HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR

Dün Devlet Bugün Cemaat

HANEFİ AVCI

İÇİNDEKİLER
1.bölüm:DEVLET Neden yazıyorum?......................................................................3 Simon......................................................................................10 Haliç'te Yaşayanlar.,.........................,...............,......................18 Kitabın Dilindeki Sertlik.....................................,..,..................21 Köydeki Okul Yıllarım..............................................................22 Mersin ………………………………………………………………..27 Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim............................................27 Gençlik Parkı'ndakı Garsonlar İdeolojik Konularda Benden Bilgiliydi......................................................................34 Mut İlçe Emniyet Komiserliğim.................................................36
Pavyoncuların Şikâyetleri.........................................................................40

İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma......................................45 İki Öğrencinin Vurulması.........................................................48 Mersin Merkezdeki Görevlerim.................................................51 Mafyanın Gücü........................................................................ 52 Namık Astsubayın Mafyayla Kurtarılması.................................57 PKK'lıların Banka Soygunu...................................................... 61 Acilciler Operasyonu................................................................63 İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto......................................72 Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı.........................79 Ehliyet Yolsuzluğu...................................................................81 Altın Kaçakçılığı Davası............................................................83 Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir..............................................90 DİYARBAKIR……………………………………………………………93 Güney doğu' daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor.............93 Küçük Ağa...............................................................................94 PKK'nın Yakın Geleceği Neşet Çiçek...........................97 Almanya Ziyareti,.......................................................99 İki TİKKOlunun Yakalanması..................................104 Burhan Nart Olayı...................................................109 Aranan Üç Kişinin Yakalanması...............................124 Seren Operasyonu.....................................................126 Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi ……129 Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam...............................,139

ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı, Türkiye'yi mi?..................155 Talabani'nin Türkiye Harekâtı..............................................156 İSTANBUL.................. ..........................................160 İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam..........................160 İstanbul Operasyonları……………………………………………..174 Cem Ersever Olayı………………………………………………….186 Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz...............………………..209 Dış Güçlerin Etkisi…………………………………………………213 ANKARA……………………………………………………………….215 PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı…………………………………………215 Susurluk Olayı…………………………………………………………217 Termal Kameralı Uçak Alımı……………………………………225 Antalya'da PKK Operasyonu……………………………………..231 Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi………………………………..235 KOM Dairesi'nde Yenilikler………………………………………237 Uzan Olayı…………………………………………………………..238
ÇEAŞ ve Kepez Elektrik……………………………………………………..242 Berke Barajı İnşası…………………………………………………………..244 Yapılanların Kısa Özeti...............................................................,248

Neşter 2 Operasyonu………………………………………263 Kayseri Uyuşturucu Operasyonu………………………..268 Lodur Operasyonu…………………………………………….272 EDİRNE……………………………………………………………..277 Kapıkule Tahkikatı……………………………………………..277
Kapının Düzem İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler.............................296

Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar……………………………..302 Su Davası……………………………………………………………..309 Diğer Görevlerimiz………………………………………………….316
Şenturk Derniral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olay………………………………………………………………….I316 Kaçak Çay Operasyonu……………………………………………………….326 Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz…………………………329

ESKİŞEHİR………………………………………………………..330 Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi.,…….330 Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak……….333 Kendi Halkım Yönlendirme Faaliyetleri………………………..335 Ergenekon……………………………………………………………..338

Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı?......................................... 346 Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz!....................352 Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku………………………………………………….356 Köleliğe İtiraz………………………………………………………….. 357 Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi……………………………359
Yanlış, Ama Sadece Yanlışla Kalsa!..................................................363 Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tabi Olanlar Açısından Bakmak………………………………………………………………….368 Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar………………………………..368

Demokratik Açılım....................................,369 Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?................................................373 Öcalan: Herkese Mektup Yazdık……………………………..375 PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar……………………………376 Balkanlarda Benzer Durumlar……………………………….378 Yunan-Bulgar-Türk İlişkileri........,…………………………..379 Neden AB'ye Girmeliyiz?....................................................384 Bu Sistem, Fikri Olana Karşıdır..........................................387 Komplo Teorileri………………………………………………………389

2. Bölüm: CEMAAT
Din ve İnanç Dünyam……………………………………………….397 Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler…………………………….397 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız………………………………….407 Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım……………………412 KOM Daire Başkanlığından Alınmam…………………………….415 Sabri Uzun'un İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması... 421 Ahmet İlhan Güler'in İstanbul İstihbarat Şubesinden Alınması…………………………………………………427 İstihbarat ve KOM Neden Ele Geçirilmek İstenir?.................433 Emin Aslan Hakkındaki İftira………………………………………435
Emin Bey'e Kurulan Komplonun Başlangıcı............................................436

İki Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Hakkındaki İzmir Tahkikatı……………………………………………………….465 Sakarya Tahkikatı……………………………………………………474
Genel Müdür Yardımcılarını Yiyen Yapı Ne Yapmak İstiyor?....................479

Benim Hakkımdaki Çalışmalar…………………………………….480 İhbar ve Şikâyetlerim………………………………………………….486

Danıştay Olayı………………………………………………………….504 Erzincan Olayı………………………………………………………….508
Erzincan Olayı ile İlgili Genel Bilgilerim.................................................. 509

Alışılmadık Savcılar…………………………………………………..521 Alışılmadık Polisler……………………………………………………525 İlk Yanlış İşlemler……………………………………………………. 527 Ergenekon Örgütü................................................................531
Davada Yanlış Olan Birinci Konu………………………………………………532 Davada Yanlış Olan İkinci Konu………………………………………………538

Bazı Yerler Neden Aranmaz?.............................................541 Ankara Emniyet Müdürleri Toplantısında İçişleri Bakanı'ndan Talebim……………………………………………….542 Bugüne Kadar Cemaat Tarafından Yapılan Operasyonlar ve Çalışmalar………………………………………..544 Askeri Belgeler Nasıl Değerlendirilmeli?...............................547
Türkiye'de Bazı Şeyler Birbirine Karışıyor……………………………………547 E

MAS YA Planlan…………………………………………………………………548

Savaş Oyunları, Planları…………………………………………………………..550 Siyasi Hayata Müdahale, Darbe Hazırlıkları………………………………..551

Nasıl Yönetiliyor, Kimler Yönetiyor?....................................555 Cemaatin Propaganda Araçları……………………………………565 Garip Bir Kaset Olayı………………………………………………..566 Güncel İttihat ve Terakki………………………………………….569 Bu Bölümü Niye Yazdım?...................................................569 Cemaati Yönetenlere………………………………………………..573 Bugün Yaşananları Nasıl Yorumlamalı?..............................575 Bütün Kurumlar ve Kişiler Kof mu?....................................578 Kanunsuz Dinlemeler………………………………………………578 Devleti Kim Yönetiyor?.......................................................579 Ne Yapılabilir?....................................................................580 Ankara Emniyet Müdürünün Tutuklanması ………………..586 Dizin.............................................................. ..................589

HANEFİ AVCI
1956 yılında Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinin Karabı yıklı köyünde dünyaya gelen Hanefî Avcı, öğrenim yaşamına doğduğu köydeki Kara bıyıklı İlkokulunda başladı. Ortaokulu Gaziantep'teki Karşıyaka Ortaokulunda, liseyi ise Ankara'daki Polis Kolejinde

bitirdi. Ardından Polis Enstitüsünde eğitimine devam etti ve bilahare Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1980 yılında mezun oldu. Polis Akademisinden mezun olduğu 1976 yılından 1984 yılma kadar Mersin ili Gülnar ve Mut ilçe Emniyet Komiserliği ve Mersin Terörle Mücadele Şubesinde görev yaptı. 1984 yılında Güneydoğu'da artan terör olayları sonrası Diyarbakır İstihbarat Şubesine atandı. Burada 8 yıla yakın görev yaptıktan sonra 1992 yılında İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü görevine atandı. 1996 yılındaki terfisi sonrası İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Susurluk olayları sonrası TBMM Araştırma Komisyonunda Terörle Mücadele adı altında güvenlik kuvvetleri içerisinde çeteler oluşturulduğunu ifade etmesi hakkında davalar açıldı. Tahkikatlara uğradı. Basına yaptığı açıklamalar üzerine açığa alındı. Devletin gizli bilgilerini temin etmek ve açıklamak suçlarından Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesince tutuklandı 10 gün hapis yattı. Ardından berat etti idare mahkemesi kararı ile görevine döndü. 2003 yılına kadar geri hizmetlerde çalıştıktan sonra 2003 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına atandı. Burada yaptığı yolsuzluk operasyonları hoşa gitmeyince 2005 yılında geçici olarak, 2006 yılında ise asaleten Edirne İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Edirne Kapıkule hudut kapısında polis ve gümrükçüleri rüşvet alırken gizli kameraya kayıt ederek mahkum olmalarını sağladı. 18 Haziran 2009 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan ortak kararname ile Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Hâlen Birinci Sınıf Emniyet Müdürü olarak Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü görevini sürdürmekte olan Hanefi Avcı, 2006 yılında TASAM'm Stratejik Vizyon Sahibi Bürokrat Ödülü'nü kazanmıştır. Avcı, Emniyette teknik-elektronik istihbaratın kurucusu olarak bilinmektedir.

1. Bölüm

DEVLE T

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Neden Yazıyorum?
Neden yazıyorum? Yazmak için kimsenin bir sebebi olmamalı. Okumak dünyada elzem olduğu halde, okumayan ülkemde yazmanın sebebi aranıyor, arıyoruz. İnsan kendine de soruyor: Neden yazıyorum? Neden yazmalıyım? Herkesin, bırakın kolayca, bin bir çabayla dahi gelemeyeceği bir noktadayım. Sayısını bilemediğim kadar çok olay içerisinde yer aldım, çok şey yaptım; ama yaptıklarımın bir kısmını yıktım ve tamamının yıkılması gerektiğine inanıyorum. Bu kitapla bir kısmını daha yıkmaya çalışacağım. Kendimce sağ görüşle, bazı değerlerle, belirli bir vatan, millet, ülke ahlak anlayışını kapsayan inançlarla büyüdüm. Daha yücesine özenerek yaşadım ama geçen zamanda, yaşayarak gördüğüm olaylar sonrasında bu yüce değerlerin bir kısmını sorgulamaya başladım. Bunlardan yalnız biri veya bir kısmı bile yazmam için yeterliydi. Kaç yaşındayım? Yaştan kasıt ne? Eğer kastedilen doğumdan itibaren geçen zaman ise nüfus kağıdımda yazan tarihe göre 54 yaşındayım; biyolojik olarak sağlığım veya hissettiğim se 35-40; duygu dünyamda yaşadığım ve gördüğüm olaylar, aldığım dersler, çektiğim acılar ise o zaman kendimi 100-150 yaşında hissediyorum. Hiçbir polis benim kadar değişik olay yaşamamıştır. Ülkenin en güneyinden en doğusuna, oradan en batısına kadar her yerinde görev yaptım. 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışmalarının ülkeyi iç savaş aşamasına getirdiği olaylardan, 1984 sonrası PKK'nın yarattığı Güneydoğu katliamlarına; 19901ı yılların başında yeniden hız kazanan (başta İstanbul ve olmak üzere) büyük kadar illerimizdeki tüm ideolojik suikastlara; siyaset terör olaylarına

çatışmaların soruşturulması safhasında yer aldım. Büyük hayali ihracat şebekelerinden, büyük banka dolandırıcılıklarına; ihalelere fesat karıştırma olaylarından, uluslararası uyuşturucu şebekelerinin soruşturulmasına kadar çok geniş bir krirninal yelpazede çalıştım. Bu görevler esnasında sokakta adam da kovaladım, daire başkanı olarak ülke genelinde ve hatta uluslararası alanda polis teşkilatları ve kuruluşlarıyla işbirliği içinde planlama da 9

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaptım, müş operasyon icrasında da bulundum. Suçlu gördüğüm kişilerle fiziken ve ruhen mücadele etmekten, silahlı çatışmaya; en teknik cihaz ve sistemlerle onların karşılarına çıkmaya kadar her sahada ve her türlü polisiye olayda yer aldım. Sonra bir anda polislikten, devletin güvenlik gücü olmaktan, yani avcılıktan sistemin istemediği, yanlış bulduğu bir hedef, bir av konumuna düştüm. Bunlar da gerçek manada kendimi 100-150 yaşında hissetmeme neden oldu. Yaşadıklarımdan dolayı, sanki yüksek bir tepeden kendi sahamda tüm dünyayı seyreder gibiyim. Kendimi, herkesin geçeceği yollardan çoktan geçmiş biri gibi hissediyorum. Şu tepenin arkasında bulunanlar biraz sonra karşıdan gelecek olanlara tuzak kurmuşlar, eyvah yine kan dökecekler, biri bunları uyarsa... Ben, "Ey tuzak kuranlar değmez, yapmayın, düşmanlık büyük hata, bu tuzağa kendiniz düşeceksiniz, yapmayın, etmeyin!" demek istiyorum. Bulunduğum noktaya nasıl geldim? Bu mucizeden öte bir şeydi. Ne mucizeyle ne de benim çalışma ve gayretimle olacak şey değildi; ne akıllı ne de cesur olmam yeterliydi. Belki mistikçe düşünülünce, akıl üstü bir irade buraya gelmemi istedi. Bu noktaya gelişim fiziki bir mücadeleyle olsaydı, derin vadilerden geçmiş, aşılması imkânsız dağları aşmış, masallardaki ejderhalarla kavga etmiş, hiç kimsenin bilmediği tehlikelerle boğuşmuş olmak gerekirdi. Fiziki tehlikeleri geçmek, kavga etmek zor şeylerdi ama bunları gerçekleştirmek mümkündü; oysa insanın kendi ruh dünyasındaki kavgası, kendi içindeki tehlikeli yolculuğu çok daha zor, çok daha amansız mücadele gerektiriyordu. Daha önemlisi sadece kavgayla ve akılla da zihinde ve kişilikte bazı şeyleri aşmak mümkün olamıyordu, tüm bunlar yeterli değildi. İçte ve dışta milyonlarca, milyarlarca tesadüfün art arda, sistemli, düzenli bir biçimde etrafımda meydana gelmesi ve tüm ruhumu, benliğimi etkileyerek beni bulunduğum yere itmiş olması gerekirdi. Mademki herkesin kolayca gelemediği bu yere, mucize üstü bir şekilde savrulmuştum, olan ve olacak birçok olayın perde arkasını 10

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çok az da olsa görebiliyordum. O zaman arkadan gelenlere söyleyecek sözüm olmalıydı; yaşadıklarımı, yollardaki tehlikeleri, kendilerine kurulan tuzakları anlatmam ve bunlardan kurtulma yollarını, bildiklerimi söylemem gerekiyordu. Görev uğruna tüm yaptıklarımın doğru olduğu fikrini zihnimde yıktım. Bir zamanlar yok etmeye bütün gayretimle çalıştığım tüm düşmanlarımın, silaha ve şiddete sarılmayan hallerini şimdi elzem görüyorum. Onları silaha ve şiddete itenin de aslında doğru olduğunu zannettiğim değerler olduğunu anladım. Bu öyle büyük bir şeydir ki; ne dağa, ne tepeye benzer. Ruh dünyasında bu kadar büyük bir değişime dayanmak mümkün müdür? Karanlıktan aydınlığa, soğuktan sıcağa, inançsızlıktan inanmaya gidiş gibi; birbirinin zıddına dönerek öncekinin tam tersine yol almak o kadar zor ki... Sözlerle tarif etmek, yaşamadan anlamak mümkün değil. Hayatım boyunca, yapmam gereken işin gereği ne ise onu yapmaya çalıştım. Ne para, ne makam, ne de başka bir menfaat, hiçbir zaman eylemlerime etken olmadı. Yaptığım işin yapılmasının gerekliliği önem taşıyordu. Bütün enerjimle, gayretimle, aklımla, yaptığım işe kilitleniyordum. Ne özel hayatım, ne eğlencem ve merakım, ne istirahatim vardı. Sabah uyanınca işe başlar, yorulunca uyur, uyanınca tekrar hedefime yönelirdim. Bir derviş edası, bir ideal tutkusu, bir iş sevdasıydı benimki. Her iş tehlike, her iş riskti aynı zamanda. Dünyada herkesin hayran olduğu, hakkında şiirler yazılan, aşıklarının her tepesi için ayrı eser verdiği İstanbul'da dört koca yıl çalışmış; her türlü lüks yaşamı sağlayacak imkân ve konuHaliç'te Yaşayan Simonlar _._...........................................___............. ma sahip olmama rağmen bir defa bile ne İstiklal Caddesi'nde ne Bağdat Caddesi'nde gezmedim. Bir defa bir gazinoya gitmedim, resmi mecburi yemeklerin haricinde bir defa bile lüks değil, sıradan bir restorana gidip yemek yemedim, bir arkadaşımı yemeğe götürmedim. İş varken, ülke tehlikedeyken, yemeğe gidilir mi? Hayatım boyunca hiç 20 gün izin kullanmadım, hiç kampa veya tatil anlayışı ile bir yere gitmedim. Gitmeyi de uygun görmez, gidenlere 11

... Sonunda......_ ...___________________. Aslında bunlar bu ülke için gecikmiş araçlardı ve bunlara yönelik çalışmaları sınırlayıcı hiçbir ölçü kabul etmiyorduk.. İnanılmazlar yapılabiliyordu artık.... mucize gerçekleşmişti... Sihirli teknolojiler. sihirli çözümler o kadar olağanüstüydü ki anlatmak ve anlamak için kendimizden başka kimseyi bulamaz olmuştuk.... değerini...... Bu hal aslında korkunç bir teknoloji tapıcılığı haline gelmişti... bu yemekleri şubenin makam odasında çalışma arkadaşlarımla birlikte yemekti. İçimde kaynayan iş ve çalışma isteği ise bundan öte bir şeydi... Sistem kurulmuş....... güçlerin çok gerçekleştirdiği en küçük bir olaya bile nasıl geçit verdiğimize yaptıklarımızı Daha çalışmalıydık.. bir öncekinden elde edilen bilgiler daha üstünün yapılmasını sağlıyordu ama ben gerçek manada yaptıklarımızı asla yeterli görmüyordum... uğruna her şey yapılmalıydı... daha çok gayret etmeliydik. yanıma gelene yemek ısmarlarken olsa olsa: "Tostun neli olsun?" diye soran.......... Herkesin beğendiği.. 12 .... 1 ... ana planım kurduğum kafamdaki sistemin işleyişinde bana gerekli teknolojiyi sağlayacak insanla karşılaşmıştım. ancak kendimiz anlayacak hale gelmiştik.................. aslında sonunda değil daha başında............. az sayıda personel ve teçhizatla tüm illegal yapılarla mücadele edilir hale gelinmişti........ baharatlı yemekler getirtip.. Böyle bir anlayış.._________......... Suçluları bulup ortaya çıkaran..... Daha iyisini. Bu kadar çalışma ve gayret sonucunda elde ettiğim tecrübeyle olağanüstü eserler ortaya çıkmıştı.. Bu konudaki en büyük lüksüm restoranlardan paket servis olarak acılı. daha üstünü derken sonunda yaptığımızın ne demek olduğunu.............. hayıflanarak boş geçen zamana yetersiz ve karşımızdaki buluyordum.. Kaçırdığımız fırsatlara.............. Arkadaşlarım beni.... hayran olduğu teknik ve elektronik araçlar ortaya çıkıyordu..... daha sihirlisini yapmak gerekiyordu...... Anlattıklarımı anlayacak.. Daha iyisi.. daha üstününü.... çabalarım meyve vermişti............. çalışma ve inanç nasıl olabilirdi? Ama en mütevazı haliyle benim gerçeğim buydu... şube çaycısının yaptığı tosttan başka bir şeye zaman ayıramayan biri olarak tanımlıyorlardı... yeni tasarladığımız sistemler çok değerliydi...... isteğim olmuş......... Bölüm: Devlet ise görevden kaçıyorlar diye kızardım.

Ama ne yaparlarsa yapsınlar olmuyordu........ geleceklerini neden tehlikeye atardı? Ne yapmak istiyorlardı.. artık meydan herkesin kullanabileceği kadar boş değildi.... akıl ve teknolojiyle oluyordu.. İşin kökenine inmek gerekti.... düşünce ve örgütlerin aslında sağlıklı bir demokrasinin olmazsa olmazı olduklarını... Eğer alınlarına kırmızı yazıyla Dev Sol militanı.. terörist yazsalar o kadar kolay bulamazdık onları.. Bunun acısını derinden yaşadım.............. orduyu ve polisi eleştiren herkes kötü 13 ............... Yurtdışında işleri yöneten Dev ............ İnsanlar neden bu yola girer. Bölüm: Devlet her şey ilim........... O güne kadar yapılanlara bakıldığında.....___________________. Mesleğe yeni başladığım Mersin'de görev yaptığım yıllarda.. modern bir toplum için asıl tehlikenin... . Asıl önemli olan..... Bir süre sonra... Geçmiş yıllardaki anlayışıma göre. Yıllar yılları kovaladı.. devleti.. adı sanı hiç bilinmeyen en gizli elemanlarını gönderiyor... mucize ötesi şeylerin gerçekleştiği görülebiliyordu İllegal örgütler...... benim için sistemin ve rejimin muhalifi olan... Ama en gizli örgüt mensubu ne kadar yeraltında kalsa da kısa sürede yakalanıyordu. 1 .Sol lideri Dursun Karat aş... bu kadar önemli olan sebepleri neydi diye sorgulamaya başladım._________.. Daha eylemelerine başlamadan... bütün radikal muhalefeti yok etmeli ve bunu yapacak sistemi kurmalıydım.... Gerçek de böyleydi... biz onları kısa sürede tespit edip etkisiz hale getiriyorduk.... en gizli saklı hücrelerinde onları tek tek yakaladık._ ...... polis sizi bu sürede bulamaz........ Tüm illegal yapılarla yıllarca mücadele ettik.... Onlar.... olaylar olayları. sız nasıl yakalanıyorsunuz?" diyordu.......i Alnınıza Dev-Sol yazsak........ casusluk şebekelerine taş çıkartacak gizli yöntemler ve yollar kullanıyorlardı. bunların aksine her muhalefeti yok etmeye odaklanmış olan benim savunduğum değerler olduğunu anladım. aldığı her tedbire rağmen gönderdiği en gizli adamları rım hiçbir eylem yapamadan en kısa sürede yakalandığını gördüğünde.... varlıklarını....... bunlar deli miydi........... eylemcileri sadece teknik sistem ve akü üstünlüğüyle yenmek değildi..... hayatlarını....... toplumsal yaşam için yıllarca düşman gördüğüm grup...... Bu açıdan eskiden savunduğum tüm düşünceleri düşman görmek tarif edilmez bir duyguydu..........

........... Bu kadar büyük bir değişim.. hiç kimse bu değerleri kirletmemeli... ortanın solu diyerek... SSCB demekti......... sosyalist anlayışı savunabilirdi.. Devleti eleştirene mani olunmalı.. anlatılamaz şeylerin ruhuma çarptığı o çileli günlerim ve biraz da karşımda olan insanlarla temasım sonucunda...... binlerce şehit verilerek kurulan bu devleti eleştirebilirdi? Nasıl Sovyetlerin rengine benzer sol. ülke..... her şeyimi verdiğim değerlerin yıkılması için gayret gösterdim.... hele eline silah alan ve şiddet kullanan herkes...........___________________........ fikirlerini ise inanç ve düşünce sistemleri.. Asla bu kutsal değerler ihlal edilmemeli.. Bölüm: Devlet niyetli..... gerekirse daha binlercesi ölmeliydi.. Hata. İnsanların eylemlerini kafalarındaki fikirleri..... din. Ama duygu dünyamdaki büyük değişimlerin olduğu.... 1 . güzelliği ve tüm yüce değerler için vardı. durdurulmalıydı.... buna niye müsaade ediliyordu? Yıllar.... Ecevit nasıl sol. sol düşünce ise komünizm......... yıllar sonra şu sonuca vardım... Allah........ inançsızlık. her şey kötü ve yanlış ise.... tüm eylemlerimizi yönlendiren... kanunlar değil miydi? Bunlar o kadar önemliydi ki uğrunda binlerce insan ölmüştü.. bu kadar büyük bir dönüşüm mümkün müydü? Yaşamın gayesi vatan....... bunlara karşı gelenler meşru...._ . hain ve ajandı...... ben her şeyin huzurunda olması düşünüyordum. millet. bertaraf aleni ve edilmeliydi.. bu ülkede bunca olumsuzluk varsa ve yıllardan beri devam ediyorsa.. onlara en ağır ceza verilmeliydi... her örgüt mutlaka durdurulmalı........ yaratılması uğruna bu kadar gayret gösterdiğim........ anlamlandıran fikir ve düşünce sistemimizin kaynağı 14 .... herkesin Bugün hâlâ bu düşünceleri gerektiğini savunanlardan o zaman bir tek farkla ayrılıyordum......... ahlak. Tüm solcular Rus ajanı ve vatan haini idi....... kaçak değil. yok edilmeliydi. bayrak.. Sağ düşünce ülkenin iyiliği..... Bununla birlikte radikal olan....... Sonunda tapacak kadar bağlandığım.... bunun sebebi ufak tefek şeyler ve kişilerin hatası olamazdı... yıkılmasını istedim..._________. Susurlukçuların yaptığı gibi gizli. mutlaka yok edilmeliydi......... onların inançları uğruna katlandıkları kişisel fedakârlıklarını görerek demokratik muhalefeti hoş görmeyi öğrenmiştim... dolayısıyla dogmatik olarak kutsal kabul ettikleri ve hayatlarının anlamı olan ve uğrunda ölümü göz aldıkları yüce değerler belirliyorsa..

..... hatta kaynağı olduğunu kabullenememenin...... Bir ölçü....... bunca anormallik niye olsundu ki? İşte bu en büyük değerleri eleştirmek... Türk gelenek ve ahlak anlayışının............ bu ülkedeki uygulanış biçimi yanlıştı......... 1 . Yanlışı ayıklayıp doğruyu bulmak istiyorum.. bir terazi olacak. en azından zamana ve şartlara uygun değildi........ hatta yapılanları olağan bulması mümkün müydü? Başta fark edemesem de yaşadığım her olaydan bir emare alarak 32 yılın sonunda... anladım.............. vardığım neticelerin anlaşılması ve düz fikirlerin hazmedilebilir kaplarda sunulması için sadece beni etkileyen. varlık Bu sebebi tüm gerçeği değerlerin.. varlığımızın sebebi... kanunlarımızın.._________.. hatta dinin. hiçbir karşılık baklemeksizin gördüğüm sorunlarımızın tesirini yaşadım... bunu anlamanın şeklim sunmak istiyorum.. kendimiz olmamızı sağlayan... bize ruh veren.___________________. değerler........ bizi biz yapan şeylere yanlış demek hiç kolay değildi..... ihtiyaca vermediğini... her konusu bir kitaba. fikri teraziler yaratmak istiyorum.. Türk milliyetçiliğinin...... Ruhsuz insan olmak...... bizi başkasından farklı kılan... Bölüm: Devlet olan dogmatik inançlarımız ve kutsallarımızdaydı........ canımızdan çok sevdiğimiz...... kendime bile itiraf edememenin.. motorsuz araç olmak gibi bir şeydi... bunca yıl inandığımız... 32 yıllık meslek hayatımın her olayı._ ... Hiçbir önyargı taşımadan. dünya ile yarışta bu kadar geri kalır mıydı? Terör 40 yıldır devam eder miydi? Bu kadar yolsuzluğun ülkede kabul görmesi.. Yani bizim yücelttiğimiz........... uğruna gece gündüz cevap çalıştığım.. bir filme konu olacakken............. kimsenin bunlardan rahatsız olmaması. Bu nedenle iddialarımın ispatı......... uğruna her şeyi feda ettiğimiz. tüm yaşadıklarımı ve hayatımı bir kitaba sığdırmam mümkün değil. Yoksa bunca hata.. başka ırk ve millet olmamızı sağlayan değerlerde sorun vardı......... yanlışla doğruyu anlamaya yarayacak mikyaslar..... yanlışla doğruyu bulmanın yöntemini...... çok samimi olarak inandığım.. neyin yanlış neyin doğru olduğunu söylemeden.. fikir dünyamı değiştiren. öldürücü 15 ... Yoksa ülkemiz bu halde olur muydu........

.... Hayatın asıl manasının. dünyanın maddi nimetlerini bir kenara iterek bir fikirideal uğruna yaptıkları fedakârlıklardı.... İllegal örgüt mensupları kadar değil ama onların onda... bu uğurda fedakârlık gösteren..... 1 ... bir inanç uğruna çalışmalarının......... ülkenin ve benim düşmanım olduklarını 16 ................ insanların inançları uğruna ölürken bile maddi zenginlik için yaşayanlardan daha mutlu olduklarını düşünmüşümdür.... fedakârlıklarının çok değerli olduğunu ve bu işlere büyük oranda kendi özgür iradeleri ile girdiklerini düşünerek onlara saygı duyuyordum..... onların yerinde olmayı bile düşünmüşümdür.. Bölüm: Devlet yukarıdaki çerçeve ile sınırlı konularda yaşadıklarımı kısaca anlatıp vardığım neticeleri özetleyeceğim..............._ ............ galiba normal şartlarda böyle bir ortamı yakalamak mümkün olmuyor. Ne de olsa çevremde gördüğüm devlet memurları üç beş kuruş rüşvet almak için haksız ve hukuksuz davranışlara girişip vicdanlarını satarken.... bu uğurda mücadele etmek olduğunu........ Benim özendiğim illegal örgüt mensuplarının eylem ve faaliyetleri değil._________... Hatta özenerek...................... hatta yüzde biri kadar idealist arkadaşlar bulduğumu zannettiğim her kadrodan ayrıldıktan sonra. Bu insanlara karşı mücadele veriyor....... fikir ve ideal uğruna bu kadar fedakârlık yapabilme..... manevi varlığımız olan fikir ve düşüncelerimiz doğrultusunda çalışmak........... doğru bir amaç.....___________________.... kutuplaştıklarmı görünce üzüldüm....... her şeyi para için yapan ama kendilerini vatansever olarak tanıtan mafya mensubu organize suc şebekeleri birkaç kuruş için namuslarını ayaklar altına alarak cana kıyıp insanlara eziyet ederken...... arkadaşlarımın makam ve mevki gibi basit çıkarlar uğruna birbirlerini kırdıklarını. Simon İnançları ve idealleri uğruna çalışan........ böyle bir anlayışı benimseyen siyasi veya sosyal yapının içerisinde bulunma......... böyle insanlarla dost ve arkadaş olma özlemimi hep taşıdım. her şeylerini bırakıp illegal örgüt mensubu olan insanlara eskiden beri aşırı saygı duyardım.. ama aynı zamanda onların çok idealist olduklarını... Başka insanlara zarar vermeden.. varlık sebebimizin................

. Halide'nin gerçek kimliğinin tüm aile üyeleri PKK taraftarı olan.... devletin kırsaldaki askeri baskının hafifletilmesi için...... Bu insanların kendi inanç ve idealleri yanında kendilerine sürekli empoze edilen propagandaları doğru zannederek....... Ancak yaşadığım bir olay........___________________.... Kısa sürede Halide kod adlı eski bir kadın militanın Diyarbakır bölgesini örgütlemek ve buraları organize etmek üzere görevlendirildiğini tespit etmiştik.............. bu insanların özgür iradeleriyle her türlü yanlışa değil yalnızca onlara hedef gösterilen belli kötülük ve yanlışlıklara karşı olduklarını anlamamı sağladı........._________..........._ .....975 yılından beri PKK saflarında faaliyet gösteren... Bu ve benzeri karşılaştırmalar. Böylece PKK'nm şehirdeki faaliyetlerini izlemeye ve kırsal sahada faaliyet gösteren militanları tespit edip yakalamaya yönelik çalışmalarımız başladı......... 12 Eylül dönemi öncesinden beri örgütün 17 ... PKK merkezi...... şehir eylemlerinin başlatılması talimatını vermişti....... şehir faaliyetleri yeni yeni artmaya başlamıştı..... 1... örgüte önemli destekler vermişti.... Bölüm: Devlet düşünerek karşı olduğum illegal örgüt mensupları kendi idealleri uğruna her fedakârlığı yapıyordu............ inanç ve ideallerini zaman kabul etmemekle beraber........ kırsal alana destek çıkılması amacıyla.... Dolayısıyla bu tip insanları idealize etmemin yanlışlığını görmem.. onlar yakalanıyor ama hiçbir arkadaşlarını ele vermemek için her tür lü zorluğa katlanıyorlardı.... Bizimkiler aleyhte yalan yanlış hikâyeler uydurarak birbirini ispiyonlarken.. asıl gerçeklerin farkında olmadıklarını gördüm. belki de onlara olan saygımın azalmasına sebep oldu. o dünyanın da göründüğü kadar idealist olmadığını..... bu uğurda mücadele ettiklerini... Banka soyuyor ama beş kuruşunu almak akıllarına gelmiyordu. Ailenin 3-4 ferdi............. içimde illegal örgüt mensuplarına karşı hayranlık uyandırıyordu.... geçmiş dönemde faaliyet göstermiş ve PKK mensuplarım iyi tanıyan insanlar sayesinde................... 1 ..... Diyarbakır'da görev yaptığım dönemde (1984-1992) PKK'nm şehir hücreleri.. Bir müddet sonra. 1980 dönemi öncesi militanlarından Güler Çelik olduğunu tespit ettik............ Elazığlı olan Çelik ailesinin hemen hemen tüm fertleri geçmiş yıllardan beri örgüt içinde faaliyet göstermiş.... o alemin.

.. Sirnon'un gerçek adı Yılmaz Çelik'ti.......... Biz Gülerin faaliyetlerini takip ediyor... 1 .. kampta suç işleyen kişilerin yargılandığı....... Mardin kırsaldan kopmuş iki önemli militanı Diyarbakır merkezde yakaladık.......... Gelen kişilerin durumundan önemli kişiler olduğunun anlaşılmasıyla da yakalamayı gerçekleştirdik.... Avrupa'da uzun süre kalmış.......... burada uzun süre kaldıktan irtibatlarını sonra grupları ancak tekrar olayın örgütlemek üzere Türkiye'ye tüm gönderilmişti..... Bölüm: Devlet eski ileri kadrolarında yer almıştı...... bahar atılımı arada dolayısıyla Lübnan-Bekarlaki civarında kamplarda faaliyet bulunan PKK üzere militanlarının bölgelerine gönderilmek üzere sınırdan geçtiklerini.. Bölgeye geçebilmek için kuryelerle haber göndererek kendilerini alabilecek bir kılavuz-kurye sisteminin kurulmasını istiyorlardı............... Daha önce yakaladığımız başka militanların ifadelerinden ve onlardan ele geçirdiğimiz dokümanlardan anlaşıldığı üzere. bu Diyarbakır-Elazığ göstermek gönderilen bir grup militanın Mardin bölgesinde çatışmaya girmesi üzerine grubun ikiye bölündüğünü........... Beka'ya gitmiş. yurtdışından gelmiş olan lider kadrodaki bir grup militanın Mardin'de sıkışıp Diyarbakır-Genç bölgesine geçemediklerini öğrendik..... Yani Diyarbakır şehir örgütünün lideri olan Güler Çelik'in erkek kardeşi. örgütün hücrelerinin ortaya çıkması için bekliyorduk..... Mardin kırsalında kendi gruplarından kopan ve yolu bulamadıkları için dağa gelemeyen iki militanın Diyarbakır şehir merkezinde olduğunu anladık ve kuryenin yerine geçirdiğimiz eski bir itirafçıyı buluşmaya gönderdik......... olgunlaşması.... Bu gruplarla buluşmak üzere Diyarbakır merkeze gelen kuryeyi yakaladık.. cezaevinden çıktıktan sonra örgüt kampına........ İlginç bir durum ortaya çıkmıştı.. onun ilişki ve biliyor.............. orada faaliyet 18 ... İşte Güler de örgütün kadrosundandı ve uzun süre cezaevinde yatmış...___________________............... Simon kod adlı biriydi............ Bu arada önemli bir gelişme oldu...... kendi deyimleriyle "devrim mahkemelerinin" başkanlığını da yapan.... yakaladığımız militanlardan biri Beka kampında kamp komutanlığının yanı sıra.._________. Umulmadık bir şekilde kırsal alanda bir kuryenin varlığını tespit ettik..... Kuryenin mektuplarını ele geçirdiğimizde...._ .. Üzerindeki gizli nottan...............

... orada suç ve cezanın ne olduğunu.... belki de birden fazla kitaba konu olacak nitelikte ve orijinalliktedir... yaşam. Bu kamplar tarif edilemez........ bir ara örgüt tarafından Güney Afrika'ya gönderilmişti... Asıl gerçek...._________.. karıştırarak onları devrimcilikten ve savaştan soğutmak gibi bir suçla yargılanıyorlardı.. hele de orada yaşayan biri çıkıp o günkü kamp hayatını. orada nelerin suç olduğu gibi konular başlı başına bir kitaba... hava.. kız arkadaşımla beraber deniz kenarında dolaşmıştım. Mora 'nun Adası adlı kitapta anlatılanların on katı oranında................. eğitim. Orası insan ruhunun ve kişiliğinin değiştirilmesi konusunda Dr... pusu kurup katliam yapan. Bu 19 . kuralları.. oranın bu dünyada olduğuna ve orada yaşananların gerçekten yaşanmış olduğuna inanmak mümkün değil............." şeklinde konuşursa... 1 . yaşam tarzları.... Aslında PKK kamplarındaki militanların kamp hayatı......... netice elde etmiş gerçek bir psikoloji laboratuvarıdır. Militanların kafasını... eğer..... bu dönem içerisinde de devrim mahkemesi başkanlığı yapmıştı.... bizim gördüğümüz savaşan.... Avrupa'dan Beka kampına gelmiş.. Eğer bir gün biri.... yetiştirilme biçimi. PKK kamplarında bulunan militanlar inanılmaz bir yönlendirmeye tâbi tutuluyor ve inanılmaz bir inanç keskinliği içinde yetiştiriliyorlardı....... değerler sistemi.. Bölüm: Devlet bile göstermiş.......... kampta uzun süre bulunmuş.................. "Ben bir yıl önce İstanbul'da şöyle gezmiştim................... ben veya benim gibi oradaki hayatı biraz bilen birkaç kişi dışında kimsenin okuduklarına inanacağını zannetmiyorum.. Orası dehşet bir yerdir..... yani o kampın kendisidir.. Kampta bulunan bir militan......... inanılmaz olayların faili militanlar bu gerçeğin bize yansıyan neticeleridir..... Zaten PKK gerçeği buradadır.. asıl anlaşılması gereken ise o kamptaki insan....... en hafıfıyle bu kişinin cezası idamdı. o ortamı............. sistemin nasıl çalıştığını yazarsa.._ . orayı anlamak öyle kolay değildir. Orada örgütün isteği dışındaki en ufak bir faaliyet ciddi suç olarak yargılanıp değerlendiriliyordu.....___________________..

...... ğü bir realitedir. Yüzlerce insanın bu suçlardan kurşuna dizildiği.. PKK çizgisine uymayan insanlar platform denen ve kamptaki tüm militanların bulunduğu topluluk önüne çıkarılıyor.................... burada Türkiye Cumhuriyeti devletine ajanlık yaparak bilgi vermemekle birlikte kişinin örgüte verdiği zarar aynı düzeydedir.... Tabii bu öyle bir yarıştı ki eğer bir kişi platforma çıkarılıp yargılanmaya başlanmışsa..... onların yaptığına objektif ajanlık deniyordu................. halaylarla gerçekleştirilen ve seyredenlerin kanını donduran infaz görüntülerinin bulunduğunu biliyorum...................... Dolayısıyla bu kişiler ajan olmasalar da gerçek bir ajan rolü oynadığından.. Hatta bu tür suçlar için o zamanlar PKK liderinin tanımladığı bir ad vardı: objektif ajanlık.. mahkeme yargılamaya başladığı zaman...... bu kişiye ne kadar büyük suçlar isnat edebilirse o kadar iyi olacağı düşünülerek herkes yargılanan kişinin suçlarını 20 ....._ ................... örgüt tarafından kurşuna dizilmiş yüzlerce daha fazla sayıda PKK militanının kemikleri çıkanlad ehir xis Almanların..........._________...... dünyanın en adi yaratığı gibi oradaki topluluk tarafından dışlanır........___________________............ kampta bulunan herkesten bu kişi hakkında suçlamalar isteniyordu.......... orada bir mahkeme kuruluyor.. 1984-1986 yıllarında Almanya'da PKK ya yönelik yaptığı operasyonda örgütle ilgili çok Önemli belgelerin yanında Bekaada yargılanan ve suçlu bulunan militanların zılgıt eşliğindeki sevinç gösterilerinin. horlanır ve tecrit edilirdi. onun hakkında iddialarda bulunuyordu..... 1 .... Bölüm: Devlet sözü söyleyen.... İşte orada bu tür suçlar işleyen................... Eğer bir gün PKK'nın Bekaa Vadisi' sun Korkmaz Akademisi ismini verdiği gerilla kam] kazılırsa.. Herkes ayağa kalkarak bu kişinin suçlarını sayıyor......

. kafama takılan önemli bir şeyi Yılmaz a sormak istedim Yılmaz Çelik ilk çatışmada örgütten kopmuştu ama aslında (bana göre inancı gereği) örgüt ideolojisi gereği tekrar örgüte katılmak ve savaşmak istiyordu.................. İşte biz bu olaydan ayrıntılarıyla haberdardık.... o tarihlerde fiilen kampta bulunmuş...... Ona dedim ki: "Yakalan maşıydın tekrar kırsala çıkıp savaşa katılacaktın. Takip ettiğimiz şehir faaliyetlerinde Güler Çelik'in ekibi her gün biraz daha genişliyordu.... Ayrıca yakalanan kişilerin üzerinden çıkan dokümanlardan bu mahkemeler hakkında epeyce bilgi sahibi olmuştuk.. Bölüm: Devlet saymakta birbiriyle yanşa giriyordu.... Sirnorı kod adıyla bilinen ve bizim kimliğini çözdüğümüz Yılmaz Çelik'ti.._ ....... 1 ....... Yılmaz Çelik'in kampta komutanlık yaptığı dönemde. Planımızı yaptık Güler Çelik ve onunla irtibatlı olan kişileri gözaltına aldık....... Burada samimi olarak savaşacaksın. Eminim ki dağda ölebileceğim tahmin ediyorsun......................_________....... birçok kişinin yargılanması sırasında mahkeme başkanlığı yapmış." Bundan dolayı Güler Çelik idama mahkum olmuştu....... özgürlüklerini kendince savunmak ve onlara yönelik haksız olarak nitelediğin uygulamalara karşı durmak adına buraya geliyorsun........___________________.. kız kardeşi Güler Çelik de kampta bulunmuş ve bir dönem mahkeme tarafından yargılanmıştı.... ama sonra Öcalan tarafından galiba partinin kuruluş yıldönümü nedeniyle affedilip tekrar görevlere gönderilmişti... inançlıydı..... Güler'e isnat edilen suç ise "baygın baygın bakmak suretiyle erkek kadroların kafasını karıştırmak.. Bu yargılamaları.......... Bu kişi................. daha sonra gelip teslim olan insanlardan çok dinlemiştim...... Kendi inançların doğrultusunda bu bölgedeki insanların haklarını. devrimcilikten soğutmaktı..... birçok kişi idam edilmiş veya verilen idam kararları bilahare örgüt tarafından yumuşatılarak uygulanmıştı. orada bulunduğu dönemde.......... daha fazla büyümeden bu operasyonu başlatmaya karar verdik.. îşte bu mahkemenin bir dönem başkanlığını yapan kişi............... Tahkikatı yaparken bu iki kardeşi de zaman zaman bir araya getirdik ve orada.. doğru bildiğin için 21 .......... bu konuda samimiyetinden asla şüphem de yok......

.... iyi bir yoldaşlık ilişkisi içerisinde........... yoldaşlık ve devrimcilik yeni bir ya -kmlık bağı olarak kabul edilir.... İdama mahkum edildiği halde buna karşı koymadın. bir haksızlığa karşı durmak için en ufak bir tavır gösteremiyorsun._ .... askerle.... aksi takdirde kişiler bu değerleri benimseyip kişilik dönüşümüne uğramadan eylemleri gerçekleştiremez.. çatışıyor ve ölüyor ise senin de orada haklının yanında tavrını göstermen gerekirdi. Zaten örgütler insanlann değer yargılarını bu kadar değiştirerek insanlarda yeni bir kişilik ve yeni bir değerler sistemi yarattıkları için onlara istedikleri şekilde hükmedebilir..... doğru bildikleri inançları ve idealleri uğruna fedakarlık yapıyor...." dedi...... Kardeş olmayı da bir kenara bırakırsan..... iyi karşılanmaz ve aşağılanır. dostluk......___________________............. Güler gerçekten kampta isnat edilen suçu işlemiş miydi?" "Kesinlikle Güler Çelik öyle bir suç işlememişti...... Bunun yerine örgütlerde aynı inanca sahip olmak........... Ama başka bir noktada haklı bildiğin bir kişinin hakkını korumak...... hatta annc-babalık gibi insanlar arasındaki yakınlık bağlan feodal ilişki olarak tanımlanır......._________.... polisle hiç tereddütsüz çatışıyorsun............... adalet ve eşitlik gibi değerler uğruna........ İnsanlar kabullenmek te zorlanabilirler ama illegal örgütlerde akrabalık. 22 . hukuk....... Bu tür ilişkilere değer vermek.. asla böyle bir tavrı yoktu...... daha ilerisinde heval/yoldaş olarak bildiğin Güler Çelik'in bir örgüt mensubu olarak bu suçu işlemediğine inandığın halde neden mahkeme başkam olarak orada açık bir tavır koyup kardeşini veya hevalini savunmadın...... Güler Çelik senin kardeşin. sana örgütün empoze ettiği konulardaki haksızlıklara karşı savaşıyorsun.. Demek ki senin hakkı hukuku savunma noktasındaki tavrın her zaman aynı değil... arkadaşlık.......... "Peki o zaman sen kardeşin... hem örgüt mensubu olarak hem de kardeşi olarak devrimciliğini çok eskiden beri biliyorsun... Eğer insanlar hak.... Halbuki tanımadığın insanların hakkını korumak için çatışmayı... Kampta bulunduğunuz dönemde kamp komutanı olarak sen olayı en iyi bilen insansın.... 1 . ölmeyi ve öldürmeyi göze alıyorsun......... Bölüm: Devlet yapıyorsun. burada güvenlik kuvvetleriyle.................. Ben bunu kardeşim olduğu için değil yoldaşlığına inandığım için söylüyorum....

Bu duruma. başka bir haksızlığa karşı duramıyorsun.... Oysa adam öldürenler. mensubu ise bu kural işletiliyordu. bunun dışında devlet görevlileri bazı kişileri kaçırır.............. yalnızca grubumuzun karşı olduğu kişi ve fikirlere yönelikti........... suç işleyen herkesin yargılanması ve ihlal ettiği kural için yasalar çerçevesinde gerekli ceza ile cezalan-dırılmasrydı. ben Simonlaşmayacaktım.... A veya B partisi gibi kamplara ayrıldığımızda hep kendi tarafımız haklı........ görevini kötüye kullanan.. İşte bu durumu düşündükten sonra kendime söz verdim............... ben Simon gibi olmayacaktım. biz de öyle değil miydik? Kendi teşkilat mensuplarımızın suçlarını gizlemeye çalışıyorduk ama vatandaşın işlediği suçlara en ufak hoşgörüde bulunmuyorduk..... rüşvet yiyen meslektaşlarımızı yakalayıp suçlarını ortaya çıkarmak konusunda ne kadar gayretliydik? Susurluk da bu anlayışın daha büyük çapta bir tezahürü değil miydi? ölçü............ ölümü göze alıyorlar bunun dışındaki haksızlıklara ses çıkarmıyorlardı..... 1 . Demek ki onların gerçek bir doğrusu yoktu.... İşte o zamana kadar devrimcilerin inanç ve idealleri uğruna savaşan insanlar olduğu yönünde kafamda kurduğum imaj ve onlara duyduğum saygı yıkıldı.. bizler de her suçu değil.... karşı taraf yanlıştı.... demokrat-darbeci.......... 23 ..... Sonra kendimize baktım....... Bu durumu birçok olayda görmek mümkündü...... laik-anti laik...___________________.....'' dediğimde verdiği cevap beni tatmin etmemişti.............. Bölüm: Devlet ama başka bir noktada. bu tip davranışlara "Simonlaşmak" adını ver-ciıın...... Yan... darp ve işkence eden......._ ...... Onlara empoze edilmiş.. gerçek idealler ve inançlar uğruna savaşmıyorlardı............. infaz ederse bu kişiler yakalanmıyordu... bu gerçekler uğruna fedakarlık yapıp... belki de binlerce kez tekrar edilerek beyinlerine işlenmiş örgüt gerçekleri uğruna savaşıyorlardı..._________....... bizim tarafımızda olan kişilerin kusurlarını suç olarak nitelendirmiyorduk.......... yaralayanlar eğer sıradan insanlarsa veya bir örgüt. Sağcı-solcu.... karşı durma cesaretimiz... Vatandaşa kötü muamele eden....... yalnızca bize öğretilen ve empoze edilen hususları suç görüyor..

. insana değer vermeyen......._ ... 1 .................. tam olarak lağım kokusu duyuluyordu ve ben bu kokuya dayanamıyordum._________.. dolayısıyla hiçbir rahatsızlık duymadan yaşıyorduk.... Her gün akşam geç saatte özellikle saat 23.... hatta bir kısmı piknik yapıyordu............ Haliç o zamanlar inanılmaz kötü kokuyordu......... Ne kadar kötü ve sağlıksız bir ortamda bulunulursa bulunulsun bir süre sonra kişinin bünyesi bu duruma uyum sağlayarak kötülüğün farkına yaramıyordu... her örgütte var............. Haliç'ten geçmek benim için bir ölümdü.. kötü bir ortamda bulunan insanlar bir müddet sonra oraya uyum sağlayıp alışıyorlar ve bu ortamın çirkinliğini göremıyorlardı..... suç işleyenler kendi tarafımdan insanlar....... bile normalleştirmiştik.. yemek yiyor.... Aslında Simonlar her yerde... önemsemeyen... Bu durum bana çok tuhaf gelmişti......... Koku gelmesin diye burnumu parmaklarımla kapatmama rağmen Haliç'ten gelen hafif bir koku bile midemi bulandırmaya yetiyordu.. bedeli ne olursa olsun karşı duracaktım... etrafında ta ki tüneli kadar.. itaat kültürünün hâkim olduğu... onlar parklarda geziyor.00 sularında Gayrettepe'den çıkıp evimize giderken Haliç'ten geçiyorduk.. Haliç'te Yaşayanlar İstanbul'da görev yaptığım 1992-1996 yılları arasında görev yerim Gayrettepe'deydi..... İnsanın içinde bulunduğu koşullara gösterdiği uyum. kendi arkadaşlarım bile olsa veya ne kadar güçlü olursa olsun................. bu kötü kokudan sanki hiç rahatsız değillerdi......... özgürlüğü....___________________...... yaşayan insanlara bakıyordum..... daha yaklaşmadan Ok Meydanımda geçinceye burnumu Fakat kapatmam Halic'in gerekiyordu.. 24 .... sosyal davranışlar.. bunu kabullenmesi sadece fiziki ortamla mı ilgiliydi? Yoksa düşünceler... pis kokan bir ortama bile uzun süre kalınca alışması.... Bir an için düşündüm.. Arabanın bütün camlarını kapatıyordum... içinde yaşadığımız çok kötü ortamı.. evimiz ise Ataköy'de.. etik kurallar gibi toplumsal hayatı etkileyen unsurlar için de geçerli miydi? Aynı şekilde ortama uyum sağlama anlayışım toplumsal hayatın bütün alanlarına yansıtarak. Bölüm: Devlet hşı kim yaparsa yapsın karşı çıkacaktım........ Demek ki......... grup menfaati için itaatin istendiği her yerde Simonlar var.........

............ her türlü yanlışlığın bol olduğu bu ortama uyum sağlamış........ en rüşvetçi kişi en itibarlı kişi olarak kabul görüyor.._________....... Bu durumu görebilmek ve algılayabilmek için ancak bu sistemin dışına çıkmak gerekiyor.................... 1 ....... pisliğini artık algılayamıyoruz.... baskının hâkim olduğu._ . halbuki dışarıdan bakıldığında bu durum dayanılacak ve kabul edilecek gibi değil......... her türlü hile yaygınlaşmış... Bölüm: Devlet İnsanlar uzun süre kaldıkları ortamda yanlışlıklara..... uyum sağlıyor. biz de bu pis ortama en ufak tepki koyamıyoruz.. Herkes biliyor ki bu ülkedeki ihaleler büyük oranda hileli.... olumsuzluklara uyum sağlayarak bu anormalliği normalleştirmişiz.. Bu örnekleri alabildiğince çoğaltmak mümkün..... torpil...... Başka bir ülkede bir müddet kalıp oradaki şartları gördükten sonra o pis kokan Halic'in durumunu fark edip bunun yanlış olduğunu göreceğiz.... var Belki de uzun kör süre kötülükler..... haksızlıklar ve hukuksuzluklar içerisinde yaşamak.. Bu durum bizi rahatsız etmiyor............ yanlış ve mantığa uygun olmayan bir Türk idari sistemi. fesat ve rüşvete en çok karıştığına inanılan kişi en fazla oyu alabiliyor....... Hürriyetlerin kısıtlandığı... gümrük gibi birçok kurum rüşvet batağında.. hatalara ve bütün anormalliklere alışıyor. Haliç'teki pis kokuya rağmen piknik havası içinde yiyip içip oymayanlar gibi.. Bu ülkede tapu. trafik.......... 25 .. Yoksa içinde bulunduğumuz şartlarda pislik her yana yayılmasına rağmen maalesef hiçbirimiz Türkiye'deki bu sistemin yanlışlığını bunun algı-layamıyor. bizler hepimiz....... içerisinde olmak gözümüzü etmiş.. ama en büyük usulsüzlüklere toplum tepki göstermiyor........ Demek ki çoğunluk pis ve kirli........ Yolsuzluk ve usulsüzlük usul.... Türkiye için de aynı şey söz konusu.... yozlaşmış bir kamu sistemi içerisinde uzun süre kalan ve bu atmosferi teneffüs eden insanlar... esas haline gelmiş.. bu ortamın kötülüğünü.. Aslında en fazla itiraz etmemiz ve karşı koymamız gereken durumlarda çok makul ve kabul edici tepkiler vermişiz... Toplumun çoğunluğu bu ülkede işlerin doğru ve dürüst yürüt ülmediğine inanıyor.___________________. Türk toplum yapısı ve özellikle kirli....... tüm bu yanlışlıklar......... bu durumu kanıksamış ve normalleştirmiş.. adam kayırma....... Hile..

.. Ben de bu kadar olmasa da yazı dilimin sert.... İstemememe rağmen bu kitapta anlatılanlardan incinecek. ama yazarken kimseyi incitmek gibi bir niyetim yok. biraz kızdığını belli edecek şekilde konuşursa bir hafta moralim bozulur.... birçok astım/arkadaşım benim için "hiç kızmaz.. gururlarını kırmam. hayatımın temel esasıdır....._ . yöntemi. görmemeliydim............. Kitabın Dilindeki Sertlik Bu kitabı yazarken kimseyi kırmak ya da incitmek istemedim.... kırılacak herkesten baştan özür diliyorum.........._________...... normal usulsüzlüğe tepki göstermeyi ve gücümün yettiği kadar karşı hayatımda edindim. bu rüşvet... uyum sağlamam söz konusu olmamalıydı........... kırıcı..... Amacım asla kimseyi kırmak ya da üzmek değil...... Bundan dolayı ben de hiç kimseyle yüksek sesle konuşmam... hiç kimseyi kırmam.... Ama bu kitap taslağını okuttuğum tüm arkadaşlarım yazı daki dilimin yer yer sert................ 1 ........ Bağırarak veya karşımdakini kıracak şekilde konuştuğum çok nadirdir......... sinirleri alınmış" der... bir yaşam biçimidir...... içinde yaşadığımız şartları kabul etmemeyi.. bunların yanlışlığını ve eksikliğini göstermeye 26 . yolsuzluk........___________________...... Bölüm: Devlet olduğu Kurtuluşumuz kanaatindeyim....... en küçüğünden koymayı en büyüğüne düstur her türlü yolsuzluğa.. Eğer biri benimle konuşurken ses tonunu biraz yükseltirse. Hiçbir pisliği hırsızlığa.... üzmemek için aşın hassasiyet gösteririm.... bazen de itici olduğu kanaatindeyim.... Aslında bu. bilinçli olarak dikkat ettiğim bir husus değil........... Kabahati olan.. hatta bazı bölümlerin davalara konu olabileceğini söylediler...... önündeki en büyük engelin de bu Bu bilince eriştikten sonra............ Beni tanıyanlar bilirler ki kimseyi kırmamak. etrafım ne kadar kirli de olsa kabullenmem.. ben sistemi. suç işleyen kişilerle bile asla onları incitici şekilde konuşmam.... zaten benim sorunum tek tek kişilerle değil..... riya ve yalanla dolu ortamda yaşamaya mecbur olsam da asla bu durumu normal görmemeyi.. usulleri sorgulamaya.......

.. sınıflar aynı derslikte.. okulların açılması bizim için tüm bu işlerden kurtuluştu....... sınıflara.. öğretmen 5.. Bundan dolayı dilin...... Benim çocukluğumda ya nüfusu fazla ya da yolu olan bizimki gibi köylerde ilkokul vardı.. 1 ........ sınırlı olarak kişilerden de ismen bahsettim... Köydeki Okul Yıllarım Hukuken Maraş'a ama diğer açılardan fiilen Gaziantep'e bağlı Karabıyıklı Köyü'nde doğup....... Ayrıca yazı dili ile konuşma dili aynı olmadığından konuşurkenki mülayimliğime karşın yazı dilinde istemeden de olsa üslubum farklıklaşabüiyor.... 4 ve 5. büyüdüm...._ ........ 2.. Okulda.. yani 1... istemeden de olsa. Ayrıca anlatılan konular basit şahsi meselelerden ziyade ülkenin güvenliği ve toplumda geniş kesimlerin hayatını ve özgürlüğünü ilgilendiren hususlar olduğundan........ zamanında yapılmayan uyarıların anlamını yitireceği için kitabı bir an önce yazmaya karar verdim...___________________..... 3. Dolayısıyla kitabın şekline ve diline takılmadan içeriğine değer verilmesini. diğer yandan 4... Şehirdeki çocuklar okuldan kaçarken biz tarlada çalışmak........ Bu amaçla olayların anlaşılması için... Ancak her şeyin bayatı tatsız olduğu gibi bilginin bayatı bir işe yaramayacağı...... çocukların tarlada çalışacağı düşünülerek nisan sonu veya mayıs başında kapanır ve ekim veya kasım ayında açılırdı. genel kanaat de bürokratların ancak emekli olunca yazmaları gerektiği yönündedir........... Şu da unutulmamalı ki ben yazar değilim.... zarfa değil mazrufa önem verilerek okunmasını arzu ederim...... İnsanları sarsan anlatım ve ifadelerin daha kalıcı bir iz bıraktığı ve daha iyi algılandığı da bir gerçek. aynı odada ders görürdük........ 3..........._________........ Köy okulları. tek bir bina içinde 5 sınıf.... düşünmüştüm... Hissetme ve algılama kabiliyetim oldukça iyi olmasına rağmen ifade kabiliyetim o kadar iyi değil............. sınıflar da 1....... üslubun ve eksikliklerin hoş görülme sini diliyorum............ Bir kitap yazmayı emekli olunca.. üslubu yumuşatma adına konuları basite indirgeme ve önemsememe riski de var........ hayvanları otlatmak gibi işlerden kurtulmak için okula sığınırdık....... sınıflar 2.. sınıflara ders anlatırdı veya buna benzer 27 .. sınıflara ders anlatırken...... Bölüm: Devlet çalışıyorum..

sınıflar ayrı binada 1............ 4 ve 5. İkinci sınıftayken her hatada kara lastik ile bizi döven öğretmen gitmiş yerine Hüseyin Güzel isimli genç bir öğretmen gelmişti.......................................... yeni ders yılı başında Atatürk'ün ölüm yıldönümü dolayısıyla tüm sınıflara ortak ders veriyordu.... Belki gerçekten zekiydim.. 1 ......... ikinci saat Öğretmen Atatürk hakkında anlattıklarını tekrar edecek var mı diye sordu. sınıflar ise başka bir binada ve ayrı öğretmenlerle ders işlemeye başladı....... sınıfları ders çalıştırırdı.. belki değildim ama benden beklenen rolü 28 sonra birkaç tekrar öğrenci anlatmak daha isteyen var mı diye parmak kaldırarak konuyu ama ikinci sınıf öğrencisi olan ben parmak ........ Yani aynı odada beş sınıf ders yapardık.. başka köy okullarıyla yapılan bilgi yarışmalarında bizim okulu ben temsil ediyordum.. mutlaka beni okutması gerektiğini söylemiş.... Benden üst sınıftakiler parmak kaldırmamış............. Bölüm: Devlet şekilde öğretmen 3 ve 4.. Bunun üzerine adım okulun çalışkan öğrencisine çıktı._ ..___________________... ne yaptığımın farkında değildim ama herkes çalışkan olduğumu söyleyince mecburen çalışkan rolüne bürünüp bu rolü oynadım. Tam anımsayamıyorum ama üçüncü veya dördüncü sınıfa geldiğim sene köye ikinci bir öğretmen atandı ve eski karayolları binasını bize ek bir derslik yaptılar......... unuttuğum kısımları hoca tamamladı.. kaldırmıştım... Parmak kaldırdım...... Hüseyin öğretmen Atatürk'ün doğumundan ölümüne tüm hayatını ve Kurtuluş Savaşı nı tam bir saat aralıksız anlattı.... sınıflara ders anlatırken 5........._________.. meğer tek kaldıran benmişim........ Öğretmenin anlattıklarından aklımda kalanları tam yarım saat tekrar anlattım..... 2 ve 3. Yeni öğretmen... Sonra köy kahvesinde köylülerle sohbet eden Hüseyin öğretmen babamı bulmuş ve çok zeki olduğumu...... sınıflar 1........ Her sorulanı bilmeli...... öğretmenin her sorusuna cevap vermeliydim.. bu durum bana farklı bir misyon yüklüyordu........ Benim anlatımımdan sorduğunda anlattılar.. herkes benim gibi parmak kaldırdı zannediyordum........ Bu şekilde hiç ders çalışmadan ama derslerde öğretmeni dikkatle dinleyerek okulun en iyi öğrencisi olmuştum... Okulun en küçüklerinden olduğumdan en önde oturuyordum..

.. korkunç insan çamaşırları tüm bir hafta sonu köye ütülü gittiğimizde evde yıkatıyorduk.. sana bu kadar masraf ettik.. hiç pantolon giymemişken bir anda takım elbisem...... O zamana kadar hep şalvar giymiş.. Onunla hâlâ yakın arkadaşlığımız ve dostluğumuz devam eder... ben de okumak istemiyorum demedim... ağabey konumunda bir köylümüz de bizimle kalacaktı.. İlkokul bitince babam yakın akrabamız olan Ş..._________...... Ali ile birlikte bizi Antep'te yeni açılan bir ortaokula kayıt ettirdi....... kravatım ve okul şapkam olmuştu............. bir köşesine konmuş tahta. okumak istemezsen biz hafta içinde gelip seni okuldan alırız.. okumakköydeki yakınlığını kaybedince tan vazgeçmiştim... okumaya mecbursun diye ısrar edince gitmem diyerek ağlamıştım... o zaman trikotaj atölyesinde çalışan ağabeyime özenerek onun gibi çalışacağımı söylemiştim...... İlkokul bitmişti.. yapılmış... elbiselerimle okula başlamıştım......... bir işe koyarız diyerek beni kısmen ikna ettiler ve ben nasıl olsa hafta içinde okuldan ayrılacağım diyerek ikna olup gittim........ ben gitmem diye tutturmuş........ Babam... Yemeğimizi Tüm seyi kendimiz yapıyor. 29 ......_ . Fazlaca direndiğimi gören yakınlarım ve yaşlı büyük amcam bu hafta git.... masa vazifesi gören bir odaydı........ Bizden iki yıl önce ortaokula kayıt olmuş..... Babam bize bir oda kiraladı.... hissine kapılmış................ içindeki küçük bölmede lavabo bulunan....... Tüm okul hayatım boyunca ilk beş arasına girmek mecburiyetimdeydim ve her zaman da girdim.... Burası... Bölüm: Devlet oynamak mecburiyetiyle dersleri iyi izlerdim.............. Ayrıca bizim gibi okula yeni gelen başka çocukları tanıdıkça okula alıştım.. İkinci hafta okulda benim gibi yeni olan Recep Cinle tanıştım....___________________... kapısı sokağa açılan. Hafta köye gittiğimizde çok mutlu ol- muştum ama pazar öğleden sonrası gelip çatınca beni tekrar An tep'e göndermek istediklerinde....... Büyük amcam beni okuldan alıp işe koymak için gelmedi.. Birinci hafta okulda hiç kimtanımadığımdan arkadaşlarımı. hazırlıklar eşyalarımız yalnızlık alınmış..... 1 ...... o yıllarda şehirlere gidip okumak sık rastlanan bir şey değildi.................

...................... başka yere gitme arzuları kalmamış oluyordu...................... bunca yıl sonra bile nedense ortaokul aklıma gelince manasını anlayamadığım bu kitabı hatırlarım.......... bizden önce başlayan ikinci sınıflar vardı....... biz birinci sınıftık........... Okulumuz yeni olduğundan kendi binası yoktu........... okula.............. özellikle de askere gidip oralara alışmayan ve "yerimi değiştirin yoksa firar edeceğim" diyen herkes için aynı yönteme başvurdum..... içinde hareket ettikçe çıngırak sesi çıkaran topla futbol oynuyor... Okulun son yılı ne kadar devlet parasız yatılı okulu varsa onların sınavlarına girdik... her türlü toplu sporu yapıyor ama asla çarpışıp birbirlerini yaralamıyorlardı... Bir yıl önce kurulmuştu......... zannedersem Abdurrahim Karakoc'un kardeşi veya amcaoğlu olan Ertuğrul Karakoç'tu. 30 .... daha sonra adı İsmet İnönü Ortaokulu oldu. Okulun asıl sahipleri koridorları hızla koşarak geçiyor. İkinci yıl okulumuz Yeşilova Mahallesiriden.... 15.... gün o talepte bulunanlar artık yerlerine alışmış... Körler okulunun fazla oları bir bölümünü kullanıyorduk.. Hemen hemen hepsi bir müzik aleti çalabiliyordu..... Ama hiçbir şey yapmadım...... kör öğrencilerle birlikte aynı bahçeyi ve koridoru kullanıyorduk....._________.. görenlerden daha iyi şeyler yapabildiklerine şahit........ 1 . Bölüm: Devlet Daha sonraki hayatımda benzeri şekilde insan sıcaklığının yoğun olduğu ortamlardan ayrılıp başka yerlere....... ama gözleri olmayan veya az gören insanların diğer duyularını kullanarak..._ ..... ancak gerçek kör olanlar biz mi yoksa onlar mı anlamak biraz zordu.... çünkü tek okuma şansımız yatılı okul kazanmaktı. Gözler çok önemli................ Ortaokulumuz Karşıyaka Ortaokuluydu.............. Okul müdürümüz...___________________........_... Kan Ağrısı isimli bir şiir kitabı vardı. Haliç'te Yaşayan Sımonlar.. Bizden sonra bu ilkokulun yanma yeni bir bina daha yapılmış ve adı değişerek İnönü Lisesi olmuştu...._.. Karşıyaka Mahallesi hin kuzey doğusundaki bir ilkokulun kullanılmayan kısmına misafir olmuştu....... ..... Bir ay sabret yerini değiştireceğim dedim.... son iki yılımızı burada geçirdik....... olmuştum....._.......

............ 1 ... Receple ikimiz Maltepe'de bir otel bulduk........... sınavın nasıl olacağını bilmeden 14 yaşında iki öğrenci olarak Ankara'ya geldik. ama biz hiç Anakara 'yi görmemiştik......... Sınavları takip ediyorduk................. ancak bazı okulların ikinci bir mülakat sınavı vardı... 31 ..... sanat okulları önemli değildi. 14 yaşında hiç görmediğim Ankara'ya Receple tek başımıza gelmiş. En yakın arkadaşım Receple beraber aynı okula gitmek istiyorduk ama polis koleji hariç ortak okulda buluşamıyorduk... ilk neticeler arasında Polis Koleji de yer alıyordu. Bizim gibi birkaç kişi hariç diğer çocuklar aileleri ile gelmişlerdi.... O yıllar Türkiye liseler arası bilgi yarışmasında birinci gelen Gaziantep Lisesinin yatılı kısmını kazanmak en prestijli olaydı... gidip edebiyat ve dil bilgisi kitapları aldık ve unuttuğumuz kısımlara çalışmaya başladık... fen lisesi. Annelerimiz paraları çaldırmayalım diye iç giysilerimizin içine gizli cepler dikip paraları bu ceplere paylaştırdılar....... Hangisine gitmeliydim bilmiyordum.._________. diğer 20'si ağzı dikişle kapatılmış iç atletimin bir cebinde. ama paramız idareli kullanmak şartıyla bize yeter oranda idi. Biz okulun nerede olduğunu. Biz bir gün için gelmiştik............. Antep'ten 4 öğrenci sınavı kazanmıştı... yatılı sanat okulları......... daha doğrusu Antep'ten başka yer görmemiştik ve yakınlarımızdan hiç kimse bizle Ankara'ya gelecek halde değildi.. ikinci gün bizim gibi sınava gelmiş Tokatlı arkadaşlarla başka otele giderek orada bir hafta kaldık... tüm sınavları kazanmıştım.... on liram cebimde....... bizden önce girenlerden aldığımız bilgilere dayanarak hemen.... durumları müsait değildi.. Ankara'ya gitmemiz gerekiyordu. Ne yedek çamaşır ne de başka imkânımız vardı... Arka arkaya sınavlara girerek son gün tüm aday ve ailelerinin bulunduğu bahçede tek tek isimler okunarak kazanan 63 kişi ile içeri alındık...___________________... Ankara'ya gelince bir günde biteceğini zannettiğimiz sınavın aslında beş gün süren ciddi sözlü sınavlar ve sonunda da büyük bir mülakat olduğunu anladık...... ne telefon ne de başka bir haberleşme sistemi vardı..... Polis Koleji ilk açıklanan sınavlardandı.._ .... Bölüm: Devlet Yatılı lise.. polis koleji.. ama bir hafta Ankara'da kalmaya mecburduk.................... diğer 20 lira yine başka yerde gizli şekilde olmak üzere saklayarak tedbir almıştık............................ Zannederim 50 liram vardı..

....... Adli 32 .. tüm işlemleri tamamlamış ve sonunda sınavı kazanarak eve dönmüştük... ama ben 14 yaşında taşralı bir çocuk olarak tek başıma bunu başarmıştım................. İlçede Kaymakam tüm birimlerin bağlı olduğu amirse......... Hiç görmediğim..... sınavı kazanmış ve artan paramızla da An tep'e köyümüze dönmüştük............ her bakanlığın uzantısının da birim amiri vardı... Bayındırlık Müdürü gibi Emniyette de İlçe Emniyet Komiseri vardı.. onları yalnız Bu olayda hiçbir şehir fevkaladelik göndegörmemiştim.. nasıl olduğunu bilmediğim bir ildi ama bir avantajı vardı.. Bu... Okul yıllarında hayalimde hep müstakil amir ol inak vardı ve hiç ummadığım bir anda.................... Onların her şeyi halledebileceklerine inanamadım. memleketime yakındı.. Bölüm: Devlet bir hafta kalmış... Mersin (İçel) ilinde bir kişilik kontenjan vardı. komiser olmaktan farklı bir şeydi.... onlar daha çocuk diyerek hep yanlarında olmak istedim. Çamaşırlarımızı yıkamış.... MERSİN Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim 1976 yılı temmuz ayında okul bitmiş..... O zamanki adıyla Personel Şubesi kanalıyla beni Emniyet Müdürlüğüne çıkarıp oradan seni Gülnar ilçesine verelim dediler.... Gülnar'ın Emniyet Komiseri._________... herkes bahtına neresi çıkarsa oraya gidecekti.......... yanlarında ben olmalıyım... nasıl yaparlar......... Okulu ilk ona girerek bitiren öğrencilere belirli illeri kurasız seçme hakkı vermişlerdi.......___________________..... Tercih hakkımı kullandım ve Mersin'e tayin oldum.......... Kura çekilecek.._ ....... Ne yaparlar.. ben de dereceye giren öğrencilerdendim... İlçe Milli Eğitim Müdürü. ama yıllar sonra kendi oğlum ve kızım üniversiteyi kazandıklarında başlarına dışına rememiştim....... yani istediğim ile gidebilecektim... Benim rütbem en alt basamakta Komiser Yardımcısıydı ama makamım İlçe Emniyet Komiseri olacaktı. yani o ilçedeki Emniyetin amiri olacaktım...... paramızı verirmiş............ 15 günlük mehil müddeti sonunda Mersin Emniyet Müdürlüğüne gelip göreve başladım....... 1 .. önüme bu fırsat çıkmıştı.... 6 yıllık yatılı hayatı (kimimize göre hapishane hayatı) sona ermişti..

... Hiç amir gitmezmiş..... İlçeye bir an önce gidip amirlik yapma hayalim geçici olarak ertelenmişti... "Sen yenisin. ama sebebini pek anlay amamı ş tim.. îlçe Mersin'in en küçük ilçesiymiş..............._________........ ilde kal?" dedi._ . biz Emniyet Müdürlüğüne dönünce Vali arkamızdan Emniyet Müdürü'ne benim için.. tüm birimleri dolaşsın.. her birimde ona bilgiler verilsin.... "Toroslarin eteğinde şirin bir kasaba..... zorlanırsın.... Bu arada gideceğim ilçe hakkında bilgi de almaya başladım....___________________... her giden kaçmaya çalışırmış. okul yıllarından beri idealimdeki görev olan müstakil amirliğe getirilmek istiyorum diyerek ısrar ettim......." dedi........ İlçenin müstakil sorumlusu olacaktım... Şube. "Nasıl olsa bir gün zorlanacağım efendim........ 1 .. Ali Bey. 3.........." diye karşılık verdim........ başta zorlanayım.. en sonunda Emniyet Müdürü bu sorunu çözmek için geçici görevlerle ildeki tüm amirleri birer ay nöbetleşe buraya 33 ..... Emniyet Müdürlüğüne 100-150 metre yakınlıkta olan Valiliğe yaya giderken Ali Beye. O zamanki adıyla 2......... Hemen hazırlanıp atandığım ilçeme gitmem gerekiyordu......... Vali... tecrübesizsin...... "Başkomiserım Gülnar nasıl bir yer?" diye sordum... 15 gün il merkezinde kalsın.... Bu 'şirin bir kasaba' sözü çok hoşuma gitmişti... tecrübeli amirler ve işi bilen polisler bana." demiş. Beş dakika sonra Vali Bey'in makamına vardık ve Vali Necmettin Karaduman (kurucu meclis üyeliği ve meclis başkanlığı da yaptı) beni yalnız başıma makamına aldı............. "Sen ilçede ne yapacaksın.... Bölüm: Devlet olaylarda hâkimler kanununa bağlı olan onurlu bir işti..... işlerle ilgili sürekli bir şeyler anlatıyorlardı. Şube ve karakollarda resmen staj yapıyordum. Ben ilçede görev yapmanın daha iyi olacağım söyledim.. Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel beni alıp İl Valisine götürme görevini üstlenmişti..... "Bu çocuk çok genç.. Vali Bey seni istiyor dediler.." dedi..... ilçe görevi ağırdır...... zaten polis teşkilatı da ilçeye 1972 yıllarında kurulmuş. Öğlen üzeri. 2... Bu görüşme sıradan bir görüşme değildi aslında...... Ertesi gün çalışmaya başladım....... ondan sonra Gülnar'a gönderin.... Aslında Vali benim ilçeye gitmemi istemiyordu ama ben bu şirin ilçeye gitmek....

............ Şimdi Maraş'ın en büyük caddesinin adı Trabzon........_________........ sorunlarla direkt yüzleşmek.. hatta halk siyasi partilerine göre kamplaşrmş yaşarmış....... tecrübesizliğimi görünce de biraz şubelerde staj görmemi istemiş....... Kendisi de M araş i ve Maraşlüarı çok sevmiş....... Vali Bey M araş i o kadar sevmiş ki her Maraşlıya yardım etmek istermiş. fıkralara konu olmuş.. Asayiş saatinde Emniyet Müdürü'nün Allahsız Sami namlı Sami Alhan'a benim gönüllü olduğumu söylemiş olmasından şüphe duyup en azında kararımdan vazgeçirmek için beni çağırmış........ şikâyet sever halleri ülkede nam salmış....... Bu. başta epey zorlansam........ Trabzon'un en işlek caddesinin adı Maraş'mış. ama daha sonraki yıllarda ilçede müstakil sorumlu olmanın özgüven........ ilk valiliğini memleketim olan Kahramanmaraş ilinde yapmış...... ama ben sanki en iyi yere atanıyor gibi illa ilçeye gideceğim diye ısrar edince kararımdan vazgeçiremeyeceğini anlamış...... Vali Necmettin Karaduman...... Sanıyorum M araş ile kendi memleketi olan Trabzon'u kardeş şehir yapmış... 34 ........ kime diğerinin şikâyet ettiği bir ilçeymiş.. kimi eşinin işi... Bölüm: Devlet gönderiyormuş....... herkes siyasetle meşgul.. 1 ....... İlçeye gidip de şikâyet edilmeyen ya da en ufak olayda hakkında onlarca dilekçe yazılmayan memur yokmuş.. Yani ilçem hiç kimsenin gitmek istemediği bir yermiş.... Maraş'ta çok sevilmiş........ kimi çocuğunun okulu gibi sebeplerle il merkezinde kalmak ister....... Emniyette hiç kimse küçük ilçelere gidip çalışmak istemez.... daha sonraki meslek hayatımda da gördüğüm bir durumdur... İlçede herkes aşırı partizan...._ ..... hiç kimseden yardım istemeden işleri yönetmek gibi bana önemli tecrübeler kazandırdığını fark ettim... Emniyetin acemi yem bir komiseri bu ilçeye göndermeye kalkmasına karşı çıkmış....... Vali böyle bir yerde çalışamayacağımı düşünerek beni caydırmaya çabalamış.... Ben o zaman bilmiyordum ama Gülnar'ın politik yapısı......... bu yüzden kimsenin gitmediği bu ilçeye gönderilmeme....... Ama ben o gün ilçeye gitmek istemiştim. hata yapsam da ilçenin genelde olaysız ve sakin olmasından daha ağır bir şey yaşamadım.......___________________....

....... Tarafları kısaca dinledikten sonra hepsini nezarete attırdım.. uzun koridor boyunca sağlı sollu sıralanmış 5 küçük oda vardı.. Kavgaya karışan kişileri polisler karakola getirdiler. ilk vukuatımız gerçekleşti..) kısa süreli çalışmaya başladım............. Vali Necmettin Karaduman köyleri dolaşmaya........... vs.... beni de çağırtmıştı............ "Vali yarın Gülnar'a gidiyor........ Emniyet Komiserliği ilçenin merkezinde........... Gülnar otobüsüne bindim. Benim ilçe köy gibi bir yermiş....._________.... bunun için de o zamanlar alkolmetre olmadığından.... incelemesi bitip dönerken Belediye Başkanlığında heyet üyeleri ve Belediye Başkanı ile konuşuyordu............. taraflardan birinin Mal 35 Müdürü Vekili olduğunu . Yanlarına gittiğimde beni oradakilere tanıtıp komisere sahip çıkın diyerek nasihatlerde bulundu. satılan bir işyerinin 2.... Bu otobüsü kaçırdın mı Mersin'den direkt başka bir araç yokmuş...... Merdivenle çıkıldığında.... yeni atanan komiser acele ilçeye gitsin.. Kıvrılan yollardan dolanarak gidilen 3.... asayiş şubesi.... Sonra aklımda kaldığı kadarıyla alkollü olup olmadıklarını araştırmak gerekiyordu..._ ..5-4 saatlik yoldan sonra ilçeye vardım.. Benim memurlar. katında bulunuyordu.. altında gazyağı vs..___________________..... elektrik gibi devlet yatırımlarını görmeye gelmiş...... su....... Staj yaptığım Çarşı Karakoluna yakın olan garaja polisler beni götürdüler.. Bölüm: Devlet Mersin merkezde Emniyet Müdürlüğünün muhtelif birimlerinde (karakol. Bu defa Silifke'ye gidip oradan taksi ya da dolmuş bulmak gerekiyormuş........... köylerdeki yol.... İlk günün akşamı çoğu işledikleri muhtelif suçlar nedeniyle ilçeye sürülen polislerden oluşan 4-5 kişiyle birlikte karakolda otururken.. Kısaca tarafları dinledim..." diye haber salmış. 1 .... hükümet tabibine veya sağlık ocağına göndermek gerekiyordu..... Hemen aceleyle valizimi topladım... aşırı alkollü olan emekli bir öğretmenle küfürlü bir kavgaya tutuşmuşlardı......... Gülnar'a gidecek otobüsleri araştırdım..... Mal Müdürü Vekili'nin de içinde olduğu bir grup memur.. yine her gün iki otobüs ilden ilçeye gidermiş.... Stajda daha ilk hafta dolmamıştı ki bir gün Emniyet Müdürü......... ilçeden her sabah iki otobüs gelir...

... atın hepsini içeri. Halbuki o kişiyi nezarete atmaya yetkim olmadığı gibi.... aşırı dindar ve efendi olduğu her halinden anlaşılan doktor Mehmet Bey sarhoş emekli Öğretmenin eski öğretmeni olduğu için saygısından ona böyle bir rapor verdiğini söyledi.... hatta mal müdürü gibi bir isim mi olurmuş derdim.. Daha sonra bu olayda Mal Müdürü Vekili'nin nezarete atılmasına kinlenen Mal Müdürlüğü personelinin polislere yönelik bir iftira olayında rol aldıklarını öğrendim.. Mal müdürü benim için hiçbir şey ifade etmiyordu. Komiserin ilçeye atandığım yeni duyan savcı........................ hoş geldin safhasından sonra ben geliyorum dedi ve biraz sonra geldi...._________.... Mal Müdürlüğü daktilosu ile yazılmış ihbar ve iftira mektuplarını bulup..._ .... temel makamları hakkında hiçbir bilgi verilmeden okuldan mezun oluyorduk.. 1 . Aylar sonra Mal Müdürlüğünün benim Emniyet Komiserliğinden daha önemli bir makam olduğunu öğrendim..... zil zurna sarhoş olan kişi için doktor alkollü değildir raporu vermişti. bu görevliler hakkında kanuni işlem başlatılmasını istedim.... Neyse Mal Müdürü Vekili'ni de nezarette koyduktan sonra alkollü olanları doktora (sağlık ocağı tabibine) sevk ettim........ sonra telefonla doktoru evinde buldu ve karakola çağırdı........... Okulda anlatılanlar aklımday-dı.. öğrenciler okula döndüklerinde öğrendikleri işleri değil.......... Mal Müdürlüğü çalışanlarının görev gereği bir makam sahibi olmaları 36 .......... Mal Müdürü Vekili ne demek onu da bilmiyordum.. Olayı dinledi.... ama devletin.... stajlardaki derslerde nasıl kabardıklarını özenerek anlatıyordu..... "Olsun... kaymakamın bu olaya çok bozulduğunu ama bir şey diyemediğini duydum.. Biraz sonra doktordan geldiler.. savcıyı manyetolu telefonla evinde buldum ve konuyu aktardım...." dedim...... hemen savcıyı aradım... Çok kibar...................___________________............ Bölüm: Devlet söyledilerse de ben. Aslında benim hatalı olduğumu... O gün bu olayın zorlarına gittiğini................ Böylece hem kendini savunmuş hem de bizim dediğimiz olmuş ve yumuşakça olayı çözmüştük.. Karakolda bizim yanımızda alkollüdür şeklinde yeni bir rapor hazırladı.. Kaytarmak idealize edilen bir yöntemdi............. Stajlar kaytarmak için bir bahaneydi....

..... Farklı bir yönetim anlayışı ile her şeye hükmederek idare etmiş.. Bir oda mutfağımızdı. Ben gelince amirlikte ve meslekte yeni oluşum........_ .... atanması ile ilgili bir ölçüsü yoktu. amirden çok bir arkadaş halim yeni memurlar üzerinde olumlu etki yapmıştı.. bir diğer odayı da bekar olan polis memuru Erdal kendine yatak odası yapmıştı................... Başkomiser rütbesinde mesleğin kurdu denilen vasıfta imiş.... sistemi yoktu. kendilerine haksızlık yapıldığına inanıyorlardı... Emniyet teşkilatı..... Bir ilçenin Emniyet Komiseri o ilin huzuru ve güvenliği için en önemli kamu görevlisi olmasına rağmen..... Bu durumdan en çok yazıcılık görevini yürüten memur rahatsız olmuştu.... Başka bir odayı kendime yatak odası yapmıştım.. Bir gün bir kavga olayına karışan kişilerin 37 ..___________________......_________...... okulu yeni bitirmiş...................... Ben polis komiseri idim....... ama devlet yapısı bana anlatılmamıştı....... her fırsatta kendisinin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyordu..... En temel konular olan devlet memurları kanununu ve ruhunu bilmiyordum... yüksek meslek okulunda 3 yıl okumuştum..... derece ile okulu bitirmiştim.... bu konuda hiçbir ölçüsü. İlçede 7 memurum vardı.... Bütün kapattırır....... sürekli yanımda gezer olmuşlardı.. Emniyet Komiserliğinde bir makam odası..... mesleğe yeni atanmış iki tanesi hariç hepsi çeşitli suçlar işleyerek buraya sürülmüşlerdi.. Ayrıca bir başka oda da demir kapı ile nezarethane haline getirilmişti. bir tane memurların odası ve bir tane de yazı işlerinin yapıldığı kalem odası vardı..... Bölüm: Devlet nedeniyle görevleri esnasında herhangi bir suça karışmaları halinde bile direkt nezarete atılamayacağını öğrendim.. herkese eşit mesafede duruşum.... 1 .. her şeyi tek bir yazıcı memurla yaparmış. hiçbir memurun yazışmaları görmesine izin vermez. ağır bir amirlik duygusunu herkese her vesile ile hissettirmiş..................... Benden önceki Emniyet Komiseri. bana yaklaşmışlar........ hiçbir tecrübesi olmayan 19 yaşındaki beni Emniyet Komiseri yapıyordu .. gerekmedikçe amir olduğumu hissettirmeyen tutumum................

....... Polis tarafından alman her ifade tutanağının sonuna klasik kalıp halinde " . Aslında bir kişinin ifadesinin alınması veya savcılığa fezleke yazmak onun için sorun değildi. .....___________________...... Ben de ifadesini aldığım kişinin anlatımları bitince sonunu şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın dedim... aksi halde işleri zora koşacağım ima ediyordu............... genellikle kendim tek tek dikte ederek yazdırdığım için okumaya gerek görmezdim ama o gün tesadüfen yazdırdığım ifadenin tamamını okuduğumda bir de ne göreyim................................... işbu ifade tutanağı kendisine okunduktan sonra başka bir diyeceğim yoktur demesi üzerine birlikte imza altına alınmıştır" ifadesi eklenirdi... yöntemi ve sistemi artık öğrenmiştim..... Yukarıdaki gibi klasik kalıpla ifadeyi sonlandıracağmı düşündüm... Bölüm: Devlet ifadesini alıp savcılığa üst yazısını yazmasını istediğimde........_.......... bana muhtaçsınız" demeye gelen tavırlarda bulunabiliyordu......... Ondan işlerle ilgili herhangi bir şeyi yazmasını istediğimde... yazdıranın ve ifade sahibinin isimleri yer alıyor........... Altında da yazanın....... ama o benim o işi yapamayacağımı.... Bu yaşadığım tam bir şoktu..........._________. Kavgaya karışan şahısları dinleyerek ifadeyi yazdırdım....... Gülnar'da Emniyet Komiserliğinin kurulduğu 1972 yılından atandığım 1976 yılma kadar yapılan tüm yazışmaları ve tüm dosyaları günlerce okudum......... Son cümlede " şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın" yazıyor.. Polis Koleji ve Polis Akademisini (enstitüsünü) dereceyle bitirmiştim ama en basit polisiye konuyu bilmiyordum......_ .......____....................... Yazıcı bir memur bana "ben senden iyi bilirim...... Bu şekli ile ifade tutanağı adliyeye gitse rezil olacaktık..... Baktım böyle olmayacak. siz söyleyin yazayım dedi.... 1 .. her defasında siz söyleyin ben yazayım diyor veya verilen konunun çok zor olduğunu istenen sürede yapamayacağını Haliç'te Yaşayan Sımonlar. kendisine muhtaç olduğumu hissettirmek için bunu yapıyordu..... söyleyerek önemli olduğunu hissettirmeye çalışıyor..... 6 yıl okutulan meslek okulu meslekle ilgili pek çok şeyi vermemişti... bu süre sonunda tüm yazışmaları. daktiloyu kucaklayıp makamıma getirdi......... İfadeyi daktilodan çıkardı............ En başarılı öğrenci bile eski anlayışa sahip bir memura muhtaç 38 ......._.... sayfadan ibaret..

.............. şimdiki gibi önce sınava girip sonra tercihte bulunma yoktu................. yem bir anlayış geliştirmek nasıl olacaktı.......... girmek O tarihlerde istediğinizi..... Her karşılaştığım olayda ve görevde bunu görüyordum........... İlk sınavlar olacaktı... Polis Akademisini derece ile bitirmiştim ama sokakta karşılaşacağım temel konular hakkında yeterli oranda bilgili değildim... Okulu bitirdiğimiz sene sınavlara girdim........... diğer yandan da hukuk fakültesine kaydımı yaptırdım... ediyordu.... otellerde veya Ders bulabileceğim misafirhanelerde zorlukla 39 kalabiliyordum. Sınavlara girip kazansak bile üniversitelere gitmemize müsaade edilmezdi........... O zamanlar Polisevleri gibi kalınacak sosyal tesisler pek fazla yoktu. sınavlarına girerken müracaatınızla birlikte yazıyordunuz...... mesleki hiç bir yazışma ve usul öğretilmemişti........ görevime başlamıştım...... Bu anlayışla yenilik yapmak...... sınavlar dolayısıyla iznimi alıp Ankara'ya gidiyordum.. yine eğitimi olmayan eski çalışanların anlayışına mahkum. Bölüm: Devlet bırakılıyordu........... 1. Eğitim meslek sahiplerine bir şey vermiyor..... Bir yandan komiserlik görevine başlayıp Gülnar'da Emniyet Komiserliği görevini yürütürken. Sınav sonucunda aldığınız puana göre kaydolabileceğiniz okul belli oluyordu... Ben sınava girerken 20 tercih hakkımız olmasına rağmen yalnızca iki tercihte bulundum: birinci tercihim Ankara Hukuk.. tercihim olan Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazandım... okulu bitirdiğim yıl müracaat üniversite ederek üniversite sınavlarına nereye girdim......... sınav aralarında ders çalışarak sınava girmeye çalışıyordum................._ ._________..___________________. . ikincisi de Ìstanbul Hukuk'tu.... Bu yüzden ben de lise emsali sayılan Polis Kolejini bitirdikten sonra üniversite sınavlarına giremedim... 1 . Ankara'da bin bir güçlükler içerisinde........ Bu arada Polis Kolejini bitirirken bizde diplomaları vermezler sadece merasim esnasında imzasız diplomalar verilir ve sonra geri toplanırdı........ Fakat yüksekokul sayılan Polis Enstitüsünü bitirince..... Gençlik Parkı'ndaki Garsonlar ideolojik Konularda Benden Bilgiliydi 1976 yılı yazında Polis Akademisinden mezun olmuş... Bunca süre okutulmuştum ama bir şahsın ifadesinin alınması tatbiki olarak yaptırılmamıştı...

.... bir garson diğerine.... Bölüm: Devlet çalışmak için çok uygun yer olmayınca sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gidip oradaki çay bahçesi ve kafelerde simit ve çayla kahvaltı yaparken bir yandan da ders çalışıyordum.... Ama 1. akademide... Ne var ki benden yaşça küçük çay satan bu sıradan garsonlar ise bir Dev-Yol hareketinden................. Böyle bir eğitimden geçerek. Ben devletin komiseriydim....... ben de senin hareketine geçeyim... Dev-Yol nedir. İşte bugün gündemimizin önemli bir problemi olan demokratik açılım meselesi ve Güneydoğu sorununun çözümü tartışılıyor.... güya yetiştirilmiştim ama bu garsonların konuştukları konuları anlay Sadece Dev-Yol diye o zamanlar için illegal bir terör olduğunu biliyordum......" dedi.........._ ......... Çay içerek ders çalışmaya başladım." diye karşılık verdi. bugün de böyle. açıkçası çok net hatırlayamıyorum... belki de 78 yılıydı......... yapacak olan 40 xisehir ..... İşte bir gün yine sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gittim.... Dev-Sol nedir.... Polis Akademisinde 3 yıl okumama rağmen gerçek hayatta karşılaşacağım bu örgütlerle ilgili bilgi verilmemişti.. bana bir broşür ya da dergi varsa ver... yüksekokulda okumuş... adının ne olduğunu dahi bilmeden sokağa çıkan bizlerden bu örgütlerle mücadele etmemiz bekleniyordu............ Sanırım 1977 yılının mayıs-haziran ayıydı. "Oğlum bu senin Dev-Yol hareketin nasıl bir hareket. Garsonlar aralarında konuşurken.. sınıftaydım......... bu hareketten başka bir harekete geçmekten ve bu siyasi faaliyetten bahsediyorlardı... bu çok mühim bir harekettir... "Benim hareket öyle büyük bir hareket ki. konuşuluyor ama bu işi uygulayacak...... bunu kavramak maktan ve algılamaktan acizdim..... Bu arada garsonlar kendi aralarında konuşuyorlardı. ama hareketin arka planı necf lerde neler anlatılıyor....... ama sokaktaki garsonlar biliyorlardı......_________. öyle bir broşürle falan olmaz..___________________.... Bunların adını bile duymamıştım.. bunların ideolojileri nedir. benim göreve başladığım gün böyleydi..... veya 2....... Bu durum..... 1 ........... aralarındaki farklar nelerdir gibi konular okulda bizlere anlatılmamıştı. bunun nasıl olacağı sorusunun cevabını bulamıyordum.. nasıl bir şey............... Diğer garson da....

.......___________________. Bilmedikleri ve tanımadıkları bir dünyada açık saçık giyinmiş kadınlar karşısında ağızları bir karış açık kalıyor.... Mut ilçe Emniyet Komiserliğim 1980 yılı 12 Eylül darbesinden önceydi... Bölüm: Devlet güvenlik sistemi içindeki insanlara bu konuyla ilgili bugüne kadar herhangi bir aydınlatıcı bilgi ya da yazılı doküman verilmiş değil.... Gülnar'da görev yaparken 7-8 polisim... kaymakam vekiline kadar hepsinin... kimi hayvancılık yaparak 3-5 kuruş kazanan köylüler çeşitli bahanelerle ilçe merkezine geldiklerinde o pavyonlara gidiyordu... paraları yetmeyince senet imzalayarak bir ton borç içine giriyorlardı..... o insanların bütün emeklerinin ellerinden alınmasına sebep oluyordu...... Demek ki bu sistem maalesef hep böyle çalışıyor.............. kendi halimizde Mersin'in bu en küçük yayla ilçesinde mutlu bir şekilde yaşayıp gidiyorduk.. konsomatris kadınlara ikram ederek tüm paralarını harcıyor................. Küçücük bir ilçe olmasına rağmen 2 tane pavyonu vardı......_________. Pavyon sahipleri hesabı ödeyemeyenlere imzalatılan senetleri evlerini.... Diğer kamu görevlilerinin..... Böyle devam ederken........... bu kadınlar hepsini etkiliyordu.. Bundan dolayı o ilçede sürekli olaylar olmaktaydı................ Komşu ilçemiz olan Mut'ta ise olaylar galiba hiç iyi gitmiyordu........ ürünlerini icra ile sattırarak tahsil ediyorlardı... Tabii ki bununla birlikte polis teşkilatı da pavyonlara bulaşıyor._ ......... 2 kadeh rakı içtikten sonra da kendini bilmez halde en pahalı içkileri veya öyle olduğunu zannettikleri renkli suları.... o pavyonlar dolayısıyla ilçenin huzuru da bozuluyordu.. buradaki kadınlarla bir şekilde ilişkisi oluyordu... Bu pavyonlar bütün o köylülerin yuvalarının yıkılmasına. bazı polisler pavyondaki kadınlarla ilişkiye giriyorlardı........ çünkü küçük bir Anadolu kasabasında yaşayan erkekler o günkü şartlarda pavyonda çalışan kadınları gördüğünde. hepsinin dünyası değişiyor..... 16 kadar bekçimle birlikte kendimizce güzel bir düzen kurmuştuk.......... Etrafta yaz boyunca kimi tarım..................... 1 . oradaki polislerin bu pavyonlarda çalışan kadınları alıp dışarılarda alem yaptıkları yönündeki iddialar ve onlarla olan ilişkileri tahkikata konu edilmişti.... Birçoğu yanlış 41 .............

Gülnar'a çok Emniyet alışmıştım. Su be Şefi Başkomiser.... beş vakit namaz kıldığım için bu ilçeye göreve gitmeme karar verilmişti. Mut'a gittim ve göreve başladım.___________________...... olmayan görüntülerini çekmişlerdi......._ ...... Bir gece bir mesaj aldım.. daha sonra da bunu tutanağa geçirmişti........ bu tür kadınlardan çok uzak olduğum bilindiğinden ve o zamanın tabiriyle hocavari gözüktüğüm... Benim tavrım itibarı ile alkolden........... kumardan....... 42 ...... Bu defa bu olayı da tahkik etmeye....... beni her konuda destekleyeceklerini... bu defa haklarında tahkikat yapılan polisler uyanıklık yapıp Başkomiser! içmek için pavyona götürmüşlerdi.. dünyaya Ayrılmak çok ağrıma gitmişti fakat madem görev verilmişti yapacak başkaca bir şey yoktu.... Başkomiser görüntülerin çekildiğini anlamış........ Bunun üzerine bu ilçeye komiser aranırken il merkezinden gönderme imkânı olmayınca beni düşünmüşler.... Mecburen tayinimin çıkmasından beş-altı saat sonra gece kalktım.... Başkomiser tahkikata gelmiş....... yarattığımız aile ortamını Komiserliği aratmayan içerisindeki iş ortamına.. başka bir muhakkike gerek vardı ve polislerin bir kısmı açığa alınmıştı..........filmine el koymuş........ İşte bu kargaşa içerisinde ilçenin Emniyet Komiseri de açığa alınmıştı..... müfettiş olarak tayin edilmişti. 24 saat içerisinde Gülnar'dan ilişik kesip Mut'ta göreve başlamam gerektiği yazıyordu......... ama buraya.... 1 .... gitmek istemediğimi söyledim......... Emniyet Müdürü oraya gitmem gerektiğini......... Sahipleri sabıkalı.._________... yolsuzluklarla mücadele eden ve Güneşin Oğlu diye bilinen zamanın efsanevi Mersin Emniyet Müdürü Ahmet Karakurt'a telefon açtım.. Emniyet teşkilatında titiz... Bölüm: Devlet şeyler yapmışlardı..... Mersin'in en küçük. fotoğrafçının .... ve arkadaşlarıma. Bir müddet bu ilçede görev yaptıktan sonra pavyonlarla ilgili topladığım bilgilere göre durum. çok kötüydü... en mahrum ilçesi kabul edilen Gülnar'da görev yapıyordum......... Vali Beyle görüştüklerini... orada bana ihtiyaç olduğunu ve orayı düzeltmem gerektiğini söyledi....... Suç işleyen bu polisler hakkında o zamanki 3....... uygun Başkomıser'e birtakım kadınları yakınlaştırarak bu.... Mut'a geçici görevli olarak tayin olmuştum.....

.......... 1 ...... sonra açılır diye düşünerek önemsemediler........ olayla ilgili pavyonların geçici olarak kapatılması için Kaymakamlığa teklif yazıyordum........ Bolum: Devlet yeni Kaymakam Vekili olarak Mahiyet Memuru Mustafa Beyin gelmesi üzerine pavyonlardan biri için dışarıya fuhuş maksatlı kadın göndermesi iddiasıyla... Ben her şeyi kanuna uygun ve aracısız yapmaya başladım..... Sonunda İlçe Kaymakamlığına.... ilde yaptığımız işlemin hukuka uygun olduğu yolunda görüş alarak Kaymakam'ı rahatlattım......... sonra milletvekillerine güvenip onların etrafında dolaşarak pavyonları açtırmaya ve beni tayin ettirmeye çalıştılar........ Bunun üzerine ilçede Emniyet ve Kaymakamlıkça yapılan işlemlerin hukuki durumu hakkında vilayet merkezine danışıp Emniyet Müdürü'nün desteğiyle.. diğeri içinse sahibinin sabıkasını bahane edip her ikisinin de ruhsatlarının iptali onayını aldım..... yine eskiden olduğu gibi bir süre kapalı kalır.......... 1..... Pavyonlarda çalışmak için getirtilen kadınların tüm idari işlemlerini Emniyet olarak biz yapıyorduk._________. Daha sonra işyerini haksız yere kapatmaktan dolayı............. Emniyet Müdürü ve Valilik bizi destekliyordu. ama o da olmadı............. yeni başlayan kadınların tahkikatlarını resmi yazıyla yapınca süre uzuyor._ .............. Mersin'deki irtibatlarına güvendiler olmadı. 43 ......... Uzayan zaman ve diğer işlemler pavyoncular için sorun olmaya başlamıştı.. Beni geçip irtibatta oldukları siyasi parti teşkilatlarına.. ama Kaymakam Vekili onlarla irtibatlı olduğundan kapatmalar kısa süreli oluyordu..... Bir müddet sonra iki pavyonu da ömür boyu kapatacak olan................... Pavyoncular ilk başta işyerlerini kapatmamı.. Ayrıca meydana gelen her olayda.........___________________... ruhsatların iptali ile ilgili işlemlere başladım. Bölüm: Devlet işletme yöntemi kötü ve ilçe için çok olumsuzdu....... izin alamadıkları için de kadınlar çalışamıyorlar ve sıkıntıya düşüyorlardı....... ticarethane sayılacak pavyonun kayıp olan ticari kazancı nedeniyle ağır tazminata mahkum olacağı yönünde Kaymakam Vekilimi korkutup pavyonu açtırmak istediler......... daha önce işlemler elden ve aracılar vasıtasıyla ilgili illere telgraflar çekilerek çok hızlı yapılıyormuş.......

... Mut halkı ismimi öğrenene kadar "pavyonları kapatan komiser" olarak anıldım. Bölüm: Devlet Bu arada zaman geçiyordu.. Bu arada 1976'da girdiğim Ankara Hukuk Fakültesinde son sınıfa gelmiştim............ sudan sebeplerle vilayete ve Bakanlığa şikâyet ediliyordum.... çeşitli bahanelerle.. Bir iki araştırmacı gelip gittikten sonra bu defa merkezden zamanın 2.....___________________............. milletvekillerinden umudu kesince dava açmaya karar verdiler.... Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel bu işle görevlendirilmişti. şikâyetler hakkında bizden bilgi istiyordu..... Ve sonunda Danıştay davayı süresi içinde açılmadığından reddetti..... illerde idare mahkemeleri yoktu..... pavyonlardan dolaylı faydalanan.. ama sadece zaman aşımı iddiaları dile getirilirse. sonra iddiaları araştırmak üzere il merkezinden bir araştırmacı gönderiliyordu...... pavyoncular nüfuzlu dostlarından........... Davayı açtılar ama dava açımı için 90 günlük süreyi geçirmişlerdi.............._ ...... Pavyonda konsomatrislik yapan kadınlar burada yemek yiyor ve bu sayede de 44 ....... Pavyoncuların Şikâyetleri Bir müddet sonra hükümetlerin değişmesiyle birlikte hakkımda şikâyetler başlamıştı....... Ben de davaya cevap olarak idare adına savunma yaparken. iddialara cevap verilirse Danıştay davaya bakıyordu.... dava gereken süre içerisinde açılmadığından reddediyordu................... Polislik yetenekleri gelişmiş olan Ali Bey ilçeye gelmiş ama bize....... menfaati olan bazı kişileri ve özellikle parti içerisinde ve yönetimde olup ilçe merkezinde bir restoran işleten şahsın ve yakınlarının olabileceğini söyledim........ kimler senin görevinden rahatsız olur diye sordu... ne için şikâyet eder... Öğrendiğim kadarıyla süresi içerisinde açılmayan davalarda. Önce merkez... Ö zamanlar idari davalar yalnızca Danıştay'a açılabiliyordu.. Yıllarca Mut halkının başına bela olan pavyonları bir daha açılmamak üzere kapatmıştım... bu ilçede seni kim.... 1 . okuduklarımın faydasını görüyordum............. sadece dava açma süresinin geçirildiği iddialarında bulunup diğer hususlara hiç cevap vermedim... Beni telefonla aradı......... parti başkanlarından.. Ben de ilçedeki genel duruma bakarak pavyoncuların işlerini takip eden..... Emniyete uğramamıştı... Özellikle ilçenin köylü kadınlarının bu durumdan memnun olduklarını zannederim......_________.

. Her işte zorluk .. 45 .... ........ Ne oluyor burada? ... ...Öğrendiğim kadarıyla bekar genç biriymiş..... bizim parti iktidar ise benim de ilçede sözümün geçerli olması gerek.. .... günlerce bekliyor. fırsat bulamıyoruz Bu sohbet ve benzeri sohbetlerde bilgi topladıktan sonra.Gönderdiğimiz her kadın çalışamıyor. ............. Ali Bey Emniyet Komiserliğine geldi ve bu sohbeti bana da anlattı.......Yok.... Yerinde olmaması üzerine o an orada bulunan oğlu ile görüşmüş ve oradakilerle bir iki kadeh içip sohbet etmiş............. Her yerde olur....... 1 . Bu şekilde elde ettiği bilgileri de belirterek raporunu Mersin merkeze vermesi üzerine bir süre şikâyetler dolayısıyla rahatsız edilmedik ama bir müddet sonra yine şikâyetler arttı.......... Bir gün Emniyet Müdür Yardımcısı Rıza Işıkoğlu geldi ve bazı kişilerin ifadelerini almaya başladı.................. sonunda da tarif ettiğim restorana kendisini.. "Genel başkanım başbakan. bir yere çıkmaz...... fırsat kolluyoruz............ ediyoruz.....Onu da düşünüyoruz. bu adam bildiğiniz gibi değil........_________.Hiç sormayın buraya bir komiser geldi.. kadın gönderin.. içlerinden biri enteresan ifade veriyordu...... gelir.Bunun kolayı var. Ali Bey ilçede kendisini kadın kimliklerde tanıtarak dolaşmış.... planlıyoruz ama adam hiçbir yere gitmez.. tuzağa düş ürün................ kadını da kabul etmez.._ ." diyerek bana tesir edememesini eleştiriyordu... göreve gider.. Aralarında geçen diyaloga göre: .___________________.. O zaman bu kişilerin bizi şikâyet eden kişiler olduğunu anladım. Karakolda yatar kalkar... Bölüm: Devlet farklı restoran gitmiş ve yoğunluk yaşıyordu... rüşvet almaz.. üç beş kuruş verirsiniz işler yoluna girer...... emekli öğretmen olduğunu zannettiğim parti ilçe yönetim kurulu üyesi olan şahıs. .... sık sık pavyonlar kapanıyor.......O zaman bir komplo kurun..... pavyonlara konsomatris gönderen Ankara'daki bir acentenin avukatı olarak tanıtmış ve restoranın sahibi ile görüşmek istemiş.. Halbuki bizim hiç etkimiz olmuyor.....(hafif hakaretamiz bir sıfat kullanarak) Bu adam hoca.

.................. Ne kadar şahidinizi varsa getirin... kaçan kızın yerini göster diye dövdü.. Adamlar hızla çıktılar....... kendisini bir kız kaçırma dolayısıyla karakola aldığımı. "Hani reis. kaçtığını da bilmiyorum diyor ama kaçıran kişi evli... yanımda da emniyet müdürü ile alay komutanım getirdim. Vali Beyin sorulan üzerine taksi şoförü olduğunu..... hiç siyası parti sözü geçmedi.." dedi.. kaçırılan kızın yerini göstermesi için dövdüğümü söyledi.... Bölüm: Devlet Emniyet Müdür Yardımcısı tahkikatı yapıp gitti. o da şahitlerini getirsin. belki en fazla emniyet müdür yardımcısı gelir ama asla bir vali gelmez ama siz şikâyet ettiniz.. bugün bu işi burada halledeceğiz... dedi... Ayrıca odada ilçe Belediye Başkanı ve Kaymakam Aslan Yıldırım ile birlikte iki kişi daha bulunuyordu.. Vali Bey Belediye Başkam'na dönerek..._ ......... bilemedin emniyet amiri.......... bir süre sonra tanıdığım ve yakın zamanda hakkında tahkikat yaptığım bir kişi geldi.. O dilekçende siyasi partisinin sorulup parben söze girip... Ayrıca şikâyet dilekçesinde imzası olduğunu konuşmalardan anladığım bir parti ilçe başkanını da sordu... o da olmadı bakın bu defa ben geldim.... komiser benim hangi partiden olduğumu sormadı. "Nerede o? Gelsin.." dedi.. Kay m a ka m 1 1 ğa gittiğimde Vali Bey makama oturmuş.._________.......... Jandarma Alay Komutanı'nın geldiğini...... 1 . bunun amcaoğlu. "Seni döverken hangi partiden olduğunu sordu mu? Senin hangi partiden olduğunu biliyor muydu?" gibi sorular sorunca şoför beni kast ederek........ Ne deliliniz varsa getirin." dedi..... Vali Bey..... Vali Bey......11 bilmiyorum...... tahkikat için başkomiser gönderdik....... "Sayın valim bu adam kızın yerini tili olunca dövüldüğünü belirtmiştin.. ben dinleyeceğim...... ama böyle bir olay yok?" ZH.... Aradan bir süre geçmişti ki bir gün ilçeye İl Valisi................ Kaymakamlıkta olduklarını ve beni de çağırdıklarını duydum.... "Bir komiserin tahkikatına başkomiser gelir.... Emniyet Müdürü.. o insanların getirilmesini istedi..... bu kızı ikinci evlilik için kaçırıyor. "Hayır.. Bunun üzerine Belediye Başkanı kapıda bekleyen adamlarını çağırıp bazı isimler verdi........___________________. olmadı emniyet müdür yardımcısı gönderdik. 1X13.. Belediye Başkanına......... iki yanında Emniyet Müdürü ve Alay Komutam vardı...... ben yerlerini bilmiyordum. kaçırılan kız 46 .

. Bu iddialar arasında........ gece köye kendi taksisi ile götürüyor............" dedim. Bu arada yine yakın zamanda hakkında işlem yaptığım bir başka kişiyi huzura getirdiler ve bu kişi de Vali'nin sorusu üzerine......... darp ettiğim......._ . o da ilçede yoktu veya çağrılmasına rağmen kendisine yok dedirterek oraya gelmedi......... bu yüzden onu dövdüğümü söyledim.... pavyonda meydana gelen ve pek çok kişinin karıştığı kavgada yaralama olayı dolayısıyla firar eden kişilerin saklandığı yerleri söylemesi için kendisini dövdüğümü anlattı... X partili olanları başka tarafa çekip dövdüğüm....I. Bu defa ben yine konuşmaya girerek bu kişinin pavyonda hesap ödeme meselesinde diğer garson arkadaşlarıyla müşterileri darp ettiklerini............. Vali'nin huzurundaki konuşmalarda artık Emniyetteki dayak olaylarını rahat konuşuyorduk.. Başka tanıklar da getirmek istediler ama olmadı..............._________....... bu nedenle onu dövdüm. aranan kişileri döverken siyasi görüşlerini sorup sormadığım. 1 . Suç. Vali Bey'in sorusu üzerine dövülmesi sırasında hangi partiden olduğunu ve siyasi görüşünü sormadığımı söyledi.. idi....... hatta bazı kişileri dövüp kanları ile alınlarına üç hilal işareti yaptığım yönünde inanılması mümkün olmayan iddialar vardı.. Vali Bey Belediye Başkam'na başka tanıklarınızı da getirin dedi... Soruşturulan dayak olayı değil..___________________..... DPliler bu tarafa........... ama en önemlisi Belediye Başkanı ile X partisi ilçe başkanı Y. Dilekçedeki iddialar çok ciddiydi.......... Vali Bey okurken duyduklarım arasında daha ağır ithamlarda da bulunulduğunu gördüm.. Bölüm: Devlet yakın akrabası.. benim karakola gelen herkese hangi partidensin diye sorduğum.... sonra da yerini söylemiyor... dövmek değil.... MHPliler bu tarafa diyerek... bir müşteriyi yaralayan garson arkadaşının ismini ve yerini söylemediğini........ Vali Cömertoğlu Belediye Reisi'nden başka tanık varsa getirilmesini söyledi. bu hiç anormal değildi.. Anladığım kadarıyla hakkımda vilayete gönderilen şikâyet dilekçesinde birçok imza varmış... APliler bu tarafa.... siyasi görüş farkını anlayınca dövmekti... getiremediler........... X partili olunca dövüp dövmediğim-di................. 47 ........

.. "Komiserin karakola gelen kişilere siyasi görüş ve partilerini sorup X partili olanları dövdüğünü............. utandı ve sıkılarak. Bölüm: Devlet Vali Naim Cömertoğlu'nun başkanlığındaki mahkeme(İ).." dedi..... sana değer veririm ama bak neler iddia ediyorsun. bana da imzala dediler.. sen emekli öğretmen....... Yaşlıca olan Belediye Başkam öğretmenliğin verdiği o ruhi olgunluğun etkisiyle üzüldü. "Eminiz" karşılığını alınca Vali Bey gelip bizzat tahkikat yapmaya karar vermiş...... hatta alınlarına üç hilal yazdığını söylüyorsun. en önemli tanıkları dinledikten sonra hakkımdaki iddiaların yalan olduğu....... müdürün...... Ben de onlar hazırlamış ise mutlaka doğrudur diyerek imzaladım.. komiser birine bile siyasi görüşünü sormamış.................... bu kadar büyük iddialarda bulunuyorsunuz....... inceleme sonucunda iddiaların doğru olmadığının anlaşıldığını söylemiş... 1 ............. Bir kişi bile en ufak bir iddiayı doğrulamadı._________.... ben aslında o dilekçeyi okumadan imzaladım." Beni kast ederek.... siz telefonda sorunca da içeriği doğrudur dilekçeyi biz hazırladık demek mecburiyetinde kaldım.. onlara kötü muamele ettiğini.... Anladığım kadarı ile Vali Bey hakkımda şikâyet alınca daha önce Başkomiser Ali Temel Bey ve Emniyet Müdürü Yardımcısı Rıza Bey'in benzeri iddialarla ilgili olarak yaptığı tahkikat sonuç raporunu bildiğinden bu iddiaların boş çıkabileceğini düşünmüş............ hiçbir siyasi görüş ve düşünce yanında yer almadığım veya başka bir siyasi düşünceye karşı tavır almadığım anlaşıldı... Fakat İlçe Başkanı ve Belediye Başkanımın imzası olunca ikisini de telefonla arayarak bu iddiaları tahkik için daha önce başkomiser ve müdür görevlendirdiğini...... Komutanın..... Arkadaşlar hazırlamışlardı....... "Bak Reis.. Ancak şimdi gelen evraklarda kendi imzaları olduğu için bu iddialardan emin olup olmaklarını sormuş..._ ... 48 ........... aklı başında bir insansın......... "Özür dilerim Vali Bey............." dedi...... Bunun üzerine Vali Belediye Başkanı'na dönüp... Pavyonları kapattırdığım ve biraz da geçmişteki Emniyet amirlerine kıyasla tavizsiz ve sert mizaçta olduğum için pavyoncuların tahriki ile hakkımda ortaya atılan şikâyetlerin doğru olduğuna inanmamış.......... ama azıcık vicdanlı olmak lazım..___________________... kaymakamın herkesin yanında senin getirdiğin tanıklara ısrarla sorduk...

_ .. dolaylı olarak bazı kişileri rahatsız etmişti....... Tanıklardan biri ifadesinde.... Parti arkadaşları imzala dedikleri için belgeyi imzalamış ama şimdi yalancı durumuna düşmüş............. Bölüm: Devlet Vali Bey Belediye Başkanının beyanlarını aldı.." demiş olsaydı mesleki hayatım bitme noktasına gelebilirdi...........İ. bir icraatta bulunmamıştım......... Vali Bey ayrılınca Belediye Başkanı bizi makamında çaya davet etti.._________..." gibi abartılı anlatımların yarattığı önyargıyı da unutmamak gerekir..... Hükümetin değişmesi ile birlikte memurlar da deği49 . Hakkımda bunca iftira dilekçesi hazırlamalarına.. zorda kalmıştı.... "Siz olgun ve aklı başında bir insansınız.... "Gelen komiser.... MHPli ülkücü.... 1 .. tabii bunda geldiğim Gülnar'daki aynı partinin üçe yönetiminin yeni ilçem Mut yönetimine daha ben gelmeden......................." şeklinde hem eleştiren........... Belediyeye git -tim...... sizin daha olgun davranmanız lazım......... Ardından Belediye Başkanına dönerek......... sağcılar ve solcular kendi aralarında sürekli sürtüşme yaşıyorlardı. hatta. Başkan 'a biraz da acımıştım.... "Evet bizi siyasi görüşümüzden dolayı dövdü...... Hatta orada.___________________. beraber Belediyeye gittik. "Bu konuda ifadesini alın. geldiğinde yerine getirilmek üzere. içimde hiç kızgınlık duymadım.. İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma Mut'ta çalışırken ilçede ufak tefek siyasi olaylar meydana geliyordu... Onlar da dolaylı olarak siyasi açıdan beni istemiyorlardı..... bir iki saat kadar kaldım..... öfke ve kızgınlık duymuyordum. bu tür şikâyetler iyi değildir. Kaymakam Bey'e... varsa tanıklarını dinleyin ve bana gönderin" diyerek görev verdi.... Tüm bunlara kızgın olmam.............. yıllarca kamu görevi yapmış birisisiniz...... hatta daveti kabul etmeyerek direkt karakola gitmem gerekirken... Daha sonra diğer önemli şikâyet mektubunda imzası olan X partisi ilçe başkanı Y. yalan yanlış iddialarda bulunmalarına rağmen tuhaftır onlara karşı kin....... Belki de o yaşlı haliyle Vali Bey "den samimi olarak Özür dileyerek okumadan imzaladığını kabul etmesi beni yumuşatmıştı Aslında o ana kadar ilçede herhangi bir partiyi kızdıracak ya da küstürecek bir şey yapmamış........... hem de dolaylı olarak öven bir tarzda konuştuktan sonra ayrıldı. Fakat pavyonları kapattırmanı ve tavizsiz tavrım...

................ İlçede sağcı ve solcu gençler arasında sürekli kavgalar oluyor.......... Bunun üzerine Dr........................ Biri yeni gelen................... kavgada yaralanan kişilerin yaralanma şekilleri ve yaralanmanın niteliğinin tıp diliyle ifadesi (hayati tehlike var. iki tane hükümet tabibi vardı... İkisi de aynı anda görevliydi.... İlçede hiç görülmemiş bir durum oluşmuştu.. 1 ..... sonrasında Ecevit'in Güneş Motel transferleri sonucu CHP hükümetini kurması gibi hükümet sık sık değişiyordu........ O dönem Demirel'in Milliyetçi Cephe (MC) koalisyon hükümetleri. Fakat doktor raporda "yaralamanın neticesi 10 günden fazla işgücüne mani" derse dava kamu davası şeklini alarak ağırlaşryordu. Hükümet değişip o zamanki adıyla MC hükümeti kurulunca.. Danış tayin kararlarına çok uymuyorlardı. Nihat sol görüşlüydü. sanıklar gözaltına alınmıyor. Benim ilçeye atanmamdan önceki dönemde görev yapan hükümet tabibi Dr. Bölüm: Devlet şiyordu... ama bunun zararını en çok biz çekiyorduk..... eski hükümet tabibi de mahkeme kararıyla tayin olmuş ve o da gelip göreve başlamıştı..._________..... daha doğrusu hukuka nasıl uyacakları çok belli değildi........._ ....... 20 günlük işgücüne mani olur vb.. diğeri ise Danıştay kararı ile tekrar görevine başlayan doktordu... yerine başka bir hükümet tabibi atanmıştı. yerel parti teşkilatlarının baskısıyla Dr... dava daha da ağrrlaştığı gibi sanıklar kesin tutuklanıyor ve suç. ağır cezalar verilmesini gerektirir hale geliyordu... Eğer kavgada yaralanan kişinin yarası doktor raporuyla "on günden az süre ile işgücüne mani olur" şeklinde ise dava basitti. O zamanlar idarelerin İdare Mahkeme kararlarına ve hukuka uygun hareket ettikleri tartışmalıydı. takibi şikâyete bağlı idi.. ama bu durumu halk 50 ......___________________.. dava basit darp sayılıyordu....... 30 gün işgücüne mani olur" veya "hayati tehlikesi var" şeklinde bir rapor verirse. yeni hükümet tabibi görevdeydi.................. tutuklanmıyor. CHP hükümeti döneminde göreve getirilmişti ve ilçe halkmdandı..) davanın seyrim değiştiriyordu. 1 günlük işgücüne mani olur......... Nihat. görevden alınma kararma karşı dava açmış ve Danıştay Dr.. Nihat'ın tekrar görevine dönmesine karar vermişti................. Eğer "20 gün... Nihat görevinden alınmış..

Bu iş böyle devam ederken.... tabibine sevk ettiğinde.. onun da benzer tavırları vardı.... her iki doktorun raporlarının kayıt ve mühür işlemlerini memurlar yapardı............. Kaymakamlık mührü alamadı ve böylece normal muayenelerde iki ama adli konularda tek doktor yetkili hale gelmiş oldu.................... ama kimse bu doktor raporundan kaynaklanan farklı işlemi görmek istemiyordu..... Nihat... İlçede son zamanda özellikle öğrenci olayları çok fazla oluyordu..... Bu defa adli olaylarda herkesi solcu doktora göndermek mecburiyetinde kaldık. Bir gün hükümet tabiplerinden solcu olan Dr._________........ sağcıların hep haksız olduğu gibi bir görüntü yaratıyordu. Genellikle de mağdur olduğu için kızgın gözüken solcu Dr..... Savcı.... Kavgaya karışmış insanların benzer durumlarına farklı farklı raporların verilmesi. sebeplerini ve cezalan etkiliyordu.. Tabibe doğrudan biz sevk ettiğimizde ise solcu doktor sağcılar hakkında kafaları dahi kırılsa hiçbir şeyi yok diyor.. ama solculara hiçbir şeyleri yok diyordu....... Solcu doktor ise raporları solcular lehi ne veriyor. dilekçesi üzerine Savcı durumu hükümet.. hükümet tabipliği mührünü alıp cebine koyarak.. 1 .. sağcılar hiç rapor alamıyordu. Herkes polisin farklı işlem yaptığını söylüyordu ve biz bu damgadan bir türlü kurtulamıyorduk.... tabii görevliler arasında da..... şikâyet. aynı şekilde sağcı doktor sağcılara 20-30 gün rapor veriyor.. tüm dava sürecini........... mahkemelerin tutuklama... Bölüm: Devlet bilmiyordu..... solcular ise solcu hükümet tabibinden rapor alıyorlardı......___________________.. Bu durum da mahkemede haklı olan tarafın hep solcular olduğu....... solcuların yüzünde kızarıklık olsa bir ay rapor veriyordu.................. kendini öyle lanse etmiş biriydi... O zamana kadar hükümet tabipliği mührü idari memurlarda bulunur............. benzer bir ayrım oluyordu.. diğer doktorun raporlarını mühürlemesine engel olmuştu.......... sağcılar sağcı hükümet tabibinden. Nihat daha abartılı ve yanlı raporlar veriyordu...._ .... mühürlü olan doktor raporlarını kabul edeceğini söylemişti.............. gözaltına alınmalara ve hatta tutuklamalara polisin karar verdiği zannediliyordu.. örneğin o zamanki Savcımız okul yıllarında sol görüşlü olarak bilinen.. Fakat yine de insanlar bu durumun 51 ......

........___________________.. işte burada. mahkemeye getirip götüren..... Bir gün sağ-sol gruplar arasında daha önce meydana gelmiş bir yaralama olayının mahkemesinden çıkan ve motosikletle ilçedeki lisenin yanından köye giden ülkü ocakları başkanı ile bir arkadaşını............... eski manyetolu t e 1 e fo n 1 a r d a n dı..... sanıkları yakalayan........ Gülnar'da görev yaptığımız zamanlar çok enteresandı.._________...... illegal örgütlerin taraftarları bazı geceler duvarlara siyasi sloganlar yazıyor. yandaki kolu çevirerek önce postaneye ulaşıp görüşmek istediğimiz yeri söylüyorduk. ülke genelinde olduğu gibi burada da küçük çapta bile olsa legal. iki görevimin aynı olayda farklı farklı raporlar verdiği ama bu durumun bütün bedelini polislerin ödediği uzun bir polislik.............._ .. bunun üzerine ülkü ocağı başkanının silahla ateş edip iki öğrenciyi ayağından yaraladığı 52 .. Üç bin nüfuslu küçücük bir ilçeydi ama yazları yaylaya çıkanlarla.......... zaman zaman da............. çünkü Adliye ve Savcılıktan hiç kimse mahkeme dışına çıkmıyordu....................... karakolda tutan bizlerdik ve her zaman bu olayların muhatabı haline dönüşmüştük. lisede bulunan öğrencilerin taşladığı.... çalışırken. siyasi görüş farkından dolayı yazıları sildirdiğim zannedilmiş ve sol gruplarca hakkımda bir olumsuz hava oluşturulmuştu. özellikle lisedeki öğrenciler arasında kavgalar çıkıyordu............... santral memuru jakı takıp karşı tarafı buluyor sonra bize konuşun diyordu... Mut'ta... Kimi zaman gece yazanlara özel pusular yazılanları kurarak yakalıyor... daha yazılar duvar tamamlanmadan sildiriyordum.. başka il veya şehirle görüşmek hiç de kolay değildi.... iki öğrencinin Vurulmas.... Telsizimiz de yoktu. hatta silinmesi için başında. İlçenin dünya ile irtibatı kışın neredeyse kesiliyordu. yani telefon bağlantısı koptuğu zaman tüm dünya ile bağlantımız kesiliyordu... Telefonumuz. Ben tüm yazılan duvar yazılarını gördüğüm an sildiriyor........ bir ilçede iki hükümet tabibinin olduğu...... duruyordum....... Genellikle yazılarını sol gruplar yazdığından........ Daha sonra Gülnar'dan Mut'a atandım. 1 ... nüfusu 6 bini buluyordu. hayatı yaşadım...... Bölüm: Devlet doktordan değil de Emniyetten kaynaklandığını düşünüyordu...........

.._ .... pek çok olaya da karışan ülkü ocakları başkanını görmüştüm.......... Jandarma ve az sayıdaki polisle yakın çevreyi arayıp bulamayınca............... Tabii ben hesaplayamamıştım......... yerime atanan Başkomiser Emniyete ait bir araç ile ilçeye gönderilmişti ve aynı araç beni alıp götürmek üzere bekliyordu.......... hemen görevden alınmazsam vahim olayların olacağı... hatta benim talimatımla hareket eden ülkücülerin. X parti liler olayı çok abartıp ilçede benimle irtibatlı..... bir iki gün önce egzozu patlamış ve henüz yaptıramadığım resmi oto ile köylere doğru takibe başladım...... hem tamirciliğini hem şoförlüğünü yaptığım. karakolun basılacağı gibi Şikâyetlerini il merkezine merkeze aktarmışlar........ araçtan inmeden onu yanıma çağırdım ve ona kızarak rahat durmadığını...... araçla devriye gezerken...... 1 ...... şahısların gidebileceği ihtimali olan yakın ilçenin köyleri dahil o istikametteki köylerde arama yapmaya başladım. Gece yansına kadar dağ taş arayıp artık ilk acil yakalamayı yapamayacağımı anlayınca gece yarısı ilçeye döndüm....... Yanıma aldığım iki polisle... çıkmaması için gayret ettiğim.___________________.. O günlerde bir sorunu da vardı... Egzozu da imkânsızlıktan değil.............. Yeni atanan Başkomisere durum öyle bir anlatılmış ki sanki ben ilçede durursam kızgın halk karakolu basacak. 53 .... Bu olaydan üç beş gün önce Emniyete ait olan ve hurdaya.............. Bu yüzden hemen alıp götürülmem gerekiyormuş.... gerçi uzaktan da olsa bakılınca ona kızdığım belli oluyordu ama sonradan bu olay aleyhime kullanılmıştı....... Güya ben ilçe merkezinde gördüğüm ocak başkanına olay çıkarmasını söylemişim.._________. şehrin ana caddesinde hiç sevmediğim.. Aslında anlatıldığı gibi bir durum söz konusu değildi ama iktidar değişikliğini kullananlar ilde öyle bir hava yaratmışlardı... O zamanlar telsiz veya cep telefonumuz olmadığından ilçede bu arada olup bitenden haberdar olmamıştım......... sol grup öğrencilere ateş açtığı.... daha doğrusu hiç aklıma gelmemişti..... halkın ayaklanıp karakola yürüdüğü.. bunun üzerine aceleyle tayinim Mersin çıkmıştı.. O zamanlar az sayıda olduğu için hiçbir yere personeli taşımaya resmi araç gönderilmez-ken....... Süratle olay yerine gittim.......... böyle giderse canını yakacağımı söyledim... Bölüm: Devlet haberi geldi... ateş ettikten sonra köye doğru motosiklet ile kaçmışlardı..........

Şikâyet edenlere meydan okurcasına tek başıma ilçe merkezinde gece gündüz her yerde dolaşıyordum....... yanma ziyarete gelen ve kendini solcu ve CHPli tanıtan herkese küfür etmek hariç her şeyi söylüyordu... sözüm ona şikâyet edenler bana kızgınlarmış..... pasif işlere sürüldüm................. Ama sizin sayenizde bu defa da buraya sürüldüm...." şeklinde duruma isyan ediyordu...... size de ilçenize de. Ben de aksine ilçeyi terk etmedim.... Başkomiserin umduğu ile bulduğu farklı idi... arka yüze bakan kısmı ise yatak odası haline getirmişti...... Tayinim merkeze çıkınca artık burada kalmam uygun olmayacağı 54 ........... Ben de bu şekilde odanın yansım evim....... üstelik korktu kaçtı gibi algılanacak bu durum hoşuma gitmiyordu...... Bölüm: Devlet kovalama sırasında hızımı kesip aracın sesini duyup kaçmalarına izin verebileyim......___________________..... ama yeni atanan Başkomiser buna o kadar kızıyordu ki.... ben de iyi bir şubeye tayin olacağım diye bekliyordum..... kiralık belediye dükkanlarının ikinci katında bulunan üç odadan müteşekkil Emniyet Komiserliğinde makam odasının ortasına bir perde germiş._________. beni kırmayarak o gün itibarıyla izinli gösterip sonra da rapor alarak ilçe merkezinde kalmama yardımcı oldu. 1 ......... beni bekleyen araca binmediğim gibi rapor alarak üç ay ilçede kaldım.. ön cepheye bakan yüzü makam........._ .. Adi gibi aslan olan Kaymakam Aslan Yıldırıma durumu anlattım.. hem de daha rahat ve daha pervasızca....... Kızmıştım.. Aslında tayinimin çıkıp il merkezine gitmemin benim için iyi olacağım düşünüyordu ama bu şekilde gitmek konusundaki itirazımı da haklı gördü........ ben hemen alınırsam ancak sakinleşirlermiş... İlk defa sol hükümet kuruldu..... "Bunca yıl solcu olduğum için ücra köşelere... diğer yansını makam odam olarak kullanıyordum...... Fakat soî görüşte olduğu için bu sözlerine ve küfürlerine bir karşılık gelmiyordu........ diye yaptırmamışını........ İlçeden böyle ayrılmak ağınma gidiyordu.. karakolu basacaklarmış........ CHPli olarak bilinen Başkomiseri atamıştı......... şikâyet edenlerin isteğine uygun olarak merkeze solcu.. Mut ilçesine yeni tayin olduğumda benden önceki komiser.......... hani bir şey yapacak olan varsa gelsin dercesine........ Beni merkeze alan yönetim..... olay yaratacakiarmış...

......... şimdiki adıyla Terörle Mücadele takip eder.... Şube.._____....___________________...._ ....... Mersin Merkezdeki Görevlerim M 'de o zamanki adıyla 1.. hangi fraksiyonlara ayrıldığı gibi bilgileri öğrenmeye çalışıyorduk. Ülkede siyasi olaylar güvenliği sarsacak boyuttaydı.. Haliç'te Yaşayan Sımoniar.. özellikle Mersin limanına gelen Rus Şubesinde göreve başladım........... Örgütleri....... İdeolojik yapıları öğrenmek için Aydınlık haricinde ikincil kaynağımız yakaladığımız örgüt mensupları veya sempatizanlarıydı... Onları sorgularken anlattıkları ile mensubu oldukları grup hakkında bilgi alıyorduk.. 55 ............... afiş asma.. Ama yeni dönemde birçok ideolojik örgüt ortaya çıkmış........ gösteriye katıldığı için fişlenen kişileri izlerdi.... kaynak yoktu... haklarında hiçbir şey bilmiyorduk. eskiden siyasi bir olaya......... Üç aydan fazla bir süre burada kalıp artık arkamdan kimsenin bir şey diyemeyeceği kadar bir zaman geçtikten sonra 1980 yılı başında ilişiğimi kestim ve Mersin merkeze gelerek göreve başladım... Devlet bizi 6 yıl meslek okulunda okutmuş....... Mersin gibi illerde ise daha çok duvarlara yazı yazma...... Molotof atma olaylan ve gösteriler gerçekleşiyordu. 1 .. bunca masraf etmiş... O zamana kadar bu şubeler. hangi örgütün nerede çıktığı.................. Şubede görevli ve benden daha eski olan başkomiserlerle Aydınlık dergisinin belli sayılarındaki bilinmeyen sol yayınlarından faydalanarak......... Bölüm: Devlet için ben de bekar polislerin kaldığı otele çıktım. fraksiyonları öğrenmek için Emniyetin bu konuda hazırladığı herhangi bir belge.......... bunca zaman harcamıştı ama asıl gerekli olan bilgilen bize vermemişti............... adı duyulan çeşitli dernek ve dergiler etrafında örgütlenen bu gruplar neyin ne siydi doğru dürüst bilgimiz yoktu....... Ama bunları gerçekleştirenler kimdi.......... gelen yabancıları gemilerindeki Rus yolcuları..............._______....___...... büyük illerde eylemler başlamıştı......... siyasi hareketleri....... biz terörle mücadelenin ekip amiriydik ama mücadele edeceğimiz grupları tanımıyorduk.........._...._________.....

.. solcu. çevresinde kendini kabadayı veya mafya gösteren.. ellerindeki imkânları kullanmasını bilmeleridir........ Bunların gerçekleştirdiği afiş ve pankart asma.. bakın yine ateş etmiş.. yaralama vakalarına bakmaya da pek zamanımız olmuyordu....... Ama aynı telsiz kanalını kullandığımızdan Asayiş Şubelerinin baktığı bu tür olaylar hakkında da genelde bilgi sahibi oluyorduk....... önce elindeki insanı iyi yetiştirmek. bu kısmin yakalanmasını istiyordu........ silahlar ve teknolojiler almak değil. bulun onu yoksa sizin hakkınızda işlem yaparım............. Şube veya Siyasi Şube denen Terörle Mücadele biriminde çalışıyorken Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Mersin'de de o zamanlar siyasi olaylar çoktu.. bazı insanları korkutan. İdeolojik eylem ve olaylarda yer alan yüzlerce sağcı.. korsan gösteri gibi yüzlerce olay patlak veriyordu. sebebi hep başka yerlerde aramışlardı.. Bölüm: Devlet Devletleri etkin ve güçlü kılan unsur...980 yılında Mersin'de görev yaptığım dönemde yaşadığım bir olay.. dernek ve illegal örgüt vardı... Bu olaylara koşturmaktan diğer adli olay dediğimiz........ yeni kaynaklar yaratmak. O yıllardaki adıyla 1...... yeni malzemeler......... sonra güçlü bir sistem kurmak ve kurumsal bir yapı içinde tüm birimlerini koordineti olarak yönetmekti.... haziran ya da temmuz ayıydı............ tehdit eden ve yaralayan bir kişi........ O yıllarda hatırlıyorum. Bunu anlamayan bizim gibi ülkeler...... Bir akşam göreve çıkmak üzereydik.... Ülkeler için asıl önemli olan. gasp.. zaten aranıyor. yaralama.._ . 1 .........._________......... bombalama...... en büyük silahın bilgi olduğunu anlayıp insanını bilgilendirmek. bu ülkedeki mafyanın gücü ve yargı sisteminin nasıl çalıştığı konusunda zihnimde çok derin izler bıraktı.... "Bu şahıs geçen gün de birine ateş etti............ Bu telsiz konuşmalarından sanırım bir ay kadar sonra.. hırsızlık......." diyordu....... kaynaklarım kullanamamalarıdır........... ateş etme.. Mafyanın Gücü 1...___________________.......... Etkisiz yapan ise ellerindeki imkân ve kabiliyetleri bilmemeleri. Bunun üzerine Emniyet Müdürü İbrahim Ulus asayiş görevlilerine telsizde kızgın kızgın anons geçiyor.... yine o zaman ilin ileri gelenlerinden birinin evine veya işyerine korkutmak için ateş etmiş. Güneşin 56 .

mahalleye girip çıkıyormuş. şahsın üst aramasını yaptık... ürkmüş... Orada duyduğum kadarıyla.. benim ve şoförümüz Hasanin samimi olduğu bir hemşenmizdı.. İşte tam o esnada 16-17 yaşlarında bir çocuk koşarak karakola geldi... İki öğrenciyi ayaklarından vurmuş.. mahallemizdeki kadın bizim namusumuzdur diyerek adamın yolunu kesmişler....... Şahsın ve öğrencilerin verdikleri ifadelerden olayın genel hatlarının bu yönde olduğunu öğrenmiş oldum................... Adam zaten korkmuş...... göreve çıkma zamanımız da gelmişti... beş dakika karakolun girişinde konuşuyorduk.._ .. elinde kocaman 161ı Beretta dediğimiz bir tabanca olan...... bu kişinin kadının evine girmesini ve uzun süre evde kalmasını kendi onurlarına yediremiyorlarmış. 1 .... Bu üç lise öğrencisi........ Karakola getirdiğimizde... şahsı teslim aldık.... Silahlarımızı çektik....... Eskiden asayiş şubede çalışan şoförümüz Hasan ve Karakol Amiri şahsı tanıdılar.... gözleri fal taşı gibi açılmıştı ve panik içerisindeydi........ üçüncüsü de oradan kurtularak gelip bize haber vermiş. Bu lise öğrencileri ile adam kavgaya başlamış.. kabadayı silahını çıkarıp öğrencilere ateş etmeye başlamış.... giriş katında Cumhuriyet Karakolunun bulunduğu binanın önünde konuşuyorduk..._________..... karakolun karşısında yüz metrelik mesafede incir ağaçlarının arasında saklanmış..... Boynunda kolyeleri.. Tutanağımızı tuttuktan sonra... yetisin." diye bağırıyordu................ Benden üst rütbedeydi. biri arkadaşlarımı öldürdü.......... Bunun üzerine çocuğun gösterdiği yere doğru koştuk... olay şu şekilde gelişmişti: Bu adamın o mahallede dul bir kadınla ilişkisi varmış• Ara sıra kadının evine geliyor... karakoldan ayrıldık.....___________________. korku ve panikle "Arkadaşlarımı vurdular.. kolunda altın künyesi ve yanında tabancası vardı.......... daha sonra göreve çıkacaktık.................. Bölüm: Devlet batmasına az bir zaman vardı..... bu kişinin bir ay kadar önce etrafa ateş ederek insanları korkutan ve kendini mafya gibi gösteren kişi olduğunu öğrendim.. Çocuklar adamı dövmeye girişince.. Ekibimle birlikte üst katları lojman olan. Karakol amiri Baş-komiser Hüseyin Bey.... 57 ... O gün adam yine kadının evine geldiğinde. Onun yanına uğramış........ zebellah gibi esmer bir adam gördüm.... Yolu geçtik..

...... Bir odada başkatip ile bir iki katip birlikte oturuyorlardı. .... Oturdum.............. kilo vermişti... "O olay değil... Sonra başka bir olaydan daha yakalanıp çıktım.... Gerçekten çok değişmiş. Bunun üzerine..._________... Ben içeri girerken hazır ola geçerek bana saygı....... bir yandan da yüzünde sanki beni niye tanımadınız der gibi bir ifade vardı........ O beni kurtardı..___________________. sen beni galiba tanıyamadın?" dedi. "Nasıl olur. katiple konuşmaya başladık. çok değişmişsin.... Her olaydan sonra mahkemeye çağrılıp........_ . Köşede oturan kişi........ Bu olayla ilgili olarak da ben yine çağrılırım diye bekliyordum.. belki de on ay geçmişti. Biraz sonra dayanamadı...... nasıl namuslu hareket etti?" diye sordum. boynumda altın kolye ve bileğimde altın künye olduğunu belirten tutanak ve ikincisi de yaralı öğrencilerden namuslu bir tanesinin verdiği düzgün ifade... beni iki şey kurtardı.." dedi... tuttuğumuz her tutanaktan ve yaptığımız her işlemden dolayı mahkemeler daha sonra bizi çağırıp... O bana ifademin ne olduğunu sordu.. Bölüm: Devlet Genellikle her olayda. "Abi yeni çıktım... "Abi... yaralılardan bir tanesi 58 vicdan azabı çektiğini..." dedim. o zamanki adıyla Zabıt Mümzisi. İki kişiyi silahla yaralamaktan veya belki öldürmeye teşebbüsten... "Nasıl oldu....... tedirgin hareketlerle bana bakıyor...... Bana o akşam silahla yakaladığımız kişi olduğunu söyledi.... yani evrak tanzim eden kişi olarak tanık sıfatıyla ifademizi alırdı ve bu formalitelerden bıkmıştık." dedi.. nasıl çıktın bu kadar kısa zamanda?" diye sordum......... o olaydan daha önce çıkmıştım........... Yanılmıyorsam bu olayın üzerinden yedi-sekiz. hürmet işaretleri gösterdi.... yani ağır bir suçtan yargılandığı dava devam ederken................. Ben yakaladığımız olayı anlatmaya kalkınca.. Ama çağrılmadım.. Bir gün başka bir konuda talimatla ifademin alınması icap ediyordu. Ben de evet tanıyamadım dedim.... "Nasıl düzgün ifade verdi......... ifade vermekten kendi işimizden geri kalıyorduk.... biri sizin tuttuğunuz... Aklımın bir tarafında bu olaydan dolayı çağrılacağım düşüncesi vardı...." dedim..... Adam iki vukuattan da önce tutuklanıp sonra çıkmıştı.. biraz sonra yazacaktı.. "Ayrıca nasıl böyle çabuk çıktın..... 1 . göz göze geldiğimizde saygı ve hürmet ifadeleriyle başım öne eğiyordu.. "Abi.." dedi...... İfade vermek üzere mahkemenin başkatibine gittim. Köşede oturan bir kişi vardı.

... Öğrencilerin o tabancayı bulmasına imkân yok... Gerçeğin ne olduğu sorulduğunda şöyle anlatmış: "Bu kişinin boynundaki kolyesi ve bileğindeki altın künyesini görünce biz üç arkadaş gittik birlikte silah bulduk................. o mafya babasından başka kimse bulamazdı.. asıl önemli olan organize bir biçimde avukatıyla.. Silahı elimizden aldı ve boğuşurken silah patladı ve biz yaralandık.. Bunu duyunca kanım dondu..." Bu ifade üzerine şahıs beraat etmiş... Ağır cezada onu savunan avukat da biliyordu........ gerçek olma ihtimali bulunmayan bir beyan üzerine adam serbest bırakılmıştı.. Olayı itiraf eden öğrenci ise biraz daha hafif bir cezaya mahkum olmuş...... Bu korkunç bir olaydı......... Halbuki hukukta bir tabir vardı.... babaydı........ hâkimiyle hepsinin birlikte bu suçu işlemesiydı..... Hepsi... mahkemesiyle....... hayatlarının karartılması da değil. ilgilenen herkes biliyordu................... Ben doğruyu itiraf ediyorum.. Öğrencileri silahla vurmuştu. Bu silah çok az sayıda insanda vardı.. Ama mafyaydı. bu şahsı soymak için yolda tabancamızı çektik. Davada rol alan... mafyavari yöntemlerle işini ayarlaması değil.. gündüz vakti mahallenin orta yerinde bu adamı soymaya kalkacaklar..... sanığıyla. öğrenciler nereden bulacak? Dahası akşama birkaç saat varken... Bölüm: Devlet dayanamadığını ve gerçeği anlatmak istediğini söylemiş... Geldik.. Tüm bunlar unutulmuş....... 1 .. 1980 yılında 161ı Barettayı.___________________... O tarihte...... vicdanlarda derin yaralar açması gereken bu işi kabul etmiş ve bu olayı kabullenmişti... en aykırı şeyi de savunsa....... Bunu yapacak öğrencilerin daha önceden en az beşon tane soygunlarının olması gerekirdi. olay her şeyiyle belliydi..... bu iki öğrencinin haksız yere zulüm görerek mahkum olması........ Bu olayın gerçeğini bu kararı veren hâkimlerin hepsi de biliyordu..... bu 59 ..... mahkemenin •anlatılanlar hayatın olağan akışına aykırıdır..... Ama bu şahıs daha yiğit davrandı. Suçlu olduğu çok aşikardı... Burada önemli olan sadece bu kişinin beraat etmesi........_________...... İki öğrenci ise mahkum olmuşlar....._ .. Ama tüm bunlara ve diğer iki öğrencinin aksi ifadelerine rağmen bu öğrencinin ifadesi üzerine bu şahıs beraat etmişti. Daha önce başka olayları vardı............

....... Düşünün ki duruşma devam ederken... her şeyi ters yüz edebildiklerini gösteren örnek acı bir olaydı......._________. böyle karar veren vicdan başka olaylarda da aynen bunun gibi hastalıklı karar verecekti.. belki de daha fazla.. Bu insan tipinin ülkede çoğaldığını zaman içerisinde gördük...... her delilin bulunduğu suçüstü halinde bile şeytani fikirleriyle bütün gerçeği ters yüz edebiliyorlardı ve bunu yapanlar arasında adalet sisteminde en yüce konumda bulunan ağır ceza mahkemesi ve hakkın savunucusu avukatlar yer alıyordu. saygın kişiler olarak göstermeye çalışacaklardı.... 60 . nasıl böyle şeytanlaş-tığını..._ ...... Bu kadar oyunu........... polisi... bir taşla üç masumu vuran oyunu şeytan planlayamazdı... haksızlık yapan......... İşte Türkiye deki adalet sisteminin çalışma biçimi.. Mafyacı yüzde yüz suçlu olduğu halde hem beraat etmiş. aynı tipin hukukçusu.............. Onların böyle bir olaya katılmamaları gerekirdi... Bu fakir ailenin çocuğu bu ifadeyi veriyor. Sonra avukatlar tarafından nasıl kurtuluruz diye formül aranıyor... 1 .. Bu olay üstünden sanırım 28 yıl geçti....... alan insanlar başka meselelerde benzer davranacaklar.. Bence daha önemlisi de bu olayda böyle davranan insan........... para için insan satan ama bunu kimseye söyletmeyen kişiler olacaklardı........... kendini soymaya kalkan silahlı kişileri bertaraf eden yiğit bir adama dönüşmüştü..___________________. Türkiye'deki hukuk savunucularmın durumu. İnsanların nasıl böyle kötüleştiğini................ hatta bu olayda bilerek rol..... başka hiç kurtuluşu yok...... Türkiye'deki mafyanın gücü ve kabiliyetinin nerelere vardığının en güzel örneklerinden bir tanesiydi ve mutlaka bunun daha binlerce örneği vardı..... ama hâlâ üzülerek hatırlarım. yanlış şeyler yapacaklardı.... Demek ki insanlar her şeyin alenen belli olduğu........ hem de iki çocuktan dayak yediği için silaha davranan bir korkaktan. Gerçeğinde ise vicdansız.... asken. Dış dünyada ise her zaman kendilerini yüce değerleri savunan.... öğrencilerden bir tanesinin fakir ailesine para veriliyor... mafya babasına ceza verilmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Bölüm: Devlet olamaz' diyerek bu karan vermemesi gerekirdi....... Ama mahkeme bu kararı vermişti......... böyle bir şeytani akıl bulunuyor.. inanamadım.......... Bu......

.......... Benim 61 ........... kenara çekildiği...... bu kişiliklerden nasıl kurtulacaktık............................ Bu insanların adalet sistemi içerisindeki gücü hiç yabana atılır gibi değildi....." Bir anda.... En ciddi desteği bana o verirdi. yalnız kaldığım zamanlarda tek desteğim Namık Astsubay'dı. Laf açıldı ve Sivas'a tayini çıkan arkadaşım Namık Astsubay hakkında şöyle dedi: "Yeni tahkikatla onun ela def terini dürdüm.___________________... Bir gün Emniyet................._ .... IVIaf yayla Kurtarılması Mersin'de görev yaparken çalıştığım 1.. Şubenin görevi gereği... bugün tutuklaması çıktı...... o zamana kadar göremediğimiz............... işimiz terör ve ideolojik olaylardı...Astsubayın........... bu kişilikte idi. bu tipte. ................ Terörün ve olayların artmasıyla birlikte herkesin kaçtığı dönemlerde........... Terör olayları lınca boş kalan zamanda yaptığımız tahkikatlarla......... On-on beş askeriyle gelirdi. Onun böyle bir olaya muhatap olması çok ağrıma gitmişti.. Onunla iyi bir diyalogumuz vardı..... Namık Astsubay sıkıyönetim öncesi bütün olaylarda yanımda olan..._________... bana destek veren en yiğit Jandarma Astsubayı idi... Bu olaylar üzerine yeni gelen bir Alay Komutanı göreve başlamıştı.. Sıkıyönetimin ikinci yılı dolmuştu........ buna karşı çıktığımı söyledim.. Bir sabah şubeye geldiğimde öğrendim ki Mersin'den başka bir ile ataması çıkan Alay Komutamrun evi sıkıyönetim görevlilerince aranıyordu... Bayan polis memurları..... yeraltında kalan çok önemli yolsuzluk olaylarının olduğunu da fark ettik........ bir grup asker evi aramıştı.... cenaze merasimlerinde büyük olayların çıkma ihtimaline karşı...... hepsi kendi sahasında benzer davranışlar sergiliyordu..._... "Ama nasıl yapabilirsiniz?" dedim. 1 . _ ..... Bunun yanlış olduğunu...................... herkesin kaybolduğu......... Bölüm: Devlet mühendisi................... Haliç'te Yaşayan Simonlar. Alay Komutanı ve yardımcısı daha önceki büyük rüşvet ve kaçakçılık olayından dolayı sıkıyönetim kuvvetleri tarafından gözaltına alınmıştı. Namık .......... evrakını gönderdim.......................... Müdürü nün tertiplediği bir yemekte tesadüfen Alay Komutanı ile karsı karşıya oturuyorduk...... Aslında sorun.........

...... Neyse ikinci gün sabah erkenden Namık geldi....... alkole merakı olan... Avukatlar gıyabi tutuklama kararı çıktığı için mahkemeye çıkması gerektiğini......" diyordu. bu hâkim üzerinde kimin etkisi olur. mahkemede ya tutuklanacağını ya da serbest bırakılacağını söylediler. koruyun....... Onca görev yapmış birinin içeri alınması hoş olmazdı...... tabii hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılmış. kendi çapında kabadayı..... "İvedi gelmen lazım.......... Namık'ın durumunu bilen Şube Müdürümüz ve diğer arkadaşlarımızla birlikte Namık'a bir çözüm aramaya başladık ve tanıdık avukatlar bulduk....... Namık ise biraz ters açıdan.... Bu kişi. Çare aramaya başladık......._________.. "Ben mahkemeye gelmeden tutukluluğu kaldırmam... mafya olarak bilinen bir adam..itirazım üzerine........ oradan tutuklu olarak Mersin'e getirilecek. ne olur ne olmaz..___________________... eğlenceye........ tüm görüşmelere rağmen hâkim isteğimizi kabul etmiyordu.... Bir başka ihtimal de hiç mahkemeye çıkmadan karara itiraz etmekti...... Ama tüm ısrarımıza.. İki üç gün uğraştık. Hemen yemekten çıktım ve Sivas'ta............_ . Namık Astsubay cezaevine girmeden bir çare bulmamız gerekiyordu.............. çok zor durumda kalacaktı. görev yapan Namık Astsubayı aradım. kim ne yapabilir diye düşündük.. O zaman dediler ki bu hâkim üzerinde sözü geçebilecek bir kişi var. haber vermesem Sivas'ta tutuklanacak..... Mersin'in batı kısmında daha çok otel ve restoranların olduğu semtte etkin biri..... milliyetçi olarak tanınıyordu........ Hâkim...... "Ben böyle bir olduğunu bilmiyordum...." diyerek durumu anlattım.... Bu şekilde kararın kaldırılması mümkündü ama kaldırılmama ihtimali de vardı. dünya görüşü olarak solcu bilinen biriydi......... Bundan emin olmak için avukatlar ve Emniyetteki tanıdıklar vasıtasıyla davaya bakacak olan hakimle görüşmeye başladık. O semtte bir otel var.............. Oturduk. hatta bu adamı içeri alacağım. böyle ise hemen arkadaşınızın haberi olsun. Bizim 62 ." dedi..... Yemek yemek ve eğlence için birtakım sanatçıların gelip gittiği lüks bir yer.......... 1 ... kimin sözü geçer. Bölüm: Devlet oradaki görevlerim nedeniyle durumu bilen Albay Cengiz Katun -ki o da vatan millet duyguları gelişkin biriydi.. bütün ısrarlarımıza rağmen hâkim ikna olmuyordu.

. bu işi halledebilir mi diye sorduk...... çok kolay ağabeyler.. Şube Müdürümüz Ömer Ağabey şahsı arayıp kendisiyle görüşmek istediğimizi söyledi..." diyerek aşırı bir saygı gösterisinde bulundu..... çekingen ve abartılı saygılı hali.. sıkıyönetimde oları etkimizi....... mafya ne yapar.. Biz 1... Biz adamdan medet umarken............. hemen hallederim..... ama diğer yandan da adamın mahcup haline baktığımızda bu işin altından kalkacak gibi durmuyordu...___________________....... Bu adamı mutlaka bulmamız gerekiyordu. hırsızlık gibi tüm suçlara bakan araştırma biriminde uzun süre çalışmış ve son zamanda bizim şubeye atanmış... polisimizden bile çekinip ayağa kalkıyor. bütün mafya babası bilinen tipler genellikle biraz sağcı milliyetçi bilindiklerinden terör polisine aşırı saygı duyuyorlardı...... Ama adam içeri girince... Onlar da bizim gücümüzü. "Aman nasıl olur ağabeylerim.... adamın bu mahcup.. böyle biri bu işi nasıl başaracak şeklinde düşünmemize neden oldu.. gasp.. Şube polisi olarak hep terör işlerine baktığımız. o zaman kadar asayiş olaylarına hiç bakmadığımızdan kim mafya... kim baba.. 1 ......._________......... Polis Hasan... hatta.... operasyon ekiplerimizin kabiliyetini bildiklerinden hiç karşımıza çıkmıyorlar..... siz bana araba göndermişsiniz... bu adam ne yapabilir..... Bir yandan merak etmememiz için bize çok güvence veriyordu... Mersin çapında etkili olan bu mafya babasının telefonunu buldu......... Bu işi siz merak etmeyin.. bizi bir kenara bırak....." dedi._ ............. Adam... Bölüm: Devlet hâkim de sürekli buraya gidiyor.......... size zahmet oldu.. otelciye karşı çok mahcup ve bağımlı. Sonra adama durumu anlattık...... gücü nedir. Kabadayıyı bulursanız bu iş hallolur dediler.... Şube Müdürümüzün aracı ile şahsı alıp getirdi. Adam kabul etti.... şoförlüğümüzü yapan polis Hasan bu kişileri tanıyordu........ büyük bir mahcubiyet içinde. Fakat ertesi gün adam iş 63 . lafını bile etmeyin. Otelci üzerinde en büyük etkiye sahip olan da bu kabadayı.... bekçimizden..... hiçbir şeyin bizi etkilemeyeceğini..... bilmiyoruz.... "Eğer iş buysa. Geçmişte Asayiş Şubenin en aktif birimi olarak bilmen ve şimdiki cinayet...... siz emretseydiniz ben hemen gelirdim.......

......._ . sonra yolun ilerde polis tarafından kesileceğini tahmin edip Toros Dağları istikametindeki köy yollarına saptı.... amacımız ona biraz şehri tanıtmak ve bilgi vermekti.. biz de hiç hazırlık yapmadan hemen takibe katılmak üzere hızla hareket ettik..... 1 ..... Yani devletin görevlilerinin. Soyguncular orta boy ağaçlar ve kayalıklardan oluşan makilik........ bu kadar basit değildir ama benim açımdan bu. Belki bunun çok fazla örnekleri ve başka çok fazla teferruatları da vardır..... şube müdürlerinin ısrarını dinlemeyen hâkim maalesef o kabadayının ısrarını............... avukatlarının...... Mersin Terörle Mücadelede.......... sorgu operasyon bürosu amiri olarak çalışıyordum.. ormanlık alana doğru kaçmaya başladılar. muhtemelen Temmuz ayı başında sabah saat 10 civarıydı........... PKK'hların Banka Soygunu 1980 yılı yazında.. planı 64 .. otelde temini basit şeyler uğruna tutuklamayı kaldırmıştı........ Daha şubeden yeni ayrılmıştık ki telsizden Karaduvar Mahallesi'nde bir bankanın soyulduğu haberi geldi... Bir süre ilerledikten sonra aracın gidemeyeceği yollara gelince soyguncular aracı terk ederek dağlara doğru yaya kaçmaya başladılar......___________________..İTİ II € bütün Mersin'de bulunan ekipler o istikamete doğru yöneldiler............. Ankara ve İzmir gibi büyük illerdeki durumu tahmin etmek güç değil.............. Polis Akademisini o yıl yeni bitirip Mersin'e benim şubeye atanan komiser yardımcısı Adem'i de yanımıza almış araçla şehri geziyorduk.............. Soyguncuların kullandığı araç önce Tarsus İlçesi yoluna çıktı. o zamanki adıyla 1.... Orada bulunan polisler karakoldaki külüstür bir araçla kaçan soyguncuları takibe başlamıştı.. Şubede...._________........ Mafyanın ve yandaşlarının etkisi küçük bir Anadolu ilinde böyle ise İstanbul............... Anons Lİ z!vC_ ...... genelde bu sistem ve bu sistem içerisindeki insanların düşünce yapısı ve davranışlarının görülmesi açısından ibretlik bir olay olduğu için çok önemliydi..... Arkadan gelen.. otelcinin isteğini kabul etmiş. Bölüm: Devlet halloldu dedi.......... sonra avukatlar müracaat etti ve Namık Astsubay'm tutuklaması kalktı......

..... bölünen ve birleşen siyasi gruplar vs.... karşısına da ben oturdum............ hakkında son bilgileri almıştım.. hangi örgütün adına soygun yaptınız?" oldu... adamın yalan söylediğini düşünerek doğruyu söyletmek için ona saldırmaya başladılar...... ama bunu bir örgüt adına yaptığını söyleyip hangi örgüt/hareket olduğunu sorunca.._ .......___________________. polisler arkada gelişigüzel bir arama ve kovalamaca başladı....... Adam önce konuşmak istemez gibi hareket etti.. Ben şahsa sorular sormaya başladım.. "Durun........." dedim.... yakalanan kişiyi sorgulamak üzere Mersin Emniyet Müdürlüğüne getirdik.......... dağlara tırmanmış..... 1 . diğerleri uzun aramalara rağmen bulunamadı......._________............ Soyguncular önde. O zaman Adana'da bulunan Sıkıyönetim Komutanlığından helikopter istenmişti... Soyguncuların araçta 4 kişi olduğu tahmin ediliyordu. olağanın aksine hepsi birden şubeye çıkmışlardı. ama bu arada olayla ilgilenmiş......... amirleri olmak üzere...... Daha doğrusu kendi tabiri ile PEKEKE. Bu kursta yeni örgütler. Başta Emniyet Müdürü ve diğer Şube Müdürleri... koşturmuş ne kadar polis varsa hepsi bu emeklerinin karşılığı olarak evlerine gitmemiş... onlar da yardıma çağrılmıştı. bir-iki saat sonra helikopter geldi. Bu arada kaçamayıp arkada kalan banka soygurıcularından bir tanesi silahı ile birlikte yakalandı...... Jandarma da haberdar edilmiş....... "Hangi siyasi hareketin mensubusun... Bölüm: Devlet polis programı olmayan ve sadece telsiz anonslarını duyan ekiplerinin hepsi de peşlerinden aynı istikamette köy yoluna girdiler. hatta kovalamaya katılan trafikçilerin tamamına yakını etrafımızı kalabalık bir halka şeklinde sarmışlardı.. Onlar için PEKEKE hiçbir anlam ifade etmiyordu........ Adamı sorgulayacağım............... Birkaç saat süren bu harekâtın sonunda soyguncular arazide kayboldular.. Tabii bu örgüt ismini o güne kadar hiç duymamış olan orada bulunan herkes. İlk soru.. PKK dedi........... Orada anlatılanlardan bu örgütün yeni kurulduğunu. O zamanki Mağazalar Karakolunun üstündeki Terör Şubesi koridoruna getirdik....... aramaya katılmış.. o 65 .. Şahsı bir sandalyeye oturttum...... Bu olaydan kısa bir süre önce Ankara'ya sorgulama kursu için çağrılmıştık........... Helikopterle aynı arazide tarama ve uzaktan gözetleme faaliyetleri yapıldı ama şahısları bulmak çok zordu.....

. Yakaladığımız kişiden bazı bilgiler alsak da dikkatimi çeken şuydu: Hepimiz devletin güvenlik kuvvetleriydik..... Orası o dönemler bir ekibin kolayca gireceği bir yer değildi............. örgütün ne olduğunu biliyor.. bence hâlâ da böyledir..... Örgütün adı ilk defa duyduğumuz bir kelime gibiydi.......... Bölüm: Devlet zamana kadar Apocular veya Ulusal Kurtuluş Ordusu (UKO) diye bilinen örgütün ad değiştirerek PKK. amaç ve idealler doğrultusunda banka soyabiliyordu..... şahıs anlatmaya başladı... Bunların niçin banka soyduğunu anlayamiyord............ Karşı tarafı tanımıyorduk... Girilmesi zor olan ve o zamanki tabirle kurtarılmış bölgelerdi...... 1 . ilkokulu bile bitirmemiş olan karşımızdaki kişi bu... Bu duruma yıllarca hep şahit oldum..... ama örgüt 1977'de kurulmuş ve 1980 yılında soygun olmuştu..___________________. fakat okuryazarlığı zayıf. Arada 3 yıllık bir zaman vardı. öğrenmiyorduk ve Öğrenme isteğimiz de yoktu.............. daha sonra operasyona gittiysek de diğer kişileri yakalamak kolay olmadı..... Acilciler Operasyonu 66 ........._________......... bilmemiz gereken birçok şeyi bilmiyorduk ama o kişi çok az okuryazar olmasına rağmen ideolojik bir örgütün amacını biliyordu ve örgüte para bulma uğruna bir banka soyacak kadar bu ideolojiye inanmış..... Ama böyle bir örgütün adım bilmiyorduk.... bu ideolojinin içinde ve bilincindeydi............ Aslında belki de en büyük çelişki veya güvenlik kuvvetlerinin bütün bu olaylarda başarılı olamamasının en büyük sebeplerinden biri de bence buydu... Örgütün amaç ve ideallerini kavrayarak bu. en azından onlara karşı operasyon yapma imkânlarımız oldu...... Bu o zaman kadar Mersin'de çok duyulan bir örgüt değildi... yani Kürdistan İşçi Partisi adını aldığını öğrenmiştim... çoğumuz devletle ilgili her konuda bilgi sahibi olduğumuzu zannediyorduk.... bu konuda çok da büyük ilerleme kaydedilmedi......... Biz.. büyük bir kısmımız yüksekokul veya lise mezunuyduk... Daha sonra uzun sorgulamalar sonunda şahsın ifadelerinden diğer sanıklara ulaşmak.uk....................... Gerçi soyguna katılan şahısların büyük bir kısmı Adananın meşhur Dağaloğlu Mahallesinden gelmişti......._ ..... Arada büyük bir orantısızlık ve büyük bir farklılık vardı.......

.. Bu şubenin iki kısmı vardı._ . hâkim kapıya gelince de makineli tüfekle ateş etmişlerdi. Bir gün ilginç bir olay oldu................ 1 ._________.. Neden öldürmüşlerdi? Kendimce olayı tam manasıyla kavramış değildim.. Bu yıllarda Mersin merkezde siyasi olaylar meydana geliyordu..................... Bu getirme götürme işlerine ben de birkaç defa katıldım.......... ayrıca örgüt bayrağı bırakılmıştı................ Bir gün karakola gelirken ağır ceza reisinin saldırıya uğrayıp vurulduğu söylendi. Bölüm: Devlet 1980 yılı......___________________. dikkat edin. Mersin merkezde Asayiş Şubesinin hırsızlık masasına atanmıştım.. Ben olay yerine gitmemiştim ama giden ekiplerin verdiği bilgilere göre olay yerinde bir şarjör düşürülmüş..... Örgütlere girmiş genç insanlar ideolojik amaçları için siyasi eylem yapıyordu.........." diyerek iyice yaklaştı. biri kız olmak üzere üç kişi gelmişler. Bununla birlikte Türkiye'de yaşayan bir bir ağır ceza reisini.. diğeri ise hırsızlık ve dolandırıcılığa bakan ikinci kısımdı.... bakın ben değilim.. Hâkimin yaralı eşi kızcağızı uzaktan görünce......... "Ne olursunuz teyzeciğim. Kız panikledi......" dedi..... hâkim olay yerinde ölmüş...... eşi kapıyı açınca hâkimi sormuşlar.il isimli genç ve güzel bir kızı teşhis için götürmüştük...... "Evet kesinlikle bu........ bir daha bakın lütfen...... O zaman bu olayla ilgili çizilen eşkale benzeyen kişiler yakalanıp teşhis için hâkimin yaralı olan eşine getiriliyordu........ eşi yaşlı kadıncağız ise ağır yaralanmıştı. önce bu kısımda göreve başlamıştım ama o zamanki kadrodaki görevli sayısının azlığı nedeniyle ciddi olan bütün olaylara bakıp koşturulabiliyordum....... ama o kadar çok benziyorsun ki sen zannettim....... 701i yılların örgüt mensuplarından biri olan Pınar Erdem... Olay şöyle gelişmiş: Kapı çalınmış... Yaralı kadın yakından daha dikkatli baktığında. fail hakkında bana bir fikir vermişti....... bu olaya anlam veremiyordum. Beni ikinci kısma almışlardı.. muhtemelen de kış aylarıydı... tanıdım onu" dedi.. Fakat bu olay.. ortada hiçbir sebep yokken öldürebilmesi-ni aklım almıyordu... ama ben devletin görevlisi olarak bu eylemlerin 67 . Kimi zaman eski olaylara karışmış bazı insanların da teşhisi gerekiyordu.... "Evet sen değilsin......... biri cinayet ve gasp gibi ağır suçlara bakan bi rinci kısım....

.... ile uğraşırken............... Şubeye almışlardı.. rist.... Bolum: Devlet........... Biri ilçe halkından olan diğer iki kişi Göksu Irmağı'na yakın bir bağ evinde kalmaya başlamışlar... Mesaim herkese göre iki kat fazla idi... tekrar uyanınca çalışmaya devam ediyordum... vatan haini.... O zamanki cinayet masasının amiri rahmetli Natık Karadeniz ve ekibi bizden önce olay yerine varmıştı..._________.. dürbünlü silah gibi malzemeleri toplayarak bir jiple yola çıkmıştık.___________________........... Ayrıca birçok kişi mesainin büyük bölümünde basit devriye.... çatışma ve kovalamacalar çalışıyordum.... çelik yelek... İlçe dışına gitmeleri istenen iki üye şüphe üzerine ilçe polisi tarafından yakalanmış ve soyulan banka görevlileri tarafında teşhis edilmişti...... Bu olay meydana geldikten bir müddet sonra ataklığım dolayısıyla beni 1..... Biz biraz daha donanımlıydık............. 1997 yılında İstihbarat Daire Başkanlığındaki görevimden alınmamı talep eden dilekçeyi verip görevden alınıncaya kadar geçen tam 17 yıl boyunca sürdü..... 1 ....... Benim gibi tüm meslektaşlarım da aynı seviyedeydi..... ben en yoğun sorgular... terö1.. yani sıradan görevlilere göre 3-4 kat daha yoğun ...... operasyonlar.......... Bölüm: Devlet niye yapıldığım anlayacak zaviyede bile değildim...... 68 ile örgüt dokümanlarını inceleyerek mesaimi geçiriyordum.... bekleme tedbirleri vs... İşte o zamanki adı ile birinci... bazıları ise 12 saat çalışıyordu ama ben sabah uyanır uyanmaz göreve başlıyor.. uykum gelince yatıyor...... bunlar anarşist.. Bu görev..... koruma... soygundan sonra iki mensubundan silahlarını bırakıp sıradan yolcular gibi gitmelerini istemiş...... şimdiki adıyla Terörle Mücadele Şubesinde göreve başlamış oldum. Silifke'ye doğru gitmeye başladılar... Bankayı soyan dört kişilik THKP-C Acilciler grubu üyeleri....... kavrayainiyorduk.............._ . Bir gün günlük çalışmalara devam ederken Silifke'de bir banka soygunu haberi geldi ve bütün polis ekipleri ara binerek ellerindeki tüm imkânlarla olay yerine... Bu hizmette çok çalışanlar günde 8 saat... satılmış ve kandırılmışlar gibi beylik sözlerden ilerisini bilmiyor........

...... Bu arada hâkimi öldüren en önemli sanıklardan ikisinin........ suyu geçmeye kalkarken faillerden hücrenin lideri olan Recep boğulmuştu................ ............. Çatışma ile birlikte kaçan kişiler ırmağa doğru gitmişler ve Göksu Irmağı'nı geçerek arazide kaybolmaya çalışmışlardı.. Bunun üzerine kaç kişi olduklarını... Bu şahsın tespit edilmesiyle birlikte hızla araştırmaya başladık ve o gün bu kişilerin bir düğüne gitmek üzere Ankara'ya gittikleri bilgisini aldık....„......... Göksu bahar aylarında sert akardı. Mersin'in yerlisi olan kadın militanla Hataylı bir erkek militan olduğunu öğrendik.............. bu olayın o zamanki adıyla Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi Acilciler örgütü tarafından yapıldığı anlaşıldı...... Yanılmıyorsam bir askerin............... Şahıslan sorguladık.......... Örgüt mensuplarının isim ve kimlikleri belirlenmeye başlandı......___________________... İlk yakalanan failler mahkemeye gönderildikten sonra devam eden araştırmalar sonucunda örgütle ilgili önemli bilgiler elde edilmeye başlandı............. bunun üzerine ekip panikleyince diğer sanıklar kaçmaya başlamışlardı.. Eve varılıp çatışma başladığında yakalanan soyguncu ile cinayet masası amiri başkomiser Natık Karadeniz vurulmuş... hem de general rütbesindeki bir kişinin düğünü için bu iki terörist kız ve oğlanın Ankara'ya gittiğini 69 .... silahlarının ne olduğunu............................._ ... Şahsın verdiği bilgiler üzerine Hatay'dan bazı isimler getirildi... 1 .... cesedi bulundu. Sağ yakalanan kişi getirilip sorgulanmaya başlandı... birinin cesedi bulunmuş ve diğeri kaçmıştı........ daha doğrusu ideolojik örgütleri hiç bilmeyen cinayet masası aceleyle söz konusu eve doğru soygunculardan biriyle birlikte yola çıkmıştı..... Haliç'te Yaşayan Sımoniar. Bu olayın il merkezinde duyulması üzerine bizler her şeyi alarak yola çıkmıştık....... biri çatışma anında polislerin veya arkadaşlarının ateşi ile vurulmuş._____. ___.. her tarafa bakıyorduk.... ....... Olay yerine varınca hepimiz birden bütün araziyi aramaya başladık.......... Böylece iki fail sağ yakalanmış.... bir süre önce evlenen.._________.... Bölüm: Devlet Hemen akabinde bu kişiler ilçeye gelen cinayet masası görevlileri tarafında sorgulandıklarında diğer iki arkadaşlarının kaldıkları evi gösterebileceklerini söylemişlerdi.....................

..... dayım dediği Sadi Sevük Paşa isimli yakın bir akrabası vardı....... daha önce soyulup da faili belli olmayan diğer banka soygunlarımn da bu örgüt mensuplarınca gerçekleştirildiğinin belirlenmesi üzerine.. Daha biz yola çıkmadan...... çünkü onlar düğüne katılacaklardı.......... Mersin'e bilgi vermişler ama o zamanlar telsiz........._________.. Biz gece yarısı süratle yola çıktık ve sabah erkenden Ankara'ya vardık. Meğer onlar bizim yakalamak için plan yaptığımız kişilermiş. Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda.. bu kişileri sabah erken saatte daha otobüste iken yakalamış.............. Ankara Emniyeti telefonumuz üzerine garaja gitmiş. bir gariplik vardı..... giderken onları da yanımıza almamızı istediler.... Sonra 70 ............. O akşam için hemen Ankara Emniyetine o zamanki kısıtlı imkânlarla telefonla bilgi verildi. 1 .......... Doğrudan olay yerine gidecektik........... hâlâ en yakın dostum ve ağabeyim Nerrin Sarı vardı.... Ankara Emniyet Müdürlüğüne vardığımızda.... böyle bir general ve böyle bir üst rütbeli subay yoktu.......... felsefe profesörlerine taş çıkartacak entelektüel birikime sahip.. mesaj çekildi... cinayet masasının iki polis memuruyla birlikte o zamanlar başkomiser. Hâkimin öldürülmesinin..... Ekipte. Biz düğün ve düğün evi hakkında bilgileri aldıktan sonra. Ankara'ya gidişin sıradan bir düğün olmayacağı veya normal düğünse bile örgütün eylemine dönüşebileceği ihtimalini dikkate almamız gerektiğine karar verdik........... telefon benzeri cihaz bulunmadığından ve biz yola çıktığımız için m erkezimizle irtibatımız olmadığından dolayı bu bilgiden haberimiz yoktu....... banka soygununun.... oluşturulan dört kişilik bir ekiple hemen Ankara'ya hareket ettik...___________________......... operasyon hazırlığı yaparken ve yer tespitiyle uğraşırken oradaki görevliler.... şu anda ise polis başmüfettişliğinden emekli olan........... dün bizim yaptığımız bildirim üzerine iki kişi yakaladıklarını söyleyerek. Örgüt mensuplarının düğününe katılacağı general rütbesindeki düğün sahibinin evi ve düğün yeri hakkında bilgi almak istedik... Bu kişiler teröristti ve düğünde de eylem yapabilirlerdi...... Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda yaptığı araştırmada edindiği bilgiler tam teyit edilemedi............._ . Bunun üzerine sıkıyönetim görevlileri ile görüşmek ve daha temel bilgiler almak için Ankara Emniyet Müdürlüğünde buluşmaya karar verildi...... Bölüm: Devlet öğrendik..

Hiç durmadan Mersin'e gitmemiz gerekiyordu... hemen hareket edeceğiz" dedik... Aracın içinde biraz durduktan sonra.. Başkomiserimiz ve bir arkadaş. sanıkları da yanlarında götürüyorlardı........... ortamıza iki sanığı alarak arkada. Bunun üzerine arkaya Nerrin Başkomiser.. elimizde bir tane makineli tüfeğimiz vardı... Araçtan inerken elimdeki silahı arabada bıraktım. Pozantı'ya gelmiştik.... herkes hazırlıkları yapsın.......... Ayrıca bu kişiler çok tehlikeli insanlardı.......___________________.... takip ettiğimiz operasyon devam ediyordu.... silah arabada takip edin diye işaret ettim... Ekip üyelerine._________................... hemen hareket etmemiz gerekiyordu.. "Yolda durmak yok.. Hiç beklemememiz. Ben lavaboya gidip yüzümü yıkayarak uykumu açmaya çalıştım.. Bunun yanında kişisel silahlarımız da mevcuttu..... Döndüğümde iki 71 . Dışarıda onunla dolaşmak istemiyordum...... Pozantı'ya yaklaşınca hiç durmayalım diye anlaşmamıza rağmen şoför............. Bölüm: Devlet Ankara Emniyetine geldiğimizde yakalayacağımız kişilerin zaten yakalanmış olduğunu görünce operasyondan vazgeçtik ve sanıkları hemen alıp yola çıkmaya karar verdik.. Çift şarjörü bantla sarılmış MP5 makineli tüfeği arabanın içerisine koydum ve bizim. yolda durduğumuzda yandaşları sorun çıkarabilirdi........ baş-komiserimiz Ön tarafta oturmak üzere binip hareket ettik........... toplam altı kişi........ Epey yol alınca aracın arka koltukları dar olduğundan ve operasyon dolayısıyla son üç-dört gündür doğru dürüst uyuyamadığımdan çok rahatsız olmuştum.. Makineli tüfeği de ben aldım...... MP5 iki şarjörü doldurup bantla ters yüz bağlamıştık....... onlar da tamam anlamında başlarıyla işaret verdiler. her ihtiyacını gidersin......... İki sanık... onlar giderken uyandım.. uykumuz kaçsın diyerek Pozantı'daki bir restorana girmişlerdi.... Yola koyulduk.... arkadaşlara.. bir çorba içip biraz dinlenelim. mola verelim..... çıktım. aynı anda 64 mermi atabilecek imkâna sahiptik... bir polis memuru ile ben...... dört de biz.. çünkü etrafta mola vermiş yolcu otobüsleri ve yolculardan oluşan küçük bir kalabalık vardı.. Yorgunluktan sabaha karşı uyumuşum... öne de ben geçtim..... O zamanlar çok güçlü silahlarımız da yoktu......_ .. sıkış tıkış eski model bir Mercedes arabaya......... 1 ...

onları tanıdıklarını ve kelepçeye gerek olmadığını söylemişlerdi..........___________________.. Ve sanıklar kelepçesizdi...... Yanlarında da hiç kimse yoktu..._... Şahıslara baktım. hepsi gayet sakinler....... üzerinde çift şarjörleri dolu makineli tüfeğin yanındaydılar..... oğlanın ailesinin yanına gitmiş gözüküyorlardı) teşhis için getirmişlerdi. Bunun üzerine bu olayın doğru olduğuna kanaat getirdim.. Sanıkları daha Ankara'da araca bindirirken onlara kelepçe takalım demiştim.............. "Sanıkları oraya gönderdiniz........ Çevrede olaylardan bihaber yüzlerce yolcu bulunuyordu... kelepçe vurmayalım. o arada da polislerle samimi olmuşlardı................ silahı aldınız mı?" diye sordum..... ama yanımızdaki cinayet masasının polisleri...... Önce polislerin benim makineli tüfeği arabanın önünden aldıklarını zannettim.. Bu karı koca görünümündeki sanıklar hakkında. 1 . Militanlar birkaç gün cinayet masasında sanık veya misafir gibi kalmışlar...... yaralı kadının öldüğü haberi alınmış. bizim arkadaşlara baktım....................... rın...... Fakat arkadaşlaHaliç'te Yaşayan Simonlar.... sevk edilecekken.. Bu kız da Pınar Erdemil'e benziyordu.......... Cinayet masası polisleri ile tanışıklıkları da şuradan kaynaklanıyordu. Dolayısıyla sanıklar teşhis edilememiş....._________.... fakat hâkimin yaralı eşi Ankara'ya sevk edildiği için sanıklar da teşhis için Ankara'ya... ____............... yüz hatları ona çok benziyordu..... biz bunları misafir ettik.. Ankara'da kızı gördüğümde katilin büyük ihtimalle o olduğunu düşündüm. Ağır ceza reisini öldürmüş.... ................... Almadıklarını söylediler. kelepçe vurmak ayıp olur demeleri üzerine Nerrin 72 .. çünkü hâkimin eşi kafili Pınar Erdemli isimli bir kişiye çok benzetmişti...... bundan dolayı da önemsiyordum...... cinayet masası da bunları o zaman Hatay'da yakalayıp (hâkimi vurunca Hatay'a.......... bir hafta bizim şubede kaldılar...._ ............. hâkimin vurulması sonrasında ihbar olmuş.... o zamana kadar en çok silahlı eylem yapan Acilciler örgütünün iki önemli sanığı... Biz de ise 5-7 mermisi olan basit silahlar vardı.......... Arada gerçekten sadece yaş farkı vardı. Bölüm: Devlet sanığın arabanın arkasında oturduğunu gördüm.. Bunların yanma vardım.. banka soymuş ve daha birçok olayın faili....... teşhis olmayınca şubede bir hafta tutulduktan sonra serbest bırakılmışlardı..

..... karşı koyma şansına sahip değildik. onlara çok alıştık..... telafisi mümkün olmayan olaylar çıkabilirdi.... karşı tarafça olağanüstü bir tedbir ve olağanüstü bir tuzak olarak algılanmış ve öyle görülmüştü....... Şimdi ellerinde kelepçe olmayan ve çok iyi silah kullanabilen iki kişi arabanın içerisinde ve önlerinde çift şarjörü takılmış bir makineli tüfek vardı.. En azından bir ikimizi öldürüp kaçabilirlerdiniz.........._ ... siyasi örgüt ne demek. paniğe kapılmayın. yavaş yavaş arabaya yaklaşalım ve binip sessizce gidelim dedim...... Arabadan en son sen inmiştin......... Ben polislerin yanlarına vardım.. Halbuki gerçekten safça ve tedbirsizlikle silahı oraya bırakmıştık ve alıp kullansaiardı bugün bu kitap yapılamayabilir.... Hiç hissettirmeyin...." Yani bizim arkadaşların saflığı....... Buna benzer olayları 73 ........... Daha sonra şahısları sorgularken bu olayı da onlara sordum. Korktuğumu düşündürecek şeyler her zaman beni rahatsız etmiştir. Erkek olan bana şöyle dedi: "Ben enayi miyim? Sen o silahı oraya bilerek bıraktın.... inerken silahı boşalttın.. o yüzden silahı almadık...... Biz ise karşılarında dört kişi ve hiçbir şekilde onlara...... Bu işlere bulaşmış insanlarsınız..... nasıl düşünür vs.. kendinizi koruma bahanesiyle bizi vurup öldürecektiniz..... 1 ..... onlara kelepçe takarsak çok ayıp olur gibi düşünceler içindelerdi.. Biz silahı elimize alsaydık.....___________________. Hiçbir şey olmamış gibi panik yapmaksızın uygun şekilde arabaya bindik ve hep beraber Mersin'e döndük....... Acilcilerin iki önemli militanıydı......... Aslına bakarsak bu insanlar hâkimin katili...... onlar tarafından çok büyük şeytani bir plan zannedilmişti........ Numaranızı yutmadık........ îşte bizim bu kadar saf ve tedbirsiz oluşumuz. İdeolojik örgüt... biz takarsak korkuyor derler. "Neden önünüzde makineli tüfek dururken alıp kaçmadınız.. Bölüm: Devlet Ağabey onlara kelepçe takmamış.._________...... bu silahı kullansalar çok zorda kalabilirdik. Bizi öldürmek için bir senaryo kurdunuz.... bilinmiyordu......... Ama diğer yandan polisimiz bu kişiler bizde bir hafta misafir kaldı..... bu yüzden her türlü riski göz alarak içlerinde bu kişilerin katil olabileceklerine en çok inanan ben olmama rağmen zanlılara kelepçe takmamıştık.... demişti...... Ayrıca etrafta birçok insan vardı........ niye yapmadınız?" dedim........

.......................... bu şahıs tüm risklere katlanarak banka soygununa katılmış ama.... Militanlar olayları saklamıyorlardı...... Çünkü biz karşımızdaki insanları ve onların zihinsel yapılarını.. Gece geç saatlere kadar Cumhuriyet Savcısı Yusuf Bey... Şube Müdürümüz ve tüm amirler sanıkları sorguluyor..... banka soygunundan bir gün sonra tekrar Hatay'a gittiğini anlatınca. ben hangi örgütün bunu yapmış olabileceğini tahmin edebiliyor...... hatta bazıları için geç kaimmiş eylemler olduğunu tahmin edebiliyordum...._ ..... ama sonunda artık onlar gibi düşünüp onlar gibi hissetmeyi başardım...... hangi olaya kimin katıldığını.............. biz ideolojik örgüt içinde militanların inanç ve idealleri için fedakarlık yaptıklarını.. güçlerini ve niteliklerini anlamak ve idrak etmekten çok uzaktık....... Militanların iç dünyasını ve inançlarım öğrenmem epey zaman almıştı... o zaman banka soygununa niye katılmıştı...... "Mutlaka almış sındır.. Bu farklılığı soruşturma boyunca her zaman görmek mümkün oluyordu.... örgütün isteği üzerine Hatay'dan Mersin'e geldiğini... en saf polis amiri olan Ömer Ağabey... Ama asıl tuhafı şuydu: Bize göre bankayı soyan kişilerin parayı bölüşmeleri gerekiyordu......___________________.._________.._................._.... söyle" diye ısrar ettik..... ne kadar aldın....... 1 ... En garip eylem. ve olayları diğer meslek Haliç'te Yaşayan Simonlar. taşlarım garip karşılarken....... Militan para almadığını söyleyince...... Bu arada dünyanın belki de en temiz............. sadece birlikte oldukları diğer militan arkadaşlarının adını vermek istemiyorlardı...... sinirleri bozulmuş ekip üyesi herkes epey gülmüştük... banka soygununda para alma diye bir amaç ve mantıklarının olamayacağım bilmiyorduk......... eylemleri hiç de garip karşılamıyor. Bir ara bir militan...... bizim gibi insanlar için manalı olmayan eylemlerin örgüt mensupları için makul....... O da almadığı yönünde ısrar ediyordu..... Pek çok olayın hangi örgüt tarafından 74 ........_............ Şube Müdürümüz ona banka soygununda ne kadar para aldığını sordu..... kimin ne rol oynadığını öğrenmeye çalışıyorduk..... paradan beş kuruş almamıştı.. "O zaman bankayı babanın hayrı için mi soydun?" deyince günlerce yorulmuş............ çok yaptık daha doğrusu....... Bölüm: Devlet polis teşkilatı ve benzeri güçler çok yaptılar....

.. şoförle ben beklemeye başladık..... Bu kadar ısrar etmesi üzerine kardeşinin eşi de. İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto 1982 yılında Mersin'de görev yaparken bir gece Şube Müdürümüz arayıp acele toplanmamız gerektiğini söyledi...... yoktu.. bunlarla beraber hareket eden bir grup insan evde toplanıp marmelat kutusunu açıyorlar.... Bunun üzerine bu kişiler işkilleniyor....... Daha sonra şahıs tekrar telefonla arıyor ve kutunun alındığını öğrenince güvenli hem bir çok yerde seviniyor hem de ve kutuyu kimseye açmamalarım. O zamanlar makam aracı vs......... bana kısaca olayı özetledi.. O araçtan indi........ kendisinin Kıbrıs'ta gemiyi kaçırdığını...... marmeladın kayboİmamasını özellikle ısrarla tembih ediyordu... Eve birtakım insanlar girip çıkıyordu ama Müdürümüz bir türlü çıkmıyordu..................... Beş kiloluk marmelat kutusunu açınca... Bölüm: Devlet yanılır yapılmış olduğu konusundaki tahminlerimde çok az olmuştum.....___________________.... gemide kendilerine hediye olarak aldığı bir kutu marmelat oiduğ bu kutuyu tlaka gemiden alması gerektiğini. saklamalarını vermemelerini sıkı sıkı tembih ediyor...._ . Artık sabırsızlanmaya başlamıştık.... Olayı nasıl ve neresinden başlayarak anlatacağını bilemediğini söyledi.... Gemi ile Suriye Lazkiye'den yola çıkıp Kıbrıs üzerinden Mersin'e gelecek olan Suriye asıllı bir kişi........ bazı görüşmelerde bulunmak üzere bir eve girdi.......... 1 .... saat 24'e doğru müdürümüz geldi............... Kısa süre sonra şubeye geldik._________. ancak haftada bir veya iki defa da Mersin-Kıbrıs-Lazkiye ve Lazkiye -Kıbrıs-Mersin şeklinde seferler oluyordu....... içerisinde orijinal susturucusu olan ve Fransız onlusu denen namlusunda susturucu 75 .. O zamanlar Mersin'den Kıbrıs'a ve oradan da Suriye'nin Lazkiye İli'ne düzenli gemi seferleri vardı. eve getiriyor....................................... gümrükte çalışan insanlarla yakın diyalogu olan görevliler aracılığıyla gidip gemideki o marmelat kutusunu alıp. Hibe alınan eski model bir Mercedes 1e Şube Müdürümüz Ömer Bey ve ben onun tarif ettiği Mersin Yeni Mahalleye gittik..... Mersin'deki kardeşinin Türk eşini telefonla arayarak. Her gün feribot Kıbrıs'a gidip geliyor.............

Tüm bu kişiler...-.._ ..... Biz bu olayın teferruatını o zaman çok öğrenememiştik ama gelecek olan kişinin hakkında bilgi sahibi olduk.... 76 ...... rnüdürümüzü arayıp bilgi veriyor ve biz durumdan haberdar oluyoruz.. Marmelat kutusunu gönderen ev sahibinin kardeşi ise Suriye Muhaberatının gizli ajanı olan Halit Musto'ydu ve Mersin'de ağabeyi ile irtibatlı diğer İhvancıları öldürmek üzere geliyordu...... Bölüm: Devlet takmak için vida açılmış bir tabanca... O anda evde......... Suriye'den kaçarak Irak tarafından verilen farklı belgelerle Mersin'de kalıyorlardı.... Evdeki örgüt mensubu kişiler zaten eskiden beri Halit Musto'nun devletin ajanı olduğundan şüphelendiklerinden......... bir susturucu ve bir kutu 7.. eski adıyla Önemli İşler Daire Başkanlığı...... Ancak öldürme işi konuşulmaya başlanınca.._________.............. 1 ........ Suriye'deki rejim muhalifi Müslüman Kardeşler teşkilatının önemli üyeleriydi.. Haliç'te Yaşayan Sımonlar..... silah ortaya çıkınca her şeyi anlamışlardı._............... Bu insanlar Suriye'de birtakım olaylara ve faaliyetlere karıştıkları için ülkeden kaçmış ve Türkiye'ye sığınmışlardı. marmelat kutusunu alan ev sahibesi korkuyor........... Suriye'den kaçmış ve birbirleriyle irtibatlı olan 5-6 kişi................_...... gelen kişinin kendilerine eylem yapmak üzere geldiğini anlayarak...___________________. Biz olayı biraz daha deşince pek çok bilgiye ulaştık.. onun öldürülmesi için plan yapmaya başlıyorlar.......... bir sıkıntı çıkar başım belaya girer düşüncesiyle gümrük müdürüne olayı anlatıp silahı söylüyor...............____...... şimdiki adıyla Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevini yürütmüş...... Evde bulunan diğer kişiler de Suriye'deki örgütün mensubuydu.__......... O gümrük müdürü de bizim müdürümüzün yakını olduğu için........ İhvan.....65 mmlik mermi olduğunu görüyorlar..........„_.... Bir kısmı da başka ülkelerde bulunuyormuş........... O zamanki Emniyet Müdürümüz. Hatta bazıları Arapça bilen Türk kızlarla evlenerek Türkiye'de kolayca ikamet ediyordu ve ev sahibi kadın da böyle biriydi.....................1 Müslimin (Müslüman Kardeşler) isimli Suriye'deki rejim muhalifi bir grubun birçok eyleme karışan üst düzey militanları. Bu amaçla silah ve susturucu getiriyordu ancak Kıbrıs'ta gemiyi kaçırınca planı bozulmuştu..

... Sabah gemi limana gelirken........... bir kısmı muhtelif olaylara karışmış... o zamanki askeri 77 ........ Olay Emniyet Müdürüme genel hatlarıyla müdürümüz Ömer Bey tarafından anlatıldıktan sonra.......... 1 .. olağanüstü tedbirler aldık. Böylece örgüt hakkında epey bir bilgi sahibi olduk........... Üzerlerinden çıkan Irak'tan verilmiş pasaportları..... belgelerini.... bunları uzaktan izliyordu. sahte belgeleri ve diğer evrakları aldık..... Gördük ki Suriye'de rejim muhalifi olan Müslüman Kardeşler teşkilatı çok ciddi örgütlenmiş...... Hepsinin üzerinde Irak pasaportu ve vatandaşlık belgesi vardı.. tamamen Irak tarafından desteklenen ve Suriye rejimine muhalif bir gruptu... biz yüzlerce insanla tedbir alarak yapmıştık......... Yani bu örgüt...... Bunların ifadelerini aldık....___________________.. Onun anlatımlarından olayın ne olduğunu. Örgüt üyelerinin bir kısmı yaralanmış.. teferruatını öğrenmeye çalıştık.... Saddam rejimi bu örgüt mensuplarına maaş veriyor.... o zaman Irak rejimi Suriye ile düşman olduğundan bu insanları her açıdan destekliyordu... Tabii böyle bir olayın adli işleme nasıl konu edileceği... çatışmalar....... Türk İstihbaratı da belli oranda bilgi sahibiydi..........._ ........... Adamı sorgulamaya başladık..... bombalama olayları gibi yüzlerce eylem gerçekleştirmiş. daha sonra deşifre olan ve ağır suçlardan arananlar Suriye devletinin yakalanan kişilere uyguladığı ağır tedbirlerden dolayı ülkeden kaçmışlar.... vs...... Bu kişilerin çoğunun evlilikler yaparak belli oranda Mersin'de kümelendiklerini ve akrabalarının yanında kaldıklarını tespit ettik. o zamanki Sıkıyönetim Komutanı ile MİT Mersin Şubesine de bilgi verildi.. tanzim ediyordu.... pasaportlarını...................... askeri birliklere saldırılar............. İşin özetini anladıktan sonra Halit Musto'yu ve Müslüman Kardeşler teşkilatına üye olan Türkiye'deki diğer kişileri de çeşitli baskınlarla yakaladık.... Tabii ilk defa böyle bir olayla karşılaştığımız için iki kişinin yapabileceği bir olayı.. Bu arada onu dinlerken diğer kişiler hakkında da bilgi sahibi olmaya başladık..... Şahsı takibe aldık ve eve gittiğinde fazla zaman geçirmeden şahsı alıp Emniyet Müdürlüğüne getirdik..._________... Bölüm: Devlet Ortadoğu kökenli örgütler konusunda uzman sayılacak bir isim olan Mustafa Yiğit'ti.

... bir kısmı İstihbaratta olan görevlilerle... Bir gün istihbarat........... Emniyet Müdürümüz geçmişte İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış... Zaman geçtikçe... dünyayı ve olayları tanıyan biriydi... Şahsı normal karakol yerine İstihbarat şubesinde bir kısmı bizim şubemizden............_____..................... bir gece görevlilerin uyumasını fırsat bilen Halit Musto nun da kelepçelerini gevşeterek binanın ikinci katından atlayıp kaçtığını Öğrendik.. Şube personeli başında duruyordu...... Tabii bu şahsın içeriden veya dışarıdan hiçbir yardım almadan kaçmasına inanmamıştık........ Müslüman Kardeşler örgütü mensupları Irak vatandaşı gözüküyorlardı... ama Halit Musto konum itibarıyla biraz daha farklı bir kişiydi..... 78 ....... bu yüzden işleri kolaydı....... bir gün bizim 1... Haliç'te Yaşayan Simonlar. Bunun üzerine ben ve arkadaşlarım adamın gidebileceği her yeri aramaya başladık..................... Başka bir ülkeden Türkiye'ye eyleme gönderilmişti. bu konularda birikimli ve oldukça yetenekli. Emniyet İstihbarat Şubesine ait lojman görünümlü olan binada bekletmeye aldık.... Suriye ile irtibatlı birilerinin yardımıyla gerçekleştiği gibi inanılmaz teoriler üretmeye başladı...... Bu sıfatı itibariyle de özel işlem yapılması gerekiyordu. 1 .... O gece nöbette olan İstihbarat şubesindeki arkadaşlarımız da çok zorda kalmışlardı.... bir yere kaçamaz düşüncesi ile tedbirlerin yavaş yavaş gevşediğini...........____..... Ne yapıp ne edip adamın bulunması gerekiyordu.............___..... Bölüm: Devlet yönetimin süreçten haberdar edildikten sonra vereceği talimata bağlıydı.............._________.. Dolayısıyla bu süreç çok uzun bir süreyi kapsadı.............___________________... gelirse mutlaka bilgi vermeleri gerektiğini..... Bulunduğu evdeki ev sahiplerini de ikna ederek onu banyo yaparken yakaladık... görevlilerle bu kişi arasındaki samimiyet ve güvenin artması ve nasıl olsa bir yer bilmiyor. ona yardım ederlerse çok ciddi bir suç işlemiş olacaklarını söyleyerek bir yandan onları korkutuyor bir yandan da itimatlannı kazanacak konuşmalar yapıyorduk.........._ .. Onu tanıyan ve gidebileceği herkesi dolaşıyor... Bu kaçışın sıradan olamayacağını.... mucizevi bir çalışmayla şahsın yerini belirledik.......... İkinci günün sonunda inanılmaz..............

Bu kişileri sanırım altı aya yakın bir süre tutmak mecburiyetinde kaldık............. Zaten Mersin'in en iyi ekibiydik.. Suriye ile aramızdaki anlaşmalara bağlı olarak hareket edilmiş olabilir............ 1 . Buradaki Arap asıllı vatandaşlarımızın çokluğu ve Suriye ile ilişkilerin kolaylığı gibi nedenlerle Suriye'den kaçanların Hatay'da yaşamaya başladıklarını gözlemledim. bir ülkenin başka bir ülkenin iç işiyle ilgili olarak nasıl bu kadar güç sarf ettiğini.. Herkes Mersin Emniyetinin ve İstihbaratın itibarını kurtardığımızı söylüyordu. ama biz ikinci gün şahsı yakalamıştık.. Şahsın sorgusu uzunca bir zaman sürdü. Daha sonra görev dolayısıyla Hatay'a gittiğimde İhvan-ı Müslimin örgütünün oradaki varlığını da gördüm...... Bu tabii bizim oradaki itibarımızı çok artırmıştı....... Tesadüfen orada.................... Fakat Türkiye (hem de askeri yönetim zamanında) İhvancıları desteklemedi.................. Zaten hiçbir eylem de yapmamıştı........................ Daha sonra hapisten çıkınca Suriye'ye iade edildiğini tahmin ediyorum.... Ama bu olayda Suriye'deki rejim muhaliflerinin Irak tarafından nasıl desteklendiğini... Ancak Türk vatandaşları ile evli olan ve bundan dolayı kanunen hudut dışı edilemeyen kişilerin ülkede kalmasına müsaade edildi..... hiçbir şeyden yılma yan._________.... hatta bundan dolayı Suriye'nin de PKK'yı desteklediği söylendi. Fakat kaçan.............. Türkiye yıllarca İhvancıları desteklediği iddiası ile Suriye tarafından suçlandı......... Bölüm: Devlet Kimse yakalanacağına inanmıyordu. ikisi arasındaki bu çekişmeyi çok net görmüştük............... her olayı çözen bir ekiptik..............._ ........... Sonunda Halit Musto tabanca ve silahtan adli işlem gördü ve diğer işlemlerin büyük bir kısmı o zamanki genel güvenlik politikası gereği fazlaca resmi evraklara yansımadı ve şahıs o haliyle mahkemeye gönderildi. Aradan yıllar geçti... Türk kanunlarına göre hiçbir suç işlememelerine rağmen bu kişilerin hepsini hudut dışı etti.. sonra yapılacak işlemler konusunda Ankara'nın bilgi vermesi aylar süren uzun bir süreci kapsadı.... operasyon ve sorguları yapan. yakalama umudu olmayan bir casusu iki günde yakalamak ayrı bir başarıydı. Diğer İhvan-ı Müslimin üyeleri ise Irak vatandaşlık belgeleri olması ve Irak'a gitmek istemeleri üzerine Irak'a hudut dışı edildiler.. bir Türk ile 79 ... tüm siyasi olay.___________________.

.. Bölüm: Devlet evlenerek kanunen ikamet hakkı elde eden bu örgütün ileri gelenlerinden bir tanesiyle tanışma imkânım oldu ve onunla biraz konuştuk.... akrabalarıma harcırah vererek yanıma gönderdi........ ama sistemi yumuşatarak... Aradan geçen zaman içerisinde Suriye'nin çok değiştiğini..... Halil Musto olayından on sene sonraydı.......... bomba yüklü araçlarla askeri karargahları patlatma... akrabalarına ve yakınlarına eskiden gösterdiği sert tutumu göstermemeye başlamıştı..... Hama'da uçaklarla bombalanan bazı binaların yıkıntılarının hâlâ durduğunu gördüm...... rejimin yumuşadığını........... Devlet bu örgütü bastırabilmek için Hama ve Humus göze almıştı................ Suriye. Bunun üzerine İhvancıları n büyük bir çoğunluğu ülkelerine dönmüşler...... af çıkararak... bu kişilerin büyük bir kısmı da affedilmişti.. Çok az kişi yurtdışında kalmıştı. baskıcı tutumlardan vazgeçip demokratik adımlar atarak sorununu kısmen çözmüştü. 1 .... bunlarla ilgili özel af çıktığını.... İhvan -1 Müslimin örgütü sorununu baskı ve şiddetle çözememişti. şartıyla yıllarda serbest Suriye'ye bir daha bir karışmamak kalacağımı gittiğimde... örgüte ve taraftarlarına yönelik bu kadar baskıya rağmen sorunun halledilemeyeceğini görmüş ve sonunda özel yasalarla rejimi yumuşatarak olayların önüne geçebilmişti.... Af yasasından herhangi bildirdiler.... Konuştuğum kişi..._________....___________________. Suriye'deki İhvan-1 Müslimin teşkilatı. yurtdışına kaçan kişilerin aileleriyle irtibata geçerek onların da affedildiğini... Bugün İhvan-ı Müslimin örgütü Suriye'de varlığını hâlâ 80 .... Suriye gibi bir ülke bütün rejim muhaliflerim ülkesine davet etmişti........" yararlanarak olaya dedi................. "Devlet...... Daha Suriye'ye sonraki dönebileceğimi. Tabu bu karşılaşma...... şehirlerde isyan çıkarma gibi büyük eylemleri gerçekleştirebilecek güce ulaşmıştı............. Ama zaman içerisinde devlet.._ ................. Kapsamlı bir af çıkarmış. 90 veya 91 yıllarmdaydı....... 19801i yıllarda...... bütün Müslüman Kardeşler örgütü üyelerinin affedildiğini. rejim muhaliflerinin ailelerine...... ülkeye dönmeleri yönünde çağrıda bulunulduğunu öğrendim. bana pasaport getirdiler....

.......... 1 ....___________________.. terörün ve büyük olayların asıl sebebi........ rejimin baskıcı tutumundan vazgeçip yumuşaması.... Örgüt ülke içindeki koşullar nedeniyle kurulmuş ve yine ülke içindeki koşulların iyileştirilmesiyle Irak'ın her türlü desteğine rağmen varlığını de Sonraki yıllarda..... Yunanistan'a ve benzeri ülkelere karşı biz de Türkiye olarak her halde birçok şey yapmak. örgütün yaşaması için yeterli değildi. Dış güçler sadece bunu kullanmak..................... topluma demokratik haklar tanıması gerekir... bir ülke içerisinde meydana gelen kargaşanın... eylemlerin... Bölüm: Devlet devam ettiriyor mu bilmiyorum. Daha doğrusu 901ı yıllardan sonra hiç duymadık.... Bu açık olarak göstermektedir ki........ ibret almaya değer örnek bir olaydı...... Suriye gibi bir ülkenin bile bu sorunu bu yolla halletmesi....... Geçmişte ülkemize zarar verdiğini. 81 . ama bu ülkelerde bir grup yaratamadık veya bir eylemsel faaliyete dönüştüremedik......_ ........ Ama bu..... o ülkenin kendi içerisindeki çelişkiler...... PKK ya yönelik çalışmalar sırasında....... hepsine maaş veriyor....._________. halkın taleplerinin karşılanmaması............ O açıdan Türkiye'de üretilen komplo teorilerinin de temeli ve mantığı doğru değildir. Benzeri durumlar birçok ülke için de söylenebilir.......... Bu demektir ki bu tür olayların. ama hemen hemen hiçbir olayını duymuyoruz....... Suriye'nin Türkiye'de -özellikle Mardin bölgesinde......... ülkemize yönelik terör faaliyetlerinin merkezinde yer aldığını veya PKK yi desteklediğini açıkça bildiğimiz Suriye'ye. huzursuzluklar. yoksa bu olayları yoktan yaratma imkânları bulunmamaktadır....İhvana bilinen bazı kişileri dolaylı yöntemlerle PKK ya öldürttüğünü teslim olan samimi PKKlı itirafçılardan duymuştum.... Bu kadar çok olay ve eylem yapan bir teşkilatın yavaş yavaş söndüğünü görüyoruz............... yönetim ve idari yapısındaki bozukluklar. Suriye'deki İh vanaları Irak destekliyor..... örgütlerin susturulması için şiddet değil. zamana ve çağa uygun olmayan bir yönetim anlayışının hüküm sürmesidir. bunu tahrik etmek derecesinde faydalanabilir.. tüm ihtiyaçlarını karşılıyordu....... bunun karşılığını vermek istedik......

. yabancı menşeli sigara satan çocuklan yakalamak ve yabancı sigara satışına mani olmak ve ayrıca Kuzey Kıbrıs'a giden ve yanlarında yabancı para bulunduran kişileri yakalamaktı.... Evet...._________......... 1 ..... o günün kurallarına göre de ne kadar saçma suçlar olduğu anlaşılıyor...... diğeri ise fabrikasında ve gerektiğinde şehir içerisinde yaklaşık 2-3 kmlik bir alan içinde kullanılabilen iki tane telsiz telefon almış.......___________________.. O yıllarda dolar veya başka bir yabancı para taşımak suçtu... motorların muhtelif yerlerinde hep dolar yakalanırdı.. acil telefon bağlatmak için Ulaştırma Bakanlığından torpil... Araçların hava filtreleri içerisinde... onay beklendiği yıllardı...... O zamanlar her isteyenin PTT'd en hemen telefon almasının mümkün olmadığı. hatta 1983'e kadar Türkiye'de döviz taşımak................ dağdaki çoban bile cep telefonu kullanıyor.......... kimde yakalanırsa gözaltına alınır........................... savcılar ve mahkemeler mesai sarf ediyordu. kablosuz telefon bulundurmak. hem de ciddi suçlardandı. telefonlarına da el konulmuştu...._ ...... Evde 82 ............ sıraya yazılıp yıllarca bekledikten sonra bir telefonun çıktığı... diğerini fabrikasında ve gerektiğinde arabasında kullanmaya başlamış.... telsiz kanununa muhalefetten tutuklamışlardı. dövize de el konulurdu...... O günlerde o kanunlar çok doğru gözüküyordu............ yabancı sigara taşımak ve satmak suçtu......... Birini evinde...... Bölüm: Devlet Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı Mersin ili Tarsus ilçesinde fabrika sahibi bir kişi. bir tanesi evi ve bahçesinde yaklaşık 50 metre çapında bir alanda. hatta hapse atılabilir. işi gereği gittiği Uzakdoğu'dan...... İnceleme bahanesi ile mahkeme bitene kadar telefonları ben alıp iş yerinde ve arabamızda kullanmıştım. İhbar üzerine evine ve işyerine kablosuz telefon alan fabrikatörü. 1980 yılında.. Ama bugün bu kanunların ve suç kabul edilen eylemlerin yalnızca bugünün kurallarına göre değil...... 1980 yılında bugün herkesin evinde bulunan kablosuz telefon kullanmaktan bir fabrikatör tutuklanmıştı.... Çok eski değil... Şimdi ilkokula giden çocuklar............ Yine 1980 yılı ve öncesinde Mersinde mali polisin en önemli işlerinden biri. bu kanunları uygulamak için polisler ciddi çalışıyor....

............. Emniyet Müdürü üzerinden bana geldiler. terör olayları veya............... Bunların büyük kısmı tutuklanarak Sıkıyönetim Mahkemelerinde yargılanıyorlardı...... ehliyet sınavını kazandırma sözü almışlardı... illegal örgüt olayları azalmca başka olaylara bakmaya zamanımız olmuştu......... karayolcuların ve şoförler cemiyetinin para alarak insanlara ehliyet verdiklerini söylemişler ve yaptıkları çalışmalarda da para alarak ehliyet veren görevlilerle irtibatı olan kişiler bulmuşlardı.......... gözaltına almış ve mahkemeye sevk etmiştik.._ ..... Üzerinde bu kadar çok inceleme yapılarak..... bugün de bize çok doğru gözüken ama aslında anlamsız ve saçma yasaklarımızın hâlâ olmasıdır.. diğer günlük hayatı düzenleyen kuralları durup bir düşünmemiz gerekir......... Ben 83 Şehirde genel bir düzen hâkim olmuştu. O zamanki İstihbarat birimi Emniyet Müdürü'ne ehliyetlerde büyük yolsuzluk olduğunu......... O zaman böyle bir operasyonu ancak terör şubesi ve biz yapacak kapasitedeydik.... Hem de çok miktarda.... Kurallarımızı çağdaş dünya değerleri ile kıyaslamadan sadece alışkanlık olduğu ya da gelenek haline getirdiğimiz için doğru kabul etmek yanlıştır.. Galiba 1983 yılı idi...................... Bölüm: Devlet rahat ve konforlu bir şekilde telefonla konuşmak niye suç olurdu. Daha da önemlisi suçlar çok düşünülüp ciddi incelemeler sonunda konan kurallardır.......... Ehliyet Yolsuzluğu 12 Eylül İhtilali olduktan sonra olaylara karışan tüm örgüt mensuplarını veya terör olaylarına karışan bütün tarafları büyük oranda yakalamış...._________...... dolar taşımanın kime zararı vardı.... Bu kişiye bir elemanlarını yaklaştırıp belli miktar para vererek.. Fakat asıl önemli olan....................___________________..... ehliyet sınavlarına giren trafik polislerinin......... hassasiyet gösterilerek oluşturulan bu kurallarda bu kadar hata ve çağ dişilik oluyorsa... 1 ............ gelmişti....... sigaranın yerlisi ile yabancısı arasında fark neydi? Bu türden eski saçma yasaklara daha birçok örnek verilebilir.. sıkıyönetimin verdiği havayla da hemen hemen hiç olay olmaz hale ..

1 .___________________.... İçlerinden biri İstihbaratın ayarladığı kişiydi......... her sohbette konuşulan bir olaydı... Yıllardan beri ehliyet komisyonlarının rüşvet alarak ehliyet verdiği söyleniyordu......... Bizim bildiğimiz kişinin dışında başkaları da vardır... aynı zaman aralığında............. Daha sonra bu tahkikatı büyüttük.................... birazdan asılacak olan sınav sonuçlarının listesini bekliyorlardı.............. Ama burada önemli olan şuydu. Terör örgütleri üzerine yaptığımız operasyon ve tahkikatlar nedeniyle epey deneyim kazanmıştık. aynı şekilde tekrar sınav yaptık....... Bu insanların hepsine aynı sorularla....... Bir kişi polis memuruydu. mademki böyle bir operasyon yapacağız. Anlatın bakalım.. o zaten belliydi....... Belki 84 .. rüşvet verdiklerini itiraf ettiler....... büyük bir kısmı da daha sonra ceza aldı.. bunun sebebi nedir?" diye sorduk... İnsanların etrafını tutarak kimsenin dışarı çıkmamasını sağladık...... ona görev nedeniyle galiba bir kolaylık sağlamışlardı... "İlk sınavda 80-90 puan almanıza rağmen şimdi aynı sorularda 10 puan bile alamıyorsunuz._________.. ama bunu önlemeye yönelik o güne kadar ciddi hiçbir faaliyette bulunulmamıştı.... ehliyet sınavına girip kazanan kişileri tekrar yeni bir sınava almaya karar verdim. O tarihlerden bir-iki yıl öncesine kadar...... biri sınıf arkadaşım.. onları da ortaya çıkarmalıyız diye düşündüm....... durumun varlığına inanılmayan il yoktu.......... Beş on dakika önce sınavı geçmiş olan 6 kişiden yanlış hatırlamıyorsam 5 tanesi sorulara hiç cevap verememiş. dürüstlük abidesi komiser Şükran Tamer olmak üzere iki dürüst komiserin haricinde Şoförler Cemiyetinin.... Olay günü ehliyet sınavına giren yaklaşık 40 kişi dağılmayıp... aynı salonda._ ............ bu söylenti Türkiye'de o kadar yaygındı ki......... Bir plan yaptım.......... çok düşük puanlar almışlardı......... Bunun üzerine bu kişileri çağırıp..... Mahkeme bir kısmım tutukladı. Bölüm: Devlet olayı inceledim.... Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesinin ve Karayollarının ehliyet sınavlarında görevli tüm memurlarını rüşvet suçundan dolayı gözaltına aldık. Diğer iki kişi rüşvet veren kişilerdi. Öğrendiğimiz kadarıyla para veren kişilere komisyon üyeleri sınavda soruların cevaplarını gizlice veriyorlardı.

..... hem de devletten vergi iadesi........_ .... sanki bu malın parasıymış gibi Türkiye'ye kendi adlarına döviz cinsinden para getiriyorlardı... 1 .___________________.. Yaptığımız tahkikata göre birtakım insanlar yurtdışına önemli miktarda mal ihraç ediyor.. Belki direksiyon sınavlarında yine rüşvet alındı ama en azından yazılı sınavlarda istenirse para birçok almasının şeyin engellendiğini. Bu kişiler............. Bölüm: Devlet İstihbaratın yaptığı faaliyet önemli bir şeydi ama en azından bizim yaptığımız gibi en basit haliyle sınavdan çıkan kişileri tekrar sınava tabi tutmak suretiyle kimin kopya çekerek veya rüşvet karşılığı sınavı geçtiği ortaya çıkarılabilir ve bu durum önlenebilirdi.... yeter ki önemsensin veya o niyetle bir faaliyet gösterilsin... Bizim yaptığımız uygulama bile caydırıcı olmuştu............................... İşte böyle bir faaliyet esnasında Mersin'de canlı 85 ...... Neden çok basit olan bu yöntem bunca yıl yapılmaz......... önce Sıkıyönetim Mahkemelerinde daha sonra Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılamasına devam edilmiş ve bugünün önemli simalarının adının karıştığı altın kaçakçılığı olayının takibatını ilk defa Mersin'de biz yapmıştık........ ihraç ettikleri hayvanların parası ise sonradan geliyordu... Bu suretle hem ihracatlarını kolaylaştırıyorlar.......... kur farkı adı altında birtakım fazladan paralar alıyorlardı.........._________........................ İhracat bedeli olarak gelen bu paralar banka hesaplarından çekilmeden çekilmiş gibi gösterilerek döviz alım bordosu imzalanıyor ve yeniden İstanbul'da başka adreslere havale ediliyordu..... Bu olay örnek olması açısından anlamlıydı. sanki bedelini peşin aldıkları mallarım (özellikle de canlı hayvan) Beyrut'a ihraç ediyorlar.......... Bu şekilde trafiğin yazılı sınavlarında rüşvet olaylarının ciddi oranda önüne geçildi. bunun da önemli olduğunu zannediyorum.... Bu bir bakış açışıydı ve olayları önlemede yapılabileceğini göstermesi bakımından önemliydi..... Tabii İstanbul'da bu paraları getiren ve götüren insanlar da ayrı şeyler yapıyorlardı....... herkesin bildiği şekilde ehliyetler rüşvetle satılırdı? Altın Kaçakçılığı Davası Türkiye 'de bir zamanlar çok ciddi ses getirmiş......................

..... Türkiye'den kaçırdıkları altınları İsviçre'de yüksek fiyattan satıyor..... Mallarının karşılığı olarak gelen para banka havalesiyle İstanbul'a gönderilmişti.. Bu olayın tahkikatının yapılması için bize getirdiler.... kâr elde etmek istiyorlardı.. Dava açamazdı veya açsa da elinde herhangi bir delil yoktu. ama hayvanlarının karşılığı para gelmemiş.................. Ama bu paralan Türkiye'ye getirirken de yeniden kullanmak. Şahsın ihracatı karşılığı alacağı para Lübnan'dan gelmiyordu ve alacağını peşin almış göründüğünden evrak üzerinde hakkını iddia edemiyordu... ama paraya hiç do-kunmaksızm İstanbul'da belli kişilerin adına havale etmiş.. Bu ticarete aracılık yapan bir Türk ve etrafındaki insanlar şahsı dolandırmış gözüküyordu...... Bu 86 ........... Fakat işin içinde bir garipliğin olduğu görülüyordu........ Bununla birlikte parasını gerçekten almamıştı...... Lübnan'daki alıcılar da onun Mersin'deki arkadaşlarının yakınları idi. İhracatla ilgili bir olaydı...._ . Biz bu kişiyi alıp dinledik.................... Burada şöyle bir manzara gözüküyordu: o dönemde yurtdışında yaşayan Nasrullah Ayan... Aynı dönemde Türkiye'de altın fiyatları düşük. çünkü parası daha önce peşin gelmiş gözüküyordu. özel tabirleri.. Bölüm: Devlet hayvan ihracatı yapan bir kişi yurtdışından bu şekilde büyük miktarda para getirmiş.... Hayvanlarının karşılığı diye imza atarak döviz alım bordosu almış....._________........ Şahıs uluslararası ticaret hukuku kurallarına göre parasını isteyemiyordu....... Şahıs daha sonra hayvanlarını Beyrut'a göndermiş...... yurtdışında yüksekti... paralan Türkiye'ye getirip tekrar düşük fiyattan altın alarak yeniden yurtdışına çıkarıyorlardı............... Bu apayrı bir sahaydı ve olayı kavramakta zorlanıyorduk........___________________..... kendine ait terminolojisi............. o zamanlar Güneydoğu İhracatçılar Birliği Başkam Hadi Doğanı ve başka birçok ihracatçı grubunun başkanını gözaltına aldık...... Şahsın verdiği bilgiler üzerine kamuoyunda daha sonra adı sıkça duyulan meşhur Nasrullah Ayan'm kardeşi Abdullah Ayan ve babasını... 1 ... kişinin anlattıklarını uzunca bir süre anlamakta ve algılamakta zorluk çektik.......... Lübnanlı Muhammet Şekerci ve benzeri insanlar birlikte Türkiye'den İsviçre'ye gizli altın ticareti/kaçakçılığı yapıyor.... özel kuralları vardı.......

..... Bu şekilde gelen para gerçek sahiplerine. 1 ....... Kim ihracat yapacak. Araştırmaya başladık.......... Demokratik ülkeler 87 askeri yönetimi tanımıyor..... Sanıkların anlatımlarına ve olayın oluş biçimine göre başka türlü olmasına da zaten imkân yoktu. çekilen miktardaki para aynı kişi tarafından tekrar İstanbul'daki belli adreslere havale ediliyordu......... hangi firmanın veya şahsın ihtiyacı varsa o kişiler adına havale gönderiyorlardı.. Bölüm: Devlet paraları Türkiye 'ye sokmak için sanki Türkiye'den ihracat yapan kişilerin ihraç ettikleri malların bedeliymiş gibi............ kâğıt üzerinde öyle gösteriliyordu... Milyon dolar civarındaki bir paranın sürekli olarak döndüğünü görüyorduk......___________________. Bu işlemler cok büyük rakamlardan oluşuyordu........ İsviçre'den Türkiye'ye istedikleri firma adına istenen iş karşılığı gönderilmiş gibi göstererek..... aslında çekilme ve yatırılma yoktu..... Tüm bu işlemlerle ilgili belgeleri bankalardan istedik...... .............. olayın gerçek boyutunun ne olduğunu anladıktan sonra durum hakkında sıkıyönetim yetkililerine verilmek üzere bir rapor hazırladık... Bu işi yapan dört bankanın genel müdürlerinin bu durum hakkında bilgisi vardı. 12 Eylül'den sonra uluslararası ilişkilerde önemli sıkıntılar yaşanıyordu.. İstanbul'daki gizli altın ihracatçıları adına hareket ettiği söylenen kişilere (o zamanlar özellikle Berber Yaşarin adı çok meşhurdu.. onun adamlarına) tekrar havale ediliyordu............. dört bankanın Genel Müdürü o zamanki Ekonomi ve Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Turgut Özal'ın zımni müsaadesiyle bu işi yapıyorlardı.... ticari tabirle prefinansman döviz havalesi şeklinde Türkiye'ye ihracatçı kişiler adına gönderiyorlardı.._ ... Bizim gördüğümüz kadarıyla Mersin'e gelmiş gözüken para için bankaya gidiliyor... ama................. bankalarla görüştükçe doğru çıkmaya başladı.. Bir iddiaya göre...... şahıslar bu durumu ifadelerinde anlattılar._________. havale yapabiliyorlardı.. Başta inanamadığımız bu olaylar. Tabii bu olayları belli bir şekilde toparlayıp......... bankalarda paralar çekilmiş gözüküyordu................... en küçüğü birkaç yüz bin dolardı.. bankada para çekilmiş gibi imza atılıyor ama para asla çekilmeden tekrar İstanbul'daki belirli adreslere havale ediliyordu...................

..... 1 ......... çoğu zaman bu rakamlar malın % 15 -20'sıni buluyordu.. evrak üzerinde böyle gösteriyorlardı................. .... orada satıyorlar ve karşılığını döviz olarak Türkiye'ye havale ediyorlardı.._________.......... Türkiye'ye döviz gelsin diye bu koşullar altında altın kaçakçılığına dolaylı olarak göz yummuşHaliç'te Yaşayan Sımonlar ........ Bu suretle gösterilen paralar üzerinden yüzde on oranında komisyon alıyorlardı...... yardım yapmıyorlardı. Ayrıca ihracatın yapıldığı tarih ile paranın geldiği tarih arasındaki kur farkı ne kadar yükselmişse (o zamanlar hatırlanırsa enflasyon döneminde kurlar sürekli artış halindeydi} bu fark da tahsil ediliyordu.......... paralarım peşin almış gözüktüklerinden mallarını çok rahat ihraç edebiliyorlardı......................... sanki Türkiye'den ihraç edilecek bir malın bedeli......... çünkü onlar da bu paralar geldikten sonra sanki mallan peşin satmış gibi o dönemde geçerli olan bütün kambiyo işlemlerini kolaylıkla atlatıyor...... on beş-yirmi bin TL vergi iadesi alacakken 30-40 bin TL vergi iadesi alıyorlardı...... Bu işlem karşılığında devletten vergi iadesi adı altında para alıyorlardı.. diğer taraftan malların gerçek karşılığı olarak yurtdışından gelen para kadar ihracat yapmış oluyorlardı........................................................... Bölüm: Devlet ekonomik ve siyasi ilişki geliştirmiyor......... Yani altıncılar paranın dönüşünü de değerlendirmiş oluyorlardı................................... 88 ... Turgut özal............ Böylece yüz bin TL değerindeki malı iki yüz bin TL değerinde göstererek.............. Türkiye'den çıkan altının parasını......... tu........ ................. yurtiçinde altını ucuza alıp kaçak yollarla yurtdışına çıkarıyor. Diğer taraftan ithalat yapabilmek için acil dövize ihtiyaç duyulmaktaydı................. Canlı hayvan ihracatçılarıyla ilgili olayı soruştururken aslında başka tür mal ihraç eden...............___________________. Üstelik bir taraftan altın kaçakçılığından gelen para..................... İhracatçılar da kazançlıydı.._ ...................... Ayrıca fatura üzerinde malın fiyatlarını istedikleri gibi yüksek tutuyorlardı.................... Altın kaçakçıları............... sadece devlet zarara uğruyordu.................. Bu işlemlerden herkes kâr ediyor.. prefinans-man döviz havalesi olarak çeşitli ihracatçılar adına getirtiyorlar.......... özellikle sanayi ürünleri ihraç eden firmaların/holdinglerin de benzeri işlemleri yaptıklarını tespit ettik.

. Bunun karşılığında devletten yüksek gösterdikleri ihracat bedelleri için çok ciddi miktarda vergi iadesi alıyorlardı........ Namuslu insanlar 1 milyon dolar mal ihraç edip % 10 vergi iadesi ile 100 bin dolar vergi iadesi ahyorken........................... Hatta o kadar ileri gitmislerdi ki...... İhtiyaç fazlası terlikleri ucuz fiyattan alıp.. 1-30 milyon dolar ihracat yapana %15 oranında..................___________________..... Devlet ihracatı teşvik etmek ve büyük ihracat şirketlerini desteklemek için kademeli vergi iadesi sistemini uygulamaya koymuştu... orada boş bir araziye döküyorlardı._________..... mallarının değerini iki-üc kat fazla gösterip devletten daha büyük oranda vergi iadesi almaya başlamışlardı......... planlanmadan alınmış olan bazı kararların yeni yolsuzluk türlerine davetiye çıkarttığım gördük. Bu teşvik uygulaması öyle ölçüsüz bir hale gelmişti ki sanayi mamulü ihracatçıları vergi iadesinden aldıkları paraların karşılığı olarak ihracat............... Bu konuda tahkikat yaparken ihracatın teşvik edilmesi adına iyi düşünülmeden.. bu sistemde söz gelimi 1 milyon dolara kadar ihracat yapan şirketlere ihracat miktarlarının % 10 oranında. 250 bin dolar teşvik alıyordu.................. aynı miktar ihracat gerçekleştirip bunu büyük bir holding üzerinden yapmış gösteren orta çaplı başka bir ihracatçı...... 300 milyon dolardan fazla ihracat yapana %25 oranında teşvik primi veriliyordu.. anlattıklarına göre sanayi mallarında yüksek vergi iadesi ve yüksek ihracat rakamlarında kademeli vergi iadesi uygulamasından yararlanmak için plastik terlik gibi bazı çok ucuz malların fiyatlarını bile çok yüksek (örneğin 1 liralık malı 5 lira) fiyatlardan gösteriyorlardı........... Yani ihraç bedeli olarak 5 lira gösterdikleri 50 kuruşluk terlik için en az 1 lira vergi iadesi alıyorlardı..................... O Dönemde geçerli olan ihracatta vergi iadesi teşviklerinden yaralanmak için ihraç ettikleri malların ticari fiyatını birkaç kat fazla gösteriyorlardı.........._ .. Böylece bedavadan para kazanıyorlar ama ülkenin milli serveti sokağa atılıyordu. Bunun 50 bin dolarını hiçbir iş 89 ....... 1 .....ihracat işlemlerini gerçekleştirdikten sonra kamyonlara yükleyerek Irak'a götürüp. 30 milyon dolardan fazla ihracat yapana % 20 oranında... Bölüm: Devlet Yurtdışında farklı kaynaklardan (işçi dövizi gibi) buldukları dövizleri kendi ihraç ettikleri malın bedeli olarak göstermekteydiler............

......._________..... Turgut Özal devletin döviz sıkıntısına çözüm olarak farklı politikalar uygulamaya koymuş ama bu politikalar başlamıştı. her şeyi birkaç kuruşluk menfaatleri ölçeğinde gören bazı ihracatçılar tarafından ülke mallarının dünya piyasasında değer ve pazar yitirmesine sebep olunuyordu. Devletin dövize ihtiyacı vardı........ geri kalan 200 bin dolar vergi iadesi de ihracat yapan şirkete kalıyordu. büyük ihracat firmaları ise hiçbir iş yapmaksızın.... Bu durumu gören......... 1 ... İhracatta teşvik amacıyla iyi hesaplanmadan alınan kararlar yüzünden.................... Onların anlatımına göre devlet ihracatı teşvik için bankalar aracılığı ile düşük faizli ihracat kredisi veriyordu. Ölçüsüz ve hesapsız verilen bu teşvikler ülkenin zararına dönüşüyordu..................... İhracatı teşvik için verilen ölçüsüz krediler iyi hesaplana-madığı için amaçlananın aksi sonuçlar doğuruyordu........___________________.. Böylece küçük ihracatçılar tüm ihracatlarını büyük firmalar üzerinden gösterip devletten almaya hak ettiklerinden daha fazlasını kazanıyor....... Bu şekilde içte ve dışta dürüst hareket edene karşı haksız rekabet ortamı doğuyordu.. aksi takdirde fiyat rekabetinde rakibine yeniliyordu.. mal dahi satmaksızm otomatik olarak devletten para alıyorlardı.......................... Bu düşük faizli krediler ihracatçının durumunu avantajlı hale getirirken............. Örneğin............ bu konudaki sorunları bize anlatırlarsa yukarıya rapor edeceğimizi söyleyince yapılan usulsüzlükleri anlatmaya başlıyorlardı. usulüne uygun davranan tüccar da usulsüzlük yapmaya mecbur oluyordu.... Türkiye'nin tüm üretimi on birim olan narenciye için yirmi birimlik ihracat 90 da kısa sürede yolsuzluklara davetiye çıkarmaya . Tüm bu süreçlerde öğrendiğim birçok şey beni derinden yaralıyordu.. ayrıca kambiyo hukukuna göre de başka cezalar alıyorlardı....... Gözaltına aldığımız ihracatçıları zamanın hukukuna göre üç ay gözaltında tutabiliyorduk............._ ... Bölüm: Devlet yapmayan sadece üzerinden ihracat yapılmış gözüken büyük holding alıyor...... askeri yönetim olduğu için dünyadan destek alamıyordu..... kredi almasına rağmen ihracat yapamayanların kredileri üzerinde cezalı olarak normal faiz işletiliyor...... Bu üç ay içinde onlarla samimiyeti ilerletip.....

......... Geniş bir yelpaze hakkında hileli bilgi toplamaya ve başladık... Bu konularda en ince topladığımız bilgiler üzerine raporlarımızı hazırladık.. İlgili makamlara gönderdik.... Bu iddiaların algılanması ve mahkemelerce kıymetlendirilebil-mesi sanıyorum altı aya yakın sürdü. ilk defa bu olayların çok 91 . Bu raporlarda...... Bu ise iç ve dış piyasalarda rekabeti şiddetlendiriyordu... Yıllarca sadece terör faaliyetleriyle uğraşıyorum... Bu olay.................. 1 . sonra dış piyasada göre da malı için fiyatları bu Anlatılanlara ülkemizdeki tüccarların durumunu bilen alıcı ülkeler (özellikle Rusya). devlet imkânlarını nasıl kötü kullandığını gördüm...... incelik ve hassasiyet gösterilmeyince zıddına dönüşüyordu._ ..........___________________...... Bölüm: Devlet kredisi verilebiliyordu. her gün bir tüccarla pazarlık yapıyor ve her defasında fiyatları daha da düşünüyorlardı............. dört bankanın Genel Müdürü ve Berber Yaşar in ve hatta dolaylı olarak Turgut Özal'ın ad mm geçtiği dava uzunca bir süre devam etti...... daha sonra zannediyorum çıkan af yasaları ile kapandı....... kullanılan yöntemleri yapılan yolsuzlukları ayrıntısına kadar yazdık. sıkıyönetim döneminde bunların hepsi altın kaçakçılığı davası olarak Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde birleştirildi.... diğer yandan da kendisi içeride daha yüksek fiyatla ürün almak zorunda kalıyordu. Rekabet o kadar şiddetlenmişti ki bir önceki yıla göre dış satım fiyatları yarı yarıya inerken............ Ama böyle büyük bir yolsuzluk olayının nasıl yapıldığını ilk defa bu olayda gördüm... İyi niyetle alınan kararlar.... Daha sonra......................... düsürüyorlardı.......... Cezalı hadde düşmemek için on birimlik ülke içi üretimi erken almak isteyen tüccarlar önce iç piyasada fiyatları yükseltiyorlar........ Oysa bu olayla ilgilenmeye başladıktan sonra iyi niyetle çıkanlmış kararnamelerin arkasına saklanarak birilerinin büyük vurgunları nasıl gerçekleştirdiğini..._________.. ülkeyi nasıl dolandırdığinı. Böylece Türk halkı bir yandan vergileriyle toplanan parasını kaybediyor. biraz abartılı anlatılsa da gerçeklik payı çoktu................. yurtiçi fiyatlar iki katma çıkabiliyordu...... İşte biz farklı firmaların yaptığı çok sayıda ihracat yolsuzluğunu ve devletten haksız yere para alma olaylarını tespit ettik..... Rus halkı ise daha düşük fiyata narenciye yiyordu.......

..... yanlış yapmaya.......... birilerinin milyonları çalmasına neden müsaade edilirdi? Beş TL değerindeki bir malın çakamaması veya çalanı yakalaması için polis görevlendirilir ama milyonları çalanlar İçin hiçbir işlem yapılmaz......_ ........... en iyi yapacağım işti. 92 .. ihtilal olunca sıkıyönetim ilan edildi......... Açıkçası.. alınacak en basit kararın bile inanılmaz derecede iyi hesaplanması... savcılar......... Başka uygun yer olmayınca.... 1 ..._________. Kaçakçılık olayları ihtilal öncesinde yoğundu..... devriye gezmek ve olayları önlemeye çalışmaktan sorgu ve operasyona yeterli zamanım olmuyordu.... denetim elemanları) tedbir almaları için uyarı-lamaz mıydı? Bin lira için bazı insanların hayatlarının karartıl-dığı bir yerde............... yolsuzluğa ittiğine şahit olmuştum. Bölüm: Devlet daha önemli olduğunu....... Mersin'in uzun bir deniz kıyısının olması............... maliye... yapılan büyük yolsuzlukların ülkenin sosyal durumu açısından çok daha hayati olduğunu o zaman fark etmiştim ve bu şekilde hatalı bir biçimde çıkarılan teşvik kararnamelerinin sistemin içerisindeki insanları kolaylıkla kötü olmaya... Her tim belli örgütleri sorgulayacaktı....... çok yakın mesafede Kıbrıs'ın bulunması...... bir tek kelimeden bile bütün piyasanın etkilenebileceğine dikkat edilmesi gerektiğini fark etmiştim..... sorgulamalar için kapalı spor salonunu vermişlerdi......... Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir MersinYieki siyasi sorgu ve operasyon biriminin amiri olduğum dönemde bana bağlı olarak çalışacak şekilde başında bir komiser yardımcısı ve dört memurdan oluşan dört ayrı sorgu ve operasyon timi kurmuştum...... Tam benim istediğim. Daha önce de sorgu operasyonuna bakıyordum ama sorgulama ve nezaret için doğru dürüst bir yer yoktu...___________________. Onlarla fiili mücadele sürdürmek................ hazine.. gözaltı süresi kısaydı................... örgütler sokakta aktifti... Kıbrıs'a günlük ve Suriye'ye ara sıra gemi seferlerinin bulunması gibi nedenlerle Mersin bölgesinde kaçakçılık faaliyetleri yoğundu........ Devlet makul karar alamaz mıydı? Ekonominin kuralları gereği eğer alınan kararlar makul ise bu kararları birilerinin kötü kullanmaması için diğer devlet kurumları (polis.....

. dışarıda ucuz ne varsa onu getirip satıyorlarmış...... komutanlığı bölgesinde kaçakçılık yapan kişileri sorgulamak üzere asker ve polislerden oluşan bir tim kurulmuştu........ O günlerde oyun kâğıdı çok rağbet edilen bir kaçakçılık malzemesiydi................. Zamanla sınırlar değişmiş........... 93 . Şam'dan Arabistan'dan kervan yükleyip İstanbul'a götürür. en iyi elemanım sayılan komiser Adem'i gönderdim.. Tim elemanları başlarında yüzbaşı olduğu halde gelip bu şahsın sorgulanması konusunda benden yardım istediler...... birbirini tanıyan insanlar arasında olması gerekiyordu.... Bölüm: Devlet İdeolojik örgütlerin eylemlerini takip eden askeri birimler......_ ........... Bir gün bu timin sorgu yaptığı askeri birliğin içindeki yerlerine gittim... Anladım ki bir anda kaçakçı olunmuyordu.... Biz de en başından.... Mehmet Taner bu işin başlangıcı yok. Tahkikatı derinleştirmek Gaziantep maksadıyla ve Adıyaman Adana.. sürekliliği olan her suç için geçerliydi ama kaçakçılık için daha da geçerliydi.......... Kanunsuz ticarette karşılıklı olarak taraflar bizzat birbirlerini tanıması zorunludur..... bir ara tamam her şeyi anlatacağım dedi............ Mehmet Taner'i sorgulamaya başladık.. illeri Mersin.. Bu tim Mersin bölgesinde yakalanan kaçak mallarla da irtibatı olan Mehmet Taner isminde Gaziantepli birini yakalamış ama şahsı konuşturamamaktaydı............ sıkıyönetim Kahramanmaraş...... İşin doğası bunu gerektiriyordu....___________________.. Hileli alman bir malı veya bedeli ödenmiş ama teslim edilmemiş bir kaçak eşyayı mahkemede icra yoluyla istenemeyeceğine göre bu işin bu piyasada uzun süredir bulunan..._________.. benim atalarım kervancıymış....... ilk kaçakçılık faaliyetinden başla deyince........ oradan da ters istikamette ne para ederse onu taşırlarmış...... 1 .. Yemen'den. deve kervanlarının yerini tırlar almış ama onlar yine aynı işi yapmışlar.... İçerde aranan ve pahalı olan.... Hele uluslararası kaçakçılık çok daha fazla karşılıklı itimat istiyordu..... Bu time benden de adam istediklerinde............... Aslında bu.......... Tarsus'ta sahil istikametinden gelen orman içi yoldan ülkeye kaçak olarak sokulmuş 2 tır dolusu oyun kâğıdı yakalamışlardı....

"Siz kiminle konuştuğunuzu bilmiyorsunuz... Bu ifadelere dayanılarak çeşitli araştırmalar yapıldıysa da ciddi bir sonuç elde edilemedi.. geçmiş zamanlarda gerçekleştirilmiş kaçakçılık eylemleri ile ilgili ifadesi alınmıştı. îlla git oğlunla konuş.. sıkıyönetim öncesi bir defasında Gaziantep'te kendisine ait iki tır dolusu silah yakalanmıştı............. Bu adam sizin..... benim sorgulayacağım biri değil..... bu sıradan biri kişi değil..." dedi. Ama daha sonra baktım ki Mehmet Taner'in yaptığı ve birçoğu.........._ .......... sorguyu durdurdum.. Bu adanı bizim için birkaç numara büyük. 3....._________.... siz daha kiminle konuştuğunuzu bile bilmiyorsunuz.... Bir lakabı ile anılır...... yiğit ben değiştirdim. Köydeki işleri dolayısıyla ancak yılda bir-iki defa evime gelebilen babamın ne zaman geleceğini çok önceden bilirdim.............___________________... adamcağız bakmış rahat yok mecburen onlarla birlikte Mersin'e yanıma gelmiş..... Bu anı gelişin sebebi bir iki dakika içinde belli oldu. benim soruşturma ile alakam konusunda epey şeyler anlatmışlar..... hiç beklediğim bir durum değildi. hemen dışarı çıktık ve yan odada toplandık. Onlara........... o anda sorguda bulunanlara işaret ettim......... sana ne derler..... çok geniş bir ailenin üyesi............ yani uluslararası kaçakçılık yapıyordu... Şahıs bu ismi söyleyince... Mehmet..... Aslında babam benim böyle bir şey yapmayacağımı 94 . bize yardım etsin... Sorgulanan Mehmet Taner'e büyük kaçakçı deniyordu... bizim adamın soruşturmasını o yapıyormuş veya o soruşturma üzerinde etkin imiş.... şahsın gözü bağlı olduğundan bizi görmüyordu.. Son olayda ise bir tır dolusu oyun kağıdı yakalanmıştı.. Taner ile biraz konuştuktan sonra ayrıldım...... Bölüm: Devlet Antepli olduğum için büyük kaçakçıları ismen tanırdım ama Mehmet Taner bana hiç tanıdık gelmiyordu........" diye sordum.. bu adamın ve ailesinin kaçakçılık faaliyetlerini bilen birilerini bulmalısınız...... kendisine ne istiyorsa veririz demişler...TH... benim istersem onu kurtarabileceğimi söylemişler....... Senin adın soyadımı şanın nedir... Bu olaydan birkaç gün sonra bir sabah erkenden babam eve geldi.. Şahıs "Tabii efendim... bana Çello Mehmet derler... Mehmet Taner'in yakınları babamı bulmuşlar ve araya hatırlı kişileri koyarak ısrar etmişler..." dedim... 1 ... Bu adam Antep bölgesinin en ünlü kaçakçısı.. ailede herkes yılların büyük kaçakçıları...

Bölüm: Devlet bilmesine ve bunu onlara söylemesine rağmen fazla ısrar üzerine geldiğini söyledi........._ . Bu işle ilgimin olmadığını söyleyerek onu gönderdim. Bir haftalık kursun sonunda kursu tamamlamak için sınav yapılması gerekiyordu.. Ama büyük kaçakçılarda durum farklıymış....... ağır suçlular hakkında tahkikat yapmıştım. Biz de eğitim programına Ankara'dan gelen görevlilerle birlikte ders vermek için katılıyorduk... ailemi tespit edememişti. sistemi bilen............... devlet içinde kaçakçıların neler yapabileceğini görmüştüm.._________. ailem bulunmuş ve torpil olsun diye babam Mersin'e kadar getirilmişti....___________________. hiç birinde kimse benim kim olduğumu............ Bu nedenle güvenlik kuvvetlerinin bölgeye gelmeden önce bölgedeki illegal bölge halkının gelenekleri ve değer ve yargıları............... 95 ......... Bu amaçla Diyarbakır'da bir hafta süreli eğitim programı planlanmıştı................ Güneydoğu Anadolu Bölgesinde PKK'nın aktif olarak faaliyet gösterdiği illerde terörle mücadele biriminde görev yapan polislerdi... 1 ...... devletin içinde adamı bulunan kişiler her yere ulaşabiliyordu................... aranan örgütlerin faaliyetleri....................... Onca örgüt mensubu. eylemleri militanları ve bölgenin aşiret yapısı hakkında bilgilendirilmeleri ve eğitilmeleri zorunluydu.. burada yaşanan olaylar ve PKK örgütü hakkında bilgi sahibi olmadığı görülmekteydi.... sıkıyönetim karargahında özel bir bölmede tutulan ve hiç kimseyle görüştürülmeyen.. her polisin hemen cevap verebileceğine....... Hatırladığım kadarıyla sınavda herkesin tereddütsüz bileceği türden sorduğumuz..... benim kim olduğumu bilmeyen bu kişi için bir defa sorguya katıldığımı çok az insan bilmesine rağmen kimliğim tespit edilmiş. Parası olan............................ DİYARBAKIR Güneydoğu'daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor Diyarbakır'da görev yaptığımız dönemlerde bölgeye ilk defa göreve gönderilen güvenlik kuvvetlerinin bölgede yaşayan halkla ilgili olarak. Bu eğitim programının kursiyerleri.....

....................... niçin illegal eylemlere yöneldiklerini anlamak ve sorgulamak istemiyoruz.. Küçük Ağa Yine bir anım var ki bu da çok keskin ve çok kanaat uyandıran bir örnek olaydı.._ . çoğu 15'ine gelmemişti. 2Abdullah Öcalan haricinde PKK'nın yöneticilerinden beş kişinin adını yazınız......... Bu çocuklar kısa bir yargılamanın sonunda yaşları küçük olduğu için mahkemece serbest bırakılıyordu ama kendi köylerine de dönemiyorlardı. hatta bu işlerin fiilen bizzat içinde olanlar hiçbir zaman bu örgütleri tanıyamadılar. hedeflerini. dağa çıkmasının altında yatan sebepleri nasıl anlayacak... kursiyerlerin yüzde doksanının bu soruların hiçbirini bilmediğiydi............ PKK'nın içerisinde Abdullah Öcalan haricinde örgütü yöneten adamlardan 5 tanesinin ismini veremiyorlardı..... Bölüm: Devlet daha doğrusu cevap vermesi gerektiğine inandığımız sorulardan bazıları şunlardı: 1....... Aileleri çocuklarını sevse bile yanlarına alamazlardı...Bölgenizde/ilinizde aranan 3 PKK militanının adını sayınız..... ideolojisini. Örgütün yoğun olarak bulunduğu Here-kol Dağlarımın eteklerindeki Botan Bölgesi ride bulunan Besta Vadisi'ndeki köylerine gitmeleri çok zordu.......... O zamanlar küçük yaşta kandırılarak PKK'ya katılmış 13-14 yaşlarında kendiliğinden teslim olarak itirafçı olmuş çocuklar vardı... Çıkan netice. Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapıyordum. O dönem yayınlanmakta olan TV dizisi Küçük Ağa'dan etkilenerek Küçük Ağa dediğimiz içlerinden 14 96 . örgüt öldürebilirdi...... anlamak istemediler....... Bunun yerine onları terörist................ kavrayacak ve buna karşı faaliyet yürütebilecekti... Bu çocukların gidecek yerleri yoktu................. amaçlarını... Maalesef o bölgelerde çalışan görevliler..... Bugün bile bu örgütlerin ne için mücadele ettiklerini... 1 . vatan haini olarak beylik tanımlamalarla geçiştiriyoruz....... Yani kendi bölgelerinde aranan 3 PKKlınm ismini sayamıyorlardı........___________________............. Belki bunlar çok önemli bilgiler değildi..... çünkü çalıştığı ve bu kadar ağır olayların yaşandığı bu bölgede mücadele ettiği gücün militanlarının isimlerini bile bilemezken örgütün arka planındaki teorisini................... ama bir açıdan da çok hayatiydi.... anarşist._________. anlayamadılar..

"Küçük Ağa ne var.... "Kimler bildi?" Küçük Ağa cevaben "Yalnızca bir kişi bildi...... hatta liderleridir...._________................ Geceleri polis evinin bir odasında kendisi gibi bir iki kişiyle birlikte kalıyor. "Kim onlar?" diye sorunca "Marx.... biraz da fotoğraflara bakarak anlam çıkarıyordu Örgüt kendisine bir anlamda okuryazarlık öğretmişti.... Bir gün odamda oturmuş gazetelere bakıyordu. SUI şubedeki herkese bu fotoğrafları göster ve bunların kim olduğunu sor. Başlangıçta daha iyi bir hayat vaadiyle örgüte katılmış.." dedim. Engels ve benin" diye cevapladı....... Muhtemelen 1 Mayıs olaylarıyla ilgili gazete haberinin arka fonunda Marx. PKK kampında kaldığı dönemde militanların öğrettiği kadar biraz okuyabiliyor.. 03k......... Sonra gel bana neticeyi anlat........." dedi.......... Örgütte kaldığı süre tahminen 6 ayı geçmemişti... 97 .... neye kızıyorsun bakayım?" dedim... 1 .......... O zamanlar 20-25 kişilik personeli olan 3 odadan ibaret İstihbarat Şubesinin tüm odalarını dolaşıp geldi..." diğerlerinin resimdekileri tanımadığını söyledi........ Bölüm: Devlet yaşında olan bir tanesi bizim himayemizde kalmıştı.... teröristlerin büyükbabalarıdır. O anda şubede 7-8 görevli vardı... Sempatik bir çocuktu..._ .... Engels ve benin'in olduğu kızıl bayrağın fotoğrafını işaret ederek.. onlara kızdığını söyledi.. "Söyle bakalım......... Küçük Ağa odamda gazeteleri okurken "ben bunların yüzünden bu hallere geldim....... örgütün Marksist olmasından bahsediyordu... bir müddet örgütle dağda gezmiş ve daha sonra kaçıp teslim olmuştu..... bunların yüzünden başıma bu kadar bela geldi" diye kendi kendine söylenmeye başladı..... "Benim başıma en çok belayı bunlar açtı" dedi. Hiç okula gitmemiş olmasına rağmen kırsalda...... Bunun üzerine dedim ki "Küçük Ağa.............. Gazeteyi bana gösterdi...... dediğini. çıktı... Bir başkası niye sorduğunu merak etmesi üzerine Küçük Ağa benim sordurduğumu söyleyince "Amir soruyorsa mutlaka bunlar solcu büyük adamlardır.......... etrafı temizleyerek bizim imkânlarımızla geçinmeye çalışıyordu..." Küçük Ağa şubedeki tüm personele göstermek üzere gazeteyi alıp.....___________________...........

bu konuda kurs görmüşlerdi........ bu olaylar aslında mücadele ettiğimiz grup ile kamu görevlilerinin durumunu görmemiz açısından çok önemliydi ve asıl dikkat edilmesi gereken konu buydu.. PKK'nın yakın geleceğinin nasıl olabileceği ihtimalleri çizerine istihbari bir yorumu kapsayan bir analiz hazırlamamız gerekiyordu... Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı İstihbarat birimleri ile beraber çalışıyorduk ve dayanışma içerisindeydik...... Birçok durumda beraber hareket ediyorduk... istihbarat toplayan......_ ... 98 ............ örgüt tarafından verilen 4-5 aylık eğitimin ardından pek çok şeyle birlikte bu insanları da biliyordu........ yani terör örgütleri konusunda en iyi bilgiye sahip olması gereken... Y~d...... 1 ....... ama karşılarındaki grubun ideolojik alt yapısını şekillendiren düşünür ve liderleri tanımıyorlardı.... önümüzdeki günlerde Genelkurmay'dan bir askeri yetkilinin......._________. Terör gruplarının her şeyini en iyi bilmesi gereken İstihbarat Şubesindeki polisler ve görevliler Marx'i. Bu insanlar uzun süredir bu görevde bulunuyorlardı.......... Buna benzer olayları hep yaşadım........ Bölüm: Devlet Burası istihbarat şubesiydi..... Bizim de bu brifingin bir bölümünde bu bölgedeki bölücü faaliyetlerin.. Bu yetkiliye verilmek üzere brifing hazırlamak gerekiyordu....... Yine böyle bir zamanda Kolordu İstihbarat birimiyle beraber çalışma yaparken..... dağda gerilla savaşı sürdüren kişilerle mücadele edeceklerdi..___________________. İşte mücadele ederken aramızdaki en önemli farklardan bir tanesi buydu. Buna karşın okuryazarlığı olmayan küçücük bir köylü çocuğu...... Biz de Diyarbakır Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü olarak 7...... Lenin'i ve Engels'i tanımıyordu........ dünya ve medeniyetle irtibatı olmamış bir bölgede yetişmiş bir çoban.... unutulmaması gereken ve aradaki kalite farkını gösteren çok önemli bir olaydı....... bunlarla mücadelenin asıl büyük boyutunu bilmesi ve görmesi gereken kişilerin çalıştığı birimdi. Bu insanlar.............kırı Grsleceçjı JNfeşett Çriçek Zannederim 85 yılı sonu veya 86 yılı başlarıydı.......... hem de Herekol Dağı hm eteklerinde kalmış.... muhtemelen Genelkurmay İstihbarat Başkanımın geleceğini ve denetleme yapılacağını öğrendik...... Marx ve Lenin'in düşüncelerinden etkilenerek dağa çıkmış...... O dönem sıkıyönetim vardı ve her şey sıkıyönetim komutanlığı emir ve koordinesinde yürüyordu....... bu...............

........ u PKK hm yakın zamanda geleceği ne olabilir?" Şoförümüzü çağırdım..... birimin komutanı bir yarbay... 25-30 dakikayı geçmemişti ki geldi......... o gün bize teslim olmuş Neşet Çiçek geldi. Şahıs soruşturma yapılmak Emniyet 1. örgütten yeni geldi..... PKK'nm yakın geleceğinin devletin yapacaklarına.............. ben ve yardımcım Emniyet Amiri Abdurrahman bu konuyla ilgili bir çalışma içerisindeydik.................... Şubeye getirilmişti ve o zamanki Emniyet Sorgu Bürosunda bulunuyordu........._ .... Ben birkaç saat sonra cevabın geleceğini tahmin ediyordum......... Şoför gitti........... _._________........_ ....................... Neşet Çiçek'in yazdığını okuduğumuz zaman metnin mükemmel olduğunu gördük.............. Bu arada aklıma örgütten kaçarak..." dedim." Yazdığım soru kâğıdını şoförle gönderdim. "Arkadaşlar biz bu kişiye soralım. Çiçek öğretmenken 19701i yılların sonunda örgüte katılmış....... dış ve iç dünyadaki gelişmelere bağlı olduğunu ve buna paralel olarak örgütün yapabileceklerini anlatan güzel bir metindi.... Hemen bir kâğıdın üzerine şu soruyu yazdım Haliç'te Yaşayan Sımonlar..... dedim ki "bunu götür sorgudaki büro amirine ver................... bazı yerlerin değiştirilmesi.. yeni teslim olan Neşet Çiçek'e bir odada masa ve sandalye versinler....... bundan aldığımız cevabı kullanalım._____............ katliamlardan rahatsız olunca teslim olmuş. tahminimce örgütün içerisinde iyi sayılabilecek bir konumda bulunmuş....... Bölüm: Devlet Kolordu İstihbarat Şubesinde....___________________... bazı ekleme ve çıkarmaların yapılması için bize geri verdi ve tekrar aşağı indik... alt katta metni düzeltmeye başladık....... 1 ....... Kurmay Başkanı metni okudu.................... bittiği zaman da bize haber etsinler biz aldırırız... çok kısa bir süre içerisinde... Elinde soruyu yazdığım kâğıdı tutuyordu. Çiçek nezarethanenin deliğinden gelen ışıkla duvara koyduğu kâğıdın arkasına bizim sorumuza cevaben kısa ve hızlı bir şekilde bir sayfayı bulmayan bir metin yazarak vermişti..... bu soruya cevabım yazsın.... ama dağ hayatından ve örgüt içerisinde olup bitenlerden. Beraber taslak bir metin hazırladık ve metni makul bir şekle getirdikten sonra Kolordu Kurmay Başkanıma çıkardık.___.____........... bir yüzbaşı........................... Bana 99 .................... konuyu en iyi bilecek olan budur...

... Alman İstihbarat birimleri BND (dış istihbarat).. Almanya'ya gitmeden önce Diyarbakır'da önemli bir bilgi kaynağım Almanya'dan örgüte katılıp oradan Bekaa kamplarına gelen... bu insanlar çok okuyan.. İkna olmayacağını anlayınca "Efendim maalesef üniversite hocasına değil.......... Dedik ki "Efendim bizden istediğiniz brifing notumuz. Bölüm: Devlet göre hangi hal ve şartlar olursa PKK'nm yapabileceklerini çok güzel özetleyen mükemmel bir nottu......... bakın şu ifadelere...... çok yazan.............. Almanya Ziyareti 1986 yılında ben Diyarbakır İstihbarat Şube Amiri. bu iş zor........... Kazım Abanoz ise İstihbarat Daire Başkan Yardımcısıydı. Biz kendimizi ve kendi insanımızı bu hale getirmediğimiz müddetçe. Kurmay Başkanı hm önüne koyduk....... Bizler ise bu işin çok uzağındaydık ve uğraştığımız olayları tam manasıyla bilip kavrayamıyordu k..............." dedi.... gerçek buydu. temize çektik ve yukarıya çıktık......... Sorun buydu........... öğretim görevlisine yazdırdınız? Bana doğru söyleyin........." dedik.." Kurmay Başkan metni okur okumaz ayağa kalktı. yeni teslim olmuş bir PKK mensubuna sorduk.. sorun da budur...._________....... 1 ... ben de yazamam....... ama biz yapamıyoruz. öcalanin kendi köylüsü de olan 100 . olayları doğru değerlendiren kişilerdi..._ . Bunun üzerine Kurmay Başkan "Arkadaşlar sorun bu........." sonra parmağı ile yukarıyı göstererek üst kattaki o zamanın sıkıyönetim ve 6..... Bunu kimden aldınız? Hangi profesöre.. kamp eğitimi sonrası örgüt tarafından ülke içerisinde yeni gerilla açılım bölgesi olarak seçtiği Siverek-Çermik-Adıyaman bölgesine gönderilen militanlardan........ Anayasayı Koruma Teşkilatı (iç istihbarat) ve Alman güvenlik birimleri BKA (Alman federal kriminal polisi) ile PKK konusunda 3 gün süren ayrı ayrı görüşmeler yaptık.. Evet.. "Bu metni...... Onunla birlikte Federal Almanya'ya gitmiştik.....___________________. bu tahlili bu adam yapıyor.. Bu notu alıp.. Kolordu Komutanı rahmetli Kaya Yazgan Paşa'yı kast ederek "O da yazamaz....... 15 dakika içerisinde verdiği cevap bu.... İşte aradaki kalite farkı. siz yazamazsınız. önce biz yazdık diye ısrar ettik............." dedi.

... Bu bilgileri biz ancak yıllar sonra 1993'te teyit ettik............... Almanlar bütün olarak PKK yi değil........___________________. ya da bizim yakaladığımız eski HPP sorumlularından... hakkında devam etmekte olan tahkikat bu kişinin anlatımları ile daha da genişlemiş............. kendi imkânları ile Almanya'ya geçip Alman polisine teslim olduğunu ve örgüt hakkında bildiği her şeyi Alman polisine aktarmış olduğu bilgisini vermişti....... 1 . HPP adlı bu alt birimi yasadışı kabul ediyorlardı.... Bu tür kurşuna dizme görüntülerinin sadece filmlerde kaldığını düşünen Almanlara bu dokümanların çok ciddi şok etkisi yarattığını zannediyorum...._ ............. Devletin arşivinde Cemil Bayık'm ses örneği yoktu........ Bekaa'daki kampta bu grubun örgüt içerisinde sorgulamalar.................. Bir ara bana Cemil Bay ikin Avrupa sorumlusu olarak atandığım ve Fransa da olduğunu duyduklarını. aslında dinleme takibine aldığım bir militanın dinlediğim bazı konuşmalarını Fransa'daki Cemil Bayık la..... Almanya'da...... Ben de hiç duymadığımı söyledim.... örgütsel raporlar vardı.. Bölüm: Devlet Şahin kod adlı Nusret Aslan örgütü terk etmiş olduğunu. işkenceler ve infazlar yaptığını öğrendik.......... örgütün kullandığı sahte belge ve pasaportlar. bu konuda bilgim olup olmadığını sordular. yaptıkları işleri ve aldıkları istihbaratları da kısmen anlattılar....... operasyonlar büyümüş ve birçok kişi yakalanmış ve çok miktarda örgütsel doküman ele geçirilmişti...... yaptığım ama konuştuğu militanın Cemil Bayık olduğunu fark etmediğimizi anladım.. bu yüzden kim olduğunu 101 .. PKK içerisinde SS benzeri bir örgütlenme olan HPP isimli parti güvenliği ve parti içi istihbaratı görevi gören gizli bir birimiri varlığım ilk defa Almanlar tespit etmiş ve örgüt.. Örgütten ayrılan. içerisindeki infazları bu grubun yaptığını belirlemişlerdi... Almanlarla bu faaliyetleri konuştukça..._________......... Bu dokümanlar arasında kampta hain ya da ajan olduğu suçlamasıyla yargılanıp kurşuna dizilen kişilerin infazı sırasında halay çeken militanların görüntülerinin olduğu kasetler.. bilginin doğru olduğunu... örgüt.... sonra örgütten kopmuş bir kişiden aldığım bilgilere dayanarak örgütün Avrupa d ak i ve özellikle Almanyadaki yapısı hakkında epey donanımlıydım..... Avrupa'da örgüte katılmış............................ Fakat Türkiye'ye döndükten sonra bu......

.._________. O çünkü tarihte kaldığı Almanlar irtibat noktalarından belgelere biliyorduk.... yaygın eylem yapan bir örgüt olarak görmediğimizi...... üç beş eşkıya grubu olarak nitelendirdiğimizi söylerken... geleceğe yönelik planlarını ve örgütün bugünkü durumunu o gün bize anlatmıştı........ Görüşmelerde biz ülkemizde terör ve güvenlik zafiyeti varmış gibi göstermemek için PKK'yı etkin............... Bilgi vermek için söz alan BKA görevlisi "Bugün için gerçek durumu tam gözükmese de PKK....................." diyerek durumu özetlediği konuşmasında aslında PKK'daki militan yapısını...... çok ustaca bize yol gösterip yapmamız gerekenleri anlattılar...... siz de Alman güvenlik makamları da PKK'yı ciddiye almıyorsunuz ama yanıldığınızı anlayacaksınız imasında bulunmuştu... 1986 yılında Ali Haydar Kaytan başta olmak üzere PKK'nm Almanya ve Avrupa sorumluları ve birçok yöneticisi yaka lanmış......... buldukları dayanarak..... Çok önemli bir fırsat kaçırmıştık... Cemil Bayık uzun süre Avrupa sorumluluğu yapıp tekrar Ortadoğu'ya dönmüştü..... gelecekte çok ciddiye alınması gereken bir gruptur.... örgütün çalışma biçimi ve yapısı çözülmüştü............ Fransa'da o tarihte örgütün ikinci adamı olan Bayık i yakalatmak bazılarını mümkündü. Maalesef her 102 ... Almanlar bize çok önemli açıklamalarda bulundular. Tecrübesizliğim neticesi çok önemli bir fırsat kaçırmıştım.... Dolaylı olarak aslında bize...... 20 milyon marka PKKlıları yargılamak için özel mahkeme binası yapmışlardı. 1 ...... bu militan yapısı ve imkânları ile Türkiye'de bir gerilla savaşı yürütebilir.......... örgütün Almanya ve Avrupa'da gerçekleştirdiği ona yakın olay aydınlatılmış.... Almanya'daki operasyonlar nedeniyle Fransa'ya kayan örgüt merkezindeki elemanları takip etmek için Fransız iç istihbaratı içerisinde bir grubun PKKyı takip etmesini sağlamışlardı...._ ....... Alman Federal Kriminal Polisi PKK hakkında çok önemli bilgiler ele geçirmişti.. Almaların verdiği bilgiye göre bu tahkikatlar kapsamında yalnızca tercüme için 5 milyon mark harcamış. Daha sonra dinlettiğim eski bir PKKlı itirafçı sesin Cemil Bayık'a ait olduğunu doğrulamıştı............................ Bölüm: Devlet tespit edememiştik.. Almanya'da ciddi sorunlar yaratabilir......___________________....... orada Almanların PKK'yı bizden daha iyi tanıdıklarını gördüm....

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zamanki körlüğümüz ve şuursuzluğumuz asıl rolümüzü oynamamızı engelledi. Almanların anlattıklarına göre, örgütün çok önemli kadrolarını yakalamışlar ve ciddi suçlarla yargılıyorlardı. Ondan fazla cinayet vardı ama tanık bulmada çok ciddi sıkıntı çekiyorlardı. Bazı kişiler poliste ifade vermiş ama daha sonra örgütün baskısı ile mahkemede ifade veremeyecekleri anlaşılmıştı. Alman yasalarına göre tanık bu tür durumlarda ifade vermezse, onu sorgulayan polis tanık gibi ifade veriyordu ama esasen tanığın mahkemede ifade vermesi, soruları cevaplaması gerekiyordu. Ellerinde onların tabiriyle bir buçuk tanık vardı. Biri örgütün yönetici kadrosundan önemli biriydi, sağlam ifade veriyordu, bu kişiyi koruyorlardı. Diğeri ise Örgütün Almanya'da ve kamptaki faaliyet ve eylemlerini bilen, başta ifade veren ama istikrarlı olmayan, bazı zikzaklar çizen, tam güven vermeyen biriydi. Bu kişi Türkiye'deki akrabalarının örgüt baskısı altında olduğunu, onların güvenliği tehlikede olduğu için ifade vermeye korktuğunu söyleyerek özellikle Urfa'daki kardeşi ve ailesinin Almanya'ya getirilirse konuşacağını ima ediyormuş. Ancak bunun yapılması halinde mahkemede Alman devletinin tanıklar ve yakınlarına menfaat vaat ettiği anlaşılırsa bu durumda Alman hukukuna göre tanığın tanıklığı kabul edilmiyordu. Alman polisi için böyle bir durumun ciddi sorunlar yaratacağı söyleniyordu. Bu kişinin Türkiye'deki yakınları güvenlik altına alınırsa ve aile Almanya'daki tanığa güvende olduklarım söylerse, tanık rahat ifade verebilecekti. Bahsedilen kişi hakkında bilgi sahibiydim, anlatılanlar doğruydu. Dönünce hemen rapor yazdık ve Almanya'daki davada PKK'nm mahkûm olmasının çok önemli olduğunu, orada mahkûm olmasının tüm dünyada terörist sayılması anlamına geleceğini, bu kişinin rahat ifade verebilmesi için Urfa'daki ailesi ve kardeşinin uygun bir batı iline gizlice nakledilerek güven altına alınması ve kardeşinin işe yerleştirilmesinin sağlanması gerektiğini, aile güvenlik altına alınır ve bazı imkânlar sağlanınca Almanya'daki kişinin tanıklık yapacağını belirttik. Devletin bu yönde talimat vermesini bekledik. 40-50 bin Tb masrafla bu iş halledilebilirdi. Aslında böyle bir iş için 103

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

40-50 milyon dolar harcamaya bile değerdi. Aylar yıllar geçti, aileyi arayıp soran ya da ilgilenen olmadı. Konuşmaya gelince tüm Avrupa özellikle Almanlar PKK'yı destekliyor denir, aslında PKK'yı Almanlar mı, yoksa bizimkiler mi dolaylı olarak destekliyor bilemiyorum. O zaman ülkemizde PKK eylemleri daha yeni başlamıştı. Biz PKK'nm büyüyüp güçlenmesinde Almanya'daki durumunun çok önemli olduğunu, Avrupa'da PKK'nm ciddi destek ve güç bulduğunu söyleyerek Almanlardan daha fazla yardımcı olmalarım, daha fazla bilgi vermelerini istiyorduk. Alman makamları ise PKK hakkında bize teorik sahada tafsilatlı bilgi veriyorlardı ama pratik operasyonlara yönelik, kişilere yönelik bilgi veremiyorlardı. Tahminime göre Türkiye'deki insan hakları ihlalleri, sıkıyönetim halinin devamı nedeniyle bilgi vermekten kaçmıyorlardı. Bu arada konu ile ilgili çok ısrarcı konuşunca, bir Alman görevli bize şunu anlattı: "Bakın, dünyada komünizme karşı en ciddi mücadeleyi Almanlar vermektedir. Çünkü Almanya, Doğu ve Batı Almanya olarak ikiye bölünmüş durumda. Halkımızın yarısı Doğu Blokunda kalmış ve aramızda utanç duvarı denen o meşhur duvar var. Her yıl, bu duvar ve tel örgüleri geçmeye çalışan yaklaşık 150 insan ölmektedir. Biz bu insanlarımızın bize gelirken öldüklerini görüyoruz, bundan dolayı da tüm dünya ile komünizme karşı mücadele ve işbirliği yapıyoruz. Bütün dünya ülkeleri, Amerikalılar, sizler, her ülke; kim komünizme karşı mücadele yürütüyorsa, kendi topraklarımızı, kendi üsle-rimizi açıyoruz ve her konuda destek oluyoruz. Ama tüm bunlara rağmen, Almanya'da komünist partisi serbest ve komünist partisi üye sayısına veya çıkarttıkları yayın organlarına göre, diğer demokratik kitle örgütleri ve partiler gibi devletten yardım serbesttir." O zaman bunu pek anlamamıştım, ama daha sonra düşündüğümde, onların rejimlerinin ve sistemlerinin ayakta kalmasını bu anlayışa borçlu olduğunu kavramıştım. Doğu Almanya'dan kaçan insanların ölümü göze alarak Batı Almanya'ya gelmelerinin sebebi, Batı Almanya'daki bu özgürlük düzeniydi. Bu kadar şiddetle muhalif 104 ve destek alırlar ve faaliyetleri Almanya'da

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olduğu komünist sistemin kendi içinde savunulması için özgür bir ortam sağlıyordu. Almanya'yı bu kadar değerli hale getiren de bu özgür ortamdı. O nedenle bu anlayışın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca hatırlıyorum, o zaman Alman istihbaratı ile görüşmeye giderken Almanlar, görüşmeye gelecek olanlarda bulunması gereken özellikleri gösteren bir liste vermişti. Bu listede herhangi bir Doğu Bloku ülkesine gitmemiş olma şartı vardı. Yani Doğu Bloku ülkesine giden istihbarat birimleri ile görüşmüyorlardı. Komünizmle mücadelede resmi olarak tüm ülkelerle işbirliğine hazır olan, bu kadar azami derecede hassas olan Almanya ülke içindeki komünist teşkilatları özgür bırakıyordu. Diğer bütün siyasi hareketler ve düşünceler gibi komünizmi de Özgür bırakmışlardı. İşte bu düşünce Almanya'yı özgür kılmıştı ve bu özgür ortam Doğu Blokundaki insanların ölümü göze alarak batıya gelmelerini sağlıyordu. Demokrasi anlayışı açısından bence çok önemli bir ölçüt siyasi olaylara ve rejim muhaliflerine olan bu yaklaşımdı. Üstelik Almanya genel olarak dünya veya Avrupa ölçüsünde Özgürlüklerin tam anlamıyla sağlandığı örnek ülkelerden de değildi. Güneydoğu olaylarını ve burada yaşayan halkın durumunu anlayabilmek için, buradaki sorunlara yönelik çözüm önerileri getirirken bir an için Diyarbakır'da, Mardin'de, Van'da, Siirt'te doğmuş olduğumuzu düşünelim. Acaba oralarda doğmuş ve o bölgedeki olayları yaşamış olsaydık nasıl etkilenirdik, ne düşünürdük, dağdaki insanlara nasıl bakardık, o bölgedeki polisi, jandarmayı nasıl görürdük? Bu sorulara vicdani bir cevap verdiğimiz gün, güneydoğu sorununa makul çözümler üretebiliriz. Balkanlar'da ve Kafkaslarda yaşayan Türkler/soydaşlarımız için istediklerimizi, yorumlamalıyız. oralardaki mücadeleleri nasıl desteklediğimizi hatırlayıp empati kurarak bölge halkının taleplerini ona göre

İki TİKKO'lunun Yakalanması

105

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Diyarbakır'daki görevime yeni başlamıştım (25 Aralık 1984). Ben gelmeden önce şubenin tüm amir kadrosunun değişmiş olmasından dolayı iş hacmi gerilemişti. Gelir gelmez, şubede biraz hareket sağlamak ve bir an önce bir şeyler yapmak adına işe koyulduk. Kısıtlı imkânlarımızla neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık. PKK nm güneydoğu eylemleri Siirt bölgesinde yeni başlamıştı. Diyarbakır bölgesinde de fazlaca bir eylemi yoktu. Fakat her gün mutlaka bir yerde bir grubun olduğuna dair istihbar! bilgiler geliyordu. Bunlar tutarlı ve değerlendirilmiş bilgiler değil, daha çok duyumlara dayanan, köylünün kendi arasında konuştuğu, etraftan duyduğu ve içlerinde bizimle irtibatlı kişiler vasıtasıyla dolaylı şekilde bize yansıyan bilgilerdi. Bu arada, bir başka önemli husus da adi suçlardan aranan bazı kişilerin dağda kaçak olarak bulunmasıydı. Bu kişiler örgüt vs. geldiği ile buluşmasını rahatlıkla kılavuzluk yapabilecek kakolaylaştırıyordu. Bu kişilerin bir an önce biliyette olan insanlardı, üstelik kaçak olmaları bu insanların PKK yakalanması gerekiyordu. Diyarbakır bölgesi kırsalında birçok suçtan aranan, biraz da çıkardığı birtakım ufak tefek olaylar nedeniyle etrafında korku salmış, silahlı olaylara karışmış, çok çabuk hareket edebilen Musa Mızrak isimli yarı eşkıya bir kişiden bahsediliyordu. Bir gün, elemanlarımız bu kişinin şehir merkezindeki yeri hakkında bilgi almışlardı. Etrafına korku salmış bu kişiyi yakalamak için müdahale biçimine daha fazla dikkat edilmesi gerekiyordu. Bize bilgi veren kaynakla birlikte evinin civarına gittik. Aslında benim Şube Müdürü olarak sıcak olayların içerisinde pek fazla yer almamam gerekiyordu. Görevim istihbar! bilgiyi alıp, operasyonel birimlere aktarmaktı. Kitap üstünde böyle yazmasına rağmen pratik hayatta geçerli bir kural değildi. Bir şeyler yapmak adına içeri girmeniz, bilgi veren kişiyle görüşmeniz, olay yerini görmeniz, operasyona katılan ekipleri bilgilendirmeniz, hatta son noktaya kadar göstermeniz gerekiyordu. Aksi halde küçücük, basit hatalar sonucunda netice almamıyordu. Bizim işlerin azlığı ve benim o tarihe kadar hep siyasi şubelerdeki sorgu operasyon 106

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

bürolarında çalışmış olmam nedeniyle bu tür operasyonlara katılma ihtiyacı duyuyordum. Ayrıca personele de cesaret ve güven vermek gerekiyordu; onlara bazı konularda liderlik etmek, yeri geldiği zaman şunu yapın bunu yapın derken, sizin de onları yaptığınızı bilmeleri gerekiyordu. Musa Mızrak adındaki kişinin şehir merkezinde olduğu haberini aldık. Kısa süre içinde belirtilen adresten ayrılabileceği, yanında büyük çaplı silah, bomba vs. olabileceği gibi hafif korkutucu bilgilerde edindik. Evin yerini tespit ettik. Operasyon ekibi gelinceye kadar bu kişi adresten ayrılıp başka yere gidebilirdi. Ayrıca bize bilgi veren kaynağı da korumamız gerekiyordu. O gece istihbarat bilgisi getiren personelimizle birlikte üç kişi bulunuyorduk. Kaynağımız adresi gösterdiğinde ben bizzat öne geçmek suretiyle silahlarımızı çektik, eve girdik ve hiç beklemedikleri bir şekilde evdekileri silahları ile birlikte teslim aldık. Musa Mızrak'ın üstünde silah ve patlayıcı maddeler vardı, şahsı bu şekilde yakalayıp teslim ettik. Bize bilgiyi veren bilgi kaynağı kırsal alanda iyi bilgi sahibi olan biriydi. Verdiği bilgiyi anında değerlendiren, risk alarak operasyona girişen böyle bir ekip bilgi kaynağının hoşuna gitmiş, ona güven telkin etmişti. Bu şahıs bu şekilde kararlı dav-ranılır, kimliği gizlenir ve cüzi miktarda bir ödül verilirse daha önemli konularda yardımcı olacağını söylemişti. Daha sonra da gerçekten öyle oldu, çok önemli bilgilerin temininde ve operasyonlarda bize yardımcı oldu. O tarihlerde Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde aranan iki önemli TİKKO militanı vardı ve uzun süreden beri kırsalda bulunmaktaydılar. Ayrıca Diyarbakır-Tunceli arasında sürekli gidip geldiklerinden dolayı TÎKKO örgütünün o zamanki kırsaldaki militanlarım da bölgemize çekme, ilimize getirme kapasiteleri, yetenekleri vardı. Bu kişileri yakalamamız gerekiyordu. Ancak yakalamak çok da kolay bir iş değildi. Oranın insanı olduklarından bölgeyi, coğrafyayı biliyor, herkesi tanıyor, nereden kimin geleceğini tahmin edebiliyor, devlete ait tüm resmi araçları ve oradaki Jandarmanın kabiliyetlerini iyi biliyorlardı. Hiç ummadıkları şekilde yaklaşmak gerekiyordu. Bu iki kişiyi yakalamak için Jandarma
.........................................................................................-......1 Bölüm: Devlet

107

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yüzlerce operasyon yapmış, ihbar alınmış ama yakalamak mümkün olmamıştı. 12 Eylül'den beri aranıyorlardı. Musa Mızrakin yakalanması olayında bize yardımcı olan elemanımız bu iki militanı kolaylıkla yakalamak için oldukça riskli bir plan önerdi. Plana göre; o köyde güvendiği bir arkadaşının evine gizlice iki tane polisle girip bekleyecek, gece görüş dürbünüyle gözetleme yapılacak, bu kişiler eve girdiğinde ise telsiz veya benzeri cihaz ile alarm verilecek ve merkezdeki timlerin müdahale etmesiyle operasyon başarıya ulaşacak. Tabii PKK'nm gerilla faaliyetlerinin olduğu kırsal bir alanda, bir köy evinde üç tane polis memurunu saklamanın çok büyük bir riski vardı. Çünkü orada oldukları öğrenilirse, canları tehlikeye girebilirdi. Yine de bu olayda riske girmek gerekiyordu. Elemanın önerisini kabul ettim. Biri bizim şubemizden, bu elemanla irtibatımızı sağlayan ve mahalli lisanları bilen Nihat isimli yiğit polis memurumuz, diğerleri özel harekât kursu görmüş iki polisle birlikte toplam üç polisi ve elemanı, gece görüş dürbünleri ve özel olarak yaptığımız alarmlı telsizle birlikte donatarak gece sabaha karşı köye yerleştirdik. İlçe merkezinde zaman zaman özel harekât timlerimiz bulunuyordu. Bu timi de ilçede başka bir bahane ile gerektiğinde müdahale etmek üzere hazır tutulmasını sağladık. Onlara, bizimle muhabere yapacak, dışarıya ses çıkarmayacak özel bir telsiz kanalı, bir röle sistemi de kurmuştum. İkinci gün bize mesaj geldi. Aranan kişiler eve gelmişti. Bunun üzerine hemen yeni oluşturulmaya başlanan, daha silahları bile yeterli olmayan özel harekât timini, kendimizde başlarına geçmek suretiyle harekete geçirdik. O tarihte Ergani ilçesinde bulunan Komando Taburunun iki yüzbaşısını da yanımıza alarak süratle şehir merkezinden Dicle'ye gittik. Dicle'de geç saatte belli bir düzen aldıktan sonra hiç araç kullanmaksızm yaya hareket ettik. Çünkü araç çıktığı anda köyden görünüyor ve köylü tedbir alabiliyordu. Haliç'te Yaşayan Sımonlar......._................................................._.......

108

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben kravatlı, takım elbiseli halimle kırsaldaki operasyona katılıyordum. Yaya olarak yağmurlu ve soğuk bir günde on kilometreye yakın bir mesafeyi yürüyerek köye yaklaştık. Köye yaklaşırken, oradaki üç polis memurumuz bizi yönlendirerek, hangi eve yaklaşacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi tek tek tarif etti. Ayrıca köyün yakınlarındaki evinden faydalandığımız köylü de bize kılavuzluk etti. Militanların kaldığı iki evi de sardık. Bu kişiler bizim köyü sardığımızı, timin geldiğini hissettikleri anda evin içinde özel olarak tasarladıkları bölme ve sığmaklara saklanmışlardı. 1-2 saatlik bir aramadan sonra onları saklandıkları yerlerde yakaladık. Silahlarını, bombalarını ve diğer malzemelerini de bulduk. O tarihe kadar yüzlerce defa bu kişileri yakalamak için birçok operasyon yapılmış; Jandarma ve Komando gitmiş, o dağlarda arama yapmış ve her zaman elleri boş dönmüşlerdi. Bu kadar çok operasyonun yapılmasına rağmen bu şahısların yakalanamaması, bir taraftan şahısları birer efsane ve kahraman haline getirirken, diğer taraftan da köylülerin ve diğer insanların devlete olan güvenini zedeliyordu. Ayrıca bölge halkı bu kişilerden ciddi derecede korkuyordu. Fakat bu olayla görüldü ki, biraz riski göze alan bir anlayışla yaklaşıldığında bu insanlar kolaylıkla yakalanabiliyordu. Bu olay, bölgeye TİKKO hareketinin ve gerillalarının gelmesine uzun süre mani olmuştur. Yakalanan kişilerin daha sonraki ifadelerinde onların Tunceli bölgesine giderek oradaki kırsal alandaki TÎKKO militanları ile görüştükleri, buradan bir grubun Diyarbakır-Elazığ bölgesini örgütlemek için geleceği, onlarla ilgili kendilerinin keşif hareketlerini tamamladıkları gibi kapsamlı bilgiler vermişlerdi. Esasen bu iki kişinin yakalanması çok da önemli bir olay değildi ama önemli olan risk alarak personel akıllı bir biçimde örgütlendiğinde olayları büyümeden önlemenin mümkün olduğunun görülmesidir. Risk alınmadığında yüzlerce kez yapılan operasyonlar boşa çıkıyor, örgüt ve mensupları söz konusu bölgelere yerleşerek bünyelerine daha fazla, sayıda insanın katılmasını sağlıyor, örgüt gittikçe büyüyor, bir müddet sonra da müdahale daha da zor bir hale geliyordu. Bu tür operasyonlarda, belki birkaç kişinin hayatı 109

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

riske girebilirdi ama gelecekte otuz kişinin hayatım riske atılmaması, belki de otuz şehit verilmemesi sağlanabilirdi. Aslında planlı ve akıllı hareket edilmesi halinde alman riskin boyutu da azalıyordu. Güneydoğu'daki olayların bu kadar uzun süre devam etmesinin altında yatan sebebin de bu riski göze alamayan, aşırı sağlamcı anlayışın olduğunu düşünüyorum.

Burhan Nart Olayı
Diyarbakır'da görev yaparken yaşadığım en enteresan olaylardan bir tanesi de Burhan Nart olayıdır. Bu olay, devletin güvenlik sisteminin nasıl çalıştığı konusunda fikir veren trajikomik bir olaydı. Kapsamlı bir operasyonla iki. TÎKKO militanını yakaladıktan sonra şahısları alıp Dicle'ye getirdik ve oradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından Ergani Komando Taburuiıa geldik. Bu operasyon sırasında, biz Dicle'deyken, Diyarbakır merkezde bulunan yardımcını Durmuş acil koduyla telsizle benimle görüşmek istedi. Onunla üstü kapalı bir şekilde, görüşebildik im kadarıyla, I stanbul'dan önemli bir mesaj geldiğini, bazı örgüt mensuplarının Diyarbakır merkezde yarın sabah buluşacaklarını, içlerinde bir polis ajanının olacağını, bunun gizlice takibinin istendiğini ve kendilerinin de gerekli tedbiri aldıklarını belirtti. Ben de gereğinin yapılmasını, oraya gidince daha. ayrıntılı görüşeceğimizi söyledim. Ve biz sabaha karşı Diyarbakır'a geldik. Temel ihtiyaçlarımı giderdikten sonra saat dokuz gibi daireye gittim. Durmuş bana mesajları gösterdi. O dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Danimarkalılardan telefon hatlarına takılan portatif, kriptolu muhabere yapan cihazlar almıştı. Haliç'te Yaşayan Simonlar....................______.................___.. .____..... Bu cihazlar küçük bir bilgisayara benziyordu, tuş takımı küçük olduğu için yazmak zor oluyordu. Alet yazılanı belleğine kayıt ediyor, biz de belleğe yapılan kayıtları telefon hatları üzerinden kripto ile ilgili illerin İstihbarat Şubelerine gönderiyorduk. Onlar da aynı makineyle bu yazıcılarına sesi alıp çözüyorlardı. Küçük hesap makinesi bir yazıcıyla 110 yazılanları ayrıca kâğıda benzer

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

döküyorduk. Böyle gizli, ama çalıştırılması zor bir muhabere yöntemi vardı ve saatlerce uğraştırıyordu. İşte bu cihazlarla bize sürekli mesaj gelmişti. Bu mesaja göre, gelen kişi birtakım örgüt mensupları ile Diyarbakır Fis Kayası mevkiinde bir örgüt sempatizanının evinde buluşacak, bu buluşmadan sonra bu kişiler muhtemelen Suriye'ye geçecekler, Suriye'de belli bir buluşma, görüşme ve eylem tatbikatının ardından alacakları silahlarla tekrar Türkiye'ye dönüp Jandarma Genel Komutanına ve bazı yetkili kişilere suikast yapacaklardı. Böyle önemli bir olay üstündeydik. Ben tam bunları okuyup Durmuştan bilgi alırken, bu olayda ajan olarak rol olan kişinin sabah geldiğini ve bizim arkadaşlarla görüştüğünü söylediler. Adam kendisinin Kürt Demokrat Partisi (KDP) mensubu olduğunu, bütün bölücü örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, böyle bir eylem kararı aldıklarını anlatmış. Bu, bana çok makul gelmemişti. Örgütlerin illegal yayın organlarım izliyorduk ama böyle tüm bölücü örgütlerin birleştiğine dair bir yayına, bir dokümana rastlamamıştık. PKK kırsalda faaliyete devam ediyordu ama bu elamana göre, PKK dahil tüm örgütler bir çatı altında birleşmişlerdi. Söyledikleri çok makul gelmese de takip etmeye karar verdik. Fakat arkadaşlar sabah buluşmanın gerçekleşeceği semtte tertibat almışlar, söz konusu buluşmayı takipte de görmemişlerdi. Bizim görevliler buluşmanın olacağı Fis Kayası mevkiinde beklerken, Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesine gelen polis ajanı bilgi kaynağı sabah erken saatte buluşmanın gerçekleştiğini belirtmiş. Hâlbuki bize gelen mesaja göre buluşma saat dokuzdan sonra olacaktı, ama bu kişi Emniyet'e saat 09.30 gibi gelerek buluşmanın saat altıda olup bittiğini söylemişti. Bu kişinin verdiği bilgileri arkadaşlar mesaj haline getirip hem İstanbul hem de bu işleri koordine eden Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına haber vermişlerdi. Ben şubeye geldiğimde bu kişinin tekrar geldiğini söylediklerinde onunla görüşmek istedim. Bu kişi bana da Diyarbakırlı ve örgüt mensubu olduğunu, bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, KUK'un, KAWA'nın, TKSP'nin, PKK'nm kalmadığını ve eylemlerin KDP adına organize 111

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edileceğini söyledi. Bunu nereden duyduğunu sorduğumda, "Nasıl inanmazsın, biz yaptık, bunların dokümanı var, bu dokümanları getiririm," dedi. Bu işleri çok iyi bilen birisi gibi kendinden emin konuşuyordu. Böyle bir scyin pek makul görünmediğini, ayrıca böyle bir durum gerçekleşmiş olsaydı bu bilgiyi örgütün çeşitli yayın organlarından ve bağlantılarımızdan edinmiş olacağımızı söyledim, ama o söylediklerinde ısrarcıydı. Aslında bu şahsın anlatımlarından rahatsız olmuştum fakat o, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğünün elemanıydı. İstanbul şubesi onu kullanmış, ondan aldığı bilgileri merkeze yazmışlardı. Belli ki onun anlattığı bilgilere dayanarak operasyon hazırlıkları vardı. Bu adam yalan söylüyor demek tuhaf karşılanacağı için o an bir şey söylememeye karar verdim. Diğer yandan bu kişinin bize uğramaması, bizim onu tanımamamız gerekiyordu. Bize gelen mesajda içerisinde bilgi kaynağının da olduğu örgüt mensuplarının buluşacağından bahsediliyordu. Biz bilgi kaynağını uzaktan izleyerek takip yapacaktık. Bilgi kaynağının zor durumlar haricinde bizimle temas kurmaması gerekirken o bizimle görüşmeye gelmişti. Böyle şeyler olabilir, birtakım aksilikler, gariplikler yaşanabilir diye düşünerek bu durumu çok önemsemedik ama yine de kendisi hakkında şüphe duymamıza yol açmıştı. Zaten anlattıkları da pek doğru ve akla uygun gelmiyordu. Bir müddet sonra şahıs ailesine uğramak istediğini, kendisine bir araba verip veremeyeceğimizi, ayrıca ailesine onun devlet için önemli görevler yaptığını söyleyip söyleyemeyeceğimizi sordu. Bunun mümkün olmadığını, her ne kadar sivil plakalı da olsa bir polis aracını kendisine veremeyeceğimizi uygun bir dille anlattık. Fakat bizim de zaman zaman kullandığımız bazı taksilerin olduğunu, onu istediği yere götürebileceklerini söyledik. Neyse daha sonrasında şahıs bizden araba istedi, o zaman yeni temin ettiğimiz üzerinde TAKSİ levhası olan bir aracımız vardı. Ayrıca rol yapma kabiliyeti çok gelişmiş olan, her türlü saf insan görünümüne bürünebilen, yetenekli bir polis memurumuz da şoför olacaktı. Adama bu taksiyi

112

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet yere

göstererek

gidip

ona

binmesini,

taksinin

onu

istediği

götüreceğini söyledik. Şoför rolündeki polis memurumuz bu konularda harikalar yaratabilecek inanılmaz kabiliyetteki polis memuru Fahriydi. Şahıs arabaya biner binmez bizim memura "Polis abi ne yapıyorsun? Nereye gidiyoruz?" demiş, Şoför rolündeki polis memuru arkadaşımız ise hiç bozuntuya vermeden "Allah Allah bana bir polisi gezdireceksin demişlerdi. Şimdi sen bana polis diyorsun, bu ne biçim iş," diyerek hitabını garip karşıladığım söyleyince, adam şoförün polis olmadığına ikna olup rahatlamış. Saf numaralarına devam eden arkadaşımız, adamı konuşturmak için samimi bir sohbet ortamı yaratmak amacıyla başlamış şahsa İstanbul'u sormaya. Denizin ne kadar büyük olduğunu, hiç deniz görmediğini, hatta onun ne kadar şanslı olduğundan bahsetmiş. Bir süre böyle koyu bir sohbete dalmışlar. Sonra bizim arkadaş memur olan bir yakını için vergi iadesinde kullanmak üzere fatura topladığını, otobüs bileti ya da aldığı malzemelerle ilgili faturaları verirse çok memnun olacağını söylemiş. Bunun üzerine adam cebindeki biletini ve birtakım harcama faturalarını bizim arkadaşa vermiş. Polis memuru Fahri şahsı uygun bir yere bıraktıktan sonra şubeye döndü. Aralarında geçen konuşmaları anlattı ve şahsın İ s Um b urdan, Ankara'ya, oradan Elazığ'a yaptığı yolculuklarda kullandığı biletlerini ve harcama, fişlerini verdi. Adam bize saat. 06.00da Diyarbakır'a geldiğini söylemişti. Oysa bilette Ankara'dan otobüse biniş saati yazıyordu. Dolayısıyla 7'den önce Elazığ'a gelmiş olamazdı. Verdiği bilgi yanlıştı. Ama yine de işi sağlama almak açısından aldığı bilete dayanarak hemen Elazıği aradım. O zamanlar Elazığ İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan'a "Müdürüm, memurlara da güvenmeyin, lütfen sız bizzat gidip garajdaki şu .firmayla konuşun. Ankara'dan bilette yazan saatte kalkan otobüsün hangi saatte Elazığ'a geldiğini sorun. Bu benim için çok önemli, kesin bilgi vermeniz lazım, hata olmamalı." dedim. Bizim hesaplamamıza göre şahsın 09.00'dan önce gelmemesi lazımdı. Hakikaten biraz sonra Emin Müdür beni aradı, otobüsün 113

.00'de Elazığ'a gelen birinin yeniden araç bulup Diyarbakır'a gelebilmesi için en az iki saate yakın bir zamana.......... Suriye'den alınacak silahlarla tatbikat yapıp döneceklerdi... Bu daha da ciddi bir sıkıntı kaynağıydı... Bilgi kaynağının verdiği bilgiler çok ciddiydi...... oradan Nusaybin üzerinden Suriye'ye geçecekler.......................... Bölüm: Devlet 07......... bazı bilgilerin gerçekle uyuşmadığını.. Bu yüzden sözlerim Ankara'yı biraz rahatlatmıştı. Genel Müdürlüğe...... Oysa şahıs 06........_ . O tarihte ülkede sıkıyönetim vardı ve alınan her türlü istihbari bilginin askeri karargahlara aktarılması gerekiyordu.. İstanbul'a.. toplantıdan sonra herkesin görev alıp ayrıldığını söylemişti... orada Sultan Şehmuz denen yatır ve ziyaret yerinin olduğu bölgede diğer arkadaşlarla buluşacaklar. Hiçbir süzgeçten geçirmeksizin gelen tüm bilgiler doğru kabul ediliyordu......... Fis Kavasıiıdaki toplantıya katıldığını.......... bütün herkes alarmdaydı.. Askerler ise getirilen bu tür bilgileri inanılmaz bir heyecanla karşılayıp hemen büyük tedbirler alınmasını istiyorlardı...... 1 ....._________...... Şahıs Mardin'e kadar gitmişti.00'dan önce Diyarbakır'da olması filen imkânsızdı. elimdeki bilet ve belgeler bunu ortaya koyuyordu. Yazışmaların hızlandığı bir sırada o zamanın Daire Başkanı Beyhan Bey beni aradı..00 civarında Elazığ'a geldiğini söyledi.... 114 .......... Yalan söylüyordu................ Ben bilgileri aldıktan sonra Mardin'e gideceğini bildiğimden oraya gidecek dolmuşlara sivil giyimli rol yeteneği olan personeli yerleştirerek bu şahsın takibini istedim.... 07... Ona şahsın verdiği bilgilerin ihtiyatla karşılanması gerektiğini.. ihtiyaç vardı..00'da Diyarbakır'a geldiğini... Bizim arkadaşlarımız da aynı minibüse binip biraz da hafif sarhoş numarası yapmışlardı................ Yani şahsın saat 09. Bizim şoförümüz onu Diyarbakır'dan... diğer ilgili illere mesaj olarak çekiyorduk. verdiği bilgilere kaydıihtiyatla yaklaşılması gerektiğini... bizim bazı tereddütlerimizin olduğunu söyledim..... Ayrıca yeni ifadesine göre bizden sonra Mardin'e gidecek. Tabii bu gelişmeleri bir yandan hemen Ankara'ya.___________________... Mardin'e kalkan araçların bulunduğu Balıkçı-larbaşı denilen yere bıraktıktan sonra şahıs gidip minibüse binmişti.......... Halbuki Mardin'e gelmeden Sultan Şehmuz denen Şehir mıntıkada merkezinde inip inip arkadaşlarıyla buluşması gerekiyordu.....

Ben de o zamanlar Nusaybin'de görev yapan Jandarma Bölük Komutanı arkadaşın ismini vermiştim. PKK geçişlerinden dolayı Nusaybin'de nöbetçiler ve mayınlarla sıkı bir şekilde korunan Suriye hududunu geçerken bir terslik olursa kimden nasıl yardım görebileceğini sormuştu................ "Darda kalırsan bu yüzbaşıya gidip benim selamımı söyleyebilirsin......." dedim. beni niye takip ettiriyorsun.." demiştim... Bu kişi bir gün sonra tekrar Diyarbakır'a 115 .. Hâlbuki şahıs takibi hiçbir şekilde fark etmemişti. ben çok darda kalırsa size gelmesini söylemiştim. Bizimle Diyarbakır'da konuşurken........ Sınırdan geçerken yakalanırsa ya da başka olağandışı bir olay olursa bu yola ancak o zaman başvuracaktı.. yanma bir kişinin geldiğini. "Ben arabayla gideceğim......._________... bunu fark etmesine neden olacak hiçbir şey yapmamıştık....... 1 ...... Bana beni Öldürtmek mi istiyorsun......... bu adam direkt buraya geldi..................... Komutan beni gece saatlerinde aradı... Aslında adam Emniyetin çalışma biçimini önceden anlamıştı.. yoksa senin tüm işleri berbat edip bozduğunu Ankara'ya ve İstanbul'a söylerim.. Komutan da uygun bir şekilde adamı göndermişti. "Ağabey.. ben ısrarla asla bunu yapmaması gerektiğini....... Fakat bizim adam Burhan Nart.. Bölüm: Devlet doğruca Emniyete gitmiş ve Emniyet Nöbetçi Amirliğinde İstihbarat Şube Müdürü'nü aramıştı...... Nusaybin'e iner inmez doğrudan Bölük Komutanı'na gitmiş.. "Asla böyle bir şey yapmayın.................._ ......___________________......... bana karışmaman lazımdı diyerek bağırdı......... sen nasıl beni takip ettirirsin." dedi... Ama Mehmet en sonunda bir şoför vermek suretiyle adamı Nusaybin'e kadar göndermişti.............. vermek istiyordu... verdiği bilgilere ederek dayanarak Emniyet böyle tarafından bir tepki izlenebileceğini tahmin otomatikman veriyordu...." demişti.... Mehmet bu adamın şerrinden korktuğu için ona istediği gibi bir araba........ Beni biraz sonra İstihbarat Şube Müdürü Mehmet aradı ve kızgın bir şekilde. Adam daha da ileri giderek Mardin İstihbarat Şube Müdürü Mehmet'ten kendisine bir araba verilmesini istemişti. sana bunun hesabını sorarım.... benim selamımı söyleyerek kendisini sınırdan geçirmesini istediğini söyledi.. böyle bir hareketin daha sonra başına belaya sokabileceğini söyledim.......

.. böyle bir yalan nasıl söylenebilir? 10-15 günden beri tüm teşkilatı alarma geçirdin. Bölüm: Devlet geldi.. illegal bölücü faaliyetlerde yer 116 ... ve malzemeler bizimle geliyor....... "Neden böyle bir şey yaptın..." dedi......... bizi destekliyordu......... kenara çektik..... Silah ve malzemeler de bu arabada olacak..... Şahsın anlattığı bütün bilgiler tek tek yalan çıkıyordu. "Yalan söylüyorsun........ yeni şeyler söylüyordu... neden?" diye sorunca.. Ben tüm bunları mesajlarla Ankara'ya ve İstanbul'a ak tarıyordum." diyerek yalanlarını tek tek sıraladık..... yine bizimle temas kurdu... daha doğrusu irtibat kurmuştum ama gitmeye gerek kalmadı......._________.... Artık bizi kandıramayacağım... doğruyu anlatmazsa bunun bedelini çok ağır ödeyeceğini...................___________________. Bu defa "Ben Suriye'ye gidecektim.. Ankara'ya bu şahsa bir an önce müdahale etmemiz gerektiğini....... bir müddet sonra çaresi kalmadı ve söylediği her şeyin yalan olduğunu itiraf etti...... yoksa olayların çok vahim boyutlara doğru gittiğini söyledim.... bilet aldım otobüsle Ankara'ya gideceğim. 1 ... Ben artık kesin olarak tüm anlattıklarmııı yalan olduğuna kani olmuştum ama kimse yalan olduğunu kabul etmiyor ya doğruysa diyordu.. Şahıs her ifadesinde yeni bir eylem hedef gösteriyor.... Bu gelişmelerin yaşandığı esnada daha.. Hemen verdiği bilgileri kontrol ettirdik.......... Adamın anlattıklarını değerlendirdiğinde tamamının hiç tereddütsüz yalan olduğunu. Silah.. başına çok ağır şeylerin geleceğim söyleyince........ böyle bir şeyin olamayacağını söyleyip........ galiba verdiği saatte Ankara'ya hiçbir otobüs yoktu.... aldığımız bilgiye göre o saatte söylediği Firmanın Ankara'ya kalkan otobüsü yoktu....._ ....... doğruyu anlatmıyorsun...... iş kaba ve öfkeli konuşmalara dönüştü.. Akşam bizimle görüşmeye geldiğinde Burhan Nar t a müdahale etmeye ve sorgulamaya karar verdik.............. Şahıs şubeye geldiğinde...... daha önce örgüt mensuplarınca yerleştirilmiş olacak.. önce teslim olmuş PKK'nın eski önemli kadrolarından itirafçı Hidayet Bozyiğıt bizim yanımızdaydı.. Adam söylediklerimize itiraz edip direniyordu.... Anlattıkları herkesi heyecanlandırıyordu. Akşama doğru tekrar görüşmek üzere bizden ayrıldı... İleri sürdüğü bahaneleri tek tek geçersiz kılınca..... adam hayat hikâyesini anlatmaya başladı: "Diyarbakır'da bu tür olaylara adı çokça karışmış.

........... hadi bize örgütten bilgi getir bakalım' dedi........ Bu tür faaliyetlerde yer aldığı. Ben de yakınlarımın çoğunluğunun İstanbul'da olduğunu.... adım sanım bile bilinmez... Sonunda böyle bir senaryo kurguladım...... oradan Suriye'ye gideceğimi söyledim...... Soygunu henüz gerçekleştirmediğimden... Benimse hiçbir şeyim yok..._________. oraya gidersem her türlü bilgiyi alabileceğimi söyleyince oradaki teşkilatla beni ilişkiye geçireceklerini belirttiler. Ben de kabul ettim....... örgütlere katıldığı için herkesin bir itibarı var........ ben de buna benzer bir olay olacağını söyledim... Bir müddet sonra benimle ilişkide olan polis 'mademki senin yakınların örgüt içinde önemli konumlarda bulunuyorlar....... Bir Başkomiser ile irtibata geçmiştim... Ama daha soyguna başlamadan kuyumcunun orada yakalandım. hazırlık safhasında yakalandığımdan polis bana ajanlık teklif etti.....lett....... Biraz daha bilgi getirmem istendiğinde bir şeyler uydurmaya başladım.............._ ........ ben de senaryo uydurmaya başladım ve uydurdukça işin içinden çıkılmaz hale gelecek şekilde olayı büyüttüm.... Bölüm: Devlet almış.... Ben de KOPlılerin bazılarını tanıdığımı........ Diyarbakır'da buluşma olacağını. Bu arada hatırlıyorum. aldım.... Tabii Diyarbakır'da beni takip edeceğinizi bildiğim ve böyle bir buluşma olayı gerçekleşmeyeceği için size buluşma saati konusunda yalan 117 .. bununla İzmir'de Kem e rai t ı h d a bir kuyumcuyu soyup elde edeceğim parayla İzmir'den Yunanistan'a kaçmayı düşündüm..... Yakalandığımda böyle önemli bir ailenin üyesi ve örgütlere yakın olduğumu söyledim.... Bu kişi bana 'hadi bakalım bize bilgi getir' dedi............. Bu yüzden ben de bir oyuncak tabanca.. biraz daha bilgi getir dediler.......... 1 . Açıkgöz gibi insanların isimlerini verdim... zamanında Jandarma Genel Komutanı olan Kema........... Diyarbakır'da herkesin çeşitli suçlardan arandığım bildiği Heybet....... Onların damadı yım ama nıçDir siyasi faaliyetim yok. işe tanıyıp bildiğim birtakım insanları kattım..___________________.. İstanbul'a gittim ve oradaki ilgili birimle beni irtibata geçirdiler. Bana bu olayın içine gir....... örgütün eylem hazırlığı içinde olduğunu söyledim..... Mutlaka bilgi getirmem istendiğinden bu defa..... geçmişten beri Kürtçülük faaliyetleri ile bilinen bir ailenin üyesiyim.in Eken'e bir suikast olmuştu...... Böylece İstanbul teşkilatına devredilmiş oldum..

Mardin İstihbaratının beni takip edeceğini bildiğim için ben önce davranıp onların yanına gittim......... daha önce de birkaç defa firar olayı gerçekleştirmişti.. aranan kişilerin isimlerini veriyordu..... tabii bu kişi ile irtibatlı olan insanlar zor durumda kalmıştı.. en küçük bir şüphe duymadan günlerce bir adamın söylediklerinin peşinde koşabiliyordu. Tabii şahsın anlattığı her şeyin.... hatta bunlar tamamen göz ardı edilirdi.. böyle bir yapı var olsaydı................. Mardin gibi bütün iller alarma geçmişti.........." "Peki........ Askerliğe devam edemiyordu...... baştan sona kadar tüm anlatılanlarda hiçbir doğruluk payının olamayacağı ilk bakışta anlaşılır nitelikte olmasına rağmen tüm sistem bunların doğru olduğunu kabul ediyor... "Nereye kadar gideceğimi bilmiyorum......" diye karşılık verdi.. şahsın anlattıklarına daha birinci gün şüpheyle yaklaşılır.. 1 ..... zorlayacaktım fakat geçemeyeceğimi gördüm....... Aslında bu durum şu gerçeği de ortaya koyuyordu....... sahte kimlik kullanıyordu....... bu konular hakkındaki bilgileri takip eden.. Ankara........ 118 ....... Emniyet Genel Müdürlüğü. yalanları bile sistemin tümünde ciddiye alınabiliyordu.. Hâlbuki olayları..... İstanbul. Sonra Suriye'ye geçmeyi denedim ama başaramadım. Mardin'e gittiğimde... suikastların gerçekleştirileceği yönünde bilgilerle birlikte beraber hareket ettiği önemli militanların.. Ama siz biletle benim açığımı tespit ettiniz. Çeşitli yerlerde eylemler yapılacağı... Ve sonunda tüm bunların yalan olduğu anlaşılınca.. olayların doğru analizini yapabilen ve kapsamlı bilgilere sahip bir kadro.............. Ağrı tarafındaki bir birlikte askerliğini yaparken firar etmiş. Daha doğrusu....._________. Daha doğrusu gidip gelecektim..___________________.......... ama en sonunda söylediğim eylemeleri tek başıma denemeye kalkardım herhalde.. Bölüm: Devlet söyledim.. nereye kadar devam edecektin?" diye sorduk.. böyle bir insanın söyledikleri._ . Hayat hikâyesinin geri kalanında anlattığına göre... örgütleri ve gelişmeleri çok iyi tanıyan......... tüm senaryonun yalan olduğunun anlaşılması.......... Diyarbakır. silahların geleceği....... ajanı sevk ve idare eden Başkomiser'i (K/O ajanı yöneten görevliyi) çok zora sokmuştu.... itibar edilmez........

.... dolandırıcıdır.... Bölüm: Devlet Sonunda adamla konuştuk.. askerlik görevi için gönderdik... Sonradan öğrendiğim kadarıyla. Bir gün beni İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan ve yardımcısı Salih Güngör aradı. İbrahim Tatlıses en sonunda dayanamayarak durumu polise şikâyet etmiş........ askere gidip yarım kalan askerliğini tamamlamasında kapanmış oldu.. belki bir yıl.......... Bu kişiyle bu yönde bir anlaşma yapılmak üzereymiş... sakın böyle bir şey yapmayın.... yine askerden kaçmış ve İstanbul'a gelmiş.... "Aman sakın..._________............ Bir müddet sonra... o 119 fayda olduğu yönünde kendisini ikna edip.......... PKK adına İstanbul'a gönderildiğini söyleyerek İstanbul'da adı duyulan bütün mafya babalarından haraç almış...... Bunun üzerine askeri birliğe böyle bir görevde bulunmadığını belirterek........___________________.. Bu defa da PKK'nın çok önemli ve iyi bir militanı olduğunu..... 1 . Emin Bey'in yanında çalışıyordu...... Aradıklarında PKK'nın çok önemli kadrolarından biri olduğunu söyleyen bir kişiden bahsettiler............ Biz bu adamla ayrılırken bundan sonra artık doğru ve dürüst olacağı yönünde mutabık kalmıştık ama yine yalanlara başvurmuştu... Bu kişi masraflar için kendisine belli bir miktar para verilirse..... Şahsın kimliğini öğrenince..... Bu insan sahtekârdır.................. birkaç defa para bile almış.... Aradan epey bir zaman geçmişti.. daha sonra İstanbul İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı olarak atanmıştı... Salih Diyarbakır'da kısa bir süre benim yardımcılığımı yapmış... tüm olanları onu da zor durumda bırakmayacak şekilde anlattık.... belki de iki yıl........ yurtdışına gidip o zamanki Dev-Sol liderini yakalayıp getirebileceğini iddia etmiş.................. Bu defa da yazıda adı geçen kişinin askerde firarda kaldığı dönem içerisinde devlet adına önemli görevler yaptığını. Şahıs yakalandığında..... Para aldığı kişiler içerisinde bir tek o şikâyette bulunmuştu." diye bilgi verdik.. istihbarat birimi ile beraber çalıştığını söylediği bildiriliyor ve bu konuların doğruluğu tarafımiza soruluyordu......_ ... Türkücü İbrahim Tatlıses'i bile tehdit etmiş.. Burhan Nart adlı bu kişi.. Bizim açımızdan bu dosyada böylece ... Tunceli'deki bir askeri birlikte görev yapan askeri mahkemeden bir yazı geldi.......

............. Tabii Dev-Sokun İstanbul'da yaptığı eylemler dolayısıyla Dursun Karataşin yakalanması.... İşte böylesi bir adam tüm sistemi......... Salih Güngör d 3.. Bu çok basit. küçük bir üçkâğıtçılıkla kandırıp aldatabiliyordu.... Bu yüzden o zamanki İstanbul Emniyet Müdürü Hamdi Ârdalı ve oradaki görevliler böyle bir fırsata balıklama dalmak üzerelermiş..... Dursun Kara ta s'm yerini bildiğini.. profesyonel kişiler tarafından ortaya konacak kapsamlı bir kurgu karşısında kim bilir ne boyutlarda............ Bölüm: Devlet zaman adı duyulan İstanbul'daki tüm mafya liderlerinden PKK adına tek tek haraç aldığını itiraf etmişti... belki komik...................... Bu yüzden onu tanıyıp tanımadığımızı sormak için bizi aramıştı.. bu defa kendisinin PKK mm üst düzey kadrolarından olduğu yalanını devam ettirmişti. Ama asıl önemli nokta.. Fakat bu olay ortaya çıkınca mafya liderleri şahsın hemşerileri olduğu için yardım etmek ve destek olmak amacıyla para verdiklerini söylediler.___________________. Hatta bir iki milyon dolarlık pazarlık yapılırsa her şeyi yaptırabileceğini söylüyordu.... Biz adamın yaptıklarım vazgeçilmişti.. 1 .. aksine hemen doğru olduğu kabulüyle arkasından gidiyor. Bu gerçeği ortaya koyması bakımından Burhan Nart olayı oldukça öğretici bir olaydır....... ihtiyatlı davranarak söylenenlere şüpheyle yaklaşmıyor........ Basit bir üçkâğıtçının sözlerini gözleri kapalı takip eden bu sistem daha ciddi........... anlatınca onunla işbirliği yapma düşüncesinden 120 .................. İn fi önce Diyarbakır'da İstihbarat Şubesinde çalıştığı sıralarda bu kişinin adını duymuştu.. İstanbul polisi için çok önemliydi...... Halbuki adam giyim-kuşamı itibarıyla oldukça gösterişli.... bu sistemin en önemli merkezlerinin ve buralarda çalışan görevlilerin bu kadar kolay kandınla -biimesıdir............. Aslında hepsi korktukları için adama para vermişlerdi ama bunu itiraf edemediklerinden yalan söylüyorlardı._ . zarar görebilir............. Fransa'da olduğunu söyleyerek onu yakalatabileceğim ya da öldürebileceğini iddia etmişti..... küçük.... Hiç ki adamın anlattıkl arının yalan olabileceğini düşünmüyor..._________..... hali vakti yerinde görünüyordu.... Burhan Nart bu olay dolayısıyla yakalandığında... belki tamamını anlatırsak kahkahalarla gülünecek saflıkta bir olaydı............

....... sanatını her açıdan iyi bilen insanlar bir tek parçadan ya da bir tek olaydan yola çıkarak işin tamamını görürler... bilgiye sahip görevlilerin bu aldatmacaya asla kanmamaları gerekirdi. Bu kanıttan yola çıkılarak uzaktan kumandalı bir telsizin kullanılmış olduğu sonucuna varılabilir...... herkes için sıradan bir parçayken bir radyo tamircisi için bu 170 Mghz'de çalışan bir telsizin parçasıdır. Halbuki İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesi personelinin... sözden... Kişinin örgütsel faaliyeti. tamamı işi bilmiyordu. örgütsel yapılarını tam anlamıyla bilmediklerinden bu örgütler hakkında söylenenleri doğru şekilde mümkün değerlendiremiyor. eylem tarzlarını.......... yerde bulunan bir vida......... kişinin anlattığı tek bir olaydan....... bir slogandan olayın bütününü çözmeleri gerekiyordu.... böylece küçücük bir vidadan olayın tamamı çözülebilir..._ ......... Bölüm: Devlet Bu işte profesyonel olarak çalışan... attığı slogandan neyi bilip.... illegal yaşamı göz önüne alınıp örgüt içinde 121 .............._________.... 1 . bir vidadır.... Bizim teşkilatımızda olayları kavraya-biime becerisi ne yazık ki yetersiz kalmaktadır..... Bence en önemli eksiklik buydu... neyi bilmediğini......... ideolojik olayların nerelere... ortaya koyduğu tek bir iddiadan.... neyin doğru olduğunu kesin ve net olarak anlaması zorunludur... modeli vs. Aslında bu durumun nedeni......... başından sonuna kadar yalan söyleyen birinin yalan söylediğini tespit edemiyordu.. güvenlik sisteminde çalışanların bilgi eksikliğiydi.... Veya bir olay yerinde bulunmuş bir elektronik devre elemanı.. bu konuda kapsamlı.. hangi safhalara gidebileceği konusunda net bilgilere sahip değillerdi. olmadığı bunlardan yeterli neyin bilgi mümkün birikimine nevin sahip konusunda olmadıklarından doğru kararlar vere iniyorlardı....... İstihbarat personelinin de bir tek anlatımdan. Bir kişinin söylediği büyük yalanlar ancak bunları ispat eden maddi deliler bulunduğunda ortaya çıkıyordu......... cümleden..... özellikleri tespit edilir...... istihbarat da bence budur.... Buradan kazaya karışan aracın markası... neyin yalan........... mesleğini.............. İşte işini...... Örgütlerin ideolojik altyapılarını. herkes için sıradan bir vida iken bir oto tamircisi için bu 1995 model Almanya'da üretilmiş E 200 serisi bir Mercedes'e ait.. Ama bizim sistemimiz bırakın bir kelimeyi..___________________.. Her zaman eğitimlerde ve sohbetlerde anlattığım gibi.....

.... Bu kişinin İstanbul'da tanıştığı....... Adam bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiğini söylediğinde......_ .... 1 .... Emniyet........ ideolojilerini ve amaçlarım çok iyi bilmemiz gerekiyor. Bir tek kelimeyi atlamayacak kadar bu konuya hâkim olmalı. Aslında sadece bu olayda değil... Oysa bizler önümüzdeki apaçık yanlışları bile fark etmekten acizdik.............. daha sonra tüm illegal örgütlerin dergi.... bunların geçmişten bugüne uzanan seyrini.. Fakat bu görevlerde olup da bu temel eserleri bütünüyle okuyanı. onlarla tartışacak.. Hem ülke içerisinde hem de ülke dışında bu türden ideolojik örgütlerle olan mücadelede aynı durum geçerliydi. İstihbarat (întelligence) İngilizcede akıl........ onları anlayacak ve algılayacak seviyede bu işi bilmiyor. irtibat halinde bulunduğu Başkomıserin...... kendim de dahil olmak üzere....... örgüt mensuplarının yetiştirildiği gibi önce Kapital.. 122 .......... broşür ve eğitim materyalleri üzerinde kapsamlı bir eğitime tâbi tutulmamız gerekirdi..... söylenen en ufak yalanı ya da anlatılanlardaki en küçük bir tutarsızlık ve yanlışı tespit edebilmeliyiz...... Başkom işerin KDP Yi in ne olduğunu... bu grupların ve militanların duygu ve düşünce dünyalarını tanıyıp anlamamız açısından.. Biz de... kendisine anlatilanlardan adamın açıkça yalan söylediğini tespit edebilmesi gerekirdi.. Bizlerin de daha terörle mücadele veya terör istihbaratı görevine başlamadan........ MİT. Felsefenin Temel İlkeleri gibi Marksist-beninist düşüncenin temel felsefesini oluşturan eserleri okumamız....... Genelkurmay ve Jandarma teşkilatlarında görevli istihbarat personelimiz maalesef örgüt mensuplarıyla konuşacak.._________.... Türkiye'deki yapısının nasıl şekillendiğini................. görmedim..... neyi bilemez noktasında belli bir anlayışa sahip olarak ona göre hareket edebilmelidir.. olması gereken yeterlilikte bir bilgi birikimi maalesef yoktur.. Sonuç olarak......___________________.......... zekâ manasına gelir... nasıl kurulduğunu ve neleri yapıp. görev sahamıza giren tüm konularda.. neleri yapamayacağını bilerek söylenenlerin doğru olamayacağına hemen karar vermesi gerekirdi............... Bölüm: Devlet hangi konumda olanlar neyi bilir.......... Hâlbuki bütün ideolojik grupları. Diyalektik ve Tarihi Materyalizm.... ideolojisinin ve hedefinin ne olduğunu.. yeterli oranda bilgiye sahip değildik...

..... bir örgüt içinde hangi şekilde sapmaların yaşanabileceğini... çerçevesi çok kesin hatlarla çizilmiş olarak tüm örgütlerin ideolojilerinde yazılıdır... bunlar deli mi?" şeklindeki basit sorularla oyalanıyorlardı............ fraksiyonlar arasındaki farkın nereden kaynaklandığını hiçbir zaman tamamıyla algılayıp....... hangilerinin pasif kalacağı.................._ .... bütün sağ grupları ise sağ olarak görüyorduk.. daha işin başında bir olayı hangi örgütün yapıp hangisinin yapamayacağını...... Hâlbuki bu algılayış ve kavrayışa sahip olabilseydik.. anlayamadık............... İşte bunu çok iyi bilmediğimiz için bütün örgütleri birbirine karıştırıyorduk.... bu ideoloji çerçevesinde örgüt mensupları belli bir bakış açısına sahiptir. Bütün Marksist örgütler önce mevcut durumu değerlendirir. niyetlerini algılayamıyordu... Onlara göre bugünkü durumdan... faaliyetlerini.......... hangi eylem tarzlarının hangi örgütler tarafından gerçekleştirilebileceğini çok net olarak tespit edebilirdik. hangi olayda hangisinin ne tavır takınacağı meseleleri bizim için hep bir muammaydı.. hangilerinin eylem yapıp........... Çünkü tüm bu unsurlar... gelecekteki sosyalist. herhangi bir olay ya da durum karşısında hangi örgütlerin hangi stratejileri izleyip hangi tavırları alacaklarını... Bu grupların içerisindeki insanlar.. Çoğu zaman "Bu insanlar neden işlerini güçlerini bırakıp dağa çıkarlar.....___________________.... komünist bir topluma nasıl geçileceğinin tek tek yolu ve safhası vardır....._________..... sonra sınıfları mevzilendirir ve mevcut duruma göre kendilerine örgütsel.. nasıl bir eylem tarzı izleyecekleri.. Sol grupların Türkiye ile ilgili ayrı ayrı kendilerince bir değerlendirmeleri vardır.. Aralarındaki farkların neler olduğu.. bölücü ve dinci örgüt mensuplarının ne demek istediğini..... hepsi tüm yönleriyle bilinebilirdi............ kendi içlerindeki farkları algıl ay a mıyordu k......... 1 ...... Bütün sol grupları sol........ ne yapmak istediklerini. ey lemsel bir strateji çizerler.... Bölüm: Devlet 1_ iîdîj ¿2 Biz sol grupların.... amaçlarının ne olduğunu.. hatta basit sempatizanlar bile bu konular hakkında fikir sahibiyken bizim en üst düzey yöneticilerimiz bile bu insanların ve örgütlerin arka planlarını...... Oysaki bu grupları tanıyanlar için bu meseleler hiç de muamma değildi......... 123 ....

............ 1 ...... İkinci olarak............ ne kadar kof olduğunu gösteriyor. Bu operasyonların sürekli neticesiz kalması.... köye yaya gelinmesi lazım........ destek veriyorlardı.. Özellikle de köyün yakınında bulunan derin Maden Çayı Vadisinde bu kişileri bulmak ve yakalamak mümkün değildi......... tüm güvenlik sistemimizin ne kadar boş............. düşünecekleri ince ayrıntılar ve hareket tarzları işi belirliyordu.." Bu.. Bize şöyle bir yöntem önerdiler: "Bir defa araçları çok uzakta bırakarak.... köy... Ancak bu köye ne kadar operasyon ve arama yapılsa yapılsın... Aranan Üç Kişinin Yakalanması Yine Diyarbakır'da çalıştığımız yıllarda Diyarbakır'ın Dicle ve Hani ilçeleri arasında Dicle'ye bağlı bir köyde aranan kişiler vardı...... Bölüm: Devlet Sonuç itibarıyla Burhan Nart olayı...... bu şahısları (özellikle iki tanesini) köyde yakalamak mümkün olmuyor....... ilk gelecek olan operasyon timleri köyde görülmeden vadi arasındaki sırtları tutmalı.. Timlerin geldiğini gören militanlar saklanmak için süratle vadiye doğru kaçarken hepsi orada pusuya yatan timlerin kucağına düşecektir.................... başka yerlere saklanıyorlardı.. mutlaka kaçıyorlardı..... Bu kişiler aynı zamanda PKKlılara bu bölgede yataklık yapıp........ köydeki diğer örgüt sempatizanlarına da cesaret veriyor..._________....... Bu örgüt mensuplarının yakalanmasıyla ilgili olarak yapılan bir çalışma esnasında köyde bize bilgi aktaran insanlarla aranan bu militanların nasıl yakalanabileceğini konuştuk.......... Bilgi aktarması için köyden eleman temin etmiştik ama bu elemanın verdiği bilgi doğrultusunda askeri birlikler veya operasyon güçleri köye gidinceye kadar bu kişiler kaçıp........ gerçekleştirilmesi zor.... ardından diğer timler köye göstere göstere gelmeli........ Fakat bizler hâlâ övünerek sistemlerimizin çok güvenli olduğunu savunarak halkı ve kendimizi aldatmaya devam ediyoruz....... biraz zahmetli....... Genellikle de böyle ustalık isteyen planlarda bu işin başındaki insanların yapacakları katkılar.... fakat ustalıkla yapılırsa tutabilecek bir plandı.._ .. Daha önce çok defa böyle planlar yapılıp başarısız olması nedeniyle bu defa bizzat kendim timlerin 124 ... devlet güçlerine olan itimadı azaltıyordu...___________________...... bu kayalık bölgenin birkaç yüz metre yakınındaydı.

... Köyde hiç kimse bu olayı görmedi................................ Bize çay ikram ettiler.........___________________. dan hiçbir hata içermiyordu belki ama uygulamada... yakalanamaz denen kişileri yakalamıştık.. Biz açıkta gelen timler olarak köye girip "Buradan geçiyorduk......... Bunun üzerine biz de köyden ayrılarak aynı noktada onlarla buluştuk......... çaylarımızı içtik...... bu şahıslar da bizim timlerin pusuya yattığı o kayalıklara gelip timlerimizin yanında durdular ve timler hiçbir çatışmaya girmeden bu kişileri teslim aldılar... konuşmak için geldik._____...... Güvenliğiniz de bir sorun var mı........ Biz bu şekilde köylüleri oyalarken köyün dışında pusudaki timlerimiz militanlan yakaladılar ve köylülere belli etmeden vadinin kenarından kayalıkların arasından köyün dışına çıkarttılar..._......... Hiç kimse ateş etmedi............... bize bilgi veren köylüler ve benim sivil istihbarat unsurlarımla beraber bir kış günü (ocak ayıydı zannediyorum) yola çıktık....... güvendiği zaman insanların katlandığı risk ve yaptıkları şeylerin Güneydoğu'daki operasyonlanmız teorik planlama açısmHaliç'te Yaşayan Simonlar......._________. Biz köye yaklaşırken bizim pusudaki timler köyden üç kişinin koşarak çıktığını ve kendilerine doğru geldiğini anons ettiler..... incelikleri ve ayrıntıları planlamada karşılaşılan sorunlar nedeniyle operasyonlarda genellikle çok başarılı olunamıyordu...... Bu hep aynı kaynaktan bize verilen bilgilerdi.. Böylece aranan üç önemli militanı. nasılsınız............ 125 .. devriye geziyoruz. 1 ......... Güneş doğmaya başlarken sanki köye operasyon gücü geliyormuş gibi geniş bir hilal şekilde yirmiye yakın tim mensubu köye girdi. Sabaha birkaç saat kala köye uzak mesafede anayolda araçtan indik ve yürümeye başladık..... arama dahi yapmadık... Aslında tüm ZAİTTİ el I!.. bir saate yakın çamurlar içinde yağmur altında yürüdükten sonra bir timi köyün uzağında tam vadinin kenarında bulunan kayalıklara gönderdik. bize itimat ettiği ölçüsü esasen çok önemliydi....... Bölüm: Devlet başında gitmeye karar verdim..............." diye köylülerle sohbet ettik.........................._ ....... Daha önce olduğu gibi iki özel harekât timi. Bize emniyetli şekilde oradan çıktıklarını haber verdiler......... Tim gidip yarların etrafında pusuya yatarak yerini aldı..................

126 ........ normal keşifte militanlar görerek yerden tedbir alabilirlerdi... Aşağıdan dağa doğru yönelen timler daha 500 metre ilerlememişlerdi ki zirvedeki tim mensupları dağın ortasındaki ağaçlıklardan bazı militanların fırlayıp zirveye doğru çıktıklarını anons ettiler...._________... oradan köylere gidiyormuş gibi kamyonlarla yol alacaktık.. Timler amiri ile ben de dağdaki hareketliliği anayoldan takip ediyorduk.......... Kamyonun kasası içinde operasyon timine mensup 6-7 tim (her timde 20 kişi vardı) saklanıyordu.. Umulmadık yanaşarak yapmalıydık...... Hani'nin kuzeyine militanların saklandığı dağın arkasına gelince kamyondan inip dağın iki yanını kuşatacaklardı.._ ............ operasyon araçlarımızla özel tim amirlerini alıp........00'da timin bir kısmını kamyonlarla.. Köyün yakınlarında Taksi kimseye plakalı gözükmeden militanların kalabileceği bir iki yer vardı....___________________..... Kardeş kuruluştan alınan bir habere göre Şirnak'tan Tunceli bölgesine takviye olarak gönderilen bir grup PKK gerillası Tunceli'den gelecek kuryeyi Diyarbakır'ın LiceHani bölgesinde bekliyordu.... Hemen keşif ve araştırmaya da bizi bir başladık... Dikkat çekmemesi için operasyona kiralık kamyonlarla gelecektik. Seren köyü yakınlarında bekleyen militanlara bir an önce operasyon yapılması gerekiyordu......... Dağ kuzeyden tamamen sarılınca......00 sularında Han i-Lice yolunda.... arazi taraması şeklinde geniş bir kol halinde dağa doğru yönlendirecektik............ böylece yalnızca güneyden geldiğimizi zanneden militanlar tuzağa düşecekti.............. güneyden otobüslerle gelen 4-5 özel timi sabah saat 07......... Plana uygun olarak araçları hazırladık ve gece saat 03........ Militanların hiç bir şekilde göremeyeceği Dicle ilçesi istikametinden Hani'ye gelip........... araziyi görerek keşif yaptık.. güneyden otobüslerle gelen tim ise militanları dağda aramaya başladılar....... Planlandığı gibi kuzeydeki timler dağı sardı....................... Bölüm: Devlet Seren Operasyonu Diyarbakır'da görev yapıyorduk........ 1 ... Militanların Lice Hani karayoluna paralel çok yüksek olmayan küçük bir dağın yola bakan cephesindeki ağaçların arasında kaldıkları kanaatine vardık........... bir kısmını otobüslerle yola çıkardık.. Tüm tim amirleri ile planımızı yaptık.

...... helikopterin kanatları yerdeki otlara değecek kadar alçalınca diğer arkadaşlarının elleri üzerinde yaralıyı zorlukla aldım. Çatışma haberinin merkeze intikaliyle birlikte Asayiş Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa. Yaralı polis hareketsizdi..__.... Hani-Diyarbakır merkez arası helikopterle on beş dakika kadardı ama o gün benim için bu on beş dakika saatlerce sürdü.... 11 militan ve etrafındaki dağı sarmış 200'den fazla özel tim mensubu bulunuyordu.......... filmlerdeki gibi hiç kimse kalkarak veya kafasını çıkararak ateş etmiyordu... Militanlar da bizim yalnızca aşağıdan yukarıya doğru araziyi aradığımızı zannederek bir kısmını zirveyi almak üzere göndermişlerdi..... _. _..........___... gözünün üzerinden yara almıştı.. 1 . Aramızda..... Pilota yönü tarif ederek helikopterle dağın arkasında yaralının getirildiği yere gittik ama bölge çok eğimli olduğundan helikopter yere inemiyor.. îlk. ...................... tim amiri çatışmayı yöneteceğine göre yaralı polisi almak görevi bana düşüyordu..00'u bulduğunda bir polisin kafasından yaralandığı ve durumunun ağır olduğu anons edildi............._ ..... sabah 07......................... Bölüm: Devlet Kırsal alandaki çatışmalarda dağın zirvesini alan._.. Timlerin yerini ben ve tim amiri arkadaş biliyordu.. Dağ tam karşımızda idi.... . yarası sürekli kanıyordu. çok alçaldığında kanatları dağa değecek hale geliyordu... __.30 gibi başlayan çatışma saat 09......... 2 km'den fazla bir mesafe olmasına rağmen zaman zaman mermiler yakınımıza düşüyordu.. Herkes gizlendiği kayanın arkasında sadece ateş ettiği yeri göreceği kadar kısmını çıkararak ateş ediyordu...... Yaralı polis hemen önümde yatıyordu......___________________.____... Helikopterle yaralı polisin alınması gerekiyordu...._________........ .... ateş ile birlikte bazı militanlar düşmüştü. Genç. 127 ...... bilahare OH Ab valisi Hayri Kozakçıoğlu ve Emniyet Müdürü Necdet Meıızir helikopter ile olay yerine geldiler.. manevralarla..... o kadar dikkatli bakmama rağmen bir tek kişiyi bile göremiyordum.......__.... Fakat biz gizlice dağın zirvesini ve iki yanını daha önce almıştık. esmer yağız delikanlı... helikopterde pilottan başka yalnızca ben vardım.... çok zorlu Haliç'te Yaşayan Sımorılar.......... fidan boylu. ....... üstünlük sağlıyordu... zirveye çıkmak isteyen militanlar menzile girdiklerinde çatışma başladı..............

.... hangisinin daha fazla aktığım bilmiyorum. bir an önce hastaneye varmayı düşünüyorsunuz..... ile kazarak kendilerine siper yapmışlar............ Sonunda Diyarbakır'a vardık ve yaralı polisi piste indirdim......... Bugün bu sorulan sorup cevap-lannı almaya kalksam günler alır ama o gün bütün bunlar beş dakika içinde cevaplanmıştı. niçin ölüyorlar gibi sorular zihnimde dolaşıp durdu. anonslarla bu kahraman polis zorla geri çekildi. Döndüğümde çatışma devam ediyordu..... 1 ....... daha sonraki bir operasyonda yine böyle gözü karalığı ve cesareti nedeniyle şehit olan Mehmet Elçin'di. tüm militanların ölü ele geçmesi ile neticelenmişti. Bölüm: Devlet Polisin yarasından akan kanla benim gözümden akan yaşlar birbirine karışıyordu........ yüz 128 . neden gencecik insanlar ölüyor.... ölmeleri şart mı..Bir ara bir polisin militanların siperlerine kadar gittiği anons edildi... helikopter daha Diyarbakır'a gelmemişti. Bu polis....... bir yandan da dağda çatışan bu insanları düşünüyordum. Ateş kesilerek.. çatışan kişileri değil uzaktan. Bunun başka bir çaresi yok mu....... Çok yakınında farklı cephelerden ateş edilmediği sürece mevzilere kurşunla tesir etmeyeceğini..... Daha sonra çatışma yerlerini gezerken gördüm ki militanlar çatışma anında çalıların içine girip yeri kasatura vs......Timler militanların bulunduğu yere en fazla 100 metre mesafede iken bir polis tek başına ta içlerine kadar gitmişti... O zamana kadar hep militanların yerini tespit edip kısa sürede imha ederek bu bölgedeki olayların ve çatışmaların bitirilmesi gerektiğine inanıyor ve bunun için uğraşıyorken...... Ambulans bekliyordu.... etraflarını küçük taşlarla örerek._ .......... Yeni yaralılar olabileceğinden hemen bölgeye dönmem gerekiyordu....... ilk defa... yanınızda biri ölüyor ama siz hiçbir şey yapamıyorsunuz...... neden onlar ölmeye mahkumlar........... Bir iki saat daha süren çatışma........ yazık değil mı...... Olacak şey değildi.... beyinde tahribat yoktur diye bu genç için dua ediyor........ görülmeden çevreyi görebilecekleri mevziler oluşturmuşlar........ Dakikalar bile aylardan daha uzun geliyordu................. gencecik insanlardı... Bu sorulan kendime soruyordum ama on beş dakikalık mesafe hâlâ bitmemişti. O an bir yandan inşallah kurşun sıyırmış tır.. kim olursa olsun hiç kimse ölmeden bu işi halledebilmeyi diledim........._________...___________________.....

............. Vurulan polisin arkadaşlarını dinlerken............ tehlikeli.... en önemli şeyin bilgi ve bilgi elde etmenin yolunun da eğitim ve okumak olduğu kanaatini edindim.......___________________................. ama özünde kendi mesleğiniz ve faaliyet alanınıza giren konulan iyi okumak. 1 .................... iki defa ateş etmek için kafasını kendine siper aldığı taşın üzerine çıkarıp ateş ettiğini." demesine rağmen aynı hatayı bir kez daha yapması nedeniyle yaralandığını öğrendim.. O 129 insanlardı ifade ve onların yaşamları. vurulursun........... Haliç'te Yaşayan Simonlar_................... o büyük düşünceyi getiren şeydi............ bu konular hakkında kapsamlı ve donanımlı bilgiye sahip olmak çok önemlidir......... Biz hep karşımızda savaşan insanları görüyorduk ve onların yaptıkları bu olağanüstü savaşma çabalarım gözümüzde büyütüyorduk..... Bölüm: Devlet metreden bile kimsenin göremeyeceğini... kayanın yan tarafından sadece çevreyi görebilmek için bir gözünü çıkaracak kadar çıkıp ateş etmen lazım.. olayları anlatmada gösterdikleri yetenekleri dolayısıyla .............. Dışarıdan bakıldığında bu durum pek fark edilmese de işin içine girildiği zaman asıl marifetin bu olduğu görülür.. Sınırlı bir kuvvetle bizim üstün silah..... Asıl önemli olan.. onları büyüten... Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi Meslek hayatım boyunca. sadece tüfeklerden çıkan alev ve sese dayanarak yerlerinin tespit edildiğini fark ettim. Okumak...... yanındaki arkadaşı "Kayanın üzerine kafanı çıkarma.... o büyük ruhu......... araç ve gereçlerimize karşı olağanüstü bir direnç gösterebiîiyorlar...._________........._ .......... hayranlık davalanna olan samimi inançları.. Fakat bence önemli olan onların yürüttüğü savaş değil................. Eğitim konusu işin özünü oluşturacak kadar önemlidir......... kısıtlı kuvvetleriyle bizim karşımızda güçlü ve dirençli olmalarını sağlayan.. faaliyet onlara tarzları........ Maalesef daha sonra polisin şehit olduğu haberini aldık. Terör örgütlerinin mensupları benim en çok uğraştığım olağanüstü duyuyordum........ gerek îstanbulda gerek Güneydoğuda kırsal alanlardaki operasyonlarda saatlerce süren çatışmalar sonunda güvenlik kuvvetlerine ciddi zayiat verdirebiliyorlar ve hatta çoğu zaman çemberi yarıp kaçmayı başarabiliyorlardı....................

..... ülkemize yansıyan bu gelişmelerin nasıl bir ortam yaratacağını................... bu kadar güçlü bir tahlil yeteneğine ve dünyadaki bütün meselelere bu gözle bakan bir anlayışa sahip değiliz. Olayları çok açık ve net olarak anlatabiliyorlar........._ ......... bunun sonucunda kendi örgütlerinin nasıl hareket etmesi gerektiğini ve en nihayetinde kendisine düşen görevin ne olduğunu. Bu........... saptadığı siyasi ve sosyal gelişmelerin ülkemize nasıl yansıyacağını.. Bunu çok önemsiyordum... Özellikle teslim olmuş insanlarla sohbet ederken zaman zaman iki ya da üç ay boyunca bir eve kapanıp aynı kitabı tekrar tekrar okumak...._________................... yazmaları ve kendi davaları ile öğrendikleri şeydi................. Bölüm: Devlet ilgili insanların okumaları. yönlendirme....... Genel bakış........... Diyarbakır cezaevinde tanık olduğum ve aslında örgüt mensuplarının eğitime verdikleri önemi başlı başına anlatan harika bir 130 .. 1 .. okuduklarını karşılıklı anlatıp tartışarak daha geniş bir yorumlama becerisi edinme çalışmasını onlar eğitimden bile saymadıklarını gördüm. kesin ve net ifadelerle meselelerin anlatılması örgüt mensuplarının bilgi düzeyini ortaya koymaktadır.... bu özelliklerin ancak çalışarak.. Güvenlik kuvvetleri olarak biz.. dünyayı ve dünyada yaşanan gelişmeleri tahlil edebilir............... hedefler........... Bir defa olağanüstü bir ifade kabiliyetine sahipler. Yine aynı şekilde örgütün üst düzey kadrolarından aşağı kadrolara gönderilen talimatlar da birçok açıdan şaşırtıcı gelebilir.. eylem o kişinin veya grubun yaratıcılığına bırakılmaktadır. okuyarak kazanılabileceği inancındayım. bu görevi nasıl yerine getireceğini tüm ayrıntılarıyla anlatabilir..___________________................. Bu talimatlarda-ki ifade becerisi..... örgüt mensuplarının nasıl yetiştikleriyle ilgili bir ipucu vermesi bakımından önemli bir konudur. gözleriniz kapalıyken bir masanın üzerindeki bütün eşyaları görüyormuşçasına en ufak bir eksik ve fazlalık yaratmaksızın net olarak tasvir edebiliyorlar. Bu bakış açısını ve değerlendirme becerisini devletin memurlarında görmek mümkün değildir Fakat her örgüt mensubunun raporunun ilk başlangıcı bu türden çözümlemelerle başlar........ bu hedefe uygun çalışma..... Bir PKK mensubu kolaylıkla rapor yazabilir. Bu kişilerle konuşurken çoğu zaman eğitimleri ile ilgili çok önemli ipuçları alıyordum........

.. cezaevi sürekli didik didik aranıyor ama tünel bulunamıyordu. 1 ....... Silahlarını bu şekilde sadece asker ve gerilla gibi sürekli silah ve şarjörlerini kuşanan insanlar taşırdı.. Bunlar yöneticilerin kaldığı özel bölümlerdi...... Her katta sekiz tane tek veya iki kişilik hücreler bulunuyordu......... Daha sonra yapılan araştırmalar sonucunda tünelin o zamanki adıyla yanılmıyorsam otuz dokuzuncu veya.... Diyarbakır cezaevinden kaçış planıyla ilgili bilgiler edildi............._________........... Örgüt mensuplarının silah taşıma şekli.................... Milli İstihbarat Teşkilatı olayı takip ediyordu...... Bu olayı takip ederken silah ve silahı tutan kütüklükler..... Fakat cezaevinden nasıl bir kaçış olacağını bilmiyorlardı. Bölüm: Devlet olayı hiç unutmadım.......... Bu koğuşa sadece PKK mensupları değil.._ ..................... otuz sekizinci koğuşta........ Kendilerinin ve TİKKO örgütünün birer kamyon gasp ederek cezaevinin yanma gitmek ve cezaevindeki bir tünelden kaçmak isteyen kişileri alıp........ örgütün ve hatta TİKKO gibi başka bazı örgütlerin yöneticilerinin de kaldığı koğuşta olduğu tespit edildi.... Varlığı kesin olmasına rağmen yeri bir türlü tespit edilemiyordu.. zaman zaman bazı örgütlerin lider kadroları da konuluyordu........ Bu olayı tahkik ederken bir süre önce Bingöl kırsalında bir çatışmada ölen militanların eşyaları arasında bulunan şifreler çözüldüğünde.... Diyarbakır'ın merkezinde tesadüfen ateşlenmiş bir kalaşnikof tüfek bulunmuştu..... şarjörlerim saklama biçimi............... İşte bu silahın kütüklük/rakt denen şarjörlerinin takılı olduğu palaska benzeri kemerin omuzdan geçirilerek uzun süre kullanılmış olduğunu gösteren kullanım izleri vardı... Dolayısıyla bizim bulduklarımızın örgüt mensuplarına ait olduğunu tahmin ediyorduk............ belli bölgelere götürmekle görevlendırildiklerini söylediler.. şarjörler ve bulunuş biçimi örgüt mensuplarının taşıdığı silahları ve taşıma biçimini çağrıştırıyordu.... Koğuş kendi içinde dört katlıydı....... Yerli halk ise silahlarını sadece kemere şarjörleri takarak kullanırdı. 131 . Bu olayı soruştururken bir grup örgüt mensubunu yakaladık...___________________. köylününkinden kesinlikle farkı olduğunu ve net ve kesin hatlarla ayrıldığını bölgede görev yapan herkes bilir.

.. Tedbir amacıyla buraya beton bloklar yerleştirildi.. operasyonun nasıl başladığı...... Yapılan bir operasyonda uzun süre cezaevinde yatan ve daha sonra tahliye olan örgütün en dirençli yöneticilerinden S._________. Tünel kazıldığı yönünde iddiaların ortaya atıldığı dönemde de cezaevindeydi... Bunun üzerine tünelin çıkış noktası olduğu düşünülen cezaevinin mahalleye bakan bahçesine iş makineleriyle altı metre derinliğinde kanallar açıldı. 132 ............ S.. Bu koğuşa gittiler... Cezaevine düşen her militan içerdeki örgüt yöneticilerince ifadesi alınır.......... Herkesin zeminde olduğunu düşünerek giriş noktasını burada aradığı tünel dört katlı koğuşun en üstünde...... örgütsel faaliyetler için Diyarbakır'da kalmıştı...... mektupla nnı ele geçirip şifrelerini çözerek ve bir süre faaliyetlerine devam etmesine müsaade ederek sonunda tünelin yerini ve neden tüneli bir türlü bulamadığımızı uzun bir uğraşıdan sonra öğrendik. dördüncü katında tavandaki yan duvarda başlıyordu.. Tünelin yüzde yüz varlığı biliniyor ama koğuş içindeki giriş noktası.. çözülüp gizlice polise konuşan olup olmadığı gibi kılı kırk yaran bir sorgulama yapılır.._ ... örgüt üst düzeyinden sürekli yazılı talimat gelir.C................. mahalledeki çıkış noktası ev ev aranmasına rağmen bulunamıyordu....___________________....... 1 ........ Evet bu bir şaheserdi... kurduğu haberleşme ağma girerek........... içlerinde ajan olup olmadığı. o koğuşta kalan örgütün çok inançlı ve önemli kadrolardan biriydi........ her yeri aradılar ama tüneli bulamadılar..... Dışarıdan...... Bu tünelin yapılış hikâyesi şöyleydi: Tüm cezaevlerinde olduğu gibi Diyarbakır cezaevindeki örgüt mensupları da sürekli dışarıyla haberleşiyorlardı....... efsanevi direnişlerin sahibi bu adamı izleyerek.... Tahliye olduktan sonra memleketine gitmemiş....... Mucize tünelin girişi inanılması imkânsız biçimde dördüncü katta başlıyordu.. Aradan yanılmıyorsam bir yıl geçti.... Uzun süre cezaevinde kalmış............. hatta gösterilmese idi yıllar boyu da bulanamayabilirdi..... Bu kadar aramaya karşı bulunamaması normaldi...........C. bir mucize idi. Bölüm: Devlet Cezaevi yönetimine durum bildirildi....... Fakat yine tüneli bulmak mümkün olmadı............'yi yakaladık...... Örgütsel faaliyetlerin en ciddi ve örgütsel kuraların en uygun şekilde uygulandığı yerler cezaev-leridir..

....... Yukarıdan aşağı doğru her iki hücre için bir tane olacak şekilde ve duvarları kolayca kırılabilen beş altı bacanın olduğunu görmüşler...... Ancak zaman zaman cezaevinde toplu aramalar olduğundan.......... talimat ve dokümanlarını gizlediği bilinen bir durumdu....... Bu durumun koğuş sorumlusuna anlatılması üzerine bir inceleme yapılıyor............. her militan hakkında cezaevi örgüt komitesinin tanzim ettiği değerlendirme raporları... pencerelerinin tuğla. Binanın zemin katının kalın beton olduğunu görünce...... bu belgelerin yakalanmaması için koğuş duvarlarının kazılıp oluşturulan çukurlara gömülüp üzeri hafif bir alçı veya kireçle kapatılarak gizlenir... Ardından bir eğlence tertipleyerek koğuşlardaki herkesin halay çekmesini istemişler.. cezaevindeki eğitim faaliyetleri............................ temizlik amacıyla kullanılan tuz ruhunu beton zemine döküp betonu yumuşatmışlar.. Bir defasında yine genel ve teferruatlı arama olacağı haberi alınması üzerine...._________........................ Yapılan incelemede cezaevi inşa edilirken tüm tuvaletlerin arka kısmında tuvalet kokularını dışarı tahminen 3Jt Oleik için katlı koğuşun tabanından çatı 4 katına kadar devam eden bacaların olduğunu. çözülen...... Zaman içerisinde bu bacaların kaçış için ideal imkânlar sağlayacağını düşünerek kaçış planları yapmaya başlıyorlar........ Bunu firar için bir fırsat bilmişler... böylece yumuşayan zemine halay çekerken sert vurmak suretiyle betonun 133 .......... sıva vs. cezaevi yönetimi ve diğer örgütlerle ilişkiler ve görüşme tutanakları ile ilgili belgelerden oluşan örgütün cezaevi arşivi oluşturulur. Bölüm: Devlet Sorgulamanın sonunda.. çok miktarda örgütsel belgeye sahip tutukluların tüm belgeleri aynı yere gömmek için hücre duvarını fazla kazmasıyla tuvaletin arka kısmında bir boşluk. Her koğuşta.............. 1 ..... hatta bu bacaların 6 7 sıra halinde koğuşun içindeki tüm hücrelerde bu bacaların koğuş tuvaletlerini havalandıran bulunduğunu. Hemen dördüncü kattan başlayıp iplerle aşağı inmişler...... ile kapatıldığını öğreniyorlar ve bunun gelecekte farklı amaçlar için kullanılabileceğini düşünüyorlar.... kendilerine ait rapor....___________________........ sorguda zayıf kalan militanların özeleştiri raporları... sor gulama tutanakları ile birlikte hata eden... bir baca olduğu fark ediliyor...... hücrede ve gruptaki örgüt mensuplarının......_ .

Tünele çok özel elektrik tertibatı kurulmuş. 1 . Cezaevi yönetimi..... Tünelde bulunan bu günlüklerin tamamını okudum. çünkü girişi dördüncü kattaydı. mahkumların tünel kazıp çıkan toprağı tuvaletlere. özel körüklerle hava veriliyor olsa da................... dökme ihtimaline karşı atık suları sürekli kontrol ediyordu........... Daha garibi en üst katta bulunan dokuz kişi bu kazı işini yürütüyor.... Ama bizim tünel dördüncü kattan başladığı için bu tedbir hiçbir işe yaramayacaktı......._________...... böylece tünelle kaçışa tedbir aldıklarını düşünüyorlardı... eşine çok az rastlanır enteresan bir tüneldi.. nemli bir ortamda (her ne kadar körük kurmak suretiyle hava verilse de) çok zor şartlarda çalışılıyordu..... lavabolara vs.. İplerle 4 kat aşağı....... Bölüm: Devlet kırma seslerinin duyulmamasım sağlamışlar ve tünel kazmaya bu şekilde başlamışlar............. Bu.................___________________...... tünelde çalışan örgüt militanlarından tutuklu Hasan Atmaca günlük tutuyormuş...... O zamanki cezaevi yönetimi tüm aramalara rağmen tüneli bulamayınca her ihtimale karşı koğuşun giriş katına kimsenin girmesine izin vermiyor...._ ........ hatta bazıları büyük oranda hastalanıyordu.. 134 ...... Bu tünelde çalışıp da kalıcı akciğer hastalığına yakalanmayan çok az insan vardı... sarsıcı anlatımlar vardı........ İşte bu tünel kazılırken....... çok önemli şeyler anlatan yazılardı bunlar....... bunun için mahkumlar da çıkan toprağı kazı yapmak için kullandıkları bacanın haricindeki diğer baca boşluklarına doldu-ruyorlardı.... sonra 6-7 metre toprağın altına iniliyor... aşağıda havasız.... şartlar çok zorlayıcı olduğundan insanlar dayanamıyordu... Tabii tünelde çalışmak çok zor bir işti... Tünel girişi dördüncü katın orta hücresinde tuvaletin arka duvarı delin ip yaklaşık 40-50 metre ebadında alçıdan bir kapak yapılıp. Beni çok etkileyen........ Çok ağır şartlarda yapılan bir iş olduğundan herkes bu güç işin altından kalkamıyor..... Aşağıya inip aşağıdan kazılıyordu.... Çıkan topraklar iplerle yukarı çekiliyordu. havlu vs.... Bu günlüklerde tünelin yapılış sürecini ve eğitimin önemini ortaya koyan inanılmaz. Günlüklerden anladığım kadarıyla tünelde kazma faaliyetleri her akşam saat onda başlayıp sabah beşte bırakılıyordu... ama üç kat aşağıda bulunan otuz militanın hiçbirinin bu olaydan haberi olmuyordu...........

. 1 ........... Tünel kazma faaliyetleri öncesinde militanlar bir bahaneyle sürekli isyan çıkarıp cezaevi yönetimine problem yaratıyorlardı... özellikle tünel kazmayı kolaylaştırmak için o zaman kadar sayım vermeyen................._... albay "Komutanım bu saatte arama ve 135 .. sabaha karşı iş bitince kapak yerine takılarak çevresi ince alçı ve kireçle kapatılıp hiç kimsenin şüphelenmeyeceği normal bir duvar haline getiriliyordu.___________________............ ondan sonra da herkes normal meşguliyetinde görünüyor.......... Kazmaya başlamadan önce o zamanki cezaevi yönetimine bir anHaliç'te Yaşayan Sımonlaı. Biz kırsaldan gelmiş olan militanları yakalayıp tünelin varlı ğım öğrendiğimiz an önce cezaevi dışında özel harekat timleriyle tedbir almıştık.... askerler normal mu t ad aramanın haricinde koğuşlara girmiyorlardı. Cezaevi yönetimi.._ ... amacıyla koğuşlara gardiyanların gelmemesi..... Bu anlaşmaya göre birçok konuda mutabakatlar yapılmış........ Her gece bu çividen çekilerek kapak açılıp tünele giriliyor.............. örgüt yöneticileri ile anlaşmışlar...... Hiçbir olay ya da direniş olmadığı için de gardiyanlar......... Örgüt bu şartlan kendi kadrolarına da kabul ettirmiş.............. Ancak tutukluların rahatsız edilmemesi için gece araması ya da tedbir vs.. -..................... Daha sonra o zamanki Diyarbakır Sıkıyönetim Tali Bölge Komutanı General... koridorda bile gezilmemesi şartlarını ileri sürmüşlerdi......... Böylece cezaevinde her şey normal seyrindeymiş gibi gösterilmişti...................... Zaten içeride böyle bir düzeni tesis etmeyi isteyen idare de bu şartlan kabul etmişti...........„........ sabah erken kalkmayı kabul etmişler........... lasına yapalım..._________. biz de uyalım demişler............. Her gün saat 22'de kazma işine başlamak için saat 21 'de sayım veriliyor.._...... Bölüm: Devlet asmak için askılık vazifesi görsün diye kapak ortasına büyükçe bir çivi çakılmış.......... kurallara siz de uyun........ istenilen saate istenildiği gibi davranmayan örgüt mensupları gece saat onda yatmayı.. geçmişteki direniş olaylarından çok fazla çekmiş olduklarından bu öneriyi ziyadesiyle memnun olarak kabul edip....... cezaevi komutanı albayı gece geç saatte çağırmış ve tünel kazıldığı yolundaki bilgilerimiz üzerine cezaevinde arama ve sayım yapmasını istemişti. ..... böylece tüneli rahat kazma imkânına kavuşmuştu............

.......... Tünele kazı için inen... Örgüt açısında iyi giden bu olayda ilk terslik bir silah atma olayının terörle mücadele şubesine aktarılarak soruşturulmasıydı. _...______. sonunda tünel bitiyor...... Bölüm: Devlet sonra o zamanki su ısıtıcılarıyla hemen su ısıtıyorlar........___...____..... Kazma faaliyeti bu şekilde 6 aya yakın sürüyor....... bünyesi sağlam olanlar her gün zor şartlarda çalışıyor.. Kolordu Komutanına durumu bildirmiş ve sabah saatlerine kadar veya sayım yapılamamıştı. etrafa bakıp tekrar geri inmiş Çünkü henüz kendilerini götürecek örgüt mensupları ile mutabakata varmamışlardı................._________...... Böyle bir olayın örgüte büyük moral vereceği .... O tarihlerde Diyarbakır merkezde bir silah atılması olayı karakola intikal etmişti.._......... yeni çıkan kanun dolayısıyla silah almak isteyen birinin bakıp incelerken silahı yanlışlıkla ateşlediği yönünde yorumlanıp basitçe geçiştirilmesi gerekirken............ onlarla mutabakatımız var. Örgüt bu olaya ha yat i önem veriyordu. _____.... Tünel kazarak cezaevinden çıkacak kişilerin kaçırılması ve yurtdışına çıkarılması sürecini dağdaki bir grup doğrudan Öcalanin yönetiminde organize ediyordu. devlette ise panik yaratacağı varsayılarak olağanüstü bir dikkat ve gizlilikle takip ediliyordu.......... Bir ara Hasan Atmaca kafasını dışarı bile çıkarmış.... duşlarını alıp biraz uyuduktan sonra tekrar normal günlük hayatlarına devam ediyorlardı..1........................... Silah alımları sırasında insanlar deneme yaparken kazara silahlar ateş alıyordu............... 1 . silahın yedek şarjörlerinin taşınma şekli itibarıyla (mahalli olarak rakt denen beş 136 .....___________________....._................. Bölüm: Devlet sayım yapamam............_ ..... Ve cezaevi kolorduya bağlı olduğu için General.......... Diyarbakır'ın içinde olduğu olağanüstü hal bölgesine özgü çıkarılan bir kanunla herkes bir ay içinde elinde bulunan silahlarını getirirse silahların ruhsata bağlanacağı duyurulmuştu.... saat 22'de tünele girip sabah 5'te çıktıktan ......... Kasıtlı kendilerini rahatsız ettiğimizi ileri sürerek direnirler...... Normal olarak bu olay............. Bunun üzerine ruhsatlı silaha sahip olmak isteyen herkes silah almaya başlamıştı......... Sayım yapıldığında eksik yoktu ama günlerce süren aramda tünel de bulunamadı......." demişti....

.........___________________.. bu kişilerin araç gasp ederek tünelden çıkacak militanları kaçıracak tim olduğu anlaşıldı...... Aşağı inmekte zorlanıyorlardı... Tahkikatı derinleştirmemiz sonucunda bu silahların cezaevinde tünel kazıp kaçmaya kalkan militanlara dışarıdan yardım etmek için gönderilen PKKTılarm silahlan olduğu.... Bu günlükte Hasan Atmaca şunu yazıyordu: "Arkadaşlarımın çoğu tünel kazarken oksijensiz.... 1 ............... onlardan edinileıı bilgiler ışığında cezaevinde tünel arama faaliyetlerimiz......... tünel kazanlar arasında en güvenilir kişilerden birinin tahliye olmasıyla birlikte onun dışarıdaki işleri organize edeceğine sevinirken bu kişinin bizini kurduğumuz basit istihbarat ağına takılmasıydî..... Bölüm: Devlet altı yedek şarjörün takılı olduğu taşıma kemeri ve sistemi) normal vatandaşın taşıdığı şekilden çok örgütün taşıdığı tipe benzemesi üzerine bu olayın soruşturması Terörle Mücadele Şubesine aktarıldı.. Sonra bu timin yakalanması...... yağan yağmurlar sonucu tünelin suyla dolması üzerine suların çekilmesi için yaz başını beklemeleri gerekmişti. en son cezaevi bahçesine kanallar kazıp beton bloklar yerleştirmemiz sonucunda kaçış planı bir süre sekteye uğramış...... havasız ortamda kalmaktan ve cezaevinin zor şartlarından dolayı hastalanmış......... Tünel kazma olayı ile ilgili olarak normalde günlük tutmak yasak olmasına rağmen tünelde yazmak ve bulundurmak serbestti.._________.. 137 . Ben de her gün veya günaşırı aşağı iniyordum............ Militanlar olayı tam anlamak.......... fedakarlıklarla yapılan mucizevi tünel olayı böylece sona ermişti.. tuzak ihtimaline binaen bir süre beklemiş. Akşam saat 22 de tünele iniyor..._ ....... İkinci aksilik ise operasyon sonrası yeniden işe başlayan örgüt......... Bünyesi sağlam olan iki kişiden biri bendim........ çünkü zaten tünelin ortaya çıkması her şeyi ortaya dökeceği için günlüğün anlamı olmuyordu... Bu kişiden elde edilen dokümanları ve şifreleri çözerek tüneli ortaya çıkardık.. saat sabah 5'e kadar pis ve karanlık bir yerde..................... Daha sonra durum güvenli olduğundan emin olunca tekrar planı işletmeye çalışmışlar ama bu sefer de bizim bahçeye kazdığımız kanal ve beton engeller değil ama gelen kış mevsimi onları engellemiş...... Çoğunlukla da her gün iniyordum............... Büyük umutlar bağlanan.. bir kısmı tüberküloz olmuştu................... operasyon hakkında kesin bilgiler almak..

Gece saat yirmi ikiden sabah beşe kadar çalışıp sabah erkenden eğitime katılacak kişi de bulunamazdı.. Biz bu eğitimin sonucunda şekillenen insanın faaliyet ve eylemlerini gördüğümüz için asıl olanın bu kişiler olduğunu düşünüyoruz..... Bu olay da eğitimin ne kadar önemli olduğunu gösteren unutmadığım olaylardan bir tanesi......... Sabahleyin saat 5'te tünelden çıkıyor ama bitkin bir vaziyette duşumu alıyor ve hemen yatmam gerekiyordu........ 12 Eylül öncesi kadrolarındandı. 1 . Eğitimin konusu anımsadığım kadarıyla ya kapitalizmin ya Marksizm'in ekonomi politiği.___________________. hiçbir şekilde kurallar dışına çıkmak tasvip edilmiyordu. Eğitime katılmadığından ceza alıyor... Örgüt kuralları böyleydi... Geç kalınca örgüt yöneticileri toplanıyor. Oysa asıl olan onu yaratan.............. Katılmadığında nularla ilgili alt kadrolara eğitim bile vermişti.... Saat 10'da ise örgütün çizdiği eğitim programı başlayacak.. var eden..._ ..... Katılmakta zorlanıyor daha doğrusu...... sanki bütün ağaçları yeşerten toprak misali düşünceleri şekillendiren ve var eden bu............ Ama örgütün bir da hemen örgüt yöneticileri tarafından kendisine ceza verilirdi. Her şeyin ateşleyici gücü....... Bölüm: Devlet çamurun içinde kazı yapıyorduk._________..... Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam 138 .... böyle bir insan tipi yaratıyor ve o insanı ortaya koyuyor... saat 9'da sayım.... Bu konulan eğitim yüzlerce defa okumuş......................" İşte bu kadar yoğun çalıştığı için Atmaca bu eğitim programlarının bir kısmına katılamıyor... onun bünyesini bu güçlüğü zor kaldırdığım da biliyorlardı.............. hatta seminerlerde bu koprogramı vardı.... düşünce yapısını oluşturan bu eğitim......... Ama şunu da biliyorlardı ki bu eğitim olmazsa ne bu örgüt.......... Verilen ceza üç gün sigara içmeme veya iki gün hiç kimseyle konuşmamaydı.... ne de o tünelde bu çalışmayı yapacak kişiler olurdu... Buna katılması şarttı.... İşte bu eğitim...... Hasan Atmaca PKK'mn eski. Verilen ceza çok büyük değildi ama hiçbir şeyin eğitimin ihmal edilmesine gerekçe olamayacağı açısında önemliydi................... yemek ye.. Bu cezayı verenler aslında Hasan in yaptığı işi...... Erken kalk...

......... Bu cihazlar da uzun süre 139 .............. Çok miktarda (belki 40-50 tane) elektronik cihaz vardı.............. Diyarbakır'da göreve başladıktan bir i 39 müddet sonra odamda bulunan çelik bir dolaptaki cihazları tek tek çıkararak kontrol etmeye başladım........ Büyük bir kısmının 5-6 yıl önce alındığı belli oluyordu... Uzunca bir süre bu aletler şubede kaldılar... Ya bizim ihtiyaçlarımıza uygun değillerdi ya da Türkiye şartlarına göre üretilmemişlerdi..... Bu kadar büyük rakamlara alınmasına rağmen hiçbiri kullanılmamıştı.... biraz şartları en iyi şekilde değerlendirerek operasyonel çalışmalarda bu aletlerin bir kısmını kullanmaya çalıştım ve çok iyi neticeler aldım.... Bir müddet sonra MO serisi diye bilinen bir seri cihaz daha merkez tarafından gönderildi............ Bunlar şekil...... Bir kısmı ise ne oldukları merak edildiğinden yalnızca bakmak amacıyla açılmıştı....... yapılan işlemlere baktığımda bu elektronik cihazların hiçbirinin görevde kullanılmadığını gördüm.... Tekniğe... Tamamına yakını hemen hemen hiç kullanılmamıştı..... Teknik cihazlar bu günkü gibi ülkemizde imal edilmiyordu ve çok pahalıydılar.. Tam olarak fiyatlarım bilemiyorum ama çok yüksek bedellerle alınmış olduğunu tahmin ediyorum.... 1 ...... çalışma biçimi olarak birincisine çok benzeyen ancak zamanın gereksinimlerine bir ölçüde uyarlanmış._________. teknik çalışmaya merakım nedeniyle biraz zorlayarak. Bölüm: Devlet Teknik istihbaratla ve teknik aletlerle ilk kez başkomiser rütbesiyle Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekili olarak atandığımda tanıştım.... Ama genel yapı itibarıyla kullanılması çok zor olan aletlerdi.. Daha sonra şubedeki evraklara..... Üstelik kaliteli ve amaca uygun da değillerdi.... başka şubede de durum aynıydı..... Bu cihazların büyük bir kısmı orijinal kutularında daha açılmamıştı..........................___________________._ ............................ biraz geliştirilmiş cihazlardı............ O zamanlar bu cihazlara TRM serisi diyorduk... Tabii yalnızca bizim şubede değil pek çok.

. 1 ........ Sonrasında daha kullanılabilir ama yine yüksek meblağlarda özel dizayn edilmiş sofistike bazı cihazlar alındı............... Çok az bir miktarda bir iki operasyonda zorlayarak kullandık.... Bölüm: Devlet şubelerde tutuldu.. Bu amaçla kurduğumuz basit atölyelerde küçük meblağlarla....... daha doğrusu kullanıl a mıyordu.............. İhtiyacı belirleyenler.... Hatta Türkiye'nin birçok ilinde bu aletler kullanılmıyor........ Her yeni gelen Genel Müdür döneminde daha iyi istihbarat almak adına hiç alt kademede çalışanlara sormaksızın.. Belki bir iki dost ülkeye verilmeye çalışılmış olabilir ama büyük bir oranda toplanıp imha edildiklerini biliyorum.... Maliyetiyle kıyaslandığında pek fazla verim alındığından da bahsedilemezdi.... Ne kadara alındı bilmem ama zannederim milyon dolarların çok üstündeydi. Milyon dolarlık bu cihazların büyük bir kısmı sonradan toplanarak imha edildi.. karşılaştığımız olaylarla ilgili deneyim ve algılamalarımız geliştikçe kendi hedef ve kendi ihtiyaçlarımıza uygun cihazları nasıl yapabiliriz diye düşünmeye başladık....... her ekip ve şubede kullanılmaya başlandı ve iyi neticeler. Bu sahada bir süre çalışıp.... Milyon dolarlar 140 .......... onların ihtiyaçlarını belirlemeksizin yeni cihazlar almıyordu..._________.........___________________... fotoğraf makinesi gibi cihazları kullanarak çok daha etkili ve kullanışlı aletler ürettik.......... Diğer illerin tamamında kullanıldığını hiç zannetmiyorum.. genel amaçlar için üretilmiş küçük video kamera............... hatta mucizeler elde edildi. istihbarat amaçlı üretildiği 1 Bölüm: Devlet için başka yerlerde kullanmak mümkün değildi............... fiili olarak bu işlerde çalışmamış yöneticiler veya taşrayı hiç görmemiş (merkezin imkânlarından faydalanmak için taşraya gitmek istemeyen) ama bulundukları yere kendileri gibi insanlardan başka kimseyi almadıklarından bu konuda kendilerini otorite gören merkezdeki kişilerdi... bazı görevlerde kullandıysak da çok ciddi yararlar elde ettiğimiz söylenemezdi.. Bunlar kısmen işe yarıyordu ama Türkiye şartlarına ve bizim uğraştığımız sahaya uygun değillerdi.............................. Bu aletler hemen hemen her olayda........._ .. Galiba bunlar özel amaçla.....

. de kendisine (belki biraz da soğuk bir tutum içinde) teknik cihazlar olmadığım.............. teknik takip gibi herhangi bir teknik faaliyet gereekleştiriimiyordu..........._ .. Yedi tanesi Revox dediğimiz büyük 141 Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Daire Başkanlığından birtakım cihazların....... Bölüm: Devlet verilerek alman cihazlar ise geldikleri gibi çöpe atıldılar çünkü faaliyet sahamız içinde hiçbir yerde kullanılamıyorlardı. Benim ilk göreve başladığım yıllarda (zannediyorum 1984 yıllarıydı) hemen hemen Türkiye'nin hiçbir ilinde terör ve istihbarat amaçlı dinleme ve izleme faaliyetinin olmadığını biliyorum.. Soğukça geçen bu toplantıdan bir müddet sonra bir gün dairede otururken Ankara Emniyet duydum..... özellikle İstihbarat birimine bilgi sağlama ihtiyacı doğdukça bu bilgilerin nasıl elde edileceği konusu sürekli gündemimize geliyordu.... Ancak bu cihazların geleceğinden haberdar değildik. Görevliler kendilerine söylendiği gibi getirip cihazları teslim etti ve bunların Ankara'dan getirildiğini söylediler.............. Zaman içerisinde bu konularda........ Ben.............. tırmandırması ve sanırım batı ülkelerinde gelen tepkiler üzerine 1........ neden teknik bilgi elde edilemediği konusunda bana çok fazla soru sordu.........._________.. Milyonlar ödeniyor ama satın alınan araçlardan hiçbir verim elde edilemiyordu.987 yılında sıkıyönetim kalkmış onun yerine olağanüstü hal yönetimi kurulmuştu. Belki o gün bu bilgilerin tamamına sahip değildim ama daha sonraki çalışmalarımda ve görevlerimde gördüğüm kadarıyla tüm ülke genelinde o zamanlar hiçbir yerde telefon dinleme. bunların çok fazla bir şey ifade etmediğini söyledim........ 1 .... daha doğrusu dinleme teyplerinin getirildiğini .... Devi et in diğer kurumlarında da hemen hemen benzer olaylar yaşanıyordu................. neler eksik vs konusuyla ilgili yapılan toplantıda bulunan o zamanki bölge valisi Hayrı Kozakçıoğlu neden teknik çalışma yapılamadığı......... eldeki bu cihazlarla hiçbir şeyin yapılamayacağını........ Bir gün Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde terörle mücadele amacıyla il genelinde neler yapılıyor..... Diyarbakır'da Güneydoğu'daki yedi terör yıldır olaylarını devam eden sıkıyönetimin hatta iyice durduramaması........ Kutuları açtığımızda yanılmıyorsam içinde on dört tane teyp vardı...............___________________...................

... 1 ........ İşte biz bu kişi kimdir diye araştırdığımız sırada şubeye teypler getirilmişti..... Hepsi yurtdışı kaynaklı... Bu arada bir sanık.. bir kısmım da bizim kullanabileceğimizi düşünüyordum. o günlerde PKK ilk şehir hücrelerini oluşturuyordu... Bunun üzerine süratle bunu nasıl yapılabileceğini araştırmaya başladık.........._________. bir kısmı ise Silvan ve Diyarbakır'da yakalanmıştı....... bu kişinin örgütle irtibatının olabileceğini söyleyerek bu kişinin telefon numarasını vermişti.... Bu kişilerin verdikleri beyanlara göre......... şehir merkezlerine örgütlenmek İçin gelip burada örgüt kuracaklar ve güçlenince kısa süre sonra kırdaki savaşı destekleyecek silahlı eylemler yapacaklardı.... Ona teyplerin geldiğini.... PKK ağırlıklı olarak kırsal alanda faaliyet göstermesine rağmen şehirlerde de örgütlenme kararı almıştı......._ ................ bir kısmını Narkotik şubesinin. 142 ..___________________..... tamamını siz kullanın.......... ön dört hattı dmleyebilen (belki bir iki tanesi çözüm için kullanılsa bile on hattı dinleye bilen 3 on dört tane teyp bana çok fazla gözüküyordu..... Onlara ayrıca gönderilecektir.... bunlar tek bir telefon konuşmasını otomatik olarak kayıt ederken.. bunların yarısını bizim." dedi. Sinema filmlerinde gördüğümüz sinema filmi oynatır gibi büyük makaralı teypler. On dört tane teybin...... On hattı nasıl dinleyecektik. Revox teyplerle ise iki telefon hattı otomatik olarak dinlenebiliyordu.. Bir gün Olağanüstü Hal Bölge Valisi'ne gittiğimizde teypleri sordu... hantal....... Bunlar oldukça büyük... böyle bir şeyi yapmak çok büyük ve kapsamlı bir düzenleme gibi gelmişti bana... on dört hattı dinleyecek bir aletin ihtiyacımızdan fazla olduğunu.. Tesadüf bu 3^a....... Bölüm: Devlet makaralı teypler. ama o zamana göre iyi yapılmış uzun vadeli dinleme cihazlarıydı........... O zamanki imkânlarla PTT (bugünkü Telekom) ile Emniyet arasında kablo çekmeye ve ilk teşkilatı kurmaya başladık........... İlk gönderdikleri elemanların bir kısmı Siirt'te...... Alman ve Amerikan malıydı... Bana "Hayır........ yansım narkotiğin kullanabileceğini söyledim......... Yedi tanesi Uher denilen teyplerdi.... sorgusu sırasında şehir merkezinde Önemli bir ismin bu tür faaliyetlerde kullanılabileceğini.......... şehirlere eleman gönderiyordu....

. Belki biraz şans ya da kader bilemiyorum ama o zamanın şartlarıyla bu kişinin telefonunu ilk kez dinlemeye başladığımızda inanılmaz bilgiler edindik..... kırsalda eyleme başlarken yeniden şehirlerde örgütlenmek ve eylem yapmak için gelmeye karar vermişti..... almasına böylece güvenlik devleti kuvvetlerinin zorlamayı şehirlerde tedbir İlk sebep olarak hedefliyorlardı.. adresleri yurtdışından aldıklarını belirtiyorlardı.. Bu şahıs Almanya'da PKK yetiştirilmiş....... harekete geçti.................. hatta tarihi bir bilgiydi............ PKK şehirlerde evresini tamamlayarak şehirden kıra çıkmış...... Türkiye'ye faaliyet için gönderiliyordu... Kırsaldaki militanları desteklemek ve onlar üstündeki devlet baskısını azaltmak amacıyla şehirlerde de eylemler yapmayı planlıyorlar...... kadrolarını Diyarbakır.. Tabii bu işler kolay olmuyordu. şehir örgütlenmesi için gelen mensubunun tespitiydi.._ .. 1 . Biz bunlardan Diyarbakır'a gelecek kişinin geleceği evin telefonunun dinlemeye aldık ve üçüncü gün bu kısmin bir görüşme yapacağını tespit ettik....___________________. Hatay Emniyeti de bu kişiyi dinlemeye ve izlemeye başladı....................... İlişkilerinin ve irtibatlarının nasıl geliştiğini görüyorduk......................................_________..... Şahıs daha yola çıkmadan......... örgütlenmek amacıyla şehir faaliyetlerine geldikleri anlaşılıyordu. böyle bir kişinin geleceğini öğrenmiş olduk. Şahıs gelince izlemeye başladık... İlk dinleme olayımız. Bölüm: Devlet PTT'de ilk sistemi kurduktan sonra ilk telefon dinleme faaliyetine bu şahsın telefonunu dinleyerek başladık... Bir müddet sonra gelecek olan kişi telefonla arayarak geldiğini söyledi........... Adana ve İskenderun'a göndermeye karar vermişti ve ilk çekirdek birim....... İstanbul.. Onu izlemesi için durumu Hatay İstihbarat Şubesine bildirdik.... Şahsı Almanya'dan arayan kişiler buraya geleceklerini söylüyorlar... Kısa bir süre sonra Adana şehir merkezini örgütlemeye giden kişilerin de olduğunu belirledik.. Bir müddet sonra bu kişinin Hatay bölgesini örgütlemeye gelen başka bir kişiyle irtibatlı olduğunu tespit ettik. Bunun üzerine biz bu şahsı takibe başladık.. Biz Diyarbakır'da dinlemeye başlamıştık 143 ama Hatay Emniyetinin ... Bu bilgiyi edinmiş olmak bizim için yararlıydı.............. Adana Emniyeti de bu kişileri dinlemeye ve izlemeye başladı.

.....___________...... İstanbul'da yeterli dinleme için gerekli sistem kurulamadığından PKK'nın İstanbul'da gerçekleştirdiği en büyük şehir eylemi önlenemedi.... Bölüm: Devlet dinleme imkânı yoktu..... Bu cezaevinde yatıp da onun hakkında işkence hikâyesi anlatmayan yok gibiydi. kısa sürede aynı anda 5 ilde birden yürütülen bir operasyona dönüşmüştü.. Daha sonra bizim ve Ad ana'daki militanların irtibatları sonucu İstanbul bağlantısının tespit edilmesi üzerine İstanbul Emniyeti zorlanarak İstihbarat Şubesinin dinlemeye başlaması zorlukla sağlandı..._______...............__........ _ Devlet Bölüm: yılının sonuna doğru geldiğimizde Türkiye'nin hiçbir ilinde bir tek telefon dahi istihbarat birimlerince dinlen emiyordu....._________.. Binbaşı Oktay Yıldıran İstanbul'da bir otobüste silahla öldürülmüştü............. ... hepsinde birden sistemi kuraııtıy orlardı............... O tarihe kadar hiçbir dinleme faaliyetinde bulunmamışlardı. sonra da her yeni olayda ilgili illeri de bu sisteme zorladık ve onlar da dinleme sistemi kurmaya mecbur kaldılar.. Bu çalışmanın adını Sakin Operasyonu koymuştuk.. tüm iller ilk PKK eylemlerini önlerken...... Anlatılanların onda biri bile doğru ise hiçbir insanın başkasına yapamayacağı insanlığa sığmayan 144 ............ Oktay Yıldıran yüzbaşı rütbesiyle yıllarca Divarbakır cezaevini yönetmiş... daha doğrusu 1987 1 44 _... ardından da Adana Emniyeti dinleme sistemi kurdu.._ ....... Merkez İstihbarat Daire Başkanlığının zorlama ve desteğiyle zorunlu olarak diğer iller de benzer sistemleri kurdu...............................1............. 1 ...........___________________..... îşte bu yüzden sistemi biz kurduk....... Bu yüzden geç kaldılar....... . O gün için bizden sonra Önce İskenderun......... _....... Diyarbakır da başlayıp... onlarca santral vardı... burada baskı ve işkence yaptığı iddialarıyla adını duyurmuştu.... .. Ama İstanbul'un şartları zordu........ Sınırlı oranda İstanbul ve Ankara'daki uyuşturucu operasyonları dola yısıyla bir dinleme faaliyeti vardı ama istihbarat ve terör amaçlı bir dinleme mevcut değildi..... Dinlemeyi gerektirecek ilişkiler çıktıkça.... böylece sistem genişleyerek diğer illere de yayıldı...... PKK Yi m şehir içi faaliyet grubunu tespit etmiştik.....

..... Ama o bu noktada durmamış........... Yıldıran ve onun cezaevindeki uygulamaları ve bunların neticeleri başlı... Olay.... cezaevinden çıkan herkesten Oktay Yıldıran hakkında hikâyeler dinledim........... sonra da baskıyla yeniden dirilterek direnişlerle güçlendirdiğini söylemektedir........ Kimilerine göre eğer baskılar sonunda teslim olan.. direnerek alınabileceği herkesin zihnine yerleşmiş ve tüm cezaevi tümden PKKYım eline geçmiş ve ciddi bir direniş sergilenmiş.._________. eylemlerine adan başlangıcında yakalanması sağlandı. Dörtyol ve İskenderun daki. Adana Emniyeti Adana merkezdeki tüm örgüt hücrelerine baskın yaptık.. Bölüm: Devlet cinsten dehşet şeylerdi... o en ağır baskılarla mahkumlara.................___________________.. hatta birden fazla araştırmanın konusu olabilecek kapasitede bir konu olduğu kanaatirıdeyim. itiraf etmek yetmemiş... 1 ... olayı PKKYım gerçekleştirdiği ve şehir hücrelerinin yönlendirdiği belliydi... yaşananlar hakkında pek çok kitap yazılmıştı...... Yıldıran zannederim iç güvenlik amiri imiş... Biz Diyarbakır merkezde........ basma bir ilmi araştırmanın...................... Anlatılanlara göre cezaevinin komutanı aslında başka kimselermiş......... 145 .. Mazlum Doğan..._ . itiraf edenlere iyi muamele yapılsaydı... Kemal Pir ve dört mahkum kendilerini yakarak isyanı başlatmışlar ve devamında isyan tüm cezaevine yayılmış. Hatay. Teslim olmak..... baskıya devam etmiş... militanları tutukladık.... Pek çok kişi YıldıranYn örgütü baskıyla susturup. bizim dinlediğimiz hatlarda geçiyordu...... Bunun üzerine operasyonu başlattık.. kendine fikren yakın asker ve astsubaylardan oluşan bir ekip kurmuş ve inanılmaz bir baskı ve işkence sistemi inşa ederek herkesi yıldırım s........ Böylece şehirleri örgütleyip ba ş 1 eylemlere ayam başlayacak olayın olan daha bir grubun................ işkence etmiş............ Bu isyan da sonrası cezaevinde yönetim ve şartların ağırlığı üst makamlarca görülerek cezaevinin şartlan değiştirilmiş.. îşte bu yüzden PKK nm Oktay Yıldıranı öldürmesi anlamlıydı... Diyarbakır'a gittiğimde.......... Bu defa da hakların teslim olarak değil.. işte bu noktadan sonra cezaevi patlamış... cezaevindeki bazı militanlar haricinde tamamına yakını itirafçı olabilirmiş.

.. aksi halde onların örgütlediği insanlara ulaşıp onları yakalayarak örgütün yöneticilerine ulaşmak çok zordu................... İstanbul'da bulunan MİT görevlisi Mehmet Eymür ile dayanışma içindeydi... İşte bu arada Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu'yla yaptığımız toplantıda bizden istediği görevler için teknik cihazlara sahip olmadığımızı söyleyince..........___________________....... Bunlar doğrudan telefonla irtibat kuruyorlardı..... Ve bu olaylar esnasında İstanbul'da bulunan başta Mehmet Ağar olmak................ İstanbul'daki emniyetçiler o zaman Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Bedük'e Ankara Kaçıkçılık Daire Başkanlığının kendisini dinlediğini söylemişlerdi... yazı ve olaya konu olan meşhur Birinci MİT Raporu ve ardından ortaya çıkan olaylar ve gelişmelerin neticesi olarak bize geldiğini sonradan öğrendim. Genel Müdür gerçekten Kaçakçılık Daire Başkanlığı binasının alt katında teyplerin._________....... irtibatları bilinemiyordu. 1 ... dinleme aletlerinin olduğunu tespit etmişti... çünkü çok büyük bir gizlilik vardı.. Neden ve nasıl geldiğini o zaman tam anlayamadığım bu telefon dinleme cihazlarının ülke gündemini çok meşgul eden ve binlerce haber............ üzere emniyet mensupları ayrı bir grup halinde faaliyet gösteriyorlardı...... teknolojiye başvurmadan bu tür operasyonların başarılı olmayacağını açıkça gösterdi... Bu telefonlar dinlenerek doğrudan bu yöneticilerin tespit edilmesi gerekiyordu........ Bunun üzerine Saffet... bu işin gizli bir şekilde yapılmasından çok rahatsız olmuş............ Bölüm: Devlet Bu olay aslında bana bu görevlerin nasıl yürütülmesi ve mücadelenin nasıl olması gerektiğini...... Arıkan Bedük bir gün Kaçakçılık Daire Başkanlığına baskın yaptı....... Kendisi dinlenmiyordu ama böyle bir dinlemeden haberinin olmaması.... Bunun üzerine Ankara'dan sökülen teyplerin hepsi getirilip Diyarbakır'da 146 ...... Kimse kimsenin kaldığı yeri bilmiyor. Mutlaka böyle bir teknolojik desteğe ihtiyacımız vardı... Örgütün yönetim kadrosu Avrupa'daydı. o da Emniyet Genel Müdürüyle Ankaradaki bir toplantıda bu tür cihazları talep etmişti.............. örgüt lideri de Şam'da Öcalan'dı............ aletlerin hepsini söktürüp devre dışı bıraktırmıştı.... Rapordaki iddiaya göre Ankara'da bulunan Kaçakçılık Dairesi Başkanı Atilla Ay-tek ve grubu.................._ .....

... Yuvarlak kadranlı telefonlarda hat................... Bazen bir militanın aradığı bir telefon numarasını tespit edebilmek iki-üç saat..... ilk teknik faaliyetlerin............ Burada da yine cihazın ibresinin yükselmesi veya ışığın yanmasını sayarak tek tek numara tespit etmeye çalışırdık...................... bazen de dört saatten fazla alıyordu.. İşte bu sesleri önceleri yavaşlatıp dinleyerek saymaya çalıştık.......... çekirdeğini oluşturdu..___________________.................. Bu defa eksik ya da hatalı numarayı öğrenmek için yeniden uğraşmak gerekiyordu....... sıfırı çevirmişseniz on defa telefon hattının açıp kapanması söz konusuydu..._ . çünkü telefon numaralarım çevirdikleri zaman çıkarttıkları seslerden numarayı çözmek mümkün değildi.. Eğer biri çevirmiş-seniz bir defa........ Bir tek numarayı tespit etmek için günlerce uğraştığımız oluyordu... ya bir numara eksik ya bir numara fazla ya da bir numara yanlış çıkıyordu.. İşte böyle çalışmalarla uğraşırken bu arada Hatay'daki arkadaşlarımız..... Biz bu operasyonları yürütürken epeyce zorlukla karşılaşıyorduk... Bölüm: Devlet kullanmamız için bana verilmişti....... Eğer telefonları tuşluysa durum daha da zor-laşıyordu......... İşte böyle bir olay ilk dinlemelerin.. santralin otomatik olarak numarayı verdiğini öğrendiler.. numarayı hiç çözemiyorduk....._________.. çevrilen rakam kadar kesilip açılıyordu ve bu kesip açılmalar rakam kadar ses çıkarıyordu...... bu günkü polis...... MİT gibi devlet güvenlik ve istihbarat birimlerinin kullandığı bilgisayar analiz ve telefon detay çalışmalarının çekirdeğini bu olaylar oluşturmuştur... Bu olayın ardından bu şekilde gerçekleştirilen operasyonlar tüm ülke geneline ve tüm faaliyetlere yansımaya başladı............. hedef kişinin konuştuğu telefonun yeni modern dijital bir santralden bağlandığını.. Takip ettiğimiz hedef bir yeri telefonla aradığında nereyi aradığını anlayamıyorduk. Bana göre birinci MÎT raporu....... PTT'de çalışan teknisyenler her çevrilen numarayı küçük bir yazıcıya yazma özelliğine sahip olduğunu 147 ....... beşi çevirmiş seniz beş defa... başka bir bölgede çok hayırlı gelişmelere nüve teşkil etmiş... 1 .... Buna rağmen numarayı yüzde yüz doğrulukla tespit edemiyorduk. Bu yöntemin başarılı olmadığı zamanlarda vumetre denilen ve ses yüksekliğini gösteren bir alet kullanılıyordu..

...... O zaman çıkan aylık bilgisayar dergisine abone olmuştum ve her sayıyı okuyordum....._ .... Numarayı bize bildirdiklerinde hemen Diyarbakır'daki postaneye gittik..... O zamanlar Avrupa 148 .___________________................ Oradaki arkadaşlar postaneyle görüşerek....... Aylık döküm içerisinde bir ay önce dinlediğimiz kişinin kimleri............. Küçük programlar yapacak kadar konuyu öğrenmiştim ama asıl önemlisi.. pek çok sır keşfedilebilirdi.............. Dijital santral dediğimiz bu santrallerin her ay sonunda fatura keserken aranan numaraların tek tek dökümünü liste halinde çıkarttığım gördük...... o zaman bir bilgisayar ortamında bu bilgileri sakladığımızda........ Bugün anında edindiğimiz bilgileri o günlerde bir ay geriden takıp edebiliyorduk. numaraların bir aylık dökümünün alınabileceğini gördük.. Maaşımdan ücretini ödeyerek Basic ve COBOb dilinde basit bilgisayar programlama dersleri alıyordum....... hangi saatte aradığına bakıp fikir yürüterek onun irtibatlarını.... Bilgisayar ve teknolojinin önemini hissetmeye başlamıştım..... ilişkili olduğu örgüt mensuplarını öğrenmeye çalışıyorduk.... Bu yöntem gerçekleşirse........... Bölüm: Devlet söylüyorlardı............ şahsın telefonunun bu özelliği tanıyan her numarayı çevirmesinde çevirdiği numaraları tespit edebiliyorlardı...... İşte bunları takip ederken... 1 .... Eğer dijital bir santralde bir numaranın aradığı tüm numaraların kaydı tutuluyorsa....... bir kişinin aradığı bu tür numaraların öğrenilip öğrenilemeyeceğini sorduğumuzda... Bundan sonra sayıları az olsa da takıp ettiğimiz bazı hedeflerin aradıkları numaraların bir aylık dökümünü alıyorduk.. Bu arada bilgisayara merak sarmıştım... Onlar vasıtasıyla biz de bu kişinin aradığı numaraları deşifre etmeye başladık.................. kafamda birden bir şimşek çaktı....... öğrenilebileceği yanıtını aldık......... Biz çevrilen tek bir numarayı öğrenmek için beş altı saat harcarken._________... bilgisayarla neler yapılabileceğini kavramaya başlamıştım... Belli bir bilgisayar işlem merkezinde işlem yapılarak burada bir telefonun aradığı tüm telefon numaralarının öğrenilebileceğini.. bildiğimiz yurtdışındaki bir örgüt numarasını arayan herkesin numarası bir komutla çıkarabilirdi.... santral bunu çok kolay tespit ediyordu. Bu o günkü koşullarda inanılmaz bir gelişmeydi...

..... Bölüm: Devlet merkezi ve Oca lan Türkiye'deki faaliyetleri doğrudan yönetiyordu ve aralarında iletişimi telefonla sağlıyorlardı. Takibe aldığımız hedefleri izlerken....... geleceği ve teknik yapısı hakkında tereddüt duyuyordu........ çünkü ben sadece teorik olarak konuyu anlatıyor.......___________________. Hatta eğitim sırasında yazdırdığımız basit bir Cobol programı sayesinde çok önemli işler halledilmişti. ne yapmak istediğimi ve nasıl yapılabileceğimi anlattım....... Bu konuyu araştırmaya başladım. sorguladım..... Dolayısıyla eğer ben Öçalan in telefonunu bilgisayara kaydedersem............ Netaş'tan bir mühendis geldi..... çünkü bilgisayar öğrenmeye başlamıştım ve bilgisayarın sunduğu imkan ve olanakları görmüştüm...... Ona sorunumun ne olduğunu. Ancak takipteki bu memurlar dikkat çekiyorlardı..... bunun yapılabileceğini.... bu konu bir defa benim kafama takılmıştı ve mutlaka yapılmalıydı.. bu sistemin gerçekleştirilemeyeceği ve hukuken uygun olmayacağı yönünde gelen görüş olumsuzdu. İçişleri Bakanlığından.......... Olumsuz görüşler gelse de.. konuda uzman bir kişinin verdiği bu not üzerine böyle bir sistemi kurmaya karar verdik... Bu.._________. Daha sonra Bölge Valisi. onu arayan tüm numaraları çıkarabilirdim....._ . herkes tedbir alsın diye 149 ...... Ne taş A.... çalışmalarıma dayanarak başarılı olacağı yönünde yalnızca fikir yürütüyordum. 1 .. Bu sisteme inanıyordum....... takip ediliyorsunuz.......... Kısa bir not yazarak... hem mahalledeki hem de apartmandaki insanlar kendilerinin ya da başkalarının takip edileceğini düşünerek birbirlerine hemen haber veriyor.. uygulamada nasıl işleyeceği konusu belirsizdi......Ş... polisler var....... Bakanlığına ve muhtelif başka yerlere görüş soruldu..... onunla konuştuk.... Böyle bir sistemin kurulabileceği. İçişleri....'de bu işlerin başındaki kişilerle ve santral konusunda çalışan başka firmalarla görüştü. bunun çok faydalı olacağını ve önümüzü açacağım Bölge Valisi'ne aktardım................ giriş çıkışlar bu memurlar taralından izlenirdi..... Beni müddet dinledikten sonra sistemin işleyip işlemeyeceği konusunda tereddütlü olduğunu söyledi........... apartmanlarının önüne bir polis memuru yerleştirir.. Bu gerçekten yapılabilir miydi? Ben yapılabileceğine inanıyordum..... teknik olarak mümkün olduğunu belirtti. Ancak Bölge Valiliği bu sistemin hukuki durumu..............

. bir örgüt mensubunun evini tespit edince.... Polis memuru başka............. Bölüm: Devlet birbirlerini uy arıyorlardı.... Ayrıca o polis sayesinde o çevredeki kişi hakkında sağlam bilgiler tepiliyorduk... hemen hemen takip ettiğimiz her hedefin apartmanında veya yakınlarında mutlaka onu gören bir polis memuru bulunuyordu... Bu sistem epeyce işimize yaramıştı............. böyle bir bilgisayar yazılımıyla dijital santrallerin görüşme dökümlerini alarak. Eğer bu evin civarında bir polis memuru varsa......... Polis memuru verdiğimiz görev gereği hedefimizin evden çıkışım bize bildiriyorlardı... bu apartmanda ya da yakınlarında oturan bir polis memurunun olup olmadığım bu programı kullanarak tespit ediyorduk......._ . işleyen Diğer yandan dijital verilerini bilgisayarların çalışmasını gördükten sonra. Buna karşı bir çare lazımdı..... Sonuç itibarıyla bilgisayar teknolojisi ve bilgisayarın sunduğu olanaklar santrallerin benim çok işime alıp yaramıştı. bu sayede biz de tüm takiplerimizi en azından rahat başlatıp sürdürebiliyor. zira örgüt mensubu hedefler çok uyanıktı ve sürekli tetikteydiler..... 1 ... bir şubede çalışa bile onun amiriyle görüşüp geçici olarak bize yardımcı olmasını istiyorduk.. böylece hem dikkat çekilmiyor hem de fark edilmiyorduk.... böylece hedeflerimizi rahatça takip edebiliyorduk.............. İşte biz Cobol programını kullanarak bir çare üretmiştik............... hedeflerimizi takip ederken fark edilme olasılığının önüne geçmiş oluyorduk.......... Ama yol üstünde takip edildiklerini fark etmeleri daha zordu....___________________...................... Evden çıktıkları zaman takip edilip edilmediklerini kontrol ediyorlardı..._________......... Bizim takip ekiplerimiz evden daha uzak bir yerde hedefin kendi görüş alanına girmesini bekleyerek oradan takibe başlıyorlardı.. Kimi zaman bu polislerin yanma kendi istihbarat polislerimizden birini de gönderi-yorduk......... diğer insanların hiçbir görüşmesine bakmaksızın sadece yurtdışındaki örgüt mensuplarının numaralarına yönelip bu numaraları arayan Türkiye'de örgütle irtibatlı kişileri tek tek tespit etmek ve bu tespitlere dayanarak 150 ......... O zamanlar polislerin hepsi lojman imkânından yararlanamadığından kaldıkları adresleri tek tek bilgisayara kaydettik... Cobol programına Diyarbakır'da çalışan tüm polis memurlarının adreslerini yazdık........... onu takip işiyle görevlendiriyorduk..... Takip ettiğimiz bir hedefin.........

.... Beni İstanbul'a istemeleri üzerine bir istihbarat sistemi kurmak için gerekli hazırlıklar ve yaklaşık maliyetleri çıkarıp gönderdim..... özellikle DevSol örgütü başta olmak üzere TİKKO ve diğer Marksist beninist sol örgütler silahlı eylemlerine devam ediyordu.... Bölüm: Devlet yapılan teknik takiple (hem dinleme hem İzleme) daha sonra ciddi operasyonlar gerçekleştirmek mümkündü... Daha İstanbul'a gitmeden........ İstanbul'da artan olaylar Ankara'ya.. Polisler.. Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç........ 151 .. 1 ............... 19901ı yıllarda İstanbul'da terör yeniden artmıştı. İstanbul'a. MİT Eski Müsteşar Yardımcısı Hiranı Abbas gibi pek çok önemli kişi katledilmişti...... burayı iyi bilen......... Ve bir an önce yapılmasını istiyordum... benim görevdeyken en iyi anlaştığım ve güvendiğim müdürdü......___________________._ .. koalisyon hükümeti kurması ve Demirci'm Başbakan olması üzerine Menzir emekli olmasına rağmen tekrar göreve getirilerek İstanbul'a Emniyet Müdür'ü olarak atanması gündeme gelmişti...................._________. terör olayları sistematik biçimde artıyordu....... terör konusunda deneyimli Emniyet Müdürleri atanıyor ama terör olavları karşısında başarılı olunamıyordu.......... Diyarbakır'da bunu gerçekleştirme şansım ve imkânım olmadı.... Herkes olayların önlenememesınden ve artmasından korkuyordu.. İstanbul'da artan olaylar yüzünden halk arasında terörün yine artacağı yönünde endişeli konuşmalar duyulmaya başlamıştı................. İşte bu arada terör konusunda deneyimli olan Emekli Emniyet Müdürü Necdet Menzir önce DYP'den milletvekili aday adayı olmuş ama seçime katılamamıştı............ emekli askerler.... Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı.. Ama daha sonra Diyarbakır'daki görevim sona erip hiç istememe rağmen İstanbul'a tayinim çıktığı zaman İstanbul'da bunu yapabilmenin yollarım aradım........... Bunun başarılabileceğine tüm kalbimle inanıyordum.. İzmir'e ve Bursa ya da sıçrama istidadı gösteriyordu....... beni istanbul'a çağıran Necdet Menzir'e yapılması gerekenler hakkında yazılı bir not.. gönderdim.......... Sonra yeni atamalar yapılıyor ama netice yine değişmiyor..... Seçimler sonunda DYP'nin. Menzir. Diyarbakır'dan ayrılıp İstanbul'a geldiğimde en azından bu işi gerçekleşmesini sağlayacak maddi imkânlar İstanbul için ayarlanmıştı............

. Kalan kısmı bomba imhasında çevreye verilen zararın tanzimi vs............._________...........5-4 milyon dolar civarında bir para idi. yani şimdiki karşılığı tahmini 3.. çok rahatlıkla operasyon yapabiliyorduk.... Ama bizim bunlara ihtiyacımız vardı. daha aşağısına inmemişlerdi.. bir dinleme teybinin çalışmasını sağlayan bir ön aparat. Telsiz teknisyenlerinden İbrahim'i alıp İstihbarat Şubesine tayin ettirdim........5 milyon doları doğrudan bu amaca yönelik olarak harcandı.. Zaman içerisinde yapılan operasyonlar............. Diyarbakır'daki bütün örgüt mensuplarını denetleyecek hale gelmiştik.... Tek bir küçük aparat için beş yüz yetmiş pound istiyorlardı.. Telsiz teknisyeni bu cihazların yapımı konusunda bir 152 ......_ ..___________________.... her biri birkaç bin dolardı....... aynı zamanda konuşma başladığında teybi çalıştıracak olan basit bir aparat istedik. İstanbul'a vardığımda. O zaman lar cihaz satışı için Bölge Valiliğine gelen İngilizlerden.. dinleme faaliyetlerine on dört hatla başlamıştım.. Devlet her alanda olduğu gibi eldeki imkânların yeterince farkında değildi.... Bu aparat için İngilizlerin talep ettiği fiyat beş yüz yetmiş pounddu..... Dinleme cihazı maalesef Türkiye'de yerli imkânlarla yapılamıyordu..... hatta yüzlü rakamlara çıkmıştı.. Teknik bir istihbarat sisteminin altyapısının kurulması için bu paranın yaklaşık 1....... öncelikle yapılması gerekenin dinleme sisteminin kurulması olduğunu biliyordum... Bugün gibi hatırlıyorum. Bölüm: Devlet Bu sistemin kurulması için toplam maliyet 3 milyar TL idi......... yani telefon hattına takılan ve teyple telefon hatları arasında bulunan sesi süzen........ Ama bunu nasıl yapmalıydım? Tabii Diyarbakır'da çalıştığım dönemde....... Bu sayede ben ayrılmadan önce Diyarbakır'da dinleme kapasitemiz mevcut teyplerle birlikte altmışlı yetmişli rakamlara................ için kullanıldı.. bir kısmı ben ayrıldığımda hâlâ duruyordu.... Yurtdışından getirtilme maliyeti de epeyce yüksekti........ bu konuda kapsamlı bilgilere sahiplerdi............ muhabere telsizlerini tamir eden teknisyenler bulunuyordu....... dinlemede edindiğimiz bilgilerin bize sağladığı fayda ve istihbarat toplama faaliyetlerimize katkısı sayesinde Diyarbakır'da hiçbir eylem yaptırmıyorduk... O sırada Emniyette.... 1 ...................

.. hem de maliyeti 10-15 TL'ydi.....___________________.... ön çalışmaları.. Bu silahları sağlamadıklarında nelerin olacağını o bölgede çalışan ve şartları bilen askere sorarak cevap vermek gerekir. düzenlemeleri yaparak hedefime ulaşmış oldum. İşte Diyarbakır'da edindiğim tecrübe..... Türkiye'yi mi? Pek çok kişi PKK'rıırı ABD.... akıllı füzeler.. "İyi niyetle yaptıkları ne malum.. gözüken manzara nasıldır? Türk devletinin kendine karşı kullandığı tüm silahlar....... Almanya. "Ocalan i size ABD teslim etti" deyince........ Bu inanç doğrultusunda çalıştım............" karşılığını veriyorlar......... 12 Eylül 1980 harekâtından önce yakalanmış binlerce teyp Gümrük depolarında yarısı çürümüş halde bekliyordu........ Geriye yalnızca basit bir teyp almak kalmıştı. Çok sonraları bu cihazlardan binlercesini seri olarak üretip diğer illerdeki birimlere de verme imkânına sahip oldum.... insansız uçaklar........ PKK'ya karşı kullanılan en etkin silahlarınız olan kobra helikopterleri.. AB tarafından desteklendiğini söylüyor._________..... Bölüm: Devlet müddet çalıştıktan sonra bunları kendi yapacak hale geldi.... Peki............... Teknik analiz yapılabilecek bir sistem kurmam lazımdı. 153 ........ Öncelikle teknik alt yapıyı kurmam gerekiyordu..... Binlercesi çok küçük maliyetlerle üretilebüîyordu.. eğer ABD helikopter ve uçaklar gibi hava araçlarına karşı kullanılmak üzere çok küçük.................. İngiliz firmanın 570 pounda (yani yaklaşık 2 bin TL) sattığı cihazı bizim teknisyen 15 TL maliyetle yapıyordu............. Cihaz Türkiye şartlarına göre tasarlanmıştı.. Ve daha sonrasında İstanbul'a tayin olduğumda hedeflerim de çok belliydi. 1 ...... kolay taşman ve yüzde doksan isabetli Stringer füzelerinden birkaç tane PKK'ya verse durum ne olurdu acaba? Olaya bir de PKK açısından bakıldığında............. gece görüş dürbünlerini size kim veriyor? ABD......._ ... hem de kalite olarak İngilızlermkinden kat be kat iyiydi.... ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı. Bu şekilde işimizin çok daha verimli bir şekilde yapılabileceği inanandaydım.. Ayrıca şunu düşünün... termal kameralar.... bilgi birikimi ve orada gelişen bu teknik çalışma yöntemi. ile-riki kullanımlar açısından bana ciddi bir fayda sağlamıştı.... soruyorum... gerekli hazırlıkları...... Onlardan satın alarak seri imalata başlamıştık.

. tüm dünyanın desteğiyle en küçük bir gücü bile yenmiş olsa büyük bir gücü yenmiş gibi kahramanlık hikâyeleri yazıp anlatmayı sever........ Suriye ve Yunanistan'ın geçmişteki tutumları ve aldıkları pozisyon haricinde ortada olan objektif gerçeklere göre hiç tereddütsüz tüm ülkelerin Türkiye devletini desteklediği söylenebilir. Hatta en önemlisi de.. en ulvi ahlaki sebeplere kadar farklılık arz edebilir.... kendi gemimizin yanlışlıkla batırılmasına rağmen sanki büyük bir devlete karşı büyük bir zafer kazanılmış..... atılmış gibi bir anlatım hâkimdir........... ABD'nin desteği ile Türkiye.. Bu anlayışı Kıbrıs Çıkartmasında da görürüz. Böylece yalnızca PKK'ya karşı değil..... Bölüm: Devlet vuran savaş helikopterleri. objektif olunduğunda ABD.....___________________... istenen noktayı güdümlü füzeler ABD den almıyor...... dünya devletlerine de karşı mücadele ettiğimiz için başarısız olduğumuzu söylüyoruz........ kimi desteklediği herkesin bakış açısına göre belki farklı görülebilir ama herhalde en basit haliyle..... 1 ..... Yenildiğinde ise hele de sıradan ve kendisinden zayıf bir rakibe yenilmeyi asla kabullenemez.... gerçeği görmek istememenin tabii bir neticesidir....... Orada basit isyancılara karşı savaşılmasma.._________........ AB ve diğer tüm aktörlerin Türkiye'yi desteklediği görülebilir...... ABD istese el altından 5-10 tane Stringer füzesini kendisine vererek savaşın kaderini değiştirebilirdi. Oysa ABD Türk devleti ile her zaman iyi ilişkiler içinde olmaya devam ediyor..... bahaneler arar... destekleme amaçları da menfaat hesaplarından....._ ... Ortak şuurumuz............. Bu desteğin sebepleri aynı veya kendilerine göre farklı farklı olabileceği gibi. AB ülkeleri..... Rusya gibi tüm büyük güçler tarafından desteklendiğini söylüyoruz....... yukarıda sayılanlara bakarak........... yapılan tüm operasyonlara.. kahramanlıklara imza......... Fakat......... hatta tüm dünyanın desteğine rağmen PKK ya karşı istenen başarının sağlan ama n ı a s m ı gururumuza yed i re meye r e k şuur altında başarısızlığımıza bahane aramak ve buna kendimizi inandırmak için PKK hin ABD... 154 ...... Gerçekten kimin... liderlerini (ÖcalanJ tutuklayarak Türkiye'ye getiriyor. silah üstünlüğümüze.............. Bu....... kullanılan en ağır yöntemlere.... Güneydoğu'daki bunca askeri gücümüze.... insansız uçaklar...

............. yeterli etkinliği gösteremediğini bizim görmemizi sağlamaları açısından önem arz etmektedirler.. İkinci olarak da ülkemizde meydana gelen çok büyük olaylarda._________.................. iki önemli konuyu açığa çıkarmaları nedeniyle burada anlatmam gerekiyor.. özeleştiri yaparak karşılaştıkları sorunları çözmekte başarılı olmaktadırlar.................... Bölüm: Devlet Yakın tarihte meydana gelen pek çok olayda da aynı anlayış geçerlidir... tarih de bu mantık ve anlayışla yazılmıştır... her zaman kendini doğru ve haklı gören bizim gibi uluslar ise her zaman hüsrana uğramaya mahkûm olmaktadırlar........ özeleştiri yapamayan................. hayatı.............. Fakat gerçekleri kabul etmeyen........... ülke içerisinde yaşanan siyasi ve ideolojik olay ve durumları genel kabulün aksine dış müdahalelerin belirlemediğini ortaya koymaları ve sadece dış güçlere dayanan faaliyetlerin kısa sürede yok olacağını göstermeleri bakımından önemli olaylardır.. bir süre sonra kendi aralarındaki çekişme ve mücadele sonucunda Celal Talabani Saddam Hüseyin ile 155 ...... Özellikle 19701i yıllarda Kuzey Irak'ta önce federe Kürt devletinin kurulması yönünde anlaşmaya varıldı... Kuzey Irak'ta yaşayan Kürt aşiretlerinin en büyük iki kolundan Talabarıi ve Barzani ye bağlı kuvvetler yıllarca Irak rejimi ile savaşmışlardır. ilim ve bilim ölçeğinde değerlendirmek herkes veya her ulus için kolay olmamaktadır...... Daha sonra ortaya çıkan anlaşmazlıkların ardından savaş yeniden başladı.._ ...___________________.... Bu esnada önceleri Talabani ve Barzani birlikte Irak yönetimine karşı savaşırken....... Birincisi bu olaylar.... Ancak Irakla savaşan bu iki aşiretin en büyük rakipleri de yine kendileridir.......... o büyük devletimizin uyuduğunu. 1 ... Bunu yapabilen uluslar hatalarını kabul edip yaşanan yanlışlıklardan ders alarak............. başarı ve başarısızlığı akıl......... Ülkemizde yaşanmış iki örnek olayı............ ilim ve bilim çerçevesinden değil de kendi penceresinden bakan... olaylara akıl. Talabani'nin Türkiye Harekâtı Zorlama ile başka ülkede ve hasım gruplara karşı örgüt kurmak mümkündür ama böyle bir yapı da kısa sürede yok olmaya mahkûmdur.. Gerçeği görmek ve kabul etmek...

....... 1 ...... Paralar ve silahlar dağıtıldı......... Uludere bölgesinde Kuzey Irak'a girerek Barzani'ye kuzeyden saldırmaktı.............._ ...... yani Kuzey Irak'ın doğusundaki bölgelerde yerleşiktir............. Plan şuydu: Irak'tan..... silahı satıp............ hatta Celal Talabani Saddam Hüseyin yönetiminde görev aldı ve hemen akabinde Barzani'yi yok etmek için planlar yapmaya başladı.... kuzeyden yay çizip Uludere bölgesinde tekrar Irak'a geçmek üzere ilerledi. güneyden kuzeydeki dağlara doğru da Irak kuvvetleri saldıracaktı.. Barzani'nin hiç ummadığı kuzey cepheden saldırmanın başarıyı garantileyeceğini hesaplayarak Şadda m'dan aldığı milyonlarca dinarla harekete geçti.... yani doğudan batıya doğru Barzani'ye saldırırken....... Hakkâri'deki Kürt aşiretlerine para ve silah dağıtarak kendine bağlı bir güç yaratmak istedi..... ama daha girişte yüzlerce silah dağıtıp maaş bağladığı adamların... az bir kuvvet desteği ve rehberliğinde Zap köprüsünü geçip. para ve silah alan herkese bir kimlik verilip isimleri defterlere kayıt edildi.... Dağlık bölgede zırhlı araçlar vs... hareket edemediğinden ve tek cephede savaş zor olacağından Saddam ile anlaşan Talabani Barzani'yi yok etmek için plan yaptı.......... Bölüm: Devlet anlaştı.... Erzak hazırlandı........... yay çizerek Beytüşşebap'ı kuzeyden geçip güneye Uludere'ye 156 yöneldiklerinde bu defa . Barzani ise Şırnak'a komşu Ulude-re. yani Kuzey Irak'ın batı bölgesinde yerleşiktir..... Bilindiği üzere Talabani taraftarları daha çok Irak'ın İran ve Türkiye sınırına yakın bölgesinde.._________....... Bir yandan Kuzey Irak'ta... Fakat yine de dağlık alanda Barzani yi yenmek zor olacağından Türkiye'den....___________________................ Şemdinli ile Çukurca arasındaki bölgeden Türkiye'ye girecek Talabani güçlerinin buradaki milislerin destek ve rehberliğinde Türkiye içerisinden doğuya doğru geçip..... Ama Talabani güçleri bir kere bölgeye girmişlerdi.. Çukurca sınırlarımızın güneyinde......... Beytüşşebap bölgesinden güneye yö-nelip. para vererek defter üzerinde kurulmuş gözüken kendine bağlı Türkiye Kürdü peşmerge ordusunun yerlerinde olmadığını....... parayı da yedikleri anlaşılır... Silah ve maaşı alıp kendilerim peşmerge yazdıranların....... Günü geldiğinde Irak'tan yola çıkan Talabani'ye bağlı silahlı birkaç bin Peşmerge Türkiye'ye girdi.... kendi bölgesinde..... erzak hazırlanmadığım gördü.

Evet Türkiye sınırları içerisinde Irak tarafından desteklenen Talabani peşmergeleri silahlı müfrezeler şeklinde Barzani'yi kuzeyden kuşatmak için harekât yaptı ve yine bizim aşiretler tara fında pusuya düşürülerek gün boyu süren çatışmayla bertaraf edildiler. Resmen ülkede savaş oldu ama bizim devletimizin o bölgedeki kuvvetlerinin bundan haberi bile olmadı veya haberi olmasına rağmen müdahale etmedi............ evlerine gelen 15 kişilik silahlı gerilla grubunu yemek yiyip dinlenmeleri ve banyo yapmaları için silahsızlandırıp ardından askeri birlikleri çağırarak bu kişileri Jandarma'ya teslim etti. Bunun üzerine Irak Türkiye ile anlaştı......... Yine daha yakın tarihte Irak Komünist Partisi (ŞUİ)..... Irakla sorunları olan ülkelerden aldığı dış desteklerle Kuzey Irak'ta kamp kurarak güçlendi......... silah depolarını bildireceğini söylemişti...................... 1 ........ Uludere üzerinden derin vadilerin içerisinden hiç görülmeden uçarak bir anda örgüt kamplarına girdi....... Doğuda Silopi üzerinden Türkiye'ye girip...... O gün kadar müsademe yüzlerce Talabani pcşmergesi pusuda öldürüldü.. hiç kimse kaça m a dan saldırdı.... bir kısmı esir alınarak bizim aşiretler tarafından bağlanıp Barzani'ye teslim edildi.._________. Sadece para ve bedava silah alan ama ideolojik olarak bu davaya inanmayan Beytüşşebap bölgesindeki Jirki aşiretinden Hacı Öter....... hava saldırısı olduğunda saklanılan yerleri ve tüm depolan tek tek gösterdi. gizlice Irak devlet ajanları ile ilişkiye geçerek aldığı para karşılığında tüm örgüt kamplarının yerlerini.... silah ve maaş verip örgüte silahlı güç olarak kayıt etmeye başladı.. Bölüm: Devlet Jirki.......... O sırada eğitim alanında olan örgüt ınilitanlan-na Irak helikopterleri (Rus savaş helikopterleri) saldırarak ağır zayiat verdirdiler....................... Türkiye'de Uludere.. Beytüşşebap bölgesinde bazı kişileri.............................. Barzani'ye akşama yakınlık süren duyan Beytüşşebap'taki sonunda yerleşik Mamhuran ve Gevdan aşiretlerinin kurduğu pusuya düştüler..............___________________. 157 Böylece henüz gelişme ......_ . Güneyde Irak içlerinden gelirken helikopterlerinin görülüp militanların kaçma ihtimaline karşı Türkiye'den hava sahasını kullanmak için izin istedi..... Arkasından yine örgüte Uludere bölgesinden katılan bir militan........ Helikopterlerden birine binen ajan kampları..

_____.................... Irak aleyhine faaliyetleri destekleyen Suriye gibi sosyalist düşüncelere yakın ülkeleri. başka kişi veya devletler kendi amaçları doğrultusunda onları kolaylıkla kullanamaz.... Belli sayıda militan ve örgüt vardı..... yapı ancak bu kadarını kaldırıyordu.. öyle kolay kolay dış yardımlarla ayakta tutulamaz................. Fakat bu davaya inancı olmayan kişilerden oluşan örgüt bir an için büyüyüp güçlendiği yönünde bir görüntü verdiyse de kısa sürede eskisinden daha geri hale geldi ve tüm yapı tamamıyla yerle bir oldu......... davaya inanmayan....... Fakat dışsal faktörler devreye sokularak...___________________. Ancak Kuzey Irak'taki halkın sosyal durumu böyle bir örgütü olduğundan daha fazla güçlendirecek kapasitede değildi.............. Irak Komünist Partisi hin içine düştüğü durum..... Yaşanan tüm bu olaylar....... Başka bir deyişle ideolojik örgütler sadece örgüt davasına fikren ve kalben inanan insanlar tarafında kurulup güçlenir.. inanılan davanın başarısı için bir şeyler yapmak için değil menfaat elde etmek için örgüte katılan kişilerle bu işin olamayacağını göstermesi açısında örnek bir Haliç'te Yaşayan Simonlar. sosyalist komünist ideolojilere sahip bir muhalefeti desteklemelerine yol açtı........... _______................ Kuzey Irak'ta Irak'a muhalif olan Barzani................... fazla miktarda para ve silah verilerek bir anda çok güçlü bir silahlı militan grup oluşturulmak istendi............... ideolojik örgütlerin dışarıdan destek ile büyüyüp güçlenemeyeceği ortaya çıkmıştır... belli süreçlerden geçmeyen............. İSTANBUL 158 ............. 1 ... Sonuç itibarıyla geldiğimiz noktada............ Bölüm: Devlet aşamasındaki örgüt bu iki olay sonucunda kendini t o parlay amayacak hale geldi ve etkinliği kırıldı....... Talabani veya emsali Kürt aşiretlerinin içinde bulunduğu toplumsal durum ve çoğunun dini açıdan muhafazakâr ve aşiret gibi geri bir sosyal anlayışa dayanarak örgütlenmiş olmaları..... Bu örgütler sadece kendi ideolojileri doğrultusunda faaliyet gösterirler.. yürütülen davaya ideolojik olarak inanmayan kişilerle kurulmaya kalkılan her örgütün ya da birliğin kısa süre içinde yerle bir olacağını göstermektedir....._ ___ olaydır..._ ......._________.....____...

Necdet Menzir'ile çalışmak benim için de gerçekten çok zevkliydi..... Mehmet Ağar'ı uygun bir görevle..... Benimle birlikte kimlerin gelebileceğini sordu............ Her gün polise yönelik bir saldırı vardı. dinleme sistemi.. 1 .. ne yapmak la zımdı.... Necdet Menzir Bey çalıştığım en yiğit.. İstanbul'a gelmeden önce oradaki terör faaliyetlerinin önüne nasıl geçilebileceği üzerine düşünüyordum..... Bölüm: Devlet İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam İlk atandığım İstanbul'u hiç bilmiyordum........" dediğimde. Önce yanılmıyorsam Mehmet Ağar Emniyet Müdürü olarak görevliydi._________..... Diyarbakır'dan ayrılırken "Bulunduğum yere çağırırsam gelir misin?" diye sormuştu...... Geleceksin.......... İstanbul'da beni aradığı zaman çoğu kişi İstan bu İd a görev yapmak için çabaladığından........." deyince ben de kabul ettim.... "Efendim orası çok iyi bir yer...... aksine olağanüstü kötü bir yer....._ .. ama uzaktan İstanbul'daki olayları takip ediyordum.. gezmek için bile olsa hiç İstanbul'da bulunmamıştım....... yanılmıyorsam Erzurum'a Vali olarak atadılar.. Bir müddet sonra benim ve diğer belirlenen arkadaşların tayini İstanbul'a çıktı.. Necdet Beyin Diyarbakır'da birlikte çalışıp tanıdığı terör deneyimi olan epey arkadaş vardı............ Onun yerine Necdet Menzir İstanbul Emniyet Müdürü yapıldı.......... Diyarbakır'da edindiğim tecrübeye dayanarak ilk yapmam gereken şeyin............. en gözü kara... bir bilgi bankası ve analiz bilgisayarı kurmak olduğuna karar verdim.... Menzir Bey ilk atandığında benden İstanbul'a gelmemi istedi.. onun döneminde olaylar çığırından çıkmış Devlet Güvenlik Savcısı ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı öldürülmüştü.... gelmem...... Bu bilgisayar sistemi sayesinde örgüt 159 faaliyetleri hakkında bilgi .... O zamanki arkadaşlarımdan terör deneyimi olan Reşat Al tay in ve bir-ikı arkadaşın ismini verdim.. "Hayır bu rası hiç de iyi bir yer değil. en dürüst müdürlerden biriydi ve Diyarbakır'da çok iyi anlaşarak çalışmıştık.... hiç görmemiş sayılırdım......___________________...................... çok sayıda örgüt mensubu vardı... Hükümet İstanbul'a bir çare mecburiyetindeydi. kötü bir yer olursa gelirim.........." demiştim. her gün polise yöneİlk suikastlar yapılıyordu.. Ben de "İyi bir yer olursa gelmem..

......... şehri bilmiyorlardı. 1 .... benden önceki Şube Müdürü Salih Güngör (İSKİ tahkikatı İle ünlenen) Mali Şubeye geçmişti... Hepsinin kendi özel sorunları vardı............... ailelerini memlekette bırakmışlardı.....___________________..... sanki istihbaratçıların gelir gelmez terör olayları konusunda istihbarat elde edip terörü önleyeceklerini zannediyorlardı......... polis evinde....... istihbarat birimi kurmayı ve bu şubelerin teknik dinleme ve izleme kapasitesinin artırılmasını istiyordum.... Ayrıca İstanbul çok büyük bir şehirdi... bu konuda donanımlı elemanlara........ Benim başladığım sırada şubede çok az sayıda eski amir kalmıştı... Öyle ki elde iş yapabilecek adam sayısı çok azdı.. terörün bu kadar arttığı bir şehrin İstihbarat Şubesinde bir tane bilgisayar yoktu. ama onlar da çok vasıflı değillerdi... Durmuş Demirbaş'm Ankara'ya tayini çıkmış. teknik donanıma ihtiyaç vardı ve daha da önemlisi istihbarat personelinin faydalı olabilmesi için belli bir süreye ihtiyaç vardı.... Bu atamayı yapanlar. Türkiye'nin en büyük şehrinin.. En küçük terör gruplarının elinde bile en azında birkaç tane 160 ...... Bu insanlar zorunlu olarak apar topar buraya geldikleri için kalacakları yerleri yoktu....... orada burada kalıyorlar........ Altyapıya......... Ben İstanbul'a atanmamdan önce burada meydana gelen suikastlar ve yoğun terör eylemleri nedeniyle mevcut istihbarat şube personeli yetmediği için başka illerden görevli 60 istihbaratçı İstanbul'daki şubeye geçici görevle atanmıştı...... Bu yüzden üç ayrı yerde merkez..... Şubenin asli 60 ve geçici 60 olmak üzere 120 kadar mevcudu vardı........ İstanbul'da göreve başladığımda benden önceki Şube Müdürleri bu kargaşa ve olayların seri yoğunluğu içerisinde bunalmışlar ve tayin edilmişlerdi..... halbuki istihbarat diğer birimler gibi hemen atanıp devriye gezmeye benzemez...... Emin Aslan benden önce atanmıştı.. ilk yaptığım şey aklımdaki bu düşünceleri uygulamaya geçirmek için hummalı biçimde araştırma yapmak oldu.. İstanbul'a geldiğimde. Şube her açıdan çok kötü durumdaydı........._ .... Bir istihbarat faaliyeti yürütülecekse bu sistemin kurulması temel şartlardan biriydi.............. tek merkezden yönetile-meyecek kadar genişti...................... çocuklarını. Şubenin binası ve bulunduğu yer çok kötüydü ve alt yapısı hiç yoktu... Bölüm: Devlet toplamam mümkündü._________......

.. Bu sistem.. Ülkenin en önemli problemleri günlük tabirle Allah'a emanetti.. yazı yazma.. yıllarca terör olaylarından muzdarip olmuş bir ülkenin en büyük şehrinde ve olayların en fazla meydana geldiği bir şehirde. Ne elektronik cihazı..... önleyecek hiçbir sistem........ üstelik kimliği bilinen takip edilecek terör örgütü mensubu sayısı da yok denecek kadar azdı veya asıl eylem yapan Dev-Sol örgütü elemanı değildi....... hesapsızlığa inanmam zordu. program.... Plan. sahipsizliğe rağmen terör Türkiye'de çok da artmamıştı............ O tarihte İstanbul'da dar kapasiteli bir dinleme sistemi var dı ama bu sistemle de ciddi hiç bir örgüt hedefi dinlenmiyordu. Terörle Mücadele Biriminde............. göreve başladığım 1992 yılı başında buydu...... terörle mücadelede vazgeçilmez bir öneme sahip istihbarat biriminin hali.. 1 . Bu. teknolojiye bilgisayarlarını istihbarat hizmetlerinde kullanırken.. Takip ekipleri zayıf... İçinde olmasam.... daha çok legal bilgi kaynaklarına yönelik kullanılıyordu...........___________________...... Ankara'da İstihbarat Daire Başkanlığında var olan bir-iki bilgisayar ise daktilo en niyetine ileri rapor hazırlamak.............. muhbir vs........ ne sistemi... Dinlenecek illegal terör örgütlerine dair telefon numaraları bilinmiyordu veya bu numaraları temin edecek kaynak ve yapı yoktu. Aslına bakılırsa bu kadar boşluğa... bu kadar sahipsizliğe........ bizde bu amaçla bir tane bile bilgisayar kullanılmıyordu. kısmen arşiv vs.........._ ...... İstihbarat adma hiçbir şeyi yoktu.... İstanbul İstihbarat Şubesinde tek bir bilgisayar yoktu.. İllegal örgütlerin içine sızmış yardımcı istihbarat elemanı (YİE) denen ajan. hesaplama..... sahip yazı yazmak için kullanılıyordu. Bölüm: Devlet bilgisayar varken. var olanlar da görevde değil. ilim ve bilim adına yapılan hiçbir şey yoktu.......... yok denecek kadar azdı.. işlerde kullanılıyordu. ne de bilgisayarı vardı..._________. 161 . Daha garibi yalnızca bizde değil.... Ülke adına...... Bu ülkede terörün azması için komplo teorilerine ya da başka ülkelerin destek ve müdahalesine gerek yoktu...... Terörün artması için ülke içinde her türlü koşul mevcutken. Dünyanın bütün gelişmiş ülkeleri. teşkilat ve yapı yoktu.. bu uğurda ölenler ve acı çekenler adma ağlanacak bir durum hüküm sürmekteydi..... Maalesef gerçek buydu........ Terörde bunca bedel ödemiş.. gördüğüm kadarıyla MİT'te de bilgisayar bulunmuyordu..... akıl.......

............... Bu arada sürekli hayalini kurduğum. mesleğini çok iyi biliyordu.. Tüm bu özellikler ancak beş altı kişide toplanabilirdi ve bu kişileri bir araya getirmek mümkün olmayabilirdi ama ben tüm bu özellikleri bir arada ve bir şahısta toplanmış 162 ................. 1 ..___________________. Böyle bir kargaşa içerisinde önce basit manada personeli düzeltmeye çalıştım........ belki de bu ülkenin kaderini değiştirecek bir tesadüftü..... Bu arada çalışacak yer sorunu vardı. sistem kurmaya imkân vermiyordu. Aslında bu tanışma. bir gün Türkiye'deki terörü yazabilırsem orada kapsamlı olarak anlatacağım. bu yöntem bilinmiyordu. personele küçük bilgisayar eğitimleri vermeye başladım... alanının en iyisiydi...... çünkü herkes benim kadar inanmıyordu) bir bilgisayar sorgulamaanaliz sistemi diyeceğim bilgi bankası sistemini kurmaya çalıştım..... güvenilir ve ahlaklı olma. şartları zorlayarak Gayrettepe Emniyet binasının çatı katma bir kat daha ilave etmeye karar verdik... her açıdan güvenilir bir insandı. O her bakımdan mükemmel bir insandı....... teknik olarak kimsenin bilmediği alanlarda oldukça donanımlıydı.... Bu arada PTT'nin bilgi işlem biriminde çalışan çok nitelikli bir mühendisle tanıştım..... Geçici görevle başka illerden tayin olanlar içerisinden gönülsüz olarak gelenleri memleketlerine gönderip................ Sonra süratle örgüt mensuplarından yakalanmış terör şubesindeki bilgisayarlardan bir iki tanesini ödünç alıp......._________. çünkü benden önce hiç bilgisayar alınmamıştı.... Bu işle ilgili olarak benim aradığım özellikler dürüst........... Üstüne üstlük bir de her gün polislere yönelik eylemler meydana geliyordu......... Aklımda yapmayı planladığım işler için en ideal kişiydi... sorunların çözümü için mutlaka olması gerektiğine inandığım (bu konuda biraz yalnız kalıyordum.............. olaylar o kadar çok ve hızlı oluyordu ki hazırlık yapmaya. gönüllü olanların asli tayinlerini buraya çıkardım....... bir yandan bilgisayarları................... Birçok yeri araştırdım.... Bölüm: Devlet başlı başına bir kitap konusudur.. ayrıca ileri düzeyde teknik bilgiye sahip olmak yani bilgisayar ve telefon sistemleri konularında tecrübeli olmaktı.... bir yandan da nasıl alacağımı araştırıyordum............ İşte bu imkânlarla ve sorunlarla dolu bir şubenin başına geçmiştim..._ ......

... Musalar...... Benim gibi İşine sevdalı.. makulü ise yukarılar tarafında tamştırılmıştını. anlattıklarıma dayanarak bir miktar veriyle bilgisayarında yaptığı basit programla........................... milyonların yaşamının değişmesine sebep olmuştu... Sonuç olarak......... İkinci defa yanma gittiğimde..... Yunuslar... Bu karşılaşma tamamen bir tesadüf olsa da ben bunun asla bir tesadüf olduğuna inanmıyordum..... yapılması çok kolay diyordu.. Benim Mösyö........... Hemen orada bana da gösterdi...... diğer arkadaşların Komiser İrfan diye kod-ladığı mühendis arkadaşla yaptığımız kısa bir iki görüşmede yapmak istediğim şeyi ve nasıl yapılabileceğini anlattım. İşinin ehli bir insanın elinde bu kadar basit olan bir iş Mösyö ile karşüaşmasam............._ . 1 ....___________________.. en basit izahı ile kaderdi....... kolay ve basit şekilde kurulması ve bu kadar hızla 163 . bu mühendis bir iş gibi bile görmüyor........ tesadüf değildi..... işine odaklanmış... deneme yapmış ve istediğim şeyin bir prototipini yapmıştı..Mistik bir anlayışla karşıma çıkarılmıştı......... böyle kolayca gerçekleşemezdi............ Netice olumluydu ve ona göre bu çok kolay ve basit bir şekilde yapılabilirdi ve hiçbir tereddüde yer yoktu.... Bölüm: Devlet olarak bulmuştum........... Bir sistem kurma yolunda bu olağanüstü insanla karşılaşmamın ardından sonraki aşamada bu sistemin oluşturulmasında rol alan ve geliştirilmesine büyük katkı sağlayan Basriler. Bu tesadüf olamazdı... beş milyonluk şehirde dört yıl çalışmasına rağmen iki tane sivil arkadaşı olmayan birinin karşısına aranan tüm olumlu özelliklere sahip biri çıkarılıyordu..... Bu işin mükemmel olması.. bu kadar tesadüf bir araya gelemezdi....... Bu süreçten sonra yaşanan olaylar bu ülkenin kaderini etkilemiş....... Daha doğrusu bir anda karşıma çıkmıştı... tüm... başka hiçbir şey düşünmeyen._________..... kalbimle inandığım ama kimsenin gerçekleşeceğine inanmadığı..... Süleymanlar ve diğerleri bu ekibe dahil oldu.. sadece geçmiş başarılarımı göz önüne alınca sen söylüyorsa n yaparsın türü sözlerle geçiştirdiği o hiç denenmemiş projeyi. Bu insanla tesadüfen karşılaşıp.. sosyal yaşamdan kopuk... kendisi için çocuk oyuncağıydı. Kimsenin pek anlayıp makul bulmadığı fikirlerimi dinledi ve fikirlerimin yapılabilir şeyler olduğunu söyledi... yeni tanışmamıza rağmen ona inanmış ve güvenmiştim.

Zaten ilk tanıştığımız anda sanki yıllardır tanışryormuşuz gibi birbirimize güvenmiş._ .... bu özel niteliklere sahip bir insanla karşılaşmam ve gizliliği gereği kimseye açmadığım bu konuyu onunla konuşmam neticesinde gerçekleşmişti.......... yerlerden Daha sora bilgilerin nereden elde edilebileceğini kuvvetlerinin araştırmaya başladık....... Resmi ilişki kurduğum herkes hakkında İYİLİ tlcLİCcl araştırma yapmama rağmen bu kadar hayati bir projede beraber çalışacağım kişiyi........... dönemin Valisi ve Emniyet Müdürü devreye girerek sorunları aşmamızda bize destek verdiler...... 164 ... Daha sonra bu mühendis arkadaşla samimiyetimizi artırarak beraber çalışmaya başladık.... Tüm bunlar tesadüf olamazdı... Mösyö hiçbir şey beklemeksizin sadece bilgisayar ve konuya merakı ve ayrıca devlete ve güvenlik kuvvetlerine yardımcı olma isteği ile çalışıyordu... İşlemlere başladık ve ilk uğraşlar sonucunda bir firmadan NCR marka bir bilgisayar aldık.. kullanılır sonra hale kullanabileceğimiz getiriyorduk.... Mühendis arkadaşım Mösyö/Komiser İrfanın bana yaptığı küçük gösteri benim gördüğüm en güzel bir demo idi.._________..................................... Hiçbir kurala bağlı olmaksızın kendiliğinden gelişen bir havada beraber çalışmaya başladık.......... İstediğimiz verileri almak için ilgili kurum amirlerini ikna etmek gerekiyordu... Bu aşamada.......... kafamdakilerin ilk pratik denemesi basit manada yapılmıştı.................. Mösyönün yaptığı basit ama işlevsel programlarla bu verileri günlerce süren forma bir ta işleme çeviriyor tabi böylece tutuyor...... Bölüm: Devlet geliştirilmesi...................... Aldığımız veriler doğrudan işimize yaramıyordu........___________________.... ilgili toplanması gerekiyordu (güvenlik çalışmalarını aksatmamak ve devletin gizli bilgilerim deşifre etmemek adına bu kısımlar kısa ve gerçek biraz değiştirilerek anlatılacaktır). 1 ... Mösyö/Komiser İrfan'ı hiç araştırmamış.. Her şey benim kafamdaki gibiydi.. Bilgisayarı kurduk. Bilgisayarda işlem yapacağımız verilerin.. ona yüzde yüz güvenmiştim....... İstediğimiz verilerin terörle mücadeledeki önemini ve bunların kimseye zararı olmayacağını anlatarak sistematik bir şekilde verileri edinme imkânına en sonunda kavuştuk... hayal artık gerçek olmuştu... sevmiş ve ısınmıştık......

.. gizli kamera yoktu...... Ayrıca özellikli kameralar........................ Daha sonra başta Diyarbakır olmak üzere diğer illerde ve merkezdeki diğer istihbarat birimlerinin kullanımına açmaya başladık... aynı zamanda tüm personelin ufkunu açıyor...... fotoğraf makinelerinden birkaç tane...___________________.. Hatta hayallerimin bile ötesine geçiyorduk........................ Gizli görevler için tasarlanmış obzervasyon araçlarına... yeterli takip telsizi........._ . takip ekiplerinin gizli muhabere edeceği telsiz ve diğer muhabere malzemelerine ihtiyaç vardı. Bir kahin..... sadece meçhulü bize söylemiyor..... Bu yönde temin edebileceğim araç ve telsizleri araştırırken.. iki boyutlu çalışma biçiminden üç boyutlu bir dünyaya geçmek gibi bir şeydi....... 165 .......... bu bilgileri yalnızca İstanbul İstihbarat Şubesi olarak kullanıyorduk... Şubede kullanabileceğim 100 civarında telsizi tüm aparatları ve gizili muhabere etme imkânı verecek sistemi kurmak için gerekli tüm yedek malzemeleriyle birlikte temin ettim.. İlk önce.. Mucize gerçekleşmişti. yeni düşünme biçimlerini görmemizi. fa brikad akil eri e görüştük.. tabii ki başka araç........_________.... Çalışmaya ilk başladığımızda elimizde bir tane bile bilgisayar....................... İstediğimiz takip esnasında kullanılabilecek küçük ve basit telsizlerdi ve frekanslarının kolay ayarlanabilir olması gerekiyordu... Onlarla cihazların yan aparatları ve hangi telsizin iyi olacağı hakkında konuştuk.. gizli kayıtlar için özel kameralara..... gereçlere ihtiyaç vardı....... hayallerim artık gerçekti.. 1 . olağanüstü yetenekleri olan biri bize bu kadar yardımcı olamazdı................ bir telsiz firmasının aracılığıyla ve firma temsilcisiyle birlikte Japonya'ya gittim.. daha doğrusu görevde kullanılabilecek ucuz olan ne bulabildiysem belli miktar aldım... Sanki başka bir boyuta geçmiş gibi.. İstihbarat faaliyeti için bilgisayar sistemi tek başına yeterli değildi..... Bölüm: Devlet Günlerce uğraştıktan sonra yavaş yavaş netice almaya başladık. Her şeyi akıl ve mantık ölçüsünde kendimiz buluyorduk.. Japonya'ya 100 tane telsiz almaya gitmiştik ama bu arada fabrikayı da ziyaret ettik.... yeni yol ve yöntemler bulmamızı ve tüm işlemleri kendi aklımız ve zekamızla yapmamızı sağlıyordu. Falcı veya kâhin her şeyi bilse bile bize sadece bilgi verirdi ama bizim sistemimiz..

........_________................. Cihazlar... ağırlığını da yüz seksen kiloya düşürmüştük. Böylece bu küçücük odada kendi dinleme teyplerimizi....... Tokyo'daki geldiğimizde telsiz siparişlerimizi bir kamyonun taşıyacağı büyüklükte paketlenmiş olarak bulduk......... kameralarımızı. biz 100 adet telsizi... yedek batarya ve yedek malzemelerin tamamım 42 bin dolara mal etmiştik.... zarar görmemeleri için muhafaza kutuları içerisine konulmuştu.. Bir kamyon dolusu yükü..... gizli konuşma aparatları. İstanbul'da böyle bir takip telsiz sistemi ancak milyon dolarlara kurulabilirken.... Üç tane büyük valiz..... takip elemanlarımızın birbirleriyle konuşabilecekleri bir telsiz sistemi yarattık............................. Basit bir ızgara teli gibi dokunmuş file benzeri bir kumaş veya ızgara benzeri sert bir malzeme ile rahatlıkla gizli kamera yapılabiliyordu.... cihazları bu kutulardan çıkıp çıplak hale getirdik. Onun gibi birkaç yetenekli memurla birlikte küçücük bir odada laboratuarımızı kurduk.... Israrlarımız ve zor bela uğraşılarımız sonunda malzemeleri Japonya'dan uçaklara yükleyerek İstanbul'a getirdik........ Çantanın herhangi bir yeri kesilerek ızgara şeklinde file gibi gözüken seyrek dokunmuş kumaş kesilen yere dikiliyor ve 166 ........._ .. Aldığımız fotoğraf makineleri ve kameraları kullanarak gizli kamera yapma imkânına kavuştuk...... Bölüm: Devlet otele Telsizler bize Tokyo'da teslim edilecekti..___________________. bu kadar yer kaplamalarının nedeni de buydu..... Gördüğüm basit bir gizli kamera yöntemi zihnimde birden başka şimşekler çaktırrmştı.... Bu telsizleri süratle kurarak. kargoya verilecek üç büyük valize ve uçağın içine alınacak büyüklükte orta ve küçük boy çantalara sığdırmış.... Bu yöntem çok iyiydi ve tam bize göreydi...... Sonra gidip büyük valizler aldık ve valizlere bu cihazları doldurduk. Tokyo büyükelçiliğinde çalışan polislerle birlikte bu telsiz ve tüm aparatları kamyonetle elçiliğe götürdük. Ayrıca daha Önce Diyarbakır'da yanıma aldığım telsiz teknisyeni polis memurunu da İstanbul'a getirdim..... Bu hali ile taşımamızın imkânı yoktu............. fotoğraf makinelerimizi yapmaya başladık....... üç tane de uçağın içine alınabilecek küçük el çantası dolmuştu...... O gün akşamdan sabaha kadar çalışıp...... Fakat havayolu şirketi bu ağırlıktaki bir malzemeyi de almıyordu....... 1 ...... hem de inanılmaz ölçüde düşük maliyetlerle......

biz yirmi-otuz bin dolara yirmi-otuz tane gizli kamera yapmıştık. Dışarıdan bakıldığında kamera hiçbir şekilde görünmüyordu.................. asla evden dışarıyı aramıyorlar...... Karşılaştığımız örgüt mensuplarının farklı yöntemler kullanmaya başladığını görüyorduk. örgüt mensuplarının telefonla evden dışarıyı hiç aramaması........ Bütün ekiplerimiz bu cihazları kullanmaya başladı. yani anormalliği . Sıradan insanın aklının almayacağı gizlilik ve casusluk örgütlerine taş çıkartır derecede özel dikkat ve disiplin içinde telefonlarını kullanıyorlardı........... nadiren dışarıdan aranan numaraları süzdüğümüzde karşımıza epeyce numara çıkıyordu......... Sanki önünde engel yokmuş gibi doğrudan karşı tarafı görülebiliyordu.......... Bu kameraların çalışması için özel aparatlar...... Ama bu yeterli değildi.... Hiç telefon kullanmamak da çok ayırt edici bir özellikti...... ama bir kısmı da örgüte ait numaralardı... Bizim işimiz de bu farklılığı algılayacak sistemi 167 kurmaktı.. uzaktan kumanda edecek düğmeler yaparak... Örgüt olağan seyirden farklı hareket ediyordu....... örgüt mensupları sabit telefonları hiç kullanmıyorlar veya çok az kullanıyorlar. 1 .......... Aynı zamanda bilgisayarlı sitemimiz ilk neticelerini vermeye başlamış.___________________........... Atılan tüm bu adımlar istihbarat alanında bize avantaj ve üstünlük kazandırmıştı... Kameranın merceği kumaşa çok yakın olduğu için ızgaradaki delikleri görmüyordu.. Ama bu da benim için çok önemli bir ipueuydu..._________._ ............. bu sayede bizler de mesafe kat etmeye başlamıştık.... kimi kısımlarına ilave parçalar takarak yirmiden fazla gizli kamera yapmıştık. İstanbul'da Bu ipucunu telefon kullanarak........ biz de bu farklılığı ortaya çıkarmaya çalışıyorduk.. evdeki telefonları sadece alarm durumları için nadiren kullanıyorlardı......... numaraları bilgisayar içinden sistemindeki dışarının hiç kayıtlı aranmadığı. örgütün telefon kullanma biçiminin diğer normal insanların kullanımlarından farklı yönleri vardı............ Bu numaraların bir kısmı oturuimayan ya da sıradan insanların farklı mazeretlerle az kullandığı evlere aitti...... bu telefonların nadiren dışarıdan aranıyor olması bizim için önemli bir ipueuydu.................. Bölüm: Devlet arkasına kamera yerleştiriliyordu...... Bir gizli kameranın maliyetinin yirmi-otuz bin dolar olduğundan bahsedildiği zamanlarda....

...... Türkiye'deki ankesörlü telefonlardan Avrupa'daki ankesörlü telefonları aramak veya mobil telefonlar ve yurt içinde yabancı cep telefonları kullanmak gibi ancak uluslararası haber alma örgütlerinin kullandığı inanılmaz gizli yöntemleri kullanıyordu... Yani siz bir örgüt mensubunu ister örgüt içerisine yerleştirdiğiniz muhbiriniz vasıtasıyla.......... isterse de ihbarla yakalayın... İstanbul'da onlarca hücre vardı ama asla bir hücre diğer hücre ile yatay olarak ilişkiye geçmiyordu. Örgüt mensuplarının sabit telefonlardan çok ankesörlü telefonları kullandıklarını.. aynı hücre elemanları bile panikleyip birbirlerinden koptukları durumlarda mutlaka yurtdışındaki bir telefonla İrtibat kurmaları gerekiyordu....... dinlemeyi engelleyen inanılmaz özel ve gizli yöntemler buluyordu. Örgütün her hücresi doğrudan yurtdışına bağlı çalışıyordu.......... yöntemleri ile yakalanmamak için her türlü tedbiri almıştı..... hatta kendisi bilgi vermeye istekli olsa da diğer hücrelerle ilgili hiçbir bilgiye sahip olmadığı için başka bir militanı size yakalatma imkânı yoktu. 1 ....... Yakaladığınız bir militan ne yaparsanız yapın....._________....... Çünkü militanların birbirleriyle ilişkisi sadece Avrupa'yı tele fonla arayarak oradan randevu almaktan ibaretti........ onlar buluşma ayarladıktan sonra tekrar aradığında buluşmanın tarih....___________________............... Hele D ev-Sol inanılmaz bir teşkilattı. yer ve 168 ..... Dolayısıyla örgütü öyle diğer klasik yöntemlerle takip etmek ve yakalamak çok zordu..... diğerlerini yakalama imkânınız bulunmuyordu......... klasik istihbarat.......... İstanbul'da bulunan bütün militanlar belli aralıklarla yurtdışını arıyor... Bölüm: Devlet algılayacak sistemi kurmak gerekiyordu................. Örgüt mensubu yurtdışını arayacak. buluşa madiği/buluşmak istediği kişileri söylüyor......... yurtdışı irtibatlarını sadece ankesörlü telefonla kurduklarını tespit ettik..... Yan yana çalışan iki kişinin bile doğrudan birbirleriyle irtibatı yoktu... Örgüt klasik yöntemleri çok iyi biliyordu... ister fiziki takiple..... yurtdışından randevu alacak ve o randevu ile diğer örgüt mensubuyla buluşacaktı.. o kişinin size vereceği fazla bir bilgi yoktu.......................... en fazla kendi hücresindeki arkadaşlarını ele verebilirdi..._ .... Çünkü onun randevuları ve bağlantıları yurt dışını telefonla arayarak almıyordu....

... Bu durumu fark edince. Bir defa örgüt içine sızdırılan eleman eylem yapsa suç işlemiş oluyor... becerikli...._________......___________________.. Bölüm: Devlet saatini alıyordu....... İstihbaratta en önemli bilgi akışı............. kendilerine hiçbir ödeme yapılmaksızın bu imkânları bize sağladılar.... 1 ..... Onlar ne kadar özel ve aşırı tedbir alırlarsa o kadar kolay. kesin ve kısa sürede tespit ediyorduk...... bugün saygıyla anılması gereken.......... teknik alet ve cihazlarla kapatmaya Türkiye'nin çok akıllı.......... İlk göreve başladığım sıralarda her gün polise karşı bir silahlı saldırı oluyordu... Bu olağanüstü güçlü yöntemleri... bilgi kaynağı eleman denen örgüt içerisine sızdırılmış ajanlar vasıtasıyla................ Onların sağladığı 169 .. buna karşı ne yapabileceğimizi düşündük....... onları herkesten ayırt eden bu özelliği onların tespitine yönelik kullanmayı düşündük ve bu yönde bir sistemi kurduk...... irtibatlarını böyle sağlıyorlardı. aynı yöntemi kullanan tüm örgütlerin militanlarını da ortaya çıkarmamızı sağlıyordu. Bu yüzden kısa sürede örgütlere ajan sokamıyorduk fakat o kadar çok saldırı ve suikast olayı meydana geliyordu ki c H.. İTİ cL na tahammülümüz yoktu.. yapılıyordu ama bu çok uzun bir çalışmayı gerektiriyordu...... Bugün dahi bu insanların yaptıklarının gerçek değerini bizim dışımızda hiç kimse bilemez... PKK ve TİKKO gibi silahlı eylem yapan örgütlere ajan sokmak da mümkün değildi...... Ayrıca bizdeki Dev-Sol...... Bunun yanında militanlar uzun bir deneme dönemi sonunda bazı ufak eylemlerde denendikten sonra silahlı gruplara alınıyordu. sanki yalnızca onların giydiği özel bir kıyafet ya da kullandıkları özel bir araçmış gibi diğer insanlardan onları ayrıt etmemizi sağlıyordu...._ .... yapmasa örgüt kararlarına aykırı davrandığı için yaşaması mümkün olmuyordu.................. Kullandıkları bu olağanüstü özel yöntemi onlardan başka kimse kullanmadığından bu durumu lehimize çevirmeyi...................... Sonuç olarak biz de bu bilgi alma açığımızı... Tüm bu muha bere.......... haklarını kimsenin ödeyemeyeceği mühendisleri vardı ve o zamanki Türk PTT'sinde {bugünkü Türk Telekem) çalışan bu mühendisler...... Geliştirdiğimiz sistem yalnızca Dev Solu değil.... ankcsörlü sokak telefonları ile gerçekleştiriliyordu..

.......... nerede olduklarını ve hangi ankesörlü telefonları kullandıklarını tespit ediyorduk.. İstanbul'a eylem için gönderilen militanların alınlarına Dev-Sol'cu..... hatta tüm Türkiye genelinde denetleyebiliyor........... Bölüm: Devlet imkânlar sonucunda örgüt mensuplarını izleyebildik. Kurulan sistem gerçekten harikaydı... daha harekete geçmeden onları yakalayabiliyorduk.... denetleyebiliyorduk. Örgüte müdahalemiz kolaydı. Artık farklı bilgilere ulaşma.. Gerçekten de doğru söylüyordu..... Takip edilecek eylemci kanattan tek bir Dev-Sol hedefimiz dahi yoktu... çılgına dönüyorlardı.... Dursun Karataş bir konuşmasında "Benim her gönderdiğim militan yakalanıyor. artık örgüte ait numaraların tamamını olmasa da çok özel olanlarını dinleyebiliyorduk.... faaliyet ve eylemlerini önceden bilip... İstanbul'a ilk geldiğimde takip edilecek kaç PKK. bir mucizeyi gerçek kılıyordu......._________.. TİKKOTu yazılsa bu kadar kısa sürede bu kişileri bulamaz ve eylemlere mani olamazdık..... Çok önemli militanları takip edebilecek konuma gelmiştik.. gücümüz yetmiyordu..... PKKlı. 1 .... Örgütün muhaberesine nüfuz etmiştik... Yeni mucizevî örgütü yöntemler bulmuştuk........ dinlediğimiz örgüt: içindeki önemli bir kişi veya hücreye ait hiçbir telefon hattı mevcut değildi............ ben alnınıza Dev-Solcu diye yazı yazıp sizi göndersem kesinlikle bu kadar kısa zamanda...... Fakat daha bir yıl dolmadan öyle bir düzeye gelmiştik ki... Militanları nasıl deşifre edip yakaladığımızı kavrayamıyor.... Örgütün üst düzey elemanlarını takip ediyorduk. Onlar birbirlerinin yerini bilmezken biz biliyor.. kaç Dev Sol hedefimiz var diye sorduğumda cevap sıfırdı......... yakalanamazsınız............ istediğimiz gibi müdahale edebilirdik.....___________________.... takip ediliyor... Metinlerin hakkını unutmamak lazım..... sıradan elemanları takip edecek personel ve zaman. Mustafalarm... Tabii her 170 ..... Bu nasıl oluyor?" diyerek içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatıyordu._ ....... Örgütü bütün İstanbul.............. artık örgüt bizim denetimimize girmişti.. çünkü örgütün militanları kısıtlı bilgiye sahipken bizler çok kapsamlı bilgilere sahiptik..... bu kanlıyorduk.... Örgüt artık bizim avucumuzdaydı.............. imkânına sahiptik ve bu sayede örgütün her hareketini görebiliyor....

irticai vs.. bizim sahamızda daha etkin ve verimli çalışabilmemiz için alman önemli bir mesafeydi.... böylece çok rahat bilgi toplayabiliyorduk....._________........ Yüzlerce adres........ Oluşturulan veritabanları sayesinde örgüt mensupları arasındaki ilişkileri ve irtibatları sorgulayarak fevkalade bilgilere ulaşabiliyorduk....... bu bilgileri sorgulamak suretiyle olay yerine gitmeden bilgi temin edebilirdik..... sağcı........... örneğin Pendik'teki bir adresi sormak için üç kişilik bir ekip sabahtan akşama kadar tahkikat yapıp bilgi edinmeye çalışıyordu............................. isim ortaya çıkıyordu. elde edilen bilgilerin doğru olup olmadığı gibi bilgileri anında görme imkânımız oluyordu...... Her adresi.. Dev-Sol.... Oturduğumuz yerden pek çok olayı bilgisayarda tahlil etme ve anlama imkânına sahiptik... MİT ve polis mensuplarına karşı en çok eylem yapan örgüttü.... emekli asker.... Önceleri.... o adreste kimin oturduğu. Bu durum... bölücü..................... İstanbul Operasyonları İstanbul... Ama benim göreve başladığım sıralarda terör örgütlerince yapılan silahlı eylemler açısından tüm bu örgütler bir yana Dev-Sol bir yanaydı...... Bölüm: Devlet gelişme ve karşılaştığımız soruna farklı çözümler aramaya başlamıştık........... Bunun için bulabildiğimiz bilgisayar ortamındaki her türlü dijital bilgiyi veritabanma ekleyecektik...___________________. İstanbul merkezli olarak eylemlerine başlamış.... Kendimize ait küçük bir bilgi bankası oluşturup gerek olduğunda özel programlarla bu bankadan istediğimiz bilgiyi anında bulabilecektik........ her olayı tahkik etmeye gitmek çok uzun zaman alıyordu..... ideolojilerden her türlü örgütün eylem ve faaliyetinin olduğu bir şehirdir... Fakat bilgisayardaki bilgilerden şahsı sorgulamak saniyeler alan bir işlemdi...... buna karşı ne yapmamız gerektiğini düşünmeye başladık ve şunu fark ettik... Eğer birtakım bilgileri bilgisayara yükleyerek bir veritabanı oluşturursak...... 1980'de etkinliği kırılsa da hiçbir zaman tanı 171 . Böylece bir yandan örgüt mensuplarını bulup denetim altına alırken bir yandan da herhangi bir kişi hakkında bir ihbar old uğun d a ya da bir adresten şüphelenıldığinde....... 19701i yıllarda........ terör örgütü olarak adlandırılan solcu.. 1 ._ ....

. yoktu......... emekli MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abbas. şehrin genel güvenliğini tehdit eden en ciddi grup olduğunu ispatlamıştı... her gün polise yönelik silahlı saldınla rm gerçekleştirildiği bir donem...... örgüt evlerinde çok önemli dokümanlar elde edilmiş ama göreve başladığım tarihte aradan geçen bunca zamana rağmen bu dokümanlar hâlâ okunmamıştı.. yeniden eylemlere başladı...de İstanbul'da göreve başladım.. Yine 17 Nisan operasyonu yeni olmuştu.... Kendilerini nasıl görüyorlarsa. onlar da okunamamıştı..._ ..... Bölüm: Devlet anlamıyla çökertİlememişti......... önemli yöneticileri ölü ele geçirildi.... iş cinayetlerden övünerek bahsediyorlardı. hatta ülkenin güvenliği için bu kadar önemli olan en kanlı eylemleri gerçekleştiren Dev-Sol'a yönelik devlet cephesinde neler yapılmıştı? Dev-Sol'a karşı 12 Temmuz 1991'de büyük bir operasyon yapılıp.....___________________.. örgütün yöneticileri ele geçirilmiş. 1 ... Fakat bir süre sonra. 8011 yılların sonunda cezaevinde firarlar ile birlikte yeniden eylemlere başlayan örgüt................_________.. İstanbul'un...... Her geçen gün silahlı eylemlerini artırıyordu..... her ay veya her olaydan sonra silahlı eylem bültenleri yayınlıyor..... DGM savcısı Yaşar Günaydın.. Polis cephesinde..... da çok ciddi dokümanlar ele geçirilmiş... örgüt....... 17 Nisan 1992'de bu defa örgütün silahlı birliklerinin yöneticileri saatlerce süren çatışmalar sonunda ölü ele geçirildi..... her gün bir olay... Dev-Sol'la mücadele edecek İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesinde oluşturulan birimdeki görevliler (Timler) günlük olaylara ancak yetişiyorlardı.... 12 Temmuz operasyonu yapılmış............ örgütü tanıma. bu operasyonda................... ama. hatta bir ara polislere sokağa çıkma yasağı ilan edecek kadar ileri gitmişlerdi.. bir eylem meydana geliyor. Peki.. Silahlı Devrim Birlikleri (SDB) kurmuşlardı.. ona karşı tedbir almaya yönelik hiçbir çalışma yapılamıyordu... Dev-Sol.......... 1990'dan itibaren büyük silahlı eylemler yapmaya başlamış......... Ben bu olaydan bir-ikİ gün sonra.... okumak için zaman ve imkân da.. yaptıkları silahlı eylemleri tek fek sıralıyor......... Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç.. emekli Ora mı rai Kemal Kayacan ve daha birçok kişiye suikast gerçekleştirmişti... bu 172 ......... basın kuruluşlarına fakslıyor.....

.......... düşünce dünyasını tanımaya ayırıyordum.... 12 Temmuz ve 17 Nisan operasyonlarının dokümanlarını okuyarak değerlendirmeye çalışıyorlardı... hangi zamanda ne yaparlar....... ne hissederler.. Bölüm: Devlet eylemlerde yakalanan militanlar sorgulanıyordu.. İstanbul'da görev vereceği militanlarına yönelik sokak çalışması denen çok özel 173 .... Örgütte mutlak bir gizlilik hâkimdi....... her gün biraz daha güçleniyordu. hatta örgütü iyi tanıyan üst düzey bir militana ihtiyaç vardı... Terörle Mücadele (TEM) müdürü arkadaşım Reşat ile birlikte iki şubeden oluşan bir grup oluşturduk...... inanç. nasıl yaşarlar....... ciddi suçlardan da.. hayat tarzları konusunda bize çok önemli bilgiler aktardı.. Bulunduklarında da çatışmaya giriyor. Bütün mesaimi bu insanların ruh...........___________________. Bu kişi bizim polislerimize örgütle ilgili bir eğitim verdi..... örgütün.. kendi aileleri ve tüm çevrelerinden kopuk yaşıyorlardı... militanların çoğu aranıyordu veya yeraltına inmişlerdi.... mücadele de çok etkin olamıyordu... örgütü tanıyamayan personel.......... içinde örgütle ilgili şüphelerin oluşmaya başladığı biri olduğu anlaşıldı...... Bir yandan da teknoloji üstünde çalışıyordum ama teknolojinin işe yaraması için de militanların her şeyini bilmemiz gerekiyordu........ örgütü tanımak için bu kişinin yanına TEM ve İstihbarat şubesinden 5-6 kişilik karma bir ekip verdik...._ ........_________. her şeylerini bilmemiz gerekiyordu.. Dokümanları okuyamayan......... örgütün düşünce yapısı.... 1 ...... Bir süre sonra diyalog kurma imkânım oldu...... Fakat örgüt hızla büyüyüp gelişiyor...... Örgütün içinden.... Bu şahsı öğretmen yaptık.. bu grubun değerlendirmeleri sonucunda önemli gördüğü belgeleri biz de okuyorduk........ aranmıyordu.......... polis de öldürülen meslektaşlarının intikamını alma gayesiyle sağ teslim almaya çok çaba... sahte hüviyetlerle masum aile üyeleri görünümünde çeşitli evlerde kalıyor... göstermiyordu... örgütle mücadele için Örgütü ve militanları tanımalıydık.... biçimleri... Bu kişiden elde ettiğimiz bilgilere göre.. Bu arada bir tesadüf neticesi tam istediğim gibi bir fırsat doğdu.. Ne kadar belge okusak da örgütü tanımak için kâğıtlar yetersiz kalıyordu. Nasıl düşünürler.......... örgütün yaptıklarından bıkmış.... Örgütün çok önemli bir elemanı sağ yakalandı. yaşama ve eylem... Fakat Dev Sol içinde böyle birini yakalamak çok zordu...

... Onları nerelerde arayacağı-ıl b Dev-Sol militanları hakkında diğer örgüt militanlarından daha dirençli.............. Hatta bu çalışmalar sırasında. daha kahraman...... Bu kişi bir süre kimliğini saklasa da sonunda TİKKO merkez komite üyesi Ali Gülmez olduğu ortaya çıkmıştı... Bu konuda t ü m TEM yöneticileri olarak mutabıktık.................... çatışmalarda teslim olmaktansa çatışarak ölmeyi tercih ettikleri söyleniyordu.. daha devrimci gözüktükleri.... Bu eğitimi almayan hiç kimse örgütün yürüttüğü İstanbul'da eylem görev ve olaylara dâhil Bizim edilmiyor... Ev kuşatıldı. davranışlarından militan olduğundan şüphelendikleri bir kişinin kimliğini araştırmak istediklerinde şahıs kaçmaya başlamış..... Bu amacı gerçekleştirmek için aradığımız fırsat Bala t semtinde ortaya çıktı.... Şehri ve sokaktaki yaşamı iyi bilen usta bir militan nezaretinde eğitime tabi tutulan militan. Dev -Sol. ama kovalamaca sonunda yakalanmıştı......... çatışmaya başladılar......... çok ciddi bir eğitimden geçiriliyor du......___________________............_________. kendi örgütü ile çelişkiye düşen herkes Dev-Sol'a geçiyordu........ Dev-Sol'a ait silahlı bir hücre evini tespit etmiştik... polisler hatta de bu onlara kişinin verilmiyordu.. anlatımlarına dayanarak resmen sokak çalışması yapmaya başladılar.. Militanlar sıkışmıştı. Dev-Sol militanlarının da diğer devrimciler gibi olduğunun gösterilmesi gerekiyordu.. mensubu.. polis takibinin ve şüpheli kişilerin nasıl atlatılacağı gibi çok ayrıntılı konuları kapsayan uzun...... Arkadaşlar.... meğer evde çok miktarda patlayıcı madde varmış..iki ay sonra bizimkiler de onların yaşama biçimlerini öğrenerek artık militanlar gibi hareket etmeye başlamışlardı...... Çevrede 174 .. Bölüm: Devlet bir eğitim sistemi vardı..... Bu havanın kırılması. Bizim t i m de artık Dev-Sol'u pek çok yönüyle öğrenmişti.... Bir........ militanlar evde dokümanları yakmaya çalışırken yangın çıkardılar...... Bunda biraz da polisin kendisine karşı silah kullanan kişilere yönelik sert tutumunun da rolü vardı....................._ . sadece aldığı tedbirler ve d a v r a n ı ş 1 a r ı n d a n bir kişinin illegal örgüt mensubu olabileceğini tahmin edebilmişlerdi.. Birçok eski örgüt... faaliyet göstereceği mahalle ve semtlerde nasıl dolaşacağı........ tüm devrimci örgütler açısından bir cazibe merkezi olmuştu...... 1 ....... bir yerden diğer yere hangi tür yolları kullanarak ulaşacağı..

........ Bunlan durdurmak lazımdı ama nasıl ve hangi yöntemle? Eskiden örgüt militanlarını tanımıyorduk ama bir süre sonra ben teknik sistemleri kurunca işler teresine dönmüştü....... tahmin uzak silahlı edebiliyor... Ayrıca bu da fayda etmiyordu..... pencereden indirilen militan kız örgütün SDB timinin komutan düzeyindeki yöneticisiydi. uzun süren çabanın sonunda bir militan kız olay yerine gelen savcıya teslim oldu... Teslim olan militanlardan... Başta Dev-Sol olmak üzere... Militanlar da silahlı eylemler 175 ... idealist.. dünyayı değiştirme gayesinde olan ama yanlış yola sapmış bir kişinin öldürülmesi hiç istemediğim......... suç delillerini bulup sağlamak.............. durdurmanın birkaç yolu vardı...... militan pencereden yardımla evden çıkartıldı..... işe yaramıyordu......_________.... Sonuç itibarıyla boş durmuyorlar. ölen insanların aile fertleri ya da arkadaşları.............. tutuklanmalarını militanlarım cezaevine tutmanın.. olayları bastıryapıp kan dökmekten çemaktaki sert tutumumuzdan Örgüt kârlı çıkıyordu....... tüm aile fertleriyle örgüte yanaşıyor ve hizmet ediyorlardı........ hiç kimsenin istemeyeceği bir durumdu.... tüm silahlı devrimci örgütler güçleniyordu.. çatışmalarda ölü ele geçirmek ama bugüne kadar hep denenmiş olan bu yöntemler çok da. Ölen militanların adlarını taşıyan yeni silahlı birlikler kuruluyordu...... mevcut yöntemlerimizden._ . Bu arada çatışmayı duyup gelen tüm kameralar bu sahneyi çektiler..___________________............ Tutuklamak çare değildi. neye ihtiyaçları olduğunu ve nereden temin edeceklerini hesaplayabiliyorduk..... Özel bir kişiliklerinin olmadığını göstermeye çalıştık.. Bölüm: Devlet güvenlik tedbirlerini alıp teslim olmaları için iknaya uğraştık...... Artık militanları biliyor.......... Öldürmek de bir çözüm değildi............ O gün akşam tüm televizyonlarda bu görüntüler vardı...... Benzeri uygulamalar ile Dev-Sol militanlarının da sıradan kişiler olduğu..... Evde yangın çıktığından merdivenlerden inemeyince... faaliyetlerini izliyor...... Kendi menfaatini düşünmeyen.. yakınları da bu ölümler üzerine militanlaşıyordu... 1 ... her öldürülen kişinin ardından diğer militanlar daha da radikalle şiyor.. intikam yemini ediyordu. Örgüt neyi nasıl yapacaklarım eylemlerden göndermek.......... militanlar cezaevinde daha da radikalleşiyor..

.... Örgütün muhaberesine girmiştik.. Bölüm: Devlet kinmiyoriardı......... Örgütün işleyişim bildiğinizde bu yapıya sızmak.................... Bu bilgiyi de yeni kurduğumuz sistemler sayesinde edinebiliyorduk...... Sonra takip edilmediğinden emin oluncaya kadar (buna temizlenmek diyorlardı) bir süre beklemeye başlıyorlardı... Onların da bir şekilde durdurulması gerekiyordu.. militanları şüphelendirecek şekilde yapılan bir takip üzerine buluşmayı yapacak militanlar bizi at-latmcaya kadar boş boş gezinmeye başlıyorlardı ve bu birkaç gün bu şekilde devam ediyordu..... Artık birinci hedefimiz Dev-Sol militanlarım yakalamak.. Dev-Sol örgütünü bir anda çökertmek fiilen imkânsızdı ama onları rahat faaliyet gösteremez hale getirmek mümkündü... mutlak gizlilik uygulayan. Legal faaliyet gösteren örgütlerin çalışmasına mani olmak kolay değildir ama tamamen yer altına inmiş.. Takip edilmediklerinden emin olunca yeniden bir buluşma ayarlayıp buluşma yerine gidiyorlardı...... hapse atmak veya öldürmek değildi. 1 . Hedefimiz örgütü çalışamaz hale getirmekti............... onu belli oranda denetlemek ve onları çalışamaz hale getirmek göründüğü kadarda zor değildir......... Çare örgütü işlemez hale getirmekti... Uzayan işler...___________________................_ .................. Bir süre eylem yapamayan militanlar örgütten soğuyacak ve yavaş yavaş örgütü bırakacaklardı......... Silahlı birliklere yeni alınacak bir militan belli olup buluşma yerine gittiğinde......... üst düzey yöneticilerin yurtdışı ile olan haberleşmelerini deşifre ediyorduk...... bu hayati bilgiler bize militanların tüm davranış ve eylemlerini önceden bilme imkânı veriyordu. katı hiyerarşik yapıları durdurmak için sadece bilgiye ihtiyaç vardır...... yani yeni yöntemler bulmalıydık.. zamanında yapılamayan eylemler...... acabaların cevabı için birkaç hafta beklemesi gerekiyordu. Bu defa buluşma yerine yakın... Her konuda aşırı tedbirli olan örgütün.... yol 176 ............._________........... müdahalelerimizden sonra kafasında beliren soru işaretlerinin. oluşturulan düzende aksayan her iş militanların motivasyonlarını azaltıyordu.. Dev-Sol'un plan ve programlarını öğrendiğimiz an çeşitli müdahalelerle küçük ama engelleyici sorunlar çıkarıyorduk......

........ 1 .. onlar büyük bir iştahla yeni silahları almayı beklerlerken biz silahları alacakları kaçakçıları daha yeni yola çıktıları yerde yakalıyorduk.......... nerelere sirayet ilişkileri bilemeyen militanlar yeniden dağılıyor. motivasyonları düşüyor........... donduruyor.... Bölüm: Devlet üstünde şüpheli davranışları nedeniyle üzerlerini arıyorduk.......... Silah ya da mermi almak istediklerini öğrendiğimizde... il merkezine gidip başka bir otobüse binmiş................. Fakat yolda indiği zaman ovada karşılaştığı tarlasını traktörle süren çiftçinin de polis olduğundan emin olduğunu yazacak kadar paranoya içine girmişti.. örgütün en üst yöneticilerinden Faruk X.. Bunun üzerine yeniden buluşmayı gerçekleştirmeyip gezinmeye başlıyorlardı......... hatta uzun uğraşılar sonunda oluşturdukları hücre evlerini (her ne kadar bil-mesek dahi) polisin bilme ihtimaline karşı boşaltıyorlardı. zaten fazla maddi imkânlara da sahip değillerdi............. edeceğini Operasyonun nerede başladığı.._________.................. Muş ovasında seyahat ettiği otobüsten inmiş. örgüt mensubu olduğunu bildiğimiz.... bazılarını suç delilleriyle birlikte yakalıyorduk..... Bizim plan ve programımız dışımızda da polisin bazı rutin faaliyetlerini kendilerine yönelik bir takip veya operasyon olarak düşünen militanlar sürekli olarak takip edilme korkusu duyuyorlardı........................ belirsizlik ve hareketsizlikten yoruluyorlardı. Bu döngü 15-20 gün........ O ve onunla irtibatlı militanlar yeniden temizlenme işlemine başlıyor... hatta bazılarının görünmeyen biri tarafında takip ediliyor olma hissinden olsa gerek psikolojisi bile bozuluyordu.. operasyonlar düzenliyor. örgüt dokümanlarında okuduğumuza göre..___________________. bazen aylar sürüyordu..... Bu 177 .. Bir araya getirilmeye çalışılan militanlar aylarca bir araya gelemeyince..... beklemekten... yolda otostop çekerek başka bir araca binmiş.. ama daha fazla ayrıntılı bir bilgiye sahip olmadığımız şüphesini yaratıyorduk...... Bunun yanında eylem hazırlığında olan militanlara yönelik küçük..... Eylem yapmayı düşünen militanlardan birini ihbar ya da şüphe üzerine durdurup kısa süreli alıkoyarak........ olayı tam öğreninceye ve şüphelendikleri yerlerin ve kişilerin takip edilmediğinden emin oluncaya kadar uzunca bir süre eylemde bulunamıyorlardı........_ ...

..... Böylece hem maddi kayba uğruyorlar hem de aylarca süren beklentileri sanki tesadüf bir olayla suya düşüyordu......... örgütün silah temin etmesine ve silahlı eylem yapmasına mani olundu......_. Bölüm: Devlet durumda yeniden arayışa girip yeni silah temin noktaları a ray a bil i rlerd i......... Sonuç olarak teşkilat olarak harikalar yaratıldı.................... bunlar üzerinde hem militanlara ulaşabilir.. S uni sorunlar......... bu da bu süre zarfından yine beklemeleri demek oluyordu....... tam silaha ulaşacakları an veya silahlar daha depolanırdayken adamlarına dağıtılmadan yakalıyorduk...... Fakat bizim amacımız basit hareketlerle engelleyebildiğimiz ya da geciktirebildiğimiz kadar eylemleri engelleyip geciktirmekti........._________... süreyi uzatıyor...... örgüt lideri Dursun Karataş'ın benimsediği yöntemlerin örgüte zarar verdiğini iddia ederek onu bir odaya hapsedip yönetime el koydular........... bir biri ile buluşamayam sistemli çalışamayan ve takip edilme korkusuyla sürekli saklanan militanlar demoralize oluyor................ olmaması silah açısından alımları kalmalıdır.... patlayıcı.___________________. moral bozukluğu ise örgütü için için yiyordu. Yeniden silah alma pazarlığı yapmak vs............. özel bir lojistik kanalından silah alacaktı.... bu gün bu operasyonların anlatılması deşifre hem bazı kişilerin güvenliğini şimdilik sır sıkıntıya sokabilir hem de bazı yöntem ve sistemler halen daha kullanılabileceğinden operasyonlar engellendi.... örgütün silah alma ağına girmemiz gerekiyordu......... işler aylarca sürüyor..... almak istiyordu........ Burada bu amaç doğrultusunda yapılanların hepsini ayrıntılarıyla anlatmak mümkün değil............... Dev-Sol örgütü içerisinde çatışmalar ortaya çıkmaya başladı................. 178 ...... çünkü bu silahlar örgütün tüm silahlı birliklerine dağıtılacaktı._ .... Örgütün lider kadrolarından Bedri Yağan ve yanındaki üst düzey militanlar.... Dev-Sol sürekli her türlü silah.......... hem eylemlere mani olabilirdik..... vs.............. 1 ... Haliç'te Yaşayan Sı m onla:... îyi bir plan gerekiyordu... Bu istihbar! bilgi bizim için önemliydi.........._.... Fakat şunu söyleyebilirim ki gerçekleştirilen çok etkin sayesinde örgütün büyük oranda Bu arada inanılmaz bir mucize gerçekleşti....... kontroller yaratarak onları engelliyor.......... Uzun süre silah bulamayan.........

.. anlam veremediğimiz bir hazırlık vardı..............._ .... Legal dergi ve dernekler ise Dayı grubunda kalmış...... Terörle Mücadele Şubesinin de operasyon... O zamanlar İstanbul'daki tüm illegal alanlar ve faaliyetler sorumlusu olan Abla kod adlı (Hatice Er anıl..... Örgütün Bekaa kamplarındaki militanları ve Türkiye'deki yeraltındaki silahlı tüm militanları darbeci gruptan olmuş... Bölüm: Devlet Suriye Lübnan kamplarındaki ve İstanbul'daki yönetici kadrodaki militanları Avrupa'ya çağırıp toplantılar yapıyorlardı....___________________....... sonradan kimliği öğrenildi) militanı ve onunla irtibatlı kişileri izliyorduk.......... bu grubun lideri olan Bedri Yağan in yanında yer almışlardı. Bu zamana kadar gelişmelerden bizim istihbarat şubesi A bürosunun dışında fazla 179 .. örgüte ait tespit ettiğimiz üç tane hücre evi olmuştu ve bu evlerdeki militan sayısı her gün artıyordu........ İrtibat kurduğu her yerde örgüt içerisinde darbe yapıldı. çünkü gece evlere operasyon düzenlenirse hepsi silahlarını kullanacağından çoğu ölü ele geçecekti.... Sonunda Dursun Karataş zorla tutulduğu yerden serbest bırakılınca kaçmış............................. Biz tam bu sırada Dursun Karataş'ın serbest bırakılmasından kısa bir süre önce örgütteki bu bölünmeden haberdar olduk. Takip ettiğimiz bazı kişilerin gizili çekilen fotoğraflarından geçmişte birçok olayın faili olmuş önemli militanların bulunabileceği kanaatine vardık ve operasyon yapmaya karar verdik... Dursun Karataş genellikle gıyabında Dayı kod adıyla anıldığından örgütte Dayıcılar ve Darbeciler olmak üzere iki grup oluşmuştu................... zorla yönetime el konuldu diyerek herkesi ayağa kaldırıyordu........ Örgüt içerisinde sürekli bir hareketlilik vardı...... 1 . eski lider Dursun Karataş i destekliyordu... ciddi eylemler olabilirdi...... örgüt içerisindeki ayrılık bölünmeye doğru gidiyordu... Fakat o kadar takip edilen hedef vardı ki hepsini................................ Türkiye'de Dev-Sokun legal yayınevi görünümündeki dergi ve derneklerle irtibat kurarak ülkedeki mili tanlardan yardım istemişti...... arama ve sorgulamalar için hazırlık yapması gerekiyordu.. Artık operasyon yapacağımızı diğer birimlere anlatma zamanı gelmişti........_________.. Bir kez silahlar patladı mı durdurmak imkânsızdı. aynı anda ve gündüz sokakta almalıydık..

..... Necdet Bey de bu kadar ısrarım üzerine "Tamam sana bir gün daha müsaade...." dedi.... Operasyon kararından tam iki gün geçmesine rağmen biz hâlâ operasyonu erteliyorduk... gerekçelerimi anlatarak biraz süre istedim. çok kısa süren bu konuşmada hiç isim geçmemesine rağmen Abla'mn bir konuyu nasıl yapalım diye bu kişiye danışması üzerine (Türkiye sorumlusunun ancak genel yöneticiye fikir soracağı düşüncesi ile) hiç tanımadığı............... içine de Bedri yi tanıyan birini yerleştirdik................ Bunun için de bu evi takip edip evden çıktığında bu kişinin gizlice çekilen fotoğrafını tanıyanlara teşhis ettirmeyi düşünüyordu............. operasyonun bir iki gün geciktirilmesini istiyordu... Bu kadar militanın bir arada bulunması. tam operasyon yapacağımız sırada dışarıdan geldiği anlaşılan ve militanların özel bir önern verdiği bir kişi.... istiyordu............... Bunun üzerine bana şu fıkrayı anlattı: Salamon'un komşusuna borcu varmış ve ertesi gün ödemek zorundaymış ama ödeyecek durumda olmadığından gece bir türlü uyuya m ıy o r m u ş........ Çünkü Abla'mn yaptığı bir telefon konuşması yakalanmış.._________. haklıydı da.. Planlarımızı yaptık... ama bir defa olay bizim şubenin dışına çıktı mı durdurmak kolay olmuyordu. Emniyet Müdürümüz Necdet Menzir bizleri topladı ve bir an önce operasyonun yapılmasında ısrar etti....... 1 ....... Bir defa yakalamaya başladık mı tüm hedefleri kısa sürede tek tek almalıydık yoksa 180 ..___________________...... gündüz tüm hedefleri takibe başladık....... ben yatmaya gidiyorum......... Abla kod adlı örgütün Türkiye sorumlusu............... Kocasının bu endişeli halini gören eşi komşusuna Salamon yarın borcunu ödemeyecek diye bağırdıktan sonra kocasına dönüp şimdi sen rahat uyu bu defa da borcunu ödemeyeceksin diye o uykusuz kalsın demiş. hadi şimdi sen düşün bakalım. Bu olayı takip eden büro amiri bu gelen kişinin çok önemli olduğunu düşünerek...... militanın kaldığı eve yerleştirilmişti.... hata yapmamalıydık.._ ....... şimdi sen ne yap ne et beklediğin şeyi bir günde yap........ daha önce sesini duymadığı bu kişinin darbecilerin lideri Bedri Yağan olduğuna inanıyordu ve bundan emin olmak... Bölüm: Devlet kimsenin bilgisi yoktu... her an bir eylem olma ihtimali operasyon isteğini artırıyordu. Ertesi gün Bedri'nin olduğu evin önüne gizli gözetleme aracını koyduk.....................

Gece geç saatte bu eve operasyon ekipleri baskın yaptı._ . Beni istihbarat birimine almak istediklerinde "Emin misiniz? Ben istihbarat yeteneklerine sahip biri değilim.... Ama asıl Bedri olduğunu tahmin ettiğimiz kişi hiç sokağa çıkmıyordu._ _... O gün şansımız yaver gitti..... Bir iki yakalamada meydana gelen boğuşmalar haricinde hiçbir şey olmamıştı.... diğeri ise Ìstanbul ve tüm illegal faaliyetlerin SDB komutanı 181 .......... saat 14'te tüm takip ekipleri ile yaptığımız telsiz temasında bütün gruplar uygun durumdaydı. ama genellikle uğradıkları yerleri ve kullandıkları yolları bildiğimizden tekrar hemen bulabiliyorduk. O gün hepsi pro_....... Gündüz operasyon başlamıştı...... Tüm militanları yolda.... ama bu eve mutlaka gece girmek mecburiyetindeydik..... ...... bizim takip ekipleri yeri ve kişileri gösteriyor...... birinci buluşmaya karşı taraf gelmezse alternatif buluşma için o militanı beklemeliydik......... bu kadar çok sayıda silahlı Dev-Sol militanı ancak Lübnan Bekaa kampında bir araya gelebilirdi... akşama kadar bekledik ama görme imkânı olmadı....... _ Devlet Bölüm: fesyonel 22 tane SDB militanı yakaladık..1.............. belki operasyon ve soruşturma derseniz kendime güvenebilirim ama istihbarat konusunda kendimi hiç yetenekli bulmuyorum.. ölülerden biri Bedri Yağan....... İşte o gün de her hesaplamaları yapıp her alternatifi hesaplamıştım............. Bölüm: Devlet bütün örgüt alarma geçebilirdi.. ......." demiştim.. çünkü operasyon planı yapmak tam bana göre bir işti....................._______............. Bir satranç oyunu dikkatinde her hamleyi iyi ölçüp tartarak karar vermeye mecburduk. 1 . evde kaç kişinin olduğunu da bilmiyorduk..____......... 6 Mayıs sabahı başlayan takiplerde buluşmalara gelecek diğer şahısları da yakalamayı d üşü n düğü m üzde n en uygun zamanı bulmalıydık.. Bazen takip ettiğimiz hedefleri kaybediyorduk.....___..___. Eğer bu kişileri yakalamak için gece evlere girerek operasyon yapsaydık büyük bir kısmı ölü ele geçebilirdi..... ........... operasyon birimleri de yakalıyordu..................... kısa süre sonra çatışma çıktı..... 6 kişi ölü ele geçirilmişti...._________......___...___...___________________.. sokakta uygun ortamlarda tek tek almaya başladık.. .

... Yalnızca bu olayın irdelenmesi ve tam manasıyla aydınlatılması ve faillerinin yargılanması bile Türkiye de Susurluk ve Ergenekon anlayışının teşhiri ve ne olduğunun anlaşılması açısında yeterlidir..... lider Dursun Kartaş'ın yöntemleri sayesinde geri gittiğini ve kendisinin başa geçerek örgütü şaha kaldıracağını düşünmüş ve bu yönde tüm silahlarını (hatta şehir ortamında kullanılması mümkün olmayacak roket atarlarını) ve kamplarda bulunan tüm militanlarını toplayarak nasıl eylem yapılırı göstermek olsaydı............. Eğer operasyon yapılmamış kısa süre içerisinde eylemlere başlayarak İstanbul'u cehenneme çevireceklerdi. Bu olay Bedri Yağan grubunu daha henüz doğmadan bitirmişti..... Ev sahibi karı koca.... Bölüm: Devlet konumundaki Abla kod adlı Hatice Eranıl'dı..._________.. Hatırladığım kadanyla 40'a yakın roket mermisi ve 7 adet roket atar silah bulunuyordu.... Bedri Yağan örgütün tüm silahlı birimlerini kendine bağlayınca İstanbul'da eylem yapamayan örgütün.. Daha sonra diğer evlerde ve tespit ettiğimiz adreslerde aramalar yaptık. O kadar çok silah..___________________....... adlarına ev ve işyeri aldığı bir aile görünümümdeki örgüt mensupları idi........ \)\x ifadeler lıcjp resmi kalıplar içerisinde kaldığı için belki şimdi 182 ............ Cem Ersever Olayı Cem Ersever'in öldürülmesi Güneydoğu'daki olayları veya Türkiye'deki iç güvenlik anlayışını (veya JİTEM anlayışını) birçok açıdan ibret alınacak şekilde gözler önüne seren bir olaydı.... Cem Ersever'in öldürülmesi ile ilgili olarak Meclis Susurluk Araştırma Komisyonunda ve daha sonra adliyede geniş olarak ifade verdim am................................... failleri yargılanamadı............... için İstanbul'a gelmişti. Ama maalesef her şeyi ile açık ve net olmasına rağmen bu olay hâlâ istenilen seviyede soruşturulup.._ . roket atar RPGler.... ama Dursun Karataş da boş durmuyordu.... roket mermileri ve daha pek çok silah vardı.. patlayıcı malzeme ve mühimmat bulduk ki gözlerimiz bu kadar cephanenin varlığına inanamadı.................. Bu karı kocaya ait bir markette arama yaparken nasıl bir tehlike atlattığımızı anladık. 3.. Bu market Bekaa kampından getirilmiş silahlarla doluydu.. İşte o zaman anladık ki... kalaşnikoflar.......................... 1 ............ örgütün legal alanda kullandığı... diğer makineli tüfekler.

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olayı bir hikâye ya da bir film senaryosu içerisinde anlatmak ve daha iyi anlaşılır hale getirmek gerekiyor. Cem Erseveri ne zaman tanıdım? Eruh ve Şemdinli ilçelerinin 15-16 Ağustos 1984'te PKK gerillaları tarafından basılmasından sonra Güneydoğu illerini terörle mücadele ve istihbarat açısından desteklemek amacıyla yapılan çalışmalarda, ben de çalıştığım Mersin Terörle Mücadele Şubesinde mimlenip Önce İstihbarat Daire Başkanlığının açtığı Yeraltı Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele (YYFM) kursuna alındım. Daha sonra, 1984 yılının son günlerinde de bir grup arkadaşımla birlikte tayinim Diyarbakır'a çıktı ve hemen gidip göreve başladım. Yeni atanan grubun amiri bendim, ekip halinde hızlı bir şekilde Güneydoğudaki olayları öğrenmeye çalışıyorduk. Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekiliydim ama Diyarbakır'dan çok tüm Güneydoğu bölgesinde görev almak gereğini duyuyordum veya Genel Müdürlük de bana biraz böyle bir görev biçiyordu. Tabii sıkıyönetim komutanlığının Diyarbakır'da olması, bölgesel düzeyde bir görev olması ve bizim sıkıyönetim karargahında bulunmamız da böyle bir imkânı bize veriyordu. Göreve başlamamdan birkaç gün sonra, SASON operasyonu olmuş ve Ali O zan soy isimli örgütün önemli kadrolarından Sason bölge komitesi sorumlusu, geniş bilgi birikimine sahip entelektüel bir örgüt yöneticisi yakalanmıştı. Ali Ozansoy'un ilk sorgulanması sırasında PKK'nın kuruluşundan o güne ka-darki (yani 1985 yılı itibariyle) geçmişini, varlığını, yurtdışı ve yurtiçi faaliyet ve hedefleri, bu yeni çıkışının amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bir bütünlük içerisinde kapsamlı olarak anlatan ifadesini bir videobanda kaydetmiştik. Sonra bu kaydı sistematik yazılı bir metin haline getirip, bölgedeki görevlilere dağıtarak herkesin PKK hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamıştık. Bu farklı bilgi alma yöntemi, PKK'yı çözen ve herkese PKK'yı gösteren faaliyetimiz bize önemli bir güç ve bilgi kazandırmış, aynı zamanda Sıkıyönetim Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü düzeyinde farklı bir bakış açısı edindirmişti.

183

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

O güne kadar bazı terör faaliyetleri gerçekleştirilmiş, Eruh ve Şemdinli ilçelerinin basılmış olmasına karşın güvenlik kuvvetleri karşılarındaki grubun, PKK'nın amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bilmiyordu. Hatta birçoğu Eruh ve Şemdinli baskınlarını Suriye'den gelen insanların yaptığını zannediyordu. Eruh Şemdinli baskınından sonra bölgeye gönderilen Güvenlik Kuvvetlerinin aldığı ilk ifadelerde çok ilginç noktalar vardı. İnanılmaz ve tuhaf bir biçimde ifade alınmıştı; olay bir türlü kavranamamış, olayın ne olduğu hakkında bir fikir sahibi olunamamıştı. Bu yüzden tüm yönleriyle almış olduğumuz Ali Ozansoy'un ifadesi, PKK'nın ne olduğunu, ne yapmak istediğini, gelecekte PKK'nın neler yapacağını, hedeflerinin ne olduğunu ortaya koyan çok önemli bir belgeye dönüşmüştü. PKK'nın yeni süreçteki çıkışı, o güne kadar daha derli toplu anlatılmamıştı. İlk yıllarda Diyarbakır'da fazla bir PKK varlığı yoktu, daha doğrusu Alaattin Zuhurlu ve bölge halkından birkaç arkadaşından oluşan bir gerilla grubu vardı ama onlar da pek fazla etkin değillerdi. Eylemsel olarak da fazla bir şey yapmamışlardı, daha çok keşif, belki bölgeyi tanıma gibi faaliyetlerde bulunuyorlardı. Bizim Genel Müdürlük adına PKK faaliyetlerinin daha yoğun olduğu birçok yere (Siirt, Hakkari ve Şırnak bölgelerine) gidip oralarda inceleme yapma imkânlarımız vardı. Güneydoğu illerini gezip tanımaya ve oradaki meslektaşlarımızla veya askeri yetkililerle ya da sıkıyönetim O görevlileriyle Siirt'te görüşerek Emniyet PKK hakkında Mücadele bilgi Şube toplamaya yönelik bu tür inceleme çalışmalarının birinde Siirt'e gittik. zamanlar Terörle Müdürümüz Cafer Şahin'di. Bu konulara yatkın ve yetenekli biriydi. Zaten daha önce Ankara Asayiş Cinayet Masasında çalışmış, siyasi örgütleri sorgulamış olduğundan bu konuda oldukça donanımlı biriydi. Cafer Şahinin örgüt mensupları, onların faaliyetleri, kod isimleri vs. hakkında tuttuğu küçük not defterinin bir fotokopisini almıştım. Bu defter bizim çok işimize yaramıştı. İşte o arada birileriyle konuşurken, Siirt Jandarmasında sorgu operasyonları işlerine bakan Cem Erseverle karşılaştım. O zamanlar üsteğmen 184

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet bizden bazı

veya

yüzbaşıydı.

Karşılaştığımızda, Genel

nereye

gitse

hep

bahsedildiğini Beytüşşebap'a anlamaya örgütün

söyledi. gidiyor,

Müdürlük

adına

yapılacak ve

görevler dolayısıyla defalarca Şırnak'a, Hakkari'nin en ücra ilçesi buradaki Biraz da meslektaşlarımızla belki Diyarbakır oradan halkla görüşerek bölgeyi ve insanları tanımaya, olayların iç yüzünü çalışıyorduk. pek etkin bölgesinde gelmenin olmamasından dolayı

rahatlığıyla etrafta çekinmeden dolaşıyorduk. Birçok insan oralara gelip gittiğimizi ve adımızı biliyordu ama bizi polis değil de daha çok Milli İstihbarat Teşkilatının elemanı zannediyorlardı. Çünkü polisin oralarda dolaşması pek alışılmış bir şey değildi. Siirt İl Jandarma Alay Komutanlığı bölgesinde çalışan Cem yüzbaşı da tüm bölgeyi dolaşan, bölgede olup biten her şeyi kontrol eden gözü kara biriydi. İşte bölgede dolaşırken Siirt'teki bütün köylerde, mezralarda bizim adımızı duyduğunu söyledi. Bir süre Cem'le sohbet ettik. Kısa süre içerisinde onun işine sarılan, bütün mesaisini ve zamanını her şeyiyle canı gönülden işine adayan, sürekli işi takip eden, olayları çok önemseyen ve bu davaya inanmış biri olduğu kanaatine vardım. O da belki bende belli şeyleri gözlemlemişti. İlk karşılamamızla birlikte aramızda aynı inanç ve düşünceyi paylaşan insanların yakınlığı ve samimiyeti oluşmuştu. Görevle ilgili her konuda rahat konuşabileceğim, derdimi rahat anlatabileceğim, farklı konularda tartışıp fikir birliği kurabileceğim biri gibi görünüyordu. Çünkü biz bütün varlığımızla, bütün mesaimizle üzerinde olduğumuz işe odaklanmamız gerektiğine inananlardandık. O da bu anlayıştaydı. Daha sonraki dönemlerde çok sık görüşemedik. Çok nadiren birkaç defa karşı karşıya gelmiştik. Ama kendimizi birbirimize çok yakın hissediyor, her karşılaşmamızda kimseyle paylaşmadığımız sırlarımızı birbirimizle paylaşabiliyorduk. Aradan epey bir zaman geçti. Bu arada Şırnak'ta bir iki defa karşılaştık zannediyorum. O karşılaşmalarımızda çok daha kızgındı. Özellikle askeri birimlerin şuurlu, makul ve Hatta mantıklı ilginç şekilde hareket edemediklerinden daha sonra bahsediyordu. denemeler yapıyordu,

185

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

uyguladığı bu yöntemlerin bazılarından yazdığı bahsetti.

kitaplarda da

O zamanlar Şırnak Uludere arasında gelip geçen herkes askerler tarafından sürekli kontrol ediliyordu. Durdurup araçları arıyorlar, yolcuların nereden gelip nereye gittikleri ve isimleri defterlere kayıt ediyorlardı. Ve tabii herkesten kimlik soruyorlardı. Cem kendisi için, PKK'nm o zamanki en önemli yöneticilerinden Duran Kalkan veya herkes tarafında Selim Hoca diye bilinen Selahattin Çelik gibi birkaç insan adına sahte kimlikler hazırlamıştı. Bir gün Cem otomobile sivil olarak binmiş, otomobil kontrol için durdurulduğunda askerlere kendi kimliği yerine bir seferinde Duran Kalkan'm, başka bir sefer de Selahatin Çelik'in kimliğini göstermiş, kayıtlara da bu isimler geçmişti. Daha sonra tugay yetkililerine gidip, Şırnak'taki kontrol noktalarından Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'm geçtiğini söyleHaliç'te Yaşayan Simonlar........_________......._.........._... ____. _______________.........

misti. Bunun üzerine askerler Şırnakln giriş ve çıkışında gelip geçen herkesin kimliklerinin yazıldığı defterleri getirip baktıklarında gerçekten Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'ın adları yazılıydı. Cem'in göstermek istediği durum da buydu. Kontrol noktalarında bölgelere girip çıkanların adı yazılıyor, kimlikleri kaydediliyordu fakat örgüt mensupları, yöneticileri hakkında hiç kimse bilgi sahibi olmadığından örgütün yönetici kadrolarından ya da aranan bir kişi bile bu kontrol noktalarından çok rahatça geçebiliyordu. İsimler hakkında bilgi sahibi olmadan yapılan bu kontrol ya da kayıt tutmaların hiçbir işlevi olmuyordu. İşte Cem bu türden denemeler yapmıştı, kendisi bana bunları anlatmıştı, hatta daha sonra kitabında da benzeri şeyleri okumuştum. Kabına sığmayan sürekli koşturan biriydi. Bu bölgedeki terör olayları nedeniyle hepimiz örgütün yeri ve faaliyetleri hakkında istihbarat almaya çalışıyorduk. Bazı insanlar da bu durumdan istifade etme gayretindeydi. Cem yüzbaşı (bir müddet sonra binbaşı olmuştu sanıyorum) bunlardan bir kısmını deşifre etmişti. Bu insanlar önce Jandarma, Emniyet veya diğer 186

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

istihbarat birimlerine gidip şu kişiler PKK'ya yardım ediyor, şu gün PKK mensupları onların yanına geldi, şu olayda kılavuzluk yaptılar, şu kişi şu olayda PKK mensuplarına Öncülük yaptı gibi ihbarlarda bulunuyorlardı. Sonra ihbar edip yakalattığı kişilerin evlerini ziyaret ediyor, polis ve askerlere rüşvet vererek onları kurtarabileceklerini söyleyip ailelerinden para alıyorlardı. Ardından Jandarmaya ya da Polise gidip, bu kişilerin devlete çalışarak PKK hakkında tekrar bilgi aktaracaklarını söyleyerek onların salıverilmesini sağlıyorlardı. Masum insanları örgütle irtibatlı oldukları iddiasıyla yakalatıp daha sonra onları kurtarma vaadiyle yakınlarından para alan bu kişiler bu işi meslek haline getirmişlerdi. Bu yöntem maalesef bu bölgede çok yaygındı. Kimileri de önce jandarmaya gelip bir müddet bilgi vererek Jandarmayı oyalıyor, sonunda verdiği bilgilerin yanlış olduğu ortaya çıkıyordu. Bu defa Emniyete gidiyor, bir süre aynı şekilde emniyet mensuplarına bilgi veriyor, Emniyet bu kişilerin sahtekâr olduklarını fark edince bu kez Milli İstihbarat Teşkilatına yönetiyorlardı. Orada da bu insanların üçkâğıtçı oldukları anlaşılmcaya kadar epeyce bir zaman geçiyordu. İşte Cem binbaşı bunlardan bazılarını ilçe merkezlerine götürüp, "Sizi ihbar eden, hakkınızda iftira atan ve bize ihbar mektubu yazan üçkağıtçılar, sahtekarlar bunlar," diyip onları yerinde teşhir etmişti. Yine "Ben ihbar etmeme rağmen kimse gitmiyor, Cudi Dağı X bölgesinde PKKlılar var," diyen bir köylüyü, söylediğinin yalan olduğunu bilmesine rağmen gece önüne katıp Cudi dağına operasyona tek başına gidecek kadar gözü kara idi. İşte Cem böyle biriydi. Bir müddet sonra JİTEM'in kurulmasıyla birlikte, Cem'in ve bazı subayların JİTEM'in kurucuları arasında olduklarım duydum. Cem'in kendisi de bu faaliyetlerin içerisinde olduğunu söylemişti. O ilk başta Silopi birkaç bölgesindeydi, üsteğmen ve yanında yüzbaşı Arif Doğan vardı. Muhtemelen o zaman Arif Doğan daha üst rütbedeydi. Cem ve yanındaki beraber çalışıyorlardı. Kendilerine bir helikopter verilmişti. Kuzey Irak'taki yönetimlerle 187 kahvelerin orta

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

görüşerek PKK hakkında bilgi toplama faaliyetlerini organize etmeye çalışıyorlardı. Bir defasında Kuzey Irak'ta irtibat subayı gibi görev yapaklarını da duymuştum. Bir süre sonra Cem binbaşının elemanlarının Silopi, Cizre ve Şır-nak bölgesinde bulunduklarını ve faaliyet gösterdiğini duydum. Kimi zaman karşılaşıp konuşuyorduk. Bir müddet sonra Cem binbaşı Olağanüstü Hal Asayiş Kolordu Komutanlığının JİTEM Grup Komutam olarak atandı ve bir yıla yakm burada görev yaptı. O süre içinde bir veya iki defa kendisini ziyarete gitmiştim. Yanında askeri personel olarak, daha sonra adı JİTEM faaliyetlerinde adı geçen bazı subayları farklı kod isimleriyle tanımıştım, ayrıca askerlik görevini yapan itirafçılar da bulunuyordu. Bunların bir kısmı daha sonra uzman olarak veya farklı görevlerle resmi kadrolar alarak Cem'in yanında çalışmaya devam etmişlerdi ama daha çok istihbarat toplama faaliyetlerinde bulunuyorlardı. O da bir veya iki kez benim ziyaretime gelmişti, tabii bu karşılıklı görüşmelerimizde birbirimize itimat ettiğimizden her şeyi çok rahat konuşulabilir yorduk. Cem bir gün bana illegal örgüt mensuplarının bazılarını gizli yakaladıklarını, sorguladıklarını söyleyerek onlardan aldığı silah ve malzemeleri gösterdi. Sorgulanan bu insanların akıbetlerinin ne olduğu konusuna açıklık getirilemiyordu, fakat dolaylı olarak sonucun ne olduğu tahmin edilebiliyordu. Cem PKK ile mücadele etmek için kanun dışı her türlü yöntemin kullanılması gerektiğini, normal yol ve yöntemlerle bu işin başarılamayacağını ima etmeye, anlatmaya çalışıyordu. PKK ile ancak böyle mücadele edilebileceğini çünkü bu kişilerin mahkemelerde ceza almadığını, korktukları için kimsenin onların aleyhine şahitlik yapmadığını ve davacı olamadığını, olaylar gece gerçekleştiği için kimsenin bir şey görmediğini, hatta onlara destek veren kişilerin suçlarının hukuki olarak ispatlanmasının ve cezalandırılmasının çok zor olduğunu ve bunun sonucunda suç işlemeye devam ettiklerini, bunun için bu kişilerin infaz edilmesi yöntemlerinin kullanılması gerektiğini, bu örgüt mensuplarının ancak bu tür yöntemlerle durdurulabileceğini 188 çok hararetle

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

savunuyordu. Bunun üzerine ben anlattığı yöntemlerin doğru yollar olmadığını söyledim. Çünkü bu bölgedeki PKK varlığının artmasında birçok kişinin olumsuz faaliyetinin payı olduğunu, bunun içerisinde bu bölgede çalışıp rüşvet yiyen, hatta koruculuk faaliyetlerinde bile silah dağıtılırken para alan kamu görevlileri olduğunu, PKK'nm bu açıkları kullanarak taraftar bulduğunu belirterek terör olaylarının artmasında etkili olan buna benzer yüzlerce başka olayı anlattım. "Burada suçlu kim? PKK'ya ekmek veren, onlara yardım eden köylü mü, yoksa burada rüşvet mekanizmasını çalıştırmak suretiyle yanlış uygulamalar yaparak toprak ağalarına ya da nüfuzlu insanlara karşı köylüleri yalnız bırakıp PKK'nm kucağına atanlar mı?" diye sordum. Cem "Evet sen haklısın," dedi ama sonra elini boynuna götürerek "Ben burama kadar bu işe battım, bana anlatma. Bu işte var mısın, yok musun?" dedi. Ben "yokum" demekle kalmadım, yine ısrarla bu yöntemlerin olayları daha da azdıracağım, bizim legal yöntemler dışına çıkmamamız gerektiğini kendisine epeyce anlattım ama o kanunsuz yöntemlere kesin inanıyordu. Bir müddet sonra iki itirafçı ve bir arkadaşıyla (bunlardan bir tanesi sanıyorum A.A. idi, önce itirafçı olup devlete sığındı, devlet içindeki yanlışları da gördükten sonra yurtdışına çıktı, orada hem PKK hem de bu olaylarla ilgili tarafsız ve kapsamlı bilgi ve gözlemlerini çeşitli gazetelere anlattı) yanımıza geldi; dört kişilerdi. O zamanki HEP adlı partinin binasında açlık grevleri yapılıyordu ve polis açlık grevlerinin olduğu yerde bekliyordu. Binanın yakınlarına patlayıcı madde koymayı düşündüklerini, herhangi bir polisin veya bir devlet görevlisinin zarar görmesini istemediklerinden oradaki polisin çekilmesini, bu konuda yardımcı olmamı istediler. O gün uzun uzun konuştuk, böyle bir şeyin olamayacağını, bu yolun doğru olmadığını kendisine dilimin döndüğünce anlattım. Cem hararetle bu tür şeylere taraftardı. Aslında o zamanlar yeni gerçekleştirilmiş bazı infazlar vardı ama onların yaptığını pek tahmin etmiyordum. PKK'nm legal yayını görünümündeki bir dergi yayınlanıyordu. Derginin bulunduğu binaya gidilerek dergi tahrip 189

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edilmiş ve buraya patlayıcı madde konmuştu. Bu arada o zamanki Baro Başkanı ve PKK'yı desteklediği söylenen bir kişinin, polis lojmanlarının hemen yakınında Ofis semtindeki arabasının altına patlayıcı konmuştu. Telsizlerle anonslar edildi. Şüpheli bir aracın plakası verilmişti. Bir iki dakika geçmeden telsizi dinlediğimde polis ekipleri plakası verilen aracı durdurmuş, aracın içerisinde Jandarma Asayiş Komutanlığı JİTEM'de çalışan itirafçılarla bazı asker ve subayların olduğu bilgisi verilmişti. Merkez aracı ve içindekilerin bırakılması talimatını verdi. Bu olayla birlikte artık zihnimde başladım. Yine bir süre sonra HEP Diyarbakır il başkanı Vedat Aydın Diyarbakır Şehitlik semtindeki evinden polis görümündeki kişiler tarafından Emniyete götürüleceği söylenerek kaçırılmıştı. O zamanlar Cem'in yanındaki bazı kişilere uyan bir eşkâl tarif ediliyordu. Bu eşkâllere göre faillerin Cem'in yanında çalışan insanlardan yordu bazıları olabileceği kanaati bende de uyanmıştı ama tam olarak netleşmemişti. Olaylarla ilgili tahkikat yapılıştırmada Ankara'dan görevli olarak gelen insanlar da bulunuyordu. Diyarbakır'daki soruşturmanın başına o tarihte Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hüseyin Kocadağ verilmişti. Bir gün polis evine gittiğimde bir kenarda çalışma yapıyor, kendi aralarında konuşuyorlardı. Ben de yanlarına gittim ve Hüseyin Kocadağ ortaya konan en ciddi buldukları şüpheyi anlattı: Vedat Aydın in cesedi, Elazığ Maden ilçesi yakınlarında yani Diyarbakır'dan Ergani Maden istikametine giderken Maden ilçesi sınırları içerisinde bulundu. Cesedin bulunduğu yerle kaçırıldığı Diyarbakır arasındaki her yere sorup soruşturulurken yol üzerindeki trafik ekiplerine de sormuşlardı. O gün Ergani'de bulunan bölge trafik ekibi, Ergani Maden arasında hemen Ergani çıkışında Çimento fabrikasının az ilerisinde yolda trafik kontrolü yapıyormuş. Bu trafik kontrolü esnasında Ergani merkezden, Bölge Trafik İstasyonuna bir 190 olayları tek tek birleştirmeye, bu türden olayları gerçekleştirenlerin JİTEM'e mensup görevliler olduğunu düşünmeye

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

anons gelmiş, Ergani Dicle istikametinde (yani ters istikamette) bir trafik kazası olduğu, oraya bakmaları söylenmiş. Ekip yoldaki kontrolü bırakıp Ergani'ye gitmiş, Ergani'den Dicle istikametine dönmüş. Belirtilen yere vardıklarında herhangi bir kazanın olmadığını görmüşler ve tekrar kendi görev yerlerine dönmüşler, İşte ekibin verdiği bu ifade dikkat çekmişti. Olmayan bir kazanın kontrol edilmesi bahanesiyle ekip yoldan çekilmişti. Bunun üzerine Hüseyin Kocadağ ve araştırmayı yapan diğer görevliler bu anonsu geçen Ergani polis merkezine ihbarın İlçe Bölge Asayiş İlçe neden böyle bir anons yaptıklarını geldiğini bu sorduğunda söylemişler. Jandarma Jandarma Jandarma Komutanlığından

Jandarma

Komutanlığına

sorulduğunda, ise

bilginin Jandarma Bölge Komutanlığından geldiğini anlatmışlar. Komutanlığına Kolordu sorulduğunda Harekât bilginin Komutanı Merkezinden

geçildiğini söylemişlerdi. İşte o safhadan sonrası sorulmamıştı veya bana anlatılmadı. Ama ben anlayacağımı anlamıştım. Bana göre Vedat Aydın'ı kaçıranlar, onu Elazığ Maden ilçesine götürürken yolda trafik ekipleri tarafından kontrol edilme ihtimaline karşı Asayiş olayın Kolordu artık Komutanlığı ara kademeler üzerinden net bilgi olarak aktararak polis ekibinin oradan çekilmesi sağlanmıştı. Böylece kimin tarafından gerçekleştirildiği anlaşılıyordu. Vedat Aydın, kaçırılmasından kısa bir süre sonra Diyarbakır'dan 70-80 km uzaktaki Maden ilçesi yakınlarında Diyarbakır-Elazığ karayolu üzerinde Maden çayının kenarında kalaşnikof makineli tüfekle taranarak öldürülmüş olarak bulundu. Cesedin bulunmasıyla birlikte de fırtına koptu. Vedat Aydın'm cenaze töreni, Diyarbakır'da çok ciddi olaylara sahne olmuştu. İlk defa Diyarbakır'da geniş bir toplumsal tabana yayılan ciddi manada bir olay gerçekleşmişti. HEP için Türkiye'nin her yerinden binlerce insan Diyarbakır'a gelip cenaze törenine katılmış, bu olay büyük bir yürüyüşe ve ciddi tepkilere neden olmuştu. Bütün devlet kurumlarına (TRT'ye, polise vb.) saldırılmıştı. Cenaze, defnedileceği yere götürülürken surlarla Mardin Kapı 191

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Karakolu arasındaki dar yoldan geçen cenaze konvoyundaki bazı kişiler (özellikle kontrolden ve çıkan gençler ve çocuklar) Polis Karakolunu taşlamış karakola saldırmıştı. Karakoldaki

görevlilerin kendilerini korumak için silah kullanması sonucunda (göstericilerin de silah atması iddiaları vardı) üç kişi ölmüş, 5-6 kişi yaralanmıştı. Cenazenin defnedilmesinin ardından ise aynı yerden tekrar geçmek isteyen kalabalık karakola daha yoğun bir şekilde saldırdığında, görevlilerin tekrar ateş açması sonucunda (bir kısmı düşerek, bir kısmı uçurumlara yuvarlanarak) on dokuza yakın kişi hayatını kaybetmişti. Yüzlerce de yaralı vardı. Böyle ağır bir olay daha önce hiç yaşanmıştı. Aslında bana göre o cenaze töreni, tören sırasında o bölgede olup biten her şey ayrı bir skandaldi, çünkü cenazenin önce köye götürüleceği köyde defnedileceği belirtilmişti ama sonra şehir merkezine defnedilerek inanılmaz olaylara sebebiyet verilmişti. Bu cenaze töreninde HEPlilerin ve valiliğin yaptığı yanlışlar başka bir kitaba konu olacak kadar çok ve ibretlik olaylardan oluşmaktadır. Sonuç olarak tüm tarafların hesapsız ve sorumsuz davranışları 23 kişinin ölümüne sebebiyet vermişti. İşte Cem aslında bu olayın baş planlayıcısı ve failiydi. Bir defasında bir olayla ilgili olarak Bölge Valiliğine gitmiştim. Görüşme esnasında Bölge Valisi beni o zamanki Asayiş Kolordu Kurmay Başkanının yanma göndermişti. Onunla görüşmek üzere yanma gittiğimde Cem binbaşı oradaydı ve Kurmay Başkanı ile konuşuyorlardı. Cem "Darda kalırsam ben de Güneydoğu'da Asayiş Kolordu Komutanı bölgesinde şu, şu, şu olaylar oldu, bu olaylardan şu, şu kişilerin bilgisi vardı derim. Ben de bunlara şahidim derim," diyerek dolaylı yollu karşısındakini tehdit ediyordu. Olayın mahiyeti neydi bilmiyorum ama bunu çok net ifade ediyordu. Göründüğü kadarıyla Cem binbaşı son dönemde kendi üstleriyle veya kendi teşkilatıyla çatışma içindeydi. Oradaki görev süresi uygun olmayan bir biçimde sonlandırılıyordu. Sebebinin ne olduğunu çok iyi bilmiyorum ama kendi teşkilatı içerisinde bir sorun vardı. Bu sorun dolayısıyla pek uygun olmayan bir biçimde Ankara'ya tayin olup, orada göreve 192

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben Diyarbakır'da çalışmaya devam ederken, Ankara'daki İstihbarat kurslarında bölücü bölgeci faaliyetler, PKK faaliyetleri ve buna benzer konular ile ilgili dersler vermek amacıyla çağrılıyordum. Kurslara eğitmen olarak katılıp birkaç gün kaldıktan sonra geri dönüyordum. Karanfil İşte bir yol defasında yine Ankara'ya geldiğimde Cemle de görüştük. Cem binbaşı beni Kızılay'da, sanıyorum Sokak'ta kenarlarında restoranların, kahvehanelerin, birahanelerin bulunduğu bir yere davet etmişti. Orada yol üzerindeki küçük sandalyelere oturup bir akşam yemeği yemiş ve epey sohbet etmiştik. Yanında Güneydoğu'da birlikte çalıştığı subay ve itirafçı (ama JİTEM'de kadrolu çalışıyorlardı) arkadaşlarından bazı tamdık kişiler de vardı. Sohbet ederken Cem binbaşı çok net olarak, Güneydoğuyu kaybettiğimizi, Genelkurmay'm ve ordunun milleti yeterince uyanmadığını, devletin ve hükümetin bütün kurumlarıyla her bakımdan bu olayları tam manasıyla anlayıp algılayamadığını, bu insanları uyarmak gerektiğini söyledi. Etrafta oturan, sohbet eden, yiyip içen insanları göstererek, "Bakın, bunlar böyledir işte. Sabah akşam buraya gelirler, saatlerce oturur içerler. Ülke elden gidiyor ama kimse farkında değil. Bu insanları uyarmak için Kızılay'ın göbeğinde dev bir bombanın patlatılması gerek, ancak o şekilde akıllan başlanna gelir. Bu insanlar ancak bu yolla uyandırılabilir, bilinçlendirilebilir," diyordu. Bu görüşünde ısrarcıydı. Böyle bir şeyin yapılması gerektiğini, Genelkurmay'm bu konu ile ilgili güvenlik sisteminin halkı ve devleti yeterince uyanmadığını ve bölgenin elden gittiğini çok ısrarla vurguluyordu. Tabii ben bu fikirlere tam manasıyla katılmıyordum. Bu tür yöntemlerin hep karşısındaydım ama ülkesine olan sevgisi ve kendince doğru bildiği davayı bu kadar samimi, canla başla savunması nedeniyle bir yakınlığımız ve arkadaşlığımız oluşmuştu. Tabii bu böyle devam edip gitti. Ardından ben Güneydoğudaki hengâme içerisinde göreve devam ettim, bir müddet sonra seçimler oldu ve seçimlerden sonra tayinim İstanbul'a ederken çıktı. Cem ve İstanbul'daki yoğun ortam içerisinde devam yanmdakilerin 193 görevden ayrıldıklarmı, kitap

. Kemal'in evinden bu malzemeleri minibüs alıp saat on iki sıralarında Kızılay bu yakınlarında bürosu şoförüyle buluşacaklarmış.. sonra birlikte Şoför malzemeleri alıp geri dönecekmiş.......... Ankara'da Cem şoförden ayrılmış.... Cem de saat 1 gibi Kızılay'da bulunan avukatıyla buluşup 13............... Bir gün önce Jandarma Genel Komutanlığının askeri mahkemesindeki duruşmaya katılması için Alparslan Bey Cem'e bir minibüs ayarlamış...... İşte İstanbul'da Dev-Sol'un yürüttüğü silahlı saldırılar ve buna karşı bizim gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla yoğun bir ortamda göreve devam ederken bir gün Alparslan Ertuğ adlı bir ziyaretçimin olduğunu söylediler.... Bölüm: Devlet ortak yazmaya çalıştıklarını ve bir yayınevi kurduklarını arkadaşlarımız vasıtasıyla öğrendim...30'da mahkemeye gide-ceklermiş. iş yapmaya çalıştığım...................... bu arada askeri sırları basma vermekten askeri mahkemeye verildiğini anlattı..... 1 .. Mahkeme çıkışında ise tekrar İstanbul'a dönecekmiş..............._ ... Cemin bazı önemli doküman ve malzemeleri.......... Alparslan Bey bana Cem binbaşının emekli olduktan sonra arkadaşları vasıtasıyla (ki bu arkadaşların bir kısmının zamanında o bölgede çalışan ve bugün Milli İstihbaratta görevli insanlar olduğunu anlıyorum) İstanbul'da bir güvenlik firması kurarak hayatına bu şekilde devam etmek istediğini......___________________.........._________.............. bazı faaliyetlerden rahatsız olduğunu bilahare duydum. giriştiği pek çok iş ve faaliyet umduğu şekilde neticelenmediğinden bir anlamda dersini almış gibi gözükerek İstanbul'a geldiğini söyledi................... Ankara'da yaptığı işlerden ağzının yandığını.... Cem minibüs şoförüyle beraber Ankara'ya gitmiş.. avukata da gitme1 Bolum: Devlet 194 ............ Fakat Alparslan Beyin minibüs şoföründen aldığı bilgiye göre saat 12'deki buluşmaya Cem gelmemiş... Fakat daha sonra Cemin durumunun pek iyi olmadığını.............. Kendisinin bulduğu uygun bir yerde Cem binbaşının evinin olduğunu....... görevde iken kendisinde kalan birtakım uzakta kumandalı patlayıcılar eskiden beri tanıdığı ve güvendiği Habur Gümrük Muhafaza Müdürü olarak çalışmış olan Ali Balkan Metel'in şoförü Kemal'in (Kemal Sadık Uzuner) evindeymiş.......

....... Bunun üzerine Kemal'i telefonla aradıklarında. yapma etme...... Kemal'in Emniyet'e getirilmesi talebiyle birlikte 195 ...... Bu merakından dolayı da bu insanlarla sohbet etmeyi çok seviyordu...... memleketleri............. Abdurrahman hem Cem'i hem Cem'in JİTEM'den beraber ayrıldığı Ali Ozansoy ve Mustafa Denizi çok iyi tanıyordu. o dönem Ankara İstihbarat Şube Müdürü görevinde bulunan........ Ama ben Cem'in İstanbul'a geldiğini bilmiyordum. kısaca örgüt hakkında her şeyle ilgili çok iyi not tutuyordu... Hatta zaman zaman Ali ve Mustafa Abdurrahman'm yanına gelip gidiyordu..... tam hatırlamıyorum) Cem'i benim kadar iyi tanıyan....... daha önce Diyarbakır'da benim yardımcılığımı yapan arkadaşım Abdurrahman Toygar1 arayıp durumu anlattım... Cem'in Ankara'ya gitmeden önce İstanbul'da bulunduğu sırada kendisine herhangi bir şey olursa güvenebileceği kişinin ben olduğumu söylediği için benim yanıma geldiğini söyledi.. yakın bir diyalogları vardı............... Belki belli bir düzen kurduktan sonra gelmeyi düşünüyordu.... Abdurrahman benden çok daha fazla örgüt mensupları ve örgütü tanıyan insanlara karşı ilgiliydi.. yanlarında bulunan silahların ve malzemelerin özellikleri.................... Bölüm: Devlet miş.... bu işin sonu insanın kendi kafasına sıkmasına gider dediğim için İstanbul'a geldiğinde ben sana demedim mi gibi bir tepkiyle karşılaşmaktan çekindiğinden benim yanıma gelmedi..... Cemle ilgili olayları anlattıktan sonra Abdurrahman hemen Kemal Sadık Uzuner'i telefonla arayıp Cem'i sormuş ve şubeye gelmesini istemişti.._________.._ .............. Alparslan Ertuğün bu anlatımlarından sonra ben hemen onun yanında (veya o çıktıktan sonra.......... 1 ..... Bu konuda gelmiş geçmiş en kapsamlı notlara sahip olan kişiydi........ Örgüt mensuplarının eşkalleri.. Muhtemelen daha önceki konuşmalarımızda ona sürekli bu işlerin yanlışlığım savunduğum... Cem'in iki kişiyle (o zamanlar Aydınlık dergisi muhabiri olan Soner Yalçın'ı ima ederek) gelip emanetlerini aldıktan sonra Lada marka bir araçla ayrıldığını söylemiş... bilmiyorum.. Alparslan Bey Cem'den haber alamadığı için hayatından endişe duyduğunu...___________________..................................

......... görüştüğümde Jandarmanın tavrının hiç olumlu olmadığını..... Ankara'nın giriş çıkışları tutulmalı....... Onlar ise Cem'in sanki ellerinde olduğu...._ ........ bir aramaya katılmayacağımı belirttim... birtakım olmuş bitmiş olay ve eylemler hakkında devlet aleyhinde basma açıklama 196 ...... Ben böyle bir şeyin söz konusu bile olamayacağını.............. hatta bu durum o tarihte gazetelere de yansımıştı......... en son Aydınlık dergisinde çalışan likte gittiği algısı yaratılmak isteniyor gibiydi........._________.. 1 ........ Ankara'da Jandarma Genel Komutanlığı Karargahından etrafa sızdırılan bilgilere göre ise Cem'in yanındaki kadın vasıtasıyla muhaberat adına çalıştığı........... Ben de o zaman t)\ı filere bıı*cLi£ Böyle bir şey ıriciniF ^ıt)i olmuştum.. en azından bu ima edilmeye çalışılıyordu............. biraz pataklayıp kötü muamele ederek bir süre alıkoyacakları... Anlatımlarda..... Fakat eğer böyle bir şey Daha sonra Abdurahman'la olsaydı. her taraf aranmalıydı...... Suriye'ye bilgi sızdırdığıydı... Esasen bu müdahaleyle birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü-Jandarma Genel Komutanlığı-Ankara Emniyeti yoğun temaslar nedeniyle Genel Müdürlükte ciddi bir trafik oluşmuştu ki bu da bir anlamda Cem'in aslında Jandarmanın elinde olduğunu işaret ediyordu.... gerçekleşmedi............. Etrafta bunun Jandarma içinde bir iç mesele olduğu yönünde laflar dolaşıyordu... Cem o dönem Aydınlık dergisinden Soner Yalçm'a açıklamalarda bulunuyordu... Hatta bana Cem'in İstanbul'daki evinin bile aranması gerektiği. Cem hakkında olumsuz konuştuklarını öğrendim. Şiddetle karşı bunun çıktım son ve derece böyle yanlış olduğunu söyledim....... buna bakılabilir mi yollu imalarda bulunmuşlardı. Ben zinhar böyle bir şeyin gerçek olamayacağını söyledim.................... Bölüm: Devlet Jandarma ve JİTEM'in önemli bütün yetkililerinin Emniyet'e gelip bizim elemanımızı deşifre ediyorsunuz diye konuya müdahale ettiklerini........ Emniyet Genel Müdürlüğünü Jandarma Genel Komutanlıktaki rütbelilerin etkilemeye başladığını söyledi...___________________... Fakat bana aktarılan şey şuydu: Cem'in arkadaşı sıfatıyla Alparslan Bey ve daha sonra Cem'in beraber yaşadığı Neval Boz telefonla aradığında Kemal Cem'in iki kişiyle beraber Lada marka bir arabayla gelip kendisinden malzemeleri aldığını söylemişti.............

.. Aynı şekilde Cem'in birlikte olduğu İstanbul'da bulunan Neval Boz isimli kız da Cem hakkında bilgi almak için Kemalle görüşüp. Ankara'da herkes öyle zannediyordu.._ ............... onun yanına gitmiş ve ondan da bir daha haber alınmamış.. Sonra da saat 1... Burada işin kilit noktasının Kemal olduğu anlaşılıyordu. İfadesi alınırken cesedi bulduklarında Cemin üstünde ne olduğunu sorduğunda kot veya kadife pantolon olduğu yanıtını aldığı anda olayı çözdüğünü söyledi.. Yani Cemin Kemal'in evinde iki şey yapması lazımdı...............30 gibi Jandarma Genel Komutanlığında devam eden mahkemeye katılacaktı.....___________________. Öldüğünde üstünde eve girerken giydiği kot pantolon olduğuna göre.. 1 ....... olayı çözdüğünü söyledi... Sonra öğrendiğime göre Emniyetten arkadaşlar Cem'in kaybolması ile ilgili bilgi almak üzere Cemle beraber hareket eden Mustafa Deniz'i de çağırıp Cem'in bulunamadığım anlatmışlar... "Ben Kemali biliyorum.... orada ifadesinin alındığını belirtti...... birincisi elbiseyi giymek..... Ama yine de bu olayın nasıl olduğuyla ilgili olarak zihnimde hâlâ yüzde yüz bir kesinlik oluşmamıştı... ikincisi de oradaki eşyaları almaktı... girdiği evden çıkmamıştı ve o şahıs doğruyu 197 ... Sohbet sırasında Cem'in olayı tekrar gündeme geldiğinde bana.............. Yani Cem'in elbisesini giyeceği başka bir yer yoktu.." dedi............. Nasıl diye sordum........... Olaydan sonra İstanbul'dan Ankara'ya gittiğini......00 gibi avukatın ofisinde buluşacaklardı...........00'de malzemeleri şoföre teslim edip saat 1........ "Nasıl yani?" diye sorduğumda şöyle anlattı: "Cem Kemal'in evine gittiği zaman içinde siyah takım elbisesinin olduğu bir çantası vardı elinde................... Kemal'in evinde bu elbiseyi giyecekti. Cem'in saat 12. Bir süre sonra polis şehit ailelerine yardım derneğinin bir toplantısında Alparslan Ertuğ ile karşılaştık......... "Cem Kemal'in evine girdi ama Kemal'in evinden çıkmadı....._________...... Bölüm: Devlet yapmaması konusunda gözdağı verecekleri imasında bulunuyorlardı..... Cemi sormak üzere Kemal'in evine giden Mustafa Deniz dönmemiş ve kendisinden bir daha haber alınamamış. gidip konuşurum hemen.......... Eve girmişse mutlaka orada elbisesini değiştirmesi gerekiyordu.. Kemal'in evine gidenler bir daha dönmemişlerdi.." demiş.

............ Bölüm: Devlet söylemiyordu.... Bu tarihlerde Yeşil Jandarmanın elamanı idi ve Jandarma ile birlikte hareket ediyordu........" Alparslan Bey olayı net bir biçimde bu şekilde anlamıştı.......... Ölümüne kadar Cem'in kullandığı mobil telefonu daha sonra Yeşilin kullandığını gördüm.. kimleri aradığını ve kimler tarafından arandığını...._________..... HEP'in bombalanması) kullandıkları uzaktan kumandalı çok güvenilir kodla 198 ....._ ......... O zamanlar bilgisayar sorgu sistemini yeni kurmuştuk....... kimin kimi aradığı bilgilerini bilgisayarımda tutuyordum...... 1 ........ Bu telefonla muhabere yapıyordu....... Bu telefonlarla yapılan görüşmelere tek tek baktım. PKK o zamanlar yoğunlukla Güneydoğuda mobil araç telefonlarını kullandığından ben o dönemde mobil araç telefonlarıyla yapılan tüm konuşmaların dökümünü...... hatta görüşmeler esnasında bulunulan yerlere dair bilgileri tek tek çıkarttığımda olay çok net gözüküyordu.................................... Daha sonra yaptığım araştırmalardan öğrendiğim bir olay da şöyleydi.......... İşte bu olaylar ve bağlantılar bu şekilde çözülünce bilgisayar sorgu sistemiyle daha ayrıntılı bir araştırmaya giriştim. Bu sistem sayesinde hangi telefon numarasını kimin hangi saatte aradığı... Cem bir mobil telefon kullanıyordu..___________________..... fatura bilgileri tüm detaylarıyla tespit edilebiliyordu........... Bu da gösteriyordu ki Cem malzemeleri Kemal'in evinden çıkarmamıştı ve bu malzemeler Yeşil'den çıkmıştı.. bu patlayıcıların daha tarafından alındığını ve Yeşilin bu patlayıcıları ve malzemeleri MÎT'e getirdiğini Mehmet Eymür kendi beyanında ve internet sitesinde anlatarak doğruladı....... Aynı şekilde zannediyorum Kemal de yeri belli olmasın diye böyle bir mobil telefon kullanıyordu.. Yeşilin bu telefonla Jandarma Genel Komutanlığından kimlerle görüştüğünü.. Ben ikinci bir bağlantıyı da daha sonra çözdüm... Cem Güneydoğuda çalışırken o zamanlar bazı olaylarda (Diyarbakır Baro Başkanımın aracına bomba konması.......... Şoför Yeşil Kemal'de bulunan Cem'e ait malzemeler içerisinde uzaktan kumandalı patlayıcılar vardı.... Bunlar üzerinde oturup ciddi bir çalışma yaptım.......... Yeri belli olmasın diye araç telefonunu söküp küçük bir çanta telefonu haline getirmişti....

............... örgütten elde ettikleri dokümanlar bir dosya halinde elinde bulunuyordu...... Onu da belli bir işe yerleştirmek istiyordu.. 1 ... Cem İstanbul'a gelmeden önce Ali Ozansoy'u Emniyete sözleşmeli personel olarak yerleştirmişti.. PKK gibi örgütlerin dokümanlarını analiz etmek görevine getirilmişti.... Daha sonra Mustafa Deniz.. Onlara Cem'in ayrılırken beraberinde götürdüğü kırka yakın uzaktan kumandalı patlayıcının Kemal Sadıkln evinde bulunduğunu... Ordudan ayrıldıktan sonra yayınevi kurma düşüncesinde olduklarından.............___________________..... Emniyetten bazı güvenilir arkadaşlar bana bu patlayıcıları Cem'in onlara vermeye çalıştığını söylediler. Zaten onlarla çok iyi tanışıp görüşen bir insandı.......... Orada ele geçen belgeleri okumak.... 199 ............... bu materyallerin bir kısmı yayınlanacak kitaplarda kullanılabilir düşüncesiyle istifa ederken bütün dokümanlarla birlikte patlayıcı maddeleri de yanlarına almışlardı.... Ali Ozansoy ve Cem bu malzemeleri güya aldıklarında Güneydoğuda çalışırken tanıdıkları... Bu arada Cem iş kurmak için İstanbul'a gelmişti..... Cem Mustafa Deniz'e de bir iş arıyordu.... Çünkü bunlar kayıtlı değildi..... çok güvenilir olduğunu düşündükleri (zamanında uygulanan tüm testlerden en başarılı kişi olarak çıkmıştı) Kemal Sadık Uzuner'e (yani Habur Gümrük Muhafaza Müdürü Ali Balkan Metel'in şoförüne) diğer dokümanlarla birlikte vermişler........_________...._ . Ama kimse almamış ve patlayıcılar Cem'in elinde kalmıştı........... Ayrıca Cem ve ekibinin Kuzey Irak'ta yaptıkları faaliyetler ve muhtelif kişilerle yaptıkları görüşmelerin kayıtları............ Kemal Sadık'ın çok güvenilir bir insan olduğunu........... Bölüm: Devlet çalışan patlayıcı maddeler vardı...................... Onu da bir yere yerleştirmek istiyordu..... Cem istifa edip ayrıldıktan sonra bu malzemeleri bir müddet elinde tutmuş.. çünkü onların da kendisiyle birlikte istifa etmesini sağladığı ve peşinden sürüklediği için onlara karşı kendini sorumlu hissediyordu........... Mustafa Deniz belki biraz daha yakın gözükmek ya da belki kendine göre avantaj elde etmek adına JÎTEM subaylarına ve Jandarmaya gitmişti........ ama daha sonra yayınevini devam ettiremeyeceğini anlayınca normal hayata dönmeyi düşünüp ellerindeki bu patlayıcıları verecek yerler aramışlardı.....

..... İşte tam JİTEM'de Cem'i ortadan kaldırmanın yolları aranırken..... JİTEM yöneticileri hemen Ali Balkan Metelle görüşüyorlar......._ ................ Cem birlikte olduğu kızın Suriye'de Tıp tahsili yaparken gelip kendisinin yanında itirafçı olması sonrasında Türkiye'de tahsiline devam etmesi için Samsun'da Tıp Fakültesine kaydetmek için Samsun'a gitmiş.... öncesinde gelip kendisinden eşyalarını alacağını söyleyince de Kemal'in evine pusu kuruyorlar...... onu kovalamışlar.... fakat bu patlayıcıları Cem'in kullanabileceği yönünde Mustafa Deniz'in korku ve endişesi vardı............. Bingöl ve Tunceli Bölgesinde Yeşilin karıştığı olayları anlatıyordu..... Ankara Emniyeti Cem'in kaybolmasıyla 200 .. Bu durumu öğrenmeleri üzerine bazı itirafçılarla birlikte Yeşil... Cem gelince Cem'i hemen yakalıyorlar......___________________..... Bu yüzden Cemi ortadan kaldırmayı düşünüyorlardı...... 1 ...... Daha sonra öğrendiğimiz kadarıyla Cem'i öldürmek için aslında daha önce de epey plan yapılmış. onun vasıtasıyla Kemal Sadık Uzuner'e ulaşıyorlar... o tarihlerde Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan diğer Jandarma Komutanlarının isimlerinin de verebileceği korkusu vardı..... eski OHAL ve Diyarbakır bölgesinde.... bunu gidip Jandarma yetkililerine söylüyordu.................. Aslında o patlayıcı maddeleri Cem elinden çıkarmak istiyordu.... Tabii böyle bir plandan o zamanlar Cem ve arkadaşlarının haberi olmamış............. Cem'i öldürmek üzere Samsun'a giderken Merzifon yakınlarında bir jiple kaza yapmış._________.......... Ayrıca mahkemeye gideceğini................... Cem daha çok Kuzeyde Sekizinci Kolordu bölgesindeki........... Mustafa Deniz farkında olmasa da Jandarma yetkilileri zaten Cem'in Aydınlık gazetesinden Soner Yalçın'a Güneydoğudaki infaz olayları ve başka kanunsuz işler dahil olmak üzere birçok gizli bilgileri vermesinden dolayı son derece rahatsızdı......... Mustafa Deniz gelip Cem'e ait malzemelerin Kemal Sadık Uzuner'de olduğunu söyleyince planlarını uygulayabilecekleri bir fırsat yakaladıklarını düşünüyorlar.. Fakat sıra Diyarbakır bölgesine gelirse.. Bölüm: Devlet sadece Ali Balkan Metel isterse bilgi vereceğini bunun dışında kimseye bilgi vermeyeceğini ama bu patlayıcı maddelerin Cem tarafından alınıp kullanılması halinde kötü bir şeyler olabileceğinden korktuğunu söylemişti.. Cem'in peşine epey düşmüşler...... Uzuner onlara Cem'in ne zaman geleceği hakkında bilgi veriyor....

. 1 . olay hakkında daha teferruatlı bilgi almak üzere Kemal'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor.... Mustafa Deniz de bilgi almak için Kemal Sadık Uzuner'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor........_________." diyecek kadar rahatlıkla cinayeti kabul ediyordu.._ ....... Bu olay bana o tarihte buna şahit olanlar tarafından anlatılmıştı ama bugün sorsanız hepsi gördüklerini kesinlikle inkâr edeceklerdir....... Yeşil açık açık elindeki Simit Wesson marka tabancayı göstererek................... olay ortaya çıkacağı için hemen Emniyete bizim elamam-mızdır dokunmayın diye baskı yapıyorlar................ herkesin alenen bildiği bir olaydı Cem ve üç kişinin öldürülmesi.... yapmış olsa Oysa Cem o zaman evine kesinlikle kurtarılabilirdi..... karşı tarafın cinayeti suç ama bizim yaptıklarımız suç değildi. O da vurulacağını tahmin etmiyor.... biz buna karşı çıkarız havası içerisinde Jandarma Genel Komutanlığına gittiklerinde...... Bir müddet sonra İstanbul'daki Neval Boz Cem gelmeyince meraklanıp Kemal'i arıyor... Benim ifademe 201 ............. Birkaç gün sonra ise kafalarına kurşun sıkılmış olarak her birinin cesedi Ankara'nın farklı yerlerine atılmış olarak bulunuyor..........___________________...... hatta yaşananları inkâr bile edebilirler. Kemal ona Cem'in iki kişi ile beraber gittiğini söylemesi üzerine kız bu iki kişinin eşkallerini öğrenmek... O tarihte JİTEMİ ve Yeşili bilen Emniyet görevlileri "Jandarma Mustafa Denizi öldürdü..... Bugün bu olay yeniden konuşulsa adı geçen insanların hiç biri şahitlik yapmaz.......... Aslında Emniyetin bu yaklaşımı gayet makul........ Bölüm: Devlet ilgili olarak Kemal'i Emniyete çağırdığında.. gerekirse size de ateş ederim.. Ama Cem işte orda kaçırılıyor...... Yeşil ile karşılaşıyorlar. Üç kişi de bu şekilde öldürülüyor.. "Bununla ateş ettim.... İşte böylesi herkesçe malum olan...... Ama herkes Simonlaşmıştı.... Cemi öldürdü......... Bildiğim kadarıyla o zamanki Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosunun Jandarmayla diyalogları iyi olduğundan onlar da etkileniyorlar Kemal'in ve müdahalede polis baskın bulunmuyorlar....... onlarla beraber istifa eden ve şimdi Emniyette çalışan Ali Ozansoy'a da böyle bir şey yapabilirler........ ama maalesef yapılamadı. Sakın böyle bir şey denenmesin........... tabii ki elemanlarının deşifre olmaması için uzak durmayı tercih ediyorlar.....

. her tarafa eşkâller yazdırılır._ ............ failleri şunlar olabilir arayın bulun diye bir tek not bile yazılmadı.. her yer didik didik aranır................. Tek basma bu durum bile bu araştırma ve soruşturmayı yapmayanların... 1 .......... Ben Cemin kaybolması ile ilgili ne Emniyetten ne de Jandarmadan tek bir yazı ya da mesaj bile almadım.. olayı aydınlatmaya yanaşmıyordu.. Sadece öldürme sebebi olarak Neval aracılığıyla Suriye'ye bilgi sızdırmak olduğunu zannediyorlardı. Bölüm: Devlet rağmen de maalesef olay ciddi olarak ne adliye tarafından ne Jandarma tarafından tahkik edilmedi........... bu olayın bu şekilde kapanmasını istiyorlardı............ Ama kimse bu cinayeti çözmeye.. çünkü bu yönde yalan ve yanlış bilgilerle aldatılmışlardı....___________________. sorulur.. çünkü o zamanki güç merkezleri bu cinayetin çözülmesinden yana değildi........ Eğer bir Jandarma subayı gerçekten kayıp olsaydı hemen inceleme başlatılır. Hâlbuki o tarihte en ufak bir olay olsa yollar kesilir.... bir dizi araştırma ve soruşturma yapılırdı... Emniyetin Merkez İstihbarat ve Terörle Mücadele ile Özel Harekât birimleri yöneticileri ve Ankara Emniyetinin yöneticileri de belli oranda olayı biliyorlardı...... o telefonu 202 ... nasıl gerçekleştirildiğini biliyordu. hemen Türkiye'nin muhtelif illerine en ücra köşesine kadar tüm birimlere mesajlar çekilir.. Yeşil'in Cem'den aldığı patlayıcı maddeleri MİT'e getirdiği Mehmet Eymür'ün ifadelerinden de net olarak biliniyordu............ Genel Komutanlıkta bulunan tüm üst düzey yöneticiler bu olayın kimin tarafından..... Bu durum hukuki tabiri ile hayatın olağan akışına uygun değildir........... yollar kesilir._________................. bir ton işlem yapılırdı.... Cemin kaybolması ve öldürülmesi ile ilgili bir tek yazı... ama hiçbir araştırma ve soruşturma işlemi yapılmıyor...... Ayrıca Yeşil'in kullandığı mobil telefonla o tarihte bütün Jandarma ve Emniyet yetkilileriyle görüştüğü belliydi........ aranır...... Bildiğim kadarıyla zamanın Genelkurmay Başkanı.... Devlet için bu kadar önemli üst düzey görevlerde yer almış bir subay kaçırılıyor (oluşturulmaya çalışılan görüntü itibarıyla örgüt tarafından kaçırılıyor) ama hiçbir yerde aranmıyor...... insanlar sorgulanır.... kaçırılan kişinin bulunması yönünde herhangi bir adım atılmıyor... Cem Binbaşı gibi biri görevinden dolayı kaçırılıyor. yaptırmayanların fail olduklarını gösteriyor.............

................ Bu bence pek çok açıdan önemli bir olaydı çünkü devlet kendi elemanım öldürmüştü.. çalışma yöntemleri yanlıştır ama bu teşkilatın kurulmasında hiçbir mahsur yoktur. Cemle ilgili bir belge alabilir miyim diye sorduğunda Işık Hanım iyi niyetle Cem'in iki tane Takdirnamesini vermişti.... Evet Cem Binbaşı herkesin gözü önünde............... JİTEM in kurulması değil..._ ....... Sonuç olarak bu ve buna benzer yüzlerce.. herkesin bildiği bir şekilde yok edildi ve maalesef cinayet her şeyi ile ortada olmasına ve var olan bütün delillere rağmen bu sistem kendi suçlusunu yakalayamadı ve hesap soramadı........... Bu araştırma için Ağaşe............. Hatta eşi Işık Hanımla da görüşmüştü............ tek tek bütün görevlilerle irtibatları belliydi... Jandarma Komutanlığının terörle mücadele kurmasında hiç bir mahsur bulunmazken var olan bir birimi inkâr etmesinin akılla izahı yoktur. Bu kitapta da basit ama aslında çok önemli belgeler vardı. Hem Jandarma merkezinde Genel Komutanın hem de illerdeki JİTEM grup komutanlıklarının telefon numaraları yazılıydı. hatta Jandarmada çalışan bazı arkadaşların söylediğine göre Genel 203 ........ Çetin Ağaşe isimli bir gazeteci JİTEM Gerçeği adlı bir kitap yazmıştı........ Cem'in çevresindeki bazı insanlarla.. Muhtelif defalar söylendi ama bir kere daha kaydetmekte yarar görüyorum.... O tarihte Cemler veya diğer Genel subay arkadaşlar JİTEM mensubu için olarak böyle istihbarat bir birim değerlendirme toplantılarına JİTEM adına katılıyorlardı......._________........... O tarihteki Asayiş Kolordu Komutanı daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanı olan Hikmet Koksal Paşa'nm imzasının olduğu takdirnamede Cem Erseverln unvanı JİTEM Grup Komutanı olarak belirtiliyordu............ Ağaşe yine Jandarma Genel Komutanlığı telefon rehberinin bir kopyasını da kitabına koymuştu............... Bugün bile bunları ispatlamak mümkün. Bölüm: Devlet Cem'den aldığı aşikârdı......___________________....... 1 .. Bunun yanında Kemal Sadık Uzuner'in mobil telefonla kimlerle konuştuğu.... araştırılırsa tüm bunlar ortaya çıkarılabilir ama maalesef hiç kimse ilgilenmedi ve olay o şekilde kapandı........... dostlarıyla görüşmüştü... JİTEM'in var olup olmadığı yönündeki tartışma hâlâ daha devam ediyor.............

Uzun sözün kısası.. Cem Ersever cinayetinin faillerini bulması gerekip de bulmayanlar...... bir şey inkâr edilecekse bile dolaylı sözlerle ifade edilirdi. mahkemelere ya da ilgili kurumlara yazılı cevap verilirken mutlaka doğrular söylenirdi........... Böyle bir birimin var olduğu herkesçe malum olmasına rağmen siz bir devlet kurumu olarak bunu ediyorsunuz.. Bölüm: Devlet Komutanlıkta JİTEM ibareli bir tır dolusu evrak olmasına rağmen JİTEM İn varlığı inkâr ediliyordu. İlk defa Jandarma Genel Komutanlığı (bence tarihi bir hataydı) JİTEM yoktur diye yalan bir yazılı etti... gerçek devlet adamlığı vasıflarından mahrum insanlardı........_ ......... Böyle bir yalan beyanat nedeniyle devletin sözlerine de itimat sarsıldı.... Bugün hâlâ şu tarihler arasında JİTEM de çalıştım diyebilecek pek çok insanın var olduğu biliniyor. Çünkü devlet asla yalan söylememeliydi........ böyle bir O yazıyı hazırlayan........... 1 ................ Demo için Ankara'ya gelmiş.......... hele ki böyle hassas bir konuda devletin yalan söylemesi ve yanlış bilgi vermesi asla kabul edilemez ama maalesef bu şekilde bir davranış sergilenerek hata edildi..... Bu tür kaliteli güvenlik cihazlan satan firmalardan bir tanesi de bir İsrail firmasıydı._________.... bir tır dolusu JİTEM ibareli evrak bulmak mümkün... O tarihe kadar devlet kurumlan resmi yazılarda hakikat hilafına resmi olarak cevap vermezlerdi..... Bugün bile Jandarma Genel Komutanlığı aransa......___________________.............. Bence yazıyı yazanlar.. imzalayanlar herkesin yüzüne karşı devletin yalan söylediğini itiraf yazının Jandarma Komutanlığından inkâr çıkmaması gerekirdi.............. O zamanlar İstihbarat Dairesinin ihtiyacı olan bazı teknik malzemeler ve özel cihazlar almak gerekiyordu....................... bunun için hiçbir adım atmayanlar Cem'in failleridir.... paraf eden... Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz Tahminimce 1993 yılı sonları 1994 yılı başına doğruydu...... beyanda Hâlbuki bulundu........ bu kabul edilecek normal bir olay değildir. dönerken İstanbul'a da uğramış olan İsrailli 204 ........... Esasen devlet yanlış yapsa bile resmi olarak hiçbir zaman yalan söylemezdi.....

. Ve alınacak sistem Batı Avrupa standartlarına uygun olmalıydı...... Evet böyle bir teknoloji yapacak imkânları vardı. Alacağımız aletle ilgili son noktada işin teknik en ince detayları konuşulmaya başlandığında...... sade... Bölüm: Devlet firmadan bilgi aldıktan sonra İsrail'e gidip cihazlan yerinde görerek ve firmanın teknik elemanları ile konuşarak cihaz ve sistemleri tanımak istemiştik. siz bizden sipariş alıp bu cihazı üreteceksiniz......... Bir tanesi bilgisayar programcılığı konusunda üstün yetenekli. biri elektronik aletlerin tasarımı konusunda diğeri ise bilgisayar konusunda çok yeteneklilerdi................ bu ülkeye yaptığı katkılann muhasebesi yapılamayacak kadar çok olan.. bizim arkadaşlarımız İsraillilere "Sizin elinizde bu cihaz yok.. İlk önce bizim teknik elemanlara dönerek..... İsraillilerle uzun görüşmelerimizin sonunda aslında almak istediğimiz aletin İsraillilerde olmadığını anladık......... 1 ." dediler................ çünkü İsrail'in sistemi daha çok Amerikalıların kullandığı bir sisteme uygundu ve Amerikan sistemi düşünülerek tasarlanmıştı............. Yani ekibin iki üyesi de süper mühendislerdi.___________________.... 205 ...... sahalannın en iyisi sayılabilecek iki tane çok iyi mühendis vardı... "Sizler polis değilsiniz..... kartlarını açık oynamaya başladılar. Yanımızda o zamana kadar bize güvenlik konularında yardımcı olan yüzde yüz güvenilir. yaptığı cihazların değeri milyon dolarları bulabilecek bir görünmeyen kahraman....... ayrıca bizim İstanbul'da kurduğumuz küçük bir laboratuarda birtakım alet ve cihazların geliştirilmesi konusunda bazı arkadaşlarla birlikte çalışan ekibin şefi Doç..... Hayatında yalan söyleyeme-yen............. dürüst ve üstün yetenekli bir insandı.......... Dr........ bu kadar teknik detay bilen bir polis olamaz. Mustafa X'ti... İsrailliler bu kadar teknik teferruat konuşulunca. epeyce mesafe almışlardı ama ellerinde istediğimiz cihaz yoktu......._________..... Hâlbuki biz Batı Avrupa'nın kullandığı sistemi kullanmak mecburiyetindeydik. bir dahi Mösyö/Komiser İrfan'dı....... Diğer arkadaşımız ise o tarihlerde Netaş'm araştırma geliştirme bölümünde tasarımcı olarak görev yapan....... İsrailli firmayla kontak kuruldu ve biz bir grup arkadaşla birlikte İsrail'e gittik....._ .. ama bu cihazla ilgili bazı yazılım kodlarına ihtiyacınız var ki bunlar sizin elinizde yok...................

...___________________... Bu türden yüzlerce başvuru olmasına rağmen biz bu insanlardan sürekli ve sistematik olarak bilgi alabilmemizi sağlayacak bir sistem oluşturanındık.. onlar hakkında bütün bilgilere sahipler........... Özellikle de kendilerine farklı konularda bilgi sağlayacak görevlerde bulunanlar üzerinde yoğunlaşıyorlar.. İhbarları gönderecekleri bir e-posta adresi yaratıp onlara veremedik......................... bu bizim için çok kolay..... edip bulunduğu Avrupa ülkesinde (örneğin.... tasarımcı olduğunu söyledi.._________...." O zaman şunu düşündüm..." dediler.... galiba onu imal eden Netaş'm ismi yazılıymış...... Zaten kravatında sistem 12 santrallerinin amblemi vardı.._ . Hollanda) faaliyet gösteren bölücü örgüt ve mensupları hakkında yardımcı olmak istediğini... Avrupa'da yaşayan birkaç milyon Türk olmasına rağmen onlardan hiçbir şekilde faydalanamıyoruz....... Ama biz. Bizim Doç....... bunlar hakkında kime nasıl bilgi verebilecekleri soruyorlar....... Böylece gerek olduğunda ihtiyaç duyulan bilgiyi kendilerine sağlayabilecek kişiyi arıyor ve bilgiye ulaşıyorlar. yakınlarında... 1 .. Bu konuyu siz hiç merak etmeyin... kimin nerede hangi görevde çalıştığını biliyor ve takip ediyorlar............. bu insanlar dünyanın her yerindeki ırktaşlarıyla irtibat kurmak üzere bir sistem kurmuşlar.. Bölüm: Devlet Siz kesinlikle polis olmazsınız............... Bu çok faydalı ve güzel bir sistemdi................. özellikle Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren insanlar ve illegal örgüt mensupları bulunduğunu söyleyerek.... "Evet mühendisim ama polisle beraber çalışıyorum......... Diğer arkadaşımız ise daha soğukkanlı bir tutumla...... cevabı yarın bize gelir. Almanya. Akşam faks çeker... Ne Emniyet böyle bir şey kurabildi (zaten görevi de 206 . dolayısıyla bu ürünle ilgili her şey Siemens fabrikasının bilgisi dahilindedir......... Bu insanlarımızdan bazıları her yıl ülkemize geldiğinde muhtelif Emniyet birimlerine müracaat. Mustafa X arkadaşımız saflığından hemen polis olmadığını... Dr. Daha sonra İsrailliler bize çok önemli bir şey daha söylediler: "Bu yazılım kodlarının bizde olmadığı doğru. Bu cihaz Siemens'in kendi ürünü.." dedi.. Nasıl temin edeceksiniz diye soruyorsanız...... istediğiniz bu detayları ona sorarız. Siemens'te çalışan mühendis bir arkadaşımız var...........

..... Bu isteğin dile getirildiği toplantıda bulunuyordum ve şahsım ve teşkilatım adına çok utanmıştım (daha sonra Almanya'da bulunan bir elaman.... Yani Almanya'da yayın yapan PKK'ya ait bir dergiyi temin etmek bile Türk güvenlik kuvvetleri için bir sorundu..... Hâlbuki böyle bir sistem kurmak zor değildi.... gerek olduğunda onlara ulaşabileceğimiz bir kanal kurabilseydik...... Bizim yerimizde başka bir ülke olsaydı............... Bu durum şunu açıkça 207 . onların adreslerini alsak........ 1 ....... bunun içi bile Alman meslektaşlarımızdan yardım istemiştik... bilgi akışının sağlanması için her türlü yola başvurulur ve gerekli altyapı çalışmaları gerçekleştirilirdi........... Fakat Alman Emniyeti de bunun bir polisiye görev olmadığı için böyle bir şeyi yapamayacaklarını söylemişlerdi....... böyle bir potansiyelden faydalanmak için tüm kaynaklar seferber edilir.. derginin üstündeki telefon numarasını arayıp kiraladığımız bir posta kutusunu adres göstererek bizi yıllık olarak abone yapmıştı)... Böyle bir sistem hâlâ da kurulamadı..._ ............ bilgileri bize gönderebilecekleri bir kanal tayin edebilsek............... Bölüm: Devlet değil) ne de bilgi vermek isteyen insanları götürdüğümüz Milli İstihbarat.... hazır...... Bir tek bu olay bile Türk istihbaratının ne durumda olduğu konusunda fikir vermektedir.... Daha sonra 1996-97 yıllarında Alman güvenlik birimleri ile terörle mücadele konusunda yapılan resmi görüşmelerde gördüm ki ülkemize yönelik terör faaliyetleriyle ilgili bilgileri Alman makamlarından almayı bir yana bırakalım............... Avrupa'da yaşayan dört milyondan fazla Türk'ten gönüllü olarak yardımcı olmak isteyip bize müracaat edenleri organize edebilsek......... kullanmanın yol ve yöntemini bulamadık.... daha akıllı ve etkin çalışan bir teşkilat var olsaydı..... Bedava. Sadece Avrupa'da çalışan Türklerden gönüllü olanları gönderdiği bilgileri sistematik olarak alıp analiz edebil-sek zengin bir bilgi bankamız oluşabilirdi.... Avrupa'da özel bir şekilde toplanacak istihbarata ihtiyacımız kalmazdı.................. güvenilir ve legal binlerce haber kaynağım hiçbir zaman kullanamadık... Jandarma ve Genelkurmay......._________... Almanya'da Türkiye aleyhine yayınlanan illegal Örgütlerin yayınlarını temin etmek için bile Alman makamlarından yardım isteniyordu... Hâlbuki orada milyonlarca Türk vardı ve pek çoğu bize yardım etmek için gönüllüydü........___________________...

..___________________....... bugün de hâlâ aynı olduğundan eminim............ Olayların en sık yaşandığı ve en fazla militanın yakalandığı yerler olan Diyarbakır ve İstanbul'da çalıştım..... hatta açık toplantılar yapılıp paralar toplandı fakat ben bu olay ve bu olaylarda yer alan (hatta bir kısmı ülkemize geldiğinde yakalanan) kişiler hakkında bir tek resim. Bu konuda toplanan en değerli bilgiler yine Türkiye'de faaliyet gösteren militanlar yakalandığında ya da izlenirken elde ediliyordu.. ileride de değişeceği kantinde değilim.......... 1992... Bu olaylar dolayısıyla pek çok ülkenin polis veya muhtelif devlet örgütleri de İranlıların yarattığı bu olaylara ilgi duyup bilgi almaya çalışıyordu... Bölüm: Devlet manada gösteriyordu ki bizim güvenlik kuvvetlerimiz gerçek istihbarat toplamak. Emrine amade hazır bekleyen insanları kullanmaktan......................." diyenlere şu cevabı veriyorum: Bunca yıl Avrupa'da bölücü örgütler Türkiye aleyhine faaliyetlerde bulundu.............................. tamamı taransa kaç tane bulunacak? Dış Güçlerin Etkisi Ülkelerdeki bütün siyasi kargaşa ve olayları hep dış güçlere. ben görmediysem kimse görmüş olamaz... film...... İran resmi kuvvetlerinin dolaylı desteklediği Türkiye'de özellikle İstanbul'da çok fazla terör olayına karışmış gruplar vardı ve bu gruplara karşı başarılı operasyonlar yapmıştık.._________..... sen bunu bilmiyor ama hep güvenlik kuvvetlerimizi küçük görüyorsun..... Bana "Devletin teşkilatları Almanya'da. bu yolla bilgi toplamaktan bile acizdi.. Çünkü Fransa ve İngiltere gibi birçok ülkede de benzer olaylar olmuş.. İran'dan devrim sonrasında kaçmış rejim muhalifi pek çok 208 ......_ ...... 1 . yetersiz ve basiretsizdi..... tüm Avrupa'da her türlü bilgiyi alıyorlar. 1993 ve 1994 yıllarında İstanbul'da görev yaptığım dönmede.......... bunları derlemek ve analiz etmek konusunda son derece yeteneksiz.......... hep dış düşmanlara bağlamak isteyenlere karşı veya böyle görüp dünyadaki olayları bu şekilde değerlendirenlere karşı çok önemli bir örnek vermek isterim........ İşte devletin arşivi orada............... elindeki potansiyeli değerlendirmekten......... Bu durum o gün öyleydi. bilgi görmedim..........

.... tüm güçlü ülkelerin güçlü istihbarat teşkilatlarına. elbette dış güçlerin bir ülke üzerinde oynanan oyunlarda çok önemli etkileri vardır.......... Tahkikatlarda bu olayların bir kısmının İran devlet görevlileri veya onların yönlendirmesi ile onlarla ideolojik bağı olan yerel kişilerce yapıldığı anlaşılmıştı._________.... ama onlar 209 . ayrıca o tarihte biz de dahil olmak üzere İran'a komşu olan ülkeler İran'daki bu tür olaylara karşı tavır almak ve bir şeyler yapmak istiyordu........ Düşünüyorum da dev bir ülke olan Amerika ve onun yanında İngiltere............... Tüm bunlar da şunu işaret ediyordu....._ ... Bölüm: Devlet kişi veya eski devlet görevlileri öldürülmüş ya da kaçırılmıştı........ Avax uçaklarını bile kaldırmaya hazırız...... "İran'a yönelik bir şey yapılacaksa........ İran kaynaklı terör olaylarını önleme konusunda veya İran'a yapılacak herhangi bir operasyonda ne isteniyorsa ama ne isteniyorsa her konuda her şeye Amerika'nın destek olmaya hazır olduğunu söylemişti.................... Paris'te içlerinde Türk asıllı kişilerin de bulunduğu İran devleti ile bağlantılı kişiler tarafından uğradığı silahlı saldırıda öldürülmüştü... bir şeyler yapma arzularına rağmen İran'da o günden bu güne hiçbir şey yapmayı başaramadılar.................... O zamanlarda Amerikalıların İstanbul'da konsoloslukta görevli bulunan elamanlardan bazılan bana İran'a karşı yapılacak her türlü faaliyette................... özellikle istihbarat kaynaklı bilgi alma faaliyetlerinde.." demişti............ Bundan dolayı da tüm dünya devletleri özellikle Batı Avrupa ülkeleri İranlıların yarattığı İran kaynaklı terör olaylarına ilgi duyuyorlardı... Hatta daha da ileri giderek. Edirne'de bulunduğum dönemde kaçak yollarla ülkemizden geçerek Avrupa'ya gitmek isteyen göçmenler arasında bulunan İran rejim muhaliflerinin (Halkın Mücahitleri denen gruba mensup olan insanlar) ABD veya yandaşlarınca Irak'taki kamplarda tutulup desteklendiği biliniyordu.... Hatta eski İran başbakanı Şahbur Bahtiyar........ her şeyi yapabiliriz.. herhangi bir terör olayı ya da bir eylem gerçekleştiremediler............. buna bile imkânımız var.... Fakat tüm gayetlere.___________________...... Daha sonra birçok ülkenin de buna benzer bir tutum içinde olduğunu gözlemledim ama tabii en fazla istekli olanlar Amerikalılar ve İngilizlerdi. bir siyasi grup çıkaramadılar... 1 ..........

............ PKK hm yurtdışı bağlantısını kurduğu telefonu arayan biri bizim cihazın tüm çalışma biçimini anlatarak tedbir almalarını söyledi. Arayan kişi "Diyarbakır kırsalındaki militanlara deyin ki ellerinde bulunan sizle konuştukları telsizin içinde bir cihaz konmuş.............. onu helikopterde bir cihazla alıyorlar ve 210 ....... örgütleri ya da çatışmaları kullanabilirler. 1 .......... Bugün de çok net görüyoruz ki Irak'ta bulunan............ Böyle bir operasyon daha önce Emin Aslan müdürün başkanlığı.. İnanılması mümkün olmayan bir konuşma kaydetmiştik................. ANKARA PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı İstanbul'da uygulayıp geliştirdiğimiz teknik bir sistemle herhangi bir eşyanın içerisine küçük bir elektronik verici yerleştiriyor.. Malzeme kırsal alandaki militanlara ulaşınca önce helikopterle yeri tespit ediliyordu... İstanbul'da birkaç operasyonda kullan mış ve çok başarılı olmuştuk... Yeniden benzeri böyle bir operasyon hazırlamıştık......... İran'dan kaçmış rejim muhaliflerini Amerika destekliyor.._________..___________________. Bölüm: Devlet asla o ülke içerisinde bir terör grubu yaratma ve terör olayları organize etme kudretinde değillerdir..... Buna rağmen.. dolayısıyla örgütün gizli hücrelerini buluyorduk.. bu cihaz sizin duyamayacağınız özel kodlu bir sinyal veriyor. Yalnızca orada var olan güçleri... ancak operasyonda daha yer tespiti yapılıyordu ki................. Diyarbakır Bingöl kırsalındaki militanlara gönderilecek bir malzemenin içine aynı sistemden yerleştirilmişti......... onlara pek çok imkân sunuyor.................... dünya üzerinde bütün seyahat ve hareketlerinde destek olmak istiyor ama o kadar...._ ..... Kolordu komutanı olduğu dönemde yapılmış... Aynı şeyi PKK'ya karşı uygulamak mümkündü.... sonra da bu vericinin yerini yaklaşık olarak belirleye-biliyorduk.... Hilmi Özkök Paşa'nm 7........... halkın mücahitlerini yaratamıyor veya onlara benzer bir grup İran'da ortaya çıkaramıyor ve yer bulamıyor...... Bu cihazı....... Diyarbakır kırsalında o tarihe kadar görülmemiş önemli sayıda neticeler elde edilmişti. örgütün herhangi bir eşyasına ulaşma imkânı olunca içine yerleştirip bu eşyanın yerini.......

..... ast birliklerinin komutanları inansın diye konuyu an211 . örgütün kullandığı uzun mesafe telsizi içerisine yerleştirilmiş bir cihazdan alınacak sinyallerin havada bir helikopterdeki elektronik sistemlerle tespit edildiğini... Operasyon çok sayıda taburun katılması ile yapılacaktı............ Bu yüzden bizim arkadaşlar komutanın bu bilginin doğru olduğuna ikna olması ve bu yönde hazırlık yapılmasını sağlamak için çok gizli olan bu bilgileri teferruatıyla anlatmışlardı...................... Elde edilen bilgilerin sıradan istihbari bilgiler olmadığını.... Olağanüstü hal bölgesinde örgüt mensuplarının yerleri ile ilgili çok fazla istihbarat geldiği.......... onun için birçok tabur komutanı ile toplantı yapan Tugay Komutanı da bizim arkadaşların yaptığı gibi gelecek bilginin ne kadar sağlam olduğuna. karşıdaki örgütçü böyle bir teknik sistemin olacağına fazla inanmadığından anlatılanları ciddiye almıyordu ama biz şok olmuştuk............. örgüte bilgi veren numarayı tespit ettik................ bu kadar bilgiye nasıl sahip olabilirlerdi.... 1 ................. önce Tugay Komutanına konuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermişlerdi." diye uyarıda bulundu. Bölüm: Devlet bununla yerinizi tespit ediyorlar ve sizi imha edecekler....... yalnız teknik elemanların bileceği teferruatta bilgiler örgüte aktarılıyordu. yanlış bilgi diye itibar etmezler.. bu defa daha da enteresan bir durumla karşılaşmıştık.. Örgüte bilgi veren kişi daha sonra Kırıkkale elen aramaya başladı........_ ......... Bizim dinlemede çalışan birimlerimiz bile bu durumu bu kadar ayrıntılı bilmiyorlardı.... bunların birçoğun doğru olmadığı için operasyon birimleri gelen bilgilere fazla inanmazlar.. sonra da Kırıkkale'ye tayin olduğunu..................___________________...... O zurnan imkânlarımız bugünkü kadar iyi değildi........ Olayı araştırmaya başladık.._________... dolayısıyla bu bilgilerin yüzde yüz güvenilir olduğunu anlatmışlardı. Bizim arkadaşlar operasyon için Diyarbakır'a gittiğinde... Sonunda bu kişinin daha önce Diyarbakır'da astsubay olarak görev yaparken tayin nedeniyle önce Tekirdağ'a.. Bizde bile Şube Müdürlerinin bilmediği... asıl bilgileri halen Diyarbakır Tugay Komutanının yanında fotoğrafçılık yapan bir astsubay arkadaşından aldığını öğrendik. Arama Tekirdağ ilinde bir ankesöriü telefondan yapılmıştı................

.......... 212 . Susurluk sürecinde de herkes devlet güçlerinin kanunsuz infaz yaptığını biliyordu... yüzlerce şüpheli olay olmasına rağmen resmen sorduğunuzda kimsenin infazlardan haberi yoktu...... ama aynı gece birlik disiplin nezaretinden kaçtığını öğrendik... O anda fotoğraf çeken astsubay da tüm anlatılanları duymuş.... Aslında çok daha büyük zararlar verebilirlerdi. O ama daha büyük olaylar yaratmadan kişi yakalandılar........ herkes tarafından...... tüm devlet yetkilileri biliyor... tüm yöneticiler tarafında biliniyor ama herkes bilmiyor gibi davranıyor...................... 1 .... tarihlerde Tekirdağ Orduevinin ama yakınlarına bomba konulması ve orman yakma teşebbüsünün de bu tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorduk delillendiremedik................ Daha önceden örgüt taraftan olarak birbirlerini tanıyan ve örgütle irtibatlı olan bu astsubay Tekirdağ'daki arkadaşına olayı anlatmış..._________... onları bilgilendirmişti...........................___________________.. Bölüm: Devlet latmış... Sonunda operasyon yapmaya karar verdik..... bilgi sahibi olmuştu...... Tüm bu çalışmaları Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ile birlikte koord ineli olarak gerçekleştiriyorduk........ astsubay bir gün Önce birliğinde Kırıkkale ilinde gözaltına alınmıştı............... Daha sonra bu astsubayların irtibatlarını. doğrudan örgütün kırsaldaki militanlarıyla bağlantılı oldukları ortaya çıktı..... bazen çok büyük olaylar ve suçlar çok yaygın olarak gerçekleşiyor........ daha doğrusu biz yapıyorduk ama onlara da bilgi veriyorduk.. Daha sonra Ankara merkezde örgütün sivil unsurlarına yönelik yapılan operasyonda buluşmaya gelince yakalandı ve sorgulama sonunda kimliği ortaya çıktı...... sivil örgüt ilişkilerini belirledik. o da kendisine acil durumlar için verilen örgütün Kuzey Irak'ta kullandığı uydu telefonuna bilgi veriyordu..... Mesela AB uyum yasalarının kabulüne kadar devletin soruşturma yapan birimlerinde yaygın olarak işkence yapıldığını herkes.......... samimi toplantılarda rahatlıkla konuşuyor ama resmen sorarsanız kimse işkence yapıldığını kabul etmiyordu...._ .. Soruşturmalar sonunda bu astsubayların birkaç kişi oldukları... Susurluk Olayı Türkiye tuhaf bir ülke...

.. polis müdürlerinden başbakanlara kadar herkes de bu durumu biliyordu.. şüphelendiği hususlarda sorularına cevap vermeyen. Nerede ise tüm güvenlik birimlerinin yönetimine bu anlayış hâkim oldu...... Bu yönde......... İdeolojik gruplar içerisinde beili yer edinmiş..... Bu olayla birlikte artık söylenti olmaktan çıkıp gerçek olmaya.... vs.. jandarma ve askeri birliklere saldırınca yasalara uygun olarak önleme....... yarısı yeraltında yarısı devletle bağlantılı unsurlar yanında fedai şeklinde bulunan çeşitli suçlardan sabıkalı 213 .. ruhsat........ İdeolojik örgütler çıkıp bu defa polis...._________..... Olayları önlemek için hiçbir plan ve programı olmayan.....___________________............... karşı koyma.............._ ...... işleri rüşvetle dönüyor............. işkenceyle konuşturulması. Tüm halk. suç işlediği şüphesiyle yakalanan ve durumunu ikna edici bir şekilde açıklayamayan herkesin falaka.... suçunu veya hakkındaki suçlamaları anlatmasının sağlanması yöntemi bir soruşturma/ polis kültürü haline gelmişti.... terörü durdurmak için polis ve zabıta içerisindeki eksiklik ve yanlışlıklar görülüp düzeltilmesi yerine teröriste kendisinin yaptığı gibi kanunsuz davranıp...... ama sanki böyle bir şey yok gibi davramlıyordu..... Bölüm: Devlet Bütün kurumlarda. 1980 öncesinde polis teşkilatı krıminai olayları çözecek.............. Daha sonraları bu durum sanki uygulanması gereken yöntemlere dönüştürülmeye.... formüle edilip teorik temelleri oluşturulmaya başlandı.... hiçbir sorununu bilimsel yöntemlerle sebep-sonuç ilişkisi temelinde araştırıp ona göre çözüm üretme kültürüne sahip olmayan polis veya zabıta teşkilatı sadece usta çırak ilişkisi içerisinde öğrendiği yöntemlerle işlerini yürütüyordu... bunu da herkes biliyor........ uygula rımaya başlandı. ama resmi olarak bunların hiçbirinin söz konusu olmadığı...... ta ki PKK çıkıp güneydoğuda gerilla savaşını başlatıncaya kadar... nüfuzlu..... yakalama faaliyetlerinde bulunulmayınca...... onlara onların yöntemleri ile karşılık verilmesi fikri 1970 yıllardan beri her zaman söylenir olmuştur... her şeyin kurallar çerçevesinde yürütüldüğü belirtiliyordu...... cop.. Bir dönem Emniyette geleneksel anlayışın dışında mücadele yöntemleri geliştirilmeye başlandı. 1 .......... tüm devlet ihaleleri....... takip edecek ve önleyecek şekilde yetiştırilmemişti..

.... ne bitti ve sonuç nasıl oldu? Susurluk..... öyle bilmen kişiler teker teker ortadan kaldırılmaya başlandı. bütün demokratik mekanizmaların önü tıkanınca daha iyi bir düzen. Bölüm: Devlet sivil kişiler.._ .. Evrensel hukuka göre..... Bir ülkede yönetimin daha iyi olması için demokratik taleplerin dile getirilmesi....... halkın desteğiyle iktidara gelmeleri normal yol ve yöntemdir. Bu timlerin faaliyete başlaması ile birlikte PKK ya destek veriyor denen... Bir süre sonra bu infazların güvenlik kuvvetleri ile bağlantılı kişiler tarafında yapıldığı fısıltı halinde yayılmaya başladı..___________________........ kimi zaman rehberlik kimi zaman liderlik yapmaya başladı. rejim değişikliklerini savunanların bu değişikliği neden istediklerini halka.. Bu timlere bazı polis amirleri dışında yarısı yer altında. ama Türkiye'deki yasalar değişime karşı olduğu için.... çeşitli çatışma ve operasyonlarda yasal sınırları aşma temayülü göstermiş bazı polislerden oluşan adı konmamış timler oluşturuldu...... Türkiye'nin yakın tarihinde... bu tür yollar tıkanmıştır....... 1 ......... her düşünceyi savunan bir siyasi parti kurulabilir..... Türkiye'nin terörle mücadelede rejim ve sistem muhaliflerini susturmak için kullandığı hukuk/kanun dışı yöntemlerin genel adıdır..._________.............. daha iyi bir yönetim kuracaklarına inananlar.. bu fikirlerini halka anlatıp halkın onayı ile halk için yönetimi değiştirmeye talip olanlar. 214 . Peki............. dile getirilen talepler ne kadar haklı ve çağa uygun olursa olsun............. İşte bu yol ve yöntemlerin........ anlatarak. zamanla bunlar fiili liderliği ele aldılar........... çok önemli bir kilometre taşı olan Susurluk Olayı deyince ne anlamalıyız? Ne oldu........ özellikle terörle mücadele tarihinde............ PKK'yla mücadeleyi sadece öldürme temeline indirgeyen....... kendilerini yasaklayanlara karşı biraz da farklı yollara ve belki de kanun dışı aktif tavır alarak karşı koymaya başladılar................ yollarını tıkayan güçlerin meşruiyetini sorgulamaya ve rejimin koruyucularına.... yarısı devletle bağlantılı unsurlar kimi zaman destek....... iktidara yönelebilir ve iktidara geldiği zaman halkın beklentileri doğrultusunda yanlış olan bir sistemi değiştirebilir.............

........... kanun tanımayanlara kanunsuz muamele etmek şeklinde devleti ve devletin mücadele biçimini mücadele ettiği gruplarla aynı seviyeye indiren...... yani insanları öldürmenin.... bu kişileri........ genel devlet temayülü içerisinde anımsanmayacak bir sahada taraftar bulması. halkın içerisinde bu fikirlerin yayılmasına mani olamadı...... gazetelerini ve yayınlarını yasakladılar. konuşmalarını cezalandırdılar.. Bu defa bunlara karşı devlet tarafından daha ciddi bir takip başlatıldı.... güvenlik mekanizmalarının içerisinde çok sayıda görevli tarafından benimsenmesi...... Bu kişileri susturmak için kullanılan en ağır yolun ve en kaba yöntemin......... bir örgütte.... yani rejim muhaliflerini susturmak için başvurulan kanunsuz..... Bunun tek bir kişide........ belli bir fikir etrafında örgütlenmeye ve fikirlerim yaymaya kalkanların örgütlerini kapattılar.............. Bu tür faaliyetlerin her çeşidi....... bu yöntemin dolaylı bir şekilde desteklendiğini gösteriyordu.. Susurluk. hukuksuz uygulamaların adına Susurluk diyoruz.... insan haklarına ve her türlü meşru sisteme aykırı bir biçimde bu kişileri susturmaya kalktılar................. teröristlere......... Tüm bu yapılanların sonucunda değişim isteyen ancak bu değişimi gerçekleştirme yolunda önlerindeki tüm demokratik yollar engellenmiş olan muhalifler başka çareleri kalmadığından yer altına inip illegal mücadeleyi başlattı. Tüm önlemlere rağmen muhalefeti susturamayan güçler... Bölüm: Devlet Bunun üzerine devletin güvenlik kuvvetleri ve adli sistemi tarafından bu örgütlere karşı yasalarla çizilmiş olan bir mücadele başlatıldı._________. 1 .... Halktan taraftar bulmasına dayanamayan sisteminin savunucu güçleri... İşte bu örgütleri.......... herhangi bir şiddete ya da eyleme başvurulmasa dahi sadece düşünülmesi ve bir düşünce etrafında örgütlenilmesi bile yasaklandı...... daha aktif daha ağır cezai yaptırımlar getirilmeye başlandı. bu kez dünya genelindeki demokratik sisteme aykırı baskıcı yasalar çıkardı.___________________.. temizlik harekâtına girişmenin adıdır.............. Örgüt kuranların._ ..... bir grupta değil.......... inanılmaz bir anlayışın 215 . onları hapse attılar. işte bu defa yasaları da aşarak -eleştirdiğimiz antidemokratik yasaları dahi aşarakdaha antidemokratik denemelerle.... ağır ve haksız cezalar uyguladı.......... ancak yine de muhalifleri bastıramadı........

.... olaylar hakkında geniş bir bilgiye sahip olmamı sağladı.... Ama bir dönem bu yöntem.............. Görev yaptığım süre boyunca bu kişilerle karşılaştım ve onların giriştiği bu tür illegal olaylara gücümün yettiğince.................. En azından kimlerin neler yapabildikleri konusunda fikir sahibiyim...... özellikle Diyarbakır ve İstanbul gibi en önemli iki büyük ilde bulunmam. hangi olaylar gerçekleştirildi. hatta bütün güvenlik birimleri ve devletin genel güvenlik aygıtı içinde ciddi taraftar bulabiliyordu.. bu eylemlerin içinde bulunan azdı...... bu kişileri alıp mahkemede yargılayarak yapılacak bir şey yok.. Hatta bu fikirler makul ve meşruymuş gibi alenen savunulabiliyordu.... Oysa bu anlayış bütün bölgede.... faaliyet ve eylemleri arttıkça bu insanlar da fikirlerini savunmada haklı hale gelebiliyordu......... aklımın erdiğince mani olmaya çalıştım.. Yapacağımız işler konusunda meşru zeminde kalmamız gerektiğini emrimdeki personelime sürekli empoze ederek onları bu 216 .. Birçok yargı mensubu bile..... ama fikri planda geniş taraftar bulmaya başlamıştı. devlet adamlarının bilgisi ve dolaylı desteği dahilinde güvenlik kuvvetleri içerisinde uygulandı.......... bunların gereği yapılmalıdır diyebiliyordu.. Her hafta yaptığım toplantılarda saatlerce süren konuşma ve telkinlerle bu fikir ve uygulamalardan onları güçlükle uzak tutmaya çalışıyordum. çoğu idealist olan bu insanlar kolayca bu tür eylemlere yönelebiliyordu. Kendi şubemdeki arkadaşlarım bile bu fikre inamyordu....._________....___________________... bugün Türkiye tanınmaz hale gelebilirdi. Yaptığım görev ve bulunduğum görev yerleri itibarıyla bu işlerin en yoğun yaşandığı dönemlerde ve merkezlerde...... Susurluk anlayışıyla Türkiye'de kimler neler yaptı.. Bölüm: Devlet tezahürüydü.. belki birkaç ciltlik bir kitabın konusu. Belki bu cümle insanlara çok iddialı gelebilir ama bir düşünün.. Tabii bölgedeki PKK şiddetinin boyutu... hangi insanlara zarar verilip hangileri öldürüldü? Bunları anlatmak....._ ..................... Eğer ben ve ekibim de bu olayların içerisine girseydik........... belki bunların tamamını değil onda birini bile anlatmaya gücüm yetmez.. polis istihbaratının basındaydım ve bu kanunsuz anlayışa karsıydım.... o zamanlar Diyarbakır gibi bir şehrin merkezindeki polis teşkilatı içerisinde yeni örgütlenen önemli bir gücün........ 1 ............................. Belki eyleme kalkışan......

illegal yöntemlere hiçbir zaman kimsenin ihtiyacı olmadı... Kendi şubem içinde ve emniyetin diğer birimlerinde illegal yöntemlere girilmemesi 1......... yapılacak her türlü illegal faaliyeti önceden kestirebilmeme veya bunu yapanlar hakkında ipucunu bulmama imkân sağladığı için büyük bir güç elde etmiştim.... Bolum: Devlet konusunda sürekli ve çok ciddi bir direnç gösterdim......_ ..... Yasalara uygun olan terörle mücadele yöntemleri ile büyük başarılar elde ediyorduk........ Ancak tüm başarılı yöntemlere rağmen işlerle uğraşmakta... İstanbul'daki birinci yılımın sonunda. Belki de birçok insan benim bu tavrım sayesinde bu olaylara girmek istemedi ve bu anlayıştan uzak durmaya çalıştı. görevi her zaman bir vicdani ölçü içerisinde yaptığımı....." anlattı..bu örgütlere karşı mutlaka illegal yollarla cevap verilmesi gerektiği fikrine her an taraftar bulabiliyordu..... altından kalkmakta zorlanıyorduk ve bu atmosfer -özellikle Dev-Sol'un eylemleri karşısında teşkilatın gösterdiği tepki....._________. belki ilerde en azında genel 217 .............. Yıllar sonra başka bir yerde beraber çalıştığım bir MİT Bölge Yöneticisi...___________________................. yakın çalıştı ğım insanları bu işlerin dışında tutabilmek için çok çabaladım..... Yine 1992 yılının başında.... Susurluk anlayışındaki olmaması konusunda çok büyük gayret sarf ettim.. Bundan dolayı önemli bir yerdeydim ve kendi ekibimin ekibe alet de bu işe karışmaması...... Bu illegal yapılanmaları................... Tabii aslında kanunlar çerçevesinde legal bir mücadele gerçekleştirerek başarılı şekilde terörü durdurunca. Bölüm: Devlet eylemlerden uzak tutmaya olabildiğince gayret ettim............... Hiçbir illegal yöntem bizim yöntemlerimiz kadar etkin olamazdı..................... 1 . Başında bulunduğum şubenin olanakları................ o yöntemlere ihtiyaç kalmamıştı...... veda yemeği konuşmasında benim hakkımda "onları suç işlemekten ve çok büyük hatalar yapmaktan koruduğumu................. elektronik sistemimi kurduktan sonra şubem o kadar çok olayla ilgileniyordu ki. gerçekleştirilen faaliyetleri uzun uzun anlatmak ve bu konuda ciltlerle kitap yazmak mümkün. İstanbul'a geldiğim zaman...

.. tabii ki bu sadece üç beş uzanan J30İJ Sili.. Dev-Sol) eylemlerini durdurmamız olmuştur.. Bana göre bu güvenlik uygulamalar değildi... infaz ve baskı timleri de yaptıkları hareketlerle bu illegal örgütleri büyütüp çoğalttılar ve eylemlerinin artmasına zemin hazırlarken bu kişilerin kendilerini haklı görmelerini.. Ama bugün için asıl görülmesi.... bu anlayışların doğmasını ve büyümesini sağladılar.. düşünce ve bu düşüncenin kabul edildiği bir 218 ............ kendilerini ikna etmelerini de sağladılar....... Susurluk'u sanıyorum benim için artık bir görev.. biz davamızı savunabildik ve onların bu tür yöntemlerine hiçbir zaman ihtiyacımız olmadığını ispatladık........ onların güç ve destek aldıkları çok yukarılara bağlantıları birimlerinin. bizim legal yöntemlerle çalışmamız sonucunda İstanbul ve diğer metropollerdeki tüm terör örgütlerinin (PKK. en üst mekanizmasında bulunanlar meydana gelen olayları bütün detayıyla biliyordu............... Haddini aşan zıddına dönüşür diye bir söz vardır........... güvenlik kuvvetleri içerisinde infaz timlerinin oluşmasını. bizim yöntemlerimizin doğru olduğu ortaya çıktı........... Devlet içindeki bu anlayış...... Belki de birtakım malzemelerin temininde ve çeşitli işlemlerin........ 1 ......... atamaların. terörle mücadelede teröristlere hukuk dışı yöntemlerin uygulanması gerektiğini gerekirse savunanlara. infaz timleri ise faaliyetleri ile illegal örgütleri daha da güçlendirdiler........._________...... ve rejimi...... Böylece illegal yöntemleri savunanların yaklaşımlarını meşrulaştıran haklı İddiaları kalmadı.. Yani terörist saldırılar... asıl önemsenmesi gereken mesele şu ki terör faaliyetleriyle illegal yöntemlerle mücadele etmek...._ .. devleti korumak için yöntemlerin infazların uygulanabileceğini söyleyenlere karşı asıl engel. illegal ülkeyi.............. ama bilmiyormuş gibi davranıp dolaylı destek veriyorlardı... Bölüm: Devlet yazmak hatlarını ayrı bir kitap olarak yazarım... İşte Susurluk böyle bir meseleydi bana göre...... işte kendilerine devrimci örgüt diyenler aslında hadlerini aşarak............ birkaç MİT ve jandarma mensubunun yaptığı bulunuyordu..... gelişmelerden haberdardı..___________________.. karşı oldukları bu infaz timlerinin.............. görevlendirmelerin yapılmasında bilerek destek sağlıyorlardı.... teröre teröristlerin kullandığı yöntemlerle cevap vermek isteyenlere.......

.. hukuk sistemi rejim ve sistem muhaliflerine karşı İllegal faaliyetleri.. devlet sisteminde bu tutumun artık meşru olarak kabul edilemeyeceğini ve bir gün................. Yapılanların yetersiz olduğunu......... o kadar suyumuz ve malzememiz yok.. Susurluk denen şey asıl olarak buydu ve yanlışlık da buradaydı.. birçok olay -hâlâ..... belki bu olaya katılan herkesi cezala n d ı ra m a d ı.. olsa da o büyük temizlik çoğunluğu alıp götürebilir......... Halen bunu savunanlar olsa da..._________.. bu yöntemi...... bu anlayışın yanlış olduğunu kabul etti................. meşru düzende herkesin hukuku ve kanunları savunması gerektiğinin ortaya çıkması açısından çok Önemliydi..... suça karışan herkesin ayıklanması gerektiğini söyleyenlere.. 219 .... bu ihtimali de göz önünde bulundurmak lazım diyorum..... Ama şu çok önemliydi. Dolayısıyla ben mahkeme kararını bu açıdan çok önemsiyorum ve bundan dolayı da en azından Susurluk davası yüzde yetmiş oranında amacına ulaşmıştır diyebiliyorum................faili meçhul kaldı ama çok önemli bir şey gerçekleştirildi: Devletin hukuk sistemi........... daha ağır hesapların verileceğini ilan etmesi açısından çok önemliydi.. on iki kişi ceza aldı. Bu durum..._ ..... Bence bu gelişme yüzde yüz amacına ulaşmasa da belli bir mesafe kaydetmiştir.......... illegal yöntemler kullanarak mücadele edilmesini de kanunsuzluk ve terör eylemi sayarak bu anlayışı mahkum etti..... güvenlik kuvvetleri içerisinde bu anlayışa sahip olan azmışa nmayacak sayıda insan bulunsa da bunu hukuk sisteminin yanlış kabul etmesi. bu işi soruşturan müfettişler ve en önemlisi de mahkemeler.... 1 ........ Belki bahsi geçen olaylarda fiilen görev alan binlerce insan olmasına rağmen sadece on... böyle büyük bir temizlik mümkün değil....... bu kişileri susturmak için kullanılan hukuk dışı yol ve yöntemleri kabul etmedi......... teröristlere ve terör örgütlerine karşı kanunları çiğneyerek. Bölüm: Devlet çerçeve her gün biraz daha genişliyordu...___________________.. En azından bu işin yanlış olduğu teşhir edilmiştir.............. Susurluk süreciyle başlayan araştırmalar ve bu olayın kamuoyunda basın yoluyla duyulması üzerine açılan soruşturmalar belki kamuoyunu tatmin etmedi....... ortada fazla kimse kalmayabilir..... hemen hemen hiçbir eylemden dolayı hiç kimseye ceza verilemedi..

.... sıkıyönetim uygulan1alannın yeterince başarı elde edememesi sonrası... hiçbir alt yapısı olmayan bir askeri anlayışa dönmüştü.. 1987 yılında çıkardığı kanunla olağanüstü hal uygulamasına geçmişti..... suça karışan insanların sayısından çok bu anlayış ve düşüncenin devlet içerisinde.............. destek veren herkes cezalandırılsın..... daha pratik bir idari anlayış ile çözüm üretilmesi düşünülerek olağanüstü hal kurulmuştu. Ama kısa sürede Bölge Valiliği sadece göstermelik bir lojistik destek. hatta vatandaşl a ı a ra s ında çok fazla taraftar bulması ve bu yöntemi savunanların sayısının çok fazla olmasıdır..... onların nereye }\3 ciciî fikri destekçi.. Sıkıyönetim uygulaması ve asken uygulamanın uzun süre devam etmesi......... Ama bu her zaman mümkün olmaz................___________________.......... bölgede kalıcı olmamak adına işin kolayına kaçmış ve orada kurulan Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına tüm görevleri yüklemişti. Gönül ister ki olaya karışan........ nereye kadar azmettirici olarak kabul edileceğini belirlemek mümkün değildir........ yeni bir tertiple sıkıyönetimi kaldırıp..... Termal Kameralı Uçak Alımı Güneydoğu'da olayların hızlı bir seyir izlemeye başlamasıyla birlikte.. 1 ......... işlenen suçlardan..... devlet yeni bir anlayış... Zaten Güneydoğu'da devletin başka gücü olmadığı için..... Ayrıca fikri destekçileri tespit edip cezalandırmak.. olamaz...... 220 .. Bu anlayış ile ancak bunun yanlış ve gayri meşru olduğunun mahkemeler tarafından ilan edilmesiyle mücadele edilebilir ve ancak bu şekilde bu anlayışın yayılması önlenebilir... Bölüm: Devlet Susurluk'ta önemli olan. Temizlik ancak böyle sağlanır.. Aynea sıkıyönetim ve askeri uygulamalar örgütün gelişmesini önlemekten uzaktı..... herkes yaptıklarının bedelini ödesin.. Kara Kuvvetleri birlikleri de onların emirlerine verilerek yine bir askeri düzen kurulmuştu....... ikmal sağlayan. Bu yüzden çok iyi amaçlarla ve daha inisiyatifli......... hem dünya hem Avrupa nazarında Güneydoğudaki kısıtlılık halleri nedeniyle eleştirilere konu oluyordu.................... belki pratik bazı konularda karar veren ama tüm harekâtı yine askeri birliklerin yaptığı........ Bölge Valiliği fazla risk......... almamak......_ ..._________.....

.. daha çok zabıta jandarma yetkileri kullanılıyordu......... Bölüm: Devlet Aslında bir tek sıkıyönetim komutanlığı adı ve bazı yetkileri yoktu....... Burada bir termal kameranın ısı farkına dayanarak çalıştığını... Olağanüstü Hal Bölge Emniyet Müdürü Necdet Menzir.___________________......... her şeyi görmek mümkün oluyordu. koordinatlarını belirlemek ve hatta bundan kağıt üzerine çıktı almak veya bir yere faks çekmek bile mümkündü....... Olağanüstü Hal Bölge Valiliği eksikliklerle doğmasına rağmen. belli bölgelerde örgüt mensupları bulunduğuna dair ihbar geldiğinde oradaki örgüt mensupları tespit edilebilecek ve görerek operasyon planlanacaktı.. O HAL Vali Yardımcıları............ ediyordu....._ ... Asayiş Birlikleri Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa.._________......... Ergani ovasında iki deneme yapıldı.. zifiri karanlıkta dahi ısı yayan veya çevre ile arasında ısı farkı bulunan bütün cisimleri çok rahatlıkla fark edebildiğini görmüştük... Test için gelen firma Türkkuşu'na ait kiralanmış bir uçak ile denemeyi gerçekleştirdi.... yerden kumanda edilen termal bir kamera...... tabur komutanı ve diğer bütün yetkililerle birlikte hepimiz bu 221 ..... bazı pratik adımlar atmak. güvenlik sistemi satan firmalar ürünlerini satmak için bölgeye geldiklerinde deneyip test.. bazı teknik...... İşte bunlardan bir tanesi de termal kamera testiydi...... 1 ...... yerleştiriliyor ve uçak belli bir bölgeyi tararken o bölgedeki canlıları... O zamanlar bir termal kameranın ne olduğunu duyuyorduk ama tam anlamıyla görmemiştik. neler kullanılabilir diye zaman zaman bu testlere biz de çağırılıyorduk................ Böyle bir sistem bütün dengeleri değiştirebilirdi.. Üstelik kamerayı kumanda ederek....... Herhangi bir uçağın alt kısmına..... örgüt mensuplarını................... Üstelik operasyon sırasında bu uçak herkesin yerini çok net olarak bildirecekti... Böyle bir cihaz bu bölgede çok işe yarayabilirdi. görünen her şeyi netleştirmek.......... Sınır boylarında PKK'nın ülkeye giriş yaptığı duyumları alındığında.. aletlerle sistemi desteklemek adına arayışta bulunuyor ve bu amaçla dünyanın bazı ülkelerinde uygulanan antıterör yöntemlerini............. Uçak arazi üzerinde gezerken biz de Ergani'deki tabur binasına yakın bir yerde hep beraber görüntüleri seyrediyorduk: Dönemin Bölge Valisi Hayrı Kozakçıoğlu.............. Bu bölgede neler yapılabilir....

......... sessizce uçabilen.. Burada hemen bir tutanak tanzim ederek bu aletin hangi durumlarda faydalı olacağı.................. çok yavaş ve sessiz uçabilen...... Çevik Kuvvet Binası diye bilinen yerin arka tarafında.. o zamanlar Çevik Kuvvet ve Özel Harekâtın bulunduğu.............. 1997 yılında Ankara'ya geldim............ Termal kameranın........ Sonraki gelişmelerden hatırladığım kadarıyla orada yaklaşık 50 kişi vardı ancak birkaç kişiye imza attırılmıştı ve imzalayanlardan biri de bendim (genelde teknik denemelere İstihbarat Şube Müdürü olarak katıldığım için bu türlü şeylerde bana imza açılıyordu)....... 100 metrelik bir araziye inebilen uçaklardı....... Türkiye'ye iki konteynırın içerisinde getirilen bu uçak ve malzemeler... havada uzun süre kalabilen uçakların altına takıldığında çok işe yarayabilecek bir sistem olacağım görmüştük. bölgede ne şekilde kullanılabileceği şeklinde görüşlerimizi yazmış ve içimizden birkaç kişi tutanağı imzalamıştı..._________.. Uçağa telsizle talimat vererek falanca köyün üstünden geçmesini....... büyük kanatlı (hatta kanatları ahşaptandı yanılmıyorsam)... çok kısa mesafede (zannedersem 100 metreden daha kısa mesafede) havalanabildi. Bölüm: Devlet denemenin içindeydik...... havada 5-6 saat gibi uzun bir süre kalabilen........... uçaklar Türkiye'ye getirilmiş. Anlattıklarına göre bu uçaklar küçük motorlu............ Çok sonra öğrendiğime göre de uçaklar hazırlanmış. 1 .. Jandarma Hava Taburuna ait pilotlar imal İngiltere'ye edilmiş ve giderek orada eğitim görmüşler................ Hakikaten o zifiri karanlıkta insanları.... falanca yolun üzerinden gitmesini... Daha sonra..... 4 yıl da İstanbul'da görev yaptıktan sonra tayinim çıktı. aradan epey bir zaman geçtikten sonra duydum ki Olağanüstü Hal Bölge Valiliği bu sistemden iki takım almak için anlaşma yapmış... 222 ..... Diyarbakır'da 2-3 yıl daha görev yaptıktan sonra İstanbul'a atandım. Montajın ardından uçaklar uçacak hale geldi. Aksine tekrar sökülerek konteymrlarına kondu ve uzun yıllar orada bekletildi. ancak her ne olduysa bir türlü uçmadılar........ tarif ettiğimiz timlerimizin üzerinden geçmesini söylüyorduk. Ne olduğunu bilmiyordum............_ . hayvan sürülerini tek tek ve çok net olarak görebiliyorduk.......___________________.. bizim oradaki teknisyenlerden destek alarak monte edilmişti......

...... yanlış para harcamışlar diye iddia ediliyordu._ .... ne kadar alınacağı................ gibi testlerden bahsediliyordu... diğer askeri yetkililer ve Bölge Valisi de oradaydı.. Haberden sonraki araştırmalarımda öğrendim ki bu uçakları.. bölgede terörle mücadelede kullanılabileceğiydi. İngiltere'ye o zamanki Jandarma Hava Taburundan hava pilotları gönderilmiş. Bu uçakların alınıp alınmaması....... Bölüm: Devlet Bir gün Milliyet ve Star gazetelerinde yer alan haberde şöyle diyordu: "Susurluk Olağanüstü Hale de Karıştı.... Tutanakta sadece... Bu inanılmaz bir şeydi.......... 223 . Denemeleri hep beraber yapmıştık ve bizim kanaatimiz böyle bir sistemin işe yarayacağı........... Bu uçaklar alınmış... bu uçaklarla uçmuşlardı.. bu uçağın hangi yükseklikte uçtuğu zaman yerdeki cisimlerin nasıl görüldüğü vs.. ama ben denemeden sonra ne yapıldığını bilmiyordum. Necdet Menzir'in............................. Gerçekten bana göre bu uçaklar bu amaçla fevkalade de kullanılabilirdi... Bu yanlış alımdan dolayı faydalı diye tutanak tutanlar ve faydalı diyenler devlet malına zarar vermişler... orada 15 gün eğitim görmüşler. Vali Yardımcısının imzaları vardı.. bölge valiliği 3.. alınacaksa nasıl dizayn edileceğine dair hiçbir şey yoktu.... Sadece bu kameraların işe yarayıp yaramayacağı ile ilgili fikir belirten bîr tutanaktı.....000 (üç milyon) sterline almıştı...... Kara Kuvvetlerinin raporunda uçaklar hakkında uçurulamaz dendiği yazıyordu.... bunun alımı ile ilgili ben hiçbir şey bilmiyorum." Uçak alımındaki bir yolsuzluk olayına benim de adımın karıştığı gibi bir haber yayınlanmıştı.... yapılan denemeyi herkes görmüştü....._________..... Haberde... Genelkurmay bu uçakların askeri standartları karşılamadığım belirterek onları uçuramayacağını söylemişti..___________________. Komisyonunda Meclis'teki ifadem dolayısıyla kamuoyu beni bildiği için daha çok benim ismim lanse ediliyordu... bu uçaklar için çok faydalı olacak diye bir tutanak tutulduğu ama bu uçakların hiç faydalı olmayacağı.... Uçaklar Türkiye'ye getirildikten sonra da askere teslim edilmek istenmişken......... Ancak Susurluk Araştırma. Genelkurmay'm........000........ Asayiş Kolordu Komutanı.. 1 ............. kullanılamayacağı............. Deneme sonucu oluşturulan o tutanakta benim..

uçak içerisinde askeri bir takım teknik cihazların bulunması gerekiyordu...... ucumla madı.. uzun süre kalabilen. Bu işi yapan firma ise şu iddialarda bulunmuştu: "Eğer sizin dediğiniz gibi iki motorlu....... Türk basını....... büyük olur.... 1 ......... bir yandan teklif olarak küçük... geniş arazileri........ ama biz ülkemizde kullanamadık. yani devletin milli servetleri orada yıllarca konteynırda kapalı kaldı............ yanlış tercihtir.. İşin daha garip yanı akıl..... alınmış bir uçağı hizmette kullanmayanların suçunu hiç kimse görmedi.. Bölüm: Devlet Genelkurmay in askeri standartlarına göre uçağın en az iki motorlu olması.. bu uçaklar birçok ülke tarafından kullanılmış ve denenmişti............. ama askeri standartlarımız istenince dev bir uçak ortaya çıkıyordu... Şuna çok inanıyorum ki bu uçakları üreten firmalar onları dünyanın birçok ülkesine satmış.... çünkü uçağın motoru.. çatışma sonrası veya bir istihbarat alındığı zaman olay yerini incelemek için çok uygun olduğu açıktı.... ama hiç kullanılamadı.. kesin hatalı alınmıştır.. kütlesi büyüdükçe.......... Genelkurmay kullanılamadı dediyse kesin kullanılamaz........ mantık süzgecine tâbi tuttuğunuz zaman bu uçakların o günkü şartlarda sınır boylarını..... bu iş doğru değildir diye tavır koydular.........." Bu noktada da işler kilitlenmişti.. Halbuki buna karar verenlerin... çok.................... ağırlığı arttıkça belli bir hıza ulaşması gerekir. sessiz..... deneyemedık. bu 224 ..___________________.... Hiçbir zaman uçak alımının doğru olabileceğini düşünmediler._________. havada.. Bu uçaklar yalnızca Türkiye için imal edilmiş uçaklar değildi.. kısa mesafede kalkıp inen uçaklar lazım diyorduk......... kalkış ve iniş için uzun pistler ister ve uçak havada yavaş gidemez....... dünyanın başka yerlerinde de bu gibi harekâtlar için benzerleri yapılmıştı ve bu işin tabiatı gereği Güneydoğuda PKK ya karşı yapılacak askeri operasyonlarda herkesin risk alması gerekiyordu... Üstelik dediklerinizi yaparsak bu defa hem sizden ekstra ücret alırız hem de belirli özelliklerin bir kısmını karşılayamayız. iki kişinin taşıyacağı bütün bu ek sistemlerin olduğu bir uçak isterseniz o zaman Cesna gibi kocaman bir uçak karşımıza çıkar ve bu kadar büyüttüğünüz zaman uçak istediğiniz diğer şartları karşılayamaz: çok ses yapar....... uzun süre havada kalamaz....... ama bu risk alınamadı ve bu uçaklar. en az iki pilotun kullanması.._ ........

..........._________... Olmadı.... Bölüm: Devlet uçak amaca uygundu ve dünyanın birçok yerinde de kullanılmıştı.. Bölüm: Devlet kendine özgü şartları vardı......___________________.............. Basın Konseyi bu haberlerden dolayı muhabirlere ve gazetelerin yazı işlerine kınama verdi......... buradaki eylemlerin ......... alıcı olmaması nedeniyle kapandı Sonunda Star ve Milliyet gazetelerini hem Basın Konseyine şikâyet ettim.... 1 .. bu nedenle riskleri de göze almak gerekiyordu.......... değerini bilemedik.... kullanamadık............. Ayrıca 1997 yılında insansız hava araçlarını Türkiye'de üretmek üzere......................... ............ i .......... hem de tazminat için mahkemeye verdim.. tek bildiğim çok şeyin heder edildiğidir.............._ .... İşte Güneydoğu'daki olaylarda yeterli başarı sağlayamama-mızm altında bunun gibi küçük ama çok Önemli sebeplerin yattığının görülmesi gerekmektedir. Belki Bölge Valisi şuur altında sivillerin böyle bir araç almasını kabullenemedi veya istemedi..... mahkemeler de o zamanki para ile sorumluları 1............... Hiç olmazsa istihbaratı almak için. gerilla harbiydi... askeri standartlara uymuyor diye devreden kaldırıldı............ Deniz Kuvvetlerinde polis kökenli Er Kadir Sar225 ........ onu geliştirip bugün çok daha üstünlerine sahip olabilirdik....5 milyar tazminata mahkum etti.... ama maalesef alınamamıştı. ne sebeptense bilmiyorum. Bugün insansız uçak alalım diye Başbakanımız ABD başkanıyla görüştüğünde veya benzeri bir temasta seviniyoruz....... bütün harekât kendine özgüydü.. yabancı bir ortakla Konya'da fabrika açan bir firma da ilgisizlikten......... 28 Şubat sonrası oluşan havada......... Güneydoğu'da hüküm süren durum olağan askeri bir operasyon değildi ki.............. alman duyumların teyidi için bunun denenmesi lazımdı............. Halbuki daha 1988-89 yıllarında termal kameralı uçaklarımız vardı ama kullanmadık..................... kullanılan malzeme de özel olmalıydı. militanları çatışma sonrasında takip etmek..... Uçaklar bir gün dahi uçurulmadı. kullanılıyordu....... Antalya'da PKK Operasyonu Zannederim 1997 yılının temmuz ayıydı..

........... 1 ...._________.. o sıralar bizim güney illerimizin birinde bulunan İstihbarat Şube Müdürlüğünden..... bana göre çıkıp televizyonlarda konuşan bir istihbaratçı artık istihbarat hayatını bitirmiş sayılırdı......... İddiaların yayılması üzerine 32. Bölüm: Devlet musak vasıtasıyla...... Görevden ayrılmama kısa bir süre kala. turistlere yönelik eylemde bulunmak için olabilirdi........ Programdan sonra artık ıstıhbaratçılık yapamayacağıma kanaat ge t iriyordu m...... çünkü PKK'nm Antalya'nın kırsal alanında ve dağlarında faaliyet göstermesinin çok anlamı yoktu.............. BKC (biksij tipi makineli tüfekler gibi ciddi silahlarla donatılmıştı.... Batı Çalışma Grubunun kuruluşuyla ilgili temin edip üst makamlara verdiğimiz gizli bir belgenin çalındığı iddia ediliyordu.. bir yerleşim yeri bulunmuyordu.. Ne de olsa orada siyasi olarak dayanacakları.. Bu bilgileri netleştirmek için istihbar! faaliyetleri yoğunlaştırdık ve yeni bilgiler elde etmek için çalıştık..... Gün adlı televizyon programına katılmış...._ ....... Bu nedenle İstihbarat Dairesinden ayrılmak için dilekçe verdim... eylemden sonra dönerler diye düşünmüştük............... O tarihler............ bu durumun hakkımızda psikolojik bir harekâta dönüşmesini değerlendirmiştim.... İlgili vilayetin ve merkezdeki bizim teknisyen arkadaşların çalışması neticesinde PKK grubunun sipariş verdiği cihazlardan birinin içerisine bir elektronik cihaz yerleştirerek haber alma imkânı yaratıldı..___________________... İlk bakışta bu bilgiler pek inanılacak gibi değildi........................... İstihbarat Dairesinin PKK karşısında gerçekten çok üstün performans gösterdiği bir dönemdi.... destek alacakları bir halk kitlesi... Bir müddet sonra fotoğraflar da dahil çok ciddi materyaller elimize geçti ve artık dağda silahlı bir grubun eylem hazırlığı içerisinde olduğundan emin olmuştuk.. Antalya'daki faaliyet sadece turizmi baltalamak....... Verilen bilgilere göre uzun süreli faaliyette kalmak üzere Antalya'ya bir grup nakledilmişti ve grup RPG denilen roketatar... İşte bu mucizevi sistem sayesin de PKK grubunun yerini 226 belirli aralıklarla tespit ............. bu durumda da eylemi yapacakları zaman gelir..... bir PKK grubunun geçtiğini ve Antalya'nın kırsal alanında gerilla faaliyeti yürüteceğim bildiren ciddi bilgiler geliyordu... Antalya "ya.... Ancak gelen bilgiler çok sağlamdı ve bizim kanaatimizi d oğru lamı y ord u.......

..... Emniyetin timi vardı ama tek başına olması da pek uygun değildi............. Üçüncü gün PKK mensuplarının yerlerini belirledik..... Bu bölgeye timleri gece sızdırırsak........ Ancak bahsettiğim gibi.. helikopter le belirli zamanlarda havalanarak grubun yerini tespit etmeye çalıştık..........._________.... sadece amirlerini Antalya'ya götürmüştük......... ancak bir sorun vardı: Operasyon Jandarmanın görevli olduğu kırsal alanda yapılacaktı ve Antalya Jandarmasının elinde bu operasyonu yapacak yeterli tim bulunmuyordu. Jandarma ve Valilikle görüştük... yaklaşık bir bölge tespiti de yapmıştı.... mutlaka ek kuvvete ihtiyacımız vardı. Antalya'nın doğusuna yakın bir bölgedeydi ve köylere yakın bir arazi içerisinde bulunuyorlardı....... Artık kesin olarak bölgeyi netleştirmiştik............. Bu durumu tartıştıktan sonra...... İsparta ve 2ı saat içinde gelip operasyona 32 Burdur civarında bulundurulan timler çağırdığımız zaman birkaç katılabileceklerdi.. Aynı gün.... PKKlılarm yerini elektronik olarak tespit edebilmek i çın militanlara birkaç km yaklaşmamız gerekiyor du......... elimizdeki cihazlarla. Kuzey Irak'taki PKK unsurlarıyla telsiz konuşması yapan bir cihazın varlığı tespit edilmiş............ Bu esnada Emniyet Genel Müdürlüğünün Özel Harekât Timlerinin büyük bir kısmı İsparta iline getirilmişti........... yer lerini belirleyerek grubu imha etmek mümkündü.......... Bölüm: Devlet edebilecektik......... İlave Jandarma timlerine ihtiyaç duyuluyordu................ Antalya'ya vardığımızda Antalya İl Emniyet Müdürü. jandarmanın elinde özel veya operasyon yapacak tim yoktu ve bu timin temin edilmesi için biz sürekli Emniyet Genel Müdürlüğü ve 227 ..... Bu gelişme üzerine bir polis helikopteri ve teknik ekiple birlikte Antalya'ya gittim._ ... 1 ........___________________... PKKlılarm çektirdiği bir fotoğrafta görünen kayalık yapı ve çeşmeyi bulmaya çalışıyorduk...... Eldeki küçük istihbari bilgilere hangi dayanarak dağlık Antalya'nın büyük coğrafyası için içerisindeki bölgede olduklarını bulmak helikopterle arazinin her gün belli bir bölgesini taramaya başladık....... bizim elde ettiğimiz bilgiyi teyit eder mahiyette hem askeri birimler hem de Milli İstihbarat birbirlerinden bağımsız olarak Antalya'da........

..... PKK üyeleri vardı ve tespit kesin nokta istihbaratıydı.... Îİ t-1 i rı ci c... eğer jandarma timleri gelmezse polis timlerini buraya soktuğu zaman doğabilecek olayların PKK sorumluluğunu kendisinin üstlenemeyeceğini söyledi..... yapılacak bir operasyonla bu bölgede sökülüp atılabilirdi......... grubunun yeri belliydi......... Gece temin ettiğimiz kamyonetlerle PKK Mardan sinyal aldığımız bölgeyi dolaştık ve o bölgeye girip çıkarak (biraz da belki kendimize riske atarak) PKK'nm yerini daha kesin bir şekilde tespit etmek için bir süre daha çalıştık...... Antalya Emniyet Müdürünün tek başına risk üstlenmemesi üzerine biz operasyonu yapmadan Antalya'dan geri döndük... hatta dağda çekilmiş fotoğrafları bile vardı ve örgüt bu bölgeye yeni giriyordu. yaptığı en ufak eylemle tüm Antalya bölge turizmini tehlikeye sokacaktı.. Bununla birlikte Antalya İl Emniyet Müdürü Natık Canca tek başına bu riski üstlenemeyeceğini.. Olsa olsa kendi elindeki klasik karakol hizmetlerini yapan jandarma erleri ile destek verebilecekti... timler geri çekildi............ elimizde grubun sayısı ve ellerindeki silahların fotoğraflarına kadar tüm detaylı bilgiler...___________________.............. O tarihlerde.... ancak iki üç gün sonra tüm görüşmelere rağmen jandarmanın artık bir tim çıkarma ihtimali olmadığını anladık.......... c c o................. altı tabum "uçarbirlik harekâtıyla" Cudi dağının muhtelif yerlerine attık...." şeklinde dünyaya beyanat veriyordu. Ancak maalesef jandarmanın tim getirememesi........ Tim buiamıyorduk. Bölüm: Devlet Jandarma Genel Komutanlığından (onlar da Genelkurmaydan) tim istiyorduk ancak uzun bir süre geçmesine rağmen bir türlü tim gelmedi.. Türk turizmine çok ciddi darbeler vurabilecek.. TİJLFI^ t Lİ rlz ÎTİ i ÎT c CİCLTIDC vuracak büyük eylemler gerçekleştirecek bir grubu imha etmek üzere iki veya üç 228 . hatırlıyorum. ama operasyon timi olarak yetiştirilmemiş askerlerle bu gruba karşı operasyon düzenlemek uygun değildi.._________..... Genelkurmay Başkanı kısa bir süre sonra ağustos ayı içerisinde açıklama yapıyordu: "Dünyada Amerika'dan sonra en büyük harekâtı yaptık.............................. Böyle bir beyanat veriyorduk iz TD cirrici T d ilci nın t LİF ........_ .......... Buna rağmen birkaç gün daha beklememize rağmen maalesef tim getirilemiyordu........... örgüt Antalya'ya yerleşecek.... 1 ....... Operasyon yapılmadı.

..... bir bakanlığa bağlı olan genel müdürlük ve ait birimlerin bürokratları...._________...î 1S .............. Bölüm: Devlet özel Harekât Timini Ankara'dan Antalya'ya getirememiştik...... S onrasım belki birçok l...........1T layacaktır: Antalya'da bu PKK grubu Oİ turistlerin araçlarını ve ormanları yaktı...... yanılmıyorsam 2004 yılı bütçe görüşmeleriydi...... Genel Müdür Yardımcıları.. İşte Türkiye'nin teröre bakışı...... kendi bütçeleri görüşülürken komisyon üyesi milletvekillerinin bakanlanna soracağı sorular karşısında hemen cevap hazırlamak üzere genellikle komisyonda ve Meclis'te hazır bulunurlar....... Emniyet Genel Müdürü..___________________....... birkaç komando taburunun aylarca süren operasyonlarının ardından imha edilebildi.............................. jandarmalarla birkaç defa çatışmaya girdi..... Halbuki bu grubu o gün imha etmek mümkündü........ Üç-beş gün boyunca burada operasyon yapacak bir tim bulamamıştık.. Bu grup iki yıl boyunca Antalya'da pek çok olay gerçekleştirdikten sonra ve Türkiye için epey sorun yarattıktan sonra... Daire Başkanlarının büyük bir kısmı da alt komisyon toplantılarında hazır bulunur... sanıyorum sekizinci Jandarma 229 ... Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi TBMM'de bütçe görüşmeleri yapılırken gelenektir.._ .... Terörle mücadelemizle ilgili belki dışarıdaki insanın göremediği ama içinde olan bizlerin yaşayarak gördüğümüz çok ciddi hataların... Bakana sorulacak sorulara anında cevap hazırlamak ve cevaplandırmak üzere beklerler. turistik tesislere roket attı. (daha sonra intihar eden) Albay Ab-dulkerim Kırca buradaki bir çatışmada yaralanıp sakat kaldı. O arada bütçe hakkında genel bilgiler verilirken ekrana yansıyan tabloda gördüm ki Türkiye'nin yedinci büyük bütçesi Emniyet Genel Müdürlüğüne aitti.......... İçişleri Bakanlığımın bütçesi görüşülürken ve bunun içinde en büyük yer tutan bütçelerden bir tanesi de Emniyet Genel Müdürlüğü olduğundan.......... 2003 yılının aralık ayında konuşmaları dinliyordum....... 1 .. eksikliklerin ve aslında bu olayların neden bu kadar büyüdüğünün örneklerinden bir tanesi de bu olaydı diye düşünüyorum............................. Bir defasında ben de orada bulundum.......

......... Jandarmanın. İkinci büyük bütçe de Türk Silahlı Kuvvetlerınindi diye hatırlıyorum.. Jandarmanın....... bunlar toplamda çok büyük rakamlardı...... Bu da gösteriyordu ki bu ülkenin. Bugün yine bütün devlet kurumlarının imkânlarına.. Emniyetin çeşitli vakıf ve dernekler vasıtasıyla sahip oldukları kaynakları değildir. Üstelik Türk Silahlı Kuvvetlerinin.................. bütün güvenlik birimlerinin ve hatta Silahlı Kuvvetlerin iç güvenlik amacıyla işbirliği yapmaİarı halinde......... kullandıkları bütçelere bakılırsa.. Ayrıca görevlerim esnasında gördüm bir diğer durum da devletin iç güvenlik birimlerinin kendi içerisinde dayanışma....... hatta gerek duyulmayacak son model cihazlar. her şeyin en iyisi istenmeye kalkılıyordu. yani bu ülkenin vatandaşlarını birbirlerine yapacakları kötülüklere karşı korumak...... bu ülkenin devletini kendi vatandaşlarından gelecek zararlara karşı korumak amacıyla kurulan teşkilatların bütçeleri çok büyük rakamlardı. süper sistemler.. bu harcamanın kesinlikle 230 ..... Bütçe içinden ve dışından elde edilen gelirlerden toplanan kaynaklar iç güvenliğe ayrılıyordu ki........ ama bunları yerinde ve zamanında kullananı ryo ruz. koordinasyon olmadığından her şeye avrı ayrı harcama yapılıyordu....... Oysa bugün Emniyetin........... Her birim ayrı ayrı aynı malzemeyi satın almak istiyor....... maalesef güvenlik için kullanılıyordu.............. dokuzuncu Sahil Güvenlik Komutanlığı... birimler arası yaşanan ciddi bir yarıştan ötürü de inanılmaz rakamlarla bütçeler talep ediliyordu._________........... Görüntü şuna benziyordu.....___________________......_ . böyle olmaması gerekiyordu. 1 .. onuncu Milli İstihbarat Teşkilatı diye gidiyordu................... ülkelerinin güven (ki bazıları bir bakanlığın bütçesi kadardır) ve Başbakanlık örtülü ödeneğinden aldıkları paylar bu rakama dahil kuvvetlerinden daha fazla malzeme almıyor....... yardımlaşma...... paranızı saklamak için aldığınız kasanın değeri paranızdan daha fazlaydı............ Burada bir yanlışlık vardı.... Bu ülkenin kaynakları yatırım ve insanlarının eğitimi için değil...... özellikle iç güvenliği ile ilgili. güvenlik amacıyla kurulan birimlerin ödenek ve bütçelerinin Türkiye'de diğerlerinden modern batı çok daha fazla olduğu lik görülecektir. Bölüm: Devlet Genel Komutanlığı.

...... Kendi aralarında koordinasyonu iyi sağladıkları zaman bu harcama ve faaliyetlerden kesinlikle tasarruf edilmesi ve başarının çok daha yüce olması mümkündür.. yani kaçak ve gizli yöntemlerle yapılan her türlü mal (akaryakıttan tekel malzemesine) ithalatı ile başta ihaleler olmak üzere kamudaki yolsuzluklarla ve ikincil olarak da mafya denen organize suç şebekelerıyle mücadeleye öncelik ve önem veriyordum... çünkü bunlar yerinde ve zamanında usulüne uygun kullanılamamaktadır...... Fakat uluslararası 231 ..... Bu ülkenin iç güvenliği çok daha düşük rakamlarla.. daha çok uyuşturucu operasyonlarım yapan Narkotik birimi öne çıkar................. genellikle kendi kurumsal menfaatlerini ön planda tutan teşkilat ve kurumlardır... Aksi taktirde bu ülkenin büyük bir kaynağı.... çok daha az kadroyla.... ama mevcut durumda tüm kaynakları iç güvenliğe de harcasanız kesinlikle bu konuda istenen başarının sağlanamayacağına eminim... Bu kurumlar tek çatı altında birleştirilmeden... Çünkü onlar...................___________________.......... sivil kişiler tarafından denetlenmeden asla rayına oturtulamaz.. hatta çok ciddi şekilde bu............. iç güvenlik adı altında heba edilip bir tarafa.................... 1 ..... Bölüm: Devlet dörtte bir inmesi veya bu harcamayla on katı karşılık elde edilmesi mümkündür. si'nde Yenilikler 2003 yılı haziran ayında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığına (KOM) atandım.. Organize ve Narkotik suçlar olmak üzere üç önemli birimi vardır ve bu birimlere bağlı olarak pek çok suçla tüm ülke çapında......_ .... işten anlayan sivil kurumlar.......... çok daha iyi bir şekilde sağlanabilir....... Maalesef içinde olanlar bunu kabul etmese bile gerçek böyledir... mücadele edilmektedir.. Ben birincil olarak mali suçlarla.._________... Ülke genelinde ise her îl Emniyet Müdürlüğü içerisinde KOM Şube Müdürlüğü yer alır..... ama ne yapılırsa yapılsın maalesef bu kuvvetler arasında gerekli koordinasyon hiçbir zaman sağlanamamıştır ve sağlanamaz........... ama kamuoyunda... atılmaya mahkumdur................... Daire Başkanlığının merkezde Mali...

.... Sonra bilgisayar sistemi... henüz anlayıp ve kavrayamadığım Uzanların Bankası yolsuzluğunun 232 ..................... Hızlı ve hummalı bir çalışmanın içerisine girmiştim. Bir anda kendimi denetim elamanlarının... dairenin görev alanına giren konuları ve bu konularla ilgili mevzuatı öğrenmeye çalışıyordum ki Uzan olayı patlak verdi.. ... O tarihlerde KOM'un merkezde kendine ait teknik altyapısı yoktu (İstihbarat Dairesi konu üzerinde çalışıyordu) ve tüm Türkiye'deki il şubeleri (İstanbul hariç) herhangi bir dinleme faaliyeti için Ankara'ya geliyordu.. benden önce........ bilgi bankası ve sokakta çalışan birimlere istediği teknik malzeme ve sistemleri sağlamak gerektiğini görmüştüm.................. Böyle komik bir uygulama vardı...... İçişleri Bakanı Saadettin Tan tan'm zamanında önemli operasyonlar yapılmıştı.___________________....... sistemli bir çalışma yapmak mümkün değildi.............. işimiz iki kat artmıştı ve üstelik ben mali... Uzan Olayı Yukarıda belirttiğim gibi... bir yandan da öğrenmem gerekiyordu....... Van'dan Edirne'ye kadar her ilin polisi dinleme kararı aldığında Ankara'ya gelip kendi iline ait bir iki telefonu Daire Başkanlığında dinliyor ve dinlemede elde ettiği bilgileri kendi iline telefon vs........................ Kaçakçılık Daire Başkam olarak görevde yeniydim.... Bölüm: Devlet Haliç'te Yaşayan Sımonlar......._....... yoluyla aktarıyordu.._ ........... 1 ......... ...................... Şartlar üç alana da eşit önemi vermemiz gerektiğini ortaya koyuyordu. bir sistem kurmak olduğu açıktı.... Tam bu sırada Uzan olayı patladı......... bunların devamı gelmeliydi................. Daire başkanı olarak ilk önem vermem gereken şeyin kurumsallaşmak.......... daha önce hiç bu birimlerde çalışmamıştım.... kuruluş ve teşkilatlar uluslararası uyuşturucu ile mücadeleyi öne çıkarmaya çalışıyorlardı......_________.. müfettişlerin ve bankalar yeminli murakıplarının İmar arasında.. _ _ _ ................... bu şekilde bir çalışma ile netice almak........ Diğer yandan çalışıp iş üretmek lazımdı..................... narkotik kaçakçılık konularını bilmiyordum.........

yıllar sonra işime yarar... Sıradan mali konuları dahi tam olarak anlayamazken bir anda 1... Bazen anormal olaylar aklımın bîr kenarında kalır... denemeler yaptık bizim şubedeki cihazların hepsinden iyiydi......................... Bir süre sonra bu işlerden az da olsa anlayan...... İstihbarat Şube Müdürü olarak İstanbul'a yeni atanmıştım ve şubeyi araç.... Çok zor durumdaydım......._ ........................................ müdürü bir oda veriyor ve Yahşi orada çalışırken bir gün ayağının değmesi ile dinleme cihazı olabileceğini tahmin ettiği. masa altına gizlenmiş küçük bir elektronik cihaz buluyor..... Bu cihazı bana.. Bana arılattıklarına göre bankayı denetlemek ve incelemekle görevli Yahşi'ye banka......... yöneticileri yeni atanıyordu.......... personel açısından güçlendirmeye çalışıyordum.... hatta bir süre görevde de kullandık..... 1 .... getirdiler....___________________....... denetimlerinde yetkili bir uzman olan Yeminli Murakıp Fahrettin Yahşi ile görüştürdü....... Üstelik bu işlerle asıl olarak ilgilenen Bankalar Denetleme ve Düzenleme Kurulu o sıralar kendi içinde BDDK ve TMSF olarak ikiye bölünüyor. 233 ... Aralarında Soner Komiser vardı ki tam o meşhur sözdeki gibi 'tek basma bir orduydu'........... daha sonra İSKİ soruşturması ve Ergim Gökneli sor-guiamasıyla adını duyuran Mali Şube Müdürü arkadaşım Salih Güngör geldi.. Bölüm: Devlet ardından tüm şirketlerinin karıştığı olayın içinde buldum. beni banka...... Bir gün.. gereç. daha önce bankalar operasyonunda görev almış epey tecrübeli personellerimin olduğunu gördüm........ telsiz teknisyenim İbrahim kısa sürede inceledi.._________... Ozanlar adına yapılan pek çok şeyin yansını tüm samimiyetiyle çalışan kamu görevlileri yapmışsa diğer yarısını Soner Komiser tek başına yapmıştı desem yanlış olmaz......... o zamana göre birinci sınıf işçilik ve kalitedeydi....... ama ağlamaya da zamanım yoktu. Anımsadığım ilk olay 1992 başlarında gerçekleşmişti. Devlet: Bölüm: en büyük soygunla karşı karşıya kalmıştım. Ozanlara yönelik tahkikat başladığında ozanlarla ilgili önceden aklımda kalmış bazı bilgileri anımsıyordum... Çok güzel bir cihazdı..

.... Uzanlar adına yetkili olan birileri ile görüştüm. Bölüm: Devlet O zaman Fahrettin Yahşi bunun önemli olmadığını...... Cem Uzan i tanımazdım. ama kanalla ilgili yaşadıkları ayrılıktan dolayı alacak iddiaları olduğunu anladım. ne de devletin başka kurumları bunu anlayacak.. İstanbul'da göreve başlamamızdan kısa süre sonra Asayiş Şube Müdürlüğüne Star TV'nin sahiplerinin telefonla tehdit edildiği intikal etmiş....... Aranan telefona bir teyp bağlayarak tehdit eden kişinin birkaç konuşmasını kaydettik... ancak biz uya-namamışız. hileli ve biraz da casusluk yöntemleri kullandığının ipuçları ortaya çıkmış... bu amaçla birkaç defa olayı anlamak ve bu kişiyi tespit etmek için Star TV ye gittim............. Almanya'da buluşmak istiyorlardı. Kaydettiğimiz konuşmalarda tehdit eden kişiler aşağı yukarı 20 milyon dolar alacaktan bahsediyor.._ . Sebebini söylemiyorlardı.. 7' diyorlardı............ Bir süre sonra da aralarında anlaşmazlık çıkınca Star TV Uzanlarda kalmış..... Zaten benim görevim sadece terör istihbaratı idi...... o gün de kendisi yoktu............... 1 .. tahkik edecek durum ve konumda değildik.......... Diğer bir olay ise 90 karın başında meydana geldi....... haklarında hiç bilgi sahibi değildim ama bu cihaz ve kullanılan yöntem hiç makul görünmüyordu ve bunu yapanlar büyük şeyler saklıyor olmalıydı.. içerisinde bilgi veren var mı diye öğrenmek amaçlı konmuş olabileceğini düşünmüştü.... Daha o günlerde Uzanlann legal yollar dışında farklı.............. kendisine banka...... onun adamları._________. biz de üzerinde durmamıştık............ Bu tuhaf olay böylece zihnime kazınmıştı.... 234 . Ahmet Özal da sonrasında Kanal 6'yı kurmuştu....... Birileri telefonla Star TV patronlarından haklarını ve alacaklarını istiyor. nasıl insanlardı......... üstü kapalı şekilde tehdit ediyormuş... Fakat ne ben..... Aslında bir tek bu olay bile bu kişiler hakkında şüphelenmek ve araştırma başlatmak için yeterliymiş.. Asayiş Şubesi benden bu tehdit eden kişinin telefonunu tespit etmemi istemişti... görüşmek için Türkiye dışında..... Türkiye Yün ilk özel televizyonu Star TV Ahmet özal ve Cem Uzan İn ortaklığında yayma başlamıştı.........___________________....... "Bu işi Ahmet Özal yaptırıyor............. Bankanın sahipleri kimdi....

.... işlerinde bize casusluk aletleri kullanıyorlardı............. faiz istemeyene anaparasını veririz yoksa para ödeyemeyiz" demiş....... Bu defa Uzanlar vadesinden önce anapara istendiğinden.... O gün ilk yolsuzluk patladığında basın yukarıdaki olaylar da dahil tüm bilgileri tazeledi: mafya benzeri yöntemler kullanıyorlardı.....___________________... ancak haklarında bu tür haberlerin çıkması üzerine sırra kadem basarak kayboldukları ve bir daha kendilerinden haber alınmadığının tespit edilmesiydi... Bu kişilerin arkasında kimlerin olduğu......... Bana paranın olup olmamasının önemli olmadığım. "Siz vadeyi bozuyorsunuz............ çeşitli kişilerle sorunları Mali vardı... 2 40 ozanların 20 milyon doları olamayacağına göre...... uzmanlar Uzanlarm marifetlerini anlatmaya başladılar....... Faizin neredeyse % 100-120 olduğu enflasyon yıllarında milyar dolarlara tekabül eden parayı bir yıl 235 ......... bu parayı isteyen kişiler de mantıklı değillerdi. Kimsenin diyeceği bir şey yoktu... Hâlâ bu olayı hatırladıkça saflığımdan dolayı utanırım. bu işi neden yaptıkları................ bu kişileri yakalamamız gerektiğini söylediler._________............... sonra da "batıyor" söylentisi yayılınca (mali uzmanlara göre bu söylentiyi de kendileri yaymıştı) halk bankaya hücum etmiş...... Anlatılanlara göre Uzanlarm ilk önemli marifeti şuydu: Kendilerine ait İmar Bankası ilanlarında en yüksek faizi vereceğiz diyerek halktan milyarlarca mevduat toplamış... Bölüm: Devlet Ben biraz cesaret vermek adına (aslında biraz da tam bir saflıkla) tehdit eden kişilerin ciddi olamayacaklarım söylemiştim.... Hatırladığım diğer bir olay ise İstanbul Borsasında iki kişinin (Hüseyin Engin Saydam ve Uğur Soyata) sahip olmaları mümkün olmayan miktarlarda büyük paralarla hisse topladıkları............... bu kadar nakit parayı kimin verebileceği konusu yine aklımın bir köşesinde kalan hususlardandı........ ama Uzanlar bu olayla voliyi vurmuştu.............. daha önce batan bankalarda zarar gören halk da panik halinde anaparayı kurtarmak için faiz istememiş ve Uzanlar isteyen herkese tüm parasını ödemiş. 1 .. Sonradan öğrendiğime göre bu kişiler Uzanlar için çalışıyordu..........................._ ..

.. hisselerin temsil haklarını para karşılığında noter senetleri ile alarak yönetime hâkim olma yolu izlemişler ve uzun kavgalar sonucu.. Bölüm: Devlet bedava kullanmış... üstelik tüm paraları ödeyerek en sağlam ve güvenilir insanlar görünümüne kavuşmuş......... ÇEAŞ .... ÇEAŞ ve Kepez'd e yönetime hâkim olan Uzanlar kısa sürede şirketlerin içini boşaltmaya................. 1 ................ Şirketlerin paraları kendilerine akmasına rağmen zararda göründükleri için vergi vermediler.......... Çukurova bölgesindeki barajlardan elde edilen elektriğin özel şirket. Uzanlara ait şirket ve Uzan ailesi üyeleri.._________. bu şirketlerin paralarını kendilerine aktarmak için yöntemler geliştirmeye başladılar.............. diğer ortaklarınca yapılan sermaye artırımları ile ÇEAŞin bu çimento şirketlerindeki hisselerinin 236 değerini düşürerek... Daha sonra hisseler henüz kendilerine devredilmeden......_ ........___________________.... başka şirketlere ortak olmaması gerekirken Uzanlara ait Ladik..... Uzanlar Önce özelleştirme kapsamında ÇEAŞ'ın belli oranda hissesini almışlar.............. hiç faiz ödememişlerdi... İmtiyaz sözleşmesi gereği ÇEAŞ....... Önce bu şirketlerin paralarını..... çok ortaklı kârlı bir şirkettir................. sahip oldukları Star TV'yi de silah gibi kullanarak tüm karşı koyanları susturmuş ve sonunda yönetime hâkim olmuşlardı. sonra sahip oldukları bankalar aracılığıyla gizlice hisse toplayarak %37 hisseyi ele geçirmişlerdi.... Şanlıurfa......... Gaziantep.... eliyle dağıtılıp yönetilmesi için devlet tarafından 19501i yıllarda kurulan........... elektrik dağıtımı ve satışı konusunda imtiyaz hakkına sahip.... Daha sonra hisse satın alarak Antalya'da Kepez Elektrik adlı elektrik şirketini de satın aldılar............ bu şirketlere finaııs kullanmak ihtiyacı duyduklarında ise aynı bani ■çalarda yüksek faizle kredi kullandılar ve böylece şirketler zarar etmeye başladı.... halk "biz haksızlık yaptık bak adamlar paramızı ödedi" demişti. ancak bu esnada küçük hissedarlar zarar etmeye başladı. Bartın ve Trabzon Çimento şirketlerinin 132 milyon dolarlık hissesini satın alarak ortak oldu ve bir süre sonra çimento şirketlerinin sermaye artırımlarına ÇEAŞ sokulmadı. kendilerinin Kuzey Kıbrıs'ta kurdukları İmar Öff Shore Bank'a düşük faizlerle yatırdılar.. ÇEAŞ ve Kepez Elektrik ÇEAŞ...

... yani barajlar yapılmasını 237 66 milyon dolara.... Bu şirketin sermayesi.... el konulduktan sonra aylarca mahkeme yoluyla uğraşılarak bu malların bir kısmı Uzanların üzerlerinden silinip devlet adına tescil ettirilmiştir. İlerleyen tarihlerde işin... halk tabiri ile rayından çıkacağını hisseden Uzamlar bu tezgahın ortaya çıkma ihtimalini göze alarak............... ÇEAŞ ve Kepez şirketlerinin elde ettikleri gelirle belli oranda yatırım yapma mecburiyeti vardır ve bu mecburiyet bölgede hidroelektrik santrali.......... Ayrıca ÇEAŞin faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle alman mal varlıklarının. İşin esas komik tarafı ise. bu iki şirkete bu kadar yüksek miktarlarda ve yüksek faizlerle kredi veren İmar Off-Shore Bank Ltd.......... Sonunda ÇEAŞ ve Kepezin zarara uğratılması ve çeşitli usulsüzlük suçlamalarıyla.. ama ÇEAŞ ve Kepez'in yüz milyonlarca dolar parasını düşük faizle alıp...... şirketinin durumu..... aslında bu şirketin sahibi de yine Uzan Grubu'dur.... tekrar bu şirketlere çok yüksek faizle kredi olarak vermiştir. Bölüm: Devlet taralından 132 milyon dolara alınan hisseleri yine Uzan Grubuna ait başka şirketlere sattılar. Antalya ve İstanbul Asliye Ceza Mahkemelerinde davalar açılır....... Uzanların bazı aile üyeleri hakkında Sermaye Piyasası Kanunu ve Türk Ceza.. imtiyaz sözleşmesi gereği Enerji Bakanlığı adına tescil ettirilmesi gerekirken... Kıbrıs'taki İmar Off Shore Bank i 'kara para cenneti' diye nitelendirilen Lihtenştayn merkezli Patrak Finans adlı bir şirkete satarlar.. yani düşük fiyatla zararına ... ama bunlar 2003 yılma kadar hasıraltı edilir veya etkin olarak işleme konmaz................................... Lefkoşa Büyükelçiliğinin Hazine Müsteşarlığına verdiği rapora göre.... Kanunu hükümlerine aykırı davranmaktan Adana........ Berke Barajı İnşası İmtiyaz sözleşmesi gereği.___________________.........._________.. Uzanların ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'teki bu ali cengiz oyun larmm bir kısmı denetim elemanlarınca tespit edilerek rapor edilmiştir. 1993 yılında 1 milyon dolardır.........._ ........... 1 .................... Uzan Grubu şirketleri adına tescil ettirilerek kamudan mal kaçırılır.................

. bu amaçla Berke Barajı projelendirilmiş ve bir İtalyan firmasına 591 milyon dolara ihale edilmişti.... ozanlardan önceki dönemde. üretim ve 238 ...... İddialar doğruysa bu barajın yapımında Uzanlarm şirketine 400 milyon dolar akta rılmıştır.... bir rakama mal olmuştur............... Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulur.............. baraj inşaatında kullanılan her türlü malzeme Uzan Grubunun diğer şirketlerinden satın alınmaya başlanır... Buna göre 2002 yılı sonuna kadar sektörde faaliyet gösteren şirketlerin..... Bölüm: Devlet gerektirir...... adlı şirket üstlenir... Tansu Çiller döneminde ÇEAŞ imtiyaz sözleşmesi iptal edilerek yönetime el konmak istenir........... demir vs....... Bu aşamadan itibaren.......................... Ayrıca ÇEAŞ in imtiyaz sözleşmesi gereği.. ödemelerin yapılmaması ve işin bırakılması için çıkarılan bin bir güçlük üzerine bu İtalyan firma baraj inşaatını.... sonra eskiden beri Kemal Uzan in yakını olmuş olan Demirci'm cumhurbaşkanlığı döneminde kararnameyi imzalamaması nedeniyle başarılı olunamaz....Ş...... devletten haksız nakit para yardımı alınır..... ÇEAŞın Uzanlarm eline geçmesinin ardından.._ .... 2001 yılında 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu çıkartılarak. Sonunda görkemli bir törenle açılan Berke Barajı bir milyar dolar civarında..___________________.... ama önce koalisyon döneminde Enerji Bakanlığının kararname hazırlamaması...... Uzanlarm yaptıkları usulsüzlükler ve yolsuzluklar üzerine. Uzanlarm zoruyla bırakır. ÇEAŞ'a el konması ve usulsüzlüklerden dolayı Uzanlar hakkında açılan davalarda bu defa da bilirkişi ve uzmanlara rüşvet verilmesi olayları gelişir....._________.. devlete karşı bu yatırımları yapma taahhüdü ve mecburiyeti olmasına rağmen bu yatırımlar için ÇEAŞ ve ortağı olduğu diğer şirketler üzerinden 12 ayrı yatırım teşvik belgesi kullanarak....... ile şişirilmiş faturalar kullanılarak maliyet yükseltilir ve ÇEAŞ'a fatura edilir.......................... 1 ................. Böylece baraj inşaatını Uzan Grubuna ait Yapı Ticaret A. Daha yakın fabrikalar olmasına rağmen çimento Urfa ve Gaziantep fabrikalarından getirtilir.. zemine beton enjektesinde kullanıldı diyerek Ölçülmesine imkân olmayan ve gerekenin çok üzerinde miktarlarda çimento..

.... yabancı yatırımcıyı koruma ve teşvik amaçlı çıkarılan tahkimle ilgili mevzuat ve arılaşmalara dayanarak.. Uzan Grubu ÇEAŞ i geri almak için Türkiye'de açtığı davaları kazanamayınca ve kazanamayacağını anlayınca bu defa daha farklı hilelere başvurur. Başka bölgeden alman elektriğin kendi dağıtım bölgelerinde alıcılara ulaşmasına müsaade etmez.............._ ......... Uzanların yaptığı asıl yolsuzluk tam olarak nedir? îmar BankasıYıda neyi................._________.) Peki....... ÇEAŞ elinden alman Uzan Grubu nakit sıkıntısı çekmeye başlar ve bu sıkıntı da. elektriği taşıma mecburiyeti getirilir...... 1 ... alıcının herhangi bir bölgede ucuz bulduğu elektriği istediği üreticiden serbest piyasada alması ve iletim şirketlerinin bedeli karşılığında........ İmar Bankası olayı.... ÇEAŞ in hisseleri daha önce bu şirkete satılmış gibi gösterip.... tazminat.. nasıl yapmışlardır? Bunu kısa bir yazıda anlatmak mümkün mü bilemem. ama Uzanlar bu hususlara uymazlar.... eski tarihli imtiyaz sözleşmesi ile buna hakları........ hakkında birden fazla kitap yazılacak cinsten....___________________......... ödeme sıkıntısı içerisine girer..................... yavaş yavaş İmar Bankasına sıçrar: elektrik şirketlerinden gelen nakit para akışı kesilen banka........ kendi dağıtım bölgelerindeki her alıcının elektriği kendilerinden almaya mecbur olduğunu......... Bölüm: Devlet dağıtım faaliyetlerinin aynı grup tarafından yürütülmesi yasaklanır... bölgedeki üretim ve üretimleri dağıtım %20'si haklarından bilini başkalarına devretmeleri şart koşulur. Dünya bilimine bilimsel çalışmalarımız ve buluşlarımızla giremedik ama İmar Bankası yolsuzluğu ile bu alanda dünyada hatırı sayılır bir yer edindik.... Ayrıca enerji dağıtımının serbest olması. davası açarlar.. Ürdün'deki temsilcileri oları Ali Cenk Türkkan vasıtasıyla Güney Kıbrıs'ta Libananco isimli bir şirket kurarak. Bunun üzerine Kurul... Dağıtım toplam şirketlerinin tüketimin faaliyet ile yürüttükleri sınırlanır.... 239 .... olduğunu söylerler ve kanunu bölgede uygulamazlar. dünyadaki bankacılık suçları ve banka içi boşaltma operasyonlarında literatüre girmiş bir olaydır........................... (Kitap yazılırken tahkimde ilk işlemlere devam edilmektedir.. imtiyaz hakkını iptal ederek ÇEAŞ ve Kepez'e el koyar...........

___________________.. Bankalar Kanunuma göre İmar Bankası Yun mevduatının ancak %10'u kendi grup şirketlerine kredi olarak verilebilirken Uzanlar bu kanuna aykırı olarak çeşitli usulsüzlüklerle İmar Bankası'mn tüm mevduatını Uzan Grubu şirketlerine kullandırıyordu. bankayı denetleyen yeminli murakıp ve uzmanların raporları üzerine BDDK birçok defa Uza 240 .......... örneği görülmemiş bir siyasi atağa kalkarlar... 1 . ÇEAŞ ve Kepez'e el koyulmasıyla İmar Bankası'na sıcak para girişi azalınca Uzanlar Genç Partiyi kurarak ekonomi için mi siyaset... Yönetimde.. hesabına yatırılıyor gözükerek zaten tamamen Türk Bankacılık Mevduatı sistemi dışında kullanılabiliyordu............. Yönetim kurulunda değil..... Bir kısım mevduat da baştan İmar Bankası şubelerinde daha yüksek faize Kuzey Kıbrıs'taki İmar Bank Off-Shore Ltd. Bu insanların büyük çoğunluğu dar gelirli ailelere mensup.......... mevduat kabul etme ve verme dışında çok fazla bir inisiyatifi bulunmayan kişilerdi......... sorgulama ve soruşturma yetenekleri ekonomik sebeplerden dolayı gelişmeyen............._________... iktisat gibi konuları çok iyi bilmeyen.... resmiyette kendilerinin gözükmeyen...... tüm işlemleri Türkiye'deki temsilcisi gözüken İmar Bankası şubelerince yapılan İmar Bank Off Shore'a aktarılıyor......... sonra da bu şirket yeniden bu paraları/mevduatı Uzan Grubu şirketlerine kredi olarak veriyordu.... Uzanlar har içindekilerin büyük kısmı diğer şirketlerindeki lise mezunu personellerden seçilmişti ve onları da diğer bankalara göre düşük ücretlerle çalıştırdıkları ortaya çıkmıştı.. Bu da yetmiyor mevduatın önemli bir kısmı... Bunların doğal sonucu olarak İmar Bankası'nm mali yapısı da bozulur.... gelirinden başka bir şey düşünemeyen...... Sonrasında iktidarla ters düşmeleri nedeniyle mevduat çıkışı da hızlanır................... tam bir aidiyet duygusu içerisinde çalışan.. memur pozisyonunda ve rolündeydiler ve bu durum Uzan GrubuYıun yolsuzlukları yapmasını kolaylaştırıyordu.... Kuzey Kıbrıs'ta tabela şirketi olarak kurdukları............. Bölüm: Devlet İmar Bankası nasıl bir bankaydı ve nasıl yönetiliyordu diye baktığımızda gördüğümüz kadarıyla bankanın tüm ortakları Uzanlardı.............. siyaset için mi ekonomi yapıldığı anlaşılamayan....... finans.............._ ...................

.... müdürleri........ yeni tedbir almak değil daha da ileri giderek yönetim kurulu başkanı Kemal Uzan dahil tüm yönetimi toptan istifa ettirirler... Yolsuzluğun yapılış biçimini ve yöntemini anlamamız bile birkaç hafta sürdü.... dâhiyane bir uygulama idi ama Uzanlar bunu yapmıştı...... bankaya bilgi işlem desteği veren ve yine Uzanlara ait olan Merkez Yatırım A... Bu şeytani bir yöntemdi......_________...... eldeki kayıtları inceleyince. genel müdür yardımcıları olanları görmez... Durumun vahameti karşısında BDDK İmar Banka sı'n m yönetimine de el koyar....... Nasıl oluyor da İmar Bankası onlarca defa murakıplarca denetlendiği halde uzun süredir devam eden bu yolsuzluk tespit edilemiyor? Diyelim ki yeminli murakıplar.Ş.............. hiçbir bilgi işlem desteği vermeyerek bankayı çalışmaz hale getirmiştir. ama bankanın yönetim kurulu üyeleri. hiç kimse bilmeden.................................. bilgisayar yedekleri kaybolmuş. MİT'in mali uzmanları...... görmeden milyar dolarların herkesin önünde saklanabileceği sonucuna vardım.......... ama doğruyu söylemiyorlar diyordum.... kesin birçok kişi biliyor. Ancak Kemal Uzan yönetimden ayrılırken îmar Bankası'nın bilgisayar sistemini işlevsiz kılmış... Sonunda çalışanlarla görüşüp. Bölüm: Devlet uların banka mevduatını grup şirketlere kanuni hadden fazla kullandırmamalarını... bankacılar bile yapılan yolsuzluğu anlamakta zorlanıyordu........ genel müdürlük yöneticileri..............._ ...... ama Uzanlar her zaman olduğu gibi devletin dediği gibi değil kendi bildikleri gibi davranmayı tercih ederler... bankanın mali bünyesini kuvvetlendirmek için tedbir almalarını ister... Başta anlatılanlara inanmamıştım.. Ama bir yandan da bilinse bu sır mutlaka bir şekilde dışarı sızardı diye de düşünüyordum..... bunun mümkün olabileceğini... illerdeki şube müdürleri de mi fark edemedi? Daha doğrusu baba Uzan ve iki oğlu dışında sadece iki üç kişi ile 5 milyar dolarlık bir mevduat herkesin gözü Önünde nasıl saklandı? Bu. denetim elemanları fark etmedi..... Bırakın polisi............. 241 .. koca bir fili binlerce insanın gözü önünde sahnede yok etmek gibi bir şeydi ve Uzanlar bunu gerçekten yapmışlardı........___________________... nasıl olur da bunca banka çalışanı.. 1 .....

...... Yine banka şubelerini denetlemeye gelen yeminli banka murakıpları o şube ile ilgili genel bir cetvel........ Herkes bunu gayet normal ve makul bir uygulama gibi görüyordu... merkezdeki bilgisayar sistemi bunları üretip neticesini ilgili şubeye ve denetim elemanlarına aktarıyordu....... Uzanlar ise öncelikle offline çalışmayı seçmişlerdi.. Şubeler kendi bankaları ile ilgili bir icmal.. Banka şubelerinin her ay maliyeye vermesi gereken beyannameler de merkezdeki bilgisayar sisteminde üretilerek şubelere gönderiliyor... az önce de belirttiğim gibi İmar Bankası'na bilgi işlem desteğini Merkez Yatırım AŞ denen. bankada genelde mevduat miktarı ne kadardır gibi bilgilere sahip olamıyorlardı....... ama o gün aldıkları tüm para ne kadardır..... merkezdeki bilgisayar da öyle......... onlar da bunları doldurup ilgili maliye birimlerine veriyorlardı. Bu programları Uzanlar özel olarak yazdırmışlardı............ genel bir değerlendirme çıkaramıyorlardı...... yani illerdeki her banka şubesinin bilgisayar sistemi sadece kendine aitti ve kapalı devre çalışıyordu......... Bu sistemin önemli sır ve odak noktalarından bir tanesi.. bilanço veya genel bir rakam isterse banka şubeleri bunu çıkarıp veremiyordu. ayrıca merkezden illere gönderilmesi gereken bilgiler varsa merkezi bilgisayar onları da gönderip tekrar kapanıyordu........ Diğer tüm bankaların bilgisayar sistemleri online denen sistemle çalışır........... şubelerde gerçekleşmiş olan tüm işlemler merkeze gönderiliyor... Yani bankanın bilgisayarları bu şirket tarafından programlanıyor ve kontrol ediliyordu..... her şubenin sadece kendi işlemlerini görmesiydi........ yine Uzanlara ait bir şirket veriyordu......... 1 ....... ama aslında merkezde bir tek bilgisayar uzmanı ile 242 ...... merkezdeki bilgisayar da tüm bilgileri birleştiriyordu......... paralar anında merkezdeki hesaba geçer.. talebi merkeze aktarıyorlardı.... verdikleri ne kadardır........._ ......._________. Bölüm: Devlet Yapılanların Kısa Özeti Uzanların İmar Bankasında yaptığı şuydu....... hesap........___________________....... Yani bankaların şubeleri bilgisayar ağları sayesinde merkeze ve birbirlerine bağlı para havalelerini anında yaparlar..... Eğer isim verirseniz o kişinin tüm işlemlerini görebiliyor......... Her gece bilgisayarlar bir kez birbirlerine bağlanıyor...

......î........... Başka anormallikler de vardı. Daha sonra tek tek şubelerden kayıtlar toplanıp icmal yapıldığında gerçek ortaya çıktı: bankanın gerçek borcu 5 milyar dolan aşıyordu... karşılığı parayı alıyorlardı..... 1 .......... ellerinde hazine bonosu almasatma yetkisi olmadığı halde bir katrilyon liralık hazine bonosu satmışlardı............... Oysa Uzanlar giderken bilgisayar sistemini bozdukları ve yedekleri bulunamadığı için bankanın gerçek mali durumu anlaşılamamıştı..... Ayrıca o zaman birçok bankanın yaptığı gibi yurtdışında Kıbrıs.... Telsim gibi dev bir GSM şirketine.. hükümete İmar Bankasının 500 milyon dolar civarında maddi büyüklüğünün olduğu söylenmişti. Bölüm: Devlet raporları üretip denetleyen bir veya iki kişi vardı ve çift yazılım kullanarak tüm rakamları her 5> 9i ÎTİ cl ÎT onda bir oranında gösteri- yorlardı... Araştırmalar ilerledikçe Uzanlarm daha çok marifeti çıkıyordu. 12 çimento fabrikasına sahip olan........... Yani Uzanlarm sırrı aslında bu mantık ve düşünce sisteminden kaynaklanıyordu. bu bankalar adına işlem yapıyormuş....... iyi incelendiğinde gerçekten üç kişiyle tüm insanların gözünün Önünde 5 milyar doları saklamayı şeytani bir zekâyla basara-lb ı.... ı..........................îxin 1*51 ir cı.. İmar Bankası'mn ödeme güçlüğü içerisine girmesi ve iflas ettiğinin anlaşılması üzerine...... üstelik ellerinde satacakları bu miktarda bono da yoktu...... literatürde kıyı bankacılığı denen ve sadece bir levhadan oluşan off-shore bankalar yaratarak................ Televizyonlarda reklamlar vererek olmayan bonoyu satıyor............ Hükümet yetkilileri de tahmmimce bütün mevduat 500 milyon dolar ise bu rakam ekonomiye ciddi sıkıntı yaratmadan ödenebilir diye bankaya el kovmakta tereddüt etmemişlerdi.. bünyesinde 264 şirket ve birkaç holding bulunduran koca 243 ......442 katrilyonu buluyordu...._ . devlet bankaya el koyarak tüm borçlarını ve mevduatını mudilere ödemeye karar vermeden önce.............. mevduat topluyormuş gibi görünüp kendi banka şubelerinde farklı faiz uygulamaları ve farklı işlemler yapmışlardı......... Lihtenştayn gibi yerlerde kurdukları.........___________________.. Yani soruların hep iki yanıtı vardı: Uzarılar için gerçek rakamlar ve diğer kişiler için onda bire indirilmiş rakamlar. böylece hazine zararı 8..._________..

. Hakan Uzan...... Uzanlarm şirketlerine el konmasından kısa süre önce büyük çelik kasaların vinçlerle duvarlar delinerek yerleştirildiğinin öğrenilmesi üzerine..... mahkemelerden karar almak çok zordu...... Cem Uzan son zamanda... takip.... 244 . Uzanlar da aldıkları fabrikalara. Tüm bunlara rağmen Uzanlara ait yerlerde arama yapmak veya Uzanları sorgulamak için yakalama karan alamıyorduk.. Yapılan aramada para bulunamadı....... gelen bir ihbarla Uzanlarm banka ve şirketlerinden kaçırdıkları paralarını Şenlikköy'de bir villaya koydukları bildirildi..... casusluk işlerine dair kayıtlar ve gizli sayılacak çok önemli belgeler ele geçirilmişti................... diyorlardı.... savcılar mudilerin şikâyetini hukuki bir mesele olarak algılıyor................................ gizli izleme.... Bu sırada olağanüstü bir şey oldu..............._________... 1 . Tüm çimento fabrikaları böyle alınmıştı.... kaçma durumlarının olacağını anlatmakta zorlanıyorduk. hukuki değil siyaseten yapılıyor denerek çarpıtılabilirdi. Geciken kararlar sonunda Kemal Uzan.. Bölüm: Devlet Uzan Grubu......... Uzanlarm yolsuzluğunu........... Savcıları ikna etmek.. ayrıca Cem Uzan in üzerine gitsek yaptıklarımız....... ama hiç kimse de bir şey yapmıyordu............ hiç ödeme yapmadan..... mahkeme sonuna kadar birkaç yıl çalıştırıp bedavadan milyarlar kazanıyorlardı.... Herkes bu itiraz edenlerin Uzanlarm kendi adamı olduğunu söylüyor..... Hatırlanacağı üzere Uzanlar 19901ı yıllarda çimento fabrikaları ihalelerinde herkesten yüksek fiyat vererek fabrikaları Özelleştirme İdaresinden alıyor...___________________._ . üç adres için de arama kararı alındı..... bu kadar açıkla ilgili uzman raporları kesin değil vs.. Bu İtirazın yargılama safhası yıllar sürüyor.... Diğer adreslerde de önemli belge ve dokümanlara ulaşıldı.... ancak her biri 2 metre boyunda 22 adet dev çelik kasa içerisinde Uzanlarm şirket binalarından kaçırıp getirdikleri tüm Uzan Grubu şirket ve holdinglerinin dosyaları....... Genç Parti başkanı olduğu için şirketlerdeki hisse ve yöneticiliği seçim döneminde azaltılmıştı. ancak her ihaleye birileri mutlaka itiraz ediyordu. Yapılan araştırmada Şenlikköy'dekı adrese. resmi belgelerde kaynağında kesilen vergilerin haricinde devlete hiç vergi vermiyordu.. Yavuz Uzan ve diğer bazı önemli kişiler yurtdışına kaçmışlardı....

........ kritik departmanlardan olan Telekem Grubu...... Şenlikköy'de Grubunun ve bulduğumuz yönetirken ikinci önemli kaynak iç ise Uzan şirketi kullandığı... yeni şirketlerin kurulması gibi birçok hususun daha yerine getirilmesi planlanmıştı.......İ bir iki dakika içinde Uzan şirketlerin den birinin sahiplerinin hisselerini başka kişilere devrederek.. Bu anlamda şirketlerin birbirleri ile olan bağlarının koparılması.. hissedar ve yöneticileri değiştiriliyor.... Buradan tüm Uzan şirketlerinin sahip....... güvenilen tüm çalışanlarından alınmış ve miktar..... özel Lotus-Notes aracılığıyla gerçekleştirdikleri yazışmalarla yönetiyorlardı................ yönetime başka kişiler seçerek şirketin yönetici kadrosunu değiştiriyor. hisselerinin hamiline çevrilmesi. Bu sisteme göre yapılacak işlerle ilgili olan herkes e-posta atarak işlemi başlatıyor ve 245 .... olurlarsa olan tüm yazışmaların tüm grup yapıldığı ve arşivlendiği Lotus-Notes isimli e-posta sisteminin verileri şifreleriydi......... 1 ... Uzanlar bir nerede yazılım olsunlar. Bu rada Uzan Grubu hım hissedarı veya yöneticisi sayılan.. Bulunan belgeler arasında. ekibinin) ve Rumeli Telekom grubunun taşınması...... Bu nedenle Uzan şirketlerinde hissedar veya yönetici olanların ifadeleri alınırken birçok kişi sorguda hangi şirketin ortağı olduğunu veya hangi şirketteki ortaklığının sona erdiğini bilemiyordu. öyle bir sistem kurulmuştu ki tek kişi eliyle 264 şirketin tüm ortaklık yapısı ve yönetimi istendiği gibi düzenlenebiliyordu...................._________. ilk tedbir kararlarına itiraz et mek için bilirkişi raporları hazırlanması...... özel Büronun (emekli Albay M..... hukuk.. Uzanlarm sadık elemanlarından bir bayan (M.......... istenilen tarihte istenilen kişiler hissedar veya yönetici yapılıyor veya şirketle alakası kc-silebiliyordu._ ... film grubu şirketlerinin ortaklık yapılarının değiştirilmesi............... şirketlerini. M. yönetimden istifa dilekçeleri vardı......İ......... bunları hukuki anlam ifade edebilecek şekilde karar defterlerine ve dosyalara işleyebiliyordu.... Uzanlarm el konan şirketlerini kurtarmak için önümüzdeki dönemde planladıkları da vardı.___________________...... şirketlerin tamamının değişik adreslere taşınması................. tarih gibi kısımları boş bırakılmış imzalı hisse devri.....) tek basma bir iki kişi ile burayı idare ediyordu. Ş.......... Bölüm: Devlet Özellikle Şenlikköy'deki villa tam bir karargahtı...

... Bu ekip bazen ticari rakipleri. 1 ... bazen sevilmeyen kişileri özel teknik aletlerle izliyor ve dinlemeler yapıyordu. Genç Parti ile ilgili usulsüz işlemleri Yargıtay Başsavcılığına._________..... ÇEAŞ ve Kepez ile ilgili hileli faaliyetleri Enerji Bakanlığına. her 246 ...... Uzanlarm hâlâ dışarıda bulunan elamanları vasıtasıyla............___________________....... Ayrıca Uzanlar... mal kaçırmaya yönelik işlemler...... illegal işlemlerin kimin talimatı ile nasıl ve kimler tarafından yapıldığını görme imkânına sahip olduk.. izinsiz ve olmayan hazine bonosu satışları ile SPK mevzuatına aykırılıklarım SPK Başkanlığına.. Uzanlarm bu e-posta dosyalarını aldık ve kendi bilgisayarlarımıza yükledik. operasyonlarda aşama aşama kimin ne kadar katkısı olduğunu. isimli emekli bir albayın bulunduğu özel bir ekip kurmuşlardı... Telsim ve diğer şirketlerdeki gümrük kaçakçılığı ile ilgili bilgileri Gümrük Müsteşarlığına.. el konan şirketlerinin............... Bu ekibe ait olan cihazları ve elde edilmiş ses kaydı ve gizli görüntüler ile şantaj vb... evrak hazırlanması..... devlete intikali gereken dışarıdaki alacaklarının gizlice tahsiline engel olmak ve şirketlerinin ortaklık yapılarını eski tarihli olarak değiştirerek sorumluluktan kurtulmak için yaptıkları faaliyetleri deşifre etmek gerekiyordu.. Bunların dışında... bankacılık mevzuatına aykırılıklar ve usulsüz off-shore işlemleri gibi hususları BDDK ve TMSF Başkanlığına.......... kamu görevlilerine rüşvet verilmesi ve diğer suç içeren hususları da Cumhuriyet Savcılıklarına klasörler halinde verdik._ .. Özel Büro adlı..... usulsüz kredi verme............. İstihbarat Daire Başkanlığının çalışmaları neticesinde...... el koyma kararları öncesinde devir işlemi yapılmış gibi göstermek için Kemal ve Hakan Uzan'a imza kısmı boş eski tarihli evrak götürmek isteyen ve gizli para taşıyan kuryelerini yakaladık.............. İncelemelerimiz sonunda Uzanlarm yaptığı tüm usulsüzlük ve kanunsuzlukları belli başlıklarda toplayarak........... Uzanlar pes etmek istemiyordu... hesap hareketleri......... doküman ve belgeleri savcılığa aktardık................ Bölüm: Devlet yöneticiler tüm gelişmeleri görerek talimatlarını veriyordu... sahte belge. başında M.. böylece tüm Uzan şirketlerinin yaptığı işlemleri.. kaçırdıkları vergiler ve vergi mevzuatına aykırılıklarını Maliye Bakanlığına......... Ş.... durumlarda kullanılacak veya kullanılmış malzeme.................

bulduğu adres dahil hepsini inkar ederek Yavuz Uzan in ABD'de olduğunu kabul etmiyordu..... hatta o okluğu zannedilen bir kişiyi kısa süre takip bile etmişlerdi. 1 ..... çatışma kültürüne sahiptiler... İsviçre. Hemen An karadaki FBI irtibat görevlisi ile görüşüp elimizdeki tüm bilgileri aktardık................................ Karşıdaki devlet bile olsa fark etmiyordu........ Israrla DIA'nm daha önce yaptığı tespitlerden bahsederek bize doğru bilgi vermediklerini... ama günler geçmesine rağmen bilgi gelmiyor.. Uzanlann yakalanması ve kaçırdıkları mal varlıklarının bulunması şarttı................. Devlet adamı özelliği her zaman önde olan zamanın Emniyet Genel Müdürü 247 . deneyimli ve birikimliydiler.... Aslında bu ülkelerle genellikle uyuşturucu ile mücadele konusunda iyi bir işbirliği mevcuttu. Bölüm: Devlet zaman çelişki..... ABD.. o bir defa devreye girdi mi işin ucunu bırakmazdı..... önce Yavuz Uzan in izini bulduk.. ABDli görevliler ile uzun süre çalıştığından kendileriyle yakın ilişkisi olan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Aslan'ı devreye soktum.. Sonunda toplantımıza geldi...... Bize bu konuda yardımcı olmak istemedikleri açıktı.. Ama Yavuz Uzan in suçu kara para aklamak olduğundan bundan sonra takibi FBI yapmalıydı. Kısa sürede bilgi geldi.... ancak bu defa da DIA....... biraz da kabalaşarak anlattım.... ama konu ekonomik konulara gelince hiçbir ülke iş adamlarını ürkütmek istemiyordu.... Yıllarca uyuşturucu konusunda kendileri ile yardımlaşmıştık ve bugün de onlar bize yardımcı olmalıydılar...... Muhtemelen ABD'deki kızının yanma gidecekti... ama bizim de vazgeçmeye niyetimiz yoktu....... İngiltere. bir yakınının ona bazı şeyler götüreceği haberini almıştık.... ABD've gitmek istiyordu.. kavga. direnme.... Hollanda başta olmak birçok ülkeden) yardım almak gerekiyordu.......___________________.......... Yavuz Uzan in muhtemel yerini tespit etmişler...._________........_ ...... Hedefimizin uçakla ABD'ye hareketini öğrenince Türkiye'de irtibat görevlileri bulunan ve uzun süreden beri Türk polisi ve özellikle benim dairem ile işbirliği içinde olan Amerikan Narkotik Teşkilatı DIA'dan yardım istedik.............. Ama bunun için uluslararası (özellikle Ürdün. ısrarlı aramalarımıza rağmen irtibat görevlisi bahaneler üretiyordu..... mücadele içinde olduklarından bu konuda yetenekli........

................ bizi oyalıyorlardı.................... bunun sadece sizin değil aynı zamanda Emniyet Genel Müdürü'nün de fikri ve karan olduğunu söyleyin.... onların dernek ve kulüplerine yaptığı bağışlarla ilgili bilgilere ulaşınca ve Prenses Sarah'nm Türkiye'ye Uzanlarm misafiri 248 .... Bilgi vermesi gereken ikinci ülke İngiltere'ydi ancak onlar da istediğimiz yardımı yapmıyor...." dedi..._________.. devlet malı gibi kavramların halkımızın şuurunda İngiltere'deki gibi olmadığını anlatamadım. Sonunda bir yıl kadar sonra Türkiye'ye gelince Yavuz Uzarfı yakaladık.. aynen İngiliz irtibat görevlilerine aktardık....... "İngilizlere şimdiden sonra bizim de kendileriyle yar dımlaş may acağım ız ı.... geçmiş tarihte Uzanlarm İngiliz Kraliyet Ailesi ile yakınlığı.. İngiliz daha da garipseyerek............_ ..... yine de Uzanlar hakkında işimize yarayacak önemli bilgileri bilahare verdiler......... Ben de ona kamu menfaati......" dedim.. "Hayır... Gelen başkan... siz de korumakta zorlanıyorsunuzdur herhalde" dedi. ama ülkelerinden ayrılmasını istediler. galiba bizden başka kimse bir işadamını ürkütmek istemiyordu.. Ancak Yavuz Uzan i yakalayıp Türkiye'ye iade etmediler........... hatta takip bile etmediler... halka ait bu kadar parayı zimmetlerine geçirmiş kişilere karşı neden halkın tepki göstermediğini anlayamadı....... o da Türkiye'ye geldi..................... daha sonra İngiliz İçişleri Bakanımın ziyaretinde Bakanın konuşma metnine ekledik ve her türlü diplomatik ilişki ile her seviyede bunun dil-lendirilmesini sağladık...... Belki de ABD elleriyle teslim etmek istemedi. "Sizi anlıyorum... Bölüm: Devlet Gökhan Aydın erin de ısrarla devreye girmesi üzerinde FBI merkezinden destek sözü geldi.. Uzanların bankada batırdığı tüm paraları devlet ödediği için hiç kimse Uzanlara kızmıyor.. Genel Müdür devlet adamlığını gösterdi......... Bu beni çok güçlendirmişti.... sonunda İngilizler bu işlerle görevli polis teşkilatının ikinci başkanını bizimle görüşmeye gönderdi.......... 1 ..... Cem Uzanın ve Uzan ailesinden bazı kişilerin rahat dolaştıklarını öğrenince.... Sonunda... halkın bunca parasını aldıkları için halk Uzanlara saldırıyor dur. yakalandı ve mahkum oldu....___________________... Durumu Genel Müdüre aktardım ve karşı tavır göstermemiz gerektiğini söyledim....

.... her aşiretle ortak şirket kurmuştu. Ülkemizden kaçan Uzanlarm yeni karargâhının Ürdün olduğunu kısa sürede öğrenmiştik ama burada işler daha zordu... sebebi belli olmadan milyon dolarlar ödüyorlardı....... askeri ve istihbarat kurumlarının bakan ve yöneticileriyle farklı ilişkiler geliştirmişlerdi............ çünkü Ürdün'de belli aile ve aşiretler devlet yönetimini paylaşmış gibiydiler.... silah veriyor._________...... sonra da görüşme talebimizi kabul ettiler..._ ................... meclis.... ama bizi oldukça şaşırtarak önce kara para ve mali konularda uzman iki polis gönderdiler.........___________________.. Uzanlarm faaliyet ve organizasyonlarının merkezi olmaya devam etti...... Dünyaya bu gözle bakamayan Türk polisi ise bu anlamda çok gerideydi...... Konuyu iyi bilen Soner Komiser başta olmak üzere. Bölüm: Devlet olarak geldiğini öğrenince neden bilgi alamadığımızı anlamaya başladım................................ Ürdün'ün dışişleri.... Uzanlarm belgelerini inceledikçe mali açıdan asıl merkez olarak İsviçre'yi seçtikleri anlaşılıyordu direkt ama hiçbir zaman paralar parayı önce Türkiye'den İsviçre'ye göndermiyorlardı.............. Ama sonunda İngilizler de belli oranda bilgi vermeye başladılar.. Kral ile karşılıklı yakınlıkları vardı.. meğer tüm Avrupa.... İngiltere'yi ve Hollanda'yı dolaşıyor... Tüm uğraşlarımıza rağmen bilgi alamadığımız gibi Ürdün..... 1 ......... olup bitenleri takip ediyor ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyorlarmış.... İsviçre ise mali konularda hiç kimseye bilgi vermemekle ünlüydü.......... Ayrıca o dönemde Alman polisinden Uzanlar hakkında İsviçre'deki dolandırıcılık ve kara para tahkikatım öğrenmiştik............ Krala hediye olarak otomobil. yurtdışı ilişkilerinde deneyimli olan ayrıca İsviçre mali polisinden bir yetkiliyi de yurtdışındaki bir görevden tanıyan Narkotik Şube Müdürü Yaşar Yaman ve tahkikatın İstanbul cephesini iyi bilen Kaçakçılık 249 ........... sonra İsviçre'ye gönderiliyordu.. Uzanlar ise Ürdün'de ileri gelen her aileyle. Hâlâ da ettiği kanaatindeyim... ve ileri ülkelerin polisleri dünya üzerinde yürütülen önemli tahkikatlardan haberdar oluyor..

... Uzanlarm Lotus Notes e-posta sistemi üzerinde tek tek. Üstelik paraları varken yabancı bankalara anlamsızca faiz ödüyorlardı.... bazı belgelere el koymuştu... yaklaşık 450 milyon dolarlık kredi aldıklarını söyledi...... Bu çok üzücü ve beni derinden yaralayan bir durumdu......... İsviçre Federal Baş Savcısıyla ve Uzanlar hakkında başlatılan kara para ve yolsuzluk tahkikatlarını yapan iki savcı ile görüştük............ federal polisin Kaçakçılık Daire Başkanıyla.............ict kcrıciı p9.........................._ ..... Soner Komiser... hangi şirketten çıkan paraların Hollanda-İngiltere veya İngiltere-Hollanda üzerinden dolaşarak İsviçre'ye gittiğini sunum yaparak anlattı.......t ^ÖstcFCjrcî^.... Burada İsviçre mali polisiyle.. hangi tarihte hangi yolu izleyerek....İ3jrını tcmiîi........_________. Yani İsviçre bankalarında aslında 500 milyon dolar paralarının olduğunu.............. 250 ...... bu parayı Türkiye'ye doğrudan getirmeyip bunu teminat göstererek bankadan düşük faizle aynı miktarda kredi aldıklarını....___________________....3.rB.. Uzanlarm ve avukatlarının oradaki şirketlerinde aramalar yapmış.... İsviçre Uzanlar hakkında soruşturma açmış........ 1 ... İsviçreli yetkili bir ara (Telsim'in lisans sözleşmesi için hazineye 500 milyon TL yatırmaları gerektiği bir zamanda) Uzan-Iâxırı isviçre USI3 03.. böylece hem vergi vermediklerini hem yurtdışına para £U / çıkardıklarını hem de yurtdışında kredi almış olmanın itibarına sahip olduklarını söylüyorlardı........... aslında birçok Türk firmasının bu yolu kullandığını......nık t3... İsviçre savcıları da soruşturmanın sağlam delillere dayandığını gördüler ve memnuniyetlerini dile getirdiler.. Bölüm: Devlet Şubelerinden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Şammaz Demirtaş ile birlikte görevli olarak İsviçre'ye gittik............. İsviçre'de kredi bulduk diyenlerin çoğunun kendi paralarını teminat göstererek kredi aldıklarını ve sonra da kredi ödüyoruz diyerek paralarını yurtdışına çıkar-dıklannı... hiçbir yabancı firma ve bankanın Türk firmalarına kolay kolay yüz milyon dolarlık krediler vermediğini.... Hatta Uzanlarm İsviçre'de irtibat halinde oldukları kişiler ve onların son olaylar üzerine Uzanlarla yaptıkları yazışmaları ortaya koyunca.. kamuyu ve hazineyi zarara uğratmak için bulunan yol ve yöntemlerde sınır tanınmıyordu........

. Bunun üzerine İsviçre savcıları ile bizim tahkikatı gerçekleştiren İstanbul Şişli Savcısı Meclt Ceylan karşılıklı olarak görüşerek Uzanlar hakkında adli yardımlaşma kapsamında bilgi alışverişinde bulundu... İsviçre bir çıkış arıyordu.........................___________________......_________....... Bolum: Devlet Uzan soruşturması dosyası ve içeriği hakkında bilgi talep etti... bunlar arasında Ürdün Kralı Hüseyin'e...-.... Türkiye'ye dönünce........... adli istinabe yöntemi ile istendiği takdirde soruşturmayla ilgili bilgi. Uzan davasının tüm savcılık işlerini yapan... adli istinabe hazırlayarak İsviçre'deki ......... tarafı olduğumuz uluslararası adli yardımlaşma anlaşmaları çerçevesinde.......... evrak verebileceklerini...................... Diğer yandan Amerika baskı yapıyordu............ Motorola. kara yoluyla İsviçre'ye getirilip Yimpaş'ın hesaplarına yatırılmasından sonra..... Bu ihtimali destekleyen bir husus daha vardı... ama İsviçre ciddi sorunlar yaratacağı için bu paranın Motorola'ya verilmesini istemiyordu................. bir kısmının ise belirli kişiler adına gönderildiği söyleniyordu...... açıkça hiç konuşulmasa da Uzanlar hakkında İsviçre'de başlayan dolandırıcılık ve kara para tahkikatı Motorola firmasının şikayeti üzerine başlamıştı.. Görüşmelerde İsviçre bize bu bilgileri vermenin yanı sıra.... eğer davayı bize devrederse hukuken bunu savunabilirdi........... Bu istinabeye cevaben İsviçre den çok ciddi bilgiler geldi................._____..... Yozgat ve Ankara Savcılığı ile görüşerek soruşturma başlatılması için talepte bulunduk._................. Adalet Bakanlığı..... işin yükünü çeken Savcı Mecit Ceylan.. hatta soruşturmanın devredilmesinin bile söz konusu olduğunu belirtti......... bu yüzden uluslararası hukuka uygun olarak bunun yolunu arıyordu...._ ................... bu paraların bir kısmının Türkiye'deki Yimpaş şirketine.. Bölüm: Devlet İsviçre'nin verdiği diğer bilgilerde Yımpaş Group AG adına Almanya'da toplanan paraların.... 1 .... Davanın Türkiye'ye devri ve hatta İsviçre'deki mal varlıklarının Türkiye'ye gelmesi ihtimali kuvvetlenmişti..1.......... çocukları ve sıkıntı içerisinde bulunan askerler yararına hediye olarak Telsim tarafından bir 251 ......... Uzanların İsviçre'deki malvarlığını istiyordu.................

Birçok ülkede yeterli desteği bulamadık ama Almanya ve Japonya istenen hususlarda................ Hakan Uzan tüm şirket ve mallarına el konmasına rağmen yabancı bir bankaya ait tek bir kredi kartıyla ayda 450 bin dolar civarında harcama yapabiliyordu............ ciddi devlet anlayışı içerisinde bize gerekli bilgileri verdi ve yardımcı oldu........ Daha sonrasında görevden alındığımdan neticesinin ne olduğunu bilmiyorum.................. Dubai. görevli gönderiyor ve yardımlaşmak için gayret sarf ediyorduk..... ama bizde delil var onu öğrenmek istiyorlardı. Uzardan yakalamak amacıyla bilgi almak için İsviçre dışında Almanya....._________.... Japonya........ Bu soruşturmalar devam ederken başka sebeplerden görevden alındım ve Edirne Emniyet Müdürlüğüne atandım..... Daha sonra İsviçre'de görüştüğümüz polis ve savcıların Uzan soruşturması ile ilgili olarak İstanbul'a gelip Savcı Mecit Ceylan ve KOM Dairesi yetkilileri ile görüştüklerini........___________________.._ . Zengin ve maddi imkânları olan kişileri izlemek çok zordu...... ama Maalesef sebebin olduğundan emindik............ delilimiz yoktu tahminimizi yazamadık......... İsviçreliler gerçek ve bu paranın ne gönderilmesinin gerçek sebebini tahmin ediyor..... Kral tarafından çekilen bu paranın neden Türkiye'den Ürdün'e doğrudan gön-derilmeyip bu yolun mı izlendiği bize soruluyordu....... Bu para önce İngiltere-Hollanda dolaştırılarak İsviçre'ye gelmiş ve buradan Ürdün'ün başkenti Amman'a gönderilmişti....... biz uçak biletlerinden gittikleri yerleri öğrenmeye kalkarken onlar bilet değil uçak kiralıyorlardı.. Bölüm: Devlet milyon dolar miktarında para gönderildiği de vardı.... burada beni sorduklarını duyunca ziyaretleri ve ülkem adına yaptıkları için teşekkür etmek ve değer verdiğimi göstermek için İstanbul'a gidip onlarla görüştüm..... 1 . Lübnan'ın da kendileri ile ilgili hususlarda belli oranda bilgi verdiğini hatırlıyorum.. Daha sonra bu kitabı yazarken..... yalnızca İsviçre'nin cevap verdiğini ve bazı bilgileri gönderdiğini duydum......................... özellikle Almanya en içten yardımcı olan ve bilgi veren ülke oldu.......... Lübnan gibi daha pek çok ülkeyle yazışıyor... televizyonda Uzanların İsviçre'deki paralarından 150 milyon doların Türkiye'ye getirildiğini öğrendiğim 252 .. Singapur........

bu defa toptan kurtuluş 253 ............. Bu üyenin Uzanlar dışında başka bir 'batan banka' sahibi gruptan da para aldığına dair ciddi göstergelere ulaştık....... Yeni duruma göre bankalar...... ciddi alınmıştı... Bölüm: Devlet zaman............. Unutamadığım eksik soruşturmalar arasında beni rahatsız eden olaylardan biri olarak zihnimde duruyor..... hesapların bulunduğu banka şubesinde murakıpların ve bizim inceleme yapmamıza izin vermedi.............. yeni yöneticilerin bir süre şirketlere geliş gidişleri bile ciddi sorundu..... bankanın paralarını zimmetine geçiren kişilerden bu paraların geri alınabilmesi için daha etkin tedbirler alınmaya başlandı ve bu kapsamda 5020 sayılı Bankalar Kanunumda önemli değişiklikler yapıldı.......... Uzan'm işlediği suçlar ve yaptıkları usulsüzlükleri soruşturmaya çok yönlü devam ederken ve rüşvet konusuyla ilgili bilgileri araştırırken....___________________.......... Bu aşamada tüm imkânlarımızı kullandık.. Banka şubesi rüşvet verdiğinden şüphelendiğimiz diğer gruba aitti ve savcılığa doğru bilgi vermiyordu.. Herkesin iyi insan dediği savcı...... mevduatı zimmetine geçiren kişilerin tüm malvarlığına el koyabilir hale geldi............ 1 ............... birlikte ama incelemekti....._ .... Buna dayanan TMSF... özellikle de BDDK üyesi bir görevliye verdikleri yüklü miktardaki rüşveti araştırıyorduk... Yeni yöneticiler..... bankada zimmetlerine geçirdikleri 8 katrilyonu tahsil etmek için Uzanların tüm şirketlerine el koydu ve grup şirketlerine yeni yönetim kurulları atadı....... Ancak bu kararın başarılı olması için yeni yöneticilerin Uzanların fiziki saldırı ve şerrinden korunmaları gerekiyordu... fış ve belgelerini rüşvet yeminli banka murakıbıyla emindim.. bu işi ilk başlatan ve gelişmesine katkı sunan biri olarak çok mutlu oldum........ Uzanlar mücadeleyi bırakmıyordu....... Bunu öğrenmenin yolu bankanın ödeme ve hesapla ilgili o günkü evrak......... başta Telsim ve Çimento Grubu yöneticileri olmak durumdaki bu şirketleri ayağa kaldırdıkları gibi konjonktürün de değişmesi ile şirketlerin çok iyi fiyatlara satılmasını sağlayarak devletin kayıplarının belli oranda karşılanmasına büyük katkıda bulundular.............._________...... buna sonuçlanmadı. İmar Bankası'na el konmasından sonra...

..___________________.......... Bu iş için önce yerel bir mahkemenin önlerine gelen bir davada uygulanan 5020 Sayılı Bankalar Kanunumun anayasaya aykırılığını ileri sürerek davayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıması gerekiyordu.. Uzanlar iki ciddi rüşvetle bunu da sağladılar: Birincisi Bakırköy'de açtıkları bir davadaydı........................... Uzanlar ise hiç boş durmuyor. Cem Uzanın evinin altına sakladığı 80 milyon TL'lik kontör kartını dahi bulduk........... ünlü ve bürokrasi camiasında hatırı sayılan hukuk profesörlerini de kullanarak harekete geçtiler. Temel hiçbir usule uymayan bu karar Anayasa Mahkemesinde kabul görmedi.. Sonunda ülke içerisinde numara yapamayacak hale gelince.............._________.. Uzan ailesi fertleri ve yöneticilerinden oluşan yaklaşık 40 kişi hakkındaki tahkikat evrakımız sonunda yargılamalar devam etti ve bu kişilerin çoğu mahkum oldular. hileyi önceden haber alıyor ve ilgili kurumları uyarıyorduk.. Bölüm: Devlet Yıllarca bazı davalarının yüksek mahkemelerde rüşvetle kapa tılmasmda kullandıkları. Uzan davasında yapılan yolsuzluklarda kusuru olan....... daha karşı tarafa dava dilekçesini tebliğ edip görüşünü sormadan davayı Anayasa Mahkemesi ne gönderme kararı vermişti...... 1 .. Firari 254 ............ Bu......... ama iki yıl boyunca her hamlelerini tespit ederek önlemeyi başardık. Bu konuda davanın yakın tarihe kadar Cayman Adalarımda devam ettiğini ve bir süre önce Uzanlarm davayı kaybetmesi üzerine TMSF'nin yatları sattığını öğrendim._ ...... ciddi bir mahkemede olmaması gereken bir olaydı ve anlaşılan Uzanılan baştan savmak için verilmiş bir mahkeme kararıydı........ bir kısım davalar hâlâ devam ediyor.. Durumu haber aldık ve Adalet Bakanlığı ile birlikte mahkeme başkanına haber verdik ve yapılmak istenen hile daha anayasa mahkemesine gitmeden önlenmiş oldu............. Diğer karar ise İstanbul idare mahkemesinde alınmak istendi....................... Uzanlarırı yapacağı her manevrayı............................ yurtdışında faaliyet göstermeyi denediler: yatların TMSF tarafından satılmasına mani olmak için eski tarihli satış senedi tanzim ederek uluslararası sularda kullandırmamaya teşebbüs ettiler... her zaman bir şeyler çevirmeye çalışıyorlardı...... Hukuk Mahkemesi.

Maliye ve Hazine için aslında Uzanlar çok sinyaller vermişti. çoğunlukla kof ve alışılmış bir denetim mekanizmasının çalıştığını gösteriyordu. Pişman mıyız? Asla! Üstelik gurur bile duyuyoruz......._________. kaderini etkileyecek bu büyük olaylarla ilgili tehlikeyi görmekten çok uzaktık.... ama devleti daha ciddi sıkıntılara sokabilecek... Maalesef biz küçük hırsızlıkları ve patırtılı gürültülü olayları görmekte geç kalmıyorduk.. Her zaman halkın parasını kullanıyor... görevini yapmayanlara hiçbir şey olmadı......... her biri 30-40 milyon dolarlık 5 tane yat. asıl o sahayı düzenleyen şartların içerisinde olup bitenleri çok iyi göremediklerini.. ayda milyon dolarlar harcıyorlardı......... hem de daha sonra kendi yandaşlarının yolsuzluklarına bakmaya kalktığımızda iktidar sahiplerinin hasımlığını kazandık....... Aslında Uzanlarm yolsuzluğu ile ilgili birçok emare orta yere çıkmıştı... ama bu soygunun gerçekleşmesine manı olmayan........ Milli İstihbarat....... Belki de doğrusu bu sistemin kendi içerden gelen denetim ve dengelerine göre yürümesidır.....___________________. 1 . hem Uzanlardan menfaat elde etmek isteyenlerin............ Uzanlar yılda üç beş gün kullanmak için...... her gün yeni yolsuzlukları rahatlıkla yapıyorlardı. hem Uzan'm dostu oldular..... hem de devletin üst düzey görevlisi olarak emekli oldular............. O günkü rakamla 8.. birçok defa alarm zilleri çalmıştı. Emniyet İstihbaratı.... hem kamuda yüksek maaşla görev yaptılar.......... Aslında Uzan olayı da (diğer birçok olayda olduğu gibi) devlet birimlerinin...............4 katrilyon TLiıin yok edilmesine mani olamadılar............................ Bölüm: Devlet baba Kemal Uzan ve oğul Hakan Uzan hakkında açılan davaların görülmesi için yakalanmaları bekleniyor..... ama zaman zaman her şeyi allak 255 . Bu ülkenin kamu görevlileri kamunun soyulmasına mani olamadılar..... 2 tane uçak kullanıyor. tüm ülkenin mali sistemini... anlamak ve ona uygun tedbirler almak konusunda veya onu uygulayan kişileri izlemekte aciz kalıyordu........... Bugün Uzanlardan bunun hesabı kısmen soruldu.. BDDK... Ama bizler hem Uzan in... hiç vergi vermiyor. 8-10 milyon dolarlık 2 tane helikopter..... Devletin güvenliğiyle ilgili çalışan birimler sorunları algılamak.._ ... devletin hiçbir yasasına uymuyor...

....... Bu grup......... hatta Yüksek Mahkeme'de rüşvetle iş takip eden bir grubun varlığım tespit etmişti............. Uzun süren tahkikatlar sonunda Ömer Süha Aldan.............. bu nedenle SSK ve Emekli Sandığını büyük zararlara uğratan kişiler hakkında tahkikat yapılmış ve bu kişiler tutuklanmıştı.. olayları izlemesi ve bu işler büyümeden tedbir alması gerekir.......___________________.... önemli banka ve holding davalarını takip ediyordu.. kalp ameliyatlarında kullanılan tıbbı malzemeleri yurtdışından ucuz fiyatlara alıp ülke genelinde anlaşmalı ortanı yaratarak çok yüksek fiyatlara satmak suretiy le büyük yolsuzluk yapan...... Neşter 2 Operasyonu KOM Daire Başkanı olarak atanmamdan kısa bir süre önce.... o şuura sahip olduğumuz kanaatinde değilim..... 1 .... olayın savcısı Ömer Süha Aldan tahkikatı bu yöne çevirmiş ve böylece Neşter 2 operasyonunu başlatmıştı........ Bana kısaca olayı anlattığında bu konuda sonuna kadar kendisinin yanında olacağımı söyledim. gerçeğinin de bu düşünce sisteminde olduğunu zannediyorum. Bu sırada ben daire başkanı olarak atandım.._________... Bir zaman sonra tahkikat belli bir olgunluğa gelmişti ve operasyonun yapılması gerekiyordu... ender görülen titizlikte işini yapan............. eski HSYK Baş kan vekili ve o zamanın Yargıtay üyesi Ergün Güryel ve iki üç kişi ile irtibatları vardı............... Neşter Operasyonu isminde...... her işini kendisi takip eden 'tam bir savcı' idi..... gece saat 24'te tüm sanıklar 100 bin dolarlık kefaletle serbest bırakılmışlar ve sanki bu tahliye bekleniyormuş gibi o saatte 100 bin dolarlar temin edilerek tahliyeler sağlanmıştı... Ama maalesef o düşünceye............ Ömer Süha Bey............. Kısa süre sonra tahliyelere rüşvet. İşin zor tarafı ise bu grubun çok güçlü olmasıydı.._ . Savcı Aldan in 256 ... karıştığı dedikoduları çıkmış.. sorunumuzun özünün de... Alışılmamış bir biçimde ilk duruşmalarında...... Bölüm: Devlet bullak edecek Uzamlar gibi insanların ve emsallerinin türe-memesi için devletin güvenlik birimlerinin mutlaka zamanında........... devlette ve özellikle mahkemelerde.......... bu zamana kadar da birçok davada rüşvetle adaleti etkilemişlerdi veya öyle gözüküyordu.........

._ ......... Yargıtay üyeleri de sanıktı ve onlara da işlem yapılmalıydı ama bu....... Yargıtay Başkanı hin başkanlığında bazı Daire Başkanları ve üyelerden oluşan 8-9 kişilik kurulun karar vermesi gerekiyordu.... Buradaki önemli delilerden biri vermek suçlarından telefon ettiğimiz kişilerin Yargıtay kararıyla üyeleriyle yaptığı konuşmalarının mahkeme dinlenmesi ile elde edilecekti. daha Önce yapılmış bir şey değildi...... Yargıtay üyeleri hakkında Yargıtay Başkanlar Kurulu denen...... Yargıtay üyeleri hakkındaki ihbarını Yargıtay Başkam'na aktardı. kendisinden davan m durumu hakkında bilgi almak istiyordu.... Aracılık yapan Hakkı Süha Şen.. Yargıtay Başkanı Eraslan özkaya ile de dolaylı bir irtibat kurmuş......... Rüşvet vererek adalet sisteminde istedikleri kararları almayı meslek haline getirmiş......... diğer sanıklar hakkında da bizim arkadaşlarla birlikte tahkikata başlandı.... kurula sunmuş.. 1 ............ bundan başka işleri olmayan kişiler ve bürolar tespit edilmişti......... Bu arada yaptığımız başka bir tahkikatta birçok suçtan yargılanan ve mafya babası olarak bilinen Alaattin Çakıcı'nın faaliyetlerini takip ediyorduk........ 257 ............................... Onu izlerken gördük ki bir davası Yargıtay'a gelmiş..................... onun davasını da MİT yönetici personelinden Kaşif Kozinoğlu takip ediyor ve bazı aracılar vasıtasıyla davayı Çakıcı lehine bitirmeye çalışıyordu.........._________.. Bu kişiler Neşter Operasyonu davası....... Bu her takip daire iki başkanı Yargıtay da raporunu de üyesinin cezalandırılmasını talep etmişti.. ancak Yargıtay üyeleri yönünde mahkeme kararının olmaması ve zaten onlar hakkında karar verecek bir merciin de yokluğu Yargıtay Başkanlar Kurulunun değerlendirmesini çıkmaza sokuyordu.... Bölüm: Devlet değerlendirmesine göre (ki ben de bu görüşe katılıyordum). Ömer Süha Aldan. Türk Telekom-Turkcell Ara Bağlantı Sözleşmesi davası.................... Tahkikat devam ederken Yargıtay Başkanlar Kurulu........ Erbakanin davası gibi davalarda rüşvetle karar almaya çalışmışlardı.___________________. Yargıtay üyeleri hakkında soruşturma yapmak üzere bir Yargıtay Daire Başkanı'nı hazırlayıp rüşvet görevlendirmişti...

........... Tutuklama kararm-dan önce sahte hüviyetle bir yat kullanarak Yunanistan'a çıkış yaptığını tespit ettik....... Hakkı Süha Şen ile eskiden tanışıyor.. Hukukumuza göre. Beşiktaş Kulübümde Sinan Engin sahte gibi kişilerin vize kimlik almaları...... Bölüm: Devlet Yargıtay Başkanı..___________________....._________. 1 . Dosya İstanbul DGM'ye geldi... aralarındaki geçmiş ilişkiler..... ama Çakıcı daha önceden tüm adamları ile irtibatını kesti. Çakıcı'ya kaçmasında yardım eden kişilerin faaliyetlerim de araştırmak istedi..... Bu davada Çakıcı. bu kişi aracılığı ile de Bodrum'daki yazlığını tamir ettiriyordu.... ama mahkeme bu davada ceza verirken yaralanan her kişi için ayrı ceza vermemiş........ veya İtalya hm Konsolosluğumdan belgelerle Çakıcı Türkiye'den gizlice dışarı çıkışında yardım aldığı kişiler ayrı bir kitabın konusu olacak genişlikte................ (Aslında Çakıcıya MİT mensubunun yardım etme sebebi............. Dava bozulup mahkemeye gelince savcılar şahsın bu ceza tehdidi karşısında kaçma ihtimalini göz önünde bulundurabilirlerdi...............) Bunun üzerine İstanbul DGM Savcılığı...... Yargıtay davayı bu gerekçe ile bozup her kişi için ayrı ayrı ceza tayin edilmesini isteyince 13x5 yıl gibi bir ceza ortaya çıkmıştı..... "Karagümrük Lokali'ni tarayın" diye talimat vermiş ve adamlarının ateş açması sonucunda 12-13 kişi yaralanmıştı........... Bunu.............._ . bir yaralamanın ağırlaştırılmış halini uygulamıştı. bir yere oradaki kişileri yaralama veya öldürme kastı ile ateş açarsanız ve orada birden çok kişi ölür veya yaralanırsa olayın failleri her kişi için ayrı ayrı ceza alır.. beklentisi.............. Savcı yeni durum karşısında Çakıcımın tutuklanmasını talep etti ve bu arada kaçma ihtimaline binaen de biz şahsı takibe başladık.... Çakıcimn ve aracılarının telefonları mahkeme kararı ile dinlendiğinden Yargıtay Başkam Eraslan Özkaya'nm da bu kişilerle gerçekleştirdiği davaya yönelik konuşmaları kayda giriyordu...... Dava Yargıtay'da Çakıcı aleyhine bozuldu. O zamanlar 258 .. bundan dolayı Yargıtay dosyasının yerel mahkemeye ivedilikle gelmesi gerekiyordu.... bu yüzden burada bu konuları kısaca geçiyorum................... kararın bir suretini de çantasında taşıyan Başkan Eraslan Özkaya'nm Çakıcı'nm adamlarına olayı anlatması ile öğrendik...... tüm telefonlarını kapattı.......

.. Savcılar bu kişileri sorguladılar..._ ................ Eraslan Bey'in davası belki buraya bile gelmeyecekti... Yargıtay Başkanlar Kurulunun önüne gelen Neşter 2 Davası'ndaki mahkeme kararı ile yapılan dinlemede. Aslında Eraslan özkayaiım durumu bu iki üyeye benzemiyordu.. hukuk adamı Abdüİkadır İlhan 'a bu davada Yargıtay Başkanımın..... suçu kim işlerse hukuk önünde hesap vermeli ve hiç kimseye ayrım yapılmamalı. hatta birkaç gün sonra Muğla'ya giden Eraslan Bey'i karşılayıp biraz da abartılı olarak sorulanları anlattıkları kanaatindeyim.................... Bu durumu diğer Başkanlar Kurulu üyeleri bilmiyordu. şahsımdan kaynaklı olarak geçmişteki Susurluk ifadelerim.......... hatta Eraslan Bey'in evinin tamiri gibi konularda bazı sorular ve telefon konuşmaları da soruldu......_________... Daire üyesi..... daha doğrusu bu olayı tam manası ile yalnızca biz biliyorduk.......... birkaç gün sonra da Yargıtay Başkanı Çakıcı'ya yardım etmek olayı ile ilgili olarak aynı şekilde kusurlu bulunacaktı... soruşturma yapılan sanıklarla irtibatı olan Yargıtay üyelerinin bu konuşmalarını delil sayarsa ve Yargıtay üyelerini suçlu bulursa................... kendisine bu kişileri yakalayıp getirebileceğimizi.... 1 ............. üyelerinki rüşvet gibi ağır bir olaydı. "Devlet adına yapılan görevlerin haricinde.. eğer Yargıtay............. MİT mensubunun adının geçtiğini belirttiğimizde. Yargıtay üyelerinin durumunun benzeri Yargıtay Başkanı için de söz konusuydu ve bir iki gün sonra aynı şekilde kendisiyle ilgili dosya da buraya gelecekti.___________________....... Tabii bu kişilere Çakıcı adına Eraslan Beyle ne konuştukları.... vs dolayısıyla olayları başka yerlere çekebilirlerdi. Sorgudan çıkan kişilerin her şeyi Eraslan Bey'e aktardıkları.. Savcı İlhan durumu makul buldu ve verilen talimatla Çakıcı'ya yardım eden ve bir kısmı Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile de irtibatlı kişileri yakalayıp İstanbul DGM Savcılığına getirdik................ Böylece şimdi........ Savcı İlhan olaya karışan kişilerin gözaltına alınıp sorgulanmasını istediğinde.........." diyerek sadece hukuku hesap ettiğini göstermişti.... gelse bile makamına uygun 259 .... Bölüm: Devlet İstanbul DGM Savcısı oları Yargıtay 5..... ancak yanlış anlaşılmalara neden olmamak için sorguyu kendilerinin yapmasını önerdim. ne yaptıkları....

baskı kurmaya çalıştığını beyan ettiler... mahkeme sonucunda dinleme karan yok hükmündedir............... Yargıtay üyesi eski HSYK Baş kan vekili bin kendilerini arayarak davayla ilgili etkilemeye... Yine Neşter 2 Davasi kapsamında devam eden mahkemelerde tanık olarak dinlenen bazı hâkimler..... Kayseri Uyuşturucu Operasyonu Kaçakçılık Daire Başkanlığında görev yaparken................ halbuki adalet sisteminin başındaki kişilerin bu durumları hiç de bu kadar basit geçiştirilmemeliydi. Burada bir atölyeyi kiralayan ve boya işi yapacaklarını söyleyen kişilerin uyuşturucu imal ettiğinden şüpheleniliyordu............. bir gün Kayseri den önemli bir haber geldi...... Yargıtay üyeleri hakkında ayrıca karar alınmadığından.......................... inkar etti. Bu karar çıkınca bir süre sonra Yargıtay Başkanının Çakıcı davasındaki rolü basma intikal etti ve Başkan oldukça zorda kaldı.. 260 ........ Yargıtay'ın Çakıcı hakkındaki bozma kararını çantasında taşıması........ 1 .......... Bu bilgi üzerine hemen Kayseri Emniyetine Merkez Narkotik ekibi gönderdim ve bir müddet sonra şahısları izlemeye başladık......... Neticede iki Yargıtay üyesinin dinlenmesi için Başkanlar Kurulunun mahkeme kararı olsa da..... ama zannederim o panikledi.... Bu seviyedeki yüksek yargıçların adaletsizliğine şahit olup ülkemizdeki adalete inancımızı kaybederken..___________________............. Çakıcının bu karardan sonra tutuklanabileceği yorumlarında bulunması gibi nedenlerden ötürü inandırıcılığını yitirdi.. Bölüm: Devlet davranmamak en fazla kınanacak bir kusurdu... hiçbir işlem yapmaya gerek yoktur manasında bir karar verildi............... Sonra Eraslan Bey hakkında yazan tüm basın mensuplarını mahkemeye verdi...._________... ama tüm davaları kaybetti........_ .... ama Yargıtay'da MÎT'çi Kaşif Kozinoğlu ile görüşmeleri.. kendi Yargıtay Başkanlarımı ve Yargıtay üyelerini haksız bulan böyle hâkimleri görerek de adalet adına gelecek için umudumuzu muhafaza ediyoruz.............

.. Bir süre sonra artık bu operasyonun elimize geçmiş büyük bir fırsat olduğuna ve iyi değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirdim.. Araç plakaları şüpheliydi... çöpleri alıp inceleme için laboratuara göndermeye başladık. Diğer yandan atölyeden çıkan tüm atıkları....... İlk etapta atölyeye gelip gidenleri.... buraya girip çıkan her şeyi takip etmeye başladık...._________.... Kısa bir süre sonra arkadaşlarım bu kişinin.... Bir süre sonra gönderdiğimiz atıkların laboratuar sonuçları geldi... Fotoğraflara baktığımızda benzerlik çok fazlaydı... gelip giden araçlara GPS (takip) cihazı yerleştirip onların nereye gittiklerini öğrenmeyi düşünüyorduk..... Arkadaşlarımı ve teknik şubeyi..... meşhur bir uyuşturucu imalatçısı olan ve çeşitli suçlardan dolayı aranan Selim Gezer olabileceğini belirterek bu şahsın Emniyetteki dosyasını getirdiler.... çekerek Birinci neler olabileceği malzemeler konusunda malzemelerin hafta dolmadan bu uyuşturucu imalatında kullanılan olabileceği fikrini taşımaya başladık............. Böylece işi bir adım daha ilerlettik ve atölyeyi sürekli kamera kaydına alarak....... Atölye iki katlı bir binanın üst kalındaydı........................ dikkat çekmeyen bir yerdi... araç ve kurduğu irtibatlar da bunu doğrular nitelikteydi.._ . araç plakalarını Öğrenmeye çalışacaktık............ Bu atölyeyi gözetleyebilecek mesafede birkaç yere kameralı ve fotoğraf makineli personel yerleştirdik ve kısa süre sonra buraya gece geç saatlerde araçların geldiğini ve bazı malzemelerin indirildiğini tespit ettik.. Yapılan işin legal bir iş olmadığı konusunda kanaatimiz artmıştı........... ayrıca gelip giden malzemelerin yorumlar fotoğraflarım yapıyorduk.. Bu şüpheyle içerideki kişilerle ilgili bulduğumuz telefon numaralarını dinlemeye başlamıştık............... 1 .. Bölüm: Devlet Düşünüldüğünde Kayseri bu zamana kadar uyuşturucu işine hiç karışmamış... uyuşturucu bulaşığı ve uyuşturucu yapımında kullanılan malzemeler olduğu belirlenmişti........................... alt katta ise başka bir atölye faaliyet 261 .......... istihbaratın teknik imkânlarını da zorlayarak.. daha kapsamlı bir operasyon düzenlemek üzere ikna ettim.___________________... Bu esnada dinlemelerimiz de sonuçlanmış.. Aleni bile yapılsa kimsenin dikkatini çekmeyeceği için kaçakçılar açısından çok uygun bir ortam yaratıyordu..... faaliyeti yönetenin Selim isminde biri olduğu anlaşılmıştı............

... Bir süre sonra imalathaneye gelip giden insanların İstanbul'da. üstelik birçok suçtan aranıyordu.... alt katta koyduğumuz kamera sistemiyle üst kattaki insanların ne yaptıklarını tamamen seyredebiliyorduk....._ ......... çünkü sadece imalathaneyi almak....... eşi de Bulgar'dı..___________________.......... İzmit'te ve diğer illerdeki faaliyetlerini takip edebilmek için araçlarına GPS yerleştirdik ve takibi başlattık. Sonunda epey bilgi sahibi olduk....... Dosyasındaki bilgilere göre Selim Bulgaristan'da evlenmişti. gece çalışan kişiler asitleri ölçerek ve birtakım kimyasal maddeleri kaplara aktararak...... Atölye neredeyse bir BBG evi olmuştu.. kılcal kameralarla ikinci katı gözetleyebildi bir kamera sistemi kurduk...... ekip biran önce müdahale etmek için sabırsızlanıyordu... geçmiş faaliyetleri de bunu gösteriyordu........... hafta kayınbiraderi bir kimyagerdi........ Böylece içeride olup bitenleri görmeye başlamıştık.......... Yaklaşık 20-25 günü geçmişti.. yaklaşık 1 aydır operasyonu yürütmekteydik......... Ama benim amacım bu malı gidebildiği yere kadar takip etmekti................... Selim bu işin içindeydi.... Artık bir imalathane takip ettiğimizden emindik.. Dünyada çok az polise nasip olabilecek bir sitem kurmuştuk ve canlı olarak içerde olup biten her şeyi izleyebiliyorduk.. Alt kattaki insanlarla görüşerek üst kata çıkan bir kamera sistemi kurmayı düşünüyorduk... Bulgaristan'daki eşi ve yakınları birkaç defa atölyeye gelip gitmiş gözüküyordu..... Orada gerçekten uyuşturucu imal edildiğini tespit ettik.. birkaç kişiyi de tutuklamak bir şey ifade etmiyordu................. İmalathaneye geldiğinde yakalama operasyonu yapmaya karar verdik.......... Bir süre sonra Selimin ve onunla irtibatı olan diğer kişilerin büyük çoğunluğunun Kayseri de olduğuna kanaat getirdikten sonra operasyonu başlatmaya karar verdik... Yakalama operasyonuyla 262 . Bölüm: Devlet gösteriyordu...._________. bir an önce müdahale etme isteği ağır basmaya başlamıştı........ ekibin sabrı azalmış. Yani ailecek bu işin içindeydiler ve Selim işi organize edebilecek kapasitede biriydi...... Selimi bekliyorduk. belli oranda ve belli ölçekte bir araya getirerek işlemler yapıyorlardı... Alt katta uygun ortamı yarattıktan sonra minik.. asıl organizatör oydu ve uluslararası çalışan büyük bir uyuşturucu hap kaçakçısıydı......... 1 ......

Bu ilişki benden önceki dönemde KOM Müdürlüğü yapmış Emin Aslan zamanında kurulmuş ve devam ettirilmişti..... Kayseri şubesi bu konuda yeterince donanımlı değildi.... önce Hollanda'ya Hollanda..... Ankara'dan Kayseri'ye 3 saate yakın bir sürede varmamıza rağmen imalathanede halâ asitlerin kaynamakta olduğunu gördüm..... Bu ilişkiler kapsamında Hollanda tahkikat grubu bizi Hollanda'ya davet etmişti....... Şahıslarla ilgili adli işlemler yapılarak Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderildi.... Bunun üzerine o zamanki Emniyet 263 .. 1 ...._________.. Bu operasyon bizim açımızdan çok mükemmeldi.... Biz böyle başarılı bir operasyonun nasıl başladığını ve nasıl devam ettiğini bir sunum haline getirdik......._ .................. orada bu türden olaylar fazla olmadığı için birikim de yoktu............ gidiyor.... hem en tepedeki adama ulaşmıştık hem de çok orijinal bir sistem kurmuştuk..___________________.. Türkiye'den.............. kokainin ve sentetik uyuşturucu dediğimiz Extacy'nin tüm dünyaya yayılmasında kavşak konumundadır ve bundan dolayı da Türk polisiyle çok sıkı bir ilişki içerisindedir........................... Sonuçta tümü yargılanarak tutuklandı ve 12 kişi mahkum oldu....... Türkiye ile Hollanda arasındaki uyuşturucu kaçakçılığı olayları dolayısıyla iki ülke polisi arasında işbirliğine dayalı yakın bir ilişki ve alaka vardı...... Bölüm: Devlet şahısların tamamını alacaktık... böyle bir şeyin desteklenmesi gerektiğine inandım ve gittim.... hâkim olduk.. Operasyonun kod adı Erciyes'ti.... Bu operasyonu daha sonra Hollanda'da gerçekleşen bir sempozyumda anlattım. oradan diğer uyuşturucu dünyadaki açısından kilit noktadır. içeride her türlü malzeme var" deyince ben Başkan Yardımcılarım alarak hem olay yerini görmek. Baskın düzenleyen arkadaşlarımız "imalathaneye girdik........... hem de işleri bir düzene koymak için Kayseriye gittim. ama her safhası örnek bir olay olarak eğitim derslerinde anlatılacak nitelikteydi. Avrupa'ya gönderilen trafiği uyuşturucuların çoğu ülkelere dağılıyordu.................... Benim çok kısa özetlediğim bu olay 30 gün içerisinde devam etmişti. hatta ilişkileri sıcak tutmak adına eşlerimizle davet edilmiştik.... hem ilk defa böyle ciddi bir uyuşturucu operasyonu organize ettiğimizden orada bulunmak...............

... Yani imalathaneyi saatlerce çektiğimiz filmin sadece birkaç kare görüntüsü ve birkaç kare fotoğrafı vardı............ Sunumu bu eksikliklerle gerçekleştirdim..... internet üzerinden göndermelerini istedik.... Benim açımdan........ 1 .. Bu tırlar dozer gibi ağır ve büyük iş makinelerinin nakliyesinde kullanılır........ Bu çalışma yöntemi Türk polisi açısından oldukça gurur vericiydi..... Bölüm: Devlet Genel Müdür Yardımcımız Emin Aslan ve benden önceki Daire Başkanı İsmail Çalışkan ile birlikte ailelerimizle Hollanda'ya gittik..... Bu bizim için çok iyi bir fırsattı ve zaten benim de amacım hep daha büyük 264 ... ve böylece tüm olup biteni izlediğimizi da ekrana söylediğimde imalathaneyi gösteren fotoğraflar geldiğinde Hollanda polisinden birkaç kişi ayağa kalkıp buna inanamadıklanm söylediler...... Türk polisinin bu kadar teknik açıdan bu kadar donanımlı çalışarak imalathanenin içine kadar girebilmesini kıskandıklarım bile gördüm. Bu yüzden daire ile bağlantı kurduk.................. ancak film kayıtları epeyce yüklü dosyalar olduğundan yalnızca fotografían gönderebildiler.......... Telaş ve heyecan içerisinde giderken sunumun yer aldığı CD'yi unuttuğumuzu fark ettik.._________........_ ............ Lodur Operasyonu Ağır iş makinelerini taşıyan tular lodur olarak adlandırılır............................... Bu toplantıda benim de kısa bir sunum yapmamı........... Narkotik teşkilatının toplantılarına katıldık......... Hollanda polisine Türkiye'deki uyuşturucu ile mücadele konusunda bilgi vermemi ve onlann sorularını yanıtlamamı istemişlerdi. İşte böyle bir araç ile uzun mesafede uyuşturucu ticareti yapılacağına dair bilgi almış. Ayrıca çok başarılı bir operasyondu ve ben düzenlediğim için her şeyin teferruatını biliyordum.. Sunumda imalathanenin içerisine kamera yerleştirdiğimizi.. bunları izlemeye ve dinlemeye başlamıştık.......___________________. Bir süre sonra gerçekten de izlediğ lerin lodur ile Afganistan'dan uyuşturucu getireceklerini öğrendik........... çok idealdi ve Hollanda'da bilinen sentetik uyuşturucu ile ilgiliydi..... Dinleyenler arasında Hollanda'nın en meşhur narkotikçileri vardı.... Her soruya cevap verebilecek durumdaydım. Ben de Erciyes Operasyonu ile ilgili bir sunum gerçekleştirdim........

.. Ancak bütün ısrarlarıma rağmen.........._ ......... elimizde o kadar teknik imkân yoktu ve daha önce hazırlık da yapılmamıştı... Daha sonra ön tarafı kapakla kapatılınca en azından birkaç ton alabilecek kadar büyük bir zula elde edilmiş oluyordu............. Maalesef bu kadar kısa zamanda bir uydu vericisi bulabilmek kolay değildi. Devlet 1... Bölüm: kapaklar açılıyor...._. birini kaldırıp içerisine rahatlıkla cihaz yerleştirebilirdik ve kalaslar sinyalleri absorbe etmediğinden dolayı da haberleşmek çok iyi olacaktı. Atölyede lodurun ön kısımlarından ... filme almıştı.............. 1 .. Amacımız lodur yola çıktığı zaman uygun bir yerde GPS takip cihazı yerleştirmekti: lodur un üst kısmında büyük kalaslar vardı.... kapağının takılması dahil her aşamayı görüntülemiştik... Bölüm: Devlet organizasyonlarda............... Dışarıdan bakıldığında araca._............... Ne istihbaratta ne de bizde böyle bir cihaz vardı.. Fransa'dan almak mümkündü ama ben operasyonun tamamını kendi imkânlarımızla gerçekleştirmek istiyordum................ bu araçları her gün görmemize rağmen.. böyle bir araçta bu kadar büyük bir zulanm yapılıp bu kadar ustalıkla gizlenebileceği hiç aklımıza gelmemişti... O kadar ki......... işin kaynağına giden işlerde yer almaktı............ Almanya'dan. Bunun üzerine narkotik şubesini ilgili birimlerle harekete geçirdik............_..___________________.._________...... Tirm gizli zula sı İzmir'de bir atölyede yapılıyordu....... basit ihbarlara dayanan küçük olaylarla uğraşmak istemiyordum.....__________... ayrıca devasa bir tır olduğu ve girip çıkabileceği yerler sınırlı olduğu için takip etmek çok kolaylaşacaktı...... ana şasesinin içerisi boydan boya zula haline getiriliyordu.... zula yapılması.... Tırın alınması................. araca uluslararası çalışabilen bir GPS cihazı koyamadık.... ayrıca yetersiz olmamız ihtimaline karşı İstihbarat Daire Başkanlığının unsurlarından da destek talep ettik..... Aslında cihazı başka ülkelerden......... çünkü onlardan cihaz alındığı zaman sanki operasyonun tamamı onlar tarafından 265 . önemli alet edevatın konacağı yedek depolar yapılıyormuş gibi görünüyordu.. ancak istihbarat birimi bir hafta bütün bu işlemleri tek tek fotoğraflamış...... biz bu atölyeyi de denetliyorduk. özellikle müttefik olduğumuz Amerika'dan.............................

..... hudutlarımızı terk edinceye kadar tın takip ettik. Nasıl olsa tır kocaman. herhangi bir Türk GSM şirketi İran'a gittiği zaman çalışmazdı.... kendi polisimizin Avrupa'da ve dünya üzerinde prestij sahibi olmasını istiyordum..................... 1 ........... Yardım en zor şartlarda ve son çare olarak düşünülmeliydi.......... bunu başarabilse İstanbul'da bir adrese malı teslim edecekti..... Bir yandan şoförü dinlemeye devam ediyorduk. Oysa kendimize de özgüven gelmesi gerektiğini düşünüyor.. Bu yüzden İran'dan sonrasını göremiyorduk.. Urdan teknik veri alamıyorduk............... Neticede teknik ekipteki arkadaşlar uygun cihazı araca ycrleştiremediler. Lodur İran üzerinden Afganistan'a gidecekti..... tır şoförü malı teslim etmek için araması gereken numarayı bir rakam hatalı çeviriyordu! Biz doğru numarayı biliyorduk ama bir türlü girdiği şoför an bu doğuya numarayı gönderdik çeviremi-yordu............... Ayrıca tır şoförünü de dinlediğimiz için ülkeye girdiği zaman haberimiz olacak diye daha gelişmiş bir cihaz konmasına pek taraftar değillerdi........ tedbirli davranıyorlardı....... Diğer yandan böyle bir cihaz yerleştirilirken görülme ihtimalinden dolayı daha.. ama ummadığımız bir şey oldu............. ve aracın Kaçakçılık önünden Daire hem Başkanlığından. Yalnızca tır şoförünün zaman zaman kurduğu irtibatlara bakarak bulunduğu yeri tespit ya da tahmin edebil inekteydik.... Bölüm: Devlet yapılıyormuş gibi bir imaj yaratılıyordu... Takip ekipleri ile birlikte Ankara'ya kadar geldi... Iranda cep telefonlarımız uluslararası dolaşıma dahil olamıyordu.... Ancak yine de bu fikre uyuldu ve Karadeniz'de teknik ekip tarafından tıra bir cep telefonu yerleştirildi._________. fakat şoför gün boyunca bir türlü asıl patronu ile kontak kuramıyordu....... arkasından takip başlattık.. fakat oralardan da sinyal alamadık.. dikkat çekmeyecek iki takip timini tır ülkemize hem..................... bize sadece sinyal gelse._ ... Ben her şeye rağmen tır m uzun sürede gelebileceğim ve telefonun pilinin yetmeyeceğini düşünerek yöntemlerini reddediyordum.... İstanbul 266 .. Fakat enteresan bir şey oluyor............ Yaklaşık bir ay sonra tınn Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi Gür-bulak Hudut Kapısından girdiğini öğrendik.___________________.. Afganistan'a veya Pakistan'a varınca çalışır diye düşünüyorduk...... bunun yerine bir cep telefonu koyacaklardı. belli baz istasyonlarmdan geçtiklerini bilsek yeter diyorlardı.....

............ gerekirse tır gelip yükünü indlrsin. onların tek amacı çok büyük miktarda uyuşturucu yakalamaktı. Yani tır İstanbul'a götürüldü ve orada yakalanmış işlemi yapıldı. bodurla sadece Türkiye'ye kaçak mal getirmemişler........ İstanbul ekibi tın yakaladı... Biz bu esnada az da... Maalesef Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele anlayışının temelinde. Bölüm: Devlet Narkotik ekiplerine Önceden alarm vermiştik.. başka türlü irtibat kurmakta zorlandığı için. Tabii takip ekipleri de peşinden...... malı alsınlar diye bekleyecektik zira malı alanlar nerelere götürüp dağıtacaklarsa asıl onları yakalamak istiyorduk... Bu işle gerçek mücadele çok uzakta görünüyordu.___________________............ Ankara'yı da geçip Bolu'ya doğru gitmeye başladı ama bir türlü şoför irtibat kuramıyordu. Tırm o büyük gövdesine tonlarca.... İstanbul yakalamaya öyle hevesliydi ki..... bir de sanki yakalanmamış gibi tın alıp İstanbul'a doğru yola çıkarttılar.. tam bilemiyoruz ama belki bir ton belki iki ton afyon veya benzeri maddeler yüklenip İran'a getirilmiş.......... İzmir Emniyeti de dikkat kesilmişti. sonra Eskişehir yakınlarında bize destek olmak üzere hazırlık yapan İstanbul ekibinin İzmir yoluna saptığını ve Eskişehir yoluna girip tın durdurduğunu öğrendik! Bizim ekipler vardı ama bir defa tır durdurulmuştu..... şahısların uzun uzun ifadelerini aldık... Bunun üzerine.. İşte o zaman çok daha rahatsız olduğum şeyler öğrendim... Afganistan'dan başka yerlere mal taşımışlar.. tır şoförü aracı İzmir istikametine çevirdi ve Eskişehir istikametine doğru yol almaya başladı. bunun sanma sahip olmak istiyorlardı........._ ............. Bir müddet...... Ama zaman geçti. nerdeyse birbirinin elindeki mallan kapacak kadar bu işin şan şöhretim önemsiyorlardı.. Oysa asıl amacımız tın yakalamak değildi. O zaman bu mantaliteyle uğraşmanın oldukça zor olduğunu görmüştüm............... mal taşımış................................... Bu korkunç bir şeydi.... 1 .... Soruşturmalar sürdü... büyük miktarda mal yakalamak ve basında yer alıp reklam yapmak amacı vardı.......... yani tır aslında Afganistan içinde ve İran'a birkaç defa...... ekiplerini Ankara yakınlarına kadar çıkarmışlardı... özelikle iller... tır Ankara'ya yaklaştı.. olsa bilgi sahibi olsunlar diye İzmir'e de alarm verdik... 267 ._________..... Oysa biz bu tırm gidebileceği hedefleri ve şebekenin tamamını ortaya çıkarmayı amaçlıyorduk.

......... hem alış hem satış noktalarını kesin ko-ordinatîarıyla birlikte tespit edip özellikle İran'a çok ciddi istihbar! bilgi verebilirdik......... gerek teknik alt yapımızın eksikliği ve gerekse arkadaşlarımızın ileriyi görememesi nedeniyle ve belki böyle uluslararası bir operasyonu benim de ilk defa yönetmem veya Daire Başkanlığında çok yeni olmam dolayısıyla teknik aletlerle ilgili sistemi kuramamış olmam nedeniyle bu operasyonda ciddi bir kaybımız olmuştu...... Bu çok daha derin ve uluslararası ses getirecek büyüklükte bir operasyon olabilirdi... yanılmıyorsam yedi yüz kilo civarında esrar yüklenip getirilmişti....... bu şekilde İran'da bunun imalatı yapılarak eroine dönüştürülebilir ve daha sonra Türkiye ve Avrupa'ya sokulabilirdi... Büyük olasılıkla afyon taşınmıştı.......... Yani biz yalnızca esrarı yakalamıştık.. oradaki kuvvetlere bilgi verebilecek imkânımız vardı..... 1 . ama bizim arkadaşlar yalnızca bu kadar fazla miktarda uyuşturucuyu sarhoşluğu yakalamış olmaktan Üst dolayı bile günlerce ise bu zafer farkı içinde bulundular. Asıl taşıma faaliyetleri bittikten sonra Afganistan'dan ya da İran'dan..._________....................... afyon veya morfin benzeri uyuşturucu Afganistan-İran arasında taşınmıştı.... amaca uygun görev yapılıyor mu diye bakma... Kısa 268 ... Denetim......... tekrar tekrar gitmiş gelmiş. denetleme imkânı olmadığı gibi tüm işi bozanları kutlayacak kadar bu işlerin doğrusunu.......... biraz hasta.. Bölüm: Devlet İran'da belli hedeflere yerleştirilmiş.... biraz da kırgın olarak 2005 yılının haziran ayında sürgün edildiğim Edirne'de göreve başlamıştım...................... Biz eğer uydu bağlantılı bir takip cihazı veya en azından kendi içine kayıt alabilen bir alet yerleştirebilseydik... Bense ciddi bir mağlubiyet kabul ettiğim bu olayın üzüntüsünü o günden beri yaşarım........ ama gerek tecrübesizliğimiz...._ .......... Afganistan'da bir şeyler yapabilecek.___________________........ hesap sorma....... makamlar göremeyecek kadar başka işlerle meşguldüler..... aracı teslim aldığımızda o kayıtlara bakarak Afganistan la İran arasında üç defa gidip gelindiğini ve her birinde birkaç ton afyonun taşındığı noktalan... HıiL/iriiıi İL Kapıkule Tahkikatı üzgün...... arka planını algılamaktan uzaklardı.............

Hatta bu o kadar alenileş-mişti ki her gün yüzlerce Bulgar aracı Edirne'ye geliyor.___________________........... şehrin belli yerlerinde sigara............ Her kişinin on.. Bu durumun iç yüzünü anlamak için konuyu araştırmaya başladık. free snoplara: geliyor...... Böylece belli oranda....... Bulgaristan plakalı araçlar sınırdan giriş yapıyor..._ .................. Kaçakçılığı organize eden kişiler. durum görülenden daha organizeydi... bazı kişiler bunları toplayıp İstanbul'a götürüyordu.......... (Yazarın notu) sayısına göre free shoptan malzemeleri sanki bu gelen yolcular alıyormuş gibi onlar adına alıp kolilerle bekliyor..... Dolayısıyla bu insanlar her gün Türkiye'ye girip çıkıyorlardı......... Organize olunmuştu... Türkiye'ye vergisiz sigara... belki 269 ... içki ve diğer tekel ürünleri ile akaryakıt sokmayı meslek haline getirmişti............... malzemeleri alacak olan araç geldiğinde de bagajına döktürüyorlardı.. içki ve purolar satılıyor....... her giriş çıkışta da alabilecekleri kadar malzeme onlara teslim ediliyordu. Bölüm: Devlet bir süre sonra önüme baktığımda şehrin her tarafında kaçak sigara ve içki satıldığını gördüm... 1 ..... 0 günlerde hudut kapılarına girip çıkan kişilerin kaydedildiği bilgisayar verilerini incelediğimde belli kişilerin ayda 50 defa sınırdan girip çıktığını ve kapıdaki asıl yoğunluğu bu kişilerin oluşturduğunu fark ettim................... Diğer yandan akaryakıt kaçakçılığı da benzer yollarla yapılıyordu.. depo larındaki benzinleri şehir merkezinde hortumlarla çekerek satıyorlardı.._________......... Sonra yolcular Edirne'ye gidip malzemeleri başka birilerine teslim ediyorlardı...... Edirne'de uzun süredir çalışan istihbaratçıların topladıkları bilgileri gördüm........ burada daha önce anlaştıkları Bulgarlarla telefonla irtibat kuruyor... Günübirlik ziyaret adı altında her gün Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmek hiçbir vergi ve harca tâbi değildi.............. taşıma ücreti alıyorlardı.... sınırdan giren Bulgarların 1 Vergi ödemeden alışveriş yapılabilen mağazalar..... normal yolculara kapalı olan gümrük sahasına. Kaçakçılık (KOM) ve İstihbarat birimlerinde çalış an arkadaşlarımla birlikte yaptığımız araştırmada gördük ki çoğunluğu Bulgaristan vatandaşı 5-6 bin kişi ile aynı şekilde Türkiye'deki binlerce kişi.......

.___________________.. Genellikle de bu kişilerin hem Bulgar hem Türk free snoplarından iki katı sigara ve içki aldıkları ve çoğunun araçlarında zula denen gizli bölmelerin ve ek depolarının olduğu da ortaya çıkmıştı......... Böylece o günlerdeki fiyatı ile 12x12=144 avro ödeyecek ama aynı sigaranın fiyatı Türkiye'de tam iki katı olduğundan vergilerden muaf olarak para kazanacaktınız............. eğer dört kişiyi yanınıza alır ve bir otomobil ile günde bir defa giriş çıkış yaparsanız......._ .. Olayları araştırmaya başladık. Hesap edildiğinde. sigaraların bazı Olaya nerede depolandığını tespit etmek üzere küçük kaçakçıları takip etmeye başladık. Aynı şekilde alkollü içkiden ve akaryakıttan günlük belli bir miktar ciro elde edecek......... Türk vatandaşları Bulgar konsolosluklarından her zaman vize alamadıklarından.. Üst düzey bir memurun 300 avro aldığı Bulgaristan'da bu rakam çok iyi bir kazançtı........ oradaki bar....... Bulgarların geldiği pazar yerlerine elemanlar yerleştirerek sigaraları kimlerin nerede topladığını. Ayrıca Bulgaristan'da çok ucuz olan et.... sonra toplanan mahiyette başladık.. Hatta free 270 ............ bu kaçakçılıkta asıl para kazanan Bulgarlar oluyordu................. sonra Şehirden ayrılan kamyonetlerin içerisinde çok sayıda sigara ve içki yakalamaya derinlemesine araştırdığımızda Kapıkule'deki yirmiden fazla free snoptan özellikle dört tanesinin sadece bu amaçlar için faaliyet gösterdiğini gördük.......... Bölüm: Devlet yirmi tane bu şekilde her gün Bulgaristan'dan gelen araba ve yolcuları vardı............. pavyon veya gece kulüplerine belli büfeler vasıtasıyla dağıtılarak sisteme sokuluyordu....... ceviz............ Bulgaristan'a girerken de benzeri bir kazanç söz konusuydu................. Bu bilgilerimizi teyit eder kişileri daha yakaladık... Hatta eğer ikinci defa girip çıkıla bilinirse bunun iki katı kazanılabilirdi.. kapalı kasalı araçlarla İstanbul'a götürülüp.... badem gibi ürünler de getirilip satılırsa kazanç bir hayli artıyordu........ Teslim edilen mallar Edirne'de belli yerlerde biriktiriliyor. O tarihlerde günde 10-12 bin civarında insanın hudut kapısını kullandığı düşünülürse............ ülkemiz için yıllık 300 milyon TL kadar vergi kaçağından bahsetmek mümkündü..... 1 ........ en uygun halı ile 4x3=12 karton sigarayı yurda sokabilirdiniz.. yüzde ellisi kadarını cebe atacaktınız._________.....

.......... Yine aynı şekilde kaçak akaryakıt da Türkiye'ye genelde böyle getiriliyordu... Yol kenarındaki petrol istasyonları çoğunlukla bu amaçla faaliyet gösteriyordu.......... Bölüm: Devlet snopla hiç alakası olmayan bazı kaçakçılar........... benzini çekip istasyonun deposuna alıyordu...._...........................____. kurdukları organize grup sayesinde de günübirlik Türkiye'ye girip çıkan Bulgar veya Türkleri sanki kendi ihtiyaçları için alıyormuş gibi gösterip......................... Yani yurtdışından gelen araçlann yurtdışından aldıkları ucuz mazot veya benzinleri petrol istasyonuna boşaltıyor.. Böyle bir kaçakçılığa müdahale etmek lazımdı.. buradaki pompalar tam tersini yaparak arabanın deposundaki !<!W Haliç'te Yaşayan Sımonlar........ Yanı sigara ve içki üzerinde %270 oranındaki aşırı miktardaki OTV'den kurtulmak için mevzuattaki boşluktan istifade ederek sürekli ülke içerisine kaçak sigara ve içki sokuyor.. Ama bu petrol istasyonları farklı bir şekilde işliyordu.............. onlara sadece taşımalarına karşılık belli miktar para ödeyerek bu sigara ve içkileri piyasaya sürüyorlardı...___________________........................_____....._________........ böylece vergiden kurtuluyorlardı.... Ayrıca özel zulası olan araçlarla (hatta yaya olarak sırtlarında taşıyarak) gece çalışan gümrükçülerin de göz yumması sayesinde free shoplardan dışarıya toplu olarak çok miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı...._ ....... Bu amaçla biraz daha derin bir inceleme 271 ...... bu suretle yurtdışından alman petrol ürünlerini akaryakıt vergisi ödemeden ülke içerisine sokuyorlardı... Bu yolla elde edilen gelir öyle yükselmişti ki rakamlar her free shop için aylık birkaç milyon doların üzerine çıkmıştı..... yurtdışından kendi adlarına sigara ve içki getirterek free shopların antrepolarında depoluyor.... Edirne ili ile Kapıkule arasında on beş kmlik bir mesafede en az yirmi tane petrol istasyonu vardı.......... pompaları ters pompa denen bir sistemle çalışıyordu........ Bildiğimiz petrol istasyonlarında pompalar petrolü arabanın deposuna koyarken. 1 . ülkenin kaynakları boşa gidiyordu.....____.. Bu yöntemle yılda yaklaşık iki-üç yüz milyon dolarlık kaçak sigara ülkeye sokuluyor ve vergi kaybı oluyordu..........................

...._ .. sistemin böyle çalışmasını gören kapıdaki gümrükçü..___________________. ama.................. 1 ............. Bölüm: Devlet yaptığımızda.... irtikap yapmaya başladıklarını tespit ettik.... Ancak bunun kaçakçılık şebekelerin-ce yapıldığını hukuki delillerle ispatlamamızın çok zor olduğunu düşünüyorlardı.............. yani sigara ve içkiyle yakalanan kişi bunun iki katı kadar para cezası alırdı....... ne gördüğümüzü....... polisler. ancak 272 ...... Oysa elimizdeki imkânlar çok sınırlıydı......... O dönemde iyi çalışan....... Şahıslara ön ödeme cezası kesilerek bir ay içinde ödemeleri için tebligat yapılıyordu............ ödeyen yoktu..... Hepsi birbiriyle bağlantılıydı..._________... Kapıkule'de yukarıda anlatılan şekilde kaçakçılık yapıldığım gören gümrükçüler ve polisler bu işi önleme yerine haksız kazanç sağlayanlardan kendilerine çıkar elde etme yolunu aramışlar ve zaman içerisinde herkes. Onlann birikimlerini bir brifing notuna dönüştürdük... idealist başlayanlar da dahil bu pisliğin içine girmişti........ free shoplar sokaktaki kaçakçılık şebekeleriyle beraber çalışıyor... Söylediklerine göre anlattığımız durum yıllardır biliniyordu ve her yıl binlerce kaçakçılık davası savcılığa geliyordu........ ayrıca uzun yıllar ciddi operasyon icra edilmemişti ve teknik imkânları da yeterli değildi....... İl Savcısı Şenol Yıldız ve dört yardımcısını Emniyet Müdürlüğüne davet ederek brifing verdik ve yapılan kaçakçılığı anlattık...... Bunların çoğuna peşin ödeme adı altında bir ceza kesilmekteydi.. İstihbarat birimindeki görevliler bu olaylarla ilgili önceden çalışmış ve bir bilgi birikimi sağlamışlardı.... dürüst ve namuslu insanlar da elbette vardı.......... polis ve diğer görevlilerin de rüşvet almaya... Önce bu olayla ilgili genel bir çalışma yaptık.... Anlattıklarımızı dinlediler ve kendi teşkilatımızı da eleştirdiğimizi duyunca tarafsızlığımızdan emin olup durumu kabul ettiler................ ne düşündüğümüzü ve ne yapmak istediğimizi belirttik.. Bu işte pay sahibi olan herkese yönelik bir operasyon yapılmadığı müddetçe kaçakçılığı önleme konusunda başarı sağlanamazdı... gümrükçüler ve kapıdaki diğer memurlar kaçakçılık yapan şebekelerden rüşvet alıyordu.. Edirne gibi bir yerde çok az sayıda polis vardı ve mevcutlar da operas-yonel tecrübeye sahip değillerdi.......

... her türlü kanunsuzluğa karşı olmalarım.............. Bana doğrudan bağlı olan Kapıkule Emniyet Şube Müdürünü değiştirdim. namuslu bir görevin önemini. Ondan sonra buradan nasıl bilgi edinebiliriz diye düşünmeye şüpheliydi...... yöntemlerini çözebilmek için gizli kameraya başvurmaya karar verdik..... Free shoptaki insanlar..... görevleri esnasında kurallara uymalarını..... rüşvet gibi olaylara karışmamalarını... Son defa uyarmak üzere Kapıkule Emniyet Şube Müdürlüğünde çalışan tüm polisleri toplayarak kapıdan gelip geçen herkese iyi muamele yapmalarını... Diğer yandan Polis Teşkilatının kapıdaki görevlilerinin yaptıklarını anlamak için polis birimleri üzerinde araştırma başlatmıştık.._________...... 1 .... içine kamera yerleştirdiğimiz bir LCD monitörü bağlayıp izlemeye başladık.............._ ................. Kapıkule'deki polis peronlarında pasaport kayıtları için kullanılan bir bilgisayara............ Bir müddet sonra tam bir kaçakçılık şebekesiyle karşı karşıya olduğumuzdan emin olmuştuk................. sorarak Bize göre kapıda görevli olan Bu herkes nedenle kimseden bilgi alamazdık.. Çok fazla da abartmadan kendilerinden birtakım taleplerde bulunduk ve onlar da bu talepleri yasaların el verdiği oranda hukuki olarak karşılayacaklarını vaat ettiler...... kim olursa olsun yanlış yapanlarla mücadele edeceğimi ve benzeri şeyleri anlattım... da olsa rüşvet çarkının içerisine girmişti.. Gördüğümüz manzara iyi değildi.. deneme yapılacağını bahane ederek.....___________________. Bir yandan kaçakçılığı nasıl yaptıklarını öğrenmek için free shopları ve onlarla birlikte hareket eden kaçakçı gruplarını izlemeye başladık............. başladık............. bizim polisler de küçük miktarlarda............... onların dışarıdaki uzantıları ve malları İstanbul'da dağıtanlar şeklinde birbirleriyle bağlantılı organize bir grup halinde büyük* bir çark 273 .. Mahkemeden izleme kararı çıkardık.. Biz bu işi hallederiz dedik.. Onların nasıl bir organize şebeke içerisinde çalıştıklarım tespit etmeye çalışıyorduk.......... Bunun üzerine bir çalışma dosyası açarak çalışmaya başladık.... Bunları teknik takibe aldık ve şehir içindeki faaliyetlerini takip etmeye başladık..... Bölüm: Devlet şahıslar yabancı oldukları ve yurtdışına gittikleri için bir daha ne ödemenin alınması ne de tebligat şansı oluyordu....

....... Bunu gördükten sonra.... free shoplar ve satış belgeleri yüzlerce defa denetlenmiş ama hiç kaçak sigara satışı tespit edilememişti........ Bu insanlar külliyetli miktarda sigara ve içkiyi yurda sokuyorlardı........... önce bir müddet polisleri inceleme altına aldık ve gördük ki onlar da hukuki olarak eksikleri olan....... hatta bazı otobüslerde bulunan gizli zulaları dolduruyorlardı... free shoplar her sattığı malı kişinin pasaport numarası üzerine kaydediyordu........... 274 ancak kameralar yalnızca . Aynı şekilde günübirlik gelip giden birkaç bin kişi için de sigara ve içki çıkışı yapıyorlardı...... sonra antrepodan yine gümrük denetiminde çıkarılarak free shoplara sayılarak veriliyor......... kayıtsız mal satılmasına rağmen gümrük teşkilatının denetiminde hiç açık verilmiyordu.. hiç sigara içki almamış olan kişilerin pasaport numaralarını ve isimlerini kullanarak onlar adına işlem yapıp otobüslerle toplu miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı.. Pasaportsuz girilmemesi gereken gümrük sahasına kaçakçı kişilerin her zaman girip çıkmasına göz yumuyorlar. kayıtlarda ortaya çıkardı..... Demek ki o kayıt ve denetimler de doğru yapılmıyordu.... mani olmuyorlardı.......... O kadar profesyonelce para alıyorlardı ki yakın bir mesafeden izleseniz bile bunu görme imkânınız yoktu. Aslında normalde her polis kulübesini izleyen bir kamera vardı ve bunlar sistemli bir şekilde kayıt yapmak üzere kurulmuştu.... denetimsiz ortamlarda hiç kayda girmeden yükleyebildıklerı kadar içki ve sigarayı da otobüslere.... özel otolara yüklüyorlar. belli miktarda para almak suretiyle ülkeye sokuyor veya bu kişilerin ülkeden çıkmalanna müsaade ediyorlardı. Özellikle otobüsler geldiği zaman.. Çünkü yurtdışından sigaralar getirilirken gümrük denetiminde sayılarak antrepolara konuyor... vermesi gereken vergi ve harçları vermeyen birçok kişiyi... Gümrük denetiminde tüm bunlara bakılıyordu............... Yasaya göre gümrük görevlileri free shopları ve onların antrepolannı sürekli denetliyordu...... buna göre bir tek paket sigarayı bile kaçak çıkarmak mümkün değildi...._________... Bölüm: Devlet dönüyordu....................... Ayrıca fırsat bulduklarında........___________________... 1 ........... ama nedense zulalar dolusu sigara ve içki çıkarılmasına. yolcuların tüm listesini alıyorlar....... pasaportlarında yanlışlık bulunan. Tüm antrepolar..............._ .....

............ zamanın Daire Başkanı Sabri Uzun'dan...._ ....... 1 ............ Tam bu sıralarda polislerin gizli izleme faaliyetlerimizden şüphelendiklerini telefon dinlemelerinden öğrendik.. Başka bir bilgisayar monitörüne ve şube içerisindeki klimanın içerisine gizli kameralar yerleştirerek toplamda üç kameraya ulaştık. Tedbir almaya başlamışlardı....... Eğer bilgisayar monitörünün içine kamera koymasak.... Kameraların yerini bilmiyorlardı ama farklı olan bir monitörden huylanıp önce monitörü..... üstelik rüşvet verenler pasaportların içinde veriyor.... Neyse ki kış yaklaşıyordu. hemen geldiler... Teknisyen polislere planımızı aktardım ve bunun için önce birkaç tane elektrik sobası alıp içerisine kamera yerleştirerek denememiz gerektiğini...... polisler hiç kimsenin göremeyeceği biçimde. o zamanlar yeni çıkan quartz elektrik sobalarına talep de çoktu. pasaportun sayfalarına bakıyormuş gibi yapıp parayı ceplerine veya çekmecelerine atıyorlardı........... bazı polisler bizim kamerayla tespitler yaptığımızı duymuştu... İşte bunu fırsata dönüştürmeyi düşündüm........ Yine o tarihlerde orada çalışan istihbarat görevlileri takdire şayan bilgiler toplamışlardı. İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı olarak çalıştığım dönemlerden tanıdığım... Bu tarihlerde asıl olarak gümrükçülerin en çok nerelerde rüşvet aldığını tespite yönelik istihbarat faaliyetlerine başladık.... ve teknik heyeti istemiştim.... mevcut kameralardan izlesek para alma eylemlerini asla göremezdik... Özellikle polis ve gümrük kulübelerinin soğuk olduğu..... Bölüm: Devlet parayı kulübenin dışını görüyordu.............'yi........... teknik bilgisi ve mütevazıhğı ile çok beğendiğim polis memuru N...... Bunun üzerine işi biraz daha büyütmeye karar verdik... Ben de bunu yaygınlaş11rarak birçok kulübeye koyabileceğimize ve bu arada bazılarının içerisine kamera yerleştirerek izlemeyi kapsamlı hale getirebileceğimize kanaat getirdim... aletin sobanın sıcaklığından ne kadar 275 ...___________________................... Bana yardımcı olmak için her şeyi yapacağını bildiğim..... önce bu yöntemin denenmesi gerekiyordu.............. yeterli ısınmadığı şeklinde şikâyetler vardı.. Topladıkları bilgiler üzerine en azından beş-altı gümrük kulübesine daha kamera koymamız gerektiğini düşünmeye başladık....... sonra da üzerini örtüyle kapatmışlardı............_________..

. başka cihazları etkileyebilir....... nasıl yerleştiririz..... Aslında çok profesyonel cihazlar vardı.... nasıl değerlendiririz gibi hesaplar yapmaya başladık.... ama bu cihazları temin etmem mümkün değildi....... Bölüm: Devlet kadar etkileneceğini... ama planımızın içeriğine tam olarak vakıf değildi........... değerlendirilmesi gerekecekti... Gümrük şahsında yalnızca bir odayı kullanabiliyorduk... Yine de operasyon yapılmasını çok istediği için tüm çalışmalarımızı destekleyeceğini belirtti................. frekans kayması ve görüntü nakleden sistemlerin başka cihazları etkileyip etkilemediği gibi testleri yapmaya başladık.. Bunun üzerine yeterli sayıda kamera bulabilmek için araştırmaya başladık.... gece de istihbaratın küçük atölyesinde deneme.... ayrıca frekanslan birbirine çok yakın olduğundan birbirlerini etkileyebilirlerdi.. çevredeki diğer alet ve cihazları ne etkileyeceğini test..... Netice çok iyi değildi.... Geçmiş tecrübelerime dayanarak bu cihazı test etmeden kullanmak istemiyordum........ kolay iş değildi..... Ben de daha önceden de muhtelif vesilelerle tanıdığım Almanya'daki bir arkadaşımdan. bir yandan yeni sobalar bulmaya bir yandan da nereye. orada çok basit alanlarda kullanılan..... Cihazlar analog sinyallerle çalışıyordu. Gündüz makamda çalışıyor.... îlk denemeler başarılı olunca. Sayın Miroğlu kabul etti. kameraların dışarıda görülme durumu.. etmek gerektiğini anlattım.... Kendisi Kapıkule'deki yolsuzluklarla ilgili çalışma yaptığımızı biliyor. elimizde operasyonda kullanılacak az sayıda görevli vardı..... Ufak değişikliklerle sistemi işler hale getirdik..... sıcaktan etkilenme... nerede izleriz..... îl Valimiz N us re t Miroğlu iıdan destek istedik. 1 .. montaj işlemleri yapıyorduk.. ama işe yarayacaktı........... hatta birçok evde ebeveynlerin 276 ... Dolayısıyla çok iyi plan yapmamız gerekiyordu.......___________________. kendileri çevredeki elektronik sistemlerden etkilenebilir..... 5-6 kamera kurduğumuzda bu kadar çok kameranın görüntülerinin izlenmesi.............. Talebimiz şuydu: Kapıkule deki polis ve gümrük peronlarına (kulübelere) Valilik tarafından soba yaptı-rılıyormuş gibi gösterecektik. önce iki soba alıp içerisine kamera ve görüntü nakledecek cihazları yerleştirdiler............._________............_ ...... Hemen işe koyulduk......

... hudutta bir insan kaçakçılığı olayı ile ilgili olarak Yunanistan tarafını gözetlemek için camiyi kullanacağımızı söyleyip müftülükten destek alarak camiye gittik. Bölüm: Devlet çocuklarını izlemek için kullandığı............_____. ___. Minareye antenleri yerleştirdikten sonra sistem çalışmaya başladı.................. sonunda vida deliğinden bu görüntü kameralı alabiliyorduk............ planımıza uygun şekilde önceden seçtiğimiz yirmiden fazla kulübeye kameralı sobaları yerleştirdik.......................... Altı-yedi takım getirdi............ kalanı için İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun imdadımıza yetişti... 1 .. Kameralar çok güzel gizlenmişti....... 7 takım kamera ve alıcıyı kısa sürede ayarlayarak frekansları birbirine karışmadan izleme yapacağımız duruma getirdiler..... görüntü alamıyorduk........ amatörceydi. ....._-............ bize 6 takımı da alarak kullanma imkânı verdi. kamufle edilirse istihbarat amaçlı da kullanılabilecek kamera ve bunların transmitterle-rinigetirmesini istedim. Bunun üzerine oraya en yakın caminin minaresine anten konulmasına karar verdik._ ..._________............. Ancak gümrük sahası çok büyüktü ve elimizdeki cihazlar çok basit........ Böyle bir şeyi hemen kabul ettiler.. Fakat bu sefer de bazı noktalarda mesafe uzun olduğundan 277 ... Onu da şüphelendirmemek adına müftülükle görüştüm.. Dördüncü günün oluşturduğumuz sobalarla izlemeyi yapabileceğimize kanaat getirdik..... İstihbarat Dairesinin teknik elemanları ile bizim istihbarat biriminin çalışkan ekibi ve komiseri Alaattin.. Kulübe- 2 Ses ve video gibi elektronik sinyalleri başka yere taşıyan cihaz...........___________________.... lerc soba konacağını söyleyerek bizim teknik polislerimizi soba firmasının elemanı kılığında Kapıkule'ye gönderdik............... Bir takımın masraflanm buradan çıkardık.. Caminin fahri bir imamı vardı............ (Yazarın notu) Haliç'te Yaşayan Simonlar_____................ Daha sonra sobalar içerisine yerleştirerek bu cihazların nasıl çalışacağını bir müddet gözlemledik........ ödeneği olmayan işler için bir tek polis kantinlerinin gelirlerini harcama yetkim vardı...... Ancak Emniyet Müdürlüklerinin böyle cihazlar için kaynaklan veya ödenekleri yoktu..

......... Bölüm: Devlet yeterince net görüntü alınamıyor.... ayrı 278 . Ancak bir müddet sonra odalarından gümrük görevlilerini izlediğimizi anlayan MİT Bölge Daire Başkanlığı sistemleri buradan kaldırmamızı........... bazı gümrük görevlilerini dinliyorduk..... Kamerayla izlediğimizi biliyorlar ama kameraların nerelere gizlendiğini bilmiyorlardı. Açıklama yapmaksızın.... Buradan izlemeye devam ettik fakat kalite kötüydü.. O zaman gümrükte görebildiğimiz kadarıyla dört önemli nokta vardı: giriş...'den istemediklerini.. tüm emarelerin onu şüpheli hale getirdiğini ifade ettik.... Ama en önemli yer olan. MİT Bölge Daire Başkanı 4 yıldır görevdeydi ve söylediklerinde kararlıydı..._ .......... kaçakçılık gibi yolsuzlukların gerçekleştiği oda biraz ters ve uzakta olduğu için görüntü alamıyorduk.. Neticede kameraları buldular. Orayı izlemek için en uygun yer......... gümrükle aralarının açılmasını Biz de en çok Gümrükler Başmüdürü Î.............. ama biz sessiz Bu arada günler boyunca her türlü rüşveti.H. Bu dört....... Bir kamerayı orada bulunan İstihbarat Birimine ait bir büroya yerleştirdik.......... şüphelendiğimizi............... bir iş için kullanmak üzere MİT Bölge Daire Başkanı'ndan izin istedik ve onay almamız üzerine alıcımızı buraya yerleştirdik.. yapacak fazla bir şey yoktu..... Sanıyorum bizim izleme ve dinleme kararı almak için gönderdiğimiz yazılar vasıtasıyla Adliye'den bilgi sızıyordu...... özel fatura denen işlemlerin yapıldığı ve özellikle hayali fatura.. ayrıca araçlar girip çıktıkça görüntü bozuluyordu._________................... İzlemenin on ikinci gününde gizli faaliyetimizin gümrük tarafından duyulduğunu anladık.. Çok net görüntüler almaya başladık........... Mecburen oradaki sistemimizi kaldırdık ve onu da minareye taşıdık........ böyle bir şeye destek veremeyeceklerini.....___________________.. çıkış..E.. Onlara bilgi sızmıştı. gümrük sahası içerisinde Milli İstihbaratın kullandığı odaydı... irtikabı kayıt altına almayı başarmıştık... Ancak izlendiklerinden bir şekilde emin olan gümrükçüler.. Olaylardan haberdar olduklarını ve araştırmaya başladıklarını gördük. muayene ve özel fatura.. on beşinci günden sonra araya araya bizim sobaların içerisindeki kameraları buldular. Edirne Gümrükler Başmüdürü ile görüşmemizi söyledi.............. böylece daha kaliteli görüntüler almaya başlamıştık...... 1 .

......... vermeyen insanlarla nasıl pazarlık yapıldığını. bazı hukuki eksikleri olan insanlardan küçük miktarlarda para alıyorlardı. 1 ... Kameralar on beşinci günde bulunmuştu ama biz daha beşinci-altmcı günlerin görüntülerini izliyorduk.. Resmi bir kurum içerisinde yabancı kadınların onuruyla oynanıyordu..... ama bu ağın nereye kadar gittiğini bilmiyorduk..... orada tek tek sayılıyor........... izlerken yapılanlardan midemiz bulanmıştı.. bir kamera 24 saat kayıt yapıyor ama 48 saatte ancak çözülüyordu. Yani oradaki polis ve gümrüğün bütün görevlileri.. yedi desteye ayrılıyordu.. Görevlilerin paralan yukanda anlattığım şekilde tek tek sayıp kendi aralarında bölüştüklerini tam seksen beş defa kaydetmiştik.___________________...... birbirinden bağımsız beş binden fazla para alma görüntüsü tespit etmiştik........... "Birlikte olursak size her şey serbest" deniyordu... Yeterli delil bulmuş. görüntülerini tespit etmiştik. Bu da gösteriyordu ki....._________..... gümrükçüler kendi paylarından o görevliye de hisse veriyorlardı. Sonunda inanılmaz şeyler ortaya çıkmıştı. rüşvet. diğeri kendisinden daha yukarıdaki biri içindi..... kaçakçılık faaliyetlerinin içerisindeydi.. Artık gümrükteki yöneticilerin... Aynca rüşvet....... telefonlarının dinlenmesi. o alanda hudut kapısı içerisinde bulunan............ Üst rütbeli bir gümrükçü geliyor.... Hatta kapının giriş ve çıkışındaki kulübelerde...... rüşvet vermeyenlerin nasıl tehdit edildiklerini tespit etmiştik.. kalan iki desteyi ise alıp götürüyordu.......... belki bir iki istisna hariç............. Bölüm: Devlet kulübeden her gün toplanan paralar belli bir kulübeye getiriliyor.... irtikap..... birkaç istisna haricinde tüm görevliler. Sahada çalışan tüm görevlilerin rüşvet görüntülerini almıştık........ Bu bilgilere ulaşmıştık ancak gizli kamera görüntülerini seyretmek hiç kolay değildi. bir deste kendisi._ ......... durumu biliyor ve hepsi birbirleriyle anlaşmalı bir şekilde kaçak mal götüren..... Genel görüntü çok netti... her desteyi bir kişiye veriyor.. ondan sonra altı veya..................... En vahimi de rüşvet adı altında yabancı kadınlara cinsel tacizde buiunulmasıydı..... daha üstteki başmüdür ve yardımcılarının teknik takibe alınması.. 279 .... son çıkışta pasaport işlemi yaptırmadan çıkan var mı diye kontrol için bulunan polis görevlileri orada alenen para alamadığı için........

zaman zaman sanki Edirne'den İzmir... ev ve işyerlerinde arama yaparak belgelerine el koyduk........___________________.. Yukarıda da bahsettiğim........................ böylece operasyonun birinci bölümü tamamlanmıştı.... Onların para kaydı tuttukları defterlerdeki bilgileri aldık.. yolda (İstanbul'da) 450 kutuyu boşaltıp.... kanunen hukuki bir delil olarak kullanılamayacak bir konuşmaydı..... Gür-bulak gibi yerlerdeki free shoplara mal gönderiyor gibi gösterip... varsa onların aldıkları paraları da tespit edelim.... Geçmişte benzeri durumlarda çeşitli kişiler yakalanmış olmasına rağmen bu kişilerin ruhsatları 280 .. ama bu... 1 ......... sonra gördük ki aslında bu free snopların bir kısmı zaten kaçakçılıkta sabıkalıymış... örneğin yükledikleri 500 resmi evrakta 50 kutu gösterip.. Free shoplarla ilgili zanlıları adliyeye çıkardık........ Belki de biriken paraların..... Tabii tüm bunlar olurken.. ama bunlara yalnız Kapıkule'de değil.... Mersin.._ ... başka birimden gelenlerle birlikte Ankara'ya gitmesi de söz konusuydu............... Aslında bir telefon dinlemesinde bir gümrükçünün zarf içerisinde başmüdüre para verdiğini tespit etmiştik. artık operasyon yapmanın şartlan ve devam etmemizin zorlaştığı anlaşıldı..... eşiyle arasında geçen.... 50 kutuyu diğer kapıya götürmek gibi yöntemlere de başvuruyorlarmış.. Yine sonradan öğrendiğimize göre bu kişilerin bazıları kapılarda yoicu beraberinde hediyelik eşya çıkarmakla kalmıyor. diğer kapılarda da free shop açma ruhsatı verilmiş.................... üzerinde çalışma yaptığımız dört free shopun kaçakçılığa karışan sahiplerini ve görevlilerini gözaltına aldık.. Aynı anda hem free shoplar hem polisler hem de gümrükçüler hakkında operasyon yürütmeye imkânımız yoktu.._________....... en az on defa daha kapalı kasa kamyonetlerle İstanbul'a götürülen çok miktarda sigara ve içki yakalamıştık............ Bu meseleleri yeni kişilerle tespit etmemiz gerekiyordu. Ama tabii bilgi sızınca.............. Kapıkule antrepoda bir araç dolusu....... Bütün bunları delil olarak kullanarak kaçakçıların dört ayrı örgütlü grup şeklinde çalıştıklarını ispatlamıştık......... Sıraya koyduk.. Bölüm: Devlet odalarına da cihaz konması gerekiyordu ki. birbirini etkileme durumunu dikkate alarak önce free shoplarla ilgili operasyonu başlatmaya karar verdik........

... Bununla birlikte soyulan antreponun sahibine kimlerden şüphelendiğini sorduğumuzda................ alman tedbirlerle büyük çaplı kaçakçılık yapmalarını önledik.......... ama biz 5-6 kişilik en zeki ekibimizle ve ileri teknoloji kullanarak ancak bir haftada olayı çözebilmiştik............. ülke içerisinde satılan diğer sigaralardan farklı renk ve bandrole sahipti...._________... dolaylı bir şekilde kaçakçılık faaliyetlerine göz yumulmuş.. 1 .... Şahısları malların az bir kısmı ile birlikte İstanbul'da yakaladık.. Kapıkule deki kaçakçılık şebekeleri de bu tür sigaraları sisteme sokmasını biliyordu.. Fakat çok geçmeden bu defa Hatay'dan Edirne'ye sigaralar yakalamaya başlamıştık........... ancak bir süre sonra bu girişimlerini de tespit ederek............... sonra da hırsızlıktan Neden yakaladık..... bu işi yapanların daha önce kaçakçılık yapan şebekenin üyeleri olduğunu öğrenmiştik.. Olayı hırsızlık diye niteleyip araştırırken._ . İçki ve kaçak sigaraların nasıl ve kimlerin sistem içine soktuğunu bilen antrepo sahibi tek başına hiçbir araştırma yapmadan olayı biliyordu.... hiç tereddüt etmeden eski kaçakçı şebekesinin üyeleri olan............. aynı kişilerdi. bu nedenle bu sigaralardan elinizde binlerce de olsa kimseye satamazdınız..... Bölüm: Devlet iptal edilmemiş....... gümrük sahası içerisindeki gümrüksüz malların bulunduğu antrepo gece saatlerinde soyuldu.. sonra Kapıkule'de ve zaman zaman da farklı yerlerde bu tip faaliyetlerde bulunmuşlardı....... bunu adeta meslek edinmişlerdi... bizim tespit ettiğimiz kişilerin ismini vermişti................... Şahısları suç delilleriyle birlikte yakalamak için takip ve izleme başlatmıştık.___________________. Bu gelişmelerden bir süre sonra........ Kaçakçılık olaylarına karışan free shoplar hakkında işlem yapılması sonucu bu şebeke. Bu kargoyla şebekeleri gönderilen önce kaçakçılıktan..... Bu şebekeler daha Önce Mersin Serbest Bölge'de........ 281 .. Kamyonla gümrüksüz sigara çalmışlardı. işsiz kalınca bu defa bitişik Bulgar kapılarındaki free shoplarda mal alıp kaçak geçirmeyi denedi. bir bayram günü................ ancak İstanbul'da eğlence mekanlarına sigara satan büfe ve satıcı zinciri ile irtibatı olan kişiler bu malları sisteme sokabilirdi.... Gerekçesi çok basitti: free shopiarda satılan sigaralar.........

...___________________... gümrük memurlarını ise yakalayıp doğrudan Savcılığa getirmeyi önerdik....... Çünkü iki grupta da gözaltına alınacak memur sayısı çok fazlaydı..... 60 gümrük memuru toplam 88 kişiyi geçiyordu......... Hatta 282 . ama hâlâ faaliyetlerine devam ediyorlardı. e geçiyordu.................. Emniyet Müdürlüğüne getirip normal tahkikatlarına başladık... sıra Kapıkule'deki polisler ile gümrükçülere gelmişti........ Bir defa kaçakçılık şebekesi kurulup da kendi sistemini oluşturunca öyle kolayca yok edilemiyordu.... Zaten biri gözaltına alındığı zaman yapılacak o kadar çok usulü işlem vardı ki sürenin yarısı bu usulü tutanakların tanzim ^I iyi <3..G İ3iî'lxlsıi1ı^ C^t CÜ" Cİ tı<^3rı5^ılc<3Ltci İ3<3... Savcılarla tekrar toplandık ve operasyonun yapılış biçimine yönelik düşüncelerimizi anlattık...... Gayret ve ısrarlı takiplerimiz kapanması sonunda ve başta olaylar Kapıkule gittikçe olmak zayıfladı üzere ve Edirne'den tüm ayrılmadan bir yıl kadar önce Bulgaristan tarafındaki free snopların Edirne'deki kapılarda free snopların TOBB denetimindeki Set ur'a devredilmesi sonrası kaçak sigara olayı gündemden düştü.._________.. bir şebeke vardı......... Bu kadar kişi hakkındaki tahkikatı... Kapıkule Operasyonu'ndan sonra neredeyse 2 yıl geçmişti...lc* lEîö^y'Jı..... Gümrük görevlilerinin 60 kadarını da yakalayıp Emniyet Müdürlüğüne getirmeden Adliye'ye götürüp savcılara sevk ettik...... İki gruba da aynı anda operasyon yapmak gerekiyordu.. Polisleri gözaltına alarak onların tahkikatını Emniyette yapmayı._ ................ Bölüm: Devlet Hatay'dan Edirne'ye kaçak sigara gelirdi? Çünkü burada kaçak sigarayı sisteme sokan....c^o^ İ3X2jionl...........â......... 1 ..... azami kanuni süre olan 4 günde yürütme imkânımız yoktu.....<iciıl...... 28 polis............. Bu nedenle gümrük ve Emniyet müfettişlerinden destek istemiş-tı............. Free shoplar hakkındaki adli tahkikat bittikten sonra..x*^ 3ntâ/ttci Polis Müfettişleri bir aydan daha fazla süre belgeler üzerinde çalışarak bizim bile göremediğimiz.....şl...... eksik gördüğümüz bazı konulan tespit edip suç unsurlarını bularak savcılara ilettiler........ savcılar da kabul ettiler.. Zaten o ana kadar kulübede aldıkları rüşvet görüntülerinden bu görevlilerin büyük kısmının kimliklerini tespit etmiştik..

....... Ayrıca bu kararla birlikte...... aksi iddialarda bulunuyordu........ bu konuda bir dahiydi......_ ..... Ülkemiz gibi rüşvet ve i rt i kapın bu kadar yaygın olduğu bir yerde doğal olarak tartışmalara konu olmuş olsa da... ama duruşmalar başlayıp iddianame deliller hakkında sıralanınca... bütün olayları değerlendirdi. Ayrıca disiplin açısından Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile rüşvete karışan 23 polis meslekten ihraç edildiler........ İlk büyük tutuklamalarda kırktan fazla gümrük memuru ve yirmi civarında polis tutuklanmıştı.. bütün görüntüleri ekrana vererek ve tüm sanıklara tek tek görüntülerini izletmek suretiyle orada bulunan herkesin açık şekilde anlayacağı biçimde..... Olayı baştan beri izleyen savcılar.. Yargıtay'dan tasdik edilen karar 8 ayda kesinleşti. bunların gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ediyorlardı.. Sanıklar ve avukatlar filmlere bir şey diyemiyor....... 1 ..... toplumsal duruma en uygun ceza kanunu maddesi buydu....... bir hukuk kahramanıydı...... hele salona kurulan yansı makinesinde Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Halil Uçar görevlilerin para aldığı yüzlerce resim ve filmi göstermeye başlayınca duruşmaların şekli değişti....... her kişi Sanıkların tek ünlü tek avukatları................................ 283 ... harika bir duruşma yürüterek...... Burada Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının hakkını teslim etmek lazım... Duruşma için bu kadar sanığı (her birinin birkaç avukatı...___________________. hummalı bir çalışma ile iddianameyi hazırladılar...... astlarının yaygın olarak rüşvet ve irtikaba bulaştığı amirlerin de denetim görevlerini ihmal etmekten yargılanmalarının yolu açılmış oldu. sonunda duruşmanın Edirne Ticaret Borsasının toplantı salonunda okununca yapılması ve kararlaştırıldı................. TCK Yün 257............... izleyeni olacağı düşünüldüğünde) Adliyedeki hiçbir salon alamazdı. bu arada üzerlerindeki paraları tuvalete atanlar ve Adliyeden kaçanlar da olmuştu. Altmış üç kadar gümrükçü ve yirmi sekiz polis memuru mahkum oldular..... belki hukuk tarihinde ender görülebilecek bir hızla kararını verdi..... Bu şekilde tahkikatı başlatmış olduk...... Bölüm: Devlet bazılannm üzerlerini bile aramadık........... Gerçekten tahkikatın tüm seyrini A'dan Z ye anladı ve muazzam.._________. maddesi uyarınca...

................... 284 .. Burada onlarca yıldır süregelen......... asıl büyük kaçakçılığı gerçekleştirenler.... gerek Balkan Savaşları sırasında gerek 1980 Darbesi sonrasında 3 bile varlığı bilinen ve adeta bir gelenek haline dönüşmüş olan rüşvet ve kaçakçılık suçlarının çirkin yüzü kanıtlarla ortaya çıkarıldı. ancak Yargıtay 5.. her şeyiyle.. İlk defa bu tahkikat bu kişilerin gerçek yüzlerini inkar edemeyecekleri bir biçimde. ama eşit değildi.. Gümrük Başmüdürü ve yardımcıları da daha sonra rüşvet ve irtikaba meydan vermekten ayrıca mahkum oldular.___________________....... Yılların günahı........... böylece bu kapıda organize bir grup şeklinde çalışan rüşvet şebekesi dağıtılmış ve bir daha bu yapıyı oluşturamayacak şekilde mahkum ve teşhir edilmişti.. Aslında bu kararlar adildi.. her para alma olayı ile ilgili ayrıca yargılama ve her olay için ceza verilmesi gerekirdi..........._ .................... Bölüm: Devlet Normalde rüşvete ve irtikaba karışan tüm polis ve gümrük memurları için genel teamüllere göre... vebali...... Bizim yaptığımız önemliydi fakat yalnızca herkesten küçük küçük para alan..... organize bir şekilde toplu olarak rüşvet/irtikap almaları. toplanan paralarıyla gözler önüne serdi ve mahkum olmalarını sağladı... filmleriyle........... Yine de düşünülürse tüm bu suçlara karışanları korkutmak açısından önemli bir adımdı..._________. Bu kapı günah ve pisliğin yayıldığı yerdi ve bir şekilde bu kirlerinden arınması gerekiyordu..... kiri vardı.......... 1 . fotoğraflarıyla. önemli miktarda malın gümrüksüz ülkeye girmesine veya büyük miktarda kaçak malın Türkiye den çıkmasına göz yuman görevliler ortada yoktu... Ceza Dairesi böyle beş bin ayrı olay için tek fek yargılama yapılmasının fiili imkânsızlığını dikkate alarak..... Daha önceki yıllarda çalışmış olanlar.. irtikap yapan memurların karıştığı bir çeteyi ortaya çıkarmıştık. Çünkü sadece orada çalışanlar mahkum oldular............ başka kulübelerde bulunanlar veya o 15-20 günlük tahkikat sürecinde ve izleme anında görevli olmayanlar yargılanmadılar. Burada ceza alanlardan bir tek Başmüdür Yardımcısı Akif in kesinlikle masum olduğuna inanıyorum...... özel bir kararla bu kişileri............. kendi bilinen içtihatlarına aykırı biçimde........... örgüt kurmaları........ örgüt yöneticilerinin bulunması suçundan mahkum etti......

.... zorlanacaklardı...... Ama şunu teslim etmek lazım ki. ama hiçbir araştırmada bu kişiler hakkında suç unsuru bulunamamış ve ceza verilememişti....... Tahkikat yapmak kolaydı... bir albayı öldürmüş ve sonrasında intihar etmişti...... Belki de açılan davalar çok ciddi kanıtlara dayanmadığından beraat etmişlerdi......... iki istihbaratçı... savcılık hep tahkikatlar yapmıştı......... Yani istenirse........... Bu tahkikatla ilgili olarak belki ayrı bir kitap yazılabilir.. zira bizimki gibi her türlü delille desteklenen bir tahkikat olmadan gerçek bir mahkumiyet elde edebilmek çok zordu. Evet yeni olacaklardı......... ğu iddiaları hep boşta kalmıştı.. adli tahkikatı yapacak iki Kaçakçılık Şubesi personeli böyle güzel bir çalışmayla buradaki dev bir şebekeyi dağıtabildi.. Gümrük Müfettişleri.. ancak bir süre sonra işler yeniden eski haline dönebilirdi......... fakat her seferinde buradaki görevliler bu işten beraat etmişti. Tüm tahkikatı yürüten asıl yönetici personel sayısı 6-7 kişiydik... başka görevliler........ Tahkikatlar yapılmış... 1 .. Bu defa kapıda işler aksadı.......... ama sayıyı artırarak bu sorunları çözmeye çalıştık ve çözdük...... Bölüm: Devlet Aslında bizim bu operasyonumuzdan önce de belki on................ belki de daha fazla şikâyet olmuş. Hatta o tarihte en çok rüşvet aldığı iddia edilen görevlilerin birçoğu hakkında malvarlığı araştırması dahi yapılmış..... Yeniden eğitim vermek suretiyle okuldan yeni mezun olan polisleri oraya yerleştirdik..........._ ............... kapıdaki personelin tamamını değiştirdik......._________.. irtikap yapan kişileri aklayacak şekilde sürdürülüyordu.... Ama burada rüşvet yendiği ve gümrükçülerin mal varlıklarının rüşvetin delili oldu- 3 12 Eylül 1980'de bu kapıya askeri yönetimin el koyması sonrasında yaşanan yolsuzluktan dolayı Tugay Komutanı General iki subayı yaralamış.. Bu nedenle buradaki polisler tekrar rüşvete bulaşmasın diye Emniyet olarak ciddi çalışmalara başladık.. Tabii yapılan tahkikattan sonra bunun devamını getirmek daha önemliydi.....___________________........ Fakat genel olarak uygun ve doğru yöntemlerle müdahale edilmediği için bütün tahkikatlar daha çok rüşvet alan... Herkes bir takım bahanelerle mal varlıklarını ispat edebiliyordu. Polislerin tamamını değiştirdik... fakat bu gerekliydi..... Daha 285 ..... acemi olacaklardı. iki teknik eleman.. her zaman bu türden illegal faaliyetlere müdahale edilebilirdi..

....... bir buçuk yıl kadar uzak durunca rüşvet dedikoduları az da olsa yeniden duyulmaya başlamıştı.. Özellikle gümrük camiası ve gümrük yapısında rüşvet almak veya vermek.___________________............... uçakla 286 ... polis teşkilatının diğer teşkilatlar üzerinde hegemonyasını kurmuş gibi gözükmesini istemiyorduk... Sınırdan Türkiye'ye giren ve transit geçerek yurtdışına gidecek oları önemli mallar........_________... ülkeye girişte araca binmek.... Bu kolcunun görevi. Bize gelen her ihbar ve olayı kendi sistemi içerisinde çözülsün diye Gümrük Başmüdürü'ne göndermeye başladık......... Bir.................... Oraya gönderilen Gümrük Başmüdürü Mehmet Hatipoğlu gerçekten de bu görevi iyi yapabilen biriydi ve ona destek olmak için bu konudan uzak duruyorduk........ Görevlilerde böyle bir anlayış vardı.... Bu şekilde örgütlenmeye. Yeni sistemle birlikte........ araç ülkeden çıkıncaya kadar nakil aracıyla beraber gitmekti.... Ancak bir müddet izledikten sonra bazı kolcuların araçlarla beraber değil. gayri meşru menfaat temin etmek burada sanki bir hak olarak gelenekselleşmişti..... 1 . ülke içinde kaçağa kayabileceği için naklo-1 urken bir gümrük memuru (kolcu) eşliğinde çıkışa kadar götürülürdü...... mümkün mertebe bu konudan uzak durmaya çalıştık.. diğer insanlar da kaçakçılık sayesinde küçük menfaatler temin ediyordu._ . Bir süre sonra Kapıkule'de yeni bir yolsuzluğa el koyduk.. her teşkilatın kendisini denetlemesini umarak..... Çünkü küçük miktarlarda paralar dönüyor.... birçok memur daha başta rüşvet almak ve bu yolla zengin olmak için burayı tercih ediyordu. Alışılmış bir kültür vardı..... İki yılda bir kapının personeli tamamen değişiyordu.................... Bölüm: Devlet sonra her yıl personelde yasadışı uygulamalar gelişme ihtimaline karşı kapıdaki pasaport polisi personelini yüzde elli oranında değiştirmeye başladık...... Birçok insan da bunu gayet doğal görüyordu..... Bu nedenle rüşveti kesmek çok da kolay değildi......... Tabii ki kolay değildi...... Buna rağmen yine birkaç defa tahkikat yapma ihtiyacı duyduk ve gördük ki boş bırakıldı mı bir grup insan hemen örgütlenebiliyordu............ yuvalanmaya mani olmak istiyordum.................. Bunların az miktarını memurlara vermenin onlar için hiçbir mahsuru yoktu.

....... Bu kişiyi yakaladığımızda bunun emsallerinin çok olduğunu......................... Hatta o İşte görevli olan Gümrük Müdür Yardımcısı veya oradaki gümrük yetkilisi..... Bir vatandaş dayanamamış........ Yani amirinden kolcusuna kadar yine bir şebeke kurmuşlardı............ Fakat buna rağmen gümrükçü araçla beraber hiç gitmemişti....._ ...... yüklü aracı dokuz gün boyunca kapıda işlemleri yapılmadan bekletilmişti.......___________________. Bölüm: Devlet gittiklerini fark ettik veya hiç gitmedikleri halde kendilerini gitmiş gösteriyorlardı................ durumu şikâyet etmişti..... içki satılmasına onay vermek suretiyle devlet kaçakçılık 287 ......." diyebiliyordu... işte bu kişi gidecek diye memuru yanma kolcu etmek suretiyle ancak işlemlerini yaptırabi 1 iyordu...... takip yapmamıştık..... irtikap aslında kötü bir ortamın neticesiydi........... Böylece ülke içerisinde çok ucuza sigara. ne de olsa kapıdan her geçene. Üstelik bu göreve gitmek için normal harcırahları haricinde özel paralar alıyorlardı... kapıdaki rüşvet... ikna etmeye çalışıyor.. müdürü bile şahıslara..... Üstelik o yönetici de gitmediklerini biliyordu...... 1 .. Vatandaşın iddiasına göre her şeyi rüşvetsiz normal yöntemle yapmaya kalkmış.... Günübirlik giriş çıkış adı altında bir kişinin kendi ihtiyacının çok üzerinde sigara ve içkiyi vergisiz olarak yurtiçine sokmasına müsaade ediliyordu. Ancak bu kez belli süreli izleme.. neye razı ederlerse... Gümrük Müdürümün tayin etmesi gereken kolcuları şoförler kendileri buluyor........ free shop-lardan gümrüksüz sigara ve içki gibi tekel maddesi alma ve ülkeye sokma hakkı verilmişti..._________. Dokuz günün sonunda normal harcırah ödemesinin dışında 1200 TL civarında bir parayı kolcu olarak gelecek olan gümrük memuruna vermişti.... kimi ikna edersen o gitsin. "Git oradakilerle anlaş.... ayrıca birçok görevlinin de kolcuları gitmiş gibi göstererek para aldıklarını tespit ettik.. Bu birden fazla insan tarafından yapılıyordu. yöneticisi.. Kimse dışarı göreve gitmek istemiyordu.... pazarlık yaparak... yalnızca o anlık olayı tahkikat yaparak adliyeye intikal ettirdik. Kapının Düzeni İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler Şimdi sıra kapıda bu kirli duruma sebebiyet veren ortamı düzeltmeye gelmişti. Halbuki bir aracın birkaç saatten fazla orada kalmaması gerekiyordu................. Bence bu çok önemli bir olaydı....

1 ... Tüm dünyada ve AB ülkelerindeki hava ve deniz hudut kapılarında ise ülkeye girerken değil ülkeden çıkarken bu mağazalardan alışveriş yapmak mümkündür... ne kaçakçılık ne de kapıda bu kişilerin yarattığı kuyruklar olacaktı.___________________.. vergilerinden maaş öder gibi haksız ödeme yapmayacaktı....... Diğer ülkelere baktığınızda................. Bir kişiye.. Normalde yurtdışına çıkan kişiler bugün 75 TL harç yatırıyorlar............. 4 şişe alkollü içki satın alma hakkı verilmişti............ bu malların amacının dışında kullanılacağı........................ Diğer yandan Türk hazinesi binlerce Bulgar'a anlamsızca...... Ülkeden çıkan çıkan vavatandaşların yurtdışında harcama yapacağı ve bu suretle dövizin ülkelere hesaplanarak ülkeden tandaşlarımıza belli miktarda mal alma hakkı verilmiştir...... Edirne Kapıkule de 30 civarında free shop vardı........ Dünyada durum böyleyken bizde tüm kara. ülke içerisine girip çıkarken yolcu beraberinde getirilip götürülecek eşyanın miktarını belirlemek Gümrük Müsteşarlığının yetkisindeydi.. ama o tarihlerde bu harcı ödemeksizin her gün yurtdışına giriş çıkış yapma izni vardı............ Bununla birlikte mevcut mevzuata göre...... Peki bu kadar vergi kaçağında Türkiye zaraı ■ ederken kim kâr ediyordu? Kazançlı olan 25 bin kadar Bulgar vatandaşı ile 4-5 free shop sahibi ve onların etrafında oluşan 200-300 kadar kaçakçılıkla geçinen kişiydi....... Her gün girip çıkan bu kişilere de her giriş çıkışta 3 karton (30 paket) sigara.. Free shop sahiplerinden başka bu hatalı kararın 288 ......_________...... Free Shopların varoluş amacı da budur....... deniz ve hava hudut kapılarında başka gümrüksüz gideceği free shoplar açıktır.... fiilen içme ve hediye etme imkânı olmayan miktarlarda ve piyasadaki fiyatının yarısına satış yapılırsa....... AB dışarı çıkan kara kapılarında da bu mağazaları anlamsız bularak komple kaldırmıştır... kaçakçılığa karışacağı kesin olmasına rağmen devlet bu kararını düzeltmiyordu............. Normalde bu kişilere gümrüksüz sigara ve alkollü içki alma hakkı verilmese bu kişiler günübirlik gelip gitmeyecek... Yasada yolcuların hediye ve şahsi ihtiyaçları için diyerek bu hakkında sınırı da çizilmiştir........ Bölüm: Devlet ortamını kendisi yaratıyordu..._ ............

... özlerini eksik yapmamalıydı....................._________......... İl Valimiz randevuları aldı. Bu günübirlik giriş çıkış yapanlara gümrüksüz içki ve sigara verilerek bu ülkeye bu kadar büyük zarar verildiğinin gümrük..... İşte tüm bunları. görevlilerin yabancı bir kadınla birlikte oldukları görüntüleri göstermiştik.... Onlar da uygun buldular...................... Bir toplantıda Gümrük Başmüdürü free shoplardaki gümrüksüz içki ve sigara satışlarının toplamım verirken ilk 9 ayda bir önceki yıla göre zannederim 90 milyon avro azalma vardı..... Evet..... hazine. 1 . o günübirlikçi kuyruğu bir anda azaldı ve daha sonra tamamen yok oldu.... Aylık brifing raporunda bir saniyede anlatılan bu rakamın manasını kimse anlamadı ama ben 289 . kapıda gereksiz olan diğer kurumlar kaldırılmıştı......... neden bir tek onayla bu kişilere gümrüksüz mal satımı ya saklanmazdı':' Bu devletin vergilerini tahsil etmekle....... yapılan tahkikatlardan birkaç fotoğraf ile video çekimlerinden beş on dakikalık özet görüntülen......... İlk tedbir... neden bunu önlemek için hareket etmezlerdi........... devletin mal ve gelirini kontrol etmekle sorumlu olanlar neden buna mani olmazlardı? Görevleri........... kapı rahatladı.. Yıllarca süren hatalar nihayet belli oranda düzelıyordu....... Sonra yazdığımız raporlardaki tedbirlerin bir kısmının alındığını görmeye başladık... En son video.. maliye uzmanları farkında değil miydi......... Edirne İl Savcısı iıdan müsaade isteyerek. en çirkini ve en etkilisiydi._ ... Bölüm: Devlet devamı için uğraşan kimse olamazdı..... ne Bulgarlar ne de 80-90 kişilik küçük kaçakçılık şebekeleri devlet kademelerine uzanamazdı. bildiklerimizi uzun uzun raporlayarak yukarıya arz ettik....___________________... insanlar özlerine ihanet etmemeli.... ülkede 3 gün kalmadan yapılan giriş çıkışlarda sigara içki alımının kaldırılmasıydı... Müsteşarına gizli Başbakanlık videoları Ofisinde çekimlerden Başbakan in çok rahatsız olduğu her halinden belli oluyordu...... hudut kapısında alınacak tedbir ve iyileştirmeler Başbakan Çalışma ve için devlet yöneticilerine Beşiktaş'taki özet göstermek istediğimizi İstanbul gösterdik... operasyonumuzun devlete en küçük faydası galiba buydu. söyledik................. asli işleri buydu. ama yapıyorlardı.. Günübirlik ziyaret anlayışı da kaldırılmıştı.....

.. Bu olumsuzluklara rağmen hudut kapısındaki giriş çıkışlarda hiç kuyruk oluşturmamayı esas aldık................... Bir-iki saati geçmeyen kuyruklarla mevsimi atlattık...... yani pasaport kontrolüydü.. 1 .... 2 milyondan fazla araç giriş çıkış yapıyordu....... Örneğin bir tır şoförü yılda 40-50 kez ülkeye giriş çıkış yapıyordu......_________.............._ .... Kapının rüşvetten kurtarılmasından sonraki amacım.......... 9 ayda devletin 45 milyon avro vergisinin haksız yere yurtdışına çıkmasına mani olmuştuk. normal durumlarda ise 250 polise ihtiyaç olmasına rağmen........ Bölüm: Devlet anlamıştım. her ama yerde bulunuyormuş bilgısayarlarda iş gibi ciddi gösterilmesine rağmen kullandığı merkezin yoğunluğu nedeniyle bunları düzeltmek çok zordu..... Bunlardan yalnızca Kapıkule'den yılda 6 milyondan fazla insan... Biz de her defasında bu kişinin tüm bilgilerini yeniden yazıyorduk..... Normalde Edirne'de 4'ü kara........... elektronik program sistem hataları altyapısı polisin vardı.......... Aslında kapıdaki kuyruk ve yığılma sadece görevli azlığından değil devletimizin her zamanki hastalığı olan gereksiz bürokratik işlemlerden kaynaklanıyordu. halbuki ilk kez giriş yaptığında bilgilerini bilgisayara girdikten sonra sonraki girişlerde pasaport numarasından eski kayıtları bulup tek tuşla işlem yapsak çok zaman kazanacaktık. Benim yetkim. burayı kimseyi kuyrukta bekletmeyen..... Yalnızca bu kapılar için yoğun zamanlarda en az 500.............. 2'si demiryolu olmak üzere 6 hudut kapısı vardı..... beş dakikada geçiş imkânı veren bir yer haline getirmekti........... Haksız kazanç ve kaçakçılık ortadan kalkınca ve memurların rüşvet alacağı bir ortam kalmayınca kapı kendiliğinden temizleniyordu.. Rüşvetçi bir yapılanmanın gerçekten oluşturulmasını sabır ve önlemek fedakârlıkla amacıyla çalışarak sık sık değiştirdiğimiz için işlerinde uz-manlaşamayan bu yeni polisler inanılmaz kimseyi bekletmemeye çalışıyorlardı...se sadece polisin görev alanına dahil görevlerdi....___________________............. Çok teknik çalışmalar yapılıyormuş................... bir kişinin bilgi 290 ...... benim il genelindeki tüm birimler için toplam polis sayım 800'e ulaşmıyordu....

.. bize merkezde destek veren Sabri Uzun Başkan'a ve adlarını bilmediğim tüm diğer kahramanlara teşekkür ediyorum... Engin ve KÜM Şube Müdürlüğünün yiğit polislerine............. İşin asıl sahiplen... 2009ün haziran ayında tayinim çıktı... Kapıkule'de gerçekleştirilen operasyonların başında yönetici konumunda olan kişi bendim. sık sık bizimle çalışmasına izin verdiler ve biz tüm programları yeniden düzenleme şansı bulduk. Umarım meslektaşlarım Operasyonlarla ilgili söylemek istediğim son birkaç şey daha var......... Bu süreyi 6 milyonla çarpınca elde edilenolabilirdi.. İşte o günlerde yine olumlu bir gelişme imdadımıza yetişti....... geçici destek..................................... hedefim 2009 veya 2010'da kuyrukta hiç bekletmeden herkese zamanında giriş çıkış yaptırabilmekti.... için yakın ilden gelen kahraman polisler ile tahkikatın kahramanları olan şube müdürü Sait.... Komiser Alattin'e._________. Davut.. Bu anlamda destek veren Tümen Komutanı Recep Paşa........ bu askerin acemiliği sonrasında........ Durumu anlatınca komutanlarımız.... Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığında hudut programlarını yazan bir başkomiser askerlik hizmeti için kısa süreliğine Edirne'ye geldi........ bu düzeltmelerle bu iş 15-25 saniyede yapılır hale gelecekti.... ama nasip olmadı. 1 ............ ama olağanüstü gayret ve çalışmaları ile bu işi asıl ortaya koyanlara... işin hayati bilgilerini toplayıp gözümüz kulağımız olan İstihbaratçılar Şenal. Adlarınızı yazmadan geçersem büyük adaletsizlik olur.... Sayelerinde kapılarda yolcu kuyrukları az personele rağmen yok denecek hale gelmişti..___________________... Altay ve yanlarındaki memurlara...._ ...... akşam birliğine teslim edilmek üzere.... kanun adamı olarak görev yapan amirler ve memurlar topu topu 10-1. Merkez Komutanı hemşerlm Yolcu Albay ve diğer rütbeliler....... kapıdan geçenlere ve burada......... teknik sistemi tariflerim üzerine kuran Polis Nurettin'e ve yanındaki ekibe........5 kişiydi ama Kapıkule'de başlayıp İstanbul'a kadar uzanan ve yıllar boyunca burada faaliyet 291 ..... Bölüm: Devlet girişi bir dakika sürüyorsa....... çalışanlara ne kadar yardımcı olduklarını şimdi öğrenmişlerdir zannederim...........

Selda Bağcanin türküde dediği gibi 'Selam olsun size.......... devlete ve hatta kapıdan giren çıkan herkese inanılmaz işkenceler çektiren Kapıkule'nin sorunları.... hem gerçekten çok büyüktü (devlet yıllarca düzeltemedi.. devlete hiç pahalıya mal olmadan büyük görevlerin nasıl yapıldığına örnek oldular.. Kurulduğu günden beri kuyruğa girmeden....... İşin asıl sahipleri olan Gümrük Müsteşarlığı devreye girip bu işe sahip çıktığı zaman sorunların çözüleceğine inanabiliriz.... adil bir hâkim tarifinin tam sahibi Halil Uçar'm desteğiyle yendiler ve bir daha kanunsuz eylemlerine devam edemeyecek hale getirdiler......... Valilik Özel İdaresinin yaz sıcağında saatlerce hatta bazen günlerce bekleyen ve ihtiyaç giderme imkânları olmayan bu kişiler için seyyar tuvaletler yaptırdığı.. sonu 7-8 km tır kuyruklarının olduğu ve bazen bunun 10-15 km'yi bulduğu............... 292 ....' Bu tahkikatla bir kez daha gördüm ki aslında dev gibi gözüken....._________.. Yüreğimin en derin yerinden gelen bir sesle. hiçbir fırın beklemeden geçemediği herkesin bildiği bir olaydı..... Aslında daha önce de belirttiğim gibi...... buradan geçen insanlara yeterince hizmet edem eme s ivdi.. kırmadan................. üzmeden.. her gün Avrupa'ya yük taşıyan binlerce Türk 11 rina kapının hizmet etmesi gerekiyordu.. kendisine en çok ihtiyaç duyan ve bu ülkeye döviz getiren bu iki cefakâr kesime hep zahmet çıkarmıştır........ çok az yetkimizle 3-4 aylık çalışmayla büyük oranda üstesinden gelmiştik........... Bölüm: Devlet göstermiş kaçakçı sürüsünü.. Kapıkule. rüşvetçi.................. Son birkaç yıl öncesine kadar yaz aylarında gurbetçilerin Türkiye'den çıkarken 20-30 km kuyruklar oluşturduğu...... her hafta.................. 1 ...___________________. Türkiye'ye her yıl gelen milyonlarca gurbetçiye... Gerçek vatanseverlik ve polisliğe.. Yine de yaptıklarımız asıl sorunu çözücü değildi..... günlerce beklemeden kapıyı geçemediler.. üstelik bu bizim asli işimiz de değildi)..... çok bedeller ödendi) hem de çok basitti (az imkânlarla.... tabii ki Şenal Savcının başkanlığındaki üç savcı ve gerçek bir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan. çeteieşmiş memur ordusunu 4 ay gibi kısa bir sürede...._ .. kapının temel sorunu.............. ama.... irtikapçı. Ayrıca bu işin kolayca yapılabileceğinin bir kanıtıydık.

.... 1 .......... hem de basında açıkça yer alıyordu ve bu bilgiler bizim için soruşturmaya başlamak için hareket noktası oluyordu.... Bölüm: Devlet Bugün Kapıkule'de tır kuyruğu yok ama gümrük düzeldiği için değil ihracat dünyadaki kriz dolayısı ile % 25'e yakın düştüğü için............_________........... burayı satarak alacağım para.......... birinciye kimse katılmadı...... Oysa şimdi şehrin merkezinde olduğu gerekçesiyle yapımı neredeyse bitmiş olan bu kamu binasının yıkılmasına kimse mani olmuyordu... Bir gün gazetelerde.___________________........... itirazlara rağmen ihale yapıldı. Belediye Başkam... "Yabancı bir şirket teklif sundu ancak hadde layık bulmadım....." diyerek iptal etti. Bir gün artan ihracata rağmen tır kuyruğu olmaz ise o gün gümrüklerin düzeldiğine veya düzelebileceğine inanırım............... Edirne Belediyesi'ne ait olan ve inşaatı devam eden yeni belediye sarayı binasının yıkılarak arsasının satılmak istendiği hakkında yazılar çıkmaya başladı...... üstelik seçim çalışmaları zamanında Belediye Başkam Hamdı Sedefçi.... 10 yıl önce de bu binanın planını çıkarıp temelini atan da kendisiydi... İnanılacak gibi değildi...... İkinci ihaleyi Hamdi Sedefçi. "İktidar bana para vermiyor....... "Önünde kendimi asarım ama yıktırmam" demişti... Tüm................... Sonra üçüncü ihale yapıldı ve arsa....... Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar Edirne Kapıkule de ve ayrıca tapu ve bayındırlıkta yaptığımız örgütlü yolsuzluk ve ihalelere fesat karıştırma uygulamalarına yönelik operasyonlardan sonra vatandaştan diğer yolsuzluklar konusunda da ihbar ve bilgi alıyorduk... o güne kadar 10 milyon TL'ye yakın para harcanarak %90i bitmiş 15 bin metre karelik kapalı alam olan devletin resmi binası yıkılacak ve arsası alışveriş merkezi kurulması için satılacaktı..... Yerel basında adı her zaman önde tutulması gereken Doğan Haber Ajansı Trakya Bölge Müdürü Lütfü Karakaş başta olmak üzere dürüst gazeteciler tarafından da ciddi bilgile I l'l G ÎT 1 bize iletiliyor.......................... ile belediyeye gelir temin edeceğim ve daha küçük bir bina yaptıracağım" diyordu ama....._ ... GPM firması adına Metin Karaka-ya isimli bir kişiye 21 293 .. 10 yıldır inşaatı devam eden.........

.......... oysa bize göre ihale kanunlara aykırı olarak yapılmıştı..... diğer yandan ihtiyati tedbir kararı verilmesi içm Asliye Hukuk Mahkemesine...... daha birçok açıdan bu ihale kanuna ve usule aykırıydı............... Yeni bina yaptırmak için bu kanunlara göre..... İhalenin iptal olacağını düşünerek.... hem de haksız rekabet yaratıyordu....... 294 .... Ayrıca 4734 sayılı kanuna göre ihaleler usule aykırı olarak yapılmış ise Kamu İhale Kurumunun iptal etme hakkı vardı.... itiraz etmeleri..... Bölüm: Devlet milyon + belediyeye göstereceği bir yerde 5 milyon TL değerinde yeni bina inşa etme karşılığında ihale edildi............... teminat gösterme. ve ni bina yaptıracaksa da en düşük fiyat. Ancak gerçekleşen ihalelerde hiçbir belge. zaman kazanmak amacıyla olaya muhalif olan kişilerin dava açmaları...._________............ iptal de gerçekleşmemişti....... yeterlilik gibi belgelerin istenmesi mecburiydi............. yani satın alma işleri ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanunuma göre yapılmalıydı... Firmanın arkasında Hollandalı Redevco adlı şirketin olduğu biliniyordu......... 1 ........... müteahhitten iş bitirme. Belediye mal satarken en yüksek fiyata satmalı.... Bir yandan ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması davası açılması için Edirne İdare Mahkemesine... milli servetin yok olmaması için Haliç'te Yaşayan Simonlar......... dolayısıyla kamu yararını da gözetmiyordu.. İki işin tek bir ihalede yapılması hem kanunlara aykırıydı.. Belediye Meclis Üyesi İsmail Arda ise bu işe karşıydı. yeterlilik istenmemiş........ verene yaptırmalıydı..............._ .. bakanlığa şikâyette bulunmaları için gazeteci Lütfü Kara kaş ve Gelir İdaresi Başkanı İsmail Aslan ile birlikte gayret gösteriyorduk. kamunun zarar görmemesi.. _....... eksiltme....... GPM aracı bir şirketti.... diğer bir yandan da Mülkiye Müfettişler marifetiyle müdahale edilmesi için İçişleri Bakanlığına.................. binanın yıkılmaması.......... yanı devletin mal satması 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre...... Oysa..........___________________...... Alıcı firma binayı yıkma hazırlıklarına hemen başlamak istiyordu........ ayrıca itiraz etmesi için de Kamu İhale Kurumuna dilekçe yazarak dolaylı yollardan bu kurumlara ulaştırıyorduk........ Yasalara göre artırma işlemi...

............750.... zaten ihaleyi alan kişinin Ankara'da yapılan enerji operasyonunda da sanık olarak adı geçiyordu.. Biraz araştırdığımızda önemli ipuçlarına ulaşmıştık.... Edirne İdare Mahkemesi.............._ ........... Bu arada ihalede rüşvet alındığı iddialarıyla ilgili ciddi bilgiler alıyorduk............. Asliye Mahkemesi._________. bir hafta. Kamu İhale Kurumu yapılan işlem yanlış ama 2886 sayılı Kanun'a göre yapılan işlemlere bakmaya yetkim yok diyerek işin içinden çıktı.......... İhaleden 10 gün sonra Cumhuriyet Savcılığı Yıa yazdığımız yazıda............... Belediye'ye cevap ve savunma için bir ay süre verdiğinden bu sürenin sonuna kadar yürütmeyi durdurma karan veremem diyordu....... Metin Karakaya'nın daha önce de çeşitli suçlara karıştığı gerekçeleriyle soruşturma ve zanlıları takip izni istedik Savcılık olayın etraflıca araştırılması için KOM Şubesine talimat verdi.. binanın yıkılmasına mani olmamıştı............. Tüm bu nedenlerle 10 milyon TL harcanmış devlet binası maalesef yıkıldı... on gün önce karar verilse yıkıma mani olunacaktı. Bölüm: Devlet Maalesef bu dilekçelere verilen yanıtlar çözüme yönelik değildi....___________________..... ayrıca talebimize uyarak olayın mali ve bankacılık boyutunu incelemek üzere yeminli banka murakıbı görevlendirilmesi için 295 ....... Edirne Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen.......................... 1 .. görev sahama girmiyor diyerek konuyu kapattı........ şirketin kazandığı bu ihaledeki yeri çok kısa bir süre içerisinde Redevco şirketine devredeceği.... daha önce ihalenin Hollanda menşeli Redevco isimli firma tarafından istendiği ancak bazı kamu görevlilerine menfaat temini konusunda sıkıntı çıkacağı için Metin Karakaya'nın sahibi olduğu GPM Gayrimenkul şirketinin ihaleye sokulduğu..... Belediye binası ve arsasının GPM Gayrimenkul şirketine 26. Birkaç gün sonra yürütmenin durdu r u 1 m a s ma ve bilahare ihalenin iptaline karar verildi.000 TL'ye satışında......... Hiçbir kurum ve mahkeme alenen kanunsuz yapılan bu işlemi durdurmamış......... İçişleri Bakanlığı ise zamanında müfettiş gönderemedi....... Halbuki yasalarımızda acil hallerde belli bir süre için işlemleri durdurma yetkisi verilmişti....

Belediye sarayının yıkımı için bir firmayla 160 bin TL ye anlaşılmıştı.............. vergiler ve ihalenin teminatları dahil ihale öncesinde ve sonrasında yapılan tüm ödemeler doğrudan Redevco'nun hesaplarından GPM'ye aktarılıyor....... teklif.... Redevco hesaplarında önce 35 milyon............... 1 ....... alüminyum gibi malzemeler firmaya verilecekti.. ayrıca yıkım esnasında çıkan demir.. Arsanın alımı.....___________________.. İhale öncesinde Muharrem Polat. CHP Milletvekili Mehmet Sevigen ve Belediye Başkam Hamdi Sedefçi İstanbul Mecidiyeköy'de bir otelde bir araya gelmişler... arsanın satım işini konuşmuşlardı.... Bize göre İlamdı Sedefçiye aktarmıştı........_________... Belediye sarayının arsasının gerçek alıcısı Hollandalı Redevco firmasıydı...... 296 ................... Kısa süre içerisinde yapılan çalışmalarda görüldüğü kadarıyla... İhale sürecinin tüm safhasında Redevcohun temsilcisi Muharrem Polat ve GPM firması sahibi Metin Karakaya birlikte hareket ediyordu.. Bu kesindi. Bu konuda elimizde firma yöneticilerinin mahkeme kararıyla dinlediğimiz konuşma kayıtları..... ama belediyeye ya-pilsin öciciTiclcr ve vergiler çıktıktan sonra 2 milyon TL civarında bir paranın nereye gittiği belli olmuyordu...... Bize de kısıtlı olarak ihalede rol alan bazı kişileri takip etme yetkisi verdi..... Yeminli murakıbın incelemesine göre burada bir gariplik vardı.......... ama aracı olarak Metin Karakaya devreye girmişti... fatura gibi belgeleri vardı.............. ama Metin Karakaya yıkım işini 2 milyon TL gibi gösterip..... ama bunu maddi olarak ispat etmemiz gerekiyordu.7 milyon TL tutarında bir para GPM dolayısı ile Metin Karakaya'nın hesabına aktarılmıştı. Sonra da bu paraları Metin Karakaya çekerek bir yerlere aktarmıştı ama adresi bulamryorduk.. Metin Karakaya.. sonra 1......................._ ... bu kişiler parayı çekip daha sonra başka amaçla gönderiiiyormuş gibi tekrar Metm Karakaya hesabına göndermişlerdi......... oradan da GPM adına ödeme yapılıyordu. Bölüm: Devlet BDDK Başkanlığından talepte bulundu............ firmaya gönderildi diye paraları İstanbul'daki kendi hesabından Gaziantep ve İzmir'de yıkım işinde görev alan başka kişilerin hesabına yatırmış..

...... GPM adına Metin Karakaya bir araya gelmiş.... Fiyatı daha ihaleye girmeden biliyor gibiydiler...... bir gün sonra ise 11...... Bölüm: Devlet GPM ihaleden birkaç gün önce kurulmuş.... ihaleden Önce ve sonra Edirne.......... İzlemeler devam ederken çok önemli bir şey tespit etmiştik: arazinin alınması için her masrafı Redevco'nun karşılamasının dışında... Redevco temsilcisi Muharrem Polat... Metin Karakaya'nm aile fertlerinin hissedar olduğu bir anonim şirketti........ İhale nihai aşamada GPM şirketine 26 milyon 750 bin TL ye mal olurken.... halbuki ihaleyi doğrudan Redevco almış olsaydı bu verginin yarısını ödeyecekti. süreç tamamlanmıştı. İki defa yapılan bu devir nedeniyle 4 milyon dolardan fazla vergi ödenmişti.......... sonra tüm ihale sürecini takip eden Redevco temsilcisi Muharrem PolatVı ve tüm ihale masraflarını ödeyen yine 297 ..... Redevco bir gün sonra bu yeri devralmak için vergi ve masraflar dahil yaklaşık 34 milyon TL ödemişti.......... buna göre Redevco'nun sekiz emlak şirketi ile GPM şirketi yetkilileri arasında.......... Mahkeme kararları ile yaptığımız teknik incelemelerde elde ettiğimiz bilgiye göre..... İstanbul ve Antalya'da makul olmayacak bir biçimde birkaç defa Belediye Başkanı Hamdı Sedefçi.. kendisi doğrudan ihaleye girip almış olasa 2-3 milyon dolar daha ucuza almış olacaktı.......... 245 bin TL sermayeli.... ihale sonucunda arsanın... ihaleyi GPM firmasının alması halinde Redevco'nun bu yeri 27 milyon TL karşılığı satın alacağı ve GPM'ye alışveriş merkezinin inşaatım yaptıracağı hususunda mutabakatname imzalanmıştı...2007 tarihinde GPM tapuyu Redevco ya devretmişti...._ .....___________________.._________...2007 tarihinde arsanın tapusu Belediye tarafından GPM ye devredilmiş......... üstelik arsayı ilk bulan. Madem arsayı... hemen Redevco'ya devredilmesi için anlaşma yapılıyordu...... 1 .. 1 Bölüm: Devlet İhale olmuş. Redevco alacaktı........... 10............. Sonra bu anlaşmanın metnini de bulduk.. Milyon dolarlık iş yapması zaten mümkün değildi..10.............. ayrıca telefonla da konuşmuşlardı...........10.. Yani daha önce 20 milyon teklif verilen ihalenin bu defa 27 milyon TL'ye mal olacağı belirlenmiş gibiydi......

........ Bu çok uluslu şirket durup dururken Türk maliyesine iki defa vergi ödemek için neden kendini bu kadar zorluyordu? Bunun akılla izahı var mıydı? Evet. bu yöntemi aynı amaçlarla Manisa'da Girişim Grubu denen resmi ve özel kişilerin ortak olduğu eski Sümerbank fabrikasının arsasının 45 milyon dolara alımında da kullanmıştı...... Bu firma yöneticileri Türk kamu kurum ve kuruluşlarında bir şey alıp satmanın rüşvetsiz olmayacağını düşünüyordu. her şeyi kayıt altına alınmalı.. Bölüm: Devlet onlardı... çok uluslu...... yabancı şirketin ödediği milyon dolarları boşa gidiyor..................... neden ve nasıl gelsin. İngiliz........ ihaleler durduruluyor.... kendilerinin kayıtlarına geçmesin istiyorlardı.............. Türkiye'ye yabancı sermaye gelmiyor deniyor. Belçika........ Hollanda..... Yöntem olarak araya bir aracı koyup rüşveti ismen o versin....... bu defa da işleri düzeltmek için avukatlara Ödemeler başlıyor.._________.. ki? Öncelikle iki defa vergi ödemeyi ve rüşvet... hatta daha mahremi..... ikincisi dünyada rüşvet veren bir firma gibi gözükmek istemiyorlardı....... vermeyi göze almaları gerekiyor... hem de çok akıllıcaydı. kendileri bulaşmasın........ vardı. Peki neden daha ucuza. yatırım aksıyor..... Sonunda ayrıca bizim gibi işgüzarlar da devreye girince iş mahkemeye intikal ediyor. Çünkü Redevco Hollanda asıllı olmasına rağmen aslında Cairo Holding'e bağlı İngiltere merkezli....._ ..... Birincisi bunu hesaplarında göstermeleri çok zordu. hesap ve denetim sistemi şeffaf olmalıydı. tüm ihale ruhsat süreçlerinde rüşvetin nasıl alındığını bire bir ödeyerek öğreniyorlardı.......... ABD gibi ülkelerdeki önemli şirket ve fmans çevreleriydi ve bu kişiler Türkiye'deki rüşvet çarkım çok net görüyorlardı................ çok büyük bir şirketti.... ama bu firma rüşvet veremezdi.... Diğer yandan Türkiye'de arsa alarak yatırım yapmak istiyorlardı ve şehir merkezlerinde istediği büyüklükte arsalar ancak kamuda.... tüm yabancı firmalar benzeri şeyi yaşıyordu...___________________.... 1 .. 298 .... alma imkânı varken arsa bu kadar pahalıya alınmıştı? Neden aracı konmuştu? Üstelik Redevco. Yalnız bu şirket değil. Zaten Türkiye'de iş yapmak isteyen ciddi firmalar önce araştırma yaptırıyorlar ve aldıkları bilgiye göre hareket ediyorlardı........ Redevco'nuıı ortakları............

. Bilginin nereden sızdığını anlamıştım...... Açık bir ihalede avantaj için rüşvet verdikleri yönündeki bir iddia gerçekçi olamazdı aslında.... Aslında başkan hakkında operasyon hazırlığımın olduğu doğruydu ama bu olaydan dolayı değildi... Sevigen de bu bilgiyi Belediye Başkan Hamdi Sedefçiye aktarmış...... Manisa işinde de 45 milyon dolar civarında para çıkmıştı... Bölüm: Devlet Redevco'nuıı hesaplarından.........._ ... Onun tabiri ile bu bilgi kendisine '"belediye başkanı hakkında beraber çalışma yaptığım Ankara'daki birim tarafından" verilmişti............ biz yabancı yatırım getirdik ama devlet engelliyor diyerek tahkikat yapanları halka şikâyet ediyordu... bu kadar parası 3-4 yıldır kamuda idi ve henüz işe başlaya mam ı stı....... yani iptal 299 .. su davası nedeniyleydi................. bu yolla yeni yabancı yatırımcıların ülkeye gelmesini teşvik ederler.................. tam temyiz kararı verilmek üzere iken davayı açan taraf olarak gözüken AKPli meclis üyesi İsmail Arda davasını geri çekmiş ve Danıştay da davacısı olmadığı için karar vermemişti.... o da parti genel başkanı ile konuşmuştu......... satışın iptali ve tapunun tekrar Belediyeye tescili davasını hem Belediye hem de alıcı firma Danıştay'a temyiz etmişti.........._________..___________________. firmalar arazileri doğrudan alsalar ve yatırımı bir yılda yapıp ülkemiz ekonomisine katkı sunsalar olmaz mı? Böylece ülkemizde işlerin kanuna uygun yürüdüğünü.... Peki sizler rüşvet istemeseniz de bu...... Edirne'den ayrıldıktan sonra öğrendim ki..... 1 ........ bu davayla ilgili İdare Mahkemesinin verdiği.... Sonra da rüşvet aldıkları için bu durumu yaratanlar. Edirne Belediye Sarayı ihalesinden dolayı yaklaşık 37 milyon dolar....... Türk kamu görevlileri resmen irtikap yapıyorlardı... rüşvetin olmadığını yaşayarak öğrenirler ve ülkelerinde Türkiye'de artık rüşvet alınmıyor şeklinde propagandamızı yaparlar............... Diğer yandan bu olayda rüşvet almaktan dolayı Belediye Başkam hakkında operasyon yapacağımız bilgisi Mehmet Sevigen'e verilmişti. zaten sonra ilgili daire başkanına da bu şüphemi açıkça söyledim...... Sedefçi hakkında yaptığımız Ankara bağlantılı iki çalışma vardı....... bu konuyu İstihbarat Dairesi ile az sonra anlatacağım su davasını ise KOM Dairesi ile koordine ediyorduk................ aslında neden sızdırıldığını ediyordum. Ayrıca rüşvet verme iddiası ile yargılanmaları söz konusuydu....

Bölüm: Devlet kararı kalkmıştı..... ancak bu buluşma ve görüşmelerin sebebini bilmiyorduk........................ dış çevre kameralarının firmasının kayıtlarından onları Mercedes ve Ford Mondeo markalı iki aracın gördük.. 1 . aynı şekilde ödendiğini...... Su Davası Belediye Sarayı ile ilgili tahkikatı yaparken............. Termikel şirketi Özellikle aldıkları belediye ihaleleri ve İstanbul'da kapağı olmadığı için annesinin yanında rögara düşerek ölen çocuğun haberleri ile basında gündeme gelmişti... Bir gün kendisinin İstanbul Atatürk Havalimanında bazı kişilerle buluşarak Ankara'ya gittiğini öğrenmemiz üzerine.... "Parti merkezinde bana davayı çek dediler onun için çekiyorum" demişti....... biraz polis bilgisayarları üzerinde yaptığımız araştırmada bu kişiler ve firma hakkında her şeyi öğrenmiştik...... hava limanı çevre güvenlik kameralarının belli saatlerdeki görüntülerini incelemek için savcılıktan yazılı talimat aldık......... Görüntüleri incelediğimizde Başkan'm üç kişi ile buluşup birlikte yola çıktığını anladık._ ..... Bu defa Ankara'ya vardıkları saatlerdeki Ankara Esenboğa Havalimanı karşıladığını yolcu çıkış bölgesindeki Araç.. Anladığını kadarıyla davanın Danıştay'da tasdik edileceğini anlayan alıcı firma..........___________________..................... Konuyu araştırmaya başladık....... 300 .................. İsmail Arda'nın davasını çekmesinden bir süre sonra parti merkez ilçe başkanı yapıldığını duydum....... plakaları Termikel yöneticilerini işaret ediyordu... Biraz internette.. Belediye Başkanıiıın İstanbul'da bazı insanlarla buluştuğu ve gizli görüşmeler yaptığına dair bilgiler almıştık.. Başkan in tüm şüpheli davranışlarım inceliyorduk........................_________... her türlü imkânını kullanmış ve yukarılara ulaşmıştı. Ardından uçak biletlerini yolcu listesiyle birlikte inceledik ve başkan ile birlikte aynı bilet satış noktasından arka arkaya üç bilet alındığını.. İsmail Arda 'ya sorulduğunda............. aynı dakikalarda havaalanına gelip check-in yaptıklarını öğrendiğimizde başkan ile beraber giden kişilerin kimliklerinin Mustafa Selçuk ve Mehmet Aîtunhan olduğunu öğrenmiş olduk...

........ ciddi yatırım ve organizasyonlara ihtiyaç vardı... 1 ...... su havzalarının ıslahı.......... tamir ve ilavelerinin yapımı karşılığında tüm su gelirine uzun süre sahip olmak demekti.... bir yandan da su imtiyaz hakkını devretmeyi planlamıştı ama daha işe başlamadan aracı firmaları bulmuş........... yeni yayınlanan mevzuata göre de tüm şehirlerde belediyelerce su şebekelerinin yenilenmesi...... peşin ödemeli su saatleri kullanıldığında işletme maliyetinin azami %20 olduğu.......... hatta ara sıra odasında cihaz araması da yaptırıyordu...._ .. suç teşkil edecek hiçbir konuyu telefonla koşmuyor..... hiç bilmediğimiz bir sahada Belediye'nin su işlerinin imtiyaz hakkının devriyle ilgili görüşmeler olduğunu anladık... belediyelere de yaklaşık %20 civarında ödeme yapılacağı kabul edilirse.... Başkanın buluştuğunu tespit ettiğimiz kişiler suyun gelecekte önemli bir gelir kaynağı olacağını görüp tezgah kurmuşlar ve ilk ihale yapacak olan Belediyelerle aracılar vasıtasıyla görüşerek ihaleyi organize etmeye başlamışlardı........................ Bizim başkan bir yandan Belediye Sarayını satmış.... imtiyaz sahibi asgari aylık 301 ..... tüm bu yatırımlar! yapacak kaynaklan yoktu ve bu sahada imtiyaz hakkının devredilmesi suretiyle.. ayda 5 milyon TL demekti. Ama. İmtiyaz hakkının alınması demek........... bir ilin su şebekesinin bakım...... Yine de mahkeme kararı ile Belediye Başkanı hariç diğer kişileri dinlemeye aldığımızda. onlar vasıtasıyla ihaleye girecek olan firmalarla gizli gizli görüşmeye başlamıştı....._________.... bundan dolayı işimiz biraz zordu.. Beş yüz bin nüfuslu bir ilde................___________________............ Gelecekte en önemli ihtiyaç maddelerinden birinin su olacağı biliniyordu. tüm bu işlerin özel sektör eliyle yapılması çok cazip bir plan olarak ortaya çıkmıştı.. Bölüm: Devlet Tapu Kapıkule Operasyonu ve devamında Bayındırlık ile Dairelerindeki dinleme ve gizli kamera kayıtlarına dayanarak yaptığımız operasyonlar nedeniyle Belediye Başkanı. genişletilmesi.. yüz elli bin ev ve elli bin iş yeri su abonesi varsa ve her abonenin ayda ortalama 25 TL su kullandığı kabul edilirse (büyük sanayi tesisleri ve büyük kurumlar hariç tutulsa bile) bu........... İlk yatırım haricinde..... su ücretlerinin tahsilatı gibi hususlarda............ kısa süre içerisinde bu buluşma ve görüşmelerin belediye sarayının satışı ile ilgili olmadığını......

.. Su imtiyaz haklarının devralınması yeni bir sahaydı ve 2007 yılma kadar illerde ciddi bir devir yapılmamıştı... ihale mevzuatı ve ihale yolsuzlukları nedeniyle yenilenemeyen şebekeler özel sektör aracılığıyla adına kısa sürede yenilenecek.. Belediyeler açısından ise kaynak yetersizliği.................... komisyoncu kişilerin beraber hareket ettiği....... otomatik olarak her ay artacak şekilde belli bir miktar sabit gelir......... ihalenin şartnamesini hazırlamak üzere 302 yapılamayan tahsilatlar . Özel sektör açısından bakıldığında da her gün tüketim artıyordu.................. Belediye Başkanı.....___________________.......... ayrıca kısa sürede su şebekesini yenileyecek... bölgenin imtiyaz hakkım almak demek........ ama bu sahaya giren ve ilk işleri alan firmaların üstünlük sağlayarak önemli illeri de ele geçirebileceği hesabı yapıldığından bu sahada büyük bir rekabet ve kıran kırana bir mücadelenin olacağının sinyallerini görmek mümkündü... Hem belediyelerin...... yalnız bu işleri ayarlamak ve ihale sonunda alıcı firmadan komisyon almak üzere kurulmuş iş takipçisi Firma ile birlikte çalışıyordu..... kısa seçmeni sürede küstürmemek yapılabilecekti..... yapamadıkları tahsilatlan özel sektör eliyle yapacak..... yalnızca Çorlu ve Kars gibi şehirlerde bir iki küçük uygulama vardı........... Bölüm: Devlet 3 milyon Tb gelir elde edecekti...._________... İlk yapılacak şebeke tamiratı gibi belli yatırımlar ile dağıtım ve tahsilat işi sisteme konduktan sonra yapılması gereken başka bir şey kalmıyordu................. Asıl önemlisi suyun giderek değer kazanacağı öngörüldüğünden bu gelir her yıl katlanarak artacağı rahatlıkla.. sıcak para demekti................ Belli bir ilin. Bu aracı iş takipçisi..... 1 ....._ ..... ücretini ödedikleri Veli Aksaz isimli kişiyi Edirne Bele diye sime.......... ilave yeni yatırımları özel sektör eliyle yapacak ve belli oranda gelirden de pay alacaklardı........ Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhandan oluşan üç kişilik grup...... Böylece belediyeler büyük bir yatırım harcamasından kurtulacak. söylenebilirdi. hem özel sektörün kazanmasının sebebi ise şuydu: Özel sektör açısından suyun dünya ve insan hayatındaki öneminin artması ile gelecekte fiyatlar sürekli artacak ve ön ödemeli su saatleri vasıtasıyla tahsilatlar artık peşin ve kısa sürede yapılabilecekti.

....... yerine yenileri konmuş veya değişmişti...... öyle ki şartnamede yazılan birçok kanun yürürlükten kalkmış. şartname hazırlıkları devam ederken bir yandan da Balıkesir.....___________________................ Böylece bu iş için kendilerinin ve belediyede ortak çalıştıkları kişilerin maddi menfaat elde etmesini sağlıyorlardı.. Üstüne üstlük bu iş için 303 ............ Denizli............ Hatay gibi illerin su imtiyazlarını da belli büyük firmalara komisyon/rüşvet karşılığı pazarlamaya çalışıyorlardı......... rakiplerinin aleyhine şartlar koyarak da onlar için dezavantajlı şartlar yaratıyor {örneğin ön ödemeli sayaç üreticisi olmak gibi şartların yazılması demek bu şartı taşımayan tüm firmaları ve rakipleri ihaleye giremez hale getiriyorlardı) ve böylece ihalelerin istenilen firmada kalmasına çalışıyorlardı..... dışarıda daha önceden hazırlanmış olan örnek bir şartname Edirne Belediyesine uyarlanmaya çalışılıyordu.... Yani bu grup asıl olarak............ Hileli yöntemlerle yapılan işlemler sonunda Veli Aksaz.......................... ihalenin önceden anlaştıkları bu firmalara verilmesi için ihale şartnamelerini firmaların isteklerine uygun şekilde tanzim ederek firmalara avantaj sağlıyor..._________....._ ...... ama bu şartname taslaklarında hâlâ eskileri yazılıydı ve aynen. Hatta dışarıda hazırlanan tip şartname e-posta ile Edirne'ye gönderiliyordu ve tabii elektronik olarak bir suretini de biz alıyorduk..... Her belediye için bu işleri yapabilecek büyük firmalarla konuşuyorlar...... Bu arada bizimkiler sadece Edirne su imtiyazını almaya çalışmakla kalmıyor..... hangi firmayla daha fazla komisyon anlaşması yaparlarsa o firmanın istediği şekilde şartnamenin hazırlanması için belediye yetkililerini etkileyerek firmanın isteğine uygun şartnameyi hazırlatıyorlar ve Belediye Meclisi ile organlarından geçirerek adrese teslim ihale yapılmasını sağlıyorlardı....... Belediye'de danışman olarak işe başlamıştı. Görünüşe göre........... yanlış şekilde ihaleye çıkıldı...... tüm belediyelerin işlerini rüşvet karşılığında organize edip... İzlemelerimize göre Veli Aksaz...... dışarıda Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhan ile ve ardından Termikel firmasının yöneticileri ile ihale şartnamesini hazırlıyordu... 1 ........... Aydın.... Bölüm: Devlet danışman olarak aldırıyordu.....

.................. Edirne Belediye Başkanlığı............... bir de her idarenin kendisinin koyacağı şartları karşılamaktı..... Bölüm: Devlet firmalarla...._ ................ onlar da belediye başkanı üzerinden müdahale ederek istenen şartların yazılmasını sağlıyorlardı.......... Eğer başta kendi firmanıza uygun veya rakiplerinizi eleyecek yeterlilik şartları yazdırabilirseniz ihaleyi kazanma ihtimaliniz yüzde yüzdü..................................._________.. sabah da kalanlara dağıtılıp öğleden sonra saat 14Ye hiç okunup incelenmeden Başkanın uzman diye çıkardığı Veli Aksaz in tanıtımı ile Belediye Meclisinde oylandı ve oy çokluğu ile kabul edildi..... 1 ... Veli Aksaz'ı ihale şartnamesini hazırlamak için danışman olarak aldıktan sonra küçük bir grup kurarak çalışmayı başlattılar ve danışman Veli Aksaz Termikel'de hazırlanan ihale şartnamesi örneklerini Edirne Belediyesi şartnamesi haline getirmeye çalışıyordu...... Bazen de belediye çalışanı olup da dışarıda başka firmalarla irtibatlı olan kişilerin bulunduğunu başka söyleyip onların şartları grupların başka firmalar adına şartnameye şartları yeterlilik için başka koymaya da kalktıklarını yaptığı ortaklarına aktardığı oluyordu.... İhalelerde önemli olan hususlardan biri..... Yani ihaleyi kendi lehine yeterlilik taşıması çalışma anlaşılıyordu.... 304 .............. Beraber çalıştığı belediye görevlilerin bazı yeterlilik şartları koymaya veya kendisinin yazdığı şartları değiştirmeye kalktığı ya da bazı şartlara itiraz ettiği zaman danışman durumu dışarıdaki ortaklan Mustafa Selçuk ve Mehmet Alt un han'a aktarıyor... resmen rüşvetin belgesi sayılacak yazılı anlaşmalar bile yapmaktaydılar.___________________.......................... Bir aylık bir çalışmanın sonucunda belediye adına (ama Termikel firmasının istediği şartlan taşıyan) teknik ve idari şartnameler ile belediye encümenince çıkarılması gereken su imtiyazı yönetmeliği gibi evraklar hazırlanarak Edirne Belediyesinin ihale dokümanları haline getirildi............ öncelikle ihaleye girebilmek için kanunun aradığı yeterlilik şartlarını sağlamak...... Belediye başkanı konuyu Belediye Meclisine getirdi ama en az bir hafta incelense bile zor anlaşılacak yüzlerce sayfadan ve teknik ifadeden oluşan bu dokümanlar akşam bazı üyelere..

.. Başkan bu arada Ankara'ya giderek bir yandan Termikel yöneticileri ile görüşüyor bir yandan da onların kanalı ile hükümet çevrelerinde........... Sonrasında tek firmanın katıldığı eksiltme süreci.............. İhale güya açık olmuştu ama konan şartlarla başka firmalar zaten baştan engellenmişti... odasında ihale işlerini konuşurken telefonlarının pillerini dahi çıkarttırıyor.................. Bir süre sonra belediye ihaleyi ilan etti... sürekli dinlenme fobisini yaşıyordu. hiçbiri okunmadan.. belediyeye danışman tarafından sunuluyor.. Firmaların itirazları belediyeye geliyor ve bu itiraz dilekçeleri danışman Veli Ak-saz tarafından Termikel firmasına ulaştırılıyordu... Başkan benim kafamda şu rakam var.... belediye sarayı arsasının yıkılması davasıyla ilgili destek arayışında bulunuyordu.................... yanına gelen herkese telefonla konuşmaması gerektiğini söylüyor...... odasını çiçeklerine kadar kontrol ettiriyor..... takıp edilme olaylarına karşı öyle tedbirli davranıyordu ki. düzeltilmeden kesinleşti......... Tüm itirazlara Belediye kulağım tıkadı.... buna inin diyerek pazarlık yapmış.. Bölüm: Devlet En azında bir ay öncesinden meclis üyelerine ve ilgili birimlere dağıtılarak görüş.........___________________... yürürlükten kalkmış kanunlara atıflar vardı......_ . Daha önce de belirttiğim gibi Belediye Başkam dinlenme.................. basma ve halka açık olarak yapıldı.. 305 .... Neticede ihale bitmiş ama ihalenin kesinleştiği ilan edilmemiş..... belediye de bunları cevap olarak ilgili firmaya iletiyordu. on beş günlük karar verme süreci başlamıştı. Daha sonra tahkikat safhasında Başkanın ihale komisyonu üyeleri ile konuyu görüşüp bir rakam belirlemediği anlaşıldı.... Böylece Ter-mikel yöneticilerinin hazırladığı cevaplar.. okunmasına fırsat verilmeden oylanarak hukuki hale getirildi.. Sonunda ihale oldu ve sadece iki firma ihale dokümanı aldı ve tek firma olarak Termikel Holdinge bağlı Elektromed Şirketi ihaleye katıldı ve kazandı..........._________...... Oysa içerisinde yanlış ifadeler.. eleştiri alınması gereken dokümanlar kimse tarafından okunmadan....... işlemlere devam etmişti. ilk itirazlar serbest rekabeti engelleyici yeterlilik şartlarına oldu.... Bu korku nedeniyle başkaları adına aldığı telefonları kullanıyordu.... 1 ...........

................... sonra bir restoranda görüşerek Termikel şirketinin hisse senetlerinden kendisine teminat olarak vermeyi................_ . göreve bağlılığının yanlışlığını gösteren ve sorgulamayı gerektiren birçok örnek var ama benim yaşadığım ve burada anlatacağım olay bunların en önemlilerinden biriydi..... ve daha önce belirttiğim gibi bunu da kendilerine alenen söyledim.......... su imtiyaz hakkının devredilmesi ihalesiyle ilgili tahkikatta ise KOM Daire Başkanlığı Vidan destek alıyorduk.. Çoğunlukla biz. yani çoğu görevli vatan....... özel olarak bakıldığında ise Türk polisinin çalışma biçiminin......._________...... görev anlayışının.......... bu bilgiyi de Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki daireden öğrendiğini söylemişti... Diğer Görevlerimiz Şentürk Demiral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olayı Türk kamu görevlilerinin.......... ihalenin kesinleşmesinin ardından ödeme yapmayı teklif etmişlerdi... Mehmet Sevigen'e sızan bilgi yalnızca Belediye Sarayı tahkikatı ile ilgili olduğundan ve su tahkikatından haberdar olmadıklarından.... Sonunda firma yöneticileri Edirne'ye gelerek Başkan ile önce Belediyede......... Belediye binasındaki yolsuzluklar nedeniyle hakkında yürüttüğümüz tahkikattan dolayı gözaltına alınacağını..... ama yaşadığımız şeyler göstermektedir ki aslında bizler 306 ......... Bölüm: Devlet İhaleye karar vermek için kanuni bekleme süresinin son günlerinde. Başkanın İstanbul'a gittiği bir gün CHP Genel Başkan Yardımcılarından Mehmet Sevigen ile yaptığı telefon görüşmesinde.. öyle ki Başkanın tavrını yadırgamışlardı...... Birçok insan da buna inanır..... bilginin İstihbarat Daire Başkanlığımdan sızdığına kanaat getirdim......... Sonuç için kanuni sürenin sonuna gelindiğinde.___________________.... rüşvetin kendisine ödenmediğim ima ederek beklentisini Mustafa Selçuk ve Mehmet Al t imhan aracılığıyla iletmisti. millet ve halka hizmet duygularını yücelterek görev yaptığımızı düşünürüz........ Belediye sarayı ihalesine fesat karıştırma tahkikatı ile ilgili İstihbarat Daire Başkanlığından.......... 1 ........................ Termikel yetkililerinin bu konuda çok deneyimli oldukları anlaşılıyordu.......

Bunun üzerine yola çıkan Uğur Dündar'ın ekibinden Ertuğrul Erbaş ve bazı televizyon muhabirleri araştırmak için buraları dolaşırken bana da uğrayıp olayla ilgili fikrimi almışlardı.......5 yaşlarındaki oğlu kaybolmuştu.. şahsi ve grupsal küçük çıkarlarımız uğruna halkı ve görevi çoğu zaman unutuyoruz. Bir ara kayıp çocuğa benzediği söylenen bir çocuğun.. Bu genel anlayışa........ yakınımızdaki Kırklareli hm Babaeski ve Lüleburgaz ilçelerinde görüldüğünü söyleyenler olmuştu..............._ .... yardım istiyordu.. Bu eğilim istisna da değil....... Kendisine görev sorumluluklarımın Edirne ili ile sınırlı olduğunu................. ayrıca birçok ihtimal olabilirdi... ayrıca Emniyet Müdürünün görev ve fonksiyonlarının bir teşkilatı sevk ve idare etmek Fakat olduğunu daha söyleyerek yardımcı Daire olamayacağımı anlattım.... 1 ....... çok izlenen bu programlar dolayısıyla büyük bir izleyici kitlesi olaydan haberdar olmuştu..... Bölüm: Devlet basit ve küçük hesaplar........ Anlattıklarını dinlediğimde olayda birtakım.... önce Kaçakçılık Başkanlığında yanımda görev yapmış............ genel duruşumuz içinde çok önemli bir yer işgal ediyor.... Bir gün çocuğun babası randevu alarak yanıma geldi...... gariplikler olduğunu düşünmüştüm.......... Yanında deneyimlerime bu olayları takip eden televizyoncular ve kendilerine yardımcı olmamı talep gazeteciler de vardı. Hatırlanacağı üzere.............. ancak mıntıkamda olmadığından açıkçası beni birinci derecede ilgilendirmemişti... İstanbul Kartal'da bir okulun aile birliği tarafından düzenlenen geziyle Çanakkale Şehitliği'ne giden ailenin 2.. Şentürk Demiral kendisine 307 ................................ tüm kamuoyunun bildiği ve yüreğimi derinden yakan çok acı ve çarpıcı bir olay ile şahit oldum._________.....___________________.... İsrarla bu olayda benim görev almamı. Bu olayda da bazı basın mensupları bana olayla ilgili sorular sormuştu...... İstanbul'daki çalışmalarından bu konudaki tecrübelerini iyi bildiğim.. Çocuğun anne ve babası her gün sabah yayınlanan kadm programlarını dolaşarak günlerce konuyu canlı tutmuş.. dayanarak ediyordu........ Ben pek bunları izlemediğim için görememiştim ancak bu tarz programlarda yer alan olayları birkaç gazete ve televizyon kanalı veya programcıların kendisi özel olarak muhabir görevlendirerek takıp ederlermiş.

............ Şentürk u 1985-86 döneminde Diyarbakır'da komiser yardımcısıyken tanımış... Çocuk kaçırma/kaybolma gibi konular görev sahasına girdiği için o da zaten olayı bildiğim.............. daha ilk tanışmamızda çok iyi ve değerli bir polis olduğu kanaatine varmıştım.... BASIC denen programlama dilinde yazılmış ve çok emek verildiği 308 belli olan bir programla gönderilmesi özellikle ihtimaline Şentürk karşı bu mutabakatı ilgilenmesini Olayla Demiral'ın ....._ ........... elinden geleni yapacağını söyledi..... bulmaya yarayacak ne varsa yapmaya hazırdı Şentürk Demirali da durumdan haberdar etmiştim.... bu konuda Şentürk Demiral'ın da iyi bir tercih olduğunu söyledi.......... çocuğu bulacak... Bu vesile ile alman makineyi incelerken...... Konuyla ilgili görevlendirilmek üzere Şentürk Demirali önerdim... bunun için Emniyet Genel Müdürlüğüne müracaat ederek özel bir ekibin görevlendirilmesini talep etmesini söyledim. o zaman Hüseyin Özalp Bakan in onayını alarak Şen türkün görevlendirilmesini sağlayacaktı........ 1 . Son dönemde işlerin mahalli olarak yapılmaya başlaması ve merkezin sadece koordinasyon görevi üstlenmesi söz konusu olduğundan dilekçenin Çanakkale'ye yapmıştık...___________________... O tarihte Emniyet Müdürlüğü özlük işlerini yapmak için bilgisayar almış... Bölüm: Devlet yardımcı olabilirdi.... Teknik açıdan destek verilirse inisiyatifli bir ekip olarak olayı araştırıp netice elde etme imkânı olacağını...... ama bunun için özel bir programa ihtiyaç olduğunu anlayınca bilgisayardan anlayan pek kimse olmadığından........ Hüseyin Özalp ile anlaştık..._________................... Ona istediği teknik desteği Edirne'de imkânların el verdiği ölçüde sağlama sözü verdim............... Ardından iyi ilişkiler içerisinde olduğumuz Asayiş Daire Başkanı Hüseyin Özalp'i arayarak durumu anlattım.............. Olayın ayrıntılarına girmeden önce Şentürk Demiral hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.......... istiyorduk......... Küçücük bir çocuğun kaçırılması onu da derinden üzmüştü... çocuğun babası Bakanlığa dilekçe verince nasıl olsa bu dilekçe otomatik olarak Asayiş Daire Başkanlığına gelecek.............. az da olsa bilgi sahibi olmam dolayısıyla bana danışmışlardı.

.........._________. Bu vesileyle kısa süreli çalışmalarımız oluyordu ama Şentürk un çok farklı olduğunu anlamak zor değildi............ teknolojiyi bilen çok başarılı ve bir o kadar da mütevazı bir polisti...... batı ülkelerinin Türkiye'ye gelen vatandaşlarından trafik konusunda yorumlarını toplayarak dışarıda nasıl tanındığımızla ilgili çalışmalardan......... kaliteli bir polisin Giresun'da Trafik Şubesinde çalışmasını sağlamışlardı... hiç bilmediği trafik konusunda bile kısa sürede çok başarılı adımlar attı..... "Kim bunu yazan.... bu kadar gayret eden. O gün için Türkiye'nin en iyi organize gruplarım önemli ölçüde tanıyan ve onlara karşı etkili olacak................ bunu yapmak pösteki saymak gibi bir şey!7' diye sorduğumda Asayişte çalışan komiser yardımcısı Şentürk Derniralin ismini vermişlerdi........... 1 . hepsinde asıl işi yapan kendisi ve ekibiydi. Onu önce uzak ilçelerde görevlendirdiler.... ben sadece bir iki noktada bilgi verdim. tüm operasyonlarda başarılı olmuş....... aklını kullanan. Arkadaşım Mustafa Aydın Adapazarı Emniyet Müdürü olunca.... Benim verdiğim küçük ipuçları ile Sülük.. kaçırılan birçok şahsın kurtarılmasında önemli basanlar elde etti..... O benden önce Diyarbakır'dan İstanbul Asayiş Şubeye atanmıştı.... Daha sonra Şentürk Demiral ile yollarımız hep kesişti... başkalarına konuları tüm detaylarıyla anlattığım ve beklediğim neticeyi alamadığım halde ona tek kelime ipucu vermem yetiyordu.................. sonunda da il dışına. Kısacası sokaklarda çalışan.. Giresun'a Trafik Şubesine tayin ettirdiler........ adam kaçırma olaylarında aranan kişilerin teknik yöntemlerle bulunmasında Şentürk ve diğer Asayiş ekiplerine teknik destek vermiştim.. Şentürk İstanbul'da olağanüstü işler başardı............ Müdürü'ne kötülenmeye başlandı.. ardından ben İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olarak atandıktan sonra......................___________________... eğitici küplere kadar pek çok yeni girişimlerde bulunduğunu bir Giresun ziyaretimde görmüştüm. O günün şartlarında mucizeler yarattı ve ben İstanbul'dan ayrıldıktan sonra nihayetinde rakipleri tarafından Emniyet.. Her işi iyi yapan bu polis.......... Bölüm: Devlet karşılaşmıştım. Söylemezler Çetesi gibi önemli grupların yakalanmasında...._ ........... iyi bir asayiş polisine ihtiyacı oldu ve tavsiyem üzerine Şentürk'ü Adapazarı Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü olarak göreve 309 ...

.. ama olay hakkında netlik sağlayamamıştı........ mevki istemeyen bu polis kendi uzmanlık alanında neden çalıştırılmaz. görevlendirmenin fazlaca işe yaramayacağını. ikimiz de Emniyet İstihbarat Teşkilatına yıllar önce kurduğumuz. Hakkında kitap yazılacak bu efsanevi polis............. buna neden mani olunur aklım almıyor........ Hiçbir makam..... jandarmalarla şeyin görüştü. Zaten eşi Edirneli olduğu için burada bağlantıları vardı....... neler yapabileceği konusunda bilgi verip bazı teknik verilerin temin edilmesi için yardım talep etti.. hâlâ Trafik Daire Başkanlığında. Başkan Yardımcılığı görevinde " insan israfına" örnek olarak görev yapıyor............... 1 .... çocuğun babasının müracaatı üzerine Hüseyin ağabeyin gayreti ile Şentürk çocuğu bulmak üzere ekip amiri olarak görevlendirildi.............. Yine kısa sürede........._ .............. birçok operasyonda etkili rol oynamıştı........... bir takım çalışmalar yapmış..... Kendisi ile biraz değerlendirme yaptık....___________________...... Bu kez oturup beraber çalışmaya başladık.......... ancak yine de yardım etmekten geri durmayacaklarını söylemişlerdi. Jandarma bu yeni yetkilileri yapılabilecek her yapıldığını... belli bir mesafe alabilmiş.............. Özellikle Van'da polislerin elinden oğlunu kaçıran ve uyuşturucu ticareti konusunda nam salmış aşiret ağası Mustafa Bayram in ve oğullarının yakalanmasını sağlamıştı............ bana uğradı. Bir hafta kadar sonra tekrar Edirne'ye geldi........_________... Savcı da olayın bir an önce çözülmesini istiyordu.. Koni Daire Başkanlığından Edirne'ye atanınca (sürülünce) bana yakın tüm müdürlerim KOM'dan kovulmuş....... Şentürk yeni görevi için Çanakkale'ye giderken Edirne'ye. Kayıp çocuk olayına dönersek...... Şentürk de Gümüşhane'ye sürülmüş ancak îdare Mahkemesi tayin kararını iptal edince Trafik Daire Başkanlığında Şube Müdürü olarak göreve başlamıştı. Savcıdan alınan talimatlar üzerine Şentürk bazı bilgileri toplamaya başlamış..... ne yapılması gerektiği ile ilgili olarak biraz tartıştık.. Bölüm: Devlet getirdi. kendini göstermiş. kurulmasına öncülük ettiğimiz dinleme sisteminin bu 310 .. Daha sonra ben KOM Daire Başkanı olunca Mustafa Aydın in müsaadesi ile Şentürk'ü KOM Daire Başkanlığına şube müdürü olarak aldım. Daha sonra Şentürk olay yerinin savcısı ile görüştü...

........ Bu kişi aynı zamanda çocuğun annesi ile de bağlantılıydı ve muhtemelen onunla gizli bir ilişkisi vardı.... araçlarının markası gibi tüm bilgileri bir iki saat içerisinde çıkarmıştık....... Şahsın kimliği............................ 1 ................. İstanbul'daki üçüncü gününde şüpheli kişi ve ailesi piknik yaparken..___________________... Her s ey i netleştirmiştik. Benim görüşüm en az bir hafta İstanbul polisi ile irtibat: halinde bulunulması ve on gün boyunca takıp edilerek olaydan emin olduktan sonra müdahale edilmesi gerektiğiydi..._ ... Gerçekten de öyle yaptı.......... Attığımız bu adımla birlikte olay farklı bir boyut daha kazandı: Çocuğu kaçıran kişi çocuğun gerçek babasının kendisi olduğunu söylüyordu..... Adamın anlattığına göre çocuğun annesi ile eskiden gayrimeşru bir gönül ilişkisi olmuş ve bu ilişkiden anne hamile 311 .......... işi.. çocuğun kaçırılması olayı anne ile bağlantılı bir kişi tarafından yapılmıştı ama bir annenin kendi çocuğunu kaçırması ve sonra da onu böyle televizyona çıkıp araması mümkün müydü? Fakat bunun başka izahı yoktu.......... Gece oturduk.. Zaten mahkeme kararı da elimizde vardı..... Şentürk bazı bilgileri mahkeme kararı ile ilgili kurumlardan temin etmişti... Birkaç saatlik bir çalışma sonunda Şentürk bazı numaralar üzerinde yoğunlaşmıştı ve iddiasına göre o gün okul grubu ile beraber hareket eden bir kişi otobüsü takip ederek Çanakkale'ye kadar gelmiş ve çocuğun kaybolmasından hemen sonra Lapseki üzerinden Gelibolu'dan tekrar İstanbul'a dönmüştü.... Özellikle Türk Telekom'dan ve tüm GSM operatörlerinden bilgiler toplamıştı... her şey çok açıktı..........._________. Şentürk gidip aileyi ve şahsı birkaç gün takip edecekti...... İstihbarat Şube Müdürlüğünün yetenekli elemanları ile bilgileri analiz etmeye başladık.. Bölüm: Devlet olayda kullanılabileceğini............. adresi........ kısa sürede müdahale etmek istediğini söyledi.......... ama Şentürk çok daha kestirmeden düşünüyordu ki... kayıp çocuğa yaş olarak benzeyen bir çocuğun da yanlarında bulunması üzerine orada müdahale etmiş ve şahısları yakalamıştı. ancak bu sistem sayesinde olayın ayd ı n 1 a 11 la bileceği n i düşünüyorduk................. Olayı aydınlatmaya yönelik plan yaptık....

............ Bu olayı burada anlatmamın sebebi Şentürk ve ekibinin böyle aylarca kamuoyunu işgal etmiş ve çözümlenememiş bir kayıp olayını bir hafta on gün içinde çözmesinin önemidir...... pek çok şehirde kaybolmuş ve öldürülmüş olma ihtimali yüksek birçok ırısamrı yakınları bulunmaları için pek çok yere başvurup Bakanlık üzerinde baskı kurmaya başladılar... bu Bir şekilde müddet davranılmasmın sonra bilgisayar kabul edilemeyeceğini belki beni sistemi.......... Anne de çocuğu gerçek babasına verebilmenin yolunu aramaya başlamış ve böyle bir düzen kurarak Çanakkale gezisi esnasında kendi çocuğunu alıp babası olduğunu söylediği bu kişiye teslim etmiş............... dağlayan konuşmalar yapmıştı................ Bölüm: Devlet kalmış. 1 .... Bizim İstihbarat bilgilerini kullanarak Şentürk'e destek verdiğimiz de duyulmuştu... kıramadıklarından açıldı.... kayıp küçük bir 312 ... kamuoyuyla basın kendisini ciddi şekilde övmeye başlamıştı...... Zira bu olay........._ . Ama olanlar çok........ Mahalli imkânlarla bulunamayan kayıp kişilerin. işi çözen Şentürk Yü. Neticede bir iyilik yapmak.. garipti......... aydınlatılama-yan olayların......... Şahıs çocuğun babasının kendisi olduğunu doğumdan sonra...... Bunu duyunca çok rahatsız oldum. İstanbul'da......._________..... Bu anlamda Şentürk de son dönemde popüler olmuş.. eşini de kandırmıştı.... söyledim.... Bu kişi de çocuğu kendi çocuğu olarak alıp İstanbul'a dönmüş.. ailenin acısını dindirmek uğruna başlanan çalışmalar faciaya dönüşmüştü.. Bunun üzerine o tarihlerde yine buna benzer şekilde İzmir'de..... Anne olayı bizzat planlamasına rağmen birkaç ay boyunca televizyon kanallarını dolaşarak yürek.......___________________. biz sadece onun istediği bazı bilgileri vermiştik.. bunun gibi kamuoyunda ilgi uyandıran pek çok olayın aydınlatılması için yeni bir bakış açısını ortaya çıkarmıştı............. Açıkça söylenmiyordu ama engelleniyorduk..... anneden öğrenmiş ve bir süre sonra kendi çocuğunu istemiş.. Daire Başkanı in telefonla arayarak bu yaklaşımın çok yanlış olduğunu........ Yine de çok garip bir şekilde Edirne İstihbarat Şubesinin bilgisayarda sorgulama yapma yetkileri kaldırıldı....... Çocuğunu arıyormuş gibi görünmüş... merkezi bir müdahale ile takip edilerek ortaya çı-karılabilme ihtimali kuvvetlenmişti.... kayıp çocuğu bulmak...

Buna mana vermek mümkün değildi.... Oysa orada görev yapan herkes bilir ki güvenlik ekipleri samimi bir şekilde dayanışma içerisine girse çok büyük mesafeler alınabilir.... başarı paylaşılmak istenmiyordu........... Nitekim Şentürk bu son olayda çalıştırılmadı. Bu belki anlık.... millet.... Bizim görevimiz vatandaşa hizmet diyorduk................. Bu........... Böylesine önemli bir görevin dışarıdan gelen bir ekip tarafından yapılmasına karşı koyuyorlardı... Yine açıktan karşı çıkılmıyordu ama gösterilen tavır.. büyütülmemesi gereken bir tepkiydi ama daha sonra yaşanan bir olayda tavırları net bir şekilde anlaşıldı... üstlerine durumu anlatamadıkları için bunu kendilerine yapılmış en büyük kötülük kabul ediyorlardı.. Sakarya edebiyatıydı. hatta daha sonrasında Şentürk e bu tür görevlerin verilmemesi için Bakanlık 313 .... 1 .... Kendilerindeki eksikliğin açığa çıkacağını düşünerek olayın Bu... yapılan küçük şeyler her şeyi anlatıyordu... Bir bölgede faaliyet varsa ve oraya bölgedeki ilgüllerden habersiz müdahale edilir ve bir şey ortaya çıkarılırsa inanılmaz bir tavır koyuyorlardı... Şentürk başka olayda......... Bundan dolayı da GüneydoğuYlaki en büyük başarıya da imza atacak olsanız.......... Şentürk tarafından bazı kamu çözümlenmesini istemiyorlardı... İstanbul'da esrarengiz şekilde kaybolan bir babanın... görev aşkı yalanını gösteren bir durumdu.. oysa bu. mıntıkalarına girip onlardan habersiz hareket etmeniz tepki görüyordu........ Yıllar önce de Güneydoğudaki birçok çatışmada inkâr edilemez bir şekilde bu tavırla karşılaşmıştım. Şentürk e karşı olduklarını ortaya koyuyor.... İpuçları elde etmeye başladığında mahalli polis ekipleri tarafından inanılmaz bir karşı koymayla karşılaştı.... Hiçbir şey yapmasını istemiyorlardı.___________________........_________.............. Türkiye'deki görevlilerinin anlayışım ortaya koyan ve içinde yer aldığım hemen hemen her olayda karşılaştığım bir tavırdı...... bulunması için çalışıyordu......... hepimizin göreve inanma konusundaki samimiyetsizliğini de ortaya koyan........_ .. tavır alıyorlardı.......... vatan........... Yani yaşananları kendi şahsi çıkarlarımızla sınırlıyor.. gerektiğinde görevi engellemekten kaçınmıyorduk.. Kendilerine bilgi verilmediği......... Bölüm: Devlet çocuğu bulan polis müdürüne yardım edildiği için engelleniyorduk......

Çok yakın çalıştığım......._________. Şırnak bölgesindeki aşiretlerle görüşme görevi.... Kendi taburu ve güneyden komşu bir taburun unsurları. O zamanlar bölgede yüz binden fazla asker......... Bu bir abartı değil.......___________________.." dedi.. Halbuki vatandaşa hizmet noktasında......... 1 ... Bölüm: Devlet üzerinde bile inanılmaz baskı kuruldu....... çünkü mahalli polis teşkilatının.. Hareket etme kabiliyetleri de aynı ölçüde sınırlıydı... her şeyi sıfırdan öğrenmeye hazırdılar................... tek bir olaya özel zaman ayırmaları zordu..... Her olaya aynı anda koştuklarından..... maalesef kimsenin itiraf etmediği gerçekti.... *3 2 yaralarının sarılması için herkesin destek olması gerekirken........ Ayrıca ön yargılan olmuyordu.............._ ..... MİT ve Emniyet görev almış....... Bununla birlikte tabii ki her zaman mahalli zabıtanın desteğine ihtiyaçları vardı. sabah erken saatlerde 314 ... sizınkilerm ve bizim askerlerin %10'u samimi ve gayretli çalışsalar bölgede sorun kalmaz. on binden fazla polis bulunuyordu ve yine o tarihte o bölgedeki PKKlılar için verilen en büyük sayı 300-400 kişiydi...... Bu nedenle en azından mağdur insanların oldum.......... mahalli körlükleri yoktu... Şen t ürk'ün başarılarına rağmen bir daha ona benzeri görevler verilmedi.. idari görevi ve başka birçok işi vardı....................... mahalli jandarma teşkilatının günlük icraatlar içerisinde yüzlerce adli... Oysa merkez tarafından özel olarak görevlendirilmiş bu insanlar daha avantajlı oluyordu................ Gelişmelerle ilgili bilgi almak üzere beni çağıran Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Kaya Yazgan'a bölgedeki görevlilerin iyi görev yapmadıklarını anlatıp onları eleştirmem üzerine. görev alanı yalnızca tek bir konu olan uzmanlaşmış bir ekip elbette çok daha etkin çalışıyordu.. destek verilmezse bilgi toplama ve olayı çözme ihtimali zayıflıyordu...... bana "Ben de biliyorum. Emniyet Genel Müdürlüğü adına bizim şubeye ve bana verilmişti. samimiyetinden hiç şüphe duymadığım bir tabur komutam bir olay anlatmıştı....... bunun hiç de öyle olmadığına maalesef defalarca şahit 4 aşiretlerin PKK'ya destek 1985-86 yılında Güneydoğuda vermemesi için yapılan planlamada.... Eruh ve Gabar bölgelerinde geniş bir operasyona kendisi de taburuyla katılmıştı.

ama samimi olduğumuz için ancak bana söyleyebilmişti......... 1 ............ Bu tip bir düşünce ve zihniyeti nasıl yarattık veya bu zihniyet nasıl tüm kamuya hâkim oldu................___________________. Ancak biz daha kaçakçılıkla ilgili tahkikatı planlamadan o yıllara kadar görülmemiş miktarlarda uyuşturucu yakalanmaya başladı.......... O günlerde sürekli eylemlerde kayıp verildiğinden.... Diğer militanların kuzeye doğru kaçtıkları telsiz anonslarında geçince.... başarının tamamı bizim olsun" anlayışı ile hemen yakınındaki diğer taburdan yardım istenmemiştir. ben Şırnak merkezde olan bölüğümü çağırdım........... ilk çatışmayı başlatan taburun komutanına anons edip kaçan militanların istikametinde bulunan kendi bölüklerini istediği gibi yönlendirmesi için "emrinizdeyim" demiş...... ama o taburun komutanı...._________............... bir yanlışlık olur..... bir hamle ile araziyi saracak bir tabur hazır bulunmaktadır.. yar d ım la ş mayan hiçbir rütbeli de bundan dolayı ceza görmedi......." der ve helikopterlerle Şırnak'tan bölük getirilir............... Bölüm: Devlet 10-12 kişilik bir PKK grubuyla temas kurmuş ve çıkan çatışmada 2'si ölü biri yaralı 3 militan ele geçirilmişti.......... bölgede yardımlaşmama her zaman oldu...._ . Oysa hemen kuzeyde. Kapıdaki görevliler artık görevlerini ciddiye alıyor ve 315 ..... kendisi daha kıdemli olmasına rağmen.................. önceki yıllarla kıyaslandığında 2005-2008 yılları ara sında sınır kapısında yakalanan uyuşturucu miktarında % 100 artış olmuştu..... bir ikisi daha yakalanır........ başarıya susayan komutanlar bu veya benzeri olaylarda hiçbir zaman durumu sor gulay amad 11 ar........ bundan nasıl kurtulacağız.. 3 PKKlı elde....... kapılarda tesadüfen yapılan aramaların bir sonucu gibi görülüyordu ama hiç kuşkum yok ki aslında rüşvet tahkikatının bir neticesiydi. Bu herkes için normal bir olaydır: ama bana göre "Nasıl olsa... başka taburu başarıya ortak etmenin gereği yok.. Bu durum. "Komutanım bizim askerler sizinkileri tanımazlar... Kaçak Çay Operasyonu Sınır kapısındaki rüşvet suçlarını ve düzensizliği önledikten sonra sıra buradaki kaçakçılık olaylarını soruşturmaya gelmişti.. cevabı verilmesi gereken önemli bir soru. Bunun böyle olduğuna tabur komutanı arkadaşım da inanıyordu.......

.... belki de tesadüfen. 2008 yılı sonuydu...._________.. Belgelere göre bu mal bir Türk firması tarafından Romanya'daki bir Serbest Bölgeden Türkiye'ye ithal ediliyordu.... Diğer yandan o tarihe kadar kapıda yakalanan uyuşturucularla ilgili tahkikatlar.... şebekenin diğer üyelerinin faaliyetlerini ve irtibatta oldukları kişileri de incelemeye ve bu bilgileri saklamaya başlamıştık...... Karşılaştığımız bazı olaylar bu kanaatimin pekişmesini sağladı.... Oysa biz büyük çaplı her yakalama olayında.. Çoğunlukla şoför haricindeki kişiler kaçar. 1 ...... Bu zincir böyle devam ediyordu.................... Kapılarda görülen rüşvet olaylarını çözdükten sonra..... tüm belgelerinde yükünün 'cal-cium carbonate' olduğu belirtilmesine rağmen dökme çay bulunmuştu.......___________________.......... uyuşturucu yakalamaları artmıştı........... bir gün Hamzabeyli Hudut Kapısından ülkeye giriş yapan bir tırda.... tüm şebeke üyeleriyle birlikte yakalanmıştı. şoförün verdiği beyan ile gerçekleştirilen birkaç yeni soruşturmayla sınırlı kalırdı..........._ . önce sebebini bulamadığım bir şekilde.... Onu çözünce bu defa ondan daha büyük başka olaylarla karşılaşıyorduk........... ilk beyanlar mahkeme safhasında inkar edilir ve delil yetersizliği ile soruşturma o noktada kalırdı...................... uyuşturucu ve kaçak malları birer birer yakalamaya başlamıştık... İlk tahkikatta isimlen geçmeyen kişiler fark edilmediklerini sanarak faaliyetlerine devam et tikleri için... ilgili illerdeki ekiplerle birlikte çalışarak......... Hudut kapısında mallar beyan üzerine işlem gördüğü için sadece şüpheli durumlarda ya da deneme amacıyla belli kontroller yapılıyordu...... Bu sayede 2007 ve 2008 yıllarında rekor sayılabilecek miktarda uyuşturucu........ Bölüm: Devlet daha önce küçük rüşvetler alınması sonucu yapılmayan kontrolleri titizlikle yerine getiriyorlardı... malların gideceği yurtiçi gümrüklerde yürütülüyordu.... Bir olayı çözünce arkasından daha büyük bir kanunsuzluk ortaya çıkıyordu. aynı firmanın aynı gün bir iki 316 .. Asıl gümrükleme işlemi............. Bana göre hudut kapılarımızda rüşvet ve kanunsuzluklar iç içeydi.. Gümrük yetkililerine yapılan uyarı ile.......... Ayrıca kapıdaki ilk yakalamanın failleri de böylece ortaya çıkarılıyordu..

........ Simdi sıra tüm delilleriyle yakalamaya gelmişti............_________..... Sonra da yolda malı indirip satıyor ve evraklara yazdığı değeri düşük olan malları yokluyordu.............. yeni bir mal girişini beklemeye 317 . Önce şebekenin nasıl çalıştığını anlamamız ve onların bilmediğimizi zannettikleri bilgileri bulmamız gerekiyordu.......... Karşılaştırdığımızda her şey ortaya çıkıyordu.... firma Bulgar makamlarına transit yük dîye gerçek yükü belirtiyor... ama Türk kapılarına başka bir mal olarak beyan ediyordu........_ ................. Bunun üzerine Savcı Ay gör Yi n koordine ettiği bir çalışma başlattık. Hamzabeyli Hudut Kapışırım adli olarak bağlı olduğu Lalapaşa ilçesi Cumhuriyet Savcısı...... Dolayısıyla bu kişilerin göz göre göre kaçakçılık yapmalarım ve kanunun elinden kurtulmalarını hazmedemiyordu.......... damadım Bilal Ay gör de meslek heyecanı içinde bu kapıda yapılan kaçakçılık faaliyetlerini ortaya çıkarmak için koşuşturuyordu....... evraklarında 'PVC olarak beyan ettiği malın aslında badem içi olduğu anlaşılıp kaçakçılar yakalanmış.............. 1 .... çünkü daha önce de aynı firmanın..... Şebekenin çalışma yöntemi belli olmuştu...... Özellikle son firma ile ilgili önceden pek çok bilgiye sahipti............ Böylece tahmin etmedikleri noktada önlerine çıkabilecektik... sonra Bulgar meslektaşlara bu firma tarafından Bulgar gümrüklerine beyan edilen tır yüklerinin cinsini sorduk..... Ancak bunu öyle sağlam yapmalıydık ki bu kadar komik bir iddiayla bile Ağır Ceza MahkemesiYıden kurtulan şebeke bu defa kanundan kurtulanlasın.. Bölüm: Devlet saat önce ülkeye giren ve İstanbul'a doğru yolda olduğu anlaşılan fırlarında da benzer bir durum olduğu ortaya çıkmıştı....................... Önce bu çetenin yöneticisi olarak bildiklerimizi takibe alıp.. Bu amaçla önce aynı firmanın bir yıl içinde giriş çıkış yapan tüm fırlarının ve yüklerinin listesini gümrükten istedik.... PVC hin bizim bildiğimiz plastik malzeme değil.___________________.... Onun getirdiği bilgileri üst üste koyduğumuzda gerçekten de ciddi bir kaçakçılık şebekesi ile karşı karşıya olduğumuza kanaat getirdik... ancak Edirne Ağır Ceza M ah kem e si'nde yapılan yargılamaları sırasında... Bulgarca badem kelimesinin farklı lehçede söylenen kelimelerinin baş harfleri olduğunu iddia ederek beraat emişlerdi. Bu firmanın bir yılda 60 kadar tın aynı yolla yurda soktuğunu tespit etmiştik........

....... Ancak tırda görevli kolcunun dürüst tutumu sayesinde (ilk defa bir gümrük memurunun düzgün tavır koyduğunu görmüştük) çayı boşlatamadı-lar.. Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz Şuna inanıyorum ki bu ülkede rüşveti.. Suriye'ye gidecek şekilde beyanda bulunularak yeniden Rize.... suç üstü yakaladık........ Aynı firmaya ait bir tırm yine çay yükü ile giriş yapacağını öğrendik ve tır kapıdan girince ona bir takip cihazı bağladık... bir şoförle değil..... aranan kişileri. Ayrıca peşine de bir polis ekibi taktık. irtikabı... ihaleye fesat karıştırmayı bir anda durdurmak... Şebekenin Gaziantep organize sanayi bölgesinde malı boşlata-cağım öğrenmemiz üzerine Gaziantep polisi ile işbirliği yaparak tır tamamen boşaltıldığı sırada. sonra da değersiz bir mal yükleyip hudut dışına göndermiş gibi göstererek kaçakçılık faaliyetini yürütüyordu.............................. derken Sarp Sınır Kapısı'na kadar gidip Gürcistan'a çıkış yapmak zorunda kaldı ama birkaç saat içinde mal parasının alınamadığı gerekçesi ile geri gönderilmiş.. Bu arada son yakalamalardan dolayı şebeke taktik değiştirerek mallarının cinsini doğru beyan etmeye.... Çünkü tüm faaliyetlerdeki canlılığın tetikleyici gücü bana kalırsa haksız menfaat temin etme beklentisi 318 . Artvin............. tüm yaptıkları kaçakçılık delilleri ile birlikte...... umarım bu defa yaptıklarının hesabını verirler................ böylece tüm yolsuzlukları bir anda önlemek mümkün olsa ülkede ekonomi ve yatırımlar durur.. Peşinde bizim ekiplerimizle Rize._________..... devlet işleri kilitlenirdi............. asıl patronu... Trabzon ve Gaziantep'e doğru yola çıkmıştı. Şebeke malı Gürcistan'a götürüyormuş gibi görünerek gümrük işlemlerini yaptırmıştı ve kuşkusuz yolda malı boşaltacaktı............ bir tır...... 1 ............ tüm şebeke üyelerini olay yerinde ve asıl yöneticilerini evlerinde yakaladık.._ ....... Bölüm: Devlet başladık........... Tahminimize göre malı yurtiçinde bir yere boşaltıyor......... fakat malı transit şekilde üçüncü bir ülkeye götürüyor gibi göstermeye başlamıştı....___________________..... Böylece yıllarca kapıda küçük evrak sahtekarlıkları ile kaçakçılık yapan ve tesadüfen yakalandığında da işini ayarlayarak beraat eden şebekeyi... Takip edeceğim...

... planlar. zemin etüdünün bitirilip inşaata başlanması benim.. Ancak tek katlı prefabrik binanın plan._ .... temin edemeyecekleri havası yaratılırsa onlar tüm işleri yavaşlatır.............. iş yapılmaz... Bölüm: Devlet ve duygusudur..... Basit bir örnek vermek gerekirse........ evraklar yazılıyor.. Milli Piyango İdaresi de projemize 160 bin TL destek vermişti... ayrıca tesisi Valiliğin de desteği ile Özel İdare ve Köylere Hizmet Götürme Birliği yaptıracaktı. Oysa eğer 160 bin TL'ye inşaat ihale edilseydi ve dolaylı olarak bazı görevlilerin de bu işte haksız menfaat elde etme ihtimali olsaydı birkaç ay içinde her işlem biter... köprüler ihale edilemez.......... Hizmet Götürme Birliği Müdiresinin ilgilenmesine rağmen tam bir yıl sürdü. 1 ............... Şube Müdürlerimin.2Î 9 Ama çok açık hissediliyor ki yapılacak işlerde kendilerine de bir şeyler düşecekse................... Bu küçük binanın hazırlık safhası bile bu kadar zaman aldığına göre..... Buraya bir halı saha ve tek katlı prefabrik bir kulüp binası yaparak çocuklara hem spor yaptırmak hem de güzel bir ortamda dolaylı olarak eğitmek istiyorduk................_________......... v3 . barajlar. Eğer suyun başında duran memurlara...... ESKİŞEHİR Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi 319 ........ kötü alışkanlıklardan korumak için Saray Spor adında bir projemiz vardı.... üzerinde durmasak hiçbir zaman tamamlanamayacaktı.. plan programlar yapılamaz hale gelir.. dolaylı olarak Valinin..... Bunu kanıtlamak için binlerce örnek bulmak mümkün. projeler hemen çiziliyor.....___________________. Edirne'de Roman çocuklarım sokaktan...... yollar....... proje.... Buna göre belediyeye ait kiralık bir bahçenin işletmesini polislerin maaş promosyonlarından kalan para ile 25 bin TL'ye almıştım. sistem çalışmaz ve Türk ekonomisi durur............ inşaat tamamlanırdı................... Devlet yatırımları yapılamaz. yapılan işlerde maaşları dışında menfaat. olmaz işler bir kolayı bulunarak olur kılınıyor.. Bayındırlık Müdürünün..

......... terör ve terörle mücadele sorununda üniversitelerde görevli akademisyenlerin ve araştırmacıların çalışma yapması yeterli olmadığı gibi.................. sadece kendisinin çözebileceğine inandı ve kendi 320 .. Alman tüm önlemlere. Terör ve terörle mücadele bir sorun olarak görülmemiş veya görmezlikten gelinerek yok sayılmıştır.. Bir taraftan ülkenin ekonomik kaynaklanılın büyük bir bölümü terörle mücadele için sarf edilirken.___________________............ güvenlik güçlerinin bakış açısıyla ele alındı ve militarist politikalarla çözülmeye çalışıldı. diğer taraftan Türkiye'de demokrasinin ve özgürlüklerin gelişmesi yine terörle mücadele bahane edilerek engellenmektedir......... ülkenin her en toplumsal yaklaşılması önemli ve olaya akılcı bu bir biçimde ve bilimsel nedense. araştırmalar enstitülerde yapılırken...... Her soruna...... 1 .. sadece bu sorun üzerinde çalışmaların yapıldığı._________.. özellikle son elli yıllık dönemde...._ .. devletin muhtemelen en önemli sorunu terör ve terörle mücadeledir...... bu kurumlarda hiçbir bilimsel araştırma yapılmamış..... Askeri bir mantıkla... hemen Türkiye'de. yöntemlerle Üniversiteler gerekirken.................. Sivil hükümetler............. Doğal olarak bunun sonucunda askeri yapı bu konuyu kendi sorunu olarak kabul etti............... Oysaki bize göre..... Bununla birlikte.... Sorunu sıkıyönetimlerle ve askeri yapılanmalarla çözmeye çalıştılar. Türkiye'de siyasi istikrar kurulamamıştır.... bu konu üzerinde düşünmeyi gündemlerine dahi almamışlardır... Bölüm: Devlet Türkiye tarihinde... sorun akademik ölçütlerde ele alınıp analizi yapılmamış ve konu hakkında bir fikir üretilmemiştir.......... Terör............. Türkiye'de bir güvenlik sorunu olarak kabul edildi..... ülkenin en hayatı meselesi üzerine araştırma yapmayı.. Sorunun ortaya çıktığı günden itibaren..... yapılan tüm uygulamalara rağmen... en üst düzeyde uzmanlaşmanın sağlandığı bilimsel enstitü ve araştırma merkezlerinin kurulması da zorunludur. toplumsal açıdan çok önemli bir sorun olan terör ve terörle mücadele hiçbir zaman akılcı bir biçimde ele alınmamış ve tüm yönleriyle bilimsel olarak incelenmemiştir.. bu konuyu hiçbir zaman kendi sorunları olarak görmediler..... bu kurumlarda görevli akademisyenler hemen her konuda raporlar hazırlarken....... şekilde her konuda her sorununa yakîasılmamaktadır...

.. a ka d e m i sy e nle rin üstünde bir güç ve akıl olarak gördü.. radikal İslamcı ve bölücü düşünce ve faaliyetlerle ilgili enstitülerin ve araştırma merkezlerinin kurul ması zorunludur.......... yapamadılar... Daha doğrusu bilimsel ve akademik ölçütlerden tümüyle uzaklaştılar.. bunları bilimsel açıdan onaylamaktan başka bir şey yapmadılar... Bir taraftan ülkenin kurucu felsefesinin bilim olduğu ısrarla dile getirilirken.. insanlarımızın her türlü radikal akımlara ve bu akımlar aracılığıyla terör eylemlerine katılmamaları..... Belirli önyargı ve anlayışla sadece devletin tezlerini doğrulamak amacıyla hareket ettiler............... şiddet yaratmamaları için gereken tedbirler üzerinde düşünmeli.......... Bölüm: Devlet sorun başına çözmeye çalıştı.................___________________.... Dolayısıyla bilim adamları.. devletin ve güvenlik güçlerinin almış olduğu kararların ve uyguladıkları politikaların doğruluğunu.. Fransa'da bir Kürt enstitüsü vardır. 321 ................. Kurulacak enstitü ve merkezlerde............ Sözde yapılan çalışmalar bilim adamlarınca yapılmıştı. gerçekte ise yapılanların bilimsel araştırma ölçütleri ile hiç alakası yoktu..... Konuyla ilgilenen bilim adamlarını. 1 .... devletin karar ve uygulamalarına 'bilimsel' niteliğini katmaktan... örneğin._________.................. Bu kurumlarda görev yapan bilim insanları..... diğer taraftan en........................_ ..... politika önerilerinde bulunmalıdırlar.... Aşırı sol.... ama her nedense ülkemizin en önemli sorunuyla ilgili Türkiye'de bir enstitü kurulmamıştır. bu karar ve uygulamalara muhalefet edenlerin iddialarının yanlışlığını ispat: etmekle sınırladı..... Oysa karşımızda duran terör sorununa da diğer herhangi bir toplumsal sorun gibi bilimsel yöntemlerle yaklaşılması ve akılcı çözümler üretilmesi zorunluydu... bu düşünce ve hareketler tüm yönleriyle akılcı bir yaklaşımla ele alınıp incelenmeli ve en derin biçimde bilimsel ölçütlere göre analiz edilmelidir....... Gerek sivil hükümetlerin bu karşısındaki tutumu.. Devlet kendisini her zaman bilimin... gerekse de askeri yapılanmaların sorunu kendilerine mal etmeleri.... ciddi soruna bilimsel açıdan yaklaşılmamak!a ve hatta bilim adamlarının bu sorunla ilgilenmelerine müsaade dahi edilmemektedir... sivillerin bu sahaya girme lerini tümüyle önledi. aşırı sağ.

hiçbir zaman gerçek manada objektif ve ön yargıdan uzak yapılmadı.... girmemiştir de..... En önemli yanılgılarımızdan bir tanesi de her derde deva diye kabul ettiğimiz Atatürkçülüktü. uygulamalarda uyulacak tüm ilke ve yöntemler mutlaka akıl ve bilimin ışığında değerlendirilmeli....... mutlak doğrular olarak kabul edilecekse...... Hiçbir fikir tartışmadan muaf değildir ve ebedi olarak değişmeden kalamaz...... Kendi keyfi fikirlerimizi veya günün koşullarına göre devletin uygun bulduğu uygulamaları Atatürkçülük adına savunuyoruz... bu tür bir kabulün akıl ve bilim ile açıklaması yapılamaz..... bu ölçütlere göre incelenmeli.... yapılacak her işlem... mutlak doğruların var olduğu iddiasının kendisi de dogmatik bir yaklaşımdır ve temel laiklik anlayışına aykırıdır................. ne olduğu bilinmeyen........ Eğer Atatürkçülük denen kurallar değiştirilemez... içinin ne ile doldurulacağı belli olmayan bir kavram._ .... bu soruna hiçbir zaman bilimsel ve açıdan peşin yaklaşılmamış fikirlerle olmasından... Uygulamaya konulacak her düzenleme..... Oysa aklın ve bilimin egemen olduğu bir yerde asla dogmalara yer yoktur.... Akla aykırı olan..... Eğer bir ülkede rejime muhalefet eden......... tahlil edilmeli ve bu ölçütlere uyduğu oranda hayata geçirilmelidir..... askerini ve diğer kurumlarını kullanarak bu kişilere mani olur ve suç varsa cezalandırır..... ilme de aykırıdır.._________...........___________________...... vatandaşlarını rejime muhalefet edenlere karşı kışkırtmış..... ülkenin kanunlarım ihlal eden birileri varsa devlet polisini.......... Bölüm: Devlet Araştırmalar ve değerlendirmeler.... Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak Dünya üzerinde hiçbir devlet vatandaşları arasında çelişkileri artıracak. 1 . Yaşanmakta olan olayları 'nasıl önleriz?' sorusu hiçbir zaman sorulmadı.................. kavga ve gerilim ortamının doğmasına neden olacak bir uygulamaya girmez....... siyasi kargaşanın ve toplumsal huzursuzluğun bu kadar yaygın olması ve bu kadar uzun süre devam etmesinin.. Fakat bizim ülkemizde devlet. bizzat kendi vatandaşlarım yine kendi 322 vatandaşları olan rejim . getirilecek her kural.................. Ülkemizde terörün........ Değiştirilemez.... her şeye önyargılarla bakılmasından kaynaklandığı kanaatindeyim...

.... Ancak bu yardımın kapsamı bilgi almakla sınırlıdır........... Devlet başka. plan ve kararlar devletin tüm kurumlarınca koordine içerisinde yürütülmektedir....... devletin kendi vatandaşlarına karşı ülke içerisinde uygulamış olduğu psikolojik harekâttır....... Bolüm: Devlet dinci olarak tanımladığı halka ve hatta hükümete karşı laik kesimleri harekete geçirerek çok geniş kitleleri karşı karşıya 323 ............_ ..... Bugün bile. sol gruplara karşı sağ grupları......._________........ MGK'd a alınan kararlar doğrultusunda psikolojik harekâta ilişkin operasyon.... 1 . sadece ülke dışında uygulanması gerekirken...... Oysa bu tür uygulamalar devletlerin var olma felsefesine tümüyle aykırıdır... daha ağır ve büyük olayların olmaması için vatandaşlarmdan yardım alır........ Geçmişte halkı birbirine karşı kullanmış veya...... Devlet vatandaşlarından.... katliamlara sokmaktan imtina etmemiştir............ hatta fiilen eylemlere sokmuş.. devletin görevi kendi vatandaşları arasında ortaya çıkacak sorunları çözmektir..... Bu defa da radikal i........... her ne kadar kamuoyunda fazla hissediiınese de. Bu uygulamanın da koşulu ve sınırı vardır. Bu uygulamaları yapan zihniyet devletin kendi zihniyeti midir? Devletin düşünce sistemi midir? Yoksa oluşturulamayan devlet Fikri yerine devletin içerisindeki kişilerin kendi. araçlarla bilgi toplayamadığında ve bilgiyi sadece illegal örgütlerin içerisindeki kişilerden almak zorunda kaldığında.. cinayetler işletmiş.............. fikirlerinin uygulaması mıdır? Aslında sorulması gereken sorular bunlardır..... kendi kendisiyle çelişir ve devlet olmaktan çıkar...___________________. Devlet varoluş sebebini ve fonksiyonlarını vatandaşlarına devrettiğinde. Bu koşulların dışında. mensup oklukları illegal örgütler hakkında sadece bilgi almak için yaralanabilir............ Bu tür uygulamalardan en çarpıcı olanı.. Bölüm: Devlet muhaliflerine karşı fiili saldırılarda bulunması için kullanmak istemiştir............ sağ gruplara karşı da sol grupları kullanmış. Fakat bizim ülkemizde devlet.... bu sınırları aşan her uygulama son derece yanlıştır............. kullanmaya kalkarak ciddi hatalar yapmış devlet görevlilerinin bu olaylardan ders çıkardığım ve artık aynı hataları tekrarlamayacağına inanların kısa sürede yanıldıkları görüldü..............

zorunda bırakılmıştır.. resmi ideolojinin dışına biraz çıkabilse.. Kendi Halkını Yönlendirme Faaliyetleri Bu ülkede gerçeği görmenin..... aynı düşüncenin ve fikrin simgeleştiği Ergenekon bir zirve noktasıdır......... Cumhuriyet mitingleri. tarafsız ve objektif düşünmenin en zor taraflarından biri yıllardan beri devletin tüm toplumu yönlendirmiş olmasıdır. kendi fikirlerinin kabulü konusunda devletin her yöntemi.. her ne kadar örgütsel varlığı tartışılabilir olsa da........ Toplumun gerçeği görmesi............. Bugün........ devletin gerek okullarında verdiği eğitimle....... o kadar büyük bir yönlendirmeye maruz kalmış ki sorunları objektif olarak değerlendirebilmek gerçekten çok zor.... resmi ideoloji doğrultusunda düşünmeye yönlendirilmekte ve bu doğrultuda mantık yürütmektedir. çok uzun bir zaman süresince...... bu istikamete yönlendirilmiş ve buna uygun mantık üretmek..... Bölüm: Devlet getirmekten çekinmemiş.............. Türkiye'de halk.... bölgesel iç çatışmalar.._ .........._________..... Toplum öyle sari -iandirılmış ki... Susurluk olayını da aşan... olaylara objektif yaklaşması çok zordur.. Devletin bilinçli yönlendirmesi ve dayatmasına muhatap olmalarından dolayı insanlar olayları tarafsız ve objektif olarak göremiyor............ 28 Şubat anlayışı doğrultusundaki faaliyetler ve hatta beğenmedikleri düşünceleri savunan bir kısım insanlara karşı belli inançtaki halkı aktif tavır almaya alenen çağıran demeçler rahatlıkla verilmiştir... birçok şeyi çok daha net bir biçimde görebilecektir. Tüm bu örnekler... Bunun için mutlaka bu ülkenin dışında 324 . mubah saydığını açıkça göstermektedir.......... Oysa insan. 1 ..... Toplumun tümü devletin istediği istikamette düşünüyor........ Hiçbir maddi temele dayanmayan.. katliamlar ve en sonunda olayların doruk noktası Susurluk olmuştur.......... Bu yanlış anlayışın neticesi.. aynı anlayışı aynı düşünceyi hayata geçirmekten geri kalmamıştır....... gerek bayramlarda düzenlediği merasimler ve törenlerle... gerekse de doğrudan veya dolaylı olarak baskı altına aldığı basın ve yayın organları aracı lığıyla inanılmaz bir biçimde yönlendirilmiş ve tek boyutlu düşünmesi sağlanmıştır. aynı anlayışın............. gerçeklikten uzak iddialarla toplumdaki herkes........___________________........ olaylara biraz objektif bakabilse...

... Psikolojik harekât yönteminin bir ülkenin kendi menfaatleri doğrultusunda yabancı ülkelere karşı uygulanması belki kabul edilebilir (Hasım bir ülkenin devlet büyüğünün eşcinsel olduğu söylentisini yayarak.. psikolojik hareket yöntemleri ülke içerisinde halka karşı uygulanamayacağı gibi.. olayları bazen çarpıtarak............. kamunun (halkın) doğru.............................. Demokratik hukuk ilkelerinin benimsendiği devletlerde 325 vatandaşların kanat ....._________.......................... etkisiyle. Ülkemizin en büyük handikabı... 1 .... Daha açık bir dille ifade edilecek olursa.... halkın istenilen tarzda düşünce ve kanaat sahibi olmasını ve istenilen doğrultuda hareket etmesini sağlamaya yönelik planlı ve devlet kurumları eliyle yönetilen bir harekâttır. en temel anayasal hakkın ihlal edilmesi bakımından da suç teşkil eder... Ancak bu durumda resmi ideolojisinin baskısından kurtulmak ve dışında kalmak mümkün olabiliyor...... hedef halk kitlelerinin istenilen istikamette düşünmesini sağlamak ve bu istikamette kanaat sahibi olması için yapılan.... son derece net ve açık konularda bile insanlar.......... Bölüm: Devlet yetişmiş olmak gerekiyor.... şaşırtıcı şekilde basit.. Halkın tarafsız ve doğru haber alması......... Halkın planlı bir şekilde yönlendirilmesi ancak komünist ve faşist ve yönetimlerde meşru olarak kabul edilmektedir. maalesef olayları yıllarca doğru ve devletin net yaptığı o yönlendirmenin göremiyorlar..._ ....... kanaat sahibi olması en temel anayasal haklardan biri olduğu gibi. onu halkının gözünde küçük düşürmeye çalışmak bir ölçüde kabul edilebilir.. gerçeğin bazen bir kısmını vererek.. gerçeğin görülüp düze çıkılmasının önündeki en büyük engelin bu resmi ideoloji etkisi olduğu kanaatindeyim.... Aksi takdirde.___________________..... Bununla birlikte...... Ancak ülke içerisinde beğenilmeyen bir siyasi lider için bu tür bir psikolojik hareket asla kabul edilemez ve savunulmaz)... tarafsız bilgiye sahip olması da demokratik bir devletin en temel unsurlarından biridir.............. Psikolojik harekât..... Ya da resmi ideolojinin yönlendirmesi doğrultusunda yetişmiş olmakla birlikte gerçekten ciddi bir dönüşümü leştirmiş olmayı zorunlu kılıyor.. olayları ve haberleri (bilgileri) belli bir açıdan veren planlı bir faaliyettir........ gerekli görüldüğü durumlarda yalan haber ve bilgi üreterek veya gerçeği tümüyle saklayarak..............

.. Yıllar önce........ bu olaylarla ilgili ilk tahkikatların yapıldığı.. Bu türden vatandaşı güdüleme faaliyetlerine yakın bir gelecekte de son verilecek gibi görünmemektedir......... güvenlik ve askeri birimler psikolojik harekât yöntemleri ile halkın yönlendirilmesini zihniyet olarak hâlâ yanlış görmemektedirler... Bölüm: Devlet düşüncelerini yönlendirmek. psikolojik harekât birimi olarak MİT'te..._________.................___________________............... Ülkemizde ise yıllardan beri Genelkurmay. Geçmişte..... Eski 326 .... Onlar hâla halkın güdülüp yönlendirilmesi gereken kalabalıklar olduğu. bu yapının içinde buluııduğum dönemde.. Günümüzde de hâlâ en son hali ile psikolojik harekât adı altında Emniyette................. bu gün ben de bunun yanlışlığına onları kolay kolay inandırabileceğimi zannetmiyorum.... MGK...... Bu birimlerin aslı işlevi tüm devlet kurumlarının organizesi ile kodlanmış psikolojik harekât operasyonları yürütmektir......... O dönemde kimse bu inancın yanlış olduğuna beni inandıramazdı................ geçmişte bir süre yardımcılığımı yapmış olan emekli bir Emniyet mensubunun bu olaylar kapsamında kısa süre gözaltına alınmış olduğunu öğrendim. devlet memurlarının halkın hizmetkârı değil..... gelenekselleşmiş devlet fonksiyonlarının bir anda terk edilmesi zor olduğundan... Tesadüfen.. ilk yakalamaların olduğu 2001 yılında bilgi almaya çalışmıştım..... 1 .... ben de aynı inancı taşımaktaydım..... Sadece gizli ve hissettirmeden yapılması gerektiğini düşünmektedirler... temel insan haklarına aykırı bir faaliyet olarak kabul edilmektedir................. MİT içerisinde ve hatta Emniyet teşkilatı içerisinde farklı adlarla da olsa psikolojik harekât birimleri mevcuttur.. Ergenekon Ergenekon olayı nedir? Ergenekon olayı hakkında veya bugün mahkemelerde bu iddiayla ilgili olarak yargılanan kişiler hakkında çok şey bildiğimi söyleyemem.................. Önce psikolojik harekât. başka adlarla aynı fonksiyonların devam ettirilmesine çalışılacaktır...... daha sonra toplumsal ilişkiler dairesinden başlayarak yıprandıkça isim değiştiren ve en son Bilgi Destek Komutanlığı adı ile Sı lahlı Kuvvetler içerisindeki yapılanmalar devam etmektedir. halkın güdücüleri olduğu ve bu halk güdülmez ise yanlış şeyler yapar inancını taşmaktadırlar... Ne yazık ki........_ ..

. ağır hasarlı olan otonun şasi ve motor numarasının çalıntı otoya uyarlanarak......... ayrıca bu belgeyi destekleyen benzer askeri belgelerin de aynı şahısta yakalandığı söylenmişti.. daha sonra olaya adı karışan kişilerin Ümit Oğuztan ve Tuncay Güney olduğu anlaşılmış..... istenmeyen düşüncelere sahip kişi veya partilerin başa gelmemesi..... Bu rapor. Notta. örgütün yöneticisinin zamanın koşullarına göre örgütün yeniden yapılandırılmasına yönelik bir rapor hazırladığı yazıyordu.._ ......... renk ve marka bir otonun çalrnrp... gelmiş ise de antidemokratik yöntemlerle engellenmesi amacıyla devlet içerisinde illegal bir örgütlenme oluşturulmuştu........ Söylenenlere göre... üzerine bir tahkikat başlatılmıştı........ Bölüm: Devlet bir Emniyet mensubu olması nedeniyle olayı önemseyerek..._________............... bu otoyla aynı tip............. ağır hasarlı otonun tamir edilmiş gibi gösterilmesi işlemine change (çenç) denilmektedir.. Yılmaz in yan yana fotoğrafları var7 diyerek yaptıkları foto montajı beş bin lıraj^a bazı basın organlarına satmaya kalktıkları yolunda bilgilerin olduğu tespit edilmişti. model.. Bu tespit üzerine istihbaratçılar bu tahkikatın asayiş şubenin yürüteceği sıradan bir sahte belge faaliyeti olmadığı.............. 1 .. aksine organize bir faaliyet olarak algılanıp Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülmesini istemişlerdi...... aldığım cevaplar ve o zaman tahkikatı yapanların kısaca anlattıkları bana çok ilginç gelmişti.............................. fakat Tuncay Güney raporun bir suretini alıp saklamıştı......... Bir olay üzerine yakalanınca ev veya iş yeri aramasında bu belgenin kendisinde bulunduğu.................... bu nasıl olur?" diye sorduğumda. konu hakkında bilgi almaya çalıştım...... Ergenekon olarak adlandırılan bu örgütün faal olarak var olduğunu gösteren bir not bulunmuştu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sahte belgelerle satılan bir jeepin yakalanması ve kaçak olduğunun anlaşılması 4 Change (ÇençJ Maksatlı Oto Hırsızlığı: Ağır hasırlı bir otonun temin edildikten sonra.......___________________....... kullanan kişiler tahkikata konu olmuş... Emekli bir emniyet müdürünün çenç4 oto işi gibi işlere karışmaması lazım. kurye Tuncay Güney aracılığıyla Doğu Perin-çek tarafından Veli Küçük'e gönderilmiş. bu kişilerin daha Önce 'Abdullah Çatlı ile Mesut..... Tahkikatın Organize Suçlarla Mücadele Şubesine alınması üzerine bu kişilerin ev ve iş 327 .... Jeepi satan.

.... 1 . derginin kesin olarak Jandarma teşkilatı tarafından desteklendiğini......... Bölüm: Devlet yerlerinde aramalar yapılmış....................._________.............. Bu bilgileri alınca....... aramalarda "Ergenekonun Reorganizasyonu" başlıklı 20 sayfaya yakın bir doküman ile CDler dolusu emniyet........ Bunu çok az sayıda insan biliyordu ve bu kişilerde bulu nan bilgiler de doğruydu..... resmi ve gizli belgelerin dergiye verildiğini bana ispatlamıştı................. Aklımın bir köşesinde de bu bilgi kalmıştı.... aslında açıp bakmaması gereken belgelerden suret aldığını ve Ergenekon belgesini de bu şekilde Doğu Pe-rinçek iie Velî Küçük arasında taşırken aldığım beyan etmesi üzerine olay ortaya çıkmıştı.. ne de bir adres bulabilmişti. Araştırma derinleştirildiğinde JÎTEM'in legal bir yayın çıkarmak için bir dönem bu kişilerle anlaştığı ve Strateji isimli bir dergi çıkardıkları. Jandarma neden böyle bir iş yapsın? Mantıkla izah edemediğimden çok da üzerinde durmamıştım.. Enver...... olayı tam olarak anlayamamıştım........ Enver daha sonra bu derginin yerini........ Stratejinin o zaman yöneticiliğini yapan Sisi lakaplı Seyhan Soylunun Aktüel dergisinden Serhan Yediğe verdiği röportajda....___________________.. belgenin doğru olduğu kanaatine vardım.. Bu durum Stratejiyi daha da şüphe çekici hale getiriyordu.......... Tuncay Güney de Ergenekon içerisinde kendisinin kurye görevi yaptığım....... Şimdi anlatılanları eski bilgilerimle birleştirince bu ifadenin. bu dokümanların çoğunlukla o dönemden kaldığı ve Jandarma görevlilerinin getirdiği belgeler olduğunun anlaşıldığı ortaya çıkmıştı..... kesin bunu devlet içerisinde birileri bel -ge ve evraklarla destekliyor/' dediğini hatırladım..... güvenlik..... uçuk anlatımlar haricinde çok önemli şeyler söylediği 328 ...._ ............. Birimindeki şoförüm Enver'in 1997 yılında birkaç defa Stratejiyi getirdiğini ve "Bu dergi çok garip şeyler yazıyor. askeri birimler ile ilgili normal olarak güvenlik kuvvetlerinin arşivinde olması gereken dokümanlar bulunmuştu.......... Ancak o dönemde. aklıma sıradan bir şoförlükten kendi gayreti ve benim yönlendirmem sonucunda analistliğe yükselme istidadı gösteren İstihbarat... dergide çıkan bazı yazıları ve bu yazılarda yer alan belgelen göstererek.............. bürosunu bulmak ve görüşmek için uğraşmış ancak ne bir büro....

. Bu derginin.............. Bununla birlikte........... bunu yaparken amaçlarının ne olduğu. üstelik Strateji dergisinin arkasında olduğu söylenen kişilerin önemli mevkilerdeki kişileri yazlık kamplarda kadınlarla görüntüleyerek.. çekilecek resimleri kullanarak tehdit. O dönemde. rejimi korumak amacıyla ağırlık merkezi Silahlı Kuvvetler içerisinde bulunan. kimlerin haberinin olduğu............... şantaj gibi yöntemleri uygulamak gibi karanlık amaçlar)..._________...... bulunan belgeler. görünümünün aksine.....___________________.... resmi istihbarat birimleri ile makul olmayacak biçimde iç içe ve yine istihbarat birimlerinin uygulamayacağı yöntemler kullanmak amacıyla yayın hayatına sokulmuş olduğu söyleniyordu.... Ama sanki bir karışıklık.......... bahsedilen olaylarla birlikte değerlendirildiğinde anlatılanların ve belgelerin yabana atılacak cinsten olmadığı görülmüştü.... normal subayların böyle bir şey yapmaması gerekiyordu... demokrasi kültürümüzün maalesef böyle bir olayı olağan kabul ettiğini. Fakat yine de olayla biraz ihtiyatla yaklaşmayı daha uygun buldum... oyun içinde bir oyun vardı....... Tuncay Güney'de bulunan "Ergen ekon'un Reorganızasyonu" isimli dokümana bakıldığında...._ ........... niye böyle bir karanlık yolu ve yöntemi denemek istedikleri ayrı bir çalışmanın ve belki de ayrı bir kitabın konusunu oluşturacak önem ve genişlikte bir konudur...................... anlatılan düşüncenin ülkemizde belli çevrelerde kabul görebileceği.......... azıcık devlet terbiyesi almış hiç kimsenin düşüneceği şey değildi.... perdelenmiş esrarengiz bir şey. Strateji ve derginin arkasındaki JÎTEM veya Jandarmanın diğer unsurları...... Bu tahkikat aşamasında Ümit Oğuztanin ve Tuncay Güney'in üzerinde bulunan belgeler ve onların verdikleri ifadeler... Bu tahkikatın boyutu.. arkasında JÎTEM'in desteği ile yan resmi amaçlar uğruna (örneğin Silivri'de lüks bir plaj ve kamp yeri açmak.. Asla bakıldığında gerçeği göstermiyordu.............. Bölüm: Devlet görülmekteydi.................... sivil unsurlarca da desteklenen ve her türlü illegal yol ve yöntemleri kullanabilen Ergene-kon isimli bir örgütün mevcut 329 .... 1 .... belli kesimler arasında bu fikir etrafında örgüt veya farklı isimler altında oluşumların olabileceği değerlendirmesini yapmıştım. şantaj yapacağı fikri. bu kampta bazı önemli şahsiyetlerin gizlice resimlerini çekmek......

......_________....... Özellikle Org.. dünya ordularmdaki pazar payını kayıp edebilecektir. Çünkü arıza yapan bir uçak tipi. Dolayısıyla teknik bir arıza nedeniyle düşen uçak hakkında suikast raporu almak için firma çok şey verebilirdi..___________________. Org.............. Bu çok sürpriz bir açıklamaydı.......... uçak firması hiçbir sorumluluk üstlenmeyecek ve maddi kaybı olmayacaktır........ uçağın buzlanmanın neden olduğu teknik bir arızadan dolayı düştüğünü kabul etmek istememesi anlaşılabilir bir durumdur. uydurma olamazdı ve doğru olma ihtimali çok yüksekti. O zaman Aydınlık.. milliyetçi olarak bilinen Veli Küçük ün maoist-komünist bir örgüt ile yıllarca ilişki içinde 330 .. 1 . G e ne 1 kurmayın kaza raporuna rağmen ısrarla bu olayı suikast olarak anlatması ve bu konuyla ilgili yayınları. bu örgütün günün şallarına göre yeniden yapılandırıldığı.... hayatını yitirmiş pilota yüklenmesine isyan eden ablanın itiraz çabalan da bir araya gelince......... ordu içerisinde en azından birden fazla grubun olduğunu ve bir grubun bu dergiyle dayanıştığım kolayca anla-yabiliyordu. ordu içerisindeki bir gruplaşmanın ve bir yarışın ipuçlarını verir gibiydi.. Eşref Bitlis'in uçağının düşmesinin ardından........ yanında iki albay olduğu halde bir generalin kendilerine yaptığı açıklamaya geniş olarak yer vermişti................... görüş ve önerilerin örgüt içindeki birimlerce üst yönetime yazılmış olduğu iddiaları boş şeyler değildi. Oysa uçağın düşme nedeni suikast olursa........ açılan hukuk davalarında bir taraftan bilirkişilerin raporları..... Daha doğrusu Aydmlık'ı iyi takip edenler.......... Eşref Bitlis'i taşıyan Cesna tipi uçak buzlanma neticesi düşmüştü.. Uçağın düşmesinden doğan zararın........................ diğer taraftan kazayı ve bilirkişi raporlarını çarpıtan Aydınlık olayı içinden çıkılmaz hale getirmişti........ Bölüm: Devlet olduğu..... Doğu Perim ek bir basın toplantısı düzenleyerek.. Âydınhk'm ordu içerisinde ısrarla belli bir grup askerin tarafım tutmakta ve başka askerleri şiddetle eleştirmekte olduğu görülüyordu.._ .... Eşref Bitlis olayı hakkında açıklama yapan generalin Veli Küçük olduğunu duyurdu. Ayrıca yıllar önce...... Cesna uçak firmasının. Aydınlık dergisinin.................. faaliyetlerde bulunduğu...... Üstelik uçağın düşmesinden dolayı pilotun ailesine çok ciddi tazminat hükmedil misti.. Veli Küçük Ergenekon davasında tutukla mnca... yıllar önce kendilerine Org.....

tahmin ediliyor vb.. komisyonuna ifade vermiştim....... Eşref Bitlis olayında olduğu gibi............ Aydınlık grubu diye de anılan Doğu Perinçek grubunun İşçi Partisi.... Bölüm: Devlet bulunduğu ve bu örgütle aralarında bir bağın olduğu bu açıklamayla ortaya çıkıyordu.... Her zaman askeri. Üstelik bu duruşunu ordu içerisinde bir grubu tutarak diğer bir gruba hesapsız... hakkımda Genelkurmay İstihbaratında bilgi aldıklarını bu kadar açık bir biçimde ifade etme cesareti rahatsız ediciydi....... Veli Küçük ün bu bağı bunca zaman gizlemesi makul değildi.... söylemlerle en ciddi suçlamaları yapabiliyorlardı._ .... Öyle ki. Kı zılelma koalisyonu denen ülkücü gençlerle komünist-maoist bilinen Aydınlık grubu gençlerini buluşturma projesinde Veli Küçük ve Doğu Perinçekin gayretleri bunu doğruluyordu............ örneğin Org................. "hakkınızda Bir kişinin... Her zaman olduğu gibi gazetecilerden uzak durmaya çalışıyordum. Hakkımda bilgi aldığını iddia eden Aydınlık dergisinden H. benim hakkımda hiç kimsenin vereceği bir bilgi yoktu...... hiçbir zaman klasik anlamda bir siyasi parti olmadı....... sıradan bir istihbarat örgütünün toplayamayacağı bilgileri topluyor ve anlatıyordu. Genelkurmay İstihbarat Başkanlığımdan önemli bilgiler aldık..___________________... güvenlik ve istihbarat konularının içinde oldu. kitapsız saldırarak ortaya koydu....... Bu bağ normal olamazdı... İddiaları ve söylemleri sanki herhangi bir istihbarat teşkilatının söylemleri gibiydi...... ... Genelkurmay dahil tüm istihbarat teşkilatlarının ne olduğunu çok iyi biliyordum.. Böyle bir şey söz konusu olmazdı........ 1 ....... iddia ediliyor. kısaca Susurluk Komisyonu olarak adlandırılan faili meçhul cinayetleri araştırma ve devlet içerisindeki çeteleşme faaliyetlerini soruşturma...... Bunun üzerine Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'na "......" deniyordu... İddia ve kavgalarında herhangi bir delil olmasa.... dahi........... bir faks Muhtemelen aldım.......... Susurluk Olayımın ardından TBMM'de kurulan.................... telefonla bana ulaşamayan Aydınlık dergisi yöneticisi Hikmet Çiçek'ten halen saklamakta konuda olduğum Faksta.......bu sizinle görüşmek istiyoruz.. Çiçekin 331 ..... Bununla birlikte her defasında militarist anlayışın yanında durdu...._________.......

. Doğu Perinçek tazminatı ödedi ama dergideki diğer gazetecilerden hiç kimse tazminat ödemek istemiyordu... tepki göstermedi... 1 .. Ne bilgisi aldınız?" diye sorduğumda.... diğer insanlar Aydınlıkla.......... Bu olayda şunu gördüm: Ben bile tazminatı bu kadar zor tahsil edebiliyorsam.. başta Doğu Perinçek olmak üzere derginin tüm yazarları her sayıda bana saldırmaya.." diye bir yazı yazdım ve yazının ekine de ilgili şahsın çektiği faksı koydum. bulunabiliyorlardı..._ .............. çalışan gazetecileri tazminata mahkûm ettirseler dahi onlardan tahsilat yapmaları hemen hemen imkânsızdı. Dolayısıyla kimseye tazminat ödemediklerinden............ O zamandan beri askeri kurumlara yakın duruşu..... ordu içindeki meselelerde bir tarafı tutup diğer tarafa hakaret ve iftiraya varan saldırgan tutumunu gözlemledim ve bu davranışlarına karşı askerlerden ciddi bir tepki aldığını duymadım....... Bir kişi hariç hepsinden tazminatı icra yoluyla zorla...... Her olayda derhal itiraz eden.... Bölüm: Devlet faksı ekte gönderilmiştir. aldım........... Bu görüşmeden sonra Aydınlık grubunu izlemeye devam ettim. Görüşmede Hikmet Çiçek'e "Genelkurmay dan hakkımda bilgi aldığınızı söylüyorsunuz... adres verdikleri yerler boş çıkıyordu. Soğuk bir havada geçen ve bir saate yakın süren görüşmede klasik konuların dışına çıkmadık..___________________............ Uzun uğraşılarım sonucunda hepsinin adreslerim tespit edip. icra gönderdim........... bana sözlü olarak bilgi aldıklarını söyledi.._________.... adının kullanmasına tepki gösteren....................... iftira ve hakaretler yağdırmaya başladılar.... suç duyurusunda bulunan Genelkurmay Başkanlığı bu olayda hiç ses çıkarmadı................ İstihbarat Daire Başkanlığı hin boşaltmakta olduğu Genel Müdürlük doğu bloğunda buluştuk. Daha sonraki dönemde. Susurluk'ta asker ve jandarmanın da rolü olduğunu söylememin ardından Aydınlıkla.. Bu durum fazlasıyla tuhaftı... İleriki dönemlerde... bu kurumların adlarını kullanması... Ergenekon soruşturması sırasında yakalananlar ve açılan tahkikatlar sonucunda bu olay somut bir 332 herkese rahatlıkla iddia ve isnatlarda ........... meseleyi hemen mahkemeye taşıyan.... hiçbirinin adresleri doğru değildi...... Bunun üzerine açtığım davada hepsini mahkûm ettirdim........... Bunun ertesinde Hikmet Çiçek'i telefonla aradım..

.. Bölüm: Devlet biçimde şekillendi ve böyle bir örgütün var olduğu görüldü.. bu amaçla oluşturulan örgüt ve yapılar ve bunların zamanla bozularak maddi çıkarlara dayanan çeteleşme durumudur............... hatta bazı resmi görevlilerin ve üst düzey askeri görevlilerin bu tür bir örgütlenmenin içerisinde yer alması her zaman mümkündür...... bazı insanların bu tür ilişkilerin ortasında bulunuyor olması.. belki yüz binlerce insanın katledilmesini dahi meşru gördüklerini biliyor ve duyuyorduk.... antidemokratik yöntemlerle onu devirmek anlayışım savunanların oluşturduğu birliğin adıdır...._ ... Bu insanlar kendi inançlarına ve değerlerine uygun bir sistemin var ve temel ölçütlerinin de belli olduğuna inanıyorlardı....... zaman içerisinde bu işi yapmayı birçok defa denediklerini veya mevcut hükümetleri değiştirmek için her yolu... sistemi değiştirmek isteyenlerin susturulmasını sağlamak için hukuk dışı yollarla onları yok etme yöntemi.. Bu örgütün ortaya çıkarılmasından çok daha önemli olan...... Nasıl ki Susurluk Olayı terörle mücadele adı altında rejim muhaliflerinin.................. örgüt ortaya çıkarılmadan önce bu tür bir düşüncenin ve anlayışın kitleler ve devlet güvenlik örgütleri içerisinde veya onlarla dayanışma içerisinde olan gruplar tarafından kabul görmüş ve desteklenmiş olmasıdır..... savunulma-sıdır. Daha açık bir ifadeyle anlatılırsa...._________.........___________________... O zaman da bu temel ölçütleri değiştirmeye çalışanları veya temel 333 ... Asıl sorun..... hatta zaman zaman belki binlerce.... bu tür bir anlayışın kabul görüyor olması....... 1 .......... Türkiye'nin geçmiş demokrasi pratiğinde Ergenekon benzeri bir anlayışı savunanların hiç de azımsanamayacak sayıda olduğunu......... bu tür bir örgütsel yapının varlığından çok daha önemlidir.. Her ne kadar örgütün kendisi önemli olsa da................... Bu anlayışın kendisi. 3-5 kişinin böyle bir örgütlenmeye teşebbüs etmesi.. militarist yöntemlerle devrilmesini ve siyasi kadrolarının ve siyasi anlayışının tasfiye edilmesini savunan bir anlayış ve düşünce çerçevesinde bir araya gelen bir gruptur.................... zorla.... Ergenekon demokratik yöntemlerle iktidara gelmiş bir hükümetin ve siyasi kadrolarının illegal yöntemlerle......... Ergenekon da devletin rejim için öngördüğü temel ölçütleri yerine getirmeyen/getirmek istemeyen bir siyasi anlayışın iktidar olmasına mani olmak veya iktidar olmuş ise zorla......... şiddetle........

.... Halbuki bunu en iyi bilecek olan bendim.. Yargılamalar beraatla sonuçlanabilir...... çok daha önemli şeyler ortaya çıkarılabilir... İşte en tehlikeli anlayış budur.... belki polis olmanın verdiği alışkanlıkla rejimi korumak için her yol mubah anlayışının şuur altıma işlemiş olduğundan.......... Türkiye'de böyle bir anlayışın var olmasıdır..... 1 . Aslına bakılırsa yakın geçmişte iki darbe... Belki hiç bu açıdan bakmadığımdan.... bulunanların hepsi yanlış... bu tür bir anlayışı samimi olarak savunuyor olmalarıdır........... belki de geçmiş 12 Eylül dönemi öncesi artan terör olayları nedeniyle darbe sonrasında olayları n ve kanın durmasını uygun bulduğumdan bu sahadaki örgütlenmeler üzerinde lıiç düşünmemiştim. çok sayıda bomba ve/veya silah bulunabilir veya iddiaların... Mühim olan bu düşünce ve anlayışın yanlış olduğunun mahkeme tarafından tescil edilmesi ve hukuk sis teminin bu yanlışlığı mahkûm etmesidir........... Asıl önemli olan...... söylenenlerin.... Bu insanların. cezanın az veya çok olması hiç önemli değildir. Bana göre mahkeme bunu ge rçekleş t i rdiği anda laşılrmş demektir........... gayri meşru ilan edilmesi....._________.................. Bu çok önemli değil.... Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı? 334 . Yargılama sonunda bir veya birkaç kişinin ceza alması... üç muhtıra görmüş. böyle bir örgütün veya farklı bir illegal yapılan manın olması hiç kimseyi şaşırtmamalı............ yanlışlığının ortaya konması ve devletin hukuk sistemi içerisinde meşru kurumları aracılığıyla mahkûm edilmesidir...___________________. Bölüm: Devlet olarak ölçütlere kendileri gibi yaklaşmayan herkesi düşman görüyorlardı........................... Belki bu yargılamalarda çok daha büyük..... Üstelik şürıce ve Türkiye'de anlayıştaki bu insanların anlayışı savunan samilitarist kadroların ve bu kadrolarla dayanışma içerisinde olan azımsanmayaeak yıda olmasıdır..............._ ... üstelik her darbeden sonra siviller ile darbeyi yapanların önceden anlaşarak darbe gününü beklediklerinin ortaya çıktığı bir ülkede. yalan ve düzmeceden ibaret olabilir... önemli olan bugünkü Türk Devleti içerisinde Ergenekon ve Ergenekon benzeri düşünce ve anlayışların kabul edilmemesi........ çünkü yaşadıklarım ve bildiklerim bunun olmamasını imkânsız kılıyordu........

...... kabile reisinin topraklara zorla el koymasıyla ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar üzerinde hak iddia etmesiyle ortaya çıkmıştır. Doğu'da ve bizde aşiret.. vatan olarak tanımladığı sınırlar içerisinde kendisine vatandaşlık bağı ile bağlı olan vatandaşlarının huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlayan............ Zaman içerisinde bazen bir dini yaymak adına hareket ederek din devletlerine. nasıl sağlanacağı sorunu bizzat vatandaşlar tarafından tayin edilmektedir.... vatandaşlarının ortak ihtiyaç ve isteklerini temin eden bir organizasyondur........... Dolayısıyla demokrasiye dayanan devletlerde...........___________________.......... geçmişteki devlet anlayışlarının yok olup............. Bölüm: Devlet Türkiye ve bütün geri kalmış ülkelerde en büyük sorun dev letin tanımından ve sahip olduğu yetkilerden kaynaklanmaktadır..... bazen de belli bir inanç veya ideolojiyi yaymak adına hareket eden ideoloji ve inanç devletlerine dönüşmüştür............. Vatandaşların huzuru...... rahatı nasıl sağlanacaktır? Bu sorunun cevabı bizzat devletin vatandaşları tarafından verilecektir.. tüm vatandaşların tercihi sonucunda bir örgütü devletin yönetimine getireceklerdir...... Tarihin erken dönemlerinde devlet._________... 1 ...... devletin varlık sebebi kendi vatandaşlarının huzuru ve güvenliğini korumakla sınırlı olup... 335 ...._ ....... Devletin vatandaşları kendi istek ve taleplerini kendileri tartışacaklar......... Batı'da derebeylerinin............. Vatandaşların huzurunun ve güvenliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin vatandaşların tümünün karar vermesine demokrasi denir..... Modern anlayışa göre devlet. boy. tartışma sonucunda karara varacaklar...... huzur ve güvenliğin ölçüsü........ ortak kararlar doğrultusunda örgütlenerek (partileşerek) devletin yönetimine talip olacaklardır.. Farklı kararlar etrafında toplanan vatandaşların oluşturduğu farklı örgütler serbest bir seçim sürecinde yarışarak. Devlet nedir? Nasıl olmalıdır? Devletin varlık nedeni nedir? Bu sorulara verilecek cevaplar bizim devlete ilişkin sorunları mızın anlaşılmasına yardımcı olacaktır............. Daha açık bir ifadeyle devletin tek amacı ve tek varoluş sebebi vatandaşlarının huzur ve güvenini sağlamaktır......... yerini modern anlayışa bırakmış olduğu devlettir.......... güveni.. Bugünkü anlamda devlet...

bir fikri. telefon gibi diğer ortak ihtiyaçlarından hiçbir farkı yoktur._ . Bölüm: Devlet Oysa ülkemizde maalesef böyle olmuyor............ iyiyi bulamayacağından vatandaşa sormaya gerek ediyor yok.......... kuramaz) ortak ve tek elden yapılabilmesi için alt yapıyı sağlama rolünü üstlenmek.... devlete ihtiyaç duyarız............ Toplumu oluşturan bireylerin tümünün polis. Hiçbir devlet.... nasıl istediğini biliyor ve tayin ediyor............. toplumun bireyleri arasındaki işbirliği için.. "benim vatandaşım doğruyu.... bayındırlık vs...... güçler ve kişiler sadece vatandaşlarının yapmış olduğu kanunlar çerçevesinde vatandaşlarının kendisine vermiş olduğu görevleri yerine getirirler.. toplumu oluşturan bireylerin güvenliğini sağlamaktır... halkına hizmet etmektir.......___________________. Fakat topluluk halinde yaşamak zorundaysak... devletin vatandaşlarının ortak iç ve dış güvenlik ihtiyaçlarının su. asla görüşleri de olamaz... bir ideoloji inşa yönlendirme Hâlbuki kurumlarının ve yetkililerinin asla ideolojileri olamayacağı gibi..... onlardan belli bir ideolojiyi...........) vatandaşlarına dayatmada bulunamaz...... Aslında. Amaçları vatandaşlarına.. onların nasıl yaşayacaklarını söyleyemez......... 336 . Devlet ve devleti temsil eden kurumlar....... resmi ben devlet belirlemeliyim" diye kendince bir ölçüt koyuyor.. bir dünya görüşünü savunmalarını talep edemez.. maliye._________. Hatta devlet...3^? İnçrİccs t^dofon............ tümünün asker olması beklenemeyeceğine göre....... bireylerin ve toplumun ortak sorunu olan güvenlik sorununu çözmekle görevlidir...tı vb.... Olayların doğru tahlil edilebilmesi ve görülebilmesi için bu çok net bir Tek bir kişinin yaşadığı bir ülkede veya dünyada doğal olarak devlete ihtiyaç yoktur.. Devlet vatandaşın ne istediğini. yasalar da milli irade ile tayin edilecektir...... Devletin ilk görevi... Bu tür uygulama ve taleplerin hiçbir meşru temeli yoktur. İkinci görevi.. 1 ...... ve ben bir yol göstermeliyim......... Halk nasıl bir hizmet istiyorsa onu yasalarla tayin edecektir.. toplumun ortak hizmetlerini koordine edecek bir ortak hizmet noktasını tanzim etmektir.... belirli tür hizmetlerin (örneğin 3ncr*lccs ^yol y3. elektrik... Olamaz ve olmamalıdır..... kurumu (asker.cşlcıİ3...p&xo...... ben yapmalıyım.... yapıyor... şet) elce sı ? Gİ^JHk trılc t..

.... Aksi takdirde. Ya da bir beylik veya hanedanlık devletinde o bey veya hanedan devletin bütün topraklarının kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa.. belirli bir hayat tarzını ve davranış biçimini dayatmasının..................... İnançlarını ve bu inançları doğrultusunda müdahale haklarım bir düşünce bütünlüğü içerisinde iddia edebilirler.... 337 . birey ile birey. bu ideoloji veya inanç doğrultusunda topluma müdahale edebilir._________........ Bununla birlikte toplumu oluşturan birey ve grupların kendi aralarında.... sahip oldukları dinsel inancı yaymak ve savunmaktır.............. Örneğin Osmanlı İmparatorluğunun veya Avrupa'nın Hıristiyan devletlerinin amaçları. yapacağı her türlü tasarruf bu çerçevede değerlendirilebilir ve kabul edilebilir.. bu sorunları toplumun o günkü ve geçmişteki ortak teamüllerine ve hatta insanlığın tarihsel süreç içerisinde oluşturmuş olduğu evrensel teamüllere göre çözmesi gerekir ve müdahalesi bu sınırlar içerisinde kalmalıdır......... iddia edilecek meşruluğun kaynağının ne olduğu ve hak iddiasını ne üzerinde temellendirdiği sorularının sorgulanması gerekir.. Azınlığın haklan korunarak................ halkın taleplerini dikkate almaksızın.....___________________..... çoğunluğun talepleri yerine getirilmelidir... Tarihte örnekleri görüldüğü gibi devlet.... düzenleme yapma yetkisi bulunmamaktadır.......... bu alanda söz hakkı iddiasının hiçbir meşru dayanağı yoktur.... Toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında nasıl yaşayacakları. devletin kuruluş amacının bu olduğunu savunuyorsa... 1 .......................... evrensel düzeyde bir gerekçesi yoksa da da devletin dayandığı ideoloji ve inanç çerçevesinde meşru görülebilir..... Devletin ve kurumlarının........... toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında rahat ve huzur içinde yaşama lan için gereken her türlü tedbiri almakla sınırlıdır...... toplumu oluşturan birey ve grupların kişisel dünyalarına müdahale etmesinin......... Her ne kadar bu tür bir müdahalenin bilimsel bir dayanağı........._ . nasıl davranacakları hiçbir biçimde devletin görev tanımına dahil değildir ve devletin bu alanda tedbir alma.. Bölüm: Devlet Devletin bu iki asli görevi.... birey ile gruplar arasında ortaya çıkacak olası sorunlara devletin müdahale etmesi.. belirli bir ideoloji veya belirli bir din ve inanç çerçevesinde örgütlenmişse.........

. 1 . rahatının..... beğenmemek kimsenin haddinde olmadığı gibi kimsenin hakkı da değildir.... bu ölçüt ne olursa olsun. Örneğin dayandığı temel ilke akıl ve bilim olan laiklik anlayışını..... her devlet değişime karşı direnen tutucu ve doğal bir yapıya mutlaka sahiptir........... Belki daha somut olarak.... Bu görüşler de asla makul değildir....... toplumun kendi değerleri. Burada olması gereken ölçüt.. toplum ve devlet hayatına getirilmesi laikliğe aykırıdır.... rejimin ve kralın değişmemesi için bir takım kurallar koyarlar ve krallığın yıkılmasını isteyenlere karşı tedbirler alırlar.._ ....... Vatandaşlarının huzurunun.___________________...... modern devletlerin tek amacı vardır: vatandaşlarının huzurunu..... refahının ve güvenliğinin ne olacağını tayin etmek sadece vatandaşların kendisine ait bir haktır. Devlet ancak vatandaşlarının belirlediği doğrultuda hareket eder ve buna uygun olarak şekillenir................................. Bölüm: Devlet Fakat günümüz dünyasında....... rahatını... Kendi söylemlerine ve ölçütlerine göre de mantıksal bir açıklaması bulunmamaktadır... Her toplumun kendi sorunlarına ilişkin cevapları... akıl ve bilimin ölçütleri dışında başka dogmalara göre düzenlemeye çalışmak... Her rejim.. şu kişinin veya bu kişinin şu devlet adamının veya Atatürk'ün görüşleri olduğu söylenebilir...... Bunlar herhangi bir dinsel inanç ve duygu veya gelenek ve görenek de olabilir... kendi yaşam biçimlerini.... hangi ideoloji tarafından belirleniyor olursa olsun........... aracılığıyla istekleridir yönetime ve toplum içerisindeki sürece örgütlü yapılar Beğenip geldikleri makuldür........ bizzat laiklik anlayışına aykırı davranmaktır............. Akim ve bilimin dışında herhangi bir ölçütü kabul etmenin ve toplumdan istemenin hiçbir meşru gerekçesi olamaz.... Teokratik devletler de yine kendi devletlerinin rejimlerinin değişmemesi için tedbir almışlardır........... Toplumun seçtiğine herkesin saygı duymak mecburiyeti vardır.._________... Bir toplumda yaşayan insanların kendi istekleri ve arzularına uygun olarak belirlemiş olduğu bir yönetim biçiminin dışında bir yönetim biçimini dayatmanın meşru bir temeli yoktur. refahını ve güvenliğini sağlamaktır... geleceklerini akıl ve bilim ölçeğinde araması gerekir.... inançları............... Krallıklar... Aklın ve bilimin dışındaki bir ölçütün... Bununla birlikte 338 .

.... Toplumun kendi değer yargılarının belirleyeceği bir ölçü temel alındığı zaman değişim iddiası dışındaki tüm iddialar....... 1 ........ Türkiye de ideolojinin yönlendir- 339 ......... dünyanın sonu değildir. Mevcut tüm rejimler mutlaka değişecektir.. Hiç kimse belli devlet kurumlarının isteklerinin doğru olduğunu iddia ederek toplumun bu istekler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyleyemez...... bugün için kendini haklı kabul edebilir.. Sorun bu maddelerin doğruluğu veya yanlışlığı değil........ asla tartışılamaz.....___________________....... Anayasanın değiştirilemez.. bir ülkede tüm halkın istemesine rağmen değiştirilemez madde veya ölçüt koymanın yanlışlığıdır... değiştirmeyi Önemli yüzde olan Belki husus Türk halkı hiçbir zaman bu maddeleri çıkacaktır........... Türkiye şartları içerisinde yönlendirilmiş.. toplumsal evrimin de sonu değildir... o safhalardan geçerek bugünkü modern devletlerin ortaya çıkması ile sonuçlanmıştır.. anlayışının hususun düşünmeyecek.......... Bunların doğruluğunu söylemek asla akılla izah edilebilecek bir şey değildir..... bu maddelerin akla ve bilime uygun olduğunu... Toplumsal gelişimin de. Asla meşru zeminde kabul edilemez..._________.... Bu........... Hiçbir argüman ve sebep ileri sürerek hiç kimse halkın yüzünün isteyip değiştiremeyeceği olabileceğini savunamaz..... Mutlaka değişmek mecburiyetinde olana karşı önlem alınamaz....... tüm kurumsal dayatmalar ve topluma yön vermelerin hepsi gayri meşru konumuna gelir.........._ .. Bugünkü yönetim biçimleri de demokrasinin kurallarına uygun olarak başka bir rejime..... Bugün için Türkiye Cumhuriyeti Anayasasındaki bazı hususları değişmez kurallara bağlamak da asla akılla izah edilecek bir konu değildir..... aksini savunmanın mümkün olamayacağını söyleyebilir..... Bununla birlikte alınabilecek önlemin ve değişimin ölçüsü de akıl ve bilim olmalıdır.. değiştirilmesine madde karşı koyma bir değiştirilemez de yanlışlığıdır........... psikolojik harekâta maruz kalmış........ Bölüm: Devlet dünya her zaman değişmiş......... savunanın da gerekçesi kabul edilemez.... daha iyiye doğru değişmek mecburiyetindedir......... değiştirilmesi teklif dahi edilemez türündeki maddelerini savunan anlayış............

........... kanunsuz davranmadığı söylenebilir......._ .. Türkiye'deki resmi kurumların durumunu.......... devletin kurumları toplum karşısında bir hak iddia etmez ve hatta böyle bir şeyin tartışılmasını düşünmeyi bile abes karşılar. oralarda tek ölçüt kendi insanlarının fikir ve düşünceleridir......... Doğu'da gece PKK....... ama maalesef onlara bilim adamı denemez.............................. her olayın bir insan üzerinde nasıl bir baskı yarattığını kavrayabilirsiniz.. Türkiye öyle bir noktaya gelmiştir ki halkın kendi iradesi ile seçtiği hükümetin yöneticilerinin pek çoğu resmi kurumlar karşısında aciz kalmaktadır.. baskı altında olan bir insan doğru bildiği gibi değil. Ancak bu kurumlara yakınlaşarak bir varlık gösterebilmektedir.... gündüz devletin fiziki ve fiili baskısı altında olan insanlar nasıl kişilikli davranır? Gece PKK'nm. kişilikli ve karakterli bir insan olabilir? Baskının hüküm sürdüğü koşullarda kişilik oluşur mu? İşin............... Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz! Özgür bir insanda kişilik gelişir.. Bu açıdan bakıldığında... bunların hal ve davranışlarını anlamak mümkündür. Mesela.. Maalesef kendisine bir takım sıfatlar atfedilen birçok kişi de tüm bu olanları savunabilmektedir..... Zaten bu ülkede bu kadar büyük yanlışlıkların hâlâ varlığını sürdürmesinin nedeni de fikir ve düşünce alanında bu kadar büyük sapkınlığın olmasından kaynaklanmaktadır...... gündüz güvenlik kuvvetlerinin şiddeti dayattığı bir yerde nasıl doğru düzgün....... Fakat bölgedeki günlük yaşamı göz önüne alırsanız her anın. taşıdıkları niteliklerle değil....___________________... O ülkelerde devletin resmi kurumları asla bir ideolojiye sahip değildir....... 340 ...... sadece adları itibarıyla bilim adamlarıdır.......... kendisinden istendiği gibi davranır........._________.. ekonomik özgürlüğün ve sosyal güvencenin olmadığı bir yerde şahsiyet gelişir mi? Peki böyle bir durumda gelişmeden bahsedilebilir mi? İcat..... Dünya ölçeğinde batı dünyasına ve kalkınmış ülkelere baktığınızda bizim ülkemizdeki durumun aksine....... yenilik olur mu? PKK'mn her devletin herkese herkese zor ve şiddet uygulamadığı..... 1 .... Bölüm: Devlet mesiyle halen bunu savunan insanlar ve bilim adamları olabilir..................

..... aklından geçirdiği gibi dav-ransa gözaltına alınabileceğinin.... adalet.... Bölüm: Devlet düşünün ki gece PKKlılar evinize geldi. Bu baskıya kimsenin tek başına veya bir grup olarak karşı koyması mümkün görünmüyor. Bu baskılar veya aklına esen her şeyi yapma kudretine sahip güçler karşısında inandığı ve düşündüğü gibi davranama-yan.._......... yol soruyorlar...... mülki amir ve savcıların şikâyetlere dahi bakmadığını biliyor..... Köylü karşı çıksa......... ____. o ortam içerisinde bulunan her insanı da böyle davranmaya itecektir... Bu taleplere hayır diyerek karşı çıkabilir misiniz? Ailenizin ve kendinizin can güvenliği için.. ailenizi koruma içgüdüsüyle örgütten yana gözükmeye çalışarak dediklerini yapmanız çok doğaldır.... Bu durum..... ......... kanundan bahsetmek istese de kimsenin onu dinlemeyeceğinin farkında...... O ortamda yaşayan insanların maddi imkânı olmadığından bölgeyi de terk edemiyor............... mağdur edilebileceğinin.... örgüt hakkında bilgi istiyor...___________________....... .... Geçmişte kimlerin infaz edildiğini.................. Diğer taraftan da gündüzleri askerler veya polis geliyor.. 1 ........ Belki uzaktan bakılınca yaşananlara direnç göstermek kolay görünebilir ama hiç kimsenin bu bölgedeki baskılara dayanamayacağı kesindir... hatta daha da ileri giderek kendilerine maddi destek vermenizi ya da çocuğunuzun kendilerine katılmasını istiyorlar...______............ Bir kişilik halini alan sahtekârca davranmak.. Uzun süre bu şekilde yaşamak zorunda kalan insanlarda sahtekârlık bir yaşam biçimine ve davranış şekline Haliç'te Yaşayan Sırnonlar. _.......................... Ekmek istiyorlar.. güvenlik kuvvetleri hakkında bilgi istiyorlar...... herkesin 341 .......... Hukuk.. dönüşür..... örgüte yardım etmemeleri konusunda halkı uyarıyor.. buna izin verilmeyen insanlar mecburen sahtekârca davranacaklardır...._. Yukarıda anlatılan yaşam tarzının biraz yumuşak biçimi..... ülke genelinde büyük çoğunluk için de geçerlidir......... eşitlik ilkelerinin herkes tarafından özümsenmediği bir toplumda.. bölgede yaşayan herkes için geçerli olan normal bir yaşam biçimidir..._ ...._________.............................. Güneydoğu'daki yaşam ve burada yaşayan insanlar göründüğünden çok daha ağır ve büyük güçlerin baskısı altındadır.. hangi köylerin yakıldığını.... mecburen örgütten yanaymış gibi bir tutum sergilemeye devam ediyorlar..

.. Özgürlüğün olmadığı bir ortamda.... onları memnun etmek için kişiliklerinden. daha da vahimdi............. Ülkenin ilerlemesi. kalkınması için önce kişiler sosyal olarak gelişmelidir... işini kaybetmemek için yetkilerini keyfî kullanan kişilere karşı çıkamaz. güven içinde yaşadıkları ortamlarda düzgün bir kişilik geliştirebilirler.. hatalı veya yanlış olana karşı koymuyor....___________________. tehlike ihtimallerini bertaraf etmek için istemeden onurlarından... Bölüm: Devlet olmadığı..... Güç kimde ise o tarafa yaslanıyor.. hatta namuslarından takdirde taviz işten vereceklerdir.. 28 Şubat.. 1960 İhtilali ve sonrası.. başbakan bu güce sahip.......... Fakat şimdi güç odağı değişti........ rüzgâra göre eğilenler. istediği eğitimi göremediği. hemen askerin yanında yer alıyorlardı... Bu tür toplumlarda daha çok artı değer yaratılır. O anlı şanlı kurumlar demokrasi ve hukuk adına tavır koyamadı...... Sosyal olarak gelişmiş insanlar ve onların oluşturduğu sivil örgütler onurlu bir duruş sergileyebilir ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunabilir...._________. görevlerinin gereklerini yerine getirmiyorlar............ özgür oldukları..... Sağlam karakterli güçlü insanların oluşturduğu kurumlar fonksiyonlarını çok daha iyi yerine getirir ve bu kurumlara sahip toplumlar daha hızlı kalkınır.. her şeyi bir tarafa bırakarak..... şimdi hükümet.......... İnsanlar daha iyi imkânlara kavuşmak için.... belirli ortamlarda ve koşullarda gerçekleşebilir... en hafif bir fiske ile yıkılıyorlar.... 12 Eylül'de epey kötü sınav verildi.. 1 ...... Ülkemizde kurumlar......... ekonomik özgürlüklerin kişilerin geçimlerini sağlayacak bir iş bulamadığı bir ortamda kişilikli insanlardan bahsedilemez... hepsi "Simon" gibiydiler........... çıkarılma İstenilen ne şekilde demek davranmadığı ihtimalinin olduğunu ancak bu riskle karşı karşıya kalanlar bilebilir.._ . insanlar huzur içinde yaşarlar.... Hatta yetkililerin makul isteklerine dahi aşırı hassasiyet gösterecekler......... .......... kurumların bu konuda göstermiş oldukları korkunç örneklerle doludur...... insanın konuşmalarından 342 dolayı sorgulanabildiği.. hukuk. bu defa da bu yeni rüzgâra göre eğilmeye başladılar... kapatma davası vs.. demokrasi vb.......... Geçmiş dönemlerde askerlerin yönelimlerine göre bütün kurumlar kanun.... İnsanlar baskı altında değil..... makamlar ve kişiler en ufak bir rüzgâr çıktığında hemen savruluyor..... Kişiliğin sosyal gelişimi kolay değildir.....

. Ülkemiz....... kurumların yücelebilmesi için de kişilerin yüceltilmesi gerekir..... kanun ve polis tehdidinin olduğu bir ülkede nasıl sağlam karakterli insanlar yetişebilir? Bu koşullara bakmadan 'neden bu ülke gelişmiyor?' diye soruyoruz. ilkesiz... mevcut güç merkezinin gözüne girmek için kural tanımadan her türlü değeri ayaklar altına alan......... fikri tartışmalardan........ İdeolojik açıdan öteki olarak gördüklerine karşı çıkanları bir tarafa bırakırsak ülkemizde yanlışlara karşı çıkan..._________..... kimlikleri ve kişilikleri rüzgârlardan etkilenmez. Kurumlan kişiler............... kimsenin kimseye muhtaç olmadan yaşama imkânına sahip olduğu......... Devletin yücelebilmesi için kurumların yücelmesi.... Bir kurumu yüceltecek kişiler........ Düşünce ve Örgütlenme özgürlüğünün tam olduğu...... kurumlarını ve çevrelerini yanlıştan korurlar... bırakın amirini eleştiren....... Bu tür kişilerle bu ülke nereye gidebilir? Batıda başbakanlar........_ ... Her alanda yağcılık yapan....... Bu durum her meslek ve kesim için geçerlidir. kendilerini anlamsız kurallar içine hapsetmemelidir... 1 .... her rüzgârın önünde eğilmezler..... kişisel gelişimlerini sağlayabilmeli... tek tip insan yetiştirme amacındaki eğitimin sunduğu resmi ideolojiyle kendini sınırlamamak. ayıplanma ve horlanma tehdidinin olmadığı sosyal ve siyasal ortamlarda. Bölüm: Devlet hakkında davalar açılabildiği.... meseleleri sorgulayan insan sayısı çok azdır......... devleti ise kurumlar yüceltir.... bakanlar yanlış yaptıklarında mahkemelerce yargılanırken bizde hiçbir yargılamaya muhatap olmazlar.. yanlış karşısında tavır koyan ve görevinin gereğini yapan insan bulmayı. Gelişmemesi anormal bir durum değil ki.......... geleneklerle. devlet..... yanlışları irdeleyemediği kurallarla............___________________...... vicdani 343 ....... üstünün istediği her şeyi itirazsız yerine getiren kişilerle doludur.. yeniliklerden etkilenirler. birilerine hedef gösterilebildiği veya birilerinin hedefi olabildiği ve hatta düşünceleri nedeniyle şiddete maruz kaldığı veya kalma riskinin olduğu bir ortamda insan kişiliği gelişebilir mi? Örgüt... kendi menfaatini düşünen. iş ve ekonomik gelir temin edilebilen toplumlarda insanların kişilikleri gelişebilir. özgürce düşünebilmeli...... Bu tür ortamlarda insanların kişilikleri oluşur..............

...... PKK gibi illegal örgütler bulunmadığından.. polis ve askerin nöbet tutmasına gerek olmadığı söylenebilir... asla bizdeki kadar değildir) resmi üniformalı hiçbir görevli.............. yoksa devletin baskıcı tutumu nedeniyle mi böyle bir terör örgütü ortaya çıktı? Bu soruların cevabını iyi düşünerek vermemiz gerekiyor.... resmi araç ve gereç..... Bir ülkede görünen askeri yapı.... ahlaki ve manevi hazzı bilmeyen türde insanlar yaratılıyor......___________________.........._________...... herkes üniformalıdır. Televizyonlarda..... motosikletli 344 ...... Japon polisinin tutumunu.... Şu söylenebilir.... militarist işaretler ne kadar ön planda ise o ülkenin geri kalmışlık düzeyi de o kadar yüksektir........... özgürlüklerin sınırlandırıldığı bir ülke olduğunu söyleyebilirsiniz.. Bir keresinde Japonya'ya gitmiştim.. Merasimlerde...... askeri faaliyetler her zaman Ön plandadır.. Bir ara resmi görünümlü. Örneğin Avrupa ülkelerinde trafik polisinden başka (o da yeterli orandadır....................... kıyafetlerini........... Genellikle devlet ve hükümet başkanları hep resmi giyinmeye. bayramlarda her zaman askeri geçitler yapılır ve askeri törenler öne çıkarılır. makineli tüfekle nöbet bekleyen polis ve asker göremezsiniz.... bir terör örgütü var olduğu için mi devlet baskıcı bir tutum içinde............_ . Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku Geri kalmış ülkelerle kalkınmış ülkeler arasında ilk bakışta göze çarpan en önemli fark resmi ve askeri dokunun görünüş biçimidir...... Gerçekten sorulması gereken doğru soru şudur: Ülkemizde PKK olduğu için mi silahla nöbet tutuluyor? Yoksa silahla nöbet tutulduğu için mi PKK var? Yani. Maddi olarak kalkınmış olmakla birlikte toplumsal olarak geri kalmış bütün ülkelerde resmi üniforma........... Osaka'da dört gün süresince şehirde gezerken........ Böyle bir ülkeyi gözlemlediğinizde hiç tereddütsüz sosyal olarak geri kalmış.. üniforma........ resmi davranmaya çalışırlar. Bölüm: Devlet duyarlılığa sahip olmayan... kullandığı araçları gözlemlemek için etrafa bakmama rağmen bir tane bile polis görememiştim.......... O ülkelerin bizim özel koşullarımıza sahip olmadığı.. sosyal hayat içinde her olayda resmiyet önde durur.... 1 ..

........ düzenin ve kendi durumlarının biraz daha iyileştirilmesini talep edebiliyorlardı............................ vb) talep etmişlerdir._ ... Bugün bizim içinde bulunduğumuz durum da bir anlamda bir kölelik düzenidir. Köle olarak doğmuşlar... askeri üniformalı kişileri ise bir veya iki defa görebildim.....___________________..... kanaatimce göre Japon trafik polisiydi.... Aynı şekilde kısa süreli olarak en az 20-30 defa bulunduğum Avrupa ülkelerinde sokakta resmi üniformalı polisi çok az.... Bence bu durum... biraz daha fazla yemek.. Bu durum sadece üniformalı bir görevliyi fiziki olarak görememekti....... hiçbir biçimde bu düzene karşı çıkmıyorlardı....... 1 ............. bir toplumun sosyal kalkınmışlık düzeyinin ve demokrasisinin en önemli göstergesidir..... ordu mensupları beyanatlar vererek etkin olduklarını göstermez... bu sisteme asıl karşı çıkanlar özgür insanlardır... köleler de bu düzeni kabulleniyorlardı............. Yaşadıkları düzenden farklı bir sosyal düzen tanımıyor...... basında askeri güçleri öne çıkaran haberler yer almaz..... Köle sahipleri kölelik düzeninin devamını istiyor... Köleliğin adaletli olmasını istemişlerdir......_________......... hâlbuki varoluş temeli bakımında adaletsiz bir sistemden adalet beklemek boşuna bir çabadır.. Bence ölçü bu olmalıydı................. Bu nedenle düzenin değiştirilmesini değil de... benim gibi ülkenin dışından gelen birisinin polisin toplumsal yaşam üzerindeki etkisini hissetmesi mümkün değildi.............. Bölüm: Devlet iki kişi gördüm.. sadece sahiplerinden durumlarını iyileştirecek şeyler yapmasını (daha iyi muamele........ Efendinin adamları da bu düzende kendi üzerlerine düşen rollerini layıkıyla yerine getiriyorlar.. Şu soruyu sormadan duramıyorum: Acaba bizim ülkemiz dışarıdan bakıldığında nasıl görünüyor? Köleliğe İtiraz Köleler hiçbir zaman köleliğe karşı çıkmamışlardır.. tanıdığı herkes gibi köle yaşamışlar ve köle olarak yaşamaya devam ediyorlardı... Kalkınmış ülkelerdeki sokak ve caddelerde hiçbir zaman resmi geçitler göremezsiniz. Köleler kendi durumlarını kabullenerek....... Biz de sanki eski çağlardaki köleler gibiyiz? içinde 345 ... farklı bir düzenin olabileceğinden habersizlerdi.

............. onlara keyfi muamele yapabiliyor... uzak duran yağcılık yapmayanlara mümkün olanın en azını veriyor veya görevinden uzaklaştırıyor........ Ruhlarımız ve akıllarımız adeta esarete alışmış........ Bölüm: Devlet yaşadığımız düzeni olduğu gibi kabulleniyoruz.. Günümüzde oldukları yetkilerle uygulamalarıyla kamu gücünü kullananların modern zamanın efendilerini... 2 koruma. Herkes bu durumu kanıksamış... yoksa gerçek manada özgür insanlar mıyız? Farklı alternatifleri görerek mi bu hayatı tercih ettik? Yoksa verili olana alışık olduğumuzdan mı bu düzenin dışına çıkamıyoruz? Bundan emin değilim..... iki tane hizmetli.... Efendilerimiz kendilerine yakın duranlara nimet dağıtıyor... Yanlış olduğunu bilmekle beraber benim de iki kocaman makam odam.... Kendisine yapılmadığı müddetçe sistemdeki haksızlık ve hukuksuzluklara ses çıkarmıyor.._ .. 3 şoför......... fayda sağlama peşinde.. ayrıca eşim için bir otomobil. birçok kişi diğerlerinin hakkını gasp edebiliyor.. Yaşadığımız sistemden dışında bir şey görmemiş kişiler olarak.. istediği kişiye istediği görevi ya da ruhsatı verip............. istememiz mümkün mü? Zamanın köleleri mi.. kabul etmiş görünüyor................. temizlikçi kullanabiliyor..... 1 ........... bu sistem dışında başka bir sistem aramamız. devlet imkânlarını istediği şekilde tahsis edebiliyor.............. lojmanlar. onlara tâbi olanların ise köleleri temsil ettiğinden hiç şüphe var mı? Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi İçinde bulunduğum çevre beni de bu düzene uygun davranmaya zorluyordu............. işte ayrı hizmetliler.............. iki makam otomobilim. Bu toplumda...... özel veya resmi misafirlerimi gezdirmem için bir tane vip minibüsüm... Yüksek düzeydeki yöneticiler keyiflerine göre atama yapabiliyor. zira bu sistemin sahip bizatihi yanlış olduğunu ve keyfi düşünmüyor... Evde ayrı......___________________.. Herkes kendi çıkarını gözetme. kocaman bir lojman..... kendilerine tahsis edilmiş makam araçları... iki üç tane odacı... 346 ..._________.......... özgürlüğün ne olduğunu tam olarak bilmediğimiz için mevcut durumu doğru olarak kabulleniyoruz.. ama hukuksuzluk kendisine yönelirse o noktada itiraz etmeye başlıyor....

. Her yerde ve her kademede... hiçbir sebep göstermeden yüzlerce evi arayabildiğimizi. bunu kendilerinde bir hak olarak görüyorlar.... hukuk tanımayanlardan ............. Bu tabii bir durumu abartan fıkra. ne yapayım ben valiliği" dediği anlatılır... Oysa bana sağlanan imkânlardan daha fazlasını kullanmam konusunda astlarım "senin hakkın müdürüm. istediğimiz iddialarda bulunup işlem yaptığımızı hatırlıyorum...... Kendilerini ayırıyorlardı. Bana bağlı olarak görev yapan 22 kişilik ekibi azalta azalta ancak 10 kişiye düşürebilmiştim. maddi menfaat temini için haksızlık yapan... En mütevazısı bendim....... Sahip olduğum imkânların birçoğunu hatırlamıyorum dahi. Onlar kötü niyetle değil......... telefonlarımı sekreter bağlıyor.... Benden çok daha fazla imkânla ra sahip emsallerim de vardı...... Tüm illerde ve kurumlarda durum buydu.. bir müdür olarak devletin imkânlarını istediğim gibi kullanmak hakkımdı.... namuslu ve dürüst olarak kabul edilen görevlilerin yaklaşımıydı........... Bakanlar. mütevazı gözükmek için yapıyor" denmesi ihtimalinden korkuyordum.... hatta üst kademelerde daha da yoğun olarak hissediliyordu...... müdürler. Geçmişte yetki kullanımına ilişkin anlatılan bir fıkrada........ 1984 347 dürüst olmayanlar.. Bu durum hemen hemen her kurumda geçerliydi... Zile basıyorum çay ve kahve geliyor.. yani rüşvetçi... valiler.... başkanlar... kendileri de böyle olacaklardı.......... baskıcı........ hepsi daha keyfi ve daha Ölçüsüz olarak imkânları kullanıyor. Bölüm: Devlet evde başka bir yardımcı hizmetlim var. Bu.... 1 . kullan" şeklinde telkinde bulunuyorlardı..................___________________. Akılları ve mantıkları d" bunu uygun görüyordu..._ .................... samımı olarak benim bunları yapmaya hakkımın olduğuna inanmışlardı..... ister sabit isterse de cep telefonundan istediğim kadar sınırsız konuşabiliyorum.. böyle bir ortamda çalışmışlar ve ilerde terfi edip yükseldiklerinde.... böyle görmüşler. fakat daha düne kadar ben.. Kimse bunu inkâr edemez. Fakat bana sağlanan imkânları biraz daha azaltsam "gösteriş için...._________. valilerin adam asma yetkilerine sınır getirilip hiç kimse mahkeme karan olmadan asılmayacak dendiğinde zamanın Erzurum Valisinin "keyfımce bir adam bile aşamadıktan sonra.. genel müdürler................. insanları gözaltına alabildiğimizi..

... Yapılan sıradan olumlu bir eylemden dolayı üst makamda bulunanlar göğe çıkarılıyor... Resmi bay-ramlardaki törenlerde Atatürk övgüleri öyle bir abartılır ki....._________.......... Bu arada alt makamda bulunanlar üstlerini yüceltmek için kendi kişiliklerini ve yaptıklarını sayıyorlardı. Kendi kişiliğini yok eden.. örgüt evi............___________________....... sanki o işi tek başlarına yapmışlar gibi övgülerle yere göğe sığdırılamıyor-lardı..... Oysa Atatürk'ü göklere çıkaran aynı anlayış.... En çirkini de ast makamda bulunanların üst makamdakile-re hitap şekliydi. bir yanda kendisine ve ulusuna. 1 . Bu gün her şey mahkeme ve yargı kararı ile oluyor... Övgüyle başlayan bu tutum... sadece onay onurlarını vermek........ terörist bahanesi vardı ama bu şüphelerde tek başına yeterli değildi._ ... operasyon büro amirliği.. komikliğin çok ötesinde acınacak bir vaziyeti göstermektedir... neredeyse sıfır seviyesine indirilirdi........... 348 ... 1988 yılında başlayıp 1995 yılında fiilen bıraktığım dinleme ve izleme işlemleri dolayısıyla binlerce telefonun................ Benzer bir durum bayramlarda ve törenlerde yapılan Mustafa Kemal Atatürk övgüleri için söz konusuydu..... üstü yüceltme anlayış ve kültürünün bugünkü gelmiş olduğu düzeyi.. dışarıdan bakılınca.................. diğer taraftan da milleti ve tüm değerleri yok sayılır........ dinlenmesine karar verdim ama bir iki istisna dışında mahkeme kararı aldığımızı hatırlamıyorum......... Kendini aşağılama... hiçe görevi ödenek göndermekten ibaret olan üst makamda bulunanlar............ kendi çalışma ve emeğine değer vermeyen bir kişilikti söz konusu olan. diğer yanda da Atatürk'e hakaret etmektedir.. Bütün ev aramalarını gece yapardık..... siyasi şube müdürlüğü görevlerim esnasında ne kadar ev ve işyeri aradığımızı.. elde edilen tüm başarılar tamamen onlarm sayesinde gerçekleştirilmiş gibi davranılıyordu.. Bölüm: Devlet yılma kadar fiilen yaptığım soruşturma. öyle bir hale geldi ki üst makamda bulunanların ilahlaştırılmasına kadar vardı.. ama düne kadar hiç böyle bir durum söz konusu değildi.... Belki terör şüphesi............... ne kadar insan gözaltına aldığımızı dahi hatırlamıyorum.. hiç mahkeme karan ve savcı talimatı almadık. aşağılamakta Böylece beis görmüyorlar............. bir taraftan Mustafa Kemal göklere çıkarılırken...

onları polis evlerinde ağırlıyorduk........... Üstler ile astları arasında eşit seviyeli bir hitap biçimi vardı.. üstün gördüğünü anlamsız ve haksız yere yücelterek kendi kişiliklerini yok etmişlerdir........ Restoranda yemeklerini yiyorlardı. kişilik bozukluğunun göstergesi olduğu anlaşılıyor.... Toplumda alt kademede olanlar ile üstte olanlar. Biz onları ziyaret ettiğimizde ise......... Ülkemizdeki duruma dışarıdan baktığımızda.......... eğer ziyaret resmi bir heyetle yapılıyorsa dışarıdan belli bir hizmet alıyorlardı.... 1 ... bu durumun büyük bir yanlışlığın. resmi kurumlara en ağır biçimde sirayet 349 . korumaları da yoktu...... Resmi görevlerim nedeniyle sayısını unuttuğum kadar çok ülkede bulundum... Bölüm: Devlet Batı dünyasının da kahramanları........ Üstü öven yersiz bir tek cümle duymadım....... Polis evi ve lojman da yoktu..... fakirler ile zenginler...._ .. Aslında. kurtarıcıları vardır. bize ikram ettikleri çayı dahi kendileri alıp getiriyorlardı..... Ama tek kişi olarak ziyaret ediyorsak.. telefonlarını kendileri arıyorlardı. bu kişilik bozukluğu sadece resmi kurumlardaki ast üst ilişkisiyle de sınırlı değildir......_________. Onlar da törenlerde bu kahramanlara övgü ve saygılarını ifade ediyorlardır ama herhalde bireylerin kişiliğini ve toplumun tüm değerlerini sıfırlayarak kurtarıcılarını ilahlaştırmıyorlar-dır....... Makam arabaları yoktu araçlarını kendileri kullanıyorlardı...... sekreterleri olmadığından telefona kendileri bakıyor.......... insan kişiliği konusunda umutlu olmak çok zor gibi.... toplu bir ruh hastalığının. Onlar ülkemize geldiklerinde kendilerine birkaç tane hizmetli görevlendiriyor............. zayıflar güçlülere en basitinden tâbi olmuşlardır..... Kalkınmış batı ülkelerinde ülkemizdekine benzeyen bir duruma rastlamadım........ Dahası......... Bu açık olarak hissediliyordu. kadınlar ile erkekler aynı şekilde ayrışmış.... araçlar tahsis ediyor............ Batı ülkelerindeki emsal meslektaşlarımı gördüğüm zamanı da hatırlıyorum......... Aynı şekilde resmi kurumlardaki ast-üst ilişkilerinde astlar üstlerine yaranmak için kişiliklerinden taviz vererek kendilerini aşağılamıyorlardır.........___________________.......... İçinde bulunulan durumun belki de iyi tarafı. üstler de ilah değildiler. Türk halkının içinde bulunduğu bu ruh hali tüm hayatına yansımış ve kişiler özgürlüklerini kendi kendilerine feda etmişlerdir...

...... devletin az olan kaynaklarını kendi şahsi çıkarları için kullanmaları gibi bütün bu yanlışların zararları sadece maddi boyutuyla kalsa çok önemli olmayabilir....... .-.................. hayatın diğer alanlarında da aynı emsalde haksız ve hukuksuz bu milletin....-.... mevcut sistem ve yönetimi eleştirmesi....... ülke aleyhtarı kabul ediliyordu. akıl ve mantık dışı yöntemlerle çalışmaya devam ediyor... bu devletin başına bela açıyorlar..... başkalarının haklarını yemeleri. Ama bizde muhalif olan.........._________.. mevcut sistemi eleştiren herkes ne derse desin baştan peşinen kötü niyetli..... devleti. Bölüm: Devlet etmiş bu durumun sivil toplumda aynı düzeyde yaşanmamakta oluşudur....... tartışmalı..-............ ..... dernek veya parti kurmaları... Yanlış........ kolaylıkla gerçekleştirilebilecek hizmetleri yapmıyor ve her şeyi zora koşuyorlar.... fikirlerini yaymaya çalışmalıdır. örnek bir davranış olarak.. Ama olay bu kadar basit değildir. Her medeni insanın.. o ülkedeki demokrasinin yaşaması için elzem bir davranış biçimidir. ........ Bu insanlar devlet işlerini iyi planlamıyor.1 Bölüm: Devlet Güvenlik kuvvetlerinde. Devletin ve fakir halkın hakkını haksız bir şekilde kendi menfaatleri için kullananlar....... Bu amaçla bir grup oluşturmaları..... bizim yaptığımız gibi....-. sistemi eleştiren herkes her zaman hedef gösterilmiş...... bununla yetinmiyor.. Bir toplumda yaşayan herkes ülkenin yönetimi ile ilgilenmeli.................. medyayı kullanmaları gerekir._............ 1 . fikirlerini daha geniş kitlelere yaymak için basını...._ -... planlanmasına da mani oluyorlar.............. o toplum için.___________________... Batı toplumlarında çok uzun yıllardan beri kabul edilen davranışlar ülkemizde yeni yeni kabul görmeye başlamıştır............__. nasıl daha iyi olabilir konusunda fikir yürütmeli..... beşimizin veya yüz kişinin hakkını kendi ceplerine atmış olurlar. ......... Susturmak için ne gerekirse yapılıyordu....._ ..-.... üçümüzün.......... teknolojinin bu 350 . Modern dünyadan bihaber................. hangi anlayış iktidarda olursa onu eleştiren düşman kabul edilmiştir. Ama Sadece Yanlışla Kalsa! Üst düzey yöneticilerin devlet imkânlarını krallara özgü bir biçimde harcamaları.

....................... bunu içselleştirmeyip sadece kendilerine gözüküyorlar.. İşin tuhafı............. onlarm hayatın tüm alanlarında yapmış oldukları yanlışları da doğru kabul ediyor._ . tüm kamu imkânlarını kendi şahsi çıkarları için kullanmalarına rağmen. bu ülke. hangi yöntemle belirlemeliydi? Türkiye'de terörle mücadelede....___________________... bu kadar önemli olan bir soruna... aynı şekilde.. nasıl ki.... yaşananlarla karşımıza koymazsak... "Bu ülkenin en ciddi sorunu nedir?" diye sorulsa.. doğrudan veya dolaylı olarak devletin tüm ekonomik imkânlarını tükettiği._________...... bugün içinde bulunduğu durumdan çok daha farklı bir durumda olabilirdi......... hem kendileri hem de bizler onların bunu yapmaya haklan olduğunu söylüyorsak.................... Türkiye son 50 yıldır teröre harcadığı kaynaklarını.... nasıl...... ısrarla kendi basit akıllarını dayatarak sorunları çözümsüz hale getiriyorlar. ülkenin karşılaştığı sorunların akıl ve bilim ölçütleri ile ele alınmasına ve dünyanın aynı sorunları nasıl çözdüğüne bakılmasına mani oluyor.............. binlerce gencimizi heba ettiği....... Peki.... Terör olmasaydı......... terör nedeniyle siyasi istikrar bozulmamış olsaydı.... Bölüm: Devlet ülkeye gelmesine karşı çıkıyorlar. nihayetinde bin yıllık devleti ve geleneklerini yok ediyorlar.. Aslında bu insanların doğru yaptığı hiçbir şey yok...... terör nedeniyle yaptığı askeri ve güvenlik harcamalarını yatırıma çevirseydi....... öncelikle ülkenin güvenliğinden birinci derecede kendini sorumlu tutan ve kendi kendine bunu en başta belirleyen Silahlı Kuvvetler doğruyu tayin 351 imkân sağladığı ölçüde bu değerlere inanmış .... Terör....... tereddütsüz "Terör" cevabı verilecektir.. Bu insanlar tam demokrasinin ve temel özgürlüklerin insan kişiliğinin gelişmesi için temel şartlar olduğuna inanmıyor...... 1 .......... onları birer kahraman olarak nitelendiriyoruz..... ülkenin tüm kaynaklarını yok eden bu meseleye karşı ne yapılmalıydı? Doğru mücadele ve taktik neydi? Doğru uygulama nasıl ve kimler tarafından yapılmalıydı? Doğru mücadeleyi kim. Ancak bu yanlışları olaylarla......... binlerce aileye acılar yaşattığı ve ülkede siyasi istikrarı bozduğu için ülkenin en önemli sorunudur.... onların tüm yanlışlarını yine doğru diye savunmaya devam ederiz...

reforma ihtiyaç bulunmamaktadır.. onların her yaptığını tartışmasız doğru kabul eden.. Onların yanında her zamanki destekçileri polis ve MİT'ti........... artık 352 . olayların sebep ve sonuçlarım anlayarak..................... Bununla birlikte doğrunun tayin edilmesinde. olması gereken neydi? Her devlet...___________________. her insan karşılaştığı sorunları......... açık açık devletin kanun çıkararak bunları yok etmesi gerektiğini savunuyordum) Peki. Bu nedenle o dünyanın düşünce sistematiğini iyi biliyorum: ortanın solu diyen Ecevit'in cezalandırılması gerektiğini samimi olarak düşünmüştüm.......... her kurum.. reformlara gerek yoktur... Terör......... Sorun.... onları kutsal güç kabul eden bürokratik yönetim kademeleri ve üst bürokratlar bulunuyordu.. aynı körlüğün içine hapsolmuş olan bazı aydınlar da rol oynuyorlardı.... en ağır cezaları vermesi ve silahlı eylem yapanları asması gerekir diye düşünüyordum... Daha açık söylemek gerekirse.._________............... Hatta devletin kanun çıkararak......... üstelik bu sorunlar hayatın en ciddi sorunlarıysa önce akılcı bir biçimde bilimsel düzeyde incelemeli. kendilerine söylenenleri doğru kabul eden........ bu konularda hiçbir zaman özgür düşünemeyen. satılmış kişilerdir. üniversitelerde bilim adamlarınca bilimsel olarak incelenmeli ve terörün nasıl önlenmesi gerektiği hakkında ortaya çıkan bilimsel verilere göre terörle mücadele yöntemleri geliştirilmeli ve buna uygun çözümler uygulamaya konulmalıdır........... devleti eleştirenleri cezalandırması.... bağnaz. Bu üçlünün hemen ardında......._ .... Devlet ve kurumlannı eleştirenler hain. çözüm mümkün mü? Tüm dünya karşılaştığı ciddi sorunlan bu yöntemle çözmüyor mu? Başka çözüm yolu var mı? Bırakın bu kadar önemli ve ciddi meseleleri. Yeni tedbire. bilimsel çözümler üretmelidir.... Şimdikilerden tek farkım.... akılcı.... dar düşünceli. bu düşüncelerimi gizli saklı değil. aksi düşünülemez. 1 .. Başka çare.... terörle mücadele sorunu bilim ve akıl ile çözülebilir.... eleştirmeyen. alçak.......... (Ben de eskiden böyle düşünüyordum.......... bu olaylar zorla bastınlmalıdır.... her zaman mevcut kanunlara karşı çıkan kesimlerden kaynaklanmaktadır....... açık açık ifade ediyordum. Bu militarist anlayışın temsilcilerine ve destekçilerine göre yeni çözüm yöntemlerine.... Bölüm: Devlet ediyordu........

. Ben hiç bilmiyorum..................................... motorize devriye ekiplerinin mi yoksa yaya devriye ekiplerinin mi halka güven verdiği ve suçlu kişiler üzerinde caydırıcı etkide bulunduğu gibi basit konuların dahi akademisyenlerin yaptığı bilimsel çalışmalara göre belirlendiğini anlatmıştı. sayısız bildiriye.. Gerçek manada hiç yoktur... Peki 1968 yılını başlangıç kabul edersek faslında terör olaylarının tarihi ülkemizde biraz daha geriye gider).. 3 muhtıra ve 3-5 darbe teşebbüsüne..... Bazı bilim adamlarının.. 120 ay süren sıkıyönetimlere.. bunca maddi ve manevi yıkım yaşanmasına rağmen terör konusunda 40 yıl içinde kaç tane bilimsel.......___________________... 35 binden fazla insanın ölümüne............... ya ideolojik örgütlerle ilişkide veya o örgütlere mensup olmaktan ya da terör örgütlerinin hedefi. Kaymakamlık tezi için bir yıl süreyle İngiltere'de bulunan........ Çok az 353 . akademik rapor ya da araştırma yapılmış dersiniz..._________........ o tarihten bugüne kadar ülkemizin birinci derecede sorunu olan terörü önlemek adına iç güvenlik kaygısıyla 2 darbe..... yoksa yakmadan mı devriye gezmesi gerektiği. Bölüm: Devlet dünyada en basit sorunlar bile bilimsel araştırmalar sonunda ortaya çıkan bilimsel neticelere göre çözülüyor. Aynı şekilde polis araçlarının tip ve şeklinin insanlar üzerinde nasıl bir etki yaptığı..... Ben mavi rengin diğer renklerle uyumlu olmadığını birilerinden duymuştum........... Bu nedenle benim dönemimde tüm binaların krem rengine boyanmasını istemiştim.. mağduru olmaktan dolayı adları geçti. 1 .... İngiltere'de polis karakollarının renginin ne olması gerektiği....................... emniyet binaları ve karakollar o ildeki emniyet müdürünün zevk ve iradesine tâbidir. dahi yaklaştırıl-mamıştır......... az sayıda da olsa...... olmamıştır. Benden önceki arkadaşlarım polis rengi mavi diye Emniyet Müdürlüğü binalarım maviye boyamışlardı.... terör konusunda.... polis araçlarının resmi tepe lambalarım yakarak mı..... Bilim adamları konunun yakınma.... farklı renklerin insanlar ve suçlular üzerindeki etkilerinin bilimsel araştırmalar sonucuna göre belirlendiğini söylemişti...._ ........... hem İngiliz kamu kurumlarında hem de akademik çevrelerde araştırma yapan kaymakam arkadaşım Namık Demir... tam rakamları bilinmemekle birlikte 75 binden fazla kişinin yaralanmasına... Ülkemizde.....

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

sayıda bilim adamı da bu konunun ancak etrafında dolaşabildiler. Bilim adamları, devletin ideolojik olarak kabul ettiği doğrularım daha da kuvvetlendirmek, onlara destek olmak için hiçbir bilimsel temeli olmayan basit birkaç yazı ve makale yazdılar yalnızca. Çoğunlukla da yazdıkları, güvenlik kuvvetlerinin baskılarını haklı çıkarmaya yönelik yasakçı anlayış ve yöntemleri savunma yönündeydi. Örneğin, en büyük sorunumuz olan Kürt sorunu üzerine tek bir akademik araştırma var mıdır? Bu konuda yapılacak akademik, tarafsız bir çalışma hakkında mahkemede dava açılma, çalışmayı yapanların ceza alma ihtimali yüzde yüze yakındır. Çok daha vahim olan eğer çalışma resmi görüşe uygun değil ise, yapanların her cepheden saldırıya uğrayacak, horlanıp, aşağılanacak ve yaptıklarına pişman edilecek olmasıdır. Türkiye'de hiçbir üniversite ülkedeki terörün sebepleri ve önleme çareleri konusunda bilimsel çalışma yapmadı, tek bir üniversiteye dahi bu konuda bir çalışma yaptırılmadı. Üniversiteler bu konuya ilgi ve alaka duymadı veya bu konunun yanına yaklaştırılmadı. Doğru olan üniversitelerde yapılan bilimsel araştırmaların yetersiz kalabilme ihtimaline karşı sadece terörle ilgili enstitülerin araştırma merkezlerinin kurulmasıydı. Mevcut durumumuz ise aklın kabul edeceği bir durum değil ama maalesef gerçek bu. Bugün şehir plancılığı, çevre düzenlemesi, bitki örtüsü vb gibi her konuyu, en basit sorunlarımızı üniversitelere taşıyoruz. Hatta idari mahkemeler her konuda üniversite bilirkişiliğine ihtiyaç duyuyor veya üniversitelerden rapor alınmadan verilen kararları bozuyor. Eğer üniversiteler terör sorunuyla hiç olmazsa yukarıdaki sorunlarla ilgilendikleri kadar ilgilenseydi-ler, olayların sebepleri ve önleme yöntemleri konusunda hiç olmazsa akıl ve bilim ölçeğinde veriler elde edilir ve ülkemiz de bu kadar kayba uğramazdı. İşte her şeyi şahsi çıkarı bağlamında değerlendirip vicdani sorumluluk taşımayan yöneticiler sadece ülkenin maddi değerlerini şahsi menfaatleri için kullanmakla kalmadı, ülkenin en önemli sorunundan en basit sorununa kadar tüm sorunlarına aynı anlayışıyla, kendi basit mantıkla ny la baktılar, hesabı ya354

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

pılamayacak bedellere mal oldular ve hâlâ da olmaya devam ediyorlar. Bütün hayatı, geçmişimizi ve geleceğimizi mahvediyorlar. Bu anlayış ve bu anlayışı temsil eden çevrelerin vereceği her karar, atacağı her adım çok büyük hatalarla doludur.

Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tâbi Olanlar Açısından Bakmak
Bir filozof der ki, tutsaklığın en ağırı kendini gönüllü olarak hapishaneye hapsedip üzerine kapıyı kilitleyen ve bunu isteyerek yapan kişilerin tutsaklığıdır. Bu insanları tutsak olduklarına inandırmak da çok zordur. Diğer yandan insanlar haksız yere, zorla kilitli kapılar ardında, karanlık zindanlarda tutulabilirler. Onlar fiili olarak hapistedirler ama fikren ve ruhen bu tutsaklığa karşı çıktıklarından aslında özgürdürler. Kapıları açtığınız anda özgürce yaşarlar. Özgürlüğü tatmayan, köleliği ve mahkûmiyeti kabullenmiş kişiler kendi haklarını korumadıkları, yanlışlara karşı durmadıkları bir ortamı nasıl düzeltebilirler? Tutsaklığını kendi yaratıp bunu kabullenmiş insanlar nasıl özgürleştirilebilir? Özgür olmayan, yanlışlıklara karşı çıkmayan insanlar dünyanın düzeltilmesine nasıl katkı sunabilir? Sadece köleler ve efendilerden oluşan bir toplumun sosyal olarak ilerlemesi mümkün mü? Kölelik zihniyetine sahip kişilerin hakim olduğu bir toplumda huzurdan, adaletten, insanlıktan, mutluluktan söz etmek mümkün mü? Adil ve özgür bir vicdanın en büyük faydasının önce sahibine, yakınlarına, daha sonra ülkesine ve nihayetinde tüm insanlığa olacağından şüphe yoktur. Böyle bir vicdan sahibi tüm dünyayı kendine köle etmiş birinden kat kat daha mutlu ve huzurludur. Kendini insan gibi hissederek daha üstün bir hayatı yaşıyor ve hayattan o seviyede zevk alryordur.

Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar
Necip Fazıl "suda yürümek zor değil, yürüyebileceğine inanmak zordur, eğer suyun üzerinde yürüyebileceğine inanırsan yürürsün." der. 355

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'yi yönetenler; tüm sosyal ve siyasal sorunların sivil bir anlayışla, demokrasinin ölçüleri dâhilinde, barışçıl yöntemlerle ve diyalog yoluyla çözüleceğine; geçici, kolay gözüken, alışılmış ama sorunları büyüten eski yöntemlerle çözümün mümkün olmadığına ve en ufak bir olayda hemen ordu, polis, sıkıyönetim, hapishane gibi baskıcı yöntemleri çağrıştıran unsurlardan söz etmenin yanlış olduğuna inandığı gün ülkenin tüm sorunları kolaylıkla çözüm bulacaktır. süre bu Aksi takdirde bu değerlere çıkıp oy gönülden almak inanmadığı, etkilerle etki içselleştirmediği, sadece dış (örneğin AB istediği için) ya da iç (geçici argümanlara koyduğu sahip zaman için) uygulamaya edemeyecektir. Özgürlükler ve demokrasi... Bu önemli iki kutsal değer, tüm toplumlarda huzurun, bansın, istikrarın temel anahtarıdır. Bu değerler adalet ve hukuk içerisinde yaşatıldığı müddetçe, ne ülke bölünür, ne anarşi olur, ne de terör. Huzurun egemen olduğu bütün ülkelerde yapılan araştırmalar, bu iki büyük ülkünün o devletler tarafından el üstünde tutulduğunu göstermektedir. sorunların çözümüne

Demokratik Açılım
Kürt açılımı, Güneydoğu açılımı, demokratik açılım... Adına ister Kürt sorunu, ister Güneydoğu sorunu, ister PKK sorunu densin, hepsi de aynı sorunu işaret etmektedir. Meselenin bugün gelmiş olduğu aşamada, tüm taraflar tek bir çözüm yöntemine mecbur olduklarının farkındadırlar: sorunları diyalogla, barış içinde çözme yöntemi olarak demokratik açılım. Olayların baş aktörü olan PKK bunca yıl sonra, bu kadar silaha ve sayısal insan gücüne kavuşmasına rağmen hâlâ bölgede bir karış toprak üzerinde denetim kuramamakta, bölgede gizli pusu eylemleri haricinde geçtikçe istediği de daha etkinlikleri ciddi gerçekleşti-rememektedir. karşı karşıya Zaman kalacağı sorunlarla

görülmektedir. Tek çaresi bu açılım projesi ile silahlı mücadeleye son vermektir. PKK denilince önemli olan Öcalanin kendisidir. Öcalanin yaşaması ve ileriki süreçte hapisten kurtulup dışarı 356

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çıkması ancak açılımın başarısı ile mümkündür. Fakat PKK'nm, Öcaianin başına herhangi bir şey gelmesi ihtimaline karşı silahlı kadrolarını dağda son ana kadar güvence olarak tutması olasıdır. Bugünkü koşullarda Öcaianin tek kurtuluşunun bu yol olduğu kesindir. Mücadeleye devam demesi ve olayların artması Öcaianin ömür boyu hapiste kalma ihtimalini güçlendirecektir. Düşük de olsa, en iyi ihtimalle
1 0

yıl daha cezaevinde kalacaktır, Güneydoğu

huzura kavuşursa kısa süre içinde dışarı çıkıp, siyasi faaliyetlere devam etmesi ve umduğu noktalara gelmesi ihtimali çok yüksektir. PKK'nm içinde bulunduğu şartlar ve geldiği konum itibarıyla açılım sürecinde devletle uyuşmaktan başka seçeneği yoktur. Bağımsız devlet fikrinden vazgeçmiştir, vazgeçmeye de mecburdur. Öcalan mahkemedeki açık ifadesinde ve yer yer verdiği mesajlarda, bağımsız bir devlet istemediği gibi, federasyon da talep etmediğini, hatta siyasi herhangi bir taleplerinin olmadığını, bazı kültürel taleplerinin olabileceğini söylemiştir. Zaten AB'ye girmek için Türkiye'nin yerine getirmek zorunda olduğu taahhütler ve AB'nin uyum sürecinde istediği sosyal reformlar PKK taleplerinin önünde olacaktır. Bu açıdan demokratik açılım projesi PKK'nm ve Öcaianin ideal beklentisidir. Ayrıca Güneydoğu halkı bunca yıl yaşanan olaylar ve savaşlar sonunda, nasıl bir yaşam biçimi olduğunu dahi unuttuğu barış ve huzuru, terörü yaşamayanların bilemeyeceği kadar çok istemektedir. Olayın en önemli taraflarından ordu, son 25 yıldır her türlü yönteme başvurarak silah ve güç kullanmasına rağmen PKK'yı bitirememiş; tersine örgütün silah ve sayısal insan gücü yapısı itibari ile halktan aldığı destek açıdan güçlenerek büyüdüğü görülmüştür. Bu dönemde üç bin köy veya yerleşim yeri teröristlere lojistik destek veriyor denilerek boşaltılmış ve ordunun neredeyse yarısını oluşturan en muharip güçleri bölgede görevlendirilmiştir. Bölgede görev yapan en ciddi hava gücü, en seçme komandolar ve özel timler ağır silahlar kullanarak binlerce operasyon, sayısı belirsiz hava ve dış harekât gerçekleştirmiştir. Buna rağmen bugüne kadar yapılanların neler kaybettirip neler kazandırdığı muhasebesinde 357

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zarar hanesinin daha ağır olduğu izahtan varestedir. Hiçbir halde başarılı olunduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi tüm tedbirlere rağmen 2009 yılında Ak-tütün Karakolu baskınından sonra da işin daha da zorluğunu kurmay heyeti açık olarak görmüştür. Üstelik bugünden sonra Türkiye, AB ve demokratikleşme konusunda ilerleme, dünya ile uyum sağlama çabaları ve uluslararası yükümlülükleri açısından eskiden olduğu gibi bölgede ölçüsüzce veya orantısız güç kullanamayacak, operasyon ve eski yöntemleri ıç ve dış kamuoyuna kabul ettiremeyecektir. Dolayısıyla ordunun bölgede barış ve huzurun temini için demokratik açılım yönteminden başka çaresi yoktur. Olayda en önemli aktör olan Hükümet de, askeri harcamaları kısarak ekonomiyi düzeltmek ve asker üzerinde siyasi otorite kurmak için bu sorunu demokratik açılını adı altında barışçıl yollarla çözmeye mecburdur. Eğer barışçıl, siyasi ve sosyal yöntemlerle bu sorunu çözemez ise, önüne koyduğu AB ye tam üyelik, askeri vesayetin kaldırılması, imkânı ekonominin düzeltilmesi gibi hedeflerine yoktur. Ayrıca dünya konjonktürü, ABD hm Güney Asya ve Ortadoğu daki faaliyetleri ve yakın gelecekteki politikaları, AB'de kamuoyunun eğilimleri, Rusya'nın kendi iç şartları gereği genel tavrı, Suriye'nin düne göre bugünkü hali ve Türkiye ile yakınlaşması, İran'ın PKK ya tavrı, Kuzey İrak'ta Talabani ve Barzanihin tutumu gibi dış şartların da olayın bu yöntemlerle halledilmesi konusunda en uygun ortamı yarattığı görülmektedir. Aslında olayın bu üç önemli tarafı da demokratik açılımla ifade edilen, soruna silahsız yöntemlerle çözüm üretilmesi koHaliç'te Yaşayan Simon bu............_____.................______.........___. ._____........______

ulaşma,

ortadan

kalkacaktır,

Hükümetin

Güneydoğu'daki silahlı çatışmadan devam ettirme lüksü ve ihtimali

nusunda başka seçenekleri olmadığını biliyor fakat her üçü de karşı taraflar zarar görsün ama ben kazançlı çıkayım anlayışı ile hareket etmeyi sürdürüyorlar. Hâlbuki 358 samimi olarak birbirlerine

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaklaşsalar, çözüm için olgunlaşmış sorunu en kısa zamanda çözebileceklerdir. Devlet halk desteği almak amacıyla psikolojik harekât faaliyeti adı altında onaylamadığı siyasi düşüncelere karşı kendi resmi ideolojisi doğrultusunda halkın bir bölümünü diğerlerine (sağı sola, laikleri muhafazakârlara) karşı yönlendirme geleneğinin neticesi olarak insanları militarize etti. Bu yaklaşımın sonucunda, halkın bir bölümü verili resmi ideolojiyi savunma ve sahiplenme noktasında kendilerini bile geçerek çok daha militarist bir çizgiyi takip etmeye başladı. Artık onlar da bu insanları durduramamaktadır. Halkın tepkisini almamak adına beklentinin dışında hareket edememektedirler. Aslında PKK ve Öcalanin bugünkü tavrı ve içinde bulunulan durum Türkiye için çok büyük bir şanstır. Türkiye bu nimetin farkında değildir. Bu savaşın bitmesi için bütün şartlar olgunlaşmış ve her şey hazırdır. Bu çok büyük bir fırsattır. 10-12 yıl öncesine göre örgütün bu hale gelmesi hayal bile edilemeyecek kadar zorken, şimdi hem örgüt hem de iç ve dış şartlar barış sürecine girmiştir. Örgütün, devlet istese ve planlasa dahi öngöremeyeceği kadar iyi bir noktaya gelmiş ve çok iyi bir fırsat yakalanmış olmasına rağmen devlet hâlâ bu fırsatın farkında değildir. Yalnızca Türkiye değil, İran, İrak ve Suriye'den alacağı topraklar üzerinde bağımsız bir devlet kurma amacıyla yola çıkan Marksistbeninist PKK, bugün artık bağımsız devlet ya da federasyon talebini bir kenara bırakmış, hatta siyasi talepler yerine (öcalanin mahkeme konuşmaları) yalnızca kültürel talepleri olduğunu ifade etmeye başlamıştır. Geçmişte oluk oluk kan akarken, "Aksın! Ne kadar kan akarsa, o kadar temizlik olur" diyen örgüt artık barış ve demokrasi demektedir. Öcalan yakalandığı zaman bana "Sen Güneydoğu'da uzun süre çalıştın. PKK'yı bilirsin. Biz Öcalan'a benzer birini bulduk. Gelecekte bu örgütün ülkeye zarar vermemesi için; ilk olarak bu kişiye mahkemede vereceği bir ifade hazırla, ikinci olarak bu kişinin 359

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'deki savaşın durması, barış ortamının tesis edilmesi için yapması gereken Katı şeyleri ayarla," denseydi, bir örgüt ben bu kadarını kadar söyleyemez, bu kadar kısa bir sürede beyanları bu kadar yumuş atamazdım. Marksist-Leninist nasıl bu yumuşayıp, barış yönünde ifadelerde bulunur şüphesini mutlaka birileri dile getirir diye beyanları daha ihtiyatlı yazardım. Ama PKK ve Öcalan bence benden daha ılımlı bir mecraya
^^XX XXXÎ.>Ş tır»
H

Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?
Bugünlerde herkes Güneydoğu açılımından ya da diğer ifadeleriyle PKK açılımından, Kürt açılımından veya demokratik açılımdan bahsediyor. Ancak olayda muhalif veya tarafsız bir pozisyon sergileyen herkes önce Güneydoğu sorunu yoktur, Kürt sorunu yoktur, diye konuşmaya başlıyor. Oysa bu ülkede görünürde 30, örtük olarak da daha uzun yıllardan beri yarı resmi bir savaş devam ediyor. Bu savaşın bir de karşı tarafı var. Eğer silahlı bir mücadele sürüyorsa, bunun sebebini asıl olarak bu mücadeleyi başlata tarafa sormak gerekmez mi? "Ne istiyorsunuz, niçin çıkıp bunca zamandır savaşıyorsunuz?" gibi sorular hiç sorulmuyor. Herkes onlar yerine konuşup Türkiye'nin Güneydoğu ya da Kürt sorunu olmadığını söylüyor. Veya birileri çıkıp onların Türkiye'yi böleceğini iddia ediyor. Onlar adına biz konuşuyoruz. Meselenin asıl muhataplarına bu sorular sorulmadığı müddetçe sorunu çözmek mümkün değildir. Şimdi de Öcalan ve PKK ile görüşülemez deniyor. Peki kiminle görüşülecek? Sorun oradaki sıradan halk değil ki. Sorun davanın şahsında somutlastiği öcalan ve örgüttür. Onlarla görüşülmeden hangi sorun halledilebilir. Daha doğrusu onlardan başka konuşacak bir muhatap var mı ki? Bugün muhatap sivil alınacak herkes ancak oradan izin aldığı zaman PKK'dan konuşabilir. DTP veya benzeri partilerin milletvekillerinin veya diğer toplum kuruluşlarının yöneticilerinin güçlerini aldıklarını bilmeyen var mı? Eğer Öcalan ve PKK'ya dayanmasalar, hiçbir şey ifade etmezler. Eğer Öcalan bir gün onları gözden çıkarırısa, bir anda silinip gideceklerdir. Leyla Zana bu hareket 360

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

içinde önemli bir konumdaydı, birileri öcalan'a 'AB senin yerine Leyla Zana'yı hazırlıyor, onu parlatıp öne çıkarıyor,' dedi. Bunun üzerine Öcalan in tek bir emriyle Zana her şeyin dışında bırakıldı ve o saatte bitti. Üstelik o örgüt içinde önemli bir yere sahip olmasına rağmen bu muameleye maruz kalmıştı. Şu an adları daha az duyulan, siyasete yeni atılan milletvekillerinin hiç birinin PKK'ya dayanmadan, ondan güç almadan bir şey yapması ve bir adım dahi atması mümkün değildir. Bugün için PKK demek de Öcalan demektir. Bu açıdan muhatap Öcalan'dır. Öcalan muhatap alınmadan da hiçbir sorun halledilemez. Sorunun kendisi tüm açıklığıyla ortadayken, karşımızdaki güç bu kişiyse onu dikkate almadan hiç bir sorun çözümlenemez. Önce sorunun asıl muhatabım saptamak ve doğru muhataba doğru soruyu sormak gerekir. Yoksa onların yerine, kendimiz sorup kendimiz cevap verecek olursak, doğal olarak bu soruna hiçbir zaman çözüm bulunamaz. Öcalan, yarın da yine etkin olacak; Güneydoğu'da veya Kürtlerle ilgili bir adım atacak herkes, eninde sonunda bu kişiyi hesaba katmak mecburiyetindedir, hatta onun desteğini almaya da mecburdur. O ha muhtaçtır. Bu sorunları ABD'yle, AB'yle veya başka ülkelerle konuşmak, çözmek, pazarlık yapmak isteyenlerin bu devletler veya güçler yerine Öcalan ile sorunu çözmeye denemelerinin daha akıllıca bir iş olduğunu bilmeleri gerekir. En azında Öcalanin bu ülkeden başka gideceği bir yeri olmadığını ve bu ülkeye onunda en az bizim kadar ihtiyacının olduğunu biliyoruz.

Öcalan: Herkese Mektup Yazdık
Cezaevinde yatan Öcalan her başbakana, her genelkurmay başkanına, her kuvvet komutanına görev değişikliği olduğunda mektup yazarak, olayların nasıl bitirileceğini uzun uzun anlatmaktadır. Hatta bir videokaset doldurarak gönderdiğini de biliyorum. Bu kasetlerden çözümü yapılan bir konuşmasında, "Kuzey Irak'ta Barzani'nin, Talabani'nin ve feodal güçlerin bir anlam 361

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

ve değerleri yok; orada bir benim, bir de sizin gücünüz var" diyordu. Ayrıca "oradaki Türklerin haklarını korumak için bir şey yapılmadığını ve yurtdışındaki ırkdaşlarıyla ilgili bir şey yapmayanın TC olduğunu" belirtiyordu. Bazıları Güneydoğu'daki açılımın ülkeyi bölebileceğini söylüyor. Aslında bu söz Güneydoğudaki mevcut sosyal, siyasal, ekonomik duruma, bölge ve dünya gerçeğine bakılmadan yapılmış bir tespittir. Aksine demokratik açılım süreci devam ettiril-ınezse o zaman Türkiye için olumlu gözüken tüm şartlar aleyhe dönerek bölünme süreci daha da hızlanacaktır. İşin aslı her ne kadar hukuki manada bölünme olmasa da, Güneydoğu bölgesi yıllardan beri her gün yavaş yavaş bölünmekte, fiilen bölünme yaşanmakta olduğudur. Demokratik açılım süreci, yaşanmakta olan fiili bölünme sürecini durdurabilecek, çatlakları yapıştıracak ve uzun süreçte bölünmeyi önleyecek tek gerçekliktir. 1980ü yıllardan başlayarak günümüze kadar olan süreç içerisinde bölücü fikirlerin bölgede ne kadar yayıldığını, halktan örgüte verilen desteğin ve Örgütün organize ettiği olaylara katılımın boyutunun nerden nereye geldiğinin bir anlamı olmalıdır. Ayrıca bugüne kadar uygulanan mevcut yöntemler tamamen bilimsellikten ve akıldan uzaktır. Olaya kriminal bir olay gözüyle bakmak çözüm getirmemektedir. Buna rağmen bu bölgedeki sorunu çözmek için başka bir yöntem önerisinde kimse bulunmamaktadır. Sorunun çözülmeden bu şekilde devam etmesi ve kaybedilen her saniye devletin aleyhinedir. Üstelik bölgedeki sorunu çözmeden Türk toplumunun diğer sorunlarını da halletmek mümkün değildir. Bugüne kadar uygulanan yöntemler sorunu çözememektedir, kimsenin bu konuda başka bir çözüm önerisi olmadığına, tüm iç ve dış şartlar da bu çözüme uygun bir ortam yarattığına göre aksini savunanlar neye dayandıklarını ikna edici bir biçimde açıklamalıdırlar.

PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar

362

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

2003 seçimlerinin ardından AKP hükümeti kurulmuştu. Makam, mevki istiyor gözükmemek için İçişleri Bakanlığına dahi gitmiyordum. O günlerde PKK'nın dağdan indirilmesi ile ilgili eve dönüş adı altında çıkarılacak itirafçılık yasası hakkında gazetelerde çıkan haberleri okudum. göçmen Gazeteler eve ile dönecekler Nusaybin'deki için hac Kırklareli'ndeki misafirhanesi

konaklama tesislerinin hazırlandığını yazıyordu. Bu arada, PKK adına sözcülük yapan internet sitelerindeki konuyla ilgili haber ve yorumları okuduğumda, onların itirafçılık veya pişmanlık yasası değil, af yasasını istediklerini, esasen eylemlerinden pişman olmuş kişiler olarak değil, yenilmiş kişiler olarak kabul edilmelerini istediklerini gördüm. Dolayısıyla mevcut şekliyle çıkacak bir yasanın anlamlı olmayacağını, bir şekilde PKK tarafı ile ilişki kurularak yasanın amaca hizmet eder tarzda çıkmasını istiyordum. Dayanamadım. Gazetelerin yazdığı gibi çıkacak bir pişmanlık yasasının hiçbir anlamı olamayacağını not edip, bakanlık işleri, ziyaretçiler ve siyasi meselelerle yoğun bir faaliyet içerisinde olan İçişleri Bakanı Abdülkadir için makam Aksu'dan ve mevki randevu için aldım. Yanlış anlaşılmamak görüşme talebinde

bulunmadığımı, PKK meselesinde yapılacakların önemli olduğu bilinciyle yapılanların işe yaramayacağını arz etmek için geldiğimi özellikle söyledim ve durumu kısaca anlattım. Bakan anlattıklarımı dinleyecek halde değildi. Daha sonra pişmanlık yasası çıktı. Hiçbir faydası olmadığı gibi toplu olarak akın akın PKKlılar gelecek, teslim olacak diye hazırlanan 20'şer bin kişilik kamplara bir kişi bile gelmedi. Bir kez daha devletin terörü önleme adına meselelere nasıl yaklaştığı, hayatın gerçeklerinden ne kadar uzak hareket ettiği görülmüş oldu. Hâlbuki ne güzel bir fırsattı; pişman olarak değil, yenilmiş olarak kabul edilmek. Bu, teslim olacağım ancak bir bahane lazım, o bahaneyi yaratıp bana sunun, teslim onurumla olması teslim olayım ısrar demekti. ediyorduk. Fakat biz, PKK mensuplarının mutlaka haksız ve yanlış olduğunu kabul ederek gerektiğinde "Devletin şefkatli kollarına kendini teslim etmek" gibi benim bile komik bulup 363

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet haklıyız

güldüğüm

temaları

anlatıp

durduk.

Her

zaman

biz

anlayışımız bizi bu günlere getirdi. Öcalanin yakalandığı dönemde de başka bir fırsat kaçırılmıştı. O dönem, örgüt şoka girmişti, akılcı manevralarla etkisiz hale getirilebilir, savaş sona erdirilebilirdi. Ne yazık ki, Öcalan yakalandı ve iş bitti anlayışı ile hiçbir şey yapılmadı. Öcalanin yargılamasını bu konuda yapılması gereken tek iş olarak kabul ettik. Bu kadar büyük bir siyasi ve toplumsal altyapıya sahip bir olayı mahkemelerin çözeceğini zannedip, olayı mahkemeye havale ettik; adalet, bağımsız yargı gibi sloganlar ile kendimizi aldattık. Aslında bu tavır ta baştan beri PKK'ya ve tüm terörist gruplara karşı gösterilen tavrın aynısıydı. Bu hastalıklı mantığımız değişmediğinden hiçbir zaman şartlara uygun çözüm ve taktikler geliştiremiyor, her zaman elimize geçen fırsatları doğru şekilde değerlendiremiyoruz. Önümüze çözüm bile konsa, çözümü bir kenara itip savaş çıkarabiliyoruz. Bugün çözüm için önümüzde mükemmel fırsatlar var; sanki tüm gelişmeler (iç koşullar, dış konjonktür, devlet, örgüt) her açıdan Türkiye'deki terör olaylarının, PKK sorunun, hatta tüm rejim muhalifi örgütlerle yaşanan sorunların çözümü için ideal şartları yaratmış durumda. Maalesef biz karşımıza çıkan bu fırsatı türlü algılamıyoruz.

Balkanlarda Benzer Durumlar
Balkanlarda, Batı Trakya'da (Türklerin yoğun olarak yaşadığı Yunanistan'ın doğusu ile Bulgaristan'ın Yunanistan sınırına yakın güney bölgesini içine alan bölge); Yunanistan'da, Bulgaristan da, Makedonya'da, Kosova'da, Bosna'da Türkler ne istiyor? Türkçe dil hakkı için neler yapıyorlar? Örneğin, nüfusunun % 4-10'unu Türklerin oluşturduğu Makedonya'nın Kos-tivar ilinde Türkçe 3. ana dil olarak belediye meclisinde kabul edilmiş ve şehirdeki tüm levhaların yazılmasına sırasıyla Makedonca, Hiç Arnavutça kimse de ve bu Türkçe hakka olarak itiraz başlanmıştır.

etmemektedir. Bu hakkı nasıl elde ettiler? Neden kimse karşı çıkamıyor? Ne gibi sonuçlar doğurdu? Balkanlarda Türkler için bu soruları tartışırken kendi ülkemizi de göz önüne almak zorundayız. 364

... Ayrıca toplumsal taleplere karşı devletin askerine........ Türkçekapsayan Bulgarca bölgesi sonradan yerleşim yerlerinin isimleri değiştirilmiş...........___........_________......... kuzeyinden güneyine her yerinde ihtiyaç vardır...... Bu tür bir yaklaşım.. ......... 1 ..... Plevne Geçmiş Bulgaristan'ın Deliorman tümüyle Bur-gaz............. Devlet a Yunan-Bulgar-Türk ilişkileri Yunanistan ve Bulgaristan'da Türkler var ve bu ülkelerde yaşayan Türklere yıllardır yapılan baskılar dillere destan olmuştur..... Türkçe-Yunanca bölgesi Türk 365 ile isimleri vardır.. -..... Bölüm: Devlet Bizler..____. bu tür taleplerin kendine has argümanlarla karşılanması anlayışının Bölüm: yerleşmesi gerekmektedir._ .. kendi ülkemizde Güneydoğu'daki Kürt halkı için neden karsı çıkıyoruz.. eski haritalarda Daha veya tüm yerleşim yerleri Türkçe olarak hepsinin Yine illerini yıllarda gösterilmektedir........._______.... ülkenin istikran için ve siyasi çalkantıları.._.. ......... Aslında demokratik açılım projesine Güneydoğu iıun... Bölge tümüyle Türk bölgesi olup.1........ ülkedeki farklı inanç ve düşüncedeki gruplar ve bireyler arasındaki çelişkileri giderecek. kalkması...... toplumsal taleplerin olaylara suç gibi uygulanan bunların kriminal yaklaşımlarla değil demokratik yöntemlerle çözülmesi anlayışının benimsenmesine bağlıdır................ PKK'mn değil... .......____. .. farklılıkları ayrılık unsuru olarak algılamayıp sosyal zenginliğin unsuru olarak kullanıldığı ortamlar yaratacaktır. Siyasi ve toplumsal huzurumuz..____. terör olaylarını bitirmek için ihtiyaç vardır..... ...___________________...... Türkiye'nin tamamının ihtiyacı vardır... hâlâ bizim Güneydoğu illerinde olduğu gibi. Yunanistan'ın Kavala ve İskeçe illerinden başlayan Edirne sınırına kadar devam eden bölge ile Bulgaristan'ın doğusunda kalan Filibe ilinden başlayan Edirne ve Kırklareli sınırına kadar uzanan bölgelerden oluşmaktadır...... bölgeleridir..... Balkanlardaki Türkler için bu hakkı savunurken........ Demokratik açılıma ülkenin doğusun dan batısına..._........ Türkiye de toplumsal problemlerin ortadan algılanmamasına........... polisine ve mahkemelerine sirayet etmiş bakışının değişerek.. Batı Trakya................ .....

14 bakan yardımcısı............. Üstelik yanı başında gerektiğinde örtülü destek verecek aynı halk tarafından kurulmuş Türkiye gibi bir devlet vardır. Bölüm: Devlet buralarda Türkler üzerinde baskılar kurulmuş..... dünyaya seslerinin duyurulmasına çalışmıştır......... 1 ................_________.... Türkiye'de eğitimlerine imkân tanımış.. dini... muazzam ormanlarla kaplı dağlık bir alan...... Bugün bölgede yaşayan Türklerin durumu bu iddiamın doğruluğunu göstermektedir..... Bu bölgelerdeki Türkler eskisi kadar direnmedikleri gibi bulundukları ülke ile uyum sağlamaya çalışıyorlar......... Türkler bugün Bulgaristan'ın yükselmesi gibi...... Özellikle Bulgaristan'da... bu bölgelerde Türkler ve başka halklar üzerindeki baskı ve şiddet....... vizesi Artık almaya Bulgaristan'da yaşayan hiçbir Türk Türkiye'ye gelmek istemediği Türkler Bulgar vatandaşlığı çalışmaktadırlar... sosyolojik şartlar vardır. Bunun birçok sebebi olabilir. Bunu sağlayan tek şey Bulgaristan rejiminin demokratikleşmesi..._ ....... kültürü aynı bir halk (baskı ve şiddete maruz kalan halk).............. direniş hareketlerini ortaya çıkarmış ama bunlar asla silahlı gerilla hareketine dönüşmemiştir........... Hemen sınırda olan Türkiye............ Her biri ciltler dolusu kitaplara konu olacak olan buradaki insanların gördüğü baskı ve şiddet bu kitabın konusunu oluşturmamaktadır.. ve ilerlemesi için çalışır veya hale Bulgar gelmiştir.. Fakat gerilla harbi başlamaz..... en azında buradaki kişilerin Türkiye'ye gelmelerine kolaylık göstermiş...... Oysaki bu bölgelerde gerilla hareketini başlatacak fiziki... Fakat burada yaşanılanlar kitabımızın konusu bakımından üç açıdan önemlidir... çoğunluğu direnişi destekleyen bölgesel olarak dili... bu bölgelerde yaşayan Türklerin mücadelesine destek olmak istemiş........... zorla kimlikleri unutturulmak istenmiştir.... Türklere eşit vatandaşlar olarak davranması ve 366 ..... Birincisi.. Bana göre en önemlilerinden bir tanesi bu ülkelerdeki baskı ve şiddetin derecesi direniş yaratacak kadar fazla... Bulgar demokrasisinin gösterdiği başarı sayesinde 30'dan fazla milletvekili.. Cumhurbaşkanı yardımcısı olmak üzere çok sayıda Türkün hükümet kadrolarında görev almış olması ve hükümet ortağı olarak bulunması neticesinde Türk direniş hareketi bitmiştir.. isimleri değiştirilmiş........___________________... savaş başlatacak kadar çok olmamasıdır..... ama halkı dağa çıkartacak......

.... Bugünkü Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov Bulgaristan İçişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği (ülkemizdeki Emniyet Genel Müdürüne veya İçişleri Bakan Müsteşarına muadil) görevinde bulunduğu dönemde banka yolsuzluğu suçlarından aranan Murat Demirel'i yakalayıp iç bize teslim etmesinden dolayı kendisini "Dün Türkiye'ye davet etmiştik... Bölüm: Devlet Türklerin Türk olarak legal partiler kurarak haklarını arayabilmesi ve hatta iktidara ortak olabilmeleridir................. yılı törenlerine davet üzerine katılan eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı Jelu Jelev Edirne'de yaptığı konuşmada....._ ....... 1 ............ Baskılardan dolayı yüz binlerce Türk asıllı Bulgar vatandaşı ülkeyi terk etti................ Ülkemizde de bu çapta devlet adamlarının çıkması gerekiyor. Bugün aynı şeyi yapsanız......_________... hepsi Bulgaristan'da kalmayı tercih eder....... 19801i yıllarda bazı Bulgar insan hakları savunucuları ile birlikte Türklere yapılan baskılara karşı koyduklarım belirterek...... Üstelik daha ekonomi yeterince düzelmedi...... buldu ve kaldırılması konusunda ile yaptığı birlikte kavuşma çalışmaları Türkler de "Bulgaristan'da Bulgaristan demokrasinin standartlarının yükselmesi. Türkiye'ye göç etti... hatta geçmişte Türkiye'ye gidenler dahi Bulgaristan'a dönmeye çalışıyor.. Türkler siyasi parti kurdular.... Bulgaristan demokratik rejimini 367 . Buna rağmen Bulgaristan'da istikrar ve huzur yoktu.. Dün kapıları tamamıyla açsanız Bulgaristan'daki Türklerin hepsi Türkiye'ye gelirdi.... Sohbet bir ara Bulgaristan'daki Türkler.... özgürlüklerin gelişmesi istikrara konusunda önemli mesafe aldı" dedi......... bu talep daha da artacak............. Bulgaristan'ın Bulgaristan'da güvenliği konularına vardı...... Her kademede memuriyetler alıyorlar........... Bulgaristan Türklerinin sürgün edilişlerinin 20... Düzeldiğinde....... demokratik adımlar atıldı.... gelince adları Borisov Türklere baskı değiştiriliyordu.." mealinde bir şeyler söyledi........ Bulgaristan demokrasinin de bazı açılardan teminatıdırlar.............___________________..... Bunun sonucunda Bulgaristan huzurlu ve güvenli bir ülke durumunda. kendisi cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkler üzerindeki kısaca huzur baskıların anlattı. Türkler........ Ama şimdi Bulgaristan'da özgürlükler genişledi.... 30 kadar milletvekilleri var ve hükümet ortağı oldular...

Türklerin ehliyet almaları bile özel izne tâbi hale getirilmiştir.. Yunan mahallelerinde oturuyorlar..... Bulgaristan'daki Türk bulacaktır........... ehliyet alma gibi medeni haklar bile kısıtlanmıştı............___________________.. Artık Türk gençleri Yunan okullarına gidiyor.. ama ri kesinlikle edecektir... onlar da direnişi yumuşatmış. oysa eskiden böyle şeyler olmazdı............ almaları izne tâbiydi.... Yunanlı kızlarla evleniyor. Bugün hâlâ Yunanistan'daki demokratikleşme sürecide bu ülkedeki Türkleri çıkarmaktadır Yunanistan'da Türkler üzerinde ciddi baskılar söz konusudur..." Yani gönüllü olarak olmasa da AB'nin baskıları sonucu Yunanistan demokratikleştikçe Türk muhalefeti yumuşamış... 368 ...... Bölüm: Devlet risk da sürdürdüğü müddetçe gibi Türkler Bulgar Bulgaristan için hiçbir teminatı oluşturmayacağı karşısında demokrasisinin halkını olacaklardır.. 19901ı yıllarda.................... kapalı bir toplum yapısı içinde onlara karşı koyuyorduk.. İkinci olarak AB'nin Yunanistan'da demokratikleşme yönündeki taleplerinin risk olmaktan sonuçları kitabımız ve açısından çıkaracaktır........ seyahat etme.._ . 20001i yıllara kadar Türklerin gayrimenkul satmaları serbest...... Ancak AB'nin Yunanistan'a yaptığı baskılar (bizden talep edilince AB dayatması diyerek eleştirdiğimiz. 1 ...... 4-5 defa gittiğim Yunanistan'da dernek başkanı......_________.. Yunanistan'da Türkler gibi tüm azınlıkların haklarının korunması söz konusu olunca yerine getirilmesini istediğimiz uygulamalar) neticesinde Yunanistan rejimi yumuşayarak Türklere yeni hak ve özgürlükler tanımış.. önemlidir................................ seçme ve seçilme gibi en tabii siyasi haklar bir kenara.... vatandaş olmak sıfatıyla mülk sahibi olma.. yavaş yavaş makul seviyeye gelmiştir......... Bulgar demokrasisini tehdit edecek her hareket.......... Çünkü demokrasi harici bir rejim belki Bulgaristan'daki Bulgarları çok rahatsız etmez.... Fakat şimdi Yunanlılar tutumlarında yumuşaymca biz de çözüldük.................. daha ılımlı bir muhalefet yapmaya başlamıştır.... müftü gibi Türk toplumunun ve muhalefetinin simgesi olan kişiler ve yanında bulunanlar şu anki memnuniyetsizliklerini şöyle ifade ediyorlardı: "Yunanlılar geçmişte baskıcı bir tutum içindeyken biz de direnişçi idik...

............. Hatta biraz daha geniş bakarsak........ bunların en tabii insan hakları olduğunu savunurken kendi içine hiç bakmamış. Makedonya Türk Demokratik Partisi) bayraklarını asarak ayakta kalmaya çalıştıklarını gördüm. kültürünün korunması amacıyla her platformda yer almak isteyen Türkiye.......___________________..... Türk varlığının... Karayolu ile baştanbaşa gezdiğim Balkanların Türk azınlığın bulunduğu bölgelerinde. Bulgaristan ve Yunanistan'daki Türklerin gördüğü baskı ve şiddete karşı çıkan Türkiye'nin kendi içinde benzer konumdaki halklara aynı uygulamaları yaparken hiç vicdan muhasebesi yapmamış olmasıdır........ 1 ........ Bosna-Hersek......... Buna karşın Türklerin çoğunlukta olduğu Gümilcine ve Evros'ta îl Valiliğini Türkler almasın diye sadece bu bölgede iki il birleştirilerek tek valilik bölgesi yapılmış ve seçimlerde bir Türkün vali olması önlenmiştir... Yöre halkı milletvekillerini ve bölge yöneticilerini seçtiklerinden Batı Trakya'daki Türk halkına değer verilmektedir.. şehirdeki tüm işyeri 369 ... Türkler..... evrensel vicdanı savunmamıştır. Dünyada çok az ülkede örneğine rastlanan Dışişleri Bakanlığımın ülke içerisinde etkin olduğu bir uygulama Yunanistan'da yürürlüktedir....................... Bölüm: Devlet Bugün Yunanistan'da yerel yöneticilerin tümü seçimlerle belirlenmektedir......... dil olarak kabul ettirilmiş... Türklerin Türk bayrağının yanında kurdukları partilerin (Kosova Türk Demokratik Partisi...... Hırvatistan gibi pek çok ülkede) yaşayan Türklerin haklarının korunması için destek veren.............._ ........... Üçüncü konu ise.......... Ko-sova.... Çağdışı kalan bu uygulama sanırım önümüzdeki süreçte kalkacaktır............ ülkemizdeki Kürtlere ve diğer farklı azınlıklara karşı yapılması gerekenlere örnek olması açısından bizim için büyük önem arz etmektedir..._________... dilinin..... En yakınımızdaki ülkelerdeki uygulamalar..... Makedonya. tüm Balkanlar'da (Yunanistan... Sırbistan........ Makedonya'da Türklerin en yoğun yaşadığı ve nüfusun % 4'ünü oluşturdukları Kostivar gibi belli şehirlerde Türkçe 3....... Gümülcine'de Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nm Batı Trakya'da uygulanacak politikalan ve devlet uygulamalarını belirlemek üzere bir ofisi bulunmakta ve Türklere karşı yürütülen uygulamaları bu ofis belirlemektedir....

. Bence Türk'ün artık kendi kendini sorgulaması lazım.. Peki. Kendisi ve ırkdaşları için talep ettiği hak ve hürriyetleri ve en tabii insani hisleri diğer insanlar için de istemelidir....... ___________...___________........ bu zamanda idealleri uğruna fedakârlık yapan bu gençlerin adını her fırsatta anarım...... omuz omuza vererek bayrak olmuşlar... kendi ülkemdeki benzer kısıtlamalar içinde bulunan insanlar için nasıl aynı hisleri duyamam..... kendi vicdanını sorgulamalıdır...... Ben nasıl bir vicdan sahibiyim ki çifte standartları vicdani ölçü olarak kullanıyorum.............._________.... Bölüm: Devlet isimlerinin Makedonca...... Türkiye'de Ankara Gazi Haliç'te Yaşayan Sımonlar....._ . öğretmen olmuş ve Türkiye'de daha iyi şartlarda çalışma imkânları varken çok düşük maaşa ve zorluklara katlanarak okulları biter bitmez Makedonya'ya gelmiş ve bu okulda buradaki çocukları yetiştirmeye aday olmuşlardı.. hem öğretmen hem önder hem de rehber olmuşlardı................ Bu okulda görev yapan öğretmenlerin hepsi Türkiye'de yüksekokul okumuş........ Neden AB'ye Girmeliyiz? 370 .... Arnavutça ve Türkçe yazılmış olmasını övünerek anlatıyorlardı......... kavgasız dövüşsüz oradaki Türkler ve Türklük için çalışıyorlardı....... 1 ..... Sırt sırta.... ben oralardaki Türklerin kazanmış olduğu bu haklar için bu hisleri duyarken....._______... anımsadığım kadarıyla 1200 öğrencinin 900 kadarı Türk. orada öğretmenlik yapan gencecik idealist öğretmenler aklıma geldiğinde gözlerim nemlenir....... içine Çanakkale Savaşımın tam bir duvarı kaplayan tablosu yapılmış........... Okulda üç dilde de eğitim veriliyordu. Gül Cahit'in müdürlük yaptığı okulda ve diğer şubelerinde..........____ Üniversitesi'nden mezun olup..... Eğer talep etmiyorsa......... Birbirlerinden ayrılamayacak kadar birbirlerine bağlı bu fidan boylu gençleri her gördüğümde tarif edilemez duygular hissettim............. öğretmenlerinin çoğu Türklerden oluşan............. her yeri Türk Bayrağı ile donatılmıştı...... bir kısmı Makedon ve bir kısmı Arnavut'tu.... Eski bir Makedon devlet adamının adına kurulan ilköğretim okulunun adı Mustafa Kemal Atatürk Okulu olarak değiştirilmiş...... Kostivar'daki Türk çocukları ve Türkler için.___________________....

...... bu şekilde yeni davranış ve tutumlar ortaya çıkacaktır.. ülkedeki her şeyin kötüye gittiği...... Bu tür durumlarda en kolay ve en etkin yöntem... Bu bakış açısına göre..... Düşünce ve davranışlardaki bu değişim iyiye doğruysa toplum kalkınacak.............. akla ve bilime uygun olmadığından tek tek bunları ayıklamak ve düzeltmek de uzunca bir süreci gerektirecektir..............._________. örneğin krallıktan kurtulmak isteyen Rusya'nın komünizme teslim olması gibi... iyiye doğru olmayacaktır..___________________.......... toplumsal yaşamın her sahasını bireyin huzuru için düzenleyen 371 ...... Doğrunun arayışryla yola çıkan...... Tutucu ve bağnaz çevreler denenmiş ve başarılı olmuş yöntemlere karşı fazla direniş gösteremeyeceklerinden bu yöntem en hızlı ve en güvenilir yöntemdir...... 1 ..... Bölüm: Devlet Bizim gibi ülkelerde ve hatta gelişmişlik düzeyi bakımından bizden daha kötü durumda olan Doğu ülkelerinde toplumsal kalkınmayı gerçekleştirmek ve hızlı bir ilerleme sağlamak akla.. başta anayasa olmak üzere birçok kurum ve kuruluş ile tüm temel değerlerin mevcut toplumsal yapıya ve zamana uygun olmadığı ortamlarda iyi bir kural ve değeri uygulamaya koymak ve topluma yerleştirmek mümkün değildir.. kötüye doğruysa gerilemeye başlayıp eskiyi arar hale gelecektir... insanlığın o güne kadarki akıl bilim süzgecinden geçirip bulduğu ve başka toplumlarda kendi başarılı bir biçimde uygulamış olan kuralları alıp. bilime ve mantığa aykırı mevcut yapılar ve kanaatler nedeniyle çok zordur.... Zihniyet değişikliği gerçekleşmediği sürece yalnızca görünür olan yapıyı değiştirmekle hiçbir sorun kalıcı olarak çözümlenemez........ bugüne kadar bütün insanlığın yaşadığı ağır deneylerden dersler çıkararak akıl ve bilimle bulduğu... ülkenizde uygulamaktır....... Ayrıca bütün kurallar manzumesi zamana................ Yani her değişim........ Çünkü mevcut bozuk yapı iyinin içeri girmesine mani olmaktadır........_ ........... Toplumsal kalkınmada esas olan zihniyetin ve düşünce yapısının değiştirilmesidir............. Üstelik uzun süre bozuk bir yapı içersinde yaşamış ve eski yanlış sistemin propagandalarına maruz kalmış kitlelerin değişimi ve istemelerine rağmen içinde bulundukları durumdan kurtulmaları ve doğruyu bulmaları o kadar kolay değildir............................

... AB normları sadece sosyal konularda konulmuş kurallardan ibaret değildir............. AB tümü hakkında bir kurallar normları bütünüdür.......... Japonya.. bu nedenle birini alıp birini almamak doğru ve akılcı bir yaklaşım olmayacaktır..... devlet 372 .......___________________. görevleri ve sorumlulukları konusunda konan ve temel amacı kişilerin huzur ve mutluluğunu korumak olan kurallara karşı çıkmak mümkün müdür? Ayrıca fertlerin din..... kurala Bu yasanın AB'nin yerli sanayimizi baltalamak için kurduğu bir tuzak olduğunu söyleyecek.. Dolayısıyla bizim gibi ülkelerde fertlerin ve grupların huzur ve refah içinde yaşaması için gerekli yapıyı yaratan. Örneğin. çevre ve kültür alanlarında konulan kuralları da kapsamaktadır.................... ticaret..... üretimle ilgili hususları düzenleyen yasanın bu kısmını değil de başka yerlerindeki diğer konuları istismar ederek bu kuralın uygulanmasına şoven karşı çıkacaklardır. duygularla bu karşı toplumsal muhalefet oluşturacaktır....... Zaten bunlar birbirileriyle bağlantılı ve biri olmadan diğerinin hayata geçirilmesinin eksik kalacağı değerlerdir..... 1 ........ devlet veya diğer gruplar tarafından rahatsız edilmemesi........................ AB normları yalnızca AB üyesi ülkelerin tarihsel tecrübelerinin ışığında oluşturulmamıştır...... Amerika gibi AB üyesi olmayan kalkınmış pek çok ülke de bu kuralları veya benzerlerini uygulamaktadır.. Bunlar evrensel değerlerdir.................... üretilecek herhangi bir malın insan sağlığına hiçbir şekilde zarar vermeyecek ölçülerde denemiş olması ve bu malın hatalı üretiminden dolayı alıcının zararlarına karşı üreticilerin sorumlu olması kuralına kim itiraz edebilir ki? Ama kolay ve kısa yoldan çok para kazanmak isteyen üreticiler. Fertlerin ve toplumların huzur ve mutluluğu için üretim. Aynı şekilde fertlerin....... İsviçre........ dil ve etnik kimliklerini özgürce yaşmaları adına konan kurallara itiraz edilebilir mi? Bazı çevreler bu kurallara karşı çıkıp ülke bölünecek yaygarası yaparak kuralların kitleleri olumsuz etkileyecektir.. tüketim.................. devletin yetkileri..........._ ... Bölüm: Devlet kurallar bütünü günümüzde AB normları olarak adlandırılmaktadır.... Bizim için önemli olan hareket noktamızın doğru olmasıdır.. dolayısıyla yalnızca AB ülkeleri değil._________..

........... daha güzel ve daha iyi bir dünya yaratmak adına inandıkları ve doğru bildikleri bir ideoloji taşıyorlardı....... makul yolun bulunması oldukça zordur... belki de dünyayı değiştirmek. hatta birçoğunun yanlışlığı sonradan ortaya çıkmıştır da.. Kendi şahsi menfaatleri ikinci plandaydı. Geri kalan insanların ise böyle inançları. Birinci tip insanlar idealist insanlardı................. diğerleri yalnızca kendi menfaatlerini düşünen bencil insanlardı.. hiçbir ideali olmayan...... 1 ......... Ama her nedense ülkemizdeki sistem tüm organlarıyla bir ideali olan herkesi kendisine karşı bir tehlike olarak görüyordu. Varoluş sebeplerinin.. Fikri Olana Karşıdır Bugün geldiğim noktadan geri dönüp baktığımda bu ülkede iki tip insan yaşadığını görüyorum... Dünyada ideallerini gerçekleştirmek için kendilerine bir görev biçiyorlardı.............. Bu grup içindekilerin bir kısmı dürüst ve namusluyken... ama bu insanlar o zamanlar davalarına samimi olarak inanıyorlardı............ Bu nedenle idealist insanlar....___________________. Aksi halde..................... Hatta büyük bir kısmı.. Bölüm: Devlet organlarının işleyişini evrensel değerler bağlamında belirleyen bu kuralların toplu olarak alınıp uygulanması en makul ve tek yoldur...._ ............ İnsanın dünyadaki varoluş sebebi idealleri..... inançları ve fikirleri uğruna çalışmak..... Bir amaçlan vardı... İster sağ ister sol düşünceye sahip olsun..... belki de inanılmaz bir biçimde kendilerini her şeyi eriyle inandıkları ideolojiye adamışlardı........ sahip olduk-lan idealleri gerçekleştirmek olduğunu düşünüyorlardı. Bundan dolayı AB'ye girmek ve AB normlarını almaya mecburuz.. bu uğurda gayret göstermektir. Bu tip insanlar Türkiye'yi. Bu Sistem.._________.......... İdeolojileri yanlış olabilir. Bu ülke menfaatlerine olacaktır........... bu toplumdaki insanları daha iyi 373 ......... dünyadaki her şeyi kendi menfaatleri ile değerlendirenlere göre ahlaki açıdan daha üstündür.... aksi takdirde ülkemizde kısa sürede reformların devamı mümkün görünmemektedir.... Yani kendilerinin dışındaki dünya için idealleri ve fikirleri olan insanlardı. idealleri ve ideolojileri yoktu. Onlar tamamıyla günlük hayatın içerisinde yuvarlanıp gidiyorlardı....

.................. Bu tip insanlar ve bu tür idealist düşünce ve fikir hareketleri olmasaydı. O günlerde ben de bu anlayışın yanlışlığının farkında değildim. Zira bu şekilde bireysel olarak bir kişiye ceza vermekle yetinilme-yip toplum bu düşüncelerden tamamen uzak tutuluyordu........... bir inancı. Bölüm: Devlet yaşatacağım diye kimin kendine ait bir ideali varsa... Yasakçı bir zihniyetle onları engellemekle kalmayıp düşünce ve eylemlerinin yanlışlığı yönünde de sürekli olarak propaganda yaptı.. bir ideali.............. idealler uğruna mücadele eden insanları her zaman karşısına aldı. Hâlbuki insanlığın geleceği bu tür insanların fedakârlıklanna bağlıdır.. farklı fikirlerin tartışılabileceği bir ortam yaratılmalıydı.... Aslında en kötüsü de bu yaklaşımdı... Fakat bu sistem.............................. Bu idealist insanların bazılarının zaman içerisinde bir takım terör ve illegal olaylara karışması toplumdaki diğer kesimleri korkuttu..... siyasete girip yönetime aday olmaları ve parti kurmalan için gerekli imkânlar sağlanarak daha sağlıklı ve daha sıhhatli bir toplum yaratılabilirdi... insanlar bir sürüden farksız olacaktı. Belki de Türk toplumunun ve demokrasisinin gelişmesinin önündeki en büyük engel buydu. 374 . devletin yaklaşımıydı......... Oysa bu insanların teröre ve şiddete yönelmeden........___________________...... Hâlbuki onları bu davranışlara yönelten... Bugün düşündüğümde sistemin en büyük hatasının... Toplumun daha mutlu ve müreffeh bir geleceğe ulaşması için._ ... savundukları fikir ve idealleri topluma yaymalan.................... kendini ve çevresini geliştirmek......._________. bu insanları yanlış işler peşinde koşan kişiler olarak görüyordum. ülkesini ve toplumu kalkındırmak adına arayış içinde olmaktır....... Ve insanın en önemli görevi bulunduğu ortamı iyileştirmek... Ama nedense bizim sistemimiz hiçbir zaman bunlara müsaade etmedi... bu fikir ve idealler etrafında örgütlemeleri........ yani insani fonksiyonlara sahip kişileri hedef kabul etmesiydi....... Dün olduğu gibi bugün de polis ve istihbarat eğitimlerinde devlet için zararlı faaliyet ve eylemler anlatılırken bu grupların hepsinin adı zikredilmektedir...... sistem hemen bunları yasaklamak ve yok etmek yönünde bir iradeye sahipti... 1 ...... bir fikri olan.. Halkın geri kalanı nazarında onları aşağıladı ve kötüledi.....

... şark mantığıdır..... Ayrıca bu büyük devletlere karşı bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey de yoktur._________.... Başımıza gelen her kötü olayın mutlaka ABD.. 1 ...... tek başına Türkiye ne yapabilir veya ben bir olarak devletlere veya istihbarat servislerine karşı ne yapabilirim? Olaylar başkaları tarafından gerçekleştiriliyorsa ve benim bu olayların gelişmesinde kusurum yoksa bunları durdurmak ya da azaltmak için de yapacağım fazla bir şey yoktur...... Öyleyse kendi hareketlerimi eleştirmeme... Olay nedeniyle kendimizi eleştirmemize........ Rusya..... dilimizi dahi konuşamayan ülkelerin vatandaşları veya istihbarat servisleri gelip 375 ...___________________. Diğer yandan bizim kendi insanımızı olarak doğru karar verebilecek şekilde eğitemiyor.... Bu mantığın en büyük zararı............ yorumlama ve sebep bulma yöntemi vardır.......... Fakat bizi hiç tanımayan. meydana polis gelen bu olayları ABD veya Rusya gerçekleştiriyorsa......... hatamız yoktur inanışıdır...... hatalarımızı düzeltmemize gerek yoktur.. "olay tüm dünyaya örnektir.... düzeltmeme de gerek yoktur................ eğer başımıza gelen kötü olayları Amerika ve Rusya gibi ülkeler veya CIA ve KGB gibi dünyayı ürküten büyük teşkilatlar yapıyorsa ve bu olayların meydana gelmesinde bizim hiçbir kusurumuz........ Bu olgu aslında bir hasta akim tüm çözüm yollarını kapayan düşünme ve algılama biçimidir...üfı-îTırı Î ^^ ı *b" İ j3 t> JT"İ rın^-i^s ^1"CJİ^ıeliJit^ ^^^^tn^ı....... Diğer yandan başkalannın desteğiyle gerçekleştirilmiş dahi olsa çok basit bir konu abartılarak............^> "yaptığımız şu yanlışta dolayı bu olay gerçekleşti" gibi bir anlatım asla yoktur. emniyet Türkiye'de müdürü...... Mossad jm L gibi istihbarat örgütleri veya H yeni çıkmış şer - ^*^ıc^J x™ t^âri^'^^. Bölüm: Devlet Komplo Teorileri Bizim ülkemizde {ve tabii ki toplumsal olarak geri kalmış tüm ülkelerde) meydana gelen olumsuz olaylarla ilgili temel bir bakış açısı...lni-î" * t^^j^^¿^¿3-^ıHnrfi^^j....._ .......................... yapan kişi bir kahramana dönüştürülür... İşte bu inanış.. bizden başka hiç kimse bunu yapamaz" diye günlerce anlatılır... İngiltere gibi ülkeler veya CIA. KGB.... ilerleme önündeki en büyük engellerden biridir........... huzur ve güven içinde devlete bağlı olarak yaşatamıyoruz......

belki Lawrence gibiler bu ortamı kullandı... Osmanlı idaresi o kadar bozulmuştu ki bırakın Arap Yarımadasını...... tedbir alıp durdurmaya çalışamadık.. sizin tarafınızdan yönetilen. kendinize bağlayamıyorsunuz? İngiltere'den bir adam geliyor... tüm Arapların İngiliz ajanı T.... yine de siz bu halkı ikna edip........... O zaman şunu sormak gerekmez mi? Yıllardır sizin egemenliğiniz altında bulunan... Bu olayların asıl sebeplerini........ Bu akla mantığa uygun mu? Lawrence ilahi güçlere mi sahip? Lawrence in olağanüstü bir becerisi ve yeteneğe mi vardı? Elbette hayır..E........ Fakat orayı patlayacak hale getiren bizdik...... ilahi yeteneklerini kabul etmek gerekir.... Hata yoksa düzeltilecek bir şey ve hatta bu konuda yapacak bir şey de yoktu....... Bunu göremediğimiz için... tamamen farklı bir kültüre sahip....... Osmanlı İmparatorluğunun egemenliği altındaki Arapların bozulan Osmanlı idari yapısıyla birlikte yükselen milliyetçilik akımlarının sonucunda siyasi eylemlere başlamaları ve yönetimin sonucunda uygun isyan reformlarla bu eylemleri Bu durduramaması sonucunda çıkarmalarıdır..... isyanların İngilizlerin de desteği ile Araplar bağımsızlıklarını kazanmıştır.... bu olayların yaşanmasını sağlayanlar insanüstü güçlere sahiptirler..... askeri komutanınızın yerli halkla iç içe yaşadığı bir bölgede her şeye sahipsiniz.... 1 .. Bölüm: Devlet ülkemizde en olumsuz olayların yaşanmasına sebep olmuşlardır. Bunun en güzel örneği._________... üstün zekâlarını. o kadar kısa bir sürede tüm Arapları ayaklandırıyor ve size karşı kullanıyor... Bize göre bizim hiç hatamız yoktu... sadece hazır olan fitili ateşledi........... istediğiniz her şeyi yapabilme gücünüz var. Halk zaten bıkmıştı.. arka planını göremeyen mantık............. Lawrence tarafından ikna edilerek Osmanlıya karşı isyan ettirildiğini ve onun faaliyetleri neticesi bu olayların meydana geldiğine inanır.. Hâlbuki Falih Rıfkı Atay'ın Şam ve Beyrut karargâhında Cemal Paşamın emir subayı olarak çalıştığı dönemde bölge halkına o 376 ............... Olaylar dış güçlerin etkisiyle gerçekleşiyordu............. Anadolu'da bile yer yer isyanlar çıkıyordu... mülki ve adli amirinizin.. ilk parça koptuğunda sebepleri doğru görüp.......... Böyle bir durumda insan şunu düşünmeden edemiyor....... Tek başına................_ .___________________......... eğitilen ve yüzlerce idarecinizin...

.. kısır çekişmelerin halkı bir örgüt altında bulundurmaya mani olması gibi nedenlerle birlikte yıllardan beri Osmanlı hâkimiyetinde yaşamış olmaları ve dini inançlarının aynı olması gibi sebeplerin isyanı geciktirdiği. gerici........ bölücü ve dış güçler tarafında 377 ... Olaylar önleneceği ve azalacağı yerde her gün daha da artarak sokaklar kan gölüne döndü.... 1 ... Bölüm: Devlet zamanki yönetimlerin yaptığı uygulamaları anlattığı Zeytinda-ğı adlı kitabı okunsa olayların iç dinamikleri anlaşılabilir............ maddi ve manevi değerlerin yok olmasıyla ve nihayetinde 1980 darbesiyle sonuçlandı.. Bölgenin geri kalmış yapısı._________... isyanların neden bu kadar geç çıktığı ve daha da büyümediği kavranacaktır... Yıllarca her olayda aynı mantık çalıştı.... bunlar alçak ve hain.... Bunları algılaması....... Ama netice aynı oldu... o dönemki akımların da etkisiyle sağ ve solda farklı adlarda yüzlerce siyasi örgüt ve hareket ortaya çıktı.. Buna benzer binlerce örnek vermek mümkündür........ hain. başka bir sebep aramanın boşuna bir çaba olduğu görülecektir.....___________________..... bu grupların alçak ve hain olduğu yönündeki suçlamaları ile meseleyi geçiştirmeye kalktı....._ .... yıllar geçti ama mantık hiç değişmedi..... Her zaman düzen ve rejim haklı.................. Bu isyanlara sebep aramak bir yana... doğru şekilde değerlendirip uygun tedbirler alması gereken hükümetler aynı mantıkla yine olayları dış güçlerin desteklediği............... iletişim imkânlarının yetersiz olması............. karşısındaki her muhalif hareket hain.. gerekse batı ülkelerinin İslam ülkelerindeki olumsuz tertipleri neticesi olarak tüm İslam ülkelerinde ve Türkiye'de hareketlenmeye başladı.................. Olayları önlemek için hiçbir reform gerçekleştirilmede Aynı mantığın sonucunda. 19801i yıllarda her gün giderek şiddetini artıran ayrılıkçı hareketlere devletin bakışı yine aynı minvaldedir: dış güçler bunları destekliyor............. Bizde yine aynı mantık hâkimdir: bunlar irticacı... yaşanan tüm olaylar binlerce insanın ölümüyle..... alçak............... 701i yıllara gelindiğinde Türkiye'deki siyasi yönetimler zamanın gereklerine uyamadığı.... özgürlükleri genişletemediği ve sosyal reformları yapamadığı için. Sonraki dönemlerde radikal dini grup ve hareketler gerek İran'daki rejim değişikliğinin etkisiyle........

...... Bireyler ve kitleler haklı iseler veya kendilerini haklı zannediyorlarsa ya bu haklarım almaları sağlanarak ya bu hakla orantılı bir güç uygulayıp baskı altına alınarak ya da meşru demokratik yollarla haklarım arayabileceklerine inandırılıp bu yolların onlara açık tutulması sağlanarak onların tepkileri durdurulabilir... ülkedeki siyasi ve toplumsal sinyaller sistemin verir........ sistemin hatası....... kusuru aranır ve olaylara sebep olan nedenler tespit edilerek bunlar bir eleştiri süzgecinden geçirip bir daha benzeri olayların olmaması için gerekli tedbirler alınabilirdi... İnsan onurlu bir varlık ise hakkını korumak ve aramak isteyecek....... parti gibi örgütlerin kurulmasına müsaade etmemektedir............................. özellikle de Marksizm'in yeni yorumlarının etkisiyle Türkiye'de gençlik hareketleri başladı.... bu yol da kapatılırsa o zaman ise gayri meşru yollara ............. Fakat bizim ülkemizdeki uygulama bazı fikirlerin savunulması ve ifade edilmesini yasaklamakta ve bu fikirleri savunan dernek.....___________________.. Aslında bu komplocu mantık yerine..... daha pozitif ve yapıcı bir akıl yürütme ile meydana gelen her olaydan sonra........._ ............ Gençler ülkedeki rejimin haksız ve hukuksuz olduğunu 378 ve işçilerle köylüleri de bu hakkı meşru yollarla almanın yolunu araştıracak........... Üstelik demokratik sistemde herkes düşüncesini açıklamakta ve bu düşünceler etrafında örgütlenmekte serbesttir. Ülke içerisinde siyasi örgütlerin yarattığı eylemler ve terör olayları ile özellikle rejim aleyhtarı grupların oluşması....... Bu tepkinin oluşması için illaki birilerince tahrik edilmelerine de gerek yoktur.... öncelikle olayların sebepleri araştırılır...._________................. Bu yaklaşımın bir an önce değiştirilmesi gerekiyor.... 19701i yıllarda dünyadaki siyasi değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan yeni teorilerin..... Bölüm: Devlet yönlendirilmektedir.. verilmeyince başvuracaktır.......... 1 ................... kitleleri Huzursuz memnun çevrelerin etmediği sıkıntıları doğrultusunda dinlenerek onlara hakları teslim edilmez veya haklarım meşru yollarla aramalarının önü açılmaz ise bu kişilerin bir süre sonra gayri meşru yollardan tepki gösterecekleri kesindir....

_ .............. gizli yayınlarla halkı örgütleme faaliyetlerine yöneldiler. çok daha ağır cezalar uygulamaya başladı..... her türlü örgütlenme çabası yasaklanmaktaydı.... düşünceleri ve düşünceleri doğrultusunda örgütlendikleri için mahkûm etti.. Sistem bu kez de çok daha şiddetli bir biçimde gençlerin üzerine gitti..................... Bu yolla halkı örgütleyip siyasi partilere dönüşmeyi ve seçimlerde iktidar olup kendilerince inandıkları hak ve adalet üzerine kurulu yoksul kesimlerin sermaye sahibi zenginlerce sömürülmeyeceği sosyalist bir düzen kurmayı hedefliyorlardı.... hak talebinde bulunanların istedikleri sistemi kuracakları bütün meşru yollar kapanınca..... zorla bastırılıyordu. Başka bütün yolar her türlü yöntemle. dergi ve broşür çıkarmaya başladılar............... Başka bir yolu var mıydı? 379 .... yayınladıkları broşürleri toplattı......... 1 .. siz bu düşünce etrafında örgütlenerek halkın faydasına olduğuna inandığınız bir sistemi halka anlatıp kabul görmesi halinde uygulamaya koymayı amaç edinseniz ve bu amacınız zorla ve şiddetle bastırılırsa ne yaparsınız? Ya korkup geri çekilir ya da bu davayı size mani olanlara karşı zor ve şiddetle savunursunuz.. Bununla da yetinmeyip basın yayın organları ve eğitim sistemi ile beğenmediği fikirleri hor görmeye........................... çıkardıkları dergileri yasakladı....... aşağılamaya ve hatta halkın bir bölümünü onlara karşı kışkırtmaya başladı.... Batı demokrasilerinde hakkını arayan ve örgütlü halk demokrasinin teminatı olarak görülürken... Peki......_________...... Gizli örgütler kurarak..... geriye tek bir yol kalıyordu....... rejimi değiştireceklerini ediyorlardı....... kurdukları dernekleri kapattı... Önce küçük gruplar halinde bir araya gelerek dernekler etrafında örgütlenmeye.. Bölüm: Devlet iddia sömürdüğünü ileri sürerek. silahlı mücadele ile bu rejimi değiştirmek........... Meşru muhalefet yollarının yasaklanması üzerine gençler gayri meşru yollardan muhalefet etmeye başladılar.... fikirlerini yaymak için gazete...........___________________...... Sonuç olarak..... Ama sistem daha en başında gençlerin muhalefetini engelledi.. ülkemizde her türlü hak talebi...

.

.

Gizli faaliyetlerini bu bölümde açıklayacağım güçlerin ellerinde ne kadar büyük olanaklar olduğunu ve hangi yöntemleri kullandıklarını az çok bilenlerden birisiyim. hiçbir şeyi saklamadan. günümüzde yaşadıklarımıza. çalışma yöntem ve biçimleri tam manası ile bilinmiyor. içinde bulunduğumuz dönemin arka planına ilişkin olacaktır. Amacım geçmişte yaşanan örnek olaylar üzerinden geleceğe yönelik bir projeksiyon oluşturmaktı. Yazacaklarımın buna göre yorumlanabilmesi için önce özel dünyamı anlatarak başlayacağım. kendisi ve kuralları. tek bir noktayı mahrem bırakmadan bilinmesi gerekenleri eksiksiz anlatmaya çalışacağım. Fakat delilleri bulacak insanların çoğunluğu da bu insanlarla beraberler. toplumun değer yargıları doğrudan veya dolaylı 382 . son dönemde tanık olduğum ve yasadışı olduğunu düşündüğüm davranışları hariç inançlannı ve dünya görüşlerini paylaşıyorum. Ben de kısmen bilgi sahibiyim. düşmanı değilim. Bu insanlar ve onların faaliyet tarzları bilinmeden ülkemizde son dönemde yaşananları tam olarak anlamak mümkün değildir. Önceki bölümde yazılanlar geçmiş döneme aitti. Bu bölümden itibaren anlatacaklarım. Anlatacaklarımın hepsi maddi delilerle ispatlanabilir. çoğu eski dostlanm. Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler ilk çocukluğumdan klasik beri çevrem ile ve yaşadığım ortam Hayatın Anadolu'nun muhafazakârlığı şekillenmişti. Okuyucunun daha iyi ve tarafsız bilgilenebilmesi için.2. Bu insanların hasmı. Bölüm: Cemaat Din ve inanç Dünyam Kitabın buraya kadar olan bölümünde kişiliğim ve kimliğim ile ilgili özel konulara fazla girmemeye gayret gösterdim. Yine de ben delillerin nerede ve nasıl bulunabileceğini göstereceğim. bu nitelemeleri kısmi bilgilerimle yapabiliyorum. Anlatacaklarımın doğru anlaşılması için benim düşünce ve inanç yapımın. özellikle dini inançlarımın gelişiminin bilinmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Hemen hemen herkes bu kişiler hakkında bir şeyler biliyor olsa da onlann yaptıklan işler.

nisan ayında ağabeyimin düğününe katılmak için babamın hasta olduğu yönünde (düğün için izin vermediklerinden) okula yalan beyanda bulunup. daha fazlası değil. 1975 yılında enstitünün 2. namaz kılmayı. Doğduğum köyde emsallerimden kimileri sömestr tatillerinde köyün camisinin imamının verdiği Kuran kursuna gitmeleri ve onun neticesi olarak namaz kılmaya başlamaları babamın hoşuna gidiyordu. Bölüm: Cemaat olarak dini kurallara göre belirlenmekteydi.-._______. sınıfta 15 günlük ara tatillerde Kur'an kursuna gittim. namazdan bihaber olanlar da...2. Arap alfabesinin ilk temel kitabı oları elif cüzünü okumaya başladım. Bu konuda öğrenciler arasında herhangi bir ayrışma yoktu.. Yani inançlarım kuvvetliydi fakat ne işimde ne başkalarını değerlendirmemde hiçbir biçimde bir etken veya ölçü olmadı. _ Cemaat 383 Bölüm: . Polis Enstitüsüne başlamıştım.. Aynı minvalde devam ettim.. Sonra Polis Kolejine girdim.._______. sınıfındayken. namazda okunması zorunlu duaları okumayı ve ezberlemeyi başardım. tüm davranışlarımızı bir görenin._____..2. ____-. aklı... Ortaokul döneminde de fazla bir değişiklik olmadı..-.______________. herkese karşı dürüst olmayı mecbur kılan. İnançlı ve muhafazakârdım. İnançlarım. gözetenin olduğu ve bir gün hesap sorulacağı anlayışı doğrultusunda. Eski yazıyı ve Kuranı tecvit üzere denen usulüne uygun tam olarak okuyabilmek için sırası ile elif cüzünden başlayarak birkaç cüz kitabı okumak gerekir. Arkadaşlarım arasında namaz kılanlar da vardı. Ben ancak elif cüzünü bitirebildim ama bu arada din kurallarını. Fakat çevremdeki insanların hiçbiri dini bir rejim ya da sistem yanlısı olmamış ve dini amaçlı illegal bir örgüt yapısı içinde hiçbir zaman bulunmamıştı. Polis Kolejini bitirmiş. vücudu ve her türlü nimeti verene saygı ve sevgi temelinde ve vicdani sorumluluk çerçevesinde şekilleniyordu. Babamın okul tatillerinde benim de Kur'an kursuna gitmemi istemesi üzerine ilkokul 3 ve 4._ _. şuuru. İlkokul yıllarında yalnızca kısa kurs dönemlerinde namaz kılardık.

herkesin birbirini gırtlakladı-ğı olağandışı koşullar altında yaşanıyordu. köyde her delikanlının sahip olduğu Turalı Osmanlı Beyliği denilen 9 mm Karadeniz yapımı bir tabanca temin etmiştim. genellikle de akşam namazını Maltepe Cami'nde kılardım. Zira o. birden silahı ateşledi ve uzaktaki bir çocuğun yaralanmasına neden oldu. ilme göre örneklerle anlatırdı. yumuşak bir kişiliği ve insani yaklaşımları olan birisiydi. Beş vakit namaz kılıyordum.2. Bu badireyi atlatırsam beş vakit namaz kılacağıma dair kendime söz verdim. Konuyu akla. Bu sohbetlere katılan ve bu konularda benden daha bilgili olan Zülfikar adlı arkadaşımdan bu şahsın Nurcu olduğunu öğrendim. bu notlara bakarak çeşitli dini konularda bilgiler verirdi. Okuldaki yemek sonrası Anıttepe'deki okuldan yurda yaya gelir. savaşta namaza ara verilir" yönünde nasihatte bulununca bunu akla uygun buldum ve uygulamaya başladım. Zaman zaman namaz sonlarında önceden almış olduğu notların bulunduğu defteri cebinden çıkarır. İnanç ve din hakkında ve Yaradan'm varlığı ve birliğine neden inanmamız gerektiği gibi konulardan bahsederdi. Bu dönemde. yatsı namazını kıldıktan sonra yurda dönerdim. Polis Enstitüsünde okurken Maltepe'deki Koç Öğrenci Yurduna yakın Polis Vakfının öğrenci yurdunda kalıyordum. Bir gün cami çıkışında. Bu durum 1980 yılında olayların çok arttığı. silah yarıştırırcasma havaya ateş etmekti. Daha sonra adının Halit olduğunu öğrendiğim bu 384 . Bu olayın ardından eyvah şimdi yandım. Bu sohbetler bazen yatsıya kadar devam eder. Bir büyüğüm "bu zamanda görev daha önemlidir. Düğünlerde en çok yapılan eğlence. Düğünde silahımı incelemek isteyen bir akrabam mermi yok zannıyla silahla oynarken. akla hitap eden fikirlere sahip. Öldürülen bir ağır ceza reisinin faillerini yakalamak için çalışıyorduk. mesleğim gitti korkusuna kapıldım. Bölüm: Cemaat üç gün izinli olarak memlekete gitmiştim. koşturmaktan namazlarımın çoğunun kazaya kaldığı döneme kadar devam etti. Verdiğim söze uyarak Polis Enstitüsünde (bugünkü adıyla Polis Akademisi) namaz kılmaya başladım. O zamanlarda. sohbet ettiğim mühendislik öğrencisi bir arkadaşın anlatımlarından etkilendim.

bu şekilde başka evlerin de olduğunu fark ettim. Bazı akşamlar. temizlik ve yemek işlerine bakardı. Oto tamircilerinin yoğun olarak bulunduğu bir semtteydi ve çevresi de iyi değildi. Yeni arkadaşlarım. vakfın idaresini buraya taşımıştı. Bölüm: Cemaat yeni arkadaşım bizi öğrencilerin birlikte kaldığı evine götürdü. Evde. Haftada bir gün. 385 . istersem kendi evlerinde kalabileceğimi teklif edince. Evin masrafları öğrencilerden toplanan ortak paradan karşılanır. Aynı dönemde çevremdeki bazı arkadaşlarım. Bu gün ışık evleri denen o evlerden birinde tahminen 5-6 ay kadar kaldım. Yurt bulmam gerekiyordu. Ancak bu yurt her türlü sosyal ortamdan uzaktı. dini sohbetler yapılırdı.2. Arada sırada bu eve uğramaya. kılmaya başlamışlardı. bir kısmı Bahçelievler'deki Fen Fakültesinde ve bir kısmı da Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuyan. Öğrenci taki arkadaşlarımı yeni arkadaşlarımla tanıştırıp onların da bu yurdunda bir araya gelerek cemaat oluşturur topluca namaz kılıyorduk. Ev okula çok yakındı ve Maltepe'nin en güzel yerindeydi. her gün bir öğrenci nöbetçi olur. Ben paralı olarak bu yurtta kalırken bazı öğrenciler ücretsiz olarak daha uzaktaki İskitler öğrenci Yurdunda kalıyorlardı. Sonradan sohbetlerden vs. Son sınıf öğrencisiydim ve sanırım ikinci dönem de yaklaşmıştı. Diğer günler ise herkes sessiz sedasız. bizdeki tüm öğrenciler İskitler Yurduna taşındı. benden birbirlerine etkilenerek karşı namaz saygılı davranışları. Bu evlerde hayat çok düzenliydi. hepsi Nurcu olan 5-6 öğrenci kalıyordu. sadelikleri hoşuma gidiyordu. öğrencilerle sohbet etmeye başlamıştım. Bu arada Maltepe öğrenci yurdu kapanmış. Yaşam tarzları. bir kısmı o zamanki adıyla Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu (daha sonra adı Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi oldu). kabul ettim. mülkün sahibi Polis Vakfı. Maltepe'deki yurt kapanınca. herkes namaz kılar ve dua ederdi. Yurtsağlıyordum. akşam başka evlere gidilir. Aynı koğuşta bulunan çoğu arkadaşım da namaza başlamıştı. Dolayısıyla Polis Enstitüsünde sohbetlere katılmalarını kılan öğrenci sayısı artmıştı.

Sonra An Sinemasında verdiği "Yaratılış ve Darvinizrn" konulu konferansta çok ciddi din ve fen ilimleri bilgisine sahip olduğunu gördüm. Okul bitince. dereceye girdiğim için seçme hakkına sahiptim ve memleketime yakın olması nedeniyle Mersin'e isteğim üzerine tayin oldum. 1980'den sonra düzenli olarak namaz kılamadım. inancın temelinde mutlak insan özgürlüğü olduğunu. Zaman zaman eve gelen bizden daha yetkin olduklarını anladığım kişiler. özgür olmayanın inanç ve imanının eksik 386 . Bu dönemde ülkücü ve onların komünist dedikleri gençler arasında kıyasıya kavgalar yaşanıyordu. hâlâ da öyleyim. Beni ve tüm kâinatı yaratan büyük bir gücün olduğuna samimi olarak her zaman inandım ve yaratanın kurallarım ihlal etmemeye çalıştım Görev esnasında inanç farklılığını hiç önemsemedim. Üstelik muhafazakârdım ve imkânım olsa kendi dünyamda dinin tüm kurallarını tam anlamıyla yaşamak isteyen biriydim. taraf tutmayın diye telkinde bulunuyordu. kimi zaman da teke tek yakaladığında zarar verme şeklindeki olayların ardı arkası kesilmiyor. hep içimde taşıdım. Bölüm: Cemaat sükûnet içinde derslerine çalışırdı. çok daha derin manaların olduğunu biliyorum. Arka planda ne olup ne bittiğini bilmiyordum ama bu ev ve evde birlikte yaşadığım yeni arkadaşlanmı çok seviyordum. yoksa belli bir hayat tarzına uygun yaşamak mıdır? Şu soruya tatmin edici bir cevap arıyorum: Dini kurallar insan mizacını bilen Yaradan tarafından insanın bu dünyada toplum veya fert olarak huzurlu.2. sağcı oldukları için ülkücülerin yanında kavgalara katılma eğilimi gösteriyorlardı. siz sakın bu olaylara katılmayın. Ancak şimdi şunu sorguluyorum: Yaradan nasıl yaşamamızı istiyor? Temel amacımız ibadet etmek mi. mutlu ve birbirine zarar vermeden yaşamasını sağlamak için mi kondu? Bu sorunun çok daha ötesinde. cuma namazıyla sınırlı kaldım ama düzenli namaz kılamamanm sıkıntısını da. Bu tür olaylarda çevremizdeki arkadaşlar. Bu evde kalırken. Kimi zaman kitlesel çatışmalar. Fethullah Gülen Hocayla benzeri başka bir evde karşılaştım. giderek tırmanıyordu.

ortaokula kayıt ettirmem gerekiyordu.2. Sonraki yıl Ankara'da göreve atandığımda. Fakat o dönem 28 Şubat arife sindeydik. Ortaokul bittiğinde oturduğumuz Çankaya Oran semtine çok Eskiden uzak ben olan işe Yenimahalle giderken İvedik'e çocukları gitmek okula gerekiyordu. Araştırma yaptığımda evimize en yakın özel okullardan birinin Samanyolu Koleji olduğunu da gördüm ve çocuklarını alarak. ayrıca çocuğumun diğer çocukları görerek Necdet üzülmesini Menzir'in de okul istemiyordum. nedeniyle biraz tanınınca bana özel indirim uygulanıyorduysa da tek maaşımla her ikisinin ücretini ödemekte zorlanıyordum. Oysa şimdi her ikisi için de okul ücreti haricinde bir de servis ücreti ödemek zorundaydım. Tüm alet ve cihazların teknik bilgileri ve teknik konuları içeren kaynakların tümü İngilizceydi. Emniyet Müdürümüz fiyatlarında belli miktarda indirim uygulatması üzerine kızımı evimizin yakınındaki özel okula yazdırdım. İçimde kalan bu ukdenin çocuklarımda olmaması için onları İngilizce dil ağırlıklı eğitim yapan bir okula yazdırmak benim de arzuladığım bir şeydi. herkes Samanyolu Kolejinden ya da benzeri okullardan kaçıyor. Benim çocuklarımın farklı okula gitmesi hoş olmazdı. bu okula gönderen Samanyolu arkadaşların görüşlerini Çankaya'daki Kolejinin ortaokul kısmına oğlumu kayıt ettirdim. Aynı sitenin lojmanlarında kalan arkadaşlarım çocuklarının kayıtlarını özel okula yaptırıyordu. götürüyordum. Kızım özel okulda eğitim görürken oğlumun devlet okuluna gitmesi doğru olmazdı. Bölüm: Cemaat kalacağını. yeterli düzeyde bilgi elde edememiştim. İstanbul'da görev yaptığım 1995 yılında kızım ilkokulu bitirmişti. Tekniğe çok meraklıydım. Okulun lise kısmı Yenimahalle İvedik'teydi. kızımın özel okulda eğitimine devam etmesi ve aynı yıl ilkokuldan mezun olan oğlumun da ortaokula kayıt edilmesi gerekiyordu. keskin laik 387 . mecburen onu da evime en yakın özel okula yazdıracaktım. bu özgürlüğün her şeye karşı olması gerektiğini düşünüyorum. İngilizce bilmediğimden dolayı bu alanda çok zorluk çekmiş. Her ne kadar Susurluk olayları vs.

davalıyı. diğer imkânlardan faydalanırken nasıl kanunlara uyuyorsam. öğretmenlerin öğrencilerle yakından ilgilenmesi. Maaş alırken. Ve 6 yıl çocuklarımı Samanyolu Kolejinde okuttum ve ikisi de oradan mezun oldular. Tabii bu okullardaki eğitim ve öğretimin kalitesi. okulda eğitimin yanında çocukların zararlı alışkanlık ve davranışlara karşı korunduğu inancı da bu kararı almamda belirleyici unsurlardı. güç gösterenlere karşı haklının yanında olmak. bir Musevi'yi ve hatta bir yabancıyı görevlendirebilir. binlerce teknik cihazı üreterek devlete milyonlar kazandırmış İbrahim'in alevi olduğunu 388 . davacıyı. Bölüm: Cemaat gözükmek istiyordu. vs. ayni ölçüde karşı koyma iradem gelişiyor._____________________. Herkes ordunun başlattığı cereyana kapılmıştı. en fazla beraber mesai sarf ettiğim. Aslında maddi koşullarım çocuklarımı Samanyolu Kolejinden alıp evime yakın bir özel okula nakletmemi gerektiriyordu gözükmemek.___ getirmekle. İnadına bu kişilerin tersine davranmalıydım. devlet de hizmetlerinin karşılığı olarak maaşlarını ödemekle yükümlüdür. Görevim esnasında hiçbir çalı şanımı. ________. güçten korkmamak adına bunu yapmadım. değerlendirirken. inancı ya da düşüncesi nedir diye düşünmedim. Bir kez daha anladım ki haksızlar üzerime ne kadar sert gelirse. ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya kalırsam. o günkü şartlarda bin yıl süreceğine inanılan 28 Şubat anlayışı yönünde çocuklarımı Samanyolu Kolejinden başka bir okula nakletmem gerekiyordu. Fakat en azında Emniyette is tikbal bekleyen bir kişi olarak. İnsanların bu kadar korkması ve sahte hareket etmesi beni son derece rahatsız ediyordu. karşılaştığım hiçbir görevliyi.2. Yıllarca yanımda çalışmış. . Gerektiğinde devlet bir Hıristiyan i. bedeli ne olursa olsun aklım ve vücudum karşı koymaya programlanıyordu. diğer işleri de kanunlara uygun yapmalıydım. kendisine görev verilen herkes istenilen hizmeti yerine Haliç'te Yaşayan Sirnonlar________. Nakilleri yapmadım. O zaman her şey devletin kurallarına uygun olarak yerine getirilmeliydi. inancım onu gerektiriyordu.

merkezde bu kişi hakkındaki arşiv bilgilerine bakılarak Emniyet Genel Müdürlüğünden onay alınırdı. çalışması önemli derdim. Görevde ve atanmalarda dini inançları ölçü almaya kalkanlara asla müsaade etmedim. Ben buna karşı koyardım. çoğalan iş yüküne göre amir sayısı yeterli olmamaya başlamıştı. Önce mimleme denen en az iki istihbaratçının referansı ile birlikte alınacak aday hakkında geniş öz geçmiş bilgilerini içeren bir form doldurulur ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığından onay istenir. inancı kendine. bizim için görev yapması. Kişi yine hemen şubede göreve 389 . Bölüm: Cemaat emekli olduğu zaman. Emniyet teşkilatı içerisinde hükümet veya bakanların tavrına göre oluşan dini merkezli örgütlenme veya karşısında olan faaliyetlere hiç yaklaşmadım. Devran değişti yeni gelenler aynı amaçlı olarak sürenleri sürdü. Emniyette her rütbeli o ilin emrine atanırdı. Emniyet Müdürü'nün teklifi Vali'nin onayı ile personel ilgili birimlerde çalışmaya başlardı. iş ararken önerdiğim belediyenin yaptığı araştırmanın sonrasında bana sorduklarında öğrendim. Hiç kimsenin görevini başka amaçlarla kullanacağı aklıma gelmezdi. Her ekip için bir komisere ihtiyaç vardı. hatta bir kısmını geçici olarak hemen göreve başlatıyordum. İstanbul'da görev yaptığımız yıllarda yeni kurduğumuz teknik sistem sayesinde önemli bilgiler edinmeye başlayınca. Genel mevzuat böyle olmakla birlikte uygulamada ve istihbarat yönetmeliği gereği istihbarat hizmetlerinin özelliği de göz önüne alındığından İstihbarat Şubelerinde insanlar doğrudan göreve başlatılmazdı. bu dönemlerde ben hep taşrada aktif sokak polisliği görevinde bulundum. Bir dönem geldi dini inançlara göre Genel Müdürlük merkezinde atamalar ve sürgünler yapıldı.2. ben çalışan işini iyi yapan herkesle çalıştım ama bu tür tutumlardan ve insanlardan her zaman uzak durdum. Polis Akademisini yeni bitirmiş başarılı genç komiserleri tespit edip İstihbarat Şubesinde çalıştırmak için merkeze teklifte bulunuyordum. hatta ferdi olarak yapılmış olsa dahi grup halinde insanlann görev yeminini bozup görevin gerekliliklerine karşı işler yapacağını aklım almazdı. Eskiden bazı genç komiserler İslamcı denilerek istihbarata alınmazdı.

birçok komiserin göreve alınmasını . O sıralar beraber görev yaptığımız veya görev nedeniyle karşılaştığımız yabancılar içinde bizdekilerden çok daha dindar insanların olmasına rağmen bunların en gizli birimlerde çalıştığını sağladım. Belki de bu gün şikâyetçi olduğum yapıda yer alan birçok müdürü o günlerde merkezin itirazına rağmen 'insanların inançlarına göre değerlendirilemeyeceğini' söyleyerek bizzat ben göreve alınmalarını sağladım. bilahare kursa giderek asli personel olurdu. Ben. İnsanların çalışacağı birimlerin inançlarına göre belirlenmesinin makul olmadığını düşünüyorum. mühim olanın bu kişilerin göreve bağlılığı ve yetenekleri olduğunu savunuyordum. iki ay süren bu kursun ardından istihbarat biriminde göreve başlardı. zaten bilsinler de istemem. Eskiden acil personel ihtiyacı olduğunda (son zamanlarda ise usul haline geldi}. inançlarına göre değerlendirdiğini bilmelerini. Tabii aldığım bu insanlar da 390 Örnek vererek. 5-61ı gruplar halinde yeni komiserleri mimleyip istihbarat şubesinde çalıştırmak için teklif ettiğimde. Genel Müdür onayı ile birlikte kişinin geçici görevle istihbaratta göreve başlaması için onay verilir ve kişi kurs görünceye kadar geçici statüsü ile istihbarat birimlerinde çalışmaya başlar. Ben de Diyarbakır ve İstanbul'da gerçekleştirdiğim başarılı istihbarat operasyonlarının istihbarat camiası içerisinde şahsıma yönelik kazandırdığı saygınlığı kullanarak bu kişilerin alınması gerektiğini. Gerekçe ise okul yıllarında dindar olmaları. insanları inançlarına göre değerlendirmenin doğru olmadığını. İstihbarat şubesine aldığım komiserlerin çoğu. devletin ve teşkilatın insanları düşüncelerine. açılacak Yeraltı ve Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele kursuna çağrılır. Onların. böyle bir anlayışın devlete hâkim olduğunu bilmelerini istemedim. merkezin karşı çıkmasına rağmen. Hâlâ da aynı kanaatteyim.2. Bölüm: Cemaat başlayamaz. bazılarına merkezde karşı çıkılıyordu. verdiğim mücadeleler sonucunda göreve aldığımı bilmezler. dindar kişilerle birlikte görüşüp birlikte hareket etmiş olmalarıydı.

Merkezde az da olsa alt rütbelerde dini yönü ağır basan veya böyle olmasına rağmen merkezdeki genel anlayıştan korkarak farklı gözükmeye çalışan kişiler bulunmaktaydı ve bu kişiler her fırsatta ezilmeye çalışılıyorlardı. Geçmişte yaşanan deneyimlerden dolayı bütün şube müdürleri ve birim amirleri dini düşünce ve örgütlere uzak duran ve bu konuda hassasiyeti oları kişiler arasından seçiliyordu. Bir yıl boyunca Başkan Yardımcısı olarak teşkilatın içişlerini tek başıma koordine ediyordum. Merkeze atanacak olanlar büyük oranda milliyetçi ve ülkücü kesime yakın kişiler arasından seçiliyordu. Ben merkezde göreve gelince iş üretecek bazı kadrolardan merkeze gelmek isteyenlere destek oldum. Yeni yönetim. biraz da dış toplantı ve temsil işlerinin yoğunluğu nedeniyle sadece dış işlere bakabiliyordu. İstihbarat Daire Başkanı Ali Gökçimen'in yerine ise Tuncer Meriç Daire Başkanı olarak göreve getirildi. Daha önceki dönemde. dini yönü ağır basan ve diğer kesimleri sürgün etmede rol alan tüm eski şube müdürlerini il ve istihbarat dışına. daha az kusurlu gördüklerini de merkez dışına atadılar. Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığına tayin olunca türlü bahanelerle ezilmek istenen inançlı olarak bilinen kişileri korumaya çalıştım. Bu kişiler illerin yaptığı operasyon ve çalışmaları pazarlayarak geçinmek istiyorlardı. iş üretemiyor. yaptıkları tayin ve sürgün uygulamalarının sonucunda Abdülkadir Aksu bakanlıktan ayrılmış yerine Mustafa Kalemli İçişleri Bakanı olarak göreve gelmişti. İstihbarat Daire Başkanlığı'nda İslamcı anlayışta olan kişiler yönetime gelmiş. görev açısından bir iki amir haricinde diğerleri çok klasik kalıyordu. Daire Başkanı Emin Aslan biraz rahatsızlığı. Fakat ben göreve geldikten sonra radikal laik gözüken etkin kişilerin bu insanlar üzerinde baskı kurmalarına karşı tavır aldım. Merkeze solcu ve İslami cemaat ve ekollerle ilgili olabilecek kişiler yaklaştırılmıyordu. Fakat merkezin bir eksiği vardı. 391 . 19901ı yıllarda.2. Bölüm: Cemaat İstanbul'da yapılan tüm çalışmalarda harikalar yaratan ekibin birer üyesi oldular ve çok başarılı çalışmalara imza attılar. Yeni İçişleri Bakanının göreve gelmesinin ardından Ünal Erkan Emniyet Genel Müdürü.

özgürlük. bu sonucu hazmedememenin ilk işaretleri ortaya çıkmaya başlamıştı. Eğer bu sözü söylemişse sadece kendisi polis olduğu için. Bölüm: Cemaat 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız 24 Aralık 1995 seçimleri sonucu MSP-RP çizgisinin en büyük parti olması. bu sözlerin basında fazlaca yer alması konusunda bunca gayret 392 .2. Susurluk Olaylarındaki rolü nedeniyle hükümetin dışında kalmasının ardından. Diyarbakır'daki sıkıyönetim süresinde en iyi görev yapan polis olmuş. önce İstihbarat Daire Başkanı Emin Aslan Kaçakçılık Daire Başkanı olarak görevlendirildi. İn ci yine ordunun istihbarat ve insan tanıma konusunda isabetli hareket edemediğini gördüm. Bana göre Orakoğlu istihbarat formasyonuna sahip değildi. geçmiş sıkıyönetim dönemlerinde askeri kişi ve kurumlarla gayet uyumlu çalışmalar yapmış. Bir defa ci 3." mealinde bir şeyler söyleyen.. Bülent Orakoğlu.. polisi övmek ve dolaylı olarak kendini yüceltmek için söylemiş olabileceği kanaatindeyim. Maksadım onun basit biri olduğunu söylemek veya onu aşağılamak değil. Ancak Orakoğlu'nun demokrasi. Orakoğlu'nu biraz tanımış.. Söylediği iddia edilen. darbe. İktidarın DYP kanadından bakan olan Mehmet Ağarın.. o güne kadar hiç tanımadığım Bülent Orakoğlu getirildi. siyaset gibi konular açısından bir bakış açısına ya da ideolojiye sahip biri olmadığını düşünüyorum. kardeşleri ve yakınları içinde rütbeli askerlerin olduğu bir polisti. Susurluk Olayları üzerine Silahlı Kuvvetler içerisinde hareketlenmeler daha da artmıştı. o zamana kadar kimsenin duymadığı "Artık polise danışmadan ordu ihtilal yapamaz . ya yanlışlıkla ya da tesadüf eseri daire başkanı yapılmıştı. ordu içerisinde tepkilerin artmasına neden olmuş." mealindeki iri lafı gerçekten söylemiş olsa bile ciddiye alınacak biri değildi. Yedi bin kadar özel eğitilmiş ağır silahlı özel harekât polisi var. fırtına koparıldı. tahlil etmiş olsalardı. Sözleri fazla ciddiye alındı. İstihbarat Dairesi Başkanlığına tirajı çok düşük bir yayın organına (dergi mi yoksa gazete mi olduğunu hatırlamadığım) doğruluğu ve ciddiyeti tartışmalı olan "Artık ordu polise sormadan ihtilal yapamaz.

Şentürk Demiral İstanbul plakalı Mercedes marka bir araçla ziyaretime gelmiş. jandarma askerlere. Genel Mafya rağmen Müdürlüğüne gün içindeki elemanlarının yakalanmasıyla ilgili olarak Jandarmayla birlikte o tutulmuş tutanakların gönderilmesine Genelkurmay Başkanlığı verilen cevaba inanmıyor. ordu açıktan siyasi hükümete karşı tavır geliştiriyordu. Fakat su deposunu bekleyen askerler aracın plakasını alıp şüpheli bir araç diye rapor etmişler. dolayısıyla bizim dairede bu araç ziyaretçi aracı olarak kayıtlara girmiş ve nöbetçiler tarafından da görülmüştü. İstanbul'da çeşitli olaylara karışmış ve saklanmak için Ankara'ya gelen bazı mafya elemanlarını yakalamak üzere bir ekiple birlikte Ankara'ya operasyona gelen dönemin Organize Suçlar Amiri Başkomiser mafya Şentürk Demiral nezaket için ziyareti o için uğramıştı. güler geçerlerdi. karakolunu Ziyaretin ardından Omitköy civannda bulunan lüks evlerde gizlenen mensuplannı su polis yakalamak bölgedeki olan karakoluna gitmişti. Genelkurmay Başkanlığı su deposu civarında şüpheli görüldüğü için bu aracın plakasını sorunca. Genelkurmay Başkanlığı binasında gece ışıklar yanıyor mu diye takip ettiği iddialarını basma verip. Bölüm: Cemaat göstermez ve bu.2. Bunun üzerine olaylar büyümüş. bizim dairede çalışan ve Susurluk olaylarındaki tutumum nedeniyle bana karşı tavır alan müdürler bu durumu kullanmak istiyorlar. Yanlışlıkla jandarma karakolu binası olarak zannettikleri kendilerinin deposunda olduğunu nöbet tutmakta söyleyip jandarma sormuşlar. Anormal davranışlar başlamıştı. Sonra da yanlış yere geldiklerini anlayıp. Emniyet Genel Müdürlüğünün darbe hazırlığı olup olmadığını öğrenmek için Genelkurmay Başkanlığını izlediği. bu Genelkurmay aracı olan ve Başkanlığı kişileri Emniyet soruyor. bu tutanağı da kullanıyorlardı. bilahare jandarma karakoluna varıp oradaki karakol komutanı ile birlikte belirlenen adreslere operasyon yapmışlar ve şahısları yakalayarak İstanbul'a dönmüşlerdi. Bu ve benzeri olaylar ordu içerisinde hareketlenmelere sebebiyet veriyor. Polisin darbe hazırlığı olup olmadığı yönünde askeri 393 . kadar da tepki koymaz.

ordunun her olayı. edilmese ne olurdu? Ama bir kere dış düşmana karşı kullanılması gereken psikolojik harekât sistemi kendi ülkesinin iktidarına karşı kullanılmaya başlanmıştı. 394 . Ölçü yoktu. medyayı ve güç odaklarını harekete geçirip hükümeti sıkıştırdığı. Tesadüfi ya da sıradan en masum olayları bile kasıtlı davranış olarak yorumluyordu. Birçok kanaldan gelen bilgileri analiz edince ordunun demokratik hayata müdahale hazırlığı içinde olduğu kanaatine vardım. her şey mubah görülüyordu. askeri birliklerin özellikle büyük iller başta olmak üzere sivil hayata müdahale etme doğrultusunda hazırlık yaptığını veya EMASYA planlarını güncel lcme adına tüm birliklerin bilgi topladığını çok açık bir biçimde görüyordum. her olumsuz davranışı abartıp iktidarın planlı bir davranışı olarak kabul ettiği. Gerçekten de. kurduğu psikolojik harekât sistemi ile tüm basını. İki arkadaşımla beraber elimize gelen belgeleri yorumlayıp yaptığımız analizlerden oluşan dört sayfalık bir not hazırladık. Sarmusak Olayı dolayısıyla yapılan çalışmalarda. ordu içinde Batı Çalışma Grubu olarak adlandırılan grubun tamamen sivil hükümeti zora sokmak amacıyla oluşturulmuş gizli illegal faaliyetlerinden haberdar olmuştum.2. Ordu içindeki hareketlenmelerin arttığı o günlerde çok ciddi bilgiler alıyordum: Görevim nedeniyle illerdeki İstihbarat Şube Müdürleriyle yaptığım görüşmelerde. ne olursa olsun iktidarı değiştirmeyi hedeflediği belli oluyordu. Oysa Ümit köy yolundaki su deposunu bekleyen askerler kontrol edilse ne olur. Bölüm: Cemaat karargâhları kontrol ettiği iddiaları ile Şentürk Demiral'ın aracı arasında bağlantı kurmaya kalkıyorlardı. Notun ekine de otuz altı sayfa belge koyarak İstihbarat Daire Başkam Bülent Orakoğlu'na verdik. Bu bilgiler nasıl geliyordu tam bilemiyorum ama bugün değerlendirdiğimde ordu içindeki cemaat yapısının bilgi sızdırma ismi örgütlediğini anlıyorum. Bilgi ve belgeleri toplayanlar. bunları kullanabilecek olan bizim gibi kişilere ya yakın çevremizde çalışan taraftarları aracılığıyla ya da posta yoluyla ulaştırıyorlardı. Ayrıca ordu içindeki askeri kişilerden de çeşitli bilgiler geliyordu.

Bunun üzerine Deniz Kuvvetleri Savcılığı devletin gizli belgelerini temin etmek ve kullanmak suçlarından ciddi ceza talebiyle Orakoğlu ve bazı Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı personeli hakkında dava açmıştı. Mahkeme devam ederken. Orakoğlu bana mahkemede sorulunca belgeleri benden aldığını söyleyeceğini ifade etti. Evrak. Ben yine de belgeleri benden aldığını söylemesini istedim. Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı silsilesini izleyerek Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir'e ulaşmıştı.2. Olayı bana bağlaması halinde kontrolün bana geçeceğini düşünerek adımı 395 . Bizim yazdığımız raporun ekindeki Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir imzalı ve tüm kuvvetlere gönderilen emre dayanarak Deniz Kuvvetleri ast birlikleri içerisinde de Batı Çalısma Grubunun kurulması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı hm emrini Daire Başkanımız Bülent Orakoğlu'na elden teslim ettim. Bölüm: Cemaat Bu propagandanın etkisi oldu ve sonunda Deniz Kuvvetleri Adli Müşavirliği ve Savcılığı o meşhur Sarmusak davasını açtı ve yurtdışında bulunan İstihbarat Daire Başkanı Bülent. Raporun hazırlanmasına yardımcı olan arkadaşları {diğer ast personeli) konuyu biliyordu. Ben de bunu yapmasında hiçbir sorun olmadığım söyledim. Mamak askeri cezaevinde tutuklu olduğu esnada avukat Suat Çelebiyle birlikte ziyaret ettiğimizde Bülent. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller. Orakoğlu. olayda rol alan astları söylerse büyük sıkıntı yaşanırdı." dedi. duruşmada bu belgeleri nereden temin ettiği sorusuna cevap vermek durumunda kalacaktı. İçişleri Bakanı Meral Akşener. Orakoğlu ülkeye döndüğünde tutuklandı. belgeleri Hanefi Avcıdan aldım demek iyi olmaz. biz hiçbir şey söylemeyelim. Fakat avukatımız Suat Bey hukuki açıdan olayı yorumlayıp "Bizim bir şey söylememize gerek yok. müddei iddiasını ispatla mükelleftir. basına verilen bilgilerden asıl hedefin İstihbarat Daire Başkanlığı personeli üzerinden o dönemin iktidarım suçlamak olduğu anlaşılıyordu. Başbakan Necmettin Erbakan. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. çekinmeye başlamıştı. çünkü Orakoğlu tutuklamanın ardından ağır ceza tehdidi karşısında paniklemeye.

mesleğin sonuna geldiğimi düşünüp cezayı da göz alarak mahkemeye çıktım ve üstündeki dört sayfalık notla birlikte otuz altı adet belgeyi Daire Başkanı Bülent OrakoğluYıa verdiğimi söyledim. içinde tutuklanabilir. orada durmalıydı. bunların 'terörle' mücadele adı altında kanunsuz eylemler yaptığını anlattım. Bu ifadem ve benzeri konulardaki anlatımlarım nedeniyle Silahlı Kuvvetler. Emniyet. 396 .2. Her şeyin biteceğini. Bu olayda da yüzde yüz zarar göreceğim. hatta tutuklanabileceğimi düşünüyordum çünkü bu davanın açılmasında hukuk yoktu. Ancak bu mahkemenin iki hâkim subayı vermiş oldukları kararın bedelini ödediler. Ben de bu karmaşa. Deniz Hâkim Albay Mesut KurşunYı Malatya'ya sürdüler. yangın benden ileri gitmemeli. Her şey kanunsuz emirlerle yürütülüyordu. Jandarma. Deniz Hâkim Binbaşı Ahmet Kahraman'ı YAŞ kararı ile ihraç ettiler. Jandarma ve MİT içerisinde şahsıma karşı olumsuz bir havanın oluştuğunu hissediyordum. Mahkemenin iki hâkimi meslekleri pahasına adil davranıp beni tutuklamadıkları gibi hukuka uygun karar verdiler ve verdikleri kararı Askeri Yargıtay bile tasdik etmek mecburiyetinde kaldı. Amacım amiri olduğum ve bana güvenerek görev yapan hiç kimsenin zarar görmemesini sağlamaktı. hatta hiç yoktan lirdim. labi- Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım Susurluk kazasının ardından TBMM ele kumlan Susurluk Araştırma Komisyonu ha verdiğim ifadede Polis. her şey bitti diyeceğim bir anda hiç ummadığım bir şey olmuş ve bu tehlikeyi de atlatmıştım. Bölüm: Cemaat vermesini istedim ve sonunda duruşmada Orakoğlu belgeleri benden aldığım söyledi ve mahkeme ikinci duruşmaya beni de çağırdı. Bir kez daha yukarıdaki yine yardım etmişti. Mahkemeye giderken sanık olabileceğimi. MİT gibi tüm güvenlik kuvvetlerinin içerisinde çete benzeri oluşumların olduğunu. Hayatımı kaybettim diye yüzde yüz inandığım ikinci tehlikeyi de atlatmıştım.

hem de onunla kanunsuz ilişkilere giren MİT mensuplarının telefon numaralarını açıkladım. İfadem üzerine Savcı hakkımdaki şikâyetin ciddi olmadığım anlamıştı. Ankara DGM Savcılığı (o zamanlar DGM mahkemelerinde askeri hâkim üyeler ve askeri savcılar da görev yapıyordu) Askeri Savcı Nuh Çetinka-ya hakkımda devletin gizli kalması gereken sırlarını temin etmekten soruşturma açtı. ayrıca bu numaralan kullanan kişilerin başta Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım olmak üzere birçok kanunsuz kişilerle bağlantısının olduğunu anlattım. İfademde. bu telefonları herkesin bildiğini. Açıkladığım telefon numaralan devletin gizli bilgileridir diyerek davacı ve şikâyetçi oldular. in etkisiyle itiraz Bakanlık üzerine yargılanmam konusunda Yaptığım Danıştay İkinci Dairesi beni haklı bularak kararı iptal etti. 397 . Bölüm: Cemaat önce Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman Jandar -ma Genel Komutanlığı içinde JİTEM' vardır şeklindeki ifademi Jandarma Genel Komutanlığına hakaret kabul ederek davacı oldu. mahkemesi sivil. Ancak Susurluk raporu hakkında televizyonda yaptığını konuşma nedeniyle önce açığa alındım. Böylece bu davadan aklandım. Benim sivil mahkemede yargılanmam gerekirken. daha sonra da altı ay önce ifade verdiğim ve kapandığını zannettiğim bu davadan dolayı tutuklandım. Susurluk Olayımın önemli aktörlerinden "Yeşil ile bağlantılıdırlar. daha önce yakalanmış mafya mensuplarının üzerinde kayıtlı olarak bunların çıktığını. Mahkemeye çağırmalan üzerine bu konuda ifade verdim. bakıldığında ilişkileri görülür" diyerek hem Yeşil'in. tümü askerlerden oluşan hâkim ve savcılar tarafından yargılanıyordum.2. bilirkişi olarak tayin edilen albay bu telefonların devletin gizli sırn olduğu yönünde rapor vermiş ve bu rapora dayanarak DGM askeri hâkimi Hâkim Binbaşı Tanju Güvendiren beni tu-tuklamıştı. Genelkurmay Başkanlığı başka bir albayı bilirkişi tayin etmiş. Müfettişler hakkımda inceleme yaptılar ve JİTEM'in varlığı ile ilgili realiteye ve onca delile rağmen Teoman karar Koman verdi. Askeri Savcı Albay Nuh Çetinkaya soruşturma yapmış.

2.

Bölüm: Cemaat

Tutuklanınca,

güvenliğim

gerekçesi

ile

BeypazarıYıda

kü-

çük bir cezaevinde tek kişilik koğuşa kondum. Savcı Albay Nuh Çetinkaya iddianamesinde, daha önce birçok zanlının üzerinden çıkmış, herkesin bildiği başta Yeşil olmak birçok kanunsuz kişi ile ilişkide olan MİT mensubu kişilerin telefon numaralarını suçlarının araştırılması için TBMM Meclis Araştırma Komisyonu'na ve diğer yetkili makamlara vererek, gizli kalması ülke menfaatlerine olan devlet sırlarını temin etmek ve kullanmaktan ayrı ayrı iki defa cezalandırılmamı talep etmekteydi. İddianameye dayanarak hakkımda toplam 16 yıl hapis cezasını gerektiren dava açmıştı. Aslında bu telefon numaralarının bahane olduğu, bu bahane de konuşmalarımdan rahatsız olan birileri tarafından kullanıldığı alenen belli oluyordu. Buna rağmen Avukatım Suat Celebinin de fikrine uyarak tutukluluğa itiraz dahi etmedim. Ortada büyük bir hukuki hata vardı ve biz itiraz etmiyorduk. Hukuk sisteminin kendi hatasını düzeltmesi yönünde dilekçe verdik. Daha sonra Ab dullah öcalan'ı da yargılayacak olan mahkemenin başkam olan DGM başkanı Turgut Okyay büyük bir hukuk adamı olarak tensip zaptıyla birlikte tahliyeme karar verdi. Tutukluluğumun 1 l.günü tahliye oldum. İki duruşma daha devam eden yargıla......... ma sonunda beraat ettim. Aslında şuna emindim. Bu dava bir bahane idi. 6 ay önce savcı ifademi almıştı ve hatta bana göre dava kapanmıştı. Daha sonra televizyonda yaptığım konuşma, ve eleştirilerimden rahatsız olan ordu yöneticilerinin zorlaması sonucu bu dava tekrar gündeme getirilerek tutuklanmıştım. Amaçlanan bana ve benim gibi düşünenlere bir gözdağı vermekti. Sonra uzun süre Ana Komuta Kontrol Merkezi Dairesi Başkanlığında pasif görevde tutuldum. Askerlerin istemediği kişi ilan edildiğim için 1997 yılından 2003 yılma kadar aktif bir göreve atanmadım. Terfilerim yapılmadı. İdare mahkemesine dava açarak veya terfi komisyonu üyeleri dostlarımın direnmeleri, terfi

398

2.

Bölüm: Cemaat

komisyonu kararlarına muhalefet şerhi koyma ısrarları ile Kutlu Savaş în Başbakan üzerinde yaptığı girişimler neticesinde zorlukla ve bir iki gün süren tartışmalar sonunda terfi ettim. 28 Şubat sonrasında hakkında davalar açıldığı o baskı dönemlerinde bir arkadaşım aracılığıyla Fethullah Gülen Hocayla onun talebi üzerine kısa süreli olarak görüştüm. Bu görüşmede özetle ona "Siz doğru bildiğiniz yolda okullar açarak bu ülkeye ve insanlarımıza hizmet, ediyorsunuz. Gerisini önemsemeyin, doğru sonunda galip gelecektir" dedim. Amacım, baskı karşısında mazlum ve mağdur olana, üzerine gidilene destek olmaktı.

KOM Daire Başkanlığından Alınmam
KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) Daire Başkanlığına hiçbir talebim olmadan, 2003 yılı haziran ayında atandım. Benden önceki daire başkanı görevden alınmasıyla ilgili olarak idari mahkemede yürütmeyi durdurma davası açmıştı. Ne olursa olsun, herkesin dava hakkına saygı duyduğumdan ve kendim de birkaç konuda idareye karşı dava açmış olduğumdan bu meseleyle hiç ilgile irmeksizin isime devam ettim. Sonra bir ara mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı alındığım duydum.. Bu durumda idarenin bir ay içinde beni görevden alıp, onu ataması gerekiyordu. Bir süre sonra Genel Müdürlük Özel Kaleminde duyduğum kadarı ile Genel Müdür eski başkanı çağırıp konuşmuş ve "seni başka bir göreve atayalım, KOM dairesinde ısrar etme," demiş. Eski başkan da bu öneriyi kabul etmiş. Bunun üzerine Bakanlığa dilekçe vererek, idare mahkemesi tarafından kesin karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulması kararının uygu 1 anmasını istemediğini bildirmiş. Yani KOM'a tekrar atanma talebim yok diyerek, çıka cak kararname ile başka bir ile gitmeyi istemişti. Bu arada KOM dairesinde ve il uzantılarında teknik alt yapıyı oluşturmaya, ülkenin önceliklerine göre mevcut personeli operasyonel istikametlere yönlendirmeye, birinci derecede yolsuzluk, ikinci derecede akaryakıt ve sigara kaçakçılığı başat olmak üzere

399

2.

Bölüm: Cemaat

mali konular ve üçüncü derecede uyuşturucu tica reti olmak üzere teşkilata istikamet vermeye çalışıyordum. Bu öncelikleri belirlerken tesadüfen önümüze Enerji Bakanlığındaki büyük ihalelere hile karıştıran, tüm ihaleleri yöneten bir organize grubu izlemeye başladık. İbrahim Selçuk başkanlığındaki bu grup tüm Enerji Bakanlığındaki işlere Bakan'dan daha hâkimdi; ihaleler İbrahim'den habersiz yapılamaz durumdaydı. Birçok teknik eksiğimiz vardı ve çok iyi bir çalışma yapamamıştık. Fakat bir yıla yakın devam eden izleme sonunda operasyona giriştik. Bazı büyük müteahhitler ile Enerji Bakanlığı Genel Müdürleri tutuklandı. Bu operasyonun yol açtığı oluşan olumsuz hava içinde, açıktan söylenmese de en azında "aferin" denmeyerek, operasyondan memnun olunmadığı hissettirildi. Hatta bazı başka birimlerdeki Emniyetçiler gözaltına iş alınacak yaparken kişilerin siyasi hükümete hesap yakınlığı dolayısıyla gözaltına almaların sıkıntı yarattığım, bu konuları hiç düşünmediğimizi, yaratılmıştı. Enerji operasyonu tamamlandıktan sonra uyuşturucu konulu uluslararası bir toplantı için Şili'ye gittim. Üşütmüştüm. İşler ve şehir dışı toplantıları hastalığım derken iyice sağlığıma ilerlemişti. kan yeterince dikkat etmediğimden dönüşmüştü. Önemsemediğim gelince olayın yapmadığımızı söylemişlerdi. Bu tür olaylarda hakkımızda olumsuz bir hava

hastalığım önce zatürreeye ve daha sonra da akciğer apsesine Öksürdüğümde ağzımdan ciddiyetini anlayıp hastaneye yattım. Tam hastaneye yattığım sırada eski başkan da idare mahkemesinde davayı kazandı. Bu karar doğrultusunda görevden alındığımı, yerime eski başkanın atandığını duydum. Bu normal bir durumdu. Ancak eve giderken uğradığım İstihbarat Daire Başkanlığında karşılaştığım İdare Mahkemesi Başkanı olarak sözlerini Cengiz Aydemir sohbet olduğunu içinde 400 bu esnasında, söyleyince, davayı davanın hâkim doğru henüz "Hayır olarak bitmediğini ve kararın verilmediğini söyledi. Ben davanın kesin sonuçlandırılmış onca dava yanlışınız var, karar verilmedi," diye ısrar etti. Biz hâkimin bu

2.

Bölüm: Cemaat

hatırlayamayabileceğine verip, mahkeme karar vermese tayinim neden çıksın diye düşündüm. Bu arada tayinim çıkmadan önce, eski KOM Başkan Yardımcısı Alper Yaz akaryakıt kaçakçılığı yaptığı bilinen Veysel Kadayıfçıoğlu adlı kişinin benim tayinimin başka yere çıkarılması için çalıştığı haberini göndermiş ama ben bunu pek fazla önemsememiş tim. Bu şahsın, yaptığımız bir tahkikatta adı geçen bir mafya üyesiyle ilişkisi varmış. Biz operasyon öncesi tüm mafya ve mafya ile bağlantılı kişilerin mal varlığının tespit edilmesi için savcılık talimatı ile araştırma yaptığımız sırada, bu kişinin milyon dolarlar seviyesindeki hesabının bulunduğu bir banka şubesi ona haber vermesi üzerine yapılan tahkikatı öğrenmişti. Bundan dolayı benimle ve tayinimi başka bir yere çıkartmakla uğraşıyormuş. Daha sonra öğrendiğime göre, bu kişi Diyarbakırlı çok zengin bir holding patronuymuş. Aynı zamanda İçişleri Bakanımın oğlu Murat Aksu ile yakın ilişki içindeymiş. İrtibatlı olduğu mafya üyesine de bakanın oğlu üzerinden bir şeyler yapmak isteyen biriymiş. Ben görevden alınıp Edirne'ye tayin (sürgün) edildiğim sırada hastanede yattığımdan, personelin durumunu tam bilemiyordum ama bazı arkadaşlarım sürekli yanıma gelerek bu haksızlığa karşı bir şeyler yapmak istediklerini söylüyor, bir şeyler yapmak adına hükümette etkin kişilere ve başka çevrelere gidiyor, bu haksızlığı durdurmak için koşturuyorlardı. Kimi personel uzak duruyordu, ben bunların ne yapacağını bilemeyen kişiler olduğunu düşünüyordum. Hatta bir şeyler yapmak için koşturan bu arkadaşlara, moral ve destek olmak adına diğer sesiz kalan personeli de ziyaret edin, onları da yalnız bırakmayın diyordum. Onların ne yapacağını bilmeyen insanlar olduklarını zannediyordum. Onların da belli bir fikir, grup, cemaatin adamı olduğu, bu nedenle böyle bir tavır koydukları hiç aklıma gelmiyordu. Birincisi iradelerini böyle teslim etmiş olacaklarını, bu kadar örgütlü olduklarını, bu tayinde cemaatin rolü olduğunu tahmin edemiyordum. Hatta bu iş için sürekli etrafımda koşturan arkadaşlar, "Çıkıp basma açıklama yapahm, yolsuzluklara 401

2.

Bölüm: Cemaat

karşı görev yaptığımız için tayinimizin çıktığını, mahkeme kararının buna bahane edildiğini söyleyelim," demelerine rağmen onları frenliyor, kendi işlerine bakmalarını, basın açıklamasının fazla bir işe yaramayacağını anlatıyordum. Ayrıca bazılarının bir yerlere casusluk yapacağım, bu konuda daha dikkatli olmalarını söylüyordum, içlerinde Hasan diye bir komiser vardı. Bu komiser, Personel Daire Başkanlığındaki bizim tayin evraklarını, benden önceki Daire Başkanı Coşkun Hay ahin idare mahkemesinden aldığı yürütmeyi gerçekte durdurma idare kararını, daha dava sonra verdiği vazgeçme karar dilekçesini, ardından tekrar kararın uygulanmasını isteyen dilekçeyi, mahkemesinin hakkında henüz vermediğini ortaya koyan belgeleri getiriyordu. Kim olursa olsun, istenildiğinde herkes hakkında dosya temin edebiliyordu. Personel işlerindeki arkadaşından aldığını söylüyordu Ama şimdi anlıyorum, ki, personel işlerindeki arkadaşından değil, cemaatten alıyormuş. Daha sonra bu komiserin aslında bizdeki sırları alıp bir yerlere ve İçişleri Bakanı'na taşıdığını birinci ağızdan öğrendim. O gün benim etrafımda koşturan arkadaşlardan uzak duran pek çok kişiyi daireye ben almıştım; bana diğerlerinden daha yakın olmaları gerekirken uzak durmalarının planlı ve bir yerden alınan talimata dayandığını anlıyorum. Yeni öğrendiğim her şey beni şok ediyordu. Bu arada hazırlığını yaptığımız mafya üyeleri ile ilgili operasyonu İstanbul Koni birimi gerçekleştirmişti. Bu operasyonda, bizim tayinimizle uğraşan ve akaryakıt kaçakçılığından servet kazandığı söylenen Veysel Kadavıfçıoğlu isimli kişi de yakalandı. Üzerinden çıkan notlar ve telefon irtibatları değerlendirilince, aslında hesap içinde hesap olduğunu, beni tayin ettirme girişiminde birçok kişinin rol aldığını, dava açan eski Başkanı bularak onu yeniden dilekçe vermeye zorladıklarını, bu bahaneye sarılarak tayinimin çıktığını anladım. Benim yanımda çalışan müdürlerin, bazı siyasi kişilerin, bakanın yakınlarının, operasyonda zarar _..._........-.....__. -...................................----- -.........2. Bölüm: Cemaat

402

2.

Bölüm: Cemaat

gören kişilerin ve eski Başkan in zaman zaman bir araya gelip plan yaptıklarım, olmayan mahkeme kararı var denerek hakkımda işlem yapıldığını anlamış oldum. Benim dava ve mahkeme kararı nedeniyle tayin edilmem üzerine görevine döndüğü söylenen eski başkan Coşkun Hayal de 2-3 ay gibi kısa bir süre bu görevde kaldıktan sonra bir bahane ile ikna edilip başka bir ile Emniyet Müdürü olarak atandı. Ardından bugünkü başkan Ahmet Pek'i KOM Daire Başkam olarak atadılar. İkinci garip şey de tayin olmayı istemememe rağmen hasta halimle apar topar Edirne'ye hem de geçici görevle gönderilmiştim. Bunun manası 24 saat içinde hemen Edirne'ye gidip göreve başlamam gerekiyordu. Ankara'da kalmamı istemiyorlardı. Belki de Ankara'da yapacaklarım erken fark edeceğimi düşünerek özellikle uzaklaşmamı istiyorlardı. Tayinim çıktığında, zoruma giden, tayin edilmiş olmam değildi. Beni rahatsız eden, bu şekilde bir aldatmaca ile tayin edilmiş olmamdı. Gerçek tayin sebebim olarak iki şey görülüyordu. Birincisi, yaptığımız enerji operasyonu nedeniyle hükümet cenahı rahatsız olmuştu, çünkü tutuklanan bazı kişilerin hükümetteki etkin kişilerle kişisel yakınlığı bulunuyordu. İkincisi ise, bu Diyarbakırlı kişiyle bakanın oğlunun ilişkileri dolayısıyla bizim giriştiğimiz mafya tahkikatı rahatsızlık yaratmıştı. Bu arada bazı kişilerin de benim görevden alınmam için çok farklı girişimlerde bulunduklarını öğrenmiştim. Bakan dolaylı bir kanalla tayini kendisinin çıkarmadığını, başbakanın istediğini ima etmişti; o zaman bunu fazla inandırıcı bulmamıştım. Ama daha sonra olup bitenlerle birleştirince, aslında alınmamı isteyen birçok kişi ve çevrenin olduğunu ancak Başbakan ile çok yakın ilişkim var zannıyla kimsenin buna teşebbüs edemediğini, görevden alınmamı Başbakan isteyince diğer kişilerin de buna katkı sunduğunu anladım. Zaten kendisi de bunu Ali Bayramoğlu ile yaptığı bir sohbette söylemişti. Haliç'te Yaşayan Sımonlar____. ___.............____.........____.................. Sonra başka şeyler de öğrendim. Meğer benim görevden alınmam için epey girişimlerde bulunulmuş. Bunlardan biri çok 403

2.

Bölüm: Cemaat

enteresandı. Eskiden beri tanıdığım Kanal 7 Ankara temsilcisi Akif Beki ve onun vasıtasıyla tanıştığım AKP Adana milletvekili Ömer Çelik ile ara sıra beraber yemek yer, sohbet ederdik. Bir ara bana, hükümetteki kişilerin yakınlarının izleme ve dinlemelere muhatap olduklarına dair duyumlar aldıklarından bahsettiler. Bir defasında Başbakanın eşi Emine Hanımın dinlendiğini de söylemişlerdi. Anlattıklarından bu dinleme işlerini başkalarının (Jandarma vs.) yaptığından şüphelendiklerini zannettim. Onlara böyle bir şeyin gerçek olabileceğine hiç ihtimal vermediğimi, dinleme varsa aradan on yıl bile geçse sonunda bunun anlaşılacağını, hiç kimsenin buna cesaret edemeyeceğini söyledim. Belki hükümet ifade üyeleri Bu dinlenebilirdi, bunun bir bahanesi olurdu ama eşlerin ya da yakınlarının dinlenebileceğini düşünmediğimi ettim. konuşmadan epeyce sonra öğrendim ki, meğer KOM Dairesinin mahkeme kararı ile dinlediği bir yeri Emine Hanım sıradan bir konu için aramış. Bunu tespit eden Polis Amiri durumu Başbakan'a taşımış, bizim 1cl1" cl
t , İ ÎTİ
JLZ- d

ct o eşinin dinlendiğini söylemişler. Bu

olaydan benim hiç haberim olmamıştı. Buna benzer belki de birden çok örnek olmuştur. Bazı makam ve kişilerin yanlış yönlendirilmiş olduklarını tahmin ediyorum. Birbirinden bağımsız gözüken bu olayların hepsinin belli bir yerden koordine edildiğini çok sonradan öğrendim. Bugün tayinimin gerçek sebebinin Kom Dairesi'ni istedikleri gibi kullanmak isteyenlerin ben orada olduğum müddetçe istediklerini yapamayacaklarını, buna asla müsaade etmeyeceğimi anlamaları üzerine beni oradan uzaklaştırmak için her yolu kullanarak, hakkımda yalan yanlış bilgiler verip benimle ilgili olumsuz bir hava yaratmaları olduğuna inanıyorum. Benim görevden alınmamı isteyen diğer insanlar da bu işin perdelenmesini sağlamışlardı.

İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması
Sabri Uzun ağabey istihbarat biriminde ve teşkilatta benden daha eskidir. Daire Başkanlığındaki 15-20 günlük süre sayılmazsa 404

2.

Bölüm: Cemaat

hiç beraber çalışmadık. Fakat 1986 yılında o Erzurum İstihbarat Müdürü olduğu dönemde ben Diyarbakır'daydım ve iller arası istihbarat faaliyetlerinin koordinasyonu için yapılan toplantılarda tanışmıştık. 28 Şubat döneminde Bülent Orakoğlu'nun İstihbarat Dairesi Başkanvekilliğine atanması ve ardından görevden alınıp, bir bahane ile ABD'ye gönderilmesi ve benim 32. Gün programında konuşmamın ardından Emniyet İstihbarat. Dairesi hedef haline gelmiş, sorunlar yaratan bir daire durumuna düşmüştü. Böylesi bir ortamda daireyi sükûnetle yönetecek, tecrübeli biri aranırken ideal aday olarak Sabri Uzun İstihbarat Daire Başkanlığına atanmıştı. O göreve atandığında ben de İstihbarat Daire Başkanlığından alınmam için dilekçe vermiştim. Antalya operasyonuna kadar kısa bir süre çalışıp sonra daireden ayrıldım. Ama Sabri ağabey geçmiş hizmetlerim adına beni hep uzaktan desteklemiştir. Sabri ağabey, Ankara'da Cevdet Saral, Osman Ak gibi isimlerin Emniyette cemaat örgütlenmesiyle ilgili bir rapor hazırladığı sırada, bu raporun aslında gerçekleri ortaya çıkarmaktan çok Ankara ekibinin İstanbul'a gitme harekâtının bir parçası olduğunu, alakasız kişilerin cemaat listesine alındığını fark edip karşı koymuştu. Ankara ekibinin gizli niyetlerini deşifre etmiş, hatta, bu davranışından dolayı Fethullahçıların hamisi diye suçlanmıştı. Yapılan tahkikatlar sonrası görevden ayrılmak durumunda kaldı. Bir süre Araştırma Planlama ve Koordinasyon (APK) Dairesinde çalıştı. Konjonktür uygun olunca tekrar İstihbarat Daire Başkanı oldu. O tarihlerde KOM Daire Başkanlığı ile birlikte, bilinen yolsuzluk ve mafya operasyonlarını yaptılar. Bir süre sonra tekrar görevden alınması ve Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne atanması sırasında seçimler nedeniyle istifa etti. bağımsız milletvekili adayı oldu. 2003 yılında AKP Hükümetinin Emniyet Genel Müdürlüğüne ilk merkezi yönetici ataması olarak ben KOM Daire Başkanlığına ve Sabri ağabey de İstihbara Daire Başkanlığına atandı. Görev olduğumuzdan sahamızda beraber dayanışarak çalışıyorduk; Uzan olayında çok ciddi yardımlarını görmüştüm. Biz iyi ilişkide astlarımızda daha yakın çalışıyorlardı. Zaman zaman Sabri ağabeyle 405

2.

Bölüm: Cemaat

bir araya geldiğimizde genel çalışmalarımız hakkında bilgi alış verişinde bulunurduk. O da bana takip ettikleri bazı kişilerin garip faaliyetleri hakkında bilgi veriyor, bazı evrakları okutup görüşümü soruyordu. Bunlar tek başına pek manalı gözükmeyen ama tuhaf ilişkileri ve çok yakın zamanda demokratik hayata suni müdahalelerin olabileceğini ima eden ve belli çevrelerin harekete geçeceğini anlatan istihbarat raporlarıydı. 2005 yılında tayinim sorunlu bir şekilde Edirne'ye çıkınca. Sabri ağabeyle ancak telefonlarla veya 5-6 ayda bir araya gelir olduk. Bu arada Sabri ağabey, Emin ağabey (Arslan) ve Güvenlik Dairesi Başkanı İsmail Çalışkan i kapsayan bir ihbar mektubu Mesut Yılmaz ve arkadaşlarının yargılandığı anayasa, mahkemesine gönderilmişti. Mektupta Mesut Yılmaz in yargılandığı Türkbank olayında, Alaaddin Çakıcı-Korkmaz Yiğit arasında geçen konuşmalardan haberdar olmalarına rağmen hükümete bilgi vermemekle suçlanıyorlardı. Bu suretle çeteye yardım ettikleri iddia ediliyordu. Mektubun içeriği ve yazım dili itibarıyla İstihbarat ve Kom Dairesi arşivlerinden faydalanılarak resmi birileri tarafından yazıldığı anlaşılıyordu. Telefonla kendileriyle görüştüğümde bir mülkiye müfettişi ya da onları sevmeyen Emniyette yönetici konumunda bulunan birilerinin yazmış olabileceğim düşünüyorlardı. Mektubu bana da okuttuklarında, benim izlenimim de mektubun kesinlikle Emniyet içerisinden birileri veya onlarla yakın ilişki içinde olan ve desteğini alan kişiler tarafından yazıl ■ dığı yönündeydi. Mektubun Mesut Yılmazı korumak için suçu bürokratlara atma amacıyla yazıldığı gösterilmeye çalışılmışsa da gizli ipuçlarıyia hedef olarak Emin ve Sabri ağabeyler ile İsmail Çalışkanı kapsayan, onları kötüleyen ve görevden aldırmaya yönelik çok planlı bir tasarıydı. Bu olaydaki tüm bilgilere sahip olunduğu ama bilgilerin istenildiği gibi kullanılıp çarpıtılarak olumsuz bir kanaat oluşturulmak istendiği açıkça anlaşılıyordu. Mektup araştırıldı ama netice çıkmadı. Sabri ağabey zaman zaman askerlerin toplumsal olaylara ve güvenlik işlerine fazla karışmalarına karşı tepki gösteriyor ve bunu her yerde alenen söylüyor, bu nedenle de askeri cephede tepki 406

2.

Bölüm: Cemaat

çekiyordu. Türkiye'de gerçekleştirilmiş tüm darbe ve müdahalelerle ilgili bilgileri ortaya çıkarıyor, demokrasimizin sürekli asker gölgesinde kalmasını ve bu tür girişimleri eleştiriyordu. İki astsubay ve bir itirafçının bir kitapçı dükkânına bomba attıklarının anlaşıldığı Şemdinli olayında, bu olayı araştıran TBMM Komisyonuna tanık olarak çağrıldığında söylediği "Hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz" sözü literatüre girmişti. Ancak konuşmaları nedeniyle Sabri ağabey hakkında askeri cephede olumsuzluk hep vardı ama onun fark edemediği, kendi cephesinde de olumsuzlukların bu tarihte başlamış olmasıydı. Şemdinli olayları hakkında 5 sayfalık rapor hazırlayıp Başbakana verdiği söylenmiş ve bu rapor Sabah gazetesinde çıkmıştı. Herkes bu raporu Sabri ağabeyin yazdığını, söylüyordu ama onun bu rapordan haberi yoktu. Zaten Sabri ağabey eldeki bilgiler ne ise onları veri kabul eder, askeri kişi ve faaliyetleri eleştirir, asla ekleme çıkarma yapmazdı. Sabah gazetesi bu bilgileri Başbakan İn yakın çevresinde bulunan bir danışmandan aldığını söylüyordu. İşin aslı bir süre sonra anlaşıldı. İstihbarat Daire Başkanlığında birileri beş sayfalık bir rapor hazırlamış. Bu raporu Başbakanlığı ya da Başbakana vermişti ama bu rapordan Daire Başkanının haberi yoktu. Bu görülmüş veya alışılmış bir duHaliç'te Yaşayan Sımonlar . __. _....._. _____........................._________ rum değildi, Daire Başkanının görmediği, tasvip etmediği bir raporun en üst makamlarda işlem görmesi aslında çok tehlikeli bir şeydi. Herkes her makama mektup, not, ihbar ya da kendi değerlendirmesini yazıp gönderebilir fakat devletin bir kurumu adına onun başındaki kişiden habersiz bu kuruma ait zannedilen bir rapor veya yazıyı başbakanlık katma verebiliyor ve orası bu evrakı alıyorsa bu çok vahimdir. Verenden daha çok bunun alınması, kabul görmesi vahamet ifade eder. Bir süre sonra da Sabri ağabeyin mal varlığı, banka hesapları hakkında geniş ve detaylı bir ihbar mektubu bakanlığa gönderilmişti. Mektup, banka hesap numaralarını, çeşitli ban407

2.

Bölüm: Cemaat

kalardaki kendi ve eşi adına açılmış hesaplarda büyük meblağlarda paraların olduğunu ve kendisinin bile hatırlayamayaeağı detaylar içeriyordu. Kapanmış bankalardaki hesap numaraları, para miktarları vs. hakkında abartılı bilgiler vardı. Bu bilgileri bir kişinin yazmasının imkânı yoktu. Birkaç bankayı, tapu içeren bilgiler ancak bir teşkilatın çalışması ile bulunacak nitelikteydi. Kayıtlarda tahrifat yapılarak banka hesapları, hesaplardaki paraların miktarları birkaç defa yazılarak sanki çok fazla para varmış havası yaratılmıştı. Bu arada Sabri ağabeyin yapmadığı işler ve söylemediği şeyler yapılmış ve söylenmiş gibi askeri komutanlıklara taşındığından askerin talebi üzerine görevden alımyormuş gibi gösterildi. Bence başka mahfillerin çalışması ile daire başkanlığı görevinde alındı, görünen sebep gerçek sebepten farklıydı. Sabri ağabey bu ihbar mektubundaki konular dolayı sı ile ciddi müfettiş incelemesine tabi tutuldu. Müfettişler gerçekleri bulup çıkarmak yerine aynı iddiaları tekrarladılar. Ardından Ankara Savcılığına mal varlığı ile ilgili olarak yargılanması için bir rapor düzenlediler. Fakat kapanmış bankaların kayıtları bin bir güçlükle TMSF'den tek tek bulunarak ihbar edilen bu hesap hareketlerinin iki katı yazıldığı ispatlandı. Yaşar Büyükanıt Paşa emekli olduktan sonra yaptığı bir açıklamada Sabri ağabeyi (İstihbarat Daire Başkanını) Başbakan'a söyleyerek aldırttığmı açıklamıştı. Bence o zaman Yaşar Paşa'ya Sabri ağabey hakkında en ciddi bilgileri getirenler aslında en ciddi iğfal edicilerdi ama ne Yaşar Paşa ne de TSK bunları, bu yöntemleri asla anlayamadı. Yaşar Büyükanıt, Sabri Uzun'u görevden kendisinin aldırttığmı zannetti ama aslında o sadece gerçek alınma sebebine bir perde olmuştu, hem de kendisinin en fazla karşı çıktığı gruplara hizmet eder tarzda. Sabri Uzun'un görevden alınmasının askerin talebi üzerine olduğu iddiası çok konuşuluyordu. Kendisi de, bizler de o zamanlar buna inanıyorduk. Fakat sonra bazı emareler ortaya çıkmaya başladı. İlki, hakkındaki mal varlığı ile ilgili mektuptu. Bu mektubun İstihbarat Dairesindeki amirler veya onlarla sıkı irtibatlı birileri 408

ilgi alaka ve yakınlık görmüş insanların vefasızlığını bir türlü anla mlan dır anııyo rdum. Bugün o ihbar mektuplarının İstihbarat Dairesindeki cemaat yapısının hep birlikte yazdığından şüphe yoktur._____ personel aynı tavrı gösteriyordu... bir olayda 30-40 kişinin aynı tavrı göstermesi mümkün değildi. Sabri Bey'den bu kadar iyilik... Emniyet için eskiden beri süregelen bir gelenek vardı._... Bu durumu çok sonra öğrendim. hiç kimse ziyaretine gitmemiş. kim görevden alınırsa alınsın eski İstihbarat Dairesi personeli onu arar sorar.. Fakat bunun bir örgüt. üstelik tek taraflı iyilik görmelerine rağmen böyle bir vefasızlık göstermelerini aklım almıyordu. İstihbarat Dairesi müdür ve amirlerinin bileceği cinsten şeylerdi. ___... Bir arkadaşım bu durumu anlatınca konuyu araştırdım. Cemaat insanların hareketlerine karışıyor. cemaat tavrı olduğunu hâlâ anlayamamıştım çünkü sebep bulamıyordum. Eğer gösteriyorsa. Bir iki kişiyle sorun da olsa 40-50 kişilik amir müdür kadrosu olan İstihbarat Dairesi personeli ciddi bir dayanışma ile görevden alman kişiyi yalnız bırakmazdı. tarikat.. Diğer yandan bu durum cemaatin insanlar üzerinde ne kadar etkin olduğunu gösteriyordu.__________. .__. Ne olursa olsun (cemaat. onların özgürlüklerini ve 409 ...______. ya bu kişiler arasında hiyerarşik bir yapı vardı ve üst makamlar bu şekilde emir vermişti ya da bu kişiler aynı ideolojik gruba mensuptular ve grubun politikası gereği böyle davranıyorlardı..2.. Sabri ağabey ayrıldığı andan itibaren çok yakın olduğu kişiler de dahil olmak üzere o dairedeki hiçbir çalışan tarafından aranıp sorulmamış. çünkü içeriği ancak Sabri ağabeye en yakın kişilerin. ziyaret ederdi. İkinci gösterge ise Sabri ağabeyin görevden alınması sonrasında en sevdiği.. el üstünde tutuğu şube müdürleri dahil tüm İstihbarat Dairesi personeli toplu bir vefasızlık örneği göstererek kendisini hiç arayıp sormadıklarını öğrendim. örgüt kararı) bu kadar yıllık yakın dostluğa. Bölüm: Cemaat tarafından yazıldığından hiç şüphem yoktu. Neden tüm Haliç'te Yaşayan Sımonlar.. Edirne'de olduğumdan bu meselelere uzak kalmıştım.

Bu bilinenler haricinde belki çok daha fazla bilmediğimiz şekil ve yöntemle Sabri Uzunla uğraşmışlar. astları tarafından takip edilerek elde edilen bilgiler farklı yerlere servis edilmişti. böylece onu küçük düşürerek Daire Başkanlığından alınmasına çalışmışlardı. önce adına sahte raporlar düzenlenip hakkında asılsız ihbar mektupları yazılarak yıpratılmak istenmiş. Sabri Bey'in İstanbul'a geldiğinde uygunsuz ortamlarda takip edilmesinin istenmesiyle birleştirince işin sırrı çözülmüştü. O kadar ileri gitmişlerdi ki Sabri Bey'i astlarına takip ettirmişler. Onun her isteneni yapmayacak. belki de onlar cemaatin önemli elamanlarıydı. ayak oyunları ve çevrilen saray entrikaları ile İstihbarat Dairesinden 410 . istendiği gibi iş yaptırılamayacak biri olduğunu anlayan cemaat değişmesini istemiş. İstihbarat Daire Başkanlığında yıllarca çalışan bu kişilerin hiç şark illerine gitmemiş olması dışarıdan garip gözüküyordu ve teşkilatta hak ve adaleti gözetmek adına Sabri ağabey bu tayini yapmıştı. bazı arkadaşların hatta Bakan in isteğine rağmen zorla şarka tayin etmişti. îşte tüm yapılanların arka planında aslında bu mesele vardı. Nasıl olur da bu kişiler başka illere tayin edilirdi? Bu kişiler onlara lazımdı. İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in görevden alınması sonrasında. olursa garip durumlarının resimlenerek basma verilmesini istemişler. Yakın zamanda aldığım bir bilgiye göre Sabri ağabey istihbarat dairesinde göreve atanınca önce etrafındaki iyi bildiği birkaç tarafsız ve düzgün kişi haklarında yaratılan olumsuz hava. onun hakkında buldukları veya öyle gösterdikleri durumları üst makamlara servis yapmışlardı.2. ama sanıyorum askerler fırsat olarak çıkmış ve kullanılmıştı. Fakat birileri bu işten son derece rahatsız olmuştu. Peki. istihbarat dairesinde şark görevini henüz yapmamış olan personeli. İnsan üzerinde bu kadar tahakküm kuran her yapı insanlık için çok tehlikelidir. içinde olanlar cemaatin emirlerine karşı koyamıyor. Bölüm: Cemaat kişiliklerini yok ediyor. Bunlar hâlâ gizilidir. bir dostuyla bile ilişki kuramıyordu. tüm bunları neden yapıyorlar diye sorguladığımda tek sebep şu gibi gözüküyordu: Sabri Bey.

komiserliğinden beri tanıyordum. şark hizmeti dönüşü İstanbul'a tekrar tayin edildi ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürü oldu. Bölüm: Cemaat uzaklaştırılmış. Özeti bile bir kitaba sığmayacak kadar çok olay. İngiliz Konsolosluğu ve Sinagoglara yönelik bombalama eylemlerini deneyen El Kaide yapılanmalarına karşı çok başarılı operasyonlar gerçekleştirmiş. inançlı ama bağnaz hiçbir yönü olmayan.. İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Şammaz Demirtaş ile birlikte mükemmel bir uyum içinde çok başarılı çalışmalara imza attı. istihbarat içinde en gizli ve en hassas birimin amiriydi. mantığa ve vicdana sığmayan hiçbir şeyi yapmayacak biri olduğundan ve o daireyi istediği gibi kullanmak isteyenlerin hesabına uymadığından oradan uzaklaştırılması sağlanmıştı.... Hatta ben de 411 ... Zaman içinde yükseldi.......... çalışkan. ince. Haliç'te Yaşayan Simonlar. Ahmet'i 1992 yılından... PKK'dan DevSol'a kadar tüm sol ve bölücü örgütlere karşı. insani değerlere sahip ve her kesimle iyi ilişkiler kuran biriydi.. _.. O kadar kibar.. ayrıca HSCB Bankası... böylece Sabri ağabeyin tüm çevresi tek tıp ve kontrol edilen kişilerden oluşturulmuştu. yüksek insani ölçülerde bir polis seç deseler belki de ilk sırada göstereceğim Ahmet'ti.. Az sayıdaki personeliyle biriminde çok önemli görevler ifa ediyordu. herkese karşı saygılı konuşan biriydi ki bana beyefendi. organize gruplarla ilişkilerini takip eden........ kişilikli.. Buna rağmen Sabri ağabey akla.. Ahmet. Ahmet ilhan Güler'in istanbul istihbarat