P. 1
halicte-yasayan-simonlar.pdf

halicte-yasayan-simonlar.pdf

|Views: 92|Likes:
Yayınlayan: Kaan Ergen

More info:

Published by: Kaan Ergen on Jan 28, 2013
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/20/2013

pdf

text

original

HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR

Dün Devlet Bugün Cemaat

HANEFİ AVCI

İÇİNDEKİLER
1.bölüm:DEVLET Neden yazıyorum?......................................................................3 Simon......................................................................................10 Haliç'te Yaşayanlar.,.........................,...............,......................18 Kitabın Dilindeki Sertlik.....................................,..,..................21 Köydeki Okul Yıllarım..............................................................22 Mersin ………………………………………………………………..27 Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim............................................27 Gençlik Parkı'ndakı Garsonlar İdeolojik Konularda Benden Bilgiliydi......................................................................34 Mut İlçe Emniyet Komiserliğim.................................................36
Pavyoncuların Şikâyetleri.........................................................................40

İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma......................................45 İki Öğrencinin Vurulması.........................................................48 Mersin Merkezdeki Görevlerim.................................................51 Mafyanın Gücü........................................................................ 52 Namık Astsubayın Mafyayla Kurtarılması.................................57 PKK'lıların Banka Soygunu...................................................... 61 Acilciler Operasyonu................................................................63 İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto......................................72 Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı.........................79 Ehliyet Yolsuzluğu...................................................................81 Altın Kaçakçılığı Davası............................................................83 Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir..............................................90 DİYARBAKIR……………………………………………………………93 Güney doğu' daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor.............93 Küçük Ağa...............................................................................94 PKK'nın Yakın Geleceği Neşet Çiçek...........................97 Almanya Ziyareti,.......................................................99 İki TİKKOlunun Yakalanması..................................104 Burhan Nart Olayı...................................................109 Aranan Üç Kişinin Yakalanması...............................124 Seren Operasyonu.....................................................126 Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi ……129 Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam...............................,139

ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı, Türkiye'yi mi?..................155 Talabani'nin Türkiye Harekâtı..............................................156 İSTANBUL.................. ..........................................160 İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam..........................160 İstanbul Operasyonları……………………………………………..174 Cem Ersever Olayı………………………………………………….186 Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz...............………………..209 Dış Güçlerin Etkisi…………………………………………………213 ANKARA……………………………………………………………….215 PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı…………………………………………215 Susurluk Olayı…………………………………………………………217 Termal Kameralı Uçak Alımı……………………………………225 Antalya'da PKK Operasyonu……………………………………..231 Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi………………………………..235 KOM Dairesi'nde Yenilikler………………………………………237 Uzan Olayı…………………………………………………………..238
ÇEAŞ ve Kepez Elektrik……………………………………………………..242 Berke Barajı İnşası…………………………………………………………..244 Yapılanların Kısa Özeti...............................................................,248

Neşter 2 Operasyonu………………………………………263 Kayseri Uyuşturucu Operasyonu………………………..268 Lodur Operasyonu…………………………………………….272 EDİRNE……………………………………………………………..277 Kapıkule Tahkikatı……………………………………………..277
Kapının Düzem İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler.............................296

Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar……………………………..302 Su Davası……………………………………………………………..309 Diğer Görevlerimiz………………………………………………….316
Şenturk Derniral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olay………………………………………………………………….I316 Kaçak Çay Operasyonu……………………………………………………….326 Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz…………………………329

ESKİŞEHİR………………………………………………………..330 Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi.,…….330 Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak……….333 Kendi Halkım Yönlendirme Faaliyetleri………………………..335 Ergenekon……………………………………………………………..338

Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı?......................................... 346 Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz!....................352 Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku………………………………………………….356 Köleliğe İtiraz………………………………………………………….. 357 Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi……………………………359
Yanlış, Ama Sadece Yanlışla Kalsa!..................................................363 Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tabi Olanlar Açısından Bakmak………………………………………………………………….368 Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar………………………………..368

Demokratik Açılım....................................,369 Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?................................................373 Öcalan: Herkese Mektup Yazdık……………………………..375 PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar……………………………376 Balkanlarda Benzer Durumlar……………………………….378 Yunan-Bulgar-Türk İlişkileri........,…………………………..379 Neden AB'ye Girmeliyiz?....................................................384 Bu Sistem, Fikri Olana Karşıdır..........................................387 Komplo Teorileri………………………………………………………389

2. Bölüm: CEMAAT
Din ve İnanç Dünyam……………………………………………….397 Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler…………………………….397 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız………………………………….407 Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım……………………412 KOM Daire Başkanlığından Alınmam…………………………….415 Sabri Uzun'un İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması... 421 Ahmet İlhan Güler'in İstanbul İstihbarat Şubesinden Alınması…………………………………………………427 İstihbarat ve KOM Neden Ele Geçirilmek İstenir?.................433 Emin Aslan Hakkındaki İftira………………………………………435
Emin Bey'e Kurulan Komplonun Başlangıcı............................................436

İki Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Hakkındaki İzmir Tahkikatı……………………………………………………….465 Sakarya Tahkikatı……………………………………………………474
Genel Müdür Yardımcılarını Yiyen Yapı Ne Yapmak İstiyor?....................479

Benim Hakkımdaki Çalışmalar…………………………………….480 İhbar ve Şikâyetlerim………………………………………………….486

Danıştay Olayı………………………………………………………….504 Erzincan Olayı………………………………………………………….508
Erzincan Olayı ile İlgili Genel Bilgilerim.................................................. 509

Alışılmadık Savcılar…………………………………………………..521 Alışılmadık Polisler……………………………………………………525 İlk Yanlış İşlemler……………………………………………………. 527 Ergenekon Örgütü................................................................531
Davada Yanlış Olan Birinci Konu………………………………………………532 Davada Yanlış Olan İkinci Konu………………………………………………538

Bazı Yerler Neden Aranmaz?.............................................541 Ankara Emniyet Müdürleri Toplantısında İçişleri Bakanı'ndan Talebim……………………………………………….542 Bugüne Kadar Cemaat Tarafından Yapılan Operasyonlar ve Çalışmalar………………………………………..544 Askeri Belgeler Nasıl Değerlendirilmeli?...............................547
Türkiye'de Bazı Şeyler Birbirine Karışıyor……………………………………547 E

MAS YA Planlan…………………………………………………………………548

Savaş Oyunları, Planları…………………………………………………………..550 Siyasi Hayata Müdahale, Darbe Hazırlıkları………………………………..551

Nasıl Yönetiliyor, Kimler Yönetiyor?....................................555 Cemaatin Propaganda Araçları……………………………………565 Garip Bir Kaset Olayı………………………………………………..566 Güncel İttihat ve Terakki………………………………………….569 Bu Bölümü Niye Yazdım?...................................................569 Cemaati Yönetenlere………………………………………………..573 Bugün Yaşananları Nasıl Yorumlamalı?..............................575 Bütün Kurumlar ve Kişiler Kof mu?....................................578 Kanunsuz Dinlemeler………………………………………………578 Devleti Kim Yönetiyor?.......................................................579 Ne Yapılabilir?....................................................................580 Ankara Emniyet Müdürünün Tutuklanması ………………..586 Dizin.............................................................. ..................589

HANEFİ AVCI
1956 yılında Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinin Karabı yıklı köyünde dünyaya gelen Hanefî Avcı, öğrenim yaşamına doğduğu köydeki Kara bıyıklı İlkokulunda başladı. Ortaokulu Gaziantep'teki Karşıyaka Ortaokulunda, liseyi ise Ankara'daki Polis Kolejinde

bitirdi. Ardından Polis Enstitüsünde eğitimine devam etti ve bilahare Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1980 yılında mezun oldu. Polis Akademisinden mezun olduğu 1976 yılından 1984 yılma kadar Mersin ili Gülnar ve Mut ilçe Emniyet Komiserliği ve Mersin Terörle Mücadele Şubesinde görev yaptı. 1984 yılında Güneydoğu'da artan terör olayları sonrası Diyarbakır İstihbarat Şubesine atandı. Burada 8 yıla yakın görev yaptıktan sonra 1992 yılında İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü görevine atandı. 1996 yılındaki terfisi sonrası İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Susurluk olayları sonrası TBMM Araştırma Komisyonunda Terörle Mücadele adı altında güvenlik kuvvetleri içerisinde çeteler oluşturulduğunu ifade etmesi hakkında davalar açıldı. Tahkikatlara uğradı. Basına yaptığı açıklamalar üzerine açığa alındı. Devletin gizli bilgilerini temin etmek ve açıklamak suçlarından Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesince tutuklandı 10 gün hapis yattı. Ardından berat etti idare mahkemesi kararı ile görevine döndü. 2003 yılına kadar geri hizmetlerde çalıştıktan sonra 2003 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına atandı. Burada yaptığı yolsuzluk operasyonları hoşa gitmeyince 2005 yılında geçici olarak, 2006 yılında ise asaleten Edirne İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Edirne Kapıkule hudut kapısında polis ve gümrükçüleri rüşvet alırken gizli kameraya kayıt ederek mahkum olmalarını sağladı. 18 Haziran 2009 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan ortak kararname ile Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Hâlen Birinci Sınıf Emniyet Müdürü olarak Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü görevini sürdürmekte olan Hanefi Avcı, 2006 yılında TASAM'm Stratejik Vizyon Sahibi Bürokrat Ödülü'nü kazanmıştır. Avcı, Emniyette teknik-elektronik istihbaratın kurucusu olarak bilinmektedir.

1. Bölüm

DEVLE T

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Neden Yazıyorum?
Neden yazıyorum? Yazmak için kimsenin bir sebebi olmamalı. Okumak dünyada elzem olduğu halde, okumayan ülkemde yazmanın sebebi aranıyor, arıyoruz. İnsan kendine de soruyor: Neden yazıyorum? Neden yazmalıyım? Herkesin, bırakın kolayca, bin bir çabayla dahi gelemeyeceği bir noktadayım. Sayısını bilemediğim kadar çok olay içerisinde yer aldım, çok şey yaptım; ama yaptıklarımın bir kısmını yıktım ve tamamının yıkılması gerektiğine inanıyorum. Bu kitapla bir kısmını daha yıkmaya çalışacağım. Kendimce sağ görüşle, bazı değerlerle, belirli bir vatan, millet, ülke ahlak anlayışını kapsayan inançlarla büyüdüm. Daha yücesine özenerek yaşadım ama geçen zamanda, yaşayarak gördüğüm olaylar sonrasında bu yüce değerlerin bir kısmını sorgulamaya başladım. Bunlardan yalnız biri veya bir kısmı bile yazmam için yeterliydi. Kaç yaşındayım? Yaştan kasıt ne? Eğer kastedilen doğumdan itibaren geçen zaman ise nüfus kağıdımda yazan tarihe göre 54 yaşındayım; biyolojik olarak sağlığım veya hissettiğim se 35-40; duygu dünyamda yaşadığım ve gördüğüm olaylar, aldığım dersler, çektiğim acılar ise o zaman kendimi 100-150 yaşında hissediyorum. Hiçbir polis benim kadar değişik olay yaşamamıştır. Ülkenin en güneyinden en doğusuna, oradan en batısına kadar her yerinde görev yaptım. 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışmalarının ülkeyi iç savaş aşamasına getirdiği olaylardan, 1984 sonrası PKK'nın yarattığı Güneydoğu katliamlarına; 19901ı yılların başında yeniden hız kazanan (başta İstanbul ve olmak üzere) büyük kadar illerimizdeki tüm ideolojik suikastlara; siyaset terör olaylarına

çatışmaların soruşturulması safhasında yer aldım. Büyük hayali ihracat şebekelerinden, büyük banka dolandırıcılıklarına; ihalelere fesat karıştırma olaylarından, uluslararası uyuşturucu şebekelerinin soruşturulmasına kadar çok geniş bir krirninal yelpazede çalıştım. Bu görevler esnasında sokakta adam da kovaladım, daire başkanı olarak ülke genelinde ve hatta uluslararası alanda polis teşkilatları ve kuruluşlarıyla işbirliği içinde planlama da 9

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaptım, müş operasyon icrasında da bulundum. Suçlu gördüğüm kişilerle fiziken ve ruhen mücadele etmekten, silahlı çatışmaya; en teknik cihaz ve sistemlerle onların karşılarına çıkmaya kadar her sahada ve her türlü polisiye olayda yer aldım. Sonra bir anda polislikten, devletin güvenlik gücü olmaktan, yani avcılıktan sistemin istemediği, yanlış bulduğu bir hedef, bir av konumuna düştüm. Bunlar da gerçek manada kendimi 100-150 yaşında hissetmeme neden oldu. Yaşadıklarımdan dolayı, sanki yüksek bir tepeden kendi sahamda tüm dünyayı seyreder gibiyim. Kendimi, herkesin geçeceği yollardan çoktan geçmiş biri gibi hissediyorum. Şu tepenin arkasında bulunanlar biraz sonra karşıdan gelecek olanlara tuzak kurmuşlar, eyvah yine kan dökecekler, biri bunları uyarsa... Ben, "Ey tuzak kuranlar değmez, yapmayın, düşmanlık büyük hata, bu tuzağa kendiniz düşeceksiniz, yapmayın, etmeyin!" demek istiyorum. Bulunduğum noktaya nasıl geldim? Bu mucizeden öte bir şeydi. Ne mucizeyle ne de benim çalışma ve gayretimle olacak şey değildi; ne akıllı ne de cesur olmam yeterliydi. Belki mistikçe düşünülünce, akıl üstü bir irade buraya gelmemi istedi. Bu noktaya gelişim fiziki bir mücadeleyle olsaydı, derin vadilerden geçmiş, aşılması imkânsız dağları aşmış, masallardaki ejderhalarla kavga etmiş, hiç kimsenin bilmediği tehlikelerle boğuşmuş olmak gerekirdi. Fiziki tehlikeleri geçmek, kavga etmek zor şeylerdi ama bunları gerçekleştirmek mümkündü; oysa insanın kendi ruh dünyasındaki kavgası, kendi içindeki tehlikeli yolculuğu çok daha zor, çok daha amansız mücadele gerektiriyordu. Daha önemlisi sadece kavgayla ve akılla da zihinde ve kişilikte bazı şeyleri aşmak mümkün olamıyordu, tüm bunlar yeterli değildi. İçte ve dışta milyonlarca, milyarlarca tesadüfün art arda, sistemli, düzenli bir biçimde etrafımda meydana gelmesi ve tüm ruhumu, benliğimi etkileyerek beni bulunduğum yere itmiş olması gerekirdi. Mademki herkesin kolayca gelemediği bu yere, mucize üstü bir şekilde savrulmuştum, olan ve olacak birçok olayın perde arkasını 10

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çok az da olsa görebiliyordum. O zaman arkadan gelenlere söyleyecek sözüm olmalıydı; yaşadıklarımı, yollardaki tehlikeleri, kendilerine kurulan tuzakları anlatmam ve bunlardan kurtulma yollarını, bildiklerimi söylemem gerekiyordu. Görev uğruna tüm yaptıklarımın doğru olduğu fikrini zihnimde yıktım. Bir zamanlar yok etmeye bütün gayretimle çalıştığım tüm düşmanlarımın, silaha ve şiddete sarılmayan hallerini şimdi elzem görüyorum. Onları silaha ve şiddete itenin de aslında doğru olduğunu zannettiğim değerler olduğunu anladım. Bu öyle büyük bir şeydir ki; ne dağa, ne tepeye benzer. Ruh dünyasında bu kadar büyük bir değişime dayanmak mümkün müdür? Karanlıktan aydınlığa, soğuktan sıcağa, inançsızlıktan inanmaya gidiş gibi; birbirinin zıddına dönerek öncekinin tam tersine yol almak o kadar zor ki... Sözlerle tarif etmek, yaşamadan anlamak mümkün değil. Hayatım boyunca, yapmam gereken işin gereği ne ise onu yapmaya çalıştım. Ne para, ne makam, ne de başka bir menfaat, hiçbir zaman eylemlerime etken olmadı. Yaptığım işin yapılmasının gerekliliği önem taşıyordu. Bütün enerjimle, gayretimle, aklımla, yaptığım işe kilitleniyordum. Ne özel hayatım, ne eğlencem ve merakım, ne istirahatim vardı. Sabah uyanınca işe başlar, yorulunca uyur, uyanınca tekrar hedefime yönelirdim. Bir derviş edası, bir ideal tutkusu, bir iş sevdasıydı benimki. Her iş tehlike, her iş riskti aynı zamanda. Dünyada herkesin hayran olduğu, hakkında şiirler yazılan, aşıklarının her tepesi için ayrı eser verdiği İstanbul'da dört koca yıl çalışmış; her türlü lüks yaşamı sağlayacak imkân ve konuHaliç'te Yaşayan Simonlar _._...........................................___............. ma sahip olmama rağmen bir defa bile ne İstiklal Caddesi'nde ne Bağdat Caddesi'nde gezmedim. Bir defa bir gazinoya gitmedim, resmi mecburi yemeklerin haricinde bir defa bile lüks değil, sıradan bir restorana gidip yemek yemedim, bir arkadaşımı yemeğe götürmedim. İş varken, ülke tehlikedeyken, yemeğe gidilir mi? Hayatım boyunca hiç 20 gün izin kullanmadım, hiç kampa veya tatil anlayışı ile bir yere gitmedim. Gitmeyi de uygun görmez, gidenlere 11

Sihirli teknolojiler........... Bu hal aslında korkunç bir teknoloji tapıcılığı haline gelmişti.... bir öncekinden elde edilen bilgiler daha üstünün yapılmasını sağlıyordu ama ben gerçek manada yaptıklarımızı asla yeterli görmüyordum. daha sihirlisini yapmak gerekiyordu.. isteğim olmuş.. değerini.... yanıma gelene yemek ısmarlarken olsa olsa: "Tostun neli olsun?" diye soran................ Daha iyisini.. daha üstününü...... aslında sonunda değil daha başında....._________.... Herkesin beğendiği.. Bu konudaki en büyük lüksüm restoranlardan paket servis olarak acılı.... mucize gerçekleşmişti.............. Böyle bir anlayış..... İnanılmazlar yapılabiliyordu artık........ daha çok gayret etmeliydik. Arkadaşlarım beni...... baharatlı yemekler getirtip. sihirli çözümler o kadar olağanüstüydü ki anlatmak ve anlamak için kendimizden başka kimseyi bulamaz olmuştuk......... güçlerin çok gerçekleştirdiği en küçük bir olaya bile nasıl geçit verdiğimize yaptıklarımızı Daha çalışmalıydık. Bu kadar çalışma ve gayret sonucunda elde ettiğim tecrübeyle olağanüstü eserler ortaya çıkmıştı.___________________...... ana planım kurduğum kafamdaki sistemin işleyişinde bana gerekli teknolojiyi sağlayacak insanla karşılaşmıştım. 12 ...... Daha iyisi... hayran olduğu teknik ve elektronik araçlar ortaya çıkıyordu.... daha üstünü derken sonunda yaptığımızın ne demek olduğunu....... Sonunda.. şube çaycısının yaptığı tosttan başka bir şeye zaman ayıramayan biri olarak tanımlıyorlardı.... bu yemekleri şubenin makam odasında çalışma arkadaşlarımla birlikte yemekti...._ ........... İçimde kaynayan iş ve çalışma isteği ise bundan öte bir şeydi.. hayıflanarak boş geçen zamana yetersiz ve karşımızdaki buluyordum. Anlattıklarımı anlayacak.. Bölüm: Devlet ise görevden kaçıyorlar diye kızardım........ 1 ............... yeni tasarladığımız sistemler çok değerliydi.............. uğruna her şey yapılmalıydı. Sistem kurulmuş........ ancak kendimiz anlayacak hale gelmiştik.. Kaçırdığımız fırsatlara.. Aslında bunlar bu ülke için gecikmiş araçlardı ve bunlara yönelik çalışmaları sınırlayıcı hiçbir ölçü kabul etmiyorduk...... çalışma ve inanç nasıl olabilirdi? Ama en mütevazı haliyle benim gerçeğim buydu. çabalarım meyve vermişti.. az sayıda personel ve teçhizatla tüm illegal yapılarla mücadele edilir hale gelinmişti... Suçluları bulup ortaya çıkaran.

. O güne kadar yapılanlara bakıldığında... Mesleğe yeni başladığım Mersin'de görev yaptığım yıllarda... toplumsal yaşam için yıllarca düşman gördüğüm grup.... hayatlarını...___________________...... orduyu ve polisi eleştiren herkes kötü 13 .... sız nasıl yakalanıyorsunuz?" diyordu... modern bir toplum için asıl tehlikenin....i Alnınıza Dev-Sol yazsak. Onlar........ olaylar olayları..... devleti....... bunlar deli miydi..... eylemcileri sadece teknik sistem ve akü üstünlüğüyle yenmek değildi... Ama ne yaparlarsa yapsınlar olmuyordu.. Asıl önemli olan.......... Gerçek de böyleydi...... 1 .. aldığı her tedbire rağmen gönderdiği en gizli adamları rım hiçbir eylem yapamadan en kısa sürede yakalandığını gördüğünde... Tüm illegal yapılarla yıllarca mücadele ettik.... Ama en gizli örgüt mensubu ne kadar yeraltında kalsa da kısa sürede yakalanıyordu....... Eğer alınlarına kırmızı yazıyla Dev Sol militanı. Daha eylemelerine başlamadan.._ ... bu kadar önemli olan sebepleri neydi diye sorgulamaya başladım...... casusluk şebekelerine taş çıkartacak gizli yöntemler ve yollar kullanıyorlardı. adı sanı hiç bilinmeyen en gizli elemanlarını gönderiyor. bütün radikal muhalefeti yok etmeli ve bunu yapacak sistemi kurmalıydım.... Bölüm: Devlet her şey ilim... bunların aksine her muhalefeti yok etmeye odaklanmış olan benim savunduğum değerler olduğunu anladım... Yıllar yılları kovaladı............. Bunun acısını derinden yaşadım...... benim için sistemin ve rejimin muhalifi olan. Geçmiş yıllardaki anlayışıma göre.... İşin kökenine inmek gerekti.. Bir süre sonra.. İnsanlar neden bu yola girer................... Yurtdışında işleri yöneten Dev .. artık meydan herkesin kullanabileceği kadar boş değildi.. düşünce ve örgütlerin aslında sağlıklı bir demokrasinin olmazsa olmazı olduklarını... geleceklerini neden tehlikeye atardı? Ne yapmak istiyorlardı...... varlıklarını.... en gizli saklı hücrelerinde onları tek tek yakaladık... .. terörist yazsalar o kadar kolay bulamazdık onları. Bu açıdan eskiden savunduğum tüm düşünceleri düşman görmek tarif edilmez bir duyguydu..Sol lideri Dursun Karat aş...... akıl ve teknolojiyle oluyordu....._________. polis sizi bu sürede bulamaz.............. biz onları kısa sürede tespit edip etkisiz hale getiriyorduk.......... mucize ötesi şeylerin gerçekleştiği görülebiliyordu İllegal örgütler....

. fikirlerini ise inanç ve düşünce sistemleri. Bu kadar büyük bir değişim..... anlamlandıran fikir ve düşünce sistemimizin kaynağı 14 ..... binlerce şehit verilerek kurulan bu devleti eleştirebilirdi? Nasıl Sovyetlerin rengine benzer sol. bunlara karşı gelenler meşru....... her şeyimi verdiğim değerlerin yıkılması için gayret gösterdim.... yıllar sonra şu sonuca vardım... Susurlukçuların yaptığı gibi gizli.. anlatılamaz şeylerin ruhuma çarptığı o çileli günlerim ve biraz da karşımda olan insanlarla temasım sonucunda...... SSCB demekti........... gerekirse daha binlercesi ölmeliydi... Hata....... din...... 1 .............. hiç kimse bu değerleri kirletmemeli. Allah... dolayısıyla dogmatik olarak kutsal kabul ettikleri ve hayatlarının anlamı olan ve uğrunda ölümü göz aldıkları yüce değerler belirliyorsa... Sağ düşünce ülkenin iyiliği. yaratılması uğruna bu kadar gayret gösterdiğim..... bunun sebebi ufak tefek şeyler ve kişilerin hatası olamazdı. Bununla birlikte radikal olan.._ ... bu kadar büyük bir dönüşüm mümkün müydü? Yaşamın gayesi vatan. mutlaka yok edilmeliydi... güzelliği ve tüm yüce değerler için vardı.... Bölüm: Devlet niyetli. bu ülkede bunca olumsuzluk varsa ve yıllardan beri devam ediyorsa._________.. her şey kötü ve yanlış ise. hain ve ajandı. durdurulmalıydı........ kanunlar değil miydi? Bunlar o kadar önemliydi ki uğrunda binlerce insan ölmüştü. buna niye müsaade ediliyordu? Yıllar... millet.. Devleti eleştirene mani olunmalı...... Tüm solcular Rus ajanı ve vatan haini idi...... herkesin Bugün hâlâ bu düşünceleri gerektiğini savunanlardan o zaman bir tek farkla ayrılıyordum.. bayrak........ hele eline silah alan ve şiddet kullanan herkes... Sonunda tapacak kadar bağlandığım... ortanın solu diyerek.... ben her şeyin huzurunda olması düşünüyordum... bertaraf aleni ve edilmeliydi. Ecevit nasıl sol.......................... inançsızlık..... yıkılmasını istedim......... ülke. İnsanların eylemlerini kafalarındaki fikirleri.. onların inançları uğruna katlandıkları kişisel fedakârlıklarını görerek demokratik muhalefeti hoş görmeyi öğrenmiştim. kaçak değil. onlara en ağır ceza verilmeliydi......... tüm eylemlerimizi yönlendiren... Asla bu kutsal değerler ihlal edilmemeli. sosyalist anlayışı savunabilirdi....... yok edilmeliydi. Ama duygu dünyamdaki büyük değişimlerin olduğu. sol düşünce ise komünizm.. her örgüt mutlaka durdurulmalı..___________________.. ahlak....

vardığım neticelerin anlaşılması ve düz fikirlerin hazmedilebilir kaplarda sunulması için sadece beni etkileyen. Yanlışı ayıklayıp doğruyu bulmak istiyorum...... Türk gelenek ve ahlak anlayışının. bize ruh veren... tüm yaşadıklarımı ve hayatımı bir kitaba sığdırmam mümkün değil...... 1 ......... kanunlarımızın. fikir dünyamı değiştiren....... hiçbir karşılık baklemeksizin gördüğüm sorunlarımızın tesirini yaşadım..... bunca anormallik niye olsundu ki? İşte bu en büyük değerleri eleştirmek. hatta dinin.. canımızdan çok sevdiğimiz. en azından zamana ve şartlara uygun değildi. Yani bizim yücelttiğimiz.. Bu nedenle iddialarımın ispatı. Yoksa ülkemiz bu halde olur muydu..... motorsuz araç olmak gibi bir şeydi. Bir ölçü....... yanlışla doğruyu bulmanın yöntemini..... bir filme konu olacakken.. başka ırk ve millet olmamızı sağlayan değerlerde sorun vardı. kimsenin bunlardan rahatsız olmaması.. dünya ile yarışta bu kadar geri kalır mıydı? Terör 40 yıldır devam eder miydi? Bu kadar yolsuzluğun ülkede kabul görmesi.. Yoksa bunca hata... ihtiyaca vermediğini. çok samimi olarak inandığım..... hatta kaynağı olduğunu kabullenememenin... fikri teraziler yaratmak istiyorum... Hiçbir önyargı taşımadan.. neyin yanlış neyin doğru olduğunu söylemeden...... anladım........ yanlışla doğruyu anlamaya yarayacak mikyaslar.. Türk milliyetçiliğinin.............. uğruna gece gündüz cevap çalıştığım. bunu anlamanın şeklim sunmak istiyorum......._ ..... bu ülkedeki uygulanış biçimi yanlıştı... Ruhsuz insan olmak.......... bizi biz yapan şeylere yanlış demek hiç kolay değildi..._________... her konusu bir kitaba....... bizi başkasından farklı kılan...... bir terazi olacak............ varlığımızın sebebi... değerler.. bunca yıl inandığımız.. uğruna her şeyi feda ettiğimiz....... hatta yapılanları olağan bulması mümkün müydü? Başta fark edemesem de yaşadığım her olaydan bir emare alarak 32 yılın sonunda........ varlık Bu sebebi tüm gerçeği değerlerin.... Bölüm: Devlet olan dogmatik inançlarımız ve kutsallarımızdaydı........ 32 yıllık meslek hayatımın her olayı.___________________....... kendimiz olmamızı sağlayan.. kendime bile itiraf edememenin....... öldürücü 15 ....

........ galiba normal şartlarda böyle bir ortamı yakalamak mümkün olmuyor............... hatta yüzde biri kadar idealist arkadaşlar bulduğumu zannettiğim her kadrodan ayrıldıktan sonra. Hatta özenerek..... bir inanç uğruna çalışmalarının.......... her şeyi para için yapan ama kendilerini vatansever olarak tanıtan mafya mensubu organize suc şebekeleri birkaç kuruş için namuslarını ayaklar altına alarak cana kıyıp insanlara eziyet ederken. İllegal örgüt mensupları kadar değil ama onların onda... fikir ve ideal uğruna bu kadar fedakârlık yapabilme. insanların inançları uğruna ölürken bile maddi zenginlik için yaşayanlardan daha mutlu olduklarını düşünmüşümdür. ülkenin ve benim düşmanım olduklarını 16 .... 1 ...................... böyle insanlarla dost ve arkadaş olma özlemimi hep taşıdım. bu uğurda fedakârlık gösteren........ doğru bir amaç....................... varlık sebebimizin... manevi varlığımız olan fikir ve düşüncelerimiz doğrultusunda çalışmak.......... fedakârlıklarının çok değerli olduğunu ve bu işlere büyük oranda kendi özgür iradeleri ile girdiklerini düşünerek onlara saygı duyuyordum....... dünyanın maddi nimetlerini bir kenara iterek bir fikirideal uğruna yaptıkları fedakârlıklardı......... Ne de olsa çevremde gördüğüm devlet memurları üç beş kuruş rüşvet almak için haksız ve hukuksuz davranışlara girişip vicdanlarını satarken...... arkadaşlarımın makam ve mevki gibi basit çıkarlar uğruna birbirlerini kırdıklarını................... ama aynı zamanda onların çok idealist olduklarını.. Bu insanlara karşı mücadele veriyor. Bölüm: Devlet yukarıdaki çerçeve ile sınırlı konularda yaşadıklarımı kısaca anlatıp vardığım neticeleri özetleyeceğim....._ ........ Benim özendiğim illegal örgüt mensuplarının eylem ve faaliyetleri değil. Hayatın asıl manasının.....___________________.. bu uğurda mücadele etmek olduğunu. onların yerinde olmayı bile düşünmüşümdür....... her şeylerini bırakıp illegal örgüt mensubu olan insanlara eskiden beri aşırı saygı duyardım...... kutuplaştıklarmı görünce üzüldüm. Simon İnançları ve idealleri uğruna çalışan.... Başka insanlara zarar vermeden...._________.... böyle bir anlayışı benimseyen siyasi veya sosyal yapının içerisinde bulunma..

örgüte önemli destekler vermişti. Böylece PKK'nm şehirdeki faaliyetlerini izlemeye ve kırsal sahada faaliyet gösteren militanları tespit edip yakalamaya yönelik çalışmalarımız başladı....... Halide'nin gerçek kimliğinin tüm aile üyeleri PKK taraftarı olan... Dolayısıyla bu tip insanları idealize etmemin yanlışlığını görmem. içimde illegal örgüt mensuplarına karşı hayranlık uyandırıyordu.... asıl gerçeklerin farkında olmadıklarını gördüm................_________. devletin kırsaldaki askeri baskının hafifletilmesi için... bu insanların özgür iradeleriyle her türlü yanlışa değil yalnızca onlara hedef gösterilen belli kötülük ve yanlışlıklara karşı olduklarını anlamamı sağladı...... 1.._ .. o alemin.............. inanç ve ideallerini zaman kabul etmemekle beraber... 12 Eylül dönemi öncesinden beri örgütün 17 . 1980 dönemi öncesi militanlarından Güler Çelik olduğunu tespit ettik.............975 yılından beri PKK saflarında faaliyet gösteren...... Elazığlı olan Çelik ailesinin hemen hemen tüm fertleri geçmiş yıllardan beri örgüt içinde faaliyet göstermiş... kırsal alana destek çıkılması amacıyla... Bu ve benzeri karşılaştırmalar......... Kısa sürede Halide kod adlı eski bir kadın militanın Diyarbakır bölgesini örgütlemek ve buraları organize etmek üzere görevlendirildiğini tespit etmiştik.___________________....... Bu insanların kendi inanç ve idealleri yanında kendilerine sürekli empoze edilen propagandaları doğru zannederek............ Ailenin 3-4 ferdi........ PKK merkezi. geçmiş dönemde faaliyet göstermiş ve PKK mensuplarım iyi tanıyan insanlar sayesinde.... şehir eylemlerinin başlatılması talimatını vermişti.. Banka soyuyor ama beş kuruşunu almak akıllarına gelmiyordu........ onlar yakalanıyor ama hiçbir arkadaşlarını ele vermemek için her tür lü zorluğa katlanıyorlardı....... bu uğurda mücadele ettiklerini.................................. o dünyanın da göründüğü kadar idealist olmadığını..... Bir müddet sonra. belki de onlara olan saygımın azalmasına sebep oldu.... Diyarbakır'da görev yaptığım dönemde (1984-1992) PKK'nm şehir hücreleri....... 1 ... Bölüm: Devlet düşünerek karşı olduğum illegal örgüt mensupları kendi idealleri uğruna her fedakârlığı yapıyordu.. Ancak yaşadığım bir olay.. şehir faaliyetleri yeni yeni artmaya başlamıştı...... Bizimkiler aleyhte yalan yanlış hikâyeler uydurarak birbirini ispiyonlarken..

. Simon kod adlı biriydi............ yurtdışından gelmiş olan lider kadrodaki bir grup militanın Mardin'de sıkışıp Diyarbakır-Genç bölgesine geçemediklerini öğrendik..... yakaladığımız militanlardan biri Beka kampında kamp komutanlığının yanı sıra... cezaevinden çıktıktan sonra örgüt kampına. Umulmadık bir şekilde kırsal alanda bir kuryenin varlığını tespit ettik...... Beka'ya gitmiş.......... burada uzun süre kaldıktan irtibatlarını sonra grupları ancak tekrar olayın örgütlemek üzere Türkiye'ye tüm gönderilmişti............ İlginç bir durum ortaya çıkmıştı...... olgunlaşması. bu Diyarbakır-Elazığ göstermek gönderilen bir grup militanın Mardin bölgesinde çatışmaya girmesi üzerine grubun ikiye bölündüğünü........ Yani Diyarbakır şehir örgütünün lideri olan Güler Çelik'in erkek kardeşi..___________________.......... kampta suç işleyen kişilerin yargılandığı......_ ......... Bu gruplarla buluşmak üzere Diyarbakır merkeze gelen kuryeyi yakaladık... orada faaliyet 18 ... Biz Gülerin faaliyetlerini takip ediyor. Bölgeye geçebilmek için kuryelerle haber göndererek kendilerini alabilecek bir kılavuz-kurye sisteminin kurulmasını istiyorlardı...... kendi deyimleriyle "devrim mahkemelerinin" başkanlığını da yapan..... Mardin kırsalında kendi gruplarından kopan ve yolu bulamadıkları için dağa gelemeyen iki militanın Diyarbakır şehir merkezinde olduğunu anladık ve kuryenin yerine geçirdiğimiz eski bir itirafçıyı buluşmaya gönderdik...................... Kuryenin mektuplarını ele geçirdiğimizde....... Mardin kırsaldan kopmuş iki önemli militanı Diyarbakır merkezde yakaladık....... Daha önce yakaladığımız başka militanların ifadelerinden ve onlardan ele geçirdiğimiz dokümanlardan anlaşıldığı üzere.... İşte Güler de örgütün kadrosundandı ve uzun süre cezaevinde yatmış. Sirnon'un gerçek adı Yılmaz Çelik'ti. Bölüm: Devlet eski ileri kadrolarında yer almıştı............... onun ilişki ve biliyor.................. Bu arada önemli bir gelişme oldu.. Avrupa'da uzun süre kalmış... örgütün hücrelerinin ortaya çıkması için bekliyorduk._________.... Gelen kişilerin durumundan önemli kişiler olduğunun anlaşılmasıyla da yakalamayı gerçekleştirdik.. bahar atılımı arada dolayısıyla Lübnan-Bekarlaki civarında kamplarda faaliyet bulunan PKK üzere militanlarının bölgelerine gönderilmek üzere sınırdan geçtiklerini......... Üzerindeki gizli nottan. 1 ....

........... Bölüm: Devlet bile göstermiş........ Orası insan ruhunun ve kişiliğinin değiştirilmesi konusunda Dr. Bu kamplar tarif edilemez.. yani o kampın kendisidir...... kampta uzun süre bulunmuş. bir ara örgüt tarafından Güney Afrika'ya gönderilmişti........... oranın bu dünyada olduğuna ve orada yaşananların gerçekten yaşanmış olduğuna inanmak mümkün değil. eğer..... PKK kamplarında bulunan militanlar inanılmaz bir yönlendirmeye tâbi tutuluyor ve inanılmaz bir inanç keskinliği içinde yetiştiriliyorlardı......... Orası dehşet bir yerdir....... Avrupa'dan Beka kampına gelmiş.... bu dönem içerisinde de devrim mahkemesi başkanlığı yapmıştı.. "Ben bir yıl önce İstanbul'da şöyle gezmiştim...... Aslında PKK kamplarındaki militanların kamp hayatı....... Kampta bulunan bir militan.. yaşam. 1 ........._ .. hava.. ben veya benim gibi oradaki hayatı biraz bilen birkaç kişi dışında kimsenin okuduklarına inanacağını zannetmiyorum...... kuralları....." şeklinde konuşursa... inanılmaz olayların faili militanlar bu gerçeğin bize yansıyan neticeleridir.. pusu kurup katliam yapan.. asıl anlaşılması gereken ise o kamptaki insan. sistemin nasıl çalıştığını yazarsa.. değerler sistemi.. Orada örgütün isteği dışındaki en ufak bir faaliyet ciddi suç olarak yargılanıp değerlendiriliyordu......... orayı anlamak öyle kolay değildir.......... Militanların kafasını... Mora 'nun Adası adlı kitapta anlatılanların on katı oranında._________........ yaşam tarzları..___________________. bizim gördüğümüz savaşan..... orada suç ve cezanın ne olduğunu................ belki de birden fazla kitaba konu olacak nitelikte ve orijinalliktedir.... Zaten PKK gerçeği buradadır. eğitim............. orada nelerin suç olduğu gibi konular başlı başına bir kitaba.. netice elde etmiş gerçek bir psikoloji laboratuvarıdır..... karıştırarak onları devrimcilikten ve savaştan soğutmak gibi bir suçla yargılanıyorlardı. Eğer bir gün biri.. Bu 19 .. en hafıfıyle bu kişinin cezası idamdı....... yetiştirilme biçimi.. Asıl gerçek...... hele de orada yaşayan biri çıkıp o günkü kamp hayatını..... kız arkadaşımla beraber deniz kenarında dolaşmıştım. o ortamı...

........ bu kişiye ne kadar büyük suçlar isnat edebilirse o kadar iyi olacağı düşünülerek herkes yargılanan kişinin suçlarını 20 .. Tabii bu öyle bir yarıştı ki eğer bir kişi platforma çıkarılıp yargılanmaya başlanmışsa............ Herkes ayağa kalkarak bu kişinin suçlarını sayıyor.......... örgüt tarafından kurşuna dizilmiş yüzlerce daha fazla sayıda PKK militanının kemikleri çıkanlad ehir xis Almanların... 1 . PKK çizgisine uymayan insanlar platform denen ve kamptaki tüm militanların bulunduğu topluluk önüne çıkarılıyor........... ğü bir realitedir..___________________................_ ................. onun hakkında iddialarda bulunuyordu.............. Yüzlerce insanın bu suçlardan kurşuna dizildiği.. dünyanın en adi yaratığı gibi oradaki topluluk tarafından dışlanır. halaylarla gerçekleştirilen ve seyredenlerin kanını donduran infaz görüntülerinin bulunduğunu biliyorum.......... Dolayısıyla bu kişiler ajan olmasalar da gerçek bir ajan rolü oynadığından............ Bölüm: Devlet sözü söyleyen.. burada Türkiye Cumhuriyeti devletine ajanlık yaparak bilgi vermemekle birlikte kişinin örgüte verdiği zarar aynı düzeydedir...... Eğer bir gün PKK'nın Bekaa Vadisi' sun Korkmaz Akademisi ismini verdiği gerilla kam] kazılırsa.... Hatta bu tür suçlar için o zamanlar PKK liderinin tanımladığı bir ad vardı: objektif ajanlık........... horlanır ve tecrit edilirdi................. kampta bulunan herkesten bu kişi hakkında suçlamalar isteniyordu..... 1984-1986 yıllarında Almanya'da PKK ya yönelik yaptığı operasyonda örgütle ilgili çok Önemli belgelerin yanında Bekaada yargılanan ve suçlu bulunan militanların zılgıt eşliğindeki sevinç gösterilerinin.... İşte orada bu tür suçlar işleyen...... onların yaptığına objektif ajanlık deniyordu...................... orada bir mahkeme kuruluyor. mahkeme yargılamaya başladığı zaman.._________.

. îşte bu mahkemenin bir dönem başkanlığını yapan kişi. Burada samimi olarak savaşacaksın...... Planımızı yaptık Güler Çelik ve onunla irtibatlı olan kişileri gözaltına aldık.......... devrimcilikten soğutmaktı. bu konuda samimiyetinden asla şüphem de yok.... Ayrıca yakalanan kişilerin üzerinden çıkan dokümanlardan bu mahkemeler hakkında epeyce bilgi sahibi olmuştuk....._________.... Ona dedim ki: "Yakalan maşıydın tekrar kırsala çıkıp savaşa katılacaktın......... daha sonra gelip teslim olan insanlardan çok dinlemiştim......... ama sonra Öcalan tarafından galiba partinin kuruluş yıldönümü nedeniyle affedilip tekrar görevlere gönderilmişti........... kafama takılan önemli bir şeyi Yılmaz a sormak istedim Yılmaz Çelik ilk çatışmada örgütten kopmuştu ama aslında (bana göre inancı gereği) örgüt ideolojisi gereği tekrar örgüte katılmak ve savaşmak istiyordu.." Bundan dolayı Güler Çelik idama mahkum olmuştu. orada bulunduğu dönemde.... Bu yargılamaları......_ ... Sirnorı kod adıyla bilinen ve bizim kimliğini çözdüğümüz Yılmaz Çelik'ti.... Takip ettiğimiz şehir faaliyetlerinde Güler Çelik'in ekibi her gün biraz daha genişliyordu. Bu kişi.... inançlıydı.... Eminim ki dağda ölebileceğim tahmin ediyorsun.... doğru bildiğin için 21 ...... birçok kişinin yargılanması sırasında mahkeme başkanlığı yapmış. Tahkikatı yaparken bu iki kardeşi de zaman zaman bir araya getirdik ve orada....... İşte biz bu olaydan ayrıntılarıyla haberdardık....... Yılmaz Çelik'in kampta komutanlık yaptığı dönemde................... özgürlüklerini kendince savunmak ve onlara yönelik haksız olarak nitelediğin uygulamalara karşı durmak adına buraya geliyorsun..................... o tarihlerde fiilen kampta bulunmuş..... birçok kişi idam edilmiş veya verilen idam kararları bilahare örgüt tarafından yumuşatılarak uygulanmıştı....... Bölüm: Devlet saymakta birbiriyle yanşa giriyordu... daha fazla büyümeden bu operasyonu başlatmaya karar verdik. Güler'e isnat edilen suç ise "baygın baygın bakmak suretiyle erkek kadroların kafasını karıştırmak........___________________............ Kendi inançların doğrultusunda bu bölgedeki insanların haklarını... kız kardeşi Güler Çelik de kampta bulunmuş ve bir dönem mahkeme tarafından yargılanmıştı.. 1 ...............

.... Kampta bulunduğunuz dönemde kamp komutanı olarak sen olayı en iyi bilen insansın... çatışıyor ve ölüyor ise senin de orada haklının yanında tavrını göstermen gerekirdi........ Ama başka bir noktada haklı bildiğin bir kişinin hakkını korumak....... Bölüm: Devlet yapıyorsun...... aksi takdirde kişiler bu değerleri benimseyip kişilik dönüşümüne uğramadan eylemleri gerçekleştiremez.. ölmeyi ve öldürmeyi göze alıyorsun.... polisle hiç tereddütsüz çatışıyorsun.. Zaten örgütler insanlann değer yargılarını bu kadar değiştirerek insanlarda yeni bir kişilik ve yeni bir değerler sistemi yarattıkları için onlara istedikleri şekilde hükmedebilir.. askerle.........___________________...................... hem örgüt mensubu olarak hem de kardeşi olarak devrimciliğini çok eskiden beri biliyorsun.. Eğer insanlar hak... İdama mahkum edildiği halde buna karşı koymadın............. sana örgütün empoze ettiği konulardaki haksızlıklara karşı savaşıyorsun...... hukuk........ yoldaşlık ve devrimcilik yeni bir ya -kmlık bağı olarak kabul edilir.. hatta annc-babalık gibi insanlar arasındaki yakınlık bağlan feodal ilişki olarak tanımlanır..... dostluk.. Halbuki tanımadığın insanların hakkını korumak için çatışmayı... bir haksızlığa karşı durmak için en ufak bir tavır gösteremiyorsun...... iyi karşılanmaz ve aşağılanır.... iyi bir yoldaşlık ilişkisi içerisinde...... Güler Çelik senin kardeşin....... 22 ... adalet ve eşitlik gibi değerler uğruna. burada güvenlik kuvvetleriyle.... İnsanlar kabullenmek te zorlanabilirler ama illegal örgütlerde akrabalık._________. "Peki o zaman sen kardeşin................ 1 ... Demek ki senin hakkı hukuku savunma noktasındaki tavrın her zaman aynı değil...... Ben bunu kardeşim olduğu için değil yoldaşlığına inandığım için söylüyorum...... Bu tür ilişkilere değer vermek......" dedi...... asla böyle bir tavrı yoktu.. daha ilerisinde heval/yoldaş olarak bildiğin Güler Çelik'in bir örgüt mensubu olarak bu suçu işlemediğine inandığın halde neden mahkeme başkam olarak orada açık bir tavır koyup kardeşini veya hevalini savunmadın......... doğru bildikleri inançları ve idealleri uğruna fedakarlık yapıyor... Güler gerçekten kampta isnat edilen suçu işlemiş miydi?" "Kesinlikle Güler Çelik öyle bir suç işlememişti. arkadaşlık... Kardeş olmayı da bir kenara bırakırsan.. Bunun yerine örgütlerde aynı inanca sahip olmak..._ ......

. bizler de her suçu değil... yaralayanlar eğer sıradan insanlarsa veya bir örgüt........... Bu duruma. Oysa adam öldürenler.... görevini kötüye kullanan............. laik-anti laik..... karşı durma cesaretimiz........ ben Simonlaşmayacaktım... demokrat-darbeci..... belki de binlerce kez tekrar edilerek beyinlerine işlenmiş örgüt gerçekleri uğruna savaşıyorlardı. mensubu ise bu kural işletiliyordu............. Demek ki onların gerçek bir doğrusu yoktu................... bu tip davranışlara "Simonlaşmak" adını ver-ciıın.... bizim tarafımızda olan kişilerin kusurlarını suç olarak nitelendirmiyorduk. A veya B partisi gibi kamplara ayrıldığımızda hep kendi tarafımız haklı. Sağcı-solcu...... İşte bu durumu düşündükten sonra kendime söz verdim..... biz de öyle değil miydik? Kendi teşkilat mensuplarımızın suçlarını gizlemeye çalışıyorduk ama vatandaşın işlediği suçlara en ufak hoşgörüde bulunmuyorduk........ İşte o zamana kadar devrimcilerin inanç ve idealleri uğruna savaşan insanlar olduğu yönünde kafamda kurduğum imaj ve onlara duyduğum saygı yıkıldı............___________________... Bölüm: Devlet ama başka bir noktada...... Bu durumu birçok olayda görmek mümkündü.. rüşvet yiyen meslektaşlarımızı yakalayıp suçlarını ortaya çıkarmak konusunda ne kadar gayretliydik? Susurluk da bu anlayışın daha büyük çapta bir tezahürü değil miydi? ölçü. Yan............ 23 .. darp ve işkence eden....... 1 ....... karşı taraf yanlıştı.'' dediğimde verdiği cevap beni tatmin etmemişti... yalnızca grubumuzun karşı olduğu kişi ve fikirlere yönelikti. Onlara empoze edilmiş.. gerçek idealler ve inançlar uğruna savaşmıyorlardı. Sonra kendimize baktım...... bunun dışında devlet görevlileri bazı kişileri kaçırır.. yalnızca bize öğretilen ve empoze edilen hususları suç görüyor. infaz ederse bu kişiler yakalanmıyordu... ben Simon gibi olmayacaktım............._________. suç işleyen herkesin yargılanması ve ihlal ettiği kural için yasalar çerçevesinde gerekli ceza ile cezalan-dırılmasrydı.. Vatandaşa kötü muamele eden............... ölümü göze alıyorlar bunun dışındaki haksızlıklara ses çıkarmıyorlardı.. başka bir haksızlığa karşı duramıyorsun.. bu gerçekler uğruna fedakarlık yapıp._ ...........

........ özgürlüğü..... itaat kültürünün hâkim olduğu..... Arabanın bütün camlarını kapatıyordum.... Haliç'te Yaşayanlar İstanbul'da görev yaptığım 1992-1996 yılları arasında görev yerim Gayrettepe'deydi.00 sularında Gayrettepe'den çıkıp evimize giderken Haliç'ten geçiyorduk....... Demek ki. evimiz ise Ataköy'de...... Bir an için düşündüm.................. onlar parklarda geziyor..... kötü bir ortamda bulunan insanlar bir müddet sonra oraya uyum sağlayıp alışıyorlar ve bu ortamın çirkinliğini göremıyorlardı........ bunu kabullenmesi sadece fiziki ortamla mı ilgiliydi? Yoksa düşünceler........ İnsanın içinde bulunduğu koşullara gösterdiği uyum. Bu durum bana çok tuhaf gelmişti. bedeli ne olursa olsun karşı duracaktım..... yaşayan insanlara bakıyordum.. pis kokan bir ortama bile uzun süre kalınca alışması................. Koku gelmesin diye burnumu parmaklarımla kapatmama rağmen Haliç'ten gelen hafif bir koku bile midemi bulandırmaya yetiyordu.. Her gün akşam geç saatte özellikle saat 23........... Ne kadar kötü ve sağlıksız bir ortamda bulunulursa bulunulsun bir süre sonra kişinin bünyesi bu duruma uyum sağlayarak kötülüğün farkına yaramıyordu.. insana değer vermeyen........... bu kötü kokudan sanki hiç rahatsız değillerdi... etik kurallar gibi toplumsal hayatı etkileyen unsurlar için de geçerli miydi? Aynı şekilde ortama uyum sağlama anlayışım toplumsal hayatın bütün alanlarına yansıtarak............ dolayısıyla hiçbir rahatsızlık duymadan yaşıyorduk. daha yaklaşmadan Ok Meydanımda geçinceye burnumu Fakat kapatmam Halic'in gerekiyordu. Aslında Simonlar her yerde.. her örgütte var...._ . hatta bir kısmı piknik yapıyordu................. önemsemeyen.. yemek yiyor.... etrafında ta ki tüneli kadar. 1 .. 24 . Haliç'ten geçmek benim için bir ölümdü....___________________. sosyal davranışlar... bile normalleştirmiştik.. Bölüm: Devlet hşı kim yaparsa yapsın karşı çıkacaktım. grup menfaati için itaatin istendiği her yerde Simonlar var...... suç işleyenler kendi tarafımdan insanlar...... kendi arkadaşlarım bile olsa veya ne kadar güçlü olursa olsun. Haliç o zamanlar inanılmaz kötü kokuyordu......._________..... tam olarak lağım kokusu duyuluyordu ve ben bu kokuya dayanamıyordum... içinde yaşadığımız çok kötü ortamı.....

... ama en büyük usulsüzlüklere toplum tepki göstermiyor... Başka bir ülkede bir müddet kalıp oradaki şartları gördükten sonra o pis kokan Halic'in durumunu fark edip bunun yanlış olduğunu göreceğiz.... Bu ülkede tapu... Haliç'teki pis kokuya rağmen piknik havası içinde yiyip içip oymayanlar gibi.. var Belki de uzun kör süre kötülükler... Bu durum bizi rahatsız etmiyor.. olumsuzluklara uyum sağlayarak bu anormalliği normalleştirmişiz... Toplumun çoğunluğu bu ülkede işlerin doğru ve dürüst yürüt ülmediğine inanıyor.. esas haline gelmiş. Türkiye için de aynı şey söz konusu... tüm bu yanlışlıklar. gümrük gibi birçok kurum rüşvet batağında.. Herkes biliyor ki bu ülkedeki ihaleler büyük oranda hileli... en rüşvetçi kişi en itibarlı kişi olarak kabul görüyor........ hatalara ve bütün anormalliklere alışıyor. yozlaşmış bir kamu sistemi içerisinde uzun süre kalan ve bu atmosferi teneffüs eden insanlar......... fesat ve rüşvete en çok karıştığına inanılan kişi en fazla oyu alabiliyor...._ ...... haksızlıklar ve hukuksuzluklar içerisinde yaşamak. Aslında en fazla itiraz etmemiz ve karşı koymamız gereken durumlarda çok makul ve kabul edici tepkiler vermişiz....... Bu örnekleri alabildiğince çoğaltmak mümkün... Hürriyetlerin kısıtlandığı... bu durumu kanıksamış ve normalleştirmiş.. bu ortamın kötülüğünü.. Yoksa içinde bulunduğumuz şartlarda pislik her yana yayılmasına rağmen maalesef hiçbirimiz Türkiye'deki bu sistemin yanlışlığını bunun algı-layamıyor..... yanlış ve mantığa uygun olmayan bir Türk idari sistemi... biz de bu pis ortama en ufak tepki koyamıyoruz. adam kayırma.................. Yolsuzluk ve usulsüzlük usul. Hile.... her türlü yanlışlığın bol olduğu bu ortama uyum sağlamış......... halbuki dışarıdan bakıldığında bu durum dayanılacak ve kabul edilecek gibi değil.. 25 ...... torpil........................... Bölüm: Devlet İnsanlar uzun süre kaldıkları ortamda yanlışlıklara..._________. pisliğini artık algılayamıyoruz.. Türk toplum yapısı ve özellikle kirli............ bizler hepimiz. her türlü hile yaygınlaşmış.......... uyum sağlıyor.. baskının hâkim olduğu.. Demek ki çoğunluk pis ve kirli... içerisinde olmak gözümüzü etmiş.........___________________. 1 ............... trafik. Bu durumu görebilmek ve algılayabilmek için ancak bu sistemin dışına çıkmak gerekiyor.....

bazen de itici olduğu kanaatindeyim.. normal usulsüzlüğe tepki göstermeyi ve gücümün yettiği kadar karşı hayatımda edindim. ama yazarken kimseyi incitmek gibi bir niyetim yok. Ben de bu kadar olmasa da yazı dilimin sert. yöntemi. Eğer biri benimle konuşurken ses tonunu biraz yükseltirse..._ ......... Bölüm: Devlet olduğu Kurtuluşumuz kanaatindeyim. zaten benim sorunum tek tek kişilerle değil......... suç işleyen kişilerle bile asla onları incitici şekilde konuşmam. Amacım asla kimseyi kırmak ya da üzmek değil. etrafım ne kadar kirli de olsa kabullenmem.......... görmemeliydim..... ben sistemi. hayatımın temel esasıdır...... sinirleri alınmış" der.................. bu rüşvet........... bunların yanlışlığını ve eksikliğini göstermeye 26 ............. içinde yaşadığımız şartları kabul etmemeyi.. bir yaşam biçimidir.... Kabahati olan....... Bağırarak veya karşımdakini kıracak şekilde konuştuğum çok nadirdir.. uyum sağlamam söz konusu olmamalıydı.........._________.......... bilinçli olarak dikkat ettiğim bir husus değil.. riya ve yalanla dolu ortamda yaşamaya mecbur olsam da asla bu durumu normal görmemeyi..... Bundan dolayı ben de hiç kimseyle yüksek sesle konuşmam...... 1 ...... Kitabın Dilindeki Sertlik Bu kitabı yazarken kimseyi kırmak ya da incitmek istemedim. en küçüğünden koymayı en büyüğüne düstur her türlü yolsuzluğa.. Beni tanıyanlar bilirler ki kimseyi kırmamak... İstemememe rağmen bu kitapta anlatılanlardan incinecek.. üzmemek için aşın hassasiyet gösteririm..___________________...................... birçok astım/arkadaşım benim için "hiç kızmaz.... hiç kimseyi kırmam... Ama bu kitap taslağını okuttuğum tüm arkadaşlarım yazı daki dilimin yer yer sert.... hatta bazı bölümlerin davalara konu olabileceğini söylediler......... Aslında bu. biraz kızdığını belli edecek şekilde konuşursa bir hafta moralim bozulur.. kırıcı. kırılacak herkesten baştan özür diliyorum....... önündeki en büyük engelin de bu Bu bilince eriştikten sonra. Hiçbir pisliği hırsızlığa.. usulleri sorgulamaya....... gururlarını kırmam. yolsuzluk.

.... 3........... tek bir bina içinde 5 sınıf... zamanında yapılmayan uyarıların anlamını yitireceği için kitabı bir an önce yazmaya karar verdim.. öğretmen 5....___________________.. Dolayısıyla kitabın şekline ve diline takılmadan içeriğine değer verilmesini._ .... Köy okulları...... Bundan dolayı dilin....... sınırlı olarak kişilerden de ismen bahsettim.. büyüdüm... Ayrıca yazı dili ile konuşma dili aynı olmadığından konuşurkenki mülayimliğime karşın yazı dilinde istemeden de olsa üslubum farklıklaşabüiyor... hayvanları otlatmak gibi işlerden kurtulmak için okula sığınırdık...... üslubu yumuşatma adına konuları basite indirgeme ve önemsememe riski de var..... zarfa değil mazrufa önem verilerek okunmasını arzu ederim... üslubun ve eksikliklerin hoş görülme sini diliyorum..... Bu amaçla olayların anlaşılması için..... düşünmüştüm...... sınıflar da 1....... okulların açılması bizim için tüm bu işlerden kurtuluştu............._________. Okulda........... aynı odada ders görürdük...... Şu da unutulmamalı ki ben yazar değilim............ sınıflar 2.. 2........ 4 ve 5... Bölüm: Devlet çalışıyorum....... Hissetme ve algılama kabiliyetim oldukça iyi olmasına rağmen ifade kabiliyetim o kadar iyi değil. Ayrıca anlatılan konular basit şahsi meselelerden ziyade ülkenin güvenliği ve toplumda geniş kesimlerin hayatını ve özgürlüğünü ilgilendiren hususlar olduğundan.. genel kanaat de bürokratların ancak emekli olunca yazmaları gerektiği yönündedir....... sınıflara ders anlatırdı veya buna benzer 27 . çocukların tarlada çalışacağı düşünülerek nisan sonu veya mayıs başında kapanır ve ekim veya kasım ayında açılırdı... Bir kitap yazmayı emekli olunca. yani 1.... Ancak her şeyin bayatı tatsız olduğu gibi bilginin bayatı bir işe yaramayacağı. 1 ....... Benim çocukluğumda ya nüfusu fazla ya da yolu olan bizimki gibi köylerde ilkokul vardı....... diğer yandan 4. sınıflara ders anlatırken.. istemeden de olsa.. Şehirdeki çocuklar okuldan kaçarken biz tarlada çalışmak... sınıflara..... Köydeki Okul Yıllarım Hukuken Maraş'a ama diğer açılardan fiilen Gaziantep'e bağlı Karabıyıklı Köyü'nde doğup.. İnsanları sarsan anlatım ve ifadelerin daha kalıcı bir iz bıraktığı ve daha iyi algılandığı da bir gerçek. sınıflar aynı derslikte................ 3.....

. sınıflar 1. Yeni öğretmen....... Bunun üzerine adım okulun çalışkan öğrencisine çıktı........ Benim anlatımımdan sorduğunda anlattılar........... Yani aynı odada beş sınıf ders yapardık.. meğer tek kaldıran benmişim.... Bu şekilde hiç ders çalışmadan ama derslerde öğretmeni dikkatle dinleyerek okulun en iyi öğrencisi olmuştum......... Belki gerçekten zekiydim.. sınıfları ders çalıştırırdı..... Hüseyin öğretmen Atatürk'ün doğumundan ölümüne tüm hayatını ve Kurtuluş Savaşı nı tam bir saat aralıksız anlattı.. yeni ders yılı başında Atatürk'ün ölüm yıldönümü dolayısıyla tüm sınıflara ortak ders veriyordu.._________............. Her sorulanı bilmeli.... unuttuğum kısımları hoca tamamladı........... sınıflara ders anlatırken 5. ne yaptığımın farkında değildim ama herkes çalışkan olduğumu söyleyince mecburen çalışkan rolüne bürünüp bu rolü oynadım......._ .. bu durum bana farklı bir misyon yüklüyordu.... İkinci sınıftayken her hatada kara lastik ile bizi döven öğretmen gitmiş yerine Hüseyin Güzel isimli genç bir öğretmen gelmişti... Benden üst sınıftakiler parmak kaldırmamış.... Bölüm: Devlet şekilde öğretmen 3 ve 4. Sonra köy kahvesinde köylülerle sohbet eden Hüseyin öğretmen babamı bulmuş ve çok zeki olduğumu.... sınıflar ayrı binada 1... kaldırmıştım............ 4 ve 5. başka köy okullarıyla yapılan bilgi yarışmalarında bizim okulu ben temsil ediyordum..___________________.... belki değildim ama benden beklenen rolü 28 sonra birkaç tekrar öğrenci anlatmak daha isteyen var mı diye parmak kaldırarak konuyu ama ikinci sınıf öğrencisi olan ben parmak ...... 1 ... ikinci saat Öğretmen Atatürk hakkında anlattıklarını tekrar edecek var mı diye sordu. herkes benim gibi parmak kaldırdı zannediyordum.... sınıflar ise başka bir binada ve ayrı öğretmenlerle ders işlemeye başladı.... Parmak kaldırdım.. 2 ve 3.............. mutlaka beni okutması gerektiğini söylemiş............ Tam anımsayamıyorum ama üçüncü veya dördüncü sınıfa geldiğim sene köye ikinci bir öğretmen atandı ve eski karayolları binasını bize ek bir derslik yaptılar........ Okulun en küçüklerinden olduğumdan en önde oturuyordum....................... Öğretmenin anlattıklarından aklımda kalanları tam yarım saat tekrar anlattım.. öğretmenin her sorusuna cevap vermeliydim......

........ hazırlıklar eşyalarımız yalnızlık alınmış.. ben de okumak istemiyorum demedim......... Bölüm: Devlet oynamak mecburiyetiyle dersleri iyi izlerdim..... Büyük amcam beni okuldan alıp işe koymak için gelmedi...._ ....... İkinci hafta okulda benim gibi yeni olan Recep Cinle tanıştım...._________................. içindeki küçük bölmede lavabo bulunan... İlkokul bitince babam yakın akrabamız olan Ş..... o zaman trikotaj atölyesinde çalışan ağabeyime özenerek onun gibi çalışacağımı söylemiştim.... okumak istemezsen biz hafta içinde gelip seni okuldan alırız........ Onunla hâlâ yakın arkadaşlığımız ve dostluğumuz devam eder...... yapılmış. sana bu kadar masraf ettik... kapısı sokağa açılan.......... masa vazifesi gören bir odaydı.. 1 ......... Ayrıca bizim gibi okula yeni gelen başka çocukları tanıdıkça okula alıştım... o yıllarda şehirlere gidip okumak sık rastlanan bir şey değildi..... Birinci hafta okulda hiç kimtanımadığımdan arkadaşlarımı. Yemeğimizi Tüm seyi kendimiz yapıyor....... kravatım ve okul şapkam olmuştu.. korkunç insan çamaşırları tüm bir hafta sonu köye ütülü gittiğimizde evde yıkatıyorduk.___________________....... Ali ile birlikte bizi Antep'te yeni açılan bir ortaokula kayıt ettirdi..................... Bizden iki yıl önce ortaokula kayıt olmuş... bir işe koyarız diyerek beni kısmen ikna ettiler ve ben nasıl olsa hafta içinde okuldan ayrılacağım diyerek ikna olup gittim.... ben gitmem diye tutturmuş.. elbiselerimle okula başlamıştım. 29 .. Babam bize bir oda kiraladı...... Babam... İlkokul bitmişti. okumaya mecbursun diye ısrar edince gitmem diyerek ağlamıştım...... hiç pantolon giymemişken bir anda takım elbisem. bir köşesine konmuş tahta.... O zamana kadar hep şalvar giymiş........... Fazlaca direndiğimi gören yakınlarım ve yaşlı büyük amcam bu hafta git....... okumakköydeki yakınlığını kaybedince tan vazgeçmiştim.. hissine kapılmış. Burası....... Hafta köye gittiğimizde çok mutlu ol- muştum ama pazar öğleden sonrası gelip çatınca beni tekrar An tep'e göndermek istediklerinde. Tüm okul hayatım boyunca ilk beş arasına girmek mecburiyetimdeydim ve her zaman da girdim.. ağabey konumunda bir köylümüz de bizimle kalacaktı..

..... Karşıyaka Mahallesi hin kuzey doğusundaki bir ilkokulun kullanılmayan kısmına misafir olmuştu. Kan Ağrısı isimli bir şiir kitabı vardı........ Ortaokulumuz Karşıyaka Ortaokuluydu......... Okulun son yılı ne kadar devlet parasız yatılı okulu varsa onların sınavlarına girdik........... bunca yıl sonra bile nedense ortaokul aklıma gelince manasını anlayamadığım bu kitabı hatırlarım....... zannedersem Abdurrahim Karakoc'un kardeşi veya amcaoğlu olan Ertuğrul Karakoç'tu......___________________........ Hemen hemen hepsi bir müzik aleti çalabiliyordu........ ama gözleri olmayan veya az gören insanların diğer duyularını kullanarak.. Okulun asıl sahipleri koridorları hızla koşarak geçiyor...... Bir ay sabret yerini değiştireceğim dedim..............._.. olmuştum........ 15......... son iki yılımızı burada geçirdik........ kör öğrencilerle birlikte aynı bahçeyi ve koridoru kullanıyorduk. biz birinci sınıftık..... okula... Bizden sonra bu ilkokulun yanma yeni bir bina daha yapılmış ve adı değişerek İnönü Lisesi olmuştu.. ancak gerçek kör olanlar biz mi yoksa onlar mı anlamak biraz zordu.......... daha sonra adı İsmet İnönü Ortaokulu oldu........ gün o talepte bulunanlar artık yerlerine alışmış................. görenlerden daha iyi şeyler yapabildiklerine şahit.._. Ama hiçbir şey yapmadım....... Okulumuz yeni olduğundan kendi binası yoktu.... ..... Bölüm: Devlet Daha sonraki hayatımda benzeri şekilde insan sıcaklığının yoğun olduğu ortamlardan ayrılıp başka yerlere... her türlü toplu sporu yapıyor ama asla çarpışıp birbirlerini yaralamıyorlardı................._ .. Okul müdürümüz.._............... Bir yıl önce kurulmuştu. 1 . içinde hareket ettikçe çıngırak sesi çıkaran topla futbol oynuyor.. bizden önce başlayan ikinci sınıflar vardı.... 30 .. Körler okulunun fazla oları bir bölümünü kullanıyorduk. Gözler çok önemli....... İkinci yıl okulumuz Yeşilova Mahallesiriden. çünkü tek okuma şansımız yatılı okul kazanmaktı............ özellikle de askere gidip oralara alışmayan ve "yerimi değiştirin yoksa firar edeceğim" diyen herkes için aynı yönteme başvurdum........ başka yere gitme arzuları kalmamış oluyordu.._________.. Haliç'te Yaşayan Sımonlar...............

....... ama biz hiç Anakara 'yi görmemiştik. diğer 20 lira yine başka yerde gizli şekilde olmak üzere saklayarak tedbir almıştık........... Ankara'ya gitmemiz gerekiyordu... 31 ... ancak bazı okulların ikinci bir mülakat sınavı vardı. ne telefon ne de başka bir haberleşme sistemi vardı......... tüm sınavları kazanmıştım.... Arka arkaya sınavlara girerek son gün tüm aday ve ailelerinin bulunduğu bahçede tek tek isimler okunarak kazanan 63 kişi ile içeri alındık.............. diğer 20'si ağzı dikişle kapatılmış iç atletimin bir cebinde........... Zannederim 50 liram vardı... En yakın arkadaşım Receple beraber aynı okula gitmek istiyorduk ama polis koleji hariç ortak okulda buluşamıyorduk. Sınavları takip ediyorduk..... Antep'ten 4 öğrenci sınavı kazanmıştı........... sanat okulları önemli değildi. daha doğrusu Antep'ten başka yer görmemiştik ve yakınlarımızdan hiç kimse bizle Ankara'ya gelecek halde değildi. fen lisesi... bizden önce girenlerden aldığımız bilgilere dayanarak hemen......... Biz okulun nerede olduğunu. O yıllar Türkiye liseler arası bilgi yarışmasında birinci gelen Gaziantep Lisesinin yatılı kısmını kazanmak en prestijli olaydı.............. ama paramız idareli kullanmak şartıyla bize yeter oranda idi...... on liram cebimde...... Bölüm: Devlet Yatılı lise.._ ..... Polis Koleji ilk açıklanan sınavlardandı...... sınavın nasıl olacağını bilmeden 14 yaşında iki öğrenci olarak Ankara'ya geldik............. ama bir hafta Ankara'da kalmaya mecburduk... ilk neticeler arasında Polis Koleji de yer alıyordu... Hangisine gitmeliydim bilmiyordum....... durumları müsait değildi..... 1 ....... ikinci gün bizim gibi sınava gelmiş Tokatlı arkadaşlarla başka otele giderek orada bir hafta kaldık... Biz bir gün için gelmiştik...... Ne yedek çamaşır ne de başka imkânımız vardı..... yatılı sanat okulları.... Receple ikimiz Maltepe'de bir otel bulduk..___________________.. 14 yaşında hiç görmediğim Ankara'ya Receple tek başımıza gelmiş... Annelerimiz paraları çaldırmayalım diye iç giysilerimizin içine gizli cepler dikip paraları bu ceplere paylaştırdılar...._________. polis koleji. Bizim gibi birkaç kişi hariç diğer çocuklar aileleri ile gelmişlerdi.. Ankara'ya gelince bir günde biteceğini zannettiğimiz sınavın aslında beş gün süren ciddi sözlü sınavlar ve sonunda da büyük bir mülakat olduğunu anladık.. gidip edebiyat ve dil bilgisi kitapları aldık ve unuttuğumuz kısımlara çalışmaya başladık........

..... paramızı verirmiş.. İlçe Milli Eğitim Müdürü...... Gülnar'ın Emniyet Komiseri..................... her bakanlığın uzantısının da birim amiri vardı.. 15 günlük mehil müddeti sonunda Mersin Emniyet Müdürlüğüne gelip göreve başladım...... önüme bu fırsat çıkmıştı. Bu...... Okulu ilk ona girerek bitiren öğrencilere belirli illeri kurasız seçme hakkı vermişlerdi._________...... Çamaşırlarımızı yıkamış........... Benim rütbem en alt basamakta Komiser Yardımcısıydı ama makamım İlçe Emniyet Komiseri olacaktı.... tüm işlemleri tamamlamış ve sonunda sınavı kazanarak eve dönmüştük._ . komiser olmaktan farklı bir şeydi......... onları yalnız Bu olayda hiçbir şehir fevkaladelik göndegörmemiştim..................... Onların her şeyi halledebileceklerine inanamadım......... Kura çekilecek. memleketime yakındı.. nasıl yaparlar........ yani istediğim ile gidebilecektim. herkes bahtına neresi çıkarsa oraya gidecekti... O zamanki adıyla Personel Şubesi kanalıyla beni Emniyet Müdürlüğüne çıkarıp oradan seni Gülnar ilçesine verelim dediler... 6 yıllık yatılı hayatı (kimimize göre hapishane hayatı) sona ermişti. sınavı kazanmış ve artan paramızla da An tep'e köyümüze dönmüştük. yani o ilçedeki Emniyetin amiri olacaktım... ama ben 14 yaşında taşralı bir çocuk olarak tek başıma bunu başarmıştım.. Hiç görmediğim..... ben de dereceye giren öğrencilerdendim. nasıl olduğunu bilmediğim bir ildi ama bir avantajı vardı............ İlçede Kaymakam tüm birimlerin bağlı olduğu amirse.......... onlar daha çocuk diyerek hep yanlarında olmak istedim......... Mersin (İçel) ilinde bir kişilik kontenjan vardı...... Tercih hakkımı kullandım ve Mersin'e tayin oldum. yanlarında ben olmalıyım. MERSİN Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim 1976 yılı temmuz ayında okul bitmiş...... Bayındırlık Müdürü gibi Emniyette de İlçe Emniyet Komiseri vardı.. ama yıllar sonra kendi oğlum ve kızım üniversiteyi kazandıklarında başlarına dışına rememiştim.. Ne yaparlar.....___________________..... 1 ....... Adli 32 ........ Okul yıllarında hayalimde hep müstakil amir ol inak vardı ve hiç ummadığım bir anda. Bölüm: Devlet bir hafta kalmış.

... Bölüm: Devlet olaylarda hâkimler kanununa bağlı olan onurlu bir işti.. Vali.... işlerle ilgili sürekli bir şeyler anlatıyorlardı............................. Aslında Vali benim ilçeye gitmemi istemiyordu ama ben bu şirin ilçeye gitmek. Beş dakika sonra Vali Bey'in makamına vardık ve Vali Necmettin Karaduman (kurucu meclis üyeliği ve meclis başkanlığı da yaptı) beni yalnız başıma makamına aldı. tecrübeli amirler ve işi bilen polisler bana. 1 . Bu 'şirin bir kasaba' sözü çok hoşuma gitmişti... Ali Bey...... Bu görüşme sıradan bir görüşme değildi aslında. "Başkomiserım Gülnar nasıl bir yer?" diye sordum.......... "Sen yenisin......... ilçe görevi ağırdır.. Ertesi gün çalışmaya başladım. zorlanırsın... Emniyet Müdürlüğüne 100-150 metre yakınlıkta olan Valiliğe yaya giderken Ali Beye..... Hiç amir gitmezmiş.." dedi...... tecrübesizsin...... biz Emniyet Müdürlüğüne dönünce Vali arkamızdan Emniyet Müdürü'ne benim için." dedi. ilde kal?" dedi.... O zamanki adıyla 2. "Bu çocuk çok genç.. "Sen ilçede ne yapacaksın........ her giden kaçmaya çalışırmış.. Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel beni alıp İl Valisine götürme görevini üstlenmişti.. Öğlen üzeri.. "Toroslarin eteğinde şirin bir kasaba.. ondan sonra Gülnar'a gönderin... Hemen hazırlanıp atandığım ilçeme gitmem gerekiyordu.... Şube ve karakollarda resmen staj yapıyordum...... Bu arada gideceğim ilçe hakkında bilgi de almaya başladım..... okul yıllarından beri idealimdeki görev olan müstakil amirliğe getirilmek istiyorum diyerek ısrar ettim....... tüm birimleri dolaşsın.. en sonunda Emniyet Müdürü bu sorunu çözmek için geçici görevlerle ildeki tüm amirleri birer ay nöbetleşe buraya 33 ...... 2. 15 gün il merkezinde kalsın.._ ..... İlçeye bir an önce gidip amirlik yapma hayalim geçici olarak ertelenmişti. ama sebebini pek anlay amamı ş tim. başta zorlanayım. Şube..... îlçe Mersin'in en küçük ilçesiymiş." demiş.. her birimde ona bilgiler verilsin. 3......... Vali Bey seni istiyor dediler... İlçenin müstakil sorumlusu olacaktım....................... Ben ilçede görev yapmanın daha iyi olacağım söyledim........._________..___________________.." diye karşılık verdim. "Nasıl olsa bir gün zorlanacağım efendim...... zaten polis teşkilatı da ilçeye 1972 yıllarında kurulmuş..

... 1 . ama ben sanki en iyi yere atanıyor gibi illa ilçeye gideceğim diye ısrar edince kararımdan vazgeçiremeyeceğini anlamış........... Bölüm: Devlet gönderiyormuş.... kimi çocuğunun okulu gibi sebeplerle il merkezinde kalmak ister..._________............ sorunlarla direkt yüzleşmek... hata yapsam da ilçenin genelde olaysız ve sakin olmasından daha ağır bir şey yaşamadım... kime diğerinin şikâyet ettiği bir ilçeymiş.. Sanıyorum M araş ile kendi memleketi olan Trabzon'u kardeş şehir yapmış....... İlçeye gidip de şikâyet edilmeyen ya da en ufak olayda hakkında onlarca dilekçe yazılmayan memur yokmuş. 34 .. ilk valiliğini memleketim olan Kahramanmaraş ilinde yapmış. Yani ilçem hiç kimsenin gitmek istemediği bir yermiş..... kimi eşinin işi.. şikâyet sever halleri ülkede nam salmış.............................._ .. Bu................... Ben o zaman bilmiyordum ama Gülnar'ın politik yapısı.. Emniyette hiç kimse küçük ilçelere gidip çalışmak istemez.... Vali Bey M araş i o kadar sevmiş ki her Maraşlıya yardım etmek istermiş............. Kendisi de M araş i ve Maraşlüarı çok sevmiş. Ama ben o gün ilçeye gitmek istemiştim.... ama daha sonraki yıllarda ilçede müstakil sorumlu olmanın özgüven... tecrübesizliğimi görünce de biraz şubelerde staj görmemi istemiş.................. başta epey zorlansam. Emniyetin acemi yem bir komiseri bu ilçeye göndermeye kalkmasına karşı çıkmış. Asayiş saatinde Emniyet Müdürü'nün Allahsız Sami namlı Sami Alhan'a benim gönüllü olduğumu söylemiş olmasından şüphe duyup en azında kararımdan vazgeçirmek için beni çağırmış. herkes siyasetle meşgul....... Trabzon'un en işlek caddesinin adı Maraş'mış.....___________________.... Vali Necmettin Karaduman.. hiç kimseden yardım istemeden işleri yönetmek gibi bana önemli tecrübeler kazandırdığını fark ettim.... fıkralara konu olmuş............ bu yüzden kimsenin gitmediği bu ilçeye gönderilmeme.... hatta halk siyasi partilerine göre kamplaşrmş yaşarmış.... Vali böyle bir yerde çalışamayacağımı düşünerek beni caydırmaya çabalamış..... Maraş'ta çok sevilmiş. İlçede herkes aşırı partizan... Şimdi Maraş'ın en büyük caddesinin adı Trabzon.... daha sonraki meslek hayatımda da gördüğüm bir durumdur..

. yeni atanan komiser acele ilçeye gitsin...... Benim memurlar... asayiş şubesi...... su.......... Mal Müdürü Vekili'nin de içinde olduğu bir grup memur............. Kavgaya karışan kişileri polisler karakola getirdiler... bunun için de o zamanlar alkolmetre olmadığından... Yanlarına gittiğimde beni oradakilere tanıtıp komisere sahip çıkın diyerek nasihatlerde bulundu.. Staj yaptığım Çarşı Karakoluna yakın olan garaja polisler beni götürdüler.. ilçeden her sabah iki otobüs gelir. Bu defa Silifke'ye gidip oradan taksi ya da dolmuş bulmak gerekiyormuş..... satılan bir işyerinin 2.. Merdivenle çıkıldığında... Hemen aceleyle valizimi topladım..... altında gazyağı vs. 1 ... Gülnar otobüsüne bindim... Bu otobüsü kaçırdın mı Mersin'den direkt başka bir araç yokmuş... taraflardan birinin Mal 35 Müdürü Vekili olduğunu ......" diye haber salmış...... vs......... Vali Necmettin Karaduman köyleri dolaşmaya... Gülnar'a gidecek otobüsleri araştırdım.. uzun koridor boyunca sağlı sollu sıralanmış 5 küçük oda vardı. Kısaca tarafları dinledim............ Stajda daha ilk hafta dolmamıştı ki bir gün Emniyet Müdürü... ilk vukuatımız gerçekleşti... beni de çağırtmıştı.... katında bulunuyordu........___________________... yine her gün iki otobüs ilden ilçeye gidermiş.... Tarafları kısaca dinledikten sonra hepsini nezarete attırdım.._ ......... Kıvrılan yollardan dolanarak gidilen 3............ incelemesi bitip dönerken Belediye Başkanlığında heyet üyeleri ve Belediye Başkanı ile konuşuyordu..........._________.5-4 saatlik yoldan sonra ilçeye vardım........... aşırı alkollü olan emekli bir öğretmenle küfürlü bir kavgaya tutuşmuşlardı.... Benim ilçe köy gibi bir yermiş......) kısa süreli çalışmaya başladım.... Bölüm: Devlet Mersin merkezde Emniyet Müdürlüğünün muhtelif birimlerinde (karakol. köylerdeki yol.. İlk günün akşamı çoğu işledikleri muhtelif suçlar nedeniyle ilçeye sürülen polislerden oluşan 4-5 kişiyle birlikte karakolda otururken... Sonra aklımda kaldığı kadarıyla alkollü olup olmadıklarını araştırmak gerekiyordu.. hükümet tabibine veya sağlık ocağına göndermek gerekiyordu........... elektrik gibi devlet yatırımlarını görmeye gelmiş.... "Vali yarın Gülnar'a gidiyor. Emniyet Komiserliği ilçenin merkezinde.

.. stajlardaki derslerde nasıl kabardıklarını özenerek anlatıyordu........ Kaytarmak idealize edilen bir yöntemdi.. hatta mal müdürü gibi bir isim mi olurmuş derdim.___________________...... hoş geldin safhasından sonra ben geliyorum dedi ve biraz sonra geldi........ Karakolda bizim yanımızda alkollüdür şeklinde yeni bir rapor hazırladı.. kaymakamın bu olaya çok bozulduğunu ama bir şey diyemediğini duydum.. Mal Müdürü Vekili ne demek onu da bilmiyordum........ öğrenciler okula döndüklerinde öğrendikleri işleri değil. Neyse Mal Müdürü Vekili'ni de nezarette koyduktan sonra alkollü olanları doktora (sağlık ocağı tabibine) sevk ettim... temel makamları hakkında hiçbir bilgi verilmeden okuldan mezun oluyorduk. Stajlar kaytarmak için bir bahaneydi....... Aylar sonra Mal Müdürlüğünün benim Emniyet Komiserliğinden daha önemli bir makam olduğunu öğrendim.. zil zurna sarhoş olan kişi için doktor alkollü değildir raporu vermişti..... ama devletin....._ ... bu görevliler hakkında kanuni işlem başlatılmasını istedim....... aşırı dindar ve efendi olduğu her halinden anlaşılan doktor Mehmet Bey sarhoş emekli Öğretmenin eski öğretmeni olduğu için saygısından ona böyle bir rapor verdiğini söyledi. Aslında benim hatalı olduğumu...." dedim........... hemen savcıyı aradım... Çok kibar.......... Bölüm: Devlet söyledilerse de ben.... Mal Müdürlüğü daktilosu ile yazılmış ihbar ve iftira mektuplarını bulup..... savcıyı manyetolu telefonla evinde buldum ve konuyu aktardım. O gün bu olayın zorlarına gittiğini..... Mal müdürü benim için hiçbir şey ifade etmiyordu...... Böylece hem kendini savunmuş hem de bizim dediğimiz olmuş ve yumuşakça olayı çözmüştük.... Olayı dinledi.. Mal Müdürlüğü çalışanlarının görev gereği bir makam sahibi olmaları 36 .......... Biraz sonra doktordan geldiler.. Halbuki o kişiyi nezarete atmaya yetkim olmadığı gibi.... sonra telefonla doktoru evinde buldu ve karakola çağırdı............................._________..... atın hepsini içeri...... Daha sonra bu olayda Mal Müdürü Vekili'nin nezarete atılmasına kinlenen Mal Müdürlüğü personelinin polislere yönelik bir iftira olayında rol aldıklarını öğrendim..... 1 .. "Olsun..... Okulda anlatılanlar aklımday-dı....... Komiserin ilçeye atandığım yeni duyan savcı.............

... okulu yeni bitirmiş... En temel konular olan devlet memurları kanununu ve ruhunu bilmiyordum.... Bölüm: Devlet nedeniyle görevleri esnasında herhangi bir suça karışmaları halinde bile direkt nezarete atılamayacağını öğrendim.... Bu durumdan en çok yazıcılık görevini yürüten memur rahatsız olmuştu........... Bir ilçenin Emniyet Komiseri o ilin huzuru ve güvenliği için en önemli kamu görevlisi olmasına rağmen............. Bir oda mutfağımızdı.... gerekmedikçe amir olduğumu hissettirmeyen tutumum. derece ile okulu bitirmiştim. bana yaklaşmışlar..._ .. hiçbir tecrübesi olmayan 19 yaşındaki beni Emniyet Komiseri yapıyordu ............. atanması ile ilgili bir ölçüsü yoktu....... her şeyi tek bir yazıcı memurla yaparmış. Ben gelince amirlikte ve meslekte yeni oluşum.. kendilerine haksızlık yapıldığına inanıyorlardı............. ama devlet yapısı bana anlatılmamıştı.......... Benden önceki Emniyet Komiseri........ bir diğer odayı da bekar olan polis memuru Erdal kendine yatak odası yapmıştı....................... amirden çok bir arkadaş halim yeni memurlar üzerinde olumlu etki yapmıştı....... Başkomiser rütbesinde mesleğin kurdu denilen vasıfta imiş....___________________....._________. sürekli yanımda gezer olmuşlardı. hiçbir memurun yazışmaları görmesine izin vermez.... Bir gün bir kavga olayına karışan kişilerin 37 . Başka bir odayı kendime yatak odası yapmıştım... İlçede 7 memurum vardı.. her fırsatta kendisinin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyordu.... Ben polis komiseri idim...... Emniyet Komiserliğinde bir makam odası.... ağır bir amirlik duygusunu herkese her vesile ile hissettirmiş... Bütün kapattırır.......... Ayrıca bir başka oda da demir kapı ile nezarethane haline getirilmişti. bir tane memurların odası ve bir tane de yazı işlerinin yapıldığı kalem odası vardı.. yüksek meslek okulunda 3 yıl okumuştum. mesleğe yeni atanmış iki tanesi hariç hepsi çeşitli suçlar işleyerek buraya sürülmüşlerdi... sistemi yoktu... Farklı bir yönetim anlayışı ile her şeye hükmederek idare etmiş. herkese eşit mesafede duruşum..... Emniyet teşkilatı... bu konuda hiçbir ölçüsü........ 1 ..........

..._............ Yukarıdaki gibi klasik kalıpla ifadeyi sonlandıracağmı düşündüm. yazdıranın ve ifade sahibinin isimleri yer alıyor.... Bölüm: Devlet ifadesini alıp savcılığa üst yazısını yazmasını istediğimde.................. işbu ifade tutanağı kendisine okunduktan sonra başka bir diyeceğim yoktur demesi üzerine birlikte imza altına alınmıştır" ifadesi eklenirdi........ Aslında bir kişinin ifadesinin alınması veya savcılığa fezleke yazmak onun için sorun değildi............... sayfadan ibaret. bu süre sonunda tüm yazışmaları........ aksi halde işleri zora koşacağım ima ediyordu..._________................ söyleyerek önemli olduğunu hissettirmeye çalışıyor........... Bu şekli ile ifade tutanağı adliyeye gitse rezil olacaktık.. siz söyleyin yazayım dedi............_.. En başarılı öğrenci bile eski anlayışa sahip bir memura muhtaç 38 ... İfadeyi daktilodan çıkardı..... Bu yaşadığım tam bir şoktu.._ . her defasında siz söyleyin ben yazayım diyor veya verilen konunun çok zor olduğunu istenen sürede yapamayacağını Haliç'te Yaşayan Sımonlar.. genellikle kendim tek tek dikte ederek yazdırdığım için okumaya gerek görmezdim ama o gün tesadüfen yazdırdığım ifadenin tamamını okuduğumda bir de ne göreyim... Son cümlede " şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın" yazıyor......... Ben de ifadesini aldığım kişinin anlatımları bitince sonunu şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın dedim.. daktiloyu kucaklayıp makamıma getirdi................ ................... Ondan işlerle ilgili herhangi bir şeyi yazmasını istediğimde.......... 1 .. 6 yıl okutulan meslek okulu meslekle ilgili pek çok şeyi vermemişti.. Baktım böyle olmayacak....................... Polis Koleji ve Polis Akademisini (enstitüsünü) dereceyle bitirmiştim ama en basit polisiye konuyu bilmiyordum. Kavgaya karışan şahısları dinleyerek ifadeyi yazdırdım.... bana muhtaçsınız" demeye gelen tavırlarda bulunabiliyordu........ Altında da yazanın.. kendisine muhtaç olduğumu hissettirmek için bunu yapıyordu.. yöntemi ve sistemi artık öğrenmiştim.......... Gülnar'da Emniyet Komiserliğinin kurulduğu 1972 yılından atandığım 1976 yılma kadar yapılan tüm yazışmaları ve tüm dosyaları günlerce okudum.....____...... Yazıcı bir memur bana "ben senden iyi bilirim..___________________... ama o benim o işi yapamayacağımı....... Polis tarafından alman her ifade tutanağının sonuna klasik kalıp halinde " ....

..............._________.......... Bu anlayışla yenilik yapmak............ ediyordu........ Bu yüzden ben de lise emsali sayılan Polis Kolejini bitirdikten sonra üniversite sınavlarına giremedim. 1. Bu arada Polis Kolejini bitirirken bizde diplomaları vermezler sadece merasim esnasında imzasız diplomalar verilir ve sonra geri toplanırdı.... sınav aralarında ders çalışarak sınava girmeye çalışıyordum......... Ankara'da bin bir güçlükler içerisinde. Polis Akademisini derece ile bitirmiştim ama sokakta karşılaşacağım temel konular hakkında yeterli oranda bilgili değildim... ... görevime başlamıştım.. girmek O tarihlerde istediğinizi. yine eğitimi olmayan eski çalışanların anlayışına mahkum.. Okulu bitirdiğimiz sene sınavlara girdim.... yem bir anlayış geliştirmek nasıl olacaktı... tercihim olan Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazandım.. Sınav sonucunda aldığınız puana göre kaydolabileceğiniz okul belli oluyordu.... Bölüm: Devlet bırakılıyordu..... mesleki hiç bir yazışma ve usul öğretilmemişti........... Her karşılaştığım olayda ve görevde bunu görüyordum. diğer yandan da hukuk fakültesine kaydımı yaptırdım........ İlk sınavlar olacaktı. Ben sınava girerken 20 tercih hakkımız olmasına rağmen yalnızca iki tercihte bulundum: birinci tercihim Ankara Hukuk.. sınavlar dolayısıyla iznimi alıp Ankara'ya gidiyordum..... Bunca süre okutulmuştum ama bir şahsın ifadesinin alınması tatbiki olarak yaptırılmamıştı........... Eğitim meslek sahiplerine bir şey vermiyor.. sınavlarına girerken müracaatınızla birlikte yazıyordunuz.___________________............_ ............. şimdiki gibi önce sınava girip sonra tercihte bulunma yoktu. okulu bitirdiğim yıl müracaat üniversite ederek üniversite sınavlarına nereye girdim........ ikincisi de Ìstanbul Hukuk'tu.... otellerde veya Ders bulabileceğim misafirhanelerde zorlukla 39 kalabiliyordum........ O zamanlar Polisevleri gibi kalınacak sosyal tesisler pek fazla yoktu.. 1 .. Fakat yüksekokul sayılan Polis Enstitüsünü bitirince........................... Sınavlara girip kazansak bile üniversitelere gitmemize müsaade edilmezdi. Bir yandan komiserlik görevine başlayıp Gülnar'da Emniyet Komiserliği görevini yürütürken... Gençlik Parkı'ndaki Garsonlar ideolojik Konularda Benden Bilgiliydi 1976 yılı yazında Polis Akademisinden mezun olmuş..

....... açıkçası çok net hatırlayamıyorum.. yüksekokulda okumuş.... benim göreve başladığım gün böyleydi..... bunların ideolojileri nedir........... bana bir broşür ya da dergi varsa ver. nasıl bir şey................. bugün de böyle.. Diğer garson da.. İşte bugün gündemimizin önemli bir problemi olan demokratik açılım meselesi ve Güneydoğu sorununun çözümü tartışılıyor..........___________________...... güya yetiştirilmiştim ama bu garsonların konuştukları konuları anlay Sadece Dev-Yol diye o zamanlar için illegal bir terör olduğunu biliyordum............ ben de senin hareketine geçeyim.. konuşuluyor ama bu işi uygulayacak... Dev-Yol nedir... Sanırım 1977 yılının mayıs-haziran ayıydı.. "Oğlum bu senin Dev-Yol hareketin nasıl bir hareket...... Dev-Sol nedir.. bunun nasıl olacağı sorusunun cevabını bulamıyordum...... bunu kavramak maktan ve algılamaktan acizdim... Bu durum.. adının ne olduğunu dahi bilmeden sokağa çıkan bizlerden bu örgütlerle mücadele etmemiz bekleniyordu.... Ama 1.." dedi.. Çay içerek ders çalışmaya başladım........ Böyle bir eğitimden geçerek. Polis Akademisinde 3 yıl okumama rağmen gerçek hayatta karşılaşacağım bu örgütlerle ilgili bilgi verilmemişti.......... veya 2........ ama sokaktaki garsonlar biliyorlardı. belki de 78 yılıydı..... yapacak olan 40 xisehir ....... Ne var ki benden yaşça küçük çay satan bu sıradan garsonlar ise bir Dev-Yol hareketinden. öyle bir broşürle falan olmaz........... bu çok mühim bir harekettir...... ama hareketin arka planı necf lerde neler anlatılıyor.. Bölüm: Devlet çalışmak için çok uygun yer olmayınca sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gidip oradaki çay bahçesi ve kafelerde simit ve çayla kahvaltı yaparken bir yandan da ders çalışıyordum.._ . Ben devletin komiseriydim... akademide..... 1 ....... Bunların adını bile duymamıştım. Garsonlar aralarında konuşurken. bu hareketten başka bir harekete geçmekten ve bu siyasi faaliyetten bahsediyorlardı.. İşte bir gün yine sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gittim............" diye karşılık verdi._________. aralarındaki farklar nelerdir gibi konular okulda bizlere anlatılmamıştı... bir garson diğerine...... "Benim hareket öyle büyük bir hareket ki.... Bu arada garsonlar kendi aralarında konuşuyorlardı. sınıftaydım.

.. Mut ilçe Emniyet Komiserliğim 1980 yılı 12 Eylül darbesinden önceydi.............._ . Komşu ilçemiz olan Mut'ta ise olaylar galiba hiç iyi gitmiyordu.. Tabii ki bununla birlikte polis teşkilatı da pavyonlara bulaşıyor..... Böyle devam ederken...... 1 ...... Bölüm: Devlet güvenlik sistemi içindeki insanlara bu konuyla ilgili bugüne kadar herhangi bir aydınlatıcı bilgi ya da yazılı doküman verilmiş değil.......... konsomatris kadınlara ikram ederek tüm paralarını harcıyor..........___________________... paraları yetmeyince senet imzalayarak bir ton borç içine giriyorlardı......... Etrafta yaz boyunca kimi tarım........ o pavyonlar dolayısıyla ilçenin huzuru da bozuluyordu.... Bilmedikleri ve tanımadıkları bir dünyada açık saçık giyinmiş kadınlar karşısında ağızları bir karış açık kalıyor. kimi hayvancılık yaparak 3-5 kuruş kazanan köylüler çeşitli bahanelerle ilçe merkezine geldiklerinde o pavyonlara gidiyordu.. Bundan dolayı o ilçede sürekli olaylar olmaktaydı..... Gülnar'da görev yaparken 7-8 polisim. Pavyon sahipleri hesabı ödeyemeyenlere imzalatılan senetleri evlerini.............. Demek ki bu sistem maalesef hep böyle çalışıyor...... kaymakam vekiline kadar hepsinin. oradaki polislerin bu pavyonlarda çalışan kadınları alıp dışarılarda alem yaptıkları yönündeki iddialar ve onlarla olan ilişkileri tahkikata konu edilmişti........ ürünlerini icra ile sattırarak tahsil ediyorlardı..... o insanların bütün emeklerinin ellerinden alınmasına sebep oluyordu.... Diğer kamu görevlilerinin...... Bu pavyonlar bütün o köylülerin yuvalarının yıkılmasına........._________............. kendi halimizde Mersin'in bu en küçük yayla ilçesinde mutlu bir şekilde yaşayıp gidiyorduk... 16 kadar bekçimle birlikte kendimizce güzel bir düzen kurmuştuk... çünkü küçük bir Anadolu kasabasında yaşayan erkekler o günkü şartlarda pavyonda çalışan kadınları gördüğünde... buradaki kadınlarla bir şekilde ilişkisi oluyordu...... hepsinin dünyası değişiyor......... Küçücük bir ilçe olmasına rağmen 2 tane pavyonu vardı. 2 kadeh rakı içtikten sonra da kendini bilmez halde en pahalı içkileri veya öyle olduğunu zannettikleri renkli suları. Birçoğu yanlış 41 .... bu kadınlar hepsini etkiliyordu........ bazı polisler pavyondaki kadınlarla ilişkiye giriyorlardı..................

.. Başkomiser görüntülerin çekildiğini anlamış...... İşte bu kargaşa içerisinde ilçenin Emniyet Komiseri de açığa alınmıştı............ beş vakit namaz kıldığım için bu ilçeye göreve gitmeme karar verilmişti. yarattığımız aile ortamını Komiserliği aratmayan içerisindeki iş ortamına.. 42 ................ dünyaya Ayrılmak çok ağrıma gitmişti fakat madem görev verilmişti yapacak başkaca bir şey yoktu. Bir müddet bu ilçede görev yaptıktan sonra pavyonlarla ilgili topladığım bilgilere göre durum.._________........ Mecburen tayinimin çıkmasından beş-altı saat sonra gece kalktım.... en mahrum ilçesi kabul edilen Gülnar'da görev yapıyordum...... çok kötüydü.. Sahipleri sabıkalı...... ve arkadaşlarıma........... Bölüm: Devlet şeyler yapmışlardı....... Mersin'in en küçük...... Emniyet Müdürü oraya gitmem gerektiğini.... başka bir muhakkike gerek vardı ve polislerin bir kısmı açığa alınmıştı..... orada bana ihtiyaç olduğunu ve orayı düzeltmem gerektiğini söyledi... Suç işleyen bu polisler hakkında o zamanki 3..... Bu defa bu olayı da tahkik etmeye....... Su be Şefi Başkomiser.. uygun Başkomıser'e birtakım kadınları yakınlaştırarak bu.. Mut'a gittim ve göreve başladım... Mut'a geçici görevli olarak tayin olmuştum.........___________________.. Gülnar'a çok Emniyet alışmıştım..... bu defa haklarında tahkikat yapılan polisler uyanıklık yapıp Başkomiser! içmek için pavyona götürmüşlerdi. bu tür kadınlardan çok uzak olduğum bilindiğinden ve o zamanın tabiriyle hocavari gözüktüğüm. Vali Beyle görüştüklerini.... Benim tavrım itibarı ile alkolden...... daha sonra da bunu tutanağa geçirmişti. beni her konuda destekleyeceklerini..... kumardan... gitmek istemediğimi söyledim....... 1 ....... fotoğrafçının ... olmayan görüntülerini çekmişlerdi.. müfettiş olarak tayin edilmişti.......... ama buraya. Emniyet teşkilatında titiz.......... yolsuzluklarla mücadele eden ve Güneşin Oğlu diye bilinen zamanın efsanevi Mersin Emniyet Müdürü Ahmet Karakurt'a telefon açtım...... Bir gece bir mesaj aldım. Başkomiser tahkikata gelmiş.. 24 saat içerisinde Gülnar'dan ilişik kesip Mut'ta göreve başlamam gerektiği yazıyordu.filmine el koymuş.......... Bunun üzerine bu ilçeye komiser aranırken il merkezinden gönderme imkânı olmayınca beni düşünmüşler._ ..

.... 43 .. olayla ilgili pavyonların geçici olarak kapatılması için Kaymakamlığa teklif yazıyordum. Bunun üzerine ilçede Emniyet ve Kaymakamlıkça yapılan işlemlerin hukuki durumu hakkında vilayet merkezine danışıp Emniyet Müdürü'nün desteğiyle.. Daha sonra işyerini haksız yere kapatmaktan dolayı......... sonra milletvekillerine güvenip onların etrafında dolaşarak pavyonları açtırmaya ve beni tayin ettirmeye çalıştılar..... ilde yaptığımız işlemin hukuka uygun olduğu yolunda görüş alarak Kaymakam'ı rahatlattım... yine eskiden olduğu gibi bir süre kapalı kalır............. daha önce işlemler elden ve aracılar vasıtasıyla ilgili illere telgraflar çekilerek çok hızlı yapılıyormuş.. Mersin'deki irtibatlarına güvendiler olmadı....... ama o da olmadı....... izin alamadıkları için de kadınlar çalışamıyorlar ve sıkıntıya düşüyorlardı. 1........ ama Kaymakam Vekili onlarla irtibatlı olduğundan kapatmalar kısa süreli oluyordu............_ ......_________.............. Bölüm: Devlet işletme yöntemi kötü ve ilçe için çok olumsuzdu................. diğeri içinse sahibinin sabıkasını bahane edip her ikisinin de ruhsatlarının iptali onayını aldım.. Bir müddet sonra iki pavyonu da ömür boyu kapatacak olan. ruhsatların iptali ile ilgili işlemlere başladım............... Sonunda İlçe Kaymakamlığına............. Bolum: Devlet yeni Kaymakam Vekili olarak Mahiyet Memuru Mustafa Beyin gelmesi üzerine pavyonlardan biri için dışarıya fuhuş maksatlı kadın göndermesi iddiasıyla.. Pavyoncular ilk başta işyerlerini kapatmamı.... Pavyonlarda çalışmak için getirtilen kadınların tüm idari işlemlerini Emniyet olarak biz yapıyorduk...... 1 ...... ticarethane sayılacak pavyonun kayıp olan ticari kazancı nedeniyle ağır tazminata mahkum olacağı yönünde Kaymakam Vekilimi korkutup pavyonu açtırmak istediler.. Beni geçip irtibatta oldukları siyasi parti teşkilatlarına... Uzayan zaman ve diğer işlemler pavyoncular için sorun olmaya başlamıştı..... Ben her şeyi kanuna uygun ve aracısız yapmaya başladım...................___________________. sonra açılır diye düşünerek önemsemediler....... yeni başlayan kadınların tahkikatlarını resmi yazıyla yapınca süre uzuyor... Ayrıca meydana gelen her olayda... Emniyet Müdürü ve Valilik bizi destekliyordu.....

.... dava gereken süre içerisinde açılmadığından reddediyordu.. Ö zamanlar idari davalar yalnızca Danıştay'a açılabiliyordu.. Öğrendiğim kadarıyla süresi içerisinde açılmayan davalarda.. Önce merkez...... sonra iddiaları araştırmak üzere il merkezinden bir araştırmacı gönderiliyordu........... parti başkanlarından.... Pavyonda konsomatrislik yapan kadınlar burada yemek yiyor ve bu sayede de 44 ..... Özellikle ilçenin köylü kadınlarının bu durumdan memnun olduklarını zannederim........... 1 . Ben de ilçedeki genel duruma bakarak pavyoncuların işlerini takip eden....._________........ Yıllarca Mut halkının başına bela olan pavyonları bir daha açılmamak üzere kapatmıştım.. Mut halkı ismimi öğrenene kadar "pavyonları kapatan komiser" olarak anıldım....... bu ilçede seni kim........ Polislik yetenekleri gelişmiş olan Ali Bey ilçeye gelmiş ama bize. Beni telefonla aradı............... iddialara cevap verilirse Danıştay davaya bakıyordu. Pavyoncuların Şikâyetleri Bir müddet sonra hükümetlerin değişmesiyle birlikte hakkımda şikâyetler başlamıştı....___________________...... kimler senin görevinden rahatsız olur diye sordu.... Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel bu işle görevlendirilmişti..... Emniyete uğramamıştı. Davayı açtılar ama dava açımı için 90 günlük süreyi geçirmişlerdi.... ama sadece zaman aşımı iddiaları dile getirilirse..... milletvekillerinden umudu kesince dava açmaya karar verdiler... Bu arada 1976'da girdiğim Ankara Hukuk Fakültesinde son sınıfa gelmiştim.... Bir iki araştırmacı gelip gittikten sonra bu defa merkezden zamanın 2..... ne için şikâyet eder..... Ben de davaya cevap olarak idare adına savunma yaparken. pavyoncular nüfuzlu dostlarından. sadece dava açma süresinin geçirildiği iddialarında bulunup diğer hususlara hiç cevap vermedim.......... illerde idare mahkemeleri yoktu... şikâyetler hakkında bizden bilgi istiyordu..... pavyonlardan dolaylı faydalanan......................... okuduklarımın faydasını görüyordum. çeşitli bahanelerle. menfaati olan bazı kişileri ve özellikle parti içerisinde ve yönetimde olup ilçe merkezinde bir restoran işleten şahsın ve yakınlarının olabileceğini söyledim....... Ve sonunda Danıştay davayı süresi içinde açılmadığından reddetti.... Bölüm: Devlet Bu arada zaman geçiyordu.._ .............. sudan sebeplerle vilayete ve Bakanlığa şikâyet ediliyordum..

... .. Bu şekilde elde ettiği bilgileri de belirterek raporunu Mersin merkeze vermesi üzerine bir süre şikâyetler dolayısıyla rahatsız edilmedik ama bir müddet sonra yine şikâyetler arttı................... kadın gönderin._ ............ bu adam bildiğiniz gibi değil.. Yerinde olmaması üzerine o an orada bulunan oğlu ile görüşmüş ve oradakilerle bir iki kadeh içip sohbet etmiş..O zaman bir komplo kurun................ ... "Genel başkanım başbakan. planlıyoruz ama adam hiçbir yere gitmez. Ali Bey ilçede kendisini kadın kimliklerde tanıtarak dolaşmış. Bir gün Emniyet Müdür Yardımcısı Rıza Işıkoğlu geldi ve bazı kişilerin ifadelerini almaya başladı.Bunun kolayı var............. .Gönderdiğimiz her kadın çalışamıyor.. kadını da kabul etmez.Onu da düşünüyoruz.... ediyoruz.. ..(hafif hakaretamiz bir sıfat kullanarak) Bu adam hoca.......... gelir..... Her işte zorluk . pavyonlara konsomatris gönderen Ankara'daki bir acentenin avukatı olarak tanıtmış ve restoranın sahibi ile görüşmek istemiş..... tuzağa düş ürün.. bir yere çıkmaz..... Her yerde olur.... günlerce bekliyor.... Halbuki bizim hiç etkimiz olmuyor.. göreve gider...Hiç sormayın buraya bir komiser geldi. fırsat kolluyoruz.. sonunda da tarif ettiğim restorana kendisini.......... emekli öğretmen olduğunu zannettiğim parti ilçe yönetim kurulu üyesi olan şahıs. Aralarında geçen diyaloga göre: . Ne oluyor burada? ....." diyerek bana tesir edememesini eleştiriyordu.. Bölüm: Devlet farklı restoran gitmiş ve yoğunluk yaşıyordu...___________________.. bizim parti iktidar ise benim de ilçede sözümün geçerli olması gerek....Öğrendiğim kadarıyla bekar genç biriymiş...... O zaman bu kişilerin bizi şikâyet eden kişiler olduğunu anladım... sık sık pavyonlar kapanıyor.......... Karakolda yatar kalkar....._________.. 45 ...Yok. rüşvet almaz. Ali Bey Emniyet Komiserliğine geldi ve bu sohbeti bana da anlattı....... fırsat bulamıyoruz Bu sohbet ve benzeri sohbetlerde bilgi topladıktan sonra.... 1 .. .......... içlerinden biri enteresan ifade veriyordu.. üç beş kuruş verirsiniz işler yoluna girer............

.......... "Nerede o? Gelsin.. hiç siyası parti sözü geçmedi.......... kaçırılan kızın yerini göstermesi için dövdüğümü söyledi." dedi.. bilemedin emniyet amiri.......... "Seni döverken hangi partiden olduğunu sordu mu? Senin hangi partiden olduğunu biliyor muydu?" gibi sorular sorunca şoför beni kast ederek... Bölüm: Devlet Emniyet Müdür Yardımcısı tahkikatı yapıp gitti... belki en fazla emniyet müdür yardımcısı gelir ama asla bir vali gelmez ama siz şikâyet ettiniz...._ .... Kaymakamlıkta olduklarını ve beni de çağırdıklarını duydum.. Kay m a ka m 1 1 ğa gittiğimde Vali Bey makama oturmuş............. o da olmadı bakın bu defa ben geldim. "Bir komiserin tahkikatına başkomiser gelir... Ne deliliniz varsa getirin... Adamlar hızla çıktılar...___________________..11 bilmiyorum... tahkikat için başkomiser gönderdik....._________. olmadı emniyet müdür yardımcısı gönderdik.. kaçırılan kız 46 ...... dedi. Emniyet Müdürü.. bir süre sonra tanıdığım ve yakın zamanda hakkında tahkikat yaptığım bir kişi geldi... Vali Beyin sorulan üzerine taksi şoförü olduğunu...... 1X13.... komiser benim hangi partiden olduğumu sormadı....... Ayrıca şikâyet dilekçesinde imzası olduğunu konuşmalardan anladığım bir parti ilçe başkanını da sordu....... ben dinleyeceğim..........." dedi." dedi...... ben yerlerini bilmiyordum.... o da şahitlerini getirsin..... 1 ..... bu kızı ikinci evlilik için kaçırıyor...... Vali Bey. Aradan bir süre geçmişti ki bir gün ilçeye İl Valisi........ Belediye Başkanına...... o insanların getirilmesini istedi. Vali Bey.... Ayrıca odada ilçe Belediye Başkanı ve Kaymakam Aslan Yıldırım ile birlikte iki kişi daha bulunuyordu..... O dilekçende siyasi partisinin sorulup parben söze girip.. yanımda da emniyet müdürü ile alay komutanım getirdim.. kaçtığını da bilmiyorum diyor ama kaçıran kişi evli. "Hani reis......... Bunun üzerine Belediye Başkanı kapıda bekleyen adamlarını çağırıp bazı isimler verdi... Vali Bey Belediye Başkam'na dönerek.... kaçan kızın yerini göster diye dövdü... kendisini bir kız kaçırma dolayısıyla karakola aldığımı... "Hayır.. bunun amcaoğlu... bugün bu işi burada halledeceğiz.. Jandarma Alay Komutanı'nın geldiğini... ama böyle bir olay yok?" ZH.. Ne kadar şahidinizi varsa getirin. iki yanında Emniyet Müdürü ve Alay Komutam vardı... "Sayın valim bu adam kızın yerini tili olunca dövüldüğünü belirtmiştin....

... bu hiç anormal değildi.... Dilekçedeki iddialar çok ciddiydi.... Bu defa ben yine konuşmaya girerek bu kişinin pavyonda hesap ödeme meselesinde diğer garson arkadaşlarıyla müşterileri darp ettiklerini.... Bu iddialar arasında.___________________.... pavyonda meydana gelen ve pek çok kişinin karıştığı kavgada yaralama olayı dolayısıyla firar eden kişilerin saklandığı yerleri söylemesi için kendisini dövdüğümü anlattı........ X partili olanları başka tarafa çekip dövdüğüm..... ama en önemlisi Belediye Başkanı ile X partisi ilçe başkanı Y....... MHPliler bu tarafa diyerek.. Suç.......... bir müşteriyi yaralayan garson arkadaşının ismini ve yerini söylemediğini.. X partili olunca dövüp dövmediğim-di.... aranan kişileri döverken siyasi görüşlerini sorup sormadığım..... bu nedenle onu dövdüm... Vali'nin huzurundaki konuşmalarda artık Emniyetteki dayak olaylarını rahat konuşuyorduk.... getiremediler. Vali Cömertoğlu Belediye Reisi'nden başka tanık varsa getirilmesini söyledi............ hatta bazı kişileri dövüp kanları ile alınlarına üç hilal işareti yaptığım yönünde inanılması mümkün olmayan iddialar vardı..... 1 ...... siyasi görüş farkını anlayınca dövmekti. Bu arada yine yakın zamanda hakkında işlem yaptığım bir başka kişiyi huzura getirdiler ve bu kişi de Vali'nin sorusu üzerine....._ ... Başka tanıklar da getirmek istediler ama olmadı................... benim karakola gelen herkese hangi partidensin diye sorduğum.. Soruşturulan dayak olayı değil............... 47 ... APliler bu tarafa. gece köye kendi taksisi ile götürüyor......... Vali Bey'in sorusu üzerine dövülmesi sırasında hangi partiden olduğunu ve siyasi görüşünü sormadığımı söyledi....... Vali Bey okurken duyduklarım arasında daha ağır ithamlarda da bulunulduğunu gördüm. bu yüzden onu dövdüğümü söyledim._________.. Bölüm: Devlet yakın akrabası.......... sonra da yerini söylemiyor.. idi.I............. DPliler bu tarafa... darp ettiğim.. o da ilçede yoktu veya çağrılmasına rağmen kendisine yok dedirterek oraya gelmedi..... dövmek değil.. Anladığım kadarıyla hakkımda vilayete gönderilen şikâyet dilekçesinde birçok imza varmış....." dedim...... Vali Bey Belediye Başkam'na başka tanıklarınızı da getirin dedi.......

.._ .......... Bunun üzerine Vali Belediye Başkanı'na dönüp... aklı başında bir insansın... sen emekli öğretmen. "Özür dilerim Vali Bey. müdürün.. Arkadaşlar hazırlamışlardı....... "Bak Reis. 1 ..... Fakat İlçe Başkanı ve Belediye Başkanımın imzası olunca ikisini de telefonla arayarak bu iddiaları tahkik için daha önce başkomiser ve müdür görevlendirdiğini. Anladığım kadarı ile Vali Bey hakkımda şikâyet alınca daha önce Başkomiser Ali Temel Bey ve Emniyet Müdürü Yardımcısı Rıza Bey'in benzeri iddialarla ilgili olarak yaptığı tahkikat sonuç raporunu bildiğinden bu iddiaların boş çıkabileceğini düşünmüş." dedi....___________________....... siz telefonda sorunca da içeriği doğrudur dilekçeyi biz hazırladık demek mecburiyetinde kaldım........_________.. bana da imzala dediler.......... bu kadar büyük iddialarda bulunuyorsunuz.... Komutanın........ utandı ve sıkılarak.............. 48 .............. Pavyonları kapattırdığım ve biraz da geçmişteki Emniyet amirlerine kıyasla tavizsiz ve sert mizaçta olduğum için pavyoncuların tahriki ile hakkımda ortaya atılan şikâyetlerin doğru olduğuna inanmamış.. sana değer veririm ama bak neler iddia ediyorsun... hatta alınlarına üç hilal yazdığını söylüyorsun. onlara kötü muamele ettiğini.. ama azıcık vicdanlı olmak lazım.... Ancak şimdi gelen evraklarda kendi imzaları olduğu için bu iddialardan emin olup olmaklarını sormuş...... Ben de onlar hazırlamış ise mutlaka doğrudur diyerek imzaladım........... komiser birine bile siyasi görüşünü sormamış.... en önemli tanıkları dinledikten sonra hakkımdaki iddiaların yalan olduğu...." Beni kast ederek...... ben aslında o dilekçeyi okumadan imzaladım.. Bir kişi bile en ufak bir iddiayı doğrulamadı............... kaymakamın herkesin yanında senin getirdiğin tanıklara ısrarla sorduk............ "Eminiz" karşılığını alınca Vali Bey gelip bizzat tahkikat yapmaya karar vermiş.. "Komiserin karakola gelen kişilere siyasi görüş ve partilerini sorup X partili olanları dövdüğünü...." dedi...... hiçbir siyasi görüş ve düşünce yanında yer almadığım veya başka bir siyasi düşünceye karşı tavır almadığım anlaşıldı.................. inceleme sonucunda iddiaların doğru olmadığının anlaşıldığını söylemiş... Yaşlıca olan Belediye Başkam öğretmenliğin verdiği o ruhi olgunluğun etkisiyle üzüldü. Bölüm: Devlet Vali Naim Cömertoğlu'nun başkanlığındaki mahkeme(İ)..

.............. beraber Belediyeye gittik..... 1 .... "Gelen komiser. "Bu konuda ifadesini alın...... İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma Mut'ta çalışırken ilçede ufak tefek siyasi olaylar meydana geliyordu.." gibi abartılı anlatımların yarattığı önyargıyı da unutmamak gerekir. "Siz olgun ve aklı başında bir insansınız......İ....... Hatta orada. hatta... Bölüm: Devlet Vali Bey Belediye Başkanının beyanlarını aldı......_ .......... zorda kalmıştı... bir iki saat kadar kaldım..... Ardından Belediye Başkanına dönerek. hatta daveti kabul etmeyerek direkt karakola gitmem gerekirken........... öfke ve kızgınlık duymuyordum... Hakkımda bunca iftira dilekçesi hazırlamalarına...... Daha sonra diğer önemli şikâyet mektubunda imzası olan X partisi ilçe başkanı Y." şeklinde hem eleştiren. Onlar da dolaylı olarak siyasi açıdan beni istemiyorlardı... bu tür şikâyetler iyi değildir.. MHPli ülkücü.._________........ Başkan 'a biraz da acımıştım................ Belediyeye git -tim.. Tanıklardan biri ifadesinde.. tabii bunda geldiğim Gülnar'daki aynı partinin üçe yönetiminin yeni ilçem Mut yönetimine daha ben gelmeden. Parti arkadaşları imzala dedikleri için belgeyi imzalamış ama şimdi yalancı durumuna düşmüş. sağcılar ve solcular kendi aralarında sürekli sürtüşme yaşıyorlardı... geldiğinde yerine getirilmek üzere. Hükümetin değişmesi ile birlikte memurlar da deği49 ..." demiş olsaydı mesleki hayatım bitme noktasına gelebilirdi.................___________________....... yalan yanlış iddialarda bulunmalarına rağmen tuhaftır onlara karşı kin. hem de dolaylı olarak öven bir tarzda konuştuktan sonra ayrıldı. varsa tanıklarını dinleyin ve bana gönderin" diyerek görev verdi.. Vali Bey ayrılınca Belediye Başkanı bizi makamında çaya davet etti.............. "Evet bizi siyasi görüşümüzden dolayı dövdü.......... Kaymakam Bey'e..... yıllarca kamu görevi yapmış birisisiniz. sizin daha olgun davranmanız lazım.. Belki de o yaşlı haliyle Vali Bey "den samimi olarak Özür dileyerek okumadan imzaladığını kabul etmesi beni yumuşatmıştı Aslında o ana kadar ilçede herhangi bir partiyi kızdıracak ya da küstürecek bir şey yapmamış.... Tüm bunlara kızgın olmam. bir icraatta bulunmamıştım. dolaylı olarak bazı kişileri rahatsız etmişti....... içimde hiç kızgınlık duymadım........ Fakat pavyonları kapattırmanı ve tavizsiz tavrım...

........ iki tane hükümet tabibi vardı......................_________... Bunun üzerine Dr._ ...... yerine başka bir hükümet tabibi atanmıştı.. O dönem Demirel'in Milliyetçi Cephe (MC) koalisyon hükümetleri... kavgada yaralanan kişilerin yaralanma şekilleri ve yaralanmanın niteliğinin tıp diliyle ifadesi (hayati tehlike var... ama bu durumu halk 50 ......... Nihat. dava basit darp sayılıyordu............. İkisi de aynı anda görevliydi.. yerel parti teşkilatlarının baskısıyla Dr.. dava daha da ağrrlaştığı gibi sanıklar kesin tutuklanıyor ve suç..... İlçede hiç görülmemiş bir durum oluşmuştu....... tutuklanmıyor. 1 . ama bunun zararını en çok biz çekiyorduk........... sonrasında Ecevit'in Güneş Motel transferleri sonucu CHP hükümetini kurması gibi hükümet sık sık değişiyordu............ 1 günlük işgücüne mani olur.. Eğer kavgada yaralanan kişinin yarası doktor raporuyla "on günden az süre ile işgücüne mani olur" şeklinde ise dava basitti... Benim ilçeye atanmamdan önceki dönemde görev yapan hükümet tabibi Dr...... Bölüm: Devlet şiyordu. Nihat'ın tekrar görevine dönmesine karar vermişti.. 20 günlük işgücüne mani olur vb. Hükümet değişip o zamanki adıyla MC hükümeti kurulunca.... ağır cezalar verilmesini gerektirir hale geliyordu. İlçede sağcı ve solcu gençler arasında sürekli kavgalar oluyor.................... Danış tayin kararlarına çok uymuyorlardı........ 30 gün işgücüne mani olur" veya "hayati tehlikesi var" şeklinde bir rapor verirse. Fakat doktor raporda "yaralamanın neticesi 10 günden fazla işgücüne mani" derse dava kamu davası şeklini alarak ağırlaşryordu.___________________.. diğeri ise Danıştay kararı ile tekrar görevine başlayan doktordu. CHP hükümeti döneminde göreve getirilmişti ve ilçe halkmdandı.. Nihat görevinden alınmış...... Nihat sol görüşlüydü.. O zamanlar idarelerin İdare Mahkeme kararlarına ve hukuka uygun hareket ettikleri tartışmalıydı........) davanın seyrim değiştiriyordu... Biri yeni gelen... sanıklar gözaltına alınmıyor...... eski hükümet tabibi de mahkeme kararıyla tayin olmuş ve o da gelip göreve başlamıştı. yeni hükümet tabibi görevdeydi......... takibi şikâyete bağlı idi......... daha doğrusu hukuka nasıl uyacakları çok belli değildi.. görevden alınma kararma karşı dava açmış ve Danıştay Dr.... Eğer "20 gün.

.. benzer bir ayrım oluyordu. Bölüm: Devlet bilmiyordu......_ ........... her iki doktorun raporlarının kayıt ve mühür işlemlerini memurlar yapardı..... tabii görevliler arasında da.... Savcı... mühürlü olan doktor raporlarını kabul edeceğini söylemişti.....___________________.... Kavgaya karışmış insanların benzer durumlarına farklı farklı raporların verilmesi..... solcular ise solcu hükümet tabibinden rapor alıyorlardı......... Nihat.. tabibine sevk ettiğinde......... kendini öyle lanse etmiş biriydi.. sebeplerini ve cezalan etkiliyordu. hükümet tabipliği mührünü alıp cebine koyarak....... Fakat yine de insanlar bu durumun 51 .................. Kaymakamlık mührü alamadı ve böylece normal muayenelerde iki ama adli konularda tek doktor yetkili hale gelmiş oldu.. sağcılar sağcı hükümet tabibinden.. Herkes polisin farklı işlem yaptığını söylüyordu ve biz bu damgadan bir türlü kurtulamıyorduk.... dilekçesi üzerine Savcı durumu hükümet..... sağcıların hep haksız olduğu gibi bir görüntü yaratıyordu... Bu durum da mahkemede haklı olan tarafın hep solcular olduğu.... diğer doktorun raporlarını mühürlemesine engel olmuştu... tüm dava sürecini. Genellikle de mağdur olduğu için kızgın gözüken solcu Dr.......... onun da benzer tavırları vardı.. O zamana kadar hükümet tabipliği mührü idari memurlarda bulunur............ İlçede son zamanda özellikle öğrenci olayları çok fazla oluyordu. aynı şekilde sağcı doktor sağcılara 20-30 gün rapor veriyor.... Solcu doktor ise raporları solcular lehi ne veriyor.......... Bir gün hükümet tabiplerinden solcu olan Dr. mahkemelerin tutuklama.. ama solculara hiçbir şeyleri yok diyordu. gözaltına alınmalara ve hatta tutuklamalara polisin karar verdiği zannediliyordu........ 1 . ama kimse bu doktor raporundan kaynaklanan farklı işlemi görmek istemiyordu.... sağcılar hiç rapor alamıyordu. Bu defa adli olaylarda herkesi solcu doktora göndermek mecburiyetinde kaldık......... Bu iş böyle devam ederken....... Nihat daha abartılı ve yanlı raporlar veriyordu.. solcuların yüzünde kızarıklık olsa bir ay rapor veriyordu......... şikâyet.._________. Tabibe doğrudan biz sevk ettiğimizde ise solcu doktor sağcılar hakkında kafaları dahi kırılsa hiçbir şeyi yok diyor.. örneğin o zamanki Savcımız okul yıllarında sol görüşlü olarak bilinen..............

.... özellikle lisedeki öğrenciler arasında kavgalar çıkıyordu....... hayatı yaşadım.... Genellikle yazılarını sol gruplar yazdığından........ Daha sonra Gülnar'dan Mut'a atandım. zaman zaman da........ nüfusu 6 bini buluyordu.... çalışırken...... lisede bulunan öğrencilerin taşladığı. Telsizimiz de yoktu......... iki görevimin aynı olayda farklı farklı raporlar verdiği ama bu durumun bütün bedelini polislerin ödediği uzun bir polislik... siyasi görüş farkından dolayı yazıları sildirdiğim zannedilmiş ve sol gruplarca hakkımda bir olumsuz hava oluşturulmuştu............ Bir gün sağ-sol gruplar arasında daha önce meydana gelmiş bir yaralama olayının mahkemesinden çıkan ve motosikletle ilçedeki lisenin yanından köye giden ülkü ocakları başkanı ile bir arkadaşını.___________________............. yandaki kolu çevirerek önce postaneye ulaşıp görüşmek istediğimiz yeri söylüyorduk.._ ..... Mut'ta. Kimi zaman gece yazanlara özel pusular yazılanları kurarak yakalıyor. daha yazılar duvar tamamlanmadan sildiriyordum. Üç bin nüfuslu küçücük bir ilçeydi ama yazları yaylaya çıkanlarla... karakolda tutan bizlerdik ve her zaman bu olayların muhatabı haline dönüşmüştük... ülke genelinde olduğu gibi burada da küçük çapta bile olsa legal............... iki öğrencinin Vurulmas.... işte burada................ İlçenin dünya ile irtibatı kışın neredeyse kesiliyordu. çünkü Adliye ve Savcılıktan hiç kimse mahkeme dışına çıkmıyordu.. hatta silinmesi için başında.. Ben tüm yazılan duvar yazılarını gördüğüm an sildiriyor. Telefonumuz.... yani telefon bağlantısı koptuğu zaman tüm dünya ile bağlantımız kesiliyordu... santral memuru jakı takıp karşı tarafı buluyor sonra bize konuşun diyordu............ illegal örgütlerin taraftarları bazı geceler duvarlara siyasi sloganlar yazıyor...... bunun üzerine ülkü ocağı başkanının silahla ateş edip iki öğrenciyi ayağından yaraladığı 52 ... Gülnar'da görev yaptığımız zamanlar çok enteresandı....... sanıkları yakalayan...... bir ilçede iki hükümet tabibinin olduğu.. 1 ...... mahkemeye getirip götüren._________................ duruyordum... başka il veya şehirle görüşmek hiç de kolay değildi........ Bölüm: Devlet doktordan değil de Emniyetten kaynaklandığını düşünüyordu. eski manyetolu t e 1 e fo n 1 a r d a n dı..

. çıkmaması için gayret ettiğim..... Gece yansına kadar dağ taş arayıp artık ilk acil yakalamayı yapamayacağımı anlayınca gece yarısı ilçeye döndüm. Süratle olay yerine gittim............... ateş ettikten sonra köye doğru motosiklet ile kaçmışlardı......._ .... Egzozu da imkânsızlıktan değil.. O günlerde bir sorunu da vardı........... Güya ben ilçe merkezinde gördüğüm ocak başkanına olay çıkarmasını söylemişim... araçtan inmeden onu yanıma çağırdım ve ona kızarak rahat durmadığını.. halkın ayaklanıp karakola yürüdüğü... Yeni atanan Başkomisere durum öyle bir anlatılmış ki sanki ben ilçede durursam kızgın halk karakolu basacak....... hatta benim talimatımla hareket eden ülkücülerin........... sol grup öğrencilere ateş açtığı..... şahısların gidebileceği ihtimali olan yakın ilçenin köyleri dahil o istikametteki köylerde arama yapmaya başladım........ bunun üzerine aceleyle tayinim Mersin çıkmıştı...... hem tamirciliğini hem şoförlüğünü yaptığım...... 53 .. böyle giderse canını yakacağımı söyledim... gerçi uzaktan da olsa bakılınca ona kızdığım belli oluyordu ama sonradan bu olay aleyhime kullanılmıştı..... pek çok olaya da karışan ülkü ocakları başkanını görmüştüm. bir iki gün önce egzozu patlamış ve henüz yaptıramadığım resmi oto ile köylere doğru takibe başladım...... O zamanlar az sayıda olduğu için hiçbir yere personeli taşımaya resmi araç gönderilmez-ken...... daha doğrusu hiç aklıma gelmemişti.___________________....... Bu yüzden hemen alıp götürülmem gerekiyormuş..... O zamanlar telsiz veya cep telefonumuz olmadığından ilçede bu arada olup bitenden haberdar olmamıştım.... Bölüm: Devlet haberi geldi......._________..... Aslında anlatıldığı gibi bir durum söz konusu değildi ama iktidar değişikliğini kullananlar ilde öyle bir hava yaratmışlardı....... Bu olaydan üç beş gün önce Emniyete ait olan ve hurdaya......... yerime atanan Başkomiser Emniyete ait bir araç ile ilçeye gönderilmişti ve aynı araç beni alıp götürmek üzere bekliyordu.... 1 ...... karakolun basılacağı gibi Şikâyetlerini il merkezine merkeze aktarmışlar...... Jandarma ve az sayıdaki polisle yakın çevreyi arayıp bulamayınca.......... X parti liler olayı çok abartıp ilçede benimle irtibatlı... şehrin ana caddesinde hiç sevmediğim....... araçla devriye gezerken.... Tabii ben hesaplayamamıştım.. Yanıma aldığım iki polisle. hemen görevden alınmazsam vahim olayların olacağı........

.... sözüm ona şikâyet edenler bana kızgınlarmış._________. 1 ....... CHPli olarak bilinen Başkomiseri atamıştı....... ben de iyi bir şubeye tayin olacağım diye bekliyordum... hem de daha rahat ve daha pervasızca.. Mut ilçesine yeni tayin olduğumda benden önceki komiser. Adi gibi aslan olan Kaymakam Aslan Yıldırıma durumu anlattım..... ön cepheye bakan yüzü makam........ Kızmıştım.. Beni merkeze alan yönetim.. arka yüze bakan kısmı ise yatak odası haline getirmişti.." şeklinde duruma isyan ediyordu............ "Bunca yıl solcu olduğum için ücra köşelere......___________________..... ama yeni atanan Başkomiser buna o kadar kızıyordu ki............... Ben de bu şekilde odanın yansım evim............... kiralık belediye dükkanlarının ikinci katında bulunan üç odadan müteşekkil Emniyet Komiserliğinde makam odasının ortasına bir perde germiş. ben hemen alınırsam ancak sakinleşirlermiş..... Başkomiserin umduğu ile bulduğu farklı idi. hani bir şey yapacak olan varsa gelsin dercesine....... Tayinim merkeze çıkınca artık burada kalmam uygun olmayacağı 54 ....... diğer yansını makam odam olarak kullanıyordum.. beni kırmayarak o gün itibarıyla izinli gösterip sonra da rapor alarak ilçe merkezinde kalmama yardımcı oldu.. karakolu basacaklarmış.. diye yaptırmamışını.... Ama sizin sayenizde bu defa da buraya sürüldüm.. şikâyet edenlerin isteğine uygun olarak merkeze solcu.... Şikâyet edenlere meydan okurcasına tek başıma ilçe merkezinde gece gündüz her yerde dolaşıyordum. olay yaratacakiarmış............ yanma ziyarete gelen ve kendini solcu ve CHPli tanıtan herkese küfür etmek hariç her şeyi söylüyordu............... Fakat soî görüşte olduğu için bu sözlerine ve küfürlerine bir karşılık gelmiyordu...... İlk defa sol hükümet kuruldu._ ..... Bölüm: Devlet kovalama sırasında hızımı kesip aracın sesini duyup kaçmalarına izin verebileyim..... size de ilçenize de.... İlçeden böyle ayrılmak ağınma gidiyordu.... pasif işlere sürüldüm.... beni bekleyen araca binmediğim gibi rapor alarak üç ay ilçede kaldım...... üstelik korktu kaçtı gibi algılanacak bu durum hoşuma gitmiyordu...... Ben de aksine ilçeyi terk etmedim...... Aslında tayinimin çıkıp il merkezine gitmemin benim için iyi olacağım düşünüyordu ama bu şekilde gitmek konusundaki itirazımı da haklı gördü..............

.... afiş asma....... hangi fraksiyonlara ayrıldığı gibi bilgileri öğrenmeye çalışıyorduk................... Bölüm: Devlet için ben de bekar polislerin kaldığı otele çıktım....... hangi örgütün nerede çıktığı..... biz terörle mücadelenin ekip amiriydik ama mücadele edeceğimiz grupları tanımıyorduk.... kaynak yoktu.....___________________......... Devlet bizi 6 yıl meslek okulunda okutmuş... 55 .. Mersin Merkezdeki Görevlerim M 'de o zamanki adıyla 1............... gelen yabancıları gemilerindeki Rus yolcuları...... haklarında hiçbir şey bilmiyorduk. Ama yeni dönemde birçok ideolojik örgüt ortaya çıkmış..... Ülkede siyasi olaylar güvenliği sarsacak boyuttaydı... Molotof atma olaylan ve gösteriler gerçekleşiyordu..... adı duyulan çeşitli dernek ve dergiler etrafında örgütlenen bu gruplar neyin ne siydi doğru dürüst bilgimiz yoktu.... büyük illerde eylemler başlamıştı. Onları sorgularken anlattıkları ile mensubu oldukları grup hakkında bilgi alıyorduk......_________. 1 .. Şube.... Haliç'te Yaşayan Sımoniar................... Mersin gibi illerde ise daha çok duvarlara yazı yazma... özellikle Mersin limanına gelen Rus Şubesinde göreve başladım. İdeolojik yapıları öğrenmek için Aydınlık haricinde ikincil kaynağımız yakaladığımız örgüt mensupları veya sempatizanlarıydı..................._ .......... gösteriye katıldığı için fişlenen kişileri izlerdi. Örgütleri............._........... O zamana kadar bu şubeler....... bunca masraf etmiş......... Şubede görevli ve benden daha eski olan başkomiserlerle Aydınlık dergisinin belli sayılarındaki bilinmeyen sol yayınlarından faydalanarak....... bunca zaman harcamıştı ama asıl gerekli olan bilgilen bize vermemişti..... Ama bunları gerçekleştirenler kimdi.... şimdiki adıyla Terörle Mücadele takip eder.... fraksiyonları öğrenmek için Emniyetin bu konuda hazırladığı herhangi bir belge...... eskiden siyasi bir olaya.._______. siyasi hareketleri..._____.... Üç aydan fazla bir süre burada kalıp artık arkamdan kimsenin bir şey diyemeyeceği kadar bir zaman geçtikten sonra 1980 yılı başında ilişiğimi kestim ve Mersin merkeze gelerek göreve başladım...___.....

........980 yılında Mersin'de görev yaptığım dönemde yaşadığım bir olay................... Bölüm: Devlet Devletleri etkin ve güçlü kılan unsur..... Bunun üzerine Emniyet Müdürü İbrahim Ulus asayiş görevlilerine telsizde kızgın kızgın anons geçiyor............ Ülkeler için asıl önemli olan. haziran ya da temmuz ayıydı. bu kısmin yakalanmasını istiyordu.. tehdit eden ve yaralayan bir kişi. kaynaklarım kullanamamalarıdır....... Ama aynı telsiz kanalını kullandığımızdan Asayiş Şubelerinin baktığı bu tür olaylar hakkında da genelde bilgi sahibi oluyorduk. bazı insanları korkutan... çevresinde kendini kabadayı veya mafya gösteren..___________________.... Bunu anlamayan bizim gibi ülkeler.. Güneşin 56 ... Bunların gerçekleştirdiği afiş ve pankart asma...... bombalama................. yaralama vakalarına bakmaya da pek zamanımız olmuyordu.... solcu..... yeni malzemeler.. O yıllarda hatırlıyorum..... "Bu şahıs geçen gün de birine ateş etti...... ellerindeki imkânları kullanmasını bilmeleridir.. gasp.. en büyük silahın bilgi olduğunu anlayıp insanını bilgilendirmek..... ateş etme... Bu olaylara koşturmaktan diğer adli olay dediğimiz. sonra güçlü bir sistem kurmak ve kurumsal bir yapı içinde tüm birimlerini koordineti olarak yönetmekti.. Mafyanın Gücü 1... sebebi hep başka yerlerde aramışlardı........ zaten aranıyor.... bakın yine ateş etmiş..... bulun onu yoksa sizin hakkınızda işlem yaparım. hırsızlık..... önce elindeki insanı iyi yetiştirmek. bu ülkedeki mafyanın gücü ve yargı sisteminin nasıl çalıştığı konusunda zihnimde çok derin izler bıraktı.. yeni kaynaklar yaratmak. O yıllardaki adıyla 1. İdeolojik eylem ve olaylarda yer alan yüzlerce sağcı.. Bir akşam göreve çıkmak üzereydik....... yine o zaman ilin ileri gelenlerinden birinin evine veya işyerine korkutmak için ateş etmiş...... 1 ........ yaralama. Bu telsiz konuşmalarından sanırım bir ay kadar sonra._ ...._________.... Şube veya Siyasi Şube denen Terörle Mücadele biriminde çalışıyorken Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Mersin'de de o zamanlar siyasi olaylar çoktu.. korsan gösteri gibi yüzlerce olay patlak veriyordu. Etkisiz yapan ise ellerindeki imkân ve kabiliyetleri bilmemeleri................. silahlar ve teknolojiler almak değil. dernek ve illegal örgüt vardı.." diyordu.........

.... Ekibimle birlikte üst katları lojman olan.......... beş dakika karakolun girişinde konuşuyorduk.. Çocuklar adamı dövmeye girişince... Bu lise öğrencileri ile adam kavgaya başlamış...... 57 .. Karakol amiri Baş-komiser Hüseyin Bey...." diye bağırıyordu.... İşte tam o esnada 16-17 yaşlarında bir çocuk koşarak karakola geldi....... Benden üst rütbedeydi. Onun yanına uğramış.... Orada duyduğum kadarıyla........ O gün adam yine kadının evine geldiğinde. kabadayı silahını çıkarıp öğrencilere ateş etmeye başlamış.... Tutanağımızı tuttuktan sonra......... zebellah gibi esmer bir adam gördüm.... ürkmüş... Bu üç lise öğrencisi.. Bölüm: Devlet batmasına az bir zaman vardı... Adam zaten korkmuş.... şahsı teslim aldık...... mahallemizdeki kadın bizim namusumuzdur diyerek adamın yolunu kesmişler. Bunun üzerine çocuğun gösterdiği yere doğru koştuk..... Eskiden asayiş şubede çalışan şoförümüz Hasan ve Karakol Amiri şahsı tanıdılar............. İki öğrenciyi ayaklarından vurmuş................. karakoldan ayrıldık.. 1 ...... Boynunda kolyeleri. gözleri fal taşı gibi açılmıştı ve panik içerisindeydi...... Karakola getirdiğimizde...._________.. daha sonra göreve çıkacaktık....... karakolun karşısında yüz metrelik mesafede incir ağaçlarının arasında saklanmış.. elinde kocaman 161ı Beretta dediğimiz bir tabanca olan.. bu kişinin bir ay kadar önce etrafa ateş ederek insanları korkutan ve kendini mafya gibi gösteren kişi olduğunu öğrendim. Yolu geçtik. göreve çıkma zamanımız da gelmişti............ üçüncüsü de oradan kurtularak gelip bize haber vermiş.... giriş katında Cumhuriyet Karakolunun bulunduğu binanın önünde konuşuyorduk. mahalleye girip çıkıyormuş.... Şahsın ve öğrencilerin verdikleri ifadelerden olayın genel hatlarının bu yönde olduğunu öğrenmiş oldum....... olay şu şekilde gelişmişti: Bu adamın o mahallede dul bir kadınla ilişkisi varmış• Ara sıra kadının evine geliyor.....___________________............... Silahlarımızı çektik.. yetisin... bu kişinin kadının evine girmesini ve uzun süre evde kalmasını kendi onurlarına yediremiyorlarmış.. biri arkadaşlarımı öldürdü. benim ve şoförümüz Hasanin samimi olduğu bir hemşenmizdı._ .... şahsın üst aramasını yaptık... korku ve panikle "Arkadaşlarımı vurdular. kolunda altın künyesi ve yanında tabancası vardı.

........ "O olay değil......_________.... kilo vermişti. Köşede oturan kişi.... Aklımın bir tarafında bu olaydan dolayı çağrılacağım düşüncesi vardı........... beni iki şey kurtardı.. Oturdum........... nasıl çıktın bu kadar kısa zamanda?" diye sordum. Sonra başka bir olaydan daha yakalanıp çıktım... o olaydan daha önce çıkmıştım..... biraz sonra yazacaktı........" dedim... Ama çağrılmadım.. O bana ifademin ne olduğunu sordu............. Bir odada başkatip ile bir iki katip birlikte oturuyorlardı... İki kişiyi silahla yaralamaktan veya belki öldürmeye teşebbüsten... Ben yakaladığımız olayı anlatmaya kalkınca. hürmet işaretleri gösterdi........... Köşede oturan bir kişi vardı. biri sizin tuttuğunuz. tuttuğumuz her tutanaktan ve yaptığımız her işlemden dolayı mahkemeler daha sonra bizi çağırıp.............. belki de on ay geçmişti.. "Nasıl oldu... "Nasıl düzgün ifade verdi. göz göze geldiğimizde saygı ve hürmet ifadeleriyle başım öne eğiyordu..___________________.. boynumda altın kolye ve bileğimde altın künye olduğunu belirten tutanak ve ikincisi de yaralı öğrencilerden namuslu bir tanesinin verdiği düzgün ifade..... 1 ... Bölüm: Devlet Genellikle her olayda.. Adam iki vukuattan da önce tutuklanıp sonra çıkmıştı... sen beni galiba tanıyamadın?" dedi.. .. yani evrak tanzim eden kişi olarak tanık sıfatıyla ifademizi alırdı ve bu formalitelerden bıkmıştık. Bunun üzerine.... Ben içeri girerken hazır ola geçerek bana saygı...." dedi... tedirgin hareketlerle bana bakıyor... Gerçekten çok değişmiş. "Abi yeni çıktım. Bu olayla ilgili olarak da ben yine çağrılırım diye bekliyordum..... Yanılmıyorsam bu olayın üzerinden yedi-sekiz........... "Abi. yani ağır bir suçtan yargılandığı dava devam ederken.." dedi. İfade vermek üzere mahkemenin başkatibine gittim.." dedim..... çok değişmişsin.." dedi........ katiple konuşmaya başladık... Bir gün başka bir konuda talimatla ifademin alınması icap ediyordu.. bir yandan da yüzünde sanki beni niye tanımadınız der gibi bir ifade vardı.... O beni kurtardı..... Her olaydan sonra mahkemeye çağrılıp.... o zamanki adıyla Zabıt Mümzisi......._ . "Ayrıca nasıl böyle çabuk çıktın. Ben de evet tanıyamadım dedim. nasıl namuslu hareket etti?" diye sordum. Bana o akşam silahla yakaladığımız kişi olduğunu söyledi.. Biraz sonra dayanamadı.. ifade vermekten kendi işimizden geri kalıyorduk.... "Nasıl olur. "Abi.. yaralılardan bir tanesi 58 vicdan azabı çektiğini...

..... Tüm bunlar unutulmuş...." Bu ifade üzerine şahıs beraat etmiş. Bu silah çok az sayıda insanda vardı.....___________________.. hayatlarının karartılması da değil. Bunu duyunca kanım dondu..... Ama tüm bunlara ve diğer iki öğrencinin aksi ifadelerine rağmen bu öğrencinin ifadesi üzerine bu şahıs beraat etmişti... O tarihte. babaydı... Davada rol alan. 1 ......... Halbuki hukukta bir tabir vardı... bu şahsı soymak için yolda tabancamızı çektik. asıl önemli olan organize bir biçimde avukatıyla.... Bu korkunç bir olaydı.. Bunu yapacak öğrencilerin daha önceden en az beşon tane soygunlarının olması gerekirdi...... Bölüm: Devlet dayanamadığını ve gerçeği anlatmak istediğini söylemiş. vicdanlarda derin yaralar açması gereken bu işi kabul etmiş ve bu olayı kabullenmişti.......... Öğrencilerin o tabancayı bulmasına imkân yok. sanığıyla........._________............ Gerçeğin ne olduğu sorulduğunda şöyle anlatmış: "Bu kişinin boynundaki kolyesi ve bileğindeki altın künyesini görünce biz üç arkadaş gittik birlikte silah bulduk.............. öğrenciler nereden bulacak? Dahası akşama birkaç saat varken...... Olayı itiraf eden öğrenci ise biraz daha hafif bir cezaya mahkum olmuş............. Burada önemli olan sadece bu kişinin beraat etmesi.. Geldik... Bu olayın gerçeğini bu kararı veren hâkimlerin hepsi de biliyordu............. bu iki öğrencinin haksız yere zulüm görerek mahkum olması... hâkimiyle hepsinin birlikte bu suçu işlemesiydı....... Daha önce başka olayları vardı... Ama bu şahıs daha yiğit davrandı. 1980 yılında 161ı Barettayı.. Ağır cezada onu savunan avukat da biliyordu. olay her şeyiyle belliydi..._ .. Öğrencileri silahla vurmuştu. Ama mafyaydı....... en aykırı şeyi de savunsa... gündüz vakti mahallenin orta yerinde bu adamı soymaya kalkacaklar.. Suçlu olduğu çok aşikardı............. Ben doğruyu itiraf ediyorum. mafyavari yöntemlerle işini ayarlaması değil..... o mafya babasından başka kimse bulamazdı... bu 59 ............ İki öğrenci ise mahkum olmuşlar.... ilgilenen herkes biliyordu. Silahı elimizden aldı ve boğuşurken silah patladı ve biz yaralandık...... Hepsi. mahkemenin •anlatılanlar hayatın olağan akışına aykırıdır.... mahkemesiyle. gerçek olma ihtimali bulunmayan bir beyan üzerine adam serbest bırakılmıştı...

polisi.. böyle karar veren vicdan başka olaylarda da aynen bunun gibi hastalıklı karar verecekti......... hem de iki çocuktan dayak yediği için silaha davranan bir korkaktan........ Bu... 60 ... saygın kişiler olarak göstermeye çalışacaklardı. yanlış şeyler yapacaklardı........... Demek ki insanlar her şeyin alenen belli olduğu. Düşünün ki duruşma devam ederken... Bölüm: Devlet olamaz' diyerek bu karan vermemesi gerekirdi...... Ama mahkeme bu kararı vermişti... 1 .. kendini soymaya kalkan silahlı kişileri bertaraf eden yiğit bir adama dönüşmüştü........ ama hâlâ üzülerek hatırlarım... her delilin bulunduğu suçüstü halinde bile şeytani fikirleriyle bütün gerçeği ters yüz edebiliyorlardı ve bunu yapanlar arasında adalet sisteminde en yüce konumda bulunan ağır ceza mahkemesi ve hakkın savunucusu avukatlar yer alıyordu.. böyle bir şeytani akıl bulunuyor..._ ........... her şeyi ters yüz edebildiklerini gösteren örnek acı bir olaydı.. öğrencilerden bir tanesinin fakir ailesine para veriliyor.... Bu olay üstünden sanırım 28 yıl geçti... Türkiye'deki mafyanın gücü ve kabiliyetinin nerelere vardığının en güzel örneklerinden bir tanesiydi ve mutlaka bunun daha binlerce örneği vardı.... Bu insan tipinin ülkede çoğaldığını zaman içerisinde gördük.... alan insanlar başka meselelerde benzer davranacaklar.. Sonra avukatlar tarafından nasıl kurtuluruz diye formül aranıyor.. Bu kadar oyunu... haksızlık yapan.... nasıl böyle şeytanlaş-tığını..... Bence daha önemlisi de bu olayda böyle davranan insan...... Onların böyle bir olaya katılmamaları gerekirdi........... para için insan satan ama bunu kimseye söyletmeyen kişiler olacaklardı......___________________.. inanamadım..... Türkiye'deki hukuk savunucularmın durumu.. aynı tipin hukukçusu.... mafya babasına ceza verilmesi gerektiği ortaya çıkıyor.. hatta bu olayda bilerek rol. Gerçeğinde ise vicdansız.._________... belki de daha fazla..... başka hiç kurtuluşu yok..... İnsanların nasıl böyle kötüleştiğini................. asken.... İşte Türkiye deki adalet sisteminin çalışma biçimi. Dış dünyada ise her zaman kendilerini yüce değerleri savunan........ Bu fakir ailenin çocuğu bu ifadeyi veriyor..... Mafyacı yüzde yüz suçlu olduğu halde hem beraat etmiş.................. bir taşla üç masumu vuran oyunu şeytan planlayamazdı....

... Haliç'te Yaşayan Simonlar... 1 ......... Terörün ve olayların artmasıyla birlikte herkesin kaçtığı dönemlerde............... yalnız kaldığım zamanlarda tek desteğim Namık Astsubay'dı... bu kişilikte idi................................................ ... bugün tutuklaması çıktı.... Bayan polis memurları... Bölüm: Devlet mühendisi.... Onunla iyi bir diyalogumuz vardı.... Şubenin görevi gereği....... cenaze merasimlerinde büyük olayların çıkma ihtimaline karşı.. Benim 61 ... hepsi kendi sahasında benzer davranışlar sergiliyordu.......... kenara çekildiği....... Müdürü nün tertiplediği bir yemekte tesadüfen Alay Komutanı ile karsı karşıya oturuyorduk... Namık Astsubay sıkıyönetim öncesi bütün olaylarda yanımda olan... Laf açıldı ve Sivas'a tayini çıkan arkadaşım Namık Astsubay hakkında şöyle dedi: "Yeni tahkikatla onun ela def terini dürdüm... bir grup asker evi aramıştı.. En ciddi desteği bana o verirdi................................. evrakını gönderdim... bu tipte. Bu olaylar üzerine yeni gelen bir Alay Komutanı göreve başlamıştı............ Sıkıyönetimin ikinci yılı dolmuştu................. Alay Komutanı ve yardımcısı daha önceki büyük rüşvet ve kaçakçılık olayından dolayı sıkıyönetim kuvvetleri tarafından gözaltına alınmıştı... herkesin kaybolduğu........ Bir gün Emniyet. yeraltında kalan çok önemli yolsuzluk olaylarının olduğunu da fark ettik.Astsubayın............... bu kişiliklerden nasıl kurtulacaktık......_... bana destek veren en yiğit Jandarma Astsubayı idi..... Terör olayları lınca boş kalan zamanda yaptığımız tahkikatlarla........ IVIaf yayla Kurtarılması Mersin'de görev yaparken çalıştığım 1.._________...." Bir anda............... işimiz terör ve ideolojik olaylardı... Bu insanların adalet sistemi içerisindeki gücü hiç yabana atılır gibi değildi............... buna karşı çıktığımı söyledim. Bir sabah şubeye geldiğimde öğrendim ki Mersin'den başka bir ile ataması çıkan Alay Komutamrun evi sıkıyönetim görevlilerince aranıyordu.._ ...... Onun böyle bir olaya muhatap olması çok ağrıma gitmişti... Bunun yanlış olduğunu...... Namık .. _ ... Aslında sorun..... o zamana kadar göremediğimiz...___________________. "Ama nasıl yapabilirsiniz?" dedim...... On-on beş askeriyle gelirdi........

...... Bu kişi.... Onca görev yapmış birinin içeri alınması hoş olmazdı..... dünya görüşü olarak solcu bilinen biriydi.." diyerek durumu anlattım... Bizim 62 ." dedi. Bir başka ihtimal de hiç mahkemeye çıkmadan karara itiraz etmekti.... Namık Astsubay cezaevine girmeden bir çare bulmamız gerekiyordu.............. ne olur ne olmaz..... 1 . Hâkim. tüm görüşmelere rağmen hâkim isteğimizi kabul etmiyordu. "İvedi gelmen lazım.___________________........ alkole merakı olan.... eğlenceye.. İki üç gün uğraştık...... kimin sözü geçer.............. görev yapan Namık Astsubayı aradım. Bundan emin olmak için avukatlar ve Emniyetteki tanıdıklar vasıtasıyla davaya bakacak olan hakimle görüşmeye başladık........ Namık'ın durumunu bilen Şube Müdürümüz ve diğer arkadaşlarımızla birlikte Namık'a bir çözüm aramaya başladık ve tanıdık avukatlar bulduk. Neyse ikinci gün sabah erkenden Namık geldi..... O zaman dediler ki bu hâkim üzerinde sözü geçebilecek bir kişi var. milliyetçi olarak tanınıyordu... "Ben mahkemeye gelmeden tutukluluğu kaldırmam......... Namık ise biraz ters açıdan. haber vermesem Sivas'ta tutuklanacak....._________. bu hâkim üzerinde kimin etkisi olur...... Çare aramaya başladık...... Oturduk.............. Yemek yemek ve eğlence için birtakım sanatçıların gelip gittiği lüks bir yer....... mafya olarak bilinen bir adam. oradan tutuklu olarak Mersin'e getirilecek.. Avukatlar gıyabi tutuklama kararı çıktığı için mahkemeye çıkması gerektiğini. koruyun...." diyordu......... kendi çapında kabadayı.. Ama tüm ısrarımıza. böyle ise hemen arkadaşınızın haberi olsun........ bütün ısrarlarımıza rağmen hâkim ikna olmuyordu.... O semtte bir otel var..itirazım üzerine.... çok zor durumda kalacaktı.. tabii hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılmış. kim ne yapabilir diye düşündük..... Mersin'in batı kısmında daha çok otel ve restoranların olduğu semtte etkin biri.......... Bölüm: Devlet oradaki görevlerim nedeniyle durumu bilen Albay Cengiz Katun -ki o da vatan millet duyguları gelişkin biriydi........... hatta bu adamı içeri alacağım.... mahkemede ya tutuklanacağını ya da serbest bırakılacağını söylediler.. Hemen yemekten çıktım ve Sivas'ta. "Ben böyle bir olduğunu bilmiyordum._ . Bu şekilde kararın kaldırılması mümkündü ama kaldırılmama ihtimali de vardı...

........... Ama adam içeri girince. Adam kabul etti.... Geçmişte Asayiş Şubenin en aktif birimi olarak bilmen ve şimdiki cinayet. bekçimizden.._________... bizi bir kenara bırak.... Bu işi siz merak etmeyin. çekingen ve abartılı saygılı hali.... Onlar da bizim gücümüzü............ hemen hallederim. kim baba... sıkıyönetimde oları etkimizi.. Şube Müdürümüz Ömer Ağabey şahsı arayıp kendisiyle görüşmek istediğimizi söyledi.. "Aman nasıl olur ağabeylerim.... Adam.... size zahmet oldu. Şube Müdürümüzün aracı ile şahsı alıp getirdi... Polis Hasan... Bir yandan merak etmememiz için bize çok güvence veriyordu... hatta.... bütün mafya babası bilinen tipler genellikle biraz sağcı milliyetçi bilindiklerinden terör polisine aşırı saygı duyuyorlardı..... gasp. Şube polisi olarak hep terör işlerine baktığımız.. büyük bir mahcubiyet içinde..... polisimizden bile çekinip ayağa kalkıyor........ hiçbir şeyin bizi etkilemeyeceğini. adamın bu mahcup... şoförlüğümüzü yapan polis Hasan bu kişileri tanıyordu....___________________......... bilmiyoruz..... Sonra adama durumu anlattık............ operasyon ekiplerimizin kabiliyetini bildiklerinden hiç karşımıza çıkmıyorlar........ hırsızlık gibi tüm suçlara bakan araştırma biriminde uzun süre çalışmış ve son zamanda bizim şubeye atanmış.... Biz 1.. siz emretseydiniz ben hemen gelirdim... o zaman kadar asayiş olaylarına hiç bakmadığımızdan kim mafya." dedi..._ .... Bu adamı mutlaka bulmamız gerekiyordu." diyerek aşırı bir saygı gösterisinde bulundu. lafını bile etmeyin.. 1 ... Fakat ertesi gün adam iş 63 ....... çok kolay ağabeyler... Bölüm: Devlet hâkim de sürekli buraya gidiyor... gücü nedir. otelciye karşı çok mahcup ve bağımlı..... bu işi halledebilir mi diye sorduk. bu adam ne yapabilir... Otelci üzerinde en büyük etkiye sahip olan da bu kabadayı. siz bana araba göndermişsiniz... mafya ne yapar... Biz adamdan medet umarken........... ama diğer yandan da adamın mahcup haline baktığımızda bu işin altından kalkacak gibi durmuyordu............. böyle biri bu işi nasıl başaracak şeklinde düşünmemize neden oldu.. Kabadayıyı bulursanız bu iş hallolur dediler... "Eğer iş buysa...... Mersin çapında etkili olan bu mafya babasının telefonunu buldu.........

. Soyguncuların kullandığı araç önce Tarsus İlçesi yoluna çıktı........ PKK'hların Banka Soygunu 1980 yılı yazında...... Mersin Terörle Mücadelede.................___________________....... sonra avukatlar müracaat etti ve Namık Astsubay'm tutuklaması kalktı......... Şubede... muhtemelen Temmuz ayı başında sabah saat 10 civarıydı. genelde bu sistem ve bu sistem içerisindeki insanların düşünce yapısı ve davranışlarının görülmesi açısından ibretlik bir olay olduğu için çok önemliydi....... amacımız ona biraz şehri tanıtmak ve bilgi vermekti.. planı 64 ....... Polis Akademisini o yıl yeni bitirip Mersin'e benim şubeye atanan komiser yardımcısı Adem'i de yanımıza almış araçla şehri geziyorduk... otelde temini basit şeyler uğruna tutuklamayı kaldırmıştı.... biz de hiç hazırlık yapmadan hemen takibe katılmak üzere hızla hareket ettik..... o zamanki adıyla 1. 1 ... Bir süre ilerledikten sonra aracın gidemeyeceği yollara gelince soyguncular aracı terk ederek dağlara doğru yaya kaçmaya başladılar. Mafyanın ve yandaşlarının etkisi küçük bir Anadolu ilinde böyle ise İstanbul........... Orada bulunan polisler karakoldaki külüstür bir araçla kaçan soyguncuları takibe başlamıştı................... Daha şubeden yeni ayrılmıştık ki telsizden Karaduvar Mahallesi'nde bir bankanın soyulduğu haberi geldi.... Yani devletin görevlilerinin......_________...... Anons Lİ z!vC_ ................. Belki bunun çok fazla örnekleri ve başka çok fazla teferruatları da vardır.. avukatlarının.. sorgu operasyon bürosu amiri olarak çalışıyordum..... otelcinin isteğini kabul etmiş..... ormanlık alana doğru kaçmaya başladılar............ Ankara ve İzmir gibi büyük illerdeki durumu tahmin etmek güç değil. bu kadar basit değildir ama benim açımdan bu... Arkadan gelen...._ .. şube müdürlerinin ısrarını dinlemeyen hâkim maalesef o kabadayının ısrarını... sonra yolun ilerde polis tarafından kesileceğini tahmin edip Toros Dağları istikametindeki köy yollarına saptı.. Bölüm: Devlet halloldu dedi.......İTİ II € bütün Mersin'de bulunan ekipler o istikamete doğru yöneldiler... Soyguncular orta boy ağaçlar ve kayalıklardan oluşan makilik.............

.... Orada anlatılanlardan bu örgütün yeni kurulduğunu. İlk soru........ Adam önce konuşmak istemez gibi hareket etti....... Birkaç saat süren bu harekâtın sonunda soyguncular arazide kayboldular. olağanın aksine hepsi birden şubeye çıkmışlardı.......... yakalanan kişiyi sorgulamak üzere Mersin Emniyet Müdürlüğüne getirdik... O zamanki Mağazalar Karakolunun üstündeki Terör Şubesi koridoruna getirdik. ama bu arada olayla ilgilenmiş. bölünen ve birleşen siyasi gruplar vs... "Durun........_ .. dağlara tırmanmış. Soyguncuların araçta 4 kişi olduğu tahmin ediliyordu...... Bu arada kaçamayıp arkada kalan banka soygurıcularından bir tanesi silahı ile birlikte yakalandı........ bir-iki saat sonra helikopter geldi.................. 1 ...... Onlar için PEKEKE hiçbir anlam ifade etmiyordu.. Ben şahsa sorular sormaya başladım.. adamın yalan söylediğini düşünerek doğruyu söyletmek için ona saldırmaya başladılar... Başta Emniyet Müdürü ve diğer Şube Müdürleri................ Şahsı bir sandalyeye oturttum. Tabii bu örgüt ismini o güne kadar hiç duymamış olan orada bulunan herkes... hatta kovalamaya katılan trafikçilerin tamamına yakını etrafımızı kalabalık bir halka şeklinde sarmışlardı............ Soyguncular önde. Jandarma da haberdar edilmiş..... amirleri olmak üzere. Bölüm: Devlet polis programı olmayan ve sadece telsiz anonslarını duyan ekiplerinin hepsi de peşlerinden aynı istikamette köy yoluna girdiler........ ama bunu bir örgüt adına yaptığını söyleyip hangi örgüt/hareket olduğunu sorunca........ O zaman Adana'da bulunan Sıkıyönetim Komutanlığından helikopter istenmişti. aramaya katılmış.......... diğerleri uzun aramalara rağmen bulunamadı... "Hangi siyasi hareketin mensubusun..___________________. PKK dedi... Helikopterle aynı arazide tarama ve uzaktan gözetleme faaliyetleri yapıldı ama şahısları bulmak çok zordu.." dedim... hakkında son bilgileri almıştım... Daha doğrusu kendi tabiri ile PEKEKE. karşısına da ben oturdum.. hangi örgütün adına soygun yaptınız?" oldu...... polisler arkada gelişigüzel bir arama ve kovalamaca başladı..... koşturmuş ne kadar polis varsa hepsi bu emeklerinin karşılığı olarak evlerine gitmemiş. onlar da yardıma çağrılmıştı............ Adamı sorgulayacağım._________. Bu kursta yeni örgütler.......... Bu olaydan kısa bir süre önce Ankara'ya sorgulama kursu için çağrılmıştık.. o 65 .....

Bölüm: Devlet zamana kadar Apocular veya Ulusal Kurtuluş Ordusu (UKO) diye bilinen örgütün ad değiştirerek PKK.. Yakaladığımız kişiden bazı bilgiler alsak da dikkatimi çeken şuydu: Hepimiz devletin güvenlik kuvvetleriydik. çoğumuz devletle ilgili her konuda bilgi sahibi olduğumuzu zannediyorduk..._________........... daha sonra operasyona gittiysek de diğer kişileri yakalamak kolay olmadı. Örgütün amaç ve ideallerini kavrayarak bu.......... Daha sonra uzun sorgulamalar sonunda şahsın ifadelerinden diğer sanıklara ulaşmak. bu konuda çok da büyük ilerleme kaydedilmedi.... Biz..... Arada büyük bir orantısızlık ve büyük bir farklılık vardı..... en azından onlara karşı operasyon yapma imkânlarımız oldu......._ ... Orası o dönemler bir ekibin kolayca gireceği bir yer değildi.... Bu o zaman kadar Mersin'de çok duyulan bir örgüt değildi. büyük bir kısmımız yüksekokul veya lise mezunuyduk....... amaç ve idealler doğrultusunda banka soyabiliyordu... ama örgüt 1977'de kurulmuş ve 1980 yılında soygun olmuştu..... Karşı tarafı tanımıyorduk....... bilmemiz gereken birçok şeyi bilmiyorduk ama o kişi çok az okuryazar olmasına rağmen ideolojik bir örgütün amacını biliyordu ve örgüte para bulma uğruna bir banka soyacak kadar bu ideolojiye inanmış.. Gerçi soyguna katılan şahısların büyük bir kısmı Adananın meşhur Dağaloğlu Mahallesinden gelmişti.... örgütün ne olduğunu biliyor.. Örgütün adı ilk defa duyduğumuz bir kelime gibiydi... öğrenmiyorduk ve Öğrenme isteğimiz de yoktu..................... Bunların niçin banka soyduğunu anlayamiyord. 1 ...... bence hâlâ da böyledir......... Acilciler Operasyonu 66 . Arada 3 yıllık bir zaman vardı. yani Kürdistan İşçi Partisi adını aldığını öğrenmiştim.... şahıs anlatmaya başladı......... Ama böyle bir örgütün adım bilmiyorduk......___________________........... Aslında belki de en büyük çelişki veya güvenlik kuvvetlerinin bütün bu olaylarda başarılı olamamasının en büyük sebeplerinden biri de bence buydu........... Girilmesi zor olan ve o zamanki tabirle kurtarılmış bölgelerdi... bu ideolojinin içinde ve bilincindeydi.....uk.................. fakat okuryazarlığı zayıf.... Bu duruma yıllarca hep şahit oldum.. ilkokulu bile bitirmemiş olan karşımızdaki kişi bu............

.. Bununla birlikte Türkiye'de yaşayan bir bir ağır ceza reisini.... Kimi zaman eski olaylara karışmış bazı insanların da teşhisi gerekiyordu......... Bir gün karakola gelirken ağır ceza reisinin saldırıya uğrayıp vurulduğu söylendi.... muhtemelen de kış aylarıydı. Bu getirme götürme işlerine ben de birkaç defa katıldım.... fail hakkında bana bir fikir vermişti. ama o kadar çok benziyorsun ki sen zannettim._ ...... "Evet kesinlikle bu. önce bu kısımda göreve başlamıştım ama o zamanki kadrodaki görevli sayısının azlığı nedeniyle ciddi olan bütün olaylara bakıp koşturulabiliyordum........ Olay şöyle gelişmiş: Kapı çalınmış............... bir daha bakın lütfen. ama ben devletin görevlisi olarak bu eylemlerin 67 ...... Fakat bu olay.... Bu şubenin iki kısmı vardı... "Ne olursunuz teyzeciğim... tanıdım onu" dedi........... Beni ikinci kısma almışlardı....... hâkim olay yerinde ölmüş........ Yaralı kadın yakından daha dikkatli baktığında.. dikkat edin. ayrıca örgüt bayrağı bırakılmıştı................... diğeri ise hırsızlık ve dolandırıcılığa bakan ikinci kısımdı. O zaman bu olayla ilgili çizilen eşkale benzeyen kişiler yakalanıp teşhis için hâkimin yaralı olan eşine getiriliyordu.... Ben olay yerine gitmemiştim ama giden ekiplerin verdiği bilgilere göre olay yerinde bir şarjör düşürülmüş." dedi....." diyerek iyice yaklaştı. biri kız olmak üzere üç kişi gelmişler. eşi yaşlı kadıncağız ise ağır yaralanmıştı. hâkim kapıya gelince de makineli tüfekle ateş etmişlerdi. 701i yılların örgüt mensuplarından biri olan Pınar Erdem.. ortada hiçbir sebep yokken öldürebilmesi-ni aklım almıyordu...... Bir gün ilginç bir olay oldu..._________....... Kız panikledi.... bu olaya anlam veremiyordum..... biri cinayet ve gasp gibi ağır suçlara bakan bi rinci kısım.. 1 ... eşi kapıyı açınca hâkimi sormuşlar... Örgütlere girmiş genç insanlar ideolojik amaçları için siyasi eylem yapıyordu.....il isimli genç ve güzel bir kızı teşhis için götürmüştük............ bakın ben değilim...... "Evet sen değilsin........ Hâkimin yaralı eşi kızcağızı uzaktan görünce..___________________..... Bölüm: Devlet 1980 yılı...... Mersin merkezde Asayiş Şubesinin hırsızlık masasına atanmıştım.... Bu yıllarda Mersin merkezde siyasi olaylar meydana geliyordu.. Neden öldürmüşlerdi? Kendimce olayı tam manasıyla kavramış değildim....

terö1. Ayrıca birçok kişi mesainin büyük bölümünde basit devriye. Bankayı soyan dört kişilik THKP-C Acilciler grubu üyeleri.... İlçe dışına gitmeleri istenen iki üye şüphe üzerine ilçe polisi tarafından yakalanmış ve soyulan banka görevlileri tarafında teşhis edilmişti........ 68 ile örgüt dokümanlarını inceleyerek mesaimi geçiriyordum.. Bir gün günlük çalışmalara devam ederken Silifke'de bir banka soygunu haberi geldi ve bütün polis ekipleri ara binerek ellerindeki tüm imkânlarla olay yerine.. bunlar anarşist......... Bolum: Devlet.... Şubeye almışlardı... bekleme tedbirleri vs. ben en yoğun sorgular... koruma.___________________. tekrar uyanınca çalışmaya devam ediyordum... Bu hizmette çok çalışanlar günde 8 saat.................. uykum gelince yatıyor.. İşte o zamanki adı ile birinci.. satılmış ve kandırılmışlar gibi beylik sözlerden ilerisini bilmiyor......... Bu olay meydana geldikten bir müddet sonra ataklığım dolayısıyla beni 1.. soygundan sonra iki mensubundan silahlarını bırakıp sıradan yolcular gibi gitmelerini istemiş... Bölüm: Devlet niye yapıldığım anlayacak zaviyede bile değildim........ Biri ilçe halkından olan diğer iki kişi Göksu Irmağı'na yakın bir bağ evinde kalmaya başlamışlar. dürbünlü silah gibi malzemeleri toplayarak bir jiple yola çıkmıştık.... O zamanki cinayet masasının amiri rahmetli Natık Karadeniz ve ekibi bizden önce olay yerine varmıştı.... çatışma ve kovalamacalar çalışıyordum..... operasyonlar..._________...... vatan haini..... 1997 yılında İstihbarat Daire Başkanlığındaki görevimden alınmamı talep eden dilekçeyi verip görevden alınıncaya kadar geçen tam 17 yıl boyunca sürdü........ rist.. şimdiki adıyla Terörle Mücadele Şubesinde göreve başlamış oldum.......... Bu görev.... kavrayainiyorduk........... yani sıradan görevlilere göre 3-4 kat daha yoğun . bazıları ise 12 saat çalışıyordu ama ben sabah uyanır uyanmaz göreve başlıyor..... Mesaim herkese göre iki kat fazla idi....... Biz biraz daha donanımlıydık.... Silifke'ye doğru gitmeye başladılar.... çelik yelek.... 1 ..............._ ........... ile uğraşırken............ Benim gibi tüm meslektaşlarım da aynı seviyedeydi......

............. hem de general rütbesindeki bir kişinin düğünü için bu iki terörist kız ve oğlanın Ankara'ya gittiğini 69 . Şahıslan sorguladık... bu olayın o zamanki adıyla Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi Acilciler örgütü tarafından yapıldığı anlaşıldı.. silahlarının ne olduğunu....___________________............. Bu olayın il merkezinde duyulması üzerine bizler her şeyi alarak yola çıkmıştık. cesedi bulundu....... İlk yakalanan failler mahkemeye gönderildikten sonra devam eden araştırmalar sonucunda örgütle ilgili önemli bilgiler elde edilmeye başlandı......... Göksu bahar aylarında sert akardı. bunun üzerine ekip panikleyince diğer sanıklar kaçmaya başlamışlardı.. Sağ yakalanan kişi getirilip sorgulanmaya başlandı..................... Böylece iki fail sağ yakalanmış.. Örgüt mensuplarının isim ve kimlikleri belirlenmeye başlandı.............._____....... her tarafa bakıyorduk... Çatışma ile birlikte kaçan kişiler ırmağa doğru gitmişler ve Göksu Irmağı'nı geçerek arazide kaybolmaya çalışmışlardı.... Eve varılıp çatışma başladığında yakalanan soyguncu ile cinayet masası amiri başkomiser Natık Karadeniz vurulmuş...... Bu arada hâkimi öldüren en önemli sanıklardan ikisinin.... Şahsın verdiği bilgiler üzerine Hatay'dan bazı isimler getirildi.......... Bu şahsın tespit edilmesiyle birlikte hızla araştırmaya başladık ve o gün bu kişilerin bir düğüne gitmek üzere Ankara'ya gittikleri bilgisini aldık...... 1 .......„........... biri çatışma anında polislerin veya arkadaşlarının ateşi ile vurulmuş......_ .... Mersin'in yerlisi olan kadın militanla Hataylı bir erkek militan olduğunu öğrendik. suyu geçmeye kalkarken faillerden hücrenin lideri olan Recep boğulmuştu............... ........ bir süre önce evlenen.... Yanılmıyorsam bir askerin...... Olay yerine varınca hepimiz birden bütün araziyi aramaya başladık.. Haliç'te Yaşayan Sımoniar................. ..._________......... Bölüm: Devlet Hemen akabinde bu kişiler ilçeye gelen cinayet masası görevlileri tarafında sorgulandıklarında diğer iki arkadaşlarının kaldıkları evi gösterebileceklerini söylemişlerdi......... Bunun üzerine kaç kişi olduklarını... daha doğrusu ideolojik örgütleri hiç bilmeyen cinayet masası aceleyle söz konusu eve doğru soygunculardan biriyle birlikte yola çıkmıştı.. birinin cesedi bulunmuş ve diğeri kaçmıştı.... ___..............

... bu kişileri sabah erken saatte daha otobüste iken yakalamış.............._ ...... Hâkimin öldürülmesinin.. Mersin'e bilgi vermişler ama o zamanlar telsiz........ operasyon hazırlığı yaparken ve yer tespitiyle uğraşırken oradaki görevliler...... Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda yaptığı araştırmada edindiği bilgiler tam teyit edilemedi.. mesaj çekildi................. Ankara'ya gidişin sıradan bir düğün olmayacağı veya normal düğünse bile örgütün eylemine dönüşebileceği ihtimalini dikkate almamız gerektiğine karar verdik.. Bölüm: Devlet öğrendik...._________.................. banka soygununun..... Meğer onlar bizim yakalamak için plan yaptığımız kişilermiş..... Ankara Emniyet Müdürlüğüne vardığımızda.. Örgüt mensuplarının düğününe katılacağı general rütbesindeki düğün sahibinin evi ve düğün yeri hakkında bilgi almak istedik.......... telefon benzeri cihaz bulunmadığından ve biz yola çıktığımız için m erkezimizle irtibatımız olmadığından dolayı bu bilgiden haberimiz yoktu. Biz gece yarısı süratle yola çıktık ve sabah erkenden Ankara'ya vardık.......... Daha biz yola çıkmadan.... Ekipte.... Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda.___________________. şu anda ise polis başmüfettişliğinden emekli olan. daha önce soyulup da faili belli olmayan diğer banka soygunlarımn da bu örgüt mensuplarınca gerçekleştirildiğinin belirlenmesi üzerine............ Bu kişiler teröristti ve düğünde de eylem yapabilirlerdi... Bunun üzerine sıkıyönetim görevlileri ile görüşmek ve daha temel bilgiler almak için Ankara Emniyet Müdürlüğünde buluşmaya karar verildi...... bir gariplik vardı.... Biz düğün ve düğün evi hakkında bilgileri aldıktan sonra. hâlâ en yakın dostum ve ağabeyim Nerrin Sarı vardı............. böyle bir general ve böyle bir üst rütbeli subay yoktu..... dün bizim yaptığımız bildirim üzerine iki kişi yakaladıklarını söyleyerek.. Ankara Emniyeti telefonumuz üzerine garaja gitmiş.. Sonra 70 .. O akşam için hemen Ankara Emniyetine o zamanki kısıtlı imkânlarla telefonla bilgi verildi.. dayım dediği Sadi Sevük Paşa isimli yakın bir akrabası vardı............ cinayet masasının iki polis memuruyla birlikte o zamanlar başkomiser... oluşturulan dört kişilik bir ekiple hemen Ankara'ya hareket ettik.. felsefe profesörlerine taş çıkartacak entelektüel birikime sahip......... 1 ...... çünkü onlar düğüne katılacaklardı. Doğrudan olay yerine gidecektik.. giderken onları da yanımıza almamızı istediler...

sıkış tıkış eski model bir Mercedes arabaya... Bölüm: Devlet Ankara Emniyetine geldiğimizde yakalayacağımız kişilerin zaten yakalanmış olduğunu görünce operasyondan vazgeçtik ve sanıkları hemen alıp yola çıkmaya karar verdik..... Döndüğümde iki 71 .......... onlar giderken uyandım.... Yola koyulduk... O zamanlar çok güçlü silahlarımız da yoktu... Ayrıca bu kişiler çok tehlikeli insanlardı. Pozantı'ya gelmiştik....... Başkomiserimiz ve bir arkadaş......... arkadaşlara.. mola verelim. çünkü etrafta mola vermiş yolcu otobüsleri ve yolculardan oluşan küçük bir kalabalık vardı. Araçtan inerken elimdeki silahı arabada bıraktım... İki sanık. Pozantı'ya yaklaşınca hiç durmayalım diye anlaşmamıza rağmen şoför. Ben lavaboya gidip yüzümü yıkayarak uykumu açmaya çalıştım.... Bunun üzerine arkaya Nerrin Başkomiser....... Aracın içinde biraz durduktan sonra.. sanıkları da yanlarında götürüyorlardı............... 1 . MP5 iki şarjörü doldurup bantla ters yüz bağlamıştık... dört de biz._ ...................... Makineli tüfeği de ben aldım. Hiç durmadan Mersin'e gitmemiz gerekiyordu.. toplam altı kişi..... Ekip üyelerine.... Çift şarjörü bantla sarılmış MP5 makineli tüfeği arabanın içerisine koydum ve bizim. Yorgunluktan sabaha karşı uyumuşum..... hemen hareket edeceğiz" dedik.......... onlar da tamam anlamında başlarıyla işaret verdiler. hemen hareket etmemiz gerekiyordu..___________________.......... yolda durduğumuzda yandaşları sorun çıkarabilirdi.............. aynı anda 64 mermi atabilecek imkâna sahiptik. bir polis memuru ile ben.... takip ettiğimiz operasyon devam ediyordu. çıktım. Dışarıda onunla dolaşmak istemiyordum. herkes hazırlıkları yapsın...... uykumuz kaçsın diyerek Pozantı'daki bir restorana girmişlerdi....._________. Bunun yanında kişisel silahlarımız da mevcuttu...... ortamıza iki sanığı alarak arkada. silah arabada takip edin diye işaret ettim. öne de ben geçtim.... Epey yol alınca aracın arka koltukları dar olduğundan ve operasyon dolayısıyla son üç-dört gündür doğru dürüst uyuyamadığımdan çok rahatsız olmuştum.... baş-komiserimiz Ön tarafta oturmak üzere binip hareket ettik........ elimizde bir tane makineli tüfeğimiz vardı. Hiç beklemememiz.. her ihtiyacını gidersin........ "Yolda durmak yok... bir çorba içip biraz dinlenelim.......

.... o zamana kadar en çok silahlı eylem yapan Acilciler örgütünün iki önemli sanığı.. bir hafta bizim şubede kaldılar........ Çevrede olaylardan bihaber yüzlerce yolcu bulunuyordu._ ... Bu karı koca görünümündeki sanıklar hakkında.. Bunun üzerine bu olayın doğru olduğuna kanaat getirdim.......... üzerinde çift şarjörleri dolu makineli tüfeğin yanındaydılar........... ........ onları tanıdıklarını ve kelepçeye gerek olmadığını söylemişlerdi.... ____.. bundan dolayı da önemsiyordum.. Şahıslara baktım. kelepçe vurmak ayıp olur demeleri üzerine Nerrin 72 ........ hâkimin vurulması sonrasında ihbar olmuş. yüz hatları ona çok benziyordu.....................___________________...... Sanıkları daha Ankara'da araca bindirirken onlara kelepçe takalım demiştim.. oğlanın ailesinin yanına gitmiş gözüküyorlardı) teşhis için getirmişlerdi......................... 1 ............ Bu kız da Pınar Erdemil'e benziyordu... Yanlarında da hiç kimse yoktu...... Dolayısıyla sanıklar teşhis edilememiş.. rın._...._________. o arada da polislerle samimi olmuşlardı... silahı aldınız mı?" diye sordum......... cinayet masası da bunları o zaman Hatay'da yakalayıp (hâkimi vurunca Hatay'a..... Arada gerçekten sadece yaş farkı vardı...... sevk edilecekken. teşhis olmayınca şubede bir hafta tutulduktan sonra serbest bırakılmışlardı. Bölüm: Devlet sanığın arabanın arkasında oturduğunu gördüm........... Almadıklarını söylediler.. banka soymuş ve daha birçok olayın faili... Önce polislerin benim makineli tüfeği arabanın önünden aldıklarını zannettim...... yaralı kadının öldüğü haberi alınmış..... Bunların yanma vardım.. bizim arkadaşlara baktım. Fakat arkadaşlaHaliç'te Yaşayan Simonlar..... Ve sanıklar kelepçesizdi................... çünkü hâkimin eşi kafili Pınar Erdemli isimli bir kişiye çok benzetmişti........ Ağır ceza reisini öldürmüş.. Militanlar birkaç gün cinayet masasında sanık veya misafir gibi kalmışlar. "Sanıkları oraya gönderdiniz...... ama yanımızdaki cinayet masasının polisleri..... biz bunları misafir ettik... kelepçe vurmayalım........ Cinayet masası polisleri ile tanışıklıkları da şuradan kaynaklanıyordu. Biz de ise 5-7 mermisi olan basit silahlar vardı...... hepsi gayet sakinler....... fakat hâkimin yaralı eşi Ankara'ya sevk edildiği için sanıklar da teşhis için Ankara'ya... Ankara'da kızı gördüğümde katilin büyük ihtimalle o olduğunu düşündüm..

... En azından bir ikimizi öldürüp kaçabilirlerdiniz... Ayrıca etrafta birçok insan vardı... onlara kelepçe takarsak çok ayıp olur gibi düşünceler içindelerdi...... paniğe kapılmayın...... 1 ........... îşte bizim bu kadar saf ve tedbirsiz oluşumuz... Bu işlere bulaşmış insanlarsınız... Bizi öldürmek için bir senaryo kurdunuz.. niye yapmadınız?" dedim.... Arabadan en son sen inmiştin............ Ben polislerin yanlarına vardım. onlara çok alıştık........ Şimdi ellerinde kelepçe olmayan ve çok iyi silah kullanabilen iki kişi arabanın içerisinde ve önlerinde çift şarjörü takılmış bir makineli tüfek vardı. Bölüm: Devlet Ağabey onlara kelepçe takmamış..... bilinmiyordu... onlar tarafından çok büyük şeytani bir plan zannedilmişti..... Biz ise karşılarında dört kişi ve hiçbir şekilde onlara. karşı tarafça olağanüstü bir tedbir ve olağanüstü bir tuzak olarak algılanmış ve öyle görülmüştü..... kendinizi koruma bahanesiyle bizi vurup öldürecektiniz... Numaranızı yutmadık... Hiç hissettirmeyin...... Buna benzer olayları 73 .... Hiçbir şey olmamış gibi panik yapmaksızın uygun şekilde arabaya bindik ve hep beraber Mersin'e döndük....... Korktuğumu düşündürecek şeyler her zaman beni rahatsız etmiştir............. inerken silahı boşalttın." Yani bizim arkadaşların saflığı.... Biz silahı elimize alsaydık..... Halbuki gerçekten safça ve tedbirsizlikle silahı oraya bırakmıştık ve alıp kullansaiardı bugün bu kitap yapılamayabilir............_ ..... karşı koyma şansına sahip değildik........... bu silahı kullansalar çok zorda kalabilirdik..........._________..... Daha sonra şahısları sorgularken bu olayı da onlara sordum... o yüzden silahı almadık........___________________. telafisi mümkün olmayan olaylar çıkabilirdi..... biz takarsak korkuyor derler.... Acilcilerin iki önemli militanıydı. siyasi örgüt ne demek....... İdeolojik örgüt.. "Neden önünüzde makineli tüfek dururken alıp kaçmadınız.. Ama diğer yandan polisimiz bu kişiler bizde bir hafta misafir kaldı... bu yüzden her türlü riski göz alarak içlerinde bu kişilerin katil olabileceklerine en çok inanan ben olmama rağmen zanlılara kelepçe takmamıştık.. yavaş yavaş arabaya yaklaşalım ve binip sessizce gidelim dedim...... Erkek olan bana şöyle dedi: "Ben enayi miyim? Sen o silahı oraya bilerek bıraktın. Aslına bakarsak bu insanlar hâkimin katili.. nasıl düşünür vs. demişti..

.... Şube Müdürümüz ve tüm amirler sanıkları sorguluyor................ örgütün isteği üzerine Hatay'dan Mersin'e geldiğini.............. Çünkü biz karşımızdaki insanları ve onların zihinsel yapılarını... Militanlar olayları saklamıyorlardı.. bu şahıs tüm risklere katlanarak banka soygununa katılmış ama.. Ama asıl tuhafı şuydu: Bize göre bankayı soyan kişilerin parayı bölüşmeleri gerekiyordu.......... en saf polis amiri olan Ömer Ağabey. O da almadığı yönünde ısrar ediyordu... En garip eylem......._ ...... hatta bazıları için geç kaimmiş eylemler olduğunu tahmin edebiliyordum... Militanların iç dünyasını ve inançlarım öğrenmem epey zaman almıştı........ Bu arada dünyanın belki de en temiz............. Bir ara bir militan..... ve olayları diğer meslek Haliç'te Yaşayan Simonlar...... bizim gibi insanlar için manalı olmayan eylemlerin örgüt mensupları için makul........._. ben hangi örgütün bunu yapmış olabileceğini tahmin edebiliyor... banka soygunundan bir gün sonra tekrar Hatay'a gittiğini anlatınca......... sadece birlikte oldukları diğer militan arkadaşlarının adını vermek istemiyorlardı... kimin ne rol oynadığını öğrenmeye çalışıyorduk....___________________...... güçlerini ve niteliklerini anlamak ve idrak etmekten çok uzaktık.. Bu farklılığı soruşturma boyunca her zaman görmek mümkün oluyordu. 1 ... eylemleri hiç de garip karşılamıyor.. Pek çok olayın hangi örgüt tarafından 74 ...... söyle" diye ısrar ettik....... "O zaman bankayı babanın hayrı için mi soydun?" deyince günlerce yorulmuş. ama sonunda artık onlar gibi düşünüp onlar gibi hissetmeyi başardım............ hangi olaya kimin katıldığını....... sinirleri bozulmuş ekip üyesi herkes epey gülmüştük..............._________................ "Mutlaka almış sındır..... Bölüm: Devlet polis teşkilatı ve benzeri güçler çok yaptılar..... Şube Müdürümüz ona banka soygununda ne kadar para aldığını sordu.............. paradan beş kuruş almamıştı............ Gece geç saatlere kadar Cumhuriyet Savcısı Yusuf Bey.. taşlarım garip karşılarken.... biz ideolojik örgüt içinde militanların inanç ve idealleri için fedakarlık yaptıklarını._. ne kadar aldın..... çok yaptık daha doğrusu.._........ Militan para almadığını söyleyince..... o zaman banka soygununa niye katılmıştı.. banka soygununda para alma diye bir amaç ve mantıklarının olamayacağım bilmiyorduk..

......... saat 24'e doğru müdürümüz geldi..... gümrükte çalışan insanlarla yakın diyalogu olan görevliler aracılığıyla gidip gemideki o marmelat kutusunu alıp. Olayı nasıl ve neresinden başlayarak anlatacağını bilemediğini söyledi.............. Gemi ile Suriye Lazkiye'den yola çıkıp Kıbrıs üzerinden Mersin'e gelecek olan Suriye asıllı bir kişi......... Bunun üzerine bu kişiler işkilleniyor..... 1 .___________________.. bana kısaca olayı özetledi. ancak haftada bir veya iki defa da Mersin-Kıbrıs-Lazkiye ve Lazkiye -Kıbrıs-Mersin şeklinde seferler oluyordu............. yoktu..... Beş kiloluk marmelat kutusunu açınca... Kısa süre sonra şubeye geldik....... gemide kendilerine hediye olarak aldığı bir kutu marmelat oiduğ bu kutuyu tlaka gemiden alması gerektiğini... bunlarla beraber hareket eden bir grup insan evde toplanıp marmelat kutusunu açıyorlar........ Daha sonra şahıs tekrar telefonla arıyor ve kutunun alındığını öğrenince güvenli hem bir çok yerde seviniyor hem de ve kutuyu kimseye açmamalarım......... Mersin'deki kardeşinin Türk eşini telefonla arayarak......... marmeladın kayboİmamasını özellikle ısrarla tembih ediyordu..... Her gün feribot Kıbrıs'a gidip geliyor. kendisinin Kıbrıs'ta gemiyi kaçırdığını... Eve birtakım insanlar girip çıkıyordu ama Müdürümüz bir türlü çıkmıyordu.. şoförle ben beklemeye başladık......._________......... eve getiriyor........... Artık sabırsızlanmaya başlamıştık. O araçtan indi.._ ............. Bölüm: Devlet yanılır yapılmış olduğu konusundaki tahminlerimde çok az olmuştum......... saklamalarını vermemelerini sıkı sıkı tembih ediyor....... İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto 1982 yılında Mersin'de görev yaparken bir gece Şube Müdürümüz arayıp acele toplanmamız gerektiğini söyledi...... bazı görüşmelerde bulunmak üzere bir eve girdi.... Hibe alınan eski model bir Mercedes 1e Şube Müdürümüz Ömer Bey ve ben onun tarif ettiği Mersin Yeni Mahalleye gittik.... O zamanlar Mersin'den Kıbrıs'a ve oradan da Suriye'nin Lazkiye İli'ne düzenli gemi seferleri vardı. Bu kadar ısrar etmesi üzerine kardeşinin eşi de..... içerisinde orijinal susturucusu olan ve Fransız onlusu denen namlusunda susturucu 75 ... O zamanlar makam aracı vs..............

.. Suriye'deki rejim muhalifi Müslüman Kardeşler teşkilatının önemli üyeleriydi..._..................... İhvan...._.. Biz bu olayın teferruatını o zaman çok öğrenememiştik ama gelecek olan kişinin hakkında bilgi sahibi olduk........___________________.. Evde bulunan diğer kişiler de Suriye'deki örgütün mensubuydu........1 Müslimin (Müslüman Kardeşler) isimli Suriye'deki rejim muhalifi bir grubun birçok eyleme karışan üst düzey militanları. Hatta bazıları Arapça bilen Türk kızlarla evlenerek Türkiye'de kolayca ikamet ediyordu ve ev sahibi kadın da böyle biriydi.... eski adıyla Önemli İşler Daire Başkanlığı....„_.................. Ancak öldürme işi konuşulmaya başlanınca...-.. Suriye'den kaçmış ve birbirleriyle irtibatlı olan 5-6 kişi.......... Bir kısmı da başka ülkelerde bulunuyormuş. Marmelat kutusunu gönderen ev sahibinin kardeşi ise Suriye Muhaberatının gizli ajanı olan Halit Musto'ydu ve Mersin'de ağabeyi ile irtibatlı diğer İhvancıları öldürmek üzere geliyordu......... şimdiki adıyla Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevini yürütmüş.... Bu amaçla silah ve susturucu getiriyordu ancak Kıbrıs'ta gemiyi kaçırınca planı bozulmuştu..........._ .. 1 . bir susturucu ve bir kutu 7._________........ Biz olayı biraz daha deşince pek çok bilgiye ulaştık.. O gümrük müdürü de bizim müdürümüzün yakını olduğu için.................____........... O zamanki Emniyet Müdürümüz. Bölüm: Devlet takmak için vida açılmış bir tabanca.... Tüm bu kişiler........ 76 . rnüdürümüzü arayıp bilgi veriyor ve biz durumdan haberdar oluyoruz............. marmelat kutusunu alan ev sahibesi korkuyor...... Suriye'den kaçarak Irak tarafından verilen farklı belgelerle Mersin'de kalıyorlardı............. onun öldürülmesi için plan yapmaya başlıyorlar....... Bu insanlar Suriye'de birtakım olaylara ve faaliyetlere karıştıkları için ülkeden kaçmış ve Türkiye'ye sığınmışlardı........ O anda evde. Evdeki örgüt mensubu kişiler zaten eskiden beri Halit Musto'nun devletin ajanı olduğundan şüphelendiklerinden...__.. bir sıkıntı çıkar başım belaya girer düşüncesiyle gümrük müdürüne olayı anlatıp silahı söylüyor. Haliç'te Yaşayan Sımonlar..... gelen kişinin kendilerine eylem yapmak üzere geldiğini anlayarak..65 mmlik mermi olduğunu görüyorlar................ silah ortaya çıkınca her şeyi anlamışlardı........

... Bu arada onu dinlerken diğer kişiler hakkında da bilgi sahibi olmaya başladık. çatışmalar. Yani bu örgüt...... daha sonra deşifre olan ve ağır suçlardan arananlar Suriye devletinin yakalanan kişilere uyguladığı ağır tedbirlerden dolayı ülkeden kaçmışlar......... Tabii ilk defa böyle bir olayla karşılaştığımız için iki kişinin yapabileceği bir olayı.... Örgüt üyelerinin bir kısmı yaralanmış....... olağanüstü tedbirler aldık. Gördük ki Suriye'de rejim muhalifi olan Müslüman Kardeşler teşkilatı çok ciddi örgütlenmiş....... İşin özetini anladıktan sonra Halit Musto'yu ve Müslüman Kardeşler teşkilatına üye olan Türkiye'deki diğer kişileri de çeşitli baskınlarla yakaladık. teferruatını öğrenmeye çalıştık. o zamanki askeri 77 . askeri birliklere saldırılar.................. pasaportlarını...... Tabii böyle bir olayın adli işleme nasıl konu edileceği...... biz yüzlerce insanla tedbir alarak yapmıştık.. Saddam rejimi bu örgüt mensuplarına maaş veriyor.............. Böylece örgüt hakkında epey bir bilgi sahibi olduk. bombalama olayları gibi yüzlerce eylem gerçekleştirmiş...___________________.................... tamamen Irak tarafından desteklenen ve Suriye rejimine muhalif bir gruptu........ Bölüm: Devlet Ortadoğu kökenli örgütler konusunda uzman sayılacak bir isim olan Mustafa Yiğit'ti._________. vs... o zaman Irak rejimi Suriye ile düşman olduğundan bu insanları her açıdan destekliyordu..... Adamı sorgulamaya başladık..... Şahsı takibe aldık ve eve gittiğinde fazla zaman geçirmeden şahsı alıp Emniyet Müdürlüğüne getirdik... Hepsinin üzerinde Irak pasaportu ve vatandaşlık belgesi vardı........... Olay Emniyet Müdürüme genel hatlarıyla müdürümüz Ömer Bey tarafından anlatıldıktan sonra.. bunları uzaktan izliyordu............ 1 .......... o zamanki Sıkıyönetim Komutanı ile MİT Mersin Şubesine de bilgi verildi.... Onun anlatımlarından olayın ne olduğunu. Bunların ifadelerini aldık... Sabah gemi limana gelirken.... sahte belgeleri ve diğer evrakları aldık. belgelerini.... Türk İstihbaratı da belli oranda bilgi sahibiydi... Üzerlerinden çıkan Irak'tan verilmiş pasaportları.. Bu kişilerin çoğunun evlilikler yaparak belli oranda Mersin'de kümelendiklerini ve akrabalarının yanında kaldıklarını tespit ettik...._ ........ bir kısmı muhtelif olaylara karışmış....... tanzim ediyordu....

.. Ne yapıp ne edip adamın bulunması gerekiyordu. gelirse mutlaka bilgi vermeleri gerektiğini...... mucizevi bir çalışmayla şahsın yerini belirledik......... Emniyet İstihbarat Şubesine ait lojman görünümlü olan binada bekletmeye aldık... görevlilerle bu kişi arasındaki samimiyet ve güvenin artması ve nasıl olsa bir yer bilmiyor........ bu yüzden işleri kolaydı............ Bu kaçışın sıradan olamayacağını........ Emniyet Müdürümüz geçmişte İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış..................... dünyayı ve olayları tanıyan biriydi... bir yere kaçamaz düşüncesi ile tedbirlerin yavaş yavaş gevşediğini..._ .._________. bir kısmı İstihbaratta olan görevlilerle........ ona yardım ederlerse çok ciddi bir suç işlemiş olacaklarını söyleyerek bir yandan onları korkutuyor bir yandan da itimatlannı kazanacak konuşmalar yapıyorduk...... bir gün bizim 1. Şahsı normal karakol yerine İstihbarat şubesinde bir kısmı bizim şubemizden.......... İkinci günün sonunda inanılmaz.....____.................... Onu tanıyan ve gidebileceği herkesi dolaşıyor... Başka bir ülkeden Türkiye'ye eyleme gönderilmişti. Zaman geçtikçe....... Suriye ile irtibatlı birilerinin yardımıyla gerçekleştiği gibi inanılmaz teoriler üretmeye başladı....... Tabii bu şahsın içeriden veya dışarıdan hiçbir yardım almadan kaçmasına inanmamıştık....... ama Halit Musto konum itibarıyla biraz daha farklı bir kişiydi...___. O gece nöbette olan İstihbarat şubesindeki arkadaşlarımız da çok zorda kalmışlardı... 1 ....... Bulunduğu evdeki ev sahiplerini de ikna ederek onu banyo yaparken yakaladık....._____.... Bir gün istihbarat.... Bölüm: Devlet yönetimin süreçten haberdar edildikten sonra vereceği talimata bağlıydı....... Haliç'te Yaşayan Simonlar. Bu sıfatı itibariyle de özel işlem yapılması gerekiyordu...... Dolayısıyla bu süreç çok uzun bir süreyi kapsadı........... bir gece görevlilerin uyumasını fırsat bilen Halit Musto nun da kelepçelerini gevşeterek binanın ikinci katından atlayıp kaçtığını Öğrendik... Müslüman Kardeşler örgütü mensupları Irak vatandaşı gözüküyorlardı.......... 78 . Bunun üzerine ben ve arkadaşlarım adamın gidebileceği her yeri aramaya başladık.... bu konularda birikimli ve oldukça yetenekli............ Şube personeli başında duruyordu........___________________.................

...... Ama bu olayda Suriye'deki rejim muhaliflerinin Irak tarafından nasıl desteklendiğini... Daha sonra görev dolayısıyla Hatay'a gittiğimde İhvan-ı Müslimin örgütünün oradaki varlığını da gördüm...... Şahsın sorgusu uzunca bir zaman sürdü._ . Fakat kaçan.......... Bu tabii bizim oradaki itibarımızı çok artırmıştı. Suriye ile aramızdaki anlaşmalara bağlı olarak hareket edilmiş olabilir... her olayı çözen bir ekiptik....... bir ülkenin başka bir ülkenin iç işiyle ilgili olarak nasıl bu kadar güç sarf ettiğini...... Türk kanunlarına göre hiçbir suç işlememelerine rağmen bu kişilerin hepsini hudut dışı etti................ Buradaki Arap asıllı vatandaşlarımızın çokluğu ve Suriye ile ilişkilerin kolaylığı gibi nedenlerle Suriye'den kaçanların Hatay'da yaşamaya başladıklarını gözlemledim....... hatta bundan dolayı Suriye'nin de PKK'yı desteklediği söylendi...... Fakat Türkiye (hem de askeri yönetim zamanında) İhvancıları desteklemedi.... Tesadüfen orada............ bir Türk ile 79 ... Daha sonra hapisten çıkınca Suriye'ye iade edildiğini tahmin ediyorum.... Bu kişileri sanırım altı aya yakın bir süre tutmak mecburiyetinde kaldık........... Zaten hiçbir eylem de yapmamıştı................ 1 ..... hiçbir şeyden yılma yan..... Türkiye yıllarca İhvancıları desteklediği iddiası ile Suriye tarafından suçlandı... operasyon ve sorguları yapan. Aradan yıllar geçti.. yakalama umudu olmayan bir casusu iki günde yakalamak ayrı bir başarıydı._________. Ancak Türk vatandaşları ile evli olan ve bundan dolayı kanunen hudut dışı edilemeyen kişilerin ülkede kalmasına müsaade edildi.... Sonunda Halit Musto tabanca ve silahtan adli işlem gördü ve diğer işlemlerin büyük bir kısmı o zamanki genel güvenlik politikası gereği fazlaca resmi evraklara yansımadı ve şahıs o haliyle mahkemeye gönderildi...... Herkes Mersin Emniyetinin ve İstihbaratın itibarını kurtardığımızı söylüyordu.... Zaten Mersin'in en iyi ekibiydik... ama biz ikinci gün şahsı yakalamıştık.................. tüm siyasi olay. ikisi arasındaki bu çekişmeyi çok net görmüştük... Bölüm: Devlet Kimse yakalanacağına inanmıyordu... sonra yapılacak işlemler konusunda Ankara'nın bilgi vermesi aylar süren uzun bir süreci kapsadı...............___________________.... Diğer İhvan-ı Müslimin üyeleri ise Irak vatandaşlık belgeleri olması ve Irak'a gitmek istemeleri üzerine Irak'a hudut dışı edildiler..........

.. Bugün İhvan-ı Müslimin örgütü Suriye'de varlığını hâlâ 80 ...... Bölüm: Devlet evlenerek kanunen ikamet hakkı elde eden bu örgütün ileri gelenlerinden bir tanesiyle tanışma imkânım oldu ve onunla biraz konuştuk... şehirlerde isyan çıkarma gibi büyük eylemleri gerçekleştirebilecek güce ulaşmıştı.... 1 .. Af yasasından herhangi bildirdiler.......... şartıyla yıllarda serbest Suriye'ye bir daha bir karışmamak kalacağımı gittiğimde..... bu kişilerin büyük bir kısmı da affedilmişti.. Ama zaman içerisinde devlet. bana pasaport getirdiler. Bunun üzerine İhvancıları n büyük bir çoğunluğu ülkelerine dönmüşler.. "Devlet.. akrabalarıma harcırah vererek yanıma gönderdi.... Devlet bu örgütü bastırabilmek için Hama ve Humus göze almıştı.. bomba yüklü araçlarla askeri karargahları patlatma............ 19801i yıllarda.... akrabalarına ve yakınlarına eskiden gösterdiği sert tutumu göstermemeye başlamıştı........ Çok az kişi yurtdışında kalmıştı............ rejimin yumuşadığını. Kapsamlı bir af çıkarmış.........." yararlanarak olaya dedi. Suriye gibi bir ülke bütün rejim muhaliflerim ülkesine davet etmişti..... Tabu bu karşılaşma. ülkeye dönmeleri yönünde çağrıda bulunulduğunu öğrendim._ .................. örgüte ve taraftarlarına yönelik bu kadar baskıya rağmen sorunun halledilemeyeceğini görmüş ve sonunda özel yasalarla rejimi yumuşatarak olayların önüne geçebilmişti. rejim muhaliflerinin ailelerine........ yurtdışına kaçan kişilerin aileleriyle irtibata geçerek onların da affedildiğini.......... Hama'da uçaklarla bombalanan bazı binaların yıkıntılarının hâlâ durduğunu gördüm.. bunlarla ilgili özel af çıktığını........ Daha Suriye'ye sonraki dönebileceğimi.......... Halil Musto olayından on sene sonraydı...._________.. İhvan -1 Müslimin örgütü sorununu baskı ve şiddetle çözememişti.. Suriye.... bütün Müslüman Kardeşler örgütü üyelerinin affedildiğini. Konuştuğum kişi.....___________________.... Aradan geçen zaman içerisinde Suriye'nin çok değiştiğini........... 90 veya 91 yıllarmdaydı. af çıkararak..... ama sistemi yumuşatarak... baskıcı tutumlardan vazgeçip demokratik adımlar atarak sorununu kısmen çözmüştü............. Suriye'deki İhvan-1 Müslimin teşkilatı......

_________.. Suriye gibi bir ülkenin bile bu sorunu bu yolla halletmesi................... Suriye'deki İh vanaları Irak destekliyor.. hepsine maaş veriyor........... bir ülke içerisinde meydana gelen kargaşanın.............. örgütün yaşaması için yeterli değildi......... huzursuzluklar.. Daha doğrusu 901ı yıllardan sonra hiç duymadık..... tüm ihtiyaçlarını karşılıyordu.. Dış güçler sadece bunu kullanmak.... zamana ve çağa uygun olmayan bir yönetim anlayışının hüküm sürmesidir..... topluma demokratik haklar tanıması gerekir.... bunu tahrik etmek derecesinde faydalanabilir.. 1 . terörün ve büyük olayların asıl sebebi..... Bu demektir ki bu tür olayların.... örgütlerin susturulması için şiddet değil.. Bölüm: Devlet devam ettiriyor mu bilmiyorum.... ibret almaya değer örnek bir olaydı..._ ........ ama bu ülkelerde bir grup yaratamadık veya bir eylemsel faaliyete dönüştüremedik.. Geçmişte ülkemize zarar verdiğini.. yoksa bu olayları yoktan yaratma imkânları bulunmamaktadır.... Bu açık olarak göstermektedir ki.... 81 . PKK ya yönelik çalışmalar sırasında... Yunanistan'a ve benzeri ülkelere karşı biz de Türkiye olarak her halde birçok şey yapmak.... Ama bu..... O açıdan Türkiye'de üretilen komplo teorilerinin de temeli ve mantığı doğru değildir................... halkın taleplerinin karşılanmaması......___________________.............. Örgüt ülke içindeki koşullar nedeniyle kurulmuş ve yine ülke içindeki koşulların iyileştirilmesiyle Irak'ın her türlü desteğine rağmen varlığını de Sonraki yıllarda..... Suriye'nin Türkiye'de -özellikle Mardin bölgesinde.....İhvana bilinen bazı kişileri dolaylı yöntemlerle PKK ya öldürttüğünü teslim olan samimi PKKlı itirafçılardan duymuştum. Bu kadar çok olay ve eylem yapan bir teşkilatın yavaş yavaş söndüğünü görüyoruz....... ama hemen hemen hiçbir olayını duymuyoruz. bunun karşılığını vermek istedik... eylemlerin... ülkemize yönelik terör faaliyetlerinin merkezinde yer aldığını veya PKK yi desteklediğini açıkça bildiğimiz Suriye'ye....... yönetim ve idari yapısındaki bozukluklar. Benzeri durumlar birçok ülke için de söylenebilir..... o ülkenin kendi içerisindeki çelişkiler.. rejimin baskıcı tutumundan vazgeçip yumuşaması.......

.............. Çok eski değil............. Araçların hava filtreleri içerisinde... yabancı sigara taşımak ve satmak suçtu. kablosuz telefon bulundurmak......... O günlerde o kanunlar çok doğru gözüküyordu.... İhbar üzerine evine ve işyerine kablosuz telefon alan fabrikatörü.. 1 .... Bölüm: Devlet Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı Mersin ili Tarsus ilçesinde fabrika sahibi bir kişi.. kimde yakalanırsa gözaltına alınır. İnceleme bahanesi ile mahkeme bitene kadar telefonları ben alıp iş yerinde ve arabamızda kullanmıştım.... işi gereği gittiği Uzakdoğu'dan.. hem de ciddi suçlardandı.... O yıllarda dolar veya başka bir yabancı para taşımak suçtu. bir tanesi evi ve bahçesinde yaklaşık 50 metre çapında bir alanda....... hatta hapse atılabilir. Evet.......... diğerini fabrikasında ve gerektiğinde arabasında kullanmaya başlamış.. 1980 yılında bugün herkesin evinde bulunan kablosuz telefon kullanmaktan bir fabrikatör tutuklanmıştı.___________________....... Şimdi ilkokula giden çocuklar......... acil telefon bağlatmak için Ulaştırma Bakanlığından torpil.... o günün kurallarına göre de ne kadar saçma suçlar olduğu anlaşılıyor. dövize de el konulurdu.. hatta 1983'e kadar Türkiye'de döviz taşımak.... sıraya yazılıp yıllarca bekledikten sonra bir telefonun çıktığı.... yabancı menşeli sigara satan çocuklan yakalamak ve yabancı sigara satışına mani olmak ve ayrıca Kuzey Kıbrıs'a giden ve yanlarında yabancı para bulunduran kişileri yakalamaktı.... Yine 1980 yılı ve öncesinde Mersinde mali polisin en önemli işlerinden biri....................... Evde 82 .. motorların muhtelif yerlerinde hep dolar yakalanırdı... onay beklendiği yıllardı. O zamanlar her isteyenin PTT'd en hemen telefon almasının mümkün olmadığı...... dağdaki çoban bile cep telefonu kullanıyor...... Birini evinde......... 1980 yılında........... diğeri ise fabrikasında ve gerektiğinde şehir içerisinde yaklaşık 2-3 kmlik bir alan içinde kullanılabilen iki tane telsiz telefon almış.... bu kanunları uygulamak için polisler ciddi çalışıyor.._ .... telsiz kanununa muhalefetten tutuklamışlardı.........._________....... savcılar ve mahkemeler mesai sarf ediyordu. telefonlarına da el konulmuştu.... Ama bugün bu kanunların ve suç kabul edilen eylemlerin yalnızca bugünün kurallarına göre değil.....

...... dolar taşımanın kime zararı vardı...._ . Galiba 1983 yılı idi. gelmişti............ diğer günlük hayatı düzenleyen kuralları durup bir düşünmemiz gerekir............_________.. illegal örgüt olayları azalmca başka olaylara bakmaya zamanımız olmuştu.. Hem de çok miktarda........ O zaman böyle bir operasyonu ancak terör şubesi ve biz yapacak kapasitedeydik...... Üzerinde bu kadar çok inceleme yapılarak.... hassasiyet gösterilerek oluşturulan bu kurallarda bu kadar hata ve çağ dişilik oluyorsa........ Fakat asıl önemli olan.. gözaltına almış ve mahkemeye sevk etmiştik............................... terör olayları veya........ Bölüm: Devlet rahat ve konforlu bir şekilde telefonla konuşmak niye suç olurdu...... Kurallarımızı çağdaş dünya değerleri ile kıyaslamadan sadece alışkanlık olduğu ya da gelenek haline getirdiğimiz için doğru kabul etmek yanlıştır........___________________..... Bu kişiye bir elemanlarını yaklaştırıp belli miktar para vererek.......... ehliyet sınavlarına giren trafik polislerinin...... Ben 83 Şehirde genel bir düzen hâkim olmuştu... Ehliyet Yolsuzluğu 12 Eylül İhtilali olduktan sonra olaylara karışan tüm örgüt mensuplarını veya terör olaylarına karışan bütün tarafları büyük oranda yakalamış.............. Emniyet Müdürü üzerinden bana geldiler. bugün de bize çok doğru gözüken ama aslında anlamsız ve saçma yasaklarımızın hâlâ olmasıdır. O zamanki İstihbarat birimi Emniyet Müdürü'ne ehliyetlerde büyük yolsuzluk olduğunu. sigaranın yerlisi ile yabancısı arasında fark neydi? Bu türden eski saçma yasaklara daha birçok örnek verilebilir. karayolcuların ve şoförler cemiyetinin para alarak insanlara ehliyet verdiklerini söylemişler ve yaptıkları çalışmalarda da para alarak ehliyet veren görevlilerle irtibatı olan kişiler bulmuşlardı...... ehliyet sınavını kazandırma sözü almışlardı.. Daha da önemlisi suçlar çok düşünülüp ciddi incelemeler sonunda konan kurallardır.... Bunların büyük kısmı tutuklanarak Sıkıyönetim Mahkemelerinde yargılanıyorlardı................ sıkıyönetimin verdiği havayla da hemen hemen hiç olay olmaz hale .... 1 ..............

. İnsanların etrafını tutarak kimsenin dışarı çıkmamasını sağladık...... Yıllardan beri ehliyet komisyonlarının rüşvet alarak ehliyet verdiği söyleniyordu... Belki 84 . Beş on dakika önce sınavı geçmiş olan 6 kişiden yanlış hatırlamıyorsam 5 tanesi sorulara hiç cevap verememiş.... Bir kişi polis memuruydu..... durumun varlığına inanılmayan il yoktu... Bölüm: Devlet olayı inceledim...... birazdan asılacak olan sınav sonuçlarının listesini bekliyorlardı.... 1 .... Ama burada önemli olan şuydu. o zaten belliydi....... Öğrendiğimiz kadarıyla para veren kişilere komisyon üyeleri sınavda soruların cevaplarını gizlice veriyorlardı......... Terör örgütleri üzerine yaptığımız operasyon ve tahkikatlar nedeniyle epey deneyim kazanmıştık....... çok düşük puanlar almışlardı...___________________. biri sınıf arkadaşım........._ .......... aynı zaman aralığında. İçlerinden biri İstihbaratın ayarladığı kişiydi... Bu insanların hepsine aynı sorularla............. ehliyet sınavına girip kazanan kişileri tekrar yeni bir sınava almaya karar verdim.. Bir plan yaptım............ ama bunu önlemeye yönelik o güne kadar ciddi hiçbir faaliyette bulunulmamıştı. Daha sonra bu tahkikatı büyüttük....... Anlatın bakalım. Mahkeme bir kısmım tutukladı.. aynı salonda... Olay günü ehliyet sınavına giren yaklaşık 40 kişi dağılmayıp. Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesinin ve Karayollarının ehliyet sınavlarında görevli tüm memurlarını rüşvet suçundan dolayı gözaltına aldık....._________....... bunun sebebi nedir?" diye sorduk. her sohbette konuşulan bir olaydı..... dürüstlük abidesi komiser Şükran Tamer olmak üzere iki dürüst komiserin haricinde Şoförler Cemiyetinin.... "İlk sınavda 80-90 puan almanıza rağmen şimdi aynı sorularda 10 puan bile alamıyorsunuz..... Bizim bildiğimiz kişinin dışında başkaları da vardır.. mademki böyle bir operasyon yapacağız.... büyük bir kısmı da daha sonra ceza aldı.... onları da ortaya çıkarmalıyız diye düşündüm.... bu söylenti Türkiye'de o kadar yaygındı ki....... rüşvet verdiklerini itiraf ettiler...... aynı şekilde tekrar sınav yaptık...... Diğer iki kişi rüşvet veren kişilerdi... ona görev nedeniyle galiba bir kolaylık sağlamışlardı........ Bunun üzerine bu kişileri çağırıp...... O tarihlerden bir-iki yıl öncesine kadar..............

... İşte böyle bir faaliyet esnasında Mersin'de canlı 85 . herkesin bildiği şekilde ehliyetler rüşvetle satılırdı? Altın Kaçakçılığı Davası Türkiye 'de bir zamanlar çok ciddi ses getirmiş... Tabii İstanbul'da bu paraları getiren ve götüren insanlar da ayrı şeyler yapıyorlardı........... Bu olay örnek olması açısından anlamlıydı..... Bölüm: Devlet İstihbaratın yaptığı faaliyet önemli bir şeydi ama en azından bizim yaptığımız gibi en basit haliyle sınavdan çıkan kişileri tekrar sınava tabi tutmak suretiyle kimin kopya çekerek veya rüşvet karşılığı sınavı geçtiği ortaya çıkarılabilir ve bu durum önlenebilirdi. Bu kişiler._ .......... ihraç ettikleri hayvanların parası ise sonradan geliyordu..... sanki bedelini peşin aldıkları mallarım (özellikle de canlı hayvan) Beyrut'a ihraç ediyorlar. 1 . Bu bir bakış açışıydı ve olayları önlemede yapılabileceğini göstermesi bakımından önemliydi....... Neden çok basit olan bu yöntem bunca yıl yapılmaz. Bu suretle hem ihracatlarını kolaylaştırıyorlar................. yeter ki önemsensin veya o niyetle bir faaliyet gösterilsin. hem de devletten vergi iadesi.....___________________........... bunun da önemli olduğunu zannediyorum. Belki direksiyon sınavlarında yine rüşvet alındı ama en azından yazılı sınavlarda istenirse para birçok almasının şeyin engellendiğini... İhracat bedeli olarak gelen bu paralar banka hesaplarından çekilmeden çekilmiş gibi gösterilerek döviz alım bordosu imzalanıyor ve yeniden İstanbul'da başka adreslere havale ediliyordu........_________............. sanki bu malın parasıymış gibi Türkiye'ye kendi adlarına döviz cinsinden para getiriyorlardı............. önce Sıkıyönetim Mahkemelerinde daha sonra Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılamasına devam edilmiş ve bugünün önemli simalarının adının karıştığı altın kaçakçılığı olayının takibatını ilk defa Mersin'de biz yapmıştık.................................. Bizim yaptığımız uygulama bile caydırıcı olmuştu.. kur farkı adı altında birtakım fazladan paralar alıyorlardı............ Bu şekilde trafiğin yazılı sınavlarında rüşvet olaylarının ciddi oranda önüne geçildi... Yaptığımız tahkikata göre birtakım insanlar yurtdışına önemli miktarda mal ihraç ediyor.............................

. Lübnan'daki alıcılar da onun Mersin'deki arkadaşlarının yakınları idi..... çünkü parası daha önce peşin gelmiş gözüküyordu.. kişinin anlattıklarını uzunca bir süre anlamakta ve algılamakta zorluk çektik...... Dava açamazdı veya açsa da elinde herhangi bir delil yoktu. özel tabirleri.. kâr elde etmek istiyorlardı... kendine ait terminolojisi... Mallarının karşılığı olarak gelen para banka havalesiyle İstanbul'a gönderilmişti........ Türkiye'den kaçırdıkları altınları İsviçre'de yüksek fiyattan satıyor..... Bununla birlikte parasını gerçekten almamıştı.. Bu apayrı bir sahaydı ve olayı kavramakta zorlanıyorduk... Bu olayın tahkikatının yapılması için bize getirdiler................. Ama bu paralan Türkiye'ye getirirken de yeniden kullanmak..... Şahsın verdiği bilgiler üzerine kamuoyunda daha sonra adı sıkça duyulan meşhur Nasrullah Ayan'm kardeşi Abdullah Ayan ve babasını.. Şahıs uluslararası ticaret hukuku kurallarına göre parasını isteyemiyordu........ Lübnanlı Muhammet Şekerci ve benzeri insanlar birlikte Türkiye'den İsviçre'ye gizli altın ticareti/kaçakçılığı yapıyor. Burada şöyle bir manzara gözüküyordu: o dönemde yurtdışında yaşayan Nasrullah Ayan.................. ama paraya hiç do-kunmaksızm İstanbul'da belli kişilerin adına havale etmiş.................___________________..... Bu ticarete aracılık yapan bir Türk ve etrafındaki insanlar şahsı dolandırmış gözüküyordu......... Fakat işin içinde bir garipliğin olduğu görülüyordu... İhracatla ilgili bir olaydı............ özel kuralları vardı...... Hayvanlarının karşılığı diye imza atarak döviz alım bordosu almış.......... yurtdışında yüksekti..... Aynı dönemde Türkiye'de altın fiyatları düşük.. Bu 86 ._ ............. Biz bu kişiyi alıp dinledik... o zamanlar Güneydoğu İhracatçılar Birliği Başkam Hadi Doğanı ve başka birçok ihracatçı grubunun başkanını gözaltına aldık.... ama hayvanlarının karşılığı para gelmemiş. Şahsın ihracatı karşılığı alacağı para Lübnan'dan gelmiyordu ve alacağını peşin almış göründüğünden evrak üzerinde hakkını iddia edemiyordu.. Bölüm: Devlet hayvan ihracatı yapan bir kişi yurtdışından bu şekilde büyük miktarda para getirmiş...... 1 .. Şahıs daha sonra hayvanlarını Beyrut'a göndermiş.............. paralan Türkiye'ye getirip tekrar düşük fiyattan altın alarak yeniden yurtdışına çıkarıyorlardı.._________.....

......... İsviçre'den Türkiye'ye istedikleri firma adına istenen iş karşılığı gönderilmiş gibi göstererek.......... Bizim gördüğümüz kadarıyla Mersin'e gelmiş gözüken para için bankaya gidiliyor... Milyon dolar civarındaki bir paranın sürekli olarak döndüğünü görüyorduk... Araştırmaya başladık.. en küçüğü birkaç yüz bin dolardı. kâğıt üzerinde öyle gösteriliyordu..... Demokratik ülkeler 87 askeri yönetimi tanımıyor.... Bir iddiaya göre......... 1 .. şahıslar bu durumu ifadelerinde anlattılar................. dört bankanın Genel Müdürü o zamanki Ekonomi ve Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Turgut Özal'ın zımni müsaadesiyle bu işi yapıyorlardı...... çekilen miktardaki para aynı kişi tarafından tekrar İstanbul'daki belli adreslere havale ediliyordu.. Bölüm: Devlet paraları Türkiye 'ye sokmak için sanki Türkiye'den ihracat yapan kişilerin ihraç ettikleri malların bedeliymiş gibi. aslında çekilme ve yatırılma yoktu.................. onun adamlarına) tekrar havale ediliyordu.... Tabii bu olayları belli bir şekilde toparlayıp... hangi firmanın veya şahsın ihtiyacı varsa o kişiler adına havale gönderiyorlardı...... Bu şekilde gelen para gerçek sahiplerine........... olayın gerçek boyutunun ne olduğunu anladıktan sonra durum hakkında sıkıyönetim yetkililerine verilmek üzere bir rapor hazırladık. ticari tabirle prefinansman döviz havalesi şeklinde Türkiye'ye ihracatçı kişiler adına gönderiyorlardı........___________________.. Bu işi yapan dört bankanın genel müdürlerinin bu durum hakkında bilgisi vardı.... havale yapabiliyorlardı._________....... bankalarda paralar çekilmiş gözüküyordu... ama.. Tüm bu işlemlerle ilgili belgeleri bankalardan istedik... Bu işlemler cok büyük rakamlardan oluşuyordu............. bankalarla görüştükçe doğru çıkmaya başladı. İstanbul'daki gizli altın ihracatçıları adına hareket ettiği söylenen kişilere (o zamanlar özellikle Berber Yaşarin adı çok meşhurdu............. bankada para çekilmiş gibi imza atılıyor ama para asla çekilmeden tekrar İstanbul'daki belirli adreslere havale ediliyordu............ Sanıkların anlatımlarına ve olayın oluş biçimine göre başka türlü olmasına da zaten imkân yoktu... Başta inanamadığımız bu olaylar. 12 Eylül'den sonra uluslararası ilişkilerde önemli sıkıntılar yaşanıyordu.. .........._ .......... Kim ihracat yapacak.

........... orada satıyorlar ve karşılığını döviz olarak Türkiye'ye havale ediyorlardı... yardım yapmıyorlardı.... 1 .. Bu işlemlerden herkes kâr ediyor.................. Ayrıca fatura üzerinde malın fiyatlarını istedikleri gibi yüksek tutuyorlardı...... ... Üstelik bir taraftan altın kaçakçılığından gelen para. özellikle sanayi ürünleri ihraç eden firmaların/holdinglerin de benzeri işlemleri yaptıklarını tespit ettik... Diğer taraftan ithalat yapabilmek için acil dövize ihtiyaç duyulmaktaydı..........___________________.................. 88 ......................................................... Bu işlem karşılığında devletten vergi iadesi adı altında para alıyorlardı... Türkiye'den çıkan altının parasını............................................... Canlı hayvan ihracatçılarıyla ilgili olayı soruştururken aslında başka tür mal ihraç eden...... sadece devlet zarara uğruyordu............... tu.... on beş-yirmi bin TL vergi iadesi alacakken 30-40 bin TL vergi iadesi alıyorlardı........... sanki Türkiye'den ihraç edilecek bir malın bedeli. İhracatçılar da kazançlıydı........ Böylece yüz bin TL değerindeki malı iki yüz bin TL değerinde göstererek........... . Türkiye'ye döviz gelsin diye bu koşullar altında altın kaçakçılığına dolaylı olarak göz yummuşHaliç'te Yaşayan Sımonlar .. çoğu zaman bu rakamlar malın % 15 -20'sıni buluyordu.......... Bölüm: Devlet ekonomik ve siyasi ilişki geliştirmiyor. Ayrıca ihracatın yapıldığı tarih ile paranın geldiği tarih arasındaki kur farkı ne kadar yükselmişse (o zamanlar hatırlanırsa enflasyon döneminde kurlar sürekli artış halindeydi} bu fark da tahsil ediliyordu. Turgut özal..............._ ................._________........... evrak üzerinde böyle gösteriyorlardı........................ yurtiçinde altını ucuza alıp kaçak yollarla yurtdışına çıkarıyor.. paralarım peşin almış gözüktüklerinden mallarını çok rahat ihraç edebiliyorlardı....... prefinans-man döviz havalesi olarak çeşitli ihracatçılar adına getirtiyorlar............ Yani altıncılar paranın dönüşünü de değerlendirmiş oluyorlardı..... Bu suretle gösterilen paralar üzerinden yüzde on oranında komisyon alıyorlardı................... diğer taraftan malların gerçek karşılığı olarak yurtdışından gelen para kadar ihracat yapmış oluyorlardı.... Altın kaçakçıları............................ çünkü onlar da bu paralar geldikten sonra sanki mallan peşin satmış gibi o dönemde geçerli olan bütün kambiyo işlemlerini kolaylıkla atlatıyor................................

.........._ .............................._________.... Hatta o kadar ileri gitmislerdi ki......... 30 milyon dolardan fazla ihracat yapana % 20 oranında.. Bölüm: Devlet Yurtdışında farklı kaynaklardan (işçi dövizi gibi) buldukları dövizleri kendi ihraç ettikleri malın bedeli olarak göstermekteydiler.. İhtiyaç fazlası terlikleri ucuz fiyattan alıp........ Bunun 50 bin dolarını hiçbir iş 89 . O Dönemde geçerli olan ihracatta vergi iadesi teşviklerinden yaralanmak için ihraç ettikleri malların ticari fiyatını birkaç kat fazla gösteriyorlardı. Bunun karşılığında devletten yüksek gösterdikleri ihracat bedelleri için çok ciddi miktarda vergi iadesi alıyorlardı. mallarının değerini iki-üc kat fazla gösterip devletten daha büyük oranda vergi iadesi almaya başlamışlardı.... 250 bin dolar teşvik alıyordu..ihracat işlemlerini gerçekleştirdikten sonra kamyonlara yükleyerek Irak'a götürüp.. 300 milyon dolardan fazla ihracat yapana %25 oranında teşvik primi veriliyordu........................... Böylece bedavadan para kazanıyorlar ama ülkenin milli serveti sokağa atılıyordu... planlanmadan alınmış olan bazı kararların yeni yolsuzluk türlerine davetiye çıkarttığım gördük.......... 1-30 milyon dolar ihracat yapana %15 oranında.... aynı miktar ihracat gerçekleştirip bunu büyük bir holding üzerinden yapmış gösteren orta çaplı başka bir ihracatçı.............. Yani ihraç bedeli olarak 5 lira gösterdikleri 50 kuruşluk terlik için en az 1 lira vergi iadesi alıyorlardı.. Devlet ihracatı teşvik etmek ve büyük ihracat şirketlerini desteklemek için kademeli vergi iadesi sistemini uygulamaya koymuştu........... bu sistemde söz gelimi 1 milyon dolara kadar ihracat yapan şirketlere ihracat miktarlarının % 10 oranında.......... orada boş bir araziye döküyorlardı.......... anlattıklarına göre sanayi mallarında yüksek vergi iadesi ve yüksek ihracat rakamlarında kademeli vergi iadesi uygulamasından yararlanmak için plastik terlik gibi bazı çok ucuz malların fiyatlarını bile çok yüksek (örneğin 1 liralık malı 5 lira) fiyatlardan gösteriyorlardı..... 1 ............... Bu teşvik uygulaması öyle ölçüsüz bir hale gelmişti ki sanayi mamulü ihracatçıları vergi iadesinden aldıkları paraların karşılığı olarak ihracat.. Bu konuda tahkikat yaparken ihracatın teşvik edilmesi adına iyi düşünülmeden.... Namuslu insanlar 1 milyon dolar mal ihraç edip % 10 vergi iadesi ile 100 bin dolar vergi iadesi ahyorken.......___________________...

............. 1 ............. Bu üç ay içinde onlarla samimiyeti ilerletip.. usulüne uygun davranan tüccar da usulsüzlük yapmaya mecbur oluyordu.... büyük ihracat firmaları ise hiçbir iş yapmaksızın. Tüm bu süreçlerde öğrendiğim birçok şey beni derinden yaralıyordu.........___________________.. İhracatta teşvik amacıyla iyi hesaplanmadan alınan kararlar yüzünden. Gözaltına aldığımız ihracatçıları zamanın hukukuna göre üç ay gözaltında tutabiliyorduk. Ölçüsüz ve hesapsız verilen bu teşvikler ülkenin zararına dönüşüyordu. Böylece küçük ihracatçılar tüm ihracatlarını büyük firmalar üzerinden gösterip devletten almaya hak ettiklerinden daha fazlasını kazanıyor........... bu konudaki sorunları bize anlatırlarsa yukarıya rapor edeceğimizi söyleyince yapılan usulsüzlükleri anlatmaya başlıyorlardı...... Örneğin................... mal dahi satmaksızm otomatik olarak devletten para alıyorlardı....... Devletin dövize ihtiyacı vardı._ .... geri kalan 200 bin dolar vergi iadesi de ihracat yapan şirkete kalıyordu.... Bölüm: Devlet yapmayan sadece üzerinden ihracat yapılmış gözüken büyük holding alıyor.... her şeyi birkaç kuruşluk menfaatleri ölçeğinde gören bazı ihracatçılar tarafından ülke mallarının dünya piyasasında değer ve pazar yitirmesine sebep olunuyordu.......... ayrıca kambiyo hukukuna göre de başka cezalar alıyorlardı... Bu durumu gören..... Bu düşük faizli krediler ihracatçının durumunu avantajlı hale getirirken................ aksi takdirde fiyat rekabetinde rakibine yeniliyordu. Turgut Özal devletin döviz sıkıntısına çözüm olarak farklı politikalar uygulamaya koymuş ama bu politikalar başlamıştı......... kredi almasına rağmen ihracat yapamayanların kredileri üzerinde cezalı olarak normal faiz işletiliyor...................... İhracatı teşvik için verilen ölçüsüz krediler iyi hesaplana-madığı için amaçlananın aksi sonuçlar doğuruyordu.. Onların anlatımına göre devlet ihracatı teşvik için bankalar aracılığı ile düşük faizli ihracat kredisi veriyordu..........._________.... Bu şekilde içte ve dışta dürüst hareket edene karşı haksız rekabet ortamı doğuyordu..... askeri yönetim olduğu için dünyadan destek alamıyordu........ Türkiye'nin tüm üretimi on birim olan narenciye için yirmi birimlik ihracat 90 da kısa sürede yolsuzluklara davetiye çıkarmaya .......

............. biraz abartılı anlatılsa da gerçeklik payı çoktu......... Rekabet o kadar şiddetlenmişti ki bir önceki yıla göre dış satım fiyatları yarı yarıya inerken.............._ ... İlgili makamlara gönderdik......... kullanılan yöntemleri yapılan yolsuzlukları ayrıntısına kadar yazdık.. sonra dış piyasada göre da malı için fiyatları bu Anlatılanlara ülkemizdeki tüccarların durumunu bilen alıcı ülkeler (özellikle Rusya)......_________.. Bu iddiaların algılanması ve mahkemelerce kıymetlendirilebil-mesi sanıyorum altı aya yakın sürdü.......... 1 ..... ülkeyi nasıl dolandırdığinı...... Böylece Türk halkı bir yandan vergileriyle toplanan parasını kaybediyor........ devlet imkânlarını nasıl kötü kullandığını gördüm.............. yurtiçi fiyatlar iki katma çıkabiliyordu........... diğer yandan da kendisi içeride daha yüksek fiyatla ürün almak zorunda kalıyordu. Yıllarca sadece terör faaliyetleriyle uğraşıyorum... Bu konularda en ince topladığımız bilgiler üzerine raporlarımızı hazırladık.. Oysa bu olayla ilgilenmeye başladıktan sonra iyi niyetle çıkanlmış kararnamelerin arkasına saklanarak birilerinin büyük vurgunları nasıl gerçekleştirdiğini... İyi niyetle alınan kararlar.___________________.. Cezalı hadde düşmemek için on birimlik ülke içi üretimi erken almak isteyen tüccarlar önce iç piyasada fiyatları yükseltiyorlar. incelik ve hassasiyet gösterilmeyince zıddına dönüşüyordu.... Daha sonra..... daha sonra zannediyorum çıkan af yasaları ile kapandı............ Bölüm: Devlet kredisi verilebiliyordu.. ilk defa bu olayların çok 91 .. Ama böyle büyük bir yolsuzluk olayının nasıl yapıldığını ilk defa bu olayda gördüm. Bu olay...... İşte biz farklı firmaların yaptığı çok sayıda ihracat yolsuzluğunu ve devletten haksız yere para alma olaylarını tespit ettik...... düsürüyorlardı... sıkıyönetim döneminde bunların hepsi altın kaçakçılığı davası olarak Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde birleştirildi...... Rus halkı ise daha düşük fiyata narenciye yiyordu. Bu raporlarda.................... her gün bir tüccarla pazarlık yapıyor ve her defasında fiyatları daha da düşünüyorlardı. Geniş bir yelpaze hakkında hileli bilgi toplamaya ve başladık...... dört bankanın Genel Müdürü ve Berber Yaşar in ve hatta dolaylı olarak Turgut Özal'ın ad mm geçtiği dava uzunca bir süre devam etti.......... Bu ise iç ve dış piyasalarda rekabeti şiddetlendiriyordu..

.......... savcılar.......... maliye. devriye gezmek ve olayları önlemeye çalışmaktan sorgu ve operasyona yeterli zamanım olmuyordu..... yanlış yapmaya.... Onlarla fiili mücadele sürdürmek..... Açıkçası...... Başka uygun yer olmayınca............. örgütler sokakta aktifti. sorgulamalar için kapalı spor salonunu vermişlerdi................. Mersin'in uzun bir deniz kıyısının olması.... hazine... çok yakın mesafede Kıbrıs'ın bulunması...... Bölüm: Devlet daha önemli olduğunu.... yapılan büyük yolsuzlukların ülkenin sosyal durumu açısından çok daha hayati olduğunu o zaman fark etmiştim ve bu şekilde hatalı bir biçimde çıkarılan teşvik kararnamelerinin sistemin içerisindeki insanları kolaylıkla kötü olmaya................ yolsuzluğa ittiğine şahit olmuştum........ Kıbrıs'a günlük ve Suriye'ye ara sıra gemi seferlerinin bulunması gibi nedenlerle Mersin bölgesinde kaçakçılık faaliyetleri yoğundu... birilerinin milyonları çalmasına neden müsaade edilirdi? Beş TL değerindeki bir malın çakamaması veya çalanı yakalaması için polis görevlendirilir ama milyonları çalanlar İçin hiçbir işlem yapılmaz. bir tek kelimeden bile bütün piyasanın etkilenebileceğine dikkat edilmesi gerektiğini fark etmiştim........... Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir MersinYieki siyasi sorgu ve operasyon biriminin amiri olduğum dönemde bana bağlı olarak çalışacak şekilde başında bir komiser yardımcısı ve dört memurdan oluşan dört ayrı sorgu ve operasyon timi kurmuştum.. Devlet makul karar alamaz mıydı? Ekonominin kuralları gereği eğer alınan kararlar makul ise bu kararları birilerinin kötü kullanmaması için diğer devlet kurumları (polis..... 92 .._ .... ihtilal olunca sıkıyönetim ilan edildi... Daha önce de sorgu operasyonuna bakıyordum ama sorgulama ve nezaret için doğru dürüst bir yer yoktu....___________________...... Kaçakçılık olayları ihtilal öncesinde yoğundu........... Tam benim istediğim................ gözaltı süresi kısaydı........._________. Her tim belli örgütleri sorgulayacaktı... 1 .... en iyi yapacağım işti.... alınacak en basit kararın bile inanılmaz derecede iyi hesaplanması.. denetim elemanları) tedbir almaları için uyarı-lamaz mıydı? Bin lira için bazı insanların hayatlarının karartıl-dığı bir yerde......

. Tarsus'ta sahil istikametinden gelen orman içi yoldan ülkeye kaçak olarak sokulmuş 2 tır dolusu oyun kâğıdı yakalamışlardı................ İçerde aranan ve pahalı olan........ 1 .... İşin doğası bunu gerektiriyordu..... sürekliliği olan her suç için geçerliydi ama kaçakçılık için daha da geçerliydi...... Bir gün bu timin sorgu yaptığı askeri birliğin içindeki yerlerine gittim. Biz de en başından... Hileli alman bir malı veya bedeli ödenmiş ama teslim edilmemiş bir kaçak eşyayı mahkemede icra yoluyla istenemeyeceğine göre bu işin bu piyasada uzun süredir bulunan....._________..... komutanlığı bölgesinde kaçakçılık yapan kişileri sorgulamak üzere asker ve polislerden oluşan bir tim kurulmuştu.................. O günlerde oyun kâğıdı çok rağbet edilen bir kaçakçılık malzemesiydi......... en iyi elemanım sayılan komiser Adem'i gönderdim.. 93 ....... Hele uluslararası kaçakçılık çok daha fazla karşılıklı itimat istiyordu....... Bölüm: Devlet İdeolojik örgütlerin eylemlerini takip eden askeri birimler.___________________............. birbirini tanıyan insanlar arasında olması gerekiyordu. Bu tim Mersin bölgesinde yakalanan kaçak mallarla da irtibatı olan Mehmet Taner isminde Gaziantepli birini yakalamış ama şahsı konuşturamamaktaydı.. Aslında bu. bir ara tamam her şeyi anlatacağım dedi............. Kanunsuz ticarette karşılıklı olarak taraflar bizzat birbirlerini tanıması zorunludur. illeri Mersin...... Tahkikatı derinleştirmek Gaziantep maksadıyla ve Adıyaman Adana..... Mehmet Taner'i sorgulamaya başladık... ilk kaçakçılık faaliyetinden başla deyince..... Tim elemanları başlarında yüzbaşı olduğu halde gelip bu şahsın sorgulanması konusunda benden yardım istediler........ benim atalarım kervancıymış._ .. oradan da ters istikamette ne para ederse onu taşırlarmış...... sıkıyönetim Kahramanmaraş........ Yemen'den. Bu time benden de adam istediklerinde. dışarıda ucuz ne varsa onu getirip satıyorlarmış...... Anladım ki bir anda kaçakçı olunmuyordu..... Zamanla sınırlar değişmiş.... Şam'dan Arabistan'dan kervan yükleyip İstanbul'a götürür........ Mehmet Taner bu işin başlangıcı yok. deve kervanlarının yerini tırlar almış ama onlar yine aynı işi yapmışlar...............

.. kendisine ne istiyorsa veririz demişler.. Bu ifadelere dayanılarak çeşitli araştırmalar yapıldıysa da ciddi bir sonuç elde edilemedi. sorguyu durdurdum.. Köydeki işleri dolayısıyla ancak yılda bir-iki defa evime gelebilen babamın ne zaman geleceğini çok önceden bilirdim.. Bu olaydan birkaç gün sonra bir sabah erkenden babam eve geldi... çok geniş bir ailenin üyesi... Mehmet Taner'in yakınları babamı bulmuşlar ve araya hatırlı kişileri koyarak ısrar etmişler. adamcağız bakmış rahat yok mecburen onlarla birlikte Mersin'e yanıma gelmiş.. ailede herkes yılların büyük kaçakçıları. Son olayda ise bir tır dolusu oyun kağıdı yakalanmıştı...... siz daha kiminle konuştuğunuzu bile bilmiyorsunuz........ 3.. Bu adanı bizim için birkaç numara büyük.. Mehmet...... Senin adın soyadımı şanın nedir......___________________..... bizim adamın soruşturmasını o yapıyormuş veya o soruşturma üzerinde etkin imiş. sıkıyönetim öncesi bir defasında Gaziantep'te kendisine ait iki tır dolusu silah yakalanmıştı....... Ama daha sonra baktım ki Mehmet Taner'in yaptığı ve birçoğu......... Şahıs "Tabii efendim.." dedi. Taner ile biraz konuştuktan sonra ayrıldım...." diye sordum.. "Siz kiminle konuştuğunuzu bilmiyorsunuz.. Bu adam sizin.......... hemen dışarı çıktık ve yan odada toplandık..... Aslında babam benim böyle bir şey yapmayacağımı 94 . benim istersem onu kurtarabileceğimi söylemişler. yiğit ben değiştirdim.. Bu anı gelişin sebebi bir iki dakika içinde belli oldu....._________.... Onlara.......... hiç beklediğim bir durum değildi. şahsın gözü bağlı olduğundan bizi görmüyordu....... bize yardım etsin.... bu sıradan biri kişi değil. 1 ." dedim.. benim sorgulayacağım biri değil. o anda sorguda bulunanlara işaret ettim.... Bu adam Antep bölgesinin en ünlü kaçakçısı. bana Çello Mehmet derler. Bir lakabı ile anılır......... Şahıs bu ismi söyleyince.. Bölüm: Devlet Antepli olduğum için büyük kaçakçıları ismen tanırdım ama Mehmet Taner bana hiç tanıdık gelmiyordu...... benim soruşturma ile alakam konusunda epey şeyler anlatmışlar.................... yani uluslararası kaçakçılık yapıyordu..............._ ..... geçmiş zamanlarda gerçekleştirilmiş kaçakçılık eylemleri ile ilgili ifadesi alınmıştı......... îlla git oğlunla konuş... bu adamın ve ailesinin kaçakçılık faaliyetlerini bilen birilerini bulmalısınız. sana ne derler. Sorgulanan Mehmet Taner'e büyük kaçakçı deniyordu......TH..........

.. burada yaşanan olaylar ve PKK örgütü hakkında bilgi sahibi olmadığı görülmekteydi......... Bir haftalık kursun sonunda kursu tamamlamak için sınav yapılması gerekiyordu.... eylemleri militanları ve bölgenin aşiret yapısı hakkında bilgilendirilmeleri ve eğitilmeleri zorunluydu............... Ama büyük kaçakçılarda durum farklıymış.................. aranan örgütlerin faaliyetleri.......... Bu işle ilgimin olmadığını söyleyerek onu gönderdim..... sistemi bilen... hiç birinde kimse benim kim olduğumu.. Bu eğitim programının kursiyerleri.. 95 ... benim kim olduğumu bilmeyen bu kişi için bir defa sorguya katıldığımı çok az insan bilmesine rağmen kimliğim tespit edilmiş........ Onca örgüt mensubu..... Bu nedenle güvenlik kuvvetlerinin bölgeye gelmeden önce bölgedeki illegal bölge halkının gelenekleri ve değer ve yargıları...... devlet içinde kaçakçıların neler yapabileceğini görmüştüm........... sıkıyönetim karargahında özel bir bölmede tutulan ve hiç kimseyle görüştürülmeyen..... devletin içinde adamı bulunan kişiler her yere ulaşabiliyordu... ağır suçlular hakkında tahkikat yapmıştım.... Bu amaçla Diyarbakır'da bir hafta süreli eğitim programı planlanmıştı.___________________... her polisin hemen cevap verebileceğine............. Parası olan.......... ailemi tespit edememişti....... Bölüm: Devlet bilmesine ve bunu onlara söylemesine rağmen fazla ısrar üzerine geldiğini söyledi...... Güneydoğu Anadolu Bölgesinde PKK'nın aktif olarak faaliyet gösterdiği illerde terörle mücadele biriminde görev yapan polislerdi... 1 . ailem bulunmuş ve torpil olsun diye babam Mersin'e kadar getirilmişti..... DİYARBAKIR Güneydoğu'daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor Diyarbakır'da görev yaptığımız dönemlerde bölgeye ilk defa göreve gönderilen güvenlik kuvvetlerinin bölgede yaşayan halkla ilgili olarak...... Biz de eğitim programına Ankara'dan gelen görevlilerle birlikte ders vermek için katılıyorduk..._________........_ ............ Hatırladığım kadarıyla sınavda herkesin tereddütsüz bileceği türden sorduğumuz..............

.. vatan haini olarak beylik tanımlamalarla geçiştiriyoruz. Bugün bile bu örgütlerin ne için mücadele ettiklerini..___________________. O dönem yayınlanmakta olan TV dizisi Küçük Ağa'dan etkilenerek Küçük Ağa dediğimiz içlerinden 14 96 .. anlamak istemediler... kavrayacak ve buna karşı faaliyet yürütebilecekti. anarşist...._ ......... 2Abdullah Öcalan haricinde PKK'nın yöneticilerinden beş kişinin adını yazınız... Çıkan netice..... hedeflerini.. Yani kendi bölgelerinde aranan 3 PKKlınm ismini sayamıyorlardı... ideolojisini. kursiyerlerin yüzde doksanının bu soruların hiçbirini bilmediğiydi............ O zamanlar küçük yaşta kandırılarak PKK'ya katılmış 13-14 yaşlarında kendiliğinden teslim olarak itirafçı olmuş çocuklar vardı.. dağa çıkmasının altında yatan sebepleri nasıl anlayacak...... çoğu 15'ine gelmemişti... niçin illegal eylemlere yöneldiklerini anlamak ve sorgulamak istemiyoruz.. örgüt öldürebilirdi............... Maalesef o bölgelerde çalışan görevliler...... Aileleri çocuklarını sevse bile yanlarına alamazlardı......... Bu çocukların gidecek yerleri yoktu..... amaçlarını........ PKK'nın içerisinde Abdullah Öcalan haricinde örgütü yöneten adamlardan 5 tanesinin ismini veremiyorlardı......... hatta bu işlerin fiilen bizzat içinde olanlar hiçbir zaman bu örgütleri tanıyamadılar... çünkü çalıştığı ve bu kadar ağır olayların yaşandığı bu bölgede mücadele ettiği gücün militanlarının isimlerini bile bilemezken örgütün arka planındaki teorisini..... ama bir açıdan da çok hayatiydi.. Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapıyordum........ anlayamadılar... Küçük Ağa Yine bir anım var ki bu da çok keskin ve çok kanaat uyandıran bir örnek olaydı...... Örgütün yoğun olarak bulunduğu Here-kol Dağlarımın eteklerindeki Botan Bölgesi ride bulunan Besta Vadisi'ndeki köylerine gitmeleri çok zordu...... Bölüm: Devlet daha doğrusu cevap vermesi gerektiğine inandığımız sorulardan bazıları şunlardı: 1...... Bunun yerine onları terörist.. Belki bunlar çok önemli bilgiler değildi....._________......................Bölgenizde/ilinizde aranan 3 PKK militanının adını sayınız........... Bu çocuklar kısa bir yargılamanın sonunda yaşları küçük olduğu için mahkemece serbest bırakılıyordu ama kendi köylerine de dönemiyorlardı........... 1 ........

........" diğerlerinin resimdekileri tanımadığını söyledi............... örgütün Marksist olmasından bahsediyordu........ O anda şubede 7-8 görevli vardı. Sempatik bir çocuktu.. "Kim onlar?" diye sorunca "Marx........" dedi.. Gazeteyi bana gösterdi.. Muhtemelen 1 Mayıs olaylarıyla ilgili gazete haberinin arka fonunda Marx. Küçük Ağa odamda gazeteleri okurken "ben bunların yüzünden bu hallere geldim... dediğini..... etrafı temizleyerek bizim imkânlarımızla geçinmeye çalışıyordu..........._ ........................ 03k... "Söyle bakalım..... PKK kampında kaldığı dönemde militanların öğrettiği kadar biraz okuyabiliyor._________. Örgütte kaldığı süre tahminen 6 ayı geçmemişti.. biraz da fotoğraflara bakarak anlam çıkarıyordu Örgüt kendisine bir anlamda okuryazarlık öğretmişti... bir müddet örgütle dağda gezmiş ve daha sonra kaçıp teslim olmuştu......... Bir başkası niye sorduğunu merak etmesi üzerine Küçük Ağa benim sordurduğumu söyleyince "Amir soruyorsa mutlaka bunlar solcu büyük adamlardır.... neye kızıyorsun bakayım?" dedim. 97 ..... Engels ve benin'in olduğu kızıl bayrağın fotoğrafını işaret ederek. Hiç okula gitmemiş olmasına rağmen kırsalda. onlara kızdığını söyledi.... bunların yüzünden başıma bu kadar bela geldi" diye kendi kendine söylenmeye başladı..... Bunun üzerine dedim ki "Küçük Ağa. SUI şubedeki herkese bu fotoğrafları göster ve bunların kim olduğunu sor...___________________. Bir gün odamda oturmuş gazetelere bakıyordu. Geceleri polis evinin bir odasında kendisi gibi bir iki kişiyle birlikte kalıyor.... hatta liderleridir. Başlangıçta daha iyi bir hayat vaadiyle örgüte katılmış......................... O zamanlar 20-25 kişilik personeli olan 3 odadan ibaret İstihbarat Şubesinin tüm odalarını dolaşıp geldi.. çıktı.. Engels ve benin" diye cevapladı.... "Benim başıma en çok belayı bunlar açtı" dedi... Sonra gel bana neticeyi anlat....." Küçük Ağa şubedeki tüm personele göstermek üzere gazeteyi alıp........... Bölüm: Devlet yaşında olan bir tanesi bizim himayemizde kalmıştı.... 1 .. teröristlerin büyükbabalarıdır. "Kimler bildi?" Küçük Ağa cevaben "Yalnızca bir kişi bildi...." dedim..... "Küçük Ağa ne var.......

.. Y~d.. Lenin'i ve Engels'i tanımıyordu....... Bu yetkiliye verilmek üzere brifing hazırlamak gerekiyordu.. örgüt tarafından verilen 4-5 aylık eğitimin ardından pek çok şeyle birlikte bu insanları da biliyordu........ Terör gruplarının her şeyini en iyi bilmesi gereken İstihbarat Şubesindeki polisler ve görevliler Marx'i........... dağda gerilla savaşı sürdüren kişilerle mücadele edeceklerdi.... 98 .. Bölüm: Devlet Burası istihbarat şubesiydi.......... Bu insanlar uzun süredir bu görevde bulunuyorlardı........... Bu insanlar....... ama karşılarındaki grubun ideolojik alt yapısını şekillendiren düşünür ve liderleri tanımıyorlardı.. Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı İstihbarat birimleri ile beraber çalışıyorduk ve dayanışma içerisindeydik.. Buna benzer olayları hep yaşadım............. dünya ve medeniyetle irtibatı olmamış bir bölgede yetişmiş bir çoban............ PKK'nın yakın geleceğinin nasıl olabileceği ihtimalleri çizerine istihbari bir yorumu kapsayan bir analiz hazırlamamız gerekiyordu.kırı Grsleceçjı JNfeşett Çriçek Zannederim 85 yılı sonu veya 86 yılı başlarıydı...... yani terör örgütleri konusunda en iyi bilgiye sahip olması gereken. Yine böyle bir zamanda Kolordu İstihbarat birimiyle beraber çalışma yaparken. bunlarla mücadelenin asıl büyük boyutunu bilmesi ve görmesi gereken kişilerin çalıştığı birimdi..... bu olaylar aslında mücadele ettiğimiz grup ile kamu görevlilerinin durumunu görmemiz açısından çok önemliydi ve asıl dikkat edilmesi gereken konu buydu... bu........ istihbarat toplayan.. muhtemelen Genelkurmay İstihbarat Başkanımın geleceğini ve denetleme yapılacağını öğrendik. önümüzdeki günlerde Genelkurmay'dan bir askeri yetkilinin._________..... 1 .........._ .... unutulmaması gereken ve aradaki kalite farkını gösteren çok önemli bir olaydı... Marx ve Lenin'in düşüncelerinden etkilenerek dağa çıkmış................. Birçok durumda beraber hareket ediyorduk.. O dönem sıkıyönetim vardı ve her şey sıkıyönetim komutanlığı emir ve koordinesinde yürüyordu.. Biz de Diyarbakır Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü olarak 7.. bu konuda kurs görmüşlerdi.. Bizim de bu brifingin bir bölümünde bu bölgedeki bölücü faaliyetlerin.......... İşte mücadele ederken aramızdaki en önemli farklardan bir tanesi buydu.......... hem de Herekol Dağı hm eteklerinde kalmış... Buna karşın okuryazarlığı olmayan küçücük bir köylü çocuğu.......___________________.............

. bazı yerlerin değiştirilmesi.............. Beraber taslak bir metin hazırladık ve metni makul bir şekle getirdikten sonra Kolordu Kurmay Başkanıma çıkardık.......... u PKK hm yakın zamanda geleceği ne olabilir?" Şoförümüzü çağırdım............. Ben birkaç saat sonra cevabın geleceğini tahmin ediyordum......... birimin komutanı bir yarbay........___________________......." dedim.. bittiği zaman da bize haber etsinler biz aldırırız.......... Çiçek öğretmenken 19701i yılların sonunda örgüte katılmış. bir yüzbaşı. o gün bize teslim olmuş Neşet Çiçek geldi.. Şubeye getirilmişti ve o zamanki Emniyet Sorgu Bürosunda bulunuyordu.. bu soruya cevabım yazsın...____.............. Kurmay Başkanı metni okudu.............. ben ve yardımcım Emniyet Amiri Abdurrahman bu konuyla ilgili bir çalışma içerisindeydik.. Çiçek nezarethanenin deliğinden gelen ışıkla duvara koyduğu kâğıdın arkasına bizim sorumuza cevaben kısa ve hızlı bir şekilde bir sayfayı bulmayan bir metin yazarak vermişti.... Şahıs soruşturma yapılmak Emniyet 1......... Bana 99 ..... bazı ekleme ve çıkarmaların yapılması için bize geri verdi ve tekrar aşağı indik.. çok kısa bir süre içerisinde....... _.. konuyu en iyi bilecek olan budur..........._ ........_ . "Arkadaşlar biz bu kişiye soralım.._________......." Yazdığım soru kâğıdını şoförle gönderdim..... PKK'nm yakın geleceğinin devletin yapacaklarına....___................... Hemen bir kâğıdın üzerine şu soruyu yazdım Haliç'te Yaşayan Sımonlar............... Şoför gitti..... örgütten yeni geldi......... Neşet Çiçek'in yazdığını okuduğumuz zaman metnin mükemmel olduğunu gördük... 1 .... dış ve iç dünyadaki gelişmelere bağlı olduğunu ve buna paralel olarak örgütün yapabileceklerini anlatan güzel bir metindi..................................................... bundan aldığımız cevabı kullanalım................ Elinde soruyu yazdığım kâğıdı tutuyordu. ama dağ hayatından ve örgüt içerisinde olup bitenlerden.... katliamlardan rahatsız olunca teslim olmuş..... yeni teslim olan Neşet Çiçek'e bir odada masa ve sandalye versinler...... 25-30 dakikayı geçmemişti ki geldi. Bu arada aklıma örgütten kaçarak........ Bölüm: Devlet Kolordu İstihbarat Şubesinde. alt katta metni düzeltmeye başladık. tahminimce örgütün içerisinde iyi sayılabilecek bir konumda bulunmuş. dedim ki "bunu götür sorgudaki büro amirine ver......._____.

.... Almanya Ziyareti 1986 yılında ben Diyarbakır İstihbarat Şube Amiri... Kazım Abanoz ise İstihbarat Daire Başkan Yardımcısıydı.. İkna olmayacağını anlayınca "Efendim maalesef üniversite hocasına değil.. 1 ._________.." dedi.................. öcalanin kendi köylüsü de olan 100 .... Onunla birlikte Federal Almanya'ya gitmiştik...... Evet... "Bu metni...... ben de yazamam. öğretim görevlisine yazdırdınız? Bana doğru söyleyin..... siz yazamazsınız. Kurmay Başkanı hm önüne koyduk...... Dedik ki "Efendim bizden istediğiniz brifing notumuz... Bölüm: Devlet göre hangi hal ve şartlar olursa PKK'nm yapabileceklerini çok güzel özetleyen mükemmel bir nottu. 15 dakika içerisinde verdiği cevap bu....... çok yazan......... yeni teslim olmuş bir PKK mensubuna sorduk. kamp eğitimi sonrası örgüt tarafından ülke içerisinde yeni gerilla açılım bölgesi olarak seçtiği Siverek-Çermik-Adıyaman bölgesine gönderilen militanlardan. Bizler ise bu işin çok uzağındaydık ve uğraştığımız olayları tam manasıyla bilip kavrayamıyordu k................................. bu insanlar çok okuyan. sorun da budur.. Bunu kimden aldınız? Hangi profesöre........ önce biz yazdık diye ısrar ettik. Almanya'ya gitmeden önce Diyarbakır'da önemli bir bilgi kaynağım Almanya'dan örgüte katılıp oradan Bekaa kamplarına gelen...." dedik... Kolordu Komutanı rahmetli Kaya Yazgan Paşa'yı kast ederek "O da yazamaz.......... Bunun üzerine Kurmay Başkan "Arkadaşlar sorun bu.___________________." sonra parmağı ile yukarıyı göstererek üst kattaki o zamanın sıkıyönetim ve 6..........." dedi.. bu tahlili bu adam yapıyor. Sorun buydu........................ Bu notu alıp.. gerçek buydu. temize çektik ve yukarıya çıktık. İşte aradaki kalite farkı..." Kurmay Başkan metni okur okumaz ayağa kalktı..._ .... Anayasayı Koruma Teşkilatı (iç istihbarat) ve Alman güvenlik birimleri BKA (Alman federal kriminal polisi) ile PKK konusunda 3 gün süren ayrı ayrı görüşmeler yaptık... bu iş zor. Alman İstihbarat birimleri BND (dış istihbarat)....... ama biz yapamıyoruz.... bakın şu ifadelere... Biz kendimizi ve kendi insanımızı bu hale getirmediğimiz müddetçe. olayları doğru değerlendiren kişilerdi..

. Almanlar bütün olarak PKK yi değil.......... Bölüm: Devlet Şahin kod adlı Nusret Aslan örgütü terk etmiş olduğunu. yaptıkları işleri ve aldıkları istihbaratları da kısmen anlattılar.. Örgütten ayrılan.... içerisindeki infazları bu grubun yaptığını belirlemişlerdi...... Devletin arşivinde Cemil Bayık'm ses örneği yoktu.. bilginin doğru olduğunu................. Bekaa'daki kampta bu grubun örgüt içerisinde sorgulamalar...... örgüt........ 1 ....... Bu tür kurşuna dizme görüntülerinin sadece filmlerde kaldığını düşünen Almanlara bu dokümanların çok ciddi şok etkisi yarattığını zannediyorum.___________________..... Avrupa'da örgüte katılmış..... işkenceler ve infazlar yaptığını öğrendik............. bu konuda bilgim olup olmadığını sordular......... Almanya'da.... ya da bizim yakaladığımız eski HPP sorumlularından... Bu dokümanlar arasında kampta hain ya da ajan olduğu suçlamasıyla yargılanıp kurşuna dizilen kişilerin infazı sırasında halay çeken militanların görüntülerinin olduğu kasetler. HPP adlı bu alt birimi yasadışı kabul ediyorlardı........... aslında dinleme takibine aldığım bir militanın dinlediğim bazı konuşmalarını Fransa'daki Cemil Bayık la. hakkında devam etmekte olan tahkikat bu kişinin anlatımları ile daha da genişlemiş.. operasyonlar büyümüş ve birçok kişi yakalanmış ve çok miktarda örgütsel doküman ele geçirilmişti......_________. örgütsel raporlar vardı.............. PKK içerisinde SS benzeri bir örgütlenme olan HPP isimli parti güvenliği ve parti içi istihbaratı görevi gören gizli bir birimiri varlığım ilk defa Almanlar tespit etmiş ve örgüt............ Ben de hiç duymadığımı söyledim..... kendi imkânları ile Almanya'ya geçip Alman polisine teslim olduğunu ve örgüt hakkında bildiği her şeyi Alman polisine aktarmış olduğu bilgisini vermişti...... Bu bilgileri biz ancak yıllar sonra 1993'te teyit ettik...... Fakat Türkiye'ye döndükten sonra bu......_ ...... Bir ara bana Cemil Bay ikin Avrupa sorumlusu olarak atandığım ve Fransa da olduğunu duyduklarını.. sonra örgütten kopmuş bir kişiden aldığım bilgilere dayanarak örgütün Avrupa d ak i ve özellikle Almanyadaki yapısı hakkında epey donanımlıydım............. bu yüzden kim olduğunu 101 ....... örgütün kullandığı sahte belge ve pasaportlar.. Almanlarla bu faaliyetleri konuştukça..... yaptığım ama konuştuğu militanın Cemil Bayık olduğunu fark etmediğimizi anladım..

.......... Tecrübesizliğim neticesi çok önemli bir fırsat kaçırmıştım................ bu militan yapısı ve imkânları ile Türkiye'de bir gerilla savaşı yürütebilir....... Fransa'da o tarihte örgütün ikinci adamı olan Bayık i yakalatmak bazılarını mümkündü.............. örgütün çalışma biçimi ve yapısı çözülmüştü..... üç beş eşkıya grubu olarak nitelendirdiğimizi söylerken.... O çünkü tarihte kaldığı Almanlar irtibat noktalarından belgelere biliyorduk... 20 milyon marka PKKlıları yargılamak için özel mahkeme binası yapmışlardı. siz de Alman güvenlik makamları da PKK'yı ciddiye almıyorsunuz ama yanıldığınızı anlayacaksınız imasında bulunmuştu.... Dolaylı olarak aslında bize.. geleceğe yönelik planlarını ve örgütün bugünkü durumunu o gün bize anlatmıştı...... Alman Federal Kriminal Polisi PKK hakkında çok önemli bilgiler ele geçirmişti. yaygın eylem yapan bir örgüt olarak görmediğimizi. örgütün Almanya ve Avrupa'da gerçekleştirdiği ona yakın olay aydınlatılmış.. çok ustaca bize yol gösterip yapmamız gerekenleri anlattılar........... 1 ........" diyerek durumu özetlediği konuşmasında aslında PKK'daki militan yapısını.___________________... Daha sonra dinlettiğim eski bir PKKlı itirafçı sesin Cemil Bayık'a ait olduğunu doğrulamıştı........... Almaların verdiği bilgiye göre bu tahkikatlar kapsamında yalnızca tercüme için 5 milyon mark harcamış... Cemil Bayık uzun süre Avrupa sorumluluğu yapıp tekrar Ortadoğu'ya dönmüştü.. orada Almanların PKK'yı bizden daha iyi tanıdıklarını gördüm........... Görüşmelerde biz ülkemizde terör ve güvenlik zafiyeti varmış gibi göstermemek için PKK'yı etkin.. Çok önemli bir fırsat kaçırmıştık....... gelecekte çok ciddiye alınması gereken bir gruptur........._________... 1986 yılında Ali Haydar Kaytan başta olmak üzere PKK'nm Almanya ve Avrupa sorumluları ve birçok yöneticisi yaka lanmış... buldukları dayanarak......_ ... Maalesef her 102 ....... Almanya'daki operasyonlar nedeniyle Fransa'ya kayan örgüt merkezindeki elemanları takip etmek için Fransız iç istihbaratı içerisinde bir grubun PKKyı takip etmesini sağlamışlardı...................... Almanya'da ciddi sorunlar yaratabilir. Bilgi vermek için söz alan BKA görevlisi "Bugün için gerçek durumu tam gözükmese de PKK. Bölüm: Devlet tespit edememiştik.................. Almanlar bize çok önemli açıklamalarda bulundular..

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zamanki körlüğümüz ve şuursuzluğumuz asıl rolümüzü oynamamızı engelledi. Almanların anlattıklarına göre, örgütün çok önemli kadrolarını yakalamışlar ve ciddi suçlarla yargılıyorlardı. Ondan fazla cinayet vardı ama tanık bulmada çok ciddi sıkıntı çekiyorlardı. Bazı kişiler poliste ifade vermiş ama daha sonra örgütün baskısı ile mahkemede ifade veremeyecekleri anlaşılmıştı. Alman yasalarına göre tanık bu tür durumlarda ifade vermezse, onu sorgulayan polis tanık gibi ifade veriyordu ama esasen tanığın mahkemede ifade vermesi, soruları cevaplaması gerekiyordu. Ellerinde onların tabiriyle bir buçuk tanık vardı. Biri örgütün yönetici kadrosundan önemli biriydi, sağlam ifade veriyordu, bu kişiyi koruyorlardı. Diğeri ise Örgütün Almanya'da ve kamptaki faaliyet ve eylemlerini bilen, başta ifade veren ama istikrarlı olmayan, bazı zikzaklar çizen, tam güven vermeyen biriydi. Bu kişi Türkiye'deki akrabalarının örgüt baskısı altında olduğunu, onların güvenliği tehlikede olduğu için ifade vermeye korktuğunu söyleyerek özellikle Urfa'daki kardeşi ve ailesinin Almanya'ya getirilirse konuşacağını ima ediyormuş. Ancak bunun yapılması halinde mahkemede Alman devletinin tanıklar ve yakınlarına menfaat vaat ettiği anlaşılırsa bu durumda Alman hukukuna göre tanığın tanıklığı kabul edilmiyordu. Alman polisi için böyle bir durumun ciddi sorunlar yaratacağı söyleniyordu. Bu kişinin Türkiye'deki yakınları güvenlik altına alınırsa ve aile Almanya'daki tanığa güvende olduklarım söylerse, tanık rahat ifade verebilecekti. Bahsedilen kişi hakkında bilgi sahibiydim, anlatılanlar doğruydu. Dönünce hemen rapor yazdık ve Almanya'daki davada PKK'nm mahkûm olmasının çok önemli olduğunu, orada mahkûm olmasının tüm dünyada terörist sayılması anlamına geleceğini, bu kişinin rahat ifade verebilmesi için Urfa'daki ailesi ve kardeşinin uygun bir batı iline gizlice nakledilerek güven altına alınması ve kardeşinin işe yerleştirilmesinin sağlanması gerektiğini, aile güvenlik altına alınır ve bazı imkânlar sağlanınca Almanya'daki kişinin tanıklık yapacağını belirttik. Devletin bu yönde talimat vermesini bekledik. 40-50 bin Tb masrafla bu iş halledilebilirdi. Aslında böyle bir iş için 103

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

40-50 milyon dolar harcamaya bile değerdi. Aylar yıllar geçti, aileyi arayıp soran ya da ilgilenen olmadı. Konuşmaya gelince tüm Avrupa özellikle Almanlar PKK'yı destekliyor denir, aslında PKK'yı Almanlar mı, yoksa bizimkiler mi dolaylı olarak destekliyor bilemiyorum. O zaman ülkemizde PKK eylemleri daha yeni başlamıştı. Biz PKK'nm büyüyüp güçlenmesinde Almanya'daki durumunun çok önemli olduğunu, Avrupa'da PKK'nm ciddi destek ve güç bulduğunu söyleyerek Almanlardan daha fazla yardımcı olmalarım, daha fazla bilgi vermelerini istiyorduk. Alman makamları ise PKK hakkında bize teorik sahada tafsilatlı bilgi veriyorlardı ama pratik operasyonlara yönelik, kişilere yönelik bilgi veremiyorlardı. Tahminime göre Türkiye'deki insan hakları ihlalleri, sıkıyönetim halinin devamı nedeniyle bilgi vermekten kaçmıyorlardı. Bu arada konu ile ilgili çok ısrarcı konuşunca, bir Alman görevli bize şunu anlattı: "Bakın, dünyada komünizme karşı en ciddi mücadeleyi Almanlar vermektedir. Çünkü Almanya, Doğu ve Batı Almanya olarak ikiye bölünmüş durumda. Halkımızın yarısı Doğu Blokunda kalmış ve aramızda utanç duvarı denen o meşhur duvar var. Her yıl, bu duvar ve tel örgüleri geçmeye çalışan yaklaşık 150 insan ölmektedir. Biz bu insanlarımızın bize gelirken öldüklerini görüyoruz, bundan dolayı da tüm dünya ile komünizme karşı mücadele ve işbirliği yapıyoruz. Bütün dünya ülkeleri, Amerikalılar, sizler, her ülke; kim komünizme karşı mücadele yürütüyorsa, kendi topraklarımızı, kendi üsle-rimizi açıyoruz ve her konuda destek oluyoruz. Ama tüm bunlara rağmen, Almanya'da komünist partisi serbest ve komünist partisi üye sayısına veya çıkarttıkları yayın organlarına göre, diğer demokratik kitle örgütleri ve partiler gibi devletten yardım serbesttir." O zaman bunu pek anlamamıştım, ama daha sonra düşündüğümde, onların rejimlerinin ve sistemlerinin ayakta kalmasını bu anlayışa borçlu olduğunu kavramıştım. Doğu Almanya'dan kaçan insanların ölümü göze alarak Batı Almanya'ya gelmelerinin sebebi, Batı Almanya'daki bu özgürlük düzeniydi. Bu kadar şiddetle muhalif 104 ve destek alırlar ve faaliyetleri Almanya'da

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olduğu komünist sistemin kendi içinde savunulması için özgür bir ortam sağlıyordu. Almanya'yı bu kadar değerli hale getiren de bu özgür ortamdı. O nedenle bu anlayışın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca hatırlıyorum, o zaman Alman istihbaratı ile görüşmeye giderken Almanlar, görüşmeye gelecek olanlarda bulunması gereken özellikleri gösteren bir liste vermişti. Bu listede herhangi bir Doğu Bloku ülkesine gitmemiş olma şartı vardı. Yani Doğu Bloku ülkesine giden istihbarat birimleri ile görüşmüyorlardı. Komünizmle mücadelede resmi olarak tüm ülkelerle işbirliğine hazır olan, bu kadar azami derecede hassas olan Almanya ülke içindeki komünist teşkilatları özgür bırakıyordu. Diğer bütün siyasi hareketler ve düşünceler gibi komünizmi de Özgür bırakmışlardı. İşte bu düşünce Almanya'yı özgür kılmıştı ve bu özgür ortam Doğu Blokundaki insanların ölümü göze alarak batıya gelmelerini sağlıyordu. Demokrasi anlayışı açısından bence çok önemli bir ölçüt siyasi olaylara ve rejim muhaliflerine olan bu yaklaşımdı. Üstelik Almanya genel olarak dünya veya Avrupa ölçüsünde Özgürlüklerin tam anlamıyla sağlandığı örnek ülkelerden de değildi. Güneydoğu olaylarını ve burada yaşayan halkın durumunu anlayabilmek için, buradaki sorunlara yönelik çözüm önerileri getirirken bir an için Diyarbakır'da, Mardin'de, Van'da, Siirt'te doğmuş olduğumuzu düşünelim. Acaba oralarda doğmuş ve o bölgedeki olayları yaşamış olsaydık nasıl etkilenirdik, ne düşünürdük, dağdaki insanlara nasıl bakardık, o bölgedeki polisi, jandarmayı nasıl görürdük? Bu sorulara vicdani bir cevap verdiğimiz gün, güneydoğu sorununa makul çözümler üretebiliriz. Balkanlar'da ve Kafkaslarda yaşayan Türkler/soydaşlarımız için istediklerimizi, yorumlamalıyız. oralardaki mücadeleleri nasıl desteklediğimizi hatırlayıp empati kurarak bölge halkının taleplerini ona göre

İki TİKKO'lunun Yakalanması

105

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Diyarbakır'daki görevime yeni başlamıştım (25 Aralık 1984). Ben gelmeden önce şubenin tüm amir kadrosunun değişmiş olmasından dolayı iş hacmi gerilemişti. Gelir gelmez, şubede biraz hareket sağlamak ve bir an önce bir şeyler yapmak adına işe koyulduk. Kısıtlı imkânlarımızla neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık. PKK nm güneydoğu eylemleri Siirt bölgesinde yeni başlamıştı. Diyarbakır bölgesinde de fazlaca bir eylemi yoktu. Fakat her gün mutlaka bir yerde bir grubun olduğuna dair istihbar! bilgiler geliyordu. Bunlar tutarlı ve değerlendirilmiş bilgiler değil, daha çok duyumlara dayanan, köylünün kendi arasında konuştuğu, etraftan duyduğu ve içlerinde bizimle irtibatlı kişiler vasıtasıyla dolaylı şekilde bize yansıyan bilgilerdi. Bu arada, bir başka önemli husus da adi suçlardan aranan bazı kişilerin dağda kaçak olarak bulunmasıydı. Bu kişiler örgüt vs. geldiği ile buluşmasını rahatlıkla kılavuzluk yapabilecek kakolaylaştırıyordu. Bu kişilerin bir an önce biliyette olan insanlardı, üstelik kaçak olmaları bu insanların PKK yakalanması gerekiyordu. Diyarbakır bölgesi kırsalında birçok suçtan aranan, biraz da çıkardığı birtakım ufak tefek olaylar nedeniyle etrafında korku salmış, silahlı olaylara karışmış, çok çabuk hareket edebilen Musa Mızrak isimli yarı eşkıya bir kişiden bahsediliyordu. Bir gün, elemanlarımız bu kişinin şehir merkezindeki yeri hakkında bilgi almışlardı. Etrafına korku salmış bu kişiyi yakalamak için müdahale biçimine daha fazla dikkat edilmesi gerekiyordu. Bize bilgi veren kaynakla birlikte evinin civarına gittik. Aslında benim Şube Müdürü olarak sıcak olayların içerisinde pek fazla yer almamam gerekiyordu. Görevim istihbar! bilgiyi alıp, operasyonel birimlere aktarmaktı. Kitap üstünde böyle yazmasına rağmen pratik hayatta geçerli bir kural değildi. Bir şeyler yapmak adına içeri girmeniz, bilgi veren kişiyle görüşmeniz, olay yerini görmeniz, operasyona katılan ekipleri bilgilendirmeniz, hatta son noktaya kadar göstermeniz gerekiyordu. Aksi halde küçücük, basit hatalar sonucunda netice almamıyordu. Bizim işlerin azlığı ve benim o tarihe kadar hep siyasi şubelerdeki sorgu operasyon 106

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

bürolarında çalışmış olmam nedeniyle bu tür operasyonlara katılma ihtiyacı duyuyordum. Ayrıca personele de cesaret ve güven vermek gerekiyordu; onlara bazı konularda liderlik etmek, yeri geldiği zaman şunu yapın bunu yapın derken, sizin de onları yaptığınızı bilmeleri gerekiyordu. Musa Mızrak adındaki kişinin şehir merkezinde olduğu haberini aldık. Kısa süre içinde belirtilen adresten ayrılabileceği, yanında büyük çaplı silah, bomba vs. olabileceği gibi hafif korkutucu bilgilerde edindik. Evin yerini tespit ettik. Operasyon ekibi gelinceye kadar bu kişi adresten ayrılıp başka yere gidebilirdi. Ayrıca bize bilgi veren kaynağı da korumamız gerekiyordu. O gece istihbarat bilgisi getiren personelimizle birlikte üç kişi bulunuyorduk. Kaynağımız adresi gösterdiğinde ben bizzat öne geçmek suretiyle silahlarımızı çektik, eve girdik ve hiç beklemedikleri bir şekilde evdekileri silahları ile birlikte teslim aldık. Musa Mızrak'ın üstünde silah ve patlayıcı maddeler vardı, şahsı bu şekilde yakalayıp teslim ettik. Bize bilgiyi veren bilgi kaynağı kırsal alanda iyi bilgi sahibi olan biriydi. Verdiği bilgiyi anında değerlendiren, risk alarak operasyona girişen böyle bir ekip bilgi kaynağının hoşuna gitmiş, ona güven telkin etmişti. Bu şahıs bu şekilde kararlı dav-ranılır, kimliği gizlenir ve cüzi miktarda bir ödül verilirse daha önemli konularda yardımcı olacağını söylemişti. Daha sonra da gerçekten öyle oldu, çok önemli bilgilerin temininde ve operasyonlarda bize yardımcı oldu. O tarihlerde Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde aranan iki önemli TİKKO militanı vardı ve uzun süreden beri kırsalda bulunmaktaydılar. Ayrıca Diyarbakır-Tunceli arasında sürekli gidip geldiklerinden dolayı TÎKKO örgütünün o zamanki kırsaldaki militanlarım da bölgemize çekme, ilimize getirme kapasiteleri, yetenekleri vardı. Bu kişileri yakalamamız gerekiyordu. Ancak yakalamak çok da kolay bir iş değildi. Oranın insanı olduklarından bölgeyi, coğrafyayı biliyor, herkesi tanıyor, nereden kimin geleceğini tahmin edebiliyor, devlete ait tüm resmi araçları ve oradaki Jandarmanın kabiliyetlerini iyi biliyorlardı. Hiç ummadıkları şekilde yaklaşmak gerekiyordu. Bu iki kişiyi yakalamak için Jandarma
.........................................................................................-......1 Bölüm: Devlet

107

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yüzlerce operasyon yapmış, ihbar alınmış ama yakalamak mümkün olmamıştı. 12 Eylül'den beri aranıyorlardı. Musa Mızrakin yakalanması olayında bize yardımcı olan elemanımız bu iki militanı kolaylıkla yakalamak için oldukça riskli bir plan önerdi. Plana göre; o köyde güvendiği bir arkadaşının evine gizlice iki tane polisle girip bekleyecek, gece görüş dürbünüyle gözetleme yapılacak, bu kişiler eve girdiğinde ise telsiz veya benzeri cihaz ile alarm verilecek ve merkezdeki timlerin müdahale etmesiyle operasyon başarıya ulaşacak. Tabii PKK'nm gerilla faaliyetlerinin olduğu kırsal bir alanda, bir köy evinde üç tane polis memurunu saklamanın çok büyük bir riski vardı. Çünkü orada oldukları öğrenilirse, canları tehlikeye girebilirdi. Yine de bu olayda riske girmek gerekiyordu. Elemanın önerisini kabul ettim. Biri bizim şubemizden, bu elemanla irtibatımızı sağlayan ve mahalli lisanları bilen Nihat isimli yiğit polis memurumuz, diğerleri özel harekât kursu görmüş iki polisle birlikte toplam üç polisi ve elemanı, gece görüş dürbünleri ve özel olarak yaptığımız alarmlı telsizle birlikte donatarak gece sabaha karşı köye yerleştirdik. İlçe merkezinde zaman zaman özel harekât timlerimiz bulunuyordu. Bu timi de ilçede başka bir bahane ile gerektiğinde müdahale etmek üzere hazır tutulmasını sağladık. Onlara, bizimle muhabere yapacak, dışarıya ses çıkarmayacak özel bir telsiz kanalı, bir röle sistemi de kurmuştum. İkinci gün bize mesaj geldi. Aranan kişiler eve gelmişti. Bunun üzerine hemen yeni oluşturulmaya başlanan, daha silahları bile yeterli olmayan özel harekât timini, kendimizde başlarına geçmek suretiyle harekete geçirdik. O tarihte Ergani ilçesinde bulunan Komando Taburunun iki yüzbaşısını da yanımıza alarak süratle şehir merkezinden Dicle'ye gittik. Dicle'de geç saatte belli bir düzen aldıktan sonra hiç araç kullanmaksızm yaya hareket ettik. Çünkü araç çıktığı anda köyden görünüyor ve köylü tedbir alabiliyordu. Haliç'te Yaşayan Sımonlar......._................................................._.......

108

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben kravatlı, takım elbiseli halimle kırsaldaki operasyona katılıyordum. Yaya olarak yağmurlu ve soğuk bir günde on kilometreye yakın bir mesafeyi yürüyerek köye yaklaştık. Köye yaklaşırken, oradaki üç polis memurumuz bizi yönlendirerek, hangi eve yaklaşacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi tek tek tarif etti. Ayrıca köyün yakınlarındaki evinden faydalandığımız köylü de bize kılavuzluk etti. Militanların kaldığı iki evi de sardık. Bu kişiler bizim köyü sardığımızı, timin geldiğini hissettikleri anda evin içinde özel olarak tasarladıkları bölme ve sığmaklara saklanmışlardı. 1-2 saatlik bir aramadan sonra onları saklandıkları yerlerde yakaladık. Silahlarını, bombalarını ve diğer malzemelerini de bulduk. O tarihe kadar yüzlerce defa bu kişileri yakalamak için birçok operasyon yapılmış; Jandarma ve Komando gitmiş, o dağlarda arama yapmış ve her zaman elleri boş dönmüşlerdi. Bu kadar çok operasyonun yapılmasına rağmen bu şahısların yakalanamaması, bir taraftan şahısları birer efsane ve kahraman haline getirirken, diğer taraftan da köylülerin ve diğer insanların devlete olan güvenini zedeliyordu. Ayrıca bölge halkı bu kişilerden ciddi derecede korkuyordu. Fakat bu olayla görüldü ki, biraz riski göze alan bir anlayışla yaklaşıldığında bu insanlar kolaylıkla yakalanabiliyordu. Bu olay, bölgeye TİKKO hareketinin ve gerillalarının gelmesine uzun süre mani olmuştur. Yakalanan kişilerin daha sonraki ifadelerinde onların Tunceli bölgesine giderek oradaki kırsal alandaki TÎKKO militanları ile görüştükleri, buradan bir grubun Diyarbakır-Elazığ bölgesini örgütlemek için geleceği, onlarla ilgili kendilerinin keşif hareketlerini tamamladıkları gibi kapsamlı bilgiler vermişlerdi. Esasen bu iki kişinin yakalanması çok da önemli bir olay değildi ama önemli olan risk alarak personel akıllı bir biçimde örgütlendiğinde olayları büyümeden önlemenin mümkün olduğunun görülmesidir. Risk alınmadığında yüzlerce kez yapılan operasyonlar boşa çıkıyor, örgüt ve mensupları söz konusu bölgelere yerleşerek bünyelerine daha fazla, sayıda insanın katılmasını sağlıyor, örgüt gittikçe büyüyor, bir müddet sonra da müdahale daha da zor bir hale geliyordu. Bu tür operasyonlarda, belki birkaç kişinin hayatı 109

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

riske girebilirdi ama gelecekte otuz kişinin hayatım riske atılmaması, belki de otuz şehit verilmemesi sağlanabilirdi. Aslında planlı ve akıllı hareket edilmesi halinde alman riskin boyutu da azalıyordu. Güneydoğu'daki olayların bu kadar uzun süre devam etmesinin altında yatan sebebin de bu riski göze alamayan, aşırı sağlamcı anlayışın olduğunu düşünüyorum.

Burhan Nart Olayı
Diyarbakır'da görev yaparken yaşadığım en enteresan olaylardan bir tanesi de Burhan Nart olayıdır. Bu olay, devletin güvenlik sisteminin nasıl çalıştığı konusunda fikir veren trajikomik bir olaydı. Kapsamlı bir operasyonla iki. TÎKKO militanını yakaladıktan sonra şahısları alıp Dicle'ye getirdik ve oradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından Ergani Komando Taburuiıa geldik. Bu operasyon sırasında, biz Dicle'deyken, Diyarbakır merkezde bulunan yardımcını Durmuş acil koduyla telsizle benimle görüşmek istedi. Onunla üstü kapalı bir şekilde, görüşebildik im kadarıyla, I stanbul'dan önemli bir mesaj geldiğini, bazı örgüt mensuplarının Diyarbakır merkezde yarın sabah buluşacaklarını, içlerinde bir polis ajanının olacağını, bunun gizlice takibinin istendiğini ve kendilerinin de gerekli tedbiri aldıklarını belirtti. Ben de gereğinin yapılmasını, oraya gidince daha. ayrıntılı görüşeceğimizi söyledim. Ve biz sabaha karşı Diyarbakır'a geldik. Temel ihtiyaçlarımı giderdikten sonra saat dokuz gibi daireye gittim. Durmuş bana mesajları gösterdi. O dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Danimarkalılardan telefon hatlarına takılan portatif, kriptolu muhabere yapan cihazlar almıştı. Haliç'te Yaşayan Simonlar....................______.................___.. .____..... Bu cihazlar küçük bir bilgisayara benziyordu, tuş takımı küçük olduğu için yazmak zor oluyordu. Alet yazılanı belleğine kayıt ediyor, biz de belleğe yapılan kayıtları telefon hatları üzerinden kripto ile ilgili illerin İstihbarat Şubelerine gönderiyorduk. Onlar da aynı makineyle bu yazıcılarına sesi alıp çözüyorlardı. Küçük hesap makinesi bir yazıcıyla 110 yazılanları ayrıca kâğıda benzer

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

döküyorduk. Böyle gizli, ama çalıştırılması zor bir muhabere yöntemi vardı ve saatlerce uğraştırıyordu. İşte bu cihazlarla bize sürekli mesaj gelmişti. Bu mesaja göre, gelen kişi birtakım örgüt mensupları ile Diyarbakır Fis Kayası mevkiinde bir örgüt sempatizanının evinde buluşacak, bu buluşmadan sonra bu kişiler muhtemelen Suriye'ye geçecekler, Suriye'de belli bir buluşma, görüşme ve eylem tatbikatının ardından alacakları silahlarla tekrar Türkiye'ye dönüp Jandarma Genel Komutanına ve bazı yetkili kişilere suikast yapacaklardı. Böyle önemli bir olay üstündeydik. Ben tam bunları okuyup Durmuştan bilgi alırken, bu olayda ajan olarak rol olan kişinin sabah geldiğini ve bizim arkadaşlarla görüştüğünü söylediler. Adam kendisinin Kürt Demokrat Partisi (KDP) mensubu olduğunu, bütün bölücü örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, böyle bir eylem kararı aldıklarını anlatmış. Bu, bana çok makul gelmemişti. Örgütlerin illegal yayın organlarım izliyorduk ama böyle tüm bölücü örgütlerin birleştiğine dair bir yayına, bir dokümana rastlamamıştık. PKK kırsalda faaliyete devam ediyordu ama bu elamana göre, PKK dahil tüm örgütler bir çatı altında birleşmişlerdi. Söyledikleri çok makul gelmese de takip etmeye karar verdik. Fakat arkadaşlar sabah buluşmanın gerçekleşeceği semtte tertibat almışlar, söz konusu buluşmayı takipte de görmemişlerdi. Bizim görevliler buluşmanın olacağı Fis Kayası mevkiinde beklerken, Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesine gelen polis ajanı bilgi kaynağı sabah erken saatte buluşmanın gerçekleştiğini belirtmiş. Hâlbuki bize gelen mesaja göre buluşma saat dokuzdan sonra olacaktı, ama bu kişi Emniyet'e saat 09.30 gibi gelerek buluşmanın saat altıda olup bittiğini söylemişti. Bu kişinin verdiği bilgileri arkadaşlar mesaj haline getirip hem İstanbul hem de bu işleri koordine eden Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına haber vermişlerdi. Ben şubeye geldiğimde bu kişinin tekrar geldiğini söylediklerinde onunla görüşmek istedim. Bu kişi bana da Diyarbakırlı ve örgüt mensubu olduğunu, bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, KUK'un, KAWA'nın, TKSP'nin, PKK'nm kalmadığını ve eylemlerin KDP adına organize 111

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edileceğini söyledi. Bunu nereden duyduğunu sorduğumda, "Nasıl inanmazsın, biz yaptık, bunların dokümanı var, bu dokümanları getiririm," dedi. Bu işleri çok iyi bilen birisi gibi kendinden emin konuşuyordu. Böyle bir scyin pek makul görünmediğini, ayrıca böyle bir durum gerçekleşmiş olsaydı bu bilgiyi örgütün çeşitli yayın organlarından ve bağlantılarımızdan edinmiş olacağımızı söyledim, ama o söylediklerinde ısrarcıydı. Aslında bu şahsın anlatımlarından rahatsız olmuştum fakat o, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğünün elemanıydı. İstanbul şubesi onu kullanmış, ondan aldığı bilgileri merkeze yazmışlardı. Belli ki onun anlattığı bilgilere dayanarak operasyon hazırlıkları vardı. Bu adam yalan söylüyor demek tuhaf karşılanacağı için o an bir şey söylememeye karar verdim. Diğer yandan bu kişinin bize uğramaması, bizim onu tanımamamız gerekiyordu. Bize gelen mesajda içerisinde bilgi kaynağının da olduğu örgüt mensuplarının buluşacağından bahsediliyordu. Biz bilgi kaynağını uzaktan izleyerek takip yapacaktık. Bilgi kaynağının zor durumlar haricinde bizimle temas kurmaması gerekirken o bizimle görüşmeye gelmişti. Böyle şeyler olabilir, birtakım aksilikler, gariplikler yaşanabilir diye düşünerek bu durumu çok önemsemedik ama yine de kendisi hakkında şüphe duymamıza yol açmıştı. Zaten anlattıkları da pek doğru ve akla uygun gelmiyordu. Bir müddet sonra şahıs ailesine uğramak istediğini, kendisine bir araba verip veremeyeceğimizi, ayrıca ailesine onun devlet için önemli görevler yaptığını söyleyip söyleyemeyeceğimizi sordu. Bunun mümkün olmadığını, her ne kadar sivil plakalı da olsa bir polis aracını kendisine veremeyeceğimizi uygun bir dille anlattık. Fakat bizim de zaman zaman kullandığımız bazı taksilerin olduğunu, onu istediği yere götürebileceklerini söyledik. Neyse daha sonrasında şahıs bizden araba istedi, o zaman yeni temin ettiğimiz üzerinde TAKSİ levhası olan bir aracımız vardı. Ayrıca rol yapma kabiliyeti çok gelişmiş olan, her türlü saf insan görünümüne bürünebilen, yetenekli bir polis memurumuz da şoför olacaktı. Adama bu taksiyi

112

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet yere

göstererek

gidip

ona

binmesini,

taksinin

onu

istediği

götüreceğini söyledik. Şoför rolündeki polis memurumuz bu konularda harikalar yaratabilecek inanılmaz kabiliyetteki polis memuru Fahriydi. Şahıs arabaya biner binmez bizim memura "Polis abi ne yapıyorsun? Nereye gidiyoruz?" demiş, Şoför rolündeki polis memuru arkadaşımız ise hiç bozuntuya vermeden "Allah Allah bana bir polisi gezdireceksin demişlerdi. Şimdi sen bana polis diyorsun, bu ne biçim iş," diyerek hitabını garip karşıladığım söyleyince, adam şoförün polis olmadığına ikna olup rahatlamış. Saf numaralarına devam eden arkadaşımız, adamı konuşturmak için samimi bir sohbet ortamı yaratmak amacıyla başlamış şahsa İstanbul'u sormaya. Denizin ne kadar büyük olduğunu, hiç deniz görmediğini, hatta onun ne kadar şanslı olduğundan bahsetmiş. Bir süre böyle koyu bir sohbete dalmışlar. Sonra bizim arkadaş memur olan bir yakını için vergi iadesinde kullanmak üzere fatura topladığını, otobüs bileti ya da aldığı malzemelerle ilgili faturaları verirse çok memnun olacağını söylemiş. Bunun üzerine adam cebindeki biletini ve birtakım harcama faturalarını bizim arkadaşa vermiş. Polis memuru Fahri şahsı uygun bir yere bıraktıktan sonra şubeye döndü. Aralarında geçen konuşmaları anlattı ve şahsın İ s Um b urdan, Ankara'ya, oradan Elazığ'a yaptığı yolculuklarda kullandığı biletlerini ve harcama, fişlerini verdi. Adam bize saat. 06.00da Diyarbakır'a geldiğini söylemişti. Oysa bilette Ankara'dan otobüse biniş saati yazıyordu. Dolayısıyla 7'den önce Elazığ'a gelmiş olamazdı. Verdiği bilgi yanlıştı. Ama yine de işi sağlama almak açısından aldığı bilete dayanarak hemen Elazıği aradım. O zamanlar Elazığ İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan'a "Müdürüm, memurlara da güvenmeyin, lütfen sız bizzat gidip garajdaki şu .firmayla konuşun. Ankara'dan bilette yazan saatte kalkan otobüsün hangi saatte Elazığ'a geldiğini sorun. Bu benim için çok önemli, kesin bilgi vermeniz lazım, hata olmamalı." dedim. Bizim hesaplamamıza göre şahsın 09.00'dan önce gelmemesi lazımdı. Hakikaten biraz sonra Emin Müdür beni aradı, otobüsün 113

... oradan Nusaybin üzerinden Suriye'ye geçecekler. Bizim şoförümüz onu Diyarbakır'dan. ihtiyaç vardı..... Mardin'e kalkan araçların bulunduğu Balıkçı-larbaşı denilen yere bıraktıktan sonra şahıs gidip minibüse binmişti. Ona şahsın verdiği bilgilerin ihtiyatla karşılanması gerektiğini......._ . verdiği bilgilere kaydıihtiyatla yaklaşılması gerektiğini.... Oysa şahıs 06.................. Bu yüzden sözlerim Ankara'yı biraz rahatlatmıştı... Bilgi kaynağının verdiği bilgiler çok ciddiydi..... Bu daha da ciddi bir sıkıntı kaynağıydı...... bazı bilgilerin gerçekle uyuşmadığını.. Yani şahsın saat 09...... diğer ilgili illere mesaj olarak çekiyorduk. elimdeki bilet ve belgeler bunu ortaya koyuyordu.. orada Sultan Şehmuz denen yatır ve ziyaret yerinin olduğu bölgede diğer arkadaşlarla buluşacaklar... Ben bilgileri aldıktan sonra Mardin'e gideceğini bildiğimden oraya gidecek dolmuşlara sivil giyimli rol yeteneği olan personeli yerleştirerek bu şahsın takibini istedim................. Halbuki Mardin'e gelmeden Sultan Şehmuz denen Şehir mıntıkada merkezinde inip inip arkadaşlarıyla buluşması gerekiyordu............___________________.. Yalan söylüyordu..._________..... Askerler ise getirilen bu tür bilgileri inanılmaz bir heyecanla karşılayıp hemen büyük tedbirler alınmasını istiyorlardı..00'de Elazığ'a gelen birinin yeniden araç bulup Diyarbakır'a gelebilmesi için en az iki saate yakın bir zamana... Genel Müdürlüğe......... İstanbul'a. Ayrıca yeni ifadesine göre bizden sonra Mardin'e gidecek.... Bizim arkadaşlarımız da aynı minibüse binip biraz da hafif sarhoş numarası yapmışlardı...00'da Diyarbakır'a geldiğini... Hiçbir süzgeçten geçirmeksizin gelen tüm bilgiler doğru kabul ediliyordu. bütün herkes alarmdaydı.................. Suriye'den alınacak silahlarla tatbikat yapıp döneceklerdi........00'dan önce Diyarbakır'da olması filen imkânsızdı.. 07..... Bölüm: Devlet 07..... Tabii bu gelişmeleri bir yandan hemen Ankara'ya.... 1 . Yazışmaların hızlandığı bir sırada o zamanın Daire Başkanı Beyhan Bey beni aradı..... O tarihte ülkede sıkıyönetim vardı ve alınan her türlü istihbari bilginin askeri karargahlara aktarılması gerekiyordu...... Fis Kavasıiıdaki toplantıya katıldığını..00 civarında Elazığ'a geldiğini söyledi...... 114 ...... Şahıs Mardin'e kadar gitmişti......... bizim bazı tereddütlerimizin olduğunu söyledim. toplantıdan sonra herkesin görev alıp ayrıldığını söylemişti........

.. "Ağabey...... Bana beni Öldürtmek mi istiyorsun.. Nusaybin'e iner inmez doğrudan Bölük Komutanı'na gitmiş..___________________.. yoksa senin tüm işleri berbat edip bozduğunu Ankara'ya ve İstanbul'a söylerim...... Ama Mehmet en sonunda bir şoför vermek suretiyle adamı Nusaybin'e kadar göndermişti........... "Darda kalırsan bu yüzbaşıya gidip benim selamımı söyleyebilirsin. Sınırdan geçerken yakalanırsa ya da başka olağandışı bir olay olursa bu yola ancak o zaman başvuracaktı.... benim selamımı söyleyerek kendisini sınırdan geçirmesini istediğini söyledi...... "Ben arabayla gideceğim... Mehmet bu adamın şerrinden korktuğu için ona istediği gibi bir araba... vermek istiyordu.......... beni niye takip ettiriyorsun....." dedi..... Aslında adam Emniyetin çalışma biçimini önceden anlamıştı............" dedim..._________._ ." demişti. Bölüm: Devlet doğruca Emniyete gitmiş ve Emniyet Nöbetçi Amirliğinde İstihbarat Şube Müdürü'nü aramıştı. bana karışmaman lazımdı diyerek bağırdı..." demiştim....... Fakat bizim adam Burhan Nart...... PKK geçişlerinden dolayı Nusaybin'de nöbetçiler ve mayınlarla sıkı bir şekilde korunan Suriye hududunu geçerken bir terslik olursa kimden nasıl yardım görebileceğini sormuştu........ ben ısrarla asla bunu yapmaması gerektiğini... sana bunun hesabını sorarım...... Komutan beni gece saatlerinde aradı............ Ben de o zamanlar Nusaybin'de görev yapan Jandarma Bölük Komutanı arkadaşın ismini vermiştim........ 1 ........................ "Asla böyle bir şey yapmayın. Hâlbuki şahıs takibi hiçbir şekilde fark etmemişti.. bunu fark etmesine neden olacak hiçbir şey yapmamıştık... Adam daha da ileri giderek Mardin İstihbarat Şube Müdürü Mehmet'ten kendisine bir araba verilmesini istemişti.......... verdiği bilgilere ederek dayanarak Emniyet böyle tarafından bir tepki izlenebileceğini tahmin otomatikman veriyordu.. sen nasıl beni takip ettirirsin. bu adam direkt buraya geldi......... Komutan da uygun bir şekilde adamı göndermişti........ Bu kişi bir gün sonra tekrar Diyarbakır'a 115 .... Bizimle Diyarbakır'da konuşurken.. böyle bir hareketin daha sonra başına belaya sokabileceğini söyledim... Beni biraz sonra İstihbarat Şube Müdürü Mehmet aradı ve kızgın bir şekilde....... yanma bir kişinin geldiğini. ben çok darda kalırsa size gelmesini söylemiştim..

......" dedi... Ankara'ya bu şahsa bir an önce müdahale etmemiz gerektiğini...... önce teslim olmuş PKK'nın eski önemli kadrolarından itirafçı Hidayet Bozyiğıt bizim yanımızdaydı.. iş kaba ve öfkeli konuşmalara dönüştü.. bizi destekliyordu......._________.. "Neden böyle bir şey yaptın... adam hayat hikâyesini anlatmaya başladı: "Diyarbakır'da bu tür olaylara adı çokça karışmış.....___________________. bir müddet sonra çaresi kalmadı ve söylediği her şeyin yalan olduğunu itiraf etti..... Akşam bizimle görüşmeye geldiğinde Burhan Nar t a müdahale etmeye ve sorgulamaya karar verdik........... kenara çektik.... aldığımız bilgiye göre o saatte söylediği Firmanın Ankara'ya kalkan otobüsü yoktu.... yoksa olayların çok vahim boyutlara doğru gittiğini söyledim.. "Yalan söylüyorsun.. Anlattıkları herkesi heyecanlandırıyordu..... daha doğrusu irtibat kurmuştum ama gitmeye gerek kalmadı.... Şahıs şubeye geldiğinde.......... doğruyu anlatmıyorsun................. başına çok ağır şeylerin geleceğim söyleyince. doğruyu anlatmazsa bunun bedelini çok ağır ödeyeceğini...... Silah. böyle bir yalan nasıl söylenebilir? 10-15 günden beri tüm teşkilatı alarma geçirdin..... Silah ve malzemeler de bu arabada olacak....... Şahıs her ifadesinde yeni bir eylem hedef gösteriyor. 1 .............. Şahsın anlattığı bütün bilgiler tek tek yalan çıkıyordu.. yine bizimle temas kurdu..... galiba verdiği saatte Ankara'ya hiçbir otobüs yoktu... ve malzemeler bizimle geliyor... Adamın anlattıklarını değerlendirdiğinde tamamının hiç tereddütsüz yalan olduğunu............. yeni şeyler söylüyordu." diyerek yalanlarını tek tek sıraladık.... Bu defa "Ben Suriye'ye gidecektim. Akşama doğru tekrar görüşmek üzere bizden ayrıldı.... illegal bölücü faaliyetlerde yer 116 .. Ben tüm bunları mesajlarla Ankara'ya ve İstanbul'a ak tarıyordum... bilet aldım otobüsle Ankara'ya gideceğim. Bu gelişmelerin yaşandığı esnada daha. Adam söylediklerimize itiraz edip direniyordu............... İleri sürdüğü bahaneleri tek tek geçersiz kılınca..._ ... Hemen verdiği bilgileri kontrol ettirdik...... Bölüm: Devlet geldi... Ben artık kesin olarak tüm anlattıklarmııı yalan olduğuna kani olmuştum ama kimse yalan olduğunu kabul etmiyor ya doğruysa diyordu. daha önce örgüt mensuplarınca yerleştirilmiş olacak.... neden?" diye sorunca.... Artık bizi kandıramayacağım. böyle bir şeyin olamayacağını söyleyip......

............._ .... oraya gidersem her türlü bilgiyi alabileceğimi söyleyince oradaki teşkilatla beni ilişkiye geçireceklerini belirttiler.... Ben de KOPlılerin bazılarını tanıdığımı... zamanında Jandarma Genel Komutanı olan Kema..... Böylece İstanbul teşkilatına devredilmiş oldum.... aldım... adım sanım bile bilinmez... Biraz daha bilgi getirmem istendiğinde bir şeyler uydurmaya başladım. bununla İzmir'de Kem e rai t ı h d a bir kuyumcuyu soyup elde edeceğim parayla İzmir'den Yunanistan'a kaçmayı düşündüm. Diyarbakır'da buluşma olacağını. Bu kişi bana 'hadi bakalım bize bilgi getir' dedi... Diyarbakır'da herkesin çeşitli suçlardan arandığım bildiği Heybet.......... Benimse hiçbir şeyim yok........ 1 ... örgütün eylem hazırlığı içinde olduğunu söyledim.. Bir Başkomiser ile irtibata geçmiştim... Yakalandığımda böyle önemli bir ailenin üyesi ve örgütlere yakın olduğumu söyledim.... Soygunu henüz gerçekleştirmediğimden... hazırlık safhasında yakalandığımdan polis bana ajanlık teklif etti... örgütlere katıldığı için herkesin bir itibarı var..... geçmişten beri Kürtçülük faaliyetleri ile bilinen bir ailenin üyesiyim...in Eken'e bir suikast olmuştu............... Bana bu olayın içine gir.. Açıkgöz gibi insanların isimlerini verdim.... işe tanıyıp bildiğim birtakım insanları kattım.......... Mutlaka bilgi getirmem istendiğinden bu defa........ Ama daha soyguna başlamadan kuyumcunun orada yakalandım...... oradan Suriye'ye gideceğimi söyledim..... Bu tür faaliyetlerde yer aldığı.. Tabii Diyarbakır'da beni takip edeceğinizi bildiğim ve böyle bir buluşma olayı gerçekleşmeyeceği için size buluşma saati konusunda yalan 117 .... Ben de kabul ettim.... İstanbul'a gittim ve oradaki ilgili birimle beni irtibata geçirdiler... Bölüm: Devlet almış............___________________. Bir müddet sonra benimle ilişkide olan polis 'mademki senin yakınların örgüt içinde önemli konumlarda bulunuyorlar............... Bu yüzden ben de bir oyuncak tabanca........ Onların damadı yım ama nıçDir siyasi faaliyetim yok... Bu arada hatırlıyorum....._________..lett. biraz daha bilgi getir dediler.. Ben de yakınlarımın çoğunluğunun İstanbul'da olduğunu..... hadi bize örgütten bilgi getir bakalım' dedi.. Sonunda böyle bir senaryo kurguladım........ ben de buna benzer bir olay olacağını söyledim..... ben de senaryo uydurmaya başladım ve uydurdukça işin içinden çıkılmaz hale gelecek şekilde olayı büyüttüm.

.... İstanbul...... ama en sonunda söylediğim eylemeleri tek başıma denemeye kalkardım herhalde.... Hayat hikâyesinin geri kalanında anlattığına göre..... itibar edilmez. baştan sona kadar tüm anlatılanlarda hiçbir doğruluk payının olamayacağı ilk bakışta anlaşılır nitelikte olmasına rağmen tüm sistem bunların doğru olduğunu kabul ediyor...." diye karşılık verdi... örgütleri ve gelişmeleri çok iyi tanıyan. böyle bir insanın söyledikleri........... olayların doğru analizini yapabilen ve kapsamlı bilgilere sahip bir kadro......... sahte kimlik kullanıyordu..... Tabii şahsın anlattığı her şeyin. Daha doğrusu gidip gelecektim. Mardin'e gittiğimde. Aslında bu durum şu gerçeği de ortaya koyuyordu............ daha önce de birkaç defa firar olayı gerçekleştirmişti... Bölüm: Devlet söyledim....... şahsın anlattıklarına daha birinci gün şüpheyle yaklaşılır. Diyarbakır..... 118 . Ama siz biletle benim açığımı tespit ettiniz. silahların geleceği.. Emniyet Genel Müdürlüğü.......... ajanı sevk ve idare eden Başkomiser'i (K/O ajanı yöneten görevliyi) çok zora sokmuştu......___________________... Daha doğrusu... nereye kadar devam edecektin?" diye sorduk.. "Nereye kadar gideceğimi bilmiyorum........_ ." "Peki........... tabii bu kişi ile irtibatlı olan insanlar zor durumda kalmıştı............ tüm senaryonun yalan olduğunun anlaşılması. Mardin İstihbaratının beni takip edeceğini bildiğim için ben önce davranıp onların yanına gittim... Çeşitli yerlerde eylemler yapılacağı. aranan kişilerin isimlerini veriyordu. bu konular hakkındaki bilgileri takip eden......... suikastların gerçekleştirileceği yönünde bilgilerle birlikte beraber hareket ettiği önemli militanların..._________.. Ankara... Ve sonunda tüm bunların yalan olduğu anlaşılınca........... böyle bir yapı var olsaydı.. yalanları bile sistemin tümünde ciddiye alınabiliyordu... Ağrı tarafındaki bir birlikte askerliğini yaparken firar etmiş. Askerliğe devam edemiyordu..... zorlayacaktım fakat geçemeyeceğimi gördüm.. Sonra Suriye'ye geçmeyi denedim ama başaramadım... Hâlbuki olayları. en küçük bir şüphe duymadan günlerce bir adamın söylediklerinin peşinde koşabiliyordu. hatta bunlar tamamen göz ardı edilirdi.............. Mardin gibi bütün iller alarma geçmişti........ 1 ........

.. Bunun üzerine askeri birliğe böyle bir görevde bulunmadığını belirterek... Bölüm: Devlet Sonunda adamla konuştuk..... yine askerden kaçmış ve İstanbul'a gelmiş... Bu defa da PKK'nın çok önemli ve iyi bir militanı olduğunu....... Bizim açımızdan bu dosyada böylece ......... Burhan Nart adlı bu kişi. Para aldığı kişiler içerisinde bir tek o şikâyette bulunmuştu... daha sonra İstanbul İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı olarak atanmıştı. askere gidip yarım kalan askerliğini tamamlamasında kapanmış oldu... o 119 fayda olduğu yönünde kendisini ikna edip. tüm olanları onu da zor durumda bırakmayacak şekilde anlattık... Bu kişiyle bu yönde bir anlaşma yapılmak üzereymiş...................." diye bilgi verdik.... Tunceli'deki bir askeri birlikte görev yapan askeri mahkemeden bir yazı geldi.. Emin Bey'in yanında çalışıyordu.... istihbarat birimi ile beraber çalıştığını söylediği bildiriliyor ve bu konuların doğruluğu tarafımiza soruluyordu..... Türkücü İbrahim Tatlıses'i bile tehdit etmiş......... Bu defa da yazıda adı geçen kişinin askerde firarda kaldığı dönem içerisinde devlet adına önemli görevler yaptığını.._________............._ ... dolandırıcıdır...... "Aman sakın... belki bir yıl.. Bu kişi masraflar için kendisine belli bir miktar para verilirse.. sakın böyle bir şey yapmayın..... PKK adına İstanbul'a gönderildiğini söyleyerek İstanbul'da adı duyulan bütün mafya babalarından haraç almış..... Şahsın kimliğini öğrenince........ Biz bu adamla ayrılırken bundan sonra artık doğru ve dürüst olacağı yönünde mutabık kalmıştık ama yine yalanlara başvurmuştu. Bu insan sahtekârdır....... Bir müddet sonra.. belki de iki yıl....... Şahıs yakalandığında... birkaç defa para bile almış....... 1 .___________________....... askerlik görevi için gönderdik. Bir gün beni İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan ve yardımcısı Salih Güngör aradı.. Sonradan öğrendiğim kadarıyla. yurtdışına gidip o zamanki Dev-Sol liderini yakalayıp getirebileceğini iddia etmiş.......... Aradan epey bir zaman geçmişti.......... İbrahim Tatlıses en sonunda dayanamayarak durumu polise şikâyet etmiş................... Salih Diyarbakır'da kısa bir süre benim yardımcılığımı yapmış... Aradıklarında PKK'nın çok önemli kadrolarından biri olduğunu söyleyen bir kişiden bahsettiler....

..... Hiç ki adamın anlattıkl arının yalan olabileceğini düşünmüyor...... Burhan Nart bu olay dolayısıyla yakalandığında... profesyonel kişiler tarafından ortaya konacak kapsamlı bir kurgu karşısında kim bilir ne boyutlarda........ Basit bir üçkâğıtçının sözlerini gözleri kapalı takip eden bu sistem daha ciddi..... bu defa kendisinin PKK mm üst düzey kadrolarından olduğu yalanını devam ettirmişti.. zarar görebilir.... Fakat bu olay ortaya çıkınca mafya liderleri şahsın hemşerileri olduğu için yardım etmek ve destek olmak amacıyla para verdiklerini söylediler... küçük bir üçkâğıtçılıkla kandırıp aldatabiliyordu.............. belki tamamını anlatırsak kahkahalarla gülünecek saflıkta bir olaydı........ Halbuki adam giyim-kuşamı itibarıyla oldukça gösterişli.............. Ama asıl önemli nokta....... aksine hemen doğru olduğu kabulüyle arkasından gidiyor. 1 ........ ihtiyatlı davranarak söylenenlere şüpheyle yaklaşmıyor.......... Fransa'da olduğunu söyleyerek onu yakalatabileceğim ya da öldürebileceğini iddia etmişti..... Salih Güngör d 3..... Dursun Kara ta s'm yerini bildiğini. Hatta bir iki milyon dolarlık pazarlık yapılırsa her şeyi yaptırabileceğini söylüyordu..... Bölüm: Devlet zaman adı duyulan İstanbul'daki tüm mafya liderlerinden PKK adına tek tek haraç aldığını itiraf etmişti. Tabii Dev-Sokun İstanbul'da yaptığı eylemler dolayısıyla Dursun Karataşin yakalanması......... İn fi önce Diyarbakır'da İstihbarat Şubesinde çalıştığı sıralarda bu kişinin adını duymuştu........ Bu gerçeği ortaya koyması bakımından Burhan Nart olayı oldukça öğretici bir olaydır................... Bu yüzden onu tanıyıp tanımadığımızı sormak için bizi aramıştı. bu sistemin en önemli merkezlerinin ve buralarda çalışan görevlilerin bu kadar kolay kandınla -biimesıdir.. İşte böylesi bir adam tüm sistemi...... İstanbul polisi için çok önemliydi.... Aslında hepsi korktukları için adama para vermişlerdi ama bunu itiraf edemediklerinden yalan söylüyorlardı.......___________________.......... Bu yüzden o zamanki İstanbul Emniyet Müdürü Hamdi Ârdalı ve oradaki görevliler böyle bir fırsata balıklama dalmak üzerelermiş. belki komik. Biz adamın yaptıklarım vazgeçilmişti...... hali vakti yerinde görünüyordu.. anlatınca onunla işbirliği yapma düşüncesinden 120 ............._________.... Bu çok basit._ . küçük...

. neyin yalan..... özellikleri tespit edilir. ideolojik olayların nerelere... güvenlik sisteminde çalışanların bilgi eksikliğiydi........ 1 .. İşte işini... Buradan kazaya karışan aracın markası..... istihbarat da bence budur...... İstihbarat personelinin de bir tek anlatımdan......._ ............ bilgiye sahip görevlilerin bu aldatmacaya asla kanmamaları gerekirdi. Halbuki İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesi personelinin.. modeli vs.. tamamı işi bilmiyordu.... böylece küçücük bir vidadan olayın tamamı çözülebilir.. olmadığı bunlardan yeterli neyin bilgi mümkün birikimine nevin sahip konusunda olmadıklarından doğru kararlar vere iniyorlardı. Bizim teşkilatımızda olayları kavraya-biime becerisi ne yazık ki yetersiz kalmaktadır. sanatını her açıdan iyi bilen insanlar bir tek parçadan ya da bir tek olaydan yola çıkarak işin tamamını görürler....... Kişinin örgütsel faaliyeti.... Veya bir olay yerinde bulunmuş bir elektronik devre elemanı... yerde bulunan bir vida...... Bir kişinin söylediği büyük yalanlar ancak bunları ispat eden maddi deliler bulunduğunda ortaya çıkıyordu.......... kişinin anlattığı tek bir olaydan.................. herkes için sıradan bir vida iken bir oto tamircisi için bu 1995 model Almanya'da üretilmiş E 200 serisi bir Mercedes'e ait. herkes için sıradan bir parçayken bir radyo tamircisi için bu 170 Mghz'de çalışan bir telsizin parçasıdır.............. illegal yaşamı göz önüne alınıp örgüt içinde 121 . bu konuda kapsamlı. eylem tarzlarını. Her zaman eğitimlerde ve sohbetlerde anlattığım gibi...... Bence en önemli eksiklik buydu._________... mesleğini................ Bölüm: Devlet Bu işte profesyonel olarak çalışan. neyi bilmediğini... örgütsel yapılarını tam anlamıyla bilmediklerinden bu örgütler hakkında söylenenleri doğru şekilde mümkün değerlendiremiyor. cümleden.......___________________. attığı slogandan neyi bilip............ hangi safhalara gidebileceği konusunda net bilgilere sahip değillerdi.... bir vidadır........... Ama bizim sistemimiz bırakın bir kelimeyi. başından sonuna kadar yalan söyleyen birinin yalan söylediğini tespit edemiyordu. bir slogandan olayın bütününü çözmeleri gerekiyordu....... Bu kanıttan yola çıkılarak uzaktan kumandalı bir telsizin kullanılmış olduğu sonucuna varılabilir.. sözden. Örgütlerin ideolojik altyapılarını..... ortaya koyduğu tek bir iddiadan.... neyin doğru olduğunu kesin ve net olarak anlaması zorunludur. Aslında bu durumun nedeni.....

Fakat bu görevlerde olup da bu temel eserleri bütünüyle okuyanı. bu grupların ve militanların duygu ve düşünce dünyalarını tanıyıp anlamamız açısından. Türkiye'deki yapısının nasıl şekillendiğini... Bir tek kelimeyi atlamayacak kadar bu konuya hâkim olmalı.... Aslında sadece bu olayda değil................ Emniyet. neleri yapamayacağını bilerek söylenenlerin doğru olamayacağına hemen karar vermesi gerekirdi................ söylenen en ufak yalanı ya da anlatılanlardaki en küçük bir tutarsızlık ve yanlışı tespit edebilmeliyiz.... 122 ............ Başkom işerin KDP Yi in ne olduğunu...... görev sahamıza giren tüm konularda.. bunların geçmişten bugüne uzanan seyrini...._________... Adam bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiğini söylediğinde. İstihbarat (întelligence) İngilizcede akıl. Bu kişinin İstanbul'da tanıştığı........... MİT.. kendisine anlatilanlardan adamın açıkça yalan söylediğini tespit edebilmesi gerekirdi.......... daha sonra tüm illegal örgütlerin dergi. yeterli oranda bilgiye sahip değildik. Diyalektik ve Tarihi Materyalizm.. broşür ve eğitim materyalleri üzerinde kapsamlı bir eğitime tâbi tutulmamız gerekirdi... neyi bilemez noktasında belli bir anlayışa sahip olarak ona göre hareket edebilmelidir..___________________...... onları anlayacak ve algılayacak seviyede bu işi bilmiyor.... ideolojisinin ve hedefinin ne olduğunu...... Felsefenin Temel İlkeleri gibi Marksist-beninist düşüncenin temel felsefesini oluşturan eserleri okumamız........ irtibat halinde bulunduğu Başkomıserin.. Bizlerin de daha terörle mücadele veya terör istihbaratı görevine başlamadan....._ . Genelkurmay ve Jandarma teşkilatlarında görevli istihbarat personelimiz maalesef örgüt mensuplarıyla konuşacak........... örgüt mensuplarının yetiştirildiği gibi önce Kapital.... kendim de dahil olmak üzere.... görmedim. Hem ülke içerisinde hem de ülke dışında bu türden ideolojik örgütlerle olan mücadelede aynı durum geçerliydi. Hâlbuki bütün ideolojik grupları.. ideolojilerini ve amaçlarım çok iyi bilmemiz gerekiyor....... 1 ............. Sonuç olarak..... Bölüm: Devlet hangi konumda olanlar neyi bilir...... zekâ manasına gelir.... nasıl kurulduğunu ve neleri yapıp..... Oysa bizler önümüzdeki apaçık yanlışları bile fark etmekten acizdik. Biz de...... olması gereken yeterlilikte bir bilgi birikimi maalesef yoktur.... onlarla tartışacak.........

...... hangi olayda hangisinin ne tavır takınacağı meseleleri bizim için hep bir muammaydı..... Bütün sol grupları sol. hangilerinin eylem yapıp.. hangi eylem tarzlarının hangi örgütler tarafından gerçekleştirilebileceğini çok net olarak tespit edebilirdik......... ey lemsel bir strateji çizerler..... Aralarındaki farkların neler olduğu.............. Çünkü tüm bu unsurlar. bir örgüt içinde hangi şekilde sapmaların yaşanabileceğini........ amaçlarının ne olduğunu..... faaliyetlerini........... niyetlerini algılayamıyordu... hatta basit sempatizanlar bile bu konular hakkında fikir sahibiyken bizim en üst düzey yöneticilerimiz bile bu insanların ve örgütlerin arka planlarını........... İşte bunu çok iyi bilmediğimiz için bütün örgütleri birbirine karıştırıyorduk... çerçevesi çok kesin hatlarla çizilmiş olarak tüm örgütlerin ideolojilerinde yazılıdır................. sonra sınıfları mevzilendirir ve mevcut duruma göre kendilerine örgütsel....._ .. bölücü ve dinci örgüt mensuplarının ne demek istediğini. daha işin başında bir olayı hangi örgütün yapıp hangisinin yapamayacağını. Sol grupların Türkiye ile ilgili ayrı ayrı kendilerince bir değerlendirmeleri vardır.......___________________........ nasıl bir eylem tarzı izleyecekleri.. bu ideoloji çerçevesinde örgüt mensupları belli bir bakış açısına sahiptir._________......... 1 .... fraksiyonlar arasındaki farkın nereden kaynaklandığını hiçbir zaman tamamıyla algılayıp... hangilerinin pasif kalacağı. Bölüm: Devlet 1_ iîdîj ¿2 Biz sol grupların.. Çoğu zaman "Bu insanlar neden işlerini güçlerini bırakıp dağa çıkarlar............... 123 .. herhangi bir olay ya da durum karşısında hangi örgütlerin hangi stratejileri izleyip hangi tavırları alacaklarını.. bunlar deli mi?" şeklindeki basit sorularla oyalanıyorlardı...... Hâlbuki bu algılayış ve kavrayışa sahip olabilseydik.. anlayamadık............. Bütün Marksist örgütler önce mevcut durumu değerlendirir. ne yapmak istediklerini..... Bu grupların içerisindeki insanlar... kendi içlerindeki farkları algıl ay a mıyordu k. gelecekteki sosyalist.... Onlara göre bugünkü durumdan. Oysaki bu grupları tanıyanlar için bu meseleler hiç de muamma değildi. bütün sağ grupları ise sağ olarak görüyorduk. komünist bir topluma nasıl geçileceğinin tek tek yolu ve safhası vardır.............. hepsi tüm yönleriyle bilinebilirdi.

.. ilk gelecek olan operasyon timleri köyde görülmeden vadi arasındaki sırtları tutmalı........ Özellikle de köyün yakınında bulunan derin Maden Çayı Vadisinde bu kişileri bulmak ve yakalamak mümkün değildi.... biraz zahmetli.... bu şahısları (özellikle iki tanesini) köyde yakalamak mümkün olmuyor. gerçekleştirilmesi zor.................... ne kadar kof olduğunu gösteriyor............ Bölüm: Devlet Sonuç itibarıyla Burhan Nart olayı.." Bu..___________________. köye yaya gelinmesi lazım..... fakat ustalıkla yapılırsa tutabilecek bir plandı....... devlet güçlerine olan itimadı azaltıyordu... Daha önce çok defa böyle planlar yapılıp başarısız olması nedeniyle bu defa bizzat kendim timlerin 124 . İkinci olarak......... Bu örgüt mensuplarının yakalanmasıyla ilgili olarak yapılan bir çalışma esnasında köyde bize bilgi aktaran insanlarla aranan bu militanların nasıl yakalanabileceğini konuştuk._ ........ Genellikle de böyle ustalık isteyen planlarda bu işin başındaki insanların yapacakları katkılar. bu kayalık bölgenin birkaç yüz metre yakınındaydı..... Fakat bizler hâlâ övünerek sistemlerimizin çok güvenli olduğunu savunarak halkı ve kendimizi aldatmaya devam ediyoruz............ Aranan Üç Kişinin Yakalanması Yine Diyarbakır'da çalıştığımız yıllarda Diyarbakır'ın Dicle ve Hani ilçeleri arasında Dicle'ye bağlı bir köyde aranan kişiler vardı..... köy. destek veriyorlardı...._________.................. mutlaka kaçıyorlardı.... 1 ........ Bize şöyle bir yöntem önerdiler: "Bir defa araçları çok uzakta bırakarak... tüm güvenlik sistemimizin ne kadar boş.. Ancak bu köye ne kadar operasyon ve arama yapılsa yapılsın..... köydeki diğer örgüt sempatizanlarına da cesaret veriyor.... Timlerin geldiğini gören militanlar saklanmak için süratle vadiye doğru kaçarken hepsi orada pusuya yatan timlerin kucağına düşecektir.... başka yerlere saklanıyorlardı... Bilgi aktarması için köyden eleman temin etmiştik ama bu elemanın verdiği bilgi doğrultusunda askeri birlikler veya operasyon güçleri köye gidinceye kadar bu kişiler kaçıp..... Bu kişiler aynı zamanda PKKlılara bu bölgede yataklık yapıp. düşünecekleri ince ayrıntılar ve hareket tarzları işi belirliyordu.................. ardından diğer timler köye göstere göstere gelmeli.. Bu operasyonların sürekli neticesiz kalması.................

..... Köyde hiç kimse bu olayı görmedi. Sabaha birkaç saat kala köye uzak mesafede anayolda araçtan indik ve yürümeye başladık.... Bize çay ikram ettiler..... Bize emniyetli şekilde oradan çıktıklarını haber verdiler.................. Böylece aranan üç önemli militanı............. devriye geziyoruz... Güneş doğmaya başlarken sanki köye operasyon gücü geliyormuş gibi geniş bir hilal şekilde yirmiye yakın tim mensubu köye girdi............_........... yakalanamaz denen kişileri yakalamıştık... Güvenliğiniz de bir sorun var mı. incelikleri ve ayrıntıları planlamada karşılaşılan sorunlar nedeniyle operasyonlarda genellikle çok başarılı olunamıyordu.............. çaylarımızı içtik................." diye köylülerle sohbet ettik......... bize itimat ettiği ölçüsü esasen çok önemliydi.. Hiç kimse ateş etmedi.... Tim gidip yarların etrafında pusuya yatarak yerini aldı....... 1 .. dan hiçbir hata içermiyordu belki ama uygulamada...... Bu hep aynı kaynaktan bize verilen bilgilerdi.............. bu şahıslar da bizim timlerin pusuya yattığı o kayalıklara gelip timlerimizin yanında durdular ve timler hiçbir çatışmaya girmeden bu kişileri teslim aldılar......._____.... arama dahi yapmadık.....___________________........... Aslında tüm ZAİTTİ el I!. Biz bu şekilde köylüleri oyalarken köyün dışında pusudaki timlerimiz militanlan yakaladılar ve köylülere belli etmeden vadinin kenarından kayalıkların arasından köyün dışına çıkarttılar....... konuşmak için geldik........ 125 .. nasılsınız...._________........._ ........ Biz açıkta gelen timler olarak köye girip "Buradan geçiyorduk...... bir saate yakın çamurlar içinde yağmur altında yürüdükten sonra bir timi köyün uzağında tam vadinin kenarında bulunan kayalıklara gönderdik........... Bunun üzerine biz de köyden ayrılarak aynı noktada onlarla buluştuk. bize bilgi veren köylüler ve benim sivil istihbarat unsurlarımla beraber bir kış günü (ocak ayıydı zannediyorum) yola çıktık.... Daha önce olduğu gibi iki özel harekât timi......... Biz köye yaklaşırken bizim pusudaki timler köyden üç kişinin koşarak çıktığını ve kendilerine doğru geldiğini anons ettiler... Bölüm: Devlet başında gitmeye karar verdim............ güvendiği zaman insanların katlandığı risk ve yaptıkları şeylerin Güneydoğu'daki operasyonlanmız teorik planlama açısmHaliç'te Yaşayan Simonlar....

.._________.. bir kısmını otobüslerle yola çıkardık....... Kardeş kuruluştan alınan bir habere göre Şirnak'tan Tunceli bölgesine takviye olarak gönderilen bir grup PKK gerillası Tunceli'den gelecek kuryeyi Diyarbakır'ın LiceHani bölgesinde bekliyordu.. Planlandığı gibi kuzeydeki timler dağı sardı.. Dağ kuzeyden tamamen sarılınca... güneyden otobüslerle gelen 4-5 özel timi sabah saat 07....... Aşağıdan dağa doğru yönelen timler daha 500 metre ilerlememişlerdi ki zirvedeki tim mensupları dağın ortasındaki ağaçlıklardan bazı militanların fırlayıp zirveye doğru çıktıklarını anons ettiler... Hani'nin kuzeyine militanların saklandığı dağın arkasına gelince kamyondan inip dağın iki yanını kuşatacaklardı. operasyon araçlarımızla özel tim amirlerini alıp.......... Köyün yakınlarında Taksi kimseye plakalı gözükmeden militanların kalabileceği bir iki yer vardı.. normal keşifte militanlar görerek yerden tedbir alabilirlerdi...___________________............... Dikkat çekmemesi için operasyona kiralık kamyonlarla gelecektik........ 126 ...... Seren köyü yakınlarında bekleyen militanlara bir an önce operasyon yapılması gerekiyordu...._ .. oradan köylere gidiyormuş gibi kamyonlarla yol alacaktık..00'da timin bir kısmını kamyonlarla............. Bölüm: Devlet Seren Operasyonu Diyarbakır'da görev yapıyorduk.... Tüm tim amirleri ile planımızı yaptık..... 1 ....... Hemen keşif ve araştırmaya da bizi bir başladık...... arazi taraması şeklinde geniş bir kol halinde dağa doğru yönlendirecektik.......... Plana uygun olarak araçları hazırladık ve gece saat 03. araziyi görerek keşif yaptık........00 sularında Han i-Lice yolunda................. böylece yalnızca güneyden geldiğimizi zanneden militanlar tuzağa düşecekti................ Umulmadık yanaşarak yapmalıydık..... Militanların hiç bir şekilde göremeyeceği Dicle ilçesi istikametinden Hani'ye gelip........... Kamyonun kasası içinde operasyon timine mensup 6-7 tim (her timde 20 kişi vardı) saklanıyordu...... Militanların Lice Hani karayoluna paralel çok yüksek olmayan küçük bir dağın yola bakan cephesindeki ağaçların arasında kaldıkları kanaatine vardık.... güneyden otobüslerle gelen tim ise militanları dağda aramaya başladılar........... Timler amiri ile ben de dağdaki hareketliliği anayoldan takip ediyorduk....

yarası sürekli kanıyordu.... Militanlar da bizim yalnızca aşağıdan yukarıya doğru araziyi aradığımızı zannederek bir kısmını zirveyi almak üzere göndermişlerdi. 127 ..... gözünün üzerinden yara almıştı........... helikopterin kanatları yerdeki otlara değecek kadar alçalınca diğer arkadaşlarının elleri üzerinde yaralıyı zorlukla aldım....._________..... _... bilahare OH Ab valisi Hayri Kozakçıoğlu ve Emniyet Müdürü Necdet Meıızir helikopter ile olay yerine geldiler.. .. . Yaralı polis hareketsizdi..... Herkes gizlendiği kayanın arkasında sadece ateş ettiği yeri göreceği kadar kısmını çıkararak ateş ediyordu.........__....00'u bulduğunda bir polisin kafasından yaralandığı ve durumunun ağır olduğu anons edildi.. _..... Pilota yönü tarif ederek helikopterle dağın arkasında yaralının getirildiği yere gittik ama bölge çok eğimli olduğundan helikopter yere inemiyor... Fakat biz gizlice dağın zirvesini ve iki yanını daha önce almıştık. Hani-Diyarbakır merkez arası helikopterle on beş dakika kadardı ama o gün benim için bu on beş dakika saatlerce sürdü.___________________....___............ manevralarla....... Timlerin yerini ben ve tim amiri arkadaş biliyordu.. 2 km'den fazla bir mesafe olmasına rağmen zaman zaman mermiler yakınımıza düşüyordu.......... Helikopterle yaralı polisin alınması gerekiyordu. Genç........._ .__....._... çok alçaldığında kanatları dağa değecek hale geliyordu.................. o kadar dikkatli bakmama rağmen bir tek kişiyi bile göremiyordum.. ........ Aramızda........ zirveye çıkmak isteyen militanlar menzile girdiklerinde çatışma başladı.... 11 militan ve etrafındaki dağı sarmış 200'den fazla özel tim mensubu bulunuyordu.. üstünlük sağlıyordu........ filmlerdeki gibi hiç kimse kalkarak veya kafasını çıkararak ateş etmiyordu..... Dağ tam karşımızda idi.. fidan boylu.. . Yaralı polis hemen önümde yatıyordu.. helikopterde pilottan başka yalnızca ben vardım......... esmer yağız delikanlı............ çok zorlu Haliç'te Yaşayan Sımorılar.... sabah 07.____........ Çatışma haberinin merkeze intikaliyle birlikte Asayiş Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa....... tim amiri çatışmayı yöneteceğine göre yaralı polisi almak görevi bana düşüyordu. Bölüm: Devlet Kırsal alandaki çatışmalarda dağın zirvesini alan......... 1 .. __..... ateş ile birlikte bazı militanlar düşmüştü.30 gibi başlayan çatışma saat 09. îlk..........

anonslarla bu kahraman polis zorla geri çekildi.... Yeni yaralılar olabileceğinden hemen bölgeye dönmem gerekiyordu. Çok yakınında farklı cephelerden ateş edilmediği sürece mevzilere kurşunla tesir etmeyeceğini... hangisinin daha fazla aktığım bilmiyorum... Bu sorulan kendime soruyordum ama on beş dakikalık mesafe hâlâ bitmemişti..................... tüm militanların ölü ele geçmesi ile neticelenmişti..... O zamana kadar hep militanların yerini tespit edip kısa sürede imha ederek bu bölgedeki olayların ve çatışmaların bitirilmesi gerektiğine inanıyor ve bunun için uğraşıyorken....... helikopter daha Diyarbakır'a gelmemişti.... görülmeden çevreyi görebilecekleri mevziler oluşturmuşlar.... Dakikalar bile aylardan daha uzun geliyordu. bir yandan da dağda çatışan bu insanları düşünüyordum. Olacak şey değildi...... gencecik insanlardı..Timler militanların bulunduğu yere en fazla 100 metre mesafede iken bir polis tek başına ta içlerine kadar gitmişti... Ateş kesilerek. etraflarını küçük taşlarla örerek...... niçin ölüyorlar gibi sorular zihnimde dolaşıp durdu.................. Bölüm: Devlet Polisin yarasından akan kanla benim gözümden akan yaşlar birbirine karışıyordu... neden onlar ölmeye mahkumlar....Bir ara bir polisin militanların siperlerine kadar gittiği anons edildi........ ilk defa........... Ambulans bekliyordu. neden gencecik insanlar ölüyor.. yüz 128 ... yanınızda biri ölüyor ama siz hiçbir şey yapamıyorsunuz........... çatışan kişileri değil uzaktan...... daha sonraki bir operasyonda yine böyle gözü karalığı ve cesareti nedeniyle şehit olan Mehmet Elçin'di........ beyinde tahribat yoktur diye bu genç için dua ediyor.... ölmeleri şart mı. ile kazarak kendilerine siper yapmışlar... kim olursa olsun hiç kimse ölmeden bu işi halledebilmeyi diledim.. Bunun başka bir çaresi yok mu..._ .. Bu polis.. yazık değil mı... Bir iki saat daha süren çatışma... Döndüğümde çatışma devam ediyordu............. Sonunda Diyarbakır'a vardık ve yaralı polisi piste indirdim.... 1 ... Daha sonra çatışma yerlerini gezerken gördüm ki militanlar çatışma anında çalıların içine girip yeri kasatura vs..___________________........_________........ Bugün bu sorulan sorup cevap-lannı almaya kalksam günler alır ama o gün bütün bunlar beş dakika içinde cevaplanmıştı. O an bir yandan inşallah kurşun sıyırmış tır...... bir an önce hastaneye varmayı düşünüyorsunuz......

....... kayanın yan tarafından sadece çevreyi görebilmek için bir gözünü çıkaracak kadar çıkıp ateş etmen lazım... Terör örgütlerinin mensupları benim en çok uğraştığım olağanüstü duyuyordum. Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi Meslek hayatım boyunca....................... gerek îstanbulda gerek Güneydoğuda kırsal alanlardaki operasyonlarda saatlerce süren çatışmalar sonunda güvenlik kuvvetlerine ciddi zayiat verdirebiliyorlar ve hatta çoğu zaman çemberi yarıp kaçmayı başarabiliyorlardı............ Asıl önemli olan............ bu konular hakkında kapsamlı ve donanımlı bilgiye sahip olmak çok önemlidir. Bölüm: Devlet metreden bile kimsenin göremeyeceğini.......... Fakat bence önemli olan onların yürüttüğü savaş değil.......... onları büyüten...... tehlikeli......... sadece tüfeklerden çıkan alev ve sese dayanarak yerlerinin tespit edildiğini fark ettim..................... Dışarıdan bakıldığında bu durum pek fark edilmese de işin içine girildiği zaman asıl marifetin bu olduğu görülür.. Biz hep karşımızda savaşan insanları görüyorduk ve onların yaptıkları bu olağanüstü savaşma çabalarım gözümüzde büyütüyorduk.. Haliç'te Yaşayan Simonlar_._________... O 129 insanlardı ifade ve onların yaşamları.. 1 ..............._ ........ o büyük düşünceyi getiren şeydi.. araç ve gereçlerimize karşı olağanüstü bir direnç gösterebiîiyorlar.......... Okumak...." demesine rağmen aynı hatayı bir kez daha yapması nedeniyle yaralandığını öğrendim....... faaliyet onlara tarzları.. hayranlık davalanna olan samimi inançları.... o büyük ruhu................. vurulursun.. iki defa ateş etmek için kafasını kendine siper aldığı taşın üzerine çıkarıp ateş ettiğini....................... Sınırlı bir kuvvetle bizim üstün silah. Maalesef daha sonra polisin şehit olduğu haberini aldık... ama özünde kendi mesleğiniz ve faaliyet alanınıza giren konulan iyi okumak.___________________......... olayları anlatmada gösterdikleri yetenekleri dolayısıyla .... kısıtlı kuvvetleriyle bizim karşımızda güçlü ve dirençli olmalarını sağlayan. yanındaki arkadaşı "Kayanın üzerine kafanı çıkarma....... en önemli şeyin bilgi ve bilgi elde etmenin yolunun da eğitim ve okumak olduğu kanaatini edindim....... Vurulan polisin arkadaşlarını dinlerken............ Eğitim konusu işin özünü oluşturacak kadar önemlidir............

. yazmaları ve kendi davaları ile öğrendikleri şeydi... bu görevi nasıl yerine getireceğini tüm ayrıntılarıyla anlatabilir...... Yine aynı şekilde örgütün üst düzey kadrolarından aşağı kadrolara gönderilen talimatlar da birçok açıdan şaşırtıcı gelebilir............... Genel bakış.......... Bu kişilerle konuşurken çoğu zaman eğitimleri ile ilgili çok önemli ipuçları alıyordum...___________________.... Bölüm: Devlet ilgili insanların okumaları..... bunun sonucunda kendi örgütlerinin nasıl hareket etmesi gerektiğini ve en nihayetinde kendisine düşen görevin ne olduğunu.._ ... hedefler...... ülkemize yansıyan bu gelişmelerin nasıl bir ortam yaratacağını. kesin ve net ifadelerle meselelerin anlatılması örgüt mensuplarının bilgi düzeyini ortaya koymaktadır......._________............... Bunu çok önemsiyordum..... 1 ........... bu kadar güçlü bir tahlil yeteneğine ve dünyadaki bütün meselelere bu gözle bakan bir anlayışa sahip değiliz.................. Bu talimatlarda-ki ifade becerisi... Bu... Bir defa olağanüstü bir ifade kabiliyetine sahipler. bu hedefe uygun çalışma......... Bu bakış açısını ve değerlendirme becerisini devletin memurlarında görmek mümkün değildir Fakat her örgüt mensubunun raporunun ilk başlangıcı bu türden çözümlemelerle başlar. dünyayı ve dünyada yaşanan gelişmeleri tahlil edebilir... okuduklarını karşılıklı anlatıp tartışarak daha geniş bir yorumlama becerisi edinme çalışmasını onlar eğitimden bile saymadıklarını gördüm.......... Özellikle teslim olmuş insanlarla sohbet ederken zaman zaman iki ya da üç ay boyunca bir eve kapanıp aynı kitabı tekrar tekrar okumak. Güvenlik kuvvetleri olarak biz.. yönlendirme...... eylem o kişinin veya grubun yaratıcılığına bırakılmaktadır............... Olayları çok açık ve net olarak anlatabiliyorlar..... Diyarbakır cezaevinde tanık olduğum ve aslında örgüt mensuplarının eğitime verdikleri önemi başlı başına anlatan harika bir 130 ............. örgüt mensuplarının nasıl yetiştikleriyle ilgili bir ipucu vermesi bakımından önemli bir konudur.. gözleriniz kapalıyken bir masanın üzerindeki bütün eşyaları görüyormuşçasına en ufak bir eksik ve fazlalık yaratmaksızın net olarak tasvir edebiliyorlar... Bir PKK mensubu kolaylıkla rapor yazabilir.... okuyarak kazanılabileceği inancındayım.... saptadığı siyasi ve sosyal gelişmelerin ülkemize nasıl yansıyacağını... bu özelliklerin ancak çalışarak........

.............. Bunlar yöneticilerin kaldığı özel bölümlerdi... Her katta sekiz tane tek veya iki kişilik hücreler bulunuyordu.......___________________...... Milli İstihbarat Teşkilatı olayı takip ediyordu... 1 ... Daha sonra yapılan araştırmalar sonucunda tünelin o zamanki adıyla yanılmıyorsam otuz dokuzuncu veya....... zaman zaman bazı örgütlerin lider kadroları da konuluyordu.................................... belli bölgelere götürmekle görevlendırildiklerini söylediler........... Fakat cezaevinden nasıl bir kaçış olacağını bilmiyorlardı... Diyarbakır'ın merkezinde tesadüfen ateşlenmiş bir kalaşnikof tüfek bulunmuştu. Diyarbakır cezaevinden kaçış planıyla ilgili bilgiler edildi.. otuz sekizinci koğuşta. Bu koğuşa sadece PKK mensupları değil...... örgütün ve hatta TİKKO gibi başka bazı örgütlerin yöneticilerinin de kaldığı koğuşta olduğu tespit edildi..... Dolayısıyla bizim bulduklarımızın örgüt mensuplarına ait olduğunu tahmin ediyorduk.. 131 .... Bölüm: Devlet olayı hiç unutmadım... Bu olayı takip ederken silah ve silahı tutan kütüklükler. Silahlarını bu şekilde sadece asker ve gerilla gibi sürekli silah ve şarjörlerini kuşanan insanlar taşırdı. İşte bu silahın kütüklük/rakt denen şarjörlerinin takılı olduğu palaska benzeri kemerin omuzdan geçirilerek uzun süre kullanılmış olduğunu gösteren kullanım izleri vardı.._________....... şarjörlerim saklama biçimi. Koğuş kendi içinde dört katlıydı............. Yerli halk ise silahlarını sadece kemere şarjörleri takarak kullanırdı.. Kendilerinin ve TİKKO örgütünün birer kamyon gasp ederek cezaevinin yanma gitmek ve cezaevindeki bir tünelden kaçmak isteyen kişileri alıp... köylününkinden kesinlikle farkı olduğunu ve net ve kesin hatlarla ayrıldığını bölgede görev yapan herkes bilir........... Bu olayı soruştururken bir grup örgüt mensubunu yakaladık........ cezaevi sürekli didik didik aranıyor ama tünel bulunamıyordu......... şarjörler ve bulunuş biçimi örgüt mensuplarının taşıdığı silahları ve taşıma biçimini çağrıştırıyordu..... Örgüt mensuplarının silah taşıma şekli. Varlığı kesin olmasına rağmen yeri bir türlü tespit edilemiyordu..................._ ....... Bu olayı tahkik ederken bir süre önce Bingöl kırsalında bir çatışmada ölen militanların eşyaları arasında bulunan şifreler çözüldüğünde..

.... o koğuşta kalan örgütün çok inançlı ve önemli kadrolardan biriydi....C....... mektupla nnı ele geçirip şifrelerini çözerek ve bir süre faaliyetlerine devam etmesine müsaade ederek sonunda tünelin yerini ve neden tüneli bir türlü bulamadığımızı uzun bir uğraşıdan sonra öğrendik............ Evet bu bir şaheserdi. Yapılan bir operasyonda uzun süre cezaevinde yatan ve daha sonra tahliye olan örgütün en dirençli yöneticilerinden S.... mahalledeki çıkış noktası ev ev aranmasına rağmen bulunamıyordu.... çözülüp gizlice polise konuşan olup olmadığı gibi kılı kırk yaran bir sorgulama yapılır.......'yi yakaladık... Bu kadar aramaya karşı bulunamaması normaldi. Tünel kazıldığı yönünde iddiaların ortaya atıldığı dönemde de cezaevindeydi. içlerinde ajan olup olmadığı... Cezaevine düşen her militan içerdeki örgüt yöneticilerince ifadesi alınır....._________..... Bunun üzerine tünelin çıkış noktası olduğu düşünülen cezaevinin mahalleye bakan bahçesine iş makineleriyle altı metre derinliğinde kanallar açıldı.......... Tedbir amacıyla buraya beton bloklar yerleştirildi. Örgütsel faaliyetlerin en ciddi ve örgütsel kuraların en uygun şekilde uygulandığı yerler cezaev-leridir......._ ....... Tünelin yüzde yüz varlığı biliniyor ama koğuş içindeki giriş noktası........... örgüt üst düzeyinden sürekli yazılı talimat gelir... kurduğu haberleşme ağma girerek. Bölüm: Devlet Cezaevi yönetimine durum bildirildi.......... örgütsel faaliyetler için Diyarbakır'da kalmıştı.. S... 1 . Aradan yanılmıyorsam bir yıl geçti............. Mucize tünelin girişi inanılması imkânsız biçimde dördüncü katta başlıyordu......... Herkesin zeminde olduğunu düşünerek giriş noktasını burada aradığı tünel dört katlı koğuşun en üstünde. 132 ....... Bu tünelin yapılış hikâyesi şöyleydi: Tüm cezaevlerinde olduğu gibi Diyarbakır cezaevindeki örgüt mensupları da sürekli dışarıyla haberleşiyorlardı.............. dördüncü katında tavandaki yan duvarda başlıyordu......... Uzun süre cezaevinde kalmış.............. efsanevi direnişlerin sahibi bu adamı izleyerek..C.... Bu koğuşa gittiler. operasyonun nasıl başladığı........ Dışarıdan. Fakat yine tüneli bulmak mümkün olmadı...___________________.. bir mucize idi... Tahliye olduktan sonra memleketine gitmemiş. hatta gösterilmese idi yıllar boyu da bulanamayabilirdi.... her yeri aradılar ama tüneli bulamadılar.....

........_ ..... hücrede ve gruptaki örgüt mensuplarının............. Bu durumun koğuş sorumlusuna anlatılması üzerine bir inceleme yapılıyor........ Hemen dördüncü kattan başlayıp iplerle aşağı inmişler....... böylece yumuşayan zemine halay çekerken sert vurmak suretiyle betonun 133 ...... Ardından bir eğlence tertipleyerek koğuşlardaki herkesin halay çekmesini istemişler... temizlik amacıyla kullanılan tuz ruhunu beton zemine döküp betonu yumuşatmışlar.... Yukarıdan aşağı doğru her iki hücre için bir tane olacak şekilde ve duvarları kolayca kırılabilen beş altı bacanın olduğunu görmüşler. Bir defasında yine genel ve teferruatlı arama olacağı haberi alınması üzerine...... Bunu firar için bir fırsat bilmişler....... talimat ve dokümanlarını gizlediği bilinen bir durumdu. hatta bu bacaların 6 7 sıra halinde koğuşun içindeki tüm hücrelerde bu bacaların koğuş tuvaletlerini havalandıran bulunduğunu................... sıva vs...... Zaman içerisinde bu bacaların kaçış için ideal imkânlar sağlayacağını düşünerek kaçış planları yapmaya başlıyorlar........ cezaevindeki eğitim faaliyetleri........... kendilerine ait rapor. ile kapatıldığını öğreniyorlar ve bunun gelecekte farklı amaçlar için kullanılabileceğini düşünüyorlar..........._________................ Yapılan incelemede cezaevi inşa edilirken tüm tuvaletlerin arka kısmında tuvalet kokularını dışarı tahminen 3Jt Oleik için katlı koğuşun tabanından çatı 4 katına kadar devam eden bacaların olduğunu. her militan hakkında cezaevi örgüt komitesinin tanzim ettiği değerlendirme raporları...... Bölüm: Devlet Sorgulamanın sonunda..... bu belgelerin yakalanmaması için koğuş duvarlarının kazılıp oluşturulan çukurlara gömülüp üzeri hafif bir alçı veya kireçle kapatılarak gizlenir. bir baca olduğu fark ediliyor....... Binanın zemin katının kalın beton olduğunu görünce........ çok miktarda örgütsel belgeye sahip tutukluların tüm belgeleri aynı yere gömmek için hücre duvarını fazla kazmasıyla tuvaletin arka kısmında bir boşluk. sor gulama tutanakları ile birlikte hata eden.___________________.. cezaevi yönetimi ve diğer örgütlerle ilişkiler ve görüşme tutanakları ile ilgili belgelerden oluşan örgütün cezaevi arşivi oluşturulur.... Her koğuşta... sorguda zayıf kalan militanların özeleştiri raporları...... pencerelerinin tuğla.......... çözülen............ 1 . Ancak zaman zaman cezaevinde toplu aramalar olduğundan.

..... hatta bazıları büyük oranda hastalanıyordu........ Tabii tünelde çalışmak çok zor bir işti... İşte bu tünel kazılırken... ama üç kat aşağıda bulunan otuz militanın hiçbirinin bu olaydan haberi olmuyordu....... tünelde çalışan örgüt militanlarından tutuklu Hasan Atmaca günlük tutuyormuş..... aşağıda havasız... Tünelde bulunan bu günlüklerin tamamını okudum..... Ama bizim tünel dördüncü kattan başladığı için bu tedbir hiçbir işe yaramayacaktı.......... Cezaevi yönetimi....... Beni çok etkileyen. böylece tünelle kaçışa tedbir aldıklarını düşünüyorlardı. 134 .. havlu vs.... Çok ağır şartlarda yapılan bir iş olduğundan herkes bu güç işin altından kalkamıyor.................. İplerle 4 kat aşağı................. Daha garibi en üst katta bulunan dokuz kişi bu kazı işini yürütüyor.. mahkumların tünel kazıp çıkan toprağı tuvaletlere.. özel körüklerle hava veriliyor olsa da.___________________... nemli bir ortamda (her ne kadar körük kurmak suretiyle hava verilse de) çok zor şartlarda çalışılıyordu...._________......... sarsıcı anlatımlar vardı.......... Tünel girişi dördüncü katın orta hücresinde tuvaletin arka duvarı delin ip yaklaşık 40-50 metre ebadında alçıdan bir kapak yapılıp...... lavabolara vs.. şartlar çok zorlayıcı olduğundan insanlar dayanamıyordu....._ .. Günlüklerden anladığım kadarıyla tünelde kazma faaliyetleri her akşam saat onda başlayıp sabah beşte bırakılıyordu. çok önemli şeyler anlatan yazılardı bunlar. çünkü girişi dördüncü kattaydı... Aşağıya inip aşağıdan kazılıyordu. O zamanki cezaevi yönetimi tüm aramalara rağmen tüneli bulamayınca her ihtimale karşı koğuşun giriş katına kimsenin girmesine izin vermiyor........... Çıkan topraklar iplerle yukarı çekiliyordu. Bu tünelde çalışıp da kalıcı akciğer hastalığına yakalanmayan çok az insan vardı....... 1 .......... Tünele çok özel elektrik tertibatı kurulmuş... dökme ihtimaline karşı atık suları sürekli kontrol ediyordu........ bunun için mahkumlar da çıkan toprağı kazı yapmak için kullandıkları bacanın haricindeki diğer baca boşluklarına doldu-ruyorlardı............. Bu. eşine çok az rastlanır enteresan bir tüneldi.... Bu günlüklerde tünelin yapılış sürecini ve eğitimin önemini ortaya koyan inanılmaz.... Bölüm: Devlet kırma seslerinin duyulmamasım sağlamışlar ve tünel kazmaya bu şekilde başlamışlar.. sonra 6-7 metre toprağın altına iniliyor...

................... Daha sonra o zamanki Diyarbakır Sıkıyönetim Tali Bölge Komutanı General.... Bölüm: Devlet asmak için askılık vazifesi görsün diye kapak ortasına büyükçe bir çivi çakılmış.... Örgüt bu şartlan kendi kadrolarına da kabul ettirmiş........._ ... ondan sonra da herkes normal meşguliyetinde görünüyor. lasına yapalım...___________________........... biz de uyalım demişler....... sabaha karşı iş bitince kapak yerine takılarak çevresi ince alçı ve kireçle kapatılıp hiç kimsenin şüphelenmeyeceği normal bir duvar haline getiriliyordu................. böylece tüneli rahat kazma imkânına kavuşmuştu.. koridorda bile gezilmemesi şartlarını ileri sürmüşlerdi......... Böylece cezaevinde her şey normal seyrindeymiş gibi gösterilmişti......................... albay "Komutanım bu saatte arama ve 135 ........_________... Zaten içeride böyle bir düzeni tesis etmeyi isteyen idare de bu şartlan kabul etmişti.._................... Bu anlaşmaya göre birçok konuda mutabakatlar yapılmış......_............. Her gece bu çividen çekilerek kapak açılıp tünele giriliyor.............. Ancak tutukluların rahatsız edilmemesi için gece araması ya da tedbir vs.... amacıyla koğuşlara gardiyanların gelmemesi.. Biz kırsaldan gelmiş olan militanları yakalayıp tünelin varlı ğım öğrendiğimiz an önce cezaevi dışında özel harekat timleriyle tedbir almıştık.. cezaevi komutanı albayı gece geç saatte çağırmış ve tünel kazıldığı yolundaki bilgilerimiz üzerine cezaevinde arama ve sayım yapmasını istemişti..................... Tünel kazma faaliyetleri öncesinde militanlar bir bahaneyle sürekli isyan çıkarıp cezaevi yönetimine problem yaratıyorlardı. örgüt yöneticileri ile anlaşmışlar................ Her gün saat 22'de kazma işine başlamak için saat 21 'de sayım veriliyor.......... sabah erken kalkmayı kabul etmişler... Cezaevi yönetimi. 1 ...„....... Kazmaya başlamadan önce o zamanki cezaevi yönetimine bir anHaliç'te Yaşayan Sımonlaı. Hiçbir olay ya da direniş olmadığı için de gardiyanlar... özellikle tünel kazmayı kolaylaştırmak için o zaman kadar sayım vermeyen. geçmişteki direniş olaylarından çok fazla çekmiş olduklarından bu öneriyi ziyadesiyle memnun olarak kabul edip... ........ istenilen saate istenildiği gibi davranmayan örgüt mensupları gece saat onda yatmayı.......... kurallara siz de uyun.. askerler normal mu t ad aramanın haricinde koğuşlara girmiyorlardı...... -.

. Diyarbakır'ın içinde olduğu olağanüstü hal bölgesine özgü çıkarılan bir kanunla herkes bir ay içinde elinde bulunan silahlarını getirirse silahların ruhsata bağlanacağı duyurulmuştu........_________................... duşlarını alıp biraz uyuduktan sonra tekrar normal günlük hayatlarına devam ediyorlardı.______...... devlette ise panik yaratacağı varsayılarak olağanüstü bir dikkat ve gizlilikle takip ediliyordu............. saat 22'de tünele girip sabah 5'te çıktıktan ........ silahın yedek şarjörlerinin taşınma şekli itibarıyla (mahalli olarak rakt denen beş 136 . _..... Böyle bir olayın örgüte büyük moral vereceği ....... 1 .........." demişti...... Tünel kazarak cezaevinden çıkacak kişilerin kaçırılması ve yurtdışına çıkarılması sürecini dağdaki bir grup doğrudan Öcalanin yönetiminde organize ediyordu.. Kolordu Komutanına durumu bildirmiş ve sabah saatlerine kadar veya sayım yapılamamıştı...... Silah alımları sırasında insanlar deneme yaparken kazara silahlar ateş alıyordu............____.................... Normal olarak bu olay.... bünyesi sağlam olanlar her gün zor şartlarda çalışıyor..... Tünele kazı için inen...... Ve cezaevi kolorduya bağlı olduğu için General. _____...... Bölüm: Devlet sayım yapamam............. Bunun üzerine ruhsatlı silaha sahip olmak isteyen herkes silah almaya başlamıştı.. onlarla mutabakatımız var......... Kasıtlı kendilerini rahatsız ettiğimizi ileri sürerek direnirler.. Kazma faaliyeti bu şekilde 6 aya yakın sürüyor........ Örgüt açısında iyi giden bu olayda ilk terslik bir silah atma olayının terörle mücadele şubesine aktarılarak soruşturulmasıydı.._ ........_............... Örgüt bu olaya ha yat i önem veriyordu.. O tarihlerde Diyarbakır merkezde bir silah atılması olayı karakola intikal etmişti..___....1... sonunda tünel bitiyor........_. Sayım yapıldığında eksik yoktu ama günlerce süren aramda tünel de bulunamadı.......... Bir ara Hasan Atmaca kafasını dışarı bile çıkarmış........ Bölüm: Devlet sonra o zamanki su ısıtıcılarıyla hemen su ısıtıyorlar....... yeni çıkan kanun dolayısıyla silah almak isteyen birinin bakıp incelerken silahı yanlışlıkla ateşlediği yönünde yorumlanıp basitçe geçiştirilmesi gerekirken..........___________________......... etrafa bakıp tekrar geri inmiş Çünkü henüz kendilerini götürecek örgüt mensupları ile mutabakata varmamışlardı..

........... Daha sonra durum güvenli olduğundan emin olunca tekrar planı işletmeye çalışmışlar ama bu sefer de bizim bahçeye kazdığımız kanal ve beton engeller değil ama gelen kış mevsimi onları engellemiş. çünkü zaten tünelin ortaya çıkması her şeyi ortaya dökeceği için günlüğün anlamı olmuyordu. saat sabah 5'e kadar pis ve karanlık bir yerde... Militanlar olayı tam anlamak..... tünel kazanlar arasında en güvenilir kişilerden birinin tahliye olmasıyla birlikte onun dışarıdaki işleri organize edeceğine sevinirken bu kişinin bizini kurduğumuz basit istihbarat ağına takılmasıydî.... Bu günlükte Hasan Atmaca şunu yazıyordu: "Arkadaşlarımın çoğu tünel kazarken oksijensiz. bu kişilerin araç gasp ederek tünelden çıkacak militanları kaçıracak tim olduğu anlaşıldı.............. Büyük umutlar bağlanan..._ .. Ben de her gün veya günaşırı aşağı iniyordum. Bünyesi sağlam olan iki kişiden biri bendim.... Tahkikatı derinleştirmemiz sonucunda bu silahların cezaevinde tünel kazıp kaçmaya kalkan militanlara dışarıdan yardım etmek için gönderilen PKKTılarm silahlan olduğu. Sonra bu timin yakalanması..... Akşam saat 22 de tünele iniyor....... havasız ortamda kalmaktan ve cezaevinin zor şartlarından dolayı hastalanmış......... onlardan edinileıı bilgiler ışığında cezaevinde tünel arama faaliyetlerimiz....._________.. bir kısmı tüberküloz olmuştu........ yağan yağmurlar sonucu tünelin suyla dolması üzerine suların çekilmesi için yaz başını beklemeleri gerekmişti. 1 .... operasyon hakkında kesin bilgiler almak... Tünel kazma olayı ile ilgili olarak normalde günlük tutmak yasak olmasına rağmen tünelde yazmak ve bulundurmak serbestti..... Bu kişiden elde edilen dokümanları ve şifreleri çözerek tüneli ortaya çıkardık.... Bölüm: Devlet altı yedek şarjörün takılı olduğu taşıma kemeri ve sistemi) normal vatandaşın taşıdığı şekilden çok örgütün taşıdığı tipe benzemesi üzerine bu olayın soruşturması Terörle Mücadele Şubesine aktarıldı.... Çoğunlukla da her gün iniyordum...... tuzak ihtimaline binaen bir süre beklemiş..................... Aşağı inmekte zorlanıyorlardı.. en son cezaevi bahçesine kanallar kazıp beton bloklar yerleştirmemiz sonucunda kaçış planı bir süre sekteye uğramış.................................................... fedakarlıklarla yapılan mucizevi tünel olayı böylece sona ermişti..___________________. 137 ........ İkinci aksilik ise operasyon sonrası yeniden işe başlayan örgüt........

...... var eden........ Verilen ceza çok büyük değildi ama hiçbir şeyin eğitimin ihmal edilmesine gerekçe olamayacağı açısında önemliydi...... saat 9'da sayım. ne de o tünelde bu çalışmayı yapacak kişiler olurdu.. Erken kalk..._________....... Buna katılması şarttı........ Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam 138 ........ Katılmadığında nularla ilgili alt kadrolara eğitim bile vermişti.. Bu cezayı verenler aslında Hasan in yaptığı işi. Eğitimin konusu anımsadığım kadarıyla ya kapitalizmin ya Marksizm'in ekonomi politiği.... Katılmakta zorlanıyor daha doğrusu... Geç kalınca örgüt yöneticileri toplanıyor......... hiçbir şekilde kurallar dışına çıkmak tasvip edilmiyordu.. Ama örgütün bir da hemen örgüt yöneticileri tarafından kendisine ceza verilirdi......._ ............................... 1 ........ Hasan Atmaca PKK'mn eski............ Verilen ceza üç gün sigara içmeme veya iki gün hiç kimseyle konuşmamaydı... Gece saat yirmi ikiden sabah beşe kadar çalışıp sabah erkenden eğitime katılacak kişi de bulunamazdı..... böyle bir insan tipi yaratıyor ve o insanı ortaya koyuyor....... düşünce yapısını oluşturan bu eğitim.. yemek ye.." İşte bu kadar yoğun çalıştığı için Atmaca bu eğitim programlarının bir kısmına katılamıyor....... Oysa asıl olan onu yaratan.... sanki bütün ağaçları yeşerten toprak misali düşünceleri şekillendiren ve var eden bu.___________________. Ama şunu da biliyorlardı ki bu eğitim olmazsa ne bu örgüt. 12 Eylül öncesi kadrolarındandı.... İşte bu eğitim....... Bu konulan eğitim yüzlerce defa okumuş... Sabahleyin saat 5'te tünelden çıkıyor ama bitkin bir vaziyette duşumu alıyor ve hemen yatmam gerekiyordu.... onun bünyesini bu güçlüğü zor kaldırdığım da biliyorlardı... Bu olay da eğitimin ne kadar önemli olduğunu gösteren unutmadığım olaylardan bir tanesi. Eğitime katılmadığından ceza alıyor... Saat 10'da ise örgütün çizdiği eğitim programı başlayacak. Her şeyin ateşleyici gücü. Örgüt kuralları böyleydi..... Biz bu eğitimin sonucunda şekillenen insanın faaliyet ve eylemlerini gördüğümüz için asıl olanın bu kişiler olduğunu düşünüyoruz.... Bölüm: Devlet çamurun içinde kazı yapıyorduk.... hatta seminerlerde bu koprogramı vardı................

.......... biraz geliştirilmiş cihazlardı................. Teknik cihazlar bu günkü gibi ülkemizde imal edilmiyordu ve çok pahalıydılar......... Bölüm: Devlet Teknik istihbaratla ve teknik aletlerle ilk kez başkomiser rütbesiyle Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekili olarak atandığımda tanıştım.. Diyarbakır'da göreve başladıktan bir i 39 müddet sonra odamda bulunan çelik bir dolaptaki cihazları tek tek çıkararak kontrol etmeye başladım...................... O zamanlar bu cihazlara TRM serisi diyorduk............... Tabii yalnızca bizim şubede değil pek çok....... çalışma biçimi olarak birincisine çok benzeyen ancak zamanın gereksinimlerine bir ölçüde uyarlanmış... 1 . Çok miktarda (belki 40-50 tane) elektronik cihaz vardı... Ama genel yapı itibarıyla kullanılması çok zor olan aletlerdi...... Ya bizim ihtiyaçlarımıza uygun değillerdi ya da Türkiye şartlarına göre üretilmemişlerdi... teknik çalışmaya merakım nedeniyle biraz zorlayarak. Bir müddet sonra MO serisi diye bilinen bir seri cihaz daha merkez tarafından gönderildi. Üstelik kaliteli ve amaca uygun da değillerdi.............. Bunlar şekil... başka şubede de durum aynıydı........_ .... Tamamına yakını hemen hemen hiç kullanılmamıştı................___________________..... Bir kısmı ise ne oldukları merak edildiğinden yalnızca bakmak amacıyla açılmıştı.._________............. biraz şartları en iyi şekilde değerlendirerek operasyonel çalışmalarda bu aletlerin bir kısmını kullanmaya çalıştım ve çok iyi neticeler aldım. Bu cihazlar da uzun süre 139 ....... Bu cihazların büyük bir kısmı orijinal kutularında daha açılmamıştı.... Bu kadar büyük rakamlara alınmasına rağmen hiçbiri kullanılmamıştı. Tekniğe.. Büyük bir kısmının 5-6 yıl önce alındığı belli oluyordu.. yapılan işlemlere baktığımda bu elektronik cihazların hiçbirinin görevde kullanılmadığını gördüm.. Daha sonra şubedeki evraklara.......... Uzunca bir süre bu aletler şubede kaldılar........... Tam olarak fiyatlarım bilemiyorum ama çok yüksek bedellerle alınmış olduğunu tahmin ediyorum..

....... Bu aletler hemen hemen her olayda.. Sonrasında daha kullanılabilir ama yine yüksek meblağlarda özel dizayn edilmiş sofistike bazı cihazlar alındı.... karşılaştığımız olaylarla ilgili deneyim ve algılamalarımız geliştikçe kendi hedef ve kendi ihtiyaçlarımıza uygun cihazları nasıl yapabiliriz diye düşünmeye başladık........... hatta mucizeler elde edildi... İhtiyacı belirleyenler.......... Milyon dolarlık bu cihazların büyük bir kısmı sonradan toplanarak imha edildi. genel amaçlar için üretilmiş küçük video kamera......... 1 . Bölüm: Devlet şubelerde tutuldu.... Diğer illerin tamamında kullanıldığını hiç zannetmiyorum.... Bunlar kısmen işe yarıyordu ama Türkiye şartlarına ve bizim uğraştığımız sahaya uygun değillerdi. Maliyetiyle kıyaslandığında pek fazla verim alındığından da bahsedilemezdi............. bazı görevlerde kullandıysak da çok ciddi yararlar elde ettiğimiz söylenemezdi........... fiili olarak bu işlerde çalışmamış yöneticiler veya taşrayı hiç görmemiş (merkezin imkânlarından faydalanmak için taşraya gitmek istemeyen) ama bulundukları yere kendileri gibi insanlardan başka kimseyi almadıklarından bu konuda kendilerini otorite gören merkezdeki kişilerdi..............._________......... istihbarat amaçlı üretildiği 1 Bölüm: Devlet için başka yerlerde kullanmak mümkün değildi..___________________..... Bu sahada bir süre çalışıp..... Belki bir iki dost ülkeye verilmeye çalışılmış olabilir ama büyük bir oranda toplanıp imha edildiklerini biliyorum....... Galiba bunlar özel amaçla........ Her yeni gelen Genel Müdür döneminde daha iyi istihbarat almak adına hiç alt kademede çalışanlara sormaksızın...... Ne kadara alındı bilmem ama zannederim milyon dolarların çok üstündeydi..... Bu amaçla kurduğumuz basit atölyelerde küçük meblağlarla.........._ .. Hatta Türkiye'nin birçok ilinde bu aletler kullanılmıyor............. Çok az bir miktarda bir iki operasyonda zorlayarak kullandık... Milyon dolarlar 140 ... onların ihtiyaçlarını belirlemeksizin yeni cihazlar almıyordu....................... her ekip ve şubede kullanılmaya başlandı ve iyi neticeler....... fotoğraf makinesi gibi cihazları kullanarak çok daha etkili ve kullanışlı aletler ürettik. daha doğrusu kullanıl a mıyordu..

...987 yılında sıkıyönetim kalkmış onun yerine olağanüstü hal yönetimi kurulmuştu....... Bir gün Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde terörle mücadele amacıyla il genelinde neler yapılıyor............... 1 ...... Diyarbakır'da Güneydoğu'daki yedi terör yıldır olaylarını devam eden sıkıyönetimin hatta iyice durduramaması............ bunların çok fazla bir şey ifade etmediğini söyledim. Ancak bu cihazların geleceğinden haberdar değildik... eldeki bu cihazlarla hiçbir şeyin yapılamayacağını. Soğukça geçen bu toplantıdan bir müddet sonra bir gün dairede otururken Ankara Emniyet duydum... Görevliler kendilerine söylendiği gibi getirip cihazları teslim etti ve bunların Ankara'dan getirildiğini söylediler................... Zaman içerisinde bu konularda... Belki o gün bu bilgilerin tamamına sahip değildim ama daha sonraki çalışmalarımda ve görevlerimde gördüğüm kadarıyla tüm ülke genelinde o zamanlar hiçbir yerde telefon dinleme. teknik takip gibi herhangi bir teknik faaliyet gereekleştiriimiyordu. neler eksik vs konusuyla ilgili yapılan toplantıda bulunan o zamanki bölge valisi Hayrı Kozakçıoğlu neden teknik çalışma yapılamadığı.... Devi et in diğer kurumlarında da hemen hemen benzer olaylar yaşanıyordu.................... tırmandırması ve sanırım batı ülkelerinde gelen tepkiler üzerine 1........ Bölüm: Devlet verilerek alman cihazlar ise geldikleri gibi çöpe atıldılar çünkü faaliyet sahamız içinde hiçbir yerde kullanılamıyorlardı..._________..... neden teknik bilgi elde edilemediği konusunda bana çok fazla soru sordu................ özellikle İstihbarat birimine bilgi sağlama ihtiyacı doğdukça bu bilgilerin nasıl elde edileceği konusu sürekli gündemimize geliyordu... de kendisine (belki biraz da soğuk bir tutum içinde) teknik cihazlar olmadığım.......... Milyonlar ödeniyor ama satın alınan araçlardan hiçbir verim elde edilemiyordu....... daha doğrusu dinleme teyplerinin getirildiğini .......... Benim ilk göreve başladığım yıllarda (zannediyorum 1984 yıllarıydı) hemen hemen Türkiye'nin hiçbir ilinde terör ve istihbarat amaçlı dinleme ve izleme faaliyetinin olmadığını biliyorum... Ben......_ . Kutuları açtığımızda yanılmıyorsam içinde on dört tane teyp vardı.............___________________..... Yedi tanesi Revox dediğimiz büyük 141 Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Daire Başkanlığından birtakım cihazların...............

" dedi. Bölüm: Devlet makaralı teypler. 142 .......... Bana "Hayır....... sorgusu sırasında şehir merkezinde Önemli bir ismin bu tür faaliyetlerde kullanılabileceğini. Tesadüf bu 3^a....... On hattı nasıl dinleyecektik..... yansım narkotiğin kullanabileceğini söyledim........ şehirlere eleman gönderiyordu. bu kişinin örgütle irtibatının olabileceğini söyleyerek bu kişinin telefon numarasını vermişti...... bir kısmı ise Silvan ve Diyarbakır'da yakalanmıştı.... Yedi tanesi Uher denilen teyplerdi... tamamını siz kullanın........... On dört tane teybin...... İşte biz bu kişi kimdir diye araştırdığımız sırada şubeye teypler getirilmişti... ön dört hattı dmleyebilen (belki bir iki tanesi çözüm için kullanılsa bile on hattı dinleye bilen 3 on dört tane teyp bana çok fazla gözüküyordu... O zamanki imkânlarla PTT (bugünkü Telekom) ile Emniyet arasında kablo çekmeye ve ilk teşkilatı kurmaya başladık...... o günlerde PKK ilk şehir hücrelerini oluşturuyordu._________.... bunların yarısını bizim.. Bir gün Olağanüstü Hal Bölge Valisi'ne gittiğimizde teypleri sordu. Bu kişilerin verdikleri beyanlara göre.............. ama o zamana göre iyi yapılmış uzun vadeli dinleme cihazlarıydı............. on dört hattı dinleyecek bir aletin ihtiyacımızdan fazla olduğunu.... 1 ...... böyle bir şeyi yapmak çok büyük ve kapsamlı bir düzenleme gibi gelmişti bana. PKK ağırlıklı olarak kırsal alanda faaliyet göstermesine rağmen şehirlerde de örgütlenme kararı almıştı.._ ..... Ona teyplerin geldiğini.. Sinema filmlerinde gördüğümüz sinema filmi oynatır gibi büyük makaralı teypler. Alman ve Amerikan malıydı............. Revox teyplerle ise iki telefon hattı otomatik olarak dinlenebiliyordu.. bir kısmını Narkotik şubesinin............. Bunlar oldukça büyük........ hantal.... bir kısmım da bizim kullanabileceğimizi düşünüyordum.. Bunun üzerine süratle bunu nasıl yapılabileceğini araştırmaya başladık...... şehir merkezlerine örgütlenmek İçin gelip burada örgüt kuracaklar ve güçlenince kısa süre sonra kırdaki savaşı destekleyecek silahlı eylemler yapacaklardı.... Bu arada bir sanık.............. bunlar tek bir telefon konuşmasını otomatik olarak kayıt ederken..... İlk gönderdikleri elemanların bir kısmı Siirt'te... Hepsi yurtdışı kaynaklı...___________________.. Onlara ayrıca gönderilecektir..

........... almasına böylece güvenlik devleti kuvvetlerinin zorlamayı şehirlerde tedbir İlk sebep olarak hedefliyorlardı.. PKK şehirlerde evresini tamamlayarak şehirden kıra çıkmış...... Bir müddet sonra gelecek olan kişi telefonla arayarak geldiğini söyledi.... Tabii bu işler kolay olmuyordu.. Biz bunlardan Diyarbakır'a gelecek kişinin geleceği evin telefonunun dinlemeye aldık ve üçüncü gün bu kısmin bir görüşme yapacağını tespit ettik. hatta tarihi bir bilgiydi.. kırsalda eyleme başlarken yeniden şehirlerde örgütlenmek ve eylem yapmak için gelmeye karar vermişti...... Biz Diyarbakır'da dinlemeye başlamıştık 143 ama Hatay Emniyetinin ..... İlk dinleme olayımız...... Hatay Emniyeti de bu kişiyi dinlemeye ve izlemeye başladı....... Bu bilgiyi edinmiş olmak bizim için yararlıydı....... böyle bir kişinin geleceğini öğrenmiş olduk. Şahıs gelince izlemeye başladık...... Şahsı Almanya'dan arayan kişiler buraya geleceklerini söylüyorlar........ Adana Emniyeti de bu kişileri dinlemeye ve izlemeye başladı...... adresleri yurtdışından aldıklarını belirtiyorlardı........ Kısa bir süre sonra Adana şehir merkezini örgütlemeye giden kişilerin de olduğunu belirledik..........._________...._ .... örgütlenmek amacıyla şehir faaliyetlerine geldikleri anlaşılıyordu. 1 .___________________. harekete geçti... Şahıs daha yola çıkmadan. Adana ve İskenderun'a göndermeye karar vermişti ve ilk çekirdek birim... Bunun üzerine biz bu şahsı takibe başladık... İstanbul.... İlişkilerinin ve irtibatlarının nasıl geliştiğini görüyorduk...... Bu şahıs Almanya'da PKK yetiştirilmiş................ Bir müddet sonra bu kişinin Hatay bölgesini örgütlemeye gelen başka bir kişiyle irtibatlı olduğunu tespit ettik............. Bölüm: Devlet PTT'de ilk sistemi kurduktan sonra ilk telefon dinleme faaliyetine bu şahsın telefonunu dinleyerek başladık. kadrolarını Diyarbakır......................... Onu izlemesi için durumu Hatay İstihbarat Şubesine bildirdik..... Kırsaldaki militanları desteklemek ve onlar üstündeki devlet baskısını azaltmak amacıyla şehirlerde de eylemler yapmayı planlıyorlar..... Belki biraz şans ya da kader bilemiyorum ama o zamanın şartlarıyla bu kişinin telefonunu ilk kez dinlemeye başladığımızda inanılmaz bilgiler edindik...... Türkiye'ye faaliyet için gönderiliyordu........... şehir örgütlenmesi için gelen mensubunun tespitiydi..

........1.... kısa sürede aynı anda 5 ilde birden yürütülen bir operasyona dönüşmüştü......... Bu yüzden geç kaldılar._ ...... onlarca santral vardı. Bu çalışmanın adını Sakin Operasyonu koymuştuk............... Ama İstanbul'un şartları zordu.. ......... îşte bu yüzden sistemi biz kurduk.. burada baskı ve işkence yaptığı iddialarıyla adını duyurmuştu. Sınırlı oranda İstanbul ve Ankara'daki uyuşturucu operasyonları dola yısıyla bir dinleme faaliyeti vardı ama istihbarat ve terör amaçlı bir dinleme mevcut değildi. Bölüm: Devlet dinleme imkânı yoktu.....___________............ 1 ....___________________. O tarihe kadar hiçbir dinleme faaliyetinde bulunmamışlardı......... ..... Diyarbakır da başlayıp.. _ Devlet Bölüm: yılının sonuna doğru geldiğimizde Türkiye'nin hiçbir ilinde bir tek telefon dahi istihbarat birimlerince dinlen emiyordu... Daha sonra bizim ve Ad ana'daki militanların irtibatları sonucu İstanbul bağlantısının tespit edilmesi üzerine İstanbul Emniyeti zorlanarak İstihbarat Şubesinin dinlemeye başlaması zorlukla sağlandı.........__....... Bu cezaevinde yatıp da onun hakkında işkence hikâyesi anlatmayan yok gibiydi.... O gün için bizden sonra Önce İskenderun............. hepsinde birden sistemi kuraııtıy orlardı.... Dinlemeyi gerektirecek ilişkiler çıktıkça..... _. Merkez İstihbarat Daire Başkanlığının zorlama ve desteğiyle zorunlu olarak diğer iller de benzer sistemleri kurdu..............._________..............................._______....... Anlatılanların onda biri bile doğru ise hiçbir insanın başkasına yapamayacağı insanlığa sığmayan 144 ...... daha doğrusu 1987 1 44 _.... tüm iller ilk PKK eylemlerini önlerken... ................. Oktay Yıldıran yüzbaşı rütbesiyle yıllarca Divarbakır cezaevini yönetmiş... sonra da her yeni olayda ilgili illeri de bu sisteme zorladık ve onlar da dinleme sistemi kurmaya mecbur kaldılar........... İstanbul'da yeterli dinleme için gerekli sistem kurulamadığından PKK'nın İstanbul'da gerçekleştirdiği en büyük şehir eylemi önlenemedi. böylece sistem genişleyerek diğer illere de yayıldı..... Binbaşı Oktay Yıldıran İstanbul'da bir otobüste silahla öldürülmüştü.... PKK Yi m şehir içi faaliyet grubunu tespit etmiştik. ardından da Adana Emniyeti dinleme sistemi kurdu.....

....... Ama o bu noktada durmamış..... Bu defa da hakların teslim olarak değil. olayı PKKYım gerçekleştirdiği ve şehir hücrelerinin yönlendirdiği belliydi....... kendine fikren yakın asker ve astsubaylardan oluşan bir ekip kurmuş ve inanılmaz bir baskı ve işkence sistemi inşa ederek herkesi yıldırım s. işkence etmiş... Hatay.... Yıldıran ve onun cezaevindeki uygulamaları ve bunların neticeleri başlı.........._ ............. 1 ........ basma bir ilmi araştırmanın.. Bölüm: Devlet cinsten dehşet şeylerdi. Anlatılanlara göre cezaevinin komutanı aslında başka kimselermiş.... eylemlerine adan başlangıcında yakalanması sağlandı... Mazlum Doğan..... baskıya devam etmiş... hatta birden fazla araştırmanın konusu olabilecek kapasitede bir konu olduğu kanaatirıdeyim..........._________... direnerek alınabileceği herkesin zihnine yerleşmiş ve tüm cezaevi tümden PKKYım eline geçmiş ve ciddi bir direniş sergilenmiş.... Teslim olmak. o en ağır baskılarla mahkumlara..... Diyarbakır'a gittiğimde... sonra da baskıyla yeniden dirilterek direnişlerle güçlendirdiğini söylemektedir. Yıldıran zannederim iç güvenlik amiri imiş........ cezaevinden çıkan herkesten Oktay Yıldıran hakkında hikâyeler dinledim... Dörtyol ve İskenderun daki... militanları tutukladık............. Pek çok kişi YıldıranYn örgütü baskıyla susturup........ Olay............ îşte bu yüzden PKK nm Oktay Yıldıranı öldürmesi anlamlıydı.. Bunun üzerine operasyonu başlattık.___________________. Adana Emniyeti Adana merkezdeki tüm örgüt hücrelerine baskın yaptık........ Bu isyan da sonrası cezaevinde yönetim ve şartların ağırlığı üst makamlarca görülerek cezaevinin şartlan değiştirilmiş.... yaşananlar hakkında pek çok kitap yazılmıştı................... Kemal Pir ve dört mahkum kendilerini yakarak isyanı başlatmışlar ve devamında isyan tüm cezaevine yayılmış..... Böylece şehirleri örgütleyip ba ş 1 eylemlere ayam başlayacak olayın olan daha bir grubun...... 145 ... işte bu noktadan sonra cezaevi patlamış. cezaevindeki bazı militanlar haricinde tamamına yakını itirafçı olabilirmiş. Biz Diyarbakır merkezde. itiraf etmek yetmemiş........ Kimilerine göre eğer baskılar sonunda teslim olan. bizim dinlediğimiz hatlarda geçiyordu..... itiraf edenlere iyi muamele yapılsaydı..

Bu telefonlar dinlenerek doğrudan bu yöneticilerin tespit edilmesi gerekiyordu._________... yazı ve olaya konu olan meşhur Birinci MİT Raporu ve ardından ortaya çıkan olaylar ve gelişmelerin neticesi olarak bize geldiğini sonradan öğrendim............. 1 .............. İstanbul'daki emniyetçiler o zaman Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Bedük'e Ankara Kaçıkçılık Daire Başkanlığının kendisini dinlediğini söylemişlerdi................_ ...... aksi halde onların örgütlediği insanlara ulaşıp onları yakalayarak örgütün yöneticilerine ulaşmak çok zordu............. Rapordaki iddiaya göre Ankara'da bulunan Kaçakçılık Dairesi Başkanı Atilla Ay-tek ve grubu... aletlerin hepsini söktürüp devre dışı bıraktırmıştı..... irtibatları bilinemiyordu.... o da Emniyet Genel Müdürüyle Ankaradaki bir toplantıda bu tür cihazları talep etmişti... Kimse kimsenin kaldığı yeri bilmiyor.......... Örgütün yönetim kadrosu Avrupa'daydı... üzere emniyet mensupları ayrı bir grup halinde faaliyet gösteriyorlardı. bu işin gizli bir şekilde yapılmasından çok rahatsız olmuş. çünkü çok büyük bir gizlilik vardı............. dinleme aletlerinin olduğunu tespit etmişti... Bunun üzerine Saffet.................. Mutlaka böyle bir teknolojik desteğe ihtiyacımız vardı...........___________________... Arıkan Bedük bir gün Kaçakçılık Daire Başkanlığına baskın yaptı.... Bölüm: Devlet Bu olay aslında bana bu görevlerin nasıl yürütülmesi ve mücadelenin nasıl olması gerektiğini... Genel Müdür gerçekten Kaçakçılık Daire Başkanlığı binasının alt katında teyplerin.. örgüt lideri de Şam'da Öcalan'dı.. Kendisi dinlenmiyordu ama böyle bir dinlemeden haberinin olmaması... İşte bu arada Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu'yla yaptığımız toplantıda bizden istediği görevler için teknik cihazlara sahip olmadığımızı söyleyince.......... Neden ve nasıl geldiğini o zaman tam anlayamadığım bu telefon dinleme cihazlarının ülke gündemini çok meşgul eden ve binlerce haber..... İstanbul'da bulunan MİT görevlisi Mehmet Eymür ile dayanışma içindeydi...... teknolojiye başvurmadan bu tür operasyonların başarılı olmayacağını açıkça gösterdi.... Bunun üzerine Ankara'dan sökülen teyplerin hepsi getirilip Diyarbakır'da 146 ......... Ve bu olaylar esnasında İstanbul'da bulunan başta Mehmet Ağar olmak............... Bunlar doğrudan telefonla irtibat kuruyorlardı.

.... Bu olayın ardından bu şekilde gerçekleştirilen operasyonlar tüm ülke geneline ve tüm faaliyetlere yansımaya başladı... Bazen bir militanın aradığı bir telefon numarasını tespit edebilmek iki-üç saat... Burada da yine cihazın ibresinin yükselmesi veya ışığın yanmasını sayarak tek tek numara tespit etmeye çalışırdık.............. bazen de dört saatten fazla alıyordu........ bu günkü polis........ Eğer telefonları tuşluysa durum daha da zor-laşıyordu........ 1 . beşi çevirmiş seniz beş defa................ Bu defa eksik ya da hatalı numarayı öğrenmek için yeniden uğraşmak gerekiyordu................ PTT'de çalışan teknisyenler her çevrilen numarayı küçük bir yazıcıya yazma özelliğine sahip olduğunu 147 . Bir tek numarayı tespit etmek için günlerce uğraştığımız oluyordu.. Biz bu operasyonları yürütürken epeyce zorlukla karşılaşıyorduk........ İşte böyle bir olay ilk dinlemelerin.......... İşte bu sesleri önceleri yavaşlatıp dinleyerek saymaya çalıştık. Buna rağmen numarayı yüzde yüz doğrulukla tespit edemiyorduk... ilk teknik faaliyetlerin....... Bu yöntemin başarılı olmadığı zamanlarda vumetre denilen ve ses yüksekliğini gösteren bir alet kullanılıyordu. hedef kişinin konuştuğu telefonun yeni modern dijital bir santralden bağlandığını...._ ....... Bölüm: Devlet kullanmamız için bana verilmişti. ya bir numara eksik ya bir numara fazla ya da bir numara yanlış çıkıyordu. Takip ettiğimiz hedef bir yeri telefonla aradığında nereyi aradığını anlayamıyorduk............ Bana göre birinci MÎT raporu................ çevrilen rakam kadar kesilip açılıyordu ve bu kesip açılmalar rakam kadar ses çıkarıyordu.... İşte böyle çalışmalarla uğraşırken bu arada Hatay'daki arkadaşlarımız........ numarayı hiç çözemiyorduk....._________.... çekirdeğini oluşturdu..___________________...... Eğer biri çevirmiş-seniz bir defa.......... başka bir bölgede çok hayırlı gelişmelere nüve teşkil etmiş. çünkü telefon numaralarım çevirdikleri zaman çıkarttıkları seslerden numarayı çözmek mümkün değildi. santralin otomatik olarak numarayı verdiğini öğrendiler.... MİT gibi devlet güvenlik ve istihbarat birimlerinin kullandığı bilgisayar analiz ve telefon detay çalışmalarının çekirdeğini bu olaylar oluşturmuştur. sıfırı çevirmişseniz on defa telefon hattının açıp kapanması söz konusuydu... Yuvarlak kadranlı telefonlarda hat........

...... Bugün anında edindiğimiz bilgileri o günlerde bir ay geriden takıp edebiliyorduk..... ilişkili olduğu örgüt mensuplarını öğrenmeye çalışıyorduk.. Biz çevrilen tek bir numarayı öğrenmek için beş altı saat harcarken........._________.. O zamanlar Avrupa 148 ....... o zaman bir bilgisayar ortamında bu bilgileri sakladığımızda... şahsın telefonunun bu özelliği tanıyan her numarayı çevirmesinde çevirdiği numaraları tespit edebiliyorlardı.......... Bu yöntem gerçekleşirse..... bir kişinin aradığı bu tür numaraların öğrenilip öğrenilemeyeceğini sorduğumuzda...... bilgisayarla neler yapılabileceğini kavramaya başlamıştım. bildiğimiz yurtdışındaki bir örgüt numarasını arayan herkesin numarası bir komutla çıkarabilirdi. Aylık döküm içerisinde bir ay önce dinlediğimiz kişinin kimleri... numaraların bir aylık dökümünün alınabileceğini gördük............ 1 .. Onlar vasıtasıyla biz de bu kişinin aradığı numaraları deşifre etmeye başladık..___________________.. Bundan sonra sayıları az olsa da takıp ettiğimiz bazı hedeflerin aradıkları numaraların bir aylık dökümünü alıyorduk........ Küçük programlar yapacak kadar konuyu öğrenmiştim ama asıl önemlisi. İşte bunları takip ederken......_ ................... hangi saatte aradığına bakıp fikir yürüterek onun irtibatlarını.. pek çok sır keşfedilebilirdi. Bilgisayar ve teknolojinin önemini hissetmeye başlamıştım.................... Belli bir bilgisayar işlem merkezinde işlem yapılarak burada bir telefonun aradığı tüm telefon numaralarının öğrenilebileceğini.... santral bunu çok kolay tespit ediyordu. Bölüm: Devlet söylüyorlardı. Bu o günkü koşullarda inanılmaz bir gelişmeydi...... Oradaki arkadaşlar postaneyle görüşerek............... Eğer dijital bir santralde bir numaranın aradığı tüm numaraların kaydı tutuluyorsa.. O zaman çıkan aylık bilgisayar dergisine abone olmuştum ve her sayıyı okuyordum. Numarayı bize bildirdiklerinde hemen Diyarbakır'daki postaneye gittik... öğrenilebileceği yanıtını aldık......... Dijital santral dediğimiz bu santrallerin her ay sonunda fatura keserken aranan numaraların tek tek dökümünü liste halinde çıkarttığım gördük............ kafamda birden bir şimşek çaktı.......... Maaşımdan ücretini ödeyerek Basic ve COBOb dilinde basit bilgisayar programlama dersleri alıyordum.......... Bu arada bilgisayara merak sarmıştım...

Olumsuz görüşler gelse de.. çünkü bilgisayar öğrenmeye başlamıştım ve bilgisayarın sunduğu imkan ve olanakları görmüştüm.. uygulamada nasıl işleyeceği konusu belirsizdi......... Netaş'tan bir mühendis geldi..... Ona sorunumun ne olduğunu... Bu gerçekten yapılabilir miydi? Ben yapılabileceğine inanıyordum. herkes tedbir alsın diye 149 .......... Daha sonra Bölge Valisi.... bu konu bir defa benim kafama takılmıştı ve mutlaka yapılmalıydı.... Bakanlığına ve muhtelif başka yerlere görüş soruldu... sorguladım._ . bunun çok faydalı olacağını ve önümüzü açacağım Bölge Valisi'ne aktardım.. konuda uzman bir kişinin verdiği bu not üzerine böyle bir sistemi kurmaya karar verdik... Dolayısıyla eğer ben Öçalan in telefonunu bilgisayara kaydedersem..... takip ediliyorsunuz... Bu sisteme inanıyordum......... 1 . çünkü ben sadece teorik olarak konuyu anlatıyor... Bölüm: Devlet merkezi ve Oca lan Türkiye'deki faaliyetleri doğrudan yönetiyordu ve aralarında iletişimi telefonla sağlıyorlardı....................... geleceği ve teknik yapısı hakkında tereddüt duyuyordu.. ne yapmak istediğimi ve nasıl yapılabileceğimi anlattım. teknik olarak mümkün olduğunu belirtti..... Beni müddet dinledikten sonra sistemin işleyip işlemeyeceği konusunda tereddütlü olduğunu söyledi.. hem mahalledeki hem de apartmandaki insanlar kendilerinin ya da başkalarının takip edileceğini düşünerek birbirlerine hemen haber veriyor...Ş....___________________. onunla konuştuk. İçişleri....... Bu.. Hatta eğitim sırasında yazdırdığımız basit bir Cobol programı sayesinde çok önemli işler halledilmişti.. Ancak takipteki bu memurlar dikkat çekiyorlardı........ apartmanlarının önüne bir polis memuru yerleştirir............ Takibe aldığımız hedefleri izlerken........... Ancak Bölge Valiliği bu sistemin hukuki durumu....... giriş çıkışlar bu memurlar taralından izlenirdi.... onu arayan tüm numaraları çıkarabilirdim.. bu sistemin gerçekleştirilemeyeceği ve hukuken uygun olmayacağı yönünde gelen görüş olumsuzdu.......... Kısa bir not yazarak.._________......... Ne taş A..... Bu konuyu araştırmaya başladım....... bunun yapılabileceğini............ Böyle bir sistemin kurulabileceği..... İçişleri Bakanlığından.. polisler var. çalışmalarıma dayanarak başarılı olacağı yönünde yalnızca fikir yürütüyordum.'de bu işlerin başındaki kişilerle ve santral konusunda çalışan başka firmalarla görüştü..

.... hedeflerimizi takip ederken fark edilme olasılığının önüne geçmiş oluyorduk...... bu sayede biz de tüm takiplerimizi en azından rahat başlatıp sürdürebiliyor......... Cobol programına Diyarbakır'da çalışan tüm polis memurlarının adreslerini yazdık.._________............. işleyen Diğer yandan dijital verilerini bilgisayarların çalışmasını gördükten sonra....... Ama yol üstünde takip edildiklerini fark etmeleri daha zordu........ bu apartmanda ya da yakınlarında oturan bir polis memurunun olup olmadığım bu programı kullanarak tespit ediyorduk.... onu takip işiyle görevlendiriyorduk..... O zamanlar polislerin hepsi lojman imkânından yararlanamadığından kaldıkları adresleri tek tek bilgisayara kaydettik...... Bölüm: Devlet birbirlerini uy arıyorlardı... Takip ettiğimiz bir hedefin........ böyle bir bilgisayar yazılımıyla dijital santrallerin görüşme dökümlerini alarak.............. bir şubede çalışa bile onun amiriyle görüşüp geçici olarak bize yardımcı olmasını istiyorduk................ Evden çıktıkları zaman takip edilip edilmediklerini kontrol ediyorlardı... zira örgüt mensubu hedefler çok uyanıktı ve sürekli tetikteydiler..... diğer insanların hiçbir görüşmesine bakmaksızın sadece yurtdışındaki örgüt mensuplarının numaralarına yönelip bu numaraları arayan Türkiye'de örgütle irtibatlı kişileri tek tek tespit etmek ve bu tespitlere dayanarak 150 ..... 1 ............ Kimi zaman bu polislerin yanma kendi istihbarat polislerimizden birini de gönderi-yorduk. bir örgüt mensubunun evini tespit edince..... İşte biz Cobol programını kullanarak bir çare üretmiştik... Ayrıca o polis sayesinde o çevredeki kişi hakkında sağlam bilgiler tepiliyorduk. Polis memuru verdiğimiz görev gereği hedefimizin evden çıkışım bize bildiriyorlardı..... Bu sistem epeyce işimize yaramıştı........... böylece hem dikkat çekilmiyor hem de fark edilmiyorduk..... Eğer bu evin civarında bir polis memuru varsa....___________________........ böylece hedeflerimizi rahatça takip edebiliyorduk....... Sonuç itibarıyla bilgisayar teknolojisi ve bilgisayarın sunduğu olanaklar santrallerin benim çok işime alıp yaramıştı...._ . Buna karşı bir çare lazımdı........... Bizim takip ekiplerimiz evden daha uzak bir yerde hedefin kendi görüş alanına girmesini bekleyerek oradan takibe başlıyorlardı.. hemen hemen takip ettiğimiz her hedefin apartmanında veya yakınlarında mutlaka onu gören bir polis memuru bulunuyordu......... Polis memuru başka..

.... Menzir. Seçimler sonunda DYP'nin.... İzmir'e ve Bursa ya da sıçrama istidadı gösteriyordu.............. Diyarbakır'dan ayrılıp İstanbul'a geldiğimde en azından bu işi gerçekleşmesini sağlayacak maddi imkânlar İstanbul için ayarlanmıştı....... Beni İstanbul'a istemeleri üzerine bir istihbarat sistemi kurmak için gerekli hazırlıklar ve yaklaşık maliyetleri çıkarıp gönderdim. 19901ı yıllarda İstanbul'da terör yeniden artmıştı.. İstanbul'da artan olaylar yüzünden halk arasında terörün yine artacağı yönünde endişeli konuşmalar duyulmaya başlamıştı........ Bölüm: Devlet yapılan teknik takiple (hem dinleme hem İzleme) daha sonra ciddi operasyonlar gerçekleştirmek mümkündü.......... gönderdim.. Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı.......... İşte bu arada terör konusunda deneyimli olan Emekli Emniyet Müdürü Necdet Menzir önce DYP'den milletvekili aday adayı olmuş ama seçime katılamamıştı.......................... Polisler. Bunun başarılabileceğine tüm kalbimle inanıyordum...... benim görevdeyken en iyi anlaştığım ve güvendiğim müdürdü...... MİT Eski Müsteşar Yardımcısı Hiranı Abbas gibi pek çok önemli kişi katledilmişti...... Ve bir an önce yapılmasını istiyordum....... Herkes olayların önlenememesınden ve artmasından korkuyordu.... İstanbul'da artan olaylar Ankara'ya..... Daha İstanbul'a gitmeden.......... beni istanbul'a çağıran Necdet Menzir'e yapılması gerekenler hakkında yazılı bir not.. 151 ..._________... İstanbul'a... Sonra yeni atamalar yapılıyor ama netice yine değişmiyor....... Diyarbakır'da bunu gerçekleştirme şansım ve imkânım olmadı........ burayı iyi bilen. özellikle DevSol örgütü başta olmak üzere TİKKO ve diğer Marksist beninist sol örgütler silahlı eylemlerine devam ediyordu..... emekli askerler... Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç..___________________....... terör konusunda deneyimli Emniyet Müdürleri atanıyor ama terör olavları karşısında başarılı olunamıyordu................. Ama daha sonra Diyarbakır'daki görevim sona erip hiç istememe rağmen İstanbul'a tayinim çıktığı zaman İstanbul'da bunu yapabilmenin yollarım aradım..... 1 . koalisyon hükümeti kurması ve Demirci'm Başbakan olması üzerine Menzir emekli olmasına rağmen tekrar göreve getirilerek İstanbul'a Emniyet Müdür'ü olarak atanması gündeme gelmişti......._ .. terör olayları sistematik biçimde artıyordu..

........... Ama bunu nasıl yapmalıydım? Tabii Diyarbakır'da çalıştığım dönemde. muhabere telsizlerini tamir eden teknisyenler bulunuyordu..... Dinleme cihazı maalesef Türkiye'de yerli imkânlarla yapılamıyordu........ yani şimdiki karşılığı tahmini 3..5-4 milyon dolar civarında bir para idi........ bu konuda kapsamlı bilgilere sahiplerdi....... Devlet her alanda olduğu gibi eldeki imkânların yeterince farkında değildi............. 1 . öncelikle yapılması gerekenin dinleme sisteminin kurulması olduğunu biliyordum. her biri birkaç bin dolardı... Tek bir küçük aparat için beş yüz yetmiş pound istiyorlardı....._ ....... bir kısmı ben ayrıldığımda hâlâ duruyordu.......... Telsiz teknisyeni bu cihazların yapımı konusunda bir 152 . yani telefon hattına takılan ve teyple telefon hatları arasında bulunan sesi süzen.......... Bu aparat için İngilizlerin talep ettiği fiyat beş yüz yetmiş pounddu...... dinlemede edindiğimiz bilgilerin bize sağladığı fayda ve istihbarat toplama faaliyetlerimize katkısı sayesinde Diyarbakır'da hiçbir eylem yaptırmıyorduk..... Zaman içerisinde yapılan operasyonlar. için kullanıldı......... Yurtdışından getirtilme maliyeti de epeyce yüksekti..... aynı zamanda konuşma başladığında teybi çalıştıracak olan basit bir aparat istedik......... Kalan kısmı bomba imhasında çevreye verilen zararın tanzimi vs.. Bölüm: Devlet Bu sistemin kurulması için toplam maliyet 3 milyar TL idi... O sırada Emniyette... daha aşağısına inmemişlerdi................. hatta yüzlü rakamlara çıkmıştı. Diyarbakır'daki bütün örgüt mensuplarını denetleyecek hale gelmiştik.............. Ama bizim bunlara ihtiyacımız vardı. bir dinleme teybinin çalışmasını sağlayan bir ön aparat..... O zaman lar cihaz satışı için Bölge Valiliğine gelen İngilizlerden...5 milyon doları doğrudan bu amaca yönelik olarak harcandı.............. çok rahatlıkla operasyon yapabiliyorduk.. İstanbul'a vardığımda.... dinleme faaliyetlerine on dört hatla başlamıştım.... Teknik bir istihbarat sisteminin altyapısının kurulması için bu paranın yaklaşık 1... Telsiz teknisyenlerinden İbrahim'i alıp İstihbarat Şubesine tayin ettirdim...___________________.... Bu sayede ben ayrılmadan önce Diyarbakır'da dinleme kapasitemiz mevcut teyplerle birlikte altmışlı yetmişli rakamlara.._________.. Bugün gibi hatırlıyorum.

....... kolay taşman ve yüzde doksan isabetli Stringer füzelerinden birkaç tane PKK'ya verse durum ne olurdu acaba? Olaya bir de PKK açısından bakıldığında...... İşte Diyarbakır'da edindiğim tecrübe.. Almanya.. Bu inanç doğrultusunda çalıştım.." karşılığını veriyorlar... ile-riki kullanımlar açısından bana ciddi bir fayda sağlamıştı.... Ayrıca şunu düşünün.... hem de kalite olarak İngilızlermkinden kat be kat iyiydi....... 1 ....... Ve daha sonrasında İstanbul'a tayin olduğumda hedeflerim de çok belliydi. Öncelikle teknik alt yapıyı kurmam gerekiyordu......... Teknik analiz yapılabilecek bir sistem kurmam lazımdı. Peki.. eğer ABD helikopter ve uçaklar gibi hava araçlarına karşı kullanılmak üzere çok küçük... gerekli hazırlıkları...... Bu silahları sağlamadıklarında nelerin olacağını o bölgede çalışan ve şartları bilen askere sorarak cevap vermek gerekir............... Çok sonraları bu cihazlardan binlercesini seri olarak üretip diğer illerdeki birimlere de verme imkânına sahip oldum. AB tarafından desteklendiğini söylüyor................ insansız uçaklar.... bilgi birikimi ve orada gelişen bu teknik çalışma yöntemi..... ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı.... hem de maliyeti 10-15 TL'ydi..... Binlercesi çok küçük maliyetlerle üretilebüîyordu............. akıllı füzeler.. İngiliz firmanın 570 pounda (yani yaklaşık 2 bin TL) sattığı cihazı bizim teknisyen 15 TL maliyetle yapıyordu.. Cihaz Türkiye şartlarına göre tasarlanmıştı........ "Ocalan i size ABD teslim etti" deyince. gözüken manzara nasıldır? Türk devletinin kendine karşı kullandığı tüm silahlar.... PKK'ya karşı kullanılan en etkin silahlarınız olan kobra helikopterleri.._________... Bu şekilde işimizin çok daha verimli bir şekilde yapılabileceği inanandaydım... Bölüm: Devlet müddet çalıştıktan sonra bunları kendi yapacak hale geldi........ ön çalışmaları. gece görüş dürbünlerini size kim veriyor? ABD.___________________.......... 12 Eylül 1980 harekâtından önce yakalanmış binlerce teyp Gümrük depolarında yarısı çürümüş halde bekliyordu......... düzenlemeleri yaparak hedefime ulaşmış oldum... "İyi niyetle yaptıkları ne malum.............. 153 .... Geriye yalnızca basit bir teyp almak kalmıştı....... soruyorum. Türkiye'yi mi? Pek çok kişi PKK'rıırı ABD.. Onlardan satın alarak seri imalata başlamıştık.._ .... termal kameralar.

.......... Bu anlayışı Kıbrıs Çıkartmasında da görürüz.. Orada basit isyancılara karşı savaşılmasma.... dünya devletlerine de karşı mücadele ettiğimiz için başarısız olduğumuzu söylüyoruz....... AB ülkeleri.. 154 . insansız uçaklar.... Fakat......_________....... Güneydoğu'daki bunca askeri gücümüze. kullanılan en ağır yöntemlere.. ABD istese el altından 5-10 tane Stringer füzesini kendisine vererek savaşın kaderini değiştirebilirdi.. silah üstünlüğümüze............. Suriye ve Yunanistan'ın geçmişteki tutumları ve aldıkları pozisyon haricinde ortada olan objektif gerçeklere göre hiç tereddütsüz tüm ülkelerin Türkiye devletini desteklediği söylenebilir. yukarıda sayılanlara bakarak. yapılan tüm operasyonlara.___________________... en ulvi ahlaki sebeplere kadar farklılık arz edebilir.... ABD'nin desteği ile Türkiye........ Rusya gibi tüm büyük güçler tarafından desteklendiğini söylüyoruz...... hatta tüm dünyanın desteğine rağmen PKK ya karşı istenen başarının sağlan ama n ı a s m ı gururumuza yed i re meye r e k şuur altında başarısızlığımıza bahane aramak ve buna kendimizi inandırmak için PKK hin ABD....... Ortak şuurumuz. 1 ......... atılmış gibi bir anlatım hâkimdir. Oysa ABD Türk devleti ile her zaman iyi ilişkiler içinde olmaya devam ediyor.................. Bu desteğin sebepleri aynı veya kendilerine göre farklı farklı olabileceği gibi. AB ve diğer tüm aktörlerin Türkiye'yi desteklediği görülebilir................................ tüm dünyanın desteğiyle en küçük bir gücü bile yenmiş olsa büyük bir gücü yenmiş gibi kahramanlık hikâyeleri yazıp anlatmayı sever....... Bölüm: Devlet vuran savaş helikopterleri.. Yenildiğinde ise hele de sıradan ve kendisinden zayıf bir rakibe yenilmeyi asla kabullenemez... bahaneler arar.... destekleme amaçları da menfaat hesaplarından...... Hatta en önemlisi de....... gerçeği görmek istememenin tabii bir neticesidir..... Bu._ ....... kimi desteklediği herkesin bakış açısına göre belki farklı görülebilir ama herhalde en basit haliyle.. Böylece yalnızca PKK'ya karşı değil.. istenen noktayı güdümlü füzeler ABD den almıyor... kahramanlıklara imza.. Gerçekten kimin.... kendi gemimizin yanlışlıkla batırılmasına rağmen sanki büyük bir devlete karşı büyük bir zafer kazanılmış..... objektif olunduğunda ABD.. liderlerini (ÖcalanJ tutuklayarak Türkiye'ye getiriyor...

............. Birincisi bu olaylar.... Talabani'nin Türkiye Harekâtı Zorlama ile başka ülkede ve hasım gruplara karşı örgüt kurmak mümkündür ama böyle bir yapı da kısa sürede yok olmaya mahkûmdur. 1 .... tarih de bu mantık ve anlayışla yazılmıştır.. başarı ve başarısızlığı akıl...... Fakat gerçekleri kabul etmeyen.... ilim ve bilim çerçevesinden değil de kendi penceresinden bakan................. Daha sonra ortaya çıkan anlaşmazlıkların ardından savaş yeniden başladı....... hayatı.___________________.. özeleştiri yaparak karşılaştıkları sorunları çözmekte başarılı olmaktadırlar..................... ilim ve bilim ölçeğinde değerlendirmek herkes veya her ulus için kolay olmamaktadır. Gerçeği görmek ve kabul etmek._ ... ülke içerisinde yaşanan siyasi ve ideolojik olay ve durumları genel kabulün aksine dış müdahalelerin belirlemediğini ortaya koymaları ve sadece dış güçlere dayanan faaliyetlerin kısa sürede yok olacağını göstermeleri bakımından önemli olaylardır. Özellikle 19701i yıllarda Kuzey Irak'ta önce federe Kürt devletinin kurulması yönünde anlaşmaya varıldı............ yeterli etkinliği gösteremediğini bizim görmemizi sağlamaları açısından önem arz etmektedirler.............. özeleştiri yapamayan....... her zaman kendini doğru ve haklı gören bizim gibi uluslar ise her zaman hüsrana uğramaya mahkûm olmaktadırlar.. Ülkemizde yaşanmış iki örnek olayı............. bir süre sonra kendi aralarındaki çekişme ve mücadele sonucunda Celal Talabani Saddam Hüseyin ile 155 .._________....... Bunu yapabilen uluslar hatalarını kabul edip yaşanan yanlışlıklardan ders alarak.................... İkinci olarak da ülkemizde meydana gelen çok büyük olaylarda.... olaylara akıl............. Kuzey Irak'ta yaşayan Kürt aşiretlerinin en büyük iki kolundan Talabarıi ve Barzani ye bağlı kuvvetler yıllarca Irak rejimi ile savaşmışlardır.. o büyük devletimizin uyuduğunu..... Ancak Irakla savaşan bu iki aşiretin en büyük rakipleri de yine kendileridir.. iki önemli konuyu açığa çıkarmaları nedeniyle burada anlatmam gerekiyor.... Bu esnada önceleri Talabani ve Barzani birlikte Irak yönetimine karşı savaşırken........ Bölüm: Devlet Yakın tarihte meydana gelen pek çok olayda da aynı anlayış geçerlidir....

___________________.... Dağlık bölgede zırhlı araçlar vs..... Erzak hazırlandı... Paralar ve silahlar dağıtıldı.......................... az bir kuvvet desteği ve rehberliğinde Zap köprüsünü geçip... 1 ..... Beytüşşebap bölgesinden güneye yö-nelip......... Silah ve maaşı alıp kendilerim peşmerge yazdıranların.. erzak hazırlanmadığım gördü. Bir yandan Kuzey Irak'ta. güneyden kuzeydeki dağlara doğru da Irak kuvvetleri saldıracaktı...... yay çizerek Beytüşşebap'ı kuzeyden geçip güneye Uludere'ye 156 yöneldiklerinde bu defa ... yani doğudan batıya doğru Barzani'ye saldırırken.. ama daha girişte yüzlerce silah dağıtıp maaş bağladığı adamların......... Plan şuydu: Irak'tan..... kendi bölgesinde... kuzeyden yay çizip Uludere bölgesinde tekrar Irak'a geçmek üzere ilerledi....... Fakat yine de dağlık alanda Barzani yi yenmek zor olacağından Türkiye'den. Bilindiği üzere Talabani taraftarları daha çok Irak'ın İran ve Türkiye sınırına yakın bölgesinde.............. Barzani ise Şırnak'a komşu Ulude-re.......... Günü geldiğinde Irak'tan yola çıkan Talabani'ye bağlı silahlı birkaç bin Peşmerge Türkiye'ye girdi...... Bölüm: Devlet anlaştı. Uludere bölgesinde Kuzey Irak'a girerek Barzani'ye kuzeyden saldırmaktı..._________.... yani Kuzey Irak'ın doğusundaki bölgelerde yerleşiktir. Hakkâri'deki Kürt aşiretlerine para ve silah dağıtarak kendine bağlı bir güç yaratmak istedi.... parayı da yedikleri anlaşılır........ para ve silah alan herkese bir kimlik verilip isimleri defterlere kayıt edildi...._ . yani Kuzey Irak'ın batı bölgesinde yerleşiktir.......... hatta Celal Talabani Saddam Hüseyin yönetiminde görev aldı ve hemen akabinde Barzani'yi yok etmek için planlar yapmaya başladı................ Şemdinli ile Çukurca arasındaki bölgeden Türkiye'ye girecek Talabani güçlerinin buradaki milislerin destek ve rehberliğinde Türkiye içerisinden doğuya doğru geçip........... Barzani'nin hiç ummadığı kuzey cepheden saldırmanın başarıyı garantileyeceğini hesaplayarak Şadda m'dan aldığı milyonlarca dinarla harekete geçti. hareket edemediğinden ve tek cephede savaş zor olacağından Saddam ile anlaşan Talabani Barzani'yi yok etmek için plan yaptı.... para vererek defter üzerinde kurulmuş gözüken kendine bağlı Türkiye Kürdü peşmerge ordusunun yerlerinde olmadığını.. Çukurca sınırlarımızın güneyinde.. silahı satıp............. Ama Talabani güçleri bir kere bölgeye girmişlerdi....

............ Bunun üzerine Irak Türkiye ile anlaştı...... gizlice Irak devlet ajanları ile ilişkiye geçerek aldığı para karşılığında tüm örgüt kamplarının yerlerini..................... Resmen ülkede savaş oldu ama bizim devletimizin o bölgedeki kuvvetlerinin bundan haberi bile olmadı veya haberi olmasına rağmen müdahale etmedi....... Türkiye'de Uludere................. Barzani'ye akşama yakınlık süren duyan Beytüşşebap'taki sonunda yerleşik Mamhuran ve Gevdan aşiretlerinin kurduğu pusuya düştüler. Irakla sorunları olan ülkelerden aldığı dış desteklerle Kuzey Irak'ta kamp kurarak güçlendi.......... Yine daha yakın tarihte Irak Komünist Partisi (ŞUİ).. O sırada eğitim alanında olan örgüt ınilitanlan-na Irak helikopterleri (Rus savaş helikopterleri) saldırarak ağır zayiat verdirdiler... bir kısmı esir alınarak bizim aşiretler tarafından bağlanıp Barzani'ye teslim edildi........... Güneyde Irak içlerinden gelirken helikopterlerinin görülüp militanların kaçma ihtimaline karşı Türkiye'den hava sahasını kullanmak için izin istedi... silah depolarını bildireceğini söylemişti.. Doğuda Silopi üzerinden Türkiye'ye girip.. Uludere üzerinden derin vadilerin içerisinden hiç görülmeden uçarak bir anda örgüt kamplarına girdi.. 157 Böylece henüz gelişme . Beytüşşebap bölgesinde bazı kişileri...___________________. Sadece para ve bedava silah alan ama ideolojik olarak bu davaya inanmayan Beytüşşebap bölgesindeki Jirki aşiretinden Hacı Öter... Bölüm: Devlet Jirki............. O gün kadar müsademe yüzlerce Talabani pcşmergesi pusuda öldürüldü......_________............ 1 .. Evet Türkiye sınırları içerisinde Irak tarafından desteklenen Talabani peşmergeleri silahlı müfrezeler şeklinde Barzani'yi kuzeyden kuşatmak için harekât yaptı ve yine bizim aşiretler tara fında pusuya düşürülerek gün boyu süren çatışmayla bertaraf edildiler....... Helikopterlerden birine binen ajan kampları... silah ve maaş verip örgüte silahlı güç olarak kayıt etmeye başladı.......... Arkasından yine örgüte Uludere bölgesinden katılan bir militan.............................._ ...... hiç kimse kaça m a dan saldırdı. evlerine gelen 15 kişilik silahlı gerilla grubunu yemek yiyip dinlenmeleri ve banyo yapmaları için silahsızlandırıp ardından askeri birlikleri çağırarak bu kişileri Jandarma'ya teslim etti. hava saldırısı olduğunda saklanılan yerleri ve tüm depolan tek tek gösterdi.......

............ İSTANBUL 158 ... Yaşanan tüm bu olaylar...... fazla miktarda para ve silah verilerek bir anda çok güçlü bir silahlı militan grup oluşturulmak istendi.___________________................ Talabani veya emsali Kürt aşiretlerinin içinde bulunduğu toplumsal durum ve çoğunun dini açıdan muhafazakâr ve aşiret gibi geri bir sosyal anlayışa dayanarak örgütlenmiş olmaları...... öyle kolay kolay dış yardımlarla ayakta tutulamaz..._ .............. Bölüm: Devlet aşamasındaki örgüt bu iki olay sonucunda kendini t o parlay amayacak hale geldi ve etkinliği kırıldı. yürütülen davaya ideolojik olarak inanmayan kişilerle kurulmaya kalkılan her örgütün ya da birliğin kısa süre içinde yerle bir olacağını göstermektedir............ Kuzey Irak'ta Irak'a muhalif olan Barzani.............. Fakat bu davaya inancı olmayan kişilerden oluşan örgüt bir an için büyüyüp güçlendiği yönünde bir görüntü verdiyse de kısa sürede eskisinden daha geri hale geldi ve tüm yapı tamamıyla yerle bir oldu._____...................... Ancak Kuzey Irak'taki halkın sosyal durumu böyle bir örgütü olduğundan daha fazla güçlendirecek kapasitede değildi... davaya inanmayan.. belli süreçlerden geçmeyen. ideolojik örgütlerin dışarıdan destek ile büyüyüp güçlenemeyeceği ortaya çıkmıştır. Bu örgütler sadece kendi ideolojileri doğrultusunda faaliyet gösterirler.____........ _______.... Fakat dışsal faktörler devreye sokularak................. inanılan davanın başarısı için bir şeyler yapmak için değil menfaat elde etmek için örgüte katılan kişilerle bu işin olamayacağını göstermesi açısında örnek bir Haliç'te Yaşayan Simonlar.... başka kişi veya devletler kendi amaçları doğrultusunda onları kolaylıkla kullanamaz. yapı ancak bu kadarını kaldırıyordu.................... Irak aleyhine faaliyetleri destekleyen Suriye gibi sosyalist düşüncelere yakın ülkeleri....... sosyalist komünist ideolojilere sahip bir muhalefeti desteklemelerine yol açtı._________.. Belli sayıda militan ve örgüt vardı...._ ___ olaydır........................ Sonuç itibarıyla geldiğimiz noktada.. Irak Komünist Partisi hin içine düştüğü durum.......... Başka bir deyişle ideolojik örgütler sadece örgüt davasına fikren ve kalben inanan insanlar tarafında kurulup güçlenir.............. 1 ...

. kötü bir yer olursa gelirim._________.... Necdet Beyin Diyarbakır'da birlikte çalışıp tanıdığı terör deneyimi olan epey arkadaş vardı." demiştim. dinleme sistemi. Onun yerine Necdet Menzir İstanbul Emniyet Müdürü yapıldı. Ben de "İyi bir yer olursa gelmem. bir bilgi bankası ve analiz bilgisayarı kurmak olduğuna karar verdim." dediğimde.......... "Hayır bu rası hiç de iyi bir yer değil............ çok sayıda örgüt mensubu vardı." deyince ben de kabul ettim................ yanılmıyorsam Erzurum'a Vali olarak atadılar. Diyarbakır'da edindiğim tecrübeye dayanarak ilk yapmam gereken şeyin.. Diyarbakır'dan ayrılırken "Bulunduğum yere çağırırsam gelir misin?" diye sormuştu.. Necdet Menzir'ile çalışmak benim için de gerçekten çok zevkliydi...... Necdet Menzir Bey çalıştığım en yiğit....... aksine olağanüstü kötü bir yer.. Menzir Bey ilk atandığında benden İstanbul'a gelmemi istedi... 1 ....... gelmem..... Hükümet İstanbul'a bir çare mecburiyetindeydi.... Her gün polise yönelik bir saldırı vardı.................. O zamanki arkadaşlarımdan terör deneyimi olan Reşat Al tay in ve bir-ikı arkadaşın ismini verdim.. Bir müddet sonra benim ve diğer belirlenen arkadaşların tayini İstanbul'a çıktı.. gezmek için bile olsa hiç İstanbul'da bulunmamıştım...... her gün polise yöneİlk suikastlar yapılıyordu.....___________________........... en gözü kara. onun döneminde olaylar çığırından çıkmış Devlet Güvenlik Savcısı ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı öldürülmüştü...... en dürüst müdürlerden biriydi ve Diyarbakır'da çok iyi anlaşarak çalışmıştık.. ama uzaktan İstanbul'daki olayları takip ediyordum........... Geleceksin. Önce yanılmıyorsam Mehmet Ağar Emniyet Müdürü olarak görevliydi.. Benimle birlikte kimlerin gelebileceğini sordu...................... Bölüm: Devlet İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam İlk atandığım İstanbul'u hiç bilmiyordum....... "Efendim orası çok iyi bir yer... İstanbul'a gelmeden önce oradaki terör faaliyetlerinin önüne nasıl geçilebileceği üzerine düşünüyordum........ Mehmet Ağar'ı uygun bir görevle.... hiç görmemiş sayılırdım. İstanbul'da beni aradığı zaman çoğu kişi İstan bu İd a görev yapmak için çabaladığından........._ . Bu bilgisayar sistemi sayesinde örgüt 159 faaliyetleri hakkında bilgi .. ne yapmak la zımdı......

.......... Şubenin asli 60 ve geçici 60 olmak üzere 120 kadar mevcudu vardı...._________... benden önceki Şube Müdürü Salih Güngör (İSKİ tahkikatı İle ünlenen) Mali Şubeye geçmişti...... ama onlar da çok vasıflı değillerdi.........................._ . halbuki istihbarat diğer birimler gibi hemen atanıp devriye gezmeye benzemez.. 1 .... Bu atamayı yapanlar.. Öyle ki elde iş yapabilecek adam sayısı çok azdı.... şehri bilmiyorlardı.. Bu insanlar zorunlu olarak apar topar buraya geldikleri için kalacakları yerleri yoktu....... Altyapıya.... terörün bu kadar arttığı bir şehrin İstihbarat Şubesinde bir tane bilgisayar yoktu. Bölüm: Devlet toplamam mümkündü. tek merkezden yönetile-meyecek kadar genişti.. Emin Aslan benden önce atanmıştı........ ilk yaptığım şey aklımdaki bu düşünceleri uygulamaya geçirmek için hummalı biçimde araştırma yapmak oldu.. Durmuş Demirbaş'm Ankara'ya tayini çıkmış..... İstanbul'a geldiğimde........ Şubenin binası ve bulunduğu yer çok kötüydü ve alt yapısı hiç yoktu. Şube her açıdan çok kötü durumdaydı... teknik donanıma ihtiyaç vardı ve daha da önemlisi istihbarat personelinin faydalı olabilmesi için belli bir süreye ihtiyaç vardı...... bu konuda donanımlı elemanlara.. İstanbul'da göreve başladığımda benden önceki Şube Müdürleri bu kargaşa ve olayların seri yoğunluğu içerisinde bunalmışlar ve tayin edilmişlerdi. Türkiye'nin en büyük şehrinin..... polis evinde.......___________________... Hepsinin kendi özel sorunları vardı........... orada burada kalıyorlar.... çocuklarını..... Benim başladığım sırada şubede çok az sayıda eski amir kalmıştı..... sanki istihbaratçıların gelir gelmez terör olayları konusunda istihbarat elde edip terörü önleyeceklerini zannediyorlardı......... ailelerini memlekette bırakmışlardı.. Ayrıca İstanbul çok büyük bir şehirdi.... En küçük terör gruplarının elinde bile en azında birkaç tane 160 .. Ben İstanbul'a atanmamdan önce burada meydana gelen suikastlar ve yoğun terör eylemleri nedeniyle mevcut istihbarat şube personeli yetmediği için başka illerden görevli 60 istihbaratçı İstanbul'daki şubeye geçici görevle atanmıştı................... Bir istihbarat faaliyeti yürütülecekse bu sistemin kurulması temel şartlardan biriydi........ istihbarat birimi kurmayı ve bu şubelerin teknik dinleme ve izleme kapasitesinin artırılmasını istiyordum.......... Bu yüzden üç ayrı yerde merkez......

...... Dünyanın bütün gelişmiş ülkeleri.... Ülke adına... ne sistemi...._ .. Bu ülkede terörün azması için komplo teorilerine ya da başka ülkelerin destek ve müdahalesine gerek yoktu.............. Maalesef gerçek buydu.. teknolojiye bilgisayarlarını istihbarat hizmetlerinde kullanırken.. Ülkenin en önemli problemleri günlük tabirle Allah'a emanetti........ daha çok legal bilgi kaynaklarına yönelik kullanılıyordu.... işlerde kullanılıyordu.... Takip ekipleri zayıf.. var olanlar da görevde değil...... İllegal örgütlerin içine sızmış yardımcı istihbarat elemanı (YİE) denen ajan...... muhbir vs..... sahipsizliğe rağmen terör Türkiye'de çok da artmamıştı.... Daha garibi yalnızca bizde değil.. ne de bilgisayarı vardı..... Ankara'da İstihbarat Daire Başkanlığında var olan bir-iki bilgisayar ise daktilo en niyetine ileri rapor hazırlamak........ Bölüm: Devlet bilgisayar varken.. yazı yazma... üstelik kimliği bilinen takip edilecek terör örgütü mensubu sayısı da yok denecek kadar azdı veya asıl eylem yapan Dev-Sol örgütü elemanı değildi.... Terörle Mücadele Biriminde... göreve başladığım 1992 yılı başında buydu. kısmen arşiv vs..... önleyecek hiçbir sistem.... program... akıl.. 1 .. İçinde olmasam. Terörde bunca bedel ödemiş.......... Bu sistem... yok denecek kadar azdı. İstihbarat adma hiçbir şeyi yoktu......___________________... terörle mücadelede vazgeçilmez bir öneme sahip istihbarat biriminin hali.... 161 ... bu uğurda ölenler ve acı çekenler adma ağlanacak bir durum hüküm sürmekteydi... bizde bu amaçla bir tane bile bilgisayar kullanılmıyordu.......... Plan... gördüğüm kadarıyla MİT'te de bilgisayar bulunmuyordu... bu kadar sahipsizliğe... hesaplama... Bu... İstanbul İstihbarat Şubesinde tek bir bilgisayar yoktu. Aslına bakılırsa bu kadar boşluğa.. yıllarca terör olaylarından muzdarip olmuş bir ülkenin en büyük şehrinde ve olayların en fazla meydana geldiği bir şehirde...... hesapsızlığa inanmam zordu.......... ilim ve bilim adına yapılan hiçbir şey yoktu. Ne elektronik cihazı............. Terörün artması için ülke içinde her türlü koşul mevcutken.. teşkilat ve yapı yoktu....... O tarihte İstanbul'da dar kapasiteli bir dinleme sistemi var dı ama bu sistemle de ciddi hiç bir örgüt hedefi dinlenmiyordu.._________... sahip yazı yazmak için kullanılıyordu... Dinlenecek illegal terör örgütlerine dair telefon numaraları bilinmiyordu veya bu numaraları temin edecek kaynak ve yapı yoktu..

Bu işle ilgili olarak benim aradığım özellikler dürüst........ bu yöntem bilinmiyordu..................... olaylar o kadar çok ve hızlı oluyordu ki hazırlık yapmaya.......... çünkü benden önce hiç bilgisayar alınmamıştı. Tüm bu özellikler ancak beş altı kişide toplanabilirdi ve bu kişileri bir araya getirmek mümkün olmayabilirdi ama ben tüm bu özellikleri bir arada ve bir şahısta toplanmış 162 ... sorunların çözümü için mutlaka olması gerektiğine inandığım (bu konuda biraz yalnız kalıyordum.. İşte bu imkânlarla ve sorunlarla dolu bir şubenin başına geçmiştim........................... şartları zorlayarak Gayrettepe Emniyet binasının çatı katma bir kat daha ilave etmeye karar verdik.. Aklımda yapmayı planladığım işler için en ideal kişiydi.... sistem kurmaya imkân vermiyordu.......... bir yandan da nasıl alacağımı araştırıyordum. teknik olarak kimsenin bilmediği alanlarda oldukça donanımlıydı...... personele küçük bilgisayar eğitimleri vermeye başladım. Aslında bu tanışma..... belki de bu ülkenin kaderini değiştirecek bir tesadüftü..... Sonra süratle örgüt mensuplarından yakalanmış terör şubesindeki bilgisayarlardan bir iki tanesini ödünç alıp. Bu arada PTT'nin bilgi işlem biriminde çalışan çok nitelikli bir mühendisle tanıştım...... güvenilir ve ahlaklı olma._ ... gönüllü olanların asli tayinlerini buraya çıkardım.. her açıdan güvenilir bir insandı.... bir yandan bilgisayarları..... ayrıca ileri düzeyde teknik bilgiye sahip olmak yani bilgisayar ve telefon sistemleri konularında tecrübeli olmaktı... mesleğini çok iyi biliyordu.. Bu arada çalışacak yer sorunu vardı........ Bölüm: Devlet başlı başına bir kitap konusudur..._________...............___________________... alanının en iyisiydi...... Geçici görevle başka illerden tayin olanlar içerisinden gönülsüz olarak gelenleri memleketlerine gönderip...... Bu arada sürekli hayalini kurduğum.. çünkü herkes benim kadar inanmıyordu) bir bilgisayar sorgulamaanaliz sistemi diyeceğim bilgi bankası sistemini kurmaya çalıştım... Üstüne üstlük bir de her gün polislere yönelik eylemler meydana geliyordu.. O her bakımdan mükemmel bir insandı.................... 1 ..... bir gün Türkiye'deki terörü yazabilırsem orada kapsamlı olarak anlatacağım. Böyle bir kargaşa içerisinde önce basit manada personeli düzeltmeye çalıştım...... Birçok yeri araştırdım.

Hemen orada bana da gösterdi. deneme yapmış ve istediğim şeyin bir prototipini yapmıştı.... başka hiçbir şey düşünmeyen.. Sonuç olarak.. sosyal yaşamdan kopuk.. böyle kolayca gerçekleşemezdi...... 1 . Bir sistem kurma yolunda bu olağanüstü insanla karşılaşmamın ardından sonraki aşamada bu sistemin oluşturulmasında rol alan ve geliştirilmesine büyük katkı sağlayan Basriler.... Bu süreçten sonra yaşanan olaylar bu ülkenin kaderini etkilemiş.. Daha doğrusu bir anda karşıma çıkmıştı........... kolay ve basit şekilde kurulması ve bu kadar hızla 163 ..... İkinci defa yanma gittiğimde....... makulü ise yukarılar tarafında tamştırılmıştını.... milyonların yaşamının değişmesine sebep olmuştu. diğer arkadaşların Komiser İrfan diye kod-ladığı mühendis arkadaşla yaptığımız kısa bir iki görüşmede yapmak istediğim şeyi ve nasıl yapılabileceğini anlattım. İşinin ehli bir insanın elinde bu kadar basit olan bir iş Mösyö ile karşüaşmasam. Bu karşılaşma tamamen bir tesadüf olsa da ben bunun asla bir tesadüf olduğuna inanmıyordum........ kalbimle inandığım ama kimsenin gerçekleşeceğine inanmadığı......... en basit izahı ile kaderdi. anlattıklarıma dayanarak bir miktar veriyle bilgisayarında yaptığı basit programla............ bu mühendis bir iş gibi bile görmüyor.... Kimsenin pek anlayıp makul bulmadığı fikirlerimi dinledi ve fikirlerimin yapılabilir şeyler olduğunu söyledi... Bölüm: Devlet olarak bulmuştum..___________________...... yeni tanışmamıza rağmen ona inanmış ve güvenmiştim.._________. sadece geçmiş başarılarımı göz önüne alınca sen söylüyorsa n yaparsın türü sözlerle geçiştirdiği o hiç denenmemiş projeyi..... Bu işin mükemmel olması...... Bu tesadüf olamazdı.... Bu insanla tesadüfen karşılaşıp.... Benim gibi İşine sevdalı. bu kadar tesadüf bir araya gelemezdi. tüm.. yapılması çok kolay diyordu............ Musalar.... Süleymanlar ve diğerleri bu ekibe dahil oldu...... Benim Mösyö... işine odaklanmış........ tesadüf değildi....._ .......... kendisi için çocuk oyuncağıydı... beş milyonluk şehirde dört yıl çalışmasına rağmen iki tane sivil arkadaşı olmayan birinin karşısına aranan tüm olumlu özelliklere sahip biri çıkarılıyordu.............................. Yunuslar.. Netice olumluydu ve ona göre bu çok kolay ve basit bir şekilde yapılabilirdi ve hiçbir tereddüde yer yoktu........Mistik bir anlayışla karşıma çıkarılmıştı.....

... Daha sonra bu mühendis arkadaşla samimiyetimizi artırarak beraber çalışmaya başladık.. Zaten ilk tanıştığımız anda sanki yıllardır tanışryormuşuz gibi birbirimize güvenmiş... Mösyönün yaptığı basit ama işlevsel programlarla bu verileri günlerce süren forma bir ta işleme çeviriyor tabi böylece tutuyor.......... İstediğimiz verileri almak için ilgili kurum amirlerini ikna etmek gerekiyordu.. Mösyö/Komiser İrfan'ı hiç araştırmamış.......... Bu aşamada.___________________. İşlemlere başladık ve ilk uğraşlar sonucunda bir firmadan NCR marka bir bilgisayar aldık....._ . ilgili toplanması gerekiyordu (güvenlik çalışmalarını aksatmamak ve devletin gizli bilgilerim deşifre etmemek adına bu kısımlar kısa ve gerçek biraz değiştirilerek anlatılacaktır)............ yerlerden Daha sora bilgilerin nereden elde edilebileceğini kuvvetlerinin araştırmaya başladık.. kafamdakilerin ilk pratik denemesi basit manada yapılmıştı.... kullanılır sonra hale kullanabileceğimiz getiriyorduk............. Bilgisayarı kurduk..... Her şey benim kafamdaki gibiydi._________. ona yüzde yüz güvenmiştim. Hiçbir kurala bağlı olmaksızın kendiliğinden gelişen bir havada beraber çalışmaya başladık..... Tüm bunlar tesadüf olamazdı............................... bu özel niteliklere sahip bir insanla karşılaşmam ve gizliliği gereği kimseye açmadığım bu konuyu onunla konuşmam neticesinde gerçekleşmişti....... İstediğimiz verilerin terörle mücadeledeki önemini ve bunların kimseye zararı olmayacağını anlatarak sistematik bir şekilde verileri edinme imkânına en sonunda kavuştuk....... Mösyö hiçbir şey beklemeksizin sadece bilgisayar ve konuya merakı ve ayrıca devlete ve güvenlik kuvvetlerine yardımcı olma isteği ile çalışıyordu...... sevmiş ve ısınmıştık. Mühendis arkadaşım Mösyö/Komiser İrfanın bana yaptığı küçük gösteri benim gördüğüm en güzel bir demo idi............ 1 ........... Bölüm: Devlet geliştirilmesi...... hayal artık gerçek olmuştu. 164 . Aldığımız veriler doğrudan işimize yaramıyordu........ Resmi ilişki kurduğum herkes hakkında İYİLİ tlcLİCcl araştırma yapmama rağmen bu kadar hayati bir projede beraber çalışacağım kişiyi.............. Bilgisayarda işlem yapacağımız verilerin.................... dönemin Valisi ve Emniyet Müdürü devreye girerek sorunları aşmamızda bize destek verdiler.

sadece meçhulü bize söylemiyor..........._ .. Bölüm: Devlet Günlerce uğraştıktan sonra yavaş yavaş netice almaya başladık. Ayrıca özellikli kameralar........_________. yeni yol ve yöntemler bulmamızı ve tüm işlemleri kendi aklımız ve zekamızla yapmamızı sağlıyordu. Bir kahin................ Daha sonra başta Diyarbakır olmak üzere diğer illerde ve merkezdeki diğer istihbarat birimlerinin kullanımına açmaya başladık..... Gizli görevler için tasarlanmış obzervasyon araçlarına..... aynı zamanda tüm personelin ufkunu açıyor................. tabii ki başka araç... iki boyutlu çalışma biçiminden üç boyutlu bir dünyaya geçmek gibi bir şeydi...... Sanki başka bir boyuta geçmiş gibi... Çalışmaya ilk başladığımızda elimizde bir tane bile bilgisayar.___________________.. 165 ..... Bu yönde temin edebileceğim araç ve telsizleri araştırırken. gizli kamera yoktu... İstediğimiz takip esnasında kullanılabilecek küçük ve basit telsizlerdi ve frekanslarının kolay ayarlanabilir olması gerekiyordu.... yeterli takip telsizi........... fotoğraf makinelerinden birkaç tane... bu bilgileri yalnızca İstanbul İstihbarat Şubesi olarak kullanıyorduk....... hayallerim artık gerçekti.......... olağanüstü yetenekleri olan biri bize bu kadar yardımcı olamazdı........ fa brikad akil eri e görüştük. Falcı veya kâhin her şeyi bilse bile bize sadece bilgi verirdi ama bizim sistemimiz............ Hatta hayallerimin bile ötesine geçiyorduk..... takip ekiplerinin gizli muhabere edeceği telsiz ve diğer muhabere malzemelerine ihtiyaç vardı......... gizli kayıtlar için özel kameralara.... gereçlere ihtiyaç vardı. bir telsiz firmasının aracılığıyla ve firma temsilcisiyle birlikte Japonya'ya gittim............ Şubede kullanabileceğim 100 civarında telsizi tüm aparatları ve gizili muhabere etme imkânı verecek sistemi kurmak için gerekli tüm yedek malzemeleriyle birlikte temin ettim. Onlarla cihazların yan aparatları ve hangi telsizin iyi olacağı hakkında konuştuk.. Her şeyi akıl ve mantık ölçüsünde kendimiz buluyorduk..... İstihbarat faaliyeti için bilgisayar sistemi tek başına yeterli değildi...... 1 ...... İlk önce...... daha doğrusu görevde kullanılabilecek ucuz olan ne bulabildiysem belli miktar aldım...... Japonya'ya 100 tane telsiz almaya gitmiştik ama bu arada fabrikayı da ziyaret ettik.... Mucize gerçekleşmişti. yeni düşünme biçimlerini görmemizi..

.. ağırlığını da yüz seksen kiloya düşürmüştük.... bu kadar yer kaplamalarının nedeni de buydu.. 1 .....___________________... gizli konuşma aparatları...... İstanbul'da böyle bir takip telsiz sistemi ancak milyon dolarlara kurulabilirken. Basit bir ızgara teli gibi dokunmuş file benzeri bir kumaş veya ızgara benzeri sert bir malzeme ile rahatlıkla gizli kamera yapılabiliyordu.. Bu hali ile taşımamızın imkânı yoktu... zarar görmemeleri için muhafaza kutuları içerisine konulmuştu. takip elemanlarımızın birbirleriyle konuşabilecekleri bir telsiz sistemi yarattık....... Bir kamyon dolusu yükü.. yedek batarya ve yedek malzemelerin tamamım 42 bin dolara mal etmiştik.. Böylece bu küçücük odada kendi dinleme teyplerimizi. Bölüm: Devlet otele Telsizler bize Tokyo'da teslim edilecekti............ kargoya verilecek üç büyük valize ve uçağın içine alınacak büyüklükte orta ve küçük boy çantalara sığdırmış..... Sonra gidip büyük valizler aldık ve valizlere bu cihazları doldurduk... fotoğraf makinelerimizi yapmaya başladık.............. Çantanın herhangi bir yeri kesilerek ızgara şeklinde file gibi gözüken seyrek dokunmuş kumaş kesilen yere dikiliyor ve 166 ............... hem de inanılmaz ölçüde düşük maliyetlerle.. biz 100 adet telsizi.. üç tane de uçağın içine alınabilecek küçük el çantası dolmuştu... Tokyo'daki geldiğimizde telsiz siparişlerimizi bir kamyonun taşıyacağı büyüklükte paketlenmiş olarak bulduk. Aldığımız fotoğraf makineleri ve kameraları kullanarak gizli kamera yapma imkânına kavuştuk.. Onun gibi birkaç yetenekli memurla birlikte küçücük bir odada laboratuarımızı kurduk.... Gördüğüm basit bir gizli kamera yöntemi zihnimde birden başka şimşekler çaktırrmştı... Cihazlar................ cihazları bu kutulardan çıkıp çıplak hale getirdik...._ ............. kameralarımızı... O gün akşamdan sabaha kadar çalışıp.. Bu yöntem çok iyiydi ve tam bize göreydi........... Fakat havayolu şirketi bu ağırlıktaki bir malzemeyi de almıyordu........... Üç tane büyük valiz.... Ayrıca daha Önce Diyarbakır'da yanıma aldığım telsiz teknisyeni polis memurunu da İstanbul'a getirdim.......... Tokyo büyükelçiliğinde çalışan polislerle birlikte bu telsiz ve tüm aparatları kamyonetle elçiliğe götürdük.... Israrlarımız ve zor bela uğraşılarımız sonunda malzemeleri Japonya'dan uçaklara yükleyerek İstanbul'a getirdik...................._________.. Bu telsizleri süratle kurarak.......

... Kameranın merceği kumaşa çok yakın olduğu için ızgaradaki delikleri görmüyordu........ örgütün telefon kullanma biçiminin diğer normal insanların kullanımlarından farklı yönleri vardı...... biz de bu farklılığı ortaya çıkarmaya çalışıyorduk.....___________________....... Karşılaştığımız örgüt mensuplarının farklı yöntemler kullanmaya başladığını görüyorduk........... örgüt mensuplarının telefonla evden dışarıyı hiç aramaması...... numaraları bilgisayar içinden sistemindeki dışarının hiç kayıtlı aranmadığı..... Atılan tüm bu adımlar istihbarat alanında bize avantaj ve üstünlük kazandırmıştı. yani anormalliği . örgüt mensupları sabit telefonları hiç kullanmıyorlar veya çok az kullanıyorlar.... Bölüm: Devlet arkasına kamera yerleştiriliyordu.. Bir gizli kameranın maliyetinin yirmi-otuz bin dolar olduğundan bahsedildiği zamanlarda.......................... Sanki önünde engel yokmuş gibi doğrudan karşı tarafı görülebiliyordu. Sıradan insanın aklının almayacağı gizlilik ve casusluk örgütlerine taş çıkartır derecede özel dikkat ve disiplin içinde telefonlarını kullanıyorlardı....... asla evden dışarıyı aramıyorlar......_ ..... Dışarıdan bakıldığında kamera hiçbir şekilde görünmüyordu. Bizim işimiz de bu farklılığı algılayacak sistemi 167 kurmaktı...... Aynı zamanda bilgisayarlı sitemimiz ilk neticelerini vermeye başlamış. Hiç telefon kullanmamak da çok ayırt edici bir özellikti... ama bir kısmı da örgüte ait numaralardı..._________.......... Bütün ekiplerimiz bu cihazları kullanmaya başladı. kimi kısımlarına ilave parçalar takarak yirmiden fazla gizli kamera yapmıştık........ Bu numaraların bir kısmı oturuimayan ya da sıradan insanların farklı mazeretlerle az kullandığı evlere aitti.. nadiren dışarıdan aranan numaraları süzdüğümüzde karşımıza epeyce numara çıkıyordu.... biz yirmi-otuz bin dolara yirmi-otuz tane gizli kamera yapmıştık................. bu telefonların nadiren dışarıdan aranıyor olması bizim için önemli bir ipueuydu..... Bu kameraların çalışması için özel aparatlar.. İstanbul'da Bu ipucunu telefon kullanarak... 1 . bu sayede bizler de mesafe kat etmeye başlamıştık. evdeki telefonları sadece alarm durumları için nadiren kullanıyorlardı.... uzaktan kumanda edecek düğmeler yaparak.. Ama bu da benim için çok önemli bir ipueuydu.................... Ama bu yeterli değildi.............. Örgüt olağan seyirden farklı hareket ediyordu.

. 1 ........... Yakaladığınız bir militan ne yaparsanız yapın.. yurtdışı irtibatlarını sadece ankesörlü telefonla kurduklarını tespit ettik.___________________......... en fazla kendi hücresindeki arkadaşlarını ele verebilirdi............... Örgütün her hücresi doğrudan yurtdışına bağlı çalışıyordu... Örgüt mensuplarının sabit telefonlardan çok ankesörlü telefonları kullandıklarını...... Çünkü militanların birbirleriyle ilişkisi sadece Avrupa'yı tele fonla arayarak oradan randevu almaktan ibaretti...... dinlemeyi engelleyen inanılmaz özel ve gizli yöntemler buluyordu... İstanbul'da bulunan bütün militanlar belli aralıklarla yurtdışını arıyor.._________...... isterse de ihbarla yakalayın..... diğerlerini yakalama imkânınız bulunmuyordu....... Bölüm: Devlet algılayacak sistemi kurmak gerekiyordu.. yer ve 168 ..... Yani siz bir örgüt mensubunu ister örgüt içerisine yerleştirdiğiniz muhbiriniz vasıtasıyla..... klasik istihbarat... o kişinin size vereceği fazla bir bilgi yoktu.. İstanbul'da onlarca hücre vardı ama asla bir hücre diğer hücre ile yatay olarak ilişkiye geçmiyordu....... aynı hücre elemanları bile panikleyip birbirlerinden koptukları durumlarda mutlaka yurtdışındaki bir telefonla İrtibat kurmaları gerekiyordu...... yöntemleri ile yakalanmamak için her türlü tedbiri almıştı.......... Örgüt mensubu yurtdışını arayacak.... Örgüt klasik yöntemleri çok iyi biliyordu.. onlar buluşma ayarladıktan sonra tekrar aradığında buluşmanın tarih.......... Türkiye'deki ankesörlü telefonlardan Avrupa'daki ankesörlü telefonları aramak veya mobil telefonlar ve yurt içinde yabancı cep telefonları kullanmak gibi ancak uluslararası haber alma örgütlerinin kullandığı inanılmaz gizli yöntemleri kullanıyordu........... hatta kendisi bilgi vermeye istekli olsa da diğer hücrelerle ilgili hiçbir bilgiye sahip olmadığı için başka bir militanı size yakalatma imkânı yoktu... Çünkü onun randevuları ve bağlantıları yurt dışını telefonla arayarak almıyordu.. Yan yana çalışan iki kişinin bile doğrudan birbirleriyle irtibatı yoktu... Hele D ev-Sol inanılmaz bir teşkilattı........_ ......... ister fiziki takiple........... buluşa madiği/buluşmak istediği kişileri söylüyor................... yurtdışından randevu alacak ve o randevu ile diğer örgüt mensubuyla buluşacaktı........ Dolayısıyla örgütü öyle diğer klasik yöntemlerle takip etmek ve yakalamak çok zordu...

...... Bunun yanında militanlar uzun bir deneme dönemi sonunda bazı ufak eylemlerde denendikten sonra silahlı gruplara alınıyordu.... İlk göreve başladığım sıralarda her gün polise karşı bir silahlı saldırı oluyordu. 1 .................. kesin ve kısa sürede tespit ediyorduk....... buna karşı ne yapabileceğimizi düşündük...................... Kullandıkları bu olağanüstü özel yöntemi onlardan başka kimse kullanmadığından bu durumu lehimize çevirmeyi..... Bu olağanüstü güçlü yöntemleri.... Bir defa örgüt içine sızdırılan eleman eylem yapsa suç işlemiş oluyor. kendilerine hiçbir ödeme yapılmaksızın bu imkânları bize sağladılar.......... teknik alet ve cihazlarla kapatmaya Türkiye'nin çok akıllı..... ankcsörlü sokak telefonları ile gerçekleştiriliyordu.. Onlar ne kadar özel ve aşırı tedbir alırlarsa o kadar kolay.. PKK ve TİKKO gibi silahlı eylem yapan örgütlere ajan sokmak da mümkün değildi.... yapılıyordu ama bu çok uzun bir çalışmayı gerektiriyordu... onları herkesten ayırt eden bu özelliği onların tespitine yönelik kullanmayı düşündük ve bu yönde bir sistemi kurduk...... Sonuç olarak biz de bu bilgi alma açığımızı. Bugün dahi bu insanların yaptıklarının gerçek değerini bizim dışımızda hiç kimse bilemez..... Tüm bu muha bere......._ ........_________. haklarını kimsenin ödeyemeyeceği mühendisleri vardı ve o zamanki Türk PTT'sinde {bugünkü Türk Telekem) çalışan bu mühendisler............................ Bölüm: Devlet saatini alıyordu.... becerikli........ sanki yalnızca onların giydiği özel bir kıyafet ya da kullandıkları özel bir araçmış gibi diğer insanlardan onları ayrıt etmemizi sağlıyordu...... İstihbaratta en önemli bilgi akışı... Bu yüzden kısa sürede örgütlere ajan sokamıyorduk fakat o kadar çok saldırı ve suikast olayı meydana geliyordu ki c H. Onların sağladığı 169 . Geliştirdiğimiz sistem yalnızca Dev Solu değil...... Bu durumu fark edince. bugün saygıyla anılması gereken............. aynı yöntemi kullanan tüm örgütlerin militanlarını da ortaya çıkarmamızı sağlıyordu.. yapmasa örgüt kararlarına aykırı davrandığı için yaşaması mümkün olmuyordu......... İTİ cL na tahammülümüz yoktu... irtibatlarını böyle sağlıyorlardı..___________________. Ayrıca bizdeki Dev-Sol.. bilgi kaynağı eleman denen örgüt içerisine sızdırılmış ajanlar vasıtasıyla.

. hatta tüm Türkiye genelinde denetleyebiliyor...... imkânına sahiptik ve bu sayede örgütün her hareketini görebiliyor.. 1 ... Yeni mucizevî örgütü yöntemler bulmuştuk......._ ._________.... Örgütün muhaberesine nüfuz etmiştik... PKKlı. Militanları nasıl deşifre edip yakaladığımızı kavrayamıyor.. Kurulan sistem gerçekten harikaydı...... Tabii her 170 ...... Metinlerin hakkını unutmamak lazım. bu kanlıyorduk..... denetleyebiliyorduk....................... Örgütü bütün İstanbul....... daha harekete geçmeden onları yakalayabiliyorduk......... çılgına dönüyorlardı.................. Takip edilecek eylemci kanattan tek bir Dev-Sol hedefimiz dahi yoktu.......... Örgütün üst düzey elemanlarını takip ediyorduk. ben alnınıza Dev-Solcu diye yazı yazıp sizi göndersem kesinlikle bu kadar kısa zamanda..... istediğimiz gibi müdahale edebilirdik......... artık örgüt bizim denetimimize girmişti... sıradan elemanları takip edecek personel ve zaman..___________________.... faaliyet ve eylemlerini önceden bilip. Artık farklı bilgilere ulaşma.......... çünkü örgütün militanları kısıtlı bilgiye sahipken bizler çok kapsamlı bilgilere sahiptik. Fakat daha bir yıl dolmadan öyle bir düzeye gelmiştik ki. dinlediğimiz örgüt: içindeki önemli bir kişi veya hücreye ait hiçbir telefon hattı mevcut değildi. Örgüt artık bizim avucumuzdaydı. Örgüte müdahalemiz kolaydı..... Gerçekten de doğru söylüyordu....... Çok önemli militanları takip edebilecek konuma gelmiştik.. Dursun Karataş bir konuşmasında "Benim her gönderdiğim militan yakalanıyor...... nerede olduklarını ve hangi ankesörlü telefonları kullandıklarını tespit ediyorduk. yakalanamazsınız. gücümüz yetmiyordu.......... Onlar birbirlerinin yerini bilmezken biz biliyor. kaç Dev Sol hedefimiz var diye sorduğumda cevap sıfırdı..... TİKKOTu yazılsa bu kadar kısa sürede bu kişileri bulamaz ve eylemlere mani olamazdık. Bu nasıl oluyor?" diyerek içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatıyordu.. Mustafalarm.. artık örgüte ait numaraların tamamını olmasa da çok özel olanlarını dinleyebiliyorduk..... İstanbul'a eylem için gönderilen militanların alınlarına Dev-Sol'cu... bir mucizeyi gerçek kılıyordu..... takip ediliyor. İstanbul'a ilk geldiğimde takip edilecek kaç PKK.......... Bölüm: Devlet imkânlar sonucunda örgüt mensuplarını izleyebildik...

19701i yıllarda...._ ..... emekli asker........ Fakat bilgisayardaki bilgilerden şahsı sorgulamak saniyeler alan bir işlemdi.. İstanbul merkezli olarak eylemlerine başlamış..... terör örgütü olarak adlandırılan solcu.. 1980'de etkinliği kırılsa da hiçbir zaman tanı 171 ............ Oturduğumuz yerden pek çok olayı bilgisayarda tahlil etme ve anlama imkânına sahiptik.. böylece çok rahat bilgi toplayabiliyorduk.... Önceleri.............. bu bilgileri sorgulamak suretiyle olay yerine gitmeden bilgi temin edebilirdik.. buna karşı ne yapmamız gerektiğini düşünmeye başladık ve şunu fark ettik.... Dev-Sol.....___________________.. Bu durum....... o adreste kimin oturduğu.... ideolojilerden her türlü örgütün eylem ve faaliyetinin olduğu bir şehirdir..... Her adresi..................... Bunun için bulabildiğimiz bilgisayar ortamındaki her türlü dijital bilgiyi veritabanma ekleyecektik......_________.... Ama benim göreve başladığım sıralarda terör örgütlerince yapılan silahlı eylemler açısından tüm bu örgütler bir yana Dev-Sol bir yanaydı...... bizim sahamızda daha etkin ve verimli çalışabilmemiz için alman önemli bir mesafeydi... elde edilen bilgilerin doğru olup olmadığı gibi bilgileri anında görme imkânımız oluyordu.......... isim ortaya çıkıyordu.. MİT ve polis mensuplarına karşı en çok eylem yapan örgüttü.. Bölüm: Devlet gelişme ve karşılaştığımız soruna farklı çözümler aramaya başlamıştık................................. irticai vs... İstanbul Operasyonları İstanbul....... Eğer birtakım bilgileri bilgisayara yükleyerek bir veritabanı oluşturursak.... her olayı tahkik etmeye gitmek çok uzun zaman alıyordu.. Oluşturulan veritabanları sayesinde örgüt mensupları arasındaki ilişkileri ve irtibatları sorgulayarak fevkalade bilgilere ulaşabiliyorduk.... Yüzlerce adres. örneğin Pendik'teki bir adresi sormak için üç kişilik bir ekip sabahtan akşama kadar tahkikat yapıp bilgi edinmeye çalışıyordu.... bölücü. Kendimize ait küçük bir bilgi bankası oluşturup gerek olduğunda özel programlarla bu bankadan istediğimiz bilgiyi anında bulabilecektik. Böylece bir yandan örgüt mensuplarını bulup denetim altına alırken bir yandan da herhangi bir kişi hakkında bir ihbar old uğun d a ya da bir adresten şüphelenıldığinde... sağcı......... 1 .

...... 1990'dan itibaren büyük silahlı eylemler yapmaya başlamış..... iş cinayetlerden övünerek bahsediyorlardı............. örgüt.. Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç............. yaptıkları silahlı eylemleri tek fek sıralıyor..... onlar da okunamamıştı... bir eylem meydana geliyor. yoktu......... 1 .........de İstanbul'da göreve başladım.... bu operasyonda.. da çok ciddi dokümanlar ele geçirilmiş.... DGM savcısı Yaşar Günaydın. 8011 yılların sonunda cezaevinde firarlar ile birlikte yeniden eylemlere başlayan örgüt. Her geçen gün silahlı eylemlerini artırıyordu............ okumak için zaman ve imkân da.. emekli MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abbas........ 17 Nisan 1992'de bu defa örgütün silahlı birliklerinin yöneticileri saatlerce süren çatışmalar sonunda ölü ele geçirildi.........._ . bu 172 .. ama... hatta ülkenin güvenliği için bu kadar önemli olan en kanlı eylemleri gerçekleştiren Dev-Sol'a yönelik devlet cephesinde neler yapılmıştı? Dev-Sol'a karşı 12 Temmuz 1991'de büyük bir operasyon yapılıp. Silahlı Devrim Birlikleri (SDB) kurmuşlardı.. 12 Temmuz operasyonu yapılmış....... yeniden eylemlere başladı.. şehrin genel güvenliğini tehdit eden en ciddi grup olduğunu ispatlamıştı.... önemli yöneticileri ölü ele geçirildi.. Polis cephesinde.. Peki.. örgütü tanıma... Yine 17 Nisan operasyonu yeni olmuştu.. örgüt evlerinde çok önemli dokümanlar elde edilmiş ama göreve başladığım tarihte aradan geçen bunca zamana rağmen bu dokümanlar hâlâ okunmamıştı........ örgütün yöneticileri ele geçirilmiş... Dev-Sol... Kendilerini nasıl görüyorlarsa. her ay veya her olaydan sonra silahlı eylem bültenleri yayınlıyor...... Ben bu olaydan bir-ikİ gün sonra...... Fakat bir süre sonra.. emekli Ora mı rai Kemal Kayacan ve daha birçok kişiye suikast gerçekleştirmişti...... her gün bir olay. İstanbul'un... her gün polise yönelik silahlı saldınla rm gerçekleştirildiği bir donem. basın kuruluşlarına fakslıyor............... Bölüm: Devlet anlamıyla çökertİlememişti...... Dev-Sol'la mücadele edecek İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesinde oluşturulan birimdeki görevliler (Timler) günlük olaylara ancak yetişiyorlardı........ ona karşı tedbir almaya yönelik hiçbir çalışma yapılamıyordu....___________________.... hatta bir ara polislere sokağa çıkma yasağı ilan edecek kadar ileri gitmişlerdi._________....

Bu arada bir tesadüf neticesi tam istediğim gibi bir fırsat doğdu. Örgütün çok önemli bir elemanı sağ yakalandı....... Bulunduklarında da çatışmaya giriyor.. 1 ........ ne hissederler.. her şeylerini bilmemiz gerekiyordu.... inanç.... mücadele de çok etkin olamıyordu.......___________________._________.... örgütün.... sahte hüviyetlerle masum aile üyeleri görünümünde çeşitli evlerde kalıyor.. hangi zamanda ne yaparlar... Bu kişiden elde ettiğimiz bilgilere göre...... Fakat örgüt hızla büyüyüp gelişiyor........... nasıl yaşarlar... Bu kişi bizim polislerimize örgütle ilgili bir eğitim verdi.. göstermiyordu.. biçimleri.. Terörle Mücadele (TEM) müdürü arkadaşım Reşat ile birlikte iki şubeden oluşan bir grup oluşturduk. aranmıyordu. Ne kadar belge okusak da örgütü tanımak için kâğıtlar yetersiz kalıyordu....... polis de öldürülen meslektaşlarının intikamını alma gayesiyle sağ teslim almaya çok çaba.... İstanbul'da görev vereceği militanlarına yönelik sokak çalışması denen çok özel 173 ....... içinde örgütle ilgili şüphelerin oluşmaya başladığı biri olduğu anlaşıldı... örgütle mücadele için Örgütü ve militanları tanımalıydık.................. düşünce dünyasını tanımaya ayırıyordum.......... Örgütün içinden.... örgütün yaptıklarından bıkmış.... Nasıl düşünürler... Örgütte mutlak bir gizlilik hâkimdi.... militanların çoğu aranıyordu veya yeraltına inmişlerdi... örgütü tanımak için bu kişinin yanına TEM ve İstihbarat şubesinden 5-6 kişilik karma bir ekip verdik........._ ............... Bir yandan da teknoloji üstünde çalışıyordum ama teknolojinin işe yaraması için de militanların her şeyini bilmemiz gerekiyordu...... hatta örgütü iyi tanıyan üst düzey bir militana ihtiyaç vardı.. yaşama ve eylem.. Fakat Dev Sol içinde böyle birini yakalamak çok zordu.. Bir süre sonra diyalog kurma imkânım oldu...... örgütün düşünce yapısı.. Dokümanları okuyamayan. Bu şahsı öğretmen yaptık. kendi aileleri ve tüm çevrelerinden kopuk yaşıyorlardı. ciddi suçlardan da... Bütün mesaimi bu insanların ruh.... her gün biraz daha güçleniyordu. Bölüm: Devlet eylemlerde yakalanan militanlar sorgulanıyordu. hayat tarzları konusunda bize çok önemli bilgiler aktardı. bu grubun değerlendirmeleri sonucunda önemli gördüğü belgeleri biz de okuyorduk........ 12 Temmuz ve 17 Nisan operasyonlarının dokümanlarını okuyarak değerlendirmeye çalışıyorlardı. örgütü tanıyamayan personel.................

.......... daha kahraman.... davranışlarından militan olduğundan şüphelendikleri bir kişinin kimliğini araştırmak istediklerinde şahıs kaçmaya başlamış.. Dev-Sol militanlarının da diğer devrimciler gibi olduğunun gösterilmesi gerekiyordu.. Şehri ve sokaktaki yaşamı iyi bilen usta bir militan nezaretinde eğitime tabi tutulan militan..... Bizim t i m de artık Dev-Sol'u pek çok yönüyle öğrenmişti.. Dev-Sol'a ait silahlı bir hücre evini tespit etmiştik..... Bu eğitimi almayan hiç kimse örgütün yürüttüğü İstanbul'da eylem görev ve olaylara dâhil Bizim edilmiyor..... Onları nerelerde arayacağı-ıl b Dev-Sol militanları hakkında diğer örgüt militanlarından daha dirençli... Arkadaşlar.... ama kovalamaca sonunda yakalanmıştı.... çok ciddi bir eğitimden geçiriliyor du........... sadece aldığı tedbirler ve d a v r a n ı ş 1 a r ı n d a n bir kişinin illegal örgüt mensubu olabileceğini tahmin edebilmişlerdi... Bunda biraz da polisin kendisine karşı silah kullanan kişilere yönelik sert tutumunun da rolü vardı.___________________... meğer evde çok miktarda patlayıcı madde varmış. çatışmalarda teslim olmaktansa çatışarak ölmeyi tercih ettikleri söyleniyordu.. mensubu....... kendi örgütü ile çelişkiye düşen herkes Dev-Sol'a geçiyordu............. Bu amacı gerçekleştirmek için aradığımız fırsat Bala t semtinde ortaya çıktı.. Bir. Bu kişi bir süre kimliğini saklasa da sonunda TİKKO merkez komite üyesi Ali Gülmez olduğu ortaya çıkmıştı. Birçok eski örgüt....... anlatımlarına dayanarak resmen sokak çalışması yapmaya başladılar... 1 .......... Bölüm: Devlet bir eğitim sistemi vardı.... Ev kuşatıldı....... militanlar evde dokümanları yakmaya çalışırken yangın çıkardılar.. polis takibinin ve şüpheli kişilerin nasıl atlatılacağı gibi çok ayrıntılı konuları kapsayan uzun. Hatta bu çalışmalar sırasında.... polisler hatta de bu onlara kişinin verilmiyordu..... bir yerden diğer yere hangi tür yolları kullanarak ulaşacağı. tüm devrimci örgütler açısından bir cazibe merkezi olmuştu........ Militanlar sıkışmıştı... Dev -Sol._________.................. çatışmaya başladılar........ daha devrimci gözüktükleri......................iki ay sonra bizimkiler de onların yaşama biçimlerini öğrenerek artık militanlar gibi hareket etmeye başlamışlardı... faaliyet göstereceği mahalle ve semtlerde nasıl dolaşacağı... Bu havanın kırılması..........._ .... Bu konuda t ü m TEM yöneticileri olarak mutabıktık. Çevrede 174 ..

..... her öldürülen kişinin ardından diğer militanlar daha da radikalle şiyor............. Kendi menfaatini düşünmeyen..... Ölen militanların adlarını taşıyan yeni silahlı birlikler kuruluyordu.. Özel bir kişiliklerinin olmadığını göstermeye çalıştık. Teslim olan militanlardan._ ........... Bunlan durdurmak lazımdı ama nasıl ve hangi yöntemle? Eskiden örgüt militanlarını tanımıyorduk ama bir süre sonra ben teknik sistemleri kurunca işler teresine dönmüştü..... ölen insanların aile fertleri ya da arkadaşları.. durdurmanın birkaç yolu vardı....... çatışmalarda ölü ele geçirmek ama bugüne kadar hep denenmiş olan bu yöntemler çok da. Tutuklamak çare değildi.. suç delillerini bulup sağlamak. hiç kimsenin istemeyeceği bir durumdu...... tüm silahlı devrimci örgütler güçleniyordu..... intikam yemini ediyordu.... uzun süren çabanın sonunda bir militan kız olay yerine gelen savcıya teslim oldu......... Öldürmek de bir çözüm değildi..... Bölüm: Devlet güvenlik tedbirlerini alıp teslim olmaları için iknaya uğraştık.. mevcut yöntemlerimizden.... 1 ...... O gün akşam tüm televizyonlarda bu görüntüler vardı.......... yakınları da bu ölümler üzerine militanlaşıyordu........ Örgüt neyi nasıl yapacaklarım eylemlerden göndermek........ tahmin uzak silahlı edebiliyor. Benzeri uygulamalar ile Dev-Sol militanlarının da sıradan kişiler olduğu........ işe yaramıyordu... dünyayı değiştirme gayesinde olan ama yanlış yola sapmış bir kişinin öldürülmesi hiç istemediğim... Bu arada çatışmayı duyup gelen tüm kameralar bu sahneyi çektiler....... Sonuç itibarıyla boş durmuyorlar......... idealist. Başta Dev-Sol olmak üzere. pencereden indirilen militan kız örgütün SDB timinin komutan düzeyindeki yöneticisiydi.......... Artık militanları biliyor. tutuklanmalarını militanlarım cezaevine tutmanın....... faaliyetlerini izliyor. neye ihtiyaçları olduğunu ve nereden temin edeceklerini hesaplayabiliyorduk...... militanlar cezaevinde daha da radikalleşiyor......... tüm aile fertleriyle örgüte yanaşıyor ve hizmet ediyorlardı...._________... Militanlar da silahlı eylemler 175 ..... Evde yangın çıktığından merdivenlerden inemeyince..___________________.... militan pencereden yardımla evden çıkartıldı.. Ayrıca bu da fayda etmiyordu....... olayları bastıryapıp kan dökmekten çemaktaki sert tutumumuzdan Örgüt kârlı çıkıyordu.....

......___________________....... Bu defa buluşma yerine yakın..... Örgütün muhaberesine girmiştik. mutlak gizlilik uygulayan..... onu belli oranda denetlemek ve onları çalışamaz hale getirmek göründüğü kadarda zor değildir........ acabaların cevabı için birkaç hafta beklemesi gerekiyordu............. Dev-Sol örgütünü bir anda çökertmek fiilen imkânsızdı ama onları rahat faaliyet gösteremez hale getirmek mümkündü.............. Bu bilgiyi de yeni kurduğumuz sistemler sayesinde edinebiliyorduk. müdahalelerimizden sonra kafasında beliren soru işaretlerinin........ Çare örgütü işlemez hale getirmekti...... Onların da bir şekilde durdurulması gerekiyordu._________........ zamanında yapılamayan eylemler..... Takip edilmediklerinden emin olunca yeniden bir buluşma ayarlayıp buluşma yerine gidiyorlardı.. yol 176 .. hapse atmak veya öldürmek değildi... militanları şüphelendirecek şekilde yapılan bir takip üzerine buluşmayı yapacak militanlar bizi at-latmcaya kadar boş boş gezinmeye başlıyorlardı ve bu birkaç gün bu şekilde devam ediyordu.. Örgütün işleyişim bildiğinizde bu yapıya sızmak.......... Bölüm: Devlet kinmiyoriardı..... bu hayati bilgiler bize militanların tüm davranış ve eylemlerini önceden bilme imkânı veriyordu......... Her konuda aşırı tedbirli olan örgütün.._ ...... 1 . Dev-Sol'un plan ve programlarını öğrendiğimiz an çeşitli müdahalelerle küçük ama engelleyici sorunlar çıkarıyorduk.... üst düzey yöneticilerin yurtdışı ile olan haberleşmelerini deşifre ediyorduk. Silahlı birliklere yeni alınacak bir militan belli olup buluşma yerine gittiğinde....... Bir süre eylem yapamayan militanlar örgütten soğuyacak ve yavaş yavaş örgütü bırakacaklardı......... katı hiyerarşik yapıları durdurmak için sadece bilgiye ihtiyaç vardır. Uzayan işler.. Hedefimiz örgütü çalışamaz hale getirmekti... yani yeni yöntemler bulmalıydık............ Sonra takip edilmediğinden emin oluncaya kadar (buna temizlenmek diyorlardı) bir süre beklemeye başlıyorlardı........ Artık birinci hedefimiz Dev-Sol militanlarım yakalamak................. oluşturulan düzende aksayan her iş militanların motivasyonlarını azaltıyordu... Legal faaliyet gösteren örgütlerin çalışmasına mani olmak kolay değildir ama tamamen yer altına inmiş..............

. beklemekten.... donduruyor.. ama daha fazla ayrıntılı bir bilgiye sahip olmadığımız şüphesini yaratıyorduk................... Muş ovasında seyahat ettiği otobüsten inmiş.. edeceğini Operasyonun nerede başladığı....___________________........._ .. nerelere sirayet ilişkileri bilemeyen militanlar yeniden dağılıyor......... Bu 177 .... O ve onunla irtibatlı militanlar yeniden temizlenme işlemine başlıyor. belirsizlik ve hareketsizlikten yoruluyorlardı... Bunun üzerine yeniden buluşmayı gerçekleştirmeyip gezinmeye başlıyorlardı... bazen aylar sürüyordu. Bir araya getirilmeye çalışılan militanlar aylarca bir araya gelemeyince. olayı tam öğreninceye ve şüphelendikleri yerlerin ve kişilerin takip edilmediğinden emin oluncaya kadar uzunca bir süre eylemde bulunamıyorlardı... Fakat yolda indiği zaman ovada karşılaştığı tarlasını traktörle süren çiftçinin de polis olduğundan emin olduğunu yazacak kadar paranoya içine girmişti..... bazılarını suç delilleriyle birlikte yakalıyorduk....... hatta bazılarının görünmeyen biri tarafında takip ediliyor olma hissinden olsa gerek psikolojisi bile bozuluyordu... örgüt dokümanlarında okuduğumuza göre........ örgüt mensubu olduğunu bildiğimiz.... il merkezine gidip başka bir otobüse binmiş........ onlar büyük bir iştahla yeni silahları almayı beklerlerken biz silahları alacakları kaçakçıları daha yeni yola çıktıları yerde yakalıyorduk............................_________..... hatta uzun uğraşılar sonunda oluşturdukları hücre evlerini (her ne kadar bil-mesek dahi) polisin bilme ihtimaline karşı boşaltıyorlardı......... Bizim plan ve programımız dışımızda da polisin bazı rutin faaliyetlerini kendilerine yönelik bir takip veya operasyon olarak düşünen militanlar sürekli olarak takip edilme korkusu duyuyorlardı. motivasyonları düşüyor.... Bu döngü 15-20 gün.......... yolda otostop çekerek başka bir araca binmiş.... Bölüm: Devlet üstünde şüpheli davranışları nedeniyle üzerlerini arıyorduk..... örgütün en üst yöneticilerinden Faruk X.............. 1 ........... Eylem yapmayı düşünen militanlardan birini ihbar ya da şüphe üzerine durdurup kısa süreli alıkoyarak..... operasyonlar düzenliyor. Bunun yanında eylem hazırlığında olan militanlara yönelik küçük..... Silah ya da mermi almak istediklerini öğrendiğimizde... zaten fazla maddi imkânlara da sahip değillerdi....

...... patlayıcı..... Haliç'te Yaşayan Sı m onla:.... Yeniden silah alma pazarlığı yapmak vs....... Sonuç olarak teşkilat olarak harikalar yaratıldı.... tam silaha ulaşacakları an veya silahlar daha depolanırdayken adamlarına dağıtılmadan yakalıyorduk......... Dev-Sol sürekli her türlü silah... olmaması silah açısından alımları kalmalıdır........... 178 ....... bu da bu süre zarfından yine beklemeleri demek oluyordu................ Fakat bizim amacımız basit hareketlerle engelleyebildiğimiz ya da geciktirebildiğimiz kadar eylemleri engelleyip geciktirmekti... Fakat şunu söyleyebilirim ki gerçekleştirilen çok etkin sayesinde örgütün büyük oranda Bu arada inanılmaz bir mucize gerçekleşti..... çünkü bu silahlar örgütün tüm silahlı birliklerine dağıtılacaktı........ bir biri ile buluşamayam sistemli çalışamayan ve takip edilme korkusuyla sürekli saklanan militanlar demoralize oluyor... Burada bu amaç doğrultusunda yapılanların hepsini ayrıntılarıyla anlatmak mümkün değil.._ ................................... S uni sorunlar....... moral bozukluğu ise örgütü için için yiyordu. bu gün bu operasyonların anlatılması deşifre hem bazı kişilerin güvenliğini şimdilik sır sıkıntıya sokabilir hem de bazı yöntem ve sistemler halen daha kullanılabileceğinden operasyonlar engellendi. Bölüm: Devlet durumda yeniden arayışa girip yeni silah temin noktaları a ray a bil i rlerd i......... örgütün silah alma ağına girmemiz gerekiyordu........ Böylece hem maddi kayba uğruyorlar hem de aylarca süren beklentileri sanki tesadüf bir olayla suya düşüyordu.... kontroller yaratarak onları engelliyor.... Dev-Sol örgütü içerisinde çatışmalar ortaya çıkmaya başladı.. Örgütün lider kadrolarından Bedri Yağan ve yanındaki üst düzey militanlar... örgüt lideri Dursun Karataş'ın benimsediği yöntemlerin örgüte zarar verdiğini iddia ederek onu bir odaya hapsedip yönetime el koydular. almak istiyordu... işler aylarca sürüyor....... vs....._________...................................... îyi bir plan gerekiyordu... örgütün silah temin etmesine ve silahlı eylem yapmasına mani olundu. özel bir lojistik kanalından silah alacaktı............. hem eylemlere mani olabilirdik... Bu istihbar! bilgi bizim için önemliydi... 1 ....... Uzun süre silah bulamayan._.........._... süreyi uzatıyor..................___________________..... bunlar üzerinde hem militanlara ulaşabilir......

... Türkiye'de Dev-Sokun legal yayınevi görünümündeki dergi ve derneklerle irtibat kurarak ülkedeki mili tanlardan yardım istemişti.... Takip ettiğimiz bazı kişilerin gizili çekilen fotoğraflarından geçmişte birçok olayın faili olmuş önemli militanların bulunabileceği kanaatine vardık ve operasyon yapmaya karar verdik...... Fakat o kadar takip edilen hedef vardı ki hepsini..... Örgüt içerisinde sürekli bir hareketlilik vardı............ zorla yönetime el konuldu diyerek herkesi ayağa kaldırıyordu................................ Sonunda Dursun Karataş zorla tutulduğu yerden serbest bırakılınca kaçmış....... İrtibat kurduğu her yerde örgüt içerisinde darbe yapıldı. bu grubun lideri olan Bedri Yağan in yanında yer almışlardı............... 1 . örgüte ait tespit ettiğimiz üç tane hücre evi olmuştu ve bu evlerdeki militan sayısı her gün artıyordu..... Biz tam bu sırada Dursun Karataş'ın serbest bırakılmasından kısa bir süre önce örgütteki bu bölünmeden haberdar olduk....._ .....___________________...... arama ve sorgulamalar için hazırlık yapması gerekiyordu..... ciddi eylemler olabilirdi.. Legal dergi ve dernekler ise Dayı grubunda kalmış.... aynı anda ve gündüz sokakta almalıydık... O zamanlar İstanbul'daki tüm illegal alanlar ve faaliyetler sorumlusu olan Abla kod adlı (Hatice Er anıl... anlam veremediğimiz bir hazırlık vardı.............. örgüt içerisindeki ayrılık bölünmeye doğru gidiyordu..... Bu zamana kadar gelişmelerden bizim istihbarat şubesi A bürosunun dışında fazla 179 .......... Artık operasyon yapacağımızı diğer birimlere anlatma zamanı gelmişti... eski lider Dursun Karataş i destekliyordu..... çünkü gece evlere operasyon düzenlenirse hepsi silahlarını kullanacağından çoğu ölü ele geçecekti._________.... Bir kez silahlar patladı mı durdurmak imkânsızdı... Dursun Karataş genellikle gıyabında Dayı kod adıyla anıldığından örgütte Dayıcılar ve Darbeciler olmak üzere iki grup oluşmuştu................... Bölüm: Devlet Suriye Lübnan kamplarındaki ve İstanbul'daki yönetici kadrodaki militanları Avrupa'ya çağırıp toplantılar yapıyorlardı...... Terörle Mücadele Şubesinin de operasyon... sonradan kimliği öğrenildi) militanı ve onunla irtibatlı kişileri izliyorduk.. Örgütün Bekaa kamplarındaki militanları ve Türkiye'deki yeraltındaki silahlı tüm militanları darbeci gruptan olmuş........

.. hata yapmamalıydık...._ ..... çok kısa süren bu konuşmada hiç isim geçmemesine rağmen Abla'mn bir konuyu nasıl yapalım diye bu kişiye danışması üzerine (Türkiye sorumlusunun ancak genel yöneticiye fikir soracağı düşüncesi ile) hiç tanımadığı..... tam operasyon yapacağımız sırada dışarıdan geldiği anlaşılan ve militanların özel bir önern verdiği bir kişi..... operasyonun bir iki gün geciktirilmesini istiyordu.. Çünkü Abla'mn yaptığı bir telefon konuşması yakalanmış. Emniyet Müdürümüz Necdet Menzir bizleri topladı ve bir an önce operasyonun yapılmasında ısrar etti... Bunun üzerine bana şu fıkrayı anlattı: Salamon'un komşusuna borcu varmış ve ertesi gün ödemek zorundaymış ama ödeyecek durumda olmadığından gece bir türlü uyuya m ıy o r m u ş.. gündüz tüm hedefleri takibe başladık. ben yatmaya gidiyorum...." dedi................ Bu kadar militanın bir arada bulunması........ gerekçelerimi anlatarak biraz süre istedim.........___________________......... militanın kaldığı eve yerleştirilmişti.... ama bir defa olay bizim şubenin dışına çıktı mı durdurmak kolay olmuyordu..... şimdi sen ne yap ne et beklediğin şeyi bir günde yap.............. Planlarımızı yaptık............. Bu olayı takip eden büro amiri bu gelen kişinin çok önemli olduğunu düşünerek.............. daha önce sesini duymadığı bu kişinin darbecilerin lideri Bedri Yağan olduğuna inanıyordu ve bundan emin olmak......... Necdet Bey de bu kadar ısrarım üzerine "Tamam sana bir gün daha müsaade. Kocasının bu endişeli halini gören eşi komşusuna Salamon yarın borcunu ödemeyecek diye bağırdıktan sonra kocasına dönüp şimdi sen rahat uyu bu defa da borcunu ödemeyeceksin diye o uykusuz kalsın demiş..... Abla kod adlı örgütün Türkiye sorumlusu.. içine de Bedri yi tanıyan birini yerleştirdik..... Ertesi gün Bedri'nin olduğu evin önüne gizli gözetleme aracını koyduk....... hadi şimdi sen düşün bakalım.........._________. Bölüm: Devlet kimsenin bilgisi yoktu.. 1 ........... haklıydı da.... istiyordu.... her an bir eylem olma ihtimali operasyon isteğini artırıyordu..... Bunun için de bu evi takip edip evden çıktığında bu kişinin gizlice çekilen fotoğrafını tanıyanlara teşhis ettirmeyi düşünüyordu................ Bir defa yakalamaya başladık mı tüm hedefleri kısa sürede tek tek almalıydık yoksa 180 . Operasyon kararından tam iki gün geçmesine rağmen biz hâlâ operasyonu erteliyorduk..

.. .... İşte o gün de her hesaplamaları yapıp her alternatifi hesaplamıştım. Ama asıl Bedri olduğunu tahmin ettiğimiz kişi hiç sokağa çıkmıyordu........ 6 kişi ölü ele geçirilmişti. O gün hepsi pro_...... 6 Mayıs sabahı başlayan takiplerde buluşmalara gelecek diğer şahısları da yakalamayı d üşü n düğü m üzde n en uygun zamanı bulmalıydık... ölülerden biri Bedri Yağan.........._________...........___.............. Bölüm: Devlet bütün örgüt alarma geçebilirdi........ Beni istihbarat birimine almak istediklerinde "Emin misiniz? Ben istihbarat yeteneklerine sahip biri değilim...... operasyon birimleri de yakalıyordu..... Gece geç saatte bu eve operasyon ekipleri baskın yaptı.. Eğer bu kişileri yakalamak için gece evlere girerek operasyon yapsaydık büyük bir kısmı ölü ele geçebilirdi. Gündüz operasyon başlamıştı.. ama bu eve mutlaka gece girmek mecburiyetindeydik.... sokakta uygun ortamlarda tek tek almaya başladık...___. evde kaç kişinin olduğunu da bilmiyorduk.... diğeri ise Ìstanbul ve tüm illegal faaliyetlerin SDB komutanı 181 . birinci buluşmaya karşı taraf gelmezse alternatif buluşma için o militanı beklemeliydik.._ . saat 14'te tüm takip ekipleri ile yaptığımız telsiz temasında bütün gruplar uygun durumdaydı.." demiştim... Bir satranç oyunu dikkatinde her hamleyi iyi ölçüp tartarak karar vermeye mecburduk. Tüm militanları yolda..........._______. .___.... bu kadar çok sayıda silahlı Dev-Sol militanı ancak Lübnan Bekaa kampında bir araya gelebilirdi.. kısa süre sonra çatışma çıktı.. ... ama genellikle uğradıkları yerleri ve kullandıkları yolları bildiğimizden tekrar hemen bulabiliyorduk...1.......... .____............ 1 . belki operasyon ve soruşturma derseniz kendime güvenebilirim ama istihbarat konusunda kendimi hiç yetenekli bulmuyorum............___________________.. O gün şansımız yaver gitti................ bizim takip ekipleri yeri ve kişileri gösteriyor............ Bir iki yakalamada meydana gelen boğuşmalar haricinde hiçbir şey olmamıştı._ _... akşama kadar bekledik ama görme imkânı olmadı.... _ Devlet Bölüm: fesyonel 22 tane SDB militanı yakaladık............___....... Bazen takip ettiğimiz hedefleri kaybediyorduk..... çünkü operasyon planı yapmak tam bana göre bir işti......................

..... Bölüm: Devlet konumundaki Abla kod adlı Hatice Eranıl'dı................ Bu olay Bedri Yağan grubunu daha henüz doğmadan bitirmişti...... Daha sonra diğer evlerde ve tespit ettiğimiz adreslerde aramalar yaptık.... Ev sahibi karı koca.. örgütün legal alanda kullandığı............ 1 ........ ama Dursun Karataş da boş durmuyordu......... Hatırladığım kadanyla 40'a yakın roket mermisi ve 7 adet roket atar silah bulunuyordu...... \)\x ifadeler lıcjp resmi kalıplar içerisinde kaldığı için belki şimdi 182 ......... kalaşnikoflar............_________.... patlayıcı malzeme ve mühimmat bulduk ki gözlerimiz bu kadar cephanenin varlığına inanamadı............ Cem Ersever'in öldürülmesi ile ilgili olarak Meclis Susurluk Araştırma Komisyonunda ve daha sonra adliyede geniş olarak ifade verdim am.... Bu market Bekaa kampından getirilmiş silahlarla doluydu............ Bedri Yağan örgütün tüm silahlı birimlerini kendine bağlayınca İstanbul'da eylem yapamayan örgütün. Yalnızca bu olayın irdelenmesi ve tam manasıyla aydınlatılması ve faillerinin yargılanması bile Türkiye de Susurluk ve Ergenekon anlayışının teşhiri ve ne olduğunun anlaşılması açısında yeterlidir.......... 3.. O kadar çok silah..... Eğer operasyon yapılmamış kısa süre içerisinde eylemlere başlayarak İstanbul'u cehenneme çevireceklerdi.......... İşte o zaman anladık ki.. için İstanbul'a gelmişti.... adlarına ev ve işyeri aldığı bir aile görünümümdeki örgüt mensupları idi.... lider Dursun Kartaş'ın yöntemleri sayesinde geri gittiğini ve kendisinin başa geçerek örgütü şaha kaldıracağını düşünmüş ve bu yönde tüm silahlarını (hatta şehir ortamında kullanılması mümkün olmayacak roket atarlarını) ve kamplarda bulunan tüm militanlarını toplayarak nasıl eylem yapılırı göstermek olsaydı.. roket mermileri ve daha pek çok silah vardı........ failleri yargılanamadı....___________________............_ ..... Cem Ersever Olayı Cem Ersever'in öldürülmesi Güneydoğu'daki olayları veya Türkiye'deki iç güvenlik anlayışını (veya JİTEM anlayışını) birçok açıdan ibret alınacak şekilde gözler önüne seren bir olaydı...... diğer makineli tüfekler. Ama maalesef her şeyi ile açık ve net olmasına rağmen bu olay hâlâ istenilen seviyede soruşturulup.... Bu karı kocaya ait bir markette arama yaparken nasıl bir tehlike atlattığımızı anladık. roket atar RPGler......

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olayı bir hikâye ya da bir film senaryosu içerisinde anlatmak ve daha iyi anlaşılır hale getirmek gerekiyor. Cem Erseveri ne zaman tanıdım? Eruh ve Şemdinli ilçelerinin 15-16 Ağustos 1984'te PKK gerillaları tarafından basılmasından sonra Güneydoğu illerini terörle mücadele ve istihbarat açısından desteklemek amacıyla yapılan çalışmalarda, ben de çalıştığım Mersin Terörle Mücadele Şubesinde mimlenip Önce İstihbarat Daire Başkanlığının açtığı Yeraltı Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele (YYFM) kursuna alındım. Daha sonra, 1984 yılının son günlerinde de bir grup arkadaşımla birlikte tayinim Diyarbakır'a çıktı ve hemen gidip göreve başladım. Yeni atanan grubun amiri bendim, ekip halinde hızlı bir şekilde Güneydoğudaki olayları öğrenmeye çalışıyorduk. Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekiliydim ama Diyarbakır'dan çok tüm Güneydoğu bölgesinde görev almak gereğini duyuyordum veya Genel Müdürlük de bana biraz böyle bir görev biçiyordu. Tabii sıkıyönetim komutanlığının Diyarbakır'da olması, bölgesel düzeyde bir görev olması ve bizim sıkıyönetim karargahında bulunmamız da böyle bir imkânı bize veriyordu. Göreve başlamamdan birkaç gün sonra, SASON operasyonu olmuş ve Ali O zan soy isimli örgütün önemli kadrolarından Sason bölge komitesi sorumlusu, geniş bilgi birikimine sahip entelektüel bir örgüt yöneticisi yakalanmıştı. Ali Ozansoy'un ilk sorgulanması sırasında PKK'nın kuruluşundan o güne ka-darki (yani 1985 yılı itibariyle) geçmişini, varlığını, yurtdışı ve yurtiçi faaliyet ve hedefleri, bu yeni çıkışının amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bir bütünlük içerisinde kapsamlı olarak anlatan ifadesini bir videobanda kaydetmiştik. Sonra bu kaydı sistematik yazılı bir metin haline getirip, bölgedeki görevlilere dağıtarak herkesin PKK hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamıştık. Bu farklı bilgi alma yöntemi, PKK'yı çözen ve herkese PKK'yı gösteren faaliyetimiz bize önemli bir güç ve bilgi kazandırmış, aynı zamanda Sıkıyönetim Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü düzeyinde farklı bir bakış açısı edindirmişti.

183

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

O güne kadar bazı terör faaliyetleri gerçekleştirilmiş, Eruh ve Şemdinli ilçelerinin basılmış olmasına karşın güvenlik kuvvetleri karşılarındaki grubun, PKK'nın amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bilmiyordu. Hatta birçoğu Eruh ve Şemdinli baskınlarını Suriye'den gelen insanların yaptığını zannediyordu. Eruh Şemdinli baskınından sonra bölgeye gönderilen Güvenlik Kuvvetlerinin aldığı ilk ifadelerde çok ilginç noktalar vardı. İnanılmaz ve tuhaf bir biçimde ifade alınmıştı; olay bir türlü kavranamamış, olayın ne olduğu hakkında bir fikir sahibi olunamamıştı. Bu yüzden tüm yönleriyle almış olduğumuz Ali Ozansoy'un ifadesi, PKK'nın ne olduğunu, ne yapmak istediğini, gelecekte PKK'nın neler yapacağını, hedeflerinin ne olduğunu ortaya koyan çok önemli bir belgeye dönüşmüştü. PKK'nın yeni süreçteki çıkışı, o güne kadar daha derli toplu anlatılmamıştı. İlk yıllarda Diyarbakır'da fazla bir PKK varlığı yoktu, daha doğrusu Alaattin Zuhurlu ve bölge halkından birkaç arkadaşından oluşan bir gerilla grubu vardı ama onlar da pek fazla etkin değillerdi. Eylemsel olarak da fazla bir şey yapmamışlardı, daha çok keşif, belki bölgeyi tanıma gibi faaliyetlerde bulunuyorlardı. Bizim Genel Müdürlük adına PKK faaliyetlerinin daha yoğun olduğu birçok yere (Siirt, Hakkari ve Şırnak bölgelerine) gidip oralarda inceleme yapma imkânlarımız vardı. Güneydoğu illerini gezip tanımaya ve oradaki meslektaşlarımızla veya askeri yetkililerle ya da sıkıyönetim O görevlileriyle Siirt'te görüşerek Emniyet PKK hakkında Mücadele bilgi Şube toplamaya yönelik bu tür inceleme çalışmalarının birinde Siirt'e gittik. zamanlar Terörle Müdürümüz Cafer Şahin'di. Bu konulara yatkın ve yetenekli biriydi. Zaten daha önce Ankara Asayiş Cinayet Masasında çalışmış, siyasi örgütleri sorgulamış olduğundan bu konuda oldukça donanımlı biriydi. Cafer Şahinin örgüt mensupları, onların faaliyetleri, kod isimleri vs. hakkında tuttuğu küçük not defterinin bir fotokopisini almıştım. Bu defter bizim çok işimize yaramıştı. İşte o arada birileriyle konuşurken, Siirt Jandarmasında sorgu operasyonları işlerine bakan Cem Erseverle karşılaştım. O zamanlar üsteğmen 184

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet bizden bazı

veya

yüzbaşıydı.

Karşılaştığımızda, Genel

nereye

gitse

hep

bahsedildiğini Beytüşşebap'a anlamaya örgütün

söyledi. gidiyor,

Müdürlük

adına

yapılacak ve

görevler dolayısıyla defalarca Şırnak'a, Hakkari'nin en ücra ilçesi buradaki Biraz da meslektaşlarımızla belki Diyarbakır oradan halkla görüşerek bölgeyi ve insanları tanımaya, olayların iç yüzünü çalışıyorduk. pek etkin bölgesinde gelmenin olmamasından dolayı

rahatlığıyla etrafta çekinmeden dolaşıyorduk. Birçok insan oralara gelip gittiğimizi ve adımızı biliyordu ama bizi polis değil de daha çok Milli İstihbarat Teşkilatının elemanı zannediyorlardı. Çünkü polisin oralarda dolaşması pek alışılmış bir şey değildi. Siirt İl Jandarma Alay Komutanlığı bölgesinde çalışan Cem yüzbaşı da tüm bölgeyi dolaşan, bölgede olup biten her şeyi kontrol eden gözü kara biriydi. İşte bölgede dolaşırken Siirt'teki bütün köylerde, mezralarda bizim adımızı duyduğunu söyledi. Bir süre Cem'le sohbet ettik. Kısa süre içerisinde onun işine sarılan, bütün mesaisini ve zamanını her şeyiyle canı gönülden işine adayan, sürekli işi takip eden, olayları çok önemseyen ve bu davaya inanmış biri olduğu kanaatine vardım. O da belki bende belli şeyleri gözlemlemişti. İlk karşılamamızla birlikte aramızda aynı inanç ve düşünceyi paylaşan insanların yakınlığı ve samimiyeti oluşmuştu. Görevle ilgili her konuda rahat konuşabileceğim, derdimi rahat anlatabileceğim, farklı konularda tartışıp fikir birliği kurabileceğim biri gibi görünüyordu. Çünkü biz bütün varlığımızla, bütün mesaimizle üzerinde olduğumuz işe odaklanmamız gerektiğine inananlardandık. O da bu anlayıştaydı. Daha sonraki dönemlerde çok sık görüşemedik. Çok nadiren birkaç defa karşı karşıya gelmiştik. Ama kendimizi birbirimize çok yakın hissediyor, her karşılaşmamızda kimseyle paylaşmadığımız sırlarımızı birbirimizle paylaşabiliyorduk. Aradan epey bir zaman geçti. Bu arada Şırnak'ta bir iki defa karşılaştık zannediyorum. O karşılaşmalarımızda çok daha kızgındı. Özellikle askeri birimlerin şuurlu, makul ve Hatta mantıklı ilginç şekilde hareket edemediklerinden daha sonra bahsediyordu. denemeler yapıyordu,

185

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

uyguladığı bu yöntemlerin bazılarından yazdığı bahsetti.

kitaplarda da

O zamanlar Şırnak Uludere arasında gelip geçen herkes askerler tarafından sürekli kontrol ediliyordu. Durdurup araçları arıyorlar, yolcuların nereden gelip nereye gittikleri ve isimleri defterlere kayıt ediyorlardı. Ve tabii herkesten kimlik soruyorlardı. Cem kendisi için, PKK'nm o zamanki en önemli yöneticilerinden Duran Kalkan veya herkes tarafında Selim Hoca diye bilinen Selahattin Çelik gibi birkaç insan adına sahte kimlikler hazırlamıştı. Bir gün Cem otomobile sivil olarak binmiş, otomobil kontrol için durdurulduğunda askerlere kendi kimliği yerine bir seferinde Duran Kalkan'm, başka bir sefer de Selahatin Çelik'in kimliğini göstermiş, kayıtlara da bu isimler geçmişti. Daha sonra tugay yetkililerine gidip, Şırnak'taki kontrol noktalarından Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'm geçtiğini söyleHaliç'te Yaşayan Simonlar........_________......._.........._... ____. _______________.........

misti. Bunun üzerine askerler Şırnakln giriş ve çıkışında gelip geçen herkesin kimliklerinin yazıldığı defterleri getirip baktıklarında gerçekten Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'ın adları yazılıydı. Cem'in göstermek istediği durum da buydu. Kontrol noktalarında bölgelere girip çıkanların adı yazılıyor, kimlikleri kaydediliyordu fakat örgüt mensupları, yöneticileri hakkında hiç kimse bilgi sahibi olmadığından örgütün yönetici kadrolarından ya da aranan bir kişi bile bu kontrol noktalarından çok rahatça geçebiliyordu. İsimler hakkında bilgi sahibi olmadan yapılan bu kontrol ya da kayıt tutmaların hiçbir işlevi olmuyordu. İşte Cem bu türden denemeler yapmıştı, kendisi bana bunları anlatmıştı, hatta daha sonra kitabında da benzeri şeyleri okumuştum. Kabına sığmayan sürekli koşturan biriydi. Bu bölgedeki terör olayları nedeniyle hepimiz örgütün yeri ve faaliyetleri hakkında istihbarat almaya çalışıyorduk. Bazı insanlar da bu durumdan istifade etme gayretindeydi. Cem yüzbaşı (bir müddet sonra binbaşı olmuştu sanıyorum) bunlardan bir kısmını deşifre etmişti. Bu insanlar önce Jandarma, Emniyet veya diğer 186

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

istihbarat birimlerine gidip şu kişiler PKK'ya yardım ediyor, şu gün PKK mensupları onların yanına geldi, şu olayda kılavuzluk yaptılar, şu kişi şu olayda PKK mensuplarına Öncülük yaptı gibi ihbarlarda bulunuyorlardı. Sonra ihbar edip yakalattığı kişilerin evlerini ziyaret ediyor, polis ve askerlere rüşvet vererek onları kurtarabileceklerini söyleyip ailelerinden para alıyorlardı. Ardından Jandarmaya ya da Polise gidip, bu kişilerin devlete çalışarak PKK hakkında tekrar bilgi aktaracaklarını söyleyerek onların salıverilmesini sağlıyorlardı. Masum insanları örgütle irtibatlı oldukları iddiasıyla yakalatıp daha sonra onları kurtarma vaadiyle yakınlarından para alan bu kişiler bu işi meslek haline getirmişlerdi. Bu yöntem maalesef bu bölgede çok yaygındı. Kimileri de önce jandarmaya gelip bir müddet bilgi vererek Jandarmayı oyalıyor, sonunda verdiği bilgilerin yanlış olduğu ortaya çıkıyordu. Bu defa Emniyete gidiyor, bir süre aynı şekilde emniyet mensuplarına bilgi veriyor, Emniyet bu kişilerin sahtekâr olduklarını fark edince bu kez Milli İstihbarat Teşkilatına yönetiyorlardı. Orada da bu insanların üçkâğıtçı oldukları anlaşılmcaya kadar epeyce bir zaman geçiyordu. İşte Cem binbaşı bunlardan bazılarını ilçe merkezlerine götürüp, "Sizi ihbar eden, hakkınızda iftira atan ve bize ihbar mektubu yazan üçkağıtçılar, sahtekarlar bunlar," diyip onları yerinde teşhir etmişti. Yine "Ben ihbar etmeme rağmen kimse gitmiyor, Cudi Dağı X bölgesinde PKKlılar var," diyen bir köylüyü, söylediğinin yalan olduğunu bilmesine rağmen gece önüne katıp Cudi dağına operasyona tek başına gidecek kadar gözü kara idi. İşte Cem böyle biriydi. Bir müddet sonra JİTEM'in kurulmasıyla birlikte, Cem'in ve bazı subayların JİTEM'in kurucuları arasında olduklarım duydum. Cem'in kendisi de bu faaliyetlerin içerisinde olduğunu söylemişti. O ilk başta Silopi birkaç bölgesindeydi, üsteğmen ve yanında yüzbaşı Arif Doğan vardı. Muhtemelen o zaman Arif Doğan daha üst rütbedeydi. Cem ve yanındaki beraber çalışıyorlardı. Kendilerine bir helikopter verilmişti. Kuzey Irak'taki yönetimlerle 187 kahvelerin orta

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

görüşerek PKK hakkında bilgi toplama faaliyetlerini organize etmeye çalışıyorlardı. Bir defasında Kuzey Irak'ta irtibat subayı gibi görev yapaklarını da duymuştum. Bir süre sonra Cem binbaşının elemanlarının Silopi, Cizre ve Şır-nak bölgesinde bulunduklarını ve faaliyet gösterdiğini duydum. Kimi zaman karşılaşıp konuşuyorduk. Bir müddet sonra Cem binbaşı Olağanüstü Hal Asayiş Kolordu Komutanlığının JİTEM Grup Komutam olarak atandı ve bir yıla yakm burada görev yaptı. O süre içinde bir veya iki defa kendisini ziyarete gitmiştim. Yanında askeri personel olarak, daha sonra adı JİTEM faaliyetlerinde adı geçen bazı subayları farklı kod isimleriyle tanımıştım, ayrıca askerlik görevini yapan itirafçılar da bulunuyordu. Bunların bir kısmı daha sonra uzman olarak veya farklı görevlerle resmi kadrolar alarak Cem'in yanında çalışmaya devam etmişlerdi ama daha çok istihbarat toplama faaliyetlerinde bulunuyorlardı. O da bir veya iki kez benim ziyaretime gelmişti, tabii bu karşılıklı görüşmelerimizde birbirimize itimat ettiğimizden her şeyi çok rahat konuşulabilir yorduk. Cem bir gün bana illegal örgüt mensuplarının bazılarını gizli yakaladıklarını, sorguladıklarını söyleyerek onlardan aldığı silah ve malzemeleri gösterdi. Sorgulanan bu insanların akıbetlerinin ne olduğu konusuna açıklık getirilemiyordu, fakat dolaylı olarak sonucun ne olduğu tahmin edilebiliyordu. Cem PKK ile mücadele etmek için kanun dışı her türlü yöntemin kullanılması gerektiğini, normal yol ve yöntemlerle bu işin başarılamayacağını ima etmeye, anlatmaya çalışıyordu. PKK ile ancak böyle mücadele edilebileceğini çünkü bu kişilerin mahkemelerde ceza almadığını, korktukları için kimsenin onların aleyhine şahitlik yapmadığını ve davacı olamadığını, olaylar gece gerçekleştiği için kimsenin bir şey görmediğini, hatta onlara destek veren kişilerin suçlarının hukuki olarak ispatlanmasının ve cezalandırılmasının çok zor olduğunu ve bunun sonucunda suç işlemeye devam ettiklerini, bunun için bu kişilerin infaz edilmesi yöntemlerinin kullanılması gerektiğini, bu örgüt mensuplarının ancak bu tür yöntemlerle durdurulabileceğini 188 çok hararetle

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

savunuyordu. Bunun üzerine ben anlattığı yöntemlerin doğru yollar olmadığını söyledim. Çünkü bu bölgedeki PKK varlığının artmasında birçok kişinin olumsuz faaliyetinin payı olduğunu, bunun içerisinde bu bölgede çalışıp rüşvet yiyen, hatta koruculuk faaliyetlerinde bile silah dağıtılırken para alan kamu görevlileri olduğunu, PKK'nm bu açıkları kullanarak taraftar bulduğunu belirterek terör olaylarının artmasında etkili olan buna benzer yüzlerce başka olayı anlattım. "Burada suçlu kim? PKK'ya ekmek veren, onlara yardım eden köylü mü, yoksa burada rüşvet mekanizmasını çalıştırmak suretiyle yanlış uygulamalar yaparak toprak ağalarına ya da nüfuzlu insanlara karşı köylüleri yalnız bırakıp PKK'nm kucağına atanlar mı?" diye sordum. Cem "Evet sen haklısın," dedi ama sonra elini boynuna götürerek "Ben burama kadar bu işe battım, bana anlatma. Bu işte var mısın, yok musun?" dedi. Ben "yokum" demekle kalmadım, yine ısrarla bu yöntemlerin olayları daha da azdıracağım, bizim legal yöntemler dışına çıkmamamız gerektiğini kendisine epeyce anlattım ama o kanunsuz yöntemlere kesin inanıyordu. Bir müddet sonra iki itirafçı ve bir arkadaşıyla (bunlardan bir tanesi sanıyorum A.A. idi, önce itirafçı olup devlete sığındı, devlet içindeki yanlışları da gördükten sonra yurtdışına çıktı, orada hem PKK hem de bu olaylarla ilgili tarafsız ve kapsamlı bilgi ve gözlemlerini çeşitli gazetelere anlattı) yanımıza geldi; dört kişilerdi. O zamanki HEP adlı partinin binasında açlık grevleri yapılıyordu ve polis açlık grevlerinin olduğu yerde bekliyordu. Binanın yakınlarına patlayıcı madde koymayı düşündüklerini, herhangi bir polisin veya bir devlet görevlisinin zarar görmesini istemediklerinden oradaki polisin çekilmesini, bu konuda yardımcı olmamı istediler. O gün uzun uzun konuştuk, böyle bir şeyin olamayacağını, bu yolun doğru olmadığını kendisine dilimin döndüğünce anlattım. Cem hararetle bu tür şeylere taraftardı. Aslında o zamanlar yeni gerçekleştirilmiş bazı infazlar vardı ama onların yaptığını pek tahmin etmiyordum. PKK'nm legal yayını görünümündeki bir dergi yayınlanıyordu. Derginin bulunduğu binaya gidilerek dergi tahrip 189

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edilmiş ve buraya patlayıcı madde konmuştu. Bu arada o zamanki Baro Başkanı ve PKK'yı desteklediği söylenen bir kişinin, polis lojmanlarının hemen yakınında Ofis semtindeki arabasının altına patlayıcı konmuştu. Telsizlerle anonslar edildi. Şüpheli bir aracın plakası verilmişti. Bir iki dakika geçmeden telsizi dinlediğimde polis ekipleri plakası verilen aracı durdurmuş, aracın içerisinde Jandarma Asayiş Komutanlığı JİTEM'de çalışan itirafçılarla bazı asker ve subayların olduğu bilgisi verilmişti. Merkez aracı ve içindekilerin bırakılması talimatını verdi. Bu olayla birlikte artık zihnimde başladım. Yine bir süre sonra HEP Diyarbakır il başkanı Vedat Aydın Diyarbakır Şehitlik semtindeki evinden polis görümündeki kişiler tarafından Emniyete götürüleceği söylenerek kaçırılmıştı. O zamanlar Cem'in yanındaki bazı kişilere uyan bir eşkâl tarif ediliyordu. Bu eşkâllere göre faillerin Cem'in yanında çalışan insanlardan yordu bazıları olabileceği kanaati bende de uyanmıştı ama tam olarak netleşmemişti. Olaylarla ilgili tahkikat yapılıştırmada Ankara'dan görevli olarak gelen insanlar da bulunuyordu. Diyarbakır'daki soruşturmanın başına o tarihte Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hüseyin Kocadağ verilmişti. Bir gün polis evine gittiğimde bir kenarda çalışma yapıyor, kendi aralarında konuşuyorlardı. Ben de yanlarına gittim ve Hüseyin Kocadağ ortaya konan en ciddi buldukları şüpheyi anlattı: Vedat Aydın in cesedi, Elazığ Maden ilçesi yakınlarında yani Diyarbakır'dan Ergani Maden istikametine giderken Maden ilçesi sınırları içerisinde bulundu. Cesedin bulunduğu yerle kaçırıldığı Diyarbakır arasındaki her yere sorup soruşturulurken yol üzerindeki trafik ekiplerine de sormuşlardı. O gün Ergani'de bulunan bölge trafik ekibi, Ergani Maden arasında hemen Ergani çıkışında Çimento fabrikasının az ilerisinde yolda trafik kontrolü yapıyormuş. Bu trafik kontrolü esnasında Ergani merkezden, Bölge Trafik İstasyonuna bir 190 olayları tek tek birleştirmeye, bu türden olayları gerçekleştirenlerin JİTEM'e mensup görevliler olduğunu düşünmeye

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

anons gelmiş, Ergani Dicle istikametinde (yani ters istikamette) bir trafik kazası olduğu, oraya bakmaları söylenmiş. Ekip yoldaki kontrolü bırakıp Ergani'ye gitmiş, Ergani'den Dicle istikametine dönmüş. Belirtilen yere vardıklarında herhangi bir kazanın olmadığını görmüşler ve tekrar kendi görev yerlerine dönmüşler, İşte ekibin verdiği bu ifade dikkat çekmişti. Olmayan bir kazanın kontrol edilmesi bahanesiyle ekip yoldan çekilmişti. Bunun üzerine Hüseyin Kocadağ ve araştırmayı yapan diğer görevliler bu anonsu geçen Ergani polis merkezine ihbarın İlçe Bölge Asayiş İlçe neden böyle bir anons yaptıklarını geldiğini bu sorduğunda söylemişler. Jandarma Jandarma Jandarma Komutanlığından

Jandarma

Komutanlığına

sorulduğunda, ise

bilginin Jandarma Bölge Komutanlığından geldiğini anlatmışlar. Komutanlığına Kolordu sorulduğunda Harekât bilginin Komutanı Merkezinden

geçildiğini söylemişlerdi. İşte o safhadan sonrası sorulmamıştı veya bana anlatılmadı. Ama ben anlayacağımı anlamıştım. Bana göre Vedat Aydın'ı kaçıranlar, onu Elazığ Maden ilçesine götürürken yolda trafik ekipleri tarafından kontrol edilme ihtimaline karşı Asayiş olayın Kolordu artık Komutanlığı ara kademeler üzerinden net bilgi olarak aktararak polis ekibinin oradan çekilmesi sağlanmıştı. Böylece kimin tarafından gerçekleştirildiği anlaşılıyordu. Vedat Aydın, kaçırılmasından kısa bir süre sonra Diyarbakır'dan 70-80 km uzaktaki Maden ilçesi yakınlarında Diyarbakır-Elazığ karayolu üzerinde Maden çayının kenarında kalaşnikof makineli tüfekle taranarak öldürülmüş olarak bulundu. Cesedin bulunmasıyla birlikte de fırtına koptu. Vedat Aydın'm cenaze töreni, Diyarbakır'da çok ciddi olaylara sahne olmuştu. İlk defa Diyarbakır'da geniş bir toplumsal tabana yayılan ciddi manada bir olay gerçekleşmişti. HEP için Türkiye'nin her yerinden binlerce insan Diyarbakır'a gelip cenaze törenine katılmış, bu olay büyük bir yürüyüşe ve ciddi tepkilere neden olmuştu. Bütün devlet kurumlarına (TRT'ye, polise vb.) saldırılmıştı. Cenaze, defnedileceği yere götürülürken surlarla Mardin Kapı 191

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Karakolu arasındaki dar yoldan geçen cenaze konvoyundaki bazı kişiler (özellikle kontrolden ve çıkan gençler ve çocuklar) Polis Karakolunu taşlamış karakola saldırmıştı. Karakoldaki

görevlilerin kendilerini korumak için silah kullanması sonucunda (göstericilerin de silah atması iddiaları vardı) üç kişi ölmüş, 5-6 kişi yaralanmıştı. Cenazenin defnedilmesinin ardından ise aynı yerden tekrar geçmek isteyen kalabalık karakola daha yoğun bir şekilde saldırdığında, görevlilerin tekrar ateş açması sonucunda (bir kısmı düşerek, bir kısmı uçurumlara yuvarlanarak) on dokuza yakın kişi hayatını kaybetmişti. Yüzlerce de yaralı vardı. Böyle ağır bir olay daha önce hiç yaşanmıştı. Aslında bana göre o cenaze töreni, tören sırasında o bölgede olup biten her şey ayrı bir skandaldi, çünkü cenazenin önce köye götürüleceği köyde defnedileceği belirtilmişti ama sonra şehir merkezine defnedilerek inanılmaz olaylara sebebiyet verilmişti. Bu cenaze töreninde HEPlilerin ve valiliğin yaptığı yanlışlar başka bir kitaba konu olacak kadar çok ve ibretlik olaylardan oluşmaktadır. Sonuç olarak tüm tarafların hesapsız ve sorumsuz davranışları 23 kişinin ölümüne sebebiyet vermişti. İşte Cem aslında bu olayın baş planlayıcısı ve failiydi. Bir defasında bir olayla ilgili olarak Bölge Valiliğine gitmiştim. Görüşme esnasında Bölge Valisi beni o zamanki Asayiş Kolordu Kurmay Başkanının yanma göndermişti. Onunla görüşmek üzere yanma gittiğimde Cem binbaşı oradaydı ve Kurmay Başkanı ile konuşuyorlardı. Cem "Darda kalırsam ben de Güneydoğu'da Asayiş Kolordu Komutanı bölgesinde şu, şu, şu olaylar oldu, bu olaylardan şu, şu kişilerin bilgisi vardı derim. Ben de bunlara şahidim derim," diyerek dolaylı yollu karşısındakini tehdit ediyordu. Olayın mahiyeti neydi bilmiyorum ama bunu çok net ifade ediyordu. Göründüğü kadarıyla Cem binbaşı son dönemde kendi üstleriyle veya kendi teşkilatıyla çatışma içindeydi. Oradaki görev süresi uygun olmayan bir biçimde sonlandırılıyordu. Sebebinin ne olduğunu çok iyi bilmiyorum ama kendi teşkilatı içerisinde bir sorun vardı. Bu sorun dolayısıyla pek uygun olmayan bir biçimde Ankara'ya tayin olup, orada göreve 192

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben Diyarbakır'da çalışmaya devam ederken, Ankara'daki İstihbarat kurslarında bölücü bölgeci faaliyetler, PKK faaliyetleri ve buna benzer konular ile ilgili dersler vermek amacıyla çağrılıyordum. Kurslara eğitmen olarak katılıp birkaç gün kaldıktan sonra geri dönüyordum. Karanfil İşte bir yol defasında yine Ankara'ya geldiğimde Cemle de görüştük. Cem binbaşı beni Kızılay'da, sanıyorum Sokak'ta kenarlarında restoranların, kahvehanelerin, birahanelerin bulunduğu bir yere davet etmişti. Orada yol üzerindeki küçük sandalyelere oturup bir akşam yemeği yemiş ve epey sohbet etmiştik. Yanında Güneydoğu'da birlikte çalıştığı subay ve itirafçı (ama JİTEM'de kadrolu çalışıyorlardı) arkadaşlarından bazı tamdık kişiler de vardı. Sohbet ederken Cem binbaşı çok net olarak, Güneydoğuyu kaybettiğimizi, Genelkurmay'm ve ordunun milleti yeterince uyanmadığını, devletin ve hükümetin bütün kurumlarıyla her bakımdan bu olayları tam manasıyla anlayıp algılayamadığını, bu insanları uyarmak gerektiğini söyledi. Etrafta oturan, sohbet eden, yiyip içen insanları göstererek, "Bakın, bunlar böyledir işte. Sabah akşam buraya gelirler, saatlerce oturur içerler. Ülke elden gidiyor ama kimse farkında değil. Bu insanları uyarmak için Kızılay'ın göbeğinde dev bir bombanın patlatılması gerek, ancak o şekilde akıllan başlanna gelir. Bu insanlar ancak bu yolla uyandırılabilir, bilinçlendirilebilir," diyordu. Bu görüşünde ısrarcıydı. Böyle bir şeyin yapılması gerektiğini, Genelkurmay'm bu konu ile ilgili güvenlik sisteminin halkı ve devleti yeterince uyanmadığını ve bölgenin elden gittiğini çok ısrarla vurguluyordu. Tabii ben bu fikirlere tam manasıyla katılmıyordum. Bu tür yöntemlerin hep karşısındaydım ama ülkesine olan sevgisi ve kendince doğru bildiği davayı bu kadar samimi, canla başla savunması nedeniyle bir yakınlığımız ve arkadaşlığımız oluşmuştu. Tabii bu böyle devam edip gitti. Ardından ben Güneydoğudaki hengâme içerisinde göreve devam ettim, bir müddet sonra seçimler oldu ve seçimlerden sonra tayinim İstanbul'a ederken çıktı. Cem ve İstanbul'daki yoğun ortam içerisinde devam yanmdakilerin 193 görevden ayrıldıklarmı, kitap

....................... Bir gün önce Jandarma Genel Komutanlığının askeri mahkemesindeki duruşmaya katılması için Alparslan Bey Cem'e bir minibüs ayarlamış... avukata da gitme1 Bolum: Devlet 194 ........... giriştiği pek çok iş ve faaliyet umduğu şekilde neticelenmediğinden bir anlamda dersini almış gibi gözükerek İstanbul'a geldiğini söyledi.. bu arada askeri sırları basma vermekten askeri mahkemeye verildiğini anlattı....... İşte İstanbul'da Dev-Sol'un yürüttüğü silahlı saldırılar ve buna karşı bizim gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla yoğun bir ortamda göreve devam ederken bir gün Alparslan Ertuğ adlı bir ziyaretçimin olduğunu söylediler....... Mahkeme çıkışında ise tekrar İstanbul'a dönecekmiş... Cem de saat 1 gibi Kızılay'da bulunan avukatıyla buluşup 13.................... Ankara'da Cem şoförden ayrılmış. Alparslan Bey bana Cem binbaşının emekli olduktan sonra arkadaşları vasıtasıyla (ki bu arkadaşların bir kısmının zamanında o bölgede çalışan ve bugün Milli İstihbaratta görevli insanlar olduğunu anlıyorum) İstanbul'da bir güvenlik firması kurarak hayatına bu şekilde devam etmek istediğini...... Fakat daha sonra Cemin durumunun pek iyi olmadığını. Cem minibüs şoförüyle beraber Ankara'ya gitmiş........... Kendisinin bulduğu uygun bir yerde Cem binbaşının evinin olduğunu.. Cemin bazı önemli doküman ve malzemeleri.... 1 ............. bazı faaliyetlerden rahatsız olduğunu bilahare duydum. Ankara'da yaptığı işlerden ağzının yandığını........ Fakat Alparslan Beyin minibüs şoföründen aldığı bilgiye göre saat 12'deki buluşmaya Cem gelmemiş... Kemal'in evinden bu malzemeleri minibüs alıp saat on iki sıralarında Kızılay bu yakınlarında bürosu şoförüyle buluşacaklarmış... görevde iken kendisinde kalan birtakım uzakta kumandalı patlayıcılar eskiden beri tanıdığı ve güvendiği Habur Gümrük Muhafaza Müdürü olarak çalışmış olan Ali Balkan Metel'in şoförü Kemal'in (Kemal Sadık Uzuner) evindeymiş......_ .......... iş yapmaya çalıştığım........................ Bölüm: Devlet ortak yazmaya çalıştıklarını ve bir yayınevi kurduklarını arkadaşlarımız vasıtasıyla öğrendim...............___________________..30'da mahkemeye gide-ceklermiş........... sonra birlikte Şoför malzemeleri alıp geri dönecekmiş.._________...

. Hatta zaman zaman Ali ve Mustafa Abdurrahman'm yanına gelip gidiyordu.. Cem'in Ankara'ya gitmeden önce İstanbul'da bulunduğu sırada kendisine herhangi bir şey olursa güvenebileceği kişinin ben olduğumu söylediği için benim yanıma geldiğini söyledi.. Örgüt mensuplarının eşkalleri.... kısaca örgüt hakkında her şeyle ilgili çok iyi not tutuyordu. Abdurrahman benden çok daha fazla örgüt mensupları ve örgütü tanıyan insanlara karşı ilgiliydi... bu işin sonu insanın kendi kafasına sıkmasına gider dediğim için İstanbul'a geldiğinde ben sana demedim mi gibi bir tepkiyle karşılaşmaktan çekindiğinden benim yanıma gelmedi..... o dönem Ankara İstihbarat Şube Müdürü görevinde bulunan...... Bu konuda gelmiş geçmiş en kapsamlı notlara sahip olan kişiydi...... Muhtemelen daha önceki konuşmalarımızda ona sürekli bu işlerin yanlışlığım savunduğum...... Bu merakından dolayı da bu insanlarla sohbet etmeyi çok seviyordu... yakın bir diyalogları vardı... Alparslan Bey Cem'den haber alamadığı için hayatından endişe duyduğunu._ ...... Belki belli bir düzen kurduktan sonra gelmeyi düşünüyordu......___________________........ Bölüm: Devlet miş.............. Ama ben Cem'in İstanbul'a geldiğini bilmiyordum..... Bunun üzerine Kemal'i telefonla aradıklarında.... Cem'in iki kişiyle (o zamanlar Aydınlık dergisi muhabiri olan Soner Yalçın'ı ima ederek) gelip emanetlerini aldıktan sonra Lada marka bir araçla ayrıldığını söylemiş..._________.. Abdurrahman hem Cem'i hem Cem'in JİTEM'den beraber ayrıldığı Ali Ozansoy ve Mustafa Denizi çok iyi tanıyordu........ Alparslan Ertuğün bu anlatımlarından sonra ben hemen onun yanında (veya o çıktıktan sonra...... Kemal'in Emniyet'e getirilmesi talebiyle birlikte 195 .. tam hatırlamıyorum) Cem'i benim kadar iyi tanıyan........ yapma etme........................ bilmiyorum..... yanlarında bulunan silahların ve malzemelerin özellikleri............. memleketleri. 1 .................... Cemle ilgili olayları anlattıktan sonra Abdurrahman hemen Kemal Sadık Uzuner'i telefonla arayıp Cem'i sormuş ve şubeye gelmesini istemişti........ daha önce Diyarbakır'da benim yardımcılığımı yapan arkadaşım Abdurrahman Toygar1 arayıp durumu anlattım.....................

....... Emniyet Genel Müdürlüğünü Jandarma Genel Komutanlıktaki rütbelilerin etkilemeye başladığını söyledi.. 1 ...... Fakat eğer böyle bir şey Daha sonra Abdurahman'la olsaydı... Şiddetle karşı bunun çıktım son ve derece böyle yanlış olduğunu söyledim. görüştüğümde Jandarmanın tavrının hiç olumlu olmadığını... gerçekleşmedi............ Cem o dönem Aydınlık dergisinden Soner Yalçm'a açıklamalarda bulunuyordu...... Ankara'da Jandarma Genel Komutanlığı Karargahından etrafa sızdırılan bilgilere göre ise Cem'in yanındaki kadın vasıtasıyla muhaberat adına çalıştığı.. Ben böyle bir şeyin söz konusu bile olamayacağını............ her taraf aranmalıydı......._ ..... Onlar ise Cem'in sanki ellerinde olduğu.............. Suriye'ye bilgi sızdırdığıydı.. Esasen bu müdahaleyle birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü-Jandarma Genel Komutanlığı-Ankara Emniyeti yoğun temaslar nedeniyle Genel Müdürlükte ciddi bir trafik oluşmuştu ki bu da bir anlamda Cem'in aslında Jandarmanın elinde olduğunu işaret ediyordu.................. Etrafta bunun Jandarma içinde bir iç mesele olduğu yönünde laflar dolaşıyordu.. Anlatımlarda.. birtakım olmuş bitmiş olay ve eylemler hakkında devlet aleyhinde basma açıklama 196 ............... Ankara'nın giriş çıkışları tutulmalı. Ben zinhar böyle bir şeyin gerçek olamayacağını söyledim... Bölüm: Devlet Jandarma ve JİTEM'in önemli bütün yetkililerinin Emniyet'e gelip bizim elemanımızı deşifre ediyorsunuz diye konuya müdahale ettiklerini._________...... bir aramaya katılmayacağımı belirttim......... Hatta bana Cem'in İstanbul'daki evinin bile aranması gerektiği.. en azından bu ima edilmeye çalışılıyordu... Ben de o zaman t)\ı filere bıı*cLi£ Böyle bir şey ıriciniF ^ıt)i olmuştum.. Cem hakkında olumsuz konuştuklarını öğrendim...... hatta bu durum o tarihte gazetelere de yansımıştı........................... en son Aydınlık dergisinde çalışan likte gittiği algısı yaratılmak isteniyor gibiydi......___________________. Fakat bana aktarılan şey şuydu: Cem'in arkadaşı sıfatıyla Alparslan Bey ve daha sonra Cem'in beraber yaşadığı Neval Boz telefonla aradığında Kemal Cem'in iki kişiyle beraber Lada marka bir arabayla gelip kendisinden malzemeleri aldığını söylemişti................ buna bakılabilir mi yollu imalarda bulunmuşlardı. biraz pataklayıp kötü muamele ederek bir süre alıkoyacakları.....

...... Öldüğünde üstünde eve girerken giydiği kot pantolon olduğuna göre.... Kemal'in evinde bu elbiseyi giyecekti. Sonra öğrendiğime göre Emniyetten arkadaşlar Cem'in kaybolması ile ilgili bilgi almak üzere Cemle beraber hareket eden Mustafa Deniz'i de çağırıp Cem'in bulunamadığım anlatmışlar.._________......... Ankara'da herkes öyle zannediyordu..... ikincisi de oradaki eşyaları almaktı..... Olaydan sonra İstanbul'dan Ankara'ya gittiğini.. Nasıl diye sordum... olayı çözdüğünü söyledi.. Burada işin kilit noktasının Kemal olduğu anlaşılıyordu... "Nasıl yani?" diye sorduğumda şöyle anlattı: "Cem Kemal'in evine gittiği zaman içinde siyah takım elbisesinin olduğu bir çantası vardı elinde...... "Cem Kemal'in evine girdi ama Kemal'in evinden çıkmadı................___________________.... birincisi elbiseyi giymek.. girdiği evden çıkmamıştı ve o şahıs doğruyu 197 .... Sonra da saat 1....... Cemi sormak üzere Kemal'in evine giden Mustafa Deniz dönmemiş ve kendisinden bir daha haber alınamamış..30 gibi Jandarma Genel Komutanlığında devam eden mahkemeye katılacaktı........_ ...................... onun yanına gitmiş ve ondan da bir daha haber alınmamış............... Yani Cem'in elbisesini giyeceği başka bir yer yoktu.... İfadesi alınırken cesedi bulduklarında Cemin üstünde ne olduğunu sorduğunda kot veya kadife pantolon olduğu yanıtını aldığı anda olayı çözdüğünü söyledi......... Sohbet sırasında Cem'in olayı tekrar gündeme geldiğinde bana.... Cem'in saat 12.00 gibi avukatın ofisinde buluşacaklardı.. Bir süre sonra polis şehit ailelerine yardım derneğinin bir toplantısında Alparslan Ertuğ ile karşılaştık.. Aynı şekilde Cem'in birlikte olduğu İstanbul'da bulunan Neval Boz isimli kız da Cem hakkında bilgi almak için Kemalle görüşüp........ Ama yine de bu olayın nasıl olduğuyla ilgili olarak zihnimde hâlâ yüzde yüz bir kesinlik oluşmamıştı....... gidip konuşurum hemen........" dedi.............. 1 .. orada ifadesinin alındığını belirtti.... "Ben Kemali biliyorum.. Bölüm: Devlet yapmaması konusunda gözdağı verecekleri imasında bulunuyorlardı... Kemal'in evine gidenler bir daha dönmemişlerdi. Eve girmişse mutlaka orada elbisesini değiştirmesi gerekiyordu...... Yani Cemin Kemal'in evinde iki şey yapması lazımdı." demiş........00'de malzemeleri şoföre teslim edip saat 1.

.........._________... Bunlar üzerinde oturup ciddi bir çalışma yaptım....._ .. Cem Güneydoğuda çalışırken o zamanlar bazı olaylarda (Diyarbakır Baro Başkanımın aracına bomba konması. Cem bir mobil telefon kullanıyordu.. Daha sonra yaptığım araştırmalardan öğrendiğim bir olay da şöyleydi........... Yeşilin bu telefonla Jandarma Genel Komutanlığından kimlerle görüştüğünü......... Aynı şekilde zannediyorum Kemal de yeri belli olmasın diye böyle bir mobil telefon kullanıyordu................. İşte bu olaylar ve bağlantılar bu şekilde çözülünce bilgisayar sorgu sistemiyle daha ayrıntılı bir araştırmaya giriştim............... Bu tarihlerde Yeşil Jandarmanın elamanı idi ve Jandarma ile birlikte hareket ediyordu.............. HEP'in bombalanması) kullandıkları uzaktan kumandalı çok güvenilir kodla 198 .. PKK o zamanlar yoğunlukla Güneydoğuda mobil araç telefonlarını kullandığından ben o dönemde mobil araç telefonlarıyla yapılan tüm konuşmaların dökümünü... fatura bilgileri tüm detaylarıyla tespit edilebiliyordu......... kimleri aradığını ve kimler tarafından arandığını.. Bu telefonlarla yapılan görüşmelere tek tek baktım." Alparslan Bey olayı net bir biçimde bu şekilde anlamıştı. Yeri belli olmasın diye araç telefonunu söküp küçük bir çanta telefonu haline getirmişti.............................. Şoför Yeşil Kemal'de bulunan Cem'e ait malzemeler içerisinde uzaktan kumandalı patlayıcılar vardı.... Bu telefonla muhabere yapıyordu.... Bölüm: Devlet söylemiyordu....___________________.... Ölümüne kadar Cem'in kullandığı mobil telefonu daha sonra Yeşilin kullandığını gördüm........... Ben ikinci bir bağlantıyı da daha sonra çözdüm......... Bu da gösteriyordu ki Cem malzemeleri Kemal'in evinden çıkarmamıştı ve bu malzemeler Yeşil'den çıkmıştı.. 1 ........ bu patlayıcıların daha tarafından alındığını ve Yeşilin bu patlayıcıları ve malzemeleri MÎT'e getirdiğini Mehmet Eymür kendi beyanında ve internet sitesinde anlatarak doğruladı.... kimin kimi aradığı bilgilerini bilgisayarımda tutuyordum. Bu sistem sayesinde hangi telefon numarasını kimin hangi saatte aradığı. O zamanlar bilgisayar sorgu sistemini yeni kurmuştuk........ hatta görüşmeler esnasında bulunulan yerlere dair bilgileri tek tek çıkarttığımda olay çok net gözüküyordu.........

. Cem Mustafa Deniz'e de bir iş arıyordu. Bu arada Cem iş kurmak için İstanbul'a gelmişti.... Ali Ozansoy ve Cem bu malzemeleri güya aldıklarında Güneydoğuda çalışırken tanıdıkları............................ Onlara Cem'in ayrılırken beraberinde götürdüğü kırka yakın uzaktan kumandalı patlayıcının Kemal Sadıkln evinde bulunduğunu.. Daha sonra Mustafa Deniz............ bu materyallerin bir kısmı yayınlanacak kitaplarda kullanılabilir düşüncesiyle istifa ederken bütün dokümanlarla birlikte patlayıcı maddeleri de yanlarına almışlardı...... 1 . Orada ele geçen belgeleri okumak.. Cem İstanbul'a gelmeden önce Ali Ozansoy'u Emniyete sözleşmeli personel olarak yerleştirmişti.............. çok güvenilir olduğunu düşündükleri (zamanında uygulanan tüm testlerden en başarılı kişi olarak çıkmıştı) Kemal Sadık Uzuner'e (yani Habur Gümrük Muhafaza Müdürü Ali Balkan Metel'in şoförüne) diğer dokümanlarla birlikte vermişler..... Onu da bir yere yerleştirmek istiyordu..._________.... çünkü onların da kendisiyle birlikte istifa etmesini sağladığı ve peşinden sürüklediği için onlara karşı kendini sorumlu hissediyordu.... Ama kimse almamış ve patlayıcılar Cem'in elinde kalmıştı. Çünkü bunlar kayıtlı değildi.............. Emniyetten bazı güvenilir arkadaşlar bana bu patlayıcıları Cem'in onlara vermeye çalıştığını söylediler...... Bölüm: Devlet çalışan patlayıcı maddeler vardı... örgütten elde ettikleri dokümanlar bir dosya halinde elinde bulunuyordu.............. Ayrıca Cem ve ekibinin Kuzey Irak'ta yaptıkları faaliyetler ve muhtelif kişilerle yaptıkları görüşmelerin kayıtları..... Kemal Sadık'ın çok güvenilir bir insan olduğunu. Onu da belli bir işe yerleştirmek istiyordu....._ ..___________________.... ama daha sonra yayınevini devam ettiremeyeceğini anlayınca normal hayata dönmeyi düşünüp ellerindeki bu patlayıcıları verecek yerler aramışlardı.................... PKK gibi örgütlerin dokümanlarını analiz etmek görevine getirilmişti.... Mustafa Deniz belki biraz daha yakın gözükmek ya da belki kendine göre avantaj elde etmek adına JÎTEM subaylarına ve Jandarmaya gitmişti...... Ordudan ayrıldıktan sonra yayınevi kurma düşüncesinde olduklarından........... Zaten onlarla çok iyi tanışıp görüşen bir insandı......... Cem istifa edip ayrıldıktan sonra bu malzemeleri bir müddet elinde tutmuş... 199 ...........

.... fakat bu patlayıcıları Cem'in kullanabileceği yönünde Mustafa Deniz'in korku ve endişesi vardı.............. Bölüm: Devlet sadece Ali Balkan Metel isterse bilgi vereceğini bunun dışında kimseye bilgi vermeyeceğini ama bu patlayıcı maddelerin Cem tarafından alınıp kullanılması halinde kötü bir şeyler olabileceğinden korktuğunu söylemişti... İşte tam JİTEM'de Cem'i ortadan kaldırmanın yolları aranırken...... Ankara Emniyeti Cem'in kaybolmasıyla 200 ..... Daha sonra öğrendiğimiz kadarıyla Cem'i öldürmek için aslında daha önce de epey plan yapılmış.... Tabii böyle bir plandan o zamanlar Cem ve arkadaşlarının haberi olmamış. Aslında o patlayıcı maddeleri Cem elinden çıkarmak istiyordu............ 1 ... Bu durumu öğrenmeleri üzerine bazı itirafçılarla birlikte Yeşil......... Bingöl ve Tunceli Bölgesinde Yeşilin karıştığı olayları anlatıyordu......... Fakat sıra Diyarbakır bölgesine gelirse...... Cem'in peşine epey düşmüşler.._ .... onu kovalamışlar.......................... Mustafa Deniz farkında olmasa da Jandarma yetkilileri zaten Cem'in Aydınlık gazetesinden Soner Yalçın'a Güneydoğudaki infaz olayları ve başka kanunsuz işler dahil olmak üzere birçok gizli bilgileri vermesinden dolayı son derece rahatsızdı... Bu yüzden Cemi ortadan kaldırmayı düşünüyorlardı....... onun vasıtasıyla Kemal Sadık Uzuner'e ulaşıyorlar.......... Cem gelince Cem'i hemen yakalıyorlar...... Ayrıca mahkemeye gideceğini.. JİTEM yöneticileri hemen Ali Balkan Metelle görüşüyorlar.... Cem'i öldürmek üzere Samsun'a giderken Merzifon yakınlarında bir jiple kaza yapmış.._________................. öncesinde gelip kendisinden eşyalarını alacağını söyleyince de Kemal'in evine pusu kuruyorlar... bunu gidip Jandarma yetkililerine söylüyordu....... Uzuner onlara Cem'in ne zaman geleceği hakkında bilgi veriyor...... Cem daha çok Kuzeyde Sekizinci Kolordu bölgesindeki. o tarihlerde Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan diğer Jandarma Komutanlarının isimlerinin de verebileceği korkusu vardı... Mustafa Deniz gelip Cem'e ait malzemelerin Kemal Sadık Uzuner'de olduğunu söyleyince planlarını uygulayabilecekleri bir fırsat yakaladıklarını düşünüyorlar...... Cem birlikte olduğu kızın Suriye'de Tıp tahsili yaparken gelip kendisinin yanında itirafçı olması sonrasında Türkiye'de tahsiline devam etmesi için Samsun'da Tıp Fakültesine kaydetmek için Samsun'a gitmiş.....___________________............. eski OHAL ve Diyarbakır bölgesinde....

........... Bugün bu olay yeniden konuşulsa adı geçen insanların hiç biri şahitlik yapmaz.... Sakın böyle bir şey denenmesin......... olay hakkında daha teferruatlı bilgi almak üzere Kemal'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor......... gerekirse size de ateş ederim....... onlarla beraber istifa eden ve şimdi Emniyette çalışan Ali Ozansoy'a da böyle bir şey yapabilirler.. Yeşil ile karşılaşıyorlar.... olay ortaya çıkacağı için hemen Emniyete bizim elamam-mızdır dokunmayın diye baskı yapıyorlar........ Bu olay bana o tarihte buna şahit olanlar tarafından anlatılmıştı ama bugün sorsanız hepsi gördüklerini kesinlikle inkâr edeceklerdir........_________. "Bununla ateş ettim....... biz buna karşı çıkarız havası içerisinde Jandarma Genel Komutanlığına gittiklerinde. yapmış olsa Oysa Cem o zaman evine kesinlikle kurtarılabilirdi........ Aslında Emniyetin bu yaklaşımı gayet makul..... Üç kişi de bu şekilde öldürülüyor. Mustafa Deniz de bilgi almak için Kemal Sadık Uzuner'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor.. Yeşil açık açık elindeki Simit Wesson marka tabancayı göstererek........ Bölüm: Devlet ilgili olarak Kemal'i Emniyete çağırdığında............... Bir müddet sonra İstanbul'daki Neval Boz Cem gelmeyince meraklanıp Kemal'i arıyor. Ama herkes Simonlaşmıştı... O da vurulacağını tahmin etmiyor.......................... Bildiğim kadarıyla o zamanki Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosunun Jandarmayla diyalogları iyi olduğundan onlar da etkileniyorlar Kemal'in ve müdahalede polis baskın bulunmuyorlar. ama maalesef yapılamadı... O tarihte JİTEMİ ve Yeşili bilen Emniyet görevlileri "Jandarma Mustafa Denizi öldürdü." diyecek kadar rahatlıkla cinayeti kabul ediyordu........ Kemal ona Cem'in iki kişi ile beraber gittiğini söylemesi üzerine kız bu iki kişinin eşkallerini öğrenmek. Cemi öldürdü... karşı tarafın cinayeti suç ama bizim yaptıklarımız suç değildi...___________________._ . Benim ifademe 201 . Ama Cem işte orda kaçırılıyor.. hatta yaşananları inkâr bile edebilirler.............. tabii ki elemanlarının deşifre olmaması için uzak durmayı tercih ediyorlar..... 1 . herkesin alenen bildiği bir olaydı Cem ve üç kişinin öldürülmesi............. Birkaç gün sonra ise kafalarına kurşun sıkılmış olarak her birinin cesedi Ankara'nın farklı yerlerine atılmış olarak bulunuyor........ İşte böylesi herkesçe malum olan.......

. her yer didik didik aranır....... Bildiğim kadarıyla zamanın Genelkurmay Başkanı......... bir ton işlem yapılırdı.. Tek basma bu durum bile bu araştırma ve soruşturmayı yapmayanların..... Genel Komutanlıkta bulunan tüm üst düzey yöneticiler bu olayın kimin tarafından. Yeşil'in Cem'den aldığı patlayıcı maddeleri MİT'e getirdiği Mehmet Eymür'ün ifadelerinden de net olarak biliniyordu. kaçırılan kişinin bulunması yönünde herhangi bir adım atılmıyor...... ama hiçbir araştırma ve soruşturma işlemi yapılmıyor. Ayrıca Yeşil'in kullandığı mobil telefonla o tarihte bütün Jandarma ve Emniyet yetkilileriyle görüştüğü belliydi............... Eğer bir Jandarma subayı gerçekten kayıp olsaydı hemen inceleme başlatılır. failleri şunlar olabilir arayın bulun diye bir tek not bile yazılmadı._________..... her tarafa eşkâller yazdırılır. çünkü o zamanki güç merkezleri bu cinayetin çözülmesinden yana değildi..... Ben Cemin kaybolması ile ilgili ne Emniyetten ne de Jandarmadan tek bir yazı ya da mesaj bile almadım.. o telefonu 202 ..... sorulur...... Devlet için bu kadar önemli üst düzey görevlerde yer almış bir subay kaçırılıyor (oluşturulmaya çalışılan görüntü itibarıyla örgüt tarafından kaçırılıyor) ama hiçbir yerde aranmıyor.._ .......... aranır........... insanlar sorgulanır.......................................... hemen Türkiye'nin muhtelif illerine en ücra köşesine kadar tüm birimlere mesajlar çekilir.. Emniyetin Merkez İstihbarat ve Terörle Mücadele ile Özel Harekât birimleri yöneticileri ve Ankara Emniyetinin yöneticileri de belli oranda olayı biliyorlardı..... olayı aydınlatmaya yanaşmıyordu..... çünkü bu yönde yalan ve yanlış bilgilerle aldatılmışlardı.. Bölüm: Devlet rağmen de maalesef olay ciddi olarak ne adliye tarafından ne Jandarma tarafından tahkik edilmedi. Ama kimse bu cinayeti çözmeye....... Sadece öldürme sebebi olarak Neval aracılığıyla Suriye'ye bilgi sızdırmak olduğunu zannediyorlardı....... nasıl gerçekleştirildiğini biliyordu... Hâlbuki o tarihte en ufak bir olay olsa yollar kesilir. Cemin kaybolması ve öldürülmesi ile ilgili bir tek yazı...___________________.. 1 ............. bu olayın bu şekilde kapanmasını istiyorlardı... yollar kesilir..... Cem Binbaşı gibi biri görevinden dolayı kaçırılıyor........ Bu durum hukuki tabiri ile hayatın olağan akışına uygun değildir. bir dizi araştırma ve soruşturma yapılırdı....... yaptırmayanların fail olduklarını gösteriyor.

Muhtelif defalar söylendi ama bir kere daha kaydetmekte yarar görüyorum. Sonuç olarak bu ve buna benzer yüzlerce.._________.... dostlarıyla görüşmüştü......... hatta Jandarmada çalışan bazı arkadaşların söylediğine göre Genel 203 ....... Çetin Ağaşe isimli bir gazeteci JİTEM Gerçeği adlı bir kitap yazmıştı............................. JİTEM'in var olup olmadığı yönündeki tartışma hâlâ daha devam ediyor............. O tarihte Cemler veya diğer Genel subay arkadaşlar JİTEM mensubu için olarak böyle istihbarat bir birim değerlendirme toplantılarına JİTEM adına katılıyorlardı. Bölüm: Devlet Cem'den aldığı aşikârdı........ Evet Cem Binbaşı herkesin gözü önünde..... Cem'in çevresindeki bazı insanlarla.. JİTEM in kurulması değil............. araştırılırsa tüm bunlar ortaya çıkarılabilir ama maalesef hiç kimse ilgilenmedi ve olay o şekilde kapandı.............. 1 ................. tek tek bütün görevlilerle irtibatları belliydi.. Jandarma Komutanlığının terörle mücadele kurmasında hiç bir mahsur bulunmazken var olan bir birimi inkâr etmesinin akılla izahı yoktur.......___________________....._ ... O tarihteki Asayiş Kolordu Komutanı daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanı olan Hikmet Koksal Paşa'nm imzasının olduğu takdirnamede Cem Erseverln unvanı JİTEM Grup Komutanı olarak belirtiliyordu. Hatta eşi Işık Hanımla da görüşmüştü.... Bu araştırma için Ağaşe.......... çalışma yöntemleri yanlıştır ama bu teşkilatın kurulmasında hiçbir mahsur yoktur. Cemle ilgili bir belge alabilir miyim diye sorduğunda Işık Hanım iyi niyetle Cem'in iki tane Takdirnamesini vermişti..... Hem Jandarma merkezinde Genel Komutanın hem de illerdeki JİTEM grup komutanlıklarının telefon numaraları yazılıydı........ Bu bence pek çok açıdan önemli bir olaydı çünkü devlet kendi elemanım öldürmüştü. Bunun yanında Kemal Sadık Uzuner'in mobil telefonla kimlerle konuştuğu..... herkesin bildiği bir şekilde yok edildi ve maalesef cinayet her şeyi ile ortada olmasına ve var olan bütün delillere rağmen bu sistem kendi suçlusunu yakalayamadı ve hesap soramadı............ Ağaşe yine Jandarma Genel Komutanlığı telefon rehberinin bir kopyasını da kitabına koymuştu.......... Bu kitapta da basit ama aslında çok önemli belgeler vardı. Bugün bile bunları ispatlamak mümkün......

..... Böyle bir yalan beyanat nedeniyle devletin sözlerine de itimat sarsıldı.... beyanda Hâlbuki bulundu... bunun için hiçbir adım atmayanlar Cem'in failleridir......... böyle bir O yazıyı hazırlayan........ İlk defa Jandarma Genel Komutanlığı (bence tarihi bir hataydı) JİTEM yoktur diye yalan bir yazılı etti. Cem Ersever cinayetinin faillerini bulması gerekip de bulmayanlar............ Bu tür kaliteli güvenlik cihazlan satan firmalardan bir tanesi de bir İsrail firmasıydı. Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz Tahminimce 1993 yılı sonları 1994 yılı başına doğruydu..___________________. Demo için Ankara'ya gelmiş.. 1 ......... Bölüm: Devlet Komutanlıkta JİTEM ibareli bir tır dolusu evrak olmasına rağmen JİTEM İn varlığı inkâr ediliyordu.......... Bence yazıyı yazanlar.. imzalayanlar herkesin yüzüne karşı devletin yalan söylediğini itiraf yazının Jandarma Komutanlığından inkâr çıkmaması gerekirdi............ Çünkü devlet asla yalan söylememeliydi..................... hele ki böyle hassas bir konuda devletin yalan söylemesi ve yanlış bilgi vermesi asla kabul edilemez ama maalesef bu şekilde bir davranış sergilenerek hata edildi..... Uzun sözün kısası............. bir tır dolusu JİTEM ibareli evrak bulmak mümkün._ ... Bugün hâlâ şu tarihler arasında JİTEM de çalıştım diyebilecek pek çok insanın var olduğu biliniyor........ dönerken İstanbul'a da uğramış olan İsrailli 204 ........ Böyle bir birimin var olduğu herkesçe malum olmasına rağmen siz bir devlet kurumu olarak bunu ediyorsunuz... paraf eden....................................._________..... bir şey inkâr edilecekse bile dolaylı sözlerle ifade edilirdi..... O tarihe kadar devlet kurumlan resmi yazılarda hakikat hilafına resmi olarak cevap vermezlerdi. gerçek devlet adamlığı vasıflarından mahrum insanlardı.... mahkemelere ya da ilgili kurumlara yazılı cevap verilirken mutlaka doğrular söylenirdi. bu kabul edilecek normal bir olay değildir.. Esasen devlet yanlış yapsa bile resmi olarak hiçbir zaman yalan söylemezdi.. O zamanlar İstihbarat Dairesinin ihtiyacı olan bazı teknik malzemeler ve özel cihazlar almak gerekiyordu.. Bugün bile Jandarma Genel Komutanlığı aransa......

. sahalannın en iyisi sayılabilecek iki tane çok iyi mühendis vardı..... ayrıca bizim İstanbul'da kurduğumuz küçük bir laboratuarda birtakım alet ve cihazların geliştirilmesi konusunda bazı arkadaşlarla birlikte çalışan ekibin şefi Doç...... Hâlbuki biz Batı Avrupa'nın kullandığı sistemi kullanmak mecburiyetindeydik......................... epeyce mesafe almışlardı ama ellerinde istediğimiz cihaz yoktu.. bu kadar teknik detay bilen bir polis olamaz.... Yani ekibin iki üyesi de süper mühendislerdi.......... biri elektronik aletlerin tasarımı konusunda diğeri ise bilgisayar konusunda çok yeteneklilerdi. Evet böyle bir teknoloji yapacak imkânları vardı. Ve alınacak sistem Batı Avrupa standartlarına uygun olmalıydı... Alacağımız aletle ilgili son noktada işin teknik en ince detayları konuşulmaya başlandığında.......... İsrailli firmayla kontak kuruldu ve biz bir grup arkadaşla birlikte İsrail'e gittik. ama bu cihazla ilgili bazı yazılım kodlarına ihtiyacınız var ki bunlar sizin elinizde yok....... Dr... sade............. bizim arkadaşlarımız İsraillilere "Sizin elinizde bu cihaz yok............ kartlarını açık oynamaya başladılar...... çünkü İsrail'in sistemi daha çok Amerikalıların kullandığı bir sisteme uygundu ve Amerikan sistemi düşünülerek tasarlanmıştı............ 205 ._________................... İlk önce bizim teknik elemanlara dönerek. dürüst ve üstün yetenekli bir insandı.. Hayatında yalan söyleyeme-yen... bu ülkeye yaptığı katkılann muhasebesi yapılamayacak kadar çok olan............ "Sizler polis değilsiniz.___________________." dediler.. Yanımızda o zamana kadar bize güvenlik konularında yardımcı olan yüzde yüz güvenilir... yaptığı cihazların değeri milyon dolarları bulabilecek bir görünmeyen kahraman........ Diğer arkadaşımız ise o tarihlerde Netaş'm araştırma geliştirme bölümünde tasarımcı olarak görev yapan..........._ .......... Mustafa X'ti. siz bizden sipariş alıp bu cihazı üreteceksiniz...... Bölüm: Devlet firmadan bilgi aldıktan sonra İsrail'e gidip cihazlan yerinde görerek ve firmanın teknik elemanları ile konuşarak cihaz ve sistemleri tanımak istemiştik.. İsrailliler bu kadar teknik teferruat konuşulunca. Bir tanesi bilgisayar programcılığı konusunda üstün yetenekli. İsraillilerle uzun görüşmelerimizin sonunda aslında almak istediğimiz aletin İsraillilerde olmadığını anladık... 1 ... bir dahi Mösyö/Komiser İrfan'dı.

Bu konuyu siz hiç merak etmeyin.......... Ne Emniyet böyle bir şey kurabildi (zaten görevi de 206 ...... Dr....._________.......... bu bizim için çok kolay.. Zaten kravatında sistem 12 santrallerinin amblemi vardı.... tasarımcı olduğunu söyledi....... Özellikle de kendilerine farklı konularda bilgi sağlayacak görevlerde bulunanlar üzerinde yoğunlaşıyorlar.. bunlar hakkında kime nasıl bilgi verebilecekleri soruyorlar.. dolayısıyla bu ürünle ilgili her şey Siemens fabrikasının bilgisi dahilindedir.... 1 .... Siemens'te çalışan mühendis bir arkadaşımız var.. Almanya..." dedi.. Bölüm: Devlet Siz kesinlikle polis olmazsınız.... cevabı yarın bize gelir.......... Bu çok faydalı ve güzel bir sistemdi....... Ama biz... "Evet mühendisim ama polisle beraber çalışıyorum............. onlar hakkında bütün bilgilere sahipler.... istediğiniz bu detayları ona sorarız. galiba onu imal eden Netaş'm ismi yazılıymış. Bu insanlarımızdan bazıları her yıl ülkemize geldiğinde muhtelif Emniyet birimlerine müracaat. Mustafa X arkadaşımız saflığından hemen polis olmadığını.... İhbarları gönderecekleri bir e-posta adresi yaratıp onlara veremedik... bu insanlar dünyanın her yerindeki ırktaşlarıyla irtibat kurmak üzere bir sistem kurmuşlar. Nasıl temin edeceksiniz diye soruyorsanız..... özellikle Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren insanlar ve illegal örgüt mensupları bulunduğunu söyleyerek. Diğer arkadaşımız ise daha soğukkanlı bir tutumla...... edip bulunduğu Avrupa ülkesinde (örneğin..................... Böylece gerek olduğunda ihtiyaç duyulan bilgiyi kendilerine sağlayabilecek kişiyi arıyor ve bilgiye ulaşıyorlar... Hollanda) faaliyet gösteren bölücü örgüt ve mensupları hakkında yardımcı olmak istediğini........." O zaman şunu düşündüm....." dediler.. yakınlarında..___________________..... kimin nerede hangi görevde çalıştığını biliyor ve takip ediyorlar. Avrupa'da yaşayan birkaç milyon Türk olmasına rağmen onlardan hiçbir şekilde faydalanamıyoruz..... Bizim Doç..... Akşam faks çeker.............._ . Bu cihaz Siemens'in kendi ürünü. Bu türden yüzlerce başvuru olmasına rağmen biz bu insanlardan sürekli ve sistematik olarak bilgi alabilmemizi sağlayacak bir sistem oluşturanındık.. Daha sonra İsrailliler bize çok önemli bir şey daha söylediler: "Bu yazılım kodlarının bizde olmadığı doğru.................

. bunun içi bile Alman meslektaşlarımızdan yardım istemiştik........... Yani Almanya'da yayın yapan PKK'ya ait bir dergiyi temin etmek bile Türk güvenlik kuvvetleri için bir sorundu...... onların adreslerini alsak..._ ..___________________......... bilgi akışının sağlanması için her türlü yola başvurulur ve gerekli altyapı çalışmaları gerçekleştirilirdi.............. Böyle bir sistem hâlâ da kurulamadı....... Almanya'da Türkiye aleyhine yayınlanan illegal Örgütlerin yayınlarını temin etmek için bile Alman makamlarından yardım isteniyordu............ Sadece Avrupa'da çalışan Türklerden gönüllü olanları gönderdiği bilgileri sistematik olarak alıp analiz edebil-sek zengin bir bilgi bankamız oluşabilirdi...... Bizim yerimizde başka bir ülke olsaydı..... derginin üstündeki telefon numarasını arayıp kiraladığımız bir posta kutusunu adres göstererek bizi yıllık olarak abone yapmıştı)............ Bu durum şunu açıkça 207 ..... Avrupa'da özel bir şekilde toplanacak istihbarata ihtiyacımız kalmazdı. Daha sonra 1996-97 yıllarında Alman güvenlik birimleri ile terörle mücadele konusunda yapılan resmi görüşmelerde gördüm ki ülkemize yönelik terör faaliyetleriyle ilgili bilgileri Alman makamlarından almayı bir yana bırakalım.............._________... Bir tek bu olay bile Türk istihbaratının ne durumda olduğu konusunda fikir vermektedir............. güvenilir ve legal binlerce haber kaynağım hiçbir zaman kullanamadık.. Hâlbuki böyle bir sistem kurmak zor değildi......... hazır......... gerek olduğunda onlara ulaşabileceğimiz bir kanal kurabilseydik.. Bölüm: Devlet değil) ne de bilgi vermek isteyen insanları götürdüğümüz Milli İstihbarat.......... Bu isteğin dile getirildiği toplantıda bulunuyordum ve şahsım ve teşkilatım adına çok utanmıştım (daha sonra Almanya'da bulunan bir elaman......... daha akıllı ve etkin çalışan bir teşkilat var olsaydı..... Fakat Alman Emniyeti de bunun bir polisiye görev olmadığı için böyle bir şeyi yapamayacaklarını söylemişlerdi..... Hâlbuki orada milyonlarca Türk vardı ve pek çoğu bize yardım etmek için gönüllüydü. kullanmanın yol ve yöntemini bulamadık. böyle bir potansiyelden faydalanmak için tüm kaynaklar seferber edilir.............. Jandarma ve Genelkurmay.. bilgileri bize gönderebilecekleri bir kanal tayin edebilsek. Bedava.. 1 ........... Avrupa'da yaşayan dört milyondan fazla Türk'ten gönüllü olarak yardımcı olmak isteyip bize müracaat edenleri organize edebilsek.

bilgi görmedim...... Bu olaylar dolayısıyla pek çok ülkenin polis veya muhtelif devlet örgütleri de İranlıların yarattığı bu olaylara ilgi duyup bilgi almaya çalışıyordu. bu yolla bilgi toplamaktan bile acizdi..___________________. Bölüm: Devlet manada gösteriyordu ki bizim güvenlik kuvvetlerimiz gerçek istihbarat toplamak...... Bu durum o gün öyleydi.... Çünkü Fransa ve İngiltere gibi birçok ülkede de benzer olaylar olmuş........ yetersiz ve basiretsizdi...... sen bunu bilmiyor ama hep güvenlik kuvvetlerimizi küçük görüyorsun...................... Bu konuda toplanan en değerli bilgiler yine Türkiye'de faaliyet gösteren militanlar yakalandığında ya da izlenirken elde ediliyordu..... tamamı taransa kaç tane bulunacak? Dış Güçlerin Etkisi Ülkelerdeki bütün siyasi kargaşa ve olayları hep dış güçlere.. İran resmi kuvvetlerinin dolaylı desteklediği Türkiye'de özellikle İstanbul'da çok fazla terör olayına karışmış gruplar vardı ve bu gruplara karşı başarılı operasyonlar yapmıştık. İşte devletin arşivi orada........ Bana "Devletin teşkilatları Almanya'da...................................... hep dış düşmanlara bağlamak isteyenlere karşı veya böyle görüp dünyadaki olayları bu şekilde değerlendirenlere karşı çok önemli bir örnek vermek isterim.._________.... ben görmediysem kimse görmüş olamaz. 1993 ve 1994 yıllarında İstanbul'da görev yaptığım dönmede..... hatta açık toplantılar yapılıp paralar toplandı fakat ben bu olay ve bu olaylarda yer alan (hatta bir kısmı ülkemize geldiğinde yakalanan) kişiler hakkında bir tek resim.......... film." diyenlere şu cevabı veriyorum: Bunca yıl Avrupa'da bölücü örgütler Türkiye aleyhine faaliyetlerde bulundu... bunları derlemek ve analiz etmek konusunda son derece yeteneksiz.._ ............ 1992..... Olayların en sık yaşandığı ve en fazla militanın yakalandığı yerler olan Diyarbakır ve İstanbul'da çalıştım....... tüm Avrupa'da her türlü bilgiyi alıyorlar..................... 1 .... Emrine amade hazır bekleyen insanları kullanmaktan.......... İran'dan devrim sonrasında kaçmış rejim muhalifi pek çok 208 . bugün de hâlâ aynı olduğundan eminim... elindeki potansiyeli değerlendirmekten... ileride de değişeceği kantinde değilim....

......._ .... Daha sonra birçok ülkenin de buna benzer bir tutum içinde olduğunu gözlemledim ama tabii en fazla istekli olanlar Amerikalılar ve İngilizlerdi........................." demişti.... ayrıca o tarihte biz de dahil olmak üzere İran'a komşu olan ülkeler İran'daki bu tür olaylara karşı tavır almak ve bir şeyler yapmak istiyordu.... bir şeyler yapma arzularına rağmen İran'da o günden bu güne hiçbir şey yapmayı başaramadılar............... Hatta eski İran başbakanı Şahbur Bahtiyar..... Tüm bunlar da şunu işaret ediyordu.. İran kaynaklı terör olaylarını önleme konusunda veya İran'a yapılacak herhangi bir operasyonda ne isteniyorsa ama ne isteniyorsa her konuda her şeye Amerika'nın destek olmaya hazır olduğunu söylemişti......._________..... Tahkikatlarda bu olayların bir kısmının İran devlet görevlileri veya onların yönlendirmesi ile onlarla ideolojik bağı olan yerel kişilerce yapıldığı anlaşılmıştı........... Edirne'de bulunduğum dönemde kaçak yollarla ülkemizden geçerek Avrupa'ya gitmek isteyen göçmenler arasında bulunan İran rejim muhaliflerinin (Halkın Mücahitleri denen gruba mensup olan insanlar) ABD veya yandaşlarınca Irak'taki kamplarda tutulup desteklendiği biliniyordu... Hatta daha da ileri giderek.... herhangi bir terör olayı ya da bir eylem gerçekleştiremediler. Bundan dolayı da tüm dünya devletleri özellikle Batı Avrupa ülkeleri İranlıların yarattığı İran kaynaklı terör olaylarına ilgi duyuyorlardı........... "İran'a yönelik bir şey yapılacaksa........... tüm güçlü ülkelerin güçlü istihbarat teşkilatlarına....... buna bile imkânımız var.. O zamanlarda Amerikalıların İstanbul'da konsoloslukta görevli bulunan elamanlardan bazılan bana İran'a karşı yapılacak her türlü faaliyette..... 1 ... Avax uçaklarını bile kaldırmaya hazırız........... bir siyasi grup çıkaramadılar........... ama onlar 209 ......... özellikle istihbarat kaynaklı bilgi alma faaliyetlerinde... Fakat tüm gayetlere. Bölüm: Devlet kişi veya eski devlet görevlileri öldürülmüş ya da kaçırılmıştı......... her şeyi yapabiliriz.....___________________. Düşünüyorum da dev bir ülke olan Amerika ve onun yanında İngiltere... Paris'te içlerinde Türk asıllı kişilerin de bulunduğu İran devleti ile bağlantılı kişiler tarafından uğradığı silahlı saldırıda öldürülmüştü................ elbette dış güçlerin bir ülke üzerinde oynanan oyunlarda çok önemli etkileri vardır.

.............. ancak operasyonda daha yer tespiti yapılıyordu ki..... Kolordu komutanı olduğu dönemde yapılmış.. Yeniden benzeri böyle bir operasyon hazırlamıştık. 1 .. İstanbul'da birkaç operasyonda kullan mış ve çok başarılı olmuştuk. dünya üzerinde bütün seyahat ve hareketlerinde destek olmak istiyor ama o kadar.............. Bu cihazı...._ . Buna rağmen..... dolayısıyla örgütün gizli hücrelerini buluyorduk. Yalnızca orada var olan güçleri......... bu cihaz sizin duyamayacağınız özel kodlu bir sinyal veriyor.......... Bölüm: Devlet asla o ülke içerisinde bir terör grubu yaratma ve terör olayları organize etme kudretinde değillerdir...... halkın mücahitlerini yaratamıyor veya onlara benzer bir grup İran'da ortaya çıkaramıyor ve yer bulamıyor....... sonra da bu vericinin yerini yaklaşık olarak belirleye-biliyorduk.................___________________.... örgütleri ya da çatışmaları kullanabilirler... onu helikopterde bir cihazla alıyorlar ve 210 .. Böyle bir operasyon daha önce Emin Aslan müdürün başkanlığı.. ANKARA PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı İstanbul'da uygulayıp geliştirdiğimiz teknik bir sistemle herhangi bir eşyanın içerisine küçük bir elektronik verici yerleştiriyor.................... İnanılması mümkün olmayan bir konuşma kaydetmiştik.... Diyarbakır kırsalında o tarihe kadar görülmemiş önemli sayıda neticeler elde edilmişti... Arayan kişi "Diyarbakır kırsalındaki militanlara deyin ki ellerinde bulunan sizle konuştukları telsizin içinde bir cihaz konmuş. Malzeme kırsal alandaki militanlara ulaşınca önce helikopterle yeri tespit ediliyordu.... PKK hm yurtdışı bağlantısını kurduğu telefonu arayan biri bizim cihazın tüm çalışma biçimini anlatarak tedbir almalarını söyledi............. Hilmi Özkök Paşa'nm 7.. onlara pek çok imkân sunuyor.. Diyarbakır Bingöl kırsalındaki militanlara gönderilecek bir malzemenin içine aynı sistemden yerleştirilmişti.................. İran'dan kaçmış rejim muhaliflerini Amerika destekliyor......... Aynı şeyi PKK'ya karşı uygulamak mümkündü....... örgütün herhangi bir eşyasına ulaşma imkânı olunca içine yerleştirip bu eşyanın yerini....._________.......... Bugün de çok net görüyoruz ki Irak'ta bulunan.

.... Olayı araştırmaya başladık........ ast birliklerinin komutanları inansın diye konuyu an211 . Elde edilen bilgilerin sıradan istihbari bilgiler olmadığını.......... Bölüm: Devlet bununla yerinizi tespit ediyorlar ve sizi imha edecekler........ Bizim dinlemede çalışan birimlerimiz bile bu durumu bu kadar ayrıntılı bilmiyorlardı... Bizde bile Şube Müdürlerinin bilmediği................. Arama Tekirdağ ilinde bir ankesöriü telefondan yapılmıştı..... asıl bilgileri halen Diyarbakır Tugay Komutanının yanında fotoğrafçılık yapan bir astsubay arkadaşından aldığını öğrendik................ dolayısıyla bu bilgilerin yüzde yüz güvenilir olduğunu anlatmışlardı..... karşıdaki örgütçü böyle bir teknik sistemin olacağına fazla inanmadığından anlatılanları ciddiye almıyordu ama biz şok olmuştuk...................._________............ bu defa daha da enteresan bir durumla karşılaşmıştık... sonra da Kırıkkale'ye tayin olduğunu... Olağanüstü hal bölgesinde örgüt mensuplarının yerleri ile ilgili çok fazla istihbarat geldiği.......... yalnız teknik elemanların bileceği teferruatta bilgiler örgüte aktarılıyordu. önce Tugay Komutanına konuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermişlerdi............. 1 .. örgüte bilgi veren numarayı tespit ettik..._ .......... Operasyon çok sayıda taburun katılması ile yapılacaktı... yanlış bilgi diye itibar etmezler. bunların birçoğun doğru olmadığı için operasyon birimleri gelen bilgilere fazla inanmazlar....... Örgüte bilgi veren kişi daha sonra Kırıkkale elen aramaya başladı.. onun için birçok tabur komutanı ile toplantı yapan Tugay Komutanı da bizim arkadaşların yaptığı gibi gelecek bilginin ne kadar sağlam olduğuna. Bizim arkadaşlar operasyon için Diyarbakır'a gittiğinde......." diye uyarıda bulundu. bu kadar bilgiye nasıl sahip olabilirlerdi.... örgütün kullandığı uzun mesafe telsizi içerisine yerleştirilmiş bir cihazdan alınacak sinyallerin havada bir helikopterdeki elektronik sistemlerle tespit edildiğini...... O zurnan imkânlarımız bugünkü kadar iyi değildi..... Bu yüzden bizim arkadaşlar komutanın bu bilginin doğru olduğuna ikna olması ve bu yönde hazırlık yapılmasını sağlamak için çok gizli olan bu bilgileri teferruatıyla anlatmışlardı. Sonunda bu kişinin daha önce Diyarbakır'da astsubay olarak görev yaparken tayin nedeniyle önce Tekirdağ'a..............___________________..

.. onları bilgilendirmişti......... astsubay bir gün Önce birliğinde Kırıkkale ilinde gözaltına alınmıştı.. yüzlerce şüpheli olay olmasına rağmen resmen sorduğunuzda kimsenin infazlardan haberi yoktu..... 1 ................. sivil örgüt ilişkilerini belirledik......... Sonunda operasyon yapmaya karar verdik...... daha doğrusu biz yapıyorduk ama onlara da bilgi veriyorduk. herkes tarafından..... tüm yöneticiler tarafında biliniyor ama herkes bilmiyor gibi davranıyor....___________________... Susurluk Olayı Türkiye tuhaf bir ülke................. O ama daha büyük olaylar yaratmadan kişi yakalandılar......._________.. tarihlerde Tekirdağ Orduevinin ama yakınlarına bomba konulması ve orman yakma teşebbüsünün de bu tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorduk delillendiremedik............. Daha sonra bu astsubayların irtibatlarını........... tüm devlet yetkilileri biliyor... Soruşturmalar sonunda bu astsubayların birkaç kişi oldukları......... 212 ... Daha önceden örgüt taraftan olarak birbirlerini tanıyan ve örgütle irtibatlı olan bu astsubay Tekirdağ'daki arkadaşına olayı anlatmış........... doğrudan örgütün kırsaldaki militanlarıyla bağlantılı oldukları ortaya çıktı..... O anda fotoğraf çeken astsubay da tüm anlatılanları duymuş.. Bölüm: Devlet latmış....._ ......... bilgi sahibi olmuştu. Susurluk sürecinde de herkes devlet güçlerinin kanunsuz infaz yaptığını biliyordu............. bazen çok büyük olaylar ve suçlar çok yaygın olarak gerçekleşiyor... Tüm bu çalışmaları Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ile birlikte koord ineli olarak gerçekleştiriyorduk.. ama aynı gece birlik disiplin nezaretinden kaçtığını öğrendik..... Daha sonra Ankara merkezde örgütün sivil unsurlarına yönelik yapılan operasyonda buluşmaya gelince yakalandı ve sorgulama sonunda kimliği ortaya çıktı........ Mesela AB uyum yasalarının kabulüne kadar devletin soruşturma yapan birimlerinde yaygın olarak işkence yapıldığını herkes. Aslında çok daha büyük zararlar verebilirlerdi.. o da kendisine acil durumlar için verilen örgütün Kuzey Irak'ta kullandığı uydu telefonuna bilgi veriyordu...... samimi toplantılarda rahatlıkla konuşuyor ama resmen sorarsanız kimse işkence yapıldığını kabul etmiyordu........

. 1980 öncesinde polis teşkilatı krıminai olayları çözecek. nüfuzlu.. bunu da herkes biliyor...... polis müdürlerinden başbakanlara kadar herkes de bu durumu biliyordu..._________... vs.. onlara onların yöntemleri ile karşılık verilmesi fikri 1970 yıllardan beri her zaman söylenir olmuştur...._ .... suç işlediği şüphesiyle yakalanan ve durumunu ikna edici bir şekilde açıklayamayan herkesin falaka.................. Bu olayla birlikte artık söylenti olmaktan çıkıp gerçek olmaya...... Bölüm: Devlet Bütün kurumlarda. ruhsat... ama sanki böyle bir şey yok gibi davramlıyordu. Tüm halk. ama resmi olarak bunların hiçbirinin söz konusu olmadığı.... karşı koyma........ suçunu veya hakkındaki suçlamaları anlatmasının sağlanması yöntemi bir soruşturma/ polis kültürü haline gelmişti... Nerede ise tüm güvenlik birimlerinin yönetimine bu anlayış hâkim oldu............. işkenceyle konuşturulması. Bu yönde. 1 . cop.................... Daha sonraları bu durum sanki uygulanması gereken yöntemlere dönüştürülmeye.. formüle edilip teorik temelleri oluşturulmaya başlandı.... Bir dönem Emniyette geleneksel anlayışın dışında mücadele yöntemleri geliştirilmeye başlandı... her şeyin kurallar çerçevesinde yürütüldüğü belirtiliyordu..... tüm devlet ihaleleri...... şüphelendiği hususlarda sorularına cevap vermeyen........................ İdeolojik gruplar içerisinde beili yer edinmiş...... işleri rüşvetle dönüyor. takip edecek ve önleyecek şekilde yetiştırilmemişti... hiçbir sorununu bilimsel yöntemlerle sebep-sonuç ilişkisi temelinde araştırıp ona göre çözüm üretme kültürüne sahip olmayan polis veya zabıta teşkilatı sadece usta çırak ilişkisi içerisinde öğrendiği yöntemlerle işlerini yürütüyordu... yarısı yeraltında yarısı devletle bağlantılı unsurlar yanında fedai şeklinde bulunan çeşitli suçlardan sabıkalı 213 .. Olayları önlemek için hiçbir plan ve programı olmayan... jandarma ve askeri birliklere saldırınca yasalara uygun olarak önleme.. terörü durdurmak için polis ve zabıta içerisindeki eksiklik ve yanlışlıklar görülüp düzeltilmesi yerine teröriste kendisinin yaptığı gibi kanunsuz davranıp....... yakalama faaliyetlerinde bulunulmayınca...... ta ki PKK çıkıp güneydoğuda gerilla savaşını başlatıncaya kadar..... İdeolojik örgütler çıkıp bu defa polis...... uygula rımaya başlandı.............___________________.........

................... Peki.... özellikle terörle mücadele tarihinde... her düşünceyi savunan bir siyasi parti kurulabilir....... dile getirilen talepler ne kadar haklı ve çağa uygun olursa olsun.. çok önemli bir kilometre taşı olan Susurluk Olayı deyince ne anlamalıyız? Ne oldu...... öyle bilmen kişiler teker teker ortadan kaldırılmaya başlandı.... halkın desteğiyle iktidara gelmeleri normal yol ve yöntemdir...... bu fikirlerini halka anlatıp halkın onayı ile halk için yönetimi değiştirmeye talip olanlar... PKK'yla mücadeleyi sadece öldürme temeline indirgeyen.. İşte bu yol ve yöntemlerin...... 1 . çeşitli çatışma ve operasyonlarda yasal sınırları aşma temayülü göstermiş bazı polislerden oluşan adı konmamış timler oluşturuldu........ Bir ülkede yönetimin daha iyi olması için demokratik taleplerin dile getirilmesi........... yarısı devletle bağlantılı unsurlar kimi zaman destek......... Türkiye'nin yakın tarihinde....... bütün demokratik mekanizmaların önü tıkanınca daha iyi bir düzen......_________..... Bu timlerin faaliyete başlaması ile birlikte PKK ya destek veriyor denen... ama Türkiye'deki yasalar değişime karşı olduğu için... Bölüm: Devlet sivil kişiler........... bu tür yollar tıkanmıştır....... daha iyi bir yönetim kuracaklarına inananlar....___________________. kimi zaman rehberlik kimi zaman liderlik yapmaya başladı..... kendilerini yasaklayanlara karşı biraz da farklı yollara ve belki de kanun dışı aktif tavır alarak karşı koymaya başladılar. Bu timlere bazı polis amirleri dışında yarısı yer altında.................. rejim değişikliklerini savunanların bu değişikliği neden istediklerini halka....... anlatarak..... 214 . Evrensel hukuka göre. Türkiye'nin terörle mücadelede rejim ve sistem muhaliflerini susturmak için kullandığı hukuk/kanun dışı yöntemlerin genel adıdır.. ne bitti ve sonuç nasıl oldu? Susurluk................. zamanla bunlar fiili liderliği ele aldılar. Bir süre sonra bu infazların güvenlik kuvvetleri ile bağlantılı kişiler tarafında yapıldığı fısıltı halinde yayılmaya başladı.. yollarını tıkayan güçlerin meşruiyetini sorgulamaya ve rejimin koruyucularına.... iktidara yönelebilir ve iktidara geldiği zaman halkın beklentileri doğrultusunda yanlış olan bir sistemi değiştirebilir._ ..........

...... bu kez dünya genelindeki demokratik sisteme aykırı baskıcı yasalar çıkardı.... yani rejim muhaliflerini susturmak için başvurulan kanunsuz.... ağır ve haksız cezalar uyguladı.. temizlik harekâtına girişmenin adıdır........... Tüm önlemlere rağmen muhalefeti susturamayan güçler... Bunun tek bir kişide.................. Bu defa bunlara karşı devlet tarafından daha ciddi bir takip başlatıldı....... belli bir fikir etrafında örgütlenmeye ve fikirlerim yaymaya kalkanların örgütlerini kapattılar....... bir örgütte............. gazetelerini ve yayınlarını yasakladılar.. kanun tanımayanlara kanunsuz muamele etmek şeklinde devleti ve devletin mücadele biçimini mücadele ettiği gruplarla aynı seviyeye indiren....._ ......... işte bu defa yasaları da aşarak -eleştirdiğimiz antidemokratik yasaları dahi aşarakdaha antidemokratik denemelerle..... Halktan taraftar bulmasına dayanamayan sisteminin savunucu güçleri...... hukuksuz uygulamaların adına Susurluk diyoruz...... bu kişileri...___________________............... bu yöntemin dolaylı bir şekilde desteklendiğini gösteriyordu..... Bu tür faaliyetlerin her çeşidi......_________............... onları hapse attılar... Susurluk.... Bu kişileri susturmak için kullanılan en ağır yolun ve en kaba yöntemin. herhangi bir şiddete ya da eyleme başvurulmasa dahi sadece düşünülmesi ve bir düşünce etrafında örgütlenilmesi bile yasaklandı. inanılmaz bir anlayışın 215 . teröristlere.... 1 ... genel devlet temayülü içerisinde anımsanmayacak bir sahada taraftar bulması...... insan haklarına ve her türlü meşru sisteme aykırı bir biçimde bu kişileri susturmaya kalktılar.. daha aktif daha ağır cezai yaptırımlar getirilmeye başlandı.. Tüm bu yapılanların sonucunda değişim isteyen ancak bu değişimi gerçekleştirme yolunda önlerindeki tüm demokratik yollar engellenmiş olan muhalifler başka çareleri kalmadığından yer altına inip illegal mücadeleyi başlattı.... İşte bu örgütleri. güvenlik mekanizmalarının içerisinde çok sayıda görevli tarafından benimsenmesi... konuşmalarını cezalandırdılar. Örgüt kuranların..... ancak yine de muhalifleri bastıramadı..... yani insanları öldürmenin. Bölüm: Devlet Bunun üzerine devletin güvenlik kuvvetleri ve adli sistemi tarafından bu örgütlere karşı yasalarla çizilmiş olan bir mücadele başlatıldı.. bir grupta değil.......... halkın içerisinde bu fikirlerin yayılmasına mani olamadı.....

........___________________.. ama fikri planda geniş taraftar bulmaya başlamıştı.. Hatta bu fikirler makul ve meşruymuş gibi alenen savunulabiliyordu.. polis istihbaratının basındaydım ve bu kanunsuz anlayışa karsıydım... bunların gereği yapılmalıdır diyebiliyordu........ hangi olaylar gerçekleştirildi.... hangi insanlara zarar verilip hangileri öldürüldü? Bunları anlatmak. Birçok yargı mensubu bile..... Ama bir dönem bu yöntem.._________........_ .... olaylar hakkında geniş bir bilgiye sahip olmamı sağladı. o zamanlar Diyarbakır gibi bir şehrin merkezindeki polis teşkilatı içerisinde yeni örgütlenen önemli bir gücün... Eğer ben ve ekibim de bu olayların içerisine girseydik.... hatta bütün güvenlik birimleri ve devletin genel güvenlik aygıtı içinde ciddi taraftar bulabiliyordu. Susurluk anlayışıyla Türkiye'de kimler neler yaptı............ Tabii bölgedeki PKK şiddetinin boyutu............ Yaptığım görev ve bulunduğum görev yerleri itibarıyla bu işlerin en yoğun yaşandığı dönemlerde ve merkezlerde. faaliyet ve eylemleri arttıkça bu insanlar da fikirlerini savunmada haklı hale gelebiliyordu.............. belki bunların tamamını değil onda birini bile anlatmaya gücüm yetmez...... bu kişileri alıp mahkemede yargılayarak yapılacak bir şey yok..... bu eylemlerin içinde bulunan azdı....... Yapacağımız işler konusunda meşru zeminde kalmamız gerektiğini emrimdeki personelime sürekli empoze ederek onları bu 216 ... Oysa bu anlayış bütün bölgede.. çoğu idealist olan bu insanlar kolayca bu tür eylemlere yönelebiliyordu.... Görev yaptığım süre boyunca bu kişilerle karşılaştım ve onların giriştiği bu tür illegal olaylara gücümün yettiğince..... Belki eyleme kalkışan. Bölüm: Devlet tezahürüydü.... devlet adamlarının bilgisi ve dolaylı desteği dahilinde güvenlik kuvvetleri içerisinde uygulandı...... aklımın erdiğince mani olmaya çalıştım............... belki birkaç ciltlik bir kitabın konusu............... Kendi şubemdeki arkadaşlarım bile bu fikre inamyordu............. En azından kimlerin neler yapabildikleri konusunda fikir sahibiyim. Belki bu cümle insanlara çok iddialı gelebilir ama bir düşünün. Her hafta yaptığım toplantılarda saatlerce süren konuşma ve telkinlerle bu fikir ve uygulamalardan onları güçlükle uzak tutmaya çalışıyordum........ bugün Türkiye tanınmaz hale gelebilirdi......... 1 .......... özellikle Diyarbakır ve İstanbul gibi en önemli iki büyük ilde bulunmam..

.... Susurluk anlayışındaki olmaması konusunda çok büyük gayret sarf ettim.. Belki de birçok insan benim bu tavrım sayesinde bu olaylara girmek istemedi ve bu anlayıştan uzak durmaya çalıştı. illegal yöntemlere hiçbir zaman kimsenin ihtiyacı olmadı.......................bu örgütlere karşı mutlaka illegal yollarla cevap verilmesi gerektiği fikrine her an taraftar bulabiliyordu.. Bundan dolayı önemli bir yerdeydim ve kendi ekibimin ekibe alet de bu işe karışmaması. Yasalara uygun olan terörle mücadele yöntemleri ile büyük başarılar elde ediyorduk............................... Ancak tüm başarılı yöntemlere rağmen işlerle uğraşmakta... yapılacak her türlü illegal faaliyeti önceden kestirebilmeme veya bunu yapanlar hakkında ipucunu bulmama imkân sağladığı için büyük bir güç elde etmiştim....._________.___________________. veda yemeği konuşmasında benim hakkımda "onları suç işlemekten ve çok büyük hatalar yapmaktan koruduğumu... gerçekleştirilen faaliyetleri uzun uzun anlatmak ve bu konuda ciltlerle kitap yazmak mümkün. Tabii aslında kanunlar çerçevesinde legal bir mücadele gerçekleştirerek başarılı şekilde terörü durdurunca...... o yöntemlere ihtiyaç kalmamıştı..... yakın çalıştı ğım insanları bu işlerin dışında tutabilmek için çok çabaladım.. altından kalkmakta zorlanıyorduk ve bu atmosfer -özellikle Dev-Sol'un eylemleri karşısında teşkilatın gösterdiği tepki........... Yine 1992 yılının başında..... belki ilerde en azında genel 217 ...." anlattı.. İstanbul'daki birinci yılımın sonunda............ Hiçbir illegal yöntem bizim yöntemlerimiz kadar etkin olamazdı...... İstanbul'a geldiğim zaman... Bölüm: Devlet eylemlerden uzak tutmaya olabildiğince gayret ettim....................._ ... Bolum: Devlet konusunda sürekli ve çok ciddi bir direnç gösterdim.. görevi her zaman bir vicdani ölçü içerisinde yaptığımı........ elektronik sistemimi kurduktan sonra şubem o kadar çok olayla ilgileniyordu ki........ Yıllar sonra başka bir yerde beraber çalıştığım bir MİT Bölge Yöneticisi........... 1 . Kendi şubem içinde ve emniyetin diğer birimlerinde illegal yöntemlere girilmemesi 1........... Bu illegal yapılanmaları...... Başında bulunduğum şubenin olanakları.....

. Ama bugün için asıl görülmesi.. bizim legal yöntemlerle çalışmamız sonucunda İstanbul ve diğer metropollerdeki tüm terör örgütlerinin (PKK..................... illegal ülkeyi... karşı oldukları bu infaz timlerinin....... Bana göre bu güvenlik uygulamalar değildi........ İşte Susurluk böyle bir meseleydi bana göre... işte kendilerine devrimci örgüt diyenler aslında hadlerini aşarak. Böylece illegal yöntemleri savunanların yaklaşımlarını meşrulaştıran haklı İddiaları kalmadı..... devleti korumak için yöntemlerin infazların uygulanabileceğini söyleyenlere karşı asıl engel...... infaz timleri ise faaliyetleri ile illegal örgütleri daha da güçlendirdiler.. asıl önemsenmesi gereken mesele şu ki terör faaliyetleriyle illegal yöntemlerle mücadele etmek. teröre teröristlerin kullandığı yöntemlerle cevap vermek isteyenlere... terörle mücadelede teröristlere hukuk dışı yöntemlerin uygulanması gerektiğini gerekirse savunanlara._________....._ ...... Yani terörist saldırılar...... ve rejimi...... en üst mekanizmasında bulunanlar meydana gelen olayları bütün detayıyla biliyordu...... Belki de birtakım malzemelerin temininde ve çeşitli işlemlerin... infaz ve baskı timleri de yaptıkları hareketlerle bu illegal örgütleri büyütüp çoğalttılar ve eylemlerinin artmasına zemin hazırlarken bu kişilerin kendilerini haklı görmelerini. Devlet içindeki bu anlayış........... görevlendirmelerin yapılmasında bilerek destek sağlıyorlardı.... ama bilmiyormuş gibi davranıp dolaylı destek veriyorlardı........ düşünce ve bu düşüncenin kabul edildiği bir 218 .... tabii ki bu sadece üç beş uzanan J30İJ Sili......... gelişmelerden haberdardı... Susurluk'u sanıyorum benim için artık bir görev.... bizim yöntemlerimizin doğru olduğu ortaya çıktı.......... atamaların..... 1 . Dev-Sol) eylemlerini durdurmamız olmuştur.___________________....... kendilerini ikna etmelerini de sağladılar............. güvenlik kuvvetleri içerisinde infaz timlerinin oluşmasını......... Haddini aşan zıddına dönüşür diye bir söz vardır....... biz davamızı savunabildik ve onların bu tür yöntemlerine hiçbir zaman ihtiyacımız olmadığını ispatladık... birkaç MİT ve jandarma mensubunun yaptığı bulunuyordu.... onların güç ve destek aldıkları çok yukarılara bağlantıları birimlerinin..... Bölüm: Devlet yazmak hatlarını ayrı bir kitap olarak yazarım...... bu anlayışların doğmasını ve büyümesini sağladılar.....

on iki kişi ceza aldı... güvenlik kuvvetleri içerisinde bu anlayışa sahip olan azmışa nmayacak sayıda insan bulunsa da bunu hukuk sisteminin yanlış kabul etmesi. Ama şu çok önemliydi. Dolayısıyla ben mahkeme kararını bu açıdan çok önemsiyorum ve bundan dolayı da en azından Susurluk davası yüzde yetmiş oranında amacına ulaşmıştır diyebiliyorum...... Yapılanların yetersiz olduğunu. meşru düzende herkesin hukuku ve kanunları savunması gerektiğinin ortaya çıkması açısından çok Önemliydi..................___________________..... hemen hemen hiçbir eylemden dolayı hiç kimseye ceza verilemedi.... ortada fazla kimse kalmayabilir.... 219 ..... Bölüm: Devlet çerçeve her gün biraz daha genişliyordu................. o kadar suyumuz ve malzememiz yok.... böyle büyük bir temizlik mümkün değil.. Bence bu gelişme yüzde yüz amacına ulaşmasa da belli bir mesafe kaydetmiştir....... bu anlayışın yanlış olduğunu kabul etti....... En azından bu işin yanlış olduğu teşhir edilmiştir......_ ....... suça karışan herkesin ayıklanması gerektiğini söyleyenlere........... bu ihtimali de göz önünde bulundurmak lazım diyorum. birçok olay -hâlâ... bu işi soruşturan müfettişler ve en önemlisi de mahkemeler.. illegal yöntemler kullanarak mücadele edilmesini de kanunsuzluk ve terör eylemi sayarak bu anlayışı mahkum etti. devlet sisteminde bu tutumun artık meşru olarak kabul edilemeyeceğini ve bir gün........ bu kişileri susturmak için kullanılan hukuk dışı yol ve yöntemleri kabul etmedi......... daha ağır hesapların verileceğini ilan etmesi açısından çok önemliydi.... Belki bahsi geçen olaylarda fiilen görev alan binlerce insan olmasına rağmen sadece on. olsa da o büyük temizlik çoğunluğu alıp götürebilir... Bu durum... 1 ......._________...... hukuk sistemi rejim ve sistem muhaliflerine karşı İllegal faaliyetleri..faili meçhul kaldı ama çok önemli bir şey gerçekleştirildi: Devletin hukuk sistemi... Halen bunu savunanlar olsa da.. teröristlere ve terör örgütlerine karşı kanunları çiğneyerek................... Susurluk denen şey asıl olarak buydu ve yanlışlık da buradaydı............ bu yöntemi......... belki bu olaya katılan herkesi cezala n d ı ra m a d ı..... Susurluk süreciyle başlayan araştırmalar ve bu olayın kamuoyunda basın yoluyla duyulması üzerine açılan soruşturmalar belki kamuoyunu tatmin etmedi.....

bölgede kalıcı olmamak adına işin kolayına kaçmış ve orada kurulan Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına tüm görevleri yüklemişti........ hiçbir alt yapısı olmayan bir askeri anlayışa dönmüştü.. hatta vatandaşl a ı a ra s ında çok fazla taraftar bulması ve bu yöntemi savunanların sayısının çok fazla olmasıdır....... Gönül ister ki olaya karışan....... Bu yüzden çok iyi amaçlarla ve daha inisiyatifli. devlet yeni bir anlayış.. destek veren herkes cezalandırılsın.... nereye kadar azmettirici olarak kabul edileceğini belirlemek mümkün değildir................ Bölge Valiliği fazla risk..... 220 ... Ama kısa sürede Bölge Valiliği sadece göstermelik bir lojistik destek....... Ama bu her zaman mümkün olmaz................ suça karışan insanların sayısından çok bu anlayış ve düşüncenin devlet içerisinde...... Kara Kuvvetleri birlikleri de onların emirlerine verilerek yine bir askeri düzen kurulmuştu............___________________.... Ayrıca fikri destekçileri tespit edip cezalandırmak...._ ........... Sıkıyönetim uygulaması ve asken uygulamanın uzun süre devam etmesi. Termal Kameralı Uçak Alımı Güneydoğu'da olayların hızlı bir seyir izlemeye başlamasıyla birlikte..... Bu anlayış ile ancak bunun yanlış ve gayri meşru olduğunun mahkemeler tarafından ilan edilmesiyle mücadele edilebilir ve ancak bu şekilde bu anlayışın yayılması önlenebilir.._________.... hem dünya hem Avrupa nazarında Güneydoğudaki kısıtlılık halleri nedeniyle eleştirilere konu oluyordu.... sıkıyönetim uygulan1alannın yeterince başarı elde edememesi sonrası.... ikmal sağlayan. 1 .. herkes yaptıklarının bedelini ödesin.... Bölüm: Devlet Susurluk'ta önemli olan... yeni bir tertiple sıkıyönetimi kaldırıp. 1987 yılında çıkardığı kanunla olağanüstü hal uygulamasına geçmişti....... onların nereye }\3 ciciî fikri destekçi.... Temizlik ancak böyle sağlanır... işlenen suçlardan....... almamak........ belki pratik bazı konularda karar veren ama tüm harekâtı yine askeri birliklerin yaptığı........ Zaten Güneydoğu'da devletin başka gücü olmadığı için........... Aynea sıkıyönetim ve askeri uygulamalar örgütün gelişmesini önlemekten uzaktı. olamaz. daha pratik bir idari anlayış ile çözüm üretilmesi düşünülerek olağanüstü hal kurulmuştu..................

............ Ergani ovasında iki deneme yapıldı.. 1 ........ Uçak arazi üzerinde gezerken biz de Ergani'deki tabur binasına yakın bir yerde hep beraber görüntüleri seyrediyorduk: Dönemin Bölge Valisi Hayrı Kozakçıoğlu..___________________. Bölüm: Devlet Aslında bir tek sıkıyönetim komutanlığı adı ve bazı yetkileri yoktu..... belli bölgelerde örgüt mensupları bulunduğuna dair ihbar geldiğinde oradaki örgüt mensupları tespit edilebilecek ve görerek operasyon planlanacaktı.. Bu bölgede neler yapılabilir.. Üstelik kamerayı kumanda ederek... Olağanüstü Hal Bölge Emniyet Müdürü Necdet Menzir... Üstelik operasyon sırasında bu uçak herkesin yerini çok net olarak bildirecekti.. her şeyi görmek mümkün oluyordu.... neler kullanılabilir diye zaman zaman bu testlere biz de çağırılıyorduk................... tabur komutanı ve diğer bütün yetkililerle birlikte hepimiz bu 221 . Burada bir termal kameranın ısı farkına dayanarak çalıştığını. O HAL Vali Yardımcıları.._ .... Test için gelen firma Türkkuşu'na ait kiralanmış bir uçak ile denemeyi gerçekleştirdi......._________. Olağanüstü Hal Bölge Valiliği eksikliklerle doğmasına rağmen.............. aletlerle sistemi desteklemek adına arayışta bulunuyor ve bu amaçla dünyanın bazı ülkelerinde uygulanan antıterör yöntemlerini.. Böyle bir cihaz bu bölgede çok işe yarayabilirdi..................... ediyordu... daha çok zabıta jandarma yetkileri kullanılıyordu.... Sınır boylarında PKK'nın ülkeye giriş yaptığı duyumları alındığında... görünen her şeyi netleştirmek...... Herhangi bir uçağın alt kısmına....... O zamanlar bir termal kameranın ne olduğunu duyuyorduk ama tam anlamıyla görmemiştik.. yerleştiriliyor ve uçak belli bir bölgeyi tararken o bölgedeki canlıları. Böyle bir sistem bütün dengeleri değiştirebilirdi........ Asayiş Birlikleri Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa..... örgüt mensuplarını........ bazı pratik adımlar atmak............ bazı teknik... koordinatlarını belirlemek ve hatta bundan kağıt üzerine çıktı almak veya bir yere faks çekmek bile mümkündü. yerden kumanda edilen termal bir kamera.................. zifiri karanlıkta dahi ısı yayan veya çevre ile arasında ısı farkı bulunan bütün cisimleri çok rahatlıkla fark edebildiğini görmüştük.... İşte bunlardan bir tanesi de termal kamera testiydi..... güvenlik sistemi satan firmalar ürünlerini satmak için bölgeye geldiklerinde deneyip test......

uçaklar Türkiye'ye getirilmiş......_ .... 4 yıl da İstanbul'da görev yaptıktan sonra tayinim çıktı... Diyarbakır'da 2-3 yıl daha görev yaptıktan sonra İstanbul'a atandım..... 1 ..... havada uzun süre kalabilen uçakların altına takıldığında çok işe yarayabilecek bir sistem olacağım görmüştük............... havada 5-6 saat gibi uzun bir süre kalabilen......... Termal kameranın... 100 metrelik bir araziye inebilen uçaklardı... Bölüm: Devlet denemenin içindeydik........ 1997 yılında Ankara'ya geldim............ Çok sonra öğrendiğime göre de uçaklar hazırlanmış.. sessizce uçabilen.... hayvan sürülerini tek tek ve çok net olarak görebiliyorduk........ çok yavaş ve sessiz uçabilen..... Aksine tekrar sökülerek konteymrlarına kondu ve uzun yıllar orada bekletildi. o zamanlar Çevik Kuvvet ve Özel Harekâtın bulunduğu.. çok kısa mesafede (zannedersem 100 metreden daha kısa mesafede) havalanabildi. 222 ............ büyük kanatlı (hatta kanatları ahşaptandı yanılmıyorsam)... Anlattıklarına göre bu uçaklar küçük motorlu...___________________........ Ne olduğunu bilmiyordum... Burada hemen bir tutanak tanzim ederek bu aletin hangi durumlarda faydalı olacağı....... ancak her ne olduysa bir türlü uçmadılar...... Sonraki gelişmelerden hatırladığım kadarıyla orada yaklaşık 50 kişi vardı ancak birkaç kişiye imza attırılmıştı ve imzalayanlardan biri de bendim (genelde teknik denemelere İstihbarat Şube Müdürü olarak katıldığım için bu türlü şeylerde bana imza açılıyordu)..... Jandarma Hava Taburuna ait pilotlar imal İngiltere'ye edilmiş ve giderek orada eğitim görmüşler. bizim oradaki teknisyenlerden destek alarak monte edilmişti....... Montajın ardından uçaklar uçacak hale geldi............ bölgede ne şekilde kullanılabileceği şeklinde görüşlerimizi yazmış ve içimizden birkaç kişi tutanağı imzalamıştı.... falanca yolun üzerinden gitmesini........ Türkiye'ye iki konteynırın içerisinde getirilen bu uçak ve malzemeler._________.... Daha sonra...... aradan epey bir zaman geçtikten sonra duydum ki Olağanüstü Hal Bölge Valiliği bu sistemden iki takım almak için anlaşma yapmış. tarif ettiğimiz timlerimizin üzerinden geçmesini söylüyorduk.......... Hakikaten o zifiri karanlıkta insanları.. Uçağa telsizle talimat vererek falanca köyün üstünden geçmesini..... Çevik Kuvvet Binası diye bilinen yerin arka tarafında...........

........ yapılan denemeyi herkes görmüştü.. Deneme sonucu oluşturulan o tutanakta benim.._________.......... ne kadar alınacağı.. ama ben denemeden sonra ne yapıldığını bilmiyordum... Haberde............___________________.... Bölüm: Devlet Bir gün Milliyet ve Star gazetelerinde yer alan haberde şöyle diyordu: "Susurluk Olağanüstü Hale de Karıştı.. bu uçağın hangi yükseklikte uçtuğu zaman yerdeki cisimlerin nasıl görüldüğü vs....... alınacaksa nasıl dizayn edileceğine dair hiçbir şey yoktu.........._ ..... Necdet Menzir'in....... Gerçekten bana göre bu uçaklar bu amaçla fevkalade de kullanılabilirdi..000... Vali Yardımcısının imzaları vardı.. Sadece bu kameraların işe yarayıp yaramayacağı ile ilgili fikir belirten bîr tutanaktı.......... Tutanakta sadece. Uçaklar Türkiye'ye getirildikten sonra da askere teslim edilmek istenmişken...... bölge valiliği 3..........." Uçak alımındaki bir yolsuzluk olayına benim de adımın karıştığı gibi bir haber yayınlanmıştı..... bölgede terörle mücadelede kullanılabileceğiydi........ orada 15 gün eğitim görmüşler........ Bu yanlış alımdan dolayı faydalı diye tutanak tutanlar ve faydalı diyenler devlet malına zarar vermişler... gibi testlerden bahsediliyordu.... Bu uçaklar alınmış.. Haberden sonraki araştırmalarımda öğrendim ki bu uçakları.. Bu inanılmaz bir şeydi. Genelkurmay bu uçakların askeri standartları karşılamadığım belirterek onları uçuramayacağını söylemişti............ bunun alımı ile ilgili ben hiçbir şey bilmiyorum......000 (üç milyon) sterline almıştı... kullanılamayacağı.... 223 ..... bu uçaklar için çok faydalı olacak diye bir tutanak tutulduğu ama bu uçakların hiç faydalı olmayacağı............ 1 ...... Kara Kuvvetlerinin raporunda uçaklar hakkında uçurulamaz dendiği yazıyordu. Genelkurmay'm.. Bu uçakların alınıp alınmaması... Komisyonunda Meclis'teki ifadem dolayısıyla kamuoyu beni bildiği için daha çok benim ismim lanse ediliyordu. bu uçaklarla uçmuşlardı...... yanlış para harcamışlar diye iddia ediliyordu.... diğer askeri yetkililer ve Bölge Valisi de oradaydı......... Asayiş Kolordu Komutanı... Denemeleri hep beraber yapmıştık ve bizim kanaatimiz böyle bir sistemin işe yarayacağı. Ancak Susurluk Araştırma. İngiltere'ye o zamanki Jandarma Hava Taburundan hava pilotları gönderilmiş..

. ağırlığı arttıkça belli bir hıza ulaşması gerekir.. ama bu risk alınamadı ve bu uçaklar............. dünyanın başka yerlerinde de bu gibi harekâtlar için benzerleri yapılmıştı ve bu işin tabiatı gereği Güneydoğuda PKK ya karşı yapılacak askeri operasyonlarda herkesin risk alması gerekiyordu.......... en az iki pilotun kullanması. ama askeri standartlarımız istenince dev bir uçak ortaya çıkıyordu.. İşin daha garip yanı akıl...... havada..... alınmış bir uçağı hizmette kullanmayanların suçunu hiç kimse görmedi..... çok..._________. Üstelik dediklerinizi yaparsak bu defa hem sizden ekstra ücret alırız hem de belirli özelliklerin bir kısmını karşılayamayız. Türk basını..... sessiz....... Şuna çok inanıyorum ki bu uçakları üreten firmalar onları dünyanın birçok ülkesine satmış................ ama biz ülkemizde kullanamadık......... kısa mesafede kalkıp inen uçaklar lazım diyorduk.. 1 .. kütlesi büyüdükçe...... Hiçbir zaman uçak alımının doğru olabileceğini düşünmediler. kalkış ve iniş için uzun pistler ister ve uçak havada yavaş gidemez........ Halbuki buna karar verenlerin.... bir yandan teklif olarak küçük..... uzun süre kalabilen..... Bu işi yapan firma ise şu iddialarda bulunmuştu: "Eğer sizin dediğiniz gibi iki motorlu.. bu iş doğru değildir diye tavır koydular. çatışma sonrası veya bir istihbarat alındığı zaman olay yerini incelemek için çok uygun olduğu açıktı.... Bu uçaklar yalnızca Türkiye için imal edilmiş uçaklar değildi....... iki kişinin taşıyacağı bütün bu ek sistemlerin olduğu bir uçak isterseniz o zaman Cesna gibi kocaman bir uçak karşımıza çıkar ve bu kadar büyüttüğünüz zaman uçak istediğiniz diğer şartları karşılayamaz: çok ses yapar...................... yani devletin milli servetleri orada yıllarca konteynırda kapalı kaldı... bu uçaklar birçok ülke tarafından kullanılmış ve denenmişti.. uzun süre havada kalamaz.. çünkü uçağın motoru. ucumla madı.... Genelkurmay kullanılamadı dediyse kesin kullanılamaz.___________________.... kesin hatalı alınmıştır." Bu noktada da işler kilitlenmişti....._ ..... ama hiç kullanılamadı. uçak içerisinde askeri bir takım teknik cihazların bulunması gerekiyordu.. Bölüm: Devlet Genelkurmay in askeri standartlarına göre uçağın en az iki motorlu olması. deneyemedık... geniş arazileri....... büyük olur.. yanlış tercihtir.... bu 224 ....... mantık süzgecine tâbi tuttuğunuz zaman bu uçakların o günkü şartlarda sınır boylarını............

......... hem de tazminat için mahkemeye verdim......... değerini bilemedik... 28 Şubat sonrası oluşan havada...... i . Halbuki daha 1988-89 yıllarında termal kameralı uçaklarımız vardı ama kullanmadık. mahkemeler de o zamanki para ile sorumluları 1........ Antalya'da PKK Operasyonu Zannederim 1997 yılının temmuz ayıydı... Uçaklar bir gün dahi uçurulmadı.......... Olmadı. Belki Bölge Valisi şuur altında sivillerin böyle bir araç almasını kabullenemedi veya istemedi.. bu nedenle riskleri de göze almak gerekiyordu.............................. askeri standartlara uymuyor diye devreden kaldırıldı..... ama maalesef alınamamıştı........... Bölüm: Devlet uçak amaca uygundu ve dünyanın birçok yerinde de kullanılmıştı....................... İşte Güneydoğu'daki olaylarda yeterli başarı sağlayamama-mızm altında bunun gibi küçük ama çok Önemli sebeplerin yattığının görülmesi gerekmektedir..... Bugün insansız uçak alalım diye Başbakanımız ABD başkanıyla görüştüğünde veya benzeri bir temasta seviniyoruz.................. kullanamadık..._________... alıcı olmaması nedeniyle kapandı Sonunda Star ve Milliyet gazetelerini hem Basın Konseyine şikâyet ettim......5 milyar tazminata mahkum etti............... Basın Konseyi bu haberlerden dolayı muhabirlere ve gazetelerin yazı işlerine kınama verdi....... buradaki eylemlerin ..._ . yabancı bir ortakla Konya'da fabrika açan bir firma da ilgisizlikten................ ..... Bölüm: Devlet kendine özgü şartları vardı..... Ayrıca 1997 yılında insansız hava araçlarını Türkiye'de üretmek üzere....... bütün harekât kendine özgüydü...... militanları çatışma sonrasında takip etmek........... gerilla harbiydi.... Güneydoğu'da hüküm süren durum olağan askeri bir operasyon değildi ki.. tek bildiğim çok şeyin heder edildiğidir................. alman duyumların teyidi için bunun denenmesi lazımdı.. Deniz Kuvvetlerinde polis kökenli Er Kadir Sar225 ....... kullanılan malzeme de özel olmalıydı. 1 ....... kullanılıyordu.............. onu geliştirip bugün çok daha üstünlerine sahip olabilirdik. Hiç olmazsa istihbaratı almak için..___________________............ ne sebeptense bilmiyorum..

.... bana göre çıkıp televizyonlarda konuşan bir istihbaratçı artık istihbarat hayatını bitirmiş sayılırdı.. turistlere yönelik eylemde bulunmak için olabilirdi.................. İşte bu mucizevi sistem sayesin de PKK grubunun yerini 226 belirli aralıklarla tespit ........ Bölüm: Devlet musak vasıtasıyla....... Ancak gelen bilgiler çok sağlamdı ve bizim kanaatimizi d oğru lamı y ord u....... İlgili vilayetin ve merkezdeki bizim teknisyen arkadaşların çalışması neticesinde PKK grubunun sipariş verdiği cihazlardan birinin içerisine bir elektronik cihaz yerleştirerek haber alma imkânı yaratıldı..... o sıralar bizim güney illerimizin birinde bulunan İstihbarat Şube Müdürlüğünden....... Görevden ayrılmama kısa bir süre kala..... bu durumun hakkımızda psikolojik bir harekâta dönüşmesini değerlendirmiştim. Batı Çalışma Grubunun kuruluşuyla ilgili temin edip üst makamlara verdiğimiz gizli bir belgenin çalındığı iddia ediliyordu... çünkü PKK'nm Antalya'nın kırsal alanında ve dağlarında faaliyet göstermesinin çok anlamı yoktu........... 1 ........ İddiaların yayılması üzerine 32........... İstihbarat Dairesinin PKK karşısında gerçekten çok üstün performans gösterdiği bir dönemdi......... Bir müddet sonra fotoğraflar da dahil çok ciddi materyaller elimize geçti ve artık dağda silahlı bir grubun eylem hazırlığı içerisinde olduğundan emin olmuştuk...... bu durumda da eylemi yapacakları zaman gelir. Gün adlı televizyon programına katılmış. İlk bakışta bu bilgiler pek inanılacak gibi değildi............ Antalya "ya......._________.. Antalya'daki faaliyet sadece turizmi baltalamak. bir PKK grubunun geçtiğini ve Antalya'nın kırsal alanında gerilla faaliyeti yürüteceğim bildiren ciddi bilgiler geliyordu.... Programdan sonra artık ıstıhbaratçılık yapamayacağıma kanaat ge t iriyordu m................ Verilen bilgilere göre uzun süreli faaliyette kalmak üzere Antalya'ya bir grup nakledilmişti ve grup RPG denilen roketatar........_ .... BKC (biksij tipi makineli tüfekler gibi ciddi silahlarla donatılmıştı... bir yerleşim yeri bulunmuyordu....... eylemden sonra dönerler diye düşünmüştük.. destek alacakları bir halk kitlesi........... O tarihler........ Ne de olsa orada siyasi olarak dayanacakları. Bu bilgileri netleştirmek için istihbar! faaliyetleri yoğunlaştırdık ve yeni bilgiler elde etmek için çalıştık..___________________....... Bu nedenle İstihbarat Dairesinden ayrılmak için dilekçe verdim.

........ Bu bölgeye timleri gece sızdırırsak..... Üçüncü gün PKK mensuplarının yerlerini belirledik................ jandarmanın elinde özel veya operasyon yapacak tim yoktu ve bu timin temin edilmesi için biz sürekli Emniyet Genel Müdürlüğü ve 227 .._________.......................... yer lerini belirleyerek grubu imha etmek mümkündü...... Aynı gün. helikopter le belirli zamanlarda havalanarak grubun yerini tespit etmeye çalıştık.... PKKlılarm çektirdiği bir fotoğrafta görünen kayalık yapı ve çeşmeyi bulmaya çalışıyorduk......... yaklaşık bir bölge tespiti de yapmıştı......... İsparta ve 2ı saat içinde gelip operasyona 32 Burdur civarında bulundurulan timler çağırdığımız zaman birkaç katılabileceklerdi...........___________________.. Jandarma ve Valilikle görüştük....... Bu esnada Emniyet Genel Müdürlüğünün Özel Harekât Timlerinin büyük bir kısmı İsparta iline getirilmişti... Artık kesin olarak bölgeyi netleştirmiştik..... ancak bir sorun vardı: Operasyon Jandarmanın görevli olduğu kırsal alanda yapılacaktı ve Antalya Jandarmasının elinde bu operasyonu yapacak yeterli tim bulunmuyordu. Bu durumu tartıştıktan sonra....... mutlaka ek kuvvete ihtiyacımız vardı....... Eldeki küçük istihbari bilgilere hangi dayanarak dağlık Antalya'nın büyük coğrafyası için içerisindeki bölgede olduklarını bulmak helikopterle arazinin her gün belli bir bölgesini taramaya başladık.... Antalya'ya vardığımızda Antalya İl Emniyet Müdürü... 1 ..... Emniyetin timi vardı ama tek başına olması da pek uygun değildi..... Bölüm: Devlet edebilecektik........ PKKlılarm yerini elektronik olarak tespit edebilmek i çın militanlara birkaç km yaklaşmamız gerekiyor du.... İlave Jandarma timlerine ihtiyaç duyuluyordu... Ancak bahsettiğim gibi._ .......... bizim elde ettiğimiz bilgiyi teyit eder mahiyette hem askeri birimler hem de Milli İstihbarat birbirlerinden bağımsız olarak Antalya'da.. Antalya'nın doğusuna yakın bir bölgedeydi ve köylere yakın bir arazi içerisinde bulunuyorlardı..... elimizdeki cihazlarla. Kuzey Irak'taki PKK unsurlarıyla telsiz konuşması yapan bir cihazın varlığı tespit edilmiş.......... sadece amirlerini Antalya'ya götürmüştük............... Bu gelişme üzerine bir polis helikopteri ve teknik ekiple birlikte Antalya'ya gittim...

Antalya Emniyet Müdürünün tek başına risk üstlenmemesi üzerine biz operasyonu yapmadan Antalya'dan geri döndük.. TİJLFI^ t Lİ rlz ÎTİ i ÎT c CİCLTIDC vuracak büyük eylemler gerçekleştirecek bir grubu imha etmek üzere iki veya üç 228 ... Operasyon yapılmadı..... c c o.. yaptığı en ufak eylemle tüm Antalya bölge turizmini tehlikeye sokacaktı.... Genelkurmay Başkanı kısa bir süre sonra ağustos ayı içerisinde açıklama yapıyordu: "Dünyada Amerika'dan sonra en büyük harekâtı yaptık.... 1 ... hatırlıyorum.......... hatta dağda çekilmiş fotoğrafları bile vardı ve örgüt bu bölgeye yeni giriyordu._ .................................... O tarihlerde..... ama operasyon timi olarak yetiştirilmemiş askerlerle bu gruba karşı operasyon düzenlemek uygun değildi.............. Bununla birlikte Antalya İl Emniyet Müdürü Natık Canca tek başına bu riski üstlenemeyeceğini..... yapılacak bir operasyonla bu bölgede sökülüp atılabilirdi..... Ancak maalesef jandarmanın tim getirememesi..." şeklinde dünyaya beyanat veriyordu.. Îİ t-1 i rı ci c........... timler geri çekildi. Böyle bir beyanat veriyorduk iz TD cirrici T d ilci nın t LİF ......... eğer jandarma timleri gelmezse polis timlerini buraya soktuğu zaman doğabilecek olayların PKK sorumluluğunu kendisinin üstlenemeyeceğini söyledi. Tim buiamıyorduk..._________.......... Gece temin ettiğimiz kamyonetlerle PKK Mardan sinyal aldığımız bölgeyi dolaştık ve o bölgeye girip çıkarak (biraz da belki kendimize riske atarak) PKK'nm yerini daha kesin bir şekilde tespit etmek için bir süre daha çalıştık. PKK üyeleri vardı ve tespit kesin nokta istihbaratıydı.......... altı tabum "uçarbirlik harekâtıyla" Cudi dağının muhtelif yerlerine attık...... grubunun yeri belliydi....... örgüt Antalya'ya yerleşecek................. elimizde grubun sayısı ve ellerindeki silahların fotoğraflarına kadar tüm detaylı bilgiler... Türk turizmine çok ciddi darbeler vurabilecek...... Olsa olsa kendi elindeki klasik karakol hizmetlerini yapan jandarma erleri ile destek verebilecekti........ Buna rağmen birkaç gün daha beklememize rağmen maalesef tim getirilemiyordu.. Bölüm: Devlet Jandarma Genel Komutanlığından (onlar da Genelkurmaydan) tim istiyorduk ancak uzun bir süre geçmesine rağmen bir türlü tim gelmedi..___________________. ancak iki üç gün sonra tüm görüşmelere rağmen jandarmanın artık bir tim çıkarma ihtimali olmadığını anladık........

eksikliklerin ve aslında bu olayların neden bu kadar büyüdüğünün örneklerinden bir tanesi de bu olaydı diye düşünüyorum. İçişleri Bakanlığımın bütçesi görüşülürken ve bunun içinde en büyük yer tutan bütçelerden bir tanesi de Emniyet Genel Müdürlüğü olduğundan..................._________..................... (daha sonra intihar eden) Albay Ab-dulkerim Kırca buradaki bir çatışmada yaralanıp sakat kaldı... O arada bütçe hakkında genel bilgiler verilirken ekrana yansıyan tabloda gördüm ki Türkiye'nin yedinci büyük bütçesi Emniyet Genel Müdürlüğüne aitti.... Bölüm: Devlet özel Harekât Timini Ankara'dan Antalya'ya getirememiştik...... kendi bütçeleri görüşülürken komisyon üyesi milletvekillerinin bakanlanna soracağı sorular karşısında hemen cevap hazırlamak üzere genellikle komisyonda ve Meclis'te hazır bulunurlar..... bir bakanlığa bağlı olan genel müdürlük ve ait birimlerin bürokratları...... yanılmıyorsam 2004 yılı bütçe görüşmeleriydi. Bakana sorulacak sorulara anında cevap hazırlamak ve cevaplandırmak üzere beklerler................. jandarmalarla birkaç defa çatışmaya girdi.. 2003 yılının aralık ayında konuşmaları dinliyordum._ .. 1 ..... turistik tesislere roket attı.......... Bu grup iki yıl boyunca Antalya'da pek çok olay gerçekleştirdikten sonra ve Türkiye için epey sorun yarattıktan sonra... S onrasım belki birçok l......... Bir defasında ben de orada bulundum... Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi TBMM'de bütçe görüşmeleri yapılırken gelenektir... Halbuki bu grubu o gün imha etmek mümkündü............ Daire Başkanlarının büyük bir kısmı da alt komisyon toplantılarında hazır bulunur........ birkaç komando taburunun aylarca süren operasyonlarının ardından imha edilebildi...... Üç-beş gün boyunca burada operasyon yapacak bir tim bulamamıştık.........................1T layacaktır: Antalya'da bu PKK grubu Oİ turistlerin araçlarını ve ormanları yaktı.___________________. Emniyet Genel Müdürü. Genel Müdür Yardımcıları................. sanıyorum sekizinci Jandarma 229 ..........î 1S ..... Terörle mücadelemizle ilgili belki dışarıdaki insanın göremediği ama içinde olan bizlerin yaşayarak gördüğümüz çok ciddi hataların.. İşte Türkiye'nin teröre bakışı.

................ süper sistemler.... Üstelik Türk Silahlı Kuvvetlerinin........ koordinasyon olmadığından her şeye avrı ayrı harcama yapılıyordu..... böyle olmaması gerekiyordu... her şeyin en iyisi istenmeye kalkılıyordu.. Oysa bugün Emniyetin. onuncu Milli İstihbarat Teşkilatı diye gidiyordu.. Jandarmanın.......... Emniyetin çeşitli vakıf ve dernekler vasıtasıyla sahip oldukları kaynakları değildir.. yardımlaşma. yani bu ülkenin vatandaşlarını birbirlerine yapacakları kötülüklere karşı korumak. Görüntü şuna benziyordu.................... Bugün yine bütün devlet kurumlarının imkânlarına..................... Her birim ayrı ayrı aynı malzemeyi satın almak istiyor.._________. ülkelerinin güven (ki bazıları bir bakanlığın bütçesi kadardır) ve Başbakanlık örtülü ödeneğinden aldıkları paylar bu rakama dahil kuvvetlerinden daha fazla malzeme almıyor. bunlar toplamda çok büyük rakamlardı... 1 . Burada bir yanlışlık vardı... Bu ülkenin kaynakları yatırım ve insanlarının eğitimi için değil......... paranızı saklamak için aldığınız kasanın değeri paranızdan daha fazlaydı........ Ayrıca görevlerim esnasında gördüm bir diğer durum da devletin iç güvenlik birimlerinin kendi içerisinde dayanışma... güvenlik amacıyla kurulan birimlerin ödenek ve bütçelerinin Türkiye'de diğerlerinden modern batı çok daha fazla olduğu lik görülecektir._ . ama bunları yerinde ve zamanında kullananı ryo ruz........ maalesef güvenlik için kullanılıyordu. Bu da gösteriyordu ki bu ülkenin.... hatta gerek duyulmayacak son model cihazlar.___________________... dokuzuncu Sahil Güvenlik Komutanlığı........ bütün güvenlik birimlerinin ve hatta Silahlı Kuvvetlerin iç güvenlik amacıyla işbirliği yapmaİarı halinde.. İkinci büyük bütçe de Türk Silahlı Kuvvetlerınindi diye hatırlıyorum. Jandarmanın. birimler arası yaşanan ciddi bir yarıştan ötürü de inanılmaz rakamlarla bütçeler talep ediliyordu............. bu ülkenin devletini kendi vatandaşlarından gelecek zararlara karşı korumak amacıyla kurulan teşkilatların bütçeleri çok büyük rakamlardı. özellikle iç güvenliği ile ilgili...................... Bütçe içinden ve dışından elde edilen gelirlerden toplanan kaynaklar iç güvenliğe ayrılıyordu ki........... Bölüm: Devlet Genel Komutanlığı.... kullandıkları bütçelere bakılırsa..... bu harcamanın kesinlikle 230 ..

..... çünkü bunlar yerinde ve zamanında usulüne uygun kullanılamamaktadır...... Ben birincil olarak mali suçlarla......... Organize ve Narkotik suçlar olmak üzere üç önemli birimi vardır ve bu birimlere bağlı olarak pek çok suçla tüm ülke çapında...... Daire Başkanlığının merkezde Mali.... si'nde Yenilikler 2003 yılı haziran ayında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığına (KOM) atandım.._ .. hatta çok ciddi şekilde bu. daha çok uyuşturucu operasyonlarım yapan Narkotik birimi öne çıkar... ama kamuoyunda.. Bu kurumlar tek çatı altında birleştirilmeden... Ülke genelinde ise her îl Emniyet Müdürlüğü içerisinde KOM Şube Müdürlüğü yer alır................. işten anlayan sivil kurumlar....... iç güvenlik adı altında heba edilip bir tarafa..... Maalesef içinde olanlar bunu kabul etmese bile gerçek böyledir.................... Fakat uluslararası 231 ..... Kendi aralarında koordinasyonu iyi sağladıkları zaman bu harcama ve faaliyetlerden kesinlikle tasarruf edilmesi ve başarının çok daha yüce olması mümkündür.............. Aksi taktirde bu ülkenin büyük bir kaynağı................ 1 .... Bölüm: Devlet dörtte bir inmesi veya bu harcamayla on katı karşılık elde edilmesi mümkündür........ sivil kişiler tarafından denetlenmeden asla rayına oturtulamaz. Çünkü onlar.... çok daha iyi bir şekilde sağlanabilir..___________________...... ama ne yapılırsa yapılsın maalesef bu kuvvetler arasında gerekli koordinasyon hiçbir zaman sağlanamamıştır ve sağlanamaz....... mücadele edilmektedir.... Bu ülkenin iç güvenliği çok daha düşük rakamlarla..... atılmaya mahkumdur._________. yani kaçak ve gizli yöntemlerle yapılan her türlü mal (akaryakıttan tekel malzemesine) ithalatı ile başta ihaleler olmak üzere kamudaki yolsuzluklarla ve ikincil olarak da mafya denen organize suç şebekelerıyle mücadeleye öncelik ve önem veriyordum.............. ama mevcut durumda tüm kaynakları iç güvenliğe de harcasanız kesinlikle bu konuda istenen başarının sağlanamayacağına eminim.............. genellikle kendi kurumsal menfaatlerini ön planda tutan teşkilat ve kurumlardır...... çok daha az kadroyla....

....... müfettişlerin ve bankalar yeminli murakıplarının İmar arasında.................. benden önce... dairenin görev alanına giren konuları ve bu konularla ilgili mevzuatı öğrenmeye çalışıyordum ki Uzan olayı patlak verdi............. Diğer yandan çalışıp iş üretmek lazımdı..._... Hızlı ve hummalı bir çalışmanın içerisine girmiştim.... henüz anlayıp ve kavrayamadığım Uzanların Bankası yolsuzluğunun 232 ... ........ bunların devamı gelmeliydi.... işimiz iki kat artmıştı ve üstelik ben mali........................ O tarihlerde KOM'un merkezde kendine ait teknik altyapısı yoktu (İstihbarat Dairesi konu üzerinde çalışıyordu) ve tüm Türkiye'deki il şubeleri (İstanbul hariç) herhangi bir dinleme faaliyeti için Ankara'ya geliyordu..... Böyle komik bir uygulama vardı.........._ ........................ Bir anda kendimi denetim elamanlarının............. Bölüm: Devlet Haliç'te Yaşayan Sımonlar...... Kaçakçılık Daire Başkam olarak görevde yeniydim....... 1 ..... kuruluş ve teşkilatlar uluslararası uyuşturucu ile mücadeleyi öne çıkarmaya çalışıyorlardı............. yoluyla aktarıyordu...... bir yandan da öğrenmem gerekiyordu....___________________....... bir sistem kurmak olduğu açıktı...... İçişleri Bakanı Saadettin Tan tan'm zamanında önemli operasyonlar yapılmıştı...... Daire başkanı olarak ilk önem vermem gereken şeyin kurumsallaşmak........... bilgi bankası ve sokakta çalışan birimlere istediği teknik malzeme ve sistemleri sağlamak gerektiğini görmüştüm....................... Şartlar üç alana da eşit önemi vermemiz gerektiğini ortaya koyuyordu..... narkotik kaçakçılık konularını bilmiyordum.. ......... Uzan Olayı Yukarıda belirttiğim gibi.... sistemli bir çalışma yapmak mümkün değildi. Sonra bilgisayar sistemi....... bu şekilde bir çalışma ile netice almak..... _ _ _ . daha önce hiç bu birimlerde çalışmamıştım._________.. Van'dan Edirne'ye kadar her ilin polisi dinleme kararı aldığında Ankara'ya gelip kendi iline ait bir iki telefonu Daire Başkanlığında dinliyor ve dinlemede elde ettiği bilgileri kendi iline telefon vs. Tam bu sırada Uzan olayı patladı..............................

...... İstihbarat Şube Müdürü olarak İstanbul'a yeni atanmıştım ve şubeyi araç..... daha sonra İSKİ soruşturması ve Ergim Gökneli sor-guiamasıyla adını duyuran Mali Şube Müdürü arkadaşım Salih Güngör geldi...... yıllar sonra işime yarar.. telsiz teknisyenim İbrahim kısa sürede inceledi......... Ozanlar adına yapılan pek çok şeyin yansını tüm samimiyetiyle çalışan kamu görevlileri yapmışsa diğer yarısını Soner Komiser tek başına yapmıştı desem yanlış olmaz.... Anımsadığım ilk olay 1992 başlarında gerçekleşmişti. denemeler yaptık bizim şubedeki cihazların hepsinden iyiydi........ gereç................ masa altına gizlenmiş küçük bir elektronik cihaz buluyor.. Ozanlara yönelik tahkikat başladığında ozanlarla ilgili önceden aklımda kalmış bazı bilgileri anımsıyordum... beni banka.. Çok güzel bir cihazdı........ hatta bir süre görevde de kullandık.................... personel açısından güçlendirmeye çalışıyordum.. yöneticileri yeni atanıyordu........_ . o zamana göre birinci sınıf işçilik ve kalitedeydi....___________________.........._________...... Çok zor durumdaydım.. getirdiler..... Devlet: Bölüm: en büyük soygunla karşı karşıya kalmıştım...... Aralarında Soner Komiser vardı ki tam o meşhur sözdeki gibi 'tek basma bir orduydu'... daha önce bankalar operasyonunda görev almış epey tecrübeli personellerimin olduğunu gördüm........... Bu cihazı bana... 233 .... Üstelik bu işlerle asıl olarak ilgilenen Bankalar Denetleme ve Düzenleme Kurulu o sıralar kendi içinde BDDK ve TMSF olarak ikiye bölünüyor........ Bana arılattıklarına göre bankayı denetlemek ve incelemekle görevli Yahşi'ye banka. Bir gün......... denetimlerinde yetkili bir uzman olan Yeminli Murakıp Fahrettin Yahşi ile görüştürdü...... 1 .... Bölüm: Devlet ardından tüm şirketlerinin karıştığı olayın içinde buldum. ama ağlamaya da zamanım yoktu.......... müdürü bir oda veriyor ve Yahşi orada çalışırken bir gün ayağının değmesi ile dinleme cihazı olabileceğini tahmin ettiği............ Sıradan mali konuları dahi tam olarak anlayamazken bir anda 1. Bir süre sonra bu işlerden az da olsa anlayan. Bazen anormal olaylar aklımın bîr kenarında kalır...

.... Aslında bir tek bu olay bile bu kişiler hakkında şüphelenmek ve araştırma başlatmak için yeterliymiş............ Zaten benim görevim sadece terör istihbaratı idi. Kaydettiğimiz konuşmalarda tehdit eden kişiler aşağı yukarı 20 milyon dolar alacaktan bahsediyor..... tahkik edecek durum ve konumda değildik............. Uzanlar adına yetkili olan birileri ile görüştüm.....___________________...... ama kanalla ilgili yaşadıkları ayrılıktan dolayı alacak iddiaları olduğunu anladım.... 7' diyorlardı................. 1 ........ bu amaçla birkaç defa olayı anlamak ve bu kişiyi tespit etmek için Star TV ye gittim........ Asayiş Şubesi benden bu tehdit eden kişinin telefonunu tespit etmemi istemişti....... üstü kapalı şekilde tehdit ediyormuş.. İstanbul'da göreve başlamamızdan kısa süre sonra Asayiş Şube Müdürlüğüne Star TV'nin sahiplerinin telefonla tehdit edildiği intikal etmiş.. Aranan telefona bir teyp bağlayarak tehdit eden kişinin birkaç konuşmasını kaydettik... Almanya'da buluşmak istiyorlardı.... Daha o günlerde Uzanlann legal yollar dışında farklı. biz de üzerinde durmamıştık..... Diğer bir olay ise 90 karın başında meydana geldi..... Bölüm: Devlet O zaman Fahrettin Yahşi bunun önemli olmadığını.. görüşmek için Türkiye dışında....... onun adamları.. Türkiye Yün ilk özel televizyonu Star TV Ahmet özal ve Cem Uzan İn ortaklığında yayma başlamıştı........... içerisinde bilgi veren var mı diye öğrenmek amaçlı konmuş olabileceğini düşünmüştü....... Bu tuhaf olay böylece zihnime kazınmıştı........ Bankanın sahipleri kimdi..... haklarında hiç bilgi sahibi değildim ama bu cihaz ve kullanılan yöntem hiç makul görünmüyordu ve bunu yapanlar büyük şeyler saklıyor olmalıydı..... Ahmet Özal da sonrasında Kanal 6'yı kurmuştu.... Bir süre sonra da aralarında anlaşmazlık çıkınca Star TV Uzanlarda kalmış... Cem Uzan i tanımazdım.. Sebebini söylemiyorlardı.... Birileri telefonla Star TV patronlarından haklarını ve alacaklarını istiyor.._ . hileli ve biraz da casusluk yöntemleri kullandığının ipuçları ortaya çıkmış. o gün de kendisi yoktu........... ne de devletin başka kurumları bunu anlayacak... kendisine banka..... 234 ........ "Bu işi Ahmet Özal yaptırıyor... nasıl insanlardı...._________..... Fakat ne ben. ancak biz uya-namamışız..

..... işlerinde bize casusluk aletleri kullanıyorlardı.. bu kadar nakit parayı kimin verebileceği konusu yine aklımın bir köşesinde kalan hususlardandı..... Bu defa Uzanlar vadesinden önce anapara istendiğinden. Faizin neredeyse % 100-120 olduğu enflasyon yıllarında milyar dolarlara tekabül eden parayı bir yıl 235 ........ O gün ilk yolsuzluk patladığında basın yukarıdaki olaylar da dahil tüm bilgileri tazeledi: mafya benzeri yöntemler kullanıyorlardı... sonra da "batıyor" söylentisi yayılınca (mali uzmanlara göre bu söylentiyi de kendileri yaymıştı) halk bankaya hücum etmiş...................... "Siz vadeyi bozuyorsunuz........... faiz istemeyene anaparasını veririz yoksa para ödeyemeyiz" demiş....................___________________....... uzmanlar Uzanlarm marifetlerini anlatmaya başladılar.. bu parayı isteyen kişiler de mantıklı değillerdi.. Hâlâ bu olayı hatırladıkça saflığımdan dolayı utanırım....... bu kişileri yakalamamız gerektiğini söylediler.. Kimsenin diyeceği bir şey yoktu. ancak haklarında bu tür haberlerin çıkması üzerine sırra kadem basarak kayboldukları ve bir daha kendilerinden haber alınmadığının tespit edilmesiydi........._________.. 1 .............. bu işi neden yaptıkları.. Anlatılanlara göre Uzanlarm ilk önemli marifeti şuydu: Kendilerine ait İmar Bankası ilanlarında en yüksek faizi vereceğiz diyerek halktan milyarlarca mevduat toplamış... Hatırladığım diğer bir olay ise İstanbul Borsasında iki kişinin (Hüseyin Engin Saydam ve Uğur Soyata) sahip olmaları mümkün olmayan miktarlarda büyük paralarla hisse topladıkları. daha önce batan bankalarda zarar gören halk da panik halinde anaparayı kurtarmak için faiz istememiş ve Uzanlar isteyen herkese tüm parasını ödemiş................_ ... Bölüm: Devlet Ben biraz cesaret vermek adına (aslında biraz da tam bir saflıkla) tehdit eden kişilerin ciddi olamayacaklarım söylemiştim........ Bu kişilerin arkasında kimlerin olduğu.... Sonradan öğrendiğime göre bu kişiler Uzanlar için çalışıyordu........ Bana paranın olup olmamasının önemli olmadığım. çeşitli kişilerle sorunları Mali vardı....... 2 40 ozanların 20 milyon doları olamayacağına göre............. ama Uzanlar bu olayla voliyi vurmuştu................

. halk "biz haksızlık yaptık bak adamlar paramızı ödedi" demişti....... Gaziantep....... hiç faiz ödememişlerdi.. Bölüm: Devlet bedava kullanmış. Şirketlerin paraları kendilerine akmasına rağmen zararda göründükleri için vergi vermediler............. ancak bu esnada küçük hissedarlar zarar etmeye başladı.................. sonra sahip oldukları bankalar aracılığıyla gizlice hisse toplayarak %37 hisseyi ele geçirmişlerdi. bu şirketlere finaııs kullanmak ihtiyacı duyduklarında ise aynı bani ■çalarda yüksek faizle kredi kullandılar ve böylece şirketler zarar etmeye başladı.......... diğer ortaklarınca yapılan sermaye artırımları ile ÇEAŞin bu çimento şirketlerindeki hisselerinin 236 değerini düşürerek........... ÇEAŞ ve Kepez Elektrik ÇEAŞ... 1 ............... çok ortaklı kârlı bir şirkettir.......... Bartın ve Trabzon Çimento şirketlerinin 132 milyon dolarlık hissesini satın alarak ortak oldu ve bir süre sonra çimento şirketlerinin sermaye artırımlarına ÇEAŞ sokulmadı..... ÇEAŞ ............. Şanlıurfa....___________________........ Çukurova bölgesindeki barajlardan elde edilen elektriğin özel şirket............. Önce bu şirketlerin paralarını........ hisselerin temsil haklarını para karşılığında noter senetleri ile alarak yönetime hâkim olma yolu izlemişler ve uzun kavgalar sonucu.. eliyle dağıtılıp yönetilmesi için devlet tarafından 19501i yıllarda kurulan... Uzanlar Önce özelleştirme kapsamında ÇEAŞ'ın belli oranda hissesini almışlar... Daha sonra hisseler henüz kendilerine devredilmeden......... Daha sonra hisse satın alarak Antalya'da Kepez Elektrik adlı elektrik şirketini de satın aldılar....._________....._ ..... Uzanlara ait şirket ve Uzan ailesi üyeleri. ÇEAŞ ve Kepez'd e yönetime hâkim olan Uzanlar kısa sürede şirketlerin içini boşaltmaya............. sahip oldukları Star TV'yi de silah gibi kullanarak tüm karşı koyanları susturmuş ve sonunda yönetime hâkim olmuşlardı.. İmtiyaz sözleşmesi gereği ÇEAŞ. bu şirketlerin paralarını kendilerine aktarmak için yöntemler geliştirmeye başladılar... elektrik dağıtımı ve satışı konusunda imtiyaz hakkına sahip.. başka şirketlere ortak olmaması gerekirken Uzanlara ait Ladik. kendilerinin Kuzey Kıbrıs'ta kurdukları İmar Öff Shore Bank'a düşük faizlerle yatırdılar. üstelik tüm paraları ödeyerek en sağlam ve güvenilir insanlar görünümüne kavuşmuş....

Bölüm: Devlet taralından 132 milyon dolara alınan hisseleri yine Uzan Grubuna ait başka şirketlere sattılar.... bu iki şirkete bu kadar yüksek miktarlarda ve yüksek faizlerle kredi veren İmar Off-Shore Bank Ltd._ ............... tekrar bu şirketlere çok yüksek faizle kredi olarak vermiştir................... aslında bu şirketin sahibi de yine Uzan Grubu'dur.... Bu şirketin sermayesi. 1 ........ Kıbrıs'taki İmar Off Shore Bank i 'kara para cenneti' diye nitelendirilen Lihtenştayn merkezli Patrak Finans adlı bir şirkete satarlar. Berke Barajı İnşası İmtiyaz sözleşmesi gereği. ÇEAŞ ve Kepez şirketlerinin elde ettikleri gelirle belli oranda yatırım yapma mecburiyeti vardır ve bu mecburiyet bölgede hidroelektrik santrali._________.... yani düşük fiyatla zararına . Uzanların bazı aile üyeleri hakkında Sermaye Piyasası Kanunu ve Türk Ceza........___________________......... el konulduktan sonra aylarca mahkeme yoluyla uğraşılarak bu malların bir kısmı Uzanların üzerlerinden silinip devlet adına tescil ettirilmiştir... Antalya ve İstanbul Asliye Ceza Mahkemelerinde davalar açılır............ yani barajlar yapılmasını 237 66 milyon dolara. Ayrıca ÇEAŞin faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle alman mal varlıklarının... İlerleyen tarihlerde işin....... Lefkoşa Büyükelçiliğinin Hazine Müsteşarlığına verdiği rapora göre. Uzan Grubu şirketleri adına tescil ettirilerek kamudan mal kaçırılır........... Kanunu hükümlerine aykırı davranmaktan Adana.......... Sonunda ÇEAŞ ve Kepezin zarara uğratılması ve çeşitli usulsüzlük suçlamalarıyla............ ama ÇEAŞ ve Kepez'in yüz milyonlarca dolar parasını düşük faizle alıp................ ama bunlar 2003 yılma kadar hasıraltı edilir veya etkin olarak işleme konmaz..................... Uzanların ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'teki bu ali cengiz oyun larmm bir kısmı denetim elemanlarınca tespit edilerek rapor edilmiştir.... İşin esas komik tarafı ise...... şirketinin durumu............... halk tabiri ile rayından çıkacağını hisseden Uzamlar bu tezgahın ortaya çıkma ihtimalini göze alarak... imtiyaz sözleşmesi gereği Enerji Bakanlığı adına tescil ettirilmesi gerekirken.... 1993 yılında 1 milyon dolardır.

.. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulur............... Bölüm: Devlet gerektirir... İddialar doğruysa bu barajın yapımında Uzanlarm şirketine 400 milyon dolar akta rılmıştır... üretim ve 238 ............................. demir vs.... Bu aşamadan itibaren... Daha yakın fabrikalar olmasına rağmen çimento Urfa ve Gaziantep fabrikalarından getirtilir.. zemine beton enjektesinde kullanıldı diyerek Ölçülmesine imkân olmayan ve gerekenin çok üzerinde miktarlarda çimento......... Ayrıca ÇEAŞ in imtiyaz sözleşmesi gereği............. ozanlardan önceki dönemde............ bu amaçla Berke Barajı projelendirilmiş ve bir İtalyan firmasına 591 milyon dolara ihale edilmişti...._ ..... Uzanlarm zoruyla bırakır. baraj inşaatında kullanılan her türlü malzeme Uzan Grubunun diğer şirketlerinden satın alınmaya başlanır............ bir rakama mal olmuştur....... adlı şirket üstlenir.............Ş........ Sonunda görkemli bir törenle açılan Berke Barajı bir milyar dolar civarında..... ÇEAŞ'a el konması ve usulsüzlüklerden dolayı Uzanlar hakkında açılan davalarda bu defa da bilirkişi ve uzmanlara rüşvet verilmesi olayları gelişir.. ama önce koalisyon döneminde Enerji Bakanlığının kararname hazırlamaması. ödemelerin yapılmaması ve işin bırakılması için çıkarılan bin bir güçlük üzerine bu İtalyan firma baraj inşaatını.. 2001 yılında 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu çıkartılarak. Uzanlarm yaptıkları usulsüzlükler ve yolsuzluklar üzerine........... Buna göre 2002 yılı sonuna kadar sektörde faaliyet gösteren şirketlerin...... devletten haksız nakit para yardımı alınır....___________________......... ile şişirilmiş faturalar kullanılarak maliyet yükseltilir ve ÇEAŞ'a fatura edilir..._________.. 1 ..... Böylece baraj inşaatını Uzan Grubuna ait Yapı Ticaret A. Tansu Çiller döneminde ÇEAŞ imtiyaz sözleşmesi iptal edilerek yönetime el konmak istenir....... sonra eskiden beri Kemal Uzan in yakını olmuş olan Demirci'm cumhurbaşkanlığı döneminde kararnameyi imzalamaması nedeniyle başarılı olunamaz. devlete karşı bu yatırımları yapma taahhüdü ve mecburiyeti olmasına rağmen bu yatırımlar için ÇEAŞ ve ortağı olduğu diğer şirketler üzerinden 12 ayrı yatırım teşvik belgesi kullanarak.... ÇEAŞın Uzanlarm eline geçmesinin ardından.

.. Ürdün'deki temsilcileri oları Ali Cenk Türkkan vasıtasıyla Güney Kıbrıs'ta Libananco isimli bir şirket kurarak......... Uzan Grubu ÇEAŞ i geri almak için Türkiye'de açtığı davaları kazanamayınca ve kazanamayacağını anlayınca bu defa daha farklı hilelere başvurur....... Ayrıca enerji dağıtımının serbest olması.. yabancı yatırımcıyı koruma ve teşvik amaçlı çıkarılan tahkimle ilgili mevzuat ve arılaşmalara dayanarak.. olduğunu söylerler ve kanunu bölgede uygulamazlar......___________________............... 1 ........ ÇEAŞ elinden alman Uzan Grubu nakit sıkıntısı çekmeye başlar ve bu sıkıntı da. ÇEAŞ in hisseleri daha önce bu şirkete satılmış gibi gösterip. ama Uzanlar bu hususlara uymazlar................. İmar Bankası olayı......... hakkında birden fazla kitap yazılacak cinsten.... (Kitap yazılırken tahkimde ilk işlemlere devam edilmektedir...... nasıl yapmışlardır? Bunu kısa bir yazıda anlatmak mümkün mü bilemem.... Bunun üzerine Kurul.. Uzanların yaptığı asıl yolsuzluk tam olarak nedir? îmar BankasıYıda neyi.. dünyadaki bankacılık suçları ve banka içi boşaltma operasyonlarında literatüre girmiş bir olaydır.. Dağıtım toplam şirketlerinin tüketimin faaliyet ile yürüttükleri sınırlanır...... alıcının herhangi bir bölgede ucuz bulduğu elektriği istediği üreticiden serbest piyasada alması ve iletim şirketlerinin bedeli karşılığında. tazminat.... bölgedeki üretim ve üretimleri dağıtım %20'si haklarından bilini başkalarına devretmeleri şart koşulur..... imtiyaz hakkını iptal ederek ÇEAŞ ve Kepez'e el koyar............... Dünya bilimine bilimsel çalışmalarımız ve buluşlarımızla giremedik ama İmar Bankası yolsuzluğu ile bu alanda dünyada hatırı sayılır bir yer edindik. davası açarlar..... Bölüm: Devlet dağıtım faaliyetlerinin aynı grup tarafından yürütülmesi yasaklanır....._________............. yavaş yavaş İmar Bankasına sıçrar: elektrik şirketlerinden gelen nakit para akışı kesilen banka._ ... kendi dağıtım bölgelerindeki her alıcının elektriği kendilerinden almaya mecbur olduğunu.. ödeme sıkıntısı içerisine girer................. Başka bölgeden alman elektriğin kendi dağıtım bölgelerinde alıcılara ulaşmasına müsaade etmez... 239 . elektriği taşıma mecburiyeti getirilir...) Peki...................... eski tarihli imtiyaz sözleşmesi ile buna hakları.....

.............. Bu insanların büyük çoğunluğu dar gelirli ailelere mensup.. iktisat gibi konuları çok iyi bilmeyen. bankayı denetleyen yeminli murakıp ve uzmanların raporları üzerine BDDK birçok defa Uza 240 ... finans... örneği görülmemiş bir siyasi atağa kalkarlar...... Bu da yetmiyor mevduatın önemli bir kısmı......_ .........___________________..... Bölüm: Devlet İmar Bankası nasıl bir bankaydı ve nasıl yönetiliyordu diye baktığımızda gördüğümüz kadarıyla bankanın tüm ortakları Uzanlardı........ Bankalar Kanunuma göre İmar Bankası Yun mevduatının ancak %10'u kendi grup şirketlerine kredi olarak verilebilirken Uzanlar bu kanuna aykırı olarak çeşitli usulsüzlüklerle İmar Bankası'mn tüm mevduatını Uzan Grubu şirketlerine kullandırıyordu.. ÇEAŞ ve Kepez'e el koyulmasıyla İmar Bankası'na sıcak para girişi azalınca Uzanlar Genç Partiyi kurarak ekonomi için mi siyaset. mevduat kabul etme ve verme dışında çok fazla bir inisiyatifi bulunmayan kişilerdi........ tüm işlemleri Türkiye'deki temsilcisi gözüken İmar Bankası şubelerince yapılan İmar Bank Off Shore'a aktarılıyor................... 1 ....... Bunların doğal sonucu olarak İmar Bankası'nm mali yapısı da bozulur....... hesabına yatırılıyor gözükerek zaten tamamen Türk Bankacılık Mevduatı sistemi dışında kullanılabiliyordu....... Bir kısım mevduat da baştan İmar Bankası şubelerinde daha yüksek faize Kuzey Kıbrıs'taki İmar Bank Off-Shore Ltd.... sonra da bu şirket yeniden bu paraları/mevduatı Uzan Grubu şirketlerine kredi olarak veriyordu.................. gelirinden başka bir şey düşünemeyen...... Uzanlar har içindekilerin büyük kısmı diğer şirketlerindeki lise mezunu personellerden seçilmişti ve onları da diğer bankalara göre düşük ücretlerle çalıştırdıkları ortaya çıkmıştı. siyaset için mi ekonomi yapıldığı anlaşılamayan. sorgulama ve soruşturma yetenekleri ekonomik sebeplerden dolayı gelişmeyen........ resmiyette kendilerinin gözükmeyen.. Yönetimde....... Yönetim kurulunda değil. Kuzey Kıbrıs'ta tabela şirketi olarak kurdukları...... memur pozisyonunda ve rolündeydiler ve bu durum Uzan GrubuYıun yolsuzlukları yapmasını kolaylaştırıyordu..... tam bir aidiyet duygusu içerisinde çalışan.................. Sonrasında iktidarla ters düşmeleri nedeniyle mevduat çıkışı da hızlanır........._________............

bunun mümkün olabileceğini.......___________________..... ama doğruyu söylemiyorlar diyordum... genel müdürlük yöneticileri. 1 ...... Ancak Kemal Uzan yönetimden ayrılırken îmar Bankası'nın bilgisayar sistemini işlevsiz kılmış... ama Uzanlar her zaman olduğu gibi devletin dediği gibi değil kendi bildikleri gibi davranmayı tercih ederler....... kesin birçok kişi biliyor......... Başta anlatılanlara inanmamıştım. nasıl olur da bunca banka çalışanı. hiçbir bilgi işlem desteği vermeyerek bankayı çalışmaz hale getirmiştir.... Nasıl oluyor da İmar Bankası onlarca defa murakıplarca denetlendiği halde uzun süredir devam eden bu yolsuzluk tespit edilemiyor? Diyelim ki yeminli murakıplar........................ Bölüm: Devlet uların banka mevduatını grup şirketlere kanuni hadden fazla kullandırmamalarını.. Bu şeytani bir yöntemdi. Sonunda çalışanlarla görüşüp.........._ .....Ş..... denetim elemanları fark etmedi.... yeni tedbir almak değil daha da ileri giderek yönetim kurulu başkanı Kemal Uzan dahil tüm yönetimi toptan istifa ettirirler.... eldeki kayıtları inceleyince... MİT'in mali uzmanları.. bilgisayar yedekleri kaybolmuş........ Yolsuzluğun yapılış biçimini ve yöntemini anlamamız bile birkaç hafta sürdü.............. illerdeki şube müdürleri de mi fark edemedi? Daha doğrusu baba Uzan ve iki oğlu dışında sadece iki üç kişi ile 5 milyar dolarlık bir mevduat herkesin gözü Önünde nasıl saklandı? Bu............... bankacılar bile yapılan yolsuzluğu anlamakta zorlanıyordu. 241 ...... koca bir fili binlerce insanın gözü önünde sahnede yok etmek gibi bir şeydi ve Uzanlar bunu gerçekten yapmışlardı...... görmeden milyar dolarların herkesin önünde saklanabileceği sonucuna vardım..... bankanın mali bünyesini kuvvetlendirmek için tedbir almalarını ister.. dâhiyane bir uygulama idi ama Uzanlar bunu yapmıştı..... ama bankanın yönetim kurulu üyeleri.._________.. Durumun vahameti karşısında BDDK İmar Banka sı'n m yönetimine de el koyar.. Bırakın polisi.......... bankaya bilgi işlem desteği veren ve yine Uzanlara ait olan Merkez Yatırım A... hiç kimse bilmeden....... genel müdür yardımcıları olanları görmez..... müdürleri....... Ama bir yandan da bilinse bu sır mutlaka bir şekilde dışarı sızardı diye de düşünüyordum........

...... 1 .. onlar da bunları doldurup ilgili maliye birimlerine veriyorlardı. paralar anında merkezdeki hesaba geçer............ genel bir değerlendirme çıkaramıyorlardı.....___________________. yani illerdeki her banka şubesinin bilgisayar sistemi sadece kendine aitti ve kapalı devre çalışıyordu.... talebi merkeze aktarıyorlardı......... Banka şubelerinin her ay maliyeye vermesi gereken beyannameler de merkezdeki bilgisayar sisteminde üretilerek şubelere gönderiliyor... Şubeler kendi bankaları ile ilgili bir icmal.........._________.. merkezdeki bilgisayar da öyle........ ama aslında merkezde bir tek bilgisayar uzmanı ile 242 ........ her şubenin sadece kendi işlemlerini görmesiydi.... merkezdeki bilgisayar sistemi bunları üretip neticesini ilgili şubeye ve denetim elemanlarına aktarıyordu... Yani bankanın bilgisayarları bu şirket tarafından programlanıyor ve kontrol ediliyordu. az önce de belirttiğim gibi İmar Bankası'na bilgi işlem desteğini Merkez Yatırım AŞ denen......... şubelerde gerçekleşmiş olan tüm işlemler merkeze gönderiliyor...... Uzanlar ise öncelikle offline çalışmayı seçmişlerdi.. Yani bankaların şubeleri bilgisayar ağları sayesinde merkeze ve birbirlerine bağlı para havalelerini anında yaparlar............. Bu programları Uzanlar özel olarak yazdırmışlardı.... hesap........ yine Uzanlara ait bir şirket veriyordu......... ayrıca merkezden illere gönderilmesi gereken bilgiler varsa merkezi bilgisayar onları da gönderip tekrar kapanıyordu............... Yine banka şubelerini denetlemeye gelen yeminli banka murakıpları o şube ile ilgili genel bir cetvel..... Diğer tüm bankaların bilgisayar sistemleri online denen sistemle çalışır.............. verdikleri ne kadardır.._ .......... ama o gün aldıkları tüm para ne kadardır.. Herkes bunu gayet normal ve makul bir uygulama gibi görüyordu.. Her gece bilgisayarlar bir kez birbirlerine bağlanıyor.. Bölüm: Devlet Yapılanların Kısa Özeti Uzanların İmar Bankasında yaptığı şuydu. merkezdeki bilgisayar da tüm bilgileri birleştiriyordu.. Bu sistemin önemli sır ve odak noktalarından bir tanesi.. bilanço veya genel bir rakam isterse banka şubeleri bunu çıkarıp veremiyordu....... Eğer isim verirseniz o kişinin tüm işlemlerini görebiliyor........ bankada genelde mevduat miktarı ne kadardır gibi bilgilere sahip olamıyorlardı..........

... mevduat topluyormuş gibi görünüp kendi banka şubelerinde farklı faiz uygulamaları ve farklı işlemler yapmışlardı.... ellerinde hazine bonosu almasatma yetkisi olmadığı halde bir katrilyon liralık hazine bonosu satmışlardı....... Oysa Uzanlar giderken bilgisayar sistemini bozdukları ve yedekleri bulunamadığı için bankanın gerçek mali durumu anlaşılamamıştı...............442 katrilyonu buluyordu... iyi incelendiğinde gerçekten üç kişiyle tüm insanların gözünün Önünde 5 milyar doları saklamayı şeytani bir zekâyla basara-lb ı...... böylece hazine zararı 8.. 12 çimento fabrikasına sahip olan.... üstelik ellerinde satacakları bu miktarda bono da yoktu........ Yani soruların hep iki yanıtı vardı: Uzarılar için gerçek rakamlar ve diğer kişiler için onda bire indirilmiş rakamlar...îxin 1*51 ir cı... karşılığı parayı alıyorlardı. ı................ devlet bankaya el koyarak tüm borçlarını ve mevduatını mudilere ödemeye karar vermeden önce...._________. Daha sonra tek tek şubelerden kayıtlar toplanıp icmal yapıldığında gerçek ortaya çıktı: bankanın gerçek borcu 5 milyar dolan aşıyordu...___________________................ Ayrıca o zaman birçok bankanın yaptığı gibi yurtdışında Kıbrıs............. İmar Bankası'mn ödeme güçlüğü içerisine girmesi ve iflas ettiğinin anlaşılması üzerine...... bu bankalar adına işlem yapıyormuş............................. Bölüm: Devlet raporları üretip denetleyen bir veya iki kişi vardı ve çift yazılım kullanarak tüm rakamları her 5> 9i ÎTİ cl ÎT onda bir oranında gösteri- yorlardı........ Telsim gibi dev bir GSM şirketine.... literatürde kıyı bankacılığı denen ve sadece bir levhadan oluşan off-shore bankalar yaratarak........ Başka anormallikler de vardı. bünyesinde 264 şirket ve birkaç holding bulunduran koca 243 ... 1 ........ hükümete İmar Bankasının 500 milyon dolar civarında maddi büyüklüğünün olduğu söylenmişti.... Hükümet yetkilileri de tahmmimce bütün mevduat 500 milyon dolar ise bu rakam ekonomiye ciddi sıkıntı yaratmadan ödenebilir diye bankaya el kovmakta tereddüt etmemişlerdi.. Araştırmalar ilerledikçe Uzanlarm daha çok marifeti çıkıyordu........ Lihtenştayn gibi yerlerde kurdukları. Yani Uzanlarm sırrı aslında bu mantık ve düşünce sisteminden kaynaklanıyordu..... Televizyonlarda reklamlar vererek olmayan bonoyu satıyor.......î...._ .

.._ .. mahkemelerden karar almak çok zordu. ama hiç kimse de bir şey yapmıyordu.... takip.. ancak her biri 2 metre boyunda 22 adet dev çelik kasa içerisinde Uzanlarm şirket binalarından kaçırıp getirdikleri tüm Uzan Grubu şirket ve holdinglerinin dosyaları... resmi belgelerde kaynağında kesilen vergilerin haricinde devlete hiç vergi vermiyordu.. gizli izleme....................... Yapılan aramada para bulunamadı. hiç ödeme yapmadan. Bu İtirazın yargılama safhası yıllar sürüyor. casusluk işlerine dair kayıtlar ve gizli sayılacak çok önemli belgeler ele geçirilmişti.... ayrıca Cem Uzan in üzerine gitsek yaptıklarımız....... Yavuz Uzan ve diğer bazı önemli kişiler yurtdışına kaçmışlardı....... Diğer adreslerde de önemli belge ve dokümanlara ulaşıldı............. bu kadar açıkla ilgili uzman raporları kesin değil vs.. diyorlardı....... Bölüm: Devlet Uzan Grubu... ancak her ihaleye birileri mutlaka itiraz ediyordu.. Cem Uzan son zamanda.. Tüm çimento fabrikaları böyle alınmıştı...... Tüm bunlara rağmen Uzanlara ait yerlerde arama yapmak veya Uzanları sorgulamak için yakalama karan alamıyorduk.......... savcılar mudilerin şikâyetini hukuki bir mesele olarak algılıyor........... 1 .... mahkeme sonuna kadar birkaç yıl çalıştırıp bedavadan milyarlar kazanıyorlardı... Hatırlanacağı üzere Uzanlar 19901ı yıllarda çimento fabrikaları ihalelerinde herkesten yüksek fiyat vererek fabrikaları Özelleştirme İdaresinden alıyor. Uzanlarm şirketlerine el konmasından kısa süre önce büyük çelik kasaların vinçlerle duvarlar delinerek yerleştirildiğinin öğrenilmesi üzerine... Savcıları ikna etmek.... Herkes bu itiraz edenlerin Uzanlarm kendi adamı olduğunu söylüyor........ 244 ........ Geciken kararlar sonunda Kemal Uzan.. Yapılan araştırmada Şenlikköy'dekı adrese...... gelen bir ihbarla Uzanlarm banka ve şirketlerinden kaçırdıkları paralarını Şenlikköy'de bir villaya koydukları bildirildi... Hakan Uzan........___________________....... üç adres için de arama kararı alındı.. Bu sırada olağanüstü bir şey oldu... Uzanlarm yolsuzluğunu......... hukuki değil siyaseten yapılıyor denerek çarpıtılabilirdi.................. kaçma durumlarının olacağını anlatmakta zorlanıyorduk.... Genç Parti başkanı olduğu için şirketlerdeki hisse ve yöneticiliği seçim döneminde azaltılmıştı.. Uzanlar da aldıkları fabrikalara..._________....

........ yeni şirketlerin kurulması gibi birçok hususun daha yerine getirilmesi planlanmıştı...... Bölüm: Devlet Özellikle Şenlikköy'deki villa tam bir karargahtı....... Bu nedenle Uzan şirketlerinde hissedar veya yönetici olanların ifadeleri alınırken birçok kişi sorguda hangi şirketin ortağı olduğunu veya hangi şirketteki ortaklığının sona erdiğini bilemiyordu.. özel Büronun (emekli Albay M. yönetime başka kişiler seçerek şirketin yönetici kadrosunu değiştiriyor. istenilen tarihte istenilen kişiler hissedar veya yönetici yapılıyor veya şirketle alakası kc-silebiliyordu......... yönetimden istifa dilekçeleri vardı..... Buradan tüm Uzan şirketlerinin sahip. Bu rada Uzan Grubu hım hissedarı veya yöneticisi sayılan...... şirketlerini...İ bir iki dakika içinde Uzan şirketlerin den birinin sahiplerinin hisselerini başka kişilere devrederek... hukuk........ güvenilen tüm çalışanlarından alınmış ve miktar. şirketlerin tamamının değişik adreslere taşınması. Bu anlamda şirketlerin birbirleri ile olan bağlarının koparılması....._ ........... M.......................... bunları hukuki anlam ifade edebilecek şekilde karar defterlerine ve dosyalara işleyebiliyordu.............. Ş.. Bulunan belgeler arasında.. Uzanlarm el konan şirketlerini kurtarmak için önümüzdeki dönemde planladıkları da vardı.... Şenlikköy'de Grubunun ve bulduğumuz yönetirken ikinci önemli kaynak iç ise Uzan şirketi kullandığı. Uzanlar bir nerede yazılım olsunlar....... öyle bir sistem kurulmuştu ki tek kişi eliyle 264 şirketin tüm ortaklık yapısı ve yönetimi istendiği gibi düzenlenebiliyordu.... kritik departmanlardan olan Telekem Grubu.... Uzanlarm sadık elemanlarından bir bayan (M..............___________________... hissedar ve yöneticileri değiştiriliyor...... Bu sisteme göre yapılacak işlerle ilgili olan herkes e-posta atarak işlemi başlatıyor ve 245 .....) tek basma bir iki kişi ile burayı idare ediyordu. ekibinin) ve Rumeli Telekom grubunun taşınması. ilk tedbir kararlarına itiraz et mek için bilirkişi raporları hazırlanması. olurlarsa olan tüm yazışmaların tüm grup yapıldığı ve arşivlendiği Lotus-Notes isimli e-posta sisteminin verileri şifreleriydi..İ........._________.. özel Lotus-Notes aracılığıyla gerçekleştirdikleri yazışmalarla yönetiyorlardı... tarih gibi kısımları boş bırakılmış imzalı hisse devri...... 1 ... film grubu şirketlerinin ortaklık yapılarının değiştirilmesi...... hisselerinin hamiline çevrilmesi............

..... el koyma kararları öncesinde devir işlemi yapılmış gibi göstermek için Kemal ve Hakan Uzan'a imza kısmı boş eski tarihli evrak götürmek isteyen ve gizli para taşıyan kuryelerini yakaladık................. evrak hazırlanması........ izinsiz ve olmayan hazine bonosu satışları ile SPK mevzuatına aykırılıklarım SPK Başkanlığına........... her 246 . Bu ekibe ait olan cihazları ve elde edilmiş ses kaydı ve gizli görüntüler ile şantaj vb. Bu ekip bazen ticari rakipleri.___________________.................. Bunların dışında.. doküman ve belgeleri savcılığa aktardık.. illegal işlemlerin kimin talimatı ile nasıl ve kimler tarafından yapıldığını görme imkânına sahip olduk. kaçırdıkları vergiler ve vergi mevzuatına aykırılıklarını Maliye Bakanlığına. 1 ............. Uzanlarm bu e-posta dosyalarını aldık ve kendi bilgisayarlarımıza yükledik......... başında M... Uzanlar pes etmek istemiyordu...... bankacılık mevzuatına aykırılıklar ve usulsüz off-shore işlemleri gibi hususları BDDK ve TMSF Başkanlığına........ sahte belge................ bazen sevilmeyen kişileri özel teknik aletlerle izliyor ve dinlemeler yapıyordu.. İncelemelerimiz sonunda Uzanlarm yaptığı tüm usulsüzlük ve kanunsuzlukları belli başlıklarda toplayarak. durumlarda kullanılacak veya kullanılmış malzeme...._ .. Genç Parti ile ilgili usulsüz işlemleri Yargıtay Başsavcılığına.... mal kaçırmaya yönelik işlemler..... İstihbarat Daire Başkanlığının çalışmaları neticesinde.... isimli emekli bir albayın bulunduğu özel bir ekip kurmuşlardı.... Ayrıca Uzanlar.... devlete intikali gereken dışarıdaki alacaklarının gizlice tahsiline engel olmak ve şirketlerinin ortaklık yapılarını eski tarihli olarak değiştirerek sorumluluktan kurtulmak için yaptıkları faaliyetleri deşifre etmek gerekiyordu........ Özel Büro adlı..._________. el konan şirketlerinin.................... böylece tüm Uzan şirketlerinin yaptığı işlemleri.... Ş......... operasyonlarda aşama aşama kimin ne kadar katkısı olduğunu.. usulsüz kredi verme... Uzanlarm hâlâ dışarıda bulunan elamanları vasıtasıyla... kamu görevlilerine rüşvet verilmesi ve diğer suç içeren hususları da Cumhuriyet Savcılıklarına klasörler halinde verdik. Bölüm: Devlet yöneticiler tüm gelişmeleri görerek talimatlarını veriyordu.. Telsim ve diğer şirketlerdeki gümrük kaçakçılığı ile ilgili bilgileri Gümrük Müsteşarlığına. hesap hareketleri... ÇEAŞ ve Kepez ile ilgili hileli faaliyetleri Enerji Bakanlığına...

........ ama bizim de vazgeçmeye niyetimiz yoktu...... İngiltere._ .... çatışma kültürüne sahiptiler... Sonunda toplantımıza geldi............. Hollanda başta olmak birçok ülkeden) yardım almak gerekiyordu.......................... önce Yavuz Uzan in izini bulduk.. Ama bunun için uluslararası (özellikle Ürdün........ Ama Yavuz Uzan in suçu kara para aklamak olduğundan bundan sonra takibi FBI yapmalıydı...... İsviçre.. ABD.. Uzanlann yakalanması ve kaçırdıkları mal varlıklarının bulunması şarttı.. bulduğu adres dahil hepsini inkar ederek Yavuz Uzan in ABD'de olduğunu kabul etmiyordu. ama günler geçmesine rağmen bilgi gelmiyor... ABDli görevliler ile uzun süre çalıştığından kendileriyle yakın ilişkisi olan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Aslan'ı devreye soktum... 1 ...... Hemen An karadaki FBI irtibat görevlisi ile görüşüp elimizdeki tüm bilgileri aktardık. Yavuz Uzan in muhtemel yerini tespit etmişler. Hedefimizin uçakla ABD'ye hareketini öğrenince Türkiye'de irtibat görevlileri bulunan ve uzun süreden beri Türk polisi ve özellikle benim dairem ile işbirliği içinde olan Amerikan Narkotik Teşkilatı DIA'dan yardım istedik.............. bir yakınının ona bazı şeyler götüreceği haberini almıştık........... Bize bu konuda yardımcı olmak istemedikleri açıktı. hatta o okluğu zannedilen bir kişiyi kısa süre takip bile etmişlerdi.... Kısa sürede bilgi geldi.... mücadele içinde olduklarından bu konuda yetenekli........ ama konu ekonomik konulara gelince hiçbir ülke iş adamlarını ürkütmek istemiyordu..... Aslında bu ülkelerle genellikle uyuşturucu ile mücadele konusunda iyi bir işbirliği mevcuttu...___________________. Bölüm: Devlet zaman çelişki........ biraz da kabalaşarak anlattım._________. o bir defa devreye girdi mi işin ucunu bırakmazdı.. ancak bu defa da DIA.... direnme.. Devlet adamı özelliği her zaman önde olan zamanın Emniyet Genel Müdürü 247 ... ısrarlı aramalarımıza rağmen irtibat görevlisi bahaneler üretiyordu............ Karşıdaki devlet bile olsa fark etmiyordu. Israrla DIA'nm daha önce yaptığı tespitlerden bahsederek bize doğru bilgi vermediklerini. kavga.......... deneyimli ve birikimliydiler.. Muhtemelen ABD'deki kızının yanma gidecekti... ABD've gitmek istiyordu........... Yıllarca uyuşturucu konusunda kendileri ile yardımlaşmıştık ve bugün de onlar bize yardımcı olmalıydılar........

aynen İngiliz irtibat görevlilerine aktardık. siz de korumakta zorlanıyorsunuzdur herhalde" dedi. 1 ...... Ben de ona kamu menfaati....." dedim.._________. Genel Müdür devlet adamlığını gösterdi... hatta takip bile etmediler....... bizi oyalıyorlardı... "Sizi anlıyorum............." dedi.......... Bu beni çok güçlendirmişti.. Uzanların bankada batırdığı tüm paraları devlet ödediği için hiç kimse Uzanlara kızmıyor.... geçmiş tarihte Uzanlarm İngiliz Kraliyet Ailesi ile yakınlığı...... Cem Uzanın ve Uzan ailesinden bazı kişilerin rahat dolaştıklarını öğrenince... o da Türkiye'ye geldi. onların dernek ve kulüplerine yaptığı bağışlarla ilgili bilgilere ulaşınca ve Prenses Sarah'nm Türkiye'ye Uzanlarm misafiri 248 . "İngilizlere şimdiden sonra bizim de kendileriyle yar dımlaş may acağım ız ı................ ama ülkelerinden ayrılmasını istediler... Sonunda............... İngiliz daha da garipseyerek.._ ............ daha sonra İngiliz İçişleri Bakanımın ziyaretinde Bakanın konuşma metnine ekledik ve her türlü diplomatik ilişki ile her seviyede bunun dil-lendirilmesini sağladık...... Ancak Yavuz Uzan i yakalayıp Türkiye'ye iade etmediler... Sonunda bir yıl kadar sonra Türkiye'ye gelince Yavuz Uzarfı yakaladık..... yine de Uzanlar hakkında işimize yarayacak önemli bilgileri bilahare verdiler...... Belki de ABD elleriyle teslim etmek istemedi. Durumu Genel Müdüre aktardım ve karşı tavır göstermemiz gerektiğini söyledim. halka ait bu kadar parayı zimmetlerine geçirmiş kişilere karşı neden halkın tepki göstermediğini anlayamadı. sonunda İngilizler bu işlerle görevli polis teşkilatının ikinci başkanını bizimle görüşmeye gönderdi........ yakalandı ve mahkum oldu...... Gelen başkan... Bilgi vermesi gereken ikinci ülke İngiltere'ydi ancak onlar da istediğimiz yardımı yapmıyor.............. "Hayır....... galiba bizden başka kimse bir işadamını ürkütmek istemiyordu............ Bölüm: Devlet Gökhan Aydın erin de ısrarla devreye girmesi üzerinde FBI merkezinden destek sözü geldi..___________________....... halkın bunca parasını aldıkları için halk Uzanlara saldırıyor dur.......... bunun sadece sizin değil aynı zamanda Emniyet Genel Müdürü'nün de fikri ve karan olduğunu söyleyin.. devlet malı gibi kavramların halkımızın şuurunda İngiltere'deki gibi olmadığını anlatamadım.....

.. Uzanlarm faaliyet ve organizasyonlarının merkezi olmaya devam etti..... Ülkemizden kaçan Uzanlarm yeni karargâhının Ürdün olduğunu kısa sürede öğrenmiştik ama burada işler daha zordu..... sonra İsviçre'ye gönderiliyordu.... 1 ......._ . silah veriyor... Hâlâ da ettiği kanaatindeyim.... ve ileri ülkelerin polisleri dünya üzerinde yürütülen önemli tahkikatlardan haberdar oluyor........... çünkü Ürdün'de belli aile ve aşiretler devlet yönetimini paylaşmış gibiydiler...._________.. meğer tüm Avrupa.. Tüm uğraşlarımıza rağmen bilgi alamadığımız gibi Ürdün............ Ürdün'ün dışişleri........... olup bitenleri takip ediyor ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyorlarmış...... ama bizi oldukça şaşırtarak önce kara para ve mali konularda uzman iki polis gönderdiler.......... İngiltere'yi ve Hollanda'yı dolaşıyor. sonra da görüşme talebimizi kabul ettiler. İsviçre ise mali konularda hiç kimseye bilgi vermemekle ünlüydü.........___________________. Dünyaya bu gözle bakamayan Türk polisi ise bu anlamda çok gerideydi......... Uzanlar ise Ürdün'de ileri gelen her aileyle.. askeri ve istihbarat kurumlarının bakan ve yöneticileriyle farklı ilişkiler geliştirmişlerdi............ her aşiretle ortak şirket kurmuştu....... Ama sonunda İngilizler de belli oranda bilgi vermeye başladılar. sebebi belli olmadan milyon dolarlar ödüyorlardı.... Ayrıca o dönemde Alman polisinden Uzanlar hakkında İsviçre'deki dolandırıcılık ve kara para tahkikatım öğrenmiştik................................... yurtdışı ilişkilerinde deneyimli olan ayrıca İsviçre mali polisinden bir yetkiliyi de yurtdışındaki bir görevden tanıyan Narkotik Şube Müdürü Yaşar Yaman ve tahkikatın İstanbul cephesini iyi bilen Kaçakçılık 249 ....... Kral ile karşılıklı yakınlıkları vardı.. meclis..... Uzanlarm belgelerini inceledikçe mali açıdan asıl merkez olarak İsviçre'yi seçtikleri anlaşılıyordu direkt ama hiçbir zaman paralar parayı önce Türkiye'den İsviçre'ye göndermiyorlardı.... Bölüm: Devlet olarak geldiğini öğrenince neden bilgi alamadığımızı anlamaya başladım.... Krala hediye olarak otomobil.. Konuyu iyi bilen Soner Komiser başta olmak üzere..............

.._ ... yaklaşık 450 milyon dolarlık kredi aldıklarını söyledi..........3........ hangi şirketten çıkan paraların Hollanda-İngiltere veya İngiltere-Hollanda üzerinden dolaşarak İsviçre'ye gittiğini sunum yaparak anlattı.......... federal polisin Kaçakçılık Daire Başkanıyla. İsviçre'de kredi bulduk diyenlerin çoğunun kendi paralarını teminat göstererek kredi aldıklarını ve sonra da kredi ödüyoruz diyerek paralarını yurtdışına çıkar-dıklannı........... İsviçreli yetkili bir ara (Telsim'in lisans sözleşmesi için hazineye 500 milyon TL yatırmaları gerektiği bir zamanda) Uzan-Iâxırı isviçre USI3 03..ict kcrıciı p9.....t ^ÖstcFCjrcî^...... Uzanlarm Lotus Notes e-posta sistemi üzerinde tek tek............... böylece hem vergi vermediklerini hem yurtdışına para £U / çıkardıklarını hem de yurtdışında kredi almış olmanın itibarına sahip olduklarını söylüyorlardı...nık t3..... Uzanlarm ve avukatlarının oradaki şirketlerinde aramalar yapmış..... aslında birçok Türk firmasının bu yolu kullandığını........ Üstelik paraları varken yabancı bankalara anlamsızca faiz ödüyorlardı... hangi tarihte hangi yolu izleyerek. bu parayı Türkiye'ye doğrudan getirmeyip bunu teminat göstererek bankadan düşük faizle aynı miktarda kredi aldıklarını....... Burada İsviçre mali polisiyle...... İsviçre Federal Baş Savcısıyla ve Uzanlar hakkında başlatılan kara para ve yolsuzluk tahkikatlarını yapan iki savcı ile görüştük. 1 ..............İ3jrını tcmiîi. kamuyu ve hazineyi zarara uğratmak için bulunan yol ve yöntemlerde sınır tanınmıyordu....... Bu çok üzücü ve beni derinden yaralayan bir durumdu..... Yani İsviçre bankalarında aslında 500 milyon dolar paralarının olduğunu............rB............ Bölüm: Devlet Şubelerinden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Şammaz Demirtaş ile birlikte görevli olarak İsviçre'ye gittik......... Hatta Uzanlarm İsviçre'de irtibat halinde oldukları kişiler ve onların son olaylar üzerine Uzanlarla yaptıkları yazışmaları ortaya koyunca... İsviçre savcıları da soruşturmanın sağlam delillere dayandığını gördüler ve memnuniyetlerini dile getirdiler. bazı belgelere el koymuştu.... hiçbir yabancı firma ve bankanın Türk firmalarına kolay kolay yüz milyon dolarlık krediler vermediğini....... 250 .. İsviçre Uzanlar hakkında soruşturma açmış... Soner Komiser.___________________..........._________.......

.............. Türkiye'ye dönünce........... evrak verebileceklerini. Uzan davasının tüm savcılık işlerini yapan......................... çocukları ve sıkıntı içerisinde bulunan askerler yararına hediye olarak Telsim tarafından bir 251 ............ Bu istinabeye cevaben İsviçre den çok ciddi bilgiler geldi......... 1 ........... İsviçre bir çıkış arıyordu........_____.........._ . Bölüm: Devlet İsviçre'nin verdiği diğer bilgilerde Yımpaş Group AG adına Almanya'da toplanan paraların........ adli istinabe yöntemi ile istendiği takdirde soruşturmayla ilgili bilgi.............. Diğer yandan Amerika baskı yapıyordu. Motorola........ Bu ihtimali destekleyen bir husus daha vardı.......___________________.... Uzanların İsviçre'deki malvarlığını istiyordu... bunlar arasında Ürdün Kralı Hüseyin'e... işin yükünü çeken Savcı Mecit Ceylan......_.... bu paraların bir kısmının Türkiye'deki Yimpaş şirketine............. adli istinabe hazırlayarak İsviçre'deki ........-.1.............. Yozgat ve Ankara Savcılığı ile görüşerek soruşturma başlatılması için talepte bulunduk...._________..... Bolum: Devlet Uzan soruşturması dosyası ve içeriği hakkında bilgi talep etti.......... ama İsviçre ciddi sorunlar yaratacağı için bu paranın Motorola'ya verilmesini istemiyordu... Adalet Bakanlığı...... açıkça hiç konuşulmasa da Uzanlar hakkında İsviçre'de başlayan dolandırıcılık ve kara para tahkikatı Motorola firmasının şikayeti üzerine başlamıştı........ kara yoluyla İsviçre'ye getirilip Yimpaş'ın hesaplarına yatırılmasından sonra................. Bunun üzerine İsviçre savcıları ile bizim tahkikatı gerçekleştiren İstanbul Şişli Savcısı Meclt Ceylan karşılıklı olarak görüşerek Uzanlar hakkında adli yardımlaşma kapsamında bilgi alışverişinde bulundu... Davanın Türkiye'ye devri ve hatta İsviçre'deki mal varlıklarının Türkiye'ye gelmesi ihtimali kuvvetlenmişti... hatta soruşturmanın devredilmesinin bile söz konusu olduğunu belirtti.... eğer davayı bize devrederse hukuken bunu savunabilirdi....................... bir kısmının ise belirli kişiler adına gönderildiği söyleniyordu... tarafı olduğumuz uluslararası adli yardımlaşma anlaşmaları çerçevesinde....... Görüşmelerde İsviçre bize bu bilgileri vermenin yanı sıra.. bu yüzden uluslararası hukuka uygun olarak bunun yolunu arıyordu..

... Singapur..._ .... burada beni sorduklarını duyunca ziyaretleri ve ülkem adına yaptıkları için teşekkür etmek ve değer verdiğimi göstermek için İstanbul'a gidip onlarla görüştüm.. Dubai........___________________.... Uzardan yakalamak amacıyla bilgi almak için İsviçre dışında Almanya. televizyonda Uzanların İsviçre'deki paralarından 150 milyon doların Türkiye'ye getirildiğini öğrendiğim 252 ....... ama bizde delil var onu öğrenmek istiyorlardı. Kral tarafından çekilen bu paranın neden Türkiye'den Ürdün'e doğrudan gön-derilmeyip bu yolun mı izlendiği bize soruluyordu.... ciddi devlet anlayışı içerisinde bize gerekli bilgileri verdi ve yardımcı oldu... Bölüm: Devlet milyon dolar miktarında para gönderildiği de vardı........ yalnızca İsviçre'nin cevap verdiğini ve bazı bilgileri gönderdiğini duydum.... Daha sonra bu kitabı yazarken.. Birçok ülkede yeterli desteği bulamadık ama Almanya ve Japonya istenen hususlarda.. Zengin ve maddi imkânları olan kişileri izlemek çok zordu................ Bu soruşturmalar devam ederken başka sebeplerden görevden alındım ve Edirne Emniyet Müdürlüğüne atandım. 1 ... Japonya...................... özellikle Almanya en içten yardımcı olan ve bilgi veren ülke oldu..... Daha sonra İsviçre'de görüştüğümüz polis ve savcıların Uzan soruşturması ile ilgili olarak İstanbul'a gelip Savcı Mecit Ceylan ve KOM Dairesi yetkilileri ile görüştüklerini. İsviçreliler gerçek ve bu paranın ne gönderilmesinin gerçek sebebini tahmin ediyor. delilimiz yoktu tahminimizi yazamadık. Hakan Uzan tüm şirket ve mallarına el konmasına rağmen yabancı bir bankaya ait tek bir kredi kartıyla ayda 450 bin dolar civarında harcama yapabiliyordu.... ama Maalesef sebebin olduğundan emindik......... biz uçak biletlerinden gittikleri yerleri öğrenmeye kalkarken onlar bilet değil uçak kiralıyorlardı............... Daha sonrasında görevden alındığımdan neticesinin ne olduğunu bilmiyorum............. Bu para önce İngiltere-Hollanda dolaştırılarak İsviçre'ye gelmiş ve buradan Ürdün'ün başkenti Amman'a gönderilmişti............._________....................... görevli gönderiyor ve yardımlaşmak için gayret sarf ediyorduk........ Lübnan'ın da kendileri ile ilgili hususlarda belli oranda bilgi verdiğini hatırlıyorum............ Lübnan gibi daha pek çok ülkeyle yazışıyor....

....... Bölüm: Devlet zaman... fış ve belgelerini rüşvet yeminli banka murakıbıyla emindim........ hesapların bulunduğu banka şubesinde murakıpların ve bizim inceleme yapmamıza izin vermedi..... bu işi ilk başlatan ve gelişmesine katkı sunan biri olarak çok mutlu oldum....... Uzanlar mücadeleyi bırakmıyordu. ciddi alınmıştı............... Uzan'm işlediği suçlar ve yaptıkları usulsüzlükleri soruşturmaya çok yönlü devam ederken ve rüşvet konusuyla ilgili bilgileri araştırırken...... birlikte ama incelemekti..... Unutamadığım eksik soruşturmalar arasında beni rahatsız eden olaylardan biri olarak zihnimde duruyor........ Bunu öğrenmenin yolu bankanın ödeme ve hesapla ilgili o günkü evrak..... başta Telsim ve Çimento Grubu yöneticileri olmak durumdaki bu şirketleri ayağa kaldırdıkları gibi konjonktürün de değişmesi ile şirketlerin çok iyi fiyatlara satılmasını sağlayarak devletin kayıplarının belli oranda karşılanmasına büyük katkıda bulundular................. mevduatı zimmetine geçiren kişilerin tüm malvarlığına el koyabilir hale geldi.. Banka şubesi rüşvet verdiğinden şüphelendiğimiz diğer gruba aitti ve savcılığa doğru bilgi vermiyordu.......... bu defa toptan kurtuluş 253 .... bankada zimmetlerine geçirdikleri 8 katrilyonu tahsil etmek için Uzanların tüm şirketlerine el koydu ve grup şirketlerine yeni yönetim kurulları atadı.......................... Yeni yöneticiler.. buna sonuçlanmadı.. 1 ...... Bu aşamada tüm imkânlarımızı kullandık.............. Yeni duruma göre bankalar............... bankanın paralarını zimmetine geçiren kişilerden bu paraların geri alınabilmesi için daha etkin tedbirler alınmaya başlandı ve bu kapsamda 5020 sayılı Bankalar Kanunumda önemli değişiklikler yapıldı. Ancak bu kararın başarılı olması için yeni yöneticilerin Uzanların fiziki saldırı ve şerrinden korunmaları gerekiyordu..... İmar Bankası'na el konmasından sonra....... Buna dayanan TMSF._ ........ Bu üyenin Uzanlar dışında başka bir 'batan banka' sahibi gruptan da para aldığına dair ciddi göstergelere ulaştık._________.___________________....... Herkesin iyi insan dediği savcı..... özellikle de BDDK üyesi bir görevliye verdikleri yüklü miktardaki rüşveti araştırıyorduk.. yeni yöneticilerin bir süre şirketlere geliş gidişleri bile ciddi sorundu.

....... Bu...___________________.. Uzan ailesi fertleri ve yöneticilerinden oluşan yaklaşık 40 kişi hakkındaki tahkikat evrakımız sonunda yargılamalar devam etti ve bu kişilerin çoğu mahkum oldular............. Sonunda ülke içerisinde numara yapamayacak hale gelince................... her zaman bir şeyler çevirmeye çalışıyorlardı..... Firari 254 ......... Uzanlar iki ciddi rüşvetle bunu da sağladılar: Birincisi Bakırköy'de açtıkları bir davadaydı.. ünlü ve bürokrasi camiasında hatırı sayılan hukuk profesörlerini de kullanarak harekete geçtiler.................... ciddi bir mahkemede olmaması gereken bir olaydı ve anlaşılan Uzanılan baştan savmak için verilmiş bir mahkeme kararıydı....... yurtdışında faaliyet göstermeyi denediler: yatların TMSF tarafından satılmasına mani olmak için eski tarihli satış senedi tanzim ederek uluslararası sularda kullandırmamaya teşebbüs ettiler.. Hukuk Mahkemesi. Bu konuda davanın yakın tarihe kadar Cayman Adalarımda devam ettiğini ve bir süre önce Uzanlarm davayı kaybetmesi üzerine TMSF'nin yatları sattığını öğrendim...... ama iki yıl boyunca her hamlelerini tespit ederek önlemeyi başardık.. Uzan davasında yapılan yolsuzluklarda kusuru olan............ Diğer karar ise İstanbul idare mahkemesinde alınmak istendi.. Uzanlarırı yapacağı her manevrayı......_________... 1 ........ Durumu haber aldık ve Adalet Bakanlığı ile birlikte mahkeme başkanına haber verdik ve yapılmak istenen hile daha anayasa mahkemesine gitmeden önlenmiş oldu.... Cem Uzanın evinin altına sakladığı 80 milyon TL'lik kontör kartını dahi bulduk... hileyi önceden haber alıyor ve ilgili kurumları uyarıyorduk.........................._ ........... daha karşı tarafa dava dilekçesini tebliğ edip görüşünü sormadan davayı Anayasa Mahkemesi ne gönderme kararı vermişti........... Uzanlar ise hiç boş durmuyor....... Temel hiçbir usule uymayan bu karar Anayasa Mahkemesinde kabul görmedi........ Bölüm: Devlet Yıllarca bazı davalarının yüksek mahkemelerde rüşvetle kapa tılmasmda kullandıkları.. bir kısım davalar hâlâ devam ediyor.. Bu iş için önce yerel bir mahkemenin önlerine gelen bir davada uygulanan 5020 Sayılı Bankalar Kanunumun anayasaya aykırılığını ileri sürerek davayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıması gerekiyordu.

. devletin hiçbir yasasına uymuyor.... anlamak ve ona uygun tedbirler almak konusunda veya onu uygulayan kişileri izlemekte aciz kalıyordu.. O günkü rakamla 8.. Aslında Uzan olayı da (diğer birçok olayda olduğu gibi) devlet birimlerinin....... Uzanlar yılda üç beş gün kullanmak için..___________________. her gün yeni yolsuzlukları rahatlıkla yapıyorlardı........... hem Uzan'm dostu oldular... kaderini etkileyecek bu büyük olaylarla ilgili tehlikeyi görmekten çok uzaktık. tüm ülkenin mali sistemini. hem de devletin üst düzey görevlisi olarak emekli oldular...... birçok defa alarm zilleri çalmıştı........................... her biri 30-40 milyon dolarlık 5 tane yat... Emniyet İstihbaratı............ ama zaman zaman her şeyi allak 255 .. Maliye ve Hazine için aslında Uzanlar çok sinyaller vermişti. Bölüm: Devlet baba Kemal Uzan ve oğul Hakan Uzan hakkında açılan davaların görülmesi için yakalanmaları bekleniyor. Pişman mıyız? Asla! Üstelik gurur bile duyuyoruz... Milli İstihbarat.. hem kamuda yüksek maaşla görev yaptılar.... çoğunlukla kof ve alışılmış bir denetim mekanizmasının çalıştığını gösteriyordu.... BDDK.. 8-10 milyon dolarlık 2 tane helikopter............ görevini yapmayanlara hiçbir şey olmadı. ayda milyon dolarlar harcıyorlardı. Bu ülkenin kamu görevlileri kamunun soyulmasına mani olamadılar......4 katrilyon TLiıin yok edilmesine mani olamadılar..... ama bu soygunun gerçekleşmesine manı olmayan... hem Uzanlardan menfaat elde etmek isteyenlerin. Her zaman halkın parasını kullanıyor. Bugün Uzanlardan bunun hesabı kısmen soruldu....... Belki de doğrusu bu sistemin kendi içerden gelen denetim ve dengelerine göre yürümesidır... Maalesef biz küçük hırsızlıkları ve patırtılı gürültülü olayları görmekte geç kalmıyorduk........ hiç vergi vermiyor. Ama bizler hem Uzan in..............._________... 1 .......................... ama devleti daha ciddi sıkıntılara sokabilecek... 2 tane uçak kullanıyor...... Aslında Uzanlarm yolsuzluğu ile ilgili birçok emare orta yere çıkmıştı._ . hem de daha sonra kendi yandaşlarının yolsuzluklarına bakmaya kalktığımızda iktidar sahiplerinin hasımlığını kazandık... Devletin güvenliğiyle ilgili çalışan birimler sorunları algılamak.. asıl o sahayı düzenleyen şartların içerisinde olup bitenleri çok iyi göremediklerini.........

................. Uzun süren tahkikatlar sonunda Ömer Süha Aldan............ İşin zor tarafı ise bu grubun çok güçlü olmasıydı.................... Neşter Operasyonu isminde.... hatta Yüksek Mahkeme'de rüşvetle iş takip eden bir grubun varlığım tespit etmişti..... eski HSYK Baş kan vekili ve o zamanın Yargıtay üyesi Ergün Güryel ve iki üç kişi ile irtibatları vardı... Bu sırada ben daire başkanı olarak atandım....... sorunumuzun özünün de........ Ama maalesef o düşünceye............ Alışılmamış bir biçimde ilk duruşmalarında. gerçeğinin de bu düşünce sisteminde olduğunu zannediyorum...... önemli banka ve holding davalarını takip ediyordu..........._ .... olayları izlemesi ve bu işler büyümeden tedbir alması gerekir. devlette ve özellikle mahkemelerde. kalp ameliyatlarında kullanılan tıbbı malzemeleri yurtdışından ucuz fiyatlara alıp ülke genelinde anlaşmalı ortanı yaratarak çok yüksek fiyatlara satmak suretiy le büyük yolsuzluk yapan... Bana kısaca olayı anlattığında bu konuda sonuna kadar kendisinin yanında olacağımı söyledim........ her işini kendisi takip eden 'tam bir savcı' idi......................___________________........... Bölüm: Devlet bullak edecek Uzamlar gibi insanların ve emsallerinin türe-memesi için devletin güvenlik birimlerinin mutlaka zamanında. Savcı Aldan in 256 . Bir zaman sonra tahkikat belli bir olgunluğa gelmişti ve operasyonun yapılması gerekiyordu....... bu zamana kadar da birçok davada rüşvetle adaleti etkilemişlerdi veya öyle gözüküyordu. gece saat 24'te tüm sanıklar 100 bin dolarlık kefaletle serbest bırakılmışlar ve sanki bu tahliye bekleniyormuş gibi o saatte 100 bin dolarlar temin edilerek tahliyeler sağlanmıştı..... Ömer Süha Bey. ender görülen titizlikte işini yapan. Neşter 2 Operasyonu KOM Daire Başkanı olarak atanmamdan kısa bir süre önce..... karıştığı dedikoduları çıkmış.. Bu grup........ bu nedenle SSK ve Emekli Sandığını büyük zararlara uğratan kişiler hakkında tahkikat yapılmış ve bu kişiler tutuklanmıştı.. olayın savcısı Ömer Süha Aldan tahkikatı bu yöne çevirmiş ve böylece Neşter 2 operasyonunu başlatmıştı... o şuura sahip olduğumuz kanaatinde değilim........._________. Kısa süre sonra tahliyelere rüşvet.. 1 .....

......... 1 . Bu her takip daire iki başkanı Yargıtay da raporunu de üyesinin cezalandırılmasını talep etmişti.... Ömer Süha Aldan........ Erbakanin davası gibi davalarda rüşvetle karar almaya çalışmışlardı... Yargıtay Başkanı hin başkanlığında bazı Daire Başkanları ve üyelerden oluşan 8-9 kişilik kurulun karar vermesi gerekiyordu. Rüşvet vererek adalet sisteminde istedikleri kararları almayı meslek haline getirmiş.. Aracılık yapan Hakkı Süha Şen... Yargıtay üyeleri hakkında Yargıtay Başkanlar Kurulu denen............... Türk Telekom-Turkcell Ara Bağlantı Sözleşmesi davası..... daha Önce yapılmış bir şey değildi............. Bu arada yaptığımız başka bir tahkikatta birçok suçtan yargılanan ve mafya babası olarak bilinen Alaattin Çakıcı'nın faaliyetlerini takip ediyorduk..................... Buradaki önemli delilerden biri vermek suçlarından telefon ettiğimiz kişilerin Yargıtay kararıyla üyeleriyle yaptığı konuşmalarının mahkeme dinlenmesi ile elde edilecekti...... ancak Yargıtay üyeleri yönünde mahkeme kararının olmaması ve zaten onlar hakkında karar verecek bir merciin de yokluğu Yargıtay Başkanlar Kurulunun değerlendirmesini çıkmaza sokuyordu.._ ....... Yargıtay üyeleri hakkında soruşturma yapmak üzere bir Yargıtay Daire Başkanı'nı hazırlayıp rüşvet görevlendirmişti.......... Bu kişiler Neşter Operasyonu davası............ bundan başka işleri olmayan kişiler ve bürolar tespit edilmişti... Yargıtay üyeleri de sanıktı ve onlara da işlem yapılmalıydı ama bu... Yargıtay üyeleri hakkındaki ihbarını Yargıtay Başkam'na aktardı.. Tahkikat devam ederken Yargıtay Başkanlar Kurulu.................................. diğer sanıklar hakkında da bizim arkadaşlarla birlikte tahkikata başlandı... 257 ................... kurula sunmuş._________.. Onu izlerken gördük ki bir davası Yargıtay'a gelmiş... kendisinden davan m durumu hakkında bilgi almak istiyordu... onun davasını da MİT yönetici personelinden Kaşif Kozinoğlu takip ediyor ve bazı aracılar vasıtasıyla davayı Çakıcı lehine bitirmeye çalışıyordu....___________________... Bölüm: Devlet değerlendirmesine göre (ki ben de bu görüşe katılıyordum). Yargıtay Başkanı Eraslan özkaya ile de dolaylı bir irtibat kurmuş...

. O zamanlar 258 ..... 1 .... tüm telefonlarını kapattı.... ama Çakıcı daha önceden tüm adamları ile irtibatını kesti.... Dava Yargıtay'da Çakıcı aleyhine bozuldu. Çakıcimn ve aracılarının telefonları mahkeme kararı ile dinlendiğinden Yargıtay Başkam Eraslan Özkaya'nm da bu kişilerle gerçekleştirdiği davaya yönelik konuşmaları kayda giriyordu......___________________.. veya İtalya hm Konsolosluğumdan belgelerle Çakıcı Türkiye'den gizlice dışarı çıkışında yardım aldığı kişiler ayrı bir kitabın konusu olacak genişlikte.......... aralarındaki geçmiş ilişkiler.. Beşiktaş Kulübümde Sinan Engin sahte gibi kişilerin vize kimlik almaları.. Tutuklama kararm-dan önce sahte hüviyetle bir yat kullanarak Yunanistan'a çıkış yaptığını tespit ettik.... Hakkı Süha Şen ile eskiden tanışıyor..._________.. Bunu.......... bir yere oradaki kişileri yaralama veya öldürme kastı ile ateş açarsanız ve orada birden çok kişi ölür veya yaralanırsa olayın failleri her kişi için ayrı ayrı ceza alır.... kararın bir suretini de çantasında taşıyan Başkan Eraslan Özkaya'nm Çakıcı'nm adamlarına olayı anlatması ile öğrendik... Bu davada Çakıcı.... Hukukumuza göre........ "Karagümrük Lokali'ni tarayın" diye talimat vermiş ve adamlarının ateş açması sonucunda 12-13 kişi yaralanmıştı. Bölüm: Devlet Yargıtay Başkanı....... Savcı yeni durum karşısında Çakıcımın tutuklanmasını talep etti ve bu arada kaçma ihtimaline binaen de biz şahsı takibe başladık................_ ........ (Aslında Çakıcıya MİT mensubunun yardım etme sebebi.................. Çakıcı'ya kaçmasında yardım eden kişilerin faaliyetlerim de araştırmak istedi. beklentisi............. bu yüzden burada bu konuları kısaca geçiyorum.. bir yaralamanın ağırlaştırılmış halini uygulamıştı........... Yargıtay davayı bu gerekçe ile bozup her kişi için ayrı ayrı ceza tayin edilmesini isteyince 13x5 yıl gibi bir ceza ortaya çıkmıştı..... bu kişi aracılığı ile de Bodrum'daki yazlığını tamir ettiriyordu........) Bunun üzerine İstanbul DGM Savcılığı.... Dava bozulup mahkemeye gelince savcılar şahsın bu ceza tehdidi karşısında kaçma ihtimalini göz önünde bulundurabilirlerdi.. bundan dolayı Yargıtay dosyasının yerel mahkemeye ivedilikle gelmesi gerekiyordu................... ama mahkeme bu davada ceza verirken yaralanan her kişi için ayrı ceza vermemiş........... Dosya İstanbul DGM'ye geldi.....

..... Bu durumu diğer Başkanlar Kurulu üyeleri bilmiyordu........................... şahsımdan kaynaklı olarak geçmişteki Susurluk ifadelerim... Sorgudan çıkan kişilerin her şeyi Eraslan Bey'e aktardıkları........_ ..... Tabii bu kişilere Çakıcı adına Eraslan Beyle ne konuştukları...___________________... suçu kim işlerse hukuk önünde hesap vermeli ve hiç kimseye ayrım yapılmamalı......... Bölüm: Devlet İstanbul DGM Savcısı oları Yargıtay 5...... Savcılar bu kişileri sorguladılar. "Devlet adına yapılan görevlerin haricinde... 1 .......... Daire üyesi.. vs dolayısıyla olayları başka yerlere çekebilirlerdi.... daha doğrusu bu olayı tam manası ile yalnızca biz biliyorduk... Yargıtay Başkanlar Kurulunun önüne gelen Neşter 2 Davası'ndaki mahkeme kararı ile yapılan dinlemede. MİT mensubunun adının geçtiğini belirttiğimizde......... eğer Yargıtay........ hatta Eraslan Bey'in evinin tamiri gibi konularda bazı sorular ve telefon konuşmaları da soruldu................ gelse bile makamına uygun 259 .... ne yaptıkları.. soruşturma yapılan sanıklarla irtibatı olan Yargıtay üyelerinin bu konuşmalarını delil sayarsa ve Yargıtay üyelerini suçlu bulursa......." diyerek sadece hukuku hesap ettiğini göstermişti.. ancak yanlış anlaşılmalara neden olmamak için sorguyu kendilerinin yapmasını önerdim..... Savcı İlhan durumu makul buldu ve verilen talimatla Çakıcı'ya yardım eden ve bir kısmı Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile de irtibatlı kişileri yakalayıp İstanbul DGM Savcılığına getirdik...... hatta birkaç gün sonra Muğla'ya giden Eraslan Bey'i karşılayıp biraz da abartılı olarak sorulanları anlattıkları kanaatindeyim... Böylece şimdi......... Yargıtay üyelerinin durumunun benzeri Yargıtay Başkanı için de söz konusuydu ve bir iki gün sonra aynı şekilde kendisiyle ilgili dosya da buraya gelecekti... kendisine bu kişileri yakalayıp getirebileceğimizi....... üyelerinki rüşvet gibi ağır bir olaydı. Savcı İlhan olaya karışan kişilerin gözaltına alınıp sorgulanmasını istediğinde. Aslında Eraslan özkayaiım durumu bu iki üyeye benzemiyordu..._________... Eraslan Bey'in davası belki buraya bile gelmeyecekti.. birkaç gün sonra da Yargıtay Başkanı Çakıcı'ya yardım etmek olayı ile ilgili olarak aynı şekilde kusurlu bulunacaktı..................... hukuk adamı Abdüİkadır İlhan 'a bu davada Yargıtay Başkanımın......

.................___________________... halbuki adalet sisteminin başındaki kişilerin bu durumları hiç de bu kadar basit geçiştirilmemeliydi. Bu bilgi üzerine hemen Kayseri Emniyetine Merkez Narkotik ekibi gönderdim ve bir müddet sonra şahısları izlemeye başladık............. Yargıtay üyesi eski HSYK Baş kan vekili bin kendilerini arayarak davayla ilgili etkilemeye...... Yargıtay'ın Çakıcı hakkındaki bozma kararını çantasında taşıması... ama Yargıtay'da MÎT'çi Kaşif Kozinoğlu ile görüşmeleri....... bir gün Kayseri den önemli bir haber geldi.... mahkeme sonucunda dinleme karan yok hükmündedir.... ama tüm davaları kaybetti...... 1 ..........._ . Bu seviyedeki yüksek yargıçların adaletsizliğine şahit olup ülkemizdeki adalete inancımızı kaybederken............................ ama zannederim o panikledi............. hiçbir işlem yapmaya gerek yoktur manasında bir karar verildi..... baskı kurmaya çalıştığını beyan ettiler..... Bu karar çıkınca bir süre sonra Yargıtay Başkanının Çakıcı davasındaki rolü basma intikal etti ve Başkan oldukça zorda kaldı........... Burada bir atölyeyi kiralayan ve boya işi yapacaklarını söyleyen kişilerin uyuşturucu imal ettiğinden şüpheleniliyordu. Sonra Eraslan Bey hakkında yazan tüm basın mensuplarını mahkemeye verdi._________... 260 ..... Kayseri Uyuşturucu Operasyonu Kaçakçılık Daire Başkanlığında görev yaparken..................... kendi Yargıtay Başkanlarımı ve Yargıtay üyelerini haksız bulan böyle hâkimleri görerek de adalet adına gelecek için umudumuzu muhafaza ediyoruz..... Yargıtay üyeleri hakkında ayrıca karar alınmadığından... Yine Neşter 2 Davasi kapsamında devam eden mahkemelerde tanık olarak dinlenen bazı hâkimler. inkar etti. Neticede iki Yargıtay üyesinin dinlenmesi için Başkanlar Kurulunun mahkeme kararı olsa da.................... Çakıcının bu karardan sonra tutuklanabileceği yorumlarında bulunması gibi nedenlerden ötürü inandırıcılığını yitirdi. Bölüm: Devlet davranmamak en fazla kınanacak bir kusurdu....

.............................. çekerek Birinci neler olabileceği malzemeler konusunda malzemelerin hafta dolmadan bu uyuşturucu imalatında kullanılan olabileceği fikrini taşımaya başladık...... Araç plakaları şüpheliydi....._________................. Fotoğraflara baktığımızda benzerlik çok fazlaydı. Atölye iki katlı bir binanın üst kalındaydı........ araç plakalarını Öğrenmeye çalışacaktık... faaliyeti yönetenin Selim isminde biri olduğu anlaşılmıştı....... Böylece işi bir adım daha ilerlettik ve atölyeyi sürekli kamera kaydına alarak.___________________.... istihbaratın teknik imkânlarını da zorlayarak...... ayrıca gelip giden malzemelerin yorumlar fotoğraflarım yapıyorduk....._ ...... alt katta ise başka bir atölye faaliyet 261 ...... daha kapsamlı bir operasyon düzenlemek üzere ikna ettim... çöpleri alıp inceleme için laboratuara göndermeye başladık.. Bölüm: Devlet Düşünüldüğünde Kayseri bu zamana kadar uyuşturucu işine hiç karışmamış.... dikkat çekmeyen bir yerdi... İlk etapta atölyeye gelip gidenleri........... Bu şüpheyle içerideki kişilerle ilgili bulduğumuz telefon numaralarını dinlemeye başlamıştık.. Bir süre sonra artık bu operasyonun elimize geçmiş büyük bir fırsat olduğuna ve iyi değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirdim............ buraya girip çıkan her şeyi takip etmeye başladık.. Bir süre sonra gönderdiğimiz atıkların laboratuar sonuçları geldi... Aleni bile yapılsa kimsenin dikkatini çekmeyeceği için kaçakçılar açısından çok uygun bir ortam yaratıyordu.. Yapılan işin legal bir iş olmadığı konusunda kanaatimiz artmıştı.... 1 . gelip giden araçlara GPS (takip) cihazı yerleştirip onların nereye gittiklerini öğrenmeyi düşünüyorduk. Kısa bir süre sonra arkadaşlarım bu kişinin.......... Bu esnada dinlemelerimiz de sonuçlanmış.. araç ve kurduğu irtibatlar da bunu doğrular nitelikteydi... uyuşturucu bulaşığı ve uyuşturucu yapımında kullanılan malzemeler olduğu belirlenmişti......... Diğer yandan atölyeden çıkan tüm atıkları... Arkadaşlarımı ve teknik şubeyi.............. Bu atölyeyi gözetleyebilecek mesafede birkaç yere kameralı ve fotoğraf makineli personel yerleştirdik ve kısa süre sonra buraya gece geç saatlerde araçların geldiğini ve bazı malzemelerin indirildiğini tespit ettik......... meşhur bir uyuşturucu imalatçısı olan ve çeşitli suçlardan dolayı aranan Selim Gezer olabileceğini belirterek bu şahsın Emniyetteki dosyasını getirdiler.....

.. Selim bu işin içindeydi... Dünyada çok az polise nasip olabilecek bir sitem kurmuştuk ve canlı olarak içerde olup biten her şeyi izleyebiliyorduk.. eşi de Bulgar'dı. yaklaşık 1 aydır operasyonu yürütmekteydik..... asıl organizatör oydu ve uluslararası çalışan büyük bir uyuşturucu hap kaçakçısıydı...... Orada gerçekten uyuşturucu imal edildiğini tespit ettik. ekip biran önce müdahale etmek için sabırsızlanıyordu........... Bulgaristan'daki eşi ve yakınları birkaç defa atölyeye gelip gitmiş gözüküyordu.............. İmalathaneye geldiğinde yakalama operasyonu yapmaya karar verdik........... üstelik birçok suçtan aranıyordu. gece çalışan kişiler asitleri ölçerek ve birtakım kimyasal maddeleri kaplara aktararak....... 1 .... ekibin sabrı azalmış. Alt kattaki insanlarla görüşerek üst kata çıkan bir kamera sistemi kurmayı düşünüyorduk. Yakalama operasyonuyla 262 ......... Yaklaşık 20-25 günü geçmişti. çünkü sadece imalathaneyi almak..................................... hafta kayınbiraderi bir kimyagerdi.. geçmiş faaliyetleri de bunu gösteriyordu... alt katta koyduğumuz kamera sistemiyle üst kattaki insanların ne yaptıklarını tamamen seyredebiliyorduk. İzmit'te ve diğer illerdeki faaliyetlerini takip edebilmek için araçlarına GPS yerleştirdik ve takibi başlattık. belli oranda ve belli ölçekte bir araya getirerek işlemler yapıyorlardı. bir an önce müdahale etme isteği ağır basmaya başlamıştı...... Sonunda epey bilgi sahibi olduk.....___________________...._________.... Böylece içeride olup bitenleri görmeye başlamıştık. Selimi bekliyorduk.. Bölüm: Devlet gösteriyordu.. Dosyasındaki bilgilere göre Selim Bulgaristan'da evlenmişti.. Bir süre sonra imalathaneye gelip giden insanların İstanbul'da..... Yani ailecek bu işin içindeydiler ve Selim işi organize edebilecek kapasitede biriydi....._ . birkaç kişiyi de tutuklamak bir şey ifade etmiyordu... Ama benim amacım bu malı gidebildiği yere kadar takip etmekti........ Artık bir imalathane takip ettiğimizden emindik......... Atölye neredeyse bir BBG evi olmuştu.... Bir süre sonra Selimin ve onunla irtibatı olan diğer kişilerin büyük çoğunluğunun Kayseri de olduğuna kanaat getirdikten sonra operasyonu başlatmaya karar verdik..................... kılcal kameralarla ikinci katı gözetleyebildi bir kamera sistemi kurduk... Alt katta uygun ortamı yarattıktan sonra minik......

. Bölüm: Devlet şahısların tamamını alacaktık. kokainin ve sentetik uyuşturucu dediğimiz Extacy'nin tüm dünyaya yayılmasında kavşak konumundadır ve bundan dolayı da Türk polisiyle çok sıkı bir ilişki içerisindedir....... 1 .... Bu operasyonu daha sonra Hollanda'da gerçekleşen bir sempozyumda anlattım. hem ilk defa böyle ciddi bir uyuşturucu operasyonu organize ettiğimizden orada bulunmak. Sonuçta tümü yargılanarak tutuklandı ve 12 kişi mahkum oldu............. hatta ilişkileri sıcak tutmak adına eşlerimizle davet edilmiştik......... gidiyor...___________________..._ ...... Bu ilişkiler kapsamında Hollanda tahkikat grubu bizi Hollanda'ya davet etmişti. Ankara'dan Kayseri'ye 3 saate yakın bir sürede varmamıza rağmen imalathanede halâ asitlerin kaynamakta olduğunu gördüm......... Operasyonun kod adı Erciyes'ti.. Bunun üzerine o zamanki Emniyet 263 . Biz böyle başarılı bir operasyonun nasıl başladığını ve nasıl devam ettiğini bir sunum haline getirdik.. Kayseri şubesi bu konuda yeterince donanımlı değildi................. Türkiye'den... hem de işleri bir düzene koymak için Kayseriye gittim... böyle bir şeyin desteklenmesi gerektiğine inandım ve gittim....... Bu ilişki benden önceki dönemde KOM Müdürlüğü yapmış Emin Aslan zamanında kurulmuş ve devam ettirilmişti...... içeride her türlü malzeme var" deyince ben Başkan Yardımcılarım alarak hem olay yerini görmek.. Bu operasyon bizim açımızdan çok mükemmeldi... hâkim olduk... oradan diğer uyuşturucu dünyadaki açısından kilit noktadır.. Benim çok kısa özetlediğim bu olay 30 gün içerisinde devam etmişti.................. Şahıslarla ilgili adli işlemler yapılarak Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderildi....... Avrupa'ya gönderilen trafiği uyuşturucuların çoğu ülkelere dağılıyordu... hem en tepedeki adama ulaşmıştık hem de çok orijinal bir sistem kurmuştuk. orada bu türden olaylar fazla olmadığı için birikim de yoktu.............. Baskın düzenleyen arkadaşlarımız "imalathaneye girdik...._________........ önce Hollanda'ya Hollanda.............. ama her safhası örnek bir olay olarak eğitim derslerinde anlatılacak nitelikteydi............................. Türkiye ile Hollanda arasındaki uyuşturucu kaçakçılığı olayları dolayısıyla iki ülke polisi arasında işbirliğine dayalı yakın bir ilişki ve alaka vardı..

.. Bu bizim için çok iyi bir fırsattı ve zaten benim de amacım hep daha büyük 264 . Sunumda imalathanenin içerisine kamera yerleştirdiğimizi... Dinleyenler arasında Hollanda'nın en meşhur narkotikçileri vardı........ Sunumu bu eksikliklerle gerçekleştirdim................... Her soruya cevap verebilecek durumdaydım. Narkotik teşkilatının toplantılarına katıldık...... ve böylece tüm olup biteni izlediğimizi da ekrana söylediğimde imalathaneyi gösteren fotoğraflar geldiğinde Hollanda polisinden birkaç kişi ayağa kalkıp buna inanamadıklanm söylediler..... Benim açımdan...... Bu tırlar dozer gibi ağır ve büyük iş makinelerinin nakliyesinde kullanılır............. Hollanda polisine Türkiye'deki uyuşturucu ile mücadele konusunda bilgi vermemi ve onlann sorularını yanıtlamamı istemişlerdi.............._ ............. çok idealdi ve Hollanda'da bilinen sentetik uyuşturucu ile ilgiliydi..... ancak film kayıtları epeyce yüklü dosyalar olduğundan yalnızca fotografían gönderebildiler.............. bunları izlemeye ve dinlemeye başlamıştık.. Ben de Erciyes Operasyonu ile ilgili bir sunum gerçekleştirdim........... Yani imalathaneyi saatlerce çektiğimiz filmin sadece birkaç kare görüntüsü ve birkaç kare fotoğrafı vardı................. Bu toplantıda benim de kısa bir sunum yapmamı...... Türk polisinin bu kadar teknik açıdan bu kadar donanımlı çalışarak imalathanenin içine kadar girebilmesini kıskandıklarım bile gördüm.... Lodur Operasyonu Ağır iş makinelerini taşıyan tular lodur olarak adlandırılır... Ayrıca çok başarılı bir operasyondu ve ben düzenlediğim için her şeyin teferruatını biliyordum.....___________________...... internet üzerinden göndermelerini istedik..... Bölüm: Devlet Genel Müdür Yardımcımız Emin Aslan ve benden önceki Daire Başkanı İsmail Çalışkan ile birlikte ailelerimizle Hollanda'ya gittik. Bir süre sonra gerçekten de izlediğ lerin lodur ile Afganistan'dan uyuşturucu getireceklerini öğrendik.. Telaş ve heyecan içerisinde giderken sunumun yer aldığı CD'yi unuttuğumuzu fark ettik............. İşte böyle bir araç ile uzun mesafede uyuşturucu ticareti yapılacağına dair bilgi almış.. Bu çalışma yöntemi Türk polisi açısından oldukça gurur vericiydi...._________. 1 . Bu yüzden daire ile bağlantı kurduk.............

.... basit ihbarlara dayanan küçük olaylarla uğraşmak istemiyordum. O kadar ki...... ayrıca devasa bir tır olduğu ve girip çıkabileceği yerler sınırlı olduğu için takip etmek çok kolaylaşacaktı........... araca uluslararası çalışabilen bir GPS cihazı koyamadık..... ancak istihbarat birimi bir hafta bütün bu işlemleri tek tek fotoğraflamış.. işin kaynağına giden işlerde yer almaktı........ Dışarıdan bakıldığında araca................ Amacımız lodur yola çıktığı zaman uygun bir yerde GPS takip cihazı yerleştirmekti: lodur un üst kısmında büyük kalaslar vardı......... Tırın alınması....... Atölyede lodurun ön kısımlarından ....... Tirm gizli zula sı İzmir'de bir atölyede yapılıyordu..... özellikle müttefik olduğumuz Amerika'dan. 1 ..... Almanya'dan..... Bunun üzerine narkotik şubesini ilgili birimlerle harekete geçirdik... Daha sonra ön tarafı kapakla kapatılınca en azından birkaç ton alabilecek kadar büyük bir zula elde edilmiş oluyordu.......... biz bu atölyeyi de denetliyorduk... Ancak bütün ısrarlarıma rağmen.........._________........... Devlet 1.___________________................... böyle bir araçta bu kadar büyük bir zulanm yapılıp bu kadar ustalıkla gizlenebileceği hiç aklımıza gelmemişti. filme almıştı....... Maalesef bu kadar kısa zamanda bir uydu vericisi bulabilmek kolay değildi.. bu araçları her gün görmemize rağmen............ elimizde o kadar teknik imkân yoktu ve daha önce hazırlık da yapılmamıştı..... Fransa'dan almak mümkündü ama ben operasyonun tamamını kendi imkânlarımızla gerçekleştirmek istiyordum...._......... kapağının takılması dahil her aşamayı görüntülemiştik............ önemli alet edevatın konacağı yedek depolar yapılıyormuş gibi görünüyordu...... çünkü onlardan cihaz alındığı zaman sanki operasyonun tamamı onlar tarafından 265 ...... Aslında cihazı başka ülkelerden. ayrıca yetersiz olmamız ihtimaline karşı İstihbarat Daire Başkanlığının unsurlarından da destek talep ettik._.. Bölüm: kapaklar açılıyor...__________....... zula yapılması....._....... Ne istihbaratta ne de bizde böyle bir cihaz vardı............... birini kaldırıp içerisine rahatlıkla cihaz yerleştirebilirdik ve kalaslar sinyalleri absorbe etmediğinden dolayı da haberleşmek çok iyi olacaktı. ana şasesinin içerisi boydan boya zula haline getiriliyordu.... Bölüm: Devlet organizasyonlarda............_ ...

...... Afganistan'a veya Pakistan'a varınca çalışır diye düşünüyorduk.... Bölüm: Devlet yapılıyormuş gibi bir imaj yaratılıyordu.........._________. dikkat çekmeyecek iki takip timini tır ülkemize hem....... Yardım en zor şartlarda ve son çare olarak düşünülmeliydi.. Ben her şeye rağmen tır m uzun sürede gelebileceğim ve telefonun pilinin yetmeyeceğini düşünerek yöntemlerini reddediyordum......... Bir yandan şoförü dinlemeye devam ediyorduk.. bunu başarabilse İstanbul'da bir adrese malı teslim edecekti..... Oysa kendimize de özgüven gelmesi gerektiğini düşünüyor... belli baz istasyonlarmdan geçtiklerini bilsek yeter diyorlardı. arkasından takip başlattık..... Nasıl olsa tır kocaman.. herhangi bir Türk GSM şirketi İran'a gittiği zaman çalışmazdı.. Ayrıca tır şoförünü de dinlediğimiz için ülkeye girdiği zaman haberimiz olacak diye daha gelişmiş bir cihaz konmasına pek taraftar değillerdi...... Yaklaşık bir ay sonra tınn Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi Gür-bulak Hudut Kapısından girdiğini öğrendik...___________________..... Neticede teknik ekipteki arkadaşlar uygun cihazı araca ycrleştiremediler...... tır şoförü malı teslim etmek için araması gereken numarayı bir rakam hatalı çeviriyordu! Biz doğru numarayı biliyorduk ama bir türlü girdiği şoför an bu doğuya numarayı gönderdik çeviremi-yordu...... ve aracın Kaçakçılık önünden Daire hem Başkanlığından.............._ .. fakat şoför gün boyunca bir türlü asıl patronu ile kontak kuramıyordu.. fakat oralardan da sinyal alamadık..... Fakat enteresan bir şey oluyor.... tedbirli davranıyorlardı..... Ancak yine de bu fikre uyuldu ve Karadeniz'de teknik ekip tarafından tıra bir cep telefonu yerleştirildi...... hudutlarımızı terk edinceye kadar tın takip ettik.. İstanbul 266 .... bunun yerine bir cep telefonu koyacaklardı. Diğer yandan böyle bir cihaz yerleştirilirken görülme ihtimalinden dolayı daha...... Takip ekipleri ile birlikte Ankara'ya kadar geldi.... Iranda cep telefonlarımız uluslararası dolaşıma dahil olamıyordu....... Lodur İran üzerinden Afganistan'a gidecekti. Bu yüzden İran'dan sonrasını göremiyorduk...... Yalnızca tır şoförünün zaman zaman kurduğu irtibatlara bakarak bulunduğu yeri tespit ya da tahmin edebil inekteydik..... Urdan teknik veri alamıyorduk..... kendi polisimizin Avrupa'da ve dünya üzerinde prestij sahibi olmasını istiyordum.... bize sadece sinyal gelse.............. ama ummadığımız bir şey oldu...................... 1 ...........

Bölüm: Devlet Narkotik ekiplerine Önceden alarm vermiştik... sonra Eskişehir yakınlarında bize destek olmak üzere hazırlık yapan İstanbul ekibinin İzmir yoluna saptığını ve Eskişehir yoluna girip tın durdurduğunu öğrendik! Bizim ekipler vardı ama bir defa tır durdurulmuştu.... Bunun üzerine.................. bunun sanma sahip olmak istiyorlardı. bodurla sadece Türkiye'ye kaçak mal getirmemişler. Afganistan'dan başka yerlere mal taşımışlar.... İstanbul ekibi tın yakaladı.... Ama zaman geçti........ İzmir Emniyeti de dikkat kesilmişti..... 267 . tır şoförü aracı İzmir istikametine çevirdi ve Eskişehir istikametine doğru yol almaya başladı... nerdeyse birbirinin elindeki mallan kapacak kadar bu işin şan şöhretim önemsiyorlardı. O zaman bu mantaliteyle uğraşmanın oldukça zor olduğunu görmüştüm.. 1 ............ büyük miktarda mal yakalamak ve basında yer alıp reklam yapmak amacı vardı...... olsa bilgi sahibi olsunlar diye İzmir'e de alarm verdik..... Oysa biz bu tırm gidebileceği hedefleri ve şebekenin tamamını ortaya çıkarmayı amaçlıyorduk.. tam bilemiyoruz ama belki bir ton belki iki ton afyon veya benzeri maddeler yüklenip İran'a getirilmiş.... bir de sanki yakalanmamış gibi tın alıp İstanbul'a doğru yola çıkarttılar...... Bir müddet.. şahısların uzun uzun ifadelerini aldık... Oysa asıl amacımız tın yakalamak değildi...._________..... yani tır aslında Afganistan içinde ve İran'a birkaç defa. Bu korkunç bir şeydi........... İşte o zaman çok daha rahatsız olduğum şeyler öğrendim....... Tırm o büyük gövdesine tonlarca... Yani tır İstanbul'a götürüldü ve orada yakalanmış işlemi yapıldı... Soruşturmalar sürdü..... İstanbul yakalamaya öyle hevesliydi ki.... Tabii takip ekipleri de peşinden....... gerekirse tır gelip yükünü indlrsin. Bu işle gerçek mücadele çok uzakta görünüyordu. özelikle iller. Biz bu esnada az da.___________________. tır Ankara'ya yaklaştı. onların tek amacı çok büyük miktarda uyuşturucu yakalamaktı..........._ . ekiplerini Ankara yakınlarına kadar çıkarmışlardı....... Maalesef Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele anlayışının temelinde.......... malı alsınlar diye bekleyecektik zira malı alanlar nerelere götürüp dağıtacaklarsa asıl onları yakalamak istiyorduk......... Ankara'yı da geçip Bolu'ya doğru gitmeye başladı ama bir türlü şoför irtibat kuramıyordu......................... mal taşımış... başka türlü irtibat kurmakta zorlandığı için....

.......... aracı teslim aldığımızda o kayıtlara bakarak Afganistan la İran arasında üç defa gidip gelindiğini ve her birinde birkaç ton afyonun taşındığı noktalan.............. gerek teknik alt yapımızın eksikliği ve gerekse arkadaşlarımızın ileriyi görememesi nedeniyle ve belki böyle uluslararası bir operasyonu benim de ilk defa yönetmem veya Daire Başkanlığında çok yeni olmam dolayısıyla teknik aletlerle ilgili sistemi kuramamış olmam nedeniyle bu operasyonda ciddi bir kaybımız olmuştu........... hesap sorma. afyon veya morfin benzeri uyuşturucu Afganistan-İran arasında taşınmıştı.... arka planını algılamaktan uzaklardı.... oradaki kuvvetlere bilgi verebilecek imkânımız vardı.. Bu çok daha derin ve uluslararası ses getirecek büyüklükte bir operasyon olabilirdi. 1 ..... bu şekilde İran'da bunun imalatı yapılarak eroine dönüştürülebilir ve daha sonra Türkiye ve Avrupa'ya sokulabilirdi................... hem alış hem satış noktalarını kesin ko-ordinatîarıyla birlikte tespit edip özellikle İran'a çok ciddi istihbar! bilgi verebilirdik.. yanılmıyorsam yedi yüz kilo civarında esrar yüklenip getirilmişti.... Bölüm: Devlet İran'da belli hedeflere yerleştirilmiş....... Büyük olasılıkla afyon taşınmıştı.... Biz eğer uydu bağlantılı bir takip cihazı veya en azından kendi içine kayıt alabilen bir alet yerleştirebilseydik....._________...................... ama bizim arkadaşlar yalnızca bu kadar fazla miktarda uyuşturucuyu sarhoşluğu yakalamış olmaktan Üst dolayı bile günlerce ise bu zafer farkı içinde bulundular.... Bense ciddi bir mağlubiyet kabul ettiğim bu olayın üzüntüsünü o günden beri yaşarım..........._ . Yani biz yalnızca esrarı yakalamıştık.... amaca uygun görev yapılıyor mu diye bakma.. biraz da kırgın olarak 2005 yılının haziran ayında sürgün edildiğim Edirne'de göreve başlamıştım........... ama gerek tecrübesizliğimiz..... Denetim. Afganistan'da bir şeyler yapabilecek. biraz hasta.... tekrar tekrar gitmiş gelmiş..... Asıl taşıma faaliyetleri bittikten sonra Afganistan'dan ya da İran'dan. makamlar göremeyecek kadar başka işlerle meşguldüler.... Kısa 268 ..... HıiL/iriiıi İL Kapıkule Tahkikatı üzgün................ denetleme imkânı olmadığı gibi tüm işi bozanları kutlayacak kadar bu işlerin doğrusunu.___________________.................

..... Sonra yolcular Edirne'ye gidip malzemeleri başka birilerine teslim ediyorlardı.. Bölüm: Devlet bir süre sonra önüme baktığımda şehrin her tarafında kaçak sigara ve içki satıldığını gördüm... Bulgaristan plakalı araçlar sınırdan giriş yapıyor........... Günübirlik ziyaret adı altında her gün Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmek hiçbir vergi ve harca tâbi değildi......... Kaçakçılık (KOM) ve İstihbarat birimlerinde çalış an arkadaşlarımla birlikte yaptığımız araştırmada gördük ki çoğunluğu Bulgaristan vatandaşı 5-6 bin kişi ile aynı şekilde Türkiye'deki binlerce kişi.................. taşıma ücreti alıyorlardı.... Her kişinin on. 1 .. normal yolculara kapalı olan gümrük sahasına...... free snoplara: geliyor..... Dolayısıyla bu insanlar her gün Türkiye'ye girip çıkıyorlardı............._________..... burada daha önce anlaştıkları Bulgarlarla telefonla irtibat kuruyor......... belki 269 .._ ............... sınırdan giren Bulgarların 1 Vergi ödemeden alışveriş yapılabilen mağazalar.... Hatta bu o kadar alenileş-mişti ki her gün yüzlerce Bulgar aracı Edirne'ye geliyor. Böylece belli oranda. bazı kişiler bunları toplayıp İstanbul'a götürüyordu........ Edirne'de uzun süredir çalışan istihbaratçıların topladıkları bilgileri gördüm.___________________..... malzemeleri alacak olan araç geldiğinde de bagajına döktürüyorlardı...... (Yazarın notu) sayısına göre free shoptan malzemeleri sanki bu gelen yolcular alıyormuş gibi onlar adına alıp kolilerle bekliyor. 0 günlerde hudut kapılarına girip çıkan kişilerin kaydedildiği bilgisayar verilerini incelediğimde belli kişilerin ayda 50 defa sınırdan girip çıktığını ve kapıdaki asıl yoğunluğu bu kişilerin oluşturduğunu fark ettim.......... durum görülenden daha organizeydi.. Diğer yandan akaryakıt kaçakçılığı da benzer yollarla yapılıyordu.... şehrin belli yerlerinde sigara.............. Bu durumun iç yüzünü anlamak için konuyu araştırmaya başladık... içki ve diğer tekel ürünleri ile akaryakıt sokmayı meslek haline getirmişti........ Kaçakçılığı organize eden kişiler.. her giriş çıkışta da alabilecekleri kadar malzeme onlara teslim ediliyordu................ içki ve purolar satılıyor......... Türkiye'ye vergisiz sigara... Organize olunmuştu.. depo larındaki benzinleri şehir merkezinde hortumlarla çekerek satıyorlardı.

. Böylece o günlerdeki fiyatı ile 12x12=144 avro ödeyecek ama aynı sigaranın fiyatı Türkiye'de tam iki katı olduğundan vergilerden muaf olarak para kazanacaktınız. Aynı şekilde alkollü içkiden ve akaryakıttan günlük belli bir miktar ciro elde edecek......... ülkemiz için yıllık 300 milyon TL kadar vergi kaçağından bahsetmek mümkündü. en uygun halı ile 4x3=12 karton sigarayı yurda sokabilirdiniz................ Teslim edilen mallar Edirne'de belli yerlerde biriktiriliyor....... 1 ......._ .... O tarihlerde günde 10-12 bin civarında insanın hudut kapısını kullandığı düşünülürse...... Hatta free 270 ........... Hatta eğer ikinci defa girip çıkıla bilinirse bunun iki katı kazanılabilirdi. badem gibi ürünler de getirilip satılırsa kazanç bir hayli artıyordu. Türk vatandaşları Bulgar konsolosluklarından her zaman vize alamadıklarından......................... Bu bilgilerimizi teyit eder kişileri daha yakaladık....... oradaki bar.......... eğer dört kişiyi yanınıza alır ve bir otomobil ile günde bir defa giriş çıkış yaparsanız...... bu kaçakçılıkta asıl para kazanan Bulgarlar oluyordu.. Genellikle de bu kişilerin hem Bulgar hem Türk free snoplarından iki katı sigara ve içki aldıkları ve çoğunun araçlarında zula denen gizli bölmelerin ve ek depolarının olduğu da ortaya çıkmıştı..... sonra Şehirden ayrılan kamyonetlerin içerisinde çok sayıda sigara ve içki yakalamaya derinlemesine araştırdığımızda Kapıkule'deki yirmiden fazla free snoptan özellikle dört tanesinin sadece bu amaçlar için faaliyet gösterdiğini gördük.. pavyon veya gece kulüplerine belli büfeler vasıtasıyla dağıtılarak sisteme sokuluyordu........ Ayrıca Bulgaristan'da çok ucuz olan et.. Bölüm: Devlet yirmi tane bu şekilde her gün Bulgaristan'dan gelen araba ve yolcuları vardı. kapalı kasalı araçlarla İstanbul'a götürülüp. sigaraların bazı Olaya nerede depolandığını tespit etmek üzere küçük kaçakçıları takip etmeye başladık....... Üst düzey bir memurun 300 avro aldığı Bulgaristan'da bu rakam çok iyi bir kazançtı........ Bulgarların geldiği pazar yerlerine elemanlar yerleştirerek sigaraları kimlerin nerede topladığını............ ceviz..... yüzde ellisi kadarını cebe atacaktınız... Hesap edildiğinde.... Bulgaristan'a girerken de benzeri bir kazanç söz konusuydu......___________________............. Olayları araştırmaya başladık....... sonra toplanan mahiyette başladık......_________....

................. Bölüm: Devlet snopla hiç alakası olmayan bazı kaçakçılar...... Bildiğimiz petrol istasyonlarında pompalar petrolü arabanın deposuna koyarken. pompaları ters pompa denen bir sistemle çalışıyordu...........____..................._............ yurtdışından kendi adlarına sigara ve içki getirterek free shopların antrepolarında depoluyor.... bu suretle yurtdışından alman petrol ürünlerini akaryakıt vergisi ödemeden ülke içerisine sokuyorlardı........... Ayrıca özel zulası olan araçlarla (hatta yaya olarak sırtlarında taşıyarak) gece çalışan gümrükçülerin de göz yumması sayesinde free shoplardan dışarıya toplu olarak çok miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı.... böylece vergiden kurtuluyorlardı..............._ ............... Ama bu petrol istasyonları farklı bir şekilde işliyordu.........___________________. Yol kenarındaki petrol istasyonları çoğunlukla bu amaçla faaliyet gösteriyordu........... Böyle bir kaçakçılığa müdahale etmek lazımdı...... ülkenin kaynakları boşa gidiyordu..... 1 ........... Edirne ili ile Kapıkule arasında on beş kmlik bir mesafede en az yirmi tane petrol istasyonu vardı..... buradaki pompalar tam tersini yaparak arabanın deposundaki !<!W Haliç'te Yaşayan Sımonlar.... onlara sadece taşımalarına karşılık belli miktar para ödeyerek bu sigara ve içkileri piyasaya sürüyorlardı. benzini çekip istasyonun deposuna alıyordu. Yanı sigara ve içki üzerinde %270 oranındaki aşırı miktardaki OTV'den kurtulmak için mevzuattaki boşluktan istifade ederek sürekli ülke içerisine kaçak sigara ve içki sokuyor......._____. Bu yöntemle yılda yaklaşık iki-üç yüz milyon dolarlık kaçak sigara ülkeye sokuluyor ve vergi kaybı oluyordu......... Bu amaçla biraz daha derin bir inceleme 271 ......................... Bu yolla elde edilen gelir öyle yükselmişti ki rakamlar her free shop için aylık birkaç milyon doların üzerine çıkmıştı. kurdukları organize grup sayesinde de günübirlik Türkiye'ye girip çıkan Bulgar veya Türkleri sanki kendi ihtiyaçları için alıyormuş gibi gösterip.......____......_________.............. Yani yurtdışından gelen araçlann yurtdışından aldıkları ucuz mazot veya benzinleri petrol istasyonuna boşaltıyor... Yine aynı şekilde kaçak akaryakıt da Türkiye'ye genelde böyle getiriliyordu...

.... irtikap yapmaya başladıklarını tespit ettik.___________________. O dönemde iyi çalışan............ İl Savcısı Şenol Yıldız ve dört yardımcısını Emniyet Müdürlüğüne davet ederek brifing verdik ve yapılan kaçakçılığı anlattık..... Şahıslara ön ödeme cezası kesilerek bir ay içinde ödemeleri için tebligat yapılıyordu... Ancak bunun kaçakçılık şebekelerin-ce yapıldığını hukuki delillerle ispatlamamızın çok zor olduğunu düşünüyorlardı... Söylediklerine göre anlattığımız durum yıllardır biliniyordu ve her yıl binlerce kaçakçılık davası savcılığa geliyordu.............. 1 . idealist başlayanlar da dahil bu pisliğin içine girmişti............................... Edirne gibi bir yerde çok az sayıda polis vardı ve mevcutlar da operas-yonel tecrübeye sahip değillerdi........... Oysa elimizdeki imkânlar çok sınırlıydı. ödeyen yoktu. Önce bu olayla ilgili genel bir çalışma yaptık.. İstihbarat birimindeki görevliler bu olaylarla ilgili önceden çalışmış ve bir bilgi birikimi sağlamışlardı... sistemin böyle çalışmasını gören kapıdaki gümrükçü............. free shoplar sokaktaki kaçakçılık şebekeleriyle beraber çalışıyor..... ama....._________.... Hepsi birbiriyle bağlantılıydı...... gümrükçüler ve kapıdaki diğer memurlar kaçakçılık yapan şebekelerden rüşvet alıyordu.. polisler.... ayrıca uzun yıllar ciddi operasyon icra edilmemişti ve teknik imkânları da yeterli değildi.. Onlann birikimlerini bir brifing notuna dönüştürdük.... Bölüm: Devlet yaptığımızda.............. Anlattıklarımızı dinlediler ve kendi teşkilatımızı da eleştirdiğimizi duyunca tarafsızlığımızdan emin olup durumu kabul ettiler.. ancak 272 . Kapıkule'de yukarıda anlatılan şekilde kaçakçılık yapıldığım gören gümrükçüler ve polisler bu işi önleme yerine haksız kazanç sağlayanlardan kendilerine çıkar elde etme yolunu aramışlar ve zaman içerisinde herkes.... ne düşündüğümüzü ve ne yapmak istediğimizi belirttik... Bu işte pay sahibi olan herkese yönelik bir operasyon yapılmadığı müddetçe kaçakçılığı önleme konusunda başarı sağlanamazdı...... yani sigara ve içkiyle yakalanan kişi bunun iki katı kadar para cezası alırdı........ polis ve diğer görevlilerin de rüşvet almaya.................. ne gördüğümüzü........_ . Bunların çoğuna peşin ödeme adı altında bir ceza kesilmekteydi...... dürüst ve namuslu insanlar da elbette vardı..

da olsa rüşvet çarkının içerisine girmişti....___________________. Bölüm: Devlet şahıslar yabancı oldukları ve yurtdışına gittikleri için bir daha ne ödemenin alınması ne de tebligat şansı oluyordu... namuslu bir görevin önemini... kim olursa olsun yanlış yapanlarla mücadele edeceğimi ve benzeri şeyleri anlattım... Bir müddet sonra tam bir kaçakçılık şebekesiyle karşı karşıya olduğumuzdan emin olmuştuk.. Çok fazla da abartmadan kendilerinden birtakım taleplerde bulunduk ve onlar da bu talepleri yasaların el verdiği oranda hukuki olarak karşılayacaklarını vaat ettiler............................ yöntemlerini çözebilmek için gizli kameraya başvurmaya karar verdik...... Ondan sonra buradan nasıl bilgi edinebiliriz diye düşünmeye şüpheliydi.... içine kamera yerleştirdiğimiz bir LCD monitörü bağlayıp izlemeye başladık............. 1 .. Son defa uyarmak üzere Kapıkule Emniyet Şube Müdürlüğünde çalışan tüm polisleri toplayarak kapıdan gelip geçen herkese iyi muamele yapmalarını.. Kapıkule'deki polis peronlarında pasaport kayıtları için kullanılan bir bilgisayara............ Bunun üzerine bir çalışma dosyası açarak çalışmaya başladık............ Biz bu işi hallederiz dedik....... her türlü kanunsuzluğa karşı olmalarım... Gördüğümüz manzara iyi değildi......... Bunları teknik takibe aldık ve şehir içindeki faaliyetlerini takip etmeye başladık......_ .................. Bana doğrudan bağlı olan Kapıkule Emniyet Şube Müdürünü değiştirdim....... onların dışarıdaki uzantıları ve malları İstanbul'da dağıtanlar şeklinde birbirleriyle bağlantılı organize bir grup halinde büyük* bir çark 273 ... Diğer yandan Polis Teşkilatının kapıdaki görevlilerinin yaptıklarını anlamak için polis birimleri üzerinde araştırma başlatmıştık. sorarak Bize göre kapıda görevli olan Bu herkes nedenle kimseden bilgi alamazdık.... başladık...... bizim polisler de küçük miktarlarda................._________. deneme yapılacağını bahane ederek... Mahkemeden izleme kararı çıkardık.... rüşvet gibi olaylara karışmamalarını. Onların nasıl bir organize şebeke içerisinde çalıştıklarım tespit etmeye çalışıyorduk...... Bir yandan kaçakçılığı nasıl yaptıklarını öğrenmek için free shopları ve onlarla birlikte hareket eden kaçakçı gruplarını izlemeye başladık...... görevleri esnasında kurallara uymalarını....... Free shoptaki insanlar.....

_________.. Bu insanlar külliyetli miktarda sigara ve içkiyi yurda sokuyorlardı.. 274 ancak kameralar yalnızca ...... denetimsiz ortamlarda hiç kayda girmeden yükleyebildıklerı kadar içki ve sigarayı da otobüslere.. yolcuların tüm listesini alıyorlar........ Pasaportsuz girilmemesi gereken gümrük sahasına kaçakçı kişilerin her zaman girip çıkmasına göz yumuyorlar......... 1 ... Aslında normalde her polis kulübesini izleyen bir kamera vardı ve bunlar sistemli bir şekilde kayıt yapmak üzere kurulmuştu... Aynı şekilde günübirlik gelip giden birkaç bin kişi için de sigara ve içki çıkışı yapıyorlardı......... Demek ki o kayıt ve denetimler de doğru yapılmıyordu........... Tüm antrepolar.............. Bölüm: Devlet dönüyordu.. buna göre bir tek paket sigarayı bile kaçak çıkarmak mümkün değildi............. kayıtlarda ortaya çıkardı............. vermesi gereken vergi ve harçları vermeyen birçok kişiyi.. mani olmuyorlardı...... özel otolara yüklüyorlar.....................___________________. free shoplar ve satış belgeleri yüzlerce defa denetlenmiş ama hiç kaçak sigara satışı tespit edilememişti....... ama nedense zulalar dolusu sigara ve içki çıkarılmasına.............. free shoplar her sattığı malı kişinin pasaport numarası üzerine kaydediyordu...... O kadar profesyonelce para alıyorlardı ki yakın bir mesafeden izleseniz bile bunu görme imkânınız yoktu... Gümrük denetiminde tüm bunlara bakılıyordu. pasaportlarında yanlışlık bulunan.......... Yasaya göre gümrük görevlileri free shopları ve onların antrepolannı sürekli denetliyordu..... Çünkü yurtdışından sigaralar getirilirken gümrük denetiminde sayılarak antrepolara konuyor...... Özellikle otobüsler geldiği zaman..... hatta bazı otobüslerde bulunan gizli zulaları dolduruyorlardı............. önce bir müddet polisleri inceleme altına aldık ve gördük ki onlar da hukuki olarak eksikleri olan. Bunu gördükten sonra. belli miktarda para almak suretiyle ülkeye sokuyor veya bu kişilerin ülkeden çıkmalanna müsaade ediyorlardı. sonra antrepodan yine gümrük denetiminde çıkarılarak free shoplara sayılarak veriliyor. Ayrıca fırsat bulduklarında._ .. kayıtsız mal satılmasına rağmen gümrük teşkilatının denetiminde hiç açık verilmiyordu... hiç sigara içki almamış olan kişilerin pasaport numaralarını ve isimlerini kullanarak onlar adına işlem yapıp otobüslerle toplu miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı.....

..... yeterli ısınmadığı şeklinde şikâyetler vardı......... Neyse ki kış yaklaşıyordu... sonra da üzerini örtüyle kapatmışlardı........... o zamanlar yeni çıkan quartz elektrik sobalarına talep de çoktu.......... İşte bunu fırsata dönüştürmeyi düşündüm....... Tedbir almaya başlamışlardı. polisler hiç kimsenin göremeyeceği biçimde.___________________..................... Özellikle polis ve gümrük kulübelerinin soğuk olduğu.._________................... Bunun üzerine işi biraz daha büyütmeye karar verdik. mevcut kameralardan izlesek para alma eylemlerini asla göremezdik..... Başka bir bilgisayar monitörüne ve şube içerisindeki klimanın içerisine gizli kameralar yerleştirerek toplamda üç kameraya ulaştık..... Yine o tarihlerde orada çalışan istihbarat görevlileri takdire şayan bilgiler toplamışlardı....... Bölüm: Devlet parayı kulübenin dışını görüyordu.. Tam bu sıralarda polislerin gizli izleme faaliyetlerimizden şüphelendiklerini telefon dinlemelerinden öğrendik....... Ben de bunu yaygınlaş11rarak birçok kulübeye koyabileceğimize ve bu arada bazılarının içerisine kamera yerleştirerek izlemeyi kapsamlı hale getirebileceğimize kanaat getirdim..'yi. önce bu yöntemin denenmesi gerekiyordu... İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı olarak çalıştığım dönemlerden tanıdığım........_ ................. üstelik rüşvet verenler pasaportların içinde veriyor....... teknik bilgisi ve mütevazıhğı ile çok beğendiğim polis memuru N...... zamanın Daire Başkanı Sabri Uzun'dan......... Kameraların yerini bilmiyorlardı ama farklı olan bir monitörden huylanıp önce monitörü.... ve teknik heyeti istemiştim. 1 .... Bu tarihlerde asıl olarak gümrükçülerin en çok nerelerde rüşvet aldığını tespite yönelik istihbarat faaliyetlerine başladık...... Teknisyen polislere planımızı aktardım ve bunun için önce birkaç tane elektrik sobası alıp içerisine kamera yerleştirerek denememiz gerektiğini. Bana yardımcı olmak için her şeyi yapacağını bildiğim....... Eğer bilgisayar monitörünün içine kamera koymasak. bazı polisler bizim kamerayla tespitler yaptığımızı duymuştu....... pasaportun sayfalarına bakıyormuş gibi yapıp parayı ceplerine veya çekmecelerine atıyorlardı.... hemen geldiler..... Topladıkları bilgiler üzerine en azından beş-altı gümrük kulübesine daha kamera koymamız gerektiğini düşünmeye başladık.. aletin sobanın sıcaklığından ne kadar 275 .

.... Geçmiş tecrübelerime dayanarak bu cihazı test etmeden kullanmak istemiyordum....................... 5-6 kamera kurduğumuzda bu kadar çok kameranın görüntülerinin izlenmesi.._ ......... kendileri çevredeki elektronik sistemlerden etkilenebilir....... kolay iş değildi..... Kendisi Kapıkule'deki yolsuzluklarla ilgili çalışma yaptığımızı biliyor.......... Bölüm: Devlet kadar etkileneceğini.. başka cihazları etkileyebilir.. 1 . Netice çok iyi değildi.. gece de istihbaratın küçük atölyesinde deneme....... Ufak değişikliklerle sistemi işler hale getirdik................. orada çok basit alanlarda kullanılan........ nerede izleriz......_________.... sıcaktan etkilenme..............___________________. Gündüz makamda çalışıyor.... elimizde operasyonda kullanılacak az sayıda görevli vardı... îlk denemeler başarılı olunca.. çevredeki diğer alet ve cihazları ne etkileyeceğini test... Bunun üzerine yeterli sayıda kamera bulabilmek için araştırmaya başladık.... değerlendirilmesi gerekecekti. ayrıca frekanslan birbirine çok yakın olduğundan birbirlerini etkileyebilirlerdi.. Cihazlar analog sinyallerle çalışıyordu. bir yandan yeni sobalar bulmaya bir yandan da nereye......... Hemen işe koyulduk. Aslında çok profesyonel cihazlar vardı.. frekans kayması ve görüntü nakleden sistemlerin başka cihazları etkileyip etkilemediği gibi testleri yapmaya başladık. Dolayısıyla çok iyi plan yapmamız gerekiyordu....... Talebimiz şuydu: Kapıkule deki polis ve gümrük peronlarına (kulübelere) Valilik tarafından soba yaptı-rılıyormuş gibi gösterecektik. Yine de operasyon yapılmasını çok istediği için tüm çalışmalarımızı destekleyeceğini belirtti..... nasıl değerlendiririz gibi hesaplar yapmaya başladık.. Ben de daha önceden de muhtelif vesilelerle tanıdığım Almanya'daki bir arkadaşımdan.. kameraların dışarıda görülme durumu... Sayın Miroğlu kabul etti..... nasıl yerleştiririz........... Gümrük şahsında yalnızca bir odayı kullanabiliyorduk. ama planımızın içeriğine tam olarak vakıf değildi..... ama işe yarayacaktı. etmek gerektiğini anlattım... ama bu cihazları temin etmem mümkün değildi...... montaj işlemleri yapıyorduk....... îl Valimiz N us re t Miroğlu iıdan destek istedik. hatta birçok evde ebeveynlerin 276 ... önce iki soba alıp içerisine kamera ve görüntü nakledecek cihazları yerleştirdiler..

. Dördüncü günün oluşturduğumuz sobalarla izlemeyi yapabileceğimize kanaat getirdik....... Fakat bu sefer de bazı noktalarda mesafe uzun olduğundan 277 .. Daha sonra sobalar içerisine yerleştirerek bu cihazların nasıl çalışacağını bir müddet gözlemledik..... Ancak Emniyet Müdürlüklerinin böyle cihazlar için kaynaklan veya ödenekleri yoktu....._________......... Onu da şüphelendirmemek adına müftülükle görüştüm..... Kulübe- 2 Ses ve video gibi elektronik sinyalleri başka yere taşıyan cihaz. Caminin fahri bir imamı vardı......._ ........___________________............. lerc soba konacağını söyleyerek bizim teknik polislerimizi soba firmasının elemanı kılığında Kapıkule'ye gönderdik.... görüntü alamıyorduk._____. ödeneği olmayan işler için bir tek polis kantinlerinin gelirlerini harcama yetkim vardı.............. Bir takımın masraflanm buradan çıkardık........ Kameralar çok güzel gizlenmişti.... kalanı için İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun imdadımıza yetişti.. ___.. Bölüm: Devlet çocuklarını izlemek için kullandığı.................. İstihbarat Dairesinin teknik elemanları ile bizim istihbarat biriminin çalışkan ekibi ve komiseri Alaattin....... hudutta bir insan kaçakçılığı olayı ile ilgili olarak Yunanistan tarafını gözetlemek için camiyi kullanacağımızı söyleyip müftülükten destek alarak camiye gittik...... amatörceydi... Altı-yedi takım getirdi................... Minareye antenleri yerleştirdikten sonra sistem çalışmaya başladı.............. sonunda vida deliğinden bu görüntü kameralı alabiliyorduk.... Böyle bir şeyi hemen kabul ettiler....... Ancak gümrük sahası çok büyüktü ve elimizdeki cihazlar çok basit...... 1 . Bunun üzerine oraya en yakın caminin minaresine anten konulmasına karar verdik.. (Yazarın notu) Haliç'te Yaşayan Simonlar_____........ 7 takım kamera ve alıcıyı kısa sürede ayarlayarak frekansları birbirine karışmadan izleme yapacağımız duruma getirdiler.. bize 6 takımı da alarak kullanma imkânı verdi........ ...... planımıza uygun şekilde önceden seçtiğimiz yirmiden fazla kulübeye kameralı sobaları yerleştirdik..........._-........... kamufle edilirse istihbarat amaçlı da kullanılabilecek kamera ve bunların transmitterle-rinigetirmesini istedim..............

... gümrük sahası içerisinde Milli İstihbaratın kullandığı odaydı... Buradan izlemeye devam ettik fakat kalite kötüydü........ ayrıca araçlar girip çıktıkça görüntü bozuluyordu. Ama en önemli yer olan.. Olaylardan haberdar olduklarını ve araştırmaya başladıklarını gördük...... Neticede kameraları buldular. irtikabı kayıt altına almayı başarmıştık... yapacak fazla bir şey yoktu......... Bu dört..... ayrı 278 ......................... şüphelendiğimizi...... O zaman gümrükte görebildiğimiz kadarıyla dört önemli nokta vardı: giriş..............._ .. tüm emarelerin onu şüpheli hale getirdiğini ifade ettik.. kaçakçılık gibi yolsuzlukların gerçekleştiği oda biraz ters ve uzakta olduğu için görüntü alamıyorduk. Ancak bir müddet sonra odalarından gümrük görevlilerini izlediğimizi anlayan MİT Bölge Daire Başkanlığı sistemleri buradan kaldırmamızı. çıkış. 1 . muayene ve özel fatura......... MİT Bölge Daire Başkanı 4 yıldır görevdeydi ve söylediklerinde kararlıydı.... Onlara bilgi sızmıştı...... İzlemenin on ikinci gününde gizli faaliyetimizin gümrük tarafından duyulduğunu anladık.... gümrükle aralarının açılmasını Biz de en çok Gümrükler Başmüdürü Î...'den istemediklerini...... Ancak izlendiklerinden bir şekilde emin olan gümrükçüler. Çok net görüntüler almaya başladık................. bir iş için kullanmak üzere MİT Bölge Daire Başkanı'ndan izin istedik ve onay almamız üzerine alıcımızı buraya yerleştirdik.. Bölüm: Devlet yeterince net görüntü alınamıyor.___________________.... Orayı izlemek için en uygun yer. ama biz sessiz Bu arada günler boyunca her türlü rüşveti.. Edirne Gümrükler Başmüdürü ile görüşmemizi söyledi....... özel fatura denen işlemlerin yapıldığı ve özellikle hayali fatura....... Kamerayla izlediğimizi biliyorlar ama kameraların nerelere gizlendiğini bilmiyorlardı.. böyle bir şeye destek veremeyeceklerini. Açıklama yapmaksızın.......H....... bazı gümrük görevlilerini dinliyorduk. Mecburen oradaki sistemimizi kaldırdık ve onu da minareye taşıdık.._________. on beşinci günden sonra araya araya bizim sobaların içerisindeki kameraları buldular............... böylece daha kaliteli görüntüler almaya başlamıştık..E. Bir kamerayı orada bulunan İstihbarat Birimine ait bir büroya yerleştirdik. Sanıyorum bizim izleme ve dinleme kararı almak için gönderdiğimiz yazılar vasıtasıyla Adliye'den bilgi sızıyordu............

.. orada tek tek sayılıyor........ kalan iki desteyi ise alıp götürüyordu.. Aynca rüşvet...... rüşvet. yedi desteye ayrılıyordu......... En vahimi de rüşvet adı altında yabancı kadınlara cinsel tacizde buiunulmasıydı.. ama bu ağın nereye kadar gittiğini bilmiyorduk.... Sonunda inanılmaz şeyler ortaya çıkmıştı.. Yeterli delil bulmuş. izlerken yapılanlardan midemiz bulanmıştı. Bu bilgilere ulaşmıştık ancak gizli kamera görüntülerini seyretmek hiç kolay değildi.. birbirinden bağımsız beş binden fazla para alma görüntüsü tespit etmiştik. diğeri kendisinden daha yukarıdaki biri içindi..... Görevlilerin paralan yukanda anlattığım şekilde tek tek sayıp kendi aralarında bölüştüklerini tam seksen beş defa kaydetmiştik. Kameralar on beşinci günde bulunmuştu ama biz daha beşinci-altmcı günlerin görüntülerini izliyorduk.............. Resmi bir kurum içerisinde yabancı kadınların onuruyla oynanıyordu..... Sahada çalışan tüm görevlilerin rüşvet görüntülerini almıştık........ rüşvet vermeyenlerin nasıl tehdit edildiklerini tespit etmiştik............. bir deste kendisi........ Yani oradaki polis ve gümrüğün bütün görevlileri. daha üstteki başmüdür ve yardımcılarının teknik takibe alınması. o alanda hudut kapısı içerisinde bulunan.... 1 .. Üst rütbeli bir gümrükçü geliyor.... Genel görüntü çok netti... bazı hukuki eksikleri olan insanlardan küçük miktarlarda para alıyorlardı..... 279 ....... Bölüm: Devlet kulübeden her gün toplanan paralar belli bir kulübeye getiriliyor.................... görüntülerini tespit etmiştik......_ . her desteyi bir kişiye veriyor... Artık gümrükteki yöneticilerin... "Birlikte olursak size her şey serbest" deniyordu.. son çıkışta pasaport işlemi yaptırmadan çıkan var mı diye kontrol için bulunan polis görevlileri orada alenen para alamadığı için... telefonlarının dinlenmesi... kaçakçılık faaliyetlerinin içerisindeydi.. birkaç istisna haricinde tüm görevliler.. ondan sonra altı veya..... bir kamera 24 saat kayıt yapıyor ama 48 saatte ancak çözülüyordu........._________. durumu biliyor ve hepsi birbirleriyle anlaşmalı bir şekilde kaçak mal götüren............ Hatta kapının giriş ve çıkışındaki kulübelerde.___________________.............. belki bir iki istisna hariç. Bu da gösteriyordu ki. irtikap. gümrükçüler kendi paylarından o görevliye de hisse veriyorlardı.......... vermeyen insanlarla nasıl pazarlık yapıldığını..

.......... ev ve işyerlerinde arama yaparak belgelerine el koyduk... Sıraya koyduk. üzerinde çalışma yaptığımız dört free shopun kaçakçılığa karışan sahiplerini ve görevlilerini gözaltına aldık.......................... Bu meseleleri yeni kişilerle tespit etmemiz gerekiyordu... Gür-bulak gibi yerlerdeki free shoplara mal gönderiyor gibi gösterip..... Ama tabii bilgi sızınca. Bölüm: Devlet odalarına da cihaz konması gerekiyordu ki.. artık operasyon yapmanın şartlan ve devam etmemizin zorlaştığı anlaşıldı............ Aynı anda hem free shoplar hem polisler hem de gümrükçüler hakkında operasyon yürütmeye imkânımız yoktu... Free shoplarla ilgili zanlıları adliyeye çıkardık. zaman zaman sanki Edirne'den İzmir.___________________....... yolda (İstanbul'da) 450 kutuyu boşaltıp............. 50 kutuyu diğer kapıya götürmek gibi yöntemlere de başvuruyorlarmış.... Belki de biriken paraların............._ . eşiyle arasında geçen. varsa onların aldıkları paraları da tespit edelim... birbirini etkileme durumunu dikkate alarak önce free shoplarla ilgili operasyonu başlatmaya karar verdik. sonra gördük ki aslında bu free snopların bir kısmı zaten kaçakçılıkta sabıkalıymış. böylece operasyonun birinci bölümü tamamlanmıştı.... Mersin.......... Aslında bir telefon dinlemesinde bir gümrükçünün zarf içerisinde başmüdüre para verdiğini tespit etmiştik... başka birimden gelenlerle birlikte Ankara'ya gitmesi de söz konusuydu.... Tabii tüm bunlar olurken........... ama bu........ Yukarıda da bahsettiğim. 1 . en az on defa daha kapalı kasa kamyonetlerle İstanbul'a götürülen çok miktarda sigara ve içki yakalamıştık........... örneğin yükledikleri 500 resmi evrakta 50 kutu gösterip..... Yine sonradan öğrendiğimize göre bu kişilerin bazıları kapılarda yoicu beraberinde hediyelik eşya çıkarmakla kalmıyor........ Kapıkule antrepoda bir araç dolusu.. diğer kapılarda da free shop açma ruhsatı verilmiş.. kanunen hukuki bir delil olarak kullanılamayacak bir konuşmaydı................... ama bunlara yalnız Kapıkule'de değil.... Bütün bunları delil olarak kullanarak kaçakçıların dört ayrı örgütlü grup şeklinde çalıştıklarını ispatlamıştık.. Geçmişte benzeri durumlarda çeşitli kişiler yakalanmış olmasına rağmen bu kişilerin ruhsatları 280 .. Onların para kaydı tuttukları defterlerdeki bilgileri aldık...._________..

...... Şahısları malların az bir kısmı ile birlikte İstanbul'da yakaladık...... Şahısları suç delilleriyle birlikte yakalamak için takip ve izleme başlatmıştık.............. ama biz 5-6 kişilik en zeki ekibimizle ve ileri teknoloji kullanarak ancak bir haftada olayı çözebilmiştik...... ancak İstanbul'da eğlence mekanlarına sigara satan büfe ve satıcı zinciri ile irtibatı olan kişiler bu malları sisteme sokabilirdi... 1 . Bölüm: Devlet iptal edilmemiş....._ . bizim tespit ettiğimiz kişilerin ismini vermişti...___________________........ Kapıkule deki kaçakçılık şebekeleri de bu tür sigaraları sisteme sokmasını biliyordu...... Bu şebekeler daha Önce Mersin Serbest Bölge'de. Bu kargoyla şebekeleri gönderilen önce kaçakçılıktan. Bununla birlikte soyulan antreponun sahibine kimlerden şüphelendiğini sorduğumuzda. gümrük sahası içerisindeki gümrüksüz malların bulunduğu antrepo gece saatlerinde soyuldu... sonra da hırsızlıktan Neden yakaladık........ Fakat çok geçmeden bu defa Hatay'dan Edirne'ye sigaralar yakalamaya başlamıştık...... alman tedbirlerle büyük çaplı kaçakçılık yapmalarını önledik. bu işi yapanların daha önce kaçakçılık yapan şebekenin üyeleri olduğunu öğrenmiştik............. aynı kişilerdi.. ülke içerisinde satılan diğer sigaralardan farklı renk ve bandrole sahipti..... bir bayram günü....... dolaylı bir şekilde kaçakçılık faaliyetlerine göz yumulmuş............. Kaçakçılık olaylarına karışan free shoplar hakkında işlem yapılması sonucu bu şebeke..... Olayı hırsızlık diye niteleyip araştırırken. Bu gelişmelerden bir süre sonra.. 281 ................... İçki ve kaçak sigaraların nasıl ve kimlerin sistem içine soktuğunu bilen antrepo sahibi tek başına hiçbir araştırma yapmadan olayı biliyordu..._________. Kamyonla gümrüksüz sigara çalmışlardı.......... sonra Kapıkule'de ve zaman zaman da farklı yerlerde bu tip faaliyetlerde bulunmuşlardı.... bunu adeta meslek edinmişlerdi. ancak bir süre sonra bu girişimlerini de tespit ederek...................... Gerekçesi çok basitti: free shopiarda satılan sigaralar. bu nedenle bu sigaralardan elinizde binlerce de olsa kimseye satamazdınız.. işsiz kalınca bu defa bitişik Bulgar kapılarındaki free shoplarda mal alıp kaçak geçirmeyi denedi................ hiç tereddüt etmeden eski kaçakçı şebekesinin üyeleri olan.....

........ Çünkü iki grupta da gözaltına alınacak memur sayısı çok fazlaydı.. bir şebeke vardı. Bir defa kaçakçılık şebekesi kurulup da kendi sistemini oluşturunca öyle kolayca yok edilemiyordu..... İki gruba da aynı anda operasyon yapmak gerekiyordu....c^o^ İ3X2jionl._ . 28 polis..... Bu kadar kişi hakkındaki tahkikatı.........<iciıl.._________..G İ3iî'lxlsıi1ı^ C^t CÜ" Cİ tı<^3rı5^ılc<3Ltci İ3<3... 60 gümrük memuru toplam 88 kişiyi geçiyordu..x*^ 3ntâ/ttci Polis Müfettişleri bir aydan daha fazla süre belgeler üzerinde çalışarak bizim bile göremediğimiz....... Hatta 282 ..... 1 .. Free shoplar hakkındaki adli tahkikat bittikten sonra..... Zaten biri gözaltına alındığı zaman yapılacak o kadar çok usulü işlem vardı ki sürenin yarısı bu usulü tutanakların tanzim ^I iyi <3. Polisleri gözaltına alarak onların tahkikatını Emniyette yapmayı.......... Zaten o ana kadar kulübede aldıkları rüşvet görüntülerinden bu görevlilerin büyük kısmının kimliklerini tespit etmiştik.................... gümrük memurlarını ise yakalayıp doğrudan Savcılığa getirmeyi önerdik...... Bu nedenle gümrük ve Emniyet müfettişlerinden destek istemiş-tı. Emniyet Müdürlüğüne getirip normal tahkikatlarına başladık.......lc* lEîö^y'Jı... Savcılarla tekrar toplandık ve operasyonun yapılış biçimine yönelik düşüncelerimizi anlattık...........â................... sıra Kapıkule'deki polisler ile gümrükçülere gelmişti. e geçiyordu.... Gayret ve ısrarlı takiplerimiz kapanması sonunda ve başta olaylar Kapıkule gittikçe olmak zayıfladı üzere ve Edirne'den tüm ayrılmadan bir yıl kadar önce Bulgaristan tarafındaki free snopların Edirne'deki kapılarda free snopların TOBB denetimindeki Set ur'a devredilmesi sonrası kaçak sigara olayı gündemden düştü..........şl............. Kapıkule Operasyonu'ndan sonra neredeyse 2 yıl geçmişti........ azami kanuni süre olan 4 günde yürütme imkânımız yoktu. savcılar da kabul ettiler........... eksik gördüğümüz bazı konulan tespit edip suç unsurlarını bularak savcılara ilettiler. Gümrük görevlilerinin 60 kadarını da yakalayıp Emniyet Müdürlüğüne getirmeden Adliye'ye götürüp savcılara sevk ettik........ Bölüm: Devlet Hatay'dan Edirne'ye kaçak sigara gelirdi? Çünkü burada kaçak sigarayı sisteme sokan...... ama hâlâ faaliyetlerine devam ediyorlardı.......___________________.

harika bir duruşma yürüterek. ama duruşmalar başlayıp iddianame deliller hakkında sıralanınca............................. her kişi Sanıkların tek ünlü tek avukatları....... Sanıklar ve avukatlar filmlere bir şey diyemiyor.... sonunda duruşmanın Edirne Ticaret Borsasının toplantı salonunda okununca yapılması ve kararlaştırıldı.._ . izleyeni olacağı düşünüldüğünde) Adliyedeki hiçbir salon alamazdı. Ülkemiz gibi rüşvet ve i rt i kapın bu kadar yaygın olduğu bir yerde doğal olarak tartışmalara konu olmuş olsa da. bunların gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ediyorlardı.. aksi iddialarda bulunuyordu............... Gerçekten tahkikatın tüm seyrini A'dan Z ye anladı ve muazzam.. Bu şekilde tahkikatı başlatmış olduk.... hele salona kurulan yansı makinesinde Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Halil Uçar görevlilerin para aldığı yüzlerce resim ve filmi göstermeye başlayınca duruşmaların şekli değişti........... toplumsal duruma en uygun ceza kanunu maddesi buydu.............. TCK Yün 257. maddesi uyarınca.. 283 ........... bu arada üzerlerindeki paraları tuvalete atanlar ve Adliyeden kaçanlar da olmuştu.................___________________. hummalı bir çalışma ile iddianameyi hazırladılar..._________... Bölüm: Devlet bazılannm üzerlerini bile aramadık.. Ayrıca bu kararla birlikte....... bütün olayları değerlendirdi................ Ayrıca disiplin açısından Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile rüşvete karışan 23 polis meslekten ihraç edildiler.............. Burada Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının hakkını teslim etmek lazım............ Yargıtay'dan tasdik edilen karar 8 ayda kesinleşti.... bu konuda bir dahiydi.. bütün görüntüleri ekrana vererek ve tüm sanıklara tek tek görüntülerini izletmek suretiyle orada bulunan herkesin açık şekilde anlayacağı biçimde.. belki hukuk tarihinde ender görülebilecek bir hızla kararını verdi.... 1 . bir hukuk kahramanıydı...... Altmış üç kadar gümrükçü ve yirmi sekiz polis memuru mahkum oldular.... Olayı baştan beri izleyen savcılar. astlarının yaygın olarak rüşvet ve irtikaba bulaştığı amirlerin de denetim görevlerini ihmal etmekten yargılanmalarının yolu açılmış oldu.... İlk büyük tutuklamalarda kırktan fazla gümrük memuru ve yirmi civarında polis tutuklanmıştı. Duruşma için bu kadar sanığı (her birinin birkaç avukatı.

.. örgüt yöneticilerinin bulunması suçundan mahkum etti........ her şeyiyle......... Aslında bu kararlar adildi. Burada onlarca yıldır süregelen.......... kiri vardı......... vebali.. her para alma olayı ile ilgili ayrıca yargılama ve her olay için ceza verilmesi gerekirdi..... 284 ..... irtikap yapan memurların karıştığı bir çeteyi ortaya çıkarmıştık................._________.... ama eşit değildi.... böylece bu kapıda organize bir grup şeklinde çalışan rüşvet şebekesi dağıtılmış ve bir daha bu yapıyı oluşturamayacak şekilde mahkum ve teşhir edilmişti... Yine de düşünülürse tüm bu suçlara karışanları korkutmak açısından önemli bir adımdı........... ancak Yargıtay 5....... Bu kapı günah ve pisliğin yayıldığı yerdi ve bir şekilde bu kirlerinden arınması gerekiyordu. Daha önceki yıllarda çalışmış olanlar. Çünkü sadece orada çalışanlar mahkum oldular.... Ceza Dairesi böyle beş bin ayrı olay için tek fek yargılama yapılmasının fiili imkânsızlığını dikkate alarak................ önemli miktarda malın gümrüksüz ülkeye girmesine veya büyük miktarda kaçak malın Türkiye den çıkmasına göz yuman görevliler ortada yoktu.................. asıl büyük kaçakçılığı gerçekleştirenler.... gerek Balkan Savaşları sırasında gerek 1980 Darbesi sonrasında 3 bile varlığı bilinen ve adeta bir gelenek haline dönüşmüş olan rüşvet ve kaçakçılık suçlarının çirkin yüzü kanıtlarla ortaya çıkarıldı.._ ....... Burada ceza alanlardan bir tek Başmüdür Yardımcısı Akif in kesinlikle masum olduğuna inanıyorum.... Bölüm: Devlet Normalde rüşvete ve irtikaba karışan tüm polis ve gümrük memurları için genel teamüllere göre. Yılların günahı........ fotoğraflarıyla...... başka kulübelerde bulunanlar veya o 15-20 günlük tahkikat sürecinde ve izleme anında görevli olmayanlar yargılanmadılar.... 1 .... özel bir kararla bu kişileri...... Gümrük Başmüdürü ve yardımcıları da daha sonra rüşvet ve irtikaba meydan vermekten ayrıca mahkum oldular... filmleriyle... kendi bilinen içtihatlarına aykırı biçimde...... organize bir şekilde toplu olarak rüşvet/irtikap almaları. toplanan paralarıyla gözler önüne serdi ve mahkum olmalarını sağladı... Bizim yaptığımız önemliydi fakat yalnızca herkesten küçük küçük para alan.. İlk defa bu tahkikat bu kişilerin gerçek yüzlerini inkar edemeyecekleri bir biçimde.___________________......... örgüt kurmaları...

... her zaman bu türden illegal faaliyetlere müdahale edilebilirdi. ama sayıyı artırarak bu sorunları çözmeye çalıştık ve çözdük................. Hatta o tarihte en çok rüşvet aldığı iddia edilen görevlilerin birçoğu hakkında malvarlığı araştırması dahi yapılmış.. iki istihbaratçı......_________.... belki de daha fazla şikâyet olmuş. kapıdaki personelin tamamını değiştirdik......... Evet yeni olacaklardı........... zira bizimki gibi her türlü delille desteklenen bir tahkikat olmadan gerçek bir mahkumiyet elde edebilmek çok zordu..... Bu nedenle buradaki polisler tekrar rüşvete bulaşmasın diye Emniyet olarak ciddi çalışmalara başladık........._ .___________________... Tahkikatlar yapılmış......... ğu iddiaları hep boşta kalmıştı.. acemi olacaklardı. Gümrük Müfettişleri..... savcılık hep tahkikatlar yapmıştı... Ama burada rüşvet yendiği ve gümrükçülerin mal varlıklarının rüşvetin delili oldu- 3 12 Eylül 1980'de bu kapıya askeri yönetimin el koyması sonrasında yaşanan yolsuzluktan dolayı Tugay Komutanı General iki subayı yaralamış..... Bölüm: Devlet Aslında bizim bu operasyonumuzdan önce de belki on. Herkes bir takım bahanelerle mal varlıklarını ispat edebiliyordu....... Belki de açılan davalar çok ciddi kanıtlara dayanmadığından beraat etmişlerdi. irtikap yapan kişileri aklayacak şekilde sürdürülüyordu.. ancak bir süre sonra işler yeniden eski haline dönebilirdi...... fakat her seferinde buradaki görevliler bu işten beraat etmişti... Yani istenirse.... iki teknik eleman...... fakat bu gerekliydi. Fakat genel olarak uygun ve doğru yöntemlerle müdahale edilmediği için bütün tahkikatlar daha çok rüşvet alan.. zorlanacaklardı........ Bu defa kapıda işler aksadı.......... Tüm tahkikatı yürüten asıl yönetici personel sayısı 6-7 kişiydik. Tahkikat yapmak kolaydı....... 1 ..... ama hiçbir araştırmada bu kişiler hakkında suç unsuru bulunamamış ve ceza verilememişti. Bu tahkikatla ilgili olarak belki ayrı bir kitap yazılabilir........... Polislerin tamamını değiştirdik.... Yeniden eğitim vermek suretiyle okuldan yeni mezun olan polisleri oraya yerleştirdik. Daha 285 ...... başka görevliler............. bir albayı öldürmüş ve sonrasında intihar etmişti..... Tabii yapılan tahkikattan sonra bunun devamını getirmek daha önemliydi.......... adli tahkikatı yapacak iki Kaçakçılık Şubesi personeli böyle güzel bir çalışmayla buradaki dev bir şebekeyi dağıtabildi.. Ama şunu teslim etmek lazım ki.....

Bu şekilde örgütlenmeye.......... bir buçuk yıl kadar uzak durunca rüşvet dedikoduları az da olsa yeniden duyulmaya başlamıştı.... gayri meşru menfaat temin etmek burada sanki bir hak olarak gelenekselleşmişti... Ancak bir müddet izledikten sonra bazı kolcuların araçlarla beraber değil.... Oraya gönderilen Gümrük Başmüdürü Mehmet Hatipoğlu gerçekten de bu görevi iyi yapabilen biriydi ve ona destek olmak için bu konudan uzak duruyorduk. Buna rağmen yine birkaç defa tahkikat yapma ihtiyacı duyduk ve gördük ki boş bırakıldı mı bir grup insan hemen örgütlenebiliyordu.............. 1 ..... Alışılmış bir kültür vardı....... ülke içinde kaçağa kayabileceği için naklo-1 urken bir gümrük memuru (kolcu) eşliğinde çıkışa kadar götürülürdü.. Görevlilerde böyle bir anlayış vardı......... her teşkilatın kendisini denetlemesini umarak...... Bu kolcunun görevi..._________..... diğer insanlar da kaçakçılık sayesinde küçük menfaatler temin ediyordu..... araç ülkeden çıkıncaya kadar nakil aracıyla beraber gitmekti........................ mümkün mertebe bu konudan uzak durmaya çalıştık....... Bu nedenle rüşveti kesmek çok da kolay değildi..._ ......... Bir......... Bize gelen her ihbar ve olayı kendi sistemi içerisinde çözülsün diye Gümrük Başmüdürü'ne göndermeye başladık....... Bunların az miktarını memurlara vermenin onlar için hiçbir mahsuru yoktu...... birçok memur daha başta rüşvet almak ve bu yolla zengin olmak için burayı tercih ediyordu. Bir süre sonra Kapıkule'de yeni bir yolsuzluğa el koyduk....... Sınırdan Türkiye'ye giren ve transit geçerek yurtdışına gidecek oları önemli mallar..... Bölüm: Devlet sonra her yıl personelde yasadışı uygulamalar gelişme ihtimaline karşı kapıdaki pasaport polisi personelini yüzde elli oranında değiştirmeye başladık..... uçakla 286 ... Özellikle gümrük camiası ve gümrük yapısında rüşvet almak veya vermek........... polis teşkilatının diğer teşkilatlar üzerinde hegemonyasını kurmuş gibi gözükmesini istemiyorduk..... İki yılda bir kapının personeli tamamen değişiyordu... yuvalanmaya mani olmak istiyordum.... Birçok insan da bunu gayet doğal görüyordu........ Tabii ki kolay değildi.. Yeni sistemle birlikte.. Çünkü küçük miktarlarda paralar dönüyor.... ülkeye girişte araca binmek...___________________......

...... Kimse dışarı göreve gitmek istemiyordu.... "Git oradakilerle anlaş. yöneticisi..... Ancak bu kez belli süreli izleme.._________......... Bölüm: Devlet gittiklerini fark ettik veya hiç gitmedikleri halde kendilerini gitmiş gösteriyorlardı.. Böylece ülke içerisinde çok ucuza sigara... durumu şikâyet etmişti.... Bu birden fazla insan tarafından yapılıyordu.. pazarlık yaparak... Üstelik bu göreve gitmek için normal harcırahları haricinde özel paralar alıyorlardı. yüklü aracı dokuz gün boyunca kapıda işlemleri yapılmadan bekletilmişti... Dokuz günün sonunda normal harcırah ödemesinin dışında 1200 TL civarında bir parayı kolcu olarak gelecek olan gümrük memuruna vermişti.................. Bu kişiyi yakaladığımızda bunun emsallerinin çok olduğunu...... Bir vatandaş dayanamamış.... yalnızca o anlık olayı tahkikat yaparak adliyeye intikal ettirdik..... kapıdaki rüşvet...........___________________.. takip yapmamıştık............ Halbuki bir aracın birkaç saatten fazla orada kalmaması gerekiyordu....... irtikap aslında kötü bir ortamın neticesiydi.. ayrıca birçok görevlinin de kolcuları gitmiş gibi göstererek para aldıklarını tespit ettik... müdürü bile şahıslara.. içki satılmasına onay vermek suretiyle devlet kaçakçılık 287 ...... Bence bu çok önemli bir olaydı. Fakat buna rağmen gümrükçü araçla beraber hiç gitmemişti. işte bu kişi gidecek diye memuru yanma kolcu etmek suretiyle ancak işlemlerini yaptırabi 1 iyordu.........._ ... neye razı ederlerse." diyebiliyordu.... Hatta o İşte görevli olan Gümrük Müdür Yardımcısı veya oradaki gümrük yetkilisi.......... 1 ....... ikna etmeye çalışıyor...... Üstelik o yönetici de gitmediklerini biliyordu........... Kapının Düzeni İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler Şimdi sıra kapıda bu kirli duruma sebebiyet veren ortamı düzeltmeye gelmişti......... Gümrük Müdürümün tayin etmesi gereken kolcuları şoförler kendileri buluyor.......... ne de olsa kapıdan her geçene.. kimi ikna edersen o gitsin..... Vatandaşın iddiasına göre her şeyi rüşvetsiz normal yöntemle yapmaya kalkmış..... Yani amirinden kolcusuna kadar yine bir şebeke kurmuşlardı.. free shop-lardan gümrüksüz sigara ve içki gibi tekel maddesi alma ve ülkeye sokma hakkı verilmişti.... Günübirlik giriş çıkış adı altında bir kişinin kendi ihtiyacının çok üzerinde sigara ve içkiyi vergisiz olarak yurtiçine sokmasına müsaade ediliyordu....

. Bununla birlikte mevcut mevzuata göre. Normalde yurtdışına çıkan kişiler bugün 75 TL harç yatırıyorlar................_ ..... Free shop sahiplerinden başka bu hatalı kararın 288 . 1 ...................... Diğer yandan Türk hazinesi binlerce Bulgar'a anlamsızca............ ama o tarihlerde bu harcı ödemeksizin her gün yurtdışına giriş çıkış yapma izni vardı.. ülke içerisine girip çıkarken yolcu beraberinde getirilip götürülecek eşyanın miktarını belirlemek Gümrük Müsteşarlığının yetkisindeydi...... AB dışarı çıkan kara kapılarında da bu mağazaları anlamsız bularak komple kaldırmıştır..... Her gün girip çıkan bu kişilere de her giriş çıkışta 3 karton (30 paket) sigara................_________... deniz ve hava hudut kapılarında başka gümrüksüz gideceği free shoplar açıktır. Diğer ülkelere baktığınızda... Bir kişiye...... 4 şişe alkollü içki satın alma hakkı verilmişti.... Normalde bu kişilere gümrüksüz sigara ve alkollü içki alma hakkı verilmese bu kişiler günübirlik gelip gitmeyecek.......___________________....................... Free Shopların varoluş amacı da budur........... kaçakçılığa karışacağı kesin olmasına rağmen devlet bu kararını düzeltmiyordu.... bu malların amacının dışında kullanılacağı............. Yasada yolcuların hediye ve şahsi ihtiyaçları için diyerek bu hakkında sınırı da çizilmiştir.. ne kaçakçılık ne de kapıda bu kişilerin yarattığı kuyruklar olacaktı...... Edirne Kapıkule de 30 civarında free shop vardı..... Bölüm: Devlet ortamını kendisi yaratıyordu.. Dünyada durum böyleyken bizde tüm kara.. Ülkeden çıkan çıkan vavatandaşların yurtdışında harcama yapacağı ve bu suretle dövizin ülkelere hesaplanarak ülkeden tandaşlarımıza belli miktarda mal alma hakkı verilmiştir.......... Peki bu kadar vergi kaçağında Türkiye zaraı ■ ederken kim kâr ediyordu? Kazançlı olan 25 bin kadar Bulgar vatandaşı ile 4-5 free shop sahibi ve onların etrafında oluşan 200-300 kadar kaçakçılıkla geçinen kişiydi...... vergilerinden maaş öder gibi haksız ödeme yapmayacaktı... fiilen içme ve hediye etme imkânı olmayan miktarlarda ve piyasadaki fiyatının yarısına satış yapılırsa. Tüm dünyada ve AB ülkelerindeki hava ve deniz hudut kapılarında ise ülkeye girerken değil ülkeden çıkarken bu mağazalardan alışveriş yapmak mümkündür.......

................ operasyonumuzun devlete en küçük faydası galiba buydu.. Onlar da uygun buldular..... ülkede 3 gün kalmadan yapılan giriş çıkışlarda sigara içki alımının kaldırılmasıydı......... kapı rahatladı.. neden bir tek onayla bu kişilere gümrüksüz mal satımı ya saklanmazdı':' Bu devletin vergilerini tahsil etmekle....... Sonra yazdığımız raporlardaki tedbirlerin bir kısmının alındığını görmeye başladık.. Müsteşarına gizli Başbakanlık videoları Ofisinde çekimlerden Başbakan in çok rahatsız olduğu her halinden belli oluyordu........... Yıllarca süren hatalar nihayet belli oranda düzelıyordu................. Edirne İl Savcısı iıdan müsaade isteyerek.. en çirkini ve en etkilisiydi... bildiklerimizi uzun uzun raporlayarak yukarıya arz ettik. ne Bulgarlar ne de 80-90 kişilik küçük kaçakçılık şebekeleri devlet kademelerine uzanamazdı......._ ... Bir toplantıda Gümrük Başmüdürü free shoplardaki gümrüksüz içki ve sigara satışlarının toplamım verirken ilk 9 ayda bir önceki yıla göre zannederim 90 milyon avro azalma vardı. insanlar özlerine ihanet etmemeli. İlk tedbir...... hazine....___________________... devletin mal ve gelirini kontrol etmekle sorumlu olanlar neden buna mani olmazlardı? Görevleri..... yapılan tahkikatlardan birkaç fotoğraf ile video çekimlerinden beş on dakikalık özet görüntülen.... Bu günübirlik giriş çıkış yapanlara gümrüksüz içki ve sigara verilerek bu ülkeye bu kadar büyük zarar verildiğinin gümrük.. asli işleri buydu..... İl Valimiz randevuları aldı... hudut kapısında alınacak tedbir ve iyileştirmeler Başbakan Çalışma ve için devlet yöneticilerine Beşiktaş'taki özet göstermek istediğimizi İstanbul gösterdik... Günübirlik ziyaret anlayışı da kaldırılmıştı.... görevlilerin yabancı bir kadınla birlikte oldukları görüntüleri göstermiştik...... En son video......... maliye uzmanları farkında değil miydi......... kapıda gereksiz olan diğer kurumlar kaldırılmıştı........ Evet.... Bölüm: Devlet devamı için uğraşan kimse olamazdı... ama yapıyorlardı............_________....... söyledik...... özlerini eksik yapmamalıydı.... 1 ........ İşte tüm bunları.... Aylık brifing raporunda bir saniyede anlatılan bu rakamın manasını kimse anlamadı ama ben 289 .... neden bunu önlemek için hareket etmezlerdi... o günübirlikçi kuyruğu bir anda azaldı ve daha sonra tamamen yok oldu.

... burayı kimseyi kuyrukta bekletmeyen....... Haksız kazanç ve kaçakçılık ortadan kalkınca ve memurların rüşvet alacağı bir ortam kalmayınca kapı kendiliğinden temizleniyordu...... Örneğin bir tır şoförü yılda 40-50 kez ülkeye giriş çıkış yapıyordu.... 9 ayda devletin 45 milyon avro vergisinin haksız yere yurtdışına çıkmasına mani olmuştuk._________..... 2'si demiryolu olmak üzere 6 hudut kapısı vardı... bir kişinin bilgi 290 ... benim il genelindeki tüm birimler için toplam polis sayım 800'e ulaşmıyordu..._ ......... Aslında kapıdaki kuyruk ve yığılma sadece görevli azlığından değil devletimizin her zamanki hastalığı olan gereksiz bürokratik işlemlerden kaynaklanıyordu....... Rüşvetçi bir yapılanmanın gerçekten oluşturulmasını sabır ve önlemek fedakârlıkla amacıyla çalışarak sık sık değiştirdiğimiz için işlerinde uz-manlaşamayan bu yeni polisler inanılmaz kimseyi bekletmemeye çalışıyorlardı.................. Bölüm: Devlet anlamıştım.. Bunlardan yalnızca Kapıkule'den yılda 6 milyondan fazla insan. halbuki ilk kez giriş yaptığında bilgilerini bilgisayara girdikten sonra sonraki girişlerde pasaport numarasından eski kayıtları bulup tek tuşla işlem yapsak çok zaman kazanacaktık. beş dakikada geçiş imkânı veren bir yer haline getirmekti........... elektronik program sistem hataları altyapısı polisin vardı... Bu olumsuzluklara rağmen hudut kapısındaki giriş çıkışlarda hiç kuyruk oluşturmamayı esas aldık... normal durumlarda ise 250 polise ihtiyaç olmasına rağmen..................... Çok teknik çalışmalar yapılıyormuş...se sadece polisin görev alanına dahil görevlerdi.. Kapının rüşvetten kurtarılmasından sonraki amacım. Bir-iki saati geçmeyen kuyruklarla mevsimi atlattık.... Yalnızca bu kapılar için yoğun zamanlarda en az 500.... 1 .......... 2 milyondan fazla araç giriş çıkış yapıyordu. Normalde Edirne'de 4'ü kara.. Benim yetkim..... her ama yerde bulunuyormuş bilgısayarlarda iş gibi ciddi gösterilmesine rağmen kullandığı merkezin yoğunluğu nedeniyle bunları düzeltmek çok zordu..... Biz de her defasında bu kişinin tüm bilgilerini yeniden yazıyorduk.......... yani pasaport kontrolüydü............................................___________________.....

....5 kişiydi ama Kapıkule'de başlayıp İstanbul'a kadar uzanan ve yıllar boyunca burada faaliyet 291 .... kanun adamı olarak görev yapan amirler ve memurlar topu topu 10-1.... Bu süreyi 6 milyonla çarpınca elde edilenolabilirdi.. İşte o günlerde yine olumlu bir gelişme imdadımıza yetişti...._________. Durumu anlatınca komutanlarımız..___________________.. ama nasip olmadı..... bu askerin acemiliği sonrasında........ 1 .. bu düzeltmelerle bu iş 15-25 saniyede yapılır hale gelecekti... 2009ün haziran ayında tayinim çıktı. Davut...... bize merkezde destek veren Sabri Uzun Başkan'a ve adlarını bilmediğim tüm diğer kahramanlara teşekkür ediyorum........ Komiser Alattin'e.. teknik sistemi tariflerim üzerine kuran Polis Nurettin'e ve yanındaki ekibe. Merkez Komutanı hemşerlm Yolcu Albay ve diğer rütbeliler......... akşam birliğine teslim edilmek üzere.................. ama olağanüstü gayret ve çalışmaları ile bu işi asıl ortaya koyanlara..... çalışanlara ne kadar yardımcı olduklarını şimdi öğrenmişlerdir zannederim....... Adlarınızı yazmadan geçersem büyük adaletsizlik olur.................. Umarım meslektaşlarım Operasyonlarla ilgili söylemek istediğim son birkaç şey daha var....... hedefim 2009 veya 2010'da kuyrukta hiç bekletmeden herkese zamanında giriş çıkış yaptırabilmekti..... kapıdan geçenlere ve burada....... sık sık bizimle çalışmasına izin verdiler ve biz tüm programları yeniden düzenleme şansı bulduk.... Altay ve yanlarındaki memurlara.. Sayelerinde kapılarda yolcu kuyrukları az personele rağmen yok denecek hale gelmişti......... Kapıkule'de gerçekleştirilen operasyonların başında yönetici konumunda olan kişi bendim.............. İşin asıl sahiplen............. Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığında hudut programlarını yazan bir başkomiser askerlik hizmeti için kısa süreliğine Edirne'ye geldi....... geçici destek.. Engin ve KÜM Şube Müdürlüğünün yiğit polislerine..... Bu anlamda destek veren Tümen Komutanı Recep Paşa....... işin hayati bilgilerini toplayıp gözümüz kulağımız olan İstihbaratçılar Şenal....... Bölüm: Devlet girişi bir dakika sürüyorsa.. için yakın ilden gelen kahraman polisler ile tahkikatın kahramanları olan şube müdürü Sait..._ ...

.... Bölüm: Devlet göstermiş kaçakçı sürüsünü..... kendisine en çok ihtiyaç duyan ve bu ülkeye döviz getiren bu iki cefakâr kesime hep zahmet çıkarmıştır......... Gerçek vatanseverlik ve polisliğe._________.... tabii ki Şenal Savcının başkanlığındaki üç savcı ve gerçek bir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan..... Kapıkule........... Son birkaç yıl öncesine kadar yaz aylarında gurbetçilerin Türkiye'den çıkarken 20-30 km kuyruklar oluşturduğu...... Valilik Özel İdaresinin yaz sıcağında saatlerce hatta bazen günlerce bekleyen ve ihtiyaç giderme imkânları olmayan bu kişiler için seyyar tuvaletler yaptırdığı.......... hem gerçekten çok büyüktü (devlet yıllarca düzeltemedi.... Yüreğimin en derin yerinden gelen bir sesle........ rüşvetçi...... kapının temel sorunu....... üzmeden....... ama.......... her hafta... çok bedeller ödendi) hem de çok basitti (az imkânlarla.. devlete ve hatta kapıdan giren çıkan herkese inanılmaz işkenceler çektiren Kapıkule'nin sorunları....... kırmadan...._ .....___________________.. adil bir hâkim tarifinin tam sahibi Halil Uçar'm desteğiyle yendiler ve bir daha kanunsuz eylemlerine devam edemeyecek hale getirdiler. her gün Avrupa'ya yük taşıyan binlerce Türk 11 rina kapının hizmet etmesi gerekiyordu........... Türkiye'ye her yıl gelen milyonlarca gurbetçiye. Yine de yaptıklarımız asıl sorunu çözücü değildi...... Kurulduğu günden beri kuyruğa girmeden. çok az yetkimizle 3-4 aylık çalışmayla büyük oranda üstesinden gelmiştik.... 292 ...... İşin asıl sahipleri olan Gümrük Müsteşarlığı devreye girip bu işe sahip çıktığı zaman sorunların çözüleceğine inanabiliriz. devlete hiç pahalıya mal olmadan büyük görevlerin nasıl yapıldığına örnek oldular.... Aslında daha önce de belirttiğim gibi.. buradan geçen insanlara yeterince hizmet edem eme s ivdi... sonu 7-8 km tır kuyruklarının olduğu ve bazen bunun 10-15 km'yi bulduğu............ irtikapçı... 1 ... üstelik bu bizim asli işimiz de değildi). Ayrıca bu işin kolayca yapılabileceğinin bir kanıtıydık...... günlerce beklemeden kapıyı geçemediler.......... çeteieşmiş memur ordusunu 4 ay gibi kısa bir sürede...........' Bu tahkikatla bir kez daha gördüm ki aslında dev gibi gözüken.. Selda Bağcanin türküde dediği gibi 'Selam olsun size........ hiçbir fırın beklemeden geçemediği herkesin bildiği bir olaydı.

......._________... Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar Edirne Kapıkule de ve ayrıca tapu ve bayındırlıkta yaptığımız örgütlü yolsuzluk ve ihalelere fesat karıştırma uygulamalarına yönelik operasyonlardan sonra vatandaştan diğer yolsuzluklar konusunda da ihbar ve bilgi alıyorduk...........___________________....... "İktidar bana para vermiyor.........................." diyerek iptal etti. Bir gün gazetelerde........ itirazlara rağmen ihale yapıldı... İnanılacak gibi değildi. "Yabancı bir şirket teklif sundu ancak hadde layık bulmadım.............. Yerel basında adı her zaman önde tutulması gereken Doğan Haber Ajansı Trakya Bölge Müdürü Lütfü Karakaş başta olmak üzere dürüst gazeteciler tarafından da ciddi bilgile I l'l G ÎT 1 bize iletiliyor..... Tüm....... GPM firması adına Metin Karaka-ya isimli bir kişiye 21 293 ......_ .. 10 yıldır inşaatı devam eden......... o güne kadar 10 milyon TL'ye yakın para harcanarak %90i bitmiş 15 bin metre karelik kapalı alam olan devletin resmi binası yıkılacak ve arsası alışveriş merkezi kurulması için satılacaktı.... ile belediyeye gelir temin edeceğim ve daha küçük bir bina yaptıracağım" diyordu ama......... 10 yıl önce de bu binanın planını çıkarıp temelini atan da kendisiydi.... Edirne Belediyesi'ne ait olan ve inşaatı devam eden yeni belediye sarayı binasının yıkılarak arsasının satılmak istendiği hakkında yazılar çıkmaya başladı..... burayı satarak alacağım para.. hem de basında açıkça yer alıyordu ve bu bilgiler bizim için soruşturmaya başlamak için hareket noktası oluyordu....... birinciye kimse katılmadı.. "Önünde kendimi asarım ama yıktırmam" demişti........... İkinci ihaleyi Hamdi Sedefçi............................... Bölüm: Devlet Bugün Kapıkule'de tır kuyruğu yok ama gümrük düzeldiği için değil ihracat dünyadaki kriz dolayısı ile % 25'e yakın düştüğü için. Sonra üçüncü ihale yapıldı ve arsa. 1 .. Belediye Başkam.. Oysa şimdi şehrin merkezinde olduğu gerekçesiyle yapımı neredeyse bitmiş olan bu kamu binasının yıkılmasına kimse mani olmuyordu....... Bir gün artan ihracata rağmen tır kuyruğu olmaz ise o gün gümrüklerin düzeldiğine veya düzelebileceğine inanırım.... üstelik seçim çalışmaları zamanında Belediye Başkam Hamdı Sedefçi....

... Belediye mal satarken en yüksek fiyata satmalı............... yeterlilik gibi belgelerin istenmesi mecburiydi._________. ayrıca itiraz etmesi için de Kamu İhale Kurumuna dilekçe yazarak dolaylı yollardan bu kurumlara ulaştırıyorduk.................. ve ni bina yaptıracaksa da en düşük fiyat... yanı devletin mal satması 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre................ Yeni bina yaptırmak için bu kanunlara göre............. teminat gösterme......... İki işin tek bir ihalede yapılması hem kanunlara aykırıydı. bakanlığa şikâyette bulunmaları için gazeteci Lütfü Kara kaş ve Gelir İdaresi Başkanı İsmail Aslan ile birlikte gayret gösteriyorduk.. Yasalara göre artırma işlemi.. Ancak gerçekleşen ihalelerde hiçbir belge.. Alıcı firma binayı yıkma hazırlıklarına hemen başlamak istiyordu........... milli servetin yok olmaması için Haliç'te Yaşayan Simonlar. _......... yani satın alma işleri ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanunuma göre yapılmalıydı... daha birçok açıdan bu ihale kanuna ve usule aykırıydı....... Bir yandan ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması davası açılması için Edirne İdare Mahkemesine.._ ................. müteahhitten iş bitirme.. Firmanın arkasında Hollandalı Redevco adlı şirketin olduğu biliniyordu... Ayrıca 4734 sayılı kanuna göre ihaleler usule aykırı olarak yapılmış ise Kamu İhale Kurumunun iptal etme hakkı vardı......... İhalenin iptal olacağını düşünerek... diğer yandan ihtiyati tedbir kararı verilmesi içm Asliye Hukuk Mahkemesine............. hem de haksız rekabet yaratıyordu. itiraz etmeleri.. Belediye Meclis Üyesi İsmail Arda ise bu işe karşıydı.. binanın yıkılmaması...... verene yaptırmalıydı..___________________..... GPM aracı bir şirketti.......... diğer bir yandan da Mülkiye Müfettişler marifetiyle müdahale edilmesi için İçişleri Bakanlığına............ 1 ...... zaman kazanmak amacıyla olaya muhalif olan kişilerin dava açmaları...... yeterlilik istenmemiş.. dolayısıyla kamu yararını da gözetmiyordu.... Oysa........ oysa bize göre ihale kanunlara aykırı olarak yapılmıştı...... Bölüm: Devlet milyon + belediyeye göstereceği bir yerde 5 milyon TL değerinde yeni bina inşa etme karşılığında ihale edildi....... 294 .................... iptal de gerçekleşmemişti...... eksiltme... kamunun zarar görmemesi.....

_________.............. on gün önce karar verilse yıkıma mani olunacaktı._ ...... İçişleri Bakanlığı ise zamanında müfettiş gönderemedi.... İhaleden 10 gün sonra Cumhuriyet Savcılığı Yıa yazdığımız yazıda............................... daha önce ihalenin Hollanda menşeli Redevco isimli firma tarafından istendiği ancak bazı kamu görevlilerine menfaat temini konusunda sıkıntı çıkacağı için Metin Karakaya'nın sahibi olduğu GPM Gayrimenkul şirketinin ihaleye sokulduğu. Belediye'ye cevap ve savunma için bir ay süre verdiğinden bu sürenin sonuna kadar yürütmeyi durdurma karan veremem diyordu... Tüm bu nedenlerle 10 milyon TL harcanmış devlet binası maalesef yıkıldı. Edirne Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen. görev sahama girmiyor diyerek konuyu kapattı.... Halbuki yasalarımızda acil hallerde belli bir süre için işlemleri durdurma yetkisi verilmişti... Biraz araştırdığımızda önemli ipuçlarına ulaşmıştık...... Belediye binası ve arsasının GPM Gayrimenkul şirketine 26.... ayrıca talebimize uyarak olayın mali ve bankacılık boyutunu incelemek üzere yeminli banka murakıbı görevlendirilmesi için 295 .. Bölüm: Devlet Maalesef bu dilekçelere verilen yanıtlar çözüme yönelik değildi............. bir hafta.....___________________.. şirketin kazandığı bu ihaledeki yeri çok kısa bir süre içerisinde Redevco şirketine devredeceği.........750.......... Hiçbir kurum ve mahkeme alenen kanunsuz yapılan bu işlemi durdurmamış....000 TL'ye satışında. zaten ihaleyi alan kişinin Ankara'da yapılan enerji operasyonunda da sanık olarak adı geçiyordu.............. binanın yıkılmasına mani olmamıştı.. 1 .... Kamu İhale Kurumu yapılan işlem yanlış ama 2886 sayılı Kanun'a göre yapılan işlemlere bakmaya yetkim yok diyerek işin içinden çıktı............. Birkaç gün sonra yürütmenin durdu r u 1 m a s ma ve bilahare ihalenin iptaline karar verildi..... Metin Karakaya'nın daha önce de çeşitli suçlara karıştığı gerekçeleriyle soruşturma ve zanlıları takip izni istedik Savcılık olayın etraflıca araştırılması için KOM Şubesine talimat verdi................. Bu arada ihalede rüşvet alındığı iddialarıyla ilgili ciddi bilgiler alıyorduk...... Edirne İdare Mahkemesi..... Asliye Mahkemesi...............

. teklif.... 1 . bu kişiler parayı çekip daha sonra başka amaçla gönderiiiyormuş gibi tekrar Metm Karakaya hesabına göndermişlerdi...._ . Belediye sarayının yıkımı için bir firmayla 160 bin TL ye anlaşılmıştı. Belediye sarayının arsasının gerçek alıcısı Hollandalı Redevco firmasıydı..... Yeminli murakıbın incelemesine göre burada bir gariplik vardı.. CHP Milletvekili Mehmet Sevigen ve Belediye Başkam Hamdi Sedefçi İstanbul Mecidiyeköy'de bir otelde bir araya gelmişler.. İhale öncesinde Muharrem Polat.... İhale sürecinin tüm safhasında Redevcohun temsilcisi Muharrem Polat ve GPM firması sahibi Metin Karakaya birlikte hareket ediyordu. Bize göre İlamdı Sedefçiye aktarmıştı...................7 milyon TL tutarında bir para GPM dolayısı ile Metin Karakaya'nın hesabına aktarılmıştı........ ama aracı olarak Metin Karakaya devreye girmişti...... Bu konuda elimizde firma yöneticilerinin mahkeme kararıyla dinlediğimiz konuşma kayıtları...............___________________....... ama bunu maddi olarak ispat etmemiz gerekiyordu. Bu kesindi.......... Bölüm: Devlet BDDK Başkanlığından talepte bulundu.. firmaya gönderildi diye paraları İstanbul'daki kendi hesabından Gaziantep ve İzmir'de yıkım işinde görev alan başka kişilerin hesabına yatırmış.. Sonra da bu paraları Metin Karakaya çekerek bir yerlere aktarmıştı ama adresi bulamryorduk.. ama Metin Karakaya yıkım işini 2 milyon TL gibi gösterip.... fatura gibi belgeleri vardı............ Redevco hesaplarında önce 35 milyon............ alüminyum gibi malzemeler firmaya verilecekti..... oradan da GPM adına ödeme yapılıyordu............ sonra 1. Bize de kısıtlı olarak ihalede rol alan bazı kişileri takip etme yetkisi verdi... arsanın satım işini konuşmuşlardı......... ayrıca yıkım esnasında çıkan demir.... Kısa süre içerisinde yapılan çalışmalarda görüldüğü kadarıyla........... 296 .. Arsanın alımı.................. Metin Karakaya... vergiler ve ihalenin teminatları dahil ihale öncesinde ve sonrasında yapılan tüm ödemeler doğrudan Redevco'nun hesaplarından GPM'ye aktarılıyor..........._________..... ama belediyeye ya-pilsin öciciTiclcr ve vergiler çıktıktan sonra 2 milyon TL civarında bir paranın nereye gittiği belli olmuyordu..

........... Redevco alacaktı... ihaleden Önce ve sonra Edirne....... ayrıca telefonla da konuşmuşlardı.......... İstanbul ve Antalya'da makul olmayacak bir biçimde birkaç defa Belediye Başkanı Hamdı Sedefçi.... Fiyatı daha ihaleye girmeden biliyor gibiydiler.. 1 Bölüm: Devlet İhale olmuş.2007 tarihinde GPM tapuyu Redevco ya devretmişti... GPM adına Metin Karakaya bir araya gelmiş......... süreç tamamlanmıştı..10............ üstelik arsayı ilk bulan.. Metin Karakaya'nm aile fertlerinin hissedar olduğu bir anonim şirketti.. Yani daha önce 20 milyon teklif verilen ihalenin bu defa 27 milyon TL'ye mal olacağı belirlenmiş gibiydi.. Bölüm: Devlet GPM ihaleden birkaç gün önce kurulmuş............ Redevco temsilcisi Muharrem Polat.............. bir gün sonra ise 11...... İzlemeler devam ederken çok önemli bir şey tespit etmiştik: arazinin alınması için her masrafı Redevco'nun karşılamasının dışında. hemen Redevco'ya devredilmesi için anlaşma yapılıyordu.... halbuki ihaleyi doğrudan Redevco almış olsaydı bu verginin yarısını ödeyecekti....10............. İki defa yapılan bu devir nedeniyle 4 milyon dolardan fazla vergi ödenmişti......___________________. İhale nihai aşamada GPM şirketine 26 milyon 750 bin TL ye mal olurken................. kendisi doğrudan ihaleye girip almış olasa 2-3 milyon dolar daha ucuza almış olacaktı.. ihaleyi GPM firmasının alması halinde Redevco'nun bu yeri 27 milyon TL karşılığı satın alacağı ve GPM'ye alışveriş merkezinin inşaatım yaptıracağı hususunda mutabakatname imzalanmıştı.......2007 tarihinde arsanın tapusu Belediye tarafından GPM ye devredilmiş.. sonra tüm ihale sürecini takip eden Redevco temsilcisi Muharrem PolatVı ve tüm ihale masraflarını ödeyen yine 297 ....... Madem arsayı.... Milyon dolarlık iş yapması zaten mümkün değildi... 10........_ ... buna göre Redevco'nun sekiz emlak şirketi ile GPM şirketi yetkilileri arasında...... 1 .._________. Sonra bu anlaşmanın metnini de bulduk.......... Mahkeme kararları ile yaptığımız teknik incelemelerde elde ettiğimiz bilgiye göre. ihale sonucunda arsanın... 245 bin TL sermayeli.. Redevco bir gün sonra bu yeri devralmak için vergi ve masraflar dahil yaklaşık 34 milyon TL ödemişti......

........ tüm yabancı firmalar benzeri şeyi yaşıyordu.. Hollanda........... kendileri bulaşmasın.. kendilerinin kayıtlarına geçmesin istiyorlardı.............. Yalnız bu şirket değil..._ ...... her şeyi kayıt altına alınmalı... neden ve nasıl gelsin....... Redevco'nuıı ortakları.............. Diğer yandan Türkiye'de arsa alarak yatırım yapmak istiyorlardı ve şehir merkezlerinde istediği büyüklükte arsalar ancak kamuda. vardı.. yabancı şirketin ödediği milyon dolarları boşa gidiyor.... Peki neden daha ucuza........ alma imkânı varken arsa bu kadar pahalıya alınmıştı? Neden aracı konmuştu? Üstelik Redevco............. 1 .....___________________..... hesap ve denetim sistemi şeffaf olmalıydı. hatta daha mahremi... Zaten Türkiye'de iş yapmak isteyen ciddi firmalar önce araştırma yaptırıyorlar ve aldıkları bilgiye göre hareket ediyorlardı.. Belçika. Bu firma yöneticileri Türk kamu kurum ve kuruluşlarında bir şey alıp satmanın rüşvetsiz olmayacağını düşünüyordu.. Bölüm: Devlet onlardı... İngiliz... tüm ihale ruhsat süreçlerinde rüşvetin nasıl alındığını bire bir ödeyerek öğreniyorlardı...... çok uluslu.. Sonunda ayrıca bizim gibi işgüzarlar da devreye girince iş mahkemeye intikal ediyor.. Bu çok uluslu şirket durup dururken Türk maliyesine iki defa vergi ödemek için neden kendini bu kadar zorluyordu? Bunun akılla izahı var mıydı? Evet.. bu defa da işleri düzeltmek için avukatlara Ödemeler başlıyor.. 298 . vermeyi göze almaları gerekiyor.... bu yöntemi aynı amaçlarla Manisa'da Girişim Grubu denen resmi ve özel kişilerin ortak olduğu eski Sümerbank fabrikasının arsasının 45 milyon dolara alımında da kullanmıştı..... Birincisi bunu hesaplarında göstermeleri çok zordu. ki? Öncelikle iki defa vergi ödemeyi ve rüşvet.... Çünkü Redevco Hollanda asıllı olmasına rağmen aslında Cairo Holding'e bağlı İngiltere merkezli.. ikincisi dünyada rüşvet veren bir firma gibi gözükmek istemiyorlardı.......... hem de çok akıllıcaydı.........._________. yatırım aksıyor. çok büyük bir şirketti.. ama bu firma rüşvet veremezdi.......... ABD gibi ülkelerdeki önemli şirket ve fmans çevreleriydi ve bu kişiler Türkiye'deki rüşvet çarkım çok net görüyorlardı.. Yöntem olarak araya bir aracı koyup rüşveti ismen o versin...... Türkiye'ye yabancı sermaye gelmiyor deniyor............ ihaleler durduruluyor............

. aslında neden sızdırıldığını ediyordum. Manisa işinde de 45 milyon dolar civarında para çıkmıştı. Sevigen de bu bilgiyi Belediye Başkan Hamdi Sedefçiye aktarmış............ Açık bir ihalede avantaj için rüşvet verdikleri yönündeki bir iddia gerçekçi olamazdı aslında..... bu yolla yeni yabancı yatırımcıların ülkeye gelmesini teşvik ederler.. Türk kamu görevlileri resmen irtikap yapıyorlardı......_________. su davası nedeniyleydi... Peki sizler rüşvet istemeseniz de bu............. yani iptal 299 .. o da parti genel başkanı ile konuşmuştu...........___________________....... Diğer yandan bu olayda rüşvet almaktan dolayı Belediye Başkam hakkında operasyon yapacağımız bilgisi Mehmet Sevigen'e verilmişti......... Sonra da rüşvet aldıkları için bu durumu yaratanlar._ .............. zaten sonra ilgili daire başkanına da bu şüphemi açıkça söyledim...... 1 ..... tam temyiz kararı verilmek üzere iken davayı açan taraf olarak gözüken AKPli meclis üyesi İsmail Arda davasını geri çekmiş ve Danıştay da davacısı olmadığı için karar vermemişti...... Ayrıca rüşvet verme iddiası ile yargılanmaları söz konusuydu................. bu konuyu İstihbarat Dairesi ile az sonra anlatacağım su davasını ise KOM Dairesi ile koordine ediyorduk....... biz yabancı yatırım getirdik ama devlet engelliyor diyerek tahkikat yapanları halka şikâyet ediyordu.. Sedefçi hakkında yaptığımız Ankara bağlantılı iki çalışma vardı. satışın iptali ve tapunun tekrar Belediyeye tescili davasını hem Belediye hem de alıcı firma Danıştay'a temyiz etmişti... Edirne Belediye Sarayı ihalesinden dolayı yaklaşık 37 milyon dolar..... Bölüm: Devlet Redevco'nuıı hesaplarından.......... bu davayla ilgili İdare Mahkemesinin verdiği.......... firmalar arazileri doğrudan alsalar ve yatırımı bir yılda yapıp ülkemiz ekonomisine katkı sunsalar olmaz mı? Böylece ülkemizde işlerin kanuna uygun yürüdüğünü......... Edirne'den ayrıldıktan sonra öğrendim ki......... Aslında başkan hakkında operasyon hazırlığımın olduğu doğruydu ama bu olaydan dolayı değildi...... Bilginin nereden sızdığını anlamıştım....... bu kadar parası 3-4 yıldır kamuda idi ve henüz işe başlaya mam ı stı.......... Onun tabiri ile bu bilgi kendisine '"belediye başkanı hakkında beraber çalışma yaptığım Ankara'daki birim tarafından" verilmişti..... rüşvetin olmadığını yaşayarak öğrenirler ve ülkelerinde Türkiye'de artık rüşvet alınmıyor şeklinde propagandamızı yaparlar..

.. 300 ..... Su Davası Belediye Sarayı ile ilgili tahkikatı yaparken. Ardından uçak biletlerini yolcu listesiyle birlikte inceledik ve başkan ile birlikte aynı bilet satış noktasından arka arkaya üç bilet alındığını........ Anladığını kadarıyla davanın Danıştay'da tasdik edileceğini anlayan alıcı firma...._________.................................. Başkan in tüm şüpheli davranışlarım inceliyorduk.... Bu defa Ankara'ya vardıkları saatlerdeki Ankara Esenboğa Havalimanı karşıladığını yolcu çıkış bölgesindeki Araç.. dış çevre kameralarının firmasının kayıtlarından onları Mercedes ve Ford Mondeo markalı iki aracın gördük..............._ . İsmail Arda 'ya sorulduğunda. biraz polis bilgisayarları üzerinde yaptığımız araştırmada bu kişiler ve firma hakkında her şeyi öğrenmiştik............. İsmail Arda'nın davasını çekmesinden bir süre sonra parti merkez ilçe başkanı yapıldığını duydum... aynı dakikalarda havaalanına gelip check-in yaptıklarını öğrendiğimizde başkan ile beraber giden kişilerin kimliklerinin Mustafa Selçuk ve Mehmet Aîtunhan olduğunu öğrenmiş olduk.. Termikel şirketi Özellikle aldıkları belediye ihaleleri ve İstanbul'da kapağı olmadığı için annesinin yanında rögara düşerek ölen çocuğun haberleri ile basında gündeme gelmişti. ancak bu buluşma ve görüşmelerin sebebini bilmiyorduk........................ 1 ..... Görüntüleri incelediğimizde Başkan'm üç kişi ile buluşup birlikte yola çıktığını anladık............ "Parti merkezinde bana davayı çek dediler onun için çekiyorum" demişti.. hava limanı çevre güvenlik kameralarının belli saatlerdeki görüntülerini incelemek için savcılıktan yazılı talimat aldık.... Bölüm: Devlet kararı kalkmıştı... Biraz internette.......... Belediye Başkanıiıın İstanbul'da bazı insanlarla buluştuğu ve gizli görüşmeler yaptığına dair bilgiler almıştık. her türlü imkânını kullanmış ve yukarılara ulaşmıştı..... Konuyu araştırmaya başladık... aynı şekilde ödendiğini........ plakaları Termikel yöneticilerini işaret ediyordu.. Bir gün kendisinin İstanbul Atatürk Havalimanında bazı kişilerle buluşarak Ankara'ya gittiğini öğrenmemiz üzerine..........................___________________...

..___________________.. onlar vasıtasıyla ihaleye girecek olan firmalarla gizli gizli görüşmeye başlamıştı...... Bölüm: Devlet Tapu Kapıkule Operasyonu ve devamında Bayındırlık ile Dairelerindeki dinleme ve gizli kamera kayıtlarına dayanarak yaptığımız operasyonlar nedeniyle Belediye Başkanı.. genişletilmesi..... ayda 5 milyon TL demekti............ İlk yatırım haricinde... imtiyaz sahibi asgari aylık 301 ....... ciddi yatırım ve organizasyonlara ihtiyaç vardı. 1 .. yüz elli bin ev ve elli bin iş yeri su abonesi varsa ve her abonenin ayda ortalama 25 TL su kullandığı kabul edilirse (büyük sanayi tesisleri ve büyük kurumlar hariç tutulsa bile) bu........... hiç bilmediğimiz bir sahada Belediye'nin su işlerinin imtiyaz hakkının devriyle ilgili görüşmeler olduğunu anladık.... yeni yayınlanan mevzuata göre de tüm şehirlerde belediyelerce su şebekelerinin yenilenmesi... tüm bu işlerin özel sektör eliyle yapılması çok cazip bir plan olarak ortaya çıkmıştı......... su havzalarının ıslahı.......... Ama......._ ............ Gelecekte en önemli ihtiyaç maddelerinden birinin su olacağı biliniyordu.. İmtiyaz hakkının alınması demek........... Beş yüz bin nüfuslu bir ilde....... tüm bu yatırımlar! yapacak kaynaklan yoktu ve bu sahada imtiyaz hakkının devredilmesi suretiyle............ belediyelere de yaklaşık %20 civarında ödeme yapılacağı kabul edilirse... su ücretlerinin tahsilatı gibi hususlarda.. bir yandan da su imtiyaz hakkını devretmeyi planlamıştı ama daha işe başlamadan aracı firmaları bulmuş........_________.................. bir ilin su şebekesinin bakım... suç teşkil edecek hiçbir konuyu telefonla koşmuyor....... tamir ve ilavelerinin yapımı karşılığında tüm su gelirine uzun süre sahip olmak demekti.............. Yine de mahkeme kararı ile Belediye Başkanı hariç diğer kişileri dinlemeye aldığımızda.... peşin ödemeli su saatleri kullanıldığında işletme maliyetinin azami %20 olduğu.. bundan dolayı işimiz biraz zordu. kısa süre içerisinde bu buluşma ve görüşmelerin belediye sarayının satışı ile ilgili olmadığını..... hatta ara sıra odasında cihaz araması da yaptırıyordu.. Başkanın buluştuğunu tespit ettiğimiz kişiler suyun gelecekte önemli bir gelir kaynağı olacağını görüp tezgah kurmuşlar ve ilk ihale yapacak olan Belediyelerle aracılar vasıtasıyla görüşerek ihaleyi organize etmeye başlamışlardı......... Bizim başkan bir yandan Belediye Sarayını satmış..

....... Bölüm: Devlet 3 milyon Tb gelir elde edecekti... İlk yapılacak şebeke tamiratı gibi belli yatırımlar ile dağıtım ve tahsilat işi sisteme konduktan sonra yapılması gereken başka bir şey kalmıyordu......... Bu aracı iş takipçisi....... söylenebilirdi............. kısa seçmeni sürede küstürmemek yapılabilecekti... Belediye Başkanı. bölgenin imtiyaz hakkım almak demek... ihalenin şartnamesini hazırlamak üzere 302 yapılamayan tahsilatlar .. hem özel sektörün kazanmasının sebebi ise şuydu: Özel sektör açısından suyun dünya ve insan hayatındaki öneminin artması ile gelecekte fiyatlar sürekli artacak ve ön ödemeli su saatleri vasıtasıyla tahsilatlar artık peşin ve kısa sürede yapılabilecekti...................... sıcak para demekti..... otomatik olarak her ay artacak şekilde belli bir miktar sabit gelir........ yalnızca Çorlu ve Kars gibi şehirlerde bir iki küçük uygulama vardı.... Su imtiyaz haklarının devralınması yeni bir sahaydı ve 2007 yılma kadar illerde ciddi bir devir yapılmamıştı......................._ .. ama bu sahaya giren ve ilk işleri alan firmaların üstünlük sağlayarak önemli illeri de ele geçirebileceği hesabı yapıldığından bu sahada büyük bir rekabet ve kıran kırana bir mücadelenin olacağının sinyallerini görmek mümkündü....... komisyoncu kişilerin beraber hareket ettiği... Belediyeler açısından ise kaynak yetersizliği........ Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhandan oluşan üç kişilik grup..... Belli bir ilin..._________........ ilave yeni yatırımları özel sektör eliyle yapacak ve belli oranda gelirden de pay alacaklardı........ ihale mevzuatı ve ihale yolsuzlukları nedeniyle yenilenemeyen şebekeler özel sektör aracılığıyla adına kısa sürede yenilenecek. ücretini ödedikleri Veli Aksaz isimli kişiyi Edirne Bele diye sime......... Özel sektör açısından bakıldığında da her gün tüketim artıyordu....... yalnız bu işleri ayarlamak ve ihale sonunda alıcı firmadan komisyon almak üzere kurulmuş iş takipçisi Firma ile birlikte çalışıyordu.... ayrıca kısa sürede su şebekesini yenileyecek. Böylece belediyeler büyük bir yatırım harcamasından kurtulacak................. Hem belediyelerin...___________________... yapamadıkları tahsilatlan özel sektör eliyle yapacak.. Asıl önemlisi suyun giderek değer kazanacağı öngörüldüğünden bu gelir her yıl katlanarak artacağı rahatlıkla.. 1 .....

....... dışarıda Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhan ile ve ardından Termikel firmasının yöneticileri ile ihale şartnamesini hazırlıyordu. tüm belediyelerin işlerini rüşvet karşılığında organize edip....... Görünüşe göre. ihalenin önceden anlaştıkları bu firmalara verilmesi için ihale şartnamelerini firmaların isteklerine uygun şekilde tanzim ederek firmalara avantaj sağlıyor......... Yani bu grup asıl olarak... Her belediye için bu işleri yapabilecek büyük firmalarla konuşuyorlar......... hangi firmayla daha fazla komisyon anlaşması yaparlarsa o firmanın istediği şekilde şartnamenin hazırlanması için belediye yetkililerini etkileyerek firmanın isteğine uygun şartnameyi hazırlatıyorlar ve Belediye Meclisi ile organlarından geçirerek adrese teslim ihale yapılmasını sağlıyorlardı... Belediye'de danışman olarak işe başlamıştı......... Aydın. Bölüm: Devlet danışman olarak aldırıyordu.. yanlış şekilde ihaleye çıkıldı. rakiplerinin aleyhine şartlar koyarak da onlar için dezavantajlı şartlar yaratıyor {örneğin ön ödemeli sayaç üreticisi olmak gibi şartların yazılması demek bu şartı taşımayan tüm firmaları ve rakipleri ihaleye giremez hale getiriyorlardı) ve böylece ihalelerin istenilen firmada kalmasına çalışıyorlardı... Böylece bu iş için kendilerinin ve belediyede ortak çalıştıkları kişilerin maddi menfaat elde etmesini sağlıyorlardı. öyle ki şartnamede yazılan birçok kanun yürürlükten kalkmış.... Hatay gibi illerin su imtiyazlarını da belli büyük firmalara komisyon/rüşvet karşılığı pazarlamaya çalışıyorlardı.. Hileli yöntemlerle yapılan işlemler sonunda Veli Aksaz......_________. İzlemelerimize göre Veli Aksaz......_ ........___________________........................ 1 ..... dışarıda daha önceden hazırlanmış olan örnek bir şartname Edirne Belediyesine uyarlanmaya çalışılıyordu. Bu arada bizimkiler sadece Edirne su imtiyazını almaya çalışmakla kalmıyor............................................ yerine yenileri konmuş veya değişmişti..... Üstüne üstlük bu iş için 303 . şartname hazırlıkları devam ederken bir yandan da Balıkesir........ Hatta dışarıda hazırlanan tip şartname e-posta ile Edirne'ye gönderiliyordu ve tabii elektronik olarak bir suretini de biz alıyorduk................... Denizli. ama bu şartname taslaklarında hâlâ eskileri yazılıydı ve aynen.............

.... sabah da kalanlara dağıtılıp öğleden sonra saat 14Ye hiç okunup incelenmeden Başkanın uzman diye çıkardığı Veli Aksaz in tanıtımı ile Belediye Meclisinde oylandı ve oy çokluğu ile kabul edildi......... Bölüm: Devlet firmalarla...... 304 .......... resmen rüşvetin belgesi sayılacak yazılı anlaşmalar bile yapmaktaydılar................................. Bir aylık bir çalışmanın sonucunda belediye adına (ama Termikel firmasının istediği şartlan taşıyan) teknik ve idari şartnameler ile belediye encümenince çıkarılması gereken su imtiyazı yönetmeliği gibi evraklar hazırlanarak Edirne Belediyesinin ihale dokümanları haline getirildi....................................... öncelikle ihaleye girebilmek için kanunun aradığı yeterlilik şartlarını sağlamak. Bazen de belediye çalışanı olup da dışarıda başka firmalarla irtibatlı olan kişilerin bulunduğunu başka söyleyip onların şartları grupların başka firmalar adına şartnameye şartları yeterlilik için başka koymaya da kalktıklarını yaptığı ortaklarına aktardığı oluyordu... Veli Aksaz'ı ihale şartnamesini hazırlamak için danışman olarak aldıktan sonra küçük bir grup kurarak çalışmayı başlattılar ve danışman Veli Aksaz Termikel'de hazırlanan ihale şartnamesi örneklerini Edirne Belediyesi şartnamesi haline getirmeye çalışıyordu.. bir de her idarenin kendisinin koyacağı şartları karşılamaktı........ Edirne Belediye Başkanlığı..................._ ...___________________...... 1 ........ Beraber çalıştığı belediye görevlilerin bazı yeterlilik şartları koymaya veya kendisinin yazdığı şartları değiştirmeye kalktığı ya da bazı şartlara itiraz ettiği zaman danışman durumu dışarıdaki ortaklan Mustafa Selçuk ve Mehmet Alt un han'a aktarıyor................... Yani ihaleyi kendi lehine yeterlilik taşıması çalışma anlaşılıyordu. Belediye başkanı konuyu Belediye Meclisine getirdi ama en az bir hafta incelense bile zor anlaşılacak yüzlerce sayfadan ve teknik ifadeden oluşan bu dokümanlar akşam bazı üyelere.......... Eğer başta kendi firmanıza uygun veya rakiplerinizi eleyecek yeterlilik şartları yazdırabilirseniz ihaleyi kazanma ihtimaliniz yüzde yüzdü.._________..... onlar da belediye başkanı üzerinden müdahale ederek istenen şartların yazılmasını sağlıyorlardı...... İhalelerde önemli olan hususlardan biri..

belediye sarayı arsasının yıkılması davasıyla ilgili destek arayışında bulunuyordu......... Başkan bu arada Ankara'ya giderek bir yandan Termikel yöneticileri ile görüşüyor bir yandan da onların kanalı ile hükümet çevrelerinde.. Bu korku nedeniyle başkaları adına aldığı telefonları kullanıyordu........ Bir süre sonra belediye ihaleyi ilan etti.. hiçbiri okunmadan. ilk itirazlar serbest rekabeti engelleyici yeterlilik şartlarına oldu.. 1 ...... sürekli dinlenme fobisini yaşıyordu.. yanına gelen herkese telefonla konuşmaması gerektiğini söylüyor. Daha sonra tahkikat safhasında Başkanın ihale komisyonu üyeleri ile konuyu görüşüp bir rakam belirlemediği anlaşıldı... Sonunda ihale oldu ve sadece iki firma ihale dokümanı aldı ve tek firma olarak Termikel Holdinge bağlı Elektromed Şirketi ihaleye katıldı ve kazandı................. eleştiri alınması gereken dokümanlar kimse tarafından okunmadan...... Daha önce de belirttiğim gibi Belediye Başkam dinlenme.. odasında ihale işlerini konuşurken telefonlarının pillerini dahi çıkarttırıyor......___________________......_ . Firmaların itirazları belediyeye geliyor ve bu itiraz dilekçeleri danışman Veli Ak-saz tarafından Termikel firmasına ulaştırılıyordu............ odasını çiçeklerine kadar kontrol ettiriyor......... düzeltilmeden kesinleşti... işlemlere devam etmişti.........................._________. takıp edilme olaylarına karşı öyle tedbirli davranıyordu ki... on beş günlük karar verme süreci başlamıştı.. Başkan benim kafamda şu rakam var... yürürlükten kalkmış kanunlara atıflar vardı....... Sonrasında tek firmanın katıldığı eksiltme süreci.................... Bölüm: Devlet En azında bir ay öncesinden meclis üyelerine ve ilgili birimlere dağıtılarak görüş.. belediyeye danışman tarafından sunuluyor.... belediye de bunları cevap olarak ilgili firmaya iletiyordu.. 305 .. okunmasına fırsat verilmeden oylanarak hukuki hale getirildi... basma ve halka açık olarak yapıldı.... Böylece Ter-mikel yöneticilerinin hazırladığı cevaplar. Neticede ihale bitmiş ama ihalenin kesinleştiği ilan edilmemiş.............. İhale güya açık olmuştu ama konan şartlarla başka firmalar zaten baştan engellenmişti. buna inin diyerek pazarlık yapmış... Tüm itirazlara Belediye kulağım tıkadı.......... Oysa içerisinde yanlış ifadeler........

.... Diğer Görevlerimiz Şentürk Demiral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olayı Türk kamu görevlilerinin.......... Belediye binasındaki yolsuzluklar nedeniyle hakkında yürüttüğümüz tahkikattan dolayı gözaltına alınacağını............. ve daha önce belirttiğim gibi bunu da kendilerine alenen söyledim..... Belediye sarayı ihalesine fesat karıştırma tahkikatı ile ilgili İstihbarat Daire Başkanlığından.... millet ve halka hizmet duygularını yücelterek görev yaptığımızı düşünürüz. bilginin İstihbarat Daire Başkanlığımdan sızdığına kanaat getirdim...................... Mehmet Sevigen'e sızan bilgi yalnızca Belediye Sarayı tahkikatı ile ilgili olduğundan ve su tahkikatından haberdar olmadıklarından...... ihalenin kesinleşmesinin ardından ödeme yapmayı teklif etmişlerdi.. Sonunda firma yöneticileri Edirne'ye gelerek Başkan ile önce Belediyede........___________________... Sonuç için kanuni sürenin sonuna gelindiğinde......... göreve bağlılığının yanlışlığını gösteren ve sorgulamayı gerektiren birçok örnek var ama benim yaşadığım ve burada anlatacağım olay bunların en önemlilerinden biriydi.. su imtiyaz hakkının devredilmesi ihalesiyle ilgili tahkikatta ise KOM Daire Başkanlığı Vidan destek alıyorduk..............._ ... Termikel yetkililerinin bu konuda çok deneyimli oldukları anlaşılıyordu... Birçok insan da buna inanır.. Çoğunlukla biz........................ Başkanın İstanbul'a gittiği bir gün CHP Genel Başkan Yardımcılarından Mehmet Sevigen ile yaptığı telefon görüşmesinde... rüşvetin kendisine ödenmediğim ima ederek beklentisini Mustafa Selçuk ve Mehmet Al t imhan aracılığıyla iletmisti... sonra bir restoranda görüşerek Termikel şirketinin hisse senetlerinden kendisine teminat olarak vermeyi........................ 1 ............_________..... bu bilgiyi de Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki daireden öğrendiğini söylemişti... öyle ki Başkanın tavrını yadırgamışlardı.. yani çoğu görevli vatan...... görev anlayışının.. Bölüm: Devlet İhaleye karar vermek için kanuni bekleme süresinin son günlerinde.. ama yaşadığımız şeyler göstermektedir ki aslında bizler 306 . özel olarak bakıldığında ise Türk polisinin çalışma biçiminin......

.. Bölüm: Devlet basit ve küçük hesaplar..........._________. şahsi ve grupsal küçük çıkarlarımız uğruna halkı ve görevi çoğu zaman unutuyoruz...... Yanında deneyimlerime bu olayları takip eden televizyoncular ve kendilerine yardımcı olmamı talep gazeteciler de vardı.... Bu genel anlayışa. çok izlenen bu programlar dolayısıyla büyük bir izleyici kitlesi olaydan haberdar olmuştu.. 1 . Ben pek bunları izlemediğim için görememiştim ancak bu tarz programlarda yer alan olayları birkaç gazete ve televizyon kanalı veya programcıların kendisi özel olarak muhabir görevlendirerek takıp ederlermiş.. ayrıca Emniyet Müdürünün görev ve fonksiyonlarının bir teşkilatı sevk ve idare etmek Fakat olduğunu daha söyleyerek yardımcı Daire olamayacağımı anlattım... Hatırlanacağı üzere... İstanbul Kartal'da bir okulun aile birliği tarafından düzenlenen geziyle Çanakkale Şehitliği'ne giden ailenin 2.............. önce Kaçakçılık Başkanlığında yanımda görev yapmış. İsrarla bu olayda benim görev almamı..... tüm kamuoyunun bildiği ve yüreğimi derinden yakan çok acı ve çarpıcı bir olay ile şahit oldum... Bir ara kayıp çocuğa benzediği söylenen bir çocuğun..............5 yaşlarındaki oğlu kaybolmuştu.. yardım istiyordu........ Bu olayda da bazı basın mensupları bana olayla ilgili sorular sormuştu........ genel duruşumuz içinde çok önemli bir yer işgal ediyor....... Şentürk Demiral kendisine 307 .......___________________... Kendisine görev sorumluluklarımın Edirne ili ile sınırlı olduğunu................. İstanbul'daki çalışmalarından bu konudaki tecrübelerini iyi bildiğim......_ .......... Anlattıklarını dinlediğimde olayda birtakım. dayanarak ediyordu............................. Bunun üzerine yola çıkan Uğur Dündar'ın ekibinden Ertuğrul Erbaş ve bazı televizyon muhabirleri araştırmak için buraları dolaşırken bana da uğrayıp olayla ilgili fikrimi almışlardı..... Çocuğun anne ve babası her gün sabah yayınlanan kadm programlarını dolaşarak günlerce konuyu canlı tutmuş........ Bir gün çocuğun babası randevu alarak yanıma geldi.... Bu eğilim istisna da değil. gariplikler olduğunu düşünmüştüm.... ayrıca birçok ihtimal olabilirdi.... yakınımızdaki Kırklareli hm Babaeski ve Lüleburgaz ilçelerinde görüldüğünü söyleyenler olmuştu...... ancak mıntıkamda olmadığından açıkçası beni birinci derecede ilgilendirmemişti.......

.................. 1 ..... Son dönemde işlerin mahalli olarak yapılmaya başlaması ve merkezin sadece koordinasyon görevi üstlenmesi söz konusu olduğundan dilekçenin Çanakkale'ye yapmıştık.. daha ilk tanışmamızda çok iyi ve değerli bir polis olduğu kanaatine varmıştım.... Konuyla ilgili görevlendirilmek üzere Şentürk Demirali önerdim..... çocuğun babası Bakanlığa dilekçe verince nasıl olsa bu dilekçe otomatik olarak Asayiş Daire Başkanlığına gelecek... Bölüm: Devlet yardımcı olabilirdi........ bu konuda Şentürk Demiral'ın da iyi bir tercih olduğunu söyledi....... istiyorduk..._________.. Ona istediği teknik desteği Edirne'de imkânların el verdiği ölçüde sağlama sözü verdim. Bu vesile ile alman makineyi incelerken.... Teknik açıdan destek verilirse inisiyatifli bir ekip olarak olayı araştırıp netice elde etme imkânı olacağını........ O tarihte Emniyet Müdürlüğü özlük işlerini yapmak için bilgisayar almış.............. bulmaya yarayacak ne varsa yapmaya hazırdı Şentürk Demirali da durumdan haberdar etmiştim... BASIC denen programlama dilinde yazılmış ve çok emek verildiği 308 belli olan bir programla gönderilmesi özellikle ihtimaline Şentürk karşı bu mutabakatı ilgilenmesini Olayla Demiral'ın ............................................ çocuğu bulacak............. Ardından iyi ilişkiler içerisinde olduğumuz Asayiş Daire Başkanı Hüseyin Özalp'i arayarak durumu anlattım..... Küçücük bir çocuğun kaçırılması onu da derinden üzmüştü.. bunun için Emniyet Genel Müdürlüğüne müracaat ederek özel bir ekibin görevlendirilmesini talep etmesini söyledim.... ama bunun için özel bir programa ihtiyaç olduğunu anlayınca bilgisayardan anlayan pek kimse olmadığından... Olayın ayrıntılarına girmeden önce Şentürk Demiral hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum._ .....___________________. elinden geleni yapacağını söyledi. Çocuk kaçırma/kaybolma gibi konular görev sahasına girdiği için o da zaten olayı bildiğim.. o zaman Hüseyin Özalp Bakan in onayını alarak Şen türkün görevlendirilmesini sağlayacaktı....................... Şentürk u 1985-86 döneminde Diyarbakır'da komiser yardımcısıyken tanımış.. Hüseyin Özalp ile anlaştık...... az da olsa bilgi sahibi olmam dolayısıyla bana danışmışlardı......

................. kaçırılan birçok şahsın kurtarılmasında önemli basanlar elde etti... Onu önce uzak ilçelerde görevlendirdiler............. ben sadece bir iki noktada bilgi verdim.... 1 ................ sonunda da il dışına. hepsinde asıl işi yapan kendisi ve ekibiydi.. Bölüm: Devlet karşılaşmıştım. Şentürk İstanbul'da olağanüstü işler başardı.. iyi bir asayiş polisine ihtiyacı oldu ve tavsiyem üzerine Şentürk'ü Adapazarı Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü olarak göreve 309 ........ Her işi iyi yapan bu polis. O gün için Türkiye'nin en iyi organize gruplarım önemli ölçüde tanıyan ve onlara karşı etkili olacak. hiç bilmediği trafik konusunda bile kısa sürede çok başarılı adımlar attı.... Bu vesileyle kısa süreli çalışmalarımız oluyordu ama Şentürk un çok farklı olduğunu anlamak zor değildi. eğitici küplere kadar pek çok yeni girişimlerde bulunduğunu bir Giresun ziyaretimde görmüştüm...... ardından ben İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olarak atandıktan sonra....._ .... Kısacası sokaklarda çalışan...... "Kim bunu yazan......... aklını kullanan..... Arkadaşım Mustafa Aydın Adapazarı Emniyet Müdürü olunca.. tüm operasyonlarda başarılı olmuş...........___________________................. O günün şartlarında mucizeler yarattı ve ben İstanbul'dan ayrıldıktan sonra nihayetinde rakipleri tarafından Emniyet... O benden önce Diyarbakır'dan İstanbul Asayiş Şubeye atanmıştı.. teknolojiyi bilen çok başarılı ve bir o kadar da mütevazı bir polisti........ Müdürü'ne kötülenmeye başlandı..... bunu yapmak pösteki saymak gibi bir şey!7' diye sorduğumda Asayişte çalışan komiser yardımcısı Şentürk Derniralin ismini vermişlerdi......... bu kadar gayret eden... Giresun'a Trafik Şubesine tayin ettirdiler... Daha sonra Şentürk Demiral ile yollarımız hep kesişti.. batı ülkelerinin Türkiye'ye gelen vatandaşlarından trafik konusunda yorumlarını toplayarak dışarıda nasıl tanındığımızla ilgili çalışmalardan............_________... Benim verdiğim küçük ipuçları ile Sülük.... kaliteli bir polisin Giresun'da Trafik Şubesinde çalışmasını sağlamışlardı... adam kaçırma olaylarında aranan kişilerin teknik yöntemlerle bulunmasında Şentürk ve diğer Asayiş ekiplerine teknik destek vermiştim........... başkalarına konuları tüm detaylarıyla anlattığım ve beklediğim neticeyi alamadığım halde ona tek kelime ipucu vermem yetiyordu... Söylemezler Çetesi gibi önemli grupların yakalanmasında...

... ama olay hakkında netlik sağlayamamıştı... Savcı da olayın bir an önce çözülmesini istiyordu..... Bir hafta kadar sonra tekrar Edirne'ye geldi........ Daha sonra Şentürk olay yerinin savcısı ile görüştü.... Daha sonra ben KOM Daire Başkanı olunca Mustafa Aydın in müsaadesi ile Şentürk'ü KOM Daire Başkanlığına şube müdürü olarak aldım..... Hakkında kitap yazılacak bu efsanevi polis......... bana uğradı.... Zaten eşi Edirneli olduğu için burada bağlantıları vardı. bir takım çalışmalar yapmış. ne yapılması gerektiği ile ilgili olarak biraz tartıştık._________.............. Şentürk de Gümüşhane'ye sürülmüş ancak îdare Mahkemesi tayin kararını iptal edince Trafik Daire Başkanlığında Şube Müdürü olarak göreve başlamıştı.. kurulmasına öncülük ettiğimiz dinleme sisteminin bu 310 .... buna neden mani olunur aklım almıyor.... Bu kez oturup beraber çalışmaya başladık.. mevki istemeyen bu polis kendi uzmanlık alanında neden çalıştırılmaz.. neler yapabileceği konusunda bilgi verip bazı teknik verilerin temin edilmesi için yardım talep etti... Kendisi ile biraz değerlendirme yaptık... ikimiz de Emniyet İstihbarat Teşkilatına yıllar önce kurduğumuz..._ ........ Bölüm: Devlet getirdi.. Kayıp çocuk olayına dönersek..... Yine kısa sürede.... kendini göstermiş. Jandarma bu yeni yetkilileri yapılabilecek her yapıldığını...... Başkan Yardımcılığı görevinde " insan israfına" örnek olarak görev yapıyor. ancak yine de yardım etmekten geri durmayacaklarını söylemişlerdi.. Koni Daire Başkanlığından Edirne'ye atanınca (sürülünce) bana yakın tüm müdürlerim KOM'dan kovulmuş............... Şentürk yeni görevi için Çanakkale'ye giderken Edirne'ye. belli bir mesafe alabilmiş........................... Savcıdan alınan talimatlar üzerine Şentürk bazı bilgileri toplamaya başlamış... Hiçbir makam...___________________......... çocuğun babasının müracaatı üzerine Hüseyin ağabeyin gayreti ile Şentürk çocuğu bulmak üzere ekip amiri olarak görevlendirildi. hâlâ Trafik Daire Başkanlığında............... jandarmalarla şeyin görüştü........ görevlendirmenin fazlaca işe yaramayacağını........ birçok operasyonda etkili rol oynamıştı. 1 ......... Özellikle Van'da polislerin elinden oğlunu kaçıran ve uyuşturucu ticareti konusunda nam salmış aşiret ağası Mustafa Bayram in ve oğullarının yakalanmasını sağlamıştı......

................ Bu kişi aynı zamanda çocuğun annesi ile de bağlantılıydı ve muhtemelen onunla gizli bir ilişkisi vardı............... Benim görüşüm en az bir hafta İstanbul polisi ile irtibat: halinde bulunulması ve on gün boyunca takıp edilerek olaydan emin olduktan sonra müdahale edilmesi gerektiğiydi.......... 1 .......... Adamın anlattığına göre çocuğun annesi ile eskiden gayrimeşru bir gönül ilişkisi olmuş ve bu ilişkiden anne hamile 311 .... Zaten mahkeme kararı da elimizde vardı....... Şahsın kimliği. Bölüm: Devlet olayda kullanılabileceğini..... Birkaç saatlik bir çalışma sonunda Şentürk bazı numaralar üzerinde yoğunlaşmıştı ve iddiasına göre o gün okul grubu ile beraber hareket eden bir kişi otobüsü takip ederek Çanakkale'ye kadar gelmiş ve çocuğun kaybolmasından hemen sonra Lapseki üzerinden Gelibolu'dan tekrar İstanbul'a dönmüştü..... Şentürk gidip aileyi ve şahsı birkaç gün takip edecekti........... Her s ey i netleştirmiştik.... her şey çok açıktı..... Özellikle Türk Telekom'dan ve tüm GSM operatörlerinden bilgiler toplamıştı................................ kayıp çocuğa yaş olarak benzeyen bir çocuğun da yanlarında bulunması üzerine orada müdahale etmiş ve şahısları yakalamıştı.. araçlarının markası gibi tüm bilgileri bir iki saat içerisinde çıkarmıştık. Olayı aydınlatmaya yönelik plan yaptık. işi.... Şentürk bazı bilgileri mahkeme kararı ile ilgili kurumlardan temin etmişti......... kısa sürede müdahale etmek istediğini söyledi. İstanbul'daki üçüncü gününde şüpheli kişi ve ailesi piknik yaparken.. ancak bu sistem sayesinde olayın ayd ı n 1 a 11 la bileceği n i düşünüyorduk. Gerçekten de öyle yaptı.___________________. adresi... Attığımız bu adımla birlikte olay farklı bir boyut daha kazandı: Çocuğu kaçıran kişi çocuğun gerçek babasının kendisi olduğunu söylüyordu........_ ..... İstihbarat Şube Müdürlüğünün yetenekli elemanları ile bilgileri analiz etmeye başladık..... Gece oturduk.............. ama Şentürk çok daha kestirmeden düşünüyordu ki..............._________.... çocuğun kaçırılması olayı anne ile bağlantılı bir kişi tarafından yapılmıştı ama bir annenin kendi çocuğunu kaçırması ve sonra da onu böyle televizyona çıkıp araması mümkün müydü? Fakat bunun başka izahı yoktu....

........ Daire Başkanı in telefonla arayarak bu yaklaşımın çok yanlış olduğunu.... Bu kişi de çocuğu kendi çocuğu olarak alıp İstanbul'a dönmüş........... aydınlatılama-yan olayların. işi çözen Şentürk Yü............. pek çok şehirde kaybolmuş ve öldürülmüş olma ihtimali yüksek birçok ırısamrı yakınları bulunmaları için pek çok yere başvurup Bakanlık üzerinde baskı kurmaya başladılar.. kıramadıklarından açıldı... ailenin acısını dindirmek uğruna başlanan çalışmalar faciaya dönüşmüştü.. Bölüm: Devlet kalmış....... Şahıs çocuğun babasının kendisi olduğunu doğumdan sonra..... Mahalli imkânlarla bulunamayan kayıp kişilerin. kayıp çocuğu bulmak. Ama olanlar çok.......................... eşini de kandırmıştı... Anne olayı bizzat planlamasına rağmen birkaç ay boyunca televizyon kanallarını dolaşarak yürek. Bu anlamda Şentürk de son dönemde popüler olmuş.. Bu olayı burada anlatmamın sebebi Şentürk ve ekibinin böyle aylarca kamuoyunu işgal etmiş ve çözümlenememiş bir kayıp olayını bir hafta on gün içinde çözmesinin önemidir........ söyledim. kamuoyuyla basın kendisini ciddi şekilde övmeye başlamıştı..... Bizim İstihbarat bilgilerini kullanarak Şentürk'e destek verdiğimiz de duyulmuştu....___________________... Bunun üzerine o tarihlerde yine buna benzer şekilde İzmir'de. bunun gibi kamuoyunda ilgi uyandıran pek çok olayın aydınlatılması için yeni bir bakış açısını ortaya çıkarmıştı. Neticede bir iyilik yapmak........ Yine de çok garip bir şekilde Edirne İstihbarat Şubesinin bilgisayarda sorgulama yapma yetkileri kaldırıldı....... bu Bir şekilde müddet davranılmasmın sonra bilgisayar kabul edilemeyeceğini belki beni sistemi...... 1 .............._ ... kayıp küçük bir 312 . anneden öğrenmiş ve bir süre sonra kendi çocuğunu istemiş......... Açıkça söylenmiyordu ama engelleniyorduk........ Anne de çocuğu gerçek babasına verebilmenin yolunu aramaya başlamış ve böyle bir düzen kurarak Çanakkale gezisi esnasında kendi çocuğunu alıp babası olduğunu söylediği bu kişiye teslim etmiş..._________.. biz sadece onun istediği bazı bilgileri vermiştik.... merkezi bir müdahale ile takip edilerek ortaya çı-karılabilme ihtimali kuvvetlenmişti.. dağlayan konuşmalar yapmıştı......... Zira bu olay.............. Bunu duyunca çok rahatsız oldum... İstanbul'da.. garipti....... Çocuğunu arıyormuş gibi görünmüş.

.... Kendilerine bilgi verilmediği...... gerektiğinde görevi engellemekten kaçınmıyorduk......... Bir bölgede faaliyet varsa ve oraya bölgedeki ilgüllerden habersiz müdahale edilir ve bir şey ortaya çıkarılırsa inanılmaz bir tavır koyuyorlardı........ hepimizin göreve inanma konusundaki samimiyetsizliğini de ortaya koyan... Hiçbir şey yapmasını istemiyorlardı.... tavır alıyorlardı..... Buna mana vermek mümkün değildi...... hatta daha sonrasında Şentürk e bu tür görevlerin verilmemesi için Bakanlık 313 .. Bu belki anlık... 1 .... Nitekim Şentürk bu son olayda çalıştırılmadı...... Bölüm: Devlet çocuğu bulan polis müdürüne yardım edildiği için engelleniyorduk...... Şentürk tarafından bazı kamu çözümlenmesini istemiyorlardı................. yapılan küçük şeyler her şeyi anlatıyordu.......... Bu. İpuçları elde etmeye başladığında mahalli polis ekipleri tarafından inanılmaz bir karşı koymayla karşılaştı.. üstlerine durumu anlatamadıkları için bunu kendilerine yapılmış en büyük kötülük kabul ediyorlardı... Kendilerindeki eksikliğin açığa çıkacağını düşünerek olayın Bu............. Şentürk e karşı olduklarını ortaya koyuyor.. büyütülmemesi gereken bir tepkiydi ama daha sonra yaşanan bir olayda tavırları net bir şekilde anlaşıldı... millet... vatan.._ ..... Bundan dolayı da GüneydoğuYlaki en büyük başarıya da imza atacak olsanız..... mıntıkalarına girip onlardan habersiz hareket etmeniz tepki görüyordu...... oysa bu. Yıllar önce de Güneydoğudaki birçok çatışmada inkâr edilemez bir şekilde bu tavırla karşılaşmıştım....... bulunması için çalışıyordu................. Yine açıktan karşı çıkılmıyordu ama gösterilen tavır... Böylesine önemli bir görevin dışarıdan gelen bir ekip tarafından yapılmasına karşı koyuyorlardı... İstanbul'da esrarengiz şekilde kaybolan bir babanın......___________________.. başarı paylaşılmak istenmiyordu......... görev aşkı yalanını gösteren bir durumdu... Oysa orada görev yapan herkes bilir ki güvenlik ekipleri samimi bir şekilde dayanışma içerisine girse çok büyük mesafeler alınabilir... Sakarya edebiyatıydı. Türkiye'deki görevlilerinin anlayışım ortaya koyan ve içinde yer aldığım hemen hemen her olayda karşılaştığım bir tavırdı.._________. Şentürk başka olayda..... Yani yaşananları kendi şahsi çıkarlarımızla sınırlıyor.... Bizim görevimiz vatandaşa hizmet diyorduk............

.... Şen t ürk'ün başarılarına rağmen bir daha ona benzeri görevler verilmedi....... 1 ... destek verilmezse bilgi toplama ve olayı çözme ihtimali zayıflıyordu...... bana "Ben de biliyorum........." dedi....... görev alanı yalnızca tek bir konu olan uzmanlaşmış bir ekip elbette çok daha etkin çalışıyordu... on binden fazla polis bulunuyordu ve yine o tarihte o bölgedeki PKKlılar için verilen en büyük sayı 300-400 kişiydi............ maalesef kimsenin itiraf etmediği gerçekti... Hareket etme kabiliyetleri de aynı ölçüde sınırlıydı.......... mahalli jandarma teşkilatının günlük icraatlar içerisinde yüzlerce adli... Emniyet Genel Müdürlüğü adına bizim şubeye ve bana verilmişti.... Bu nedenle en azından mağdur insanların oldum.... mahalli körlükleri yoktu......... sabah erken saatlerde 314 ...... Ayrıca ön yargılan olmuyordu....... Her olaya aynı anda koştuklarından.... Çok yakın çalıştığım. bunun hiç de öyle olmadığına maalesef defalarca şahit 4 aşiretlerin PKK'ya destek 1985-86 yılında Güneydoğuda vermemesi için yapılan planlamada.___________________.... çünkü mahalli polis teşkilatının. Kendi taburu ve güneyden komşu bir taburun unsurları..... Eruh ve Gabar bölgelerinde geniş bir operasyona kendisi de taburuyla katılmıştı.. O zamanlar bölgede yüz binden fazla asker. Bu bir abartı değil......... her şeyi sıfırdan öğrenmeye hazırdılar................. Oysa merkez tarafından özel olarak görevlendirilmiş bu insanlar daha avantajlı oluyordu.. Bununla birlikte tabii ki her zaman mahalli zabıtanın desteğine ihtiyaçları vardı. *3 2 yaralarının sarılması için herkesin destek olması gerekirken... MİT ve Emniyet görev almış.. sizınkilerm ve bizim askerlerin %10'u samimi ve gayretli çalışsalar bölgede sorun kalmaz.................._________.... Halbuki vatandaşa hizmet noktasında............._ .... Şırnak bölgesindeki aşiretlerle görüşme görevi....... tek bir olaya özel zaman ayırmaları zordu.. samimiyetinden hiç şüphe duymadığım bir tabur komutam bir olay anlatmıştı.... Bölüm: Devlet üzerinde bile inanılmaz baskı kuruldu.......... idari görevi ve başka birçok işi vardı. Gelişmelerle ilgili bilgi almak üzere beni çağıran Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Kaya Yazgan'a bölgedeki görevlilerin iyi görev yapmadıklarını anlatıp onları eleştirmem üzerine..

.................___________________.... Oysa hemen kuzeyde. Ancak biz daha kaçakçılıkla ilgili tahkikatı planlamadan o yıllara kadar görülmemiş miktarlarda uyuşturucu yakalanmaya başladı... önceki yıllarla kıyaslandığında 2005-2008 yılları ara sında sınır kapısında yakalanan uyuşturucu miktarında % 100 artış olmuştu... ben Şırnak merkezde olan bölüğümü çağırdım..... kendisi daha kıdemli olmasına rağmen... Bu herkes için normal bir olaydır: ama bana göre "Nasıl olsa......... bundan nasıl kurtulacağız. Bölüm: Devlet 10-12 kişilik bir PKK grubuyla temas kurmuş ve çıkan çatışmada 2'si ölü biri yaralı 3 militan ele geçirilmişti....... ama o taburun komutanı.. 3 PKKlı elde.. "Komutanım bizim askerler sizinkileri tanımazlar.... ama samimi olduğumuz için ancak bana söyleyebilmişti..... yar d ım la ş mayan hiçbir rütbeli de bundan dolayı ceza görmedi....... 1 ..." der ve helikopterlerle Şırnak'tan bölük getirilir. ilk çatışmayı başlatan taburun komutanına anons edip kaçan militanların istikametinde bulunan kendi bölüklerini istediği gibi yönlendirmesi için "emrinizdeyim" demiş.................... Kaçak Çay Operasyonu Sınır kapısındaki rüşvet suçlarını ve düzensizliği önledikten sonra sıra buradaki kaçakçılık olaylarını soruşturmaya gelmişti... bir yanlışlık olur... bölgede yardımlaşmama her zaman oldu................_ ..._________..... bir ikisi daha yakalanır. cevabı verilmesi gereken önemli bir soru...... Diğer militanların kuzeye doğru kaçtıkları telsiz anonslarında geçince... başarının tamamı bizim olsun" anlayışı ile hemen yakınındaki diğer taburdan yardım istenmemiştir.... Bu tip bir düşünce ve zihniyeti nasıl yarattık veya bu zihniyet nasıl tüm kamuya hâkim oldu............ başka taburu başarıya ortak etmenin gereği yok... Kapıdaki görevliler artık görevlerini ciddiye alıyor ve 315 ......... O günlerde sürekli eylemlerde kayıp verildiğinden....... bir hamle ile araziyi saracak bir tabur hazır bulunmaktadır...... başarıya susayan komutanlar bu veya benzeri olaylarda hiçbir zaman durumu sor gulay amad 11 ar....... Bunun böyle olduğuna tabur komutanı arkadaşım da inanıyordu.... kapılarda tesadüfen yapılan aramaların bir sonucu gibi görülüyordu ama hiç kuşkum yok ki aslında rüşvet tahkikatının bir neticesiydi.................... Bu durum..

..... şebekenin diğer üyelerinin faaliyetlerini ve irtibatta oldukları kişileri de incelemeye ve bu bilgileri saklamaya başlamıştık........ belki de tesadüfen.................._________.....___________________............ Oysa biz büyük çaplı her yakalama olayında. uyuşturucu ve kaçak malları birer birer yakalamaya başlamıştık..... şoförün verdiği beyan ile gerçekleştirilen birkaç yeni soruşturmayla sınırlı kalırdı. Bu zincir böyle devam ediyordu..... ilgili illerdeki ekiplerle birlikte çalışarak..... Bir olayı çözünce arkasından daha büyük bir kanunsuzluk ortaya çıkıyordu.......... Gümrük yetkililerine yapılan uyarı ile.... aynı firmanın aynı gün bir iki 316 . Kapılarda görülen rüşvet olaylarını çözdükten sonra........ Ayrıca kapıdaki ilk yakalamanın failleri de böylece ortaya çıkarılıyordu.........._ .. uyuşturucu yakalamaları artmıştı. bir gün Hamzabeyli Hudut Kapısından ülkeye giriş yapan bir tırda....... ilk beyanlar mahkeme safhasında inkar edilir ve delil yetersizliği ile soruşturma o noktada kalırdı...... Bu sayede 2007 ve 2008 yıllarında rekor sayılabilecek miktarda uyuşturucu................ tüm belgelerinde yükünün 'cal-cium carbonate' olduğu belirtilmesine rağmen dökme çay bulunmuştu........ Hudut kapısında mallar beyan üzerine işlem gördüğü için sadece şüpheli durumlarda ya da deneme amacıyla belli kontroller yapılıyordu.... Bölüm: Devlet daha önce küçük rüşvetler alınması sonucu yapılmayan kontrolleri titizlikle yerine getiriyorlardı..... önce sebebini bulamadığım bir şekilde....... Çoğunlukla şoför haricindeki kişiler kaçar....... Onu çözünce bu defa ondan daha büyük başka olaylarla karşılaşıyorduk... 2008 yılı sonuydu..... malların gideceği yurtiçi gümrüklerde yürütülüyordu... Diğer yandan o tarihe kadar kapıda yakalanan uyuşturucularla ilgili tahkikatlar.. 1 .... Belgelere göre bu mal bir Türk firması tarafından Romanya'daki bir Serbest Bölgeden Türkiye'ye ithal ediliyordu.... İlk tahkikatta isimlen geçmeyen kişiler fark edilmediklerini sanarak faaliyetlerine devam et tikleri için. Bana göre hudut kapılarımızda rüşvet ve kanunsuzluklar iç içeydi.... Asıl gümrükleme işlemi................ tüm şebeke üyeleriyle birlikte yakalanmıştı..... Karşılaştığımız bazı olaylar bu kanaatimin pekişmesini sağladı...

...._________.........._ .... Şebekenin çalışma yöntemi belli olmuştu.. PVC hin bizim bildiğimiz plastik malzeme değil.... Önce şebekenin nasıl çalıştığını anlamamız ve onların bilmediğimizi zannettikleri bilgileri bulmamız gerekiyordu. sonra Bulgar meslektaşlara bu firma tarafından Bulgar gümrüklerine beyan edilen tır yüklerinin cinsini sorduk. damadım Bilal Ay gör de meslek heyecanı içinde bu kapıda yapılan kaçakçılık faaliyetlerini ortaya çıkarmak için koşuşturuyordu......... ancak Edirne Ağır Ceza M ah kem e si'nde yapılan yargılamaları sırasında................................ Bu amaçla önce aynı firmanın bir yıl içinde giriş çıkış yapan tüm fırlarının ve yüklerinin listesini gümrükten istedik. çünkü daha önce de aynı firmanın. firma Bulgar makamlarına transit yük dîye gerçek yükü belirtiyor. 1 .. yeni bir mal girişini beklemeye 317 .......... Özellikle son firma ile ilgili önceden pek çok bilgiye sahipti............... Simdi sıra tüm delilleriyle yakalamaya gelmişti. Böylece tahmin etmedikleri noktada önlerine çıkabilecektik................... Ancak bunu öyle sağlam yapmalıydık ki bu kadar komik bir iddiayla bile Ağır Ceza MahkemesiYıden kurtulan şebeke bu defa kanundan kurtulanlasın.___________________...... Bu firmanın bir yılda 60 kadar tın aynı yolla yurda soktuğunu tespit etmiştik. Bunun üzerine Savcı Ay gör Yi n koordine ettiği bir çalışma başlattık.. Karşılaştırdığımızda her şey ortaya çıkıyordu... Sonra da yolda malı indirip satıyor ve evraklara yazdığı değeri düşük olan malları yokluyordu................ Hamzabeyli Hudut Kapışırım adli olarak bağlı olduğu Lalapaşa ilçesi Cumhuriyet Savcısı....... Dolayısıyla bu kişilerin göz göre göre kaçakçılık yapmalarım ve kanunun elinden kurtulmalarını hazmedemiyordu....... Bulgarca badem kelimesinin farklı lehçede söylenen kelimelerinin baş harfleri olduğunu iddia ederek beraat emişlerdi.......... Bölüm: Devlet saat önce ülkeye giren ve İstanbul'a doğru yolda olduğu anlaşılan fırlarında da benzer bir durum olduğu ortaya çıkmıştı........ Önce bu çetenin yöneticisi olarak bildiklerimizi takibe alıp.. evraklarında 'PVC olarak beyan ettiği malın aslında badem içi olduğu anlaşılıp kaçakçılar yakalanmış........... ama Türk kapılarına başka bir mal olarak beyan ediyordu........... Onun getirdiği bilgileri üst üste koyduğumuzda gerçekten de ciddi bir kaçakçılık şebekesi ile karşı karşıya olduğumuza kanaat getirdik....

....... Çünkü tüm faaliyetlerdeki canlılığın tetikleyici gücü bana kalırsa haksız menfaat temin etme beklentisi 318 ...... Bölüm: Devlet başladık.._ .... 1 ..... böylece tüm yolsuzlukları bir anda önlemek mümkün olsa ülkede ekonomi ve yatırımlar durur...... bir şoförle değil. devlet işleri kilitlenirdi.. Peşinde bizim ekiplerimizle Rize. Ayrıca peşine de bir polis ekibi taktık........ Tahminimize göre malı yurtiçinde bir yere boşaltıyor. Böylece yıllarca kapıda küçük evrak sahtekarlıkları ile kaçakçılık yapan ve tesadüfen yakalandığında da işini ayarlayarak beraat eden şebekeyi.. tüm yaptıkları kaçakçılık delilleri ile birlikte........... umarım bu defa yaptıklarının hesabını verirler....... aranan kişileri.. Takip edeceğim............. Aynı firmaya ait bir tırm yine çay yükü ile giriş yapacağını öğrendik ve tır kapıdan girince ona bir takip cihazı bağladık....... Ancak tırda görevli kolcunun dürüst tutumu sayesinde (ilk defa bir gümrük memurunun düzgün tavır koyduğunu görmüştük) çayı boşlatamadı-lar. Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz Şuna inanıyorum ki bu ülkede rüşveti... suç üstü yakaladık...._________......... fakat malı transit şekilde üçüncü bir ülkeye götürüyor gibi göstermeye başlamıştı. ihaleye fesat karıştırmayı bir anda durdurmak.. asıl patronu............ Bu arada son yakalamalardan dolayı şebeke taktik değiştirerek mallarının cinsini doğru beyan etmeye....... Artvin.... tüm şebeke üyelerini olay yerinde ve asıl yöneticilerini evlerinde yakaladık................ irtikabı.___________________..... Şebekenin Gaziantep organize sanayi bölgesinde malı boşlata-cağım öğrenmemiz üzerine Gaziantep polisi ile işbirliği yaparak tır tamamen boşaltıldığı sırada........... sonra da değersiz bir mal yükleyip hudut dışına göndermiş gibi göstererek kaçakçılık faaliyetini yürütüyordu........ Suriye'ye gidecek şekilde beyanda bulunularak yeniden Rize.............. Trabzon ve Gaziantep'e doğru yola çıkmıştı...... Şebeke malı Gürcistan'a götürüyormuş gibi görünerek gümrük işlemlerini yaptırmıştı ve kuşkusuz yolda malı boşaltacaktı............ bir tır...... derken Sarp Sınır Kapısı'na kadar gidip Gürcistan'a çıkış yapmak zorunda kaldı ama birkaç saat içinde mal parasının alınamadığı gerekçesi ile geri gönderilmiş....

......... barajlar. Hizmet Götürme Birliği Müdiresinin ilgilenmesine rağmen tam bir yıl sürdü. Eğer suyun başında duran memurlara. Bu küçük binanın hazırlık safhası bile bu kadar zaman aldığına göre... ayrıca tesisi Valiliğin de desteği ile Özel İdare ve Köylere Hizmet Götürme Birliği yaptıracaktı. Basit bir örnek vermek gerekirse......._________. dolaylı olarak Valinin._ ........... Ancak tek katlı prefabrik binanın plan.......... temin edemeyecekleri havası yaratılırsa onlar tüm işleri yavaşlatır. olmaz işler bir kolayı bulunarak olur kılınıyor. yapılan işlerde maaşları dışında menfaat. sistem çalışmaz ve Türk ekonomisi durur......... plan programlar yapılamaz hale gelir. üzerinde durmasak hiçbir zaman tamamlanamayacaktı..... Bölüm: Devlet ve duygusudur.. projeler hemen çiziliyor........ proje. iş yapılmaz... ESKİŞEHİR Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi 319 ........ Edirne'de Roman çocuklarım sokaktan... Buna göre belediyeye ait kiralık bir bahçenin işletmesini polislerin maaş promosyonlarından kalan para ile 25 bin TL'ye almıştım... kötü alışkanlıklardan korumak için Saray Spor adında bir projemiz vardı.......2Î 9 Ama çok açık hissediliyor ki yapılacak işlerde kendilerine de bir şeyler düşecekse.... Milli Piyango İdaresi de projemize 160 bin TL destek vermişti...... inşaat tamamlanırdı......... köprüler ihale edilemez............. Devlet yatırımları yapılamaz....................... Oysa eğer 160 bin TL'ye inşaat ihale edilseydi ve dolaylı olarak bazı görevlilerin de bu işte haksız menfaat elde etme ihtimali olsaydı birkaç ay içinde her işlem biter....... Buraya bir halı saha ve tek katlı prefabrik bir kulüp binası yaparak çocuklara hem spor yaptırmak hem de güzel bir ortamda dolaylı olarak eğitmek istiyorduk... zemin etüdünün bitirilip inşaata başlanması benim... Şube Müdürlerimin.... Bunu kanıtlamak için binlerce örnek bulmak mümkün...... evraklar yazılıyor............. Bayındırlık Müdürünün. planlar.. v3 ...............___________________.. 1 . yollar......

.. Sorunu sıkıyönetimlerle ve askeri yapılanmalarla çözmeye çalıştılar.... devletin muhtemelen en önemli sorunu terör ve terörle mücadeledir. şekilde her konuda her sorununa yakîasılmamaktadır.. 1 ..... Her soruna. terör ve terörle mücadele sorununda üniversitelerde görevli akademisyenlerin ve araştırmacıların çalışma yapması yeterli olmadığı gibi..... sorun akademik ölçütlerde ele alınıp analizi yapılmamış ve konu hakkında bir fikir üretilmemiştir................_________...... bu konuyu hiçbir zaman kendi sorunları olarak görmediler........... Askeri bir mantıkla..... özellikle son elli yıllık dönemde.. Bununla birlikte...... güvenlik güçlerinin bakış açısıyla ele alındı ve militarist politikalarla çözülmeye çalışıldı... Bir taraftan ülkenin ekonomik kaynaklanılın büyük bir bölümü terörle mücadele için sarf edilirken........ ülkenin en hayatı meselesi üzerine araştırma yapmayı...... sadece kendisinin çözebileceğine inandı ve kendi 320 ... bu kurumlarda görevli akademisyenler hemen her konuda raporlar hazırlarken....... bu konu üzerinde düşünmeyi gündemlerine dahi almamışlardır... Alman tüm önlemlere.... Türkiye'de siyasi istikrar kurulamamıştır. sadece bu sorun üzerinde çalışmaların yapıldığı...._ ................ Doğal olarak bunun sonucunda askeri yapı bu konuyu kendi sorunu olarak kabul etti...... yöntemlerle Üniversiteler gerekirken.............. Oysaki bize göre. diğer taraftan Türkiye'de demokrasinin ve özgürlüklerin gelişmesi yine terörle mücadele bahane edilerek engellenmektedir............___________________... Terör...... Sivil hükümetler.... araştırmalar enstitülerde yapılırken..... Sorunun ortaya çıktığı günden itibaren. en üst düzeyde uzmanlaşmanın sağlandığı bilimsel enstitü ve araştırma merkezlerinin kurulması da zorunludur..................... ülkenin her en toplumsal yaklaşılması önemli ve olaya akılcı bu bir biçimde ve bilimsel nedense.... hemen Türkiye'de.... bu kurumlarda hiçbir bilimsel araştırma yapılmamış... Terör ve terörle mücadele bir sorun olarak görülmemiş veya görmezlikten gelinerek yok sayılmıştır.... toplumsal açıdan çok önemli bir sorun olan terör ve terörle mücadele hiçbir zaman akılcı bir biçimde ele alınmamış ve tüm yönleriyle bilimsel olarak incelenmemiştir.. yapılan tüm uygulamalara rağmen. Türkiye'de bir güvenlik sorunu olarak kabul edildi. Bölüm: Devlet Türkiye tarihinde...

..................... örneğin. Kurulacak enstitü ve merkezlerde.................._________..._ . Konuyla ilgilenen bilim adamlarını........... sivillerin bu sahaya girme lerini tümüyle önledi.... yapamadılar.. Daha doğrusu bilimsel ve akademik ölçütlerden tümüyle uzaklaştılar............... Aşırı sol.. şiddet yaratmamaları için gereken tedbirler üzerinde düşünmeli. Fransa'da bir Kürt enstitüsü vardır....... Bölüm: Devlet sorun başına çözmeye çalıştı.... aşırı sağ..... 321 . diğer taraftan en... gerçekte ise yapılanların bilimsel araştırma ölçütleri ile hiç alakası yoktu.... radikal İslamcı ve bölücü düşünce ve faaliyetlerle ilgili enstitülerin ve araştırma merkezlerinin kurul ması zorunludur.. Belirli önyargı ve anlayışla sadece devletin tezlerini doğrulamak amacıyla hareket ettiler. 1 ... ciddi soruna bilimsel açıdan yaklaşılmamak!a ve hatta bilim adamlarının bu sorunla ilgilenmelerine müsaade dahi edilmemektedir........ devletin ve güvenlik güçlerinin almış olduğu kararların ve uyguladıkları politikaların doğruluğunu.. Bir taraftan ülkenin kurucu felsefesinin bilim olduğu ısrarla dile getirilirken... politika önerilerinde bulunmalıdırlar...... devletin karar ve uygulamalarına 'bilimsel' niteliğini katmaktan.___________________... Bu kurumlarda görev yapan bilim insanları.... Dolayısıyla bilim adamları.... a ka d e m i sy e nle rin üstünde bir güç ve akıl olarak gördü................. bu düşünce ve hareketler tüm yönleriyle akılcı bir yaklaşımla ele alınıp incelenmeli ve en derin biçimde bilimsel ölçütlere göre analiz edilmelidir..... Sözde yapılan çalışmalar bilim adamlarınca yapılmıştı...... bunları bilimsel açıdan onaylamaktan başka bir şey yapmadılar.. Devlet kendisini her zaman bilimin........ ama her nedense ülkemizin en önemli sorunuyla ilgili Türkiye'de bir enstitü kurulmamıştır.. Gerek sivil hükümetlerin bu karşısındaki tutumu. bu karar ve uygulamalara muhalefet edenlerin iddialarının yanlışlığını ispat: etmekle sınırladı. Oysa karşımızda duran terör sorununa da diğer herhangi bir toplumsal sorun gibi bilimsel yöntemlerle yaklaşılması ve akılcı çözümler üretilmesi zorunluydu......... insanlarımızın her türlü radikal akımlara ve bu akımlar aracılığıyla terör eylemlerine katılmamaları.... gerekse de askeri yapılanmaların sorunu kendilerine mal etmeleri...................

. siyasi kargaşanın ve toplumsal huzursuzluğun bu kadar yaygın olması ve bu kadar uzun süre devam etmesinin... bu soruna hiçbir zaman bilimsel ve açıdan peşin yaklaşılmamış fikirlerle olmasından.. Bölüm: Devlet Araştırmalar ve değerlendirmeler..._________.. En önemli yanılgılarımızdan bir tanesi de her derde deva diye kabul ettiğimiz Atatürkçülüktü......... bu ölçütlere göre incelenmeli.. girmemiştir de............. Yaşanmakta olan olayları 'nasıl önleriz?' sorusu hiçbir zaman sorulmadı. askerini ve diğer kurumlarını kullanarak bu kişilere mani olur ve suç varsa cezalandırır.... Fakat bizim ülkemizde devlet.......... içinin ne ile doldurulacağı belli olmayan bir kavram.. Hiçbir fikir tartışmadan muaf değildir ve ebedi olarak değişmeden kalamaz...... mutlak doğruların var olduğu iddiasının kendisi de dogmatik bir yaklaşımdır ve temel laiklik anlayışına aykırıdır.........___________________.... Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak Dünya üzerinde hiçbir devlet vatandaşları arasında çelişkileri artıracak.. Kendi keyfi fikirlerimizi veya günün koşullarına göre devletin uygun bulduğu uygulamaları Atatürkçülük adına savunuyoruz. ne olduğu bilinmeyen.... bizzat kendi vatandaşlarım yine kendi 322 vatandaşları olan rejim .......... kavga ve gerilim ortamının doğmasına neden olacak bir uygulamaya girmez. Uygulamaya konulacak her düzenleme..... mutlak doğrular olarak kabul edilecekse... vatandaşlarını rejime muhalefet edenlere karşı kışkırtmış.. Ülkemizde terörün.............. getirilecek her kural....... Eğer Atatürkçülük denen kurallar değiştirilemez..... uygulamalarda uyulacak tüm ilke ve yöntemler mutlaka akıl ve bilimin ışığında değerlendirilmeli.. tahlil edilmeli ve bu ölçütlere uyduğu oranda hayata geçirilmelidir.............. Oysa aklın ve bilimin egemen olduğu bir yerde asla dogmalara yer yoktur... bu tür bir kabulün akıl ve bilim ile açıklaması yapılamaz..... ülkenin kanunlarım ihlal eden birileri varsa devlet polisini. Akla aykırı olan.. 1 ... her şeye önyargılarla bakılmasından kaynaklandığı kanaatindeyim.. Değiştirilemez.. ilme de aykırıdır..._ .................. hiçbir zaman gerçek manada objektif ve ön yargıdan uzak yapılmadı......................... Eğer bir ülkede rejime muhalefet eden.... yapılacak her işlem......

.................. devletin görevi kendi vatandaşları arasında ortaya çıkacak sorunları çözmektir...._________.___________________....... mensup oklukları illegal örgütler hakkında sadece bilgi almak için yaralanabilir........ Bölüm: Devlet muhaliflerine karşı fiili saldırılarda bulunması için kullanmak istemiştir.. sol gruplara karşı sağ grupları............. bu sınırları aşan her uygulama son derece yanlıştır. Geçmişte halkı birbirine karşı kullanmış veya. daha ağır ve büyük olayların olmaması için vatandaşlarmdan yardım alır......... Ancak bu yardımın kapsamı bilgi almakla sınırlıdır..... araçlarla bilgi toplayamadığında ve bilgiyi sadece illegal örgütlerin içerisindeki kişilerden almak zorunda kaldığında......... Bugün bile........ Devlet başka...... Bu tür uygulamalardan en çarpıcı olanı.. 1 .. Devlet vatandaşlarından.... cinayetler işletmiş.. kullanmaya kalkarak ciddi hatalar yapmış devlet görevlilerinin bu olaylardan ders çıkardığım ve artık aynı hataları tekrarlamayacağına inanların kısa sürede yanıldıkları görüldü............... MGK'd a alınan kararlar doğrultusunda psikolojik harekâta ilişkin operasyon......... Oysa bu tür uygulamalar devletlerin var olma felsefesine tümüyle aykırıdır......... Fakat bizim ülkemizde devlet.............. kendi kendisiyle çelişir ve devlet olmaktan çıkar. Bu uygulamaları yapan zihniyet devletin kendi zihniyeti midir? Devletin düşünce sistemi midir? Yoksa oluşturulamayan devlet Fikri yerine devletin içerisindeki kişilerin kendi..._ .. sağ gruplara karşı da sol grupları kullanmış.. Devlet varoluş sebebini ve fonksiyonlarını vatandaşlarına devrettiğinde. her ne kadar kamuoyunda fazla hissediiınese de......... plan ve kararlar devletin tüm kurumlarınca koordine içerisinde yürütülmektedir.. fikirlerinin uygulaması mıdır? Aslında sorulması gereken sorular bunlardır. Bu koşulların dışında. Bolüm: Devlet dinci olarak tanımladığı halka ve hatta hükümete karşı laik kesimleri harekete geçirerek çok geniş kitleleri karşı karşıya 323 . Bu uygulamanın da koşulu ve sınırı vardır................ devletin kendi vatandaşlarına karşı ülke içerisinde uygulamış olduğu psikolojik harekâttır..... Bu defa da radikal i... katliamlara sokmaktan imtina etmemiştir..... sadece ülke dışında uygulanması gerekirken.... hatta fiilen eylemlere sokmuş........

.......... Toplum öyle sari -iandirılmış ki.. Susurluk olayını da aşan. tarafsız ve objektif düşünmenin en zor taraflarından biri yıllardan beri devletin tüm toplumu yönlendirmiş olmasıdır. çok uzun bir zaman süresince...... gerek bayramlarda düzenlediği merasimler ve törenlerle............. Kendi Halkını Yönlendirme Faaliyetleri Bu ülkede gerçeği görmenin. aynı anlayışın.. aynı anlayışı aynı düşünceyi hayata geçirmekten geri kalmamıştır............. resmi ideoloji doğrultusunda düşünmeye yönlendirilmekte ve bu doğrultuda mantık yürütmektedir.. olaylara biraz objektif bakabilse........ Cumhuriyet mitingleri.. Hiçbir maddi temele dayanmayan....................... bu istikamete yönlendirilmiş ve buna uygun mantık üretmek..... Toplumun tümü devletin istediği istikamette düşünüyor........ Türkiye'de halk.._________. mubah saydığını açıkça göstermektedir... aynı düşüncenin ve fikrin simgeleştiği Ergenekon bir zirve noktasıdır............ birçok şeyi çok daha net bir biçimde görebilecektir. Devletin bilinçli yönlendirmesi ve dayatmasına muhatap olmalarından dolayı insanlar olayları tarafsız ve objektif olarak göremiyor.... gerçeklikten uzak iddialarla toplumdaki herkes.. Bunun için mutlaka bu ülkenin dışında 324 ...___________________... Bugün.........._ ... kendi fikirlerinin kabulü konusunda devletin her yöntemi... Bu yanlış anlayışın neticesi.. katliamlar ve en sonunda olayların doruk noktası Susurluk olmuştur........ Tüm bu örnekler..... gerekse de doğrudan veya dolaylı olarak baskı altına aldığı basın ve yayın organları aracı lığıyla inanılmaz bir biçimde yönlendirilmiş ve tek boyutlu düşünmesi sağlanmıştır...... 1 . Toplumun gerçeği görmesi.. zorunda bırakılmıştır. resmi ideolojinin dışına biraz çıkabilse.......... 28 Şubat anlayışı doğrultusundaki faaliyetler ve hatta beğenmedikleri düşünceleri savunan bir kısım insanlara karşı belli inançtaki halkı aktif tavır almaya alenen çağıran demeçler rahatlıkla verilmiştir..... Bölüm: Devlet getirmekten çekinmemiş......... olaylara objektif yaklaşması çok zordur.... her ne kadar örgütsel varlığı tartışılabilir olsa da.......... o kadar büyük bir yönlendirmeye maruz kalmış ki sorunları objektif olarak değerlendirebilmek gerçekten çok zor. Oysa insan....... bölgesel iç çatışmalar. devletin gerek okullarında verdiği eğitimle..

...... onu halkının gözünde küçük düşürmeye çalışmak bir ölçüde kabul edilebilir..... Ancak ülke içerisinde beğenilmeyen bir siyasi lider için bu tür bir psikolojik hareket asla kabul edilemez ve savunulmaz)...... Demokratik hukuk ilkelerinin benimsendiği devletlerde 325 vatandaşların kanat .... Bölüm: Devlet yetişmiş olmak gerekiyor.... Halkın planlı bir şekilde yönlendirilmesi ancak komünist ve faşist ve yönetimlerde meşru olarak kabul edilmektedir...................._ .. gerçeğin bazen bir kısmını vererek.. gerekli görüldüğü durumlarda yalan haber ve bilgi üreterek veya gerçeği tümüyle saklayarak........... son derece net ve açık konularda bile insanlar... Ya da resmi ideolojinin yönlendirmesi doğrultusunda yetişmiş olmakla birlikte gerçekten ciddi bir dönüşümü leştirmiş olmayı zorunlu kılıyor... Psikolojik harekât yönteminin bir ülkenin kendi menfaatleri doğrultusunda yabancı ülkelere karşı uygulanması belki kabul edilebilir (Hasım bir ülkenin devlet büyüğünün eşcinsel olduğu söylentisini yayarak..... Daha açık bir dille ifade edilecek olursa..... kamunun (halkın) doğru.. psikolojik hareket yöntemleri ülke içerisinde halka karşı uygulanamayacağı gibi....... Aksi takdirde... olayları bazen çarpıtarak............ Halkın tarafsız ve doğru haber alması....... Ancak bu durumda resmi ideolojisinin baskısından kurtulmak ve dışında kalmak mümkün olabiliyor................ gerçeğin görülüp düze çıkılmasının önündeki en büyük engelin bu resmi ideoloji etkisi olduğu kanaatindeyim... Bununla birlikte...... en temel anayasal hakkın ihlal edilmesi bakımından da suç teşkil eder... Psikolojik harekât... tarafsız bilgiye sahip olması da demokratik bir devletin en temel unsurlarından biridir........._________.... halkın istenilen tarzda düşünce ve kanaat sahibi olmasını ve istenilen doğrultuda hareket etmesini sağlamaya yönelik planlı ve devlet kurumları eliyle yönetilen bir harekâttır.. kanaat sahibi olması en temel anayasal haklardan biri olduğu gibi....... maalesef olayları yıllarca doğru ve devletin net yaptığı o yönlendirmenin göremiyorlar.. hedef halk kitlelerinin istenilen istikamette düşünmesini sağlamak ve bu istikamette kanaat sahibi olması için yapılan... Ülkemizin en büyük handikabı............. şaşırtıcı şekilde basit....___________________... 1 .................... etkisiyle.... olayları ve haberleri (bilgileri) belli bir açıdan veren planlı bir faaliyettir.

... Tesadüfen... temel insan haklarına aykırı bir faaliyet olarak kabul edilmektedir..___________________....... bu yapının içinde buluııduğum dönemde.... Ülkemizde ise yıllardan beri Genelkurmay... Günümüzde de hâlâ en son hali ile psikolojik harekât adı altında Emniyette...... bu olaylarla ilgili ilk tahkikatların yapıldığı.......... başka adlarla aynı fonksiyonların devam ettirilmesine çalışılacaktır.. geçmişte bir süre yardımcılığımı yapmış olan emekli bir Emniyet mensubunun bu olaylar kapsamında kısa süre gözaltına alınmış olduğunu öğrendim. halkın güdücüleri olduğu ve bu halk güdülmez ise yanlış şeyler yapar inancını taşmaktadırlar... Bu birimlerin aslı işlevi tüm devlet kurumlarının organizesi ile kodlanmış psikolojik harekât operasyonları yürütmektir........ 1 . MGK...... Sadece gizli ve hissettirmeden yapılması gerektiğini düşünmektedirler.... ben de aynı inancı taşımaktaydım... psikolojik harekât birimi olarak MİT'te... daha sonra toplumsal ilişkiler dairesinden başlayarak yıprandıkça isim değiştiren ve en son Bilgi Destek Komutanlığı adı ile Sı lahlı Kuvvetler içerisindeki yapılanmalar devam etmektedir..................................._ ............ Yıllar önce.............. Onlar hâla halkın güdülüp yönlendirilmesi gereken kalabalıklar olduğu... bu gün ben de bunun yanlışlığına onları kolay kolay inandırabileceğimi zannetmiyorum....... MİT içerisinde ve hatta Emniyet teşkilatı içerisinde farklı adlarla da olsa psikolojik harekât birimleri mevcuttur. Eski 326 ......... Geçmişte......... Ne yazık ki.... O dönemde kimse bu inancın yanlış olduğuna beni inandıramazdı.._________..... devlet memurlarının halkın hizmetkârı değil.. güvenlik ve askeri birimler psikolojik harekât yöntemleri ile halkın yönlendirilmesini zihniyet olarak hâlâ yanlış görmemektedirler.... ilk yakalamaların olduğu 2001 yılında bilgi almaya çalışmıştım....... gelenekselleşmiş devlet fonksiyonlarının bir anda terk edilmesi zor olduğundan...... Bölüm: Devlet düşüncelerini yönlendirmek.. Bu türden vatandaşı güdüleme faaliyetlerine yakın bir gelecekte de son verilecek gibi görünmemektedir..... Önce psikolojik harekât........... Ergenekon Ergenekon olayı nedir? Ergenekon olayı hakkında veya bugün mahkemelerde bu iddiayla ilgili olarak yargılanan kişiler hakkında çok şey bildiğimi söyleyemem....

.............. Tahkikatın Organize Suçlarla Mücadele Şubesine alınması üzerine bu kişilerin ev ve iş 327 .. Bir olay üzerine yakalanınca ev veya iş yeri aramasında bu belgenin kendisinde bulunduğu...... üzerine bir tahkikat başlatılmıştı. Söylenenlere göre.. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sahte belgelerle satılan bir jeepin yakalanması ve kaçak olduğunun anlaşılması 4 Change (ÇençJ Maksatlı Oto Hırsızlığı: Ağır hasırlı bir otonun temin edildikten sonra......._________.. kurye Tuncay Güney aracılığıyla Doğu Perin-çek tarafından Veli Küçük'e gönderilmiş.... örgütün yöneticisinin zamanın koşullarına göre örgütün yeniden yapılandırılmasına yönelik bir rapor hazırladığı yazıyordu...... renk ve marka bir otonun çalrnrp. aksine organize bir faaliyet olarak algılanıp Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülmesini istemişlerdi... model...... daha sonra olaya adı karışan kişilerin Ümit Oğuztan ve Tuncay Güney olduğu anlaşılmış.............. bu kişilerin daha Önce 'Abdullah Çatlı ile Mesut............ gelmiş ise de antidemokratik yöntemlerle engellenmesi amacıyla devlet içerisinde illegal bir örgütlenme oluşturulmuştu... aldığım cevaplar ve o zaman tahkikatı yapanların kısaca anlattıkları bana çok ilginç gelmişti........ kullanan kişiler tahkikata konu olmuş.... ayrıca bu belgeyi destekleyen benzer askeri belgelerin de aynı şahısta yakalandığı söylenmişti... ağır hasarlı olan otonun şasi ve motor numarasının çalıntı otoya uyarlanarak...... Bu tespit üzerine istihbaratçılar bu tahkikatın asayiş şubenin yürüteceği sıradan bir sahte belge faaliyeti olmadığı........._ .............. bu nasıl olur?" diye sorduğumda.. bu otoyla aynı tip... konu hakkında bilgi almaya çalıştım. Ergenekon olarak adlandırılan bu örgütün faal olarak var olduğunu gösteren bir not bulunmuştu.... Jeepi satan... Yılmaz in yan yana fotoğrafları var7 diyerek yaptıkları foto montajı beş bin lıraj^a bazı basın organlarına satmaya kalktıkları yolunda bilgilerin olduğu tespit edilmişti.. istenmeyen düşüncelere sahip kişi veya partilerin başa gelmemesi. ağır hasarlı otonun tamir edilmiş gibi gösterilmesi işlemine change (çenç) denilmektedir................ Bu rapor.... Notta........___________________.................. 1 ..... Bölüm: Devlet bir Emniyet mensubu olması nedeniyle olayı önemseyerek..... Emekli bir emniyet müdürünün çenç4 oto işi gibi işlere karışmaması lazım..... fakat Tuncay Güney raporun bir suretini alıp saklamıştı.......

..... Bu bilgileri alınca...... derginin kesin olarak Jandarma teşkilatı tarafından desteklendiğini..._________.. Aklımın bir köşesinde de bu bilgi kalmıştı... bürosunu bulmak ve görüşmek için uğraşmış ancak ne bir büro...... Stratejinin o zaman yöneticiliğini yapan Sisi lakaplı Seyhan Soylunun Aktüel dergisinden Serhan Yediğe verdiği röportajda....... Jandarma neden böyle bir iş yapsın? Mantıkla izah edemediğimden çok da üzerinde durmamıştım.... Araştırma derinleştirildiğinde JÎTEM'in legal bir yayın çıkarmak için bir dönem bu kişilerle anlaştığı ve Strateji isimli bir dergi çıkardıkları.. 1 .... Enver daha sonra bu derginin yerini.... Bu durum Stratejiyi daha da şüphe çekici hale getiriyordu. dergide çıkan bazı yazıları ve bu yazılarda yer alan belgelen göstererek.... aramalarda "Ergenekonun Reorganizasyonu" başlıklı 20 sayfaya yakın bir doküman ile CDler dolusu emniyet.... Ancak o dönemde................... uçuk anlatımlar haricinde çok önemli şeyler söylediği 328 . Şimdi anlatılanları eski bilgilerimle birleştirince bu ifadenin... güvenlik.... Bölüm: Devlet yerlerinde aramalar yapılmış................ kesin bunu devlet içerisinde birileri bel -ge ve evraklarla destekliyor/' dediğini hatırladım...................... Tuncay Güney de Ergenekon içerisinde kendisinin kurye görevi yaptığım......... aslında açıp bakmaması gereken belgelerden suret aldığını ve Ergenekon belgesini de bu şekilde Doğu Pe-rinçek iie Velî Küçük arasında taşırken aldığım beyan etmesi üzerine olay ortaya çıkmıştı.. Birimindeki şoförüm Enver'in 1997 yılında birkaç defa Stratejiyi getirdiğini ve "Bu dergi çok garip şeyler yazıyor......... aklıma sıradan bir şoförlükten kendi gayreti ve benim yönlendirmem sonucunda analistliğe yükselme istidadı gösteren İstihbarat.... resmi ve gizli belgelerin dergiye verildiğini bana ispatlamıştı..... bu dokümanların çoğunlukla o dönemden kaldığı ve Jandarma görevlilerinin getirdiği belgeler olduğunun anlaşıldığı ortaya çıkmıştı... Enver.. Bunu çok az sayıda insan biliyordu ve bu kişilerde bulu nan bilgiler de doğruydu.___________________.............. belgenin doğru olduğu kanaatine vardım..._ .. ne de bir adres bulabilmişti.......... askeri birimler ile ilgili normal olarak güvenlik kuvvetlerinin arşivinde olması gereken dokümanlar bulunmuştu.. olayı tam olarak anlayamamıştım.......................

.. şantaj yapacağı fikri......... şantaj gibi yöntemleri uygulamak gibi karanlık amaçlar).. anlatılan düşüncenin ülkemizde belli çevrelerde kabul görebileceği. perdelenmiş esrarengiz bir şey. kimlerin haberinin olduğu.. Tuncay Güney'de bulunan "Ergen ekon'un Reorganızasyonu" isimli dokümana bakıldığında.... çekilecek resimleri kullanarak tehdit................... bulunan belgeler... Bu tahkikatın boyutu.... rejimi korumak amacıyla ağırlık merkezi Silahlı Kuvvetler içerisinde bulunan.......... arkasında JÎTEM'in desteği ile yan resmi amaçlar uğruna (örneğin Silivri'de lüks bir plaj ve kamp yeri açmak....___________________.... niye böyle bir karanlık yolu ve yöntemi denemek istedikleri ayrı bir çalışmanın ve belki de ayrı bir kitabın konusunu oluşturacak önem ve genişlikte bir konudur.......... Strateji ve derginin arkasındaki JÎTEM veya Jandarmanın diğer unsurları........ oyun içinde bir oyun vardı... Asla bakıldığında gerçeği göstermiyordu.. Fakat yine de olayla biraz ihtiyatla yaklaşmayı daha uygun buldum.. görünümünün aksine..... Ama sanki bir karışıklık........ resmi istihbarat birimleri ile makul olmayacak biçimde iç içe ve yine istihbarat birimlerinin uygulamayacağı yöntemler kullanmak amacıyla yayın hayatına sokulmuş olduğu söyleniyordu.... üstelik Strateji dergisinin arkasında olduğu söylenen kişilerin önemli mevkilerdeki kişileri yazlık kamplarda kadınlarla görüntüleyerek.. normal subayların böyle bir şey yapmaması gerekiyordu.. O dönemde............... demokrasi kültürümüzün maalesef böyle bir olayı olağan kabul ettiğini.._ ... bu kampta bazı önemli şahsiyetlerin gizlice resimlerini çekmek......................... Bu tahkikat aşamasında Ümit Oğuztanin ve Tuncay Güney'in üzerinde bulunan belgeler ve onların verdikleri ifadeler......._________.. sivil unsurlarca da desteklenen ve her türlü illegal yol ve yöntemleri kullanabilen Ergene-kon isimli bir örgütün mevcut 329 ...... belli kesimler arasında bu fikir etrafında örgüt veya farklı isimler altında oluşumların olabileceği değerlendirmesini yapmıştım...... azıcık devlet terbiyesi almış hiç kimsenin düşüneceği şey değildi. Bölüm: Devlet görülmekteydi.......... Bu derginin..... bunu yaparken amaçlarının ne olduğu.. Bununla birlikte.............. 1 ... bahsedilen olaylarla birlikte değerlendirildiğinde anlatılanların ve belgelerin yabana atılacak cinsten olmadığı görülmüştü.

.......... görüş ve önerilerin örgüt içindeki birimlerce üst yönetime yazılmış olduğu iddiaları boş şeyler değildi.... uydurma olamazdı ve doğru olma ihtimali çok yüksekti........ milliyetçi olarak bilinen Veli Küçük ün maoist-komünist bir örgüt ile yıllarca ilişki içinde 330 ..............................._ ....... Âydınhk'm ordu içerisinde ısrarla belli bir grup askerin tarafım tutmakta ve başka askerleri şiddetle eleştirmekte olduğu görülüyordu... 1 .. ordu içerisindeki bir gruplaşmanın ve bir yarışın ipuçlarını verir gibiydi.. Oysa uçağın düşme nedeni suikast olursa... dünya ordularmdaki pazar payını kayıp edebilecektir.. Bölüm: Devlet olduğu................. yanında iki albay olduğu halde bir generalin kendilerine yaptığı açıklamaya geniş olarak yer vermişti. hayatını yitirmiş pilota yüklenmesine isyan eden ablanın itiraz çabalan da bir araya gelince. Cesna uçak firmasının... Çünkü arıza yapan bir uçak tipi.... ordu içerisinde en azından birden fazla grubun olduğunu ve bir grubun bu dergiyle dayanıştığım kolayca anla-yabiliyordu. Bu çok sürpriz bir açıklamaydı.........._________...... Eşref Bitlis'i taşıyan Cesna tipi uçak buzlanma neticesi düşmüştü... uçağın buzlanmanın neden olduğu teknik bir arızadan dolayı düştüğünü kabul etmek istememesi anlaşılabilir bir durumdur.... uçak firması hiçbir sorumluluk üstlenmeyecek ve maddi kaybı olmayacaktır....... Doğu Perim ek bir basın toplantısı düzenleyerek.___________________.. Özellikle Org... yıllar önce kendilerine Org... Veli Küçük Ergenekon davasında tutukla mnca... Aydınlık dergisinin. Org.. O zaman Aydınlık. bu örgütün günün şallarına göre yeniden yapılandırıldığı....... Üstelik uçağın düşmesinden dolayı pilotun ailesine çok ciddi tazminat hükmedil misti... G e ne 1 kurmayın kaza raporuna rağmen ısrarla bu olayı suikast olarak anlatması ve bu konuyla ilgili yayınları. Daha doğrusu Aydmlık'ı iyi takip edenler............... Ayrıca yıllar önce.......... Uçağın düşmesinden doğan zararın.. Dolayısıyla teknik bir arıza nedeniyle düşen uçak hakkında suikast raporu almak için firma çok şey verebilirdi....... faaliyetlerde bulunduğu..... açılan hukuk davalarında bir taraftan bilirkişilerin raporları..... Eşref Bitlis'in uçağının düşmesinin ardından.......... diğer taraftan kazayı ve bilirkişi raporlarını çarpıtan Aydınlık olayı içinden çıkılmaz hale getirmişti. Eşref Bitlis olayı hakkında açıklama yapan generalin Veli Küçük olduğunu duyurdu.....

kitapsız saldırarak ortaya koydu. Bölüm: Devlet bulunduğu ve bu örgütle aralarında bir bağın olduğu bu açıklamayla ortaya çıkıyordu.... benim hakkımda hiç kimsenin vereceği bir bilgi yoktu.... Genelkurmay dahil tüm istihbarat teşkilatlarının ne olduğunu çok iyi biliyordum........ Çiçekin 331 ......___________________... Üstelik bu duruşunu ordu içerisinde bir grubu tutarak diğer bir gruba hesapsız... Hakkımda bilgi aldığını iddia eden Aydınlık dergisinden H... Aydınlık grubu diye de anılan Doğu Perinçek grubunun İşçi Partisi...... örneğin Org....... 1 .. Her zaman askeri...... dahi. telefonla bana ulaşamayan Aydınlık dergisi yöneticisi Hikmet Çiçek'ten halen saklamakta konuda olduğum Faksta...._ . Susurluk Olayımın ardından TBMM'de kurulan........... söylemlerle en ciddi suçlamaları yapabiliyorlardı.. iddia ediliyor. komisyonuna ifade vermiştim.......... Bununla birlikte her defasında militarist anlayışın yanında durdu. hiçbir zaman klasik anlamda bir siyasi parti olmadı.... tahmin ediliyor vb..... "hakkınızda Bir kişinin...... Eşref Bitlis olayında olduğu gibi... İddia ve kavgalarında herhangi bir delil olmasa........... sıradan bir istihbarat örgütünün toplayamayacağı bilgileri topluyor ve anlatıyordu.bu sizinle görüşmek istiyoruz................. Her zaman olduğu gibi gazetecilerden uzak durmaya çalışıyordum... Böyle bir şey söz konusu olmazdı... Bu bağ normal olamazdı... ........... bir faks Muhtemelen aldım. hakkımda Genelkurmay İstihbaratında bilgi aldıklarını bu kadar açık bir biçimde ifade etme cesareti rahatsız ediciydi. Kı zılelma koalisyonu denen ülkücü gençlerle komünist-maoist bilinen Aydınlık grubu gençlerini buluşturma projesinde Veli Küçük ve Doğu Perinçekin gayretleri bunu doğruluyordu.......... İddiaları ve söylemleri sanki herhangi bir istihbarat teşkilatının söylemleri gibiydi........................._________..... Bunun üzerine Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'na "..... güvenlik ve istihbarat konularının içinde oldu..." deniyordu.... Genelkurmay İstihbarat Başkanlığımdan önemli bilgiler aldık.. kısaca Susurluk Komisyonu olarak adlandırılan faili meçhul cinayetleri araştırma ve devlet içerisindeki çeteleşme faaliyetlerini soruşturma.......... Öyle ki...... Veli Küçük ün bu bağı bunca zaman gizlemesi makul değildi...

Doğu Perinçek tazminatı ödedi ama dergideki diğer gazetecilerden hiç kimse tazminat ödemek istemiyordu........ bulunabiliyorlardı. Bunun üzerine açtığım davada hepsini mahkûm ettirdim..... iftira ve hakaretler yağdırmaya başladılar. aldım..............._ ...... başta Doğu Perinçek olmak üzere derginin tüm yazarları her sayıda bana saldırmaya.. bana sözlü olarak bilgi aldıklarını söyledi... Bunun ertesinde Hikmet Çiçek'i telefonla aradım. Görüşmede Hikmet Çiçek'e "Genelkurmay dan hakkımda bilgi aldığınızı söylüyorsunuz. 1 ... Bölüm: Devlet faksı ekte gönderilmiştir..... çalışan gazetecileri tazminata mahkûm ettirseler dahi onlardan tahsilat yapmaları hemen hemen imkânsızdı..... ordu içindeki meselelerde bir tarafı tutup diğer tarafa hakaret ve iftiraya varan saldırgan tutumunu gözlemledim ve bu davranışlarına karşı askerlerden ciddi bir tepki aldığını duymadım....... İstihbarat Daire Başkanlığı hin boşaltmakta olduğu Genel Müdürlük doğu bloğunda buluştuk......... Ne bilgisi aldınız?" diye sorduğumda....___________________.... adının kullanmasına tepki gösteren.. diğer insanlar Aydınlıkla. Ergenekon soruşturması sırasında yakalananlar ve açılan tahkikatlar sonucunda bu olay somut bir 332 herkese rahatlıkla iddia ve isnatlarda ............. Bu durum fazlasıyla tuhaftı... Daha sonraki dönemde.... O zamandan beri askeri kurumlara yakın duruşu..............................." diye bir yazı yazdım ve yazının ekine de ilgili şahsın çektiği faksı koydum......... Bir kişi hariç hepsinden tazminatı icra yoluyla zorla. Bu görüşmeden sonra Aydınlık grubunu izlemeye devam ettim........... Uzun uğraşılarım sonucunda hepsinin adreslerim tespit edip........ Susurluk'ta asker ve jandarmanın da rolü olduğunu söylememin ardından Aydınlıkla... tepki göstermedi. Bu olayda şunu gördüm: Ben bile tazminatı bu kadar zor tahsil edebiliyorsam...... Dolayısıyla kimseye tazminat ödemediklerinden......... Soğuk bir havada geçen ve bir saate yakın süren görüşmede klasik konuların dışına çıkmadık. adres verdikleri yerler boş çıkıyordu. bu kurumların adlarını kullanması._________.... suç duyurusunda bulunan Genelkurmay Başkanlığı bu olayda hiç ses çıkarmadı... meseleyi hemen mahkemeye taşıyan.... İleriki dönemlerde.. icra gönderdim.. hiçbirinin adresleri doğru değildi......... Her olayda derhal itiraz eden..........

........_ ... belki yüz binlerce insanın katledilmesini dahi meşru gördüklerini biliyor ve duyuyorduk......... Bu insanlar kendi inançlarına ve değerlerine uygun bir sistemin var ve temel ölçütlerinin de belli olduğuna inanıyorlardı...... bazı insanların bu tür ilişkilerin ortasında bulunuyor olması............ Türkiye'nin geçmiş demokrasi pratiğinde Ergenekon benzeri bir anlayışı savunanların hiç de azımsanamayacak sayıda olduğunu. şiddetle..... zaman içerisinde bu işi yapmayı birçok defa denediklerini veya mevcut hükümetleri değiştirmek için her yolu... Ergenekon demokratik yöntemlerle iktidara gelmiş bir hükümetin ve siyasi kadrolarının illegal yöntemlerle.. bu tür bir anlayışın kabul görüyor olması.. Ergenekon da devletin rejim için öngördüğü temel ölçütleri yerine getirmeyen/getirmek istemeyen bir siyasi anlayışın iktidar olmasına mani olmak veya iktidar olmuş ise zorla. 1 ........... Her ne kadar örgütün kendisi önemli olsa da.. hatta zaman zaman belki binlerce..........___________________... antidemokratik yöntemlerle onu devirmek anlayışım savunanların oluşturduğu birliğin adıdır.. zorla. sistemi değiştirmek isteyenlerin susturulmasını sağlamak için hukuk dışı yollarla onları yok etme yöntemi.. Bölüm: Devlet biçimde şekillendi ve böyle bir örgütün var olduğu görüldü.......... bu amaçla oluşturulan örgüt ve yapılar ve bunların zamanla bozularak maddi çıkarlara dayanan çeteleşme durumudur.................. bu tür bir örgütsel yapının varlığından çok daha önemlidir........... 3-5 kişinin böyle bir örgütlenmeye teşebbüs etmesi... savunulma-sıdır..... O zaman da bu temel ölçütleri değiştirmeye çalışanları veya temel 333 .......... örgüt ortaya çıkarılmadan önce bu tür bir düşüncenin ve anlayışın kitleler ve devlet güvenlik örgütleri içerisinde veya onlarla dayanışma içerisinde olan gruplar tarafından kabul görmüş ve desteklenmiş olmasıdır..... Bu örgütün ortaya çıkarılmasından çok daha önemli olan............._________.......... Bu anlayışın kendisi.. militarist yöntemlerle devrilmesini ve siyasi kadrolarının ve siyasi anlayışının tasfiye edilmesini savunan bir anlayış ve düşünce çerçevesinde bir araya gelen bir gruptur.. Asıl sorun........ hatta bazı resmi görevlilerin ve üst düzey askeri görevlilerin bu tür bir örgütlenmenin içerisinde yer alması her zaman mümkündür........ Daha açık bir ifadeyle anlatılırsa.......... Nasıl ki Susurluk Olayı terörle mücadele adı altında rejim muhaliflerinin..........

... böyle bir örgütün veya farklı bir illegal yapılan manın olması hiç kimseyi şaşırtmamalı.... Mühim olan bu düşünce ve anlayışın yanlış olduğunun mahkeme tarafından tescil edilmesi ve hukuk sis teminin bu yanlışlığı mahkûm etmesidir.... çok daha önemli şeyler ortaya çıkarılabilir...................... söylenenlerin.. Belki hiç bu açıdan bakmadığımdan.......... Bölüm: Devlet olarak ölçütlere kendileri gibi yaklaşmayan herkesi düşman görüyorlardı... Bu insanların.. Bana göre mahkeme bunu ge rçekleş t i rdiği anda laşılrmş demektir.. belki de geçmiş 12 Eylül dönemi öncesi artan terör olayları nedeniyle darbe sonrasında olayları n ve kanın durmasını uygun bulduğumdan bu sahadaki örgütlenmeler üzerinde lıiç düşünmemiştim..... bu tür bir anlayışı samimi olarak savunuyor olmalarıdır... üstelik her darbeden sonra siviller ile darbeyi yapanların önceden anlaşarak darbe gününü beklediklerinin ortaya çıktığı bir ülkede............. çok sayıda bomba ve/veya silah bulunabilir veya iddiaların....... Yargılamalar beraatla sonuçlanabilir..... cezanın az veya çok olması hiç önemli değildir... üç muhtıra görmüş.. gayri meşru ilan edilmesi.. İşte en tehlikeli anlayış budur.... Halbuki bunu en iyi bilecek olan bendim.. Asıl önemli olan.. Yargılama sonunda bir veya birkaç kişinin ceza alması......................... Belki bu yargılamalarda çok daha büyük...... Aslına bakılırsa yakın geçmişte iki darbe... yanlışlığının ortaya konması ve devletin hukuk sistemi içerisinde meşru kurumları aracılığıyla mahkûm edilmesidir... çünkü yaşadıklarım ve bildiklerim bunun olmamasını imkânsız kılıyordu...... Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı? 334 ..... yalan ve düzmeceden ibaret olabilir...... belki polis olmanın verdiği alışkanlıkla rejimi korumak için her yol mubah anlayışının şuur altıma işlemiş olduğundan....... Üstelik şürıce ve Türkiye'de anlayıştaki bu insanların anlayışı savunan samilitarist kadroların ve bu kadrolarla dayanışma içerisinde olan azımsanmayaeak yıda olmasıdır........... bulunanların hepsi yanlış.. 1 ..... Bu çok önemli değil.. önemli olan bugünkü Türk Devleti içerisinde Ergenekon ve Ergenekon benzeri düşünce ve anlayışların kabul edilmemesi.._ ...... Türkiye'de böyle bir anlayışın var olmasıdır.___________________.............._________........

.. Dolayısıyla demokrasiye dayanan devletlerde. Daha açık bir ifadeyle devletin tek amacı ve tek varoluş sebebi vatandaşlarının huzur ve güvenini sağlamaktır. Tarihin erken dönemlerinde devlet. kabile reisinin topraklara zorla el koymasıyla ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar üzerinde hak iddia etmesiyle ortaya çıkmıştır.. Bölüm: Devlet Türkiye ve bütün geri kalmış ülkelerde en büyük sorun dev letin tanımından ve sahip olduğu yetkilerden kaynaklanmaktadır... tüm vatandaşların tercihi sonucunda bir örgütü devletin yönetimine getireceklerdir............................ Vatandaşların huzuru....... geçmişteki devlet anlayışlarının yok olup.......... Devletin vatandaşları kendi istek ve taleplerini kendileri tartışacaklar...... rahatı nasıl sağlanacaktır? Bu sorunun cevabı bizzat devletin vatandaşları tarafından verilecektir....... Devlet nedir? Nasıl olmalıdır? Devletin varlık nedeni nedir? Bu sorulara verilecek cevaplar bizim devlete ilişkin sorunları mızın anlaşılmasına yardımcı olacaktır......... ortak kararlar doğrultusunda örgütlenerek (partileşerek) devletin yönetimine talip olacaklardır......... Doğu'da ve bizde aşiret...... Farklı kararlar etrafında toplanan vatandaşların oluşturduğu farklı örgütler serbest bir seçim sürecinde yarışarak......... Bugünkü anlamda devlet... Vatandaşların huzurunun ve güvenliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin vatandaşların tümünün karar vermesine demokrasi denir.. tartışma sonucunda karara varacaklar.. Modern anlayışa göre devlet............. güveni.......... devletin varlık sebebi kendi vatandaşlarının huzuru ve güvenliğini korumakla sınırlı olup... vatandaşlarının ortak ihtiyaç ve isteklerini temin eden bir organizasyondur...... 335 ... yerini modern anlayışa bırakmış olduğu devlettir... Zaman içerisinde bazen bir dini yaymak adına hareket ederek din devletlerine.... vatan olarak tanımladığı sınırlar içerisinde kendisine vatandaşlık bağı ile bağlı olan vatandaşlarının huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlayan.......... huzur ve güvenliğin ölçüsü............ bazen de belli bir inanç veya ideolojiyi yaymak adına hareket eden ideoloji ve inanç devletlerine dönüşmüştür...........___________________......._________...._ ........ 1 ... boy. nasıl sağlanacağı sorunu bizzat vatandaşlar tarafından tayin edilmektedir... Batı'da derebeylerinin.

... Olamaz ve olmamalıdır...p&xo... Hiçbir devlet.. toplumu oluşturan bireylerin güvenliğini sağlamaktır.. halkına hizmet etmektir.. 336 ............. nasıl istediğini biliyor ve tayin ediyor.. Hatta devlet. Bölüm: Devlet Oysa ülkemizde maalesef böyle olmuyor................ İkinci görevi........ bireylerin ve toplumun ortak sorunu olan güvenlik sorununu çözmekle görevlidir... Amaçları vatandaşlarına.. toplumun ortak hizmetlerini koordine edecek bir ortak hizmet noktasını tanzim etmektir......tı vb...___________________.. ve ben bir yol göstermeliyim.. toplumun bireyleri arasındaki işbirliği için..... onlardan belli bir ideolojiyi... bir fikri...... Aslında... kurumu (asker..) vatandaşlarına dayatmada bulunamaz....... yasalar da milli irade ile tayin edilecektir..3^? İnçrİccs t^dofon. asla görüşleri de olamaz... yapıyor... bir dünya görüşünü savunmalarını talep edemez......... iyiyi bulamayacağından vatandaşa sormaya gerek ediyor yok.. Devletin ilk görevi.. Devlet vatandaşın ne istediğini.................. resmi ben devlet belirlemeliyim" diye kendince bir ölçüt koyuyor._ ......... güçler ve kişiler sadece vatandaşlarının yapmış olduğu kanunlar çerçevesinde vatandaşlarının kendisine vermiş olduğu görevleri yerine getirirler... Fakat topluluk halinde yaşamak zorundaysak.... devletin vatandaşlarının ortak iç ve dış güvenlik ihtiyaçlarının su..... Halk nasıl bir hizmet istiyorsa onu yasalarla tayin edecektir. bir ideoloji inşa yönlendirme Hâlbuki kurumlarının ve yetkililerinin asla ideolojileri olamayacağı gibi........ telefon gibi diğer ortak ihtiyaçlarından hiçbir farkı yoktur. devlete ihtiyaç duyarız.... onların nasıl yaşayacaklarını söyleyemez...... Devlet ve devleti temsil eden kurumlar.. tümünün asker olması beklenemeyeceğine göre.... şet) elce sı ? Gİ^JHk trılc t. elektrik...... maliye..... belirli tür hizmetlerin (örneğin 3ncr*lccs ^yol y3.. bayındırlık vs...cşlcıİ3... Toplumu oluşturan bireylerin tümünün polis....._________. ben yapmalıyım.... kuramaz) ortak ve tek elden yapılabilmesi için alt yapıyı sağlama rolünü üstlenmek...... Olayların doğru tahlil edilebilmesi ve görülebilmesi için bu çok net bir Tek bir kişinin yaşadığı bir ülkede veya dünyada doğal olarak devlete ihtiyaç yoktur... 1 .. Bu tür uygulama ve taleplerin hiçbir meşru temeli yoktur.. "benim vatandaşım doğruyu..

.......... toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında rahat ve huzur içinde yaşama lan için gereken her türlü tedbiri almakla sınırlıdır. Aksi takdirde..... Bölüm: Devlet Devletin bu iki asli görevi....... 337 .._________.............. Devletin ve kurumlarının.. toplumu oluşturan birey ve grupların kişisel dünyalarına müdahale etmesinin........ evrensel düzeyde bir gerekçesi yoksa da da devletin dayandığı ideoloji ve inanç çerçevesinde meşru görülebilir...... devletin kuruluş amacının bu olduğunu savunuyorsa...... düzenleme yapma yetkisi bulunmamaktadır...................... belirli bir ideoloji veya belirli bir din ve inanç çerçevesinde örgütlenmişse.. belirli bir hayat tarzını ve davranış biçimini dayatmasının... bu ideoloji veya inanç doğrultusunda topluma müdahale edebilir....... bu alanda söz hakkı iddiasının hiçbir meşru dayanağı yoktur.......... 1 . sahip oldukları dinsel inancı yaymak ve savunmaktır..... birey ile gruplar arasında ortaya çıkacak olası sorunlara devletin müdahale etmesi......... bu sorunları toplumun o günkü ve geçmişteki ortak teamüllerine ve hatta insanlığın tarihsel süreç içerisinde oluşturmuş olduğu evrensel teamüllere göre çözmesi gerekir ve müdahalesi bu sınırlar içerisinde kalmalıdır.....___________________.... nasıl davranacakları hiçbir biçimde devletin görev tanımına dahil değildir ve devletin bu alanda tedbir alma.... Her ne kadar bu tür bir müdahalenin bilimsel bir dayanağı........ iddia edilecek meşruluğun kaynağının ne olduğu ve hak iddiasını ne üzerinde temellendirdiği sorularının sorgulanması gerekir.... Bununla birlikte toplumu oluşturan birey ve grupların kendi aralarında... Toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında nasıl yaşayacakları......... birey ile birey...... yapacağı her türlü tasarruf bu çerçevede değerlendirilebilir ve kabul edilebilir... çoğunluğun talepleri yerine getirilmelidir. halkın taleplerini dikkate almaksızın....... İnançlarını ve bu inançları doğrultusunda müdahale haklarım bir düşünce bütünlüğü içerisinde iddia edebilirler..... Örneğin Osmanlı İmparatorluğunun veya Avrupa'nın Hıristiyan devletlerinin amaçları.. Azınlığın haklan korunarak.._ ..... Tarihte örnekleri görüldüğü gibi devlet.... Ya da bir beylik veya hanedanlık devletinde o bey veya hanedan devletin bütün topraklarının kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa..................

.___________________.. toplum ve devlet hayatına getirilmesi laikliğe aykırıdır............... inançları... Vatandaşlarının huzurunun............... Belki daha somut olarak. Bölüm: Devlet Fakat günümüz dünyasında.. kendi yaşam biçimlerini....... Örneğin dayandığı temel ilke akıl ve bilim olan laiklik anlayışını...... Teokratik devletler de yine kendi devletlerinin rejimlerinin değişmemesi için tedbir almışlardır.... rahatının.. modern devletlerin tek amacı vardır: vatandaşlarının huzurunu.. Akim ve bilimin dışında herhangi bir ölçütü kabul etmenin ve toplumdan istemenin hiçbir meşru gerekçesi olamaz.. Aklın ve bilimin dışındaki bir ölçütün.. Devlet ancak vatandaşlarının belirlediği doğrultuda hareket eder ve buna uygun olarak şekillenir... hangi ideoloji tarafından belirleniyor olursa olsun..... Bunlar herhangi bir dinsel inanç ve duygu veya gelenek ve görenek de olabilir.... Bununla birlikte 338 ...... geleceklerini akıl ve bilim ölçeğinde araması gerekir........... Krallıklar...... rahatını...... Burada olması gereken ölçüt.........._ .. her devlet değişime karşı direnen tutucu ve doğal bir yapıya mutlaka sahiptir.. Toplumun seçtiğine herkesin saygı duymak mecburiyeti vardır......... rejimin ve kralın değişmemesi için bir takım kurallar koyarlar ve krallığın yıkılmasını isteyenlere karşı tedbirler alırlar... beğenmemek kimsenin haddinde olmadığı gibi kimsenin hakkı da değildir.... 1 .. şu kişinin veya bu kişinin şu devlet adamının veya Atatürk'ün görüşleri olduğu söylenebilir....... Bir toplumda yaşayan insanların kendi istekleri ve arzularına uygun olarak belirlemiş olduğu bir yönetim biçiminin dışında bir yönetim biçimini dayatmanın meşru bir temeli yoktur........ Bu görüşler de asla makul değildir............_________........... Her toplumun kendi sorunlarına ilişkin cevapları. Kendi söylemlerine ve ölçütlerine göre de mantıksal bir açıklaması bulunmamaktadır. bu ölçüt ne olursa olsun.... akıl ve bilimin ölçütleri dışında başka dogmalara göre düzenlemeye çalışmak... bizzat laiklik anlayışına aykırı davranmaktır.......... refahını ve güvenliğini sağlamaktır........ aracılığıyla istekleridir yönetime ve toplum içerisindeki sürece örgütlü yapılar Beğenip geldikleri makuldür............ toplumun kendi değerleri. refahının ve güvenliğinin ne olacağını tayin etmek sadece vatandaşların kendisine ait bir haktır. Her rejim.

___________________......_________........ Mutlaka değişmek mecburiyetinde olana karşı önlem alınamaz. Bunların doğruluğunu söylemek asla akılla izah edilebilecek bir şey değildir........ savunanın da gerekçesi kabul edilemez...... daha iyiye doğru değişmek mecburiyetindedir.. Türkiye de ideolojinin yönlendir- 339 .... değiştirilmesine madde karşı koyma bir değiştirilemez de yanlışlığıdır. anlayışının hususun düşünmeyecek.... Anayasanın değiştirilemez....... değiştirilmesi teklif dahi edilemez türündeki maddelerini savunan anlayış....... aksini savunmanın mümkün olamayacağını söyleyebilir........ 1 ...... Hiç kimse belli devlet kurumlarının isteklerinin doğru olduğunu iddia ederek toplumun bu istekler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyleyemez..... asla tartışılamaz.. Bununla birlikte alınabilecek önlemin ve değişimin ölçüsü de akıl ve bilim olmalıdır.... toplumsal evrimin de sonu değildir................... Toplumun kendi değer yargılarının belirleyeceği bir ölçü temel alındığı zaman değişim iddiası dışındaki tüm iddialar.. Bugünkü yönetim biçimleri de demokrasinin kurallarına uygun olarak başka bir rejime... Sorun bu maddelerin doğruluğu veya yanlışlığı değil..... Bugün için Türkiye Cumhuriyeti Anayasasındaki bazı hususları değişmez kurallara bağlamak da asla akılla izah edilecek bir konu değildir.... bu maddelerin akla ve bilime uygun olduğunu............. dünyanın sonu değildir.. Asla meşru zeminde kabul edilemez.. Hiçbir argüman ve sebep ileri sürerek hiç kimse halkın yüzünün isteyip değiştiremeyeceği olabileceğini savunamaz.... Toplumsal gelişimin de...... bir ülkede tüm halkın istemesine rağmen değiştirilemez madde veya ölçüt koymanın yanlışlığıdır..................... psikolojik harekâta maruz kalmış.... bugün için kendini haklı kabul edebilir......._ .... Bölüm: Devlet dünya her zaman değişmiş. o safhalardan geçerek bugünkü modern devletlerin ortaya çıkması ile sonuçlanmıştır.... Bu....... tüm kurumsal dayatmalar ve topluma yön vermelerin hepsi gayri meşru konumuna gelir. Mevcut tüm rejimler mutlaka değişecektir..... Türkiye şartları içerisinde yönlendirilmiş.............. değiştirmeyi Önemli yüzde olan Belki husus Türk halkı hiçbir zaman bu maddeleri çıkacaktır......

.. gündüz güvenlik kuvvetlerinin şiddeti dayattığı bir yerde nasıl doğru düzgün......... devletin kurumları toplum karşısında bir hak iddia etmez ve hatta böyle bir şeyin tartışılmasını düşünmeyi bile abes karşılar..........___________________....... taşıdıkları niteliklerle değil...... 340 ..... Türkiye'deki resmi kurumların durumunu... yenilik olur mu? PKK'mn her devletin herkese herkese zor ve şiddet uygulamadığı. 1 . ama maalesef onlara bilim adamı denemez... Türkiye öyle bir noktaya gelmiştir ki halkın kendi iradesi ile seçtiği hükümetin yöneticilerinin pek çoğu resmi kurumlar karşısında aciz kalmaktadır.... Dünya ölçeğinde batı dünyasına ve kalkınmış ülkelere baktığınızda bizim ülkemizdeki durumun aksine... kişilikli ve karakterli bir insan olabilir? Baskının hüküm sürdüğü koşullarda kişilik oluşur mu? İşin._________............ Maalesef kendisine bir takım sıfatlar atfedilen birçok kişi de tüm bu olanları savunabilmektedir........ ekonomik özgürlüğün ve sosyal güvencenin olmadığı bir yerde şahsiyet gelişir mi? Peki böyle bir durumda gelişmeden bahsedilebilir mi? İcat... Ancak bu kurumlara yakınlaşarak bir varlık gösterebilmektedir...... Fakat bölgedeki günlük yaşamı göz önüne alırsanız her anın. Bölüm: Devlet mesiyle halen bunu savunan insanlar ve bilim adamları olabilir................. O ülkelerde devletin resmi kurumları asla bir ideolojiye sahip değildir...... kendisinden istendiği gibi davranır.. gündüz devletin fiziki ve fiili baskısı altında olan insanlar nasıl kişilikli davranır? Gece PKK'nm.... oralarda tek ölçüt kendi insanlarının fikir ve düşünceleridir............................. Bu açıdan bakıldığında.. sadece adları itibarıyla bilim adamlarıdır...._ .. Mesela...... kanunsuz davranmadığı söylenebilir....... Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz! Özgür bir insanda kişilik gelişir.................. her olayın bir insan üzerinde nasıl bir baskı yarattığını kavrayabilirsiniz...... Zaten bu ülkede bu kadar büyük yanlışlıkların hâlâ varlığını sürdürmesinin nedeni de fikir ve düşünce alanında bu kadar büyük sapkınlığın olmasından kaynaklanmaktadır.. Doğu'da gece PKK.. bunların hal ve davranışlarını anlamak mümkündür.... baskı altında olan bir insan doğru bildiği gibi değil.............

1 .... Bu taleplere hayır diyerek karşı çıkabilir misiniz? Ailenizin ve kendinizin can güvenliği için..... Bir kişilik halini alan sahtekârca davranmak... adalet... Yukarıda anlatılan yaşam tarzının biraz yumuşak biçimi......... bölgede yaşayan herkes için geçerli olan normal bir yaşam biçimidir._..... mecburen örgütten yanaymış gibi bir tutum sergilemeye devam ediyorlar......... hangi köylerin yakıldığını. güvenlik kuvvetleri hakkında bilgi istiyorlar... O ortamda yaşayan insanların maddi imkânı olmadığından bölgeyi de terk edemiyor... Diğer taraftan da gündüzleri askerler veya polis geliyor......................______..... .......... buna izin verilmeyen insanlar mecburen sahtekârca davranacaklardır. eşitlik ilkelerinin herkes tarafından özümsenmediği bir toplumda..... _........___________________....................... Bu baskılar veya aklına esen her şeyi yapma kudretine sahip güçler karşısında inandığı ve düşündüğü gibi davranama-yan. Bu baskıya kimsenin tek başına veya bir grup olarak karşı koyması mümkün görünmüyor.. Bu durum... hatta daha da ileri giderek kendilerine maddi destek vermenizi ya da çocuğunuzun kendilerine katılmasını istiyorlar.... kanundan bahsetmek istese de kimsenin onu dinlemeyeceğinin farkında.. Güneydoğu'daki yaşam ve burada yaşayan insanlar göründüğünden çok daha ağır ve büyük güçlerin baskısı altındadır.......... Köylü karşı çıksa.. yol soruyorlar..... Geçmişte kimlerin infaz edildiğini._ ........... Hukuk. örgüte yardım etmemeleri konusunda halkı uyarıyor....... dönüşür..... Uzun süre bu şekilde yaşamak zorunda kalan insanlarda sahtekârlık bir yaşam biçimine ve davranış şekline Haliç'te Yaşayan Sırnonlar. mağdur edilebileceğinin....._........ örgüt hakkında bilgi istiyor..... Ekmek istiyorlar...... o ortam içerisinde bulunan her insanı da böyle davranmaya itecektir. herkesin 341 ...................... ülke genelinde büyük çoğunluk için de geçerlidir...... Belki uzaktan bakılınca yaşananlara direnç göstermek kolay görünebilir ama hiç kimsenin bu bölgedeki baskılara dayanamayacağı kesindir.._________.. aklından geçirdiği gibi dav-ransa gözaltına alınabileceğinin........ .......... Bölüm: Devlet düşünün ki gece PKKlılar evinize geldi.......... mülki amir ve savcıların şikâyetlere dahi bakmadığını biliyor...... ailenizi koruma içgüdüsüyle örgütten yana gözükmeye çalışarak dediklerini yapmanız çok doğaldır..... ____......

başbakan bu güce sahip........ demokrasi vb... Bu tür toplumlarda daha çok artı değer yaratılır... istediği eğitimi göremediği... işini kaybetmemek için yetkilerini keyfî kullanan kişilere karşı çıkamaz... bu defa da bu yeni rüzgâra göre eğilmeye başladılar._________... Sosyal olarak gelişmiş insanlar ve onların oluşturduğu sivil örgütler onurlu bir duruş sergileyebilir ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunabilir..... hukuk.. Sağlam karakterli güçlü insanların oluşturduğu kurumlar fonksiyonlarını çok daha iyi yerine getirir ve bu kurumlara sahip toplumlar daha hızlı kalkınır................. insanın konuşmalarından 342 dolayı sorgulanabildiği. hatalı veya yanlış olana karşı koymuyor.. Geçmiş dönemlerde askerlerin yönelimlerine göre bütün kurumlar kanun.... şimdi hükümet.................. 1960 İhtilali ve sonrası........... kurumların bu konuda göstermiş oldukları korkunç örneklerle doludur. . güven içinde yaşadıkları ortamlarda düzgün bir kişilik geliştirebilirler. rüzgâra göre eğilenler........ İnsanlar daha iyi imkânlara kavuşmak için.... hepsi "Simon" gibiydiler.. kapatma davası vs.... her şeyi bir tarafa bırakarak... Ülkenin ilerlemesi... hemen askerin yanında yer alıyorlardı.. Kişiliğin sosyal gelişimi kolay değildir.. görevlerinin gereklerini yerine getirmiyorlar... Güç kimde ise o tarafa yaslanıyor. Özgürlüğün olmadığı bir ortamda. kalkınması için önce kişiler sosyal olarak gelişmelidir........... 28 Şubat.... daha da vahimdi....... 12 Eylül'de epey kötü sınav verildi. çıkarılma İstenilen ne şekilde demek davranmadığı ihtimalinin olduğunu ancak bu riskle karşı karşıya kalanlar bilebilir.. insanlar huzur içinde yaşarlar..... Hatta yetkililerin makul isteklerine dahi aşırı hassasiyet gösterecekler..... onları memnun etmek için kişiliklerinden....... ekonomik özgürlüklerin kişilerin geçimlerini sağlayacak bir iş bulamadığı bir ortamda kişilikli insanlardan bahsedilemez.... tehlike ihtimallerini bertaraf etmek için istemeden onurlarından.... İnsanlar baskı altında değil...... özgür oldukları........_ ..___________________...... O anlı şanlı kurumlar demokrasi ve hukuk adına tavır koyamadı. Ülkemizde kurumlar. en hafif bir fiske ile yıkılıyorlar. Bölüm: Devlet olmadığı.. 1 .... Fakat şimdi güç odağı değişti........... makamlar ve kişiler en ufak bir rüzgâr çıktığında hemen savruluyor. hatta namuslarından takdirde taviz işten vereceklerdir............. belirli ortamlarda ve koşullarda gerçekleşebilir..

............. üstünün istediği her şeyi itirazsız yerine getiren kişilerle doludur... kimlikleri ve kişilikleri rüzgârlardan etkilenmez. iş ve ekonomik gelir temin edilebilen toplumlarda insanların kişilikleri gelişebilir...... meseleleri sorgulayan insan sayısı çok azdır...... Her alanda yağcılık yapan............ Kurumlan kişiler............. kanun ve polis tehdidinin olduğu bir ülkede nasıl sağlam karakterli insanlar yetişebilir? Bu koşullara bakmadan 'neden bu ülke gelişmiyor?' diye soruyoruz.... kendilerini anlamsız kurallar içine hapsetmemelidir.. yanlışları irdeleyemediği kurallarla...... özgürce düşünebilmeli.......... geleneklerle.. Bölüm: Devlet hakkında davalar açılabildiği.. Bir kurumu yüceltecek kişiler.. fikri tartışmalardan.._________... kimsenin kimseye muhtaç olmadan yaşama imkânına sahip olduğu. mevcut güç merkezinin gözüne girmek için kural tanımadan her türlü değeri ayaklar altına alan.. Devletin yücelebilmesi için kurumların yücelmesi.... yanlış karşısında tavır koyan ve görevinin gereğini yapan insan bulmayı....... devlet.. Düşünce ve Örgütlenme özgürlüğünün tam olduğu. Bu tür ortamlarda insanların kişilikleri oluşur.... vicdani 343 ....... kurumlarını ve çevrelerini yanlıştan korurlar..... ilkesiz.. 1 ......... yeniliklerden etkilenirler..___________________.. Bu tür kişilerle bu ülke nereye gidebilir? Batıda başbakanlar........... bırakın amirini eleştiren.... ayıplanma ve horlanma tehdidinin olmadığı sosyal ve siyasal ortamlarda........ kurumların yücelebilmesi için de kişilerin yüceltilmesi gerekir.... Bu durum her meslek ve kesim için geçerlidir... birilerine hedef gösterilebildiği veya birilerinin hedefi olabildiği ve hatta düşünceleri nedeniyle şiddete maruz kaldığı veya kalma riskinin olduğu bir ortamda insan kişiliği gelişebilir mi? Örgüt...._ . tek tip insan yetiştirme amacındaki eğitimin sunduğu resmi ideolojiyle kendini sınırlamamak........... her rüzgârın önünde eğilmezler..... kişisel gelişimlerini sağlayabilmeli. Ülkemiz. İdeolojik açıdan öteki olarak gördüklerine karşı çıkanları bir tarafa bırakırsak ülkemizde yanlışlara karşı çıkan.. kendi menfaatini düşünen.......... bakanlar yanlış yaptıklarında mahkemelerce yargılanırken bizde hiçbir yargılamaya muhatap olmazlar........... devleti ise kurumlar yüceltir. Gelişmemesi anormal bir durum değil ki........

. sosyal hayat içinde her olayda resmiyet önde durur........ Bir ülkede görünen askeri yapı..... asla bizdeki kadar değildir) resmi üniformalı hiçbir görevli.. Gerçekten sorulması gereken doğru soru şudur: Ülkemizde PKK olduğu için mi silahla nöbet tutuluyor? Yoksa silahla nöbet tutulduğu için mi PKK var? Yani...... PKK gibi illegal örgütler bulunmadığından. üniforma... Osaka'da dört gün süresince şehirde gezerken........ özgürlüklerin sınırlandırıldığı bir ülke olduğunu söyleyebilirsiniz.............. Bir keresinde Japonya'ya gitmiştim..___________________..... ahlaki ve manevi hazzı bilmeyen türde insanlar yaratılıyor... motosikletli 344 ............. herkes üniformalıdır....... polis ve askerin nöbet tutmasına gerek olmadığı söylenebilir. militarist işaretler ne kadar ön planda ise o ülkenin geri kalmışlık düzeyi de o kadar yüksektir.. 1 .................. Şu söylenebilir.. Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku Geri kalmış ülkelerle kalkınmış ülkeler arasında ilk bakışta göze çarpan en önemli fark resmi ve askeri dokunun görünüş biçimidir........_________.................... Genellikle devlet ve hükümet başkanları hep resmi giyinmeye.... yoksa devletin baskıcı tutumu nedeniyle mi böyle bir terör örgütü ortaya çıktı? Bu soruların cevabını iyi düşünerek vermemiz gerekiyor.. Bölüm: Devlet duyarlılığa sahip olmayan.. bayramlarda her zaman askeri geçitler yapılır ve askeri törenler öne çıkarılır..... Bir ara resmi görünümlü.. Televizyonlarda..... Maddi olarak kalkınmış olmakla birlikte toplumsal olarak geri kalmış bütün ülkelerde resmi üniforma. resmi davranmaya çalışırlar....... kıyafetlerini.... Böyle bir ülkeyi gözlemlediğinizde hiç tereddütsüz sosyal olarak geri kalmış... makineli tüfekle nöbet bekleyen polis ve asker göremezsiniz.. askeri faaliyetler her zaman Ön plandadır.... O ülkelerin bizim özel koşullarımıza sahip olmadığı......_ ........ Örneğin Avrupa ülkelerinde trafik polisinden başka (o da yeterli orandadır..... resmi araç ve gereç........... kullandığı araçları gözlemlemek için etrafa bakmama rağmen bir tane bile polis görememiştim. bir terör örgütü var olduğu için mi devlet baskıcı bir tutum içinde...... Japon polisinin tutumunu. Merasimlerde.......

Yaşadıkları düzenden farklı bir sosyal düzen tanımıyor...... Köle sahipleri kölelik düzeninin devamını istiyor.......... Şu soruyu sormadan duramıyorum: Acaba bizim ülkemiz dışarıdan bakıldığında nasıl görünüyor? Köleliğe İtiraz Köleler hiçbir zaman köleliğe karşı çıkmamışlardır... biraz daha fazla yemek. Aynı şekilde kısa süreli olarak en az 20-30 defa bulunduğum Avrupa ülkelerinde sokakta resmi üniformalı polisi çok az.._________....... düzenin ve kendi durumlarının biraz daha iyileştirilmesini talep edebiliyorlardı.. Bu nedenle düzenin değiştirilmesini değil de. bu sisteme asıl karşı çıkanlar özgür insanlardır. Köle olarak doğmuşlar.... askeri üniformalı kişileri ise bir veya iki defa görebildim....... köleler de bu düzeni kabulleniyorlardı................._ . vb) talep etmişlerdir......... bir toplumun sosyal kalkınmışlık düzeyinin ve demokrasisinin en önemli göstergesidir..... farklı bir düzenin olabileceğinden habersizlerdi. Bu durum sadece üniformalı bir görevliyi fiziki olarak görememekti... Bence bu durum.... benim gibi ülkenin dışından gelen birisinin polisin toplumsal yaşam üzerindeki etkisini hissetmesi mümkün değildi.... basında askeri güçleri öne çıkaran haberler yer almaz................ ordu mensupları beyanatlar vererek etkin olduklarını göstermez......___________________............. Köleler kendi durumlarını kabullenerek....... Efendinin adamları da bu düzende kendi üzerlerine düşen rollerini layıkıyla yerine getiriyorlar.. Biz de sanki eski çağlardaki köleler gibiyiz? içinde 345 .... Bugün bizim içinde bulunduğumuz durum da bir anlamda bir kölelik düzenidir.......... Kalkınmış ülkelerdeki sokak ve caddelerde hiçbir zaman resmi geçitler göremezsiniz...... sadece sahiplerinden durumlarını iyileştirecek şeyler yapmasını (daha iyi muamele. tanıdığı herkes gibi köle yaşamışlar ve köle olarak yaşamaya devam ediyorlardı. kanaatimce göre Japon trafik polisiydi.. 1 .............. Bölüm: Devlet iki kişi gördüm................ hâlbuki varoluş temeli bakımında adaletsiz bir sistemden adalet beklemek boşuna bir çabadır... Köleliğin adaletli olmasını istemişlerdir................... Bence ölçü bu olmalıydı... hiçbir biçimde bu düzene karşı çıkmıyorlardı.

. 346 ..... lojmanlar..... kocaman bir lojman.. Bu toplumda... Yaşadığımız sistemden dışında bir şey görmemiş kişiler olarak. özel veya resmi misafirlerimi gezdirmem için bir tane vip minibüsüm.. Herkes kendi çıkarını gözetme...._ . kabul etmiş görünüyor.......... 3 şoför... özgürlüğün ne olduğunu tam olarak bilmediğimiz için mevcut durumu doğru olarak kabulleniyoruz... Evde ayrı. fayda sağlama peşinde.. Kendisine yapılmadığı müddetçe sistemdeki haksızlık ve hukuksuzluklara ses çıkarmıyor..... temizlikçi kullanabiliyor. istememiz mümkün mü? Zamanın köleleri mi................... Efendilerimiz kendilerine yakın duranlara nimet dağıtıyor.___________________. Yüksek düzeydeki yöneticiler keyiflerine göre atama yapabiliyor.......... ayrıca eşim için bir otomobil....... Yanlış olduğunu bilmekle beraber benim de iki kocaman makam odam........ onlara keyfi muamele yapabiliyor............................. iki makam otomobilim. uzak duran yağcılık yapmayanlara mümkün olanın en azını veriyor veya görevinden uzaklaştırıyor.. onlara tâbi olanların ise köleleri temsil ettiğinden hiç şüphe var mı? Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi İçinde bulunduğum çevre beni de bu düzene uygun davranmaya zorluyordu. Günümüzde oldukları yetkilerle uygulamalarıyla kamu gücünü kullananların modern zamanın efendilerini....... Herkes bu durumu kanıksamış.. devlet imkânlarını istediği şekilde tahsis edebiliyor...... iki üç tane odacı.. Bölüm: Devlet yaşadığımız düzeni olduğu gibi kabulleniyoruz.............. işte ayrı hizmetliler.... istediği kişiye istediği görevi ya da ruhsatı verip. birçok kişi diğerlerinin hakkını gasp edebiliyor.................... kendilerine tahsis edilmiş makam araçları........... Ruhlarımız ve akıllarımız adeta esarete alışmış... yoksa gerçek manada özgür insanlar mıyız? Farklı alternatifleri görerek mi bu hayatı tercih ettik? Yoksa verili olana alışık olduğumuzdan mı bu düzenin dışına çıkamıyoruz? Bundan emin değilim.. zira bu sistemin sahip bizatihi yanlış olduğunu ve keyfi düşünmüyor. bu sistem dışında başka bir sistem aramamız. ama hukuksuzluk kendisine yönelirse o noktada itiraz etmeye başlıyor...._________.... 2 koruma.. iki tane hizmetli.... 1 .....

.. Fakat bana sağlanan imkânları biraz daha azaltsam "gösteriş için........ bir müdür olarak devletin imkânlarını istediğim gibi kullanmak hakkımdı.. maddi menfaat temini için haksızlık yapan............. namuslu ve dürüst olarak kabul edilen görevlilerin yaklaşımıydı.. Bu...._ . samımı olarak benim bunları yapmaya hakkımın olduğuna inanmışlardı. kullan" şeklinde telkinde bulunuyorlardı.. Bu durum hemen hemen her kurumda geçerliydi. Kendilerini ayırıyorlardı.. Sahip olduğum imkânların birçoğunu hatırlamıyorum dahi. istediğimiz iddialarda bulunup işlem yaptığımızı hatırlıyorum..... ister sabit isterse de cep telefonundan istediğim kadar sınırsız konuşabiliyorum.. Onlar kötü niyetle değil......... böyle görmüşler.... böyle bir ortamda çalışmışlar ve ilerde terfi edip yükseldiklerinde..___________________..... Oysa bana sağlanan imkânlardan daha fazlasını kullanmam konusunda astlarım "senin hakkın müdürüm.... hepsi daha keyfi ve daha Ölçüsüz olarak imkânları kullanıyor.... Bakanlar............... insanları gözaltına alabildiğimizi.. 1 ...... valiler. telefonlarımı sekreter bağlıyor........ Geçmişte yetki kullanımına ilişkin anlatılan bir fıkrada...... genel müdürler. Akılları ve mantıkları d" bunu uygun görüyordu. hatta üst kademelerde daha da yoğun olarak hissediliyordu............. bunu kendilerinde bir hak olarak görüyorlar. Bana bağlı olarak görev yapan 22 kişilik ekibi azalta azalta ancak 10 kişiye düşürebilmiştim.... valilerin adam asma yetkilerine sınır getirilip hiç kimse mahkeme karan olmadan asılmayacak dendiğinde zamanın Erzurum Valisinin "keyfımce bir adam bile aşamadıktan sonra.............. 1984 347 dürüst olmayanlar.... Her yerde ve her kademede. baskıcı.. Tüm illerde ve kurumlarda durum buydu. fakat daha düne kadar ben..... yani rüşvetçi.... Zile basıyorum çay ve kahve geliyor.._________.. başkanlar... kendileri de böyle olacaklardı.. ne yapayım ben valiliği" dediği anlatılır................ mütevazı gözükmek için yapıyor" denmesi ihtimalinden korkuyordum... müdürler. Bu tabii bir durumu abartan fıkra. En mütevazısı bendim........ Benden çok daha fazla imkânla ra sahip emsallerim de vardı. Bölüm: Devlet evde başka bir yardımcı hizmetlim var.... Kimse bunu inkâr edemez................ hiçbir sebep göstermeden yüzlerce evi arayabildiğimizi. hukuk tanımayanlardan ....

komikliğin çok ötesinde acınacak bir vaziyeti göstermektedir... üstü yüceltme anlayış ve kültürünün bugünkü gelmiş olduğu düzeyi. Kendi kişiliğini yok eden.......... bir taraftan Mustafa Kemal göklere çıkarılırken.... Bütün ev aramalarını gece yapardık...._ ............... kendi çalışma ve emeğine değer vermeyen bir kişilikti söz konusu olan... Övgüyle başlayan bu tutum..... Yapılan sıradan olumlu bir eylemden dolayı üst makamda bulunanlar göğe çıkarılıyor.... öyle bir hale geldi ki üst makamda bulunanların ilahlaştırılmasına kadar vardı. Oysa Atatürk'ü göklere çıkaran aynı anlayış.. terörist bahanesi vardı ama bu şüphelerde tek başına yeterli değildi.......... diğer yanda da Atatürk'e hakaret etmektedir................. elde edilen tüm başarılar tamamen onlarm sayesinde gerçekleştirilmiş gibi davranılıyordu........ neredeyse sıfır seviyesine indirilirdi... 348 .... bir yanda kendisine ve ulusuna................ 1 . dışarıdan bakılınca.... örgüt evi..... Bu gün her şey mahkeme ve yargı kararı ile oluyor.._________. En çirkini de ast makamda bulunanların üst makamdakile-re hitap şekliydi. Bölüm: Devlet yılma kadar fiilen yaptığım soruşturma.... Benzer bir durum bayramlarda ve törenlerde yapılan Mustafa Kemal Atatürk övgüleri için söz konusuydu..... siyasi şube müdürlüğü görevlerim esnasında ne kadar ev ve işyeri aradığımızı.. ne kadar insan gözaltına aldığımızı dahi hatırlamıyorum.. aşağılamakta Böylece beis görmüyorlar... hiç mahkeme karan ve savcı talimatı almadık..... sanki o işi tek başlarına yapmışlar gibi övgülerle yere göğe sığdırılamıyor-lardı. 1988 yılında başlayıp 1995 yılında fiilen bıraktığım dinleme ve izleme işlemleri dolayısıyla binlerce telefonun.... sadece onay onurlarını vermek... dinlenmesine karar verdim ama bir iki istisna dışında mahkeme kararı aldığımızı hatırlamıyorum......... hiçe görevi ödenek göndermekten ibaret olan üst makamda bulunanlar............... Resmi bay-ramlardaki törenlerde Atatürk övgüleri öyle bir abartılır ki... ama düne kadar hiç böyle bir durum söz konusu değildi... operasyon büro amirliği.. Kendini aşağılama.....___________________................. diğer taraftan da milleti ve tüm değerleri yok sayılır.. Belki terör şüphesi....... Bu arada alt makamda bulunanlar üstlerini yüceltmek için kendi kişiliklerini ve yaptıklarını sayıyorlardı..

.. sekreterleri olmadığından telefona kendileri bakıyor..___________________.. insan kişiliği konusunda umutlu olmak çok zor gibi. 1 .. Restoranda yemeklerini yiyorlardı.. eğer ziyaret resmi bir heyetle yapılıyorsa dışarıdan belli bir hizmet alıyorlardı................. bu durumun büyük bir yanlışlığın....... Üstler ile astları arasında eşit seviyeli bir hitap biçimi vardı.. kadınlar ile erkekler aynı şekilde ayrışmış. Biz onları ziyaret ettiğimizde ise. kişilik bozukluğunun göstergesi olduğu anlaşılıyor......... kurtarıcıları vardır.. üstler de ilah değildiler............ Resmi görevlerim nedeniyle sayısını unuttuğum kadar çok ülkede bulundum.... bu kişilik bozukluğu sadece resmi kurumlardaki ast üst ilişkisiyle de sınırlı değildir............ telefonlarını kendileri arıyorlardı..... Dahası... fakirler ile zenginler........ Aslında. Batı ülkelerindeki emsal meslektaşlarımı gördüğüm zamanı da hatırlıyorum........ Aynı şekilde resmi kurumlardaki ast-üst ilişkilerinde astlar üstlerine yaranmak için kişiliklerinden taviz vererek kendilerini aşağılamıyorlardır. Onlar ülkemize geldiklerinde kendilerine birkaç tane hizmetli görevlendiriyor...... Bölüm: Devlet Batı dünyasının da kahramanları... onları polis evlerinde ağırlıyorduk.. Kalkınmış batı ülkelerinde ülkemizdekine benzeyen bir duruma rastlamadım.... Makam arabaları yoktu araçlarını kendileri kullanıyorlardı. üstün gördüğünü anlamsız ve haksız yere yücelterek kendi kişiliklerini yok etmişlerdir........._ ... resmi kurumlara en ağır biçimde sirayet 349 .... Ülkemizdeki duruma dışarıdan baktığımızda............ Üstü öven yersiz bir tek cümle duymadım........... toplu bir ruh hastalığının.... Onlar da törenlerde bu kahramanlara övgü ve saygılarını ifade ediyorlardır ama herhalde bireylerin kişiliğini ve toplumun tüm değerlerini sıfırlayarak kurtarıcılarını ilahlaştırmıyorlar-dır........ korumaları da yoktu.......... araçlar tahsis ediyor......._________. İçinde bulunulan durumun belki de iyi tarafı.... Toplumda alt kademede olanlar ile üstte olanlar. Polis evi ve lojman da yoktu...... zayıflar güçlülere en basitinden tâbi olmuşlardır.. bize ikram ettikleri çayı dahi kendileri alıp getiriyorlardı....... Türk halkının içinde bulunduğu bu ruh hali tüm hayatına yansımış ve kişiler özgürlüklerini kendi kendilerine feda etmişlerdir.. Bu açık olarak hissediliyordu..... Ama tek kişi olarak ziyaret ediyorsak....

... üçümüzün...... Bu insanlar devlet işlerini iyi planlamıyor...... Batı toplumlarında çok uzun yıllardan beri kabul edilen davranışlar ülkemizde yeni yeni kabul görmeye başlamıştır....___________________.. nasıl daha iyi olabilir konusunda fikir yürütmeli........1 Bölüm: Devlet Güvenlik kuvvetlerinde...-.... Bölüm: Devlet etmiş bu durumun sivil toplumda aynı düzeyde yaşanmamakta oluşudur........_ -...... ....... mevcut sistemi eleştiren herkes ne derse desin baştan peşinen kötü niyetli.. dernek veya parti kurmaları.. Yanlış.. başkalarının haklarını yemeleri.... ......... Bu amaçla bir grup oluşturmaları..... fikirlerini daha geniş kitlelere yaymak için basını. devletin az olan kaynaklarını kendi şahsi çıkarları için kullanmaları gibi bütün bu yanlışların zararları sadece maddi boyutuyla kalsa çok önemli olmayabilir..... Susturmak için ne gerekirse yapılıyordu.. Her medeni insanın. Ama Sadece Yanlışla Kalsa! Üst düzey yöneticilerin devlet imkânlarını krallara özgü bir biçimde harcamaları....... Ama olay bu kadar basit değildir... fikirlerini yaymaya çalışmalıdır.. mevcut sistem ve yönetimi eleştirmesi.. Devletin ve fakir halkın hakkını haksız bir şekilde kendi menfaatleri için kullananlar... teknolojinin bu 350 ........ 1 ......... devleti.-.. ülke aleyhtarı kabul ediliyordu.. örnek bir davranış olarak.....-.........._ .. bizim yaptığımız gibi......-.......... hangi anlayış iktidarda olursa onu eleştiren düşman kabul edilmiştir............._________.. hayatın diğer alanlarında da aynı emsalde haksız ve hukuksuz bu milletin... .. bu devletin başına bela açıyorlar.. Ama bizde muhalif olan....... planlanmasına da mani oluyorlar.. o toplum için............. o ülkedeki demokrasinin yaşaması için elzem bir davranış biçimidir......__..... . sistemi eleştiren herkes her zaman hedef gösterilmiş......_..... Bir toplumda yaşayan herkes ülkenin yönetimi ile ilgilenmeli.. beşimizin veya yüz kişinin hakkını kendi ceplerine atmış olurlar.......... bununla yetinmiyor......... medyayı kullanmaları gerekir..................-. akıl ve mantık dışı yöntemlerle çalışmaya devam ediyor. kolaylıkla gerçekleştirilebilecek hizmetleri yapmıyor ve her şeyi zora koşuyorlar..... tartışmalı........ Modern dünyadan bihaber.

....... tereddütsüz "Terör" cevabı verilecektir.. aynı şekilde...... öncelikle ülkenin güvenliğinden birinci derecede kendini sorumlu tutan ve kendi kendine bunu en başta belirleyen Silahlı Kuvvetler doğruyu tayin 351 imkân sağladığı ölçüde bu değerlere inanmış .. Bölüm: Devlet ülkeye gelmesine karşı çıkıyorlar.. nihayetinde bin yıllık devleti ve geleneklerini yok ediyorlar....... onları birer kahraman olarak nitelendiriyoruz. bu ülke.... bu kadar önemli olan bir soruna............... Bu insanlar tam demokrasinin ve temel özgürlüklerin insan kişiliğinin gelişmesi için temel şartlar olduğuna inanmıyor. terör nedeniyle siyasi istikrar bozulmamış olsaydı.___________________.. 1 .. Türkiye son 50 yıldır teröre harcadığı kaynaklarını..... "Bu ülkenin en ciddi sorunu nedir?" diye sorulsa.... İşin tuhafı............ Terör olmasaydı............ Aslında bu insanların doğru yaptığı hiçbir şey yok. Peki............................ Ancak bu yanlışları olaylarla.... nasıl... bunu içselleştirmeyip sadece kendilerine gözüküyorlar..... Terör.. nasıl ki.... binlerce aileye acılar yaşattığı ve ülkede siyasi istikrarı bozduğu için ülkenin en önemli sorunudur.. tüm kamu imkânlarını kendi şahsi çıkarları için kullanmalarına rağmen....... hangi yöntemle belirlemeliydi? Türkiye'de terörle mücadelede.. terör nedeniyle yaptığı askeri ve güvenlik harcamalarını yatırıma çevirseydi.... doğrudan veya dolaylı olarak devletin tüm ekonomik imkânlarını tükettiği........ hem kendileri hem de bizler onların bunu yapmaya haklan olduğunu söylüyorsak.. ülkenin tüm kaynaklarını yok eden bu meseleye karşı ne yapılmalıydı? Doğru mücadele ve taktik neydi? Doğru uygulama nasıl ve kimler tarafından yapılmalıydı? Doğru mücadeleyi kim. onların tüm yanlışlarını yine doğru diye savunmaya devam ederiz...... onlarm hayatın tüm alanlarında yapmış oldukları yanlışları da doğru kabul ediyor..._________......... binlerce gencimizi heba ettiği... ülkenin karşılaştığı sorunların akıl ve bilim ölçütleri ile ele alınmasına ve dünyanın aynı sorunları nasıl çözdüğüne bakılmasına mani oluyor.. yaşananlarla karşımıza koymazsak.. bugün içinde bulunduğu durumdan çok daha farklı bir durumda olabilirdi..... ısrarla kendi basit akıllarını dayatarak sorunları çözümsüz hale getiriyorlar................_ ...........

.. Hatta devletin kanun çıkararak.... aynı körlüğün içine hapsolmuş olan bazı aydınlar da rol oynuyorlardı..... bağnaz. her kurum. onları kutsal güç kabul eden bürokratik yönetim kademeleri ve üst bürokratlar bulunuyordu....... kendilerine söylenenleri doğru kabul eden........... her zaman mevcut kanunlara karşı çıkan kesimlerden kaynaklanmaktadır.. devleti eleştirenleri cezalandırması......._ .. olayların sebep ve sonuçlarım anlayarak. akılcı... üstelik bu sorunlar hayatın en ciddi sorunlarıysa önce akılcı bir biçimde bilimsel düzeyde incelemeli.... Sorun...... açık açık ifade ediyordum.... çözüm mümkün mü? Tüm dünya karşılaştığı ciddi sorunlan bu yöntemle çözmüyor mu? Başka çözüm yolu var mı? Bırakın bu kadar önemli ve ciddi meseleleri. açık açık devletin kanun çıkararak bunları yok etmesi gerektiğini savunuyordum) Peki... reformlara gerek yoktur.... Daha açık söylemek gerekirse.. artık 352 .......... bilimsel çözümler üretmelidir. Şimdikilerden tek farkım... her insan karşılaştığı sorunları... üniversitelerde bilim adamlarınca bilimsel olarak incelenmeli ve terörün nasıl önlenmesi gerektiği hakkında ortaya çıkan bilimsel verilere göre terörle mücadele yöntemleri geliştirilmeli ve buna uygun çözümler uygulamaya konulmalıdır. (Ben de eskiden böyle düşünüyordum..... dar düşünceli. Onların yanında her zamanki destekçileri polis ve MİT'ti. Bu üçlünün hemen ardında.. olması gereken neydi? Her devlet..... bu konularda hiçbir zaman özgür düşünemeyen. Başka çare..___________________....... Devlet ve kurumlannı eleştirenler hain........ Bununla birlikte doğrunun tayin edilmesinde............... Terör. Bölüm: Devlet ediyordu.... bu olaylar zorla bastınlmalıdır.................... Bu militarist anlayışın temsilcilerine ve destekçilerine göre yeni çözüm yöntemlerine... reforma ihtiyaç bulunmamaktadır... bu düşüncelerimi gizli saklı değil... Bu nedenle o dünyanın düşünce sistematiğini iyi biliyorum: ortanın solu diyen Ecevit'in cezalandırılması gerektiğini samimi olarak düşünmüştüm....... satılmış kişilerdir....... onların her yaptığını tartışmasız doğru kabul eden... 1 .. Yeni tedbire...... eleştirmeyen....._________..... terörle mücadele sorunu bilim ve akıl ile çözülebilir. en ağır cezaları vermesi ve silahlı eylem yapanları asması gerekir diye düşünüyordum... aksi düşünülemez... alçak...............

......................... Bazı bilim adamlarının........................ o tarihten bugüne kadar ülkemizin birinci derecede sorunu olan terörü önlemek adına iç güvenlik kaygısıyla 2 darbe.. 1 .... ya ideolojik örgütlerle ilişkide veya o örgütlere mensup olmaktan ya da terör örgütlerinin hedefi... az sayıda da olsa..... Peki 1968 yılını başlangıç kabul edersek faslında terör olaylarının tarihi ülkemizde biraz daha geriye gider).... hem İngiliz kamu kurumlarında hem de akademik çevrelerde araştırma yapan kaymakam arkadaşım Namık Demir.... Gerçek manada hiç yoktur.. Çok az 353 . Bu nedenle benim dönemimde tüm binaların krem rengine boyanmasını istemiştim... farklı renklerin insanlar ve suçlular üzerindeki etkilerinin bilimsel araştırmalar sonucuna göre belirlendiğini söylemişti......... tam rakamları bilinmemekle birlikte 75 binden fazla kişinin yaralanmasına. Ben hiç bilmiyorum.. Bölüm: Devlet dünyada en basit sorunlar bile bilimsel araştırmalar sonunda ortaya çıkan bilimsel neticelere göre çözülüyor.___________________....... terör konusunda............. yoksa yakmadan mı devriye gezmesi gerektiği.... Ülkemizde... dahi yaklaştırıl-mamıştır..... polis araçlarının resmi tepe lambalarım yakarak mı............ 35 binden fazla insanın ölümüne. Ben mavi rengin diğer renklerle uyumlu olmadığını birilerinden duymuştum. İngiltere'de polis karakollarının renginin ne olması gerektiği. bunca maddi ve manevi yıkım yaşanmasına rağmen terör konusunda 40 yıl içinde kaç tane bilimsel.... emniyet binaları ve karakollar o ildeki emniyet müdürünün zevk ve iradesine tâbidir.._ ..... motorize devriye ekiplerinin mi yoksa yaya devriye ekiplerinin mi halka güven verdiği ve suçlu kişiler üzerinde caydırıcı etkide bulunduğu gibi basit konuların dahi akademisyenlerin yaptığı bilimsel çalışmalara göre belirlendiğini anlatmıştı.......... olmamıştır._________. mağduru olmaktan dolayı adları geçti................... 3 muhtıra ve 3-5 darbe teşebbüsüne... Benden önceki arkadaşlarım polis rengi mavi diye Emniyet Müdürlüğü binalarım maviye boyamışlardı.. Bilim adamları konunun yakınma......... akademik rapor ya da araştırma yapılmış dersiniz... Aynı şekilde polis araçlarının tip ve şeklinin insanlar üzerinde nasıl bir etki yaptığı. Kaymakamlık tezi için bir yıl süreyle İngiltere'de bulunan........ sayısız bildiriye....... 120 ay süren sıkıyönetimlere..

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

sayıda bilim adamı da bu konunun ancak etrafında dolaşabildiler. Bilim adamları, devletin ideolojik olarak kabul ettiği doğrularım daha da kuvvetlendirmek, onlara destek olmak için hiçbir bilimsel temeli olmayan basit birkaç yazı ve makale yazdılar yalnızca. Çoğunlukla da yazdıkları, güvenlik kuvvetlerinin baskılarını haklı çıkarmaya yönelik yasakçı anlayış ve yöntemleri savunma yönündeydi. Örneğin, en büyük sorunumuz olan Kürt sorunu üzerine tek bir akademik araştırma var mıdır? Bu konuda yapılacak akademik, tarafsız bir çalışma hakkında mahkemede dava açılma, çalışmayı yapanların ceza alma ihtimali yüzde yüze yakındır. Çok daha vahim olan eğer çalışma resmi görüşe uygun değil ise, yapanların her cepheden saldırıya uğrayacak, horlanıp, aşağılanacak ve yaptıklarına pişman edilecek olmasıdır. Türkiye'de hiçbir üniversite ülkedeki terörün sebepleri ve önleme çareleri konusunda bilimsel çalışma yapmadı, tek bir üniversiteye dahi bu konuda bir çalışma yaptırılmadı. Üniversiteler bu konuya ilgi ve alaka duymadı veya bu konunun yanına yaklaştırılmadı. Doğru olan üniversitelerde yapılan bilimsel araştırmaların yetersiz kalabilme ihtimaline karşı sadece terörle ilgili enstitülerin araştırma merkezlerinin kurulmasıydı. Mevcut durumumuz ise aklın kabul edeceği bir durum değil ama maalesef gerçek bu. Bugün şehir plancılığı, çevre düzenlemesi, bitki örtüsü vb gibi her konuyu, en basit sorunlarımızı üniversitelere taşıyoruz. Hatta idari mahkemeler her konuda üniversite bilirkişiliğine ihtiyaç duyuyor veya üniversitelerden rapor alınmadan verilen kararları bozuyor. Eğer üniversiteler terör sorunuyla hiç olmazsa yukarıdaki sorunlarla ilgilendikleri kadar ilgilenseydi-ler, olayların sebepleri ve önleme yöntemleri konusunda hiç olmazsa akıl ve bilim ölçeğinde veriler elde edilir ve ülkemiz de bu kadar kayba uğramazdı. İşte her şeyi şahsi çıkarı bağlamında değerlendirip vicdani sorumluluk taşımayan yöneticiler sadece ülkenin maddi değerlerini şahsi menfaatleri için kullanmakla kalmadı, ülkenin en önemli sorunundan en basit sorununa kadar tüm sorunlarına aynı anlayışıyla, kendi basit mantıkla ny la baktılar, hesabı ya354

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

pılamayacak bedellere mal oldular ve hâlâ da olmaya devam ediyorlar. Bütün hayatı, geçmişimizi ve geleceğimizi mahvediyorlar. Bu anlayış ve bu anlayışı temsil eden çevrelerin vereceği her karar, atacağı her adım çok büyük hatalarla doludur.

Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tâbi Olanlar Açısından Bakmak
Bir filozof der ki, tutsaklığın en ağırı kendini gönüllü olarak hapishaneye hapsedip üzerine kapıyı kilitleyen ve bunu isteyerek yapan kişilerin tutsaklığıdır. Bu insanları tutsak olduklarına inandırmak da çok zordur. Diğer yandan insanlar haksız yere, zorla kilitli kapılar ardında, karanlık zindanlarda tutulabilirler. Onlar fiili olarak hapistedirler ama fikren ve ruhen bu tutsaklığa karşı çıktıklarından aslında özgürdürler. Kapıları açtığınız anda özgürce yaşarlar. Özgürlüğü tatmayan, köleliği ve mahkûmiyeti kabullenmiş kişiler kendi haklarını korumadıkları, yanlışlara karşı durmadıkları bir ortamı nasıl düzeltebilirler? Tutsaklığını kendi yaratıp bunu kabullenmiş insanlar nasıl özgürleştirilebilir? Özgür olmayan, yanlışlıklara karşı çıkmayan insanlar dünyanın düzeltilmesine nasıl katkı sunabilir? Sadece köleler ve efendilerden oluşan bir toplumun sosyal olarak ilerlemesi mümkün mü? Kölelik zihniyetine sahip kişilerin hakim olduğu bir toplumda huzurdan, adaletten, insanlıktan, mutluluktan söz etmek mümkün mü? Adil ve özgür bir vicdanın en büyük faydasının önce sahibine, yakınlarına, daha sonra ülkesine ve nihayetinde tüm insanlığa olacağından şüphe yoktur. Böyle bir vicdan sahibi tüm dünyayı kendine köle etmiş birinden kat kat daha mutlu ve huzurludur. Kendini insan gibi hissederek daha üstün bir hayatı yaşıyor ve hayattan o seviyede zevk alryordur.

Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar
Necip Fazıl "suda yürümek zor değil, yürüyebileceğine inanmak zordur, eğer suyun üzerinde yürüyebileceğine inanırsan yürürsün." der. 355

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'yi yönetenler; tüm sosyal ve siyasal sorunların sivil bir anlayışla, demokrasinin ölçüleri dâhilinde, barışçıl yöntemlerle ve diyalog yoluyla çözüleceğine; geçici, kolay gözüken, alışılmış ama sorunları büyüten eski yöntemlerle çözümün mümkün olmadığına ve en ufak bir olayda hemen ordu, polis, sıkıyönetim, hapishane gibi baskıcı yöntemleri çağrıştıran unsurlardan söz etmenin yanlış olduğuna inandığı gün ülkenin tüm sorunları kolaylıkla çözüm bulacaktır. süre bu Aksi takdirde bu değerlere çıkıp oy gönülden almak inanmadığı, etkilerle etki içselleştirmediği, sadece dış (örneğin AB istediği için) ya da iç (geçici argümanlara koyduğu sahip zaman için) uygulamaya edemeyecektir. Özgürlükler ve demokrasi... Bu önemli iki kutsal değer, tüm toplumlarda huzurun, bansın, istikrarın temel anahtarıdır. Bu değerler adalet ve hukuk içerisinde yaşatıldığı müddetçe, ne ülke bölünür, ne anarşi olur, ne de terör. Huzurun egemen olduğu bütün ülkelerde yapılan araştırmalar, bu iki büyük ülkünün o devletler tarafından el üstünde tutulduğunu göstermektedir. sorunların çözümüne

Demokratik Açılım
Kürt açılımı, Güneydoğu açılımı, demokratik açılım... Adına ister Kürt sorunu, ister Güneydoğu sorunu, ister PKK sorunu densin, hepsi de aynı sorunu işaret etmektedir. Meselenin bugün gelmiş olduğu aşamada, tüm taraflar tek bir çözüm yöntemine mecbur olduklarının farkındadırlar: sorunları diyalogla, barış içinde çözme yöntemi olarak demokratik açılım. Olayların baş aktörü olan PKK bunca yıl sonra, bu kadar silaha ve sayısal insan gücüne kavuşmasına rağmen hâlâ bölgede bir karış toprak üzerinde denetim kuramamakta, bölgede gizli pusu eylemleri haricinde geçtikçe istediği de daha etkinlikleri ciddi gerçekleşti-rememektedir. karşı karşıya Zaman kalacağı sorunlarla

görülmektedir. Tek çaresi bu açılım projesi ile silahlı mücadeleye son vermektir. PKK denilince önemli olan Öcalanin kendisidir. Öcalanin yaşaması ve ileriki süreçte hapisten kurtulup dışarı 356

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çıkması ancak açılımın başarısı ile mümkündür. Fakat PKK'nm, Öcaianin başına herhangi bir şey gelmesi ihtimaline karşı silahlı kadrolarını dağda son ana kadar güvence olarak tutması olasıdır. Bugünkü koşullarda Öcaianin tek kurtuluşunun bu yol olduğu kesindir. Mücadeleye devam demesi ve olayların artması Öcaianin ömür boyu hapiste kalma ihtimalini güçlendirecektir. Düşük de olsa, en iyi ihtimalle
1 0

yıl daha cezaevinde kalacaktır, Güneydoğu

huzura kavuşursa kısa süre içinde dışarı çıkıp, siyasi faaliyetlere devam etmesi ve umduğu noktalara gelmesi ihtimali çok yüksektir. PKK'nm içinde bulunduğu şartlar ve geldiği konum itibarıyla açılım sürecinde devletle uyuşmaktan başka seçeneği yoktur. Bağımsız devlet fikrinden vazgeçmiştir, vazgeçmeye de mecburdur. Öcalan mahkemedeki açık ifadesinde ve yer yer verdiği mesajlarda, bağımsız bir devlet istemediği gibi, federasyon da talep etmediğini, hatta siyasi herhangi bir taleplerinin olmadığını, bazı kültürel taleplerinin olabileceğini söylemiştir. Zaten AB'ye girmek için Türkiye'nin yerine getirmek zorunda olduğu taahhütler ve AB'nin uyum sürecinde istediği sosyal reformlar PKK taleplerinin önünde olacaktır. Bu açıdan demokratik açılım projesi PKK'nm ve Öcaianin ideal beklentisidir. Ayrıca Güneydoğu halkı bunca yıl yaşanan olaylar ve savaşlar sonunda, nasıl bir yaşam biçimi olduğunu dahi unuttuğu barış ve huzuru, terörü yaşamayanların bilemeyeceği kadar çok istemektedir. Olayın en önemli taraflarından ordu, son 25 yıldır her türlü yönteme başvurarak silah ve güç kullanmasına rağmen PKK'yı bitirememiş; tersine örgütün silah ve sayısal insan gücü yapısı itibari ile halktan aldığı destek açıdan güçlenerek büyüdüğü görülmüştür. Bu dönemde üç bin köy veya yerleşim yeri teröristlere lojistik destek veriyor denilerek boşaltılmış ve ordunun neredeyse yarısını oluşturan en muharip güçleri bölgede görevlendirilmiştir. Bölgede görev yapan en ciddi hava gücü, en seçme komandolar ve özel timler ağır silahlar kullanarak binlerce operasyon, sayısı belirsiz hava ve dış harekât gerçekleştirmiştir. Buna rağmen bugüne kadar yapılanların neler kaybettirip neler kazandırdığı muhasebesinde 357

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zarar hanesinin daha ağır olduğu izahtan varestedir. Hiçbir halde başarılı olunduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi tüm tedbirlere rağmen 2009 yılında Ak-tütün Karakolu baskınından sonra da işin daha da zorluğunu kurmay heyeti açık olarak görmüştür. Üstelik bugünden sonra Türkiye, AB ve demokratikleşme konusunda ilerleme, dünya ile uyum sağlama çabaları ve uluslararası yükümlülükleri açısından eskiden olduğu gibi bölgede ölçüsüzce veya orantısız güç kullanamayacak, operasyon ve eski yöntemleri ıç ve dış kamuoyuna kabul ettiremeyecektir. Dolayısıyla ordunun bölgede barış ve huzurun temini için demokratik açılım yönteminden başka çaresi yoktur. Olayda en önemli aktör olan Hükümet de, askeri harcamaları kısarak ekonomiyi düzeltmek ve asker üzerinde siyasi otorite kurmak için bu sorunu demokratik açılını adı altında barışçıl yollarla çözmeye mecburdur. Eğer barışçıl, siyasi ve sosyal yöntemlerle bu sorunu çözemez ise, önüne koyduğu AB ye tam üyelik, askeri vesayetin kaldırılması, imkânı ekonominin düzeltilmesi gibi hedeflerine yoktur. Ayrıca dünya konjonktürü, ABD hm Güney Asya ve Ortadoğu daki faaliyetleri ve yakın gelecekteki politikaları, AB'de kamuoyunun eğilimleri, Rusya'nın kendi iç şartları gereği genel tavrı, Suriye'nin düne göre bugünkü hali ve Türkiye ile yakınlaşması, İran'ın PKK ya tavrı, Kuzey İrak'ta Talabani ve Barzanihin tutumu gibi dış şartların da olayın bu yöntemlerle halledilmesi konusunda en uygun ortamı yarattığı görülmektedir. Aslında olayın bu üç önemli tarafı da demokratik açılımla ifade edilen, soruna silahsız yöntemlerle çözüm üretilmesi koHaliç'te Yaşayan Simon bu............_____.................______.........___. ._____........______

ulaşma,

ortadan

kalkacaktır,

Hükümetin

Güneydoğu'daki silahlı çatışmadan devam ettirme lüksü ve ihtimali

nusunda başka seçenekleri olmadığını biliyor fakat her üçü de karşı taraflar zarar görsün ama ben kazançlı çıkayım anlayışı ile hareket etmeyi sürdürüyorlar. Hâlbuki 358 samimi olarak birbirlerine

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaklaşsalar, çözüm için olgunlaşmış sorunu en kısa zamanda çözebileceklerdir. Devlet halk desteği almak amacıyla psikolojik harekât faaliyeti adı altında onaylamadığı siyasi düşüncelere karşı kendi resmi ideolojisi doğrultusunda halkın bir bölümünü diğerlerine (sağı sola, laikleri muhafazakârlara) karşı yönlendirme geleneğinin neticesi olarak insanları militarize etti. Bu yaklaşımın sonucunda, halkın bir bölümü verili resmi ideolojiyi savunma ve sahiplenme noktasında kendilerini bile geçerek çok daha militarist bir çizgiyi takip etmeye başladı. Artık onlar da bu insanları durduramamaktadır. Halkın tepkisini almamak adına beklentinin dışında hareket edememektedirler. Aslında PKK ve Öcalanin bugünkü tavrı ve içinde bulunulan durum Türkiye için çok büyük bir şanstır. Türkiye bu nimetin farkında değildir. Bu savaşın bitmesi için bütün şartlar olgunlaşmış ve her şey hazırdır. Bu çok büyük bir fırsattır. 10-12 yıl öncesine göre örgütün bu hale gelmesi hayal bile edilemeyecek kadar zorken, şimdi hem örgüt hem de iç ve dış şartlar barış sürecine girmiştir. Örgütün, devlet istese ve planlasa dahi öngöremeyeceği kadar iyi bir noktaya gelmiş ve çok iyi bir fırsat yakalanmış olmasına rağmen devlet hâlâ bu fırsatın farkında değildir. Yalnızca Türkiye değil, İran, İrak ve Suriye'den alacağı topraklar üzerinde bağımsız bir devlet kurma amacıyla yola çıkan Marksistbeninist PKK, bugün artık bağımsız devlet ya da federasyon talebini bir kenara bırakmış, hatta siyasi talepler yerine (öcalanin mahkeme konuşmaları) yalnızca kültürel talepleri olduğunu ifade etmeye başlamıştır. Geçmişte oluk oluk kan akarken, "Aksın! Ne kadar kan akarsa, o kadar temizlik olur" diyen örgüt artık barış ve demokrasi demektedir. Öcalan yakalandığı zaman bana "Sen Güneydoğu'da uzun süre çalıştın. PKK'yı bilirsin. Biz Öcalan'a benzer birini bulduk. Gelecekte bu örgütün ülkeye zarar vermemesi için; ilk olarak bu kişiye mahkemede vereceği bir ifade hazırla, ikinci olarak bu kişinin 359

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'deki savaşın durması, barış ortamının tesis edilmesi için yapması gereken Katı şeyleri ayarla," denseydi, bir örgüt ben bu kadarını kadar söyleyemez, bu kadar kısa bir sürede beyanları bu kadar yumuş atamazdım. Marksist-Leninist nasıl bu yumuşayıp, barış yönünde ifadelerde bulunur şüphesini mutlaka birileri dile getirir diye beyanları daha ihtiyatlı yazardım. Ama PKK ve Öcalan bence benden daha ılımlı bir mecraya
^^XX XXXÎ.>Ş tır»
H

Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?
Bugünlerde herkes Güneydoğu açılımından ya da diğer ifadeleriyle PKK açılımından, Kürt açılımından veya demokratik açılımdan bahsediyor. Ancak olayda muhalif veya tarafsız bir pozisyon sergileyen herkes önce Güneydoğu sorunu yoktur, Kürt sorunu yoktur, diye konuşmaya başlıyor. Oysa bu ülkede görünürde 30, örtük olarak da daha uzun yıllardan beri yarı resmi bir savaş devam ediyor. Bu savaşın bir de karşı tarafı var. Eğer silahlı bir mücadele sürüyorsa, bunun sebebini asıl olarak bu mücadeleyi başlata tarafa sormak gerekmez mi? "Ne istiyorsunuz, niçin çıkıp bunca zamandır savaşıyorsunuz?" gibi sorular hiç sorulmuyor. Herkes onlar yerine konuşup Türkiye'nin Güneydoğu ya da Kürt sorunu olmadığını söylüyor. Veya birileri çıkıp onların Türkiye'yi böleceğini iddia ediyor. Onlar adına biz konuşuyoruz. Meselenin asıl muhataplarına bu sorular sorulmadığı müddetçe sorunu çözmek mümkün değildir. Şimdi de Öcalan ve PKK ile görüşülemez deniyor. Peki kiminle görüşülecek? Sorun oradaki sıradan halk değil ki. Sorun davanın şahsında somutlastiği öcalan ve örgüttür. Onlarla görüşülmeden hangi sorun halledilebilir. Daha doğrusu onlardan başka konuşacak bir muhatap var mı ki? Bugün muhatap sivil alınacak herkes ancak oradan izin aldığı zaman PKK'dan konuşabilir. DTP veya benzeri partilerin milletvekillerinin veya diğer toplum kuruluşlarının yöneticilerinin güçlerini aldıklarını bilmeyen var mı? Eğer Öcalan ve PKK'ya dayanmasalar, hiçbir şey ifade etmezler. Eğer Öcalan bir gün onları gözden çıkarırısa, bir anda silinip gideceklerdir. Leyla Zana bu hareket 360

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

içinde önemli bir konumdaydı, birileri öcalan'a 'AB senin yerine Leyla Zana'yı hazırlıyor, onu parlatıp öne çıkarıyor,' dedi. Bunun üzerine Öcalan in tek bir emriyle Zana her şeyin dışında bırakıldı ve o saatte bitti. Üstelik o örgüt içinde önemli bir yere sahip olmasına rağmen bu muameleye maruz kalmıştı. Şu an adları daha az duyulan, siyasete yeni atılan milletvekillerinin hiç birinin PKK'ya dayanmadan, ondan güç almadan bir şey yapması ve bir adım dahi atması mümkün değildir. Bugün için PKK demek de Öcalan demektir. Bu açıdan muhatap Öcalan'dır. Öcalan muhatap alınmadan da hiçbir sorun halledilemez. Sorunun kendisi tüm açıklığıyla ortadayken, karşımızdaki güç bu kişiyse onu dikkate almadan hiç bir sorun çözümlenemez. Önce sorunun asıl muhatabım saptamak ve doğru muhataba doğru soruyu sormak gerekir. Yoksa onların yerine, kendimiz sorup kendimiz cevap verecek olursak, doğal olarak bu soruna hiçbir zaman çözüm bulunamaz. Öcalan, yarın da yine etkin olacak; Güneydoğu'da veya Kürtlerle ilgili bir adım atacak herkes, eninde sonunda bu kişiyi hesaba katmak mecburiyetindedir, hatta onun desteğini almaya da mecburdur. O ha muhtaçtır. Bu sorunları ABD'yle, AB'yle veya başka ülkelerle konuşmak, çözmek, pazarlık yapmak isteyenlerin bu devletler veya güçler yerine Öcalan ile sorunu çözmeye denemelerinin daha akıllıca bir iş olduğunu bilmeleri gerekir. En azında Öcalanin bu ülkeden başka gideceği bir yeri olmadığını ve bu ülkeye onunda en az bizim kadar ihtiyacının olduğunu biliyoruz.

Öcalan: Herkese Mektup Yazdık
Cezaevinde yatan Öcalan her başbakana, her genelkurmay başkanına, her kuvvet komutanına görev değişikliği olduğunda mektup yazarak, olayların nasıl bitirileceğini uzun uzun anlatmaktadır. Hatta bir videokaset doldurarak gönderdiğini de biliyorum. Bu kasetlerden çözümü yapılan bir konuşmasında, "Kuzey Irak'ta Barzani'nin, Talabani'nin ve feodal güçlerin bir anlam 361

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

ve değerleri yok; orada bir benim, bir de sizin gücünüz var" diyordu. Ayrıca "oradaki Türklerin haklarını korumak için bir şey yapılmadığını ve yurtdışındaki ırkdaşlarıyla ilgili bir şey yapmayanın TC olduğunu" belirtiyordu. Bazıları Güneydoğu'daki açılımın ülkeyi bölebileceğini söylüyor. Aslında bu söz Güneydoğudaki mevcut sosyal, siyasal, ekonomik duruma, bölge ve dünya gerçeğine bakılmadan yapılmış bir tespittir. Aksine demokratik açılım süreci devam ettiril-ınezse o zaman Türkiye için olumlu gözüken tüm şartlar aleyhe dönerek bölünme süreci daha da hızlanacaktır. İşin aslı her ne kadar hukuki manada bölünme olmasa da, Güneydoğu bölgesi yıllardan beri her gün yavaş yavaş bölünmekte, fiilen bölünme yaşanmakta olduğudur. Demokratik açılım süreci, yaşanmakta olan fiili bölünme sürecini durdurabilecek, çatlakları yapıştıracak ve uzun süreçte bölünmeyi önleyecek tek gerçekliktir. 1980ü yıllardan başlayarak günümüze kadar olan süreç içerisinde bölücü fikirlerin bölgede ne kadar yayıldığını, halktan örgüte verilen desteğin ve Örgütün organize ettiği olaylara katılımın boyutunun nerden nereye geldiğinin bir anlamı olmalıdır. Ayrıca bugüne kadar uygulanan mevcut yöntemler tamamen bilimsellikten ve akıldan uzaktır. Olaya kriminal bir olay gözüyle bakmak çözüm getirmemektedir. Buna rağmen bu bölgedeki sorunu çözmek için başka bir yöntem önerisinde kimse bulunmamaktadır. Sorunun çözülmeden bu şekilde devam etmesi ve kaybedilen her saniye devletin aleyhinedir. Üstelik bölgedeki sorunu çözmeden Türk toplumunun diğer sorunlarını da halletmek mümkün değildir. Bugüne kadar uygulanan yöntemler sorunu çözememektedir, kimsenin bu konuda başka bir çözüm önerisi olmadığına, tüm iç ve dış şartlar da bu çözüme uygun bir ortam yarattığına göre aksini savunanlar neye dayandıklarını ikna edici bir biçimde açıklamalıdırlar.

PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar

362

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

2003 seçimlerinin ardından AKP hükümeti kurulmuştu. Makam, mevki istiyor gözükmemek için İçişleri Bakanlığına dahi gitmiyordum. O günlerde PKK'nın dağdan indirilmesi ile ilgili eve dönüş adı altında çıkarılacak itirafçılık yasası hakkında gazetelerde çıkan haberleri okudum. göçmen Gazeteler eve ile dönecekler Nusaybin'deki için hac Kırklareli'ndeki misafirhanesi

konaklama tesislerinin hazırlandığını yazıyordu. Bu arada, PKK adına sözcülük yapan internet sitelerindeki konuyla ilgili haber ve yorumları okuduğumda, onların itirafçılık veya pişmanlık yasası değil, af yasasını istediklerini, esasen eylemlerinden pişman olmuş kişiler olarak değil, yenilmiş kişiler olarak kabul edilmelerini istediklerini gördüm. Dolayısıyla mevcut şekliyle çıkacak bir yasanın anlamlı olmayacağını, bir şekilde PKK tarafı ile ilişki kurularak yasanın amaca hizmet eder tarzda çıkmasını istiyordum. Dayanamadım. Gazetelerin yazdığı gibi çıkacak bir pişmanlık yasasının hiçbir anlamı olamayacağını not edip, bakanlık işleri, ziyaretçiler ve siyasi meselelerle yoğun bir faaliyet içerisinde olan İçişleri Bakanı Abdülkadir için makam Aksu'dan ve mevki randevu için aldım. Yanlış anlaşılmamak görüşme talebinde

bulunmadığımı, PKK meselesinde yapılacakların önemli olduğu bilinciyle yapılanların işe yaramayacağını arz etmek için geldiğimi özellikle söyledim ve durumu kısaca anlattım. Bakan anlattıklarımı dinleyecek halde değildi. Daha sonra pişmanlık yasası çıktı. Hiçbir faydası olmadığı gibi toplu olarak akın akın PKKlılar gelecek, teslim olacak diye hazırlanan 20'şer bin kişilik kamplara bir kişi bile gelmedi. Bir kez daha devletin terörü önleme adına meselelere nasıl yaklaştığı, hayatın gerçeklerinden ne kadar uzak hareket ettiği görülmüş oldu. Hâlbuki ne güzel bir fırsattı; pişman olarak değil, yenilmiş olarak kabul edilmek. Bu, teslim olacağım ancak bir bahane lazım, o bahaneyi yaratıp bana sunun, teslim onurumla olması teslim olayım ısrar demekti. ediyorduk. Fakat biz, PKK mensuplarının mutlaka haksız ve yanlış olduğunu kabul ederek gerektiğinde "Devletin şefkatli kollarına kendini teslim etmek" gibi benim bile komik bulup 363

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet haklıyız

güldüğüm

temaları

anlatıp

durduk.

Her

zaman

biz

anlayışımız bizi bu günlere getirdi. Öcalanin yakalandığı dönemde de başka bir fırsat kaçırılmıştı. O dönem, örgüt şoka girmişti, akılcı manevralarla etkisiz hale getirilebilir, savaş sona erdirilebilirdi. Ne yazık ki, Öcalan yakalandı ve iş bitti anlayışı ile hiçbir şey yapılmadı. Öcalanin yargılamasını bu konuda yapılması gereken tek iş olarak kabul ettik. Bu kadar büyük bir siyasi ve toplumsal altyapıya sahip bir olayı mahkemelerin çözeceğini zannedip, olayı mahkemeye havale ettik; adalet, bağımsız yargı gibi sloganlar ile kendimizi aldattık. Aslında bu tavır ta baştan beri PKK'ya ve tüm terörist gruplara karşı gösterilen tavrın aynısıydı. Bu hastalıklı mantığımız değişmediğinden hiçbir zaman şartlara uygun çözüm ve taktikler geliştiremiyor, her zaman elimize geçen fırsatları doğru şekilde değerlendiremiyoruz. Önümüze çözüm bile konsa, çözümü bir kenara itip savaş çıkarabiliyoruz. Bugün çözüm için önümüzde mükemmel fırsatlar var; sanki tüm gelişmeler (iç koşullar, dış konjonktür, devlet, örgüt) her açıdan Türkiye'deki terör olaylarının, PKK sorunun, hatta tüm rejim muhalifi örgütlerle yaşanan sorunların çözümü için ideal şartları yaratmış durumda. Maalesef biz karşımıza çıkan bu fırsatı türlü algılamıyoruz.

Balkanlarda Benzer Durumlar
Balkanlarda, Batı Trakya'da (Türklerin yoğun olarak yaşadığı Yunanistan'ın doğusu ile Bulgaristan'ın Yunanistan sınırına yakın güney bölgesini içine alan bölge); Yunanistan'da, Bulgaristan da, Makedonya'da, Kosova'da, Bosna'da Türkler ne istiyor? Türkçe dil hakkı için neler yapıyorlar? Örneğin, nüfusunun % 4-10'unu Türklerin oluşturduğu Makedonya'nın Kos-tivar ilinde Türkçe 3. ana dil olarak belediye meclisinde kabul edilmiş ve şehirdeki tüm levhaların yazılmasına sırasıyla Makedonca, Hiç Arnavutça kimse de ve bu Türkçe hakka olarak itiraz başlanmıştır.

etmemektedir. Bu hakkı nasıl elde ettiler? Neden kimse karşı çıkamıyor? Ne gibi sonuçlar doğurdu? Balkanlarda Türkler için bu soruları tartışırken kendi ülkemizi de göz önüne almak zorundayız. 364

... Yunanistan'ın Kavala ve İskeçe illerinden başlayan Edirne sınırına kadar devam eden bölge ile Bulgaristan'ın doğusunda kalan Filibe ilinden başlayan Edirne ve Kırklareli sınırına kadar uzanan bölgelerden oluşmaktadır.1. ülkenin istikran için ve siyasi çalkantıları..... Ayrıca toplumsal taleplere karşı devletin askerine. farklılıkları ayrılık unsuru olarak algılamayıp sosyal zenginliğin unsuru olarak kullanıldığı ortamlar yaratacaktır......... -..... Balkanlardaki Türkler için bu hakkı savunurken.._._________...... Türkçe-Yunanca bölgesi Türk 365 ile isimleri vardır......___..___________________......... . Bölge tümüyle Türk bölgesi olup......... bu tür taleplerin kendine has argümanlarla karşılanması anlayışının Bölüm: yerleşmesi gerekmektedir. bölgeleridir... kalkması. eski haritalarda Daha veya tüm yerleşim yerleri Türkçe olarak hepsinin Yine illerini yıllarda gösterilmektedir......... .____............... kendi ülkemizde Güneydoğu'daki Kürt halkı için neden karsı çıkıyoruz...... polisine ve mahkemelerine sirayet etmiş bakışının değişerek..... hâlâ bizim Güneydoğu illerinde olduğu gibi.... Siyasi ve toplumsal huzurumuz... .......... Devlet a Yunan-Bulgar-Türk ilişkileri Yunanistan ve Bulgaristan'da Türkler var ve bu ülkelerde yaşayan Türklere yıllardır yapılan baskılar dillere destan olmuştur. Türkiye'nin tamamının ihtiyacı vardır... PKK'mn değil. kuzeyinden güneyine her yerinde ihtiyaç vardır........... ... Bu tür bir yaklaşım...____. toplumsal taleplerin olaylara suç gibi uygulanan bunların kriminal yaklaşımlarla değil demokratik yöntemlerle çözülmesi anlayışının benimsenmesine bağlıdır........ ülkedeki farklı inanç ve düşüncedeki gruplar ve bireyler arasındaki çelişkileri giderecek................_.... ........ Türkiye de toplumsal problemlerin ortadan algılanmamasına. Aslında demokratik açılım projesine Güneydoğu iıun.......... Plevne Geçmiş Bulgaristan'ın Deliorman tümüyle Bur-gaz... Demokratik açılıma ülkenin doğusun dan batısına....._______.. Türkçekapsayan Bulgarca bölgesi sonradan yerleşim yerlerinin isimleri değiştirilmiş... terör olaylarını bitirmek için ihtiyaç vardır........ ..........._ .... Batı Trakya...........____............ Bölüm: Devlet Bizler. 1 .....

........ Türkler bugün Bulgaristan'ın yükselmesi gibi.... Özellikle Bulgaristan'da............ vizesi Artık almaya Bulgaristan'da yaşayan hiçbir Türk Türkiye'ye gelmek istemediği Türkler Bulgar vatandaşlığı çalışmaktadırlar......... Hemen sınırda olan Türkiye.. çoğunluğu direnişi destekleyen bölgesel olarak dili.. Üstelik yanı başında gerektiğinde örtülü destek verecek aynı halk tarafından kurulmuş Türkiye gibi bir devlet vardır........... 14 bakan yardımcısı... dünyaya seslerinin duyurulmasına çalışmıştır.. bu bölgelerde Türkler ve başka halklar üzerindeki baskı ve şiddet..... Birincisi......... Oysaki bu bölgelerde gerilla hareketini başlatacak fiziki................. ama halkı dağa çıkartacak..... Türkiye'de eğitimlerine imkân tanımış.. Bana göre en önemlilerinden bir tanesi bu ülkelerdeki baskı ve şiddetin derecesi direniş yaratacak kadar fazla...... Cumhurbaşkanı yardımcısı olmak üzere çok sayıda Türkün hükümet kadrolarında görev almış olması ve hükümet ortağı olarak bulunması neticesinde Türk direniş hareketi bitmiştir... Bunun birçok sebebi olabilir. Türklere eşit vatandaşlar olarak davranması ve 366 ........ Her biri ciltler dolusu kitaplara konu olacak olan buradaki insanların gördüğü baskı ve şiddet bu kitabın konusunu oluşturmamaktadır._________....._ ........ zorla kimlikleri unutturulmak istenmiştir. Fakat burada yaşanılanlar kitabımızın konusu bakımından üç açıdan önemlidir................. isimleri değiştirilmiş...... Bu bölgelerdeki Türkler eskisi kadar direnmedikleri gibi bulundukları ülke ile uyum sağlamaya çalışıyorlar. Bölüm: Devlet buralarda Türkler üzerinde baskılar kurulmuş... sosyolojik şartlar vardır. kültürü aynı bir halk (baskı ve şiddete maruz kalan halk).......... en azında buradaki kişilerin Türkiye'ye gelmelerine kolaylık göstermiş......... bu bölgelerde yaşayan Türklerin mücadelesine destek olmak istemiş..... dini..... Fakat gerilla harbi başlamaz..... 1 . Bulgar demokrasisinin gösterdiği başarı sayesinde 30'dan fazla milletvekili.... savaş başlatacak kadar çok olmamasıdır........... Bugün bölgede yaşayan Türklerin durumu bu iddiamın doğruluğunu göstermektedir. direniş hareketlerini ortaya çıkarmış ama bunlar asla silahlı gerilla hareketine dönüşmemiştir. ve ilerlemesi için çalışır veya hale Bulgar gelmiştir... Bunu sağlayan tek şey Bulgaristan rejiminin demokratikleşmesi.. muazzam ormanlarla kaplı dağlık bir alan...___________________....

Bugünkü Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov Bulgaristan İçişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği (ülkemizdeki Emniyet Genel Müdürüne veya İçişleri Bakan Müsteşarına muadil) görevinde bulunduğu dönemde banka yolsuzluğu suçlarından aranan Murat Demirel'i yakalayıp iç bize teslim etmesinden dolayı kendisini "Dün Türkiye'ye davet etmiştik................... Sohbet bir ara Bulgaristan'daki Türkler... Türkiye'ye göç etti...... Her kademede memuriyetler alıyorlar..... 19801i yıllarda bazı Bulgar insan hakları savunucuları ile birlikte Türklere yapılan baskılara karşı koyduklarım belirterek. Bugün aynı şeyi yapsanız. Bölüm: Devlet Türklerin Türk olarak legal partiler kurarak haklarını arayabilmesi ve hatta iktidara ortak olabilmeleridir.... buldu ve kaldırılması konusunda ile yaptığı birlikte kavuşma çalışmaları Türkler de "Bulgaristan'da Bulgaristan demokrasinin standartlarının yükselmesi...... Bulgaristan demokrasinin de bazı açılardan teminatıdırlar....... demokratik adımlar atıldı.. kendisi cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkler üzerindeki kısaca huzur baskıların anlattı......... Türkler. Buna rağmen Bulgaristan'da istikrar ve huzur yoktu.. Baskılardan dolayı yüz binlerce Türk asıllı Bulgar vatandaşı ülkeyi terk etti....... yılı törenlerine davet üzerine katılan eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı Jelu Jelev Edirne'de yaptığı konuşmada.... 1 ....... gelince adları Borisov Türklere baskı değiştiriliyordu._________. Ama şimdi Bulgaristan'da özgürlükler genişledi. özgürlüklerin gelişmesi istikrara konusunda önemli mesafe aldı" dedi... hatta geçmişte Türkiye'ye gidenler dahi Bulgaristan'a dönmeye çalışıyor.. Bulgaristan'ın Bulgaristan'da güvenliği konularına vardı................. Bulgaristan Türklerinin sürgün edilişlerinin 20....... hepsi Bulgaristan'da kalmayı tercih eder... Düzeldiğinde. Ülkemizde de bu çapta devlet adamlarının çıkması gerekiyor.... bu talep daha da artacak............_ ............" mealinde bir şeyler söyledi.... Üstelik daha ekonomi yeterince düzelmedi... Bunun sonucunda Bulgaristan huzurlu ve güvenli bir ülke durumunda.... Bulgaristan demokratik rejimini 367 .............___________________..................... Türkler siyasi parti kurdular........ Dün kapıları tamamıyla açsanız Bulgaristan'daki Türklerin hepsi Türkiye'ye gelirdi..... 30 kadar milletvekilleri var ve hükümet ortağı oldular......

...... Yunanistan'da Türkler gibi tüm azınlıkların haklarının korunması söz konusu olunca yerine getirilmesini istediğimiz uygulamalar) neticesinde Yunanistan rejimi yumuşayarak Türklere yeni hak ve özgürlükler tanımış..... 20001i yıllara kadar Türklerin gayrimenkul satmaları serbest.... Bölüm: Devlet risk da sürdürdüğü müddetçe gibi Türkler Bulgar Bulgaristan için hiçbir teminatı oluşturmayacağı karşısında demokrasisinin halkını olacaklardır... ehliyet alma gibi medeni haklar bile kısıtlanmıştı.. İkinci olarak AB'nin Yunanistan'da demokratikleşme yönündeki taleplerinin risk olmaktan sonuçları kitabımız ve açısından çıkaracaktır....." Yani gönüllü olarak olmasa da AB'nin baskıları sonucu Yunanistan demokratikleştikçe Türk muhalefeti yumuşamış.... Türklerin ehliyet almaları bile özel izne tâbi hale getirilmiştir... Yunan mahallelerinde oturuyorlar............... almaları izne tâbiydi.. Yunanlı kızlarla evleniyor... onlar da direnişi yumuşatmış....... Ancak AB'nin Yunanistan'a yaptığı baskılar (bizden talep edilince AB dayatması diyerek eleştirdiğimiz. yavaş yavaş makul seviyeye gelmiştir...___________________.. vatandaş olmak sıfatıyla mülk sahibi olma.......... Artık Türk gençleri Yunan okullarına gidiyor..... Fakat şimdi Yunanlılar tutumlarında yumuşaymca biz de çözüldük.. daha ılımlı bir muhalefet yapmaya başlamıştır.............. 1 ... Bulgar demokrasisini tehdit edecek her hareket......._________.... 4-5 defa gittiğim Yunanistan'da dernek başkanı.............. müftü gibi Türk toplumunun ve muhalefetinin simgesi olan kişiler ve yanında bulunanlar şu anki memnuniyetsizliklerini şöyle ifade ediyorlardı: "Yunanlılar geçmişte baskıcı bir tutum içindeyken biz de direnişçi idik._ .... seyahat etme... Çünkü demokrasi harici bir rejim belki Bulgaristan'daki Bulgarları çok rahatsız etmez............ önemlidir.................... 368 .. seçme ve seçilme gibi en tabii siyasi haklar bir kenara... Bulgaristan'daki Türk bulacaktır...... oysa eskiden böyle şeyler olmazdı..... ama ri kesinlikle edecektir. Bugün hâlâ Yunanistan'daki demokratikleşme sürecide bu ülkedeki Türkleri çıkarmaktadır Yunanistan'da Türkler üzerinde ciddi baskılar söz konusudur........ kapalı bir toplum yapısı içinde onlara karşı koyuyorduk............... 19901ı yıllarda.......

..... tüm Balkanlar'da (Yunanistan......... Yöre halkı milletvekillerini ve bölge yöneticilerini seçtiklerinden Batı Trakya'daki Türk halkına değer verilmektedir.......... Türklerin Türk bayrağının yanında kurdukları partilerin (Kosova Türk Demokratik Partisi.... Gümülcine'de Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nm Batı Trakya'da uygulanacak politikalan ve devlet uygulamalarını belirlemek üzere bir ofisi bulunmakta ve Türklere karşı yürütülen uygulamaları bu ofis belirlemektedir.............. Makedonya'da Türklerin en yoğun yaşadığı ve nüfusun % 4'ünü oluşturdukları Kostivar gibi belli şehirlerde Türkçe 3... Makedonya.... şehirdeki tüm işyeri 369 ....... Çağdışı kalan bu uygulama sanırım önümüzdeki süreçte kalkacaktır..... Bosna-Hersek...... En yakınımızdaki ülkelerdeki uygulamalar. Sırbistan.............. Hırvatistan gibi pek çok ülkede) yaşayan Türklerin haklarının korunması için destek veren. Türk varlığının..... Makedonya Türk Demokratik Partisi) bayraklarını asarak ayakta kalmaya çalıştıklarını gördüm........ Türkler...... Buna karşın Türklerin çoğunlukta olduğu Gümilcine ve Evros'ta îl Valiliğini Türkler almasın diye sadece bu bölgede iki il birleştirilerek tek valilik bölgesi yapılmış ve seçimlerde bir Türkün vali olması önlenmiştir.......... Karayolu ile baştanbaşa gezdiğim Balkanların Türk azınlığın bulunduğu bölgelerinde.... dil olarak kabul ettirilmiş............ Hatta biraz daha geniş bakarsak........... Ko-sova. Üçüncü konu ise.. bunların en tabii insan hakları olduğunu savunurken kendi içine hiç bakmamış.._________. dilinin.___________________.................... Dünyada çok az ülkede örneğine rastlanan Dışişleri Bakanlığımın ülke içerisinde etkin olduğu bir uygulama Yunanistan'da yürürlüktedir. 1 ..... ülkemizdeki Kürtlere ve diğer farklı azınlıklara karşı yapılması gerekenlere örnek olması açısından bizim için büyük önem arz etmektedir...._ . Bölüm: Devlet Bugün Yunanistan'da yerel yöneticilerin tümü seçimlerle belirlenmektedir................. kültürünün korunması amacıyla her platformda yer almak isteyen Türkiye..... Bulgaristan ve Yunanistan'daki Türklerin gördüğü baskı ve şiddete karşı çıkan Türkiye'nin kendi içinde benzer konumdaki halklara aynı uygulamaları yaparken hiç vicdan muhasebesi yapmamış olmasıdır.... evrensel vicdanı savunmamıştır......

öğretmen olmuş ve Türkiye'de daha iyi şartlarda çalışma imkânları varken çok düşük maaşa ve zorluklara katlanarak okulları biter bitmez Makedonya'ya gelmiş ve bu okulda buradaki çocukları yetiştirmeye aday olmuşlardı........ Kostivar'daki Türk çocukları ve Türkler için... kendi vicdanını sorgulamalıdır.. Sırt sırta............ Arnavutça ve Türkçe yazılmış olmasını övünerek anlatıyorlardı....... anımsadığım kadarıyla 1200 öğrencinin 900 kadarı Türk... 1 ... bir kısmı Makedon ve bir kısmı Arnavut'tu... Bölüm: Devlet isimlerinin Makedonca.. Gül Cahit'in müdürlük yaptığı okulda ve diğer şubelerinde.......... Eğer talep etmiyorsa.. Kendisi ve ırkdaşları için talep ettiği hak ve hürriyetleri ve en tabii insani hisleri diğer insanlar için de istemelidir... Bu okulda görev yapan öğretmenlerin hepsi Türkiye'de yüksekokul okumuş. bu zamanda idealleri uğruna fedakârlık yapan bu gençlerin adını her fırsatta anarım..... Eski bir Makedon devlet adamının adına kurulan ilköğretim okulunun adı Mustafa Kemal Atatürk Okulu olarak değiştirilmiş................. Okulda üç dilde de eğitim veriliyordu.. Türkiye'de Ankara Gazi Haliç'te Yaşayan Sımonlar..............._ .................................. içine Çanakkale Savaşımın tam bir duvarı kaplayan tablosu yapılmış._________......._______.. Birbirlerinden ayrılamayacak kadar birbirlerine bağlı bu fidan boylu gençleri her gördüğümde tarif edilemez duygular hissettim.. kavgasız dövüşsüz oradaki Türkler ve Türklük için çalışıyorlardı............ orada öğretmenlik yapan gencecik idealist öğretmenler aklıma geldiğinde gözlerim nemlenir......____ Üniversitesi'nden mezun olup..___________. omuz omuza vererek bayrak olmuşlar...... Peki.... öğretmenlerinin çoğu Türklerden oluşan........... Ben nasıl bir vicdan sahibiyim ki çifte standartları vicdani ölçü olarak kullanıyorum...... her yeri Türk Bayrağı ile donatılmıştı.. hem öğretmen hem önder hem de rehber olmuşlardı...... Bence Türk'ün artık kendi kendini sorgulaması lazım.... ___________.......... ben oralardaki Türklerin kazanmış olduğu bu haklar için bu hisleri duyarken. Neden AB'ye Girmeliyiz? 370 . kendi ülkemdeki benzer kısıtlamalar içinde bulunan insanlar için nasıl aynı hisleri duyamam........___________________..

.............. toplumsal yaşamın her sahasını bireyin huzuru için düzenleyen 371 ......... Düşünce ve davranışlardaki bu değişim iyiye doğruysa toplum kalkınacak.. kötüye doğruysa gerilemeye başlayıp eskiyi arar hale gelecektir.................... Çünkü mevcut bozuk yapı iyinin içeri girmesine mani olmaktadır....... insanlığın o güne kadarki akıl bilim süzgecinden geçirip bulduğu ve başka toplumlarda kendi başarılı bir biçimde uygulamış olan kuralları alıp......... iyiye doğru olmayacaktır.._ ........ ülkenizde uygulamaktır............ Bu bakış açısına göre............... Tutucu ve bağnaz çevreler denenmiş ve başarılı olmuş yöntemlere karşı fazla direniş gösteremeyeceklerinden bu yöntem en hızlı ve en güvenilir yöntemdir.......... Ayrıca bütün kurallar manzumesi zamana....... bu şekilde yeni davranış ve tutumlar ortaya çıkacaktır... Yani her değişim..... bugüne kadar bütün insanlığın yaşadığı ağır deneylerden dersler çıkararak akıl ve bilimle bulduğu. Üstelik uzun süre bozuk bir yapı içersinde yaşamış ve eski yanlış sistemin propagandalarına maruz kalmış kitlelerin değişimi ve istemelerine rağmen içinde bulundukları durumdan kurtulmaları ve doğruyu bulmaları o kadar kolay değildir.. başta anayasa olmak üzere birçok kurum ve kuruluş ile tüm temel değerlerin mevcut toplumsal yapıya ve zamana uygun olmadığı ortamlarda iyi bir kural ve değeri uygulamaya koymak ve topluma yerleştirmek mümkün değildir.... Bu tür durumlarda en kolay ve en etkin yöntem...___________________..... ülkedeki her şeyin kötüye gittiği......... Bölüm: Devlet Bizim gibi ülkelerde ve hatta gelişmişlik düzeyi bakımından bizden daha kötü durumda olan Doğu ülkelerinde toplumsal kalkınmayı gerçekleştirmek ve hızlı bir ilerleme sağlamak akla........... Doğrunun arayışryla yola çıkan........ örneğin krallıktan kurtulmak isteyen Rusya'nın komünizme teslim olması gibi.. akla ve bilime uygun olmadığından tek tek bunları ayıklamak ve düzeltmek de uzunca bir süreci gerektirecektir....._________..................... Zihniyet değişikliği gerçekleşmediği sürece yalnızca görünür olan yapıyı değiştirmekle hiçbir sorun kalıcı olarak çözümlenemez... 1 ... Toplumsal kalkınmada esas olan zihniyetin ve düşünce yapısının değiştirilmesidir.. bilime ve mantığa aykırı mevcut yapılar ve kanaatler nedeniyle çok zordur..

Zaten bunlar birbirileriyle bağlantılı ve biri olmadan diğerinin hayata geçirilmesinin eksik kalacağı değerlerdir... İsviçre.... üretimle ilgili hususları düzenleyen yasanın bu kısmını değil de başka yerlerindeki diğer konuları istismar ederek bu kuralın uygulanmasına şoven karşı çıkacaklardır....... devlet 372 .._ .. Fertlerin ve toplumların huzur ve mutluluğu için üretim...... ticaret.. kurala Bu yasanın AB'nin yerli sanayimizi baltalamak için kurduğu bir tuzak olduğunu söyleyecek........... üretilecek herhangi bir malın insan sağlığına hiçbir şekilde zarar vermeyecek ölçülerde denemiş olması ve bu malın hatalı üretiminden dolayı alıcının zararlarına karşı üreticilerin sorumlu olması kuralına kim itiraz edebilir ki? Ama kolay ve kısa yoldan çok para kazanmak isteyen üreticiler. duygularla bu karşı toplumsal muhalefet oluşturacaktır........ tüketim. Örneğin... Amerika gibi AB üyesi olmayan kalkınmış pek çok ülke de bu kuralları veya benzerlerini uygulamaktadır.... çevre ve kültür alanlarında konulan kuralları da kapsamaktadır.. AB normları sadece sosyal konularda konulmuş kurallardan ibaret değildir................... AB tümü hakkında bir kurallar normları bütünüdür............ dil ve etnik kimliklerini özgürce yaşmaları adına konan kurallara itiraz edilebilir mi? Bazı çevreler bu kurallara karşı çıkıp ülke bölünecek yaygarası yaparak kuralların kitleleri olumsuz etkileyecektir.... bu nedenle birini alıp birini almamak doğru ve akılcı bir yaklaşım olmayacaktır. AB normları yalnızca AB üyesi ülkelerin tarihsel tecrübelerinin ışığında oluşturulmamıştır.............. Dolayısıyla bizim gibi ülkelerde fertlerin ve grupların huzur ve refah içinde yaşaması için gerekli yapıyı yaratan............. devletin yetkileri... Bölüm: Devlet kurallar bütünü günümüzde AB normları olarak adlandırılmaktadır........... Bunlar evrensel değerlerdir..........___________________.._________. 1 .. devlet veya diğer gruplar tarafından rahatsız edilmemesi............... görevleri ve sorumlulukları konusunda konan ve temel amacı kişilerin huzur ve mutluluğunu korumak olan kurallara karşı çıkmak mümkün müdür? Ayrıca fertlerin din.............. Bizim için önemli olan hareket noktamızın doğru olmasıdır....... dolayısıyla yalnızca AB ülkeleri değil........... Japonya.. Aynı şekilde fertlerin...........

....... Kendi şahsi menfaatleri ikinci plandaydı............ hiçbir ideali olmayan................... İnsanın dünyadaki varoluş sebebi idealleri...... Bu nedenle idealist insanlar.. İster sağ ister sol düşünceye sahip olsun....... belki de inanılmaz bir biçimde kendilerini her şeyi eriyle inandıkları ideolojiye adamışlardı. belki de dünyayı değiştirmek........ Varoluş sebeplerinin... İdeolojileri yanlış olabilir.. Dünyada ideallerini gerçekleştirmek için kendilerine bir görev biçiyorlardı........___________________.. Bu tip insanlar Türkiye'yi... Bundan dolayı AB'ye girmek ve AB normlarını almaya mecburuz....... Bu ülke menfaatlerine olacaktır.. bu toplumdaki insanları daha iyi 373 . bu uğurda gayret göstermektir... ama bu insanlar o zamanlar davalarına samimi olarak inanıyorlardı.. daha güzel ve daha iyi bir dünya yaratmak adına inandıkları ve doğru bildikleri bir ideoloji taşıyorlardı. aksi takdirde ülkemizde kısa sürede reformların devamı mümkün görünmemektedir......_________...... Bu Sistem. idealleri ve ideolojileri yoktu............. inançları ve fikirleri uğruna çalışmak. Yani kendilerinin dışındaki dünya için idealleri ve fikirleri olan insanlardı.. sahip olduk-lan idealleri gerçekleştirmek olduğunu düşünüyorlardı........ hatta birçoğunun yanlışlığı sonradan ortaya çıkmıştır da.................... Hatta büyük bir kısmı.. Bu grup içindekilerin bir kısmı dürüst ve namusluyken......... Aksi halde._ .. Geri kalan insanların ise böyle inançları.. Fikri Olana Karşıdır Bugün geldiğim noktadan geri dönüp baktığımda bu ülkede iki tip insan yaşadığını görüyorum... Bir amaçlan vardı.... Onlar tamamıyla günlük hayatın içerisinde yuvarlanıp gidiyorlardı..... Birinci tip insanlar idealist insanlardı.. Bölüm: Devlet organlarının işleyişini evrensel değerler bağlamında belirleyen bu kuralların toplu olarak alınıp uygulanması en makul ve tek yoldur........... diğerleri yalnızca kendi menfaatlerini düşünen bencil insanlardı.............. 1 . makul yolun bulunması oldukça zordur.. Ama her nedense ülkemizdeki sistem tüm organlarıyla bir ideali olan herkesi kendisine karşı bir tehlike olarak görüyordu.... dünyadaki her şeyi kendi menfaatleri ile değerlendirenlere göre ahlaki açıdan daha üstündür..

...... Bugün düşündüğümde sistemin en büyük hatasının.... farklı fikirlerin tartışılabileceği bir ortam yaratılmalıydı.... Fakat bu sistem..___________________... O günlerde ben de bu anlayışın yanlışlığının farkında değildim... Belki de Türk toplumunun ve demokrasisinin gelişmesinin önündeki en büyük engel buydu........... kendini ve çevresini geliştirmek.. Oysa bu insanların teröre ve şiddete yönelmeden..... Ama nedense bizim sistemimiz hiçbir zaman bunlara müsaade etmedi... insanlar bir sürüden farksız olacaktı...... Zira bu şekilde bireysel olarak bir kişiye ceza vermekle yetinilme-yip toplum bu düşüncelerden tamamen uzak tutuluyordu............ bu insanları yanlış işler peşinde koşan kişiler olarak görüyordum...... 374 .. Halkın geri kalanı nazarında onları aşağıladı ve kötüledi...... devletin yaklaşımıydı.. Bölüm: Devlet yaşatacağım diye kimin kendine ait bir ideali varsa...... 1 . savundukları fikir ve idealleri topluma yaymalan. bir inancı....... siyasete girip yönetime aday olmaları ve parti kurmalan için gerekli imkânlar sağlanarak daha sağlıklı ve daha sıhhatli bir toplum yaratılabilirdi. Bu idealist insanların bazılarının zaman içerisinde bir takım terör ve illegal olaylara karışması toplumdaki diğer kesimleri korkuttu.. Dün olduğu gibi bugün de polis ve istihbarat eğitimlerinde devlet için zararlı faaliyet ve eylemler anlatılırken bu grupların hepsinin adı zikredilmektedir.._________... yani insani fonksiyonlara sahip kişileri hedef kabul etmesiydi............ Aslında en kötüsü de bu yaklaşımdı. Hâlbuki insanlığın geleceği bu tür insanların fedakârlıklanna bağlıdır.... bu fikir ve idealler etrafında örgütlemeleri.... idealler uğruna mücadele eden insanları her zaman karşısına aldı.............. bir ideali.. Toplumun daha mutlu ve müreffeh bir geleceğe ulaşması için................... sistem hemen bunları yasaklamak ve yok etmek yönünde bir iradeye sahipti.. Hâlbuki onları bu davranışlara yönelten.......... Bu tip insanlar ve bu tür idealist düşünce ve fikir hareketleri olmasaydı.._ .... Ve insanın en önemli görevi bulunduğu ortamı iyileştirmek........ bir fikri olan....... Yasakçı bir zihniyetle onları engellemekle kalmayıp düşünce ve eylemlerinin yanlışlığı yönünde de sürekli olarak propaganda yaptı............. ülkesini ve toplumu kalkındırmak adına arayış içinde olmaktır............

... Öyleyse kendi hareketlerimi eleştirmeme....._ ... eğer başımıza gelen kötü olayları Amerika ve Rusya gibi ülkeler veya CIA ve KGB gibi dünyayı ürküten büyük teşkilatlar yapıyorsa ve bu olayların meydana gelmesinde bizim hiçbir kusurumuz....... Diğer yandan bizim kendi insanımızı olarak doğru karar verebilecek şekilde eğitemiyor... hatalarımızı düzeltmemize gerek yoktur......... KGB.. hatamız yoktur inanışıdır. bizden başka hiç kimse bunu yapamaz" diye günlerce anlatılır. Fakat bizi hiç tanımayan.............lni-î" * t^^j^^¿^¿3-^ıHnrfi^^j............. İşte bu inanış... meydana polis gelen bu olayları ABD veya Rusya gerçekleştiriyorsa....... Diğer yandan başkalannın desteğiyle gerçekleştirilmiş dahi olsa çok basit bir konu abartılarak. Bölüm: Devlet Komplo Teorileri Bizim ülkemizde {ve tabii ki toplumsal olarak geri kalmış tüm ülkelerde) meydana gelen olumsuz olaylarla ilgili temel bir bakış açısı.. Başımıza gelen her kötü olayın mutlaka ABD. emniyet Türkiye'de müdürü....üfı-îTırı Î ^^ ı *b" İ j3 t> JT"İ rın^-i^s ^1"CJİ^ıeliJit^ ^^^^tn^ı............... tek başına Türkiye ne yapabilir veya ben bir olarak devletlere veya istihbarat servislerine karşı ne yapabilirim? Olaylar başkaları tarafından gerçekleştiriliyorsa ve benim bu olayların gelişmesinde kusurum yoksa bunları durdurmak ya da azaltmak için de yapacağım fazla bir şey yoktur..... dilimizi dahi konuşamayan ülkelerin vatandaşları veya istihbarat servisleri gelip 375 ..^> "yaptığımız şu yanlışta dolayı bu olay gerçekleşti" gibi bir anlatım asla yoktur............... ilerleme önündeki en büyük engellerden biridir................ Bu olgu aslında bir hasta akim tüm çözüm yollarını kapayan düşünme ve algılama biçimidir........... Mossad jm L gibi istihbarat örgütleri veya H yeni çıkmış şer - ^*^ıc^J x™ t^âri^'^^.. düzeltmeme de gerek yoktur.... yorumlama ve sebep bulma yöntemi vardır.... 1 ...___________________...... şark mantığıdır............. "olay tüm dünyaya örnektir......_________. Rusya. yapan kişi bir kahramana dönüştürülür.... Olay nedeniyle kendimizi eleştirmemize.. Ayrıca bu büyük devletlere karşı bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey de yoktur...... huzur ve güven içinde devlete bağlı olarak yaşatamıyoruz.............. İngiltere gibi ülkeler veya CIA... Bu mantığın en büyük zararı..

. O zaman şunu sormak gerekmez mi? Yıllardır sizin egemenliğiniz altında bulunan........ yine de siz bu halkı ikna edip.. üstün zekâlarını. Lawrence tarafından ikna edilerek Osmanlıya karşı isyan ettirildiğini ve onun faaliyetleri neticesi bu olayların meydana geldiğine inanır................___________________.. Anadolu'da bile yer yer isyanlar çıkıyordu..._________.... kendinize bağlayamıyorsunuz? İngiltere'den bir adam geliyor..... tamamen farklı bir kültüre sahip...... Bunu göremediğimiz için. Hata yoksa düzeltilecek bir şey ve hatta bu konuda yapacak bir şey de yoktu.... eğitilen ve yüzlerce idarecinizin........... Bize göre bizim hiç hatamız yoktu............ askeri komutanınızın yerli halkla iç içe yaşadığı bir bölgede her şeye sahipsiniz... tüm Arapların İngiliz ajanı T............. ilk parça koptuğunda sebepleri doğru görüp.. Böyle bir durumda insan şunu düşünmeden edemiyor..... tedbir alıp durdurmaya çalışamadık..... Bölüm: Devlet ülkemizde en olumsuz olayların yaşanmasına sebep olmuşlardır... Osmanlı İmparatorluğunun egemenliği altındaki Arapların bozulan Osmanlı idari yapısıyla birlikte yükselen milliyetçilik akımlarının sonucunda siyasi eylemlere başlamaları ve yönetimin sonucunda uygun isyan reformlarla bu eylemleri Bu durduramaması sonucunda çıkarmalarıdır.... o kadar kısa bir sürede tüm Arapları ayaklandırıyor ve size karşı kullanıyor..... Osmanlı idaresi o kadar bozulmuştu ki bırakın Arap Yarımadasını... belki Lawrence gibiler bu ortamı kullandı.. istediğiniz her şeyi yapabilme gücünüz var.. sadece hazır olan fitili ateşledi..... Bu akla mantığa uygun mu? Lawrence ilahi güçlere mi sahip? Lawrence in olağanüstü bir becerisi ve yeteneğe mi vardı? Elbette hayır........... 1 . Halk zaten bıkmıştı.... Olaylar dış güçlerin etkisiyle gerçekleşiyordu................ sizin tarafınızdan yönetilen. Fakat orayı patlayacak hale getiren bizdik........ bu olayların yaşanmasını sağlayanlar insanüstü güçlere sahiptirler. isyanların İngilizlerin de desteği ile Araplar bağımsızlıklarını kazanmıştır........ Tek başına...._ ..... Bunun en güzel örneği. arka planını göremeyen mantık. mülki ve adli amirinizin..... Hâlbuki Falih Rıfkı Atay'ın Şam ve Beyrut karargâhında Cemal Paşamın emir subayı olarak çalıştığı dönemde bölge halkına o 376 ............... Bu olayların asıl sebeplerini..E.. ilahi yeteneklerini kabul etmek gerekir.....

Bunları algılaması. isyanların neden bu kadar geç çıktığı ve daha da büyümediği kavranacaktır........... yıllar geçti ama mantık hiç değişmedi. Olaylar önleneceği ve azalacağı yerde her gün daha da artarak sokaklar kan gölüne döndü... alçak.. hain..... 19801i yıllarda her gün giderek şiddetini artıran ayrılıkçı hareketlere devletin bakışı yine aynı minvaldedir: dış güçler bunları destekliyor.............._________.. Olayları önlemek için hiçbir reform gerçekleştirilmede Aynı mantığın sonucunda.. bölücü ve dış güçler tarafında 377 ..............___________________........... Buna benzer binlerce örnek vermek mümkündür.. Bölüm: Devlet zamanki yönetimlerin yaptığı uygulamaları anlattığı Zeytinda-ğı adlı kitabı okunsa olayların iç dinamikleri anlaşılabilir........ Bölgenin geri kalmış yapısı. 701i yıllara gelindiğinde Türkiye'deki siyasi yönetimler zamanın gereklerine uyamadığı......... bu grupların alçak ve hain olduğu yönündeki suçlamaları ile meseleyi geçiştirmeye kalktı.. 1 ............... Bu isyanlara sebep aramak bir yana.. Bizde yine aynı mantık hâkimdir: bunlar irticacı._ . gerici... doğru şekilde değerlendirip uygun tedbirler alması gereken hükümetler aynı mantıkla yine olayları dış güçlerin desteklediği......... bunlar alçak ve hain......... Her zaman düzen ve rejim haklı.. yaşanan tüm olaylar binlerce insanın ölümüyle........ Yıllarca her olayda aynı mantık çalıştı......... Ama netice aynı oldu.. karşısındaki her muhalif hareket hain..... özgürlükleri genişletemediği ve sosyal reformları yapamadığı için.. o dönemki akımların da etkisiyle sağ ve solda farklı adlarda yüzlerce siyasi örgüt ve hareket ortaya çıktı...... maddi ve manevi değerlerin yok olmasıyla ve nihayetinde 1980 darbesiyle sonuçlandı........... başka bir sebep aramanın boşuna bir çaba olduğu görülecektir..... kısır çekişmelerin halkı bir örgüt altında bulundurmaya mani olması gibi nedenlerle birlikte yıllardan beri Osmanlı hâkimiyetinde yaşamış olmaları ve dini inançlarının aynı olması gibi sebeplerin isyanı geciktirdiği.... iletişim imkânlarının yetersiz olması.......................... gerekse batı ülkelerinin İslam ülkelerindeki olumsuz tertipleri neticesi olarak tüm İslam ülkelerinde ve Türkiye'de hareketlenmeye başladı. Sonraki dönemlerde radikal dini grup ve hareketler gerek İran'daki rejim değişikliğinin etkisiyle.....

.... sistemin hatası......... Fakat bizim ülkemizdeki uygulama bazı fikirlerin savunulması ve ifade edilmesini yasaklamakta ve bu fikirleri savunan dernek. 19701i yıllarda dünyadaki siyasi değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan yeni teorilerin....... daha pozitif ve yapıcı bir akıl yürütme ile meydana gelen her olaydan sonra....... öncelikle olayların sebepleri araştırılır....................................... bu yol da kapatılırsa o zaman ise gayri meşru yollara ........... parti gibi örgütlerin kurulmasına müsaade etmemektedir............. İnsan onurlu bir varlık ise hakkını korumak ve aramak isteyecek................___________________........... verilmeyince başvuracaktır.. kitleleri Huzursuz memnun çevrelerin etmediği sıkıntıları doğrultusunda dinlenerek onlara hakları teslim edilmez veya haklarım meşru yollarla aramalarının önü açılmaz ise bu kişilerin bir süre sonra gayri meşru yollardan tepki gösterecekleri kesindir... Bölüm: Devlet yönlendirilmektedir.. Ülke içerisinde siyasi örgütlerin yarattığı eylemler ve terör olayları ile özellikle rejim aleyhtarı grupların oluşması.. Bireyler ve kitleler haklı iseler veya kendilerini haklı zannediyorlarsa ya bu haklarım almaları sağlanarak ya bu hakla orantılı bir güç uygulayıp baskı altına alınarak ya da meşru demokratik yollarla haklarım arayabileceklerine inandırılıp bu yolların onlara açık tutulması sağlanarak onların tepkileri durdurulabilir........ Aslında bu komplocu mantık yerine. 1 ............ Bu yaklaşımın bir an önce değiştirilmesi gerekiyor.. kusuru aranır ve olaylara sebep olan nedenler tespit edilerek bunlar bir eleştiri süzgecinden geçirip bir daha benzeri olayların olmaması için gerekli tedbirler alınabilirdi........_ ...._________... ülkedeki siyasi ve toplumsal sinyaller sistemin verir.......... Bu tepkinin oluşması için illaki birilerince tahrik edilmelerine de gerek yoktur.. Üstelik demokratik sistemde herkes düşüncesini açıklamakta ve bu düşünceler etrafında örgütlenmekte serbesttir........... özellikle de Marksizm'in yeni yorumlarının etkisiyle Türkiye'de gençlik hareketleri başladı. Gençler ülkedeki rejimin haksız ve hukuksuz olduğunu 378 ve işçilerle köylüleri de bu hakkı meşru yollarla almanın yolunu araştıracak............

çıkardıkları dergileri yasakladı.. Ama sistem daha en başında gençlerin muhalefetini engelledi.............. ülkemizde her türlü hak talebi.. her türlü örgütlenme çabası yasaklanmaktaydı.... Sistem bu kez de çok daha şiddetli bir biçimde gençlerin üzerine gitti........... Meşru muhalefet yollarının yasaklanması üzerine gençler gayri meşru yollardan muhalefet etmeye başladılar............... Bu yolla halkı örgütleyip siyasi partilere dönüşmeyi ve seçimlerde iktidar olup kendilerince inandıkları hak ve adalet üzerine kurulu yoksul kesimlerin sermaye sahibi zenginlerce sömürülmeyeceği sosyalist bir düzen kurmayı hedefliyorlardı.___________________. Batı demokrasilerinde hakkını arayan ve örgütlü halk demokrasinin teminatı olarak görülürken....... dergi ve broşür çıkarmaya başladılar._________..... Sonuç olarak. fikirlerini yaymak için gazete..... Başka bir yolu var mıydı? 379 ............ geriye tek bir yol kalıyordu....... çok daha ağır cezalar uygulamaya başladı. gizli yayınlarla halkı örgütleme faaliyetlerine yöneldiler.. Önce küçük gruplar halinde bir araya gelerek dernekler etrafında örgütlenmeye.... hak talebinde bulunanların istedikleri sistemi kuracakları bütün meşru yollar kapanınca... zorla bastırılıyordu.... kurdukları dernekleri kapattı........... yayınladıkları broşürleri toplattı.......... Başka bütün yolar her türlü yöntemle................ silahlı mücadele ile bu rejimi değiştirmek. düşünceleri ve düşünceleri doğrultusunda örgütlendikleri için mahkûm etti.........._ .. Bununla da yetinmeyip basın yayın organları ve eğitim sistemi ile beğenmediği fikirleri hor görmeye.................. rejimi değiştireceklerini ediyorlardı........... siz bu düşünce etrafında örgütlenerek halkın faydasına olduğuna inandığınız bir sistemi halka anlatıp kabul görmesi halinde uygulamaya koymayı amaç edinseniz ve bu amacınız zorla ve şiddetle bastırılırsa ne yaparsınız? Ya korkup geri çekilir ya da bu davayı size mani olanlara karşı zor ve şiddetle savunursunuz....... Bölüm: Devlet iddia sömürdüğünü ileri sürerek..... Peki.......... 1 .... Gizli örgütler kurarak. aşağılamaya ve hatta halkın bir bölümünü onlara karşı kışkırtmaya başladı..

.

.

Gizli faaliyetlerini bu bölümde açıklayacağım güçlerin ellerinde ne kadar büyük olanaklar olduğunu ve hangi yöntemleri kullandıklarını az çok bilenlerden birisiyim. çalışma yöntem ve biçimleri tam manası ile bilinmiyor. Bu insanların hasmı. hiçbir şeyi saklamadan. düşmanı değilim. Ben de kısmen bilgi sahibiyim.2. günümüzde yaşadıklarımıza. özellikle dini inançlarımın gelişiminin bilinmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bölüm: Cemaat Din ve inanç Dünyam Kitabın buraya kadar olan bölümünde kişiliğim ve kimliğim ile ilgili özel konulara fazla girmemeye gayret gösterdim. Bu insanlar ve onların faaliyet tarzları bilinmeden ülkemizde son dönemde yaşananları tam olarak anlamak mümkün değildir. Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler ilk çocukluğumdan klasik beri çevrem ile ve yaşadığım ortam Hayatın Anadolu'nun muhafazakârlığı şekillenmişti. son dönemde tanık olduğum ve yasadışı olduğunu düşündüğüm davranışları hariç inançlannı ve dünya görüşlerini paylaşıyorum. Yazacaklarımın buna göre yorumlanabilmesi için önce özel dünyamı anlatarak başlayacağım. içinde bulunduğumuz dönemin arka planına ilişkin olacaktır. Bu bölümden itibaren anlatacaklarım. Okuyucunun daha iyi ve tarafsız bilgilenebilmesi için. tek bir noktayı mahrem bırakmadan bilinmesi gerekenleri eksiksiz anlatmaya çalışacağım. toplumun değer yargıları doğrudan veya dolaylı 382 . çoğu eski dostlanm. Anlatacaklarımın doğru anlaşılması için benim düşünce ve inanç yapımın. Anlatacaklarımın hepsi maddi delilerle ispatlanabilir. kendisi ve kuralları. Fakat delilleri bulacak insanların çoğunluğu da bu insanlarla beraberler. Amacım geçmişte yaşanan örnek olaylar üzerinden geleceğe yönelik bir projeksiyon oluşturmaktı. Hemen hemen herkes bu kişiler hakkında bir şeyler biliyor olsa da onlann yaptıklan işler. Önceki bölümde yazılanlar geçmiş döneme aitti. bu nitelemeleri kısmi bilgilerimle yapabiliyorum. Yine de ben delillerin nerede ve nasıl bulunabileceğini göstereceğim.

İlkokul yıllarında yalnızca kısa kurs dönemlerinde namaz kılardık. 1975 yılında enstitünün 2. Yani inançlarım kuvvetliydi fakat ne işimde ne başkalarını değerlendirmemde hiçbir biçimde bir etken veya ölçü olmadı. Polis Enstitüsüne başlamıştım. Ben ancak elif cüzünü bitirebildim ama bu arada din kurallarını.. Babamın okul tatillerinde benim de Kur'an kursuna gitmemi istemesi üzerine ilkokul 3 ve 4. _ Cemaat 383 Bölüm: . İnançlarım. sınıfındayken. Aynı minvalde devam ettim. Bölüm: Cemaat olarak dini kurallara göre belirlenmekteydi. Sonra Polis Kolejine girdim. sınıfta 15 günlük ara tatillerde Kur'an kursuna gittim.2. aklı.-. Fakat çevremdeki insanların hiçbiri dini bir rejim ya da sistem yanlısı olmamış ve dini amaçlı illegal bir örgüt yapısı içinde hiçbir zaman bulunmamıştı. Bu konuda öğrenciler arasında herhangi bir ayrışma yoktu. namaz kılmayı. tüm davranışlarımızı bir görenin....-._______. gözetenin olduğu ve bir gün hesap sorulacağı anlayışı doğrultusunda._ _. herkese karşı dürüst olmayı mecbur kılan.. Arkadaşlarım arasında namaz kılanlar da vardı. namazdan bihaber olanlar da.. vücudu ve her türlü nimeti verene saygı ve sevgi temelinde ve vicdani sorumluluk çerçevesinde şekilleniyordu... nisan ayında ağabeyimin düğününe katılmak için babamın hasta olduğu yönünde (düğün için izin vermediklerinden) okula yalan beyanda bulunup.. Ortaokul döneminde de fazla bir değişiklik olmadı.2. daha fazlası değil._______.. İnançlı ve muhafazakârdım. Arap alfabesinin ilk temel kitabı oları elif cüzünü okumaya başladım. şuuru. ____-. Doğduğum köyde emsallerimden kimileri sömestr tatillerinde köyün camisinin imamının verdiği Kuran kursuna gitmeleri ve onun neticesi olarak namaz kılmaya başlamaları babamın hoşuna gidiyordu.______________._____. Polis Kolejini bitirmiş. Eski yazıyı ve Kuranı tecvit üzere denen usulüne uygun tam olarak okuyabilmek için sırası ile elif cüzünden başlayarak birkaç cüz kitabı okumak gerekir. namazda okunması zorunlu duaları okumayı ve ezberlemeyi başardım.

Beş vakit namaz kılıyordum. genellikle de akşam namazını Maltepe Cami'nde kılardım. Verdiğim söze uyarak Polis Enstitüsünde (bugünkü adıyla Polis Akademisi) namaz kılmaya başladım. Bu sohbetlere katılan ve bu konularda benden daha bilgili olan Zülfikar adlı arkadaşımdan bu şahsın Nurcu olduğunu öğrendim. Düğünde silahımı incelemek isteyen bir akrabam mermi yok zannıyla silahla oynarken. birden silahı ateşledi ve uzaktaki bir çocuğun yaralanmasına neden oldu. bu notlara bakarak çeşitli dini konularda bilgiler verirdi.2. Polis Enstitüsünde okurken Maltepe'deki Koç Öğrenci Yurduna yakın Polis Vakfının öğrenci yurdunda kalıyordum. Bu dönemde. Bir büyüğüm "bu zamanda görev daha önemlidir. Okuldaki yemek sonrası Anıttepe'deki okuldan yurda yaya gelir. Bu sohbetler bazen yatsıya kadar devam eder. sohbet ettiğim mühendislik öğrencisi bir arkadaşın anlatımlarından etkilendim. yumuşak bir kişiliği ve insani yaklaşımları olan birisiydi. savaşta namaza ara verilir" yönünde nasihatte bulununca bunu akla uygun buldum ve uygulamaya başladım. Öldürülen bir ağır ceza reisinin faillerini yakalamak için çalışıyorduk. Konuyu akla. Bölüm: Cemaat üç gün izinli olarak memlekete gitmiştim. yatsı namazını kıldıktan sonra yurda dönerdim. O zamanlarda. Daha sonra adının Halit olduğunu öğrendiğim bu 384 . Bu durum 1980 yılında olayların çok arttığı. Bir gün cami çıkışında. ilme göre örneklerle anlatırdı. koşturmaktan namazlarımın çoğunun kazaya kaldığı döneme kadar devam etti. Bu badireyi atlatırsam beş vakit namaz kılacağıma dair kendime söz verdim. Bu olayın ardından eyvah şimdi yandım. mesleğim gitti korkusuna kapıldım. Düğünlerde en çok yapılan eğlence. akla hitap eden fikirlere sahip. Zira o. Zaman zaman namaz sonlarında önceden almış olduğu notların bulunduğu defteri cebinden çıkarır. köyde her delikanlının sahip olduğu Turalı Osmanlı Beyliği denilen 9 mm Karadeniz yapımı bir tabanca temin etmiştim. İnanç ve din hakkında ve Yaradan'm varlığı ve birliğine neden inanmamız gerektiği gibi konulardan bahsederdi. herkesin birbirini gırtlakladı-ğı olağandışı koşullar altında yaşanıyordu. silah yarıştırırcasma havaya ateş etmekti.

Arada sırada bu eve uğramaya. Öğrenci taki arkadaşlarımı yeni arkadaşlarımla tanıştırıp onların da bu yurdunda bir araya gelerek cemaat oluşturur topluca namaz kılıyorduk. hepsi Nurcu olan 5-6 öğrenci kalıyordu. Evin masrafları öğrencilerden toplanan ortak paradan karşılanır. öğrencilerle sohbet etmeye başlamıştım. bizdeki tüm öğrenciler İskitler Yurduna taşındı. Dolayısıyla Polis Enstitüsünde sohbetlere katılmalarını kılan öğrenci sayısı artmıştı. Bu evlerde hayat çok düzenliydi. Sonradan sohbetlerden vs. Aynı dönemde çevremdeki bazı arkadaşlarım. Ancak bu yurt her türlü sosyal ortamdan uzaktı. mülkün sahibi Polis Vakfı. Son sınıf öğrencisiydim ve sanırım ikinci dönem de yaklaşmıştı. Yeni arkadaşlarım. 385 . akşam başka evlere gidilir. Bu gün ışık evleri denen o evlerden birinde tahminen 5-6 ay kadar kaldım. Yaşam tarzları. Bazı akşamlar. Ben paralı olarak bu yurtta kalırken bazı öğrenciler ücretsiz olarak daha uzaktaki İskitler öğrenci Yurdunda kalıyorlardı. temizlik ve yemek işlerine bakardı. Bu arada Maltepe öğrenci yurdu kapanmış. kılmaya başlamışlardı. herkes namaz kılar ve dua ederdi. istersem kendi evlerinde kalabileceğimi teklif edince. Yurtsağlıyordum. dini sohbetler yapılırdı. bu şekilde başka evlerin de olduğunu fark ettim. her gün bir öğrenci nöbetçi olur. Oto tamircilerinin yoğun olarak bulunduğu bir semtteydi ve çevresi de iyi değildi. kabul ettim. Yurt bulmam gerekiyordu. benden birbirlerine etkilenerek karşı namaz saygılı davranışları. bir kısmı Bahçelievler'deki Fen Fakültesinde ve bir kısmı da Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuyan. vakfın idaresini buraya taşımıştı. Ev okula çok yakındı ve Maltepe'nin en güzel yerindeydi. Maltepe'deki yurt kapanınca. Diğer günler ise herkes sessiz sedasız. Haftada bir gün. sadelikleri hoşuma gidiyordu. Bölüm: Cemaat yeni arkadaşım bizi öğrencilerin birlikte kaldığı evine götürdü. Aynı koğuşta bulunan çoğu arkadaşım da namaza başlamıştı. bir kısmı o zamanki adıyla Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu (daha sonra adı Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi oldu).2. Evde.

1980'den sonra düzenli olarak namaz kılamadım. Sonra An Sinemasında verdiği "Yaratılış ve Darvinizrn" konulu konferansta çok ciddi din ve fen ilimleri bilgisine sahip olduğunu gördüm. Arka planda ne olup ne bittiğini bilmiyordum ama bu ev ve evde birlikte yaşadığım yeni arkadaşlanmı çok seviyordum. Beni ve tüm kâinatı yaratan büyük bir gücün olduğuna samimi olarak her zaman inandım ve yaratanın kurallarım ihlal etmemeye çalıştım Görev esnasında inanç farklılığını hiç önemsemedim. çok daha derin manaların olduğunu biliyorum. Bölüm: Cemaat sükûnet içinde derslerine çalışırdı. Bu tür olaylarda çevremizdeki arkadaşlar. cuma namazıyla sınırlı kaldım ama düzenli namaz kılamamanm sıkıntısını da. inancın temelinde mutlak insan özgürlüğü olduğunu. siz sakın bu olaylara katılmayın. Fethullah Gülen Hocayla benzeri başka bir evde karşılaştım. giderek tırmanıyordu. Ancak şimdi şunu sorguluyorum: Yaradan nasıl yaşamamızı istiyor? Temel amacımız ibadet etmek mi. mutlu ve birbirine zarar vermeden yaşamasını sağlamak için mi kondu? Bu sorunun çok daha ötesinde. hep içimde taşıdım. hâlâ da öyleyim. sağcı oldukları için ülkücülerin yanında kavgalara katılma eğilimi gösteriyorlardı. yoksa belli bir hayat tarzına uygun yaşamak mıdır? Şu soruya tatmin edici bir cevap arıyorum: Dini kurallar insan mizacını bilen Yaradan tarafından insanın bu dünyada toplum veya fert olarak huzurlu. özgür olmayanın inanç ve imanının eksik 386 . Zaman zaman eve gelen bizden daha yetkin olduklarını anladığım kişiler. Üstelik muhafazakârdım ve imkânım olsa kendi dünyamda dinin tüm kurallarını tam anlamıyla yaşamak isteyen biriydim. Bu dönemde ülkücü ve onların komünist dedikleri gençler arasında kıyasıya kavgalar yaşanıyordu. dereceye girdiğim için seçme hakkına sahiptim ve memleketime yakın olması nedeniyle Mersin'e isteğim üzerine tayin oldum. Okul bitince. Bu evde kalırken. Kimi zaman kitlesel çatışmalar. kimi zaman da teke tek yakaladığında zarar verme şeklindeki olayların ardı arkası kesilmiyor. taraf tutmayın diye telkinde bulunuyordu.2.

Kızım özel okulda eğitim görürken oğlumun devlet okuluna gitmesi doğru olmazdı. kızımın özel okulda eğitimine devam etmesi ve aynı yıl ilkokuldan mezun olan oğlumun da ortaokula kayıt edilmesi gerekiyordu. ayrıca çocuğumun diğer çocukları görerek Necdet üzülmesini Menzir'in de okul istemiyordum. Tekniğe çok meraklıydım. İstanbul'da görev yaptığım 1995 yılında kızım ilkokulu bitirmişti. bu özgürlüğün her şeye karşı olması gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar Susurluk olayları vs. herkes Samanyolu Kolejinden ya da benzeri okullardan kaçıyor. Sonraki yıl Ankara'da göreve atandığımda. ortaokula kayıt ettirmem gerekiyordu. İçimde kalan bu ukdenin çocuklarımda olmaması için onları İngilizce dil ağırlıklı eğitim yapan bir okula yazdırmak benim de arzuladığım bir şeydi. Bölüm: Cemaat kalacağını. Benim çocuklarımın farklı okula gitmesi hoş olmazdı. Oysa şimdi her ikisi için de okul ücreti haricinde bir de servis ücreti ödemek zorundaydım. Okulun lise kısmı Yenimahalle İvedik'teydi. yeterli düzeyde bilgi elde edememiştim. Emniyet Müdürümüz fiyatlarında belli miktarda indirim uygulatması üzerine kızımı evimizin yakınındaki özel okula yazdırdım. Ortaokul bittiğinde oturduğumuz Çankaya Oran semtine çok Eskiden uzak ben olan işe Yenimahalle giderken İvedik'e çocukları gitmek okula gerekiyordu. götürüyordum. Tüm alet ve cihazların teknik bilgileri ve teknik konuları içeren kaynakların tümü İngilizceydi. Aynı sitenin lojmanlarında kalan arkadaşlarım çocuklarının kayıtlarını özel okula yaptırıyordu. nedeniyle biraz tanınınca bana özel indirim uygulanıyorduysa da tek maaşımla her ikisinin ücretini ödemekte zorlanıyordum. İngilizce bilmediğimden dolayı bu alanda çok zorluk çekmiş.2. Araştırma yaptığımda evimize en yakın özel okullardan birinin Samanyolu Koleji olduğunu da gördüm ve çocuklarını alarak. Fakat o dönem 28 Şubat arife sindeydik. mecburen onu da evime en yakın özel okula yazdıracaktım. bu okula gönderen Samanyolu arkadaşların görüşlerini Çankaya'daki Kolejinin ortaokul kısmına oğlumu kayıt ettirdim. keskin laik 387 .

Herkes ordunun başlattığı cereyana kapılmıştı. Yıllarca yanımda çalışmış. Tabii bu okullardaki eğitim ve öğretimin kalitesi. . Bölüm: Cemaat gözükmek istiyordu. değerlendirirken. O zaman her şey devletin kurallarına uygun olarak yerine getirilmeliydi. davalıyı. ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya kalırsam. karşılaştığım hiçbir görevliyi. Bir kez daha anladım ki haksızlar üzerime ne kadar sert gelirse. Aslında maddi koşullarım çocuklarımı Samanyolu Kolejinden alıp evime yakın bir özel okula nakletmemi gerektiriyordu gözükmemek. binlerce teknik cihazı üreterek devlete milyonlar kazandırmış İbrahim'in alevi olduğunu 388 . diğer imkânlardan faydalanırken nasıl kanunlara uyuyorsam. inancım onu gerektiriyordu. inancı ya da düşüncesi nedir diye düşünmedim.___ getirmekle. devlet de hizmetlerinin karşılığı olarak maaşlarını ödemekle yükümlüdür._____________________. diğer işleri de kanunlara uygun yapmalıydım. ayni ölçüde karşı koyma iradem gelişiyor. en fazla beraber mesai sarf ettiğim. Görevim esnasında hiçbir çalı şanımı. bedeli ne olursa olsun aklım ve vücudum karşı koymaya programlanıyordu. İnsanların bu kadar korkması ve sahte hareket etmesi beni son derece rahatsız ediyordu. öğretmenlerin öğrencilerle yakından ilgilenmesi. güç gösterenlere karşı haklının yanında olmak. Fakat en azında Emniyette is tikbal bekleyen bir kişi olarak.2. kendisine görev verilen herkes istenilen hizmeti yerine Haliç'te Yaşayan Sirnonlar________. o günkü şartlarda bin yıl süreceğine inanılan 28 Şubat anlayışı yönünde çocuklarımı Samanyolu Kolejinden başka bir okula nakletmem gerekiyordu. okulda eğitimin yanında çocukların zararlı alışkanlık ve davranışlara karşı korunduğu inancı da bu kararı almamda belirleyici unsurlardı. bir Musevi'yi ve hatta bir yabancıyı görevlendirebilir. vs. davacıyı. ________. Nakilleri yapmadım. Gerektiğinde devlet bir Hıristiyan i. İnadına bu kişilerin tersine davranmalıydım. Ve 6 yıl çocuklarımı Samanyolu Kolejinde okuttum ve ikisi de oradan mezun oldular. Maaş alırken. güçten korkmamak adına bunu yapmadım.

bizim için görev yapması. İstanbul'da görev yaptığımız yıllarda yeni kurduğumuz teknik sistem sayesinde önemli bilgiler edinmeye başlayınca.2. merkezde bu kişi hakkındaki arşiv bilgilerine bakılarak Emniyet Genel Müdürlüğünden onay alınırdı. Eskiden bazı genç komiserler İslamcı denilerek istihbarata alınmazdı. Bölüm: Cemaat emekli olduğu zaman. iş ararken önerdiğim belediyenin yaptığı araştırmanın sonrasında bana sorduklarında öğrendim. Her ekip için bir komisere ihtiyaç vardı. Bir dönem geldi dini inançlara göre Genel Müdürlük merkezinde atamalar ve sürgünler yapıldı. ben çalışan işini iyi yapan herkesle çalıştım ama bu tür tutumlardan ve insanlardan her zaman uzak durdum. Görevde ve atanmalarda dini inançları ölçü almaya kalkanlara asla müsaade etmedim. inancı kendine. hatta ferdi olarak yapılmış olsa dahi grup halinde insanlann görev yeminini bozup görevin gerekliliklerine karşı işler yapacağını aklım almazdı. Emniyet Müdürü'nün teklifi Vali'nin onayı ile personel ilgili birimlerde çalışmaya başlardı. çalışması önemli derdim. Emniyette her rütbeli o ilin emrine atanırdı. hatta bir kısmını geçici olarak hemen göreve başlatıyordum. çoğalan iş yüküne göre amir sayısı yeterli olmamaya başlamıştı. Kişi yine hemen şubede göreve 389 . Hiç kimsenin görevini başka amaçlarla kullanacağı aklıma gelmezdi. Genel mevzuat böyle olmakla birlikte uygulamada ve istihbarat yönetmeliği gereği istihbarat hizmetlerinin özelliği de göz önüne alındığından İstihbarat Şubelerinde insanlar doğrudan göreve başlatılmazdı. Devran değişti yeni gelenler aynı amaçlı olarak sürenleri sürdü. Polis Akademisini yeni bitirmiş başarılı genç komiserleri tespit edip İstihbarat Şubesinde çalıştırmak için merkeze teklifte bulunuyordum. Ben buna karşı koyardım. bu dönemlerde ben hep taşrada aktif sokak polisliği görevinde bulundum. Emniyet teşkilatı içerisinde hükümet veya bakanların tavrına göre oluşan dini merkezli örgütlenme veya karşısında olan faaliyetlere hiç yaklaşmadım. Önce mimleme denen en az iki istihbaratçının referansı ile birlikte alınacak aday hakkında geniş öz geçmiş bilgilerini içeren bir form doldurulur ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığından onay istenir.

inançlarına göre değerlendirdiğini bilmelerini. devletin ve teşkilatın insanları düşüncelerine. Genel Müdür onayı ile birlikte kişinin geçici görevle istihbaratta göreve başlaması için onay verilir ve kişi kurs görünceye kadar geçici statüsü ile istihbarat birimlerinde çalışmaya başlar.2. birçok komiserin göreve alınmasını . Bölüm: Cemaat başlayamaz. Ben de Diyarbakır ve İstanbul'da gerçekleştirdiğim başarılı istihbarat operasyonlarının istihbarat camiası içerisinde şahsıma yönelik kazandırdığı saygınlığı kullanarak bu kişilerin alınması gerektiğini. dindar kişilerle birlikte görüşüp birlikte hareket etmiş olmalarıydı. insanları inançlarına göre değerlendirmenin doğru olmadığını. mühim olanın bu kişilerin göreve bağlılığı ve yetenekleri olduğunu savunuyordum. İnsanların çalışacağı birimlerin inançlarına göre belirlenmesinin makul olmadığını düşünüyorum. açılacak Yeraltı ve Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele kursuna çağrılır. 5-61ı gruplar halinde yeni komiserleri mimleyip istihbarat şubesinde çalıştırmak için teklif ettiğimde. zaten bilsinler de istemem. O sıralar beraber görev yaptığımız veya görev nedeniyle karşılaştığımız yabancılar içinde bizdekilerden çok daha dindar insanların olmasına rağmen bunların en gizli birimlerde çalıştığını sağladım. merkezin karşı çıkmasına rağmen. Eskiden acil personel ihtiyacı olduğunda (son zamanlarda ise usul haline geldi}. verdiğim mücadeleler sonucunda göreve aldığımı bilmezler. böyle bir anlayışın devlete hâkim olduğunu bilmelerini istemedim. bilahare kursa giderek asli personel olurdu. Ben. Gerekçe ise okul yıllarında dindar olmaları. Hâlâ da aynı kanaatteyim. Tabii aldığım bu insanlar da 390 Örnek vererek. Onların. iki ay süren bu kursun ardından istihbarat biriminde göreve başlardı. İstihbarat şubesine aldığım komiserlerin çoğu. Belki de bu gün şikâyetçi olduğum yapıda yer alan birçok müdürü o günlerde merkezin itirazına rağmen 'insanların inançlarına göre değerlendirilemeyeceğini' söyleyerek bizzat ben göreve alınmalarını sağladım. bazılarına merkezde karşı çıkılıyordu.

Bölüm: Cemaat İstanbul'da yapılan tüm çalışmalarda harikalar yaratan ekibin birer üyesi oldular ve çok başarılı çalışmalara imza attılar.2. Bir yıl boyunca Başkan Yardımcısı olarak teşkilatın içişlerini tek başıma koordine ediyordum. Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığına tayin olunca türlü bahanelerle ezilmek istenen inançlı olarak bilinen kişileri korumaya çalıştım. Yeni yönetim. yaptıkları tayin ve sürgün uygulamalarının sonucunda Abdülkadir Aksu bakanlıktan ayrılmış yerine Mustafa Kalemli İçişleri Bakanı olarak göreve gelmişti. Daha önceki dönemde. iş üretemiyor. İstihbarat Daire Başkanı Ali Gökçimen'in yerine ise Tuncer Meriç Daire Başkanı olarak göreve getirildi. Merkeze solcu ve İslami cemaat ve ekollerle ilgili olabilecek kişiler yaklaştırılmıyordu. İstihbarat Daire Başkanlığı'nda İslamcı anlayışta olan kişiler yönetime gelmiş. görev açısından bir iki amir haricinde diğerleri çok klasik kalıyordu. Fakat ben göreve geldikten sonra radikal laik gözüken etkin kişilerin bu insanlar üzerinde baskı kurmalarına karşı tavır aldım. biraz da dış toplantı ve temsil işlerinin yoğunluğu nedeniyle sadece dış işlere bakabiliyordu. daha az kusurlu gördüklerini de merkez dışına atadılar. Bu kişiler illerin yaptığı operasyon ve çalışmaları pazarlayarak geçinmek istiyorlardı. Merkeze atanacak olanlar büyük oranda milliyetçi ve ülkücü kesime yakın kişiler arasından seçiliyordu. Fakat merkezin bir eksiği vardı. Daire Başkanı Emin Aslan biraz rahatsızlığı. Geçmişte yaşanan deneyimlerden dolayı bütün şube müdürleri ve birim amirleri dini düşünce ve örgütlere uzak duran ve bu konuda hassasiyeti oları kişiler arasından seçiliyordu. 19901ı yıllarda. Yeni İçişleri Bakanının göreve gelmesinin ardından Ünal Erkan Emniyet Genel Müdürü. dini yönü ağır basan ve diğer kesimleri sürgün etmede rol alan tüm eski şube müdürlerini il ve istihbarat dışına. Ben merkezde göreve gelince iş üretecek bazı kadrolardan merkeze gelmek isteyenlere destek oldum. 391 . Merkezde az da olsa alt rütbelerde dini yönü ağır basan veya böyle olmasına rağmen merkezdeki genel anlayıştan korkarak farklı gözükmeye çalışan kişiler bulunmaktaydı ve bu kişiler her fırsatta ezilmeye çalışılıyorlardı.

Sözleri fazla ciddiye alındı. önce İstihbarat Daire Başkanı Emin Aslan Kaçakçılık Daire Başkanı olarak görevlendirildi.. Bana göre Orakoğlu istihbarat formasyonuna sahip değildi. Eğer bu sözü söylemişse sadece kendisi polis olduğu için.2. siyaset gibi konular açısından bir bakış açısına ya da ideolojiye sahip biri olmadığını düşünüyorum. Ancak Orakoğlu'nun demokrasi. Yedi bin kadar özel eğitilmiş ağır silahlı özel harekât polisi var. Orakoğlu'nu biraz tanımış. ya yanlışlıkla ya da tesadüf eseri daire başkanı yapılmıştı. o zamana kadar kimsenin duymadığı "Artık polise danışmadan ordu ihtilal yapamaz . özgürlük.. İstihbarat Dairesi Başkanlığına tirajı çok düşük bir yayın organına (dergi mi yoksa gazete mi olduğunu hatırlamadığım) doğruluğu ve ciddiyeti tartışmalı olan "Artık ordu polise sormadan ihtilal yapamaz. ordu içerisinde tepkilerin artmasına neden olmuş. İktidarın DYP kanadından bakan olan Mehmet Ağarın. Söylediği iddia edilen. geçmiş sıkıyönetim dönemlerinde askeri kişi ve kurumlarla gayet uyumlu çalışmalar yapmış." mealindeki iri lafı gerçekten söylemiş olsa bile ciddiye alınacak biri değildi. Bir defa ci 3. Susurluk Olaylarındaki rolü nedeniyle hükümetin dışında kalmasının ardından. Bülent Orakoğlu. Diyarbakır'daki sıkıyönetim süresinde en iyi görev yapan polis olmuş. polisi övmek ve dolaylı olarak kendini yüceltmek için söylemiş olabileceği kanaatindeyim. Maksadım onun basit biri olduğunu söylemek veya onu aşağılamak değil. Bölüm: Cemaat 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız 24 Aralık 1995 seçimleri sonucu MSP-RP çizgisinin en büyük parti olması." mealinde bir şeyler söyleyen. İn ci yine ordunun istihbarat ve insan tanıma konusunda isabetli hareket edemediğini gördüm. bu sözlerin basında fazlaca yer alması konusunda bunca gayret 392 . fırtına koparıldı. tahlil etmiş olsalardı.. o güne kadar hiç tanımadığım Bülent Orakoğlu getirildi. bu sonucu hazmedememenin ilk işaretleri ortaya çıkmaya başlamıştı. kardeşleri ve yakınları içinde rütbeli askerlerin olduğu bir polisti. darbe. Susurluk Olayları üzerine Silahlı Kuvvetler içerisinde hareketlenmeler daha da artmıştı..

Bölüm: Cemaat göstermez ve bu. jandarma askerlere. Fakat su deposunu bekleyen askerler aracın plakasını alıp şüpheli bir araç diye rapor etmişler. Anormal davranışlar başlamıştı. Şentürk Demiral İstanbul plakalı Mercedes marka bir araçla ziyaretime gelmiş. Genelkurmay Başkanlığı su deposu civarında şüpheli görüldüğü için bu aracın plakasını sorunca. bu tutanağı da kullanıyorlardı. İstanbul'da çeşitli olaylara karışmış ve saklanmak için Ankara'ya gelen bazı mafya elemanlarını yakalamak üzere bir ekiple birlikte Ankara'ya operasyona gelen dönemin Organize Suçlar Amiri Başkomiser mafya Şentürk Demiral nezaket için ziyareti o için uğramıştı. Emniyet Genel Müdürlüğünün darbe hazırlığı olup olmadığını öğrenmek için Genelkurmay Başkanlığını izlediği.2. Polisin darbe hazırlığı olup olmadığı yönünde askeri 393 . Bunun üzerine olaylar büyümüş. dolayısıyla bizim dairede bu araç ziyaretçi aracı olarak kayıtlara girmiş ve nöbetçiler tarafından da görülmüştü. kadar da tepki koymaz. Bu ve benzeri olaylar ordu içerisinde hareketlenmelere sebebiyet veriyor. ordu açıktan siyasi hükümete karşı tavır geliştiriyordu. bu Genelkurmay aracı olan ve Başkanlığı kişileri Emniyet soruyor. güler geçerlerdi. karakolunu Ziyaretin ardından Omitköy civannda bulunan lüks evlerde gizlenen mensuplannı su polis yakalamak bölgedeki olan karakoluna gitmişti. Sonra da yanlış yere geldiklerini anlayıp. bilahare jandarma karakoluna varıp oradaki karakol komutanı ile birlikte belirlenen adreslere operasyon yapmışlar ve şahısları yakalayarak İstanbul'a dönmüşlerdi. bizim dairede çalışan ve Susurluk olaylarındaki tutumum nedeniyle bana karşı tavır alan müdürler bu durumu kullanmak istiyorlar. Yanlışlıkla jandarma karakolu binası olarak zannettikleri kendilerinin deposunda olduğunu nöbet tutmakta söyleyip jandarma sormuşlar. Genel Mafya rağmen Müdürlüğüne gün içindeki elemanlarının yakalanmasıyla ilgili olarak Jandarmayla birlikte o tutulmuş tutanakların gönderilmesine Genelkurmay Başkanlığı verilen cevaba inanmıyor. Genelkurmay Başkanlığı binasında gece ışıklar yanıyor mu diye takip ettiği iddialarını basma verip.

Bölüm: Cemaat karargâhları kontrol ettiği iddiaları ile Şentürk Demiral'ın aracı arasında bağlantı kurmaya kalkıyorlardı. 394 . İki arkadaşımla beraber elimize gelen belgeleri yorumlayıp yaptığımız analizlerden oluşan dört sayfalık bir not hazırladık. ordunun her olayı. Ayrıca ordu içindeki askeri kişilerden de çeşitli bilgiler geliyordu. ordu içinde Batı Çalışma Grubu olarak adlandırılan grubun tamamen sivil hükümeti zora sokmak amacıyla oluşturulmuş gizli illegal faaliyetlerinden haberdar olmuştum.2. ne olursa olsun iktidarı değiştirmeyi hedeflediği belli oluyordu. medyayı ve güç odaklarını harekete geçirip hükümeti sıkıştırdığı. Sarmusak Olayı dolayısıyla yapılan çalışmalarda. Bu bilgiler nasıl geliyordu tam bilemiyorum ama bugün değerlendirdiğimde ordu içindeki cemaat yapısının bilgi sızdırma ismi örgütlediğini anlıyorum. Gerçekten de. Birçok kanaldan gelen bilgileri analiz edince ordunun demokratik hayata müdahale hazırlığı içinde olduğu kanaatine vardım. bunları kullanabilecek olan bizim gibi kişilere ya yakın çevremizde çalışan taraftarları aracılığıyla ya da posta yoluyla ulaştırıyorlardı. Oysa Ümit köy yolundaki su deposunu bekleyen askerler kontrol edilse ne olur. Tesadüfi ya da sıradan en masum olayları bile kasıtlı davranış olarak yorumluyordu. edilmese ne olurdu? Ama bir kere dış düşmana karşı kullanılması gereken psikolojik harekât sistemi kendi ülkesinin iktidarına karşı kullanılmaya başlanmıştı. her şey mubah görülüyordu. Ölçü yoktu. Notun ekine de otuz altı sayfa belge koyarak İstihbarat Daire Başkam Bülent Orakoğlu'na verdik. Bilgi ve belgeleri toplayanlar. Ordu içindeki hareketlenmelerin arttığı o günlerde çok ciddi bilgiler alıyordum: Görevim nedeniyle illerdeki İstihbarat Şube Müdürleriyle yaptığım görüşmelerde. kurduğu psikolojik harekât sistemi ile tüm basını. askeri birliklerin özellikle büyük iller başta olmak üzere sivil hayata müdahale etme doğrultusunda hazırlık yaptığını veya EMASYA planlarını güncel lcme adına tüm birliklerin bilgi topladığını çok açık bir biçimde görüyordum. her olumsuz davranışı abartıp iktidarın planlı bir davranışı olarak kabul ettiği.

Mahkeme devam ederken. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. basına verilen bilgilerden asıl hedefin İstihbarat Daire Başkanlığı personeli üzerinden o dönemin iktidarım suçlamak olduğu anlaşılıyordu. Bunun üzerine Deniz Kuvvetleri Savcılığı devletin gizli belgelerini temin etmek ve kullanmak suçlarından ciddi ceza talebiyle Orakoğlu ve bazı Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı personeli hakkında dava açmıştı. Orakoğlu bana mahkemede sorulunca belgeleri benden aldığını söyleyeceğini ifade etti. duruşmada bu belgeleri nereden temin ettiği sorusuna cevap vermek durumunda kalacaktı. Fakat avukatımız Suat Bey hukuki açıdan olayı yorumlayıp "Bizim bir şey söylememize gerek yok. Olayı bana bağlaması halinde kontrolün bana geçeceğini düşünerek adımı 395 . çünkü Orakoğlu tutuklamanın ardından ağır ceza tehdidi karşısında paniklemeye. olayda rol alan astları söylerse büyük sıkıntı yaşanırdı. Mamak askeri cezaevinde tutuklu olduğu esnada avukat Suat Çelebiyle birlikte ziyaret ettiğimizde Bülent. Evrak. Orakoğlu ülkeye döndüğünde tutuklandı. Ben yine de belgeleri benden aldığını söylemesini istedim. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller." dedi. belgeleri Hanefi Avcıdan aldım demek iyi olmaz. biz hiçbir şey söylemeyelim. Raporun hazırlanmasına yardımcı olan arkadaşları {diğer ast personeli) konuyu biliyordu. çekinmeye başlamıştı. Bizim yazdığımız raporun ekindeki Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir imzalı ve tüm kuvvetlere gönderilen emre dayanarak Deniz Kuvvetleri ast birlikleri içerisinde de Batı Çalısma Grubunun kurulması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı hm emrini Daire Başkanımız Bülent Orakoğlu'na elden teslim ettim. Orakoğlu. Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı silsilesini izleyerek Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir'e ulaşmıştı. müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Başbakan Necmettin Erbakan.2. İçişleri Bakanı Meral Akşener. Bölüm: Cemaat Bu propagandanın etkisi oldu ve sonunda Deniz Kuvvetleri Adli Müşavirliği ve Savcılığı o meşhur Sarmusak davasını açtı ve yurtdışında bulunan İstihbarat Daire Başkanı Bülent. Ben de bunu yapmasında hiçbir sorun olmadığım söyledim.

Bir kez daha yukarıdaki yine yardım etmişti. Mahkemeye giderken sanık olabileceğimi. Deniz Hâkim Binbaşı Ahmet Kahraman'ı YAŞ kararı ile ihraç ettiler.2. Mahkemenin iki hâkimi meslekleri pahasına adil davranıp beni tutuklamadıkları gibi hukuka uygun karar verdiler ve verdikleri kararı Askeri Yargıtay bile tasdik etmek mecburiyetinde kaldı. hatta tutuklanabileceğimi düşünüyordum çünkü bu davanın açılmasında hukuk yoktu. bunların 'terörle' mücadele adı altında kanunsuz eylemler yaptığını anlattım. labi- Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım Susurluk kazasının ardından TBMM ele kumlan Susurluk Araştırma Komisyonu ha verdiğim ifadede Polis. Her şey kanunsuz emirlerle yürütülüyordu. Ben de bu karmaşa. Bu ifadem ve benzeri konulardaki anlatımlarım nedeniyle Silahlı Kuvvetler. Her şeyin biteceğini. Emniyet. Deniz Hâkim Albay Mesut KurşunYı Malatya'ya sürdüler. orada durmalıydı. her şey bitti diyeceğim bir anda hiç ummadığım bir şey olmuş ve bu tehlikeyi de atlatmıştım. Jandarma ve MİT içerisinde şahsıma karşı olumsuz bir havanın oluştuğunu hissediyordum. içinde tutuklanabilir. Bu olayda da yüzde yüz zarar göreceğim. 396 . Jandarma. Hayatımı kaybettim diye yüzde yüz inandığım ikinci tehlikeyi de atlatmıştım. yangın benden ileri gitmemeli. mesleğin sonuna geldiğimi düşünüp cezayı da göz alarak mahkemeye çıktım ve üstündeki dört sayfalık notla birlikte otuz altı adet belgeyi Daire Başkanı Bülent OrakoğluYıa verdiğimi söyledim. MİT gibi tüm güvenlik kuvvetlerinin içerisinde çete benzeri oluşumların olduğunu. hatta hiç yoktan lirdim. Ancak bu mahkemenin iki hâkim subayı vermiş oldukları kararın bedelini ödediler. Bölüm: Cemaat vermesini istedim ve sonunda duruşmada Orakoğlu belgeleri benden aldığım söyledi ve mahkeme ikinci duruşmaya beni de çağırdı. Amacım amiri olduğum ve bana güvenerek görev yapan hiç kimsenin zarar görmemesini sağlamaktı.

Ankara DGM Savcılığı (o zamanlar DGM mahkemelerinde askeri hâkim üyeler ve askeri savcılar da görev yapıyordu) Askeri Savcı Nuh Çetinka-ya hakkımda devletin gizli kalması gereken sırlarını temin etmekten soruşturma açtı. 397 . daha önce yakalanmış mafya mensuplarının üzerinde kayıtlı olarak bunların çıktığını. tümü askerlerden oluşan hâkim ve savcılar tarafından yargılanıyordum. Askeri Savcı Albay Nuh Çetinkaya soruşturma yapmış. Mahkemeye çağırmalan üzerine bu konuda ifade verdim. hem de onunla kanunsuz ilişkilere giren MİT mensuplarının telefon numaralarını açıkladım. bilirkişi olarak tayin edilen albay bu telefonların devletin gizli sırn olduğu yönünde rapor vermiş ve bu rapora dayanarak DGM askeri hâkimi Hâkim Binbaşı Tanju Güvendiren beni tu-tuklamıştı. mahkemesi sivil. Açıkladığım telefon numaralan devletin gizli bilgileridir diyerek davacı ve şikâyetçi oldular. Susurluk Olayımın önemli aktörlerinden "Yeşil ile bağlantılıdırlar. ayrıca bu numaralan kullanan kişilerin başta Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım olmak üzere birçok kanunsuz kişilerle bağlantısının olduğunu anlattım. Ancak Susurluk raporu hakkında televizyonda yaptığını konuşma nedeniyle önce açığa alındım. bakıldığında ilişkileri görülür" diyerek hem Yeşil'in. Böylece bu davadan aklandım. Genelkurmay Başkanlığı başka bir albayı bilirkişi tayin etmiş. Müfettişler hakkımda inceleme yaptılar ve JİTEM'in varlığı ile ilgili realiteye ve onca delile rağmen Teoman karar Koman verdi. Benim sivil mahkemede yargılanmam gerekirken. Bölüm: Cemaat önce Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman Jandar -ma Genel Komutanlığı içinde JİTEM' vardır şeklindeki ifademi Jandarma Genel Komutanlığına hakaret kabul ederek davacı oldu. İfademde. daha sonra da altı ay önce ifade verdiğim ve kapandığını zannettiğim bu davadan dolayı tutuklandım.2. İfadem üzerine Savcı hakkımdaki şikâyetin ciddi olmadığım anlamıştı. in etkisiyle itiraz Bakanlık üzerine yargılanmam konusunda Yaptığım Danıştay İkinci Dairesi beni haklı bularak kararı iptal etti. bu telefonları herkesin bildiğini.

2.

Bölüm: Cemaat

Tutuklanınca,

güvenliğim

gerekçesi

ile

BeypazarıYıda

kü-

çük bir cezaevinde tek kişilik koğuşa kondum. Savcı Albay Nuh Çetinkaya iddianamesinde, daha önce birçok zanlının üzerinden çıkmış, herkesin bildiği başta Yeşil olmak birçok kanunsuz kişi ile ilişkide olan MİT mensubu kişilerin telefon numaralarını suçlarının araştırılması için TBMM Meclis Araştırma Komisyonu'na ve diğer yetkili makamlara vererek, gizli kalması ülke menfaatlerine olan devlet sırlarını temin etmek ve kullanmaktan ayrı ayrı iki defa cezalandırılmamı talep etmekteydi. İddianameye dayanarak hakkımda toplam 16 yıl hapis cezasını gerektiren dava açmıştı. Aslında bu telefon numaralarının bahane olduğu, bu bahane de konuşmalarımdan rahatsız olan birileri tarafından kullanıldığı alenen belli oluyordu. Buna rağmen Avukatım Suat Celebinin de fikrine uyarak tutukluluğa itiraz dahi etmedim. Ortada büyük bir hukuki hata vardı ve biz itiraz etmiyorduk. Hukuk sisteminin kendi hatasını düzeltmesi yönünde dilekçe verdik. Daha sonra Ab dullah öcalan'ı da yargılayacak olan mahkemenin başkam olan DGM başkanı Turgut Okyay büyük bir hukuk adamı olarak tensip zaptıyla birlikte tahliyeme karar verdi. Tutukluluğumun 1 l.günü tahliye oldum. İki duruşma daha devam eden yargıla......... ma sonunda beraat ettim. Aslında şuna emindim. Bu dava bir bahane idi. 6 ay önce savcı ifademi almıştı ve hatta bana göre dava kapanmıştı. Daha sonra televizyonda yaptığım konuşma, ve eleştirilerimden rahatsız olan ordu yöneticilerinin zorlaması sonucu bu dava tekrar gündeme getirilerek tutuklanmıştım. Amaçlanan bana ve benim gibi düşünenlere bir gözdağı vermekti. Sonra uzun süre Ana Komuta Kontrol Merkezi Dairesi Başkanlığında pasif görevde tutuldum. Askerlerin istemediği kişi ilan edildiğim için 1997 yılından 2003 yılma kadar aktif bir göreve atanmadım. Terfilerim yapılmadı. İdare mahkemesine dava açarak veya terfi komisyonu üyeleri dostlarımın direnmeleri, terfi

398

2.

Bölüm: Cemaat

komisyonu kararlarına muhalefet şerhi koyma ısrarları ile Kutlu Savaş în Başbakan üzerinde yaptığı girişimler neticesinde zorlukla ve bir iki gün süren tartışmalar sonunda terfi ettim. 28 Şubat sonrasında hakkında davalar açıldığı o baskı dönemlerinde bir arkadaşım aracılığıyla Fethullah Gülen Hocayla onun talebi üzerine kısa süreli olarak görüştüm. Bu görüşmede özetle ona "Siz doğru bildiğiniz yolda okullar açarak bu ülkeye ve insanlarımıza hizmet, ediyorsunuz. Gerisini önemsemeyin, doğru sonunda galip gelecektir" dedim. Amacım, baskı karşısında mazlum ve mağdur olana, üzerine gidilene destek olmaktı.

KOM Daire Başkanlığından Alınmam
KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) Daire Başkanlığına hiçbir talebim olmadan, 2003 yılı haziran ayında atandım. Benden önceki daire başkanı görevden alınmasıyla ilgili olarak idari mahkemede yürütmeyi durdurma davası açmıştı. Ne olursa olsun, herkesin dava hakkına saygı duyduğumdan ve kendim de birkaç konuda idareye karşı dava açmış olduğumdan bu meseleyle hiç ilgile irmeksizin isime devam ettim. Sonra bir ara mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı alındığım duydum.. Bu durumda idarenin bir ay içinde beni görevden alıp, onu ataması gerekiyordu. Bir süre sonra Genel Müdürlük Özel Kaleminde duyduğum kadarı ile Genel Müdür eski başkanı çağırıp konuşmuş ve "seni başka bir göreve atayalım, KOM dairesinde ısrar etme," demiş. Eski başkan da bu öneriyi kabul etmiş. Bunun üzerine Bakanlığa dilekçe vererek, idare mahkemesi tarafından kesin karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulması kararının uygu 1 anmasını istemediğini bildirmiş. Yani KOM'a tekrar atanma talebim yok diyerek, çıka cak kararname ile başka bir ile gitmeyi istemişti. Bu arada KOM dairesinde ve il uzantılarında teknik alt yapıyı oluşturmaya, ülkenin önceliklerine göre mevcut personeli operasyonel istikametlere yönlendirmeye, birinci derecede yolsuzluk, ikinci derecede akaryakıt ve sigara kaçakçılığı başat olmak üzere

399

2.

Bölüm: Cemaat

mali konular ve üçüncü derecede uyuşturucu tica reti olmak üzere teşkilata istikamet vermeye çalışıyordum. Bu öncelikleri belirlerken tesadüfen önümüze Enerji Bakanlığındaki büyük ihalelere hile karıştıran, tüm ihaleleri yöneten bir organize grubu izlemeye başladık. İbrahim Selçuk başkanlığındaki bu grup tüm Enerji Bakanlığındaki işlere Bakan'dan daha hâkimdi; ihaleler İbrahim'den habersiz yapılamaz durumdaydı. Birçok teknik eksiğimiz vardı ve çok iyi bir çalışma yapamamıştık. Fakat bir yıla yakın devam eden izleme sonunda operasyona giriştik. Bazı büyük müteahhitler ile Enerji Bakanlığı Genel Müdürleri tutuklandı. Bu operasyonun yol açtığı oluşan olumsuz hava içinde, açıktan söylenmese de en azında "aferin" denmeyerek, operasyondan memnun olunmadığı hissettirildi. Hatta bazı başka birimlerdeki Emniyetçiler gözaltına iş alınacak yaparken kişilerin siyasi hükümete hesap yakınlığı dolayısıyla gözaltına almaların sıkıntı yarattığım, bu konuları hiç düşünmediğimizi, yaratılmıştı. Enerji operasyonu tamamlandıktan sonra uyuşturucu konulu uluslararası bir toplantı için Şili'ye gittim. Üşütmüştüm. İşler ve şehir dışı toplantıları hastalığım derken iyice sağlığıma ilerlemişti. kan yeterince dikkat etmediğimden dönüşmüştü. Önemsemediğim gelince olayın yapmadığımızı söylemişlerdi. Bu tür olaylarda hakkımızda olumsuz bir hava

hastalığım önce zatürreeye ve daha sonra da akciğer apsesine Öksürdüğümde ağzımdan ciddiyetini anlayıp hastaneye yattım. Tam hastaneye yattığım sırada eski başkan da idare mahkemesinde davayı kazandı. Bu karar doğrultusunda görevden alındığımı, yerime eski başkanın atandığını duydum. Bu normal bir durumdu. Ancak eve giderken uğradığım İstihbarat Daire Başkanlığında karşılaştığım İdare Mahkemesi Başkanı olarak sözlerini Cengiz Aydemir sohbet olduğunu içinde 400 bu esnasında, söyleyince, davayı davanın hâkim doğru henüz "Hayır olarak bitmediğini ve kararın verilmediğini söyledi. Ben davanın kesin sonuçlandırılmış onca dava yanlışınız var, karar verilmedi," diye ısrar etti. Biz hâkimin bu

2.

Bölüm: Cemaat

hatırlayamayabileceğine verip, mahkeme karar vermese tayinim neden çıksın diye düşündüm. Bu arada tayinim çıkmadan önce, eski KOM Başkan Yardımcısı Alper Yaz akaryakıt kaçakçılığı yaptığı bilinen Veysel Kadayıfçıoğlu adlı kişinin benim tayinimin başka yere çıkarılması için çalıştığı haberini göndermiş ama ben bunu pek fazla önemsememiş tim. Bu şahsın, yaptığımız bir tahkikatta adı geçen bir mafya üyesiyle ilişkisi varmış. Biz operasyon öncesi tüm mafya ve mafya ile bağlantılı kişilerin mal varlığının tespit edilmesi için savcılık talimatı ile araştırma yaptığımız sırada, bu kişinin milyon dolarlar seviyesindeki hesabının bulunduğu bir banka şubesi ona haber vermesi üzerine yapılan tahkikatı öğrenmişti. Bundan dolayı benimle ve tayinimi başka bir yere çıkartmakla uğraşıyormuş. Daha sonra öğrendiğime göre, bu kişi Diyarbakırlı çok zengin bir holding patronuymuş. Aynı zamanda İçişleri Bakanımın oğlu Murat Aksu ile yakın ilişki içindeymiş. İrtibatlı olduğu mafya üyesine de bakanın oğlu üzerinden bir şeyler yapmak isteyen biriymiş. Ben görevden alınıp Edirne'ye tayin (sürgün) edildiğim sırada hastanede yattığımdan, personelin durumunu tam bilemiyordum ama bazı arkadaşlarım sürekli yanıma gelerek bu haksızlığa karşı bir şeyler yapmak istediklerini söylüyor, bir şeyler yapmak adına hükümette etkin kişilere ve başka çevrelere gidiyor, bu haksızlığı durdurmak için koşturuyorlardı. Kimi personel uzak duruyordu, ben bunların ne yapacağını bilemeyen kişiler olduğunu düşünüyordum. Hatta bir şeyler yapmak için koşturan bu arkadaşlara, moral ve destek olmak adına diğer sesiz kalan personeli de ziyaret edin, onları da yalnız bırakmayın diyordum. Onların ne yapacağını bilmeyen insanlar olduklarını zannediyordum. Onların da belli bir fikir, grup, cemaatin adamı olduğu, bu nedenle böyle bir tavır koydukları hiç aklıma gelmiyordu. Birincisi iradelerini böyle teslim etmiş olacaklarını, bu kadar örgütlü olduklarını, bu tayinde cemaatin rolü olduğunu tahmin edemiyordum. Hatta bu iş için sürekli etrafımda koşturan arkadaşlar, "Çıkıp basma açıklama yapahm, yolsuzluklara 401

2.

Bölüm: Cemaat

karşı görev yaptığımız için tayinimizin çıktığını, mahkeme kararının buna bahane edildiğini söyleyelim," demelerine rağmen onları frenliyor, kendi işlerine bakmalarını, basın açıklamasının fazla bir işe yaramayacağını anlatıyordum. Ayrıca bazılarının bir yerlere casusluk yapacağım, bu konuda daha dikkatli olmalarını söylüyordum, içlerinde Hasan diye bir komiser vardı. Bu komiser, Personel Daire Başkanlığındaki bizim tayin evraklarını, benden önceki Daire Başkanı Coşkun Hay ahin idare mahkemesinden aldığı yürütmeyi gerçekte durdurma idare kararını, daha dava sonra verdiği vazgeçme karar dilekçesini, ardından tekrar kararın uygulanmasını isteyen dilekçeyi, mahkemesinin hakkında henüz vermediğini ortaya koyan belgeleri getiriyordu. Kim olursa olsun, istenildiğinde herkes hakkında dosya temin edebiliyordu. Personel işlerindeki arkadaşından aldığını söylüyordu Ama şimdi anlıyorum, ki, personel işlerindeki arkadaşından değil, cemaatten alıyormuş. Daha sonra bu komiserin aslında bizdeki sırları alıp bir yerlere ve İçişleri Bakanı'na taşıdığını birinci ağızdan öğrendim. O gün benim etrafımda koşturan arkadaşlardan uzak duran pek çok kişiyi daireye ben almıştım; bana diğerlerinden daha yakın olmaları gerekirken uzak durmalarının planlı ve bir yerden alınan talimata dayandığını anlıyorum. Yeni öğrendiğim her şey beni şok ediyordu. Bu arada hazırlığını yaptığımız mafya üyeleri ile ilgili operasyonu İstanbul Koni birimi gerçekleştirmişti. Bu operasyonda, bizim tayinimizle uğraşan ve akaryakıt kaçakçılığından servet kazandığı söylenen Veysel Kadavıfçıoğlu isimli kişi de yakalandı. Üzerinden çıkan notlar ve telefon irtibatları değerlendirilince, aslında hesap içinde hesap olduğunu, beni tayin ettirme girişiminde birçok kişinin rol aldığını, dava açan eski Başkanı bularak onu yeniden dilekçe vermeye zorladıklarını, bu bahaneye sarılarak tayinimin çıktığını anladım. Benim yanımda çalışan müdürlerin, bazı siyasi kişilerin, bakanın yakınlarının, operasyonda zarar _..._........-.....__. -...................................----- -.........2. Bölüm: Cemaat

402

2.

Bölüm: Cemaat

gören kişilerin ve eski Başkan in zaman zaman bir araya gelip plan yaptıklarım, olmayan mahkeme kararı var denerek hakkımda işlem yapıldığını anlamış oldum. Benim dava ve mahkeme kararı nedeniyle tayin edilmem üzerine görevine döndüğü söylenen eski başkan Coşkun Hayal de 2-3 ay gibi kısa bir süre bu görevde kaldıktan sonra bir bahane ile ikna edilip başka bir ile Emniyet Müdürü olarak atandı. Ardından bugünkü başkan Ahmet Pek'i KOM Daire Başkam olarak atadılar. İkinci garip şey de tayin olmayı istemememe rağmen hasta halimle apar topar Edirne'ye hem de geçici görevle gönderilmiştim. Bunun manası 24 saat içinde hemen Edirne'ye gidip göreve başlamam gerekiyordu. Ankara'da kalmamı istemiyorlardı. Belki de Ankara'da yapacaklarım erken fark edeceğimi düşünerek özellikle uzaklaşmamı istiyorlardı. Tayinim çıktığında, zoruma giden, tayin edilmiş olmam değildi. Beni rahatsız eden, bu şekilde bir aldatmaca ile tayin edilmiş olmamdı. Gerçek tayin sebebim olarak iki şey görülüyordu. Birincisi, yaptığımız enerji operasyonu nedeniyle hükümet cenahı rahatsız olmuştu, çünkü tutuklanan bazı kişilerin hükümetteki etkin kişilerle kişisel yakınlığı bulunuyordu. İkincisi ise, bu Diyarbakırlı kişiyle bakanın oğlunun ilişkileri dolayısıyla bizim giriştiğimiz mafya tahkikatı rahatsızlık yaratmıştı. Bu arada bazı kişilerin de benim görevden alınmam için çok farklı girişimlerde bulunduklarını öğrenmiştim. Bakan dolaylı bir kanalla tayini kendisinin çıkarmadığını, başbakanın istediğini ima etmişti; o zaman bunu fazla inandırıcı bulmamıştım. Ama daha sonra olup bitenlerle birleştirince, aslında alınmamı isteyen birçok kişi ve çevrenin olduğunu ancak Başbakan ile çok yakın ilişkim var zannıyla kimsenin buna teşebbüs edemediğini, görevden alınmamı Başbakan isteyince diğer kişilerin de buna katkı sunduğunu anladım. Zaten kendisi de bunu Ali Bayramoğlu ile yaptığı bir sohbette söylemişti. Haliç'te Yaşayan Sımonlar____. ___.............____.........____.................. Sonra başka şeyler de öğrendim. Meğer benim görevden alınmam için epey girişimlerde bulunulmuş. Bunlardan biri çok 403

2.

Bölüm: Cemaat

enteresandı. Eskiden beri tanıdığım Kanal 7 Ankara temsilcisi Akif Beki ve onun vasıtasıyla tanıştığım AKP Adana milletvekili Ömer Çelik ile ara sıra beraber yemek yer, sohbet ederdik. Bir ara bana, hükümetteki kişilerin yakınlarının izleme ve dinlemelere muhatap olduklarına dair duyumlar aldıklarından bahsettiler. Bir defasında Başbakanın eşi Emine Hanımın dinlendiğini de söylemişlerdi. Anlattıklarından bu dinleme işlerini başkalarının (Jandarma vs.) yaptığından şüphelendiklerini zannettim. Onlara böyle bir şeyin gerçek olabileceğine hiç ihtimal vermediğimi, dinleme varsa aradan on yıl bile geçse sonunda bunun anlaşılacağını, hiç kimsenin buna cesaret edemeyeceğini söyledim. Belki hükümet ifade üyeleri Bu dinlenebilirdi, bunun bir bahanesi olurdu ama eşlerin ya da yakınlarının dinlenebileceğini düşünmediğimi ettim. konuşmadan epeyce sonra öğrendim ki, meğer KOM Dairesinin mahkeme kararı ile dinlediği bir yeri Emine Hanım sıradan bir konu için aramış. Bunu tespit eden Polis Amiri durumu Başbakan'a taşımış, bizim 1cl1" cl
t , İ ÎTİ
JLZ- d

ct o eşinin dinlendiğini söylemişler. Bu

olaydan benim hiç haberim olmamıştı. Buna benzer belki de birden çok örnek olmuştur. Bazı makam ve kişilerin yanlış yönlendirilmiş olduklarını tahmin ediyorum. Birbirinden bağımsız gözüken bu olayların hepsinin belli bir yerden koordine edildiğini çok sonradan öğrendim. Bugün tayinimin gerçek sebebinin Kom Dairesi'ni istedikleri gibi kullanmak isteyenlerin ben orada olduğum müddetçe istediklerini yapamayacaklarını, buna asla müsaade etmeyeceğimi anlamaları üzerine beni oradan uzaklaştırmak için her yolu kullanarak, hakkımda yalan yanlış bilgiler verip benimle ilgili olumsuz bir hava yaratmaları olduğuna inanıyorum. Benim görevden alınmamı isteyen diğer insanlar da bu işin perdelenmesini sağlamışlardı.

İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması
Sabri Uzun ağabey istihbarat biriminde ve teşkilatta benden daha eskidir. Daire Başkanlığındaki 15-20 günlük süre sayılmazsa 404

2.

Bölüm: Cemaat

hiç beraber çalışmadık. Fakat 1986 yılında o Erzurum İstihbarat Müdürü olduğu dönemde ben Diyarbakır'daydım ve iller arası istihbarat faaliyetlerinin koordinasyonu için yapılan toplantılarda tanışmıştık. 28 Şubat döneminde Bülent Orakoğlu'nun İstihbarat Dairesi Başkanvekilliğine atanması ve ardından görevden alınıp, bir bahane ile ABD'ye gönderilmesi ve benim 32. Gün programında konuşmamın ardından Emniyet İstihbarat. Dairesi hedef haline gelmiş, sorunlar yaratan bir daire durumuna düşmüştü. Böylesi bir ortamda daireyi sükûnetle yönetecek, tecrübeli biri aranırken ideal aday olarak Sabri Uzun İstihbarat Daire Başkanlığına atanmıştı. O göreve atandığında ben de İstihbarat Daire Başkanlığından alınmam için dilekçe vermiştim. Antalya operasyonuna kadar kısa bir süre çalışıp sonra daireden ayrıldım. Ama Sabri ağabey geçmiş hizmetlerim adına beni hep uzaktan desteklemiştir. Sabri ağabey, Ankara'da Cevdet Saral, Osman Ak gibi isimlerin Emniyette cemaat örgütlenmesiyle ilgili bir rapor hazırladığı sırada, bu raporun aslında gerçekleri ortaya çıkarmaktan çok Ankara ekibinin İstanbul'a gitme harekâtının bir parçası olduğunu, alakasız kişilerin cemaat listesine alındığını fark edip karşı koymuştu. Ankara ekibinin gizli niyetlerini deşifre etmiş, hatta, bu davranışından dolayı Fethullahçıların hamisi diye suçlanmıştı. Yapılan tahkikatlar sonrası görevden ayrılmak durumunda kaldı. Bir süre Araştırma Planlama ve Koordinasyon (APK) Dairesinde çalıştı. Konjonktür uygun olunca tekrar İstihbarat Daire Başkanı oldu. O tarihlerde KOM Daire Başkanlığı ile birlikte, bilinen yolsuzluk ve mafya operasyonlarını yaptılar. Bir süre sonra tekrar görevden alınması ve Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne atanması sırasında seçimler nedeniyle istifa etti. bağımsız milletvekili adayı oldu. 2003 yılında AKP Hükümetinin Emniyet Genel Müdürlüğüne ilk merkezi yönetici ataması olarak ben KOM Daire Başkanlığına ve Sabri ağabey de İstihbara Daire Başkanlığına atandı. Görev olduğumuzdan sahamızda beraber dayanışarak çalışıyorduk; Uzan olayında çok ciddi yardımlarını görmüştüm. Biz iyi ilişkide astlarımızda daha yakın çalışıyorlardı. Zaman zaman Sabri ağabeyle 405

2.

Bölüm: Cemaat

bir araya geldiğimizde genel çalışmalarımız hakkında bilgi alış verişinde bulunurduk. O da bana takip ettikleri bazı kişilerin garip faaliyetleri hakkında bilgi veriyor, bazı evrakları okutup görüşümü soruyordu. Bunlar tek başına pek manalı gözükmeyen ama tuhaf ilişkileri ve çok yakın zamanda demokratik hayata suni müdahalelerin olabileceğini ima eden ve belli çevrelerin harekete geçeceğini anlatan istihbarat raporlarıydı. 2005 yılında tayinim sorunlu bir şekilde Edirne'ye çıkınca. Sabri ağabeyle ancak telefonlarla veya 5-6 ayda bir araya gelir olduk. Bu arada Sabri ağabey, Emin ağabey (Arslan) ve Güvenlik Dairesi Başkanı İsmail Çalışkan i kapsayan bir ihbar mektubu Mesut Yılmaz ve arkadaşlarının yargılandığı anayasa, mahkemesine gönderilmişti. Mektupta Mesut Yılmaz in yargılandığı Türkbank olayında, Alaaddin Çakıcı-Korkmaz Yiğit arasında geçen konuşmalardan haberdar olmalarına rağmen hükümete bilgi vermemekle suçlanıyorlardı. Bu suretle çeteye yardım ettikleri iddia ediliyordu. Mektubun içeriği ve yazım dili itibarıyla İstihbarat ve Kom Dairesi arşivlerinden faydalanılarak resmi birileri tarafından yazıldığı anlaşılıyordu. Telefonla kendileriyle görüştüğümde bir mülkiye müfettişi ya da onları sevmeyen Emniyette yönetici konumunda bulunan birilerinin yazmış olabileceğim düşünüyorlardı. Mektubu bana da okuttuklarında, benim izlenimim de mektubun kesinlikle Emniyet içerisinden birileri veya onlarla yakın ilişki içinde olan ve desteğini alan kişiler tarafından yazıl ■ dığı yönündeydi. Mektubun Mesut Yılmazı korumak için suçu bürokratlara atma amacıyla yazıldığı gösterilmeye çalışılmışsa da gizli ipuçlarıyia hedef olarak Emin ve Sabri ağabeyler ile İsmail Çalışkanı kapsayan, onları kötüleyen ve görevden aldırmaya yönelik çok planlı bir tasarıydı. Bu olaydaki tüm bilgilere sahip olunduğu ama bilgilerin istenildiği gibi kullanılıp çarpıtılarak olumsuz bir kanaat oluşturulmak istendiği açıkça anlaşılıyordu. Mektup araştırıldı ama netice çıkmadı. Sabri ağabey zaman zaman askerlerin toplumsal olaylara ve güvenlik işlerine fazla karışmalarına karşı tepki gösteriyor ve bunu her yerde alenen söylüyor, bu nedenle de askeri cephede tepki 406

2.

Bölüm: Cemaat

çekiyordu. Türkiye'de gerçekleştirilmiş tüm darbe ve müdahalelerle ilgili bilgileri ortaya çıkarıyor, demokrasimizin sürekli asker gölgesinde kalmasını ve bu tür girişimleri eleştiriyordu. İki astsubay ve bir itirafçının bir kitapçı dükkânına bomba attıklarının anlaşıldığı Şemdinli olayında, bu olayı araştıran TBMM Komisyonuna tanık olarak çağrıldığında söylediği "Hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz" sözü literatüre girmişti. Ancak konuşmaları nedeniyle Sabri ağabey hakkında askeri cephede olumsuzluk hep vardı ama onun fark edemediği, kendi cephesinde de olumsuzlukların bu tarihte başlamış olmasıydı. Şemdinli olayları hakkında 5 sayfalık rapor hazırlayıp Başbakana verdiği söylenmiş ve bu rapor Sabah gazetesinde çıkmıştı. Herkes bu raporu Sabri ağabeyin yazdığını, söylüyordu ama onun bu rapordan haberi yoktu. Zaten Sabri ağabey eldeki bilgiler ne ise onları veri kabul eder, askeri kişi ve faaliyetleri eleştirir, asla ekleme çıkarma yapmazdı. Sabah gazetesi bu bilgileri Başbakan İn yakın çevresinde bulunan bir danışmandan aldığını söylüyordu. İşin aslı bir süre sonra anlaşıldı. İstihbarat Daire Başkanlığında birileri beş sayfalık bir rapor hazırlamış. Bu raporu Başbakanlığı ya da Başbakana vermişti ama bu rapordan Daire Başkanının haberi yoktu. Bu görülmüş veya alışılmış bir duHaliç'te Yaşayan Sımonlar . __. _....._. _____........................._________ rum değildi, Daire Başkanının görmediği, tasvip etmediği bir raporun en üst makamlarda işlem görmesi aslında çok tehlikeli bir şeydi. Herkes her makama mektup, not, ihbar ya da kendi değerlendirmesini yazıp gönderebilir fakat devletin bir kurumu adına onun başındaki kişiden habersiz bu kuruma ait zannedilen bir rapor veya yazıyı başbakanlık katma verebiliyor ve orası bu evrakı alıyorsa bu çok vahimdir. Verenden daha çok bunun alınması, kabul görmesi vahamet ifade eder. Bir süre sonra da Sabri ağabeyin mal varlığı, banka hesapları hakkında geniş ve detaylı bir ihbar mektubu bakanlığa gönderilmişti. Mektup, banka hesap numaralarını, çeşitli ban407

2.

Bölüm: Cemaat

kalardaki kendi ve eşi adına açılmış hesaplarda büyük meblağlarda paraların olduğunu ve kendisinin bile hatırlayamayaeağı detaylar içeriyordu. Kapanmış bankalardaki hesap numaraları, para miktarları vs. hakkında abartılı bilgiler vardı. Bu bilgileri bir kişinin yazmasının imkânı yoktu. Birkaç bankayı, tapu içeren bilgiler ancak bir teşkilatın çalışması ile bulunacak nitelikteydi. Kayıtlarda tahrifat yapılarak banka hesapları, hesaplardaki paraların miktarları birkaç defa yazılarak sanki çok fazla para varmış havası yaratılmıştı. Bu arada Sabri ağabeyin yapmadığı işler ve söylemediği şeyler yapılmış ve söylenmiş gibi askeri komutanlıklara taşındığından askerin talebi üzerine görevden alımyormuş gibi gösterildi. Bence başka mahfillerin çalışması ile daire başkanlığı görevinde alındı, görünen sebep gerçek sebepten farklıydı. Sabri ağabey bu ihbar mektubundaki konular dolayı sı ile ciddi müfettiş incelemesine tabi tutuldu. Müfettişler gerçekleri bulup çıkarmak yerine aynı iddiaları tekrarladılar. Ardından Ankara Savcılığına mal varlığı ile ilgili olarak yargılanması için bir rapor düzenlediler. Fakat kapanmış bankaların kayıtları bin bir güçlükle TMSF'den tek tek bulunarak ihbar edilen bu hesap hareketlerinin iki katı yazıldığı ispatlandı. Yaşar Büyükanıt Paşa emekli olduktan sonra yaptığı bir açıklamada Sabri ağabeyi (İstihbarat Daire Başkanını) Başbakan'a söyleyerek aldırttığmı açıklamıştı. Bence o zaman Yaşar Paşa'ya Sabri ağabey hakkında en ciddi bilgileri getirenler aslında en ciddi iğfal edicilerdi ama ne Yaşar Paşa ne de TSK bunları, bu yöntemleri asla anlayamadı. Yaşar Büyükanıt, Sabri Uzun'u görevden kendisinin aldırttığmı zannetti ama aslında o sadece gerçek alınma sebebine bir perde olmuştu, hem de kendisinin en fazla karşı çıktığı gruplara hizmet eder tarzda. Sabri Uzun'un görevden alınmasının askerin talebi üzerine olduğu iddiası çok konuşuluyordu. Kendisi de, bizler de o zamanlar buna inanıyorduk. Fakat sonra bazı emareler ortaya çıkmaya başladı. İlki, hakkındaki mal varlığı ile ilgili mektuptu. Bu mektubun İstihbarat Dairesindeki amirler veya onlarla sıkı irtibatlı birileri 408

Bugün o ihbar mektuplarının İstihbarat Dairesindeki cemaat yapısının hep birlikte yazdığından şüphe yoktur. ___.. el üstünde tutuğu şube müdürleri dahil tüm İstihbarat Dairesi personeli toplu bir vefasızlık örneği göstererek kendisini hiç arayıp sormadıklarını öğrendim.. Fakat bunun bir örgüt... ya bu kişiler arasında hiyerarşik bir yapı vardı ve üst makamlar bu şekilde emir vermişti ya da bu kişiler aynı ideolojik gruba mensuptular ve grubun politikası gereği böyle davranıyorlardı. Neden tüm Haliç'te Yaşayan Sımonlar. örgüt kararı) bu kadar yıllık yakın dostluğa.. Bölüm: Cemaat tarafından yazıldığından hiç şüphem yoktu. Eğer gösteriyorsa. Diğer yandan bu durum cemaatin insanlar üzerinde ne kadar etkin olduğunu gösteriyordu. Ne olursa olsun (cemaat.2. bir olayda 30-40 kişinin aynı tavrı göstermesi mümkün değildi. hiç kimse ziyaretine gitmemiş._. Emniyet için eskiden beri süregelen bir gelenek vardı. . ziyaret ederdi.. üstelik tek taraflı iyilik görmelerine rağmen böyle bir vefasızlık göstermelerini aklım almıyordu. ilgi alaka ve yakınlık görmüş insanların vefasızlığını bir türlü anla mlan dır anııyo rdum.__. kim görevden alınırsa alınsın eski İstihbarat Dairesi personeli onu arar sorar... onların özgürlüklerini ve 409 . Bu durumu çok sonra öğrendim. İstihbarat Dairesi müdür ve amirlerinin bileceği cinsten şeylerdi.______... Bir arkadaşım bu durumu anlatınca konuyu araştırdım. Cemaat insanların hareketlerine karışıyor. Bir iki kişiyle sorun da olsa 40-50 kişilik amir müdür kadrosu olan İstihbarat Dairesi personeli ciddi bir dayanışma ile görevden alman kişiyi yalnız bırakmazdı.... Edirne'de olduğumdan bu meselelere uzak kalmıştım. Sabri ağabey ayrıldığı andan itibaren çok yakın olduğu kişiler de dahil olmak üzere o dairedeki hiçbir çalışan tarafından aranıp sorulmamış. tarikat.. İkinci gösterge ise Sabri ağabeyin görevden alınması sonrasında en sevdiği.. cemaat tavrı olduğunu hâlâ anlayamamıştım çünkü sebep bulamıyordum._____ personel aynı tavrı gösteriyordu.__________.. çünkü içeriği ancak Sabri ağabeye en yakın kişilerin. Sabri Bey'den bu kadar iyilik.

O kadar ileri gitmişlerdi ki Sabri Bey'i astlarına takip ettirmişler. İstihbarat Daire Başkanlığında yıllarca çalışan bu kişilerin hiç şark i