet sisteminde bu tutumun artık meşru olarak kabul edilemeyeceğini ve bir gün... hemen hemen hiçbir eylemden dolayı hiç kimseye ceza verilemedi... Belki bahsi geçen olaylarda fiilen görev alan binlerce insan olmasına rağmen sadece on....... bu işi soruşturan müfettişler ve en önemlisi de mahkemeler..........faili meçhul kaldı ama çok önemli bir şey gerçekleştirildi: Devletin hukuk sistemi..... bu anlayışın yanlış olduğunu kabul etti............ o kadar suyumuz ve malzememiz yok. birçok olay -hâlâ.. Susurluk denen şey asıl olarak buydu ve yanlışlık da buradaydı........... meşru düzende herkesin hukuku ve kanunları savunması gerektiğinin ortaya çıkması açısından çok Önemliydi. Bu durum... belki bu olaya katılan herkesi cezala n d ı ra m a d ı._________. güvenlik kuvvetleri içerisinde bu anlayışa sahip olan azmışa nmayacak sayıda insan bulunsa da bunu hukuk sisteminin yanlış kabul etmesi....___________________..........._ .............. bu kişileri susturmak için kullanılan hukuk dışı yol ve yöntemleri kabul etmedi........ daha ağır hesapların verileceğini ilan etmesi açısından çok önemliydi........... ortada fazla kimse kalmayabilir. 219 ........

.___________________.. Ama bu her zaman mümkün olmaz.............. Temizlik ancak böyle sağlanır.... destek veren herkes cezalandırılsın. Bu anlayış ile ancak bunun yanlış ve gayri meşru olduğunun mahkemeler tarafından ilan edilmesiyle mücadele edilebilir ve ancak bu şekilde bu anlayışın yayılması önlenebilir... Termal Kameralı Uçak Alımı Güneydoğu'da olayların hızlı bir seyir izlemeye başlamasıyla birlikte........ bölgede kalıcı olmamak adına işin kolayına kaçmış ve orada kurulan Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına tüm görevleri yüklemişti. Bölüm: Devlet Susurluk'ta önemli olan.......... 1 .. Kara Kuvvetleri birlikleri de onların emirlerine verilerek yine bir askeri düzen kurulmuştu. onların nereye }\3 ciciî fikri destekçi. Ama kısa sürede Bölge Valiliği sadece göstermelik bir lojistik destek........... Zaten Güneydoğu'da devletin başka gücü olmadığı için... sıkıyönetim uygulan1alannın yeterince başarı elde edememesi sonrası... daha pratik bir idari anlayış ile çözüm üretilmesi düşünülerek olağanüstü hal kurulmuştu..... Ayrıca fikri destekçileri tespit edip cezalandırmak......... 220 . işlenen suçlardan... yeni bir tertiple sıkıyönetimi kaldırıp................... hatta vatandaşl a ı a ra s ında çok fazla taraftar bulması ve bu yöntemi savunanların sayısının çok fazla olmasıdır......_ ... Aynea sıkıyönetim ve askeri uygulamalar örgütün gelişmesini önlemekten uzaktı......... hem dünya hem Avrupa nazarında Güneydoğudaki kısıtlılık halleri nedeniyle eleştirilere konu oluyordu.... Bu yüzden çok iyi amaçlarla ve daha inisiyatifli..._________... 1987 yılında çıkardığı kanunla olağanüstü hal uygulamasına geçmişti............... devlet yeni bir anlayış... almamak........ Bölge Valiliği fazla risk... Gönül ister ki olaya karışan..... belki pratik bazı konularda karar veren ama tüm harekâtı yine askeri birliklerin yaptığı........ hiçbir alt yapısı olmayan bir askeri anlayışa dönmüştü..... olamaz... herkes yaptıklarının bedelini ödesin... nereye kadar azmettirici olarak kabul edileceğini belirlemek mümkün değildir..... ikmal sağlayan.. suça karışan insanların sayısından çok bu anlayış ve düşüncenin devlet içerisinde............. Sıkıyönetim uygulaması ve asken uygulamanın uzun süre devam etmesi...........

.. Olağanüstü Hal Bölge Emniyet Müdürü Necdet Menzir............_________...... O HAL Vali Yardımcıları...... Uçak arazi üzerinde gezerken biz de Ergani'deki tabur binasına yakın bir yerde hep beraber görüntüleri seyrediyorduk: Dönemin Bölge Valisi Hayrı Kozakçıoğlu. Asayiş Birlikleri Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa............. daha çok zabıta jandarma yetkileri kullanılıyordu.... Sınır boylarında PKK'nın ülkeye giriş yaptığı duyumları alındığında. Test için gelen firma Türkkuşu'na ait kiralanmış bir uçak ile denemeyi gerçekleştirdi......_ ........ zifiri karanlıkta dahi ısı yayan veya çevre ile arasında ısı farkı bulunan bütün cisimleri çok rahatlıkla fark edebildiğini görmüştük......... yerden kumanda edilen termal bir kamera.. yerleştiriliyor ve uçak belli bir bölgeyi tararken o bölgedeki canlıları.. aletlerle sistemi desteklemek adına arayışta bulunuyor ve bu amaçla dünyanın bazı ülkelerinde uygulanan antıterör yöntemlerini........ Böyle bir sistem bütün dengeleri değiştirebilirdi... güvenlik sistemi satan firmalar ürünlerini satmak için bölgeye geldiklerinde deneyip test.. bazı pratik adımlar atmak............ Üstelik operasyon sırasında bu uçak herkesin yerini çok net olarak bildirecekti........ 1 ...___________________. Üstelik kamerayı kumanda ederek....... Böyle bir cihaz bu bölgede çok işe yarayabilirdi.......... tabur komutanı ve diğer bütün yetkililerle birlikte hepimiz bu 221 .......... bazı teknik..... koordinatlarını belirlemek ve hatta bundan kağıt üzerine çıktı almak veya bir yere faks çekmek bile mümkündü... ediyordu... Bu bölgede neler yapılabilir.... İşte bunlardan bir tanesi de termal kamera testiydi... Bölüm: Devlet Aslında bir tek sıkıyönetim komutanlığı adı ve bazı yetkileri yoktu.. Olağanüstü Hal Bölge Valiliği eksikliklerle doğmasına rağmen.................. O zamanlar bir termal kameranın ne olduğunu duyuyorduk ama tam anlamıyla görmemiştik.. örgüt mensuplarını. neler kullanılabilir diye zaman zaman bu testlere biz de çağırılıyorduk... Burada bir termal kameranın ısı farkına dayanarak çalıştığını..... her şeyi görmek mümkün oluyordu... Ergani ovasında iki deneme yapıldı.......... belli bölgelerde örgüt mensupları bulunduğuna dair ihbar geldiğinde oradaki örgüt mensupları tespit edilebilecek ve görerek operasyon planlanacaktı. görünen her şeyi netleştirmek.... Herhangi bir uçağın alt kısmına...........

........ Uçağa telsizle talimat vererek falanca köyün üstünden geçmesini............... o zamanlar Çevik Kuvvet ve Özel Harekâtın bulunduğu.......... Bölüm: Devlet denemenin içindeydik. Diyarbakır'da 2-3 yıl daha görev yaptıktan sonra İstanbul'a atandım. ancak her ne olduysa bir türlü uçmadılar... 222 .......___________________. uçaklar Türkiye'ye getirilmiş. çok kısa mesafede (zannedersem 100 metreden daha kısa mesafede) havalanabildi..._ . havada uzun süre kalabilen uçakların altına takıldığında çok işe yarayabilecek bir sistem olacağım görmüştük.... bizim oradaki teknisyenlerden destek alarak monte edilmişti.... bölgede ne şekilde kullanılabileceği şeklinde görüşlerimizi yazmış ve içimizden birkaç kişi tutanağı imzalamıştı............................ Montajın ardından uçaklar uçacak hale geldi...... Sonraki gelişmelerden hatırladığım kadarıyla orada yaklaşık 50 kişi vardı ancak birkaç kişiye imza attırılmıştı ve imzalayanlardan biri de bendim (genelde teknik denemelere İstihbarat Şube Müdürü olarak katıldığım için bu türlü şeylerde bana imza açılıyordu).. aradan epey bir zaman geçtikten sonra duydum ki Olağanüstü Hal Bölge Valiliği bu sistemden iki takım almak için anlaşma yapmış......_________... Ne olduğunu bilmiyordum.......... çok yavaş ve sessiz uçabilen....... falanca yolun üzerinden gitmesini... Burada hemen bir tutanak tanzim ederek bu aletin hangi durumlarda faydalı olacağı.......... 1997 yılında Ankara'ya geldim........... 100 metrelik bir araziye inebilen uçaklardı.. 4 yıl da İstanbul'da görev yaptıktan sonra tayinim çıktı.. sessizce uçabilen.......... 1 .. havada 5-6 saat gibi uzun bir süre kalabilen........... Çevik Kuvvet Binası diye bilinen yerin arka tarafında..... Türkiye'ye iki konteynırın içerisinde getirilen bu uçak ve malzemeler.... büyük kanatlı (hatta kanatları ahşaptandı yanılmıyorsam)..... hayvan sürülerini tek tek ve çok net olarak görebiliyorduk.... Çok sonra öğrendiğime göre de uçaklar hazırlanmış.. Jandarma Hava Taburuna ait pilotlar imal İngiltere'ye edilmiş ve giderek orada eğitim görmüşler..... Aksine tekrar sökülerek konteymrlarına kondu ve uzun yıllar orada bekletildi.. Termal kameranın... Daha sonra.. Anlattıklarına göre bu uçaklar küçük motorlu. tarif ettiğimiz timlerimizin üzerinden geçmesini söylüyorduk... Hakikaten o zifiri karanlıkta insanları.......

.. diğer askeri yetkililer ve Bölge Valisi de oradaydı.............___________________._________... Kara Kuvvetlerinin raporunda uçaklar hakkında uçurulamaz dendiği yazıyordu.......... alınacaksa nasıl dizayn edileceğine dair hiçbir şey yoktu. 1 .... Genelkurmay bu uçakların askeri standartları karşılamadığım belirterek onları uçuramayacağını söylemişti. gibi testlerden bahsediliyordu.... Ancak Susurluk Araştırma...." Uçak alımındaki bir yolsuzluk olayına benim de adımın karıştığı gibi bir haber yayınlanmıştı. Tutanakta sadece... bölge valiliği 3.... bu uçaklar için çok faydalı olacak diye bir tutanak tutulduğu ama bu uçakların hiç faydalı olmayacağı.. Deneme sonucu oluşturulan o tutanakta benim..... Bu inanılmaz bir şeydi. Haberde............ Genelkurmay'm.. 223 ......000............. Denemeleri hep beraber yapmıştık ve bizim kanaatimiz böyle bir sistemin işe yarayacağı.... orada 15 gün eğitim görmüşler......................... Vali Yardımcısının imzaları vardı....... Bu uçakların alınıp alınmaması......... Sadece bu kameraların işe yarayıp yaramayacağı ile ilgili fikir belirten bîr tutanaktı............... Gerçekten bana göre bu uçaklar bu amaçla fevkalade de kullanılabilirdi.000 (üç milyon) sterline almıştı... bu uçaklarla uçmuşlardı..._ ... Uçaklar Türkiye'ye getirildikten sonra da askere teslim edilmek istenmişken.... bu uçağın hangi yükseklikte uçtuğu zaman yerdeki cisimlerin nasıl görüldüğü vs... bölgede terörle mücadelede kullanılabileceğiydi. kullanılamayacağı... Bu uçaklar alınmış.... bunun alımı ile ilgili ben hiçbir şey bilmiyorum... Asayiş Kolordu Komutanı.. Komisyonunda Meclis'teki ifadem dolayısıyla kamuoyu beni bildiği için daha çok benim ismim lanse ediliyordu.... ne kadar alınacağı..... Haberden sonraki araştırmalarımda öğrendim ki bu uçakları..... İngiltere'ye o zamanki Jandarma Hava Taburundan hava pilotları gönderilmiş. Bölüm: Devlet Bir gün Milliyet ve Star gazetelerinde yer alan haberde şöyle diyordu: "Susurluk Olağanüstü Hale de Karıştı.. Bu yanlış alımdan dolayı faydalı diye tutanak tutanlar ve faydalı diyenler devlet malına zarar vermişler... ama ben denemeden sonra ne yapıldığını bilmiyordum.............. Necdet Menzir'in. yanlış para harcamışlar diye iddia ediliyordu.. yapılan denemeyi herkes görmüştü....

. dünyanın başka yerlerinde de bu gibi harekâtlar için benzerleri yapılmıştı ve bu işin tabiatı gereği Güneydoğuda PKK ya karşı yapılacak askeri operasyonlarda herkesin risk alması gerekiyordu... uçak içerisinde askeri bir takım teknik cihazların bulunması gerekiyordu......... yanlış tercihtir....... Bu işi yapan firma ise şu iddialarda bulunmuştu: "Eğer sizin dediğiniz gibi iki motorlu.._________... ama askeri standartlarımız istenince dev bir uçak ortaya çıkıyordu.... en az iki pilotun kullanması...... uzun süre kalabilen.... ucumla madı.. geniş arazileri....... Halbuki buna karar verenlerin.." Bu noktada da işler kilitlenmişti.... kütlesi büyüdükçe.. bu uçaklar birçok ülke tarafından kullanılmış ve denenmişti._ . Bu uçaklar yalnızca Türkiye için imal edilmiş uçaklar değildi.......... bu iş doğru değildir diye tavır koydular........... Genelkurmay kullanılamadı dediyse kesin kullanılamaz.. Şuna çok inanıyorum ki bu uçakları üreten firmalar onları dünyanın birçok ülkesine satmış........... Bölüm: Devlet Genelkurmay in askeri standartlarına göre uçağın en az iki motorlu olması..... İşin daha garip yanı akıl.... ama bu risk alınamadı ve bu uçaklar. Türk basını. kısa mesafede kalkıp inen uçaklar lazım diyorduk.... çatışma sonrası veya bir istihbarat alındığı zaman olay yerini incelemek için çok uygun olduğu açıktı... alınmış bir uçağı hizmette kullanmayanların suçunu hiç kimse görmedi.. ama hiç kullanılamadı........ ağırlığı arttıkça belli bir hıza ulaşması gerekir............. uzun süre havada kalamaz...... sessiz... 1 ...... kalkış ve iniş için uzun pistler ister ve uçak havada yavaş gidemez.... deneyemedık....___________________.. çok.......... çünkü uçağın motoru. mantık süzgecine tâbi tuttuğunuz zaman bu uçakların o günkü şartlarda sınır boylarını. bir yandan teklif olarak küçük. yani devletin milli servetleri orada yıllarca konteynırda kapalı kaldı. bu 224 ...... iki kişinin taşıyacağı bütün bu ek sistemlerin olduğu bir uçak isterseniz o zaman Cesna gibi kocaman bir uçak karşımıza çıkar ve bu kadar büyüttüğünüz zaman uçak istediğiniz diğer şartları karşılayamaz: çok ses yapar.... büyük olur........ kesin hatalı alınmıştır............. Üstelik dediklerinizi yaparsak bu defa hem sizden ekstra ücret alırız hem de belirli özelliklerin bir kısmını karşılayamayız...... Hiçbir zaman uçak alımının doğru olabileceğini düşünmediler....... havada. ama biz ülkemizde kullanamadık......

_ .... askeri standartlara uymuyor diye devreden kaldırıldı............. Deniz Kuvvetlerinde polis kökenli Er Kadir Sar225 ........ alman duyumların teyidi için bunun denenmesi lazımdı.___________________... Bugün insansız uçak alalım diye Başbakanımız ABD başkanıyla görüştüğünde veya benzeri bir temasta seviniyoruz._________...... kullanamadık.. Hiç olmazsa istihbaratı almak için.. onu geliştirip bugün çok daha üstünlerine sahip olabilirdik.... Olmadı... ama maalesef alınamamıştı............................ değerini bilemedik......... Antalya'da PKK Operasyonu Zannederim 1997 yılının temmuz ayıydı..... Basın Konseyi bu haberlerden dolayı muhabirlere ve gazetelerin yazı işlerine kınama verdi.... alıcı olmaması nedeniyle kapandı Sonunda Star ve Milliyet gazetelerini hem Basın Konseyine şikâyet ettim....... Uçaklar bir gün dahi uçurulmadı....... ne sebeptense bilmiyorum....... Ayrıca 1997 yılında insansız hava araçlarını Türkiye'de üretmek üzere.................................. bu nedenle riskleri de göze almak gerekiyordu......................... mahkemeler de o zamanki para ile sorumluları 1... bütün harekât kendine özgüydü. militanları çatışma sonrasında takip etmek... 28 Şubat sonrası oluşan havada..................... Halbuki daha 1988-89 yıllarında termal kameralı uçaklarımız vardı ama kullanmadık......... yabancı bir ortakla Konya'da fabrika açan bir firma da ilgisizlikten................ tek bildiğim çok şeyin heder edildiğidir. Belki Bölge Valisi şuur altında sivillerin böyle bir araç almasını kabullenemedi veya istemedi.......... kullanılan malzeme de özel olmalıydı... Güneydoğu'da hüküm süren durum olağan askeri bir operasyon değildi ki... Bölüm: Devlet kendine özgü şartları vardı.5 milyar tazminata mahkum etti......... hem de tazminat için mahkemeye verdim......... Bölüm: Devlet uçak amaca uygundu ve dünyanın birçok yerinde de kullanılmıştı.... kullanılıyordu............ ...... i .......... 1 . İşte Güneydoğu'daki olaylarda yeterli başarı sağlayamama-mızm altında bunun gibi küçük ama çok Önemli sebeplerin yattığının görülmesi gerekmektedir. buradaki eylemlerin ....... gerilla harbiydi.

........... Gün adlı televizyon programına katılmış.._________....... Programdan sonra artık ıstıhbaratçılık yapamayacağıma kanaat ge t iriyordu m... turistlere yönelik eylemde bulunmak için olabilirdi..... İlk bakışta bu bilgiler pek inanılacak gibi değildi........... Bir müddet sonra fotoğraflar da dahil çok ciddi materyaller elimize geçti ve artık dağda silahlı bir grubun eylem hazırlığı içerisinde olduğundan emin olmuştuk..................... eylemden sonra dönerler diye düşünmüştük....... bu durumda da eylemi yapacakları zaman gelir..._ ........... Bu nedenle İstihbarat Dairesinden ayrılmak için dilekçe verdim.... Ne de olsa orada siyasi olarak dayanacakları.... bir yerleşim yeri bulunmuyordu.... Bölüm: Devlet musak vasıtasıyla..... o sıralar bizim güney illerimizin birinde bulunan İstihbarat Şube Müdürlüğünden..... bu durumun hakkımızda psikolojik bir harekâta dönüşmesini değerlendirmiştim. BKC (biksij tipi makineli tüfekler gibi ciddi silahlarla donatılmıştı... Antalya "ya.. İddiaların yayılması üzerine 32. destek alacakları bir halk kitlesi........ Görevden ayrılmama kısa bir süre kala.....___________________......... Ancak gelen bilgiler çok sağlamdı ve bizim kanaatimizi d oğru lamı y ord u.. Antalya'daki faaliyet sadece turizmi baltalamak.. O tarihler...... çünkü PKK'nm Antalya'nın kırsal alanında ve dağlarında faaliyet göstermesinin çok anlamı yoktu... Verilen bilgilere göre uzun süreli faaliyette kalmak üzere Antalya'ya bir grup nakledilmişti ve grup RPG denilen roketatar.. İşte bu mucizevi sistem sayesin de PKK grubunun yerini 226 belirli aralıklarla tespit .......... Bu bilgileri netleştirmek için istihbar! faaliyetleri yoğunlaştırdık ve yeni bilgiler elde etmek için çalıştık.................. Batı Çalışma Grubunun kuruluşuyla ilgili temin edip üst makamlara verdiğimiz gizli bir belgenin çalındığı iddia ediliyordu....... 1 ... bana göre çıkıp televizyonlarda konuşan bir istihbaratçı artık istihbarat hayatını bitirmiş sayılırdı... İlgili vilayetin ve merkezdeki bizim teknisyen arkadaşların çalışması neticesinde PKK grubunun sipariş verdiği cihazlardan birinin içerisine bir elektronik cihaz yerleştirerek haber alma imkânı yaratıldı..... İstihbarat Dairesinin PKK karşısında gerçekten çok üstün performans gösterdiği bir dönemdi............... bir PKK grubunun geçtiğini ve Antalya'nın kırsal alanında gerilla faaliyeti yürüteceğim bildiren ciddi bilgiler geliyordu..

.. PKKlılarm yerini elektronik olarak tespit edebilmek i çın militanlara birkaç km yaklaşmamız gerekiyor du. Kuzey Irak'taki PKK unsurlarıyla telsiz konuşması yapan bir cihazın varlığı tespit edilmiş............. Bu durumu tartıştıktan sonra...... Emniyetin timi vardı ama tek başına olması da pek uygun değildi............... Ancak bahsettiğim gibi.. 1 ............ mutlaka ek kuvvete ihtiyacımız vardı... Bu bölgeye timleri gece sızdırırsak............ İsparta ve 2ı saat içinde gelip operasyona 32 Burdur civarında bulundurulan timler çağırdığımız zaman birkaç katılabileceklerdi... yaklaşık bir bölge tespiti de yapmıştı... Artık kesin olarak bölgeyi netleştirmiştik................. PKKlılarm çektirdiği bir fotoğrafta görünen kayalık yapı ve çeşmeyi bulmaya çalışıyorduk..... İlave Jandarma timlerine ihtiyaç duyuluyordu.. yer lerini belirleyerek grubu imha etmek mümkündü..... Bu esnada Emniyet Genel Müdürlüğünün Özel Harekât Timlerinin büyük bir kısmı İsparta iline getirilmişti... Aynı gün... Jandarma ve Valilikle görüştük......._________._ ............................___________________.. elimizdeki cihazlarla...... jandarmanın elinde özel veya operasyon yapacak tim yoktu ve bu timin temin edilmesi için biz sürekli Emniyet Genel Müdürlüğü ve 227 .... ancak bir sorun vardı: Operasyon Jandarmanın görevli olduğu kırsal alanda yapılacaktı ve Antalya Jandarmasının elinde bu operasyonu yapacak yeterli tim bulunmuyordu. Eldeki küçük istihbari bilgilere hangi dayanarak dağlık Antalya'nın büyük coğrafyası için içerisindeki bölgede olduklarını bulmak helikopterle arazinin her gün belli bir bölgesini taramaya başladık........... bizim elde ettiğimiz bilgiyi teyit eder mahiyette hem askeri birimler hem de Milli İstihbarat birbirlerinden bağımsız olarak Antalya'da....... Antalya'nın doğusuna yakın bir bölgedeydi ve köylere yakın bir arazi içerisinde bulunuyorlardı..... Bölüm: Devlet edebilecektik............. Üçüncü gün PKK mensuplarının yerlerini belirledik.. Antalya'ya vardığımızda Antalya İl Emniyet Müdürü. helikopter le belirli zamanlarda havalanarak grubun yerini tespit etmeye çalıştık...... sadece amirlerini Antalya'ya götürmüştük. Bu gelişme üzerine bir polis helikopteri ve teknik ekiple birlikte Antalya'ya gittim......

. 1 . Bununla birlikte Antalya İl Emniyet Müdürü Natık Canca tek başına bu riski üstlenemeyeceğini.. örgüt Antalya'ya yerleşecek..... Genelkurmay Başkanı kısa bir süre sonra ağustos ayı içerisinde açıklama yapıyordu: "Dünyada Amerika'dan sonra en büyük harekâtı yaptık........ Gece temin ettiğimiz kamyonetlerle PKK Mardan sinyal aldığımız bölgeyi dolaştık ve o bölgeye girip çıkarak (biraz da belki kendimize riske atarak) PKK'nm yerini daha kesin bir şekilde tespit etmek için bir süre daha çalıştık... yaptığı en ufak eylemle tüm Antalya bölge turizmini tehlikeye sokacaktı...... Türk turizmine çok ciddi darbeler vurabilecek..._________...... Tim buiamıyorduk. Îİ t-1 i rı ci c........ Operasyon yapılmadı... Buna rağmen birkaç gün daha beklememize rağmen maalesef tim getirilemiyordu............... Bölüm: Devlet Jandarma Genel Komutanlığından (onlar da Genelkurmaydan) tim istiyorduk ancak uzun bir süre geçmesine rağmen bir türlü tim gelmedi. grubunun yeri belliydi. ancak iki üç gün sonra tüm görüşmelere rağmen jandarmanın artık bir tim çıkarma ihtimali olmadığını anladık..........." şeklinde dünyaya beyanat veriyordu...... yapılacak bir operasyonla bu bölgede sökülüp atılabilirdi.. PKK üyeleri vardı ve tespit kesin nokta istihbaratıydı.......... ama operasyon timi olarak yetiştirilmemiş askerlerle bu gruba karşı operasyon düzenlemek uygun değildi........................ hatta dağda çekilmiş fotoğrafları bile vardı ve örgüt bu bölgeye yeni giriyordu.. c c o...... eğer jandarma timleri gelmezse polis timlerini buraya soktuğu zaman doğabilecek olayların PKK sorumluluğunu kendisinin üstlenemeyeceğini söyledi.........._ ... altı tabum "uçarbirlik harekâtıyla" Cudi dağının muhtelif yerlerine attık...........................___________________... Antalya Emniyet Müdürünün tek başına risk üstlenmemesi üzerine biz operasyonu yapmadan Antalya'dan geri döndük...... TİJLFI^ t Lİ rlz ÎTİ i ÎT c CİCLTIDC vuracak büyük eylemler gerçekleştirecek bir grubu imha etmek üzere iki veya üç 228 .... elimizde grubun sayısı ve ellerindeki silahların fotoğraflarına kadar tüm detaylı bilgiler... O tarihlerde... hatırlıyorum. Olsa olsa kendi elindeki klasik karakol hizmetlerini yapan jandarma erleri ile destek verebilecekti......... timler geri çekildi..... Böyle bir beyanat veriyorduk iz TD cirrici T d ilci nın t LİF ...... Ancak maalesef jandarmanın tim getirememesi.....

yanılmıyorsam 2004 yılı bütçe görüşmeleriydi.... Halbuki bu grubu o gün imha etmek mümkündü... Terörle mücadelemizle ilgili belki dışarıdaki insanın göremediği ama içinde olan bizlerin yaşayarak gördüğümüz çok ciddi hataların.___________________......................................... Bölüm: Devlet özel Harekât Timini Ankara'dan Antalya'ya getirememiştik...... 1 ....... jandarmalarla birkaç defa çatışmaya girdi........... turistik tesislere roket attı......................... Bakana sorulacak sorulara anında cevap hazırlamak ve cevaplandırmak üzere beklerler..1T layacaktır: Antalya'da bu PKK grubu Oİ turistlerin araçlarını ve ormanları yaktı....... kendi bütçeleri görüşülürken komisyon üyesi milletvekillerinin bakanlanna soracağı sorular karşısında hemen cevap hazırlamak üzere genellikle komisyonda ve Meclis'te hazır bulunurlar.. Üç-beş gün boyunca burada operasyon yapacak bir tim bulamamıştık... sanıyorum sekizinci Jandarma 229 ...... Daire Başkanlarının büyük bir kısmı da alt komisyon toplantılarında hazır bulunur..............._ ...... eksikliklerin ve aslında bu olayların neden bu kadar büyüdüğünün örneklerinden bir tanesi de bu olaydı diye düşünüyorum.î 1S ....... 2003 yılının aralık ayında konuşmaları dinliyordum..... Emniyet Genel Müdürü......... Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi TBMM'de bütçe görüşmeleri yapılırken gelenektir....... S onrasım belki birçok l... Genel Müdür Yardımcıları. (daha sonra intihar eden) Albay Ab-dulkerim Kırca buradaki bir çatışmada yaralanıp sakat kaldı... İşte Türkiye'nin teröre bakışı........_________....... O arada bütçe hakkında genel bilgiler verilirken ekrana yansıyan tabloda gördüm ki Türkiye'nin yedinci büyük bütçesi Emniyet Genel Müdürlüğüne aitti. İçişleri Bakanlığımın bütçesi görüşülürken ve bunun içinde en büyük yer tutan bütçelerden bir tanesi de Emniyet Genel Müdürlüğü olduğundan... bir bakanlığa bağlı olan genel müdürlük ve ait birimlerin bürokratları.. birkaç komando taburunun aylarca süren operasyonlarının ardından imha edilebildi....... Bu grup iki yıl boyunca Antalya'da pek çok olay gerçekleştirdikten sonra ve Türkiye için epey sorun yarattıktan sonra.... Bir defasında ben de orada bulundum...

... Her birim ayrı ayrı aynı malzemeyi satın almak istiyor....._ ............... Bütçe içinden ve dışından elde edilen gelirlerden toplanan kaynaklar iç güvenliğe ayrılıyordu ki...... ama bunları yerinde ve zamanında kullananı ryo ruz. paranızı saklamak için aldığınız kasanın değeri paranızdan daha fazlaydı..... Bu ülkenin kaynakları yatırım ve insanlarının eğitimi için değil.... koordinasyon olmadığından her şeye avrı ayrı harcama yapılıyordu...... bunlar toplamda çok büyük rakamlardı.. Ayrıca görevlerim esnasında gördüm bir diğer durum da devletin iç güvenlik birimlerinin kendi içerisinde dayanışma...... 1 ........... ülkelerinin güven (ki bazıları bir bakanlığın bütçesi kadardır) ve Başbakanlık örtülü ödeneğinden aldıkları paylar bu rakama dahil kuvvetlerinden daha fazla malzeme almıyor... Bugün yine bütün devlet kurumlarının imkânlarına. maalesef güvenlik için kullanılıyordu................ bu harcamanın kesinlikle 230 . yardımlaşma. hatta gerek duyulmayacak son model cihazlar...___________________... güvenlik amacıyla kurulan birimlerin ödenek ve bütçelerinin Türkiye'de diğerlerinden modern batı çok daha fazla olduğu lik görülecektir........... Bu da gösteriyordu ki bu ülkenin. böyle olmaması gerekiyordu....... bu ülkenin devletini kendi vatandaşlarından gelecek zararlara karşı korumak amacıyla kurulan teşkilatların bütçeleri çok büyük rakamlardı..... Jandarmanın.. Oysa bugün Emniyetin.......... süper sistemler....... bütün güvenlik birimlerinin ve hatta Silahlı Kuvvetlerin iç güvenlik amacıyla işbirliği yapmaİarı halinde........ Emniyetin çeşitli vakıf ve dernekler vasıtasıyla sahip oldukları kaynakları değildir....... Üstelik Türk Silahlı Kuvvetlerinin.... her şeyin en iyisi istenmeye kalkılıyordu.. dokuzuncu Sahil Güvenlik Komutanlığı.... birimler arası yaşanan ciddi bir yarıştan ötürü de inanılmaz rakamlarla bütçeler talep ediliyordu. Görüntü şuna benziyordu.............. Jandarmanın...... Bölüm: Devlet Genel Komutanlığı._________.. onuncu Milli İstihbarat Teşkilatı diye gidiyordu...... İkinci büyük bütçe de Türk Silahlı Kuvvetlerınindi diye hatırlıyorum......... özellikle iç güvenliği ile ilgili. kullandıkları bütçelere bakılırsa........ Burada bir yanlışlık vardı.... yani bu ülkenin vatandaşlarını birbirlerine yapacakları kötülüklere karşı korumak....

si'nde Yenilikler 2003 yılı haziran ayında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığına (KOM) atandım. Daire Başkanlığının merkezde Mali.............. 1 ...... iç güvenlik adı altında heba edilip bir tarafa...... işten anlayan sivil kurumlar..... çok daha iyi bir şekilde sağlanabilir....... Aksi taktirde bu ülkenin büyük bir kaynağı.......... Ülke genelinde ise her îl Emniyet Müdürlüğü içerisinde KOM Şube Müdürlüğü yer alır. Bu kurumlar tek çatı altında birleştirilmeden...... ama kamuoyunda......... çok daha az kadroyla................ Bölüm: Devlet dörtte bir inmesi veya bu harcamayla on katı karşılık elde edilmesi mümkündür....___________________... Bu ülkenin iç güvenliği çok daha düşük rakamlarla. Organize ve Narkotik suçlar olmak üzere üç önemli birimi vardır ve bu birimlere bağlı olarak pek çok suçla tüm ülke çapında........... Maalesef içinde olanlar bunu kabul etmese bile gerçek böyledir..... sivil kişiler tarafından denetlenmeden asla rayına oturtulamaz......... daha çok uyuşturucu operasyonlarım yapan Narkotik birimi öne çıkar. Kendi aralarında koordinasyonu iyi sağladıkları zaman bu harcama ve faaliyetlerden kesinlikle tasarruf edilmesi ve başarının çok daha yüce olması mümkündür..... hatta çok ciddi şekilde bu...... Ben birincil olarak mali suçlarla. ama mevcut durumda tüm kaynakları iç güvenliğe de harcasanız kesinlikle bu konuda istenen başarının sağlanamayacağına eminim.................. yani kaçak ve gizli yöntemlerle yapılan her türlü mal (akaryakıttan tekel malzemesine) ithalatı ile başta ihaleler olmak üzere kamudaki yolsuzluklarla ve ikincil olarak da mafya denen organize suç şebekelerıyle mücadeleye öncelik ve önem veriyordum._________...... genellikle kendi kurumsal menfaatlerini ön planda tutan teşkilat ve kurumlardır..............._ .... atılmaya mahkumdur..... Çünkü onlar... çünkü bunlar yerinde ve zamanında usulüne uygun kullanılamamaktadır...................... ama ne yapılırsa yapılsın maalesef bu kuvvetler arasında gerekli koordinasyon hiçbir zaman sağlanamamıştır ve sağlanamaz. mücadele edilmektedir..... Fakat uluslararası 231 .

......_........ benden önce............. Van'dan Edirne'ye kadar her ilin polisi dinleme kararı aldığında Ankara'ya gelip kendi iline ait bir iki telefonu Daire Başkanlığında dinliyor ve dinlemede elde ettiği bilgileri kendi iline telefon vs. ................... bunların devamı gelmeliydi.. sistemli bir çalışma yapmak mümkün değildi._ ............ müfettişlerin ve bankalar yeminli murakıplarının İmar arasında........._________................ işimiz iki kat artmıştı ve üstelik ben mali...... 1 ....... Diğer yandan çalışıp iş üretmek lazımdı................ kuruluş ve teşkilatlar uluslararası uyuşturucu ile mücadeleyi öne çıkarmaya çalışıyorlardı......___________________............. Sonra bilgisayar sistemi.. Şartlar üç alana da eşit önemi vermemiz gerektiğini ortaya koyuyordu. dairenin görev alanına giren konuları ve bu konularla ilgili mevzuatı öğrenmeye çalışıyordum ki Uzan olayı patlak verdi.... _ _ _ ...... ....... Tam bu sırada Uzan olayı patladı. yoluyla aktarıyordu.. O tarihlerde KOM'un merkezde kendine ait teknik altyapısı yoktu (İstihbarat Dairesi konu üzerinde çalışıyordu) ve tüm Türkiye'deki il şubeleri (İstanbul hariç) herhangi bir dinleme faaliyeti için Ankara'ya geliyordu.. daha önce hiç bu birimlerde çalışmamıştım.............. Uzan Olayı Yukarıda belirttiğim gibi..... Böyle komik bir uygulama vardı...... Hızlı ve hummalı bir çalışmanın içerisine girmiştim............................. Kaçakçılık Daire Başkam olarak görevde yeniydim..... henüz anlayıp ve kavrayamadığım Uzanların Bankası yolsuzluğunun 232 .................. İçişleri Bakanı Saadettin Tan tan'm zamanında önemli operasyonlar yapılmıştı.. bu şekilde bir çalışma ile netice almak............ bir yandan da öğrenmem gerekiyordu.... bir sistem kurmak olduğu açıktı.. Bölüm: Devlet Haliç'te Yaşayan Sımonlar.......... bilgi bankası ve sokakta çalışan birimlere istediği teknik malzeme ve sistemleri sağlamak gerektiğini görmüştüm....... narkotik kaçakçılık konularını bilmiyordum................... Bir anda kendimi denetim elamanlarının... Daire başkanı olarak ilk önem vermem gereken şeyin kurumsallaşmak........

.... gereç.................. Çok güzel bir cihazdı..... daha sonra İSKİ soruşturması ve Ergim Gökneli sor-guiamasıyla adını duyuran Mali Şube Müdürü arkadaşım Salih Güngör geldi.. Aralarında Soner Komiser vardı ki tam o meşhur sözdeki gibi 'tek basma bir orduydu'.... o zamana göre birinci sınıf işçilik ve kalitedeydi..... hatta bir süre görevde de kullandık................_________. beni banka..... Ozanlara yönelik tahkikat başladığında ozanlarla ilgili önceden aklımda kalmış bazı bilgileri anımsıyordum... Bir süre sonra bu işlerden az da olsa anlayan....... Bu cihazı bana..... Üstelik bu işlerle asıl olarak ilgilenen Bankalar Denetleme ve Düzenleme Kurulu o sıralar kendi içinde BDDK ve TMSF olarak ikiye bölünüyor. İstihbarat Şube Müdürü olarak İstanbul'a yeni atanmıştım ve şubeyi araç........ Anımsadığım ilk olay 1992 başlarında gerçekleşmişti...._ ....... getirdiler..... 233 .. 1 ......... personel açısından güçlendirmeye çalışıyordum................. yöneticileri yeni atanıyordu..... masa altına gizlenmiş küçük bir elektronik cihaz buluyor....... müdürü bir oda veriyor ve Yahşi orada çalışırken bir gün ayağının değmesi ile dinleme cihazı olabileceğini tahmin ettiği............ ama ağlamaya da zamanım yoktu... denemeler yaptık bizim şubedeki cihazların hepsinden iyiydi.... Bazen anormal olaylar aklımın bîr kenarında kalır..... Devlet: Bölüm: en büyük soygunla karşı karşıya kalmıştım..... denetimlerinde yetkili bir uzman olan Yeminli Murakıp Fahrettin Yahşi ile görüştürdü. yıllar sonra işime yarar.... Bölüm: Devlet ardından tüm şirketlerinin karıştığı olayın içinde buldum...___________________... daha önce bankalar operasyonunda görev almış epey tecrübeli personellerimin olduğunu gördüm...... Sıradan mali konuları dahi tam olarak anlayamazken bir anda 1.... Bana arılattıklarına göre bankayı denetlemek ve incelemekle görevli Yahşi'ye banka......... Çok zor durumdaydım..... telsiz teknisyenim İbrahim kısa sürede inceledi. Bir gün.. Ozanlar adına yapılan pek çok şeyin yansını tüm samimiyetiyle çalışan kamu görevlileri yapmışsa diğer yarısını Soner Komiser tek başına yapmıştı desem yanlış olmaz......

kendisine banka._________.......... hileli ve biraz da casusluk yöntemleri kullandığının ipuçları ortaya çıkmış. biz de üzerinde durmamıştık............... Asayiş Şubesi benden bu tehdit eden kişinin telefonunu tespit etmemi istemişti. Kaydettiğimiz konuşmalarda tehdit eden kişiler aşağı yukarı 20 milyon dolar alacaktan bahsediyor..___________________... 7' diyorlardı.... haklarında hiç bilgi sahibi değildim ama bu cihaz ve kullanılan yöntem hiç makul görünmüyordu ve bunu yapanlar büyük şeyler saklıyor olmalıydı..... ne de devletin başka kurumları bunu anlayacak....... Uzanlar adına yetkili olan birileri ile görüştüm.... "Bu işi Ahmet Özal yaptırıyor. Birileri telefonla Star TV patronlarından haklarını ve alacaklarını istiyor........... ama kanalla ilgili yaşadıkları ayrılıktan dolayı alacak iddiaları olduğunu anladım.. Diğer bir olay ise 90 karın başında meydana geldi._ .............. tahkik edecek durum ve konumda değildik..... Cem Uzan i tanımazdım.. üstü kapalı şekilde tehdit ediyormuş... Sebebini söylemiyorlardı.. bu amaçla birkaç defa olayı anlamak ve bu kişiyi tespit etmek için Star TV ye gittim.... o gün de kendisi yoktu. İstanbul'da göreve başlamamızdan kısa süre sonra Asayiş Şube Müdürlüğüne Star TV'nin sahiplerinin telefonla tehdit edildiği intikal etmiş.. 234 ........ Daha o günlerde Uzanlann legal yollar dışında farklı. Bir süre sonra da aralarında anlaşmazlık çıkınca Star TV Uzanlarda kalmış........ Türkiye Yün ilk özel televizyonu Star TV Ahmet özal ve Cem Uzan İn ortaklığında yayma başlamıştı........... Almanya'da buluşmak istiyorlardı. Fakat ne ben.... 1 ........... Zaten benim görevim sadece terör istihbaratı idi..... içerisinde bilgi veren var mı diye öğrenmek amaçlı konmuş olabileceğini düşünmüştü...... Bankanın sahipleri kimdi.... ancak biz uya-namamışız.. Bu tuhaf olay böylece zihnime kazınmıştı.............. Aslında bir tek bu olay bile bu kişiler hakkında şüphelenmek ve araştırma başlatmak için yeterliymiş........ Bölüm: Devlet O zaman Fahrettin Yahşi bunun önemli olmadığını......... Aranan telefona bir teyp bağlayarak tehdit eden kişinin birkaç konuşmasını kaydettik.. onun adamları....... Ahmet Özal da sonrasında Kanal 6'yı kurmuştu... görüşmek için Türkiye dışında... nasıl insanlardı..........

. 2 40 ozanların 20 milyon doları olamayacağına göre.. sonra da "batıyor" söylentisi yayılınca (mali uzmanlara göre bu söylentiyi de kendileri yaymıştı) halk bankaya hücum etmiş.. bu işi neden yaptıkları.......................................... Faizin neredeyse % 100-120 olduğu enflasyon yıllarında milyar dolarlara tekabül eden parayı bir yıl 235 .... Bu kişilerin arkasında kimlerin olduğu... Kimsenin diyeceği bir şey yoktu..................... O gün ilk yolsuzluk patladığında basın yukarıdaki olaylar da dahil tüm bilgileri tazeledi: mafya benzeri yöntemler kullanıyorlardı............. Sonradan öğrendiğime göre bu kişiler Uzanlar için çalışıyordu............... Bana paranın olup olmamasının önemli olmadığım....... çeşitli kişilerle sorunları Mali vardı.. bu parayı isteyen kişiler de mantıklı değillerdi. ama Uzanlar bu olayla voliyi vurmuştu....___________________.. faiz istemeyene anaparasını veririz yoksa para ödeyemeyiz" demiş. 1 ................. uzmanlar Uzanlarm marifetlerini anlatmaya başladılar.... "Siz vadeyi bozuyorsunuz.. Anlatılanlara göre Uzanlarm ilk önemli marifeti şuydu: Kendilerine ait İmar Bankası ilanlarında en yüksek faizi vereceğiz diyerek halktan milyarlarca mevduat toplamış... Hatırladığım diğer bir olay ise İstanbul Borsasında iki kişinin (Hüseyin Engin Saydam ve Uğur Soyata) sahip olmaları mümkün olmayan miktarlarda büyük paralarla hisse topladıkları.. bu kişileri yakalamamız gerektiğini söylediler. Bu defa Uzanlar vadesinden önce anapara istendiğinden.. ancak haklarında bu tür haberlerin çıkması üzerine sırra kadem basarak kayboldukları ve bir daha kendilerinden haber alınmadığının tespit edilmesiydi... bu kadar nakit parayı kimin verebileceği konusu yine aklımın bir köşesinde kalan hususlardandı........ Bölüm: Devlet Ben biraz cesaret vermek adına (aslında biraz da tam bir saflıkla) tehdit eden kişilerin ciddi olamayacaklarım söylemiştim.._________............. daha önce batan bankalarda zarar gören halk da panik halinde anaparayı kurtarmak için faiz istememiş ve Uzanlar isteyen herkese tüm parasını ödemiş....... işlerinde bize casusluk aletleri kullanıyorlardı....._ ...... Hâlâ bu olayı hatırladıkça saflığımdan dolayı utanırım..........

........ ÇEAŞ ve Kepez'd e yönetime hâkim olan Uzanlar kısa sürede şirketlerin içini boşaltmaya. Çukurova bölgesindeki barajlardan elde edilen elektriğin özel şirket.. eliyle dağıtılıp yönetilmesi için devlet tarafından 19501i yıllarda kurulan..... bu şirketlerin paralarını kendilerine aktarmak için yöntemler geliştirmeye başladılar... başka şirketlere ortak olmaması gerekirken Uzanlara ait Ladik...... Uzanlar Önce özelleştirme kapsamında ÇEAŞ'ın belli oranda hissesini almışlar...... Daha sonra hisse satın alarak Antalya'da Kepez Elektrik adlı elektrik şirketini de satın aldılar...... Bölüm: Devlet bedava kullanmış. Daha sonra hisseler henüz kendilerine devredilmeden.. Önce bu şirketlerin paralarını.... İmtiyaz sözleşmesi gereği ÇEAŞ.. sahip oldukları Star TV'yi de silah gibi kullanarak tüm karşı koyanları susturmuş ve sonunda yönetime hâkim olmuşlardı. Bartın ve Trabzon Çimento şirketlerinin 132 milyon dolarlık hissesini satın alarak ortak oldu ve bir süre sonra çimento şirketlerinin sermaye artırımlarına ÇEAŞ sokulmadı......... ÇEAŞ .. çok ortaklı kârlı bir şirkettir........ Şanlıurfa......................................................... Uzanlara ait şirket ve Uzan ailesi üyeleri. 1 .............. hiç faiz ödememişlerdi. ancak bu esnada küçük hissedarlar zarar etmeye başladı. ÇEAŞ ve Kepez Elektrik ÇEAŞ. halk "biz haksızlık yaptık bak adamlar paramızı ödedi" demişti...... kendilerinin Kuzey Kıbrıs'ta kurdukları İmar Öff Shore Bank'a düşük faizlerle yatırdılar........_________...._ ..... elektrik dağıtımı ve satışı konusunda imtiyaz hakkına sahip. Şirketlerin paraları kendilerine akmasına rağmen zararda göründükleri için vergi vermediler......... Gaziantep.. diğer ortaklarınca yapılan sermaye artırımları ile ÇEAŞin bu çimento şirketlerindeki hisselerinin 236 değerini düşürerek......... hisselerin temsil haklarını para karşılığında noter senetleri ile alarak yönetime hâkim olma yolu izlemişler ve uzun kavgalar sonucu.. üstelik tüm paraları ödeyerek en sağlam ve güvenilir insanlar görünümüne kavuşmuş....... sonra sahip oldukları bankalar aracılığıyla gizlice hisse toplayarak %37 hisseyi ele geçirmişlerdi...... bu şirketlere finaııs kullanmak ihtiyacı duyduklarında ise aynı bani ■çalarda yüksek faizle kredi kullandılar ve böylece şirketler zarar etmeye başladı..___________________........

.......... bu iki şirkete bu kadar yüksek miktarlarda ve yüksek faizlerle kredi veren İmar Off-Shore Bank Ltd..._________... el konulduktan sonra aylarca mahkeme yoluyla uğraşılarak bu malların bir kısmı Uzanların üzerlerinden silinip devlet adına tescil ettirilmiştir....... Kanunu hükümlerine aykırı davranmaktan Adana... Uzan Grubu şirketleri adına tescil ettirilerek kamudan mal kaçırılır........... Berke Barajı İnşası İmtiyaz sözleşmesi gereği. Kıbrıs'taki İmar Off Shore Bank i 'kara para cenneti' diye nitelendirilen Lihtenştayn merkezli Patrak Finans adlı bir şirkete satarlar. şirketinin durumu.... tekrar bu şirketlere çok yüksek faizle kredi olarak vermiştir.......... Bölüm: Devlet taralından 132 milyon dolara alınan hisseleri yine Uzan Grubuna ait başka şirketlere sattılar.... 1 ...... Bu şirketin sermayesi..... Uzanların ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'teki bu ali cengiz oyun larmm bir kısmı denetim elemanlarınca tespit edilerek rapor edilmiştir. Ayrıca ÇEAŞin faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle alman mal varlıklarının.... Lefkoşa Büyükelçiliğinin Hazine Müsteşarlığına verdiği rapora göre............ ama bunlar 2003 yılma kadar hasıraltı edilir veya etkin olarak işleme konmaz.. Antalya ve İstanbul Asliye Ceza Mahkemelerinde davalar açılır...... aslında bu şirketin sahibi de yine Uzan Grubu'dur..... ama ÇEAŞ ve Kepez'in yüz milyonlarca dolar parasını düşük faizle alıp.. ÇEAŞ ve Kepez şirketlerinin elde ettikleri gelirle belli oranda yatırım yapma mecburiyeti vardır ve bu mecburiyet bölgede hidroelektrik santrali....... Uzanların bazı aile üyeleri hakkında Sermaye Piyasası Kanunu ve Türk Ceza......................___________________......... imtiyaz sözleşmesi gereği Enerji Bakanlığı adına tescil ettirilmesi gerekirken.......... 1993 yılında 1 milyon dolardır...... yani düşük fiyatla zararına . yani barajlar yapılmasını 237 66 milyon dolara._ ....... İşin esas komik tarafı ise........................ halk tabiri ile rayından çıkacağını hisseden Uzamlar bu tezgahın ortaya çıkma ihtimalini göze alarak........ Sonunda ÇEAŞ ve Kepezin zarara uğratılması ve çeşitli usulsüzlük suçlamalarıyla. İlerleyen tarihlerde işin...........

. bu amaçla Berke Barajı projelendirilmiş ve bir İtalyan firmasına 591 milyon dolara ihale edilmişti.......... Tansu Çiller döneminde ÇEAŞ imtiyaz sözleşmesi iptal edilerek yönetime el konmak istenir......................... adlı şirket üstlenir............. ile şişirilmiş faturalar kullanılarak maliyet yükseltilir ve ÇEAŞ'a fatura edilir._________._ ......... Buna göre 2002 yılı sonuna kadar sektörde faaliyet gösteren şirketlerin..... ÇEAŞ'a el konması ve usulsüzlüklerden dolayı Uzanlar hakkında açılan davalarda bu defa da bilirkişi ve uzmanlara rüşvet verilmesi olayları gelişir.. bir rakama mal olmuştur............ Bölüm: Devlet gerektirir.... 2001 yılında 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu çıkartılarak. demir vs........... Böylece baraj inşaatını Uzan Grubuna ait Yapı Ticaret A.. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulur............. Bu aşamadan itibaren. Ayrıca ÇEAŞ in imtiyaz sözleşmesi gereği...... İddialar doğruysa bu barajın yapımında Uzanlarm şirketine 400 milyon dolar akta rılmıştır. ödemelerin yapılmaması ve işin bırakılması için çıkarılan bin bir güçlük üzerine bu İtalyan firma baraj inşaatını........ baraj inşaatında kullanılan her türlü malzeme Uzan Grubunun diğer şirketlerinden satın alınmaya başlanır.... ÇEAŞın Uzanlarm eline geçmesinin ardından.... ozanlardan önceki dönemde..... devlete karşı bu yatırımları yapma taahhüdü ve mecburiyeti olmasına rağmen bu yatırımlar için ÇEAŞ ve ortağı olduğu diğer şirketler üzerinden 12 ayrı yatırım teşvik belgesi kullanarak.... ama önce koalisyon döneminde Enerji Bakanlığının kararname hazırlamaması..... 1 .........Ş. Sonunda görkemli bir törenle açılan Berke Barajı bir milyar dolar civarında... Uzanlarm zoruyla bırakır.___________________........ zemine beton enjektesinde kullanıldı diyerek Ölçülmesine imkân olmayan ve gerekenin çok üzerinde miktarlarda çimento.. devletten haksız nakit para yardımı alınır............ Daha yakın fabrikalar olmasına rağmen çimento Urfa ve Gaziantep fabrikalarından getirtilir........... üretim ve 238 ..... sonra eskiden beri Kemal Uzan in yakını olmuş olan Demirci'm cumhurbaşkanlığı döneminde kararnameyi imzalamaması nedeniyle başarılı olunamaz....... Uzanlarm yaptıkları usulsüzlükler ve yolsuzluklar üzerine...

....... 239 .... Dünya bilimine bilimsel çalışmalarımız ve buluşlarımızla giremedik ama İmar Bankası yolsuzluğu ile bu alanda dünyada hatırı sayılır bir yer edindik. ÇEAŞ in hisseleri daha önce bu şirkete satılmış gibi gösterip................... ÇEAŞ elinden alman Uzan Grubu nakit sıkıntısı çekmeye başlar ve bu sıkıntı da..................... nasıl yapmışlardır? Bunu kısa bir yazıda anlatmak mümkün mü bilemem... Bölüm: Devlet dağıtım faaliyetlerinin aynı grup tarafından yürütülmesi yasaklanır. kendi dağıtım bölgelerindeki her alıcının elektriği kendilerinden almaya mecbur olduğunu.. Başka bölgeden alman elektriğin kendi dağıtım bölgelerinde alıcılara ulaşmasına müsaade etmez.._________..... bölgedeki üretim ve üretimleri dağıtım %20'si haklarından bilini başkalarına devretmeleri şart koşulur.._ ............. Uzan Grubu ÇEAŞ i geri almak için Türkiye'de açtığı davaları kazanamayınca ve kazanamayacağını anlayınca bu defa daha farklı hilelere başvurur.... alıcının herhangi bir bölgede ucuz bulduğu elektriği istediği üreticiden serbest piyasada alması ve iletim şirketlerinin bedeli karşılığında............ elektriği taşıma mecburiyeti getirilir. hakkında birden fazla kitap yazılacak cinsten........___________________.......... yavaş yavaş İmar Bankasına sıçrar: elektrik şirketlerinden gelen nakit para akışı kesilen banka... imtiyaz hakkını iptal ederek ÇEAŞ ve Kepez'e el koyar.... ödeme sıkıntısı içerisine girer...... dünyadaki bankacılık suçları ve banka içi boşaltma operasyonlarında literatüre girmiş bir olaydır......... eski tarihli imtiyaz sözleşmesi ile buna hakları.... Uzanların yaptığı asıl yolsuzluk tam olarak nedir? îmar BankasıYıda neyi.... Dağıtım toplam şirketlerinin tüketimin faaliyet ile yürüttükleri sınırlanır..... İmar Bankası olayı. Ayrıca enerji dağıtımının serbest olması... olduğunu söylerler ve kanunu bölgede uygulamazlar.... davası açarlar...... 1 ...... (Kitap yazılırken tahkimde ilk işlemlere devam edilmektedir... yabancı yatırımcıyı koruma ve teşvik amaçlı çıkarılan tahkimle ilgili mevzuat ve arılaşmalara dayanarak.......) Peki.......... ama Uzanlar bu hususlara uymazlar......... Bunun üzerine Kurul...... Ürdün'deki temsilcileri oları Ali Cenk Türkkan vasıtasıyla Güney Kıbrıs'ta Libananco isimli bir şirket kurarak..... tazminat.

... finans........... siyaset için mi ekonomi yapıldığı anlaşılamayan........ Kuzey Kıbrıs'ta tabela şirketi olarak kurdukları......... iktisat gibi konuları çok iyi bilmeyen..... Bir kısım mevduat da baştan İmar Bankası şubelerinde daha yüksek faize Kuzey Kıbrıs'taki İmar Bank Off-Shore Ltd.... Sonrasında iktidarla ters düşmeleri nedeniyle mevduat çıkışı da hızlanır... Uzanlar har içindekilerin büyük kısmı diğer şirketlerindeki lise mezunu personellerden seçilmişti ve onları da diğer bankalara göre düşük ücretlerle çalıştırdıkları ortaya çıkmıştı.. Bunların doğal sonucu olarak İmar Bankası'nm mali yapısı da bozulur................. sorgulama ve soruşturma yetenekleri ekonomik sebeplerden dolayı gelişmeyen.. Bankalar Kanunuma göre İmar Bankası Yun mevduatının ancak %10'u kendi grup şirketlerine kredi olarak verilebilirken Uzanlar bu kanuna aykırı olarak çeşitli usulsüzlüklerle İmar Bankası'mn tüm mevduatını Uzan Grubu şirketlerine kullandırıyordu.. bankayı denetleyen yeminli murakıp ve uzmanların raporları üzerine BDDK birçok defa Uza 240 . sonra da bu şirket yeniden bu paraları/mevduatı Uzan Grubu şirketlerine kredi olarak veriyordu........... ÇEAŞ ve Kepez'e el koyulmasıyla İmar Bankası'na sıcak para girişi azalınca Uzanlar Genç Partiyi kurarak ekonomi için mi siyaset...... Bu da yetmiyor mevduatın önemli bir kısmı....... Yönetimde....... mevduat kabul etme ve verme dışında çok fazla bir inisiyatifi bulunmayan kişilerdi.. tüm işlemleri Türkiye'deki temsilcisi gözüken İmar Bankası şubelerince yapılan İmar Bank Off Shore'a aktarılıyor.... hesabına yatırılıyor gözükerek zaten tamamen Türk Bankacılık Mevduatı sistemi dışında kullanılabiliyordu.............. memur pozisyonunda ve rolündeydiler ve bu durum Uzan GrubuYıun yolsuzlukları yapmasını kolaylaştırıyordu..._ ..... Bölüm: Devlet İmar Bankası nasıl bir bankaydı ve nasıl yönetiliyordu diye baktığımızda gördüğümüz kadarıyla bankanın tüm ortakları Uzanlardı...._________......... Bu insanların büyük çoğunluğu dar gelirli ailelere mensup............... tam bir aidiyet duygusu içerisinde çalışan........ Yönetim kurulunda değil. resmiyette kendilerinin gözükmeyen................. örneği görülmemiş bir siyasi atağa kalkarlar.....___________________..... gelirinden başka bir şey düşünemeyen... 1 .............

Bırakın polisi.......Ş..... Nasıl oluyor da İmar Bankası onlarca defa murakıplarca denetlendiği halde uzun süredir devam eden bu yolsuzluk tespit edilemiyor? Diyelim ki yeminli murakıplar.. Bu şeytani bir yöntemdi............ ama Uzanlar her zaman olduğu gibi devletin dediği gibi değil kendi bildikleri gibi davranmayı tercih ederler........ görmeden milyar dolarların herkesin önünde saklanabileceği sonucuna vardım...... genel müdür yardımcıları olanları görmez... Ancak Kemal Uzan yönetimden ayrılırken îmar Bankası'nın bilgisayar sistemini işlevsiz kılmış........ bankanın mali bünyesini kuvvetlendirmek için tedbir almalarını ister....... ama bankanın yönetim kurulu üyeleri.. denetim elemanları fark etmedi.... Sonunda çalışanlarla görüşüp.... Başta anlatılanlara inanmamıştım............ 241 ..... illerdeki şube müdürleri de mi fark edemedi? Daha doğrusu baba Uzan ve iki oğlu dışında sadece iki üç kişi ile 5 milyar dolarlık bir mevduat herkesin gözü Önünde nasıl saklandı? Bu...._ ........... kesin birçok kişi biliyor..... eldeki kayıtları inceleyince. yeni tedbir almak değil daha da ileri giderek yönetim kurulu başkanı Kemal Uzan dahil tüm yönetimi toptan istifa ettirirler.. genel müdürlük yöneticileri. ama doğruyu söylemiyorlar diyordum.......... bankaya bilgi işlem desteği veren ve yine Uzanlara ait olan Merkez Yatırım A. bankacılar bile yapılan yolsuzluğu anlamakta zorlanıyordu. koca bir fili binlerce insanın gözü önünde sahnede yok etmek gibi bir şeydi ve Uzanlar bunu gerçekten yapmışlardı.. hiçbir bilgi işlem desteği vermeyerek bankayı çalışmaz hale getirmiştir.............. Durumun vahameti karşısında BDDK İmar Banka sı'n m yönetimine de el koyar.._________... MİT'in mali uzmanları.. müdürleri.......... hiç kimse bilmeden...___________________.... Yolsuzluğun yapılış biçimini ve yöntemini anlamamız bile birkaç hafta sürdü. bunun mümkün olabileceğini..... nasıl olur da bunca banka çalışanı........... dâhiyane bir uygulama idi ama Uzanlar bunu yapmıştı... Bölüm: Devlet uların banka mevduatını grup şirketlere kanuni hadden fazla kullandırmamalarını............ 1 .............. Ama bir yandan da bilinse bu sır mutlaka bir şekilde dışarı sızardı diye de düşünüyordum..... bilgisayar yedekleri kaybolmuş...

........ 1 .. onlar da bunları doldurup ilgili maliye birimlerine veriyorlardı.........._ . paralar anında merkezdeki hesaba geçer. ama o gün aldıkları tüm para ne kadardır... bilanço veya genel bir rakam isterse banka şubeleri bunu çıkarıp veremiyordu........ Banka şubelerinin her ay maliyeye vermesi gereken beyannameler de merkezdeki bilgisayar sisteminde üretilerek şubelere gönderiliyor..... ama aslında merkezde bir tek bilgisayar uzmanı ile 242 .. yine Uzanlara ait bir şirket veriyordu..___________________. merkezdeki bilgisayar sistemi bunları üretip neticesini ilgili şubeye ve denetim elemanlarına aktarıyordu.. Eğer isim verirseniz o kişinin tüm işlemlerini görebiliyor.................. Uzanlar ise öncelikle offline çalışmayı seçmişlerdi.... Yine banka şubelerini denetlemeye gelen yeminli banka murakıpları o şube ile ilgili genel bir cetvel..... talebi merkeze aktarıyorlardı...... az önce de belirttiğim gibi İmar Bankası'na bilgi işlem desteğini Merkez Yatırım AŞ denen.. Diğer tüm bankaların bilgisayar sistemleri online denen sistemle çalışır. hesap.......... Her gece bilgisayarlar bir kez birbirlerine bağlanıyor..... Bölüm: Devlet Yapılanların Kısa Özeti Uzanların İmar Bankasında yaptığı şuydu........ Herkes bunu gayet normal ve makul bir uygulama gibi görüyordu............ Bu programları Uzanlar özel olarak yazdırmışlardı..... merkezdeki bilgisayar da tüm bilgileri birleştiriyordu...... bankada genelde mevduat miktarı ne kadardır gibi bilgilere sahip olamıyorlardı... merkezdeki bilgisayar da öyle.. Yani bankanın bilgisayarları bu şirket tarafından programlanıyor ve kontrol ediliyordu....... ayrıca merkezden illere gönderilmesi gereken bilgiler varsa merkezi bilgisayar onları da gönderip tekrar kapanıyordu... yani illerdeki her banka şubesinin bilgisayar sistemi sadece kendine aitti ve kapalı devre çalışıyordu.................. şubelerde gerçekleşmiş olan tüm işlemler merkeze gönderiliyor.......... her şubenin sadece kendi işlemlerini görmesiydi............... Şubeler kendi bankaları ile ilgili bir icmal........._________....... Bu sistemin önemli sır ve odak noktalarından bir tanesi... Yani bankaların şubeleri bilgisayar ağları sayesinde merkeze ve birbirlerine bağlı para havalelerini anında yaparlar... genel bir değerlendirme çıkaramıyorlardı.... verdikleri ne kadardır.

.._________..._ ........... Yani Uzanlarm sırrı aslında bu mantık ve düşünce sisteminden kaynaklanıyordu. Başka anormallikler de vardı............... Araştırmalar ilerledikçe Uzanlarm daha çok marifeti çıkıyordu........................ karşılığı parayı alıyorlardı... hükümete İmar Bankasının 500 milyon dolar civarında maddi büyüklüğünün olduğu söylenmişti. Oysa Uzanlar giderken bilgisayar sistemini bozdukları ve yedekleri bulunamadığı için bankanın gerçek mali durumu anlaşılamamıştı... üstelik ellerinde satacakları bu miktarda bono da yoktu... Lihtenştayn gibi yerlerde kurdukları... bu bankalar adına işlem yapıyormuş.. Televizyonlarda reklamlar vererek olmayan bonoyu satıyor..... mevduat topluyormuş gibi görünüp kendi banka şubelerinde farklı faiz uygulamaları ve farklı işlemler yapmışlardı.......... 12 çimento fabrikasına sahip olan...... Daha sonra tek tek şubelerden kayıtlar toplanıp icmal yapıldığında gerçek ortaya çıktı: bankanın gerçek borcu 5 milyar dolan aşıyordu..........î... literatürde kıyı bankacılığı denen ve sadece bir levhadan oluşan off-shore bankalar yaratarak. devlet bankaya el koyarak tüm borçlarını ve mevduatını mudilere ödemeye karar vermeden önce..442 katrilyonu buluyordu........ ı.. Telsim gibi dev bir GSM şirketine............. Hükümet yetkilileri de tahmmimce bütün mevduat 500 milyon dolar ise bu rakam ekonomiye ciddi sıkıntı yaratmadan ödenebilir diye bankaya el kovmakta tereddüt etmemişlerdi....... Ayrıca o zaman birçok bankanın yaptığı gibi yurtdışında Kıbrıs.... Bölüm: Devlet raporları üretip denetleyen bir veya iki kişi vardı ve çift yazılım kullanarak tüm rakamları her 5> 9i ÎTİ cl ÎT onda bir oranında gösteri- yorlardı.___________________.... böylece hazine zararı 8....... iyi incelendiğinde gerçekten üç kişiyle tüm insanların gözünün Önünde 5 milyar doları saklamayı şeytani bir zekâyla basara-lb ı.... 1 .îxin 1*51 ir cı... İmar Bankası'mn ödeme güçlüğü içerisine girmesi ve iflas ettiğinin anlaşılması üzerine........................ Yani soruların hep iki yanıtı vardı: Uzarılar için gerçek rakamlar ve diğer kişiler için onda bire indirilmiş rakamlar............. ellerinde hazine bonosu almasatma yetkisi olmadığı halde bir katrilyon liralık hazine bonosu satmışlardı..... bünyesinde 264 şirket ve birkaç holding bulunduran koca 243 .......

..... Herkes bu itiraz edenlerin Uzanlarm kendi adamı olduğunu söylüyor.................... 1 . resmi belgelerde kaynağında kesilen vergilerin haricinde devlete hiç vergi vermiyordu........ takip.. ancak her biri 2 metre boyunda 22 adet dev çelik kasa içerisinde Uzanlarm şirket binalarından kaçırıp getirdikleri tüm Uzan Grubu şirket ve holdinglerinin dosyaları...... gelen bir ihbarla Uzanlarm banka ve şirketlerinden kaçırdıkları paralarını Şenlikköy'de bir villaya koydukları bildirildi........... ayrıca Cem Uzan in üzerine gitsek yaptıklarımız. mahkeme sonuna kadar birkaç yıl çalıştırıp bedavadan milyarlar kazanıyorlardı. Uzanlarm yolsuzluğunu..... Hakan Uzan.................. ancak her ihaleye birileri mutlaka itiraz ediyordu.. Genç Parti başkanı olduğu için şirketlerdeki hisse ve yöneticiliği seçim döneminde azaltılmıştı.... Hatırlanacağı üzere Uzanlar 19901ı yıllarda çimento fabrikaları ihalelerinde herkesten yüksek fiyat vererek fabrikaları Özelleştirme İdaresinden alıyor.. Tüm bunlara rağmen Uzanlara ait yerlerde arama yapmak veya Uzanları sorgulamak için yakalama karan alamıyorduk... Yapılan araştırmada Şenlikköy'dekı adrese... Bölüm: Devlet Uzan Grubu... savcılar mudilerin şikâyetini hukuki bir mesele olarak algılıyor........ Bu sırada olağanüstü bir şey oldu.. kaçma durumlarının olacağını anlatmakta zorlanıyorduk.......... Savcıları ikna etmek...._________...............___________________.. 244 ....... hiç ödeme yapmadan. hukuki değil siyaseten yapılıyor denerek çarpıtılabilirdi...... Yavuz Uzan ve diğer bazı önemli kişiler yurtdışına kaçmışlardı.. Tüm çimento fabrikaları böyle alınmıştı...... casusluk işlerine dair kayıtlar ve gizli sayılacak çok önemli belgeler ele geçirilmişti.._ ........... üç adres için de arama kararı alındı.. Bu İtirazın yargılama safhası yıllar sürüyor.... Diğer adreslerde de önemli belge ve dokümanlara ulaşıldı............ Uzanlar da aldıkları fabrikalara...... Cem Uzan son zamanda..... Uzanlarm şirketlerine el konmasından kısa süre önce büyük çelik kasaların vinçlerle duvarlar delinerek yerleştirildiğinin öğrenilmesi üzerine.... mahkemelerden karar almak çok zordu.. Geciken kararlar sonunda Kemal Uzan. diyorlardı. gizli izleme.... Yapılan aramada para bulunamadı.... ama hiç kimse de bir şey yapmıyordu. bu kadar açıkla ilgili uzman raporları kesin değil vs.

hukuk.............._ .... Bu anlamda şirketlerin birbirleri ile olan bağlarının koparılması......... Uzanlarm el konan şirketlerini kurtarmak için önümüzdeki dönemde planladıkları da vardı... Bölüm: Devlet Özellikle Şenlikköy'deki villa tam bir karargahtı.... olurlarsa olan tüm yazışmaların tüm grup yapıldığı ve arşivlendiği Lotus-Notes isimli e-posta sisteminin verileri şifreleriydi. Buradan tüm Uzan şirketlerinin sahip... Uzanlar bir nerede yazılım olsunlar... özel Büronun (emekli Albay M...İ.... Bulunan belgeler arasında............... yönetime başka kişiler seçerek şirketin yönetici kadrosunu değiştiriyor.............___________________...) tek basma bir iki kişi ile burayı idare ediyordu.......... Bu sisteme göre yapılacak işlerle ilgili olan herkes e-posta atarak işlemi başlatıyor ve 245 ........_________... Uzanlarm sadık elemanlarından bir bayan (M.....İ bir iki dakika içinde Uzan şirketlerin den birinin sahiplerinin hisselerini başka kişilere devrederek... tarih gibi kısımları boş bırakılmış imzalı hisse devri.... kritik departmanlardan olan Telekem Grubu........ şirketlerini......... hissedar ve yöneticileri değiştiriliyor...... ilk tedbir kararlarına itiraz et mek için bilirkişi raporları hazırlanması. güvenilen tüm çalışanlarından alınmış ve miktar..... M... Bu nedenle Uzan şirketlerinde hissedar veya yönetici olanların ifadeleri alınırken birçok kişi sorguda hangi şirketin ortağı olduğunu veya hangi şirketteki ortaklığının sona erdiğini bilemiyordu.......... özel Lotus-Notes aracılığıyla gerçekleştirdikleri yazışmalarla yönetiyorlardı.. istenilen tarihte istenilen kişiler hissedar veya yönetici yapılıyor veya şirketle alakası kc-silebiliyordu. şirketlerin tamamının değişik adreslere taşınması... Bu rada Uzan Grubu hım hissedarı veya yöneticisi sayılan.. Şenlikköy'de Grubunun ve bulduğumuz yönetirken ikinci önemli kaynak iç ise Uzan şirketi kullandığı..... yeni şirketlerin kurulması gibi birçok hususun daha yerine getirilmesi planlanmıştı.......... film grubu şirketlerinin ortaklık yapılarının değiştirilmesi..... ekibinin) ve Rumeli Telekom grubunun taşınması.. hisselerinin hamiline çevrilmesi..... öyle bir sistem kurulmuştu ki tek kişi eliyle 264 şirketin tüm ortaklık yapısı ve yönetimi istendiği gibi düzenlenebiliyordu.. Ş. bunları hukuki anlam ifade edebilecek şekilde karar defterlerine ve dosyalara işleyebiliyordu.......... yönetimden istifa dilekçeleri vardı....... 1 .......

...... her 246 .... Genç Parti ile ilgili usulsüz işlemleri Yargıtay Başsavcılığına. bankacılık mevzuatına aykırılıklar ve usulsüz off-shore işlemleri gibi hususları BDDK ve TMSF Başkanlığına.. evrak hazırlanması.... İncelemelerimiz sonunda Uzanlarm yaptığı tüm usulsüzlük ve kanunsuzlukları belli başlıklarda toplayarak. mal kaçırmaya yönelik işlemler.. usulsüz kredi verme.. illegal işlemlerin kimin talimatı ile nasıl ve kimler tarafından yapıldığını görme imkânına sahip olduk........... sahte belge... el konan şirketlerinin....... hesap hareketleri..___________________........... Özel Büro adlı...._________.. kaçırdıkları vergiler ve vergi mevzuatına aykırılıklarını Maliye Bakanlığına... ÇEAŞ ve Kepez ile ilgili hileli faaliyetleri Enerji Bakanlığına.... bazen sevilmeyen kişileri özel teknik aletlerle izliyor ve dinlemeler yapıyordu............. Uzanlar pes etmek istemiyordu.. Telsim ve diğer şirketlerdeki gümrük kaçakçılığı ile ilgili bilgileri Gümrük Müsteşarlığına......... el koyma kararları öncesinde devir işlemi yapılmış gibi göstermek için Kemal ve Hakan Uzan'a imza kısmı boş eski tarihli evrak götürmek isteyen ve gizli para taşıyan kuryelerini yakaladık.. başında M...... 1 ... Bölüm: Devlet yöneticiler tüm gelişmeleri görerek talimatlarını veriyordu. durumlarda kullanılacak veya kullanılmış malzeme........... Bu ekibe ait olan cihazları ve elde edilmiş ses kaydı ve gizli görüntüler ile şantaj vb.. Bu ekip bazen ticari rakipleri.... Uzanlarm bu e-posta dosyalarını aldık ve kendi bilgisayarlarımıza yükledik.... isimli emekli bir albayın bulunduğu özel bir ekip kurmuşlardı.... izinsiz ve olmayan hazine bonosu satışları ile SPK mevzuatına aykırılıklarım SPK Başkanlığına....... doküman ve belgeleri savcılığa aktardık. operasyonlarda aşama aşama kimin ne kadar katkısı olduğunu....... Ayrıca Uzanlar........... Ş.. böylece tüm Uzan şirketlerinin yaptığı işlemleri......................... kamu görevlilerine rüşvet verilmesi ve diğer suç içeren hususları da Cumhuriyet Savcılıklarına klasörler halinde verdik..........._ ....... Uzanlarm hâlâ dışarıda bulunan elamanları vasıtasıyla........ Bunların dışında. İstihbarat Daire Başkanlığının çalışmaları neticesinde. devlete intikali gereken dışarıdaki alacaklarının gizlice tahsiline engel olmak ve şirketlerinin ortaklık yapılarını eski tarihli olarak değiştirerek sorumluluktan kurtulmak için yaptıkları faaliyetleri deşifre etmek gerekiyordu.....

. Karşıdaki devlet bile olsa fark etmiyordu................. Hemen An karadaki FBI irtibat görevlisi ile görüşüp elimizdeki tüm bilgileri aktardık.... Yavuz Uzan in muhtemel yerini tespit etmişler.. ABDli görevliler ile uzun süre çalıştığından kendileriyle yakın ilişkisi olan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Aslan'ı devreye soktum...... Muhtemelen ABD'deki kızının yanma gidecekti..... hatta o okluğu zannedilen bir kişiyi kısa süre takip bile etmişlerdi.... kavga...... Yıllarca uyuşturucu konusunda kendileri ile yardımlaşmıştık ve bugün de onlar bize yardımcı olmalıydılar...... İngiltere......... İsviçre......___________________.... o bir defa devreye girdi mi işin ucunu bırakmazdı.. bir yakınının ona bazı şeyler götüreceği haberini almıştık... Aslında bu ülkelerle genellikle uyuşturucu ile mücadele konusunda iyi bir işbirliği mevcuttu..... ABD..... bulduğu adres dahil hepsini inkar ederek Yavuz Uzan in ABD'de olduğunu kabul etmiyordu....._________... deneyimli ve birikimliydiler.... ama günler geçmesine rağmen bilgi gelmiyor. ama konu ekonomik konulara gelince hiçbir ülke iş adamlarını ürkütmek istemiyordu..... ısrarlı aramalarımıza rağmen irtibat görevlisi bahaneler üretiyordu. ABD've gitmek istiyordu... Hollanda başta olmak birçok ülkeden) yardım almak gerekiyordu.............. direnme. Sonunda toplantımıza geldi. çatışma kültürüne sahiptiler... Devlet adamı özelliği her zaman önde olan zamanın Emniyet Genel Müdürü 247 ...... Israrla DIA'nm daha önce yaptığı tespitlerden bahsederek bize doğru bilgi vermediklerini.. ancak bu defa da DIA.. ama bizim de vazgeçmeye niyetimiz yoktu.. Kısa sürede bilgi geldi........ Ama Yavuz Uzan in suçu kara para aklamak olduğundan bundan sonra takibi FBI yapmalıydı............. Ama bunun için uluslararası (özellikle Ürdün._ ............ biraz da kabalaşarak anlattım...... Bölüm: Devlet zaman çelişki... Uzanlann yakalanması ve kaçırdıkları mal varlıklarının bulunması şarttı...... Hedefimizin uçakla ABD'ye hareketini öğrenince Türkiye'de irtibat görevlileri bulunan ve uzun süreden beri Türk polisi ve özellikle benim dairem ile işbirliği içinde olan Amerikan Narkotik Teşkilatı DIA'dan yardım istedik. Bize bu konuda yardımcı olmak istemedikleri açıktı............... önce Yavuz Uzan in izini bulduk.. 1 ........... mücadele içinde olduklarından bu konuda yetenekli..

... galiba bizden başka kimse bir işadamını ürkütmek istemiyordu.............. ama ülkelerinden ayrılmasını istediler........ hatta takip bile etmediler. Belki de ABD elleriyle teslim etmek istemedi.. o da Türkiye'ye geldi... sonunda İngilizler bu işlerle görevli polis teşkilatının ikinci başkanını bizimle görüşmeye gönderdi. Bu beni çok güçlendirmişti.... Sonunda bir yıl kadar sonra Türkiye'ye gelince Yavuz Uzarfı yakaladık.... "Sizi anlıyorum............ bunun sadece sizin değil aynı zamanda Emniyet Genel Müdürü'nün de fikri ve karan olduğunu söyleyin.. yakalandı ve mahkum oldu. Genel Müdür devlet adamlığını gösterdi.... "İngilizlere şimdiden sonra bizim de kendileriyle yar dımlaş may acağım ız ı. devlet malı gibi kavramların halkımızın şuurunda İngiltere'deki gibi olmadığını anlatamadım............... halka ait bu kadar parayı zimmetlerine geçirmiş kişilere karşı neden halkın tepki göstermediğini anlayamadı....___________________.. yine de Uzanlar hakkında işimize yarayacak önemli bilgileri bilahare verdiler................. Bölüm: Devlet Gökhan Aydın erin de ısrarla devreye girmesi üzerinde FBI merkezinden destek sözü geldi. Sonunda.... Ben de ona kamu menfaati..." dedi...... Uzanların bankada batırdığı tüm paraları devlet ödediği için hiç kimse Uzanlara kızmıyor......... İngiliz daha da garipseyerek. Bilgi vermesi gereken ikinci ülke İngiltere'ydi ancak onlar da istediğimiz yardımı yapmıyor....... geçmiş tarihte Uzanlarm İngiliz Kraliyet Ailesi ile yakınlığı....... aynen İngiliz irtibat görevlilerine aktardık.. Ancak Yavuz Uzan i yakalayıp Türkiye'ye iade etmediler.. siz de korumakta zorlanıyorsunuzdur herhalde" dedi....... "Hayır.. onların dernek ve kulüplerine yaptığı bağışlarla ilgili bilgilere ulaşınca ve Prenses Sarah'nm Türkiye'ye Uzanlarm misafiri 248 .. daha sonra İngiliz İçişleri Bakanımın ziyaretinde Bakanın konuşma metnine ekledik ve her türlü diplomatik ilişki ile her seviyede bunun dil-lendirilmesini sağladık... 1 ...... Durumu Genel Müdüre aktardım ve karşı tavır göstermemiz gerektiğini söyledim... Gelen başkan.." dedim.. halkın bunca parasını aldıkları için halk Uzanlara saldırıyor dur......................... Cem Uzanın ve Uzan ailesinden bazı kişilerin rahat dolaştıklarını öğrenince.._________.... bizi oyalıyorlardı..............._ ...

silah veriyor. Uzanlar ise Ürdün'de ileri gelen her aileyle..... Tüm uğraşlarımıza rağmen bilgi alamadığımız gibi Ürdün..... ve ileri ülkelerin polisleri dünya üzerinde yürütülen önemli tahkikatlardan haberdar oluyor. İsviçre ise mali konularda hiç kimseye bilgi vermemekle ünlüydü... ama bizi oldukça şaşırtarak önce kara para ve mali konularda uzman iki polis gönderdiler... Konuyu iyi bilen Soner Komiser başta olmak üzere.. 1 ... meğer tüm Avrupa...... sebebi belli olmadan milyon dolarlar ödüyorlardı......... çünkü Ürdün'de belli aile ve aşiretler devlet yönetimini paylaşmış gibiydiler..... sonra da görüşme talebimizi kabul ettiler....... İngiltere'yi ve Hollanda'yı dolaşıyor........ yurtdışı ilişkilerinde deneyimli olan ayrıca İsviçre mali polisinden bir yetkiliyi de yurtdışındaki bir görevden tanıyan Narkotik Şube Müdürü Yaşar Yaman ve tahkikatın İstanbul cephesini iyi bilen Kaçakçılık 249 ...___________________.... her aşiretle ortak şirket kurmuştu... Bölüm: Devlet olarak geldiğini öğrenince neden bilgi alamadığımızı anlamaya başladım............ Ülkemizden kaçan Uzanlarm yeni karargâhının Ürdün olduğunu kısa sürede öğrenmiştik ama burada işler daha zordu.... askeri ve istihbarat kurumlarının bakan ve yöneticileriyle farklı ilişkiler geliştirmişlerdi............................ Dünyaya bu gözle bakamayan Türk polisi ise bu anlamda çok gerideydi........ Uzanlarm faaliyet ve organizasyonlarının merkezi olmaya devam etti.. olup bitenleri takip ediyor ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyorlarmış. Krala hediye olarak otomobil......... Kral ile karşılıklı yakınlıkları vardı....... Ürdün'ün dışişleri. Ama sonunda İngilizler de belli oranda bilgi vermeye başladılar..._________............... Uzanlarm belgelerini inceledikçe mali açıdan asıl merkez olarak İsviçre'yi seçtikleri anlaşılıyordu direkt ama hiçbir zaman paralar parayı önce Türkiye'den İsviçre'ye göndermiyorlardı.............. Ayrıca o dönemde Alman polisinden Uzanlar hakkında İsviçre'deki dolandırıcılık ve kara para tahkikatım öğrenmiştik..... sonra İsviçre'ye gönderiliyordu................. meclis.......... Hâlâ da ettiği kanaatindeyim...._ .

...... İsviçre savcıları da soruşturmanın sağlam delillere dayandığını gördüler ve memnuniyetlerini dile getirdiler.... bazı belgelere el koymuştu...........nık t3......... hangi şirketten çıkan paraların Hollanda-İngiltere veya İngiltere-Hollanda üzerinden dolaşarak İsviçre'ye gittiğini sunum yaparak anlattı...... Bu çok üzücü ve beni derinden yaralayan bir durumdu..... Hatta Uzanlarm İsviçre'de irtibat halinde oldukları kişiler ve onların son olaylar üzerine Uzanlarla yaptıkları yazışmaları ortaya koyunca................ Uzanlarm Lotus Notes e-posta sistemi üzerinde tek tek...... kamuyu ve hazineyi zarara uğratmak için bulunan yol ve yöntemlerde sınır tanınmıyordu.t ^ÖstcFCjrcî^................. böylece hem vergi vermediklerini hem yurtdışına para £U / çıkardıklarını hem de yurtdışında kredi almış olmanın itibarına sahip olduklarını söylüyorlardı._ ..___________________... İsviçre Federal Baş Savcısıyla ve Uzanlar hakkında başlatılan kara para ve yolsuzluk tahkikatlarını yapan iki savcı ile görüştük.... bu parayı Türkiye'ye doğrudan getirmeyip bunu teminat göstererek bankadan düşük faizle aynı miktarda kredi aldıklarını...3.. Uzanlarm ve avukatlarının oradaki şirketlerinde aramalar yapmış..... Soner Komiser...... İsviçreli yetkili bir ara (Telsim'in lisans sözleşmesi için hazineye 500 milyon TL yatırmaları gerektiği bir zamanda) Uzan-Iâxırı isviçre USI3 03. yaklaşık 450 milyon dolarlık kredi aldıklarını söyledi.. 1 ..ict kcrıciı p9....._________.İ3jrını tcmiîi..... İsviçre'de kredi bulduk diyenlerin çoğunun kendi paralarını teminat göstererek kredi aldıklarını ve sonra da kredi ödüyoruz diyerek paralarını yurtdışına çıkar-dıklannı... hiçbir yabancı firma ve bankanın Türk firmalarına kolay kolay yüz milyon dolarlık krediler vermediğini.... Yani İsviçre bankalarında aslında 500 milyon dolar paralarının olduğunu...rB.... aslında birçok Türk firmasının bu yolu kullandığını................ Burada İsviçre mali polisiyle............... 250 .... Bölüm: Devlet Şubelerinden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Şammaz Demirtaş ile birlikte görevli olarak İsviçre'ye gittik.. Üstelik paraları varken yabancı bankalara anlamsızca faiz ödüyorlardı.. federal polisin Kaçakçılık Daire Başkanıyla.... hangi tarihte hangi yolu izleyerek.. İsviçre Uzanlar hakkında soruşturma açmış.............................

....... adli istinabe hazırlayarak İsviçre'deki .-.___________________....... ama İsviçre ciddi sorunlar yaratacağı için bu paranın Motorola'ya verilmesini istemiyordu... Davanın Türkiye'ye devri ve hatta İsviçre'deki mal varlıklarının Türkiye'ye gelmesi ihtimali kuvvetlenmişti.. bunlar arasında Ürdün Kralı Hüseyin'e................. Adalet Bakanlığı.. evrak verebileceklerini......... kara yoluyla İsviçre'ye getirilip Yimpaş'ın hesaplarına yatırılmasından sonra.... eğer davayı bize devrederse hukuken bunu savunabilirdi......_._ .......................... Diğer yandan Amerika baskı yapıyordu.. Bölüm: Devlet İsviçre'nin verdiği diğer bilgilerde Yımpaş Group AG adına Almanya'da toplanan paraların.... Görüşmelerde İsviçre bize bu bilgileri vermenin yanı sıra...... bu paraların bir kısmının Türkiye'deki Yimpaş şirketine..... Motorola.... İsviçre bir çıkış arıyordu.......................... Yozgat ve Ankara Savcılığı ile görüşerek soruşturma başlatılması için talepte bulunduk....1........ açıkça hiç konuşulmasa da Uzanlar hakkında İsviçre'de başlayan dolandırıcılık ve kara para tahkikatı Motorola firmasının şikayeti üzerine başlamıştı......._________. Bu ihtimali destekleyen bir husus daha vardı........ Uzan davasının tüm savcılık işlerini yapan..... Uzanların İsviçre'deki malvarlığını istiyordu........ Bolum: Devlet Uzan soruşturması dosyası ve içeriği hakkında bilgi talep etti. 1 .... bu yüzden uluslararası hukuka uygun olarak bunun yolunu arıyordu.. işin yükünü çeken Savcı Mecit Ceylan......... Bunun üzerine İsviçre savcıları ile bizim tahkikatı gerçekleştiren İstanbul Şişli Savcısı Meclt Ceylan karşılıklı olarak görüşerek Uzanlar hakkında adli yardımlaşma kapsamında bilgi alışverişinde bulundu.............. Bu istinabeye cevaben İsviçre den çok ciddi bilgiler geldi................................................... hatta soruşturmanın devredilmesinin bile söz konusu olduğunu belirtti.. bir kısmının ise belirli kişiler adına gönderildiği söyleniyordu.. adli istinabe yöntemi ile istendiği takdirde soruşturmayla ilgili bilgi... Türkiye'ye dönünce.............. çocukları ve sıkıntı içerisinde bulunan askerler yararına hediye olarak Telsim tarafından bir 251 .... tarafı olduğumuz uluslararası adli yardımlaşma anlaşmaları çerçevesinde........._____.......

.................. yalnızca İsviçre'nin cevap verdiğini ve bazı bilgileri gönderdiğini duydum....... Kral tarafından çekilen bu paranın neden Türkiye'den Ürdün'e doğrudan gön-derilmeyip bu yolun mı izlendiği bize soruluyordu..... Uzardan yakalamak amacıyla bilgi almak için İsviçre dışında Almanya.................___________________.. Hakan Uzan tüm şirket ve mallarına el konmasına rağmen yabancı bir bankaya ait tek bir kredi kartıyla ayda 450 bin dolar civarında harcama yapabiliyordu....... Dubai.. Japonya........._________..... delilimiz yoktu tahminimizi yazamadık. 1 .... televizyonda Uzanların İsviçre'deki paralarından 150 milyon doların Türkiye'ye getirildiğini öğrendiğim 252 ..... ama Maalesef sebebin olduğundan emindik. Bu soruşturmalar devam ederken başka sebeplerden görevden alındım ve Edirne Emniyet Müdürlüğüne atandım.... Lübnan gibi daha pek çok ülkeyle yazışıyor..... burada beni sorduklarını duyunca ziyaretleri ve ülkem adına yaptıkları için teşekkür etmek ve değer verdiğimi göstermek için İstanbul'a gidip onlarla görüştüm.......... görevli gönderiyor ve yardımlaşmak için gayret sarf ediyorduk.. Daha sonrasında görevden alındığımdan neticesinin ne olduğunu bilmiyorum............ ciddi devlet anlayışı içerisinde bize gerekli bilgileri verdi ve yardımcı oldu.. Singapur. Daha sonra bu kitabı yazarken.......... Zengin ve maddi imkânları olan kişileri izlemek çok zordu............... Bu para önce İngiltere-Hollanda dolaştırılarak İsviçre'ye gelmiş ve buradan Ürdün'ün başkenti Amman'a gönderilmişti.......... biz uçak biletlerinden gittikleri yerleri öğrenmeye kalkarken onlar bilet değil uçak kiralıyorlardı....... özellikle Almanya en içten yardımcı olan ve bilgi veren ülke oldu..... Birçok ülkede yeterli desteği bulamadık ama Almanya ve Japonya istenen hususlarda.... Daha sonra İsviçre'de görüştüğümüz polis ve savcıların Uzan soruşturması ile ilgili olarak İstanbul'a gelip Savcı Mecit Ceylan ve KOM Dairesi yetkilileri ile görüştüklerini. ama bizde delil var onu öğrenmek istiyorlardı....... Lübnan'ın da kendileri ile ilgili hususlarda belli oranda bilgi verdiğini hatırlıyorum......_ ... Bölüm: Devlet milyon dolar miktarında para gönderildiği de vardı.. İsviçreliler gerçek ve bu paranın ne gönderilmesinin gerçek sebebini tahmin ediyor..................

.. Uzanlar mücadeleyi bırakmıyordu.................. Bunu öğrenmenin yolu bankanın ödeme ve hesapla ilgili o günkü evrak......... Ancak bu kararın başarılı olması için yeni yöneticilerin Uzanların fiziki saldırı ve şerrinden korunmaları gerekiyordu........ fış ve belgelerini rüşvet yeminli banka murakıbıyla emindim... birlikte ama incelemekti........_________. Herkesin iyi insan dediği savcı..................... Bu üyenin Uzanlar dışında başka bir 'batan banka' sahibi gruptan da para aldığına dair ciddi göstergelere ulaştık...... buna sonuçlanmadı..._ .. Banka şubesi rüşvet verdiğinden şüphelendiğimiz diğer gruba aitti ve savcılığa doğru bilgi vermiyordu..___________________..... ciddi alınmıştı. hesapların bulunduğu banka şubesinde murakıpların ve bizim inceleme yapmamıza izin vermedi............. Uzan'm işlediği suçlar ve yaptıkları usulsüzlükleri soruşturmaya çok yönlü devam ederken ve rüşvet konusuyla ilgili bilgileri araştırırken. Unutamadığım eksik soruşturmalar arasında beni rahatsız eden olaylardan biri olarak zihnimde duruyor.................... yeni yöneticilerin bir süre şirketlere geliş gidişleri bile ciddi sorundu... Bu aşamada tüm imkânlarımızı kullandık...... başta Telsim ve Çimento Grubu yöneticileri olmak durumdaki bu şirketleri ayağa kaldırdıkları gibi konjonktürün de değişmesi ile şirketlerin çok iyi fiyatlara satılmasını sağlayarak devletin kayıplarının belli oranda karşılanmasına büyük katkıda bulundular..... bankanın paralarını zimmetine geçiren kişilerden bu paraların geri alınabilmesi için daha etkin tedbirler alınmaya başlandı ve bu kapsamda 5020 sayılı Bankalar Kanunumda önemli değişiklikler yapıldı..... İmar Bankası'na el konmasından sonra... Buna dayanan TMSF.... bu defa toptan kurtuluş 253 ........ 1 .......... Bölüm: Devlet zaman. Yeni yöneticiler... bankada zimmetlerine geçirdikleri 8 katrilyonu tahsil etmek için Uzanların tüm şirketlerine el koydu ve grup şirketlerine yeni yönetim kurulları atadı. Yeni duruma göre bankalar........... mevduatı zimmetine geçiren kişilerin tüm malvarlığına el koyabilir hale geldi........... özellikle de BDDK üyesi bir görevliye verdikleri yüklü miktardaki rüşveti araştırıyorduk...... bu işi ilk başlatan ve gelişmesine katkı sunan biri olarak çok mutlu oldum.......

.. Cem Uzanın evinin altına sakladığı 80 milyon TL'lik kontör kartını dahi bulduk. Uzan ailesi fertleri ve yöneticilerinden oluşan yaklaşık 40 kişi hakkındaki tahkikat evrakımız sonunda yargılamalar devam etti ve bu kişilerin çoğu mahkum oldular........... 1 ........ Uzanlar iki ciddi rüşvetle bunu da sağladılar: Birincisi Bakırköy'de açtıkları bir davadaydı............ Sonunda ülke içerisinde numara yapamayacak hale gelince.... Uzanlar ise hiç boş durmuyor.............._________......... hileyi önceden haber alıyor ve ilgili kurumları uyarıyorduk.. ama iki yıl boyunca her hamlelerini tespit ederek önlemeyi başardık.............. yurtdışında faaliyet göstermeyi denediler: yatların TMSF tarafından satılmasına mani olmak için eski tarihli satış senedi tanzim ederek uluslararası sularda kullandırmamaya teşebbüs ettiler..... Uzan davasında yapılan yolsuzluklarda kusuru olan.............. Hukuk Mahkemesi.. Durumu haber aldık ve Adalet Bakanlığı ile birlikte mahkeme başkanına haber verdik ve yapılmak istenen hile daha anayasa mahkemesine gitmeden önlenmiş oldu. Diğer karar ise İstanbul idare mahkemesinde alınmak istendi....... Bu konuda davanın yakın tarihe kadar Cayman Adalarımda devam ettiğini ve bir süre önce Uzanlarm davayı kaybetmesi üzerine TMSF'nin yatları sattığını öğrendim... her zaman bir şeyler çevirmeye çalışıyorlardı.___________________..... Bölüm: Devlet Yıllarca bazı davalarının yüksek mahkemelerde rüşvetle kapa tılmasmda kullandıkları....................... Bu... Temel hiçbir usule uymayan bu karar Anayasa Mahkemesinde kabul görmedi........_ ... ciddi bir mahkemede olmaması gereken bir olaydı ve anlaşılan Uzanılan baştan savmak için verilmiş bir mahkeme kararıydı.... daha karşı tarafa dava dilekçesini tebliğ edip görüşünü sormadan davayı Anayasa Mahkemesi ne gönderme kararı vermişti....... Uzanlarırı yapacağı her manevrayı..... Bu iş için önce yerel bir mahkemenin önlerine gelen bir davada uygulanan 5020 Sayılı Bankalar Kanunumun anayasaya aykırılığını ileri sürerek davayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıması gerekiyordu................... bir kısım davalar hâlâ devam ediyor. ünlü ve bürokrasi camiasında hatırı sayılan hukuk profesörlerini de kullanarak harekete geçtiler.............. Firari 254 ..

... ama devleti daha ciddi sıkıntılara sokabilecek.........._________. hem Uzan'm dostu oldular. Her zaman halkın parasını kullanıyor..... asıl o sahayı düzenleyen şartların içerisinde olup bitenleri çok iyi göremediklerini....... Ama bizler hem Uzan in... çoğunlukla kof ve alışılmış bir denetim mekanizmasının çalıştığını gösteriyordu. Maalesef biz küçük hırsızlıkları ve patırtılı gürültülü olayları görmekte geç kalmıyorduk....... hem de devletin üst düzey görevlisi olarak emekli oldular. Maliye ve Hazine için aslında Uzanlar çok sinyaller vermişti. Bugün Uzanlardan bunun hesabı kısmen soruldu.._ ............ Emniyet İstihbaratı.. Bölüm: Devlet baba Kemal Uzan ve oğul Hakan Uzan hakkında açılan davaların görülmesi için yakalanmaları bekleniyor..... 1 . anlamak ve ona uygun tedbirler almak konusunda veya onu uygulayan kişileri izlemekte aciz kalıyordu. Bu ülkenin kamu görevlileri kamunun soyulmasına mani olamadılar.....4 katrilyon TLiıin yok edilmesine mani olamadılar..... her gün yeni yolsuzlukları rahatlıkla yapıyorlardı.................... ayda milyon dolarlar harcıyorlardı.. 2 tane uçak kullanıyor........ Uzanlar yılda üç beş gün kullanmak için........ O günkü rakamla 8... Milli İstihbarat. hem kamuda yüksek maaşla görev yaptılar. devletin hiçbir yasasına uymuyor........ kaderini etkileyecek bu büyük olaylarla ilgili tehlikeyi görmekten çok uzaktık... BDDK... birçok defa alarm zilleri çalmıştı.......... Belki de doğrusu bu sistemin kendi içerden gelen denetim ve dengelerine göre yürümesidır.......... tüm ülkenin mali sistemini.. Aslında Uzan olayı da (diğer birçok olayda olduğu gibi) devlet birimlerinin. hem de daha sonra kendi yandaşlarının yolsuzluklarına bakmaya kalktığımızda iktidar sahiplerinin hasımlığını kazandık...... ama bu soygunun gerçekleşmesine manı olmayan. hem Uzanlardan menfaat elde etmek isteyenlerin...... her biri 30-40 milyon dolarlık 5 tane yat. görevini yapmayanlara hiçbir şey olmadı.......... ama zaman zaman her şeyi allak 255 . Aslında Uzanlarm yolsuzluğu ile ilgili birçok emare orta yere çıkmıştı............ hiç vergi vermiyor...... Pişman mıyız? Asla! Üstelik gurur bile duyuyoruz............___________________.... Devletin güvenliğiyle ilgili çalışan birimler sorunları algılamak....... 8-10 milyon dolarlık 2 tane helikopter.

... Ömer Süha Bey.. olayın savcısı Ömer Süha Aldan tahkikatı bu yöne çevirmiş ve böylece Neşter 2 operasyonunu başlatmıştı........ o şuura sahip olduğumuz kanaatinde değilim... hatta Yüksek Mahkeme'de rüşvetle iş takip eden bir grubun varlığım tespit etmişti... Ama maalesef o düşünceye............ İşin zor tarafı ise bu grubun çok güçlü olmasıydı..... Bana kısaca olayı anlattığında bu konuda sonuna kadar kendisinin yanında olacağımı söyledim...... ender görülen titizlikte işini yapan.......___________________...... karıştığı dedikoduları çıkmış....... Bir zaman sonra tahkikat belli bir olgunluğa gelmişti ve operasyonun yapılması gerekiyordu.. her işini kendisi takip eden 'tam bir savcı' idi.......... kalp ameliyatlarında kullanılan tıbbı malzemeleri yurtdışından ucuz fiyatlara alıp ülke genelinde anlaşmalı ortanı yaratarak çok yüksek fiyatlara satmak suretiy le büyük yolsuzluk yapan..... önemli banka ve holding davalarını takip ediyordu...... sorunumuzun özünün de......... olayları izlemesi ve bu işler büyümeden tedbir alması gerekir...... gerçeğinin de bu düşünce sisteminde olduğunu zannediyorum.... Savcı Aldan in 256 ..... Bu sırada ben daire başkanı olarak atandım.... eski HSYK Baş kan vekili ve o zamanın Yargıtay üyesi Ergün Güryel ve iki üç kişi ile irtibatları vardı... gece saat 24'te tüm sanıklar 100 bin dolarlık kefaletle serbest bırakılmışlar ve sanki bu tahliye bekleniyormuş gibi o saatte 100 bin dolarlar temin edilerek tahliyeler sağlanmıştı........................... Bu grup...... Bölüm: Devlet bullak edecek Uzamlar gibi insanların ve emsallerinin türe-memesi için devletin güvenlik birimlerinin mutlaka zamanında....... bu zamana kadar da birçok davada rüşvetle adaleti etkilemişlerdi veya öyle gözüküyordu._________........_ . Alışılmamış bir biçimde ilk duruşmalarında. devlette ve özellikle mahkemelerde. Kısa süre sonra tahliyelere rüşvet.. bu nedenle SSK ve Emekli Sandığını büyük zararlara uğratan kişiler hakkında tahkikat yapılmış ve bu kişiler tutuklanmıştı..... 1 ......... Neşter 2 Operasyonu KOM Daire Başkanı olarak atanmamdan kısa bir süre önce................. Uzun süren tahkikatlar sonunda Ömer Süha Aldan... Neşter Operasyonu isminde......

................ Buradaki önemli delilerden biri vermek suçlarından telefon ettiğimiz kişilerin Yargıtay kararıyla üyeleriyle yaptığı konuşmalarının mahkeme dinlenmesi ile elde edilecekti..... Türk Telekom-Turkcell Ara Bağlantı Sözleşmesi davası............_________....... Yargıtay üyeleri hakkında soruşturma yapmak üzere bir Yargıtay Daire Başkanı'nı hazırlayıp rüşvet görevlendirmişti.. daha Önce yapılmış bir şey değildi...... diğer sanıklar hakkında da bizim arkadaşlarla birlikte tahkikata başlandı.... kendisinden davan m durumu hakkında bilgi almak istiyordu.......... Yargıtay Başkanı hin başkanlığında bazı Daire Başkanları ve üyelerden oluşan 8-9 kişilik kurulun karar vermesi gerekiyordu..... Tahkikat devam ederken Yargıtay Başkanlar Kurulu.......... 257 .. Onu izlerken gördük ki bir davası Yargıtay'a gelmiş.. Bu kişiler Neşter Operasyonu davası............... kurula sunmuş............... Aracılık yapan Hakkı Süha Şen. Yargıtay üyeleri hakkında Yargıtay Başkanlar Kurulu denen. Yargıtay üyeleri de sanıktı ve onlara da işlem yapılmalıydı ama bu. Bu her takip daire iki başkanı Yargıtay da raporunu de üyesinin cezalandırılmasını talep etmişti. Yargıtay üyeleri hakkındaki ihbarını Yargıtay Başkam'na aktardı... Bu arada yaptığımız başka bir tahkikatta birçok suçtan yargılanan ve mafya babası olarak bilinen Alaattin Çakıcı'nın faaliyetlerini takip ediyorduk........... Bölüm: Devlet değerlendirmesine göre (ki ben de bu görüşe katılıyordum).. ancak Yargıtay üyeleri yönünde mahkeme kararının olmaması ve zaten onlar hakkında karar verecek bir merciin de yokluğu Yargıtay Başkanlar Kurulunun değerlendirmesini çıkmaza sokuyordu... Rüşvet vererek adalet sisteminde istedikleri kararları almayı meslek haline getirmiş.. Ömer Süha Aldan.. Yargıtay Başkanı Eraslan özkaya ile de dolaylı bir irtibat kurmuş..... 1 ........ onun davasını da MİT yönetici personelinden Kaşif Kozinoğlu takip ediyor ve bazı aracılar vasıtasıyla davayı Çakıcı lehine bitirmeye çalışıyordu...._ ...........___________________................. bundan başka işleri olmayan kişiler ve bürolar tespit edilmişti....... Erbakanin davası gibi davalarda rüşvetle karar almaya çalışmışlardı................

"Karagümrük Lokali'ni tarayın" diye talimat vermiş ve adamlarının ateş açması sonucunda 12-13 kişi yaralanmıştı. Dava Yargıtay'da Çakıcı aleyhine bozuldu.. (Aslında Çakıcıya MİT mensubunun yardım etme sebebi... Çakıcimn ve aracılarının telefonları mahkeme kararı ile dinlendiğinden Yargıtay Başkam Eraslan Özkaya'nm da bu kişilerle gerçekleştirdiği davaya yönelik konuşmaları kayda giriyordu....... Dava bozulup mahkemeye gelince savcılar şahsın bu ceza tehdidi karşısında kaçma ihtimalini göz önünde bulundurabilirlerdi...._________...___________________. Tutuklama kararm-dan önce sahte hüviyetle bir yat kullanarak Yunanistan'a çıkış yaptığını tespit ettik..................... bir yaralamanın ağırlaştırılmış halini uygulamıştı..... beklentisi....... Savcı yeni durum karşısında Çakıcımın tutuklanmasını talep etti ve bu arada kaçma ihtimaline binaen de biz şahsı takibe başladık... ama mahkeme bu davada ceza verirken yaralanan her kişi için ayrı ceza vermemiş....................... aralarındaki geçmiş ilişkiler.. bundan dolayı Yargıtay dosyasının yerel mahkemeye ivedilikle gelmesi gerekiyordu..... Beşiktaş Kulübümde Sinan Engin sahte gibi kişilerin vize kimlik almaları... Hukukumuza göre... kararın bir suretini de çantasında taşıyan Başkan Eraslan Özkaya'nm Çakıcı'nm adamlarına olayı anlatması ile öğrendik.... bir yere oradaki kişileri yaralama veya öldürme kastı ile ateş açarsanız ve orada birden çok kişi ölür veya yaralanırsa olayın failleri her kişi için ayrı ayrı ceza alır........ Çakıcı'ya kaçmasında yardım eden kişilerin faaliyetlerim de araştırmak istedi..................... tüm telefonlarını kapattı.....) Bunun üzerine İstanbul DGM Savcılığı............ Bunu.... Bu davada Çakıcı. bu yüzden burada bu konuları kısaca geçiyorum....... Dosya İstanbul DGM'ye geldi.. veya İtalya hm Konsolosluğumdan belgelerle Çakıcı Türkiye'den gizlice dışarı çıkışında yardım aldığı kişiler ayrı bir kitabın konusu olacak genişlikte. bu kişi aracılığı ile de Bodrum'daki yazlığını tamir ettiriyordu..... Hakkı Süha Şen ile eskiden tanışıyor........._ .. Bölüm: Devlet Yargıtay Başkanı............ ama Çakıcı daha önceden tüm adamları ile irtibatını kesti.. O zamanlar 258 ... Yargıtay davayı bu gerekçe ile bozup her kişi için ayrı ayrı ceza tayin edilmesini isteyince 13x5 yıl gibi bir ceza ortaya çıkmıştı.... 1 ...............

..... daha doğrusu bu olayı tam manası ile yalnızca biz biliyorduk.. gelse bile makamına uygun 259 ....... Daire üyesi. Bölüm: Devlet İstanbul DGM Savcısı oları Yargıtay 5........_ ....... suçu kim işlerse hukuk önünde hesap vermeli ve hiç kimseye ayrım yapılmamalı. hukuk adamı Abdüİkadır İlhan 'a bu davada Yargıtay Başkanımın....." diyerek sadece hukuku hesap ettiğini göstermişti..... "Devlet adına yapılan görevlerin haricinde......... üyelerinki rüşvet gibi ağır bir olaydı.. Eraslan Bey'in davası belki buraya bile gelmeyecekti.___________________...... hatta Eraslan Bey'in evinin tamiri gibi konularda bazı sorular ve telefon konuşmaları da soruldu......... şahsımdan kaynaklı olarak geçmişteki Susurluk ifadelerim.... Savcı İlhan durumu makul buldu ve verilen talimatla Çakıcı'ya yardım eden ve bir kısmı Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile de irtibatlı kişileri yakalayıp İstanbul DGM Savcılığına getirdik.. Böylece şimdi.. birkaç gün sonra da Yargıtay Başkanı Çakıcı'ya yardım etmek olayı ile ilgili olarak aynı şekilde kusurlu bulunacaktı.... Tabii bu kişilere Çakıcı adına Eraslan Beyle ne konuştukları................ Aslında Eraslan özkayaiım durumu bu iki üyeye benzemiyordu.............. ancak yanlış anlaşılmalara neden olmamak için sorguyu kendilerinin yapmasını önerdim.. ne yaptıkları....._________..... vs dolayısıyla olayları başka yerlere çekebilirlerdi... MİT mensubunun adının geçtiğini belirttiğimizde.. Yargıtay üyelerinin durumunun benzeri Yargıtay Başkanı için de söz konusuydu ve bir iki gün sonra aynı şekilde kendisiyle ilgili dosya da buraya gelecekti... Bu durumu diğer Başkanlar Kurulu üyeleri bilmiyordu.... Savcı İlhan olaya karışan kişilerin gözaltına alınıp sorgulanmasını istediğinde. Yargıtay Başkanlar Kurulunun önüne gelen Neşter 2 Davası'ndaki mahkeme kararı ile yapılan dinlemede................ Savcılar bu kişileri sorguladılar............ Sorgudan çıkan kişilerin her şeyi Eraslan Bey'e aktardıkları.................. eğer Yargıtay............ soruşturma yapılan sanıklarla irtibatı olan Yargıtay üyelerinin bu konuşmalarını delil sayarsa ve Yargıtay üyelerini suçlu bulursa... hatta birkaç gün sonra Muğla'ya giden Eraslan Bey'i karşılayıp biraz da abartılı olarak sorulanları anlattıkları kanaatindeyim..... kendisine bu kişileri yakalayıp getirebileceğimizi.. 1 ........

.... mahkeme sonucunda dinleme karan yok hükmündedir.... kendi Yargıtay Başkanlarımı ve Yargıtay üyelerini haksız bulan böyle hâkimleri görerek de adalet adına gelecek için umudumuzu muhafaza ediyoruz..... 260 .......... Çakıcının bu karardan sonra tutuklanabileceği yorumlarında bulunması gibi nedenlerden ötürü inandırıcılığını yitirdi... ama Yargıtay'da MÎT'çi Kaşif Kozinoğlu ile görüşmeleri............. Burada bir atölyeyi kiralayan ve boya işi yapacaklarını söyleyen kişilerin uyuşturucu imal ettiğinden şüpheleniliyordu....... ama zannederim o panikledi......................... baskı kurmaya çalıştığını beyan ettiler. Yargıtay'ın Çakıcı hakkındaki bozma kararını çantasında taşıması..._ .......... Bu bilgi üzerine hemen Kayseri Emniyetine Merkez Narkotik ekibi gönderdim ve bir müddet sonra şahısları izlemeye başladık... Sonra Eraslan Bey hakkında yazan tüm basın mensuplarını mahkemeye verdi................... Neticede iki Yargıtay üyesinin dinlenmesi için Başkanlar Kurulunun mahkeme kararı olsa da. Yargıtay üyesi eski HSYK Baş kan vekili bin kendilerini arayarak davayla ilgili etkilemeye... Yargıtay üyeleri hakkında ayrıca karar alınmadığından.... Kayseri Uyuşturucu Operasyonu Kaçakçılık Daire Başkanlığında görev yaparken. halbuki adalet sisteminin başındaki kişilerin bu durumları hiç de bu kadar basit geçiştirilmemeliydi................... ama tüm davaları kaybetti....... inkar etti. Bu karar çıkınca bir süre sonra Yargıtay Başkanının Çakıcı davasındaki rolü basma intikal etti ve Başkan oldukça zorda kaldı.... Bu seviyedeki yüksek yargıçların adaletsizliğine şahit olup ülkemizdeki adalete inancımızı kaybederken....._________...... bir gün Kayseri den önemli bir haber geldi..___________________. hiçbir işlem yapmaya gerek yoktur manasında bir karar verildi... Yine Neşter 2 Davasi kapsamında devam eden mahkemelerde tanık olarak dinlenen bazı hâkimler............ 1 .................... Bölüm: Devlet davranmamak en fazla kınanacak bir kusurdu........

Bir süre sonra artık bu operasyonun elimize geçmiş büyük bir fırsat olduğuna ve iyi değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirdim............. 1 ..... Aleni bile yapılsa kimsenin dikkatini çekmeyeceği için kaçakçılar açısından çok uygun bir ortam yaratıyordu....___________________...... İlk etapta atölyeye gelip gidenleri.. gelip giden araçlara GPS (takip) cihazı yerleştirip onların nereye gittiklerini öğrenmeyi düşünüyorduk............ araç ve kurduğu irtibatlar da bunu doğrular nitelikteydi...... meşhur bir uyuşturucu imalatçısı olan ve çeşitli suçlardan dolayı aranan Selim Gezer olabileceğini belirterek bu şahsın Emniyetteki dosyasını getirdiler..... alt katta ise başka bir atölye faaliyet 261 . Kısa bir süre sonra arkadaşlarım bu kişinin........ çöpleri alıp inceleme için laboratuara göndermeye başladık. uyuşturucu bulaşığı ve uyuşturucu yapımında kullanılan malzemeler olduğu belirlenmişti..._ ..... Bölüm: Devlet Düşünüldüğünde Kayseri bu zamana kadar uyuşturucu işine hiç karışmamış........._________..... Bir süre sonra gönderdiğimiz atıkların laboratuar sonuçları geldi............... Böylece işi bir adım daha ilerlettik ve atölyeyi sürekli kamera kaydına alarak.... Bu esnada dinlemelerimiz de sonuçlanmış. Araç plakaları şüpheliydi....... buraya girip çıkan her şeyi takip etmeye başladık........ faaliyeti yönetenin Selim isminde biri olduğu anlaşılmıştı.......... dikkat çekmeyen bir yerdi.............. daha kapsamlı bir operasyon düzenlemek üzere ikna ettim..... Bu şüpheyle içerideki kişilerle ilgili bulduğumuz telefon numaralarını dinlemeye başlamıştık.. araç plakalarını Öğrenmeye çalışacaktık.... Fotoğraflara baktığımızda benzerlik çok fazlaydı........... Diğer yandan atölyeden çıkan tüm atıkları........... istihbaratın teknik imkânlarını da zorlayarak.. Atölye iki katlı bir binanın üst kalındaydı........... Arkadaşlarımı ve teknik şubeyi. ayrıca gelip giden malzemelerin yorumlar fotoğraflarım yapıyorduk........... çekerek Birinci neler olabileceği malzemeler konusunda malzemelerin hafta dolmadan bu uyuşturucu imalatında kullanılan olabileceği fikrini taşımaya başladık.... Yapılan işin legal bir iş olmadığı konusunda kanaatimiz artmıştı.. Bu atölyeyi gözetleyebilecek mesafede birkaç yere kameralı ve fotoğraf makineli personel yerleştirdik ve kısa süre sonra buraya gece geç saatlerde araçların geldiğini ve bazı malzemelerin indirildiğini tespit ettik..

_ ..... Orada gerçekten uyuşturucu imal edildiğini tespit ettik.. gece çalışan kişiler asitleri ölçerek ve birtakım kimyasal maddeleri kaplara aktararak.. Bir süre sonra Selimin ve onunla irtibatı olan diğer kişilerin büyük çoğunluğunun Kayseri de olduğuna kanaat getirdikten sonra operasyonu başlatmaya karar verdik.... Yaklaşık 20-25 günü geçmişti. ekibin sabrı azalmış. eşi de Bulgar'dı... Dünyada çok az polise nasip olabilecek bir sitem kurmuştuk ve canlı olarak içerde olup biten her şeyi izleyebiliyorduk.. İmalathaneye geldiğinde yakalama operasyonu yapmaya karar verdik.................... 1 .... Sonunda epey bilgi sahibi olduk. Bölüm: Devlet gösteriyordu. Böylece içeride olup bitenleri görmeye başlamıştık... Bulgaristan'daki eşi ve yakınları birkaç defa atölyeye gelip gitmiş gözüküyordu..... Alt katta uygun ortamı yarattıktan sonra minik..... bir an önce müdahale etme isteği ağır basmaya başlamıştı..... asıl organizatör oydu ve uluslararası çalışan büyük bir uyuşturucu hap kaçakçısıydı. Bir süre sonra imalathaneye gelip giden insanların İstanbul'da. ekip biran önce müdahale etmek için sabırsızlanıyordu............ Atölye neredeyse bir BBG evi olmuştu..... geçmiş faaliyetleri de bunu gösteriyordu............... Selimi bekliyorduk.. Artık bir imalathane takip ettiğimizden emindik.......... İzmit'te ve diğer illerdeki faaliyetlerini takip edebilmek için araçlarına GPS yerleştirdik ve takibi başlattık. Alt kattaki insanlarla görüşerek üst kata çıkan bir kamera sistemi kurmayı düşünüyorduk... Selim bu işin içindeydi... Ama benim amacım bu malı gidebildiği yere kadar takip etmekti.......... Yani ailecek bu işin içindeydiler ve Selim işi organize edebilecek kapasitede biriydi................ hafta kayınbiraderi bir kimyagerdi.............___________________. üstelik birçok suçtan aranıyordu. Yakalama operasyonuyla 262 .. belli oranda ve belli ölçekte bir araya getirerek işlemler yapıyorlardı............... çünkü sadece imalathaneyi almak..... alt katta koyduğumuz kamera sistemiyle üst kattaki insanların ne yaptıklarını tamamen seyredebiliyorduk.......... yaklaşık 1 aydır operasyonu yürütmekteydik... Dosyasındaki bilgilere göre Selim Bulgaristan'da evlenmişti..._________..... kılcal kameralarla ikinci katı gözetleyebildi bir kamera sistemi kurduk........... birkaç kişiyi de tutuklamak bir şey ifade etmiyordu....

.............. hem ilk defa böyle ciddi bir uyuşturucu operasyonu organize ettiğimizden orada bulunmak......... Bu operasyonu daha sonra Hollanda'da gerçekleşen bir sempozyumda anlattım......._ ... Avrupa'ya gönderilen trafiği uyuşturucuların çoğu ülkelere dağılıyordu... hâkim olduk...... 1 ........ böyle bir şeyin desteklenmesi gerektiğine inandım ve gittim............. hatta ilişkileri sıcak tutmak adına eşlerimizle davet edilmiştik................. Bu operasyon bizim açımızdan çok mükemmeldi.. içeride her türlü malzeme var" deyince ben Başkan Yardımcılarım alarak hem olay yerini görmek..... Türkiye ile Hollanda arasındaki uyuşturucu kaçakçılığı olayları dolayısıyla iki ülke polisi arasında işbirliğine dayalı yakın bir ilişki ve alaka vardı........... Benim çok kısa özetlediğim bu olay 30 gün içerisinde devam etmişti.................. Ankara'dan Kayseri'ye 3 saate yakın bir sürede varmamıza rağmen imalathanede halâ asitlerin kaynamakta olduğunu gördüm...... oradan diğer uyuşturucu dünyadaki açısından kilit noktadır.... Biz böyle başarılı bir operasyonun nasıl başladığını ve nasıl devam ettiğini bir sunum haline getirdik.... kokainin ve sentetik uyuşturucu dediğimiz Extacy'nin tüm dünyaya yayılmasında kavşak konumundadır ve bundan dolayı da Türk polisiyle çok sıkı bir ilişki içerisindedir. Bu ilişki benden önceki dönemde KOM Müdürlüğü yapmış Emin Aslan zamanında kurulmuş ve devam ettirilmişti... Bunun üzerine o zamanki Emniyet 263 . hem en tepedeki adama ulaşmıştık hem de çok orijinal bir sistem kurmuştuk.............. hem de işleri bir düzene koymak için Kayseriye gittim.... Baskın düzenleyen arkadaşlarımız "imalathaneye girdik...... orada bu türden olaylar fazla olmadığı için birikim de yoktu... Bu ilişkiler kapsamında Hollanda tahkikat grubu bizi Hollanda'ya davet etmişti. ama her safhası örnek bir olay olarak eğitim derslerinde anlatılacak nitelikteydi...___________________. gidiyor. Şahıslarla ilgili adli işlemler yapılarak Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderildi..._________....... Türkiye'den... Operasyonun kod adı Erciyes'ti. Bölüm: Devlet şahısların tamamını alacaktık................ Sonuçta tümü yargılanarak tutuklandı ve 12 kişi mahkum oldu... önce Hollanda'ya Hollanda. Kayseri şubesi bu konuda yeterince donanımlı değildi........

............ Bir süre sonra gerçekten de izlediğ lerin lodur ile Afganistan'dan uyuşturucu getireceklerini öğrendik......... bunları izlemeye ve dinlemeye başlamıştık...... Bu tırlar dozer gibi ağır ve büyük iş makinelerinin nakliyesinde kullanılır........_ .......... internet üzerinden göndermelerini istedik.. Yani imalathaneyi saatlerce çektiğimiz filmin sadece birkaç kare görüntüsü ve birkaç kare fotoğrafı vardı. Lodur Operasyonu Ağır iş makinelerini taşıyan tular lodur olarak adlandırılır.._________.... Bölüm: Devlet Genel Müdür Yardımcımız Emin Aslan ve benden önceki Daire Başkanı İsmail Çalışkan ile birlikte ailelerimizle Hollanda'ya gittik..... Sunumu bu eksikliklerle gerçekleştirdim........ ancak film kayıtları epeyce yüklü dosyalar olduğundan yalnızca fotografían gönderebildiler.... Bu toplantıda benim de kısa bir sunum yapmamı. Hollanda polisine Türkiye'deki uyuşturucu ile mücadele konusunda bilgi vermemi ve onlann sorularını yanıtlamamı istemişlerdi........ Sunumda imalathanenin içerisine kamera yerleştirdiğimizi............. çok idealdi ve Hollanda'da bilinen sentetik uyuşturucu ile ilgiliydi.. Bu yüzden daire ile bağlantı kurduk............... Ayrıca çok başarılı bir operasyondu ve ben düzenlediğim için her şeyin teferruatını biliyordum....... ve böylece tüm olup biteni izlediğimizi da ekrana söylediğimde imalathaneyi gösteren fotoğraflar geldiğinde Hollanda polisinden birkaç kişi ayağa kalkıp buna inanamadıklanm söylediler.. Türk polisinin bu kadar teknik açıdan bu kadar donanımlı çalışarak imalathanenin içine kadar girebilmesini kıskandıklarım bile gördüm.... Narkotik teşkilatının toplantılarına katıldık..... Telaş ve heyecan içerisinde giderken sunumun yer aldığı CD'yi unuttuğumuzu fark ettik... Bu bizim için çok iyi bir fırsattı ve zaten benim de amacım hep daha büyük 264 ............................ Dinleyenler arasında Hollanda'nın en meşhur narkotikçileri vardı............ Benim açımdan. Her soruya cevap verebilecek durumdaydım. Bu çalışma yöntemi Türk polisi açısından oldukça gurur vericiydi. Ben de Erciyes Operasyonu ile ilgili bir sunum gerçekleştirdim........................___________________... 1 .. İşte böyle bir araç ile uzun mesafede uyuşturucu ticareti yapılacağına dair bilgi almış...

. işin kaynağına giden işlerde yer almaktı......._.................. 1 ...__________....... ancak istihbarat birimi bir hafta bütün bu işlemleri tek tek fotoğraflamış...... araca uluslararası çalışabilen bir GPS cihazı koyamadık.... elimizde o kadar teknik imkân yoktu ve daha önce hazırlık da yapılmamıştı......_. kapağının takılması dahil her aşamayı görüntülemiştik........ önemli alet edevatın konacağı yedek depolar yapılıyormuş gibi görünüyordu......._........ Bölüm: Devlet organizasyonlarda.. Daha sonra ön tarafı kapakla kapatılınca en azından birkaç ton alabilecek kadar büyük bir zula elde edilmiş oluyordu... özellikle müttefik olduğumuz Amerika'dan.... O kadar ki.......... ana şasesinin içerisi boydan boya zula haline getiriliyordu.... çünkü onlardan cihaz alındığı zaman sanki operasyonun tamamı onlar tarafından 265 .... Amacımız lodur yola çıktığı zaman uygun bir yerde GPS takip cihazı yerleştirmekti: lodur un üst kısmında büyük kalaslar vardı. Almanya'dan...... Devlet 1.._________.... filme almıştı............. böyle bir araçta bu kadar büyük bir zulanm yapılıp bu kadar ustalıkla gizlenebileceği hiç aklımıza gelmemişti.... Bölüm: kapaklar açılıyor............. biz bu atölyeyi de denetliyorduk.. Atölyede lodurun ön kısımlarından .......... birini kaldırıp içerisine rahatlıkla cihaz yerleştirebilirdik ve kalaslar sinyalleri absorbe etmediğinden dolayı da haberleşmek çok iyi olacaktı.... Tırın alınması........................... Ne istihbaratta ne de bizde böyle bir cihaz vardı........... Maalesef bu kadar kısa zamanda bir uydu vericisi bulabilmek kolay değildi.... Fransa'dan almak mümkündü ama ben operasyonun tamamını kendi imkânlarımızla gerçekleştirmek istiyordum......___________________..................... Dışarıdan bakıldığında araca.... zula yapılması... bu araçları her gün görmemize rağmen.. Bunun üzerine narkotik şubesini ilgili birimlerle harekete geçirdik......... Tirm gizli zula sı İzmir'de bir atölyede yapılıyordu.... Aslında cihazı başka ülkelerden.... basit ihbarlara dayanan küçük olaylarla uğraşmak istemiyordum.... ayrıca yetersiz olmamız ihtimaline karşı İstihbarat Daire Başkanlığının unsurlarından da destek talep ettik....... ayrıca devasa bir tır olduğu ve girip çıkabileceği yerler sınırlı olduğu için takip etmek çok kolaylaşacaktı. Ancak bütün ısrarlarıma rağmen..._ ..

..... Ben her şeye rağmen tır m uzun sürede gelebileceğim ve telefonun pilinin yetmeyeceğini düşünerek yöntemlerini reddediyordum. Takip ekipleri ile birlikte Ankara'ya kadar geldi............... herhangi bir Türk GSM şirketi İran'a gittiği zaman çalışmazdı. fakat oralardan da sinyal alamadık...... belli baz istasyonlarmdan geçtiklerini bilsek yeter diyorlardı........ ama ummadığımız bir şey oldu... Iranda cep telefonlarımız uluslararası dolaşıma dahil olamıyordu. Bir yandan şoförü dinlemeye devam ediyorduk.. tedbirli davranıyorlardı... arkasından takip başlattık... Fakat enteresan bir şey oluyor.. Oysa kendimize de özgüven gelmesi gerektiğini düşünüyor............................. ve aracın Kaçakçılık önünden Daire hem Başkanlığından..... Diğer yandan böyle bir cihaz yerleştirilirken görülme ihtimalinden dolayı daha. tır şoförü malı teslim etmek için araması gereken numarayı bir rakam hatalı çeviriyordu! Biz doğru numarayı biliyorduk ama bir türlü girdiği şoför an bu doğuya numarayı gönderdik çeviremi-yordu. hudutlarımızı terk edinceye kadar tın takip ettik............. Neticede teknik ekipteki arkadaşlar uygun cihazı araca ycrleştiremediler..... Yaklaşık bir ay sonra tınn Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi Gür-bulak Hudut Kapısından girdiğini öğrendik.. Ancak yine de bu fikre uyuldu ve Karadeniz'de teknik ekip tarafından tıra bir cep telefonu yerleştirildi.... Bu yüzden İran'dan sonrasını göremiyorduk.................. Lodur İran üzerinden Afganistan'a gidecekti... Ayrıca tır şoförünü de dinlediğimiz için ülkeye girdiği zaman haberimiz olacak diye daha gelişmiş bir cihaz konmasına pek taraftar değillerdi.. İstanbul 266 ... Urdan teknik veri alamıyorduk.............. Yalnızca tır şoförünün zaman zaman kurduğu irtibatlara bakarak bulunduğu yeri tespit ya da tahmin edebil inekteydik... kendi polisimizin Avrupa'da ve dünya üzerinde prestij sahibi olmasını istiyordum........_ .___________________. bunu başarabilse İstanbul'da bir adrese malı teslim edecekti..... Nasıl olsa tır kocaman. bize sadece sinyal gelse. bunun yerine bir cep telefonu koyacaklardı..... Afganistan'a veya Pakistan'a varınca çalışır diye düşünüyorduk..........._________. fakat şoför gün boyunca bir türlü asıl patronu ile kontak kuramıyordu. dikkat çekmeyecek iki takip timini tır ülkemize hem. 1 . Yardım en zor şartlarda ve son çare olarak düşünülmeliydi.................. Bölüm: Devlet yapılıyormuş gibi bir imaj yaratılıyordu.......

. İşte o zaman çok daha rahatsız olduğum şeyler öğrendim... Tırm o büyük gövdesine tonlarca.._________.. başka türlü irtibat kurmakta zorlandığı için... Yani tır İstanbul'a götürüldü ve orada yakalanmış işlemi yapıldı. tam bilemiyoruz ama belki bir ton belki iki ton afyon veya benzeri maddeler yüklenip İran'a getirilmiş.... Ankara'yı da geçip Bolu'ya doğru gitmeye başladı ama bir türlü şoför irtibat kuramıyordu.......... Bu korkunç bir şeydi.. Biz bu esnada az da... sonra Eskişehir yakınlarında bize destek olmak üzere hazırlık yapan İstanbul ekibinin İzmir yoluna saptığını ve Eskişehir yoluna girip tın durdurduğunu öğrendik! Bizim ekipler vardı ama bir defa tır durdurulmuştu.. malı alsınlar diye bekleyecektik zira malı alanlar nerelere götürüp dağıtacaklarsa asıl onları yakalamak istiyorduk. şahısların uzun uzun ifadelerini aldık........ Afganistan'dan başka yerlere mal taşımışlar.... bodurla sadece Türkiye'ye kaçak mal getirmemişler. büyük miktarda mal yakalamak ve basında yer alıp reklam yapmak amacı vardı. Bu işle gerçek mücadele çok uzakta görünüyordu.. 267 .... İstanbul yakalamaya öyle hevesliydi ki.......................... Ama zaman geçti... olsa bilgi sahibi olsunlar diye İzmir'e de alarm verdik. İstanbul ekibi tın yakaladı.. bir de sanki yakalanmamış gibi tın alıp İstanbul'a doğru yola çıkarttılar............... özelikle iller.. Oysa biz bu tırm gidebileceği hedefleri ve şebekenin tamamını ortaya çıkarmayı amaçlıyorduk..... 1 . Maalesef Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele anlayışının temelinde...... Tabii takip ekipleri de peşinden. ekiplerini Ankara yakınlarına kadar çıkarmışlardı. Bunun üzerine..... bunun sanma sahip olmak istiyorlardı... Oysa asıl amacımız tın yakalamak değildi..... gerekirse tır gelip yükünü indlrsin...... tır şoförü aracı İzmir istikametine çevirdi ve Eskişehir istikametine doğru yol almaya başladı.. O zaman bu mantaliteyle uğraşmanın oldukça zor olduğunu görmüştüm...................... Bir müddet.... mal taşımış. İzmir Emniyeti de dikkat kesilmişti......... onların tek amacı çok büyük miktarda uyuşturucu yakalamaktı......___________________..... yani tır aslında Afganistan içinde ve İran'a birkaç defa... Bölüm: Devlet Narkotik ekiplerine Önceden alarm vermiştik......... Soruşturmalar sürdü....... nerdeyse birbirinin elindeki mallan kapacak kadar bu işin şan şöhretim önemsiyorlardı......._ .. tır Ankara'ya yaklaştı........

.......... makamlar göremeyecek kadar başka işlerle meşguldüler.... Afganistan'da bir şeyler yapabilecek.... gerek teknik alt yapımızın eksikliği ve gerekse arkadaşlarımızın ileriyi görememesi nedeniyle ve belki böyle uluslararası bir operasyonu benim de ilk defa yönetmem veya Daire Başkanlığında çok yeni olmam dolayısıyla teknik aletlerle ilgili sistemi kuramamış olmam nedeniyle bu operasyonda ciddi bir kaybımız olmuştu... Büyük olasılıkla afyon taşınmıştı........ HıiL/iriiıi İL Kapıkule Tahkikatı üzgün....___________________........._ ..... denetleme imkânı olmadığı gibi tüm işi bozanları kutlayacak kadar bu işlerin doğrusunu.. biraz da kırgın olarak 2005 yılının haziran ayında sürgün edildiğim Edirne'de göreve başlamıştım. 1 ...... Biz eğer uydu bağlantılı bir takip cihazı veya en azından kendi içine kayıt alabilen bir alet yerleştirebilseydik............ biraz hasta.... Bölüm: Devlet İran'da belli hedeflere yerleştirilmiş...... Bense ciddi bir mağlubiyet kabul ettiğim bu olayın üzüntüsünü o günden beri yaşarım........... tekrar tekrar gitmiş gelmiş.. hesap sorma........... Asıl taşıma faaliyetleri bittikten sonra Afganistan'dan ya da İran'dan..... ama gerek tecrübesizliğimiz............ bu şekilde İran'da bunun imalatı yapılarak eroine dönüştürülebilir ve daha sonra Türkiye ve Avrupa'ya sokulabilirdi... aracı teslim aldığımızda o kayıtlara bakarak Afganistan la İran arasında üç defa gidip gelindiğini ve her birinde birkaç ton afyonun taşındığı noktalan.... arka planını algılamaktan uzaklardı... afyon veya morfin benzeri uyuşturucu Afganistan-İran arasında taşınmıştı........... yanılmıyorsam yedi yüz kilo civarında esrar yüklenip getirilmişti...... oradaki kuvvetlere bilgi verebilecek imkânımız vardı.......... Denetim...... amaca uygun görev yapılıyor mu diye bakma. Bu çok daha derin ve uluslararası ses getirecek büyüklükte bir operasyon olabilirdi._________......... Kısa 268 .. Yani biz yalnızca esrarı yakalamıştık... hem alış hem satış noktalarını kesin ko-ordinatîarıyla birlikte tespit edip özellikle İran'a çok ciddi istihbar! bilgi verebilirdik.......... ama bizim arkadaşlar yalnızca bu kadar fazla miktarda uyuşturucuyu sarhoşluğu yakalamış olmaktan Üst dolayı bile günlerce ise bu zafer farkı içinde bulundular....................

._________....___________________.. 1 ...... Bulgaristan plakalı araçlar sınırdan giriş yapıyor. Türkiye'ye vergisiz sigara......_ ......... Dolayısıyla bu insanlar her gün Türkiye'ye girip çıkıyorlardı............ Diğer yandan akaryakıt kaçakçılığı da benzer yollarla yapılıyordu.. (Yazarın notu) sayısına göre free shoptan malzemeleri sanki bu gelen yolcular alıyormuş gibi onlar adına alıp kolilerle bekliyor....... içki ve purolar satılıyor.......................... Edirne'de uzun süredir çalışan istihbaratçıların topladıkları bilgileri gördüm... Hatta bu o kadar alenileş-mişti ki her gün yüzlerce Bulgar aracı Edirne'ye geliyor.... taşıma ücreti alıyorlardı......... içki ve diğer tekel ürünleri ile akaryakıt sokmayı meslek haline getirmişti.. Organize olunmuştu. malzemeleri alacak olan araç geldiğinde de bagajına döktürüyorlardı. belki 269 ...... her giriş çıkışta da alabilecekleri kadar malzeme onlara teslim ediliyordu.......... free snoplara: geliyor.................. Kaçakçılığı organize eden kişiler.......................... Her kişinin on.. 0 günlerde hudut kapılarına girip çıkan kişilerin kaydedildiği bilgisayar verilerini incelediğimde belli kişilerin ayda 50 defa sınırdan girip çıktığını ve kapıdaki asıl yoğunluğu bu kişilerin oluşturduğunu fark ettim. Böylece belli oranda. Bölüm: Devlet bir süre sonra önüme baktığımda şehrin her tarafında kaçak sigara ve içki satıldığını gördüm... şehrin belli yerlerinde sigara. Bu durumun iç yüzünü anlamak için konuyu araştırmaya başladık.. durum görülenden daha organizeydi........ burada daha önce anlaştıkları Bulgarlarla telefonla irtibat kuruyor. Günübirlik ziyaret adı altında her gün Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmek hiçbir vergi ve harca tâbi değildi...... bazı kişiler bunları toplayıp İstanbul'a götürüyordu... depo larındaki benzinleri şehir merkezinde hortumlarla çekerek satıyorlardı..... sınırdan giren Bulgarların 1 Vergi ödemeden alışveriş yapılabilen mağazalar.. Sonra yolcular Edirne'ye gidip malzemeleri başka birilerine teslim ediyorlardı... Kaçakçılık (KOM) ve İstihbarat birimlerinde çalış an arkadaşlarımla birlikte yaptığımız araştırmada gördük ki çoğunluğu Bulgaristan vatandaşı 5-6 bin kişi ile aynı şekilde Türkiye'deki binlerce kişi...... normal yolculara kapalı olan gümrük sahasına...........

............. Hesap edildiğinde. Aynı şekilde alkollü içkiden ve akaryakıttan günlük belli bir miktar ciro elde edecek.. ceviz....... sonra Şehirden ayrılan kamyonetlerin içerisinde çok sayıda sigara ve içki yakalamaya derinlemesine araştırdığımızda Kapıkule'deki yirmiden fazla free snoptan özellikle dört tanesinin sadece bu amaçlar için faaliyet gösterdiğini gördük.. 1 ................. pavyon veya gece kulüplerine belli büfeler vasıtasıyla dağıtılarak sisteme sokuluyordu............ oradaki bar.._ .... sigaraların bazı Olaya nerede depolandığını tespit etmek üzere küçük kaçakçıları takip etmeye başladık..... Türk vatandaşları Bulgar konsolosluklarından her zaman vize alamadıklarından...... Ayrıca Bulgaristan'da çok ucuz olan et....... Hatta free 270 .. Bulgarların geldiği pazar yerlerine elemanlar yerleştirerek sigaraları kimlerin nerede topladığını.... badem gibi ürünler de getirilip satılırsa kazanç bir hayli artıyordu.. Genellikle de bu kişilerin hem Bulgar hem Türk free snoplarından iki katı sigara ve içki aldıkları ve çoğunun araçlarında zula denen gizli bölmelerin ve ek depolarının olduğu da ortaya çıkmıştı......... ülkemiz için yıllık 300 milyon TL kadar vergi kaçağından bahsetmek mümkündü. Bu bilgilerimizi teyit eder kişileri daha yakaladık. en uygun halı ile 4x3=12 karton sigarayı yurda sokabilirdiniz..... sonra toplanan mahiyette başladık.... Bulgaristan'a girerken de benzeri bir kazanç söz konusuydu... bu kaçakçılıkta asıl para kazanan Bulgarlar oluyordu...... Böylece o günlerdeki fiyatı ile 12x12=144 avro ödeyecek ama aynı sigaranın fiyatı Türkiye'de tam iki katı olduğundan vergilerden muaf olarak para kazanacaktınız..... Bölüm: Devlet yirmi tane bu şekilde her gün Bulgaristan'dan gelen araba ve yolcuları vardı........... eğer dört kişiyi yanınıza alır ve bir otomobil ile günde bir defa giriş çıkış yaparsanız..... Olayları araştırmaya başladık.___________________........................... O tarihlerde günde 10-12 bin civarında insanın hudut kapısını kullandığı düşünülürse... Teslim edilen mallar Edirne'de belli yerlerde biriktiriliyor. Hatta eğer ikinci defa girip çıkıla bilinirse bunun iki katı kazanılabilirdi................. kapalı kasalı araçlarla İstanbul'a götürülüp. yüzde ellisi kadarını cebe atacaktınız........... Üst düzey bir memurun 300 avro aldığı Bulgaristan'da bu rakam çok iyi bir kazançtı..._________.........

...............____.. Bu yolla elde edilen gelir öyle yükselmişti ki rakamlar her free shop için aylık birkaç milyon doların üzerine çıkmıştı..____..... Ama bu petrol istasyonları farklı bir şekilde işliyordu.......................... Bölüm: Devlet snopla hiç alakası olmayan bazı kaçakçılar.. 1 ........ Yine aynı şekilde kaçak akaryakıt da Türkiye'ye genelde böyle getiriliyordu..... ülkenin kaynakları boşa gidiyordu........................ onlara sadece taşımalarına karşılık belli miktar para ödeyerek bu sigara ve içkileri piyasaya sürüyorlardı........ pompaları ters pompa denen bir sistemle çalışıyordu... Bu yöntemle yılda yaklaşık iki-üç yüz milyon dolarlık kaçak sigara ülkeye sokuluyor ve vergi kaybı oluyordu....... Ayrıca özel zulası olan araçlarla (hatta yaya olarak sırtlarında taşıyarak) gece çalışan gümrükçülerin de göz yumması sayesinde free shoplardan dışarıya toplu olarak çok miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı................._____.._________.. Yanı sigara ve içki üzerinde %270 oranındaki aşırı miktardaki OTV'den kurtulmak için mevzuattaki boşluktan istifade ederek sürekli ülke içerisine kaçak sigara ve içki sokuyor............... buradaki pompalar tam tersini yaparak arabanın deposundaki !<!W Haliç'te Yaşayan Sımonlar...... benzini çekip istasyonun deposuna alıyordu... Yol kenarındaki petrol istasyonları çoğunlukla bu amaçla faaliyet gösteriyordu.___________________....... böylece vergiden kurtuluyorlardı..... Yani yurtdışından gelen araçlann yurtdışından aldıkları ucuz mazot veya benzinleri petrol istasyonuna boşaltıyor..... Böyle bir kaçakçılığa müdahale etmek lazımdı................ kurdukları organize grup sayesinde de günübirlik Türkiye'ye girip çıkan Bulgar veya Türkleri sanki kendi ihtiyaçları için alıyormuş gibi gösterip.............._ . yurtdışından kendi adlarına sigara ve içki getirterek free shopların antrepolarında depoluyor..........._............. Bu amaçla biraz daha derin bir inceleme 271 ... Bildiğimiz petrol istasyonlarında pompalar petrolü arabanın deposuna koyarken.... bu suretle yurtdışından alman petrol ürünlerini akaryakıt vergisi ödemeden ülke içerisine sokuyorlardı........ Edirne ili ile Kapıkule arasında on beş kmlik bir mesafede en az yirmi tane petrol istasyonu vardı.....

..... Onlann birikimlerini bir brifing notuna dönüştürdük. Oysa elimizdeki imkânlar çok sınırlıydı..... İstihbarat birimindeki görevliler bu olaylarla ilgili önceden çalışmış ve bir bilgi birikimi sağlamışlardı.......... dürüst ve namuslu insanlar da elbette vardı................ Söylediklerine göre anlattığımız durum yıllardır biliniyordu ve her yıl binlerce kaçakçılık davası savcılığa geliyordu._________. O dönemde iyi çalışan...... ancak 272 ..... ne düşündüğümüzü ve ne yapmak istediğimizi belirttik.. ayrıca uzun yıllar ciddi operasyon icra edilmemişti ve teknik imkânları da yeterli değildi.... irtikap yapmaya başladıklarını tespit ettik........ idealist başlayanlar da dahil bu pisliğin içine girmişti........ Edirne gibi bir yerde çok az sayıda polis vardı ve mevcutlar da operas-yonel tecrübeye sahip değillerdi...... yani sigara ve içkiyle yakalanan kişi bunun iki katı kadar para cezası alırdı. free shoplar sokaktaki kaçakçılık şebekeleriyle beraber çalışıyor... Önce bu olayla ilgili genel bir çalışma yaptık....._ ......... Bunların çoğuna peşin ödeme adı altında bir ceza kesilmekteydi....... İl Savcısı Şenol Yıldız ve dört yardımcısını Emniyet Müdürlüğüne davet ederek brifing verdik ve yapılan kaçakçılığı anlattık.......... ama.. polis ve diğer görevlilerin de rüşvet almaya..... Hepsi birbiriyle bağlantılıydı............... Bölüm: Devlet yaptığımızda. Anlattıklarımızı dinlediler ve kendi teşkilatımızı da eleştirdiğimizi duyunca tarafsızlığımızdan emin olup durumu kabul ettiler....... polisler. gümrükçüler ve kapıdaki diğer memurlar kaçakçılık yapan şebekelerden rüşvet alıyordu.... Şahıslara ön ödeme cezası kesilerek bir ay içinde ödemeleri için tebligat yapılıyordu. ödeyen yoktu.. Bu işte pay sahibi olan herkese yönelik bir operasyon yapılmadığı müddetçe kaçakçılığı önleme konusunda başarı sağlanamazdı..___________________.................. Ancak bunun kaçakçılık şebekelerin-ce yapıldığını hukuki delillerle ispatlamamızın çok zor olduğunu düşünüyorlardı................ Kapıkule'de yukarıda anlatılan şekilde kaçakçılık yapıldığım gören gümrükçüler ve polisler bu işi önleme yerine haksız kazanç sağlayanlardan kendilerine çıkar elde etme yolunu aramışlar ve zaman içerisinde herkes....... ne gördüğümüzü............. 1 .. sistemin böyle çalışmasını gören kapıdaki gümrükçü..

.. Gördüğümüz manzara iyi değildi.......... Bunun üzerine bir çalışma dosyası açarak çalışmaya başladık....... yöntemlerini çözebilmek için gizli kameraya başvurmaya karar verdik...................... Bir müddet sonra tam bir kaçakçılık şebekesiyle karşı karşıya olduğumuzdan emin olmuştuk....... her türlü kanunsuzluğa karşı olmalarım.... rüşvet gibi olaylara karışmamalarını._________..._ ....... deneme yapılacağını bahane ederek.. Onların nasıl bir organize şebeke içerisinde çalıştıklarım tespit etmeye çalışıyorduk. Bölüm: Devlet şahıslar yabancı oldukları ve yurtdışına gittikleri için bir daha ne ödemenin alınması ne de tebligat şansı oluyordu........___________________. Son defa uyarmak üzere Kapıkule Emniyet Şube Müdürlüğünde çalışan tüm polisleri toplayarak kapıdan gelip geçen herkese iyi muamele yapmalarını...... sorarak Bize göre kapıda görevli olan Bu herkes nedenle kimseden bilgi alamazdık......... 1 . namuslu bir görevin önemini.. içine kamera yerleştirdiğimiz bir LCD monitörü bağlayıp izlemeye başladık. Kapıkule'deki polis peronlarında pasaport kayıtları için kullanılan bir bilgisayara.......................... Free shoptaki insanlar..................... Bana doğrudan bağlı olan Kapıkule Emniyet Şube Müdürünü değiştirdim........... bizim polisler de küçük miktarlarda. Diğer yandan Polis Teşkilatının kapıdaki görevlilerinin yaptıklarını anlamak için polis birimleri üzerinde araştırma başlatmıştık....... Biz bu işi hallederiz dedik.. Bir yandan kaçakçılığı nasıl yaptıklarını öğrenmek için free shopları ve onlarla birlikte hareket eden kaçakçı gruplarını izlemeye başladık...... Çok fazla da abartmadan kendilerinden birtakım taleplerde bulunduk ve onlar da bu talepleri yasaların el verdiği oranda hukuki olarak karşılayacaklarını vaat ettiler... görevleri esnasında kurallara uymalarını.... Bunları teknik takibe aldık ve şehir içindeki faaliyetlerini takip etmeye başladık....... Ondan sonra buradan nasıl bilgi edinebiliriz diye düşünmeye şüpheliydi.. onların dışarıdaki uzantıları ve malları İstanbul'da dağıtanlar şeklinde birbirleriyle bağlantılı organize bir grup halinde büyük* bir çark 273 .. da olsa rüşvet çarkının içerisine girmişti. Mahkemeden izleme kararı çıkardık... başladık. kim olursa olsun yanlış yapanlarla mücadele edeceğimi ve benzeri şeyleri anlattım..................

..._ ... sonra antrepodan yine gümrük denetiminde çıkarılarak free shoplara sayılarak veriliyor. buna göre bir tek paket sigarayı bile kaçak çıkarmak mümkün değildi... özel otolara yüklüyorlar....... Bölüm: Devlet dönüyordu......... hiç sigara içki almamış olan kişilerin pasaport numaralarını ve isimlerini kullanarak onlar adına işlem yapıp otobüslerle toplu miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı......... free shoplar ve satış belgeleri yüzlerce defa denetlenmiş ama hiç kaçak sigara satışı tespit edilememişti..... Pasaportsuz girilmemesi gereken gümrük sahasına kaçakçı kişilerin her zaman girip çıkmasına göz yumuyorlar...... Aynı şekilde günübirlik gelip giden birkaç bin kişi için de sigara ve içki çıkışı yapıyorlardı... Özellikle otobüsler geldiği zaman......... mani olmuyorlardı..... free shoplar her sattığı malı kişinin pasaport numarası üzerine kaydediyordu.. belli miktarda para almak suretiyle ülkeye sokuyor veya bu kişilerin ülkeden çıkmalanna müsaade ediyorlardı........ 274 ancak kameralar yalnızca ..... denetimsiz ortamlarda hiç kayda girmeden yükleyebildıklerı kadar içki ve sigarayı da otobüslere. Aslında normalde her polis kulübesini izleyen bir kamera vardı ve bunlar sistemli bir şekilde kayıt yapmak üzere kurulmuştu.... Demek ki o kayıt ve denetimler de doğru yapılmıyordu..... Bu insanlar külliyetli miktarda sigara ve içkiyi yurda sokuyorlardı..... kayıtsız mal satılmasına rağmen gümrük teşkilatının denetiminde hiç açık verilmiyordu. O kadar profesyonelce para alıyorlardı ki yakın bir mesafeden izleseniz bile bunu görme imkânınız yoktu........ Tüm antrepolar....................... Yasaya göre gümrük görevlileri free shopları ve onların antrepolannı sürekli denetliyordu....... 1 .......... ama nedense zulalar dolusu sigara ve içki çıkarılmasına.......... Gümrük denetiminde tüm bunlara bakılıyordu............. Çünkü yurtdışından sigaralar getirilirken gümrük denetiminde sayılarak antrepolara konuyor...._________... hatta bazı otobüslerde bulunan gizli zulaları dolduruyorlardı...... Bunu gördükten sonra.......... pasaportlarında yanlışlık bulunan. önce bir müddet polisleri inceleme altına aldık ve gördük ki onlar da hukuki olarak eksikleri olan. kayıtlarda ortaya çıkardı.. vermesi gereken vergi ve harçları vermeyen birçok kişiyi......... Ayrıca fırsat bulduklarında......... yolcuların tüm listesini alıyorlar.___________________.

... Başka bir bilgisayar monitörüne ve şube içerisindeki klimanın içerisine gizli kameralar yerleştirerek toplamda üç kameraya ulaştık........................... Neyse ki kış yaklaşıyordu._ .......... teknik bilgisi ve mütevazıhğı ile çok beğendiğim polis memuru N.. polisler hiç kimsenin göremeyeceği biçimde. zamanın Daire Başkanı Sabri Uzun'dan. İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı olarak çalıştığım dönemlerden tanıdığım..'yi.......___________________.... o zamanlar yeni çıkan quartz elektrik sobalarına talep de çoktu....... Bana yardımcı olmak için her şeyi yapacağını bildiğim............... mevcut kameralardan izlesek para alma eylemlerini asla göremezdik. Bu tarihlerde asıl olarak gümrükçülerin en çok nerelerde rüşvet aldığını tespite yönelik istihbarat faaliyetlerine başladık. Tedbir almaya başlamışlardı... aletin sobanın sıcaklığından ne kadar 275 . 1 ... Teknisyen polislere planımızı aktardım ve bunun için önce birkaç tane elektrik sobası alıp içerisine kamera yerleştirerek denememiz gerektiğini................. Bölüm: Devlet parayı kulübenin dışını görüyordu.. yeterli ısınmadığı şeklinde şikâyetler vardı. üstelik rüşvet verenler pasaportların içinde veriyor......... ve teknik heyeti istemiştim............ Ben de bunu yaygınlaş11rarak birçok kulübeye koyabileceğimize ve bu arada bazılarının içerisine kamera yerleştirerek izlemeyi kapsamlı hale getirebileceğimize kanaat getirdim..... Özellikle polis ve gümrük kulübelerinin soğuk olduğu.. Tam bu sıralarda polislerin gizli izleme faaliyetlerimizden şüphelendiklerini telefon dinlemelerinden öğrendik......_________. sonra da üzerini örtüyle kapatmışlardı. önce bu yöntemin denenmesi gerekiyordu. bazı polisler bizim kamerayla tespitler yaptığımızı duymuştu.................... Kameraların yerini bilmiyorlardı ama farklı olan bir monitörden huylanıp önce monitörü... hemen geldiler...... İşte bunu fırsata dönüştürmeyi düşündüm.. Eğer bilgisayar monitörünün içine kamera koymasak. Topladıkları bilgiler üzerine en azından beş-altı gümrük kulübesine daha kamera koymamız gerektiğini düşünmeye başladık.. Bunun üzerine işi biraz daha büyütmeye karar verdik.. pasaportun sayfalarına bakıyormuş gibi yapıp parayı ceplerine veya çekmecelerine atıyorlardı................ Yine o tarihlerde orada çalışan istihbarat görevlileri takdire şayan bilgiler toplamışlardı..............

...... Ben de daha önceden de muhtelif vesilelerle tanıdığım Almanya'daki bir arkadaşımdan..._ ........ sıcaktan etkilenme.... kolay iş değildi.. Talebimiz şuydu: Kapıkule deki polis ve gümrük peronlarına (kulübelere) Valilik tarafından soba yaptı-rılıyormuş gibi gösterecektik. etmek gerektiğini anlattım....... îl Valimiz N us re t Miroğlu iıdan destek istedik. değerlendirilmesi gerekecekti... ama bu cihazları temin etmem mümkün değildi.. başka cihazları etkileyebilir... montaj işlemleri yapıyorduk.......... ayrıca frekanslan birbirine çok yakın olduğundan birbirlerini etkileyebilirlerdi......... Geçmiş tecrübelerime dayanarak bu cihazı test etmeden kullanmak istemiyordum.... Bölüm: Devlet kadar etkileneceğini... kendileri çevredeki elektronik sistemlerden etkilenebilir. Kendisi Kapıkule'deki yolsuzluklarla ilgili çalışma yaptığımızı biliyor....... orada çok basit alanlarda kullanılan._________................. Gümrük şahsında yalnızca bir odayı kullanabiliyorduk... elimizde operasyonda kullanılacak az sayıda görevli vardı....... Aslında çok profesyonel cihazlar vardı.. önce iki soba alıp içerisine kamera ve görüntü nakledecek cihazları yerleştirdiler.... Yine de operasyon yapılmasını çok istediği için tüm çalışmalarımızı destekleyeceğini belirtti. Gündüz makamda çalışıyor... ama işe yarayacaktı... çevredeki diğer alet ve cihazları ne etkileyeceğini test... hatta birçok evde ebeveynlerin 276 ...... nerede izleriz... Ufak değişikliklerle sistemi işler hale getirdik......... frekans kayması ve görüntü nakleden sistemlerin başka cihazları etkileyip etkilemediği gibi testleri yapmaya başladık...... Hemen işe koyulduk. Dolayısıyla çok iyi plan yapmamız gerekiyordu.......... 1 ........... 5-6 kamera kurduğumuzda bu kadar çok kameranın görüntülerinin izlenmesi..........___________________......... ama planımızın içeriğine tam olarak vakıf değildi.. nasıl yerleştiririz... Sayın Miroğlu kabul etti..... Netice çok iyi değildi. nasıl değerlendiririz gibi hesaplar yapmaya başladık.... îlk denemeler başarılı olunca.... kameraların dışarıda görülme durumu. gece de istihbaratın küçük atölyesinde deneme... Bunun üzerine yeterli sayıda kamera bulabilmek için araştırmaya başladık.. Cihazlar analog sinyallerle çalışıyordu...... bir yandan yeni sobalar bulmaya bir yandan da nereye........

. Kameralar çok güzel gizlenmişti.............. planımıza uygun şekilde önceden seçtiğimiz yirmiden fazla kulübeye kameralı sobaları yerleştirdik.... Altı-yedi takım getirdi.. 1 ... kalanı için İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun imdadımıza yetişti........ Bölüm: Devlet çocuklarını izlemek için kullandığı. lerc soba konacağını söyleyerek bizim teknik polislerimizi soba firmasının elemanı kılığında Kapıkule'ye gönderdik.. Daha sonra sobalar içerisine yerleştirerek bu cihazların nasıl çalışacağını bir müddet gözlemledik._________. ....... kamufle edilirse istihbarat amaçlı da kullanılabilecek kamera ve bunların transmitterle-rinigetirmesini istedim... 7 takım kamera ve alıcıyı kısa sürede ayarlayarak frekansları birbirine karışmadan izleme yapacağımız duruma getirdiler..... hudutta bir insan kaçakçılığı olayı ile ilgili olarak Yunanistan tarafını gözetlemek için camiyi kullanacağımızı söyleyip müftülükten destek alarak camiye gittik................... sonunda vida deliğinden bu görüntü kameralı alabiliyorduk. Ancak gümrük sahası çok büyüktü ve elimizdeki cihazlar çok basit.......... Fakat bu sefer de bazı noktalarda mesafe uzun olduğundan 277 .. amatörceydi............._____........... (Yazarın notu) Haliç'te Yaşayan Simonlar_____. ödeneği olmayan işler için bir tek polis kantinlerinin gelirlerini harcama yetkim vardı.... Bunun üzerine oraya en yakın caminin minaresine anten konulmasına karar verdik......_-........................ Dördüncü günün oluşturduğumuz sobalarla izlemeyi yapabileceğimize kanaat getirdik. Caminin fahri bir imamı vardı........... İstihbarat Dairesinin teknik elemanları ile bizim istihbarat biriminin çalışkan ekibi ve komiseri Alaattin. Bir takımın masraflanm buradan çıkardık...........___________________... Ancak Emniyet Müdürlüklerinin böyle cihazlar için kaynaklan veya ödenekleri yoktu.... görüntü alamıyorduk.. Böyle bir şeyi hemen kabul ettiler..._ .. bize 6 takımı da alarak kullanma imkânı verdi............ Kulübe- 2 Ses ve video gibi elektronik sinyalleri başka yere taşıyan cihaz....................................... Minareye antenleri yerleştirdikten sonra sistem çalışmaya başladı....... ___..... Onu da şüphelendirmemek adına müftülükle görüştüm..

....... böyle bir şeye destek veremeyeceklerini....... Mecburen oradaki sistemimizi kaldırdık ve onu da minareye taşıdık..._________......... ayrı 278 . Açıklama yapmaksızın.......... Çok net görüntüler almaya başladık.H...... Edirne Gümrükler Başmüdürü ile görüşmemizi söyledi............ Ancak izlendiklerinden bir şekilde emin olan gümrükçüler............ Ancak bir müddet sonra odalarından gümrük görevlilerini izlediğimizi anlayan MİT Bölge Daire Başkanlığı sistemleri buradan kaldırmamızı.. ama biz sessiz Bu arada günler boyunca her türlü rüşveti. Buradan izlemeye devam ettik fakat kalite kötüydü..... yapacak fazla bir şey yoktu....'den istemediklerini.. Onlara bilgi sızmıştı..........___________________... Kamerayla izlediğimizi biliyorlar ama kameraların nerelere gizlendiğini bilmiyorlardı.... bazı gümrük görevlilerini dinliyorduk.... Olaylardan haberdar olduklarını ve araştırmaya başladıklarını gördük....... Ama en önemli yer olan. özel fatura denen işlemlerin yapıldığı ve özellikle hayali fatura.... bir iş için kullanmak üzere MİT Bölge Daire Başkanı'ndan izin istedik ve onay almamız üzerine alıcımızı buraya yerleştirdik............... ayrıca araçlar girip çıktıkça görüntü bozuluyordu.... tüm emarelerin onu şüpheli hale getirdiğini ifade ettik...... Orayı izlemek için en uygun yer...................... şüphelendiğimizi... çıkış....... Bir kamerayı orada bulunan İstihbarat Birimine ait bir büroya yerleştirdik. Bu dört. MİT Bölge Daire Başkanı 4 yıldır görevdeydi ve söylediklerinde kararlıydı. böylece daha kaliteli görüntüler almaya başlamıştık... Sanıyorum bizim izleme ve dinleme kararı almak için gönderdiğimiz yazılar vasıtasıyla Adliye'den bilgi sızıyordu. gümrükle aralarının açılmasını Biz de en çok Gümrükler Başmüdürü Î.... irtikabı kayıt altına almayı başarmıştık..... Bölüm: Devlet yeterince net görüntü alınamıyor. on beşinci günden sonra araya araya bizim sobaların içerisindeki kameraları buldular....E. 1 ....... Neticede kameraları buldular.. kaçakçılık gibi yolsuzlukların gerçekleştiği oda biraz ters ve uzakta olduğu için görüntü alamıyorduk...... İzlemenin on ikinci gününde gizli faaliyetimizin gümrük tarafından duyulduğunu anladık..... O zaman gümrükte görebildiğimiz kadarıyla dört önemli nokta vardı: giriş._ ... gümrük sahası içerisinde Milli İstihbaratın kullandığı odaydı. muayene ve özel fatura..

... görüntülerini tespit etmiştik. diğeri kendisinden daha yukarıdaki biri içindi....... Yani oradaki polis ve gümrüğün bütün görevlileri.. yedi desteye ayrılıyordu..... telefonlarının dinlenmesi... Sahada çalışan tüm görevlilerin rüşvet görüntülerini almıştık... Üst rütbeli bir gümrükçü geliyor.... En vahimi de rüşvet adı altında yabancı kadınlara cinsel tacizde buiunulmasıydı..........___________________.. birbirinden bağımsız beş binden fazla para alma görüntüsü tespit etmiştik. gümrükçüler kendi paylarından o görevliye de hisse veriyorlardı. ondan sonra altı veya............ Bölüm: Devlet kulübeden her gün toplanan paralar belli bir kulübeye getiriliyor................ her desteyi bir kişiye veriyor. birkaç istisna haricinde tüm görevliler.... rüşvet. Genel görüntü çok netti.. bazı hukuki eksikleri olan insanlardan küçük miktarlarda para alıyorlardı..... Aynca rüşvet. Sonunda inanılmaz şeyler ortaya çıkmıştı.. irtikap....._ .............. orada tek tek sayılıyor. daha üstteki başmüdür ve yardımcılarının teknik takibe alınması....... Bu da gösteriyordu ki........ kaçakçılık faaliyetlerinin içerisindeydi...... durumu biliyor ve hepsi birbirleriyle anlaşmalı bir şekilde kaçak mal götüren._________..... Kameralar on beşinci günde bulunmuştu ama biz daha beşinci-altmcı günlerin görüntülerini izliyorduk.. Hatta kapının giriş ve çıkışındaki kulübelerde.. bir deste kendisi.. Artık gümrükteki yöneticilerin... "Birlikte olursak size her şey serbest" deniyordu..... kalan iki desteyi ise alıp götürüyordu. vermeyen insanlarla nasıl pazarlık yapıldığını......... Görevlilerin paralan yukanda anlattığım şekilde tek tek sayıp kendi aralarında bölüştüklerini tam seksen beş defa kaydetmiştik.... Bu bilgilere ulaşmıştık ancak gizli kamera görüntülerini seyretmek hiç kolay değildi............ 279 .. rüşvet vermeyenlerin nasıl tehdit edildiklerini tespit etmiştik....... ama bu ağın nereye kadar gittiğini bilmiyorduk. belki bir iki istisna hariç......... o alanda hudut kapısı içerisinde bulunan....... 1 ... Yeterli delil bulmuş......... bir kamera 24 saat kayıt yapıyor ama 48 saatte ancak çözülüyordu..... Resmi bir kurum içerisinde yabancı kadınların onuruyla oynanıyordu.... son çıkışta pasaport işlemi yaptırmadan çıkan var mı diye kontrol için bulunan polis görevlileri orada alenen para alamadığı için. izlerken yapılanlardan midemiz bulanmıştı...

........ diğer kapılarda da free shop açma ruhsatı verilmiş..... en az on defa daha kapalı kasa kamyonetlerle İstanbul'a götürülen çok miktarda sigara ve içki yakalamıştık.... Belki de biriken paraların.. Yukarıda da bahsettiğim.......... 50 kutuyu diğer kapıya götürmek gibi yöntemlere de başvuruyorlarmış. Yine sonradan öğrendiğimize göre bu kişilerin bazıları kapılarda yoicu beraberinde hediyelik eşya çıkarmakla kalmıyor..........___________________............. Gür-bulak gibi yerlerdeki free shoplara mal gönderiyor gibi gösterip...... eşiyle arasında geçen.._________.. birbirini etkileme durumunu dikkate alarak önce free shoplarla ilgili operasyonu başlatmaya karar verdik.......... artık operasyon yapmanın şartlan ve devam etmemizin zorlaştığı anlaşıldı...... 1 ....... Aslında bir telefon dinlemesinde bir gümrükçünün zarf içerisinde başmüdüre para verdiğini tespit etmiştik........ ev ve işyerlerinde arama yaparak belgelerine el koyduk...... Sıraya koyduk........... Bölüm: Devlet odalarına da cihaz konması gerekiyordu ki. Free shoplarla ilgili zanlıları adliyeye çıkardık.. üzerinde çalışma yaptığımız dört free shopun kaçakçılığa karışan sahiplerini ve görevlilerini gözaltına aldık.. Kapıkule antrepoda bir araç dolusu.. Ama tabii bilgi sızınca. ama bunlara yalnız Kapıkule'de değil....... başka birimden gelenlerle birlikte Ankara'ya gitmesi de söz konusuydu... Aynı anda hem free shoplar hem polisler hem de gümrükçüler hakkında operasyon yürütmeye imkânımız yoktu...... zaman zaman sanki Edirne'den İzmir... Bu meseleleri yeni kişilerle tespit etmemiz gerekiyordu..... varsa onların aldıkları paraları da tespit edelim. örneğin yükledikleri 500 resmi evrakta 50 kutu gösterip.... Tabii tüm bunlar olurken.. Bütün bunları delil olarak kullanarak kaçakçıların dört ayrı örgütlü grup şeklinde çalıştıklarını ispatlamıştık.... ama bu.......... Mersin...... Geçmişte benzeri durumlarda çeşitli kişiler yakalanmış olmasına rağmen bu kişilerin ruhsatları 280 .......... Onların para kaydı tuttukları defterlerdeki bilgileri aldık.............. yolda (İstanbul'da) 450 kutuyu boşaltıp....._ . kanunen hukuki bir delil olarak kullanılamayacak bir konuşmaydı... sonra gördük ki aslında bu free snopların bir kısmı zaten kaçakçılıkta sabıkalıymış.... böylece operasyonun birinci bölümü tamamlanmıştı........

ama biz 5-6 kişilik en zeki ekibimizle ve ileri teknoloji kullanarak ancak bir haftada olayı çözebilmiştik......... ancak bir süre sonra bu girişimlerini de tespit ederek......... ülke içerisinde satılan diğer sigaralardan farklı renk ve bandrole sahipti................ Şahısları malların az bir kısmı ile birlikte İstanbul'da yakaladık...... Fakat çok geçmeden bu defa Hatay'dan Edirne'ye sigaralar yakalamaya başlamıştık. sonra Kapıkule'de ve zaman zaman da farklı yerlerde bu tip faaliyetlerde bulunmuşlardı.. bunu adeta meslek edinmişlerdi........ Şahısları suç delilleriyle birlikte yakalamak için takip ve izleme başlatmıştık...._________._ .................... bizim tespit ettiğimiz kişilerin ismini vermişti...... İçki ve kaçak sigaraların nasıl ve kimlerin sistem içine soktuğunu bilen antrepo sahibi tek başına hiçbir araştırma yapmadan olayı biliyordu... Gerekçesi çok basitti: free shopiarda satılan sigaralar.................... dolaylı bir şekilde kaçakçılık faaliyetlerine göz yumulmuş. Bununla birlikte soyulan antreponun sahibine kimlerden şüphelendiğini sorduğumuzda..................... işsiz kalınca bu defa bitişik Bulgar kapılarındaki free shoplarda mal alıp kaçak geçirmeyi denedi.. Bu gelişmelerden bir süre sonra. sonra da hırsızlıktan Neden yakaladık.................. Kamyonla gümrüksüz sigara çalmışlardı.. Bu şebekeler daha Önce Mersin Serbest Bölge'de. 281 ... bir bayram günü.. aynı kişilerdi. 1 .... Bu kargoyla şebekeleri gönderilen önce kaçakçılıktan. gümrük sahası içerisindeki gümrüksüz malların bulunduğu antrepo gece saatlerinde soyuldu.... Kapıkule deki kaçakçılık şebekeleri de bu tür sigaraları sisteme sokmasını biliyordu. Olayı hırsızlık diye niteleyip araştırırken........... Bölüm: Devlet iptal edilmemiş. bu nedenle bu sigaralardan elinizde binlerce de olsa kimseye satamazdınız....... Kaçakçılık olaylarına karışan free shoplar hakkında işlem yapılması sonucu bu şebeke........... ancak İstanbul'da eğlence mekanlarına sigara satan büfe ve satıcı zinciri ile irtibatı olan kişiler bu malları sisteme sokabilirdi...... alman tedbirlerle büyük çaplı kaçakçılık yapmalarını önledik. hiç tereddüt etmeden eski kaçakçı şebekesinin üyeleri olan. bu işi yapanların daha önce kaçakçılık yapan şebekenin üyeleri olduğunu öğrenmiştik.....___________________..

.._ ......... Kapıkule Operasyonu'ndan sonra neredeyse 2 yıl geçmişti.................... Zaten o ana kadar kulübede aldıkları rüşvet görüntülerinden bu görevlilerin büyük kısmının kimliklerini tespit etmiştik. Gümrük görevlilerinin 60 kadarını da yakalayıp Emniyet Müdürlüğüne getirmeden Adliye'ye götürüp savcılara sevk ettik...... azami kanuni süre olan 4 günde yürütme imkânımız yoktu... eksik gördüğümüz bazı konulan tespit edip suç unsurlarını bularak savcılara ilettiler......................G İ3iî'lxlsıi1ı^ C^t CÜ" Cİ tı<^3rı5^ılc<3Ltci İ3<3. Hatta 282 .... ama hâlâ faaliyetlerine devam ediyorlardı..... Bir defa kaçakçılık şebekesi kurulup da kendi sistemini oluşturunca öyle kolayca yok edilemiyordu... Çünkü iki grupta da gözaltına alınacak memur sayısı çok fazlaydı.......___________________.. sıra Kapıkule'deki polisler ile gümrükçülere gelmişti.. 28 polis........... Emniyet Müdürlüğüne getirip normal tahkikatlarına başladık.c^o^ İ3X2jionl.. Gayret ve ısrarlı takiplerimiz kapanması sonunda ve başta olaylar Kapıkule gittikçe olmak zayıfladı üzere ve Edirne'den tüm ayrılmadan bir yıl kadar önce Bulgaristan tarafındaki free snopların Edirne'deki kapılarda free snopların TOBB denetimindeki Set ur'a devredilmesi sonrası kaçak sigara olayı gündemden düştü...... e geçiyordu....â........._________..........x*^ 3ntâ/ttci Polis Müfettişleri bir aydan daha fazla süre belgeler üzerinde çalışarak bizim bile göremediğimiz............. Bu kadar kişi hakkındaki tahkikatı. Savcılarla tekrar toplandık ve operasyonun yapılış biçimine yönelik düşüncelerimizi anlattık.......... bir şebeke vardı......... Polisleri gözaltına alarak onların tahkikatını Emniyette yapmayı....... savcılar da kabul ettiler..... Free shoplar hakkındaki adli tahkikat bittikten sonra...<iciıl....lc* lEîö^y'Jı. 60 gümrük memuru toplam 88 kişiyi geçiyordu....... Zaten biri gözaltına alındığı zaman yapılacak o kadar çok usulü işlem vardı ki sürenin yarısı bu usulü tutanakların tanzim ^I iyi <3. Bu nedenle gümrük ve Emniyet müfettişlerinden destek istemiş-tı... gümrük memurlarını ise yakalayıp doğrudan Savcılığa getirmeyi önerdik..... 1 ...şl.. İki gruba da aynı anda operasyon yapmak gerekiyordu... Bölüm: Devlet Hatay'dan Edirne'ye kaçak sigara gelirdi? Çünkü burada kaçak sigarayı sisteme sokan......

......... toplumsal duruma en uygun ceza kanunu maddesi buydu..................... bir hukuk kahramanıydı............. hele salona kurulan yansı makinesinde Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Halil Uçar görevlilerin para aldığı yüzlerce resim ve filmi göstermeye başlayınca duruşmaların şekli değişti..... Bu şekilde tahkikatı başlatmış olduk... Burada Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının hakkını teslim etmek lazım.... Olayı baştan beri izleyen savcılar. maddesi uyarınca............... bütün görüntüleri ekrana vererek ve tüm sanıklara tek tek görüntülerini izletmek suretiyle orada bulunan herkesin açık şekilde anlayacağı biçimde. Ayrıca disiplin açısından Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile rüşvete karışan 23 polis meslekten ihraç edildiler....... 1 ... TCK Yün 257.... aksi iddialarda bulunuyordu.. belki hukuk tarihinde ender görülebilecek bir hızla kararını verdi............. Ülkemiz gibi rüşvet ve i rt i kapın bu kadar yaygın olduğu bir yerde doğal olarak tartışmalara konu olmuş olsa da.....___________________...._ .... Bölüm: Devlet bazılannm üzerlerini bile aramadık... bütün olayları değerlendirdi..... Sanıklar ve avukatlar filmlere bir şey diyemiyor.... 283 ... bunların gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ediyorlardı.. izleyeni olacağı düşünüldüğünde) Adliyedeki hiçbir salon alamazdı. astlarının yaygın olarak rüşvet ve irtikaba bulaştığı amirlerin de denetim görevlerini ihmal etmekten yargılanmalarının yolu açılmış oldu...... Gerçekten tahkikatın tüm seyrini A'dan Z ye anladı ve muazzam....... harika bir duruşma yürüterek.... bu arada üzerlerindeki paraları tuvalete atanlar ve Adliyeden kaçanlar da olmuştu. İlk büyük tutuklamalarda kırktan fazla gümrük memuru ve yirmi civarında polis tutuklanmıştı.. her kişi Sanıkların tek ünlü tek avukatları. sonunda duruşmanın Edirne Ticaret Borsasının toplantı salonunda okununca yapılması ve kararlaştırıldı.. ama duruşmalar başlayıp iddianame deliller hakkında sıralanınca...... hummalı bir çalışma ile iddianameyi hazırladılar..............._________.. bu konuda bir dahiydi..... Duruşma için bu kadar sanığı (her birinin birkaç avukatı... Yargıtay'dan tasdik edilen karar 8 ayda kesinleşti. Altmış üç kadar gümrükçü ve yirmi sekiz polis memuru mahkum oldular........ Ayrıca bu kararla birlikte..................

.. böylece bu kapıda organize bir grup şeklinde çalışan rüşvet şebekesi dağıtılmış ve bir daha bu yapıyı oluşturamayacak şekilde mahkum ve teşhir edilmişti....................... gerek Balkan Savaşları sırasında gerek 1980 Darbesi sonrasında 3 bile varlığı bilinen ve adeta bir gelenek haline dönüşmüş olan rüşvet ve kaçakçılık suçlarının çirkin yüzü kanıtlarla ortaya çıkarıldı..... her para alma olayı ile ilgili ayrıca yargılama ve her olay için ceza verilmesi gerekirdi................... Burada ceza alanlardan bir tek Başmüdür Yardımcısı Akif in kesinlikle masum olduğuna inanıyorum. Aslında bu kararlar adildi. örgüt yöneticilerinin bulunması suçundan mahkum etti..... fotoğraflarıyla.........___________________. ama eşit değildi.. İlk defa bu tahkikat bu kişilerin gerçek yüzlerini inkar edemeyecekleri bir biçimde............. Yine de düşünülürse tüm bu suçlara karışanları korkutmak açısından önemli bir adımdı..... 1 .. kiri vardı.... filmleriyle.._ ......_________......... başka kulübelerde bulunanlar veya o 15-20 günlük tahkikat sürecinde ve izleme anında görevli olmayanlar yargılanmadılar. özel bir kararla bu kişileri. Daha önceki yıllarda çalışmış olanlar..... kendi bilinen içtihatlarına aykırı biçimde.......... 284 ...................... Bu kapı günah ve pisliğin yayıldığı yerdi ve bir şekilde bu kirlerinden arınması gerekiyordu.... toplanan paralarıyla gözler önüne serdi ve mahkum olmalarını sağladı.. Ceza Dairesi böyle beş bin ayrı olay için tek fek yargılama yapılmasının fiili imkânsızlığını dikkate alarak........ organize bir şekilde toplu olarak rüşvet/irtikap almaları. her şeyiyle. önemli miktarda malın gümrüksüz ülkeye girmesine veya büyük miktarda kaçak malın Türkiye den çıkmasına göz yuman görevliler ortada yoktu.... Bizim yaptığımız önemliydi fakat yalnızca herkesten küçük küçük para alan........ ancak Yargıtay 5....... Bölüm: Devlet Normalde rüşvete ve irtikaba karışan tüm polis ve gümrük memurları için genel teamüllere göre..... örgüt kurmaları.... irtikap yapan memurların karıştığı bir çeteyi ortaya çıkarmıştık.. Gümrük Başmüdürü ve yardımcıları da daha sonra rüşvet ve irtikaba meydan vermekten ayrıca mahkum oldular.... Çünkü sadece orada çalışanlar mahkum oldular........... asıl büyük kaçakçılığı gerçekleştirenler.. Yılların günahı. vebali. Burada onlarca yıldır süregelen.

. belki de daha fazla şikâyet olmuş...___________________.. Bu defa kapıda işler aksadı. iki istihbaratçı..... Bölüm: Devlet Aslında bizim bu operasyonumuzdan önce de belki on.... Ama şunu teslim etmek lazım ki..._ .. Yeniden eğitim vermek suretiyle okuldan yeni mezun olan polisleri oraya yerleştirdik...... kapıdaki personelin tamamını değiştirdik. Herkes bir takım bahanelerle mal varlıklarını ispat edebiliyordu.......... ancak bir süre sonra işler yeniden eski haline dönebilirdi..... Yani istenirse. zira bizimki gibi her türlü delille desteklenen bir tahkikat olmadan gerçek bir mahkumiyet elde edebilmek çok zordu... Tüm tahkikatı yürüten asıl yönetici personel sayısı 6-7 kişiydik.. 1 .................. ğu iddiaları hep boşta kalmıştı..... Ama burada rüşvet yendiği ve gümrükçülerin mal varlıklarının rüşvetin delili oldu- 3 12 Eylül 1980'de bu kapıya askeri yönetimin el koyması sonrasında yaşanan yolsuzluktan dolayı Tugay Komutanı General iki subayı yaralamış.._________.................... Tabii yapılan tahkikattan sonra bunun devamını getirmek daha önemliydi... bir albayı öldürmüş ve sonrasında intihar etmişti. Hatta o tarihte en çok rüşvet aldığı iddia edilen görevlilerin birçoğu hakkında malvarlığı araştırması dahi yapılmış.......... her zaman bu türden illegal faaliyetlere müdahale edilebilirdi... Tahkikat yapmak kolaydı... ama sayıyı artırarak bu sorunları çözmeye çalıştık ve çözdük. acemi olacaklardı....... fakat bu gerekliydi..... irtikap yapan kişileri aklayacak şekilde sürdürülüyordu. Gümrük Müfettişleri... adli tahkikatı yapacak iki Kaçakçılık Şubesi personeli böyle güzel bir çalışmayla buradaki dev bir şebekeyi dağıtabildi..... zorlanacaklardı.. iki teknik eleman.... ama hiçbir araştırmada bu kişiler hakkında suç unsuru bulunamamış ve ceza verilememişti...... Daha 285 ....... Fakat genel olarak uygun ve doğru yöntemlerle müdahale edilmediği için bütün tahkikatlar daha çok rüşvet alan.................. Belki de açılan davalar çok ciddi kanıtlara dayanmadığından beraat etmişlerdi........ fakat her seferinde buradaki görevliler bu işten beraat etmişti.. Bu tahkikatla ilgili olarak belki ayrı bir kitap yazılabilir........... savcılık hep tahkikatlar yapmıştı.. Bu nedenle buradaki polisler tekrar rüşvete bulaşmasın diye Emniyet olarak ciddi çalışmalara başladık.... Tahkikatlar yapılmış............... başka görevliler. Evet yeni olacaklardı.. Polislerin tamamını değiştirdik.

.. Bu şekilde örgütlenmeye....... Yeni sistemle birlikte.... Görevlilerde böyle bir anlayış vardı......... mümkün mertebe bu konudan uzak durmaya çalıştık. araç ülkeden çıkıncaya kadar nakil aracıyla beraber gitmekti...._ . Tabii ki kolay değildi........_________. her teşkilatın kendisini denetlemesini umarak......... polis teşkilatının diğer teşkilatlar üzerinde hegemonyasını kurmuş gibi gözükmesini istemiyorduk.... 1 ...... Bu kolcunun görevi.. birçok memur daha başta rüşvet almak ve bu yolla zengin olmak için burayı tercih ediyordu..... Özellikle gümrük camiası ve gümrük yapısında rüşvet almak veya vermek.......... Oraya gönderilen Gümrük Başmüdürü Mehmet Hatipoğlu gerçekten de bu görevi iyi yapabilen biriydi ve ona destek olmak için bu konudan uzak duruyorduk... uçakla 286 .... diğer insanlar da kaçakçılık sayesinde küçük menfaatler temin ediyordu....... gayri meşru menfaat temin etmek burada sanki bir hak olarak gelenekselleşmişti.___________________............ Bu nedenle rüşveti kesmek çok da kolay değildi... Alışılmış bir kültür vardı.. Çünkü küçük miktarlarda paralar dönüyor......... Bize gelen her ihbar ve olayı kendi sistemi içerisinde çözülsün diye Gümrük Başmüdürü'ne göndermeye başladık... Sınırdan Türkiye'ye giren ve transit geçerek yurtdışına gidecek oları önemli mallar. Birçok insan da bunu gayet doğal görüyordu.... Ancak bir müddet izledikten sonra bazı kolcuların araçlarla beraber değil.. İki yılda bir kapının personeli tamamen değişiyordu...... ülke içinde kaçağa kayabileceği için naklo-1 urken bir gümrük memuru (kolcu) eşliğinde çıkışa kadar götürülürdü... Bir süre sonra Kapıkule'de yeni bir yolsuzluğa el koyduk.. Buna rağmen yine birkaç defa tahkikat yapma ihtiyacı duyduk ve gördük ki boş bırakıldı mı bir grup insan hemen örgütlenebiliyordu........ ülkeye girişte araca binmek............... Bunların az miktarını memurlara vermenin onlar için hiçbir mahsuru yoktu................... Bölüm: Devlet sonra her yıl personelde yasadışı uygulamalar gelişme ihtimaline karşı kapıdaki pasaport polisi personelini yüzde elli oranında değiştirmeye başladık............ Bir...... yuvalanmaya mani olmak istiyordum............ bir buçuk yıl kadar uzak durunca rüşvet dedikoduları az da olsa yeniden duyulmaya başlamıştı.....

Ancak bu kez belli süreli izleme........ Fakat buna rağmen gümrükçü araçla beraber hiç gitmemişti. Üstelik bu göreve gitmek için normal harcırahları haricinde özel paralar alıyorlardı. Kapının Düzeni İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler Şimdi sıra kapıda bu kirli duruma sebebiyet veren ortamı düzeltmeye gelmişti..._________......_ .... ikna etmeye çalışıyor..... neye razı ederlerse. Bir vatandaş dayanamamış.. Halbuki bir aracın birkaç saatten fazla orada kalmaması gerekiyordu...... durumu şikâyet etmişti...... Kimse dışarı göreve gitmek istemiyordu............. müdürü bile şahıslara.. Hatta o İşte görevli olan Gümrük Müdür Yardımcısı veya oradaki gümrük yetkilisi.... Bu kişiyi yakaladığımızda bunun emsallerinin çok olduğunu..... ne de olsa kapıdan her geçene... işte bu kişi gidecek diye memuru yanma kolcu etmek suretiyle ancak işlemlerini yaptırabi 1 iyordu... kapıdaki rüşvet..... Gümrük Müdürümün tayin etmesi gereken kolcuları şoförler kendileri buluyor..... irtikap aslında kötü bir ortamın neticesiydi.. Dokuz günün sonunda normal harcırah ödemesinin dışında 1200 TL civarında bir parayı kolcu olarak gelecek olan gümrük memuruna vermişti. 1 .___________________....... Günübirlik giriş çıkış adı altında bir kişinin kendi ihtiyacının çok üzerinde sigara ve içkiyi vergisiz olarak yurtiçine sokmasına müsaade ediliyordu..... Yani amirinden kolcusuna kadar yine bir şebeke kurmuşlardı.. Bence bu çok önemli bir olaydı.. yöneticisi..... ayrıca birçok görevlinin de kolcuları gitmiş gibi göstererek para aldıklarını tespit ettik.............................. Bölüm: Devlet gittiklerini fark ettik veya hiç gitmedikleri halde kendilerini gitmiş gösteriyorlardı. içki satılmasına onay vermek suretiyle devlet kaçakçılık 287 ... "Git oradakilerle anlaş.. Böylece ülke içerisinde çok ucuza sigara... pazarlık yaparak....." diyebiliyordu...... Vatandaşın iddiasına göre her şeyi rüşvetsiz normal yöntemle yapmaya kalkmış.... free shop-lardan gümrüksüz sigara ve içki gibi tekel maddesi alma ve ülkeye sokma hakkı verilmişti....... Bu birden fazla insan tarafından yapılıyordu...... kimi ikna edersen o gitsin............... takip yapmamıştık.. yüklü aracı dokuz gün boyunca kapıda işlemleri yapılmadan bekletilmişti................ Üstelik o yönetici de gitmediklerini biliyordu.... yalnızca o anlık olayı tahkikat yaparak adliyeye intikal ettirdik......

.. fiilen içme ve hediye etme imkânı olmayan miktarlarda ve piyasadaki fiyatının yarısına satış yapılırsa.. Free shop sahiplerinden başka bu hatalı kararın 288 .... AB dışarı çıkan kara kapılarında da bu mağazaları anlamsız bularak komple kaldırmıştır...... ülke içerisine girip çıkarken yolcu beraberinde getirilip götürülecek eşyanın miktarını belirlemek Gümrük Müsteşarlığının yetkisindeydi......... Diğer ülkelere baktığınızda......... Bununla birlikte mevcut mevzuata göre............... Free Shopların varoluş amacı da budur. bu malların amacının dışında kullanılacağı..... Bölüm: Devlet ortamını kendisi yaratıyordu.... Normalde yurtdışına çıkan kişiler bugün 75 TL harç yatırıyorlar.. Peki bu kadar vergi kaçağında Türkiye zaraı ■ ederken kim kâr ediyordu? Kazançlı olan 25 bin kadar Bulgar vatandaşı ile 4-5 free shop sahibi ve onların etrafında oluşan 200-300 kadar kaçakçılıkla geçinen kişiydi....... 1 ... Dünyada durum böyleyken bizde tüm kara....................... kaçakçılığa karışacağı kesin olmasına rağmen devlet bu kararını düzeltmiyordu......... Her gün girip çıkan bu kişilere de her giriş çıkışta 3 karton (30 paket) sigara... Normalde bu kişilere gümrüksüz sigara ve alkollü içki alma hakkı verilmese bu kişiler günübirlik gelip gitmeyecek.... ne kaçakçılık ne de kapıda bu kişilerin yarattığı kuyruklar olacaktı.. Diğer yandan Türk hazinesi binlerce Bulgar'a anlamsızca....... Edirne Kapıkule de 30 civarında free shop vardı..... Tüm dünyada ve AB ülkelerindeki hava ve deniz hudut kapılarında ise ülkeye girerken değil ülkeden çıkarken bu mağazalardan alışveriş yapmak mümkündür............._ ................. Bir kişiye....... deniz ve hava hudut kapılarında başka gümrüksüz gideceği free shoplar açıktır... Ülkeden çıkan çıkan vavatandaşların yurtdışında harcama yapacağı ve bu suretle dövizin ülkelere hesaplanarak ülkeden tandaşlarımıza belli miktarda mal alma hakkı verilmiştir. vergilerinden maaş öder gibi haksız ödeme yapmayacaktı..............___________________........... Yasada yolcuların hediye ve şahsi ihtiyaçları için diyerek bu hakkında sınırı da çizilmiştir... 4 şişe alkollü içki satın alma hakkı verilmişti... ama o tarihlerde bu harcı ödemeksizin her gün yurtdışına giriş çıkış yapma izni vardı........._________...

Bir toplantıda Gümrük Başmüdürü free shoplardaki gümrüksüz içki ve sigara satışlarının toplamım verirken ilk 9 ayda bir önceki yıla göre zannederim 90 milyon avro azalma vardı... neden bir tek onayla bu kişilere gümrüksüz mal satımı ya saklanmazdı':' Bu devletin vergilerini tahsil etmekle....... İl Valimiz randevuları aldı. yapılan tahkikatlardan birkaç fotoğraf ile video çekimlerinden beş on dakikalık özet görüntülen. operasyonumuzun devlete en küçük faydası galiba buydu...._________.. Onlar da uygun buldular.. Günübirlik ziyaret anlayışı da kaldırılmıştı.. o günübirlikçi kuyruğu bir anda azaldı ve daha sonra tamamen yok oldu.. Evet................ özlerini eksik yapmamalıydı... kapı rahatladı... hudut kapısında alınacak tedbir ve iyileştirmeler Başbakan Çalışma ve için devlet yöneticilerine Beşiktaş'taki özet göstermek istediğimizi İstanbul gösterdik.......... En son video......... ama yapıyorlardı. ülkede 3 gün kalmadan yapılan giriş çıkışlarda sigara içki alımının kaldırılmasıydı........... söyledik. kapıda gereksiz olan diğer kurumlar kaldırılmıştı.... görevlilerin yabancı bir kadınla birlikte oldukları görüntüleri göstermiştik....... Edirne İl Savcısı iıdan müsaade isteyerek. İlk tedbir.. neden bunu önlemek için hareket etmezlerdi. İşte tüm bunları.. Bölüm: Devlet devamı için uğraşan kimse olamazdı.. maliye uzmanları farkında değil miydi......... devletin mal ve gelirini kontrol etmekle sorumlu olanlar neden buna mani olmazlardı? Görevleri............... Bu günübirlik giriş çıkış yapanlara gümrüksüz içki ve sigara verilerek bu ülkeye bu kadar büyük zarar verildiğinin gümrük.. Sonra yazdığımız raporlardaki tedbirlerin bir kısmının alındığını görmeye başladık....................... asli işleri buydu....._ .. Müsteşarına gizli Başbakanlık videoları Ofisinde çekimlerden Başbakan in çok rahatsız olduğu her halinden belli oluyordu... 1 .......___________________. insanlar özlerine ihanet etmemeli..... bildiklerimizi uzun uzun raporlayarak yukarıya arz ettik..... en çirkini ve en etkilisiydi......... Aylık brifing raporunda bir saniyede anlatılan bu rakamın manasını kimse anlamadı ama ben 289 ................ ne Bulgarlar ne de 80-90 kişilik küçük kaçakçılık şebekeleri devlet kademelerine uzanamazdı.. hazine........ Yıllarca süren hatalar nihayet belli oranda düzelıyordu.......

burayı kimseyi kuyrukta bekletmeyen... benim il genelindeki tüm birimler için toplam polis sayım 800'e ulaşmıyordu......... Aslında kapıdaki kuyruk ve yığılma sadece görevli azlığından değil devletimizin her zamanki hastalığı olan gereksiz bürokratik işlemlerden kaynaklanıyordu......... Bu olumsuzluklara rağmen hudut kapısındaki giriş çıkışlarda hiç kuyruk oluşturmamayı esas aldık.................... Bölüm: Devlet anlamıştım....... Örneğin bir tır şoförü yılda 40-50 kez ülkeye giriş çıkış yapıyordu....... Yalnızca bu kapılar için yoğun zamanlarda en az 500........ Haksız kazanç ve kaçakçılık ortadan kalkınca ve memurların rüşvet alacağı bir ortam kalmayınca kapı kendiliğinden temizleniyordu.. Çok teknik çalışmalar yapılıyormuş...................... Normalde Edirne'de 4'ü kara.... 9 ayda devletin 45 milyon avro vergisinin haksız yere yurtdışına çıkmasına mani olmuştuk....... yani pasaport kontrolüydü.. 2'si demiryolu olmak üzere 6 hudut kapısı vardı..... 2 milyondan fazla araç giriş çıkış yapıyordu.......... elektronik program sistem hataları altyapısı polisin vardı........ beş dakikada geçiş imkânı veren bir yer haline getirmekti. normal durumlarda ise 250 polise ihtiyaç olmasına rağmen.. Bunlardan yalnızca Kapıkule'den yılda 6 milyondan fazla insan.... Benim yetkim.se sadece polisin görev alanına dahil görevlerdi.......___________________.. 1 ._________... Biz de her defasında bu kişinin tüm bilgilerini yeniden yazıyorduk....._ ............. bir kişinin bilgi 290 . Bir-iki saati geçmeyen kuyruklarla mevsimi atlattık. Rüşvetçi bir yapılanmanın gerçekten oluşturulmasını sabır ve önlemek fedakârlıkla amacıyla çalışarak sık sık değiştirdiğimiz için işlerinde uz-manlaşamayan bu yeni polisler inanılmaz kimseyi bekletmemeye çalışıyorlardı................ halbuki ilk kez giriş yaptığında bilgilerini bilgisayara girdikten sonra sonraki girişlerde pasaport numarasından eski kayıtları bulup tek tuşla işlem yapsak çok zaman kazanacaktık....... her ama yerde bulunuyormuş bilgısayarlarda iş gibi ciddi gösterilmesine rağmen kullandığı merkezin yoğunluğu nedeniyle bunları düzeltmek çok zordu............... Kapının rüşvetten kurtarılmasından sonraki amacım.....

kapıdan geçenlere ve burada.................. bu askerin acemiliği sonrasında. çalışanlara ne kadar yardımcı olduklarını şimdi öğrenmişlerdir zannederim. sık sık bizimle çalışmasına izin verdiler ve biz tüm programları yeniden düzenleme şansı bulduk. Adlarınızı yazmadan geçersem büyük adaletsizlik olur...... Davut......... Kapıkule'de gerçekleştirilen operasyonların başında yönetici konumunda olan kişi bendim...... Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığında hudut programlarını yazan bir başkomiser askerlik hizmeti için kısa süreliğine Edirne'ye geldi. için yakın ilden gelen kahraman polisler ile tahkikatın kahramanları olan şube müdürü Sait......_ ........ Merkez Komutanı hemşerlm Yolcu Albay ve diğer rütbeliler..... Umarım meslektaşlarım Operasyonlarla ilgili söylemek istediğim son birkaç şey daha var................. Engin ve KÜM Şube Müdürlüğünün yiğit polislerine.... kanun adamı olarak görev yapan amirler ve memurlar topu topu 10-1.. 2009ün haziran ayında tayinim çıktı.. 1 ........ işin hayati bilgilerini toplayıp gözümüz kulağımız olan İstihbaratçılar Şenal........... geçici destek....... teknik sistemi tariflerim üzerine kuran Polis Nurettin'e ve yanındaki ekibe................... hedefim 2009 veya 2010'da kuyrukta hiç bekletmeden herkese zamanında giriş çıkış yaptırabilmekti......... Bu anlamda destek veren Tümen Komutanı Recep Paşa.. ama olağanüstü gayret ve çalışmaları ile bu işi asıl ortaya koyanlara. Altay ve yanlarındaki memurlara.......... bu düzeltmelerle bu iş 15-25 saniyede yapılır hale gelecekti.... Komiser Alattin'e........... Bu süreyi 6 milyonla çarpınca elde edilenolabilirdi... akşam birliğine teslim edilmek üzere...._________. ama nasip olmadı. Bölüm: Devlet girişi bir dakika sürüyorsa.....___________________....... Durumu anlatınca komutanlarımız.... İşin asıl sahiplen.. İşte o günlerde yine olumlu bir gelişme imdadımıza yetişti. bize merkezde destek veren Sabri Uzun Başkan'a ve adlarını bilmediğim tüm diğer kahramanlara teşekkür ediyorum....... Sayelerinde kapılarda yolcu kuyrukları az personele rağmen yok denecek hale gelmişti.....5 kişiydi ama Kapıkule'de başlayıp İstanbul'a kadar uzanan ve yıllar boyunca burada faaliyet 291 ....

........ devlete ve hatta kapıdan giren çıkan herkese inanılmaz işkenceler çektiren Kapıkule'nin sorunları...... Valilik Özel İdaresinin yaz sıcağında saatlerce hatta bazen günlerce bekleyen ve ihtiyaç giderme imkânları olmayan bu kişiler için seyyar tuvaletler yaptırdığı............. Yüreğimin en derin yerinden gelen bir sesle.......... devlete hiç pahalıya mal olmadan büyük görevlerin nasıl yapıldığına örnek oldular..............' Bu tahkikatla bir kez daha gördüm ki aslında dev gibi gözüken.. ama... irtikapçı..... Ayrıca bu işin kolayca yapılabileceğinin bir kanıtıydık.... üstelik bu bizim asli işimiz de değildi)............ rüşvetçi........ hem gerçekten çok büyüktü (devlet yıllarca düzeltemedi.. çeteieşmiş memur ordusunu 4 ay gibi kısa bir sürede.... kapının temel sorunu.. günlerce beklemeden kapıyı geçemediler........___________________.......... Yine de yaptıklarımız asıl sorunu çözücü değildi.... Aslında daha önce de belirttiğim gibi....... Türkiye'ye her yıl gelen milyonlarca gurbetçiye..... adil bir hâkim tarifinin tam sahibi Halil Uçar'm desteğiyle yendiler ve bir daha kanunsuz eylemlerine devam edemeyecek hale getirdiler. kırmadan........ Bölüm: Devlet göstermiş kaçakçı sürüsünü.. buradan geçen insanlara yeterince hizmet edem eme s ivdi.. Son birkaç yıl öncesine kadar yaz aylarında gurbetçilerin Türkiye'den çıkarken 20-30 km kuyruklar oluşturduğu.. Kurulduğu günden beri kuyruğa girmeden. 292 .... kendisine en çok ihtiyaç duyan ve bu ülkeye döviz getiren bu iki cefakâr kesime hep zahmet çıkarmıştır....... her hafta...... üzmeden.. sonu 7-8 km tır kuyruklarının olduğu ve bazen bunun 10-15 km'yi bulduğu...... Gerçek vatanseverlik ve polisliğe......... her gün Avrupa'ya yük taşıyan binlerce Türk 11 rina kapının hizmet etmesi gerekiyordu.... Kapıkule. 1 . İşin asıl sahipleri olan Gümrük Müsteşarlığı devreye girip bu işe sahip çıktığı zaman sorunların çözüleceğine inanabiliriz._________..............._ .... tabii ki Şenal Savcının başkanlığındaki üç savcı ve gerçek bir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan........ çok bedeller ödendi) hem de çok basitti (az imkânlarla... hiçbir fırın beklemeden geçemediği herkesin bildiği bir olaydı. çok az yetkimizle 3-4 aylık çalışmayla büyük oranda üstesinden gelmiştik. Selda Bağcanin türküde dediği gibi 'Selam olsun size.

............. Tüm....... İkinci ihaleyi Hamdi Sedefçi... hem de basında açıkça yer alıyordu ve bu bilgiler bizim için soruşturmaya başlamak için hareket noktası oluyordu.... Oysa şimdi şehrin merkezinde olduğu gerekçesiyle yapımı neredeyse bitmiş olan bu kamu binasının yıkılmasına kimse mani olmuyordu. Yerel basında adı her zaman önde tutulması gereken Doğan Haber Ajansı Trakya Bölge Müdürü Lütfü Karakaş başta olmak üzere dürüst gazeteciler tarafından da ciddi bilgile I l'l G ÎT 1 bize iletiliyor.............................. Bir gün gazetelerde..... birinciye kimse katılmadı.... "Önünde kendimi asarım ama yıktırmam" demişti.." diyerek iptal etti..... ile belediyeye gelir temin edeceğim ve daha küçük bir bina yaptıracağım" diyordu ama. "İktidar bana para vermiyor......... GPM firması adına Metin Karaka-ya isimli bir kişiye 21 293 ...... Bir gün artan ihracata rağmen tır kuyruğu olmaz ise o gün gümrüklerin düzeldiğine veya düzelebileceğine inanırım... Sonra üçüncü ihale yapıldı ve arsa. Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar Edirne Kapıkule de ve ayrıca tapu ve bayındırlıkta yaptığımız örgütlü yolsuzluk ve ihalelere fesat karıştırma uygulamalarına yönelik operasyonlardan sonra vatandaştan diğer yolsuzluklar konusunda da ihbar ve bilgi alıyorduk......._ . burayı satarak alacağım para................ 10 yıl önce de bu binanın planını çıkarıp temelini atan da kendisiydi........................... itirazlara rağmen ihale yapıldı............... "Yabancı bir şirket teklif sundu ancak hadde layık bulmadım... Edirne Belediyesi'ne ait olan ve inşaatı devam eden yeni belediye sarayı binasının yıkılarak arsasının satılmak istendiği hakkında yazılar çıkmaya başladı. Bölüm: Devlet Bugün Kapıkule'de tır kuyruğu yok ama gümrük düzeldiği için değil ihracat dünyadaki kriz dolayısı ile % 25'e yakın düştüğü için....... üstelik seçim çalışmaları zamanında Belediye Başkam Hamdı Sedefçi.. 10 yıldır inşaatı devam eden............. 1 ..... Belediye Başkam.. İnanılacak gibi değildi... o güne kadar 10 milyon TL'ye yakın para harcanarak %90i bitmiş 15 bin metre karelik kapalı alam olan devletin resmi binası yıkılacak ve arsası alışveriş merkezi kurulması için satılacaktı.._________....___________________....

. Yasalara göre artırma işlemi..... yanı devletin mal satması 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre. İhalenin iptal olacağını düşünerek....._ ..... teminat gösterme. daha birçok açıdan bu ihale kanuna ve usule aykırıydı.............. müteahhitten iş bitirme....... 1 ................ yani satın alma işleri ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanunuma göre yapılmalıydı........ dolayısıyla kamu yararını da gözetmiyordu...............___________________... ayrıca itiraz etmesi için de Kamu İhale Kurumuna dilekçe yazarak dolaylı yollardan bu kurumlara ulaştırıyorduk... Yeni bina yaptırmak için bu kanunlara göre..... Firmanın arkasında Hollandalı Redevco adlı şirketin olduğu biliniyordu..... Bölüm: Devlet milyon + belediyeye göstereceği bir yerde 5 milyon TL değerinde yeni bina inşa etme karşılığında ihale edildi. Alıcı firma binayı yıkma hazırlıklarına hemen başlamak istiyordu......... diğer bir yandan da Mülkiye Müfettişler marifetiyle müdahale edilmesi için İçişleri Bakanlığına..... Ayrıca 4734 sayılı kanuna göre ihaleler usule aykırı olarak yapılmış ise Kamu İhale Kurumunun iptal etme hakkı vardı.. itiraz etmeleri... 294 ..... GPM aracı bir şirketti.. milli servetin yok olmaması için Haliç'te Yaşayan Simonlar. Oysa................. diğer yandan ihtiyati tedbir kararı verilmesi içm Asliye Hukuk Mahkemesine............... İki işin tek bir ihalede yapılması hem kanunlara aykırıydı..................... bakanlığa şikâyette bulunmaları için gazeteci Lütfü Kara kaş ve Gelir İdaresi Başkanı İsmail Aslan ile birlikte gayret gösteriyorduk. oysa bize göre ihale kanunlara aykırı olarak yapılmıştı.... yeterlilik istenmemiş.... kamunun zarar görmemesi.... yeterlilik gibi belgelerin istenmesi mecburiydi...... Ancak gerçekleşen ihalelerde hiçbir belge.. binanın yıkılmaması............. zaman kazanmak amacıyla olaya muhalif olan kişilerin dava açmaları......... Bir yandan ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması davası açılması için Edirne İdare Mahkemesine............. _...... ve ni bina yaptıracaksa da en düşük fiyat. Belediye mal satarken en yüksek fiyata satmalı._________.. hem de haksız rekabet yaratıyordu...... verene yaptırmalıydı................ iptal de gerçekleşmemişti.. Belediye Meclis Üyesi İsmail Arda ise bu işe karşıydı........... eksiltme...

.................. Belediye'ye cevap ve savunma için bir ay süre verdiğinden bu sürenin sonuna kadar yürütmeyi durdurma karan veremem diyordu....... Birkaç gün sonra yürütmenin durdu r u 1 m a s ma ve bilahare ihalenin iptaline karar verildi.. zaten ihaleyi alan kişinin Ankara'da yapılan enerji operasyonunda da sanık olarak adı geçiyordu.............................. İçişleri Bakanlığı ise zamanında müfettiş gönderemedi... Bölüm: Devlet Maalesef bu dilekçelere verilen yanıtlar çözüme yönelik değildi.... şirketin kazandığı bu ihaledeki yeri çok kısa bir süre içerisinde Redevco şirketine devredeceği. bir hafta............. Biraz araştırdığımızda önemli ipuçlarına ulaşmıştık........... Bu arada ihalede rüşvet alındığı iddialarıyla ilgili ciddi bilgiler alıyorduk.. Kamu İhale Kurumu yapılan işlem yanlış ama 2886 sayılı Kanun'a göre yapılan işlemlere bakmaya yetkim yok diyerek işin içinden çıktı.......000 TL'ye satışında... İhaleden 10 gün sonra Cumhuriyet Savcılığı Yıa yazdığımız yazıda.. Hiçbir kurum ve mahkeme alenen kanunsuz yapılan bu işlemi durdurmamış... Halbuki yasalarımızda acil hallerde belli bir süre için işlemleri durdurma yetkisi verilmişti.. binanın yıkılmasına mani olmamıştı....._ .. Tüm bu nedenlerle 10 milyon TL harcanmış devlet binası maalesef yıkıldı...... görev sahama girmiyor diyerek konuyu kapattı......... Metin Karakaya'nın daha önce de çeşitli suçlara karıştığı gerekçeleriyle soruşturma ve zanlıları takip izni istedik Savcılık olayın etraflıca araştırılması için KOM Şubesine talimat verdi........ Belediye binası ve arsasının GPM Gayrimenkul şirketine 26.............. on gün önce karar verilse yıkıma mani olunacaktı......... Edirne Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen.750... ayrıca talebimize uyarak olayın mali ve bankacılık boyutunu incelemek üzere yeminli banka murakıbı görevlendirilmesi için 295 ...... Edirne İdare Mahkemesi....... 1 ...... daha önce ihalenin Hollanda menşeli Redevco isimli firma tarafından istendiği ancak bazı kamu görevlilerine menfaat temini konusunda sıkıntı çıkacağı için Metin Karakaya'nın sahibi olduğu GPM Gayrimenkul şirketinin ihaleye sokulduğu.... Asliye Mahkemesi..........._________.....___________________..

......... Bu kesindi... ama bunu maddi olarak ispat etmemiz gerekiyordu..7 milyon TL tutarında bir para GPM dolayısı ile Metin Karakaya'nın hesabına aktarılmıştı..... ama belediyeye ya-pilsin öciciTiclcr ve vergiler çıktıktan sonra 2 milyon TL civarında bir paranın nereye gittiği belli olmuyordu.... Bölüm: Devlet BDDK Başkanlığından talepte bulundu...... CHP Milletvekili Mehmet Sevigen ve Belediye Başkam Hamdi Sedefçi İstanbul Mecidiyeköy'de bir otelde bir araya gelmişler..._ ..... Kısa süre içerisinde yapılan çalışmalarda görüldüğü kadarıyla......... Metin Karakaya...... bu kişiler parayı çekip daha sonra başka amaçla gönderiiiyormuş gibi tekrar Metm Karakaya hesabına göndermişlerdi............. İhale öncesinde Muharrem Polat. Arsanın alımı..................... ama Metin Karakaya yıkım işini 2 milyon TL gibi gösterip.... Belediye sarayının arsasının gerçek alıcısı Hollandalı Redevco firmasıydı._________.... Belediye sarayının yıkımı için bir firmayla 160 bin TL ye anlaşılmıştı. sonra 1.......... Redevco hesaplarında önce 35 milyon..... teklif............ ama aracı olarak Metin Karakaya devreye girmişti... vergiler ve ihalenin teminatları dahil ihale öncesinde ve sonrasında yapılan tüm ödemeler doğrudan Redevco'nun hesaplarından GPM'ye aktarılıyor... firmaya gönderildi diye paraları İstanbul'daki kendi hesabından Gaziantep ve İzmir'de yıkım işinde görev alan başka kişilerin hesabına yatırmış....... oradan da GPM adına ödeme yapılıyordu.. fatura gibi belgeleri vardı....... İhale sürecinin tüm safhasında Redevcohun temsilcisi Muharrem Polat ve GPM firması sahibi Metin Karakaya birlikte hareket ediyordu.. alüminyum gibi malzemeler firmaya verilecekti........... arsanın satım işini konuşmuşlardı.... 1 . Yeminli murakıbın incelemesine göre burada bir gariplik vardı.......... ayrıca yıkım esnasında çıkan demir............. Bu konuda elimizde firma yöneticilerinin mahkeme kararıyla dinlediğimiz konuşma kayıtları......... Bize göre İlamdı Sedefçiye aktarmıştı. Sonra da bu paraları Metin Karakaya çekerek bir yerlere aktarmıştı ama adresi bulamryorduk.. Bize de kısıtlı olarak ihalede rol alan bazı kişileri takip etme yetkisi verdi. 296 .___________________...........

...10..10...............2007 tarihinde arsanın tapusu Belediye tarafından GPM ye devredilmiş... Sonra bu anlaşmanın metnini de bulduk... İstanbul ve Antalya'da makul olmayacak bir biçimde birkaç defa Belediye Başkanı Hamdı Sedefçi... hemen Redevco'ya devredilmesi için anlaşma yapılıyordu.... 245 bin TL sermayeli... GPM adına Metin Karakaya bir araya gelmiş........ İzlemeler devam ederken çok önemli bir şey tespit etmiştik: arazinin alınması için her masrafı Redevco'nun karşılamasının dışında.... üstelik arsayı ilk bulan....... Bölüm: Devlet GPM ihaleden birkaç gün önce kurulmuş.. ihale sonucunda arsanın................. Redevco temsilcisi Muharrem Polat............. 1 ....... süreç tamamlanmıştı. ihaleyi GPM firmasının alması halinde Redevco'nun bu yeri 27 milyon TL karşılığı satın alacağı ve GPM'ye alışveriş merkezinin inşaatım yaptıracağı hususunda mutabakatname imzalanmıştı... ayrıca telefonla da konuşmuşlardı....... bir gün sonra ise 11. buna göre Redevco'nun sekiz emlak şirketi ile GPM şirketi yetkilileri arasında.......... İhale nihai aşamada GPM şirketine 26 milyon 750 bin TL ye mal olurken...... Redevco alacaktı. 10...... 1 Bölüm: Devlet İhale olmuş. Metin Karakaya'nm aile fertlerinin hissedar olduğu bir anonim şirketti.. Milyon dolarlık iş yapması zaten mümkün değildi. Yani daha önce 20 milyon teklif verilen ihalenin bu defa 27 milyon TL'ye mal olacağı belirlenmiş gibiydi. Fiyatı daha ihaleye girmeden biliyor gibiydiler.........___________________..... halbuki ihaleyi doğrudan Redevco almış olsaydı bu verginin yarısını ödeyecekti... Madem arsayı........_________.2007 tarihinde GPM tapuyu Redevco ya devretmişti........... Redevco bir gün sonra bu yeri devralmak için vergi ve masraflar dahil yaklaşık 34 milyon TL ödemişti........ İki defa yapılan bu devir nedeniyle 4 milyon dolardan fazla vergi ödenmişti............ sonra tüm ihale sürecini takip eden Redevco temsilcisi Muharrem PolatVı ve tüm ihale masraflarını ödeyen yine 297 ...... Mahkeme kararları ile yaptığımız teknik incelemelerde elde ettiğimiz bilgiye göre... ihaleden Önce ve sonra Edirne....._ ...... kendisi doğrudan ihaleye girip almış olasa 2-3 milyon dolar daha ucuza almış olacaktı....

........ Yalnız bu şirket değil..... yabancı şirketin ödediği milyon dolarları boşa gidiyor......... hesap ve denetim sistemi şeffaf olmalıydı........... vardı... ki? Öncelikle iki defa vergi ödemeyi ve rüşvet................ ikincisi dünyada rüşvet veren bir firma gibi gözükmek istemiyorlardı.... 1 .. Türkiye'ye yabancı sermaye gelmiyor deniyor... Zaten Türkiye'de iş yapmak isteyen ciddi firmalar önce araştırma yaptırıyorlar ve aldıkları bilgiye göre hareket ediyorlardı.... Yöntem olarak araya bir aracı koyup rüşveti ismen o versin.. bu yöntemi aynı amaçlarla Manisa'da Girişim Grubu denen resmi ve özel kişilerin ortak olduğu eski Sümerbank fabrikasının arsasının 45 milyon dolara alımında da kullanmıştı. Diğer yandan Türkiye'de arsa alarak yatırım yapmak istiyorlardı ve şehir merkezlerinde istediği büyüklükte arsalar ancak kamuda............. yatırım aksıyor.. Sonunda ayrıca bizim gibi işgüzarlar da devreye girince iş mahkemeye intikal ediyor. neden ve nasıl gelsin...... vermeyi göze almaları gerekiyor..... Peki neden daha ucuza....... Belçika. Bu firma yöneticileri Türk kamu kurum ve kuruluşlarında bir şey alıp satmanın rüşvetsiz olmayacağını düşünüyordu. bu defa da işleri düzeltmek için avukatlara Ödemeler başlıyor..... tüm ihale ruhsat süreçlerinde rüşvetin nasıl alındığını bire bir ödeyerek öğreniyorlardı..... Bu çok uluslu şirket durup dururken Türk maliyesine iki defa vergi ödemek için neden kendini bu kadar zorluyordu? Bunun akılla izahı var mıydı? Evet. Birincisi bunu hesaplarında göstermeleri çok zordu.. hem de çok akıllıcaydı.... alma imkânı varken arsa bu kadar pahalıya alınmıştı? Neden aracı konmuştu? Üstelik Redevco.... hatta daha mahremi. çok büyük bir şirketti........ kendileri bulaşmasın. İngiliz............ çok uluslu... her şeyi kayıt altına alınmalı................. ama bu firma rüşvet veremezdi... ihaleler durduruluyor....... Bölüm: Devlet onlardı... kendilerinin kayıtlarına geçmesin istiyorlardı. Redevco'nuıı ortakları.___________________..... 298 ....... Çünkü Redevco Hollanda asıllı olmasına rağmen aslında Cairo Holding'e bağlı İngiltere merkezli....... Hollanda......_ .._________......... ABD gibi ülkelerdeki önemli şirket ve fmans çevreleriydi ve bu kişiler Türkiye'deki rüşvet çarkım çok net görüyorlardı. tüm yabancı firmalar benzeri şeyi yaşıyordu.

.... Sonra da rüşvet aldıkları için bu durumu yaratanlar. 1 ........ bu davayla ilgili İdare Mahkemesinin verdiği................ bu yolla yeni yabancı yatırımcıların ülkeye gelmesini teşvik ederler.... Peki sizler rüşvet istemeseniz de bu..._ ..... Sedefçi hakkında yaptığımız Ankara bağlantılı iki çalışma vardı....... Bölüm: Devlet Redevco'nuıı hesaplarından.......................... Bilginin nereden sızdığını anlamıştım.. Aslında başkan hakkında operasyon hazırlığımın olduğu doğruydu ama bu olaydan dolayı değildi.................._________.... biz yabancı yatırım getirdik ama devlet engelliyor diyerek tahkikat yapanları halka şikâyet ediyordu...... bu kadar parası 3-4 yıldır kamuda idi ve henüz işe başlaya mam ı stı. Türk kamu görevlileri resmen irtikap yapıyorlardı...... aslında neden sızdırıldığını ediyordum..... su davası nedeniyleydi................. yani iptal 299 .... Edirne'den ayrıldıktan sonra öğrendim ki...............___________________...... Ayrıca rüşvet verme iddiası ile yargılanmaları söz konusuydu. firmalar arazileri doğrudan alsalar ve yatırımı bir yılda yapıp ülkemiz ekonomisine katkı sunsalar olmaz mı? Böylece ülkemizde işlerin kanuna uygun yürüdüğünü. Sevigen de bu bilgiyi Belediye Başkan Hamdi Sedefçiye aktarmış... o da parti genel başkanı ile konuşmuştu.. Manisa işinde de 45 milyon dolar civarında para çıkmıştı..... zaten sonra ilgili daire başkanına da bu şüphemi açıkça söyledim.. Diğer yandan bu olayda rüşvet almaktan dolayı Belediye Başkam hakkında operasyon yapacağımız bilgisi Mehmet Sevigen'e verilmişti................. tam temyiz kararı verilmek üzere iken davayı açan taraf olarak gözüken AKPli meclis üyesi İsmail Arda davasını geri çekmiş ve Danıştay da davacısı olmadığı için karar vermemişti.... rüşvetin olmadığını yaşayarak öğrenirler ve ülkelerinde Türkiye'de artık rüşvet alınmıyor şeklinde propagandamızı yaparlar. satışın iptali ve tapunun tekrar Belediyeye tescili davasını hem Belediye hem de alıcı firma Danıştay'a temyiz etmişti.... Edirne Belediye Sarayı ihalesinden dolayı yaklaşık 37 milyon dolar...... bu konuyu İstihbarat Dairesi ile az sonra anlatacağım su davasını ise KOM Dairesi ile koordine ediyorduk... Onun tabiri ile bu bilgi kendisine '"belediye başkanı hakkında beraber çalışma yaptığım Ankara'daki birim tarafından" verilmişti. Açık bir ihalede avantaj için rüşvet verdikleri yönündeki bir iddia gerçekçi olamazdı aslında.

..... biraz polis bilgisayarları üzerinde yaptığımız araştırmada bu kişiler ve firma hakkında her şeyi öğrenmiştik.............. İsmail Arda'nın davasını çekmesinden bir süre sonra parti merkez ilçe başkanı yapıldığını duydum...._________. Termikel şirketi Özellikle aldıkları belediye ihaleleri ve İstanbul'da kapağı olmadığı için annesinin yanında rögara düşerek ölen çocuğun haberleri ile basında gündeme gelmişti................ Konuyu araştırmaya başladık... Biraz internette........ Başkan in tüm şüpheli davranışlarım inceliyorduk.... "Parti merkezinde bana davayı çek dediler onun için çekiyorum" demişti... Su Davası Belediye Sarayı ile ilgili tahkikatı yaparken........ Ardından uçak biletlerini yolcu listesiyle birlikte inceledik ve başkan ile birlikte aynı bilet satış noktasından arka arkaya üç bilet alındığını....... Bölüm: Devlet kararı kalkmıştı.. aynı dakikalarda havaalanına gelip check-in yaptıklarını öğrendiğimizde başkan ile beraber giden kişilerin kimliklerinin Mustafa Selçuk ve Mehmet Aîtunhan olduğunu öğrenmiş olduk. her türlü imkânını kullanmış ve yukarılara ulaşmıştı...... Bir gün kendisinin İstanbul Atatürk Havalimanında bazı kişilerle buluşarak Ankara'ya gittiğini öğrenmemiz üzerine...........___________________.................... 1 .... Belediye Başkanıiıın İstanbul'da bazı insanlarla buluştuğu ve gizli görüşmeler yaptığına dair bilgiler almıştık..... plakaları Termikel yöneticilerini işaret ediyordu.._ .... hava limanı çevre güvenlik kameralarının belli saatlerdeki görüntülerini incelemek için savcılıktan yazılı talimat aldık........ Görüntüleri incelediğimizde Başkan'm üç kişi ile buluşup birlikte yola çıktığını anladık..... ancak bu buluşma ve görüşmelerin sebebini bilmiyorduk............. Anladığını kadarıyla davanın Danıştay'da tasdik edileceğini anlayan alıcı firma..... 300 .... aynı şekilde ödendiğini..... dış çevre kameralarının firmasının kayıtlarından onları Mercedes ve Ford Mondeo markalı iki aracın gördük..... Bu defa Ankara'ya vardıkları saatlerdeki Ankara Esenboğa Havalimanı karşıladığını yolcu çıkış bölgesindeki Araç................... İsmail Arda 'ya sorulduğunda............

......... İmtiyaz hakkının alınması demek....... Ama. Gelecekte en önemli ihtiyaç maddelerinden birinin su olacağı biliniyordu.... hatta ara sıra odasında cihaz araması da yaptırıyordu.... suç teşkil edecek hiçbir konuyu telefonla koşmuyor........ Beş yüz bin nüfuslu bir ilde....... Bölüm: Devlet Tapu Kapıkule Operasyonu ve devamında Bayındırlık ile Dairelerindeki dinleme ve gizli kamera kayıtlarına dayanarak yaptığımız operasyonlar nedeniyle Belediye Başkanı........ ciddi yatırım ve organizasyonlara ihtiyaç vardı.. onlar vasıtasıyla ihaleye girecek olan firmalarla gizli gizli görüşmeye başlamıştı..... peşin ödemeli su saatleri kullanıldığında işletme maliyetinin azami %20 olduğu. hiç bilmediğimiz bir sahada Belediye'nin su işlerinin imtiyaz hakkının devriyle ilgili görüşmeler olduğunu anladık.. yeni yayınlanan mevzuata göre de tüm şehirlerde belediyelerce su şebekelerinin yenilenmesi..................... Bizim başkan bir yandan Belediye Sarayını satmış.. bir yandan da su imtiyaz hakkını devretmeyi planlamıştı ama daha işe başlamadan aracı firmaları bulmuş..... genişletilmesi........... kısa süre içerisinde bu buluşma ve görüşmelerin belediye sarayının satışı ile ilgili olmadığını..___________________...._________..... su ücretlerinin tahsilatı gibi hususlarda..... 1 .......... bundan dolayı işimiz biraz zordu.. tamir ve ilavelerinin yapımı karşılığında tüm su gelirine uzun süre sahip olmak demekti......... ayda 5 milyon TL demekti.. belediyelere de yaklaşık %20 civarında ödeme yapılacağı kabul edilirse......_ .............. Başkanın buluştuğunu tespit ettiğimiz kişiler suyun gelecekte önemli bir gelir kaynağı olacağını görüp tezgah kurmuşlar ve ilk ihale yapacak olan Belediyelerle aracılar vasıtasıyla görüşerek ihaleyi organize etmeye başlamışlardı. İlk yatırım haricinde................ bir ilin su şebekesinin bakım..... tüm bu yatırımlar! yapacak kaynaklan yoktu ve bu sahada imtiyaz hakkının devredilmesi suretiyle........ Yine de mahkeme kararı ile Belediye Başkanı hariç diğer kişileri dinlemeye aldığımızda......... imtiyaz sahibi asgari aylık 301 ........ yüz elli bin ev ve elli bin iş yeri su abonesi varsa ve her abonenin ayda ortalama 25 TL su kullandığı kabul edilirse (büyük sanayi tesisleri ve büyük kurumlar hariç tutulsa bile) bu..... tüm bu işlerin özel sektör eliyle yapılması çok cazip bir plan olarak ortaya çıkmıştı. su havzalarının ıslahı.

. otomatik olarak her ay artacak şekilde belli bir miktar sabit gelir....... Özel sektör açısından bakıldığında da her gün tüketim artıyordu........ yalnız bu işleri ayarlamak ve ihale sonunda alıcı firmadan komisyon almak üzere kurulmuş iş takipçisi Firma ile birlikte çalışıyordu. Bölüm: Devlet 3 milyon Tb gelir elde edecekti... Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhandan oluşan üç kişilik grup........ 1 ...... Belediyeler açısından ise kaynak yetersizliği.. yapamadıkları tahsilatlan özel sektör eliyle yapacak. kısa seçmeni sürede küstürmemek yapılabilecekti....._________... Hem belediyelerin. yalnızca Çorlu ve Kars gibi şehirlerde bir iki küçük uygulama vardı...___________________.............._ .... komisyoncu kişilerin beraber hareket ettiği. Belediye Başkanı.......... ilave yeni yatırımları özel sektör eliyle yapacak ve belli oranda gelirden de pay alacaklardı....... hem özel sektörün kazanmasının sebebi ise şuydu: Özel sektör açısından suyun dünya ve insan hayatındaki öneminin artması ile gelecekte fiyatlar sürekli artacak ve ön ödemeli su saatleri vasıtasıyla tahsilatlar artık peşin ve kısa sürede yapılabilecekti...... ayrıca kısa sürede su şebekesini yenileyecek... Su imtiyaz haklarının devralınması yeni bir sahaydı ve 2007 yılma kadar illerde ciddi bir devir yapılmamıştı. Asıl önemlisi suyun giderek değer kazanacağı öngörüldüğünden bu gelir her yıl katlanarak artacağı rahatlıkla........... bölgenin imtiyaz hakkım almak demek......... ama bu sahaya giren ve ilk işleri alan firmaların üstünlük sağlayarak önemli illeri de ele geçirebileceği hesabı yapıldığından bu sahada büyük bir rekabet ve kıran kırana bir mücadelenin olacağının sinyallerini görmek mümkündü. ihalenin şartnamesini hazırlamak üzere 302 yapılamayan tahsilatlar .. ücretini ödedikleri Veli Aksaz isimli kişiyi Edirne Bele diye sime.. Bu aracı iş takipçisi...... ihale mevzuatı ve ihale yolsuzlukları nedeniyle yenilenemeyen şebekeler özel sektör aracılığıyla adına kısa sürede yenilenecek...................................... Böylece belediyeler büyük bir yatırım harcamasından kurtulacak..... Belli bir ilin.................... sıcak para demekti...... söylenebilirdi... İlk yapılacak şebeke tamiratı gibi belli yatırımlar ile dağıtım ve tahsilat işi sisteme konduktan sonra yapılması gereken başka bir şey kalmıyordu..........

...... Denizli............. Hileli yöntemlerle yapılan işlemler sonunda Veli Aksaz...... ama bu şartname taslaklarında hâlâ eskileri yazılıydı ve aynen........ dışarıda daha önceden hazırlanmış olan örnek bir şartname Edirne Belediyesine uyarlanmaya çalışılıyordu.... yanlış şekilde ihaleye çıkıldı......................... Üstüne üstlük bu iş için 303 ..... yerine yenileri konmuş veya değişmişti... tüm belediyelerin işlerini rüşvet karşılığında organize edip........................ İzlemelerimize göre Veli Aksaz.......... Hatta dışarıda hazırlanan tip şartname e-posta ile Edirne'ye gönderiliyordu ve tabii elektronik olarak bir suretini de biz alıyorduk.. öyle ki şartnamede yazılan birçok kanun yürürlükten kalkmış..._________............. Her belediye için bu işleri yapabilecek büyük firmalarla konuşuyorlar..... Hatay gibi illerin su imtiyazlarını da belli büyük firmalara komisyon/rüşvet karşılığı pazarlamaya çalışıyorlardı.... Bölüm: Devlet danışman olarak aldırıyordu.. şartname hazırlıkları devam ederken bir yandan da Balıkesir.... rakiplerinin aleyhine şartlar koyarak da onlar için dezavantajlı şartlar yaratıyor {örneğin ön ödemeli sayaç üreticisi olmak gibi şartların yazılması demek bu şartı taşımayan tüm firmaları ve rakipleri ihaleye giremez hale getiriyorlardı) ve böylece ihalelerin istenilen firmada kalmasına çalışıyorlardı.................... Aydın... dışarıda Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhan ile ve ardından Termikel firmasının yöneticileri ile ihale şartnamesini hazırlıyordu......._ .. Bu arada bizimkiler sadece Edirne su imtiyazını almaya çalışmakla kalmıyor.___________________.... Böylece bu iş için kendilerinin ve belediyede ortak çalıştıkları kişilerin maddi menfaat elde etmesini sağlıyorlardı....... ihalenin önceden anlaştıkları bu firmalara verilmesi için ihale şartnamelerini firmaların isteklerine uygun şekilde tanzim ederek firmalara avantaj sağlıyor. Yani bu grup asıl olarak..... Belediye'de danışman olarak işe başlamıştı... 1 ... Görünüşe göre.. hangi firmayla daha fazla komisyon anlaşması yaparlarsa o firmanın istediği şekilde şartnamenin hazırlanması için belediye yetkililerini etkileyerek firmanın isteğine uygun şartnameyi hazırlatıyorlar ve Belediye Meclisi ile organlarından geçirerek adrese teslim ihale yapılmasını sağlıyorlardı..........

.... Eğer başta kendi firmanıza uygun veya rakiplerinizi eleyecek yeterlilik şartları yazdırabilirseniz ihaleyi kazanma ihtimaliniz yüzde yüzdü............... 1 .......... Beraber çalıştığı belediye görevlilerin bazı yeterlilik şartları koymaya veya kendisinin yazdığı şartları değiştirmeye kalktığı ya da bazı şartlara itiraz ettiği zaman danışman durumu dışarıdaki ortaklan Mustafa Selçuk ve Mehmet Alt un han'a aktarıyor........ onlar da belediye başkanı üzerinden müdahale ederek istenen şartların yazılmasını sağlıyorlardı. öncelikle ihaleye girebilmek için kanunun aradığı yeterlilik şartlarını sağlamak........... Veli Aksaz'ı ihale şartnamesini hazırlamak için danışman olarak aldıktan sonra küçük bir grup kurarak çalışmayı başlattılar ve danışman Veli Aksaz Termikel'de hazırlanan ihale şartnamesi örneklerini Edirne Belediyesi şartnamesi haline getirmeye çalışıyordu. İhalelerde önemli olan hususlardan biri......._________.................................... 304 ...........___________________.. sabah da kalanlara dağıtılıp öğleden sonra saat 14Ye hiç okunup incelenmeden Başkanın uzman diye çıkardığı Veli Aksaz in tanıtımı ile Belediye Meclisinde oylandı ve oy çokluğu ile kabul edildi.. Bölüm: Devlet firmalarla...._ .. bir de her idarenin kendisinin koyacağı şartları karşılamaktı........... Edirne Belediye Başkanlığı..................... Bazen de belediye çalışanı olup da dışarıda başka firmalarla irtibatlı olan kişilerin bulunduğunu başka söyleyip onların şartları grupların başka firmalar adına şartnameye şartları yeterlilik için başka koymaya da kalktıklarını yaptığı ortaklarına aktardığı oluyordu...... Bir aylık bir çalışmanın sonucunda belediye adına (ama Termikel firmasının istediği şartlan taşıyan) teknik ve idari şartnameler ile belediye encümenince çıkarılması gereken su imtiyazı yönetmeliği gibi evraklar hazırlanarak Edirne Belediyesinin ihale dokümanları haline getirildi....... Yani ihaleyi kendi lehine yeterlilik taşıması çalışma anlaşılıyordu.............. resmen rüşvetin belgesi sayılacak yazılı anlaşmalar bile yapmaktaydılar........... Belediye başkanı konuyu Belediye Meclisine getirdi ama en az bir hafta incelense bile zor anlaşılacak yüzlerce sayfadan ve teknik ifadeden oluşan bu dokümanlar akşam bazı üyelere............

........................ düzeltilmeden kesinleşti........ odasında ihale işlerini konuşurken telefonlarının pillerini dahi çıkarttırıyor..... Sonunda ihale oldu ve sadece iki firma ihale dokümanı aldı ve tek firma olarak Termikel Holdinge bağlı Elektromed Şirketi ihaleye katıldı ve kazandı... ilk itirazlar serbest rekabeti engelleyici yeterlilik şartlarına oldu..... Böylece Ter-mikel yöneticilerinin hazırladığı cevaplar. sürekli dinlenme fobisini yaşıyordu.... işlemlere devam etmişti.................._________... Daha önce de belirttiğim gibi Belediye Başkam dinlenme... Sonrasında tek firmanın katıldığı eksiltme süreci. Bölüm: Devlet En azında bir ay öncesinden meclis üyelerine ve ilgili birimlere dağıtılarak görüş........ Bu korku nedeniyle başkaları adına aldığı telefonları kullanıyordu. Firmaların itirazları belediyeye geliyor ve bu itiraz dilekçeleri danışman Veli Ak-saz tarafından Termikel firmasına ulaştırılıyordu........_ .. Başkan bu arada Ankara'ya giderek bir yandan Termikel yöneticileri ile görüşüyor bir yandan da onların kanalı ile hükümet çevrelerinde..... 305 .......... İhale güya açık olmuştu ama konan şartlarla başka firmalar zaten baştan engellenmişti...... Daha sonra tahkikat safhasında Başkanın ihale komisyonu üyeleri ile konuyu görüşüp bir rakam belirlemediği anlaşıldı....... buna inin diyerek pazarlık yapmış... Neticede ihale bitmiş ama ihalenin kesinleştiği ilan edilmemiş. okunmasına fırsat verilmeden oylanarak hukuki hale getirildi. odasını çiçeklerine kadar kontrol ettiriyor.......... belediye sarayı arsasının yıkılması davasıyla ilgili destek arayışında bulunuyordu....... 1 . belediye de bunları cevap olarak ilgili firmaya iletiyordu.......... Oysa içerisinde yanlış ifadeler..... Tüm itirazlara Belediye kulağım tıkadı.. Bir süre sonra belediye ihaleyi ilan etti. on beş günlük karar verme süreci başlamıştı....___________________.. hiçbiri okunmadan... belediyeye danışman tarafından sunuluyor............ yanına gelen herkese telefonla konuşmaması gerektiğini söylüyor... Başkan benim kafamda şu rakam var..... basma ve halka açık olarak yapıldı. takıp edilme olaylarına karşı öyle tedbirli davranıyordu ki..... eleştiri alınması gereken dokümanlar kimse tarafından okunmadan............. yürürlükten kalkmış kanunlara atıflar vardı...

............... ihalenin kesinleşmesinin ardından ödeme yapmayı teklif etmişlerdi.... Sonuç için kanuni sürenin sonuna gelindiğinde. bilginin İstihbarat Daire Başkanlığımdan sızdığına kanaat getirdim..........._ .. öyle ki Başkanın tavrını yadırgamışlardı... Mehmet Sevigen'e sızan bilgi yalnızca Belediye Sarayı tahkikatı ile ilgili olduğundan ve su tahkikatından haberdar olmadıklarından....... millet ve halka hizmet duygularını yücelterek görev yaptığımızı düşünürüz..... Belediye sarayı ihalesine fesat karıştırma tahkikatı ile ilgili İstihbarat Daire Başkanlığından............ bu bilgiyi de Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki daireden öğrendiğini söylemişti....___________________.. ama yaşadığımız şeyler göstermektedir ki aslında bizler 306 ...... 1 .............. özel olarak bakıldığında ise Türk polisinin çalışma biçiminin... rüşvetin kendisine ödenmediğim ima ederek beklentisini Mustafa Selçuk ve Mehmet Al t imhan aracılığıyla iletmisti............. Başkanın İstanbul'a gittiği bir gün CHP Genel Başkan Yardımcılarından Mehmet Sevigen ile yaptığı telefon görüşmesinde....... yani çoğu görevli vatan.... görev anlayışının......_________................... Termikel yetkililerinin bu konuda çok deneyimli oldukları anlaşılıyordu..... sonra bir restoranda görüşerek Termikel şirketinin hisse senetlerinden kendisine teminat olarak vermeyi................... ve daha önce belirttiğim gibi bunu da kendilerine alenen söyledim........... göreve bağlılığının yanlışlığını gösteren ve sorgulamayı gerektiren birçok örnek var ama benim yaşadığım ve burada anlatacağım olay bunların en önemlilerinden biriydi....... Belediye binasındaki yolsuzluklar nedeniyle hakkında yürüttüğümüz tahkikattan dolayı gözaltına alınacağını. Diğer Görevlerimiz Şentürk Demiral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olayı Türk kamu görevlilerinin......... Bölüm: Devlet İhaleye karar vermek için kanuni bekleme süresinin son günlerinde.. su imtiyaz hakkının devredilmesi ihalesiyle ilgili tahkikatta ise KOM Daire Başkanlığı Vidan destek alıyorduk... Sonunda firma yöneticileri Edirne'ye gelerek Başkan ile önce Belediyede... Çoğunlukla biz. Birçok insan da buna inanır......

. Bunun üzerine yola çıkan Uğur Dündar'ın ekibinden Ertuğrul Erbaş ve bazı televizyon muhabirleri araştırmak için buraları dolaşırken bana da uğrayıp olayla ilgili fikrimi almışlardı.... Ben pek bunları izlemediğim için görememiştim ancak bu tarz programlarda yer alan olayları birkaç gazete ve televizyon kanalı veya programcıların kendisi özel olarak muhabir görevlendirerek takıp ederlermiş......... Bir gün çocuğun babası randevu alarak yanıma geldi.5 yaşlarındaki oğlu kaybolmuştu............. Bölüm: Devlet basit ve küçük hesaplar........___________________. yakınımızdaki Kırklareli hm Babaeski ve Lüleburgaz ilçelerinde görüldüğünü söyleyenler olmuştu. Yanında deneyimlerime bu olayları takip eden televizyoncular ve kendilerine yardımcı olmamı talep gazeteciler de vardı...... tüm kamuoyunun bildiği ve yüreğimi derinden yakan çok acı ve çarpıcı bir olay ile şahit oldum........ Bir ara kayıp çocuğa benzediği söylenen bir çocuğun... Şentürk Demiral kendisine 307 . yardım istiyordu.......... çok izlenen bu programlar dolayısıyla büyük bir izleyici kitlesi olaydan haberdar olmuştu.._________.......... ayrıca birçok ihtimal olabilirdi._ ..... dayanarak ediyordu...... Kendisine görev sorumluluklarımın Edirne ili ile sınırlı olduğunu... önce Kaçakçılık Başkanlığında yanımda görev yapmış......... İstanbul Kartal'da bir okulun aile birliği tarafından düzenlenen geziyle Çanakkale Şehitliği'ne giden ailenin 2.... İsrarla bu olayda benim görev almamı.. Hatırlanacağı üzere... şahsi ve grupsal küçük çıkarlarımız uğruna halkı ve görevi çoğu zaman unutuyoruz....... gariplikler olduğunu düşünmüştüm....... 1 ...... Bu genel anlayışa.. ancak mıntıkamda olmadığından açıkçası beni birinci derecede ilgilendirmemişti. Bu olayda da bazı basın mensupları bana olayla ilgili sorular sormuştu................................... ayrıca Emniyet Müdürünün görev ve fonksiyonlarının bir teşkilatı sevk ve idare etmek Fakat olduğunu daha söyleyerek yardımcı Daire olamayacağımı anlattım. Çocuğun anne ve babası her gün sabah yayınlanan kadm programlarını dolaşarak günlerce konuyu canlı tutmuş. İstanbul'daki çalışmalarından bu konudaki tecrübelerini iyi bildiğim........ genel duruşumuz içinde çok önemli bir yer işgal ediyor... Anlattıklarını dinlediğimde olayda birtakım................. Bu eğilim istisna da değil...........

.......... Şentürk u 1985-86 döneminde Diyarbakır'da komiser yardımcısıyken tanımış.............. çocuğun babası Bakanlığa dilekçe verince nasıl olsa bu dilekçe otomatik olarak Asayiş Daire Başkanlığına gelecek. az da olsa bilgi sahibi olmam dolayısıyla bana danışmışlardı.. ama bunun için özel bir programa ihtiyaç olduğunu anlayınca bilgisayardan anlayan pek kimse olmadığından..... çocuğu bulacak.... elinden geleni yapacağını söyledi.......................___________________. Konuyla ilgili görevlendirilmek üzere Şentürk Demirali önerdim. bunun için Emniyet Genel Müdürlüğüne müracaat ederek özel bir ekibin görevlendirilmesini talep etmesini söyledim._________... Son dönemde işlerin mahalli olarak yapılmaya başlaması ve merkezin sadece koordinasyon görevi üstlenmesi söz konusu olduğundan dilekçenin Çanakkale'ye yapmıştık....... Çocuk kaçırma/kaybolma gibi konular görev sahasına girdiği için o da zaten olayı bildiğim. Ona istediği teknik desteği Edirne'de imkânların el verdiği ölçüde sağlama sözü verdim....... Bu vesile ile alman makineyi incelerken....... Olayın ayrıntılarına girmeden önce Şentürk Demiral hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum......... 1 ........ daha ilk tanışmamızda çok iyi ve değerli bir polis olduğu kanaatine varmıştım... istiyorduk.................................... Bölüm: Devlet yardımcı olabilirdi... Teknik açıdan destek verilirse inisiyatifli bir ekip olarak olayı araştırıp netice elde etme imkânı olacağını... Hüseyin Özalp ile anlaştık.........._ .... Küçücük bir çocuğun kaçırılması onu da derinden üzmüştü... Ardından iyi ilişkiler içerisinde olduğumuz Asayiş Daire Başkanı Hüseyin Özalp'i arayarak durumu anlattım..... bulmaya yarayacak ne varsa yapmaya hazırdı Şentürk Demirali da durumdan haberdar etmiştim.................... O tarihte Emniyet Müdürlüğü özlük işlerini yapmak için bilgisayar almış.... o zaman Hüseyin Özalp Bakan in onayını alarak Şen türkün görevlendirilmesini sağlayacaktı... bu konuda Şentürk Demiral'ın da iyi bir tercih olduğunu söyledi. BASIC denen programlama dilinde yazılmış ve çok emek verildiği 308 belli olan bir programla gönderilmesi özellikle ihtimaline Şentürk karşı bu mutabakatı ilgilenmesini Olayla Demiral'ın ......

.. sonunda da il dışına.............. Onu önce uzak ilçelerde görevlendirdiler.... O gün için Türkiye'nin en iyi organize gruplarım önemli ölçüde tanıyan ve onlara karşı etkili olacak... eğitici küplere kadar pek çok yeni girişimlerde bulunduğunu bir Giresun ziyaretimde görmüştüm.... hiç bilmediği trafik konusunda bile kısa sürede çok başarılı adımlar attı. Her işi iyi yapan bu polis.. tüm operasyonlarda başarılı olmuş. Müdürü'ne kötülenmeye başlandı... bu kadar gayret eden.......... Şentürk İstanbul'da olağanüstü işler başardı.. teknolojiyi bilen çok başarılı ve bir o kadar da mütevazı bir polisti... Bu vesileyle kısa süreli çalışmalarımız oluyordu ama Şentürk un çok farklı olduğunu anlamak zor değildi................ kaliteli bir polisin Giresun'da Trafik Şubesinde çalışmasını sağlamışlardı.............___________________.. bunu yapmak pösteki saymak gibi bir şey!7' diye sorduğumda Asayişte çalışan komiser yardımcısı Şentürk Derniralin ismini vermişlerdi... Daha sonra Şentürk Demiral ile yollarımız hep kesişti................. iyi bir asayiş polisine ihtiyacı oldu ve tavsiyem üzerine Şentürk'ü Adapazarı Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü olarak göreve 309 ..................... "Kim bunu yazan.. aklını kullanan.... Giresun'a Trafik Şubesine tayin ettirdiler.......... ardından ben İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olarak atandıktan sonra... adam kaçırma olaylarında aranan kişilerin teknik yöntemlerle bulunmasında Şentürk ve diğer Asayiş ekiplerine teknik destek vermiştim. 1 .. Benim verdiğim küçük ipuçları ile Sülük. Söylemezler Çetesi gibi önemli grupların yakalanmasında.. hepsinde asıl işi yapan kendisi ve ekibiydi.. Kısacası sokaklarda çalışan............ O günün şartlarında mucizeler yarattı ve ben İstanbul'dan ayrıldıktan sonra nihayetinde rakipleri tarafından Emniyet. ben sadece bir iki noktada bilgi verdim. O benden önce Diyarbakır'dan İstanbul Asayiş Şubeye atanmıştı... Bölüm: Devlet karşılaşmıştım........ başkalarına konuları tüm detaylarıyla anlattığım ve beklediğim neticeyi alamadığım halde ona tek kelime ipucu vermem yetiyordu. batı ülkelerinin Türkiye'ye gelen vatandaşlarından trafik konusunda yorumlarını toplayarak dışarıda nasıl tanındığımızla ilgili çalışmalardan.................._________..... Arkadaşım Mustafa Aydın Adapazarı Emniyet Müdürü olunca........._ . kaçırılan birçok şahsın kurtarılmasında önemli basanlar elde etti......

. bir takım çalışmalar yapmış......... buna neden mani olunur aklım almıyor......... mevki istemeyen bu polis kendi uzmanlık alanında neden çalıştırılmaz. ama olay hakkında netlik sağlayamamıştı...... Bir hafta kadar sonra tekrar Edirne'ye geldi..... 1 ... Bölüm: Devlet getirdi......... Şentürk yeni görevi için Çanakkale'ye giderken Edirne'ye.......... Zaten eşi Edirneli olduğu için burada bağlantıları vardı... Kendisi ile biraz değerlendirme yaptık............... Bu kez oturup beraber çalışmaya başladık.... belli bir mesafe alabilmiş. Daha sonra ben KOM Daire Başkanı olunca Mustafa Aydın in müsaadesi ile Şentürk'ü KOM Daire Başkanlığına şube müdürü olarak aldım.... Daha sonra Şentürk olay yerinin savcısı ile görüştü. Yine kısa sürede..... ancak yine de yardım etmekten geri durmayacaklarını söylemişlerdi....... Başkan Yardımcılığı görevinde " insan israfına" örnek olarak görev yapıyor.......___________________. bana uğradı...._________.... Özellikle Van'da polislerin elinden oğlunu kaçıran ve uyuşturucu ticareti konusunda nam salmış aşiret ağası Mustafa Bayram in ve oğullarının yakalanmasını sağlamıştı.. kurulmasına öncülük ettiğimiz dinleme sisteminin bu 310 ..... hâlâ Trafik Daire Başkanlığında... Koni Daire Başkanlığından Edirne'ye atanınca (sürülünce) bana yakın tüm müdürlerim KOM'dan kovulmuş............ Savcıdan alınan talimatlar üzerine Şentürk bazı bilgileri toplamaya başlamış....... neler yapabileceği konusunda bilgi verip bazı teknik verilerin temin edilmesi için yardım talep etti.............. Savcı da olayın bir an önce çözülmesini istiyordu.... Kayıp çocuk olayına dönersek..... görevlendirmenin fazlaca işe yaramayacağını. ne yapılması gerektiği ile ilgili olarak biraz tartıştık. çocuğun babasının müracaatı üzerine Hüseyin ağabeyin gayreti ile Şentürk çocuğu bulmak üzere ekip amiri olarak görevlendirildi. Hakkında kitap yazılacak bu efsanevi polis......_ .... kendini göstermiş........... Hiçbir makam.. Şentürk de Gümüşhane'ye sürülmüş ancak îdare Mahkemesi tayin kararını iptal edince Trafik Daire Başkanlığında Şube Müdürü olarak göreve başlamıştı.... jandarmalarla şeyin görüştü............ ikimiz de Emniyet İstihbarat Teşkilatına yıllar önce kurduğumuz. Jandarma bu yeni yetkilileri yapılabilecek her yapıldığını..... birçok operasyonda etkili rol oynamıştı.......

.............._ ............ Her s ey i netleştirmiştik. adresi. Birkaç saatlik bir çalışma sonunda Şentürk bazı numaralar üzerinde yoğunlaşmıştı ve iddiasına göre o gün okul grubu ile beraber hareket eden bir kişi otobüsü takip ederek Çanakkale'ye kadar gelmiş ve çocuğun kaybolmasından hemen sonra Lapseki üzerinden Gelibolu'dan tekrar İstanbul'a dönmüştü.....___________________............. İstanbul'daki üçüncü gününde şüpheli kişi ve ailesi piknik yaparken.............. Benim görüşüm en az bir hafta İstanbul polisi ile irtibat: halinde bulunulması ve on gün boyunca takıp edilerek olaydan emin olduktan sonra müdahale edilmesi gerektiğiydi.. Şentürk gidip aileyi ve şahsı birkaç gün takip edecekti. Şahsın kimliği............. Bu kişi aynı zamanda çocuğun annesi ile de bağlantılıydı ve muhtemelen onunla gizli bir ilişkisi vardı.............. Zaten mahkeme kararı da elimizde vardı........... çocuğun kaçırılması olayı anne ile bağlantılı bir kişi tarafından yapılmıştı ama bir annenin kendi çocuğunu kaçırması ve sonra da onu böyle televizyona çıkıp araması mümkün müydü? Fakat bunun başka izahı yoktu. Olayı aydınlatmaya yönelik plan yaptık... ancak bu sistem sayesinde olayın ayd ı n 1 a 11 la bileceği n i düşünüyorduk............ Adamın anlattığına göre çocuğun annesi ile eskiden gayrimeşru bir gönül ilişkisi olmuş ve bu ilişkiden anne hamile 311 .. Attığımız bu adımla birlikte olay farklı bir boyut daha kazandı: Çocuğu kaçıran kişi çocuğun gerçek babasının kendisi olduğunu söylüyordu... Gerçekten de öyle yaptı.............. ama Şentürk çok daha kestirmeden düşünüyordu ki...... Gece oturduk...... Özellikle Türk Telekom'dan ve tüm GSM operatörlerinden bilgiler toplamıştı......... her şey çok açıktı.......... kısa sürede müdahale etmek istediğini söyledi.. araçlarının markası gibi tüm bilgileri bir iki saat içerisinde çıkarmıştık..... kayıp çocuğa yaş olarak benzeyen bir çocuğun da yanlarında bulunması üzerine orada müdahale etmiş ve şahısları yakalamıştı. işi......... 1 ... Şentürk bazı bilgileri mahkeme kararı ile ilgili kurumlardan temin etmişti........... İstihbarat Şube Müdürlüğünün yetenekli elemanları ile bilgileri analiz etmeye başladık._________.. Bölüm: Devlet olayda kullanılabileceğini.....

_ .......... bu Bir şekilde müddet davranılmasmın sonra bilgisayar kabul edilemeyeceğini belki beni sistemi. Yine de çok garip bir şekilde Edirne İstihbarat Şubesinin bilgisayarda sorgulama yapma yetkileri kaldırıldı.. Bunun üzerine o tarihlerde yine buna benzer şekilde İzmir'de. Şahıs çocuğun babasının kendisi olduğunu doğumdan sonra..... Bu kişi de çocuğu kendi çocuğu olarak alıp İstanbul'a dönmüş..... 1 .................. Açıkça söylenmiyordu ama engelleniyorduk......___________________. Zira bu olay..... Mahalli imkânlarla bulunamayan kayıp kişilerin..... biz sadece onun istediği bazı bilgileri vermiştik. Daire Başkanı in telefonla arayarak bu yaklaşımın çok yanlış olduğunu......... kayıp küçük bir 312 ....... Çocuğunu arıyormuş gibi görünmüş. kıramadıklarından açıldı........ Bu anlamda Şentürk de son dönemde popüler olmuş.......... Anne olayı bizzat planlamasına rağmen birkaç ay boyunca televizyon kanallarını dolaşarak yürek......... işi çözen Şentürk Yü.. ailenin acısını dindirmek uğruna başlanan çalışmalar faciaya dönüşmüştü. İstanbul'da...... Bizim İstihbarat bilgilerini kullanarak Şentürk'e destek verdiğimiz de duyulmuştu.. merkezi bir müdahale ile takip edilerek ortaya çı-karılabilme ihtimali kuvvetlenmişti. kamuoyuyla basın kendisini ciddi şekilde övmeye başlamıştı... Bunu duyunca çok rahatsız oldum.................... garipti...... söyledim... bunun gibi kamuoyunda ilgi uyandıran pek çok olayın aydınlatılması için yeni bir bakış açısını ortaya çıkarmıştı...... kayıp çocuğu bulmak....._________.............. dağlayan konuşmalar yapmıştı. Ama olanlar çok.... anneden öğrenmiş ve bir süre sonra kendi çocuğunu istemiş.. Bu olayı burada anlatmamın sebebi Şentürk ve ekibinin böyle aylarca kamuoyunu işgal etmiş ve çözümlenememiş bir kayıp olayını bir hafta on gün içinde çözmesinin önemidir. Anne de çocuğu gerçek babasına verebilmenin yolunu aramaya başlamış ve böyle bir düzen kurarak Çanakkale gezisi esnasında kendi çocuğunu alıp babası olduğunu söylediği bu kişiye teslim etmiş................. aydınlatılama-yan olayların......... Neticede bir iyilik yapmak.... eşini de kandırmıştı... Bölüm: Devlet kalmış. pek çok şehirde kaybolmuş ve öldürülmüş olma ihtimali yüksek birçok ırısamrı yakınları bulunmaları için pek çok yere başvurup Bakanlık üzerinde baskı kurmaya başladılar.

Bundan dolayı da GüneydoğuYlaki en büyük başarıya da imza atacak olsanız................. millet............ Oysa orada görev yapan herkes bilir ki güvenlik ekipleri samimi bir şekilde dayanışma içerisine girse çok büyük mesafeler alınabilir.. Şentürk tarafından bazı kamu çözümlenmesini istemiyorlardı.....___________________............ Buna mana vermek mümkün değildi.. büyütülmemesi gereken bir tepkiydi ama daha sonra yaşanan bir olayda tavırları net bir şekilde anlaşıldı.. Kendilerine bilgi verilmediği... görev aşkı yalanını gösteren bir durumdu. tavır alıyorlardı... Bizim görevimiz vatandaşa hizmet diyorduk.......... hepimizin göreve inanma konusundaki samimiyetsizliğini de ortaya koyan...... üstlerine durumu anlatamadıkları için bunu kendilerine yapılmış en büyük kötülük kabul ediyorlardı.. mıntıkalarına girip onlardan habersiz hareket etmeniz tepki görüyordu. İstanbul'da esrarengiz şekilde kaybolan bir babanın......... gerektiğinde görevi engellemekten kaçınmıyorduk.......... Yine açıktan karşı çıkılmıyordu ama gösterilen tavır.. Şentürk başka olayda. Böylesine önemli bir görevin dışarıdan gelen bir ekip tarafından yapılmasına karşı koyuyorlardı......... Yani yaşananları kendi şahsi çıkarlarımızla sınırlıyor.. Bu belki anlık... vatan. Nitekim Şentürk bu son olayda çalıştırılmadı. Bölüm: Devlet çocuğu bulan polis müdürüne yardım edildiği için engelleniyorduk... Şentürk e karşı olduklarını ortaya koyuyor.. hatta daha sonrasında Şentürk e bu tür görevlerin verilmemesi için Bakanlık 313 ._ . Sakarya edebiyatıydı.......... Bir bölgede faaliyet varsa ve oraya bölgedeki ilgüllerden habersiz müdahale edilir ve bir şey ortaya çıkarılırsa inanılmaz bir tavır koyuyorlardı.............. 1 ...... oysa bu. başarı paylaşılmak istenmiyordu......... yapılan küçük şeyler her şeyi anlatıyordu....... Bu... bulunması için çalışıyordu.... Hiçbir şey yapmasını istemiyorlardı.... Türkiye'deki görevlilerinin anlayışım ortaya koyan ve içinde yer aldığım hemen hemen her olayda karşılaştığım bir tavırdı...... Yıllar önce de Güneydoğudaki birçok çatışmada inkâr edilemez bir şekilde bu tavırla karşılaşmıştım.... Kendilerindeki eksikliğin açığa çıkacağını düşünerek olayın Bu......... İpuçları elde etmeye başladığında mahalli polis ekipleri tarafından inanılmaz bir karşı koymayla karşılaştı............._________....

Bölüm: Devlet üzerinde bile inanılmaz baskı kuruldu._ .... mahalli jandarma teşkilatının günlük icraatlar içerisinde yüzlerce adli. Eruh ve Gabar bölgelerinde geniş bir operasyona kendisi de taburuyla katılmıştı..... bunun hiç de öyle olmadığına maalesef defalarca şahit 4 aşiretlerin PKK'ya destek 1985-86 yılında Güneydoğuda vermemesi için yapılan planlamada......... Şırnak bölgesindeki aşiretlerle görüşme görevi.............. samimiyetinden hiç şüphe duymadığım bir tabur komutam bir olay anlatmıştı. her şeyi sıfırdan öğrenmeye hazırdılar......... *3 2 yaralarının sarılması için herkesin destek olması gerekirken....... Şen t ürk'ün başarılarına rağmen bir daha ona benzeri görevler verilmedi..... Bununla birlikte tabii ki her zaman mahalli zabıtanın desteğine ihtiyaçları vardı... Ayrıca ön yargılan olmuyordu.. Bu nedenle en azından mağdur insanların oldum... 1 . on binden fazla polis bulunuyordu ve yine o tarihte o bölgedeki PKKlılar için verilen en büyük sayı 300-400 kişiydi..... mahalli körlükleri yoktu............. Bu bir abartı değil. bana "Ben de biliyorum.. Oysa merkez tarafından özel olarak görevlendirilmiş bu insanlar daha avantajlı oluyordu.... Halbuki vatandaşa hizmet noktasında..............." dedi. sizınkilerm ve bizim askerlerin %10'u samimi ve gayretli çalışsalar bölgede sorun kalmaz...._________......... MİT ve Emniyet görev almış........... çünkü mahalli polis teşkilatının................... Her olaya aynı anda koştuklarından... idari görevi ve başka birçok işi vardı.. Hareket etme kabiliyetleri de aynı ölçüde sınırlıydı.......... Kendi taburu ve güneyden komşu bir taburun unsurları... sabah erken saatlerde 314 ... Çok yakın çalıştığım........ Emniyet Genel Müdürlüğü adına bizim şubeye ve bana verilmişti... tek bir olaya özel zaman ayırmaları zordu... destek verilmezse bilgi toplama ve olayı çözme ihtimali zayıflıyordu.. maalesef kimsenin itiraf etmediği gerçekti. Gelişmelerle ilgili bilgi almak üzere beni çağıran Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Kaya Yazgan'a bölgedeki görevlilerin iyi görev yapmadıklarını anlatıp onları eleştirmem üzerine... O zamanlar bölgede yüz binden fazla asker...___________________................. görev alanı yalnızca tek bir konu olan uzmanlaşmış bir ekip elbette çok daha etkin çalışıyordu.....

......... O günlerde sürekli eylemlerde kayıp verildiğinden......... başka taburu başarıya ortak etmenin gereği yok..." der ve helikopterlerle Şırnak'tan bölük getirilir........... Diğer militanların kuzeye doğru kaçtıkları telsiz anonslarında geçince... bir ikisi daha yakalanır... bir hamle ile araziyi saracak bir tabur hazır bulunmaktadır................... cevabı verilmesi gereken önemli bir soru.... başarının tamamı bizim olsun" anlayışı ile hemen yakınındaki diğer taburdan yardım istenmemiştir. Ancak biz daha kaçakçılıkla ilgili tahkikatı planlamadan o yıllara kadar görülmemiş miktarlarda uyuşturucu yakalanmaya başladı.. 1 ....... Bölüm: Devlet 10-12 kişilik bir PKK grubuyla temas kurmuş ve çıkan çatışmada 2'si ölü biri yaralı 3 militan ele geçirilmişti... yar d ım la ş mayan hiçbir rütbeli de bundan dolayı ceza görmedi...._________.... Bu herkes için normal bir olaydır: ama bana göre "Nasıl olsa.. önceki yıllarla kıyaslandığında 2005-2008 yılları ara sında sınır kapısında yakalanan uyuşturucu miktarında % 100 artış olmuştu...... Oysa hemen kuzeyde... ama samimi olduğumuz için ancak bana söyleyebilmişti....... ben Şırnak merkezde olan bölüğümü çağırdım.........___________________....... ilk çatışmayı başlatan taburun komutanına anons edip kaçan militanların istikametinde bulunan kendi bölüklerini istediği gibi yönlendirmesi için "emrinizdeyim" demiş.... 3 PKKlı elde.._ .. ama o taburun komutanı......... kendisi daha kıdemli olmasına rağmen.......... bir yanlışlık olur.. Kapıdaki görevliler artık görevlerini ciddiye alıyor ve 315 . Bu tip bir düşünce ve zihniyeti nasıl yarattık veya bu zihniyet nasıl tüm kamuya hâkim oldu................. kapılarda tesadüfen yapılan aramaların bir sonucu gibi görülüyordu ama hiç kuşkum yok ki aslında rüşvet tahkikatının bir neticesiydi. Bunun böyle olduğuna tabur komutanı arkadaşım da inanıyordu............. "Komutanım bizim askerler sizinkileri tanımazlar..... başarıya susayan komutanlar bu veya benzeri olaylarda hiçbir zaman durumu sor gulay amad 11 ar....... bölgede yardımlaşmama her zaman oldu........... Bu durum...... Kaçak Çay Operasyonu Sınır kapısındaki rüşvet suçlarını ve düzensizliği önledikten sonra sıra buradaki kaçakçılık olaylarını soruşturmaya gelmişti. bundan nasıl kurtulacağız....

.....___________________........ Bana göre hudut kapılarımızda rüşvet ve kanunsuzluklar iç içeydi... Onu çözünce bu defa ondan daha büyük başka olaylarla karşılaşıyorduk.... Bu sayede 2007 ve 2008 yıllarında rekor sayılabilecek miktarda uyuşturucu... belki de tesadüfen..... şebekenin diğer üyelerinin faaliyetlerini ve irtibatta oldukları kişileri de incelemeye ve bu bilgileri saklamaya başlamıştık.... tüm şebeke üyeleriyle birlikte yakalanmıştı............. Hudut kapısında mallar beyan üzerine işlem gördüğü için sadece şüpheli durumlarda ya da deneme amacıyla belli kontroller yapılıyordu......... malların gideceği yurtiçi gümrüklerde yürütülüyordu.... bir gün Hamzabeyli Hudut Kapısından ülkeye giriş yapan bir tırda..... Bir olayı çözünce arkasından daha büyük bir kanunsuzluk ortaya çıkıyordu. Diğer yandan o tarihe kadar kapıda yakalanan uyuşturucularla ilgili tahkikatlar....... uyuşturucu ve kaçak malları birer birer yakalamaya başlamıştık........ Ayrıca kapıdaki ilk yakalamanın failleri de böylece ortaya çıkarılıyordu......... Oysa biz büyük çaplı her yakalama olayında........_ ..... aynı firmanın aynı gün bir iki 316 ...... Belgelere göre bu mal bir Türk firması tarafından Romanya'daki bir Serbest Bölgeden Türkiye'ye ithal ediliyordu... uyuşturucu yakalamaları artmıştı. Kapılarda görülen rüşvet olaylarını çözdükten sonra....... İlk tahkikatta isimlen geçmeyen kişiler fark edilmediklerini sanarak faaliyetlerine devam et tikleri için...... 2008 yılı sonuydu.... Karşılaştığımız bazı olaylar bu kanaatimin pekişmesini sağladı................ Asıl gümrükleme işlemi.. önce sebebini bulamadığım bir şekilde..........._________... tüm belgelerinde yükünün 'cal-cium carbonate' olduğu belirtilmesine rağmen dökme çay bulunmuştu......... ilgili illerdeki ekiplerle birlikte çalışarak... ilk beyanlar mahkeme safhasında inkar edilir ve delil yetersizliği ile soruşturma o noktada kalırdı....... 1 . Çoğunlukla şoför haricindeki kişiler kaçar... Bu zincir böyle devam ediyordu... şoförün verdiği beyan ile gerçekleştirilen birkaç yeni soruşturmayla sınırlı kalırdı................ Bölüm: Devlet daha önce küçük rüşvetler alınması sonucu yapılmayan kontrolleri titizlikle yerine getiriyorlardı.... Gümrük yetkililerine yapılan uyarı ile.....

.. firma Bulgar makamlarına transit yük dîye gerçek yükü belirtiyor......... PVC hin bizim bildiğimiz plastik malzeme değil........___________________..... Bu amaçla önce aynı firmanın bir yıl içinde giriş çıkış yapan tüm fırlarının ve yüklerinin listesini gümrükten istedik.. Onun getirdiği bilgileri üst üste koyduğumuzda gerçekten de ciddi bir kaçakçılık şebekesi ile karşı karşıya olduğumuza kanaat getirdik..... Karşılaştırdığımızda her şey ortaya çıkıyordu................... sonra Bulgar meslektaşlara bu firma tarafından Bulgar gümrüklerine beyan edilen tır yüklerinin cinsini sorduk..... yeni bir mal girişini beklemeye 317 .............. Özellikle son firma ile ilgili önceden pek çok bilgiye sahipti.. Ancak bunu öyle sağlam yapmalıydık ki bu kadar komik bir iddiayla bile Ağır Ceza MahkemesiYıden kurtulan şebeke bu defa kanundan kurtulanlasın.......... ancak Edirne Ağır Ceza M ah kem e si'nde yapılan yargılamaları sırasında.......... ama Türk kapılarına başka bir mal olarak beyan ediyordu.... Önce şebekenin nasıl çalıştığını anlamamız ve onların bilmediğimizi zannettikleri bilgileri bulmamız gerekiyordu... Hamzabeyli Hudut Kapışırım adli olarak bağlı olduğu Lalapaşa ilçesi Cumhuriyet Savcısı............... Önce bu çetenin yöneticisi olarak bildiklerimizi takibe alıp._________..... Sonra da yolda malı indirip satıyor ve evraklara yazdığı değeri düşük olan malları yokluyordu... damadım Bilal Ay gör de meslek heyecanı içinde bu kapıda yapılan kaçakçılık faaliyetlerini ortaya çıkarmak için koşuşturuyordu.. Şebekenin çalışma yöntemi belli olmuştu..... Bu firmanın bir yılda 60 kadar tın aynı yolla yurda soktuğunu tespit etmiştik... evraklarında 'PVC olarak beyan ettiği malın aslında badem içi olduğu anlaşılıp kaçakçılar yakalanmış....... Bulgarca badem kelimesinin farklı lehçede söylenen kelimelerinin baş harfleri olduğunu iddia ederek beraat emişlerdi..... Bunun üzerine Savcı Ay gör Yi n koordine ettiği bir çalışma başlattık... Dolayısıyla bu kişilerin göz göre göre kaçakçılık yapmalarım ve kanunun elinden kurtulmalarını hazmedemiyordu.......................... çünkü daha önce de aynı firmanın... Simdi sıra tüm delilleriyle yakalamaya gelmişti.. Böylece tahmin etmedikleri noktada önlerine çıkabilecektik. Bölüm: Devlet saat önce ülkeye giren ve İstanbul'a doğru yolda olduğu anlaşılan fırlarında da benzer bir durum olduğu ortaya çıkmıştı.._ ............ 1 .............

.... 1 .......... aranan kişileri........._ ............. Aynı firmaya ait bir tırm yine çay yükü ile giriş yapacağını öğrendik ve tır kapıdan girince ona bir takip cihazı bağladık..... Ancak tırda görevli kolcunun dürüst tutumu sayesinde (ilk defa bir gümrük memurunun düzgün tavır koyduğunu görmüştük) çayı boşlatamadı-lar.... irtikabı... Takip edeceğim. Çünkü tüm faaliyetlerdeki canlılığın tetikleyici gücü bana kalırsa haksız menfaat temin etme beklentisi 318 ........ Şebekenin Gaziantep organize sanayi bölgesinde malı boşlata-cağım öğrenmemiz üzerine Gaziantep polisi ile işbirliği yaparak tır tamamen boşaltıldığı sırada.. tüm şebeke üyelerini olay yerinde ve asıl yöneticilerini evlerinde yakaladık..... Bu arada son yakalamalardan dolayı şebeke taktik değiştirerek mallarının cinsini doğru beyan etmeye.... bir tır......... Suriye'ye gidecek şekilde beyanda bulunularak yeniden Rize.... Artvin.. Böylece yıllarca kapıda küçük evrak sahtekarlıkları ile kaçakçılık yapan ve tesadüfen yakalandığında da işini ayarlayarak beraat eden şebekeyi. Tahminimize göre malı yurtiçinde bir yere boşaltıyor............._________.. Peşinde bizim ekiplerimizle Rize............. sonra da değersiz bir mal yükleyip hudut dışına göndermiş gibi göstererek kaçakçılık faaliyetini yürütüyordu...... Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz Şuna inanıyorum ki bu ülkede rüşveti... Ayrıca peşine de bir polis ekibi taktık... suç üstü yakaladık....... asıl patronu....... Bölüm: Devlet başladık....... Şebeke malı Gürcistan'a götürüyormuş gibi görünerek gümrük işlemlerini yaptırmıştı ve kuşkusuz yolda malı boşaltacaktı.___________________...... bir şoförle değil..... Trabzon ve Gaziantep'e doğru yola çıkmıştı........ böylece tüm yolsuzlukları bir anda önlemek mümkün olsa ülkede ekonomi ve yatırımlar durur........... devlet işleri kilitlenirdi.............. umarım bu defa yaptıklarının hesabını verirler. derken Sarp Sınır Kapısı'na kadar gidip Gürcistan'a çıkış yapmak zorunda kaldı ama birkaç saat içinde mal parasının alınamadığı gerekçesi ile geri gönderilmiş.. ihaleye fesat karıştırmayı bir anda durdurmak. tüm yaptıkları kaçakçılık delilleri ile birlikte... fakat malı transit şekilde üçüncü bir ülkeye götürüyor gibi göstermeye başlamıştı..............

.. yollar........ Şube Müdürlerimin.... Buna göre belediyeye ait kiralık bir bahçenin işletmesini polislerin maaş promosyonlarından kalan para ile 25 bin TL'ye almıştım.. evraklar yazılıyor..... köprüler ihale edilemez... Milli Piyango İdaresi de projemize 160 bin TL destek vermişti................_________.............. Hizmet Götürme Birliği Müdiresinin ilgilenmesine rağmen tam bir yıl sürdü.... zemin etüdünün bitirilip inşaata başlanması benim..... ayrıca tesisi Valiliğin de desteği ile Özel İdare ve Köylere Hizmet Götürme Birliği yaptıracaktı..... barajlar..........._ ... kötü alışkanlıklardan korumak için Saray Spor adında bir projemiz vardı....... Bayındırlık Müdürünün........... Bölüm: Devlet ve duygusudur........ proje.... inşaat tamamlanırdı..... Oysa eğer 160 bin TL'ye inşaat ihale edilseydi ve dolaylı olarak bazı görevlilerin de bu işte haksız menfaat elde etme ihtimali olsaydı birkaç ay içinde her işlem biter.. dolaylı olarak Valinin... yapılan işlerde maaşları dışında menfaat... v3 .. iş yapılmaz...... olmaz işler bir kolayı bulunarak olur kılınıyor...... Devlet yatırımları yapılamaz..___________________...2Î 9 Ama çok açık hissediliyor ki yapılacak işlerde kendilerine de bir şeyler düşecekse.. 1 ..... temin edemeyecekleri havası yaratılırsa onlar tüm işleri yavaşlatır... Bu küçük binanın hazırlık safhası bile bu kadar zaman aldığına göre. plan programlar yapılamaz hale gelir...... Eğer suyun başında duran memurlara.... Bunu kanıtlamak için binlerce örnek bulmak mümkün........... projeler hemen çiziliyor. Buraya bir halı saha ve tek katlı prefabrik bir kulüp binası yaparak çocuklara hem spor yaptırmak hem de güzel bir ortamda dolaylı olarak eğitmek istiyorduk.... ESKİŞEHİR Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi 319 .......... üzerinde durmasak hiçbir zaman tamamlanamayacaktı.... Edirne'de Roman çocuklarım sokaktan... planlar....... sistem çalışmaz ve Türk ekonomisi durur....... Ancak tek katlı prefabrik binanın plan.... Basit bir örnek vermek gerekirse.

. bu konuyu hiçbir zaman kendi sorunları olarak görmediler.. Her soruna....___________________.... hemen Türkiye'de... şekilde her konuda her sorununa yakîasılmamaktadır. diğer taraftan Türkiye'de demokrasinin ve özgürlüklerin gelişmesi yine terörle mücadele bahane edilerek engellenmektedir........ toplumsal açıdan çok önemli bir sorun olan terör ve terörle mücadele hiçbir zaman akılcı bir biçimde ele alınmamış ve tüm yönleriyle bilimsel olarak incelenmemiştir...... Bir taraftan ülkenin ekonomik kaynaklanılın büyük bir bölümü terörle mücadele için sarf edilirken.... Sivil hükümetler. yöntemlerle Üniversiteler gerekirken.._________.......... bu kurumlarda hiçbir bilimsel araştırma yapılmamış. terör ve terörle mücadele sorununda üniversitelerde görevli akademisyenlerin ve araştırmacıların çalışma yapması yeterli olmadığı gibi................ özellikle son elli yıllık dönemde...... devletin muhtemelen en önemli sorunu terör ve terörle mücadeledir.......... ülkenin her en toplumsal yaklaşılması önemli ve olaya akılcı bu bir biçimde ve bilimsel nedense. güvenlik güçlerinin bakış açısıyla ele alındı ve militarist politikalarla çözülmeye çalışıldı. Türkiye'de bir güvenlik sorunu olarak kabul edildi.... Terör ve terörle mücadele bir sorun olarak görülmemiş veya görmezlikten gelinerek yok sayılmıştır... sadece bu sorun üzerinde çalışmaların yapıldığı.. Sorunu sıkıyönetimlerle ve askeri yapılanmalarla çözmeye çalıştılar. araştırmalar enstitülerde yapılırken.. Doğal olarak bunun sonucunda askeri yapı bu konuyu kendi sorunu olarak kabul etti....................... sadece kendisinin çözebileceğine inandı ve kendi 320 ........... Terör..... bu konu üzerinde düşünmeyi gündemlerine dahi almamışlardır........ Sorunun ortaya çıktığı günden itibaren............_ . 1 .. Bölüm: Devlet Türkiye tarihinde........... ülkenin en hayatı meselesi üzerine araştırma yapmayı.. en üst düzeyde uzmanlaşmanın sağlandığı bilimsel enstitü ve araştırma merkezlerinin kurulması da zorunludur..... Türkiye'de siyasi istikrar kurulamamıştır... yapılan tüm uygulamalara rağmen...... Alman tüm önlemlere.......... bu kurumlarda görevli akademisyenler hemen her konuda raporlar hazırlarken.. Bununla birlikte... sorun akademik ölçütlerde ele alınıp analizi yapılmamış ve konu hakkında bir fikir üretilmemiştir................ Askeri bir mantıkla. Oysaki bize göre..

. a ka d e m i sy e nle rin üstünde bir güç ve akıl olarak gördü....... Bu kurumlarda görev yapan bilim insanları.._ .. 321 . ciddi soruna bilimsel açıdan yaklaşılmamak!a ve hatta bilim adamlarının bu sorunla ilgilenmelerine müsaade dahi edilmemektedir............. Devlet kendisini her zaman bilimin............ gerçekte ise yapılanların bilimsel araştırma ölçütleri ile hiç alakası yoktu............. bunları bilimsel açıdan onaylamaktan başka bir şey yapmadılar. ama her nedense ülkemizin en önemli sorunuyla ilgili Türkiye'de bir enstitü kurulmamıştır....... Kurulacak enstitü ve merkezlerde............. Oysa karşımızda duran terör sorununa da diğer herhangi bir toplumsal sorun gibi bilimsel yöntemlerle yaklaşılması ve akılcı çözümler üretilmesi zorunluydu...._________... devletin karar ve uygulamalarına 'bilimsel' niteliğini katmaktan... yapamadılar.............. Sözde yapılan çalışmalar bilim adamlarınca yapılmıştı........... sivillerin bu sahaya girme lerini tümüyle önledi...___________________...... insanlarımızın her türlü radikal akımlara ve bu akımlar aracılığıyla terör eylemlerine katılmamaları. Bir taraftan ülkenin kurucu felsefesinin bilim olduğu ısrarla dile getirilirken.............. bu düşünce ve hareketler tüm yönleriyle akılcı bir yaklaşımla ele alınıp incelenmeli ve en derin biçimde bilimsel ölçütlere göre analiz edilmelidir.. gerekse de askeri yapılanmaların sorunu kendilerine mal etmeleri......... Daha doğrusu bilimsel ve akademik ölçütlerden tümüyle uzaklaştılar. Dolayısıyla bilim adamları.... Gerek sivil hükümetlerin bu karşısındaki tutumu..... Aşırı sol.... radikal İslamcı ve bölücü düşünce ve faaliyetlerle ilgili enstitülerin ve araştırma merkezlerinin kurul ması zorunludur. politika önerilerinde bulunmalıdırlar....... Fransa'da bir Kürt enstitüsü vardır.... Bölüm: Devlet sorun başına çözmeye çalıştı........... diğer taraftan en.. Belirli önyargı ve anlayışla sadece devletin tezlerini doğrulamak amacıyla hareket ettiler..... Konuyla ilgilenen bilim adamlarını... aşırı sağ.......... 1 ...... devletin ve güvenlik güçlerinin almış olduğu kararların ve uyguladıkları politikaların doğruluğunu... bu karar ve uygulamalara muhalefet edenlerin iddialarının yanlışlığını ispat: etmekle sınırladı. şiddet yaratmamaları için gereken tedbirler üzerinde düşünmeli. örneğin....

..... tahlil edilmeli ve bu ölçütlere uyduğu oranda hayata geçirilmelidir. Eğer bir ülkede rejime muhalefet eden............ Yaşanmakta olan olayları 'nasıl önleriz?' sorusu hiçbir zaman sorulmadı......... 1 ........ uygulamalarda uyulacak tüm ilke ve yöntemler mutlaka akıl ve bilimin ışığında değerlendirilmeli. Oysa aklın ve bilimin egemen olduğu bir yerde asla dogmalara yer yoktur........ Kendi keyfi fikirlerimizi veya günün koşullarına göre devletin uygun bulduğu uygulamaları Atatürkçülük adına savunuyoruz.. Hiçbir fikir tartışmadan muaf değildir ve ebedi olarak değişmeden kalamaz.... ülkenin kanunlarım ihlal eden birileri varsa devlet polisini..... Fakat bizim ülkemizde devlet........... mutlak doğrular olarak kabul edilecekse... Akla aykırı olan..___________________... kavga ve gerilim ortamının doğmasına neden olacak bir uygulamaya girmez...... ne olduğu bilinmeyen.. mutlak doğruların var olduğu iddiasının kendisi de dogmatik bir yaklaşımdır ve temel laiklik anlayışına aykırıdır.. yapılacak her işlem.. bu ölçütlere göre incelenmeli.... bizzat kendi vatandaşlarım yine kendi 322 vatandaşları olan rejim ...._ ............ getirilecek her kural... Bölüm: Devlet Araştırmalar ve değerlendirmeler.... her şeye önyargılarla bakılmasından kaynaklandığı kanaatindeyim.......... siyasi kargaşanın ve toplumsal huzursuzluğun bu kadar yaygın olması ve bu kadar uzun süre devam etmesinin........ askerini ve diğer kurumlarını kullanarak bu kişilere mani olur ve suç varsa cezalandırır.. Ülkemizde terörün... Eğer Atatürkçülük denen kurallar değiştirilemez.. Uygulamaya konulacak her düzenleme..... vatandaşlarını rejime muhalefet edenlere karşı kışkırtmış.. ilme de aykırıdır.... bu soruna hiçbir zaman bilimsel ve açıdan peşin yaklaşılmamış fikirlerle olmasından...................... bu tür bir kabulün akıl ve bilim ile açıklaması yapılamaz........... Değiştirilemez...... hiçbir zaman gerçek manada objektif ve ön yargıdan uzak yapılmadı. girmemiştir de....._________.. Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak Dünya üzerinde hiçbir devlet vatandaşları arasında çelişkileri artıracak.. En önemli yanılgılarımızdan bir tanesi de her derde deva diye kabul ettiğimiz Atatürkçülüktü.............. içinin ne ile doldurulacağı belli olmayan bir kavram...

........... Fakat bizim ülkemizde devlet. kullanmaya kalkarak ciddi hatalar yapmış devlet görevlilerinin bu olaylardan ders çıkardığım ve artık aynı hataları tekrarlamayacağına inanların kısa sürede yanıldıkları görüldü.. her ne kadar kamuoyunda fazla hissediiınese de.......... Bölüm: Devlet muhaliflerine karşı fiili saldırılarda bulunması için kullanmak istemiştir....... MGK'd a alınan kararlar doğrultusunda psikolojik harekâta ilişkin operasyon... katliamlara sokmaktan imtina etmemiştir................. Oysa bu tür uygulamalar devletlerin var olma felsefesine tümüyle aykırıdır.. cinayetler işletmiş..... Devlet vatandaşlarından........ kendi kendisiyle çelişir ve devlet olmaktan çıkar. Bu tür uygulamalardan en çarpıcı olanı.. sağ gruplara karşı da sol grupları kullanmış............. Devlet başka..... mensup oklukları illegal örgütler hakkında sadece bilgi almak için yaralanabilir................. Bolüm: Devlet dinci olarak tanımladığı halka ve hatta hükümete karşı laik kesimleri harekete geçirerek çok geniş kitleleri karşı karşıya 323 ..... Bu uygulamaları yapan zihniyet devletin kendi zihniyeti midir? Devletin düşünce sistemi midir? Yoksa oluşturulamayan devlet Fikri yerine devletin içerisindeki kişilerin kendi......._ .. Geçmişte halkı birbirine karşı kullanmış veya.... bu sınırları aşan her uygulama son derece yanlıştır... Bu defa da radikal i. devletin görevi kendi vatandaşları arasında ortaya çıkacak sorunları çözmektir..........._________.... devletin kendi vatandaşlarına karşı ülke içerisinde uygulamış olduğu psikolojik harekâttır... Bu koşulların dışında... Bugün bile.. Bu uygulamanın da koşulu ve sınırı vardır... sadece ülke dışında uygulanması gerekirken.... araçlarla bilgi toplayamadığında ve bilgiyi sadece illegal örgütlerin içerisindeki kişilerden almak zorunda kaldığında..... 1 ........... Ancak bu yardımın kapsamı bilgi almakla sınırlıdır..... sol gruplara karşı sağ grupları......... Devlet varoluş sebebini ve fonksiyonlarını vatandaşlarına devrettiğinde..... plan ve kararlar devletin tüm kurumlarınca koordine içerisinde yürütülmektedir... fikirlerinin uygulaması mıdır? Aslında sorulması gereken sorular bunlardır.___________________.............. hatta fiilen eylemlere sokmuş. daha ağır ve büyük olayların olmaması için vatandaşlarmdan yardım alır...

... 1 ............ Susurluk olayını da aşan......... Bölüm: Devlet getirmekten çekinmemiş... gerekse de doğrudan veya dolaylı olarak baskı altına aldığı basın ve yayın organları aracı lığıyla inanılmaz bir biçimde yönlendirilmiş ve tek boyutlu düşünmesi sağlanmıştır....... mubah saydığını açıkça göstermektedir........ Kendi Halkını Yönlendirme Faaliyetleri Bu ülkede gerçeği görmenin.. olaylara biraz objektif bakabilse. 28 Şubat anlayışı doğrultusundaki faaliyetler ve hatta beğenmedikleri düşünceleri savunan bir kısım insanlara karşı belli inançtaki halkı aktif tavır almaya alenen çağıran demeçler rahatlıkla verilmiştir... gerçeklikten uzak iddialarla toplumdaki herkes... Cumhuriyet mitingleri.. Oysa insan......... aynı anlayışın.. olaylara objektif yaklaşması çok zordur.......... Bunun için mutlaka bu ülkenin dışında 324 ...............___________________.. kendi fikirlerinin kabulü konusunda devletin her yöntemi.... Tüm bu örnekler............ Bu yanlış anlayışın neticesi.. bu istikamete yönlendirilmiş ve buna uygun mantık üretmek....._ . o kadar büyük bir yönlendirmeye maruz kalmış ki sorunları objektif olarak değerlendirebilmek gerçekten çok zor..... Toplumun gerçeği görmesi.. resmi ideolojinin dışına biraz çıkabilse. tarafsız ve objektif düşünmenin en zor taraflarından biri yıllardan beri devletin tüm toplumu yönlendirmiş olmasıdır. katliamlar ve en sonunda olayların doruk noktası Susurluk olmuştur...._________....... çok uzun bir zaman süresince..... Bugün.. aynı anlayışı aynı düşünceyi hayata geçirmekten geri kalmamıştır......... gerek bayramlarda düzenlediği merasimler ve törenlerle.. bölgesel iç çatışmalar....................... Türkiye'de halk.............. aynı düşüncenin ve fikrin simgeleştiği Ergenekon bir zirve noktasıdır.. Toplumun tümü devletin istediği istikamette düşünüyor.... her ne kadar örgütsel varlığı tartışılabilir olsa da... birçok şeyi çok daha net bir biçimde görebilecektir........ devletin gerek okullarında verdiği eğitimle. zorunda bırakılmıştır. resmi ideoloji doğrultusunda düşünmeye yönlendirilmekte ve bu doğrultuda mantık yürütmektedir.. Toplum öyle sari -iandirılmış ki.... Hiçbir maddi temele dayanmayan. Devletin bilinçli yönlendirmesi ve dayatmasına muhatap olmalarından dolayı insanlar olayları tarafsız ve objektif olarak göremiyor..

.... Ancak ülke içerisinde beğenilmeyen bir siyasi lider için bu tür bir psikolojik hareket asla kabul edilemez ve savunulmaz)..... Ya da resmi ideolojinin yönlendirmesi doğrultusunda yetişmiş olmakla birlikte gerçekten ciddi bir dönüşümü leştirmiş olmayı zorunlu kılıyor...... onu halkının gözünde küçük düşürmeye çalışmak bir ölçüde kabul edilebilir...... olayları ve haberleri (bilgileri) belli bir açıdan veren planlı bir faaliyettir...... Halkın tarafsız ve doğru haber alması........... halkın istenilen tarzda düşünce ve kanaat sahibi olmasını ve istenilen doğrultuda hareket etmesini sağlamaya yönelik planlı ve devlet kurumları eliyle yönetilen bir harekâttır... Ülkemizin en büyük handikabı....... Ancak bu durumda resmi ideolojisinin baskısından kurtulmak ve dışında kalmak mümkün olabiliyor... şaşırtıcı şekilde basit.... Bununla birlikte............ son derece net ve açık konularda bile insanlar................. Daha açık bir dille ifade edilecek olursa....... Demokratik hukuk ilkelerinin benimsendiği devletlerde 325 vatandaşların kanat .. maalesef olayları yıllarca doğru ve devletin net yaptığı o yönlendirmenin göremiyorlar.. en temel anayasal hakkın ihlal edilmesi bakımından da suç teşkil eder....___________________. kamunun (halkın) doğru......... etkisiyle....... gerçeğin bazen bir kısmını vererek.... gerekli görüldüğü durumlarda yalan haber ve bilgi üreterek veya gerçeği tümüyle saklayarak.. 1 ......................._ . tarafsız bilgiye sahip olması da demokratik bir devletin en temel unsurlarından biridir. Psikolojik harekât... psikolojik hareket yöntemleri ülke içerisinde halka karşı uygulanamayacağı gibi........... kanaat sahibi olması en temel anayasal haklardan biri olduğu gibi........... olayları bazen çarpıtarak..._________.. hedef halk kitlelerinin istenilen istikamette düşünmesini sağlamak ve bu istikamette kanaat sahibi olması için yapılan.... Psikolojik harekât yönteminin bir ülkenin kendi menfaatleri doğrultusunda yabancı ülkelere karşı uygulanması belki kabul edilebilir (Hasım bir ülkenin devlet büyüğünün eşcinsel olduğu söylentisini yayarak... Halkın planlı bir şekilde yönlendirilmesi ancak komünist ve faşist ve yönetimlerde meşru olarak kabul edilmektedir...... Aksi takdirde... gerçeğin görülüp düze çıkılmasının önündeki en büyük engelin bu resmi ideoloji etkisi olduğu kanaatindeyim............... Bölüm: Devlet yetişmiş olmak gerekiyor..

.. 1 .... bu olaylarla ilgili ilk tahkikatların yapıldığı..... MİT içerisinde ve hatta Emniyet teşkilatı içerisinde farklı adlarla da olsa psikolojik harekât birimleri mevcuttur...................... gelenekselleşmiş devlet fonksiyonlarının bir anda terk edilmesi zor olduğundan........... ilk yakalamaların olduğu 2001 yılında bilgi almaya çalışmıştım..... ben de aynı inancı taşımaktaydım.. O dönemde kimse bu inancın yanlış olduğuna beni inandıramazdı.... temel insan haklarına aykırı bir faaliyet olarak kabul edilmektedir. daha sonra toplumsal ilişkiler dairesinden başlayarak yıprandıkça isim değiştiren ve en son Bilgi Destek Komutanlığı adı ile Sı lahlı Kuvvetler içerisindeki yapılanmalar devam etmektedir.. Yıllar önce..... Bölüm: Devlet düşüncelerini yönlendirmek...... devlet memurlarının halkın hizmetkârı değil..... Ergenekon Ergenekon olayı nedir? Ergenekon olayı hakkında veya bugün mahkemelerde bu iddiayla ilgili olarak yargılanan kişiler hakkında çok şey bildiğimi söyleyemem............... Bu türden vatandaşı güdüleme faaliyetlerine yakın bir gelecekte de son verilecek gibi görünmemektedir................._________. Eski 326 ... Geçmişte...... Sadece gizli ve hissettirmeden yapılması gerektiğini düşünmektedirler....................... Bu birimlerin aslı işlevi tüm devlet kurumlarının organizesi ile kodlanmış psikolojik harekât operasyonları yürütmektir. geçmişte bir süre yardımcılığımı yapmış olan emekli bir Emniyet mensubunun bu olaylar kapsamında kısa süre gözaltına alınmış olduğunu öğrendim... güvenlik ve askeri birimler psikolojik harekât yöntemleri ile halkın yönlendirilmesini zihniyet olarak hâlâ yanlış görmemektedirler........ psikolojik harekât birimi olarak MİT'te... başka adlarla aynı fonksiyonların devam ettirilmesine çalışılacaktır. Günümüzde de hâlâ en son hali ile psikolojik harekât adı altında Emniyette...... halkın güdücüleri olduğu ve bu halk güdülmez ise yanlış şeyler yapar inancını taşmaktadırlar..._ ... MGK...... Onlar hâla halkın güdülüp yönlendirilmesi gereken kalabalıklar olduğu...... Önce psikolojik harekât......... Ülkemizde ise yıllardan beri Genelkurmay....... Tesadüfen.....___________________.... bu yapının içinde buluııduğum dönemde..... Ne yazık ki. bu gün ben de bunun yanlışlığına onları kolay kolay inandırabileceğimi zannetmiyorum.

... Bir olay üzerine yakalanınca ev veya iş yeri aramasında bu belgenin kendisinde bulunduğu.... Notta........ kullanan kişiler tahkikata konu olmuş... Bu rapor..................... renk ve marka bir otonun çalrnrp.. gelmiş ise de antidemokratik yöntemlerle engellenmesi amacıyla devlet içerisinde illegal bir örgütlenme oluşturulmuştu... örgütün yöneticisinin zamanın koşullarına göre örgütün yeniden yapılandırılmasına yönelik bir rapor hazırladığı yazıyordu... aldığım cevaplar ve o zaman tahkikatı yapanların kısaca anlattıkları bana çok ilginç gelmişti......_ ...... üzerine bir tahkikat başlatılmıştı. Jeepi satan............... 1 .......... ağır hasarlı otonun tamir edilmiş gibi gösterilmesi işlemine change (çenç) denilmektedir.... kurye Tuncay Güney aracılığıyla Doğu Perin-çek tarafından Veli Küçük'e gönderilmiş... İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sahte belgelerle satılan bir jeepin yakalanması ve kaçak olduğunun anlaşılması 4 Change (ÇençJ Maksatlı Oto Hırsızlığı: Ağır hasırlı bir otonun temin edildikten sonra... fakat Tuncay Güney raporun bir suretini alıp saklamıştı.. istenmeyen düşüncelere sahip kişi veya partilerin başa gelmemesi.. Tahkikatın Organize Suçlarla Mücadele Şubesine alınması üzerine bu kişilerin ev ve iş 327 ........................... Emekli bir emniyet müdürünün çenç4 oto işi gibi işlere karışmaması lazım. Söylenenlere göre. ayrıca bu belgeyi destekleyen benzer askeri belgelerin de aynı şahısta yakalandığı söylenmişti........ model. daha sonra olaya adı karışan kişilerin Ümit Oğuztan ve Tuncay Güney olduğu anlaşılmış.............._________. Bu tespit üzerine istihbaratçılar bu tahkikatın asayiş şubenin yürüteceği sıradan bir sahte belge faaliyeti olmadığı..___________________..... Ergenekon olarak adlandırılan bu örgütün faal olarak var olduğunu gösteren bir not bulunmuştu. ağır hasarlı olan otonun şasi ve motor numarasının çalıntı otoya uyarlanarak........... bu kişilerin daha Önce 'Abdullah Çatlı ile Mesut.......... Yılmaz in yan yana fotoğrafları var7 diyerek yaptıkları foto montajı beş bin lıraj^a bazı basın organlarına satmaya kalktıkları yolunda bilgilerin olduğu tespit edilmişti.. Bölüm: Devlet bir Emniyet mensubu olması nedeniyle olayı önemseyerek..... bu otoyla aynı tip....... bu nasıl olur?" diye sorduğumda.... konu hakkında bilgi almaya çalıştım........ aksine organize bir faaliyet olarak algılanıp Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülmesini istemişlerdi....

...... Enver...._________..... güvenlik..... Bu bilgileri alınca..... Bu durum Stratejiyi daha da şüphe çekici hale getiriyordu..... Birimindeki şoförüm Enver'in 1997 yılında birkaç defa Stratejiyi getirdiğini ve "Bu dergi çok garip şeyler yazıyor..... 1 ......... Enver daha sonra bu derginin yerini.... aklıma sıradan bir şoförlükten kendi gayreti ve benim yönlendirmem sonucunda analistliğe yükselme istidadı gösteren İstihbarat......... Jandarma neden böyle bir iş yapsın? Mantıkla izah edemediğimden çok da üzerinde durmamıştım............ ne de bir adres bulabilmişti. Tuncay Güney de Ergenekon içerisinde kendisinin kurye görevi yaptığım............ Aklımın bir köşesinde de bu bilgi kalmıştı...... olayı tam olarak anlayamamıştım....... kesin bunu devlet içerisinde birileri bel -ge ve evraklarla destekliyor/' dediğini hatırladım......... askeri birimler ile ilgili normal olarak güvenlik kuvvetlerinin arşivinde olması gereken dokümanlar bulunmuştu..___________________. aslında açıp bakmaması gereken belgelerden suret aldığını ve Ergenekon belgesini de bu şekilde Doğu Pe-rinçek iie Velî Küçük arasında taşırken aldığım beyan etmesi üzerine olay ortaya çıkmıştı. resmi ve gizli belgelerin dergiye verildiğini bana ispatlamıştı........ bu dokümanların çoğunlukla o dönemden kaldığı ve Jandarma görevlilerinin getirdiği belgeler olduğunun anlaşıldığı ortaya çıkmıştı.. Stratejinin o zaman yöneticiliğini yapan Sisi lakaplı Seyhan Soylunun Aktüel dergisinden Serhan Yediğe verdiği röportajda.... dergide çıkan bazı yazıları ve bu yazılarda yer alan belgelen göstererek.. Bölüm: Devlet yerlerinde aramalar yapılmış.......... Araştırma derinleştirildiğinde JÎTEM'in legal bir yayın çıkarmak için bir dönem bu kişilerle anlaştığı ve Strateji isimli bir dergi çıkardıkları.... Bunu çok az sayıda insan biliyordu ve bu kişilerde bulu nan bilgiler de doğruydu... uçuk anlatımlar haricinde çok önemli şeyler söylediği 328 . aramalarda "Ergenekonun Reorganizasyonu" başlıklı 20 sayfaya yakın bir doküman ile CDler dolusu emniyet................. Ancak o dönemde.... bürosunu bulmak ve görüşmek için uğraşmış ancak ne bir büro... derginin kesin olarak Jandarma teşkilatı tarafından desteklendiğini....... Şimdi anlatılanları eski bilgilerimle birleştirince bu ifadenin................_ ............ belgenin doğru olduğu kanaatine vardım........

perdelenmiş esrarengiz bir şey..___________________... niye böyle bir karanlık yolu ve yöntemi denemek istedikleri ayrı bir çalışmanın ve belki de ayrı bir kitabın konusunu oluşturacak önem ve genişlikte bir konudur. Bu derginin.... Bununla birlikte........._ .... arkasında JÎTEM'in desteği ile yan resmi amaçlar uğruna (örneğin Silivri'de lüks bir plaj ve kamp yeri açmak................... bunu yaparken amaçlarının ne olduğu... şantaj gibi yöntemleri uygulamak gibi karanlık amaçlar)...... Tuncay Güney'de bulunan "Ergen ekon'un Reorganızasyonu" isimli dokümana bakıldığında............ rejimi korumak amacıyla ağırlık merkezi Silahlı Kuvvetler içerisinde bulunan... 1 ..._________. sivil unsurlarca da desteklenen ve her türlü illegal yol ve yöntemleri kullanabilen Ergene-kon isimli bir örgütün mevcut 329 ........... anlatılan düşüncenin ülkemizde belli çevrelerde kabul görebileceği.... resmi istihbarat birimleri ile makul olmayacak biçimde iç içe ve yine istihbarat birimlerinin uygulamayacağı yöntemler kullanmak amacıyla yayın hayatına sokulmuş olduğu söyleniyordu. Bu tahkikat aşamasında Ümit Oğuztanin ve Tuncay Güney'in üzerinde bulunan belgeler ve onların verdikleri ifadeler.. Asla bakıldığında gerçeği göstermiyordu....... çekilecek resimleri kullanarak tehdit... normal subayların böyle bir şey yapmaması gerekiyordu.. şantaj yapacağı fikri.... görünümünün aksine........... Bu tahkikatın boyutu........... demokrasi kültürümüzün maalesef böyle bir olayı olağan kabul ettiğini........... Ama sanki bir karışıklık........ kimlerin haberinin olduğu.................... Strateji ve derginin arkasındaki JÎTEM veya Jandarmanın diğer unsurları.......... oyun içinde bir oyun vardı.... Fakat yine de olayla biraz ihtiyatla yaklaşmayı daha uygun buldum. bulunan belgeler. bu kampta bazı önemli şahsiyetlerin gizlice resimlerini çekmek. belli kesimler arasında bu fikir etrafında örgüt veya farklı isimler altında oluşumların olabileceği değerlendirmesini yapmıştım..... azıcık devlet terbiyesi almış hiç kimsenin düşüneceği şey değildi......... O dönemde........... Bölüm: Devlet görülmekteydi... üstelik Strateji dergisinin arkasında olduğu söylenen kişilerin önemli mevkilerdeki kişileri yazlık kamplarda kadınlarla görüntüleyerek.. bahsedilen olaylarla birlikte değerlendirildiğinde anlatılanların ve belgelerin yabana atılacak cinsten olmadığı görülmüştü.

. faaliyetlerde bulunduğu... Âydınhk'm ordu içerisinde ısrarla belli bir grup askerin tarafım tutmakta ve başka askerleri şiddetle eleştirmekte olduğu görülüyordu....... Oysa uçağın düşme nedeni suikast olursa............................... bu örgütün günün şallarına göre yeniden yapılandırıldığı...... Cesna uçak firmasının... Ayrıca yıllar önce. görüş ve önerilerin örgüt içindeki birimlerce üst yönetime yazılmış olduğu iddiaları boş şeyler değildi...___________________. Org.. hayatını yitirmiş pilota yüklenmesine isyan eden ablanın itiraz çabalan da bir araya gelince._________. Eşref Bitlis'in uçağının düşmesinin ardından.. Bu çok sürpriz bir açıklamaydı. diğer taraftan kazayı ve bilirkişi raporlarını çarpıtan Aydınlık olayı içinden çıkılmaz hale getirmişti.. Doğu Perim ek bir basın toplantısı düzenleyerek.... milliyetçi olarak bilinen Veli Küçük ün maoist-komünist bir örgüt ile yıllarca ilişki içinde 330 .. Bölüm: Devlet olduğu........ uydurma olamazdı ve doğru olma ihtimali çok yüksekti...................... Aydınlık dergisinin.. yanında iki albay olduğu halde bir generalin kendilerine yaptığı açıklamaya geniş olarak yer vermişti.... uçağın buzlanmanın neden olduğu teknik bir arızadan dolayı düştüğünü kabul etmek istememesi anlaşılabilir bir durumdur............... Uçağın düşmesinden doğan zararın....._ .. ordu içerisinde en azından birden fazla grubun olduğunu ve bir grubun bu dergiyle dayanıştığım kolayca anla-yabiliyordu.. ordu içerisindeki bir gruplaşmanın ve bir yarışın ipuçlarını verir gibiydi....... yıllar önce kendilerine Org.. açılan hukuk davalarında bir taraftan bilirkişilerin raporları.. dünya ordularmdaki pazar payını kayıp edebilecektir..... Eşref Bitlis'i taşıyan Cesna tipi uçak buzlanma neticesi düşmüştü........... Üstelik uçağın düşmesinden dolayı pilotun ailesine çok ciddi tazminat hükmedil misti... Çünkü arıza yapan bir uçak tipi.............. Eşref Bitlis olayı hakkında açıklama yapan generalin Veli Küçük olduğunu duyurdu.. G e ne 1 kurmayın kaza raporuna rağmen ısrarla bu olayı suikast olarak anlatması ve bu konuyla ilgili yayınları..... Veli Küçük Ergenekon davasında tutukla mnca. Daha doğrusu Aydmlık'ı iyi takip edenler............. Özellikle Org... uçak firması hiçbir sorumluluk üstlenmeyecek ve maddi kaybı olmayacaktır. 1 ......... Dolayısıyla teknik bir arıza nedeniyle düşen uçak hakkında suikast raporu almak için firma çok şey verebilirdi..... O zaman Aydınlık..

......... Her zaman askeri..... "hakkınızda Bir kişinin._________.... Veli Küçük ün bu bağı bunca zaman gizlemesi makul değildi... örneğin Org.. Hakkımda bilgi aldığını iddia eden Aydınlık dergisinden H.... komisyonuna ifade vermiştim........ Eşref Bitlis olayında olduğu gibi.... hiçbir zaman klasik anlamda bir siyasi parti olmadı.. sıradan bir istihbarat örgütünün toplayamayacağı bilgileri topluyor ve anlatıyordu........ Bununla birlikte her defasında militarist anlayışın yanında durdu... telefonla bana ulaşamayan Aydınlık dergisi yöneticisi Hikmet Çiçek'ten halen saklamakta konuda olduğum Faksta... kısaca Susurluk Komisyonu olarak adlandırılan faili meçhul cinayetleri araştırma ve devlet içerisindeki çeteleşme faaliyetlerini soruşturma.. İddia ve kavgalarında herhangi bir delil olmasa.. güvenlik ve istihbarat konularının içinde oldu.. 1 .. Genelkurmay dahil tüm istihbarat teşkilatlarının ne olduğunu çok iyi biliyordum.... benim hakkımda hiç kimsenin vereceği bir bilgi yoktu...... Üstelik bu duruşunu ordu içerisinde bir grubu tutarak diğer bir gruba hesapsız..............bu sizinle görüşmek istiyoruz..... Her zaman olduğu gibi gazetecilerden uzak durmaya çalışıyordum......... tahmin ediliyor vb........ Öyle ki.... Bunun üzerine Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'na ". söylemlerle en ciddi suçlamaları yapabiliyorlardı.. Kı zılelma koalisyonu denen ülkücü gençlerle komünist-maoist bilinen Aydınlık grubu gençlerini buluşturma projesinde Veli Küçük ve Doğu Perinçekin gayretleri bunu doğruluyordu.. bir faks Muhtemelen aldım...._ .... Susurluk Olayımın ardından TBMM'de kurulan...... Böyle bir şey söz konusu olmazdı.......... iddia ediliyor..... Aydınlık grubu diye de anılan Doğu Perinçek grubunun İşçi Partisi... Genelkurmay İstihbarat Başkanlığımdan önemli bilgiler aldık......___________________..... Bölüm: Devlet bulunduğu ve bu örgütle aralarında bir bağın olduğu bu açıklamayla ortaya çıkıyordu............. dahi......... kitapsız saldırarak ortaya koydu." deniyordu.............. İddiaları ve söylemleri sanki herhangi bir istihbarat teşkilatının söylemleri gibiydi. . Çiçekin 331 ........... Bu bağ normal olamazdı.......... hakkımda Genelkurmay İstihbaratında bilgi aldıklarını bu kadar açık bir biçimde ifade etme cesareti rahatsız ediciydi....

ordu içindeki meselelerde bir tarafı tutup diğer tarafa hakaret ve iftiraya varan saldırgan tutumunu gözlemledim ve bu davranışlarına karşı askerlerden ciddi bir tepki aldığını duymadım.. Daha sonraki dönemde... 1 ... başta Doğu Perinçek olmak üzere derginin tüm yazarları her sayıda bana saldırmaya.. Bu olayda şunu gördüm: Ben bile tazminatı bu kadar zor tahsil edebiliyorsam. bu kurumların adlarını kullanması..._ . Ergenekon soruşturması sırasında yakalananlar ve açılan tahkikatlar sonucunda bu olay somut bir 332 herkese rahatlıkla iddia ve isnatlarda ....... Susurluk'ta asker ve jandarmanın da rolü olduğunu söylememin ardından Aydınlıkla. Bunun üzerine açtığım davada hepsini mahkûm ettirdim. İleriki dönemlerde.. iftira ve hakaretler yağdırmaya başladılar... diğer insanlar Aydınlıkla. Bunun ertesinde Hikmet Çiçek'i telefonla aradım. Uzun uğraşılarım sonucunda hepsinin adreslerim tespit edip....... adres verdikleri yerler boş çıkıyordu............." diye bir yazı yazdım ve yazının ekine de ilgili şahsın çektiği faksı koydum............ Ne bilgisi aldınız?" diye sorduğumda. O zamandan beri askeri kurumlara yakın duruşu.................... suç duyurusunda bulunan Genelkurmay Başkanlığı bu olayda hiç ses çıkarmadı..... Dolayısıyla kimseye tazminat ödemediklerinden.............. Bu görüşmeden sonra Aydınlık grubunu izlemeye devam ettim..._________... Doğu Perinçek tazminatı ödedi ama dergideki diğer gazetecilerden hiç kimse tazminat ödemek istemiyordu.. Bu durum fazlasıyla tuhaftı. Her olayda derhal itiraz eden. Bölüm: Devlet faksı ekte gönderilmiştir......... bulunabiliyorlardı....................... Soğuk bir havada geçen ve bir saate yakın süren görüşmede klasik konuların dışına çıkmadık... çalışan gazetecileri tazminata mahkûm ettirseler dahi onlardan tahsilat yapmaları hemen hemen imkânsızdı.. hiçbirinin adresleri doğru değildi. bana sözlü olarak bilgi aldıklarını söyledi. adının kullanmasına tepki gösteren......___________________.............. Bir kişi hariç hepsinden tazminatı icra yoluyla zorla....... icra gönderdim... meseleyi hemen mahkemeye taşıyan... İstihbarat Daire Başkanlığı hin boşaltmakta olduğu Genel Müdürlük doğu bloğunda buluştuk.......... aldım......... Görüşmede Hikmet Çiçek'e "Genelkurmay dan hakkımda bilgi aldığınızı söylüyorsunuz............. tepki göstermedi..

........ belki yüz binlerce insanın katledilmesini dahi meşru gördüklerini biliyor ve duyuyorduk. zorla....... Bu insanlar kendi inançlarına ve değerlerine uygun bir sistemin var ve temel ölçütlerinin de belli olduğuna inanıyorlardı...... hatta zaman zaman belki binlerce......... sistemi değiştirmek isteyenlerin susturulmasını sağlamak için hukuk dışı yollarla onları yok etme yöntemi.... Bu anlayışın kendisi. örgüt ortaya çıkarılmadan önce bu tür bir düşüncenin ve anlayışın kitleler ve devlet güvenlik örgütleri içerisinde veya onlarla dayanışma içerisinde olan gruplar tarafından kabul görmüş ve desteklenmiş olmasıdır............ Türkiye'nin geçmiş demokrasi pratiğinde Ergenekon benzeri bir anlayışı savunanların hiç de azımsanamayacak sayıda olduğunu..... bu tür bir örgütsel yapının varlığından çok daha önemlidir. savunulma-sıdır........ Ergenekon demokratik yöntemlerle iktidara gelmiş bir hükümetin ve siyasi kadrolarının illegal yöntemlerle.... bu amaçla oluşturulan örgüt ve yapılar ve bunların zamanla bozularak maddi çıkarlara dayanan çeteleşme durumudur...... Asıl sorun................ Bu örgütün ortaya çıkarılmasından çok daha önemli olan... militarist yöntemlerle devrilmesini ve siyasi kadrolarının ve siyasi anlayışının tasfiye edilmesini savunan bir anlayış ve düşünce çerçevesinde bir araya gelen bir gruptur.. hatta bazı resmi görevlilerin ve üst düzey askeri görevlilerin bu tür bir örgütlenmenin içerisinde yer alması her zaman mümkündür.. Daha açık bir ifadeyle anlatılırsa.............. zaman içerisinde bu işi yapmayı birçok defa denediklerini veya mevcut hükümetleri değiştirmek için her yolu..._________.... Ergenekon da devletin rejim için öngördüğü temel ölçütleri yerine getirmeyen/getirmek istemeyen bir siyasi anlayışın iktidar olmasına mani olmak veya iktidar olmuş ise zorla. Her ne kadar örgütün kendisi önemli olsa da....._ ...... bu tür bir anlayışın kabul görüyor olması................ Bölüm: Devlet biçimde şekillendi ve böyle bir örgütün var olduğu görüldü... 3-5 kişinin böyle bir örgütlenmeye teşebbüs etmesi........ O zaman da bu temel ölçütleri değiştirmeye çalışanları veya temel 333 .. 1 .. antidemokratik yöntemlerle onu devirmek anlayışım savunanların oluşturduğu birliğin adıdır.............. bazı insanların bu tür ilişkilerin ortasında bulunuyor olması......................... şiddetle.___________________..... Nasıl ki Susurluk Olayı terörle mücadele adı altında rejim muhaliflerinin....

...... bulunanların hepsi yanlış........ belki polis olmanın verdiği alışkanlıkla rejimi korumak için her yol mubah anlayışının şuur altıma işlemiş olduğundan. gayri meşru ilan edilmesi.... söylenenlerin..... bu tür bir anlayışı samimi olarak savunuyor olmalarıdır.....___________________............ Belki bu yargılamalarda çok daha büyük... Üstelik şürıce ve Türkiye'de anlayıştaki bu insanların anlayışı savunan samilitarist kadroların ve bu kadrolarla dayanışma içerisinde olan azımsanmayaeak yıda olmasıdır...... üç muhtıra görmüş. çünkü yaşadıklarım ve bildiklerim bunun olmamasını imkânsız kılıyordu........ Yargılama sonunda bir veya birkaç kişinin ceza alması....... Türkiye'de böyle bir anlayışın var olmasıdır.... Halbuki bunu en iyi bilecek olan bendim. Asıl önemli olan._________.......... Yargılamalar beraatla sonuçlanabilir.... Aslına bakılırsa yakın geçmişte iki darbe..... Bu çok önemli değil. üstelik her darbeden sonra siviller ile darbeyi yapanların önceden anlaşarak darbe gününü beklediklerinin ortaya çıktığı bir ülkede. İşte en tehlikeli anlayış budur.............. böyle bir örgütün veya farklı bir illegal yapılan manın olması hiç kimseyi şaşırtmamalı..... yalan ve düzmeceden ibaret olabilir...................... Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı? 334 .. Belki hiç bu açıdan bakmadığımdan........_ . yanlışlığının ortaya konması ve devletin hukuk sistemi içerisinde meşru kurumları aracılığıyla mahkûm edilmesidir. Bu insanların............. 1 ...... cezanın az veya çok olması hiç önemli değildir......... Bana göre mahkeme bunu ge rçekleş t i rdiği anda laşılrmş demektir. önemli olan bugünkü Türk Devleti içerisinde Ergenekon ve Ergenekon benzeri düşünce ve anlayışların kabul edilmemesi...... çok daha önemli şeyler ortaya çıkarılabilir..... Bölüm: Devlet olarak ölçütlere kendileri gibi yaklaşmayan herkesi düşman görüyorlardı. belki de geçmiş 12 Eylül dönemi öncesi artan terör olayları nedeniyle darbe sonrasında olayları n ve kanın durmasını uygun bulduğumdan bu sahadaki örgütlenmeler üzerinde lıiç düşünmemiştim........ çok sayıda bomba ve/veya silah bulunabilir veya iddiaların.... Mühim olan bu düşünce ve anlayışın yanlış olduğunun mahkeme tarafından tescil edilmesi ve hukuk sis teminin bu yanlışlığı mahkûm etmesidir.............

nasıl sağlanacağı sorunu bizzat vatandaşlar tarafından tayin edilmektedir.. devletin varlık sebebi kendi vatandaşlarının huzuru ve güvenliğini korumakla sınırlı olup... 335 . Devlet nedir? Nasıl olmalıdır? Devletin varlık nedeni nedir? Bu sorulara verilecek cevaplar bizim devlete ilişkin sorunları mızın anlaşılmasına yardımcı olacaktır.... boy.............. vatandaşlarının ortak ihtiyaç ve isteklerini temin eden bir organizasyondur......... Modern anlayışa göre devlet... bazen de belli bir inanç veya ideolojiyi yaymak adına hareket eden ideoloji ve inanç devletlerine dönüşmüştür.. Doğu'da ve bizde aşiret............. Bugünkü anlamda devlet.............._ ...... tüm vatandaşların tercihi sonucunda bir örgütü devletin yönetimine getireceklerdir......... rahatı nasıl sağlanacaktır? Bu sorunun cevabı bizzat devletin vatandaşları tarafından verilecektir.........___________________.. huzur ve güvenliğin ölçüsü..... Batı'da derebeylerinin... Dolayısıyla demokrasiye dayanan devletlerde...... Tarihin erken dönemlerinde devlet.... vatan olarak tanımladığı sınırlar içerisinde kendisine vatandaşlık bağı ile bağlı olan vatandaşlarının huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlayan...... kabile reisinin topraklara zorla el koymasıyla ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar üzerinde hak iddia etmesiyle ortaya çıkmıştır..... yerini modern anlayışa bırakmış olduğu devlettir............. Vatandaşların huzuru...... Daha açık bir ifadeyle devletin tek amacı ve tek varoluş sebebi vatandaşlarının huzur ve güvenini sağlamaktır. Vatandaşların huzurunun ve güvenliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin vatandaşların tümünün karar vermesine demokrasi denir.... Zaman içerisinde bazen bir dini yaymak adına hareket ederek din devletlerine.................. ortak kararlar doğrultusunda örgütlenerek (partileşerek) devletin yönetimine talip olacaklardır. Devletin vatandaşları kendi istek ve taleplerini kendileri tartışacaklar...... geçmişteki devlet anlayışlarının yok olup.. 1 .._________.... tartışma sonucunda karara varacaklar................. Bölüm: Devlet Türkiye ve bütün geri kalmış ülkelerde en büyük sorun dev letin tanımından ve sahip olduğu yetkilerden kaynaklanmaktadır.......... Farklı kararlar etrafında toplanan vatandaşların oluşturduğu farklı örgütler serbest bir seçim sürecinde yarışarak... güveni...

... halkına hizmet etmektir...___________________. Devlet vatandaşın ne istediğini.. Halk nasıl bir hizmet istiyorsa onu yasalarla tayin edecektir.. kurumu (asker... Hiçbir devlet........ Bölüm: Devlet Oysa ülkemizde maalesef böyle olmuyor. güçler ve kişiler sadece vatandaşlarının yapmış olduğu kanunlar çerçevesinde vatandaşlarının kendisine vermiş olduğu görevleri yerine getirirler..... toplumun bireyleri arasındaki işbirliği için. şet) elce sı ? Gİ^JHk trılc t. belirli tür hizmetlerin (örneğin 3ncr*lccs ^yol y3...cşlcıİ3.. Toplumu oluşturan bireylerin tümünün polis........... iyiyi bulamayacağından vatandaşa sormaya gerek ediyor yok...._________... bir fikri. toplumu oluşturan bireylerin güvenliğini sağlamaktır. bireylerin ve toplumun ortak sorunu olan güvenlik sorununu çözmekle görevlidir.........p&xo.. 1 ........... nasıl istediğini biliyor ve tayin ediyor.............. bir dünya görüşünü savunmalarını talep edemez.... yasalar da milli irade ile tayin edilecektir.. Fakat topluluk halinde yaşamak zorundaysak.... elektrik. Olamaz ve olmamalıdır..) vatandaşlarına dayatmada bulunamaz....... Hatta devlet... ve ben bir yol göstermeliyim..... Devletin ilk görevi..... Amaçları vatandaşlarına... İkinci görevi.. kuramaz) ortak ve tek elden yapılabilmesi için alt yapıyı sağlama rolünü üstlenmek.. Bu tür uygulama ve taleplerin hiçbir meşru temeli yoktur...... yapıyor.... onlardan belli bir ideolojiyi....... bir ideoloji inşa yönlendirme Hâlbuki kurumlarının ve yetkililerinin asla ideolojileri olamayacağı gibi. Aslında... devletin vatandaşlarının ortak iç ve dış güvenlik ihtiyaçlarının su... Devlet ve devleti temsil eden kurumlar. onların nasıl yaşayacaklarını söyleyemez... ben yapmalıyım.............. asla görüşleri de olamaz.... telefon gibi diğer ortak ihtiyaçlarından hiçbir farkı yoktur.. Olayların doğru tahlil edilebilmesi ve görülebilmesi için bu çok net bir Tek bir kişinin yaşadığı bir ülkede veya dünyada doğal olarak devlete ihtiyaç yoktur.. resmi ben devlet belirlemeliyim" diye kendince bir ölçüt koyuyor... maliye..... "benim vatandaşım doğruyu... devlete ihtiyaç duyarız...... bayındırlık vs.tı vb........ tümünün asker olması beklenemeyeceğine göre. toplumun ortak hizmetlerini koordine edecek bir ortak hizmet noktasını tanzim etmektir........3^? İnçrİccs t^dofon.... 336 ..._ .........

düzenleme yapma yetkisi bulunmamaktadır.. Bölüm: Devlet Devletin bu iki asli görevi. yapacağı her türlü tasarruf bu çerçevede değerlendirilebilir ve kabul edilebilir..... toplumu oluşturan birey ve grupların kişisel dünyalarına müdahale etmesinin................. Aksi takdirde....... 1 ............... Devletin ve kurumlarının.. çoğunluğun talepleri yerine getirilmelidir.... bu alanda söz hakkı iddiasının hiçbir meşru dayanağı yoktur... Ya da bir beylik veya hanedanlık devletinde o bey veya hanedan devletin bütün topraklarının kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa. birey ile gruplar arasında ortaya çıkacak olası sorunlara devletin müdahale etmesi... belirli bir hayat tarzını ve davranış biçimini dayatmasının. İnançlarını ve bu inançları doğrultusunda müdahale haklarım bir düşünce bütünlüğü içerisinde iddia edebilirler....... Tarihte örnekleri görüldüğü gibi devlet... birey ile birey......... belirli bir ideoloji veya belirli bir din ve inanç çerçevesinde örgütlenmişse.............. evrensel düzeyde bir gerekçesi yoksa da da devletin dayandığı ideoloji ve inanç çerçevesinde meşru görülebilir...___________________...... toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında rahat ve huzur içinde yaşama lan için gereken her türlü tedbiri almakla sınırlıdır._________. iddia edilecek meşruluğun kaynağının ne olduğu ve hak iddiasını ne üzerinde temellendirdiği sorularının sorgulanması gerekir.......... Bununla birlikte toplumu oluşturan birey ve grupların kendi aralarında. bu ideoloji veya inanç doğrultusunda topluma müdahale edebilir.. Toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında nasıl yaşayacakları.......... nasıl davranacakları hiçbir biçimde devletin görev tanımına dahil değildir ve devletin bu alanda tedbir alma.. Örneğin Osmanlı İmparatorluğunun veya Avrupa'nın Hıristiyan devletlerinin amaçları....................... Azınlığın haklan korunarak......... Her ne kadar bu tür bir müdahalenin bilimsel bir dayanağı........_ ........................ halkın taleplerini dikkate almaksızın.. sahip oldukları dinsel inancı yaymak ve savunmaktır.. bu sorunları toplumun o günkü ve geçmişteki ortak teamüllerine ve hatta insanlığın tarihsel süreç içerisinde oluşturmuş olduğu evrensel teamüllere göre çözmesi gerekir ve müdahalesi bu sınırlar içerisinde kalmalıdır... 337 ........ devletin kuruluş amacının bu olduğunu savunuyorsa.

.... Kendi söylemlerine ve ölçütlerine göre de mantıksal bir açıklaması bulunmamaktadır... Bunlar herhangi bir dinsel inanç ve duygu veya gelenek ve görenek de olabilir......... şu kişinin veya bu kişinin şu devlet adamının veya Atatürk'ün görüşleri olduğu söylenebilir. geleceklerini akıl ve bilim ölçeğinde araması gerekir.. modern devletlerin tek amacı vardır: vatandaşlarının huzurunu........... Bölüm: Devlet Fakat günümüz dünyasında.. Bu görüşler de asla makul değildir. bu ölçüt ne olursa olsun... rahatının....___________________...... akıl ve bilimin ölçütleri dışında başka dogmalara göre düzenlemeye çalışmak.. her devlet değişime karşı direnen tutucu ve doğal bir yapıya mutlaka sahiptir....... refahını ve güvenliğini sağlamaktır.. Bununla birlikte 338 ... Belki daha somut olarak. Akim ve bilimin dışında herhangi bir ölçütü kabul etmenin ve toplumdan istemenin hiçbir meşru gerekçesi olamaz................ Vatandaşlarının huzurunun...... Örneğin dayandığı temel ilke akıl ve bilim olan laiklik anlayışını...... Her rejim....._ ....... Teokratik devletler de yine kendi devletlerinin rejimlerinin değişmemesi için tedbir almışlardır.......... Krallıklar.... toplum ve devlet hayatına getirilmesi laikliğe aykırıdır.............. beğenmemek kimsenin haddinde olmadığı gibi kimsenin hakkı da değildir........ Bir toplumda yaşayan insanların kendi istekleri ve arzularına uygun olarak belirlemiş olduğu bir yönetim biçiminin dışında bir yönetim biçimini dayatmanın meşru bir temeli yoktur... inançları......... Burada olması gereken ölçüt....... Aklın ve bilimin dışındaki bir ölçütün....... Toplumun seçtiğine herkesin saygı duymak mecburiyeti vardır........ bizzat laiklik anlayışına aykırı davranmaktır.. Her toplumun kendi sorunlarına ilişkin cevapları................. Devlet ancak vatandaşlarının belirlediği doğrultuda hareket eder ve buna uygun olarak şekillenir.. aracılığıyla istekleridir yönetime ve toplum içerisindeki sürece örgütlü yapılar Beğenip geldikleri makuldür._________...... hangi ideoloji tarafından belirleniyor olursa olsun... 1 . rahatını. refahının ve güvenliğinin ne olacağını tayin etmek sadece vatandaşların kendisine ait bir haktır. rejimin ve kralın değişmemesi için bir takım kurallar koyarlar ve krallığın yıkılmasını isteyenlere karşı tedbirler alırlar.. toplumun kendi değerleri........ kendi yaşam biçimlerini..

......___________________..................... Toplumsal gelişimin de. Bununla birlikte alınabilecek önlemin ve değişimin ölçüsü de akıl ve bilim olmalıdır. Hiç kimse belli devlet kurumlarının isteklerinin doğru olduğunu iddia ederek toplumun bu istekler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyleyemez. Hiçbir argüman ve sebep ileri sürerek hiç kimse halkın yüzünün isteyip değiştiremeyeceği olabileceğini savunamaz... tüm kurumsal dayatmalar ve topluma yön vermelerin hepsi gayri meşru konumuna gelir.. Bugün için Türkiye Cumhuriyeti Anayasasındaki bazı hususları değişmez kurallara bağlamak da asla akılla izah edilecek bir konu değildir.. Türkiye şartları içerisinde yönlendirilmiş..... Sorun bu maddelerin doğruluğu veya yanlışlığı değil. dünyanın sonu değildir.. Bugünkü yönetim biçimleri de demokrasinin kurallarına uygun olarak başka bir rejime.. savunanın da gerekçesi kabul edilemez............... daha iyiye doğru değişmek mecburiyetindedir._________..... değiştirilmesine madde karşı koyma bir değiştirilemez de yanlışlığıdır..... Bunların doğruluğunu söylemek asla akılla izah edilebilecek bir şey değildir._ ......... o safhalardan geçerek bugünkü modern devletlerin ortaya çıkması ile sonuçlanmıştır........... psikolojik harekâta maruz kalmış...... değiştirilmesi teklif dahi edilemez türündeki maddelerini savunan anlayış................................ toplumsal evrimin de sonu değildir... bu maddelerin akla ve bilime uygun olduğunu........ Anayasanın değiştirilemez.... bir ülkede tüm halkın istemesine rağmen değiştirilemez madde veya ölçüt koymanın yanlışlığıdır... Toplumun kendi değer yargılarının belirleyeceği bir ölçü temel alındığı zaman değişim iddiası dışındaki tüm iddialar..... Bu......... Mevcut tüm rejimler mutlaka değişecektir. asla tartışılamaz..... anlayışının hususun düşünmeyecek...... aksini savunmanın mümkün olamayacağını söyleyebilir.... bugün için kendini haklı kabul edebilir.. Mutlaka değişmek mecburiyetinde olana karşı önlem alınamaz..... Türkiye de ideolojinin yönlendir- 339 .... Asla meşru zeminde kabul edilemez...... Bölüm: Devlet dünya her zaman değişmiş..... 1 .. değiştirmeyi Önemli yüzde olan Belki husus Türk halkı hiçbir zaman bu maddeleri çıkacaktır.........

Fakat bölgedeki günlük yaşamı göz önüne alırsanız her anın...... kişilikli ve karakterli bir insan olabilir? Baskının hüküm sürdüğü koşullarda kişilik oluşur mu? İşin... Maalesef kendisine bir takım sıfatlar atfedilen birçok kişi de tüm bu olanları savunabilmektedir.... ekonomik özgürlüğün ve sosyal güvencenin olmadığı bir yerde şahsiyet gelişir mi? Peki böyle bir durumda gelişmeden bahsedilebilir mi? İcat..... kendisinden istendiği gibi davranır....... ama maalesef onlara bilim adamı denemez. Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz! Özgür bir insanda kişilik gelişir........ her olayın bir insan üzerinde nasıl bir baskı yarattığını kavrayabilirsiniz. sadece adları itibarıyla bilim adamlarıdır.... baskı altında olan bir insan doğru bildiği gibi değil.......... yenilik olur mu? PKK'mn her devletin herkese herkese zor ve şiddet uygulamadığı...... gündüz güvenlik kuvvetlerinin şiddeti dayattığı bir yerde nasıl doğru düzgün..... gündüz devletin fiziki ve fiili baskısı altında olan insanlar nasıl kişilikli davranır? Gece PKK'nm....................... Bu açıdan bakıldığında.... O ülkelerde devletin resmi kurumları asla bir ideolojiye sahip değildir........................ devletin kurumları toplum karşısında bir hak iddia etmez ve hatta böyle bir şeyin tartışılmasını düşünmeyi bile abes karşılar..... Zaten bu ülkede bu kadar büyük yanlışlıkların hâlâ varlığını sürdürmesinin nedeni de fikir ve düşünce alanında bu kadar büyük sapkınlığın olmasından kaynaklanmaktadır............................ 1 .. oralarda tek ölçüt kendi insanlarının fikir ve düşünceleridir.. Türkiye öyle bir noktaya gelmiştir ki halkın kendi iradesi ile seçtiği hükümetin yöneticilerinin pek çoğu resmi kurumlar karşısında aciz kalmaktadır.._ .___________________..... Mesela....... 340 ... kanunsuz davranmadığı söylenebilir..... Doğu'da gece PKK._________. taşıdıkları niteliklerle değil....... Ancak bu kurumlara yakınlaşarak bir varlık gösterebilmektedir........ Dünya ölçeğinde batı dünyasına ve kalkınmış ülkelere baktığınızda bizim ülkemizdeki durumun aksine... Türkiye'deki resmi kurumların durumunu.......... bunların hal ve davranışlarını anlamak mümkündür.. Bölüm: Devlet mesiyle halen bunu savunan insanlar ve bilim adamları olabilir......

...... ailenizi koruma içgüdüsüyle örgütten yana gözükmeye çalışarak dediklerini yapmanız çok doğaldır... mülki amir ve savcıların şikâyetlere dahi bakmadığını biliyor.. Yukarıda anlatılan yaşam tarzının biraz yumuşak biçimi. dönüşür..._........... adalet. örgüt hakkında bilgi istiyor. ülke genelinde büyük çoğunluk için de geçerlidir.......... Bu taleplere hayır diyerek karşı çıkabilir misiniz? Ailenizin ve kendinizin can güvenliği için............ .._ ......... ...... Bu durum......_.............. Bölüm: Devlet düşünün ki gece PKKlılar evinize geldi....... buna izin verilmeyen insanlar mecburen sahtekârca davranacaklardır. yol soruyorlar........ _......... eşitlik ilkelerinin herkes tarafından özümsenmediği bir toplumda........ Hukuk.... O ortamda yaşayan insanların maddi imkânı olmadığından bölgeyi de terk edemiyor........ Bu baskılar veya aklına esen her şeyi yapma kudretine sahip güçler karşısında inandığı ve düşündüğü gibi davranama-yan........ 1 ............. Uzun süre bu şekilde yaşamak zorunda kalan insanlarda sahtekârlık bir yaşam biçimine ve davranış şekline Haliç'te Yaşayan Sırnonlar.......... hangi köylerin yakıldığını. mecburen örgütten yanaymış gibi bir tutum sergilemeye devam ediyorlar. Köylü karşı çıksa......... hatta daha da ileri giderek kendilerine maddi destek vermenizi ya da çocuğunuzun kendilerine katılmasını istiyorlar. Bir kişilik halini alan sahtekârca davranmak...... Diğer taraftan da gündüzleri askerler veya polis geliyor........... bölgede yaşayan herkes için geçerli olan normal bir yaşam biçimidir. Bu baskıya kimsenin tek başına veya bir grup olarak karşı koyması mümkün görünmüyor. örgüte yardım etmemeleri konusunda halkı uyarıyor........ Güneydoğu'daki yaşam ve burada yaşayan insanlar göründüğünden çok daha ağır ve büyük güçlerin baskısı altındadır..._________.. Geçmişte kimlerin infaz edildiğini..... kanundan bahsetmek istese de kimsenin onu dinlemeyeceğinin farkında.___________________........______. mağdur edilebileceğinin.. güvenlik kuvvetleri hakkında bilgi istiyorlar......... o ortam içerisinde bulunan her insanı da böyle davranmaya itecektir. ____....................... Ekmek istiyorlar....... aklından geçirdiği gibi dav-ransa gözaltına alınabileceğinin..... Belki uzaktan bakılınca yaşananlara direnç göstermek kolay görünebilir ama hiç kimsenin bu bölgedeki baskılara dayanamayacağı kesindir.. herkesin 341 ......

.... Bölüm: Devlet olmadığı.................. Sağlam karakterli güçlü insanların oluşturduğu kurumlar fonksiyonlarını çok daha iyi yerine getirir ve bu kurumlara sahip toplumlar daha hızlı kalkınır.......... kapatma davası vs.. makamlar ve kişiler en ufak bir rüzgâr çıktığında hemen savruluyor. Özgürlüğün olmadığı bir ortamda.. hepsi "Simon" gibiydiler. rüzgâra göre eğilenler... Fakat şimdi güç odağı değişti......... tehlike ihtimallerini bertaraf etmek için istemeden onurlarından........ . şimdi hükümet.. kalkınması için önce kişiler sosyal olarak gelişmelidir..... onları memnun etmek için kişiliklerinden....___________________............... belirli ortamlarda ve koşullarda gerçekleşebilir.. 28 Şubat...... en hafif bir fiske ile yıkılıyorlar... bu defa da bu yeni rüzgâra göre eğilmeye başladılar...._________...... hatalı veya yanlış olana karşı koymuyor... güven içinde yaşadıkları ortamlarda düzgün bir kişilik geliştirebilirler.. Ülkemizde kurumlar. 12 Eylül'de epey kötü sınav verildi... görevlerinin gereklerini yerine getirmiyorlar... ekonomik özgürlüklerin kişilerin geçimlerini sağlayacak bir iş bulamadığı bir ortamda kişilikli insanlardan bahsedilemez....... istediği eğitimi göremediği. Hatta yetkililerin makul isteklerine dahi aşırı hassasiyet gösterecekler._ ............ hatta namuslarından takdirde taviz işten vereceklerdir... insanlar huzur içinde yaşarlar.. Kişiliğin sosyal gelişimi kolay değildir...... hukuk... İnsanlar baskı altında değil... özgür oldukları. 1 . Bu tür toplumlarda daha çok artı değer yaratılır... Güç kimde ise o tarafa yaslanıyor... çıkarılma İstenilen ne şekilde demek davranmadığı ihtimalinin olduğunu ancak bu riskle karşı karşıya kalanlar bilebilir... başbakan bu güce sahip.. işini kaybetmemek için yetkilerini keyfî kullanan kişilere karşı çıkamaz...... O anlı şanlı kurumlar demokrasi ve hukuk adına tavır koyamadı. demokrasi vb..... Geçmiş dönemlerde askerlerin yönelimlerine göre bütün kurumlar kanun. Sosyal olarak gelişmiş insanlar ve onların oluşturduğu sivil örgütler onurlu bir duruş sergileyebilir ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunabilir... Ülkenin ilerlemesi... daha da vahimdi............ İnsanlar daha iyi imkânlara kavuşmak için..... hemen askerin yanında yer alıyorlardı..... 1960 İhtilali ve sonrası.. kurumların bu konuda göstermiş oldukları korkunç örneklerle doludur........ insanın konuşmalarından 342 dolayı sorgulanabildiği.... her şeyi bir tarafa bırakarak....

.. birilerine hedef gösterilebildiği veya birilerinin hedefi olabildiği ve hatta düşünceleri nedeniyle şiddete maruz kaldığı veya kalma riskinin olduğu bir ortamda insan kişiliği gelişebilir mi? Örgüt. kanun ve polis tehdidinin olduğu bir ülkede nasıl sağlam karakterli insanlar yetişebilir? Bu koşullara bakmadan 'neden bu ülke gelişmiyor?' diye soruyoruz. devlet. yeniliklerden etkilenirler... Bu tür kişilerle bu ülke nereye gidebilir? Batıda başbakanlar... iş ve ekonomik gelir temin edilebilen toplumlarda insanların kişilikleri gelişebilir.... bakanlar yanlış yaptıklarında mahkemelerce yargılanırken bizde hiçbir yargılamaya muhatap olmazlar... Bu durum her meslek ve kesim için geçerlidir. Bir kurumu yüceltecek kişiler.. 1 ........_ ... kimsenin kimseye muhtaç olmadan yaşama imkânına sahip olduğu.... tek tip insan yetiştirme amacındaki eğitimin sunduğu resmi ideolojiyle kendini sınırlamamak............ fikri tartışmalardan................ Her alanda yağcılık yapan.......... meseleleri sorgulayan insan sayısı çok azdır.. Düşünce ve Örgütlenme özgürlüğünün tam olduğu......... kişisel gelişimlerini sağlayabilmeli.... ayıplanma ve horlanma tehdidinin olmadığı sosyal ve siyasal ortamlarda.............. vicdani 343 ...... Gelişmemesi anormal bir durum değil ki.... Devletin yücelebilmesi için kurumların yücelmesi...... özgürce düşünebilmeli...... yanlışları irdeleyemediği kurallarla...........___________________.................... kimlikleri ve kişilikleri rüzgârlardan etkilenmez........ kendi menfaatini düşünen. devleti ise kurumlar yüceltir.... İdeolojik açıdan öteki olarak gördüklerine karşı çıkanları bir tarafa bırakırsak ülkemizde yanlışlara karşı çıkan... geleneklerle. her rüzgârın önünde eğilmezler. Ülkemiz. yanlış karşısında tavır koyan ve görevinin gereğini yapan insan bulmayı.. kendilerini anlamsız kurallar içine hapsetmemelidir. mevcut güç merkezinin gözüne girmek için kural tanımadan her türlü değeri ayaklar altına alan.......... Kurumlan kişiler........... Bu tür ortamlarda insanların kişilikleri oluşur.. Bölüm: Devlet hakkında davalar açılabildiği.... üstünün istediği her şeyi itirazsız yerine getiren kişilerle doludur. kurumların yücelebilmesi için de kişilerin yüceltilmesi gerekir....... bırakın amirini eleştiren. ilkesiz...._________. kurumlarını ve çevrelerini yanlıştan korurlar.

... bir terör örgütü var olduğu için mi devlet baskıcı bir tutum içinde.. Bir keresinde Japonya'ya gitmiştim.. Maddi olarak kalkınmış olmakla birlikte toplumsal olarak geri kalmış bütün ülkelerde resmi üniforma. Genellikle devlet ve hükümet başkanları hep resmi giyinmeye... resmi araç ve gereç.... askeri faaliyetler her zaman Ön plandadır........ polis ve askerin nöbet tutmasına gerek olmadığı söylenebilir....... Osaka'da dört gün süresince şehirde gezerken................ asla bizdeki kadar değildir) resmi üniformalı hiçbir görevli.... sosyal hayat içinde her olayda resmiyet önde durur....... kıyafetlerini.................___________________........ herkes üniformalıdır..... Televizyonlarda......... kullandığı araçları gözlemlemek için etrafa bakmama rağmen bir tane bile polis görememiştim. Bir ara resmi görünümlü. Şu söylenebilir. özgürlüklerin sınırlandırıldığı bir ülke olduğunu söyleyebilirsiniz....... bayramlarda her zaman askeri geçitler yapılır ve askeri törenler öne çıkarılır...... makineli tüfekle nöbet bekleyen polis ve asker göremezsiniz.. militarist işaretler ne kadar ön planda ise o ülkenin geri kalmışlık düzeyi de o kadar yüksektir. yoksa devletin baskıcı tutumu nedeniyle mi böyle bir terör örgütü ortaya çıktı? Bu soruların cevabını iyi düşünerek vermemiz gerekiyor.. Japon polisinin tutumunu....._ ...... Bir ülkede görünen askeri yapı....... resmi davranmaya çalışırlar.. 1 .............. motosikletli 344 ...... PKK gibi illegal örgütler bulunmadığından...... ahlaki ve manevi hazzı bilmeyen türde insanlar yaratılıyor... Bölüm: Devlet duyarlılığa sahip olmayan.. üniforma.... Merasimlerde... O ülkelerin bizim özel koşullarımıza sahip olmadığı... Örneğin Avrupa ülkelerinde trafik polisinden başka (o da yeterli orandadır. Böyle bir ülkeyi gözlemlediğinizde hiç tereddütsüz sosyal olarak geri kalmış......... Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku Geri kalmış ülkelerle kalkınmış ülkeler arasında ilk bakışta göze çarpan en önemli fark resmi ve askeri dokunun görünüş biçimidir................_________......... Gerçekten sorulması gereken doğru soru şudur: Ülkemizde PKK olduğu için mi silahla nöbet tutuluyor? Yoksa silahla nöbet tutulduğu için mi PKK var? Yani..

... hâlbuki varoluş temeli bakımında adaletsiz bir sistemden adalet beklemek boşuna bir çabadır......... Efendinin adamları da bu düzende kendi üzerlerine düşen rollerini layıkıyla yerine getiriyorlar.... bir toplumun sosyal kalkınmışlık düzeyinin ve demokrasisinin en önemli göstergesidir......... Bu durum sadece üniformalı bir görevliyi fiziki olarak görememekti. farklı bir düzenin olabileceğinden habersizlerdi..... Köleliğin adaletli olmasını istemişlerdir.... Bence ölçü bu olmalıydı...... askeri üniformalı kişileri ise bir veya iki defa görebildim... 1 .... Bölüm: Devlet iki kişi gördüm... tanıdığı herkes gibi köle yaşamışlar ve köle olarak yaşamaya devam ediyorlardı......... Köle olarak doğmuşlar...... Bugün bizim içinde bulunduğumuz durum da bir anlamda bir kölelik düzenidir.............. Köle sahipleri kölelik düzeninin devamını istiyor.... Aynı şekilde kısa süreli olarak en az 20-30 defa bulunduğum Avrupa ülkelerinde sokakta resmi üniformalı polisi çok az....... Yaşadıkları düzenden farklı bir sosyal düzen tanımıyor.... basında askeri güçleri öne çıkaran haberler yer almaz... Biz de sanki eski çağlardaki köleler gibiyiz? içinde 345 ..... köleler de bu düzeni kabulleniyorlardı.... kanaatimce göre Japon trafik polisiydi.............. hiçbir biçimde bu düzene karşı çıkmıyorlardı................ biraz daha fazla yemek.. Bence bu durum.. Bu nedenle düzenin değiştirilmesini değil de.. ordu mensupları beyanatlar vererek etkin olduklarını göstermez.......... sadece sahiplerinden durumlarını iyileştirecek şeyler yapmasını (daha iyi muamele.... bu sisteme asıl karşı çıkanlar özgür insanlardır......___________________..... benim gibi ülkenin dışından gelen birisinin polisin toplumsal yaşam üzerindeki etkisini hissetmesi mümkün değildi.... düzenin ve kendi durumlarının biraz daha iyileştirilmesini talep edebiliyorlardı.._ ._________. Şu soruyu sormadan duramıyorum: Acaba bizim ülkemiz dışarıdan bakıldığında nasıl görünüyor? Köleliğe İtiraz Köleler hiçbir zaman köleliğe karşı çıkmamışlardır.......................... Kalkınmış ülkelerdeki sokak ve caddelerde hiçbir zaman resmi geçitler göremezsiniz. vb) talep etmişlerdir.... Köleler kendi durumlarını kabullenerek.....

Efendilerimiz kendilerine yakın duranlara nimet dağıtıyor....... ama hukuksuzluk kendisine yönelirse o noktada itiraz etmeye başlıyor._ .... Herkes kendi çıkarını gözetme...._________....... kocaman bir lojman.......... zira bu sistemin sahip bizatihi yanlış olduğunu ve keyfi düşünmüyor..... Yüksek düzeydeki yöneticiler keyiflerine göre atama yapabiliyor. onlara tâbi olanların ise köleleri temsil ettiğinden hiç şüphe var mı? Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi İçinde bulunduğum çevre beni de bu düzene uygun davranmaya zorluyordu... Bölüm: Devlet yaşadığımız düzeni olduğu gibi kabulleniyoruz. yoksa gerçek manada özgür insanlar mıyız? Farklı alternatifleri görerek mi bu hayatı tercih ettik? Yoksa verili olana alışık olduğumuzdan mı bu düzenin dışına çıkamıyoruz? Bundan emin değilim. 2 koruma........... Yanlış olduğunu bilmekle beraber benim de iki kocaman makam odam... istediği kişiye istediği görevi ya da ruhsatı verip.....___________________....... Herkes bu durumu kanıksamış... özel veya resmi misafirlerimi gezdirmem için bir tane vip minibüsüm... Kendisine yapılmadığı müddetçe sistemdeki haksızlık ve hukuksuzluklara ses çıkarmıyor.. 1 ................. fayda sağlama peşinde. onlara keyfi muamele yapabiliyor.......... istememiz mümkün mü? Zamanın köleleri mi....... bu sistem dışında başka bir sistem aramamız.. Yaşadığımız sistemden dışında bir şey görmemiş kişiler olarak. Bu toplumda......... uzak duran yağcılık yapmayanlara mümkün olanın en azını veriyor veya görevinden uzaklaştırıyor..... özgürlüğün ne olduğunu tam olarak bilmediğimiz için mevcut durumu doğru olarak kabulleniyoruz......... kabul etmiş görünüyor. ayrıca eşim için bir otomobil.. iki tane hizmetli... 3 şoför. Günümüzde oldukları yetkilerle uygulamalarıyla kamu gücünü kullananların modern zamanın efendilerini...... iki makam otomobilim........... 346 ... kendilerine tahsis edilmiş makam araçları.............. birçok kişi diğerlerinin hakkını gasp edebiliyor... devlet imkânlarını istediği şekilde tahsis edebiliyor................. temizlikçi kullanabiliyor. Evde ayrı........ Ruhlarımız ve akıllarımız adeta esarete alışmış. lojmanlar. iki üç tane odacı. işte ayrı hizmetliler.........

.... istediğimiz iddialarda bulunup işlem yaptığımızı hatırlıyorum..... fakat daha düne kadar ben... böyle bir ortamda çalışmışlar ve ilerde terfi edip yükseldiklerinde.... 1984 347 dürüst olmayanlar. namuslu ve dürüst olarak kabul edilen görevlilerin yaklaşımıydı.. Bakanlar. genel müdürler................. hatta üst kademelerde daha da yoğun olarak hissediliyordu.. Kimse bunu inkâr edemez..... Benden çok daha fazla imkânla ra sahip emsallerim de vardı.. ister sabit isterse de cep telefonundan istediğim kadar sınırsız konuşabiliyorum..... Akılları ve mantıkları d" bunu uygun görüyordu....... valilerin adam asma yetkilerine sınır getirilip hiç kimse mahkeme karan olmadan asılmayacak dendiğinde zamanın Erzurum Valisinin "keyfımce bir adam bile aşamadıktan sonra.. Bölüm: Devlet evde başka bir yardımcı hizmetlim var.. bunu kendilerinde bir hak olarak görüyorlar. telefonlarımı sekreter bağlıyor... başkanlar. baskıcı........ Bu durum hemen hemen her kurumda geçerliydi.. Sahip olduğum imkânların birçoğunu hatırlamıyorum dahi.................. insanları gözaltına alabildiğimizi. hiçbir sebep göstermeden yüzlerce evi arayabildiğimizi. Bana bağlı olarak görev yapan 22 kişilik ekibi azalta azalta ancak 10 kişiye düşürebilmiştim.. Fakat bana sağlanan imkânları biraz daha azaltsam "gösteriş için. Oysa bana sağlanan imkânlardan daha fazlasını kullanmam konusunda astlarım "senin hakkın müdürüm. Geçmişte yetki kullanımına ilişkin anlatılan bir fıkrada._ ...... Tüm illerde ve kurumlarda durum buydu... kullan" şeklinde telkinde bulunuyorlardı............................ Onlar kötü niyetle değil.... maddi menfaat temini için haksızlık yapan......... Bu tabii bir durumu abartan fıkra.. bir müdür olarak devletin imkânlarını istediğim gibi kullanmak hakkımdı....... hukuk tanımayanlardan .. Bu... kendileri de böyle olacaklardı......___________________.......... ne yapayım ben valiliği" dediği anlatılır... müdürler._________... valiler... Zile basıyorum çay ve kahve geliyor...... hepsi daha keyfi ve daha Ölçüsüz olarak imkânları kullanıyor. yani rüşvetçi......... mütevazı gözükmek için yapıyor" denmesi ihtimalinden korkuyordum... En mütevazısı bendim... Her yerde ve her kademede.. samımı olarak benim bunları yapmaya hakkımın olduğuna inanmışlardı..... böyle görmüşler. Kendilerini ayırıyorlardı. 1 ....

Yapılan sıradan olumlu bir eylemden dolayı üst makamda bulunanlar göğe çıkarılıyor........... En çirkini de ast makamda bulunanların üst makamdakile-re hitap şekliydi...... Belki terör şüphesi.. Bu gün her şey mahkeme ve yargı kararı ile oluyor..___________________............... Kendi kişiliğini yok eden... siyasi şube müdürlüğü görevlerim esnasında ne kadar ev ve işyeri aradığımızı........... Benzer bir durum bayramlarda ve törenlerde yapılan Mustafa Kemal Atatürk övgüleri için söz konusuydu. operasyon büro amirliği... Övgüyle başlayan bu tutum.. Bölüm: Devlet yılma kadar fiilen yaptığım soruşturma. dinlenmesine karar verdim ama bir iki istisna dışında mahkeme kararı aldığımızı hatırlamıyorum. üstü yüceltme anlayış ve kültürünün bugünkü gelmiş olduğu düzeyi......... komikliğin çok ötesinde acınacak bir vaziyeti göstermektedir.. Bütün ev aramalarını gece yapardık...... 348 ....._ ... ama düne kadar hiç böyle bir durum söz konusu değildi. diğer yanda da Atatürk'e hakaret etmektedir.......... ne kadar insan gözaltına aldığımızı dahi hatırlamıyorum..................... diğer taraftan da milleti ve tüm değerleri yok sayılır. hiç mahkeme karan ve savcı talimatı almadık...... aşağılamakta Böylece beis görmüyorlar....... Oysa Atatürk'ü göklere çıkaran aynı anlayış. hiçe görevi ödenek göndermekten ibaret olan üst makamda bulunanlar....... 1988 yılında başlayıp 1995 yılında fiilen bıraktığım dinleme ve izleme işlemleri dolayısıyla binlerce telefonun....... kendi çalışma ve emeğine değer vermeyen bir kişilikti söz konusu olan.. sanki o işi tek başlarına yapmışlar gibi övgülerle yere göğe sığdırılamıyor-lardı.... elde edilen tüm başarılar tamamen onlarm sayesinde gerçekleştirilmiş gibi davranılıyordu....... Kendini aşağılama........ terörist bahanesi vardı ama bu şüphelerde tek başına yeterli değildi.... Resmi bay-ramlardaki törenlerde Atatürk övgüleri öyle bir abartılır ki.. neredeyse sıfır seviyesine indirilirdi.. örgüt evi............ 1 ... sadece onay onurlarını vermek...._________. bir yanda kendisine ve ulusuna...... öyle bir hale geldi ki üst makamda bulunanların ilahlaştırılmasına kadar vardı..... Bu arada alt makamda bulunanlar üstlerini yüceltmek için kendi kişiliklerini ve yaptıklarını sayıyorlardı.... bir taraftan Mustafa Kemal göklere çıkarılırken.. dışarıdan bakılınca........

... Onlar da törenlerde bu kahramanlara övgü ve saygılarını ifade ediyorlardır ama herhalde bireylerin kişiliğini ve toplumun tüm değerlerini sıfırlayarak kurtarıcılarını ilahlaştırmıyorlar-dır......... Makam arabaları yoktu araçlarını kendileri kullanıyorlardı... eğer ziyaret resmi bir heyetle yapılıyorsa dışarıdan belli bir hizmet alıyorlardı... telefonlarını kendileri arıyorlardı.. 1 . bu kişilik bozukluğu sadece resmi kurumlardaki ast üst ilişkisiyle de sınırlı değildir........ bu durumun büyük bir yanlışlığın..... kişilik bozukluğunun göstergesi olduğu anlaşılıyor. Restoranda yemeklerini yiyorlardı... Onlar ülkemize geldiklerinde kendilerine birkaç tane hizmetli görevlendiriyor...... korumaları da yoktu...... toplu bir ruh hastalığının. resmi kurumlara en ağır biçimde sirayet 349 .. Üstler ile astları arasında eşit seviyeli bir hitap biçimi vardı..___________________...... bize ikram ettikleri çayı dahi kendileri alıp getiriyorlardı........................... Dahası........... Polis evi ve lojman da yoktu... Resmi görevlerim nedeniyle sayısını unuttuğum kadar çok ülkede bulundum.. Bu açık olarak hissediliyordu...... üstler de ilah değildiler.. Ama tek kişi olarak ziyaret ediyorsak...._ .... Toplumda alt kademede olanlar ile üstte olanlar... Bölüm: Devlet Batı dünyasının da kahramanları.. Kalkınmış batı ülkelerinde ülkemizdekine benzeyen bir duruma rastlamadım.... kadınlar ile erkekler aynı şekilde ayrışmış.. fakirler ile zenginler.. İçinde bulunulan durumun belki de iyi tarafı............_________............ Ülkemizdeki duruma dışarıdan baktığımızda. Aslında.... onları polis evlerinde ağırlıyorduk. Üstü öven yersiz bir tek cümle duymadım.. Aynı şekilde resmi kurumlardaki ast-üst ilişkilerinde astlar üstlerine yaranmak için kişiliklerinden taviz vererek kendilerini aşağılamıyorlardır...... sekreterleri olmadığından telefona kendileri bakıyor...... Türk halkının içinde bulunduğu bu ruh hali tüm hayatına yansımış ve kişiler özgürlüklerini kendi kendilerine feda etmişlerdir...... kurtarıcıları vardır......... insan kişiliği konusunda umutlu olmak çok zor gibi. Batı ülkelerindeki emsal meslektaşlarımı gördüğüm zamanı da hatırlıyorum.. Biz onları ziyaret ettiğimizde ise........... araçlar tahsis ediyor....... zayıflar güçlülere en basitinden tâbi olmuşlardır.... üstün gördüğünü anlamsız ve haksız yere yücelterek kendi kişiliklerini yok etmişlerdir...

........ Ama olay bu kadar basit değildir..... mevcut sistem ve yönetimi eleştirmesi. Susturmak için ne gerekirse yapılıyordu.. devletin az olan kaynaklarını kendi şahsi çıkarları için kullanmaları gibi bütün bu yanlışların zararları sadece maddi boyutuyla kalsa çok önemli olmayabilir..... Bir toplumda yaşayan herkes ülkenin yönetimi ile ilgilenmeli. Bölüm: Devlet etmiş bu durumun sivil toplumda aynı düzeyde yaşanmamakta oluşudur...... Her medeni insanın.......-....___________________..... bununla yetinmiyor......... akıl ve mantık dışı yöntemlerle çalışmaya devam ediyor... sistemi eleştiren herkes her zaman hedef gösterilmiş. 1 ....-....... Modern dünyadan bihaber. o ülkedeki demokrasinin yaşaması için elzem bir davranış biçimidir....... Ama bizde muhalif olan.... medyayı kullanmaları gerekir...... bizim yaptığımız gibi.........._ ....-......_... üçümüzün.... teknolojinin bu 350 . Batı toplumlarında çok uzun yıllardan beri kabul edilen davranışlar ülkemizde yeni yeni kabul görmeye başlamıştır. .__. Ama Sadece Yanlışla Kalsa! Üst düzey yöneticilerin devlet imkânlarını krallara özgü bir biçimde harcamaları..... .... devleti... tartışmalı..........-..... Bu amaçla bir grup oluşturmaları. ülke aleyhtarı kabul ediliyordu. örnek bir davranış olarak.. beşimizin veya yüz kişinin hakkını kendi ceplerine atmış olurlar........... fikirlerini daha geniş kitlelere yaymak için basını... nasıl daha iyi olabilir konusunda fikir yürütmeli....... planlanmasına da mani oluyorlar.. dernek veya parti kurmaları.. Bu insanlar devlet işlerini iyi planlamıyor................. başkalarının haklarını yemeleri...... hangi anlayış iktidarda olursa onu eleştiren düşman kabul edilmiştir........ bu devletin başına bela açıyorlar........... kolaylıkla gerçekleştirilebilecek hizmetleri yapmıyor ve her şeyi zora koşuyorlar. mevcut sistemi eleştiren herkes ne derse desin baştan peşinen kötü niyetli...-......._ -.... .... o toplum için.... hayatın diğer alanlarında da aynı emsalde haksız ve hukuksuz bu milletin........... Yanlış....1 Bölüm: Devlet Güvenlik kuvvetlerinde..._________. Devletin ve fakir halkın hakkını haksız bir şekilde kendi menfaatleri için kullananlar..... fikirlerini yaymaya çalışmalıdır........ ..............

. terör nedeniyle siyasi istikrar bozulmamış olsaydı... Bu insanlar tam demokrasinin ve temel özgürlüklerin insan kişiliğinin gelişmesi için temel şartlar olduğuna inanmıyor....... onları birer kahraman olarak nitelendiriyoruz._ . "Bu ülkenin en ciddi sorunu nedir?" diye sorulsa... tereddütsüz "Terör" cevabı verilecektir...... bu kadar önemli olan bir soruna... ülkenin tüm kaynaklarını yok eden bu meseleye karşı ne yapılmalıydı? Doğru mücadele ve taktik neydi? Doğru uygulama nasıl ve kimler tarafından yapılmalıydı? Doğru mücadeleyi kim.. Peki.. Bölüm: Devlet ülkeye gelmesine karşı çıkıyorlar............. ısrarla kendi basit akıllarını dayatarak sorunları çözümsüz hale getiriyorlar........ binlerce gencimizi heba ettiği.. nasıl ki. bu ülke.... Türkiye son 50 yıldır teröre harcadığı kaynaklarını..._________..... Terör olmasaydı........ İşin tuhafı. doğrudan veya dolaylı olarak devletin tüm ekonomik imkânlarını tükettiği.......... onların tüm yanlışlarını yine doğru diye savunmaya devam ederiz..... 1 ........... bugün içinde bulunduğu durumdan çok daha farklı bir durumda olabilirdi....................... yaşananlarla karşımıza koymazsak... tüm kamu imkânlarını kendi şahsi çıkarları için kullanmalarına rağmen.. bunu içselleştirmeyip sadece kendilerine gözüküyorlar.... Aslında bu insanların doğru yaptığı hiçbir şey yok..... aynı şekilde.___________________....... hem kendileri hem de bizler onların bunu yapmaya haklan olduğunu söylüyorsak.... Ancak bu yanlışları olaylarla... nihayetinde bin yıllık devleti ve geleneklerini yok ediyorlar.. binlerce aileye acılar yaşattığı ve ülkede siyasi istikrarı bozduğu için ülkenin en önemli sorunudur................... terör nedeniyle yaptığı askeri ve güvenlik harcamalarını yatırıma çevirseydi.... ülkenin karşılaştığı sorunların akıl ve bilim ölçütleri ile ele alınmasına ve dünyanın aynı sorunları nasıl çözdüğüne bakılmasına mani oluyor..... onlarm hayatın tüm alanlarında yapmış oldukları yanlışları da doğru kabul ediyor...................... Terör. hangi yöntemle belirlemeliydi? Türkiye'de terörle mücadelede..... öncelikle ülkenin güvenliğinden birinci derecede kendini sorumlu tutan ve kendi kendine bunu en başta belirleyen Silahlı Kuvvetler doğruyu tayin 351 imkân sağladığı ölçüde bu değerlere inanmış .... nasıl.

.. reformlara gerek yoktur.. devleti eleştirenleri cezalandırması....... Şimdikilerden tek farkım.......... eleştirmeyen. 1 .. onları kutsal güç kabul eden bürokratik yönetim kademeleri ve üst bürokratlar bulunuyordu. Başka çare.. akılcı.. alçak.. her kurum. çözüm mümkün mü? Tüm dünya karşılaştığı ciddi sorunlan bu yöntemle çözmüyor mu? Başka çözüm yolu var mı? Bırakın bu kadar önemli ve ciddi meseleleri.... her zaman mevcut kanunlara karşı çıkan kesimlerden kaynaklanmaktadır.. Yeni tedbire........ üstelik bu sorunlar hayatın en ciddi sorunlarıysa önce akılcı bir biçimde bilimsel düzeyde incelemeli.. aynı körlüğün içine hapsolmuş olan bazı aydınlar da rol oynuyorlardı.. reforma ihtiyaç bulunmamaktadır..... Daha açık söylemek gerekirse............... en ağır cezaları vermesi ve silahlı eylem yapanları asması gerekir diye düşünüyordum... Sorun.. Bu üçlünün hemen ardında...... onların her yaptığını tartışmasız doğru kabul eden. artık 352 . bu olaylar zorla bastınlmalıdır....... aksi düşünülemez. dar düşünceli.. olması gereken neydi? Her devlet...___________________... terörle mücadele sorunu bilim ve akıl ile çözülebilir..........._ ........ olayların sebep ve sonuçlarım anlayarak........ Bununla birlikte doğrunun tayin edilmesinde... Hatta devletin kanun çıkararak........ Devlet ve kurumlannı eleştirenler hain.............. bu düşüncelerimi gizli saklı değil.... satılmış kişilerdir...... açık açık devletin kanun çıkararak bunları yok etmesi gerektiğini savunuyordum) Peki.. bu konularda hiçbir zaman özgür düşünemeyen. Bu militarist anlayışın temsilcilerine ve destekçilerine göre yeni çözüm yöntemlerine. kendilerine söylenenleri doğru kabul eden...... açık açık ifade ediyordum... Bölüm: Devlet ediyordu.. her insan karşılaştığı sorunları.. (Ben de eskiden böyle düşünüyordum.. bilimsel çözümler üretmelidir... Terör............_________. bağnaz............... üniversitelerde bilim adamlarınca bilimsel olarak incelenmeli ve terörün nasıl önlenmesi gerektiği hakkında ortaya çıkan bilimsel verilere göre terörle mücadele yöntemleri geliştirilmeli ve buna uygun çözümler uygulamaya konulmalıdır. Onların yanında her zamanki destekçileri polis ve MİT'ti........ Bu nedenle o dünyanın düşünce sistematiğini iyi biliyorum: ortanın solu diyen Ecevit'in cezalandırılması gerektiğini samimi olarak düşünmüştüm......

.. emniyet binaları ve karakollar o ildeki emniyet müdürünün zevk ve iradesine tâbidir. İngiltere'de polis karakollarının renginin ne olması gerektiği. 35 binden fazla insanın ölümüne.... Bilim adamları konunun yakınma..............._ ..... mağduru olmaktan dolayı adları geçti.... 1 ..___________________. Çok az 353 ... az sayıda da olsa....... terör konusunda.. akademik rapor ya da araştırma yapılmış dersiniz..... Bu nedenle benim dönemimde tüm binaların krem rengine boyanmasını istemiştim............... motorize devriye ekiplerinin mi yoksa yaya devriye ekiplerinin mi halka güven verdiği ve suçlu kişiler üzerinde caydırıcı etkide bulunduğu gibi basit konuların dahi akademisyenlerin yaptığı bilimsel çalışmalara göre belirlendiğini anlatmıştı.. 120 ay süren sıkıyönetimlere................. dahi yaklaştırıl-mamıştır.. Ben mavi rengin diğer renklerle uyumlu olmadığını birilerinden duymuştum. hem İngiliz kamu kurumlarında hem de akademik çevrelerde araştırma yapan kaymakam arkadaşım Namık Demir....... o tarihten bugüne kadar ülkemizin birinci derecede sorunu olan terörü önlemek adına iç güvenlik kaygısıyla 2 darbe............. Gerçek manada hiç yoktur................. sayısız bildiriye.. ya ideolojik örgütlerle ilişkide veya o örgütlere mensup olmaktan ya da terör örgütlerinin hedefi. bunca maddi ve manevi yıkım yaşanmasına rağmen terör konusunda 40 yıl içinde kaç tane bilimsel....... yoksa yakmadan mı devriye gezmesi gerektiği........ Ben hiç bilmiyorum....... Peki 1968 yılını başlangıç kabul edersek faslında terör olaylarının tarihi ülkemizde biraz daha geriye gider)....... 3 muhtıra ve 3-5 darbe teşebbüsüne.. olmamıştır.. Bölüm: Devlet dünyada en basit sorunlar bile bilimsel araştırmalar sonunda ortaya çıkan bilimsel neticelere göre çözülüyor........... tam rakamları bilinmemekle birlikte 75 binden fazla kişinin yaralanmasına... Aynı şekilde polis araçlarının tip ve şeklinin insanlar üzerinde nasıl bir etki yaptığı.. Bazı bilim adamlarının.............. Kaymakamlık tezi için bir yıl süreyle İngiltere'de bulunan. Benden önceki arkadaşlarım polis rengi mavi diye Emniyet Müdürlüğü binalarım maviye boyamışlardı...... farklı renklerin insanlar ve suçlular üzerindeki etkilerinin bilimsel araştırmalar sonucuna göre belirlendiğini söylemişti.... Ülkemizde. polis araçlarının resmi tepe lambalarım yakarak mı......._________...

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

sayıda bilim adamı da bu konunun ancak etrafında dolaşabildiler. Bilim adamları, devletin ideolojik olarak kabul ettiği doğrularım daha da kuvvetlendirmek, onlara destek olmak için hiçbir bilimsel temeli olmayan basit birkaç yazı ve makale yazdılar yalnızca. Çoğunlukla da yazdıkları, güvenlik kuvvetlerinin baskılarını haklı çıkarmaya yönelik yasakçı anlayış ve yöntemleri savunma yönündeydi. Örneğin, en büyük sorunumuz olan Kürt sorunu üzerine tek bir akademik araştırma var mıdır? Bu konuda yapılacak akademik, tarafsız bir çalışma hakkında mahkemede dava açılma, çalışmayı yapanların ceza alma ihtimali yüzde yüze yakındır. Çok daha vahim olan eğer çalışma resmi görüşe uygun değil ise, yapanların her cepheden saldırıya uğrayacak, horlanıp, aşağılanacak ve yaptıklarına pişman edilecek olmasıdır. Türkiye'de hiçbir üniversite ülkedeki terörün sebepleri ve önleme çareleri konusunda bilimsel çalışma yapmadı, tek bir üniversiteye dahi bu konuda bir çalışma yaptırılmadı. Üniversiteler bu konuya ilgi ve alaka duymadı veya bu konunun yanına yaklaştırılmadı. Doğru olan üniversitelerde yapılan bilimsel araştırmaların yetersiz kalabilme ihtimaline karşı sadece terörle ilgili enstitülerin araştırma merkezlerinin kurulmasıydı. Mevcut durumumuz ise aklın kabul edeceği bir durum değil ama maalesef gerçek bu. Bugün şehir plancılığı, çevre düzenlemesi, bitki örtüsü vb gibi her konuyu, en basit sorunlarımızı üniversitelere taşıyoruz. Hatta idari mahkemeler her konuda üniversite bilirkişiliğine ihtiyaç duyuyor veya üniversitelerden rapor alınmadan verilen kararları bozuyor. Eğer üniversiteler terör sorunuyla hiç olmazsa yukarıdaki sorunlarla ilgilendikleri kadar ilgilenseydi-ler, olayların sebepleri ve önleme yöntemleri konusunda hiç olmazsa akıl ve bilim ölçeğinde veriler elde edilir ve ülkemiz de bu kadar kayba uğramazdı. İşte her şeyi şahsi çıkarı bağlamında değerlendirip vicdani sorumluluk taşımayan yöneticiler sadece ülkenin maddi değerlerini şahsi menfaatleri için kullanmakla kalmadı, ülkenin en önemli sorunundan en basit sorununa kadar tüm sorunlarına aynı anlayışıyla, kendi basit mantıkla ny la baktılar, hesabı ya354

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

pılamayacak bedellere mal oldular ve hâlâ da olmaya devam ediyorlar. Bütün hayatı, geçmişimizi ve geleceğimizi mahvediyorlar. Bu anlayış ve bu anlayışı temsil eden çevrelerin vereceği her karar, atacağı her adım çok büyük hatalarla doludur.

Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tâbi Olanlar Açısından Bakmak
Bir filozof der ki, tutsaklığın en ağırı kendini gönüllü olarak hapishaneye hapsedip üzerine kapıyı kilitleyen ve bunu isteyerek yapan kişilerin tutsaklığıdır. Bu insanları tutsak olduklarına inandırmak da çok zordur. Diğer yandan insanlar haksız yere, zorla kilitli kapılar ardında, karanlık zindanlarda tutulabilirler. Onlar fiili olarak hapistedirler ama fikren ve ruhen bu tutsaklığa karşı çıktıklarından aslında özgürdürler. Kapıları açtığınız anda özgürce yaşarlar. Özgürlüğü tatmayan, köleliği ve mahkûmiyeti kabullenmiş kişiler kendi haklarını korumadıkları, yanlışlara karşı durmadıkları bir ortamı nasıl düzeltebilirler? Tutsaklığını kendi yaratıp bunu kabullenmiş insanlar nasıl özgürleştirilebilir? Özgür olmayan, yanlışlıklara karşı çıkmayan insanlar dünyanın düzeltilmesine nasıl katkı sunabilir? Sadece köleler ve efendilerden oluşan bir toplumun sosyal olarak ilerlemesi mümkün mü? Kölelik zihniyetine sahip kişilerin hakim olduğu bir toplumda huzurdan, adaletten, insanlıktan, mutluluktan söz etmek mümkün mü? Adil ve özgür bir vicdanın en büyük faydasının önce sahibine, yakınlarına, daha sonra ülkesine ve nihayetinde tüm insanlığa olacağından şüphe yoktur. Böyle bir vicdan sahibi tüm dünyayı kendine köle etmiş birinden kat kat daha mutlu ve huzurludur. Kendini insan gibi hissederek daha üstün bir hayatı yaşıyor ve hayattan o seviyede zevk alryordur.

Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar
Necip Fazıl "suda yürümek zor değil, yürüyebileceğine inanmak zordur, eğer suyun üzerinde yürüyebileceğine inanırsan yürürsün." der. 355

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'yi yönetenler; tüm sosyal ve siyasal sorunların sivil bir anlayışla, demokrasinin ölçüleri dâhilinde, barışçıl yöntemlerle ve diyalog yoluyla çözüleceğine; geçici, kolay gözüken, alışılmış ama sorunları büyüten eski yöntemlerle çözümün mümkün olmadığına ve en ufak bir olayda hemen ordu, polis, sıkıyönetim, hapishane gibi baskıcı yöntemleri çağrıştıran unsurlardan söz etmenin yanlış olduğuna inandığı gün ülkenin tüm sorunları kolaylıkla çözüm bulacaktır. süre bu Aksi takdirde bu değerlere çıkıp oy gönülden almak inanmadığı, etkilerle etki içselleştirmediği, sadece dış (örneğin AB istediği için) ya da iç (geçici argümanlara koyduğu sahip zaman için) uygulamaya edemeyecektir. Özgürlükler ve demokrasi... Bu önemli iki kutsal değer, tüm toplumlarda huzurun, bansın, istikrarın temel anahtarıdır. Bu değerler adalet ve hukuk içerisinde yaşatıldığı müddetçe, ne ülke bölünür, ne anarşi olur, ne de terör. Huzurun egemen olduğu bütün ülkelerde yapılan araştırmalar, bu iki büyük ülkünün o devletler tarafından el üstünde tutulduğunu göstermektedir. sorunların çözümüne

Demokratik Açılım
Kürt açılımı, Güneydoğu açılımı, demokratik açılım... Adına ister Kürt sorunu, ister Güneydoğu sorunu, ister PKK sorunu densin, hepsi de aynı sorunu işaret etmektedir. Meselenin bugün gelmiş olduğu aşamada, tüm taraflar tek bir çözüm yöntemine mecbur olduklarının farkındadırlar: sorunları diyalogla, barış içinde çözme yöntemi olarak demokratik açılım. Olayların baş aktörü olan PKK bunca yıl sonra, bu kadar silaha ve sayısal insan gücüne kavuşmasına rağmen hâlâ bölgede bir karış toprak üzerinde denetim kuramamakta, bölgede gizli pusu eylemleri haricinde geçtikçe istediği de daha etkinlikleri ciddi gerçekleşti-rememektedir. karşı karşıya Zaman kalacağı sorunlarla

görülmektedir. Tek çaresi bu açılım projesi ile silahlı mücadeleye son vermektir. PKK denilince önemli olan Öcalanin kendisidir. Öcalanin yaşaması ve ileriki süreçte hapisten kurtulup dışarı 356

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çıkması ancak açılımın başarısı ile mümkündür. Fakat PKK'nm, Öcaianin başına herhangi bir şey gelmesi ihtimaline karşı silahlı kadrolarını dağda son ana kadar güvence olarak tutması olasıdır. Bugünkü koşullarda Öcaianin tek kurtuluşunun bu yol olduğu kesindir. Mücadeleye devam demesi ve olayların artması Öcaianin ömür boyu hapiste kalma ihtimalini güçlendirecektir. Düşük de olsa, en iyi ihtimalle
1 0

yıl daha cezaevinde kalacaktır, Güneydoğu

huzura kavuşursa kısa süre içinde dışarı çıkıp, siyasi faaliyetlere devam etmesi ve umduğu noktalara gelmesi ihtimali çok yüksektir. PKK'nm içinde bulunduğu şartlar ve geldiği konum itibarıyla açılım sürecinde devletle uyuşmaktan başka seçeneği yoktur. Bağımsız devlet fikrinden vazgeçmiştir, vazgeçmeye de mecburdur. Öcalan mahkemedeki açık ifadesinde ve yer yer verdiği mesajlarda, bağımsız bir devlet istemediği gibi, federasyon da talep etmediğini, hatta siyasi herhangi bir taleplerinin olmadığını, bazı kültürel taleplerinin olabileceğini söylemiştir. Zaten AB'ye girmek için Türkiye'nin yerine getirmek zorunda olduğu taahhütler ve AB'nin uyum sürecinde istediği sosyal reformlar PKK taleplerinin önünde olacaktır. Bu açıdan demokratik açılım projesi PKK'nm ve Öcaianin ideal beklentisidir. Ayrıca Güneydoğu halkı bunca yıl yaşanan olaylar ve savaşlar sonunda, nasıl bir yaşam biçimi olduğunu dahi unuttuğu barış ve huzuru, terörü yaşamayanların bilemeyeceği kadar çok istemektedir. Olayın en önemli taraflarından ordu, son 25 yıldır her türlü yönteme başvurarak silah ve güç kullanmasına rağmen PKK'yı bitirememiş; tersine örgütün silah ve sayısal insan gücü yapısı itibari ile halktan aldığı destek açıdan güçlenerek büyüdüğü görülmüştür. Bu dönemde üç bin köy veya yerleşim yeri teröristlere lojistik destek veriyor denilerek boşaltılmış ve ordunun neredeyse yarısını oluşturan en muharip güçleri bölgede görevlendirilmiştir. Bölgede görev yapan en ciddi hava gücü, en seçme komandolar ve özel timler ağır silahlar kullanarak binlerce operasyon, sayısı belirsiz hava ve dış harekât gerçekleştirmiştir. Buna rağmen bugüne kadar yapılanların neler kaybettirip neler kazandırdığı muhasebesinde 357

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zarar hanesinin daha ağır olduğu izahtan varestedir. Hiçbir halde başarılı olunduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi tüm tedbirlere rağmen 2009 yılında Ak-tütün Karakolu baskınından sonra da işin daha da zorluğunu kurmay heyeti açık olarak görmüştür. Üstelik bugünden sonra Türkiye, AB ve demokratikleşme konusunda ilerleme, dünya ile uyum sağlama çabaları ve uluslararası yükümlülükleri açısından eskiden olduğu gibi bölgede ölçüsüzce veya orantısız güç kullanamayacak, operasyon ve eski yöntemleri ıç ve dış kamuoyuna kabul ettiremeyecektir. Dolayısıyla ordunun bölgede barış ve huzurun temini için demokratik açılım yönteminden başka çaresi yoktur. Olayda en önemli aktör olan Hükümet de, askeri harcamaları kısarak ekonomiyi düzeltmek ve asker üzerinde siyasi otorite kurmak için bu sorunu demokratik açılını adı altında barışçıl yollarla çözmeye mecburdur. Eğer barışçıl, siyasi ve sosyal yöntemlerle bu sorunu çözemez ise, önüne koyduğu AB ye tam üyelik, askeri vesayetin kaldırılması, imkânı ekonominin düzeltilmesi gibi hedeflerine yoktur. Ayrıca dünya konjonktürü, ABD hm Güney Asya ve Ortadoğu daki faaliyetleri ve yakın gelecekteki politikaları, AB'de kamuoyunun eğilimleri, Rusya'nın kendi iç şartları gereği genel tavrı, Suriye'nin düne göre bugünkü hali ve Türkiye ile yakınlaşması, İran'ın PKK ya tavrı, Kuzey İrak'ta Talabani ve Barzanihin tutumu gibi dış şartların da olayın bu yöntemlerle halledilmesi konusunda en uygun ortamı yarattığı görülmektedir. Aslında olayın bu üç önemli tarafı da demokratik açılımla ifade edilen, soruna silahsız yöntemlerle çözüm üretilmesi koHaliç'te Yaşayan Simon bu............_____.................______.........___. ._____........______

ulaşma,

ortadan

kalkacaktır,

Hükümetin

Güneydoğu'daki silahlı çatışmadan devam ettirme lüksü ve ihtimali

nusunda başka seçenekleri olmadığını biliyor fakat her üçü de karşı taraflar zarar görsün ama ben kazançlı çıkayım anlayışı ile hareket etmeyi sürdürüyorlar. Hâlbuki 358 samimi olarak birbirlerine

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaklaşsalar, çözüm için olgunlaşmış sorunu en kısa zamanda çözebileceklerdir. Devlet halk desteği almak amacıyla psikolojik harekât faaliyeti adı altında onaylamadığı siyasi düşüncelere karşı kendi resmi ideolojisi doğrultusunda halkın bir bölümünü diğerlerine (sağı sola, laikleri muhafazakârlara) karşı yönlendirme geleneğinin neticesi olarak insanları militarize etti. Bu yaklaşımın sonucunda, halkın bir bölümü verili resmi ideolojiyi savunma ve sahiplenme noktasında kendilerini bile geçerek çok daha militarist bir çizgiyi takip etmeye başladı. Artık onlar da bu insanları durduramamaktadır. Halkın tepkisini almamak adına beklentinin dışında hareket edememektedirler. Aslında PKK ve Öcalanin bugünkü tavrı ve içinde bulunulan durum Türkiye için çok büyük bir şanstır. Türkiye bu nimetin farkında değildir. Bu savaşın bitmesi için bütün şartlar olgunlaşmış ve her şey hazırdır. Bu çok büyük bir fırsattır. 10-12 yıl öncesine göre örgütün bu hale gelmesi hayal bile edilemeyecek kadar zorken, şimdi hem örgüt hem de iç ve dış şartlar barış sürecine girmiştir. Örgütün, devlet istese ve planlasa dahi öngöremeyeceği kadar iyi bir noktaya gelmiş ve çok iyi bir fırsat yakalanmış olmasına rağmen devlet hâlâ bu fırsatın farkında değildir. Yalnızca Türkiye değil, İran, İrak ve Suriye'den alacağı topraklar üzerinde bağımsız bir devlet kurma amacıyla yola çıkan Marksistbeninist PKK, bugün artık bağımsız devlet ya da federasyon talebini bir kenara bırakmış, hatta siyasi talepler yerine (öcalanin mahkeme konuşmaları) yalnızca kültürel talepleri olduğunu ifade etmeye başlamıştır. Geçmişte oluk oluk kan akarken, "Aksın! Ne kadar kan akarsa, o kadar temizlik olur" diyen örgüt artık barış ve demokrasi demektedir. Öcalan yakalandığı zaman bana "Sen Güneydoğu'da uzun süre çalıştın. PKK'yı bilirsin. Biz Öcalan'a benzer birini bulduk. Gelecekte bu örgütün ülkeye zarar vermemesi için; ilk olarak bu kişiye mahkemede vereceği bir ifade hazırla, ikinci olarak bu kişinin 359

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'deki savaşın durması, barış ortamının tesis edilmesi için yapması gereken Katı şeyleri ayarla," denseydi, bir örgüt ben bu kadarını kadar söyleyemez, bu kadar kısa bir sürede beyanları bu kadar yumuş atamazdım. Marksist-Leninist nasıl bu yumuşayıp, barış yönünde ifadelerde bulunur şüphesini mutlaka birileri dile getirir diye beyanları daha ihtiyatlı yazardım. Ama PKK ve Öcalan bence benden daha ılımlı bir mecraya
^^XX XXXÎ.>Ş tır»
H

Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?
Bugünlerde herkes Güneydoğu açılımından ya da diğer ifadeleriyle PKK açılımından, Kürt açılımından veya demokratik açılımdan bahsediyor. Ancak olayda muhalif veya tarafsız bir pozisyon sergileyen herkes önce Güneydoğu sorunu yoktur, Kürt sorunu yoktur, diye konuşmaya başlıyor. Oysa bu ülkede görünürde 30, örtük olarak da daha uzun yıllardan beri yarı resmi bir savaş devam ediyor. Bu savaşın bir de karşı tarafı var. Eğer silahlı bir mücadele sürüyorsa, bunun sebebini asıl olarak bu mücadeleyi başlata tarafa sormak gerekmez mi? "Ne istiyorsunuz, niçin çıkıp bunca zamandır savaşıyorsunuz?" gibi sorular hiç sorulmuyor. Herkes onlar yerine konuşup Türkiye'nin Güneydoğu ya da Kürt sorunu olmadığını söylüyor. Veya birileri çıkıp onların Türkiye'yi böleceğini iddia ediyor. Onlar adına biz konuşuyoruz. Meselenin asıl muhataplarına bu sorular sorulmadığı müddetçe sorunu çözmek mümkün değildir. Şimdi de Öcalan ve PKK ile görüşülemez deniyor. Peki kiminle görüşülecek? Sorun oradaki sıradan halk değil ki. Sorun davanın şahsında somutlastiği öcalan ve örgüttür. Onlarla görüşülmeden hangi sorun halledilebilir. Daha doğrusu onlardan başka konuşacak bir muhatap var mı ki? Bugün muhatap sivil alınacak herkes ancak oradan izin aldığı zaman PKK'dan konuşabilir. DTP veya benzeri partilerin milletvekillerinin veya diğer toplum kuruluşlarının yöneticilerinin güçlerini aldıklarını bilmeyen var mı? Eğer Öcalan ve PKK'ya dayanmasalar, hiçbir şey ifade etmezler. Eğer Öcalan bir gün onları gözden çıkarırısa, bir anda silinip gideceklerdir. Leyla Zana bu hareket 360

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

içinde önemli bir konumdaydı, birileri öcalan'a 'AB senin yerine Leyla Zana'yı hazırlıyor, onu parlatıp öne çıkarıyor,' dedi. Bunun üzerine Öcalan in tek bir emriyle Zana her şeyin dışında bırakıldı ve o saatte bitti. Üstelik o örgüt içinde önemli bir yere sahip olmasına rağmen bu muameleye maruz kalmıştı. Şu an adları daha az duyulan, siyasete yeni atılan milletvekillerinin hiç birinin PKK'ya dayanmadan, ondan güç almadan bir şey yapması ve bir adım dahi atması mümkün değildir. Bugün için PKK demek de Öcalan demektir. Bu açıdan muhatap Öcalan'dır. Öcalan muhatap alınmadan da hiçbir sorun halledilemez. Sorunun kendisi tüm açıklığıyla ortadayken, karşımızdaki güç bu kişiyse onu dikkate almadan hiç bir sorun çözümlenemez. Önce sorunun asıl muhatabım saptamak ve doğru muhataba doğru soruyu sormak gerekir. Yoksa onların yerine, kendimiz sorup kendimiz cevap verecek olursak, doğal olarak bu soruna hiçbir zaman çözüm bulunamaz. Öcalan, yarın da yine etkin olacak; Güneydoğu'da veya Kürtlerle ilgili bir adım atacak herkes, eninde sonunda bu kişiyi hesaba katmak mecburiyetindedir, hatta onun desteğini almaya da mecburdur. O ha muhtaçtır. Bu sorunları ABD'yle, AB'yle veya başka ülkelerle konuşmak, çözmek, pazarlık yapmak isteyenlerin bu devletler veya güçler yerine Öcalan ile sorunu çözmeye denemelerinin daha akıllıca bir iş olduğunu bilmeleri gerekir. En azında Öcalanin bu ülkeden başka gideceği bir yeri olmadığını ve bu ülkeye onunda en az bizim kadar ihtiyacının olduğunu biliyoruz.

Öcalan: Herkese Mektup Yazdık
Cezaevinde yatan Öcalan her başbakana, her genelkurmay başkanına, her kuvvet komutanına görev değişikliği olduğunda mektup yazarak, olayların nasıl bitirileceğini uzun uzun anlatmaktadır. Hatta bir videokaset doldurarak gönderdiğini de biliyorum. Bu kasetlerden çözümü yapılan bir konuşmasında, "Kuzey Irak'ta Barzani'nin, Talabani'nin ve feodal güçlerin bir anlam 361

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

ve değerleri yok; orada bir benim, bir de sizin gücünüz var" diyordu. Ayrıca "oradaki Türklerin haklarını korumak için bir şey yapılmadığını ve yurtdışındaki ırkdaşlarıyla ilgili bir şey yapmayanın TC olduğunu" belirtiyordu. Bazıları Güneydoğu'daki açılımın ülkeyi bölebileceğini söylüyor. Aslında bu söz Güneydoğudaki mevcut sosyal, siyasal, ekonomik duruma, bölge ve dünya gerçeğine bakılmadan yapılmış bir tespittir. Aksine demokratik açılım süreci devam ettiril-ınezse o zaman Türkiye için olumlu gözüken tüm şartlar aleyhe dönerek bölünme süreci daha da hızlanacaktır. İşin aslı her ne kadar hukuki manada bölünme olmasa da, Güneydoğu bölgesi yıllardan beri her gün yavaş yavaş bölünmekte, fiilen bölünme yaşanmakta olduğudur. Demokratik açılım süreci, yaşanmakta olan fiili bölünme sürecini durdurabilecek, çatlakları yapıştıracak ve uzun süreçte bölünmeyi önleyecek tek gerçekliktir. 1980ü yıllardan başlayarak günümüze kadar olan süreç içerisinde bölücü fikirlerin bölgede ne kadar yayıldığını, halktan örgüte verilen desteğin ve Örgütün organize ettiği olaylara katılımın boyutunun nerden nereye geldiğinin bir anlamı olmalıdır. Ayrıca bugüne kadar uygulanan mevcut yöntemler tamamen bilimsellikten ve akıldan uzaktır. Olaya kriminal bir olay gözüyle bakmak çözüm getirmemektedir. Buna rağmen bu bölgedeki sorunu çözmek için başka bir yöntem önerisinde kimse bulunmamaktadır. Sorunun çözülmeden bu şekilde devam etmesi ve kaybedilen her saniye devletin aleyhinedir. Üstelik bölgedeki sorunu çözmeden Türk toplumunun diğer sorunlarını da halletmek mümkün değildir. Bugüne kadar uygulanan yöntemler sorunu çözememektedir, kimsenin bu konuda başka bir çözüm önerisi olmadığına, tüm iç ve dış şartlar da bu çözüme uygun bir ortam yarattığına göre aksini savunanlar neye dayandıklarını ikna edici bir biçimde açıklamalıdırlar.

PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar

362

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

2003 seçimlerinin ardından AKP hükümeti kurulmuştu. Makam, mevki istiyor gözükmemek için İçişleri Bakanlığına dahi gitmiyordum. O günlerde PKK'nın dağdan indirilmesi ile ilgili eve dönüş adı altında çıkarılacak itirafçılık yasası hakkında gazetelerde çıkan haberleri okudum. göçmen Gazeteler eve ile dönecekler Nusaybin'deki için hac Kırklareli'ndeki misafirhanesi

konaklama tesislerinin hazırlandığını yazıyordu. Bu arada, PKK adına sözcülük yapan internet sitelerindeki konuyla ilgili haber ve yorumları okuduğumda, onların itirafçılık veya pişmanlık yasası değil, af yasasını istediklerini, esasen eylemlerinden pişman olmuş kişiler olarak değil, yenilmiş kişiler olarak kabul edilmelerini istediklerini gördüm. Dolayısıyla mevcut şekliyle çıkacak bir yasanın anlamlı olmayacağını, bir şekilde PKK tarafı ile ilişki kurularak yasanın amaca hizmet eder tarzda çıkmasını istiyordum. Dayanamadım. Gazetelerin yazdığı gibi çıkacak bir pişmanlık yasasının hiçbir anlamı olamayacağını not edip, bakanlık işleri, ziyaretçiler ve siyasi meselelerle yoğun bir faaliyet içerisinde olan İçişleri Bakanı Abdülkadir için makam Aksu'dan ve mevki randevu için aldım. Yanlış anlaşılmamak görüşme talebinde

bulunmadığımı, PKK meselesinde yapılacakların önemli olduğu bilinciyle yapılanların işe yaramayacağını arz etmek için geldiğimi özellikle söyledim ve durumu kısaca anlattım. Bakan anlattıklarımı dinleyecek halde değildi. Daha sonra pişmanlık yasası çıktı. Hiçbir faydası olmadığı gibi toplu olarak akın akın PKKlılar gelecek, teslim olacak diye hazırlanan 20'şer bin kişilik kamplara bir kişi bile gelmedi. Bir kez daha devletin terörü önleme adına meselelere nasıl yaklaştığı, hayatın gerçeklerinden ne kadar uzak hareket ettiği görülmüş oldu. Hâlbuki ne güzel bir fırsattı; pişman olarak değil, yenilmiş olarak kabul edilmek. Bu, teslim olacağım ancak bir bahane lazım, o bahaneyi yaratıp bana sunun, teslim onurumla olması teslim olayım ısrar demekti. ediyorduk. Fakat biz, PKK mensuplarının mutlaka haksız ve yanlış olduğunu kabul ederek gerektiğinde "Devletin şefkatli kollarına kendini teslim etmek" gibi benim bile komik bulup 363

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet haklıyız

güldüğüm

temaları

anlatıp

durduk.

Her

zaman

biz

anlayışımız bizi bu günlere getirdi. Öcalanin yakalandığı dönemde de başka bir fırsat kaçırılmıştı. O dönem, örgüt şoka girmişti, akılcı manevralarla etkisiz hale getirilebilir, savaş sona erdirilebilirdi. Ne yazık ki, Öcalan yakalandı ve iş bitti anlayışı ile hiçbir şey yapılmadı. Öcalanin yargılamasını bu konuda yapılması gereken tek iş olarak kabul ettik. Bu kadar büyük bir siyasi ve toplumsal altyapıya sahip bir olayı mahkemelerin çözeceğini zannedip, olayı mahkemeye havale ettik; adalet, bağımsız yargı gibi sloganlar ile kendimizi aldattık. Aslında bu tavır ta baştan beri PKK'ya ve tüm terörist gruplara karşı gösterilen tavrın aynısıydı. Bu hastalıklı mantığımız değişmediğinden hiçbir zaman şartlara uygun çözüm ve taktikler geliştiremiyor, her zaman elimize geçen fırsatları doğru şekilde değerlendiremiyoruz. Önümüze çözüm bile konsa, çözümü bir kenara itip savaş çıkarabiliyoruz. Bugün çözüm için önümüzde mükemmel fırsatlar var; sanki tüm gelişmeler (iç koşullar, dış konjonktür, devlet, örgüt) her açıdan Türkiye'deki terör olaylarının, PKK sorunun, hatta tüm rejim muhalifi örgütlerle yaşanan sorunların çözümü için ideal şartları yaratmış durumda. Maalesef biz karşımıza çıkan bu fırsatı türlü algılamıyoruz.

Balkanlarda Benzer Durumlar
Balkanlarda, Batı Trakya'da (Türklerin yoğun olarak yaşadığı Yunanistan'ın doğusu ile Bulgaristan'ın Yunanistan sınırına yakın güney bölgesini içine alan bölge); Yunanistan'da, Bulgaristan da, Makedonya'da, Kosova'da, Bosna'da Türkler ne istiyor? Türkçe dil hakkı için neler yapıyorlar? Örneğin, nüfusunun % 4-10'unu Türklerin oluşturduğu Makedonya'nın Kos-tivar ilinde Türkçe 3. ana dil olarak belediye meclisinde kabul edilmiş ve şehirdeki tüm levhaların yazılmasına sırasıyla Makedonca, Hiç Arnavutça kimse de ve bu Türkçe hakka olarak itiraz başlanmıştır.

etmemektedir. Bu hakkı nasıl elde ettiler? Neden kimse karşı çıkamıyor? Ne gibi sonuçlar doğurdu? Balkanlarda Türkler için bu soruları tartışırken kendi ülkemizi de göz önüne almak zorundayız. 364

. kuzeyinden güneyine her yerinde ihtiyaç vardır......... Bölge tümüyle Türk bölgesi olup....... Türkçekapsayan Bulgarca bölgesi sonradan yerleşim yerlerinin isimleri değiştirilmiş.. Balkanlardaki Türkler için bu hakkı savunurken. ......... Türkiye de toplumsal problemlerin ortadan algılanmamasına......___________________.. Demokratik açılıma ülkenin doğusun dan batısına.. ülkenin istikran için ve siyasi çalkantıları....1. Bu tür bir yaklaşım. -. hâlâ bizim Güneydoğu illerinde olduğu gibi._________... Türkçe-Yunanca bölgesi Türk 365 ile isimleri vardır..... Türkiye'nin tamamının ihtiyacı vardır..... PKK'mn değil.. .. Aslında demokratik açılım projesine Güneydoğu iıun..... 1 ............. ........___............ bu tür taleplerin kendine has argümanlarla karşılanması anlayışının Bölüm: yerleşmesi gerekmektedir.... kalkması. eski haritalarda Daha veya tüm yerleşim yerleri Türkçe olarak hepsinin Yine illerini yıllarda gösterilmektedir.. Devlet a Yunan-Bulgar-Türk ilişkileri Yunanistan ve Bulgaristan'da Türkler var ve bu ülkelerde yaşayan Türklere yıllardır yapılan baskılar dillere destan olmuştur..................____.. bölgeleridir........ farklılıkları ayrılık unsuru olarak algılamayıp sosyal zenginliğin unsuru olarak kullanıldığı ortamlar yaratacaktır..... Yunanistan'ın Kavala ve İskeçe illerinden başlayan Edirne sınırına kadar devam eden bölge ile Bulgaristan'ın doğusunda kalan Filibe ilinden başlayan Edirne ve Kırklareli sınırına kadar uzanan bölgelerden oluşmaktadır............ Siyasi ve toplumsal huzurumuz....____.............. Plevne Geçmiş Bulgaristan'ın Deliorman tümüyle Bur-gaz........... toplumsal taleplerin olaylara suç gibi uygulanan bunların kriminal yaklaşımlarla değil demokratik yöntemlerle çözülmesi anlayışının benimsenmesine bağlıdır._ ... kendi ülkemizde Güneydoğu'daki Kürt halkı için neden karsı çıkıyoruz.... ülkedeki farklı inanç ve düşüncedeki gruplar ve bireyler arasındaki çelişkileri giderecek.____......_. .. ...... terör olaylarını bitirmek için ihtiyaç vardır......... ..._______....... Batı Trakya._... polisine ve mahkemelerine sirayet etmiş bakışının değişerek......... Bölüm: Devlet Bizler.... Ayrıca toplumsal taleplere karşı devletin askerine...........

.... muazzam ormanlarla kaplı dağlık bir alan............... bu bölgelerde Türkler ve başka halklar üzerindeki baskı ve şiddet. Bölüm: Devlet buralarda Türkler üzerinde baskılar kurulmuş.... kültürü aynı bir halk (baskı ve şiddete maruz kalan halk)... Bunu sağlayan tek şey Bulgaristan rejiminin demokratikleşmesi......_ ......... Bana göre en önemlilerinden bir tanesi bu ülkelerdeki baskı ve şiddetin derecesi direniş yaratacak kadar fazla... bu bölgelerde yaşayan Türklerin mücadelesine destek olmak istemiş.. Üstelik yanı başında gerektiğinde örtülü destek verecek aynı halk tarafından kurulmuş Türkiye gibi bir devlet vardır........ Fakat burada yaşanılanlar kitabımızın konusu bakımından üç açıdan önemlidir........ çoğunluğu direnişi destekleyen bölgesel olarak dili.... zorla kimlikleri unutturulmak istenmiştir..... ama halkı dağa çıkartacak.... vizesi Artık almaya Bulgaristan'da yaşayan hiçbir Türk Türkiye'ye gelmek istemediği Türkler Bulgar vatandaşlığı çalışmaktadırlar..... en azında buradaki kişilerin Türkiye'ye gelmelerine kolaylık göstermiş........... Birincisi.. 1 . direniş hareketlerini ortaya çıkarmış ama bunlar asla silahlı gerilla hareketine dönüşmemiştir..._________.. Bulgar demokrasisinin gösterdiği başarı sayesinde 30'dan fazla milletvekili...... Türkler bugün Bulgaristan'ın yükselmesi gibi....... Her biri ciltler dolusu kitaplara konu olacak olan buradaki insanların gördüğü baskı ve şiddet bu kitabın konusunu oluşturmamaktadır........ dini... Türklere eşit vatandaşlar olarak davranması ve 366 .... dünyaya seslerinin duyurulmasına çalışmıştır. isimleri değiştirilmiş..... sosyolojik şartlar vardır...... Bunun birçok sebebi olabilir.......... Oysaki bu bölgelerde gerilla hareketini başlatacak fiziki.... Cumhurbaşkanı yardımcısı olmak üzere çok sayıda Türkün hükümet kadrolarında görev almış olması ve hükümet ortağı olarak bulunması neticesinde Türk direniş hareketi bitmiştir.... savaş başlatacak kadar çok olmamasıdır..........___________________.... Hemen sınırda olan Türkiye... Özellikle Bulgaristan'da.... Bugün bölgede yaşayan Türklerin durumu bu iddiamın doğruluğunu göstermektedir... 14 bakan yardımcısı.... ve ilerlemesi için çalışır veya hale Bulgar gelmiştir...... Fakat gerilla harbi başlamaz................ Türkiye'de eğitimlerine imkân tanımış...... Bu bölgelerdeki Türkler eskisi kadar direnmedikleri gibi bulundukları ülke ile uyum sağlamaya çalışıyorlar..

............_ ...... bu talep daha da artacak.................... 30 kadar milletvekilleri var ve hükümet ortağı oldular. Düzeldiğinde... gelince adları Borisov Türklere baskı değiştiriliyordu. hepsi Bulgaristan'da kalmayı tercih eder...... yılı törenlerine davet üzerine katılan eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı Jelu Jelev Edirne'de yaptığı konuşmada.. Ama şimdi Bulgaristan'da özgürlükler genişledi. demokratik adımlar atıldı.... Her kademede memuriyetler alıyorlar. Bugün aynı şeyi yapsanız. buldu ve kaldırılması konusunda ile yaptığı birlikte kavuşma çalışmaları Türkler de "Bulgaristan'da Bulgaristan demokrasinin standartlarının yükselmesi... Sohbet bir ara Bulgaristan'daki Türkler.......... Bugünkü Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov Bulgaristan İçişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği (ülkemizdeki Emniyet Genel Müdürüne veya İçişleri Bakan Müsteşarına muadil) görevinde bulunduğu dönemde banka yolsuzluğu suçlarından aranan Murat Demirel'i yakalayıp iç bize teslim etmesinden dolayı kendisini "Dün Türkiye'ye davet etmiştik.. Ülkemizde de bu çapta devlet adamlarının çıkması gerekiyor...... Türkiye'ye göç etti.. Bulgaristan demokrasinin de bazı açılardan teminatıdırlar.. Dün kapıları tamamıyla açsanız Bulgaristan'daki Türklerin hepsi Türkiye'ye gelirdi...... Bölüm: Devlet Türklerin Türk olarak legal partiler kurarak haklarını arayabilmesi ve hatta iktidara ortak olabilmeleridir....................... hatta geçmişte Türkiye'ye gidenler dahi Bulgaristan'a dönmeye çalışıyor.. Buna rağmen Bulgaristan'da istikrar ve huzur yoktu.. Baskılardan dolayı yüz binlerce Türk asıllı Bulgar vatandaşı ülkeyi terk etti.. Bulgaristan Türklerinin sürgün edilişlerinin 20......... kendisi cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkler üzerindeki kısaca huzur baskıların anlattı." mealinde bir şeyler söyledi.................... Üstelik daha ekonomi yeterince düzelmedi. 1 .___________________.................... Bulgaristan'ın Bulgaristan'da güvenliği konularına vardı... özgürlüklerin gelişmesi istikrara konusunda önemli mesafe aldı" dedi......... Türkler siyasi parti kurdular.. Bunun sonucunda Bulgaristan huzurlu ve güvenli bir ülke durumunda........ Türkler.......... 19801i yıllarda bazı Bulgar insan hakları savunucuları ile birlikte Türklere yapılan baskılara karşı koyduklarım belirterek.._________.. Bulgaristan demokratik rejimini 367 ......

.." Yani gönüllü olarak olmasa da AB'nin baskıları sonucu Yunanistan demokratikleştikçe Türk muhalefeti yumuşamış.._ .. Yunanlı kızlarla evleniyor.......... Bulgaristan'daki Türk bulacaktır.. Bulgar demokrasisini tehdit edecek her hareket....... Bugün hâlâ Yunanistan'daki demokratikleşme sürecide bu ülkedeki Türkleri çıkarmaktadır Yunanistan'da Türkler üzerinde ciddi baskılar söz konusudur...___________________. 1 .. 19901ı yıllarda...... 368 .................. Fakat şimdi Yunanlılar tutumlarında yumuşaymca biz de çözüldük...... Bölüm: Devlet risk da sürdürdüğü müddetçe gibi Türkler Bulgar Bulgaristan için hiçbir teminatı oluşturmayacağı karşısında demokrasisinin halkını olacaklardır...... almaları izne tâbiydi. vatandaş olmak sıfatıyla mülk sahibi olma............... ama ri kesinlikle edecektir.... kapalı bir toplum yapısı içinde onlara karşı koyuyorduk.. Artık Türk gençleri Yunan okullarına gidiyor. İkinci olarak AB'nin Yunanistan'da demokratikleşme yönündeki taleplerinin risk olmaktan sonuçları kitabımız ve açısından çıkaracaktır....... yavaş yavaş makul seviyeye gelmiştir..... ehliyet alma gibi medeni haklar bile kısıtlanmıştı...... 20001i yıllara kadar Türklerin gayrimenkul satmaları serbest... onlar da direnişi yumuşatmış....... daha ılımlı bir muhalefet yapmaya başlamıştır............... Yunanistan'da Türkler gibi tüm azınlıkların haklarının korunması söz konusu olunca yerine getirilmesini istediğimiz uygulamalar) neticesinde Yunanistan rejimi yumuşayarak Türklere yeni hak ve özgürlükler tanımış...... seyahat etme..... Ancak AB'nin Yunanistan'a yaptığı baskılar (bizden talep edilince AB dayatması diyerek eleştirdiğimiz............ seçme ve seçilme gibi en tabii siyasi haklar bir kenara... oysa eskiden böyle şeyler olmazdı.................._________...... müftü gibi Türk toplumunun ve muhalefetinin simgesi olan kişiler ve yanında bulunanlar şu anki memnuniyetsizliklerini şöyle ifade ediyorlardı: "Yunanlılar geçmişte baskıcı bir tutum içindeyken biz de direnişçi idik...... Türklerin ehliyet almaları bile özel izne tâbi hale getirilmiştir.... Yunan mahallelerinde oturuyorlar......... önemlidir.... Çünkü demokrasi harici bir rejim belki Bulgaristan'daki Bulgarları çok rahatsız etmez. 4-5 defa gittiğim Yunanistan'da dernek başkanı....

......... ülkemizdeki Kürtlere ve diğer farklı azınlıklara karşı yapılması gerekenlere örnek olması açısından bizim için büyük önem arz etmektedir.............. Ko-sova. Bosna-Hersek...... Gümülcine'de Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nm Batı Trakya'da uygulanacak politikalan ve devlet uygulamalarını belirlemek üzere bir ofisi bulunmakta ve Türklere karşı yürütülen uygulamaları bu ofis belirlemektedir.. Türklerin Türk bayrağının yanında kurdukları partilerin (Kosova Türk Demokratik Partisi.... Dünyada çok az ülkede örneğine rastlanan Dışişleri Bakanlığımın ülke içerisinde etkin olduğu bir uygulama Yunanistan'da yürürlüktedir........... Üçüncü konu ise......_ ........ Türk varlığının..___________________.... dilinin....... evrensel vicdanı savunmamıştır................. Makedonya Türk Demokratik Partisi) bayraklarını asarak ayakta kalmaya çalıştıklarını gördüm.... Sırbistan..... Çağdışı kalan bu uygulama sanırım önümüzdeki süreçte kalkacaktır.. kültürünün korunması amacıyla her platformda yer almak isteyen Türkiye..... tüm Balkanlar'da (Yunanistan... dil olarak kabul ettirilmiş... Bölüm: Devlet Bugün Yunanistan'da yerel yöneticilerin tümü seçimlerle belirlenmektedir... Makedonya'da Türklerin en yoğun yaşadığı ve nüfusun % 4'ünü oluşturdukları Kostivar gibi belli şehirlerde Türkçe 3... Türkler............... Buna karşın Türklerin çoğunlukta olduğu Gümilcine ve Evros'ta îl Valiliğini Türkler almasın diye sadece bu bölgede iki il birleştirilerek tek valilik bölgesi yapılmış ve seçimlerde bir Türkün vali olması önlenmiştir... Bulgaristan ve Yunanistan'daki Türklerin gördüğü baskı ve şiddete karşı çıkan Türkiye'nin kendi içinde benzer konumdaki halklara aynı uygulamaları yaparken hiç vicdan muhasebesi yapmamış olmasıdır..... Makedonya. bunların en tabii insan hakları olduğunu savunurken kendi içine hiç bakmamış. şehirdeki tüm işyeri 369 ........_________..... Hırvatistan gibi pek çok ülkede) yaşayan Türklerin haklarının korunması için destek veren......... En yakınımızdaki ülkelerdeki uygulamalar............ Yöre halkı milletvekillerini ve bölge yöneticilerini seçtiklerinden Batı Trakya'daki Türk halkına değer verilmektedir...... Hatta biraz daha geniş bakarsak................... Karayolu ile baştanbaşa gezdiğim Balkanların Türk azınlığın bulunduğu bölgelerinde.. 1 ....

............. anımsadığım kadarıyla 1200 öğrencinin 900 kadarı Türk.... Gül Cahit'in müdürlük yaptığı okulda ve diğer şubelerinde......... Bence Türk'ün artık kendi kendini sorgulaması lazım........... Neden AB'ye Girmeliyiz? 370 ... Kostivar'daki Türk çocukları ve Türkler için... bu zamanda idealleri uğruna fedakârlık yapan bu gençlerin adını her fırsatta anarım........................ Eski bir Makedon devlet adamının adına kurulan ilköğretim okulunun adı Mustafa Kemal Atatürk Okulu olarak değiştirilmiş..... kavgasız dövüşsüz oradaki Türkler ve Türklük için çalışıyorlardı... omuz omuza vererek bayrak olmuşlar... Bu okulda görev yapan öğretmenlerin hepsi Türkiye'de yüksekokul okumuş.. öğretmenlerinin çoğu Türklerden oluşan........ ___________._______............... Sırt sırta. Birbirlerinden ayrılamayacak kadar birbirlerine bağlı bu fidan boylu gençleri her gördüğümde tarif edilemez duygular hissettim... 1 ..............._ ..............___________.. kendi ülkemdeki benzer kısıtlamalar içinde bulunan insanlar için nasıl aynı hisleri duyamam.......... Okulda üç dilde de eğitim veriliyordu.. Bölüm: Devlet isimlerinin Makedonca. ben oralardaki Türklerin kazanmış olduğu bu haklar için bu hisleri duyarken..... Kendisi ve ırkdaşları için talep ettiği hak ve hürriyetleri ve en tabii insani hisleri diğer insanlar için de istemelidir..___________________.... öğretmen olmuş ve Türkiye'de daha iyi şartlarda çalışma imkânları varken çok düşük maaşa ve zorluklara katlanarak okulları biter bitmez Makedonya'ya gelmiş ve bu okulda buradaki çocukları yetiştirmeye aday olmuşlardı........... kendi vicdanını sorgulamalıdır..____ Üniversitesi'nden mezun olup.. Eğer talep etmiyorsa._________... Peki...... Ben nasıl bir vicdan sahibiyim ki çifte standartları vicdani ölçü olarak kullanıyorum... Arnavutça ve Türkçe yazılmış olmasını övünerek anlatıyorlardı.............. orada öğretmenlik yapan gencecik idealist öğretmenler aklıma geldiğinde gözlerim nemlenir...... bir kısmı Makedon ve bir kısmı Arnavut'tu. her yeri Türk Bayrağı ile donatılmıştı.. hem öğretmen hem önder hem de rehber olmuşlardı..... Türkiye'de Ankara Gazi Haliç'te Yaşayan Sımonlar. içine Çanakkale Savaşımın tam bir duvarı kaplayan tablosu yapılmış......

.._________... Çünkü mevcut bozuk yapı iyinin içeri girmesine mani olmaktadır..... Yani her değişim.. Düşünce ve davranışlardaki bu değişim iyiye doğruysa toplum kalkınacak. bu şekilde yeni davranış ve tutumlar ortaya çıkacaktır. 1 ............. başta anayasa olmak üzere birçok kurum ve kuruluş ile tüm temel değerlerin mevcut toplumsal yapıya ve zamana uygun olmadığı ortamlarda iyi bir kural ve değeri uygulamaya koymak ve topluma yerleştirmek mümkün değildir...._ .. Tutucu ve bağnaz çevreler denenmiş ve başarılı olmuş yöntemlere karşı fazla direniş gösteremeyeceklerinden bu yöntem en hızlı ve en güvenilir yöntemdir........ toplumsal yaşamın her sahasını bireyin huzuru için düzenleyen 371 ...... Üstelik uzun süre bozuk bir yapı içersinde yaşamış ve eski yanlış sistemin propagandalarına maruz kalmış kitlelerin değişimi ve istemelerine rağmen içinde bulundukları durumdan kurtulmaları ve doğruyu bulmaları o kadar kolay değildir....... kötüye doğruysa gerilemeye başlayıp eskiyi arar hale gelecektir.. ülkedeki her şeyin kötüye gittiği........... Bu bakış açısına göre................. Toplumsal kalkınmada esas olan zihniyetin ve düşünce yapısının değiştirilmesidir....... ülkenizde uygulamaktır.... örneğin krallıktan kurtulmak isteyen Rusya'nın komünizme teslim olması gibi......... Ayrıca bütün kurallar manzumesi zamana....... bilime ve mantığa aykırı mevcut yapılar ve kanaatler nedeniyle çok zordur... Bu tür durumlarda en kolay ve en etkin yöntem......... bugüne kadar bütün insanlığın yaşadığı ağır deneylerden dersler çıkararak akıl ve bilimle bulduğu........ Doğrunun arayışryla yola çıkan.......................... akla ve bilime uygun olmadığından tek tek bunları ayıklamak ve düzeltmek de uzunca bir süreci gerektirecektir.. iyiye doğru olmayacaktır... Zihniyet değişikliği gerçekleşmediği sürece yalnızca görünür olan yapıyı değiştirmekle hiçbir sorun kalıcı olarak çözümlenemez....... insanlığın o güne kadarki akıl bilim süzgecinden geçirip bulduğu ve başka toplumlarda kendi başarılı bir biçimde uygulamış olan kuralları alıp...........___________________... Bölüm: Devlet Bizim gibi ülkelerde ve hatta gelişmişlik düzeyi bakımından bizden daha kötü durumda olan Doğu ülkelerinde toplumsal kalkınmayı gerçekleştirmek ve hızlı bir ilerleme sağlamak akla.....................

.... 1 ......... Örneğin......... AB normları yalnızca AB üyesi ülkelerin tarihsel tecrübelerinin ışığında oluşturulmamıştır............... duygularla bu karşı toplumsal muhalefet oluşturacaktır... Dolayısıyla bizim gibi ülkelerde fertlerin ve grupların huzur ve refah içinde yaşaması için gerekli yapıyı yaratan.. Amerika gibi AB üyesi olmayan kalkınmış pek çok ülke de bu kuralları veya benzerlerini uygulamaktadır. dolayısıyla yalnızca AB ülkeleri değil......... devlet 372 ...........___________________.._ .......... AB normları sadece sosyal konularda konulmuş kurallardan ibaret değildir......... İsviçre....... Bunlar evrensel değerlerdir. Zaten bunlar birbirileriyle bağlantılı ve biri olmadan diğerinin hayata geçirilmesinin eksik kalacağı değerlerdir..... Japonya...... görevleri ve sorumlulukları konusunda konan ve temel amacı kişilerin huzur ve mutluluğunu korumak olan kurallara karşı çıkmak mümkün müdür? Ayrıca fertlerin din........ üretimle ilgili hususları düzenleyen yasanın bu kısmını değil de başka yerlerindeki diğer konuları istismar ederek bu kuralın uygulanmasına şoven karşı çıkacaklardır. bu nedenle birini alıp birini almamak doğru ve akılcı bir yaklaşım olmayacaktır.......... AB tümü hakkında bir kurallar normları bütünüdür.............. üretilecek herhangi bir malın insan sağlığına hiçbir şekilde zarar vermeyecek ölçülerde denemiş olması ve bu malın hatalı üretiminden dolayı alıcının zararlarına karşı üreticilerin sorumlu olması kuralına kim itiraz edebilir ki? Ama kolay ve kısa yoldan çok para kazanmak isteyen üreticiler....... Aynı şekilde fertlerin...... devlet veya diğer gruplar tarafından rahatsız edilmemesi... Bölüm: Devlet kurallar bütünü günümüzde AB normları olarak adlandırılmaktadır.. Fertlerin ve toplumların huzur ve mutluluğu için üretim..._________..... tüketim............ Bizim için önemli olan hareket noktamızın doğru olmasıdır......... kurala Bu yasanın AB'nin yerli sanayimizi baltalamak için kurduğu bir tuzak olduğunu söyleyecek.. devletin yetkileri... dil ve etnik kimliklerini özgürce yaşmaları adına konan kurallara itiraz edilebilir mi? Bazı çevreler bu kurallara karşı çıkıp ülke bölünecek yaygarası yaparak kuralların kitleleri olumsuz etkileyecektir............ ticaret.... çevre ve kültür alanlarında konulan kuralları da kapsamaktadır....

.. Birinci tip insanlar idealist insanlardı... İnsanın dünyadaki varoluş sebebi idealleri. Bir amaçlan vardı................. ama bu insanlar o zamanlar davalarına samimi olarak inanıyorlardı..... Hatta büyük bir kısmı.... hiçbir ideali olmayan......................... Ama her nedense ülkemizdeki sistem tüm organlarıyla bir ideali olan herkesi kendisine karşı bir tehlike olarak görüyordu....... Bu tip insanlar Türkiye'yi....___________________.... daha güzel ve daha iyi bir dünya yaratmak adına inandıkları ve doğru bildikleri bir ideoloji taşıyorlardı..... Aksi halde. Varoluş sebeplerinin..... Bundan dolayı AB'ye girmek ve AB normlarını almaya mecburuz......_ ..... aksi takdirde ülkemizde kısa sürede reformların devamı mümkün görünmemektedir.......... makul yolun bulunması oldukça zordur.. bu toplumdaki insanları daha iyi 373 ................... Yani kendilerinin dışındaki dünya için idealleri ve fikirleri olan insanlardı...... İster sağ ister sol düşünceye sahip olsun.. belki de dünyayı değiştirmek.............. 1 ... Fikri Olana Karşıdır Bugün geldiğim noktadan geri dönüp baktığımda bu ülkede iki tip insan yaşadığını görüyorum.. hatta birçoğunun yanlışlığı sonradan ortaya çıkmıştır da._________.... Dünyada ideallerini gerçekleştirmek için kendilerine bir görev biçiyorlardı. Bu grup içindekilerin bir kısmı dürüst ve namusluyken... Bölüm: Devlet organlarının işleyişini evrensel değerler bağlamında belirleyen bu kuralların toplu olarak alınıp uygulanması en makul ve tek yoldur... Onlar tamamıyla günlük hayatın içerisinde yuvarlanıp gidiyorlardı...... Geri kalan insanların ise böyle inançları. Kendi şahsi menfaatleri ikinci plandaydı.. İdeolojileri yanlış olabilir.. Bu Sistem...... inançları ve fikirleri uğruna çalışmak. belki de inanılmaz bir biçimde kendilerini her şeyi eriyle inandıkları ideolojiye adamışlardı.... idealleri ve ideolojileri yoktu.. diğerleri yalnızca kendi menfaatlerini düşünen bencil insanlardı...... Bu ülke menfaatlerine olacaktır......... dünyadaki her şeyi kendi menfaatleri ile değerlendirenlere göre ahlaki açıdan daha üstündür. bu uğurda gayret göstermektir.... Bu nedenle idealist insanlar. sahip olduk-lan idealleri gerçekleştirmek olduğunu düşünüyorlardı........

Hâlbuki insanlığın geleceği bu tür insanların fedakârlıklanna bağlıdır................___________________. bir inancı....._ .... ülkesini ve toplumu kalkındırmak adına arayış içinde olmaktır..... Ve insanın en önemli görevi bulunduğu ortamı iyileştirmek.... Halkın geri kalanı nazarında onları aşağıladı ve kötüledi............ Bu tip insanlar ve bu tür idealist düşünce ve fikir hareketleri olmasaydı... bu insanları yanlış işler peşinde koşan kişiler olarak görüyordum.... idealler uğruna mücadele eden insanları her zaman karşısına aldı. Bugün düşündüğümde sistemin en büyük hatasının...._________... Ama nedense bizim sistemimiz hiçbir zaman bunlara müsaade etmedi... kendini ve çevresini geliştirmek..... bu fikir ve idealler etrafında örgütlemeleri.... savundukları fikir ve idealleri topluma yaymalan... insanlar bir sürüden farksız olacaktı. Oysa bu insanların teröre ve şiddete yönelmeden........ bir ideali......... Yasakçı bir zihniyetle onları engellemekle kalmayıp düşünce ve eylemlerinin yanlışlığı yönünde de sürekli olarak propaganda yaptı.... siyasete girip yönetime aday olmaları ve parti kurmalan için gerekli imkânlar sağlanarak daha sağlıklı ve daha sıhhatli bir toplum yaratılabilirdi................ devletin yaklaşımıydı........................ 374 ..... bir fikri olan..... Toplumun daha mutlu ve müreffeh bir geleceğe ulaşması için.................. Dün olduğu gibi bugün de polis ve istihbarat eğitimlerinde devlet için zararlı faaliyet ve eylemler anlatılırken bu grupların hepsinin adı zikredilmektedir.. Belki de Türk toplumunun ve demokrasisinin gelişmesinin önündeki en büyük engel buydu..... farklı fikirlerin tartışılabileceği bir ortam yaratılmalıydı........... 1 . O günlerde ben de bu anlayışın yanlışlığının farkında değildim..... Fakat bu sistem.... sistem hemen bunları yasaklamak ve yok etmek yönünde bir iradeye sahipti. Zira bu şekilde bireysel olarak bir kişiye ceza vermekle yetinilme-yip toplum bu düşüncelerden tamamen uzak tutuluyordu...... Bu idealist insanların bazılarının zaman içerisinde bir takım terör ve illegal olaylara karışması toplumdaki diğer kesimleri korkuttu. Aslında en kötüsü de bu yaklaşımdı... Bölüm: Devlet yaşatacağım diye kimin kendine ait bir ideali varsa... Hâlbuki onları bu davranışlara yönelten... yani insani fonksiyonlara sahip kişileri hedef kabul etmesiydi..

.... Diğer yandan başkalannın desteğiyle gerçekleştirilmiş dahi olsa çok basit bir konu abartılarak... Ayrıca bu büyük devletlere karşı bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey de yoktur..... İşte bu inanış....... şark mantığıdır..lni-î" * t^^j^^¿^¿3-^ıHnrfi^^j.............._ . meydana polis gelen bu olayları ABD veya Rusya gerçekleştiriyorsa. Rusya.. bizden başka hiç kimse bunu yapamaz" diye günlerce anlatılır.. hatamız yoktur inanışıdır. Başımıza gelen her kötü olayın mutlaka ABD... yorumlama ve sebep bulma yöntemi vardır.......... Diğer yandan bizim kendi insanımızı olarak doğru karar verebilecek şekilde eğitemiyor........................ Mossad jm L gibi istihbarat örgütleri veya H yeni çıkmış şer - ^*^ıc^J x™ t^âri^'^^. Bu mantığın en büyük zararı...... emniyet Türkiye'de müdürü... Bölüm: Devlet Komplo Teorileri Bizim ülkemizde {ve tabii ki toplumsal olarak geri kalmış tüm ülkelerde) meydana gelen olumsuz olaylarla ilgili temel bir bakış açısı.. tek başına Türkiye ne yapabilir veya ben bir olarak devletlere veya istihbarat servislerine karşı ne yapabilirim? Olaylar başkaları tarafından gerçekleştiriliyorsa ve benim bu olayların gelişmesinde kusurum yoksa bunları durdurmak ya da azaltmak için de yapacağım fazla bir şey yoktur.. huzur ve güven içinde devlete bağlı olarak yaşatamıyoruz.^> "yaptığımız şu yanlışta dolayı bu olay gerçekleşti" gibi bir anlatım asla yoktur... İngiltere gibi ülkeler veya CIA. ilerleme önündeki en büyük engellerden biridir..... Olay nedeniyle kendimizi eleştirmemize....... dilimizi dahi konuşamayan ülkelerin vatandaşları veya istihbarat servisleri gelip 375 . KGB.. düzeltmeme de gerek yoktur......................... eğer başımıza gelen kötü olayları Amerika ve Rusya gibi ülkeler veya CIA ve KGB gibi dünyayı ürküten büyük teşkilatlar yapıyorsa ve bu olayların meydana gelmesinde bizim hiçbir kusurumuz.. "olay tüm dünyaya örnektir. yapan kişi bir kahramana dönüştürülür..üfı-îTırı Î ^^ ı *b" İ j3 t> JT"İ rın^-i^s ^1"CJİ^ıeliJit^ ^^^^tn^ı.................... Fakat bizi hiç tanımayan.._________.... hatalarımızı düzeltmemize gerek yoktur......... Bu olgu aslında bir hasta akim tüm çözüm yollarını kapayan düşünme ve algılama biçimidir.......___________________............. 1 ..... Öyleyse kendi hareketlerimi eleştirmeme..........

Osmanlı İmparatorluğunun egemenliği altındaki Arapların bozulan Osmanlı idari yapısıyla birlikte yükselen milliyetçilik akımlarının sonucunda siyasi eylemlere başlamaları ve yönetimin sonucunda uygun isyan reformlarla bu eylemleri Bu durduramaması sonucunda çıkarmalarıdır.... Fakat orayı patlayacak hale getiren bizdik..___________________.... yine de siz bu halkı ikna edip..... O zaman şunu sormak gerekmez mi? Yıllardır sizin egemenliğiniz altında bulunan..... Böyle bir durumda insan şunu düşünmeden edemiyor... Anadolu'da bile yer yer isyanlar çıkıyordu........... Bu olayların asıl sebeplerini. askeri komutanınızın yerli halkla iç içe yaşadığı bir bölgede her şeye sahipsiniz............... Tek başına. isyanların İngilizlerin de desteği ile Araplar bağımsızlıklarını kazanmıştır..... istediğiniz her şeyi yapabilme gücünüz var.. Olaylar dış güçlerin etkisiyle gerçekleşiyordu.......... Bunun en güzel örneği... Bölüm: Devlet ülkemizde en olumsuz olayların yaşanmasına sebep olmuşlardır. tamamen farklı bir kültüre sahip......_________.. o kadar kısa bir sürede tüm Arapları ayaklandırıyor ve size karşı kullanıyor..... Bize göre bizim hiç hatamız yoktu......E....... arka planını göremeyen mantık.......... Halk zaten bıkmıştı.. tüm Arapların İngiliz ajanı T.. Bunu göremediğimiz için.. 1 ...... Lawrence tarafından ikna edilerek Osmanlıya karşı isyan ettirildiğini ve onun faaliyetleri neticesi bu olayların meydana geldiğine inanır. ilk parça koptuğunda sebepleri doğru görüp.. Osmanlı idaresi o kadar bozulmuştu ki bırakın Arap Yarımadasını.. Bu akla mantığa uygun mu? Lawrence ilahi güçlere mi sahip? Lawrence in olağanüstü bir becerisi ve yeteneğe mi vardı? Elbette hayır._ ......... kendinize bağlayamıyorsunuz? İngiltere'den bir adam geliyor....... mülki ve adli amirinizin....... sadece hazır olan fitili ateşledi.......... Hata yoksa düzeltilecek bir şey ve hatta bu konuda yapacak bir şey de yoktu........ bu olayların yaşanmasını sağlayanlar insanüstü güçlere sahiptirler.... üstün zekâlarını.................... sizin tarafınızdan yönetilen. eğitilen ve yüzlerce idarecinizin.... belki Lawrence gibiler bu ortamı kullandı..... Hâlbuki Falih Rıfkı Atay'ın Şam ve Beyrut karargâhında Cemal Paşamın emir subayı olarak çalıştığı dönemde bölge halkına o 376 .... ilahi yeteneklerini kabul etmek gerekir...... tedbir alıp durdurmaya çalışamadık.......

..._ ..... Olayları önlemek için hiçbir reform gerçekleştirilmede Aynı mantığın sonucunda... yıllar geçti ama mantık hiç değişmedi... Bu isyanlara sebep aramak bir yana........ özgürlükleri genişletemediği ve sosyal reformları yapamadığı için....___________________.... Ama netice aynı oldu....... Olaylar önleneceği ve azalacağı yerde her gün daha da artarak sokaklar kan gölüne döndü.... kısır çekişmelerin halkı bir örgüt altında bulundurmaya mani olması gibi nedenlerle birlikte yıllardan beri Osmanlı hâkimiyetinde yaşamış olmaları ve dini inançlarının aynı olması gibi sebeplerin isyanı geciktirdiği......... Bölüm: Devlet zamanki yönetimlerin yaptığı uygulamaları anlattığı Zeytinda-ğı adlı kitabı okunsa olayların iç dinamikleri anlaşılabilir.......... karşısındaki her muhalif hareket hain..... Bölgenin geri kalmış yapısı..... bu grupların alçak ve hain olduğu yönündeki suçlamaları ile meseleyi geçiştirmeye kalktı........... isyanların neden bu kadar geç çıktığı ve daha da büyümediği kavranacaktır......... alçak....... Her zaman düzen ve rejim haklı. Bizde yine aynı mantık hâkimdir: bunlar irticacı....... doğru şekilde değerlendirip uygun tedbirler alması gereken hükümetler aynı mantıkla yine olayları dış güçlerin desteklediği........ Yıllarca her olayda aynı mantık çalıştı... başka bir sebep aramanın boşuna bir çaba olduğu görülecektir.. gerekse batı ülkelerinin İslam ülkelerindeki olumsuz tertipleri neticesi olarak tüm İslam ülkelerinde ve Türkiye'de hareketlenmeye başladı.. Sonraki dönemlerde radikal dini grup ve hareketler gerek İran'daki rejim değişikliğinin etkisiyle.... gerici...... 1 . bunlar alçak ve hain....... Buna benzer binlerce örnek vermek mümkündür........._________................. maddi ve manevi değerlerin yok olmasıyla ve nihayetinde 1980 darbesiyle sonuçlandı.. o dönemki akımların da etkisiyle sağ ve solda farklı adlarda yüzlerce siyasi örgüt ve hareket ortaya çıktı......... iletişim imkânlarının yetersiz olması. hain........... yaşanan tüm olaylar binlerce insanın ölümüyle. 19801i yıllarda her gün giderek şiddetini artıran ayrılıkçı hareketlere devletin bakışı yine aynı minvaldedir: dış güçler bunları destekliyor..... bölücü ve dış güçler tarafında 377 ....... 701i yıllara gelindiğinde Türkiye'deki siyasi yönetimler zamanın gereklerine uyamadığı.......... Bunları algılaması....

.. daha pozitif ve yapıcı bir akıl yürütme ile meydana gelen her olaydan sonra.... Bu yaklaşımın bir an önce değiştirilmesi gerekiyor...... Bireyler ve kitleler haklı iseler veya kendilerini haklı zannediyorlarsa ya bu haklarım almaları sağlanarak ya bu hakla orantılı bir güç uygulayıp baskı altına alınarak ya da meşru demokratik yollarla haklarım arayabileceklerine inandırılıp bu yolların onlara açık tutulması sağlanarak onların tepkileri durdurulabilir........ Gençler ülkedeki rejimin haksız ve hukuksuz olduğunu 378 ve işçilerle köylüleri de bu hakkı meşru yollarla almanın yolunu araştıracak...... Bölüm: Devlet yönlendirilmektedir............. İnsan onurlu bir varlık ise hakkını korumak ve aramak isteyecek............ özellikle de Marksizm'in yeni yorumlarının etkisiyle Türkiye'de gençlik hareketleri başladı....... Aslında bu komplocu mantık yerine. sistemin hatası. kusuru aranır ve olaylara sebep olan nedenler tespit edilerek bunlar bir eleştiri süzgecinden geçirip bir daha benzeri olayların olmaması için gerekli tedbirler alınabilirdi.... 1 ....... kitleleri Huzursuz memnun çevrelerin etmediği sıkıntıları doğrultusunda dinlenerek onlara hakları teslim edilmez veya haklarım meşru yollarla aramalarının önü açılmaz ise bu kişilerin bir süre sonra gayri meşru yollardan tepki gösterecekleri kesindir........ 19701i yıllarda dünyadaki siyasi değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan yeni teorilerin... bu yol da kapatılırsa o zaman ise gayri meşru yollara .............. verilmeyince başvuracaktır.................._ ..... Ülke içerisinde siyasi örgütlerin yarattığı eylemler ve terör olayları ile özellikle rejim aleyhtarı grupların oluşması................. Bu tepkinin oluşması için illaki birilerince tahrik edilmelerine de gerek yoktur...................___________________. Üstelik demokratik sistemde herkes düşüncesini açıklamakta ve bu düşünceler etrafında örgütlenmekte serbesttir......... ülkedeki siyasi ve toplumsal sinyaller sistemin verir.. Fakat bizim ülkemizdeki uygulama bazı fikirlerin savunulması ve ifade edilmesini yasaklamakta ve bu fikirleri savunan dernek.............. parti gibi örgütlerin kurulmasına müsaade etmemektedir..._________........... öncelikle olayların sebepleri araştırılır......

.. Bu yolla halkı örgütleyip siyasi partilere dönüşmeyi ve seçimlerde iktidar olup kendilerince inandıkları hak ve adalet üzerine kurulu yoksul kesimlerin sermaye sahibi zenginlerce sömürülmeyeceği sosyalist bir düzen kurmayı hedefliyorlardı......... dergi ve broşür çıkarmaya başladılar... her türlü örgütlenme çabası yasaklanmaktaydı... Meşru muhalefet yollarının yasaklanması üzerine gençler gayri meşru yollardan muhalefet etmeye başladılar.... fikirlerini yaymak için gazete.... geriye tek bir yol kalıyordu.. düşünceleri ve düşünceleri doğrultusunda örgütlendikleri için mahkûm etti... Bölüm: Devlet iddia sömürdüğünü ileri sürerek........... Önce küçük gruplar halinde bir araya gelerek dernekler etrafında örgütlenmeye... Gizli örgütler kurarak. Sonuç olarak........... Başka bütün yolar her türlü yöntemle.. çıkardıkları dergileri yasakladı...................... silahlı mücadele ile bu rejimi değiştirmek........ gizli yayınlarla halkı örgütleme faaliyetlerine yöneldiler._________... Bununla da yetinmeyip basın yayın organları ve eğitim sistemi ile beğenmediği fikirleri hor görmeye................ yayınladıkları broşürleri toplattı.... ülkemizde her türlü hak talebi. Peki...... hak talebinde bulunanların istedikleri sistemi kuracakları bütün meşru yollar kapanınca.................. siz bu düşünce etrafında örgütlenerek halkın faydasına olduğuna inandığınız bir sistemi halka anlatıp kabul görmesi halinde uygulamaya koymayı amaç edinseniz ve bu amacınız zorla ve şiddetle bastırılırsa ne yaparsınız? Ya korkup geri çekilir ya da bu davayı size mani olanlara karşı zor ve şiddetle savunursunuz.. zorla bastırılıyordu... 1 ..........___________________............ rejimi değiştireceklerini ediyorlardı........ Ama sistem daha en başında gençlerin muhalefetini engelledi...... Başka bir yolu var mıydı? 379 ..._ ... çok daha ağır cezalar uygulamaya başladı............ Batı demokrasilerinde hakkını arayan ve örgütlü halk demokrasinin teminatı olarak görülürken....... Sistem bu kez de çok daha şiddetli bir biçimde gençlerin üzerine gitti.... kurdukları dernekleri kapattı.. aşağılamaya ve hatta halkın bir bölümünü onlara karşı kışkırtmaya başladı.

.

.

Bölüm: Cemaat Din ve inanç Dünyam Kitabın buraya kadar olan bölümünde kişiliğim ve kimliğim ile ilgili özel konulara fazla girmemeye gayret gösterdim. Yazacaklarımın buna göre yorumlanabilmesi için önce özel dünyamı anlatarak başlayacağım. kendisi ve kuralları. Amacım geçmişte yaşanan örnek olaylar üzerinden geleceğe yönelik bir projeksiyon oluşturmaktı. Bu insanların hasmı. Bu insanlar ve onların faaliyet tarzları bilinmeden ülkemizde son dönemde yaşananları tam olarak anlamak mümkün değildir. çoğu eski dostlanm. Anlatacaklarımın doğru anlaşılması için benim düşünce ve inanç yapımın. çalışma yöntem ve biçimleri tam manası ile bilinmiyor. bu nitelemeleri kısmi bilgilerimle yapabiliyorum. düşmanı değilim. Gizli faaliyetlerini bu bölümde açıklayacağım güçlerin ellerinde ne kadar büyük olanaklar olduğunu ve hangi yöntemleri kullandıklarını az çok bilenlerden birisiyim. Önceki bölümde yazılanlar geçmiş döneme aitti. Yine de ben delillerin nerede ve nasıl bulunabileceğini göstereceğim. hiçbir şeyi saklamadan. Anlatacaklarımın hepsi maddi delilerle ispatlanabilir. içinde bulunduğumuz dönemin arka planına ilişkin olacaktır. Ben de kısmen bilgi sahibiyim. Fakat delilleri bulacak insanların çoğunluğu da bu insanlarla beraberler.2. Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler ilk çocukluğumdan klasik beri çevrem ile ve yaşadığım ortam Hayatın Anadolu'nun muhafazakârlığı şekillenmişti. Bu bölümden itibaren anlatacaklarım. toplumun değer yargıları doğrudan veya dolaylı 382 . günümüzde yaşadıklarımıza. özellikle dini inançlarımın gelişiminin bilinmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. tek bir noktayı mahrem bırakmadan bilinmesi gerekenleri eksiksiz anlatmaya çalışacağım. Okuyucunun daha iyi ve tarafsız bilgilenebilmesi için. Hemen hemen herkes bu kişiler hakkında bir şeyler biliyor olsa da onlann yaptıklan işler. son dönemde tanık olduğum ve yasadışı olduğunu düşündüğüm davranışları hariç inançlannı ve dünya görüşlerini paylaşıyorum.

İnançlı ve muhafazakârdım. namazda okunması zorunlu duaları okumayı ve ezberlemeyi başardım. aklı. herkese karşı dürüst olmayı mecbur kılan.. Sonra Polis Kolejine girdim.-. Polis Kolejini bitirmiş... Ben ancak elif cüzünü bitirebildim ama bu arada din kurallarını.. ____-. Arap alfabesinin ilk temel kitabı oları elif cüzünü okumaya başladım. Bölüm: Cemaat olarak dini kurallara göre belirlenmekteydi. Fakat çevremdeki insanların hiçbiri dini bir rejim ya da sistem yanlısı olmamış ve dini amaçlı illegal bir örgüt yapısı içinde hiçbir zaman bulunmamıştı. Ortaokul döneminde de fazla bir değişiklik olmadı. Yani inançlarım kuvvetliydi fakat ne işimde ne başkalarını değerlendirmemde hiçbir biçimde bir etken veya ölçü olmadı. tüm davranışlarımızı bir görenin. Bu konuda öğrenciler arasında herhangi bir ayrışma yoktu._______.2. sınıfındayken.. nisan ayında ağabeyimin düğününe katılmak için babamın hasta olduğu yönünde (düğün için izin vermediklerinden) okula yalan beyanda bulunup. Arkadaşlarım arasında namaz kılanlar da vardı. Doğduğum köyde emsallerimden kimileri sömestr tatillerinde köyün camisinin imamının verdiği Kuran kursuna gitmeleri ve onun neticesi olarak namaz kılmaya başlamaları babamın hoşuna gidiyordu. Babamın okul tatillerinde benim de Kur'an kursuna gitmemi istemesi üzerine ilkokul 3 ve 4..______________... Aynı minvalde devam ettim. 1975 yılında enstitünün 2. İlkokul yıllarında yalnızca kısa kurs dönemlerinde namaz kılardık._____. sınıfta 15 günlük ara tatillerde Kur'an kursuna gittim. daha fazlası değil. gözetenin olduğu ve bir gün hesap sorulacağı anlayışı doğrultusunda..2._ _. _ Cemaat 383 Bölüm: .-. Polis Enstitüsüne başlamıştım. namaz kılmayı. namazdan bihaber olanlar da.. Eski yazıyı ve Kuranı tecvit üzere denen usulüne uygun tam olarak okuyabilmek için sırası ile elif cüzünden başlayarak birkaç cüz kitabı okumak gerekir. şuuru. vücudu ve her türlü nimeti verene saygı ve sevgi temelinde ve vicdani sorumluluk çerçevesinde şekilleniyordu._______. İnançlarım.

Bu dönemde. genellikle de akşam namazını Maltepe Cami'nde kılardım. Bu sohbetlere katılan ve bu konularda benden daha bilgili olan Zülfikar adlı arkadaşımdan bu şahsın Nurcu olduğunu öğrendim. sohbet ettiğim mühendislik öğrencisi bir arkadaşın anlatımlarından etkilendim. Okuldaki yemek sonrası Anıttepe'deki okuldan yurda yaya gelir. Beş vakit namaz kılıyordum. bu notlara bakarak çeşitli dini konularda bilgiler verirdi. savaşta namaza ara verilir" yönünde nasihatte bulununca bunu akla uygun buldum ve uygulamaya başladım. İnanç ve din hakkında ve Yaradan'm varlığı ve birliğine neden inanmamız gerektiği gibi konulardan bahsederdi. koşturmaktan namazlarımın çoğunun kazaya kaldığı döneme kadar devam etti. birden silahı ateşledi ve uzaktaki bir çocuğun yaralanmasına neden oldu. Düğünlerde en çok yapılan eğlence. yatsı namazını kıldıktan sonra yurda dönerdim. Bu badireyi atlatırsam beş vakit namaz kılacağıma dair kendime söz verdim. yumuşak bir kişiliği ve insani yaklaşımları olan birisiydi. mesleğim gitti korkusuna kapıldım. köyde her delikanlının sahip olduğu Turalı Osmanlı Beyliği denilen 9 mm Karadeniz yapımı bir tabanca temin etmiştim. Bu olayın ardından eyvah şimdi yandım. akla hitap eden fikirlere sahip.2. Konuyu akla. Bir gün cami çıkışında. Bir büyüğüm "bu zamanda görev daha önemlidir. Zaman zaman namaz sonlarında önceden almış olduğu notların bulunduğu defteri cebinden çıkarır. Bölüm: Cemaat üç gün izinli olarak memlekete gitmiştim. ilme göre örneklerle anlatırdı. Zira o. Bu sohbetler bazen yatsıya kadar devam eder. Düğünde silahımı incelemek isteyen bir akrabam mermi yok zannıyla silahla oynarken. herkesin birbirini gırtlakladı-ğı olağandışı koşullar altında yaşanıyordu. Daha sonra adının Halit olduğunu öğrendiğim bu 384 . Bu durum 1980 yılında olayların çok arttığı. Öldürülen bir ağır ceza reisinin faillerini yakalamak için çalışıyorduk. Polis Enstitüsünde okurken Maltepe'deki Koç Öğrenci Yurduna yakın Polis Vakfının öğrenci yurdunda kalıyordum. Verdiğim söze uyarak Polis Enstitüsünde (bugünkü adıyla Polis Akademisi) namaz kılmaya başladım. silah yarıştırırcasma havaya ateş etmekti. O zamanlarda.

Maltepe'deki yurt kapanınca. akşam başka evlere gidilir. Öğrenci taki arkadaşlarımı yeni arkadaşlarımla tanıştırıp onların da bu yurdunda bir araya gelerek cemaat oluşturur topluca namaz kılıyorduk. bir kısmı o zamanki adıyla Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu (daha sonra adı Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi oldu). istersem kendi evlerinde kalabileceğimi teklif edince. Bazı akşamlar. dini sohbetler yapılırdı. mülkün sahibi Polis Vakfı. Evin masrafları öğrencilerden toplanan ortak paradan karşılanır. Oto tamircilerinin yoğun olarak bulunduğu bir semtteydi ve çevresi de iyi değildi. Bölüm: Cemaat yeni arkadaşım bizi öğrencilerin birlikte kaldığı evine götürdü. 385 . sadelikleri hoşuma gidiyordu. hepsi Nurcu olan 5-6 öğrenci kalıyordu. kılmaya başlamışlardı. Aynı koğuşta bulunan çoğu arkadaşım da namaza başlamıştı. Sonradan sohbetlerden vs. Aynı dönemde çevremdeki bazı arkadaşlarım.2. Ev okula çok yakındı ve Maltepe'nin en güzel yerindeydi. Evde. Dolayısıyla Polis Enstitüsünde sohbetlere katılmalarını kılan öğrenci sayısı artmıştı. Ancak bu yurt her türlü sosyal ortamdan uzaktı. Diğer günler ise herkes sessiz sedasız. Bu arada Maltepe öğrenci yurdu kapanmış. vakfın idaresini buraya taşımıştı. herkes namaz kılar ve dua ederdi. Yurtsağlıyordum. Haftada bir gün. benden birbirlerine etkilenerek karşı namaz saygılı davranışları. Yurt bulmam gerekiyordu. bizdeki tüm öğrenciler İskitler Yurduna taşındı. her gün bir öğrenci nöbetçi olur. bu şekilde başka evlerin de olduğunu fark ettim. temizlik ve yemek işlerine bakardı. Yaşam tarzları. Arada sırada bu eve uğramaya. öğrencilerle sohbet etmeye başlamıştım. Bu evlerde hayat çok düzenliydi. Yeni arkadaşlarım. Ben paralı olarak bu yurtta kalırken bazı öğrenciler ücretsiz olarak daha uzaktaki İskitler öğrenci Yurdunda kalıyorlardı. bir kısmı Bahçelievler'deki Fen Fakültesinde ve bir kısmı da Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuyan. Son sınıf öğrencisiydim ve sanırım ikinci dönem de yaklaşmıştı. Bu gün ışık evleri denen o evlerden birinde tahminen 5-6 ay kadar kaldım. kabul ettim.

Bu evde kalırken. giderek tırmanıyordu. Bu dönemde ülkücü ve onların komünist dedikleri gençler arasında kıyasıya kavgalar yaşanıyordu. 1980'den sonra düzenli olarak namaz kılamadım. hep içimde taşıdım. cuma namazıyla sınırlı kaldım ama düzenli namaz kılamamanm sıkıntısını da. özgür olmayanın inanç ve imanının eksik 386 . kimi zaman da teke tek yakaladığında zarar verme şeklindeki olayların ardı arkası kesilmiyor. sağcı oldukları için ülkücülerin yanında kavgalara katılma eğilimi gösteriyorlardı. taraf tutmayın diye telkinde bulunuyordu. Kimi zaman kitlesel çatışmalar. Bu tür olaylarda çevremizdeki arkadaşlar. Okul bitince. Sonra An Sinemasında verdiği "Yaratılış ve Darvinizrn" konulu konferansta çok ciddi din ve fen ilimleri bilgisine sahip olduğunu gördüm. çok daha derin manaların olduğunu biliyorum. dereceye girdiğim için seçme hakkına sahiptim ve memleketime yakın olması nedeniyle Mersin'e isteğim üzerine tayin oldum.2. Zaman zaman eve gelen bizden daha yetkin olduklarını anladığım kişiler. mutlu ve birbirine zarar vermeden yaşamasını sağlamak için mi kondu? Bu sorunun çok daha ötesinde. Fethullah Gülen Hocayla benzeri başka bir evde karşılaştım. Üstelik muhafazakârdım ve imkânım olsa kendi dünyamda dinin tüm kurallarını tam anlamıyla yaşamak isteyen biriydim. yoksa belli bir hayat tarzına uygun yaşamak mıdır? Şu soruya tatmin edici bir cevap arıyorum: Dini kurallar insan mizacını bilen Yaradan tarafından insanın bu dünyada toplum veya fert olarak huzurlu. Bölüm: Cemaat sükûnet içinde derslerine çalışırdı. siz sakın bu olaylara katılmayın. hâlâ da öyleyim. Beni ve tüm kâinatı yaratan büyük bir gücün olduğuna samimi olarak her zaman inandım ve yaratanın kurallarım ihlal etmemeye çalıştım Görev esnasında inanç farklılığını hiç önemsemedim. Arka planda ne olup ne bittiğini bilmiyordum ama bu ev ve evde birlikte yaşadığım yeni arkadaşlanmı çok seviyordum. inancın temelinde mutlak insan özgürlüğü olduğunu. Ancak şimdi şunu sorguluyorum: Yaradan nasıl yaşamamızı istiyor? Temel amacımız ibadet etmek mi.

Emniyet Müdürümüz fiyatlarında belli miktarda indirim uygulatması üzerine kızımı evimizin yakınındaki özel okula yazdırdım. Okulun lise kısmı Yenimahalle İvedik'teydi. bu okula gönderen Samanyolu arkadaşların görüşlerini Çankaya'daki Kolejinin ortaokul kısmına oğlumu kayıt ettirdim. Oysa şimdi her ikisi için de okul ücreti haricinde bir de servis ücreti ödemek zorundaydım. ortaokula kayıt ettirmem gerekiyordu. keskin laik 387 . Araştırma yaptığımda evimize en yakın özel okullardan birinin Samanyolu Koleji olduğunu da gördüm ve çocuklarını alarak. Aynı sitenin lojmanlarında kalan arkadaşlarım çocuklarının kayıtlarını özel okula yaptırıyordu. götürüyordum. mecburen onu da evime en yakın özel okula yazdıracaktım. Fakat o dönem 28 Şubat arife sindeydik.2. İstanbul'da görev yaptığım 1995 yılında kızım ilkokulu bitirmişti. Tüm alet ve cihazların teknik bilgileri ve teknik konuları içeren kaynakların tümü İngilizceydi. Kızım özel okulda eğitim görürken oğlumun devlet okuluna gitmesi doğru olmazdı. Sonraki yıl Ankara'da göreve atandığımda. Tekniğe çok meraklıydım. yeterli düzeyde bilgi elde edememiştim. nedeniyle biraz tanınınca bana özel indirim uygulanıyorduysa da tek maaşımla her ikisinin ücretini ödemekte zorlanıyordum. İçimde kalan bu ukdenin çocuklarımda olmaması için onları İngilizce dil ağırlıklı eğitim yapan bir okula yazdırmak benim de arzuladığım bir şeydi. bu özgürlüğün her şeye karşı olması gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar Susurluk olayları vs. Ortaokul bittiğinde oturduğumuz Çankaya Oran semtine çok Eskiden uzak ben olan işe Yenimahalle giderken İvedik'e çocukları gitmek okula gerekiyordu. ayrıca çocuğumun diğer çocukları görerek Necdet üzülmesini Menzir'in de okul istemiyordum. Benim çocuklarımın farklı okula gitmesi hoş olmazdı. herkes Samanyolu Kolejinden ya da benzeri okullardan kaçıyor. İngilizce bilmediğimden dolayı bu alanda çok zorluk çekmiş. kızımın özel okulda eğitimine devam etmesi ve aynı yıl ilkokuldan mezun olan oğlumun da ortaokula kayıt edilmesi gerekiyordu. Bölüm: Cemaat kalacağını.

________. güç gösterenlere karşı haklının yanında olmak. diğer imkânlardan faydalanırken nasıl kanunlara uyuyorsam.___ getirmekle. ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya kalırsam. O zaman her şey devletin kurallarına uygun olarak yerine getirilmeliydi. ayni ölçüde karşı koyma iradem gelişiyor. Gerektiğinde devlet bir Hıristiyan i. devlet de hizmetlerinin karşılığı olarak maaşlarını ödemekle yükümlüdür. Nakilleri yapmadım. Herkes ordunun başlattığı cereyana kapılmıştı. . bedeli ne olursa olsun aklım ve vücudum karşı koymaya programlanıyordu. karşılaştığım hiçbir görevliyi. İnsanların bu kadar korkması ve sahte hareket etmesi beni son derece rahatsız ediyordu. kendisine görev verilen herkes istenilen hizmeti yerine Haliç'te Yaşayan Sirnonlar________. Bölüm: Cemaat gözükmek istiyordu. Fakat en azında Emniyette is tikbal bekleyen bir kişi olarak. Ve 6 yıl çocuklarımı Samanyolu Kolejinde okuttum ve ikisi de oradan mezun oldular. diğer işleri de kanunlara uygun yapmalıydım.2. güçten korkmamak adına bunu yapmadım. o günkü şartlarda bin yıl süreceğine inanılan 28 Şubat anlayışı yönünde çocuklarımı Samanyolu Kolejinden başka bir okula nakletmem gerekiyordu._____________________. Tabii bu okullardaki eğitim ve öğretimin kalitesi. Maaş alırken. davalıyı. Görevim esnasında hiçbir çalı şanımı. öğretmenlerin öğrencilerle yakından ilgilenmesi. değerlendirirken. okulda eğitimin yanında çocukların zararlı alışkanlık ve davranışlara karşı korunduğu inancı da bu kararı almamda belirleyici unsurlardı. inancım onu gerektiriyordu. vs. binlerce teknik cihazı üreterek devlete milyonlar kazandırmış İbrahim'in alevi olduğunu 388 . bir Musevi'yi ve hatta bir yabancıyı görevlendirebilir. İnadına bu kişilerin tersine davranmalıydım. Yıllarca yanımda çalışmış. Bir kez daha anladım ki haksızlar üzerime ne kadar sert gelirse. davacıyı. inancı ya da düşüncesi nedir diye düşünmedim. Aslında maddi koşullarım çocuklarımı Samanyolu Kolejinden alıp evime yakın bir özel okula nakletmemi gerektiriyordu gözükmemek. en fazla beraber mesai sarf ettiğim.

Emniyette her rütbeli o ilin emrine atanırdı. inancı kendine. Eskiden bazı genç komiserler İslamcı denilerek istihbarata alınmazdı. Bir dönem geldi dini inançlara göre Genel Müdürlük merkezinde atamalar ve sürgünler yapıldı. bu dönemlerde ben hep taşrada aktif sokak polisliği görevinde bulundum. Emniyet Müdürü'nün teklifi Vali'nin onayı ile personel ilgili birimlerde çalışmaya başlardı. Görevde ve atanmalarda dini inançları ölçü almaya kalkanlara asla müsaade etmedim. Kişi yine hemen şubede göreve 389 . ben çalışan işini iyi yapan herkesle çalıştım ama bu tür tutumlardan ve insanlardan her zaman uzak durdum.2. Hiç kimsenin görevini başka amaçlarla kullanacağı aklıma gelmezdi. Bölüm: Cemaat emekli olduğu zaman. iş ararken önerdiğim belediyenin yaptığı araştırmanın sonrasında bana sorduklarında öğrendim. merkezde bu kişi hakkındaki arşiv bilgilerine bakılarak Emniyet Genel Müdürlüğünden onay alınırdı. çalışması önemli derdim. İstanbul'da görev yaptığımız yıllarda yeni kurduğumuz teknik sistem sayesinde önemli bilgiler edinmeye başlayınca. Önce mimleme denen en az iki istihbaratçının referansı ile birlikte alınacak aday hakkında geniş öz geçmiş bilgilerini içeren bir form doldurulur ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığından onay istenir. Emniyet teşkilatı içerisinde hükümet veya bakanların tavrına göre oluşan dini merkezli örgütlenme veya karşısında olan faaliyetlere hiç yaklaşmadım. Genel mevzuat böyle olmakla birlikte uygulamada ve istihbarat yönetmeliği gereği istihbarat hizmetlerinin özelliği de göz önüne alındığından İstihbarat Şubelerinde insanlar doğrudan göreve başlatılmazdı. hatta bir kısmını geçici olarak hemen göreve başlatıyordum. Devran değişti yeni gelenler aynı amaçlı olarak sürenleri sürdü. bizim için görev yapması. Ben buna karşı koyardım. Her ekip için bir komisere ihtiyaç vardı. hatta ferdi olarak yapılmış olsa dahi grup halinde insanlann görev yeminini bozup görevin gerekliliklerine karşı işler yapacağını aklım almazdı. çoğalan iş yüküne göre amir sayısı yeterli olmamaya başlamıştı. Polis Akademisini yeni bitirmiş başarılı genç komiserleri tespit edip İstihbarat Şubesinde çalıştırmak için merkeze teklifte bulunuyordum.

açılacak Yeraltı ve Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele kursuna çağrılır. 5-61ı gruplar halinde yeni komiserleri mimleyip istihbarat şubesinde çalıştırmak için teklif ettiğimde. merkezin karşı çıkmasına rağmen. devletin ve teşkilatın insanları düşüncelerine. İstihbarat şubesine aldığım komiserlerin çoğu. böyle bir anlayışın devlete hâkim olduğunu bilmelerini istemedim.2. mühim olanın bu kişilerin göreve bağlılığı ve yetenekleri olduğunu savunuyordum. Genel Müdür onayı ile birlikte kişinin geçici görevle istihbaratta göreve başlaması için onay verilir ve kişi kurs görünceye kadar geçici statüsü ile istihbarat birimlerinde çalışmaya başlar. zaten bilsinler de istemem. insanları inançlarına göre değerlendirmenin doğru olmadığını. bazılarına merkezde karşı çıkılıyordu. Ben. Ben de Diyarbakır ve İstanbul'da gerçekleştirdiğim başarılı istihbarat operasyonlarının istihbarat camiası içerisinde şahsıma yönelik kazandırdığı saygınlığı kullanarak bu kişilerin alınması gerektiğini. O sıralar beraber görev yaptığımız veya görev nedeniyle karşılaştığımız yabancılar içinde bizdekilerden çok daha dindar insanların olmasına rağmen bunların en gizli birimlerde çalıştığını sağladım. Onların. dindar kişilerle birlikte görüşüp birlikte hareket etmiş olmalarıydı. inançlarına göre değerlendirdiğini bilmelerini. bilahare kursa giderek asli personel olurdu. birçok komiserin göreve alınmasını . verdiğim mücadeleler sonucunda göreve aldığımı bilmezler. Gerekçe ise okul yıllarında dindar olmaları. Belki de bu gün şikâyetçi olduğum yapıda yer alan birçok müdürü o günlerde merkezin itirazına rağmen 'insanların inançlarına göre değerlendirilemeyeceğini' söyleyerek bizzat ben göreve alınmalarını sağladım. İnsanların çalışacağı birimlerin inançlarına göre belirlenmesinin makul olmadığını düşünüyorum. Eskiden acil personel ihtiyacı olduğunda (son zamanlarda ise usul haline geldi}. iki ay süren bu kursun ardından istihbarat biriminde göreve başlardı. Bölüm: Cemaat başlayamaz. Hâlâ da aynı kanaatteyim. Tabii aldığım bu insanlar da 390 Örnek vererek.

yaptıkları tayin ve sürgün uygulamalarının sonucunda Abdülkadir Aksu bakanlıktan ayrılmış yerine Mustafa Kalemli İçişleri Bakanı olarak göreve gelmişti. 19901ı yıllarda. Bu kişiler illerin yaptığı operasyon ve çalışmaları pazarlayarak geçinmek istiyorlardı. Daire Başkanı Emin Aslan biraz rahatsızlığı. dini yönü ağır basan ve diğer kesimleri sürgün etmede rol alan tüm eski şube müdürlerini il ve istihbarat dışına. biraz da dış toplantı ve temsil işlerinin yoğunluğu nedeniyle sadece dış işlere bakabiliyordu. iş üretemiyor. Fakat ben göreve geldikten sonra radikal laik gözüken etkin kişilerin bu insanlar üzerinde baskı kurmalarına karşı tavır aldım. Merkeze atanacak olanlar büyük oranda milliyetçi ve ülkücü kesime yakın kişiler arasından seçiliyordu. Geçmişte yaşanan deneyimlerden dolayı bütün şube müdürleri ve birim amirleri dini düşünce ve örgütlere uzak duran ve bu konuda hassasiyeti oları kişiler arasından seçiliyordu. Bir yıl boyunca Başkan Yardımcısı olarak teşkilatın içişlerini tek başıma koordine ediyordum. Ben merkezde göreve gelince iş üretecek bazı kadrolardan merkeze gelmek isteyenlere destek oldum. Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığına tayin olunca türlü bahanelerle ezilmek istenen inançlı olarak bilinen kişileri korumaya çalıştım. Daha önceki dönemde. 391 . görev açısından bir iki amir haricinde diğerleri çok klasik kalıyordu.2. İstihbarat Daire Başkanlığı'nda İslamcı anlayışta olan kişiler yönetime gelmiş. daha az kusurlu gördüklerini de merkez dışına atadılar. Yeni yönetim. Yeni İçişleri Bakanının göreve gelmesinin ardından Ünal Erkan Emniyet Genel Müdürü. Merkeze solcu ve İslami cemaat ve ekollerle ilgili olabilecek kişiler yaklaştırılmıyordu. Bölüm: Cemaat İstanbul'da yapılan tüm çalışmalarda harikalar yaratan ekibin birer üyesi oldular ve çok başarılı çalışmalara imza attılar. İstihbarat Daire Başkanı Ali Gökçimen'in yerine ise Tuncer Meriç Daire Başkanı olarak göreve getirildi. Fakat merkezin bir eksiği vardı. Merkezde az da olsa alt rütbelerde dini yönü ağır basan veya böyle olmasına rağmen merkezdeki genel anlayıştan korkarak farklı gözükmeye çalışan kişiler bulunmaktaydı ve bu kişiler her fırsatta ezilmeye çalışılıyorlardı.

ya yanlışlıkla ya da tesadüf eseri daire başkanı yapılmıştı. Bölüm: Cemaat 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız 24 Aralık 1995 seçimleri sonucu MSP-RP çizgisinin en büyük parti olması. Diyarbakır'daki sıkıyönetim süresinde en iyi görev yapan polis olmuş. bu sonucu hazmedememenin ilk işaretleri ortaya çıkmaya başlamıştı.. Maksadım onun basit biri olduğunu söylemek veya onu aşağılamak değil. Bülent Orakoğlu.. İn ci yine ordunun istihbarat ve insan tanıma konusunda isabetli hareket edemediğini gördüm. fırtına koparıldı. darbe.2. ordu içerisinde tepkilerin artmasına neden olmuş. o güne kadar hiç tanımadığım Bülent Orakoğlu getirildi.. Orakoğlu'nu biraz tanımış. Susurluk Olaylarındaki rolü nedeniyle hükümetin dışında kalmasının ardından. İstihbarat Dairesi Başkanlığına tirajı çok düşük bir yayın organına (dergi mi yoksa gazete mi olduğunu hatırlamadığım) doğruluğu ve ciddiyeti tartışmalı olan "Artık ordu polise sormadan ihtilal yapamaz. önce İstihbarat Daire Başkanı Emin Aslan Kaçakçılık Daire Başkanı olarak görevlendirildi. Bana göre Orakoğlu istihbarat formasyonuna sahip değildi.. tahlil etmiş olsalardı. siyaset gibi konular açısından bir bakış açısına ya da ideolojiye sahip biri olmadığını düşünüyorum. bu sözlerin basında fazlaca yer alması konusunda bunca gayret 392 . Sözleri fazla ciddiye alındı. Susurluk Olayları üzerine Silahlı Kuvvetler içerisinde hareketlenmeler daha da artmıştı. Ancak Orakoğlu'nun demokrasi." mealinde bir şeyler söyleyen." mealindeki iri lafı gerçekten söylemiş olsa bile ciddiye alınacak biri değildi. özgürlük. kardeşleri ve yakınları içinde rütbeli askerlerin olduğu bir polisti. o zamana kadar kimsenin duymadığı "Artık polise danışmadan ordu ihtilal yapamaz . Eğer bu sözü söylemişse sadece kendisi polis olduğu için. polisi övmek ve dolaylı olarak kendini yüceltmek için söylemiş olabileceği kanaatindeyim. Söylediği iddia edilen. Yedi bin kadar özel eğitilmiş ağır silahlı özel harekât polisi var. Bir defa ci 3. geçmiş sıkıyönetim dönemlerinde askeri kişi ve kurumlarla gayet uyumlu çalışmalar yapmış. İktidarın DYP kanadından bakan olan Mehmet Ağarın.

bizim dairede çalışan ve Susurluk olaylarındaki tutumum nedeniyle bana karşı tavır alan müdürler bu durumu kullanmak istiyorlar. İstanbul'da çeşitli olaylara karışmış ve saklanmak için Ankara'ya gelen bazı mafya elemanlarını yakalamak üzere bir ekiple birlikte Ankara'ya operasyona gelen dönemin Organize Suçlar Amiri Başkomiser mafya Şentürk Demiral nezaket için ziyareti o için uğramıştı. Şentürk Demiral İstanbul plakalı Mercedes marka bir araçla ziyaretime gelmiş. Fakat su deposunu bekleyen askerler aracın plakasını alıp şüpheli bir araç diye rapor etmişler. Genelkurmay Başkanlığı su deposu civarında şüpheli görüldüğü için bu aracın plakasını sorunca. Genelkurmay Başkanlığı binasında gece ışıklar yanıyor mu diye takip ettiği iddialarını basma verip. güler geçerlerdi. bilahare jandarma karakoluna varıp oradaki karakol komutanı ile birlikte belirlenen adreslere operasyon yapmışlar ve şahısları yakalayarak İstanbul'a dönmüşlerdi. Bu ve benzeri olaylar ordu içerisinde hareketlenmelere sebebiyet veriyor. Yanlışlıkla jandarma karakolu binası olarak zannettikleri kendilerinin deposunda olduğunu nöbet tutmakta söyleyip jandarma sormuşlar. ordu açıktan siyasi hükümete karşı tavır geliştiriyordu. Bunun üzerine olaylar büyümüş. karakolunu Ziyaretin ardından Omitköy civannda bulunan lüks evlerde gizlenen mensuplannı su polis yakalamak bölgedeki olan karakoluna gitmişti. Emniyet Genel Müdürlüğünün darbe hazırlığı olup olmadığını öğrenmek için Genelkurmay Başkanlığını izlediği. bu Genelkurmay aracı olan ve Başkanlığı kişileri Emniyet soruyor.2. Polisin darbe hazırlığı olup olmadığı yönünde askeri 393 . kadar da tepki koymaz. Sonra da yanlış yere geldiklerini anlayıp. Bölüm: Cemaat göstermez ve bu. Anormal davranışlar başlamıştı. Genel Mafya rağmen Müdürlüğüne gün içindeki elemanlarının yakalanmasıyla ilgili olarak Jandarmayla birlikte o tutulmuş tutanakların gönderilmesine Genelkurmay Başkanlığı verilen cevaba inanmıyor. bu tutanağı da kullanıyorlardı. jandarma askerlere. dolayısıyla bizim dairede bu araç ziyaretçi aracı olarak kayıtlara girmiş ve nöbetçiler tarafından da görülmüştü.

Bilgi ve belgeleri toplayanlar. Bu bilgiler nasıl geliyordu tam bilemiyorum ama bugün değerlendirdiğimde ordu içindeki cemaat yapısının bilgi sızdırma ismi örgütlediğini anlıyorum. ordunun her olayı. Bölüm: Cemaat karargâhları kontrol ettiği iddiaları ile Şentürk Demiral'ın aracı arasında bağlantı kurmaya kalkıyorlardı. her olumsuz davranışı abartıp iktidarın planlı bir davranışı olarak kabul ettiği. ordu içinde Batı Çalışma Grubu olarak adlandırılan grubun tamamen sivil hükümeti zora sokmak amacıyla oluşturulmuş gizli illegal faaliyetlerinden haberdar olmuştum. Ayrıca ordu içindeki askeri kişilerden de çeşitli bilgiler geliyordu. ne olursa olsun iktidarı değiştirmeyi hedeflediği belli oluyordu. Notun ekine de otuz altı sayfa belge koyarak İstihbarat Daire Başkam Bülent Orakoğlu'na verdik. Ordu içindeki hareketlenmelerin arttığı o günlerde çok ciddi bilgiler alıyordum: Görevim nedeniyle illerdeki İstihbarat Şube Müdürleriyle yaptığım görüşmelerde. askeri birliklerin özellikle büyük iller başta olmak üzere sivil hayata müdahale etme doğrultusunda hazırlık yaptığını veya EMASYA planlarını güncel lcme adına tüm birliklerin bilgi topladığını çok açık bir biçimde görüyordum. her şey mubah görülüyordu. Sarmusak Olayı dolayısıyla yapılan çalışmalarda. Gerçekten de. edilmese ne olurdu? Ama bir kere dış düşmana karşı kullanılması gereken psikolojik harekât sistemi kendi ülkesinin iktidarına karşı kullanılmaya başlanmıştı. 394 . Tesadüfi ya da sıradan en masum olayları bile kasıtlı davranış olarak yorumluyordu. İki arkadaşımla beraber elimize gelen belgeleri yorumlayıp yaptığımız analizlerden oluşan dört sayfalık bir not hazırladık.2. Oysa Ümit köy yolundaki su deposunu bekleyen askerler kontrol edilse ne olur. Birçok kanaldan gelen bilgileri analiz edince ordunun demokratik hayata müdahale hazırlığı içinde olduğu kanaatine vardım. kurduğu psikolojik harekât sistemi ile tüm basını. bunları kullanabilecek olan bizim gibi kişilere ya yakın çevremizde çalışan taraftarları aracılığıyla ya da posta yoluyla ulaştırıyorlardı. medyayı ve güç odaklarını harekete geçirip hükümeti sıkıştırdığı. Ölçü yoktu.

olayda rol alan astları söylerse büyük sıkıntı yaşanırdı. çünkü Orakoğlu tutuklamanın ardından ağır ceza tehdidi karşısında paniklemeye. Fakat avukatımız Suat Bey hukuki açıdan olayı yorumlayıp "Bizim bir şey söylememize gerek yok. belgeleri Hanefi Avcıdan aldım demek iyi olmaz. Orakoğlu. Mahkeme devam ederken. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. İçişleri Bakanı Meral Akşener. Başbakan Necmettin Erbakan. Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı silsilesini izleyerek Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir'e ulaşmıştı. basına verilen bilgilerden asıl hedefin İstihbarat Daire Başkanlığı personeli üzerinden o dönemin iktidarım suçlamak olduğu anlaşılıyordu. Bölüm: Cemaat Bu propagandanın etkisi oldu ve sonunda Deniz Kuvvetleri Adli Müşavirliği ve Savcılığı o meşhur Sarmusak davasını açtı ve yurtdışında bulunan İstihbarat Daire Başkanı Bülent. Orakoğlu bana mahkemede sorulunca belgeleri benden aldığını söyleyeceğini ifade etti.2. biz hiçbir şey söylemeyelim. Ben de bunu yapmasında hiçbir sorun olmadığım söyledim." dedi. Olayı bana bağlaması halinde kontrolün bana geçeceğini düşünerek adımı 395 . Orakoğlu ülkeye döndüğünde tutuklandı. Bizim yazdığımız raporun ekindeki Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir imzalı ve tüm kuvvetlere gönderilen emre dayanarak Deniz Kuvvetleri ast birlikleri içerisinde de Batı Çalısma Grubunun kurulması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı hm emrini Daire Başkanımız Bülent Orakoğlu'na elden teslim ettim. Bunun üzerine Deniz Kuvvetleri Savcılığı devletin gizli belgelerini temin etmek ve kullanmak suçlarından ciddi ceza talebiyle Orakoğlu ve bazı Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı personeli hakkında dava açmıştı. Evrak. Ben yine de belgeleri benden aldığını söylemesini istedim. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller. Mamak askeri cezaevinde tutuklu olduğu esnada avukat Suat Çelebiyle birlikte ziyaret ettiğimizde Bülent. müddei iddiasını ispatla mükelleftir. duruşmada bu belgeleri nereden temin ettiği sorusuna cevap vermek durumunda kalacaktı. Raporun hazırlanmasına yardımcı olan arkadaşları {diğer ast personeli) konuyu biliyordu. çekinmeye başlamıştı.

Ben de bu karmaşa. Bu olayda da yüzde yüz zarar göreceğim. Mahkemenin iki hâkimi meslekleri pahasına adil davranıp beni tutuklamadıkları gibi hukuka uygun karar verdiler ve verdikleri kararı Askeri Yargıtay bile tasdik etmek mecburiyetinde kaldı. Bir kez daha yukarıdaki yine yardım etmişti. her şey bitti diyeceğim bir anda hiç ummadığım bir şey olmuş ve bu tehlikeyi de atlatmıştım. Deniz Hâkim Binbaşı Ahmet Kahraman'ı YAŞ kararı ile ihraç ettiler. Bu ifadem ve benzeri konulardaki anlatımlarım nedeniyle Silahlı Kuvvetler. Bölüm: Cemaat vermesini istedim ve sonunda duruşmada Orakoğlu belgeleri benden aldığım söyledi ve mahkeme ikinci duruşmaya beni de çağırdı. Hayatımı kaybettim diye yüzde yüz inandığım ikinci tehlikeyi de atlatmıştım. Her şeyin biteceğini. labi- Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım Susurluk kazasının ardından TBMM ele kumlan Susurluk Araştırma Komisyonu ha verdiğim ifadede Polis. Mahkemeye giderken sanık olabileceğimi. orada durmalıydı. yangın benden ileri gitmemeli. Her şey kanunsuz emirlerle yürütülüyordu. Jandarma. 396 . içinde tutuklanabilir. Ancak bu mahkemenin iki hâkim subayı vermiş oldukları kararın bedelini ödediler. Emniyet. hatta tutuklanabileceğimi düşünüyordum çünkü bu davanın açılmasında hukuk yoktu. Amacım amiri olduğum ve bana güvenerek görev yapan hiç kimsenin zarar görmemesini sağlamaktı. bunların 'terörle' mücadele adı altında kanunsuz eylemler yaptığını anlattım. MİT gibi tüm güvenlik kuvvetlerinin içerisinde çete benzeri oluşumların olduğunu. mesleğin sonuna geldiğimi düşünüp cezayı da göz alarak mahkemeye çıktım ve üstündeki dört sayfalık notla birlikte otuz altı adet belgeyi Daire Başkanı Bülent OrakoğluYıa verdiğimi söyledim. Jandarma ve MİT içerisinde şahsıma karşı olumsuz bir havanın oluştuğunu hissediyordum. hatta hiç yoktan lirdim. Deniz Hâkim Albay Mesut KurşunYı Malatya'ya sürdüler.2.

bu telefonları herkesin bildiğini. Böylece bu davadan aklandım. ayrıca bu numaralan kullanan kişilerin başta Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım olmak üzere birçok kanunsuz kişilerle bağlantısının olduğunu anlattım. bakıldığında ilişkileri görülür" diyerek hem Yeşil'in. İfademde. Açıkladığım telefon numaralan devletin gizli bilgileridir diyerek davacı ve şikâyetçi oldular. Bölüm: Cemaat önce Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman Jandar -ma Genel Komutanlığı içinde JİTEM' vardır şeklindeki ifademi Jandarma Genel Komutanlığına hakaret kabul ederek davacı oldu. Susurluk Olayımın önemli aktörlerinden "Yeşil ile bağlantılıdırlar. İfadem üzerine Savcı hakkımdaki şikâyetin ciddi olmadığım anlamıştı. Ankara DGM Savcılığı (o zamanlar DGM mahkemelerinde askeri hâkim üyeler ve askeri savcılar da görev yapıyordu) Askeri Savcı Nuh Çetinka-ya hakkımda devletin gizli kalması gereken sırlarını temin etmekten soruşturma açtı. 397 . Askeri Savcı Albay Nuh Çetinkaya soruşturma yapmış. Benim sivil mahkemede yargılanmam gerekirken. hem de onunla kanunsuz ilişkilere giren MİT mensuplarının telefon numaralarını açıkladım. Mahkemeye çağırmalan üzerine bu konuda ifade verdim.2. bilirkişi olarak tayin edilen albay bu telefonların devletin gizli sırn olduğu yönünde rapor vermiş ve bu rapora dayanarak DGM askeri hâkimi Hâkim Binbaşı Tanju Güvendiren beni tu-tuklamıştı. daha önce yakalanmış mafya mensuplarının üzerinde kayıtlı olarak bunların çıktığını. daha sonra da altı ay önce ifade verdiğim ve kapandığını zannettiğim bu davadan dolayı tutuklandım. in etkisiyle itiraz Bakanlık üzerine yargılanmam konusunda Yaptığım Danıştay İkinci Dairesi beni haklı bularak kararı iptal etti. tümü askerlerden oluşan hâkim ve savcılar tarafından yargılanıyordum. Ancak Susurluk raporu hakkında televizyonda yaptığını konuşma nedeniyle önce açığa alındım. mahkemesi sivil. Müfettişler hakkımda inceleme yaptılar ve JİTEM'in varlığı ile ilgili realiteye ve onca delile rağmen Teoman karar Koman verdi. Genelkurmay Başkanlığı başka bir albayı bilirkişi tayin etmiş.

2.

Bölüm: Cemaat

Tutuklanınca,

güvenliğim

gerekçesi

ile

BeypazarıYıda

kü-

çük bir cezaevinde tek kişilik koğuşa kondum. Savcı Albay Nuh Çetinkaya iddianamesinde, daha önce birçok zanlının üzerinden çıkmış, herkesin bildiği başta Yeşil olmak birçok kanunsuz kişi ile ilişkide olan MİT mensubu kişilerin telefon numaralarını suçlarının araştırılması için TBMM Meclis Araştırma Komisyonu'na ve diğer yetkili makamlara vererek, gizli kalması ülke menfaatlerine olan devlet sırlarını temin etmek ve kullanmaktan ayrı ayrı iki defa cezalandırılmamı talep etmekteydi. İddianameye dayanarak hakkımda toplam 16 yıl hapis cezasını gerektiren dava açmıştı. Aslında bu telefon numaralarının bahane olduğu, bu bahane de konuşmalarımdan rahatsız olan birileri tarafından kullanıldığı alenen belli oluyordu. Buna rağmen Avukatım Suat Celebinin de fikrine uyarak tutukluluğa itiraz dahi etmedim. Ortada büyük bir hukuki hata vardı ve biz itiraz etmiyorduk. Hukuk sisteminin kendi hatasını düzeltmesi yönünde dilekçe verdik. Daha sonra Ab dullah öcalan'ı da yargılayacak olan mahkemenin başkam olan DGM başkanı Turgut Okyay büyük bir hukuk adamı olarak tensip zaptıyla birlikte tahliyeme karar verdi. Tutukluluğumun 1 l.günü tahliye oldum. İki duruşma daha devam eden yargıla......... ma sonunda beraat ettim. Aslında şuna emindim. Bu dava bir bahane idi. 6 ay önce savcı ifademi almıştı ve hatta bana göre dava kapanmıştı. Daha sonra televizyonda yaptığım konuşma, ve eleştirilerimden rahatsız olan ordu yöneticilerinin zorlaması sonucu bu dava tekrar gündeme getirilerek tutuklanmıştım. Amaçlanan bana ve benim gibi düşünenlere bir gözdağı vermekti. Sonra uzun süre Ana Komuta Kontrol Merkezi Dairesi Başkanlığında pasif görevde tutuldum. Askerlerin istemediği kişi ilan edildiğim için 1997 yılından 2003 yılma kadar aktif bir göreve atanmadım. Terfilerim yapılmadı. İdare mahkemesine dava açarak veya terfi komisyonu üyeleri dostlarımın direnmeleri, terfi

398

2.

Bölüm: Cemaat

komisyonu kararlarına muhalefet şerhi koyma ısrarları ile Kutlu Savaş în Başbakan üzerinde yaptığı girişimler neticesinde zorlukla ve bir iki gün süren tartışmalar sonunda terfi ettim. 28 Şubat sonrasında hakkında davalar açıldığı o baskı dönemlerinde bir arkadaşım aracılığıyla Fethullah Gülen Hocayla onun talebi üzerine kısa süreli olarak görüştüm. Bu görüşmede özetle ona "Siz doğru bildiğiniz yolda okullar açarak bu ülkeye ve insanlarımıza hizmet, ediyorsunuz. Gerisini önemsemeyin, doğru sonunda galip gelecektir" dedim. Amacım, baskı karşısında mazlum ve mağdur olana, üzerine gidilene destek olmaktı.

KOM Daire Başkanlığından Alınmam
KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) Daire Başkanlığına hiçbir talebim olmadan, 2003 yılı haziran ayında atandım. Benden önceki daire başkanı görevden alınmasıyla ilgili olarak idari mahkemede yürütmeyi durdurma davası açmıştı. Ne olursa olsun, herkesin dava hakkına saygı duyduğumdan ve kendim de birkaç konuda idareye karşı dava açmış olduğumdan bu meseleyle hiç ilgile irmeksizin isime devam ettim. Sonra bir ara mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı alındığım duydum.. Bu durumda idarenin bir ay içinde beni görevden alıp, onu ataması gerekiyordu. Bir süre sonra Genel Müdürlük Özel Kaleminde duyduğum kadarı ile Genel Müdür eski başkanı çağırıp konuşmuş ve "seni başka bir göreve atayalım, KOM dairesinde ısrar etme," demiş. Eski başkan da bu öneriyi kabul etmiş. Bunun üzerine Bakanlığa dilekçe vererek, idare mahkemesi tarafından kesin karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulması kararının uygu 1 anmasını istemediğini bildirmiş. Yani KOM'a tekrar atanma talebim yok diyerek, çıka cak kararname ile başka bir ile gitmeyi istemişti. Bu arada KOM dairesinde ve il uzantılarında teknik alt yapıyı oluşturmaya, ülkenin önceliklerine göre mevcut personeli operasyonel istikametlere yönlendirmeye, birinci derecede yolsuzluk, ikinci derecede akaryakıt ve sigara kaçakçılığı başat olmak üzere

399

2.

Bölüm: Cemaat

mali konular ve üçüncü derecede uyuşturucu tica reti olmak üzere teşkilata istikamet vermeye çalışıyordum. Bu öncelikleri belirlerken tesadüfen önümüze Enerji Bakanlığındaki büyük ihalelere hile karıştıran, tüm ihaleleri yöneten bir organize grubu izlemeye başladık. İbrahim Selçuk başkanlığındaki bu grup tüm Enerji Bakanlığındaki işlere Bakan'dan daha hâkimdi; ihaleler İbrahim'den habersiz yapılamaz durumdaydı. Birçok teknik eksiğimiz vardı ve çok iyi bir çalışma yapamamıştık. Fakat bir yıla yakın devam eden izleme sonunda operasyona giriştik. Bazı büyük müteahhitler ile Enerji Bakanlığı Genel Müdürleri tutuklandı. Bu operasyonun yol açtığı oluşan olumsuz hava içinde, açıktan söylenmese de en azında "aferin" denmeyerek, operasyondan memnun olunmadığı hissettirildi. Hatta bazı başka birimlerdeki Emniyetçiler gözaltına iş alınacak yaparken kişilerin siyasi hükümete hesap yakınlığı dolayısıyla gözaltına almaların sıkıntı yarattığım, bu konuları hiç düşünmediğimizi, yaratılmıştı. Enerji operasyonu tamamlandıktan sonra uyuşturucu konulu uluslararası bir toplantı için Şili'ye gittim. Üşütmüştüm. İşler ve şehir dışı toplantıları hastalığım derken iyice sağlığıma ilerlemişti. kan yeterince dikkat etmediğimden dönüşmüştü. Önemsemediğim gelince olayın yapmadığımızı söylemişlerdi. Bu tür olaylarda hakkımızda olumsuz bir hava

hastalığım önce zatürreeye ve daha sonra da akciğer apsesine Öksürdüğümde ağzımdan ciddiyetini anlayıp hastaneye yattım. Tam hastaneye yattığım sırada eski başkan da idare mahkemesinde davayı kazandı. Bu karar doğrultusunda görevden alındığımı, yerime eski başkanın atandığını duydum. Bu normal bir durumdu. Ancak eve giderken uğradığım İstihbarat Daire Başkanlığında karşılaştığım İdare Mahkemesi Başkanı olarak sözlerini Cengiz Aydemir sohbet olduğunu içinde 400 bu esnasında, söyleyince, davayı davanın hâkim doğru henüz "Hayır olarak bitmediğini ve kararın verilmediğini söyledi. Ben davanın kesin sonuçlandırılmış onca dava yanlışınız var, karar verilmedi," diye ısrar etti. Biz hâkimin bu

2.

Bölüm: Cemaat

hatırlayamayabileceğine verip, mahkeme karar vermese tayinim neden çıksın diye düşündüm. Bu arada tayinim çıkmadan önce, eski KOM Başkan Yardımcısı Alper Yaz akaryakıt kaçakçılığı yaptığı bilinen Veysel Kadayıfçıoğlu adlı kişinin benim tayinimin başka yere çıkarılması için çalıştığı haberini göndermiş ama ben bunu pek fazla önemsememiş tim. Bu şahsın, yaptığımız bir tahkikatta adı geçen bir mafya üyesiyle ilişkisi varmış. Biz operasyon öncesi tüm mafya ve mafya ile bağlantılı kişilerin mal varlığının tespit edilmesi için savcılık talimatı ile araştırma yaptığımız sırada, bu kişinin milyon dolarlar seviyesindeki hesabının bulunduğu bir banka şubesi ona haber vermesi üzerine yapılan tahkikatı öğrenmişti. Bundan dolayı benimle ve tayinimi başka bir yere çıkartmakla uğraşıyormuş. Daha sonra öğrendiğime göre, bu kişi Diyarbakırlı çok zengin bir holding patronuymuş. Aynı zamanda İçişleri Bakanımın oğlu Murat Aksu ile yakın ilişki içindeymiş. İrtibatlı olduğu mafya üyesine de bakanın oğlu üzerinden bir şeyler yapmak isteyen biriymiş. Ben görevden alınıp Edirne'ye tayin (sürgün) edildiğim sırada hastanede yattığımdan, personelin durumunu tam bilemiyordum ama bazı arkadaşlarım sürekli yanıma gelerek bu haksızlığa karşı bir şeyler yapmak istediklerini söylüyor, bir şeyler yapmak adına hükümette etkin kişilere ve başka çevrelere gidiyor, bu haksızlığı durdurmak için koşturuyorlardı. Kimi personel uzak duruyordu, ben bunların ne yapacağını bilemeyen kişiler olduğunu düşünüyordum. Hatta bir şeyler yapmak için koşturan bu arkadaşlara, moral ve destek olmak adına diğer sesiz kalan personeli de ziyaret edin, onları da yalnız bırakmayın diyordum. Onların ne yapacağını bilmeyen insanlar olduklarını zannediyordum. Onların da belli bir fikir, grup, cemaatin adamı olduğu, bu nedenle böyle bir tavır koydukları hiç aklıma gelmiyordu. Birincisi iradelerini böyle teslim etmiş olacaklarını, bu kadar örgütlü olduklarını, bu tayinde cemaatin rolü olduğunu tahmin edemiyordum. Hatta bu iş için sürekli etrafımda koşturan arkadaşlar, "Çıkıp basma açıklama yapahm, yolsuzluklara 401

2.

Bölüm: Cemaat

karşı görev yaptığımız için tayinimizin çıktığını, mahkeme kararının buna bahane edildiğini söyleyelim," demelerine rağmen onları frenliyor, kendi işlerine bakmalarını, basın açıklamasının fazla bir işe yaramayacağını anlatıyordum. Ayrıca bazılarının bir yerlere casusluk yapacağım, bu konuda daha dikkatli olmalarını söylüyordum, içlerinde Hasan diye bir komiser vardı. Bu komiser, Personel Daire Başkanlığındaki bizim tayin evraklarını, benden önceki Daire Başkanı Coşkun Hay ahin idare mahkemesinden aldığı yürütmeyi gerçekte durdurma idare kararını, daha dava sonra verdiği vazgeçme karar dilekçesini, ardından tekrar kararın uygulanmasını isteyen dilekçeyi, mahkemesinin hakkında henüz vermediğini ortaya koyan belgeleri getiriyordu. Kim olursa olsun, istenildiğinde herkes hakkında dosya temin edebiliyordu. Personel işlerindeki arkadaşından aldığını söylüyordu Ama şimdi anlıyorum, ki, personel işlerindeki arkadaşından değil, cemaatten alıyormuş. Daha sonra bu komiserin aslında bizdeki sırları alıp bir yerlere ve İçişleri Bakanı'na taşıdığını birinci ağızdan öğrendim. O gün benim etrafımda koşturan arkadaşlardan uzak duran pek çok kişiyi daireye ben almıştım; bana diğerlerinden daha yakın olmaları gerekirken uzak durmalarının planlı ve bir yerden alınan talimata dayandığını anlıyorum. Yeni öğrendiğim her şey beni şok ediyordu. Bu arada hazırlığını yaptığımız mafya üyeleri ile ilgili operasyonu İstanbul Koni birimi gerçekleştirmişti. Bu operasyonda, bizim tayinimizle uğraşan ve akaryakıt kaçakçılığından servet kazandığı söylenen Veysel Kadavıfçıoğlu isimli kişi de yakalandı. Üzerinden çıkan notlar ve telefon irtibatları değerlendirilince, aslında hesap içinde hesap olduğunu, beni tayin ettirme girişiminde birçok kişinin rol aldığını, dava açan eski Başkanı bularak onu yeniden dilekçe vermeye zorladıklarını, bu bahaneye sarılarak tayinimin çıktığını anladım. Benim yanımda çalışan müdürlerin, bazı siyasi kişilerin, bakanın yakınlarının, operasyonda zarar _..._........-.....__. -...................................----- -.........2. Bölüm: Cemaat

402

2.

Bölüm: Cemaat

gören kişilerin ve eski Başkan in zaman zaman bir araya gelip plan yaptıklarım, olmayan mahkeme kararı var denerek hakkımda işlem yapıldığını anlamış oldum. Benim dava ve mahkeme kararı nedeniyle tayin edilmem üzerine görevine döndüğü söylenen eski başkan Coşkun Hayal de 2-3 ay gibi kısa bir süre bu görevde kaldıktan sonra bir bahane ile ikna edilip başka bir ile Emniyet Müdürü olarak atandı. Ardından bugünkü başkan Ahmet Pek'i KOM Daire Başkam olarak atadılar. İkinci garip şey de tayin olmayı istemememe rağmen hasta halimle apar topar Edirne'ye hem de geçici görevle gönderilmiştim. Bunun manası 24 saat içinde hemen Edirne'ye gidip göreve başlamam gerekiyordu. Ankara'da kalmamı istemiyorlardı. Belki de Ankara'da yapacaklarım erken fark edeceğimi düşünerek özellikle uzaklaşmamı istiyorlardı. Tayinim çıktığında, zoruma giden, tayin edilmiş olmam değildi. Beni rahatsız eden, bu şekilde bir aldatmaca ile tayin edilmiş olmamdı. Gerçek tayin sebebim olarak iki şey görülüyordu. Birincisi, yaptığımız enerji operasyonu nedeniyle hükümet cenahı rahatsız olmuştu, çünkü tutuklanan bazı kişilerin hükümetteki etkin kişilerle kişisel yakınlığı bulunuyordu. İkincisi ise, bu Diyarbakırlı kişiyle bakanın oğlunun ilişkileri dolayısıyla bizim giriştiğimiz mafya tahkikatı rahatsızlık yaratmıştı. Bu arada bazı kişilerin de benim görevden alınmam için çok farklı girişimlerde bulunduklarını öğrenmiştim. Bakan dolaylı bir kanalla tayini kendisinin çıkarmadığını, başbakanın istediğini ima etmişti; o zaman bunu fazla inandırıcı bulmamıştım. Ama daha sonra olup bitenlerle birleştirince, aslında alınmamı isteyen birçok kişi ve çevrenin olduğunu ancak Başbakan ile çok yakın ilişkim var zannıyla kimsenin buna teşebbüs edemediğini, görevden alınmamı Başbakan isteyince diğer kişilerin de buna katkı sunduğunu anladım. Zaten kendisi de bunu Ali Bayramoğlu ile yaptığı bir sohbette söylemişti. Haliç'te Yaşayan Sımonlar____. ___.............____.........____.................. Sonra başka şeyler de öğrendim. Meğer benim görevden alınmam için epey girişimlerde bulunulmuş. Bunlardan biri çok 403

2.

Bölüm: Cemaat

enteresandı. Eskiden beri tanıdığım Kanal 7 Ankara temsilcisi Akif Beki ve onun vasıtasıyla tanıştığım AKP Adana milletvekili Ömer Çelik ile ara sıra beraber yemek yer, sohbet ederdik. Bir ara bana, hükümetteki kişilerin yakınlarının izleme ve dinlemelere muhatap olduklarına dair duyumlar aldıklarından bahsettiler. Bir defasında Başbakanın eşi Emine Hanımın dinlendiğini de söylemişlerdi. Anlattıklarından bu dinleme işlerini başkalarının (Jandarma vs.) yaptığından şüphelendiklerini zannettim. Onlara böyle bir şeyin gerçek olabileceğine hiç ihtimal vermediğimi, dinleme varsa aradan on yıl bile geçse sonunda bunun anlaşılacağını, hiç kimsenin buna cesaret edemeyeceğini söyledim. Belki hükümet ifade üyeleri Bu dinlenebilirdi, bunun bir bahanesi olurdu ama eşlerin ya da yakınlarının dinlenebileceğini düşünmediğimi ettim. konuşmadan epeyce sonra öğrendim ki, meğer KOM Dairesinin mahkeme kararı ile dinlediği bir yeri Emine Hanım sıradan bir konu için aramış. Bunu tespit eden Polis Amiri durumu Başbakan'a taşımış, bizim 1cl1" cl
t , İ ÎTİ
JLZ- d

ct o eşinin dinlendiğini söylemişler. Bu

olaydan benim hiç haberim olmamıştı. Buna benzer belki de birden çok örnek olmuştur. Bazı makam ve kişilerin yanlış yönlendirilmiş olduklarını tahmin ediyorum. Birbirinden bağımsız gözüken bu olayların hepsinin belli bir yerden koordine edildiğini çok sonradan öğrendim. Bugün tayinimin gerçek sebebinin Kom Dairesi'ni istedikleri gibi kullanmak isteyenlerin ben orada olduğum müddetçe istediklerini yapamayacaklarını, buna asla müsaade etmeyeceğimi anlamaları üzerine beni oradan uzaklaştırmak için her yolu kullanarak, hakkımda yalan yanlış bilgiler verip benimle ilgili olumsuz bir hava yaratmaları olduğuna inanıyorum. Benim görevden alınmamı isteyen diğer insanlar da bu işin perdelenmesini sağlamışlardı.

İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması
Sabri Uzun ağabey istihbarat biriminde ve teşkilatta benden daha eskidir. Daire Başkanlığındaki 15-20 günlük süre sayılmazsa 404

2.

Bölüm: Cemaat

hiç beraber çalışmadık. Fakat 1986 yılında o Erzurum İstihbarat Müdürü olduğu dönemde ben Diyarbakır'daydım ve iller arası istihbarat faaliyetlerinin koordinasyonu için yapılan toplantılarda tanışmıştık. 28 Şubat döneminde Bülent Orakoğlu'nun İstihbarat Dairesi Başkanvekilliğine atanması ve ardından görevden alınıp, bir bahane ile ABD'ye gönderilmesi ve benim 32. Gün programında konuşmamın ardından Emniyet İstihbarat. Dairesi hedef haline gelmiş, sorunlar yaratan bir daire durumuna düşmüştü. Böylesi bir ortamda daireyi sükûnetle yönetecek, tecrübeli biri aranırken ideal aday olarak Sabri Uzun İstihbarat Daire Başkanlığına atanmıştı. O göreve atandığında ben de İstihbarat Daire Başkanlığından alınmam için dilekçe vermiştim. Antalya operasyonuna kadar kısa bir süre çalışıp sonra daireden ayrıldım. Ama Sabri ağabey geçmiş hizmetlerim adına beni hep uzaktan desteklemiştir. Sabri ağabey, Ankara'da Cevdet Saral, Osman Ak gibi isimlerin Emniyette cemaat örgütlenmesiyle ilgili bir rapor hazırladığı sırada, bu raporun aslında gerçekleri ortaya çıkarmaktan çok Ankara ekibinin İstanbul'a gitme harekâtının bir parçası olduğunu, alakasız kişilerin cemaat listesine alındığını fark edip karşı koymuştu. Ankara ekibinin gizli niyetlerini deşifre etmiş, hatta, bu davranışından dolayı Fethullahçıların hamisi diye suçlanmıştı. Yapılan tahkikatlar sonrası görevden ayrılmak durumunda kaldı. Bir süre Araştırma Planlama ve Koordinasyon (APK) Dairesinde çalıştı. Konjonktür uygun olunca tekrar İstihbarat Daire Başkanı oldu. O tarihlerde KOM Daire Başkanlığı ile birlikte, bilinen yolsuzluk ve mafya operasyonlarını yaptılar. Bir süre sonra tekrar görevden alınması ve Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne atanması sırasında seçimler nedeniyle istifa etti. bağımsız milletvekili adayı oldu. 2003 yılında AKP Hükümetinin Emniyet Genel Müdürlüğüne ilk merkezi yönetici ataması olarak ben KOM Daire Başkanlığına ve Sabri ağabey de İstihbara Daire Başkanlığına atandı. Görev olduğumuzdan sahamızda beraber dayanışarak çalışıyorduk; Uzan olayında çok ciddi yardımlarını görmüştüm. Biz iyi ilişkide astlarımızda daha yakın çalışıyorlardı. Zaman zaman Sabri ağabeyle 405

2.

Bölüm: Cemaat

bir araya geldiğimizde genel çalışmalarımız hakkında bilgi alış verişinde bulunurduk. O da bana takip ettikleri bazı kişilerin garip faaliyetleri hakkında bilgi veriyor, bazı evrakları okutup görüşümü soruyordu. Bunlar tek başına pek manalı gözükmeyen ama tuhaf ilişkileri ve çok yakın zamanda demokratik hayata suni müdahalelerin olabileceğini ima eden ve belli çevrelerin harekete geçeceğini anlatan istihbarat raporlarıydı. 2005 yılında tayinim sorunlu bir şekilde Edirne'ye çıkınca. Sabri ağabeyle ancak telefonlarla veya 5-6 ayda bir araya gelir olduk. Bu arada Sabri ağabey, Emin ağabey (Arslan) ve Güvenlik Dairesi Başkanı İsmail Çalışkan i kapsayan bir ihbar mektubu Mesut Yılmaz ve arkadaşlarının yargılandığı anayasa, mahkemesine gönderilmişti. Mektupta Mesut Yılmaz in yargılandığı Türkbank olayında, Alaaddin Çakıcı-Korkmaz Yiğit arasında geçen konuşmalardan haberdar olmalarına rağmen hükümete bilgi vermemekle suçlanıyorlardı. Bu suretle çeteye yardım ettikleri iddia ediliyordu. Mektubun içeriği ve yazım dili itibarıyla İstihbarat ve Kom Dairesi arşivlerinden faydalanılarak resmi birileri tarafından yazıldığı anlaşılıyordu. Telefonla kendileriyle görüştüğümde bir mülkiye müfettişi ya da onları sevmeyen Emniyette yönetici konumunda bulunan birilerinin yazmış olabileceğim düşünüyorlardı. Mektubu bana da okuttuklarında, benim izlenimim de mektubun kesinlikle Emniyet içerisinden birileri veya onlarla yakın ilişki içinde olan ve desteğini alan kişiler tarafından yazıl ■ dığı yönündeydi. Mektubun Mesut Yılmazı korumak için suçu bürokratlara atma amacıyla yazıldığı gösterilmeye çalışılmışsa da gizli ipuçlarıyia hedef olarak Emin ve Sabri ağabeyler ile İsmail Çalışkanı kapsayan, onları kötüleyen ve görevden aldırmaya yönelik çok planlı bir tasarıydı. Bu olaydaki tüm bilgilere sahip olunduğu ama bilgilerin istenildiği gibi kullanılıp çarpıtılarak olumsuz bir kanaat oluşturulmak istendiği açıkça anlaşılıyordu. Mektup araştırıldı ama netice çıkmadı. Sabri ağabey zaman zaman askerlerin toplumsal olaylara ve güvenlik işlerine fazla karışmalarına karşı tepki gösteriyor ve bunu her yerde alenen söylüyor, bu nedenle de askeri cephede tepki 406

2.

Bölüm: Cemaat

çekiyordu. Türkiye'de gerçekleştirilmiş tüm darbe ve müdahalelerle ilgili bilgileri ortaya çıkarıyor, demokrasimizin sürekli asker gölgesinde kalmasını ve bu tür girişimleri eleştiriyordu. İki astsubay ve bir itirafçının bir kitapçı dükkânına bomba attıklarının anlaşıldığı Şemdinli olayında, bu olayı araştıran TBMM Komisyonuna tanık olarak çağrıldığında söylediği "Hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz" sözü literatüre girmişti. Ancak konuşmaları nedeniyle Sabri ağabey hakkında askeri cephede olumsuzluk hep vardı ama onun fark edemediği, kendi cephesinde de olumsuzlukların bu tarihte başlamış olmasıydı. Şemdinli olayları hakkında 5 sayfalık rapor hazırlayıp Başbakana verdiği söylenmiş ve bu rapor Sabah gazetesinde çıkmıştı. Herkes bu raporu Sabri ağabeyin yazdığını, söylüyordu ama onun bu rapordan haberi yoktu. Zaten Sabri ağabey eldeki bilgiler ne ise onları veri kabul eder, askeri kişi ve faaliyetleri eleştirir, asla ekleme çıkarma yapmazdı. Sabah gazetesi bu bilgileri Başbakan İn yakın çevresinde bulunan bir danışmandan aldığını söylüyordu. İşin aslı bir süre sonra anlaşıldı. İstihbarat Daire Başkanlığında birileri beş sayfalık bir rapor hazırlamış. Bu raporu Başbakanlığı ya da Başbakana vermişti ama bu rapordan Daire Başkanının haberi yoktu. Bu görülmüş veya alışılmış bir duHaliç'te Yaşayan Sımonlar . __. _....._. _____........................._________ rum değildi, Daire Başkanının görmediği, tasvip etmediği bir raporun en üst makamlarda işlem görmesi aslında çok tehlikeli bir şeydi. Herkes her makama mektup, not, ihbar ya da kendi değerlendirmesini yazıp gönderebilir fakat devletin bir kurumu adına onun başındaki kişiden habersiz bu kuruma ait zannedilen bir rapor veya yazıyı başbakanlık katma verebiliyor ve orası bu evrakı alıyorsa bu çok vahimdir. Verenden daha çok bunun alınması, kabul görmesi vahamet ifade eder. Bir süre sonra da Sabri ağabeyin mal varlığı, banka hesapları hakkında geniş ve detaylı bir ihbar mektubu bakanlığa gönderilmişti. Mektup, banka hesap numaralarını, çeşitli ban407

2.

Bölüm: Cemaat

kalardaki kendi ve eşi adına açılmış hesaplarda büyük meblağlarda paraların olduğunu ve kendisinin bile hatırlayamayaeağı detaylar içeriyordu. Kapanmış bankalardaki hesap numaraları, para miktarları vs. hakkında abartılı bilgiler vardı. Bu bilgileri bir kişinin yazmasının imkânı yoktu. Birkaç bankayı, tapu içeren bilgiler ancak bir teşkilatın çalışması ile bulunacak nitelikteydi. Kayıtlarda tahrifat yapılarak banka hesapları, hesaplardaki paraların miktarları birkaç defa yazılarak sanki çok fazla para varmış havası yaratılmıştı. Bu arada Sabri ağabeyin yapmadığı işler ve söylemediği şeyler yapılmış ve söylenmiş gibi askeri komutanlıklara taşındığından askerin talebi üzerine görevden alımyormuş gibi gösterildi. Bence başka mahfillerin çalışması ile daire başkanlığı görevinde alındı, görünen sebep gerçek sebepten farklıydı. Sabri ağabey bu ihbar mektubundaki konular dolayı sı ile ciddi müfettiş incelemesine tabi tutuldu. Müfettişler gerçekleri bulup çıkarmak yerine aynı iddiaları tekrarladılar. Ardından Ankara Savcılığına mal varlığı ile ilgili olarak yargılanması için bir rapor düzenlediler. Fakat kapanmış bankaların kayıtları bin bir güçlükle TMSF'den tek tek bulunarak ihbar edilen bu hesap hareketlerinin iki katı yazıldığı ispatlandı. Yaşar Büyükanıt Paşa emekli olduktan sonra yaptığı bir açıklamada Sabri ağabeyi (İstihbarat Daire Başkanını) Başbakan'a söyleyerek aldırttığmı açıklamıştı. Bence o zaman Yaşar Paşa'ya Sabri ağabey hakkında en ciddi bilgileri getirenler aslında en ciddi iğfal edicilerdi ama ne Yaşar Paşa ne de TSK bunları, bu yöntemleri asla anlayamadı. Yaşar Büyükanıt, Sabri Uzun'u görevden kendisinin aldırttığmı zannetti ama aslında o sadece gerçek alınma sebebine bir perde olmuştu, hem de kendisinin en fazla karşı çıktığı gruplara hizmet eder tarzda. Sabri Uzun'un görevden alınmasının askerin talebi üzerine olduğu iddiası çok konuşuluyordu. Kendisi de, bizler de o zamanlar buna inanıyorduk. Fakat sonra bazı emareler ortaya çıkmaya başladı. İlki, hakkındaki mal varlığı ile ilgili mektuptu. Bu mektubun İstihbarat Dairesindeki amirler veya onlarla sıkı irtibatlı birileri 408

.. ___.. el üstünde tutuğu şube müdürleri dahil tüm İstihbarat Dairesi personeli toplu bir vefasızlık örneği göstererek kendisini hiç arayıp sormadıklarını öğrendim. Diğer yandan bu durum cemaatin insanlar üzerinde ne kadar etkin olduğunu gösteriyordu. ilgi alaka ve yakınlık görmüş insanların vefasızlığını bir türlü anla mlan dır anııyo rdum. Sabri Bey'den bu kadar iyilik. Bölüm: Cemaat tarafından yazıldığından hiç şüphem yoktu. hiç kimse ziyaretine gitmemiş._. Fakat bunun bir örgüt. .. Emniyet için eskiden beri süregelen bir gelenek vardı. Ne olursa olsun (cemaat... Bir iki kişiyle sorun da olsa 40-50 kişilik amir müdür kadrosu olan İstihbarat Dairesi personeli ciddi bir dayanışma ile görevden alman kişiyi yalnız bırakmazdı. ziyaret ederdi.. üstelik tek taraflı iyilik görmelerine rağmen böyle bir vefasızlık göstermelerini aklım almıyordu.. Bugün o ihbar mektuplarının İstihbarat Dairesindeki cemaat yapısının hep birlikte yazdığından şüphe yoktur... cemaat tavrı olduğunu hâlâ anlayamamıştım çünkü sebep bulamıyordum.. örgüt kararı) bu kadar yıllık yakın dostluğa. tarikat. Cemaat insanların hareketlerine karışıyor. Bu durumu çok sonra öğrendim.. çünkü içeriği ancak Sabri ağabeye en yakın kişilerin. Bir arkadaşım bu durumu anlatınca konuyu araştırdım.. onların özgürlüklerini ve 409 .__________.2.______.. bir olayda 30-40 kişinin aynı tavrı göstermesi mümkün değildi. Neden tüm Haliç'te Yaşayan Sımonlar. Edirne'de olduğumdan bu meselelere uzak kalmıştım.__. kim görevden alınırsa alınsın eski İstihbarat Dairesi personeli onu arar sorar. Eğer gösteriyorsa. İkinci gösterge ise Sabri ağabeyin görevden alınması sonrasında en sevdiği. Sabri ağabey ayrıldığı andan itibaren çok yakın olduğu kişiler de dahil olmak üzere o dairedeki hiçbir çalışan tarafından aranıp sorulmamış.._____ personel aynı tavrı gösteriyordu. ya bu kişiler arasında hiyerarşik bir yapı vardı ve üst makamlar bu şekilde emir vermişti ya da bu kişiler aynı ideolojik gruba mensuptular ve grubun politikası gereği böyle davranıyorlardı.. İstihbarat Dairesi müdür ve amirlerinin bileceği cinsten şeylerdi.

O kadar ileri gitmişlerdi ki Sabri Bey'i astlarına takip ettirmişler. astları tarafından takip edilerek elde edilen bilgiler farklı yerlere servis edilmişti. istihbarat dairesinde şark görevini henüz yapmamış olan personeli.2. Bu bilinenler haricinde belki çok daha fazla bilmediğimiz şekil ve yöntemle Sabri Uzunla uğraşmışlar. bazı arkadaşların hatta Bakan in isteğine rağmen zorla şarka tayin etmişti. İstihbarat Daire Başkanlığında yıllarca çalışan bu kişilerin hiç şark illerine gitmemiş olması dışarıdan garip gözüküyordu ve teşkilatta hak ve adaleti gözetmek adına Sabri ağabey bu tayini yapmıştı. istendiği gibi iş yaptırılamayacak biri olduğunu anlayan cemaat değişmesini istemiş. belki de onlar cemaatin önemli elamanlarıydı. bir dostuyla bile ilişki kuramıyordu. önce adına sahte raporlar düzenlenip hakkında asılsız ihbar mektupları yazılarak yıpratılmak istenmiş. Fakat birileri bu işten son derece rahatsız olmuştu. îşte tüm yapılanların arka planında aslında bu mesele vardı. onun hakkında buldukları veya öyle gösterdikleri durumları üst makamlara servis yapmışlardı. tüm bunları neden yapıyorlar diye sorguladığımda tek sebep şu gibi gözüküyordu: Sabri Bey. içinde olanlar cemaatin emirlerine karşı koyamıyor. İnsan üzerinde bu kadar tahakküm kuran her yapı insanlık için çok tehlikelidir. Sabri Bey'in İstanbul'a geldiğinde uygunsuz ortamlarda takip edilmesinin istenmesiyle birleştirince işin sırrı çözülmüştü. olursa garip durumlarının resimlenerek basma verilmesini istemişler. ayak oyunları ve çevrilen saray entrikaları ile İstihbarat Dairesinden 410 . İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in görevden alınması sonrasında. Nasıl olur da bu kişiler başka illere tayin edilirdi? Bu kişiler onlara lazımdı. Bunlar hâlâ gizilidir. Onun her isteneni yapmayacak. Bölüm: Cemaat kişiliklerini yok ediyor. ama sanıyorum askerler fırsat olarak çıkmış ve kullanılmıştı. Peki. böylece onu küçük düşürerek Daire Başkanlığından alınmasına çalışmışlardı. Yakın zamanda aldığım bir bilgiye göre Sabri ağabey istihbarat dairesinde göreve atanınca önce etrafındaki iyi bildiği birkaç tarafsız ve düzgün kişi haklarında yaratılan olumsuz hava.

Zaman içinde yükseldi.. _. yüksek insani ölçülerde bir polis seç deseler belki de ilk sırada göstereceğim Ahmet'ti.. komiserliğinden beri tanıyordum. İngiliz Konsolosluğu ve Sinagoglara yönelik bombalama eylemlerini deneyen El Kaide yapılanmalarına karşı çok başarılı operasyonlar gerçekleştirmiş. Özeti bile bir kitaba sığmayacak kadar çok olay. insani değerlere sahip ve her kesimle iyi ilişkiler kuran biriydi. Ahmet'i 1992 yılından.. İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yaptığım 1992-1995 yılları arasında İstihbarata Karşı Koyma (İKK) denen o zamanlar devlet memurlarının mafya veya diğer örgüt.. O kadar kibar... Buna rağmen Sabri ağabey akla...._________. Az sayıdaki personeliyle biriminde çok önemli görevler ifa ediyordu....... Ahmet ilhan Güler'in istanbul istihbarat Şubesinden Alınması Ahmet İlhan Güler İstanbul İstihbarat Şube Müdürüydü. mantığa ve vicdana sığmayan hiçbir şeyi yapmayacak biri olduğundan ve o daireyi istediği gibi kullanmak isteyenlerin hesabına uymadığından oradan uzaklaştırılması sağlanmıştı... tahkikat ve macera yaşadık Ahmetle... Hatta ben de 411 . ayrıca HSCB Bankası.. inançlı ama bağnaz hiçbir yönü olmayan. ince..... çalışkan.. Bölüm: Cemaat uzaklaştırılmış..._____.... kişilikli. saygın.. organize gruplarla ilişkilerini takip eden. İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Şammaz Demirtaş ile birlikte mükemmel bir uyum içinde çok başarılı çalışmalara imza attı.. PKK'dan DevSol'a kadar tüm sol ve bölücü örgütlere karşı... Haliç'te Yaşayan Simonlar. Ahmet. herkese karşı saygılı konuşan biriydi ki bana beyefendi.. böylece Sabri ağabeyin tüm çevresi tek tıp ve kontrol edilen kişilerden oluşturulmuştu. şark hizmeti dönüşü İstanbul'a tekrar tayin edildi ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürü oldu..2.. istihbarat içinde en gizli ve en hassas birimin amiriydi. ilk eylemlerden sonra örgütü çözdükten sonra diğer eylemleri yapamadan Örgüt mens