HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR

Dün Devlet Bugün Cemaat

HANEFİ AVCI

İÇİNDEKİLER
1.bölüm:DEVLET Neden yazıyorum?......................................................................3 Simon......................................................................................10 Haliç'te Yaşayanlar.,.........................,...............,......................18 Kitabın Dilindeki Sertlik.....................................,..,..................21 Köydeki Okul Yıllarım..............................................................22 Mersin ………………………………………………………………..27 Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim............................................27 Gençlik Parkı'ndakı Garsonlar İdeolojik Konularda Benden Bilgiliydi......................................................................34 Mut İlçe Emniyet Komiserliğim.................................................36
Pavyoncuların Şikâyetleri.........................................................................40

İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma......................................45 İki Öğrencinin Vurulması.........................................................48 Mersin Merkezdeki Görevlerim.................................................51 Mafyanın Gücü........................................................................ 52 Namık Astsubayın Mafyayla Kurtarılması.................................57 PKK'lıların Banka Soygunu...................................................... 61 Acilciler Operasyonu................................................................63 İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto......................................72 Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı.........................79 Ehliyet Yolsuzluğu...................................................................81 Altın Kaçakçılığı Davası............................................................83 Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir..............................................90 DİYARBAKIR……………………………………………………………93 Güney doğu' daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor.............93 Küçük Ağa...............................................................................94 PKK'nın Yakın Geleceği Neşet Çiçek...........................97 Almanya Ziyareti,.......................................................99 İki TİKKOlunun Yakalanması..................................104 Burhan Nart Olayı...................................................109 Aranan Üç Kişinin Yakalanması...............................124 Seren Operasyonu.....................................................126 Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi ……129 Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam...............................,139

ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı, Türkiye'yi mi?..................155 Talabani'nin Türkiye Harekâtı..............................................156 İSTANBUL.................. ..........................................160 İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam..........................160 İstanbul Operasyonları……………………………………………..174 Cem Ersever Olayı………………………………………………….186 Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz...............………………..209 Dış Güçlerin Etkisi…………………………………………………213 ANKARA……………………………………………………………….215 PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı…………………………………………215 Susurluk Olayı…………………………………………………………217 Termal Kameralı Uçak Alımı……………………………………225 Antalya'da PKK Operasyonu……………………………………..231 Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi………………………………..235 KOM Dairesi'nde Yenilikler………………………………………237 Uzan Olayı…………………………………………………………..238
ÇEAŞ ve Kepez Elektrik……………………………………………………..242 Berke Barajı İnşası…………………………………………………………..244 Yapılanların Kısa Özeti...............................................................,248

Neşter 2 Operasyonu………………………………………263 Kayseri Uyuşturucu Operasyonu………………………..268 Lodur Operasyonu…………………………………………….272 EDİRNE……………………………………………………………..277 Kapıkule Tahkikatı……………………………………………..277
Kapının Düzem İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler.............................296

Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar……………………………..302 Su Davası……………………………………………………………..309 Diğer Görevlerimiz………………………………………………….316
Şenturk Derniral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olay………………………………………………………………….I316 Kaçak Çay Operasyonu……………………………………………………….326 Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz…………………………329

ESKİŞEHİR………………………………………………………..330 Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi.,…….330 Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak……….333 Kendi Halkım Yönlendirme Faaliyetleri………………………..335 Ergenekon……………………………………………………………..338

Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı?......................................... 346 Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz!....................352 Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku………………………………………………….356 Köleliğe İtiraz………………………………………………………….. 357 Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi……………………………359
Yanlış, Ama Sadece Yanlışla Kalsa!..................................................363 Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tabi Olanlar Açısından Bakmak………………………………………………………………….368 Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar………………………………..368

Demokratik Açılım....................................,369 Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?................................................373 Öcalan: Herkese Mektup Yazdık……………………………..375 PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar……………………………376 Balkanlarda Benzer Durumlar……………………………….378 Yunan-Bulgar-Türk İlişkileri........,…………………………..379 Neden AB'ye Girmeliyiz?....................................................384 Bu Sistem, Fikri Olana Karşıdır..........................................387 Komplo Teorileri………………………………………………………389

2. Bölüm: CEMAAT
Din ve İnanç Dünyam……………………………………………….397 Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler…………………………….397 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız………………………………….407 Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım……………………412 KOM Daire Başkanlığından Alınmam…………………………….415 Sabri Uzun'un İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması... 421 Ahmet İlhan Güler'in İstanbul İstihbarat Şubesinden Alınması…………………………………………………427 İstihbarat ve KOM Neden Ele Geçirilmek İstenir?.................433 Emin Aslan Hakkındaki İftira………………………………………435
Emin Bey'e Kurulan Komplonun Başlangıcı............................................436

İki Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Hakkındaki İzmir Tahkikatı……………………………………………………….465 Sakarya Tahkikatı……………………………………………………474
Genel Müdür Yardımcılarını Yiyen Yapı Ne Yapmak İstiyor?....................479

Benim Hakkımdaki Çalışmalar…………………………………….480 İhbar ve Şikâyetlerim………………………………………………….486

Danıştay Olayı………………………………………………………….504 Erzincan Olayı………………………………………………………….508
Erzincan Olayı ile İlgili Genel Bilgilerim.................................................. 509

Alışılmadık Savcılar…………………………………………………..521 Alışılmadık Polisler……………………………………………………525 İlk Yanlış İşlemler……………………………………………………. 527 Ergenekon Örgütü................................................................531
Davada Yanlış Olan Birinci Konu………………………………………………532 Davada Yanlış Olan İkinci Konu………………………………………………538

Bazı Yerler Neden Aranmaz?.............................................541 Ankara Emniyet Müdürleri Toplantısında İçişleri Bakanı'ndan Talebim……………………………………………….542 Bugüne Kadar Cemaat Tarafından Yapılan Operasyonlar ve Çalışmalar………………………………………..544 Askeri Belgeler Nasıl Değerlendirilmeli?...............................547
Türkiye'de Bazı Şeyler Birbirine Karışıyor……………………………………547 E

MAS YA Planlan…………………………………………………………………548

Savaş Oyunları, Planları…………………………………………………………..550 Siyasi Hayata Müdahale, Darbe Hazırlıkları………………………………..551

Nasıl Yönetiliyor, Kimler Yönetiyor?....................................555 Cemaatin Propaganda Araçları……………………………………565 Garip Bir Kaset Olayı………………………………………………..566 Güncel İttihat ve Terakki………………………………………….569 Bu Bölümü Niye Yazdım?...................................................569 Cemaati Yönetenlere………………………………………………..573 Bugün Yaşananları Nasıl Yorumlamalı?..............................575 Bütün Kurumlar ve Kişiler Kof mu?....................................578 Kanunsuz Dinlemeler………………………………………………578 Devleti Kim Yönetiyor?.......................................................579 Ne Yapılabilir?....................................................................580 Ankara Emniyet Müdürünün Tutuklanması ………………..586 Dizin.............................................................. ..................589

HANEFİ AVCI
1956 yılında Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinin Karabı yıklı köyünde dünyaya gelen Hanefî Avcı, öğrenim yaşamına doğduğu köydeki Kara bıyıklı İlkokulunda başladı. Ortaokulu Gaziantep'teki Karşıyaka Ortaokulunda, liseyi ise Ankara'daki Polis Kolejinde

bitirdi. Ardından Polis Enstitüsünde eğitimine devam etti ve bilahare Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1980 yılında mezun oldu. Polis Akademisinden mezun olduğu 1976 yılından 1984 yılma kadar Mersin ili Gülnar ve Mut ilçe Emniyet Komiserliği ve Mersin Terörle Mücadele Şubesinde görev yaptı. 1984 yılında Güneydoğu'da artan terör olayları sonrası Diyarbakır İstihbarat Şubesine atandı. Burada 8 yıla yakın görev yaptıktan sonra 1992 yılında İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü görevine atandı. 1996 yılındaki terfisi sonrası İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Susurluk olayları sonrası TBMM Araştırma Komisyonunda Terörle Mücadele adı altında güvenlik kuvvetleri içerisinde çeteler oluşturulduğunu ifade etmesi hakkında davalar açıldı. Tahkikatlara uğradı. Basına yaptığı açıklamalar üzerine açığa alındı. Devletin gizli bilgilerini temin etmek ve açıklamak suçlarından Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesince tutuklandı 10 gün hapis yattı. Ardından berat etti idare mahkemesi kararı ile görevine döndü. 2003 yılına kadar geri hizmetlerde çalıştıktan sonra 2003 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına atandı. Burada yaptığı yolsuzluk operasyonları hoşa gitmeyince 2005 yılında geçici olarak, 2006 yılında ise asaleten Edirne İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Edirne Kapıkule hudut kapısında polis ve gümrükçüleri rüşvet alırken gizli kameraya kayıt ederek mahkum olmalarını sağladı. 18 Haziran 2009 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan ortak kararname ile Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Hâlen Birinci Sınıf Emniyet Müdürü olarak Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü görevini sürdürmekte olan Hanefi Avcı, 2006 yılında TASAM'm Stratejik Vizyon Sahibi Bürokrat Ödülü'nü kazanmıştır. Avcı, Emniyette teknik-elektronik istihbaratın kurucusu olarak bilinmektedir.

1. Bölüm

DEVLE T

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Neden Yazıyorum?
Neden yazıyorum? Yazmak için kimsenin bir sebebi olmamalı. Okumak dünyada elzem olduğu halde, okumayan ülkemde yazmanın sebebi aranıyor, arıyoruz. İnsan kendine de soruyor: Neden yazıyorum? Neden yazmalıyım? Herkesin, bırakın kolayca, bin bir çabayla dahi gelemeyeceği bir noktadayım. Sayısını bilemediğim kadar çok olay içerisinde yer aldım, çok şey yaptım; ama yaptıklarımın bir kısmını yıktım ve tamamının yıkılması gerektiğine inanıyorum. Bu kitapla bir kısmını daha yıkmaya çalışacağım. Kendimce sağ görüşle, bazı değerlerle, belirli bir vatan, millet, ülke ahlak anlayışını kapsayan inançlarla büyüdüm. Daha yücesine özenerek yaşadım ama geçen zamanda, yaşayarak gördüğüm olaylar sonrasında bu yüce değerlerin bir kısmını sorgulamaya başladım. Bunlardan yalnız biri veya bir kısmı bile yazmam için yeterliydi. Kaç yaşındayım? Yaştan kasıt ne? Eğer kastedilen doğumdan itibaren geçen zaman ise nüfus kağıdımda yazan tarihe göre 54 yaşındayım; biyolojik olarak sağlığım veya hissettiğim se 35-40; duygu dünyamda yaşadığım ve gördüğüm olaylar, aldığım dersler, çektiğim acılar ise o zaman kendimi 100-150 yaşında hissediyorum. Hiçbir polis benim kadar değişik olay yaşamamıştır. Ülkenin en güneyinden en doğusuna, oradan en batısına kadar her yerinde görev yaptım. 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışmalarının ülkeyi iç savaş aşamasına getirdiği olaylardan, 1984 sonrası PKK'nın yarattığı Güneydoğu katliamlarına; 19901ı yılların başında yeniden hız kazanan (başta İstanbul ve olmak üzere) büyük kadar illerimizdeki tüm ideolojik suikastlara; siyaset terör olaylarına

çatışmaların soruşturulması safhasında yer aldım. Büyük hayali ihracat şebekelerinden, büyük banka dolandırıcılıklarına; ihalelere fesat karıştırma olaylarından, uluslararası uyuşturucu şebekelerinin soruşturulmasına kadar çok geniş bir krirninal yelpazede çalıştım. Bu görevler esnasında sokakta adam da kovaladım, daire başkanı olarak ülke genelinde ve hatta uluslararası alanda polis teşkilatları ve kuruluşlarıyla işbirliği içinde planlama da 9

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaptım, müş operasyon icrasında da bulundum. Suçlu gördüğüm kişilerle fiziken ve ruhen mücadele etmekten, silahlı çatışmaya; en teknik cihaz ve sistemlerle onların karşılarına çıkmaya kadar her sahada ve her türlü polisiye olayda yer aldım. Sonra bir anda polislikten, devletin güvenlik gücü olmaktan, yani avcılıktan sistemin istemediği, yanlış bulduğu bir hedef, bir av konumuna düştüm. Bunlar da gerçek manada kendimi 100-150 yaşında hissetmeme neden oldu. Yaşadıklarımdan dolayı, sanki yüksek bir tepeden kendi sahamda tüm dünyayı seyreder gibiyim. Kendimi, herkesin geçeceği yollardan çoktan geçmiş biri gibi hissediyorum. Şu tepenin arkasında bulunanlar biraz sonra karşıdan gelecek olanlara tuzak kurmuşlar, eyvah yine kan dökecekler, biri bunları uyarsa... Ben, "Ey tuzak kuranlar değmez, yapmayın, düşmanlık büyük hata, bu tuzağa kendiniz düşeceksiniz, yapmayın, etmeyin!" demek istiyorum. Bulunduğum noktaya nasıl geldim? Bu mucizeden öte bir şeydi. Ne mucizeyle ne de benim çalışma ve gayretimle olacak şey değildi; ne akıllı ne de cesur olmam yeterliydi. Belki mistikçe düşünülünce, akıl üstü bir irade buraya gelmemi istedi. Bu noktaya gelişim fiziki bir mücadeleyle olsaydı, derin vadilerden geçmiş, aşılması imkânsız dağları aşmış, masallardaki ejderhalarla kavga etmiş, hiç kimsenin bilmediği tehlikelerle boğuşmuş olmak gerekirdi. Fiziki tehlikeleri geçmek, kavga etmek zor şeylerdi ama bunları gerçekleştirmek mümkündü; oysa insanın kendi ruh dünyasındaki kavgası, kendi içindeki tehlikeli yolculuğu çok daha zor, çok daha amansız mücadele gerektiriyordu. Daha önemlisi sadece kavgayla ve akılla da zihinde ve kişilikte bazı şeyleri aşmak mümkün olamıyordu, tüm bunlar yeterli değildi. İçte ve dışta milyonlarca, milyarlarca tesadüfün art arda, sistemli, düzenli bir biçimde etrafımda meydana gelmesi ve tüm ruhumu, benliğimi etkileyerek beni bulunduğum yere itmiş olması gerekirdi. Mademki herkesin kolayca gelemediği bu yere, mucize üstü bir şekilde savrulmuştum, olan ve olacak birçok olayın perde arkasını 10

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çok az da olsa görebiliyordum. O zaman arkadan gelenlere söyleyecek sözüm olmalıydı; yaşadıklarımı, yollardaki tehlikeleri, kendilerine kurulan tuzakları anlatmam ve bunlardan kurtulma yollarını, bildiklerimi söylemem gerekiyordu. Görev uğruna tüm yaptıklarımın doğru olduğu fikrini zihnimde yıktım. Bir zamanlar yok etmeye bütün gayretimle çalıştığım tüm düşmanlarımın, silaha ve şiddete sarılmayan hallerini şimdi elzem görüyorum. Onları silaha ve şiddete itenin de aslında doğru olduğunu zannettiğim değerler olduğunu anladım. Bu öyle büyük bir şeydir ki; ne dağa, ne tepeye benzer. Ruh dünyasında bu kadar büyük bir değişime dayanmak mümkün müdür? Karanlıktan aydınlığa, soğuktan sıcağa, inançsızlıktan inanmaya gidiş gibi; birbirinin zıddına dönerek öncekinin tam tersine yol almak o kadar zor ki... Sözlerle tarif etmek, yaşamadan anlamak mümkün değil. Hayatım boyunca, yapmam gereken işin gereği ne ise onu yapmaya çalıştım. Ne para, ne makam, ne de başka bir menfaat, hiçbir zaman eylemlerime etken olmadı. Yaptığım işin yapılmasının gerekliliği önem taşıyordu. Bütün enerjimle, gayretimle, aklımla, yaptığım işe kilitleniyordum. Ne özel hayatım, ne eğlencem ve merakım, ne istirahatim vardı. Sabah uyanınca işe başlar, yorulunca uyur, uyanınca tekrar hedefime yönelirdim. Bir derviş edası, bir ideal tutkusu, bir iş sevdasıydı benimki. Her iş tehlike, her iş riskti aynı zamanda. Dünyada herkesin hayran olduğu, hakkında şiirler yazılan, aşıklarının her tepesi için ayrı eser verdiği İstanbul'da dört koca yıl çalışmış; her türlü lüks yaşamı sağlayacak imkân ve konuHaliç'te Yaşayan Simonlar _._...........................................___............. ma sahip olmama rağmen bir defa bile ne İstiklal Caddesi'nde ne Bağdat Caddesi'nde gezmedim. Bir defa bir gazinoya gitmedim, resmi mecburi yemeklerin haricinde bir defa bile lüks değil, sıradan bir restorana gidip yemek yemedim, bir arkadaşımı yemeğe götürmedim. İş varken, ülke tehlikedeyken, yemeğe gidilir mi? Hayatım boyunca hiç 20 gün izin kullanmadım, hiç kampa veya tatil anlayışı ile bir yere gitmedim. Gitmeyi de uygun görmez, gidenlere 11

isteğim olmuş.. Bu kadar çalışma ve gayret sonucunda elde ettiğim tecrübeyle olağanüstü eserler ortaya çıkmıştı.._ .......... Arkadaşlarım beni. ancak kendimiz anlayacak hale gelmiştik... daha çok gayret etmeliydik. Bölüm: Devlet ise görevden kaçıyorlar diye kızardım. bir öncekinden elde edilen bilgiler daha üstünün yapılmasını sağlıyordu ama ben gerçek manada yaptıklarımızı asla yeterli görmüyordum................. daha üstünü derken sonunda yaptığımızın ne demek olduğunu... İnanılmazlar yapılabiliyordu artık. Böyle bir anlayış.......___________________. güçlerin çok gerçekleştirdiği en küçük bir olaya bile nasıl geçit verdiğimize yaptıklarımızı Daha çalışmalıydık...... Herkesin beğendiği.. Sihirli teknolojiler... aslında sonunda değil daha başında.. az sayıda personel ve teçhizatla tüm illegal yapılarla mücadele edilir hale gelinmişti... sihirli çözümler o kadar olağanüstüydü ki anlatmak ve anlamak için kendimizden başka kimseyi bulamaz olmuştuk.............. şube çaycısının yaptığı tosttan başka bir şeye zaman ayıramayan biri olarak tanımlıyorlardı. Suçluları bulup ortaya çıkaran.......... İçimde kaynayan iş ve çalışma isteği ise bundan öte bir şeydi.. Bu konudaki en büyük lüksüm restoranlardan paket servis olarak acılı........ bu yemekleri şubenin makam odasında çalışma arkadaşlarımla birlikte yemekti......... daha sihirlisini yapmak gerekiyordu............ mucize gerçekleşmişti... Daha iyisi..... Bu hal aslında korkunç bir teknoloji tapıcılığı haline gelmişti.... Sonunda. Kaçırdığımız fırsatlara... hayıflanarak boş geçen zamana yetersiz ve karşımızdaki buluyordum..... 1 .... Anlattıklarımı anlayacak.. ana planım kurduğum kafamdaki sistemin işleyişinde bana gerekli teknolojiyi sağlayacak insanla karşılaşmıştım... çalışma ve inanç nasıl olabilirdi? Ama en mütevazı haliyle benim gerçeğim buydu........._________. çabalarım meyve vermişti.... hayran olduğu teknik ve elektronik araçlar ortaya çıkıyordu.. Daha iyisini.. baharatlı yemekler getirtip.... 12 ........... yanıma gelene yemek ısmarlarken olsa olsa: "Tostun neli olsun?" diye soran...... yeni tasarladığımız sistemler çok değerliydi.... uğruna her şey yapılmalıydı.... Sistem kurulmuş...... değerini... daha üstününü........... Aslında bunlar bu ülke için gecikmiş araçlardı ve bunlara yönelik çalışmaları sınırlayıcı hiçbir ölçü kabul etmiyorduk.......

. casusluk şebekelerine taş çıkartacak gizli yöntemler ve yollar kullanıyorlardı....... Bölüm: Devlet her şey ilim..... Gerçek de böyleydi.................. Asıl önemli olan..... geleceklerini neden tehlikeye atardı? Ne yapmak istiyorlardı. mucize ötesi şeylerin gerçekleştiği görülebiliyordu İllegal örgütler............ sız nasıl yakalanıyorsunuz?" diyordu. bunların aksine her muhalefeti yok etmeye odaklanmış olan benim savunduğum değerler olduğunu anladım....... 1 .......Sol lideri Dursun Karat aş.. Daha eylemelerine başlamadan...... polis sizi bu sürede bulamaz. benim için sistemin ve rejimin muhalifi olan. .. Onlar............ Eğer alınlarına kırmızı yazıyla Dev Sol militanı....___________________... artık meydan herkesin kullanabileceği kadar boş değildi..... terörist yazsalar o kadar kolay bulamazdık onları......... hayatlarını. akıl ve teknolojiyle oluyordu........ Mesleğe yeni başladığım Mersin'de görev yaptığım yıllarda. Bir süre sonra._________. adı sanı hiç bilinmeyen en gizli elemanlarını gönderiyor........ orduyu ve polisi eleştiren herkes kötü 13 ... Bu açıdan eskiden savunduğum tüm düşünceleri düşman görmek tarif edilmez bir duyguydu... eylemcileri sadece teknik sistem ve akü üstünlüğüyle yenmek değildi........... en gizli saklı hücrelerinde onları tek tek yakaladık..... Geçmiş yıllardaki anlayışıma göre................ İşin kökenine inmek gerekti. varlıklarını.... İnsanlar neden bu yola girer. Ama en gizli örgüt mensubu ne kadar yeraltında kalsa da kısa sürede yakalanıyordu. O güne kadar yapılanlara bakıldığında. bu kadar önemli olan sebepleri neydi diye sorgulamaya başladım. Yurtdışında işleri yöneten Dev . devleti.. biz onları kısa sürede tespit edip etkisiz hale getiriyorduk...i Alnınıza Dev-Sol yazsak......... modern bir toplum için asıl tehlikenin.... bunlar deli miydi. düşünce ve örgütlerin aslında sağlıklı bir demokrasinin olmazsa olmazı olduklarını.. Bunun acısını derinden yaşadım....... toplumsal yaşam için yıllarca düşman gördüğüm grup...._ . bütün radikal muhalefeti yok etmeli ve bunu yapacak sistemi kurmalıydım.. Yıllar yılları kovaladı......... olaylar olayları... Tüm illegal yapılarla yıllarca mücadele ettik.. aldığı her tedbire rağmen gönderdiği en gizli adamları rım hiçbir eylem yapamadan en kısa sürede yakalandığını gördüğünde.. Ama ne yaparlarsa yapsınlar olmuyordu..

.....___________________.. durdurulmalıydı.......... millet. güzelliği ve tüm yüce değerler için vardı.... mutlaka yok edilmeliydi.... dolayısıyla dogmatik olarak kutsal kabul ettikleri ve hayatlarının anlamı olan ve uğrunda ölümü göz aldıkları yüce değerler belirliyorsa... yıkılmasını istedim.. onların inançları uğruna katlandıkları kişisel fedakârlıklarını görerek demokratik muhalefeti hoş görmeyi öğrenmiştim.. bertaraf aleni ve edilmeliydi. inançsızlık. Tüm solcular Rus ajanı ve vatan haini idi... bu ülkede bunca olumsuzluk varsa ve yıllardan beri devam ediyorsa.............. sosyalist anlayışı savunabilirdi. buna niye müsaade ediliyordu? Yıllar......._ ... bunun sebebi ufak tefek şeyler ve kişilerin hatası olamazdı.............._________..... din.. Allah..... Devleti eleştirene mani olunmalı... ortanın solu diyerek... ben her şeyin huzurunda olması düşünüyordum..... her şey kötü ve yanlış ise. bu kadar büyük bir dönüşüm mümkün müydü? Yaşamın gayesi vatan.... kaçak değil... hain ve ajandı. Hata... binlerce şehit verilerek kurulan bu devleti eleştirebilirdi? Nasıl Sovyetlerin rengine benzer sol.... bayrak........... yaratılması uğruna bu kadar gayret gösterdiğim..... gerekirse daha binlercesi ölmeliydi. Sağ düşünce ülkenin iyiliği..... Ecevit nasıl sol. 1 . herkesin Bugün hâlâ bu düşünceleri gerektiğini savunanlardan o zaman bir tek farkla ayrılıyordum. onlara en ağır ceza verilmeliydi. SSCB demekti.... yıllar sonra şu sonuca vardım..... Asla bu kutsal değerler ihlal edilmemeli................... Sonunda tapacak kadar bağlandığım. ülke. hiç kimse bu değerleri kirletmemeli. anlatılamaz şeylerin ruhuma çarptığı o çileli günlerim ve biraz da karşımda olan insanlarla temasım sonucunda.. Susurlukçuların yaptığı gibi gizli...... Ama duygu dünyamdaki büyük değişimlerin olduğu.. tüm eylemlerimizi yönlendiren.... yok edilmeliydi........ anlamlandıran fikir ve düşünce sistemimizin kaynağı 14 . ahlak... her şeyimi verdiğim değerlerin yıkılması için gayret gösterdim.. bunlara karşı gelenler meşru........ Bununla birlikte radikal olan... hele eline silah alan ve şiddet kullanan herkes.... kanunlar değil miydi? Bunlar o kadar önemliydi ki uğrunda binlerce insan ölmüştü.. Bölüm: Devlet niyetli..... fikirlerini ise inanç ve düşünce sistemleri. Bu kadar büyük bir değişim.. İnsanların eylemlerini kafalarındaki fikirleri... sol düşünce ise komünizm. her örgüt mutlaka durdurulmalı......

..... uğruna gece gündüz cevap çalıştığım...... kendime bile itiraf edememenin. fikri teraziler yaratmak istiyorum.. anladım....._________.... bize ruh veren.. fikir dünyamı değiştiren....... çok samimi olarak inandığım.... 32 yıllık meslek hayatımın her olayı.. Yoksa bunca hata.. bu ülkedeki uygulanış biçimi yanlıştı....... varlık Bu sebebi tüm gerçeği değerlerin.. bunca yıl inandığımız.... dünya ile yarışta bu kadar geri kalır mıydı? Terör 40 yıldır devam eder miydi? Bu kadar yolsuzluğun ülkede kabul görmesi.......... Bir ölçü. Bölüm: Devlet olan dogmatik inançlarımız ve kutsallarımızdaydı............... değerler.... motorsuz araç olmak gibi bir şeydi..... hatta kaynağı olduğunu kabullenememenin.. hatta dinin.. Türk gelenek ve ahlak anlayışının............_ .. kimsenin bunlardan rahatsız olmaması... bunca anormallik niye olsundu ki? İşte bu en büyük değerleri eleştirmek........ yanlışla doğruyu anlamaya yarayacak mikyaslar.. Yani bizim yücelttiğimiz...... tüm yaşadıklarımı ve hayatımı bir kitaba sığdırmam mümkün değil.. 1 . hatta yapılanları olağan bulması mümkün müydü? Başta fark edemesem de yaşadığım her olaydan bir emare alarak 32 yılın sonunda..... canımızdan çok sevdiğimiz... kendimiz olmamızı sağlayan. bizi biz yapan şeylere yanlış demek hiç kolay değildi. Türk milliyetçiliğinin... vardığım neticelerin anlaşılması ve düz fikirlerin hazmedilebilir kaplarda sunulması için sadece beni etkileyen.... Yanlışı ayıklayıp doğruyu bulmak istiyorum........... varlığımızın sebebi.. bizi başkasından farklı kılan.. Bu nedenle iddialarımın ispatı... yanlışla doğruyu bulmanın yöntemini. bir filme konu olacakken.. her konusu bir kitaba...... öldürücü 15 ........ hiçbir karşılık baklemeksizin gördüğüm sorunlarımızın tesirini yaşadım. bir terazi olacak......... uğruna her şeyi feda ettiğimiz..... Ruhsuz insan olmak... başka ırk ve millet olmamızı sağlayan değerlerde sorun vardı... kanunlarımızın..... neyin yanlış neyin doğru olduğunu söylemeden......... Hiçbir önyargı taşımadan.. bunu anlamanın şeklim sunmak istiyorum...___________________. en azından zamana ve şartlara uygun değildi....... Yoksa ülkemiz bu halde olur muydu. ihtiyaca vermediğini..

.... 1 ......_________.... onların yerinde olmayı bile düşünmüşümdür. varlık sebebimizin......... Hatta özenerek...... dünyanın maddi nimetlerini bir kenara iterek bir fikirideal uğruna yaptıkları fedakârlıklardı... böyle bir anlayışı benimseyen siyasi veya sosyal yapının içerisinde bulunma..................___________________..... Ne de olsa çevremde gördüğüm devlet memurları üç beş kuruş rüşvet almak için haksız ve hukuksuz davranışlara girişip vicdanlarını satarken... Hayatın asıl manasının.. insanların inançları uğruna ölürken bile maddi zenginlik için yaşayanlardan daha mutlu olduklarını düşünmüşümdür...._ .............. doğru bir amaç..................... her şeylerini bırakıp illegal örgüt mensubu olan insanlara eskiden beri aşırı saygı duyardım.. Bölüm: Devlet yukarıdaki çerçeve ile sınırlı konularda yaşadıklarımı kısaca anlatıp vardığım neticeleri özetleyeceğim....... hatta yüzde biri kadar idealist arkadaşlar bulduğumu zannettiğim her kadrodan ayrıldıktan sonra.... İllegal örgüt mensupları kadar değil ama onların onda.. Başka insanlara zarar vermeden................ bir inanç uğruna çalışmalarının........... Bu insanlara karşı mücadele veriyor...... ülkenin ve benim düşmanım olduklarını 16 . manevi varlığımız olan fikir ve düşüncelerimiz doğrultusunda çalışmak................ her şeyi para için yapan ama kendilerini vatansever olarak tanıtan mafya mensubu organize suc şebekeleri birkaç kuruş için namuslarını ayaklar altına alarak cana kıyıp insanlara eziyet ederken.... böyle insanlarla dost ve arkadaş olma özlemimi hep taşıdım... Benim özendiğim illegal örgüt mensuplarının eylem ve faaliyetleri değil... bu uğurda mücadele etmek olduğunu. galiba normal şartlarda böyle bir ortamı yakalamak mümkün olmuyor.......... Simon İnançları ve idealleri uğruna çalışan. fedakârlıklarının çok değerli olduğunu ve bu işlere büyük oranda kendi özgür iradeleri ile girdiklerini düşünerek onlara saygı duyuyordum...... ama aynı zamanda onların çok idealist olduklarını.. bu uğurda fedakârlık gösteren.... kutuplaştıklarmı görünce üzüldüm.. arkadaşlarımın makam ve mevki gibi basit çıkarlar uğruna birbirlerini kırdıklarını. fikir ve ideal uğruna bu kadar fedakârlık yapabilme........

. 1980 dönemi öncesi militanlarından Güler Çelik olduğunu tespit ettik....._________.. belki de onlara olan saygımın azalmasına sebep oldu....... devletin kırsaldaki askeri baskının hafifletilmesi için.................. şehir faaliyetleri yeni yeni artmaya başlamıştı.......975 yılından beri PKK saflarında faaliyet gösteren.. Ancak yaşadığım bir olay...... örgüte önemli destekler vermişti.......... Bizimkiler aleyhte yalan yanlış hikâyeler uydurarak birbirini ispiyonlarken. asıl gerçeklerin farkında olmadıklarını gördüm... 1 .. Bu ve benzeri karşılaştırmalar.......................... 1.. Diyarbakır'da görev yaptığım dönemde (1984-1992) PKK'nm şehir hücreleri.___________________... Kısa sürede Halide kod adlı eski bir kadın militanın Diyarbakır bölgesini örgütlemek ve buraları organize etmek üzere görevlendirildiğini tespit etmiştik.. bu insanların özgür iradeleriyle her türlü yanlışa değil yalnızca onlara hedef gösterilen belli kötülük ve yanlışlıklara karşı olduklarını anlamamı sağladı.......... Bölüm: Devlet düşünerek karşı olduğum illegal örgüt mensupları kendi idealleri uğruna her fedakârlığı yapıyordu...... Böylece PKK'nm şehirdeki faaliyetlerini izlemeye ve kırsal sahada faaliyet gösteren militanları tespit edip yakalamaya yönelik çalışmalarımız başladı. Ailenin 3-4 ferdi..... geçmiş dönemde faaliyet göstermiş ve PKK mensuplarım iyi tanıyan insanlar sayesinde.. Bir müddet sonra......... inanç ve ideallerini zaman kabul etmemekle beraber...... PKK merkezi. o alemin.. Halide'nin gerçek kimliğinin tüm aile üyeleri PKK taraftarı olan.. Bu insanların kendi inanç ve idealleri yanında kendilerine sürekli empoze edilen propagandaları doğru zannederek..._ ........ kırsal alana destek çıkılması amacıyla...... 12 Eylül dönemi öncesinden beri örgütün 17 ... Banka soyuyor ama beş kuruşunu almak akıllarına gelmiyordu.. o dünyanın da göründüğü kadar idealist olmadığını.......... onlar yakalanıyor ama hiçbir arkadaşlarını ele vermemek için her tür lü zorluğa katlanıyorlardı...... Dolayısıyla bu tip insanları idealize etmemin yanlışlığını görmem..... bu uğurda mücadele ettiklerini..... içimde illegal örgüt mensuplarına karşı hayranlık uyandırıyordu... şehir eylemlerinin başlatılması talimatını vermişti............. Elazığlı olan Çelik ailesinin hemen hemen tüm fertleri geçmiş yıllardan beri örgüt içinde faaliyet göstermiş........

cezaevinden çıktıktan sonra örgüt kampına...... Bölgeye geçebilmek için kuryelerle haber göndererek kendilerini alabilecek bir kılavuz-kurye sisteminin kurulmasını istiyorlardı... Biz Gülerin faaliyetlerini takip ediyor......___________________. örgütün hücrelerinin ortaya çıkması için bekliyorduk. onun ilişki ve biliyor... İşte Güler de örgütün kadrosundandı ve uzun süre cezaevinde yatmış... 1 . İlginç bir durum ortaya çıkmıştı........ Bu arada önemli bir gelişme oldu...... kampta suç işleyen kişilerin yargılandığı.................._________....... bu Diyarbakır-Elazığ göstermek gönderilen bir grup militanın Mardin bölgesinde çatışmaya girmesi üzerine grubun ikiye bölündüğünü. Daha önce yakaladığımız başka militanların ifadelerinden ve onlardan ele geçirdiğimiz dokümanlardan anlaşıldığı üzere. yakaladığımız militanlardan biri Beka kampında kamp komutanlığının yanı sıra............... burada uzun süre kaldıktan irtibatlarını sonra grupları ancak tekrar olayın örgütlemek üzere Türkiye'ye tüm gönderilmişti.. Kuryenin mektuplarını ele geçirdiğimizde........ Üzerindeki gizli nottan. Mardin kırsalında kendi gruplarından kopan ve yolu bulamadıkları için dağa gelemeyen iki militanın Diyarbakır şehir merkezinde olduğunu anladık ve kuryenin yerine geçirdiğimiz eski bir itirafçıyı buluşmaya gönderdik.. Simon kod adlı biriydi..................... Beka'ya gitmiş.......... yurtdışından gelmiş olan lider kadrodaki bir grup militanın Mardin'de sıkışıp Diyarbakır-Genç bölgesine geçemediklerini öğrendik... orada faaliyet 18 . Sirnon'un gerçek adı Yılmaz Çelik'ti......... Avrupa'da uzun süre kalmış.......... Mardin kırsaldan kopmuş iki önemli militanı Diyarbakır merkezde yakaladık. bahar atılımı arada dolayısıyla Lübnan-Bekarlaki civarında kamplarda faaliyet bulunan PKK üzere militanlarının bölgelerine gönderilmek üzere sınırdan geçtiklerini.................... olgunlaşması......... Bölüm: Devlet eski ileri kadrolarında yer almıştı._ ...... Bu gruplarla buluşmak üzere Diyarbakır merkeze gelen kuryeyi yakaladık.. kendi deyimleriyle "devrim mahkemelerinin" başkanlığını da yapan......... Umulmadık bir şekilde kırsal alanda bir kuryenin varlığını tespit ettik. Yani Diyarbakır şehir örgütünün lideri olan Güler Çelik'in erkek kardeşi............. Gelen kişilerin durumundan önemli kişiler olduğunun anlaşılmasıyla da yakalamayı gerçekleştirdik..

o ortamı.... Orası dehşet bir yerdir................. inanılmaz olayların faili militanlar bu gerçeğin bize yansıyan neticeleridir..... Mora 'nun Adası adlı kitapta anlatılanların on katı oranında... yani o kampın kendisidir.... Kampta bulunan bir militan.. Avrupa'dan Beka kampına gelmiş. hele de orada yaşayan biri çıkıp o günkü kamp hayatını.... PKK kamplarında bulunan militanlar inanılmaz bir yönlendirmeye tâbi tutuluyor ve inanılmaz bir inanç keskinliği içinde yetiştiriliyorlardı.... yetiştirilme biçimi.. oranın bu dünyada olduğuna ve orada yaşananların gerçekten yaşanmış olduğuna inanmak mümkün değil.. karıştırarak onları devrimcilikten ve savaştan soğutmak gibi bir suçla yargılanıyorlardı... kuralları. "Ben bir yıl önce İstanbul'da şöyle gezmiştim.... belki de birden fazla kitaba konu olacak nitelikte ve orijinalliktedir........ kampta uzun süre bulunmuş... Bölüm: Devlet bile göstermiş.......... ben veya benim gibi oradaki hayatı biraz bilen birkaç kişi dışında kimsenin okuduklarına inanacağını zannetmiyorum.. Asıl gerçek.. Aslında PKK kamplarındaki militanların kamp hayatı....... asıl anlaşılması gereken ise o kamptaki insan.. Eğer bir gün biri......... yaşam tarzları...... eğer..___________________......... bizim gördüğümüz savaşan. pusu kurup katliam yapan..... 1 ... eğitim.......... Orası insan ruhunun ve kişiliğinin değiştirilmesi konusunda Dr.. Bu kamplar tarif edilemez...._________..........." şeklinde konuşursa. Zaten PKK gerçeği buradadır....... netice elde etmiş gerçek bir psikoloji laboratuvarıdır.... yaşam. orada nelerin suç olduğu gibi konular başlı başına bir kitaba. bir ara örgüt tarafından Güney Afrika'ya gönderilmişti... orayı anlamak öyle kolay değildir.... hava. bu dönem içerisinde de devrim mahkemesi başkanlığı yapmıştı........... sistemin nasıl çalıştığını yazarsa... değerler sistemi........... Bu 19 . orada suç ve cezanın ne olduğunu... Orada örgütün isteği dışındaki en ufak bir faaliyet ciddi suç olarak yargılanıp değerlendiriliyordu.. kız arkadaşımla beraber deniz kenarında dolaşmıştım..... Militanların kafasını...... en hafıfıyle bu kişinin cezası idamdı........_ .....

............... Herkes ayağa kalkarak bu kişinin suçlarını sayıyor... halaylarla gerçekleştirilen ve seyredenlerin kanını donduran infaz görüntülerinin bulunduğunu biliyorum...._________........ Eğer bir gün PKK'nın Bekaa Vadisi' sun Korkmaz Akademisi ismini verdiği gerilla kam] kazılırsa... 1 ... dünyanın en adi yaratığı gibi oradaki topluluk tarafından dışlanır.............. Hatta bu tür suçlar için o zamanlar PKK liderinin tanımladığı bir ad vardı: objektif ajanlık.................. ğü bir realitedir......................___________________...... kampta bulunan herkesten bu kişi hakkında suçlamalar isteniyordu........ burada Türkiye Cumhuriyeti devletine ajanlık yaparak bilgi vermemekle birlikte kişinin örgüte verdiği zarar aynı düzeydedir.... mahkeme yargılamaya başladığı zaman...... orada bir mahkeme kuruluyor. onun hakkında iddialarda bulunuyordu............ Yüzlerce insanın bu suçlardan kurşuna dizildiği......... horlanır ve tecrit edilirdi... PKK çizgisine uymayan insanlar platform denen ve kamptaki tüm militanların bulunduğu topluluk önüne çıkarılıyor....... Bölüm: Devlet sözü söyleyen.... 1984-1986 yıllarında Almanya'da PKK ya yönelik yaptığı operasyonda örgütle ilgili çok Önemli belgelerin yanında Bekaada yargılanan ve suçlu bulunan militanların zılgıt eşliğindeki sevinç gösterilerinin..... örgüt tarafından kurşuna dizilmiş yüzlerce daha fazla sayıda PKK militanının kemikleri çıkanlad ehir xis Almanların........ onların yaptığına objektif ajanlık deniyordu............... İşte orada bu tür suçlar işleyen. Tabii bu öyle bir yarıştı ki eğer bir kişi platforma çıkarılıp yargılanmaya başlanmışsa............._ . Dolayısıyla bu kişiler ajan olmasalar da gerçek bir ajan rolü oynadığından........ bu kişiye ne kadar büyük suçlar isnat edebilirse o kadar iyi olacağı düşünülerek herkes yargılanan kişinin suçlarını 20 .

___________________......... bu konuda samimiyetinden asla şüphem de yok.. birçok kişinin yargılanması sırasında mahkeme başkanlığı yapmış.. inançlıydı......... devrimcilikten soğutmaktı. daha fazla büyümeden bu operasyonu başlatmaya karar verdik.......... orada bulunduğu dönemde.. ama sonra Öcalan tarafından galiba partinin kuruluş yıldönümü nedeniyle affedilip tekrar görevlere gönderilmişti.. Sirnorı kod adıyla bilinen ve bizim kimliğini çözdüğümüz Yılmaz Çelik'ti... Yılmaz Çelik'in kampta komutanlık yaptığı dönemde......... îşte bu mahkemenin bir dönem başkanlığını yapan kişi...... Kendi inançların doğrultusunda bu bölgedeki insanların haklarını. Bu yargılamaları.... Eminim ki dağda ölebileceğim tahmin ediyorsun........................ Takip ettiğimiz şehir faaliyetlerinde Güler Çelik'in ekibi her gün biraz daha genişliyordu.._________....... kız kardeşi Güler Çelik de kampta bulunmuş ve bir dönem mahkeme tarafından yargılanmıştı.... Güler'e isnat edilen suç ise "baygın baygın bakmak suretiyle erkek kadroların kafasını karıştırmak.. birçok kişi idam edilmiş veya verilen idam kararları bilahare örgüt tarafından yumuşatılarak uygulanmıştı.... daha sonra gelip teslim olan insanlardan çok dinlemiştim. o tarihlerde fiilen kampta bulunmuş................. Bu kişi............. özgürlüklerini kendince savunmak ve onlara yönelik haksız olarak nitelediğin uygulamalara karşı durmak adına buraya geliyorsun.............. İşte biz bu olaydan ayrıntılarıyla haberdardık..... Bölüm: Devlet saymakta birbiriyle yanşa giriyordu... doğru bildiğin için 21 .......... 1 ........_ .. Ona dedim ki: "Yakalan maşıydın tekrar kırsala çıkıp savaşa katılacaktın............ Ayrıca yakalanan kişilerin üzerinden çıkan dokümanlardan bu mahkemeler hakkında epeyce bilgi sahibi olmuştuk..." Bundan dolayı Güler Çelik idama mahkum olmuştu. Planımızı yaptık Güler Çelik ve onunla irtibatlı olan kişileri gözaltına aldık......... Burada samimi olarak savaşacaksın..... kafama takılan önemli bir şeyi Yılmaz a sormak istedim Yılmaz Çelik ilk çatışmada örgütten kopmuştu ama aslında (bana göre inancı gereği) örgüt ideolojisi gereği tekrar örgüte katılmak ve savaşmak istiyordu. Tahkikatı yaparken bu iki kardeşi de zaman zaman bir araya getirdik ve orada....

.... çatışıyor ve ölüyor ise senin de orada haklının yanında tavrını göstermen gerekirdi....... hukuk......_________... Ama başka bir noktada haklı bildiğin bir kişinin hakkını korumak..... Zaten örgütler insanlann değer yargılarını bu kadar değiştirerek insanlarda yeni bir kişilik ve yeni bir değerler sistemi yarattıkları için onlara istedikleri şekilde hükmedebilir.. Güler Çelik senin kardeşin." dedi.. doğru bildikleri inançları ve idealleri uğruna fedakarlık yapıyor.. burada güvenlik kuvvetleriyle... iyi karşılanmaz ve aşağılanır............... Demek ki senin hakkı hukuku savunma noktasındaki tavrın her zaman aynı değil... Bu tür ilişkilere değer vermek.......... hatta annc-babalık gibi insanlar arasındaki yakınlık bağlan feodal ilişki olarak tanımlanır.............. daha ilerisinde heval/yoldaş olarak bildiğin Güler Çelik'in bir örgüt mensubu olarak bu suçu işlemediğine inandığın halde neden mahkeme başkam olarak orada açık bir tavır koyup kardeşini veya hevalini savunmadın....... Halbuki tanımadığın insanların hakkını korumak için çatışmayı... ölmeyi ve öldürmeyi göze alıyorsun. Ben bunu kardeşim olduğu için değil yoldaşlığına inandığım için söylüyorum....... 22 .... dostluk. askerle..... sana örgütün empoze ettiği konulardaki haksızlıklara karşı savaşıyorsun.. Eğer insanlar hak. adalet ve eşitlik gibi değerler uğruna.._ ........ bir haksızlığa karşı durmak için en ufak bir tavır gösteremiyorsun...... İdama mahkum edildiği halde buna karşı koymadın.... Güler gerçekten kampta isnat edilen suçu işlemiş miydi?" "Kesinlikle Güler Çelik öyle bir suç işlememişti..... Bölüm: Devlet yapıyorsun........... hem örgüt mensubu olarak hem de kardeşi olarak devrimciliğini çok eskiden beri biliyorsun.............. 1 ............. aksi takdirde kişiler bu değerleri benimseyip kişilik dönüşümüne uğramadan eylemleri gerçekleştiremez... iyi bir yoldaşlık ilişkisi içerisinde.... Bunun yerine örgütlerde aynı inanca sahip olmak.. İnsanlar kabullenmek te zorlanabilirler ama illegal örgütlerde akrabalık. "Peki o zaman sen kardeşin...... arkadaşlık..... Kampta bulunduğunuz dönemde kamp komutanı olarak sen olayı en iyi bilen insansın........ yoldaşlık ve devrimcilik yeni bir ya -kmlık bağı olarak kabul edilir.......... asla böyle bir tavrı yoktu.___________________.. polisle hiç tereddütsüz çatışıyorsun... Kardeş olmayı da bir kenara bırakırsan..

. yalnızca bize öğretilen ve empoze edilen hususları suç görüyor. yalnızca grubumuzun karşı olduğu kişi ve fikirlere yönelikti... laik-anti laik... Onlara empoze edilmiş... görevini kötüye kullanan. demokrat-darbeci... ben Simon gibi olmayacaktım. rüşvet yiyen meslektaşlarımızı yakalayıp suçlarını ortaya çıkarmak konusunda ne kadar gayretliydik? Susurluk da bu anlayışın daha büyük çapta bir tezahürü değil miydi? ölçü. Sağcı-solcu......... bizler de her suçu değil..... belki de binlerce kez tekrar edilerek beyinlerine işlenmiş örgüt gerçekleri uğruna savaşıyorlardı.....___________________.......................... ben Simonlaşmayacaktım...... Oysa adam öldürenler.... bunun dışında devlet görevlileri bazı kişileri kaçırır...... darp ve işkence eden.. infaz ederse bu kişiler yakalanmıyordu........ 23 ............. mensubu ise bu kural işletiliyordu.. biz de öyle değil miydik? Kendi teşkilat mensuplarımızın suçlarını gizlemeye çalışıyorduk ama vatandaşın işlediği suçlara en ufak hoşgörüde bulunmuyorduk...... İşte bu durumu düşündükten sonra kendime söz verdim................... A veya B partisi gibi kamplara ayrıldığımızda hep kendi tarafımız haklı._ ...... ölümü göze alıyorlar bunun dışındaki haksızlıklara ses çıkarmıyorlardı.. suç işleyen herkesin yargılanması ve ihlal ettiği kural için yasalar çerçevesinde gerekli ceza ile cezalan-dırılmasrydı..... İşte o zamana kadar devrimcilerin inanç ve idealleri uğruna savaşan insanlar olduğu yönünde kafamda kurduğum imaj ve onlara duyduğum saygı yıkıldı...... bu gerçekler uğruna fedakarlık yapıp........... 1 .'' dediğimde verdiği cevap beni tatmin etmemişti...... Bölüm: Devlet ama başka bir noktada.. Demek ki onların gerçek bir doğrusu yoktu.. başka bir haksızlığa karşı duramıyorsun... Bu durumu birçok olayda görmek mümkündü...... Vatandaşa kötü muamele eden... yaralayanlar eğer sıradan insanlarsa veya bir örgüt. karşı taraf yanlıştı......... gerçek idealler ve inançlar uğruna savaşmıyorlardı...... bizim tarafımızda olan kişilerin kusurlarını suç olarak nitelendirmiyorduk...... Bu duruma...._________...... Sonra kendimize baktım....... Yan. karşı durma cesaretimiz...... bu tip davranışlara "Simonlaşmak" adını ver-ciıın...

.. kendi arkadaşlarım bile olsa veya ne kadar güçlü olursa olsun... 24 .. bunu kabullenmesi sadece fiziki ortamla mı ilgiliydi? Yoksa düşünceler..... evimiz ise Ataköy'de... dolayısıyla hiçbir rahatsızlık duymadan yaşıyorduk.. içinde yaşadığımız çok kötü ortamı.................. tam olarak lağım kokusu duyuluyordu ve ben bu kokuya dayanamıyordum. Haliç'ten geçmek benim için bir ölümdü......... önemsemeyen... Arabanın bütün camlarını kapatıyordum. bile normalleştirmiştik........... Haliç'te Yaşayanlar İstanbul'da görev yaptığım 1992-1996 yılları arasında görev yerim Gayrettepe'deydi......... yaşayan insanlara bakıyordum..._________.. bu kötü kokudan sanki hiç rahatsız değillerdi.............. etik kurallar gibi toplumsal hayatı etkileyen unsurlar için de geçerli miydi? Aynı şekilde ortama uyum sağlama anlayışım toplumsal hayatın bütün alanlarına yansıtarak. 1 ....... Koku gelmesin diye burnumu parmaklarımla kapatmama rağmen Haliç'ten gelen hafif bir koku bile midemi bulandırmaya yetiyordu.......00 sularında Gayrettepe'den çıkıp evimize giderken Haliç'ten geçiyorduk... sosyal davranışlar. Aslında Simonlar her yerde.... özgürlüğü........ Demek ki. etrafında ta ki tüneli kadar. hatta bir kısmı piknik yapıyordu.. onlar parklarda geziyor........... daha yaklaşmadan Ok Meydanımda geçinceye burnumu Fakat kapatmam Halic'in gerekiyordu......_ ........... suç işleyenler kendi tarafımdan insanlar... Bölüm: Devlet hşı kim yaparsa yapsın karşı çıkacaktım......... itaat kültürünün hâkim olduğu. Ne kadar kötü ve sağlıksız bir ortamda bulunulursa bulunulsun bir süre sonra kişinin bünyesi bu duruma uyum sağlayarak kötülüğün farkına yaramıyordu....... yemek yiyor... Bir an için düşündüm.... kötü bir ortamda bulunan insanlar bir müddet sonra oraya uyum sağlayıp alışıyorlar ve bu ortamın çirkinliğini göremıyorlardı....... pis kokan bir ortama bile uzun süre kalınca alışması.. Haliç o zamanlar inanılmaz kötü kokuyordu..___________________..... Her gün akşam geç saatte özellikle saat 23.... her örgütte var.... grup menfaati için itaatin istendiği her yerde Simonlar var...... Bu durum bana çok tuhaf gelmişti..... bedeli ne olursa olsun karşı duracaktım... İnsanın içinde bulunduğu koşullara gösterdiği uyum..... insana değer vermeyen..

.. pisliğini artık algılayamıyoruz.. bu ortamın kötülüğünü. Haliç'teki pis kokuya rağmen piknik havası içinde yiyip içip oymayanlar gibi... en rüşvetçi kişi en itibarlı kişi olarak kabul görüyor.. her türlü hile yaygınlaşmış... halbuki dışarıdan bakıldığında bu durum dayanılacak ve kabul edilecek gibi değil...... var Belki de uzun kör süre kötülükler. Herkes biliyor ki bu ülkedeki ihaleler büyük oranda hileli... haksızlıklar ve hukuksuzluklar içerisinde yaşamak.......... 25 ... trafik... her türlü yanlışlığın bol olduğu bu ortama uyum sağlamış. Yolsuzluk ve usulsüzlük usul.......... yozlaşmış bir kamu sistemi içerisinde uzun süre kalan ve bu atmosferi teneffüs eden insanlar.................. Bu durumu görebilmek ve algılayabilmek için ancak bu sistemin dışına çıkmak gerekiyor........... Bu örnekleri alabildiğince çoğaltmak mümkün..... baskının hâkim olduğu..... gümrük gibi birçok kurum rüşvet batağında. ama en büyük usulsüzlüklere toplum tepki göstermiyor............ Hile... hatalara ve bütün anormalliklere alışıyor. Yoksa içinde bulunduğumuz şartlarda pislik her yana yayılmasına rağmen maalesef hiçbirimiz Türkiye'deki bu sistemin yanlışlığını bunun algı-layamıyor.............. 1 ...... yanlış ve mantığa uygun olmayan bir Türk idari sistemi. Demek ki çoğunluk pis ve kirli........ Başka bir ülkede bir müddet kalıp oradaki şartları gördükten sonra o pis kokan Halic'in durumunu fark edip bunun yanlış olduğunu göreceğiz............ içerisinde olmak gözümüzü etmiş........... Hürriyetlerin kısıtlandığı.. olumsuzluklara uyum sağlayarak bu anormalliği normalleştirmişiz. Türkiye için de aynı şey söz konusu.. esas haline gelmiş.... biz de bu pis ortama en ufak tepki koyamıyoruz.. Türk toplum yapısı ve özellikle kirli..........___________________. tüm bu yanlışlıklar... Bu ülkede tapu. fesat ve rüşvete en çok karıştığına inanılan kişi en fazla oyu alabiliyor. bizler hepimiz.. Bu durum bizi rahatsız etmiyor. Toplumun çoğunluğu bu ülkede işlerin doğru ve dürüst yürüt ülmediğine inanıyor....... Bölüm: Devlet İnsanlar uzun süre kaldıkları ortamda yanlışlıklara.. uyum sağlıyor..... Aslında en fazla itiraz etmemiz ve karşı koymamız gereken durumlarda çok makul ve kabul edici tepkiler vermişiz.._ . bu durumu kanıksamış ve normalleştirmiş............_________. torpil.... adam kayırma..

........ kırılacak herkesten baştan özür diliyorum.. bunların yanlışlığını ve eksikliğini göstermeye 26 ............ suç işleyen kişilerle bile asla onları incitici şekilde konuşmam. sinirleri alınmış" der.... yöntemi. biraz kızdığını belli edecek şekilde konuşursa bir hafta moralim bozulur.___________________.. Bölüm: Devlet olduğu Kurtuluşumuz kanaatindeyim............ üzmemek için aşın hassasiyet gösteririm.......... Hiçbir pisliği hırsızlığa...... hiç kimseyi kırmam... etrafım ne kadar kirli de olsa kabullenmem. önündeki en büyük engelin de bu Bu bilince eriştikten sonra.......... Beni tanıyanlar bilirler ki kimseyi kırmamak..... Eğer biri benimle konuşurken ses tonunu biraz yükseltirse. en küçüğünden koymayı en büyüğüne düstur her türlü yolsuzluğa.. bazen de itici olduğu kanaatindeyim.. normal usulsüzlüğe tepki göstermeyi ve gücümün yettiği kadar karşı hayatımda edindim.... Kitabın Dilindeki Sertlik Bu kitabı yazarken kimseyi kırmak ya da incitmek istemedim......_________. içinde yaşadığımız şartları kabul etmemeyi....... Amacım asla kimseyi kırmak ya da üzmek değil. Kabahati olan...... usulleri sorgulamaya..... İstemememe rağmen bu kitapta anlatılanlardan incinecek... riya ve yalanla dolu ortamda yaşamaya mecbur olsam da asla bu durumu normal görmemeyi.. Aslında bu... uyum sağlamam söz konusu olmamalıydı..... hatta bazı bölümlerin davalara konu olabileceğini söylediler. bir yaşam biçimidir... zaten benim sorunum tek tek kişilerle değil. kırıcı............._ ...... görmemeliydim. Bağırarak veya karşımdakini kıracak şekilde konuştuğum çok nadirdir. gururlarını kırmam........ yolsuzluk...... hayatımın temel esasıdır...... Ben de bu kadar olmasa da yazı dilimin sert... ben sistemi..... bilinçli olarak dikkat ettiğim bir husus değil... birçok astım/arkadaşım benim için "hiç kızmaz... 1 ..... ama yazarken kimseyi incitmek gibi bir niyetim yok.................... Ama bu kitap taslağını okuttuğum tüm arkadaşlarım yazı daki dilimin yer yer sert.... Bundan dolayı ben de hiç kimseyle yüksek sesle konuşmam...... bu rüşvet..

. hayvanları otlatmak gibi işlerden kurtulmak için okula sığınırdık.. Ayrıca anlatılan konular basit şahsi meselelerden ziyade ülkenin güvenliği ve toplumda geniş kesimlerin hayatını ve özgürlüğünü ilgilendiren hususlar olduğundan... sınıflar aynı derslikte. sınıflara ders anlatırken.. Şu da unutulmamalı ki ben yazar değilim.. aynı odada ders görürdük........ Okulda. sınırlı olarak kişilerden de ismen bahsettim......._________..... Benim çocukluğumda ya nüfusu fazla ya da yolu olan bizimki gibi köylerde ilkokul vardı....... Bundan dolayı dilin...... Bölüm: Devlet çalışıyorum. Ancak her şeyin bayatı tatsız olduğu gibi bilginin bayatı bir işe yaramayacağı......... genel kanaat de bürokratların ancak emekli olunca yazmaları gerektiği yönündedir..... yani 1................ sınıflar 2... 3.... büyüdüm._ . 4 ve 5.... İnsanları sarsan anlatım ve ifadelerin daha kalıcı bir iz bıraktığı ve daha iyi algılandığı da bir gerçek...... sınıflar da 1. diğer yandan 4........ zarfa değil mazrufa önem verilerek okunmasını arzu ederim.......... Ayrıca yazı dili ile konuşma dili aynı olmadığından konuşurkenki mülayimliğime karşın yazı dilinde istemeden de olsa üslubum farklıklaşabüiyor.. tek bir bina içinde 5 sınıf.... üslubun ve eksikliklerin hoş görülme sini diliyorum.. 2... öğretmen 5...... Şehirdeki çocuklar okuldan kaçarken biz tarlada çalışmak....___________________.......... Dolayısıyla kitabın şekline ve diline takılmadan içeriğine değer verilmesini... Bu amaçla olayların anlaşılması için. sınıflara... üslubu yumuşatma adına konuları basite indirgeme ve önemsememe riski de var.. zamanında yapılmayan uyarıların anlamını yitireceği için kitabı bir an önce yazmaya karar verdim..... çocukların tarlada çalışacağı düşünülerek nisan sonu veya mayıs başında kapanır ve ekim veya kasım ayında açılırdı... Köydeki Okul Yıllarım Hukuken Maraş'a ama diğer açılardan fiilen Gaziantep'e bağlı Karabıyıklı Köyü'nde doğup... Hissetme ve algılama kabiliyetim oldukça iyi olmasına rağmen ifade kabiliyetim o kadar iyi değil... sınıflara ders anlatırdı veya buna benzer 27 .... 1 . okulların açılması bizim için tüm bu işlerden kurtuluştu..... 3............... Bir kitap yazmayı emekli olunca....... istemeden de olsa............... Köy okulları... düşünmüştüm.....

........ 4 ve 5................. herkes benim gibi parmak kaldırdı zannediyordum.............._ .... sınıflar ise başka bir binada ve ayrı öğretmenlerle ders işlemeye başladı..... yeni ders yılı başında Atatürk'ün ölüm yıldönümü dolayısıyla tüm sınıflara ortak ders veriyordu....... Hüseyin öğretmen Atatürk'ün doğumundan ölümüne tüm hayatını ve Kurtuluş Savaşı nı tam bir saat aralıksız anlattı.... Tam anımsayamıyorum ama üçüncü veya dördüncü sınıfa geldiğim sene köye ikinci bir öğretmen atandı ve eski karayolları binasını bize ek bir derslik yaptılar..........._________.....___________________...... Benim anlatımımdan sorduğunda anlattılar. sınıflar 1.................... 2 ve 3....... sınıflar ayrı binada 1....... Öğretmenin anlattıklarından aklımda kalanları tam yarım saat tekrar anlattım.. belki değildim ama benden beklenen rolü 28 sonra birkaç tekrar öğrenci anlatmak daha isteyen var mı diye parmak kaldırarak konuyu ama ikinci sınıf öğrencisi olan ben parmak .... ne yaptığımın farkında değildim ama herkes çalışkan olduğumu söyleyince mecburen çalışkan rolüne bürünüp bu rolü oynadım..... ikinci saat Öğretmen Atatürk hakkında anlattıklarını tekrar edecek var mı diye sordu.. Belki gerçekten zekiydim. Benden üst sınıftakiler parmak kaldırmamış....... mutlaka beni okutması gerektiğini söylemiş..... başka köy okullarıyla yapılan bilgi yarışmalarında bizim okulu ben temsil ediyordum.... sınıflara ders anlatırken 5................ bu durum bana farklı bir misyon yüklüyordu..... Yeni öğretmen... kaldırmıştım.. Bölüm: Devlet şekilde öğretmen 3 ve 4.... Her sorulanı bilmeli..... öğretmenin her sorusuna cevap vermeliydim........ sınıfları ders çalıştırırdı. meğer tek kaldıran benmişim.. unuttuğum kısımları hoca tamamladı.... Bu şekilde hiç ders çalışmadan ama derslerde öğretmeni dikkatle dinleyerek okulun en iyi öğrencisi olmuştum..... 1 .. Bunun üzerine adım okulun çalışkan öğrencisine çıktı. Parmak kaldırdım. İkinci sınıftayken her hatada kara lastik ile bizi döven öğretmen gitmiş yerine Hüseyin Güzel isimli genç bir öğretmen gelmişti.... Okulun en küçüklerinden olduğumdan en önde oturuyordum... Yani aynı odada beş sınıf ders yapardık. Sonra köy kahvesinde köylülerle sohbet eden Hüseyin öğretmen babamı bulmuş ve çok zeki olduğumu..

Yemeğimizi Tüm seyi kendimiz yapıyor.... korkunç insan çamaşırları tüm bir hafta sonu köye ütülü gittiğimizde evde yıkatıyorduk.. hiç pantolon giymemişken bir anda takım elbisem. İkinci hafta okulda benim gibi yeni olan Recep Cinle tanıştım..._________....... Burası....... Onunla hâlâ yakın arkadaşlığımız ve dostluğumuz devam eder...... Büyük amcam beni okuldan alıp işe koymak için gelmedi....... Babam bize bir oda kiraladı..... İlkokul bitmişti.. ağabey konumunda bir köylümüz de bizimle kalacaktı.... Bizden iki yıl önce ortaokula kayıt olmuş... 29 ................... kapısı sokağa açılan... Hafta köye gittiğimizde çok mutlu ol- muştum ama pazar öğleden sonrası gelip çatınca beni tekrar An tep'e göndermek istediklerinde.... ben gitmem diye tutturmuş....... içindeki küçük bölmede lavabo bulunan. o zaman trikotaj atölyesinde çalışan ağabeyime özenerek onun gibi çalışacağımı söylemiştim.......... bir işe koyarız diyerek beni kısmen ikna ettiler ve ben nasıl olsa hafta içinde okuldan ayrılacağım diyerek ikna olup gittim.. elbiselerimle okula başlamıştım....... 1 . sana bu kadar masraf ettik......... kravatım ve okul şapkam olmuştu. ben de okumak istemiyorum demedim......_ ... okumakköydeki yakınlığını kaybedince tan vazgeçmiştim........... o yıllarda şehirlere gidip okumak sık rastlanan bir şey değildi. Fazlaca direndiğimi gören yakınlarım ve yaşlı büyük amcam bu hafta git...... Tüm okul hayatım boyunca ilk beş arasına girmek mecburiyetimdeydim ve her zaman da girdim.. hissine kapılmış.... okumak istemezsen biz hafta içinde gelip seni okuldan alırız.. hazırlıklar eşyalarımız yalnızlık alınmış...... Bölüm: Devlet oynamak mecburiyetiyle dersleri iyi izlerdim.......___________________............ bir köşesine konmuş tahta..... yapılmış. Birinci hafta okulda hiç kimtanımadığımdan arkadaşlarımı.......... okumaya mecbursun diye ısrar edince gitmem diyerek ağlamıştım................... Ali ile birlikte bizi Antep'te yeni açılan bir ortaokula kayıt ettirdi. Ayrıca bizim gibi okula yeni gelen başka çocukları tanıdıkça okula alıştım.. O zamana kadar hep şalvar giymiş. İlkokul bitince babam yakın akrabamız olan Ş.. masa vazifesi gören bir odaydı. Babam...

bizden önce başlayan ikinci sınıflar vardı.. son iki yılımızı burada geçirdik.._ ...... zannedersem Abdurrahim Karakoc'un kardeşi veya amcaoğlu olan Ertuğrul Karakoç'tu.... biz birinci sınıftık...... 15... Okul müdürümüz............... İkinci yıl okulumuz Yeşilova Mahallesiriden........._...... Kan Ağrısı isimli bir şiir kitabı vardı............. olmuştum. 1 .......... kör öğrencilerle birlikte aynı bahçeyi ve koridoru kullanıyorduk.. Bölüm: Devlet Daha sonraki hayatımda benzeri şekilde insan sıcaklığının yoğun olduğu ortamlardan ayrılıp başka yerlere... bunca yıl sonra bile nedense ortaokul aklıma gelince manasını anlayamadığım bu kitabı hatırlarım... okula. içinde hareket ettikçe çıngırak sesi çıkaran topla futbol oynuyor. Gözler çok önemli.... Okulun asıl sahipleri koridorları hızla koşarak geçiyor......._...................... ancak gerçek kör olanlar biz mi yoksa onlar mı anlamak biraz zordu....... Hemen hemen hepsi bir müzik aleti çalabiliyordu. . Körler okulunun fazla oları bir bölümünü kullanıyorduk...... daha sonra adı İsmet İnönü Ortaokulu oldu..... Ortaokulumuz Karşıyaka Ortaokuluydu..................... Bizden sonra bu ilkokulun yanma yeni bir bina daha yapılmış ve adı değişerek İnönü Lisesi olmuştu......... Haliç'te Yaşayan Sımonlar... 30 ............ görenlerden daha iyi şeyler yapabildiklerine şahit...........___________________..... Okulumuz yeni olduğundan kendi binası yoktu.... Bir ay sabret yerini değiştireceğim dedim......... başka yere gitme arzuları kalmamış oluyordu.... özellikle de askere gidip oralara alışmayan ve "yerimi değiştirin yoksa firar edeceğim" diyen herkes için aynı yönteme başvurdum._.. Ama hiçbir şey yapmadım.... Karşıyaka Mahallesi hin kuzey doğusundaki bir ilkokulun kullanılmayan kısmına misafir olmuştu..... Bir yıl önce kurulmuştu.. gün o talepte bulunanlar artık yerlerine alışmış... her türlü toplu sporu yapıyor ama asla çarpışıp birbirlerini yaralamıyorlardı..._________.................. Okulun son yılı ne kadar devlet parasız yatılı okulu varsa onların sınavlarına girdik......... çünkü tek okuma şansımız yatılı okul kazanmaktı......... ama gözleri olmayan veya az gören insanların diğer duyularını kullanarak.

... Ne yedek çamaşır ne de başka imkânımız vardı.. Biz bir gün için gelmiştik... Polis Koleji ilk açıklanan sınavlardandı. ilk neticeler arasında Polis Koleji de yer alıyordu........... Ankara'ya gitmemiz gerekiyordu........... on liram cebimde... 1 ..... sanat okulları önemli değildi..___________________.. ama biz hiç Anakara 'yi görmemiştik......_ ............ Ankara'ya gelince bir günde biteceğini zannettiğimiz sınavın aslında beş gün süren ciddi sözlü sınavlar ve sonunda da büyük bir mülakat olduğunu anladık.............. gidip edebiyat ve dil bilgisi kitapları aldık ve unuttuğumuz kısımlara çalışmaya başladık.. bizden önce girenlerden aldığımız bilgilere dayanarak hemen... 14 yaşında hiç görmediğim Ankara'ya Receple tek başımıza gelmiş.... ikinci gün bizim gibi sınava gelmiş Tokatlı arkadaşlarla başka otele giderek orada bir hafta kaldık. O yıllar Türkiye liseler arası bilgi yarışmasında birinci gelen Gaziantep Lisesinin yatılı kısmını kazanmak en prestijli olaydı.................... ama paramız idareli kullanmak şartıyla bize yeter oranda idi...... tüm sınavları kazanmıştım.... Annelerimiz paraları çaldırmayalım diye iç giysilerimizin içine gizli cepler dikip paraları bu ceplere paylaştırdılar.. Bizim gibi birkaç kişi hariç diğer çocuklar aileleri ile gelmişlerdi.............. Hangisine gitmeliydim bilmiyordum............. En yakın arkadaşım Receple beraber aynı okula gitmek istiyorduk ama polis koleji hariç ortak okulda buluşamıyorduk... Biz okulun nerede olduğunu. durumları müsait değildi.... Antep'ten 4 öğrenci sınavı kazanmıştı....... daha doğrusu Antep'ten başka yer görmemiştik ve yakınlarımızdan hiç kimse bizle Ankara'ya gelecek halde değildi........ Arka arkaya sınavlara girerek son gün tüm aday ve ailelerinin bulunduğu bahçede tek tek isimler okunarak kazanan 63 kişi ile içeri alındık.. yatılı sanat okulları.. Receple ikimiz Maltepe'de bir otel bulduk......... ne telefon ne de başka bir haberleşme sistemi vardı..... sınavın nasıl olacağını bilmeden 14 yaşında iki öğrenci olarak Ankara'ya geldik..... polis koleji... ancak bazı okulların ikinci bir mülakat sınavı vardı. diğer 20 lira yine başka yerde gizli şekilde olmak üzere saklayarak tedbir almıştık..... Sınavları takip ediyorduk. Zannederim 50 liram vardı.. 31 . fen lisesi.... ama bir hafta Ankara'da kalmaya mecburduk.._________. diğer 20'si ağzı dikişle kapatılmış iç atletimin bir cebinde..... Bölüm: Devlet Yatılı lise....

.... Bayındırlık Müdürü gibi Emniyette de İlçe Emniyet Komiseri vardı.... komiser olmaktan farklı bir şeydi............. Bu... 15 günlük mehil müddeti sonunda Mersin Emniyet Müdürlüğüne gelip göreve başladım........ ama yıllar sonra kendi oğlum ve kızım üniversiteyi kazandıklarında başlarına dışına rememiştim.. tüm işlemleri tamamlamış ve sonunda sınavı kazanarak eve dönmüştük............ Kura çekilecek......._________.... 1 ...... nasıl yaparlar... ama ben 14 yaşında taşralı bir çocuk olarak tek başıma bunu başarmıştım......... onları yalnız Bu olayda hiçbir şehir fevkaladelik göndegörmemiştim...........___________________. Benim rütbem en alt basamakta Komiser Yardımcısıydı ama makamım İlçe Emniyet Komiseri olacaktı.......... sınavı kazanmış ve artan paramızla da An tep'e köyümüze dönmüştük...... yani istediğim ile gidebilecektim... 6 yıllık yatılı hayatı (kimimize göre hapishane hayatı) sona ermişti.. herkes bahtına neresi çıkarsa oraya gidecekti.. her bakanlığın uzantısının da birim amiri vardı..... Mersin (İçel) ilinde bir kişilik kontenjan vardı. İlçe Milli Eğitim Müdürü...... yani o ilçedeki Emniyetin amiri olacaktım..... memleketime yakındı........... Onların her şeyi halledebileceklerine inanamadım.... Gülnar'ın Emniyet Komiseri.._ ...... O zamanki adıyla Personel Şubesi kanalıyla beni Emniyet Müdürlüğüne çıkarıp oradan seni Gülnar ilçesine verelim dediler...... paramızı verirmiş.. Tercih hakkımı kullandım ve Mersin'e tayin oldum. Ne yaparlar. Hiç görmediğim.. Bölüm: Devlet bir hafta kalmış...... Çamaşırlarımızı yıkamış. önüme bu fırsat çıkmıştı.. yanlarında ben olmalıyım.. onlar daha çocuk diyerek hep yanlarında olmak istedim.... Adli 32 ....... İlçede Kaymakam tüm birimlerin bağlı olduğu amirse......... Okul yıllarında hayalimde hep müstakil amir ol inak vardı ve hiç ummadığım bir anda... ben de dereceye giren öğrencilerdendim.... nasıl olduğunu bilmediğim bir ildi ama bir avantajı vardı............ MERSİN Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim 1976 yılı temmuz ayında okul bitmiş... Okulu ilk ona girerek bitiren öğrencilere belirli illeri kurasız seçme hakkı vermişlerdi....

...... Şube......... Bölüm: Devlet olaylarda hâkimler kanununa bağlı olan onurlu bir işti......... Hiç amir gitmezmiş." diye karşılık verdim............ ilçe görevi ağırdır. Şube ve karakollarda resmen staj yapıyordum._________.___________________... zorlanırsın..... ama sebebini pek anlay amamı ş tim.. Ben ilçede görev yapmanın daha iyi olacağım söyledim.... zaten polis teşkilatı da ilçeye 1972 yıllarında kurulmuş....... 2. Hemen hazırlanıp atandığım ilçeme gitmem gerekiyordu........ Ali Bey... Vali. tecrübeli amirler ve işi bilen polisler bana....... Öğlen üzeri.. biz Emniyet Müdürlüğüne dönünce Vali arkamızdan Emniyet Müdürü'ne benim için..." dedi....... "Toroslarin eteğinde şirin bir kasaba.. 15 gün il merkezinde kalsın... İlçenin müstakil sorumlusu olacaktım.... Aslında Vali benim ilçeye gitmemi istemiyordu ama ben bu şirin ilçeye gitmek.... "Başkomiserım Gülnar nasıl bir yer?" diye sordum. başta zorlanayım. her birimde ona bilgiler verilsin.._ .. Vali Bey seni istiyor dediler....... O zamanki adıyla 2........ ondan sonra Gülnar'a gönderin..... "Bu çocuk çok genç... Bu arada gideceğim ilçe hakkında bilgi de almaya başladım. Bu görüşme sıradan bir görüşme değildi aslında.............. her giden kaçmaya çalışırmış. îlçe Mersin'in en küçük ilçesiymiş.. "Nasıl olsa bir gün zorlanacağım efendim..... Bu 'şirin bir kasaba' sözü çok hoşuma gitmişti....... 1 .. tüm birimleri dolaşsın........ Ertesi gün çalışmaya başladım. en sonunda Emniyet Müdürü bu sorunu çözmek için geçici görevlerle ildeki tüm amirleri birer ay nöbetleşe buraya 33 .......... tecrübesizsin. "Sen yenisin... Emniyet Müdürlüğüne 100-150 metre yakınlıkta olan Valiliğe yaya giderken Ali Beye.. Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel beni alıp İl Valisine götürme görevini üstlenmişti...... "Sen ilçede ne yapacaksın... Beş dakika sonra Vali Bey'in makamına vardık ve Vali Necmettin Karaduman (kurucu meclis üyeliği ve meclis başkanlığı da yaptı) beni yalnız başıma makamına aldı.." demiş.." dedi...... işlerle ilgili sürekli bir şeyler anlatıyorlardı. İlçeye bir an önce gidip amirlik yapma hayalim geçici olarak ertelenmişti.... okul yıllarından beri idealimdeki görev olan müstakil amirliğe getirilmek istiyorum diyerek ısrar ettim......... ilde kal?" dedi... 3...

İlçeye gidip de şikâyet edilmeyen ya da en ufak olayda hakkında onlarca dilekçe yazılmayan memur yokmuş. Bu............ bu yüzden kimsenin gitmediği bu ilçeye gönderilmeme........... İlçede herkes aşırı partizan. Emniyette hiç kimse küçük ilçelere gidip çalışmak istemez....... Vali Necmettin Karaduman......... fıkralara konu olmuş..... hiç kimseden yardım istemeden işleri yönetmek gibi bana önemli tecrübeler kazandırdığını fark ettim.....___________________........ başta epey zorlansam... 1 ..... Kendisi de M araş i ve Maraşlüarı çok sevmiş. Ben o zaman bilmiyordum ama Gülnar'ın politik yapısı.... hata yapsam da ilçenin genelde olaysız ve sakin olmasından daha ağır bir şey yaşamadım.... Maraş'ta çok sevilmiş.. tecrübesizliğimi görünce de biraz şubelerde staj görmemi istemiş........... Yani ilçem hiç kimsenin gitmek istemediği bir yermiş. şikâyet sever halleri ülkede nam salmış...................... Asayiş saatinde Emniyet Müdürü'nün Allahsız Sami namlı Sami Alhan'a benim gönüllü olduğumu söylemiş olmasından şüphe duyup en azında kararımdan vazgeçirmek için beni çağırmış.............. Sanıyorum M araş ile kendi memleketi olan Trabzon'u kardeş şehir yapmış. ama daha sonraki yıllarda ilçede müstakil sorumlu olmanın özgüven. 34 .... Şimdi Maraş'ın en büyük caddesinin adı Trabzon.... kimi eşinin işi.... kimi çocuğunun okulu gibi sebeplerle il merkezinde kalmak ister................_________. ilk valiliğini memleketim olan Kahramanmaraş ilinde yapmış.........._ ..................... kime diğerinin şikâyet ettiği bir ilçeymiş. hatta halk siyasi partilerine göre kamplaşrmş yaşarmış. Vali Bey M araş i o kadar sevmiş ki her Maraşlıya yardım etmek istermiş.. Ama ben o gün ilçeye gitmek istemiştim... Emniyetin acemi yem bir komiseri bu ilçeye göndermeye kalkmasına karşı çıkmış. Bölüm: Devlet gönderiyormuş... Vali böyle bir yerde çalışamayacağımı düşünerek beni caydırmaya çabalamış.... Trabzon'un en işlek caddesinin adı Maraş'mış.. daha sonraki meslek hayatımda da gördüğüm bir durumdur.... sorunlarla direkt yüzleşmek. ama ben sanki en iyi yere atanıyor gibi illa ilçeye gideceğim diye ısrar edince kararımdan vazgeçiremeyeceğini anlamış. herkes siyasetle meşgul.....

satılan bir işyerinin 2...._ ...... bunun için de o zamanlar alkolmetre olmadığından.... "Vali yarın Gülnar'a gidiyor.... Vali Necmettin Karaduman köyleri dolaşmaya.... uzun koridor boyunca sağlı sollu sıralanmış 5 küçük oda vardı.. Bu defa Silifke'ye gidip oradan taksi ya da dolmuş bulmak gerekiyormuş.) kısa süreli çalışmaya başladım.... Bölüm: Devlet Mersin merkezde Emniyet Müdürlüğünün muhtelif birimlerinde (karakol. Mal Müdürü Vekili'nin de içinde olduğu bir grup memur..... köylerdeki yol... ilçeden her sabah iki otobüs gelir......... yeni atanan komiser acele ilçeye gitsin........ Bu otobüsü kaçırdın mı Mersin'den direkt başka bir araç yokmuş.. Staj yaptığım Çarşı Karakoluna yakın olan garaja polisler beni götürdüler.... Merdivenle çıkıldığında. incelemesi bitip dönerken Belediye Başkanlığında heyet üyeleri ve Belediye Başkanı ile konuşuyordu....... Benim ilçe köy gibi bir yermiş. taraflardan birinin Mal 35 Müdürü Vekili olduğunu . Tarafları kısaca dinledikten sonra hepsini nezarete attırdım..... vs........... Stajda daha ilk hafta dolmamıştı ki bir gün Emniyet Müdürü.." diye haber salmış. katında bulunuyordu............................ Hemen aceleyle valizimi topladım.......___________________........... ilk vukuatımız gerçekleşti...... asayiş şubesi..... Kavgaya karışan kişileri polisler karakola getirdiler. yine her gün iki otobüs ilden ilçeye gidermiş.... 1 . İlk günün akşamı çoğu işledikleri muhtelif suçlar nedeniyle ilçeye sürülen polislerden oluşan 4-5 kişiyle birlikte karakolda otururken.... Gülnar'a gidecek otobüsleri araştırdım........ Yanlarına gittiğimde beni oradakilere tanıtıp komisere sahip çıkın diyerek nasihatlerde bulundu. Sonra aklımda kaldığı kadarıyla alkollü olup olmadıklarını araştırmak gerekiyordu. aşırı alkollü olan emekli bir öğretmenle küfürlü bir kavgaya tutuşmuşlardı. Kıvrılan yollardan dolanarak gidilen 3.. Kısaca tarafları dinledim........... Emniyet Komiserliği ilçenin merkezinde...... Gülnar otobüsüne bindim. beni de çağırtmıştı..._________..... su.. elektrik gibi devlet yatırımlarını görmeye gelmiş.... altında gazyağı vs.... hükümet tabibine veya sağlık ocağına göndermek gerekiyordu....5-4 saatlik yoldan sonra ilçeye vardım... Benim memurlar...........

. hemen savcıyı aradım... temel makamları hakkında hiçbir bilgi verilmeden okuldan mezun oluyorduk. savcıyı manyetolu telefonla evinde buldum ve konuyu aktardım..... Halbuki o kişiyi nezarete atmaya yetkim olmadığı gibi.... atın hepsini içeri............ Aylar sonra Mal Müdürlüğünün benim Emniyet Komiserliğinden daha önemli bir makam olduğunu öğrendim............. Karakolda bizim yanımızda alkollüdür şeklinde yeni bir rapor hazırladı.._________........ Mal Müdürlüğü çalışanlarının görev gereği bir makam sahibi olmaları 36 . Mal Müdürlüğü daktilosu ile yazılmış ihbar ve iftira mektuplarını bulup.. Olayı dinledi........___________________.. Daha sonra bu olayda Mal Müdürü Vekili'nin nezarete atılmasına kinlenen Mal Müdürlüğü personelinin polislere yönelik bir iftira olayında rol aldıklarını öğrendim. Bölüm: Devlet söyledilerse de ben. Stajlar kaytarmak için bir bahaneydi..... Biraz sonra doktordan geldiler........ O gün bu olayın zorlarına gittiğini.. kaymakamın bu olaya çok bozulduğunu ama bir şey diyemediğini duydum. öğrenciler okula döndüklerinde öğrendikleri işleri değil.. Neyse Mal Müdürü Vekili'ni de nezarette koyduktan sonra alkollü olanları doktora (sağlık ocağı tabibine) sevk ettim................. Böylece hem kendini savunmuş hem de bizim dediğimiz olmuş ve yumuşakça olayı çözmüştük.... "Olsun........." dedim...... hatta mal müdürü gibi bir isim mi olurmuş derdim..._ .. Mal Müdürü Vekili ne demek onu da bilmiyordum............ zil zurna sarhoş olan kişi için doktor alkollü değildir raporu vermişti.. Çok kibar............. aşırı dindar ve efendi olduğu her halinden anlaşılan doktor Mehmet Bey sarhoş emekli Öğretmenin eski öğretmeni olduğu için saygısından ona böyle bir rapor verdiğini söyledi.... bu görevliler hakkında kanuni işlem başlatılmasını istedim........ 1 .... Kaytarmak idealize edilen bir yöntemdi. ama devletin...... Aslında benim hatalı olduğumu.. Mal müdürü benim için hiçbir şey ifade etmiyordu........... hoş geldin safhasından sonra ben geliyorum dedi ve biraz sonra geldi....... stajlardaki derslerde nasıl kabardıklarını özenerek anlatıyordu....... Okulda anlatılanlar aklımday-dı........ Komiserin ilçeye atandığım yeni duyan savcı........ sonra telefonla doktoru evinde buldu ve karakola çağırdı.

.... Başkomiser rütbesinde mesleğin kurdu denilen vasıfta imiş. Bütün kapattırır.. bana yaklaşmışlar. Emniyet teşkilatı........ hiçbir tecrübesi olmayan 19 yaşındaki beni Emniyet Komiseri yapıyordu ...... 1 . ağır bir amirlik duygusunu herkese her vesile ile hissettirmiş..._________.... bir diğer odayı da bekar olan polis memuru Erdal kendine yatak odası yapmıştı.......... yüksek meslek okulunda 3 yıl okumuştum..... Ben gelince amirlikte ve meslekte yeni oluşum.......... amirden çok bir arkadaş halim yeni memurlar üzerinde olumlu etki yapmıştı............... Bir oda mutfağımızdı. Bir ilçenin Emniyet Komiseri o ilin huzuru ve güvenliği için en önemli kamu görevlisi olmasına rağmen. okulu yeni bitirmiş.... Ayrıca bir başka oda da demir kapı ile nezarethane haline getirilmişti.. sürekli yanımda gezer olmuşlardı........... Ben polis komiseri idim......... her şeyi tek bir yazıcı memurla yaparmış......_ .................. atanması ile ilgili bir ölçüsü yoktu.... En temel konular olan devlet memurları kanununu ve ruhunu bilmiyordum...... Farklı bir yönetim anlayışı ile her şeye hükmederek idare etmiş. bu konuda hiçbir ölçüsü...___________________........... kendilerine haksızlık yapıldığına inanıyorlardı.. Bir gün bir kavga olayına karışan kişilerin 37 ...... derece ile okulu bitirmiştim. Bölüm: Devlet nedeniyle görevleri esnasında herhangi bir suça karışmaları halinde bile direkt nezarete atılamayacağını öğrendim. Emniyet Komiserliğinde bir makam odası...... Benden önceki Emniyet Komiseri..... mesleğe yeni atanmış iki tanesi hariç hepsi çeşitli suçlar işleyerek buraya sürülmüşlerdi.... İlçede 7 memurum vardı. sistemi yoktu........ Bu durumdan en çok yazıcılık görevini yürüten memur rahatsız olmuştu... gerekmedikçe amir olduğumu hissettirmeyen tutumum... ama devlet yapısı bana anlatılmamıştı....... her fırsatta kendisinin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyordu..... herkese eşit mesafede duruşum... Başka bir odayı kendime yatak odası yapmıştım.. hiçbir memurun yazışmaları görmesine izin vermez... bir tane memurların odası ve bir tane de yazı işlerinin yapıldığı kalem odası vardı...........

...._. Son cümlede " şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın" yazıyor..................... ......_ ....._________...................... Yukarıdaki gibi klasik kalıpla ifadeyi sonlandıracağmı düşündüm.... İfadeyi daktilodan çıkardı...... Gülnar'da Emniyet Komiserliğinin kurulduğu 1972 yılından atandığım 1976 yılma kadar yapılan tüm yazışmaları ve tüm dosyaları günlerce okudum......____.......... bana muhtaçsınız" demeye gelen tavırlarda bulunabiliyordu....___________________...... Bu şekli ile ifade tutanağı adliyeye gitse rezil olacaktık... Aslında bir kişinin ifadesinin alınması veya savcılığa fezleke yazmak onun için sorun değildi... siz söyleyin yazayım dedi........ yazdıranın ve ifade sahibinin isimleri yer alıyor............ En başarılı öğrenci bile eski anlayışa sahip bir memura muhtaç 38 ... Bölüm: Devlet ifadesini alıp savcılığa üst yazısını yazmasını istediğimde... aksi halde işleri zora koşacağım ima ediyordu.. sayfadan ibaret. ama o benim o işi yapamayacağımı... genellikle kendim tek tek dikte ederek yazdırdığım için okumaya gerek görmezdim ama o gün tesadüfen yazdırdığım ifadenin tamamını okuduğumda bir de ne göreyim. Polis Koleji ve Polis Akademisini (enstitüsünü) dereceyle bitirmiştim ama en basit polisiye konuyu bilmiyordum.. Ben de ifadesini aldığım kişinin anlatımları bitince sonunu şöyle şöyle klasik şekilde bağlarsın dedim........... söyleyerek önemli olduğunu hissettirmeye çalışıyor.................. Yazıcı bir memur bana "ben senden iyi bilirim........ bu süre sonunda tüm yazışmaları. daktiloyu kucaklayıp makamıma getirdi............. işbu ifade tutanağı kendisine okunduktan sonra başka bir diyeceğim yoktur demesi üzerine birlikte imza altına alınmıştır" ifadesi eklenirdi..... her defasında siz söyleyin ben yazayım diyor veya verilen konunun çok zor olduğunu istenen sürede yapamayacağını Haliç'te Yaşayan Sımonlar............... 6 yıl okutulan meslek okulu meslekle ilgili pek çok şeyi vermemişti................... Ondan işlerle ilgili herhangi bir şeyi yazmasını istediğimde. kendisine muhtaç olduğumu hissettirmek için bunu yapıyordu........ Baktım böyle olmayacak..... Bu yaşadığım tam bir şoktu........ Kavgaya karışan şahısları dinleyerek ifadeyi yazdırdım. 1 ....._. yöntemi ve sistemi artık öğrenmiştim....... Altında da yazanın. Polis tarafından alman her ifade tutanağının sonuna klasik kalıp halinde " ......

.. Okulu bitirdiğimiz sene sınavlara girdim....... sınavlar dolayısıyla iznimi alıp Ankara'ya gidiyordum... Gençlik Parkı'ndaki Garsonlar ideolojik Konularda Benden Bilgiliydi 1976 yılı yazında Polis Akademisinden mezun olmuş................... Bu arada Polis Kolejini bitirirken bizde diplomaları vermezler sadece merasim esnasında imzasız diplomalar verilir ve sonra geri toplanırdı......... ediyordu....... otellerde veya Ders bulabileceğim misafirhanelerde zorlukla 39 kalabiliyordum...... mesleki hiç bir yazışma ve usul öğretilmemişti........... Bu yüzden ben de lise emsali sayılan Polis Kolejini bitirdikten sonra üniversite sınavlarına giremedim..... sınav aralarında ders çalışarak sınava girmeye çalışıyordum... yine eğitimi olmayan eski çalışanların anlayışına mahkum..... tercihim olan Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazandım.. Bu anlayışla yenilik yapmak. girmek O tarihlerde istediğinizi....... İlk sınavlar olacaktı.. Sınavlara girip kazansak bile üniversitelere gitmemize müsaade edilmezdi..... okulu bitirdiğim yıl müracaat üniversite ederek üniversite sınavlarına nereye girdim.. Ankara'da bin bir güçlükler içerisinde. Bunca süre okutulmuştum ama bir şahsın ifadesinin alınması tatbiki olarak yaptırılmamıştı................... Bir yandan komiserlik görevine başlayıp Gülnar'da Emniyet Komiserliği görevini yürütürken.._________......... Fakat yüksekokul sayılan Polis Enstitüsünü bitirince. şimdiki gibi önce sınava girip sonra tercihte bulunma yoktu. Polis Akademisini derece ile bitirmiştim ama sokakta karşılaşacağım temel konular hakkında yeterli oranda bilgili değildim...... yem bir anlayış geliştirmek nasıl olacaktı......___________________....... sınavlarına girerken müracaatınızla birlikte yazıyordunuz._ .. Eğitim meslek sahiplerine bir şey vermiyor... Ben sınava girerken 20 tercih hakkımız olmasına rağmen yalnızca iki tercihte bulundum: birinci tercihim Ankara Hukuk............................. Sınav sonucunda aldığınız puana göre kaydolabileceğiniz okul belli oluyordu. 1... Bölüm: Devlet bırakılıyordu.. diğer yandan da hukuk fakültesine kaydımı yaptırdım.. O zamanlar Polisevleri gibi kalınacak sosyal tesisler pek fazla yoktu.... ikincisi de Ìstanbul Hukuk'tu.. ......... Her karşılaştığım olayda ve görevde bunu görüyordum... görevime başlamıştım.... 1 ..

... Bu arada garsonlar kendi aralarında konuşuyorlardı.... ama sokaktaki garsonlar biliyorlardı....... Polis Akademisinde 3 yıl okumama rağmen gerçek hayatta karşılaşacağım bu örgütlerle ilgili bilgi verilmemişti. ben de senin hareketine geçeyim.... konuşuluyor ama bu işi uygulayacak........ akademide. Bunların adını bile duymamıştım. 1 ..... bir garson diğerine... Sanırım 1977 yılının mayıs-haziran ayıydı.......... açıkçası çok net hatırlayamıyorum......" dedi....... Bölüm: Devlet çalışmak için çok uygun yer olmayınca sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gidip oradaki çay bahçesi ve kafelerde simit ve çayla kahvaltı yaparken bir yandan da ders çalışıyordum....... Garsonlar aralarında konuşurken. Dev-Sol nedir............ "Benim hareket öyle büyük bir hareket ki... Çay içerek ders çalışmaya başladım. öyle bir broşürle falan olmaz.....___________________....... sınıftaydım.............. adının ne olduğunu dahi bilmeden sokağa çıkan bizlerden bu örgütlerle mücadele etmemiz bekleniyordu..." diye karşılık verdi........... Ben devletin komiseriydim. Ne var ki benden yaşça küçük çay satan bu sıradan garsonlar ise bir Dev-Yol hareketinden...... bunun nasıl olacağı sorusunun cevabını bulamıyordum. güya yetiştirilmiştim ama bu garsonların konuştukları konuları anlay Sadece Dev-Yol diye o zamanlar için illegal bir terör olduğunu biliyordum.......... İşte bugün gündemimizin önemli bir problemi olan demokratik açılım meselesi ve Güneydoğu sorununun çözümü tartışılıyor._ ... Bu durum.. belki de 78 yılıydı.. aralarındaki farklar nelerdir gibi konular okulda bizlere anlatılmamıştı.. veya 2... yüksekokulda okumuş. Dev-Yol nedir... Ama 1. Böyle bir eğitimden geçerek..... nasıl bir şey........... "Oğlum bu senin Dev-Yol hareketin nasıl bir hareket....... bu çok mühim bir harekettir. bunların ideolojileri nedir.. yapacak olan 40 xisehir ........ bu hareketten başka bir harekete geçmekten ve bu siyasi faaliyetten bahsediyorlardı... bunu kavramak maktan ve algılamaktan acizdim..... ama hareketin arka planı necf lerde neler anlatılıyor.. Diğer garson da........ bana bir broşür ya da dergi varsa ver......... bugün de böyle.. İşte bir gün yine sabah erken saatte Gençlik Parkı'na gittim._________.. benim göreve başladığım gün böyleydi.

....... Küçücük bir ilçe olmasına rağmen 2 tane pavyonu vardı.._ ..... Mut ilçe Emniyet Komiserliğim 1980 yılı 12 Eylül darbesinden önceydi. çünkü küçük bir Anadolu kasabasında yaşayan erkekler o günkü şartlarda pavyonda çalışan kadınları gördüğünde..... Komşu ilçemiz olan Mut'ta ise olaylar galiba hiç iyi gitmiyordu......... 2 kadeh rakı içtikten sonra da kendini bilmez halde en pahalı içkileri veya öyle olduğunu zannettikleri renkli suları. Bu pavyonlar bütün o köylülerin yuvalarının yıkılmasına...................___________________.. o pavyonlar dolayısıyla ilçenin huzuru da bozuluyordu. Gülnar'da görev yaparken 7-8 polisim... Demek ki bu sistem maalesef hep böyle çalışıyor.. oradaki polislerin bu pavyonlarda çalışan kadınları alıp dışarılarda alem yaptıkları yönündeki iddialar ve onlarla olan ilişkileri tahkikata konu edilmişti...... Etrafta yaz boyunca kimi tarım......... Bölüm: Devlet güvenlik sistemi içindeki insanlara bu konuyla ilgili bugüne kadar herhangi bir aydınlatıcı bilgi ya da yazılı doküman verilmiş değil..................... kaymakam vekiline kadar hepsinin.. Böyle devam ederken.........._________.. Diğer kamu görevlilerinin.. Tabii ki bununla birlikte polis teşkilatı da pavyonlara bulaşıyor......... Bundan dolayı o ilçede sürekli olaylar olmaktaydı...... kimi hayvancılık yaparak 3-5 kuruş kazanan köylüler çeşitli bahanelerle ilçe merkezine geldiklerinde o pavyonlara gidiyordu.... kendi halimizde Mersin'in bu en küçük yayla ilçesinde mutlu bir şekilde yaşayıp gidiyorduk. bazı polisler pavyondaki kadınlarla ilişkiye giriyorlardı................... ürünlerini icra ile sattırarak tahsil ediyorlardı... 16 kadar bekçimle birlikte kendimizce güzel bir düzen kurmuştuk.. hepsinin dünyası değişiyor............ konsomatris kadınlara ikram ederek tüm paralarını harcıyor.... paraları yetmeyince senet imzalayarak bir ton borç içine giriyorlardı... Pavyon sahipleri hesabı ödeyemeyenlere imzalatılan senetleri evlerini.... 1 .. Birçoğu yanlış 41 ......... buradaki kadınlarla bir şekilde ilişkisi oluyordu.... bu kadınlar hepsini etkiliyordu......... o insanların bütün emeklerinin ellerinden alınmasına sebep oluyordu.. Bilmedikleri ve tanımadıkları bir dünyada açık saçık giyinmiş kadınlar karşısında ağızları bir karış açık kalıyor.........

yolsuzluklarla mücadele eden ve Güneşin Oğlu diye bilinen zamanın efsanevi Mersin Emniyet Müdürü Ahmet Karakurt'a telefon açtım.... Mut'a geçici görevli olarak tayin olmuştum......... Mecburen tayinimin çıkmasından beş-altı saat sonra gece kalktım....... 1 .. Benim tavrım itibarı ile alkolden...... Su be Şefi Başkomiser..... ve arkadaşlarıma........ bu defa haklarında tahkikat yapılan polisler uyanıklık yapıp Başkomiser! içmek için pavyona götürmüşlerdi. kumardan.. İşte bu kargaşa içerisinde ilçenin Emniyet Komiseri de açığa alınmıştı............... yarattığımız aile ortamını Komiserliği aratmayan içerisindeki iş ortamına... olmayan görüntülerini çekmişlerdi.... çok kötüydü....... müfettiş olarak tayin edilmişti. bu tür kadınlardan çok uzak olduğum bilindiğinden ve o zamanın tabiriyle hocavari gözüktüğüm.. Emniyet Müdürü oraya gitmem gerektiğini........ Başkomiser tahkikata gelmiş.......___________________. Bir gece bir mesaj aldım.... Başkomiser görüntülerin çekildiğini anlamış........ Mersin'in en küçük. orada bana ihtiyaç olduğunu ve orayı düzeltmem gerektiğini söyledi.. fotoğrafçının ........... dünyaya Ayrılmak çok ağrıma gitmişti fakat madem görev verilmişti yapacak başkaca bir şey yoktu... Emniyet teşkilatında titiz... en mahrum ilçesi kabul edilen Gülnar'da görev yapıyordum.... daha sonra da bunu tutanağa geçirmişti... beş vakit namaz kıldığım için bu ilçeye göreve gitmeme karar verilmişti........ gitmek istemediğimi söyledim.... Bölüm: Devlet şeyler yapmışlardı. uygun Başkomıser'e birtakım kadınları yakınlaştırarak bu..............filmine el koymuş.... Bir müddet bu ilçede görev yaptıktan sonra pavyonlarla ilgili topladığım bilgilere göre durum....... Vali Beyle görüştüklerini.. Bunun üzerine bu ilçeye komiser aranırken il merkezinden gönderme imkânı olmayınca beni düşünmüşler. Bu defa bu olayı da tahkik etmeye. Sahipleri sabıkalı.......... Mut'a gittim ve göreve başladım. Suç işleyen bu polisler hakkında o zamanki 3..... başka bir muhakkike gerek vardı ve polislerin bir kısmı açığa alınmıştı. ama buraya......_________........ 42 ..._ ............ Gülnar'a çok Emniyet alışmıştım. 24 saat içerisinde Gülnar'dan ilişik kesip Mut'ta göreve başlamam gerektiği yazıyordu.. beni her konuda destekleyeceklerini.

... yine eskiden olduğu gibi bir süre kapalı kalır..... Bölüm: Devlet işletme yöntemi kötü ve ilçe için çok olumsuzdu... Pavyoncular ilk başta işyerlerini kapatmamı... daha önce işlemler elden ve aracılar vasıtasıyla ilgili illere telgraflar çekilerek çok hızlı yapılıyormuş.............. ama o da olmadı... Sonunda İlçe Kaymakamlığına................... 1............ Bir müddet sonra iki pavyonu da ömür boyu kapatacak olan.. diğeri içinse sahibinin sabıkasını bahane edip her ikisinin de ruhsatlarının iptali onayını aldım....... sonra milletvekillerine güvenip onların etrafında dolaşarak pavyonları açtırmaya ve beni tayin ettirmeye çalıştılar.._________. izin alamadıkları için de kadınlar çalışamıyorlar ve sıkıntıya düşüyorlardı.. ruhsatların iptali ile ilgili işlemlere başladım....... ilde yaptığımız işlemin hukuka uygun olduğu yolunda görüş alarak Kaymakam'ı rahatlattım........ yeni başlayan kadınların tahkikatlarını resmi yazıyla yapınca süre uzuyor............... Uzayan zaman ve diğer işlemler pavyoncular için sorun olmaya başlamıştı...... ama Kaymakam Vekili onlarla irtibatlı olduğundan kapatmalar kısa süreli oluyordu..... Pavyonlarda çalışmak için getirtilen kadınların tüm idari işlemlerini Emniyet olarak biz yapıyorduk.... Ben her şeyi kanuna uygun ve aracısız yapmaya başladım.............. sonra açılır diye düşünerek önemsemediler.......... 43 .. ticarethane sayılacak pavyonun kayıp olan ticari kazancı nedeniyle ağır tazminata mahkum olacağı yönünde Kaymakam Vekilimi korkutup pavyonu açtırmak istediler.... olayla ilgili pavyonların geçici olarak kapatılması için Kaymakamlığa teklif yazıyordum.. Daha sonra işyerini haksız yere kapatmaktan dolayı.......... 1 .......... Ayrıca meydana gelen her olayda.......... Bolum: Devlet yeni Kaymakam Vekili olarak Mahiyet Memuru Mustafa Beyin gelmesi üzerine pavyonlardan biri için dışarıya fuhuş maksatlı kadın göndermesi iddiasıyla.. Mersin'deki irtibatlarına güvendiler olmadı.._ ......... Bunun üzerine ilçede Emniyet ve Kaymakamlıkça yapılan işlemlerin hukuki durumu hakkında vilayet merkezine danışıp Emniyet Müdürü'nün desteğiyle... Beni geçip irtibatta oldukları siyasi parti teşkilatlarına..___________________....... Emniyet Müdürü ve Valilik bizi destekliyordu..

.. iddialara cevap verilirse Danıştay davaya bakıyordu.._________. sudan sebeplerle vilayete ve Bakanlığa şikâyet ediliyordum...... Davayı açtılar ama dava açımı için 90 günlük süreyi geçirmişlerdi.... Önce merkez...._ ......... Yıllarca Mut halkının başına bela olan pavyonları bir daha açılmamak üzere kapatmıştım.. Bu arada 1976'da girdiğim Ankara Hukuk Fakültesinde son sınıfa gelmiştim.. Pavyonda konsomatrislik yapan kadınlar burada yemek yiyor ve bu sayede de 44 .......... okuduklarımın faydasını görüyordum. Ö zamanlar idari davalar yalnızca Danıştay'a açılabiliyordu. parti başkanlarından. menfaati olan bazı kişileri ve özellikle parti içerisinde ve yönetimde olup ilçe merkezinde bir restoran işleten şahsın ve yakınlarının olabileceğini söyledim............. kimler senin görevinden rahatsız olur diye sordu........ pavyonlardan dolaylı faydalanan........ Ben de ilçedeki genel duruma bakarak pavyoncuların işlerini takip eden.. Özellikle ilçenin köylü kadınlarının bu durumdan memnun olduklarını zannederim................... illerde idare mahkemeleri yoktu. Öğrendiğim kadarıyla süresi içerisinde açılmayan davalarda...................... Beni telefonla aradı.. Bir iki araştırmacı gelip gittikten sonra bu defa merkezden zamanın 2. Bölüm: Devlet Bu arada zaman geçiyordu.... Polislik yetenekleri gelişmiş olan Ali Bey ilçeye gelmiş ama bize.............___________________.. Mut halkı ismimi öğrenene kadar "pavyonları kapatan komiser" olarak anıldım..... şikâyetler hakkında bizden bilgi istiyordu. Emniyete uğramamıştı........ dava gereken süre içerisinde açılmadığından reddediyordu...... sadece dava açma süresinin geçirildiği iddialarında bulunup diğer hususlara hiç cevap vermedim... Şube Şefi olan Başkomiser Ali Temel bu işle görevlendirilmişti. bu ilçede seni kim... sonra iddiaları araştırmak üzere il merkezinden bir araştırmacı gönderiliyordu.. çeşitli bahanelerle.. 1 .......... pavyoncular nüfuzlu dostlarından. milletvekillerinden umudu kesince dava açmaya karar verdiler...... ne için şikâyet eder....... ama sadece zaman aşımı iddiaları dile getirilirse. Pavyoncuların Şikâyetleri Bir müddet sonra hükümetlerin değişmesiyle birlikte hakkımda şikâyetler başlamıştı... Ve sonunda Danıştay davayı süresi içinde açılmadığından reddetti............... Ben de davaya cevap olarak idare adına savunma yaparken...

günlerce bekliyor.... Her işte zorluk ... ........ .. göreve gider........... Ali Bey Emniyet Komiserliğine geldi ve bu sohbeti bana da anlattı.._________............... . emekli öğretmen olduğunu zannettiğim parti ilçe yönetim kurulu üyesi olan şahıs. fırsat kolluyoruz...... bizim parti iktidar ise benim de ilçede sözümün geçerli olması gerek......Gönderdiğimiz her kadın çalışamıyor.. ediyoruz....... O zaman bu kişilerin bizi şikâyet eden kişiler olduğunu anladım.... üç beş kuruş verirsiniz işler yoluna girer...._ ...... pavyonlara konsomatris gönderen Ankara'daki bir acentenin avukatı olarak tanıtmış ve restoranın sahibi ile görüşmek istemiş. planlıyoruz ama adam hiçbir yere gitmez........ bu adam bildiğiniz gibi değil.. Halbuki bizim hiç etkimiz olmuyor..Onu da düşünüyoruz........... Karakolda yatar kalkar.Bunun kolayı var.. Bölüm: Devlet farklı restoran gitmiş ve yoğunluk yaşıyordu..............O zaman bir komplo kurun.......___________________......Hiç sormayın buraya bir komiser geldi.. 45 .. rüşvet almaz...(hafif hakaretamiz bir sıfat kullanarak) Bu adam hoca. kadın gönderin.. sonunda da tarif ettiğim restorana kendisini.. fırsat bulamıyoruz Bu sohbet ve benzeri sohbetlerde bilgi topladıktan sonra. içlerinden biri enteresan ifade veriyordu. Bir gün Emniyet Müdür Yardımcısı Rıza Işıkoğlu geldi ve bazı kişilerin ifadelerini almaya başladı.... kadını da kabul etmez..Öğrendiğim kadarıyla bekar genç biriymiş.........." diyerek bana tesir edememesini eleştiriyordu.. "Genel başkanım başbakan.......... Aralarında geçen diyaloga göre: . .... tuzağa düş ürün. Ali Bey ilçede kendisini kadın kimliklerde tanıtarak dolaşmış.. bir yere çıkmaz.Yok.. Her yerde olur.. ........ sık sık pavyonlar kapanıyor. Yerinde olmaması üzerine o an orada bulunan oğlu ile görüşmüş ve oradakilerle bir iki kadeh içip sohbet etmiş........ Ne oluyor burada? .... gelir... Bu şekilde elde ettiği bilgileri de belirterek raporunu Mersin merkeze vermesi üzerine bir süre şikâyetler dolayısıyla rahatsız edilmedik ama bir müddet sonra yine şikâyetler arttı....... 1 .......

. iki yanında Emniyet Müdürü ve Alay Komutam vardı. o da şahitlerini getirsin...... o insanların getirilmesini istedi.............._________..... Jandarma Alay Komutanı'nın geldiğini.... Ayrıca odada ilçe Belediye Başkanı ve Kaymakam Aslan Yıldırım ile birlikte iki kişi daha bulunuyordu.... Vali Beyin sorulan üzerine taksi şoförü olduğunu....... Adamlar hızla çıktılar........... yanımda da emniyet müdürü ile alay komutanım getirdim..... "Seni döverken hangi partiden olduğunu sordu mu? Senin hangi partiden olduğunu biliyor muydu?" gibi sorular sorunca şoför beni kast ederek.... olmadı emniyet müdür yardımcısı gönderdik.. bilemedin emniyet amiri. Bunun üzerine Belediye Başkanı kapıda bekleyen adamlarını çağırıp bazı isimler verdi...... tahkikat için başkomiser gönderdik. ben dinleyeceğim. O dilekçende siyasi partisinin sorulup parben söze girip... "Bir komiserin tahkikatına başkomiser gelir.___________________.11 bilmiyorum.... Vali Bey...... Bölüm: Devlet Emniyet Müdür Yardımcısı tahkikatı yapıp gitti.. ama böyle bir olay yok?" ZH...... 1X13............ belki en fazla emniyet müdür yardımcısı gelir ama asla bir vali gelmez ama siz şikâyet ettiniz...._ ..... kaçırılan kızın yerini göstermesi için dövdüğümü söyledi. bugün bu işi burada halledeceğiz....... 1 ...... dedi....... Vali Bey Belediye Başkam'na dönerek.............. komiser benim hangi partiden olduğumu sormadı. Emniyet Müdürü.. kaçırılan kız 46 ..... ben yerlerini bilmiyordum. Kay m a ka m 1 1 ğa gittiğimde Vali Bey makama oturmuş........ "Sayın valim bu adam kızın yerini tili olunca dövüldüğünü belirtmiştin. "Hani reis. kaçan kızın yerini göster diye dövdü.. Ayrıca şikâyet dilekçesinde imzası olduğunu konuşmalardan anladığım bir parti ilçe başkanını da sordu..." dedi. bunun amcaoğlu. o da olmadı bakın bu defa ben geldim.. kendisini bir kız kaçırma dolayısıyla karakola aldığımı.... Ne deliliniz varsa getirin.. hiç siyası parti sözü geçmedi...... bu kızı ikinci evlilik için kaçırıyor. "Nerede o? Gelsin...... "Hayır.. Kaymakamlıkta olduklarını ve beni de çağırdıklarını duydum........ Vali Bey. Aradan bir süre geçmişti ki bir gün ilçeye İl Valisi... bir süre sonra tanıdığım ve yakın zamanda hakkında tahkikat yaptığım bir kişi geldi.. kaçtığını da bilmiyorum diyor ama kaçıran kişi evli........" dedi..... Ne kadar şahidinizi varsa getirin.. Belediye Başkanına." dedi..

..... 1 ...._________.... Bölüm: Devlet yakın akrabası....... bir müşteriyi yaralayan garson arkadaşının ismini ve yerini söylemediğini." dedim....... darp ettiğim. X partili olunca dövüp dövmediğim-di. sonra da yerini söylemiyor....... Dilekçedeki iddialar çok ciddiydi.... o da ilçede yoktu veya çağrılmasına rağmen kendisine yok dedirterek oraya gelmedi............ DPliler bu tarafa.............. idi.___________________... Anladığım kadarıyla hakkımda vilayete gönderilen şikâyet dilekçesinde birçok imza varmış.... MHPliler bu tarafa diyerek.. Bu arada yine yakın zamanda hakkında işlem yaptığım bir başka kişiyi huzura getirdiler ve bu kişi de Vali'nin sorusu üzerine. Vali Bey Belediye Başkam'na başka tanıklarınızı da getirin dedi. Vali Bey'in sorusu üzerine dövülmesi sırasında hangi partiden olduğunu ve siyasi görüşünü sormadığımı söyledi...I.... Bu iddialar arasında......... getiremediler..... gece köye kendi taksisi ile götürüyor... Vali Cömertoğlu Belediye Reisi'nden başka tanık varsa getirilmesini söyledi. Başka tanıklar da getirmek istediler ama olmadı......................... APliler bu tarafa. aranan kişileri döverken siyasi görüşlerini sorup sormadığım. 47 .. siyasi görüş farkını anlayınca dövmekti...... Suç......... bu nedenle onu dövdüm...._ . X partili olanları başka tarafa çekip dövdüğüm... benim karakola gelen herkese hangi partidensin diye sorduğum. Vali'nin huzurundaki konuşmalarda artık Emniyetteki dayak olaylarını rahat konuşuyorduk.......... bu yüzden onu dövdüğümü söyledim....... Vali Bey okurken duyduklarım arasında daha ağır ithamlarda da bulunulduğunu gördüm...... dövmek değil............ bu hiç anormal değildi..... pavyonda meydana gelen ve pek çok kişinin karıştığı kavgada yaralama olayı dolayısıyla firar eden kişilerin saklandığı yerleri söylemesi için kendisini dövdüğümü anlattı.......... ama en önemlisi Belediye Başkanı ile X partisi ilçe başkanı Y.... Bu defa ben yine konuşmaya girerek bu kişinin pavyonda hesap ödeme meselesinde diğer garson arkadaşlarıyla müşterileri darp ettiklerini.... Soruşturulan dayak olayı değil. hatta bazı kişileri dövüp kanları ile alınlarına üç hilal işareti yaptığım yönünde inanılması mümkün olmayan iddialar vardı...

......." dedi.." Beni kast ederek.._ ........ 48 ........ Fakat İlçe Başkanı ve Belediye Başkanımın imzası olunca ikisini de telefonla arayarak bu iddiaları tahkik için daha önce başkomiser ve müdür görevlendirdiğini......." dedi. 1 .......................... Bunun üzerine Vali Belediye Başkanı'na dönüp.... Pavyonları kapattırdığım ve biraz da geçmişteki Emniyet amirlerine kıyasla tavizsiz ve sert mizaçta olduğum için pavyoncuların tahriki ile hakkımda ortaya atılan şikâyetlerin doğru olduğuna inanmamış......... aklı başında bir insansın.. "Bak Reis..... "Eminiz" karşılığını alınca Vali Bey gelip bizzat tahkikat yapmaya karar vermiş......... Yaşlıca olan Belediye Başkam öğretmenliğin verdiği o ruhi olgunluğun etkisiyle üzüldü. Anladığım kadarı ile Vali Bey hakkımda şikâyet alınca daha önce Başkomiser Ali Temel Bey ve Emniyet Müdürü Yardımcısı Rıza Bey'in benzeri iddialarla ilgili olarak yaptığı tahkikat sonuç raporunu bildiğinden bu iddiaların boş çıkabileceğini düşünmüş. "Komiserin karakola gelen kişilere siyasi görüş ve partilerini sorup X partili olanları dövdüğünü.... inceleme sonucunda iddiaların doğru olmadığının anlaşıldığını söylemiş.... sana değer veririm ama bak neler iddia ediyorsun.. onlara kötü muamele ettiğini... Bir kişi bile en ufak bir iddiayı doğrulamadı...._________............. siz telefonda sorunca da içeriği doğrudur dilekçeyi biz hazırladık demek mecburiyetinde kaldım.. "Özür dilerim Vali Bey. kaymakamın herkesin yanında senin getirdiğin tanıklara ısrarla sorduk........ hatta alınlarına üç hilal yazdığını söylüyorsun. bu kadar büyük iddialarda bulunuyorsunuz.... Komutanın....... ben aslında o dilekçeyi okumadan imzaladım...........___________________....... ama azıcık vicdanlı olmak lazım. en önemli tanıkları dinledikten sonra hakkımdaki iddiaların yalan olduğu....... bana da imzala dediler......... Arkadaşlar hazırlamışlardı... Bölüm: Devlet Vali Naim Cömertoğlu'nun başkanlığındaki mahkeme(İ).. Ancak şimdi gelen evraklarda kendi imzaları olduğu için bu iddialardan emin olup olmaklarını sormuş.... sen emekli öğretmen.... Ben de onlar hazırlamış ise mutlaka doğrudur diyerek imzaladım... komiser birine bile siyasi görüşünü sormamış..... müdürün. hiçbir siyasi görüş ve düşünce yanında yer almadığım veya başka bir siyasi düşünceye karşı tavır almadığım anlaşıldı........... utandı ve sıkılarak...

... Hatta orada..... Bölüm: Devlet Vali Bey Belediye Başkanının beyanlarını aldı.. "Gelen komiser.......... Ardından Belediye Başkanına dönerek.. varsa tanıklarını dinleyin ve bana gönderin" diyerek görev verdi. "Siz olgun ve aklı başında bir insansınız...._ . içimde hiç kızgınlık duymadım....... Tüm bunlara kızgın olmam..... bir icraatta bulunmamıştım.. bu tür şikâyetler iyi değildir.. Vali Bey ayrılınca Belediye Başkanı bizi makamında çaya davet etti. Kaymakam Bey'e....... Tanıklardan biri ifadesinde.. "Bu konuda ifadesini alın." şeklinde hem eleştiren..... hatta........ hatta daveti kabul etmeyerek direkt karakola gitmem gerekirken.. İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma Mut'ta çalışırken ilçede ufak tefek siyasi olaylar meydana geliyordu.... tabii bunda geldiğim Gülnar'daki aynı partinin üçe yönetiminin yeni ilçem Mut yönetimine daha ben gelmeden. Daha sonra diğer önemli şikâyet mektubunda imzası olan X partisi ilçe başkanı Y................. Başkan 'a biraz da acımıştım._________.. öfke ve kızgınlık duymuyordum. sağcılar ve solcular kendi aralarında sürekli sürtüşme yaşıyorlardı... Hakkımda bunca iftira dilekçesi hazırlamalarına... Belki de o yaşlı haliyle Vali Bey "den samimi olarak Özür dileyerek okumadan imzaladığını kabul etmesi beni yumuşatmıştı Aslında o ana kadar ilçede herhangi bir partiyi kızdıracak ya da küstürecek bir şey yapmamış.." demiş olsaydı mesleki hayatım bitme noktasına gelebilirdi.................. 1 ... "Evet bizi siyasi görüşümüzden dolayı dövdü. sizin daha olgun davranmanız lazım..... bir iki saat kadar kaldım.... Belediyeye git -tim..... Hükümetin değişmesi ile birlikte memurlar da deği49 .......... beraber Belediyeye gittik. dolaylı olarak bazı kişileri rahatsız etmişti..... Onlar da dolaylı olarak siyasi açıdan beni istemiyorlardı................ Fakat pavyonları kapattırmanı ve tavizsiz tavrım............... yıllarca kamu görevi yapmış birisisiniz................ hem de dolaylı olarak öven bir tarzda konuştuktan sonra ayrıldı..___________________...." gibi abartılı anlatımların yarattığı önyargıyı da unutmamak gerekir. yalan yanlış iddialarda bulunmalarına rağmen tuhaftır onlara karşı kin..... geldiğinde yerine getirilmek üzere. Parti arkadaşları imzala dedikleri için belgeyi imzalamış ama şimdi yalancı durumuna düşmüş... zorda kalmıştı... MHPli ülkücü.İ..

Biri yeni gelen...... sanıklar gözaltına alınmıyor... yeni hükümet tabibi görevdeydi. Nihat görevinden alınmış.. iki tane hükümet tabibi vardı. 1 günlük işgücüne mani olur... İkisi de aynı anda görevliydi. diğeri ise Danıştay kararı ile tekrar görevine başlayan doktordu.. O dönem Demirel'in Milliyetçi Cephe (MC) koalisyon hükümetleri.. 20 günlük işgücüne mani olur vb........ dava basit darp sayılıyordu. sonrasında Ecevit'in Güneş Motel transferleri sonucu CHP hükümetini kurması gibi hükümet sık sık değişiyordu. Nihat.... Fakat doktor raporda "yaralamanın neticesi 10 günden fazla işgücüne mani" derse dava kamu davası şeklini alarak ağırlaşryordu..... İlçede hiç görülmemiş bir durum oluşmuştu......... dava daha da ağrrlaştığı gibi sanıklar kesin tutuklanıyor ve suç......___________________. CHP hükümeti döneminde göreve getirilmişti ve ilçe halkmdandı......... yerel parti teşkilatlarının baskısıyla Dr... Eğer kavgada yaralanan kişinin yarası doktor raporuyla "on günden az süre ile işgücüne mani olur" şeklinde ise dava basitti........... görevden alınma kararma karşı dava açmış ve Danıştay Dr.... O zamanlar idarelerin İdare Mahkeme kararlarına ve hukuka uygun hareket ettikleri tartışmalıydı. yerine başka bir hükümet tabibi atanmıştı....... ama bu durumu halk 50 ..... ağır cezalar verilmesini gerektirir hale geliyordu.. takibi şikâyete bağlı idi.......... Eğer "20 gün. Nihat'ın tekrar görevine dönmesine karar vermişti........ Danış tayin kararlarına çok uymuyorlardı. Bunun üzerine Dr............... eski hükümet tabibi de mahkeme kararıyla tayin olmuş ve o da gelip göreve başlamıştı.... Nihat sol görüşlüydü.....) davanın seyrim değiştiriyordu.... tutuklanmıyor.. Hükümet değişip o zamanki adıyla MC hükümeti kurulunca.. İlçede sağcı ve solcu gençler arasında sürekli kavgalar oluyor......._ . 30 gün işgücüne mani olur" veya "hayati tehlikesi var" şeklinde bir rapor verirse...... Benim ilçeye atanmamdan önceki dönemde görev yapan hükümet tabibi Dr... 1 .._________. ama bunun zararını en çok biz çekiyorduk................ daha doğrusu hukuka nasıl uyacakları çok belli değildi............... kavgada yaralanan kişilerin yaralanma şekilleri ve yaralanmanın niteliğinin tıp diliyle ifadesi (hayati tehlike var.................. Bölüm: Devlet şiyordu..

... Savcı.. Bir gün hükümet tabiplerinden solcu olan Dr... sağcılar hiç rapor alamıyordu...... kendini öyle lanse etmiş biriydi... Bu iş böyle devam ederken.......... gözaltına alınmalara ve hatta tutuklamalara polisin karar verdiği zannediliyordu.._ ............. Fakat yine de insanlar bu durumun 51 ..... ama kimse bu doktor raporundan kaynaklanan farklı işlemi görmek istemiyordu.......... O zamana kadar hükümet tabipliği mührü idari memurlarda bulunur...... Kaymakamlık mührü alamadı ve böylece normal muayenelerde iki ama adli konularda tek doktor yetkili hale gelmiş oldu....... hükümet tabipliği mührünü alıp cebine koyarak........ onun da benzer tavırları vardı..... sağcıların hep haksız olduğu gibi bir görüntü yaratıyordu._________.. tüm dava sürecini. Solcu doktor ise raporları solcular lehi ne veriyor.....___________________.. Nihat.... solcular ise solcu hükümet tabibinden rapor alıyorlardı.... örneğin o zamanki Savcımız okul yıllarında sol görüşlü olarak bilinen......... Tabibe doğrudan biz sevk ettiğimizde ise solcu doktor sağcılar hakkında kafaları dahi kırılsa hiçbir şeyi yok diyor... şikâyet.... diğer doktorun raporlarını mühürlemesine engel olmuştu.... Nihat daha abartılı ve yanlı raporlar veriyordu... Kavgaya karışmış insanların benzer durumlarına farklı farklı raporların verilmesi. her iki doktorun raporlarının kayıt ve mühür işlemlerini memurlar yapardı............ solcuların yüzünde kızarıklık olsa bir ay rapor veriyordu.. mahkemelerin tutuklama. Bu durum da mahkemede haklı olan tarafın hep solcular olduğu... ama solculara hiçbir şeyleri yok diyordu.... Herkes polisin farklı işlem yaptığını söylüyordu ve biz bu damgadan bir türlü kurtulamıyorduk.. benzer bir ayrım oluyordu...... İlçede son zamanda özellikle öğrenci olayları çok fazla oluyordu.. mühürlü olan doktor raporlarını kabul edeceğini söylemişti... 1 . tabibine sevk ettiğinde. sebeplerini ve cezalan etkiliyordu.... aynı şekilde sağcı doktor sağcılara 20-30 gün rapor veriyor....... dilekçesi üzerine Savcı durumu hükümet.... Bölüm: Devlet bilmiyordu............ Genellikle de mağdur olduğu için kızgın gözüken solcu Dr. sağcılar sağcı hükümet tabibinden. tabii görevliler arasında da........................ Bu defa adli olaylarda herkesi solcu doktora göndermek mecburiyetinde kaldık.....

. Telsizimiz de yoktu........ yani telefon bağlantısı koptuğu zaman tüm dünya ile bağlantımız kesiliyordu._________. bir ilçede iki hükümet tabibinin olduğu... Gülnar'da görev yaptığımız zamanlar çok enteresandı... özellikle lisedeki öğrenciler arasında kavgalar çıkıyordu...... zaman zaman da...... Ben tüm yazılan duvar yazılarını gördüğüm an sildiriyor............ Bölüm: Devlet doktordan değil de Emniyetten kaynaklandığını düşünüyordu... Genellikle yazılarını sol gruplar yazdığından. iki öğrencinin Vurulmas. nüfusu 6 bini buluyordu. ülke genelinde olduğu gibi burada da küçük çapta bile olsa legal. Mut'ta... sanıkları yakalayan.. mahkemeye getirip götüren..___________________..... santral memuru jakı takıp karşı tarafı buluyor sonra bize konuşun diyordu.................. iki görevimin aynı olayda farklı farklı raporlar verdiği ama bu durumun bütün bedelini polislerin ödediği uzun bir polislik...._ ... bunun üzerine ülkü ocağı başkanının silahla ateş edip iki öğrenciyi ayağından yaraladığı 52 ... daha yazılar duvar tamamlanmadan sildiriyordum..... eski manyetolu t e 1 e fo n 1 a r d a n dı........ 1 . Telefonumuz............ işte burada. çünkü Adliye ve Savcılıktan hiç kimse mahkeme dışına çıkmıyordu.. Daha sonra Gülnar'dan Mut'a atandım...... çalışırken....... hayatı yaşadım...... hatta silinmesi için başında............. illegal örgütlerin taraftarları bazı geceler duvarlara siyasi sloganlar yazıyor........ Üç bin nüfuslu küçücük bir ilçeydi ama yazları yaylaya çıkanlarla....... Kimi zaman gece yazanlara özel pusular yazılanları kurarak yakalıyor.. karakolda tutan bizlerdik ve her zaman bu olayların muhatabı haline dönüşmüştük.... duruyordum... başka il veya şehirle görüşmek hiç de kolay değildi............... Bir gün sağ-sol gruplar arasında daha önce meydana gelmiş bir yaralama olayının mahkemesinden çıkan ve motosikletle ilçedeki lisenin yanından köye giden ülkü ocakları başkanı ile bir arkadaşını... lisede bulunan öğrencilerin taşladığı... İlçenin dünya ile irtibatı kışın neredeyse kesiliyordu........ siyasi görüş farkından dolayı yazıları sildirdiğim zannedilmiş ve sol gruplarca hakkımda bir olumsuz hava oluşturulmuştu............ yandaki kolu çevirerek önce postaneye ulaşıp görüşmek istediğimiz yeri söylüyorduk....

............ daha doğrusu hiç aklıma gelmemişti....... Güya ben ilçe merkezinde gördüğüm ocak başkanına olay çıkarmasını söylemişim...._________..... pek çok olaya da karışan ülkü ocakları başkanını görmüştüm............. karakolun basılacağı gibi Şikâyetlerini il merkezine merkeze aktarmışlar... yerime atanan Başkomiser Emniyete ait bir araç ile ilçeye gönderilmişti ve aynı araç beni alıp götürmek üzere bekliyordu.... ateş ettikten sonra köye doğru motosiklet ile kaçmışlardı........ 53 ... O zamanlar telsiz veya cep telefonumuz olmadığından ilçede bu arada olup bitenden haberdar olmamıştım. bunun üzerine aceleyle tayinim Mersin çıkmıştı.. Bölüm: Devlet haberi geldi............ hem tamirciliğini hem şoförlüğünü yaptığım. 1 .. Tabii ben hesaplayamamıştım............. Aslında anlatıldığı gibi bir durum söz konusu değildi ama iktidar değişikliğini kullananlar ilde öyle bir hava yaratmışlardı........ O zamanlar az sayıda olduğu için hiçbir yere personeli taşımaya resmi araç gönderilmez-ken.. sol grup öğrencilere ateş açtığı. Yanıma aldığım iki polisle........ halkın ayaklanıp karakola yürüdüğü. Egzozu da imkânsızlıktan değil....... şahısların gidebileceği ihtimali olan yakın ilçenin köyleri dahil o istikametteki köylerde arama yapmaya başladım...... hemen görevden alınmazsam vahim olayların olacağı.. böyle giderse canını yakacağımı söyledim. Jandarma ve az sayıdaki polisle yakın çevreyi arayıp bulamayınca..... Bu yüzden hemen alıp götürülmem gerekiyormuş...... gerçi uzaktan da olsa bakılınca ona kızdığım belli oluyordu ama sonradan bu olay aleyhime kullanılmıştı. çıkmaması için gayret ettiğim........ bir iki gün önce egzozu patlamış ve henüz yaptıramadığım resmi oto ile köylere doğru takibe başladım..... Yeni atanan Başkomisere durum öyle bir anlatılmış ki sanki ben ilçede durursam kızgın halk karakolu basacak.... X parti liler olayı çok abartıp ilçede benimle irtibatlı........ araçla devriye gezerken..................... Gece yansına kadar dağ taş arayıp artık ilk acil yakalamayı yapamayacağımı anlayınca gece yarısı ilçeye döndüm...___________________... hatta benim talimatımla hareket eden ülkücülerin._ ... O günlerde bir sorunu da vardı. şehrin ana caddesinde hiç sevmediğim.... Süratle olay yerine gittim... araçtan inmeden onu yanıma çağırdım ve ona kızarak rahat durmadığını...... Bu olaydan üç beş gün önce Emniyete ait olan ve hurdaya........

..... kiralık belediye dükkanlarının ikinci katında bulunan üç odadan müteşekkil Emniyet Komiserliğinde makam odasının ortasına bir perde germiş... Tayinim merkeze çıkınca artık burada kalmam uygun olmayacağı 54 .. sözüm ona şikâyet edenler bana kızgınlarmış........ pasif işlere sürüldüm. üstelik korktu kaçtı gibi algılanacak bu durum hoşuma gitmiyordu. Aslında tayinimin çıkıp il merkezine gitmemin benim için iyi olacağım düşünüyordu ama bu şekilde gitmek konusundaki itirazımı da haklı gördü......... size de ilçenize de.... 1 ...... Bölüm: Devlet kovalama sırasında hızımı kesip aracın sesini duyup kaçmalarına izin verebileyim... beni bekleyen araca binmediğim gibi rapor alarak üç ay ilçede kaldım.." şeklinde duruma isyan ediyordu.................. Ama sizin sayenizde bu defa da buraya sürüldüm.... hani bir şey yapacak olan varsa gelsin dercesine....___________________........... arka yüze bakan kısmı ise yatak odası haline getirmişti..... ama yeni atanan Başkomiser buna o kadar kızıyordu ki............. CHPli olarak bilinen Başkomiseri atamıştı.. ben hemen alınırsam ancak sakinleşirlermiş..... "Bunca yıl solcu olduğum için ücra köşelere...._________... Başkomiserin umduğu ile bulduğu farklı idi.. karakolu basacaklarmış. Adi gibi aslan olan Kaymakam Aslan Yıldırıma durumu anlattım......... Ben de aksine ilçeyi terk etmedim.. Mut ilçesine yeni tayin olduğumda benden önceki komiser.. ben de iyi bir şubeye tayin olacağım diye bekliyordum... Şikâyet edenlere meydan okurcasına tek başıma ilçe merkezinde gece gündüz her yerde dolaşıyordum.... ön cepheye bakan yüzü makam............ diye yaptırmamışını.. beni kırmayarak o gün itibarıyla izinli gösterip sonra da rapor alarak ilçe merkezinde kalmama yardımcı oldu._ .. diğer yansını makam odam olarak kullanıyordum............ Beni merkeze alan yönetim... Kızmıştım..... olay yaratacakiarmış........ İlk defa sol hükümet kuruldu......... yanma ziyarete gelen ve kendini solcu ve CHPli tanıtan herkese küfür etmek hariç her şeyi söylüyordu......... İlçeden böyle ayrılmak ağınma gidiyordu...... şikâyet edenlerin isteğine uygun olarak merkeze solcu... Ben de bu şekilde odanın yansım evim..... Fakat soî görüşte olduğu için bu sözlerine ve küfürlerine bir karşılık gelmiyordu... hem de daha rahat ve daha pervasızca........

55 ........... Bölüm: Devlet için ben de bekar polislerin kaldığı otele çıktım..... 1 ..... gelen yabancıları gemilerindeki Rus yolcuları............ Ama yeni dönemde birçok ideolojik örgüt ortaya çıkmış.... gösteriye katıldığı için fişlenen kişileri izlerdi...... Mersin Merkezdeki Görevlerim M 'de o zamanki adıyla 1..... haklarında hiçbir şey bilmiyorduk....................... Örgütleri......_________. Mersin gibi illerde ise daha çok duvarlara yazı yazma. Onları sorgularken anlattıkları ile mensubu oldukları grup hakkında bilgi alıyorduk.. Ama bunları gerçekleştirenler kimdi..........................___________________.. Ülkede siyasi olaylar güvenliği sarsacak boyuttaydı.... fraksiyonları öğrenmek için Emniyetin bu konuda hazırladığı herhangi bir belge...... biz terörle mücadelenin ekip amiriydik ama mücadele edeceğimiz grupları tanımıyorduk.............._ ... bunca zaman harcamıştı ama asıl gerekli olan bilgilen bize vermemişti......... kaynak yoktu..... Devlet bizi 6 yıl meslek okulunda okutmuş....... büyük illerde eylemler başlamıştı................ Molotof atma olaylan ve gösteriler gerçekleşiyordu._..._____... İdeolojik yapıları öğrenmek için Aydınlık haricinde ikincil kaynağımız yakaladığımız örgüt mensupları veya sempatizanlarıydı.. özellikle Mersin limanına gelen Rus Şubesinde göreve başladım.. afiş asma...........___...... siyasi hareketleri... Şube... hangi fraksiyonlara ayrıldığı gibi bilgileri öğrenmeye çalışıyorduk............ şimdiki adıyla Terörle Mücadele takip eder.._______.. eskiden siyasi bir olaya.... O zamana kadar bu şubeler.. Şubede görevli ve benden daha eski olan başkomiserlerle Aydınlık dergisinin belli sayılarındaki bilinmeyen sol yayınlarından faydalanarak.... adı duyulan çeşitli dernek ve dergiler etrafında örgütlenen bu gruplar neyin ne siydi doğru dürüst bilgimiz yoktu.. Haliç'te Yaşayan Sımoniar... hangi örgütün nerede çıktığı.......... bunca masraf etmiş... Üç aydan fazla bir süre burada kalıp artık arkamdan kimsenin bir şey diyemeyeceği kadar bir zaman geçtikten sonra 1980 yılı başında ilişiğimi kestim ve Mersin merkeze gelerek göreve başladım....

....... Bunların gerçekleştirdiği afiş ve pankart asma............. bazı insanları korkutan. Etkisiz yapan ise ellerindeki imkân ve kabiliyetleri bilmemeleri... gasp.... dernek ve illegal örgüt vardı.. Ama aynı telsiz kanalını kullandığımızdan Asayiş Şubelerinin baktığı bu tür olaylar hakkında da genelde bilgi sahibi oluyorduk.... Bunun üzerine Emniyet Müdürü İbrahim Ulus asayiş görevlilerine telsizde kızgın kızgın anons geçiyor........ ateş etme..............980 yılında Mersin'de görev yaptığım dönemde yaşadığım bir olay.. Bunu anlamayan bizim gibi ülkeler..... zaten aranıyor... O yıllarda hatırlıyorum. korsan gösteri gibi yüzlerce olay patlak veriyordu. silahlar ve teknolojiler almak değil...... bu kısmin yakalanmasını istiyordu.._________..... bakın yine ateş etmiş...___________________.. Bu telsiz konuşmalarından sanırım bir ay kadar sonra.... bulun onu yoksa sizin hakkınızda işlem yaparım..... haziran ya da temmuz ayıydı.... yaralama vakalarına bakmaya da pek zamanımız olmuyordu.........._ ..... en büyük silahın bilgi olduğunu anlayıp insanını bilgilendirmek........ bu ülkedeki mafyanın gücü ve yargı sisteminin nasıl çalıştığı konusunda zihnimde çok derin izler bıraktı.. hırsızlık.. İdeolojik eylem ve olaylarda yer alan yüzlerce sağcı... solcu.......... kaynaklarım kullanamamalarıdır. tehdit eden ve yaralayan bir kişi....." diyordu... yine o zaman ilin ileri gelenlerinden birinin evine veya işyerine korkutmak için ateş etmiş.... "Bu şahıs geçen gün de birine ateş etti.. Bir akşam göreve çıkmak üzereydik... Şube veya Siyasi Şube denen Terörle Mücadele biriminde çalışıyorken Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Mersin'de de o zamanlar siyasi olaylar çoktu.... Ülkeler için asıl önemli olan.. Mafyanın Gücü 1.. Güneşin 56 .. Bölüm: Devlet Devletleri etkin ve güçlü kılan unsur..... bombalama... çevresinde kendini kabadayı veya mafya gösteren. ellerindeki imkânları kullanmasını bilmeleridir............ 1 ........ yeni kaynaklar yaratmak.. yeni malzemeler. Bu olaylara koşturmaktan diğer adli olay dediğimiz...... önce elindeki insanı iyi yetiştirmek......... yaralama. sebebi hep başka yerlerde aramışlardı.. O yıllardaki adıyla 1....... sonra güçlü bir sistem kurmak ve kurumsal bir yapı içinde tüm birimlerini koordineti olarak yönetmekti...

...... Eskiden asayiş şubede çalışan şoförümüz Hasan ve Karakol Amiri şahsı tanıdılar. Onun yanına uğramış... bu kişinin kadının evine girmesini ve uzun süre evde kalmasını kendi onurlarına yediremiyorlarmış.. yetisin.... kolunda altın künyesi ve yanında tabancası vardı.. Karakol amiri Baş-komiser Hüseyin Bey." diye bağırıyordu..... İki öğrenciyi ayaklarından vurmuş. gözleri fal taşı gibi açılmıştı ve panik içerisindeydi......._ .. benim ve şoförümüz Hasanin samimi olduğu bir hemşenmizdı..... ürkmüş........_________... üçüncüsü de oradan kurtularak gelip bize haber vermiş.......... Boynunda kolyeleri...... giriş katında Cumhuriyet Karakolunun bulunduğu binanın önünde konuşuyorduk........... elinde kocaman 161ı Beretta dediğimiz bir tabanca olan.. Çocuklar adamı dövmeye girişince... Benden üst rütbedeydi.. karakoldan ayrıldık. 57 ...... Tutanağımızı tuttuktan sonra.. şahsın üst aramasını yaptık... korku ve panikle "Arkadaşlarımı vurdular... mahalleye girip çıkıyormuş. Şahsın ve öğrencilerin verdikleri ifadelerden olayın genel hatlarının bu yönde olduğunu öğrenmiş oldum......... zebellah gibi esmer bir adam gördüm....... Bölüm: Devlet batmasına az bir zaman vardı..... bu kişinin bir ay kadar önce etrafa ateş ederek insanları korkutan ve kendini mafya gibi gösteren kişi olduğunu öğrendim.. 1 ................. Bu üç lise öğrencisi.........___________________..... Adam zaten korkmuş. Ekibimle birlikte üst katları lojman olan. Orada duyduğum kadarıyla............ biri arkadaşlarımı öldürdü.. kabadayı silahını çıkarıp öğrencilere ateş etmeye başlamış. Karakola getirdiğimizde.......... göreve çıkma zamanımız da gelmişti...... Bu lise öğrencileri ile adam kavgaya başlamış..... şahsı teslim aldık.. mahallemizdeki kadın bizim namusumuzdur diyerek adamın yolunu kesmişler. karakolun karşısında yüz metrelik mesafede incir ağaçlarının arasında saklanmış..... olay şu şekilde gelişmişti: Bu adamın o mahallede dul bir kadınla ilişkisi varmış• Ara sıra kadının evine geliyor....... İşte tam o esnada 16-17 yaşlarında bir çocuk koşarak karakola geldi. Bunun üzerine çocuğun gösterdiği yere doğru koştuk. beş dakika karakolun girişinde konuşuyorduk... daha sonra göreve çıkacaktık.... Silahlarımızı çektik.. O gün adam yine kadının evine geldiğinde..... Yolu geçtik....

. O bana ifademin ne olduğunu sordu. "Nasıl olur..... Bir odada başkatip ile bir iki katip birlikte oturuyorlardı.... biri sizin tuttuğunuz.. "Nasıl oldu... boynumda altın kolye ve bileğimde altın künye olduğunu belirten tutanak ve ikincisi de yaralı öğrencilerden namuslu bir tanesinin verdiği düzgün ifade.. "Abi.. "Abi yeni çıktım..... göz göze geldiğimizde saygı ve hürmet ifadeleriyle başım öne eğiyordu.........." dedim.. kilo vermişti.... nasıl çıktın bu kadar kısa zamanda?" diye sordum. Bunun üzerine. Ben yakaladığımız olayı anlatmaya kalkınca... Ben içeri girerken hazır ola geçerek bana saygı.. biraz sonra yazacaktı.." dedim..... Biraz sonra dayanamadı. Yanılmıyorsam bu olayın üzerinden yedi-sekiz....... yani ağır bir suçtan yargılandığı dava devam ederken...... hürmet işaretleri gösterdi. Adam iki vukuattan da önce tutuklanıp sonra çıkmıştı.. Köşede oturan bir kişi vardı... o zamanki adıyla Zabıt Mümzisi..... çok değişmişsin. Bir gün başka bir konuda talimatla ifademin alınması icap ediyordu.... katiple konuşmaya başladık.." dedi. Ben de evet tanıyamadım dedim.._ ... Gerçekten çok değişmiş...... yaralılardan bir tanesi 58 vicdan azabı çektiğini............ "Ayrıca nasıl böyle çabuk çıktın...... Bölüm: Devlet Genellikle her olayda.......... İki kişiyi silahla yaralamaktan veya belki öldürmeye teşebbüsten....... belki de on ay geçmişti.... İfade vermek üzere mahkemenin başkatibine gittim.... sen beni galiba tanıyamadın?" dedi. ifade vermekten kendi işimizden geri kalıyorduk.. Ama çağrılmadım.._________... Oturdum. Sonra başka bir olaydan daha yakalanıp çıktım....... yani evrak tanzim eden kişi olarak tanık sıfatıyla ifademizi alırdı ve bu formalitelerden bıkmıştık..... Her olaydan sonra mahkemeye çağrılıp... "Nasıl düzgün ifade verdi. ..... Köşede oturan kişi. 1 ..... O beni kurtardı.. o olaydan daha önce çıkmıştım. beni iki şey kurtardı.... "Abi. nasıl namuslu hareket etti?" diye sordum......... bir yandan da yüzünde sanki beni niye tanımadınız der gibi bir ifade vardı...... tuttuğumuz her tutanaktan ve yaptığımız her işlemden dolayı mahkemeler daha sonra bizi çağırıp......." dedi.. Bu olayla ilgili olarak da ben yine çağrılırım diye bekliyordum........... "O olay değil.. Bana o akşam silahla yakaladığımız kişi olduğunu söyledi........___________________... Aklımın bir tarafında bu olaydan dolayı çağrılacağım düşüncesi vardı. tedirgin hareketlerle bana bakıyor." dedi....

....... o mafya babasından başka kimse bulamazdı.. Olayı itiraf eden öğrenci ise biraz daha hafif bir cezaya mahkum olmuş.._________.................... Silahı elimizden aldı ve boğuşurken silah patladı ve biz yaralandık.. Ama tüm bunlara ve diğer iki öğrencinin aksi ifadelerine rağmen bu öğrencinin ifadesi üzerine bu şahıs beraat etmişti...... Gerçeğin ne olduğu sorulduğunda şöyle anlatmış: "Bu kişinin boynundaki kolyesi ve bileğindeki altın künyesini görünce biz üç arkadaş gittik birlikte silah bulduk.. öğrenciler nereden bulacak? Dahası akşama birkaç saat varken. babaydı. hayatlarının karartılması da değil. mafyavari yöntemlerle işini ayarlaması değil. bu iki öğrencinin haksız yere zulüm görerek mahkum olması...... Daha önce başka olayları vardı.... ilgilenen herkes biliyordu.. mahkemenin •anlatılanlar hayatın olağan akışına aykırıdır...... Ben doğruyu itiraf ediyorum........ Bunu duyunca kanım dondu......... asıl önemli olan organize bir biçimde avukatıyla.... Tüm bunlar unutulmuş. İki öğrenci ise mahkum olmuşlar.. Geldik..... Bunu yapacak öğrencilerin daha önceden en az beşon tane soygunlarının olması gerekirdi...._ .... Suçlu olduğu çok aşikardı.... 1 .......___________________.... bu şahsı soymak için yolda tabancamızı çektik. 1980 yılında 161ı Barettayı.. Hepsi..... Bölüm: Devlet dayanamadığını ve gerçeği anlatmak istediğini söylemiş.... Ama bu şahıs daha yiğit davrandı....... Bu olayın gerçeğini bu kararı veren hâkimlerin hepsi de biliyordu.. O tarihte. vicdanlarda derin yaralar açması gereken bu işi kabul etmiş ve bu olayı kabullenmişti...... hâkimiyle hepsinin birlikte bu suçu işlemesiydı.......... olay her şeyiyle belliydi......... mahkemesiyle.. Ağır cezada onu savunan avukat da biliyordu.. Bu korkunç bir olaydı.. Bu silah çok az sayıda insanda vardı." Bu ifade üzerine şahıs beraat etmiş....... Öğrencilerin o tabancayı bulmasına imkân yok........ gündüz vakti mahallenin orta yerinde bu adamı soymaya kalkacaklar... gerçek olma ihtimali bulunmayan bir beyan üzerine adam serbest bırakılmıştı.. Ama mafyaydı.. Öğrencileri silahla vurmuştu..... Davada rol alan.... Halbuki hukukta bir tabir vardı..... sanığıyla....... en aykırı şeyi de savunsa....... Burada önemli olan sadece bu kişinin beraat etmesi........ bu 59 ..

Türkiye'deki hukuk savunucularmın durumu.. haksızlık yapan......................... Ama mahkeme bu kararı vermişti. alan insanlar başka meselelerde benzer davranacaklar.. Demek ki insanlar her şeyin alenen belli olduğu............. her şeyi ters yüz edebildiklerini gösteren örnek acı bir olaydı. her delilin bulunduğu suçüstü halinde bile şeytani fikirleriyle bütün gerçeği ters yüz edebiliyorlardı ve bunu yapanlar arasında adalet sisteminde en yüce konumda bulunan ağır ceza mahkemesi ve hakkın savunucusu avukatlar yer alıyordu........ başka hiç kurtuluşu yok.._ . belki de daha fazla... mafya babasına ceza verilmesi gerektiği ortaya çıkıyor........_________......... Bu kadar oyunu.. 60 ... İnsanların nasıl böyle kötüleştiğini. hatta bu olayda bilerek rol................ İşte Türkiye deki adalet sisteminin çalışma biçimi... Bence daha önemlisi de bu olayda böyle davranan insan... hem de iki çocuktan dayak yediği için silaha davranan bir korkaktan....___________________......... böyle bir şeytani akıl bulunuyor................... inanamadım.... para için insan satan ama bunu kimseye söyletmeyen kişiler olacaklardı....... aynı tipin hukukçusu.. polisi.. Dış dünyada ise her zaman kendilerini yüce değerleri savunan..... Türkiye'deki mafyanın gücü ve kabiliyetinin nerelere vardığının en güzel örneklerinden bir tanesiydi ve mutlaka bunun daha binlerce örneği vardı. nasıl böyle şeytanlaş-tığını.. asken. Bu insan tipinin ülkede çoğaldığını zaman içerisinde gördük...... Mafyacı yüzde yüz suçlu olduğu halde hem beraat etmiş...... Bölüm: Devlet olamaz' diyerek bu karan vermemesi gerekirdi.. Gerçeğinde ise vicdansız.. Bu. bir taşla üç masumu vuran oyunu şeytan planlayamazdı........ Bu olay üstünden sanırım 28 yıl geçti.. saygın kişiler olarak göstermeye çalışacaklardı.. böyle karar veren vicdan başka olaylarda da aynen bunun gibi hastalıklı karar verecekti...... Onların böyle bir olaya katılmamaları gerekirdi.... Sonra avukatlar tarafından nasıl kurtuluruz diye formül aranıyor.... yanlış şeyler yapacaklardı........ 1 .. öğrencilerden bir tanesinin fakir ailesine para veriliyor. kendini soymaya kalkan silahlı kişileri bertaraf eden yiğit bir adama dönüşmüştü..... Bu fakir ailenin çocuğu bu ifadeyi veriyor.. Düşünün ki duruşma devam ederken.. ama hâlâ üzülerek hatırlarım.

. buna karşı çıktığımı söyledim. bana destek veren en yiğit Jandarma Astsubayı idi....... Terör olayları lınca boş kalan zamanda yaptığımız tahkikatlarla.. bir grup asker evi aramıştı. cenaze merasimlerinde büyük olayların çıkma ihtimaline karşı..... Müdürü nün tertiplediği bir yemekte tesadüfen Alay Komutanı ile karsı karşıya oturuyorduk........... Şubenin görevi gereği.. IVIaf yayla Kurtarılması Mersin'de görev yaparken çalıştığım 1..............." Bir anda...... Sıkıyönetimin ikinci yılı dolmuştu.. Haliç'te Yaşayan Simonlar........... yalnız kaldığım zamanlarda tek desteğim Namık Astsubay'dı.... Laf açıldı ve Sivas'a tayini çıkan arkadaşım Namık Astsubay hakkında şöyle dedi: "Yeni tahkikatla onun ela def terini dürdüm............___________________........ kenara çekildiği... On-on beş askeriyle gelirdi. "Ama nasıl yapabilirsiniz?" dedim. 1 ..................... bu tipte............ Terörün ve olayların artmasıyla birlikte herkesin kaçtığı dönemlerde.... Aslında sorun......._________.. yeraltında kalan çok önemli yolsuzluk olaylarının olduğunu da fark ettik.............................Astsubayın...................... Namık ......... evrakını gönderdim...... Bayan polis memurları... işimiz terör ve ideolojik olaylardı......... Onunla iyi bir diyalogumuz vardı... Bunun yanlış olduğunu............ Bir gün Emniyet.... Benim 61 ...... herkesin kaybolduğu. hepsi kendi sahasında benzer davranışlar sergiliyordu. Bu olaylar üzerine yeni gelen bir Alay Komutanı göreve başlamıştı...... En ciddi desteği bana o verirdi............ bugün tutuklaması çıktı...._ .... bu kişilikte idi............ Bu insanların adalet sistemi içerisindeki gücü hiç yabana atılır gibi değildi......... _ ...... Onun böyle bir olaya muhatap olması çok ağrıma gitmişti.... ... Alay Komutanı ve yardımcısı daha önceki büyük rüşvet ve kaçakçılık olayından dolayı sıkıyönetim kuvvetleri tarafından gözaltına alınmıştı. Bölüm: Devlet mühendisi...._........... Bir sabah şubeye geldiğimde öğrendim ki Mersin'den başka bir ile ataması çıkan Alay Komutamrun evi sıkıyönetim görevlilerince aranıyordu....... Namık Astsubay sıkıyönetim öncesi bütün olaylarda yanımda olan.......... bu kişiliklerden nasıl kurtulacaktık.. o zamana kadar göremediğimiz.

kendi çapında kabadayı.......___________________.... koruyun. Hemen yemekten çıktım ve Sivas'ta..... çok zor durumda kalacaktı.... Namık ise biraz ters açıdan... O semtte bir otel var........ haber vermesem Sivas'ta tutuklanacak...................... "Ben mahkemeye gelmeden tutukluluğu kaldırmam._ . Ama tüm ısrarımıza....... Neyse ikinci gün sabah erkenden Namık geldi." dedi.... Çare aramaya başladık......... Namık'ın durumunu bilen Şube Müdürümüz ve diğer arkadaşlarımızla birlikte Namık'a bir çözüm aramaya başladık ve tanıdık avukatlar bulduk.. tabii hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılmış.. Bu şekilde kararın kaldırılması mümkündü ama kaldırılmama ihtimali de vardı... İki üç gün uğraştık." diyordu... "Ben böyle bir olduğunu bilmiyordum.. Bu kişi.. alkole merakı olan... Avukatlar gıyabi tutuklama kararı çıktığı için mahkemeye çıkması gerektiğini. Bir başka ihtimal de hiç mahkemeye çıkmadan karara itiraz etmekti..._________. hatta bu adamı içeri alacağım...........itirazım üzerine........... Oturduk. ne olur ne olmaz... eğlenceye... bu hâkim üzerinde kimin etkisi olur.................. Bizim 62 ...... oradan tutuklu olarak Mersin'e getirilecek.. Mersin'in batı kısmında daha çok otel ve restoranların olduğu semtte etkin biri... tüm görüşmelere rağmen hâkim isteğimizi kabul etmiyordu. O zaman dediler ki bu hâkim üzerinde sözü geçebilecek bir kişi var.............. Yemek yemek ve eğlence için birtakım sanatçıların gelip gittiği lüks bir yer...... kim ne yapabilir diye düşündük.. görev yapan Namık Astsubayı aradım.. milliyetçi olarak tanınıyordu...... bütün ısrarlarımıza rağmen hâkim ikna olmuyordu. Namık Astsubay cezaevine girmeden bir çare bulmamız gerekiyordu..... Onca görev yapmış birinin içeri alınması hoş olmazdı..... Bölüm: Devlet oradaki görevlerim nedeniyle durumu bilen Albay Cengiz Katun -ki o da vatan millet duyguları gelişkin biriydi. Hâkim." diyerek durumu anlattım.. 1 .... kimin sözü geçer. "İvedi gelmen lazım.... dünya görüşü olarak solcu bilinen biriydi...... Bundan emin olmak için avukatlar ve Emniyetteki tanıdıklar vasıtasıyla davaya bakacak olan hakimle görüşmeye başladık. mafya olarak bilinen bir adam.... böyle ise hemen arkadaşınızın haberi olsun.. mahkemede ya tutuklanacağını ya da serbest bırakılacağını söylediler....

.... Geçmişte Asayiş Şubenin en aktif birimi olarak bilmen ve şimdiki cinayet.. Onlar da bizim gücümüzü..... çekingen ve abartılı saygılı hali. bizi bir kenara bırak.... "Aman nasıl olur ağabeylerim... Şube polisi olarak hep terör işlerine baktığımız... Polis Hasan._ ...... hatta.... bu işi halledebilir mi diye sorduk... bu adam ne yapabilir......... şoförlüğümüzü yapan polis Hasan bu kişileri tanıyordu." dedi.... Bölüm: Devlet hâkim de sürekli buraya gidiyor.___________________..... bilmiyoruz.... "Eğer iş buysa...... gasp.......... siz emretseydiniz ben hemen gelirdim............ Bu adamı mutlaka bulmamız gerekiyordu.......... sıkıyönetimde oları etkimizi.. Bu işi siz merak etmeyin.. bütün mafya babası bilinen tipler genellikle biraz sağcı milliyetçi bilindiklerinden terör polisine aşırı saygı duyuyorlardı...... Sonra adama durumu anlattık.. gücü nedir. büyük bir mahcubiyet içinde........... kim baba..... Bir yandan merak etmememiz için bize çok güvence veriyordu. Ama adam içeri girince.......... o zaman kadar asayiş olaylarına hiç bakmadığımızdan kim mafya... adamın bu mahcup....... Otelci üzerinde en büyük etkiye sahip olan da bu kabadayı.... Biz 1. Adam.. Mersin çapında etkili olan bu mafya babasının telefonunu buldu...... Şube Müdürümüzün aracı ile şahsı alıp getirdi... çok kolay ağabeyler.... hiçbir şeyin bizi etkilemeyeceğini.. size zahmet oldu. otelciye karşı çok mahcup ve bağımlı..._________....... böyle biri bu işi nasıl başaracak şeklinde düşünmemize neden oldu... operasyon ekiplerimizin kabiliyetini bildiklerinden hiç karşımıza çıkmıyorlar. polisimizden bile çekinip ayağa kalkıyor. Biz adamdan medet umarken.... Adam kabul etti..." diyerek aşırı bir saygı gösterisinde bulundu. mafya ne yapar. hırsızlık gibi tüm suçlara bakan araştırma biriminde uzun süre çalışmış ve son zamanda bizim şubeye atanmış.. Kabadayıyı bulursanız bu iş hallolur dediler.... bekçimizden..... 1 ....... Fakat ertesi gün adam iş 63 . siz bana araba göndermişsiniz. Şube Müdürümüz Ömer Ağabey şahsı arayıp kendisiyle görüşmek istediğimizi söyledi.. ama diğer yandan da adamın mahcup haline baktığımızda bu işin altından kalkacak gibi durmuyordu...... lafını bile etmeyin....... hemen hallederim....

..... planı 64 ....................... Bölüm: Devlet halloldu dedi...___________________... Bir süre ilerledikten sonra aracın gidemeyeceği yollara gelince soyguncular aracı terk ederek dağlara doğru yaya kaçmaya başladılar................. bu kadar basit değildir ama benim açımdan bu. Mersin Terörle Mücadelede. o zamanki adıyla 1.. Mafyanın ve yandaşlarının etkisi küçük bir Anadolu ilinde böyle ise İstanbul. amacımız ona biraz şehri tanıtmak ve bilgi vermekti. 1 .......İTİ II € bütün Mersin'de bulunan ekipler o istikamete doğru yöneldiler....... otelcinin isteğini kabul etmiş.................. ormanlık alana doğru kaçmaya başladılar. Soyguncuların kullandığı araç önce Tarsus İlçesi yoluna çıktı.. Şubede. muhtemelen Temmuz ayı başında sabah saat 10 civarıydı.. Anons Lİ z!vC_ . şube müdürlerinin ısrarını dinlemeyen hâkim maalesef o kabadayının ısrarını... Orada bulunan polisler karakoldaki külüstür bir araçla kaçan soyguncuları takibe başlamıştı. otelde temini basit şeyler uğruna tutuklamayı kaldırmıştı.. Soyguncular orta boy ağaçlar ve kayalıklardan oluşan makilik. sorgu operasyon bürosu amiri olarak çalışıyordum..... biz de hiç hazırlık yapmadan hemen takibe katılmak üzere hızla hareket ettik... sonra yolun ilerde polis tarafından kesileceğini tahmin edip Toros Dağları istikametindeki köy yollarına saptı........._________.. Yani devletin görevlilerinin.......... genelde bu sistem ve bu sistem içerisindeki insanların düşünce yapısı ve davranışlarının görülmesi açısından ibretlik bir olay olduğu için çok önemliydi...................... Polis Akademisini o yıl yeni bitirip Mersin'e benim şubeye atanan komiser yardımcısı Adem'i de yanımıza almış araçla şehri geziyorduk..... sonra avukatlar müracaat etti ve Namık Astsubay'm tutuklaması kalktı.._ ......... PKK'hların Banka Soygunu 1980 yılı yazında.............. Arkadan gelen... Ankara ve İzmir gibi büyük illerdeki durumu tahmin etmek güç değil........... Belki bunun çok fazla örnekleri ve başka çok fazla teferruatları da vardır. avukatlarının.... Daha şubeden yeni ayrılmıştık ki telsizden Karaduvar Mahallesi'nde bir bankanın soyulduğu haberi geldi.........

...._________...." dedim. Daha doğrusu kendi tabiri ile PEKEKE.. O zamanki Mağazalar Karakolunun üstündeki Terör Şubesi koridoruna getirdik....... Başta Emniyet Müdürü ve diğer Şube Müdürleri........ Bölüm: Devlet polis programı olmayan ve sadece telsiz anonslarını duyan ekiplerinin hepsi de peşlerinden aynı istikamette köy yoluna girdiler.. karşısına da ben oturdum.... bir-iki saat sonra helikopter geldi....... Soyguncuların araçta 4 kişi olduğu tahmin ediliyordu.. "Durun..... onlar da yardıma çağrılmıştı.. Soyguncular önde.............. Orada anlatılanlardan bu örgütün yeni kurulduğunu. "Hangi siyasi hareketin mensubusun..... ama bunu bir örgüt adına yaptığını söyleyip hangi örgüt/hareket olduğunu sorunca............ O zaman Adana'da bulunan Sıkıyönetim Komutanlığından helikopter istenmişti..... polisler arkada gelişigüzel bir arama ve kovalamaca başladı.. hangi örgütün adına soygun yaptınız?" oldu........._ ... hakkında son bilgileri almıştım. Birkaç saat süren bu harekâtın sonunda soyguncular arazide kayboldular...... Şahsı bir sandalyeye oturttum........ Adamı sorgulayacağım..... yakalanan kişiyi sorgulamak üzere Mersin Emniyet Müdürlüğüne getirdik. Helikopterle aynı arazide tarama ve uzaktan gözetleme faaliyetleri yapıldı ama şahısları bulmak çok zordu. aramaya katılmış.... Adam önce konuşmak istemez gibi hareket etti... Bu kursta yeni örgütler..___________________... o 65 ... Ben şahsa sorular sormaya başladım. adamın yalan söylediğini düşünerek doğruyu söyletmek için ona saldırmaya başladılar....... Onlar için PEKEKE hiçbir anlam ifade etmiyordu..... dağlara tırmanmış..... Bu olaydan kısa bir süre önce Ankara'ya sorgulama kursu için çağrılmıştık........ ama bu arada olayla ilgilenmiş. Jandarma da haberdar edilmiş....... diğerleri uzun aramalara rağmen bulunamadı.. hatta kovalamaya katılan trafikçilerin tamamına yakını etrafımızı kalabalık bir halka şeklinde sarmışlardı......... 1 .... bölünen ve birleşen siyasi gruplar vs.. İlk soru. koşturmuş ne kadar polis varsa hepsi bu emeklerinin karşılığı olarak evlerine gitmemiş. Tabii bu örgüt ismini o güne kadar hiç duymamış olan orada bulunan herkes........ PKK dedi..... olağanın aksine hepsi birden şubeye çıkmışlardı................... amirleri olmak üzere. Bu arada kaçamayıp arkada kalan banka soygurıcularından bir tanesi silahı ile birlikte yakalandı..

ama örgüt 1977'de kurulmuş ve 1980 yılında soygun olmuştu.......... amaç ve idealler doğrultusunda banka soyabiliyordu........ Bu duruma yıllarca hep şahit oldum. Aslında belki de en büyük çelişki veya güvenlik kuvvetlerinin bütün bu olaylarda başarılı olamamasının en büyük sebeplerinden biri de bence buydu..._ .. Bunların niçin banka soyduğunu anlayamiyord.................. Örgütün amaç ve ideallerini kavrayarak bu..... Bu o zaman kadar Mersin'de çok duyulan bir örgüt değildi........... Acilciler Operasyonu 66 ...... Bölüm: Devlet zamana kadar Apocular veya Ulusal Kurtuluş Ordusu (UKO) diye bilinen örgütün ad değiştirerek PKK.. bu konuda çok da büyük ilerleme kaydedilmedi....... Daha sonra uzun sorgulamalar sonunda şahsın ifadelerinden diğer sanıklara ulaşmak.......... Ama böyle bir örgütün adım bilmiyorduk....... şahıs anlatmaya başladı.uk... bence hâlâ da böyledir....... Yakaladığımız kişiden bazı bilgiler alsak da dikkatimi çeken şuydu: Hepimiz devletin güvenlik kuvvetleriydik. örgütün ne olduğunu biliyor. Örgütün adı ilk defa duyduğumuz bir kelime gibiydi........... çoğumuz devletle ilgili her konuda bilgi sahibi olduğumuzu zannediyorduk.... bilmemiz gereken birçok şeyi bilmiyorduk ama o kişi çok az okuryazar olmasına rağmen ideolojik bir örgütün amacını biliyordu ve örgüte para bulma uğruna bir banka soyacak kadar bu ideolojiye inanmış.............. bu ideolojinin içinde ve bilincindeydi........... Biz........ en azından onlara karşı operasyon yapma imkânlarımız oldu.. Arada 3 yıllık bir zaman vardı........... Girilmesi zor olan ve o zamanki tabirle kurtarılmış bölgelerdi... Gerçi soyguna katılan şahısların büyük bir kısmı Adananın meşhur Dağaloğlu Mahallesinden gelmişti...... daha sonra operasyona gittiysek de diğer kişileri yakalamak kolay olmadı._________.. Arada büyük bir orantısızlık ve büyük bir farklılık vardı... büyük bir kısmımız yüksekokul veya lise mezunuyduk. 1 ...___________________............ Orası o dönemler bir ekibin kolayca gireceği bir yer değildi... Karşı tarafı tanımıyorduk. ilkokulu bile bitirmemiş olan karşımızdaki kişi bu.. fakat okuryazarlığı zayıf...... öğrenmiyorduk ve Öğrenme isteğimiz de yoktu...... yani Kürdistan İşçi Partisi adını aldığını öğrenmiştim..

. ortada hiçbir sebep yokken öldürebilmesi-ni aklım almıyordu...... Bir gün karakola gelirken ağır ceza reisinin saldırıya uğrayıp vurulduğu söylendi......... ama o kadar çok benziyorsun ki sen zannettim........ Örgütlere girmiş genç insanlar ideolojik amaçları için siyasi eylem yapıyordu. Ben olay yerine gitmemiştim ama giden ekiplerin verdiği bilgilere göre olay yerinde bir şarjör düşürülmüş. bakın ben değilim... O zaman bu olayla ilgili çizilen eşkale benzeyen kişiler yakalanıp teşhis için hâkimin yaralı olan eşine getiriliyordu...... dikkat edin..il isimli genç ve güzel bir kızı teşhis için götürmüştük. eşi kapıyı açınca hâkimi sormuşlar. "Ne olursunuz teyzeciğim..... hâkim olay yerinde ölmüş....... biri kız olmak üzere üç kişi gelmişler.... bir daha bakın lütfen..... "Evet kesinlikle bu.... Kız panikledi. diğeri ise hırsızlık ve dolandırıcılığa bakan ikinci kısımdı....___________________.. muhtemelen de kış aylarıydı......... ama ben devletin görevlisi olarak bu eylemlerin 67 ............ Mersin merkezde Asayiş Şubesinin hırsızlık masasına atanmıştım.... Olay şöyle gelişmiş: Kapı çalınmış.... 1 ... Bu getirme götürme işlerine ben de birkaç defa katıldım..... ayrıca örgüt bayrağı bırakılmıştı....._ ... biri cinayet ve gasp gibi ağır suçlara bakan bi rinci kısım... Hâkimin yaralı eşi kızcağızı uzaktan görünce... eşi yaşlı kadıncağız ise ağır yaralanmıştı.......... fail hakkında bana bir fikir vermişti._________.........." diyerek iyice yaklaştı....... tanıdım onu" dedi. Bununla birlikte Türkiye'de yaşayan bir bir ağır ceza reisini. Bölüm: Devlet 1980 yılı....... Beni ikinci kısma almışlardı.......... önce bu kısımda göreve başlamıştım ama o zamanki kadrodaki görevli sayısının azlığı nedeniyle ciddi olan bütün olaylara bakıp koşturulabiliyordum.. Bu yıllarda Mersin merkezde siyasi olaylar meydana geliyordu..... Yaralı kadın yakından daha dikkatli baktığında... Kimi zaman eski olaylara karışmış bazı insanların da teşhisi gerekiyordu..... Bu şubenin iki kısmı vardı.... Fakat bu olay. Bir gün ilginç bir olay oldu... 701i yılların örgüt mensuplarından biri olan Pınar Erdem...." dedi.... hâkim kapıya gelince de makineli tüfekle ateş etmişlerdi......... "Evet sen değilsin.... bu olaya anlam veremiyordum.... Neden öldürmüşlerdi? Kendimce olayı tam manasıyla kavramış değildim........

.... uykum gelince yatıyor...... rist..... Benim gibi tüm meslektaşlarım da aynı seviyedeydi....... soygundan sonra iki mensubundan silahlarını bırakıp sıradan yolcular gibi gitmelerini istemiş... satılmış ve kandırılmışlar gibi beylik sözlerden ilerisini bilmiyor.... şimdiki adıyla Terörle Mücadele Şubesinde göreve başlamış oldum. 1997 yılında İstihbarat Daire Başkanlığındaki görevimden alınmamı talep eden dilekçeyi verip görevden alınıncaya kadar geçen tam 17 yıl boyunca sürdü... Bolum: Devlet.. Ayrıca birçok kişi mesainin büyük bölümünde basit devriye.._________............. 68 ile örgüt dokümanlarını inceleyerek mesaimi geçiriyordum.... Şubeye almışlardı.... koruma... ile uğraşırken..... Bölüm: Devlet niye yapıldığım anlayacak zaviyede bile değildim.... bunlar anarşist. yani sıradan görevlilere göre 3-4 kat daha yoğun ................ İşte o zamanki adı ile birinci...._ ......... Bu görev... O zamanki cinayet masasının amiri rahmetli Natık Karadeniz ve ekibi bizden önce olay yerine varmıştı...... bekleme tedbirleri vs... tekrar uyanınca çalışmaya devam ediyordum..... dürbünlü silah gibi malzemeleri toplayarak bir jiple yola çıkmıştık....... 1 .... Bu hizmette çok çalışanlar günde 8 saat......... Bir gün günlük çalışmalara devam ederken Silifke'de bir banka soygunu haberi geldi ve bütün polis ekipleri ara binerek ellerindeki tüm imkânlarla olay yerine....................... kavrayainiyorduk. Mesaim herkese göre iki kat fazla idi...... vatan haini... çatışma ve kovalamacalar çalışıyordum.. bazıları ise 12 saat çalışıyordu ama ben sabah uyanır uyanmaz göreve başlıyor...... Biz biraz daha donanımlıydık...___________________. Biri ilçe halkından olan diğer iki kişi Göksu Irmağı'na yakın bir bağ evinde kalmaya başlamışlar... İlçe dışına gitmeleri istenen iki üye şüphe üzerine ilçe polisi tarafından yakalanmış ve soyulan banka görevlileri tarafında teşhis edilmişti..... çelik yelek........ Bankayı soyan dört kişilik THKP-C Acilciler grubu üyeleri..... terö1.. operasyonlar. ben en yoğun sorgular.. Bu olay meydana geldikten bir müddet sonra ataklığım dolayısıyla beni 1.. Silifke'ye doğru gitmeye başladılar.........

...... birinin cesedi bulunmuş ve diğeri kaçmıştı............. Bunun üzerine kaç kişi olduklarını..... bu olayın o zamanki adıyla Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi Acilciler örgütü tarafından yapıldığı anlaşıldı. daha doğrusu ideolojik örgütleri hiç bilmeyen cinayet masası aceleyle söz konusu eve doğru soygunculardan biriyle birlikte yola çıkmıştı.......... İlk yakalanan failler mahkemeye gönderildikten sonra devam eden araştırmalar sonucunda örgütle ilgili önemli bilgiler elde edilmeye başlandı............._ .. 1 . Şahıslan sorguladık.... Olay yerine varınca hepimiz birden bütün araziyi aramaya başladık. Bu arada hâkimi öldüren en önemli sanıklardan ikisinin.... suyu geçmeye kalkarken faillerden hücrenin lideri olan Recep boğulmuştu... Bölüm: Devlet Hemen akabinde bu kişiler ilçeye gelen cinayet masası görevlileri tarafında sorgulandıklarında diğer iki arkadaşlarının kaldıkları evi gösterebileceklerini söylemişlerdi... cesedi bulundu... bir süre önce evlenen... Böylece iki fail sağ yakalanmış.........................._________............ silahlarının ne olduğunu.„......... .... ___. Örgüt mensuplarının isim ve kimlikleri belirlenmeye başlandı... Yanılmıyorsam bir askerin.. Şahsın verdiği bilgiler üzerine Hatay'dan bazı isimler getirildi............. Mersin'in yerlisi olan kadın militanla Hataylı bir erkek militan olduğunu öğrendik... hem de general rütbesindeki bir kişinin düğünü için bu iki terörist kız ve oğlanın Ankara'ya gittiğini 69 ..... bunun üzerine ekip panikleyince diğer sanıklar kaçmaya başlamışlardı......._____...___________________.... Haliç'te Yaşayan Sımoniar. Göksu bahar aylarında sert akardı......... Eve varılıp çatışma başladığında yakalanan soyguncu ile cinayet masası amiri başkomiser Natık Karadeniz vurulmuş........ Bu şahsın tespit edilmesiyle birlikte hızla araştırmaya başladık ve o gün bu kişilerin bir düğüne gitmek üzere Ankara'ya gittikleri bilgisini aldık..................... Bu olayın il merkezinde duyulması üzerine bizler her şeyi alarak yola çıkmıştık.......... biri çatışma anında polislerin veya arkadaşlarının ateşi ile vurulmuş........ Çatışma ile birlikte kaçan kişiler ırmağa doğru gitmişler ve Göksu Irmağı'nı geçerek arazide kaybolmaya çalışmışlardı................ Sağ yakalanan kişi getirilip sorgulanmaya başlandı. her tarafa bakıyorduk.. .................

....... Sonra 70 .... böyle bir general ve böyle bir üst rütbeli subay yoktu........... banka soygununun.................... Doğrudan olay yerine gidecektik....... Mersin'e bilgi vermişler ama o zamanlar telsiz...... cinayet masasının iki polis memuruyla birlikte o zamanlar başkomiser.................. Ankara'ya gidişin sıradan bir düğün olmayacağı veya normal düğünse bile örgütün eylemine dönüşebileceği ihtimalini dikkate almamız gerektiğine karar verdik.... Hâkimin öldürülmesinin... Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda yaptığı araştırmada edindiği bilgiler tam teyit edilemedi.._________..... O akşam için hemen Ankara Emniyetine o zamanki kısıtlı imkânlarla telefonla bilgi verildi.... Biz düğün ve düğün evi hakkında bilgileri aldıktan sonra...... Biz gece yarısı süratle yola çıktık ve sabah erkenden Ankara'ya vardık.... Ankara Emniyet Müdürlüğüne vardığımızda........ Bunun üzerine sıkıyönetim görevlileri ile görüşmek ve daha temel bilgiler almak için Ankara Emniyet Müdürlüğünde buluşmaya karar verildi....... Örgüt mensuplarının düğününe katılacağı general rütbesindeki düğün sahibinin evi ve düğün yeri hakkında bilgi almak istedik.. Bu kişiler teröristti ve düğünde de eylem yapabilirlerdi..... hâlâ en yakın dostum ve ağabeyim Nerrin Sarı vardı.. telefon benzeri cihaz bulunmadığından ve biz yola çıktığımız için m erkezimizle irtibatımız olmadığından dolayı bu bilgiden haberimiz yoktu..... giderken onları da yanımıza almamızı istediler....... Ekipte.. şu anda ise polis başmüfettişliğinden emekli olan...... Meğer onlar bizim yakalamak için plan yaptığımız kişilermiş......... dayım dediği Sadi Sevük Paşa isimli yakın bir akrabası vardı...... bir gariplik vardı. oluşturulan dört kişilik bir ekiple hemen Ankara'ya hareket ettik. mesaj çekildi........... Bölüm: Devlet öğrendik... daha önce soyulup da faili belli olmayan diğer banka soygunlarımn da bu örgüt mensuplarınca gerçekleştirildiğinin belirlenmesi üzerine... 1 ... çünkü onlar düğüne katılacaklardı.....___________________...._ .... Daha biz yola çıkmadan.... bu kişileri sabah erken saatte daha otobüste iken yakalamış. dün bizim yaptığımız bildirim üzerine iki kişi yakaladıklarını söyleyerek.. felsefe profesörlerine taş çıkartacak entelektüel birikime sahip... Nerrin Ağabey'in Genelkurmayda... Ankara Emniyeti telefonumuz üzerine garaja gitmiş....... operasyon hazırlığı yaparken ve yer tespitiyle uğraşırken oradaki görevliler.

... sıkış tıkış eski model bir Mercedes arabaya.... Ben lavaboya gidip yüzümü yıkayarak uykumu açmaya çalıştım............... Hiç durmadan Mersin'e gitmemiz gerekiyordu.... MP5 iki şarjörü doldurup bantla ters yüz bağlamıştık.... bir polis memuru ile ben. Döndüğümde iki 71 ...... Ekip üyelerine.. toplam altı kişi. Araçtan inerken elimdeki silahı arabada bıraktım...................... hemen hareket edeceğiz" dedik. baş-komiserimiz Ön tarafta oturmak üzere binip hareket ettik........ onlar giderken uyandım.............. Bölüm: Devlet Ankara Emniyetine geldiğimizde yakalayacağımız kişilerin zaten yakalanmış olduğunu görünce operasyondan vazgeçtik ve sanıkları hemen alıp yola çıkmaya karar verdik..... her ihtiyacını gidersin. Yola koyulduk.... çünkü etrafta mola vermiş yolcu otobüsleri ve yolculardan oluşan küçük bir kalabalık vardı. arkadaşlara........... Ayrıca bu kişiler çok tehlikeli insanlardı... Başkomiserimiz ve bir arkadaş.. mola verelim.. Çift şarjörü bantla sarılmış MP5 makineli tüfeği arabanın içerisine koydum ve bizim.. öne de ben geçtim. yolda durduğumuzda yandaşları sorun çıkarabilirdi. "Yolda durmak yok..... onlar da tamam anlamında başlarıyla işaret verdiler........ Hiç beklemememiz.. İki sanık........ Bunun yanında kişisel silahlarımız da mevcuttu..... sanıkları da yanlarında götürüyorlardı.. Bunun üzerine arkaya Nerrin Başkomiser.. herkes hazırlıkları yapsın.... Yorgunluktan sabaha karşı uyumuşum..... çıktım........ aynı anda 64 mermi atabilecek imkâna sahiptik..... 1 .... bir çorba içip biraz dinlenelim.. elimizde bir tane makineli tüfeğimiz vardı.. takip ettiğimiz operasyon devam ediyordu.. Makineli tüfeği de ben aldım... Pozantı'ya yaklaşınca hiç durmayalım diye anlaşmamıza rağmen şoför. O zamanlar çok güçlü silahlarımız da yoktu._________............. Pozantı'ya gelmiştik. ortamıza iki sanığı alarak arkada.. silah arabada takip edin diye işaret ettim.... Aracın içinde biraz durduktan sonra..._ .. dört de biz.___________________..... Dışarıda onunla dolaşmak istemiyordum. uykumuz kaçsın diyerek Pozantı'daki bir restorana girmişlerdi..... Epey yol alınca aracın arka koltukları dar olduğundan ve operasyon dolayısıyla son üç-dört gündür doğru dürüst uyuyamadığımdan çok rahatsız olmuştum.. hemen hareket etmemiz gerekiyordu...

... oğlanın ailesinin yanına gitmiş gözüküyorlardı) teşhis için getirmişlerdi.......... fakat hâkimin yaralı eşi Ankara'ya sevk edildiği için sanıklar da teşhis için Ankara'ya...... Arada gerçekten sadece yaş farkı vardı..... Önce polislerin benim makineli tüfeği arabanın önünden aldıklarını zannettim................ Biz de ise 5-7 mermisi olan basit silahlar vardı...___________________.............. bir hafta bizim şubede kaldılar........ o arada da polislerle samimi olmuşlardı.... 1 .. bizim arkadaşlara baktım.. bundan dolayı da önemsiyordum. Bunların yanma vardım.... o zamana kadar en çok silahlı eylem yapan Acilciler örgütünün iki önemli sanığı.. ____........... cinayet masası da bunları o zaman Hatay'da yakalayıp (hâkimi vurunca Hatay'a._________...... teşhis olmayınca şubede bir hafta tutulduktan sonra serbest bırakılmışlardı. Bölüm: Devlet sanığın arabanın arkasında oturduğunu gördüm....................... Bunun üzerine bu olayın doğru olduğuna kanaat getirdim.... çünkü hâkimin eşi kafili Pınar Erdemli isimli bir kişiye çok benzetmişti. Çevrede olaylardan bihaber yüzlerce yolcu bulunuyordu..................... Şahıslara baktım........ hâkimin vurulması sonrasında ihbar olmuş.. biz bunları misafir ettik.... kelepçe vurmak ayıp olur demeleri üzerine Nerrin 72 . kelepçe vurmayalım. Bu karı koca görünümündeki sanıklar hakkında. Almadıklarını söylediler... Yanlarında da hiç kimse yoktu..... Sanıkları daha Ankara'da araca bindirirken onlara kelepçe takalım demiştim.. hepsi gayet sakinler......._ ....... "Sanıkları oraya gönderdiniz... yüz hatları ona çok benziyordu... yaralı kadının öldüğü haberi alınmış..... Militanlar birkaç gün cinayet masasında sanık veya misafir gibi kalmışlar._........... sevk edilecekken.... onları tanıdıklarını ve kelepçeye gerek olmadığını söylemişlerdi. Cinayet masası polisleri ile tanışıklıkları da şuradan kaynaklanıyordu... Ankara'da kızı gördüğümde katilin büyük ihtimalle o olduğunu düşündüm. Ağır ceza reisini öldürmüş............. silahı aldınız mı?" diye sordum... . Dolayısıyla sanıklar teşhis edilememiş. banka soymuş ve daha birçok olayın faili. üzerinde çift şarjörleri dolu makineli tüfeğin yanındaydılar... Ve sanıklar kelepçesizdi.......... rın......... ama yanımızdaki cinayet masasının polisleri...... Fakat arkadaşlaHaliç'te Yaşayan Simonlar........... Bu kız da Pınar Erdemil'e benziyordu..

. onlar tarafından çok büyük şeytani bir plan zannedilmişti...... Erkek olan bana şöyle dedi: "Ben enayi miyim? Sen o silahı oraya bilerek bıraktın........... bu silahı kullansalar çok zorda kalabilirdik.. Acilcilerin iki önemli militanıydı............. Daha sonra şahısları sorgularken bu olayı da onlara sordum..... "Neden önünüzde makineli tüfek dururken alıp kaçmadınız... bu yüzden her türlü riski göz alarak içlerinde bu kişilerin katil olabileceklerine en çok inanan ben olmama rağmen zanlılara kelepçe takmamıştık.... karşı koyma şansına sahip değildik... îşte bizim bu kadar saf ve tedbirsiz oluşumuz... Ben polislerin yanlarına vardım....... En azından bir ikimizi öldürüp kaçabilirlerdiniz. Halbuki gerçekten safça ve tedbirsizlikle silahı oraya bırakmıştık ve alıp kullansaiardı bugün bu kitap yapılamayabilir. siyasi örgüt ne demek......... yavaş yavaş arabaya yaklaşalım ve binip sessizce gidelim dedim... onlara kelepçe takarsak çok ayıp olur gibi düşünceler içindelerdi. niye yapmadınız?" dedim.............. 1 ........... Hiç hissettirmeyin......._________... telafisi mümkün olmayan olaylar çıkabilirdi.... nasıl düşünür vs... biz takarsak korkuyor derler. inerken silahı boşalttın. karşı tarafça olağanüstü bir tedbir ve olağanüstü bir tuzak olarak algılanmış ve öyle görülmüştü....._ .. Ama diğer yandan polisimiz bu kişiler bizde bir hafta misafir kaldı..... Şimdi ellerinde kelepçe olmayan ve çok iyi silah kullanabilen iki kişi arabanın içerisinde ve önlerinde çift şarjörü takılmış bir makineli tüfek vardı..... demişti............ Hiçbir şey olmamış gibi panik yapmaksızın uygun şekilde arabaya bindik ve hep beraber Mersin'e döndük. bilinmiyordu..___________________...... Buna benzer olayları 73 .......... İdeolojik örgüt........" Yani bizim arkadaşların saflığı. Bölüm: Devlet Ağabey onlara kelepçe takmamış.. Korktuğumu düşündürecek şeyler her zaman beni rahatsız etmiştir.. paniğe kapılmayın....... Bu işlere bulaşmış insanlarsınız... Bizi öldürmek için bir senaryo kurdunuz...... onlara çok alıştık... Arabadan en son sen inmiştin. Biz ise karşılarında dört kişi ve hiçbir şekilde onlara.... Numaranızı yutmadık........ Biz silahı elimize alsaydık. Ayrıca etrafta birçok insan vardı.. kendinizi koruma bahanesiyle bizi vurup öldürecektiniz... o yüzden silahı almadık.... Aslına bakarsak bu insanlar hâkimin katili.....

"Mutlaka almış sındır.. sadece birlikte oldukları diğer militan arkadaşlarının adını vermek istemiyorlardı....... ben hangi örgütün bunu yapmış olabileceğini tahmin edebiliyor........._________.. Pek çok olayın hangi örgüt tarafından 74 ..... Şube Müdürümüz ona banka soygununda ne kadar para aldığını sordu........... Çünkü biz karşımızdaki insanları ve onların zihinsel yapılarını... Militanların iç dünyasını ve inançlarım öğrenmem epey zaman almıştı..... bu şahıs tüm risklere katlanarak banka soygununa katılmış ama..... Bu farklılığı soruşturma boyunca her zaman görmek mümkün oluyordu.. Bu arada dünyanın belki de en temiz.. Militanlar olayları saklamıyorlardı. o zaman banka soygununa niye katılmıştı..... bizim gibi insanlar için manalı olmayan eylemlerin örgüt mensupları için makul..... hatta bazıları için geç kaimmiş eylemler olduğunu tahmin edebiliyordum..._...... kimin ne rol oynadığını öğrenmeye çalışıyorduk....... Bir ara bir militan..... Ama asıl tuhafı şuydu: Bize göre bankayı soyan kişilerin parayı bölüşmeleri gerekiyordu. Bölüm: Devlet polis teşkilatı ve benzeri güçler çok yaptılar.......... güçlerini ve niteliklerini anlamak ve idrak etmekten çok uzaktık.............................. çok yaptık daha doğrusu........ banka soygunundan bir gün sonra tekrar Hatay'a gittiğini anlatınca......... 1 . Şube Müdürümüz ve tüm amirler sanıkları sorguluyor.. sinirleri bozulmuş ekip üyesi herkes epey gülmüştük.. ve olayları diğer meslek Haliç'te Yaşayan Simonlar.. hangi olaya kimin katıldığını.. En garip eylem.. Militan para almadığını söyleyince.......... en saf polis amiri olan Ömer Ağabey... taşlarım garip karşılarken...................... örgütün isteği üzerine Hatay'dan Mersin'e geldiğini.... eylemleri hiç de garip karşılamıyor..... O da almadığı yönünde ısrar ediyordu...._.. "O zaman bankayı babanın hayrı için mi soydun?" deyince günlerce yorulmuş... biz ideolojik örgüt içinde militanların inanç ve idealleri için fedakarlık yaptıklarını..._ ......___________________.... ne kadar aldın.. Gece geç saatlere kadar Cumhuriyet Savcısı Yusuf Bey..................._............. söyle" diye ısrar ettik.......... banka soygununda para alma diye bir amaç ve mantıklarının olamayacağım bilmiyorduk..... paradan beş kuruş almamıştı..... ama sonunda artık onlar gibi düşünüp onlar gibi hissetmeyi başardım....

...... bazı görüşmelerde bulunmak üzere bir eve girdi.___________________..... Hibe alınan eski model bir Mercedes 1e Şube Müdürümüz Ömer Bey ve ben onun tarif ettiği Mersin Yeni Mahalleye gittik.................. Mersin'deki kardeşinin Türk eşini telefonla arayarak..._ . Her gün feribot Kıbrıs'a gidip geliyor............ İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto 1982 yılında Mersin'de görev yaparken bir gece Şube Müdürümüz arayıp acele toplanmamız gerektiğini söyledi... bunlarla beraber hareket eden bir grup insan evde toplanıp marmelat kutusunu açıyorlar............ Gemi ile Suriye Lazkiye'den yola çıkıp Kıbrıs üzerinden Mersin'e gelecek olan Suriye asıllı bir kişi....... Artık sabırsızlanmaya başlamıştık.......... eve getiriyor.. yoktu. içerisinde orijinal susturucusu olan ve Fransız onlusu denen namlusunda susturucu 75 .. gemide kendilerine hediye olarak aldığı bir kutu marmelat oiduğ bu kutuyu tlaka gemiden alması gerektiğini............. Eve birtakım insanlar girip çıkıyordu ama Müdürümüz bir türlü çıkmıyordu.................... O zamanlar Mersin'den Kıbrıs'a ve oradan da Suriye'nin Lazkiye İli'ne düzenli gemi seferleri vardı..... 1 ....... saat 24'e doğru müdürümüz geldi..... Beş kiloluk marmelat kutusunu açınca.......... Kısa süre sonra şubeye geldik....... marmeladın kayboİmamasını özellikle ısrarla tembih ediyordu..... Bu kadar ısrar etmesi üzerine kardeşinin eşi de... Bunun üzerine bu kişiler işkilleniyor..... ancak haftada bir veya iki defa da Mersin-Kıbrıs-Lazkiye ve Lazkiye -Kıbrıs-Mersin şeklinde seferler oluyordu... bana kısaca olayı özetledi......... gümrükte çalışan insanlarla yakın diyalogu olan görevliler aracılığıyla gidip gemideki o marmelat kutusunu alıp. saklamalarını vermemelerini sıkı sıkı tembih ediyor... kendisinin Kıbrıs'ta gemiyi kaçırdığını..... O zamanlar makam aracı vs.. Bölüm: Devlet yanılır yapılmış olduğu konusundaki tahminlerimde çok az olmuştum... şoförle ben beklemeye başladık.... O araçtan indi....... Olayı nasıl ve neresinden başlayarak anlatacağını bilemediğini söyledi...._________.. Daha sonra şahıs tekrar telefonla arıyor ve kutunun alındığını öğrenince güvenli hem bir çok yerde seviniyor hem de ve kutuyu kimseye açmamalarım.....

. Bir kısmı da başka ülkelerde bulunuyormuş........ Bu amaçla silah ve susturucu getiriyordu ancak Kıbrıs'ta gemiyi kaçırınca planı bozulmuştu......... Evde bulunan diğer kişiler de Suriye'deki örgütün mensubuydu....__.............. Haliç'te Yaşayan Sımonlar... Hatta bazıları Arapça bilen Türk kızlarla evlenerek Türkiye'de kolayca ikamet ediyordu ve ev sahibi kadın da böyle biriydi..65 mmlik mermi olduğunu görüyorlar........ rnüdürümüzü arayıp bilgi veriyor ve biz durumdan haberdar oluyoruz. Biz bu olayın teferruatını o zaman çok öğrenememiştik ama gelecek olan kişinin hakkında bilgi sahibi olduk.....___________________...... Evdeki örgüt mensubu kişiler zaten eskiden beri Halit Musto'nun devletin ajanı olduğundan şüphelendiklerinden....... bir sıkıntı çıkar başım belaya girer düşüncesiyle gümrük müdürüne olayı anlatıp silahı söylüyor....... Marmelat kutusunu gönderen ev sahibinin kardeşi ise Suriye Muhaberatının gizli ajanı olan Halit Musto'ydu ve Mersin'de ağabeyi ile irtibatlı diğer İhvancıları öldürmek üzere geliyordu........ eski adıyla Önemli İşler Daire Başkanlığı.... onun öldürülmesi için plan yapmaya başlıyorlar..... bir susturucu ve bir kutu 7.... Bölüm: Devlet takmak için vida açılmış bir tabanca......... O zamanki Emniyet Müdürümüz.._....... Suriye'deki rejim muhalifi Müslüman Kardeşler teşkilatının önemli üyeleriydi.... Suriye'den kaçarak Irak tarafından verilen farklı belgelerle Mersin'de kalıyorlardı.._________... O gümrük müdürü de bizim müdürümüzün yakını olduğu için...„_......... 76 ...... marmelat kutusunu alan ev sahibesi korkuyor................... Ancak öldürme işi konuşulmaya başlanınca.... İhvan........ Tüm bu kişiler.................. Biz olayı biraz daha deşince pek çok bilgiye ulaştık.._.......1 Müslimin (Müslüman Kardeşler) isimli Suriye'deki rejim muhalifi bir grubun birçok eyleme karışan üst düzey militanları..._ ....____.......... Suriye'den kaçmış ve birbirleriyle irtibatlı olan 5-6 kişi. Bu insanlar Suriye'de birtakım olaylara ve faaliyetlere karıştıkları için ülkeden kaçmış ve Türkiye'ye sığınmışlardı.......... şimdiki adıyla Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevini yürütmüş. gelen kişinin kendilerine eylem yapmak üzere geldiğini anlayarak... silah ortaya çıkınca her şeyi anlamışlardı............ O anda evde...... 1 ......-...

....... Üzerlerinden çıkan Irak'tan verilmiş pasaportları...... Tabii ilk defa böyle bir olayla karşılaştığımız için iki kişinin yapabileceği bir olayı. biz yüzlerce insanla tedbir alarak yapmıştık............. İşin özetini anladıktan sonra Halit Musto'yu ve Müslüman Kardeşler teşkilatına üye olan Türkiye'deki diğer kişileri de çeşitli baskınlarla yakaladık. olağanüstü tedbirler aldık. Onun anlatımlarından olayın ne olduğunu. o zamanki askeri 77 .......... belgelerini. bir kısmı muhtelif olaylara karışmış.. o zamanki Sıkıyönetim Komutanı ile MİT Mersin Şubesine de bilgi verildi... Şahsı takibe aldık ve eve gittiğinde fazla zaman geçirmeden şahsı alıp Emniyet Müdürlüğüne getirdik... Gördük ki Suriye'de rejim muhalifi olan Müslüman Kardeşler teşkilatı çok ciddi örgütlenmiş...... sahte belgeleri ve diğer evrakları aldık..... Hepsinin üzerinde Irak pasaportu ve vatandaşlık belgesi vardı. Olay Emniyet Müdürüme genel hatlarıyla müdürümüz Ömer Bey tarafından anlatıldıktan sonra... Böylece örgüt hakkında epey bir bilgi sahibi olduk.......... tamamen Irak tarafından desteklenen ve Suriye rejimine muhalif bir gruptu..............___________________..... Bu arada onu dinlerken diğer kişiler hakkında da bilgi sahibi olmaya başladık.... Tabii böyle bir olayın adli işleme nasıl konu edileceği......... Türk İstihbaratı da belli oranda bilgi sahibiydi.. daha sonra deşifre olan ve ağır suçlardan arananlar Suriye devletinin yakalanan kişilere uyguladığı ağır tedbirlerden dolayı ülkeden kaçmışlar... pasaportlarını... vs...... o zaman Irak rejimi Suriye ile düşman olduğundan bu insanları her açıdan destekliyordu........ çatışmalar.. Saddam rejimi bu örgüt mensuplarına maaş veriyor......... Yani bu örgüt._________.......... tanzim ediyordu..... Bölüm: Devlet Ortadoğu kökenli örgütler konusunda uzman sayılacak bir isim olan Mustafa Yiğit'ti..... Sabah gemi limana gelirken. Bunların ifadelerini aldık. teferruatını öğrenmeye çalıştık.. Örgüt üyelerinin bir kısmı yaralanmış..... askeri birliklere saldırılar........ Bu kişilerin çoğunun evlilikler yaparak belli oranda Mersin'de kümelendiklerini ve akrabalarının yanında kaldıklarını tespit ettik......._ .... 1 .... Adamı sorgulamaya başladık............... bombalama olayları gibi yüzlerce eylem gerçekleştirmiş..... bunları uzaktan izliyordu......

......... Şahsı normal karakol yerine İstihbarat şubesinde bir kısmı bizim şubemizden.. Şube personeli başında duruyordu.... Bunun üzerine ben ve arkadaşlarım adamın gidebileceği her yeri aramaya başladık................. Onu tanıyan ve gidebileceği herkesi dolaşıyor....... bir yere kaçamaz düşüncesi ile tedbirlerin yavaş yavaş gevşediğini....____._____..... bir kısmı İstihbaratta olan görevlilerle. Bulunduğu evdeki ev sahiplerini de ikna ederek onu banyo yaparken yakaladık.. O gece nöbette olan İstihbarat şubesindeki arkadaşlarımız da çok zorda kalmışlardı................ gelirse mutlaka bilgi vermeleri gerektiğini.............. ama Halit Musto konum itibarıyla biraz daha farklı bir kişiydi. bu konularda birikimli ve oldukça yetenekli.......___.... bir gün bizim 1........ 1 ...... Emniyet Müdürümüz geçmişte İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış. Bu kaçışın sıradan olamayacağını... Haliç'te Yaşayan Simonlar......_ ......................... Bir gün istihbarat...... Tabii bu şahsın içeriden veya dışarıdan hiçbir yardım almadan kaçmasına inanmamıştık...... Müslüman Kardeşler örgütü mensupları Irak vatandaşı gözüküyorlardı....... Emniyet İstihbarat Şubesine ait lojman görünümlü olan binada bekletmeye aldık. 78 ........... Başka bir ülkeden Türkiye'ye eyleme gönderilmişti. görevlilerle bu kişi arasındaki samimiyet ve güvenin artması ve nasıl olsa bir yer bilmiyor....... İkinci günün sonunda inanılmaz... Bu sıfatı itibariyle de özel işlem yapılması gerekiyordu.. Ne yapıp ne edip adamın bulunması gerekiyordu. bir gece görevlilerin uyumasını fırsat bilen Halit Musto nun da kelepçelerini gevşeterek binanın ikinci katından atlayıp kaçtığını Öğrendik................... Suriye ile irtibatlı birilerinin yardımıyla gerçekleştiği gibi inanılmaz teoriler üretmeye başladı... Dolayısıyla bu süreç çok uzun bir süreyi kapsadı... mucizevi bir çalışmayla şahsın yerini belirledik... ona yardım ederlerse çok ciddi bir suç işlemiş olacaklarını söyleyerek bir yandan onları korkutuyor bir yandan da itimatlannı kazanacak konuşmalar yapıyorduk............. dünyayı ve olayları tanıyan biriydi..................... bu yüzden işleri kolaydı...___________________. Zaman geçtikçe._________.. Bölüm: Devlet yönetimin süreçten haberdar edildikten sonra vereceği talimata bağlıydı....

hatta bundan dolayı Suriye'nin de PKK'yı desteklediği söylendi.. Ama bu olayda Suriye'deki rejim muhaliflerinin Irak tarafından nasıl desteklendiğini.. Türk kanunlarına göre hiçbir suç işlememelerine rağmen bu kişilerin hepsini hudut dışı etti... Daha sonra hapisten çıkınca Suriye'ye iade edildiğini tahmin ediyorum... operasyon ve sorguları yapan.......... Tesadüfen orada...... Türkiye yıllarca İhvancıları desteklediği iddiası ile Suriye tarafından suçlandı.... bir Türk ile 79 .. Ancak Türk vatandaşları ile evli olan ve bundan dolayı kanunen hudut dışı edilemeyen kişilerin ülkede kalmasına müsaade edildi......... Buradaki Arap asıllı vatandaşlarımızın çokluğu ve Suriye ile ilişkilerin kolaylığı gibi nedenlerle Suriye'den kaçanların Hatay'da yaşamaya başladıklarını gözlemledim..........._________.... tüm siyasi olay.. Herkes Mersin Emniyetinin ve İstihbaratın itibarını kurtardığımızı söylüyordu...........___________________....... bir ülkenin başka bir ülkenin iç işiyle ilgili olarak nasıl bu kadar güç sarf ettiğini........ Suriye ile aramızdaki anlaşmalara bağlı olarak hareket edilmiş olabilir.... Fakat Türkiye (hem de askeri yönetim zamanında) İhvancıları desteklemedi..... hiçbir şeyden yılma yan.... Bu tabii bizim oradaki itibarımızı çok artırmıştı... sonra yapılacak işlemler konusunda Ankara'nın bilgi vermesi aylar süren uzun bir süreci kapsadı................. yakalama umudu olmayan bir casusu iki günde yakalamak ayrı bir başarıydı.. ama biz ikinci gün şahsı yakalamıştık.. ikisi arasındaki bu çekişmeyi çok net görmüştük.. Sonunda Halit Musto tabanca ve silahtan adli işlem gördü ve diğer işlemlerin büyük bir kısmı o zamanki genel güvenlik politikası gereği fazlaca resmi evraklara yansımadı ve şahıs o haliyle mahkemeye gönderildi... Zaten Mersin'in en iyi ekibiydik.................... Fakat kaçan.... 1 .................. Aradan yıllar geçti............ Bu kişileri sanırım altı aya yakın bir süre tutmak mecburiyetinde kaldık._ ... Zaten hiçbir eylem de yapmamıştı....... her olayı çözen bir ekiptik... Bölüm: Devlet Kimse yakalanacağına inanmıyordu..... Diğer İhvan-ı Müslimin üyeleri ise Irak vatandaşlık belgeleri olması ve Irak'a gitmek istemeleri üzerine Irak'a hudut dışı edildiler... Şahsın sorgusu uzunca bir zaman sürdü....... Daha sonra görev dolayısıyla Hatay'a gittiğimde İhvan-ı Müslimin örgütünün oradaki varlığını da gördüm...

............. şehirlerde isyan çıkarma gibi büyük eylemleri gerçekleştirebilecek güce ulaşmıştı....... bütün Müslüman Kardeşler örgütü üyelerinin affedildiğini. Kapsamlı bir af çıkarmış........_________.... İhvan -1 Müslimin örgütü sorununu baskı ve şiddetle çözememişti... bana pasaport getirdiler.... ama sistemi yumuşatarak........___________________.. Suriye'deki İhvan-1 Müslimin teşkilatı..... Tabu bu karşılaşma......... af çıkararak....... bunlarla ilgili özel af çıktığını..._ ... Af yasasından herhangi bildirdiler.. "Devlet. Bölüm: Devlet evlenerek kanunen ikamet hakkı elde eden bu örgütün ileri gelenlerinden bir tanesiyle tanışma imkânım oldu ve onunla biraz konuştuk... 19801i yıllarda. Suriye....... Halil Musto olayından on sene sonraydı.... bu kişilerin büyük bir kısmı da affedilmişti... akrabalarıma harcırah vererek yanıma gönderdi...... rejim muhaliflerinin ailelerine.......... Ama zaman içerisinde devlet. rejimin yumuşadığını." yararlanarak olaya dedi..... yurtdışına kaçan kişilerin aileleriyle irtibata geçerek onların da affedildiğini...................... bomba yüklü araçlarla askeri karargahları patlatma... şartıyla yıllarda serbest Suriye'ye bir daha bir karışmamak kalacağımı gittiğimde..... Suriye gibi bir ülke bütün rejim muhaliflerim ülkesine davet etmişti. baskıcı tutumlardan vazgeçip demokratik adımlar atarak sorununu kısmen çözmüştü.. Daha Suriye'ye sonraki dönebileceğimi... Devlet bu örgütü bastırabilmek için Hama ve Humus göze almıştı.. Konuştuğum kişi.... örgüte ve taraftarlarına yönelik bu kadar baskıya rağmen sorunun halledilemeyeceğini görmüş ve sonunda özel yasalarla rejimi yumuşatarak olayların önüne geçebilmişti............... Bunun üzerine İhvancıları n büyük bir çoğunluğu ülkelerine dönmüşler.... Bugün İhvan-ı Müslimin örgütü Suriye'de varlığını hâlâ 80 ....... ülkeye dönmeleri yönünde çağrıda bulunulduğunu öğrendim...... akrabalarına ve yakınlarına eskiden gösterdiği sert tutumu göstermemeye başlamıştı....... Aradan geçen zaman içerisinde Suriye'nin çok değiştiğini..... 1 ... Hama'da uçaklarla bombalanan bazı binaların yıkıntılarının hâlâ durduğunu gördüm. Çok az kişi yurtdışında kalmıştı...... 90 veya 91 yıllarmdaydı..

yoksa bu olayları yoktan yaratma imkânları bulunmamaktadır. eylemlerin..... Suriye gibi bir ülkenin bile bu sorunu bu yolla halletmesi... bunun karşılığını vermek istedik...... Bu demektir ki bu tür olayların. halkın taleplerinin karşılanmaması...... Bu açık olarak göstermektedir ki........ huzursuzluklar........___________________. örgütün yaşaması için yeterli değildi. ama hemen hemen hiçbir olayını duymuyoruz.................. Geçmişte ülkemize zarar verdiğini..İhvana bilinen bazı kişileri dolaylı yöntemlerle PKK ya öldürttüğünü teslim olan samimi PKKlı itirafçılardan duymuştum................... ülkemize yönelik terör faaliyetlerinin merkezinde yer aldığını veya PKK yi desteklediğini açıkça bildiğimiz Suriye'ye............. PKK ya yönelik çalışmalar sırasında.... ama bu ülkelerde bir grup yaratamadık veya bir eylemsel faaliyete dönüştüremedik..... Suriye'deki İh vanaları Irak destekliyor.......... Bu kadar çok olay ve eylem yapan bir teşkilatın yavaş yavaş söndüğünü görüyoruz. 81 ... Benzeri durumlar birçok ülke için de söylenebilir....... Suriye'nin Türkiye'de -özellikle Mardin bölgesinde.._ . Dış güçler sadece bunu kullanmak... Ama bu.... bir ülke içerisinde meydana gelen kargaşanın.................... topluma demokratik haklar tanıması gerekir......... bunu tahrik etmek derecesinde faydalanabilir..... Daha doğrusu 901ı yıllardan sonra hiç duymadık...... rejimin baskıcı tutumundan vazgeçip yumuşaması..._________. hepsine maaş veriyor... 1 ... örgütlerin susturulması için şiddet değil. terörün ve büyük olayların asıl sebebi... zamana ve çağa uygun olmayan bir yönetim anlayışının hüküm sürmesidir.. Yunanistan'a ve benzeri ülkelere karşı biz de Türkiye olarak her halde birçok şey yapmak. ibret almaya değer örnek bir olaydı.. tüm ihtiyaçlarını karşılıyordu. Bölüm: Devlet devam ettiriyor mu bilmiyorum.. yönetim ve idari yapısındaki bozukluklar......... O açıdan Türkiye'de üretilen komplo teorilerinin de temeli ve mantığı doğru değildir.. Örgüt ülke içindeki koşullar nedeniyle kurulmuş ve yine ülke içindeki koşulların iyileştirilmesiyle Irak'ın her türlü desteğine rağmen varlığını de Sonraki yıllarda........... o ülkenin kendi içerisindeki çelişkiler...

..... Bölüm: Devlet Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı Mersin ili Tarsus ilçesinde fabrika sahibi bir kişi. Çok eski değil.. yabancı menşeli sigara satan çocuklan yakalamak ve yabancı sigara satışına mani olmak ve ayrıca Kuzey Kıbrıs'a giden ve yanlarında yabancı para bulunduran kişileri yakalamaktı. Araçların hava filtreleri içerisinde... sıraya yazılıp yıllarca bekledikten sonra bir telefonun çıktığı.. İhbar üzerine evine ve işyerine kablosuz telefon alan fabrikatörü........... hatta 1983'e kadar Türkiye'de döviz taşımak........ onay beklendiği yıllardı......... savcılar ve mahkemeler mesai sarf ediyordu.......... telsiz kanununa muhalefetten tutuklamışlardı................ bir tanesi evi ve bahçesinde yaklaşık 50 metre çapında bir alanda.. acil telefon bağlatmak için Ulaştırma Bakanlığından torpil........... kablosuz telefon bulundurmak. dağdaki çoban bile cep telefonu kullanıyor....... diğeri ise fabrikasında ve gerektiğinde şehir içerisinde yaklaşık 2-3 kmlik bir alan içinde kullanılabilen iki tane telsiz telefon almış............... o günün kurallarına göre de ne kadar saçma suçlar olduğu anlaşılıyor.___________________........ diğerini fabrikasında ve gerektiğinde arabasında kullanmaya başlamış................. Yine 1980 yılı ve öncesinde Mersinde mali polisin en önemli işlerinden biri.. motorların muhtelif yerlerinde hep dolar yakalanırdı.._________. 1980 yılında.. O zamanlar her isteyenin PTT'd en hemen telefon almasının mümkün olmadığı... Birini evinde.. dövize de el konulurdu... bu kanunları uygulamak için polisler ciddi çalışıyor......... Evde 82 ... Ama bugün bu kanunların ve suç kabul edilen eylemlerin yalnızca bugünün kurallarına göre değil..... Evet.. 1 . yabancı sigara taşımak ve satmak suçtu.. hatta hapse atılabilir........... telefonlarına da el konulmuştu................. kimde yakalanırsa gözaltına alınır. O günlerde o kanunlar çok doğru gözüküyordu._ . O yıllarda dolar veya başka bir yabancı para taşımak suçtu... Şimdi ilkokula giden çocuklar.. işi gereği gittiği Uzakdoğu'dan.. hem de ciddi suçlardandı. İnceleme bahanesi ile mahkeme bitene kadar telefonları ben alıp iş yerinde ve arabamızda kullanmıştım........... 1980 yılında bugün herkesin evinde bulunan kablosuz telefon kullanmaktan bir fabrikatör tutuklanmıştı.

.......... karayolcuların ve şoförler cemiyetinin para alarak insanlara ehliyet verdiklerini söylemişler ve yaptıkları çalışmalarda da para alarak ehliyet veren görevlilerle irtibatı olan kişiler bulmuşlardı....... gelmişti.. Bu kişiye bir elemanlarını yaklaştırıp belli miktar para vererek............... Ben 83 Şehirde genel bir düzen hâkim olmuştu.... Fakat asıl önemli olan.. O zamanki İstihbarat birimi Emniyet Müdürü'ne ehliyetlerde büyük yolsuzluk olduğunu. Galiba 1983 yılı idi.... O zaman böyle bir operasyonu ancak terör şubesi ve biz yapacak kapasitedeydik.. hassasiyet gösterilerek oluşturulan bu kurallarda bu kadar hata ve çağ dişilik oluyorsa....... Emniyet Müdürü üzerinden bana geldiler... Bölüm: Devlet rahat ve konforlu bir şekilde telefonla konuşmak niye suç olurdu............ diğer günlük hayatı düzenleyen kuralları durup bir düşünmemiz gerekir........... Daha da önemlisi suçlar çok düşünülüp ciddi incelemeler sonunda konan kurallardır. bugün de bize çok doğru gözüken ama aslında anlamsız ve saçma yasaklarımızın hâlâ olmasıdır........ terör olayları veya..... 1 .................. sigaranın yerlisi ile yabancısı arasında fark neydi? Bu türden eski saçma yasaklara daha birçok örnek verilebilir. Bunların büyük kısmı tutuklanarak Sıkıyönetim Mahkemelerinde yargılanıyorlardı.............. sıkıyönetimin verdiği havayla da hemen hemen hiç olay olmaz hale ....... Ehliyet Yolsuzluğu 12 Eylül İhtilali olduktan sonra olaylara karışan tüm örgüt mensuplarını veya terör olaylarına karışan bütün tarafları büyük oranda yakalamış. ehliyet sınavlarına giren trafik polislerinin.._ ........... dolar taşımanın kime zararı vardı...... gözaltına almış ve mahkemeye sevk etmiştik... ehliyet sınavını kazandırma sözü almışlardı...... illegal örgüt olayları azalmca başka olaylara bakmaya zamanımız olmuştu.............. Hem de çok miktarda...___________________... Üzerinde bu kadar çok inceleme yapılarak.........._________.......... Kurallarımızı çağdaş dünya değerleri ile kıyaslamadan sadece alışkanlık olduğu ya da gelenek haline getirdiğimiz için doğru kabul etmek yanlıştır......

.. "İlk sınavda 80-90 puan almanıza rağmen şimdi aynı sorularda 10 puan bile alamıyorsunuz. Bir plan yaptım.... İçlerinden biri İstihbaratın ayarladığı kişiydi.. Olay günü ehliyet sınavına giren yaklaşık 40 kişi dağılmayıp...... Bunun üzerine bu kişileri çağırıp... biri sınıf arkadaşım............ onları da ortaya çıkarmalıyız diye düşündüm.... Belki 84 .. rüşvet verdiklerini itiraf ettiler.. Öğrendiğimiz kadarıyla para veren kişilere komisyon üyeleri sınavda soruların cevaplarını gizlice veriyorlardı. çok düşük puanlar almışlardı.. ona görev nedeniyle galiba bir kolaylık sağlamışlardı. Bir kişi polis memuruydu..... Anlatın bakalım.. mademki böyle bir operasyon yapacağız.... Daha sonra bu tahkikatı büyüttük.. Terör örgütleri üzerine yaptığımız operasyon ve tahkikatlar nedeniyle epey deneyim kazanmıştık. Beş on dakika önce sınavı geçmiş olan 6 kişiden yanlış hatırlamıyorsam 5 tanesi sorulara hiç cevap verememiş........... durumun varlığına inanılmayan il yoktu.... Bu insanların hepsine aynı sorularla................... bunun sebebi nedir?" diye sorduk............... Ama burada önemli olan şuydu...___________________....... aynı salonda. aynı şekilde tekrar sınav yaptık.......... dürüstlük abidesi komiser Şükran Tamer olmak üzere iki dürüst komiserin haricinde Şoförler Cemiyetinin.. bu söylenti Türkiye'de o kadar yaygındı ki. Yıllardan beri ehliyet komisyonlarının rüşvet alarak ehliyet verdiği söyleniyordu. birazdan asılacak olan sınav sonuçlarının listesini bekliyorlardı........ Bizim bildiğimiz kişinin dışında başkaları da vardır. ama bunu önlemeye yönelik o güne kadar ciddi hiçbir faaliyette bulunulmamıştı........ Mahkeme bir kısmım tutukladı...... Bölüm: Devlet olayı inceledim..... Diğer iki kişi rüşvet veren kişilerdi... ehliyet sınavına girip kazanan kişileri tekrar yeni bir sınava almaya karar verdim.............._ .. Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesinin ve Karayollarının ehliyet sınavlarında görevli tüm memurlarını rüşvet suçundan dolayı gözaltına aldık..... 1 ...... İnsanların etrafını tutarak kimsenin dışarı çıkmamasını sağladık........_________....... aynı zaman aralığında. o zaten belliydi... her sohbette konuşulan bir olaydı. büyük bir kısmı da daha sonra ceza aldı..... O tarihlerden bir-iki yıl öncesine kadar........

. Bu olay örnek olması açısından anlamlıydı......... Bu bir bakış açışıydı ve olayları önlemede yapılabileceğini göstermesi bakımından önemliydi.......... İhracat bedeli olarak gelen bu paralar banka hesaplarından çekilmeden çekilmiş gibi gösterilerek döviz alım bordosu imzalanıyor ve yeniden İstanbul'da başka adreslere havale ediliyordu... Bizim yaptığımız uygulama bile caydırıcı olmuştu..........._________.............. Tabii İstanbul'da bu paraları getiren ve götüren insanlar da ayrı şeyler yapıyorlardı................. Bu şekilde trafiğin yazılı sınavlarında rüşvet olaylarının ciddi oranda önüne geçildi..................... ihraç ettikleri hayvanların parası ise sonradan geliyordu....................... 1 ....... sanki bedelini peşin aldıkları mallarım (özellikle de canlı hayvan) Beyrut'a ihraç ediyorlar...... Belki direksiyon sınavlarında yine rüşvet alındı ama en azından yazılı sınavlarda istenirse para birçok almasının şeyin engellendiğini...... Yaptığımız tahkikata göre birtakım insanlar yurtdışına önemli miktarda mal ihraç ediyor......... bunun da önemli olduğunu zannediyorum... herkesin bildiği şekilde ehliyetler rüşvetle satılırdı? Altın Kaçakçılığı Davası Türkiye 'de bir zamanlar çok ciddi ses getirmiş.... kur farkı adı altında birtakım fazladan paralar alıyorlardı..... yeter ki önemsensin veya o niyetle bir faaliyet gösterilsin. Bölüm: Devlet İstihbaratın yaptığı faaliyet önemli bir şeydi ama en azından bizim yaptığımız gibi en basit haliyle sınavdan çıkan kişileri tekrar sınava tabi tutmak suretiyle kimin kopya çekerek veya rüşvet karşılığı sınavı geçtiği ortaya çıkarılabilir ve bu durum önlenebilirdi. hem de devletten vergi iadesi...... Bu kişiler.. Neden çok basit olan bu yöntem bunca yıl yapılmaz....._ ......... Bu suretle hem ihracatlarını kolaylaştırıyorlar.................___________________..... önce Sıkıyönetim Mahkemelerinde daha sonra Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılamasına devam edilmiş ve bugünün önemli simalarının adının karıştığı altın kaçakçılığı olayının takibatını ilk defa Mersin'de biz yapmıştık.... İşte böyle bir faaliyet esnasında Mersin'de canlı 85 . sanki bu malın parasıymış gibi Türkiye'ye kendi adlarına döviz cinsinden para getiriyorlardı..

.... kendine ait terminolojisi.. özel tabirleri.......... Bununla birlikte parasını gerçekten almamıştı. Aynı dönemde Türkiye'de altın fiyatları düşük. Şahıs uluslararası ticaret hukuku kurallarına göre parasını isteyemiyordu........... Şahsın ihracatı karşılığı alacağı para Lübnan'dan gelmiyordu ve alacağını peşin almış göründüğünden evrak üzerinde hakkını iddia edemiyordu.. paralan Türkiye'ye getirip tekrar düşük fiyattan altın alarak yeniden yurtdışına çıkarıyorlardı.............. Şahıs daha sonra hayvanlarını Beyrut'a göndermiş.. Ama bu paralan Türkiye'ye getirirken de yeniden kullanmak........................ Lübnanlı Muhammet Şekerci ve benzeri insanlar birlikte Türkiye'den İsviçre'ye gizli altın ticareti/kaçakçılığı yapıyor...... Dava açamazdı veya açsa da elinde herhangi bir delil yoktu. İhracatla ilgili bir olaydı. Bu ticarete aracılık yapan bir Türk ve etrafındaki insanlar şahsı dolandırmış gözüküyordu... çünkü parası daha önce peşin gelmiş gözüküyordu..... Burada şöyle bir manzara gözüküyordu: o dönemde yurtdışında yaşayan Nasrullah Ayan. ama paraya hiç do-kunmaksızm İstanbul'da belli kişilerin adına havale etmiş.............. kâr elde etmek istiyorlardı.... Bu olayın tahkikatının yapılması için bize getirdiler..........___________________.. Bu 86 .. Hayvanlarının karşılığı diye imza atarak döviz alım bordosu almış._________... kişinin anlattıklarını uzunca bir süre anlamakta ve algılamakta zorluk çektik............ Bu apayrı bir sahaydı ve olayı kavramakta zorlanıyorduk.............................. ama hayvanlarının karşılığı para gelmemiş............. o zamanlar Güneydoğu İhracatçılar Birliği Başkam Hadi Doğanı ve başka birçok ihracatçı grubunun başkanını gözaltına aldık. özel kuralları vardı. Lübnan'daki alıcılar da onun Mersin'deki arkadaşlarının yakınları idi. Şahsın verdiği bilgiler üzerine kamuoyunda daha sonra adı sıkça duyulan meşhur Nasrullah Ayan'm kardeşi Abdullah Ayan ve babasını.. Bölüm: Devlet hayvan ihracatı yapan bir kişi yurtdışından bu şekilde büyük miktarda para getirmiş. Fakat işin içinde bir garipliğin olduğu görülüyordu....... Biz bu kişiyi alıp dinledik..._ . Türkiye'den kaçırdıkları altınları İsviçre'de yüksek fiyattan satıyor...... Mallarının karşılığı olarak gelen para banka havalesiyle İstanbul'a gönderilmişti.. 1 . yurtdışında yüksekti.........

...... en küçüğü birkaç yüz bin dolardı. çekilen miktardaki para aynı kişi tarafından tekrar İstanbul'daki belli adreslere havale ediliyordu..... Bu şekilde gelen para gerçek sahiplerine............... Bu işlemler cok büyük rakamlardan oluşuyordu....___________________.... havale yapabiliyorlardı.................... dört bankanın Genel Müdürü o zamanki Ekonomi ve Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Turgut Özal'ın zımni müsaadesiyle bu işi yapıyorlardı.... Başta inanamadığımız bu olaylar. kâğıt üzerinde öyle gösteriliyordu. ........ İsviçre'den Türkiye'ye istedikleri firma adına istenen iş karşılığı gönderilmiş gibi göstererek..... ticari tabirle prefinansman döviz havalesi şeklinde Türkiye'ye ihracatçı kişiler adına gönderiyorlardı.... Tabii bu olayları belli bir şekilde toparlayıp.. aslında çekilme ve yatırılma yoktu............... ama.... Bölüm: Devlet paraları Türkiye 'ye sokmak için sanki Türkiye'den ihracat yapan kişilerin ihraç ettikleri malların bedeliymiş gibi. Demokratik ülkeler 87 askeri yönetimi tanımıyor. 12 Eylül'den sonra uluslararası ilişkilerde önemli sıkıntılar yaşanıyordu... Bu işi yapan dört bankanın genel müdürlerinin bu durum hakkında bilgisi vardı.. bankalarla görüştükçe doğru çıkmaya başladı.. bankada para çekilmiş gibi imza atılıyor ama para asla çekilmeden tekrar İstanbul'daki belirli adreslere havale ediliyordu.. Kim ihracat yapacak........ olayın gerçek boyutunun ne olduğunu anladıktan sonra durum hakkında sıkıyönetim yetkililerine verilmek üzere bir rapor hazırladık.............._________........ Sanıkların anlatımlarına ve olayın oluş biçimine göre başka türlü olmasına da zaten imkân yoktu. Bizim gördüğümüz kadarıyla Mersin'e gelmiş gözüken para için bankaya gidiliyor.... İstanbul'daki gizli altın ihracatçıları adına hareket ettiği söylenen kişilere (o zamanlar özellikle Berber Yaşarin adı çok meşhurdu. şahıslar bu durumu ifadelerinde anlattılar........ Bir iddiaya göre..... Tüm bu işlemlerle ilgili belgeleri bankalardan istedik... 1 .... onun adamlarına) tekrar havale ediliyordu........ hangi firmanın veya şahsın ihtiyacı varsa o kişiler adına havale gönderiyorlardı............ Milyon dolar civarındaki bir paranın sürekli olarak döndüğünü görüyorduk...._ ....... Araştırmaya başladık.... bankalarda paralar çekilmiş gözüküyordu............

.............................._________......._ ...... yurtiçinde altını ucuza alıp kaçak yollarla yurtdışına çıkarıyor.. Canlı hayvan ihracatçılarıyla ilgili olayı soruştururken aslında başka tür mal ihraç eden............ Turgut özal....... sanki Türkiye'den ihraç edilecek bir malın bedeli.. Bu işlem karşılığında devletten vergi iadesi adı altında para alıyorlardı........ çoğu zaman bu rakamlar malın % 15 -20'sıni buluyordu............... Üstelik bir taraftan altın kaçakçılığından gelen para... Bu işlemlerden herkes kâr ediyor.............................. Türkiye'den çıkan altının parasını................... özellikle sanayi ürünleri ihraç eden firmaların/holdinglerin de benzeri işlemleri yaptıklarını tespit ettik................. 1 ... 88 .___________________.... çünkü onlar da bu paralar geldikten sonra sanki mallan peşin satmış gibi o dönemde geçerli olan bütün kambiyo işlemlerini kolaylıkla atlatıyor.... İhracatçılar da kazançlıydı............................................. Ayrıca ihracatın yapıldığı tarih ile paranın geldiği tarih arasındaki kur farkı ne kadar yükselmişse (o zamanlar hatırlanırsa enflasyon döneminde kurlar sürekli artış halindeydi} bu fark da tahsil ediliyordu. Yani altıncılar paranın dönüşünü de değerlendirmiş oluyorlardı..... ... sadece devlet zarara uğruyordu......... on beş-yirmi bin TL vergi iadesi alacakken 30-40 bin TL vergi iadesi alıyorlardı......... Bölüm: Devlet ekonomik ve siyasi ilişki geliştirmiyor.... paralarım peşin almış gözüktüklerinden mallarını çok rahat ihraç edebiliyorlardı.......................... Ayrıca fatura üzerinde malın fiyatlarını istedikleri gibi yüksek tutuyorlardı.................... Altın kaçakçıları................... evrak üzerinde böyle gösteriyorlardı. yardım yapmıyorlardı.............. Bu suretle gösterilen paralar üzerinden yüzde on oranında komisyon alıyorlardı....... diğer taraftan malların gerçek karşılığı olarak yurtdışından gelen para kadar ihracat yapmış oluyorlardı... orada satıyorlar ve karşılığını döviz olarak Türkiye'ye havale ediyorlardı...... Türkiye'ye döviz gelsin diye bu koşullar altında altın kaçakçılığına dolaylı olarak göz yummuşHaliç'te Yaşayan Sımonlar .................. Böylece yüz bin TL değerindeki malı iki yüz bin TL değerinde göstererek......................... Diğer taraftan ithalat yapabilmek için acil dövize ihtiyaç duyulmaktaydı........................................ tu...... prefinans-man döviz havalesi olarak çeşitli ihracatçılar adına getirtiyorlar..

... O Dönemde geçerli olan ihracatta vergi iadesi teşviklerinden yaralanmak için ihraç ettikleri malların ticari fiyatını birkaç kat fazla gösteriyorlardı...................... bu sistemde söz gelimi 1 milyon dolara kadar ihracat yapan şirketlere ihracat miktarlarının % 10 oranında......... 1-30 milyon dolar ihracat yapana %15 oranında..... 1 ..... Namuslu insanlar 1 milyon dolar mal ihraç edip % 10 vergi iadesi ile 100 bin dolar vergi iadesi ahyorken. mallarının değerini iki-üc kat fazla gösterip devletten daha büyük oranda vergi iadesi almaya başlamışlardı. Bu teşvik uygulaması öyle ölçüsüz bir hale gelmişti ki sanayi mamulü ihracatçıları vergi iadesinden aldıkları paraların karşılığı olarak ihracat.._________... Yani ihraç bedeli olarak 5 lira gösterdikleri 50 kuruşluk terlik için en az 1 lira vergi iadesi alıyorlardı................___________________.. Devlet ihracatı teşvik etmek ve büyük ihracat şirketlerini desteklemek için kademeli vergi iadesi sistemini uygulamaya koymuştu. planlanmadan alınmış olan bazı kararların yeni yolsuzluk türlerine davetiye çıkarttığım gördük.. 300 milyon dolardan fazla ihracat yapana %25 oranında teşvik primi veriliyordu........... İhtiyaç fazlası terlikleri ucuz fiyattan alıp.. Bölüm: Devlet Yurtdışında farklı kaynaklardan (işçi dövizi gibi) buldukları dövizleri kendi ihraç ettikleri malın bedeli olarak göstermekteydiler........ 30 milyon dolardan fazla ihracat yapana % 20 oranında....................................._ .. Bunun 50 bin dolarını hiçbir iş 89 ... aynı miktar ihracat gerçekleştirip bunu büyük bir holding üzerinden yapmış gösteren orta çaplı başka bir ihracatçı.......... orada boş bir araziye döküyorlardı............. 250 bin dolar teşvik alıyordu. Hatta o kadar ileri gitmislerdi ki.. anlattıklarına göre sanayi mallarında yüksek vergi iadesi ve yüksek ihracat rakamlarında kademeli vergi iadesi uygulamasından yararlanmak için plastik terlik gibi bazı çok ucuz malların fiyatlarını bile çok yüksek (örneğin 1 liralık malı 5 lira) fiyatlardan gösteriyorlardı.. Bu konuda tahkikat yaparken ihracatın teşvik edilmesi adına iyi düşünülmeden........ Bunun karşılığında devletten yüksek gösterdikleri ihracat bedelleri için çok ciddi miktarda vergi iadesi alıyorlardı.............. Böylece bedavadan para kazanıyorlar ama ülkenin milli serveti sokağa atılıyordu...............ihracat işlemlerini gerçekleştirdikten sonra kamyonlara yükleyerek Irak'a götürüp...

.............. Bu şekilde içte ve dışta dürüst hareket edene karşı haksız rekabet ortamı doğuyordu... bu konudaki sorunları bize anlatırlarsa yukarıya rapor edeceğimizi söyleyince yapılan usulsüzlükleri anlatmaya başlıyorlardı............ Türkiye'nin tüm üretimi on birim olan narenciye için yirmi birimlik ihracat 90 da kısa sürede yolsuzluklara davetiye çıkarmaya ........... geri kalan 200 bin dolar vergi iadesi de ihracat yapan şirkete kalıyordu....... büyük ihracat firmaları ise hiçbir iş yapmaksızın.. Turgut Özal devletin döviz sıkıntısına çözüm olarak farklı politikalar uygulamaya koymuş ama bu politikalar başlamıştı..... aksi takdirde fiyat rekabetinde rakibine yeniliyordu. mal dahi satmaksızm otomatik olarak devletten para alıyorlardı........... Örneğin..._________.... Devletin dövize ihtiyacı vardı..._ ............................. her şeyi birkaç kuruşluk menfaatleri ölçeğinde gören bazı ihracatçılar tarafından ülke mallarının dünya piyasasında değer ve pazar yitirmesine sebep olunuyordu.... Ölçüsüz ve hesapsız verilen bu teşvikler ülkenin zararına dönüşüyordu... kredi almasına rağmen ihracat yapamayanların kredileri üzerinde cezalı olarak normal faiz işletiliyor... ayrıca kambiyo hukukuna göre de başka cezalar alıyorlardı.. Böylece küçük ihracatçılar tüm ihracatlarını büyük firmalar üzerinden gösterip devletten almaya hak ettiklerinden daha fazlasını kazanıyor.. Onların anlatımına göre devlet ihracatı teşvik için bankalar aracılığı ile düşük faizli ihracat kredisi veriyordu........... Bu düşük faizli krediler ihracatçının durumunu avantajlı hale getirirken.. Bölüm: Devlet yapmayan sadece üzerinden ihracat yapılmış gözüken büyük holding alıyor..... usulüne uygun davranan tüccar da usulsüzlük yapmaya mecbur oluyordu...........___________________......................... İhracatı teşvik için verilen ölçüsüz krediler iyi hesaplana-madığı için amaçlananın aksi sonuçlar doğuruyordu....... Gözaltına aldığımız ihracatçıları zamanın hukukuna göre üç ay gözaltında tutabiliyorduk.... Tüm bu süreçlerde öğrendiğim birçok şey beni derinden yaralıyordu.... İhracatta teşvik amacıyla iyi hesaplanmadan alınan kararlar yüzünden.... askeri yönetim olduğu için dünyadan destek alamıyordu. 1 .. Bu üç ay içinde onlarla samimiyeti ilerletip...... Bu durumu gören.....

........... sıkıyönetim döneminde bunların hepsi altın kaçakçılığı davası olarak Ankara 4 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde birleştirildi......................... Ama böyle büyük bir yolsuzluk olayının nasıl yapıldığını ilk defa bu olayda gördüm. biraz abartılı anlatılsa da gerçeklik payı çoktu. yurtiçi fiyatlar iki katma çıkabiliyordu... Bu raporlarda... sonra dış piyasada göre da malı için fiyatları bu Anlatılanlara ülkemizdeki tüccarların durumunu bilen alıcı ülkeler (özellikle Rusya).. diğer yandan da kendisi içeride daha yüksek fiyatla ürün almak zorunda kalıyordu. Rus halkı ise daha düşük fiyata narenciye yiyordu.. Bölüm: Devlet kredisi verilebiliyordu...... düsürüyorlardı....... Bu olay.. Bu iddiaların algılanması ve mahkemelerce kıymetlendirilebil-mesi sanıyorum altı aya yakın sürdü........ her gün bir tüccarla pazarlık yapıyor ve her defasında fiyatları daha da düşünüyorlardı. Bu ise iç ve dış piyasalarda rekabeti şiddetlendiriyordu.......... incelik ve hassasiyet gösterilmeyince zıddına dönüşüyordu... Bu konularda en ince topladığımız bilgiler üzerine raporlarımızı hazırladık.... Cezalı hadde düşmemek için on birimlik ülke içi üretimi erken almak isteyen tüccarlar önce iç piyasada fiyatları yükseltiyorlar..... Yıllarca sadece terör faaliyetleriyle uğraşıyorum..... Böylece Türk halkı bir yandan vergileriyle toplanan parasını kaybediyor.. 1 .................... ülkeyi nasıl dolandırdığinı. Rekabet o kadar şiddetlenmişti ki bir önceki yıla göre dış satım fiyatları yarı yarıya inerken.... Geniş bir yelpaze hakkında hileli bilgi toplamaya ve başladık... İlgili makamlara gönderdik. devlet imkânlarını nasıl kötü kullandığını gördüm............... kullanılan yöntemleri yapılan yolsuzlukları ayrıntısına kadar yazdık........ İyi niyetle alınan kararlar.........._________... ilk defa bu olayların çok 91 ..... daha sonra zannediyorum çıkan af yasaları ile kapandı................ Daha sonra....... İşte biz farklı firmaların yaptığı çok sayıda ihracat yolsuzluğunu ve devletten haksız yere para alma olaylarını tespit ettik....._ . dört bankanın Genel Müdürü ve Berber Yaşar in ve hatta dolaylı olarak Turgut Özal'ın ad mm geçtiği dava uzunca bir süre devam etti... Oysa bu olayla ilgilenmeye başladıktan sonra iyi niyetle çıkanlmış kararnamelerin arkasına saklanarak birilerinin büyük vurgunları nasıl gerçekleştirdiğini.......___________________.

....... yolsuzluğa ittiğine şahit olmuştum...._ ........... Tam benim istediğim........................ Açıkçası......___________________........... Kıbrıs'a günlük ve Suriye'ye ara sıra gemi seferlerinin bulunması gibi nedenlerle Mersin bölgesinde kaçakçılık faaliyetleri yoğundu... yanlış yapmaya... denetim elemanları) tedbir almaları için uyarı-lamaz mıydı? Bin lira için bazı insanların hayatlarının karartıl-dığı bir yerde...... ihtilal olunca sıkıyönetim ilan edildi.................................... Devlet makul karar alamaz mıydı? Ekonominin kuralları gereği eğer alınan kararlar makul ise bu kararları birilerinin kötü kullanmaması için diğer devlet kurumları (polis.._________...... örgütler sokakta aktifti... yapılan büyük yolsuzlukların ülkenin sosyal durumu açısından çok daha hayati olduğunu o zaman fark etmiştim ve bu şekilde hatalı bir biçimde çıkarılan teşvik kararnamelerinin sistemin içerisindeki insanları kolaylıkla kötü olmaya. Bölüm: Devlet daha önemli olduğunu............ Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir MersinYieki siyasi sorgu ve operasyon biriminin amiri olduğum dönemde bana bağlı olarak çalışacak şekilde başında bir komiser yardımcısı ve dört memurdan oluşan dört ayrı sorgu ve operasyon timi kurmuştum... Kaçakçılık olayları ihtilal öncesinde yoğundu.. en iyi yapacağım işti. alınacak en basit kararın bile inanılmaz derecede iyi hesaplanması. Başka uygun yer olmayınca. 92 .......... bir tek kelimeden bile bütün piyasanın etkilenebileceğine dikkat edilmesi gerektiğini fark etmiştim. sorgulamalar için kapalı spor salonunu vermişlerdi.. Mersin'in uzun bir deniz kıyısının olması.. 1 ....... savcılar... çok yakın mesafede Kıbrıs'ın bulunması.... gözaltı süresi kısaydı................. Onlarla fiili mücadele sürdürmek. hazine.. birilerinin milyonları çalmasına neden müsaade edilirdi? Beş TL değerindeki bir malın çakamaması veya çalanı yakalaması için polis görevlendirilir ama milyonları çalanlar İçin hiçbir işlem yapılmaz.... devriye gezmek ve olayları önlemeye çalışmaktan sorgu ve operasyona yeterli zamanım olmuyordu...... Daha önce de sorgu operasyonuna bakıyordum ama sorgulama ve nezaret için doğru dürüst bir yer yoktu.. maliye. Her tim belli örgütleri sorgulayacaktı.....

. illeri Mersin........ oradan da ters istikamette ne para ederse onu taşırlarmış........ Mehmet Taner bu işin başlangıcı yok......_________........ komutanlığı bölgesinde kaçakçılık yapan kişileri sorgulamak üzere asker ve polislerden oluşan bir tim kurulmuştu....... 1 ... Şam'dan Arabistan'dan kervan yükleyip İstanbul'a götürür. O günlerde oyun kâğıdı çok rağbet edilen bir kaçakçılık malzemesiydi.... Biz de en başından... birbirini tanıyan insanlar arasında olması gerekiyordu.___________________... Tahkikatı derinleştirmek Gaziantep maksadıyla ve Adıyaman Adana....... Bir gün bu timin sorgu yaptığı askeri birliğin içindeki yerlerine gittim...... Zamanla sınırlar değişmiş.._ .............. 93 ...... Bu time benden de adam istediklerinde... Tarsus'ta sahil istikametinden gelen orman içi yoldan ülkeye kaçak olarak sokulmuş 2 tır dolusu oyun kâğıdı yakalamışlardı....... İşin doğası bunu gerektiriyordu. İçerde aranan ve pahalı olan........ Kanunsuz ticarette karşılıklı olarak taraflar bizzat birbirlerini tanıması zorunludur. Yemen'den.. Bölüm: Devlet İdeolojik örgütlerin eylemlerini takip eden askeri birimler. sürekliliği olan her suç için geçerliydi ama kaçakçılık için daha da geçerliydi........ Mehmet Taner'i sorgulamaya başladık.. Aslında bu.... deve kervanlarının yerini tırlar almış ama onlar yine aynı işi yapmışlar..... en iyi elemanım sayılan komiser Adem'i gönderdim. Tim elemanları başlarında yüzbaşı olduğu halde gelip bu şahsın sorgulanması konusunda benden yardım istediler.... ilk kaçakçılık faaliyetinden başla deyince......... bir ara tamam her şeyi anlatacağım dedi... dışarıda ucuz ne varsa onu getirip satıyorlarmış. benim atalarım kervancıymış......... Hele uluslararası kaçakçılık çok daha fazla karşılıklı itimat istiyordu................. Anladım ki bir anda kaçakçı olunmuyordu....... Bu tim Mersin bölgesinde yakalanan kaçak mallarla da irtibatı olan Mehmet Taner isminde Gaziantepli birini yakalamış ama şahsı konuşturamamaktaydı.............. Hileli alman bir malı veya bedeli ödenmiş ama teslim edilmemiş bir kaçak eşyayı mahkemede icra yoluyla istenemeyeceğine göre bu işin bu piyasada uzun süredir bulunan............ sıkıyönetim Kahramanmaraş.......

.. Aslında babam benim böyle bir şey yapmayacağımı 94 .... adamcağız bakmış rahat yok mecburen onlarla birlikte Mersin'e yanıma gelmiş...." dedi.. Bu olaydan birkaç gün sonra bir sabah erkenden babam eve geldi. Bir lakabı ile anılır... Mehmet.. "Siz kiminle konuştuğunuzu bilmiyorsunuz.............. bana Çello Mehmet derler.......... Onlara. siz daha kiminle konuştuğunuzu bile bilmiyorsunuz........ Bu adam sizin. bizim adamın soruşturmasını o yapıyormuş veya o soruşturma üzerinde etkin imiş......... Mehmet Taner'in yakınları babamı bulmuşlar ve araya hatırlı kişileri koyarak ısrar etmişler.... Bölüm: Devlet Antepli olduğum için büyük kaçakçıları ismen tanırdım ama Mehmet Taner bana hiç tanıdık gelmiyordu... Bu adanı bizim için birkaç numara büyük.....___________________... sorguyu durdurdum...... Sorgulanan Mehmet Taner'e büyük kaçakçı deniyordu..._ . Bu adam Antep bölgesinin en ünlü kaçakçısı..........." dedim. Bu ifadelere dayanılarak çeşitli araştırmalar yapıldıysa da ciddi bir sonuç elde edilemedi........... sana ne derler..... hemen dışarı çıktık ve yan odada toplandık. Şahıs "Tabii efendim. hiç beklediğim bir durum değildi. bize yardım etsin..... o anda sorguda bulunanlara işaret ettim.. ailede herkes yılların büyük kaçakçıları.... Taner ile biraz konuştuktan sonra ayrıldım. îlla git oğlunla konuş.... şahsın gözü bağlı olduğundan bizi görmüyordu.. yiğit ben değiştirdim.... Köydeki işleri dolayısıyla ancak yılda bir-iki defa evime gelebilen babamın ne zaman geleceğini çok önceden bilirdim...... benim sorgulayacağım biri değil... Ama daha sonra baktım ki Mehmet Taner'in yaptığı ve birçoğu. benim soruşturma ile alakam konusunda epey şeyler anlatmışlar.. sıkıyönetim öncesi bir defasında Gaziantep'te kendisine ait iki tır dolusu silah yakalanmıştı.. kendisine ne istiyorsa veririz demişler..........TH... yani uluslararası kaçakçılık yapıyordu.......... Senin adın soyadımı şanın nedir........ çok geniş bir ailenin üyesi. geçmiş zamanlarda gerçekleştirilmiş kaçakçılık eylemleri ile ilgili ifadesi alınmıştı. bu sıradan biri kişi değil.. bu adamın ve ailesinin kaçakçılık faaliyetlerini bilen birilerini bulmalısınız...... Şahıs bu ismi söyleyince. Son olayda ise bir tır dolusu oyun kağıdı yakalanmıştı........ 1 .... Bu anı gelişin sebebi bir iki dakika içinde belli oldu.........." diye sordum...... benim istersem onu kurtarabileceğimi söylemişler._________. 3.....

.... Ama büyük kaçakçılarda durum farklıymış..................................... Parası olan................... Bu işle ilgimin olmadığını söyleyerek onu gönderdim. 1 . Hatırladığım kadarıyla sınavda herkesin tereddütsüz bileceği türden sorduğumuz........ sıkıyönetim karargahında özel bir bölmede tutulan ve hiç kimseyle görüştürülmeyen......... ailem bulunmuş ve torpil olsun diye babam Mersin'e kadar getirilmişti......... Bir haftalık kursun sonunda kursu tamamlamak için sınav yapılması gerekiyordu. her polisin hemen cevap verebileceğine... ağır suçlular hakkında tahkikat yapmıştım.._________.... Güneydoğu Anadolu Bölgesinde PKK'nın aktif olarak faaliyet gösterdiği illerde terörle mücadele biriminde görev yapan polislerdi.... ailemi tespit edememişti..... benim kim olduğumu bilmeyen bu kişi için bir defa sorguya katıldığımı çok az insan bilmesine rağmen kimliğim tespit edilmiş....... eylemleri militanları ve bölgenin aşiret yapısı hakkında bilgilendirilmeleri ve eğitilmeleri zorunluydu.......... devlet içinde kaçakçıların neler yapabileceğini görmüştüm.. DİYARBAKIR Güneydoğu'daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor Diyarbakır'da görev yaptığımız dönemlerde bölgeye ilk defa göreve gönderilen güvenlik kuvvetlerinin bölgede yaşayan halkla ilgili olarak.... Biz de eğitim programına Ankara'dan gelen görevlilerle birlikte ders vermek için katılıyorduk...... aranan örgütlerin faaliyetleri... hiç birinde kimse benim kim olduğumu...._ .. 95 ............ sistemi bilen..... Bu nedenle güvenlik kuvvetlerinin bölgeye gelmeden önce bölgedeki illegal bölge halkının gelenekleri ve değer ve yargıları.. Onca örgüt mensubu........ Bu eğitim programının kursiyerleri.........___________________. devletin içinde adamı bulunan kişiler her yere ulaşabiliyordu.. burada yaşanan olaylar ve PKK örgütü hakkında bilgi sahibi olmadığı görülmekteydi............... Bu amaçla Diyarbakır'da bir hafta süreli eğitim programı planlanmıştı....... Bölüm: Devlet bilmesine ve bunu onlara söylemesine rağmen fazla ısrar üzerine geldiğini söyledi.

. anlayamadılar........ Yani kendi bölgelerinde aranan 3 PKKlınm ismini sayamıyorlardı. ama bir açıdan da çok hayatiydi. Belki bunlar çok önemli bilgiler değildi.. Örgütün yoğun olarak bulunduğu Here-kol Dağlarımın eteklerindeki Botan Bölgesi ride bulunan Besta Vadisi'ndeki köylerine gitmeleri çok zordu.. Bunun yerine onları terörist. Bu çocukların gidecek yerleri yoktu. Çıkan netice. Bölüm: Devlet daha doğrusu cevap vermesi gerektiğine inandığımız sorulardan bazıları şunlardı: 1... Bu çocuklar kısa bir yargılamanın sonunda yaşları küçük olduğu için mahkemece serbest bırakılıyordu ama kendi köylerine de dönemiyorlardı.... örgüt öldürebilirdi... hedeflerini......___________________..... amaçlarını. kursiyerlerin yüzde doksanının bu soruların hiçbirini bilmediğiydi....... çünkü çalıştığı ve bu kadar ağır olayların yaşandığı bu bölgede mücadele ettiği gücün militanlarının isimlerini bile bilemezken örgütün arka planındaki teorisini............Bölgenizde/ilinizde aranan 3 PKK militanının adını sayınız......... anarşist....... dağa çıkmasının altında yatan sebepleri nasıl anlayacak.._________.. hatta bu işlerin fiilen bizzat içinde olanlar hiçbir zaman bu örgütleri tanıyamadılar..... Maalesef o bölgelerde çalışan görevliler... anlamak istemediler......... 2Abdullah Öcalan haricinde PKK'nın yöneticilerinden beş kişinin adını yazınız..... Bugün bile bu örgütlerin ne için mücadele ettiklerini................. çoğu 15'ine gelmemişti.................... O dönem yayınlanmakta olan TV dizisi Küçük Ağa'dan etkilenerek Küçük Ağa dediğimiz içlerinden 14 96 ..... O zamanlar küçük yaşta kandırılarak PKK'ya katılmış 13-14 yaşlarında kendiliğinden teslim olarak itirafçı olmuş çocuklar vardı...... 1 ...... vatan haini olarak beylik tanımlamalarla geçiştiriyoruz..... kavrayacak ve buna karşı faaliyet yürütebilecekti.. niçin illegal eylemlere yöneldiklerini anlamak ve sorgulamak istemiyoruz..._ .... Küçük Ağa Yine bir anım var ki bu da çok keskin ve çok kanaat uyandıran bir örnek olaydı.. Aileleri çocuklarını sevse bile yanlarına alamazlardı..... Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapıyordum........ ideolojisini................... PKK'nın içerisinde Abdullah Öcalan haricinde örgütü yöneten adamlardan 5 tanesinin ismini veremiyorlardı...........

neye kızıyorsun bakayım?" dedim........." Küçük Ağa şubedeki tüm personele göstermek üzere gazeteyi alıp..... Küçük Ağa odamda gazeteleri okurken "ben bunların yüzünden bu hallere geldim.......... Bir gün odamda oturmuş gazetelere bakıyordu... biraz da fotoğraflara bakarak anlam çıkarıyordu Örgüt kendisine bir anlamda okuryazarlık öğretmişti. Bir başkası niye sorduğunu merak etmesi üzerine Küçük Ağa benim sordurduğumu söyleyince "Amir soruyorsa mutlaka bunlar solcu büyük adamlardır........ Başlangıçta daha iyi bir hayat vaadiyle örgüte katılmış..._________. örgütün Marksist olmasından bahsediyordu..." dedim... Muhtemelen 1 Mayıs olaylarıyla ilgili gazete haberinin arka fonunda Marx... Engels ve benin'in olduğu kızıl bayrağın fotoğrafını işaret ederek........ SUI şubedeki herkese bu fotoğrafları göster ve bunların kim olduğunu sor.... 03k. Hiç okula gitmemiş olmasına rağmen kırsalda.... onlara kızdığını söyledi....... Örgütte kaldığı süre tahminen 6 ayı geçmemişti. Geceleri polis evinin bir odasında kendisi gibi bir iki kişiyle birlikte kalıyor......... "Kim onlar?" diye sorunca "Marx... Bunun üzerine dedim ki "Küçük Ağa.... "Söyle bakalım... O anda şubede 7-8 görevli vardı........... 97 ... "Benim başıma en çok belayı bunlar açtı" dedi..... bir müddet örgütle dağda gezmiş ve daha sonra kaçıp teslim olmuştu.. "Kimler bildi?" Küçük Ağa cevaben "Yalnızca bir kişi bildi. çıktı.. bunların yüzünden başıma bu kadar bela geldi" diye kendi kendine söylenmeye başladı..._ ......___________________... Bölüm: Devlet yaşında olan bir tanesi bizim himayemizde kalmıştı... dediğini..... teröristlerin büyükbabalarıdır.. PKK kampında kaldığı dönemde militanların öğrettiği kadar biraz okuyabiliyor.." diğerlerinin resimdekileri tanımadığını söyledi.......... etrafı temizleyerek bizim imkânlarımızla geçinmeye çalışıyordu.... Sempatik bir çocuktu............ Sonra gel bana neticeyi anlat....." dedi.......... Gazeteyi bana gösterdi.......... 1 ................ Engels ve benin" diye cevapladı... hatta liderleridir.... "Küçük Ağa ne var.. O zamanlar 20-25 kişilik personeli olan 3 odadan ibaret İstihbarat Şubesinin tüm odalarını dolaşıp geldi....

...... Birçok durumda beraber hareket ediyorduk... dağda gerilla savaşı sürdüren kişilerle mücadele edeceklerdi. ama karşılarındaki grubun ideolojik alt yapısını şekillendiren düşünür ve liderleri tanımıyorlardı... 1 .................___________________........... Buna benzer olayları hep yaşadım................_ . bu.... O dönem sıkıyönetim vardı ve her şey sıkıyönetim komutanlığı emir ve koordinesinde yürüyordu... hem de Herekol Dağı hm eteklerinde kalmış. Y~d.................... Bizim de bu brifingin bir bölümünde bu bölgedeki bölücü faaliyetlerin.... Bu yetkiliye verilmek üzere brifing hazırlamak gerekiyordu... Lenin'i ve Engels'i tanımıyordu.... Buna karşın okuryazarlığı olmayan küçücük bir köylü çocuğu..... bu olaylar aslında mücadele ettiğimiz grup ile kamu görevlilerinin durumunu görmemiz açısından çok önemliydi ve asıl dikkat edilmesi gereken konu buydu........ İşte mücadele ederken aramızdaki en önemli farklardan bir tanesi buydu. Biz de Diyarbakır Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü olarak 7. önümüzdeki günlerde Genelkurmay'dan bir askeri yetkilinin. Bu insanlar.... istihbarat toplayan...... dünya ve medeniyetle irtibatı olmamış bir bölgede yetişmiş bir çoban.. bunlarla mücadelenin asıl büyük boyutunu bilmesi ve görmesi gereken kişilerin çalıştığı birimdi. Terör gruplarının her şeyini en iyi bilmesi gereken İstihbarat Şubesindeki polisler ve görevliler Marx'i.kırı Grsleceçjı JNfeşett Çriçek Zannederim 85 yılı sonu veya 86 yılı başlarıydı......... bu konuda kurs görmüşlerdi..... Marx ve Lenin'in düşüncelerinden etkilenerek dağa çıkmış....... PKK'nın yakın geleceğinin nasıl olabileceği ihtimalleri çizerine istihbari bir yorumu kapsayan bir analiz hazırlamamız gerekiyordu.............. Yine böyle bir zamanda Kolordu İstihbarat birimiyle beraber çalışma yaparken.. 98 . unutulmaması gereken ve aradaki kalite farkını gösteren çok önemli bir olaydı.. Bu insanlar uzun süredir bu görevde bulunuyorlardı..... Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı İstihbarat birimleri ile beraber çalışıyorduk ve dayanışma içerisindeydik......._________...... yani terör örgütleri konusunda en iyi bilgiye sahip olması gereken.... muhtemelen Genelkurmay İstihbarat Başkanımın geleceğini ve denetleme yapılacağını öğrendik... örgüt tarafından verilen 4-5 aylık eğitimin ardından pek çok şeyle birlikte bu insanları da biliyordu......... Bölüm: Devlet Burası istihbarat şubesiydi.............

bazı ekleme ve çıkarmaların yapılması için bize geri verdi ve tekrar aşağı indik.. Elinde soruyu yazdığım kâğıdı tutuyordu......... Beraber taslak bir metin hazırladık ve metni makul bir şekle getirdikten sonra Kolordu Kurmay Başkanıma çıkardık....... Bu arada aklıma örgütten kaçarak... bu soruya cevabım yazsın. dış ve iç dünyadaki gelişmelere bağlı olduğunu ve buna paralel olarak örgütün yapabileceklerini anlatan güzel bir metindi........... ben ve yardımcım Emniyet Amiri Abdurrahman bu konuyla ilgili bir çalışma içerisindeydik........... Şoför gitti. PKK'nm yakın geleceğinin devletin yapacaklarına... konuyu en iyi bilecek olan budur... alt katta metni düzeltmeye başladık.................. Şubeye getirilmişti ve o zamanki Emniyet Sorgu Bürosunda bulunuyordu............. o gün bize teslim olmuş Neşet Çiçek geldi.... dedim ki "bunu götür sorgudaki büro amirine ver.................... 25-30 dakikayı geçmemişti ki geldi......... ama dağ hayatından ve örgüt içerisinde olup bitenlerden..._________.... örgütten yeni geldi._ ..." Yazdığım soru kâğıdını şoförle gönderdim........... Bana 99 ...........___.____..._____..... çok kısa bir süre içerisinde.. bundan aldığımız cevabı kullanalım.......... Şahıs soruşturma yapılmak Emniyet 1............. birimin komutanı bir yarbay....... 1 ................" dedim......... Çiçek öğretmenken 19701i yılların sonunda örgüte katılmış......... _...___________________. bittiği zaman da bize haber etsinler biz aldırırız.......... Ben birkaç saat sonra cevabın geleceğini tahmin ediyordum... Kurmay Başkanı metni okudu....... "Arkadaşlar biz bu kişiye soralım..._ ..... bazı yerlerin değiştirilmesi................ yeni teslim olan Neşet Çiçek'e bir odada masa ve sandalye versinler.. Hemen bir kâğıdın üzerine şu soruyu yazdım Haliç'te Yaşayan Sımonlar.. Bölüm: Devlet Kolordu İstihbarat Şubesinde......... katliamlardan rahatsız olunca teslim olmuş................... u PKK hm yakın zamanda geleceği ne olabilir?" Şoförümüzü çağırdım... bir yüzbaşı................... Çiçek nezarethanenin deliğinden gelen ışıkla duvara koyduğu kâğıdın arkasına bizim sorumuza cevaben kısa ve hızlı bir şekilde bir sayfayı bulmayan bir metin yazarak vermişti..... tahminimce örgütün içerisinde iyi sayılabilecek bir konumda bulunmuş......... Neşet Çiçek'in yazdığını okuduğumuz zaman metnin mükemmel olduğunu gördük.

Sorun buydu..... Kazım Abanoz ise İstihbarat Daire Başkan Yardımcısıydı......... 15 dakika içerisinde verdiği cevap bu... ama biz yapamıyoruz. Almanya Ziyareti 1986 yılında ben Diyarbakır İstihbarat Şube Amiri...... Bunu kimden aldınız? Hangi profesöre...... yeni teslim olmuş bir PKK mensubuna sorduk.. bu iş zor........." Kurmay Başkan metni okur okumaz ayağa kalktı. temize çektik ve yukarıya çıktık... çok yazan.... Onunla birlikte Federal Almanya'ya gitmiştik..." dedi. Bunun üzerine Kurmay Başkan "Arkadaşlar sorun bu... Bu notu alıp........ ben de yazamam. "Bu metni...... İkna olmayacağını anlayınca "Efendim maalesef üniversite hocasına değil. siz yazamazsınız.......... Dedik ki "Efendim bizden istediğiniz brifing notumuz...... öğretim görevlisine yazdırdınız? Bana doğru söyleyin.... gerçek buydu.. Biz kendimizi ve kendi insanımızı bu hale getirmediğimiz müddetçe.. Alman İstihbarat birimleri BND (dış istihbarat)..." dedi............." dedik..... Kurmay Başkanı hm önüne koyduk......" sonra parmağı ile yukarıyı göstererek üst kattaki o zamanın sıkıyönetim ve 6. bakın şu ifadelere. Evet..... önce biz yazdık diye ısrar ettik....... bu tahlili bu adam yapıyor.. kamp eğitimi sonrası örgüt tarafından ülke içerisinde yeni gerilla açılım bölgesi olarak seçtiği Siverek-Çermik-Adıyaman bölgesine gönderilen militanlardan... sorun da budur...... Bizler ise bu işin çok uzağındaydık ve uğraştığımız olayları tam manasıyla bilip kavrayamıyordu k... olayları doğru değerlendiren kişilerdi...___________________....... 1 ....... öcalanin kendi köylüsü de olan 100 ... İşte aradaki kalite farkı. Bölüm: Devlet göre hangi hal ve şartlar olursa PKK'nm yapabileceklerini çok güzel özetleyen mükemmel bir nottu........ Almanya'ya gitmeden önce Diyarbakır'da önemli bir bilgi kaynağım Almanya'dan örgüte katılıp oradan Bekaa kamplarına gelen... Kolordu Komutanı rahmetli Kaya Yazgan Paşa'yı kast ederek "O da yazamaz........ bu insanlar çok okuyan.......... Anayasayı Koruma Teşkilatı (iç istihbarat) ve Alman güvenlik birimleri BKA (Alman federal kriminal polisi) ile PKK konusunda 3 gün süren ayrı ayrı görüşmeler yaptık................_ ...._________..

.. hakkında devam etmekte olan tahkikat bu kişinin anlatımları ile daha da genişlemiş.... yaptığım ama konuştuğu militanın Cemil Bayık olduğunu fark etmediğimizi anladım........ bilginin doğru olduğunu... içerisindeki infazları bu grubun yaptığını belirlemişlerdi........ yaptıkları işleri ve aldıkları istihbaratları da kısmen anlattılar..... örgütün kullandığı sahte belge ve pasaportlar.___________________.... işkenceler ve infazlar yaptığını öğrendik._ ..... Bekaa'daki kampta bu grubun örgüt içerisinde sorgulamalar......._________............. Almanya'da........ sonra örgütten kopmuş bir kişiden aldığım bilgilere dayanarak örgütün Avrupa d ak i ve özellikle Almanyadaki yapısı hakkında epey donanımlıydım.. Almanlarla bu faaliyetleri konuştukça. Örgütten ayrılan..... kendi imkânları ile Almanya'ya geçip Alman polisine teslim olduğunu ve örgüt hakkında bildiği her şeyi Alman polisine aktarmış olduğu bilgisini vermişti.. PKK içerisinde SS benzeri bir örgütlenme olan HPP isimli parti güvenliği ve parti içi istihbaratı görevi gören gizli bir birimiri varlığım ilk defa Almanlar tespit etmiş ve örgüt.. 1 .. Almanlar bütün olarak PKK yi değil. bu yüzden kim olduğunu 101 ........... örgütsel raporlar vardı....... Devletin arşivinde Cemil Bayık'm ses örneği yoktu..... Bu dokümanlar arasında kampta hain ya da ajan olduğu suçlamasıyla yargılanıp kurşuna dizilen kişilerin infazı sırasında halay çeken militanların görüntülerinin olduğu kasetler.......... örgüt........ HPP adlı bu alt birimi yasadışı kabul ediyorlardı.... Bölüm: Devlet Şahin kod adlı Nusret Aslan örgütü terk etmiş olduğunu.... Ben de hiç duymadığımı söyledim............ bu konuda bilgim olup olmadığını sordular.... Bu bilgileri biz ancak yıllar sonra 1993'te teyit ettik............. Bir ara bana Cemil Bay ikin Avrupa sorumlusu olarak atandığım ve Fransa da olduğunu duyduklarını...... Bu tür kurşuna dizme görüntülerinin sadece filmlerde kaldığını düşünen Almanlara bu dokümanların çok ciddi şok etkisi yarattığını zannediyorum...... operasyonlar büyümüş ve birçok kişi yakalanmış ve çok miktarda örgütsel doküman ele geçirilmişti.... Avrupa'da örgüte katılmış... Fakat Türkiye'ye döndükten sonra bu........ aslında dinleme takibine aldığım bir militanın dinlediğim bazı konuşmalarını Fransa'daki Cemil Bayık la.................. ya da bizim yakaladığımız eski HPP sorumlularından.....

...... Fransa'da o tarihte örgütün ikinci adamı olan Bayık i yakalatmak bazılarını mümkündü........._________....... yaygın eylem yapan bir örgüt olarak görmediğimizi. 20 milyon marka PKKlıları yargılamak için özel mahkeme binası yapmışlardı.. Bölüm: Devlet tespit edememiştik... Bilgi vermek için söz alan BKA görevlisi "Bugün için gerçek durumu tam gözükmese de PKK... Cemil Bayık uzun süre Avrupa sorumluluğu yapıp tekrar Ortadoğu'ya dönmüştü..... Tecrübesizliğim neticesi çok önemli bir fırsat kaçırmıştım................ O çünkü tarihte kaldığı Almanlar irtibat noktalarından belgelere biliyorduk. Maalesef her 102 ... örgütün Almanya ve Avrupa'da gerçekleştirdiği ona yakın olay aydınlatılmış... Almaların verdiği bilgiye göre bu tahkikatlar kapsamında yalnızca tercüme için 5 milyon mark harcamış..___________________. siz de Alman güvenlik makamları da PKK'yı ciddiye almıyorsunuz ama yanıldığınızı anlayacaksınız imasında bulunmuştu..................... Almanya'da ciddi sorunlar yaratabilir............... üç beş eşkıya grubu olarak nitelendirdiğimizi söylerken.... orada Almanların PKK'yı bizden daha iyi tanıdıklarını gördüm. geleceğe yönelik planlarını ve örgütün bugünkü durumunu o gün bize anlatmıştı........ buldukları dayanarak. Dolaylı olarak aslında bize... örgütün çalışma biçimi ve yapısı çözülmüştü....... gelecekte çok ciddiye alınması gereken bir gruptur.......... 1986 yılında Ali Haydar Kaytan başta olmak üzere PKK'nm Almanya ve Avrupa sorumluları ve birçok yöneticisi yaka lanmış.......... 1 . Almanlar bize çok önemli açıklamalarda bulundular.... çok ustaca bize yol gösterip yapmamız gerekenleri anlattılar........ Görüşmelerde biz ülkemizde terör ve güvenlik zafiyeti varmış gibi göstermemek için PKK'yı etkin......... Alman Federal Kriminal Polisi PKK hakkında çok önemli bilgiler ele geçirmişti........ Almanya'daki operasyonlar nedeniyle Fransa'ya kayan örgüt merkezindeki elemanları takip etmek için Fransız iç istihbaratı içerisinde bir grubun PKKyı takip etmesini sağlamışlardı..._ ..... Çok önemli bir fırsat kaçırmıştık." diyerek durumu özetlediği konuşmasında aslında PKK'daki militan yapısını...... Daha sonra dinlettiğim eski bir PKKlı itirafçı sesin Cemil Bayık'a ait olduğunu doğrulamıştı................ bu militan yapısı ve imkânları ile Türkiye'de bir gerilla savaşı yürütebilir.......

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zamanki körlüğümüz ve şuursuzluğumuz asıl rolümüzü oynamamızı engelledi. Almanların anlattıklarına göre, örgütün çok önemli kadrolarını yakalamışlar ve ciddi suçlarla yargılıyorlardı. Ondan fazla cinayet vardı ama tanık bulmada çok ciddi sıkıntı çekiyorlardı. Bazı kişiler poliste ifade vermiş ama daha sonra örgütün baskısı ile mahkemede ifade veremeyecekleri anlaşılmıştı. Alman yasalarına göre tanık bu tür durumlarda ifade vermezse, onu sorgulayan polis tanık gibi ifade veriyordu ama esasen tanığın mahkemede ifade vermesi, soruları cevaplaması gerekiyordu. Ellerinde onların tabiriyle bir buçuk tanık vardı. Biri örgütün yönetici kadrosundan önemli biriydi, sağlam ifade veriyordu, bu kişiyi koruyorlardı. Diğeri ise Örgütün Almanya'da ve kamptaki faaliyet ve eylemlerini bilen, başta ifade veren ama istikrarlı olmayan, bazı zikzaklar çizen, tam güven vermeyen biriydi. Bu kişi Türkiye'deki akrabalarının örgüt baskısı altında olduğunu, onların güvenliği tehlikede olduğu için ifade vermeye korktuğunu söyleyerek özellikle Urfa'daki kardeşi ve ailesinin Almanya'ya getirilirse konuşacağını ima ediyormuş. Ancak bunun yapılması halinde mahkemede Alman devletinin tanıklar ve yakınlarına menfaat vaat ettiği anlaşılırsa bu durumda Alman hukukuna göre tanığın tanıklığı kabul edilmiyordu. Alman polisi için böyle bir durumun ciddi sorunlar yaratacağı söyleniyordu. Bu kişinin Türkiye'deki yakınları güvenlik altına alınırsa ve aile Almanya'daki tanığa güvende olduklarım söylerse, tanık rahat ifade verebilecekti. Bahsedilen kişi hakkında bilgi sahibiydim, anlatılanlar doğruydu. Dönünce hemen rapor yazdık ve Almanya'daki davada PKK'nm mahkûm olmasının çok önemli olduğunu, orada mahkûm olmasının tüm dünyada terörist sayılması anlamına geleceğini, bu kişinin rahat ifade verebilmesi için Urfa'daki ailesi ve kardeşinin uygun bir batı iline gizlice nakledilerek güven altına alınması ve kardeşinin işe yerleştirilmesinin sağlanması gerektiğini, aile güvenlik altına alınır ve bazı imkânlar sağlanınca Almanya'daki kişinin tanıklık yapacağını belirttik. Devletin bu yönde talimat vermesini bekledik. 40-50 bin Tb masrafla bu iş halledilebilirdi. Aslında böyle bir iş için 103

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

40-50 milyon dolar harcamaya bile değerdi. Aylar yıllar geçti, aileyi arayıp soran ya da ilgilenen olmadı. Konuşmaya gelince tüm Avrupa özellikle Almanlar PKK'yı destekliyor denir, aslında PKK'yı Almanlar mı, yoksa bizimkiler mi dolaylı olarak destekliyor bilemiyorum. O zaman ülkemizde PKK eylemleri daha yeni başlamıştı. Biz PKK'nm büyüyüp güçlenmesinde Almanya'daki durumunun çok önemli olduğunu, Avrupa'da PKK'nm ciddi destek ve güç bulduğunu söyleyerek Almanlardan daha fazla yardımcı olmalarım, daha fazla bilgi vermelerini istiyorduk. Alman makamları ise PKK hakkında bize teorik sahada tafsilatlı bilgi veriyorlardı ama pratik operasyonlara yönelik, kişilere yönelik bilgi veremiyorlardı. Tahminime göre Türkiye'deki insan hakları ihlalleri, sıkıyönetim halinin devamı nedeniyle bilgi vermekten kaçmıyorlardı. Bu arada konu ile ilgili çok ısrarcı konuşunca, bir Alman görevli bize şunu anlattı: "Bakın, dünyada komünizme karşı en ciddi mücadeleyi Almanlar vermektedir. Çünkü Almanya, Doğu ve Batı Almanya olarak ikiye bölünmüş durumda. Halkımızın yarısı Doğu Blokunda kalmış ve aramızda utanç duvarı denen o meşhur duvar var. Her yıl, bu duvar ve tel örgüleri geçmeye çalışan yaklaşık 150 insan ölmektedir. Biz bu insanlarımızın bize gelirken öldüklerini görüyoruz, bundan dolayı da tüm dünya ile komünizme karşı mücadele ve işbirliği yapıyoruz. Bütün dünya ülkeleri, Amerikalılar, sizler, her ülke; kim komünizme karşı mücadele yürütüyorsa, kendi topraklarımızı, kendi üsle-rimizi açıyoruz ve her konuda destek oluyoruz. Ama tüm bunlara rağmen, Almanya'da komünist partisi serbest ve komünist partisi üye sayısına veya çıkarttıkları yayın organlarına göre, diğer demokratik kitle örgütleri ve partiler gibi devletten yardım serbesttir." O zaman bunu pek anlamamıştım, ama daha sonra düşündüğümde, onların rejimlerinin ve sistemlerinin ayakta kalmasını bu anlayışa borçlu olduğunu kavramıştım. Doğu Almanya'dan kaçan insanların ölümü göze alarak Batı Almanya'ya gelmelerinin sebebi, Batı Almanya'daki bu özgürlük düzeniydi. Bu kadar şiddetle muhalif 104 ve destek alırlar ve faaliyetleri Almanya'da

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olduğu komünist sistemin kendi içinde savunulması için özgür bir ortam sağlıyordu. Almanya'yı bu kadar değerli hale getiren de bu özgür ortamdı. O nedenle bu anlayışın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca hatırlıyorum, o zaman Alman istihbaratı ile görüşmeye giderken Almanlar, görüşmeye gelecek olanlarda bulunması gereken özellikleri gösteren bir liste vermişti. Bu listede herhangi bir Doğu Bloku ülkesine gitmemiş olma şartı vardı. Yani Doğu Bloku ülkesine giden istihbarat birimleri ile görüşmüyorlardı. Komünizmle mücadelede resmi olarak tüm ülkelerle işbirliğine hazır olan, bu kadar azami derecede hassas olan Almanya ülke içindeki komünist teşkilatları özgür bırakıyordu. Diğer bütün siyasi hareketler ve düşünceler gibi komünizmi de Özgür bırakmışlardı. İşte bu düşünce Almanya'yı özgür kılmıştı ve bu özgür ortam Doğu Blokundaki insanların ölümü göze alarak batıya gelmelerini sağlıyordu. Demokrasi anlayışı açısından bence çok önemli bir ölçüt siyasi olaylara ve rejim muhaliflerine olan bu yaklaşımdı. Üstelik Almanya genel olarak dünya veya Avrupa ölçüsünde Özgürlüklerin tam anlamıyla sağlandığı örnek ülkelerden de değildi. Güneydoğu olaylarını ve burada yaşayan halkın durumunu anlayabilmek için, buradaki sorunlara yönelik çözüm önerileri getirirken bir an için Diyarbakır'da, Mardin'de, Van'da, Siirt'te doğmuş olduğumuzu düşünelim. Acaba oralarda doğmuş ve o bölgedeki olayları yaşamış olsaydık nasıl etkilenirdik, ne düşünürdük, dağdaki insanlara nasıl bakardık, o bölgedeki polisi, jandarmayı nasıl görürdük? Bu sorulara vicdani bir cevap verdiğimiz gün, güneydoğu sorununa makul çözümler üretebiliriz. Balkanlar'da ve Kafkaslarda yaşayan Türkler/soydaşlarımız için istediklerimizi, yorumlamalıyız. oralardaki mücadeleleri nasıl desteklediğimizi hatırlayıp empati kurarak bölge halkının taleplerini ona göre

İki TİKKO'lunun Yakalanması

105

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Diyarbakır'daki görevime yeni başlamıştım (25 Aralık 1984). Ben gelmeden önce şubenin tüm amir kadrosunun değişmiş olmasından dolayı iş hacmi gerilemişti. Gelir gelmez, şubede biraz hareket sağlamak ve bir an önce bir şeyler yapmak adına işe koyulduk. Kısıtlı imkânlarımızla neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık. PKK nm güneydoğu eylemleri Siirt bölgesinde yeni başlamıştı. Diyarbakır bölgesinde de fazlaca bir eylemi yoktu. Fakat her gün mutlaka bir yerde bir grubun olduğuna dair istihbar! bilgiler geliyordu. Bunlar tutarlı ve değerlendirilmiş bilgiler değil, daha çok duyumlara dayanan, köylünün kendi arasında konuştuğu, etraftan duyduğu ve içlerinde bizimle irtibatlı kişiler vasıtasıyla dolaylı şekilde bize yansıyan bilgilerdi. Bu arada, bir başka önemli husus da adi suçlardan aranan bazı kişilerin dağda kaçak olarak bulunmasıydı. Bu kişiler örgüt vs. geldiği ile buluşmasını rahatlıkla kılavuzluk yapabilecek kakolaylaştırıyordu. Bu kişilerin bir an önce biliyette olan insanlardı, üstelik kaçak olmaları bu insanların PKK yakalanması gerekiyordu. Diyarbakır bölgesi kırsalında birçok suçtan aranan, biraz da çıkardığı birtakım ufak tefek olaylar nedeniyle etrafında korku salmış, silahlı olaylara karışmış, çok çabuk hareket edebilen Musa Mızrak isimli yarı eşkıya bir kişiden bahsediliyordu. Bir gün, elemanlarımız bu kişinin şehir merkezindeki yeri hakkında bilgi almışlardı. Etrafına korku salmış bu kişiyi yakalamak için müdahale biçimine daha fazla dikkat edilmesi gerekiyordu. Bize bilgi veren kaynakla birlikte evinin civarına gittik. Aslında benim Şube Müdürü olarak sıcak olayların içerisinde pek fazla yer almamam gerekiyordu. Görevim istihbar! bilgiyi alıp, operasyonel birimlere aktarmaktı. Kitap üstünde böyle yazmasına rağmen pratik hayatta geçerli bir kural değildi. Bir şeyler yapmak adına içeri girmeniz, bilgi veren kişiyle görüşmeniz, olay yerini görmeniz, operasyona katılan ekipleri bilgilendirmeniz, hatta son noktaya kadar göstermeniz gerekiyordu. Aksi halde küçücük, basit hatalar sonucunda netice almamıyordu. Bizim işlerin azlığı ve benim o tarihe kadar hep siyasi şubelerdeki sorgu operasyon 106

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

bürolarında çalışmış olmam nedeniyle bu tür operasyonlara katılma ihtiyacı duyuyordum. Ayrıca personele de cesaret ve güven vermek gerekiyordu; onlara bazı konularda liderlik etmek, yeri geldiği zaman şunu yapın bunu yapın derken, sizin de onları yaptığınızı bilmeleri gerekiyordu. Musa Mızrak adındaki kişinin şehir merkezinde olduğu haberini aldık. Kısa süre içinde belirtilen adresten ayrılabileceği, yanında büyük çaplı silah, bomba vs. olabileceği gibi hafif korkutucu bilgilerde edindik. Evin yerini tespit ettik. Operasyon ekibi gelinceye kadar bu kişi adresten ayrılıp başka yere gidebilirdi. Ayrıca bize bilgi veren kaynağı da korumamız gerekiyordu. O gece istihbarat bilgisi getiren personelimizle birlikte üç kişi bulunuyorduk. Kaynağımız adresi gösterdiğinde ben bizzat öne geçmek suretiyle silahlarımızı çektik, eve girdik ve hiç beklemedikleri bir şekilde evdekileri silahları ile birlikte teslim aldık. Musa Mızrak'ın üstünde silah ve patlayıcı maddeler vardı, şahsı bu şekilde yakalayıp teslim ettik. Bize bilgiyi veren bilgi kaynağı kırsal alanda iyi bilgi sahibi olan biriydi. Verdiği bilgiyi anında değerlendiren, risk alarak operasyona girişen böyle bir ekip bilgi kaynağının hoşuna gitmiş, ona güven telkin etmişti. Bu şahıs bu şekilde kararlı dav-ranılır, kimliği gizlenir ve cüzi miktarda bir ödül verilirse daha önemli konularda yardımcı olacağını söylemişti. Daha sonra da gerçekten öyle oldu, çok önemli bilgilerin temininde ve operasyonlarda bize yardımcı oldu. O tarihlerde Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde aranan iki önemli TİKKO militanı vardı ve uzun süreden beri kırsalda bulunmaktaydılar. Ayrıca Diyarbakır-Tunceli arasında sürekli gidip geldiklerinden dolayı TÎKKO örgütünün o zamanki kırsaldaki militanlarım da bölgemize çekme, ilimize getirme kapasiteleri, yetenekleri vardı. Bu kişileri yakalamamız gerekiyordu. Ancak yakalamak çok da kolay bir iş değildi. Oranın insanı olduklarından bölgeyi, coğrafyayı biliyor, herkesi tanıyor, nereden kimin geleceğini tahmin edebiliyor, devlete ait tüm resmi araçları ve oradaki Jandarmanın kabiliyetlerini iyi biliyorlardı. Hiç ummadıkları şekilde yaklaşmak gerekiyordu. Bu iki kişiyi yakalamak için Jandarma
.........................................................................................-......1 Bölüm: Devlet

107

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yüzlerce operasyon yapmış, ihbar alınmış ama yakalamak mümkün olmamıştı. 12 Eylül'den beri aranıyorlardı. Musa Mızrakin yakalanması olayında bize yardımcı olan elemanımız bu iki militanı kolaylıkla yakalamak için oldukça riskli bir plan önerdi. Plana göre; o köyde güvendiği bir arkadaşının evine gizlice iki tane polisle girip bekleyecek, gece görüş dürbünüyle gözetleme yapılacak, bu kişiler eve girdiğinde ise telsiz veya benzeri cihaz ile alarm verilecek ve merkezdeki timlerin müdahale etmesiyle operasyon başarıya ulaşacak. Tabii PKK'nm gerilla faaliyetlerinin olduğu kırsal bir alanda, bir köy evinde üç tane polis memurunu saklamanın çok büyük bir riski vardı. Çünkü orada oldukları öğrenilirse, canları tehlikeye girebilirdi. Yine de bu olayda riske girmek gerekiyordu. Elemanın önerisini kabul ettim. Biri bizim şubemizden, bu elemanla irtibatımızı sağlayan ve mahalli lisanları bilen Nihat isimli yiğit polis memurumuz, diğerleri özel harekât kursu görmüş iki polisle birlikte toplam üç polisi ve elemanı, gece görüş dürbünleri ve özel olarak yaptığımız alarmlı telsizle birlikte donatarak gece sabaha karşı köye yerleştirdik. İlçe merkezinde zaman zaman özel harekât timlerimiz bulunuyordu. Bu timi de ilçede başka bir bahane ile gerektiğinde müdahale etmek üzere hazır tutulmasını sağladık. Onlara, bizimle muhabere yapacak, dışarıya ses çıkarmayacak özel bir telsiz kanalı, bir röle sistemi de kurmuştum. İkinci gün bize mesaj geldi. Aranan kişiler eve gelmişti. Bunun üzerine hemen yeni oluşturulmaya başlanan, daha silahları bile yeterli olmayan özel harekât timini, kendimizde başlarına geçmek suretiyle harekete geçirdik. O tarihte Ergani ilçesinde bulunan Komando Taburunun iki yüzbaşısını da yanımıza alarak süratle şehir merkezinden Dicle'ye gittik. Dicle'de geç saatte belli bir düzen aldıktan sonra hiç araç kullanmaksızm yaya hareket ettik. Çünkü araç çıktığı anda köyden görünüyor ve köylü tedbir alabiliyordu. Haliç'te Yaşayan Sımonlar......._................................................._.......

108

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben kravatlı, takım elbiseli halimle kırsaldaki operasyona katılıyordum. Yaya olarak yağmurlu ve soğuk bir günde on kilometreye yakın bir mesafeyi yürüyerek köye yaklaştık. Köye yaklaşırken, oradaki üç polis memurumuz bizi yönlendirerek, hangi eve yaklaşacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi tek tek tarif etti. Ayrıca köyün yakınlarındaki evinden faydalandığımız köylü de bize kılavuzluk etti. Militanların kaldığı iki evi de sardık. Bu kişiler bizim köyü sardığımızı, timin geldiğini hissettikleri anda evin içinde özel olarak tasarladıkları bölme ve sığmaklara saklanmışlardı. 1-2 saatlik bir aramadan sonra onları saklandıkları yerlerde yakaladık. Silahlarını, bombalarını ve diğer malzemelerini de bulduk. O tarihe kadar yüzlerce defa bu kişileri yakalamak için birçok operasyon yapılmış; Jandarma ve Komando gitmiş, o dağlarda arama yapmış ve her zaman elleri boş dönmüşlerdi. Bu kadar çok operasyonun yapılmasına rağmen bu şahısların yakalanamaması, bir taraftan şahısları birer efsane ve kahraman haline getirirken, diğer taraftan da köylülerin ve diğer insanların devlete olan güvenini zedeliyordu. Ayrıca bölge halkı bu kişilerden ciddi derecede korkuyordu. Fakat bu olayla görüldü ki, biraz riski göze alan bir anlayışla yaklaşıldığında bu insanlar kolaylıkla yakalanabiliyordu. Bu olay, bölgeye TİKKO hareketinin ve gerillalarının gelmesine uzun süre mani olmuştur. Yakalanan kişilerin daha sonraki ifadelerinde onların Tunceli bölgesine giderek oradaki kırsal alandaki TÎKKO militanları ile görüştükleri, buradan bir grubun Diyarbakır-Elazığ bölgesini örgütlemek için geleceği, onlarla ilgili kendilerinin keşif hareketlerini tamamladıkları gibi kapsamlı bilgiler vermişlerdi. Esasen bu iki kişinin yakalanması çok da önemli bir olay değildi ama önemli olan risk alarak personel akıllı bir biçimde örgütlendiğinde olayları büyümeden önlemenin mümkün olduğunun görülmesidir. Risk alınmadığında yüzlerce kez yapılan operasyonlar boşa çıkıyor, örgüt ve mensupları söz konusu bölgelere yerleşerek bünyelerine daha fazla, sayıda insanın katılmasını sağlıyor, örgüt gittikçe büyüyor, bir müddet sonra da müdahale daha da zor bir hale geliyordu. Bu tür operasyonlarda, belki birkaç kişinin hayatı 109

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

riske girebilirdi ama gelecekte otuz kişinin hayatım riske atılmaması, belki de otuz şehit verilmemesi sağlanabilirdi. Aslında planlı ve akıllı hareket edilmesi halinde alman riskin boyutu da azalıyordu. Güneydoğu'daki olayların bu kadar uzun süre devam etmesinin altında yatan sebebin de bu riski göze alamayan, aşırı sağlamcı anlayışın olduğunu düşünüyorum.

Burhan Nart Olayı
Diyarbakır'da görev yaparken yaşadığım en enteresan olaylardan bir tanesi de Burhan Nart olayıdır. Bu olay, devletin güvenlik sisteminin nasıl çalıştığı konusunda fikir veren trajikomik bir olaydı. Kapsamlı bir operasyonla iki. TÎKKO militanını yakaladıktan sonra şahısları alıp Dicle'ye getirdik ve oradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından Ergani Komando Taburuiıa geldik. Bu operasyon sırasında, biz Dicle'deyken, Diyarbakır merkezde bulunan yardımcını Durmuş acil koduyla telsizle benimle görüşmek istedi. Onunla üstü kapalı bir şekilde, görüşebildik im kadarıyla, I stanbul'dan önemli bir mesaj geldiğini, bazı örgüt mensuplarının Diyarbakır merkezde yarın sabah buluşacaklarını, içlerinde bir polis ajanının olacağını, bunun gizlice takibinin istendiğini ve kendilerinin de gerekli tedbiri aldıklarını belirtti. Ben de gereğinin yapılmasını, oraya gidince daha. ayrıntılı görüşeceğimizi söyledim. Ve biz sabaha karşı Diyarbakır'a geldik. Temel ihtiyaçlarımı giderdikten sonra saat dokuz gibi daireye gittim. Durmuş bana mesajları gösterdi. O dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Danimarkalılardan telefon hatlarına takılan portatif, kriptolu muhabere yapan cihazlar almıştı. Haliç'te Yaşayan Simonlar....................______.................___.. .____..... Bu cihazlar küçük bir bilgisayara benziyordu, tuş takımı küçük olduğu için yazmak zor oluyordu. Alet yazılanı belleğine kayıt ediyor, biz de belleğe yapılan kayıtları telefon hatları üzerinden kripto ile ilgili illerin İstihbarat Şubelerine gönderiyorduk. Onlar da aynı makineyle bu yazıcılarına sesi alıp çözüyorlardı. Küçük hesap makinesi bir yazıcıyla 110 yazılanları ayrıca kâğıda benzer

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

döküyorduk. Böyle gizli, ama çalıştırılması zor bir muhabere yöntemi vardı ve saatlerce uğraştırıyordu. İşte bu cihazlarla bize sürekli mesaj gelmişti. Bu mesaja göre, gelen kişi birtakım örgüt mensupları ile Diyarbakır Fis Kayası mevkiinde bir örgüt sempatizanının evinde buluşacak, bu buluşmadan sonra bu kişiler muhtemelen Suriye'ye geçecekler, Suriye'de belli bir buluşma, görüşme ve eylem tatbikatının ardından alacakları silahlarla tekrar Türkiye'ye dönüp Jandarma Genel Komutanına ve bazı yetkili kişilere suikast yapacaklardı. Böyle önemli bir olay üstündeydik. Ben tam bunları okuyup Durmuştan bilgi alırken, bu olayda ajan olarak rol olan kişinin sabah geldiğini ve bizim arkadaşlarla görüştüğünü söylediler. Adam kendisinin Kürt Demokrat Partisi (KDP) mensubu olduğunu, bütün bölücü örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, böyle bir eylem kararı aldıklarını anlatmış. Bu, bana çok makul gelmemişti. Örgütlerin illegal yayın organlarım izliyorduk ama böyle tüm bölücü örgütlerin birleştiğine dair bir yayına, bir dokümana rastlamamıştık. PKK kırsalda faaliyete devam ediyordu ama bu elamana göre, PKK dahil tüm örgütler bir çatı altında birleşmişlerdi. Söyledikleri çok makul gelmese de takip etmeye karar verdik. Fakat arkadaşlar sabah buluşmanın gerçekleşeceği semtte tertibat almışlar, söz konusu buluşmayı takipte de görmemişlerdi. Bizim görevliler buluşmanın olacağı Fis Kayası mevkiinde beklerken, Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesine gelen polis ajanı bilgi kaynağı sabah erken saatte buluşmanın gerçekleştiğini belirtmiş. Hâlbuki bize gelen mesaja göre buluşma saat dokuzdan sonra olacaktı, ama bu kişi Emniyet'e saat 09.30 gibi gelerek buluşmanın saat altıda olup bittiğini söylemişti. Bu kişinin verdiği bilgileri arkadaşlar mesaj haline getirip hem İstanbul hem de bu işleri koordine eden Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına haber vermişlerdi. Ben şubeye geldiğimde bu kişinin tekrar geldiğini söylediklerinde onunla görüşmek istedim. Bu kişi bana da Diyarbakırlı ve örgüt mensubu olduğunu, bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiklerini, KUK'un, KAWA'nın, TKSP'nin, PKK'nm kalmadığını ve eylemlerin KDP adına organize 111

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edileceğini söyledi. Bunu nereden duyduğunu sorduğumda, "Nasıl inanmazsın, biz yaptık, bunların dokümanı var, bu dokümanları getiririm," dedi. Bu işleri çok iyi bilen birisi gibi kendinden emin konuşuyordu. Böyle bir scyin pek makul görünmediğini, ayrıca böyle bir durum gerçekleşmiş olsaydı bu bilgiyi örgütün çeşitli yayın organlarından ve bağlantılarımızdan edinmiş olacağımızı söyledim, ama o söylediklerinde ısrarcıydı. Aslında bu şahsın anlatımlarından rahatsız olmuştum fakat o, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğünün elemanıydı. İstanbul şubesi onu kullanmış, ondan aldığı bilgileri merkeze yazmışlardı. Belli ki onun anlattığı bilgilere dayanarak operasyon hazırlıkları vardı. Bu adam yalan söylüyor demek tuhaf karşılanacağı için o an bir şey söylememeye karar verdim. Diğer yandan bu kişinin bize uğramaması, bizim onu tanımamamız gerekiyordu. Bize gelen mesajda içerisinde bilgi kaynağının da olduğu örgüt mensuplarının buluşacağından bahsediliyordu. Biz bilgi kaynağını uzaktan izleyerek takip yapacaktık. Bilgi kaynağının zor durumlar haricinde bizimle temas kurmaması gerekirken o bizimle görüşmeye gelmişti. Böyle şeyler olabilir, birtakım aksilikler, gariplikler yaşanabilir diye düşünerek bu durumu çok önemsemedik ama yine de kendisi hakkında şüphe duymamıza yol açmıştı. Zaten anlattıkları da pek doğru ve akla uygun gelmiyordu. Bir müddet sonra şahıs ailesine uğramak istediğini, kendisine bir araba verip veremeyeceğimizi, ayrıca ailesine onun devlet için önemli görevler yaptığını söyleyip söyleyemeyeceğimizi sordu. Bunun mümkün olmadığını, her ne kadar sivil plakalı da olsa bir polis aracını kendisine veremeyeceğimizi uygun bir dille anlattık. Fakat bizim de zaman zaman kullandığımız bazı taksilerin olduğunu, onu istediği yere götürebileceklerini söyledik. Neyse daha sonrasında şahıs bizden araba istedi, o zaman yeni temin ettiğimiz üzerinde TAKSİ levhası olan bir aracımız vardı. Ayrıca rol yapma kabiliyeti çok gelişmiş olan, her türlü saf insan görünümüne bürünebilen, yetenekli bir polis memurumuz da şoför olacaktı. Adama bu taksiyi

112

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet yere

göstererek

gidip

ona

binmesini,

taksinin

onu

istediği

götüreceğini söyledik. Şoför rolündeki polis memurumuz bu konularda harikalar yaratabilecek inanılmaz kabiliyetteki polis memuru Fahriydi. Şahıs arabaya biner binmez bizim memura "Polis abi ne yapıyorsun? Nereye gidiyoruz?" demiş, Şoför rolündeki polis memuru arkadaşımız ise hiç bozuntuya vermeden "Allah Allah bana bir polisi gezdireceksin demişlerdi. Şimdi sen bana polis diyorsun, bu ne biçim iş," diyerek hitabını garip karşıladığım söyleyince, adam şoförün polis olmadığına ikna olup rahatlamış. Saf numaralarına devam eden arkadaşımız, adamı konuşturmak için samimi bir sohbet ortamı yaratmak amacıyla başlamış şahsa İstanbul'u sormaya. Denizin ne kadar büyük olduğunu, hiç deniz görmediğini, hatta onun ne kadar şanslı olduğundan bahsetmiş. Bir süre böyle koyu bir sohbete dalmışlar. Sonra bizim arkadaş memur olan bir yakını için vergi iadesinde kullanmak üzere fatura topladığını, otobüs bileti ya da aldığı malzemelerle ilgili faturaları verirse çok memnun olacağını söylemiş. Bunun üzerine adam cebindeki biletini ve birtakım harcama faturalarını bizim arkadaşa vermiş. Polis memuru Fahri şahsı uygun bir yere bıraktıktan sonra şubeye döndü. Aralarında geçen konuşmaları anlattı ve şahsın İ s Um b urdan, Ankara'ya, oradan Elazığ'a yaptığı yolculuklarda kullandığı biletlerini ve harcama, fişlerini verdi. Adam bize saat. 06.00da Diyarbakır'a geldiğini söylemişti. Oysa bilette Ankara'dan otobüse biniş saati yazıyordu. Dolayısıyla 7'den önce Elazığ'a gelmiş olamazdı. Verdiği bilgi yanlıştı. Ama yine de işi sağlama almak açısından aldığı bilete dayanarak hemen Elazıği aradım. O zamanlar Elazığ İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan'a "Müdürüm, memurlara da güvenmeyin, lütfen sız bizzat gidip garajdaki şu .firmayla konuşun. Ankara'dan bilette yazan saatte kalkan otobüsün hangi saatte Elazığ'a geldiğini sorun. Bu benim için çok önemli, kesin bilgi vermeniz lazım, hata olmamalı." dedim. Bizim hesaplamamıza göre şahsın 09.00'dan önce gelmemesi lazımdı. Hakikaten biraz sonra Emin Müdür beni aradı, otobüsün 113

... Yazışmaların hızlandığı bir sırada o zamanın Daire Başkanı Beyhan Bey beni aradı. Ayrıca yeni ifadesine göre bizden sonra Mardin'e gidecek... Mardin'e kalkan araçların bulunduğu Balıkçı-larbaşı denilen yere bıraktıktan sonra şahıs gidip minibüse binmişti.._ ...___________________................... bazı bilgilerin gerçekle uyuşmadığını............. orada Sultan Şehmuz denen yatır ve ziyaret yerinin olduğu bölgede diğer arkadaşlarla buluşacaklar.... İstanbul'a. Genel Müdürlüğe...00'de Elazığ'a gelen birinin yeniden araç bulup Diyarbakır'a gelebilmesi için en az iki saate yakın bir zamana... diğer ilgili illere mesaj olarak çekiyorduk........ Tabii bu gelişmeleri bir yandan hemen Ankara'ya...00'dan önce Diyarbakır'da olması filen imkânsızdı....... bütün herkes alarmdaydı... Bu daha da ciddi bir sıkıntı kaynağıydı.. Yani şahsın saat 09._________... O tarihte ülkede sıkıyönetim vardı ve alınan her türlü istihbari bilginin askeri karargahlara aktarılması gerekiyordu. verdiği bilgilere kaydıihtiyatla yaklaşılması gerektiğini...... Bu yüzden sözlerim Ankara'yı biraz rahatlatmıştı... Bölüm: Devlet 07.....00 civarında Elazığ'a geldiğini söyledi.... 07........ Bizim şoförümüz onu Diyarbakır'dan................ ihtiyaç vardı... Suriye'den alınacak silahlarla tatbikat yapıp döneceklerdi... Ona şahsın verdiği bilgilerin ihtiyatla karşılanması gerektiğini.... oradan Nusaybin üzerinden Suriye'ye geçecekler.... Şahıs Mardin'e kadar gitmişti. toplantıdan sonra herkesin görev alıp ayrıldığını söylemişti.. 1 ...... Hiçbir süzgeçten geçirmeksizin gelen tüm bilgiler doğru kabul ediliyordu..... Fis Kavasıiıdaki toplantıya katıldığını...........00'da Diyarbakır'a geldiğini..... Ben bilgileri aldıktan sonra Mardin'e gideceğini bildiğimden oraya gidecek dolmuşlara sivil giyimli rol yeteneği olan personeli yerleştirerek bu şahsın takibini istedim......... Yalan söylüyordu...... Halbuki Mardin'e gelmeden Sultan Şehmuz denen Şehir mıntıkada merkezinde inip inip arkadaşlarıyla buluşması gerekiyordu....... Bilgi kaynağının verdiği bilgiler çok ciddiydi.. Askerler ise getirilen bu tür bilgileri inanılmaz bir heyecanla karşılayıp hemen büyük tedbirler alınmasını istiyorlardı..... bizim bazı tereddütlerimizin olduğunu söyledim...... Bizim arkadaşlarımız da aynı minibüse binip biraz da hafif sarhoş numarası yapmışlardı..... elimdeki bilet ve belgeler bunu ortaya koyuyordu...... 114 .. Oysa şahıs 06...

verdiği bilgilere ederek dayanarak Emniyet böyle tarafından bir tepki izlenebileceğini tahmin otomatikman veriyordu......... Komutan da uygun bir şekilde adamı göndermişti.......... vermek istiyordu.._ ... 1 .... Hâlbuki şahıs takibi hiçbir şekilde fark etmemişti........ "Ben arabayla gideceğim...... sen nasıl beni takip ettirirsin......... Bölüm: Devlet doğruca Emniyete gitmiş ve Emniyet Nöbetçi Amirliğinde İstihbarat Şube Müdürü'nü aramıştı...... Mehmet bu adamın şerrinden korktuğu için ona istediği gibi bir araba........ Sınırdan geçerken yakalanırsa ya da başka olağandışı bir olay olursa bu yola ancak o zaman başvuracaktı... "Ağabey.. bunu fark etmesine neden olacak hiçbir şey yapmamıştık.......... yanma bir kişinin geldiğini... Nusaybin'e iner inmez doğrudan Bölük Komutanı'na gitmiş........_________.... Bizimle Diyarbakır'da konuşurken........ Adam daha da ileri giderek Mardin İstihbarat Şube Müdürü Mehmet'ten kendisine bir araba verilmesini istemişti..." dedim....... ben ısrarla asla bunu yapmaması gerektiğini....___________________............ Bana beni Öldürtmek mi istiyorsun..... böyle bir hareketin daha sonra başına belaya sokabileceğini söyledim..." demiştim... sana bunun hesabını sorarım... beni niye takip ettiriyorsun..... Ben de o zamanlar Nusaybin'de görev yapan Jandarma Bölük Komutanı arkadaşın ismini vermiştim. Bu kişi bir gün sonra tekrar Diyarbakır'a 115 .. Beni biraz sonra İstihbarat Şube Müdürü Mehmet aradı ve kızgın bir şekilde... bana karışmaman lazımdı diyerek bağırdı... Ama Mehmet en sonunda bir şoför vermek suretiyle adamı Nusaybin'e kadar göndermişti... PKK geçişlerinden dolayı Nusaybin'de nöbetçiler ve mayınlarla sıkı bir şekilde korunan Suriye hududunu geçerken bir terslik olursa kimden nasıl yardım görebileceğini sormuştu.. Fakat bizim adam Burhan Nart....... "Asla böyle bir şey yapmayın.. Aslında adam Emniyetin çalışma biçimini önceden anlamıştı." demişti...... Komutan beni gece saatlerinde aradı......... benim selamımı söyleyerek kendisini sınırdan geçirmesini istediğini söyledi. yoksa senin tüm işleri berbat edip bozduğunu Ankara'ya ve İstanbul'a söylerim.............. "Darda kalırsan bu yüzbaşıya gidip benim selamımı söyleyebilirsin. ben çok darda kalırsa size gelmesini söylemiştim........" dedi..... bu adam direkt buraya geldi...

...... "Yalan söylüyorsun.. kenara çektik... Şahsın anlattığı bütün bilgiler tek tek yalan çıkıyordu.............. önce teslim olmuş PKK'nın eski önemli kadrolarından itirafçı Hidayet Bozyiğıt bizim yanımızdaydı... Akşam bizimle görüşmeye geldiğinde Burhan Nar t a müdahale etmeye ve sorgulamaya karar verdik..... yoksa olayların çok vahim boyutlara doğru gittiğini söyledim.... başına çok ağır şeylerin geleceğim söyleyince..... Silah. bir müddet sonra çaresi kalmadı ve söylediği her şeyin yalan olduğunu itiraf etti.. Adamın anlattıklarını değerlendirdiğinde tamamının hiç tereddütsüz yalan olduğunu. bizi destekliyordu....." diyerek yalanlarını tek tek sıraladık...... doğruyu anlatmazsa bunun bedelini çok ağır ödeyeceğini. yeni şeyler söylüyordu.... Akşama doğru tekrar görüşmek üzere bizden ayrıldı... aldığımız bilgiye göre o saatte söylediği Firmanın Ankara'ya kalkan otobüsü yoktu..... Şahıs şubeye geldiğinde.................... illegal bölücü faaliyetlerde yer 116 ......... Silah ve malzemeler de bu arabada olacak.. Ben tüm bunları mesajlarla Ankara'ya ve İstanbul'a ak tarıyordum......... daha doğrusu irtibat kurmuştum ama gitmeye gerek kalmadı...... galiba verdiği saatte Ankara'ya hiçbir otobüs yoktu.... İleri sürdüğü bahaneleri tek tek geçersiz kılınca. "Neden böyle bir şey yaptın.... Şahıs her ifadesinde yeni bir eylem hedef gösteriyor..... 1 .. Bölüm: Devlet geldi.. Anlattıkları herkesi heyecanlandırıyordu. Hemen verdiği bilgileri kontrol ettirdik.._ .. Ben artık kesin olarak tüm anlattıklarmııı yalan olduğuna kani olmuştum ama kimse yalan olduğunu kabul etmiyor ya doğruysa diyordu.... yine bizimle temas kurdu....... bilet aldım otobüsle Ankara'ya gideceğim.... Artık bizi kandıramayacağım." dedi.....___________________.... ve malzemeler bizimle geliyor.... iş kaba ve öfkeli konuşmalara dönüştü.. Bu gelişmelerin yaşandığı esnada daha... Ankara'ya bu şahsa bir an önce müdahale etmemiz gerektiğini....... adam hayat hikâyesini anlatmaya başladı: "Diyarbakır'da bu tür olaylara adı çokça karışmış.. böyle bir yalan nasıl söylenebilir? 10-15 günden beri tüm teşkilatı alarma geçirdin..... doğruyu anlatmıyorsun.. daha önce örgüt mensuplarınca yerleştirilmiş olacak.... neden?" diye sorunca.. Bu defa "Ben Suriye'ye gidecektim.... böyle bir şeyin olamayacağını söyleyip......_________............ Adam söylediklerimize itiraz edip direniyordu........

.................. Mutlaka bilgi getirmem istendiğinden bu defa.....lett............... hazırlık safhasında yakalandığımdan polis bana ajanlık teklif etti._ . Bana bu olayın içine gir.... Sonunda böyle bir senaryo kurguladım. Ama daha soyguna başlamadan kuyumcunun orada yakalandım......... Ben de kabul ettim...................... örgütün eylem hazırlığı içinde olduğunu söyledim. örgütlere katıldığı için herkesin bir itibarı var.. Soygunu henüz gerçekleştirmediğimden... Diyarbakır'da herkesin çeşitli suçlardan arandığım bildiği Heybet........___________________.. hadi bize örgütten bilgi getir bakalım' dedi.......... işe tanıyıp bildiğim birtakım insanları kattım. biraz daha bilgi getir dediler... bununla İzmir'de Kem e rai t ı h d a bir kuyumcuyu soyup elde edeceğim parayla İzmir'den Yunanistan'a kaçmayı düşündüm. Bu kişi bana 'hadi bakalım bize bilgi getir' dedi.. ben de senaryo uydurmaya başladım ve uydurdukça işin içinden çıkılmaz hale gelecek şekilde olayı büyüttüm. adım sanım bile bilinmez. oradan Suriye'ye gideceğimi söyledim... Bir Başkomiser ile irtibata geçmiştim.... oraya gidersem her türlü bilgiyi alabileceğimi söyleyince oradaki teşkilatla beni ilişkiye geçireceklerini belirttiler........ İstanbul'a gittim ve oradaki ilgili birimle beni irtibata geçirdiler.... geçmişten beri Kürtçülük faaliyetleri ile bilinen bir ailenin üyesiyim. zamanında Jandarma Genel Komutanı olan Kema... Bu yüzden ben de bir oyuncak tabanca....._________........ Bir müddet sonra benimle ilişkide olan polis 'mademki senin yakınların örgüt içinde önemli konumlarda bulunuyorlar. 1 ..... Ben de yakınlarımın çoğunluğunun İstanbul'da olduğunu... Böylece İstanbul teşkilatına devredilmiş oldum.. Bu tür faaliyetlerde yer aldığı.. Onların damadı yım ama nıçDir siyasi faaliyetim yok.. ben de buna benzer bir olay olacağını söyledim......... Açıkgöz gibi insanların isimlerini verdim. Benimse hiçbir şeyim yok....... aldım. Diyarbakır'da buluşma olacağını....... Yakalandığımda böyle önemli bir ailenin üyesi ve örgütlere yakın olduğumu söyledim... Tabii Diyarbakır'da beni takip edeceğinizi bildiğim ve böyle bir buluşma olayı gerçekleşmeyeceği için size buluşma saati konusunda yalan 117 .................. Bu arada hatırlıyorum.... Ben de KOPlılerin bazılarını tanıdığımı. Biraz daha bilgi getirmem istendiğinde bir şeyler uydurmaya başladım. Bölüm: Devlet almış.....in Eken'e bir suikast olmuştu...

.... Daha doğrusu. Tabii şahsın anlattığı her şeyin. böyle bir insanın söyledikleri......... Daha doğrusu gidip gelecektim... 1 ................. Çeşitli yerlerde eylemler yapılacağı.." "Peki.... Bölüm: Devlet söyledim..... tüm senaryonun yalan olduğunun anlaşılması... ajanı sevk ve idare eden Başkomiser'i (K/O ajanı yöneten görevliyi) çok zora sokmuştu.......... Hayat hikâyesinin geri kalanında anlattığına göre.. Mardin İstihbaratının beni takip edeceğini bildiğim için ben önce davranıp onların yanına gittim. ama en sonunda söylediğim eylemeleri tek başıma denemeye kalkardım herhalde.. yalanları bile sistemin tümünde ciddiye alınabiliyordu...........___________________...... örgütleri ve gelişmeleri çok iyi tanıyan. Aslında bu durum şu gerçeği de ortaya koyuyordu........... 118 .._ ..... en küçük bir şüphe duymadan günlerce bir adamın söylediklerinin peşinde koşabiliyordu..... "Nereye kadar gideceğimi bilmiyorum... zorlayacaktım fakat geçemeyeceğimi gördüm...... tabii bu kişi ile irtibatlı olan insanlar zor durumda kalmıştı." diye karşılık verdi.. Mardin gibi bütün iller alarma geçmişti. Askerliğe devam edemiyordu................ olayların doğru analizini yapabilen ve kapsamlı bilgilere sahip bir kadro.......... Ağrı tarafındaki bir birlikte askerliğini yaparken firar etmiş.. suikastların gerçekleştirileceği yönünde bilgilerle birlikte beraber hareket ettiği önemli militanların.. Ve sonunda tüm bunların yalan olduğu anlaşılınca...... Emniyet Genel Müdürlüğü.......... şahsın anlattıklarına daha birinci gün şüpheyle yaklaşılır.... Mardin'e gittiğimde.. silahların geleceği.... böyle bir yapı var olsaydı......... aranan kişilerin isimlerini veriyordu.. nereye kadar devam edecektin?" diye sorduk.... itibar edilmez. hatta bunlar tamamen göz ardı edilirdi.. Diyarbakır. İstanbul._________... Hâlbuki olayları... daha önce de birkaç defa firar olayı gerçekleştirmişti. baştan sona kadar tüm anlatılanlarda hiçbir doğruluk payının olamayacağı ilk bakışta anlaşılır nitelikte olmasına rağmen tüm sistem bunların doğru olduğunu kabul ediyor... Ama siz biletle benim açığımı tespit ettiniz.... sahte kimlik kullanıyordu....... Ankara... Sonra Suriye'ye geçmeyi denedim ama başaramadım..... bu konular hakkındaki bilgileri takip eden...

. daha sonra İstanbul İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı olarak atanmıştı....___________________.......... o 119 fayda olduğu yönünde kendisini ikna edip.. Bir müddet sonra.. askere gidip yarım kalan askerliğini tamamlamasında kapanmış oldu.... askerlik görevi için gönderdik...... Şahıs yakalandığında....... tüm olanları onu da zor durumda bırakmayacak şekilde anlattık. Şahsın kimliğini öğrenince.... belki bir yıl.... Türkücü İbrahim Tatlıses'i bile tehdit etmiş..... Sonradan öğrendiğim kadarıyla........ Emin Bey'in yanında çalışıyordu..... Bölüm: Devlet Sonunda adamla konuştuk._________." diye bilgi verdik......... sakın böyle bir şey yapmayın....... istihbarat birimi ile beraber çalıştığını söylediği bildiriliyor ve bu konuların doğruluğu tarafımiza soruluyordu. dolandırıcıdır.. Burhan Nart adlı bu kişi............ birkaç defa para bile almış..... Bu kişi masraflar için kendisine belli bir miktar para verilirse...................... Bu insan sahtekârdır. Bir gün beni İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Emin Aslan ve yardımcısı Salih Güngör aradı.......... Aradıklarında PKK'nın çok önemli kadrolarından biri olduğunu söyleyen bir kişiden bahsettiler....... belki de iki yıl.. Bunun üzerine askeri birliğe böyle bir görevde bulunmadığını belirterek. Bizim açımızdan bu dosyada böylece ._ ....... Bu defa da yazıda adı geçen kişinin askerde firarda kaldığı dönem içerisinde devlet adına önemli görevler yaptığını.................... 1 ...... Tunceli'deki bir askeri birlikte görev yapan askeri mahkemeden bir yazı geldi. Aradan epey bir zaman geçmişti. İbrahim Tatlıses en sonunda dayanamayarak durumu polise şikâyet etmiş... Bu kişiyle bu yönde bir anlaşma yapılmak üzereymiş... Salih Diyarbakır'da kısa bir süre benim yardımcılığımı yapmış..... "Aman sakın. Biz bu adamla ayrılırken bundan sonra artık doğru ve dürüst olacağı yönünde mutabık kalmıştık ama yine yalanlara başvurmuştu.. PKK adına İstanbul'a gönderildiğini söyleyerek İstanbul'da adı duyulan bütün mafya babalarından haraç almış..... yine askerden kaçmış ve İstanbul'a gelmiş..... Para aldığı kişiler içerisinde bir tek o şikâyette bulunmuştu....... yurtdışına gidip o zamanki Dev-Sol liderini yakalayıp getirebileceğini iddia etmiş...... Bu defa da PKK'nın çok önemli ve iyi bir militanı olduğunu..

._________..... Aslında hepsi korktukları için adama para vermişlerdi ama bunu itiraf edemediklerinden yalan söylüyorlardı. zarar görebilir.. bu defa kendisinin PKK mm üst düzey kadrolarından olduğu yalanını devam ettirmişti. belki komik........ Biz adamın yaptıklarım vazgeçilmişti. Bölüm: Devlet zaman adı duyulan İstanbul'daki tüm mafya liderlerinden PKK adına tek tek haraç aldığını itiraf etmişti......___________________......... Hiç ki adamın anlattıkl arının yalan olabileceğini düşünmüyor. Dursun Kara ta s'm yerini bildiğini...... Fakat bu olay ortaya çıkınca mafya liderleri şahsın hemşerileri olduğu için yardım etmek ve destek olmak amacıyla para verdiklerini söylediler....... Bu çok basit.. küçük.... Bu yüzden o zamanki İstanbul Emniyet Müdürü Hamdi Ârdalı ve oradaki görevliler böyle bir fırsata balıklama dalmak üzerelermiş..... Fransa'da olduğunu söyleyerek onu yakalatabileceğim ya da öldürebileceğini iddia etmişti........ Tabii Dev-Sokun İstanbul'da yaptığı eylemler dolayısıyla Dursun Karataşin yakalanması........ Burhan Nart bu olay dolayısıyla yakalandığında.. 1 .. profesyonel kişiler tarafından ortaya konacak kapsamlı bir kurgu karşısında kim bilir ne boyutlarda.... İşte böylesi bir adam tüm sistemi.... Hatta bir iki milyon dolarlık pazarlık yapılırsa her şeyi yaptırabileceğini söylüyordu.. Ama asıl önemli nokta........ aksine hemen doğru olduğu kabulüyle arkasından gidiyor....................._ .. Salih Güngör d 3....... Basit bir üçkâğıtçının sözlerini gözleri kapalı takip eden bu sistem daha ciddi. Bu yüzden onu tanıyıp tanımadığımızı sormak için bizi aramıştı......... Halbuki adam giyim-kuşamı itibarıyla oldukça gösterişli............... Bu gerçeği ortaya koyması bakımından Burhan Nart olayı oldukça öğretici bir olaydır.... İstanbul polisi için çok önemliydi..... İn fi önce Diyarbakır'da İstihbarat Şubesinde çalıştığı sıralarda bu kişinin adını duymuştu................. belki tamamını anlatırsak kahkahalarla gülünecek saflıkta bir olaydı...... ihtiyatlı davranarak söylenenlere şüpheyle yaklaşmıyor....... bu sistemin en önemli merkezlerinin ve buralarda çalışan görevlilerin bu kadar kolay kandınla -biimesıdir....... küçük bir üçkâğıtçılıkla kandırıp aldatabiliyordu.... hali vakti yerinde görünüyordu..... anlatınca onunla işbirliği yapma düşüncesinden 120 ......

...... tamamı işi bilmiyordu. bir slogandan olayın bütününü çözmeleri gerekiyordu..... 1 ... eylem tarzlarını.. hangi safhalara gidebileceği konusunda net bilgilere sahip değillerdi. Ama bizim sistemimiz bırakın bir kelimeyi. istihbarat da bence budur...... İstihbarat personelinin de bir tek anlatımdan.... böylece küçücük bir vidadan olayın tamamı çözülebilir.... ortaya koyduğu tek bir iddiadan.. Bu kanıttan yola çıkılarak uzaktan kumandalı bir telsizin kullanılmış olduğu sonucuna varılabilir.... Örgütlerin ideolojik altyapılarını....... attığı slogandan neyi bilip. yerde bulunan bir vida... mesleğini.. bir vidadır........ Bölüm: Devlet Bu işte profesyonel olarak çalışan... İşte işini.. Her zaman eğitimlerde ve sohbetlerde anlattığım gibi..... Veya bir olay yerinde bulunmuş bir elektronik devre elemanı...... neyi bilmediğini.._ .... herkes için sıradan bir parçayken bir radyo tamircisi için bu 170 Mghz'de çalışan bir telsizin parçasıdır.... illegal yaşamı göz önüne alınıp örgüt içinde 121 ......... ideolojik olayların nerelere............. Halbuki İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesi personelinin... Bir kişinin söylediği büyük yalanlar ancak bunları ispat eden maddi deliler bulunduğunda ortaya çıkıyordu. Kişinin örgütsel faaliyeti................. bu konuda kapsamlı.. olmadığı bunlardan yeterli neyin bilgi mümkün birikimine nevin sahip konusunda olmadıklarından doğru kararlar vere iniyorlardı............. cümleden. Bence en önemli eksiklik buydu.. Bizim teşkilatımızda olayları kavraya-biime becerisi ne yazık ki yetersiz kalmaktadır....... sözden..... güvenlik sisteminde çalışanların bilgi eksikliğiydi._________... Buradan kazaya karışan aracın markası.. başından sonuna kadar yalan söyleyen birinin yalan söylediğini tespit edemiyordu... örgütsel yapılarını tam anlamıyla bilmediklerinden bu örgütler hakkında söylenenleri doğru şekilde mümkün değerlendiremiyor..... bilgiye sahip görevlilerin bu aldatmacaya asla kanmamaları gerekirdi..........___________________... neyin yalan....... sanatını her açıdan iyi bilen insanlar bir tek parçadan ya da bir tek olaydan yola çıkarak işin tamamını görürler.... neyin doğru olduğunu kesin ve net olarak anlaması zorunludur......... kişinin anlattığı tek bir olaydan... Aslında bu durumun nedeni....... herkes için sıradan bir vida iken bir oto tamircisi için bu 1995 model Almanya'da üretilmiş E 200 serisi bir Mercedes'e ait... modeli vs.. özellikleri tespit edilir....

_ . nasıl kurulduğunu ve neleri yapıp. neyi bilemez noktasında belli bir anlayışa sahip olarak ona göre hareket edebilmelidir........ Başkom işerin KDP Yi in ne olduğunu.. söylenen en ufak yalanı ya da anlatılanlardaki en küçük bir tutarsızlık ve yanlışı tespit edebilmeliyiz.... Oysa bizler önümüzdeki apaçık yanlışları bile fark etmekten acizdik. irtibat halinde bulunduğu Başkomıserin.. görmedim. kendim de dahil olmak üzere...... MİT...... Emniyet....... Aslında sadece bu olayda değil.. broşür ve eğitim materyalleri üzerinde kapsamlı bir eğitime tâbi tutulmamız gerekirdi... bunların geçmişten bugüne uzanan seyrini.. yeterli oranda bilgiye sahip değildik...... Genelkurmay ve Jandarma teşkilatlarında görevli istihbarat personelimiz maalesef örgüt mensuplarıyla konuşacak... Bizlerin de daha terörle mücadele veya terör istihbaratı görevine başlamadan.. İstihbarat (întelligence) İngilizcede akıl.............. ideolojisinin ve hedefinin ne olduğunu....___________________... Felsefenin Temel İlkeleri gibi Marksist-beninist düşüncenin temel felsefesini oluşturan eserleri okumamız.... 122 ......... Bölüm: Devlet hangi konumda olanlar neyi bilir.. görev sahamıza giren tüm konularda............. kendisine anlatilanlardan adamın açıkça yalan söylediğini tespit edebilmesi gerekirdi... bu grupların ve militanların duygu ve düşünce dünyalarını tanıyıp anlamamız açısından........ Biz de............... Hem ülke içerisinde hem de ülke dışında bu türden ideolojik örgütlerle olan mücadelede aynı durum geçerliydi.........._________..... Sonuç olarak........ neleri yapamayacağını bilerek söylenenlerin doğru olamayacağına hemen karar vermesi gerekirdi.. 1 .... Diyalektik ve Tarihi Materyalizm... Fakat bu görevlerde olup da bu temel eserleri bütünüyle okuyanı.... olması gereken yeterlilikte bir bilgi birikimi maalesef yoktur..... onlarla tartışacak........... ideolojilerini ve amaçlarım çok iyi bilmemiz gerekiyor...... Bu kişinin İstanbul'da tanıştığı... Türkiye'deki yapısının nasıl şekillendiğini.. Hâlbuki bütün ideolojik grupları. daha sonra tüm illegal örgütlerin dergi......... örgüt mensuplarının yetiştirildiği gibi önce Kapital.... onları anlayacak ve algılayacak seviyede bu işi bilmiyor... Bir tek kelimeyi atlamayacak kadar bu konuya hâkim olmalı. Adam bütün örgütlerin KDP çatısı altında birleştiğini söylediğinde.... zekâ manasına gelir.....

.... hangilerinin pasif kalacağı.......... çerçevesi çok kesin hatlarla çizilmiş olarak tüm örgütlerin ideolojilerinde yazılıdır. anlayamadık. Bölüm: Devlet 1_ iîdîj ¿2 Biz sol grupların... hatta basit sempatizanlar bile bu konular hakkında fikir sahibiyken bizim en üst düzey yöneticilerimiz bile bu insanların ve örgütlerin arka planlarını.............. amaçlarının ne olduğunu.............. bölücü ve dinci örgüt mensuplarının ne demek istediğini............ ey lemsel bir strateji çizerler...___________________........._ ... nasıl bir eylem tarzı izleyecekleri. 123 .. bir örgüt içinde hangi şekilde sapmaların yaşanabileceğini........ Onlara göre bugünkü durumdan.... gelecekteki sosyalist.... Çünkü tüm bu unsurlar...... bunlar deli mi?" şeklindeki basit sorularla oyalanıyorlardı.. Aralarındaki farkların neler olduğu.... Bu grupların içerisindeki insanlar... bütün sağ grupları ise sağ olarak görüyorduk. herhangi bir olay ya da durum karşısında hangi örgütlerin hangi stratejileri izleyip hangi tavırları alacaklarını.. komünist bir topluma nasıl geçileceğinin tek tek yolu ve safhası vardır.... hangi olayda hangisinin ne tavır takınacağı meseleleri bizim için hep bir muammaydı. Bütün sol grupları sol..... fraksiyonlar arasındaki farkın nereden kaynaklandığını hiçbir zaman tamamıyla algılayıp......... hangilerinin eylem yapıp....... Oysaki bu grupları tanıyanlar için bu meseleler hiç de muamma değildi........ Sol grupların Türkiye ile ilgili ayrı ayrı kendilerince bir değerlendirmeleri vardır. Hâlbuki bu algılayış ve kavrayışa sahip olabilseydik.... hepsi tüm yönleriyle bilinebilirdi. Çoğu zaman "Bu insanlar neden işlerini güçlerini bırakıp dağa çıkarlar.. İşte bunu çok iyi bilmediğimiz için bütün örgütleri birbirine karıştırıyorduk... niyetlerini algılayamıyordu.......... hangi eylem tarzlarının hangi örgütler tarafından gerçekleştirilebileceğini çok net olarak tespit edebilirdik................_________.. ne yapmak istediklerini. kendi içlerindeki farkları algıl ay a mıyordu k...... Bütün Marksist örgütler önce mevcut durumu değerlendirir......... faaliyetlerini. bu ideoloji çerçevesinde örgüt mensupları belli bir bakış açısına sahiptir....... daha işin başında bir olayı hangi örgütün yapıp hangisinin yapamayacağını..... sonra sınıfları mevzilendirir ve mevcut duruma göre kendilerine örgütsel.. 1 ....

mutlaka kaçıyorlardı. Bu kişiler aynı zamanda PKKlılara bu bölgede yataklık yapıp....... köy....... Bölüm: Devlet Sonuç itibarıyla Burhan Nart olayı..... gerçekleştirilmesi zor..... ardından diğer timler köye göstere göstere gelmeli........._ . bu kayalık bölgenin birkaç yüz metre yakınındaydı... 1 .......... İkinci olarak..... Ancak bu köye ne kadar operasyon ve arama yapılsa yapılsın... Aranan Üç Kişinin Yakalanması Yine Diyarbakır'da çalıştığımız yıllarda Diyarbakır'ın Dicle ve Hani ilçeleri arasında Dicle'ye bağlı bir köyde aranan kişiler vardı....... Bilgi aktarması için köyden eleman temin etmiştik ama bu elemanın verdiği bilgi doğrultusunda askeri birlikler veya operasyon güçleri köye gidinceye kadar bu kişiler kaçıp.. ne kadar kof olduğunu gösteriyor.. tüm güvenlik sistemimizin ne kadar boş.... ilk gelecek olan operasyon timleri köyde görülmeden vadi arasındaki sırtları tutmalı.... devlet güçlerine olan itimadı azaltıyordu.... Timlerin geldiğini gören militanlar saklanmak için süratle vadiye doğru kaçarken hepsi orada pusuya yatan timlerin kucağına düşecektir..._________. köye yaya gelinmesi lazım........... biraz zahmetli............ destek veriyorlardı........ Bu operasyonların sürekli neticesiz kalması.. Daha önce çok defa böyle planlar yapılıp başarısız olması nedeniyle bu defa bizzat kendim timlerin 124 ............ başka yerlere saklanıyorlardı.........................." Bu. bu şahısları (özellikle iki tanesini) köyde yakalamak mümkün olmuyor......... Fakat bizler hâlâ övünerek sistemlerimizin çok güvenli olduğunu savunarak halkı ve kendimizi aldatmaya devam ediyoruz.. Bize şöyle bir yöntem önerdiler: "Bir defa araçları çok uzakta bırakarak. Bu örgüt mensuplarının yakalanmasıyla ilgili olarak yapılan bir çalışma esnasında köyde bize bilgi aktaran insanlarla aranan bu militanların nasıl yakalanabileceğini konuştuk.... fakat ustalıkla yapılırsa tutabilecek bir plandı...... Genellikle de böyle ustalık isteyen planlarda bu işin başındaki insanların yapacakları katkılar...... Özellikle de köyün yakınında bulunan derin Maden Çayı Vadisinde bu kişileri bulmak ve yakalamak mümkün değildi....... köydeki diğer örgüt sempatizanlarına da cesaret veriyor.............___________________..... düşünecekleri ince ayrıntılar ve hareket tarzları işi belirliyordu....

............................. Bize emniyetli şekilde oradan çıktıklarını haber verdiler.... Tim gidip yarların etrafında pusuya yatarak yerini aldı....... nasılsınız.............. 125 ...... çaylarımızı içtik.. incelikleri ve ayrıntıları planlamada karşılaşılan sorunlar nedeniyle operasyonlarda genellikle çok başarılı olunamıyordu.... Köyde hiç kimse bu olayı görmedi..." diye köylülerle sohbet ettik.___________________.. bize bilgi veren köylüler ve benim sivil istihbarat unsurlarımla beraber bir kış günü (ocak ayıydı zannediyorum) yola çıktık............ Biz köye yaklaşırken bizim pusudaki timler köyden üç kişinin koşarak çıktığını ve kendilerine doğru geldiğini anons ettiler................ Daha önce olduğu gibi iki özel harekât timi.......... Sabaha birkaç saat kala köye uzak mesafede anayolda araçtan indik ve yürümeye başladık._____..._________.... bir saate yakın çamurlar içinde yağmur altında yürüdükten sonra bir timi köyün uzağında tam vadinin kenarında bulunan kayalıklara gönderdik...... 1 ......... Biz açıkta gelen timler olarak köye girip "Buradan geçiyorduk. bu şahıslar da bizim timlerin pusuya yattığı o kayalıklara gelip timlerimizin yanında durdular ve timler hiçbir çatışmaya girmeden bu kişileri teslim aldılar........._ ...... Biz bu şekilde köylüleri oyalarken köyün dışında pusudaki timlerimiz militanlan yakaladılar ve köylülere belli etmeden vadinin kenarından kayalıkların arasından köyün dışına çıkarttılar. güvendiği zaman insanların katlandığı risk ve yaptıkları şeylerin Güneydoğu'daki operasyonlanmız teorik planlama açısmHaliç'te Yaşayan Simonlar........... Güneş doğmaya başlarken sanki köye operasyon gücü geliyormuş gibi geniş bir hilal şekilde yirmiye yakın tim mensubu köye girdi. Bölüm: Devlet başında gitmeye karar verdim............ Aslında tüm ZAİTTİ el I!.............. Bu hep aynı kaynaktan bize verilen bilgilerdi..... Bize çay ikram ettiler... konuşmak için geldik...... devriye geziyoruz.. bize itimat ettiği ölçüsü esasen çok önemliydi.............................. Güvenliğiniz de bir sorun var mı.......... arama dahi yapmadık. Bunun üzerine biz de köyden ayrılarak aynı noktada onlarla buluştuk..._.... yakalanamaz denen kişileri yakalamıştık.. Hiç kimse ateş etmedi......... dan hiçbir hata içermiyordu belki ama uygulamada.. Böylece aranan üç önemli militanı..

.......... Hani'nin kuzeyine militanların saklandığı dağın arkasına gelince kamyondan inip dağın iki yanını kuşatacaklardı..... Aşağıdan dağa doğru yönelen timler daha 500 metre ilerlememişlerdi ki zirvedeki tim mensupları dağın ortasındaki ağaçlıklardan bazı militanların fırlayıp zirveye doğru çıktıklarını anons ettiler... Bölüm: Devlet Seren Operasyonu Diyarbakır'da görev yapıyorduk....... Planlandığı gibi kuzeydeki timler dağı sardı.................. normal keşifte militanlar görerek yerden tedbir alabilirlerdi.... Köyün yakınlarında Taksi kimseye plakalı gözükmeden militanların kalabileceği bir iki yer vardı.. Kamyonun kasası içinde operasyon timine mensup 6-7 tim (her timde 20 kişi vardı) saklanıyordu.. Militanların Lice Hani karayoluna paralel çok yüksek olmayan küçük bir dağın yola bakan cephesindeki ağaçların arasında kaldıkları kanaatine vardık.. Timler amiri ile ben de dağdaki hareketliliği anayoldan takip ediyorduk..... güneyden otobüslerle gelen tim ise militanları dağda aramaya başladılar..... oradan köylere gidiyormuş gibi kamyonlarla yol alacaktık..... 1 ......... Seren köyü yakınlarında bekleyen militanlara bir an önce operasyon yapılması gerekiyordu..... Hemen keşif ve araştırmaya da bizi bir başladık...... arazi taraması şeklinde geniş bir kol halinde dağa doğru yönlendirecektik.. böylece yalnızca güneyden geldiğimizi zanneden militanlar tuzağa düşecekti.... Militanların hiç bir şekilde göremeyeceği Dicle ilçesi istikametinden Hani'ye gelip..... Tüm tim amirleri ile planımızı yaptık..___________________..... güneyden otobüslerle gelen 4-5 özel timi sabah saat 07... Dikkat çekmemesi için operasyona kiralık kamyonlarla gelecektik...... Kardeş kuruluştan alınan bir habere göre Şirnak'tan Tunceli bölgesine takviye olarak gönderilen bir grup PKK gerillası Tunceli'den gelecek kuryeyi Diyarbakır'ın LiceHani bölgesinde bekliyordu...... Dağ kuzeyden tamamen sarılınca................... bir kısmını otobüslerle yola çıkardık.... 126 .......... Plana uygun olarak araçları hazırladık ve gece saat 03..........00 sularında Han i-Lice yolunda..... operasyon araçlarımızla özel tim amirlerini alıp................_ ....._________.... araziyi görerek keşif yaptık.....00'da timin bir kısmını kamyonlarla........ Umulmadık yanaşarak yapmalıydık..

........ 2 km'den fazla bir mesafe olmasına rağmen zaman zaman mermiler yakınımıza düşüyordu....... .._ .. zirveye çıkmak isteyen militanlar menzile girdiklerinde çatışma başladı...... __. üstünlük sağlıyordu.__... Pilota yönü tarif ederek helikopterle dağın arkasında yaralının getirildiği yere gittik ama bölge çok eğimli olduğundan helikopter yere inemiyor................... ... Yaralı polis hemen önümde yatıyordu..... yarası sürekli kanıyordu.. manevralarla.. fidan boylu._________...........___................____.... Aramızda. helikopterde pilottan başka yalnızca ben vardım. helikopterin kanatları yerdeki otlara değecek kadar alçalınca diğer arkadaşlarının elleri üzerinde yaralıyı zorlukla aldım... esmer yağız delikanlı..... çok alçaldığında kanatları dağa değecek hale geliyordu. Çatışma haberinin merkeze intikaliyle birlikte Asayiş Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa.... Dağ tam karşımızda idi....... bilahare OH Ab valisi Hayri Kozakçıoğlu ve Emniyet Müdürü Necdet Meıızir helikopter ile olay yerine geldiler..... îlk.... Herkes gizlendiği kayanın arkasında sadece ateş ettiği yeri göreceği kadar kısmını çıkararak ateş ediyordu............ tim amiri çatışmayı yöneteceğine göre yaralı polisi almak görevi bana düşüyordu.._. Timlerin yerini ben ve tim amiri arkadaş biliyordu.... Yaralı polis hareketsizdi. Genç. Militanlar da bizim yalnızca aşağıdan yukarıya doğru araziyi aradığımızı zannederek bir kısmını zirveyi almak üzere göndermişlerdi... _. o kadar dikkatli bakmama rağmen bir tek kişiyi bile göremiyordum....... Bölüm: Devlet Kırsal alandaki çatışmalarda dağın zirvesini alan............. filmlerdeki gibi hiç kimse kalkarak veya kafasını çıkararak ateş etmiyordu............ Helikopterle yaralı polisin alınması gerekiyordu....... 11 militan ve etrafındaki dağı sarmış 200'den fazla özel tim mensubu bulunuyordu.. ....___________________. Fakat biz gizlice dağın zirvesini ve iki yanını daha önce almıştık...... gözünün üzerinden yara almıştı...00'u bulduğunda bir polisin kafasından yaralandığı ve durumunun ağır olduğu anons edildi.........__... çok zorlu Haliç'te Yaşayan Sımorılar...... ateş ile birlikte bazı militanlar düşmüştü... 1 . 127 .. sabah 07...... Hani-Diyarbakır merkez arası helikopterle on beş dakika kadardı ama o gün benim için bu on beş dakika saatlerce sürdü. _. .....30 gibi başlayan çatışma saat 09..............

. Daha sonra çatışma yerlerini gezerken gördüm ki militanlar çatışma anında çalıların içine girip yeri kasatura vs......... Olacak şey değildi.. Bunun başka bir çaresi yok mu.. kim olursa olsun hiç kimse ölmeden bu işi halledebilmeyi diledim.....___________________.._ ..................... niçin ölüyorlar gibi sorular zihnimde dolaşıp durdu.... O zamana kadar hep militanların yerini tespit edip kısa sürede imha ederek bu bölgedeki olayların ve çatışmaların bitirilmesi gerektiğine inanıyor ve bunun için uğraşıyorken......... yüz 128 ..... Ambulans bekliyordu. yanınızda biri ölüyor ama siz hiçbir şey yapamıyorsunuz. gencecik insanlardı. O an bir yandan inşallah kurşun sıyırmış tır. anonslarla bu kahraman polis zorla geri çekildi.. Ateş kesilerek. beyinde tahribat yoktur diye bu genç için dua ediyor... Bir iki saat daha süren çatışma. Sonunda Diyarbakır'a vardık ve yaralı polisi piste indirdim. hangisinin daha fazla aktığım bilmiyorum. bir yandan da dağda çatışan bu insanları düşünüyordum... Bugün bu sorulan sorup cevap-lannı almaya kalksam günler alır ama o gün bütün bunlar beş dakika içinde cevaplanmıştı..... yazık değil mı.... Bu polis.....Bir ara bir polisin militanların siperlerine kadar gittiği anons edildi..... ile kazarak kendilerine siper yapmışlar... Bu sorulan kendime soruyordum ama on beş dakikalık mesafe hâlâ bitmemişti........... Döndüğümde çatışma devam ediyordu.......... neden onlar ölmeye mahkumlar.. daha sonraki bir operasyonda yine böyle gözü karalığı ve cesareti nedeniyle şehit olan Mehmet Elçin'di................... bir an önce hastaneye varmayı düşünüyorsunuz.... etraflarını küçük taşlarla örerek.. helikopter daha Diyarbakır'a gelmemişti.. Bölüm: Devlet Polisin yarasından akan kanla benim gözümden akan yaşlar birbirine karışıyordu.._________............. neden gencecik insanlar ölüyor. Dakikalar bile aylardan daha uzun geliyordu......... çatışan kişileri değil uzaktan... görülmeden çevreyi görebilecekleri mevziler oluşturmuşlar.......... 1 . ölmeleri şart mı........ tüm militanların ölü ele geçmesi ile neticelenmişti. Yeni yaralılar olabileceğinden hemen bölgeye dönmem gerekiyordu....... ilk defa...........Timler militanların bulunduğu yere en fazla 100 metre mesafede iken bir polis tek başına ta içlerine kadar gitmişti...... Çok yakınında farklı cephelerden ateş edilmediği sürece mevzilere kurşunla tesir etmeyeceğini.

kayanın yan tarafından sadece çevreyi görebilmek için bir gözünü çıkaracak kadar çıkıp ateş etmen lazım...... Eğitim konusu işin özünü oluşturacak kadar önemlidir........... olayları anlatmada gösterdikleri yetenekleri dolayısıyla .......... o büyük ruhu... Biz hep karşımızda savaşan insanları görüyorduk ve onların yaptıkları bu olağanüstü savaşma çabalarım gözümüzde büyütüyorduk. o büyük düşünceyi getiren şeydi... gerek îstanbulda gerek Güneydoğuda kırsal alanlardaki operasyonlarda saatlerce süren çatışmalar sonunda güvenlik kuvvetlerine ciddi zayiat verdirebiliyorlar ve hatta çoğu zaman çemberi yarıp kaçmayı başarabiliyorlardı.. Okumak.................. yanındaki arkadaşı "Kayanın üzerine kafanı çıkarma................. vurulursun........ tehlikeli....... araç ve gereçlerimize karşı olağanüstü bir direnç gösterebiîiyorlar...._ .... kısıtlı kuvvetleriyle bizim karşımızda güçlü ve dirençli olmalarını sağlayan........... Maalesef daha sonra polisin şehit olduğu haberini aldık......... bu konular hakkında kapsamlı ve donanımlı bilgiye sahip olmak çok önemlidir.. onları büyüten.. Terör örgütlerinin mensupları benim en çok uğraştığım olağanüstü duyuyordum. faaliyet onlara tarzları........... iki defa ateş etmek için kafasını kendine siper aldığı taşın üzerine çıkarıp ateş ettiğini.......... O 129 insanlardı ifade ve onların yaşamları...... Sınırlı bir kuvvetle bizim üstün silah.. hayranlık davalanna olan samimi inançları...... 1 ............ sadece tüfeklerden çıkan alev ve sese dayanarak yerlerinin tespit edildiğini fark ettim.. ama özünde kendi mesleğiniz ve faaliyet alanınıza giren konulan iyi okumak.... Haliç'te Yaşayan Simonlar_............................. Asıl önemli olan. en önemli şeyin bilgi ve bilgi elde etmenin yolunun da eğitim ve okumak olduğu kanaatini edindim.___________________..... Vurulan polisin arkadaşlarını dinlerken........... Dışarıdan bakıldığında bu durum pek fark edilmese de işin içine girildiği zaman asıl marifetin bu olduğu görülür........ Bölüm: Devlet metreden bile kimsenin göremeyeceğini................._________.... Fakat bence önemli olan onların yürüttüğü savaş değil................. Cezaevinde Tünel Bulunması ve Eğitimin Önemi Meslek hayatım boyunca.........." demesine rağmen aynı hatayı bir kez daha yapması nedeniyle yaralandığını öğrendim.

..... dünyayı ve dünyada yaşanan gelişmeleri tahlil edebilir... Bu kişilerle konuşurken çoğu zaman eğitimleri ile ilgili çok önemli ipuçları alıyordum..... bu özelliklerin ancak çalışarak.... Bu......... Genel bakış. bu görevi nasıl yerine getireceğini tüm ayrıntılarıyla anlatabilir..... Bir PKK mensubu kolaylıkla rapor yazabilir.... örgüt mensuplarının nasıl yetiştikleriyle ilgili bir ipucu vermesi bakımından önemli bir konudur........ 1 ....... yönlendirme. Bu talimatlarda-ki ifade becerisi.....___________________............... Bunu çok önemsiyordum.. Bu bakış açısını ve değerlendirme becerisini devletin memurlarında görmek mümkün değildir Fakat her örgüt mensubunun raporunun ilk başlangıcı bu türden çözümlemelerle başlar._________... hedefler.... ülkemize yansıyan bu gelişmelerin nasıl bir ortam yaratacağını..... yazmaları ve kendi davaları ile öğrendikleri şeydi........ Güvenlik kuvvetleri olarak biz...... Bir defa olağanüstü bir ifade kabiliyetine sahipler. okuduklarını karşılıklı anlatıp tartışarak daha geniş bir yorumlama becerisi edinme çalışmasını onlar eğitimden bile saymadıklarını gördüm... bu hedefe uygun çalışma. saptadığı siyasi ve sosyal gelişmelerin ülkemize nasıl yansıyacağını._ ... Özellikle teslim olmuş insanlarla sohbet ederken zaman zaman iki ya da üç ay boyunca bir eve kapanıp aynı kitabı tekrar tekrar okumak.......... gözleriniz kapalıyken bir masanın üzerindeki bütün eşyaları görüyormuşçasına en ufak bir eksik ve fazlalık yaratmaksızın net olarak tasvir edebiliyorlar.. okuyarak kazanılabileceği inancındayım...... eylem o kişinin veya grubun yaratıcılığına bırakılmaktadır.......... bunun sonucunda kendi örgütlerinin nasıl hareket etmesi gerektiğini ve en nihayetinde kendisine düşen görevin ne olduğunu....... Yine aynı şekilde örgütün üst düzey kadrolarından aşağı kadrolara gönderilen talimatlar da birçok açıdan şaşırtıcı gelebilir...................... bu kadar güçlü bir tahlil yeteneğine ve dünyadaki bütün meselelere bu gözle bakan bir anlayışa sahip değiliz.. kesin ve net ifadelerle meselelerin anlatılması örgüt mensuplarının bilgi düzeyini ortaya koymaktadır............ Diyarbakır cezaevinde tanık olduğum ve aslında örgüt mensuplarının eğitime verdikleri önemi başlı başına anlatan harika bir 130 ......... Olayları çok açık ve net olarak anlatabiliyorlar................ Bölüm: Devlet ilgili insanların okumaları.....

...... İşte bu silahın kütüklük/rakt denen şarjörlerinin takılı olduğu palaska benzeri kemerin omuzdan geçirilerek uzun süre kullanılmış olduğunu gösteren kullanım izleri vardı......... Bölüm: Devlet olayı hiç unutmadım........... Yerli halk ise silahlarını sadece kemere şarjörleri takarak kullanırdı.. Bu olayı soruştururken bir grup örgüt mensubunu yakaladık. Örgüt mensuplarının silah taşıma şekli...... Bu koğuşa sadece PKK mensupları değil.. şarjörlerim saklama biçimi................ Bunlar yöneticilerin kaldığı özel bölümlerdi............... Her katta sekiz tane tek veya iki kişilik hücreler bulunuyordu. 131 ........_________. 1 ................. Dolayısıyla bizim bulduklarımızın örgüt mensuplarına ait olduğunu tahmin ediyorduk.... Bu olayı tahkik ederken bir süre önce Bingöl kırsalında bir çatışmada ölen militanların eşyaları arasında bulunan şifreler çözüldüğünde..._ .. Daha sonra yapılan araştırmalar sonucunda tünelin o zamanki adıyla yanılmıyorsam otuz dokuzuncu veya..... örgütün ve hatta TİKKO gibi başka bazı örgütlerin yöneticilerinin de kaldığı koğuşta olduğu tespit edildi... Fakat cezaevinden nasıl bir kaçış olacağını bilmiyorlardı................. Bu olayı takip ederken silah ve silahı tutan kütüklükler........ köylününkinden kesinlikle farkı olduğunu ve net ve kesin hatlarla ayrıldığını bölgede görev yapan herkes bilir... belli bölgelere götürmekle görevlendırildiklerini söylediler..... Kendilerinin ve TİKKO örgütünün birer kamyon gasp ederek cezaevinin yanma gitmek ve cezaevindeki bir tünelden kaçmak isteyen kişileri alıp...... Diyarbakır'ın merkezinde tesadüfen ateşlenmiş bir kalaşnikof tüfek bulunmuştu............ Milli İstihbarat Teşkilatı olayı takip ediyordu.. Varlığı kesin olmasına rağmen yeri bir türlü tespit edilemiyordu.. Koğuş kendi içinde dört katlıydı... otuz sekizinci koğuşta...........___________________....... cezaevi sürekli didik didik aranıyor ama tünel bulunamıyordu... Silahlarını bu şekilde sadece asker ve gerilla gibi sürekli silah ve şarjörlerini kuşanan insanlar taşırdı... zaman zaman bazı örgütlerin lider kadroları da konuluyordu.......... Diyarbakır cezaevinden kaçış planıyla ilgili bilgiler edildi... şarjörler ve bulunuş biçimi örgüt mensuplarının taşıdığı silahları ve taşıma biçimini çağrıştırıyordu..

....... örgütsel faaliyetler için Diyarbakır'da kalmıştı.....___________________... 132 . hatta gösterilmese idi yıllar boyu da bulanamayabilirdi... Evet bu bir şaheserdi............. dördüncü katında tavandaki yan duvarda başlıyordu.............C...._ .C. Tedbir amacıyla buraya beton bloklar yerleştirildi................ o koğuşta kalan örgütün çok inançlı ve önemli kadrolardan biriydi...... Uzun süre cezaevinde kalmış........ kurduğu haberleşme ağma girerek.. her yeri aradılar ama tüneli bulamadılar. 1 .... Tünel kazıldığı yönünde iddiaların ortaya atıldığı dönemde de cezaevindeydi. Bu koğuşa gittiler... Mucize tünelin girişi inanılması imkânsız biçimde dördüncü katta başlıyordu.. Bu tünelin yapılış hikâyesi şöyleydi: Tüm cezaevlerinde olduğu gibi Diyarbakır cezaevindeki örgüt mensupları da sürekli dışarıyla haberleşiyorlardı......... efsanevi direnişlerin sahibi bu adamı izleyerek... çözülüp gizlice polise konuşan olup olmadığı gibi kılı kırk yaran bir sorgulama yapılır. Bu kadar aramaya karşı bulunamaması normaldi.. içlerinde ajan olup olmadığı...... Örgütsel faaliyetlerin en ciddi ve örgütsel kuraların en uygun şekilde uygulandığı yerler cezaev-leridir.. operasyonun nasıl başladığı. Cezaevine düşen her militan içerdeki örgüt yöneticilerince ifadesi alınır...... Bunun üzerine tünelin çıkış noktası olduğu düşünülen cezaevinin mahalleye bakan bahçesine iş makineleriyle altı metre derinliğinde kanallar açıldı. bir mucize idi._________... Tünelin yüzde yüz varlığı biliniyor ama koğuş içindeki giriş noktası... mektupla nnı ele geçirip şifrelerini çözerek ve bir süre faaliyetlerine devam etmesine müsaade ederek sonunda tünelin yerini ve neden tüneli bir türlü bulamadığımızı uzun bir uğraşıdan sonra öğrendik.. Fakat yine tüneli bulmak mümkün olmadı......... örgüt üst düzeyinden sürekli yazılı talimat gelir........ S.... Yapılan bir operasyonda uzun süre cezaevinde yatan ve daha sonra tahliye olan örgütün en dirençli yöneticilerinden S.......... Aradan yanılmıyorsam bir yıl geçti.... Bölüm: Devlet Cezaevi yönetimine durum bildirildi.... Tahliye olduktan sonra memleketine gitmemiş.................. mahalledeki çıkış noktası ev ev aranmasına rağmen bulunamıyordu................'yi yakaladık... Dışarıdan...... Herkesin zeminde olduğunu düşünerek giriş noktasını burada aradığı tünel dört katlı koğuşun en üstünde..

. cezaevindeki eğitim faaliyetleri....... sıva vs...................... cezaevi yönetimi ve diğer örgütlerle ilişkiler ve görüşme tutanakları ile ilgili belgelerden oluşan örgütün cezaevi arşivi oluşturulur.. Her koğuşta.. Bunu firar için bir fırsat bilmişler.. çözülen.. hatta bu bacaların 6 7 sıra halinde koğuşun içindeki tüm hücrelerde bu bacaların koğuş tuvaletlerini havalandıran bulunduğunu... ile kapatıldığını öğreniyorlar ve bunun gelecekte farklı amaçlar için kullanılabileceğini düşünüyorlar... talimat ve dokümanlarını gizlediği bilinen bir durumdu........ 1 ............. kendilerine ait rapor... bu belgelerin yakalanmaması için koğuş duvarlarının kazılıp oluşturulan çukurlara gömülüp üzeri hafif bir alçı veya kireçle kapatılarak gizlenir.................... Yukarıdan aşağı doğru her iki hücre için bir tane olacak şekilde ve duvarları kolayca kırılabilen beş altı bacanın olduğunu görmüşler.......... Binanın zemin katının kalın beton olduğunu görünce........... Zaman içerisinde bu bacaların kaçış için ideal imkânlar sağlayacağını düşünerek kaçış planları yapmaya başlıyorlar.......... Hemen dördüncü kattan başlayıp iplerle aşağı inmişler.... Bölüm: Devlet Sorgulamanın sonunda. çok miktarda örgütsel belgeye sahip tutukluların tüm belgeleri aynı yere gömmek için hücre duvarını fazla kazmasıyla tuvaletin arka kısmında bir boşluk. böylece yumuşayan zemine halay çekerken sert vurmak suretiyle betonun 133 ...........___________________. her militan hakkında cezaevi örgüt komitesinin tanzim ettiği değerlendirme raporları...._________.......... Yapılan incelemede cezaevi inşa edilirken tüm tuvaletlerin arka kısmında tuvalet kokularını dışarı tahminen 3Jt Oleik için katlı koğuşun tabanından çatı 4 katına kadar devam eden bacaların olduğunu. Bir defasında yine genel ve teferruatlı arama olacağı haberi alınması üzerine......... sorguda zayıf kalan militanların özeleştiri raporları......... Ancak zaman zaman cezaevinde toplu aramalar olduğundan.... hücrede ve gruptaki örgüt mensuplarının...... Ardından bir eğlence tertipleyerek koğuşlardaki herkesin halay çekmesini istemişler.... Bu durumun koğuş sorumlusuna anlatılması üzerine bir inceleme yapılıyor....._ ..... sor gulama tutanakları ile birlikte hata eden. pencerelerinin tuğla............ temizlik amacıyla kullanılan tuz ruhunu beton zemine döküp betonu yumuşatmışlar.. bir baca olduğu fark ediliyor.

..... Bu.. 134 .___________________.................... Tünelde bulunan bu günlüklerin tamamını okudum. Bu tünelde çalışıp da kalıcı akciğer hastalığına yakalanmayan çok az insan vardı. Tünele çok özel elektrik tertibatı kurulmuş. Çok ağır şartlarda yapılan bir iş olduğundan herkes bu güç işin altından kalkamıyor.... Tabii tünelde çalışmak çok zor bir işti.. sonra 6-7 metre toprağın altına iniliyor..... ama üç kat aşağıda bulunan otuz militanın hiçbirinin bu olaydan haberi olmuyordu.. lavabolara vs.... nemli bir ortamda (her ne kadar körük kurmak suretiyle hava verilse de) çok zor şartlarda çalışılıyordu.. Günlüklerden anladığım kadarıyla tünelde kazma faaliyetleri her akşam saat onda başlayıp sabah beşte bırakılıyordu..... havlu vs..... şartlar çok zorlayıcı olduğundan insanlar dayanamıyordu.. Aşağıya inip aşağıdan kazılıyordu. İşte bu tünel kazılırken........ Tünel girişi dördüncü katın orta hücresinde tuvaletin arka duvarı delin ip yaklaşık 40-50 metre ebadında alçıdan bir kapak yapılıp...... hatta bazıları büyük oranda hastalanıyordu. Bölüm: Devlet kırma seslerinin duyulmamasım sağlamışlar ve tünel kazmaya bu şekilde başlamışlar...... eşine çok az rastlanır enteresan bir tüneldi... Cezaevi yönetimi....... Çıkan topraklar iplerle yukarı çekiliyordu. çok önemli şeyler anlatan yazılardı bunlar....... aşağıda havasız......._________... O zamanki cezaevi yönetimi tüm aramalara rağmen tüneli bulamayınca her ihtimale karşı koğuşun giriş katına kimsenin girmesine izin vermiyor..... mahkumların tünel kazıp çıkan toprağı tuvaletlere................ tünelde çalışan örgüt militanlarından tutuklu Hasan Atmaca günlük tutuyormuş... Bu günlüklerde tünelin yapılış sürecini ve eğitimin önemini ortaya koyan inanılmaz....... Ama bizim tünel dördüncü kattan başladığı için bu tedbir hiçbir işe yaramayacaktı.. bunun için mahkumlar da çıkan toprağı kazı yapmak için kullandıkları bacanın haricindeki diğer baca boşluklarına doldu-ruyorlardı.... İplerle 4 kat aşağı.. özel körüklerle hava veriliyor olsa da.......... Daha garibi en üst katta bulunan dokuz kişi bu kazı işini yürütüyor...... 1 ........... dökme ihtimaline karşı atık suları sürekli kontrol ediyordu...._ .. sarsıcı anlatımlar vardı.................. Beni çok etkileyen........ çünkü girişi dördüncü kattaydı..... böylece tünelle kaçışa tedbir aldıklarını düşünüyorlardı...

......... kurallara siz de uyun..._...___________________.. Her gün saat 22'de kazma işine başlamak için saat 21 'de sayım veriliyor..... Biz kırsaldan gelmiş olan militanları yakalayıp tünelin varlı ğım öğrendiğimiz an önce cezaevi dışında özel harekat timleriyle tedbir almıştık............... örgüt yöneticileri ile anlaşmışlar..... sabah erken kalkmayı kabul etmişler..... Ancak tutukluların rahatsız edilmemesi için gece araması ya da tedbir vs........ biz de uyalım demişler.............................. özellikle tünel kazmayı kolaylaştırmak için o zaman kadar sayım vermeyen. Her gece bu çividen çekilerek kapak açılıp tünele giriliyor.. Böylece cezaevinde her şey normal seyrindeymiş gibi gösterilmişti. amacıyla koğuşlara gardiyanların gelmemesi.. koridorda bile gezilmemesi şartlarını ileri sürmüşlerdi...................._........... -............... cezaevi komutanı albayı gece geç saatte çağırmış ve tünel kazıldığı yolundaki bilgilerimiz üzerine cezaevinde arama ve sayım yapmasını istemişti..... Kazmaya başlamadan önce o zamanki cezaevi yönetimine bir anHaliç'te Yaşayan Sımonlaı.... Hiçbir olay ya da direniş olmadığı için de gardiyanlar... Daha sonra o zamanki Diyarbakır Sıkıyönetim Tali Bölge Komutanı General... istenilen saate istenildiği gibi davranmayan örgüt mensupları gece saat onda yatmayı. böylece tüneli rahat kazma imkânına kavuşmuştu. albay "Komutanım bu saatte arama ve 135 ..................._ ... .......„... Örgüt bu şartlan kendi kadrolarına da kabul ettirmiş........ Tünel kazma faaliyetleri öncesinde militanlar bir bahaneyle sürekli isyan çıkarıp cezaevi yönetimine problem yaratıyorlardı........................... Zaten içeride böyle bir düzeni tesis etmeyi isteyen idare de bu şartlan kabul etmişti... sabaha karşı iş bitince kapak yerine takılarak çevresi ince alçı ve kireçle kapatılıp hiç kimsenin şüphelenmeyeceği normal bir duvar haline getiriliyordu........ 1 ....... Cezaevi yönetimi..... geçmişteki direniş olaylarından çok fazla çekmiş olduklarından bu öneriyi ziyadesiyle memnun olarak kabul edip..._________.. askerler normal mu t ad aramanın haricinde koğuşlara girmiyorlardı. Bölüm: Devlet asmak için askılık vazifesi görsün diye kapak ortasına büyükçe bir çivi çakılmış....... ondan sonra da herkes normal meşguliyetinde görünüyor................ lasına yapalım........ Bu anlaşmaya göre birçok konuda mutabakatlar yapılmış...

.... duşlarını alıp biraz uyuduktan sonra tekrar normal günlük hayatlarına devam ediyorlardı..... Tünel kazarak cezaevinden çıkacak kişilerin kaçırılması ve yurtdışına çıkarılması sürecini dağdaki bir grup doğrudan Öcalanin yönetiminde organize ediyordu........................... Diyarbakır'ın içinde olduğu olağanüstü hal bölgesine özgü çıkarılan bir kanunla herkes bir ay içinde elinde bulunan silahlarını getirirse silahların ruhsata bağlanacağı duyurulmuştu............ Kolordu Komutanına durumu bildirmiş ve sabah saatlerine kadar veya sayım yapılamamıştı......_ .. Örgüt açısında iyi giden bu olayda ilk terslik bir silah atma olayının terörle mücadele şubesine aktarılarak soruşturulmasıydı.... sonunda tünel bitiyor..1. Böyle bir olayın örgüte büyük moral vereceği ... _____............... Bölüm: Devlet sayım yapamam. onlarla mutabakatımız var.. O tarihlerde Diyarbakır merkezde bir silah atılması olayı karakola intikal etmişti... Kasıtlı kendilerini rahatsız ettiğimizi ileri sürerek direnirler.... etrafa bakıp tekrar geri inmiş Çünkü henüz kendilerini götürecek örgüt mensupları ile mutabakata varmamışlardı..._.. silahın yedek şarjörlerinin taşınma şekli itibarıyla (mahalli olarak rakt denen beş 136 . bünyesi sağlam olanlar her gün zor şartlarda çalışıyor. Örgüt bu olaya ha yat i önem veriyordu....______.... 1 ............ Sayım yapıldığında eksik yoktu ama günlerce süren aramda tünel de bulunamadı.. Normal olarak bu olay......... Tünele kazı için inen.................._. Bölüm: Devlet sonra o zamanki su ısıtıcılarıyla hemen su ısıtıyorlar.......... Silah alımları sırasında insanlar deneme yaparken kazara silahlar ateş alıyordu......._________.......... Bir ara Hasan Atmaca kafasını dışarı bile çıkarmış....................... saat 22'de tünele girip sabah 5'te çıktıktan ...___... Ve cezaevi kolorduya bağlı olduğu için General..................................___________________..... yeni çıkan kanun dolayısıyla silah almak isteyen birinin bakıp incelerken silahı yanlışlıkla ateşlediği yönünde yorumlanıp basitçe geçiştirilmesi gerekirken. devlette ise panik yaratacağı varsayılarak olağanüstü bir dikkat ve gizlilikle takip ediliyordu.... Bunun üzerine ruhsatlı silaha sahip olmak isteyen herkes silah almaya başlamıştı............____......... _. Kazma faaliyeti bu şekilde 6 aya yakın sürüyor." demişti.

...... tünel kazanlar arasında en güvenilir kişilerden birinin tahliye olmasıyla birlikte onun dışarıdaki işleri organize edeceğine sevinirken bu kişinin bizini kurduğumuz basit istihbarat ağına takılmasıydî..... İkinci aksilik ise operasyon sonrası yeniden işe başlayan örgüt... 137 ...._________......... Daha sonra durum güvenli olduğundan emin olunca tekrar planı işletmeye çalışmışlar ama bu sefer de bizim bahçeye kazdığımız kanal ve beton engeller değil ama gelen kış mevsimi onları engellemiş. çünkü zaten tünelin ortaya çıkması her şeyi ortaya dökeceği için günlüğün anlamı olmuyordu... saat sabah 5'e kadar pis ve karanlık bir yerde. Aşağı inmekte zorlanıyorlardı........ Bu kişiden elde edilen dokümanları ve şifreleri çözerek tüneli ortaya çıkardık........ Bölüm: Devlet altı yedek şarjörün takılı olduğu taşıma kemeri ve sistemi) normal vatandaşın taşıdığı şekilden çok örgütün taşıdığı tipe benzemesi üzerine bu olayın soruşturması Terörle Mücadele Şubesine aktarıldı. Büyük umutlar bağlanan.......... Bu günlükte Hasan Atmaca şunu yazıyordu: "Arkadaşlarımın çoğu tünel kazarken oksijensiz.... Militanlar olayı tam anlamak. Tahkikatı derinleştirmemiz sonucunda bu silahların cezaevinde tünel kazıp kaçmaya kalkan militanlara dışarıdan yardım etmek için gönderilen PKKTılarm silahlan olduğu.. Çoğunlukla da her gün iniyordum................ en son cezaevi bahçesine kanallar kazıp beton bloklar yerleştirmemiz sonucunda kaçış planı bir süre sekteye uğramış....... onlardan edinileıı bilgiler ışığında cezaevinde tünel arama faaliyetlerimiz........... Ben de her gün veya günaşırı aşağı iniyordum............... tuzak ihtimaline binaen bir süre beklemiş............ Tünel kazma olayı ile ilgili olarak normalde günlük tutmak yasak olmasına rağmen tünelde yazmak ve bulundurmak serbestti..___________________...................... fedakarlıklarla yapılan mucizevi tünel olayı böylece sona ermişti............... yağan yağmurlar sonucu tünelin suyla dolması üzerine suların çekilmesi için yaz başını beklemeleri gerekmişti..... bir kısmı tüberküloz olmuştu.. Akşam saat 22 de tünele iniyor...... havasız ortamda kalmaktan ve cezaevinin zor şartlarından dolayı hastalanmış._ ... 1 ....... Sonra bu timin yakalanması... Bünyesi sağlam olan iki kişiden biri bendim.... bu kişilerin araç gasp ederek tünelden çıkacak militanları kaçıracak tim olduğu anlaşıldı........ operasyon hakkında kesin bilgiler almak...

. Biz bu eğitimin sonucunda şekillenen insanın faaliyet ve eylemlerini gördüğümüz için asıl olanın bu kişiler olduğunu düşünüyoruz.......................... Bu cezayı verenler aslında Hasan in yaptığı işi....... Buna katılması şarttı... 1 . Verilen ceza üç gün sigara içmeme veya iki gün hiç kimseyle konuşmamaydı........... onun bünyesini bu güçlüğü zor kaldırdığım da biliyorlardı.... Ama örgütün bir da hemen örgüt yöneticileri tarafından kendisine ceza verilirdi....... Hasan Atmaca PKK'mn eski.. Verilen ceza çok büyük değildi ama hiçbir şeyin eğitimin ihmal edilmesine gerekçe olamayacağı açısında önemliydi..... 12 Eylül öncesi kadrolarındandı... Eğitimin konusu anımsadığım kadarıyla ya kapitalizmin ya Marksizm'in ekonomi politiği. hiçbir şekilde kurallar dışına çıkmak tasvip edilmiyordu............. Eğitime katılmadığından ceza alıyor.......... Gece saat yirmi ikiden sabah beşe kadar çalışıp sabah erkenden eğitime katılacak kişi de bulunamazdı..___________________.. Sabahleyin saat 5'te tünelden çıkıyor ama bitkin bir vaziyette duşumu alıyor ve hemen yatmam gerekiyordu.... düşünce yapısını oluşturan bu eğitim.........._ . Bu olay da eğitimin ne kadar önemli olduğunu gösteren unutmadığım olaylardan bir tanesi......... Saat 10'da ise örgütün çizdiği eğitim programı başlayacak.. İşte bu eğitim. hatta seminerlerde bu koprogramı vardı.. Katılmakta zorlanıyor daha doğrusu...... yemek ye.... Katılmadığında nularla ilgili alt kadrolara eğitim bile vermişti. böyle bir insan tipi yaratıyor ve o insanı ortaya koyuyor......... Ama şunu da biliyorlardı ki bu eğitim olmazsa ne bu örgüt._________. saat 9'da sayım....... sanki bütün ağaçları yeşerten toprak misali düşünceleri şekillendiren ve var eden bu. Geç kalınca örgüt yöneticileri toplanıyor................. Diyarbakır'da İlk Teknikle Tanışmam 138 ..... var eden... Oysa asıl olan onu yaratan.......... ne de o tünelde bu çalışmayı yapacak kişiler olurdu. Bölüm: Devlet çamurun içinde kazı yapıyorduk... Bu konulan eğitim yüzlerce defa okumuş........ Örgüt kuralları böyleydi..." İşte bu kadar yoğun çalıştığı için Atmaca bu eğitim programlarının bir kısmına katılamıyor... Her şeyin ateşleyici gücü... Erken kalk....

Tamamına yakını hemen hemen hiç kullanılmamıştı..... Bu kadar büyük rakamlara alınmasına rağmen hiçbiri kullanılmamıştı....... başka şubede de durum aynıydı... Tabii yalnızca bizim şubede değil pek çok........ çalışma biçimi olarak birincisine çok benzeyen ancak zamanın gereksinimlerine bir ölçüde uyarlanmış. Uzunca bir süre bu aletler şubede kaldılar......_ ... Büyük bir kısmının 5-6 yıl önce alındığı belli oluyordu.................. Diyarbakır'da göreve başladıktan bir i 39 müddet sonra odamda bulunan çelik bir dolaptaki cihazları tek tek çıkararak kontrol etmeye başladım........._________............. Ya bizim ihtiyaçlarımıza uygun değillerdi ya da Türkiye şartlarına göre üretilmemişlerdi....... Tam olarak fiyatlarım bilemiyorum ama çok yüksek bedellerle alınmış olduğunu tahmin ediyorum.......... biraz geliştirilmiş cihazlardı.. Tekniğe. Daha sonra şubedeki evraklara. Bir müddet sonra MO serisi diye bilinen bir seri cihaz daha merkez tarafından gönderildi.... Çok miktarda (belki 40-50 tane) elektronik cihaz vardı...... Bu cihazlar da uzun süre 139 ......... biraz şartları en iyi şekilde değerlendirerek operasyonel çalışmalarda bu aletlerin bir kısmını kullanmaya çalıştım ve çok iyi neticeler aldım..___________________. 1 ................. Teknik cihazlar bu günkü gibi ülkemizde imal edilmiyordu ve çok pahalıydılar.. teknik çalışmaya merakım nedeniyle biraz zorlayarak............ O zamanlar bu cihazlara TRM serisi diyorduk........ Üstelik kaliteli ve amaca uygun da değillerdi...... Bir kısmı ise ne oldukları merak edildiğinden yalnızca bakmak amacıyla açılmıştı..... Bunlar şekil. Bölüm: Devlet Teknik istihbaratla ve teknik aletlerle ilk kez başkomiser rütbesiyle Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekili olarak atandığımda tanıştım... Ama genel yapı itibarıyla kullanılması çok zor olan aletlerdi...... Bu cihazların büyük bir kısmı orijinal kutularında daha açılmamıştı.. yapılan işlemlere baktığımda bu elektronik cihazların hiçbirinin görevde kullanılmadığını gördüm.............................

.... 1 ... Diğer illerin tamamında kullanıldığını hiç zannetmiyorum.................. daha doğrusu kullanıl a mıyordu...... genel amaçlar için üretilmiş küçük video kamera....... onların ihtiyaçlarını belirlemeksizin yeni cihazlar almıyordu. Galiba bunlar özel amaçla.......... fiili olarak bu işlerde çalışmamış yöneticiler veya taşrayı hiç görmemiş (merkezin imkânlarından faydalanmak için taşraya gitmek istemeyen) ama bulundukları yere kendileri gibi insanlardan başka kimseyi almadıklarından bu konuda kendilerini otorite gören merkezdeki kişilerdi. İhtiyacı belirleyenler. Belki bir iki dost ülkeye verilmeye çalışılmış olabilir ama büyük bir oranda toplanıp imha edildiklerini biliyorum.... Bunlar kısmen işe yarıyordu ama Türkiye şartlarına ve bizim uğraştığımız sahaya uygun değillerdi....... Hatta Türkiye'nin birçok ilinde bu aletler kullanılmıyor..... karşılaştığımız olaylarla ilgili deneyim ve algılamalarımız geliştikçe kendi hedef ve kendi ihtiyaçlarımıza uygun cihazları nasıl yapabiliriz diye düşünmeye başladık.. Bu sahada bir süre çalışıp.... fotoğraf makinesi gibi cihazları kullanarak çok daha etkili ve kullanışlı aletler ürettik...... Maliyetiyle kıyaslandığında pek fazla verim alındığından da bahsedilemezdi... Çok az bir miktarda bir iki operasyonda zorlayarak kullandık... Milyon dolarlar 140 .......... istihbarat amaçlı üretildiği 1 Bölüm: Devlet için başka yerlerde kullanmak mümkün değildi.......... her ekip ve şubede kullanılmaya başlandı ve iyi neticeler...................... Bu amaçla kurduğumuz basit atölyelerde küçük meblağlarla..... Milyon dolarlık bu cihazların büyük bir kısmı sonradan toplanarak imha edildi........ Bu aletler hemen hemen her olayda.. Sonrasında daha kullanılabilir ama yine yüksek meblağlarda özel dizayn edilmiş sofistike bazı cihazlar alındı.. Ne kadara alındı bilmem ama zannederim milyon dolarların çok üstündeydi......._________............... Her yeni gelen Genel Müdür döneminde daha iyi istihbarat almak adına hiç alt kademede çalışanlara sormaksızın.....___________________.......... Bölüm: Devlet şubelerde tutuldu..._ ......... hatta mucizeler elde edildi. bazı görevlerde kullandıysak da çok ciddi yararlar elde ettiğimiz söylenemezdi.............

daha doğrusu dinleme teyplerinin getirildiğini . Diyarbakır'da Güneydoğu'daki yedi terör yıldır olaylarını devam eden sıkıyönetimin hatta iyice durduramaması.... teknik takip gibi herhangi bir teknik faaliyet gereekleştiriimiyordu. eldeki bu cihazlarla hiçbir şeyin yapılamayacağını... Yedi tanesi Revox dediğimiz büyük 141 Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Daire Başkanlığından birtakım cihazların....... Bir gün Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde terörle mücadele amacıyla il genelinde neler yapılıyor... neden teknik bilgi elde edilemediği konusunda bana çok fazla soru sordu................... Ancak bu cihazların geleceğinden haberdar değildik.......... Milyonlar ödeniyor ama satın alınan araçlardan hiçbir verim elde edilemiyordu... Zaman içerisinde bu konularda. tırmandırması ve sanırım batı ülkelerinde gelen tepkiler üzerine 1.. Kutuları açtığımızda yanılmıyorsam içinde on dört tane teyp vardı................... bunların çok fazla bir şey ifade etmediğini söyledim......... 1 ... Benim ilk göreve başladığım yıllarda (zannediyorum 1984 yıllarıydı) hemen hemen Türkiye'nin hiçbir ilinde terör ve istihbarat amaçlı dinleme ve izleme faaliyetinin olmadığını biliyorum.......... Ben..... özellikle İstihbarat birimine bilgi sağlama ihtiyacı doğdukça bu bilgilerin nasıl elde edileceği konusu sürekli gündemimize geliyordu................ Devi et in diğer kurumlarında da hemen hemen benzer olaylar yaşanıyordu..987 yılında sıkıyönetim kalkmış onun yerine olağanüstü hal yönetimi kurulmuştu.. Soğukça geçen bu toplantıdan bir müddet sonra bir gün dairede otururken Ankara Emniyet duydum....... de kendisine (belki biraz da soğuk bir tutum içinde) teknik cihazlar olmadığım.............._________..........._ ............. Bölüm: Devlet verilerek alman cihazlar ise geldikleri gibi çöpe atıldılar çünkü faaliyet sahamız içinde hiçbir yerde kullanılamıyorlardı.............. Görevliler kendilerine söylendiği gibi getirip cihazları teslim etti ve bunların Ankara'dan getirildiğini söylediler............ neler eksik vs konusuyla ilgili yapılan toplantıda bulunan o zamanki bölge valisi Hayrı Kozakçıoğlu neden teknik çalışma yapılamadığı....___________________... Belki o gün bu bilgilerin tamamına sahip değildim ama daha sonraki çalışmalarımda ve görevlerimde gördüğüm kadarıyla tüm ülke genelinde o zamanlar hiçbir yerde telefon dinleme......

..... on dört hattı dinleyecek bir aletin ihtiyacımızdan fazla olduğunu. Tesadüf bu 3^a.... Bölüm: Devlet makaralı teypler..................... Alman ve Amerikan malıydı... bir kısmı ise Silvan ve Diyarbakır'da yakalanmıştı..___________________............" dedi.. ama o zamana göre iyi yapılmış uzun vadeli dinleme cihazlarıydı.. Ona teyplerin geldiğini................ bir kısmım da bizim kullanabileceğimizi düşünüyordum............. İşte biz bu kişi kimdir diye araştırdığımız sırada şubeye teypler getirilmişti. şehir merkezlerine örgütlenmek İçin gelip burada örgüt kuracaklar ve güçlenince kısa süre sonra kırdaki savaşı destekleyecek silahlı eylemler yapacaklardı... sorgusu sırasında şehir merkezinde Önemli bir ismin bu tür faaliyetlerde kullanılabileceğini....._________.. o günlerde PKK ilk şehir hücrelerini oluşturuyordu... PKK ağırlıklı olarak kırsal alanda faaliyet göstermesine rağmen şehirlerde de örgütlenme kararı almıştı.. 1 ...... Bu arada bir sanık... bunların yarısını bizim... ön dört hattı dmleyebilen (belki bir iki tanesi çözüm için kullanılsa bile on hattı dinleye bilen 3 on dört tane teyp bana çok fazla gözüküyordu...... Hepsi yurtdışı kaynaklı...... böyle bir şeyi yapmak çok büyük ve kapsamlı bir düzenleme gibi gelmişti bana.. bunlar tek bir telefon konuşmasını otomatik olarak kayıt ederken._ .. 142 ... Bunlar oldukça büyük. bu kişinin örgütle irtibatının olabileceğini söyleyerek bu kişinin telefon numarasını vermişti..... tamamını siz kullanın...... bir kısmını Narkotik şubesinin. Yedi tanesi Uher denilen teyplerdi......... Revox teyplerle ise iki telefon hattı otomatik olarak dinlenebiliyordu... Bir gün Olağanüstü Hal Bölge Valisi'ne gittiğimizde teypleri sordu...... şehirlere eleman gönderiyordu. Onlara ayrıca gönderilecektir... Sinema filmlerinde gördüğümüz sinema filmi oynatır gibi büyük makaralı teypler.......... İlk gönderdikleri elemanların bir kısmı Siirt'te........ Bana "Hayır.... Bu kişilerin verdikleri beyanlara göre.... O zamanki imkânlarla PTT (bugünkü Telekom) ile Emniyet arasında kablo çekmeye ve ilk teşkilatı kurmaya başladık.... Bunun üzerine süratle bunu nasıl yapılabileceğini araştırmaya başladık...... yansım narkotiğin kullanabileceğini söyledim...... On dört tane teybin.......... hantal.. On hattı nasıl dinleyecektik..

.. Biz bunlardan Diyarbakır'a gelecek kişinin geleceği evin telefonunun dinlemeye aldık ve üçüncü gün bu kısmin bir görüşme yapacağını tespit ettik............. şehir örgütlenmesi için gelen mensubunun tespitiydi..... Türkiye'ye faaliyet için gönderiliyordu......... böyle bir kişinin geleceğini öğrenmiş olduk. Şahıs daha yola çıkmadan......... Hatay Emniyeti de bu kişiyi dinlemeye ve izlemeye başladı... almasına böylece güvenlik devleti kuvvetlerinin zorlamayı şehirlerde tedbir İlk sebep olarak hedefliyorlardı... Şahıs gelince izlemeye başladık.. kırsalda eyleme başlarken yeniden şehirlerde örgütlenmek ve eylem yapmak için gelmeye karar vermişti..___________________.... Onu izlemesi için durumu Hatay İstihbarat Şubesine bildirdik. örgütlenmek amacıyla şehir faaliyetlerine geldikleri anlaşılıyordu.... Bir müddet sonra bu kişinin Hatay bölgesini örgütlemeye gelen başka bir kişiyle irtibatlı olduğunu tespit ettik..... Bunun üzerine biz bu şahsı takibe başladık.. Bu bilgiyi edinmiş olmak bizim için yararlıydı... PKK şehirlerde evresini tamamlayarak şehirden kıra çıkmış..... Şahsı Almanya'dan arayan kişiler buraya geleceklerini söylüyorlar............ kadrolarını Diyarbakır. adresleri yurtdışından aldıklarını belirtiyorlardı....... Kısa bir süre sonra Adana şehir merkezini örgütlemeye giden kişilerin de olduğunu belirledik...._________....._ .......... Belki biraz şans ya da kader bilemiyorum ama o zamanın şartlarıyla bu kişinin telefonunu ilk kez dinlemeye başladığımızda inanılmaz bilgiler edindik... İstanbul.. harekete geçti....... Tabii bu işler kolay olmuyordu..... Bir müddet sonra gelecek olan kişi telefonla arayarak geldiğini söyledi......... İlk dinleme olayımız...................... Biz Diyarbakır'da dinlemeye başlamıştık 143 ama Hatay Emniyetinin ........ 1 ......... İlişkilerinin ve irtibatlarının nasıl geliştiğini görüyorduk....... Bölüm: Devlet PTT'de ilk sistemi kurduktan sonra ilk telefon dinleme faaliyetine bu şahsın telefonunu dinleyerek başladık......... Adana ve İskenderun'a göndermeye karar vermişti ve ilk çekirdek birim.. hatta tarihi bir bilgiydi... Bu şahıs Almanya'da PKK yetiştirilmiş... Adana Emniyeti de bu kişileri dinlemeye ve izlemeye başladı...... Kırsaldaki militanları desteklemek ve onlar üstündeki devlet baskısını azaltmak amacıyla şehirlerde de eylemler yapmayı planlıyorlar.......

.. ........_________.. îşte bu yüzden sistemi biz kurduk.._ .1..__.......................... Binbaşı Oktay Yıldıran İstanbul'da bir otobüste silahla öldürülmüştü.... onlarca santral vardı........................ O gün için bizden sonra Önce İskenderun... Anlatılanların onda biri bile doğru ise hiçbir insanın başkasına yapamayacağı insanlığa sığmayan 144 .. ........___________________......... İstanbul'da yeterli dinleme için gerekli sistem kurulamadığından PKK'nın İstanbul'da gerçekleştirdiği en büyük şehir eylemi önlenemedi...... 1 ................ .. ardından da Adana Emniyeti dinleme sistemi kurdu.. Merkez İstihbarat Daire Başkanlığının zorlama ve desteğiyle zorunlu olarak diğer iller de benzer sistemleri kurdu........ Ama İstanbul'un şartları zordu..... hepsinde birden sistemi kuraııtıy orlardı......... Bu çalışmanın adını Sakin Operasyonu koymuştuk........ PKK Yi m şehir içi faaliyet grubunu tespit etmiştik. Bu yüzden geç kaldılar.. O tarihe kadar hiçbir dinleme faaliyetinde bulunmamışlardı.......... _.... Sınırlı oranda İstanbul ve Ankara'daki uyuşturucu operasyonları dola yısıyla bir dinleme faaliyeti vardı ama istihbarat ve terör amaçlı bir dinleme mevcut değildi.. Daha sonra bizim ve Ad ana'daki militanların irtibatları sonucu İstanbul bağlantısının tespit edilmesi üzerine İstanbul Emniyeti zorlanarak İstihbarat Şubesinin dinlemeye başlaması zorlukla sağlandı.. Bölüm: Devlet dinleme imkânı yoktu.......... Diyarbakır da başlayıp.......... burada baskı ve işkence yaptığı iddialarıyla adını duyurmuştu.............. böylece sistem genişleyerek diğer illere de yayıldı.._______.. sonra da her yeni olayda ilgili illeri de bu sisteme zorladık ve onlar da dinleme sistemi kurmaya mecbur kaldılar...... tüm iller ilk PKK eylemlerini önlerken.. daha doğrusu 1987 1 44 _....... _ Devlet Bölüm: yılının sonuna doğru geldiğimizde Türkiye'nin hiçbir ilinde bir tek telefon dahi istihbarat birimlerince dinlen emiyordu............. Dinlemeyi gerektirecek ilişkiler çıktıkça........ Bu cezaevinde yatıp da onun hakkında işkence hikâyesi anlatmayan yok gibiydi.___________.. kısa sürede aynı anda 5 ilde birden yürütülen bir operasyona dönüşmüştü........ Oktay Yıldıran yüzbaşı rütbesiyle yıllarca Divarbakır cezaevini yönetmiş.

... Yıldıran ve onun cezaevindeki uygulamaları ve bunların neticeleri başlı. Kemal Pir ve dört mahkum kendilerini yakarak isyanı başlatmışlar ve devamında isyan tüm cezaevine yayılmış. cezaevindeki bazı militanlar haricinde tamamına yakını itirafçı olabilirmiş....... Anlatılanlara göre cezaevinin komutanı aslında başka kimselermiş... militanları tutukladık....................... Bölüm: Devlet cinsten dehşet şeylerdi....... Olay. Ama o bu noktada durmamış.. hatta birden fazla araştırmanın konusu olabilecek kapasitede bir konu olduğu kanaatirıdeyim.. Hatay.... kendine fikren yakın asker ve astsubaylardan oluşan bir ekip kurmuş ve inanılmaz bir baskı ve işkence sistemi inşa ederek herkesi yıldırım s.. Bu defa da hakların teslim olarak değil...... Pek çok kişi YıldıranYn örgütü baskıyla susturup.... eylemlerine adan başlangıcında yakalanması sağlandı.. Teslim olmak..........._ ..... basma bir ilmi araştırmanın. olayı PKKYım gerçekleştirdiği ve şehir hücrelerinin yönlendirdiği belliydi..___________________.......... 145 . bizim dinlediğimiz hatlarda geçiyordu.... Mazlum Doğan..... işkence etmiş. cezaevinden çıkan herkesten Oktay Yıldıran hakkında hikâyeler dinledim.. sonra da baskıyla yeniden dirilterek direnişlerle güçlendirdiğini söylemektedir...... Yıldıran zannederim iç güvenlik amiri imiş. direnerek alınabileceği herkesin zihnine yerleşmiş ve tüm cezaevi tümden PKKYım eline geçmiş ve ciddi bir direniş sergilenmiş. Bu isyan da sonrası cezaevinde yönetim ve şartların ağırlığı üst makamlarca görülerek cezaevinin şartlan değiştirilmiş.. baskıya devam etmiş...... Böylece şehirleri örgütleyip ba ş 1 eylemlere ayam başlayacak olayın olan daha bir grubun.......... Adana Emniyeti Adana merkezdeki tüm örgüt hücrelerine baskın yaptık.. o en ağır baskılarla mahkumlara........... Biz Diyarbakır merkezde..................... Dörtyol ve İskenderun daki.............. 1 .. itiraf edenlere iyi muamele yapılsaydı...... işte bu noktadan sonra cezaevi patlamış. Diyarbakır'a gittiğimde........... îşte bu yüzden PKK nm Oktay Yıldıranı öldürmesi anlamlıydı. yaşananlar hakkında pek çok kitap yazılmıştı.._________... itiraf etmek yetmemiş. Bunun üzerine operasyonu başlattık..... Kimilerine göre eğer baskılar sonunda teslim olan....

................ Arıkan Bedük bir gün Kaçakçılık Daire Başkanlığına baskın yaptı......._ ......... üzere emniyet mensupları ayrı bir grup halinde faaliyet gösteriyorlardı...... Bunlar doğrudan telefonla irtibat kuruyorlardı............................. Genel Müdür gerçekten Kaçakçılık Daire Başkanlığı binasının alt katında teyplerin... İşte bu arada Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu'yla yaptığımız toplantıda bizden istediği görevler için teknik cihazlara sahip olmadığımızı söyleyince..... Örgütün yönetim kadrosu Avrupa'daydı. Kimse kimsenin kaldığı yeri bilmiyor.. aletlerin hepsini söktürüp devre dışı bıraktırmıştı.......... İstanbul'daki emniyetçiler o zaman Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Bedük'e Ankara Kaçıkçılık Daire Başkanlığının kendisini dinlediğini söylemişlerdi.. Mutlaka böyle bir teknolojik desteğe ihtiyacımız vardı.. Bölüm: Devlet Bu olay aslında bana bu görevlerin nasıl yürütülmesi ve mücadelenin nasıl olması gerektiğini. bu işin gizli bir şekilde yapılmasından çok rahatsız olmuş............ yazı ve olaya konu olan meşhur Birinci MİT Raporu ve ardından ortaya çıkan olaylar ve gelişmelerin neticesi olarak bize geldiğini sonradan öğrendim........... Ve bu olaylar esnasında İstanbul'da bulunan başta Mehmet Ağar olmak.. çünkü çok büyük bir gizlilik vardı. Bunun üzerine Ankara'dan sökülen teyplerin hepsi getirilip Diyarbakır'da 146 . 1 ............ dinleme aletlerinin olduğunu tespit etmişti.... Bu telefonlar dinlenerek doğrudan bu yöneticilerin tespit edilmesi gerekiyordu. Bunun üzerine Saffet......... İstanbul'da bulunan MİT görevlisi Mehmet Eymür ile dayanışma içindeydi.. Rapordaki iddiaya göre Ankara'da bulunan Kaçakçılık Dairesi Başkanı Atilla Ay-tek ve grubu. Kendisi dinlenmiyordu ama böyle bir dinlemeden haberinin olmaması..___________________....... teknolojiye başvurmadan bu tür operasyonların başarılı olmayacağını açıkça gösterdi... irtibatları bilinemiyordu.. örgüt lideri de Şam'da Öcalan'dı...._________... aksi halde onların örgütlediği insanlara ulaşıp onları yakalayarak örgütün yöneticilerine ulaşmak çok zordu...................... o da Emniyet Genel Müdürüyle Ankaradaki bir toplantıda bu tür cihazları talep etmişti.............. Neden ve nasıl geldiğini o zaman tam anlayamadığım bu telefon dinleme cihazlarının ülke gündemini çok meşgul eden ve binlerce haber..

................ Bir tek numarayı tespit etmek için günlerce uğraştığımız oluyordu.. 1 .. Eğer biri çevirmiş-seniz bir defa.. Bu olayın ardından bu şekilde gerçekleştirilen operasyonlar tüm ülke geneline ve tüm faaliyetlere yansımaya başladı. Bu yöntemin başarılı olmadığı zamanlarda vumetre denilen ve ses yüksekliğini gösteren bir alet kullanılıyordu.. ya bir numara eksik ya bir numara fazla ya da bir numara yanlış çıkıyordu. Bana göre birinci MÎT raporu............. Bazen bir militanın aradığı bir telefon numarasını tespit edebilmek iki-üç saat....... Buna rağmen numarayı yüzde yüz doğrulukla tespit edemiyorduk. MİT gibi devlet güvenlik ve istihbarat birimlerinin kullandığı bilgisayar analiz ve telefon detay çalışmalarının çekirdeğini bu olaylar oluşturmuştur..............._ ....___________________. santralin otomatik olarak numarayı verdiğini öğrendiler... İşte böyle çalışmalarla uğraşırken bu arada Hatay'daki arkadaşlarımız............... bu günkü polis..... beşi çevirmiş seniz beş defa. çevrilen rakam kadar kesilip açılıyordu ve bu kesip açılmalar rakam kadar ses çıkarıyordu.... Takip ettiğimiz hedef bir yeri telefonla aradığında nereyi aradığını anlayamıyorduk...... hedef kişinin konuştuğu telefonun yeni modern dijital bir santralden bağlandığını.. Bölüm: Devlet kullanmamız için bana verilmişti................. ilk teknik faaliyetlerin........ bazen de dört saatten fazla alıyordu... Bu defa eksik ya da hatalı numarayı öğrenmek için yeniden uğraşmak gerekiyordu.... numarayı hiç çözemiyorduk.............._________..... Yuvarlak kadranlı telefonlarda hat. çekirdeğini oluşturdu.......... çünkü telefon numaralarım çevirdikleri zaman çıkarttıkları seslerden numarayı çözmek mümkün değildi. Eğer telefonları tuşluysa durum daha da zor-laşıyordu... İşte bu sesleri önceleri yavaşlatıp dinleyerek saymaya çalıştık.. PTT'de çalışan teknisyenler her çevrilen numarayı küçük bir yazıcıya yazma özelliğine sahip olduğunu 147 ..... sıfırı çevirmişseniz on defa telefon hattının açıp kapanması söz konusuydu... Burada da yine cihazın ibresinin yükselmesi veya ışığın yanmasını sayarak tek tek numara tespit etmeye çalışırdık... İşte böyle bir olay ilk dinlemelerin............. başka bir bölgede çok hayırlı gelişmelere nüve teşkil etmiş.......... Biz bu operasyonları yürütürken epeyce zorlukla karşılaşıyorduk.......

.... Bu arada bilgisayara merak sarmıştım.... Biz çevrilen tek bir numarayı öğrenmek için beş altı saat harcarken........... O zaman çıkan aylık bilgisayar dergisine abone olmuştum ve her sayıyı okuyordum. Aylık döküm içerisinde bir ay önce dinlediğimiz kişinin kimleri.................. bir kişinin aradığı bu tür numaraların öğrenilip öğrenilemeyeceğini sorduğumuzda.........___________________.... Bundan sonra sayıları az olsa da takıp ettiğimiz bazı hedeflerin aradıkları numaraların bir aylık dökümünü alıyorduk.... Küçük programlar yapacak kadar konuyu öğrenmiştim ama asıl önemlisi. Eğer dijital bir santralde bir numaranın aradığı tüm numaraların kaydı tutuluyorsa............. numaraların bir aylık dökümünün alınabileceğini gördük................. Bu yöntem gerçekleşirse...... santral bunu çok kolay tespit ediyordu...... hangi saatte aradığına bakıp fikir yürüterek onun irtibatlarını......... 1 .. Bu o günkü koşullarda inanılmaz bir gelişmeydi.. Oradaki arkadaşlar postaneyle görüşerek.... bildiğimiz yurtdışındaki bir örgüt numarasını arayan herkesin numarası bir komutla çıkarabilirdi....... Bilgisayar ve teknolojinin önemini hissetmeye başlamıştım....... Onlar vasıtasıyla biz de bu kişinin aradığı numaraları deşifre etmeye başladık.......... Bugün anında edindiğimiz bilgileri o günlerde bir ay geriden takıp edebiliyorduk.. öğrenilebileceği yanıtını aldık... O zamanlar Avrupa 148 . Dijital santral dediğimiz bu santrallerin her ay sonunda fatura keserken aranan numaraların tek tek dökümünü liste halinde çıkarttığım gördük..... İşte bunları takip ederken............_ ... Bölüm: Devlet söylüyorlardı.... o zaman bir bilgisayar ortamında bu bilgileri sakladığımızda.. bilgisayarla neler yapılabileceğini kavramaya başlamıştım..... ilişkili olduğu örgüt mensuplarını öğrenmeye çalışıyorduk.. kafamda birden bir şimşek çaktı...... şahsın telefonunun bu özelliği tanıyan her numarayı çevirmesinde çevirdiği numaraları tespit edebiliyorlardı.._________. Maaşımdan ücretini ödeyerek Basic ve COBOb dilinde basit bilgisayar programlama dersleri alıyordum........... pek çok sır keşfedilebilirdi....... Belli bir bilgisayar işlem merkezinde işlem yapılarak burada bir telefonun aradığı tüm telefon numaralarının öğrenilebileceğini. Numarayı bize bildirdiklerinde hemen Diyarbakır'daki postaneye gittik......

.... Dolayısıyla eğer ben Öçalan in telefonunu bilgisayara kaydedersem.. bunun çok faydalı olacağını ve önümüzü açacağım Bölge Valisi'ne aktardım....... Ne taş A.... Takibe aldığımız hedefleri izlerken... çünkü bilgisayar öğrenmeye başlamıştım ve bilgisayarın sunduğu imkan ve olanakları görmüştüm... polisler var........ sorguladım..........Ş......... takip ediliyorsunuz.. bu konu bir defa benim kafama takılmıştı ve mutlaka yapılmalıydı. Ancak Bölge Valiliği bu sistemin hukuki durumu... çünkü ben sadece teorik olarak konuyu anlatıyor.. bunun yapılabileceğini. Daha sonra Bölge Valisi. Bu..... çalışmalarıma dayanarak başarılı olacağı yönünde yalnızca fikir yürütüyordum... hem mahalledeki hem de apartmandaki insanlar kendilerinin ya da başkalarının takip edileceğini düşünerek birbirlerine hemen haber veriyor.... Olumsuz görüşler gelse de.. Bu gerçekten yapılabilir miydi? Ben yapılabileceğine inanıyordum........... Ona sorunumun ne olduğunu..._________.. onunla konuştuk... Bölüm: Devlet merkezi ve Oca lan Türkiye'deki faaliyetleri doğrudan yönetiyordu ve aralarında iletişimi telefonla sağlıyorlardı....... Kısa bir not yazarak...'de bu işlerin başındaki kişilerle ve santral konusunda çalışan başka firmalarla görüştü...___________________......... geleceği ve teknik yapısı hakkında tereddüt duyuyordu...... konuda uzman bir kişinin verdiği bu not üzerine böyle bir sistemi kurmaya karar verdik. Ancak takipteki bu memurlar dikkat çekiyorlardı. onu arayan tüm numaraları çıkarabilirdim...... İçişleri.. Böyle bir sistemin kurulabileceği....... Hatta eğitim sırasında yazdırdığımız basit bir Cobol programı sayesinde çok önemli işler halledilmişti. İçişleri Bakanlığından...... bu sistemin gerçekleştirilemeyeceği ve hukuken uygun olmayacağı yönünde gelen görüş olumsuzdu. Beni müddet dinledikten sonra sistemin işleyip işlemeyeceği konusunda tereddütlü olduğunu söyledi... Bakanlığına ve muhtelif başka yerlere görüş soruldu........... uygulamada nasıl işleyeceği konusu belirsizdi................... 1 ...... ne yapmak istediğimi ve nasıl yapılabileceğimi anlattım... Netaş'tan bir mühendis geldi. apartmanlarının önüne bir polis memuru yerleştirir. giriş çıkışlar bu memurlar taralından izlenirdi.. Bu sisteme inanıyordum... teknik olarak mümkün olduğunu belirtti... herkes tedbir alsın diye 149 ... Bu konuyu araştırmaya başladım......................_ .

....... Buna karşı bir çare lazımdı...... diğer insanların hiçbir görüşmesine bakmaksızın sadece yurtdışındaki örgüt mensuplarının numaralarına yönelip bu numaraları arayan Türkiye'de örgütle irtibatlı kişileri tek tek tespit etmek ve bu tespitlere dayanarak 150 ... bir örgüt mensubunun evini tespit edince.. böylece hedeflerimizi rahatça takip edebiliyorduk. Polis memuru verdiğimiz görev gereği hedefimizin evden çıkışım bize bildiriyorlardı.................................. 1 .... işleyen Diğer yandan dijital verilerini bilgisayarların çalışmasını gördükten sonra. hedeflerimizi takip ederken fark edilme olasılığının önüne geçmiş oluyorduk......... Evden çıktıkları zaman takip edilip edilmediklerini kontrol ediyorlardı..................... onu takip işiyle görevlendiriyorduk............._ ....... bu sayede biz de tüm takiplerimizi en azından rahat başlatıp sürdürebiliyor.................. Bölüm: Devlet birbirlerini uy arıyorlardı... hemen hemen takip ettiğimiz her hedefin apartmanında veya yakınlarında mutlaka onu gören bir polis memuru bulunuyordu... O zamanlar polislerin hepsi lojman imkânından yararlanamadığından kaldıkları adresleri tek tek bilgisayara kaydettik..... Ayrıca o polis sayesinde o çevredeki kişi hakkında sağlam bilgiler tepiliyorduk... Bizim takip ekiplerimiz evden daha uzak bir yerde hedefin kendi görüş alanına girmesini bekleyerek oradan takibe başlıyorlardı... böyle bir bilgisayar yazılımıyla dijital santrallerin görüşme dökümlerini alarak......... Kimi zaman bu polislerin yanma kendi istihbarat polislerimizden birini de gönderi-yorduk.... Polis memuru başka. Cobol programına Diyarbakır'da çalışan tüm polis memurlarının adreslerini yazdık..... zira örgüt mensubu hedefler çok uyanıktı ve sürekli tetikteydiler. Ama yol üstünde takip edildiklerini fark etmeleri daha zordu.... İşte biz Cobol programını kullanarak bir çare üretmiştik... böylece hem dikkat çekilmiyor hem de fark edilmiyorduk... Sonuç itibarıyla bilgisayar teknolojisi ve bilgisayarın sunduğu olanaklar santrallerin benim çok işime alıp yaramıştı..._________.. Takip ettiğimiz bir hedefin..... Bu sistem epeyce işimize yaramıştı.. bu apartmanda ya da yakınlarında oturan bir polis memurunun olup olmadığım bu programı kullanarak tespit ediyorduk...___________________... Eğer bu evin civarında bir polis memuru varsa............. bir şubede çalışa bile onun amiriyle görüşüp geçici olarak bize yardımcı olmasını istiyorduk.....

... İzmir'e ve Bursa ya da sıçrama istidadı gösteriyordu......... 1 ..... Bunun başarılabileceğine tüm kalbimle inanıyordum._________...... İşte bu arada terör konusunda deneyimli olan Emekli Emniyet Müdürü Necdet Menzir önce DYP'den milletvekili aday adayı olmuş ama seçime katılamamıştı.. Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç. 151 .___________________... terör konusunda deneyimli Emniyet Müdürleri atanıyor ama terör olavları karşısında başarılı olunamıyordu.......... İstanbul'a.... özellikle DevSol örgütü başta olmak üzere TİKKO ve diğer Marksist beninist sol örgütler silahlı eylemlerine devam ediyordu............. Menzir. Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı....... koalisyon hükümeti kurması ve Demirci'm Başbakan olması üzerine Menzir emekli olmasına rağmen tekrar göreve getirilerek İstanbul'a Emniyet Müdür'ü olarak atanması gündeme gelmişti. burayı iyi bilen.... terör olayları sistematik biçimde artıyordu..... İstanbul'da artan olaylar Ankara'ya.. Ama daha sonra Diyarbakır'daki görevim sona erip hiç istememe rağmen İstanbul'a tayinim çıktığı zaman İstanbul'da bunu yapabilmenin yollarım aradım..... İstanbul'da artan olaylar yüzünden halk arasında terörün yine artacağı yönünde endişeli konuşmalar duyulmaya başlamıştı..... Daha İstanbul'a gitmeden..._ . Bölüm: Devlet yapılan teknik takiple (hem dinleme hem İzleme) daha sonra ciddi operasyonlar gerçekleştirmek mümkündü.............. Polisler........... Diyarbakır'dan ayrılıp İstanbul'a geldiğimde en azından bu işi gerçekleşmesini sağlayacak maddi imkânlar İstanbul için ayarlanmıştı.... Diyarbakır'da bunu gerçekleştirme şansım ve imkânım olmadı....................... MİT Eski Müsteşar Yardımcısı Hiranı Abbas gibi pek çok önemli kişi katledilmişti............ Seçimler sonunda DYP'nin.. beni istanbul'a çağıran Necdet Menzir'e yapılması gerekenler hakkında yazılı bir not. Sonra yeni atamalar yapılıyor ama netice yine değişmiyor... Herkes olayların önlenememesınden ve artmasından korkuyordu..................... Ve bir an önce yapılmasını istiyordum...... gönderdim...... 19901ı yıllarda İstanbul'da terör yeniden artmıştı. benim görevdeyken en iyi anlaştığım ve güvendiğim müdürdü............ emekli askerler. Beni İstanbul'a istemeleri üzerine bir istihbarat sistemi kurmak için gerekli hazırlıklar ve yaklaşık maliyetleri çıkarıp gönderdim...

... bu konuda kapsamlı bilgilere sahiplerdi. Diyarbakır'daki bütün örgüt mensuplarını denetleyecek hale gelmiştik. hatta yüzlü rakamlara çıkmıştı......... O sırada Emniyette... Bölüm: Devlet Bu sistemin kurulması için toplam maliyet 3 milyar TL idi. bir dinleme teybinin çalışmasını sağlayan bir ön aparat... Ama bizim bunlara ihtiyacımız vardı.. aynı zamanda konuşma başladığında teybi çalıştıracak olan basit bir aparat istedik.5 milyon doları doğrudan bu amaca yönelik olarak harcandı.... yani şimdiki karşılığı tahmini 3.... dinlemede edindiğimiz bilgilerin bize sağladığı fayda ve istihbarat toplama faaliyetlerimize katkısı sayesinde Diyarbakır'da hiçbir eylem yaptırmıyorduk... Dinleme cihazı maalesef Türkiye'de yerli imkânlarla yapılamıyordu....5-4 milyon dolar civarında bir para idi.......... için kullanıldı.. Kalan kısmı bomba imhasında çevreye verilen zararın tanzimi vs............... her biri birkaç bin dolardı....... Yurtdışından getirtilme maliyeti de epeyce yüksekti........ İstanbul'a vardığımda......... Bugün gibi hatırlıyorum........ 1 ... çok rahatlıkla operasyon yapabiliyorduk. öncelikle yapılması gerekenin dinleme sisteminin kurulması olduğunu biliyordum............. bir kısmı ben ayrıldığımda hâlâ duruyordu.. Zaman içerisinde yapılan operasyonlar..... Bu aparat için İngilizlerin talep ettiği fiyat beş yüz yetmiş pounddu... Teknik bir istihbarat sisteminin altyapısının kurulması için bu paranın yaklaşık 1..... Ama bunu nasıl yapmalıydım? Tabii Diyarbakır'da çalıştığım dönemde....... yani telefon hattına takılan ve teyple telefon hatları arasında bulunan sesi süzen.. Devlet her alanda olduğu gibi eldeki imkânların yeterince farkında değildi......._________...._ ....... daha aşağısına inmemişlerdi.. Telsiz teknisyenlerinden İbrahim'i alıp İstihbarat Şubesine tayin ettirdim...___________________..... O zaman lar cihaz satışı için Bölge Valiliğine gelen İngilizlerden........ dinleme faaliyetlerine on dört hatla başlamıştım...... Bu sayede ben ayrılmadan önce Diyarbakır'da dinleme kapasitemiz mevcut teyplerle birlikte altmışlı yetmişli rakamlara............ muhabere telsizlerini tamir eden teknisyenler bulunuyordu............. Tek bir küçük aparat için beş yüz yetmiş pound istiyorlardı....... Telsiz teknisyeni bu cihazların yapımı konusunda bir 152 ...

termal kameralar..........._________.... İngiliz firmanın 570 pounda (yani yaklaşık 2 bin TL) sattığı cihazı bizim teknisyen 15 TL maliyetle yapıyordu..... ile-riki kullanımlar açısından bana ciddi bir fayda sağlamıştı.._ .... Ayrıca şunu düşünün... 12 Eylül 1980 harekâtından önce yakalanmış binlerce teyp Gümrük depolarında yarısı çürümüş halde bekliyordu... gözüken manzara nasıldır? Türk devletinin kendine karşı kullandığı tüm silahlar. Öncelikle teknik alt yapıyı kurmam gerekiyordu......... "İyi niyetle yaptıkları ne malum...... Binlercesi çok küçük maliyetlerle üretilebüîyordu... insansız uçaklar.... gece görüş dürbünlerini size kim veriyor? ABD. soruyorum........ Geriye yalnızca basit bir teyp almak kalmıştı............. Almanya.. İşte Diyarbakır'da edindiğim tecrübe... Cihaz Türkiye şartlarına göre tasarlanmıştı.." karşılığını veriyorlar. Bu inanç doğrultusunda çalıştım..... Peki.. Türkiye'yi mi? Pek çok kişi PKK'rıırı ABD............ ön çalışmaları... 1 ... AB tarafından desteklendiğini söylüyor. Bu şekilde işimizin çok daha verimli bir şekilde yapılabileceği inanandaydım......... Çok sonraları bu cihazlardan binlercesini seri olarak üretip diğer illerdeki birimlere de verme imkânına sahip oldum..... Bu silahları sağlamadıklarında nelerin olacağını o bölgede çalışan ve şartları bilen askere sorarak cevap vermek gerekir... gerekli hazırlıkları..___________________. hem de kalite olarak İngilızlermkinden kat be kat iyiydi..... PKK'ya karşı kullanılan en etkin silahlarınız olan kobra helikopterleri. Bölüm: Devlet müddet çalıştıktan sonra bunları kendi yapacak hale geldi..... düzenlemeleri yaparak hedefime ulaşmış oldum....... Onlardan satın alarak seri imalata başlamıştık... kolay taşman ve yüzde doksan isabetli Stringer füzelerinden birkaç tane PKK'ya verse durum ne olurdu acaba? Olaya bir de PKK açısından bakıldığında.. hem de maliyeti 10-15 TL'ydi............ "Ocalan i size ABD teslim etti" deyince.... eğer ABD helikopter ve uçaklar gibi hava araçlarına karşı kullanılmak üzere çok küçük............ ABD Kimi Destekliyor? PKK'yı mı. bilgi birikimi ve orada gelişen bu teknik çalışma yöntemi....... akıllı füzeler.. Ve daha sonrasında İstanbul'a tayin olduğumda hedeflerim de çok belliydi... Teknik analiz yapılabilecek bir sistem kurmam lazımdı............ 153 ..............

. ABD'nin desteği ile Türkiye. Böylece yalnızca PKK'ya karşı değil.... ABD istese el altından 5-10 tane Stringer füzesini kendisine vererek savaşın kaderini değiştirebilirdi.... kimi desteklediği herkesin bakış açısına göre belki farklı görülebilir ama herhalde en basit haliyle....... Orada basit isyancılara karşı savaşılmasma............... kahramanlıklara imza......... Rusya gibi tüm büyük güçler tarafından desteklendiğini söylüyoruz.. gerçeği görmek istememenin tabii bir neticesidir._ . yukarıda sayılanlara bakarak............... AB ve diğer tüm aktörlerin Türkiye'yi desteklediği görülebilir.... en ulvi ahlaki sebeplere kadar farklılık arz edebilir. silah üstünlüğümüze....... insansız uçaklar............ bahaneler arar.. liderlerini (ÖcalanJ tutuklayarak Türkiye'ye getiriyor. 154 . kendi gemimizin yanlışlıkla batırılmasına rağmen sanki büyük bir devlete karşı büyük bir zafer kazanılmış........ Ortak şuurumuz...... Güneydoğu'daki bunca askeri gücümüze. Hatta en önemlisi de.. atılmış gibi bir anlatım hâkimdir............ dünya devletlerine de karşı mücadele ettiğimiz için başarısız olduğumuzu söylüyoruz.......... yapılan tüm operasyonlara.... objektif olunduğunda ABD..... Oysa ABD Türk devleti ile her zaman iyi ilişkiler içinde olmaya devam ediyor........ Suriye ve Yunanistan'ın geçmişteki tutumları ve aldıkları pozisyon haricinde ortada olan objektif gerçeklere göre hiç tereddütsüz tüm ülkelerin Türkiye devletini desteklediği söylenebilir............. tüm dünyanın desteğiyle en küçük bir gücü bile yenmiş olsa büyük bir gücü yenmiş gibi kahramanlık hikâyeleri yazıp anlatmayı sever....... AB ülkeleri. destekleme amaçları da menfaat hesaplarından... kullanılan en ağır yöntemlere.......... Bölüm: Devlet vuran savaş helikopterleri._________.... Bu.... Bu anlayışı Kıbrıs Çıkartmasında da görürüz..___________________. istenen noktayı güdümlü füzeler ABD den almıyor........ 1 ..... Yenildiğinde ise hele de sıradan ve kendisinden zayıf bir rakibe yenilmeyi asla kabullenemez. hatta tüm dünyanın desteğine rağmen PKK ya karşı istenen başarının sağlan ama n ı a s m ı gururumuza yed i re meye r e k şuur altında başarısızlığımıza bahane aramak ve buna kendimizi inandırmak için PKK hin ABD. Gerçekten kimin........... Bu desteğin sebepleri aynı veya kendilerine göre farklı farklı olabileceği gibi. Fakat..

....... Birincisi bu olaylar............................ Kuzey Irak'ta yaşayan Kürt aşiretlerinin en büyük iki kolundan Talabarıi ve Barzani ye bağlı kuvvetler yıllarca Irak rejimi ile savaşmışlardır.... o büyük devletimizin uyuduğunu........ Bunu yapabilen uluslar hatalarını kabul edip yaşanan yanlışlıklardan ders alarak....... bir süre sonra kendi aralarındaki çekişme ve mücadele sonucunda Celal Talabani Saddam Hüseyin ile 155 ..... başarı ve başarısızlığı akıl........... ülke içerisinde yaşanan siyasi ve ideolojik olay ve durumları genel kabulün aksine dış müdahalelerin belirlemediğini ortaya koymaları ve sadece dış güçlere dayanan faaliyetlerin kısa sürede yok olacağını göstermeleri bakımından önemli olaylardır.....................___________________....._________....... Ülkemizde yaşanmış iki örnek olayı. Daha sonra ortaya çıkan anlaşmazlıkların ardından savaş yeniden başladı.. 1 ... özeleştiri yapamayan..... Bölüm: Devlet Yakın tarihte meydana gelen pek çok olayda da aynı anlayış geçerlidir..... Özellikle 19701i yıllarda Kuzey Irak'ta önce federe Kürt devletinin kurulması yönünde anlaşmaya varıldı....... İkinci olarak da ülkemizde meydana gelen çok büyük olaylarda..... her zaman kendini doğru ve haklı gören bizim gibi uluslar ise her zaman hüsrana uğramaya mahkûm olmaktadırlar.... Gerçeği görmek ve kabul etmek....... olaylara akıl........... Talabani'nin Türkiye Harekâtı Zorlama ile başka ülkede ve hasım gruplara karşı örgüt kurmak mümkündür ama böyle bir yapı da kısa sürede yok olmaya mahkûmdur.. özeleştiri yaparak karşılaştıkları sorunları çözmekte başarılı olmaktadırlar................ Bu esnada önceleri Talabani ve Barzani birlikte Irak yönetimine karşı savaşırken... ilim ve bilim çerçevesinden değil de kendi penceresinden bakan..... tarih de bu mantık ve anlayışla yazılmıştır. iki önemli konuyu açığa çıkarmaları nedeniyle burada anlatmam gerekiyor........ hayatı. Fakat gerçekleri kabul etmeyen._ . Ancak Irakla savaşan bu iki aşiretin en büyük rakipleri de yine kendileridir. ilim ve bilim ölçeğinde değerlendirmek herkes veya her ulus için kolay olmamaktadır..... yeterli etkinliği gösteremediğini bizim görmemizi sağlamaları açısından önem arz etmektedirler..........

.... para vererek defter üzerinde kurulmuş gözüken kendine bağlı Türkiye Kürdü peşmerge ordusunun yerlerinde olmadığını. Bir yandan Kuzey Irak'ta...... Fakat yine de dağlık alanda Barzani yi yenmek zor olacağından Türkiye'den............ Silah ve maaşı alıp kendilerim peşmerge yazdıranların. erzak hazırlanmadığım gördü........... güneyden kuzeydeki dağlara doğru da Irak kuvvetleri saldıracaktı.. para ve silah alan herkese bir kimlik verilip isimleri defterlere kayıt edildi... kuzeyden yay çizip Uludere bölgesinde tekrar Irak'a geçmek üzere ilerledi.............. hareket edemediğinden ve tek cephede savaş zor olacağından Saddam ile anlaşan Talabani Barzani'yi yok etmek için plan yaptı.... Ama Talabani güçleri bir kere bölgeye girmişlerdi...... Dağlık bölgede zırhlı araçlar vs.. Barzani ise Şırnak'a komşu Ulude-re. Şemdinli ile Çukurca arasındaki bölgeden Türkiye'ye girecek Talabani güçlerinin buradaki milislerin destek ve rehberliğinde Türkiye içerisinden doğuya doğru geçip................... Uludere bölgesinde Kuzey Irak'a girerek Barzani'ye kuzeyden saldırmaktı.. Plan şuydu: Irak'tan.. Paralar ve silahlar dağıtıldı. 1 ..___________________.. yani Kuzey Irak'ın batı bölgesinde yerleşiktir. Çukurca sınırlarımızın güneyinde... Bölüm: Devlet anlaştı.............. ama daha girişte yüzlerce silah dağıtıp maaş bağladığı adamların..... kendi bölgesinde............. Beytüşşebap bölgesinden güneye yö-nelip.............._________..... hatta Celal Talabani Saddam Hüseyin yönetiminde görev aldı ve hemen akabinde Barzani'yi yok etmek için planlar yapmaya başladı... yani Kuzey Irak'ın doğusundaki bölgelerde yerleşiktir.... Günü geldiğinde Irak'tan yola çıkan Talabani'ye bağlı silahlı birkaç bin Peşmerge Türkiye'ye girdi............... yay çizerek Beytüşşebap'ı kuzeyden geçip güneye Uludere'ye 156 yöneldiklerinde bu defa .. Erzak hazırlandı... Hakkâri'deki Kürt aşiretlerine para ve silah dağıtarak kendine bağlı bir güç yaratmak istedi. yani doğudan batıya doğru Barzani'ye saldırırken.... silahı satıp..... az bir kuvvet desteği ve rehberliğinde Zap köprüsünü geçip......._ ... Bilindiği üzere Talabani taraftarları daha çok Irak'ın İran ve Türkiye sınırına yakın bölgesinde..... Barzani'nin hiç ummadığı kuzey cepheden saldırmanın başarıyı garantileyeceğini hesaplayarak Şadda m'dan aldığı milyonlarca dinarla harekete geçti.... parayı da yedikleri anlaşılır........

... Irakla sorunları olan ülkelerden aldığı dış desteklerle Kuzey Irak'ta kamp kurarak güçlendi.......................... bir kısmı esir alınarak bizim aşiretler tarafından bağlanıp Barzani'ye teslim edildi............ Sadece para ve bedava silah alan ama ideolojik olarak bu davaya inanmayan Beytüşşebap bölgesindeki Jirki aşiretinden Hacı Öter....... 1 .. silah depolarını bildireceğini söylemişti....._ . silah ve maaş verip örgüte silahlı güç olarak kayıt etmeye başladı.. Barzani'ye akşama yakınlık süren duyan Beytüşşebap'taki sonunda yerleşik Mamhuran ve Gevdan aşiretlerinin kurduğu pusuya düştüler............ Yine daha yakın tarihte Irak Komünist Partisi (ŞUİ).. gizlice Irak devlet ajanları ile ilişkiye geçerek aldığı para karşılığında tüm örgüt kamplarının yerlerini... Bunun üzerine Irak Türkiye ile anlaştı... Uludere üzerinden derin vadilerin içerisinden hiç görülmeden uçarak bir anda örgüt kamplarına girdi............................ Güneyde Irak içlerinden gelirken helikopterlerinin görülüp militanların kaçma ihtimaline karşı Türkiye'den hava sahasını kullanmak için izin istedi. O sırada eğitim alanında olan örgüt ınilitanlan-na Irak helikopterleri (Rus savaş helikopterleri) saldırarak ağır zayiat verdirdiler.. O gün kadar müsademe yüzlerce Talabani pcşmergesi pusuda öldürüldü.. Doğuda Silopi üzerinden Türkiye'ye girip. Bölüm: Devlet Jirki..................._________.. Arkasından yine örgüte Uludere bölgesinden katılan bir militan.......... Beytüşşebap bölgesinde bazı kişileri... hiç kimse kaça m a dan saldırdı... Resmen ülkede savaş oldu ama bizim devletimizin o bölgedeki kuvvetlerinin bundan haberi bile olmadı veya haberi olmasına rağmen müdahale etmedi. evlerine gelen 15 kişilik silahlı gerilla grubunu yemek yiyip dinlenmeleri ve banyo yapmaları için silahsızlandırıp ardından askeri birlikleri çağırarak bu kişileri Jandarma'ya teslim etti. hava saldırısı olduğunda saklanılan yerleri ve tüm depolan tek tek gösterdi.....................___________________.... Evet Türkiye sınırları içerisinde Irak tarafından desteklenen Talabani peşmergeleri silahlı müfrezeler şeklinde Barzani'yi kuzeyden kuşatmak için harekât yaptı ve yine bizim aşiretler tara fında pusuya düşürülerek gün boyu süren çatışmayla bertaraf edildiler. Helikopterlerden birine binen ajan kampları............... Türkiye'de Uludere........ 157 Böylece henüz gelişme .....

....... Irak Komünist Partisi hin içine düştüğü durum.................. belli süreçlerden geçmeyen.... başka kişi veya devletler kendi amaçları doğrultusunda onları kolaylıkla kullanamaz._____.. Bu örgütler sadece kendi ideolojileri doğrultusunda faaliyet gösterirler.._ ..... yapı ancak bu kadarını kaldırıyordu......... Ancak Kuzey Irak'taki halkın sosyal durumu böyle bir örgütü olduğundan daha fazla güçlendirecek kapasitede değildi................ Kuzey Irak'ta Irak'a muhalif olan Barzani.... Fakat dışsal faktörler devreye sokularak........................____................ fazla miktarda para ve silah verilerek bir anda çok güçlü bir silahlı militan grup oluşturulmak istendi..... sosyalist komünist ideolojilere sahip bir muhalefeti desteklemelerine yol açtı... İSTANBUL 158 ........ davaya inanmayan..... Bölüm: Devlet aşamasındaki örgüt bu iki olay sonucunda kendini t o parlay amayacak hale geldi ve etkinliği kırıldı.............. Sonuç itibarıyla geldiğimiz noktada...._ ___ olaydır.. Fakat bu davaya inancı olmayan kişilerden oluşan örgüt bir an için büyüyüp güçlendiği yönünde bir görüntü verdiyse de kısa sürede eskisinden daha geri hale geldi ve tüm yapı tamamıyla yerle bir oldu.. ideolojik örgütlerin dışarıdan destek ile büyüyüp güçlenemeyeceği ortaya çıkmıştır..........___________________. öyle kolay kolay dış yardımlarla ayakta tutulamaz........ Irak aleyhine faaliyetleri destekleyen Suriye gibi sosyalist düşüncelere yakın ülkeleri.. Belli sayıda militan ve örgüt vardı..........._________.......... Yaşanan tüm bu olaylar. _______.. Başka bir deyişle ideolojik örgütler sadece örgüt davasına fikren ve kalben inanan insanlar tarafında kurulup güçlenir.................. yürütülen davaya ideolojik olarak inanmayan kişilerle kurulmaya kalkılan her örgütün ya da birliğin kısa süre içinde yerle bir olacağını göstermektedir... 1 ............. Talabani veya emsali Kürt aşiretlerinin içinde bulunduğu toplumsal durum ve çoğunun dini açıdan muhafazakâr ve aşiret gibi geri bir sosyal anlayışa dayanarak örgütlenmiş olmaları....... inanılan davanın başarısı için bir şeyler yapmak için değil menfaat elde etmek için örgüte katılan kişilerle bu işin olamayacağını göstermesi açısında örnek bir Haliç'te Yaşayan Simonlar...

...... 1 .. Onun yerine Necdet Menzir İstanbul Emniyet Müdürü yapıldı. dinleme sistemi............. çok sayıda örgüt mensubu vardı..._ . Bu bilgisayar sistemi sayesinde örgüt 159 faaliyetleri hakkında bilgi ..... yanılmıyorsam Erzurum'a Vali olarak atadılar. Bölüm: Devlet İstanbul'da Bilgisayar Sistemini Kurmam İlk atandığım İstanbul'u hiç bilmiyordum.................... "Efendim orası çok iyi bir yer...... Menzir Bey ilk atandığında benden İstanbul'a gelmemi istedi....___________________....... gezmek için bile olsa hiç İstanbul'da bulunmamıştım.. Necdet Beyin Diyarbakır'da birlikte çalışıp tanıdığı terör deneyimi olan epey arkadaş vardı.. Geleceksin.. kötü bir yer olursa gelirim.............. İstanbul'a gelmeden önce oradaki terör faaliyetlerinin önüne nasıl geçilebileceği üzerine düşünüyordum......" deyince ben de kabul ettim...... Önce yanılmıyorsam Mehmet Ağar Emniyet Müdürü olarak görevliydi.. bir bilgi bankası ve analiz bilgisayarı kurmak olduğuna karar verdim.. ama uzaktan İstanbul'daki olayları takip ediyordum. Necdet Menzir Bey çalıştığım en yiğit.." demiştim...... Mehmet Ağar'ı uygun bir görevle.. hiç görmemiş sayılırdım.. en gözü kara....... Bir müddet sonra benim ve diğer belirlenen arkadaşların tayini İstanbul'a çıktı... Her gün polise yönelik bir saldırı vardı..... her gün polise yöneİlk suikastlar yapılıyordu._________.... en dürüst müdürlerden biriydi ve Diyarbakır'da çok iyi anlaşarak çalışmıştık. Ben de "İyi bir yer olursa gelmem......... O zamanki arkadaşlarımdan terör deneyimi olan Reşat Al tay in ve bir-ikı arkadaşın ismini verdim................... Diyarbakır'da edindiğim tecrübeye dayanarak ilk yapmam gereken şeyin... Necdet Menzir'ile çalışmak benim için de gerçekten çok zevkliydi. onun döneminde olaylar çığırından çıkmış Devlet Güvenlik Savcısı ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı öldürülmüştü.. "Hayır bu rası hiç de iyi bir yer değil... İstanbul'da beni aradığı zaman çoğu kişi İstan bu İd a görev yapmak için çabaladığından.. ne yapmak la zımdı.. Diyarbakır'dan ayrılırken "Bulunduğum yere çağırırsam gelir misin?" diye sormuştu.... aksine olağanüstü kötü bir yer................. Benimle birlikte kimlerin gelebileceğini sordu. Hükümet İstanbul'a bir çare mecburiyetindeydi.." dediğimde........... gelmem.....

........ Emin Aslan benden önce atanmıştı........... Durmuş Demirbaş'm Ankara'ya tayini çıkmış....... bu konuda donanımlı elemanlara........... Türkiye'nin en büyük şehrinin..... Ayrıca İstanbul çok büyük bir şehirdi.. halbuki istihbarat diğer birimler gibi hemen atanıp devriye gezmeye benzemez. Bölüm: Devlet toplamam mümkündü... İstanbul'da göreve başladığımda benden önceki Şube Müdürleri bu kargaşa ve olayların seri yoğunluğu içerisinde bunalmışlar ve tayin edilmişlerdi. Şubenin asli 60 ve geçici 60 olmak üzere 120 kadar mevcudu vardı. Bu yüzden üç ayrı yerde merkez....___________________... sanki istihbaratçıların gelir gelmez terör olayları konusunda istihbarat elde edip terörü önleyeceklerini zannediyorlardı.................. terörün bu kadar arttığı bir şehrin İstihbarat Şubesinde bir tane bilgisayar yoktu.. ama onlar da çok vasıflı değillerdi....... ilk yaptığım şey aklımdaki bu düşünceleri uygulamaya geçirmek için hummalı biçimde araştırma yapmak oldu................... tek merkezden yönetile-meyecek kadar genişti..... Ben İstanbul'a atanmamdan önce burada meydana gelen suikastlar ve yoğun terör eylemleri nedeniyle mevcut istihbarat şube personeli yetmediği için başka illerden görevli 60 istihbaratçı İstanbul'daki şubeye geçici görevle atanmıştı.. ailelerini memlekette bırakmışlardı.. çocuklarını........ 1 . polis evinde..... Altyapıya...... Bu atamayı yapanlar. Bu insanlar zorunlu olarak apar topar buraya geldikleri için kalacakları yerleri yoktu........ Bir istihbarat faaliyeti yürütülecekse bu sistemin kurulması temel şartlardan biriydi.. orada burada kalıyorlar. Şubenin binası ve bulunduğu yer çok kötüydü ve alt yapısı hiç yoktu............ Öyle ki elde iş yapabilecek adam sayısı çok azdı......... teknik donanıma ihtiyaç vardı ve daha da önemlisi istihbarat personelinin faydalı olabilmesi için belli bir süreye ihtiyaç vardı. En küçük terör gruplarının elinde bile en azında birkaç tane 160 .... Benim başladığım sırada şubede çok az sayıda eski amir kalmıştı..........._ ... şehri bilmiyorlardı.... istihbarat birimi kurmayı ve bu şubelerin teknik dinleme ve izleme kapasitesinin artırılmasını istiyordum._________.... Hepsinin kendi özel sorunları vardı.. Şube her açıdan çok kötü durumdaydı.......... benden önceki Şube Müdürü Salih Güngör (İSKİ tahkikatı İle ünlenen) Mali Şubeye geçmişti..... İstanbul'a geldiğimde.....

.. Bu sistem.. yıllarca terör olaylarından muzdarip olmuş bir ülkenin en büyük şehrinde ve olayların en fazla meydana geldiği bir şehirde.. muhbir vs......... Ankara'da İstihbarat Daire Başkanlığında var olan bir-iki bilgisayar ise daktilo en niyetine ileri rapor hazırlamak.... hesapsızlığa inanmam zordu.. yazı yazma.. Takip ekipleri zayıf._ ......... Ülkenin en önemli problemleri günlük tabirle Allah'a emanetti.. Aslına bakılırsa bu kadar boşluğa............ O tarihte İstanbul'da dar kapasiteli bir dinleme sistemi var dı ama bu sistemle de ciddi hiç bir örgüt hedefi dinlenmiyordu....... var olanlar da görevde değil... yok denecek kadar azdı... bu kadar sahipsizliğe. 1 .. ilim ve bilim adına yapılan hiçbir şey yoktu..... Dinlenecek illegal terör örgütlerine dair telefon numaraları bilinmiyordu veya bu numaraları temin edecek kaynak ve yapı yoktu. Bölüm: Devlet bilgisayar varken. sahipsizliğe rağmen terör Türkiye'de çok da artmamıştı..... Daha garibi yalnızca bizde değil. sahip yazı yazmak için kullanılıyordu..._________.................. İstanbul İstihbarat Şubesinde tek bir bilgisayar yoktu. daha çok legal bilgi kaynaklarına yönelik kullanılıyordu..... Bu ülkede terörün azması için komplo teorilerine ya da başka ülkelerin destek ve müdahalesine gerek yoktu...... Terörle Mücadele Biriminde.. Ne elektronik cihazı. bizde bu amaçla bir tane bile bilgisayar kullanılmıyordu. İçinde olmasam... Terörün artması için ülke içinde her türlü koşul mevcutken.. Terörde bunca bedel ödemiş. önleyecek hiçbir sistem....... Bu...... İllegal örgütlerin içine sızmış yardımcı istihbarat elemanı (YİE) denen ajan....... akıl........... ne sistemi.... Plan.. Maalesef gerçek buydu... hesaplama............ bu uğurda ölenler ve acı çekenler adma ağlanacak bir durum hüküm sürmekteydi. gördüğüm kadarıyla MİT'te de bilgisayar bulunmuyordu. Ülke adına..___________________............ teşkilat ve yapı yoktu. 161 .. kısmen arşiv vs.... ne de bilgisayarı vardı... göreve başladığım 1992 yılı başında buydu... program........ teknolojiye bilgisayarlarını istihbarat hizmetlerinde kullanırken.. terörle mücadelede vazgeçilmez bir öneme sahip istihbarat biriminin hali.............. üstelik kimliği bilinen takip edilecek terör örgütü mensubu sayısı da yok denecek kadar azdı veya asıl eylem yapan Dev-Sol örgütü elemanı değildi.... Dünyanın bütün gelişmiş ülkeleri. işlerde kullanılıyordu. İstihbarat adma hiçbir şeyi yoktu.

.. güvenilir ve ahlaklı olma......... İşte bu imkânlarla ve sorunlarla dolu bir şubenin başına geçmiştim. bir yandan da nasıl alacağımı araştırıyordum.. Üstüne üstlük bir de her gün polislere yönelik eylemler meydana geliyordu...... personele küçük bilgisayar eğitimleri vermeye başladım. şartları zorlayarak Gayrettepe Emniyet binasının çatı katma bir kat daha ilave etmeye karar verdik.............. her açıdan güvenilir bir insandı.......... olaylar o kadar çok ve hızlı oluyordu ki hazırlık yapmaya............... Aklımda yapmayı planladığım işler için en ideal kişiydi.... çünkü benden önce hiç bilgisayar alınmamıştı. Bu arada PTT'nin bilgi işlem biriminde çalışan çok nitelikli bir mühendisle tanıştım........._________... O her bakımdan mükemmel bir insandı.___________________....... Böyle bir kargaşa içerisinde önce basit manada personeli düzeltmeye çalıştım.. belki de bu ülkenin kaderini değiştirecek bir tesadüftü. sorunların çözümü için mutlaka olması gerektiğine inandığım (bu konuda biraz yalnız kalıyordum....... Sonra süratle örgüt mensuplarından yakalanmış terör şubesindeki bilgisayarlardan bir iki tanesini ödünç alıp... sistem kurmaya imkân vermiyordu.. Geçici görevle başka illerden tayin olanlar içerisinden gönülsüz olarak gelenleri memleketlerine gönderip..... gönüllü olanların asli tayinlerini buraya çıkardım... bu yöntem bilinmiyordu....... ayrıca ileri düzeyde teknik bilgiye sahip olmak yani bilgisayar ve telefon sistemleri konularında tecrübeli olmaktı............. Bu arada sürekli hayalini kurduğum................. alanının en iyisiydi.. teknik olarak kimsenin bilmediği alanlarda oldukça donanımlıydı............... mesleğini çok iyi biliyordu............. Aslında bu tanışma.... Bölüm: Devlet başlı başına bir kitap konusudur....._ .. çünkü herkes benim kadar inanmıyordu) bir bilgisayar sorgulamaanaliz sistemi diyeceğim bilgi bankası sistemini kurmaya çalıştım.. Bu arada çalışacak yer sorunu vardı.... bir gün Türkiye'deki terörü yazabilırsem orada kapsamlı olarak anlatacağım... Birçok yeri araştırdım.... Tüm bu özellikler ancak beş altı kişide toplanabilirdi ve bu kişileri bir araya getirmek mümkün olmayabilirdi ama ben tüm bu özellikleri bir arada ve bir şahısta toplanmış 162 . bir yandan bilgisayarları....... 1 .... Bu işle ilgili olarak benim aradığım özellikler dürüst...

.. işine odaklanmış._________......... Yunuslar. Bu tesadüf olamazdı..... sosyal yaşamdan kopuk........................... kendisi için çocuk oyuncağıydı. Bu karşılaşma tamamen bir tesadüf olsa da ben bunun asla bir tesadüf olduğuna inanmıyordum.. tesadüf değildi.... en basit izahı ile kaderdi.. Bu işin mükemmel olması..... yapılması çok kolay diyordu.... Bu insanla tesadüfen karşılaşıp.......... Sonuç olarak.. başka hiçbir şey düşünmeyen..... Kimsenin pek anlayıp makul bulmadığı fikirlerimi dinledi ve fikirlerimin yapılabilir şeyler olduğunu söyledi. 1 . bu kadar tesadüf bir araya gelemezdi.... İkinci defa yanma gittiğimde......... Bölüm: Devlet olarak bulmuştum.. bu mühendis bir iş gibi bile görmüyor........ diğer arkadaşların Komiser İrfan diye kod-ladığı mühendis arkadaşla yaptığımız kısa bir iki görüşmede yapmak istediğim şeyi ve nasıl yapılabileceğini anlattım. Süleymanlar ve diğerleri bu ekibe dahil oldu.. Benim gibi İşine sevdalı.Mistik bir anlayışla karşıma çıkarılmıştı. milyonların yaşamının değişmesine sebep olmuştu.. Bu süreçten sonra yaşanan olaylar bu ülkenin kaderini etkilemiş....... Benim Mösyö... İşinin ehli bir insanın elinde bu kadar basit olan bir iş Mösyö ile karşüaşmasam....... böyle kolayca gerçekleşemezdi....... Hemen orada bana da gösterdi. yeni tanışmamıza rağmen ona inanmış ve güvenmiştim............ sadece geçmiş başarılarımı göz önüne alınca sen söylüyorsa n yaparsın türü sözlerle geçiştirdiği o hiç denenmemiş projeyi....... beş milyonluk şehirde dört yıl çalışmasına rağmen iki tane sivil arkadaşı olmayan birinin karşısına aranan tüm olumlu özelliklere sahip biri çıkarılıyordu....... Bir sistem kurma yolunda bu olağanüstü insanla karşılaşmamın ardından sonraki aşamada bu sistemin oluşturulmasında rol alan ve geliştirilmesine büyük katkı sağlayan Basriler... Netice olumluydu ve ona göre bu çok kolay ve basit bir şekilde yapılabilirdi ve hiçbir tereddüde yer yoktu.... deneme yapmış ve istediğim şeyin bir prototipini yapmıştı...... Daha doğrusu bir anda karşıma çıkmıştı.. tüm....... anlattıklarıma dayanarak bir miktar veriyle bilgisayarında yaptığı basit programla.......... Musalar... kolay ve basit şekilde kurulması ve bu kadar hızla 163 ...... kalbimle inandığım ama kimsenin gerçekleşeceğine inanmadığı..... makulü ise yukarılar tarafında tamştırılmıştını.....___________________...._ ...

... 1 .. Hiçbir kurala bağlı olmaksızın kendiliğinden gelişen bir havada beraber çalışmaya başladık. sevmiş ve ısınmıştık. Mühendis arkadaşım Mösyö/Komiser İrfanın bana yaptığı küçük gösteri benim gördüğüm en güzel bir demo idi............................ kullanılır sonra hale kullanabileceğimiz getiriyorduk.... hayal artık gerçek olmuştu........ Mösyö hiçbir şey beklemeksizin sadece bilgisayar ve konuya merakı ve ayrıca devlete ve güvenlik kuvvetlerine yardımcı olma isteği ile çalışıyordu.........___________________............ 164 ...... Bilgisayarı kurduk...... Her şey benim kafamdaki gibiydi...... İstediğimiz verileri almak için ilgili kurum amirlerini ikna etmek gerekiyordu.. bu özel niteliklere sahip bir insanla karşılaşmam ve gizliliği gereği kimseye açmadığım bu konuyu onunla konuşmam neticesinde gerçekleşmişti. Zaten ilk tanıştığımız anda sanki yıllardır tanışryormuşuz gibi birbirimize güvenmiş. Mösyö/Komiser İrfan'ı hiç araştırmamış..... dönemin Valisi ve Emniyet Müdürü devreye girerek sorunları aşmamızda bize destek verdiler..... yerlerden Daha sora bilgilerin nereden elde edilebileceğini kuvvetlerinin araştırmaya başladık.... Bilgisayarda işlem yapacağımız verilerin...... İşlemlere başladık ve ilk uğraşlar sonucunda bir firmadan NCR marka bir bilgisayar aldık......._ ................ ilgili toplanması gerekiyordu (güvenlik çalışmalarını aksatmamak ve devletin gizli bilgilerim deşifre etmemek adına bu kısımlar kısa ve gerçek biraz değiştirilerek anlatılacaktır)... İstediğimiz verilerin terörle mücadeledeki önemini ve bunların kimseye zararı olmayacağını anlatarak sistematik bir şekilde verileri edinme imkânına en sonunda kavuştuk........ Resmi ilişki kurduğum herkes hakkında İYİLİ tlcLİCcl araştırma yapmama rağmen bu kadar hayati bir projede beraber çalışacağım kişiyi.. Aldığımız veriler doğrudan işimize yaramıyordu...... kafamdakilerin ilk pratik denemesi basit manada yapılmıştı........................ Mösyönün yaptığı basit ama işlevsel programlarla bu verileri günlerce süren forma bir ta işleme çeviriyor tabi böylece tutuyor..._________. Tüm bunlar tesadüf olamazdı.................. Daha sonra bu mühendis arkadaşla samimiyetimizi artırarak beraber çalışmaya başladık.... ona yüzde yüz güvenmiştim. Bu aşamada.... Bölüm: Devlet geliştirilmesi.

. Hatta hayallerimin bile ötesine geçiyorduk....... Şubede kullanabileceğim 100 civarında telsizi tüm aparatları ve gizili muhabere etme imkânı verecek sistemi kurmak için gerekli tüm yedek malzemeleriyle birlikte temin ettim..._ ...... takip ekiplerinin gizli muhabere edeceği telsiz ve diğer muhabere malzemelerine ihtiyaç vardı.......... gizli kayıtlar için özel kameralara. Ayrıca özellikli kameralar. daha doğrusu görevde kullanılabilecek ucuz olan ne bulabildiysem belli miktar aldım... tabii ki başka araç.... Japonya'ya 100 tane telsiz almaya gitmiştik ama bu arada fabrikayı da ziyaret ettik...... fotoğraf makinelerinden birkaç tane............ 1 .. Çalışmaya ilk başladığımızda elimizde bir tane bile bilgisayar....... yeterli takip telsizi... bu bilgileri yalnızca İstanbul İstihbarat Şubesi olarak kullanıyorduk. aynı zamanda tüm personelin ufkunu açıyor............ Bir kahin........ olağanüstü yetenekleri olan biri bize bu kadar yardımcı olamazdı. Onlarla cihazların yan aparatları ve hangi telsizin iyi olacağı hakkında konuştuk. İstediğimiz takip esnasında kullanılabilecek küçük ve basit telsizlerdi ve frekanslarının kolay ayarlanabilir olması gerekiyordu......... İlk önce.. hayallerim artık gerçekti..... gereçlere ihtiyaç vardı................ Gizli görevler için tasarlanmış obzervasyon araçlarına........ fa brikad akil eri e görüştük............ Her şeyi akıl ve mantık ölçüsünde kendimiz buluyorduk.... 165 .. Falcı veya kâhin her şeyi bilse bile bize sadece bilgi verirdi ama bizim sistemimiz.. İstihbarat faaliyeti için bilgisayar sistemi tek başına yeterli değildi... sadece meçhulü bize söylemiyor... Bu yönde temin edebileceğim araç ve telsizleri araştırırken.... Sanki başka bir boyuta geçmiş gibi........... yeni düşünme biçimlerini görmemizi. Daha sonra başta Diyarbakır olmak üzere diğer illerde ve merkezdeki diğer istihbarat birimlerinin kullanımına açmaya başladık....... yeni yol ve yöntemler bulmamızı ve tüm işlemleri kendi aklımız ve zekamızla yapmamızı sağlıyordu._________. gizli kamera yoktu..___________________............. Mucize gerçekleşmişti..... bir telsiz firmasının aracılığıyla ve firma temsilcisiyle birlikte Japonya'ya gittim......... iki boyutlu çalışma biçiminden üç boyutlu bir dünyaya geçmek gibi bir şeydi. Bölüm: Devlet Günlerce uğraştıktan sonra yavaş yavaş netice almaya başladık.......

... Cihazlar.. biz 100 adet telsizi.. gizli konuşma aparatları..... Onun gibi birkaç yetenekli memurla birlikte küçücük bir odada laboratuarımızı kurduk............... bu kadar yer kaplamalarının nedeni de buydu. Fakat havayolu şirketi bu ağırlıktaki bir malzemeyi de almıyordu. Basit bir ızgara teli gibi dokunmuş file benzeri bir kumaş veya ızgara benzeri sert bir malzeme ile rahatlıkla gizli kamera yapılabiliyordu.......___________________. İstanbul'da böyle bir takip telsiz sistemi ancak milyon dolarlara kurulabilirken... Bir kamyon dolusu yükü..... takip elemanlarımızın birbirleriyle konuşabilecekleri bir telsiz sistemi yarattık. Tokyo büyükelçiliğinde çalışan polislerle birlikte bu telsiz ve tüm aparatları kamyonetle elçiliğe götürdük....._ .... yedek batarya ve yedek malzemelerin tamamım 42 bin dolara mal etmiştik......... Çantanın herhangi bir yeri kesilerek ızgara şeklinde file gibi gözüken seyrek dokunmuş kumaş kesilen yere dikiliyor ve 166 .. Bölüm: Devlet otele Telsizler bize Tokyo'da teslim edilecekti.... 1 . Tokyo'daki geldiğimizde telsiz siparişlerimizi bir kamyonun taşıyacağı büyüklükte paketlenmiş olarak bulduk... Böylece bu küçücük odada kendi dinleme teyplerimizi...... Ayrıca daha Önce Diyarbakır'da yanıma aldığım telsiz teknisyeni polis memurunu da İstanbul'a getirdim... hem de inanılmaz ölçüde düşük maliyetlerle......... zarar görmemeleri için muhafaza kutuları içerisine konulmuştu........ Gördüğüm basit bir gizli kamera yöntemi zihnimde birden başka şimşekler çaktırrmştı...... Israrlarımız ve zor bela uğraşılarımız sonunda malzemeleri Japonya'dan uçaklara yükleyerek İstanbul'a getirdik.. ağırlığını da yüz seksen kiloya düşürmüştük......... cihazları bu kutulardan çıkıp çıplak hale getirdik... Sonra gidip büyük valizler aldık ve valizlere bu cihazları doldurduk............._________.......................... fotoğraf makinelerimizi yapmaya başladık. Bu yöntem çok iyiydi ve tam bize göreydi... kargoya verilecek üç büyük valize ve uçağın içine alınacak büyüklükte orta ve küçük boy çantalara sığdırmış. Bu hali ile taşımamızın imkânı yoktu................ kameralarımızı........... Üç tane büyük valiz.. Aldığımız fotoğraf makineleri ve kameraları kullanarak gizli kamera yapma imkânına kavuştuk.. üç tane de uçağın içine alınabilecek küçük el çantası dolmuştu....... Bu telsizleri süratle kurarak... O gün akşamdan sabaha kadar çalışıp.........

. Karşılaştığımız örgüt mensuplarının farklı yöntemler kullanmaya başladığını görüyorduk....... İstanbul'da Bu ipucunu telefon kullanarak......... asla evden dışarıyı aramıyorlar.. numaraları bilgisayar içinden sistemindeki dışarının hiç kayıtlı aranmadığı.... Bizim işimiz de bu farklılığı algılayacak sistemi 167 kurmaktı. Bütün ekiplerimiz bu cihazları kullanmaya başladı.. Kameranın merceği kumaşa çok yakın olduğu için ızgaradaki delikleri görmüyordu. Atılan tüm bu adımlar istihbarat alanında bize avantaj ve üstünlük kazandırmıştı.. Bu kameraların çalışması için özel aparatlar............ ama bir kısmı da örgüte ait numaralardı.... örgüt mensupları sabit telefonları hiç kullanmıyorlar veya çok az kullanıyorlar........... nadiren dışarıdan aranan numaraları süzdüğümüzde karşımıza epeyce numara çıkıyordu........... Bölüm: Devlet arkasına kamera yerleştiriliyordu......... Sanki önünde engel yokmuş gibi doğrudan karşı tarafı görülebiliyordu... Bir gizli kameranın maliyetinin yirmi-otuz bin dolar olduğundan bahsedildiği zamanlarda..... bu telefonların nadiren dışarıdan aranıyor olması bizim için önemli bir ipueuydu. uzaktan kumanda edecek düğmeler yaparak..... Hiç telefon kullanmamak da çok ayırt edici bir özellikti......... 1 .. bu sayede bizler de mesafe kat etmeye başlamıştık........... yani anormalliği ............. örgüt mensuplarının telefonla evden dışarıyı hiç aramaması... Dışarıdan bakıldığında kamera hiçbir şekilde görünmüyordu. kimi kısımlarına ilave parçalar takarak yirmiden fazla gizli kamera yapmıştık. biz de bu farklılığı ortaya çıkarmaya çalışıyorduk............___________________.......... Örgüt olağan seyirden farklı hareket ediyordu...... Bu numaraların bir kısmı oturuimayan ya da sıradan insanların farklı mazeretlerle az kullandığı evlere aitti...... Ama bu yeterli değildi...._________... biz yirmi-otuz bin dolara yirmi-otuz tane gizli kamera yapmıştık. Aynı zamanda bilgisayarlı sitemimiz ilk neticelerini vermeye başlamış.................. Sıradan insanın aklının almayacağı gizlilik ve casusluk örgütlerine taş çıkartır derecede özel dikkat ve disiplin içinde telefonlarını kullanıyorlardı...... evdeki telefonları sadece alarm durumları için nadiren kullanıyorlardı. örgütün telefon kullanma biçiminin diğer normal insanların kullanımlarından farklı yönleri vardı..... Ama bu da benim için çok önemli bir ipueuydu.._ .........

. yer ve 168 ... hatta kendisi bilgi vermeye istekli olsa da diğer hücrelerle ilgili hiçbir bilgiye sahip olmadığı için başka bir militanı size yakalatma imkânı yoktu.......... klasik istihbarat......... 1 .... buluşa madiği/buluşmak istediği kişileri söylüyor................. aynı hücre elemanları bile panikleyip birbirlerinden koptukları durumlarda mutlaka yurtdışındaki bir telefonla İrtibat kurmaları gerekiyordu............ yöntemleri ile yakalanmamak için her türlü tedbiri almıştı... o kişinin size vereceği fazla bir bilgi yoktu........... Yan yana çalışan iki kişinin bile doğrudan birbirleriyle irtibatı yoktu.............. en fazla kendi hücresindeki arkadaşlarını ele verebilirdi..... Örgüt klasik yöntemleri çok iyi biliyordu. dinlemeyi engelleyen inanılmaz özel ve gizli yöntemler buluyordu...._________.... Dolayısıyla örgütü öyle diğer klasik yöntemlerle takip etmek ve yakalamak çok zordu. Çünkü militanların birbirleriyle ilişkisi sadece Avrupa'yı tele fonla arayarak oradan randevu almaktan ibaretti....... Örgütün her hücresi doğrudan yurtdışına bağlı çalışıyordu.. Örgüt mensubu yurtdışını arayacak.. Hele D ev-Sol inanılmaz bir teşkilattı.... yurtdışı irtibatlarını sadece ankesörlü telefonla kurduklarını tespit ettik....._ .. İstanbul'da bulunan bütün militanlar belli aralıklarla yurtdışını arıyor.. Çünkü onun randevuları ve bağlantıları yurt dışını telefonla arayarak almıyordu........ ister fiziki takiple. İstanbul'da onlarca hücre vardı ama asla bir hücre diğer hücre ile yatay olarak ilişkiye geçmiyordu. Bölüm: Devlet algılayacak sistemi kurmak gerekiyordu............. yurtdışından randevu alacak ve o randevu ile diğer örgüt mensubuyla buluşacaktı........ Türkiye'deki ankesörlü telefonlardan Avrupa'daki ankesörlü telefonları aramak veya mobil telefonlar ve yurt içinde yabancı cep telefonları kullanmak gibi ancak uluslararası haber alma örgütlerinin kullandığı inanılmaz gizli yöntemleri kullanıyordu.............. Yani siz bir örgüt mensubunu ister örgüt içerisine yerleştirdiğiniz muhbiriniz vasıtasıyla.....___________________.. Örgüt mensuplarının sabit telefonlardan çok ankesörlü telefonları kullandıklarını.................... isterse de ihbarla yakalayın....... onlar buluşma ayarladıktan sonra tekrar aradığında buluşmanın tarih... Yakaladığınız bir militan ne yaparsanız yapın... diğerlerini yakalama imkânınız bulunmuyordu..

.. aynı yöntemi kullanan tüm örgütlerin militanlarını da ortaya çıkarmamızı sağlıyordu.......... 1 .. Sonuç olarak biz de bu bilgi alma açığımızı... İstihbaratta en önemli bilgi akışı....... irtibatlarını böyle sağlıyorlardı...... Onların sağladığı 169 .. İlk göreve başladığım sıralarda her gün polise karşı bir silahlı saldırı oluyordu. bugün saygıyla anılması gereken....... ankcsörlü sokak telefonları ile gerçekleştiriliyordu.............. kendilerine hiçbir ödeme yapılmaksızın bu imkânları bize sağladılar.............. yapmasa örgüt kararlarına aykırı davrandığı için yaşaması mümkün olmuyordu.. haklarını kimsenin ödeyemeyeceği mühendisleri vardı ve o zamanki Türk PTT'sinde {bugünkü Türk Telekem) çalışan bu mühendisler.... Geliştirdiğimiz sistem yalnızca Dev Solu değil.. Bugün dahi bu insanların yaptıklarının gerçek değerini bizim dışımızda hiç kimse bilemez.... Ayrıca bizdeki Dev-Sol....___________________... onları herkesten ayırt eden bu özelliği onların tespitine yönelik kullanmayı düşündük ve bu yönde bir sistemi kurduk... Tüm bu muha bere.. teknik alet ve cihazlarla kapatmaya Türkiye'nin çok akıllı............. becerikli... İTİ cL na tahammülümüz yoktu.......... sanki yalnızca onların giydiği özel bir kıyafet ya da kullandıkları özel bir araçmış gibi diğer insanlardan onları ayrıt etmemizi sağlıyordu... PKK ve TİKKO gibi silahlı eylem yapan örgütlere ajan sokmak da mümkün değildi.. bilgi kaynağı eleman denen örgüt içerisine sızdırılmış ajanlar vasıtasıyla....... Bölüm: Devlet saatini alıyordu........ Bunun yanında militanlar uzun bir deneme dönemi sonunda bazı ufak eylemlerde denendikten sonra silahlı gruplara alınıyordu.._________............ Bu yüzden kısa sürede örgütlere ajan sokamıyorduk fakat o kadar çok saldırı ve suikast olayı meydana geliyordu ki c H.... buna karşı ne yapabileceğimizi düşündük...._ .... yapılıyordu ama bu çok uzun bir çalışmayı gerektiriyordu.. Kullandıkları bu olağanüstü özel yöntemi onlardan başka kimse kullanmadığından bu durumu lehimize çevirmeyi.. Bir defa örgüt içine sızdırılan eleman eylem yapsa suç işlemiş oluyor... Bu olağanüstü güçlü yöntemleri. Onlar ne kadar özel ve aşırı tedbir alırlarsa o kadar kolay........... kesin ve kısa sürede tespit ediyorduk.................... Bu durumu fark edince..........

.... Mustafalarm...... Örgütün muhaberesine nüfuz etmiştik... Tabii her 170 ....... 1 .. artık örgüte ait numaraların tamamını olmasa da çok özel olanlarını dinleyebiliyorduk..... imkânına sahiptik ve bu sayede örgütün her hareketini görebiliyor.. yakalanamazsınız.. bu kanlıyorduk......... nerede olduklarını ve hangi ankesörlü telefonları kullandıklarını tespit ediyorduk._________. İstanbul'a eylem için gönderilen militanların alınlarına Dev-Sol'cu..... istediğimiz gibi müdahale edebilirdik.. artık örgüt bizim denetimimize girmişti...... dinlediğimiz örgüt: içindeki önemli bir kişi veya hücreye ait hiçbir telefon hattı mevcut değildi. Metinlerin hakkını unutmamak lazım... Onlar birbirlerinin yerini bilmezken biz biliyor. Bu nasıl oluyor?" diyerek içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatıyordu........ çılgına dönüyorlardı.. gücümüz yetmiyordu... Örgüt artık bizim avucumuzdaydı. Gerçekten de doğru söylüyordu..... ben alnınıza Dev-Solcu diye yazı yazıp sizi göndersem kesinlikle bu kadar kısa zamanda...... çünkü örgütün militanları kısıtlı bilgiye sahipken bizler çok kapsamlı bilgilere sahiptik. takip ediliyor.. Artık farklı bilgilere ulaşma. Kurulan sistem gerçekten harikaydı... İstanbul'a ilk geldiğimde takip edilecek kaç PKK................... PKKlı.............. Dursun Karataş bir konuşmasında "Benim her gönderdiğim militan yakalanıyor...... Takip edilecek eylemci kanattan tek bir Dev-Sol hedefimiz dahi yoktu.... faaliyet ve eylemlerini önceden bilip.. Örgüte müdahalemiz kolaydı.... Yeni mucizevî örgütü yöntemler bulmuştuk.... sıradan elemanları takip edecek personel ve zaman... bir mucizeyi gerçek kılıyordu.................. Bölüm: Devlet imkânlar sonucunda örgüt mensuplarını izleyebildik......... Fakat daha bir yıl dolmadan öyle bir düzeye gelmiştik ki.. Örgütün üst düzey elemanlarını takip ediyorduk...... kaç Dev Sol hedefimiz var diye sorduğumda cevap sıfırdı.... Örgütü bütün İstanbul.._ . hatta tüm Türkiye genelinde denetleyebiliyor... denetleyebiliyorduk...... daha harekete geçmeden onları yakalayabiliyorduk.. Çok önemli militanları takip edebilecek konuma gelmiştik...............___________________.. TİKKOTu yazılsa bu kadar kısa sürede bu kişileri bulamaz ve eylemlere mani olamazdık..... Militanları nasıl deşifre edip yakaladığımızı kavrayamıyor.

... 1980'de etkinliği kırılsa da hiçbir zaman tanı 171 ... Önceleri...... terör örgütü olarak adlandırılan solcu._________.... irticai vs.... örneğin Pendik'teki bir adresi sormak için üç kişilik bir ekip sabahtan akşama kadar tahkikat yapıp bilgi edinmeye çalışıyordu......... bölücü..... MİT ve polis mensuplarına karşı en çok eylem yapan örgüttü......... o adreste kimin oturduğu..... elde edilen bilgilerin doğru olup olmadığı gibi bilgileri anında görme imkânımız oluyordu.. 1 ........ İstanbul merkezli olarak eylemlerine başlamış...... Eğer birtakım bilgileri bilgisayara yükleyerek bir veritabanı oluşturursak..... bu bilgileri sorgulamak suretiyle olay yerine gitmeden bilgi temin edebilirdik............... 19701i yıllarda....___________________... Yüzlerce adres.. ideolojilerden her türlü örgütün eylem ve faaliyetinin olduğu bir şehirdir.. her olayı tahkik etmeye gitmek çok uzun zaman alıyordu...... Dev-Sol.. Bu durum..._ .... sağcı.... Her adresi....... İstanbul Operasyonları İstanbul. Oturduğumuz yerden pek çok olayı bilgisayarda tahlil etme ve anlama imkânına sahiptik. Böylece bir yandan örgüt mensuplarını bulup denetim altına alırken bir yandan da herhangi bir kişi hakkında bir ihbar old uğun d a ya da bir adresten şüphelenıldığinde................. emekli asker....... isim ortaya çıkıyordu..... Oluşturulan veritabanları sayesinde örgüt mensupları arasındaki ilişkileri ve irtibatları sorgulayarak fevkalade bilgilere ulaşabiliyorduk....... Kendimize ait küçük bir bilgi bankası oluşturup gerek olduğunda özel programlarla bu bankadan istediğimiz bilgiyi anında bulabilecektik.... buna karşı ne yapmamız gerektiğini düşünmeye başladık ve şunu fark ettik.. Bunun için bulabildiğimiz bilgisayar ortamındaki her türlü dijital bilgiyi veritabanma ekleyecektik........... Bölüm: Devlet gelişme ve karşılaştığımız soruna farklı çözümler aramaya başlamıştık...... Ama benim göreve başladığım sıralarda terör örgütlerince yapılan silahlı eylemler açısından tüm bu örgütler bir yana Dev-Sol bir yanaydı........... bizim sahamızda daha etkin ve verimli çalışabilmemiz için alman önemli bir mesafeydi. böylece çok rahat bilgi toplayabiliyorduk..... Fakat bilgisayardaki bilgilerden şahsı sorgulamak saniyeler alan bir işlemdi..............

....... 1 .... Kendilerini nasıl görüyorlarsa.. yaptıkları silahlı eylemleri tek fek sıralıyor.. Dev-Sol'la mücadele edecek İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesinde oluşturulan birimdeki görevliler (Timler) günlük olaylara ancak yetişiyorlardı... iş cinayetlerden övünerek bahsediyorlardı... 8011 yılların sonunda cezaevinde firarlar ile birlikte yeniden eylemlere başlayan örgüt........ 17 Nisan 1992'de bu defa örgütün silahlı birliklerinin yöneticileri saatlerce süren çatışmalar sonunda ölü ele geçirildi... örgüt... 1990'dan itibaren büyük silahlı eylemler yapmaya başlamış. yeniden eylemlere başladı._ . Yine 17 Nisan operasyonu yeni olmuştu....... da çok ciddi dokümanlar ele geçirilmiş...... emekli MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abbas... örgütün yöneticileri ele geçirilmiş...... Fakat bir süre sonra.. örgütü tanıma.............. hatta ülkenin güvenliği için bu kadar önemli olan en kanlı eylemleri gerçekleştiren Dev-Sol'a yönelik devlet cephesinde neler yapılmıştı? Dev-Sol'a karşı 12 Temmuz 1991'de büyük bir operasyon yapılıp..... Silahlı Devrim Birlikleri (SDB) kurmuşlardı..___________________............ Dev-Sol......... bu 172 .... onlar da okunamamıştı....... Ben bu olaydan bir-ikİ gün sonra. her ay veya her olaydan sonra silahlı eylem bültenleri yayınlıyor...... örgüt evlerinde çok önemli dokümanlar elde edilmiş ama göreve başladığım tarihte aradan geçen bunca zamana rağmen bu dokümanlar hâlâ okunmamıştı. Bölüm: Devlet anlamıyla çökertİlememişti.... hatta bir ara polislere sokağa çıkma yasağı ilan edecek kadar ileri gitmişlerdi...de İstanbul'da göreve başladım....... Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç....... basın kuruluşlarına fakslıyor. her gün bir olay. şehrin genel güvenliğini tehdit eden en ciddi grup olduğunu ispatlamıştı...... 12 Temmuz operasyonu yapılmış. ona karşı tedbir almaya yönelik hiçbir çalışma yapılamıyordu....... Peki...... yoktu... DGM savcısı Yaşar Günaydın.... bu operasyonda. Polis cephesinde....... önemli yöneticileri ölü ele geçirildi... ama.... emekli Ora mı rai Kemal Kayacan ve daha birçok kişiye suikast gerçekleştirmişti.............. İstanbul'un... okumak için zaman ve imkân da... Her geçen gün silahlı eylemlerini artırıyordu... bir eylem meydana geliyor. her gün polise yönelik silahlı saldınla rm gerçekleştirildiği bir donem.........._________...

. içinde örgütle ilgili şüphelerin oluşmaya başladığı biri olduğu anlaşıldı....... ne hissederler....... örgütle mücadele için Örgütü ve militanları tanımalıydık... örgütün yaptıklarından bıkmış. Bir yandan da teknoloji üstünde çalışıyordum ama teknolojinin işe yaraması için de militanların her şeyini bilmemiz gerekiyordu... 1 ....... Bölüm: Devlet eylemlerde yakalanan militanlar sorgulanıyordu. İstanbul'da görev vereceği militanlarına yönelik sokak çalışması denen çok özel 173 .. Örgütün çok önemli bir elemanı sağ yakalandı.... ciddi suçlardan da....... örgütü tanıyamayan personel.... biçimleri....... Örgütte mutlak bir gizlilik hâkimdi... mücadele de çok etkin olamıyordu..___________________......... göstermiyordu.... bu grubun değerlendirmeleri sonucunda önemli gördüğü belgeleri biz de okuyorduk..... örgütü tanımak için bu kişinin yanına TEM ve İstihbarat şubesinden 5-6 kişilik karma bir ekip verdik........ Bulunduklarında da çatışmaya giriyor. Örgütün içinden.............. kendi aileleri ve tüm çevrelerinden kopuk yaşıyorlardı..._________...... Fakat Dev Sol içinde böyle birini yakalamak çok zordu. polis de öldürülen meslektaşlarının intikamını alma gayesiyle sağ teslim almaya çok çaba............. Fakat örgüt hızla büyüyüp gelişiyor. Bu kişi bizim polislerimize örgütle ilgili bir eğitim verdi.... örgütün.. Ne kadar belge okusak da örgütü tanımak için kâğıtlar yetersiz kalıyordu.. Bütün mesaimi bu insanların ruh. Terörle Mücadele (TEM) müdürü arkadaşım Reşat ile birlikte iki şubeden oluşan bir grup oluşturduk........ Bu kişiden elde ettiğimiz bilgilere göre..... 12 Temmuz ve 17 Nisan operasyonlarının dokümanlarını okuyarak değerlendirmeye çalışıyorlardı..... yaşama ve eylem.... Bir süre sonra diyalog kurma imkânım oldu. örgütün düşünce yapısı. aranmıyordu... inanç....... hatta örgütü iyi tanıyan üst düzey bir militana ihtiyaç vardı.... militanların çoğu aranıyordu veya yeraltına inmişlerdi.. hangi zamanda ne yaparlar....... Nasıl düşünürler.... Bu şahsı öğretmen yaptık... her şeylerini bilmemiz gerekiyordu........ sahte hüviyetlerle masum aile üyeleri görünümünde çeşitli evlerde kalıyor. düşünce dünyasını tanımaya ayırıyordum.... Dokümanları okuyamayan.. Bu arada bir tesadüf neticesi tam istediğim gibi bir fırsat doğdu.. hayat tarzları konusunda bize çok önemli bilgiler aktardı....... her gün biraz daha güçleniyordu....... nasıl yaşarlar....._ ....

.......... Bunda biraz da polisin kendisine karşı silah kullanan kişilere yönelik sert tutumunun da rolü vardı............ Dev -Sol.... Bölüm: Devlet bir eğitim sistemi vardı......... Şehri ve sokaktaki yaşamı iyi bilen usta bir militan nezaretinde eğitime tabi tutulan militan.. Çevrede 174 ._________. meğer evde çok miktarda patlayıcı madde varmış.... polisler hatta de bu onlara kişinin verilmiyordu. 1 ......... bir yerden diğer yere hangi tür yolları kullanarak ulaşacağı... Hatta bu çalışmalar sırasında........... Arkadaşlar. ama kovalamaca sonunda yakalanmıştı. anlatımlarına dayanarak resmen sokak çalışması yapmaya başladılar.. Dev-Sol'a ait silahlı bir hücre evini tespit etmiştik.......... Birçok eski örgüt... çatışmaya başladılar.___________________..... militanlar evde dokümanları yakmaya çalışırken yangın çıkardılar. Bu eğitimi almayan hiç kimse örgütün yürüttüğü İstanbul'da eylem görev ve olaylara dâhil Bizim edilmiyor....... Bir._ ....... Militanlar sıkışmıştı... sadece aldığı tedbirler ve d a v r a n ı ş 1 a r ı n d a n bir kişinin illegal örgüt mensubu olabileceğini tahmin edebilmişlerdi..... Bu konuda t ü m TEM yöneticileri olarak mutabıktık.. faaliyet göstereceği mahalle ve semtlerde nasıl dolaşacağı...... Onları nerelerde arayacağı-ıl b Dev-Sol militanları hakkında diğer örgüt militanlarından daha dirençli.. davranışlarından militan olduğundan şüphelendikleri bir kişinin kimliğini araştırmak istediklerinde şahıs kaçmaya başlamış....iki ay sonra bizimkiler de onların yaşama biçimlerini öğrenerek artık militanlar gibi hareket etmeye başlamışlardı........ kendi örgütü ile çelişkiye düşen herkes Dev-Sol'a geçiyordu....... polis takibinin ve şüpheli kişilerin nasıl atlatılacağı gibi çok ayrıntılı konuları kapsayan uzun. Bu kişi bir süre kimliğini saklasa da sonunda TİKKO merkez komite üyesi Ali Gülmez olduğu ortaya çıkmıştı..... tüm devrimci örgütler açısından bir cazibe merkezi olmuştu.. Bu amacı gerçekleştirmek için aradığımız fırsat Bala t semtinde ortaya çıktı... daha devrimci gözüktükleri...... mensubu. daha kahraman................. Bu havanın kırılması............. Dev-Sol militanlarının da diğer devrimciler gibi olduğunun gösterilmesi gerekiyordu.............. çok ciddi bir eğitimden geçiriliyor du. Ev kuşatıldı........... çatışmalarda teslim olmaktansa çatışarak ölmeyi tercih ettikleri söyleniyordu. Bizim t i m de artık Dev-Sol'u pek çok yönüyle öğrenmişti.

.. idealist...... Ölen militanların adlarını taşıyan yeni silahlı birlikler kuruluyordu. faaliyetlerini izliyor.................... Benzeri uygulamalar ile Dev-Sol militanlarının da sıradan kişiler olduğu... hiç kimsenin istemeyeceği bir durumdu. tutuklanmalarını militanlarım cezaevine tutmanın....___________________..... Evde yangın çıktığından merdivenlerden inemeyince. Özel bir kişiliklerinin olmadığını göstermeye çalıştık.. yakınları da bu ölümler üzerine militanlaşıyordu........... tahmin uzak silahlı edebiliyor...... Başta Dev-Sol olmak üzere... her öldürülen kişinin ardından diğer militanlar daha da radikalle şiyor. dünyayı değiştirme gayesinde olan ama yanlış yola sapmış bir kişinin öldürülmesi hiç istemediğim. Bunlan durdurmak lazımdı ama nasıl ve hangi yöntemle? Eskiden örgüt militanlarını tanımıyorduk ama bir süre sonra ben teknik sistemleri kurunca işler teresine dönmüştü.. işe yaramıyordu...... Bu arada çatışmayı duyup gelen tüm kameralar bu sahneyi çektiler.. militanlar cezaevinde daha da radikalleşiyor...... Militanlar da silahlı eylemler 175 ......... 1 .... Sonuç itibarıyla boş durmuyorlar.... durdurmanın birkaç yolu vardı. Örgüt neyi nasıl yapacaklarım eylemlerden göndermek... suç delillerini bulup sağlamak......... tüm aile fertleriyle örgüte yanaşıyor ve hizmet ediyorlardı.. Artık militanları biliyor..... tüm silahlı devrimci örgütler güçleniyordu................ militan pencereden yardımla evden çıkartıldı.. Teslim olan militanlardan. Bölüm: Devlet güvenlik tedbirlerini alıp teslim olmaları için iknaya uğraştık.. pencereden indirilen militan kız örgütün SDB timinin komutan düzeyindeki yöneticisiydi...._ .._________.......... ölen insanların aile fertleri ya da arkadaşları. intikam yemini ediyordu...... olayları bastıryapıp kan dökmekten çemaktaki sert tutumumuzdan Örgüt kârlı çıkıyordu... Tutuklamak çare değildi........ Ayrıca bu da fayda etmiyordu........ Öldürmek de bir çözüm değildi..... mevcut yöntemlerimizden. uzun süren çabanın sonunda bir militan kız olay yerine gelen savcıya teslim oldu................ çatışmalarda ölü ele geçirmek ama bugüne kadar hep denenmiş olan bu yöntemler çok da....... Kendi menfaatini düşünmeyen.... O gün akşam tüm televizyonlarda bu görüntüler vardı.... neye ihtiyaçları olduğunu ve nereden temin edeceklerini hesaplayabiliyorduk..

Her konuda aşırı tedbirli olan örgütün.......... zamanında yapılamayan eylemler..... 1 .........._ ........._________..... Bölüm: Devlet kinmiyoriardı... Çare örgütü işlemez hale getirmekti... mutlak gizlilik uygulayan..... Onların da bir şekilde durdurulması gerekiyordu.. Bu defa buluşma yerine yakın.... Dev-Sol'un plan ve programlarını öğrendiğimiz an çeşitli müdahalelerle küçük ama engelleyici sorunlar çıkarıyorduk........... yani yeni yöntemler bulmalıydık.... hapse atmak veya öldürmek değildi.. Hedefimiz örgütü çalışamaz hale getirmekti.... militanları şüphelendirecek şekilde yapılan bir takip üzerine buluşmayı yapacak militanlar bizi at-latmcaya kadar boş boş gezinmeye başlıyorlardı ve bu birkaç gün bu şekilde devam ediyordu........ üst düzey yöneticilerin yurtdışı ile olan haberleşmelerini deşifre ediyorduk........................... Uzayan işler.___________________....... onu belli oranda denetlemek ve onları çalışamaz hale getirmek göründüğü kadarda zor değildir.. Örgütün işleyişim bildiğinizde bu yapıya sızmak... müdahalelerimizden sonra kafasında beliren soru işaretlerinin...... Bu bilgiyi de yeni kurduğumuz sistemler sayesinde edinebiliyorduk.......... Bir süre eylem yapamayan militanlar örgütten soğuyacak ve yavaş yavaş örgütü bırakacaklardı.... Artık birinci hedefimiz Dev-Sol militanlarım yakalamak..... Silahlı birliklere yeni alınacak bir militan belli olup buluşma yerine gittiğinde.................. yol 176 ... Legal faaliyet gösteren örgütlerin çalışmasına mani olmak kolay değildir ama tamamen yer altına inmiş........ bu hayati bilgiler bize militanların tüm davranış ve eylemlerini önceden bilme imkânı veriyordu. oluşturulan düzende aksayan her iş militanların motivasyonlarını azaltıyordu. Dev-Sol örgütünü bir anda çökertmek fiilen imkânsızdı ama onları rahat faaliyet gösteremez hale getirmek mümkündü...... Sonra takip edilmediğinden emin oluncaya kadar (buna temizlenmek diyorlardı) bir süre beklemeye başlıyorlardı... acabaların cevabı için birkaç hafta beklemesi gerekiyordu..... katı hiyerarşik yapıları durdurmak için sadece bilgiye ihtiyaç vardır.. Örgütün muhaberesine girmiştik... Takip edilmediklerinden emin olunca yeniden bir buluşma ayarlayıp buluşma yerine gidiyorlardı...........

......._ .. belirsizlik ve hareketsizlikten yoruluyorlardı..___________________........ hatta uzun uğraşılar sonunda oluşturdukları hücre evlerini (her ne kadar bil-mesek dahi) polisin bilme ihtimaline karşı boşaltıyorlardı.... olayı tam öğreninceye ve şüphelendikleri yerlerin ve kişilerin takip edilmediğinden emin oluncaya kadar uzunca bir süre eylemde bulunamıyorlardı.. motivasyonları düşüyor... 1 ............. Bölüm: Devlet üstünde şüpheli davranışları nedeniyle üzerlerini arıyorduk..._________.............. onlar büyük bir iştahla yeni silahları almayı beklerlerken biz silahları alacakları kaçakçıları daha yeni yola çıktıları yerde yakalıyorduk.... Bu döngü 15-20 gün......... yolda otostop çekerek başka bir araca binmiş........................... il merkezine gidip başka bir otobüse binmiş. Fakat yolda indiği zaman ovada karşılaştığı tarlasını traktörle süren çiftçinin de polis olduğundan emin olduğunu yazacak kadar paranoya içine girmişti........ Bunun üzerine yeniden buluşmayı gerçekleştirmeyip gezinmeye başlıyorlardı....... O ve onunla irtibatlı militanlar yeniden temizlenme işlemine başlıyor.. Silah ya da mermi almak istediklerini öğrendiğimizde... örgüt dokümanlarında okuduğumuza göre..... Bizim plan ve programımız dışımızda da polisin bazı rutin faaliyetlerini kendilerine yönelik bir takip veya operasyon olarak düşünen militanlar sürekli olarak takip edilme korkusu duyuyorlardı. operasyonlar düzenliyor.. zaten fazla maddi imkânlara da sahip değillerdi..... ama daha fazla ayrıntılı bir bilgiye sahip olmadığımız şüphesini yaratıyorduk. Bir araya getirilmeye çalışılan militanlar aylarca bir araya gelemeyince.............. donduruyor.. nerelere sirayet ilişkileri bilemeyen militanlar yeniden dağılıyor. bazılarını suç delilleriyle birlikte yakalıyorduk....... örgütün en üst yöneticilerinden Faruk X........ Muş ovasında seyahat ettiği otobüsten inmiş........... hatta bazılarının görünmeyen biri tarafında takip ediliyor olma hissinden olsa gerek psikolojisi bile bozuluyordu... örgüt mensubu olduğunu bildiğimiz.... Bunun yanında eylem hazırlığında olan militanlara yönelik küçük........ Eylem yapmayı düşünen militanlardan birini ihbar ya da şüphe üzerine durdurup kısa süreli alıkoyarak........... Bu 177 .. beklemekten. edeceğini Operasyonun nerede başladığı..... bazen aylar sürüyordu..

Yeniden silah alma pazarlığı yapmak vs....... çünkü bu silahlar örgütün tüm silahlı birliklerine dağıtılacaktı........... süreyi uzatıyor......... işler aylarca sürüyor................ vs... moral bozukluğu ise örgütü için için yiyordu................_ . Bölüm: Devlet durumda yeniden arayışa girip yeni silah temin noktaları a ray a bil i rlerd i.. Bu istihbar! bilgi bizim için önemliydi........ Böylece hem maddi kayba uğruyorlar hem de aylarca süren beklentileri sanki tesadüf bir olayla suya düşüyordu.. Örgütün lider kadrolarından Bedri Yağan ve yanındaki üst düzey militanlar.... Fakat şunu söyleyebilirim ki gerçekleştirilen çok etkin sayesinde örgütün büyük oranda Bu arada inanılmaz bir mucize gerçekleşti.... Burada bu amaç doğrultusunda yapılanların hepsini ayrıntılarıyla anlatmak mümkün değil.... hem eylemlere mani olabilirdik........ bu da bu süre zarfından yine beklemeleri demek oluyordu.. kontroller yaratarak onları engelliyor........ örgüt lideri Dursun Karataş'ın benimsediği yöntemlerin örgüte zarar verdiğini iddia ederek onu bir odaya hapsedip yönetime el koydular........ Fakat bizim amacımız basit hareketlerle engelleyebildiğimiz ya da geciktirebildiğimiz kadar eylemleri engelleyip geciktirmekti........_................ bu gün bu operasyonların anlatılması deşifre hem bazı kişilerin güvenliğini şimdilik sır sıkıntıya sokabilir hem de bazı yöntem ve sistemler halen daha kullanılabileceğinden operasyonlar engellendi...... 178 ....................... Dev-Sol sürekli her türlü silah. olmaması silah açısından alımları kalmalıdır. almak istiyordu........ tam silaha ulaşacakları an veya silahlar daha depolanırdayken adamlarına dağıtılmadan yakalıyorduk._... 1 .. Uzun süre silah bulamayan......... patlayıcı................ Haliç'te Yaşayan Sı m onla:... bunlar üzerinde hem militanlara ulaşabilir. özel bir lojistik kanalından silah alacaktı. S uni sorunlar........... örgütün silah alma ağına girmemiz gerekiyordu..... îyi bir plan gerekiyordu..___________________..... örgütün silah temin etmesine ve silahlı eylem yapmasına mani olundu........................ Sonuç olarak teşkilat olarak harikalar yaratıldı..... Dev-Sol örgütü içerisinde çatışmalar ortaya çıkmaya başladı....... bir biri ile buluşamayam sistemli çalışamayan ve takip edilme korkusuyla sürekli saklanan militanlar demoralize oluyor.........._________.............

..... bu grubun lideri olan Bedri Yağan in yanında yer almışlardı... Artık operasyon yapacağımızı diğer birimlere anlatma zamanı gelmişti... Legal dergi ve dernekler ise Dayı grubunda kalmış. O zamanlar İstanbul'daki tüm illegal alanlar ve faaliyetler sorumlusu olan Abla kod adlı (Hatice Er anıl..... Biz tam bu sırada Dursun Karataş'ın serbest bırakılmasından kısa bir süre önce örgütteki bu bölünmeden haberdar olduk...... Bir kez silahlar patladı mı durdurmak imkânsızdı...................................... aynı anda ve gündüz sokakta almalıydık. Fakat o kadar takip edilen hedef vardı ki hepsini............ eski lider Dursun Karataş i destekliyordu..... Bölüm: Devlet Suriye Lübnan kamplarındaki ve İstanbul'daki yönetici kadrodaki militanları Avrupa'ya çağırıp toplantılar yapıyorlardı._________..............._ .... anlam veremediğimiz bir hazırlık vardı..... ciddi eylemler olabilirdi.. 1 .... Sonunda Dursun Karataş zorla tutulduğu yerden serbest bırakılınca kaçmış.......___________________........ Bu zamana kadar gelişmelerden bizim istihbarat şubesi A bürosunun dışında fazla 179 ....... İrtibat kurduğu her yerde örgüt içerisinde darbe yapıldı............................. Örgütün Bekaa kamplarındaki militanları ve Türkiye'deki yeraltındaki silahlı tüm militanları darbeci gruptan olmuş.. çünkü gece evlere operasyon düzenlenirse hepsi silahlarını kullanacağından çoğu ölü ele geçecekti... Türkiye'de Dev-Sokun legal yayınevi görünümündeki dergi ve derneklerle irtibat kurarak ülkedeki mili tanlardan yardım istemişti... Dursun Karataş genellikle gıyabında Dayı kod adıyla anıldığından örgütte Dayıcılar ve Darbeciler olmak üzere iki grup oluşmuştu. örgüte ait tespit ettiğimiz üç tane hücre evi olmuştu ve bu evlerdeki militan sayısı her gün artıyordu.. Takip ettiğimiz bazı kişilerin gizili çekilen fotoğraflarından geçmişte birçok olayın faili olmuş önemli militanların bulunabileceği kanaatine vardık ve operasyon yapmaya karar verdik......... örgüt içerisindeki ayrılık bölünmeye doğru gidiyordu........... sonradan kimliği öğrenildi) militanı ve onunla irtibatlı kişileri izliyorduk... Terörle Mücadele Şubesinin de operasyon... Örgüt içerisinde sürekli bir hareketlilik vardı.. zorla yönetime el konuldu diyerek herkesi ayağa kaldırıyordu...... arama ve sorgulamalar için hazırlık yapması gerekiyordu.

. Operasyon kararından tam iki gün geçmesine rağmen biz hâlâ operasyonu erteliyorduk........ gündüz tüm hedefleri takibe başladık............ militanın kaldığı eve yerleştirilmişti......... Emniyet Müdürümüz Necdet Menzir bizleri topladı ve bir an önce operasyonun yapılmasında ısrar etti.." dedi....... istiyordu. hata yapmamalıydık.. Bunun üzerine bana şu fıkrayı anlattı: Salamon'un komşusuna borcu varmış ve ertesi gün ödemek zorundaymış ama ödeyecek durumda olmadığından gece bir türlü uyuya m ıy o r m u ş....... Bu olayı takip eden büro amiri bu gelen kişinin çok önemli olduğunu düşünerek....... tam operasyon yapacağımız sırada dışarıdan geldiği anlaşılan ve militanların özel bir önern verdiği bir kişi.............___________________. şimdi sen ne yap ne et beklediğin şeyi bir günde yap... Bölüm: Devlet kimsenin bilgisi yoktu. hadi şimdi sen düşün bakalım............ Abla kod adlı örgütün Türkiye sorumlusu......... operasyonun bir iki gün geciktirilmesini istiyordu..........._ ........... gerekçelerimi anlatarak biraz süre istedim.......... ben yatmaya gidiyorum.. Planlarımızı yaptık.................. Necdet Bey de bu kadar ısrarım üzerine "Tamam sana bir gün daha müsaade. Ertesi gün Bedri'nin olduğu evin önüne gizli gözetleme aracını koyduk. haklıydı da................... çok kısa süren bu konuşmada hiç isim geçmemesine rağmen Abla'mn bir konuyu nasıl yapalım diye bu kişiye danışması üzerine (Türkiye sorumlusunun ancak genel yöneticiye fikir soracağı düşüncesi ile) hiç tanımadığı. içine de Bedri yi tanıyan birini yerleştirdik. 1 .... Çünkü Abla'mn yaptığı bir telefon konuşması yakalanmış.. Kocasının bu endişeli halini gören eşi komşusuna Salamon yarın borcunu ödemeyecek diye bağırdıktan sonra kocasına dönüp şimdi sen rahat uyu bu defa da borcunu ödemeyeceksin diye o uykusuz kalsın demiş. Bu kadar militanın bir arada bulunması. ama bir defa olay bizim şubenin dışına çıktı mı durdurmak kolay olmuyordu..... her an bir eylem olma ihtimali operasyon isteğini artırıyordu....._________. Bunun için de bu evi takip edip evden çıktığında bu kişinin gizlice çekilen fotoğrafını tanıyanlara teşhis ettirmeyi düşünüyordu.. daha önce sesini duymadığı bu kişinin darbecilerin lideri Bedri Yağan olduğuna inanıyordu ve bundan emin olmak.................. Bir defa yakalamaya başladık mı tüm hedefleri kısa sürede tek tek almalıydık yoksa 180 ..

......_ _._______.......... Gece geç saatte bu eve operasyon ekipleri baskın yaptı...... bizim takip ekipleri yeri ve kişileri gösteriyor...... akşama kadar bekledik ama görme imkânı olmadı.. Bir satranç oyunu dikkatinde her hamleyi iyi ölçüp tartarak karar vermeye mecburduk.. _ Devlet Bölüm: fesyonel 22 tane SDB militanı yakaladık..... .... belki operasyon ve soruşturma derseniz kendime güvenebilirim ama istihbarat konusunda kendimi hiç yetenekli bulmuyorum........___........ diğeri ise Ìstanbul ve tüm illegal faaliyetlerin SDB komutanı 181 . O gün hepsi pro_......... Bazen takip ettiğimiz hedefleri kaybediyorduk..___________________.........." demiştim. evde kaç kişinin olduğunu da bilmiyorduk.... saat 14'te tüm takip ekipleri ile yaptığımız telsiz temasında bütün gruplar uygun durumdaydı..... O gün şansımız yaver gitti.___......_ ._________....___........ bu kadar çok sayıda silahlı Dev-Sol militanı ancak Lübnan Bekaa kampında bir araya gelebilirdi. operasyon birimleri de yakalıyordu..................... Bir iki yakalamada meydana gelen boğuşmalar haricinde hiçbir şey olmamıştı.....1. kısa süre sonra çatışma çıktı........ Tüm militanları yolda....____............. 1 . ölülerden biri Bedri Yağan.. ama genellikle uğradıkları yerleri ve kullandıkları yolları bildiğimizden tekrar hemen bulabiliyorduk... Ama asıl Bedri olduğunu tahmin ettiğimiz kişi hiç sokağa çıkmıyordu.... Gündüz operasyon başlamıştı.. çünkü operasyon planı yapmak tam bana göre bir işti...... ....... 6 Mayıs sabahı başlayan takiplerde buluşmalara gelecek diğer şahısları da yakalamayı d üşü n düğü m üzde n en uygun zamanı bulmalıydık... birinci buluşmaya karşı taraf gelmezse alternatif buluşma için o militanı beklemeliydik.... 6 kişi ölü ele geçirilmişti.___........ ama bu eve mutlaka gece girmek mecburiyetindeydik.. sokakta uygun ortamlarda tek tek almaya başladık......... İşte o gün de her hesaplamaları yapıp her alternatifi hesaplamıştım........ Beni istihbarat birimine almak istediklerinde "Emin misiniz? Ben istihbarat yeteneklerine sahip biri değilim. . .............. Bölüm: Devlet bütün örgüt alarma geçebilirdi......... Eğer bu kişileri yakalamak için gece evlere girerek operasyon yapsaydık büyük bir kısmı ölü ele geçebilirdi.....

... failleri yargılanamadı.. roket mermileri ve daha pek çok silah vardı...... ama Dursun Karataş da boş durmuyordu.................. adlarına ev ve işyeri aldığı bir aile görünümümdeki örgüt mensupları idi._________..... Bu olay Bedri Yağan grubunu daha henüz doğmadan bitirmişti............. için İstanbul'a gelmişti...... diğer makineli tüfekler....... patlayıcı malzeme ve mühimmat bulduk ki gözlerimiz bu kadar cephanenin varlığına inanamadı...... 1 ... Ev sahibi karı koca... Bedri Yağan örgütün tüm silahlı birimlerini kendine bağlayınca İstanbul'da eylem yapamayan örgütün..... roket atar RPGler......... Ama maalesef her şeyi ile açık ve net olmasına rağmen bu olay hâlâ istenilen seviyede soruşturulup...... Hatırladığım kadanyla 40'a yakın roket mermisi ve 7 adet roket atar silah bulunuyordu.........___________________.._ ...... Cem Ersever Olayı Cem Ersever'in öldürülmesi Güneydoğu'daki olayları veya Türkiye'deki iç güvenlik anlayışını (veya JİTEM anlayışını) birçok açıdan ibret alınacak şekilde gözler önüne seren bir olaydı....... Daha sonra diğer evlerde ve tespit ettiğimiz adreslerde aramalar yaptık..... Bölüm: Devlet konumundaki Abla kod adlı Hatice Eranıl'dı. İşte o zaman anladık ki. Bu karı kocaya ait bir markette arama yaparken nasıl bir tehlike atlattığımızı anladık............ Eğer operasyon yapılmamış kısa süre içerisinde eylemlere başlayarak İstanbul'u cehenneme çevireceklerdi..... kalaşnikoflar. O kadar çok silah....... örgütün legal alanda kullandığı..... lider Dursun Kartaş'ın yöntemleri sayesinde geri gittiğini ve kendisinin başa geçerek örgütü şaha kaldıracağını düşünmüş ve bu yönde tüm silahlarını (hatta şehir ortamında kullanılması mümkün olmayacak roket atarlarını) ve kamplarda bulunan tüm militanlarını toplayarak nasıl eylem yapılırı göstermek olsaydı.................. 3............... \)\x ifadeler lıcjp resmi kalıplar içerisinde kaldığı için belki şimdi 182 . Yalnızca bu olayın irdelenmesi ve tam manasıyla aydınlatılması ve faillerinin yargılanması bile Türkiye de Susurluk ve Ergenekon anlayışının teşhiri ve ne olduğunun anlaşılması açısında yeterlidir........ Cem Ersever'in öldürülmesi ile ilgili olarak Meclis Susurluk Araştırma Komisyonunda ve daha sonra adliyede geniş olarak ifade verdim am......... Bu market Bekaa kampından getirilmiş silahlarla doluydu...

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

olayı bir hikâye ya da bir film senaryosu içerisinde anlatmak ve daha iyi anlaşılır hale getirmek gerekiyor. Cem Erseveri ne zaman tanıdım? Eruh ve Şemdinli ilçelerinin 15-16 Ağustos 1984'te PKK gerillaları tarafından basılmasından sonra Güneydoğu illerini terörle mücadele ve istihbarat açısından desteklemek amacıyla yapılan çalışmalarda, ben de çalıştığım Mersin Terörle Mücadele Şubesinde mimlenip Önce İstihbarat Daire Başkanlığının açtığı Yeraltı Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele (YYFM) kursuna alındım. Daha sonra, 1984 yılının son günlerinde de bir grup arkadaşımla birlikte tayinim Diyarbakır'a çıktı ve hemen gidip göreve başladım. Yeni atanan grubun amiri bendim, ekip halinde hızlı bir şekilde Güneydoğudaki olayları öğrenmeye çalışıyorduk. Diyarbakır İstihbarat Şube Müdür Vekiliydim ama Diyarbakır'dan çok tüm Güneydoğu bölgesinde görev almak gereğini duyuyordum veya Genel Müdürlük de bana biraz böyle bir görev biçiyordu. Tabii sıkıyönetim komutanlığının Diyarbakır'da olması, bölgesel düzeyde bir görev olması ve bizim sıkıyönetim karargahında bulunmamız da böyle bir imkânı bize veriyordu. Göreve başlamamdan birkaç gün sonra, SASON operasyonu olmuş ve Ali O zan soy isimli örgütün önemli kadrolarından Sason bölge komitesi sorumlusu, geniş bilgi birikimine sahip entelektüel bir örgüt yöneticisi yakalanmıştı. Ali Ozansoy'un ilk sorgulanması sırasında PKK'nın kuruluşundan o güne ka-darki (yani 1985 yılı itibariyle) geçmişini, varlığını, yurtdışı ve yurtiçi faaliyet ve hedefleri, bu yeni çıkışının amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bir bütünlük içerisinde kapsamlı olarak anlatan ifadesini bir videobanda kaydetmiştik. Sonra bu kaydı sistematik yazılı bir metin haline getirip, bölgedeki görevlilere dağıtarak herkesin PKK hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamıştık. Bu farklı bilgi alma yöntemi, PKK'yı çözen ve herkese PKK'yı gösteren faaliyetimiz bize önemli bir güç ve bilgi kazandırmış, aynı zamanda Sıkıyönetim Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü düzeyinde farklı bir bakış açısı edindirmişti.

183

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

O güne kadar bazı terör faaliyetleri gerçekleştirilmiş, Eruh ve Şemdinli ilçelerinin basılmış olmasına karşın güvenlik kuvvetleri karşılarındaki grubun, PKK'nın amacının ne olduğunu, ne yapmak istediğini bilmiyordu. Hatta birçoğu Eruh ve Şemdinli baskınlarını Suriye'den gelen insanların yaptığını zannediyordu. Eruh Şemdinli baskınından sonra bölgeye gönderilen Güvenlik Kuvvetlerinin aldığı ilk ifadelerde çok ilginç noktalar vardı. İnanılmaz ve tuhaf bir biçimde ifade alınmıştı; olay bir türlü kavranamamış, olayın ne olduğu hakkında bir fikir sahibi olunamamıştı. Bu yüzden tüm yönleriyle almış olduğumuz Ali Ozansoy'un ifadesi, PKK'nın ne olduğunu, ne yapmak istediğini, gelecekte PKK'nın neler yapacağını, hedeflerinin ne olduğunu ortaya koyan çok önemli bir belgeye dönüşmüştü. PKK'nın yeni süreçteki çıkışı, o güne kadar daha derli toplu anlatılmamıştı. İlk yıllarda Diyarbakır'da fazla bir PKK varlığı yoktu, daha doğrusu Alaattin Zuhurlu ve bölge halkından birkaç arkadaşından oluşan bir gerilla grubu vardı ama onlar da pek fazla etkin değillerdi. Eylemsel olarak da fazla bir şey yapmamışlardı, daha çok keşif, belki bölgeyi tanıma gibi faaliyetlerde bulunuyorlardı. Bizim Genel Müdürlük adına PKK faaliyetlerinin daha yoğun olduğu birçok yere (Siirt, Hakkari ve Şırnak bölgelerine) gidip oralarda inceleme yapma imkânlarımız vardı. Güneydoğu illerini gezip tanımaya ve oradaki meslektaşlarımızla veya askeri yetkililerle ya da sıkıyönetim O görevlileriyle Siirt'te görüşerek Emniyet PKK hakkında Mücadele bilgi Şube toplamaya yönelik bu tür inceleme çalışmalarının birinde Siirt'e gittik. zamanlar Terörle Müdürümüz Cafer Şahin'di. Bu konulara yatkın ve yetenekli biriydi. Zaten daha önce Ankara Asayiş Cinayet Masasında çalışmış, siyasi örgütleri sorgulamış olduğundan bu konuda oldukça donanımlı biriydi. Cafer Şahinin örgüt mensupları, onların faaliyetleri, kod isimleri vs. hakkında tuttuğu küçük not defterinin bir fotokopisini almıştım. Bu defter bizim çok işimize yaramıştı. İşte o arada birileriyle konuşurken, Siirt Jandarmasında sorgu operasyonları işlerine bakan Cem Erseverle karşılaştım. O zamanlar üsteğmen 184

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet bizden bazı

veya

yüzbaşıydı.

Karşılaştığımızda, Genel

nereye

gitse

hep

bahsedildiğini Beytüşşebap'a anlamaya örgütün

söyledi. gidiyor,

Müdürlük

adına

yapılacak ve

görevler dolayısıyla defalarca Şırnak'a, Hakkari'nin en ücra ilçesi buradaki Biraz da meslektaşlarımızla belki Diyarbakır oradan halkla görüşerek bölgeyi ve insanları tanımaya, olayların iç yüzünü çalışıyorduk. pek etkin bölgesinde gelmenin olmamasından dolayı

rahatlığıyla etrafta çekinmeden dolaşıyorduk. Birçok insan oralara gelip gittiğimizi ve adımızı biliyordu ama bizi polis değil de daha çok Milli İstihbarat Teşkilatının elemanı zannediyorlardı. Çünkü polisin oralarda dolaşması pek alışılmış bir şey değildi. Siirt İl Jandarma Alay Komutanlığı bölgesinde çalışan Cem yüzbaşı da tüm bölgeyi dolaşan, bölgede olup biten her şeyi kontrol eden gözü kara biriydi. İşte bölgede dolaşırken Siirt'teki bütün köylerde, mezralarda bizim adımızı duyduğunu söyledi. Bir süre Cem'le sohbet ettik. Kısa süre içerisinde onun işine sarılan, bütün mesaisini ve zamanını her şeyiyle canı gönülden işine adayan, sürekli işi takip eden, olayları çok önemseyen ve bu davaya inanmış biri olduğu kanaatine vardım. O da belki bende belli şeyleri gözlemlemişti. İlk karşılamamızla birlikte aramızda aynı inanç ve düşünceyi paylaşan insanların yakınlığı ve samimiyeti oluşmuştu. Görevle ilgili her konuda rahat konuşabileceğim, derdimi rahat anlatabileceğim, farklı konularda tartışıp fikir birliği kurabileceğim biri gibi görünüyordu. Çünkü biz bütün varlığımızla, bütün mesaimizle üzerinde olduğumuz işe odaklanmamız gerektiğine inananlardandık. O da bu anlayıştaydı. Daha sonraki dönemlerde çok sık görüşemedik. Çok nadiren birkaç defa karşı karşıya gelmiştik. Ama kendimizi birbirimize çok yakın hissediyor, her karşılaşmamızda kimseyle paylaşmadığımız sırlarımızı birbirimizle paylaşabiliyorduk. Aradan epey bir zaman geçti. Bu arada Şırnak'ta bir iki defa karşılaştık zannediyorum. O karşılaşmalarımızda çok daha kızgındı. Özellikle askeri birimlerin şuurlu, makul ve Hatta mantıklı ilginç şekilde hareket edemediklerinden daha sonra bahsediyordu. denemeler yapıyordu,

185

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

uyguladığı bu yöntemlerin bazılarından yazdığı bahsetti.

kitaplarda da

O zamanlar Şırnak Uludere arasında gelip geçen herkes askerler tarafından sürekli kontrol ediliyordu. Durdurup araçları arıyorlar, yolcuların nereden gelip nereye gittikleri ve isimleri defterlere kayıt ediyorlardı. Ve tabii herkesten kimlik soruyorlardı. Cem kendisi için, PKK'nm o zamanki en önemli yöneticilerinden Duran Kalkan veya herkes tarafında Selim Hoca diye bilinen Selahattin Çelik gibi birkaç insan adına sahte kimlikler hazırlamıştı. Bir gün Cem otomobile sivil olarak binmiş, otomobil kontrol için durdurulduğunda askerlere kendi kimliği yerine bir seferinde Duran Kalkan'm, başka bir sefer de Selahatin Çelik'in kimliğini göstermiş, kayıtlara da bu isimler geçmişti. Daha sonra tugay yetkililerine gidip, Şırnak'taki kontrol noktalarından Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'm geçtiğini söyleHaliç'te Yaşayan Simonlar........_________......._.........._... ____. _______________.........

misti. Bunun üzerine askerler Şırnakln giriş ve çıkışında gelip geçen herkesin kimliklerinin yazıldığı defterleri getirip baktıklarında gerçekten Selahattin Çelik ve Duran Kalkan'ın adları yazılıydı. Cem'in göstermek istediği durum da buydu. Kontrol noktalarında bölgelere girip çıkanların adı yazılıyor, kimlikleri kaydediliyordu fakat örgüt mensupları, yöneticileri hakkında hiç kimse bilgi sahibi olmadığından örgütün yönetici kadrolarından ya da aranan bir kişi bile bu kontrol noktalarından çok rahatça geçebiliyordu. İsimler hakkında bilgi sahibi olmadan yapılan bu kontrol ya da kayıt tutmaların hiçbir işlevi olmuyordu. İşte Cem bu türden denemeler yapmıştı, kendisi bana bunları anlatmıştı, hatta daha sonra kitabında da benzeri şeyleri okumuştum. Kabına sığmayan sürekli koşturan biriydi. Bu bölgedeki terör olayları nedeniyle hepimiz örgütün yeri ve faaliyetleri hakkında istihbarat almaya çalışıyorduk. Bazı insanlar da bu durumdan istifade etme gayretindeydi. Cem yüzbaşı (bir müddet sonra binbaşı olmuştu sanıyorum) bunlardan bir kısmını deşifre etmişti. Bu insanlar önce Jandarma, Emniyet veya diğer 186

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

istihbarat birimlerine gidip şu kişiler PKK'ya yardım ediyor, şu gün PKK mensupları onların yanına geldi, şu olayda kılavuzluk yaptılar, şu kişi şu olayda PKK mensuplarına Öncülük yaptı gibi ihbarlarda bulunuyorlardı. Sonra ihbar edip yakalattığı kişilerin evlerini ziyaret ediyor, polis ve askerlere rüşvet vererek onları kurtarabileceklerini söyleyip ailelerinden para alıyorlardı. Ardından Jandarmaya ya da Polise gidip, bu kişilerin devlete çalışarak PKK hakkında tekrar bilgi aktaracaklarını söyleyerek onların salıverilmesini sağlıyorlardı. Masum insanları örgütle irtibatlı oldukları iddiasıyla yakalatıp daha sonra onları kurtarma vaadiyle yakınlarından para alan bu kişiler bu işi meslek haline getirmişlerdi. Bu yöntem maalesef bu bölgede çok yaygındı. Kimileri de önce jandarmaya gelip bir müddet bilgi vererek Jandarmayı oyalıyor, sonunda verdiği bilgilerin yanlış olduğu ortaya çıkıyordu. Bu defa Emniyete gidiyor, bir süre aynı şekilde emniyet mensuplarına bilgi veriyor, Emniyet bu kişilerin sahtekâr olduklarını fark edince bu kez Milli İstihbarat Teşkilatına yönetiyorlardı. Orada da bu insanların üçkâğıtçı oldukları anlaşılmcaya kadar epeyce bir zaman geçiyordu. İşte Cem binbaşı bunlardan bazılarını ilçe merkezlerine götürüp, "Sizi ihbar eden, hakkınızda iftira atan ve bize ihbar mektubu yazan üçkağıtçılar, sahtekarlar bunlar," diyip onları yerinde teşhir etmişti. Yine "Ben ihbar etmeme rağmen kimse gitmiyor, Cudi Dağı X bölgesinde PKKlılar var," diyen bir köylüyü, söylediğinin yalan olduğunu bilmesine rağmen gece önüne katıp Cudi dağına operasyona tek başına gidecek kadar gözü kara idi. İşte Cem böyle biriydi. Bir müddet sonra JİTEM'in kurulmasıyla birlikte, Cem'in ve bazı subayların JİTEM'in kurucuları arasında olduklarım duydum. Cem'in kendisi de bu faaliyetlerin içerisinde olduğunu söylemişti. O ilk başta Silopi birkaç bölgesindeydi, üsteğmen ve yanında yüzbaşı Arif Doğan vardı. Muhtemelen o zaman Arif Doğan daha üst rütbedeydi. Cem ve yanındaki beraber çalışıyorlardı. Kendilerine bir helikopter verilmişti. Kuzey Irak'taki yönetimlerle 187 kahvelerin orta

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

görüşerek PKK hakkında bilgi toplama faaliyetlerini organize etmeye çalışıyorlardı. Bir defasında Kuzey Irak'ta irtibat subayı gibi görev yapaklarını da duymuştum. Bir süre sonra Cem binbaşının elemanlarının Silopi, Cizre ve Şır-nak bölgesinde bulunduklarını ve faaliyet gösterdiğini duydum. Kimi zaman karşılaşıp konuşuyorduk. Bir müddet sonra Cem binbaşı Olağanüstü Hal Asayiş Kolordu Komutanlığının JİTEM Grup Komutam olarak atandı ve bir yıla yakm burada görev yaptı. O süre içinde bir veya iki defa kendisini ziyarete gitmiştim. Yanında askeri personel olarak, daha sonra adı JİTEM faaliyetlerinde adı geçen bazı subayları farklı kod isimleriyle tanımıştım, ayrıca askerlik görevini yapan itirafçılar da bulunuyordu. Bunların bir kısmı daha sonra uzman olarak veya farklı görevlerle resmi kadrolar alarak Cem'in yanında çalışmaya devam etmişlerdi ama daha çok istihbarat toplama faaliyetlerinde bulunuyorlardı. O da bir veya iki kez benim ziyaretime gelmişti, tabii bu karşılıklı görüşmelerimizde birbirimize itimat ettiğimizden her şeyi çok rahat konuşulabilir yorduk. Cem bir gün bana illegal örgüt mensuplarının bazılarını gizli yakaladıklarını, sorguladıklarını söyleyerek onlardan aldığı silah ve malzemeleri gösterdi. Sorgulanan bu insanların akıbetlerinin ne olduğu konusuna açıklık getirilemiyordu, fakat dolaylı olarak sonucun ne olduğu tahmin edilebiliyordu. Cem PKK ile mücadele etmek için kanun dışı her türlü yöntemin kullanılması gerektiğini, normal yol ve yöntemlerle bu işin başarılamayacağını ima etmeye, anlatmaya çalışıyordu. PKK ile ancak böyle mücadele edilebileceğini çünkü bu kişilerin mahkemelerde ceza almadığını, korktukları için kimsenin onların aleyhine şahitlik yapmadığını ve davacı olamadığını, olaylar gece gerçekleştiği için kimsenin bir şey görmediğini, hatta onlara destek veren kişilerin suçlarının hukuki olarak ispatlanmasının ve cezalandırılmasının çok zor olduğunu ve bunun sonucunda suç işlemeye devam ettiklerini, bunun için bu kişilerin infaz edilmesi yöntemlerinin kullanılması gerektiğini, bu örgüt mensuplarının ancak bu tür yöntemlerle durdurulabileceğini 188 çok hararetle

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

savunuyordu. Bunun üzerine ben anlattığı yöntemlerin doğru yollar olmadığını söyledim. Çünkü bu bölgedeki PKK varlığının artmasında birçok kişinin olumsuz faaliyetinin payı olduğunu, bunun içerisinde bu bölgede çalışıp rüşvet yiyen, hatta koruculuk faaliyetlerinde bile silah dağıtılırken para alan kamu görevlileri olduğunu, PKK'nm bu açıkları kullanarak taraftar bulduğunu belirterek terör olaylarının artmasında etkili olan buna benzer yüzlerce başka olayı anlattım. "Burada suçlu kim? PKK'ya ekmek veren, onlara yardım eden köylü mü, yoksa burada rüşvet mekanizmasını çalıştırmak suretiyle yanlış uygulamalar yaparak toprak ağalarına ya da nüfuzlu insanlara karşı köylüleri yalnız bırakıp PKK'nm kucağına atanlar mı?" diye sordum. Cem "Evet sen haklısın," dedi ama sonra elini boynuna götürerek "Ben burama kadar bu işe battım, bana anlatma. Bu işte var mısın, yok musun?" dedi. Ben "yokum" demekle kalmadım, yine ısrarla bu yöntemlerin olayları daha da azdıracağım, bizim legal yöntemler dışına çıkmamamız gerektiğini kendisine epeyce anlattım ama o kanunsuz yöntemlere kesin inanıyordu. Bir müddet sonra iki itirafçı ve bir arkadaşıyla (bunlardan bir tanesi sanıyorum A.A. idi, önce itirafçı olup devlete sığındı, devlet içindeki yanlışları da gördükten sonra yurtdışına çıktı, orada hem PKK hem de bu olaylarla ilgili tarafsız ve kapsamlı bilgi ve gözlemlerini çeşitli gazetelere anlattı) yanımıza geldi; dört kişilerdi. O zamanki HEP adlı partinin binasında açlık grevleri yapılıyordu ve polis açlık grevlerinin olduğu yerde bekliyordu. Binanın yakınlarına patlayıcı madde koymayı düşündüklerini, herhangi bir polisin veya bir devlet görevlisinin zarar görmesini istemediklerinden oradaki polisin çekilmesini, bu konuda yardımcı olmamı istediler. O gün uzun uzun konuştuk, böyle bir şeyin olamayacağını, bu yolun doğru olmadığını kendisine dilimin döndüğünce anlattım. Cem hararetle bu tür şeylere taraftardı. Aslında o zamanlar yeni gerçekleştirilmiş bazı infazlar vardı ama onların yaptığını pek tahmin etmiyordum. PKK'nm legal yayını görünümündeki bir dergi yayınlanıyordu. Derginin bulunduğu binaya gidilerek dergi tahrip 189

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

edilmiş ve buraya patlayıcı madde konmuştu. Bu arada o zamanki Baro Başkanı ve PKK'yı desteklediği söylenen bir kişinin, polis lojmanlarının hemen yakınında Ofis semtindeki arabasının altına patlayıcı konmuştu. Telsizlerle anonslar edildi. Şüpheli bir aracın plakası verilmişti. Bir iki dakika geçmeden telsizi dinlediğimde polis ekipleri plakası verilen aracı durdurmuş, aracın içerisinde Jandarma Asayiş Komutanlığı JİTEM'de çalışan itirafçılarla bazı asker ve subayların olduğu bilgisi verilmişti. Merkez aracı ve içindekilerin bırakılması talimatını verdi. Bu olayla birlikte artık zihnimde başladım. Yine bir süre sonra HEP Diyarbakır il başkanı Vedat Aydın Diyarbakır Şehitlik semtindeki evinden polis görümündeki kişiler tarafından Emniyete götürüleceği söylenerek kaçırılmıştı. O zamanlar Cem'in yanındaki bazı kişilere uyan bir eşkâl tarif ediliyordu. Bu eşkâllere göre faillerin Cem'in yanında çalışan insanlardan yordu bazıları olabileceği kanaati bende de uyanmıştı ama tam olarak netleşmemişti. Olaylarla ilgili tahkikat yapılıştırmada Ankara'dan görevli olarak gelen insanlar da bulunuyordu. Diyarbakır'daki soruşturmanın başına o tarihte Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hüseyin Kocadağ verilmişti. Bir gün polis evine gittiğimde bir kenarda çalışma yapıyor, kendi aralarında konuşuyorlardı. Ben de yanlarına gittim ve Hüseyin Kocadağ ortaya konan en ciddi buldukları şüpheyi anlattı: Vedat Aydın in cesedi, Elazığ Maden ilçesi yakınlarında yani Diyarbakır'dan Ergani Maden istikametine giderken Maden ilçesi sınırları içerisinde bulundu. Cesedin bulunduğu yerle kaçırıldığı Diyarbakır arasındaki her yere sorup soruşturulurken yol üzerindeki trafik ekiplerine de sormuşlardı. O gün Ergani'de bulunan bölge trafik ekibi, Ergani Maden arasında hemen Ergani çıkışında Çimento fabrikasının az ilerisinde yolda trafik kontrolü yapıyormuş. Bu trafik kontrolü esnasında Ergani merkezden, Bölge Trafik İstasyonuna bir 190 olayları tek tek birleştirmeye, bu türden olayları gerçekleştirenlerin JİTEM'e mensup görevliler olduğunu düşünmeye

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

anons gelmiş, Ergani Dicle istikametinde (yani ters istikamette) bir trafik kazası olduğu, oraya bakmaları söylenmiş. Ekip yoldaki kontrolü bırakıp Ergani'ye gitmiş, Ergani'den Dicle istikametine dönmüş. Belirtilen yere vardıklarında herhangi bir kazanın olmadığını görmüşler ve tekrar kendi görev yerlerine dönmüşler, İşte ekibin verdiği bu ifade dikkat çekmişti. Olmayan bir kazanın kontrol edilmesi bahanesiyle ekip yoldan çekilmişti. Bunun üzerine Hüseyin Kocadağ ve araştırmayı yapan diğer görevliler bu anonsu geçen Ergani polis merkezine ihbarın İlçe Bölge Asayiş İlçe neden böyle bir anons yaptıklarını geldiğini bu sorduğunda söylemişler. Jandarma Jandarma Jandarma Komutanlığından

Jandarma

Komutanlığına

sorulduğunda, ise

bilginin Jandarma Bölge Komutanlığından geldiğini anlatmışlar. Komutanlığına Kolordu sorulduğunda Harekât bilginin Komutanı Merkezinden

geçildiğini söylemişlerdi. İşte o safhadan sonrası sorulmamıştı veya bana anlatılmadı. Ama ben anlayacağımı anlamıştım. Bana göre Vedat Aydın'ı kaçıranlar, onu Elazığ Maden ilçesine götürürken yolda trafik ekipleri tarafından kontrol edilme ihtimaline karşı Asayiş olayın Kolordu artık Komutanlığı ara kademeler üzerinden net bilgi olarak aktararak polis ekibinin oradan çekilmesi sağlanmıştı. Böylece kimin tarafından gerçekleştirildiği anlaşılıyordu. Vedat Aydın, kaçırılmasından kısa bir süre sonra Diyarbakır'dan 70-80 km uzaktaki Maden ilçesi yakınlarında Diyarbakır-Elazığ karayolu üzerinde Maden çayının kenarında kalaşnikof makineli tüfekle taranarak öldürülmüş olarak bulundu. Cesedin bulunmasıyla birlikte de fırtına koptu. Vedat Aydın'm cenaze töreni, Diyarbakır'da çok ciddi olaylara sahne olmuştu. İlk defa Diyarbakır'da geniş bir toplumsal tabana yayılan ciddi manada bir olay gerçekleşmişti. HEP için Türkiye'nin her yerinden binlerce insan Diyarbakır'a gelip cenaze törenine katılmış, bu olay büyük bir yürüyüşe ve ciddi tepkilere neden olmuştu. Bütün devlet kurumlarına (TRT'ye, polise vb.) saldırılmıştı. Cenaze, defnedileceği yere götürülürken surlarla Mardin Kapı 191

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Karakolu arasındaki dar yoldan geçen cenaze konvoyundaki bazı kişiler (özellikle kontrolden ve çıkan gençler ve çocuklar) Polis Karakolunu taşlamış karakola saldırmıştı. Karakoldaki

görevlilerin kendilerini korumak için silah kullanması sonucunda (göstericilerin de silah atması iddiaları vardı) üç kişi ölmüş, 5-6 kişi yaralanmıştı. Cenazenin defnedilmesinin ardından ise aynı yerden tekrar geçmek isteyen kalabalık karakola daha yoğun bir şekilde saldırdığında, görevlilerin tekrar ateş açması sonucunda (bir kısmı düşerek, bir kısmı uçurumlara yuvarlanarak) on dokuza yakın kişi hayatını kaybetmişti. Yüzlerce de yaralı vardı. Böyle ağır bir olay daha önce hiç yaşanmıştı. Aslında bana göre o cenaze töreni, tören sırasında o bölgede olup biten her şey ayrı bir skandaldi, çünkü cenazenin önce köye götürüleceği köyde defnedileceği belirtilmişti ama sonra şehir merkezine defnedilerek inanılmaz olaylara sebebiyet verilmişti. Bu cenaze töreninde HEPlilerin ve valiliğin yaptığı yanlışlar başka bir kitaba konu olacak kadar çok ve ibretlik olaylardan oluşmaktadır. Sonuç olarak tüm tarafların hesapsız ve sorumsuz davranışları 23 kişinin ölümüne sebebiyet vermişti. İşte Cem aslında bu olayın baş planlayıcısı ve failiydi. Bir defasında bir olayla ilgili olarak Bölge Valiliğine gitmiştim. Görüşme esnasında Bölge Valisi beni o zamanki Asayiş Kolordu Kurmay Başkanının yanma göndermişti. Onunla görüşmek üzere yanma gittiğimde Cem binbaşı oradaydı ve Kurmay Başkanı ile konuşuyorlardı. Cem "Darda kalırsam ben de Güneydoğu'da Asayiş Kolordu Komutanı bölgesinde şu, şu, şu olaylar oldu, bu olaylardan şu, şu kişilerin bilgisi vardı derim. Ben de bunlara şahidim derim," diyerek dolaylı yollu karşısındakini tehdit ediyordu. Olayın mahiyeti neydi bilmiyorum ama bunu çok net ifade ediyordu. Göründüğü kadarıyla Cem binbaşı son dönemde kendi üstleriyle veya kendi teşkilatıyla çatışma içindeydi. Oradaki görev süresi uygun olmayan bir biçimde sonlandırılıyordu. Sebebinin ne olduğunu çok iyi bilmiyorum ama kendi teşkilatı içerisinde bir sorun vardı. Bu sorun dolayısıyla pek uygun olmayan bir biçimde Ankara'ya tayin olup, orada göreve 192

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Ben Diyarbakır'da çalışmaya devam ederken, Ankara'daki İstihbarat kurslarında bölücü bölgeci faaliyetler, PKK faaliyetleri ve buna benzer konular ile ilgili dersler vermek amacıyla çağrılıyordum. Kurslara eğitmen olarak katılıp birkaç gün kaldıktan sonra geri dönüyordum. Karanfil İşte bir yol defasında yine Ankara'ya geldiğimde Cemle de görüştük. Cem binbaşı beni Kızılay'da, sanıyorum Sokak'ta kenarlarında restoranların, kahvehanelerin, birahanelerin bulunduğu bir yere davet etmişti. Orada yol üzerindeki küçük sandalyelere oturup bir akşam yemeği yemiş ve epey sohbet etmiştik. Yanında Güneydoğu'da birlikte çalıştığı subay ve itirafçı (ama JİTEM'de kadrolu çalışıyorlardı) arkadaşlarından bazı tamdık kişiler de vardı. Sohbet ederken Cem binbaşı çok net olarak, Güneydoğuyu kaybettiğimizi, Genelkurmay'm ve ordunun milleti yeterince uyanmadığını, devletin ve hükümetin bütün kurumlarıyla her bakımdan bu olayları tam manasıyla anlayıp algılayamadığını, bu insanları uyarmak gerektiğini söyledi. Etrafta oturan, sohbet eden, yiyip içen insanları göstererek, "Bakın, bunlar böyledir işte. Sabah akşam buraya gelirler, saatlerce oturur içerler. Ülke elden gidiyor ama kimse farkında değil. Bu insanları uyarmak için Kızılay'ın göbeğinde dev bir bombanın patlatılması gerek, ancak o şekilde akıllan başlanna gelir. Bu insanlar ancak bu yolla uyandırılabilir, bilinçlendirilebilir," diyordu. Bu görüşünde ısrarcıydı. Böyle bir şeyin yapılması gerektiğini, Genelkurmay'm bu konu ile ilgili güvenlik sisteminin halkı ve devleti yeterince uyanmadığını ve bölgenin elden gittiğini çok ısrarla vurguluyordu. Tabii ben bu fikirlere tam manasıyla katılmıyordum. Bu tür yöntemlerin hep karşısındaydım ama ülkesine olan sevgisi ve kendince doğru bildiği davayı bu kadar samimi, canla başla savunması nedeniyle bir yakınlığımız ve arkadaşlığımız oluşmuştu. Tabii bu böyle devam edip gitti. Ardından ben Güneydoğudaki hengâme içerisinde göreve devam ettim, bir müddet sonra seçimler oldu ve seçimlerden sonra tayinim İstanbul'a ederken çıktı. Cem ve İstanbul'daki yoğun ortam içerisinde devam yanmdakilerin 193 görevden ayrıldıklarmı, kitap

. Fakat Alparslan Beyin minibüs şoföründen aldığı bilgiye göre saat 12'deki buluşmaya Cem gelmemiş...................... bazı faaliyetlerden rahatsız olduğunu bilahare duydum........ görevde iken kendisinde kalan birtakım uzakta kumandalı patlayıcılar eskiden beri tanıdığı ve güvendiği Habur Gümrük Muhafaza Müdürü olarak çalışmış olan Ali Balkan Metel'in şoförü Kemal'in (Kemal Sadık Uzuner) evindeymiş.............. Bölüm: Devlet ortak yazmaya çalıştıklarını ve bir yayınevi kurduklarını arkadaşlarımız vasıtasıyla öğrendim.. 1 ... Cem de saat 1 gibi Kızılay'da bulunan avukatıyla buluşup 13............. Ankara'da yaptığı işlerden ağzının yandığını........ Cemin bazı önemli doküman ve malzemeleri......_ ...... İşte İstanbul'da Dev-Sol'un yürüttüğü silahlı saldırılar ve buna karşı bizim gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla yoğun bir ortamda göreve devam ederken bir gün Alparslan Ertuğ adlı bir ziyaretçimin olduğunu söylediler........... Ankara'da Cem şoförden ayrılmış..............30'da mahkemeye gide-ceklermiş......___________________.. giriştiği pek çok iş ve faaliyet umduğu şekilde neticelenmediğinden bir anlamda dersini almış gibi gözükerek İstanbul'a geldiğini söyledi............. bu arada askeri sırları basma vermekten askeri mahkemeye verildiğini anlattı............. sonra birlikte Şoför malzemeleri alıp geri dönecekmiş....... Bir gün önce Jandarma Genel Komutanlığının askeri mahkemesindeki duruşmaya katılması için Alparslan Bey Cem'e bir minibüs ayarlamış........... Kemal'in evinden bu malzemeleri minibüs alıp saat on iki sıralarında Kızılay bu yakınlarında bürosu şoförüyle buluşacaklarmış......... Kendisinin bulduğu uygun bir yerde Cem binbaşının evinin olduğunu. avukata da gitme1 Bolum: Devlet 194 ....... Fakat daha sonra Cemin durumunun pek iyi olmadığını............._________. Mahkeme çıkışında ise tekrar İstanbul'a dönecekmiş... Cem minibüs şoförüyle beraber Ankara'ya gitmiş.. iş yapmaya çalıştığım.... Alparslan Bey bana Cem binbaşının emekli olduktan sonra arkadaşları vasıtasıyla (ki bu arkadaşların bir kısmının zamanında o bölgede çalışan ve bugün Milli İstihbaratta görevli insanlar olduğunu anlıyorum) İstanbul'da bir güvenlik firması kurarak hayatına bu şekilde devam etmek istediğini..

...... Abdurrahman benden çok daha fazla örgüt mensupları ve örgütü tanıyan insanlara karşı ilgiliydi... 1 . Muhtemelen daha önceki konuşmalarımızda ona sürekli bu işlerin yanlışlığım savunduğum... Alparslan Bey Cem'den haber alamadığı için hayatından endişe duyduğunu.. Cem'in iki kişiyle (o zamanlar Aydınlık dergisi muhabiri olan Soner Yalçın'ı ima ederek) gelip emanetlerini aldıktan sonra Lada marka bir araçla ayrıldığını söylemiş.... bilmiyorum.. Kemal'in Emniyet'e getirilmesi talebiyle birlikte 195 ..___________________. daha önce Diyarbakır'da benim yardımcılığımı yapan arkadaşım Abdurrahman Toygar1 arayıp durumu anlattım..... Hatta zaman zaman Ali ve Mustafa Abdurrahman'm yanına gelip gidiyordu............. bu işin sonu insanın kendi kafasına sıkmasına gider dediğim için İstanbul'a geldiğinde ben sana demedim mi gibi bir tepkiyle karşılaşmaktan çekindiğinden benim yanıma gelmedi......_________...... Bu konuda gelmiş geçmiş en kapsamlı notlara sahip olan kişiydi...... yapma etme.............. Ama ben Cem'in İstanbul'a geldiğini bilmiyordum.. o dönem Ankara İstihbarat Şube Müdürü görevinde bulunan.. yakın bir diyalogları vardı............ memleketleri...... kısaca örgüt hakkında her şeyle ilgili çok iyi not tutuyordu..... yanlarında bulunan silahların ve malzemelerin özellikleri................... Bu merakından dolayı da bu insanlarla sohbet etmeyi çok seviyordu........ Abdurrahman hem Cem'i hem Cem'in JİTEM'den beraber ayrıldığı Ali Ozansoy ve Mustafa Denizi çok iyi tanıyordu.._ .... Örgüt mensuplarının eşkalleri. Alparslan Ertuğün bu anlatımlarından sonra ben hemen onun yanında (veya o çıktıktan sonra..... Belki belli bir düzen kurduktan sonra gelmeyi düşünüyordu.... Bölüm: Devlet miş.... Cemle ilgili olayları anlattıktan sonra Abdurrahman hemen Kemal Sadık Uzuner'i telefonla arayıp Cem'i sormuş ve şubeye gelmesini istemişti.... Cem'in Ankara'ya gitmeden önce İstanbul'da bulunduğu sırada kendisine herhangi bir şey olursa güvenebileceği kişinin ben olduğumu söylediği için benim yanıma geldiğini söyledi............................................. tam hatırlamıyorum) Cem'i benim kadar iyi tanıyan... Bunun üzerine Kemal'i telefonla aradıklarında.......

Fakat bana aktarılan şey şuydu: Cem'in arkadaşı sıfatıyla Alparslan Bey ve daha sonra Cem'in beraber yaşadığı Neval Boz telefonla aradığında Kemal Cem'in iki kişiyle beraber Lada marka bir arabayla gelip kendisinden malzemeleri aldığını söylemişti........._ ......... Cem o dönem Aydınlık dergisinden Soner Yalçm'a açıklamalarda bulunuyordu............. en son Aydınlık dergisinde çalışan likte gittiği algısı yaratılmak isteniyor gibiydi... görüştüğümde Jandarmanın tavrının hiç olumlu olmadığını.. Fakat eğer böyle bir şey Daha sonra Abdurahman'la olsaydı....... Şiddetle karşı bunun çıktım son ve derece böyle yanlış olduğunu söyledim. Ankara'da Jandarma Genel Komutanlığı Karargahından etrafa sızdırılan bilgilere göre ise Cem'in yanındaki kadın vasıtasıyla muhaberat adına çalıştığı..... en azından bu ima edilmeye çalışılıyordu....... birtakım olmuş bitmiş olay ve eylemler hakkında devlet aleyhinde basma açıklama 196 .... Ben de o zaman t)\ı filere bıı*cLi£ Böyle bir şey ıriciniF ^ıt)i olmuştum........... buna bakılabilir mi yollu imalarda bulunmuşlardı... gerçekleşmedi....... bir aramaya katılmayacağımı belirttim. Hatta bana Cem'in İstanbul'daki evinin bile aranması gerektiği........ Ankara'nın giriş çıkışları tutulmalı.._________.... Cem hakkında olumsuz konuştuklarını öğrendim................. biraz pataklayıp kötü muamele ederek bir süre alıkoyacakları. hatta bu durum o tarihte gazetelere de yansımıştı.......... Bölüm: Devlet Jandarma ve JİTEM'in önemli bütün yetkililerinin Emniyet'e gelip bizim elemanımızı deşifre ediyorsunuz diye konuya müdahale ettiklerini............ Etrafta bunun Jandarma içinde bir iç mesele olduğu yönünde laflar dolaşıyordu............ Ben böyle bir şeyin söz konusu bile olamayacağını.... 1 ........ Emniyet Genel Müdürlüğünü Jandarma Genel Komutanlıktaki rütbelilerin etkilemeye başladığını söyledi................... her taraf aranmalıydı. Esasen bu müdahaleyle birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü-Jandarma Genel Komutanlığı-Ankara Emniyeti yoğun temaslar nedeniyle Genel Müdürlükte ciddi bir trafik oluşmuştu ki bu da bir anlamda Cem'in aslında Jandarmanın elinde olduğunu işaret ediyordu.. Ben zinhar böyle bir şeyin gerçek olamayacağını söyledim............ Onlar ise Cem'in sanki ellerinde olduğu...___________________... Anlatımlarda....... Suriye'ye bilgi sızdırdığıydı.

. Ama yine de bu olayın nasıl olduğuyla ilgili olarak zihnimde hâlâ yüzde yüz bir kesinlik oluşmamıştı.... İfadesi alınırken cesedi bulduklarında Cemin üstünde ne olduğunu sorduğunda kot veya kadife pantolon olduğu yanıtını aldığı anda olayı çözdüğünü söyledi.00 gibi avukatın ofisinde buluşacaklardı........... Olaydan sonra İstanbul'dan Ankara'ya gittiğini... "Cem Kemal'in evine girdi ama Kemal'in evinden çıkmadı... Sohbet sırasında Cem'in olayı tekrar gündeme geldiğinde bana........._________.........." dedi.. Eve girmişse mutlaka orada elbisesini değiştirmesi gerekiyordu.............. girdiği evden çıkmamıştı ve o şahıs doğruyu 197 ...... ikincisi de oradaki eşyaları almaktı........... Nasıl diye sordum.. Kemal'in evinde bu elbiseyi giyecekti...___________________..... "Ben Kemali biliyorum...... onun yanına gitmiş ve ondan da bir daha haber alınmamış......._ . Sonra da saat 1............... Kemal'in evine gidenler bir daha dönmemişlerdi.. "Nasıl yani?" diye sorduğumda şöyle anlattı: "Cem Kemal'in evine gittiği zaman içinde siyah takım elbisesinin olduğu bir çantası vardı elinde.. Yani Cem'in elbisesini giyeceği başka bir yer yoktu............. gidip konuşurum hemen... Cemi sormak üzere Kemal'in evine giden Mustafa Deniz dönmemiş ve kendisinden bir daha haber alınamamış...... orada ifadesinin alındığını belirtti...... Bir süre sonra polis şehit ailelerine yardım derneğinin bir toplantısında Alparslan Ertuğ ile karşılaştık.... birincisi elbiseyi giymek. Cem'in saat 12.........." demiş.. Aynı şekilde Cem'in birlikte olduğu İstanbul'da bulunan Neval Boz isimli kız da Cem hakkında bilgi almak için Kemalle görüşüp...00'de malzemeleri şoföre teslim edip saat 1.. Sonra öğrendiğime göre Emniyetten arkadaşlar Cem'in kaybolması ile ilgili bilgi almak üzere Cemle beraber hareket eden Mustafa Deniz'i de çağırıp Cem'in bulunamadığım anlatmışlar..........30 gibi Jandarma Genel Komutanlığında devam eden mahkemeye katılacaktı....... Burada işin kilit noktasının Kemal olduğu anlaşılıyordu.. 1 .. Ankara'da herkes öyle zannediyordu. Bölüm: Devlet yapmaması konusunda gözdağı verecekleri imasında bulunuyorlardı...... Yani Cemin Kemal'in evinde iki şey yapması lazımdı... Öldüğünde üstünde eve girerken giydiği kot pantolon olduğuna göre............ olayı çözdüğünü söyledi....

.....___________________.. bu patlayıcıların daha tarafından alındığını ve Yeşilin bu patlayıcıları ve malzemeleri MÎT'e getirdiğini Mehmet Eymür kendi beyanında ve internet sitesinde anlatarak doğruladı.... Cem Güneydoğuda çalışırken o zamanlar bazı olaylarda (Diyarbakır Baro Başkanımın aracına bomba konması.. PKK o zamanlar yoğunlukla Güneydoğuda mobil araç telefonlarını kullandığından ben o dönemde mobil araç telefonlarıyla yapılan tüm konuşmaların dökümünü........" Alparslan Bey olayı net bir biçimde bu şekilde anlamıştı... Bu telefonla muhabere yapıyordu........... Şoför Yeşil Kemal'de bulunan Cem'e ait malzemeler içerisinde uzaktan kumandalı patlayıcılar vardı........ fatura bilgileri tüm detaylarıyla tespit edilebiliyordu..... Yeşilin bu telefonla Jandarma Genel Komutanlığından kimlerle görüştüğünü.................. Ben ikinci bir bağlantıyı da daha sonra çözdüm.................................. hatta görüşmeler esnasında bulunulan yerlere dair bilgileri tek tek çıkarttığımda olay çok net gözüküyordu.... kimin kimi aradığı bilgilerini bilgisayarımda tutuyordum.......... O zamanlar bilgisayar sorgu sistemini yeni kurmuştuk... kimleri aradığını ve kimler tarafından arandığını.. İşte bu olaylar ve bağlantılar bu şekilde çözülünce bilgisayar sorgu sistemiyle daha ayrıntılı bir araştırmaya giriştim....... Cem bir mobil telefon kullanıyordu._________... Bu telefonlarla yapılan görüşmelere tek tek baktım. Bu da gösteriyordu ki Cem malzemeleri Kemal'in evinden çıkarmamıştı ve bu malzemeler Yeşil'den çıkmıştı..... 1 ....... Bunlar üzerinde oturup ciddi bir çalışma yaptım...... Bu sistem sayesinde hangi telefon numarasını kimin hangi saatte aradığı...... Bölüm: Devlet söylemiyordu....... Daha sonra yaptığım araştırmalardan öğrendiğim bir olay da şöyleydi.. Bu tarihlerde Yeşil Jandarmanın elamanı idi ve Jandarma ile birlikte hareket ediyordu............_ . Yeri belli olmasın diye araç telefonunu söküp küçük bir çanta telefonu haline getirmişti.......... Aynı şekilde zannediyorum Kemal de yeri belli olmasın diye böyle bir mobil telefon kullanıyordu.. HEP'in bombalanması) kullandıkları uzaktan kumandalı çok güvenilir kodla 198 ............ Ölümüne kadar Cem'in kullandığı mobil telefonu daha sonra Yeşilin kullandığını gördüm.....

......... Çünkü bunlar kayıtlı değildi. Cem istifa edip ayrıldıktan sonra bu malzemeleri bir müddet elinde tutmuş...... Kemal Sadık'ın çok güvenilir bir insan olduğunu..... Onlara Cem'in ayrılırken beraberinde götürdüğü kırka yakın uzaktan kumandalı patlayıcının Kemal Sadıkln evinde bulunduğunu._________........ Cem İstanbul'a gelmeden önce Ali Ozansoy'u Emniyete sözleşmeli personel olarak yerleştirmişti..... 1 .................. çok güvenilir olduğunu düşündükleri (zamanında uygulanan tüm testlerden en başarılı kişi olarak çıkmıştı) Kemal Sadık Uzuner'e (yani Habur Gümrük Muhafaza Müdürü Ali Balkan Metel'in şoförüne) diğer dokümanlarla birlikte vermişler.. Onu da belli bir işe yerleştirmek istiyordu. Bu arada Cem iş kurmak için İstanbul'a gelmişti. örgütten elde ettikleri dokümanlar bir dosya halinde elinde bulunuyordu........ Ordudan ayrıldıktan sonra yayınevi kurma düşüncesinde olduklarından................... Daha sonra Mustafa Deniz............. Emniyetten bazı güvenilir arkadaşlar bana bu patlayıcıları Cem'in onlara vermeye çalıştığını söylediler......... Ama kimse almamış ve patlayıcılar Cem'in elinde kalmıştı.... Cem Mustafa Deniz'e de bir iş arıyordu.... Orada ele geçen belgeleri okumak....___________________.................. 199 ............... bu materyallerin bir kısmı yayınlanacak kitaplarda kullanılabilir düşüncesiyle istifa ederken bütün dokümanlarla birlikte patlayıcı maddeleri de yanlarına almışlardı._ .. Mustafa Deniz belki biraz daha yakın gözükmek ya da belki kendine göre avantaj elde etmek adına JÎTEM subaylarına ve Jandarmaya gitmişti....... Ayrıca Cem ve ekibinin Kuzey Irak'ta yaptıkları faaliyetler ve muhtelif kişilerle yaptıkları görüşmelerin kayıtları... Zaten onlarla çok iyi tanışıp görüşen bir insandı..... çünkü onların da kendisiyle birlikte istifa etmesini sağladığı ve peşinden sürüklediği için onlara karşı kendini sorumlu hissediyordu.... PKK gibi örgütlerin dokümanlarını analiz etmek görevine getirilmişti.. ama daha sonra yayınevini devam ettiremeyeceğini anlayınca normal hayata dönmeyi düşünüp ellerindeki bu patlayıcıları verecek yerler aramışlardı....... Ali Ozansoy ve Cem bu malzemeleri güya aldıklarında Güneydoğuda çalışırken tanıdıkları... Bölüm: Devlet çalışan patlayıcı maddeler vardı............... Onu da bir yere yerleştirmek istiyordu......

.. Fakat sıra Diyarbakır bölgesine gelirse..... Bingöl ve Tunceli Bölgesinde Yeşilin karıştığı olayları anlatıyordu........... Tabii böyle bir plandan o zamanlar Cem ve arkadaşlarının haberi olmamış.. Daha sonra öğrendiğimiz kadarıyla Cem'i öldürmek için aslında daha önce de epey plan yapılmış. öncesinde gelip kendisinden eşyalarını alacağını söyleyince de Kemal'in evine pusu kuruyorlar. Ayrıca mahkemeye gideceğini....... fakat bu patlayıcıları Cem'in kullanabileceği yönünde Mustafa Deniz'in korku ve endişesi vardı...... Bölüm: Devlet sadece Ali Balkan Metel isterse bilgi vereceğini bunun dışında kimseye bilgi vermeyeceğini ama bu patlayıcı maddelerin Cem tarafından alınıp kullanılması halinde kötü bir şeyler olabileceğinden korktuğunu söylemişti...___________________.... bunu gidip Jandarma yetkililerine söylüyordu. Aslında o patlayıcı maddeleri Cem elinden çıkarmak istiyordu..... onu kovalamışlar.... o tarihlerde Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan diğer Jandarma Komutanlarının isimlerinin de verebileceği korkusu vardı........._ .......... Mustafa Deniz gelip Cem'e ait malzemelerin Kemal Sadık Uzuner'de olduğunu söyleyince planlarını uygulayabilecekleri bir fırsat yakaladıklarını düşünüyorlar...... eski OHAL ve Diyarbakır bölgesinde............. Bu durumu öğrenmeleri üzerine bazı itirafçılarla birlikte Yeşil..... Cem daha çok Kuzeyde Sekizinci Kolordu bölgesindeki... JİTEM yöneticileri hemen Ali Balkan Metelle görüşüyorlar... Mustafa Deniz farkında olmasa da Jandarma yetkilileri zaten Cem'in Aydınlık gazetesinden Soner Yalçın'a Güneydoğudaki infaz olayları ve başka kanunsuz işler dahil olmak üzere birçok gizli bilgileri vermesinden dolayı son derece rahatsızdı..... onun vasıtasıyla Kemal Sadık Uzuner'e ulaşıyorlar......._________...... Cem'i öldürmek üzere Samsun'a giderken Merzifon yakınlarında bir jiple kaza yapmış............... Uzuner onlara Cem'in ne zaman geleceği hakkında bilgi veriyor....... Cem'in peşine epey düşmüşler...................... 1 . Cem birlikte olduğu kızın Suriye'de Tıp tahsili yaparken gelip kendisinin yanında itirafçı olması sonrasında Türkiye'de tahsiline devam etmesi için Samsun'da Tıp Fakültesine kaydetmek için Samsun'a gitmiş.... İşte tam JİTEM'de Cem'i ortadan kaldırmanın yolları aranırken................. Ankara Emniyeti Cem'in kaybolmasıyla 200 ...... Bu yüzden Cemi ortadan kaldırmayı düşünüyorlardı......... Cem gelince Cem'i hemen yakalıyorlar.......

........... Cemi öldürdü..... Bu olay bana o tarihte buna şahit olanlar tarafından anlatılmıştı ama bugün sorsanız hepsi gördüklerini kesinlikle inkâr edeceklerdir.... yapmış olsa Oysa Cem o zaman evine kesinlikle kurtarılabilirdi. Bölüm: Devlet ilgili olarak Kemal'i Emniyete çağırdığında............... Bir müddet sonra İstanbul'daki Neval Boz Cem gelmeyince meraklanıp Kemal'i arıyor........... Aslında Emniyetin bu yaklaşımı gayet makul. Ama herkes Simonlaşmıştı...... karşı tarafın cinayeti suç ama bizim yaptıklarımız suç değildi.................... İşte böylesi herkesçe malum olan.......... ama maalesef yapılamadı....._ . Birkaç gün sonra ise kafalarına kurşun sıkılmış olarak her birinin cesedi Ankara'nın farklı yerlerine atılmış olarak bulunuyor..... herkesin alenen bildiği bir olaydı Cem ve üç kişinin öldürülmesi............ tabii ki elemanlarının deşifre olmaması için uzak durmayı tercih ediyorlar. Bildiğim kadarıyla o zamanki Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosunun Jandarmayla diyalogları iyi olduğundan onlar da etkileniyorlar Kemal'in ve müdahalede polis baskın bulunmuyorlar.... biz buna karşı çıkarız havası içerisinde Jandarma Genel Komutanlığına gittiklerinde.." diyecek kadar rahatlıkla cinayeti kabul ediyordu............ olay hakkında daha teferruatlı bilgi almak üzere Kemal'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor..___________________....... Üç kişi de bu şekilde öldürülüyor. olay ortaya çıkacağı için hemen Emniyete bizim elamam-mızdır dokunmayın diye baskı yapıyorlar... Mustafa Deniz de bilgi almak için Kemal Sadık Uzuner'in evine gidiyor ama ondan da bir daha haber alınamıyor.......... Bugün bu olay yeniden konuşulsa adı geçen insanların hiç biri şahitlik yapmaz.. hatta yaşananları inkâr bile edebilirler.. "Bununla ateş ettim................ gerekirse size de ateş ederim..... Benim ifademe 201 . Yeşil ile karşılaşıyorlar. Kemal ona Cem'in iki kişi ile beraber gittiğini söylemesi üzerine kız bu iki kişinin eşkallerini öğrenmek. onlarla beraber istifa eden ve şimdi Emniyette çalışan Ali Ozansoy'a da böyle bir şey yapabilirler... Ama Cem işte orda kaçırılıyor.... Yeşil açık açık elindeki Simit Wesson marka tabancayı göstererek.... O tarihte JİTEMİ ve Yeşili bilen Emniyet görevlileri "Jandarma Mustafa Denizi öldürdü.... 1 ....... O da vurulacağını tahmin etmiyor... Sakın böyle bir şey denenmesin....._________......

failleri şunlar olabilir arayın bulun diye bir tek not bile yazılmadı.... Emniyetin Merkez İstihbarat ve Terörle Mücadele ile Özel Harekât birimleri yöneticileri ve Ankara Emniyetinin yöneticileri de belli oranda olayı biliyorlardı... nasıl gerçekleştirildiğini biliyordu... Eğer bir Jandarma subayı gerçekten kayıp olsaydı hemen inceleme başlatılır....... Devlet için bu kadar önemli üst düzey görevlerde yer almış bir subay kaçırılıyor (oluşturulmaya çalışılan görüntü itibarıyla örgüt tarafından kaçırılıyor) ama hiçbir yerde aranmıyor. ama hiçbir araştırma ve soruşturma işlemi yapılmıyor.. Ayrıca Yeşil'in kullandığı mobil telefonla o tarihte bütün Jandarma ve Emniyet yetkilileriyle görüştüğü belliydi. o telefonu 202 ...... çünkü bu yönde yalan ve yanlış bilgilerle aldatılmışlardı.. Sadece öldürme sebebi olarak Neval aracılığıyla Suriye'ye bilgi sızdırmak olduğunu zannediyorlardı..... Cemin kaybolması ve öldürülmesi ile ilgili bir tek yazı.... Bölüm: Devlet rağmen de maalesef olay ciddi olarak ne adliye tarafından ne Jandarma tarafından tahkik edilmedi..... Ama kimse bu cinayeti çözmeye.............. Bu durum hukuki tabiri ile hayatın olağan akışına uygun değildir._ ........ her yer didik didik aranır...... çünkü o zamanki güç merkezleri bu cinayetin çözülmesinden yana değildi.. 1 . Bildiğim kadarıyla zamanın Genelkurmay Başkanı........... Yeşil'in Cem'den aldığı patlayıcı maddeleri MİT'e getirdiği Mehmet Eymür'ün ifadelerinden de net olarak biliniyordu.................... hemen Türkiye'nin muhtelif illerine en ücra köşesine kadar tüm birimlere mesajlar çekilir..___________________.... yollar kesilir.. Genel Komutanlıkta bulunan tüm üst düzey yöneticiler bu olayın kimin tarafından................... bir ton işlem yapılırdı........ kaçırılan kişinin bulunması yönünde herhangi bir adım atılmıyor.. bir dizi araştırma ve soruşturma yapılırdı. Tek basma bu durum bile bu araştırma ve soruşturmayı yapmayanların. yaptırmayanların fail olduklarını gösteriyor....... sorulur......... olayı aydınlatmaya yanaşmıyordu................... bu olayın bu şekilde kapanmasını istiyorlardı..... her tarafa eşkâller yazdırılır... aranır.... insanlar sorgulanır.... Cem Binbaşı gibi biri görevinden dolayı kaçırılıyor... Ben Cemin kaybolması ile ilgili ne Emniyetten ne de Jandarmadan tek bir yazı ya da mesaj bile almadım..._________.... Hâlbuki o tarihte en ufak bir olay olsa yollar kesilir.........

.... herkesin bildiği bir şekilde yok edildi ve maalesef cinayet her şeyi ile ortada olmasına ve var olan bütün delillere rağmen bu sistem kendi suçlusunu yakalayamadı ve hesap soramadı..... çalışma yöntemleri yanlıştır ama bu teşkilatın kurulmasında hiçbir mahsur yoktur..... Bölüm: Devlet Cem'den aldığı aşikârdı.. 1 . Cem'in çevresindeki bazı insanlarla............ Hem Jandarma merkezinde Genel Komutanın hem de illerdeki JİTEM grup komutanlıklarının telefon numaraları yazılıydı.. Ağaşe yine Jandarma Genel Komutanlığı telefon rehberinin bir kopyasını da kitabına koymuştu................._________.. Bu kitapta da basit ama aslında çok önemli belgeler vardı... Çetin Ağaşe isimli bir gazeteci JİTEM Gerçeği adlı bir kitap yazmıştı. hatta Jandarmada çalışan bazı arkadaşların söylediğine göre Genel 203 ......... Evet Cem Binbaşı herkesin gözü önünde........... Sonuç olarak bu ve buna benzer yüzlerce........ araştırılırsa tüm bunlar ortaya çıkarılabilir ama maalesef hiç kimse ilgilenmedi ve olay o şekilde kapandı. JİTEM in kurulması değil..... tek tek bütün görevlilerle irtibatları belliydi......... Bu bence pek çok açıdan önemli bir olaydı çünkü devlet kendi elemanım öldürmüştü.. Cemle ilgili bir belge alabilir miyim diye sorduğunda Işık Hanım iyi niyetle Cem'in iki tane Takdirnamesini vermişti....................... O tarihte Cemler veya diğer Genel subay arkadaşlar JİTEM mensubu için olarak böyle istihbarat bir birim değerlendirme toplantılarına JİTEM adına katılıyorlardı.............. Bugün bile bunları ispatlamak mümkün........... Hatta eşi Işık Hanımla da görüşmüştü.. JİTEM'in var olup olmadığı yönündeki tartışma hâlâ daha devam ediyor.___________________. O tarihteki Asayiş Kolordu Komutanı daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanı olan Hikmet Koksal Paşa'nm imzasının olduğu takdirnamede Cem Erseverln unvanı JİTEM Grup Komutanı olarak belirtiliyordu..._ . Jandarma Komutanlığının terörle mücadele kurmasında hiç bir mahsur bulunmazken var olan bir birimi inkâr etmesinin akılla izahı yoktur... Bunun yanında Kemal Sadık Uzuner'in mobil telefonla kimlerle konuştuğu............ Bu araştırma için Ağaşe. dostlarıyla görüşmüştü....... Muhtelif defalar söylendi ama bir kere daha kaydetmekte yarar görüyorum............................

. imzalayanlar herkesin yüzüne karşı devletin yalan söylediğini itiraf yazının Jandarma Komutanlığından inkâr çıkmaması gerekirdi.. Uzun sözün kısası.. böyle bir O yazıyı hazırlayan............. Esasen devlet yanlış yapsa bile resmi olarak hiçbir zaman yalan söylemezdi.... bu kabul edilecek normal bir olay değildir....... Böyle bir birimin var olduğu herkesçe malum olmasına rağmen siz bir devlet kurumu olarak bunu ediyorsunuz... 1 ................._ .... hele ki böyle hassas bir konuda devletin yalan söylemesi ve yanlış bilgi vermesi asla kabul edilemez ama maalesef bu şekilde bir davranış sergilenerek hata edildi. beyanda Hâlbuki bulundu......... Demo için Ankara'ya gelmiş.......... Bu tür kaliteli güvenlik cihazlan satan firmalardan bir tanesi de bir İsrail firmasıydı............... İlk defa Jandarma Genel Komutanlığı (bence tarihi bir hataydı) JİTEM yoktur diye yalan bir yazılı etti.. bir tır dolusu JİTEM ibareli evrak bulmak mümkün. O zamanlar İstihbarat Dairesinin ihtiyacı olan bazı teknik malzemeler ve özel cihazlar almak gerekiyordu...._________...... mahkemelere ya da ilgili kurumlara yazılı cevap verilirken mutlaka doğrular söylenirdi.. Bugün bile Jandarma Genel Komutanlığı aransa.... dönerken İstanbul'a da uğramış olan İsrailli 204 ... Bugün hâlâ şu tarihler arasında JİTEM de çalıştım diyebilecek pek çok insanın var olduğu biliniyor.... Bence yazıyı yazanlar..___________________.... bunun için hiçbir adım atmayanlar Cem'in failleridir.. gerçek devlet adamlığı vasıflarından mahrum insanlardı.. Çünkü devlet asla yalan söylememeliydi............... bir şey inkâr edilecekse bile dolaylı sözlerle ifade edilirdi........ Cihaz Almak İçin İsrail'e Gidişimiz Tahminimce 1993 yılı sonları 1994 yılı başına doğruydu........... Böyle bir yalan beyanat nedeniyle devletin sözlerine de itimat sarsıldı........................ Cem Ersever cinayetinin faillerini bulması gerekip de bulmayanlar......... Bölüm: Devlet Komutanlıkta JİTEM ibareli bir tır dolusu evrak olmasına rağmen JİTEM İn varlığı inkâr ediliyordu...... paraf eden.......... O tarihe kadar devlet kurumlan resmi yazılarda hakikat hilafına resmi olarak cevap vermezlerdi.

._ ...... biri elektronik aletlerin tasarımı konusunda diğeri ise bilgisayar konusunda çok yeteneklilerdi.. "Sizler polis değilsiniz.. Ve alınacak sistem Batı Avrupa standartlarına uygun olmalıydı.... Evet böyle bir teknoloji yapacak imkânları vardı.. kartlarını açık oynamaya başladılar.......... Yani ekibin iki üyesi de süper mühendislerdi................ Hâlbuki biz Batı Avrupa'nın kullandığı sistemi kullanmak mecburiyetindeydik. sade...... Diğer arkadaşımız ise o tarihlerde Netaş'm araştırma geliştirme bölümünde tasarımcı olarak görev yapan..... Bir tanesi bilgisayar programcılığı konusunda üstün yetenekli......... İsraillilerle uzun görüşmelerimizin sonunda aslında almak istediğimiz aletin İsraillilerde olmadığını anladık........... ayrıca bizim İstanbul'da kurduğumuz küçük bir laboratuarda birtakım alet ve cihazların geliştirilmesi konusunda bazı arkadaşlarla birlikte çalışan ekibin şefi Doç.. bu kadar teknik detay bilen bir polis olamaz..........___________________...... bu ülkeye yaptığı katkılann muhasebesi yapılamayacak kadar çok olan.... siz bizden sipariş alıp bu cihazı üreteceksiniz........ Hayatında yalan söyleyeme-yen...... Alacağımız aletle ilgili son noktada işin teknik en ince detayları konuşulmaya başlandığında.... Mustafa X'ti.......... İsrailli firmayla kontak kuruldu ve biz bir grup arkadaşla birlikte İsrail'e gittik... sahalannın en iyisi sayılabilecek iki tane çok iyi mühendis vardı........... 1 .." dediler... epeyce mesafe almışlardı ama ellerinde istediğimiz cihaz yoktu........... Bölüm: Devlet firmadan bilgi aldıktan sonra İsrail'e gidip cihazlan yerinde görerek ve firmanın teknik elemanları ile konuşarak cihaz ve sistemleri tanımak istemiştik... dürüst ve üstün yetenekli bir insandı.. bir dahi Mösyö/Komiser İrfan'dı. İlk önce bizim teknik elemanlara dönerek...... İsrailliler bu kadar teknik teferruat konuşulunca. 205 ..... yaptığı cihazların değeri milyon dolarları bulabilecek bir görünmeyen kahraman.. Dr.......... çünkü İsrail'in sistemi daha çok Amerikalıların kullandığı bir sisteme uygundu ve Amerikan sistemi düşünülerek tasarlanmıştı... ama bu cihazla ilgili bazı yazılım kodlarına ihtiyacınız var ki bunlar sizin elinizde yok... bizim arkadaşlarımız İsraillilere "Sizin elinizde bu cihaz yok.................._________.. Yanımızda o zamana kadar bize güvenlik konularında yardımcı olan yüzde yüz güvenilir...

..._________....... galiba onu imal eden Netaş'm ismi yazılıymış.. cevabı yarın bize gelir.......... onlar hakkında bütün bilgilere sahipler.. "Evet mühendisim ama polisle beraber çalışıyorum. özellikle Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren insanlar ve illegal örgüt mensupları bulunduğunu söyleyerek....... Bu çok faydalı ve güzel bir sistemdi..............._ .... istediğiniz bu detayları ona sorarız. Bu konuyu siz hiç merak etmeyin....... Diğer arkadaşımız ise daha soğukkanlı bir tutumla..... Siemens'te çalışan mühendis bir arkadaşımız var... Ne Emniyet böyle bir şey kurabildi (zaten görevi de 206 ........ bu bizim için çok kolay... Mustafa X arkadaşımız saflığından hemen polis olmadığını........ Avrupa'da yaşayan birkaç milyon Türk olmasına rağmen onlardan hiçbir şekilde faydalanamıyoruz.. kimin nerede hangi görevde çalıştığını biliyor ve takip ediyorlar.. İhbarları gönderecekleri bir e-posta adresi yaratıp onlara veremedik. Daha sonra İsrailliler bize çok önemli bir şey daha söylediler: "Bu yazılım kodlarının bizde olmadığı doğru.... Hollanda) faaliyet gösteren bölücü örgüt ve mensupları hakkında yardımcı olmak istediğini.... tasarımcı olduğunu söyledi...... Bölüm: Devlet Siz kesinlikle polis olmazsınız.. Bu insanlarımızdan bazıları her yıl ülkemize geldiğinde muhtelif Emniyet birimlerine müracaat. dolayısıyla bu ürünle ilgili her şey Siemens fabrikasının bilgisi dahilindedir................ Bu cihaz Siemens'in kendi ürünü. edip bulunduğu Avrupa ülkesinde (örneğin............ Ama biz..." O zaman şunu düşündüm...... Zaten kravatında sistem 12 santrallerinin amblemi vardı..... Almanya... 1 . Bizim Doç................. Özellikle de kendilerine farklı konularda bilgi sağlayacak görevlerde bulunanlar üzerinde yoğunlaşıyorlar. bu insanlar dünyanın her yerindeki ırktaşlarıyla irtibat kurmak üzere bir sistem kurmuşlar.... Böylece gerek olduğunda ihtiyaç duyulan bilgiyi kendilerine sağlayabilecek kişiyi arıyor ve bilgiye ulaşıyorlar.. Bu türden yüzlerce başvuru olmasına rağmen biz bu insanlardan sürekli ve sistematik olarak bilgi alabilmemizi sağlayacak bir sistem oluşturanındık.........." dediler. Dr....... yakınlarında...." dedi.. bunlar hakkında kime nasıl bilgi verebilecekleri soruyorlar.... Akşam faks çeker...___________________... Nasıl temin edeceksiniz diye soruyorsanız.......

........ Sadece Avrupa'da çalışan Türklerden gönüllü olanları gönderdiği bilgileri sistematik olarak alıp analiz edebil-sek zengin bir bilgi bankamız oluşabilirdi.._ .... Fakat Alman Emniyeti de bunun bir polisiye görev olmadığı için böyle bir şeyi yapamayacaklarını söylemişlerdi.............. Avrupa'da yaşayan dört milyondan fazla Türk'ten gönüllü olarak yardımcı olmak isteyip bize müracaat edenleri organize edebilsek.._________........ Avrupa'da özel bir şekilde toplanacak istihbarata ihtiyacımız kalmazdı.. güvenilir ve legal binlerce haber kaynağım hiçbir zaman kullanamadık..... Bir tek bu olay bile Türk istihbaratının ne durumda olduğu konusunda fikir vermektedir..... böyle bir potansiyelden faydalanmak için tüm kaynaklar seferber edilir... Hâlbuki böyle bir sistem kurmak zor değildi........ kullanmanın yol ve yöntemini bulamadık........... bilgileri bize gönderebilecekleri bir kanal tayin edebilsek..... Daha sonra 1996-97 yıllarında Alman güvenlik birimleri ile terörle mücadele konusunda yapılan resmi görüşmelerde gördüm ki ülkemize yönelik terör faaliyetleriyle ilgili bilgileri Alman makamlarından almayı bir yana bırakalım......... Böyle bir sistem hâlâ da kurulamadı.... Yani Almanya'da yayın yapan PKK'ya ait bir dergiyi temin etmek bile Türk güvenlik kuvvetleri için bir sorundu.... Bedava.. Almanya'da Türkiye aleyhine yayınlanan illegal Örgütlerin yayınlarını temin etmek için bile Alman makamlarından yardım isteniyordu..... bunun içi bile Alman meslektaşlarımızdan yardım istemiştik...... onların adreslerini alsak............... Bu durum şunu açıkça 207 .............. bilgi akışının sağlanması için her türlü yola başvurulur ve gerekli altyapı çalışmaları gerçekleştirilirdi...___________________........... Hâlbuki orada milyonlarca Türk vardı ve pek çoğu bize yardım etmek için gönüllüydü. derginin üstündeki telefon numarasını arayıp kiraladığımız bir posta kutusunu adres göstererek bizi yıllık olarak abone yapmıştı)...... hazır.... Jandarma ve Genelkurmay........ daha akıllı ve etkin çalışan bir teşkilat var olsaydı....... Bu isteğin dile getirildiği toplantıda bulunuyordum ve şahsım ve teşkilatım adına çok utanmıştım (daha sonra Almanya'da bulunan bir elaman.... Bizim yerimizde başka bir ülke olsaydı........... gerek olduğunda onlara ulaşabileceğimiz bir kanal kurabilseydik....... Bölüm: Devlet değil) ne de bilgi vermek isteyen insanları götürdüğümüz Milli İstihbarat.. 1 ........

. bu yolla bilgi toplamaktan bile acizdi........ elindeki potansiyeli değerlendirmekten.. sen bunu bilmiyor ama hep güvenlik kuvvetlerimizi küçük görüyorsun. tüm Avrupa'da her türlü bilgiyi alıyorlar.............................. Bana "Devletin teşkilatları Almanya'da.... hep dış düşmanlara bağlamak isteyenlere karşı veya böyle görüp dünyadaki olayları bu şekilde değerlendirenlere karşı çok önemli bir örnek vermek isterim.. hatta açık toplantılar yapılıp paralar toplandı fakat ben bu olay ve bu olaylarda yer alan (hatta bir kısmı ülkemize geldiğinde yakalanan) kişiler hakkında bir tek resim. 1992............. bugün de hâlâ aynı olduğundan eminim.......... Bu durum o gün öyleydi..... Bu olaylar dolayısıyla pek çok ülkenin polis veya muhtelif devlet örgütleri de İranlıların yarattığı bu olaylara ilgi duyup bilgi almaya çalışıyordu............. Bölüm: Devlet manada gösteriyordu ki bizim güvenlik kuvvetlerimiz gerçek istihbarat toplamak......." diyenlere şu cevabı veriyorum: Bunca yıl Avrupa'da bölücü örgütler Türkiye aleyhine faaliyetlerde bulundu._ . 1 ............. bilgi görmedim...._________......... tamamı taransa kaç tane bulunacak? Dış Güçlerin Etkisi Ülkelerdeki bütün siyasi kargaşa ve olayları hep dış güçlere....... film................ yetersiz ve basiretsizdi. 1993 ve 1994 yıllarında İstanbul'da görev yaptığım dönmede.... ben görmediysem kimse görmüş olamaz. bunları derlemek ve analiz etmek konusunda son derece yeteneksiz......... ileride de değişeceği kantinde değilim. İran resmi kuvvetlerinin dolaylı desteklediği Türkiye'de özellikle İstanbul'da çok fazla terör olayına karışmış gruplar vardı ve bu gruplara karşı başarılı operasyonlar yapmıştık.............. İran'dan devrim sonrasında kaçmış rejim muhalifi pek çok 208 ... Olayların en sık yaşandığı ve en fazla militanın yakalandığı yerler olan Diyarbakır ve İstanbul'da çalıştım..___________________. Bu konuda toplanan en değerli bilgiler yine Türkiye'de faaliyet gösteren militanlar yakalandığında ya da izlenirken elde ediliyordu.......... Emrine amade hazır bekleyen insanları kullanmaktan........... İşte devletin arşivi orada. Çünkü Fransa ve İngiltere gibi birçok ülkede de benzer olaylar olmuş..

.. Bundan dolayı da tüm dünya devletleri özellikle Batı Avrupa ülkeleri İranlıların yarattığı İran kaynaklı terör olaylarına ilgi duyuyorlardı........ Hatta daha da ileri giderek... 1 ............ özellikle istihbarat kaynaklı bilgi alma faaliyetlerinde........... İran kaynaklı terör olaylarını önleme konusunda veya İran'a yapılacak herhangi bir operasyonda ne isteniyorsa ama ne isteniyorsa her konuda her şeye Amerika'nın destek olmaya hazır olduğunu söylemişti. Fakat tüm gayetlere..... tüm güçlü ülkelerin güçlü istihbarat teşkilatlarına... Tüm bunlar da şunu işaret ediyordu.. Bölüm: Devlet kişi veya eski devlet görevlileri öldürülmüş ya da kaçırılmıştı.......... Daha sonra birçok ülkenin de buna benzer bir tutum içinde olduğunu gözlemledim ama tabii en fazla istekli olanlar Amerikalılar ve İngilizlerdi.. Paris'te içlerinde Türk asıllı kişilerin de bulunduğu İran devleti ile bağlantılı kişiler tarafından uğradığı silahlı saldırıda öldürülmüştü.........___________________....._________.. "İran'a yönelik bir şey yapılacaksa." demişti..... O zamanlarda Amerikalıların İstanbul'da konsoloslukta görevli bulunan elamanlardan bazılan bana İran'a karşı yapılacak her türlü faaliyette............ her şeyi yapabiliriz................. buna bile imkânımız var.. bir şeyler yapma arzularına rağmen İran'da o günden bu güne hiçbir şey yapmayı başaramadılar...... elbette dış güçlerin bir ülke üzerinde oynanan oyunlarda çok önemli etkileri vardır. Avax uçaklarını bile kaldırmaya hazırız.. Düşünüyorum da dev bir ülke olan Amerika ve onun yanında İngiltere.. Edirne'de bulunduğum dönemde kaçak yollarla ülkemizden geçerek Avrupa'ya gitmek isteyen göçmenler arasında bulunan İran rejim muhaliflerinin (Halkın Mücahitleri denen gruba mensup olan insanlar) ABD veya yandaşlarınca Irak'taki kamplarda tutulup desteklendiği biliniyordu......_ .............. Tahkikatlarda bu olayların bir kısmının İran devlet görevlileri veya onların yönlendirmesi ile onlarla ideolojik bağı olan yerel kişilerce yapıldığı anlaşılmıştı......... ama onlar 209 ........... Hatta eski İran başbakanı Şahbur Bahtiyar............... herhangi bir terör olayı ya da bir eylem gerçekleştiremediler...... bir siyasi grup çıkaramadılar.................. ayrıca o tarihte biz de dahil olmak üzere İran'a komşu olan ülkeler İran'daki bu tür olaylara karşı tavır almak ve bir şeyler yapmak istiyordu....

.... Diyarbakır kırsalında o tarihe kadar görülmemiş önemli sayıda neticeler elde edilmişti. Diyarbakır Bingöl kırsalındaki militanlara gönderilecek bir malzemenin içine aynı sistemden yerleştirilmişti..... İnanılması mümkün olmayan bir konuşma kaydetmiştik.. Bölüm: Devlet asla o ülke içerisinde bir terör grubu yaratma ve terör olayları organize etme kudretinde değillerdir. sonra da bu vericinin yerini yaklaşık olarak belirleye-biliyorduk..............._ ..... İstanbul'da birkaç operasyonda kullan mış ve çok başarılı olmuştuk. onlara pek çok imkân sunuyor. Kolordu komutanı olduğu dönemde yapılmış.... Yalnızca orada var olan güçleri..... Bugün de çok net görüyoruz ki Irak'ta bulunan.... bu cihaz sizin duyamayacağınız özel kodlu bir sinyal veriyor........ ANKARA PKK'ya Teknik Bilgiler Sızdı İstanbul'da uygulayıp geliştirdiğimiz teknik bir sistemle herhangi bir eşyanın içerisine küçük bir elektronik verici yerleştiriyor... halkın mücahitlerini yaratamıyor veya onlara benzer bir grup İran'da ortaya çıkaramıyor ve yer bulamıyor... Arayan kişi "Diyarbakır kırsalındaki militanlara deyin ki ellerinde bulunan sizle konuştukları telsizin içinde bir cihaz konmuş.. Aynı şeyi PKK'ya karşı uygulamak mümkündü..... İran'dan kaçmış rejim muhaliflerini Amerika destekliyor..... ancak operasyonda daha yer tespiti yapılıyordu ki......___________________................... dünya üzerinde bütün seyahat ve hareketlerinde destek olmak istiyor ama o kadar............ 1 ............................ Hilmi Özkök Paşa'nm 7. onu helikopterde bir cihazla alıyorlar ve 210 ........ örgütün herhangi bir eşyasına ulaşma imkânı olunca içine yerleştirip bu eşyanın yerini..... dolayısıyla örgütün gizli hücrelerini buluyorduk. PKK hm yurtdışı bağlantısını kurduğu telefonu arayan biri bizim cihazın tüm çalışma biçimini anlatarak tedbir almalarını söyledi.. Buna rağmen........ Bu cihazı........................ Böyle bir operasyon daha önce Emin Aslan müdürün başkanlığı._________....... örgütleri ya da çatışmaları kullanabilirler.... Malzeme kırsal alandaki militanlara ulaşınca önce helikopterle yeri tespit ediliyordu........ Yeniden benzeri böyle bir operasyon hazırlamıştık.

Bizim dinlemede çalışan birimlerimiz bile bu durumu bu kadar ayrıntılı bilmiyorlardı......... 1 .............. karşıdaki örgütçü böyle bir teknik sistemin olacağına fazla inanmadığından anlatılanları ciddiye almıyordu ama biz şok olmuştuk........._ . yalnız teknik elemanların bileceği teferruatta bilgiler örgüte aktarılıyordu................... Arama Tekirdağ ilinde bir ankesöriü telefondan yapılmıştı." diye uyarıda bulundu. bu kadar bilgiye nasıl sahip olabilirlerdi. bu defa daha da enteresan bir durumla karşılaşmıştık..... Elde edilen bilgilerin sıradan istihbari bilgiler olmadığını. örgüte bilgi veren numarayı tespit ettik.. dolayısıyla bu bilgilerin yüzde yüz güvenilir olduğunu anlatmışlardı.................._________... önce Tugay Komutanına konuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermişlerdi.. Bizde bile Şube Müdürlerinin bilmediği..... O zurnan imkânlarımız bugünkü kadar iyi değildi.. Olayı araştırmaya başladık. örgütün kullandığı uzun mesafe telsizi içerisine yerleştirilmiş bir cihazdan alınacak sinyallerin havada bir helikopterdeki elektronik sistemlerle tespit edildiğini................... Bizim arkadaşlar operasyon için Diyarbakır'a gittiğinde....... sonra da Kırıkkale'ye tayin olduğunu............ bunların birçoğun doğru olmadığı için operasyon birimleri gelen bilgilere fazla inanmazlar. Operasyon çok sayıda taburun katılması ile yapılacaktı. onun için birçok tabur komutanı ile toplantı yapan Tugay Komutanı da bizim arkadaşların yaptığı gibi gelecek bilginin ne kadar sağlam olduğuna............ Bölüm: Devlet bununla yerinizi tespit ediyorlar ve sizi imha edecekler........ Örgüte bilgi veren kişi daha sonra Kırıkkale elen aramaya başladı. yanlış bilgi diye itibar etmezler.... Sonunda bu kişinin daha önce Diyarbakır'da astsubay olarak görev yaparken tayin nedeniyle önce Tekirdağ'a... asıl bilgileri halen Diyarbakır Tugay Komutanının yanında fotoğrafçılık yapan bir astsubay arkadaşından aldığını öğrendik.............___________________........................ ast birliklerinin komutanları inansın diye konuyu an211 ..... Bu yüzden bizim arkadaşlar komutanın bu bilginin doğru olduğuna ikna olması ve bu yönde hazırlık yapılmasını sağlamak için çok gizli olan bu bilgileri teferruatıyla anlatmışlardı... Olağanüstü hal bölgesinde örgüt mensuplarının yerleri ile ilgili çok fazla istihbarat geldiği.

Mesela AB uyum yasalarının kabulüne kadar devletin soruşturma yapan birimlerinde yaygın olarak işkence yapıldığını herkes.... bilgi sahibi olmuştu.......... Susurluk sürecinde de herkes devlet güçlerinin kanunsuz infaz yaptığını biliyordu... Soruşturmalar sonunda bu astsubayların birkaç kişi oldukları.. O anda fotoğraf çeken astsubay da tüm anlatılanları duymuş. onları bilgilendirmişti..._________.... yüzlerce şüpheli olay olmasına rağmen resmen sorduğunuzda kimsenin infazlardan haberi yoktu...................... Aslında çok daha büyük zararlar verebilirlerdi..... Daha sonra bu astsubayların irtibatlarını......... samimi toplantılarda rahatlıkla konuşuyor ama resmen sorarsanız kimse işkence yapıldığını kabul etmiyordu.......... astsubay bir gün Önce birliğinde Kırıkkale ilinde gözaltına alınmıştı. herkes tarafından........... bazen çok büyük olaylar ve suçlar çok yaygın olarak gerçekleşiyor........ doğrudan örgütün kırsaldaki militanlarıyla bağlantılı oldukları ortaya çıktı............ O ama daha büyük olaylar yaratmadan kişi yakalandılar. Tüm bu çalışmaları Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ile birlikte koord ineli olarak gerçekleştiriyorduk. Bölüm: Devlet latmış...... ama aynı gece birlik disiplin nezaretinden kaçtığını öğrendik......... 1 . tarihlerde Tekirdağ Orduevinin ama yakınlarına bomba konulması ve orman yakma teşebbüsünün de bu tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorduk delillendiremedik.. daha doğrusu biz yapıyorduk ama onlara da bilgi veriyorduk...___________________............ Susurluk Olayı Türkiye tuhaf bir ülke...... sivil örgüt ilişkilerini belirledik..... 212 ... Sonunda operasyon yapmaya karar verdik.... o da kendisine acil durumlar için verilen örgütün Kuzey Irak'ta kullandığı uydu telefonuna bilgi veriyordu.. tüm yöneticiler tarafında biliniyor ama herkes bilmiyor gibi davranıyor. tüm devlet yetkilileri biliyor.......................... Daha önceden örgüt taraftan olarak birbirlerini tanıyan ve örgütle irtibatlı olan bu astsubay Tekirdağ'daki arkadaşına olayı anlatmış................._ .. Daha sonra Ankara merkezde örgütün sivil unsurlarına yönelik yapılan operasyonda buluşmaya gelince yakalandı ve sorgulama sonunda kimliği ortaya çıktı...

_________..... takip edecek ve önleyecek şekilde yetiştırilmemişti....... suç işlediği şüphesiyle yakalanan ve durumunu ikna edici bir şekilde açıklayamayan herkesin falaka. Bölüm: Devlet Bütün kurumlarda......... formüle edilip teorik temelleri oluşturulmaya başlandı.... hiçbir sorununu bilimsel yöntemlerle sebep-sonuç ilişkisi temelinde araştırıp ona göre çözüm üretme kültürüne sahip olmayan polis veya zabıta teşkilatı sadece usta çırak ilişkisi içerisinde öğrendiği yöntemlerle işlerini yürütüyordu...... İdeolojik gruplar içerisinde beili yer edinmiş....... tüm devlet ihaleleri............ her şeyin kurallar çerçevesinde yürütüldüğü belirtiliyordu......... nüfuzlu... ta ki PKK çıkıp güneydoğuda gerilla savaşını başlatıncaya kadar.... Bu yönde........._ . cop................. işkenceyle konuşturulması... Tüm halk............ yarısı yeraltında yarısı devletle bağlantılı unsurlar yanında fedai şeklinde bulunan çeşitli suçlardan sabıkalı 213 . ruhsat. Bu olayla birlikte artık söylenti olmaktan çıkıp gerçek olmaya. onlara onların yöntemleri ile karşılık verilmesi fikri 1970 yıllardan beri her zaman söylenir olmuştur.......... bunu da herkes biliyor..... jandarma ve askeri birliklere saldırınca yasalara uygun olarak önleme....... terörü durdurmak için polis ve zabıta içerisindeki eksiklik ve yanlışlıklar görülüp düzeltilmesi yerine teröriste kendisinin yaptığı gibi kanunsuz davranıp.......... Bir dönem Emniyette geleneksel anlayışın dışında mücadele yöntemleri geliştirilmeye başlandı.___________________.. karşı koyma... yakalama faaliyetlerinde bulunulmayınca.......... İdeolojik örgütler çıkıp bu defa polis..... Daha sonraları bu durum sanki uygulanması gereken yöntemlere dönüştürülmeye.. Nerede ise tüm güvenlik birimlerinin yönetimine bu anlayış hâkim oldu... ama sanki böyle bir şey yok gibi davramlıyordu.... ama resmi olarak bunların hiçbirinin söz konusu olmadığı. uygula rımaya başlandı. polis müdürlerinden başbakanlara kadar herkes de bu durumu biliyordu... 1980 öncesinde polis teşkilatı krıminai olayları çözecek.. 1 .. işleri rüşvetle dönüyor... şüphelendiği hususlarda sorularına cevap vermeyen....... vs........ suçunu veya hakkındaki suçlamaları anlatmasının sağlanması yöntemi bir soruşturma/ polis kültürü haline gelmişti.... Olayları önlemek için hiçbir plan ve programı olmayan............

... kendilerini yasaklayanlara karşı biraz da farklı yollara ve belki de kanun dışı aktif tavır alarak karşı koymaya başladılar................ PKK'yla mücadeleyi sadece öldürme temeline indirgeyen...... bu tür yollar tıkanmıştır..... Bir ülkede yönetimin daha iyi olması için demokratik taleplerin dile getirilmesi............ öyle bilmen kişiler teker teker ortadan kaldırılmaya başlandı.. dile getirilen talepler ne kadar haklı ve çağa uygun olursa olsun...... zamanla bunlar fiili liderliği ele aldılar.. iktidara yönelebilir ve iktidara geldiği zaman halkın beklentileri doğrultusunda yanlış olan bir sistemi değiştirebilir. ama Türkiye'deki yasalar değişime karşı olduğu için........... Bu timlere bazı polis amirleri dışında yarısı yer altında.. daha iyi bir yönetim kuracaklarına inananlar.........._________..... 1 ........ Bir süre sonra bu infazların güvenlik kuvvetleri ile bağlantılı kişiler tarafında yapıldığı fısıltı halinde yayılmaya başladı................. her düşünceyi savunan bir siyasi parti kurulabilir.. kimi zaman rehberlik kimi zaman liderlik yapmaya başladı. halkın desteğiyle iktidara gelmeleri normal yol ve yöntemdir.... rejim değişikliklerini savunanların bu değişikliği neden istediklerini halka. çok önemli bir kilometre taşı olan Susurluk Olayı deyince ne anlamalıyız? Ne oldu..... Bölüm: Devlet sivil kişiler.... Evrensel hukuka göre............. Türkiye'nin terörle mücadelede rejim ve sistem muhaliflerini susturmak için kullandığı hukuk/kanun dışı yöntemlerin genel adıdır......... yarısı devletle bağlantılı unsurlar kimi zaman destek.....___________________._ ................ bütün demokratik mekanizmaların önü tıkanınca daha iyi bir düzen. İşte bu yol ve yöntemlerin.. Peki....... çeşitli çatışma ve operasyonlarda yasal sınırları aşma temayülü göstermiş bazı polislerden oluşan adı konmamış timler oluşturuldu....... anlatarak.. yollarını tıkayan güçlerin meşruiyetini sorgulamaya ve rejimin koruyucularına... ne bitti ve sonuç nasıl oldu? Susurluk. Türkiye'nin yakın tarihinde.. 214 ............ bu fikirlerini halka anlatıp halkın onayı ile halk için yönetimi değiştirmeye talip olanlar.. özellikle terörle mücadele tarihinde...... Bu timlerin faaliyete başlaması ile birlikte PKK ya destek veriyor denen.

.._ .... halkın içerisinde bu fikirlerin yayılmasına mani olamadı.... Tüm bu yapılanların sonucunda değişim isteyen ancak bu değişimi gerçekleştirme yolunda önlerindeki tüm demokratik yollar engellenmiş olan muhalifler başka çareleri kalmadığından yer altına inip illegal mücadeleyi başlattı...___________________..... Örgüt kuranların........ Bu defa bunlara karşı devlet tarafından daha ciddi bir takip başlatıldı.... Halktan taraftar bulmasına dayanamayan sisteminin savunucu güçleri._________................. genel devlet temayülü içerisinde anımsanmayacak bir sahada taraftar bulması...... ancak yine de muhalifleri bastıramadı........ gazetelerini ve yayınlarını yasakladılar........ Bölüm: Devlet Bunun üzerine devletin güvenlik kuvvetleri ve adli sistemi tarafından bu örgütlere karşı yasalarla çizilmiş olan bir mücadele başlatıldı................ hukuksuz uygulamaların adına Susurluk diyoruz...... inanılmaz bir anlayışın 215 ....... 1 .............. onları hapse attılar..... insan haklarına ve her türlü meşru sisteme aykırı bir biçimde bu kişileri susturmaya kalktılar. bu kez dünya genelindeki demokratik sisteme aykırı baskıcı yasalar çıkardı.... Bunun tek bir kişide...... bir örgütte.. ağır ve haksız cezalar uyguladı.. güvenlik mekanizmalarının içerisinde çok sayıda görevli tarafından benimsenmesi.... yani rejim muhaliflerini susturmak için başvurulan kanunsuz.. kanun tanımayanlara kanunsuz muamele etmek şeklinde devleti ve devletin mücadele biçimini mücadele ettiği gruplarla aynı seviyeye indiren...... daha aktif daha ağır cezai yaptırımlar getirilmeye başlandı... Bu kişileri susturmak için kullanılan en ağır yolun ve en kaba yöntemin.......... Bu tür faaliyetlerin her çeşidi... bir grupta değil... bu yöntemin dolaylı bir şekilde desteklendiğini gösteriyordu..... Tüm önlemlere rağmen muhalefeti susturamayan güçler........ temizlik harekâtına girişmenin adıdır......... teröristlere.. işte bu defa yasaları da aşarak -eleştirdiğimiz antidemokratik yasaları dahi aşarakdaha antidemokratik denemelerle...... Susurluk... İşte bu örgütleri.. konuşmalarını cezalandırdılar... yani insanları öldürmenin...... belli bir fikir etrafında örgütlenmeye ve fikirlerim yaymaya kalkanların örgütlerini kapattılar. bu kişileri.... herhangi bir şiddete ya da eyleme başvurulmasa dahi sadece düşünülmesi ve bir düşünce etrafında örgütlenilmesi bile yasaklandı...

hatta bütün güvenlik birimleri ve devletin genel güvenlik aygıtı içinde ciddi taraftar bulabiliyordu. çoğu idealist olan bu insanlar kolayca bu tür eylemlere yönelebiliyordu.......... aklımın erdiğince mani olmaya çalıştım..... o zamanlar Diyarbakır gibi bir şehrin merkezindeki polis teşkilatı içerisinde yeni örgütlenen önemli bir gücün............ Hatta bu fikirler makul ve meşruymuş gibi alenen savunulabiliyordu. ama fikri planda geniş taraftar bulmaya başlamıştı.. bugün Türkiye tanınmaz hale gelebilirdi. Yapacağımız işler konusunda meşru zeminde kalmamız gerektiğini emrimdeki personelime sürekli empoze ederek onları bu 216 ............... Ama bir dönem bu yöntem.... bu eylemlerin içinde bulunan azdı... özellikle Diyarbakır ve İstanbul gibi en önemli iki büyük ilde bulunmam. Oysa bu anlayış bütün bölgede...... bu kişileri alıp mahkemede yargılayarak yapılacak bir şey yok..._ .............. belki birkaç ciltlik bir kitabın konusu... Belki bu cümle insanlara çok iddialı gelebilir ama bir düşünün.......... Bölüm: Devlet tezahürüydü.. Susurluk anlayışıyla Türkiye'de kimler neler yaptı....... Her hafta yaptığım toplantılarda saatlerce süren konuşma ve telkinlerle bu fikir ve uygulamalardan onları güçlükle uzak tutmaya çalışıyordum...___________________................. hangi insanlara zarar verilip hangileri öldürüldü? Bunları anlatmak... faaliyet ve eylemleri arttıkça bu insanlar da fikirlerini savunmada haklı hale gelebiliyordu... Yaptığım görev ve bulunduğum görev yerleri itibarıyla bu işlerin en yoğun yaşandığı dönemlerde ve merkezlerde....... Eğer ben ve ekibim de bu olayların içerisine girseydik... devlet adamlarının bilgisi ve dolaylı desteği dahilinde güvenlik kuvvetleri içerisinde uygulandı.... Tabii bölgedeki PKK şiddetinin boyutu........ 1 ........ polis istihbaratının basındaydım ve bu kanunsuz anlayışa karsıydım........ Birçok yargı mensubu bile.................._________.. belki bunların tamamını değil onda birini bile anlatmaya gücüm yetmez..... Kendi şubemdeki arkadaşlarım bile bu fikre inamyordu....... bunların gereği yapılmalıdır diyebiliyordu. Görev yaptığım süre boyunca bu kişilerle karşılaştım ve onların giriştiği bu tür illegal olaylara gücümün yettiğince...... Belki eyleme kalkışan. olaylar hakkında geniş bir bilgiye sahip olmamı sağladı....... En azından kimlerin neler yapabildikleri konusunda fikir sahibiyim. hangi olaylar gerçekleştirildi..

........ belki ilerde en azında genel 217 ........___________________........ elektronik sistemimi kurduktan sonra şubem o kadar çok olayla ilgileniyordu ki....._ .. İstanbul'a geldiğim zaman... Susurluk anlayışındaki olmaması konusunda çok büyük gayret sarf ettim........ Hiçbir illegal yöntem bizim yöntemlerimiz kadar etkin olamazdı... yapılacak her türlü illegal faaliyeti önceden kestirebilmeme veya bunu yapanlar hakkında ipucunu bulmama imkân sağladığı için büyük bir güç elde etmiştim.... altından kalkmakta zorlanıyorduk ve bu atmosfer -özellikle Dev-Sol'un eylemleri karşısında teşkilatın gösterdiği tepki............. görevi her zaman bir vicdani ölçü içerisinde yaptığımı.... 1 .... İstanbul'daki birinci yılımın sonunda........" anlattı. Yine 1992 yılının başında............... Yasalara uygun olan terörle mücadele yöntemleri ile büyük başarılar elde ediyorduk............... Bu illegal yapılanmaları........._________... gerçekleştirilen faaliyetleri uzun uzun anlatmak ve bu konuda ciltlerle kitap yazmak mümkün... illegal yöntemlere hiçbir zaman kimsenin ihtiyacı olmadı...... Belki de birçok insan benim bu tavrım sayesinde bu olaylara girmek istemedi ve bu anlayıştan uzak durmaya çalıştı..................... Tabii aslında kanunlar çerçevesinde legal bir mücadele gerçekleştirerek başarılı şekilde terörü durdurunca........ yakın çalıştı ğım insanları bu işlerin dışında tutabilmek için çok çabaladım. Bundan dolayı önemli bir yerdeydim ve kendi ekibimin ekibe alet de bu işe karışmaması..bu örgütlere karşı mutlaka illegal yollarla cevap verilmesi gerektiği fikrine her an taraftar bulabiliyordu......... Bolum: Devlet konusunda sürekli ve çok ciddi bir direnç gösterdim............. Başında bulunduğum şubenin olanakları. o yöntemlere ihtiyaç kalmamıştı... Bölüm: Devlet eylemlerden uzak tutmaya olabildiğince gayret ettim............. Ancak tüm başarılı yöntemlere rağmen işlerle uğraşmakta. Kendi şubem içinde ve emniyetin diğer birimlerinde illegal yöntemlere girilmemesi 1.... Yıllar sonra başka bir yerde beraber çalıştığım bir MİT Bölge Yöneticisi... veda yemeği konuşmasında benim hakkımda "onları suç işlemekten ve çok büyük hatalar yapmaktan koruduğumu.

............. ve rejimi... güvenlik kuvvetleri içerisinde infaz timlerinin oluşmasını... infaz timleri ise faaliyetleri ile illegal örgütleri daha da güçlendirdiler......... 1 .. Haddini aşan zıddına dönüşür diye bir söz vardır. biz davamızı savunabildik ve onların bu tür yöntemlerine hiçbir zaman ihtiyacımız olmadığını ispatladık. atamaların... bu anlayışların doğmasını ve büyümesini sağladılar... illegal ülkeyi....... görevlendirmelerin yapılmasında bilerek destek sağlıyorlardı.___________________.................. birkaç MİT ve jandarma mensubunun yaptığı bulunuyordu........... devleti korumak için yöntemlerin infazların uygulanabileceğini söyleyenlere karşı asıl engel....... onların güç ve destek aldıkları çok yukarılara bağlantıları birimlerinin..... kendilerini ikna etmelerini de sağladılar... Yani terörist saldırılar.... Devlet içindeki bu anlayış.. tabii ki bu sadece üç beş uzanan J30İJ Sili...... düşünce ve bu düşüncenin kabul edildiği bir 218 .......... Ama bugün için asıl görülmesi................. Susurluk'u sanıyorum benim için artık bir görev... terörle mücadelede teröristlere hukuk dışı yöntemlerin uygulanması gerektiğini gerekirse savunanlara.... bizim legal yöntemlerle çalışmamız sonucunda İstanbul ve diğer metropollerdeki tüm terör örgütlerinin (PKK.. en üst mekanizmasında bulunanlar meydana gelen olayları bütün detayıyla biliyordu..... bizim yöntemlerimizin doğru olduğu ortaya çıktı..... ama bilmiyormuş gibi davranıp dolaylı destek veriyorlardı. Dev-Sol) eylemlerini durdurmamız olmuştur. teröre teröristlerin kullandığı yöntemlerle cevap vermek isteyenlere......... İşte Susurluk böyle bir meseleydi bana göre. infaz ve baskı timleri de yaptıkları hareketlerle bu illegal örgütleri büyütüp çoğalttılar ve eylemlerinin artmasına zemin hazırlarken bu kişilerin kendilerini haklı görmelerini. Böylece illegal yöntemleri savunanların yaklaşımlarını meşrulaştıran haklı İddiaları kalmadı...... Bana göre bu güvenlik uygulamalar değildi..... gelişmelerden haberdardı.. karşı oldukları bu infaz timlerinin..... işte kendilerine devrimci örgüt diyenler aslında hadlerini aşarak......... Belki de birtakım malzemelerin temininde ve çeşitli işlemlerin.. asıl önemsenmesi gereken mesele şu ki terör faaliyetleriyle illegal yöntemlerle mücadele etmek... Bölüm: Devlet yazmak hatlarını ayrı bir kitap olarak yazarım._________........_ ..............

......... Belki bahsi geçen olaylarda fiilen görev alan binlerce insan olmasına rağmen sadece on..... Bu durum........ En azından bu işin yanlış olduğu teşhir edilmiştir................ Ama şu çok önemliydi...... Susurluk denen şey asıl olarak buydu ve yanlışlık da buradaydı... hemen hemen hiçbir eylemden dolayı hiç kimseye ceza verilemedi. bu anlayışın yanlış olduğunu kabul etti... bu yöntemi.. böyle büyük bir temizlik mümkün değil...... on iki kişi ceza aldı..... bu kişileri susturmak için kullanılan hukuk dışı yol ve yöntemleri kabul etmedi....... Dolayısıyla ben mahkeme kararını bu açıdan çok önemsiyorum ve bundan dolayı da en azından Susurluk davası yüzde yetmiş oranında amacına ulaşmıştır diyebiliyorum.. güvenlik kuvvetleri içerisinde bu anlayışa sahip olan azmışa nmayacak sayıda insan bulunsa da bunu hukuk sisteminin yanlış kabul etmesi... bu işi soruşturan müfettişler ve en önemlisi de mahkemeler...... hukuk sistemi rejim ve sistem muhaliflerine karşı İllegal faaliyetleri.........._ ............. 1 ........ o kadar suyumuz ve malzememiz yok.. bu ihtimali de göz önünde bulundurmak lazım diyorum............ Halen bunu savunanlar olsa da.......___________________. Susurluk süreciyle başlayan araştırmalar ve bu olayın kamuoyunda basın yoluyla duyulması üzerine açılan soruşturmalar belki kamuoyunu tatmin etmedi. belki bu olaya katılan herkesi cezala n d ı ra m a d ı.... teröristlere ve terör örgütlerine karşı kanunları çiğneyerek.... Yapılanların yetersiz olduğunu............... birçok olay -hâlâ... meşru düzende herkesin hukuku ve kanunları savunması gerektiğinin ortaya çıkması açısından çok Önemliydi. Bence bu gelişme yüzde yüz amacına ulaşmasa da belli bir mesafe kaydetmiştir.......... devlet sisteminde bu tutumun artık meşru olarak kabul edilemeyeceğini ve bir gün.. ortada fazla kimse kalmayabilir... 219 . daha ağır hesapların verileceğini ilan etmesi açısından çok önemliydi...faili meçhul kaldı ama çok önemli bir şey gerçekleştirildi: Devletin hukuk sistemi..._________......... suça karışan herkesin ayıklanması gerektiğini söyleyenlere.... illegal yöntemler kullanarak mücadele edilmesini de kanunsuzluk ve terör eylemi sayarak bu anlayışı mahkum etti.. olsa da o büyük temizlik çoğunluğu alıp götürebilir........... Bölüm: Devlet çerçeve her gün biraz daha genişliyordu...

............... Bölüm: Devlet Susurluk'ta önemli olan....... almamak..... bölgede kalıcı olmamak adına işin kolayına kaçmış ve orada kurulan Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına tüm görevleri yüklemişti.. Ayrıca fikri destekçileri tespit edip cezalandırmak.... Kara Kuvvetleri birlikleri de onların emirlerine verilerek yine bir askeri düzen kurulmuştu.. ikmal sağlayan.. 1987 yılında çıkardığı kanunla olağanüstü hal uygulamasına geçmişti. nereye kadar azmettirici olarak kabul edileceğini belirlemek mümkün değildir............. onların nereye }\3 ciciî fikri destekçi.. 1 . hiçbir alt yapısı olmayan bir askeri anlayışa dönmüştü. olamaz... Bu anlayış ile ancak bunun yanlış ve gayri meşru olduğunun mahkemeler tarafından ilan edilmesiyle mücadele edilebilir ve ancak bu şekilde bu anlayışın yayılması önlenebilir.... Zaten Güneydoğu'da devletin başka gücü olmadığı için.. herkes yaptıklarının bedelini ödesin..............___________________... Aynea sıkıyönetim ve askeri uygulamalar örgütün gelişmesini önlemekten uzaktı.. Bu yüzden çok iyi amaçlarla ve daha inisiyatifli...... Temizlik ancak böyle sağlanır... hem dünya hem Avrupa nazarında Güneydoğudaki kısıtlılık halleri nedeniyle eleştirilere konu oluyordu.............. işlenen suçlardan.................. hatta vatandaşl a ı a ra s ında çok fazla taraftar bulması ve bu yöntemi savunanların sayısının çok fazla olmasıdır.. Bölge Valiliği fazla risk.... yeni bir tertiple sıkıyönetimi kaldırıp. Ama kısa sürede Bölge Valiliği sadece göstermelik bir lojistik destek... sıkıyönetim uygulan1alannın yeterince başarı elde edememesi sonrası........... Termal Kameralı Uçak Alımı Güneydoğu'da olayların hızlı bir seyir izlemeye başlamasıyla birlikte. devlet yeni bir anlayış........_________.... belki pratik bazı konularda karar veren ama tüm harekâtı yine askeri birliklerin yaptığı......................._ . Gönül ister ki olaya karışan...... destek veren herkes cezalandırılsın. 220 .... Sıkıyönetim uygulaması ve asken uygulamanın uzun süre devam etmesi. daha pratik bir idari anlayış ile çözüm üretilmesi düşünülerek olağanüstü hal kurulmuştu. Ama bu her zaman mümkün olmaz... suça karışan insanların sayısından çok bu anlayış ve düşüncenin devlet içerisinde................

. Bölüm: Devlet Aslında bir tek sıkıyönetim komutanlığı adı ve bazı yetkileri yoktu........... Bu bölgede neler yapılabilir........ ediyordu...._________.... Böyle bir cihaz bu bölgede çok işe yarayabilirdi.................... örgüt mensuplarını.. yerden kumanda edilen termal bir kamera........ Olağanüstü Hal Bölge Valiliği eksikliklerle doğmasına rağmen... bazı pratik adımlar atmak.. belli bölgelerde örgüt mensupları bulunduğuna dair ihbar geldiğinde oradaki örgüt mensupları tespit edilebilecek ve görerek operasyon planlanacaktı... O zamanlar bir termal kameranın ne olduğunu duyuyorduk ama tam anlamıyla görmemiştik. İşte bunlardan bir tanesi de termal kamera testiydi.. Herhangi bir uçağın alt kısmına...... Böyle bir sistem bütün dengeleri değiştirebilirdi....___________________.... zifiri karanlıkta dahi ısı yayan veya çevre ile arasında ısı farkı bulunan bütün cisimleri çok rahatlıkla fark edebildiğini görmüştük. güvenlik sistemi satan firmalar ürünlerini satmak için bölgeye geldiklerinde deneyip test. Test için gelen firma Türkkuşu'na ait kiralanmış bir uçak ile denemeyi gerçekleştirdi........ Asayiş Birlikleri Kolordu Komutanı rahmetli Hulusi Sayın Paşa..................... neler kullanılabilir diye zaman zaman bu testlere biz de çağırılıyorduk.......... Burada bir termal kameranın ısı farkına dayanarak çalıştığını....... tabur komutanı ve diğer bütün yetkililerle birlikte hepimiz bu 221 . koordinatlarını belirlemek ve hatta bundan kağıt üzerine çıktı almak veya bir yere faks çekmek bile mümkündü.... Uçak arazi üzerinde gezerken biz de Ergani'deki tabur binasına yakın bir yerde hep beraber görüntüleri seyrediyorduk: Dönemin Bölge Valisi Hayrı Kozakçıoğlu..... aletlerle sistemi desteklemek adına arayışta bulunuyor ve bu amaçla dünyanın bazı ülkelerinde uygulanan antıterör yöntemlerini............ yerleştiriliyor ve uçak belli bir bölgeyi tararken o bölgedeki canlıları....... Ergani ovasında iki deneme yapıldı. Olağanüstü Hal Bölge Emniyet Müdürü Necdet Menzir....... Üstelik kamerayı kumanda ederek.. 1 . O HAL Vali Yardımcıları.... Üstelik operasyon sırasında bu uçak herkesin yerini çok net olarak bildirecekti.. görünen her şeyi netleştirmek._ ..... bazı teknik.... daha çok zabıta jandarma yetkileri kullanılıyordu.... her şeyi görmek mümkün oluyordu.......... Sınır boylarında PKK'nın ülkeye giriş yaptığı duyumları alındığında.............

çok kısa mesafede (zannedersem 100 metreden daha kısa mesafede) havalanabildi.... bölgede ne şekilde kullanılabileceği şeklinde görüşlerimizi yazmış ve içimizden birkaç kişi tutanağı imzalamıştı... hayvan sürülerini tek tek ve çok net olarak görebiliyorduk.. aradan epey bir zaman geçtikten sonra duydum ki Olağanüstü Hal Bölge Valiliği bu sistemden iki takım almak için anlaşma yapmış..... 4 yıl da İstanbul'da görev yaptıktan sonra tayinim çıktı.. havada 5-6 saat gibi uzun bir süre kalabilen. Uçağa telsizle talimat vererek falanca köyün üstünden geçmesini................ 100 metrelik bir araziye inebilen uçaklardı... çok yavaş ve sessiz uçabilen....._________.... Termal kameranın. ancak her ne olduysa bir türlü uçmadılar.............. Bölüm: Devlet denemenin içindeydik..___________________.... Çok sonra öğrendiğime göre de uçaklar hazırlanmış.. 1997 yılında Ankara'ya geldim... falanca yolun üzerinden gitmesini.......... Montajın ardından uçaklar uçacak hale geldi.. Anlattıklarına göre bu uçaklar küçük motorlu. Jandarma Hava Taburuna ait pilotlar imal İngiltere'ye edilmiş ve giderek orada eğitim görmüşler...._ ..... Sonraki gelişmelerden hatırladığım kadarıyla orada yaklaşık 50 kişi vardı ancak birkaç kişiye imza attırılmıştı ve imzalayanlardan biri de bendim (genelde teknik denemelere İstihbarat Şube Müdürü olarak katıldığım için bu türlü şeylerde bana imza açılıyordu). Hakikaten o zifiri karanlıkta insanları..................... Aksine tekrar sökülerek konteymrlarına kondu ve uzun yıllar orada bekletildi... Diyarbakır'da 2-3 yıl daha görev yaptıktan sonra İstanbul'a atandım........ o zamanlar Çevik Kuvvet ve Özel Harekâtın bulunduğu... Türkiye'ye iki konteynırın içerisinde getirilen bu uçak ve malzemeler.... Ne olduğunu bilmiyordum.............. bizim oradaki teknisyenlerden destek alarak monte edilmişti........ tarif ettiğimiz timlerimizin üzerinden geçmesini söylüyorduk....... sessizce uçabilen.......... Burada hemen bir tutanak tanzim ederek bu aletin hangi durumlarda faydalı olacağı............ uçaklar Türkiye'ye getirilmiş... havada uzun süre kalabilen uçakların altına takıldığında çok işe yarayabilecek bir sistem olacağım görmüştük..... Çevik Kuvvet Binası diye bilinen yerin arka tarafında........ Daha sonra.. büyük kanatlı (hatta kanatları ahşaptandı yanılmıyorsam).. 222 ..... 1 ......

. ama ben denemeden sonra ne yapıldığını bilmiyordum..... Kara Kuvvetlerinin raporunda uçaklar hakkında uçurulamaz dendiği yazıyordu... 223 . Necdet Menzir'in............. Bu uçakların alınıp alınmaması. alınacaksa nasıl dizayn edileceğine dair hiçbir şey yoktu..... Bölüm: Devlet Bir gün Milliyet ve Star gazetelerinde yer alan haberde şöyle diyordu: "Susurluk Olağanüstü Hale de Karıştı...._ ....... Asayiş Kolordu Komutanı... Genelkurmay bu uçakların askeri standartları karşılamadığım belirterek onları uçuramayacağını söylemişti... yapılan denemeyi herkes görmüştü. yanlış para harcamışlar diye iddia ediliyordu......... Vali Yardımcısının imzaları vardı.......000 (üç milyon) sterline almıştı.. Haberde.. bunun alımı ile ilgili ben hiçbir şey bilmiyorum...... Ancak Susurluk Araştırma..... 1 ..... gibi testlerden bahsediliyordu._________. diğer askeri yetkililer ve Bölge Valisi de oradaydı................... İngiltere'ye o zamanki Jandarma Hava Taburundan hava pilotları gönderilmiş...... Gerçekten bana göre bu uçaklar bu amaçla fevkalade de kullanılabilirdi.. Deneme sonucu oluşturulan o tutanakta benim... bu uçağın hangi yükseklikte uçtuğu zaman yerdeki cisimlerin nasıl görüldüğü vs.___________________....... bu uçaklarla uçmuşlardı.......... Haberden sonraki araştırmalarımda öğrendim ki bu uçakları.............. Genelkurmay'm. bölge valiliği 3.. Tutanakta sadece.......... orada 15 gün eğitim görmüşler.... Bu yanlış alımdan dolayı faydalı diye tutanak tutanlar ve faydalı diyenler devlet malına zarar vermişler....... Denemeleri hep beraber yapmıştık ve bizim kanaatimiz böyle bir sistemin işe yarayacağı........ bölgede terörle mücadelede kullanılabileceğiydi. Bu inanılmaz bir şeydi. bu uçaklar için çok faydalı olacak diye bir tutanak tutulduğu ama bu uçakların hiç faydalı olmayacağı........ Komisyonunda Meclis'teki ifadem dolayısıyla kamuoyu beni bildiği için daha çok benim ismim lanse ediliyordu........... ne kadar alınacağı. Bu uçaklar alınmış........000......." Uçak alımındaki bir yolsuzluk olayına benim de adımın karıştığı gibi bir haber yayınlanmıştı. Sadece bu kameraların işe yarayıp yaramayacağı ile ilgili fikir belirten bîr tutanaktı... kullanılamayacağı. Uçaklar Türkiye'ye getirildikten sonra da askere teslim edilmek istenmişken..

....... ama hiç kullanılamadı.... en az iki pilotun kullanması........ ucumla madı. 1 . ama biz ülkemizde kullanamadık. deneyemedık.......... iki kişinin taşıyacağı bütün bu ek sistemlerin olduğu bir uçak isterseniz o zaman Cesna gibi kocaman bir uçak karşımıza çıkar ve bu kadar büyüttüğünüz zaman uçak istediğiniz diğer şartları karşılayamaz: çok ses yapar............... yanlış tercihtir.... çok. alınmış bir uçağı hizmette kullanmayanların suçunu hiç kimse görmedi. mantık süzgecine tâbi tuttuğunuz zaman bu uçakların o günkü şartlarda sınır boylarını.. çünkü uçağın motoru. Türk basını. Bu uçaklar yalnızca Türkiye için imal edilmiş uçaklar değildi... kısa mesafede kalkıp inen uçaklar lazım diyorduk... çatışma sonrası veya bir istihbarat alındığı zaman olay yerini incelemek için çok uygun olduğu açıktı............... bu uçaklar birçok ülke tarafından kullanılmış ve denenmişti........... ama askeri standartlarımız istenince dev bir uçak ortaya çıkıyordu.... Genelkurmay kullanılamadı dediyse kesin kullanılamaz.. uzun süre havada kalamaz............ uçak içerisinde askeri bir takım teknik cihazların bulunması gerekiyordu.. Bu işi yapan firma ise şu iddialarda bulunmuştu: "Eğer sizin dediğiniz gibi iki motorlu....... Üstelik dediklerinizi yaparsak bu defa hem sizden ekstra ücret alırız hem de belirli özelliklerin bir kısmını karşılayamayız.. kalkış ve iniş için uzun pistler ister ve uçak havada yavaş gidemez... İşin daha garip yanı akıl. Bölüm: Devlet Genelkurmay in askeri standartlarına göre uçağın en az iki motorlu olması.......... Halbuki buna karar verenlerin.. geniş arazileri.... büyük olur........___________________.... Hiçbir zaman uçak alımının doğru olabileceğini düşünmediler. bu iş doğru değildir diye tavır koydular........ bir yandan teklif olarak küçük.......... sessiz.......... kütlesi büyüdükçe.._ . dünyanın başka yerlerinde de bu gibi harekâtlar için benzerleri yapılmıştı ve bu işin tabiatı gereği Güneydoğuda PKK ya karşı yapılacak askeri operasyonlarda herkesin risk alması gerekiyordu..... yani devletin milli servetleri orada yıllarca konteynırda kapalı kaldı. bu 224 .." Bu noktada da işler kilitlenmişti.. havada.. ağırlığı arttıkça belli bir hıza ulaşması gerekir.. uzun süre kalabilen...._________. kesin hatalı alınmıştır......... ama bu risk alınamadı ve bu uçaklar........... Şuna çok inanıyorum ki bu uçakları üreten firmalar onları dünyanın birçok ülkesine satmış..

. onu geliştirip bugün çok daha üstünlerine sahip olabilirdik._________..... buradaki eylemlerin .........5 milyar tazminata mahkum etti. ... bütün harekât kendine özgüydü............ ama maalesef alınamamıştı.... kullanılan malzeme de özel olmalıydı...............................___________________............. alıcı olmaması nedeniyle kapandı Sonunda Star ve Milliyet gazetelerini hem Basın Konseyine şikâyet ettim... Deniz Kuvvetlerinde polis kökenli Er Kadir Sar225 .... i .... Olmadı......... Bugün insansız uçak alalım diye Başbakanımız ABD başkanıyla görüştüğünde veya benzeri bir temasta seviniyoruz........................ Halbuki daha 1988-89 yıllarında termal kameralı uçaklarımız vardı ama kullanmadık.. militanları çatışma sonrasında takip etmek...................._ ............ tek bildiğim çok şeyin heder edildiğidir....... Bölüm: Devlet uçak amaca uygundu ve dünyanın birçok yerinde de kullanılmıştı.. Uçaklar bir gün dahi uçurulmadı............ hem de tazminat için mahkemeye verdim........ askeri standartlara uymuyor diye devreden kaldırıldı.. Ayrıca 1997 yılında insansız hava araçlarını Türkiye'de üretmek üzere...... 1 . Bölüm: Devlet kendine özgü şartları vardı..... Basın Konseyi bu haberlerden dolayı muhabirlere ve gazetelerin yazı işlerine kınama verdi. 28 Şubat sonrası oluşan havada.. Antalya'da PKK Operasyonu Zannederim 1997 yılının temmuz ayıydı............ kullanamadık..... değerini bilemedik........ İşte Güneydoğu'daki olaylarda yeterli başarı sağlayamama-mızm altında bunun gibi küçük ama çok Önemli sebeplerin yattığının görülmesi gerekmektedir. bu nedenle riskleri de göze almak gerekiyordu................... kullanılıyordu....... Belki Bölge Valisi şuur altında sivillerin böyle bir araç almasını kabullenemedi veya istemedi........ Güneydoğu'da hüküm süren durum olağan askeri bir operasyon değildi ki.. mahkemeler de o zamanki para ile sorumluları 1.......... yabancı bir ortakla Konya'da fabrika açan bir firma da ilgisizlikten........ ne sebeptense bilmiyorum.......... gerilla harbiydi... alman duyumların teyidi için bunun denenmesi lazımdı.. Hiç olmazsa istihbaratı almak için.....

. 1 ........ O tarihler............. Ancak gelen bilgiler çok sağlamdı ve bizim kanaatimizi d oğru lamı y ord u.... destek alacakları bir halk kitlesi..... BKC (biksij tipi makineli tüfekler gibi ciddi silahlarla donatılmıştı. bir PKK grubunun geçtiğini ve Antalya'nın kırsal alanında gerilla faaliyeti yürüteceğim bildiren ciddi bilgiler geliyordu....... bu durumda da eylemi yapacakları zaman gelir. İddiaların yayılması üzerine 32................... bir yerleşim yeri bulunmuyordu........ Programdan sonra artık ıstıhbaratçılık yapamayacağıma kanaat ge t iriyordu m.... Ne de olsa orada siyasi olarak dayanacakları..... Gün adlı televizyon programına katılmış..... Görevden ayrılmama kısa bir süre kala........._ .... Bu nedenle İstihbarat Dairesinden ayrılmak için dilekçe verdim...___________________.. İstihbarat Dairesinin PKK karşısında gerçekten çok üstün performans gösterdiği bir dönemdi.... eylemden sonra dönerler diye düşünmüştük..... Verilen bilgilere göre uzun süreli faaliyette kalmak üzere Antalya'ya bir grup nakledilmişti ve grup RPG denilen roketatar............ İlgili vilayetin ve merkezdeki bizim teknisyen arkadaşların çalışması neticesinde PKK grubunun sipariş verdiği cihazlardan birinin içerisine bir elektronik cihaz yerleştirerek haber alma imkânı yaratıldı..... bu durumun hakkımızda psikolojik bir harekâta dönüşmesini değerlendirmiştim.... Bölüm: Devlet musak vasıtasıyla.........._________.... o sıralar bizim güney illerimizin birinde bulunan İstihbarat Şube Müdürlüğünden. İşte bu mucizevi sistem sayesin de PKK grubunun yerini 226 belirli aralıklarla tespit .... Bu bilgileri netleştirmek için istihbar! faaliyetleri yoğunlaştırdık ve yeni bilgiler elde etmek için çalıştık.. İlk bakışta bu bilgiler pek inanılacak gibi değildi.... çünkü PKK'nm Antalya'nın kırsal alanında ve dağlarında faaliyet göstermesinin çok anlamı yoktu......................... turistlere yönelik eylemde bulunmak için olabilirdi. Batı Çalışma Grubunun kuruluşuyla ilgili temin edip üst makamlara verdiğimiz gizli bir belgenin çalındığı iddia ediliyordu....... Antalya "ya............ bana göre çıkıp televizyonlarda konuşan bir istihbaratçı artık istihbarat hayatını bitirmiş sayılırdı...... Bir müddet sonra fotoğraflar da dahil çok ciddi materyaller elimize geçti ve artık dağda silahlı bir grubun eylem hazırlığı içerisinde olduğundan emin olmuştuk.. Antalya'daki faaliyet sadece turizmi baltalamak...

..............._________.. Kuzey Irak'taki PKK unsurlarıyla telsiz konuşması yapan bir cihazın varlığı tespit edilmiş. Bu esnada Emniyet Genel Müdürlüğünün Özel Harekât Timlerinin büyük bir kısmı İsparta iline getirilmişti... İlave Jandarma timlerine ihtiyaç duyuluyordu... mutlaka ek kuvvete ihtiyacımız vardı.................... 1 . yaklaşık bir bölge tespiti de yapmıştı...... helikopter le belirli zamanlarda havalanarak grubun yerini tespit etmeye çalıştık... bizim elde ettiğimiz bilgiyi teyit eder mahiyette hem askeri birimler hem de Milli İstihbarat birbirlerinden bağımsız olarak Antalya'da............ Bu gelişme üzerine bir polis helikopteri ve teknik ekiple birlikte Antalya'ya gittim. Bölüm: Devlet edebilecektik.................. PKKlılarm yerini elektronik olarak tespit edebilmek i çın militanlara birkaç km yaklaşmamız gerekiyor du.. PKKlılarm çektirdiği bir fotoğrafta görünen kayalık yapı ve çeşmeyi bulmaya çalışıyorduk............... Aynı gün........___________________.... ancak bir sorun vardı: Operasyon Jandarmanın görevli olduğu kırsal alanda yapılacaktı ve Antalya Jandarmasının elinde bu operasyonu yapacak yeterli tim bulunmuyordu. Üçüncü gün PKK mensuplarının yerlerini belirledik. elimizdeki cihazlarla...... yer lerini belirleyerek grubu imha etmek mümkündü.. Antalya'ya vardığımızda Antalya İl Emniyet Müdürü. Artık kesin olarak bölgeyi netleştirmiştik......... Bu durumu tartıştıktan sonra.... Antalya'nın doğusuna yakın bir bölgedeydi ve köylere yakın bir arazi içerisinde bulunuyorlardı... sadece amirlerini Antalya'ya götürmüştük.. Jandarma ve Valilikle görüştük.. Emniyetin timi vardı ama tek başına olması da pek uygun değildi............... Bu bölgeye timleri gece sızdırırsak..... Ancak bahsettiğim gibi......................... İsparta ve 2ı saat içinde gelip operasyona 32 Burdur civarında bulundurulan timler çağırdığımız zaman birkaç katılabileceklerdi..._ ..... jandarmanın elinde özel veya operasyon yapacak tim yoktu ve bu timin temin edilmesi için biz sürekli Emniyet Genel Müdürlüğü ve 227 ....... Eldeki küçük istihbari bilgilere hangi dayanarak dağlık Antalya'nın büyük coğrafyası için içerisindeki bölgede olduklarını bulmak helikopterle arazinin her gün belli bir bölgesini taramaya başladık...

............ Antalya Emniyet Müdürünün tek başına risk üstlenmemesi üzerine biz operasyonu yapmadan Antalya'dan geri döndük............ altı tabum "uçarbirlik harekâtıyla" Cudi dağının muhtelif yerlerine attık.......... yapılacak bir operasyonla bu bölgede sökülüp atılabilirdi.... Operasyon yapılmadı.... Bölüm: Devlet Jandarma Genel Komutanlığından (onlar da Genelkurmaydan) tim istiyorduk ancak uzun bir süre geçmesine rağmen bir türlü tim gelmedi.. 1 ................ yaptığı en ufak eylemle tüm Antalya bölge turizmini tehlikeye sokacaktı.... Olsa olsa kendi elindeki klasik karakol hizmetlerini yapan jandarma erleri ile destek verebilecekti............... ama operasyon timi olarak yetiştirilmemiş askerlerle bu gruba karşı operasyon düzenlemek uygun değildi. ancak iki üç gün sonra tüm görüşmelere rağmen jandarmanın artık bir tim çıkarma ihtimali olmadığını anladık.. Gece temin ettiğimiz kamyonetlerle PKK Mardan sinyal aldığımız bölgeyi dolaştık ve o bölgeye girip çıkarak (biraz da belki kendimize riske atarak) PKK'nm yerini daha kesin bir şekilde tespit etmek için bir süre daha çalıştık..............._ ." şeklinde dünyaya beyanat veriyordu. Bununla birlikte Antalya İl Emniyet Müdürü Natık Canca tek başına bu riski üstlenemeyeceğini. eğer jandarma timleri gelmezse polis timlerini buraya soktuğu zaman doğabilecek olayların PKK sorumluluğunu kendisinin üstlenemeyeceğini söyledi.... c c o. Buna rağmen birkaç gün daha beklememize rağmen maalesef tim getirilemiyordu... elimizde grubun sayısı ve ellerindeki silahların fotoğraflarına kadar tüm detaylı bilgiler. TİJLFI^ t Lİ rlz ÎTİ i ÎT c CİCLTIDC vuracak büyük eylemler gerçekleştirecek bir grubu imha etmek üzere iki veya üç 228 .._________............. Îİ t-1 i rı ci c... hatta dağda çekilmiş fotoğrafları bile vardı ve örgüt bu bölgeye yeni giriyordu.___________________....... O tarihlerde.. Türk turizmine çok ciddi darbeler vurabilecek... Genelkurmay Başkanı kısa bir süre sonra ağustos ayı içerisinde açıklama yapıyordu: "Dünyada Amerika'dan sonra en büyük harekâtı yaptık.. örgüt Antalya'ya yerleşecek..... hatırlıyorum..... grubunun yeri belliydi.................. Ancak maalesef jandarmanın tim getirememesi..... Tim buiamıyorduk........ Böyle bir beyanat veriyorduk iz TD cirrici T d ilci nın t LİF ........... PKK üyeleri vardı ve tespit kesin nokta istihbaratıydı........ timler geri çekildi........

Bölüm: Devlet özel Harekât Timini Ankara'dan Antalya'ya getirememiştik... kendi bütçeleri görüşülürken komisyon üyesi milletvekillerinin bakanlanna soracağı sorular karşısında hemen cevap hazırlamak üzere genellikle komisyonda ve Meclis'te hazır bulunurlar.............. Bakana sorulacak sorulara anında cevap hazırlamak ve cevaplandırmak üzere beklerler........ O arada bütçe hakkında genel bilgiler verilirken ekrana yansıyan tabloda gördüm ki Türkiye'nin yedinci büyük bütçesi Emniyet Genel Müdürlüğüne aitti.................. (daha sonra intihar eden) Albay Ab-dulkerim Kırca buradaki bir çatışmada yaralanıp sakat kaldı............1T layacaktır: Antalya'da bu PKK grubu Oİ turistlerin araçlarını ve ormanları yaktı..... Devletin Güvenlik-Bütçe İlişkisi TBMM'de bütçe görüşmeleri yapılırken gelenektir........ Halbuki bu grubu o gün imha etmek mümkündü... eksikliklerin ve aslında bu olayların neden bu kadar büyüdüğünün örneklerinden bir tanesi de bu olaydı diye düşünüyorum. bir bakanlığa bağlı olan genel müdürlük ve ait birimlerin bürokratları............_________... turistik tesislere roket attı. sanıyorum sekizinci Jandarma 229 ............... yanılmıyorsam 2004 yılı bütçe görüşmeleriydi........ 2003 yılının aralık ayında konuşmaları dinliyordum.... jandarmalarla birkaç defa çatışmaya girdi.... Emniyet Genel Müdürü. Bu grup iki yıl boyunca Antalya'da pek çok olay gerçekleştirdikten sonra ve Türkiye için epey sorun yarattıktan sonra. İşte Türkiye'nin teröre bakışı....î 1S .... birkaç komando taburunun aylarca süren operasyonlarının ardından imha edilebildi.. Terörle mücadelemizle ilgili belki dışarıdaki insanın göremediği ama içinde olan bizlerin yaşayarak gördüğümüz çok ciddi hataların......... Daire Başkanlarının büyük bir kısmı da alt komisyon toplantılarında hazır bulunur........ 1 ..._ ................... Bir defasında ben de orada bulundum....... İçişleri Bakanlığımın bütçesi görüşülürken ve bunun içinde en büyük yer tutan bütçelerden bir tanesi de Emniyet Genel Müdürlüğü olduğundan.___________________............. Genel Müdür Yardımcıları.. S onrasım belki birçok l............. Üç-beş gün boyunca burada operasyon yapacak bir tim bulamamıştık....

.. her şeyin en iyisi istenmeye kalkılıyordu....... kullandıkları bütçelere bakılırsa...... Üstelik Türk Silahlı Kuvvetlerinin.... Jandarmanın.. Bu da gösteriyordu ki bu ülkenin...... Burada bir yanlışlık vardı............ yani bu ülkenin vatandaşlarını birbirlerine yapacakları kötülüklere karşı korumak.. Her birim ayrı ayrı aynı malzemeyi satın almak istiyor...... bunlar toplamda çok büyük rakamlardı..... Bugün yine bütün devlet kurumlarının imkânlarına.. güvenlik amacıyla kurulan birimlerin ödenek ve bütçelerinin Türkiye'de diğerlerinden modern batı çok daha fazla olduğu lik görülecektir..... hatta gerek duyulmayacak son model cihazlar................. onuncu Milli İstihbarat Teşkilatı diye gidiyordu... Görüntü şuna benziyordu. 1 ... bütün güvenlik birimlerinin ve hatta Silahlı Kuvvetlerin iç güvenlik amacıyla işbirliği yapmaİarı halinde.___________________..... Bütçe içinden ve dışından elde edilen gelirlerden toplanan kaynaklar iç güvenliğe ayrılıyordu ki.... paranızı saklamak için aldığınız kasanın değeri paranızdan daha fazlaydı......... Bu ülkenin kaynakları yatırım ve insanlarının eğitimi için değil. böyle olmaması gerekiyordu.......... bu ülkenin devletini kendi vatandaşlarından gelecek zararlara karşı korumak amacıyla kurulan teşkilatların bütçeleri çok büyük rakamlardı.............. yardımlaşma... ama bunları yerinde ve zamanında kullananı ryo ruz. İkinci büyük bütçe de Türk Silahlı Kuvvetlerınindi diye hatırlıyorum.._________....... dokuzuncu Sahil Güvenlik Komutanlığı.. bu harcamanın kesinlikle 230 ... süper sistemler...._ ... ülkelerinin güven (ki bazıları bir bakanlığın bütçesi kadardır) ve Başbakanlık örtülü ödeneğinden aldıkları paylar bu rakama dahil kuvvetlerinden daha fazla malzeme almıyor.......... maalesef güvenlik için kullanılıyordu. Jandarmanın........ Oysa bugün Emniyetin......... Bölüm: Devlet Genel Komutanlığı. Emniyetin çeşitli vakıf ve dernekler vasıtasıyla sahip oldukları kaynakları değildir. özellikle iç güvenliği ile ilgili. Ayrıca görevlerim esnasında gördüm bir diğer durum da devletin iç güvenlik birimlerinin kendi içerisinde dayanışma................ koordinasyon olmadığından her şeye avrı ayrı harcama yapılıyordu......... birimler arası yaşanan ciddi bir yarıştan ötürü de inanılmaz rakamlarla bütçeler talep ediliyordu........

........... çok daha az kadroyla........ hatta çok ciddi şekilde bu... ama mevcut durumda tüm kaynakları iç güvenliğe de harcasanız kesinlikle bu konuda istenen başarının sağlanamayacağına eminim..... genellikle kendi kurumsal menfaatlerini ön planda tutan teşkilat ve kurumlardır...... çok daha iyi bir şekilde sağlanabilir. Bu kurumlar tek çatı altında birleştirilmeden..........___________________..... Daire Başkanlığının merkezde Mali.... Maalesef içinde olanlar bunu kabul etmese bile gerçek böyledir.............. daha çok uyuşturucu operasyonlarım yapan Narkotik birimi öne çıkar. Çünkü onlar... Organize ve Narkotik suçlar olmak üzere üç önemli birimi vardır ve bu birimlere bağlı olarak pek çok suçla tüm ülke çapında..... ama kamuoyunda................ Aksi taktirde bu ülkenin büyük bir kaynağı..... 1 ._ ........ atılmaya mahkumdur. çünkü bunlar yerinde ve zamanında usulüne uygun kullanılamamaktadır...... sivil kişiler tarafından denetlenmeden asla rayına oturtulamaz....._________.... mücadele edilmektedir. iç güvenlik adı altında heba edilip bir tarafa. si'nde Yenilikler 2003 yılı haziran ayında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığına (KOM) atandım.... Bu ülkenin iç güvenliği çok daha düşük rakamlarla......................... Fakat uluslararası 231 .... Bölüm: Devlet dörtte bir inmesi veya bu harcamayla on katı karşılık elde edilmesi mümkündür......... Ülke genelinde ise her îl Emniyet Müdürlüğü içerisinde KOM Şube Müdürlüğü yer alır..... yani kaçak ve gizli yöntemlerle yapılan her türlü mal (akaryakıttan tekel malzemesine) ithalatı ile başta ihaleler olmak üzere kamudaki yolsuzluklarla ve ikincil olarak da mafya denen organize suç şebekelerıyle mücadeleye öncelik ve önem veriyordum...... işten anlayan sivil kurumlar........................ ama ne yapılırsa yapılsın maalesef bu kuvvetler arasında gerekli koordinasyon hiçbir zaman sağlanamamıştır ve sağlanamaz. Kendi aralarında koordinasyonu iyi sağladıkları zaman bu harcama ve faaliyetlerden kesinlikle tasarruf edilmesi ve başarının çok daha yüce olması mümkündür... Ben birincil olarak mali suçlarla...

. benden önce... ......._...... bir yandan da öğrenmem gerekiyordu......___________________... dairenin görev alanına giren konuları ve bu konularla ilgili mevzuatı öğrenmeye çalışıyordum ki Uzan olayı patlak verdi..........._ . bir sistem kurmak olduğu açıktı....................................... bilgi bankası ve sokakta çalışan birimlere istediği teknik malzeme ve sistemleri sağlamak gerektiğini görmüştüm.. Sonra bilgisayar sistemi...... O tarihlerde KOM'un merkezde kendine ait teknik altyapısı yoktu (İstihbarat Dairesi konu üzerinde çalışıyordu) ve tüm Türkiye'deki il şubeleri (İstanbul hariç) herhangi bir dinleme faaliyeti için Ankara'ya geliyordu................ Bir anda kendimi denetim elamanlarının................... Şartlar üç alana da eşit önemi vermemiz gerektiğini ortaya koyuyordu. narkotik kaçakçılık konularını bilmiyordum... Hızlı ve hummalı bir çalışmanın içerisine girmiştim............................................. henüz anlayıp ve kavrayamadığım Uzanların Bankası yolsuzluğunun 232 ... Bölüm: Devlet Haliç'te Yaşayan Sımonlar. Van'dan Edirne'ye kadar her ilin polisi dinleme kararı aldığında Ankara'ya gelip kendi iline ait bir iki telefonu Daire Başkanlığında dinliyor ve dinlemede elde ettiği bilgileri kendi iline telefon vs.................. Tam bu sırada Uzan olayı patladı............... Uzan Olayı Yukarıda belirttiğim gibi... bu şekilde bir çalışma ile netice almak. İçişleri Bakanı Saadettin Tan tan'm zamanında önemli operasyonlar yapılmıştı. 1 ..... daha önce hiç bu birimlerde çalışmamıştım... kuruluş ve teşkilatlar uluslararası uyuşturucu ile mücadeleyi öne çıkarmaya çalışıyorlardı..... Kaçakçılık Daire Başkam olarak görevde yeniydim... yoluyla aktarıyordu.... müfettişlerin ve bankalar yeminli murakıplarının İmar arasında.........._________..... sistemli bir çalışma yapmak mümkün değildi.. işimiz iki kat artmıştı ve üstelik ben mali....... Böyle komik bir uygulama vardı..... _ _ _ .......................... Diğer yandan çalışıp iş üretmek lazımdı.......... Daire başkanı olarak ilk önem vermem gereken şeyin kurumsallaşmak..... .. bunların devamı gelmeliydi.

... Anımsadığım ilk olay 1992 başlarında gerçekleşmişti................. daha sonra İSKİ soruşturması ve Ergim Gökneli sor-guiamasıyla adını duyuran Mali Şube Müdürü arkadaşım Salih Güngör geldi....... yıllar sonra işime yarar....... Sıradan mali konuları dahi tam olarak anlayamazken bir anda 1..... Ozanlar adına yapılan pek çok şeyin yansını tüm samimiyetiyle çalışan kamu görevlileri yapmışsa diğer yarısını Soner Komiser tek başına yapmıştı desem yanlış olmaz............................. Bana arılattıklarına göre bankayı denetlemek ve incelemekle görevli Yahşi'ye banka. Bazen anormal olaylar aklımın bîr kenarında kalır. Devlet: Bölüm: en büyük soygunla karşı karşıya kalmıştım..... Bölüm: Devlet ardından tüm şirketlerinin karıştığı olayın içinde buldum..... 233 .._________.......... daha önce bankalar operasyonunda görev almış epey tecrübeli personellerimin olduğunu gördüm.. masa altına gizlenmiş küçük bir elektronik cihaz buluyor.. yöneticileri yeni atanıyordu.. denetimlerinde yetkili bir uzman olan Yeminli Murakıp Fahrettin Yahşi ile görüştürdü. telsiz teknisyenim İbrahim kısa sürede inceledi......... Bir gün.........._ ..___________________........ gereç....... Üstelik bu işlerle asıl olarak ilgilenen Bankalar Denetleme ve Düzenleme Kurulu o sıralar kendi içinde BDDK ve TMSF olarak ikiye bölünüyor.. Çok zor durumdaydım. ama ağlamaya da zamanım yoktu..... hatta bir süre görevde de kullandık.. personel açısından güçlendirmeye çalışıyordum..... Bu cihazı bana... Ozanlara yönelik tahkikat başladığında ozanlarla ilgili önceden aklımda kalmış bazı bilgileri anımsıyordum.......... İstihbarat Şube Müdürü olarak İstanbul'a yeni atanmıştım ve şubeyi araç. getirdiler.... Aralarında Soner Komiser vardı ki tam o meşhur sözdeki gibi 'tek basma bir orduydu'.... Çok güzel bir cihazdı. 1 .. o zamana göre birinci sınıf işçilik ve kalitedeydi. denemeler yaptık bizim şubedeki cihazların hepsinden iyiydi................ müdürü bir oda veriyor ve Yahşi orada çalışırken bir gün ayağının değmesi ile dinleme cihazı olabileceğini tahmin ettiği............ beni banka..... Bir süre sonra bu işlerden az da olsa anlayan....

.... Sebebini söylemiyorlardı. 1 ........ ne de devletin başka kurumları bunu anlayacak. içerisinde bilgi veren var mı diye öğrenmek amaçlı konmuş olabileceğini düşünmüştü. ama kanalla ilgili yaşadıkları ayrılıktan dolayı alacak iddiaları olduğunu anladım........._ .. Bankanın sahipleri kimdi.. Aslında bir tek bu olay bile bu kişiler hakkında şüphelenmek ve araştırma başlatmak için yeterliymiş......... Bir süre sonra da aralarında anlaşmazlık çıkınca Star TV Uzanlarda kalmış. İstanbul'da göreve başlamamızdan kısa süre sonra Asayiş Şube Müdürlüğüne Star TV'nin sahiplerinin telefonla tehdit edildiği intikal etmiş. Cem Uzan i tanımazdım............... kendisine banka... Türkiye Yün ilk özel televizyonu Star TV Ahmet özal ve Cem Uzan İn ortaklığında yayma başlamıştı...... onun adamları.___________________.. Almanya'da buluşmak istiyorlardı......... Daha o günlerde Uzanlann legal yollar dışında farklı............ Asayiş Şubesi benden bu tehdit eden kişinin telefonunu tespit etmemi istemişti.... Aranan telefona bir teyp bağlayarak tehdit eden kişinin birkaç konuşmasını kaydettik...... bu amaçla birkaç defa olayı anlamak ve bu kişiyi tespit etmek için Star TV ye gittim..... görüşmek için Türkiye dışında.. Zaten benim görevim sadece terör istihbaratı idi........... Ahmet Özal da sonrasında Kanal 6'yı kurmuştu.......... haklarında hiç bilgi sahibi değildim ama bu cihaz ve kullanılan yöntem hiç makul görünmüyordu ve bunu yapanlar büyük şeyler saklıyor olmalıydı. Fakat ne ben. hileli ve biraz da casusluk yöntemleri kullandığının ipuçları ortaya çıkmış._________.... üstü kapalı şekilde tehdit ediyormuş..... o gün de kendisi yoktu.... "Bu işi Ahmet Özal yaptırıyor........ biz de üzerinde durmamıştık.... Diğer bir olay ise 90 karın başında meydana geldi... Bu tuhaf olay böylece zihnime kazınmıştı............... 234 ..... Birileri telefonla Star TV patronlarından haklarını ve alacaklarını istiyor..... Bölüm: Devlet O zaman Fahrettin Yahşi bunun önemli olmadığını....... Uzanlar adına yetkili olan birileri ile görüştüm.. Kaydettiğimiz konuşmalarda tehdit eden kişiler aşağı yukarı 20 milyon dolar alacaktan bahsediyor....... 7' diyorlardı............ nasıl insanlardı.... ancak biz uya-namamışız.. tahkik edecek durum ve konumda değildik...

Hatırladığım diğer bir olay ise İstanbul Borsasında iki kişinin (Hüseyin Engin Saydam ve Uğur Soyata) sahip olmaları mümkün olmayan miktarlarda büyük paralarla hisse topladıkları. bu işi neden yaptıkları..... O gün ilk yolsuzluk patladığında basın yukarıdaki olaylar da dahil tüm bilgileri tazeledi: mafya benzeri yöntemler kullanıyorlardı. bu parayı isteyen kişiler de mantıklı değillerdi...___________________.......... Anlatılanlara göre Uzanlarm ilk önemli marifeti şuydu: Kendilerine ait İmar Bankası ilanlarında en yüksek faizi vereceğiz diyerek halktan milyarlarca mevduat toplamış........ 2 40 ozanların 20 milyon doları olamayacağına göre......... bu kişileri yakalamamız gerektiğini söylediler.. Hâlâ bu olayı hatırladıkça saflığımdan dolayı utanırım.... faiz istemeyene anaparasını veririz yoksa para ödeyemeyiz" demiş......... Faizin neredeyse % 100-120 olduğu enflasyon yıllarında milyar dolarlara tekabül eden parayı bir yıl 235 ......... 1 .. daha önce batan bankalarda zarar gören halk da panik halinde anaparayı kurtarmak için faiz istememiş ve Uzanlar isteyen herkese tüm parasını ödemiş. bu kadar nakit parayı kimin verebileceği konusu yine aklımın bir köşesinde kalan hususlardandı..... ancak haklarında bu tür haberlerin çıkması üzerine sırra kadem basarak kayboldukları ve bir daha kendilerinden haber alınmadığının tespit edilmesiydi.. sonra da "batıyor" söylentisi yayılınca (mali uzmanlara göre bu söylentiyi de kendileri yaymıştı) halk bankaya hücum etmiş........ uzmanlar Uzanlarm marifetlerini anlatmaya başladılar.............................. ama Uzanlar bu olayla voliyi vurmuştu....................._________....... Sonradan öğrendiğime göre bu kişiler Uzanlar için çalışıyordu.... "Siz vadeyi bozuyorsunuz........ Bana paranın olup olmamasının önemli olmadığım....................._ .................... Bu defa Uzanlar vadesinden önce anapara istendiğinden. Bu kişilerin arkasında kimlerin olduğu. Kimsenin diyeceği bir şey yoktu...... işlerinde bize casusluk aletleri kullanıyorlardı.... Bölüm: Devlet Ben biraz cesaret vermek adına (aslında biraz da tam bir saflıkla) tehdit eden kişilerin ciddi olamayacaklarım söylemiştim.. çeşitli kişilerle sorunları Mali vardı.

..._________... eliyle dağıtılıp yönetilmesi için devlet tarafından 19501i yıllarda kurulan... bu şirketlere finaııs kullanmak ihtiyacı duyduklarında ise aynı bani ■çalarda yüksek faizle kredi kullandılar ve böylece şirketler zarar etmeye başladı........ ÇEAŞ ... Daha sonra hisseler henüz kendilerine devredilmeden.................... İmtiyaz sözleşmesi gereği ÇEAŞ. elektrik dağıtımı ve satışı konusunda imtiyaz hakkına sahip.. ÇEAŞ ve Kepez'd e yönetime hâkim olan Uzanlar kısa sürede şirketlerin içini boşaltmaya.. ancak bu esnada küçük hissedarlar zarar etmeye başladı........... ÇEAŞ ve Kepez Elektrik ÇEAŞ... hisselerin temsil haklarını para karşılığında noter senetleri ile alarak yönetime hâkim olma yolu izlemişler ve uzun kavgalar sonucu.......... Bartın ve Trabzon Çimento şirketlerinin 132 milyon dolarlık hissesini satın alarak ortak oldu ve bir süre sonra çimento şirketlerinin sermaye artırımlarına ÇEAŞ sokulmadı. Şirketlerin paraları kendilerine akmasına rağmen zararda göründükleri için vergi vermediler.. hiç faiz ödememişlerdi..... başka şirketlere ortak olmaması gerekirken Uzanlara ait Ladik.... 1 .. sahip oldukları Star TV'yi de silah gibi kullanarak tüm karşı koyanları susturmuş ve sonunda yönetime hâkim olmuşlardı.......... Uzanlara ait şirket ve Uzan ailesi üyeleri...... Uzanlar Önce özelleştirme kapsamında ÇEAŞ'ın belli oranda hissesini almışlar........... Çukurova bölgesindeki barajlardan elde edilen elektriğin özel şirket........ Gaziantep............. bu şirketlerin paralarını kendilerine aktarmak için yöntemler geliştirmeye başladılar........_ .....___________________........... Şanlıurfa. Bölüm: Devlet bedava kullanmış... sonra sahip oldukları bankalar aracılığıyla gizlice hisse toplayarak %37 hisseyi ele geçirmişlerdi... diğer ortaklarınca yapılan sermaye artırımları ile ÇEAŞin bu çimento şirketlerindeki hisselerinin 236 değerini düşürerek. halk "biz haksızlık yaptık bak adamlar paramızı ödedi" demişti.. üstelik tüm paraları ödeyerek en sağlam ve güvenilir insanlar görünümüne kavuşmuş............... Daha sonra hisse satın alarak Antalya'da Kepez Elektrik adlı elektrik şirketini de satın aldılar.. çok ortaklı kârlı bir şirkettir.... kendilerinin Kuzey Kıbrıs'ta kurdukları İmar Öff Shore Bank'a düşük faizlerle yatırdılar...... Önce bu şirketlerin paralarını..................

........ Kıbrıs'taki İmar Off Shore Bank i 'kara para cenneti' diye nitelendirilen Lihtenştayn merkezli Patrak Finans adlı bir şirkete satarlar........ Uzanların ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'teki bu ali cengiz oyun larmm bir kısmı denetim elemanlarınca tespit edilerek rapor edilmiştir...... ama bunlar 2003 yılma kadar hasıraltı edilir veya etkin olarak işleme konmaz.. bu iki şirkete bu kadar yüksek miktarlarda ve yüksek faizlerle kredi veren İmar Off-Shore Bank Ltd...... Kanunu hükümlerine aykırı davranmaktan Adana........ İlerleyen tarihlerde işin... aslında bu şirketin sahibi de yine Uzan Grubu'dur.. Uzanların bazı aile üyeleri hakkında Sermaye Piyasası Kanunu ve Türk Ceza.... Berke Barajı İnşası İmtiyaz sözleşmesi gereği.. ama ÇEAŞ ve Kepez'in yüz milyonlarca dolar parasını düşük faizle alıp............ yani barajlar yapılmasını 237 66 milyon dolara........... Sonunda ÇEAŞ ve Kepezin zarara uğratılması ve çeşitli usulsüzlük suçlamalarıyla.... İşin esas komik tarafı ise. ÇEAŞ ve Kepez şirketlerinin elde ettikleri gelirle belli oranda yatırım yapma mecburiyeti vardır ve bu mecburiyet bölgede hidroelektrik santrali.....___________________.. Antalya ve İstanbul Asliye Ceza Mahkemelerinde davalar açılır............ Bu şirketin sermayesi........... imtiyaz sözleşmesi gereği Enerji Bakanlığı adına tescil ettirilmesi gerekirken.......... tekrar bu şirketlere çok yüksek faizle kredi olarak vermiştir... halk tabiri ile rayından çıkacağını hisseden Uzamlar bu tezgahın ortaya çıkma ihtimalini göze alarak........... el konulduktan sonra aylarca mahkeme yoluyla uğraşılarak bu malların bir kısmı Uzanların üzerlerinden silinip devlet adına tescil ettirilmiştir........... 1993 yılında 1 milyon dolardır........... şirketinin durumu........ 1 ........ Bölüm: Devlet taralından 132 milyon dolara alınan hisseleri yine Uzan Grubuna ait başka şirketlere sattılar. Lefkoşa Büyükelçiliğinin Hazine Müsteşarlığına verdiği rapora göre....._________.. yani düşük fiyatla zararına ....._ ......... Ayrıca ÇEAŞin faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle alman mal varlıklarının..... Uzan Grubu şirketleri adına tescil ettirilerek kamudan mal kaçırılır...........

....... Sonunda görkemli bir törenle açılan Berke Barajı bir milyar dolar civarında. baraj inşaatında kullanılan her türlü malzeme Uzan Grubunun diğer şirketlerinden satın alınmaya başlanır. Tansu Çiller döneminde ÇEAŞ imtiyaz sözleşmesi iptal edilerek yönetime el konmak istenir.... adlı şirket üstlenir..... ödemelerin yapılmaması ve işin bırakılması için çıkarılan bin bir güçlük üzerine bu İtalyan firma baraj inşaatını..................... devletten haksız nakit para yardımı alınır............ Böylece baraj inşaatını Uzan Grubuna ait Yapı Ticaret A.... ama önce koalisyon döneminde Enerji Bakanlığının kararname hazırlamaması.......... ÇEAŞın Uzanlarm eline geçmesinin ardından........ Daha yakın fabrikalar olmasına rağmen çimento Urfa ve Gaziantep fabrikalarından getirtilir........_ .... 1 ..... zemine beton enjektesinde kullanıldı diyerek Ölçülmesine imkân olmayan ve gerekenin çok üzerinde miktarlarda çimento. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulur......... devlete karşı bu yatırımları yapma taahhüdü ve mecburiyeti olmasına rağmen bu yatırımlar için ÇEAŞ ve ortağı olduğu diğer şirketler üzerinden 12 ayrı yatırım teşvik belgesi kullanarak....... bir rakama mal olmuştur.... Bu aşamadan itibaren.. ile şişirilmiş faturalar kullanılarak maliyet yükseltilir ve ÇEAŞ'a fatura edilir.................. üretim ve 238 .. demir vs.. ÇEAŞ'a el konması ve usulsüzlüklerden dolayı Uzanlar hakkında açılan davalarda bu defa da bilirkişi ve uzmanlara rüşvet verilmesi olayları gelişir............... sonra eskiden beri Kemal Uzan in yakını olmuş olan Demirci'm cumhurbaşkanlığı döneminde kararnameyi imzalamaması nedeniyle başarılı olunamaz. Ayrıca ÇEAŞ in imtiyaz sözleşmesi gereği. Buna göre 2002 yılı sonuna kadar sektörde faaliyet gösteren şirketlerin..... Bölüm: Devlet gerektirir...___________________........... 2001 yılında 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu çıkartılarak.............. İddialar doğruysa bu barajın yapımında Uzanlarm şirketine 400 milyon dolar akta rılmıştır..Ş. Uzanlarm yaptıkları usulsüzlükler ve yolsuzluklar üzerine.. bu amaçla Berke Barajı projelendirilmiş ve bir İtalyan firmasına 591 milyon dolara ihale edilmişti. ozanlardan önceki dönemde.... Uzanlarm zoruyla bırakır......._________........

olduğunu söylerler ve kanunu bölgede uygulamazlar._________... ama Uzanlar bu hususlara uymazlar. alıcının herhangi bir bölgede ucuz bulduğu elektriği istediği üreticiden serbest piyasada alması ve iletim şirketlerinin bedeli karşılığında.......... Bölüm: Devlet dağıtım faaliyetlerinin aynı grup tarafından yürütülmesi yasaklanır........... Ürdün'deki temsilcileri oları Ali Cenk Türkkan vasıtasıyla Güney Kıbrıs'ta Libananco isimli bir şirket kurarak. 239 . ÇEAŞ elinden alman Uzan Grubu nakit sıkıntısı çekmeye başlar ve bu sıkıntı da....... elektriği taşıma mecburiyeti getirilir. Bunun üzerine Kurul......___________________......) Peki..... Uzanların yaptığı asıl yolsuzluk tam olarak nedir? îmar BankasıYıda neyi......... Dünya bilimine bilimsel çalışmalarımız ve buluşlarımızla giremedik ama İmar Bankası yolsuzluğu ile bu alanda dünyada hatırı sayılır bir yer edindik. yabancı yatırımcıyı koruma ve teşvik amaçlı çıkarılan tahkimle ilgili mevzuat ve arılaşmalara dayanarak................ İmar Bankası olayı... Uzan Grubu ÇEAŞ i geri almak için Türkiye'de açtığı davaları kazanamayınca ve kazanamayacağını anlayınca bu defa daha farklı hilelere başvurur...... 1 ... nasıl yapmışlardır? Bunu kısa bir yazıda anlatmak mümkün mü bilemem.......... ÇEAŞ in hisseleri daha önce bu şirkete satılmış gibi gösterip.................. imtiyaz hakkını iptal ederek ÇEAŞ ve Kepez'e el koyar........... hakkında birden fazla kitap yazılacak cinsten.. tazminat... Dağıtım toplam şirketlerinin tüketimin faaliyet ile yürüttükleri sınırlanır....._ .. Ayrıca enerji dağıtımının serbest olması.. bölgedeki üretim ve üretimleri dağıtım %20'si haklarından bilini başkalarına devretmeleri şart koşulur.......................... davası açarlar.. (Kitap yazılırken tahkimde ilk işlemlere devam edilmektedir......... Başka bölgeden alman elektriğin kendi dağıtım bölgelerinde alıcılara ulaşmasına müsaade etmez.. kendi dağıtım bölgelerindeki her alıcının elektriği kendilerinden almaya mecbur olduğunu.......... ödeme sıkıntısı içerisine girer... eski tarihli imtiyaz sözleşmesi ile buna hakları.. dünyadaki bankacılık suçları ve banka içi boşaltma operasyonlarında literatüre girmiş bir olaydır.... yavaş yavaş İmar Bankasına sıçrar: elektrik şirketlerinden gelen nakit para akışı kesilen banka.........

... gelirinden başka bir şey düşünemeyen. Sonrasında iktidarla ters düşmeleri nedeniyle mevduat çıkışı da hızlanır..___________________............... Kuzey Kıbrıs'ta tabela şirketi olarak kurdukları...._ ................. mevduat kabul etme ve verme dışında çok fazla bir inisiyatifi bulunmayan kişilerdi... Bu insanların büyük çoğunluğu dar gelirli ailelere mensup.. Bankalar Kanunuma göre İmar Bankası Yun mevduatının ancak %10'u kendi grup şirketlerine kredi olarak verilebilirken Uzanlar bu kanuna aykırı olarak çeşitli usulsüzlüklerle İmar Bankası'mn tüm mevduatını Uzan Grubu şirketlerine kullandırıyordu.............. sonra da bu şirket yeniden bu paraları/mevduatı Uzan Grubu şirketlerine kredi olarak veriyordu..... Yönetim kurulunda değil.......... tam bir aidiyet duygusu içerisinde çalışan.... Bu da yetmiyor mevduatın önemli bir kısmı.................... siyaset için mi ekonomi yapıldığı anlaşılamayan.... resmiyette kendilerinin gözükmeyen.............. iktisat gibi konuları çok iyi bilmeyen.......... bankayı denetleyen yeminli murakıp ve uzmanların raporları üzerine BDDK birçok defa Uza 240 . sorgulama ve soruşturma yetenekleri ekonomik sebeplerden dolayı gelişmeyen.. memur pozisyonunda ve rolündeydiler ve bu durum Uzan GrubuYıun yolsuzlukları yapmasını kolaylaştırıyordu.. Uzanlar har içindekilerin büyük kısmı diğer şirketlerindeki lise mezunu personellerden seçilmişti ve onları da diğer bankalara göre düşük ücretlerle çalıştırdıkları ortaya çıkmıştı. Bunların doğal sonucu olarak İmar Bankası'nm mali yapısı da bozulur..... tüm işlemleri Türkiye'deki temsilcisi gözüken İmar Bankası şubelerince yapılan İmar Bank Off Shore'a aktarılıyor..... ÇEAŞ ve Kepez'e el koyulmasıyla İmar Bankası'na sıcak para girişi azalınca Uzanlar Genç Partiyi kurarak ekonomi için mi siyaset.................................. 1 . finans.. Bölüm: Devlet İmar Bankası nasıl bir bankaydı ve nasıl yönetiliyordu diye baktığımızda gördüğümüz kadarıyla bankanın tüm ortakları Uzanlardı..... örneği görülmemiş bir siyasi atağa kalkarlar........_________.... hesabına yatırılıyor gözükerek zaten tamamen Türk Bankacılık Mevduatı sistemi dışında kullanılabiliyordu..... Bir kısım mevduat da baştan İmar Bankası şubelerinde daha yüksek faize Kuzey Kıbrıs'taki İmar Bank Off-Shore Ltd.. Yönetimde.

. koca bir fili binlerce insanın gözü önünde sahnede yok etmek gibi bir şeydi ve Uzanlar bunu gerçekten yapmışlardı.... illerdeki şube müdürleri de mi fark edemedi? Daha doğrusu baba Uzan ve iki oğlu dışında sadece iki üç kişi ile 5 milyar dolarlık bir mevduat herkesin gözü Önünde nasıl saklandı? Bu. Sonunda çalışanlarla görüşüp.. 241 . Bölüm: Devlet uların banka mevduatını grup şirketlere kanuni hadden fazla kullandırmamalarını............ Yolsuzluğun yapılış biçimini ve yöntemini anlamamız bile birkaç hafta sürdü.. görmeden milyar dolarların herkesin önünde saklanabileceği sonucuna vardım........... ama Uzanlar her zaman olduğu gibi devletin dediği gibi değil kendi bildikleri gibi davranmayı tercih ederler. kesin birçok kişi biliyor..... Bırakın polisi... nasıl olur da bunca banka çalışanı......... denetim elemanları fark etmedi...___________________....... Ancak Kemal Uzan yönetimden ayrılırken îmar Bankası'nın bilgisayar sistemini işlevsiz kılmış. bilgisayar yedekleri kaybolmuş.. bankaya bilgi işlem desteği veren ve yine Uzanlara ait olan Merkez Yatırım A.... Ama bir yandan da bilinse bu sır mutlaka bir şekilde dışarı sızardı diye de düşünüyordum....._ ... Başta anlatılanlara inanmamıştım......... bankanın mali bünyesini kuvvetlendirmek için tedbir almalarını ister............ bunun mümkün olabileceğini......... yeni tedbir almak değil daha da ileri giderek yönetim kurulu başkanı Kemal Uzan dahil tüm yönetimi toptan istifa ettirirler...... MİT'in mali uzmanları.. Durumun vahameti karşısında BDDK İmar Banka sı'n m yönetimine de el koyar.............. ama doğruyu söylemiyorlar diyordum.... müdürleri.. 1 ............. ama bankanın yönetim kurulu üyeleri... genel müdür yardımcıları olanları görmez.. dâhiyane bir uygulama idi ama Uzanlar bunu yapmıştı................. hiç kimse bilmeden..Ş...._________............ eldeki kayıtları inceleyince. genel müdürlük yöneticileri.... Nasıl oluyor da İmar Bankası onlarca defa murakıplarca denetlendiği halde uzun süredir devam eden bu yolsuzluk tespit edilemiyor? Diyelim ki yeminli murakıplar... Bu şeytani bir yöntemdi.. bankacılar bile yapılan yolsuzluğu anlamakta zorlanıyordu........... hiçbir bilgi işlem desteği vermeyerek bankayı çalışmaz hale getirmiştir......

....... merkezdeki bilgisayar sistemi bunları üretip neticesini ilgili şubeye ve denetim elemanlarına aktarıyordu..... Şubeler kendi bankaları ile ilgili bir icmal. şubelerde gerçekleşmiş olan tüm işlemler merkeze gönderiliyor............ Banka şubelerinin her ay maliyeye vermesi gereken beyannameler de merkezdeki bilgisayar sisteminde üretilerek şubelere gönderiliyor... ama aslında merkezde bir tek bilgisayar uzmanı ile 242 ... yine Uzanlara ait bir şirket veriyordu.... talebi merkeze aktarıyorlardı... bilanço veya genel bir rakam isterse banka şubeleri bunu çıkarıp veremiyordu....... yani illerdeki her banka şubesinin bilgisayar sistemi sadece kendine aitti ve kapalı devre çalışıyordu.... merkezdeki bilgisayar da öyle. hesap..... 1 .................. ama o gün aldıkları tüm para ne kadardır............. her şubenin sadece kendi işlemlerini görmesiydi.... Bu programları Uzanlar özel olarak yazdırmışlardı._ ....... ayrıca merkezden illere gönderilmesi gereken bilgiler varsa merkezi bilgisayar onları da gönderip tekrar kapanıyordu......... onlar da bunları doldurup ilgili maliye birimlerine veriyorlardı................... Uzanlar ise öncelikle offline çalışmayı seçmişlerdi.....___________________.. verdikleri ne kadardır.... Yani bankanın bilgisayarları bu şirket tarafından programlanıyor ve kontrol ediliyordu.... Her gece bilgisayarlar bir kez birbirlerine bağlanıyor......... genel bir değerlendirme çıkaramıyorlardı........ merkezdeki bilgisayar da tüm bilgileri birleştiriyordu... Eğer isim verirseniz o kişinin tüm işlemlerini görebiliyor. Bölüm: Devlet Yapılanların Kısa Özeti Uzanların İmar Bankasında yaptığı şuydu.... az önce de belirttiğim gibi İmar Bankası'na bilgi işlem desteğini Merkez Yatırım AŞ denen...._________........ Herkes bunu gayet normal ve makul bir uygulama gibi görüyordu... Diğer tüm bankaların bilgisayar sistemleri online denen sistemle çalışır.. Bu sistemin önemli sır ve odak noktalarından bir tanesi................ Yani bankaların şubeleri bilgisayar ağları sayesinde merkeze ve birbirlerine bağlı para havalelerini anında yaparlar. paralar anında merkezdeki hesaba geçer. bankada genelde mevduat miktarı ne kadardır gibi bilgilere sahip olamıyorlardı... Yine banka şubelerini denetlemeye gelen yeminli banka murakıpları o şube ile ilgili genel bir cetvel........

...... Lihtenştayn gibi yerlerde kurdukları.........îxin 1*51 ir cı.... 12 çimento fabrikasına sahip olan....... bu bankalar adına işlem yapıyormuş....... Ayrıca o zaman birçok bankanın yaptığı gibi yurtdışında Kıbrıs._ . Oysa Uzanlar giderken bilgisayar sistemini bozdukları ve yedekleri bulunamadığı için bankanın gerçek mali durumu anlaşılamamıştı.... iyi incelendiğinde gerçekten üç kişiyle tüm insanların gözünün Önünde 5 milyar doları saklamayı şeytani bir zekâyla basara-lb ı.............442 katrilyonu buluyordu..... İmar Bankası'mn ödeme güçlüğü içerisine girmesi ve iflas ettiğinin anlaşılması üzerine...î.... ellerinde hazine bonosu almasatma yetkisi olmadığı halde bir katrilyon liralık hazine bonosu satmışlardı........ ı.. Bölüm: Devlet raporları üretip denetleyen bir veya iki kişi vardı ve çift yazılım kullanarak tüm rakamları her 5> 9i ÎTİ cl ÎT onda bir oranında gösteri- yorlardı.. hükümete İmar Bankasının 500 milyon dolar civarında maddi büyüklüğünün olduğu söylenmişti.... Daha sonra tek tek şubelerden kayıtlar toplanıp icmal yapıldığında gerçek ortaya çıktı: bankanın gerçek borcu 5 milyar dolan aşıyordu.... Telsim gibi dev bir GSM şirketine...... Başka anormallikler de vardı.___________________...... literatürde kıyı bankacılığı denen ve sadece bir levhadan oluşan off-shore bankalar yaratarak......_________..... Hükümet yetkilileri de tahmmimce bütün mevduat 500 milyon dolar ise bu rakam ekonomiye ciddi sıkıntı yaratmadan ödenebilir diye bankaya el kovmakta tereddüt etmemişlerdi...................... Araştırmalar ilerledikçe Uzanlarm daha çok marifeti çıkıyordu.............. Televizyonlarda reklamlar vererek olmayan bonoyu satıyor.................... mevduat topluyormuş gibi görünüp kendi banka şubelerinde farklı faiz uygulamaları ve farklı işlemler yapmışlardı.. devlet bankaya el koyarak tüm borçlarını ve mevduatını mudilere ödemeye karar vermeden önce...... bünyesinde 264 şirket ve birkaç holding bulunduran koca 243 ........ Yani Uzanlarm sırrı aslında bu mantık ve düşünce sisteminden kaynaklanıyordu.... üstelik ellerinde satacakları bu miktarda bono da yoktu... böylece hazine zararı 8. 1 ................. Yani soruların hep iki yanıtı vardı: Uzarılar için gerçek rakamlar ve diğer kişiler için onda bire indirilmiş rakamlar... karşılığı parayı alıyorlardı...

hukuki değil siyaseten yapılıyor denerek çarpıtılabilirdi..... Savcıları ikna etmek.. ayrıca Cem Uzan in üzerine gitsek yaptıklarımız... Cem Uzan son zamanda...... kaçma durumlarının olacağını anlatmakta zorlanıyorduk.... 1 ..... gelen bir ihbarla Uzanlarm banka ve şirketlerinden kaçırdıkları paralarını Şenlikköy'de bir villaya koydukları bildirildi............ Yapılan araştırmada Şenlikköy'dekı adrese............ Herkes bu itiraz edenlerin Uzanlarm kendi adamı olduğunu söylüyor....... Diğer adreslerde de önemli belge ve dokümanlara ulaşıldı.. casusluk işlerine dair kayıtlar ve gizli sayılacak çok önemli belgeler ele geçirilmişti.................... savcılar mudilerin şikâyetini hukuki bir mesele olarak algılıyor........ Hatırlanacağı üzere Uzanlar 19901ı yıllarda çimento fabrikaları ihalelerinde herkesten yüksek fiyat vererek fabrikaları Özelleştirme İdaresinden alıyor....._________.. gizli izleme.. ancak her ihaleye birileri mutlaka itiraz ediyordu.... diyorlardı.. resmi belgelerde kaynağında kesilen vergilerin haricinde devlete hiç vergi vermiyordu........ ancak her biri 2 metre boyunda 22 adet dev çelik kasa içerisinde Uzanlarm şirket binalarından kaçırıp getirdikleri tüm Uzan Grubu şirket ve holdinglerinin dosyaları.. takip. Uzanlar da aldıkları fabrikalara............ Hakan Uzan. Geciken kararlar sonunda Kemal Uzan.......... üç adres için de arama kararı alındı........ 244 ...._ ..... Bu sırada olağanüstü bir şey oldu.___________________. Tüm çimento fabrikaları böyle alınmıştı...... Uzanlarm şirketlerine el konmasından kısa süre önce büyük çelik kasaların vinçlerle duvarlar delinerek yerleştirildiğinin öğrenilmesi üzerine.. Bu İtirazın yargılama safhası yıllar sürüyor..... Bölüm: Devlet Uzan Grubu............. bu kadar açıkla ilgili uzman raporları kesin değil vs.. Uzanlarm yolsuzluğunu..... mahkemelerden karar almak çok zordu.... hiç ödeme yapmadan.. Yavuz Uzan ve diğer bazı önemli kişiler yurtdışına kaçmışlardı... Tüm bunlara rağmen Uzanlara ait yerlerde arama yapmak veya Uzanları sorgulamak için yakalama karan alamıyorduk. mahkeme sonuna kadar birkaç yıl çalıştırıp bedavadan milyarlar kazanıyorlardı. Genç Parti başkanı olduğu için şirketlerdeki hisse ve yöneticiliği seçim döneminde azaltılmıştı... ama hiç kimse de bir şey yapmıyordu........ Yapılan aramada para bulunamadı.........

........ Bulunan belgeler arasında........... özel Büronun (emekli Albay M. güvenilen tüm çalışanlarından alınmış ve miktar. istenilen tarihte istenilen kişiler hissedar veya yönetici yapılıyor veya şirketle alakası kc-silebiliyordu. ekibinin) ve Rumeli Telekom grubunun taşınması.... hisselerinin hamiline çevrilmesi... Bölüm: Devlet Özellikle Şenlikköy'deki villa tam bir karargahtı....... özel Lotus-Notes aracılığıyla gerçekleştirdikleri yazışmalarla yönetiyorlardı.... yeni şirketlerin kurulması gibi birçok hususun daha yerine getirilmesi planlanmıştı........................İ bir iki dakika içinde Uzan şirketlerin den birinin sahiplerinin hisselerini başka kişilere devrederek.. Uzanlarm sadık elemanlarından bir bayan (M.___________________....... Buradan tüm Uzan şirketlerinin sahip.......) tek basma bir iki kişi ile burayı idare ediyordu. yönetime başka kişiler seçerek şirketin yönetici kadrosunu değiştiriyor. Bu rada Uzan Grubu hım hissedarı veya yöneticisi sayılan... 1 .......... şirketlerin tamamının değişik adreslere taşınması. ilk tedbir kararlarına itiraz et mek için bilirkişi raporları hazırlanması... Ş. Uzanlarm el konan şirketlerini kurtarmak için önümüzdeki dönemde planladıkları da vardı.... hissedar ve yöneticileri değiştiriliyor........... Şenlikköy'de Grubunun ve bulduğumuz yönetirken ikinci önemli kaynak iç ise Uzan şirketi kullandığı.. Uzanlar bir nerede yazılım olsunlar.............. Bu nedenle Uzan şirketlerinde hissedar veya yönetici olanların ifadeleri alınırken birçok kişi sorguda hangi şirketin ortağı olduğunu veya hangi şirketteki ortaklığının sona erdiğini bilemiyordu.... film grubu şirketlerinin ortaklık yapılarının değiştirilmesi............. M.. hukuk...... öyle bir sistem kurulmuştu ki tek kişi eliyle 264 şirketin tüm ortaklık yapısı ve yönetimi istendiği gibi düzenlenebiliyordu.................. tarih gibi kısımları boş bırakılmış imzalı hisse devri...._ .İ. şirketlerini.. kritik departmanlardan olan Telekem Grubu.. Bu sisteme göre yapılacak işlerle ilgili olan herkes e-posta atarak işlemi başlatıyor ve 245 ... Bu anlamda şirketlerin birbirleri ile olan bağlarının koparılması....... olurlarsa olan tüm yazışmaların tüm grup yapıldığı ve arşivlendiği Lotus-Notes isimli e-posta sisteminin verileri şifreleriydi.... bunları hukuki anlam ifade edebilecek şekilde karar defterlerine ve dosyalara işleyebiliyordu.........._________..... yönetimden istifa dilekçeleri vardı..

Özel Büro adlı. İstihbarat Daire Başkanlığının çalışmaları neticesinde. Bunların dışında... Uzanlarm hâlâ dışarıda bulunan elamanları vasıtasıyla..........................._________..... isimli emekli bir albayın bulunduğu özel bir ekip kurmuşlardı.. doküman ve belgeleri savcılığa aktardık..................... kaçırdıkları vergiler ve vergi mevzuatına aykırılıklarını Maliye Bakanlığına. devlete intikali gereken dışarıdaki alacaklarının gizlice tahsiline engel olmak ve şirketlerinin ortaklık yapılarını eski tarihli olarak değiştirerek sorumluluktan kurtulmak için yaptıkları faaliyetleri deşifre etmek gerekiyordu... operasyonlarda aşama aşama kimin ne kadar katkısı olduğunu................. Genç Parti ile ilgili usulsüz işlemleri Yargıtay Başsavcılığına.... Uzanlarm bu e-posta dosyalarını aldık ve kendi bilgisayarlarımıza yükledik... Bu ekip bazen ticari rakipleri. ÇEAŞ ve Kepez ile ilgili hileli faaliyetleri Enerji Bakanlığına.. mal kaçırmaya yönelik işlemler.. böylece tüm Uzan şirketlerinin yaptığı işlemleri........ bazen sevilmeyen kişileri özel teknik aletlerle izliyor ve dinlemeler yapıyordu.. Bölüm: Devlet yöneticiler tüm gelişmeleri görerek talimatlarını veriyordu... Telsim ve diğer şirketlerdeki gümrük kaçakçılığı ile ilgili bilgileri Gümrük Müsteşarlığına...... sahte belge. usulsüz kredi verme................___________________....... Ş..... Bu ekibe ait olan cihazları ve elde edilmiş ses kaydı ve gizli görüntüler ile şantaj vb.... başında M. bankacılık mevzuatına aykırılıklar ve usulsüz off-shore işlemleri gibi hususları BDDK ve TMSF Başkanlığına....... el koyma kararları öncesinde devir işlemi yapılmış gibi göstermek için Kemal ve Hakan Uzan'a imza kısmı boş eski tarihli evrak götürmek isteyen ve gizli para taşıyan kuryelerini yakaladık..............._ ...... 1 ... İncelemelerimiz sonunda Uzanlarm yaptığı tüm usulsüzlük ve kanunsuzlukları belli başlıklarda toplayarak... durumlarda kullanılacak veya kullanılmış malzeme.... Ayrıca Uzanlar... Uzanlar pes etmek istemiyordu...... el konan şirketlerinin... izinsiz ve olmayan hazine bonosu satışları ile SPK mevzuatına aykırılıklarım SPK Başkanlığına.. evrak hazırlanması. her 246 ... kamu görevlilerine rüşvet verilmesi ve diğer suç içeren hususları da Cumhuriyet Savcılıklarına klasörler halinde verdik... illegal işlemlerin kimin talimatı ile nasıl ve kimler tarafından yapıldığını görme imkânına sahip olduk. hesap hareketleri..........

.... ABDli görevliler ile uzun süre çalıştığından kendileriyle yakın ilişkisi olan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Aslan'ı devreye soktum....... Hedefimizin uçakla ABD'ye hareketini öğrenince Türkiye'de irtibat görevlileri bulunan ve uzun süreden beri Türk polisi ve özellikle benim dairem ile işbirliği içinde olan Amerikan Narkotik Teşkilatı DIA'dan yardım istedik. İsviçre... Devlet adamı özelliği her zaman önde olan zamanın Emniyet Genel Müdürü 247 . Aslında bu ülkelerle genellikle uyuşturucu ile mücadele konusunda iyi bir işbirliği mevcuttu..... o bir defa devreye girdi mi işin ucunu bırakmazdı. hatta o okluğu zannedilen bir kişiyi kısa süre takip bile etmişlerdi. direnme...... Sonunda toplantımıza geldi..... İngiltere... önce Yavuz Uzan in izini bulduk.... Kısa sürede bilgi geldi. Ama bunun için uluslararası (özellikle Ürdün.. Muhtemelen ABD'deki kızının yanma gidecekti..... ama bizim de vazgeçmeye niyetimiz yoktu. ancak bu defa da DIA.......... bir yakınının ona bazı şeyler götüreceği haberini almıştık.... Karşıdaki devlet bile olsa fark etmiyordu............. Israrla DIA'nm daha önce yaptığı tespitlerden bahsederek bize doğru bilgi vermediklerini...... Uzanlann yakalanması ve kaçırdıkları mal varlıklarının bulunması şarttı...................._________... Bölüm: Devlet zaman çelişki............... ABD've gitmek istiyordu..... Hollanda başta olmak birçok ülkeden) yardım almak gerekiyordu....... deneyimli ve birikimliydiler...___________________....... biraz da kabalaşarak anlattım. Bize bu konuda yardımcı olmak istemedikleri açıktı._ ... Ama Yavuz Uzan in suçu kara para aklamak olduğundan bundan sonra takibi FBI yapmalıydı. 1 . çatışma kültürüne sahiptiler.... Yıllarca uyuşturucu konusunda kendileri ile yardımlaşmıştık ve bugün de onlar bize yardımcı olmalıydılar... kavga............. ama konu ekonomik konulara gelince hiçbir ülke iş adamlarını ürkütmek istemiyordu............. ABD.......... Yavuz Uzan in muhtemel yerini tespit etmişler... ama günler geçmesine rağmen bilgi gelmiyor.. mücadele içinde olduklarından bu konuda yetenekli......... Hemen An karadaki FBI irtibat görevlisi ile görüşüp elimizdeki tüm bilgileri aktardık... bulduğu adres dahil hepsini inkar ederek Yavuz Uzan in ABD'de olduğunu kabul etmiyordu..... ısrarlı aramalarımıza rağmen irtibat görevlisi bahaneler üretiyordu...

....... "Hayır..._________... bizi oyalıyorlardı... ama ülkelerinden ayrılmasını istediler........ o da Türkiye'ye geldi..." dedim.... Sonunda bir yıl kadar sonra Türkiye'ye gelince Yavuz Uzarfı yakaladık...._ .......... Uzanların bankada batırdığı tüm paraları devlet ödediği için hiç kimse Uzanlara kızmıyor...... yine de Uzanlar hakkında işimize yarayacak önemli bilgileri bilahare verdiler........... yakalandı ve mahkum oldu........... siz de korumakta zorlanıyorsunuzdur herhalde" dedi.. Gelen başkan....... Sonunda.... İngiliz daha da garipseyerek... daha sonra İngiliz İçişleri Bakanımın ziyaretinde Bakanın konuşma metnine ekledik ve her türlü diplomatik ilişki ile her seviyede bunun dil-lendirilmesini sağladık.. Bölüm: Devlet Gökhan Aydın erin de ısrarla devreye girmesi üzerinde FBI merkezinden destek sözü geldi............... Belki de ABD elleriyle teslim etmek istemedi............ aynen İngiliz irtibat görevlilerine aktardık.. halka ait bu kadar parayı zimmetlerine geçirmiş kişilere karşı neden halkın tepki göstermediğini anlayamadı.. Cem Uzanın ve Uzan ailesinden bazı kişilerin rahat dolaştıklarını öğrenince.... Ancak Yavuz Uzan i yakalayıp Türkiye'ye iade etmediler." dedi.. Genel Müdür devlet adamlığını gösterdi. onların dernek ve kulüplerine yaptığı bağışlarla ilgili bilgilere ulaşınca ve Prenses Sarah'nm Türkiye'ye Uzanlarm misafiri 248 .. Durumu Genel Müdüre aktardım ve karşı tavır göstermemiz gerektiğini söyledim.......... devlet malı gibi kavramların halkımızın şuurunda İngiltere'deki gibi olmadığını anlatamadım... Bu beni çok güçlendirmişti.. hatta takip bile etmediler...___________________........ "Sizi anlıyorum..... Bilgi vermesi gereken ikinci ülke İngiltere'ydi ancak onlar da istediğimiz yardımı yapmıyor... bunun sadece sizin değil aynı zamanda Emniyet Genel Müdürü'nün de fikri ve karan olduğunu söyleyin.. "İngilizlere şimdiden sonra bizim de kendileriyle yar dımlaş may acağım ız ı. galiba bizden başka kimse bir işadamını ürkütmek istemiyordu. 1 .................... sonunda İngilizler bu işlerle görevli polis teşkilatının ikinci başkanını bizimle görüşmeye gönderdi... geçmiş tarihte Uzanlarm İngiliz Kraliyet Ailesi ile yakınlığı... Ben de ona kamu menfaati................ halkın bunca parasını aldıkları için halk Uzanlara saldırıyor dur....

........ Dünyaya bu gözle bakamayan Türk polisi ise bu anlamda çok gerideydi...._________.. Ama sonunda İngilizler de belli oranda bilgi vermeye başladılar...... meclis. Hâlâ da ettiği kanaatindeyim...___________________. Ayrıca o dönemde Alman polisinden Uzanlar hakkında İsviçre'deki dolandırıcılık ve kara para tahkikatım öğrenmiştik............... meğer tüm Avrupa.. Krala hediye olarak otomobil.... Uzanlarm belgelerini inceledikçe mali açıdan asıl merkez olarak İsviçre'yi seçtikleri anlaşılıyordu direkt ama hiçbir zaman paralar parayı önce Türkiye'den İsviçre'ye göndermiyorlardı... olup bitenleri takip ediyor ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyorlarmış...... her aşiretle ortak şirket kurmuştu....... Uzanlar ise Ürdün'de ileri gelen her aileyle..... Ürdün'ün dışişleri. silah veriyor......... ama bizi oldukça şaşırtarak önce kara para ve mali konularda uzman iki polis gönderdiler. sebebi belli olmadan milyon dolarlar ödüyorlardı.... Kral ile karşılıklı yakınlıkları vardı............... Ülkemizden kaçan Uzanlarm yeni karargâhının Ürdün olduğunu kısa sürede öğrenmiştik ama burada işler daha zordu. çünkü Ürdün'de belli aile ve aşiretler devlet yönetimini paylaşmış gibiydiler.............. sonra İsviçre'ye gönderiliyordu.......... Uzanlarm faaliyet ve organizasyonlarının merkezi olmaya devam etti............ ve ileri ülkelerin polisleri dünya üzerinde yürütülen önemli tahkikatlardan haberdar oluyor....... İngiltere'yi ve Hollanda'yı dolaşıyor........ Konuyu iyi bilen Soner Komiser başta olmak üzere.................... yurtdışı ilişkilerinde deneyimli olan ayrıca İsviçre mali polisinden bir yetkiliyi de yurtdışındaki bir görevden tanıyan Narkotik Şube Müdürü Yaşar Yaman ve tahkikatın İstanbul cephesini iyi bilen Kaçakçılık 249 . askeri ve istihbarat kurumlarının bakan ve yöneticileriyle farklı ilişkiler geliştirmişlerdi...... Bölüm: Devlet olarak geldiğini öğrenince neden bilgi alamadığımızı anlamaya başladım................ 1 . İsviçre ise mali konularda hiç kimseye bilgi vermemekle ünlüydü. Tüm uğraşlarımıza rağmen bilgi alamadığımız gibi Ürdün._ ....... sonra da görüşme talebimizi kabul ettiler.......

.. İsviçre savcıları da soruşturmanın sağlam delillere dayandığını gördüler ve memnuniyetlerini dile getirdiler......_ ..............3. İsviçreli yetkili bir ara (Telsim'in lisans sözleşmesi için hazineye 500 milyon TL yatırmaları gerektiği bir zamanda) Uzan-Iâxırı isviçre USI3 03...... federal polisin Kaçakçılık Daire Başkanıyla................. Hatta Uzanlarm İsviçre'de irtibat halinde oldukları kişiler ve onların son olaylar üzerine Uzanlarla yaptıkları yazışmaları ortaya koyunca..... Bölüm: Devlet Şubelerinden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Şammaz Demirtaş ile birlikte görevli olarak İsviçre'ye gittik...... Yani İsviçre bankalarında aslında 500 milyon dolar paralarının olduğunu........_________.t ^ÖstcFCjrcî^... hangi şirketten çıkan paraların Hollanda-İngiltere veya İngiltere-Hollanda üzerinden dolaşarak İsviçre'ye gittiğini sunum yaparak anlattı... bazı belgelere el koymuştu....................nık t3... Soner Komiser....... Üstelik paraları varken yabancı bankalara anlamsızca faiz ödüyorlardı.... kamuyu ve hazineyi zarara uğratmak için bulunan yol ve yöntemlerde sınır tanınmıyordu........ Bu çok üzücü ve beni derinden yaralayan bir durumdu... bu parayı Türkiye'ye doğrudan getirmeyip bunu teminat göstererek bankadan düşük faizle aynı miktarda kredi aldıklarını..rB......___________________..........İ3jrını tcmiîi..... 250 ........ böylece hem vergi vermediklerini hem yurtdışına para £U / çıkardıklarını hem de yurtdışında kredi almış olmanın itibarına sahip olduklarını söylüyorlardı........ hangi tarihte hangi yolu izleyerek....... Uzanlarm ve avukatlarının oradaki şirketlerinde aramalar yapmış.. 1 ........ Burada İsviçre mali polisiyle.......... aslında birçok Türk firmasının bu yolu kullandığını.. Uzanlarm Lotus Notes e-posta sistemi üzerinde tek tek. yaklaşık 450 milyon dolarlık kredi aldıklarını söyledi........ İsviçre'de kredi bulduk diyenlerin çoğunun kendi paralarını teminat göstererek kredi aldıklarını ve sonra da kredi ödüyoruz diyerek paralarını yurtdışına çıkar-dıklannı.ict kcrıciı p9....... hiçbir yabancı firma ve bankanın Türk firmalarına kolay kolay yüz milyon dolarlık krediler vermediğini. İsviçre Uzanlar hakkında soruşturma açmış.... İsviçre Federal Baş Savcısıyla ve Uzanlar hakkında başlatılan kara para ve yolsuzluk tahkikatlarını yapan iki savcı ile görüştük....

....___________________................ adli istinabe yöntemi ile istendiği takdirde soruşturmayla ilgili bilgi.......... açıkça hiç konuşulmasa da Uzanlar hakkında İsviçre'de başlayan dolandırıcılık ve kara para tahkikatı Motorola firmasının şikayeti üzerine başlamıştı..... Türkiye'ye dönünce. İsviçre bir çıkış arıyordu.. ama İsviçre ciddi sorunlar yaratacağı için bu paranın Motorola'ya verilmesini istemiyordu.... bunlar arasında Ürdün Kralı Hüseyin'e......... Davanın Türkiye'ye devri ve hatta İsviçre'deki mal varlıklarının Türkiye'ye gelmesi ihtimali kuvvetlenmişti............ Bolum: Devlet Uzan soruşturması dosyası ve içeriği hakkında bilgi talep etti...... çocukları ve sıkıntı içerisinde bulunan askerler yararına hediye olarak Telsim tarafından bir 251 ........ Bu istinabeye cevaben İsviçre den çok ciddi bilgiler geldi..... Bölüm: Devlet İsviçre'nin verdiği diğer bilgilerde Yımpaş Group AG adına Almanya'da toplanan paraların............................. hatta soruşturmanın devredilmesinin bile söz konusu olduğunu belirtti......._________....................... evrak verebileceklerini. işin yükünü çeken Savcı Mecit Ceylan.............. Görüşmelerde İsviçre bize bu bilgileri vermenin yanı sıra.............. Diğer yandan Amerika baskı yapıyordu..... bu yüzden uluslararası hukuka uygun olarak bunun yolunu arıyordu....._____..... Bu ihtimali destekleyen bir husus daha vardı....... kara yoluyla İsviçre'ye getirilip Yimpaş'ın hesaplarına yatırılmasından sonra......_..1.. Uzan davasının tüm savcılık işlerini yapan. 1 ............... Motorola...... bir kısmının ise belirli kişiler adına gönderildiği söyleniyordu..... bu paraların bir kısmının Türkiye'deki Yimpaş şirketine..... tarafı olduğumuz uluslararası adli yardımlaşma anlaşmaları çerçevesinde.. eğer davayı bize devrederse hukuken bunu savunabilirdi. Bunun üzerine İsviçre savcıları ile bizim tahkikatı gerçekleştiren İstanbul Şişli Savcısı Meclt Ceylan karşılıklı olarak görüşerek Uzanlar hakkında adli yardımlaşma kapsamında bilgi alışverişinde bulundu..........-..... Yozgat ve Ankara Savcılığı ile görüşerek soruşturma başlatılması için talepte bulunduk............. Uzanların İsviçre'deki malvarlığını istiyordu...................... Adalet Bakanlığı. adli istinabe hazırlayarak İsviçre'deki ...._ ....

......... biz uçak biletlerinden gittikleri yerleri öğrenmeye kalkarken onlar bilet değil uçak kiralıyorlardı..._________...... ama bizde delil var onu öğrenmek istiyorlardı............ Zengin ve maddi imkânları olan kişileri izlemek çok zordu........... özellikle Almanya en içten yardımcı olan ve bilgi veren ülke oldu... televizyonda Uzanların İsviçre'deki paralarından 150 milyon doların Türkiye'ye getirildiğini öğrendiğim 252 ....... Lübnan'ın da kendileri ile ilgili hususlarda belli oranda bilgi verdiğini hatırlıyorum.... Uzardan yakalamak amacıyla bilgi almak için İsviçre dışında Almanya......___________________........ görevli gönderiyor ve yardımlaşmak için gayret sarf ediyorduk.... 1 ................... Japonya..._ ... Kral tarafından çekilen bu paranın neden Türkiye'den Ürdün'e doğrudan gön-derilmeyip bu yolun mı izlendiği bize soruluyordu. Birçok ülkede yeterli desteği bulamadık ama Almanya ve Japonya istenen hususlarda. ama Maalesef sebebin olduğundan emindik............ ciddi devlet anlayışı içerisinde bize gerekli bilgileri verdi ve yardımcı oldu.. Bölüm: Devlet milyon dolar miktarında para gönderildiği de vardı.... delilimiz yoktu tahminimizi yazamadık.... Hakan Uzan tüm şirket ve mallarına el konmasına rağmen yabancı bir bankaya ait tek bir kredi kartıyla ayda 450 bin dolar civarında harcama yapabiliyordu.................... Bu para önce İngiltere-Hollanda dolaştırılarak İsviçre'ye gelmiş ve buradan Ürdün'ün başkenti Amman'a gönderilmişti.... Bu soruşturmalar devam ederken başka sebeplerden görevden alındım ve Edirne Emniyet Müdürlüğüne atandım........ Lübnan gibi daha pek çok ülkeyle yazışıyor............. Daha sonra İsviçre'de görüştüğümüz polis ve savcıların Uzan soruşturması ile ilgili olarak İstanbul'a gelip Savcı Mecit Ceylan ve KOM Dairesi yetkilileri ile görüştüklerini. burada beni sorduklarını duyunca ziyaretleri ve ülkem adına yaptıkları için teşekkür etmek ve değer verdiğimi göstermek için İstanbul'a gidip onlarla görüştüm...... Daha sonrasında görevden alındığımdan neticesinin ne olduğunu bilmiyorum....... Dubai...... Singapur... Daha sonra bu kitabı yazarken.. İsviçreliler gerçek ve bu paranın ne gönderilmesinin gerçek sebebini tahmin ediyor............. yalnızca İsviçre'nin cevap verdiğini ve bazı bilgileri gönderdiğini duydum..

.. fış ve belgelerini rüşvet yeminli banka murakıbıyla emindim..... birlikte ama incelemekti...._________............._ ........... Bölüm: Devlet zaman. Yeni duruma göre bankalar.... Ancak bu kararın başarılı olması için yeni yöneticilerin Uzanların fiziki saldırı ve şerrinden korunmaları gerekiyordu...... Bu aşamada tüm imkânlarımızı kullandık.... başta Telsim ve Çimento Grubu yöneticileri olmak durumdaki bu şirketleri ayağa kaldırdıkları gibi konjonktürün de değişmesi ile şirketlerin çok iyi fiyatlara satılmasını sağlayarak devletin kayıplarının belli oranda karşılanmasına büyük katkıda bulundular.................................... ciddi alınmıştı... Yeni yöneticiler.. bankanın paralarını zimmetine geçiren kişilerden bu paraların geri alınabilmesi için daha etkin tedbirler alınmaya başlandı ve bu kapsamda 5020 sayılı Bankalar Kanunumda önemli değişiklikler yapıldı.............. Herkesin iyi insan dediği savcı.......... Banka şubesi rüşvet verdiğinden şüphelendiğimiz diğer gruba aitti ve savcılığa doğru bilgi vermiyordu.... buna sonuçlanmadı.. İmar Bankası'na el konmasından sonra..... yeni yöneticilerin bir süre şirketlere geliş gidişleri bile ciddi sorundu... özellikle de BDDK üyesi bir görevliye verdikleri yüklü miktardaki rüşveti araştırıyorduk.. mevduatı zimmetine geçiren kişilerin tüm malvarlığına el koyabilir hale geldi. bu defa toptan kurtuluş 253 ...___________________......... hesapların bulunduğu banka şubesinde murakıpların ve bizim inceleme yapmamıza izin vermedi.. Bunu öğrenmenin yolu bankanın ödeme ve hesapla ilgili o günkü evrak.. Uzan'm işlediği suçlar ve yaptıkları usulsüzlükleri soruşturmaya çok yönlü devam ederken ve rüşvet konusuyla ilgili bilgileri araştırırken.............. Bu üyenin Uzanlar dışında başka bir 'batan banka' sahibi gruptan da para aldığına dair ciddi göstergelere ulaştık..... Unutamadığım eksik soruşturmalar arasında beni rahatsız eden olaylardan biri olarak zihnimde duruyor... bankada zimmetlerine geçirdikleri 8 katrilyonu tahsil etmek için Uzanların tüm şirketlerine el koydu ve grup şirketlerine yeni yönetim kurulları atadı.............. Uzanlar mücadeleyi bırakmıyordu.... 1 ................. bu işi ilk başlatan ve gelişmesine katkı sunan biri olarak çok mutlu oldum. Buna dayanan TMSF.

......... Bu konuda davanın yakın tarihe kadar Cayman Adalarımda devam ettiğini ve bir süre önce Uzanlarm davayı kaybetmesi üzerine TMSF'nin yatları sattığını öğrendim............ Uzan davasında yapılan yolsuzluklarda kusuru olan..... Bu.......___________________.. ama iki yıl boyunca her hamlelerini tespit ederek önlemeyi başardık....... Durumu haber aldık ve Adalet Bakanlığı ile birlikte mahkeme başkanına haber verdik ve yapılmak istenen hile daha anayasa mahkemesine gitmeden önlenmiş oldu....... Temel hiçbir usule uymayan bu karar Anayasa Mahkemesinde kabul görmedi............ Bölüm: Devlet Yıllarca bazı davalarının yüksek mahkemelerde rüşvetle kapa tılmasmda kullandıkları. yurtdışında faaliyet göstermeyi denediler: yatların TMSF tarafından satılmasına mani olmak için eski tarihli satış senedi tanzim ederek uluslararası sularda kullandırmamaya teşebbüs ettiler. Cem Uzanın evinin altına sakladığı 80 milyon TL'lik kontör kartını dahi bulduk............. Bu iş için önce yerel bir mahkemenin önlerine gelen bir davada uygulanan 5020 Sayılı Bankalar Kanunumun anayasaya aykırılığını ileri sürerek davayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıması gerekiyordu... Hukuk Mahkemesi. Sonunda ülke içerisinde numara yapamayacak hale gelince.... ünlü ve bürokrasi camiasında hatırı sayılan hukuk profesörlerini de kullanarak harekete geçtiler. Uzanlar ise hiç boş durmuyor.... Uzanlarırı yapacağı her manevrayı.... her zaman bir şeyler çevirmeye çalışıyorlardı.. hileyi önceden haber alıyor ve ilgili kurumları uyarıyorduk... Uzan ailesi fertleri ve yöneticilerinden oluşan yaklaşık 40 kişi hakkındaki tahkikat evrakımız sonunda yargılamalar devam etti ve bu kişilerin çoğu mahkum oldular............................. Diğer karar ise İstanbul idare mahkemesinde alınmak istendi._________....... daha karşı tarafa dava dilekçesini tebliğ edip görüşünü sormadan davayı Anayasa Mahkemesi ne gönderme kararı vermişti....... Uzanlar iki ciddi rüşvetle bunu da sağladılar: Birincisi Bakırköy'de açtıkları bir davadaydı................. bir kısım davalar hâlâ devam ediyor..................._ ... Firari 254 ............ ciddi bir mahkemede olmaması gereken bir olaydı ve anlaşılan Uzanılan baştan savmak için verilmiş bir mahkeme kararıydı........ 1 ...

devletin hiçbir yasasına uymuyor... 1 ... 8-10 milyon dolarlık 2 tane helikopter..... ama zaman zaman her şeyi allak 255 .... Her zaman halkın parasını kullanıyor. hiç vergi vermiyor. görevini yapmayanlara hiçbir şey olmadı.. Uzanlar yılda üç beş gün kullanmak için... Bölüm: Devlet baba Kemal Uzan ve oğul Hakan Uzan hakkında açılan davaların görülmesi için yakalanmaları bekleniyor........___________________........... hem Uzan'm dostu oldular.......... Emniyet İstihbaratı....... ama devleti daha ciddi sıkıntılara sokabilecek.................. Bu ülkenin kamu görevlileri kamunun soyulmasına mani olamadılar.. Maalesef biz küçük hırsızlıkları ve patırtılı gürültülü olayları görmekte geç kalmıyorduk.... Pişman mıyız? Asla! Üstelik gurur bile duyuyoruz... hem de devletin üst düzey görevlisi olarak emekli oldular...... hem de daha sonra kendi yandaşlarının yolsuzluklarına bakmaya kalktığımızda iktidar sahiplerinin hasımlığını kazandık...... anlamak ve ona uygun tedbirler almak konusunda veya onu uygulayan kişileri izlemekte aciz kalıyordu............. O günkü rakamla 8...... Aslında Uzan olayı da (diğer birçok olayda olduğu gibi) devlet birimlerinin....... Bugün Uzanlardan bunun hesabı kısmen soruldu....... birçok defa alarm zilleri çalmıştı.... çoğunlukla kof ve alışılmış bir denetim mekanizmasının çalıştığını gösteriyordu... Belki de doğrusu bu sistemin kendi içerden gelen denetim ve dengelerine göre yürümesidır........_ ... Maliye ve Hazine için aslında Uzanlar çok sinyaller vermişti............ hem Uzanlardan menfaat elde etmek isteyenlerin._________....... her gün yeni yolsuzlukları rahatlıkla yapıyorlardı........ ama bu soygunun gerçekleşmesine manı olmayan. ayda milyon dolarlar harcıyorlardı. kaderini etkileyecek bu büyük olaylarla ilgili tehlikeyi görmekten çok uzaktık.. tüm ülkenin mali sistemini. BDDK.. Milli İstihbarat.. 2 tane uçak kullanıyor.... hem kamuda yüksek maaşla görev yaptılar.... Aslında Uzanlarm yolsuzluğu ile ilgili birçok emare orta yere çıkmıştı.. Ama bizler hem Uzan in....... asıl o sahayı düzenleyen şartların içerisinde olup bitenleri çok iyi göremediklerini.4 katrilyon TLiıin yok edilmesine mani olamadılar... Devletin güvenliğiyle ilgili çalışan birimler sorunları algılamak......... her biri 30-40 milyon dolarlık 5 tane yat.....

...... o şuura sahip olduğumuz kanaatinde değilim....... gece saat 24'te tüm sanıklar 100 bin dolarlık kefaletle serbest bırakılmışlar ve sanki bu tahliye bekleniyormuş gibi o saatte 100 bin dolarlar temin edilerek tahliyeler sağlanmıştı...... Bu grup......... karıştığı dedikoduları çıkmış. sorunumuzun özünün de.. Ama maalesef o düşünceye.... İşin zor tarafı ise bu grubun çok güçlü olmasıydı....... gerçeğinin de bu düşünce sisteminde olduğunu zannediyorum............___________________............ kalp ameliyatlarında kullanılan tıbbı malzemeleri yurtdışından ucuz fiyatlara alıp ülke genelinde anlaşmalı ortanı yaratarak çok yüksek fiyatlara satmak suretiy le büyük yolsuzluk yapan... Neşter Operasyonu isminde. Savcı Aldan in 256 ....... önemli banka ve holding davalarını takip ediyordu.. Bir zaman sonra tahkikat belli bir olgunluğa gelmişti ve operasyonun yapılması gerekiyordu.. 1 .... Bölüm: Devlet bullak edecek Uzamlar gibi insanların ve emsallerinin türe-memesi için devletin güvenlik birimlerinin mutlaka zamanında.......... Bu sırada ben daire başkanı olarak atandım..... devlette ve özellikle mahkemelerde........ Uzun süren tahkikatlar sonunda Ömer Süha Aldan.................... bu zamana kadar da birçok davada rüşvetle adaleti etkilemişlerdi veya öyle gözüküyordu........... bu nedenle SSK ve Emekli Sandığını büyük zararlara uğratan kişiler hakkında tahkikat yapılmış ve bu kişiler tutuklanmıştı........ Kısa süre sonra tahliyelere rüşvet....... eski HSYK Baş kan vekili ve o zamanın Yargıtay üyesi Ergün Güryel ve iki üç kişi ile irtibatları vardı................ Alışılmamış bir biçimde ilk duruşmalarında....... Neşter 2 Operasyonu KOM Daire Başkanı olarak atanmamdan kısa bir süre önce. olayları izlemesi ve bu işler büyümeden tedbir alması gerekir....... ender görülen titizlikte işini yapan...... Ömer Süha Bey.._________. Bana kısaca olayı anlattığında bu konuda sonuna kadar kendisinin yanında olacağımı söyledim. her işini kendisi takip eden 'tam bir savcı' idi.._ .. olayın savcısı Ömer Süha Aldan tahkikatı bu yöne çevirmiş ve böylece Neşter 2 operasyonunu başlatmıştı... hatta Yüksek Mahkeme'de rüşvetle iş takip eden bir grubun varlığım tespit etmişti........

..... diğer sanıklar hakkında da bizim arkadaşlarla birlikte tahkikata başlandı. Yargıtay üyeleri de sanıktı ve onlara da işlem yapılmalıydı ama bu..... Yargıtay Başkanı hin başkanlığında bazı Daire Başkanları ve üyelerden oluşan 8-9 kişilik kurulun karar vermesi gerekiyordu.... Onu izlerken gördük ki bir davası Yargıtay'a gelmiş.... Buradaki önemli delilerden biri vermek suçlarından telefon ettiğimiz kişilerin Yargıtay kararıyla üyeleriyle yaptığı konuşmalarının mahkeme dinlenmesi ile elde edilecekti.... Ömer Süha Aldan....... Yargıtay Başkanı Eraslan özkaya ile de dolaylı bir irtibat kurmuş.___________________. Bölüm: Devlet değerlendirmesine göre (ki ben de bu görüşe katılıyordum)..._________............_ .............. Aracılık yapan Hakkı Süha Şen.. 1 .. Bu her takip daire iki başkanı Yargıtay da raporunu de üyesinin cezalandırılmasını talep etmişti.................. onun davasını da MİT yönetici personelinden Kaşif Kozinoğlu takip ediyor ve bazı aracılar vasıtasıyla davayı Çakıcı lehine bitirmeye çalışıyordu.. Türk Telekom-Turkcell Ara Bağlantı Sözleşmesi davası. Erbakanin davası gibi davalarda rüşvetle karar almaya çalışmışlardı............. Bu kişiler Neşter Operasyonu davası...... kendisinden davan m durumu hakkında bilgi almak istiyordu..... 257 .................... ancak Yargıtay üyeleri yönünde mahkeme kararının olmaması ve zaten onlar hakkında karar verecek bir merciin de yokluğu Yargıtay Başkanlar Kurulunun değerlendirmesini çıkmaza sokuyordu......... bundan başka işleri olmayan kişiler ve bürolar tespit edilmişti......... Tahkikat devam ederken Yargıtay Başkanlar Kurulu............... daha Önce yapılmış bir şey değildi... Bu arada yaptığımız başka bir tahkikatta birçok suçtan yargılanan ve mafya babası olarak bilinen Alaattin Çakıcı'nın faaliyetlerini takip ediyorduk.......... Yargıtay üyeleri hakkında Yargıtay Başkanlar Kurulu denen.. Yargıtay üyeleri hakkındaki ihbarını Yargıtay Başkam'na aktardı........... kurula sunmuş... Yargıtay üyeleri hakkında soruşturma yapmak üzere bir Yargıtay Daire Başkanı'nı hazırlayıp rüşvet görevlendirmişti........... Rüşvet vererek adalet sisteminde istedikleri kararları almayı meslek haline getirmiş...

.. (Aslında Çakıcıya MİT mensubunun yardım etme sebebi....._________. 1 .......... Hukukumuza göre......._ ..... ama mahkeme bu davada ceza verirken yaralanan her kişi için ayrı ceza vermemiş.... Savcı yeni durum karşısında Çakıcımın tutuklanmasını talep etti ve bu arada kaçma ihtimaline binaen de biz şahsı takibe başladık.... Hakkı Süha Şen ile eskiden tanışıyor.......... bir yaralamanın ağırlaştırılmış halini uygulamıştı...............___________________................ Bunu... Bölüm: Devlet Yargıtay Başkanı.) Bunun üzerine İstanbul DGM Savcılığı. Dosya İstanbul DGM'ye geldi. bir yere oradaki kişileri yaralama veya öldürme kastı ile ateş açarsanız ve orada birden çok kişi ölür veya yaralanırsa olayın failleri her kişi için ayrı ayrı ceza alır............ Çakıcı'ya kaçmasında yardım eden kişilerin faaliyetlerim de araştırmak istedi.... bu kişi aracılığı ile de Bodrum'daki yazlığını tamir ettiriyordu... Yargıtay davayı bu gerekçe ile bozup her kişi için ayrı ayrı ceza tayin edilmesini isteyince 13x5 yıl gibi bir ceza ortaya çıkmıştı... ama Çakıcı daha önceden tüm adamları ile irtibatını kesti............. Tutuklama kararm-dan önce sahte hüviyetle bir yat kullanarak Yunanistan'a çıkış yaptığını tespit ettik...................... Beşiktaş Kulübümde Sinan Engin sahte gibi kişilerin vize kimlik almaları. Çakıcimn ve aracılarının telefonları mahkeme kararı ile dinlendiğinden Yargıtay Başkam Eraslan Özkaya'nm da bu kişilerle gerçekleştirdiği davaya yönelik konuşmaları kayda giriyordu. kararın bir suretini de çantasında taşıyan Başkan Eraslan Özkaya'nm Çakıcı'nm adamlarına olayı anlatması ile öğrendik.... Dava Yargıtay'da Çakıcı aleyhine bozuldu..... aralarındaki geçmiş ilişkiler......... tüm telefonlarını kapattı...... beklentisi.. O zamanlar 258 ....... veya İtalya hm Konsolosluğumdan belgelerle Çakıcı Türkiye'den gizlice dışarı çıkışında yardım aldığı kişiler ayrı bir kitabın konusu olacak genişlikte. Dava bozulup mahkemeye gelince savcılar şahsın bu ceza tehdidi karşısında kaçma ihtimalini göz önünde bulundurabilirlerdi.......... "Karagümrük Lokali'ni tarayın" diye talimat vermiş ve adamlarının ateş açması sonucunda 12-13 kişi yaralanmıştı...... bundan dolayı Yargıtay dosyasının yerel mahkemeye ivedilikle gelmesi gerekiyordu. bu yüzden burada bu konuları kısaca geçiyorum. Bu davada Çakıcı..............

Böylece şimdi..... Tabii bu kişilere Çakıcı adına Eraslan Beyle ne konuştukları..... ancak yanlış anlaşılmalara neden olmamak için sorguyu kendilerinin yapmasını önerdim..... daha doğrusu bu olayı tam manası ile yalnızca biz biliyorduk. şahsımdan kaynaklı olarak geçmişteki Susurluk ifadelerim._________.......... Sorgudan çıkan kişilerin her şeyi Eraslan Bey'e aktardıkları.. hatta Eraslan Bey'in evinin tamiri gibi konularda bazı sorular ve telefon konuşmaları da soruldu...... Savcı İlhan olaya karışan kişilerin gözaltına alınıp sorgulanmasını istediğinde. Yargıtay üyelerinin durumunun benzeri Yargıtay Başkanı için de söz konusuydu ve bir iki gün sonra aynı şekilde kendisiyle ilgili dosya da buraya gelecekti........... Daire üyesi.... MİT mensubunun adının geçtiğini belirttiğimizde................. Bu durumu diğer Başkanlar Kurulu üyeleri bilmiyordu.............___________________.. Yargıtay Başkanlar Kurulunun önüne gelen Neşter 2 Davası'ndaki mahkeme kararı ile yapılan dinlemede.... ne yaptıkları.... 1 .. gelse bile makamına uygun 259 . eğer Yargıtay... vs dolayısıyla olayları başka yerlere çekebilirlerdi.........._ ..... Aslında Eraslan özkayaiım durumu bu iki üyeye benzemiyordu........................... Savcı İlhan durumu makul buldu ve verilen talimatla Çakıcı'ya yardım eden ve bir kısmı Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile de irtibatlı kişileri yakalayıp İstanbul DGM Savcılığına getirdik..................... Eraslan Bey'in davası belki buraya bile gelmeyecekti....... kendisine bu kişileri yakalayıp getirebileceğimizi. Savcılar bu kişileri sorguladılar... suçu kim işlerse hukuk önünde hesap vermeli ve hiç kimseye ayrım yapılmamalı....." diyerek sadece hukuku hesap ettiğini göstermişti... üyelerinki rüşvet gibi ağır bir olaydı. Bölüm: Devlet İstanbul DGM Savcısı oları Yargıtay 5... birkaç gün sonra da Yargıtay Başkanı Çakıcı'ya yardım etmek olayı ile ilgili olarak aynı şekilde kusurlu bulunacaktı........ soruşturma yapılan sanıklarla irtibatı olan Yargıtay üyelerinin bu konuşmalarını delil sayarsa ve Yargıtay üyelerini suçlu bulursa... hatta birkaç gün sonra Muğla'ya giden Eraslan Bey'i karşılayıp biraz da abartılı olarak sorulanları anlattıkları kanaatindeyim. hukuk adamı Abdüİkadır İlhan 'a bu davada Yargıtay Başkanımın... "Devlet adına yapılan görevlerin haricinde.............

..... Çakıcının bu karardan sonra tutuklanabileceği yorumlarında bulunması gibi nedenlerden ötürü inandırıcılığını yitirdi........ Yargıtay üyesi eski HSYK Baş kan vekili bin kendilerini arayarak davayla ilgili etkilemeye...................... ama zannederim o panikledi..... Bu bilgi üzerine hemen Kayseri Emniyetine Merkez Narkotik ekibi gönderdim ve bir müddet sonra şahısları izlemeye başladık.... Sonra Eraslan Bey hakkında yazan tüm basın mensuplarını mahkemeye verdi..... Bölüm: Devlet davranmamak en fazla kınanacak bir kusurdu... Neticede iki Yargıtay üyesinin dinlenmesi için Başkanlar Kurulunun mahkeme kararı olsa da... inkar etti.... baskı kurmaya çalıştığını beyan ettiler.... Yargıtay'ın Çakıcı hakkındaki bozma kararını çantasında taşıması...... ama Yargıtay'da MÎT'çi Kaşif Kozinoğlu ile görüşmeleri.... 260 . 1 ......... hiçbir işlem yapmaya gerek yoktur manasında bir karar verildi.___________________. mahkeme sonucunda dinleme karan yok hükmündedir.. Bu karar çıkınca bir süre sonra Yargıtay Başkanının Çakıcı davasındaki rolü basma intikal etti ve Başkan oldukça zorda kaldı.... kendi Yargıtay Başkanlarımı ve Yargıtay üyelerini haksız bulan böyle hâkimleri görerek de adalet adına gelecek için umudumuzu muhafaza ediyoruz...... Bu seviyedeki yüksek yargıçların adaletsizliğine şahit olup ülkemizdeki adalete inancımızı kaybederken.... Yargıtay üyeleri hakkında ayrıca karar alınmadığından........ halbuki adalet sisteminin başındaki kişilerin bu durumları hiç de bu kadar basit geçiştirilmemeliydi........._________.........._ ....... bir gün Kayseri den önemli bir haber geldi........ ama tüm davaları kaybetti........ Burada bir atölyeyi kiralayan ve boya işi yapacaklarını söyleyen kişilerin uyuşturucu imal ettiğinden şüpheleniliyordu.................................. Yine Neşter 2 Davasi kapsamında devam eden mahkemelerde tanık olarak dinlenen bazı hâkimler.................. Kayseri Uyuşturucu Operasyonu Kaçakçılık Daire Başkanlığında görev yaparken.

....... faaliyeti yönetenin Selim isminde biri olduğu anlaşılmıştı................... İlk etapta atölyeye gelip gidenleri............... araç plakalarını Öğrenmeye çalışacaktık.... buraya girip çıkan her şeyi takip etmeye başladık.._________.... meşhur bir uyuşturucu imalatçısı olan ve çeşitli suçlardan dolayı aranan Selim Gezer olabileceğini belirterek bu şahsın Emniyetteki dosyasını getirdiler............. Araç plakaları şüpheliydi......... Kısa bir süre sonra arkadaşlarım bu kişinin. dikkat çekmeyen bir yerdi. ayrıca gelip giden malzemelerin yorumlar fotoğraflarım yapıyorduk............_ ...... daha kapsamlı bir operasyon düzenlemek üzere ikna ettim..... Bir süre sonra gönderdiğimiz atıkların laboratuar sonuçları geldi......... 1 ... Bu atölyeyi gözetleyebilecek mesafede birkaç yere kameralı ve fotoğraf makineli personel yerleştirdik ve kısa süre sonra buraya gece geç saatlerde araçların geldiğini ve bazı malzemelerin indirildiğini tespit ettik.......... Aleni bile yapılsa kimsenin dikkatini çekmeyeceği için kaçakçılar açısından çok uygun bir ortam yaratıyordu. çekerek Birinci neler olabileceği malzemeler konusunda malzemelerin hafta dolmadan bu uyuşturucu imalatında kullanılan olabileceği fikrini taşımaya başladık....___________________.. Fotoğraflara baktığımızda benzerlik çok fazlaydı...... Bir süre sonra artık bu operasyonun elimize geçmiş büyük bir fırsat olduğuna ve iyi değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirdim...... Diğer yandan atölyeden çıkan tüm atıkları. uyuşturucu bulaşığı ve uyuşturucu yapımında kullanılan malzemeler olduğu belirlenmişti............ alt katta ise başka bir atölye faaliyet 261 ......... Bölüm: Devlet Düşünüldüğünde Kayseri bu zamana kadar uyuşturucu işine hiç karışmamış... Atölye iki katlı bir binanın üst kalındaydı... istihbaratın teknik imkânlarını da zorlayarak.. Yapılan işin legal bir iş olmadığı konusunda kanaatimiz artmıştı. Arkadaşlarımı ve teknik şubeyi...... Böylece işi bir adım daha ilerlettik ve atölyeyi sürekli kamera kaydına alarak.......... gelip giden araçlara GPS (takip) cihazı yerleştirip onların nereye gittiklerini öğrenmeyi düşünüyorduk....... Bu şüpheyle içerideki kişilerle ilgili bulduğumuz telefon numaralarını dinlemeye başlamıştık...... araç ve kurduğu irtibatlar da bunu doğrular nitelikteydi... Bu esnada dinlemelerimiz de sonuçlanmış....... çöpleri alıp inceleme için laboratuara göndermeye başladık.

._ .... Bölüm: Devlet gösteriyordu... geçmiş faaliyetleri de bunu gösteriyordu...... Bulgaristan'daki eşi ve yakınları birkaç defa atölyeye gelip gitmiş gözüküyordu.. Yaklaşık 20-25 günü geçmişti.. Yakalama operasyonuyla 262 .___________________................. asıl organizatör oydu ve uluslararası çalışan büyük bir uyuşturucu hap kaçakçısıydı......... Selim bu işin içindeydi... yaklaşık 1 aydır operasyonu yürütmekteydik................ Alt kattaki insanlarla görüşerek üst kata çıkan bir kamera sistemi kurmayı düşünüyorduk..... Böylece içeride olup bitenleri görmeye başlamıştık.. Atölye neredeyse bir BBG evi olmuştu.. İmalathaneye geldiğinde yakalama operasyonu yapmaya karar verdik...... Dünyada çok az polise nasip olabilecek bir sitem kurmuştuk ve canlı olarak içerde olup biten her şeyi izleyebiliyorduk......_________............... Sonunda epey bilgi sahibi olduk.. Bir süre sonra imalathaneye gelip giden insanların İstanbul'da....... üstelik birçok suçtan aranıyordu........ bir an önce müdahale etme isteği ağır basmaya başlamıştı.......... birkaç kişiyi de tutuklamak bir şey ifade etmiyordu................. İzmit'te ve diğer illerdeki faaliyetlerini takip edebilmek için araçlarına GPS yerleştirdik ve takibi başlattık....... alt katta koyduğumuz kamera sistemiyle üst kattaki insanların ne yaptıklarını tamamen seyredebiliyorduk... çünkü sadece imalathaneyi almak........ ekibin sabrı azalmış....... kılcal kameralarla ikinci katı gözetleyebildi bir kamera sistemi kurduk.. Orada gerçekten uyuşturucu imal edildiğini tespit ettik... 1 .... Artık bir imalathane takip ettiğimizden emindik.. ekip biran önce müdahale etmek için sabırsızlanıyordu........ eşi de Bulgar'dı... belli oranda ve belli ölçekte bir araya getirerek işlemler yapıyorlardı..... Ama benim amacım bu malı gidebildiği yere kadar takip etmekti. gece çalışan kişiler asitleri ölçerek ve birtakım kimyasal maddeleri kaplara aktararak.... Selimi bekliyorduk. Dosyasındaki bilgilere göre Selim Bulgaristan'da evlenmişti...... hafta kayınbiraderi bir kimyagerdi.... Bir süre sonra Selimin ve onunla irtibatı olan diğer kişilerin büyük çoğunluğunun Kayseri de olduğuna kanaat getirdikten sonra operasyonu başlatmaya karar verdik.. Yani ailecek bu işin içindeydiler ve Selim işi organize edebilecek kapasitede biriydi. Alt katta uygun ortamı yarattıktan sonra minik.

Kayseri şubesi bu konuda yeterince donanımlı değildi..... 1 .. orada bu türden olaylar fazla olmadığı için birikim de yoktu.. ama her safhası örnek bir olay olarak eğitim derslerinde anlatılacak nitelikteydi...... önce Hollanda'ya Hollanda.. Sonuçta tümü yargılanarak tutuklandı ve 12 kişi mahkum oldu....... oradan diğer uyuşturucu dünyadaki açısından kilit noktadır.. hem en tepedeki adama ulaşmıştık hem de çok orijinal bir sistem kurmuştuk....... Avrupa'ya gönderilen trafiği uyuşturucuların çoğu ülkelere dağılıyordu..... Ankara'dan Kayseri'ye 3 saate yakın bir sürede varmamıza rağmen imalathanede halâ asitlerin kaynamakta olduğunu gördüm.. hâkim olduk............... Bu operasyon bizim açımızdan çok mükemmeldi.. Biz böyle başarılı bir operasyonun nasıl başladığını ve nasıl devam ettiğini bir sunum haline getirdik................. Operasyonun kod adı Erciyes'ti...... gidiyor............. kokainin ve sentetik uyuşturucu dediğimiz Extacy'nin tüm dünyaya yayılmasında kavşak konumundadır ve bundan dolayı da Türk polisiyle çok sıkı bir ilişki içerisindedir........_ ......... içeride her türlü malzeme var" deyince ben Başkan Yardımcılarım alarak hem olay yerini görmek. Bunun üzerine o zamanki Emniyet 263 ..... Türkiye'den....... Türkiye ile Hollanda arasındaki uyuşturucu kaçakçılığı olayları dolayısıyla iki ülke polisi arasında işbirliğine dayalı yakın bir ilişki ve alaka vardı. Bu ilişkiler kapsamında Hollanda tahkikat grubu bizi Hollanda'ya davet etmişti................ hem ilk defa böyle ciddi bir uyuşturucu operasyonu organize ettiğimizden orada bulunmak...._________..___________________.............. Bu ilişki benden önceki dönemde KOM Müdürlüğü yapmış Emin Aslan zamanında kurulmuş ve devam ettirilmişti.... Bu operasyonu daha sonra Hollanda'da gerçekleşen bir sempozyumda anlattım........... böyle bir şeyin desteklenmesi gerektiğine inandım ve gittim... Benim çok kısa özetlediğim bu olay 30 gün içerisinde devam etmişti....... Baskın düzenleyen arkadaşlarımız "imalathaneye girdik........... Bölüm: Devlet şahısların tamamını alacaktık.. hatta ilişkileri sıcak tutmak adına eşlerimizle davet edilmiştik.. hem de işleri bir düzene koymak için Kayseriye gittim...... Şahıslarla ilgili adli işlemler yapılarak Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderildi....

Dinleyenler arasında Hollanda'nın en meşhur narkotikçileri vardı...... Bu yüzden daire ile bağlantı kurduk..... Sunumu bu eksikliklerle gerçekleştirdim.... Ben de Erciyes Operasyonu ile ilgili bir sunum gerçekleştirdim..._________........................ Bu bizim için çok iyi bir fırsattı ve zaten benim de amacım hep daha büyük 264 . Ayrıca çok başarılı bir operasyondu ve ben düzenlediğim için her şeyin teferruatını biliyordum.........._ ......... bunları izlemeye ve dinlemeye başlamıştık...............___________________........ Hollanda polisine Türkiye'deki uyuşturucu ile mücadele konusunda bilgi vermemi ve onlann sorularını yanıtlamamı istemişlerdi............ Bu toplantıda benim de kısa bir sunum yapmamı. 1 ........... Bir süre sonra gerçekten de izlediğ lerin lodur ile Afganistan'dan uyuşturucu getireceklerini öğrendik. Yani imalathaneyi saatlerce çektiğimiz filmin sadece birkaç kare görüntüsü ve birkaç kare fotoğrafı vardı....... ve böylece tüm olup biteni izlediğimizi da ekrana söylediğimde imalathaneyi gösteren fotoğraflar geldiğinde Hollanda polisinden birkaç kişi ayağa kalkıp buna inanamadıklanm söylediler...... çok idealdi ve Hollanda'da bilinen sentetik uyuşturucu ile ilgiliydi.. İşte böyle bir araç ile uzun mesafede uyuşturucu ticareti yapılacağına dair bilgi almış.. Sunumda imalathanenin içerisine kamera yerleştirdiğimizi........... ancak film kayıtları epeyce yüklü dosyalar olduğundan yalnızca fotografían gönderebildiler. Benim açımdan. Türk polisinin bu kadar teknik açıdan bu kadar donanımlı çalışarak imalathanenin içine kadar girebilmesini kıskandıklarım bile gördüm.......... Bu çalışma yöntemi Türk polisi açısından oldukça gurur vericiydi... Telaş ve heyecan içerisinde giderken sunumun yer aldığı CD'yi unuttuğumuzu fark ettik. Lodur Operasyonu Ağır iş makinelerini taşıyan tular lodur olarak adlandırılır....... Bölüm: Devlet Genel Müdür Yardımcımız Emin Aslan ve benden önceki Daire Başkanı İsmail Çalışkan ile birlikte ailelerimizle Hollanda'ya gittik..... Her soruya cevap verebilecek durumdaydım... Bu tırlar dozer gibi ağır ve büyük iş makinelerinin nakliyesinde kullanılır........... Narkotik teşkilatının toplantılarına katıldık. internet üzerinden göndermelerini istedik.........................

... Bölüm: Devlet organizasyonlarda.... O kadar ki.. çünkü onlardan cihaz alındığı zaman sanki operasyonun tamamı onlar tarafından 265 ....... bu araçları her gün görmemize rağmen...... Dışarıdan bakıldığında araca. Maalesef bu kadar kısa zamanda bir uydu vericisi bulabilmek kolay değildi.......... Fransa'dan almak mümkündü ama ben operasyonun tamamını kendi imkânlarımızla gerçekleştirmek istiyordum...._... Ne istihbaratta ne de bizde böyle bir cihaz vardı...... Bunun üzerine narkotik şubesini ilgili birimlerle harekete geçirdik... ana şasesinin içerisi boydan boya zula haline getiriliyordu...... Aslında cihazı başka ülkelerden. Daha sonra ön tarafı kapakla kapatılınca en azından birkaç ton alabilecek kadar büyük bir zula elde edilmiş oluyordu.. Devlet 1...... Tirm gizli zula sı İzmir'de bir atölyede yapılıyordu....__________............_ ...................... kapağının takılması dahil her aşamayı görüntülemiştik.._________... zula yapılması........... birini kaldırıp içerisine rahatlıkla cihaz yerleştirebilirdik ve kalaslar sinyalleri absorbe etmediğinden dolayı da haberleşmek çok iyi olacaktı... ancak istihbarat birimi bir hafta bütün bu işlemleri tek tek fotoğraflamış......._... işin kaynağına giden işlerde yer almaktı. Amacımız lodur yola çıktığı zaman uygun bir yerde GPS takip cihazı yerleştirmekti: lodur un üst kısmında büyük kalaslar vardı..... ayrıca devasa bir tır olduğu ve girip çıkabileceği yerler sınırlı olduğu için takip etmek çok kolaylaşacaktı.. basit ihbarlara dayanan küçük olaylarla uğraşmak istemiyordum.. önemli alet edevatın konacağı yedek depolar yapılıyormuş gibi görünüyordu..... Atölyede lodurun ön kısımlarından ................. Tırın alınması......... araca uluslararası çalışabilen bir GPS cihazı koyamadık....___________________. özellikle müttefik olduğumuz Amerika'dan. filme almıştı................_.. Bölüm: kapaklar açılıyor........... elimizde o kadar teknik imkân yoktu ve daha önce hazırlık da yapılmamıştı. ayrıca yetersiz olmamız ihtimaline karşı İstihbarat Daire Başkanlığının unsurlarından da destek talep ettik......................... böyle bir araçta bu kadar büyük bir zulanm yapılıp bu kadar ustalıkla gizlenebileceği hiç aklımıza gelmemişti............... Ancak bütün ısrarlarıma rağmen....... biz bu atölyeyi de denetliyorduk.. Almanya'dan.......... 1 .......

..... Nasıl olsa tır kocaman........ fakat şoför gün boyunca bir türlü asıl patronu ile kontak kuramıyordu..._________........ Ayrıca tır şoförünü de dinlediğimiz için ülkeye girdiği zaman haberimiz olacak diye daha gelişmiş bir cihaz konmasına pek taraftar değillerdi.... herhangi bir Türk GSM şirketi İran'a gittiği zaman çalışmazdı............. Yardım en zor şartlarda ve son çare olarak düşünülmeliydi.... belli baz istasyonlarmdan geçtiklerini bilsek yeter diyorlardı.. tedbirli davranıyorlardı... bize sadece sinyal gelse......... Ben her şeye rağmen tır m uzun sürede gelebileceğim ve telefonun pilinin yetmeyeceğini düşünerek yöntemlerini reddediyordum............. arkasından takip başlattık.. Yalnızca tır şoförünün zaman zaman kurduğu irtibatlara bakarak bulunduğu yeri tespit ya da tahmin edebil inekteydik.. dikkat çekmeyecek iki takip timini tır ülkemize hem....... İstanbul 266 ........... Takip ekipleri ile birlikte Ankara'ya kadar geldi..___________________....... Iranda cep telefonlarımız uluslararası dolaşıma dahil olamıyordu...... fakat oralardan da sinyal alamadık................ Diğer yandan böyle bir cihaz yerleştirilirken görülme ihtimalinden dolayı daha.. Bu yüzden İran'dan sonrasını göremiyorduk... ve aracın Kaçakçılık önünden Daire hem Başkanlığından....... Fakat enteresan bir şey oluyor... Ancak yine de bu fikre uyuldu ve Karadeniz'de teknik ekip tarafından tıra bir cep telefonu yerleştirildi.... Neticede teknik ekipteki arkadaşlar uygun cihazı araca ycrleştiremediler........ Bölüm: Devlet yapılıyormuş gibi bir imaj yaratılıyordu. 1 ..... bunun yerine bir cep telefonu koyacaklardı..... Urdan teknik veri alamıyorduk..... Yaklaşık bir ay sonra tınn Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi Gür-bulak Hudut Kapısından girdiğini öğrendik.... Afganistan'a veya Pakistan'a varınca çalışır diye düşünüyorduk. hudutlarımızı terk edinceye kadar tın takip ettik..... Lodur İran üzerinden Afganistan'a gidecekti....... Bir yandan şoförü dinlemeye devam ediyorduk..... bunu başarabilse İstanbul'da bir adrese malı teslim edecekti........... Oysa kendimize de özgüven gelmesi gerektiğini düşünüyor... tır şoförü malı teslim etmek için araması gereken numarayı bir rakam hatalı çeviriyordu! Biz doğru numarayı biliyorduk ama bir türlü girdiği şoför an bu doğuya numarayı gönderdik çeviremi-yordu... ama ummadığımız bir şey oldu. kendi polisimizin Avrupa'da ve dünya üzerinde prestij sahibi olmasını istiyordum..._ ....

... Tabii takip ekipleri de peşinden. başka türlü irtibat kurmakta zorlandığı için........ şahısların uzun uzun ifadelerini aldık...... yani tır aslında Afganistan içinde ve İran'a birkaç defa................. Oysa biz bu tırm gidebileceği hedefleri ve şebekenin tamamını ortaya çıkarmayı amaçlıyorduk. Bölüm: Devlet Narkotik ekiplerine Önceden alarm vermiştik.... İstanbul yakalamaya öyle hevesliydi ki.. Bunun üzerine.............. Yani tır İstanbul'a götürüldü ve orada yakalanmış işlemi yapıldı.... İzmir Emniyeti de dikkat kesilmişti...___________________.. Oysa asıl amacımız tın yakalamak değildi.. 267 . bir de sanki yakalanmamış gibi tın alıp İstanbul'a doğru yola çıkarttılar....... Afganistan'dan başka yerlere mal taşımışlar.. büyük miktarda mal yakalamak ve basında yer alıp reklam yapmak amacı vardı.. malı alsınlar diye bekleyecektik zira malı alanlar nerelere götürüp dağıtacaklarsa asıl onları yakalamak istiyorduk... nerdeyse birbirinin elindeki mallan kapacak kadar bu işin şan şöhretim önemsiyorlardı... Bir müddet. mal taşımış.. İşte o zaman çok daha rahatsız olduğum şeyler öğrendim...... olsa bilgi sahibi olsunlar diye İzmir'e de alarm verdik......... Ama zaman geçti.._ ... Tırm o büyük gövdesine tonlarca........ bodurla sadece Türkiye'ye kaçak mal getirmemişler...... Bu korkunç bir şeydi.... bunun sanma sahip olmak istiyorlardı...... Soruşturmalar sürdü...... İstanbul ekibi tın yakaladı.... 1 . gerekirse tır gelip yükünü indlrsin......... Ankara'yı da geçip Bolu'ya doğru gitmeye başladı ama bir türlü şoför irtibat kuramıyordu............._________. O zaman bu mantaliteyle uğraşmanın oldukça zor olduğunu görmüştüm. tam bilemiyoruz ama belki bir ton belki iki ton afyon veya benzeri maddeler yüklenip İran'a getirilmiş....... tır Ankara'ya yaklaştı. özelikle iller....... Bu işle gerçek mücadele çok uzakta görünüyordu.. tır şoförü aracı İzmir istikametine çevirdi ve Eskişehir istikametine doğru yol almaya başladı.... ekiplerini Ankara yakınlarına kadar çıkarmışlardı.... Maalesef Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele anlayışının temelinde.......... Biz bu esnada az da........... onların tek amacı çok büyük miktarda uyuşturucu yakalamaktı. sonra Eskişehir yakınlarında bize destek olmak üzere hazırlık yapan İstanbul ekibinin İzmir yoluna saptığını ve Eskişehir yoluna girip tın durdurduğunu öğrendik! Bizim ekipler vardı ama bir defa tır durdurulmuştu.......

..... makamlar göremeyecek kadar başka işlerle meşguldüler.............. HıiL/iriiıi İL Kapıkule Tahkikatı üzgün...... tekrar tekrar gitmiş gelmiş. Büyük olasılıkla afyon taşınmıştı.. Bu çok daha derin ve uluslararası ses getirecek büyüklükte bir operasyon olabilirdi..... Bense ciddi bir mağlubiyet kabul ettiğim bu olayın üzüntüsünü o günden beri yaşarım.. amaca uygun görev yapılıyor mu diye bakma............................ yanılmıyorsam yedi yüz kilo civarında esrar yüklenip getirilmişti. hesap sorma..... gerek teknik alt yapımızın eksikliği ve gerekse arkadaşlarımızın ileriyi görememesi nedeniyle ve belki böyle uluslararası bir operasyonu benim de ilk defa yönetmem veya Daire Başkanlığında çok yeni olmam dolayısıyla teknik aletlerle ilgili sistemi kuramamış olmam nedeniyle bu operasyonda ciddi bir kaybımız olmuştu.......... bu şekilde İran'da bunun imalatı yapılarak eroine dönüştürülebilir ve daha sonra Türkiye ve Avrupa'ya sokulabilirdi.._________..... ama gerek tecrübesizliğimiz.... Denetim....... oradaki kuvvetlere bilgi verebilecek imkânımız vardı.. Yani biz yalnızca esrarı yakalamıştık. arka planını algılamaktan uzaklardı._ .... biraz hasta.. Afganistan'da bir şeyler yapabilecek... denetleme imkânı olmadığı gibi tüm işi bozanları kutlayacak kadar bu işlerin doğrusunu...... afyon veya morfin benzeri uyuşturucu Afganistan-İran arasında taşınmıştı. biraz da kırgın olarak 2005 yılının haziran ayında sürgün edildiğim Edirne'de göreve başlamıştım.... Asıl taşıma faaliyetleri bittikten sonra Afganistan'dan ya da İran'dan. ama bizim arkadaşlar yalnızca bu kadar fazla miktarda uyuşturucuyu sarhoşluğu yakalamış olmaktan Üst dolayı bile günlerce ise bu zafer farkı içinde bulundular.... aracı teslim aldığımızda o kayıtlara bakarak Afganistan la İran arasında üç defa gidip gelindiğini ve her birinde birkaç ton afyonun taşındığı noktalan..... 1 ............___________________... Kısa 268 ............. Bölüm: Devlet İran'da belli hedeflere yerleştirilmiş.............................................. hem alış hem satış noktalarını kesin ko-ordinatîarıyla birlikte tespit edip özellikle İran'a çok ciddi istihbar! bilgi verebilirdik. Biz eğer uydu bağlantılı bir takip cihazı veya en azından kendi içine kayıt alabilen bir alet yerleştirebilseydik..

............._________....___________________... içki ve purolar satılıyor.. Kaçakçılığı organize eden kişiler.. sınırdan giren Bulgarların 1 Vergi ödemeden alışveriş yapılabilen mağazalar... Bu durumun iç yüzünü anlamak için konuyu araştırmaya başladık......... Edirne'de uzun süredir çalışan istihbaratçıların topladıkları bilgileri gördüm.......... Dolayısıyla bu insanlar her gün Türkiye'ye girip çıkıyorlardı....... belki 269 .. Diğer yandan akaryakıt kaçakçılığı da benzer yollarla yapılıyordu................... 1 ....... taşıma ücreti alıyorlardı........... normal yolculara kapalı olan gümrük sahasına.......... Bölüm: Devlet bir süre sonra önüme baktığımda şehrin her tarafında kaçak sigara ve içki satıldığını gördüm.. Böylece belli oranda... durum görülenden daha organizeydi...... Sonra yolcular Edirne'ye gidip malzemeleri başka birilerine teslim ediyorlardı.... Kaçakçılık (KOM) ve İstihbarat birimlerinde çalış an arkadaşlarımla birlikte yaptığımız araştırmada gördük ki çoğunluğu Bulgaristan vatandaşı 5-6 bin kişi ile aynı şekilde Türkiye'deki binlerce kişi.... Hatta bu o kadar alenileş-mişti ki her gün yüzlerce Bulgar aracı Edirne'ye geliyor. Türkiye'ye vergisiz sigara.... burada daha önce anlaştıkları Bulgarlarla telefonla irtibat kuruyor. free snoplara: geliyor... Günübirlik ziyaret adı altında her gün Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmek hiçbir vergi ve harca tâbi değildi... depo larındaki benzinleri şehir merkezinde hortumlarla çekerek satıyorlardı.... Bulgaristan plakalı araçlar sınırdan giriş yapıyor......... malzemeleri alacak olan araç geldiğinde de bagajına döktürüyorlardı..... Organize olunmuştu. her giriş çıkışta da alabilecekleri kadar malzeme onlara teslim ediliyordu. şehrin belli yerlerinde sigara.. bazı kişiler bunları toplayıp İstanbul'a götürüyordu......... içki ve diğer tekel ürünleri ile akaryakıt sokmayı meslek haline getirmişti..._ .... Her kişinin on........................ (Yazarın notu) sayısına göre free shoptan malzemeleri sanki bu gelen yolcular alıyormuş gibi onlar adına alıp kolilerle bekliyor.. 0 günlerde hudut kapılarına girip çıkan kişilerin kaydedildiği bilgisayar verilerini incelediğimde belli kişilerin ayda 50 defa sınırdan girip çıktığını ve kapıdaki asıl yoğunluğu bu kişilerin oluşturduğunu fark ettim..............

... Bulgarların geldiği pazar yerlerine elemanlar yerleştirerek sigaraları kimlerin nerede topladığını.. Bu bilgilerimizi teyit eder kişileri daha yakaladık...... Ayrıca Bulgaristan'da çok ucuz olan et... sigaraların bazı Olaya nerede depolandığını tespit etmek üzere küçük kaçakçıları takip etmeye başladık................ ülkemiz için yıllık 300 milyon TL kadar vergi kaçağından bahsetmek mümkündü..... Türk vatandaşları Bulgar konsolosluklarından her zaman vize alamadıklarından..... Olayları araştırmaya başladık.. ceviz.___________________..... Üst düzey bir memurun 300 avro aldığı Bulgaristan'da bu rakam çok iyi bir kazançtı......... pavyon veya gece kulüplerine belli büfeler vasıtasıyla dağıtılarak sisteme sokuluyordu....... kapalı kasalı araçlarla İstanbul'a götürülüp. Bölüm: Devlet yirmi tane bu şekilde her gün Bulgaristan'dan gelen araba ve yolcuları vardı.. Hatta free 270 ................ Hesap edildiğinde........._ ............. eğer dört kişiyi yanınıza alır ve bir otomobil ile günde bir defa giriş çıkış yaparsanız... Aynı şekilde alkollü içkiden ve akaryakıttan günlük belli bir miktar ciro elde edecek..... Genellikle de bu kişilerin hem Bulgar hem Türk free snoplarından iki katı sigara ve içki aldıkları ve çoğunun araçlarında zula denen gizli bölmelerin ve ek depolarının olduğu da ortaya çıkmıştı. en uygun halı ile 4x3=12 karton sigarayı yurda sokabilirdiniz. Hatta eğer ikinci defa girip çıkıla bilinirse bunun iki katı kazanılabilirdi.............._________.. bu kaçakçılıkta asıl para kazanan Bulgarlar oluyordu........ 1 .................. O tarihlerde günde 10-12 bin civarında insanın hudut kapısını kullandığı düşünülürse... sonra Şehirden ayrılan kamyonetlerin içerisinde çok sayıda sigara ve içki yakalamaya derinlemesine araştırdığımızda Kapıkule'deki yirmiden fazla free snoptan özellikle dört tanesinin sadece bu amaçlar için faaliyet gösterdiğini gördük........................... Böylece o günlerdeki fiyatı ile 12x12=144 avro ödeyecek ama aynı sigaranın fiyatı Türkiye'de tam iki katı olduğundan vergilerden muaf olarak para kazanacaktınız... yüzde ellisi kadarını cebe atacaktınız.... sonra toplanan mahiyette başladık.. Teslim edilen mallar Edirne'de belli yerlerde biriktiriliyor...... badem gibi ürünler de getirilip satılırsa kazanç bir hayli artıyordu... Bulgaristan'a girerken de benzeri bir kazanç söz konusuydu... oradaki bar.

........................... Bu yöntemle yılda yaklaşık iki-üç yüz milyon dolarlık kaçak sigara ülkeye sokuluyor ve vergi kaybı oluyordu..........___________________...... bu suretle yurtdışından alman petrol ürünlerini akaryakıt vergisi ödemeden ülke içerisine sokuyorlardı......................... pompaları ters pompa denen bir sistemle çalışıyordu.. Yol kenarındaki petrol istasyonları çoğunlukla bu amaçla faaliyet gösteriyordu.._ ..... Bildiğimiz petrol istasyonlarında pompalar petrolü arabanın deposuna koyarken...... Yine aynı şekilde kaçak akaryakıt da Türkiye'ye genelde böyle getiriliyordu. Edirne ili ile Kapıkule arasında on beş kmlik bir mesafede en az yirmi tane petrol istasyonu vardı... buradaki pompalar tam tersini yaparak arabanın deposundaki !<!W Haliç'te Yaşayan Sımonlar.................................____... kurdukları organize grup sayesinde de günübirlik Türkiye'ye girip çıkan Bulgar veya Türkleri sanki kendi ihtiyaçları için alıyormuş gibi gösterip....... Ama bu petrol istasyonları farklı bir şekilde işliyordu.... Yanı sigara ve içki üzerinde %270 oranındaki aşırı miktardaki OTV'den kurtulmak için mevzuattaki boşluktan istifade ederek sürekli ülke içerisine kaçak sigara ve içki sokuyor...................._____.... Bölüm: Devlet snopla hiç alakası olmayan bazı kaçakçılar............... 1 ..... Bu yolla elde edilen gelir öyle yükselmişti ki rakamlar her free shop için aylık birkaç milyon doların üzerine çıkmıştı. Böyle bir kaçakçılığa müdahale etmek lazımdı....... Yani yurtdışından gelen araçlann yurtdışından aldıkları ucuz mazot veya benzinleri petrol istasyonuna boşaltıyor... böylece vergiden kurtuluyorlardı..... Ayrıca özel zulası olan araçlarla (hatta yaya olarak sırtlarında taşıyarak) gece çalışan gümrükçülerin de göz yumması sayesinde free shoplardan dışarıya toplu olarak çok miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı........ onlara sadece taşımalarına karşılık belli miktar para ödeyerek bu sigara ve içkileri piyasaya sürüyorlardı..................____......_________. yurtdışından kendi adlarına sigara ve içki getirterek free shopların antrepolarında depoluyor... ülkenin kaynakları boşa gidiyordu.... Bu amaçla biraz daha derin bir inceleme 271 . benzini çekip istasyonun deposuna alıyordu.._........

..... Ancak bunun kaçakçılık şebekelerin-ce yapıldığını hukuki delillerle ispatlamamızın çok zor olduğunu düşünüyorlardı.. Onlann birikimlerini bir brifing notuna dönüştürdük........ Bunların çoğuna peşin ödeme adı altında bir ceza kesilmekteydi... ödeyen yoktu...... ayrıca uzun yıllar ciddi operasyon icra edilmemişti ve teknik imkânları da yeterli değildi........ İstihbarat birimindeki görevliler bu olaylarla ilgili önceden çalışmış ve bir bilgi birikimi sağlamışlardı......... Bu işte pay sahibi olan herkese yönelik bir operasyon yapılmadığı müddetçe kaçakçılığı önleme konusunda başarı sağlanamazdı.......... Kapıkule'de yukarıda anlatılan şekilde kaçakçılık yapıldığım gören gümrükçüler ve polisler bu işi önleme yerine haksız kazanç sağlayanlardan kendilerine çıkar elde etme yolunu aramışlar ve zaman içerisinde herkes...... idealist başlayanlar da dahil bu pisliğin içine girmişti.... polis ve diğer görevlilerin de rüşvet almaya.................. ancak 272 ........___________________. polisler. Anlattıklarımızı dinlediler ve kendi teşkilatımızı da eleştirdiğimizi duyunca tarafsızlığımızdan emin olup durumu kabul ettiler......... dürüst ve namuslu insanlar da elbette vardı............ Bölüm: Devlet yaptığımızda... İl Savcısı Şenol Yıldız ve dört yardımcısını Emniyet Müdürlüğüne davet ederek brifing verdik ve yapılan kaçakçılığı anlattık. Oysa elimizdeki imkânlar çok sınırlıydı........... ne gördüğümüzü........_ ......... irtikap yapmaya başladıklarını tespit ettik. Önce bu olayla ilgili genel bir çalışma yaptık... 1 ... free shoplar sokaktaki kaçakçılık şebekeleriyle beraber çalışıyor........... Edirne gibi bir yerde çok az sayıda polis vardı ve mevcutlar da operas-yonel tecrübeye sahip değillerdi..........._________. gümrükçüler ve kapıdaki diğer memurlar kaçakçılık yapan şebekelerden rüşvet alıyordu... ne düşündüğümüzü ve ne yapmak istediğimizi belirttik. Şahıslara ön ödeme cezası kesilerek bir ay içinde ödemeleri için tebligat yapılıyordu. Hepsi birbiriyle bağlantılıydı.. sistemin böyle çalışmasını gören kapıdaki gümrükçü. Söylediklerine göre anlattığımız durum yıllardır biliniyordu ve her yıl binlerce kaçakçılık davası savcılığa geliyordu.. yani sigara ve içkiyle yakalanan kişi bunun iki katı kadar para cezası alırdı.... ama... O dönemde iyi çalışan......................

......_ ......... Biz bu işi hallederiz dedik..... her türlü kanunsuzluğa karşı olmalarım........ bizim polisler de küçük miktarlarda.......___________________...... da olsa rüşvet çarkının içerisine girmişti... görevleri esnasında kurallara uymalarını........... Çok fazla da abartmadan kendilerinden birtakım taleplerde bulunduk ve onlar da bu talepleri yasaların el verdiği oranda hukuki olarak karşılayacaklarını vaat ettiler... Bir müddet sonra tam bir kaçakçılık şebekesiyle karşı karşıya olduğumuzdan emin olmuştuk.................. onların dışarıdaki uzantıları ve malları İstanbul'da dağıtanlar şeklinde birbirleriyle bağlantılı organize bir grup halinde büyük* bir çark 273 .... Free shoptaki insanlar....... Bölüm: Devlet şahıslar yabancı oldukları ve yurtdışına gittikleri için bir daha ne ödemenin alınması ne de tebligat şansı oluyordu... Bana doğrudan bağlı olan Kapıkule Emniyet Şube Müdürünü değiştirdim. Son defa uyarmak üzere Kapıkule Emniyet Şube Müdürlüğünde çalışan tüm polisleri toplayarak kapıdan gelip geçen herkese iyi muamele yapmalarını......................... Mahkemeden izleme kararı çıkardık.............. 1 .... Bir yandan kaçakçılığı nasıl yaptıklarını öğrenmek için free shopları ve onlarla birlikte hareket eden kaçakçı gruplarını izlemeye başladık......... kim olursa olsun yanlış yapanlarla mücadele edeceğimi ve benzeri şeyleri anlattım... sorarak Bize göre kapıda görevli olan Bu herkes nedenle kimseden bilgi alamazdık.... namuslu bir görevin önemini... deneme yapılacağını bahane ederek.. içine kamera yerleştirdiğimiz bir LCD monitörü bağlayıp izlemeye başladık.... Bunun üzerine bir çalışma dosyası açarak çalışmaya başladık... Kapıkule'deki polis peronlarında pasaport kayıtları için kullanılan bir bilgisayara... başladık................ Onların nasıl bir organize şebeke içerisinde çalıştıklarım tespit etmeye çalışıyorduk...... Ondan sonra buradan nasıl bilgi edinebiliriz diye düşünmeye şüpheliydi. Diğer yandan Polis Teşkilatının kapıdaki görevlilerinin yaptıklarını anlamak için polis birimleri üzerinde araştırma başlatmıştık. Gördüğümüz manzara iyi değildi. rüşvet gibi olaylara karışmamalarını........_________..... yöntemlerini çözebilmek için gizli kameraya başvurmaya karar verdik.. Bunları teknik takibe aldık ve şehir içindeki faaliyetlerini takip etmeye başladık....

Bu insanlar külliyetli miktarda sigara ve içkiyi yurda sokuyorlardı.... kayıtlarda ortaya çıkardı..... Aslında normalde her polis kulübesini izleyen bir kamera vardı ve bunlar sistemli bir şekilde kayıt yapmak üzere kurulmuştu...... pasaportlarında yanlışlık bulunan..................... free shoplar her sattığı malı kişinin pasaport numarası üzerine kaydediyordu.. hatta bazı otobüslerde bulunan gizli zulaları dolduruyorlardı..... Aynı şekilde günübirlik gelip giden birkaç bin kişi için de sigara ve içki çıkışı yapıyorlardı........... buna göre bir tek paket sigarayı bile kaçak çıkarmak mümkün değildi.... Demek ki o kayıt ve denetimler de doğru yapılmıyordu. Bunu gördükten sonra............_________.... hiç sigara içki almamış olan kişilerin pasaport numaralarını ve isimlerini kullanarak onlar adına işlem yapıp otobüslerle toplu miktarda sigara ve içki çıkarıyorlardı......... 1 . Çünkü yurtdışından sigaralar getirilirken gümrük denetiminde sayılarak antrepolara konuyor... belli miktarda para almak suretiyle ülkeye sokuyor veya bu kişilerin ülkeden çıkmalanna müsaade ediyorlardı. O kadar profesyonelce para alıyorlardı ki yakın bir mesafeden izleseniz bile bunu görme imkânınız yoktu.. 274 ancak kameralar yalnızca ..........._ ....... Bölüm: Devlet dönüyordu. Pasaportsuz girilmemesi gereken gümrük sahasına kaçakçı kişilerin her zaman girip çıkmasına göz yumuyorlar. sonra antrepodan yine gümrük denetiminde çıkarılarak free shoplara sayılarak veriliyor..... önce bir müddet polisleri inceleme altına aldık ve gördük ki onlar da hukuki olarak eksikleri olan. denetimsiz ortamlarda hiç kayda girmeden yükleyebildıklerı kadar içki ve sigarayı da otobüslere... Ayrıca fırsat bulduklarında... vermesi gereken vergi ve harçları vermeyen birçok kişiyi........___________________............ kayıtsız mal satılmasına rağmen gümrük teşkilatının denetiminde hiç açık verilmiyordu........ Gümrük denetiminde tüm bunlara bakılıyordu... Tüm antrepolar.......... ama nedense zulalar dolusu sigara ve içki çıkarılmasına.... Özellikle otobüsler geldiği zaman........ yolcuların tüm listesini alıyorlar...... mani olmuyorlardı.................... özel otolara yüklüyorlar.. free shoplar ve satış belgeleri yüzlerce defa denetlenmiş ama hiç kaçak sigara satışı tespit edilememişti..... Yasaya göre gümrük görevlileri free shopları ve onların antrepolannı sürekli denetliyordu...

Yine o tarihlerde orada çalışan istihbarat görevlileri takdire şayan bilgiler toplamışlardı..... Eğer bilgisayar monitörünün içine kamera koymasak... Neyse ki kış yaklaşıyordu. teknik bilgisi ve mütevazıhğı ile çok beğendiğim polis memuru N.... ve teknik heyeti istemiştim.. Tedbir almaya başlamışlardı..... zamanın Daire Başkanı Sabri Uzun'dan........ Ben de bunu yaygınlaş11rarak birçok kulübeye koyabileceğimize ve bu arada bazılarının içerisine kamera yerleştirerek izlemeyi kapsamlı hale getirebileceğimize kanaat getirdim............................. Topladıkları bilgiler üzerine en azından beş-altı gümrük kulübesine daha kamera koymamız gerektiğini düşünmeye başladık.... o zamanlar yeni çıkan quartz elektrik sobalarına talep de çoktu....................................... bazı polisler bizim kamerayla tespitler yaptığımızı duymuştu... pasaportun sayfalarına bakıyormuş gibi yapıp parayı ceplerine veya çekmecelerine atıyorlardı. Bölüm: Devlet parayı kulübenin dışını görüyordu. önce bu yöntemin denenmesi gerekiyordu..___________________... mevcut kameralardan izlesek para alma eylemlerini asla göremezdik..'yi. yeterli ısınmadığı şeklinde şikâyetler vardı...... Özellikle polis ve gümrük kulübelerinin soğuk olduğu...... Bu tarihlerde asıl olarak gümrükçülerin en çok nerelerde rüşvet aldığını tespite yönelik istihbarat faaliyetlerine başladık..._________.._ ... 1 . hemen geldiler... üstelik rüşvet verenler pasaportların içinde veriyor............ Teknisyen polislere planımızı aktardım ve bunun için önce birkaç tane elektrik sobası alıp içerisine kamera yerleştirerek denememiz gerektiğini.............. polisler hiç kimsenin göremeyeceği biçimde... Bana yardımcı olmak için her şeyi yapacağını bildiğim.. aletin sobanın sıcaklığından ne kadar 275 ....... Tam bu sıralarda polislerin gizli izleme faaliyetlerimizden şüphelendiklerini telefon dinlemelerinden öğrendik...... Kameraların yerini bilmiyorlardı ama farklı olan bir monitörden huylanıp önce monitörü. sonra da üzerini örtüyle kapatmışlardı............... İşte bunu fırsata dönüştürmeyi düşündüm.... İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı olarak çalıştığım dönemlerden tanıdığım.. Başka bir bilgisayar monitörüne ve şube içerisindeki klimanın içerisine gizli kameralar yerleştirerek toplamda üç kameraya ulaştık... Bunun üzerine işi biraz daha büyütmeye karar verdik......

... Netice çok iyi değildi..... îl Valimiz N us re t Miroğlu iıdan destek istedik... frekans kayması ve görüntü nakleden sistemlerin başka cihazları etkileyip etkilemediği gibi testleri yapmaya başladık.... 5-6 kamera kurduğumuzda bu kadar çok kameranın görüntülerinin izlenmesi.......... Ben de daha önceden de muhtelif vesilelerle tanıdığım Almanya'daki bir arkadaşımdan...... kolay iş değildi........ etmek gerektiğini anlattım.. önce iki soba alıp içerisine kamera ve görüntü nakledecek cihazları yerleştirdiler.......... nerede izleriz............... Hemen işe koyulduk...... nasıl yerleştiririz.. Gümrük şahsında yalnızca bir odayı kullanabiliyorduk..... nasıl değerlendiririz gibi hesaplar yapmaya başladık.. gece de istihbaratın küçük atölyesinde deneme......... bir yandan yeni sobalar bulmaya bir yandan da nereye. Cihazlar analog sinyallerle çalışıyordu...._________...... Sayın Miroğlu kabul etti........ montaj işlemleri yapıyorduk. Bunun üzerine yeterli sayıda kamera bulabilmek için araştırmaya başladık.. elimizde operasyonda kullanılacak az sayıda görevli vardı............ başka cihazları etkileyebilir.. Talebimiz şuydu: Kapıkule deki polis ve gümrük peronlarına (kulübelere) Valilik tarafından soba yaptı-rılıyormuş gibi gösterecektik.... değerlendirilmesi gerekecekti... Yine de operasyon yapılmasını çok istediği için tüm çalışmalarımızı destekleyeceğini belirtti........... çevredeki diğer alet ve cihazları ne etkileyeceğini test................___________________.... îlk denemeler başarılı olunca.. hatta birçok evde ebeveynlerin 276 .. ayrıca frekanslan birbirine çok yakın olduğundan birbirlerini etkileyebilirlerdi... ama planımızın içeriğine tam olarak vakıf değildi........ kameraların dışarıda görülme durumu. ama bu cihazları temin etmem mümkün değildi.. orada çok basit alanlarda kullanılan. Ufak değişikliklerle sistemi işler hale getirdik....._ ...... Aslında çok profesyonel cihazlar vardı. sıcaktan etkilenme... Bölüm: Devlet kadar etkileneceğini.. Gündüz makamda çalışıyor. ama işe yarayacaktı.. 1 .... Kendisi Kapıkule'deki yolsuzluklarla ilgili çalışma yaptığımızı biliyor... Geçmiş tecrübelerime dayanarak bu cihazı test etmeden kullanmak istemiyordum.. Dolayısıyla çok iyi plan yapmamız gerekiyordu... kendileri çevredeki elektronik sistemlerden etkilenebilir.......

............ Bir takımın masraflanm buradan çıkardık.............................. amatörceydi....... İstihbarat Dairesinin teknik elemanları ile bizim istihbarat biriminin çalışkan ekibi ve komiseri Alaattin.......___________________... kamufle edilirse istihbarat amaçlı da kullanılabilecek kamera ve bunların transmitterle-rinigetirmesini istedim.... kalanı için İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun imdadımıza yetişti.... ___. Kulübe- 2 Ses ve video gibi elektronik sinyalleri başka yere taşıyan cihaz... ._____. Dördüncü günün oluşturduğumuz sobalarla izlemeyi yapabileceğimize kanaat getirdik.... Daha sonra sobalar içerisine yerleştirerek bu cihazların nasıl çalışacağını bir müddet gözlemledik........ (Yazarın notu) Haliç'te Yaşayan Simonlar_____... hudutta bir insan kaçakçılığı olayı ile ilgili olarak Yunanistan tarafını gözetlemek için camiyi kullanacağımızı söyleyip müftülükten destek alarak camiye gittik. sonunda vida deliğinden bu görüntü kameralı alabiliyorduk.......... Altı-yedi takım getirdi...... 1 ...._ . Onu da şüphelendirmemek adına müftülükle görüştüm. Böyle bir şeyi hemen kabul ettiler.. Ancak Emniyet Müdürlüklerinin böyle cihazlar için kaynaklan veya ödenekleri yoktu.... Minareye antenleri yerleştirdikten sonra sistem çalışmaya başladı... ödeneği olmayan işler için bir tek polis kantinlerinin gelirlerini harcama yetkim vardı........._-....................................... Bölüm: Devlet çocuklarını izlemek için kullandığı. planımıza uygun şekilde önceden seçtiğimiz yirmiden fazla kulübeye kameralı sobaları yerleştirdik. Ancak gümrük sahası çok büyüktü ve elimizdeki cihazlar çok basit........ Bunun üzerine oraya en yakın caminin minaresine anten konulmasına karar verdik..... görüntü alamıyorduk..... 7 takım kamera ve alıcıyı kısa sürede ayarlayarak frekansları birbirine karışmadan izleme yapacağımız duruma getirdiler.... Kameralar çok güzel gizlenmişti....... Caminin fahri bir imamı vardı........ bize 6 takımı da alarak kullanma imkânı verdi........... lerc soba konacağını söyleyerek bizim teknik polislerimizi soba firmasının elemanı kılığında Kapıkule'ye gönderdik............. Fakat bu sefer de bazı noktalarda mesafe uzun olduğundan 277 ....._________..........

.. Neticede kameraları buldular........._ ....... MİT Bölge Daire Başkanı 4 yıldır görevdeydi ve söylediklerinde kararlıydı... Orayı izlemek için en uygun yer..._________.. ama biz sessiz Bu arada günler boyunca her türlü rüşveti...'den istemediklerini. kaçakçılık gibi yolsuzlukların gerçekleştiği oda biraz ters ve uzakta olduğu için görüntü alamıyorduk...... irtikabı kayıt altına almayı başarmıştık..... Ancak izlendiklerinden bir şekilde emin olan gümrükçüler.... Bölüm: Devlet yeterince net görüntü alınamıyor.... Ama en önemli yer olan.. Olaylardan haberdar olduklarını ve araştırmaya başladıklarını gördük...E... Buradan izlemeye devam ettik fakat kalite kötüydü. 1 ...... bir iş için kullanmak üzere MİT Bölge Daire Başkanı'ndan izin istedik ve onay almamız üzerine alıcımızı buraya yerleştirdik............ Sanıyorum bizim izleme ve dinleme kararı almak için gönderdiğimiz yazılar vasıtasıyla Adliye'den bilgi sızıyordu... gümrük sahası içerisinde Milli İstihbaratın kullandığı odaydı. O zaman gümrükte görebildiğimiz kadarıyla dört önemli nokta vardı: giriş...... ayrıca araçlar girip çıktıkça görüntü bozuluyordu.. böyle bir şeye destek veremeyeceklerini. ayrı 278 ............... şüphelendiğimizi. İzlemenin on ikinci gününde gizli faaliyetimizin gümrük tarafından duyulduğunu anladık....... Kamerayla izlediğimizi biliyorlar ama kameraların nerelere gizlendiğini bilmiyorlardı...........___________________.............. çıkış.. Mecburen oradaki sistemimizi kaldırdık ve onu da minareye taşıdık....... Bu dört...... Edirne Gümrükler Başmüdürü ile görüşmemizi söyledi...... on beşinci günden sonra araya araya bizim sobaların içerisindeki kameraları buldular....H...... Ancak bir müddet sonra odalarından gümrük görevlilerini izlediğimizi anlayan MİT Bölge Daire Başkanlığı sistemleri buradan kaldırmamızı.. tüm emarelerin onu şüpheli hale getirdiğini ifade ettik. Çok net görüntüler almaya başladık. Açıklama yapmaksızın.. muayene ve özel fatura... yapacak fazla bir şey yoktu. Onlara bilgi sızmıştı.. gümrükle aralarının açılmasını Biz de en çok Gümrükler Başmüdürü Î.. Bir kamerayı orada bulunan İstihbarat Birimine ait bir büroya yerleştirdik................ böylece daha kaliteli görüntüler almaya başlamıştık...... özel fatura denen işlemlerin yapıldığı ve özellikle hayali fatura......... bazı gümrük görevlilerini dinliyorduk........

... son çıkışta pasaport işlemi yaptırmadan çıkan var mı diye kontrol için bulunan polis görevlileri orada alenen para alamadığı için..... her desteyi bir kişiye veriyor..._ . Yani oradaki polis ve gümrüğün bütün görevlileri.... bir deste kendisi.................... birkaç istisna haricinde tüm görevliler.. yedi desteye ayrılıyordu.. daha üstteki başmüdür ve yardımcılarının teknik takibe alınması........... orada tek tek sayılıyor.. Bu da gösteriyordu ki.... telefonlarının dinlenmesi........___________________.... Kameralar on beşinci günde bulunmuştu ama biz daha beşinci-altmcı günlerin görüntülerini izliyorduk.. irtikap........ Hatta kapının giriş ve çıkışındaki kulübelerde... Yeterli delil bulmuş. bazı hukuki eksikleri olan insanlardan küçük miktarlarda para alıyorlardı............ kaçakçılık faaliyetlerinin içerisindeydi.. birbirinden bağımsız beş binden fazla para alma görüntüsü tespit etmiştik. ondan sonra altı veya.. durumu biliyor ve hepsi birbirleriyle anlaşmalı bir şekilde kaçak mal götüren. Genel görüntü çok netti. Üst rütbeli bir gümrükçü geliyor..... kalan iki desteyi ise alıp götürüyordu. Sahada çalışan tüm görevlilerin rüşvet görüntülerini almıştık.... rüşvet. Bu bilgilere ulaşmıştık ancak gizli kamera görüntülerini seyretmek hiç kolay değildi.. En vahimi de rüşvet adı altında yabancı kadınlara cinsel tacizde buiunulmasıydı...... rüşvet vermeyenlerin nasıl tehdit edildiklerini tespit etmiştik... Bölüm: Devlet kulübeden her gün toplanan paralar belli bir kulübeye getiriliyor... Görevlilerin paralan yukanda anlattığım şekilde tek tek sayıp kendi aralarında bölüştüklerini tam seksen beş defa kaydetmiştik.. o alanda hudut kapısı içerisinde bulunan.. Artık gümrükteki yöneticilerin. Sonunda inanılmaz şeyler ortaya çıkmıştı. belki bir iki istisna hariç..... bir kamera 24 saat kayıt yapıyor ama 48 saatte ancak çözülüyordu............ ama bu ağın nereye kadar gittiğini bilmiyorduk.. görüntülerini tespit etmiştik...... izlerken yapılanlardan midemiz bulanmıştı.... 279 .... "Birlikte olursak size her şey serbest" deniyordu............. diğeri kendisinden daha yukarıdaki biri içindi.............._________...... Aynca rüşvet..... 1 ....... Resmi bir kurum içerisinde yabancı kadınların onuruyla oynanıyordu.... gümrükçüler kendi paylarından o görevliye de hisse veriyorlardı. vermeyen insanlarla nasıl pazarlık yapıldığını........

.. Tabii tüm bunlar olurken.. sonra gördük ki aslında bu free snopların bir kısmı zaten kaçakçılıkta sabıkalıymış.. Yukarıda da bahsettiğim. birbirini etkileme durumunu dikkate alarak önce free shoplarla ilgili operasyonu başlatmaya karar verdik.. Aslında bir telefon dinlemesinde bir gümrükçünün zarf içerisinde başmüdüre para verdiğini tespit etmiştik. Sıraya koyduk... varsa onların aldıkları paraları da tespit edelim..... eşiyle arasında geçen..... Yine sonradan öğrendiğimize göre bu kişilerin bazıları kapılarda yoicu beraberinde hediyelik eşya çıkarmakla kalmıyor... 1 ........ örneğin yükledikleri 500 resmi evrakta 50 kutu gösterip........... 50 kutuyu diğer kapıya götürmek gibi yöntemlere de başvuruyorlarmış........... Bu meseleleri yeni kişilerle tespit etmemiz gerekiyordu............. Geçmişte benzeri durumlarda çeşitli kişiler yakalanmış olmasına rağmen bu kişilerin ruhsatları 280 . Ama tabii bilgi sızınca........................ en az on defa daha kapalı kasa kamyonetlerle İstanbul'a götürülen çok miktarda sigara ve içki yakalamıştık......._________... üzerinde çalışma yaptığımız dört free shopun kaçakçılığa karışan sahiplerini ve görevlilerini gözaltına aldık.... Belki de biriken paraların. Bölüm: Devlet odalarına da cihaz konması gerekiyordu ki.. Gür-bulak gibi yerlerdeki free shoplara mal gönderiyor gibi gösterip....... Mersin....___________________... Aynı anda hem free shoplar hem polisler hem de gümrükçüler hakkında operasyon yürütmeye imkânımız yoktu._ .... başka birimden gelenlerle birlikte Ankara'ya gitmesi de söz konusuydu.......... ama bunlara yalnız Kapıkule'de değil.......... Bütün bunları delil olarak kullanarak kaçakçıların dört ayrı örgütlü grup şeklinde çalıştıklarını ispatlamıştık.. ama bu.......... artık operasyon yapmanın şartlan ve devam etmemizin zorlaştığı anlaşıldı.... ev ve işyerlerinde arama yaparak belgelerine el koyduk. Free shoplarla ilgili zanlıları adliyeye çıkardık.. zaman zaman sanki Edirne'den İzmir. diğer kapılarda da free shop açma ruhsatı verilmiş. yolda (İstanbul'da) 450 kutuyu boşaltıp.. Onların para kaydı tuttukları defterlerdeki bilgileri aldık........ Kapıkule antrepoda bir araç dolusu. kanunen hukuki bir delil olarak kullanılamayacak bir konuşmaydı................... böylece operasyonun birinci bölümü tamamlanmıştı..............

. alman tedbirlerle büyük çaplı kaçakçılık yapmalarını önledik......_ ......___________________.. bir bayram günü.................. Bu şebekeler daha Önce Mersin Serbest Bölge'de.............. sonra da hırsızlıktan Neden yakaladık.. Olayı hırsızlık diye niteleyip araştırırken... Bölüm: Devlet iptal edilmemiş.... ülke içerisinde satılan diğer sigaralardan farklı renk ve bandrole sahipti.............. Şahısları suç delilleriyle birlikte yakalamak için takip ve izleme başlatmıştık.. bu işi yapanların daha önce kaçakçılık yapan şebekenin üyeleri olduğunu öğrenmiştik... dolaylı bir şekilde kaçakçılık faaliyetlerine göz yumulmuş._________.. Fakat çok geçmeden bu defa Hatay'dan Edirne'ye sigaralar yakalamaya başlamıştık....... Kapıkule deki kaçakçılık şebekeleri de bu tür sigaraları sisteme sokmasını biliyordu.... aynı kişilerdi....... sonra Kapıkule'de ve zaman zaman da farklı yerlerde bu tip faaliyetlerde bulunmuşlardı.. hiç tereddüt etmeden eski kaçakçı şebekesinin üyeleri olan.... gümrük sahası içerisindeki gümrüksüz malların bulunduğu antrepo gece saatlerinde soyuldu.............. ancak bir süre sonra bu girişimlerini de tespit ederek................ Kaçakçılık olaylarına karışan free shoplar hakkında işlem yapılması sonucu bu şebeke................ İçki ve kaçak sigaraların nasıl ve kimlerin sistem içine soktuğunu bilen antrepo sahibi tek başına hiçbir araştırma yapmadan olayı biliyordu... ancak İstanbul'da eğlence mekanlarına sigara satan büfe ve satıcı zinciri ile irtibatı olan kişiler bu malları sisteme sokabilirdi... bizim tespit ettiğimiz kişilerin ismini vermişti. Bu kargoyla şebekeleri gönderilen önce kaçakçılıktan...... Bu gelişmelerden bir süre sonra......... bunu adeta meslek edinmişlerdi....... ama biz 5-6 kişilik en zeki ekibimizle ve ileri teknoloji kullanarak ancak bir haftada olayı çözebilmiştik...... 281 . işsiz kalınca bu defa bitişik Bulgar kapılarındaki free shoplarda mal alıp kaçak geçirmeyi denedi.... Gerekçesi çok basitti: free shopiarda satılan sigaralar.... bu nedenle bu sigaralardan elinizde binlerce de olsa kimseye satamazdınız..... Şahısları malların az bir kısmı ile birlikte İstanbul'da yakaladık....... Bununla birlikte soyulan antreponun sahibine kimlerden şüphelendiğini sorduğumuzda... Kamyonla gümrüksüz sigara çalmışlardı.... 1 .

................. Çünkü iki grupta da gözaltına alınacak memur sayısı çok fazlaydı. Gayret ve ısrarlı takiplerimiz kapanması sonunda ve başta olaylar Kapıkule gittikçe olmak zayıfladı üzere ve Edirne'den tüm ayrılmadan bir yıl kadar önce Bulgaristan tarafındaki free snopların Edirne'deki kapılarda free snopların TOBB denetimindeki Set ur'a devredilmesi sonrası kaçak sigara olayı gündemden düştü.. azami kanuni süre olan 4 günde yürütme imkânımız yoktu........ Bir defa kaçakçılık şebekesi kurulup da kendi sistemini oluşturunca öyle kolayca yok edilemiyordu. bir şebeke vardı. Zaten o ana kadar kulübede aldıkları rüşvet görüntülerinden bu görevlilerin büyük kısmının kimliklerini tespit etmiştik.... Polisleri gözaltına alarak onların tahkikatını Emniyette yapmayı.... 28 polis... Gümrük görevlilerinin 60 kadarını da yakalayıp Emniyet Müdürlüğüne getirmeden Adliye'ye götürüp savcılara sevk ettik...... Bu kadar kişi hakkındaki tahkikatı.........._ . Hatta 282 ...<iciıl...... Bu nedenle gümrük ve Emniyet müfettişlerinden destek istemiş-tı.......x*^ 3ntâ/ttci Polis Müfettişleri bir aydan daha fazla süre belgeler üzerinde çalışarak bizim bile göremediğimiz...G İ3iî'lxlsıi1ı^ C^t CÜ" Cİ tı<^3rı5^ılc<3Ltci İ3<3. ama hâlâ faaliyetlerine devam ediyorlardı...â................ savcılar da kabul ettiler.... Emniyet Müdürlüğüne getirip normal tahkikatlarına başladık..........şl.... e geçiyordu. Free shoplar hakkındaki adli tahkikat bittikten sonra......c^o^ İ3X2jionl.............. Kapıkule Operasyonu'ndan sonra neredeyse 2 yıl geçmişti........... eksik gördüğümüz bazı konulan tespit edip suç unsurlarını bularak savcılara ilettiler. gümrük memurlarını ise yakalayıp doğrudan Savcılığa getirmeyi önerdik.___________________. sıra Kapıkule'deki polisler ile gümrükçülere gelmişti..._________........... Bölüm: Devlet Hatay'dan Edirne'ye kaçak sigara gelirdi? Çünkü burada kaçak sigarayı sisteme sokan.........lc* lEîö^y'Jı.. 1 .. Zaten biri gözaltına alındığı zaman yapılacak o kadar çok usulü işlem vardı ki sürenin yarısı bu usulü tutanakların tanzim ^I iyi <3........ İki gruba da aynı anda operasyon yapmak gerekiyordu.......... 60 gümrük memuru toplam 88 kişiyi geçiyordu............... Savcılarla tekrar toplandık ve operasyonun yapılış biçimine yönelik düşüncelerimizi anlattık...

harika bir duruşma yürüterek.......... Bu şekilde tahkikatı başlatmış olduk........ Burada Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının hakkını teslim etmek lazım....... Duruşma için bu kadar sanığı (her birinin birkaç avukatı...... hummalı bir çalışma ile iddianameyi hazırladılar...... bu konuda bir dahiydi.... Ayrıca disiplin açısından Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile rüşvete karışan 23 polis meslekten ihraç edildiler..... bir hukuk kahramanıydı..... Ülkemiz gibi rüşvet ve i rt i kapın bu kadar yaygın olduğu bir yerde doğal olarak tartışmalara konu olmuş olsa da......_________.............. bütün olayları değerlendirdi.. belki hukuk tarihinde ender görülebilecek bir hızla kararını verdi... astlarının yaygın olarak rüşvet ve irtikaba bulaştığı amirlerin de denetim görevlerini ihmal etmekten yargılanmalarının yolu açılmış oldu........ Sanıklar ve avukatlar filmlere bir şey diyemiyor...... toplumsal duruma en uygun ceza kanunu maddesi buydu....... ama duruşmalar başlayıp iddianame deliller hakkında sıralanınca....... Ayrıca bu kararla birlikte. maddesi uyarınca... bu arada üzerlerindeki paraları tuvalete atanlar ve Adliyeden kaçanlar da olmuştu...... izleyeni olacağı düşünüldüğünde) Adliyedeki hiçbir salon alamazdı..... aksi iddialarda bulunuyordu... 283 .. bütün görüntüleri ekrana vererek ve tüm sanıklara tek tek görüntülerini izletmek suretiyle orada bulunan herkesin açık şekilde anlayacağı biçimde.......... bunların gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ediyorlardı........ TCK Yün 257........ Altmış üç kadar gümrükçü ve yirmi sekiz polis memuru mahkum oldular....... Bölüm: Devlet bazılannm üzerlerini bile aramadık..... Gerçekten tahkikatın tüm seyrini A'dan Z ye anladı ve muazzam... 1 .. İlk büyük tutuklamalarda kırktan fazla gümrük memuru ve yirmi civarında polis tutuklanmıştı........ Olayı baştan beri izleyen savcılar.. her kişi Sanıkların tek ünlü tek avukatları....... Yargıtay'dan tasdik edilen karar 8 ayda kesinleşti. sonunda duruşmanın Edirne Ticaret Borsasının toplantı salonunda okununca yapılması ve kararlaştırıldı.........___________________........_ ........ hele salona kurulan yansı makinesinde Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Halil Uçar görevlilerin para aldığı yüzlerce resim ve filmi göstermeye başlayınca duruşmaların şekli değişti...

.. Bu kapı günah ve pisliğin yayıldığı yerdi ve bir şekilde bu kirlerinden arınması gerekiyordu.. Burada ceza alanlardan bir tek Başmüdür Yardımcısı Akif in kesinlikle masum olduğuna inanıyorum........ ama eşit değildi..... Burada onlarca yıldır süregelen..... vebali. asıl büyük kaçakçılığı gerçekleştirenler.. Daha önceki yıllarda çalışmış olanlar. her para alma olayı ile ilgili ayrıca yargılama ve her olay için ceza verilmesi gerekirdi............... İlk defa bu tahkikat bu kişilerin gerçek yüzlerini inkar edemeyecekleri bir biçimde. ancak Yargıtay 5.... toplanan paralarıyla gözler önüne serdi ve mahkum olmalarını sağladı..... fotoğraflarıyla... başka kulübelerde bulunanlar veya o 15-20 günlük tahkikat sürecinde ve izleme anında görevli olmayanlar yargılanmadılar... 284 .. önemli miktarda malın gümrüksüz ülkeye girmesine veya büyük miktarda kaçak malın Türkiye den çıkmasına göz yuman görevliler ortada yoktu.... filmleriyle. Gümrük Başmüdürü ve yardımcıları da daha sonra rüşvet ve irtikaba meydan vermekten ayrıca mahkum oldular..... 1 ....... irtikap yapan memurların karıştığı bir çeteyi ortaya çıkarmıştık.... Ceza Dairesi böyle beş bin ayrı olay için tek fek yargılama yapılmasının fiili imkânsızlığını dikkate alarak.... gerek Balkan Savaşları sırasında gerek 1980 Darbesi sonrasında 3 bile varlığı bilinen ve adeta bir gelenek haline dönüşmüş olan rüşvet ve kaçakçılık suçlarının çirkin yüzü kanıtlarla ortaya çıkarıldı. organize bir şekilde toplu olarak rüşvet/irtikap almaları._ .._________........ örgüt kurmaları..................... her şeyiyle... Yılların günahı.___________________........ böylece bu kapıda organize bir grup şeklinde çalışan rüşvet şebekesi dağıtılmış ve bir daha bu yapıyı oluşturamayacak şekilde mahkum ve teşhir edilmişti... Yine de düşünülürse tüm bu suçlara karışanları korkutmak açısından önemli bir adımdı... Bizim yaptığımız önemliydi fakat yalnızca herkesten küçük küçük para alan.. kiri vardı. örgüt yöneticilerinin bulunması suçundan mahkum etti.... özel bir kararla bu kişileri......... Bölüm: Devlet Normalde rüşvete ve irtikaba karışan tüm polis ve gümrük memurları için genel teamüllere göre. Çünkü sadece orada çalışanlar mahkum oldular.... Aslında bu kararlar adildi.......... kendi bilinen içtihatlarına aykırı biçimde................................................

. bir albayı öldürmüş ve sonrasında intihar etmişti..........___________________........ Fakat genel olarak uygun ve doğru yöntemlerle müdahale edilmediği için bütün tahkikatlar daha çok rüşvet alan.................. Ama şunu teslim etmek lazım ki........_ ..... Tabii yapılan tahkikattan sonra bunun devamını getirmek daha önemliydi.... Daha 285 . Bu nedenle buradaki polisler tekrar rüşvete bulaşmasın diye Emniyet olarak ciddi çalışmalara başladık...... belki de daha fazla şikâyet olmuş... Belki de açılan davalar çok ciddi kanıtlara dayanmadığından beraat etmişlerdi..... fakat bu gerekliydi. Yeniden eğitim vermek suretiyle okuldan yeni mezun olan polisleri oraya yerleştirdik.. zira bizimki gibi her türlü delille desteklenen bir tahkikat olmadan gerçek bir mahkumiyet elde edebilmek çok zordu. Hatta o tarihte en çok rüşvet aldığı iddia edilen görevlilerin birçoğu hakkında malvarlığı araştırması dahi yapılmış... Bölüm: Devlet Aslında bizim bu operasyonumuzdan önce de belki on. acemi olacaklardı.. ama sayıyı artırarak bu sorunları çözmeye çalıştık ve çözdük..... Polislerin tamamını değiştirdik...... Tahkikat yapmak kolaydı. ğu iddiaları hep boşta kalmıştı...... savcılık hep tahkikatlar yapmıştı.... Ama burada rüşvet yendiği ve gümrükçülerin mal varlıklarının rüşvetin delili oldu- 3 12 Eylül 1980'de bu kapıya askeri yönetimin el koyması sonrasında yaşanan yolsuzluktan dolayı Tugay Komutanı General iki subayı yaralamış.. adli tahkikatı yapacak iki Kaçakçılık Şubesi personeli böyle güzel bir çalışmayla buradaki dev bir şebekeyi dağıtabildi.... Gümrük Müfettişleri.. Tahkikatlar yapılmış..... 1 ..... iki teknik eleman........... her zaman bu türden illegal faaliyetlere müdahale edilebilirdi. zorlanacaklardı....... kapıdaki personelin tamamını değiştirdik...... Bu tahkikatla ilgili olarak belki ayrı bir kitap yazılabilir.. Tüm tahkikatı yürüten asıl yönetici personel sayısı 6-7 kişiydik....... ama hiçbir araştırmada bu kişiler hakkında suç unsuru bulunamamış ve ceza verilememişti... Yani istenirse...... fakat her seferinde buradaki görevliler bu işten beraat etmişti....................... Bu defa kapıda işler aksadı......... ancak bir süre sonra işler yeniden eski haline dönebilirdi._________..... iki istihbaratçı.. irtikap yapan kişileri aklayacak şekilde sürdürülüyordu....... başka görevliler.. Herkes bir takım bahanelerle mal varlıklarını ispat edebiliyordu.... Evet yeni olacaklardı....

..... İki yılda bir kapının personeli tamamen değişiyordu... 1 .. Tabii ki kolay değildi.............. ülkeye girişte araca binmek.... Bir. Bize gelen her ihbar ve olayı kendi sistemi içerisinde çözülsün diye Gümrük Başmüdürü'ne göndermeye başladık.. yuvalanmaya mani olmak istiyordum...... Birçok insan da bunu gayet doğal görüyordu...... polis teşkilatının diğer teşkilatlar üzerinde hegemonyasını kurmuş gibi gözükmesini istemiyorduk.............. bir buçuk yıl kadar uzak durunca rüşvet dedikoduları az da olsa yeniden duyulmaya başlamıştı. Alışılmış bir kültür vardı.. Bu kolcunun görevi.. Bu nedenle rüşveti kesmek çok da kolay değildi... ülke içinde kaçağa kayabileceği için naklo-1 urken bir gümrük memuru (kolcu) eşliğinde çıkışa kadar götürülürdü...... Bunların az miktarını memurlara vermenin onlar için hiçbir mahsuru yoktu.. araç ülkeden çıkıncaya kadar nakil aracıyla beraber gitmekti......_ ...................... Oraya gönderilen Gümrük Başmüdürü Mehmet Hatipoğlu gerçekten de bu görevi iyi yapabilen biriydi ve ona destek olmak için bu konudan uzak duruyorduk........... birçok memur daha başta rüşvet almak ve bu yolla zengin olmak için burayı tercih ediyordu........ Bu şekilde örgütlenmeye. Yeni sistemle birlikte..... uçakla 286 ... Ancak bir müddet izledikten sonra bazı kolcuların araçlarla beraber değil.... Buna rağmen yine birkaç defa tahkikat yapma ihtiyacı duyduk ve gördük ki boş bırakıldı mı bir grup insan hemen örgütlenebiliyordu......... Bölüm: Devlet sonra her yıl personelde yasadışı uygulamalar gelişme ihtimaline karşı kapıdaki pasaport polisi personelini yüzde elli oranında değiştirmeye başladık.... Çünkü küçük miktarlarda paralar dönüyor..... Özellikle gümrük camiası ve gümrük yapısında rüşvet almak veya vermek. her teşkilatın kendisini denetlemesini umarak...... gayri meşru menfaat temin etmek burada sanki bir hak olarak gelenekselleşmişti... diğer insanlar da kaçakçılık sayesinde küçük menfaatler temin ediyordu..___________________.. Görevlilerde böyle bir anlayış vardı............. mümkün mertebe bu konudan uzak durmaya çalıştık._________.............. Sınırdan Türkiye'ye giren ve transit geçerek yurtdışına gidecek oları önemli mallar.......... Bir süre sonra Kapıkule'de yeni bir yolsuzluğa el koyduk.........

..... kimi ikna edersen o gitsin. Kapının Düzeni İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler Şimdi sıra kapıda bu kirli duruma sebebiyet veren ortamı düzeltmeye gelmişti. Kimse dışarı göreve gitmek istemiyordu............... free shop-lardan gümrüksüz sigara ve içki gibi tekel maddesi alma ve ülkeye sokma hakkı verilmişti. Fakat buna rağmen gümrükçü araçla beraber hiç gitmemişti...... Bu kişiyi yakaladığımızda bunun emsallerinin çok olduğunu. neye razı ederlerse. yalnızca o anlık olayı tahkikat yaparak adliyeye intikal ettirdik......... Bence bu çok önemli bir olaydı.. Böylece ülke içerisinde çok ucuza sigara.. Bölüm: Devlet gittiklerini fark ettik veya hiç gitmedikleri halde kendilerini gitmiş gösteriyorlardı...... Halbuki bir aracın birkaç saatten fazla orada kalmaması gerekiyordu................. ne de olsa kapıdan her geçene.... Yani amirinden kolcusuna kadar yine bir şebeke kurmuşlardı...... içki satılmasına onay vermek suretiyle devlet kaçakçılık 287 . irtikap aslında kötü bir ortamın neticesiydi.............. Dokuz günün sonunda normal harcırah ödemesinin dışında 1200 TL civarında bir parayı kolcu olarak gelecek olan gümrük memuruna vermişti........___________________.. Ancak bu kez belli süreli izleme._________............ 1 .. Vatandaşın iddiasına göre her şeyi rüşvetsiz normal yöntemle yapmaya kalkmış....... işte bu kişi gidecek diye memuru yanma kolcu etmek suretiyle ancak işlemlerini yaptırabi 1 iyordu. yüklü aracı dokuz gün boyunca kapıda işlemleri yapılmadan bekletilmişti.... "Git oradakilerle anlaş. Üstelik bu göreve gitmek için normal harcırahları haricinde özel paralar alıyorlardı... Bir vatandaş dayanamamış..........._ ....... Bu birden fazla insan tarafından yapılıyordu.... Hatta o İşte görevli olan Gümrük Müdür Yardımcısı veya oradaki gümrük yetkilisi...." diyebiliyordu. pazarlık yaparak............. ikna etmeye çalışıyor....... Gümrük Müdürümün tayin etmesi gereken kolcuları şoförler kendileri buluyor. durumu şikâyet etmişti......... müdürü bile şahıslara. Günübirlik giriş çıkış adı altında bir kişinin kendi ihtiyacının çok üzerinde sigara ve içkiyi vergisiz olarak yurtiçine sokmasına müsaade ediliyordu. ayrıca birçok görevlinin de kolcuları gitmiş gibi göstererek para aldıklarını tespit ettik.... kapıdaki rüşvet......... Üstelik o yönetici de gitmediklerini biliyordu.... takip yapmamıştık.... yöneticisi.....

..... Diğer ülkelere baktığınızda. ama o tarihlerde bu harcı ödemeksizin her gün yurtdışına giriş çıkış yapma izni vardı. Her gün girip çıkan bu kişilere de her giriş çıkışta 3 karton (30 paket) sigara.._ ... Diğer yandan Türk hazinesi binlerce Bulgar'a anlamsızca. deniz ve hava hudut kapılarında başka gümrüksüz gideceği free shoplar açıktır........... 4 şişe alkollü içki satın alma hakkı verilmişti.. vergilerinden maaş öder gibi haksız ödeme yapmayacaktı.... Ülkeden çıkan çıkan vavatandaşların yurtdışında harcama yapacağı ve bu suretle dövizin ülkelere hesaplanarak ülkeden tandaşlarımıza belli miktarda mal alma hakkı verilmiştir.___________________..... Bir kişiye........ kaçakçılığa karışacağı kesin olmasına rağmen devlet bu kararını düzeltmiyordu... Free Shopların varoluş amacı da budur..... bu malların amacının dışında kullanılacağı....... ülke içerisine girip çıkarken yolcu beraberinde getirilip götürülecek eşyanın miktarını belirlemek Gümrük Müsteşarlığının yetkisindeydi._________................... Edirne Kapıkule de 30 civarında free shop vardı............... 1 . ne kaçakçılık ne de kapıda bu kişilerin yarattığı kuyruklar olacaktı....... Normalde yurtdışına çıkan kişiler bugün 75 TL harç yatırıyorlar................. AB dışarı çıkan kara kapılarında da bu mağazaları anlamsız bularak komple kaldırmıştır.... Free shop sahiplerinden başka bu hatalı kararın 288 ....... Peki bu kadar vergi kaçağında Türkiye zaraı ■ ederken kim kâr ediyordu? Kazançlı olan 25 bin kadar Bulgar vatandaşı ile 4-5 free shop sahibi ve onların etrafında oluşan 200-300 kadar kaçakçılıkla geçinen kişiydi... Yasada yolcuların hediye ve şahsi ihtiyaçları için diyerek bu hakkında sınırı da çizilmiştir............. Dünyada durum böyleyken bizde tüm kara..... fiilen içme ve hediye etme imkânı olmayan miktarlarda ve piyasadaki fiyatının yarısına satış yapılırsa........ Bununla birlikte mevcut mevzuata göre............................. Bölüm: Devlet ortamını kendisi yaratıyordu........... Tüm dünyada ve AB ülkelerindeki hava ve deniz hudut kapılarında ise ülkeye girerken değil ülkeden çıkarken bu mağazalardan alışveriş yapmak mümkündür..... Normalde bu kişilere gümrüksüz sigara ve alkollü içki alma hakkı verilmese bu kişiler günübirlik gelip gitmeyecek..

kapı rahatladı..... görevlilerin yabancı bir kadınla birlikte oldukları görüntüleri göstermiştik.___________________. Onlar da uygun buldular.. Edirne İl Savcısı iıdan müsaade isteyerek....... o günübirlikçi kuyruğu bir anda azaldı ve daha sonra tamamen yok oldu....... devletin mal ve gelirini kontrol etmekle sorumlu olanlar neden buna mani olmazlardı? Görevleri... İl Valimiz randevuları aldı..... Yıllarca süren hatalar nihayet belli oranda düzelıyordu... yapılan tahkikatlardan birkaç fotoğraf ile video çekimlerinden beş on dakikalık özet görüntülen............ Aylık brifing raporunda bir saniyede anlatılan bu rakamın manasını kimse anlamadı ama ben 289 ......... 1 .. Bölüm: Devlet devamı için uğraşan kimse olamazdı....... hazine.................. Bu günübirlik giriş çıkış yapanlara gümrüksüz içki ve sigara verilerek bu ülkeye bu kadar büyük zarar verildiğinin gümrük. İlk tedbir. söyledik.... Evet..... neden bunu önlemek için hareket etmezlerdi._ ...... ne Bulgarlar ne de 80-90 kişilik küçük kaçakçılık şebekeleri devlet kademelerine uzanamazdı..... maliye uzmanları farkında değil miydi................... hudut kapısında alınacak tedbir ve iyileştirmeler Başbakan Çalışma ve için devlet yöneticilerine Beşiktaş'taki özet göstermek istediğimizi İstanbul gösterdik...... Bir toplantıda Gümrük Başmüdürü free shoplardaki gümrüksüz içki ve sigara satışlarının toplamım verirken ilk 9 ayda bir önceki yıla göre zannederim 90 milyon avro azalma vardı. en çirkini ve en etkilisiydi....... Müsteşarına gizli Başbakanlık videoları Ofisinde çekimlerden Başbakan in çok rahatsız olduğu her halinden belli oluyordu.. asli işleri buydu. Günübirlik ziyaret anlayışı da kaldırılmıştı............. insanlar özlerine ihanet etmemeli.. İşte tüm bunları. kapıda gereksiz olan diğer kurumlar kaldırılmıştı.. neden bir tek onayla bu kişilere gümrüksüz mal satımı ya saklanmazdı':' Bu devletin vergilerini tahsil etmekle. ama yapıyorlardı............. ülkede 3 gün kalmadan yapılan giriş çıkışlarda sigara içki alımının kaldırılmasıydı... Sonra yazdığımız raporlardaki tedbirlerin bir kısmının alındığını görmeye başladık. bildiklerimizi uzun uzun raporlayarak yukarıya arz ettik..... özlerini eksik yapmamalıydı................. operasyonumuzun devlete en küçük faydası galiba buydu._________..... En son video...........

...._________..... Kapının rüşvetten kurtarılmasından sonraki amacım..... 9 ayda devletin 45 milyon avro vergisinin haksız yere yurtdışına çıkmasına mani olmuştuk...... Haksız kazanç ve kaçakçılık ortadan kalkınca ve memurların rüşvet alacağı bir ortam kalmayınca kapı kendiliğinden temizleniyordu... bir kişinin bilgi 290 .. elektronik program sistem hataları altyapısı polisin vardı...........se sadece polisin görev alanına dahil görevlerdi. normal durumlarda ise 250 polise ihtiyaç olmasına rağmen.........._ .... yani pasaport kontrolüydü.... 2'si demiryolu olmak üzere 6 hudut kapısı vardı... Aslında kapıdaki kuyruk ve yığılma sadece görevli azlığından değil devletimizin her zamanki hastalığı olan gereksiz bürokratik işlemlerden kaynaklanıyordu....... Çok teknik çalışmalar yapılıyormuş..... Biz de her defasında bu kişinin tüm bilgilerini yeniden yazıyorduk........... burayı kimseyi kuyrukta bekletmeyen................... Bunlardan yalnızca Kapıkule'den yılda 6 milyondan fazla insan.... benim il genelindeki tüm birimler için toplam polis sayım 800'e ulaşmıyordu... beş dakikada geçiş imkânı veren bir yer haline getirmekti............ Bölüm: Devlet anlamıştım.. Yalnızca bu kapılar için yoğun zamanlarda en az 500... 1 .... 2 milyondan fazla araç giriş çıkış yapıyordu.... halbuki ilk kez giriş yaptığında bilgilerini bilgisayara girdikten sonra sonraki girişlerde pasaport numarasından eski kayıtları bulup tek tuşla işlem yapsak çok zaman kazanacaktık..................... Normalde Edirne'de 4'ü kara...... her ama yerde bulunuyormuş bilgısayarlarda iş gibi ciddi gösterilmesine rağmen kullandığı merkezin yoğunluğu nedeniyle bunları düzeltmek çok zordu... Bu olumsuzluklara rağmen hudut kapısındaki giriş çıkışlarda hiç kuyruk oluşturmamayı esas aldık.... Benim yetkim.......................... Rüşvetçi bir yapılanmanın gerçekten oluşturulmasını sabır ve önlemek fedakârlıkla amacıyla çalışarak sık sık değiştirdiğimiz için işlerinde uz-manlaşamayan bu yeni polisler inanılmaz kimseyi bekletmemeye çalışıyorlardı..___________________.......... Örneğin bir tır şoförü yılda 40-50 kez ülkeye giriş çıkış yapıyordu.. Bir-iki saati geçmeyen kuyruklarla mevsimi atlattık.

sık sık bizimle çalışmasına izin verdiler ve biz tüm programları yeniden düzenleme şansı bulduk.... hedefim 2009 veya 2010'da kuyrukta hiç bekletmeden herkese zamanında giriş çıkış yaptırabilmekti...... kapıdan geçenlere ve burada... işin hayati bilgilerini toplayıp gözümüz kulağımız olan İstihbaratçılar Şenal. Sayelerinde kapılarda yolcu kuyrukları az personele rağmen yok denecek hale gelmişti.................. İşte o günlerde yine olumlu bir gelişme imdadımıza yetişti. Bu süreyi 6 milyonla çarpınca elde edilenolabilirdi......... Davut...._________.. ama olağanüstü gayret ve çalışmaları ile bu işi asıl ortaya koyanlara....... Kapıkule'de gerçekleştirilen operasyonların başında yönetici konumunda olan kişi bendim... Umarım meslektaşlarım Operasyonlarla ilgili söylemek istediğim son birkaç şey daha var. teknik sistemi tariflerim üzerine kuran Polis Nurettin'e ve yanındaki ekibe..... Bölüm: Devlet girişi bir dakika sürüyorsa............... Merkez Komutanı hemşerlm Yolcu Albay ve diğer rütbeliler.... 2009ün haziran ayında tayinim çıktı... Adlarınızı yazmadan geçersem büyük adaletsizlik olur.. 1 ..... ama nasip olmadı........... için yakın ilden gelen kahraman polisler ile tahkikatın kahramanları olan şube müdürü Sait...... geçici destek..... Engin ve KÜM Şube Müdürlüğünün yiğit polislerine....... çalışanlara ne kadar yardımcı olduklarını şimdi öğrenmişlerdir zannederim........ Bu anlamda destek veren Tümen Komutanı Recep Paşa...... bize merkezde destek veren Sabri Uzun Başkan'a ve adlarını bilmediğim tüm diğer kahramanlara teşekkür ediyorum.. bu askerin acemiliği sonrasında.___________________......... Durumu anlatınca komutanlarımız...... Altay ve yanlarındaki memurlara....5 kişiydi ama Kapıkule'de başlayıp İstanbul'a kadar uzanan ve yıllar boyunca burada faaliyet 291 ..... kanun adamı olarak görev yapan amirler ve memurlar topu topu 10-1............... akşam birliğine teslim edilmek üzere.. bu düzeltmelerle bu iş 15-25 saniyede yapılır hale gelecekti....... İşin asıl sahiplen......_ ........ Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığında hudut programlarını yazan bir başkomiser askerlik hizmeti için kısa süreliğine Edirne'ye geldi.......... Komiser Alattin'e..

. günlerce beklemeden kapıyı geçemediler.............._________...........___________________...... İşin asıl sahipleri olan Gümrük Müsteşarlığı devreye girip bu işe sahip çıktığı zaman sorunların çözüleceğine inanabiliriz.......... kırmadan.. Ayrıca bu işin kolayca yapılabileceğinin bir kanıtıydık.............. devlete hiç pahalıya mal olmadan büyük görevlerin nasıl yapıldığına örnek oldular... buradan geçen insanlara yeterince hizmet edem eme s ivdi.. Valilik Özel İdaresinin yaz sıcağında saatlerce hatta bazen günlerce bekleyen ve ihtiyaç giderme imkânları olmayan bu kişiler için seyyar tuvaletler yaptırdığı. ama.......... 292 . her hafta.' Bu tahkikatla bir kez daha gördüm ki aslında dev gibi gözüken..... 1 .. Türkiye'ye her yıl gelen milyonlarca gurbetçiye...... çok az yetkimizle 3-4 aylık çalışmayla büyük oranda üstesinden gelmiştik....... üzmeden..... Selda Bağcanin türküde dediği gibi 'Selam olsun size... Yüreğimin en derin yerinden gelen bir sesle. Kurulduğu günden beri kuyruğa girmeden... her gün Avrupa'ya yük taşıyan binlerce Türk 11 rina kapının hizmet etmesi gerekiyordu.... kapının temel sorunu....... sonu 7-8 km tır kuyruklarının olduğu ve bazen bunun 10-15 km'yi bulduğu.... Kapıkule... Bölüm: Devlet göstermiş kaçakçı sürüsünü. tabii ki Şenal Savcının başkanlığındaki üç savcı ve gerçek bir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan... irtikapçı........ devlete ve hatta kapıdan giren çıkan herkese inanılmaz işkenceler çektiren Kapıkule'nin sorunları........ Son birkaç yıl öncesine kadar yaz aylarında gurbetçilerin Türkiye'den çıkarken 20-30 km kuyruklar oluşturduğu... üstelik bu bizim asli işimiz de değildi)....._ .. hem gerçekten çok büyüktü (devlet yıllarca düzeltemedi. hiçbir fırın beklemeden geçemediği herkesin bildiği bir olaydı... çeteieşmiş memur ordusunu 4 ay gibi kısa bir sürede..... adil bir hâkim tarifinin tam sahibi Halil Uçar'm desteğiyle yendiler ve bir daha kanunsuz eylemlerine devam edemeyecek hale getirdiler........ kendisine en çok ihtiyaç duyan ve bu ülkeye döviz getiren bu iki cefakâr kesime hep zahmet çıkarmıştır... Yine de yaptıklarımız asıl sorunu çözücü değildi..... Aslında daha önce de belirttiğim gibi..... rüşvetçi............. Gerçek vatanseverlik ve polisliğe................ çok bedeller ödendi) hem de çok basitti (az imkânlarla..

......... "Yabancı bir şirket teklif sundu ancak hadde layık bulmadım.. Bir gün gazetelerde........ üstelik seçim çalışmaları zamanında Belediye Başkam Hamdı Sedefçi.. Belediye Başkam....... hem de basında açıkça yer alıyordu ve bu bilgiler bizim için soruşturmaya başlamak için hareket noktası oluyordu....... o güne kadar 10 milyon TL'ye yakın para harcanarak %90i bitmiş 15 bin metre karelik kapalı alam olan devletin resmi binası yıkılacak ve arsası alışveriş merkezi kurulması için satılacaktı. 10 yıl önce de bu binanın planını çıkarıp temelini atan da kendisiydi. 10 yıldır inşaatı devam eden. İnanılacak gibi değildi.............. burayı satarak alacağım para._ ......... ile belediyeye gelir temin edeceğim ve daha küçük bir bina yaptıracağım" diyordu ama..... Tüm..___________________....." diyerek iptal etti............................ Edirne Belediyesi'ne ait olan ve inşaatı devam eden yeni belediye sarayı binasının yıkılarak arsasının satılmak istendiği hakkında yazılar çıkmaya başladı........ Bölüm: Devlet Bugün Kapıkule'de tır kuyruğu yok ama gümrük düzeldiği için değil ihracat dünyadaki kriz dolayısı ile % 25'e yakın düştüğü için.... itirazlara rağmen ihale yapıldı... İkinci ihaleyi Hamdi Sedefçi....... Sonra üçüncü ihale yapıldı ve arsa.. GPM firması adına Metin Karaka-ya isimli bir kişiye 21 293 .................. "İktidar bana para vermiyor.... Yerel basında adı her zaman önde tutulması gereken Doğan Haber Ajansı Trakya Bölge Müdürü Lütfü Karakaş başta olmak üzere dürüst gazeteciler tarafından da ciddi bilgile I l'l G ÎT 1 bize iletiliyor.... 1 ..........._________.... Oysa şimdi şehrin merkezinde olduğu gerekçesiyle yapımı neredeyse bitmiş olan bu kamu binasının yıkılmasına kimse mani olmuyordu..... Bir gün artan ihracata rağmen tır kuyruğu olmaz ise o gün gümrüklerin düzeldiğine veya düzelebileceğine inanırım............. "Önünde kendimi asarım ama yıktırmam" demişti............ Edirne Belediyesindeki Yolsuzluklar Edirne Kapıkule de ve ayrıca tapu ve bayındırlıkta yaptığımız örgütlü yolsuzluk ve ihalelere fesat karıştırma uygulamalarına yönelik operasyonlardan sonra vatandaştan diğer yolsuzluklar konusunda da ihbar ve bilgi alıyorduk...... birinciye kimse katılmadı...

............ verene yaptırmalıydı.... kamunun zarar görmemesi.... itiraz etmeleri... zaman kazanmak amacıyla olaya muhalif olan kişilerin dava açmaları......................._________.. yeterlilik istenmemiş............... Yeni bina yaptırmak için bu kanunlara göre. İki işin tek bir ihalede yapılması hem kanunlara aykırıydı.. Bölüm: Devlet milyon + belediyeye göstereceği bir yerde 5 milyon TL değerinde yeni bina inşa etme karşılığında ihale edildi...... Ancak gerçekleşen ihalelerde hiçbir belge.. iptal de gerçekleşmemişti....... Ayrıca 4734 sayılı kanuna göre ihaleler usule aykırı olarak yapılmış ise Kamu İhale Kurumunun iptal etme hakkı vardı.............. yanı devletin mal satması 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre.... hem de haksız rekabet yaratıyordu.. daha birçok açıdan bu ihale kanuna ve usule aykırıydı. Firmanın arkasında Hollandalı Redevco adlı şirketin olduğu biliniyordu...... müteahhitten iş bitirme. ayrıca itiraz etmesi için de Kamu İhale Kurumuna dilekçe yazarak dolaylı yollardan bu kurumlara ulaştırıyorduk....... yani satın alma işleri ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanunuma göre yapılmalıydı.... milli servetin yok olmaması için Haliç'te Yaşayan Simonlar..... teminat gösterme........... dolayısıyla kamu yararını da gözetmiyordu... binanın yıkılmaması..._ ................ yeterlilik gibi belgelerin istenmesi mecburiydi. ve ni bina yaptıracaksa da en düşük fiyat.. Oysa.... diğer yandan ihtiyati tedbir kararı verilmesi içm Asliye Hukuk Mahkemesine..... bakanlığa şikâyette bulunmaları için gazeteci Lütfü Kara kaş ve Gelir İdaresi Başkanı İsmail Aslan ile birlikte gayret gösteriyorduk.. Belediye mal satarken en yüksek fiyata satmalı... diğer bir yandan da Mülkiye Müfettişler marifetiyle müdahale edilmesi için İçişleri Bakanlığına............................. Belediye Meclis Üyesi İsmail Arda ise bu işe karşıydı. Yasalara göre artırma işlemi...... 1 . Bir yandan ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması davası açılması için Edirne İdare Mahkemesine. İhalenin iptal olacağını düşünerek....................... GPM aracı bir şirketti................ eksiltme... oysa bize göre ihale kanunlara aykırı olarak yapılmıştı.... _. Alıcı firma binayı yıkma hazırlıklarına hemen başlamak istiyordu... 294 .............___________________...

görev sahama girmiyor diyerek konuyu kapattı............... bir hafta........... şirketin kazandığı bu ihaledeki yeri çok kısa bir süre içerisinde Redevco şirketine devredeceği......... Tüm bu nedenlerle 10 milyon TL harcanmış devlet binası maalesef yıkıldı....750. Biraz araştırdığımızda önemli ipuçlarına ulaşmıştık............... Belediye binası ve arsasının GPM Gayrimenkul şirketine 26.. Halbuki yasalarımızda acil hallerde belli bir süre için işlemleri durdurma yetkisi verilmişti.. zaten ihaleyi alan kişinin Ankara'da yapılan enerji operasyonunda da sanık olarak adı geçiyordu. Kamu İhale Kurumu yapılan işlem yanlış ama 2886 sayılı Kanun'a göre yapılan işlemlere bakmaya yetkim yok diyerek işin içinden çıktı.............. 1 ........ Edirne İdare Mahkemesi... Asliye Mahkemesi. İhaleden 10 gün sonra Cumhuriyet Savcılığı Yıa yazdığımız yazıda. Edirne Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen.......000 TL'ye satışında. Birkaç gün sonra yürütmenin durdu r u 1 m a s ma ve bilahare ihalenin iptaline karar verildi............ Metin Karakaya'nın daha önce de çeşitli suçlara karıştığı gerekçeleriyle soruşturma ve zanlıları takip izni istedik Savcılık olayın etraflıca araştırılması için KOM Şubesine talimat verdi._ .............._________.. binanın yıkılmasına mani olmamıştı.. İçişleri Bakanlığı ise zamanında müfettiş gönderemedi........ Belediye'ye cevap ve savunma için bir ay süre verdiğinden bu sürenin sonuna kadar yürütmeyi durdurma karan veremem diyordu..___________________... on gün önce karar verilse yıkıma mani olunacaktı. Bu arada ihalede rüşvet alındığı iddialarıyla ilgili ciddi bilgiler alıyorduk............... daha önce ihalenin Hollanda menşeli Redevco isimli firma tarafından istendiği ancak bazı kamu görevlilerine menfaat temini konusunda sıkıntı çıkacağı için Metin Karakaya'nın sahibi olduğu GPM Gayrimenkul şirketinin ihaleye sokulduğu.................... Bölüm: Devlet Maalesef bu dilekçelere verilen yanıtlar çözüme yönelik değildi.... ayrıca talebimize uyarak olayın mali ve bankacılık boyutunu incelemek üzere yeminli banka murakıbı görevlendirilmesi için 295 ............. Hiçbir kurum ve mahkeme alenen kanunsuz yapılan bu işlemi durdurmamış..............

....... ama aracı olarak Metin Karakaya devreye girmişti......... Bize de kısıtlı olarak ihalede rol alan bazı kişileri takip etme yetkisi verdi............ firmaya gönderildi diye paraları İstanbul'daki kendi hesabından Gaziantep ve İzmir'de yıkım işinde görev alan başka kişilerin hesabına yatırmış. alüminyum gibi malzemeler firmaya verilecekti.. sonra 1.. Belediye sarayının yıkımı için bir firmayla 160 bin TL ye anlaşılmıştı.... CHP Milletvekili Mehmet Sevigen ve Belediye Başkam Hamdi Sedefçi İstanbul Mecidiyeköy'de bir otelde bir araya gelmişler... ama bunu maddi olarak ispat etmemiz gerekiyordu.... İhale sürecinin tüm safhasında Redevcohun temsilcisi Muharrem Polat ve GPM firması sahibi Metin Karakaya birlikte hareket ediyordu......... Bize göre İlamdı Sedefçiye aktarmıştı. Redevco hesaplarında önce 35 milyon........ Belediye sarayının arsasının gerçek alıcısı Hollandalı Redevco firmasıydı..... ayrıca yıkım esnasında çıkan demir......___________________.. Sonra da bu paraları Metin Karakaya çekerek bir yerlere aktarmıştı ama adresi bulamryorduk... Yeminli murakıbın incelemesine göre burada bir gariplik vardı..... Bu konuda elimizde firma yöneticilerinin mahkeme kararıyla dinlediğimiz konuşma kayıtları...... Bölüm: Devlet BDDK Başkanlığından talepte bulundu......... İhale öncesinde Muharrem Polat... ama belediyeye ya-pilsin öciciTiclcr ve vergiler çıktıktan sonra 2 milyon TL civarında bir paranın nereye gittiği belli olmuyordu.. ama Metin Karakaya yıkım işini 2 milyon TL gibi gösterip.. fatura gibi belgeleri vardı........... teklif.. 296 ........................... Metin Karakaya..... Bu kesindi... 1 ._________....7 milyon TL tutarında bir para GPM dolayısı ile Metin Karakaya'nın hesabına aktarılmıştı.... vergiler ve ihalenin teminatları dahil ihale öncesinde ve sonrasında yapılan tüm ödemeler doğrudan Redevco'nun hesaplarından GPM'ye aktarılıyor........ Arsanın alımı................... bu kişiler parayı çekip daha sonra başka amaçla gönderiiiyormuş gibi tekrar Metm Karakaya hesabına göndermişlerdi........ oradan da GPM adına ödeme yapılıyordu..... Kısa süre içerisinde yapılan çalışmalarda görüldüğü kadarıyla....._ ... arsanın satım işini konuşmuşlardı..

.2007 tarihinde GPM tapuyu Redevco ya devretmişti.... 10...... Redevco alacaktı... Redevco temsilcisi Muharrem Polat. halbuki ihaleyi doğrudan Redevco almış olsaydı bu verginin yarısını ödeyecekti.. bir gün sonra ise 11...... ihaleden Önce ve sonra Edirne...._ ..... Fiyatı daha ihaleye girmeden biliyor gibiydiler.. kendisi doğrudan ihaleye girip almış olasa 2-3 milyon dolar daha ucuza almış olacaktı..... Mahkeme kararları ile yaptığımız teknik incelemelerde elde ettiğimiz bilgiye göre.......... 1 Bölüm: Devlet İhale olmuş....... Madem arsayı.... Sonra bu anlaşmanın metnini de bulduk........ ihale sonucunda arsanın........... İhale nihai aşamada GPM şirketine 26 milyon 750 bin TL ye mal olurken........___________________...... Metin Karakaya'nm aile fertlerinin hissedar olduğu bir anonim şirketti... sonra tüm ihale sürecini takip eden Redevco temsilcisi Muharrem PolatVı ve tüm ihale masraflarını ödeyen yine 297 ..._________..10........2007 tarihinde arsanın tapusu Belediye tarafından GPM ye devredilmiş.. 245 bin TL sermayeli.... Redevco bir gün sonra bu yeri devralmak için vergi ve masraflar dahil yaklaşık 34 milyon TL ödemişti....................... Yani daha önce 20 milyon teklif verilen ihalenin bu defa 27 milyon TL'ye mal olacağı belirlenmiş gibiydi.10....... İki defa yapılan bu devir nedeniyle 4 milyon dolardan fazla vergi ödenmişti...... İstanbul ve Antalya'da makul olmayacak bir biçimde birkaç defa Belediye Başkanı Hamdı Sedefçi..... ayrıca telefonla da konuşmuşlardı.. buna göre Redevco'nun sekiz emlak şirketi ile GPM şirketi yetkilileri arasında. GPM adına Metin Karakaya bir araya gelmiş.. Bölüm: Devlet GPM ihaleden birkaç gün önce kurulmuş.............. hemen Redevco'ya devredilmesi için anlaşma yapılıyordu. 1 ..... Milyon dolarlık iş yapması zaten mümkün değildi.. İzlemeler devam ederken çok önemli bir şey tespit etmiştik: arazinin alınması için her masrafı Redevco'nun karşılamasının dışında... üstelik arsayı ilk bulan.. süreç tamamlanmıştı................ ihaleyi GPM firmasının alması halinde Redevco'nun bu yeri 27 milyon TL karşılığı satın alacağı ve GPM'ye alışveriş merkezinin inşaatım yaptıracağı hususunda mutabakatname imzalanmıştı..........

bu yöntemi aynı amaçlarla Manisa'da Girişim Grubu denen resmi ve özel kişilerin ortak olduğu eski Sümerbank fabrikasının arsasının 45 milyon dolara alımında da kullanmıştı.. vardı.. Bölüm: Devlet onlardı. İngiliz..................... tüm yabancı firmalar benzeri şeyi yaşıyordu.. hesap ve denetim sistemi şeffaf olmalıydı..... kendilerinin kayıtlarına geçmesin istiyorlardı.... Bu firma yöneticileri Türk kamu kurum ve kuruluşlarında bir şey alıp satmanın rüşvetsiz olmayacağını düşünüyordu... Redevco'nuıı ortakları...... Hollanda. yabancı şirketin ödediği milyon dolarları boşa gidiyor..___________________.... alma imkânı varken arsa bu kadar pahalıya alınmıştı? Neden aracı konmuştu? Üstelik Redevco. vermeyi göze almaları gerekiyor.......... hem de çok akıllıcaydı.. ama bu firma rüşvet veremezdi..... Birincisi bunu hesaplarında göstermeleri çok zordu.._________. 298 ....... Bu çok uluslu şirket durup dururken Türk maliyesine iki defa vergi ödemek için neden kendini bu kadar zorluyordu? Bunun akılla izahı var mıydı? Evet.... çok büyük bir şirketti............. ihaleler durduruluyor.... neden ve nasıl gelsin.... ki? Öncelikle iki defa vergi ödemeyi ve rüşvet..... bu defa da işleri düzeltmek için avukatlara Ödemeler başlıyor.. Diğer yandan Türkiye'de arsa alarak yatırım yapmak istiyorlardı ve şehir merkezlerinde istediği büyüklükte arsalar ancak kamuda.... çok uluslu........ Yalnız bu şirket değil.... 1 ... yatırım aksıyor.... ABD gibi ülkelerdeki önemli şirket ve fmans çevreleriydi ve bu kişiler Türkiye'deki rüşvet çarkım çok net görüyorlardı... kendileri bulaşmasın.... Türkiye'ye yabancı sermaye gelmiyor deniyor... her şeyi kayıt altına alınmalı...... hatta daha mahremi.... tüm ihale ruhsat süreçlerinde rüşvetin nasıl alındığını bire bir ödeyerek öğreniyorlardı.......... Belçika.......... Zaten Türkiye'de iş yapmak isteyen ciddi firmalar önce araştırma yaptırıyorlar ve aldıkları bilgiye göre hareket ediyorlardı. Çünkü Redevco Hollanda asıllı olmasına rağmen aslında Cairo Holding'e bağlı İngiltere merkezli. Peki neden daha ucuza.. Sonunda ayrıca bizim gibi işgüzarlar da devreye girince iş mahkemeye intikal ediyor..... Yöntem olarak araya bir aracı koyup rüşveti ismen o versin........._ ........... ikincisi dünyada rüşvet veren bir firma gibi gözükmek istemiyorlardı...............

.. Sedefçi hakkında yaptığımız Ankara bağlantılı iki çalışma vardı..... rüşvetin olmadığını yaşayarak öğrenirler ve ülkelerinde Türkiye'de artık rüşvet alınmıyor şeklinde propagandamızı yaparlar.... Ayrıca rüşvet verme iddiası ile yargılanmaları söz konusuydu.. Edirne'den ayrıldıktan sonra öğrendim ki............. Onun tabiri ile bu bilgi kendisine '"belediye başkanı hakkında beraber çalışma yaptığım Ankara'daki birim tarafından" verilmişti..... aslında neden sızdırıldığını ediyordum.... o da parti genel başkanı ile konuşmuştu............. 1 ...... bu kadar parası 3-4 yıldır kamuda idi ve henüz işe başlaya mam ı stı.... Sonra da rüşvet aldıkları için bu durumu yaratanlar........... Bilginin nereden sızdığını anlamıştım. tam temyiz kararı verilmek üzere iken davayı açan taraf olarak gözüken AKPli meclis üyesi İsmail Arda davasını geri çekmiş ve Danıştay da davacısı olmadığı için karar vermemişti...... Sevigen de bu bilgiyi Belediye Başkan Hamdi Sedefçiye aktarmış......... firmalar arazileri doğrudan alsalar ve yatırımı bir yılda yapıp ülkemiz ekonomisine katkı sunsalar olmaz mı? Böylece ülkemizde işlerin kanuna uygun yürüdüğünü.................. Edirne Belediye Sarayı ihalesinden dolayı yaklaşık 37 milyon dolar........................... yani iptal 299 ......._________... zaten sonra ilgili daire başkanına da bu şüphemi açıkça söyledim.. satışın iptali ve tapunun tekrar Belediyeye tescili davasını hem Belediye hem de alıcı firma Danıştay'a temyiz etmişti... bu davayla ilgili İdare Mahkemesinin verdiği....... Aslında başkan hakkında operasyon hazırlığımın olduğu doğruydu ama bu olaydan dolayı değildi..... biz yabancı yatırım getirdik ama devlet engelliyor diyerek tahkikat yapanları halka şikâyet ediyordu..... bu yolla yeni yabancı yatırımcıların ülkeye gelmesini teşvik ederler..... Açık bir ihalede avantaj için rüşvet verdikleri yönündeki bir iddia gerçekçi olamazdı aslında.................. Türk kamu görevlileri resmen irtikap yapıyorlardı...___________________. su davası nedeniyleydi....... Bölüm: Devlet Redevco'nuıı hesaplarından. Peki sizler rüşvet istemeseniz de bu._ . Diğer yandan bu olayda rüşvet almaktan dolayı Belediye Başkam hakkında operasyon yapacağımız bilgisi Mehmet Sevigen'e verilmişti.... bu konuyu İstihbarat Dairesi ile az sonra anlatacağım su davasını ise KOM Dairesi ile koordine ediyorduk. Manisa işinde de 45 milyon dolar civarında para çıkmıştı.....

dış çevre kameralarının firmasının kayıtlarından onları Mercedes ve Ford Mondeo markalı iki aracın gördük... Biraz internette.... "Parti merkezinde bana davayı çek dediler onun için çekiyorum" demişti. Başkan in tüm şüpheli davranışlarım inceliyorduk................. İsmail Arda'nın davasını çekmesinden bir süre sonra parti merkez ilçe başkanı yapıldığını duydum........... Anladığını kadarıyla davanın Danıştay'da tasdik edileceğini anlayan alıcı firma......_________.. ancak bu buluşma ve görüşmelerin sebebini bilmiyorduk.._ ........___________________.... Bu defa Ankara'ya vardıkları saatlerdeki Ankara Esenboğa Havalimanı karşıladığını yolcu çıkış bölgesindeki Araç.............. aynı dakikalarda havaalanına gelip check-in yaptıklarını öğrendiğimizde başkan ile beraber giden kişilerin kimliklerinin Mustafa Selçuk ve Mehmet Aîtunhan olduğunu öğrenmiş olduk....... 300 ........ Bölüm: Devlet kararı kalkmıştı............................... Ardından uçak biletlerini yolcu listesiyle birlikte inceledik ve başkan ile birlikte aynı bilet satış noktasından arka arkaya üç bilet alındığını.. Belediye Başkanıiıın İstanbul'da bazı insanlarla buluştuğu ve gizli görüşmeler yaptığına dair bilgiler almıştık................ Konuyu araştırmaya başladık. aynı şekilde ödendiğini........ Su Davası Belediye Sarayı ile ilgili tahkikatı yaparken............. Termikel şirketi Özellikle aldıkları belediye ihaleleri ve İstanbul'da kapağı olmadığı için annesinin yanında rögara düşerek ölen çocuğun haberleri ile basında gündeme gelmişti.. 1 .................... Görüntüleri incelediğimizde Başkan'm üç kişi ile buluşup birlikte yola çıktığını anladık... Bir gün kendisinin İstanbul Atatürk Havalimanında bazı kişilerle buluşarak Ankara'ya gittiğini öğrenmemiz üzerine... her türlü imkânını kullanmış ve yukarılara ulaşmıştı...... plakaları Termikel yöneticilerini işaret ediyordu....... biraz polis bilgisayarları üzerinde yaptığımız araştırmada bu kişiler ve firma hakkında her şeyi öğrenmiştik. İsmail Arda 'ya sorulduğunda.. hava limanı çevre güvenlik kameralarının belli saatlerdeki görüntülerini incelemek için savcılıktan yazılı talimat aldık..

........ tüm bu yatırımlar! yapacak kaynaklan yoktu ve bu sahada imtiyaz hakkının devredilmesi suretiyle..... tüm bu işlerin özel sektör eliyle yapılması çok cazip bir plan olarak ortaya çıkmıştı.......................................___________________... suç teşkil edecek hiçbir konuyu telefonla koşmuyor. imtiyaz sahibi asgari aylık 301 ...... hiç bilmediğimiz bir sahada Belediye'nin su işlerinin imtiyaz hakkının devriyle ilgili görüşmeler olduğunu anladık... ayda 5 milyon TL demekti... İmtiyaz hakkının alınması demek.. yüz elli bin ev ve elli bin iş yeri su abonesi varsa ve her abonenin ayda ortalama 25 TL su kullandığı kabul edilirse (büyük sanayi tesisleri ve büyük kurumlar hariç tutulsa bile) bu....... genişletilmesi.. hatta ara sıra odasında cihaz araması da yaptırıyordu. yeni yayınlanan mevzuata göre de tüm şehirlerde belediyelerce su şebekelerinin yenilenmesi........... ciddi yatırım ve organizasyonlara ihtiyaç vardı....... Yine de mahkeme kararı ile Belediye Başkanı hariç diğer kişileri dinlemeye aldığımızda.._________.... bir ilin su şebekesinin bakım. tamir ve ilavelerinin yapımı karşılığında tüm su gelirine uzun süre sahip olmak demekti..... peşin ödemeli su saatleri kullanıldığında işletme maliyetinin azami %20 olduğu.... su havzalarının ıslahı..... İlk yatırım haricinde...... Bölüm: Devlet Tapu Kapıkule Operasyonu ve devamında Bayındırlık ile Dairelerindeki dinleme ve gizli kamera kayıtlarına dayanarak yaptığımız operasyonlar nedeniyle Belediye Başkanı........ Bizim başkan bir yandan Belediye Sarayını satmış... bir yandan da su imtiyaz hakkını devretmeyi planlamıştı ama daha işe başlamadan aracı firmaları bulmuş... Beş yüz bin nüfuslu bir ilde. onlar vasıtasıyla ihaleye girecek olan firmalarla gizli gizli görüşmeye başlamıştı..... su ücretlerinin tahsilatı gibi hususlarda. 1 ..._ ................. belediyelere de yaklaşık %20 civarında ödeme yapılacağı kabul edilirse.. kısa süre içerisinde bu buluşma ve görüşmelerin belediye sarayının satışı ile ilgili olmadığını............ Ama............ bundan dolayı işimiz biraz zordu.............. Gelecekte en önemli ihtiyaç maddelerinden birinin su olacağı biliniyordu. Başkanın buluştuğunu tespit ettiğimiz kişiler suyun gelecekte önemli bir gelir kaynağı olacağını görüp tezgah kurmuşlar ve ilk ihale yapacak olan Belediyelerle aracılar vasıtasıyla görüşerek ihaleyi organize etmeye başlamışlardı...

... Hem belediyelerin.. 1 ..................... ama bu sahaya giren ve ilk işleri alan firmaların üstünlük sağlayarak önemli illeri de ele geçirebileceği hesabı yapıldığından bu sahada büyük bir rekabet ve kıran kırana bir mücadelenin olacağının sinyallerini görmek mümkündü................. Bu aracı iş takipçisi.......... Su imtiyaz haklarının devralınması yeni bir sahaydı ve 2007 yılma kadar illerde ciddi bir devir yapılmamıştı.. söylenebilirdi......... Asıl önemlisi suyun giderek değer kazanacağı öngörüldüğünden bu gelir her yıl katlanarak artacağı rahatlıkla.............._________.._ ... ayrıca kısa sürede su şebekesini yenileyecek. sıcak para demekti. yalnız bu işleri ayarlamak ve ihale sonunda alıcı firmadan komisyon almak üzere kurulmuş iş takipçisi Firma ile birlikte çalışıyordu.................... Özel sektör açısından bakıldığında da her gün tüketim artıyordu... Bölüm: Devlet 3 milyon Tb gelir elde edecekti..... İlk yapılacak şebeke tamiratı gibi belli yatırımlar ile dağıtım ve tahsilat işi sisteme konduktan sonra yapılması gereken başka bir şey kalmıyordu.. kısa seçmeni sürede küstürmemek yapılabilecekti.... ihale mevzuatı ve ihale yolsuzlukları nedeniyle yenilenemeyen şebekeler özel sektör aracılığıyla adına kısa sürede yenilenecek........ Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhandan oluşan üç kişilik grup. Böylece belediyeler büyük bir yatırım harcamasından kurtulacak......... Belediyeler açısından ise kaynak yetersizliği.. bölgenin imtiyaz hakkım almak demek...... ihalenin şartnamesini hazırlamak üzere 302 yapılamayan tahsilatlar . Belli bir ilin................. otomatik olarak her ay artacak şekilde belli bir miktar sabit gelir.......... ücretini ödedikleri Veli Aksaz isimli kişiyi Edirne Bele diye sime........ hem özel sektörün kazanmasının sebebi ise şuydu: Özel sektör açısından suyun dünya ve insan hayatındaki öneminin artması ile gelecekte fiyatlar sürekli artacak ve ön ödemeli su saatleri vasıtasıyla tahsilatlar artık peşin ve kısa sürede yapılabilecekti...... yapamadıkları tahsilatlan özel sektör eliyle yapacak.....___________________. Belediye Başkanı.... komisyoncu kişilerin beraber hareket ettiği.... ilave yeni yatırımları özel sektör eliyle yapacak ve belli oranda gelirden de pay alacaklardı..... yalnızca Çorlu ve Kars gibi şehirlerde bir iki küçük uygulama vardı..

.... Denizli....... öyle ki şartnamede yazılan birçok kanun yürürlükten kalkmış.... yanlış şekilde ihaleye çıkıldı....... hangi firmayla daha fazla komisyon anlaşması yaparlarsa o firmanın istediği şekilde şartnamenin hazırlanması için belediye yetkililerini etkileyerek firmanın isteğine uygun şartnameyi hazırlatıyorlar ve Belediye Meclisi ile organlarından geçirerek adrese teslim ihale yapılmasını sağlıyorlardı. rakiplerinin aleyhine şartlar koyarak da onlar için dezavantajlı şartlar yaratıyor {örneğin ön ödemeli sayaç üreticisi olmak gibi şartların yazılması demek bu şartı taşımayan tüm firmaları ve rakipleri ihaleye giremez hale getiriyorlardı) ve böylece ihalelerin istenilen firmada kalmasına çalışıyorlardı............................................. ama bu şartname taslaklarında hâlâ eskileri yazılıydı ve aynen...... dışarıda Mustafa Selçuk ve Mehmet Altunhan ile ve ardından Termikel firmasının yöneticileri ile ihale şartnamesini hazırlıyordu... Aydın.................... Hatta dışarıda hazırlanan tip şartname e-posta ile Edirne'ye gönderiliyordu ve tabii elektronik olarak bir suretini de biz alıyorduk. yerine yenileri konmuş veya değişmişti......_ . 1 . Üstüne üstlük bu iş için 303 .... Hatay gibi illerin su imtiyazlarını da belli büyük firmalara komisyon/rüşvet karşılığı pazarlamaya çalışıyorlardı. İzlemelerimize göre Veli Aksaz......._________................ tüm belediyelerin işlerini rüşvet karşılığında organize edip...... Hileli yöntemlerle yapılan işlemler sonunda Veli Aksaz.. Her belediye için bu işleri yapabilecek büyük firmalarla konuşuyorlar...___________________. Böylece bu iş için kendilerinin ve belediyede ortak çalıştıkları kişilerin maddi menfaat elde etmesini sağlıyorlardı...... Yani bu grup asıl olarak....... Belediye'de danışman olarak işe başlamıştı............. Görünüşe göre......... şartname hazırlıkları devam ederken bir yandan da Balıkesir....... Bölüm: Devlet danışman olarak aldırıyordu... Bu arada bizimkiler sadece Edirne su imtiyazını almaya çalışmakla kalmıyor....... ihalenin önceden anlaştıkları bu firmalara verilmesi için ihale şartnamelerini firmaların isteklerine uygun şekilde tanzim ederek firmalara avantaj sağlıyor.. dışarıda daha önceden hazırlanmış olan örnek bir şartname Edirne Belediyesine uyarlanmaya çalışılıyordu.....

....... Bir aylık bir çalışmanın sonucunda belediye adına (ama Termikel firmasının istediği şartlan taşıyan) teknik ve idari şartnameler ile belediye encümenince çıkarılması gereken su imtiyazı yönetmeliği gibi evraklar hazırlanarak Edirne Belediyesinin ihale dokümanları haline getirildi........... Bölüm: Devlet firmalarla.... 1 ...___________________........... 304 ......... Bazen de belediye çalışanı olup da dışarıda başka firmalarla irtibatlı olan kişilerin bulunduğunu başka söyleyip onların şartları grupların başka firmalar adına şartnameye şartları yeterlilik için başka koymaya da kalktıklarını yaptığı ortaklarına aktardığı oluyordu........................ Eğer başta kendi firmanıza uygun veya rakiplerinizi eleyecek yeterlilik şartları yazdırabilirseniz ihaleyi kazanma ihtimaliniz yüzde yüzdü.. Edirne Belediye Başkanlığı... resmen rüşvetin belgesi sayılacak yazılı anlaşmalar bile yapmaktaydılar............._________............. Veli Aksaz'ı ihale şartnamesini hazırlamak için danışman olarak aldıktan sonra küçük bir grup kurarak çalışmayı başlattılar ve danışman Veli Aksaz Termikel'de hazırlanan ihale şartnamesi örneklerini Edirne Belediyesi şartnamesi haline getirmeye çalışıyordu........ Beraber çalıştığı belediye görevlilerin bazı yeterlilik şartları koymaya veya kendisinin yazdığı şartları değiştirmeye kalktığı ya da bazı şartlara itiraz ettiği zaman danışman durumu dışarıdaki ortaklan Mustafa Selçuk ve Mehmet Alt un han'a aktarıyor.. sabah da kalanlara dağıtılıp öğleden sonra saat 14Ye hiç okunup incelenmeden Başkanın uzman diye çıkardığı Veli Aksaz in tanıtımı ile Belediye Meclisinde oylandı ve oy çokluğu ile kabul edildi........._ ........... öncelikle ihaleye girebilmek için kanunun aradığı yeterlilik şartlarını sağlamak......... bir de her idarenin kendisinin koyacağı şartları karşılamaktı...... onlar da belediye başkanı üzerinden müdahale ederek istenen şartların yazılmasını sağlıyorlardı... Belediye başkanı konuyu Belediye Meclisine getirdi ama en az bir hafta incelense bile zor anlaşılacak yüzlerce sayfadan ve teknik ifadeden oluşan bu dokümanlar akşam bazı üyelere............... Yani ihaleyi kendi lehine yeterlilik taşıması çalışma anlaşılıyordu........ İhalelerde önemli olan hususlardan biri.........................

.. yanına gelen herkese telefonla konuşmaması gerektiğini söylüyor... okunmasına fırsat verilmeden oylanarak hukuki hale getirildi......_ .. belediye de bunları cevap olarak ilgili firmaya iletiyordu. odasında ihale işlerini konuşurken telefonlarının pillerini dahi çıkarttırıyor. Bölüm: Devlet En azında bir ay öncesinden meclis üyelerine ve ilgili birimlere dağıtılarak görüş.... Daha sonra tahkikat safhasında Başkanın ihale komisyonu üyeleri ile konuyu görüşüp bir rakam belirlemediği anlaşıldı.... on beş günlük karar verme süreci başlamıştı. 1 . eleştiri alınması gereken dokümanlar kimse tarafından okunmadan.... buna inin diyerek pazarlık yapmış....... belediyeye danışman tarafından sunuluyor........ Firmaların itirazları belediyeye geliyor ve bu itiraz dilekçeleri danışman Veli Ak-saz tarafından Termikel firmasına ulaştırılıyordu.. sürekli dinlenme fobisini yaşıyordu... belediye sarayı arsasının yıkılması davasıyla ilgili destek arayışında bulunuyordu........... Bir süre sonra belediye ihaleyi ilan etti.............. Tüm itirazlara Belediye kulağım tıkadı... odasını çiçeklerine kadar kontrol ettiriyor................ ilk itirazlar serbest rekabeti engelleyici yeterlilik şartlarına oldu.... İhale güya açık olmuştu ama konan şartlarla başka firmalar zaten baştan engellenmişti.. düzeltilmeden kesinleşti....... Oysa içerisinde yanlış ifadeler. hiçbiri okunmadan..._________............ Sonunda ihale oldu ve sadece iki firma ihale dokümanı aldı ve tek firma olarak Termikel Holdinge bağlı Elektromed Şirketi ihaleye katıldı ve kazandı............................... Daha önce de belirttiğim gibi Belediye Başkam dinlenme.... Neticede ihale bitmiş ama ihalenin kesinleştiği ilan edilmemiş......... işlemlere devam etmişti.. Başkan bu arada Ankara'ya giderek bir yandan Termikel yöneticileri ile görüşüyor bir yandan da onların kanalı ile hükümet çevrelerinde..... Böylece Ter-mikel yöneticilerinin hazırladığı cevaplar....... yürürlükten kalkmış kanunlara atıflar vardı.... Sonrasında tek firmanın katıldığı eksiltme süreci...... Başkan benim kafamda şu rakam var. 305 .....___________________... takıp edilme olaylarına karşı öyle tedbirli davranıyordu ki.... Bu korku nedeniyle başkaları adına aldığı telefonları kullanıyordu..... basma ve halka açık olarak yapıldı......

..... Termikel yetkililerinin bu konuda çok deneyimli oldukları anlaşılıyordu........... ihalenin kesinleşmesinin ardından ödeme yapmayı teklif etmişlerdi.... Çoğunlukla biz............_ .................... Başkanın İstanbul'a gittiği bir gün CHP Genel Başkan Yardımcılarından Mehmet Sevigen ile yaptığı telefon görüşmesinde.. ama yaşadığımız şeyler göstermektedir ki aslında bizler 306 ........ Sonunda firma yöneticileri Edirne'ye gelerek Başkan ile önce Belediyede....... Birçok insan da buna inanır.. özel olarak bakıldığında ise Türk polisinin çalışma biçiminin................. su imtiyaz hakkının devredilmesi ihalesiyle ilgili tahkikatta ise KOM Daire Başkanlığı Vidan destek alıyorduk. Mehmet Sevigen'e sızan bilgi yalnızca Belediye Sarayı tahkikatı ile ilgili olduğundan ve su tahkikatından haberdar olmadıklarından..... millet ve halka hizmet duygularını yücelterek görev yaptığımızı düşünürüz.. rüşvetin kendisine ödenmediğim ima ederek beklentisini Mustafa Selçuk ve Mehmet Al t imhan aracılığıyla iletmisti........... bu bilgiyi de Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki daireden öğrendiğini söylemişti.........._________.... 1 ..... yani çoğu görevli vatan.............. Belediye sarayı ihalesine fesat karıştırma tahkikatı ile ilgili İstihbarat Daire Başkanlığından. Bölüm: Devlet İhaleye karar vermek için kanuni bekleme süresinin son günlerinde. görev anlayışının.... bilginin İstihbarat Daire Başkanlığımdan sızdığına kanaat getirdim. Diğer Görevlerimiz Şentürk Demiral ve Çanakkale'de Kayıp Bir Çocuğun Bulunması Olayı Türk kamu görevlilerinin.......... göreve bağlılığının yanlışlığını gösteren ve sorgulamayı gerektiren birçok örnek var ama benim yaşadığım ve burada anlatacağım olay bunların en önemlilerinden biriydi...... Belediye binasındaki yolsuzluklar nedeniyle hakkında yürüttüğümüz tahkikattan dolayı gözaltına alınacağını. sonra bir restoranda görüşerek Termikel şirketinin hisse senetlerinden kendisine teminat olarak vermeyi.. ve daha önce belirttiğim gibi bunu da kendilerine alenen söyledim. Sonuç için kanuni sürenin sonuna gelindiğinde.........................___________________.... öyle ki Başkanın tavrını yadırgamışlardı.........

şahsi ve grupsal küçük çıkarlarımız uğruna halkı ve görevi çoğu zaman unutuyoruz.. Ben pek bunları izlemediğim için görememiştim ancak bu tarz programlarda yer alan olayları birkaç gazete ve televizyon kanalı veya programcıların kendisi özel olarak muhabir görevlendirerek takıp ederlermiş. dayanarak ediyordu.........._________....... 1 . İsrarla bu olayda benim görev almamı.......... genel duruşumuz içinde çok önemli bir yer işgal ediyor............. Yanında deneyimlerime bu olayları takip eden televizyoncular ve kendilerine yardımcı olmamı talep gazeteciler de vardı......................_ ......... gariplikler olduğunu düşünmüştüm......... tüm kamuoyunun bildiği ve yüreğimi derinden yakan çok acı ve çarpıcı bir olay ile şahit oldum...... yardım istiyordu....... ayrıca Emniyet Müdürünün görev ve fonksiyonlarının bir teşkilatı sevk ve idare etmek Fakat olduğunu daha söyleyerek yardımcı Daire olamayacağımı anlattım...... ancak mıntıkamda olmadığından açıkçası beni birinci derecede ilgilendirmemişti. Bu eğilim istisna da değil..................... yakınımızdaki Kırklareli hm Babaeski ve Lüleburgaz ilçelerinde görüldüğünü söyleyenler olmuştu. Anlattıklarını dinlediğimde olayda birtakım.....5 yaşlarındaki oğlu kaybolmuştu.. Bölüm: Devlet basit ve küçük hesaplar......... çok izlenen bu programlar dolayısıyla büyük bir izleyici kitlesi olaydan haberdar olmuştu.... İstanbul'daki çalışmalarından bu konudaki tecrübelerini iyi bildiğim...... Bir ara kayıp çocuğa benzediği söylenen bir çocuğun......... Bir gün çocuğun babası randevu alarak yanıma geldi........ Şentürk Demiral kendisine 307 ...___________________....... Çocuğun anne ve babası her gün sabah yayınlanan kadm programlarını dolaşarak günlerce konuyu canlı tutmuş.. Bu olayda da bazı basın mensupları bana olayla ilgili sorular sormuştu.. Hatırlanacağı üzere. İstanbul Kartal'da bir okulun aile birliği tarafından düzenlenen geziyle Çanakkale Şehitliği'ne giden ailenin 2. ayrıca birçok ihtimal olabilirdi.. Bunun üzerine yola çıkan Uğur Dündar'ın ekibinden Ertuğrul Erbaş ve bazı televizyon muhabirleri araştırmak için buraları dolaşırken bana da uğrayıp olayla ilgili fikrimi almışlardı...... önce Kaçakçılık Başkanlığında yanımda görev yapmış. Kendisine görev sorumluluklarımın Edirne ili ile sınırlı olduğunu...... Bu genel anlayışa..........

..___________________....... Ona istediği teknik desteği Edirne'de imkânların el verdiği ölçüde sağlama sözü verdim.... Bu vesile ile alman makineyi incelerken... daha ilk tanışmamızda çok iyi ve değerli bir polis olduğu kanaatine varmıştım..... Küçücük bir çocuğun kaçırılması onu da derinden üzmüştü.......... O tarihte Emniyet Müdürlüğü özlük işlerini yapmak için bilgisayar almış... Çocuk kaçırma/kaybolma gibi konular görev sahasına girdiği için o da zaten olayı bildiğim.. bulmaya yarayacak ne varsa yapmaya hazırdı Şentürk Demirali da durumdan haberdar etmiştim..... Olayın ayrıntılarına girmeden önce Şentürk Demiral hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum... Konuyla ilgili görevlendirilmek üzere Şentürk Demirali önerdim................. bu konuda Şentürk Demiral'ın da iyi bir tercih olduğunu söyledi........ az da olsa bilgi sahibi olmam dolayısıyla bana danışmışlardı...._ . ama bunun için özel bir programa ihtiyaç olduğunu anlayınca bilgisayardan anlayan pek kimse olmadığından...................... BASIC denen programlama dilinde yazılmış ve çok emek verildiği 308 belli olan bir programla gönderilmesi özellikle ihtimaline Şentürk karşı bu mutabakatı ilgilenmesini Olayla Demiral'ın .... bunun için Emniyet Genel Müdürlüğüne müracaat ederek özel bir ekibin görevlendirilmesini talep etmesini söyledim.._________... Bölüm: Devlet yardımcı olabilirdi............................ Teknik açıdan destek verilirse inisiyatifli bir ekip olarak olayı araştırıp netice elde etme imkânı olacağını. Ardından iyi ilişkiler içerisinde olduğumuz Asayiş Daire Başkanı Hüseyin Özalp'i arayarak durumu anlattım. o zaman Hüseyin Özalp Bakan in onayını alarak Şen türkün görevlendirilmesini sağlayacaktı..... elinden geleni yapacağını söyledi.. 1 ........... Şentürk u 1985-86 döneminde Diyarbakır'da komiser yardımcısıyken tanımış....................... Son dönemde işlerin mahalli olarak yapılmaya başlaması ve merkezin sadece koordinasyon görevi üstlenmesi söz konusu olduğundan dilekçenin Çanakkale'ye yapmıştık....... çocuğun babası Bakanlığa dilekçe verince nasıl olsa bu dilekçe otomatik olarak Asayiş Daire Başkanlığına gelecek........ Hüseyin Özalp ile anlaştık.......... istiyorduk. çocuğu bulacak...

.... eğitici küplere kadar pek çok yeni girişimlerde bulunduğunu bir Giresun ziyaretimde görmüştüm.... Bölüm: Devlet karşılaşmıştım.. Müdürü'ne kötülenmeye başlandı... batı ülkelerinin Türkiye'ye gelen vatandaşlarından trafik konusunda yorumlarını toplayarak dışarıda nasıl tanındığımızla ilgili çalışmalardan...... kaçırılan birçok şahsın kurtarılmasında önemli basanlar elde etti............. ardından ben İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olarak atandıktan sonra.............. Kısacası sokaklarda çalışan.. Her işi iyi yapan bu polis..... Giresun'a Trafik Şubesine tayin ettirdiler. sonunda da il dışına... bunu yapmak pösteki saymak gibi bir şey!7' diye sorduğumda Asayişte çalışan komiser yardımcısı Şentürk Derniralin ismini vermişlerdi...... hiç bilmediği trafik konusunda bile kısa sürede çok başarılı adımlar attı............ Benim verdiğim küçük ipuçları ile Sülük...................... hepsinde asıl işi yapan kendisi ve ekibiydi.... tüm operasyonlarda başarılı olmuş. O benden önce Diyarbakır'dan İstanbul Asayiş Şubeye atanmıştı... iyi bir asayiş polisine ihtiyacı oldu ve tavsiyem üzerine Şentürk'ü Adapazarı Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü olarak göreve 309 . teknolojiyi bilen çok başarılı ve bir o kadar da mütevazı bir polisti........... O günün şartlarında mucizeler yarattı ve ben İstanbul'dan ayrıldıktan sonra nihayetinde rakipleri tarafından Emniyet... Şentürk İstanbul'da olağanüstü işler başardı. "Kim bunu yazan.___________________._________......... bu kadar gayret eden....... O gün için Türkiye'nin en iyi organize gruplarım önemli ölçüde tanıyan ve onlara karşı etkili olacak................. Arkadaşım Mustafa Aydın Adapazarı Emniyet Müdürü olunca. Bu vesileyle kısa süreli çalışmalarımız oluyordu ama Şentürk un çok farklı olduğunu anlamak zor değildi....... adam kaçırma olaylarında aranan kişilerin teknik yöntemlerle bulunmasında Şentürk ve diğer Asayiş ekiplerine teknik destek vermiştim.. 1 ..... Onu önce uzak ilçelerde görevlendirdiler..._ .. başkalarına konuları tüm detaylarıyla anlattığım ve beklediğim neticeyi alamadığım halde ona tek kelime ipucu vermem yetiyordu........ aklını kullanan......... ben sadece bir iki noktada bilgi verdim.. Daha sonra Şentürk Demiral ile yollarımız hep kesişti.... kaliteli bir polisin Giresun'da Trafik Şubesinde çalışmasını sağlamışlardı......... Söylemezler Çetesi gibi önemli grupların yakalanmasında.....

ikimiz de Emniyet İstihbarat Teşkilatına yıllar önce kurduğumuz........ Başkan Yardımcılığı görevinde " insan israfına" örnek olarak görev yapıyor. hâlâ Trafik Daire Başkanlığında.___________________........ Kayıp çocuk olayına dönersek.._________. ne yapılması gerektiği ile ilgili olarak biraz tartıştık. Zaten eşi Edirneli olduğu için burada bağlantıları vardı.... Kendisi ile biraz değerlendirme yaptık..... buna neden mani olunur aklım almıyor... Daha sonra ben KOM Daire Başkanı olunca Mustafa Aydın in müsaadesi ile Şentürk'ü KOM Daire Başkanlığına şube müdürü olarak aldım.. Daha sonra Şentürk olay yerinin savcısı ile görüştü... jandarmalarla şeyin görüştü...... ama olay hakkında netlik sağlayamamıştı...................... neler yapabileceği konusunda bilgi verip bazı teknik verilerin temin edilmesi için yardım talep etti......_ ... Jandarma bu yeni yetkilileri yapılabilecek her yapıldığını. kendini göstermiş.. Yine kısa sürede.... 1 . görevlendirmenin fazlaca işe yaramayacağını............... Bölüm: Devlet getirdi... Koni Daire Başkanlığından Edirne'ye atanınca (sürülünce) bana yakın tüm müdürlerim KOM'dan kovulmuş......... kurulmasına öncülük ettiğimiz dinleme sisteminin bu 310 ........ ancak yine de yardım etmekten geri durmayacaklarını söylemişlerdi.............. Hiçbir makam.... Savcıdan alınan talimatlar üzerine Şentürk bazı bilgileri toplamaya başlamış............. bir takım çalışmalar yapmış..... Hakkında kitap yazılacak bu efsanevi polis................ Şentürk yeni görevi için Çanakkale'ye giderken Edirne'ye. Şentürk de Gümüşhane'ye sürülmüş ancak îdare Mahkemesi tayin kararını iptal edince Trafik Daire Başkanlığında Şube Müdürü olarak göreve başlamıştı..... belli bir mesafe alabilmiş.. çocuğun babasının müracaatı üzerine Hüseyin ağabeyin gayreti ile Şentürk çocuğu bulmak üzere ekip amiri olarak görevlendirildi.. birçok operasyonda etkili rol oynamıştı.. Bir hafta kadar sonra tekrar Edirne'ye geldi....... Bu kez oturup beraber çalışmaya başladık... Özellikle Van'da polislerin elinden oğlunu kaçıran ve uyuşturucu ticareti konusunda nam salmış aşiret ağası Mustafa Bayram in ve oğullarının yakalanmasını sağlamıştı................. mevki istemeyen bu polis kendi uzmanlık alanında neden çalıştırılmaz... bana uğradı. Savcı da olayın bir an önce çözülmesini istiyordu..

....... Gerçekten de öyle yaptı...._ ........ Olayı aydınlatmaya yönelik plan yaptık... ama Şentürk çok daha kestirmeden düşünüyordu ki.......... ancak bu sistem sayesinde olayın ayd ı n 1 a 11 la bileceği n i düşünüyorduk....___________________.. kayıp çocuğa yaş olarak benzeyen bir çocuğun da yanlarında bulunması üzerine orada müdahale etmiş ve şahısları yakalamıştı............ Zaten mahkeme kararı da elimizde vardı......... Bölüm: Devlet olayda kullanılabileceğini.............. kısa sürede müdahale etmek istediğini söyledi.......... Özellikle Türk Telekom'dan ve tüm GSM operatörlerinden bilgiler toplamıştı..... Attığımız bu adımla birlikte olay farklı bir boyut daha kazandı: Çocuğu kaçıran kişi çocuğun gerçek babasının kendisi olduğunu söylüyordu..... işi...._________.... Şentürk bazı bilgileri mahkeme kararı ile ilgili kurumlardan temin etmişti.......... Bu kişi aynı zamanda çocuğun annesi ile de bağlantılıydı ve muhtemelen onunla gizli bir ilişkisi vardı......... Adamın anlattığına göre çocuğun annesi ile eskiden gayrimeşru bir gönül ilişkisi olmuş ve bu ilişkiden anne hamile 311 ... araçlarının markası gibi tüm bilgileri bir iki saat içerisinde çıkarmıştık.. Gece oturduk. Şahsın kimliği. çocuğun kaçırılması olayı anne ile bağlantılı bir kişi tarafından yapılmıştı ama bir annenin kendi çocuğunu kaçırması ve sonra da onu böyle televizyona çıkıp araması mümkün müydü? Fakat bunun başka izahı yoktu... Şentürk gidip aileyi ve şahsı birkaç gün takip edecekti... İstanbul'daki üçüncü gününde şüpheli kişi ve ailesi piknik yaparken............................. adresi. 1 . her şey çok açıktı..... Benim görüşüm en az bir hafta İstanbul polisi ile irtibat: halinde bulunulması ve on gün boyunca takıp edilerek olaydan emin olduktan sonra müdahale edilmesi gerektiğiydi. İstihbarat Şube Müdürlüğünün yetenekli elemanları ile bilgileri analiz etmeye başladık................. Her s ey i netleştirmiştik............ Birkaç saatlik bir çalışma sonunda Şentürk bazı numaralar üzerinde yoğunlaşmıştı ve iddiasına göre o gün okul grubu ile beraber hareket eden bir kişi otobüsü takip ederek Çanakkale'ye kadar gelmiş ve çocuğun kaybolmasından hemen sonra Lapseki üzerinden Gelibolu'dan tekrar İstanbul'a dönmüştü.......

....... İstanbul'da. kıramadıklarından açıldı.. Açıkça söylenmiyordu ama engelleniyorduk.................. Anne de çocuğu gerçek babasına verebilmenin yolunu aramaya başlamış ve böyle bir düzen kurarak Çanakkale gezisi esnasında kendi çocuğunu alıp babası olduğunu söylediği bu kişiye teslim etmiş........ Mahalli imkânlarla bulunamayan kayıp kişilerin... Zira bu olay... 1 ............. kayıp çocuğu bulmak.... işi çözen Şentürk Yü.... Bu anlamda Şentürk de son dönemde popüler olmuş. Ama olanlar çok. Çocuğunu arıyormuş gibi görünmüş............. Yine de çok garip bir şekilde Edirne İstihbarat Şubesinin bilgisayarda sorgulama yapma yetkileri kaldırıldı........... Bunu duyunca çok rahatsız oldum.. merkezi bir müdahale ile takip edilerek ortaya çı-karılabilme ihtimali kuvvetlenmişti.... Bizim İstihbarat bilgilerini kullanarak Şentürk'e destek verdiğimiz de duyulmuştu................. kamuoyuyla basın kendisini ciddi şekilde övmeye başlamıştı............. bunun gibi kamuoyunda ilgi uyandıran pek çok olayın aydınlatılması için yeni bir bakış açısını ortaya çıkarmıştı. Daire Başkanı in telefonla arayarak bu yaklaşımın çok yanlış olduğunu............ söyledim._________..... Bölüm: Devlet kalmış.......... eşini de kandırmıştı.... Bu olayı burada anlatmamın sebebi Şentürk ve ekibinin böyle aylarca kamuoyunu işgal etmiş ve çözümlenememiş bir kayıp olayını bir hafta on gün içinde çözmesinin önemidir.. ailenin acısını dindirmek uğruna başlanan çalışmalar faciaya dönüşmüştü..._ .... pek çok şehirde kaybolmuş ve öldürülmüş olma ihtimali yüksek birçok ırısamrı yakınları bulunmaları için pek çok yere başvurup Bakanlık üzerinde baskı kurmaya başladılar.. garipti....... aydınlatılama-yan olayların... Bunun üzerine o tarihlerde yine buna benzer şekilde İzmir'de. anneden öğrenmiş ve bir süre sonra kendi çocuğunu istemiş....... Neticede bir iyilik yapmak.. dağlayan konuşmalar yapmıştı.. Bu kişi de çocuğu kendi çocuğu olarak alıp İstanbul'a dönmüş.. Anne olayı bizzat planlamasına rağmen birkaç ay boyunca televizyon kanallarını dolaşarak yürek...... biz sadece onun istediği bazı bilgileri vermiştik....___________________........ bu Bir şekilde müddet davranılmasmın sonra bilgisayar kabul edilemeyeceğini belki beni sistemi. kayıp küçük bir 312 ... Şahıs çocuğun babasının kendisi olduğunu doğumdan sonra.

............ Bir bölgede faaliyet varsa ve oraya bölgedeki ilgüllerden habersiz müdahale edilir ve bir şey ortaya çıkarılırsa inanılmaz bir tavır koyuyorlardı. Bölüm: Devlet çocuğu bulan polis müdürüne yardım edildiği için engelleniyorduk.. Böylesine önemli bir görevin dışarıdan gelen bir ekip tarafından yapılmasına karşı koyuyorlardı..... Yıllar önce de Güneydoğudaki birçok çatışmada inkâr edilemez bir şekilde bu tavırla karşılaşmıştım........... Bu... Şentürk tarafından bazı kamu çözümlenmesini istemiyorlardı.... görev aşkı yalanını gösteren bir durumdu... Nitekim Şentürk bu son olayda çalıştırılmadı...... Buna mana vermek mümkün değildi. Yine açıktan karşı çıkılmıyordu ama gösterilen tavır................. gerektiğinde görevi engellemekten kaçınmıyorduk. tavır alıyorlardı.......... Türkiye'deki görevlilerinin anlayışım ortaya koyan ve içinde yer aldığım hemen hemen her olayda karşılaştığım bir tavırdı.......... vatan.... Bundan dolayı da GüneydoğuYlaki en büyük başarıya da imza atacak olsanız. üstlerine durumu anlatamadıkları için bunu kendilerine yapılmış en büyük kötülük kabul ediyorlardı.. hatta daha sonrasında Şentürk e bu tür görevlerin verilmemesi için Bakanlık 313 .. İstanbul'da esrarengiz şekilde kaybolan bir babanın......... Kendilerindeki eksikliğin açığa çıkacağını düşünerek olayın Bu............... Hiçbir şey yapmasını istemiyorlardı........... başarı paylaşılmak istenmiyordu.___________________.. mıntıkalarına girip onlardan habersiz hareket etmeniz tepki görüyordu.... Bu belki anlık. Oysa orada görev yapan herkes bilir ki güvenlik ekipleri samimi bir şekilde dayanışma içerisine girse çok büyük mesafeler alınabilir.. Yani yaşananları kendi şahsi çıkarlarımızla sınırlıyor.. Şentürk başka olayda....... millet.. İpuçları elde etmeye başladığında mahalli polis ekipleri tarafından inanılmaz bir karşı koymayla karşılaştı..........._ ..... oysa bu... bulunması için çalışıyordu........ Şentürk e karşı olduklarını ortaya koyuyor._________.. Sakarya edebiyatıydı.... Kendilerine bilgi verilmediği.. Bizim görevimiz vatandaşa hizmet diyorduk................. 1 ..... yapılan küçük şeyler her şeyi anlatıyordu.. hepimizin göreve inanma konusundaki samimiyetsizliğini de ortaya koyan. büyütülmemesi gereken bir tepkiydi ama daha sonra yaşanan bir olayda tavırları net bir şekilde anlaşıldı.....

... Kendi taburu ve güneyden komşu bir taburun unsurları......... Her olaya aynı anda koştuklarından.. her şeyi sıfırdan öğrenmeye hazırdılar.. bana "Ben de biliyorum.............................. 1 ... bunun hiç de öyle olmadığına maalesef defalarca şahit 4 aşiretlerin PKK'ya destek 1985-86 yılında Güneydoğuda vermemesi için yapılan planlamada. görev alanı yalnızca tek bir konu olan uzmanlaşmış bir ekip elbette çok daha etkin çalışıyordu............... MİT ve Emniyet görev almış. Ayrıca ön yargılan olmuyordu......" dedi........ O zamanlar bölgede yüz binden fazla asker.... Şen t ürk'ün başarılarına rağmen bir daha ona benzeri görevler verilmedi..... mahalli körlükleri yoktu...... tek bir olaya özel zaman ayırmaları zordu.._ ... Bölüm: Devlet üzerinde bile inanılmaz baskı kuruldu... çünkü mahalli polis teşkilatının........ Bu bir abartı değil. Eruh ve Gabar bölgelerinde geniş bir operasyona kendisi de taburuyla katılmıştı... on binden fazla polis bulunuyordu ve yine o tarihte o bölgedeki PKKlılar için verilen en büyük sayı 300-400 kişiydi....._________..... Gelişmelerle ilgili bilgi almak üzere beni çağıran Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Kaya Yazgan'a bölgedeki görevlilerin iyi görev yapmadıklarını anlatıp onları eleştirmem üzerine... Şırnak bölgesindeki aşiretlerle görüşme görevi....... *3 2 yaralarının sarılması için herkesin destek olması gerekirken. Çok yakın çalıştığım.. mahalli jandarma teşkilatının günlük icraatlar içerisinde yüzlerce adli........ Oysa merkez tarafından özel olarak görevlendirilmiş bu insanlar daha avantajlı oluyordu...... destek verilmezse bilgi toplama ve olayı çözme ihtimali zayıflıyordu... Bununla birlikte tabii ki her zaman mahalli zabıtanın desteğine ihtiyaçları vardı. Halbuki vatandaşa hizmet noktasında..... Emniyet Genel Müdürlüğü adına bizim şubeye ve bana verilmişti.___________________........... maalesef kimsenin itiraf etmediği gerçekti....... Hareket etme kabiliyetleri de aynı ölçüde sınırlıydı. sizınkilerm ve bizim askerlerin %10'u samimi ve gayretli çalışsalar bölgede sorun kalmaz...... sabah erken saatlerde 314 ........... idari görevi ve başka birçok işi vardı.... samimiyetinden hiç şüphe duymadığım bir tabur komutam bir olay anlatmıştı............ Bu nedenle en azından mağdur insanların oldum.

.. ilk çatışmayı başlatan taburun komutanına anons edip kaçan militanların istikametinde bulunan kendi bölüklerini istediği gibi yönlendirmesi için "emrinizdeyim" demiş..___________________...... kendisi daha kıdemli olmasına rağmen............ bir yanlışlık olur...................." der ve helikopterlerle Şırnak'tan bölük getirilir. bölgede yardımlaşmama her zaman oldu. "Komutanım bizim askerler sizinkileri tanımazlar...... başarıya susayan komutanlar bu veya benzeri olaylarda hiçbir zaman durumu sor gulay amad 11 ar..._________. Bölüm: Devlet 10-12 kişilik bir PKK grubuyla temas kurmuş ve çıkan çatışmada 2'si ölü biri yaralı 3 militan ele geçirilmişti............... kapılarda tesadüfen yapılan aramaların bir sonucu gibi görülüyordu ama hiç kuşkum yok ki aslında rüşvet tahkikatının bir neticesiydi. O günlerde sürekli eylemlerde kayıp verildiğinden. 3 PKKlı elde.. bir ikisi daha yakalanır.... bundan nasıl kurtulacağız... ama samimi olduğumuz için ancak bana söyleyebilmişti. Diğer militanların kuzeye doğru kaçtıkları telsiz anonslarında geçince......... bir hamle ile araziyi saracak bir tabur hazır bulunmaktadır............ Ancak biz daha kaçakçılıkla ilgili tahkikatı planlamadan o yıllara kadar görülmemiş miktarlarda uyuşturucu yakalanmaya başladı. Bu tip bir düşünce ve zihniyeti nasıl yarattık veya bu zihniyet nasıl tüm kamuya hâkim oldu.............. önceki yıllarla kıyaslandığında 2005-2008 yılları ara sında sınır kapısında yakalanan uyuşturucu miktarında % 100 artış olmuştu.. Bu herkes için normal bir olaydır: ama bana göre "Nasıl olsa..... Bu durum.... Kaçak Çay Operasyonu Sınır kapısındaki rüşvet suçlarını ve düzensizliği önledikten sonra sıra buradaki kaçakçılık olaylarını soruşturmaya gelmişti............... ben Şırnak merkezde olan bölüğümü çağırdım............. 1 .. başarının tamamı bizim olsun" anlayışı ile hemen yakınındaki diğer taburdan yardım istenmemiştir.......... yar d ım la ş mayan hiçbir rütbeli de bundan dolayı ceza görmedi... Kapıdaki görevliler artık görevlerini ciddiye alıyor ve 315 ......... Oysa hemen kuzeyde....... başka taburu başarıya ortak etmenin gereği yok. Bunun böyle olduğuna tabur komutanı arkadaşım da inanıyordu. ama o taburun komutanı.. cevabı verilmesi gereken önemli bir soru...._ ................

.. aynı firmanın aynı gün bir iki 316 ............ önce sebebini bulamadığım bir şekilde...... İlk tahkikatta isimlen geçmeyen kişiler fark edilmediklerini sanarak faaliyetlerine devam et tikleri için....................... ilgili illerdeki ekiplerle birlikte çalışarak........ şoförün verdiği beyan ile gerçekleştirilen birkaç yeni soruşturmayla sınırlı kalırdı.. Ayrıca kapıdaki ilk yakalamanın failleri de böylece ortaya çıkarılıyordu.. tüm belgelerinde yükünün 'cal-cium carbonate' olduğu belirtilmesine rağmen dökme çay bulunmuştu......... Çoğunlukla şoför haricindeki kişiler kaçar.........._ ..... Bu sayede 2007 ve 2008 yıllarında rekor sayılabilecek miktarda uyuşturucu. Bana göre hudut kapılarımızda rüşvet ve kanunsuzluklar iç içeydi. uyuşturucu yakalamaları artmıştı............ Oysa biz büyük çaplı her yakalama olayında..... tüm şebeke üyeleriyle birlikte yakalanmıştı.. 1 .. belki de tesadüfen.... şebekenin diğer üyelerinin faaliyetlerini ve irtibatta oldukları kişileri de incelemeye ve bu bilgileri saklamaya başlamıştık. uyuşturucu ve kaçak malları birer birer yakalamaya başlamıştık................._________........ Onu çözünce bu defa ondan daha büyük başka olaylarla karşılaşıyorduk...... malların gideceği yurtiçi gümrüklerde yürütülüyordu. Kapılarda görülen rüşvet olaylarını çözdükten sonra.... Bölüm: Devlet daha önce küçük rüşvetler alınması sonucu yapılmayan kontrolleri titizlikle yerine getiriyorlardı. Asıl gümrükleme işlemi.... Hudut kapısında mallar beyan üzerine işlem gördüğü için sadece şüpheli durumlarda ya da deneme amacıyla belli kontroller yapılıyordu........ 2008 yılı sonuydu.. Gümrük yetkililerine yapılan uyarı ile..... Bir olayı çözünce arkasından daha büyük bir kanunsuzluk ortaya çıkıyordu. ilk beyanlar mahkeme safhasında inkar edilir ve delil yetersizliği ile soruşturma o noktada kalırdı...........___________________......... Karşılaştığımız bazı olaylar bu kanaatimin pekişmesini sağladı. bir gün Hamzabeyli Hudut Kapısından ülkeye giriş yapan bir tırda....... Bu zincir böyle devam ediyordu.. Belgelere göre bu mal bir Türk firması tarafından Romanya'daki bir Serbest Bölgeden Türkiye'ye ithal ediliyordu......... Diğer yandan o tarihe kadar kapıda yakalanan uyuşturucularla ilgili tahkikatlar........

. Bu firmanın bir yılda 60 kadar tın aynı yolla yurda soktuğunu tespit etmiştik........ firma Bulgar makamlarına transit yük dîye gerçek yükü belirtiyor.......... çünkü daha önce de aynı firmanın..... Simdi sıra tüm delilleriyle yakalamaya gelmişti.... Karşılaştırdığımızda her şey ortaya çıkıyordu. 1 .._________..._ ........... yeni bir mal girişini beklemeye 317 ....... evraklarında 'PVC olarak beyan ettiği malın aslında badem içi olduğu anlaşılıp kaçakçılar yakalanmış............... sonra Bulgar meslektaşlara bu firma tarafından Bulgar gümrüklerine beyan edilen tır yüklerinin cinsini sorduk.. Bunun üzerine Savcı Ay gör Yi n koordine ettiği bir çalışma başlattık.......... Şebekenin çalışma yöntemi belli olmuştu...... Özellikle son firma ile ilgili önceden pek çok bilgiye sahipti................... Onun getirdiği bilgileri üst üste koyduğumuzda gerçekten de ciddi bir kaçakçılık şebekesi ile karşı karşıya olduğumuza kanaat getirdik.... ama Türk kapılarına başka bir mal olarak beyan ediyordu... Bölüm: Devlet saat önce ülkeye giren ve İstanbul'a doğru yolda olduğu anlaşılan fırlarında da benzer bir durum olduğu ortaya çıkmıştı.......... Ancak bunu öyle sağlam yapmalıydık ki bu kadar komik bir iddiayla bile Ağır Ceza MahkemesiYıden kurtulan şebeke bu defa kanundan kurtulanlasın.......... Dolayısıyla bu kişilerin göz göre göre kaçakçılık yapmalarım ve kanunun elinden kurtulmalarını hazmedemiyordu.... Bulgarca badem kelimesinin farklı lehçede söylenen kelimelerinin baş harfleri olduğunu iddia ederek beraat emişlerdi.... Hamzabeyli Hudut Kapışırım adli olarak bağlı olduğu Lalapaşa ilçesi Cumhuriyet Savcısı......... Önce bu çetenin yöneticisi olarak bildiklerimizi takibe alıp...... Böylece tahmin etmedikleri noktada önlerine çıkabilecektik........ damadım Bilal Ay gör de meslek heyecanı içinde bu kapıda yapılan kaçakçılık faaliyetlerini ortaya çıkarmak için koşuşturuyordu.. PVC hin bizim bildiğimiz plastik malzeme değil.............. Önce şebekenin nasıl çalıştığını anlamamız ve onların bilmediğimizi zannettikleri bilgileri bulmamız gerekiyordu.. Sonra da yolda malı indirip satıyor ve evraklara yazdığı değeri düşük olan malları yokluyordu.................___________________... ancak Edirne Ağır Ceza M ah kem e si'nde yapılan yargılamaları sırasında... Bu amaçla önce aynı firmanın bir yıl içinde giriş çıkış yapan tüm fırlarının ve yüklerinin listesini gümrükten istedik...

......... tüm şebeke üyelerini olay yerinde ve asıl yöneticilerini evlerinde yakaladık. Böylece yıllarca kapıda küçük evrak sahtekarlıkları ile kaçakçılık yapan ve tesadüfen yakalandığında da işini ayarlayarak beraat eden şebekeyi...._ ........... Suriye'ye gidecek şekilde beyanda bulunularak yeniden Rize........ ihaleye fesat karıştırmayı bir anda durdurmak... Tahminimize göre malı yurtiçinde bir yere boşaltıyor..................... Trabzon ve Gaziantep'e doğru yola çıkmıştı....... Yolsuzluk Olmadan Türkiye'de Ekonomi Olmaz Şuna inanıyorum ki bu ülkede rüşveti....... Bu arada son yakalamalardan dolayı şebeke taktik değiştirerek mallarının cinsini doğru beyan etmeye.. 1 . devlet işleri kilitlenirdi. Takip edeceğim... Bölüm: Devlet başladık........ irtikabı..... böylece tüm yolsuzlukları bir anda önlemek mümkün olsa ülkede ekonomi ve yatırımlar durur............... derken Sarp Sınır Kapısı'na kadar gidip Gürcistan'a çıkış yapmak zorunda kaldı ama birkaç saat içinde mal parasının alınamadığı gerekçesi ile geri gönderilmiş....... aranan kişileri..... bir tır.. Ayrıca peşine de bir polis ekibi taktık..... suç üstü yakaladık....... bir şoförle değil.. Aynı firmaya ait bir tırm yine çay yükü ile giriş yapacağını öğrendik ve tır kapıdan girince ona bir takip cihazı bağladık. Peşinde bizim ekiplerimizle Rize........___________________................... Şebeke malı Gürcistan'a götürüyormuş gibi görünerek gümrük işlemlerini yaptırmıştı ve kuşkusuz yolda malı boşaltacaktı........_________....... sonra da değersiz bir mal yükleyip hudut dışına göndermiş gibi göstererek kaçakçılık faaliyetini yürütüyordu... Şebekenin Gaziantep organize sanayi bölgesinde malı boşlata-cağım öğrenmemiz üzerine Gaziantep polisi ile işbirliği yaparak tır tamamen boşaltıldığı sırada.. fakat malı transit şekilde üçüncü bir ülkeye götürüyor gibi göstermeye başlamıştı.... Artvin. tüm yaptıkları kaçakçılık delilleri ile birlikte. Çünkü tüm faaliyetlerdeki canlılığın tetikleyici gücü bana kalırsa haksız menfaat temin etme beklentisi 318 .... asıl patronu...... Ancak tırda görevli kolcunun dürüst tutumu sayesinde (ilk defa bir gümrük memurunun düzgün tavır koyduğunu görmüştük) çayı boşlatamadı-lar. umarım bu defa yaptıklarının hesabını verirler............

. Edirne'de Roman çocuklarım sokaktan....... Buna göre belediyeye ait kiralık bir bahçenin işletmesini polislerin maaş promosyonlarından kalan para ile 25 bin TL'ye almıştım.... üzerinde durmasak hiçbir zaman tamamlanamayacaktı....... köprüler ihale edilemez. Buraya bir halı saha ve tek katlı prefabrik bir kulüp binası yaparak çocuklara hem spor yaptırmak hem de güzel bir ortamda dolaylı olarak eğitmek istiyorduk. plan programlar yapılamaz hale gelir....... Oysa eğer 160 bin TL'ye inşaat ihale edilseydi ve dolaylı olarak bazı görevlilerin de bu işte haksız menfaat elde etme ihtimali olsaydı birkaç ay içinde her işlem biter. Bu küçük binanın hazırlık safhası bile bu kadar zaman aldığına göre. olmaz işler bir kolayı bulunarak olur kılınıyor.......... ayrıca tesisi Valiliğin de desteği ile Özel İdare ve Köylere Hizmet Götürme Birliği yaptıracaktı.... yapılan işlerde maaşları dışında menfaat...___________________....2Î 9 Ama çok açık hissediliyor ki yapılacak işlerde kendilerine de bir şeyler düşecekse.......... barajlar. yollar...... Milli Piyango İdaresi de projemize 160 bin TL destek vermişti...... Ancak tek katlı prefabrik binanın plan..... Bunu kanıtlamak için binlerce örnek bulmak mümkün....... Basit bir örnek vermek gerekirse.............. Şube Müdürlerimin..... projeler hemen çiziliyor................._________........... v3 .... inşaat tamamlanırdı.. Eğer suyun başında duran memurlara....... zemin etüdünün bitirilip inşaata başlanması benim. proje.... temin edemeyecekleri havası yaratılırsa onlar tüm işleri yavaşlatır... dolaylı olarak Valinin...._ . iş yapılmaz......... ESKİŞEHİR Terörde Bilimsel ve Akademik Araştırmanın Önemi 319 .... kötü alışkanlıklardan korumak için Saray Spor adında bir projemiz vardı........ Bölüm: Devlet ve duygusudur........... evraklar yazılıyor... Devlet yatırımları yapılamaz........ 1 ...... sistem çalışmaz ve Türk ekonomisi durur.. planlar... Bayındırlık Müdürünün... Hizmet Götürme Birliği Müdiresinin ilgilenmesine rağmen tam bir yıl sürdü.

....___________________... Terör ve terörle mücadele bir sorun olarak görülmemiş veya görmezlikten gelinerek yok sayılmıştır................ bu kurumlarda hiçbir bilimsel araştırma yapılmamış... sadece kendisinin çözebileceğine inandı ve kendi 320 .. yöntemlerle Üniversiteler gerekirken......... terör ve terörle mücadele sorununda üniversitelerde görevli akademisyenlerin ve araştırmacıların çalışma yapması yeterli olmadığı gibi....... Oysaki bize göre... özellikle son elli yıllık dönemde. Doğal olarak bunun sonucunda askeri yapı bu konuyu kendi sorunu olarak kabul etti.... yapılan tüm uygulamalara rağmen.._________...... güvenlik güçlerinin bakış açısıyla ele alındı ve militarist politikalarla çözülmeye çalışıldı.......... Türkiye'de siyasi istikrar kurulamamıştır..... Terör.. bu konu üzerinde düşünmeyi gündemlerine dahi almamışlardır..._ . Alman tüm önlemlere.... diğer taraftan Türkiye'de demokrasinin ve özgürlüklerin gelişmesi yine terörle mücadele bahane edilerek engellenmektedir. sorun akademik ölçütlerde ele alınıp analizi yapılmamış ve konu hakkında bir fikir üretilmemiştir.. Bir taraftan ülkenin ekonomik kaynaklanılın büyük bir bölümü terörle mücadele için sarf edilirken. toplumsal açıdan çok önemli bir sorun olan terör ve terörle mücadele hiçbir zaman akılcı bir biçimde ele alınmamış ve tüm yönleriyle bilimsel olarak incelenmemiştir....................................... Sivil hükümetler... bu kurumlarda görevli akademisyenler hemen her konuda raporlar hazırlarken. en üst düzeyde uzmanlaşmanın sağlandığı bilimsel enstitü ve araştırma merkezlerinin kurulması da zorunludur.. Bununla birlikte.. şekilde her konuda her sorununa yakîasılmamaktadır..... sadece bu sorun üzerinde çalışmaların yapıldığı.......... devletin muhtemelen en önemli sorunu terör ve terörle mücadeledir.. Sorunun ortaya çıktığı günden itibaren.......... Askeri bir mantıkla.. Sorunu sıkıyönetimlerle ve askeri yapılanmalarla çözmeye çalıştılar. Türkiye'de bir güvenlik sorunu olarak kabul edildi.................... ülkenin her en toplumsal yaklaşılması önemli ve olaya akılcı bu bir biçimde ve bilimsel nedense. hemen Türkiye'de....... Her soruna....... ülkenin en hayatı meselesi üzerine araştırma yapmayı. bu konuyu hiçbir zaman kendi sorunları olarak görmediler...... Bölüm: Devlet Türkiye tarihinde... araştırmalar enstitülerde yapılırken. 1 ....

... Bölüm: Devlet sorun başına çözmeye çalıştı. Oysa karşımızda duran terör sorununa da diğer herhangi bir toplumsal sorun gibi bilimsel yöntemlerle yaklaşılması ve akılcı çözümler üretilmesi zorunluydu..... sivillerin bu sahaya girme lerini tümüyle önledi...___________________.... insanlarımızın her türlü radikal akımlara ve bu akımlar aracılığıyla terör eylemlerine katılmamaları..... aşırı sağ...... Gerek sivil hükümetlerin bu karşısındaki tutumu..._________........ Bir taraftan ülkenin kurucu felsefesinin bilim olduğu ısrarla dile getirilirken. bu düşünce ve hareketler tüm yönleriyle akılcı bir yaklaşımla ele alınıp incelenmeli ve en derin biçimde bilimsel ölçütlere göre analiz edilmelidir. yapamadılar. bunları bilimsel açıdan onaylamaktan başka bir şey yapmadılar........ devletin ve güvenlik güçlerinin almış olduğu kararların ve uyguladıkları politikaların doğruluğunu. a ka d e m i sy e nle rin üstünde bir güç ve akıl olarak gördü..... politika önerilerinde bulunmalıdırlar. Daha doğrusu bilimsel ve akademik ölçütlerden tümüyle uzaklaştılar........... gerçekte ise yapılanların bilimsel araştırma ölçütleri ile hiç alakası yoktu.... gerekse de askeri yapılanmaların sorunu kendilerine mal etmeleri......... 1 ._ . 321 ....... Sözde yapılan çalışmalar bilim adamlarınca yapılmıştı... Fransa'da bir Kürt enstitüsü vardır..................................... diğer taraftan en. devletin karar ve uygulamalarına 'bilimsel' niteliğini katmaktan........... Bu kurumlarda görev yapan bilim insanları..................... Aşırı sol... Kurulacak enstitü ve merkezlerde.......... Konuyla ilgilenen bilim adamlarını. radikal İslamcı ve bölücü düşünce ve faaliyetlerle ilgili enstitülerin ve araştırma merkezlerinin kurul ması zorunludur...... ciddi soruna bilimsel açıdan yaklaşılmamak!a ve hatta bilim adamlarının bu sorunla ilgilenmelerine müsaade dahi edilmemektedir...... ama her nedense ülkemizin en önemli sorunuyla ilgili Türkiye'de bir enstitü kurulmamıştır........ Devlet kendisini her zaman bilimin.. şiddet yaratmamaları için gereken tedbirler üzerinde düşünmeli..... bu karar ve uygulamalara muhalefet edenlerin iddialarının yanlışlığını ispat: etmekle sınırladı. Belirli önyargı ve anlayışla sadece devletin tezlerini doğrulamak amacıyla hareket ettiler.... Dolayısıyla bilim adamları. örneğin.....

._ . içinin ne ile doldurulacağı belli olmayan bir kavram..... mutlak doğruların var olduğu iddiasının kendisi de dogmatik bir yaklaşımdır ve temel laiklik anlayışına aykırıdır....................... bu tür bir kabulün akıl ve bilim ile açıklaması yapılamaz..... getirilecek her kural.. Uygulamaya konulacak her düzenleme........ En önemli yanılgılarımızdan bir tanesi de her derde deva diye kabul ettiğimiz Atatürkçülüktü......... Kendi keyfi fikirlerimizi veya günün koşullarına göre devletin uygun bulduğu uygulamaları Atatürkçülük adına savunuyoruz.......... her şeye önyargılarla bakılmasından kaynaklandığı kanaatindeyim......... kavga ve gerilim ortamının doğmasına neden olacak bir uygulamaya girmez......... hiçbir zaman gerçek manada objektif ve ön yargıdan uzak yapılmadı.. bu soruna hiçbir zaman bilimsel ve açıdan peşin yaklaşılmamış fikirlerle olmasından........... ilme de aykırıdır....... Oysa aklın ve bilimin egemen olduğu bir yerde asla dogmalara yer yoktur........ girmemiştir de. Bölüm: Devlet Araştırmalar ve değerlendirmeler........ uygulamalarda uyulacak tüm ilke ve yöntemler mutlaka akıl ve bilimin ışığında değerlendirilmeli. Hiçbir fikir tartışmadan muaf değildir ve ebedi olarak değişmeden kalamaz........ tahlil edilmeli ve bu ölçütlere uyduğu oranda hayata geçirilmelidir...... ülkenin kanunlarım ihlal eden birileri varsa devlet polisini. Fakat bizim ülkemizde devlet...... Ülkemizde terörün.... siyasi kargaşanın ve toplumsal huzursuzluğun bu kadar yaygın olması ve bu kadar uzun süre devam etmesinin. yapılacak her işlem.............. Psikolojik Harekât: Halkı Birbirine Karşı Kullanmak Dünya üzerinde hiçbir devlet vatandaşları arasında çelişkileri artıracak. askerini ve diğer kurumlarını kullanarak bu kişilere mani olur ve suç varsa cezalandırır. 1 .... Değiştirilemez... Yaşanmakta olan olayları 'nasıl önleriz?' sorusu hiçbir zaman sorulmadı. bu ölçütlere göre incelenmeli.. mutlak doğrular olarak kabul edilecekse.......... Akla aykırı olan.... vatandaşlarını rejime muhalefet edenlere karşı kışkırtmış. bizzat kendi vatandaşlarım yine kendi 322 vatandaşları olan rejim ..___________________....... ne olduğu bilinmeyen.........._________. Eğer bir ülkede rejime muhalefet eden....... Eğer Atatürkçülük denen kurallar değiştirilemez.

.................. cinayetler işletmiş............. devletin kendi vatandaşlarına karşı ülke içerisinde uygulamış olduğu psikolojik harekâttır........................... fikirlerinin uygulaması mıdır? Aslında sorulması gereken sorular bunlardır............ Bu defa da radikal i............ plan ve kararlar devletin tüm kurumlarınca koordine içerisinde yürütülmektedir............... Geçmişte halkı birbirine karşı kullanmış veya.. bu sınırları aşan her uygulama son derece yanlıştır...... kullanmaya kalkarak ciddi hatalar yapmış devlet görevlilerinin bu olaylardan ders çıkardığım ve artık aynı hataları tekrarlamayacağına inanların kısa sürede yanıldıkları görüldü. sol gruplara karşı sağ grupları.. Ancak bu yardımın kapsamı bilgi almakla sınırlıdır. Bu tür uygulamalardan en çarpıcı olanı..... Bu uygulamaları yapan zihniyet devletin kendi zihniyeti midir? Devletin düşünce sistemi midir? Yoksa oluşturulamayan devlet Fikri yerine devletin içerisindeki kişilerin kendi.... Bolüm: Devlet dinci olarak tanımladığı halka ve hatta hükümete karşı laik kesimleri harekete geçirerek çok geniş kitleleri karşı karşıya 323 ..._________.. Bu uygulamanın da koşulu ve sınırı vardır._ ... Bugün bile. her ne kadar kamuoyunda fazla hissediiınese de. sadece ülke dışında uygulanması gerekirken. 1 ... mensup oklukları illegal örgütler hakkında sadece bilgi almak için yaralanabilir.. sağ gruplara karşı da sol grupları kullanmış..........___________________........... Devlet başka.... Devlet vatandaşlarından.............. hatta fiilen eylemlere sokmuş.. Fakat bizim ülkemizde devlet. kendi kendisiyle çelişir ve devlet olmaktan çıkar. MGK'd a alınan kararlar doğrultusunda psikolojik harekâta ilişkin operasyon... Oysa bu tür uygulamalar devletlerin var olma felsefesine tümüyle aykırıdır.... araçlarla bilgi toplayamadığında ve bilgiyi sadece illegal örgütlerin içerisindeki kişilerden almak zorunda kaldığında.. devletin görevi kendi vatandaşları arasında ortaya çıkacak sorunları çözmektir......... Bölüm: Devlet muhaliflerine karşı fiili saldırılarda bulunması için kullanmak istemiştir.. katliamlara sokmaktan imtina etmemiştir. Bu koşulların dışında... daha ağır ve büyük olayların olmaması için vatandaşlarmdan yardım alır.... Devlet varoluş sebebini ve fonksiyonlarını vatandaşlarına devrettiğinde.......

........ gerçeklikten uzak iddialarla toplumdaki herkes........ olaylara objektif yaklaşması çok zordur.. 28 Şubat anlayışı doğrultusundaki faaliyetler ve hatta beğenmedikleri düşünceleri savunan bir kısım insanlara karşı belli inançtaki halkı aktif tavır almaya alenen çağıran demeçler rahatlıkla verilmiştir... Kendi Halkını Yönlendirme Faaliyetleri Bu ülkede gerçeği görmenin.. Toplumun tümü devletin istediği istikamette düşünüyor.. tarafsız ve objektif düşünmenin en zor taraflarından biri yıllardan beri devletin tüm toplumu yönlendirmiş olmasıdır...... kendi fikirlerinin kabulü konusunda devletin her yöntemi........ resmi ideolojinin dışına biraz çıkabilse...... Bunun için mutlaka bu ülkenin dışında 324 ...___________________... çok uzun bir zaman süresince. devletin gerek okullarında verdiği eğitimle.... Bölüm: Devlet getirmekten çekinmemiş.... o kadar büyük bir yönlendirmeye maruz kalmış ki sorunları objektif olarak değerlendirebilmek gerçekten çok zor.............. Tüm bu örnekler. Cumhuriyet mitingleri.. Devletin bilinçli yönlendirmesi ve dayatmasına muhatap olmalarından dolayı insanlar olayları tarafsız ve objektif olarak göremiyor... Toplumun gerçeği görmesi... Oysa insan... mubah saydığını açıkça göstermektedir.. her ne kadar örgütsel varlığı tartışılabilir olsa da... 1 .......... bu istikamete yönlendirilmiş ve buna uygun mantık üretmek... Türkiye'de halk. gerek bayramlarda düzenlediği merasimler ve törenlerle............... aynı anlayışın.......... resmi ideoloji doğrultusunda düşünmeye yönlendirilmekte ve bu doğrultuda mantık yürütmektedir. Bu yanlış anlayışın neticesi....... Hiçbir maddi temele dayanmayan....... Susurluk olayını da aşan._ .... katliamlar ve en sonunda olayların doruk noktası Susurluk olmuştur. Toplum öyle sari -iandirılmış ki... aynı anlayışı aynı düşünceyi hayata geçirmekten geri kalmamıştır..... birçok şeyi çok daha net bir biçimde görebilecektir........ aynı düşüncenin ve fikrin simgeleştiği Ergenekon bir zirve noktasıdır........... Bugün. bölgesel iç çatışmalar.......... gerekse de doğrudan veya dolaylı olarak baskı altına aldığı basın ve yayın organları aracı lığıyla inanılmaz bir biçimde yönlendirilmiş ve tek boyutlu düşünmesi sağlanmıştır.. zorunda bırakılmıştır... olaylara biraz objektif bakabilse................_________........

..... gerçeğin bazen bir kısmını vererek. Halkın planlı bir şekilde yönlendirilmesi ancak komünist ve faşist ve yönetimlerde meşru olarak kabul edilmektedir..... kanaat sahibi olması en temel anayasal haklardan biri olduğu gibi...... Halkın tarafsız ve doğru haber alması...... en temel anayasal hakkın ihlal edilmesi bakımından da suç teşkil eder........................ kamunun (halkın) doğru. Aksi takdirde.......... Demokratik hukuk ilkelerinin benimsendiği devletlerde 325 vatandaşların kanat .... etkisiyle..... Psikolojik harekât yönteminin bir ülkenin kendi menfaatleri doğrultusunda yabancı ülkelere karşı uygulanması belki kabul edilebilir (Hasım bir ülkenin devlet büyüğünün eşcinsel olduğu söylentisini yayarak.......... Ya da resmi ideolojinin yönlendirmesi doğrultusunda yetişmiş olmakla birlikte gerçekten ciddi bir dönüşümü leştirmiş olmayı zorunlu kılıyor.... Ancak bu durumda resmi ideolojisinin baskısından kurtulmak ve dışında kalmak mümkün olabiliyor..._ .... hedef halk kitlelerinin istenilen istikamette düşünmesini sağlamak ve bu istikamette kanaat sahibi olması için yapılan.... gerekli görüldüğü durumlarda yalan haber ve bilgi üreterek veya gerçeği tümüyle saklayarak.... onu halkının gözünde küçük düşürmeye çalışmak bir ölçüde kabul edilebilir.. Bölüm: Devlet yetişmiş olmak gerekiyor......................___________________.. olayları bazen çarpıtarak.... son derece net ve açık konularda bile insanlar............ Ülkemizin en büyük handikabı....... Psikolojik harekât........ Daha açık bir dille ifade edilecek olursa.. olayları ve haberleri (bilgileri) belli bir açıdan veren planlı bir faaliyettir............... şaşırtıcı şekilde basit..... Bununla birlikte... gerçeğin görülüp düze çıkılmasının önündeki en büyük engelin bu resmi ideoloji etkisi olduğu kanaatindeyim..._________........... maalesef olayları yıllarca doğru ve devletin net yaptığı o yönlendirmenin göremiyorlar...... psikolojik hareket yöntemleri ülke içerisinde halka karşı uygulanamayacağı gibi.. Ancak ülke içerisinde beğenilmeyen bir siyasi lider için bu tür bir psikolojik hareket asla kabul edilemez ve savunulmaz). halkın istenilen tarzda düşünce ve kanaat sahibi olmasını ve istenilen doğrultuda hareket etmesini sağlamaya yönelik planlı ve devlet kurumları eliyle yönetilen bir harekâttır... 1 .... tarafsız bilgiye sahip olması da demokratik bir devletin en temel unsurlarından biridir..

......... Geçmişte......... O dönemde kimse bu inancın yanlış olduğuna beni inandıramazdı.... temel insan haklarına aykırı bir faaliyet olarak kabul edilmektedir.............. Ergenekon Ergenekon olayı nedir? Ergenekon olayı hakkında veya bugün mahkemelerde bu iddiayla ilgili olarak yargılanan kişiler hakkında çok şey bildiğimi söyleyemem.... bu yapının içinde buluııduğum dönemde.......... daha sonra toplumsal ilişkiler dairesinden başlayarak yıprandıkça isim değiştiren ve en son Bilgi Destek Komutanlığı adı ile Sı lahlı Kuvvetler içerisindeki yapılanmalar devam etmektedir.. Günümüzde de hâlâ en son hali ile psikolojik harekât adı altında Emniyette. Eski 326 ..................... psikolojik harekât birimi olarak MİT'te... Sadece gizli ve hissettirmeden yapılması gerektiğini düşünmektedirler............... Yıllar önce.... Önce psikolojik harekât. geçmişte bir süre yardımcılığımı yapmış olan emekli bir Emniyet mensubunun bu olaylar kapsamında kısa süre gözaltına alınmış olduğunu öğrendim........ başka adlarla aynı fonksiyonların devam ettirilmesine çalışılacaktır..... bu olaylarla ilgili ilk tahkikatların yapıldığı....... güvenlik ve askeri birimler psikolojik harekât yöntemleri ile halkın yönlendirilmesini zihniyet olarak hâlâ yanlış görmemektedirler.... Tesadüfen....... ilk yakalamaların olduğu 2001 yılında bilgi almaya çalışmıştım... Bölüm: Devlet düşüncelerini yönlendirmek............_ .... devlet memurlarının halkın hizmetkârı değil........ MİT içerisinde ve hatta Emniyet teşkilatı içerisinde farklı adlarla da olsa psikolojik harekât birimleri mevcuttur.......... Bu birimlerin aslı işlevi tüm devlet kurumlarının organizesi ile kodlanmış psikolojik harekât operasyonları yürütmektir......... 1 .. bu gün ben de bunun yanlışlığına onları kolay kolay inandırabileceğimi zannetmiyorum. Onlar hâla halkın güdülüp yönlendirilmesi gereken kalabalıklar olduğu.. gelenekselleşmiş devlet fonksiyonlarının bir anda terk edilmesi zor olduğundan. Ne yazık ki.. halkın güdücüleri olduğu ve bu halk güdülmez ise yanlış şeyler yapar inancını taşmaktadırlar....... Bu türden vatandaşı güdüleme faaliyetlerine yakın bir gelecekte de son verilecek gibi görünmemektedir...___________________.._________..... MGK...... Ülkemizde ise yıllardan beri Genelkurmay.. ben de aynı inancı taşımaktaydım....

ayrıca bu belgeyi destekleyen benzer askeri belgelerin de aynı şahısta yakalandığı söylenmişti... bu kişilerin daha Önce 'Abdullah Çatlı ile Mesut............. istenmeyen düşüncelere sahip kişi veya partilerin başa gelmemesi.. aksine organize bir faaliyet olarak algılanıp Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülmesini istemişlerdi.... kurye Tuncay Güney aracılığıyla Doğu Perin-çek tarafından Veli Küçük'e gönderilmiş....... fakat Tuncay Güney raporun bir suretini alıp saklamıştı..... Emekli bir emniyet müdürünün çenç4 oto işi gibi işlere karışmaması lazım. gelmiş ise de antidemokratik yöntemlerle engellenmesi amacıyla devlet içerisinde illegal bir örgütlenme oluşturulmuştu............ Bu tespit üzerine istihbaratçılar bu tahkikatın asayiş şubenin yürüteceği sıradan bir sahte belge faaliyeti olmadığı......... Yılmaz in yan yana fotoğrafları var7 diyerek yaptıkları foto montajı beş bin lıraj^a bazı basın organlarına satmaya kalktıkları yolunda bilgilerin olduğu tespit edilmişti... Söylenenlere göre.. Bölüm: Devlet bir Emniyet mensubu olması nedeniyle olayı önemseyerek....... örgütün yöneticisinin zamanın koşullarına göre örgütün yeniden yapılandırılmasına yönelik bir rapor hazırladığı yazıyordu....... ağır hasarlı otonun tamir edilmiş gibi gösterilmesi işlemine change (çenç) denilmektedir.. bu nasıl olur?" diye sorduğumda....... bu otoyla aynı tip... ağır hasarlı olan otonun şasi ve motor numarasının çalıntı otoya uyarlanarak......... Ergenekon olarak adlandırılan bu örgütün faal olarak var olduğunu gösteren bir not bulunmuştu................ renk ve marka bir otonun çalrnrp...................._________...... Jeepi satan.......... İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sahte belgelerle satılan bir jeepin yakalanması ve kaçak olduğunun anlaşılması 4 Change (ÇençJ Maksatlı Oto Hırsızlığı: Ağır hasırlı bir otonun temin edildikten sonra. model...___________________. Notta.... Bu rapor................ konu hakkında bilgi almaya çalıştım........... Bir olay üzerine yakalanınca ev veya iş yeri aramasında bu belgenin kendisinde bulunduğu... Tahkikatın Organize Suçlarla Mücadele Şubesine alınması üzerine bu kişilerin ev ve iş 327 ..... üzerine bir tahkikat başlatılmıştı._ ... daha sonra olaya adı karışan kişilerin Ümit Oğuztan ve Tuncay Güney olduğu anlaşılmış....... aldığım cevaplar ve o zaman tahkikatı yapanların kısaca anlattıkları bana çok ilginç gelmişti... 1 .. kullanan kişiler tahkikata konu olmuş...

.................... Stratejinin o zaman yöneticiliğini yapan Sisi lakaplı Seyhan Soylunun Aktüel dergisinden Serhan Yediğe verdiği röportajda.... bürosunu bulmak ve görüşmek için uğraşmış ancak ne bir büro..... Bölüm: Devlet yerlerinde aramalar yapılmış..... derginin kesin olarak Jandarma teşkilatı tarafından desteklendiğini..... Şimdi anlatılanları eski bilgilerimle birleştirince bu ifadenin........... aklıma sıradan bir şoförlükten kendi gayreti ve benim yönlendirmem sonucunda analistliğe yükselme istidadı gösteren İstihbarat....._________.......___________________... ne de bir adres bulabilmişti........ askeri birimler ile ilgili normal olarak güvenlik kuvvetlerinin arşivinde olması gereken dokümanlar bulunmuştu.. Ancak o dönemde. kesin bunu devlet içerisinde birileri bel -ge ve evraklarla destekliyor/' dediğini hatırladım.. Birimindeki şoförüm Enver'in 1997 yılında birkaç defa Stratejiyi getirdiğini ve "Bu dergi çok garip şeyler yazıyor.........._ . Jandarma neden böyle bir iş yapsın? Mantıkla izah edemediğimden çok da üzerinde durmamıştım.... 1 ... olayı tam olarak anlayamamıştım..... dergide çıkan bazı yazıları ve bu yazılarda yer alan belgelen göstererek.............. aramalarda "Ergenekonun Reorganizasyonu" başlıklı 20 sayfaya yakın bir doküman ile CDler dolusu emniyet. Enver daha sonra bu derginin yerini.......... bu dokümanların çoğunlukla o dönemden kaldığı ve Jandarma görevlilerinin getirdiği belgeler olduğunun anlaşıldığı ortaya çıkmıştı. uçuk anlatımlar haricinde çok önemli şeyler söylediği 328 ....... güvenlik....... Bunu çok az sayıda insan biliyordu ve bu kişilerde bulu nan bilgiler de doğruydu. belgenin doğru olduğu kanaatine vardım.................. Enver.... Aklımın bir köşesinde de bu bilgi kalmıştı...... Araştırma derinleştirildiğinde JÎTEM'in legal bir yayın çıkarmak için bir dönem bu kişilerle anlaştığı ve Strateji isimli bir dergi çıkardıkları............ resmi ve gizli belgelerin dergiye verildiğini bana ispatlamıştı....... aslında açıp bakmaması gereken belgelerden suret aldığını ve Ergenekon belgesini de bu şekilde Doğu Pe-rinçek iie Velî Küçük arasında taşırken aldığım beyan etmesi üzerine olay ortaya çıkmıştı. Bu durum Stratejiyi daha da şüphe çekici hale getiriyordu.. Tuncay Güney de Ergenekon içerisinde kendisinin kurye görevi yaptığım.............. Bu bilgileri alınca...

niye böyle bir karanlık yolu ve yöntemi denemek istedikleri ayrı bir çalışmanın ve belki de ayrı bir kitabın konusunu oluşturacak önem ve genişlikte bir konudur...... Ama sanki bir karışıklık... anlatılan düşüncenin ülkemizde belli çevrelerde kabul görebileceği... bu kampta bazı önemli şahsiyetlerin gizlice resimlerini çekmek..... görünümünün aksine.___________________. perdelenmiş esrarengiz bir şey............. üstelik Strateji dergisinin arkasında olduğu söylenen kişilerin önemli mevkilerdeki kişileri yazlık kamplarda kadınlarla görüntüleyerek.. rejimi korumak amacıyla ağırlık merkezi Silahlı Kuvvetler içerisinde bulunan....... bulunan belgeler....... normal subayların böyle bir şey yapmaması gerekiyordu.. bunu yaparken amaçlarının ne olduğu. Fakat yine de olayla biraz ihtiyatla yaklaşmayı daha uygun buldum...... çekilecek resimleri kullanarak tehdit.... Bu derginin.... oyun içinde bir oyun vardı.............. O dönemde........ şantaj gibi yöntemleri uygulamak gibi karanlık amaçlar)... resmi istihbarat birimleri ile makul olmayacak biçimde iç içe ve yine istihbarat birimlerinin uygulamayacağı yöntemler kullanmak amacıyla yayın hayatına sokulmuş olduğu söyleniyordu... Bununla birlikte. Bu tahkikatın boyutu.............. arkasında JÎTEM'in desteği ile yan resmi amaçlar uğruna (örneğin Silivri'de lüks bir plaj ve kamp yeri açmak.... Bu tahkikat aşamasında Ümit Oğuztanin ve Tuncay Güney'in üzerinde bulunan belgeler ve onların verdikleri ifadeler................... kimlerin haberinin olduğu......... Tuncay Güney'de bulunan "Ergen ekon'un Reorganızasyonu" isimli dokümana bakıldığında....... Bölüm: Devlet görülmekteydi. Asla bakıldığında gerçeği göstermiyordu. belli kesimler arasında bu fikir etrafında örgüt veya farklı isimler altında oluşumların olabileceği değerlendirmesini yapmıştım. demokrasi kültürümüzün maalesef böyle bir olayı olağan kabul ettiğini. sivil unsurlarca da desteklenen ve her türlü illegal yol ve yöntemleri kullanabilen Ergene-kon isimli bir örgütün mevcut 329 ........... şantaj yapacağı fikri................ 1 .. azıcık devlet terbiyesi almış hiç kimsenin düşüneceği şey değildi...._________............_ .... Strateji ve derginin arkasındaki JÎTEM veya Jandarmanın diğer unsurları....... bahsedilen olaylarla birlikte değerlendirildiğinde anlatılanların ve belgelerin yabana atılacak cinsten olmadığı görülmüştü......

Dolayısıyla teknik bir arıza nedeniyle düşen uçak hakkında suikast raporu almak için firma çok şey verebilirdi...... Eşref Bitlis olayı hakkında açıklama yapan generalin Veli Küçük olduğunu duyurdu.......... Oysa uçağın düşme nedeni suikast olursa.. uçağın buzlanmanın neden olduğu teknik bir arızadan dolayı düştüğünü kabul etmek istememesi anlaşılabilir bir durumdur..... dünya ordularmdaki pazar payını kayıp edebilecektir. Ayrıca yıllar önce.... Âydınhk'm ordu içerisinde ısrarla belli bir grup askerin tarafım tutmakta ve başka askerleri şiddetle eleştirmekte olduğu görülüyordu... yıllar önce kendilerine Org........ Org.. görüş ve önerilerin örgüt içindeki birimlerce üst yönetime yazılmış olduğu iddiaları boş şeyler değildi....... Cesna uçak firmasının. açılan hukuk davalarında bir taraftan bilirkişilerin raporları......... Üstelik uçağın düşmesinden dolayı pilotun ailesine çok ciddi tazminat hükmedil misti......... Eşref Bitlis'in uçağının düşmesinin ardından... ordu içerisinde en azından birden fazla grubun olduğunu ve bir grubun bu dergiyle dayanıştığım kolayca anla-yabiliyordu.. bu örgütün günün şallarına göre yeniden yapılandırıldığı.......... Daha doğrusu Aydmlık'ı iyi takip edenler...... uydurma olamazdı ve doğru olma ihtimali çok yüksekti.... Uçağın düşmesinden doğan zararın..___________________.............. Veli Küçük Ergenekon davasında tutukla mnca... ordu içerisindeki bir gruplaşmanın ve bir yarışın ipuçlarını verir gibiydi...... diğer taraftan kazayı ve bilirkişi raporlarını çarpıtan Aydınlık olayı içinden çıkılmaz hale getirmişti. yanında iki albay olduğu halde bir generalin kendilerine yaptığı açıklamaya geniş olarak yer vermişti............. Doğu Perim ek bir basın toplantısı düzenleyerek.... Çünkü arıza yapan bir uçak tipi...... Aydınlık dergisinin. G e ne 1 kurmayın kaza raporuna rağmen ısrarla bu olayı suikast olarak anlatması ve bu konuyla ilgili yayınları._ . Eşref Bitlis'i taşıyan Cesna tipi uçak buzlanma neticesi düşmüştü................ O zaman Aydınlık... Bölüm: Devlet olduğu...... hayatını yitirmiş pilota yüklenmesine isyan eden ablanın itiraz çabalan da bir araya gelince.._________.............. 1 . milliyetçi olarak bilinen Veli Küçük ün maoist-komünist bir örgüt ile yıllarca ilişki içinde 330 . uçak firması hiçbir sorumluluk üstlenmeyecek ve maddi kaybı olmayacaktır.................. Bu çok sürpriz bir açıklamaydı.. Özellikle Org. faaliyetlerde bulunduğu........

.....___________________. güvenlik ve istihbarat konularının içinde oldu..... "hakkınızda Bir kişinin... .... tahmin ediliyor vb........ Çiçekin 331 ... örneğin Org..... hakkımda Genelkurmay İstihbaratında bilgi aldıklarını bu kadar açık bir biçimde ifade etme cesareti rahatsız ediciydi....... benim hakkımda hiç kimsenin vereceği bir bilgi yoktu.......... Genelkurmay İstihbarat Başkanlığımdan önemli bilgiler aldık..." deniyordu... İddiaları ve söylemleri sanki herhangi bir istihbarat teşkilatının söylemleri gibiydi.... Böyle bir şey söz konusu olmazdı.... komisyonuna ifade vermiştim............... Bu bağ normal olamazdı.. Susurluk Olayımın ardından TBMM'de kurulan...... iddia ediliyor.. bir faks Muhtemelen aldım.. 1 .... hiçbir zaman klasik anlamda bir siyasi parti olmadı........bu sizinle görüşmek istiyoruz........... İddia ve kavgalarında herhangi bir delil olmasa. Her zaman askeri.... Bununla birlikte her defasında militarist anlayışın yanında durdu.... kısaca Susurluk Komisyonu olarak adlandırılan faili meçhul cinayetleri araştırma ve devlet içerisindeki çeteleşme faaliyetlerini soruşturma..... sıradan bir istihbarat örgütünün toplayamayacağı bilgileri topluyor ve anlatıyordu...... kitapsız saldırarak ortaya koydu... Öyle ki. telefonla bana ulaşamayan Aydınlık dergisi yöneticisi Hikmet Çiçek'ten halen saklamakta konuda olduğum Faksta...... söylemlerle en ciddi suçlamaları yapabiliyorlardı....... Bunun üzerine Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'na "..._ ...... Eşref Bitlis olayında olduğu gibi... Aydınlık grubu diye de anılan Doğu Perinçek grubunun İşçi Partisi........... Bölüm: Devlet bulunduğu ve bu örgütle aralarında bir bağın olduğu bu açıklamayla ortaya çıkıyordu.... Her zaman olduğu gibi gazetecilerden uzak durmaya çalışıyordum...... Hakkımda bilgi aldığını iddia eden Aydınlık dergisinden H.... dahi...... Üstelik bu duruşunu ordu içerisinde bir grubu tutarak diğer bir gruba hesapsız...... Kı zılelma koalisyonu denen ülkücü gençlerle komünist-maoist bilinen Aydınlık grubu gençlerini buluşturma projesinde Veli Küçük ve Doğu Perinçekin gayretleri bunu doğruluyordu... Genelkurmay dahil tüm istihbarat teşkilatlarının ne olduğunu çok iyi biliyordum.............._________.. Veli Küçük ün bu bağı bunca zaman gizlemesi makul değildi......

......" diye bir yazı yazdım ve yazının ekine de ilgili şahsın çektiği faksı koydum....... bu kurumların adlarını kullanması...... bana sözlü olarak bilgi aldıklarını söyledi.... başta Doğu Perinçek olmak üzere derginin tüm yazarları her sayıda bana saldırmaya...... icra gönderdim......___________________.. suç duyurusunda bulunan Genelkurmay Başkanlığı bu olayda hiç ses çıkarmadı... Dolayısıyla kimseye tazminat ödemediklerinden... Ne bilgisi aldınız?" diye sorduğumda.......... Bu görüşmeden sonra Aydınlık grubunu izlemeye devam ettim........ Bir kişi hariç hepsinden tazminatı icra yoluyla zorla........... Görüşmede Hikmet Çiçek'e "Genelkurmay dan hakkımda bilgi aldığınızı söylüyorsunuz.. tepki göstermedi.... ordu içindeki meselelerde bir tarafı tutup diğer tarafa hakaret ve iftiraya varan saldırgan tutumunu gözlemledim ve bu davranışlarına karşı askerlerden ciddi bir tepki aldığını duymadım._ ._________.. 1 ...... Bunun ertesinde Hikmet Çiçek'i telefonla aradım.............. İleriki dönemlerde.... Bölüm: Devlet faksı ekte gönderilmiştir......... Her olayda derhal itiraz eden... meseleyi hemen mahkemeye taşıyan.............. çalışan gazetecileri tazminata mahkûm ettirseler dahi onlardan tahsilat yapmaları hemen hemen imkânsızdı...... İstihbarat Daire Başkanlığı hin boşaltmakta olduğu Genel Müdürlük doğu bloğunda buluştuk......... Soğuk bir havada geçen ve bir saate yakın süren görüşmede klasik konuların dışına çıkmadık... Bu olayda şunu gördüm: Ben bile tazminatı bu kadar zor tahsil edebiliyorsam.... Uzun uğraşılarım sonucunda hepsinin adreslerim tespit edip. hiçbirinin adresleri doğru değildi.. diğer insanlar Aydınlıkla....... iftira ve hakaretler yağdırmaya başladılar.......... O zamandan beri askeri kurumlara yakın duruşu. aldım.... Bu durum fazlasıyla tuhaftı.. adres verdikleri yerler boş çıkıyordu... Doğu Perinçek tazminatı ödedi ama dergideki diğer gazetecilerden hiç kimse tazminat ödemek istemiyordu.. Bunun üzerine açtığım davada hepsini mahkûm ettirdim. adının kullanmasına tepki gösteren..... bulunabiliyorlardı........ Susurluk'ta asker ve jandarmanın da rolü olduğunu söylememin ardından Aydınlıkla........... Daha sonraki dönemde.... Ergenekon soruşturması sırasında yakalananlar ve açılan tahkikatlar sonucunda bu olay somut bir 332 herkese rahatlıkla iddia ve isnatlarda ....

............. Ergenekon demokratik yöntemlerle iktidara gelmiş bir hükümetin ve siyasi kadrolarının illegal yöntemlerle.. Bölüm: Devlet biçimde şekillendi ve böyle bir örgütün var olduğu görüldü... bu tür bir örgütsel yapının varlığından çok daha önemlidir.............. zorla........._ . Nasıl ki Susurluk Olayı terörle mücadele adı altında rejim muhaliflerinin.... bu amaçla oluşturulan örgüt ve yapılar ve bunların zamanla bozularak maddi çıkarlara dayanan çeteleşme durumudur... bu tür bir anlayışın kabul görüyor olması...... Bu anlayışın kendisi............. 1 ...................... antidemokratik yöntemlerle onu devirmek anlayışım savunanların oluşturduğu birliğin adıdır.... Asıl sorun....... Daha açık bir ifadeyle anlatılırsa.. sistemi değiştirmek isteyenlerin susturulmasını sağlamak için hukuk dışı yollarla onları yok etme yöntemi.. Bu örgütün ortaya çıkarılmasından çok daha önemli olan.... savunulma-sıdır........... Türkiye'nin geçmiş demokrasi pratiğinde Ergenekon benzeri bir anlayışı savunanların hiç de azımsanamayacak sayıda olduğunu... militarist yöntemlerle devrilmesini ve siyasi kadrolarının ve siyasi anlayışının tasfiye edilmesini savunan bir anlayış ve düşünce çerçevesinde bir araya gelen bir gruptur...... bazı insanların bu tür ilişkilerin ortasında bulunuyor olması....... hatta bazı resmi görevlilerin ve üst düzey askeri görevlilerin bu tür bir örgütlenmenin içerisinde yer alması her zaman mümkündür................ hatta zaman zaman belki binlerce..._________. Ergenekon da devletin rejim için öngördüğü temel ölçütleri yerine getirmeyen/getirmek istemeyen bir siyasi anlayışın iktidar olmasına mani olmak veya iktidar olmuş ise zorla.. şiddetle... örgüt ortaya çıkarılmadan önce bu tür bir düşüncenin ve anlayışın kitleler ve devlet güvenlik örgütleri içerisinde veya onlarla dayanışma içerisinde olan gruplar tarafından kabul görmüş ve desteklenmiş olmasıdır.... Bu insanlar kendi inançlarına ve değerlerine uygun bir sistemin var ve temel ölçütlerinin de belli olduğuna inanıyorlardı.......... belki yüz binlerce insanın katledilmesini dahi meşru gördüklerini biliyor ve duyuyorduk........ Her ne kadar örgütün kendisi önemli olsa da. 3-5 kişinin böyle bir örgütlenmeye teşebbüs etmesi............. zaman içerisinde bu işi yapmayı birçok defa denediklerini veya mevcut hükümetleri değiştirmek için her yolu...___________________. O zaman da bu temel ölçütleri değiştirmeye çalışanları veya temel 333 .......

. Üstelik şürıce ve Türkiye'de anlayıştaki bu insanların anlayışı savunan samilitarist kadroların ve bu kadrolarla dayanışma içerisinde olan azımsanmayaeak yıda olmasıdır..... Devlet Nedir? Yetkileri Ne Olmalı? 334 ........... Halbuki bunu en iyi bilecek olan bendim............... belki polis olmanın verdiği alışkanlıkla rejimi korumak için her yol mubah anlayışının şuur altıma işlemiş olduğundan...... Yargılama sonunda bir veya birkaç kişinin ceza alması.. Aslına bakılırsa yakın geçmişte iki darbe..... böyle bir örgütün veya farklı bir illegal yapılan manın olması hiç kimseyi şaşırtmamalı.. önemli olan bugünkü Türk Devleti içerisinde Ergenekon ve Ergenekon benzeri düşünce ve anlayışların kabul edilmemesi..... Bölüm: Devlet olarak ölçütlere kendileri gibi yaklaşmayan herkesi düşman görüyorlardı... çok sayıda bomba ve/veya silah bulunabilir veya iddiaların................ Bu insanların. üstelik her darbeden sonra siviller ile darbeyi yapanların önceden anlaşarak darbe gününü beklediklerinin ortaya çıktığı bir ülkede......... Bana göre mahkeme bunu ge rçekleş t i rdiği anda laşılrmş demektir.._________..... İşte en tehlikeli anlayış budur. bu tür bir anlayışı samimi olarak savunuyor olmalarıdır. Türkiye'de böyle bir anlayışın var olmasıdır.......... belki de geçmiş 12 Eylül dönemi öncesi artan terör olayları nedeniyle darbe sonrasında olayları n ve kanın durmasını uygun bulduğumdan bu sahadaki örgütlenmeler üzerinde lıiç düşünmemiştim.. Bu çok önemli değil... bulunanların hepsi yanlış... 1 . Mühim olan bu düşünce ve anlayışın yanlış olduğunun mahkeme tarafından tescil edilmesi ve hukuk sis teminin bu yanlışlığı mahkûm etmesidir........... çünkü yaşadıklarım ve bildiklerim bunun olmamasını imkânsız kılıyordu........ çok daha önemli şeyler ortaya çıkarılabilir.........___________________......... Belki bu yargılamalarda çok daha büyük.... yanlışlığının ortaya konması ve devletin hukuk sistemi içerisinde meşru kurumları aracılığıyla mahkûm edilmesidir................... Yargılamalar beraatla sonuçlanabilir...... gayri meşru ilan edilmesi... yalan ve düzmeceden ibaret olabilir. cezanın az veya çok olması hiç önemli değildir.. söylenenlerin... Asıl önemli olan....... üç muhtıra görmüş.............. Belki hiç bu açıdan bakmadığımdan...._ ...

...... devletin varlık sebebi kendi vatandaşlarının huzuru ve güvenliğini korumakla sınırlı olup.... rahatı nasıl sağlanacaktır? Bu sorunun cevabı bizzat devletin vatandaşları tarafından verilecektir...... güveni......................... geçmişteki devlet anlayışlarının yok olup. vatan olarak tanımladığı sınırlar içerisinde kendisine vatandaşlık bağı ile bağlı olan vatandaşlarının huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlayan.... boy.. Batı'da derebeylerinin...___________________... huzur ve güvenliğin ölçüsü.......... Devlet nedir? Nasıl olmalıdır? Devletin varlık nedeni nedir? Bu sorulara verilecek cevaplar bizim devlete ilişkin sorunları mızın anlaşılmasına yardımcı olacaktır.......... nasıl sağlanacağı sorunu bizzat vatandaşlar tarafından tayin edilmektedir..... Vatandaşların huzuru.......... Bugünkü anlamda devlet.... 1 ........... kabile reisinin topraklara zorla el koymasıyla ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar üzerinde hak iddia etmesiyle ortaya çıkmıştır....... Devletin vatandaşları kendi istek ve taleplerini kendileri tartışacaklar..... Farklı kararlar etrafında toplanan vatandaşların oluşturduğu farklı örgütler serbest bir seçim sürecinde yarışarak.. 335 . tüm vatandaşların tercihi sonucunda bir örgütü devletin yönetimine getireceklerdir. Tarihin erken dönemlerinde devlet... Zaman içerisinde bazen bir dini yaymak adına hareket ederek din devletlerine......_________.._ ... Modern anlayışa göre devlet.. Vatandaşların huzurunun ve güvenliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin vatandaşların tümünün karar vermesine demokrasi denir....... tartışma sonucunda karara varacaklar. Daha açık bir ifadeyle devletin tek amacı ve tek varoluş sebebi vatandaşlarının huzur ve güvenini sağlamaktır....... vatandaşlarının ortak ihtiyaç ve isteklerini temin eden bir organizasyondur....... Doğu'da ve bizde aşiret...... ortak kararlar doğrultusunda örgütlenerek (partileşerek) devletin yönetimine talip olacaklardır...... Dolayısıyla demokrasiye dayanan devletlerde... yerini modern anlayışa bırakmış olduğu devlettir............ Bölüm: Devlet Türkiye ve bütün geri kalmış ülkelerde en büyük sorun dev letin tanımından ve sahip olduğu yetkilerden kaynaklanmaktadır.............. bazen de belli bir inanç veya ideolojiyi yaymak adına hareket eden ideoloji ve inanç devletlerine dönüşmüştür...........

. Hatta devlet...... halkına hizmet etmektir.. 1 ...... toplumu oluşturan bireylerin güvenliğini sağlamaktır..___________________. Bölüm: Devlet Oysa ülkemizde maalesef böyle olmuyor._________.. ve ben bir yol göstermeliyim. şet) elce sı ? Gİ^JHk trılc t... devlete ihtiyaç duyarız. "benim vatandaşım doğruyu..... tümünün asker olması beklenemeyeceğine göre.. ben yapmalıyım. Hiçbir devlet.......... Olamaz ve olmamalıdır....... toplumun bireyleri arasındaki işbirliği için......... resmi ben devlet belirlemeliyim" diye kendince bir ölçüt koyuyor...... kurumu (asker.. Devlet vatandaşın ne istediğini.. Amaçları vatandaşlarına.....cşlcıİ3....... maliye.... nasıl istediğini biliyor ve tayin ediyor.......... belirli tür hizmetlerin (örneğin 3ncr*lccs ^yol y3... onlardan belli bir ideolojiyi. Halk nasıl bir hizmet istiyorsa onu yasalarla tayin edecektir. bir dünya görüşünü savunmalarını talep edemez........ toplumun ortak hizmetlerini koordine edecek bir ortak hizmet noktasını tanzim etmektir..... Olayların doğru tahlil edilebilmesi ve görülebilmesi için bu çok net bir Tek bir kişinin yaşadığı bir ülkede veya dünyada doğal olarak devlete ihtiyaç yoktur.. yapıyor. İkinci görevi.. Bu tür uygulama ve taleplerin hiçbir meşru temeli yoktur..... devletin vatandaşlarının ortak iç ve dış güvenlik ihtiyaçlarının su. Devletin ilk görevi... 336 .. onların nasıl yaşayacaklarını söyleyemez...p&xo... telefon gibi diğer ortak ihtiyaçlarından hiçbir farkı yoktur......... asla görüşleri de olamaz. iyiyi bulamayacağından vatandaşa sormaya gerek ediyor yok.... güçler ve kişiler sadece vatandaşlarının yapmış olduğu kanunlar çerçevesinde vatandaşlarının kendisine vermiş olduğu görevleri yerine getirirler. bir ideoloji inşa yönlendirme Hâlbuki kurumlarının ve yetkililerinin asla ideolojileri olamayacağı gibi.. bireylerin ve toplumun ortak sorunu olan güvenlik sorununu çözmekle görevlidir.......... Devlet ve devleti temsil eden kurumlar............... bir fikri....... Fakat topluluk halinde yaşamak zorundaysak....... bayındırlık vs...._ ............ Toplumu oluşturan bireylerin tümünün polis.. Aslında. yasalar da milli irade ile tayin edilecektir. elektrik....... kuramaz) ortak ve tek elden yapılabilmesi için alt yapıyı sağlama rolünü üstlenmek.3^? İnçrİccs t^dofon.) vatandaşlarına dayatmada bulunamaz.tı vb..........

.........___________________.. 337 . toplumu oluşturan birey ve grupların kişisel dünyalarına müdahale etmesinin... belirli bir hayat tarzını ve davranış biçimini dayatmasının...... 1 ........ İnançlarını ve bu inançları doğrultusunda müdahale haklarım bir düşünce bütünlüğü içerisinde iddia edebilirler........... Bununla birlikte toplumu oluşturan birey ve grupların kendi aralarında..........._ .. Azınlığın haklan korunarak. Her ne kadar bu tür bir müdahalenin bilimsel bir dayanağı........ sahip oldukları dinsel inancı yaymak ve savunmaktır...... birey ile gruplar arasında ortaya çıkacak olası sorunlara devletin müdahale etmesi.. halkın taleplerini dikkate almaksızın.........._________.......... iddia edilecek meşruluğun kaynağının ne olduğu ve hak iddiasını ne üzerinde temellendirdiği sorularının sorgulanması gerekir..................... nasıl davranacakları hiçbir biçimde devletin görev tanımına dahil değildir ve devletin bu alanda tedbir alma....... Toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında nasıl yaşayacakları.. Örneğin Osmanlı İmparatorluğunun veya Avrupa'nın Hıristiyan devletlerinin amaçları...... bu sorunları toplumun o günkü ve geçmişteki ortak teamüllerine ve hatta insanlığın tarihsel süreç içerisinde oluşturmuş olduğu evrensel teamüllere göre çözmesi gerekir ve müdahalesi bu sınırlar içerisinde kalmalıdır.. evrensel düzeyde bir gerekçesi yoksa da da devletin dayandığı ideoloji ve inanç çerçevesinde meşru görülebilir......... Ya da bir beylik veya hanedanlık devletinde o bey veya hanedan devletin bütün topraklarının kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa..... düzenleme yapma yetkisi bulunmamaktadır......... Devletin ve kurumlarının....... çoğunluğun talepleri yerine getirilmelidir. belirli bir ideoloji veya belirli bir din ve inanç çerçevesinde örgütlenmişse.. Aksi takdirde.. bu alanda söz hakkı iddiasının hiçbir meşru dayanağı yoktur........ Tarihte örnekleri görüldüğü gibi devlet...... toplumu oluşturan birey ve grupların kendi kişisel dünyalarında rahat ve huzur içinde yaşama lan için gereken her türlü tedbiri almakla sınırlıdır.............. Bölüm: Devlet Devletin bu iki asli görevi.... birey ile birey.. devletin kuruluş amacının bu olduğunu savunuyorsa.. bu ideoloji veya inanç doğrultusunda topluma müdahale edebilir.......... yapacağı her türlü tasarruf bu çerçevede değerlendirilebilir ve kabul edilebilir.

Bölüm: Devlet Fakat günümüz dünyasında.._ ...... toplum ve devlet hayatına getirilmesi laikliğe aykırıdır... Burada olması gereken ölçüt..... Akim ve bilimin dışında herhangi bir ölçütü kabul etmenin ve toplumdan istemenin hiçbir meşru gerekçesi olamaz......... Vatandaşlarının huzurunun.. hangi ideoloji tarafından belirleniyor olursa olsun.. refahını ve güvenliğini sağlamaktır...... beğenmemek kimsenin haddinde olmadığı gibi kimsenin hakkı da değildir.. Belki daha somut olarak... kendi yaşam biçimlerini................ Bunlar herhangi bir dinsel inanç ve duygu veya gelenek ve görenek de olabilir.......... toplumun kendi değerleri. Bununla birlikte 338 . akıl ve bilimin ölçütleri dışında başka dogmalara göre düzenlemeye çalışmak.___________________.. Kendi söylemlerine ve ölçütlerine göre de mantıksal bir açıklaması bulunmamaktadır.. Örneğin dayandığı temel ilke akıl ve bilim olan laiklik anlayışını.. rahatının.... Her rejim........ Her toplumun kendi sorunlarına ilişkin cevapları... inançları........... Toplumun seçtiğine herkesin saygı duymak mecburiyeti vardır... modern devletlerin tek amacı vardır: vatandaşlarının huzurunu..... aracılığıyla istekleridir yönetime ve toplum içerisindeki sürece örgütlü yapılar Beğenip geldikleri makuldür............ refahının ve güvenliğinin ne olacağını tayin etmek sadece vatandaşların kendisine ait bir haktır....... Krallıklar.. 1 ... şu kişinin veya bu kişinin şu devlet adamının veya Atatürk'ün görüşleri olduğu söylenebilir.. Bu görüşler de asla makul değildir....... Devlet ancak vatandaşlarının belirlediği doğrultuda hareket eder ve buna uygun olarak şekillenir......... bu ölçüt ne olursa olsun...... Bir toplumda yaşayan insanların kendi istekleri ve arzularına uygun olarak belirlemiş olduğu bir yönetim biçiminin dışında bir yönetim biçimini dayatmanın meşru bir temeli yoktur................ her devlet değişime karşı direnen tutucu ve doğal bir yapıya mutlaka sahiptir................ geleceklerini akıl ve bilim ölçeğinde araması gerekir..... rejimin ve kralın değişmemesi için bir takım kurallar koyarlar ve krallığın yıkılmasını isteyenlere karşı tedbirler alırlar...... Teokratik devletler de yine kendi devletlerinin rejimlerinin değişmemesi için tedbir almışlardır. rahatını..... Aklın ve bilimin dışındaki bir ölçütün........_________. bizzat laiklik anlayışına aykırı davranmaktır..

........ Toplumsal gelişimin de..... 1 ........... toplumsal evrimin de sonu değildir.. Anayasanın değiştirilemez.._________. Bu. Bugünkü yönetim biçimleri de demokrasinin kurallarına uygun olarak başka bir rejime.......... değiştirilmesine madde karşı koyma bir değiştirilemez de yanlışlığıdır.. daha iyiye doğru değişmek mecburiyetindedir. o safhalardan geçerek bugünkü modern devletlerin ortaya çıkması ile sonuçlanmıştır.. tüm kurumsal dayatmalar ve topluma yön vermelerin hepsi gayri meşru konumuna gelir.......... Hiç kimse belli devlet kurumlarının isteklerinin doğru olduğunu iddia ederek toplumun bu istekler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyleyemez...... aksini savunmanın mümkün olamayacağını söyleyebilir... Türkiye de ideolojinin yönlendir- 339 ... asla tartışılamaz............ değiştirilmesi teklif dahi edilemez türündeki maddelerini savunan anlayış. Türkiye şartları içerisinde yönlendirilmiş..... bir ülkede tüm halkın istemesine rağmen değiştirilemez madde veya ölçüt koymanın yanlışlığıdır.... Asla meşru zeminde kabul edilemez._ .... savunanın da gerekçesi kabul edilemez.. Toplumun kendi değer yargılarının belirleyeceği bir ölçü temel alındığı zaman değişim iddiası dışındaki tüm iddialar. Sorun bu maddelerin doğruluğu veya yanlışlığı değil........................ değiştirmeyi Önemli yüzde olan Belki husus Türk halkı hiçbir zaman bu maddeleri çıkacaktır... bu maddelerin akla ve bilime uygun olduğunu.___________________............... Bugün için Türkiye Cumhuriyeti Anayasasındaki bazı hususları değişmez kurallara bağlamak da asla akılla izah edilecek bir konu değildir. bugün için kendini haklı kabul edebilir. Mutlaka değişmek mecburiyetinde olana karşı önlem alınamaz... anlayışının hususun düşünmeyecek..... Bunların doğruluğunu söylemek asla akılla izah edilebilecek bir şey değildir.. psikolojik harekâta maruz kalmış.... Mevcut tüm rejimler mutlaka değişecektir........... Bununla birlikte alınabilecek önlemin ve değişimin ölçüsü de akıl ve bilim olmalıdır............. Hiçbir argüman ve sebep ileri sürerek hiç kimse halkın yüzünün isteyip değiştiremeyeceği olabileceğini savunamaz............ dünyanın sonu değildir.................. Bölüm: Devlet dünya her zaman değişmiş...

Dünya ölçeğinde batı dünyasına ve kalkınmış ülkelere baktığınızda bizim ülkemizdeki durumun aksine........... Doğu'da gece PKK... 340 .. Bu açıdan bakıldığında...._________..... Zaten bu ülkede bu kadar büyük yanlışlıkların hâlâ varlığını sürdürmesinin nedeni de fikir ve düşünce alanında bu kadar büyük sapkınlığın olmasından kaynaklanmaktadır.. her olayın bir insan üzerinde nasıl bir baskı yarattığını kavrayabilirsiniz........ bunların hal ve davranışlarını anlamak mümkündür.. Bugün "Bölge"de Kişilikli İnsan Yetiştiremeyiz! Özgür bir insanda kişilik gelişir................... baskı altında olan bir insan doğru bildiği gibi değil........ Türkiye'deki resmi kurumların durumunu.... devletin kurumları toplum karşısında bir hak iddia etmez ve hatta böyle bir şeyin tartışılmasını düşünmeyi bile abes karşılar...... ama maalesef onlara bilim adamı denemez........... yenilik olur mu? PKK'mn her devletin herkese herkese zor ve şiddet uygulamadığı. taşıdıkları niteliklerle değil...... sadece adları itibarıyla bilim adamlarıdır... ekonomik özgürlüğün ve sosyal güvencenin olmadığı bir yerde şahsiyet gelişir mi? Peki böyle bir durumda gelişmeden bahsedilebilir mi? İcat. kanunsuz davranmadığı söylenebilir. Türkiye öyle bir noktaya gelmiştir ki halkın kendi iradesi ile seçtiği hükümetin yöneticilerinin pek çoğu resmi kurumlar karşısında aciz kalmaktadır... 1 ..................._ .............. gündüz güvenlik kuvvetlerinin şiddeti dayattığı bir yerde nasıl doğru düzgün.. kendisinden istendiği gibi davranır............ Bölüm: Devlet mesiyle halen bunu savunan insanlar ve bilim adamları olabilir.. kişilikli ve karakterli bir insan olabilir? Baskının hüküm sürdüğü koşullarda kişilik oluşur mu? İşin.... Mesela..___________________. gündüz devletin fiziki ve fiili baskısı altında olan insanlar nasıl kişilikli davranır? Gece PKK'nm.... Ancak bu kurumlara yakınlaşarak bir varlık gösterebilmektedir.... Maalesef kendisine bir takım sıfatlar atfedilen birçok kişi de tüm bu olanları savunabilmektedir..................... oralarda tek ölçüt kendi insanlarının fikir ve düşünceleridir.................. O ülkelerde devletin resmi kurumları asla bir ideolojiye sahip değildir..... Fakat bölgedeki günlük yaşamı göz önüne alırsanız her anın.

herkesin 341 .................. Bu baskıya kimsenin tek başına veya bir grup olarak karşı koyması mümkün görünmüyor..................... mağdur edilebileceğinin...... ailenizi koruma içgüdüsüyle örgütten yana gözükmeye çalışarak dediklerini yapmanız çok doğaldır.. Ekmek istiyorlar.___________________..... Bu taleplere hayır diyerek karşı çıkabilir misiniz? Ailenizin ve kendinizin can güvenliği için.... örgüt hakkında bilgi istiyor. Bu durum......... Güneydoğu'daki yaşam ve burada yaşayan insanlar göründüğünden çok daha ağır ve büyük güçlerin baskısı altındadır.................._________........... .. hatta daha da ileri giderek kendilerine maddi destek vermenizi ya da çocuğunuzun kendilerine katılmasını istiyorlar. 1 . hangi köylerin yakıldığını.. _. adalet...._. Yukarıda anlatılan yaşam tarzının biraz yumuşak biçimi......... Bölüm: Devlet düşünün ki gece PKKlılar evinize geldi.______. kanundan bahsetmek istese de kimsenin onu dinlemeyeceğinin farkında.............. güvenlik kuvvetleri hakkında bilgi istiyorlar. Köylü karşı çıksa...... ____._ ... Diğer taraftan da gündüzleri askerler veya polis geliyor. Uzun süre bu şekilde yaşamak zorunda kalan insanlarda sahtekârlık bir yaşam biçimine ve davranış şekline Haliç'te Yaşayan Sırnonlar...... yol soruyorlar............... mecburen örgütten yanaymış gibi bir tutum sergilemeye devam ediyorlar..... Bu baskılar veya aklına esen her şeyi yapma kudretine sahip güçler karşısında inandığı ve düşündüğü gibi davranama-yan........... Bir kişilik halini alan sahtekârca davranmak.... bölgede yaşayan herkes için geçerli olan normal bir yaşam biçimidir........... eşitlik ilkelerinin herkes tarafından özümsenmediği bir toplumda.................... o ortam içerisinde bulunan her insanı da böyle davranmaya itecektir. ........ buna izin verilmeyen insanlar mecburen sahtekârca davranacaklardır.... Geçmişte kimlerin infaz edildiğini. O ortamda yaşayan insanların maddi imkânı olmadığından bölgeyi de terk edemiyor........ aklından geçirdiği gibi dav-ransa gözaltına alınabileceğinin.. ülke genelinde büyük çoğunluk için de geçerlidir. Hukuk.............. dönüşür.... örgüte yardım etmemeleri konusunda halkı uyarıyor......._..... mülki amir ve savcıların şikâyetlere dahi bakmadığını biliyor.. Belki uzaktan bakılınca yaşananlara direnç göstermek kolay görünebilir ama hiç kimsenin bu bölgedeki baskılara dayanamayacağı kesindir...

Fakat şimdi güç odağı değişti............ 28 Şubat..... .. hemen askerin yanında yer alıyorlardı........ hukuk... Bölüm: Devlet olmadığı..... insanlar huzur içinde yaşarlar... Ülkemizde kurumlar................... şimdi hükümet. işini kaybetmemek için yetkilerini keyfî kullanan kişilere karşı çıkamaz... ekonomik özgürlüklerin kişilerin geçimlerini sağlayacak bir iş bulamadığı bir ortamda kişilikli insanlardan bahsedilemez..... insanın konuşmalarından 342 dolayı sorgulanabildiği.... demokrasi vb. İnsanlar baskı altında değil......... hepsi "Simon" gibiydiler. Kişiliğin sosyal gelişimi kolay değildir...... 1960 İhtilali ve sonrası.. tehlike ihtimallerini bertaraf etmek için istemeden onurlarından... kapatma davası vs.. özgür oldukları. Bu tür toplumlarda daha çok artı değer yaratılır.. Sağlam karakterli güçlü insanların oluşturduğu kurumlar fonksiyonlarını çok daha iyi yerine getirir ve bu kurumlara sahip toplumlar daha hızlı kalkınır... Sosyal olarak gelişmiş insanlar ve onların oluşturduğu sivil örgütler onurlu bir duruş sergileyebilir ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunabilir...... rüzgâra göre eğilenler.... onları memnun etmek için kişiliklerinden...._________.. daha da vahimdi............... bu defa da bu yeni rüzgâra göre eğilmeye başladılar. kurumların bu konuda göstermiş oldukları korkunç örneklerle doludur. 12 Eylül'de epey kötü sınav verildi..... başbakan bu güce sahip.....___________________. belirli ortamlarda ve koşullarda gerçekleşebilir.... Güç kimde ise o tarafa yaslanıyor.... görevlerinin gereklerini yerine getirmiyorlar....._ ....... İnsanlar daha iyi imkânlara kavuşmak için... Hatta yetkililerin makul isteklerine dahi aşırı hassasiyet gösterecekler.... 1 . çıkarılma İstenilen ne şekilde demek davranmadığı ihtimalinin olduğunu ancak bu riskle karşı karşıya kalanlar bilebilir..................... hatalı veya yanlış olana karşı koymuyor.. kalkınması için önce kişiler sosyal olarak gelişmelidir..... O anlı şanlı kurumlar demokrasi ve hukuk adına tavır koyamadı. istediği eğitimi göremediği...... Ülkenin ilerlemesi... makamlar ve kişiler en ufak bir rüzgâr çıktığında hemen savruluyor.... en hafif bir fiske ile yıkılıyorlar.. güven içinde yaşadıkları ortamlarda düzgün bir kişilik geliştirebilirler... Özgürlüğün olmadığı bir ortamda. hatta namuslarından takdirde taviz işten vereceklerdir... Geçmiş dönemlerde askerlerin yönelimlerine göre bütün kurumlar kanun. her şeyi bir tarafa bırakarak....

1 . meseleleri sorgulayan insan sayısı çok azdır... kendilerini anlamsız kurallar içine hapsetmemelidir............._ .. yanlış karşısında tavır koyan ve görevinin gereğini yapan insan bulmayı.___________________.... kimsenin kimseye muhtaç olmadan yaşama imkânına sahip olduğu.. birilerine hedef gösterilebildiği veya birilerinin hedefi olabildiği ve hatta düşünceleri nedeniyle şiddete maruz kaldığı veya kalma riskinin olduğu bir ortamda insan kişiliği gelişebilir mi? Örgüt........... fikri tartışmalardan.. kimlikleri ve kişilikleri rüzgârlardan etkilenmez. ayıplanma ve horlanma tehdidinin olmadığı sosyal ve siyasal ortamlarda..... ilkesiz........... Gelişmemesi anormal bir durum değil ki............ Düşünce ve Örgütlenme özgürlüğünün tam olduğu..... Her alanda yağcılık yapan...... geleneklerle. iş ve ekonomik gelir temin edilebilen toplumlarda insanların kişilikleri gelişebilir.. her rüzgârın önünde eğilmezler...... kurumların yücelebilmesi için de kişilerin yüceltilmesi gerekir.......... özgürce düşünebilmeli. mevcut güç merkezinin gözüne girmek için kural tanımadan her türlü değeri ayaklar altına alan. Bir kurumu yüceltecek kişiler............. Ülkemiz...... Kurumlan kişiler......... kurumlarını ve çevrelerini yanlıştan korurlar..... Bu tür kişilerle bu ülke nereye gidebilir? Batıda başbakanlar............ bakanlar yanlış yaptıklarında mahkemelerce yargılanırken bizde hiçbir yargılamaya muhatap olmazlar. yeniliklerden etkilenirler....... Bu durum her meslek ve kesim için geçerlidir... Bölüm: Devlet hakkında davalar açılabildiği.. vicdani 343 . yanlışları irdeleyemediği kurallarla. bırakın amirini eleştiren. kanun ve polis tehdidinin olduğu bir ülkede nasıl sağlam karakterli insanlar yetişebilir? Bu koşullara bakmadan 'neden bu ülke gelişmiyor?' diye soruyoruz....... kendi menfaatini düşünen._________............. İdeolojik açıdan öteki olarak gördüklerine karşı çıkanları bir tarafa bırakırsak ülkemizde yanlışlara karşı çıkan. Bu tür ortamlarda insanların kişilikleri oluşur. devleti ise kurumlar yüceltir... Devletin yücelebilmesi için kurumların yücelmesi....................... kişisel gelişimlerini sağlayabilmeli. devlet... tek tip insan yetiştirme amacındaki eğitimin sunduğu resmi ideolojiyle kendini sınırlamamak..... üstünün istediği her şeyi itirazsız yerine getiren kişilerle doludur.

. asla bizdeki kadar değildir) resmi üniformalı hiçbir görevli....... Bir ara resmi görünümlü....... Gelişmiş ve Geri Kalmış Ülkelerdeki Yapı: Resmi ve Sivil Doku Geri kalmış ülkelerle kalkınmış ülkeler arasında ilk bakışta göze çarpan en önemli fark resmi ve askeri dokunun görünüş biçimidir.......... polis ve askerin nöbet tutmasına gerek olmadığı söylenebilir.................. 1 ..... herkes üniformalıdır... Gerçekten sorulması gereken doğru soru şudur: Ülkemizde PKK olduğu için mi silahla nöbet tutuluyor? Yoksa silahla nöbet tutulduğu için mi PKK var? Yani.._ .......... militarist işaretler ne kadar ön planda ise o ülkenin geri kalmışlık düzeyi de o kadar yüksektir...... ahlaki ve manevi hazzı bilmeyen türde insanlar yaratılıyor........................... Böyle bir ülkeyi gözlemlediğinizde hiç tereddütsüz sosyal olarak geri kalmış... resmi araç ve gereç... Bölüm: Devlet duyarlılığa sahip olmayan.... Bir keresinde Japonya'ya gitmiştim......... Televizyonlarda.. yoksa devletin baskıcı tutumu nedeniyle mi böyle bir terör örgütü ortaya çıktı? Bu soruların cevabını iyi düşünerek vermemiz gerekiyor._________...... askeri faaliyetler her zaman Ön plandadır.... motosikletli 344 .. bayramlarda her zaman askeri geçitler yapılır ve askeri törenler öne çıkarılır.. Japon polisinin tutumunu. Bir ülkede görünen askeri yapı....... Şu söylenebilir................. PKK gibi illegal örgütler bulunmadığından. resmi davranmaya çalışırlar... kıyafetlerini..... Örneğin Avrupa ülkelerinde trafik polisinden başka (o da yeterli orandadır.. özgürlüklerin sınırlandırıldığı bir ülke olduğunu söyleyebilirsiniz..... O ülkelerin bizim özel koşullarımıza sahip olmadığı... Genellikle devlet ve hükümet başkanları hep resmi giyinmeye. üniforma........ Maddi olarak kalkınmış olmakla birlikte toplumsal olarak geri kalmış bütün ülkelerde resmi üniforma. bir terör örgütü var olduğu için mi devlet baskıcı bir tutum içinde........___________________.... kullandığı araçları gözlemlemek için etrafa bakmama rağmen bir tane bile polis görememiştim.. Merasimlerde... makineli tüfekle nöbet bekleyen polis ve asker göremezsiniz.. Osaka'da dört gün süresince şehirde gezerken. sosyal hayat içinde her olayda resmiyet önde durur.........

.. Köleliğin adaletli olmasını istemişlerdir........ Aynı şekilde kısa süreli olarak en az 20-30 defa bulunduğum Avrupa ülkelerinde sokakta resmi üniformalı polisi çok az... Bence ölçü bu olmalıydı. köleler de bu düzeni kabulleniyorlardı. ordu mensupları beyanatlar vererek etkin olduklarını göstermez.. Kalkınmış ülkelerdeki sokak ve caddelerde hiçbir zaman resmi geçitler göremezsiniz........... Şu soruyu sormadan duramıyorum: Acaba bizim ülkemiz dışarıdan bakıldığında nasıl görünüyor? Köleliğe İtiraz Köleler hiçbir zaman köleliğe karşı çıkmamışlardır............. vb) talep etmişlerdir..... kanaatimce göre Japon trafik polisiydi............. 1 . düzenin ve kendi durumlarının biraz daha iyileştirilmesini talep edebiliyorlardı.. Köleler kendi durumlarını kabullenerek. Bence bu durum.... bir toplumun sosyal kalkınmışlık düzeyinin ve demokrasisinin en önemli göstergesidir.. Bugün bizim içinde bulunduğumuz durum da bir anlamda bir kölelik düzenidir.... Köle sahipleri kölelik düzeninin devamını istiyor..._________..... farklı bir düzenin olabileceğinden habersizlerdi...___________________..... Efendinin adamları da bu düzende kendi üzerlerine düşen rollerini layıkıyla yerine getiriyorlar.. Yaşadıkları düzenden farklı bir sosyal düzen tanımıyor. askeri üniformalı kişileri ise bir veya iki defa görebildim...... hâlbuki varoluş temeli bakımında adaletsiz bir sistemden adalet beklemek boşuna bir çabadır. sadece sahiplerinden durumlarını iyileştirecek şeyler yapmasını (daha iyi muamele.. benim gibi ülkenin dışından gelen birisinin polisin toplumsal yaşam üzerindeki etkisini hissetmesi mümkün değildi..... Bu nedenle düzenin değiştirilmesini değil de. biraz daha fazla yemek.............. tanıdığı herkes gibi köle yaşamışlar ve köle olarak yaşamaya devam ediyorlardı.........._ ...................... basında askeri güçleri öne çıkaran haberler yer almaz. bu sisteme asıl karşı çıkanlar özgür insanlardır... hiçbir biçimde bu düzene karşı çıkmıyorlardı. Bölüm: Devlet iki kişi gördüm........ Köle olarak doğmuşlar.......... Bu durum sadece üniformalı bir görevliyi fiziki olarak görememekti......... Biz de sanki eski çağlardaki köleler gibiyiz? içinde 345 ...........................

.. 2 koruma... Herkes bu durumu kanıksamış... birçok kişi diğerlerinin hakkını gasp edebiliyor... Ruhlarımız ve akıllarımız adeta esarete alışmış.. iki üç tane odacı.. zira bu sistemin sahip bizatihi yanlış olduğunu ve keyfi düşünmüyor........ Efendilerimiz kendilerine yakın duranlara nimet dağıtıyor.. Yanlış olduğunu bilmekle beraber benim de iki kocaman makam odam.. fayda sağlama peşinde.... Bölüm: Devlet yaşadığımız düzeni olduğu gibi kabulleniyoruz.... onlara keyfi muamele yapabiliyor....._ .... Herkes kendi çıkarını gözetme........ uzak duran yağcılık yapmayanlara mümkün olanın en azını veriyor veya görevinden uzaklaştırıyor. ayrıca eşim için bir otomobil... Kendisine yapılmadığı müddetçe sistemdeki haksızlık ve hukuksuzluklara ses çıkarmıyor... işte ayrı hizmetliler... iki tane hizmetli......... istememiz mümkün mü? Zamanın köleleri mi. kocaman bir lojman.._________.................. temizlikçi kullanabiliyor....___________________..... Yüksek düzeydeki yöneticiler keyiflerine göre atama yapabiliyor...... Günümüzde oldukları yetkilerle uygulamalarıyla kamu gücünü kullananların modern zamanın efendilerini..................... lojmanlar....... ama hukuksuzluk kendisine yönelirse o noktada itiraz etmeye başlıyor........ özel veya resmi misafirlerimi gezdirmem için bir tane vip minibüsüm.. iki makam otomobilim... 346 . yoksa gerçek manada özgür insanlar mıyız? Farklı alternatifleri görerek mi bu hayatı tercih ettik? Yoksa verili olana alışık olduğumuzdan mı bu düzenin dışına çıkamıyoruz? Bundan emin değilim. onlara tâbi olanların ise köleleri temsil ettiğinden hiç şüphe var mı? Resmi Kurumlardaki Ast-Üst İlişkisi İçinde bulunduğum çevre beni de bu düzene uygun davranmaya zorluyordu......... 3 şoför.... kendilerine tahsis edilmiş makam araçları.. Yaşadığımız sistemden dışında bir şey görmemiş kişiler olarak...... Bu toplumda... istediği kişiye istediği görevi ya da ruhsatı verip.... kabul etmiş görünüyor....... devlet imkânlarını istediği şekilde tahsis edebiliyor....... özgürlüğün ne olduğunu tam olarak bilmediğimiz için mevcut durumu doğru olarak kabulleniyoruz.. bu sistem dışında başka bir sistem aramamız.. Evde ayrı.............. 1 ...........

........... Geçmişte yetki kullanımına ilişkin anlatılan bir fıkrada.. genel müdürler......... 1 .. böyle görmüşler............ hukuk tanımayanlardan . En mütevazısı bendim.... müdürler...._ .. mütevazı gözükmek için yapıyor" denmesi ihtimalinden korkuyordum. Bölüm: Devlet evde başka bir yardımcı hizmetlim var. Bu durum hemen hemen her kurumda geçerliydi........... telefonlarımı sekreter bağlıyor. hepsi daha keyfi ve daha Ölçüsüz olarak imkânları kullanıyor...... Zile basıyorum çay ve kahve geliyor.......... yani rüşvetçi.... Fakat bana sağlanan imkânları biraz daha azaltsam "gösteriş için..... namuslu ve dürüst olarak kabul edilen görevlilerin yaklaşımıydı.... fakat daha düne kadar ben. kendileri de böyle olacaklardı.. Tüm illerde ve kurumlarda durum buydu.....___________________. kullan" şeklinde telkinde bulunuyorlardı... valilerin adam asma yetkilerine sınır getirilip hiç kimse mahkeme karan olmadan asılmayacak dendiğinde zamanın Erzurum Valisinin "keyfımce bir adam bile aşamadıktan sonra.... Akılları ve mantıkları d" bunu uygun görüyordu... insanları gözaltına alabildiğimizi..... bunu kendilerinde bir hak olarak görüyorlar..... böyle bir ortamda çalışmışlar ve ilerde terfi edip yükseldiklerinde. Bana bağlı olarak görev yapan 22 kişilik ekibi azalta azalta ancak 10 kişiye düşürebilmiştim.... Bakanlar... hiçbir sebep göstermeden yüzlerce evi arayabildiğimizi............_________. Oysa bana sağlanan imkânlardan daha fazlasını kullanmam konusunda astlarım "senin hakkın müdürüm..... Sahip olduğum imkânların birçoğunu hatırlamıyorum dahi. 1984 347 dürüst olmayanlar....... Kendilerini ayırıyorlardı............. Her yerde ve her kademede.. hatta üst kademelerde daha da yoğun olarak hissediliyordu. Bu..... bir müdür olarak devletin imkânlarını istediğim gibi kullanmak hakkımdı..... baskıcı... istediğimiz iddialarda bulunup işlem yaptığımızı hatırlıyorum. samımı olarak benim bunları yapmaya hakkımın olduğuna inanmışlardı.. başkanlar... Kimse bunu inkâr edemez....... ister sabit isterse de cep telefonundan istediğim kadar sınırsız konuşabiliyorum.......... Benden çok daha fazla imkânla ra sahip emsallerim de vardı... ne yapayım ben valiliği" dediği anlatılır.... Onlar kötü niyetle değil... Bu tabii bir durumu abartan fıkra...... maddi menfaat temini için haksızlık yapan.. valiler....

..... bir yanda kendisine ve ulusuna. örgüt evi...... Bu arada alt makamda bulunanlar üstlerini yüceltmek için kendi kişiliklerini ve yaptıklarını sayıyorlardı.... sanki o işi tek başlarına yapmışlar gibi övgülerle yere göğe sığdırılamıyor-lardı.......... operasyon büro amirliği. Oysa Atatürk'ü göklere çıkaran aynı anlayış. terörist bahanesi vardı ama bu şüphelerde tek başına yeterli değildi.... kendi çalışma ve emeğine değer vermeyen bir kişilikti söz konusu olan. bir taraftan Mustafa Kemal göklere çıkarılırken.... komikliğin çok ötesinde acınacak bir vaziyeti göstermektedir...... Kendini aşağılama.. Bölüm: Devlet yılma kadar fiilen yaptığım soruşturma. Övgüyle başlayan bu tutum............. dinlenmesine karar verdim ama bir iki istisna dışında mahkeme kararı aldığımızı hatırlamıyorum. Bu gün her şey mahkeme ve yargı kararı ile oluyor... diğer yanda da Atatürk'e hakaret etmektedir......... aşağılamakta Böylece beis görmüyorlar..... Resmi bay-ramlardaki törenlerde Atatürk övgüleri öyle bir abartılır ki........ 1 ... siyasi şube müdürlüğü görevlerim esnasında ne kadar ev ve işyeri aradığımızı. diğer taraftan da milleti ve tüm değerleri yok sayılır. elde edilen tüm başarılar tamamen onlarm sayesinde gerçekleştirilmiş gibi davranılıyordu. öyle bir hale geldi ki üst makamda bulunanların ilahlaştırılmasına kadar vardı..... Belki terör şüphesi............. Bütün ev aramalarını gece yapardık.. En çirkini de ast makamda bulunanların üst makamdakile-re hitap şekliydi... dışarıdan bakılınca......................... hiç mahkeme karan ve savcı talimatı almadık..... sadece onay onurlarını vermek...........___________________.. neredeyse sıfır seviyesine indirilirdi........ Benzer bir durum bayramlarda ve törenlerde yapılan Mustafa Kemal Atatürk övgüleri için söz konusuydu........ 1988 yılında başlayıp 1995 yılında fiilen bıraktığım dinleme ve izleme işlemleri dolayısıyla binlerce telefonun. üstü yüceltme anlayış ve kültürünün bugünkü gelmiş olduğu düzeyi... ne kadar insan gözaltına aldığımızı dahi hatırlamıyorum.... Yapılan sıradan olumlu bir eylemden dolayı üst makamda bulunanlar göğe çıkarılıyor........ hiçe görevi ödenek göndermekten ibaret olan üst makamda bulunanlar.........._________. 348 .. ama düne kadar hiç böyle bir durum söz konusu değildi..._ ....... Kendi kişiliğini yok eden......

....... Bölüm: Devlet Batı dünyasının da kahramanları......... Biz onları ziyaret ettiğimizde ise. Onlar da törenlerde bu kahramanlara övgü ve saygılarını ifade ediyorlardır ama herhalde bireylerin kişiliğini ve toplumun tüm değerlerini sıfırlayarak kurtarıcılarını ilahlaştırmıyorlar-dır.. sekreterleri olmadığından telefona kendileri bakıyor......... telefonlarını kendileri arıyorlardı....... bu durumun büyük bir yanlışlığın.... insan kişiliği konusunda umutlu olmak çok zor gibi............ bize ikram ettikleri çayı dahi kendileri alıp getiriyorlardı...... Türk halkının içinde bulunduğu bu ruh hali tüm hayatına yansımış ve kişiler özgürlüklerini kendi kendilerine feda etmişlerdir. üstler de ilah değildiler...... Resmi görevlerim nedeniyle sayısını unuttuğum kadar çok ülkede bulundum........ bu kişilik bozukluğu sadece resmi kurumlardaki ast üst ilişkisiyle de sınırlı değildir. Dahası. eğer ziyaret resmi bir heyetle yapılıyorsa dışarıdan belli bir hizmet alıyorlardı... Polis evi ve lojman da yoktu.. Üstü öven yersiz bir tek cümle duymadım..... İçinde bulunulan durumun belki de iyi tarafı......... Aslında.. Toplumda alt kademede olanlar ile üstte olanlar.. zayıflar güçlülere en basitinden tâbi olmuşlardır........ Bu açık olarak hissediliyordu.. Batı ülkelerindeki emsal meslektaşlarımı gördüğüm zamanı da hatırlıyorum. kurtarıcıları vardır....... kişilik bozukluğunun göstergesi olduğu anlaşılıyor. korumaları da yoktu......_________.. Üstler ile astları arasında eşit seviyeli bir hitap biçimi vardı..... Ama tek kişi olarak ziyaret ediyorsak..... resmi kurumlara en ağır biçimde sirayet 349 ......._ ..............___________________....... fakirler ile zenginler. Makam arabaları yoktu araçlarını kendileri kullanıyorlardı. üstün gördüğünü anlamsız ve haksız yere yücelterek kendi kişiliklerini yok etmişlerdir.. onları polis evlerinde ağırlıyorduk..... araçlar tahsis ediyor........ Aynı şekilde resmi kurumlardaki ast-üst ilişkilerinde astlar üstlerine yaranmak için kişiliklerinden taviz vererek kendilerini aşağılamıyorlardır.. Onlar ülkemize geldiklerinde kendilerine birkaç tane hizmetli görevlendiriyor. Kalkınmış batı ülkelerinde ülkemizdekine benzeyen bir duruma rastlamadım....... 1 ..... toplu bir ruh hastalığının.......... Ülkemizdeki duruma dışarıdan baktığımızda... kadınlar ile erkekler aynı şekilde ayrışmış....... Restoranda yemeklerini yiyorlardı......

..... bununla yetinmiyor.. teknolojinin bu 350 .-. mevcut sistemi eleştiren herkes ne derse desin baştan peşinen kötü niyetli... planlanmasına da mani oluyorlar.. Bu insanlar devlet işlerini iyi planlamıyor...... hayatın diğer alanlarında da aynı emsalde haksız ve hukuksuz bu milletin._ -.... Yanlış...-.. dernek veya parti kurmaları. 1 ....... Ama olay bu kadar basit değildir... Ama Sadece Yanlışla Kalsa! Üst düzey yöneticilerin devlet imkânlarını krallara özgü bir biçimde harcamaları... fikirlerini yaymaya çalışmalıdır. akıl ve mantık dışı yöntemlerle çalışmaya devam ediyor.-...-......... Batı toplumlarında çok uzun yıllardan beri kabul edilen davranışlar ülkemizde yeni yeni kabul görmeye başlamıştır.......... fikirlerini daha geniş kitlelere yaymak için basını... örnek bir davranış olarak. nasıl daha iyi olabilir konusunda fikir yürütmeli. ülke aleyhtarı kabul ediliyordu...__......._________.................___________________...... o toplum için. ...... Her medeni insanın... medyayı kullanmaları gerekir... ... Bölüm: Devlet etmiş bu durumun sivil toplumda aynı düzeyde yaşanmamakta oluşudur...... o ülkedeki demokrasinin yaşaması için elzem bir davranış biçimidir....... Devletin ve fakir halkın hakkını haksız bir şekilde kendi menfaatleri için kullananlar........._ ........................ Susturmak için ne gerekirse yapılıyordu... kolaylıkla gerçekleştirilebilecek hizmetleri yapmıyor ve her şeyi zora koşuyorlar. Ama bizde muhalif olan.. üçümüzün.... Bir toplumda yaşayan herkes ülkenin yönetimi ile ilgilenmeli............. ..._. Bu amaçla bir grup oluşturmaları. .................................. tartışmalı. sistemi eleştiren herkes her zaman hedef gösterilmiş....... hangi anlayış iktidarda olursa onu eleştiren düşman kabul edilmiştir. mevcut sistem ve yönetimi eleştirmesi. başkalarının haklarını yemeleri........ Modern dünyadan bihaber..... devleti.. bu devletin başına bela açıyorlar.-.... bizim yaptığımız gibi..1 Bölüm: Devlet Güvenlik kuvvetlerinde.............. beşimizin veya yüz kişinin hakkını kendi ceplerine atmış olurlar... devletin az olan kaynaklarını kendi şahsi çıkarları için kullanmaları gibi bütün bu yanlışların zararları sadece maddi boyutuyla kalsa çok önemli olmayabilir.....

.......... nihayetinde bin yıllık devleti ve geleneklerini yok ediyorlar................ bu kadar önemli olan bir soruna........ aynı şekilde. Bu insanlar tam demokrasinin ve temel özgürlüklerin insan kişiliğinin gelişmesi için temel şartlar olduğuna inanmıyor.. ısrarla kendi basit akıllarını dayatarak sorunları çözümsüz hale getiriyorlar....... binlerce gencimizi heba ettiği........... bunu içselleştirmeyip sadece kendilerine gözüküyorlar. İşin tuhafı.. nasıl..... Terör..... hangi yöntemle belirlemeliydi? Türkiye'de terörle mücadelede.. "Bu ülkenin en ciddi sorunu nedir?" diye sorulsa.... doğrudan veya dolaylı olarak devletin tüm ekonomik imkânlarını tükettiği. onları birer kahraman olarak nitelendiriyoruz. Peki...._ .... öncelikle ülkenin güvenliğinden birinci derecede kendini sorumlu tutan ve kendi kendine bunu en başta belirleyen Silahlı Kuvvetler doğruyu tayin 351 imkân sağladığı ölçüde bu değerlere inanmış ... Aslında bu insanların doğru yaptığı hiçbir şey yok... ülkenin karşılaştığı sorunların akıl ve bilim ölçütleri ile ele alınmasına ve dünyanın aynı sorunları nasıl çözdüğüne bakılmasına mani oluyor._________........ onların tüm yanlışlarını yine doğru diye savunmaya devam ederiz... bugün içinde bulunduğu durumdan çok daha farklı bir durumda olabilirdi.... nasıl ki. Ancak bu yanlışları olaylarla........... onlarm hayatın tüm alanlarında yapmış oldukları yanlışları da doğru kabul ediyor. terör nedeniyle siyasi istikrar bozulmamış olsaydı.... terör nedeniyle yaptığı askeri ve güvenlik harcamalarını yatırıma çevirseydi........ tüm kamu imkânlarını kendi şahsi çıkarları için kullanmalarına rağmen.. Türkiye son 50 yıldır teröre harcadığı kaynaklarını............. hem kendileri hem de bizler onların bunu yapmaya haklan olduğunu söylüyorsak.___________________.......... 1 ...... yaşananlarla karşımıza koymazsak... ülkenin tüm kaynaklarını yok eden bu meseleye karşı ne yapılmalıydı? Doğru mücadele ve taktik neydi? Doğru uygulama nasıl ve kimler tarafından yapılmalıydı? Doğru mücadeleyi kim......... binlerce aileye acılar yaşattığı ve ülkede siyasi istikrarı bozduğu için ülkenin en önemli sorunudur...... tereddütsüz "Terör" cevabı verilecektir.......... Terör olmasaydı...... Bölüm: Devlet ülkeye gelmesine karşı çıkıyorlar... bu ülke...............

1 .... bu olaylar zorla bastınlmalıdır. (Ben de eskiden böyle düşünüyordum.. aksi düşünülemez..... çözüm mümkün mü? Tüm dünya karşılaştığı ciddi sorunlan bu yöntemle çözmüyor mu? Başka çözüm yolu var mı? Bırakın bu kadar önemli ve ciddi meseleleri........ artık 352 . üniversitelerde bilim adamlarınca bilimsel olarak incelenmeli ve terörün nasıl önlenmesi gerektiği hakkında ortaya çıkan bilimsel verilere göre terörle mücadele yöntemleri geliştirilmeli ve buna uygun çözümler uygulamaya konulmalıdır... bilimsel çözümler üretmelidir.. üstelik bu sorunlar hayatın en ciddi sorunlarıysa önce akılcı bir biçimde bilimsel düzeyde incelemeli.. Yeni tedbire....... terörle mücadele sorunu bilim ve akıl ile çözülebilir.. her insan karşılaştığı sorunları. satılmış kişilerdir... dar düşünceli. olayların sebep ve sonuçlarım anlayarak........ Onların yanında her zamanki destekçileri polis ve MİT'ti.... açık açık devletin kanun çıkararak bunları yok etmesi gerektiğini savunuyordum) Peki........... Hatta devletin kanun çıkararak..... Başka çare. her kurum........................ Bu üçlünün hemen ardında. akılcı.. Bu militarist anlayışın temsilcilerine ve destekçilerine göre yeni çözüm yöntemlerine...._________.. Bölüm: Devlet ediyordu. bağnaz.... aynı körlüğün içine hapsolmuş olan bazı aydınlar da rol oynuyorlardı.............._ ..... eleştirmeyen... reforma ihtiyaç bulunmamaktadır.... kendilerine söylenenleri doğru kabul eden......... en ağır cezaları vermesi ve silahlı eylem yapanları asması gerekir diye düşünüyordum...___________________. Bununla birlikte doğrunun tayin edilmesinde..... Bu nedenle o dünyanın düşünce sistematiğini iyi biliyorum: ortanın solu diyen Ecevit'in cezalandırılması gerektiğini samimi olarak düşünmüştüm..... Daha açık söylemek gerekirse... olması gereken neydi? Her devlet....... alçak.. Şimdikilerden tek farkım. bu konularda hiçbir zaman özgür düşünemeyen..... devleti eleştirenleri cezalandırması.............. açık açık ifade ediyordum. Devlet ve kurumlannı eleştirenler hain.. onları kutsal güç kabul eden bürokratik yönetim kademeleri ve üst bürokratlar bulunuyordu.. onların her yaptığını tartışmasız doğru kabul eden.. bu düşüncelerimi gizli saklı değil............. Terör. reformlara gerek yoktur. her zaman mevcut kanunlara karşı çıkan kesimlerden kaynaklanmaktadır....... Sorun.......

..... mağduru olmaktan dolayı adları geçti.. Kaymakamlık tezi için bir yıl süreyle İngiltere'de bulunan........ İngiltere'de polis karakollarının renginin ne olması gerektiği..... Ben hiç bilmiyorum.. Bilim adamları konunun yakınma...... motorize devriye ekiplerinin mi yoksa yaya devriye ekiplerinin mi halka güven verdiği ve suçlu kişiler üzerinde caydırıcı etkide bulunduğu gibi basit konuların dahi akademisyenlerin yaptığı bilimsel çalışmalara göre belirlendiğini anlatmıştı... yoksa yakmadan mı devriye gezmesi gerektiği._________........ Gerçek manada hiç yoktur.... 3 muhtıra ve 3-5 darbe teşebbüsüne..... 120 ay süren sıkıyönetimlere........... Bazı bilim adamlarının. terör konusunda. Bölüm: Devlet dünyada en basit sorunlar bile bilimsel araştırmalar sonunda ortaya çıkan bilimsel neticelere göre çözülüyor... sayısız bildiriye.............. Benden önceki arkadaşlarım polis rengi mavi diye Emniyet Müdürlüğü binalarım maviye boyamışlardı.... dahi yaklaştırıl-mamıştır..................... farklı renklerin insanlar ve suçlular üzerindeki etkilerinin bilimsel araştırmalar sonucuna göre belirlendiğini söylemişti.. Ben mavi rengin diğer renklerle uyumlu olmadığını birilerinden duymuştum........ olmamıştır.. Aynı şekilde polis araçlarının tip ve şeklinin insanlar üzerinde nasıl bir etki yaptığı... 35 binden fazla insanın ölümüne. bunca maddi ve manevi yıkım yaşanmasına rağmen terör konusunda 40 yıl içinde kaç tane bilimsel......... Bu nedenle benim dönemimde tüm binaların krem rengine boyanmasını istemiştim...... emniyet binaları ve karakollar o ildeki emniyet müdürünün zevk ve iradesine tâbidir... Ülkemizde...... akademik rapor ya da araştırma yapılmış dersiniz._ .... tam rakamları bilinmemekle birlikte 75 binden fazla kişinin yaralanmasına...... Çok az 353 ....... hem İngiliz kamu kurumlarında hem de akademik çevrelerde araştırma yapan kaymakam arkadaşım Namık Demir... 1 .....___________________......... Peki 1968 yılını başlangıç kabul edersek faslında terör olaylarının tarihi ülkemizde biraz daha geriye gider)............. az sayıda da olsa... polis araçlarının resmi tepe lambalarım yakarak mı............ ya ideolojik örgütlerle ilişkide veya o örgütlere mensup olmaktan ya da terör örgütlerinin hedefi.. o tarihten bugüne kadar ülkemizin birinci derecede sorunu olan terörü önlemek adına iç güvenlik kaygısıyla 2 darbe.....

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

sayıda bilim adamı da bu konunun ancak etrafında dolaşabildiler. Bilim adamları, devletin ideolojik olarak kabul ettiği doğrularım daha da kuvvetlendirmek, onlara destek olmak için hiçbir bilimsel temeli olmayan basit birkaç yazı ve makale yazdılar yalnızca. Çoğunlukla da yazdıkları, güvenlik kuvvetlerinin baskılarını haklı çıkarmaya yönelik yasakçı anlayış ve yöntemleri savunma yönündeydi. Örneğin, en büyük sorunumuz olan Kürt sorunu üzerine tek bir akademik araştırma var mıdır? Bu konuda yapılacak akademik, tarafsız bir çalışma hakkında mahkemede dava açılma, çalışmayı yapanların ceza alma ihtimali yüzde yüze yakındır. Çok daha vahim olan eğer çalışma resmi görüşe uygun değil ise, yapanların her cepheden saldırıya uğrayacak, horlanıp, aşağılanacak ve yaptıklarına pişman edilecek olmasıdır. Türkiye'de hiçbir üniversite ülkedeki terörün sebepleri ve önleme çareleri konusunda bilimsel çalışma yapmadı, tek bir üniversiteye dahi bu konuda bir çalışma yaptırılmadı. Üniversiteler bu konuya ilgi ve alaka duymadı veya bu konunun yanına yaklaştırılmadı. Doğru olan üniversitelerde yapılan bilimsel araştırmaların yetersiz kalabilme ihtimaline karşı sadece terörle ilgili enstitülerin araştırma merkezlerinin kurulmasıydı. Mevcut durumumuz ise aklın kabul edeceği bir durum değil ama maalesef gerçek bu. Bugün şehir plancılığı, çevre düzenlemesi, bitki örtüsü vb gibi her konuyu, en basit sorunlarımızı üniversitelere taşıyoruz. Hatta idari mahkemeler her konuda üniversite bilirkişiliğine ihtiyaç duyuyor veya üniversitelerden rapor alınmadan verilen kararları bozuyor. Eğer üniversiteler terör sorunuyla hiç olmazsa yukarıdaki sorunlarla ilgilendikleri kadar ilgilenseydi-ler, olayların sebepleri ve önleme yöntemleri konusunda hiç olmazsa akıl ve bilim ölçeğinde veriler elde edilir ve ülkemiz de bu kadar kayba uğramazdı. İşte her şeyi şahsi çıkarı bağlamında değerlendirip vicdani sorumluluk taşımayan yöneticiler sadece ülkenin maddi değerlerini şahsi menfaatleri için kullanmakla kalmadı, ülkenin en önemli sorunundan en basit sorununa kadar tüm sorunlarına aynı anlayışıyla, kendi basit mantıkla ny la baktılar, hesabı ya354

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

pılamayacak bedellere mal oldular ve hâlâ da olmaya devam ediyorlar. Bütün hayatı, geçmişimizi ve geleceğimizi mahvediyorlar. Bu anlayış ve bu anlayışı temsil eden çevrelerin vereceği her karar, atacağı her adım çok büyük hatalarla doludur.

Olayın Mağdurları: Bu Uygulamalara Tâbi Olanlar Açısından Bakmak
Bir filozof der ki, tutsaklığın en ağırı kendini gönüllü olarak hapishaneye hapsedip üzerine kapıyı kilitleyen ve bunu isteyerek yapan kişilerin tutsaklığıdır. Bu insanları tutsak olduklarına inandırmak da çok zordur. Diğer yandan insanlar haksız yere, zorla kilitli kapılar ardında, karanlık zindanlarda tutulabilirler. Onlar fiili olarak hapistedirler ama fikren ve ruhen bu tutsaklığa karşı çıktıklarından aslında özgürdürler. Kapıları açtığınız anda özgürce yaşarlar. Özgürlüğü tatmayan, köleliği ve mahkûmiyeti kabullenmiş kişiler kendi haklarını korumadıkları, yanlışlara karşı durmadıkları bir ortamı nasıl düzeltebilirler? Tutsaklığını kendi yaratıp bunu kabullenmiş insanlar nasıl özgürleştirilebilir? Özgür olmayan, yanlışlıklara karşı çıkmayan insanlar dünyanın düzeltilmesine nasıl katkı sunabilir? Sadece köleler ve efendilerden oluşan bir toplumun sosyal olarak ilerlemesi mümkün mü? Kölelik zihniyetine sahip kişilerin hakim olduğu bir toplumda huzurdan, adaletten, insanlıktan, mutluluktan söz etmek mümkün mü? Adil ve özgür bir vicdanın en büyük faydasının önce sahibine, yakınlarına, daha sonra ülkesine ve nihayetinde tüm insanlığa olacağından şüphe yoktur. Böyle bir vicdan sahibi tüm dünyayı kendine köle etmiş birinden kat kat daha mutlu ve huzurludur. Kendini insan gibi hissederek daha üstün bir hayatı yaşıyor ve hayattan o seviyede zevk alryordur.

Özgürlük ve Demokrasi: İki Sihirli Anahtar
Necip Fazıl "suda yürümek zor değil, yürüyebileceğine inanmak zordur, eğer suyun üzerinde yürüyebileceğine inanırsan yürürsün." der. 355

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'yi yönetenler; tüm sosyal ve siyasal sorunların sivil bir anlayışla, demokrasinin ölçüleri dâhilinde, barışçıl yöntemlerle ve diyalog yoluyla çözüleceğine; geçici, kolay gözüken, alışılmış ama sorunları büyüten eski yöntemlerle çözümün mümkün olmadığına ve en ufak bir olayda hemen ordu, polis, sıkıyönetim, hapishane gibi baskıcı yöntemleri çağrıştıran unsurlardan söz etmenin yanlış olduğuna inandığı gün ülkenin tüm sorunları kolaylıkla çözüm bulacaktır. süre bu Aksi takdirde bu değerlere çıkıp oy gönülden almak inanmadığı, etkilerle etki içselleştirmediği, sadece dış (örneğin AB istediği için) ya da iç (geçici argümanlara koyduğu sahip zaman için) uygulamaya edemeyecektir. Özgürlükler ve demokrasi... Bu önemli iki kutsal değer, tüm toplumlarda huzurun, bansın, istikrarın temel anahtarıdır. Bu değerler adalet ve hukuk içerisinde yaşatıldığı müddetçe, ne ülke bölünür, ne anarşi olur, ne de terör. Huzurun egemen olduğu bütün ülkelerde yapılan araştırmalar, bu iki büyük ülkünün o devletler tarafından el üstünde tutulduğunu göstermektedir. sorunların çözümüne

Demokratik Açılım
Kürt açılımı, Güneydoğu açılımı, demokratik açılım... Adına ister Kürt sorunu, ister Güneydoğu sorunu, ister PKK sorunu densin, hepsi de aynı sorunu işaret etmektedir. Meselenin bugün gelmiş olduğu aşamada, tüm taraflar tek bir çözüm yöntemine mecbur olduklarının farkındadırlar: sorunları diyalogla, barış içinde çözme yöntemi olarak demokratik açılım. Olayların baş aktörü olan PKK bunca yıl sonra, bu kadar silaha ve sayısal insan gücüne kavuşmasına rağmen hâlâ bölgede bir karış toprak üzerinde denetim kuramamakta, bölgede gizli pusu eylemleri haricinde geçtikçe istediği de daha etkinlikleri ciddi gerçekleşti-rememektedir. karşı karşıya Zaman kalacağı sorunlarla

görülmektedir. Tek çaresi bu açılım projesi ile silahlı mücadeleye son vermektir. PKK denilince önemli olan Öcalanin kendisidir. Öcalanin yaşaması ve ileriki süreçte hapisten kurtulup dışarı 356

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

çıkması ancak açılımın başarısı ile mümkündür. Fakat PKK'nm, Öcaianin başına herhangi bir şey gelmesi ihtimaline karşı silahlı kadrolarını dağda son ana kadar güvence olarak tutması olasıdır. Bugünkü koşullarda Öcaianin tek kurtuluşunun bu yol olduğu kesindir. Mücadeleye devam demesi ve olayların artması Öcaianin ömür boyu hapiste kalma ihtimalini güçlendirecektir. Düşük de olsa, en iyi ihtimalle
1 0

yıl daha cezaevinde kalacaktır, Güneydoğu

huzura kavuşursa kısa süre içinde dışarı çıkıp, siyasi faaliyetlere devam etmesi ve umduğu noktalara gelmesi ihtimali çok yüksektir. PKK'nm içinde bulunduğu şartlar ve geldiği konum itibarıyla açılım sürecinde devletle uyuşmaktan başka seçeneği yoktur. Bağımsız devlet fikrinden vazgeçmiştir, vazgeçmeye de mecburdur. Öcalan mahkemedeki açık ifadesinde ve yer yer verdiği mesajlarda, bağımsız bir devlet istemediği gibi, federasyon da talep etmediğini, hatta siyasi herhangi bir taleplerinin olmadığını, bazı kültürel taleplerinin olabileceğini söylemiştir. Zaten AB'ye girmek için Türkiye'nin yerine getirmek zorunda olduğu taahhütler ve AB'nin uyum sürecinde istediği sosyal reformlar PKK taleplerinin önünde olacaktır. Bu açıdan demokratik açılım projesi PKK'nm ve Öcaianin ideal beklentisidir. Ayrıca Güneydoğu halkı bunca yıl yaşanan olaylar ve savaşlar sonunda, nasıl bir yaşam biçimi olduğunu dahi unuttuğu barış ve huzuru, terörü yaşamayanların bilemeyeceği kadar çok istemektedir. Olayın en önemli taraflarından ordu, son 25 yıldır her türlü yönteme başvurarak silah ve güç kullanmasına rağmen PKK'yı bitirememiş; tersine örgütün silah ve sayısal insan gücü yapısı itibari ile halktan aldığı destek açıdan güçlenerek büyüdüğü görülmüştür. Bu dönemde üç bin köy veya yerleşim yeri teröristlere lojistik destek veriyor denilerek boşaltılmış ve ordunun neredeyse yarısını oluşturan en muharip güçleri bölgede görevlendirilmiştir. Bölgede görev yapan en ciddi hava gücü, en seçme komandolar ve özel timler ağır silahlar kullanarak binlerce operasyon, sayısı belirsiz hava ve dış harekât gerçekleştirmiştir. Buna rağmen bugüne kadar yapılanların neler kaybettirip neler kazandırdığı muhasebesinde 357

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

zarar hanesinin daha ağır olduğu izahtan varestedir. Hiçbir halde başarılı olunduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi tüm tedbirlere rağmen 2009 yılında Ak-tütün Karakolu baskınından sonra da işin daha da zorluğunu kurmay heyeti açık olarak görmüştür. Üstelik bugünden sonra Türkiye, AB ve demokratikleşme konusunda ilerleme, dünya ile uyum sağlama çabaları ve uluslararası yükümlülükleri açısından eskiden olduğu gibi bölgede ölçüsüzce veya orantısız güç kullanamayacak, operasyon ve eski yöntemleri ıç ve dış kamuoyuna kabul ettiremeyecektir. Dolayısıyla ordunun bölgede barış ve huzurun temini için demokratik açılım yönteminden başka çaresi yoktur. Olayda en önemli aktör olan Hükümet de, askeri harcamaları kısarak ekonomiyi düzeltmek ve asker üzerinde siyasi otorite kurmak için bu sorunu demokratik açılını adı altında barışçıl yollarla çözmeye mecburdur. Eğer barışçıl, siyasi ve sosyal yöntemlerle bu sorunu çözemez ise, önüne koyduğu AB ye tam üyelik, askeri vesayetin kaldırılması, imkânı ekonominin düzeltilmesi gibi hedeflerine yoktur. Ayrıca dünya konjonktürü, ABD hm Güney Asya ve Ortadoğu daki faaliyetleri ve yakın gelecekteki politikaları, AB'de kamuoyunun eğilimleri, Rusya'nın kendi iç şartları gereği genel tavrı, Suriye'nin düne göre bugünkü hali ve Türkiye ile yakınlaşması, İran'ın PKK ya tavrı, Kuzey İrak'ta Talabani ve Barzanihin tutumu gibi dış şartların da olayın bu yöntemlerle halledilmesi konusunda en uygun ortamı yarattığı görülmektedir. Aslında olayın bu üç önemli tarafı da demokratik açılımla ifade edilen, soruna silahsız yöntemlerle çözüm üretilmesi koHaliç'te Yaşayan Simon bu............_____.................______.........___. ._____........______

ulaşma,

ortadan

kalkacaktır,

Hükümetin

Güneydoğu'daki silahlı çatışmadan devam ettirme lüksü ve ihtimali

nusunda başka seçenekleri olmadığını biliyor fakat her üçü de karşı taraflar zarar görsün ama ben kazançlı çıkayım anlayışı ile hareket etmeyi sürdürüyorlar. Hâlbuki 358 samimi olarak birbirlerine

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

yaklaşsalar, çözüm için olgunlaşmış sorunu en kısa zamanda çözebileceklerdir. Devlet halk desteği almak amacıyla psikolojik harekât faaliyeti adı altında onaylamadığı siyasi düşüncelere karşı kendi resmi ideolojisi doğrultusunda halkın bir bölümünü diğerlerine (sağı sola, laikleri muhafazakârlara) karşı yönlendirme geleneğinin neticesi olarak insanları militarize etti. Bu yaklaşımın sonucunda, halkın bir bölümü verili resmi ideolojiyi savunma ve sahiplenme noktasında kendilerini bile geçerek çok daha militarist bir çizgiyi takip etmeye başladı. Artık onlar da bu insanları durduramamaktadır. Halkın tepkisini almamak adına beklentinin dışında hareket edememektedirler. Aslında PKK ve Öcalanin bugünkü tavrı ve içinde bulunulan durum Türkiye için çok büyük bir şanstır. Türkiye bu nimetin farkında değildir. Bu savaşın bitmesi için bütün şartlar olgunlaşmış ve her şey hazırdır. Bu çok büyük bir fırsattır. 10-12 yıl öncesine göre örgütün bu hale gelmesi hayal bile edilemeyecek kadar zorken, şimdi hem örgüt hem de iç ve dış şartlar barış sürecine girmiştir. Örgütün, devlet istese ve planlasa dahi öngöremeyeceği kadar iyi bir noktaya gelmiş ve çok iyi bir fırsat yakalanmış olmasına rağmen devlet hâlâ bu fırsatın farkında değildir. Yalnızca Türkiye değil, İran, İrak ve Suriye'den alacağı topraklar üzerinde bağımsız bir devlet kurma amacıyla yola çıkan Marksistbeninist PKK, bugün artık bağımsız devlet ya da federasyon talebini bir kenara bırakmış, hatta siyasi talepler yerine (öcalanin mahkeme konuşmaları) yalnızca kültürel talepleri olduğunu ifade etmeye başlamıştır. Geçmişte oluk oluk kan akarken, "Aksın! Ne kadar kan akarsa, o kadar temizlik olur" diyen örgüt artık barış ve demokrasi demektedir. Öcalan yakalandığı zaman bana "Sen Güneydoğu'da uzun süre çalıştın. PKK'yı bilirsin. Biz Öcalan'a benzer birini bulduk. Gelecekte bu örgütün ülkeye zarar vermemesi için; ilk olarak bu kişiye mahkemede vereceği bir ifade hazırla, ikinci olarak bu kişinin 359

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

Türkiye'deki savaşın durması, barış ortamının tesis edilmesi için yapması gereken Katı şeyleri ayarla," denseydi, bir örgüt ben bu kadarını kadar söyleyemez, bu kadar kısa bir sürede beyanları bu kadar yumuş atamazdım. Marksist-Leninist nasıl bu yumuşayıp, barış yönünde ifadelerde bulunur şüphesini mutlaka birileri dile getirir diye beyanları daha ihtiyatlı yazardım. Ama PKK ve Öcalan bence benden daha ılımlı bir mecraya
^^XX XXXÎ.>Ş tır»
H

Sorunun Adı PKK mı, Bölücülük mü, Yoksa Güneydoğu Sorunu mu?
Bugünlerde herkes Güneydoğu açılımından ya da diğer ifadeleriyle PKK açılımından, Kürt açılımından veya demokratik açılımdan bahsediyor. Ancak olayda muhalif veya tarafsız bir pozisyon sergileyen herkes önce Güneydoğu sorunu yoktur, Kürt sorunu yoktur, diye konuşmaya başlıyor. Oysa bu ülkede görünürde 30, örtük olarak da daha uzun yıllardan beri yarı resmi bir savaş devam ediyor. Bu savaşın bir de karşı tarafı var. Eğer silahlı bir mücadele sürüyorsa, bunun sebebini asıl olarak bu mücadeleyi başlata tarafa sormak gerekmez mi? "Ne istiyorsunuz, niçin çıkıp bunca zamandır savaşıyorsunuz?" gibi sorular hiç sorulmuyor. Herkes onlar yerine konuşup Türkiye'nin Güneydoğu ya da Kürt sorunu olmadığını söylüyor. Veya birileri çıkıp onların Türkiye'yi böleceğini iddia ediyor. Onlar adına biz konuşuyoruz. Meselenin asıl muhataplarına bu sorular sorulmadığı müddetçe sorunu çözmek mümkün değildir. Şimdi de Öcalan ve PKK ile görüşülemez deniyor. Peki kiminle görüşülecek? Sorun oradaki sıradan halk değil ki. Sorun davanın şahsında somutlastiği öcalan ve örgüttür. Onlarla görüşülmeden hangi sorun halledilebilir. Daha doğrusu onlardan başka konuşacak bir muhatap var mı ki? Bugün muhatap sivil alınacak herkes ancak oradan izin aldığı zaman PKK'dan konuşabilir. DTP veya benzeri partilerin milletvekillerinin veya diğer toplum kuruluşlarının yöneticilerinin güçlerini aldıklarını bilmeyen var mı? Eğer Öcalan ve PKK'ya dayanmasalar, hiçbir şey ifade etmezler. Eğer Öcalan bir gün onları gözden çıkarırısa, bir anda silinip gideceklerdir. Leyla Zana bu hareket 360

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

içinde önemli bir konumdaydı, birileri öcalan'a 'AB senin yerine Leyla Zana'yı hazırlıyor, onu parlatıp öne çıkarıyor,' dedi. Bunun üzerine Öcalan in tek bir emriyle Zana her şeyin dışında bırakıldı ve o saatte bitti. Üstelik o örgüt içinde önemli bir yere sahip olmasına rağmen bu muameleye maruz kalmıştı. Şu an adları daha az duyulan, siyasete yeni atılan milletvekillerinin hiç birinin PKK'ya dayanmadan, ondan güç almadan bir şey yapması ve bir adım dahi atması mümkün değildir. Bugün için PKK demek de Öcalan demektir. Bu açıdan muhatap Öcalan'dır. Öcalan muhatap alınmadan da hiçbir sorun halledilemez. Sorunun kendisi tüm açıklığıyla ortadayken, karşımızdaki güç bu kişiyse onu dikkate almadan hiç bir sorun çözümlenemez. Önce sorunun asıl muhatabım saptamak ve doğru muhataba doğru soruyu sormak gerekir. Yoksa onların yerine, kendimiz sorup kendimiz cevap verecek olursak, doğal olarak bu soruna hiçbir zaman çözüm bulunamaz. Öcalan, yarın da yine etkin olacak; Güneydoğu'da veya Kürtlerle ilgili bir adım atacak herkes, eninde sonunda bu kişiyi hesaba katmak mecburiyetindedir, hatta onun desteğini almaya da mecburdur. O ha muhtaçtır. Bu sorunları ABD'yle, AB'yle veya başka ülkelerle konuşmak, çözmek, pazarlık yapmak isteyenlerin bu devletler veya güçler yerine Öcalan ile sorunu çözmeye denemelerinin daha akıllıca bir iş olduğunu bilmeleri gerekir. En azında Öcalanin bu ülkeden başka gideceği bir yeri olmadığını ve bu ülkeye onunda en az bizim kadar ihtiyacının olduğunu biliyoruz.

Öcalan: Herkese Mektup Yazdık
Cezaevinde yatan Öcalan her başbakana, her genelkurmay başkanına, her kuvvet komutanına görev değişikliği olduğunda mektup yazarak, olayların nasıl bitirileceğini uzun uzun anlatmaktadır. Hatta bir videokaset doldurarak gönderdiğini de biliyorum. Bu kasetlerden çözümü yapılan bir konuşmasında, "Kuzey Irak'ta Barzani'nin, Talabani'nin ve feodal güçlerin bir anlam 361

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

ve değerleri yok; orada bir benim, bir de sizin gücünüz var" diyordu. Ayrıca "oradaki Türklerin haklarını korumak için bir şey yapılmadığını ve yurtdışındaki ırkdaşlarıyla ilgili bir şey yapmayanın TC olduğunu" belirtiyordu. Bazıları Güneydoğu'daki açılımın ülkeyi bölebileceğini söylüyor. Aslında bu söz Güneydoğudaki mevcut sosyal, siyasal, ekonomik duruma, bölge ve dünya gerçeğine bakılmadan yapılmış bir tespittir. Aksine demokratik açılım süreci devam ettiril-ınezse o zaman Türkiye için olumlu gözüken tüm şartlar aleyhe dönerek bölünme süreci daha da hızlanacaktır. İşin aslı her ne kadar hukuki manada bölünme olmasa da, Güneydoğu bölgesi yıllardan beri her gün yavaş yavaş bölünmekte, fiilen bölünme yaşanmakta olduğudur. Demokratik açılım süreci, yaşanmakta olan fiili bölünme sürecini durdurabilecek, çatlakları yapıştıracak ve uzun süreçte bölünmeyi önleyecek tek gerçekliktir. 1980ü yıllardan başlayarak günümüze kadar olan süreç içerisinde bölücü fikirlerin bölgede ne kadar yayıldığını, halktan örgüte verilen desteğin ve Örgütün organize ettiği olaylara katılımın boyutunun nerden nereye geldiğinin bir anlamı olmalıdır. Ayrıca bugüne kadar uygulanan mevcut yöntemler tamamen bilimsellikten ve akıldan uzaktır. Olaya kriminal bir olay gözüyle bakmak çözüm getirmemektedir. Buna rağmen bu bölgedeki sorunu çözmek için başka bir yöntem önerisinde kimse bulunmamaktadır. Sorunun çözülmeden bu şekilde devam etmesi ve kaybedilen her saniye devletin aleyhinedir. Üstelik bölgedeki sorunu çözmeden Türk toplumunun diğer sorunlarını da halletmek mümkün değildir. Bugüne kadar uygulanan yöntemler sorunu çözememektedir, kimsenin bu konuda başka bir çözüm önerisi olmadığına, tüm iç ve dış şartlar da bu çözüme uygun bir ortam yarattığına göre aksini savunanlar neye dayandıklarını ikna edici bir biçimde açıklamalıdırlar.

PKK Konusunda Kaçan Fırsatlar

362

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet

2003 seçimlerinin ardından AKP hükümeti kurulmuştu. Makam, mevki istiyor gözükmemek için İçişleri Bakanlığına dahi gitmiyordum. O günlerde PKK'nın dağdan indirilmesi ile ilgili eve dönüş adı altında çıkarılacak itirafçılık yasası hakkında gazetelerde çıkan haberleri okudum. göçmen Gazeteler eve ile dönecekler Nusaybin'deki için hac Kırklareli'ndeki misafirhanesi

konaklama tesislerinin hazırlandığını yazıyordu. Bu arada, PKK adına sözcülük yapan internet sitelerindeki konuyla ilgili haber ve yorumları okuduğumda, onların itirafçılık veya pişmanlık yasası değil, af yasasını istediklerini, esasen eylemlerinden pişman olmuş kişiler olarak değil, yenilmiş kişiler olarak kabul edilmelerini istediklerini gördüm. Dolayısıyla mevcut şekliyle çıkacak bir yasanın anlamlı olmayacağını, bir şekilde PKK tarafı ile ilişki kurularak yasanın amaca hizmet eder tarzda çıkmasını istiyordum. Dayanamadım. Gazetelerin yazdığı gibi çıkacak bir pişmanlık yasasının hiçbir anlamı olamayacağını not edip, bakanlık işleri, ziyaretçiler ve siyasi meselelerle yoğun bir faaliyet içerisinde olan İçişleri Bakanı Abdülkadir için makam Aksu'dan ve mevki randevu için aldım. Yanlış anlaşılmamak görüşme talebinde

bulunmadığımı, PKK meselesinde yapılacakların önemli olduğu bilinciyle yapılanların işe yaramayacağını arz etmek için geldiğimi özellikle söyledim ve durumu kısaca anlattım. Bakan anlattıklarımı dinleyecek halde değildi. Daha sonra pişmanlık yasası çıktı. Hiçbir faydası olmadığı gibi toplu olarak akın akın PKKlılar gelecek, teslim olacak diye hazırlanan 20'şer bin kişilik kamplara bir kişi bile gelmedi. Bir kez daha devletin terörü önleme adına meselelere nasıl yaklaştığı, hayatın gerçeklerinden ne kadar uzak hareket ettiği görülmüş oldu. Hâlbuki ne güzel bir fırsattı; pişman olarak değil, yenilmiş olarak kabul edilmek. Bu, teslim olacağım ancak bir bahane lazım, o bahaneyi yaratıp bana sunun, teslim onurumla olması teslim olayım ısrar demekti. ediyorduk. Fakat biz, PKK mensuplarının mutlaka haksız ve yanlış olduğunu kabul ederek gerektiğinde "Devletin şefkatli kollarına kendini teslim etmek" gibi benim bile komik bulup 363

................_________......................................_ .............................................___________________................................................................................ 1 .

Bölüm:

Devlet haklıyız

güldüğüm

temaları

anlatıp

durduk.

Her

zaman

biz

anlayışımız bizi bu günlere getirdi. Öcalanin yakalandığı dönemde de başka bir fırsat kaçırılmıştı. O dönem, örgüt şoka girmişti, akılcı manevralarla etkisiz hale getirilebilir, savaş sona erdirilebilirdi. Ne yazık ki, Öcalan yakalandı ve iş bitti anlayışı ile hiçbir şey yapılmadı. Öcalanin yargılamasını bu konuda yapılması gereken tek iş olarak kabul ettik. Bu kadar büyük bir siyasi ve toplumsal altyapıya sahip bir olayı mahkemelerin çözeceğini zannedip, olayı mahkemeye havale ettik; adalet, bağımsız yargı gibi sloganlar ile kendimizi aldattık. Aslında bu tavır ta baştan beri PKK'ya ve tüm terörist gruplara karşı gösterilen tavrın aynısıydı. Bu hastalıklı mantığımız değişmediğinden hiçbir zaman şartlara uygun çözüm ve taktikler geliştiremiyor, her zaman elimize geçen fırsatları doğru şekilde değerlendiremiyoruz. Önümüze çözüm bile konsa, çözümü bir kenara itip savaş çıkarabiliyoruz. Bugün çözüm için önümüzde mükemmel fırsatlar var; sanki tüm gelişmeler (iç koşullar, dış konjonktür, devlet, örgüt) her açıdan Türkiye'deki terör olaylarının, PKK sorunun, hatta tüm rejim muhalifi örgütlerle yaşanan sorunların çözümü için ideal şartları yaratmış durumda. Maalesef biz karşımıza çıkan bu fırsatı türlü algılamıyoruz.

Balkanlarda Benzer Durumlar
Balkanlarda, Batı Trakya'da (Türklerin yoğun olarak yaşadığı Yunanistan'ın doğusu ile Bulgaristan'ın Yunanistan sınırına yakın güney bölgesini içine alan bölge); Yunanistan'da, Bulgaristan da, Makedonya'da, Kosova'da, Bosna'da Türkler ne istiyor? Türkçe dil hakkı için neler yapıyorlar? Örneğin, nüfusunun % 4-10'unu Türklerin oluşturduğu Makedonya'nın Kos-tivar ilinde Türkçe 3. ana dil olarak belediye meclisinde kabul edilmiş ve şehirdeki tüm levhaların yazılmasına sırasıyla Makedonca, Hiç Arnavutça kimse de ve bu Türkçe hakka olarak itiraz başlanmıştır.

etmemektedir. Bu hakkı nasıl elde ettiler? Neden kimse karşı çıkamıyor? Ne gibi sonuçlar doğurdu? Balkanlarda Türkler için bu soruları tartışırken kendi ülkemizi de göz önüne almak zorundayız. 364

... Batı Trakya......_________.. bölgeleridir...... Plevne Geçmiş Bulgaristan'ın Deliorman tümüyle Bur-gaz................ hâlâ bizim Güneydoğu illerinde olduğu gibi.......... Türkçe-Yunanca bölgesi Türk 365 ile isimleri vardır....... Türkçekapsayan Bulgarca bölgesi sonradan yerleşim yerlerinin isimleri değiştirilmiş......................... 1 ... farklılıkları ayrılık unsuru olarak algılamayıp sosyal zenginliğin unsuru olarak kullanıldığı ortamlar yaratacaktır........._.. eski haritalarda Daha veya tüm yerleşim yerleri Türkçe olarak hepsinin Yine illerini yıllarda gösterilmektedir............_. .....____....... -.____.. kuzeyinden güneyine her yerinde ihtiyaç vardır......1... ...___.. .................. Türkiye de toplumsal problemlerin ortadan algılanmamasına.............. Yunanistan'ın Kavala ve İskeçe illerinden başlayan Edirne sınırına kadar devam eden bölge ile Bulgaristan'ın doğusunda kalan Filibe ilinden başlayan Edirne ve Kırklareli sınırına kadar uzanan bölgelerden oluşmaktadır.____. . polisine ve mahkemelerine sirayet etmiş bakışının değişerek.. PKK'mn değil.. toplumsal taleplerin olaylara suç gibi uygulanan bunların kriminal yaklaşımlarla değil demokratik yöntemlerle çözülmesi anlayışının benimsenmesine bağlıdır... Bölüm: Devlet Bizler.._ .___________________.. kalkması........_______........ ülkenin istikran için ve siyasi çalkantıları.. bu tür taleplerin kendine has argümanlarla karşılanması anlayışının Bölüm: yerleşmesi gerekmektedir.... .... kendi ülkemizde Güneydoğu'daki Kürt halkı için neden karsı çıkıyoruz.. Demokratik açılıma ülkenin doğusun dan batısına..... Aslında demokratik açılım projesine Güneydoğu iıun... Devlet a Yunan-Bulgar-Türk ilişkileri Yunanistan ve Bulgaristan'da Türkler var ve bu ülkelerde yaşayan Türklere yıllardır yapılan baskılar dillere destan olmuştur...... Türkiye'nin tamamının ihtiyacı vardır........ terör olaylarını bitirmek için ihtiyaç vardır.. Balkanlardaki Türkler için bu hakkı savunurken. Bölge tümüyle Türk bölgesi olup..... ülkedeki farklı inanç ve düşüncedeki gruplar ve bireyler arasındaki çelişkileri giderecek.... ....... Ayrıca toplumsal taleplere karşı devletin askerine.. Siyasi ve toplumsal huzurumuz. Bu tür bir yaklaşım....

..... sosyolojik şartlar vardır. en azında buradaki kişilerin Türkiye'ye gelmelerine kolaylık göstermiş......... kültürü aynı bir halk (baskı ve şiddete maruz kalan halk)........... Bu bölgelerdeki Türkler eskisi kadar direnmedikleri gibi bulundukları ülke ile uyum sağlamaya çalışıyorlar..___________________.. Hemen sınırda olan Türkiye. savaş başlatacak kadar çok olmamasıdır.. Birincisi. dünyaya seslerinin duyurulmasına çalışmıştır.............. Bunun birçok sebebi olabilir. Üstelik yanı başında gerektiğinde örtülü destek verecek aynı halk tarafından kurulmuş Türkiye gibi bir devlet vardır..... Oysaki bu bölgelerde gerilla hareketini başlatacak fiziki............... Bulgar demokrasisinin gösterdiği başarı sayesinde 30'dan fazla milletvekili............................. 1 ... Cumhurbaşkanı yardımcısı olmak üzere çok sayıda Türkün hükümet kadrolarında görev almış olması ve hükümet ortağı olarak bulunması neticesinde Türk direniş hareketi bitmiştir. Bunu sağlayan tek şey Bulgaristan rejiminin demokratikleşmesi........... vizesi Artık almaya Bulgaristan'da yaşayan hiçbir Türk Türkiye'ye gelmek istemediği Türkler Bulgar vatandaşlığı çalışmaktadırlar. 14 bakan yardımcısı............. çoğunluğu direnişi destekleyen bölgesel olarak dili..... Bölüm: Devlet buralarda Türkler üzerinde baskılar kurulmuş.......... Bana göre en önemlilerinden bir tanesi bu ülkelerdeki baskı ve şiddetin derecesi direniş yaratacak kadar fazla. ve ilerlemesi için çalışır veya hale Bulgar gelmiştir..... dini.. Fakat gerilla harbi başlamaz....... Fakat burada yaşanılanlar kitabımızın konusu bakımından üç açıdan önemlidir.. direniş hareketlerini ortaya çıkarmış ama bunlar asla silahlı gerilla hareketine dönüşmemiştir... Türkler bugün Bulgaristan'ın yükselmesi gibi..._ ..... isimleri değiştirilmiş........... bu bölgelerde Türkler ve başka halklar üzerindeki baskı ve şiddet... Türkiye'de eğitimlerine imkân tanımış.._________.... zorla kimlikleri unutturulmak istenmiştir.. bu bölgelerde yaşayan Türklerin mücadelesine destek olmak istemiş..... Türklere eşit vatandaşlar olarak davranması ve 366 ........ muazzam ormanlarla kaplı dağlık bir alan... Her biri ciltler dolusu kitaplara konu olacak olan buradaki insanların gördüğü baskı ve şiddet bu kitabın konusunu oluşturmamaktadır.. ama halkı dağa çıkartacak... Özellikle Bulgaristan'da.. Bugün bölgede yaşayan Türklerin durumu bu iddiamın doğruluğunu göstermektedir.

............ Türkiye'ye göç etti..... hepsi Bulgaristan'da kalmayı tercih eder...... Türkler.... Bulgaristan demokratik rejimini 367 .. 1 .................. Baskılardan dolayı yüz binlerce Türk asıllı Bulgar vatandaşı ülkeyi terk etti. Bulgaristan Türklerinin sürgün edilişlerinin 20....... özgürlüklerin gelişmesi istikrara konusunda önemli mesafe aldı" dedi........ Üstelik daha ekonomi yeterince düzelmedi... Her kademede memuriyetler alıyorlar............... Bugünkü Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov Bulgaristan İçişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği (ülkemizdeki Emniyet Genel Müdürüne veya İçişleri Bakan Müsteşarına muadil) görevinde bulunduğu dönemde banka yolsuzluğu suçlarından aranan Murat Demirel'i yakalayıp iç bize teslim etmesinden dolayı kendisini "Dün Türkiye'ye davet etmiştik. Sohbet bir ara Bulgaristan'daki Türkler... Bugün aynı şeyi yapsanız. bu talep daha da artacak....... buldu ve kaldırılması konusunda ile yaptığı birlikte kavuşma çalışmaları Türkler de "Bulgaristan'da Bulgaristan demokrasinin standartlarının yükselmesi... Bulgaristan demokrasinin de bazı açılardan teminatıdırlar..... Türkler siyasi parti kurdular.. Ülkemizde de bu çapta devlet adamlarının çıkması gerekiyor..... Buna rağmen Bulgaristan'da istikrar ve huzur yoktu. Ama şimdi Bulgaristan'da özgürlükler genişledi..........." mealinde bir şeyler söyledi............ hatta geçmişte Türkiye'ye gidenler dahi Bulgaristan'a dönmeye çalışıyor...... gelince adları Borisov Türklere baskı değiştiriliyordu... 30 kadar milletvekilleri var ve hükümet ortağı oldular..... yılı törenlerine davet üzerine katılan eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı Jelu Jelev Edirne'de yaptığı konuşmada. kendisi cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkler üzerindeki kısaca huzur baskıların anlattı..... Bulgaristan'ın Bulgaristan'da güvenliği konularına vardı.. demokratik adımlar atıldı.. Bölüm: Devlet Türklerin Türk olarak legal partiler kurarak haklarını arayabilmesi ve hatta iktidara ortak olabilmeleridir.................... Düzeldiğinde..... Dün kapıları tamamıyla açsanız Bulgaristan'daki Türklerin hepsi Türkiye'ye gelirdi.___________________._________............ 19801i yıllarda bazı Bulgar insan hakları savunucuları ile birlikte Türklere yapılan baskılara karşı koyduklarım belirterek........_ .... Bunun sonucunda Bulgaristan huzurlu ve güvenli bir ülke durumunda.....

. Ancak AB'nin Yunanistan'a yaptığı baskılar (bizden talep edilince AB dayatması diyerek eleştirdiğimiz. kapalı bir toplum yapısı içinde onlara karşı koyuyorduk........... daha ılımlı bir muhalefet yapmaya başlamıştır.. oysa eskiden böyle şeyler olmazdı. Bölüm: Devlet risk da sürdürdüğü müddetçe gibi Türkler Bulgar Bulgaristan için hiçbir teminatı oluşturmayacağı karşısında demokrasisinin halkını olacaklardır...... ama ri kesinlikle edecektir.. seyahat etme... müftü gibi Türk toplumunun ve muhalefetinin simgesi olan kişiler ve yanında bulunanlar şu anki memnuniyetsizliklerini şöyle ifade ediyorlardı: "Yunanlılar geçmişte baskıcı bir tutum içindeyken biz de direnişçi idik..._________..... vatandaş olmak sıfatıyla mülk sahibi olma........ yavaş yavaş makul seviyeye gelmiştir............ Yunanistan'da Türkler gibi tüm azınlıkların haklarının korunması söz konusu olunca yerine getirilmesini istediğimiz uygulamalar) neticesinde Yunanistan rejimi yumuşayarak Türklere yeni hak ve özgürlükler tanımış...... Çünkü demokrasi harici bir rejim belki Bulgaristan'daki Bulgarları çok rahatsız etmez.. ehliyet alma gibi medeni haklar bile kısıtlanmıştı.. Türklerin ehliyet almaları bile özel izne tâbi hale getirilmiştir........... Bulgaristan'daki Türk bulacaktır.... onlar da direnişi yumuşatmış........ 368 .....___________________. 1 ....... Yunan mahallelerinde oturuyorlar..... Fakat şimdi Yunanlılar tutumlarında yumuşaymca biz de çözüldük..." Yani gönüllü olarak olmasa da AB'nin baskıları sonucu Yunanistan demokratikleştikçe Türk muhalefeti yumuşamış.......... Artık Türk gençleri Yunan okullarına gidiyor....... önemlidir.... Bulgar demokrasisini tehdit edecek her hareket.... Bugün hâlâ Yunanistan'daki demokratikleşme sürecide bu ülkedeki Türkleri çıkarmaktadır Yunanistan'da Türkler üzerinde ciddi baskılar söz konusudur...... 20001i yıllara kadar Türklerin gayrimenkul satmaları serbest.......... 19901ı yıllarda....._ ................... Yunanlı kızlarla evleniyor.................... İkinci olarak AB'nin Yunanistan'da demokratikleşme yönündeki taleplerinin risk olmaktan sonuçları kitabımız ve açısından çıkaracaktır.... 4-5 defa gittiğim Yunanistan'da dernek başkanı.. seçme ve seçilme gibi en tabii siyasi haklar bir kenara... almaları izne tâbiydi........

._ ... Makedonya.. Dünyada çok az ülkede örneğine rastlanan Dışişleri Bakanlığımın ülke içerisinde etkin olduğu bir uygulama Yunanistan'da yürürlüktedir...... kültürünün korunması amacıyla her platformda yer almak isteyen Türkiye......._________.......................... Karayolu ile baştanbaşa gezdiğim Balkanların Türk azınlığın bulunduğu bölgelerinde. Türkler............. En yakınımızdaki ülkelerdeki uygulamalar.... 1 .... Buna karşın Türklerin çoğunlukta olduğu Gümilcine ve Evros'ta îl Valiliğini Türkler almasın diye sadece bu bölgede iki il birleştirilerek tek valilik bölgesi yapılmış ve seçimlerde bir Türkün vali olması önlenmiştir.. Türk varlığının...... dilinin...................... Bosna-Hersek................. bunların en tabii insan hakları olduğunu savunurken kendi içine hiç bakmamış... ülkemizdeki Kürtlere ve diğer farklı azınlıklara karşı yapılması gerekenlere örnek olması açısından bizim için büyük önem arz etmektedir............ Ko-sova.. tüm Balkanlar'da (Yunanistan.......___________________... Üçüncü konu ise.. Bulgaristan ve Yunanistan'daki Türklerin gördüğü baskı ve şiddete karşı çıkan Türkiye'nin kendi içinde benzer konumdaki halklara aynı uygulamaları yaparken hiç vicdan muhasebesi yapmamış olmasıdır........... dil olarak kabul ettirilmiş. evrensel vicdanı savunmamıştır. Hatta biraz daha geniş bakarsak.................... Makedonya'da Türklerin en yoğun yaşadığı ve nüfusun % 4'ünü oluşturdukları Kostivar gibi belli şehirlerde Türkçe 3. Türklerin Türk bayrağının yanında kurdukları partilerin (Kosova Türk Demokratik Partisi... Bölüm: Devlet Bugün Yunanistan'da yerel yöneticilerin tümü seçimlerle belirlenmektedir.. şehirdeki tüm işyeri 369 ... Sırbistan.... Çağdışı kalan bu uygulama sanırım önümüzdeki süreçte kalkacaktır.... Makedonya Türk Demokratik Partisi) bayraklarını asarak ayakta kalmaya çalıştıklarını gördüm...... Yöre halkı milletvekillerini ve bölge yöneticilerini seçtiklerinden Batı Trakya'daki Türk halkına değer verilmektedir...... Hırvatistan gibi pek çok ülkede) yaşayan Türklerin haklarının korunması için destek veren. Gümülcine'de Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nm Batı Trakya'da uygulanacak politikalan ve devlet uygulamalarını belirlemek üzere bir ofisi bulunmakta ve Türklere karşı yürütülen uygulamaları bu ofis belirlemektedir...

.. kendi ülkemdeki benzer kısıtlamalar içinde bulunan insanlar için nasıl aynı hisleri duyamam.____ Üniversitesi'nden mezun olup.......... ben oralardaki Türklerin kazanmış olduğu bu haklar için bu hisleri duyarken..... ___________........... Bence Türk'ün artık kendi kendini sorgulaması lazım..... Arnavutça ve Türkçe yazılmış olmasını övünerek anlatıyorlardı... Kendisi ve ırkdaşları için talep ettiği hak ve hürriyetleri ve en tabii insani hisleri diğer insanlar için de istemelidir... Peki.............._______. kavgasız dövüşsüz oradaki Türkler ve Türklük için çalışıyorlardı. 1 . orada öğretmenlik yapan gencecik idealist öğretmenler aklıma geldiğinde gözlerim nemlenir.... Gül Cahit'in müdürlük yaptığı okulda ve diğer şubelerinde.. Kostivar'daki Türk çocukları ve Türkler için............ Neden AB'ye Girmeliyiz? 370 .. her yeri Türk Bayrağı ile donatılmıştı... Bölüm: Devlet isimlerinin Makedonca........ anımsadığım kadarıyla 1200 öğrencinin 900 kadarı Türk.............._________. Birbirlerinden ayrılamayacak kadar birbirlerine bağlı bu fidan boylu gençleri her gördüğümde tarif edilemez duygular hissettim.......... öğretmen olmuş ve Türkiye'de daha iyi şartlarda çalışma imkânları varken çok düşük maaşa ve zorluklara katlanarak okulları biter bitmez Makedonya'ya gelmiş ve bu okulda buradaki çocukları yetiştirmeye aday olmuşlardı... Okulda üç dilde de eğitim veriliyordu......___________________..................... Türkiye'de Ankara Gazi Haliç'te Yaşayan Sımonlar. içine Çanakkale Savaşımın tam bir duvarı kaplayan tablosu yapılmış..... omuz omuza vererek bayrak olmuşlar... Sırt sırta............. bu zamanda idealleri uğruna fedakârlık yapan bu gençlerin adını her fırsatta anarım. Bu okulda görev yapan öğretmenlerin hepsi Türkiye'de yüksekokul okumuş......... bir kısmı Makedon ve bir kısmı Arnavut'tu. Eğer talep etmiyorsa._ ............ Ben nasıl bir vicdan sahibiyim ki çifte standartları vicdani ölçü olarak kullanıyorum. Eski bir Makedon devlet adamının adına kurulan ilköğretim okulunun adı Mustafa Kemal Atatürk Okulu olarak değiştirilmiş........... öğretmenlerinin çoğu Türklerden oluşan.. kendi vicdanını sorgulamalıdır............... hem öğretmen hem önder hem de rehber olmuşlardı....___________....

...... örneğin krallıktan kurtulmak isteyen Rusya'nın komünizme teslim olması gibi... Düşünce ve davranışlardaki bu değişim iyiye doğruysa toplum kalkınacak... kötüye doğruysa gerilemeye başlayıp eskiyi arar hale gelecektir..... ülkedeki her şeyin kötüye gittiği.......... Çünkü mevcut bozuk yapı iyinin içeri girmesine mani olmaktadır. akla ve bilime uygun olmadığından tek tek bunları ayıklamak ve düzeltmek de uzunca bir süreci gerektirecektir..................... Ayrıca bütün kurallar manzumesi zamana.................... Yani her değişim...... bu şekilde yeni davranış ve tutumlar ortaya çıkacaktır. Bölüm: Devlet Bizim gibi ülkelerde ve hatta gelişmişlik düzeyi bakımından bizden daha kötü durumda olan Doğu ülkelerinde toplumsal kalkınmayı gerçekleştirmek ve hızlı bir ilerleme sağlamak akla. iyiye doğru olmayacaktır......... Zihniyet değişikliği gerçekleşmediği sürece yalnızca görünür olan yapıyı değiştirmekle hiçbir sorun kalıcı olarak çözümlenemez......... bilime ve mantığa aykırı mevcut yapılar ve kanaatler nedeniyle çok zordur.. toplumsal yaşamın her sahasını bireyin huzuru için düzenleyen 371 ._________. Doğrunun arayışryla yola çıkan...___________________.. Tutucu ve bağnaz çevreler denenmiş ve başarılı olmuş yöntemlere karşı fazla direniş gösteremeyeceklerinden bu yöntem en hızlı ve en güvenilir yöntemdir............................ Toplumsal kalkınmada esas olan zihniyetin ve düşünce yapısının değiştirilmesidir....... 1 ........_ .. bugüne kadar bütün insanlığın yaşadığı ağır deneylerden dersler çıkararak akıl ve bilimle bulduğu..................................... Üstelik uzun süre bozuk bir yapı içersinde yaşamış ve eski yanlış sistemin propagandalarına maruz kalmış kitlelerin değişimi ve istemelerine rağmen içinde bulundukları durumdan kurtulmaları ve doğruyu bulmaları o kadar kolay değildir. Bu bakış açısına göre..... ülkenizde uygulamaktır....... başta anayasa olmak üzere birçok kurum ve kuruluş ile tüm temel değerlerin mevcut toplumsal yapıya ve zamana uygun olmadığı ortamlarda iyi bir kural ve değeri uygulamaya koymak ve topluma yerleştirmek mümkün değildir. insanlığın o güne kadarki akıl bilim süzgecinden geçirip bulduğu ve başka toplumlarda kendi başarılı bir biçimde uygulamış olan kuralları alıp.. Bu tür durumlarda en kolay ve en etkin yöntem..

... 1 ........ İsviçre........ Japonya.. devletin yetkileri.... Örneğin.... AB normları yalnızca AB üyesi ülkelerin tarihsel tecrübelerinin ışığında oluşturulmamıştır.......... Bizim için önemli olan hareket noktamızın doğru olmasıdır.... tüketim......... duygularla bu karşı toplumsal muhalefet oluşturacaktır.................___________________._________. Bunlar evrensel değerlerdir.......... AB normları sadece sosyal konularda konulmuş kurallardan ibaret değildir.. AB tümü hakkında bir kurallar normları bütünüdür......... Bölüm: Devlet kurallar bütünü günümüzde AB normları olarak adlandırılmaktadır.............._ ............ Amerika gibi AB üyesi olmayan kalkınmış pek çok ülke de bu kuralları veya benzerlerini uygulamaktadır.... üretimle ilgili hususları düzenleyen yasanın bu kısmını değil de başka yerlerindeki diğer konuları istismar ederek bu kuralın uygulanmasına şoven karşı çıkacaklardır......... üretilecek herhangi bir malın insan sağlığına hiçbir şekilde zarar vermeyecek ölçülerde denemiş olması ve bu malın hatalı üretiminden dolayı alıcının zararlarına karşı üreticilerin sorumlu olması kuralına kim itiraz edebilir ki? Ama kolay ve kısa yoldan çok para kazanmak isteyen üreticiler............ devlet 372 .... ticaret......... Dolayısıyla bizim gibi ülkelerde fertlerin ve grupların huzur ve refah içinde yaşaması için gerekli yapıyı yaratan.. Fertlerin ve toplumların huzur ve mutluluğu için üretim.. Zaten bunlar birbirileriyle bağlantılı ve biri olmadan diğerinin hayata geçirilmesinin eksik kalacağı değerlerdir.. Aynı şekilde fertlerin............. devlet veya diğer gruplar tarafından rahatsız edilmemesi.. dil ve etnik kimliklerini özgürce yaşmaları adına konan kurallara itiraz edilebilir mi? Bazı çevreler bu kurallara karşı çıkıp ülke bölünecek yaygarası yaparak kuralların kitleleri olumsuz etkileyecektir..... dolayısıyla yalnızca AB ülkeleri değil.......... görevleri ve sorumlulukları konusunda konan ve temel amacı kişilerin huzur ve mutluluğunu korumak olan kurallara karşı çıkmak mümkün müdür? Ayrıca fertlerin din.. kurala Bu yasanın AB'nin yerli sanayimizi baltalamak için kurduğu bir tuzak olduğunu söyleyecek. çevre ve kültür alanlarında konulan kuralları da kapsamaktadır...... bu nedenle birini alıp birini almamak doğru ve akılcı bir yaklaşım olmayacaktır.......

......................... İster sağ ister sol düşünceye sahip olsun.. hatta birçoğunun yanlışlığı sonradan ortaya çıkmıştır da......... sahip olduk-lan idealleri gerçekleştirmek olduğunu düşünüyorlardı..._________............ Bölüm: Devlet organlarının işleyişini evrensel değerler bağlamında belirleyen bu kuralların toplu olarak alınıp uygulanması en makul ve tek yoldur....... makul yolun bulunması oldukça zordur... bu toplumdaki insanları daha iyi 373 .. idealleri ve ideolojileri yoktu............. aksi takdirde ülkemizde kısa sürede reformların devamı mümkün görünmemektedir.. Kendi şahsi menfaatleri ikinci plandaydı... hiçbir ideali olmayan.. Fikri Olana Karşıdır Bugün geldiğim noktadan geri dönüp baktığımda bu ülkede iki tip insan yaşadığını görüyorum. Bu ülke menfaatlerine olacaktır........... inançları ve fikirleri uğruna çalışmak.. Geri kalan insanların ise böyle inançları..... Birinci tip insanlar idealist insanlardı.. Bir amaçlan vardı..... Dünyada ideallerini gerçekleştirmek için kendilerine bir görev biçiyorlardı.. dünyadaki her şeyi kendi menfaatleri ile değerlendirenlere göre ahlaki açıdan daha üstündür...... bu uğurda gayret göstermektir.......... Onlar tamamıyla günlük hayatın içerisinde yuvarlanıp gidiyorlardı.. İdeolojileri yanlış olabilir..___________________. Bu tip insanlar Türkiye'yi....... Bu grup içindekilerin bir kısmı dürüst ve namusluyken..... Yani kendilerinin dışındaki dünya için idealleri ve fikirleri olan insanlardı......_ ........... diğerleri yalnızca kendi menfaatlerini düşünen bencil insanlardı. Hatta büyük bir kısmı. Bundan dolayı AB'ye girmek ve AB normlarını almaya mecburuz..... daha güzel ve daha iyi bir dünya yaratmak adına inandıkları ve doğru bildikleri bir ideoloji taşıyorlardı.......... Bu Sistem....... belki de inanılmaz bir biçimde kendilerini her şeyi eriyle inandıkları ideolojiye adamışlardı.... Aksi halde. 1 .. Bu nedenle idealist insanlar..... İnsanın dünyadaki varoluş sebebi idealleri.. ama bu insanlar o zamanlar davalarına samimi olarak inanıyorlardı.. Varoluş sebeplerinin.. belki de dünyayı değiştirmek........ Ama her nedense ülkemizdeki sistem tüm organlarıyla bir ideali olan herkesi kendisine karşı bir tehlike olarak görüyordu......

. 374 .. Aslında en kötüsü de bu yaklaşımdı.......___________________. Bölüm: Devlet yaşatacağım diye kimin kendine ait bir ideali varsa........ Bu idealist insanların bazılarının zaman içerisinde bir takım terör ve illegal olaylara karışması toplumdaki diğer kesimleri korkuttu.. Fakat bu sistem.. Yasakçı bir zihniyetle onları engellemekle kalmayıp düşünce ve eylemlerinin yanlışlığı yönünde de sürekli olarak propaganda yaptı.................. yani insani fonksiyonlara sahip kişileri hedef kabul etmesiydi.... idealler uğruna mücadele eden insanları her zaman karşısına aldı... Ama nedense bizim sistemimiz hiçbir zaman bunlara müsaade etmedi... Oysa bu insanların teröre ve şiddete yönelmeden..... bu insanları yanlış işler peşinde koşan kişiler olarak görüyordum. devletin yaklaşımıydı... O günlerde ben de bu anlayışın yanlışlığının farkında değildim...... farklı fikirlerin tartışılabileceği bir ortam yaratılmalıydı.... sistem hemen bunları yasaklamak ve yok etmek yönünde bir iradeye sahipti... Hâlbuki insanlığın geleceği bu tür insanların fedakârlıklanna bağlıdır. Zira bu şekilde bireysel olarak bir kişiye ceza vermekle yetinilme-yip toplum bu düşüncelerden tamamen uzak tutuluyordu.......... Belki de Türk toplumunun ve demokrasisinin gelişmesinin önündeki en büyük engel buydu................... Halkın geri kalanı nazarında onları aşağıladı ve kötüledi.... bir fikri olan. savundukları fikir ve idealleri topluma yaymalan._________....... kendini ve çevresini geliştirmek.... Hâlbuki onları bu davranışlara yönelten. Dün olduğu gibi bugün de polis ve istihbarat eğitimlerinde devlet için zararlı faaliyet ve eylemler anlatılırken bu grupların hepsinin adı zikredilmektedir. siyasete girip yönetime aday olmaları ve parti kurmalan için gerekli imkânlar sağlanarak daha sağlıklı ve daha sıhhatli bir toplum yaratılabilirdi... bu fikir ve idealler etrafında örgütlemeleri..... 1 .... insanlar bir sürüden farksız olacaktı..................... bir ideali............_ ........ Ve insanın en önemli görevi bulunduğu ortamı iyileştirmek....... Bugün düşündüğümde sistemin en büyük hatasının.... ülkesini ve toplumu kalkındırmak adına arayış içinde olmaktır............... Toplumun daha mutlu ve müreffeh bir geleceğe ulaşması için....... Bu tip insanlar ve bu tür idealist düşünce ve fikir hareketleri olmasaydı.. bir inancı....

.... bizden başka hiç kimse bunu yapamaz" diye günlerce anlatılır... yapan kişi bir kahramana dönüştürülür... Ayrıca bu büyük devletlere karşı bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey de yoktur...... Diğer yandan başkalannın desteğiyle gerçekleştirilmiş dahi olsa çok basit bir konu abartılarak..... KGB.... 1 .... ilerleme önündeki en büyük engellerden biridir.. düzeltmeme de gerek yoktur.. Bu mantığın en büyük zararı. şark mantığıdır...._________...___________________. hatamız yoktur inanışıdır.... "olay tüm dünyaya örnektir...... meydana polis gelen bu olayları ABD veya Rusya gerçekleştiriyorsa............... Fakat bizi hiç tanımayan.................lni-î" * t^^j^^¿^¿3-^ıHnrfi^^j.. İngiltere gibi ülkeler veya CIA..... İşte bu inanış........... Başımıza gelen her kötü olayın mutlaka ABD... huzur ve güven içinde devlete bağlı olarak yaşatamıyoruz.... Olay nedeniyle kendimizi eleştirmemize.. Öyleyse kendi hareketlerimi eleştirmeme.... yorumlama ve sebep bulma yöntemi vardır..... Bölüm: Devlet Komplo Teorileri Bizim ülkemizde {ve tabii ki toplumsal olarak geri kalmış tüm ülkelerde) meydana gelen olumsuz olaylarla ilgili temel bir bakış açısı.._ .. Diğer yandan bizim kendi insanımızı olarak doğru karar verebilecek şekilde eğitemiyor.. dilimizi dahi konuşamayan ülkelerin vatandaşları veya istihbarat servisleri gelip 375 ..... hatalarımızı düzeltmemize gerek yoktur.....^> "yaptığımız şu yanlışta dolayı bu olay gerçekleşti" gibi bir anlatım asla yoktur...... Rusya....... Bu olgu aslında bir hasta akim tüm çözüm yollarını kapayan düşünme ve algılama biçimidir..üfı-îTırı Î ^^ ı *b" İ j3 t> JT"İ rın^-i^s ^1"CJİ^ıeliJit^ ^^^^tn^ı....................................... tek başına Türkiye ne yapabilir veya ben bir olarak devletlere veya istihbarat servislerine karşı ne yapabilirim? Olaylar başkaları tarafından gerçekleştiriliyorsa ve benim bu olayların gelişmesinde kusurum yoksa bunları durdurmak ya da azaltmak için de yapacağım fazla bir şey yoktur........ eğer başımıza gelen kötü olayları Amerika ve Rusya gibi ülkeler veya CIA ve KGB gibi dünyayı ürküten büyük teşkilatlar yapıyorsa ve bu olayların meydana gelmesinde bizim hiçbir kusurumuz.. emniyet Türkiye'de müdürü.... Mossad jm L gibi istihbarat örgütleri veya H yeni çıkmış şer - ^*^ıc^J x™ t^âri^'^^.........

O zaman şunu sormak gerekmez mi? Yıllardır sizin egemenliğiniz altında bulunan.... yine de siz bu halkı ikna edip.. Bölüm: Devlet ülkemizde en olumsuz olayların yaşanmasına sebep olmuşlardır.... Osmanlı idaresi o kadar bozulmuştu ki bırakın Arap Yarımadasını..._ ........ Bu olayların asıl sebeplerini. Hata yoksa düzeltilecek bir şey ve hatta bu konuda yapacak bir şey de yoktu.... Osmanlı İmparatorluğunun egemenliği altındaki Arapların bozulan Osmanlı idari yapısıyla birlikte yükselen milliyetçilik akımlarının sonucunda siyasi eylemlere başlamaları ve yönetimin sonucunda uygun isyan reformlarla bu eylemleri Bu durduramaması sonucunda çıkarmalarıdır......... tüm Arapların İngiliz ajanı T... Bunu göremediğimiz için..E........... Olaylar dış güçlerin etkisiyle gerçekleşiyordu.... Bize göre bizim hiç hatamız yoktu... Böyle bir durumda insan şunu düşünmeden edemiyor...... sadece hazır olan fitili ateşledi..... ilk parça koptuğunda sebepleri doğru görüp... Tek başına.. Hâlbuki Falih Rıfkı Atay'ın Şam ve Beyrut karargâhında Cemal Paşamın emir subayı olarak çalıştığı dönemde bölge halkına o 376 ............ askeri komutanınızın yerli halkla iç içe yaşadığı bir bölgede her şeye sahipsiniz.. o kadar kısa bir sürede tüm Arapları ayaklandırıyor ve size karşı kullanıyor.. kendinize bağlayamıyorsunuz? İngiltere'den bir adam geliyor..... tamamen farklı bir kültüre sahip...... isyanların İngilizlerin de desteği ile Araplar bağımsızlıklarını kazanmıştır.......... tedbir alıp durdurmaya çalışamadık. üstün zekâlarını... sizin tarafınızdan yönetilen............... mülki ve adli amirinizin. Lawrence tarafından ikna edilerek Osmanlıya karşı isyan ettirildiğini ve onun faaliyetleri neticesi bu olayların meydana geldiğine inanır..... belki Lawrence gibiler bu ortamı kullandı.....___________________.... Halk zaten bıkmıştı......... Bu akla mantığa uygun mu? Lawrence ilahi güçlere mi sahip? Lawrence in olağanüstü bir becerisi ve yeteneğe mi vardı? Elbette hayır..... istediğiniz her şeyi yapabilme gücünüz var. Bunun en güzel örneği....... ilahi yeteneklerini kabul etmek gerekir...... Fakat orayı patlayacak hale getiren bizdik.......... eğitilen ve yüzlerce idarecinizin.._________....... Anadolu'da bile yer yer isyanlar çıkıyordu....... arka planını göremeyen mantık............... bu olayların yaşanmasını sağlayanlar insanüstü güçlere sahiptirler.. 1 ..

.. Ama netice aynı oldu....___________________.. Olaylar önleneceği ve azalacağı yerde her gün daha da artarak sokaklar kan gölüne döndü............... Sonraki dönemlerde radikal dini grup ve hareketler gerek İran'daki rejim değişikliğinin etkisiyle....... kısır çekişmelerin halkı bir örgüt altında bulundurmaya mani olması gibi nedenlerle birlikte yıllardan beri Osmanlı hâkimiyetinde yaşamış olmaları ve dini inançlarının aynı olması gibi sebeplerin isyanı geciktirdiği. yaşanan tüm olaylar binlerce insanın ölümüyle. hain. karşısındaki her muhalif hareket hain...._________.... özgürlükleri genişletemediği ve sosyal reformları yapamadığı için...... gerekse batı ülkelerinin İslam ülkelerindeki olumsuz tertipleri neticesi olarak tüm İslam ülkelerinde ve Türkiye'de hareketlenmeye başladı...... 1 ......... Bölüm: Devlet zamanki yönetimlerin yaptığı uygulamaları anlattığı Zeytinda-ğı adlı kitabı okunsa olayların iç dinamikleri anlaşılabilir... iletişim imkânlarının yetersiz olması... Olayları önlemek için hiçbir reform gerçekleştirilmede Aynı mantığın sonucunda...... 701i yıllara gelindiğinde Türkiye'deki siyasi yönetimler zamanın gereklerine uyamadığı..... Her zaman düzen ve rejim haklı.... Bunları algılaması. Bizde yine aynı mantık hâkimdir: bunlar irticacı.. bunlar alçak ve hain....... isyanların neden bu kadar geç çıktığı ve daha da büyümediği kavranacaktır........ Bölgenin geri kalmış yapısı............................ o dönemki akımların da etkisiyle sağ ve solda farklı adlarda yüzlerce siyasi örgüt ve hareket ortaya çıktı.... başka bir sebep aramanın boşuna bir çaba olduğu görülecektir.... 19801i yıllarda her gün giderek şiddetini artıran ayrılıkçı hareketlere devletin bakışı yine aynı minvaldedir: dış güçler bunları destekliyor............ alçak............ gerici... Yıllarca her olayda aynı mantık çalıştı... yıllar geçti ama mantık hiç değişmedi..... bu grupların alçak ve hain olduğu yönündeki suçlamaları ile meseleyi geçiştirmeye kalktı.... Bu isyanlara sebep aramak bir yana........ doğru şekilde değerlendirip uygun tedbirler alması gereken hükümetler aynı mantıkla yine olayları dış güçlerin desteklediği......._ ..... Buna benzer binlerce örnek vermek mümkündür...... maddi ve manevi değerlerin yok olmasıyla ve nihayetinde 1980 darbesiyle sonuçlandı....... bölücü ve dış güçler tarafında 377 .....

... Aslında bu komplocu mantık yerine............... Bölüm: Devlet yönlendirilmektedir....._________......... Üstelik demokratik sistemde herkes düşüncesini açıklamakta ve bu düşünceler etrafında örgütlenmekte serbesttir..... Bu yaklaşımın bir an önce değiştirilmesi gerekiyor...... bu yol da kapatılırsa o zaman ise gayri meşru yollara .. parti gibi örgütlerin kurulmasına müsaade etmemektedir.......... Fakat bizim ülkemizdeki uygulama bazı fikirlerin savunulması ve ifade edilmesini yasaklamakta ve bu fikirleri savunan dernek... ülkedeki siyasi ve toplumsal sinyaller sistemin verir......... kitleleri Huzursuz memnun çevrelerin etmediği sıkıntıları doğrultusunda dinlenerek onlara hakları teslim edilmez veya haklarım meşru yollarla aramalarının önü açılmaz ise bu kişilerin bir süre sonra gayri meşru yollardan tepki gösterecekleri kesindir........... daha pozitif ve yapıcı bir akıl yürütme ile meydana gelen her olaydan sonra..... 1 ..................... Ülke içerisinde siyasi örgütlerin yarattığı eylemler ve terör olayları ile özellikle rejim aleyhtarı grupların oluşması...... kusuru aranır ve olaylara sebep olan nedenler tespit edilerek bunlar bir eleştiri süzgecinden geçirip bir daha benzeri olayların olmaması için gerekli tedbirler alınabilirdi..... özellikle de Marksizm'in yeni yorumlarının etkisiyle Türkiye'de gençlik hareketleri başladı............................ verilmeyince başvuracaktır.. Gençler ülkedeki rejimin haksız ve hukuksuz olduğunu 378 ve işçilerle köylüleri de bu hakkı meşru yollarla almanın yolunu araştıracak. Bireyler ve kitleler haklı iseler veya kendilerini haklı zannediyorlarsa ya bu haklarım almaları sağlanarak ya bu hakla orantılı bir güç uygulayıp baskı altına alınarak ya da meşru demokratik yollarla haklarım arayabileceklerine inandırılıp bu yolların onlara açık tutulması sağlanarak onların tepkileri durdurulabilir......___________________.... sistemin hatası.. İnsan onurlu bir varlık ise hakkını korumak ve aramak isteyecek...... Bu tepkinin oluşması için illaki birilerince tahrik edilmelerine de gerek yoktur............ 19701i yıllarda dünyadaki siyasi değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan yeni teorilerin..._ ............... öncelikle olayların sebepleri araştırılır.......

.___________________..... dergi ve broşür çıkarmaya başladılar.. Bununla da yetinmeyip basın yayın organları ve eğitim sistemi ile beğenmediği fikirleri hor görmeye........ rejimi değiştireceklerini ediyorlardı..... Sonuç olarak.... Başka bütün yolar her türlü yöntemle... Bölüm: Devlet iddia sömürdüğünü ileri sürerek....... yayınladıkları broşürleri toplattı.. 1 ..... silahlı mücadele ile bu rejimi değiştirmek.. Sistem bu kez de çok daha şiddetli bir biçimde gençlerin üzerine gitti....... zorla bastırılıyordu. düşünceleri ve düşünceleri doğrultusunda örgütlendikleri için mahkûm etti..... Başka bir yolu var mıydı? 379 ........ Batı demokrasilerinde hakkını arayan ve örgütlü halk demokrasinin teminatı olarak görülürken..... hak talebinde bulunanların istedikleri sistemi kuracakları bütün meşru yollar kapanınca.......... kurdukları dernekleri kapattı.. aşağılamaya ve hatta halkın bir bölümünü onlara karşı kışkırtmaya başladı..... Önce küçük gruplar halinde bir araya gelerek dernekler etrafında örgütlenmeye......... Gizli örgütler kurarak.......... Peki........ fikirlerini yaymak için gazete. her türlü örgütlenme çabası yasaklanmaktaydı. çok daha ağır cezalar uygulamaya başladı...._________.._ ............ Ama sistem daha en başında gençlerin muhalefetini engelledi... geriye tek bir yol kalıyordu........................ siz bu düşünce etrafında örgütlenerek halkın faydasına olduğuna inandığınız bir sistemi halka anlatıp kabul görmesi halinde uygulamaya koymayı amaç edinseniz ve bu amacınız zorla ve şiddetle bastırılırsa ne yaparsınız? Ya korkup geri çekilir ya da bu davayı size mani olanlara karşı zor ve şiddetle savunursunuz............... gizli yayınlarla halkı örgütleme faaliyetlerine yöneldiler................ çıkardıkları dergileri yasakladı.... Bu yolla halkı örgütleyip siyasi partilere dönüşmeyi ve seçimlerde iktidar olup kendilerince inandıkları hak ve adalet üzerine kurulu yoksul kesimlerin sermaye sahibi zenginlerce sömürülmeyeceği sosyalist bir düzen kurmayı hedefliyorlardı. Meşru muhalefet yollarının yasaklanması üzerine gençler gayri meşru yollardan muhalefet etmeye başladılar............ ülkemizde her türlü hak talebi.

.

.

Hemen hemen herkes bu kişiler hakkında bir şeyler biliyor olsa da onlann yaptıklan işler. çalışma yöntem ve biçimleri tam manası ile bilinmiyor. Din ve İnanç Dünyamdaki Gelişmeler ilk çocukluğumdan klasik beri çevrem ile ve yaşadığım ortam Hayatın Anadolu'nun muhafazakârlığı şekillenmişti. Okuyucunun daha iyi ve tarafsız bilgilenebilmesi için. Fakat delilleri bulacak insanların çoğunluğu da bu insanlarla beraberler. hiçbir şeyi saklamadan.2. günümüzde yaşadıklarımıza. Önceki bölümde yazılanlar geçmiş döneme aitti. toplumun değer yargıları doğrudan veya dolaylı 382 . bu nitelemeleri kısmi bilgilerimle yapabiliyorum. Ben de kısmen bilgi sahibiyim. içinde bulunduğumuz dönemin arka planına ilişkin olacaktır. Bu insanların hasmı. Bu bölümden itibaren anlatacaklarım. özellikle dini inançlarımın gelişiminin bilinmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Gizli faaliyetlerini bu bölümde açıklayacağım güçlerin ellerinde ne kadar büyük olanaklar olduğunu ve hangi yöntemleri kullandıklarını az çok bilenlerden birisiyim. Amacım geçmişte yaşanan örnek olaylar üzerinden geleceğe yönelik bir projeksiyon oluşturmaktı. Anlatacaklarımın hepsi maddi delilerle ispatlanabilir. Yine de ben delillerin nerede ve nasıl bulunabileceğini göstereceğim. Bu insanlar ve onların faaliyet tarzları bilinmeden ülkemizde son dönemde yaşananları tam olarak anlamak mümkün değildir. son dönemde tanık olduğum ve yasadışı olduğunu düşündüğüm davranışları hariç inançlannı ve dünya görüşlerini paylaşıyorum. düşmanı değilim. tek bir noktayı mahrem bırakmadan bilinmesi gerekenleri eksiksiz anlatmaya çalışacağım. kendisi ve kuralları. Bölüm: Cemaat Din ve inanç Dünyam Kitabın buraya kadar olan bölümünde kişiliğim ve kimliğim ile ilgili özel konulara fazla girmemeye gayret gösterdim. Yazacaklarımın buna göre yorumlanabilmesi için önce özel dünyamı anlatarak başlayacağım. çoğu eski dostlanm. Anlatacaklarımın doğru anlaşılması için benim düşünce ve inanç yapımın.

. Bu konuda öğrenciler arasında herhangi bir ayrışma yoktu. 1975 yılında enstitünün 2.-. daha fazlası değil. nisan ayında ağabeyimin düğününe katılmak için babamın hasta olduğu yönünde (düğün için izin vermediklerinden) okula yalan beyanda bulunup. herkese karşı dürüst olmayı mecbur kılan. Yani inançlarım kuvvetliydi fakat ne işimde ne başkalarını değerlendirmemde hiçbir biçimde bir etken veya ölçü olmadı.... İnançlarım.._____. sınıfındayken. Arap alfabesinin ilk temel kitabı oları elif cüzünü okumaya başladım. _ Cemaat 383 Bölüm: . İlkokul yıllarında yalnızca kısa kurs dönemlerinde namaz kılardık.. Aynı minvalde devam ettim. namazdan bihaber olanlar da. Sonra Polis Kolejine girdim. Doğduğum köyde emsallerimden kimileri sömestr tatillerinde köyün camisinin imamının verdiği Kuran kursuna gitmeleri ve onun neticesi olarak namaz kılmaya başlamaları babamın hoşuna gidiyordu. Eski yazıyı ve Kuranı tecvit üzere denen usulüne uygun tam olarak okuyabilmek için sırası ile elif cüzünden başlayarak birkaç cüz kitabı okumak gerekir. Arkadaşlarım arasında namaz kılanlar da vardı. Bölüm: Cemaat olarak dini kurallara göre belirlenmekteydi.-. Polis Enstitüsüne başlamıştım.2. namaz kılmayı. aklı.. tüm davranışlarımızı bir görenin. Babamın okul tatillerinde benim de Kur'an kursuna gitmemi istemesi üzerine ilkokul 3 ve 4. Ben ancak elif cüzünü bitirebildim ama bu arada din kurallarını._ _.2. vücudu ve her türlü nimeti verene saygı ve sevgi temelinde ve vicdani sorumluluk çerçevesinde şekilleniyordu. Polis Kolejini bitirmiş.. gözetenin olduğu ve bir gün hesap sorulacağı anlayışı doğrultusunda. İnançlı ve muhafazakârdım._______. Ortaokul döneminde de fazla bir değişiklik olmadı. şuuru.. namazda okunması zorunlu duaları okumayı ve ezberlemeyi başardım.______________.._______. sınıfta 15 günlük ara tatillerde Kur'an kursuna gittim. ____-. Fakat çevremdeki insanların hiçbiri dini bir rejim ya da sistem yanlısı olmamış ve dini amaçlı illegal bir örgüt yapısı içinde hiçbir zaman bulunmamıştı.

Bu sohbetlere katılan ve bu konularda benden daha bilgili olan Zülfikar adlı arkadaşımdan bu şahsın Nurcu olduğunu öğrendim. Öldürülen bir ağır ceza reisinin faillerini yakalamak için çalışıyorduk. yatsı namazını kıldıktan sonra yurda dönerdim. Bu olayın ardından eyvah şimdi yandım. Bu sohbetler bazen yatsıya kadar devam eder. Beş vakit namaz kılıyordum. genellikle de akşam namazını Maltepe Cami'nde kılardım. koşturmaktan namazlarımın çoğunun kazaya kaldığı döneme kadar devam etti. sohbet ettiğim mühendislik öğrencisi bir arkadaşın anlatımlarından etkilendim. ilme göre örneklerle anlatırdı. Bir gün cami çıkışında. Verdiğim söze uyarak Polis Enstitüsünde (bugünkü adıyla Polis Akademisi) namaz kılmaya başladım. herkesin birbirini gırtlakladı-ğı olağandışı koşullar altında yaşanıyordu. köyde her delikanlının sahip olduğu Turalı Osmanlı Beyliği denilen 9 mm Karadeniz yapımı bir tabanca temin etmiştim. Zaman zaman namaz sonlarında önceden almış olduğu notların bulunduğu defteri cebinden çıkarır. savaşta namaza ara verilir" yönünde nasihatte bulununca bunu akla uygun buldum ve uygulamaya başladım. İnanç ve din hakkında ve Yaradan'm varlığı ve birliğine neden inanmamız gerektiği gibi konulardan bahsederdi. Düğünlerde en çok yapılan eğlence. Bu durum 1980 yılında olayların çok arttığı. Okuldaki yemek sonrası Anıttepe'deki okuldan yurda yaya gelir. Polis Enstitüsünde okurken Maltepe'deki Koç Öğrenci Yurduna yakın Polis Vakfının öğrenci yurdunda kalıyordum. Konuyu akla. Zira o. Bölüm: Cemaat üç gün izinli olarak memlekete gitmiştim. mesleğim gitti korkusuna kapıldım. O zamanlarda. Düğünde silahımı incelemek isteyen bir akrabam mermi yok zannıyla silahla oynarken. yumuşak bir kişiliği ve insani yaklaşımları olan birisiydi. bu notlara bakarak çeşitli dini konularda bilgiler verirdi. Bu badireyi atlatırsam beş vakit namaz kılacağıma dair kendime söz verdim. akla hitap eden fikirlere sahip.2. birden silahı ateşledi ve uzaktaki bir çocuğun yaralanmasına neden oldu. silah yarıştırırcasma havaya ateş etmekti. Daha sonra adının Halit olduğunu öğrendiğim bu 384 . Bu dönemde. Bir büyüğüm "bu zamanda görev daha önemlidir.

385 . Dolayısıyla Polis Enstitüsünde sohbetlere katılmalarını kılan öğrenci sayısı artmıştı.2. Bu evlerde hayat çok düzenliydi. Evde. Bölüm: Cemaat yeni arkadaşım bizi öğrencilerin birlikte kaldığı evine götürdü. bir kısmı Bahçelievler'deki Fen Fakültesinde ve bir kısmı da Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuyan. mülkün sahibi Polis Vakfı. Aynı dönemde çevremdeki bazı arkadaşlarım. Ancak bu yurt her türlü sosyal ortamdan uzaktı. her gün bir öğrenci nöbetçi olur. herkes namaz kılar ve dua ederdi. Öğrenci taki arkadaşlarımı yeni arkadaşlarımla tanıştırıp onların da bu yurdunda bir araya gelerek cemaat oluşturur topluca namaz kılıyorduk. akşam başka evlere gidilir. kılmaya başlamışlardı. Yurt bulmam gerekiyordu. bizdeki tüm öğrenciler İskitler Yurduna taşındı. Diğer günler ise herkes sessiz sedasız. dini sohbetler yapılırdı. Son sınıf öğrencisiydim ve sanırım ikinci dönem de yaklaşmıştı. Ben paralı olarak bu yurtta kalırken bazı öğrenciler ücretsiz olarak daha uzaktaki İskitler öğrenci Yurdunda kalıyorlardı. Arada sırada bu eve uğramaya. Yurtsağlıyordum. temizlik ve yemek işlerine bakardı. hepsi Nurcu olan 5-6 öğrenci kalıyordu. istersem kendi evlerinde kalabileceğimi teklif edince. Bu arada Maltepe öğrenci yurdu kapanmış. sadelikleri hoşuma gidiyordu. Bu gün ışık evleri denen o evlerden birinde tahminen 5-6 ay kadar kaldım. öğrencilerle sohbet etmeye başlamıştım. Haftada bir gün. bir kısmı o zamanki adıyla Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu (daha sonra adı Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi oldu). benden birbirlerine etkilenerek karşı namaz saygılı davranışları. Sonradan sohbetlerden vs. Aynı koğuşta bulunan çoğu arkadaşım da namaza başlamıştı. Bazı akşamlar. Yaşam tarzları. kabul ettim. Ev okula çok yakındı ve Maltepe'nin en güzel yerindeydi. Oto tamircilerinin yoğun olarak bulunduğu bir semtteydi ve çevresi de iyi değildi. bu şekilde başka evlerin de olduğunu fark ettim. Evin masrafları öğrencilerden toplanan ortak paradan karşılanır. vakfın idaresini buraya taşımıştı. Yeni arkadaşlarım. Maltepe'deki yurt kapanınca.

Zaman zaman eve gelen bizden daha yetkin olduklarını anladığım kişiler. 1980'den sonra düzenli olarak namaz kılamadım. taraf tutmayın diye telkinde bulunuyordu. Fethullah Gülen Hocayla benzeri başka bir evde karşılaştım. Bu tür olaylarda çevremizdeki arkadaşlar. mutlu ve birbirine zarar vermeden yaşamasını sağlamak için mi kondu? Bu sorunun çok daha ötesinde. Kimi zaman kitlesel çatışmalar. dereceye girdiğim için seçme hakkına sahiptim ve memleketime yakın olması nedeniyle Mersin'e isteğim üzerine tayin oldum. Bu dönemde ülkücü ve onların komünist dedikleri gençler arasında kıyasıya kavgalar yaşanıyordu. sağcı oldukları için ülkücülerin yanında kavgalara katılma eğilimi gösteriyorlardı. hâlâ da öyleyim. hep içimde taşıdım. cuma namazıyla sınırlı kaldım ama düzenli namaz kılamamanm sıkıntısını da. Sonra An Sinemasında verdiği "Yaratılış ve Darvinizrn" konulu konferansta çok ciddi din ve fen ilimleri bilgisine sahip olduğunu gördüm. kimi zaman da teke tek yakaladığında zarar verme şeklindeki olayların ardı arkası kesilmiyor. Ancak şimdi şunu sorguluyorum: Yaradan nasıl yaşamamızı istiyor? Temel amacımız ibadet etmek mi. yoksa belli bir hayat tarzına uygun yaşamak mıdır? Şu soruya tatmin edici bir cevap arıyorum: Dini kurallar insan mizacını bilen Yaradan tarafından insanın bu dünyada toplum veya fert olarak huzurlu. Bu evde kalırken. Beni ve tüm kâinatı yaratan büyük bir gücün olduğuna samimi olarak her zaman inandım ve yaratanın kurallarım ihlal etmemeye çalıştım Görev esnasında inanç farklılığını hiç önemsemedim.2. Arka planda ne olup ne bittiğini bilmiyordum ama bu ev ve evde birlikte yaşadığım yeni arkadaşlanmı çok seviyordum. siz sakın bu olaylara katılmayın. özgür olmayanın inanç ve imanının eksik 386 . inancın temelinde mutlak insan özgürlüğü olduğunu. giderek tırmanıyordu. Okul bitince. Üstelik muhafazakârdım ve imkânım olsa kendi dünyamda dinin tüm kurallarını tam anlamıyla yaşamak isteyen biriydim. çok daha derin manaların olduğunu biliyorum. Bölüm: Cemaat sükûnet içinde derslerine çalışırdı.

ortaokula kayıt ettirmem gerekiyordu. mecburen onu da evime en yakın özel okula yazdıracaktım. Bölüm: Cemaat kalacağını. İstanbul'da görev yaptığım 1995 yılında kızım ilkokulu bitirmişti. Sonraki yıl Ankara'da göreve atandığımda. Benim çocuklarımın farklı okula gitmesi hoş olmazdı. Tekniğe çok meraklıydım. Aynı sitenin lojmanlarında kalan arkadaşlarım çocuklarının kayıtlarını özel okula yaptırıyordu. bu özgürlüğün her şeye karşı olması gerektiğini düşünüyorum. nedeniyle biraz tanınınca bana özel indirim uygulanıyorduysa da tek maaşımla her ikisinin ücretini ödemekte zorlanıyordum. Okulun lise kısmı Yenimahalle İvedik'teydi. ayrıca çocuğumun diğer çocukları görerek Necdet üzülmesini Menzir'in de okul istemiyordum. Her ne kadar Susurluk olayları vs. götürüyordum. yeterli düzeyde bilgi elde edememiştim. İngilizce bilmediğimden dolayı bu alanda çok zorluk çekmiş.2. Ortaokul bittiğinde oturduğumuz Çankaya Oran semtine çok Eskiden uzak ben olan işe Yenimahalle giderken İvedik'e çocukları gitmek okula gerekiyordu. herkes Samanyolu Kolejinden ya da benzeri okullardan kaçıyor. keskin laik 387 . Tüm alet ve cihazların teknik bilgileri ve teknik konuları içeren kaynakların tümü İngilizceydi. bu okula gönderen Samanyolu arkadaşların görüşlerini Çankaya'daki Kolejinin ortaokul kısmına oğlumu kayıt ettirdim. Oysa şimdi her ikisi için de okul ücreti haricinde bir de servis ücreti ödemek zorundaydım. Kızım özel okulda eğitim görürken oğlumun devlet okuluna gitmesi doğru olmazdı. kızımın özel okulda eğitimine devam etmesi ve aynı yıl ilkokuldan mezun olan oğlumun da ortaokula kayıt edilmesi gerekiyordu. Emniyet Müdürümüz fiyatlarında belli miktarda indirim uygulatması üzerine kızımı evimizin yakınındaki özel okula yazdırdım. İçimde kalan bu ukdenin çocuklarımda olmaması için onları İngilizce dil ağırlıklı eğitim yapan bir okula yazdırmak benim de arzuladığım bir şeydi. Araştırma yaptığımda evimize en yakın özel okullardan birinin Samanyolu Koleji olduğunu da gördüm ve çocuklarını alarak. Fakat o dönem 28 Şubat arife sindeydik.

davalıyı. Herkes ordunun başlattığı cereyana kapılmıştı. davacıyı. diğer imkânlardan faydalanırken nasıl kanunlara uyuyorsam. ayni ölçüde karşı koyma iradem gelişiyor. O zaman her şey devletin kurallarına uygun olarak yerine getirilmeliydi. İnadına bu kişilerin tersine davranmalıydım. ________. Maaş alırken. vs. bedeli ne olursa olsun aklım ve vücudum karşı koymaya programlanıyordu. Tabii bu okullardaki eğitim ve öğretimin kalitesi. okulda eğitimin yanında çocukların zararlı alışkanlık ve davranışlara karşı korunduğu inancı da bu kararı almamda belirleyici unsurlardı. en fazla beraber mesai sarf ettiğim. güçten korkmamak adına bunu yapmadım.___ getirmekle. kendisine görev verilen herkes istenilen hizmeti yerine Haliç'te Yaşayan Sirnonlar________. güç gösterenlere karşı haklının yanında olmak. o günkü şartlarda bin yıl süreceğine inanılan 28 Şubat anlayışı yönünde çocuklarımı Samanyolu Kolejinden başka bir okula nakletmem gerekiyordu. Görevim esnasında hiçbir çalı şanımı. inancım onu gerektiriyordu. Ve 6 yıl çocuklarımı Samanyolu Kolejinde okuttum ve ikisi de oradan mezun oldular. inancı ya da düşüncesi nedir diye düşünmedim. Nakilleri yapmadım. ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya kalırsam. Gerektiğinde devlet bir Hıristiyan i. Yıllarca yanımda çalışmış. İnsanların bu kadar korkması ve sahte hareket etmesi beni son derece rahatsız ediyordu. binlerce teknik cihazı üreterek devlete milyonlar kazandırmış İbrahim'in alevi olduğunu 388 . öğretmenlerin öğrencilerle yakından ilgilenmesi._____________________. Bir kez daha anladım ki haksızlar üzerime ne kadar sert gelirse. değerlendirirken. Aslında maddi koşullarım çocuklarımı Samanyolu Kolejinden alıp evime yakın bir özel okula nakletmemi gerektiriyordu gözükmemek. . devlet de hizmetlerinin karşılığı olarak maaşlarını ödemekle yükümlüdür. karşılaştığım hiçbir görevliyi. diğer işleri de kanunlara uygun yapmalıydım. Fakat en azında Emniyette is tikbal bekleyen bir kişi olarak.2. Bölüm: Cemaat gözükmek istiyordu. bir Musevi'yi ve hatta bir yabancıyı görevlendirebilir.

Eskiden bazı genç komiserler İslamcı denilerek istihbarata alınmazdı. Devran değişti yeni gelenler aynı amaçlı olarak sürenleri sürdü. ben çalışan işini iyi yapan herkesle çalıştım ama bu tür tutumlardan ve insanlardan her zaman uzak durdum. Görevde ve atanmalarda dini inançları ölçü almaya kalkanlara asla müsaade etmedim. Emniyet teşkilatı içerisinde hükümet veya bakanların tavrına göre oluşan dini merkezli örgütlenme veya karşısında olan faaliyetlere hiç yaklaşmadım. Emniyette her rütbeli o ilin emrine atanırdı.2. hatta ferdi olarak yapılmış olsa dahi grup halinde insanlann görev yeminini bozup görevin gerekliliklerine karşı işler yapacağını aklım almazdı. Emniyet Müdürü'nün teklifi Vali'nin onayı ile personel ilgili birimlerde çalışmaya başlardı. Her ekip için bir komisere ihtiyaç vardı. Genel mevzuat böyle olmakla birlikte uygulamada ve istihbarat yönetmeliği gereği istihbarat hizmetlerinin özelliği de göz önüne alındığından İstihbarat Şubelerinde insanlar doğrudan göreve başlatılmazdı. çalışması önemli derdim. İstanbul'da görev yaptığımız yıllarda yeni kurduğumuz teknik sistem sayesinde önemli bilgiler edinmeye başlayınca. Hiç kimsenin görevini başka amaçlarla kullanacağı aklıma gelmezdi. Kişi yine hemen şubede göreve 389 . Önce mimleme denen en az iki istihbaratçının referansı ile birlikte alınacak aday hakkında geniş öz geçmiş bilgilerini içeren bir form doldurulur ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığından onay istenir. hatta bir kısmını geçici olarak hemen göreve başlatıyordum. çoğalan iş yüküne göre amir sayısı yeterli olmamaya başlamıştı. bu dönemlerde ben hep taşrada aktif sokak polisliği görevinde bulundum. inancı kendine. merkezde bu kişi hakkındaki arşiv bilgilerine bakılarak Emniyet Genel Müdürlüğünden onay alınırdı. Polis Akademisini yeni bitirmiş başarılı genç komiserleri tespit edip İstihbarat Şubesinde çalıştırmak için merkeze teklifte bulunuyordum. Bölüm: Cemaat emekli olduğu zaman. Bir dönem geldi dini inançlara göre Genel Müdürlük merkezinde atamalar ve sürgünler yapıldı. Ben buna karşı koyardım. iş ararken önerdiğim belediyenin yaptığı araştırmanın sonrasında bana sorduklarında öğrendim. bizim için görev yapması.

mühim olanın bu kişilerin göreve bağlılığı ve yetenekleri olduğunu savunuyordum. Belki de bu gün şikâyetçi olduğum yapıda yer alan birçok müdürü o günlerde merkezin itirazına rağmen 'insanların inançlarına göre değerlendirilemeyeceğini' söyleyerek bizzat ben göreve alınmalarını sağladım. birçok komiserin göreve alınmasını . iki ay süren bu kursun ardından istihbarat biriminde göreve başlardı. 5-61ı gruplar halinde yeni komiserleri mimleyip istihbarat şubesinde çalıştırmak için teklif ettiğimde. Eskiden acil personel ihtiyacı olduğunda (son zamanlarda ise usul haline geldi}. Onların. O sıralar beraber görev yaptığımız veya görev nedeniyle karşılaştığımız yabancılar içinde bizdekilerden çok daha dindar insanların olmasına rağmen bunların en gizli birimlerde çalıştığını sağladım. bazılarına merkezde karşı çıkılıyordu. Tabii aldığım bu insanlar da 390 Örnek vererek. devletin ve teşkilatın insanları düşüncelerine. insanları inançlarına göre değerlendirmenin doğru olmadığını. Ben. Gerekçe ise okul yıllarında dindar olmaları. böyle bir anlayışın devlete hâkim olduğunu bilmelerini istemedim. bilahare kursa giderek asli personel olurdu. açılacak Yeraltı ve Yıkıcı Faaliyetlerle Mücadele kursuna çağrılır. inançlarına göre değerlendirdiğini bilmelerini. Ben de Diyarbakır ve İstanbul'da gerçekleştirdiğim başarılı istihbarat operasyonlarının istihbarat camiası içerisinde şahsıma yönelik kazandırdığı saygınlığı kullanarak bu kişilerin alınması gerektiğini. İnsanların çalışacağı birimlerin inançlarına göre belirlenmesinin makul olmadığını düşünüyorum. Bölüm: Cemaat başlayamaz. Hâlâ da aynı kanaatteyim. zaten bilsinler de istemem. verdiğim mücadeleler sonucunda göreve aldığımı bilmezler.2. merkezin karşı çıkmasına rağmen. İstihbarat şubesine aldığım komiserlerin çoğu. dindar kişilerle birlikte görüşüp birlikte hareket etmiş olmalarıydı. Genel Müdür onayı ile birlikte kişinin geçici görevle istihbaratta göreve başlaması için onay verilir ve kişi kurs görünceye kadar geçici statüsü ile istihbarat birimlerinde çalışmaya başlar.

Merkeze solcu ve İslami cemaat ve ekollerle ilgili olabilecek kişiler yaklaştırılmıyordu. Merkezde az da olsa alt rütbelerde dini yönü ağır basan veya böyle olmasına rağmen merkezdeki genel anlayıştan korkarak farklı gözükmeye çalışan kişiler bulunmaktaydı ve bu kişiler her fırsatta ezilmeye çalışılıyorlardı.2. Ben merkezde göreve gelince iş üretecek bazı kadrolardan merkeze gelmek isteyenlere destek oldum. daha az kusurlu gördüklerini de merkez dışına atadılar. Fakat ben göreve geldikten sonra radikal laik gözüken etkin kişilerin bu insanlar üzerinde baskı kurmalarına karşı tavır aldım. Yeni İçişleri Bakanının göreve gelmesinin ardından Ünal Erkan Emniyet Genel Müdürü. İstihbarat Daire Başkanlığı'nda İslamcı anlayışta olan kişiler yönetime gelmiş. Bölüm: Cemaat İstanbul'da yapılan tüm çalışmalarda harikalar yaratan ekibin birer üyesi oldular ve çok başarılı çalışmalara imza attılar. Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığına tayin olunca türlü bahanelerle ezilmek istenen inançlı olarak bilinen kişileri korumaya çalıştım. biraz da dış toplantı ve temsil işlerinin yoğunluğu nedeniyle sadece dış işlere bakabiliyordu. yaptıkları tayin ve sürgün uygulamalarının sonucunda Abdülkadir Aksu bakanlıktan ayrılmış yerine Mustafa Kalemli İçişleri Bakanı olarak göreve gelmişti. Geçmişte yaşanan deneyimlerden dolayı bütün şube müdürleri ve birim amirleri dini düşünce ve örgütlere uzak duran ve bu konuda hassasiyeti oları kişiler arasından seçiliyordu. Merkeze atanacak olanlar büyük oranda milliyetçi ve ülkücü kesime yakın kişiler arasından seçiliyordu. 391 . 19901ı yıllarda. Bu kişiler illerin yaptığı operasyon ve çalışmaları pazarlayarak geçinmek istiyorlardı. Bir yıl boyunca Başkan Yardımcısı olarak teşkilatın içişlerini tek başıma koordine ediyordum. Daha önceki dönemde. iş üretemiyor. Daire Başkanı Emin Aslan biraz rahatsızlığı. görev açısından bir iki amir haricinde diğerleri çok klasik kalıyordu. İstihbarat Daire Başkanı Ali Gökçimen'in yerine ise Tuncer Meriç Daire Başkanı olarak göreve getirildi. Yeni yönetim. Fakat merkezin bir eksiği vardı. dini yönü ağır basan ve diğer kesimleri sürgün etmede rol alan tüm eski şube müdürlerini il ve istihbarat dışına.

Bana göre Orakoğlu istihbarat formasyonuna sahip değildi. fırtına koparıldı. Maksadım onun basit biri olduğunu söylemek veya onu aşağılamak değil. polisi övmek ve dolaylı olarak kendini yüceltmek için söylemiş olabileceği kanaatindeyim. İktidarın DYP kanadından bakan olan Mehmet Ağarın. İn ci yine ordunun istihbarat ve insan tanıma konusunda isabetli hareket edemediğini gördüm. siyaset gibi konular açısından bir bakış açısına ya da ideolojiye sahip biri olmadığını düşünüyorum. Yedi bin kadar özel eğitilmiş ağır silahlı özel harekât polisi var. Söylediği iddia edilen. Bülent Orakoğlu. bu sonucu hazmedememenin ilk işaretleri ortaya çıkmaya başlamıştı. bu sözlerin basında fazlaca yer alması konusunda bunca gayret 392 . Orakoğlu'nu biraz tanımış. kardeşleri ve yakınları içinde rütbeli askerlerin olduğu bir polisti. önce İstihbarat Daire Başkanı Emin Aslan Kaçakçılık Daire Başkanı olarak görevlendirildi." mealinde bir şeyler söyleyen. Diyarbakır'daki sıkıyönetim süresinde en iyi görev yapan polis olmuş.2. özgürlük. Bölüm: Cemaat 28 Şubat Dönemi Yaşadıklarımız 24 Aralık 1995 seçimleri sonucu MSP-RP çizgisinin en büyük parti olması. Susurluk Olaylarındaki rolü nedeniyle hükümetin dışında kalmasının ardından. Sözleri fazla ciddiye alındı. Bir defa ci 3. tahlil etmiş olsalardı.... Eğer bu sözü söylemişse sadece kendisi polis olduğu için. geçmiş sıkıyönetim dönemlerinde askeri kişi ve kurumlarla gayet uyumlu çalışmalar yapmış. o zamana kadar kimsenin duymadığı "Artık polise danışmadan ordu ihtilal yapamaz . İstihbarat Dairesi Başkanlığına tirajı çok düşük bir yayın organına (dergi mi yoksa gazete mi olduğunu hatırlamadığım) doğruluğu ve ciddiyeti tartışmalı olan "Artık ordu polise sormadan ihtilal yapamaz. darbe. ordu içerisinde tepkilerin artmasına neden olmuş. Susurluk Olayları üzerine Silahlı Kuvvetler içerisinde hareketlenmeler daha da artmıştı. ya yanlışlıkla ya da tesadüf eseri daire başkanı yapılmıştı." mealindeki iri lafı gerçekten söylemiş olsa bile ciddiye alınacak biri değildi.. o güne kadar hiç tanımadığım Bülent Orakoğlu getirildi. Ancak Orakoğlu'nun demokrasi.

ordu açıktan siyasi hükümete karşı tavır geliştiriyordu. Yanlışlıkla jandarma karakolu binası olarak zannettikleri kendilerinin deposunda olduğunu nöbet tutmakta söyleyip jandarma sormuşlar. karakolunu Ziyaretin ardından Omitköy civannda bulunan lüks evlerde gizlenen mensuplannı su polis yakalamak bölgedeki olan karakoluna gitmişti. Emniyet Genel Müdürlüğünün darbe hazırlığı olup olmadığını öğrenmek için Genelkurmay Başkanlığını izlediği. Bölüm: Cemaat göstermez ve bu. dolayısıyla bizim dairede bu araç ziyaretçi aracı olarak kayıtlara girmiş ve nöbetçiler tarafından da görülmüştü.2. bilahare jandarma karakoluna varıp oradaki karakol komutanı ile birlikte belirlenen adreslere operasyon yapmışlar ve şahısları yakalayarak İstanbul'a dönmüşlerdi. Fakat su deposunu bekleyen askerler aracın plakasını alıp şüpheli bir araç diye rapor etmişler. Sonra da yanlış yere geldiklerini anlayıp. jandarma askerlere. Genel Mafya rağmen Müdürlüğüne gün içindeki elemanlarının yakalanmasıyla ilgili olarak Jandarmayla birlikte o tutulmuş tutanakların gönderilmesine Genelkurmay Başkanlığı verilen cevaba inanmıyor. Genelkurmay Başkanlığı binasında gece ışıklar yanıyor mu diye takip ettiği iddialarını basma verip. kadar da tepki koymaz. bu tutanağı da kullanıyorlardı. güler geçerlerdi. bizim dairede çalışan ve Susurluk olaylarındaki tutumum nedeniyle bana karşı tavır alan müdürler bu durumu kullanmak istiyorlar. bu Genelkurmay aracı olan ve Başkanlığı kişileri Emniyet soruyor. Genelkurmay Başkanlığı su deposu civarında şüpheli görüldüğü için bu aracın plakasını sorunca. Anormal davranışlar başlamıştı. Bu ve benzeri olaylar ordu içerisinde hareketlenmelere sebebiyet veriyor. Bunun üzerine olaylar büyümüş. Polisin darbe hazırlığı olup olmadığı yönünde askeri 393 . Şentürk Demiral İstanbul plakalı Mercedes marka bir araçla ziyaretime gelmiş. İstanbul'da çeşitli olaylara karışmış ve saklanmak için Ankara'ya gelen bazı mafya elemanlarını yakalamak üzere bir ekiple birlikte Ankara'ya operasyona gelen dönemin Organize Suçlar Amiri Başkomiser mafya Şentürk Demiral nezaket için ziyareti o için uğramıştı.

kurduğu psikolojik harekât sistemi ile tüm basını. Birçok kanaldan gelen bilgileri analiz edince ordunun demokratik hayata müdahale hazırlığı içinde olduğu kanaatine vardım. Sarmusak Olayı dolayısıyla yapılan çalışmalarda. 394 . Bilgi ve belgeleri toplayanlar.2. Tesadüfi ya da sıradan en masum olayları bile kasıtlı davranış olarak yorumluyordu. askeri birliklerin özellikle büyük iller başta olmak üzere sivil hayata müdahale etme doğrultusunda hazırlık yaptığını veya EMASYA planlarını güncel lcme adına tüm birliklerin bilgi topladığını çok açık bir biçimde görüyordum. medyayı ve güç odaklarını harekete geçirip hükümeti sıkıştırdığı. Ordu içindeki hareketlenmelerin arttığı o günlerde çok ciddi bilgiler alıyordum: Görevim nedeniyle illerdeki İstihbarat Şube Müdürleriyle yaptığım görüşmelerde. Notun ekine de otuz altı sayfa belge koyarak İstihbarat Daire Başkam Bülent Orakoğlu'na verdik. Ayrıca ordu içindeki askeri kişilerden de çeşitli bilgiler geliyordu. Ölçü yoktu. Gerçekten de. ne olursa olsun iktidarı değiştirmeyi hedeflediği belli oluyordu. Bölüm: Cemaat karargâhları kontrol ettiği iddiaları ile Şentürk Demiral'ın aracı arasında bağlantı kurmaya kalkıyorlardı. İki arkadaşımla beraber elimize gelen belgeleri yorumlayıp yaptığımız analizlerden oluşan dört sayfalık bir not hazırladık. her olumsuz davranışı abartıp iktidarın planlı bir davranışı olarak kabul ettiği. her şey mubah görülüyordu. Bu bilgiler nasıl geliyordu tam bilemiyorum ama bugün değerlendirdiğimde ordu içindeki cemaat yapısının bilgi sızdırma ismi örgütlediğini anlıyorum. edilmese ne olurdu? Ama bir kere dış düşmana karşı kullanılması gereken psikolojik harekât sistemi kendi ülkesinin iktidarına karşı kullanılmaya başlanmıştı. bunları kullanabilecek olan bizim gibi kişilere ya yakın çevremizde çalışan taraftarları aracılığıyla ya da posta yoluyla ulaştırıyorlardı. ordunun her olayı. Oysa Ümit köy yolundaki su deposunu bekleyen askerler kontrol edilse ne olur. ordu içinde Batı Çalışma Grubu olarak adlandırılan grubun tamamen sivil hükümeti zora sokmak amacıyla oluşturulmuş gizli illegal faaliyetlerinden haberdar olmuştum.

Orakoğlu ülkeye döndüğünde tutuklandı. duruşmada bu belgeleri nereden temin ettiği sorusuna cevap vermek durumunda kalacaktı. müddei iddiasını ispatla mükelleftir. belgeleri Hanefi Avcıdan aldım demek iyi olmaz." dedi. Ben yine de belgeleri benden aldığını söylemesini istedim. Fakat avukatımız Suat Bey hukuki açıdan olayı yorumlayıp "Bizim bir şey söylememize gerek yok.2. Olayı bana bağlaması halinde kontrolün bana geçeceğini düşünerek adımı 395 . basına verilen bilgilerden asıl hedefin İstihbarat Daire Başkanlığı personeli üzerinden o dönemin iktidarım suçlamak olduğu anlaşılıyordu. Bölüm: Cemaat Bu propagandanın etkisi oldu ve sonunda Deniz Kuvvetleri Adli Müşavirliği ve Savcılığı o meşhur Sarmusak davasını açtı ve yurtdışında bulunan İstihbarat Daire Başkanı Bülent. Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı silsilesini izleyerek Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir'e ulaşmıştı. Orakoğlu bana mahkemede sorulunca belgeleri benden aldığını söyleyeceğini ifade etti. olayda rol alan astları söylerse büyük sıkıntı yaşanırdı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Orakoğlu. Bunun üzerine Deniz Kuvvetleri Savcılığı devletin gizli belgelerini temin etmek ve kullanmak suçlarından ciddi ceza talebiyle Orakoğlu ve bazı Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı personeli hakkında dava açmıştı. Başbakan Necmettin Erbakan. Evrak. çünkü Orakoğlu tutuklamanın ardından ağır ceza tehdidi karşısında paniklemeye. İçişleri Bakanı Meral Akşener. Raporun hazırlanmasına yardımcı olan arkadaşları {diğer ast personeli) konuyu biliyordu. Mahkeme devam ederken. Ben de bunu yapmasında hiçbir sorun olmadığım söyledim. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller. biz hiçbir şey söylemeyelim. Mamak askeri cezaevinde tutuklu olduğu esnada avukat Suat Çelebiyle birlikte ziyaret ettiğimizde Bülent. Bizim yazdığımız raporun ekindeki Genelkurmay İkinci Başkam Çevik Bir imzalı ve tüm kuvvetlere gönderilen emre dayanarak Deniz Kuvvetleri ast birlikleri içerisinde de Batı Çalısma Grubunun kurulması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı hm emrini Daire Başkanımız Bülent Orakoğlu'na elden teslim ettim. çekinmeye başlamıştı.

her şey bitti diyeceğim bir anda hiç ummadığım bir şey olmuş ve bu tehlikeyi de atlatmıştım. Ancak bu mahkemenin iki hâkim subayı vermiş oldukları kararın bedelini ödediler. Deniz Hâkim Binbaşı Ahmet Kahraman'ı YAŞ kararı ile ihraç ettiler. 396 . Jandarma ve MİT içerisinde şahsıma karşı olumsuz bir havanın oluştuğunu hissediyordum. Mahkemenin iki hâkimi meslekleri pahasına adil davranıp beni tutuklamadıkları gibi hukuka uygun karar verdiler ve verdikleri kararı Askeri Yargıtay bile tasdik etmek mecburiyetinde kaldı. Amacım amiri olduğum ve bana güvenerek görev yapan hiç kimsenin zarar görmemesini sağlamaktı. Her şey kanunsuz emirlerle yürütülüyordu. MİT gibi tüm güvenlik kuvvetlerinin içerisinde çete benzeri oluşumların olduğunu. Bölüm: Cemaat vermesini istedim ve sonunda duruşmada Orakoğlu belgeleri benden aldığım söyledi ve mahkeme ikinci duruşmaya beni de çağırdı. Bir kez daha yukarıdaki yine yardım etmişti. Her şeyin biteceğini. Mahkemeye giderken sanık olabileceğimi. mesleğin sonuna geldiğimi düşünüp cezayı da göz alarak mahkemeye çıktım ve üstündeki dört sayfalık notla birlikte otuz altı adet belgeyi Daire Başkanı Bülent OrakoğluYıa verdiğimi söyledim. Deniz Hâkim Albay Mesut KurşunYı Malatya'ya sürdüler. yangın benden ileri gitmemeli. Bu ifadem ve benzeri konulardaki anlatımlarım nedeniyle Silahlı Kuvvetler. Ben de bu karmaşa. içinde tutuklanabilir. bunların 'terörle' mücadele adı altında kanunsuz eylemler yaptığını anlattım. Jandarma. orada durmalıydı. Emniyet. hatta hiç yoktan lirdim. Hayatımı kaybettim diye yüzde yüz inandığım ikinci tehlikeyi de atlatmıştım. labi- Tutuklanmam ve Kısa Süren Hapis Hayatım Susurluk kazasının ardından TBMM ele kumlan Susurluk Araştırma Komisyonu ha verdiğim ifadede Polis. Bu olayda da yüzde yüz zarar göreceğim.2. hatta tutuklanabileceğimi düşünüyordum çünkü bu davanın açılmasında hukuk yoktu.

daha sonra da altı ay önce ifade verdiğim ve kapandığını zannettiğim bu davadan dolayı tutuklandım. Genelkurmay Başkanlığı başka bir albayı bilirkişi tayin etmiş. hem de onunla kanunsuz ilişkilere giren MİT mensuplarının telefon numaralarını açıkladım. 397 . Ancak Susurluk raporu hakkında televizyonda yaptığını konuşma nedeniyle önce açığa alındım. Askeri Savcı Albay Nuh Çetinkaya soruşturma yapmış. in etkisiyle itiraz Bakanlık üzerine yargılanmam konusunda Yaptığım Danıştay İkinci Dairesi beni haklı bularak kararı iptal etti. Böylece bu davadan aklandım. Susurluk Olayımın önemli aktörlerinden "Yeşil ile bağlantılıdırlar. bu telefonları herkesin bildiğini. İfadem üzerine Savcı hakkımdaki şikâyetin ciddi olmadığım anlamıştı. Mahkemeye çağırmalan üzerine bu konuda ifade verdim. İfademde. bakıldığında ilişkileri görülür" diyerek hem Yeşil'in. ayrıca bu numaralan kullanan kişilerin başta Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım olmak üzere birçok kanunsuz kişilerle bağlantısının olduğunu anlattım. Bölüm: Cemaat önce Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman Jandar -ma Genel Komutanlığı içinde JİTEM' vardır şeklindeki ifademi Jandarma Genel Komutanlığına hakaret kabul ederek davacı oldu. mahkemesi sivil. Benim sivil mahkemede yargılanmam gerekirken.2. Müfettişler hakkımda inceleme yaptılar ve JİTEM'in varlığı ile ilgili realiteye ve onca delile rağmen Teoman karar Koman verdi. Açıkladığım telefon numaralan devletin gizli bilgileridir diyerek davacı ve şikâyetçi oldular. daha önce yakalanmış mafya mensuplarının üzerinde kayıtlı olarak bunların çıktığını. tümü askerlerden oluşan hâkim ve savcılar tarafından yargılanıyordum. bilirkişi olarak tayin edilen albay bu telefonların devletin gizli sırn olduğu yönünde rapor vermiş ve bu rapora dayanarak DGM askeri hâkimi Hâkim Binbaşı Tanju Güvendiren beni tu-tuklamıştı. Ankara DGM Savcılığı (o zamanlar DGM mahkemelerinde askeri hâkim üyeler ve askeri savcılar da görev yapıyordu) Askeri Savcı Nuh Çetinka-ya hakkımda devletin gizli kalması gereken sırlarını temin etmekten soruşturma açtı.

2.

Bölüm: Cemaat

Tutuklanınca,

güvenliğim

gerekçesi

ile

BeypazarıYıda

kü-

çük bir cezaevinde tek kişilik koğuşa kondum. Savcı Albay Nuh Çetinkaya iddianamesinde, daha önce birçok zanlının üzerinden çıkmış, herkesin bildiği başta Yeşil olmak birçok kanunsuz kişi ile ilişkide olan MİT mensubu kişilerin telefon numaralarını suçlarının araştırılması için TBMM Meclis Araştırma Komisyonu'na ve diğer yetkili makamlara vererek, gizli kalması ülke menfaatlerine olan devlet sırlarını temin etmek ve kullanmaktan ayrı ayrı iki defa cezalandırılmamı talep etmekteydi. İddianameye dayanarak hakkımda toplam 16 yıl hapis cezasını gerektiren dava açmıştı. Aslında bu telefon numaralarının bahane olduğu, bu bahane de konuşmalarımdan rahatsız olan birileri tarafından kullanıldığı alenen belli oluyordu. Buna rağmen Avukatım Suat Celebinin de fikrine uyarak tutukluluğa itiraz dahi etmedim. Ortada büyük bir hukuki hata vardı ve biz itiraz etmiyorduk. Hukuk sisteminin kendi hatasını düzeltmesi yönünde dilekçe verdik. Daha sonra Ab dullah öcalan'ı da yargılayacak olan mahkemenin başkam olan DGM başkanı Turgut Okyay büyük bir hukuk adamı olarak tensip zaptıyla birlikte tahliyeme karar verdi. Tutukluluğumun 1 l.günü tahliye oldum. İki duruşma daha devam eden yargıla......... ma sonunda beraat ettim. Aslında şuna emindim. Bu dava bir bahane idi. 6 ay önce savcı ifademi almıştı ve hatta bana göre dava kapanmıştı. Daha sonra televizyonda yaptığım konuşma, ve eleştirilerimden rahatsız olan ordu yöneticilerinin zorlaması sonucu bu dava tekrar gündeme getirilerek tutuklanmıştım. Amaçlanan bana ve benim gibi düşünenlere bir gözdağı vermekti. Sonra uzun süre Ana Komuta Kontrol Merkezi Dairesi Başkanlığında pasif görevde tutuldum. Askerlerin istemediği kişi ilan edildiğim için 1997 yılından 2003 yılma kadar aktif bir göreve atanmadım. Terfilerim yapılmadı. İdare mahkemesine dava açarak veya terfi komisyonu üyeleri dostlarımın direnmeleri, terfi

398

2.

Bölüm: Cemaat

komisyonu kararlarına muhalefet şerhi koyma ısrarları ile Kutlu Savaş în Başbakan üzerinde yaptığı girişimler neticesinde zorlukla ve bir iki gün süren tartışmalar sonunda terfi ettim. 28 Şubat sonrasında hakkında davalar açıldığı o baskı dönemlerinde bir arkadaşım aracılığıyla Fethullah Gülen Hocayla onun talebi üzerine kısa süreli olarak görüştüm. Bu görüşmede özetle ona "Siz doğru bildiğiniz yolda okullar açarak bu ülkeye ve insanlarımıza hizmet, ediyorsunuz. Gerisini önemsemeyin, doğru sonunda galip gelecektir" dedim. Amacım, baskı karşısında mazlum ve mağdur olana, üzerine gidilene destek olmaktı.

KOM Daire Başkanlığından Alınmam
KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) Daire Başkanlığına hiçbir talebim olmadan, 2003 yılı haziran ayında atandım. Benden önceki daire başkanı görevden alınmasıyla ilgili olarak idari mahkemede yürütmeyi durdurma davası açmıştı. Ne olursa olsun, herkesin dava hakkına saygı duyduğumdan ve kendim de birkaç konuda idareye karşı dava açmış olduğumdan bu meseleyle hiç ilgile irmeksizin isime devam ettim. Sonra bir ara mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı alındığım duydum.. Bu durumda idarenin bir ay içinde beni görevden alıp, onu ataması gerekiyordu. Bir süre sonra Genel Müdürlük Özel Kaleminde duyduğum kadarı ile Genel Müdür eski başkanı çağırıp konuşmuş ve "seni başka bir göreve atayalım, KOM dairesinde ısrar etme," demiş. Eski başkan da bu öneriyi kabul etmiş. Bunun üzerine Bakanlığa dilekçe vererek, idare mahkemesi tarafından kesin karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulması kararının uygu 1 anmasını istemediğini bildirmiş. Yani KOM'a tekrar atanma talebim yok diyerek, çıka cak kararname ile başka bir ile gitmeyi istemişti. Bu arada KOM dairesinde ve il uzantılarında teknik alt yapıyı oluşturmaya, ülkenin önceliklerine göre mevcut personeli operasyonel istikametlere yönlendirmeye, birinci derecede yolsuzluk, ikinci derecede akaryakıt ve sigara kaçakçılığı başat olmak üzere

399

2.

Bölüm: Cemaat

mali konular ve üçüncü derecede uyuşturucu tica reti olmak üzere teşkilata istikamet vermeye çalışıyordum. Bu öncelikleri belirlerken tesadüfen önümüze Enerji Bakanlığındaki büyük ihalelere hile karıştıran, tüm ihaleleri yöneten bir organize grubu izlemeye başladık. İbrahim Selçuk başkanlığındaki bu grup tüm Enerji Bakanlığındaki işlere Bakan'dan daha hâkimdi; ihaleler İbrahim'den habersiz yapılamaz durumdaydı. Birçok teknik eksiğimiz vardı ve çok iyi bir çalışma yapamamıştık. Fakat bir yıla yakın devam eden izleme sonunda operasyona giriştik. Bazı büyük müteahhitler ile Enerji Bakanlığı Genel Müdürleri tutuklandı. Bu operasyonun yol açtığı oluşan olumsuz hava içinde, açıktan söylenmese de en azında "aferin" denmeyerek, operasyondan memnun olunmadığı hissettirildi. Hatta bazı başka birimlerdeki Emniyetçiler gözaltına iş alınacak yaparken kişilerin siyasi hükümete hesap yakınlığı dolayısıyla gözaltına almaların sıkıntı yarattığım, bu konuları hiç düşünmediğimizi, yaratılmıştı. Enerji operasyonu tamamlandıktan sonra uyuşturucu konulu uluslararası bir toplantı için Şili'ye gittim. Üşütmüştüm. İşler ve şehir dışı toplantıları hastalığım derken iyice sağlığıma ilerlemişti. kan yeterince dikkat etmediğimden dönüşmüştü. Önemsemediğim gelince olayın yapmadığımızı söylemişlerdi. Bu tür olaylarda hakkımızda olumsuz bir hava

hastalığım önce zatürreeye ve daha sonra da akciğer apsesine Öksürdüğümde ağzımdan ciddiyetini anlayıp hastaneye yattım. Tam hastaneye yattığım sırada eski başkan da idare mahkemesinde davayı kazandı. Bu karar doğrultusunda görevden alındığımı, yerime eski başkanın atandığını duydum. Bu normal bir durumdu. Ancak eve giderken uğradığım İstihbarat Daire Başkanlığında karşılaştığım İdare Mahkemesi Başkanı olarak sözlerini Cengiz Aydemir sohbet olduğunu içinde 400 bu esnasında, söyleyince, davayı davanın hâkim doğru henüz "Hayır olarak bitmediğini ve kararın verilmediğini söyledi. Ben davanın kesin sonuçlandırılmış onca dava yanlışınız var, karar verilmedi," diye ısrar etti. Biz hâkimin bu

2.

Bölüm: Cemaat

hatırlayamayabileceğine verip, mahkeme karar vermese tayinim neden çıksın diye düşündüm. Bu arada tayinim çıkmadan önce, eski KOM Başkan Yardımcısı Alper Yaz akaryakıt kaçakçılığı yaptığı bilinen Veysel Kadayıfçıoğlu adlı kişinin benim tayinimin başka yere çıkarılması için çalıştığı haberini göndermiş ama ben bunu pek fazla önemsememiş tim. Bu şahsın, yaptığımız bir tahkikatta adı geçen bir mafya üyesiyle ilişkisi varmış. Biz operasyon öncesi tüm mafya ve mafya ile bağlantılı kişilerin mal varlığının tespit edilmesi için savcılık talimatı ile araştırma yaptığımız sırada, bu kişinin milyon dolarlar seviyesindeki hesabının bulunduğu bir banka şubesi ona haber vermesi üzerine yapılan tahkikatı öğrenmişti. Bundan dolayı benimle ve tayinimi başka bir yere çıkartmakla uğraşıyormuş. Daha sonra öğrendiğime göre, bu kişi Diyarbakırlı çok zengin bir holding patronuymuş. Aynı zamanda İçişleri Bakanımın oğlu Murat Aksu ile yakın ilişki içindeymiş. İrtibatlı olduğu mafya üyesine de bakanın oğlu üzerinden bir şeyler yapmak isteyen biriymiş. Ben görevden alınıp Edirne'ye tayin (sürgün) edildiğim sırada hastanede yattığımdan, personelin durumunu tam bilemiyordum ama bazı arkadaşlarım sürekli yanıma gelerek bu haksızlığa karşı bir şeyler yapmak istediklerini söylüyor, bir şeyler yapmak adına hükümette etkin kişilere ve başka çevrelere gidiyor, bu haksızlığı durdurmak için koşturuyorlardı. Kimi personel uzak duruyordu, ben bunların ne yapacağını bilemeyen kişiler olduğunu düşünüyordum. Hatta bir şeyler yapmak için koşturan bu arkadaşlara, moral ve destek olmak adına diğer sesiz kalan personeli de ziyaret edin, onları da yalnız bırakmayın diyordum. Onların ne yapacağını bilmeyen insanlar olduklarını zannediyordum. Onların da belli bir fikir, grup, cemaatin adamı olduğu, bu nedenle böyle bir tavır koydukları hiç aklıma gelmiyordu. Birincisi iradelerini böyle teslim etmiş olacaklarını, bu kadar örgütlü olduklarını, bu tayinde cemaatin rolü olduğunu tahmin edemiyordum. Hatta bu iş için sürekli etrafımda koşturan arkadaşlar, "Çıkıp basma açıklama yapahm, yolsuzluklara 401

2.

Bölüm: Cemaat

karşı görev yaptığımız için tayinimizin çıktığını, mahkeme kararının buna bahane edildiğini söyleyelim," demelerine rağmen onları frenliyor, kendi işlerine bakmalarını, basın açıklamasının fazla bir işe yaramayacağını anlatıyordum. Ayrıca bazılarının bir yerlere casusluk yapacağım, bu konuda daha dikkatli olmalarını söylüyordum, içlerinde Hasan diye bir komiser vardı. Bu komiser, Personel Daire Başkanlığındaki bizim tayin evraklarını, benden önceki Daire Başkanı Coşkun Hay ahin idare mahkemesinden aldığı yürütmeyi gerçekte durdurma idare kararını, daha dava sonra verdiği vazgeçme karar dilekçesini, ardından tekrar kararın uygulanmasını isteyen dilekçeyi, mahkemesinin hakkında henüz vermediğini ortaya koyan belgeleri getiriyordu. Kim olursa olsun, istenildiğinde herkes hakkında dosya temin edebiliyordu. Personel işlerindeki arkadaşından aldığını söylüyordu Ama şimdi anlıyorum, ki, personel işlerindeki arkadaşından değil, cemaatten alıyormuş. Daha sonra bu komiserin aslında bizdeki sırları alıp bir yerlere ve İçişleri Bakanı'na taşıdığını birinci ağızdan öğrendim. O gün benim etrafımda koşturan arkadaşlardan uzak duran pek çok kişiyi daireye ben almıştım; bana diğerlerinden daha yakın olmaları gerekirken uzak durmalarının planlı ve bir yerden alınan talimata dayandığını anlıyorum. Yeni öğrendiğim her şey beni şok ediyordu. Bu arada hazırlığını yaptığımız mafya üyeleri ile ilgili operasyonu İstanbul Koni birimi gerçekleştirmişti. Bu operasyonda, bizim tayinimizle uğraşan ve akaryakıt kaçakçılığından servet kazandığı söylenen Veysel Kadavıfçıoğlu isimli kişi de yakalandı. Üzerinden çıkan notlar ve telefon irtibatları değerlendirilince, aslında hesap içinde hesap olduğunu, beni tayin ettirme girişiminde birçok kişinin rol aldığını, dava açan eski Başkanı bularak onu yeniden dilekçe vermeye zorladıklarını, bu bahaneye sarılarak tayinimin çıktığını anladım. Benim yanımda çalışan müdürlerin, bazı siyasi kişilerin, bakanın yakınlarının, operasyonda zarar _..._........-.....__. -...................................----- -.........2. Bölüm: Cemaat

402

2.

Bölüm: Cemaat

gören kişilerin ve eski Başkan in zaman zaman bir araya gelip plan yaptıklarım, olmayan mahkeme kararı var denerek hakkımda işlem yapıldığını anlamış oldum. Benim dava ve mahkeme kararı nedeniyle tayin edilmem üzerine görevine döndüğü söylenen eski başkan Coşkun Hayal de 2-3 ay gibi kısa bir süre bu görevde kaldıktan sonra bir bahane ile ikna edilip başka bir ile Emniyet Müdürü olarak atandı. Ardından bugünkü başkan Ahmet Pek'i KOM Daire Başkam olarak atadılar. İkinci garip şey de tayin olmayı istemememe rağmen hasta halimle apar topar Edirne'ye hem de geçici görevle gönderilmiştim. Bunun manası 24 saat içinde hemen Edirne'ye gidip göreve başlamam gerekiyordu. Ankara'da kalmamı istemiyorlardı. Belki de Ankara'da yapacaklarım erken fark edeceğimi düşünerek özellikle uzaklaşmamı istiyorlardı. Tayinim çıktığında, zoruma giden, tayin edilmiş olmam değildi. Beni rahatsız eden, bu şekilde bir aldatmaca ile tayin edilmiş olmamdı. Gerçek tayin sebebim olarak iki şey görülüyordu. Birincisi, yaptığımız enerji operasyonu nedeniyle hükümet cenahı rahatsız olmuştu, çünkü tutuklanan bazı kişilerin hükümetteki etkin kişilerle kişisel yakınlığı bulunuyordu. İkincisi ise, bu Diyarbakırlı kişiyle bakanın oğlunun ilişkileri dolayısıyla bizim giriştiğimiz mafya tahkikatı rahatsızlık yaratmıştı. Bu arada bazı kişilerin de benim görevden alınmam için çok farklı girişimlerde bulunduklarını öğrenmiştim. Bakan dolaylı bir kanalla tayini kendisinin çıkarmadığını, başbakanın istediğini ima etmişti; o zaman bunu fazla inandırıcı bulmamıştım. Ama daha sonra olup bitenlerle birleştirince, aslında alınmamı isteyen birçok kişi ve çevrenin olduğunu ancak Başbakan ile çok yakın ilişkim var zannıyla kimsenin buna teşebbüs edemediğini, görevden alınmamı Başbakan isteyince diğer kişilerin de buna katkı sunduğunu anladım. Zaten kendisi de bunu Ali Bayramoğlu ile yaptığı bir sohbette söylemişti. Haliç'te Yaşayan Sımonlar____. ___.............____.........____.................. Sonra başka şeyler de öğrendim. Meğer benim görevden alınmam için epey girişimlerde bulunulmuş. Bunlardan biri çok 403

2.

Bölüm: Cemaat

enteresandı. Eskiden beri tanıdığım Kanal 7 Ankara temsilcisi Akif Beki ve onun vasıtasıyla tanıştığım AKP Adana milletvekili Ömer Çelik ile ara sıra beraber yemek yer, sohbet ederdik. Bir ara bana, hükümetteki kişilerin yakınlarının izleme ve dinlemelere muhatap olduklarına dair duyumlar aldıklarından bahsettiler. Bir defasında Başbakanın eşi Emine Hanımın dinlendiğini de söylemişlerdi. Anlattıklarından bu dinleme işlerini başkalarının (Jandarma vs.) yaptığından şüphelendiklerini zannettim. Onlara böyle bir şeyin gerçek olabileceğine hiç ihtimal vermediğimi, dinleme varsa aradan on yıl bile geçse sonunda bunun anlaşılacağını, hiç kimsenin buna cesaret edemeyeceğini söyledim. Belki hükümet ifade üyeleri Bu dinlenebilirdi, bunun bir bahanesi olurdu ama eşlerin ya da yakınlarının dinlenebileceğini düşünmediğimi ettim. konuşmadan epeyce sonra öğrendim ki, meğer KOM Dairesinin mahkeme kararı ile dinlediği bir yeri Emine Hanım sıradan bir konu için aramış. Bunu tespit eden Polis Amiri durumu Başbakan'a taşımış, bizim 1cl1" cl
t , İ ÎTİ
JLZ- d

ct o eşinin dinlendiğini söylemişler. Bu

olaydan benim hiç haberim olmamıştı. Buna benzer belki de birden çok örnek olmuştur. Bazı makam ve kişilerin yanlış yönlendirilmiş olduklarını tahmin ediyorum. Birbirinden bağımsız gözüken bu olayların hepsinin belli bir yerden koordine edildiğini çok sonradan öğrendim. Bugün tayinimin gerçek sebebinin Kom Dairesi'ni istedikleri gibi kullanmak isteyenlerin ben orada olduğum müddetçe istediklerini yapamayacaklarını, buna asla müsaade etmeyeceğimi anlamaları üzerine beni oradan uzaklaştırmak için her yolu kullanarak, hakkımda yalan yanlış bilgiler verip benimle ilgili olumsuz bir hava yaratmaları olduğuna inanıyorum. Benim görevden alınmamı isteyen diğer insanlar da bu işin perdelenmesini sağlamışlardı.

İstihbarat Daire Başkanlığından Alınması
Sabri Uzun ağabey istihbarat biriminde ve teşkilatta benden daha eskidir. Daire Başkanlığındaki 15-20 günlük süre sayılmazsa 404

2.

Bölüm: Cemaat

hiç beraber çalışmadık. Fakat 1986 yılında o Erzurum İstihbarat Müdürü olduğu dönemde ben Diyarbakır'daydım ve iller arası istihbarat faaliyetlerinin koordinasyonu için yapılan toplantılarda tanışmıştık. 28 Şubat döneminde Bülent Orakoğlu'nun İstihbarat Dairesi Başkanvekilliğine atanması ve ardından görevden alınıp, bir bahane ile ABD'ye gönderilmesi ve benim 32. Gün programında konuşmamın ardından Emniyet İstihbarat. Dairesi hedef haline gelmiş, sorunlar yaratan bir daire durumuna düşmüştü. Böylesi bir ortamda daireyi sükûnetle yönetecek, tecrübeli biri aranırken ideal aday olarak Sabri Uzun İstihbarat Daire Başkanlığına atanmıştı. O göreve atandığında ben de İstihbarat Daire Başkanlığından alınmam için dilekçe vermiştim. Antalya operasyonuna kadar kısa bir süre çalışıp sonra daireden ayrıldım. Ama Sabri ağabey geçmiş hizmetlerim adına beni hep uzaktan desteklemiştir. Sabri ağabey, Ankara'da Cevdet Saral, Osman Ak gibi isimlerin Emniyette cemaat örgütlenmesiyle ilgili bir rapor hazırladığı sırada, bu raporun aslında gerçekleri ortaya çıkarmaktan çok Ankara ekibinin İstanbul'a gitme harekâtının bir parçası olduğunu, alakasız kişilerin cemaat listesine alındığını fark edip karşı koymuştu. Ankara ekibinin gizli niyetlerini deşifre etmiş, hatta, bu davranışından dolayı Fethullahçıların hamisi diye suçlanmıştı. Yapılan tahkikatlar sonrası görevden ayrılmak durumunda kaldı. Bir süre Araştırma Planlama ve Koordinasyon (APK) Dairesinde çalıştı. Konjonktür uygun olunca tekrar İstihbarat Daire Başkanı oldu. O tarihlerde KOM Daire Başkanlığı ile birlikte, bilinen yolsuzluk ve mafya operasyonlarını yaptılar. Bir süre sonra tekrar görevden alınması ve Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne atanması sırasında seçimler nedeniyle istifa etti. bağımsız milletvekili adayı oldu. 2003 yılında AKP Hükümetinin Emniyet Genel Müdürlüğüne ilk merkezi yönetici ataması olarak ben KOM Daire Başkanlığına ve Sabri ağabey de İstihbara Daire Başkanlığına atandı. Görev olduğumuzdan sahamızda beraber dayanışarak çalışıyorduk; Uzan olayında çok ciddi yardımlarını görmüştüm. Biz iyi ilişkide astlarımızda daha yakın çalışıyorlardı. Zaman zaman Sabri ağabeyle 405

2.

Bölüm: Cemaat

bir araya geldiğimizde genel çalışmalarımız hakkında bilgi alış verişinde bulunurduk. O da bana takip ettikleri bazı kişilerin garip faaliyetleri hakkında bilgi veriyor, bazı evrakları okutup görüşümü soruyordu. Bunlar tek başına pek manalı gözükmeyen ama tuhaf ilişkileri ve çok yakın zamanda demokratik hayata suni müdahalelerin olabileceğini ima eden ve belli çevrelerin harekete geçeceğini anlatan istihbarat raporlarıydı. 2005 yılında tayinim sorunlu bir şekilde Edirne'ye çıkınca. Sabri ağabeyle ancak telefonlarla veya 5-6 ayda bir araya gelir olduk. Bu arada Sabri ağabey, Emin ağabey (Arslan) ve Güvenlik Dairesi Başkanı İsmail Çalışkan i kapsayan bir ihbar mektubu Mesut Yılmaz ve arkadaşlarının yargılandığı anayasa, mahkemesine gönderilmişti. Mektupta Mesut Yılmaz in yargılandığı Türkbank olayında, Alaaddin Çakıcı-Korkmaz Yiğit arasında geçen konuşmalardan haberdar olmalarına rağmen hükümete bilgi vermemekle suçlanıyorlardı. Bu suretle çeteye yardım ettikleri iddia ediliyordu. Mektubun içeriği ve yazım dili itibarıyla İstihbarat ve Kom Dairesi arşivlerinden faydalanılarak resmi birileri tarafından yazıldığı anlaşılıyordu. Telefonla kendileriyle görüştüğümde bir mülkiye müfettişi ya da onları sevmeyen Emniyette yönetici konumunda bulunan birilerinin yazmış olabileceğim düşünüyorlardı. Mektubu bana da okuttuklarında, benim izlenimim de mektubun kesinlikle Emniyet içerisinden birileri veya onlarla yakın ilişki içinde olan ve desteğini alan kişiler tarafından yazıl ■ dığı yönündeydi. Mektubun Mesut Yılmazı korumak için suçu bürokratlara atma amacıyla yazıldığı gösterilmeye çalışılmışsa da gizli ipuçlarıyia hedef olarak Emin ve Sabri ağabeyler ile İsmail Çalışkanı kapsayan, onları kötüleyen ve görevden aldırmaya yönelik çok planlı bir tasarıydı. Bu olaydaki tüm bilgilere sahip olunduğu ama bilgilerin istenildiği gibi kullanılıp çarpıtılarak olumsuz bir kanaat oluşturulmak istendiği açıkça anlaşılıyordu. Mektup araştırıldı ama netice çıkmadı. Sabri ağabey zaman zaman askerlerin toplumsal olaylara ve güvenlik işlerine fazla karışmalarına karşı tepki gösteriyor ve bunu her yerde alenen söylüyor, bu nedenle de askeri cephede tepki 406

2.

Bölüm: Cemaat

çekiyordu. Türkiye'de gerçekleştirilmiş tüm darbe ve müdahalelerle ilgili bilgileri ortaya çıkarıyor, demokrasimizin sürekli asker gölgesinde kalmasını ve bu tür girişimleri eleştiriyordu. İki astsubay ve bir itirafçının bir kitapçı dükkânına bomba attıklarının anlaşıldığı Şemdinli olayında, bu olayı araştıran TBMM Komisyonuna tanık olarak çağrıldığında söylediği "Hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz" sözü literatüre girmişti. Ancak konuşmaları nedeniyle Sabri ağabey hakkında askeri cephede olumsuzluk hep vardı ama onun fark edemediği, kendi cephesinde de olumsuzlukların bu tarihte başlamış olmasıydı. Şemdinli olayları hakkında 5 sayfalık rapor hazırlayıp Başbakana verdiği söylenmiş ve bu rapor Sabah gazetesinde çıkmıştı. Herkes bu raporu Sabri ağabeyin yazdığını, söylüyordu ama onun bu rapordan haberi yoktu. Zaten Sabri ağabey eldeki bilgiler ne ise onları veri kabul eder, askeri kişi ve faaliyetleri eleştirir, asla ekleme çıkarma yapmazdı. Sabah gazetesi bu bilgileri Başbakan İn yakın çevresinde bulunan bir danışmandan aldığını söylüyordu. İşin aslı bir süre sonra anlaşıldı. İstihbarat Daire Başkanlığında birileri beş sayfalık bir rapor hazırlamış. Bu raporu Başbakanlığı ya da Başbakana vermişti ama bu rapordan Daire Başkanının haberi yoktu. Bu görülmüş veya alışılmış bir duHaliç'te Yaşayan Sımonlar . __. _....._. _____........................._________ rum değildi, Daire Başkanının görmediği, tasvip etmediği bir raporun en üst makamlarda işlem görmesi aslında çok tehlikeli bir şeydi. Herkes her makama mektup, not, ihbar ya da kendi değerlendirmesini yazıp gönderebilir fakat devletin bir kurumu adına onun başındaki kişiden habersiz bu kuruma ait zannedilen bir rapor veya yazıyı başbakanlık katma verebiliyor ve orası bu evrakı alıyorsa bu çok vahimdir. Verenden daha çok bunun alınması, kabul görmesi vahamet ifade eder. Bir süre sonra da Sabri ağabeyin mal varlığı, banka hesapları hakkında geniş ve detaylı bir ihbar mektubu bakanlığa gönderilmişti. Mektup, banka hesap numaralarını, çeşitli ban407

2.

Bölüm: Cemaat

kalardaki kendi ve eşi adına açılmış hesaplarda büyük meblağlarda paraların olduğunu ve kendisinin bile hatırlayamayaeağı detaylar içeriyordu. Kapanmış bankalardaki hesap numaraları, para miktarları vs. hakkında abartılı bilgiler vardı. Bu bilgileri bir kişinin yazmasının imkânı yoktu. Birkaç bankayı, tapu içeren bilgiler ancak bir teşkilatın çalışması ile bulunacak nitelikteydi. Kayıtlarda tahrifat yapılarak banka hesapları, hesaplardaki paraların miktarları birkaç defa yazılarak sanki çok fazla para varmış havası yaratılmıştı. Bu arada Sabri ağabeyin yapmadığı işler ve söylemediği şeyler yapılmış ve söylenmiş gibi askeri komutanlıklara taşındığından askerin talebi üzerine görevden alımyormuş gibi gösterildi. Bence başka mahfillerin çalışması ile daire başkanlığı görevinde alındı, görünen sebep gerçek sebepten farklıydı. Sabri ağabey bu ihbar mektubundaki konular dolayı sı ile ciddi müfettiş incelemesine tabi tutuldu. Müfettişler gerçekleri bulup çıkarmak yerine aynı iddiaları tekrarladılar. Ardından Ankara Savcılığına mal varlığı ile ilgili olarak yargılanması için bir rapor düzenlediler. Fakat kapanmış bankaların kayıtları bin bir güçlükle TMSF'den tek tek bulunarak ihbar edilen bu hesap hareketlerinin iki katı yazıldığı ispatlandı. Yaşar Büyükanıt Paşa emekli olduktan sonra yaptığı bir açıklamada Sabri ağabeyi (İstihbarat Daire Başkanını) Başbakan'a söyleyerek aldırttığmı açıklamıştı. Bence o zaman Yaşar Paşa'ya Sabri ağabey hakkında en ciddi bilgileri getirenler aslında en ciddi iğfal edicilerdi ama ne Yaşar Paşa ne de TSK bunları, bu yöntemleri asla anlayamadı. Yaşar Büyükanıt, Sabri Uzun'u görevden kendisinin aldırttığmı zannetti ama aslında o sadece gerçek alınma sebebine bir perde olmuştu, hem de kendisinin en fazla karşı çıktığı gruplara hizmet eder tarzda. Sabri Uzun'un görevden alınmasının askerin talebi üzerine olduğu iddiası çok konuşuluyordu. Kendisi de, bizler de o zamanlar buna inanıyorduk. Fakat sonra bazı emareler ortaya çıkmaya başladı. İlki, hakkındaki mal varlığı ile ilgili mektuptu. Bu mektubun İstihbarat Dairesindeki amirler veya onlarla sıkı irtibatlı birileri 408

ilgi alaka ve yakınlık görmüş insanların vefasızlığını bir türlü anla mlan dır anııyo rdum. cemaat tavrı olduğunu hâlâ anlayamamıştım çünkü sebep bulamıyordum. üstelik tek taraflı iyilik görmelerine rağmen böyle bir vefasızlık göstermelerini aklım almıyordu.. İstihbarat Dairesi müdür ve amirlerinin bileceği cinsten şeylerdi. kim görevden alınırsa alınsın eski İstihbarat Dairesi personeli onu arar sorar. Cemaat insanların hareketlerine karışıyor. Bugün o ihbar mektuplarının İstihbarat Dairesindeki cemaat yapısının hep birlikte yazdığından şüphe yoktur.______. Fakat bunun bir örgüt. ziyaret ederdi. Edirne'de olduğumdan bu meselelere uzak kalmıştım. Bir arkadaşım bu durumu anlatınca konuyu araştırdım. tarikat.. ya bu kişiler arasında hiyerarşik bir yapı vardı ve üst makamlar bu şekilde emir vermişti ya da bu kişiler aynı ideolojik gruba mensuptular ve grubun politikası gereği böyle davranıyorlardı.._____ personel aynı tavrı gösteriyordu.. bir olayda 30-40 kişinin aynı tavrı göstermesi mümkün değildi.. onların özgürlüklerini ve 409 . Diğer yandan bu durum cemaatin insanlar üzerinde ne kadar etkin olduğunu gösteriyordu. Emniyet için eskiden beri süregelen bir gelenek vardı. . Bu durumu çok sonra öğrendim.. Neden tüm Haliç'te Yaşayan Sımonlar...__________.. hiç kimse ziyaretine gitmemiş.. Bölüm: Cemaat tarafından yazıldığından hiç şüphem yoktu. Sabri Bey'den bu kadar iyilik._.__.. Bir iki kişiyle sorun da olsa 40-50 kişilik amir müdür kadrosu olan İstihbarat Dairesi personeli ciddi bir dayanışma ile görevden alman kişiyi yalnız bırakmazdı... çünkü içeriği ancak Sabri ağabeye en yakın kişilerin.2. ___. Sabri ağabe