You are on page 1of 130

c A

G AS TA NED A
Riiya Gorme Sanatr
t.

Don Juan'rn 0fretileri

Bir Bagka Gergeklik

lxtlan Yolculufu
Erk 0ykiileri
it<inci Erk Qemberi
1

7 igten Gelen Ateg I Sessizli[in Erki I RUya Gdrme Sanatl 0 Sihirli Gegitler 1 Zamanm Qarkr
Sonsuzlu[un Etkin Yanr

Kartal'm Armafanr

12

rsBN 975-7190-23-3

9x7 897 57/| 1 go233tl

llllil||ililililil]ilil1ilill

QAcDA$

ocnerilER (NEw AcE) nizisi: r:


Ozgi.in Acfu:

Carlos Castaneda

THE ART OF DREAMING

Riiya Gdrme Sanatl

Copyright @ Carlos Castanecla/HarperCollinsPrD/i.rlrcrs, lnc.f AkEalr Telil' Haklan Ajansr Ttirkiye Yayrn Hakkr O 2000 SOZ yAytN OYUNAJANS LTD.

Qeviri: Jtilide De[irmenciler

SOZ YAYIN OYUNA.IANS

YAYIMCILIK VE ZEKA OYUNLARI LTD. STi.


4. Gazeteciler Sitesi, C-2 D:9, Levent 80630 istanbul . P.K. 7 Levent S11622lstanbul Tel: (0212) 293 l0 40 , (0212) 244 02 26 . Fax: (0212) 245 4t 0Z e-mail: nerkmen@turk.net r www.turk.net/oyunajans

ISBN 915 - 7190 - 23 -

Etlitdr:
Nevzat Erkmen Kapak tasilnmr:

Ali Erkmen
Baskr ve Cilt: Sanatlan Tic. ve San. Ltcl. $ti.

Mtrt Matbaacrllk

istanbul (0212) 212 (13 39-40 Tel: (0212) 212 03 39 (Pbx)

Igindekiler
5

Yazarrn Notu

ll
I Eski
Qar[

Biiyiictileri: Bir Ciri;


29

2 Birinci Ri.iya Ctirme Kaprsr

3 lkinci Ri.iya Gdrme Kaprsr


64

.43

4 Birleqim Noktasrnrn Sabitlenmesi


88

5 Organik Olmayan Varlrklarrn Dtinyasr

ill
6 Crilgelerin Dtinyasr 132

Mavi 6ncii

, I Ugiincti Rtiya Grirme Kaprsr


167

144

Yazann Notu

Yeni Bir Kegif Alanr


183

I0 iz Siirticiilerin izini Siirmek


199 I

Kiracr

2t9 l2 Kilisedeki
239

Kadrn

l3 Niyetin Kanatlanyla

Ugrnak

yrldr, Meksikah Yaqui Krzrlderilisi biiyiicti don Juan Matus'un yantndaki gomezli$irnle ilgili bir dizi kitap yazdrm. Bu kitaplarda bana btiytictiliik o[r'ettifini anlatmtgbm; ancak bu giindetik yaqantrmrz ballamrnda anladrfirmrz biiyiiciiItik de$iltli: do$atistti gtiglerin baqkalarlnrn i.izerinde kullanrlrnasl, ya da do[atistti etkiler yaratmak emractyla ttlstmlar, btiyiiler ya da ayinlerle ruh ga$rrmayt kapsztmryordu. Don Juan iEin btiytictiltik, gevremizdeki evreni bigimlendinnede eilgtntn
Son yirmi

RilYA cOnME SANA.fI


do[asr ve roli.i hakkrnda kirni uzrnarnlaqnrrq kuramsal vc uyglllarnaya dciniik onctilleri cltizenlen-re edirniycli. Don Juan'tn cinerisine uyarak, onun bilgisini srnrllanclrlnatk amactylit, insanbilinre tizgti bir ulanr olau ;trnanizmi kirllanmttktan kagtndtm. Bagtun lreri lren cle onun yiptr[r acllanclrrmayr kulIanclun: btiyticriliik. Arrcak inceleyince, buna biiyiici.iItik clernetritt, baua sundufiu cifretilercleki zaten belirsiz olan olgulan daha cla belirsizleqtirdifini anlacfum. Insanbilirn gulrqrnalalrnda qanranizrn, belirli yerli Kuzey Amerika Krzrlderili kabileleri arzrsrncla cla htikiiln siiren, kirni Kuzey Asya yerli halklannrn bir inang clizgesi olirift tarlnrla. nrr. Bu inang clizgesi, atalanrnrzrn iyi yar da ktitii tinsel gi_iqlerini n gori.i nrneyen clii nyAsulnr Eevrem izi kuqatrn E o l cl u irr'', ue [u bu tinsel gi.iElerin, do$a ve do$atistti iilernlerin araslnclaki aractlar olar-r uygttlanritctlann eclirnleri ile qa[rrlabildiklerini ve clenet leneb ilclikleri n i one siirer. Don Juan, gerEekten, gi-inclelik ya;amrn dofal cr[irryiur ile, clo$aiistti de$il de ikinci clikkat olarak acll:rnclrrchlr gori.innrez bir diinyit aritstt-tclit bir aracrych. Bir ci[rctnren otarak roli.i, bu bigimlenmeyi beninr iEin eri;ilebilir krlnraktr. Onceki Ealr;rnalarttttda, etr citrelttlisi riiya grjnne sanatr <llarak acllanchlrlan, blura uygulatmrry olcltrfu btiytici.iliik sanatlarurrr.r yalir srra ofretmc yontemlerini cle bu nedenle anlattrnr. Don Juan, bizim benzersiz ve rnutlak olclufuna inanchfrlnlz cliinyanrrzur, bir so[anur katuranlarr gibi dtizenlenrnirs arcfu;rk cltinyalar derneti igirrclen yalnrzca lrir tanesi olclulunu iclclia ecliyordtr. Bizitrt saclece kencli cliiny:rntrzr nlgrlanrak tizere erkesel ol arak ko;u I lanrnrq olrnanrr za karqr n, lriilii kencli m iz i nki kadar gergek, benzersiz, nrutlak ve igirre gekerr bu lrarska iilerulere girebilme yetirnizin bulundulunu rine stirliyorclu. Don Juan bana, bu bagka iilernleri algrlamak igin, saclcce bunlara g0z dikrnek cle$il, ilynr zaurancla lrunlarr yak:rlan-rak iEin yeterli erkeye sahip olmak gerektifiui agrklanrrqtr. Bunlartn varlr[r si.irekli ve biziltt farkrnclalrlrrnlzclan bafrrnsrzchr cliyordu; ancak eriqilrnezlikleri famalnen ['rizirn erkesel ko;ulIaur]lutluzln bir sonucuclur. Baqka bir deyiqle, aqrkqu ve sarlece bu koqullanrtraclatr cittirti, gtinc'lelik yafanlnnrzclaki cli.irryanrn tek
r

YAZARIN NOTU
olasr diinya oldu[unu sanmak zorunda kalrrtz. Erkesel koEu I I anmalnlzu-r di.i zeltilebi I ir o lclu [u n a i n altaratk, don Juan, eski zetmanlann btiytictilerinin erkesel algrlama yetilerimizi yeniden koqullamak lizere tasarlatnmlg bir dizi uygulitma geliqtirdiklerini belirtti. Bu uygulamalttr dizinine, rtiya gorme sanatr cliyorlardr. Zamantn sa$ladrfr bakrq aEtstyla, qirndi don Juatr'tn rtiyit gorme konusunda yapml$ oldu$u en uygllll nitelemenil-t, bunu

"sonsuzlufa agrlan kapt" olaratk adlandrnnak olctufunu lark ediyorum. Bunu dedifi zurmttn, bu metarforun benitn igin aulatm ifade etrnedifini sdylemiqtim. "O zaman metaforlart bi yana brrakahm," dedi. "Diyelirn ki, rtiya gonnek, biiylictilerin stratditn riiyarlan ige yarar hale getinnelerinin uygulamalt yolttdur. " "AmA stratdan ri.iyalar nastl irse yarar hate gelir ki'?" diye
sordum. "Scizctikler bizi her zatman aldattr," dedi. Kendi durumunrcla, cilretmenim bztnat rtiya

gtinneyi, btiyticiilerin diinytrya iyi

geceler dilerne yolu oldufiunu sciyleyerek betirnlemeye gahgtr. Elbette tantntrnt benirn zihnirne uyacak qekle sokmaya gahqryordu. Ben de sanit ayntslll yaptyorum." Bir baqka sef-erinde don Juan bana qoyle dedi: "Rtiya gcirme yalruzctt cleneyimle ofrenilebilir. Rtiya gormek sadece hayatleri ohnak de$ildir; ne de dalmak, dilekte bulunmak, ya da

imgelernektir. Riiya gcinle yoluyla, kesinlikle betimleyebildibai;ka diinyalan algrlayabiliriz, ancatk bunlart algrlanramrzr sa$lityalt qeyi tanrmlayamayrz. Yine de riiya gormenin bu baqka Alernleri agrverdifini hissedebiliriz. Rtiya gcinne, bi duyunta, bedenlerimizdeki bi stireg ve zihinlerimizdeki bi farktndah$a benzer." Genel ci[retilerinin akrEr iEinde, don Juan rtiya gorme sanatrnrn ilkelerini, tnemttftnl ve uygulamalartnt bana kapsarnltca agrkladr. E[itirni iki boli.inre ayrtlmrqtr. Biri rtiya gorme yontemleri ile, oteki ise bu yontemlerin titmtunen soyttt agrklama-

[imiz

lan ile ilgiliydi. Ofretrne yontemi, rtiya gormenin soyttt ilkelerini kullanarak benim entelekttiel meraktmt karmgtlamak ve bunun uygularnalannda izlenecek yolu bulnram igin beni y6n-

RTJYA CORME SANA'fI

AZARIN NOTU

lendinnek arasrncla bir etkile;irndi. $inrdiclen bunu yapabildifirn kaclar ayrrntrlr olarak anlattrrn. Ve don Juan'rn s:rnatrnr ofretmek iEin beni iEine soktufu btiytici.ilerin toplurnsal Eevresini cle aErkladnn. O gevreyle etkile;irnirn yalnrzca ikirrci dikkatte gergekleqtili iEin beniln ozel ilgirni Eekiyordu. Oracla, clou Juan'rn btiyi"icti yolclarslan olan orr kadrn ve beq adarn ile, grirnezleri olan clort geltq aclaln ve diirt genE kadrn ile etkile;inrcle bulundun-r. Dott Juau, dtinyasrna girrnernin hernen ardnrdan orrlan lril' araya getird i. Onlann geleneksel bil' bi,iyi,'ictiler toplulufu cll uEturcluklarllll-fts11cli toplLrlu$unun bir kopyast-ve onlarln liclerlifini yerpn]anlrn beklendi[irri bana agrkga belirtti. Ancak beuirnle Ealrrsrrken umclufundan l'arklr oldu$unru anlalnrqtr. Bn larkt, sadece btiytici.iler taralindan gori.ilen lrir erke lriEinrlenmesi olarak aErkladr: kenclisi gitri cltirt erke bcilrncsine sahip olmak yerine, yalnrzca i.iE tane ta;ryorclurn. Yrrllar:rk, cli"izeltilebilir bir kusur oldu[unr.r unrclu$u boyle bir [riginrlermre, beni bu sekiz Eonrezle etkileqiurcle bulurtrnak ya cla onlarr yonlenclir'mek iEilt ciyle kesin qekilcle Lrygllrlsuz krlryorclLr ki, belrirn cl'kesel yaprnra daha yakln barska bil grul: insanr bir ura,va gctirrnek don Juan igirr zorunlu halc geldi. Bu olaylar hakkutda kiipszunh biEirncle yazrnr; ['rulunuyorllnl. Ancak ikinci grLrp Eonrezlerclen hiq sdz etlneclirri; don Juan bunu yilpnran-ril izin vennerniqti. Onlann yalnrzca bcrrirn itlantnrcla okluklannl, ve onunla olan anla$rlranln benintki dc!il, ottun ulaut lrakkrncla yazntak i.izerine yaprlchfnl savultllyordu. Ikinci golnezler gnrbu son dcrecc itz ve ozdii. Saclc:ce liQ iiyesi varclt: bir riiya gtiriicti olarr Florincla Crnu; [rir iz stiriic:ti olan Taisha Abelat'; ve bir nugual kachnr olarr Carol Tiggs. Birbirintizle yalrttzca ikinci clikkal"tc etkile;irnrlc [rulLurcluk. Gtinclelik yafilnur-r cliinyasrncla, bir'[ririnrizle ilgili bclli bclirsiz bir clliqtinceye bilc sahip clc[ildik. Don Juan'lu oliur ili;kitttiz aErsrnclan ise hiEbir belirsizlik yoktu; o hcpirnizi c;it dlqticle e$itlttek iEin gok tri"iyiik bir gaba ltarcryurclu. Yinc tlc sorrlara clofru, clon Juiut'la gegircliIirrtiz ckincrn [ritrnck lizcrc:vkr:n. ityn lnritst ttnt ltsikolo j ik lruskrsr ikinci rl ikklt in c!i lnrcz sl rr u'lu-

u y r k ltt itya ba.,sl acfu . Sortug, etkilersirninr izir-r gtinl tik ol aylann rhIttyitsIttit kaynraya baqIillnasI olclu, ve kar'.;tIitqttk, gori-itti-irste ilk kcz, olitritk. tliqbirinriz ikinci clikkatteki derin ve zahtnetli etkilersirniu[rt rir.i n lri I incincle cle[ildik. Hepintiz akaclemik Eah;rnalarla ofrendifirirqlt!,rttttzclatr, claha cirtce kar;rlaqrnrq oldu$ul'llLlzLl ,rriz,i. ;oktan clalta 1'rrzlastna u$raclrk. Bu anlrksal aqrdatt bizinl iq irr kirtrttl ctlilernezcli elbette, ve hiiln cla dyleclir, ancak baEtan lur;ir tlcltcyinrilniz iqincleyc{i. Bdylece ilrsan ruhunttn, gtinliik ytr rl1 lrklclcrnik nrarrtrfnnrzln bizi irutll]lilya yonelttifitrcleu st,,,,'*,r.,, tlahit kanlaqtk olclufurra ililkin rtthatstz eclici bir bilgi ilr: y(iz. yi"izc gchlrirstik. Itil kcrcsitlcle hcp birlikte, dolt Jttatr'clatl iginderl grkrhnaz rlrl'trrtrrnttuzu tltk tttltnastnt istelni;tik. Bize iki titrklr iqrklarna sr,r, er rc! i rr i n bu l u ndufu n t-t soylccl i. B ttn l arclitn biri, ik i nci clikkatirr giikyiiz-iinclc uqan I'iller kaclat'uldittlct bir bilittq durutnu olrlrr!.trrrrr, ',,c [rizinr bu tlurtrnttla yaqitcll[trntzr sancltfttntz her qeyiri siukcc hipnotik tclkirrlcrin bir i.iriirri-i oldu[unu soyleyerek, ylr;lliulnu; ussilllr!rrtrrzr lrcslcrrtek ve oltirl'ltlaktr. Obi.ir seqettek isc lrtrrrtr ri.iyl gdri.ic:i,i bi.iyiicrilerin lnlacllIr gibi aqrklitrtraktr: bilrrrr, lili.q.in e,r'kcscl bil biqirtilcnlrtesi olitrak' Ittiyrr u.dnnc gtilcvlcrriurirr yerirtc getililnresi stt'asttrdit rkirrci rlikkntin crrgc[[e ri yirle cle yerlerini korudu. Ri"iya gdrnreyc lrcr llu,,slltyr;rrtrcllt ltyttt z;tmitttcllt ikillci clikkate de giriyoril,,"r u. r'i.i1,x11,,r't uyanrniun rnutlaka ikinci dikkatten qrktr[rm iu r l nl rl nit gel lncyebil i yorclu. Ytllarca, r'i,iya gornte cleney imlet'irrrtlctt y,,1,.,'r.,t Lrlitk teltk ;eyler alllllrsilyabilclinr. Ytprttakta ol rlttltutt ryey in iil gi,i leri rr i kavrtryitcitk erkesel yeterli l i[irn yokyetecek t r. l lc't' qcy i bel lc! inrcle s trast yla yen iclen cli.izenlerneye [ririktirlrcru iqin l()73 ile l9t]8 yrllarr arastndaki on beq r,r'kcyi 1,rl kcsirttisiz g:ahqttlilt'l-l gerekti. Br-t siire boyunca rliya gorme oliryliu'uu birbiri arclttrit allllnsayarak, tlihayet bellek kayrnast,,,, i',.,,tz..yclt lrazt btl;luklalrttlr dolclurabildirn. Bu ;ekilde, dol .lrriyr'rn riiya gonne sanatr clerslerinin kendine ozgti stireklilifirri, grirrrlclik yar;iun trilinci ite ikinci dikkatin bilinEliliIi itt'itstn,ll ixttrit ntckik cltlkrrttlrfu igin yitinniq olclufum siireklilifi yuhtrIlrlrrtt. [Ju qitlt;tnit, o yeniclen cli-izenlemeuin sonucudur.
lr
r r

t0

RUYA GORME SANATI

Tiim bunlar beni sozlerimin son bciliimtine getiriyor: bu kititbr yaanamrn nedenine. Don Juan'rn rtiya gorme sanatr konusunclaki clerslerinin en bi.iytik boltimti elimcle olclufunclall, gelecekteki bir gahqmadu son dort ci$rencisinin-Florinda Grau, Taisha Abelar, Carol Tiggs ve benim-lu anki konumlarrmrzr ve ilgi alanlanmrzr alrlatmak istiyorum. Ancak don Juan'rn rehberli$inin ve iizerimizdeki etkisinin sonuElzrnnr tanrmlaylp aErklarnadan cince, qimcli bildiklerimin rErfrncla, don Juan'rn rtiya gcinne derslerinin daha once eriqemedifim bcil{imlerini yeniden ele almahylm. Aslurda bu gahqmanln gergek nedenini en iyi Carol Tiggs tantmlamrqtr. Onun inancura gcirc, don Juan'rn bize miras brraktr$r dtinyayr anlatmak, ona olan gontil borcumuzun ve arayrgrna duydu[umuz balhhfrn temel ifadesidir.

1
Eski Qag BiiYiiciileri: Bir Girig

on Jutttt, bana ofretmekte oldu$u her qeyin eski Ea[ btiyiictileri olaraf ancL$r krgilel tarafindan tasarlandtil, ;" gergekleqtirilclifini clefalarcar vurgulac'. Bu bi.iderin bir ayrtm ltictiferie gafOa-q btiyticiiler.arastuda belirtti. Eski E a[ btiyticiiilirr.rn.tu gun,i,tu- Eok agrkga yrl cince i",.ini, iJpanyot iggati'n<ten belki de bi'lerce baqanlarr uygularnaya Meksikaicla yaqarirg, en btiytik iiltik y ap I clin iiklii k ve somntiufu vurgu layarak biiytic

t2

RUYA GORME SANATI

ESKi QAG BUYUcULERi: BiR ciniS

l3

lart kurmak olan kiqiler diye srnrflandrnyordu. Qa[dar; bi.iytictileri ise, aksine, sa$rklr zihinleri ve gerekli gordiiklerinde btiyiicii li.iftin akrqrnr dtizeltebilecek yetenek leriyle tinlenrniq k iqiler diye betimliyordu. Don Juatr bana riiya gcirme konusunda gegerli btiyi,ictiltik cinctillerinin eski gag bi.iyiiclilerince kendili$inden tersarlanrp geliqtirildifini agrkladr. Bu onci.il ler riiya gormeyi aErkl ermarnr n ve anlamernln anahtan olduklarurdan, bunlan ister isternez bir kez daha ele alrp yazmak zorundayrnt. Bu neclenle bu kitabrn btiyiik boltirnii, onceki Ealrgnralanlntn yeniden sunulmasr ve
daha genig bir anlatrmrdrr.

yetisi 6ysel tjziinii algrlamak olclufunu aErklacL.-Btr e1fg1lama


les

Soyleqilerimizin biri srrasrnda, clon Juan, riiya gcirtici.ilerin konumunu ve ri.iya gcinneyi de[erlendirebilmek igilt, insanrn giintirntizdeki btiyiictilerin bi.iyi.iciili.i$i somutluktaur soyuta do$ru yonlendinne gabalarrnr anlamasr gerekti[ini soylemi;ti. "Somutluk dedigin nedir, don Juan'?" diye sordum. "Biiytictiliiliin uyguleunaya dontik yiut1," dedi. "Zihnin uygularnalar ve tekniklere saplantr derecesinde kilitlennresi, insanlar tizerinde brrakrlan yersiz etki. Tiiur bunlar geEmiqin biiyiiciilerinin Alemindeydi. " "Peki soyut dedifin neclir'?" "Ozgtirliik araryrqr-insano$unun elinden geldilince her geyi saplantrsrzczr algrlarna ozgiirli.i[ii. Gtintimi"iz bi.iyiictilerinin cizgi.irltik arayrElarrurdan cittiri.i soyuta yoneldiklerini soyltiyorum; somut kazanrrnlarla ilgileri yok onlanrr. Gegrniqteki biiytictilerinkine benzer toplumsal i;levleri yok. Br-r ytizclen onlan asla resmi gortictiler ya da yerleqik biiyiictiler olarik goremezsin. "

hal i'e gelm iqine o'ernliycli ti, Utiytiiiilii giin temel o'ctil ti arti. Gtiniimiizcle, ya$am boyu tiit"t-t bir disiplin ve efitimil gbrme gticiilii, Jrn,lon, btiyiici.ill, i1etnelerin oztinti algrlama elde etmekteler' olarak acllanclrrchklarr gticii ,'Nesnelerin erkesel oztinti algtlamak benim igin ne anlam sordutn. taqryacak'?" cliye bir keresinde don Juitt-t'it - . ,,'8,,, irnlamtna gelecek,', diye erkeyi clofruclan algrlaman her qeyin yanrttacti. "Algrlamainrn toplumsal yarunl ayn tutarak, qey erkedir, atncatk erbzilrrti algrlayuc.ksrn. Rtgitactr$ttniz her kalba uyerkeyi clofiuclan algrlayamircllrmrz igil, algrmrzt bi zorttnda ol.nt Uigii"cle if lerl. Bu tahp] algrlamanrn rlyrnllatk

"Gtintimtiz biiytici-ileri igin geEmi;in hig clefer taqnnadrfrnr ml sciylernek istiyorsun, don Juan?" "Elbette de$eri var. Sevrnedifirniz, o gegmi;in tarzr. Kiqisel olarerk ben zihnin kariurhk ve sapkrn oluqundan tiksinirirn. Ben dtiqtincenin enginlifiinclen horslanrrrrn. Yine de, hollandIklanrn ve hoglanmadrklanm ne olursa olsun, bugtirr bildigimiz ve yaptrfnrLZ her qeyi ilk keqf'edenler ve yapanlar eski gag biiytici.ileri olcluklan igin, onlarrn hakkrnt verulek zorundaytm." Don Juan onlarrn ett cinemli htinerlerinin nesnelerin erke-

clufun toPlumsal Yantdtr." " "Bttnu neclen aytrTnttm gerekiyor'?" "Qiinkii bu nlgilanabileieklerin kaps am tnr cilernl i iilEiide kaltbtn, var olantn claraltrr ve algrmrir igine yerleqtirclifimiz in.tanrn qu anda varlt[tnt stirdiitiirnii olclu$u1a bizi inanclirr. defir;mesi rebilmesi iEin, algrleunitstntn toplurnsll tzrblnrnda gerektifine inantYorum. "Neclir bu algrlamanln toplumsal tabant' don Juan'l" ,,Dtinyan[r s'omut nesnelerclen yaprlmrq oldu[una -de$gin zira di.inyayt tjziksel kesinlik. Buna toplumsal taban diyorum, ve qiddetli bu qekild" utg,iu* amy- iEin hertces tetrafindan ciddi bi gaba ortaYa konuYor. "Diinyttyt nastl algrlamahytz, ciyleyse'?" . ,,Her qey erkedir.Ttim evren erkedir. Algrlamamtzm topdelgin tiziksel lumsarl temeli, var olan her rgeyin erke olclufuna algrlaraya yonelmerniz kesinlik olnahdrr. Erkeyi erke olarak ifi" Utiytik bi Eaban,n huttunmasl gerekir. Igte bundan sonra, tier iki reEenegi cle avcumltzun iEi gibi biliriz." "tnrr*tariUu bigimcle e[itmek mtimki.in mii']" diye sordum.

algtmtzt bir kamezlerle tam cla bunu yaptr[r,-'r stiyllcli. Once,

DonJuanbununmiimki.inoldufunu,'benimleveobtirEo-

saflayarak' 1ba uyacof. Uifi*6" iql"Oigimizi fark etmernizi Jgrlamay abtzi qiddetle yonelterek, sonra da erkeyi clo$rudan ye'i bir algrla'ma yitu o[retiyordu. Bunun, giindelik iqlerimi-

t4

RUYA CORME SANATI

ESKi QAG BUYUcULERi:

ein ciRiri

l5

zin diinyaslnl algrlamamrz igin bize ofretilmiq olan ycinterne


qok benzedi$i konnsunda gi.ivence verdi. Don Juan'tn gorii:gii, algrmrzr toplumsal bir kalrba uydurmak iEin i.lleyip hapsederek igine cliiEttiftirniiz bu tnza[rn, onn srnerma zahmetine girnreden atalanmrzclan nriras ahnrq oldu$urnuzu firrk etti$imiz zanran ancak giici"ini.i yitirdi[i yoni-indeydi. "Yalnrzcu olumlu ya da olurnsnz de[erdeki katr nesnelerden oluqan bi dlinyayr algrlarnirk, atarlnnmlznl var oluqu iEirr kesinlikle qartmrg, demek ki," dedi, don Juan. Kursaklar boyu siiren bu algrlama tarzrnrn ardrndan, ;imdi dtinyanln nesnelerden olu;tu[una inanmaya zorlanlyoruz." "Dtinyayr ba;ka hiqtrir biEirnde diiEtinenriyorum, don Juan," diye yakrnclm. "Bu hiE kuqkusuz bir nesneler dtinyasr. Bunu kanrtlamerk igin tek yilpmamlz gereken onlar:r toslamak." "Elbette bu bi nesnelcr di.inyasr. Bunu tartrqnuyontz."

dlrerihniq olanlarcL; higbir 9ss1t temelleri, gi-indelik dtinyamtzin herhangi bir olgusuyla higbir ilir;kileri yokttt, anra erkeyi iqi' ,togru,ton ,iigttayrti'u. i',"t q"yin tjziilti gtilen biiytictiler apiqrk gerqeklikleri tantmhyorlarcl' ' 'noyle biiytici.iler igin btiyiictiliifi,in en anlitmlt edimi' evregrt[ biinin oztiirri gdrmekri.. Don Jntttt'ttt yorumtlnit gore, eski ve buntt en iyi bigimde.taytictiteri evrenin oztinii ilk gdrcn ler her nrmlayanlarch. Onlerr, evreirin oziintin, dtii;tintilebilecek insan zihclo[ruitucla sonsuzlufa uzanan, tqtk sag-an-telciklere, ninin anlam^sr mtiriktin olmayi' yollarla kendileri'in bilincincle olap rqrltrfi litlere belzedifini soyltiy_orlardt. erEski Eng Utiytictileri, evrenin oziinti git'mekterl iusantn yttnrurtalake oztinii gu;tn"y. gegtiler. Don Juan, insertrlart clev itt"t olarak betirnlediklerini ve bttnlitra ra benzeyeu pariakl"t
rqrltrlr yumurtalar dediklerini anlatfi ' ' "Btiyiici.iler bir insanr gdrcltikleritlcle," cledi don Jttatt, "siu-lki siirtikiedigi bi ana kijkiivltnnr$ gibi, hareket ettikEe dtinyabi rqrltrh nrn erkesincle clerin bi yank oltu;iuiarzrk stiziilen clev

"O

zaunarn ne siiyli-iyorsun?"

"Bunun cince bi erke cllinyesr, sonril nesnelerin diinyasr oldu$unu soyltiyorum. Onurr bi erke dtinyasr oldu[u onci"iltiyle baElan-razsak, erkeyi do$r'uclan algrlarnnyr asla baqilramaylz. Her zamaur demin ir;aret cttifin noktanrn fiziksel kesinlifi ile durduruluruz: nesneleriu katrlr[r." Onun bu savr beninr igin son dercce hayret vericiycli. O giinlerde zihnim, tanrrsrk oldu[urnun dr;rndaki bir cli,inyayr anlameuln herhangi bir yolunu dikkate almayr agrkga reddediyordu. Don Juan'rn icldialarr ve ortaya koymaya galrqtrfr noktalnr, kabul edemedi$im, arna karrsr da grkamadr$rm tuhaf <inennelerdi. "Bizim algrlarna yolurnuz, bi yrrtrcrnrn yoludur," dedi bana bir keresinde. "Besin ile tehlikeye defier biErnenin ve bunlan srnrflandrrmanrn oldukEa verirnli bi yolu. Ancak bu, algrlayarbilmemizin tek yolu de$ildir. Bi bagka konum clalra var, seni bilgilendirdi$irn yol: her rseyin ciztinti, erkenin kendisini dofrudan algrlarna edimi.

qekil gortirler." Don Juan'rn izlenirni, erke qeklimizin zalfflan iEinde de[iEiizere' rneyi siircltircti"ifli ydntincleycli. Kendisi de igincle olmak kii reler gok taniclr [r ttirn gdrUcti lerin, i irsnnlarr u yutnurtalardnn benzeyeu slekiltere sahip olduklartnt ve hatta lnezetr taglanna gorclii[tinti sdylecli. Fakat btiytittlei aracla bir, ve bilmedikleri 6i, ,-,"i",,1e, eikesi yurnurta gibi qekillenmiq bir kigi gori'irlerdi' Don Juan gtiniimtizcle qekilleri oval olan bu insatnlatrtn' eski caElartn invrnlanna claha yakrn olduklannr ileri stirtiyordu' '"---Ogr.tilerinin akrqr iEi'cle, clon Juan, eski Ea! bi.iytictileri-

nin taitrqrlmarz butugil olarak cle[erlendirdifi bir noktayr bir

fot f,"t ier irclelecli

"Her:;eyin dziinti algrlamak, diinyayr tamamen yeni, daha heyecan verici ve karmaqrk terimlerle anlarnelffrrzr, srnrllanclrrmalnlzl ve ternrmlamamrzr sa$lar." Don Juan'rn iddiasr buydu. Ve sciztinii ettifi daha kannaqrk terimler, oner atalarr taraflnclan

parinsanlann yaqanrsal urul olarak acllanchrryordu: qiddetli kerni$inin larkhkta, tenis toptl bi.iyiikltiftinde, insttntn sa$ ki'irek biiyiik rqrltrh ki.irenin iEine yiizeyi ile yaklaqrk 60 crn gerisiricle, oyn, ,iiirtemcle falcr olarak yerlegmiq yuvarlirk bir nokta'

ve agrklach. Bunu rqrltrh ktireler qeklindeki

Bana ilk anlattrfrncla gorti*.te canlandtnnakta gtigltik gektifim igin clon Juan bu noktayr bana berinrlecli; lqrltrh ktirenin i,-iron beclelipclep Eok claha biiytik oldu$r"r'u, qidcletli par-

RLJYA CORME SANA'fI

ESKi qAC BLJYUCULERi: Bir< GiIri$

t1

laklrktaki noktattur bu erke ki.iresinin pallast olclu[ulru ve lru*


nun insanrn slrtrndan bir kol boyu uzaklrkta, ktirek kerni!i ytik-

sekli$irrde bir brilgede bulundu[nnn anlattr. Eski Eag bi,iyi.ici.ilerinin, iqlevini gdrdtikten sonra ona birle;inr noktasr aclrr'll verdiklerini soyledi. "Bu birleqinr r-roktasl ne i;e yarar'?" cliye srlrclnnr. "Algrlamanlzl sA$lur," diye yanrtlaclr. "Eski ga$ btiyiictilcri insanlalda algrnnt oritcla, tartt o nclktacla toplanclrflnr gorcliJlcr'. Ti"inr canltlartn bdyle bir parlakhk rroktasr olclulunu gorclr crski Ea[ bi.iyiiciileri, algrnrn, her ne .,sekilcle oluyorsu, gencl olarirk bu noktacla ger gekleqrnesi gerekti[ini cli.i;tirrtiyorlarcl. "Eski bi.iyi.ictiler, algrlamanrn birlersirn noktasrncla gcrEckleqti$i sonucunit vun'ualitnnr sa$ayacak lre srinniirs olatrilirler?" diye sorclurl. Yittrttttra gcite, ilk olarak, rqrltrh ktil'enin ti.inrtilrtin iqinclerr geEnrekte olan, evrenirr rnilyonlarca r;rk sag:ur lilinclcn suclccc Eok az sayrda olanrnrn clo[rr-rclarr birleqinr noktasrlrclan geqti[ini gcinni.iqlercli. Ardrndan, birleqirn noktaslnclan biraz daha gelrirl olan, lirzladan bir ktiresel panltrnrn her zanlan bu noktayr qevreleclifirri gorcliiler; bu parrltr dofrudan kerrdisinin iEinden geEer] lillerin rrsrltrsrnr btiytik olEticle arttrnyoldr.r. Son olarak, iki s;ey gorcliiler. Birincisi, insanlann birle;irn noktalartnln genellikle konunrlanchklan noktaclan kerrdiIilinden aynlabildikleriydi. Ve ikincisi, birlersirn noklasr alr;rlrnrq konumunda oldufunda, gcizlernlenen deneklerin nollral davrantqlarr temel altnttritk, algtlanra ve aynlnsiullalln cla nclnnal gcl, rtinrnesiydi. Fakat birleqirn noktalarr ve orrlan gevreleyen purlak ktireler ahqrlmrE pozisyonlarrnrn chqrna grktr[rnda dencklerin sergiledikleri oll[andrqr hareketler, aynrnsarnalannln o anda firrklr olclr"r[una, bilclik olnrnyan bir tarzda algrlachklarrnir
kanrttr.

cla 'benziyot'clu' clemelne clikkllt et," cliyerek clon Juau beni uyarclt. "Ki;inin gorcli.i[i.i her ;ey clenli eqsizclir ki, tittrtcltIlntrz bi ,sey ile kar;rlagtlnnanttr dtqtndit, hakkrnclit kclnuEnranrtt bi yoIn yoktur." Bu zorltrkla ilgili en uygtrn ornefin, btiyi"iciilerin birlersirn Iroktast ve onu Eevt'eleyen tSllttdatr sciz ecliS bigirni olcltrftrntr sriylecli. Buttlitrr parlaklrk olitrak tatrtnrlarlAr, oysil ki bu parlakIrk oliunaz; giinkii gortictiler lrnttlitrt gozleri olntaclatr gortirlcr. Yilte cle, itraclitki l'arkr kaplttttalart gerektipi igin, birleqirn noktasrttttt bir rqrk benefi olclttltrrttt ve bttuun Eevresinclc bir httle, bir rrsrltr bulunclu!ttntr sirylerler. Dotr Jr-ratr'ttt clecli$ine gore,

gontteyeoclettlibafrnrlr,ytrttcthal'v111't1'trlnitlglbiqintiyleyonetilnreye tiyle alrqkrrlclrk ki, gordiiltirtti"iz hcr ;cyin bizc bir yrrtrcrrrrlr nurnlrlcle gcircli"iklerini tatttttrlayatrilccck tcrirnlerlc
sunuIntttst rsarttt.

Eski btiyi.ici.ilerin bunclan grkarchkIan sonuE, birlersirn noktitsrnrn ah;rlmrri konunruna gore yer defiqtinnesi nc clcnli fazla ise, buna ba$r clavrantqtn ve besbelli sonuEtaki aynnlsantir ve algrlamanrn da o derece .srra drlr olduluyciu. "Gormeden soz ettifinrde her zarnun'gdriinrirntindeycli' ya

l)otr Jttatr, eski biiyliciilcrin, birle.,sittr tttlktitsl vc qevresittcleki pitrlitk rylttltrn grirtini"irstc y:rptrIr ;.eyleli gorcltiktell sollril bil aqlklitttrrt gelirstirdiklerini sdyletli. Orlcrtttelet'itrc g(it'e, ittsanllrdak i tri rlcqinr noktas r, ry lcluyatt ktiresin i clolrtrclatr kcntlisinin iginclen geqe:l'l evrcrrin lit'leri iizeritre oclaklltyarak, tlttltltittik olarak ve tinceilclt tirsurllnrtlrkstzrlr trtt lillcri cltittyitlttll sitb i t tri r it l g t l iu tt its l tt l it ritk b i rl c ; t i ri ytlrtl tt "IJalrsctti!in bu Iil'lcr cltirryLrnrn sitbit bir alglliutlitsl ol:tl'itk ttastl birle;iyorlitr'J" tliyc stlt'tlttrtt. "Buttu k i lnsett in bi lrtrcsi nri"irttktin dcgi l." cl iyc vttt'gttlityitrak yarrrtlacll. "Btiyi.ictile r e rkettirr ltitt'cketini gdrtirlet', itttcitk sitrlecc harekctini gorlnek olrlara crkcnitt tr;.tstl yit clit trecletr clevitld igi ni aq;klayitrtlilz. " f)on Juan, birle;iln noktasntclittt gcEelt tttilyonlitrca bilinqli erke lif ilri gdren cski bi"iyiict-ilclirr, bultlurtrr birleryirtt ltoktasrnrlan gc'qerkcn onu Eevrclcycrt tqrltl turrtl'ttttllttl toparlituttt'itk bir unrya gclcligirri varsal,clrklurtut bclirtti. I;llttttln bilinEsiz krIurrnr; ya cla dlrlck i.izere cllun kiqilerclc sotr clerece sclni.iklc;liIini vc'cesctlct'cle tanrtrnelr rlrtadittr kalktrIrnl gorcliiktetl sollra, llr I;r lt rttr tr bi I i rrg I i I ik olclrrfttnclatr ctlitr oltnu;Ialcll. "l'cki yt llirlelirtt noktast'/ Btt bir cesette ortaclan kalkar
.

nrr'1" cliyc sorclttttr.

I8

RUYA coRME SANATI

ESKi eAc BUYUcUleni: IliR ciniS

l9

nin vardrlr kagrnrlmaz sonuE, bilinElilik ve algrlarnanln birbiri_ ne uyduflr, ve birleqim noktasr ile bnu g.ur"l-"y"n rqrltrya ba[h olduklanydr. .'_B-u btiyiici.ilerin gcircliikreri konusuncrer ya'rlmrq ormalarr olasrh$r var lnr?" cliye sorclum. "Sana neden oldu$unu agrkl^yermarn, iurr^ bi.iyiiciileri' gordiikleri konusunda yanrhnalan mlimkiin cle[il," hecli clon Jga1, tartrqma kabul etmeyen bir ses tonuyla. "E-vet, gcircli"iklerinden grkardrklar sorlLrglar yanhq olabilir, a'ra bu Ia t'y ve e[itimsiz olmalanndan ottirticltir. tiu f-elaketi onlerlek iqin, niiytic.tilerin ne qekilde olursa olsun kenclilerini e$itrneleii gere_ kir." Bu'un ardrndan yurnuEacll; ve sadece gorcli.iklerini anlatma dtizeyinde kalmalaru'' br-iyiictiler iginlok crarra gi-ive'ri olaca[rnr, ancak saclece kencli kencline bile olsa, s;onuE E-rkanna ve aErklarnanrn kargr. konamayacak kadar btiyi.ik uii gekinr olu;turdu$unu soylecli. Birleqim noktasrnrn yer clefigtinnesinin etkisi, eski gaf btiyiictile'inin goriip inceleyebirdikleri baqka bir erke uigirrilenmesiydi. Don Juan, birlegim noktasr baqka bir konuma gegti!inde, milyonlarca rqrrrrh erke rifinin yerii bir ktipre oluqtJraiak o noktada bir araya gerdikler-ini soyiecli. Eski gag btiyiici,ileri bunu gcircliiler, ve bilinglilik rqrltrsr her zar'itn birteqirn noktasrnrn bulundu[u yerde olclu[Lr igin, algrlamanrn otoinatik ola_ rak burada birlersti[i so'ucu'a var-cLlur. yulnrr, birleqirn nokt._ s.r.konum de$iqtirdi$i'cle bunun sonucLl olarak ortaya grkan di-inya, gi-indelik iglerirnizi' criinyasr olamazcL. Don Juan, eski biiytictilerin birleqirn noktasrnrn iki ttir yer cle[igtirrnesini ayrrt eclebilclikleri'i aErklacL. Biri, rqrltrh krirenin yiizeyinde ya da igincleki bir konuma yer defiqiinnesi idi; y.,;,1..[ iqtinneye b i rleq i rn noktas r n rn kaymas, i,i,n, veriyorP.t lardr. obtirti ise, rqrltrh kii'enin chqr'claki bir noktaya yer cregiqtirme idi; b' yer de$iqti'neyi cle birleqim noktasrnrn clevi'imi olarak adlandr'yorlardr. Bir kayrna ile bir clevinim arasr'claki

varhkta birleqim noktasrnrn izinin bulunmacL$r, gil,:kl birlersirn noktasr ve bunu gevreleyen rqrltrnrn yor,,un-, i. bilingliligi' iqareti oldu[u yarrrrrnr vercli. Eski gag btiyticrileri-

olti bir

tarkrn, sa$adrktan algrlarrn dofal nitelikleri oldu[unu keqlettiler. Birleqirn noktasrnn kayn-ralart, tEtlttlt kiirenin iEindeki yer de$iEtirrneler oldu$unditn, bunlartn yolttnu aEtrlr di"inyalar ne denli garip, gaqrrtrcr ya da inernrlmaz olurlarsa olsunlitr, iusanttt etkinlik alanr iEincleki cli.inyalarclrr. insanrn etkinlik alant, rqrltrlr kiirenin ftirniinden geEen erke lifleridir. Butrttu aksine, birlelim noktasrnrn devinimleri, rqrltrh kiirenin drqrnclaki konuurlara yer de$iqtirmeler olduklarrndan insau Aleminin otesindeki erke lifleriyle ilgilidirler. Boyle litleri algtlarnak, idrakin citesitrde, iqinde insan soyunlln izi bulunlnayttlt, anla;tlnlaz dtinyalarrrr yolunu aEar. Geqerlilik rneselesi, o gi"inlercle ziltnirr-rde siirekli olarak bir anahtar rolti oynuyordu. "Aftedersin, don Jtliut," dedirn ona bir keresincle, "ancak bu birlersitn noktast tneselesi o denli zorlanra, o denli kabLrl edilerlez bir fikir ki, bttnttttla nastl baEa grkacafrmt, ya cla hakkrncla ne dliqi.inecef;irni bilerniyorllt]l." "senin iEin yaprlacak tek bi ;ey v:tr," cliye sertge yanttladl. "Birleqinr noktasutt got' ! Gormek o denli zor de$il. Zorluk, bizi yeritnizcle tutiin, hepinrizin zihnindeki srnrrlaytct duvarlitrt yrkrnakta. Bunlarr yrkmak iEin tek gereksindifirniz, erke. Bi kez erkeye sahip olcluk lnu, gcinne kenclilifinden baqtmtza gelir. HLiner, kayrtsrzhk ve sahte glivenlik kitlelerimizi terk etrnekte.

"AgrkEa atrltyorutn ki, clou Juan, gortrtek igin Eok l'azla bil-

gi gerekiyor. Bu sadece erke sahibi ohna sorttntl de$il." "Bu tilrn bi er:ke sahibi olnra sorunll, initn bantt. Z<>r ktstnt, bunun yapr labilecefine kenclini initncLnrtau. Bunutt iEin, ltagLlala gtivennren gerekiyor. B tiyiiciili.iftin mucizesi, lrer bi"iyiici.intin her qeyi kendi cleneyirniyle kanrtlarnasr zorunlulttfiuclur. Btiytictiltiftin ilkelerini sana ezberletnett cle[il, ttygulatrtan
urnucluyIa anlatryorLrm. "

Don Jnan gi-ivenme zorunlulufu kottltsundat kesinlikle haklrycfu. Onun yantnclaki on tiE yrlhk Eorlezlilintin ilk aqama-

larrncla benirn igin en zor olatn, kenclimle ontln cli"inyasr ve kiqiarasrncla ba[ kurmaktl. Bu ba$zuuttu, ona lant anlanttylat

li[i

gtivennreyi ofrennter]I, ve kendisini onyarglsIzcit tragual olarak

'
RUYA GoRH,tb sANATt

ESK| qAc euYUcUln,ni: BiR

GiRi$

2t

kabul etmem anlamrna geliyordu. Don Juan'rn biiyiictiler dtinyasrndaki mutlak rolii, emsalleri tarafindan kendisine verilen unvarncla sentezlenmiqti: naguul olarak adlandrnhyordr"r. Bana bu kavramln, erkek ya cla kachn olsun, ozel bir tiir erke bigimlenmesine sahip kiEiler iEin kullaruldr[r anlatrldr; bu cizellik bir goriictiye gifie rqrltrh ktireler olarak goriiniiyordu. Gririictiler, bu kir;ilerden biri btiyticiilerin diinyasrna girdifiinde, bu fnzlaclah erke ytikrini.in bir giig olgiiri-i ve liderlik yetene$i haline dcintiqtii$tine inaurryorlarch. yani nagual dofal krlavuzdu; bir biiytctiler grubunun licleriydi. Ba;langrgta don Juaur'a bciyle bir gtiven duymak benim igin biisbi.itiin nahoq olmasa da, oldr,rkga rahatsrz ecliciycli. Bunr"r kendisiyle tartrqtr$rmda, velinimetine bu qekilcle gtivenrnekte kendisinin de aynr derecede zorlanmr; oldu$una beni ikna etti. "Ben de velinimetime, qimcli senin bana soylecligini sdyleclim," dedi, don Juan. "Bana naguala gi.ivenmeclen, kurtuluqun, yani cizgi.ir" olmak igin yaqamrmrzdaki doki.inti"i leri tern izlernenin olana$r olmadr$r yanrtrnr verdi." Don Juan velinimetinin ne kadar hakh oldu$r.rnu yinelecli. ve ben de ona derin Eeliqkirni yineleclirn. Baskrcr bir clinsel gevrede yeti;rniE ohnanrn tizerirnde korkung etkiler brraktr$rnr, velinimetinin sozlerinin, ve kendisinin onu kabulleniqinin batun, bir gocuk olarak cilrenmek zorunda kaldrfrm boyun efime ina$rnr anrmsattr$rnr ve tiksindirdi$ini sciyleclirn. "Nagualclan sciz ettifinde dinsel bir inanrEr seslendiriyonnuqsun gibi geliyor," dedim. "lstediline inanabilirsin," diye yanrtladr, yrlmaclan. "Ger* gek degiqmez; nagual olmadan oyun olmaz. Ben bunu bilir, bunu sciylerirn. Benden cinceki naguallann ttimti de boyle yaptr. Ama bunu kendilerine cinem yi-iklemek igirr yaprnachlerr; ben cle ciyle. Nagualsrz yol olmadr$rnr sciyleurek, tamamen, bu aclan1ln, yani naguahn soyr-rt olanr, tini obtirlerinden daha iyi yansttabildi$i igin nagual olclufu gerEe[ini belirtmek arnacrnr taqrr. Iqte hepsi budur. Bizirn ba$antrmrz tinin kenclisi ile, ve saclece bazen bize onun mesajrnr getiren kiqi iledir." Don Juan'a nagual olarak tiunamryla giivenrneyi o[ren-

clirn; ve bu bana onun deyimiyle slnlrslz bir rahatlama duygusll, ve banzr o[retrneye gabaladtklanru kabul etmek iEin daha

biiytik bir giig kazandtrdt. ofretilerinde, birleqim noktastnt agrklamaya ve tarfiEmayat geniq yer veriyordu. Bir keresinde ona, birlegim noktasmtn fiziksel govde ile ilgisi olup olmadrfrnt sordum. "Normalcle govcle oleuak adlandrrdrfrmrz ;ey ile hig ilgisi yok," cledi. "O, erkesel benlifimtz olan rqrlttlt yumurtanrn bi
parEast."

"Yeri nastl de[iqtirilir'/ " "Erke akrmlanyla. Erke bigimimizin iginde ya da drqrnda meydana gelen erke sarstnillan ile. Bunlar rasgele oluqztn, ongoriilemeyen aktmlardrr genellikle, ama btiytictilerin elinde keiintit t" ongorlilebilen, btiyticiintin niyetini yerine getiren akrmlar haline gelirler." "Kenclin bu akrmlan duyumsayabiliyor muslln?" "Her btiyticti bunlart duyumsar. Hattit her insan duyumsar, arma straclan insanlar buna benzer duyurnlara dikkat edemeyecek kadar kendi ufraqlarryla meqguldiirler." "Bu aktmlar neye benziYor'/" "Hafif bi huzursuzlufu andrnr; hemen ardmdan biiytik bi coqkunun geldi[i belirsiz bi htiztin duygusu gibidir. Ne iizi.inttini,in, ne cle coqkunun agtklanabilir bi nedeni oldufundan, bunlarr bilinmeyenin gergek saldrnlarr de[il; agrklanametyan, temelsiz can stktnhlart sayarlz." "Birlegim noktant erke bigiminin drqrna grktrfrndat ne olur'/ Drqarda asrh mr kalrr'? Yoksa rqrltrh kiireye ba[lr mtdlr?" "Erke stntrlartnt bozmadan, erke bigirninin gevre gizgilerini drqanya clofru iter." Don Juan, birleqim noktasmtn deviniminin nihai sonucunun, bir insantn erke bigimlenmesinin tamamen defiqmesi olclufunu agrklach. Bir klire ya da yumurta yerine, pipoyr-r andtran bit $eye dontiEtir. Piponun saplnln ucu birleqim nokta-stdtr; ve piponun ganafr, rqrltrh ktireden geriye kalandrr. Birleqim nokla.sr devinmeyi siirdiiriirse, rqrltrh ktirenin ince bir erke Eizgisine doniiqttifii bir ana gelinir. Don Juan, sadece eski biiytici.ilerin erke bigimi dontiqiimti

22

RUyn conME SANATI

esri

QAC

eUvUcUleni: BiR cini$

23

beqarts t na tl laEabilctiklerin i sciyleyerek agrklamasrn r stircli"i rclti. Ben de ona, yeni.erkesel uigirnteii ile bJ ntiy,i.tir.rip hiilii i'san olup olrnadrklannr sorclirn. "Elbette insanclllar," clecli. "Sanrnm asrl bilrlek isteclifin bunlann halA rn.antrkh, etivenilir-insanlar r' urr' r' ohnacLkla'. Elr "lrp ---Pek fazla de$il.rr "Ne agldan ferrthycLlar,l" "llgi alarla' aErsrncra'. i'sani gabalar ve u$r..,srar onrar igin herhangi bi'nlam raqrmryo'du. Kesinlikle yeni bi goriiniime de sahiptiler."

erke gizgileriydi ler. " "Sonunda onlara ne olclu, clon Juant Otctiiter rni '/"

"Btiyticti oyktileri, biEimlerini esnetebilmeyi b:rgarcLklan i li[ in i de esnetebi I meyi baqarch k I arrtl anlettrr. Boylece bugtine kadar canlr ve bilinEli kahnrrslarclr. Di-inyada belirli arzrhklarla ortaya Erktrklanna clair oykiiler buiEin, bi I i ngl i I iklerin in siirekl

Iuntryor."

baqlayaczrIrnr.

giig. Kesinlikle i'sana benziyorirrdr. BaEkzi'ne y, i"rrry.rlt_ lerdi ki? A'caI p...k senin yo ,tn benirn r,.r.r.f..egim gibi crefillerdi' Nasrl farkh olclukl:rnnr anlatmam igin clalra firzla bastl'r.s^', kuyrr-r[u" koval.ya' bi kopek gini aair.l., qirnr.f.

"InsAn gibi gcirtinrneclikleri'i rni soylemek istiyorsun,?,, "o btiyiiciiler ko'usr'cra neyi'. n. oi,tugunu sciyrernek gok

"Bu insanlardan biriyre karqrlaqtrn rnr, cron Juan,l,, "Evet, biriyle karqrlaqtrm. " "Neye benziyorclu?" "Gorti'riqe gore, srracran bi insana be'ziyorcru. . ora$ancrr.;r olan, davranrqlanycfu . " "Ne bakrmdan olalanctqr?" " S a'zr bii tii n soyreyebi ele! irn, bi.iyticii' ti n cravran qlarr n r n imgeleme meyclan okJcrufuycrti. Ama t,,n,, y;rrmzctrbi clavra_ nlg meselesi olarak almzrk, yanlrq yola sevk Loi.i otur. o*g.r_ le'direbil'ren igin. gergekten gcinnen gereken bi ,sey bu.,, "o btiytictirerin kaigrragtrgti utiyti.ti giui miycri ?,, *i.Tti: "Elbette cle[il. obtirler:i'ir-r no'l olcluklarrnr bilmiyorum, kugaktan gegen btiyticii oykiilerinin anlattrklar-rnrn fulng-u c1grnda. Ve bu ciyki.iler onlari oldukga garip urnr,* betimliyor.,, "Yani korkunE mll?" "lig degil. Qok hoq, ama son clerece tirkiitticti olcluklarr . anlatrlrr. Daha qok bilinmeyen yaratrklara benziyorrur*q.-i;_ sanolullannr ttirdeq krlan, hepimizin rgrltrh t ti,."t.,. olmarnrz olgusudur. Ama bu bi.iyi.ictirer artrk erke ktirereri cregir; p.k ;; oluqturamadrkla' clairelere kenclilerini ba$h iutmaya gahgan
r r

"Ttim bunlar hakkrndir sen ne diiEiirrtiyorsun, don Juan 'J" "Benirn igin fazla garip. Ben ozgiirliik istiyorlrm. BilinElilifiirni korurner, iuxa aynl zamandzr enginde kaybohna ozgi"irli.ifti. Ki;isel gortiqlime gcire, o eski bi,iytic{iler kencli cliizenleri ile mrhlanmrq, abarfih, saplantrh, kaprisli adamlardr. "Arna kiqisel gortiqlerimin seni etkilemesine izin vernre. Eski bi.iyi.ictilerin baganlarr eqsizdir. Sadece bize insanrn gizli gtiglerinin yabana atrlmaz oldufunu gostermeleri bile yeter." Dou Juan'rn agrklamalarrnrn bir baqka konusu, erkesel tekdtizelik ve bileqiklifin algrlama igin vazgeEilmezliIiydi. Onun silvl, insanoflul'lLln, sadece erkesel tekdtizelik ve bileqikligi paylaqtr[r iEin, bildifiimiz dtinyayr nyrlr terinrlerle algrladrfr idi. Soyledifine gcire, bu iki erke koqulunn yetiqtirihnemiz sr* rasrnda kendili[imizden ediniyorduk; ve bilcli[imizin drqrndaki dtinyalan algrlama olasrhfr ile kar;rlaqtr[rmrz ana dek, bunlan yarsarnsal onemlerini fark etnreyecek kadar dolal acldecliyorduk. Bu anlarda, uygun ve tam bir algr iEin yeni bir uygun erkesel tekdiizelik ve bileqiklik gereksindi$irniz agrklrk kazanntaktaydr.

Ona tekdtizelik ve bileqiklifin ne oldu$unu sordu[umda, bana, irrsanrn erkesel bigimlenmesinin, cltinya i.izerindeki her insanrn ktire ya da yumurta bigimine sahip olmusr iurlarmrnda tekdtize oldu$ur-ru anlattr. Insarnrn erkesinin kendisini bir ktire ya da bir yumurta biEiminde bir euerder tutrnasr, bileqiklige sahip oldufunu kanrtlar. Yeni bir tekdtizelik ve bileqiklik ornefinin ise, eski biiyticiilerin bir gizgt haline gelen erkesel biEiurleri oldu$unu soyledi: her biri, tekdtize bir biEimde, bir Eizgi haline gelir, ve bile;;ik bir Eizgi olarak kalrrdr. Bir gizgi cltizeyindeki tekdtizelik ve bileqiklik, eski b{iyiictilerin yeni bir tlirders diinyayr algrlamaslnal olanak tanrmrqtr.

ilt
ll [
lill
ll

24

RUYA coRME

sANArl sordunr.

EsKi qAd BuYucuLERi: BiR


ce rek bi erke kiiresi

aiRl$

25

lllil ll
I lilli

li

"Tekcliizelik ve biler;iklik nasrl elde edilir,l,,diye

gdriirler. E!e[ yanrnda

barska bi ktire var-

lliill I

lrii li'' I liifrl lll | il I il ljlfr X I llll ll j| iil I II I li ]lil lI


I

ffiIl":-1i':J,.'Jilffl';Hlil'i,hTllftS::i?"11iilgl tekil bireyler yrizrlcu ',Jlili'**lllfi:13f,',:',ffi;';;d",'v;i;'i;il;s ke evrenittde' sudeceolarak'. vardtr Tek bil"srnldrrlar' sonb srr.ala dahu firzl, oynnt,y^ gin,-,"t< isre,riiyorau. o suzltrkla kulatrlmrS kenclisine bu eski biiyi.iciiierin ovll r;ekle geri diinnriil olirp ola. "Bunu kendi. g'drnrclisin!" . .. ... ;"t;;;l"t;,t; soraum. eiL noktacl.bunun miinrkiin olclufunu, o zaman, vapamavacalrmt bildili halde' kendimin gdnne;;;Lffir*il'ril,irnr soyrecri. o ,,..r','d;;';i;;:;i;;i 'rokra'rn f;;'kiirl;;'i;;;;$ ve geri dcinrirglerini olanaksrzlalstr.rn,;rr. n' soylemesinin-anlttmstzh[t,konu-sTllj:]llf"i::j"::s]11: kendi erkeslnl odunq all)ilnrl' ve gur-

.,.",

...

innn.,ni gori, gizgioeti bile$ikligi billurll'rrr-arr vc rrrriar, g"r:iv. Jopt"'volcuiuk yaprnakt,rrr .likoyan. uii r.i.irr * i,, nra'h *orunu'idi.'Bu btiyutuierirr erke qizgileri olarak algrlaya-

on*

ya giriqtim. ve o dlt buna nrek igin ktrllanrnlln' dl"'di:,

"Nasrl yapabilirirn.bunu'l Erkent

odullq lmxyl j
oldufu bir

l]

l|! I il' I li{ I lil lllfr ilril


I

i,ii,ir,ii'liiiiEi, i,janrlmaz dlsiileftie iistiindri. 'r "'Er"'';rn"1**il:9imi.cle ola' biri igirr, i'sani erki al.nrnrn, kii#; il;il iiina"n nrnnou'r gegen erke r,n"';;;l;";;;'k; ;ilil;il:ffi"i'"grkradr.Normar ornr,,krrjn in.*,,'i;',,;,1:'i ;ii,;Jili ;;#;; binde birini algrlayabiriyorduk. ;,*..';ikk;ie atdrErrirzda. eski biiyiiciirerin yaprrktannrn m;i.il;,'il; ;ililli;,f;gdri.iqiinaeyai: kendjter.i'i bir insrli"'.r[" tiiresi olarak utiviiti-tigtil5n bin kirrr kldar bi. girgiy" ;;;;;;;; ilffiil:" ;iliiii. "*" tifleri'i algrlyorli r.l,. '"'1"'"' " " tffiil#i*, u"ninr igin ana harlar.rnr grkarc $r erkebigirnlenrnesinin veni rnoclelini anlarnl konusunda gok biiyiik Eaba ffi,.itil"81;'*r,.u u"qor,.,, deneureden sonra, erke iitt..i ar qiincesini anrk rqrltrl kiirenin iEinde ve cfi;rnda izleyebiliyorffi:i;'l#il*'ilyrcra rgrttrrr ki"ireyi canlancrrmraya grh$rrgrmaa,,itrnlnraJt imoclet bozuluyorclu. eok sayrcla rqrttitr t<tire uir erke liflerizorunlu olar:rk biti;ifindekin in igine girrni; bulunuil;:';it'#, illabalk sdz konusu orduf,u zirmirn, hicbir.er.##;i" dil,i,il kiire drqr'tra ka;nirsura "r""^t v"l.i,l"" "'yanrrladr beni, t.rrr.,srnanu dtki,'f .i;;: "r*t,iol'.r"g;1,i',fye uigiminin igindeki ve d,$,"d;'k;'i;fr"..L' aitt.n .oirri- ;'in.vrn kij; Ettad;"itler insanrn erke bigtrnint gtirotiner-irrcte, s:rde_

;;;;ffi;;;;

tilortatama biiyiiciiniin yapabitclifiI ya da atgru..

rgrn ditha uvgun bi konunra kavdrrabili.irn " n"u"gi*.r" itk kez,.eskidin beri bana vapmakta

'

saqeyden cliikatlice sdz ecliyordu: diinya ve kendim hakktncla algrlarna idr^k dr5r hip otdufum.kavLarnlira mevclan okuvan -bir ,tu'iu,',.'iu ginnemi sa[lamakta, ve butru ikinci dikkat olrmk biracllnndurnaftavdr. Biiviece, erkevi doErudan itlgrlat'ak iqin iizgre' ,iygurr bir konurira kaydrrmak b$il 9:: ktirek klmiklerimin arastnda bir vere dvle giiglti Jui'r srrtuncla, da bir Ea,nar vurau ki, nefesirn kesilcli' Bayrlnrrq ohrahytm'.ya ao.i" u",ti uyut.nu,s olmah, cliye diir;lindiim' Ansrztn' stizciiklerle^anlltrlamiiyacak'bir Eeye bakryordum, ya da berkttElnr diiqliiyordtrm. Parlak rgrk lifleri her yerden ti$krrryor' her. yiine uzitlltyorclu; o ana clek di.iEtincelerirne giren higbir qeye benzemeyen rqrk lifleliydi bunlar' Solufum verine geldi[inde..ya cla uvandrlr..rda' don Juan "vuruqun merakl.r iordu, "Ne frirtlrirrl" Ve ben r4rk yiirekle'

;il;;;;,h,r

(ltl.
Ya,s.rnr5

l*zrr

oinradigrrn,

oltlulurn olu!*ch$r .algrlunayt kavr*maya heuiiz -belirui. i'Birleqim noktanr kaydrrdrr'"' diye

tekcliizelik ve bileuit li-f*-i.t"lidTgizenlevebilecek disiplin va miikemda e'keye trentiz sanip aegitsin. Eski biiyiiciiler bunun

bilet'ckher gevi giit'miislctdi "

ilil

ililtu

ilil]

]til

26

RUYA GORME SANATI

ESKi QAG BUYUcULERi: BiR ciRi$

27

"Tekdtizelik ve bileqikligi yeniden dtizenlemek ne dernek'J" "BirleEirn troktasrnr yeni konumunda ahkoyup, esas yerine geri kaymaslnr onleyerek ikinci dikkate girmek dernek." Dott Juaur buudan sonra barta ikinci dikkatin geleneksel bir tiutrnttnr yaptr. Eski biiyliciilerin, birleqirn noktasml yeni konumlarda sabitlernenir.r sonucunn ikinci dikkat adrnr vercliklerini ve bunn, aynr gtindelik diinyirmlzln dikkati gibi, qok kapsamh bir etkinlik alatrt olarak ele aldrklannr soylecli. Biiylici.ilerin asltnda gah;malan igin iki tam alarra sahip olduklanna i;aret etti: biri ktiEtiktii, buna birinci dikkat, ya da gi"inclelik di"inyarnrzrn bilinElilifi, ya da birlegim noktasrnrn ola$arr konumuncla sabitlenmesi denrnekteydi; citeki ise gok daha geni; bir alana sahipti ki bu da ikinci dikkat, ya da barska cliinyalann bilinElili[i, ya cla birleqirn noktatstnrn saylsrz yeni korrumlanndan her birirrcle sabitlenmesi olarak tanrrnlanryordu. Don Juan, ikinci clikkatteki anlatrliunaz qeyleri denerneme ytudunct oldu, ve bunun iEin bi.iyi.iciintin rniulevrirsr diye udlandrrchfr yontemi kullancl: srrtrma hafifle, ya da klirek kenriklerimitr ortasrna giigtti bigimcle vurarak gergekleqtiriyorclu bunu. Vuruqlzrn ile birleqirn noktiunnr yerini defiqtirdi[ini agrklanrIqtr. Deneysel konumurnda bu tiir yer clefigtirnreler qu anlanra geliyordu; bilinqlilifirn, son clercce alttist edici olan, e;siz bir aErkhk dururnuna giriyordu; en ktigtik bir Eabayla her qeyi anlayabildi[irn, ve krsa siireler iEin keyfini siirdliftirn lrir tistiin bilinglilik dun-rmuydu bu. Pek de hoqa gidecek bir durum de$ildi ashnda. QoEu zarniur, normarl bilinEliligi soniik brrakacak kadar yofun olan garip bir rtiyaya benziyordu. Don Juan bciyle bir manevranur vazgegilrnezlifini, bir biiyi.iciini,in gomezlerine nonnal bilinglilikte temel gortiryleri ve yontemleri, ikinci dikkatte de soyut ve arynntrh agrklamalarr o[retti[ini soyleyerek gerekgelendirmiqti. Genellikle Eomezler bu aErklamalan hig ununsanlazlar; ama yine cle sadakatle ve eksiksiz biEimde koruyarak, bir;ekil-

Btiyticiiler, belle[in bu unrlan ozel clurumtlntl ve anln-lsilmet gorevirri, kiqinin ikinii clikkate her geEiqinde birleqim noktasti,. farkl bii ko'urnda bulunmlsrylzr aqrklarlar. O zatnan anlmsarmak, birleqirn uoktastnt, ikinci clikkate bu geEirslerin meydana geldifi anclai<i kotrumuna yeniclen yerle;timrek anlamrna gelir' bon i,,on'tt-t ttnlatttfrna gore, btiytici-iler saclece tatn ve tnutlak

anunsayl;a sahip olmakla kalmryor; birleqirn noktalannt bu belirli konuinlann her birine geri gottinne eclirnleri ile, ikinci dikkatte eclinclikleri her cleneyirni yen iclen yaqryorlardr. B iiyi-ictilerin bu anlmsalna ir;ine tiirn bir ornri-i harcadrklart konusttncla da
bana giivence verdi. don Juan, bu yopergeleri

titizlik ve satctetkatle koruyup ol1lara ya;affllm t,oyunca tiimi-iyle baflr kitlacafrn-u bilerek, banet ikinii,iikkntt" biiyiiciili.iftin ayrrltr I I aErklamalarurr vegn iqti. Bu sacltrkut nit.tigi ite itgiti olatrak, "ikinci dikkatte ofrenrnek, trpkr Eocuklufurnr,rzclerki ofrepmeye benzer," diyordu. "Ofrencliginiiz, ya$arm boyr-r bizirnle ka1r. Yaqamtmtz.rn gok 'benim huyum bargiarrncllr o[rentlifirniz bi ;eye laf gelclifinde,
boyle,'deriz." ' Bttgi.in bulundufttnl konumclan de[erlendirdi[irnde' dott Juan'ur liapabilcliginCe gok kereler benim iki'ci dikkate ginnerni sagaclig,n,, bu qeki[cle birleqim noktamttr yer-ri kot1unllartnt uzult itireter sabit tutrnaya, ve bunit uygllll biqirlrcle algrlarnaya yebeni mecbur etti!i1i; bu yolla tekcltizeli[imi ve biler;iklifirni niclen dtize.lenrlrn igin beni zorlamuyl l'redeflerni; oldufupu
anltyorum. sayrsrz kereler, her qeyi gtinclelik diinyada oldufu kadar kesinlikle algrlamayr ba;zirc1m. Benim sorulllllrrl, ikipci dikkatteki eclirnlerim ile gtinclelik cltinyadaki bilinglilifim arastuda k6prii kurmadaki yetersizli[imdi. ikinci dikkatin ne oldu$unu aniamak, gok Eaba ve zamanrml aldr. Sadece Eapraqrkllr. ve kalna;rkft[rnclan clefil, ki bu ozellikleri gerqekten a$r1 olgtilerdeycli;-o*i normal bilinglitifirne geri dondiifiimde, yalntzca ikinci clikkate geEti[imi clegil, boyle bir dururnun vetr oldufunu bile anunsztmnk olanakstz geldi[i igitt' Eski biiytici.ilerin sahip grktrklan ve dou Juittt'ttt bana dikkatle aErklacilfr bir baqka ola$antistii buluE, birle;im noktastntn

de belleklerinde biriktirirler. Btiytictiler bellegin bu goriintir ozelli$ini kullamnr$, ve ikinci dikkatte baqlarrna gelen her rseyi aulunseunayr, btyi.iciiltifiin en zor ve kanniqrk geleneksel gorev leri nden bi ri halitre dcin ii qttirrnii g ler di r.

RUYA coRME SANATI

uyku esnasnlda Eok kolay yer de$iqtirdigini ci[renrnekti. Bunu kavrayrq bir baqka bilgiyi getinniqti; rtiyalann tamarnen bu yer defiqtimre ile ilgili oldu[unu. Eski btiytictiler, yer clegiqrirme
biiyiidtikge rtiyanrn ola$andrgrh$rnrn arttrfrnr, ya da tersine; riiya ne der-rli ahgrlmadrksa yer defiqtinnenin o denli biiyiik oldultrnu gdrdiiler. Don Juaur, bu gozlernin onlan, birleqim noktasrnr yer defiqtinneye zorlamak igin, farklrlaqtrnlmrq biling clurumlarn yaratabilecek bitkiler yutrnak; kendilerini aglrk, yorgunluk ve gerilirnlere tabi tutrnak ve ozellikle rtiyalan denetlemek gibi abartrh teknikler tasarlamaya yoneltti$ini soyledi. Bu qekilde, ve belki cle fzuturda olmadan, ri.iya gonleyi yarattrlar. Bir gtin oaxzrca kentinin rneydanrnda clolaqrrken, clon Juan bana bir btiytictini.in bakrg aErsryla rtiya gcinnenin en uygun ta-

rumlnl yaptr. "Btiyiictiler rtiya gormeyi son derece ileri bi sanat olarak gciriirler," dedi, "algrlanabilir olanrn alanrnr gofaltmak ve geniqletrnek igin, birleqim noktasrnur sLirekli konumunu istencligi ztrman de$iqtirme szrnatt." Eski bi-iyiici"ilerin, rtiya gonne sanatrnr insanlann erke akrqrnda gordtikleri beq koqula bafladrklannr soylecli. Ilk olarak, sadece birleEim noktasrnclan dofrudan geEen erke liflerirrin r-rygun algr lama iE in birlei;ebilece$ini g6t-mli s l crcli. Ikinci olarak, birleEim noktasr bagka bir konurna gegtifinde, yer defiEtinnenin olEtisti ne clenli ktigtik olursa olsun, farkh ve ahqrlmadrk erke liflerinin bunun iginden geQr-neye baqlactrfrnr, bilingliligi ayarladrflll, ve bu ah;rlmachk erke alanlannr sabit ve. uygull bir algrlama igin zorladrfrm g6t-cl[ilcr. Ugi.inci.i olarik, srradan rtiyalar esnasrncla, birlelirn noktasrnrn kendili$inden rqrltrh klirenin yiizeyinde ya da iEindeki bir baqka noktaya yer deliqtirebilece $ini gdrcl ii t er. Dordtincti olarak, birlersim noktasrnrn, rqrltrh ktirenin cLrsrndaki konumlara; evreniu serbest erke lifleri arasrnii dofru hareket ettirileb ilecefi nr giinl ii I cr. ve beqinci olarak, r"ryku ve srraclarr rtiyalar esnasrncla birleqim noktasurn dizgesel olarak yer defirstinnesini geliqtirip _eergekleqtirmenin, dis ipl in yoluyl a rn iirnkti n oldu[urrr r g 6 r'tl ii I e r.

2
Birinci Riiya Gtirme KaPrsr

tiya gormeye iligkin ilk dersinin onsozti olarak, don Juan ikinci dikkatten bir dizge olarak soz efiniqti: bize
gergek bir olasr[ktan gok bir tuhal}k gibi gelen bir

[ir otarat baqlyor; biiduygu gibi sadece

tihissedilen bir

qeye dcintiqtiyor ve nihayet ontimtize en grlgrn fanteziierimizin otesinde dtinyalar aEan bir var oluq dummu

ya da bir uygulamalar Alemi, ya da iistiin bir gtig olarak geliqiyordu.

30

RUYA GORME SANATI

BiRiNCi RUYN GORME KAPISI

3l

Biiytici.iltilii agrklamak igin bi"iyi.ictilerin iki segene$i vardrr. Biri, mecilzi terirnlerle konu;rnak ve bir sihir:li bclyutlar cltinyasrnclan sciz ernrektir. Obtirti ise iSlerini btiyiictiltife uygun terirnlerle aErklamaktrr. Bir batrhnrn ussal zihnirri bu iki r.g"nekten higbiri tatmin etrncse cle, ben hep ikincisini yefleclirn. Don Juan ikinci dikkati mecazi anlamcla bir clizge olarak
tantmlarken $LlnLl itnlittrnak istedifin i soylecli ; birleqinr noktasrnrn yer defii;tirmesinin bir yan iiri.ini.i olarr ikir-rci clikkat, kenclililinden ortaya Erknrryordu: bu niyete saclece bir fikir olarak baqlanryor; ve birleqirn noktasrnrn yer cle$igtimresine ilii;kin sabit ve denetimli bir bilinElilik olarak sona ercliriliyordu. "Silnil erke giden ilk adnnr olretece$im," dedi, clon Juan, rtiya gor-me sanatr tizerindeki egitimine baqlarken. "SAnil rtiya kurmayr olretecefirn. " "Rtiya kunnak da ne clernek?" "Riiya kutmak, bir ri.iyanru genel cluruntu i.izerincle kesin ve fiili bi hakirniyet saflumak dernektir'. Orne$in, niyancla sn-llflnda oldu[r,rnu gorebilirsin. Rtiya kunnak, bi rtiyanrir bai;ka bir $eye kaymasrna izin venllemen denrektir. srnrfian cla$lara slq* rarrtazsur; ornefin. Baqka bi deyiqle, srnrfrn gorijnttislint"i clenetlersin, ve sen istedi[in stirece bu gori,intiiyi.i brrakmazsrn. "Fakat bunu yapnr:rk miiurkiin mli?" "Elbette miirnktin. Br.r denetirn, giinclelik yaqarnrmrzclaki herhangi bi durum i.izerinde kurdufurnuz clenetirncien firrklr cle[il. Bi.iyiiciiler buna alrqrktrr, ve isteclikleri ya cla gereksinirn duyduklan her zeln"lan bu denetiuri ele gegirirler. Senin cle buna ahqkanhk kazzrnrnan iEin, Eok basit bi ,sey yaprnakla barslarnan gerekiyor. Bu gece, riiyalarrnda ellerine bakmrrllslt."
Gtinclel ik di.inyarl rzr rr b i I ing I i I i[ i ncle tru kon ucla claha f azltr bir qey soylenrnerniqti. Ne var ki, ikinci clikkatteki clencyirnlerimi anrmsurken, bu konuda claha k:rpsarnh konuqrluq oiclu[urlltlzLl firrk ettim. Onrefin ben bu ilin saErlalrft hrikktn,lirki dr-rygulanmr ifircJe etrnirstim, clon Juan cla buna ciclcli ve s1[lrksrz bi qey olarak de$il cle, e[lcnceli bir araqtrn'na gibi bakrriamr

ya gciri"irken, bi tiiy kadar hafif ol. Riiya gcirmek, do$ruluk ve ciddiyetle, fakat gtilerek ve diinyada higbi endiqesi olmayan birinin gtiveniyle yaprlmahdtr. Ancak bu ko;ullar altrnda rtiyalanmz gerEek rtiya gormeye doniiEebilir." Don Juiut, rtiyalarrmda aretyacafrm bir qey olarzrk ellerimi rasgele seEtifiini ve baqka bir qeyi erramanln da aynr olEtide gegerli oldu$r-rnu belirtti. Bu uygulamantn amztcl belirli bir qeyi buhnak de[il, riiya gorme dikkatirni iqe koyultrnaktr. Don Juan, riiya gonne dikkatini, rtiyalar esnastnda yer de[iqtiren birleqme noktitstnt yeni pozisyonunda sabitleyen kir;inin, rtiyalarr iizerinde elde etti[i clenetim olarak tautmltyordu. Daha genel bir deyiqle, riiya gorme dikkatini, bizirn ottll ayartrp ona bir arnag verecefimiz ztrn bekleyerek kerrdi baqtna var olan bilinElili[in akrl almazbir yorrti olarak adlandrrryorclu: bt-t hepimizin yedekte saliip oldufumuz, fitkat giindelik yaqamcla kullanmit firsattnt hiE bulamadt$tmtz saklr bir meleke idi. Rliyalanmcla ellerirni at"amak iEin yaptrlrln ilk clenemeler tam bir fiyaskoydu. Aylar siiren baqartstz Eabalardan sottrit pes ettim ve clon Juan'a yine boyle bir goreviu sitEtnah[urdan yaktnchm.

"Yedi kapr vardtr," dedi, yarut olarak, "ve rtiytt goriictiler birer birer bunkurn yedisini de ar;maltdtr. Sen, e$er rtiya goreceksen, aEtlmast gereketr ilk kaprntn kargtstttdastu ltentiz." "Bunu daha once neclen sciylemeditr lranit'J" "Ser-l kafant ilk kaprya toslanladan, ri"iytt gonne kaprlarrnclan soz etrnenin yaran olmazdr. Artrk bttnun bi engel oldu[ullu ve ouLl aguliln gerektifini biliyorslul." Don Juan. evretriu erke akrqrncla giriEler, Erkrqlar oldufunu ve rliya gonnenin kendine ozgii clttrutnunda btiyi,ici,ilerin ri.iya gornrenin yedi kaprsr olarak adlanclrrcfufr; engel imiq gibi algrlanan yecli giriq bulurrdu[unu agtkladt. "llk kapr, derin uykuyit daltnetclatt cince, ozel bi duyguuuu farkrna vnrarak gegmerniz gereken bi eqiktir," dedi. "Gozlerirnizi aQrnanuza izin venneyen ho; bi a[u'lrgt ancltran bi dr"ryguclur bu. Karanhk ve a$rrhk iginde asrlr bi qekilde uyktrya dalmakta olclufurnLlzllrl titrktna vardrftnr tz Lrt1, bu kaprya ttlaqtrtz." "Uykuya daldr$lmrn nasrl firrkrna vartnrn ki'l Br"rnun iEin

,1

sahk verrnirsti.

"Rliya gorure hakkrncla istedi[in kaclar biiyi"ik laf'lar

et.

AErklalnitlar derin clii;iincc ister her zlunau. Ama gergekten rii-

32

RUYA GOTTME SANATI

einiNCi

RUYN CORME KAPISI

-1.1

izlenecek adnnlar vAr ntr'/" "Hayrr, izleneeek hiEbi adnn

y'k.

insan saclece uykuyir

daldr$rnrn tirkrna vanllilya iriyet ecler." "Amil bunun farkrncla olnraya nasrl niyetlcnilir ki'1" "Niyet ve niyet etme, hakkrnda konursulnrasr gok giiE bi Eey. Ben ya cla bagka biri, bunu agrklarnaya kalkr;sak buclala duntmuna dtiqeriz. Bunu aklrnda tut; girncli sciyleyecefinri clinlerken: biiyiici.iler niyet etnrek isteclikleri hertangi bi qeye, sadece niyetlenerek niyet ederler." "Bunllt-l hiEbir anlamr yok, don Juan. "Qok dikkat et. Bi gi,irr aErklarna srrasr sana gelecek. o ilacle sana anlamsrz geliyor; gi"inkti uygun gerEeveye ycrlcrstirrniyorsun. Her ussal insan gibi, anlayrgrn yalnrzca nrantrllnlztn, zihnim iz i n alan r olclu$u n u clii.,si.i n tiyorsun. "Btiytictiler iEin, sciztinti etrniii olclu[um itircle niyet ve niyetlenmeye ait olclu[unclan, onu anlayrl cla erke alanrna aittir. Btiytictiler inanrrlar ki, erke bedeni iEin niyetlenilirse, erke be-

Dou Juitn beni hafifEe cttirttii. "Bunir kafant tutkma," cledi' "'fantyabilecefin bi yercle clefiliz. Sadece erke bedenine ula;man iEin tnnikencli erkemi odtinE verdim ve sen de bununlit bagka-t-ti ,ttinynya geEiq yaptrn. Bu uzun siirmeyecek, onun iqin zamanlnl akrlhca kullan. "Her qeyi izle, erma kenclini belli etme. Kimsenin dikkatini
Eekme. "

deni bunu zihninkinclen tlinri.iyle firrklr bi ba$lanrcla anlar'. Hiiner, erke bedenine ulaqrnukta. Bunun iEin cle erkeye gereksinimit-l vitr."

"Erke becleni bu ifzxleyi hangi ballarndu anlar, clorr Juan'J" "?rnrmlannlilsr zor olan, bedensel bi cluygu ba!lanrrncla. Ne clemek istedigimi anlarnarr igin, bunu cleneyirnlemcn gerekecek." Dalta net bir atgtklarnu isteclirn, ama clorr Jnan slrtrrna vurdu ve beni ikinci dikkate soktu. O srracla, bu yaptr[r hiilii sorr kerte gizernli bir qeydi bertinr iEin. Dokunu$unutr beni hipnotize etti$ine yetnin edebilirdirn. Beni bir ancla uyutuvercli[iuc, ve rliyarncla bilinnreyen bir kentte, iki yanrncla afaglar srrah olan genil bir caclclede kencJinri onunla birlikte yiirlir truluverclilirtre inanryorclum. Bu dylesine carrlr bir riiyaycL ve her qeyin oylesine farkrndaychrn ki, lre'nren levhalarr okuyup irrsunlar.a bakarak yerirni belirlerneye gtlr;trni. Kesinlikle ingilizce-ya da ispiuryolca-konuqularn bir kerrt cle!ilcli, arn:r bir batr kentiycli. Insanlar kuzey Avrupahlara benziyorlardr, belki Litvanyalrycfi lar. Reklam panolarrnr ve sokak levhalarrnr okunraya kaptrrrnr$tlnt kendinri.

Sessizlik igincle yiirticliik. Bir blok boyunca siiren bir ytiriiytiqtii bu, ve iiierimcle olafaniistti bir etki yaprnrEtr. Ytiriirneyi rtiiOUratikEe bafrrszrklanmclaki rahatsrzhk duygusu arttyorclu. Zihnirn merak igincleycli, ama bedenim alarma geErniqti. Bu cltinyacla olmachlrml en agrk qekilde anlamtqilm. Bir kavqafar gelrp durclu[umizda, yolclaki a[aqlann dikkatte budanmtq oldu[unu gorcltim. Boylarr ktsaydt, sert goriiniiqlii, krvnk yapraklarr virdr. Her a[ag btiyiik, kerre biqimir-rde bir sulama ztlant iEindeycli. Kentlerdeki a[aq diplerinde goriilen yabani otlar ve katrast, yurnuqak bir E-opt"i hig yoktu buracla; saclece komtir toprak vardt. Karqrya geEmek iEin adtmtmt tltmadan cince kaldrgma gozlerirni-octit<taOtptmcla, ortahkta hig araba olmadrprnt fark ettim. Huzursuzlufumu agrklayacak bir qeyler keqfetmek ttmacryla, Eevremizcle kaynagem insanlan umutsuzca izlemeye gahqtrm. Gozlerimi clikip onlara baktrkEa, onlar da bana gozlerini Oit tit"r. Bir anda gevremizde sert mztvi ve kathverengi goz'
lerden bir gember oluqtnuqtu. Bir kesinlik cluygusuyla yumruk yemiq gibi oldurn: bu hig de bir rtiya cleEilcli; bilclifiim gerEeklifiin otesinde bir gerqeklikte iclik. Don Juan'a bakmak iEin dondtim. Bu insanlarcla neyin farkh oldufunu anlamak i.izereyclim ki, dosdofru siniislerime

giren tuhaf, kuru bir riizgir vurdu yiiziime, goriinttimii bulancLrcl ve clon Jttan'a soylemek istedi[imi unutturdu. Bir an sonra, bagladrfrm yercleydim; don Juern'tn evinde. Bir yanrmzt ktvrrlmtE, hasr bir yaygrnrn tisttinde yatryordum. 'iSana kendi erkemi odtinE verdirn; sen de erke bedenine ulaqttn," decli, durttmu aErklayarzrk. Onun konuqtu[unu cluyuyordttm, fakat tlyuqmu$tum. Kann boElugumda, ktsa ve zahmetli soluklar altnama neden olan

34

sgssizticir.l pnrci

einiNci

RUYn cOnME

KAPlsl

3s

olafandrqr bir gidiEme vardr. Rtiya gcirme hakkrncla ve gormtig oldufum insanlarla ilgili do[atisrti bir gey bulmanm ""gigina. oldufumu biliyordum; fakat bilcli$im her neyse, clikkatimlur.rinde toplayamryordum.

buna inanmak iEin elimden geleni yapmaya ml Eahqmahytm'l

"Neredeydik, don Juan?" cliye sordum. "Hepsi bir cltiq rniiydii? Hipnotik bir durum -uy,lu bu?" "Bi diig defildi," dedi. "Riiya gcinne icli, bu. ikinci clikkate girmene yardrm ettim; bciylece niyetlenmenin akhn ile cle$il, erke bedeninle ilgili bir mesele olclufunu "Bu noktada btiti.in bunlann cinemini 'nlayabilecekti'. hentiz iclr.rk edemiyorsun; gtinky yeterli erkeye sahip olmamanrn yanr srra, hiEbi qey igin niyetlenmiq de de$ilsin. Bunun aksi olsaycL, bu iqin iek yolunun niyetlenmek istedifin gey ne ise onun tizerine niyetini odaklamak oldufunu hemen kavrardrn. Bu sefer ben se'in igin onu erke bedenine ulagmana odakladlm.', a .._.."T.uyu gormenin amacl erke bedenin igin'iyetlenmek ie' mi'?" diye sordum, aniden tuhaf bir uslamlarniya kaprlarak. "Bciyle de sciylenebilir, elbette," decli. "$u durumcla, rtiya gcinnenin ilk kaprsrndan sciz ettilimiz igin, rtiya gcirmenin amacr, erke bede_ninin uykuya daldrlmm farkrnda olmasr igin niyetlenmektir. Uykuya dalcLlrnrn fnrkrnda olmak igin kenclini zorlamaya Eahqma. Brrak bunu erke bedenin yapsrn. Niyetlenmek, dilemeden dilemek; yapmadan yapmaktrr.i' "Niyetlenmenin meydan okuyuqunu tcauut et," cliye clevam etti. sessrz azmini, baqka higbi qey otigtinmeksizin, erke bedenine ulaqtr[rna ve bi rtiya gorticri oldu$una kenclini inandumaya ycinelt. Bunu yapmak otomatik olarak seni uykuya clalcfu$rrun farkrnda olacak hale getirecektir." . "Rriya gorticti olmadrfrm halde, oldufuma kenclimi nasrl inandrrabilirim ki?" "ikna olman gerekti[ini duyunca kendilifinden daha ussal oluyorsun. R{iya gorticti olmadrfrnr bildi[in iralde kencli'i oyle oldu$una nasil inandrrabilirsin? Niyetlenmek qunlaln ikisini de kapsar: daha cince rtiya gormemiq olmana kutgrn kendini rtiya gcirticti oldu[una inandrma edimi, ve buna inanmrq olma edimi." "Yani kendi kendime bir riiya goriicii olclu$umu sciyleyip,

Boyle mi olmath?" "Hnyrr, oyle defil. Niyetlenmek hem gok daha basit, hem de sonsuz kerte daha karmagrktrr. Imgelem, disiplin ve amaE gerektirir. Konumuz ba$lamtnda niyetlenmek, bi rtiya goriicii oldufuna iliqkin kur;ku gcitiirmez bi bedensel bilgi elde etmen demektir. Bedeninin ttim hi.icreleri ile bi riiya gortici.i oldufunu
hissedersin."

Don Juan qakacr bir ses tonuyla, niyetlenmek igin banit tekrar odiing verrneye yetecek kadar erkesi kalmadrflnl, ve yaprlacak qeyin benirn erke bedenime kendi baqtma ulaqmam olclufunu sdzlerine eklecli. ilk rtiya gorme kaprsr igin niyetlenmenin, ikinci dikkate ve erke bedenine ulaqma konusunda eski gaf biiyticiilerinin kegfettikleri yollardan biri oldu$unu belirtti. Bana bunlart sciyledikten sonra, ilk rtiya gtirme kaprsr igin niyetlenene clek gelmememi emredip, beni nerdeyse evinden dl;an attr.
Eve dondtim, ve aylar boyunca her gece ttim gtictimle uykuya claldr[rmrn farkmda ohnak ve riiyamda ellerimi gcirmek igin niyetlenerek uyudum. Gorevin oteki krsmr_-kendimi bir rtiya goriicti oldufuma ve erke bedenime ulaqtrftmat inandrrnak-benim iEin ttimtiyle olanakstzdt. Sonra, bir ofle sonrasl kestirirken, rtiyamda ellerime baktrfirmr gcirdtim. Bunun qoku beni uyemdtrmityit yetmiqti. Bir da.ha tekrarlanamayacak, emsalsiz bir riiya idi bu. Haftalar gegiyordu, ve ben'ne uykuya daldr[rmtn farktna varabiliyor, ne de riiyalanmda ellerimi bulabiliyordum. Ne var ki, rtiyalartmda belli belirsiz bir duyguya kaprldr[rntt fark etmeye baqlarnrqtrm; yapmam gereken bir qey oldufiu, ve bunu bir tiirlti arumsayarnadrfrma iligkin bir duyguydu bu. Bu duygu oyle. gi.iglendi ki, geceleri her saat bagr beni uyandrrmaya baqladr. Ilk ri.iya gorme kaprslnl gegmek igin yaptrfrm sonugsuz denemeleri don Juzur'n anlattr[rmda, batna bazr ycinergeler verdi. "Bi rtiya gorticiiclen riiyalarrnda belirti bi ogeyi bulmastnr istemek bi kurnazIrktrr," dedi. "Esas mesele, kiginin uykuya daldrfrnrn farktna varmasrdrr. Ve garip goriinse de, insanrn uykuya daldrfrntn farkrnda olmasr iEin kendi kendisine komut vermesiyle olmaz bu;

RUYA GORME SANATI riiyasrnda baktrfr r;eyin gortinttislinti tutabilmesiyle ohlr. " Rtiya gortictilerin, rtiyalannda rnevcut olan her $eye krsa, dikkatli bakrqlar attrfrnr anlattr. E[er rtiya gorme dikkatlerini

BiRiNCi RUYN GORME

KAPISI

3]

belirli bir geyin iizerine oderklarlarsA, bu sadece bir hareket noktasr oluqturmasr igindi. Buradan Erkarak, ve bu noktaya
miimkiin oldu$unca Eok kez donerek, rtiyalannrn igindeki obiir o[elere bakmak iizere ilerliyorlardr. Btiyiik bir gabadem sonra, rtiyalanmda gergekten de eller buldum; ama bunlar asla benirnkiler de$ildi. Yalnrzca bana aitmig gibi gortinen, biEim de$iqtiren, beuen iyice kdbusurnsu bir hal alan ellerdi. Ancak rtiyalarrmrn geri kalan krsmr mutluluk verici olgtide dtizene ginniqti. Dikkatimi odakladrfrm hemen her q eyin goriintii si.inii stirdii reb il iyordum. Bu durum aylauca devam etti; ta ki bir gtin riiya gorme yetene[im gortiniiqe gdre kenclili$nden de[iqene dek. Uykuya daldr$rmrn farkurda olmak ve ellerimi bulmak igin gosterdi[im siirekli ve ciddi kararhhk drqurda, 6zel higbir qey yapmamr$trm. Rti yamda memleketirni ziy aret etti$im i goriiyordum. Gordti$iim kentin memleketime benzedi$i filan yoktu aslutdzr, ama nedense burimrn do[du[um yer oldufu inancrndaydrrn. Ahqrlmrq ttirden, LrmA gok canh bir riiya olarik barsladr her qey. Bir yerden sonra riiyadaki rqrk de[iqti. Imgeler keskinleqti. Ytiri.idti[iim sokak, bir an oncesine oranla, dikkat Eekici bigimde daha gergek olmaya baqladr. Ayaklanm alnmaya baqlarnrqtr. Her qeyin anlamsrz derecede getin oldu[unu hissedebiliyordum. Orne[in, bir kaprya garptrfrmda, sadece vurdufium dizimde acr duymakla kalmryor, sakarh[rma duydufiurn ofkeyle de gileden grkryordum. Tiimtiyle bitap diiqene dek o kentte yiirtidiim. Bir kentin sokaklannda ytirtiyen bir turistin gorebilecefi her ;eyi gdrdtirn. Bu riiya ytirtiyiigii ile, ilk kez ziyaret ettifim bir kentin yollannda gergekten yaptrfrm.ytirtiytiqler arersrnda hiEbir fark yoktu.

"Quvallacltm mt demek istiyorsun'I" "Hnyrr. Ama besbelti claha once de yaptrfrn bi qeyi tekrardefiqlamaya ga[gryorsun. Ben senin birleqim noktttntn yerini iirOigr*i", u. kenclimizi o gizemli qehirde buldufumuzd1, uy. kucli cle[ilclin sen. Riiya gortiyorclun; ama uykuda de[ildin ki bu cla blrter;im noktanrn bu pozisyona ulaqmastnln nonnal bi

riiya yoluyla otmadrfr anlamrna geliyor. onu yer de[iqtirmesi igin ben zorlamtqttm. ' "Riiya gOrml yoluyla cla bu pozisyona ulaqabilirsin kesinlikle; ama gu aqamada bunu yapmanl onermem' "Tehlikeli mi olur?" "Hem cle nasrl! Rtiya gorme qok olEiilii bi iq olrnahdrr' HiEbi yanhq hareketi kaicLrmaz. Rtiya gorme bi tetikte olma, denetim kazanma siirecidir. Rtiya gcinne dikkatirnizin dizgesel kaolarak Eahqtrnlm&rsr gefekir; giinkti o ikinci dikkate aqrlan
ptdtr."
var'J"

"Riiya gotme dikkati ile ikinci dikkat zrrastnda ne fark

"ikinci clikkat bi okyanus gibidir, rtiyzt gorme dikkati ise onu besleye' bi rmak giUi. itl'ci dikkat, tittn olur dii'yitlitrtu bilincincle oltna clurumuclur, ttpkt bizirn diinyamrz gibi tam

6geolan cltinyalerrrn; oysa riiya gorme clikkati, riiyalarrmrzdzrki

lerin farkrnda oltnzt halidir." Riiya gorme dikkatinin, biiyiiciilerin diinya.smdaki her devinirnin anahtart olclulunu kuvvetle vurguladr. Riiyalartmtzdaki o$e kalabahlr arasinclet, cltqarclan yabancr bir giiE tauaf-tnd.an rtiya'lanrnrza kJnulan, erke tntriUi gerqek parazitler bulundufttnu soylecli. onlarr bulabilmek ve peqlerine dtir;rnek, biiyiictiliikrii. Bu soylecliklerini 6yle belirgin r;ekilde vurgulamr$tr ki, ononce dan aErklellnaslnl istem;k zorunclir kaldnn. Yanrtlamadan bir an duraksadr.
"Riiyalerr,

"Sanlnm birazfazla ileri gittin," dedi, don Juan, atrlattrklanmr dinledikten sonra "Senden biitiir-r istenen uykuya daldrgrrun farkrnda olmandr. Senin yaptrlrn, bi sivrisine!i ezmek iEin tisttinde durdufu duvan yrkmak gibi bi $ey."

efer bi kapr clefilse, baEka dtinyalara aErlan bi yonlii bi ara bijhneclir," clfye baqlacl. "Bu ttnlamclit, riiyalar gift bohnenin iginden baqka [lernlere gecaclcleclir-. Bilincir-niz bu
cinctiler gonderirler'" Eer, ve bu Aternler cle ri.iyalarrmtza

"Nedir bu cinciiler'I"

38

RUYA GORME SANATI

BiRiNCi RUYN CORME KAPISI

39

"Nonnitl rtiyalarrmrzrn ofeleri ile karrqan erke yiikleridir.


Bunlar rtiyalanmrza giren yabancr erke bo;ahnalanclrr, ve bunlan bize bildik gelen ya da gelmeyen. ofeler olarak yorumlafLZ."

"Uzgiintim, clou JuAn, ama aErklamalannclan higbir qey anlayarnryorllm." "Anlayarnryorsun, giinkti rtiyalar hakknda bildi[in terimlerle dti;i.inrnekte rsrar ediyorsun: uyku esnasrncla meydana gelenler. Ve ben de sana barska bi yorum getimrekte rsrarllyun: bagka algr Alemlerine agrlan bir ara bohne. Bu bolrneden igeriye tanunadr[nnrz erke akunlarrr srznr. Sonru da zihin, ya da beyin, ya da her neyse o, bu erke akunlannr alrr ve bunlan ri.iyalanmrzrn pargalan haline doniiqtiirtir." Besbelli soylediklerini hazmedebilmern iEin zihnirne zaman vennek tizere durerkladr. "Btiytictiler bu yabzurcr erke aktmlannrn bilincirrdeclirler," d iye slirdtirclti sdzleri ni. Bunlarr furrk eder ve rtiyalanndaki nonnal ofelerclen aynklatnaya u[nrqtrlitr. "

olarak sabit bitkrqmr bi baqlangrq noktasr olarak seEmiq oldubakrgrnr baq[un l-rerhangi bi qey tizerine oclaklamzrltstn. Sonra -tcayctir ve bunlara ktsa nezarlar at. Olabildi$ince [a ofelere Unutmzt, sadece krsa bakrqEok qey iizerine oclakla bakrqlarrnt. Sonra ilk baktrlrn o[eye geri iar zrtztrsztn imgeler clefiqmez.
clcitt. "

olarak, yo,ln senin yaptrfrn gibi, son derece gerEek bi riiytt-gorerek ,ingrr,r. Kaprya-bi kei ulaqtnca da, riiyalttrtmtzdttki her-gdrtinttistinii stirdi.irmeyi becerip bu kaptyt hangi bi olenin geqmeliyiz."

"ilk rtiya gorme kuprsrnr geg'rek ne anlama geliyor'/" "ilk tiiyn lotttt" kaprsrna ya uykuya daldrfrffIlzln fatrktnda

"Bunlzrrr neden aynklarlar, don Juan?"

"Qi.inkti onlar bagka ilernlerden gelmiqlerdir. E[er bunlitrr kayrraklanna dek izlersek, bize rehberlik ederek ciylesine gizem alanlarrna gottirtirler ki, biiytciiler salt boyle bi olasrhktan soz edilmesi karErsrnda bile titrerler." "Btiy[iciiler bunlarr riiyalarrndaki nonnal o[elerclen nasrl

"Riiyitlarundaki olelere nerdeyse sabit bir i;ekilde bakabiliyorum; fakat gok gabuk dafrhyorlar' "Ben de sana kesinlikle bunu anlatmetya Ealrr;lyorurn. Ri'iyalann bu Eabuk gozclen kaybolma ozelligine karqt durabilmek iEin btiyti"iil*r baqlapgrg noktast ofesini kulllnrnayr icat ettiler. Iiu tifeyi aynklayrp ot-tn her bakr;urda bi erke dalgasr altrstn onun'iEin baqlangrgta rtiyalartncla gok fazla $eI" bakma. Dort o$e yeierli oiur. sonralarr, istecli$in btitiin ofeleri kapsayacak seil biE irncle alzttrtnt genirsletebil irsin; ama imgeler clefiflneye, cle clenetim in i y itlrcli[ in i h issetr-ueye baqlar ba;l amaz baqlangtE noktasr tifesine geri llon, ve tekrar en baqrrrditn baqla." "Ger[ekt"t't llk ri.iya gorme kaptstnar ulaEtr[nna inittrtyor
mLlsun, clon Juan'/"

ayrrklryorlar'}" "Riiya gonne dikkatlerini gahqtrnp denetieyerek. Bir an gelir, rtiya gorme dikkatimiz rtiyanrn o[eleri arnsrnda bunlarr kerst-eder ve bunlara odaklanrr, sonra ttirn ri-iya clafrlrr ve yalnrzca yabancr erke kzrlrr." Don Juan bu konuyu daha f'azla agrklarnayr redcletti. Benim rtiya gornre deneyimim hakkrnclaki tartrqnrarnrza geri dondii, ve burtn ttirniiyle rliya gonne konusunclaki ilk gerEek giriqimirn olarak almersr gerekti[ini, bunun da benim ri.iya gdnne kaplslna ulaqmakta baEanh oldu[um anlzunrna geldifini soylecli. Baqka bir zamanda, furkh bir konu tartrqrrken birdenbire bu konuyu tekrar agtr. "ilk rliya gonne kaprsrnr geEnlen iEin ri.iyalannda ne yapman gerekti[ini tekrarlayncalun," dedi. "Ilk

"ulaqtrn, ve bu cla biiyiik baqarr. Devatn ettikEe, riiya gdrmenin arfrk ne clenli kolay oldufunu goreceksin' " Don Juatr'tn ttbartfl[tnt, ya cla beni ytireklerrdintleye gahqtr[urr cltiqi,intiyorclum. Atna o samimi oldufu kotrusttnda giivence verdi. "Rliya gori-iciilerin baqtna gelen en hayret verici qey ;ttdur," clecli, "ilk kiprya ulaqtrklartttcla, erke beclenine de ulaqtrlar'" "Erke bedeni tam olarak treclir'1" "Fiziksel beclenir-r kari;rhfrchr. Saf erkeden oluqan hayaletirnsi bi yaptdtr." "Fakai I'iziksel beclen cle erkeclen olur;muyor nlu'7" "Elbette, fakat zullautnclaki fetrk Eu: erke bedeninin yitlntzca

4Q

RUYA CORME SANATI

BiRiNCi RUYA CORME KAPISI

4t

gorlir-rttisti vardrr; zrma ktitlesi yoktur. Saf erke oldufu igin, fiziksel bedenin olaneftlannrn otesinde edimler gerEekleqtirebilir. " "Orne[in ne gibi, don Juan?"

"Kendisini bi an iEinde evrcnin en Lrg noktalarrna taqrmak gibi. Ve riiya gorme; erke beclenini krvarna getirrne, onu kademe kademe Ealr;trrarark esnek ve ahenkli krlmit sanattdrr. "Rtiya gonne yoluyla, erke bedenini algrlarna yetisi olan bi birim haline gelinceye dek yofiunlaqtrnrrz. Erke bedenin algrsr bafrmsrz bi algrdrr; giindelik diinyayr algrlama qeklimizden etkilense de. Onun kendi alanr varcfur." "Bu alan nedir, don Juan?" "Erke. Erke bedeni, erke ile kendi ba$artunda ilgilenir. Rtiya gonne iEinde erkeyi i.ig qekilde ele ahr: erkeyi akrqr iginde algrlar, ya da erkeyi kendisini beklenrnedik bolgelere bi roket gibi frrlatmasr igin kullanrr, ya da bizirn dtinyayr algrladr[rmrz kadar srrndan bigirnde nlgrlar." "Erkeyi akrqr iginde algrlarnak ne demek'?" "BLr, gcirmek demek. Erke bedeni, erkeyi dolrudan bir rqrk biEiminde, ya da titreqen Eeqitli akrmlar ;eklinde, ya da bir rahatsrzhk duygusu olarak gori"ir. Ya da onu dofrudan bi sarsrlrna, ve hatta bi acr duygusu olarak bile hissedebilir." "Sciztinti etti[in obiir yol nedir peki, clon Juatr'? Erkeyi firlatrcr olarak kullanan erke becleni'J" "Erke onun alanr oldu[una gore, kendisini ileri dofru itmek i.izere evrende val olan erke aknnlarrnr kullanrnak onun igin sorun defiil. Bi.itiin yaprnasl gereken onlan aynklantaktrr; ve sonra onlarla Eekip gider." KonuEmayr kesti ve kararslz kalmtE gibi dr.rrakladt, sanki bir qey soylernek istiyor da bunclatr emin olanryor gibiycli. Bana giiliirrrsecli, ve ben tarn bir soruyzl barslarken aErklanlasuta devam etti. "Biiylictilerin riiyalannda baqka llemlerden gelen onctileri aynkladr[mdan sana soz etrniqtim," dedi. "Bunu onlitrttr edte bedenleri yapar. Erkeyi tanrr ve peqine dtiqerler. Fakat ri-iya goriic[ileri n onctileri arzun aya dii rsktinl iik gcistermel eri atrzu l an an b i qey defildir. Sana bunu anlatmaya goniilsiizcliiltr, gtinki.i insanrn bu araqtrnna srrasrnda denetim alttna ginnesi Eok kolay olur."

bir Don Junn sonra hemen bar;ka bir konuya gegti. Btittin igin clikkzttle straladr. o uygulama serisinin ana hatlartnt benim tli,n,iron ke;fettirn ki, benim iEin btittin bunlar bir diizeycle akla uygLln rntiyle ictrat< ch;r iken, baqka bir dtizeyde tamamryla v" arrl,,,g, labilii gdriiniiyoiclu. Dikkatli ve telaqsrz bir denetirnle ilk riiyeigorme fup,rtn,, ulaqmantn, erke bedenine vitrmitk igin kobir yi oiclu[unu bir kez claha tekrarladl. Fakat bu kitzantmt sarhip runrak saclece erkeye clayarntyorclu. Biiyticiiler bu erkeyi' ,ttinyoyr atgrlamak igi' kulla.drklarr e'keolcluklarr ve gi-incleiit yi akrlhca bii yontemle yiniO.n ailzenleyerek elde ediyorlardr' Don Juan'r claha aqik anlatmast iEin zorladr$rmda' hepinrizi' belirli bir rniktar biisit erkeye sahip oldufunruzu ekledi. BLt

rniktar elirnizcleki erkenin ttirnti icli, ve bttnu bizi gevreleyen Bidiinyamrzr algrlarken ve onunla ufraqrrken kullantyorcluk' mevcut erkemiz zim igin baqka higbir yerde erke olmadrfrnr; gcirme gibi cle zaten kullanrlmaktir olclu[undan, ome[in riiya kalola[aniistti bir algrlama iginlgirnizcle bir gtdtm erke bile "belirtti, iOyt"Oit lerinin onentini vurgulatnttk n'tui-rtq olacafrnr igirr birkag kez tekrarlaYarak. ' ,,Bizi ne yapmak kahyor, bu dttt-tttnda'1" diye sordr"'n. ,,Bize kalan, kepdirliz igip erke ttrttklamak, nerede [ulabilirsek," diYe YanrtlacL. Don Juap, bliytictileril bir trrtrklama yontelti oldufunr-t dii qtindiikleri he r qeaErk I ac1. Yaq arn I ari'cla gereks iz o I du[unu yi f."*ip ataiak erketerini akrllca yeniden dtizenliyorlardt. Bu yont.*. bti ytici.ilerin yo lu cleniyordu. A s-h.ncla btiyticti leri n yoiu, clo' Ju:ui'rn cleyiqiyle, cltinyi ile ilgili bi' davra'rq tercihleri zinciriycli; bizclel-ttnceki kuqaklaln bize ofretmiq olduklannbu dan qo"k claha akrllr tercilrtercli soz konusu olitn' Biiyticiilerin ya$anterciirleri, yagam ile ilgili basit tepkiterirnizi defiEtirerek gizilnriqti' ttlartnrtzt yenilernek tizere "Neclir bu Lrasit tepkiler'}" diye sordum' "Yaqaurla yiizle;menin iki yolu yitt'," cledi. "Biri ona teslim savaqarak olmaktrr; ya tieplerirre boyu. eferek, ya da onlarla kendi teslinr olmak. Oieki ise, ya;arnOlti ozel konulnulnuza, biqinrlenmemize uyacetk qekli vetmektir'" reb i I ir rni" Yitq iun claki konunlutnuzu gerEekter-r qekil lendi

42

RUYA CORME SANATI dott JuAn'l"

"Inszlnln yaqamrndaki ozel konurnu, kiqinin planlarrna uyerczrk bigirnde qekillendirilebilir," diye rsrarla yineledi, don Juan. "Rtiya gtirticiiler yapar bunu. Qrlgrn bi hayal mi? Ashnda degil; kendimiz hakkrnda ne denli az $ey bildifimizi hesaba katarsan." Bir o$retnlen olarak ilgi alanurrn, beni yarsam ve canh olma gibi sorunlara iyice daldrnnak oldufunu soyledi; burada soztinii etti$i, biyolojik giiElerin sonucu olarak yagam ile, bir algrlama somnu olarerk ya$am ztrarsrndaki farkhhk gibi konulardr. "Birinin yaqarndaki konumunu qekillendimrekten sciz ettikleri znman, biiyi-ici.ilerin anlatmak istedifi carrh ohna bilincinirr ;ekillendirilmesidir," diye agrklacL. "Bu bilinci ;ekillendirme yoluyla erke bedenimize ularsrp, onu tutabilecek kadar erke kazirntrrz, ve bununla cla ya$arnrmrzrn ti.inr yon ve sonuglarrna ke-

sinlikle gekil verebiliriz." Don Juan, riiya gonne hakkrndaki konuqlnarnrzir son verirken, baua anlatttklannr sadece dtiEtinrnekle kalmurnanr; aksine, devitmh yineleme yoluyla fikirlerini bir ya$arn biEinri haline getirnrerni 6gt"itledi. Yirrsantrmrzcla yeni olan her ;eyin, cirrre!in bana o$retmekte oldufr"r bi.iytictilerin kavrarnlannrn, biz bu bilgiye kendirnizi aEana kadar, bitkin cli.iqi"irene clek yinelenrnesi gerektilini iddia ediyorclu. Bize gtinclelik diinyamrzcla i;lev gornreyi o[r'eten atalnrrmrzrn toplumsalIa;rnayr ofretirken kuIlandrklan yontemin de yinelerne oldr"rfunit iqaret etrniqti. Riiya gorme nygularnalanrnr siircliircliikqe, hern r.rykr.rya dalmantn tarn bilincine vanlter yetisini, hern cle bir rtiyada kendi arzurnla durup, o ri.iyanrrr igeri[inclen herhangi bir qeyi inceleme yetisini keuandun. Bu deneyimler, benirn iEin nrucizeye ersti. Don Juan, rtiyalaruruz Lizerindeki clenetiminrizi srkrlaqtrrdrkEa, riiya gorme dikkatimiz Lizerincleki etkinli[imizi cle arttrrmt; olttcafrrnrzr belirtnriqti. Rtiya gonne clikkatinirr, EalrrlcLfr ziunan, kendisine bir anrag verildifinde sahnecle belirdifini sdylemekte haklrydr. Onun salrneye Erkrqr bildifirniz anliunda gergek bir stireE de[ildi: nihai bir sonuE getiren stirekli bir iqlemler dizgesi, ya da bir eylernler ve iElevler serisiycli. Dllra Eok, bir uyant;tt bu. Uyuyan bir qey, aniclen iglevsel olrnaktaycil.

3
ikinci Rtiya Gtirme
KaPrsr

sonLlE' Liya gonne uygulamalartnl yoluyla vardtErnt Ulfirii bir nokiayr vurgulamak igin, rliya gorme ofreticisinin bir yonerge slntezi olugturmasl gerekli$iydi. Asl'da don Juanir. ilk gorevi'rde benden istecli[i,.r[i-i riiya gorlue clikkatint Vr,r,-,.f*i ayrrnhlara odaf,lanarak varmark iEin onciil olarnk, illiqi""oi,*ekti. Bu sonuca iyt uyu dalqrn farkrnda olmn f-ikrini kullitutyorclu' farbu iqin piif noktasr quyclu; uykuya da'qr*

iiro !or"

44

RUYA CORME SANATI

ircinci RUYn cOnue KAPISI

45

krnda olmayr baqannak iEin tek yol, ki;inin rtiyasrndaki ayrrntrleur incelernesiydi. Uygularnalanma baqlar baqlamaz, riiyzr gonne dikkati tizerinde Eerh;manrn riiya gorme konusundn temel nokta oldufunu anlzrdrm. Bununla birlikte, insanrn riiya diizeyinde bilinElilik konusunda kendini elitebihnesi olanaksrz gortintiyordu. Don Juan boyle bir e$itimin etkin o$esinin serbrr oldufurru soyledi; ona gcire, zihin ve onun btittin savunlna mekanizmalannrn higbiri sabrrla bars edemezdi. Eninde sonundzr, diyorclu, bu garprqmada zihnin engelleri yrkrlrr ve rtiyzr gomre dikkati filiz verir. Riiya gorme dikkatirni rtiyalanmdaki aynntrlarda odaklanra ve tutabilme uygularnalan yapiu'ken oyle ozel ve olafantistti bir dzgtiven duyrnaya baqladnn ki, don Juan'dan bunu yorumlamasrnr istedim. "ikinci clikkate giriqin salta bu giiven duygusunll veriyor," dedi. "Bu senin daha dafazlzr akh baqurcla ohnanr gerektiriyor. Yava; ilerle; ama durmer, ve hepsinden onemlisi, bunun hakkrnda konu;ma. Sadece yap!" Bana daha rince anlatrnrq oldufiu bir r;eyin, uygulamalanm stirecinde dofrulanrnrq oldu[unu soyledim ona; riiyadaki her $eye krsa baku;lar atrldrfrnda, imgeler ciafrhnryordu. irsin zor yilllrnln, rtiyalanmrzr bilinEli dikkatimize ta;rmamrzr onleyen ana engeli yrkmak oldulunu da belirttirn. Don Juan'dan banir bu konudzki fikrini aErklamasul istedirn, giinkii igtenlikte inanryordum ki bu engel bizim riiyalan gdz ardr etmeye prim veren toplumsalhfunrzrn yarattrlr bir olguydu. "Bu engelde toplurnsalhktan fazlasr vetr," diye yanrt verdi. "O, rtiya gormeye agrlan ilk kapr. $imdi artrk bunun tistesinden geldi$ine gcire, kendi irademizle durup riiyalanmrzdaki aynntrlara dikkatirnizi yoneltememek sana erptalca geliyor. Burada hatahsu-r. Rtiya gcinneye agrlan ilk kapurrn evrendeki erke akrqryla ilgisi var. O, do$al bi engel." Don Juan ondarn sonra rtiya gorme hakkrnda sadece ikinci dikkatte ve uygun gcirdtifii zamanlarda konr"rEmamlz konusunda beni ikna etti. Bu arada uygulamalerrrrnr stirdtirnrem korrusunda beni yiireklendirdi ve bana kan;rnayaca$rna sciz vercli. R{iyalanmr kurmada ustahk kazandrkEa, qok onemli olduklan-

nr sandrlrm bazr duygulart tekrztr tekrarr ya$amaya baqladrm; uykuya clalarken hissetti!irn bir hendefe yuvarlanma duyguslt blnlarclan biriydi. Don Juan bunl'rrn anlarmstz duygglar oldr-rkaydetmeme funu higbir zaman soylemedi ve onlart notlartma qimdi anltyorum' izin vercli. Ona ne clenli gtiliing gortindtifiirni-i Bugiin ben rtiya gormeyi ofiretiyor olsaydtm, bu konuda kesinlikie cesaret i<rricr clavranrclm. Don Juan yalntzcit benimle clalga geEiyorclu; gizli bir rnanyak oldr-rfumY,. kendimi fazla OnJm*Emeye karqisavaqtr[rmr iddia ederken bir yandan da titizlikle "Rtiyalalm" itcllnr verdifirn aqrrr kiqisel bir giince tuttufumu soyliiyorclu. Rtiya gorme clikkatimizi toplurnsallrk cenderesinden kurtatmak iEin geteken erkenin, zaten var olztn erkernizi yeniden cltizellemekle agrfa Erktrfrnt don Juau her firsatta belirtiyordu. Bunclan claha Oogiu bir g"y olarnazdr. Riiya gorrne dikkatipin ortityit gtktqr, hayatrmrzr yeniden gozden geEinnemizitr dolay,r, ionl.uyAu. bon Juan'rn declipi gibi, erke ytikseltimi igin herhangi bir drq kayna[a fiqimizi takamayacaftmtzzt gore, var olan erfemizi, nutaUiteiefimiz her yolla ye'iden diizenlernekten baqka grkrqtmrz Yoktu.

Don Juan rsrarli belirtiyorclu ki, biiyiictiniin yolu, yeniclen

dtizenlecli[imiz erkenin clir;lilerini stirekli ya[larnaktan geqer; ve btiyiiciiniin yollartntn en etkilisi "kendine fazlit onem vermenin listesinden gelmek"tir. Bunun biiytici.ilerin yaptrfr her qeycle vazgegilmez unsur oldulundttn emindi; bu yiizden biittin lgrenciletinin bunu baqarmasr igin yol gostermeye biiytik oirem veriyorclu. Ker-rdine fazla onem vermenin, sadece biiyiiciilerin clelil, ttirn insanhfrn baq diiqrnanr oldufu kantstndaydt' Don iuan'rn savr, erkemizin Eofunun onemimizi ayakta tutmak iqin harcanchfr icli. Bunun en aqrk kanrtt; kenclimizi gostennet, takdir, sevgi ve kabul gormek kouusundaki sollstlz fnyg,*rrcL. E[er bu orrern duygurnr-rzun bira,zuu kaybetrneyi belJrebilsek, iki ola[aniistti qey gerqekleqecekti. Birincisi, erkemizi bi"iyiikltik kurnntumuzu stirdtinneye harcamaktan kurtulacak; ve ikinci olarak da evreuin gerEek btiyiikliiftine kt.sa bir bakrq yikalarnak iEin ikinci clikkate girebilecek kadar erke sallamrq olacaktrk.

nUyn cOnME SANATI


Riiya gorne clikkatimi istedifim her qeyir-r iisttjnde oclaklayabihnek iki yrlrrndan fazlasrnr aldr. Ve oyle ustala;trnr ki, bunu btitiin omrijmce yapmrg gibiydim. En i.irktiti.icti olan quyclu; bu yetenefe sahip olmadr$rm zamanlarr aklrma getirerniyor-

iriNci

nUYn cOnvE KAPlsl

47

dum bile. Oysit bunu bir olasrhk olarak diiqiinrnenin bile ne denli gtig oldufunu anrmsayabiliyordum. Bana oyle geliyordu ki, ki;inin rtiyasrndakileri inceleyebihne yetisi benligimizin dofal yaplsrnln bir tirtinti olmahydr; ornefin yiiriinre yetenefimiz gibi. Fiziksel agrdan yaln:zca bir qekilde ytiri.imeye uygLrnuz; iki ayak iizerinde, oysa ytirtimeyi ofrenrnenriz son clerece btiytik bir gaba gerektiriyor. Riiyamdaki aynntrlara bakrqlar atabihne yeterrelirn, kendime bu konuda yaptr[rm stirekli zrnrmsatrnalarrn rsrarcl cLrctn ile baflantrh geligiyorclu. Takrntrya e[ilirnli kiqilifimin bilincindeydim; emcak rtiyalannrda bu ozellifim gok bi"iyi"ik olEticle arttyordu. Bu o denli rahatsrz edici olmaya baqladr ki, saclece kendi soylenmelerime iqerlenrekle kalrr-raclrrn, aynl zr-unancla bunun sadece benim takrntrm mr, yokszr baqka bir qey rni olclu[unu sorgulamaya baEladrm. Akhmr kagrrdr$rrnr bile clti;iinmeye baqlamrqtun. "Riiyalanmda hiE dunnadan kendirnle konuquyi)rLlr-n, Eevreme bakmayr kendime anrmsatryorurn," cledim, don Jnan'a. Riiya gorme hakkmda sadece konuyu o aEtrfrncla konuqaca$tmrza iliqkin iurlagmamrza bagtan beri uymuqtunr. Ne vur ki, bu acil bir durumdu. "Sen de[il de, baqka biri konu$uyormuq gibi geliyor r]lu'?" diye sordu. "Dtiqtintince, evet. Kendirrt gibi ses venniyorurn, o anlarda."

bacluydgfum btiylik rahatstzltk sonucu bunu unutmadttn ve antnda kesilcli ve bir claha frrclrrn] "Kes qunu!" cliye. Soylenme hig tekrarlanmitdt. "Her rtiya gorticti bu cleneyirni yaEar.n1l'1" diye sordutn, clon Juan'tl, onu bir sonraktkez gordtifiimde' "Bazllitrt yztqelr," diye yanrtlztdt, ilgisizce' Btittin bunlann ne kaclar cla garip oldu$u konttsunclit attp "Riiya gotmetlltmaya ba;laclun. Soziimii kesti ve qoyle dedi, nin ikinci kaprsrnclan ginneye artrk haztrstn'" igin Ona claha once so-ramacltftm soruletra yarut alabihnek yaEadrbu ftrsatt kullancLm. Banit ilk kez riiya gordtirdtiftinde en ba$taydr. Kendi rtiyalartrntn ayrtnttfrm cleneyim zihnirncle koiorrn, hep sonuna kaclar inceledifitlli, ama netlik ve detay yaktntna bile varamadr[nnr soylenusuncla ilk deneyirnimin

"O zztman sen defilsindir. Bunu agrklarnanrn herr[iz zarnant defil. Ama Eoyle diyelim; bu dtinyada yalnrz de$iliz. Rtiya goriictiler iEin baqka diinyalar var; eksiksiz cltinyular. Bu barska dtinyalardan bazen erke sahibi varhklar gelir bize. Bi clahaki sefer rtiyanda kendi kendine soylendi[ini duycluluncla, iyice ofkelen ve bi komut haykrr. Kes qunu! de." Yeni bir miicadele alanrna girdim: riiyalannrda o kornutn ba[rrrnayr unutmamak. Sanrnrn kencli soylenmenri iqitnrekten

dim don Juan'a. "Ne clenli diiqiiniirseln," declim, "o denli ilginE hale gelive qeyor. O rtiyaclaki irisanla' izlerken, unutulmazbtr korku kitt"t yoqnittt"t. O cluygu neydi, don Juztn'?" "Fikrimce, sepinlrke beclenin o yerin yitbanct erkesine tave tepki krlcfi ve hayatrntn olitytnr yarladr. Dofal olarak korktun gosterdin; yoqo*rndailk kei yabancr bir erke gozlemliyordun' a "Eski go$ utiytictileri gibi clavranmaya efilimin vztr. Ftrsttgidiyor' trnr bulclugun ancla, birleqim noktant koyuveliyorsun, uzafa kaydr. SonuE olaritk, esO sefer biilleqirn noktan epeyce ki Ea[ btiytictileri gibi, Uitdigimiz cli.inyanrn tjtesine yolculuk yupt,i. Son kerte gergek, ama tehlikeli bi yolculuk." -anl amtnl kencli i I g irn do[rultu sunda dolandrctimlelerin in rarak sorclum, "O kent etcitbzt ba;ka bir gezegende miydi'/" "Ri-iya gormeyi, bilclifin yti.lo bildifini serndt[tn Eeylerle gittifin agrklayamazsln," iecti. "SItntt btittin soyleyebilecefirn, kentin bu cltinyada olmadt[tdtr'"
"NeredeYdi, oYleYse'? " "Br-r cltinynn,,-t cliqrncia, elbette. O clenli ahmak defilsin' sokan, bu di'inFeu,ktnit vardrfrn ilk qeycti o. Seni ktstr dor-rgiiye yanln chqrnclaki bi qeyi imgeleyernemen,.. ' "Ba,-cltinyanrn cltEt neresi, don Jutttt'?" "[nAn bzrna, biiytictiltiftin ep olEtistiz ozellifi, bu dtinyantn

RUYA GORME SANATI

irciruci nt.tvn GORME KAPlsl

o biEirnlenrnedir. Omefin, sen benirn cle aynr qeyleri gordiiftirni.i varsaydtn. Bunun kanrtr qu ki hiEbi ziuliltl banar ne gordi-i$iirnti sormadrn. Sen, yahrrzca sen, bi kent ve o kentteki insanlarr gordiin" Ben o ttirden hiEbi qey gonneclinr.
drErnda oluqan

Ben erke gordiim. Yani br"r dtinyanrn drgr, sadece senir-r iEin, bu durumda, bi kentti." "Ama oyleyse, don Juan, o gergek bir kent clefilcli. O saclece bende, beninr zihnimde vau oldu." "Hayrr. Durum bu de[il. $imdi de i.istiin bi qeyi srraclan bi $eye indirgernek istiyorslur. Bunu yapamazsrn. o yolculuk gergekti. Sen bi kent gordi-in. Bense er*e gorcltirn. Higbirimiz dofru ya da yanlrq de$iliz." "Sen o qeylerin gergek oldu[unu soyleyince benim akhrn kangmaya baqhyor. GerEek bir yere vardr[rr-nrzr soylerniqtiu, daha cince. Arna, e$er gerEek idiyse; nasrl iki ayn aqrklilmamrz olabilir'?" "Qok basit. iki ayn aErklamamlz var, giinki-i o ancla iki farkh tekdtizelik ve bileqiktik oranrna sahiprik. BLr iki niteli[in algrlamanrn anahtan oldu[unu sana agrklamlqtlm." "O ozel kente geri gidebilir rniyim, dersin?" "$imdi beni krstrrdrn iqte. Bilmiyorum. Ya cla belki biliyorum da aErklayarnryorLrm. Ya da belki aErklayabilirim de yaprnak isterniyorum. Bekleyip clo[rusunu kenclin bulmak zomndttsln."

meln. Benim senclen istecti[im, rtiya bittiEi zarlan do$al olarak Llyitnmalt; atna rtiyancltt, bi baqka rtiyantn iEinde uyandr$tnr giirnten." Riiya kurma ile ilgili ilk konr-rEmamtzdit ona sordufum soruyu yiireler bulcltrm kenclimi. "Ama bunu yaprnak mtimkiin
rnu

Don Juan besbelli kaf'asrzhfrma takrldr ve giilerek daha onceki yantttnt yineledi. "Elbette rni.imktin. Bu denetimin, giinItik yaqintrmrzrn herhangi bi olayr tizerindeki denetimirnizden rr bi tarklrhfr yok. Hrzlti stktnttmtn iistesinden geldim ve yeni sorular sormaya hazrrlitncltm, ama don Juan benden once davrandt ve ikinci itiyu gdlme karptstntt't yonlerini agrklatmaya giriqti ki, br.r beni
daha da huzursuz etti.

"ikinci kapr ile ilgili bi sorun vilr," dedi. Bu sorttn ciddi

Daha fazlzr tartrqmayr reddetti. "Hadi iEirnize bakahm," cledi. "Bi ri-iyunur iginde bir baqka ri"iyaya uyandrlrn zaman, ikinci ri.iya gonne kaprsrna ulaqrlrq olursun. Istedi$in kadar, ya da giictintin yetti$i kaclar riiya gorebilirsin, amil yeterli denetirn konusunda Ealrqrnah ve bilcligimiz diinyada uyanmzrmahsrn. " Panikle sarsrldrm. "Higbir zirrrlan bu cliinyacla uyarnmarnam gerektifini mi soyliiyorsun'/" diye sordum. "Heryrr, onu demek isternedirn. Arna Eimcli buna i;aret ettifine gore, bunun da bi seEenek oldu[unu belirtrnek zorunclayrm. Eski gag btiytictileri yaparlarcL bunu; hiEbi zaman bilcligim iz diinyada u yanm itzlardr. B enirn zzrm an unrn bi"i yi"ictil erinclen de yapanlar olmuqtur. Bu kesinlikle yaprlabilir; arla ben oner-

olabilir, kiEinin karakterincleki e$ilimlere ba$lr olarak. Nesnelere ve cluiunrlara sfttcer yaprErnak gibi bi di-ir;ktinliife rneylirniz varsa, hnpt yuttuk demektir." "Ne yonden, don Juan'?" "Dijqiin, bi an. Rtiyalannrn igerilini incelemenin verdifi srra cltqt keyfi yaqachn. Kendini bi riiyadan otekine geEetten, trer qeyi izleyip her detayr incelerken hayal et. Insetntn ciltirnci-il cterintit<tere clilaca[rnr anlamark Eok kolay. Ozellikle de dtiqktinliik gosteriYorsa. " "BJhen yri ,tu beyin buna dofal olarak son veffnez m1!" "Do[al bi uyurntt clurumu ise, yarni norttlarlse, evet. Ama bu nonlal bi clurum cle[il. Bu, rliya gorme. Bi rtiya goriici-i birinci kapryr geEerken zaten erke beclenine ulagmrE oluyor. Bciylece, bi ttiyiOin otekine atlayarak geEen, asltndit erke bedeni." "Btittin bunlann anlantt ne, don Juan?" "Bunlarnn anlermr qu: ikirrci kaprdan gegerken riiya gonne clikkatin tizerincle clahzr btiyi.ik ve ciddi bi denetim kunnaltstn; rtiya goriictiler igin tek etnniyet supabt budttt'." "Neclir bu emniYet suPabt?" "Rtiytt gonnenin gerqek atlnaclnln erke bedenini rntikernmelleqtinnek olclufunu kendi baqtna o[reneceksin. Kusursuz bi erke becleninin, elbette baqka qeylerle birlikte, rtiya gorme

RUYA GORME SANATI


lt

irciNci nuYn coRME

KAPlsl

l1

il,

rlli

tiili

dikkati iizerinde oyle bi denetimi vardrr ki, gerektifi arr onu durdurabilir. Rtiya gortictilerin sahip olduklarr emniyet supabr budur'. Ne denli dtiqktinltik gosterseler de, belirli bi zanranda rtiya gcirme dikkatleri onlan ytizeye Elkaracaktrr." Yeni bir rtiya araqtrnnusryla tekrar en barstan barsladrnr. Bu seferki amag daha da ele gegntez ttirdencli ve zorluklarr da daha btiyiiktti. Aynr ilk gorevirnde oldufu gibi, nereden ba;lamaffr gerektifini Erkaramryordnrn. Bu sef'erki uygulanranrn pek ttrzltr yaran olmayacagr gibi heves krncr bir kuqkuya kaprlmrqtrm. Sayrsrz bagnnsrzhklardan sonra pes ettirn ve rtiyalarnnclaaynntrleua dikkatirni odaklarnakla ilgili galrqmalanma geri dcindiim. Kusurlanmr kabullenmek bana destek venniq gibiydi, ve dikkatimi sabit tutabilrnekte daha da ustalaqrnlqtrm. Bir yrl hiE degiqiklik olrnarksrzrn geEti. Sonra bir gi.in, bir qeyler deliqiverdi. Riiyamda bir pencerederr bakryor ve dr;ar-

yuvarlak, yer;il tepelarclu birtakrnr cla$lar, ve clahir yakrnlarcla

me;esi olchrpttnu ler gdrcltim. Tepeieri' iizeri'cle, Kaliforniya ,,u.,fi,g,,r-, aEaE kiirneleri varclt. Yer;il t9pe.le3'.trtralttrclan EekilmeOrrlarrn Siyi arzu ettirn, irma beni geken '.,r,,ktnki claplar olclu'
Lrralar olclu[undatr etn itrdiur'

*iili

ki

tizerilde terk etBi,ittin Ltiya !o''e erketl, betti o cla$larrp qekildinl' ti. Ama bu olmaEirn cirtce, oraclaki her;ey t^ralinclan yeti*e gdre, gerqekten Rtiyn,-,-,, riiya utrr",,it tnr-t EiLtt- Algtla'la afaqlara, rna[aralaSierralarcla iclirn; ve hencleklere, kayalara, arttk dikkatinri higril zLllt yapryolclnnt. Tlim gayfetinl ititenip kaln.yatra clek' clik yat-ir l.viit iirlri,-,,t" oclaklay*irc:rk gtici1m Dcnetirnir'i yitir.raqlarla zirveler arasrnd* clolairp clurclunr.

Li,
I

itll[
i

l,i

lili
i

,i

li

i.lit

il

'

1l

il{

daki manzaradan bir aynntr yakalayabilir ntiyirn diye ufraqlyordum ki, kulaklanmdaki bir vrzrltr iie ortaya Erkan yelirnsi bir gtig beni pencereden drqarr gekiverdi. Qekilnrernclen hernelr 6nce, dikkatirni uzaklarclaki garip bir ltesne qekrniEti. Bir traktcire benziyordu. Bir an sonra, kenclirni oltun yanrrrcl:r, clnu incelerken buldum. Rtiyada oldufumun tamamryla bilincindeydirn. Baktrfrm pencereyi bulabilecek nriyim diye Eevreute baklnchn-r. Krrda, bir giftlik ffrurnzarasr iEindeydinr. Gori"iniirde hig birra yoktu. Bunun tizerinde dtigiinrnek istedim. Ama etrafta terk edilrniq gibi yayrhnrq duran bir stirti arag, bi"iti.in clikkatirni tizerine qekti. Bigme makineleri, traktorler, biEerdrjverler, pulluklar, hArttran rnakineleri gordtim. O clerrli Eoktular ki, asrl ri-iyarnr unuttum. Sonra gevrecleki gortintiiyti izleyerek yerirne alrqrnaya karar verdinr. Uzakta reklarn panosuna benzeyen bir Eey ile Eevresinde birkag telefon dire[i vardr. Dikkatimi panonun tizerinde odakladr[rm anda kendirni onun yanr baqrnda buldum. Panonun gelik yaprsr beni irkiltti. Korkutucuydn. Panonun tizerinde bir bina resmi vardr. Yazrlan okudum; bir rnotel ilanrydr bu. Oregon ya da kuzey Kalitbrniya'da bulundulumclan tuhaf bir qekilde enrindirn. Qevremde baigka geyler vzlr rnr diye bakrndrm. Qok uzak-

kayolcluf'ntu Sissecliyorclur'. b,, t,rt-,,tt-tda tii't giirii'tti 'rekte ve saclece karanltk kalch' bcllclu ".-'--iiit Juan, ri"iyai,rci ri.iya gdr*re kaptstn. ulitqttn," decli, don gerekeu, ollu geqtnr opa lllattrlgricl1. Bupcian sonra yilpmall disiplirrli bi ,r.,"[. itir.f f.;p'Vt geEnrek, Eok ciclcli bi iqtir; Eok
qaba gerektirir." inrdetr ertrin Bcn in'r igin tasarlaclIr gorevi tittrlaurlityabildif uyarlarllatnt;ttnr' Bu clefilclinr; gi-i'ki.i aslr'cla Uii Ualtc. ri.iyacla kairr;rklr gt sorcltttn, clon JuAn'it' ,,Hata be'irncli," clecli. "Sanit kiqi'in bi baqka ri-iyada tly.anve ptasr gerektifipi sdyleclittr; ittna arllirtmak istedifirn' dtizenli

senin yapln* olclukusursuz bigirncle iiiyalarr cloniirsttillekti; fun gibi.

dofruca zal,a' yitirAin. Bu kez; komutla'r izlerneye bo; verip,

"Ilkkaprcla,ozellikleellerinigormeyeqahqara5Eqkfazla

,o,t'-,.u gittirr: bi baqka rtiyacla uyanmityit'" igin iki yol Don Juan, ikinci riiytr gonne kaptstt-tt geqmek baEka riiyada uyilllbulunclu[u'ru ,oylecli. Bu'i-arclan biri, bir ve bu rtiyadau rnakrr; yani rtiyanrn iEincle rtiya gortilclti[tinii ayrrntrlart uya.rlcl[,n, g6r*ekti. obi1r seEenek ise, riiyadirkiyapmrq olbeni'r kullanaraf. Uuqf.o bir riiya ba;lairnaktt; atynt du[um gibi.
lanra yapmama izin'verdi. Ve ben t.ntmlitmri;

DonJuan,lrepyaptrfrgibi,kerrclisihiEkarrqtrladitn.Llyguoldufu iki seEe-

ne$icleyagayarakclofrulamrqolclum.YaiEindebirbar;kartiya

I'iri

lilil

52

RUyn cOnME SANATI

iriNci

RUvn cOnn,te KAPISI

53

'lltLl

,ll

Iili

ir

'll
ir

ll

]'

,il

iii
i,rll

l;r'

drsrm.bir bagka'nu zumlaylrak yaptim uun,r. ya da ikinci se_ gene$i' cinemsiz bir geqitlemesi'e gir.ti*, uir rtiyanrn herhan_ gi bir ay'ntrsrna gciztimti criktim, n'"rr-t. f"r.ir ,r"gigtir.ene dek bakrgunr srirdtircltim,. yg biEim cle[igtirclilin,r" vrzrlclayan bir iginden yeni bir riiyaya g"tii ueii. yarnrz .sircla.bp tig y.i,r., hangisini izleyece[ime iligkin cincecren k.r,r armayr rriEbir za_ man becerenredim. uyg'ramala'm cra her zaman clikkatirni yitirmemle, yz.r da sonun,r,, yu Llyanmam, ya cra k,ranhk, derin bir uykuya dalmamla son buluyordu. . Yygulgrmala'm her bakrmdan crtizgtin gicriyorcru. Tek rahatsrzh[rm, 6zel bir engel; gittikge urtoiUl,iif.f if.fo yuqu,f,gi_ korku ve r'hatsrzlk criygtisuycrir. Bunun dehqetli i;; ,i;;_ kanhklarrmla ya cra o gtinlercr. aon Juan,rn .g1t1nri*i" ti,.;;_ gnsr olarak bana verdili bol miktarcraki ,u',iirnn,ilncr bitkirer ile ilintili olclugunu cltiqtinerek, bu cluygr,y,i gti, arcl ermeye gahqlryordum. Ama bu furkiinti.iler iiyle ,,riri.i olmaya baqlacfu ki, don Juzrn'rn cifiicriinti isternek zoruncra karchm. "Arilk btiytictilerin ilminin en tehrikeri boltimrine girclin,', diye baqladr. "T!rm bl.clehget; gerEek bi karabasan. Seninle eg_ lenebilir ve o ktp:tli. ussalrr$rnrn hatr'na bu orasrhfrn scjzi.i_ nii etmiyorum, diyebirircrim, euna bunu yupu,nu,r. Her biiytici.i bununla ytz yize germek zorundacr,, iqii. iliu-nou, korkarrm, teh I ikeye bah klarna atladrlr nr crii ti'ebi i is in.'. . .?on.ly.on gok cidcli bii tavrrlzi .rgrklamaya giriqti ki; yaqam ve bili'glilik, cizellikle erke mzrclclesi olari k, ,r,i.." organizma_ mi.ilkiyerincle de$ilcrir. Btiyticrilerin bu criinyacra l.otrn croraqa' iki tiir.b.ilingli varhk gl;rrttiktorini, orgirnik ve organik olmay^n bu varhklann birbirleriyle kryasla'cLiil:*rnda, iti*inin cle hayal edilebilecek her aErclan evr"nin erke lifleriylekuqatrlmrq rErltrIr ktitleler oldukla'nrn .r;drzr tctiigiinii sciyrecri. Bunl,r bigirnleri ve parlakhk dereceleri aE rs r ndan birbirlo-inclen r-*r. r, yair .ik olmayan varhklaiuzur, fflurn bigi'rincl. u. donuk;ar. orya_ orga'ik y1t1lo'ry ise yuvnllak ye gok craha parraktr. Don Juan,zr gcire, briyiictilerin gii,dii,,gri bir bigka kaycta clelerr,,rtt,t,t quyclu; or_ ga'ik varhkla'n ya$amr ve bili'giirigi kisa cirntirriiycrti; giinkri
rs

gcirtip bundan da uyanchlrmr, gcirctii[tim ri.iyalarla, ya cla riiya gcirme dikkatimi, ulaqabilcligim bir iry''t,ct.n kolay ulaqama_

onlatr telaqh yaratrlmtqlardt, oysa organik olmayetn varlftlann yaqamlan sonsllz uzunluktaydt, ve bilingleri stntrsrz dinginlikte ve gok daha derindi. "Biiytictiler onlarla etkilegimde bulunma konusunda hiEbi sorun yagamazlar," diye davam etti, don Juan. "Organik olmayan varhklar etkiler;im iqin en cttn altct ozellifie sahiptirler; bi

linglili$e."
"Amar bu organik olmayan varltklar gergekten yaqar tnt'? Senin ve benim ya;adrgunrz gibi?" diye sordum.

"Elbette yitqarlar," diye yanrtladr. "Initlt bittttt, btiyiici,iler gok akrlh yaratrklardtr, higbi qart altrnda zihnin sapkrnhklanyla oynayrp onlarr gergek silnmazlilr." "Neden onlann canh oldu$unu soyltiyorsun'?" "Bi,iyiiciiler igin, ya$am sahibi olmak; bilince sahip olmak dernektir. Organik olsun, olntztsut, ontinde durdr.rfu btiytictiye algr yetisine sahip oldufunu gosteren bi birleqim noktaslnil ve onu EepeEevre sa.ram parlak bi bilinglilik halkastna sahip ohnetk dernektir. Algr, biiyiiciiler iEin, canlt olmantn on koquludur." "Oyleyse, organik olmayam varhklar oltirler de. Bu dofiru mu don JLlitn'/" "Dofal olarak. Algr yetilerini trpkr bizirn gibi yitirirler, yalnrz onlarrn bilingliliklerinin siiresi akla durgunluk vericiclir. " " B u varhklar biiytictilere gortintirler tn i ? " "Onlar hakkrnda neyin ne oldufunu anlatmak Eok zor. $oyle soyleyelim; o varlrklar bizim titrzfimtzdan baqtan Etkarthrlar, ya da daha iyisi, bizimle etkilegime zorlantrlar, diyelitn." .Don Juan beni dikkatle inceledi. "Bunlartn higbirini anlamrq degilsin," dedi, kararlt bir ses tonuyla. "Bnnu mantr$rmla agrklamam nerdeyse olanttkstz," dedim. "Bu konunun mzrntrfrnr ttiketecefi konusundat seni Llyarmrqtrm. Boyle zamanlarda yaprlacak qey, yarglnl askrya almitk ve iqleri oluruna brrakmaktrr; yani btrak, organik olmayan varhklar sana gelsinler." "Sen ciddi rnisin, don Juan'?" "Oltimtine cictcl[yim. Bu varhklarl a zor olan, onlartn algrslnur bizinrkine oranla Eok afrr olmastdtr. Bi bi"iyi-ictiniin, orga-

.54

RUYA CORME SANATI

IKINCI RUYA GORME KAPISI

55

rnrdrr'?"

nik olrn*y:rn varlrkra'n gergekrigini tesrirn etr'esi yrilar arrr. Bu nedetrle sabrrh oltrp t et<lernet< uygLur olur. Enipcle sopurrclir ortaya Erkarlar. Arna serrin ya cla benirn ortaya grk^cafrrnrz gi_ bi de[il. onla'n kerrclileri'l ranrtr,a yolu Eok rizelclir.,, "Btiyiici.iler onlarr nasrl bagtan gik,r.,ri Bir ycintenrleri var

"Eh, elbette ki gece ya.sl yol ort.sr'cra du*rp titreyen bi sesle onlarr gafr''rerzrar, crernek istecrifin buysa.,, "Ne yaparlar ciyleyse,/" "onlA' rtiyala'rncra ka'dr'rrrar. Decri[im gibi, buracra kastedilen bu.;ta' Erkannaktan firzla bi qey; ityu ec,linriyle, bi-iyficiiler bu varrrklan kencrileri ire iietiqim !orn.," i,,r,rr,,yu ,oriur.lilr." "Riiyu gorrne eclirniyle n.srl zorlarl.r ki or.rl^',/,, "Rtiya gcirnrek, di.i;rercle yer cle$iltiren birleqipr noktlsrpr . yerri konurnunda tutnraya yutr,r. B, "ecii,n, ayrrt eclilebilir nite_ 1{r" bir erke ytikti 'gr!a gikur,r, bu cra onr.ri' crikkati'i geker. olt.daki yernin balrgr qekr'esi gibi, her'e. persi'e ,ruq.rrl, iiil iki ri-iya gdlrne kapr.sui. ul.qrp g.g",i biiyrictirer, o vilr_ ''la' hkla'r yernler ve ortay. grk'iriya urecbur ccrer.rer. "lki kaprnr.rr iEincl.en gegerck, orrrar:r clavetini birclirrniq ol. dun. $irncli, onlarclan lri irrartt beklenrerisirr.,, "Bu iqaret ne olabilir, clon Juan,?" "Bi tanesinin meyclana grkmasr ol:rbilir; heni.iz bunun igirr gok erken gortinse cle. Btrtra sorarsiln, onlann iqareti ancak r[iyalannda yolu'a grkrnal.' or.cak. su'rnr' bJgi.inlcrcle yarsa_ drfn korku sarsrntrrannrn rrazrrnsrzrrkra fil:ur irgl.si yok; birni.r organik ol nr ayaur viur rkr arr n sana gcincrercr i[i erie sars n [r an.,, "Ne yatplnalryrrrt'1" "Beklentilerin i tArtrnalrsln. " Ne clemek istecli$ini anlayamarnrqtrnr, o zanran clikkatle zrgr klamaya giri gti heurci's lerimizle u" otri.i1. orga. i k varl k I ar_ ; la etkileqinr iEindeyken nomral beklentinriz, clavetirnize lrernerr karqrhk gcinnektir. oysa organik olmayun'varlrklar ile etkite_ qinrde, bunlar bizclen .n rn,i, enger-firrkrr bir hrzcra crevi'err erke-ile ayrrl rn rl olcluklan igin, bi.iyi.ictiler beklenti ler.in i tartnralt ve davetlerinin kabuli.i ne clenli uzun zarniln alrrsa alsrn,
r r r

taleplerini sii rdtirrnelidirler. "Yturi, don Juan, bu davetin ri.iya gonne uygr"rlamarlan ile ayrll fey olduluun mu soyli-iyorsun'1" "Evet. Ama nii"ikemmel bi sonlrE iEin, uygulamalanna bu varlrklara ulnqm:r niyetini de eklemelisin. Bi erk ve gtiven duygLrsll gonder onlara; bi giig, bi tarafsrzhk duygusu. Korku ve

rnaraz cluygularr gondennekten kesinlikle kagrn. Kendileri epeyce rlarazidirler zarten; onlara kendinir-rkini eklemek, en hafif' deyiqle, gereksizdir. " "Onlann biiyiictilere gortinme yollartnt tatn anlamadtnt, don Juan. Kendilerini bildirmek iqin kullandrklan ozel yol nedir'?"

"Bazen, giinli.ik yaqamda, tanl rjniimiizde kendilerini cisimlendiriverirler. Ama go$u zzrman, bedensel bi sarstntr, iliklerclen gelen bi i"irperti, onlann goriinmeyen varhklarrna irsaret
ecler."

"Rtiya gortirken nersrl olur, peki, don Juan'?" "Riiyada tarm tersini yaEanz. Bazen, sende oldu[u gibi, bi korku serrsrntrsr ile hissederiz onlan. Qo[u zatrrLu:, da, kendilerini tarn oniirntizde cisimlendirirler. Riiya gormede daha iqin baqlanndayken onlarla hig deneyimimiz bulunmadrfr igin, bizi olgtisiiz bi deh;ete ufratabilirler. Bu bizirn iEin gergek bi tehlikedir. Korku kanalr ile, bizi giindelik cltinyamrza ketdar izleyebilirler; bunun da bizim igin feci sonuglan olabilir." "Ne gibi, don Juan'?" "Korku yagamunrza yerleqir, ve bununla ufraqmak igin yabani hayvanlara dcineriz- Organik olmayan varhklar vebadan beter olabilir. Korku yoluyla insanr kolayhkla grfnndan Erka-

rabilirler." "Bliyticiiler bu varhklarler nasrl baqa grkar?" "Onlarrn araslna kanqrrlar. Onlan dostlara donti;tiirtirler. Birlikler kurarlar, ola[antistti arkadaqhklar yaratrrlar. Algrnrn baqrolti oynadrfr, engin giriqirnler diyorum ben bunlara. Biz sosyal varlftlanz. BilinElilifin er;lifini arelmermzrk elimizde degildir. "Organik varhklarla iken, iqin srrrr on la /au, korkmanr akhr. Ve bu en baqtan baqanlmahdrr. Kiqinin onlara gonclerece$i

56

RUYA CORME SANATI

iriNci nuvn

coRrrlE, KAPlsl

s7

niyet; erk ve te.slimiyet cluygusu igermeliclir. Bu niyetin igincle, kiqi gu mesajr kodlamahdrr: 'senclen korkmuyor,,,i. Beni gormgye gel. E$er gelirsen, serna kaprm agrk. Geirnek istemezien, yoklufiunu hissedece$im.' Bciyle bi mesaiclan ciyle meraklanrrlar ki, kesinlikle gelirler." "Niye gelip beni bulmahlar, ya cla benim niye onlan irerlnerm gerekiyor?" - - "Riiya gcirtictiler, hoqlanna gitse de, gitmese cle, rtiyalannda baqka varhklarla iligki,kurma yollan aiarlar. Bu seni'Eok qaqrrtabilir, ama rtiya gori.ictiler kencliriklerinclen varhk giuptarr peri_lne dtiqerler, yani bu durumcla, organik olmayan u*l,k kilmelerj bulma gabasrndadrrlar. Hrrsla araqtrnrlar onlan." . -'Bu bana gok garip geliyor, clon Ju^n. Rijya gortici.iler neden bunu yapsrnlarO ki'?" "organik ohnayan varhklar bizim igin yeni bi qeyclir. ve bizirn ttirtimiizden birinin onlann Aleminin srnrrlanni geEmesi de onlar igin yeni bi qeydir. Buncran sonra akhnclan hig grkarmaman gereken qey riu; organik olmayan varhklar, rnilkemrnel bilinglilikleri ile rtiya goriictiler iizerinde gok biiytik bi gekinr oluqturur ve onlarr sozctiklerle tanrmlanzrmayu.nt cltinyalara kolayca aktarabilir. "Eski Ea$ biiyiiciileri kullanrrlardr onlan, ve onlara clost adrnr da onlar verdi. Birleqim noktasrnr yumurtanrn srnrrla' cLgrna Erkanp insanslz evrene girmeyi clostlan o$retti onlara. Bu nedenle, bi btiyiici.iyti aktardrkla' zaman, insanrn etkinlik alanrnln drqrndaki dtinyalara taqrrlar onLl." Konuqmaslnl dinledikEe garip korkular ve kuqkularla krvrandr$rmr hemen fark etti. "soprna kadar dindar bi adermsrn." Gtildti. "$eytanrn solu$unu ensende hissediyol'sun, qimdi. $ciyle cliigiin, ,:iiya gonneyi: miimktin oldu[una inandr[rmrzclin gok cl.rha f.ziasrir algrlamaktr, rtiya gcirmek. " uyanrk oldulum saatlerde, organik olmayan bilinEli varhklann gergekten var olup bhacti[r hakkrncla kafh yorlryor9rT. Ama rtiyala'mda, uyanrkken cruycrufi'm kaygriarrn pek fazlaetkisi olmuyordu. Fiziksel korku iumtnttlnnnrn artasr kesilmedi,; fakat ardrndan her zaman garip bir clinginlik duygusu

izliyordu, ve bu duygu beni denetirni altrna aldr$rnda sanki hig korkum yokmug gibi ilerleyebiliyordum. O zamanlar bana oyle geliyordu ki, riiya gonnede her hamle ile aniden, hig uyartlmakstztn karqrlaqtyordurn. Organik olmayan varltklann rliyalartmdzt ortaya Erkrgr da bir istisna degildi. Qocuklu$umdan antmsadt$rm bir sirk ile ilgili bir rliya gortirker-r gerEekleqti bu. Sahne Arizona daflarrndaki bir kasatbaya benziyordu. Don Jttatn'tn beni ikinci dikkate ilk soktr"r[r-rnda gtirmiiq oldu$um insanlitrt tekrar gorebilmeye iliqkin her zamanki belirsiz umudumla, gevrecleki kiqileri izlemeye baqlamrgtrrn.

Onlarr izlerken, rnide boqlufumda kuvvetli bir sinir kritmpr hissettirn; sanki bir yumruk yerniq gibiydim. Bu sarstntr dik-

katimi dafrttr ve insanlart, sirki ve Arizona'daki da[ kasabastnr gozden kaybettim. Onlartn yerinde, iki garip goriir-riiqlii cisim durmaktaydr. Inceydiler; enleri 30 santimden azdt, ama uzunclular; nercleyse 2 metre kaclar. lki devasa yer solucant gibi teperne dikihniq, betna bakryorlardr. Bir riiyanrn iginde olclufiumu biliyordutn, amet aynr zlr' mirndit gdrmcktc oldr-r$umu da biliyordum. Nonnal bilingliligirndeki gdt'mcyi oldufu kadar, ikinci dikkatirndeki girmcyi de don Juan'la tartrqmlqtrk. Bu deneyirni kerrdim bagaramamrq olsam da, dofrudan erke algrlama fikrini arrladtfrtnr diiqtintiyorclunt. O riiyada, o iki acayi.p cisme baketrken, inantltnazbtr ;eyin erke ciziin:j gdrclii{iimii kavratdtm. Qok sakin durdum. HiE krmrldzrmtyordum. Benim igin en ola$antistii olan, goriinttilerinin da[rlmarnast ya da baqka bir qeye doniigmemesiydi. Mutna benzeyen bigirnlerini bozulmaclan tutabiler-r iki varhktrlar. IElerindeki bir qey, benim iEimdeki bir Eeyi biqimlerinin gortinttistinti tutmam iEin zorluyordu. Bunu biliyordum; gtinkii bir qey b:tna e$er krmrldamttzsanl onlann dn krmtldamayacafirnr sciylernekteydi. Belirli bir anda her qey sona erdi, ve bir dehEet duygusttyla uyandrm. Anrnda korkularla kuqatrhnrqtrm. Derin bir dalgrnhk beni ele gegirdi. Bu ruhsal bir endiqeden gok, bedensel bir keder duygusuna, gori.intirde hiEbir nedeni olmayan bir hlizne
benziyordu.

5r{

RUYA GoRME SANATI

ir<iNci ntrvn coRME KAPtsl agrktr; iuna yanm yarrtalak ussalhfrrrtzLr inatla ttstltyor, baztlanrnrz barskalanndan claha cla ;evkle yaplfarak ikinci dikkati ker-rdimizden bir kol boyu ltzakta tutuyorduk. Onun fikrine gore rtiya gcirnrek, ikinci dikkati gepeEevre sariln ve ollu yatlttan engelleri yerle bir etnrekteycli. Beni organik olmayan varlrklarla karqrlaqmak tizere Sono-

Bu iki garip qekil, o gi-inden sonraki ttirn rtiya uyguramalarrmda bana gcirtinrneye barsladr. Sonuncla bu oyle bir hal alch ki, riiya gormemin tek alnacrnln onlarla karrgrlaqmak oldu$u soylenebilirdi. HiEbir zarnan tizerirne do$ru gehneye ya cla bana
dokunmaya kalkrqmadrlar. oracla oylece duruyorlarcl; riiyarn devam etti$i stirece, hareketsiz diki liyorlardr or-ri.irlcle. Rtiyal arrmr doniiqtiirmek igin Eabalamayr brrakrnakla kalmamrq, rtiya uygularnalanntrn esas arnacrnr bile unntmuqtutl. Bana olanlan sonunda don Juern'a anlattr[rmcla, saclece bu iki gekli inceleyerek aylar gegirmiqtim. "Tehlikeli bi ara yolda takrhnrgsrn," decli, clon Juan. Bu varlrklan kovalamak do$ru de$ildir; arna kalmalanna izin vermek de yanhqtrr. onlarrn bulunmasr, bu aralar rtjya gonnen igin bi engel." "Ne yapabilirim, don Juan'1" "Gtindelik yaqamrnda hemen karqrlallna grk; onlara claha sonril, daha ftrzlir riiyu gonne erkin oldufunda gelmelerini soyle." "Nasrl karqrlanna Erkacafrm'/"

ra goliintin tepelerine gottircli,ifi.inde, nolrrlitl bilinglilik clurumundaydrm. Yine de kesinlikle inanrlmayacak bir qey yaprnetk zoruncla oldu$r,rrlu biliyordutn, her uastlsa. Qolde hafil bir yafrnur yafrnrqtt. Krrrntzl toprak hfilA nemliydi ve ytirticliikge ayakkabrlarttntn lastik tabanlartna yapr$lyordu. AfrrlaEan Eaunur kiilEelerini sryrrabihnek igir-r kayadan kayaya athyordurn. Do[r"rya clo$ru, tepelere ttrmitnttratk yiirlidiik. iki tepenin arastndaki clar bir dere yata[rna geldifimizde
don Juan durdu. "But'ast arkadaqlannr ga[tnnak igin kesinlikle tntikemtnel bi yer," dedi. "Onlardan neden arkadaql:trtm olarak soz ediyorsttn'?" "Ortlitr seni kendileri seEtiler. Boyle yapmalart, atkadaq

"Kolay de[ildir, ama yapllabilir. Sadece ytire[in varsa yapabilirsin ki elbette viu'." Hig yiire$irn ohnudrfrnr soylemerni beklemeclerr, beni ahp da$ara gottirdti. o zamzrnlar Meksika'nrn kuzeyinde yiqarnaktayclr, ve bencle yapayaln n bir btiyiicti izlenimi brraknrrqtr; insan iliqkilerirrin tamamryla drqrndn, herkes tarafrnclan unutulmu; yaqh bir aclarn. Bunlarla birlikte, olElistiz zekAsmrn da farkrndaydrm. ve bu yiizden de yarr yanya inandr[rrn tuhaftklanna uymaya niyetliydim. Btiyi"ici.ilerin gallar boyunca geliqrirdikleri kurnazhk, clon Juzrn'rn simgesiydi. Nonnal bilinEliligimde kavrayabildigirn kadannr arnlarneunr sa$ladr; ama aynr zamanda ikinci clikkate ginnemi, orerdn anlamamr ya da en azurdan bana dfrettigi her qeyi hararetle dinlernerni de sa$ladr. Bu gekilde beni ikiye boldii. Normal bilinglili$imde, onun tuhaflrklannr cidcliye almaya neden ve nasrl bu denli hevesli oldufumu bir ttirlti anlayamryorclum. ikinci clikkatte ise, hepsi anlamh geliyorcil-r onun iddiasura gdre, ikinci dikkat hepimizin kullanrruna

aradrklart anlatntua gelir. Btiytictileriu onlarla dostluk baflarr kr-rrduklanll sana anlatmt;tttn. Senin durtttnutt buna bi ornek gibi gori-intiyor. Ve senin onlan clitvet ettnett bile gereknlez." "Boyle bir dostlttk nelerdeu oluqur, clolt Juan'?" "Karqrhklr erke degi;imirtden olu;ur. Organik olmayan varhklar yt"iksek bilinElilik; btiytici"iler cle artttrtltntq bilinglitik ve yiiksek erke gereksinintleritti sa$arlar. Olurnlu sotlllg, denk bi defiqirndir. Eksikli kalan taraf, bafnlh olur. "Eski Ea[ btiytictileri, dostlartnr Eok severlerdi. Dostlartnt kendi ti,irlerini sevcliklerinden cle firzla severlerdi, itsltndat. Buncla korkunq tehlikeler ongorebiliyorlut-I." "Ne yitpmitmt tinerirsin, dott Juztn'I" "Qa[rr oulart. OlEtip biEtikten sottrit, sen karar ver ne yapercarprtta."

"Onlitrr gafrnnak igin ne yaprnahyun?" "Riiyandaki goriini.imlerini zihninde tut. Seni riiyandaki goriinti.il erine doyu nnarlztn rr rn necleni, zihn inde b iE irnl erinin bi eulslnl yaratmak istemeleridir. Ve r;irndi de o antyt kull:tumetntn

60

RUYA GORME SANATI

-T-

iriNci

RUvn connaB KAPlst

6l

tam zamanl." Don Juan gozlerirni kaparnaml ve hep kapah tutmarnr sertge emretti. Sonra beni bir taqhla gottirdti ve otunlAmir .rrdrrncl oldu. Taqlarrn sertlik ve serinliklerini hissedebiliyorclurn. Efirnliydiler; dengemi sa$amakta gtiEltik gekiyordr-rm. "Burada otur ve aynr rtiyalanndaki gibi olana clek, onlann qeklini goziiniin oniine getir," diye, don Juan kula[rma frsrlcladr. "Onlara tam odaklandrfrnda bana haber ver." Aynr rliyalanmdaki gibi, qekillerinin tarn bir zihinsel resrnini canlandrrmam Eok krsa stirerni alcL ve ferzla Eaba gerektirrnedi. Bunu becerebilmeme hig qaqrrmadrm. Beni sarsan gey, onlan zihnirnde canlandrrabildi[irni don Juan'a haber venneye untutsnzca gabaladr[rm halde, bir"ttirlti konuqamaman] ve gcizlerimi agarnamamdr. Kesinlikle uynnrktrnr. Her i;eyi cluyabiliyordum. Don Juan'rn qoyle dedifini duydum, "Artrk gcizlerini aEabilirsin." Hig zorlanmadan aEtrm gcizlerirr-ri. Birtakrm kayalann iizerinde bafdaq kunnuq, oturuyoldurn, ama bunlar ilk oturclulumda altuncla hissettifim taqlar de$ildi. Don Juan arktrrncla, saf tarafima do[ru durnyordu. Dontip yiiz ytize gehnek istedim, ama baqnnr dtiz tutmaya zorladr beni. Ve sonra iki koyu renkli cisim gordtirn; iki ince aEag govdesi gibi, tarn orrtirnde. Afzrm aqrk onlara bakakaldrm; riiyalanrndaki kadar uzun

defiildiler. Yan yanya kiigiilmi"iqlerdi. Donuk rqrltrlr rsekilleri yerini srkr, koyu renkli, nerdeyse siyah, korkutucu iki clefine-

!e

brrakrnrgtr.

"Kalk ve onlardan birini kilp," diye ernretti, don Juan, "ve

seni ne kadar silrsarsa sirrssln, sakrn brrakr-na."

Kesinlikle boyle bir r;ey yaprnak isterniyordum, fakat anlaqrlmaz bir dtirtii beni ayafa kalclrrdr. o anda aErkEa anlamrrstun ki, bilingli olarak bunu hig arzu etmesem de, sonunda don
Juan ne emrettiyse onu yapacerktrm. Mekanik olarak iki cisrne dofru ilerledirn, kalbim nercleyse gofstimden drrsan Erkacaktr. Safirmda olana elimi attrm. Oyle bir elektrik Earpnlasl hissettirn ki, az kalsrn elirni brrakryordum.

Don Juan'rn sesini duydurn; uzaklardan seslenir gibiydi.

"Brraktrn rnr i;in bitti demektir," diyordu. Srkr srkr yaprqtun; ktvnhyor ve titriyordu. Ciisseli bir hayvan gibi defil de, tiiy gibi yumu;ak ve hafifti, ama esaslt tilgtide elektrikliydi de. Dere yata[rnrn kumlart tizerinde epey bir zamnn yuvarlandrk, dontip durduk. Hawta edici bir elektrik akrffu vererek beni hiE durmitdan sarstyordu. Hetsta edici oldufunu dtiqtintiyordum; giinkii giindelik ya$amrmda her an karqrlaqtrfun tiirden bir erkeden gok daha farkh bir ;ey hayal etmiqtim. Bedenirne vurdufunda grdrklanryor ve bir hayvan gibi haykrnp homurdantyordllm, ama acryla de$il, garip bir ofkeyle. En sonunda hareketsiz kaldt, altrmda adeta katrla;mr$ gibiydi. Oyle krmrltrstz, yattyordu. Don Juetn'a oldti rnti diye sorclnm, ama kendi sesimi iqitntiyorclum. "HiE yolu yok," clecli birisi, gLilerek; konuqan don Juan degildi. "Sadece erke yiiktinti tiikettin onun. Ama dalra kalkma. Bir dakika daha yat oratda." Gozlerirnde bir soru ile don Juan'a baktttn. Btiytik bir rnerakla beni inceliyordu. Sonra kalkrnama yardtm etti. Koyu renkli i;ekil yerde kaldr. Onun iyi olup olrnadr$rnt don Juitn'tt sormak istedim. Yine aynl Dey oldu; sorLltntl seslendirerniyordum. O z.lman akltn citesinde bir qey yitpttm. Btittin olanlantr gerEek oldu[r,r fikrine kaprldnn. O eurit clek zihnirndeki bir qey ussalhfrrnr kontmuqtu; giinkti olanlart don Juan'tn dolaplartnt dondtirdii[ti bir rtiya olarak altyordum. Yerdeki cisme do$ru ilerledirn ve onu kaldrnnaya Ealr;trrn. Kollarunr gevresirle seuamztdttn, Eiinkii ktitlesi yoktu. Katrmakanqrk olmuqtum. Don Juitn'tn olmayan o ses, yercleki organik olmayan varh[rn iizerine uzanmatnr soyledi. Bunu yapttm, ve ikimiz de tek bir l-rareketle aya$a kalktrk; organik oltnayan varhk karanlrk bir golge gibi bana yaprgrktr. Yavaqga benden aynldr ve gozden kayboldu; beni son derece hoq bir bi.itiittltik duygnsu ile brrakarak. Yeniden ttim melekelerirnin denetin-rini ketzanffIetln yirmi dort saatten fazla zzunalt aldr. Bu zetfftitnln Eo$unr-r uyuyarak gegirdim. Don Juatn zamiut zamitn gelip beni kontrol ediyor ve hep qu soruyu soruyordu, "Otganik olmayan vttrltfrn erkesi ater; gibi mi, yoksa su gibi rniydi'?"

62

RUYA GORME SANATI

irciNci nUYn cOnvn, KAPlsl

63

Bo$azrm kavruhnug gibiydi. Ona hissetmiq oldufurn erke sarsrntrlannln elektriklenmirs su frskiyeleri duygusu verdi[ini soyleyerniyordum. Hayatmrda hiE elektriklenrniE su frskiyesi gormernigtirn. Bdyle bir qeyi rneyclan:r getirnrek ya cla onu cluyumsamak rntintktirr nrti, ondnn dir enrin cle$ilirn; ama don Juan auahtiu"sorusunu lter sorclu[unda zilrnirrrde clalgalanan irnge buydu.
Sonunda tiinrtiyle kenclinte getdi[irni anladr$nrtcla, don Ju-

dum. Tiim yaptrklarlmln clo$ru oldufundan nerdeyse emindirn' Orgalik olmayan varfiklar yoluma Erkpradan rtiya gcinne

uygulamaltrrtma devatm ettim.

an uyuyorclu. SorusullLln bi"iyiik orrernini lark stmi; olclufurndAn, onn uyanclrrclrn ve ne hissetnri; oldufuntu anlattrrn. "Organik olrnayarr vtrlrkIar arasrncl:r yardrnrsever arkaclaqIar edinenreyeceksin; bunun yerinc, bi tarafrn obi.irtine bafrrnlr oldu!,u, ralratsrzhk verici iliqkiler ya.!ayacaksrn," clecli. "Sorl derece clikkatli ol. Organik olnrayiur varhkl:rr arasrrrcla sudarr olan|:rr, arsrnlrla di.iqktindi.irler. Eski ga[ bi.iyi.ici.i|eri onIarrn cl:rha sevecen, riykiinnreye daha yatkrn, ya cla bclki clalra rluygulu bile olcluklanna inarrrrlarcl. Ateqten olanlar bunlarrn tersiycli; dalra cidcli, cibtirlerinden clalra clenetinrli anra nynr zanranclir claha azanretl i ol duklarr cli.irsii ni.i I ti rclti. " "Btiti.in bunlartrr benirtt igirt artlanrr ne, ckrrt Juart'J" "Bttttkutn :rnlrtmr $u arrcla tartrqrlanrayitcak k:rclitr geni;. B en irn onerinr, btiti.in lii gi.in ti koruyab i l men iE i n, rliyal an rrcla ve gtindelik yarsnnrrudaki korkunun hakkrnclun gelrnenclir. Erkesini bogaltlp sonra tekrar yiikledifin vurlr$rn heyecanclarr tcpesi ugttr. Daha ftrzlasr iEin sana yine gelecek." "Neclen beni clurclunnadrn, clon Jrran'l" "Bana zalnan brrakntacLn. Aynur, sana varhfr yerde brrakrnan igin balrrdrfrmda beni iqitmedin bile." "Beni btitiin olasrIrklar konusuncl:r cinceden aycfi nIatmaIrydrn, dahu evvel yaptrfln gibi."

"Blittin olasrhklarr bilrniyordum. Organik olrtrayart varlrklarla ilgili nreselelercle, beninr esanrim okunmaz. Ben btiytici.ilerin ihninin o boltimiinden vazgegtirn; gi.inkti gok srkrcr ve kaprislibi iq. HiEbi varlrla borElu kalrnak istenrenr; organik olstttt, oltttilsln." Bu, fikir alrqveriqirnizin sorruyclu. AErkqa olurnsuz olan tepkisinclen kaygrlanmanr gerekircli, arna oyle lrissctntiyor-

BiRLE$i M NOKTASTN rN SAB|TLE$MESI

6.5

ve hep aniden ve apanstz ortaya konuyordu.

Bir keresinde onun evinde ilgisiz bir konuda konuqmaya dahnrqken, apansrz lafu girdi ve eski btiyiiciilerin, organik olmayan varlrklarla riiyalanndaki iliqkileri sayesinde, birletsim noktalannr ustaca yonetmekle ilgili o LtESuz bucakstz ve u!ursuz konuda biiyiik ustahk kazandrklartnt soyledi. Bu frrszrtr hemen yakaladn"n ve don Juetn'a eski biiyticiilerin yaqamrq olabilecekleri yaklaqrk tarihi sordutn. Daha onceleri de firrkh zamzrnlitrda aynt soruylr sonrug, atna tetttnin edici bir yanrt alamamrqtrm. Ama bu kez beni yanttlamayzt dalra istekli olaca$rna inanryordum; belki de lafr kendisi uEnu$ oldlr"Bu konn kabak tadr verdi," cledi. Sdyleyir; bigirni, sorumu yan t lam ayac a[r nr dii qtindiimrti ;tii bana. Konu qrrt ayr stirdi"i rdtifiinde oldukEa qa;rrdrm. "Organik olmayeur varhklarla ilgili konucla oldulu kadar zorlayactt[rm ussallr[rnr. Bu aracla, hf,lii onl an di.iqiiniiyor ntusutt'? " "Di.iqtincelerimi clinlenmeye brraktun," cleclim. "Oyle ya da boyle, dliqLinrneye gtictirn yetmiyor zitten." Yrnrtrm onu keyiflendir:rr-riEti. Gtildi"i ve bana organik olrnayan varlrklara kar;r kendi duydufu korkular ve tiksintilerle ilgili yomrnlar yaptr. "HiE hoqlannrarnrSrmdrr onlarclan," clecli. "Titbii but-ttttr tcmel nedeni onlardan cluyclufum korkuyclu. Gereketr zatnattcla korkumu yenemedinr; sonra cla sapliurtl halini itlclt." "Hela korkuyor r-r-lllsur-l onletrdan, dorl Juatt'/" "Pek korku de[il de, itilnre diyelirn. Onlanu hiqbi qeyini isterniyorlun."
r

[Lrndan.

4
Birlegim Noktasmrn Sabitlenmesi

tiya gcirmeyi yalnrzca don Juan gerekli gordti$iinde tartrqacaftmtza iligkin anlaqmamrudan dolayr, bu konuda ona gok ender olarak sorll soruyor ve sorulanntr stirdtirme rsrarrmda asla belirli bir noktayl agmlyordum. Bu ytizden de o ne zaman konuyu aEmaya karar verse, onu dinlemeye son derece hevesliydim. Riiya gcirme ile ilgili yorumlan ve tartlgmalan her zaman ci$retilerinin baqka konularr iEinde gizlenmiq oluyor,

"Bu itilmenir-r belirli bir nedeni vitr trt'I" "Diinyaderki en iyi neden: taban tabana ztttz. Onlar koleli$i seviyor, ben ozgiirliilii. Onlar atlmayt seviyor, atna bende verecek goz yok." AErklanarnayacak bir qekilcle htrslanrntqtttn; clnit kitba bir qekilde, bu konunun benim igin cidcliye alrnantityitcak kadar zorlama oldu[r-rnu soyledint. Bana gi,iltimseyerek baktr ve qoyle cledi, "Organik oltnayiur varhklarla yaprlacak en iyi qey, senin yaptrfrndtr: onlaltn vllr-

RUYA GORME SANATI

BiRLE$iM NoKTASININ

SAB|TLE$MESI

6l

h$rnr yadsr, ama onlan srk srk ziyaret et; ve riiyada oldu[un, riiyada da her qeyin miimktin oldufu fikrini koru. Bu yolla kendini zorunluluk altrnda brakmazsln. " Kendimi tuhaf bigimde suElu hissediyordum, ama neclenini anlayamamrqtrm. "Neden bahsediyorsun, don Juan?" cliye sormaktan kendimi al zunadrm. "Organik olmayan varhklara yaptrfrn ziyaretlerden," decli,
alayla.

higlife kanqtrlar. Ve o zamandan bu yana, biiyiictiler yeniden gruplar;arak eskilerden kal anr tekrar yaprl andtrt yorl ar. " "Tarihler hakkrnda nastl bu denli eminsin?" diye sordum. "Sen, seninkiler herkkrnda nastl bu denli eminsin?" diye ceonceclen iiE bin yrl onceye kadar. Ug bin yrl once

vabr yaptgtrrdr.

"Dalga mr geEiyorsun? Ne ziyareti'?" "Seninle bunu tartrqrnak istemiyordum, ama sanlnm soylemenin zamanrdrr; sana riiya gorme dikkatini riiyalanndaki nesnelerin tizerinde odaklamanr anlmsatan o drdrrcr ses, olganik ohnayan bi varhfirn sesiydi." Don Juan'm ttimtiyle kagrk oldu[unu dti;tindiim. Oyle sinirlendim ki, ona ba[rrdrm bile. Bana giildii ve ahqtrklarrmrn drqrnda olan riiya gcirme seanslarrmr kendisine anlatmamr istedi. Bu istek beni gagrrtmrqtr. Hig kimseye soziinti etmemiEtim; srk srk bir rtiyadeur drganya belirli bir nesnenin gekimiyle zurn-

lanryor, ama yapmam gerekti[i gibi riiyamr defiqtiremiyordum; bunun yerine riiyamrn ttim alanr degiqiyor ve ben kenclimi bilmedifim bir boyutta buluyordum. Beni finldak gibi qevirip duran goriinmezblr rehber tarafindan ycinetiliyor; siiziilerek uguyordum. Bu rtiyalardan her zaman hAlA donerek uyanlyor ve tamamryla agrlmadan once uzun bir siire oteberiye garparak dOniip duruyordum. "Bunlar organik olmayan dostlarmla yaptrgrn gergek gciriiqmelero" dedi, don Juan. Onunla tartrqmaya niyetim yoktu, ama hzrk vermek de istemiyorclum. Sessiz kaldrm. Eski biiyiiciilerle ilgili sorumu unutmuqtum, ama don Juan konuyu yeniden aEtr. "Benim anladr[rma gore eski btiyticiiler yaklaqrk on bin yrl kaclar once yaqamrqlar," dedi, giilerek ve tepkimi gozleyerek. Goqebe Asya kabilelerinin Amerika'ya gogleri ile ilgili gegerli arkeolojik verilere dayanarak, verdili tarihin yanhq oldufuna inancfulrmr soyledim. On bin yrl, fazla eski bir tarihti. "Senin bilgin sana, benimki bana," dedi. "Benim bilgime gdre eski biiyticiiler dort bin yrl hiiktim stirdtiler; yedi bin yrl

Ona arkeologlarrn geEmiq uygarhklann tarihlerini saptamak igin Eok basit yontemleri oldufunu soyledim. O da bana btiyiici.ilerin kendilerine ait Eok basit ycintemleri oldufu kargrlrfrnr verdi. "Zrt gitmeye ya da tartugmayrkazanmaya gahgmryorum," diye devam etti, "ama yakrnda bi giin bunu kesin olarak bilen birine sorma $ansm olacak." "Bunu kesin olarak hiE kimse bilemez, don Juan." "BLl da inantlmast imkAnsrz olan qeylerden biri; biitiin bunlann do[rulufunu kanttlayabilecek biri var. Bi gtin o insanla karqrlagacakstn." "Hadi, don Juan, qaka yaplyor olmaltstn. Yedi bin yrl once olanlann dolrulufunu kim kanrtlayabilir ki?" "Qok basit, soziinii etti$im eski bi.iytictilerden biri. Benim karqrlagmu; oldufum kiqi. Bana eski btiyiiciilerle ilgili her qeyi anlatan, o. Sana bu ozel adamla ilgili anlattrklarlmr umarlm anrmsarsrn. Qabalarlmlztn gofunun anahtart ondadrr; senin de
taruqman gereken, o." Don Juan'a her sozciiftinti can kulafryla dinledilimi soyledim; dediklerinden higbir ;ey anlamasam da. Beni onunla e[-

lenmekle, ve eski btiyiictiler hakkrndaki hiEbir $eye inanmamakla suqlacl. itiraf edeyim ki, giindelik yaqamrmln bilinglilifinde bu zorlama oykiilere elbette inanmtyordum. Ama ikinci dikkatte de inanmamtqttm; oysa orada daha farkh bir tepki vermem gerekirdi" "Yalnrzca soylediklerim iizerinde kafa yordufunda zorlaoyktiler haline geliyorlar," dedi. "Safduyunu iqe karrqtrrma mazsan, tiimtiyle bi erke meselesi olarak kaltr." "Neden o eski biiyticiilerden biriyle kzrgrlagacafrmr soyledin, don Juan?" "Qtinkti oyle olacak. Bi gtin ikinizin karqrlaqmast, yagam-

68

RUYA GORME SANATI

BiRLE$i M NOKTASTNTN SABITLE$MESi

sal cinem tagryor. Ama qimdilik, sana yeni bi zorlama oykii anlatmama izin ver, benim hatbmrn naguallarrndan biri, nagual Sebastian hakkrnda." Don Juan, nagual Sebastian'ln on sekizinci ytizyrhn baqlarrnda, Meksika'nm giineyinde bir kilisenin zangogu oldu$unu anlath. GeEmiqte ya da giiniimtizde, biiyi.ictilerin, orne[in kilise gibi resmi kurumlarda srfrnelk araylp bulduklannr da kendi

anrmsattr. Adamtn tehdidi hafife altnacak bir qey deEildi; nagu-

adma vurguladr. Onun kanrsrna gore, tisttin disiplinlerinden ottirti biiytictiler giivene layrk iqgilerdi ve boyle insanlara her zaman pek fazla gereksinimi olan kurumlar, onlarr gahqtrrmaya can atryorlardr. Don Juan, kimse bi.iyiiciilerin edimlerinin farkrnda olmadrlr stirece, ideolojik yakrnhklardan yoksun

al ve grubu gergekten olijmci.il bir tehlike igindeydi. Sebastian Krzrlderiliye kendisine uetstl etke verebilecelini sordu. Adam, naguallann disiplinleri sayesinde ozel bir erke kazandrklartnt ve bunu bedenlerinde depoladrklannt, bunu Sebastian'rn gobek qukurundaki erke merkezinden actstz bigimde alaca$rnr soyledi. Karqrh[rnda, Sebastian yalntzca edimlerini kazastz belastz stirdtirmekle kalmayacak, aym zamanda da bir erk armafanr
alacaktr.

ihtiyar Krzrlderili tarafrndan kutlarulmaktzt oldr-rfiu diigiincesi naguahn hiE iEine sinrniyordu, ama adam son clerece kararhydr ve kendisine boyun elmekten baqka seEenek brrakmamrqtr.

rini soyledi.

oluqlarrndan dolayr onlann ornek Eahqanlar olarak gortindtikle-

Don Juan, ihtiyar Krzrlderili'nin iddialannda hig de abartt-

Don Juan oyktisi.inti stirdtirdii; bir gtin Sebastian zangogluk gcirevlerini yerine getirirken, tuhaf bir adam gelmiqti kiliseye; hasta gortinen ihtiyar bir Krzrlderili idi bu. Zayff bir sesle Sebastian'a yardrma ihtiyacr oldufunu anlattr. Nagual, Krztlderili'nin mahalle papazmr gormek istedi[ini d{iqtinmiigtti; ama adam, btiytik bir gaba sarf ederek, naguala hitap diyordu. Sert ve buyurgan bir tonla, Sebastian'rn sadece bir biiyiicii de[il, bir nagual oldufunu bildi[ini soyledi. Sebastian, olaylarrn bu ani dciniiqtimtinden oldukga paniklemig bir qekilde Krzrlderili'yi kenara Eekti ve oztir dilernesini istedi. Adam oraya oziir dilemek igin de$il, cizel bir yardrm almak izere gelmiq oldufunu sciyliiyordu. Dediline gore, yaqamrnr siirdtirebilmek igin nagualm erkesine gereksinimi vardr; ve Sebastian'r temin ediyordu ki, binlerce yrldrr siiren yagaml o sralarda sona ermek tizereydi. Qok akrlh bir adam olan Sebastian, bu sagmahkla ilgilenmeye heves li. olmadrfrndan, Kr zrlderi h' y e zev zekl i[ i b rrerkrn a smt soyledi. Ihtiyar adam ofkelendi ve isteline boyun efrnezse, Sebastian ile grubunu kilise yetkililerine ihbar etmekle tehdit etti. Don J.uan, o donemlerde kilise yetkililerinin, Yeni Diinya Krzrlderililerinin resmi doktrine karqr olan uygulamalan iizerinde vahqice ve dizgesel bir yok etme eylemi siirdtircli.iklerini

h olrnadrfr konusunda bana gi.ivence verdi. Adamrn eski Ea[ btiyiictilerinden, dliime rucydan okttyunlar olerak bilinenlerclen biri oldu[u ortaya grkmrqtr. Besbelli sadece kendisinin bil-

di[i yollarla birleqim noktastnt ustaca kullanarak o gtinlere dek hayatta kalmrqtr. Don Juan, Sebastian ile o adam aritstnda gegenlerin, soltradan Sebastian'r izleyen altt naguahn hepsini ballayan bir anlaqmaya temel oluqturdu[unu soyledi. Oliirne meydan okuyan, soziinti tuttu; o adamlarrn hepsiyle yaptrfir erke ahqverigi kar;rhfrnda, her vericiye bir ba[rqta bulundu; bir erk armafanrydr
bu. Sebastian bu itnna$anr kabul etmek zorundit kalmrqtr ve isteksizce yaptr bunu; Etinkti koigeye srktqttrtlmtqtt ve baqka seEene[i yoktr"r. Fakat onu izleyen naguallar arma[anlarmt memltuniyetle ve gururla kabul ettiler. Don Juan, hiktyesini, oliirne meydan okuyanlartn zamelnIa kircrcr cliye anrlcLklannr soyleyerek noktaladr. iki ytizyrldan ttrzlzr bir stiredir, don Juan'tn Eizgisindeki naguallar, o baflayrcr anlaqmaya uyagelmiqler, kendilerinclen sonra gelen naguallann Er$rnnt ve nihai elmaclnt de$iqtiren ortakyaqatmsal bir iliqki yaratmrqlardrr. Don Juan oyktiyti daha tazla agrklarnakla ulraqmetntrqtt, ve

ben tuhaf bir gerqeklik duygusu ile kalakalmt;ttm; bu duygu hayal edebilecefirnden gok daha ralratstz ediciydi.

70

RUYA GORME SANATI

BiRLE$i M NOKTASIN IN SAB|TLE$MESI

7l

"O denli uzun yaqamayr nastl baqarmrq'?" diye sordutn. "Kirnse bilemez," diye yanrtladr, don Juan. "Btittin bildigimiz, kuqaklar boyunca onun bize emlattrklarrndan ibaret. Ben eski btiytictileri clltirne meydan okuyana sotmuqtum; bana onlann doruklarrna tiE bin yrl once ulaqmrq olduklannt soyledi." "Dolruyu soyledi[ini nereden biliyorsun']" diye sordum. Don Juan hayretle-efer tiksinti delilse-baqrnr salladr. "O drqardaki hayal edilemeyecek bilinrnezle yiiz ytlze geldi[in zaman," dedi, dort bir yanlnl gostererek, "ufak tef-ek yalanlarla boqa zaman harrcamazsrn. Kiigiik yalanlar, sadece orada bizi bekleyene hiE tanrk olmamrrs insanlar igindir." "Orerdzr bizi ne bekliyclr, don Juern'/" Yanrtr, gortintiqte zararsrz olan sozciikler, tanrmlayabilece[i en korkung qeyden daha dehqet vericiydi benim iEin. "Diipediiz insani olmayan bi qey," dedi. Dafirttrfrmr fark etmiq olmahydt. Korkumu yok etrnek iqin bilingl ilik diizeyirni clefiqtirdi. Birkag ay sonra, rtiya gomre uygulamalartm garip bigimcle yon clegiqtirdi. Don Jttan'it sormayl planladr$tnt sorttlitrtn yanrtlannr rtiyalanmda almaya baqlamrqttm. Bu tuhaf}[ln en etkileyici yanr da, bunun hemen uyantk saatlerime de kayrnasrydr. Ve bir gtin Eahqrna masamda otururken, organik olmatyau varhklann gerEeklifi hakkrnda seslendirilmemiq bir soruya yanrt aldrm. Ri.iyalartmda bu varhklart o denli gok got'ntiiStlim kt, onlann gerEek olduklarrnr di.iqtinmeye baElamrEtttn. Antmsadtlrma gcire bir tanesine dokunmuqtum bile; Sonora Eoliinde, yan normal bir bilinglilik durumunda. Ve riiyalarun, benim zihnimin iirtinti olabileceklerinden cicldi kuEkular duydupurn birtakrm di"inyalann goriinti.ilerine belirli arahklarla sapmalar yapmaya baqlamrqfi. Krsa ve agrk segik bir soru ba$arnurda, clou Juzrn'a en iyi atrqrmr yapmayl tasarltyordum; onun igin kafamda bir soru Eekillendirmigtim: organik olmayan vztrhklart insanlar kadar gerEek olarak kabul edeceksek, evrenin fizikselli!i iEinde, vAr olduklan Alem nerededir? Soruyu kendi kendime agrk segik ifade ettikten sonra, AcuIyip bir gtilme duydum, ayru organik ohnayan vttrltkla giireqtifim o gtin oldugu gibi. Sonra bir insan sesi bana yantt verdi. "O

dlern birleqim noktastntn ozel

bir konumunda var olur," dedi' birleqirn noktasmrn altqrlmrq konu"Aynen senin diinyanrn, munda var oldufu gibi." En son istecligim qey, bedensiz bir ses ile tarttgmaya glrlqmekti; onun igin faktim ve evimden drgan kagtrm. Akhmr yitirmekte oldu$umu diii;tiniiyordum. Kaygr koleksiyonuma katrlacerk yeni bir kaYgr daha. Oyie net ve Uuyurgon bir sesti ki, sadece merztka kaprlmakla kalmamtq, ctetrqete cltiqmtiqttim. Btiyiik bir heyecanlet sesten gelecek salvolar:r bekledim, fakett olay hiE tekratrlttnmacir. BulduEum ilk frrsatta. don Juan'a dantqttm' Zerrekadar etkilenmemir;ti. "ilk ve son olarak, anlametltstn ki bir biiyticiiniin yaqamlnda bunun gibi qeyler Eok notmaldit'," decli. "Delirmiyorsun; sadece riiya elgisinin sesini duyuyorsun. Birinci ya da ii<inci riiya gomre kaptsr gegildi$inde, riiya goriictiler bi erke eqifine ulaqrrlar ve betzt qeyler gormeye, sesler cluyrnaya Uaqlailir. Ashncla sesler cleEil; bi tek ses' Btiyticiiler buna riiya elgisi der." "Nedir rtiYa elqisi'?" "Veciz olan yabancr erke. Rtiya goriiciilere bazt ;eyler aulatarak clestek u...t't yabancr erke. Riiya elgisi ile ilgili bi sorun vnr, yaln rz: o cla ancik biiyiictintin zaten bildigi ya da bilmesi glreken ,seyleri-tabii dofru dtirtist bi biiytictiyse-anlatabilmesi." "Bltnu bilinEliligi olan yabanct erke diye taurtmltrmautn baiyi, na hiqbir yaral bokunmuyor, don Juan. Nasrl bir erke bu; kotti, dofiru, Yanltq, nastl'?" ;'XJroyiedimse o; yaba'cr erke. insani olmayan bi giig; Betanra biz onu alabildifine insanile;ttrfirz, gtinkii bi sesi vztr. senin zr biiyiictiler ona Eok gtivenir' Onu gortirler bile' Yet da, bir erkek ya da kadrl sesi olaritk duyaptrlrn gibi, onu-saclece yuifui. VJUu ses onlara her qeyin durumu hakkrnda bilgi verir; " onlar da bunu gofunlukla kutsal bi ogiit olarak kabul ederler. duyzrr?" "Neden b:tztlartmlz onll ses olarak "Gortir ve duyar, Eiinki.i birleqim noktalartmrzr belirli bi yeni konumcla sabit tutirru; bu sabitteme ne denli gtiElii olursa, Ltgi it" olan deneyimimiz de o denli giiqlti olur. Dikkatli ol!

72

RUYA CORME SANATI


I

BiRLE$i M NOKTASININ SABITLE$MESI "

73

Onu qrplak bi kadrn olarzrk gori"ip hissedebilirsin." Don Juan kendi sozi"ine kendi gtildii; ben ,sakalaqarnayacak kadar korkrnuqtum. "Bu gtictin kendini cisimlenclirebihne yetisi vitr rnr'/" "Elbette," diye yanrtladr. Hepsi birleqim noktalannln ne denli sabitlendifine ba$rdrr. Anra rahat ol. ba$nnsrzlrfrnr bi derece koruma yetin varsil, hiqbi ;ey olrnaz. ElEi ne ise oyle kaIr: birleqirn noktamtzru sabitlenrnesi yiizlinden tizerirlizcle edimleri olan bi elgi olarak." "Akrl verdifi soylenelnez. Sadece neyin ne oldufunu soyler bize, soura yargrlara biz kenclimiz vunnz."
Sesin bana ne cledi[ini don Juern'a anlattrrn. "Tiun benim soyledi$irn gibi," dedi. Elgi sana yeni hiEbi s<lylernedi. Sozleri do[ruydu, arn:r srura if.;aatta bulnnuyorrsey nruq gibi dumrasr gci'rtintirsteycli saclece. E,lEinin yaptrlr yalnrzca zaten bildigin qeyleri siuta yinelemekti." "Korkttrttn onlartn ti-imtirtii bildiIinri iclclia eclernern, clon Jttan." "Evet, edebilirsin. UssalIr[rnla tahmin eclebildifinclen sonsuz dlEticle fazlasrnr biliyorsun, evrenin gizerni hakkrnclu. Anra bizim beqeri illetirniz bu; evrenin gizemi hakkrncla sanchfrnrzclan gok daha fhzlaslnr biliyor olmarnrz." Bu inanrlmaz olayr tamarnen kendi bitqrrna, clon Juan'rn gozetinri olmaclan deneyirnlemem beni coqturmuqtu. ElEi lrakktncla daha fzrzh bilgi istedim. Don Juan'a ol-lun cla elEinin se-

attt r.

O poktacla konuqmamtzlll alcfufr


cli.

Aklnnr baqka totllot dan ktnhyordu. "Rliya elEisi organik olmayan bir varlrk nll'/" diye sordum. "$oyle rdyteyetim, ri.iya elqisi orga'ik olmatyan varlklann llemiircll,-, g.i",l bi gi,iEti.ii. e,i ylizclel rtiya gori'iciiter onunla
r-nutlaka karqt I aqtrlar. "

pek umurumda de[iliEin grlgrnca kurcztlatrken, o kal-rkaha-

yol

sini duyup duyrnachlrnr sonnayir hazrrlarrclrnt. Soziirnti kesti ve kocanran bir giiltirnsenreylc "Evet, evet," dedi. "E,lEi benirnle de kouuqur'. cenqlifimcle onu siyah kukuletah bi tnautastrr rahibi cllaritk gori.ircliirn. Her sel'erincle korkuclan aklrmr kagrrtan, dunnadarr konuqan bi rahip. Sonral;rrr, korkum claha denetlenebilir hale gelclifinde beclensiz bi sese dontigtii; bugtine kaclar cla hep bi qeyler aulatmrrytrr bana." "Ne gibi qeyler, don Juan?" "Niyetimi odakladr[n'n ne varsa, kenclirn izlcrneye i.iqencli-uynnttlun lim qeyler. Orne$in, gomezlerirnin tlavranrqlannrn gibi. Ben ortalrkta yokken yaptrklarr Eeyler. Bana serrin lrakkrnda bi qeyler amlatrr, ozel ol;rrak. Elgi bana yaptr[ln her qeyi an-

"Denrek isieclifin, clon Jnan, her riiya gori-ici-ini-in elgiyi cluyclufu ya da gordi"ifii tnti']" ' "[i.pri elqiyi duyar, gok azr onu goriir ya da lisseder." "Bttnun iEin bir trEtklatnan vi.Ir nlt'?" "Hayrr. Aynca elqi pek cle urnurumda defil, itsltndit. Yaqanlnult bi yerincle bi karar:t varlllitk zorttuda kalrnt;trm: ya organik ohniryan varhklar r-izerincle yopunlaqugul ve eski biiyticiilerin izinclen giclecektim, yil cla ttirntinii birclen reddedecektinr. O[rettrten iti, natgual Jul iittr' reclcletme kitrartna varmatnda batra yirchntcr olclr-r. O kararclitu itsla piqmun olmitclttn'" "ben cle organik ohnayan varltklarr reddetmeli miyim dersiu, clotr Jtt:ttt'/" Bepi yanttlarlaclt; onttu yerine, organik olmayan varhkllnn tlirrr iilenrinip claima ofretrleye haztr oldufunu anlattr. Belki bizclen claha clerin bir bilinElilife silhip olduklarrndittt, organik olrllayan varhklar bizi kariatlailntn alttna ahnaya kendilerini mecbur hissediYorlarch. "Ben onlann ofrencisi olmakta bi yarar gormedir-n," diye ekledi. "Becleli qok Yliksek." "Nedir becleli'/" "Yilqarnunrz, erkerniz, onlara ba}unhlr}rmrz. Baqka bi cley i qle, ozgiirliiftitttiiz. " "Altlel ne ci[retiyorlar ki']" "Di,inyitlaru-,u uit ;eyler. E[er yetirniz olsaydr, bizim onlara kencli,ii.inyr,,r",,zr dlretebilece[imiz biqimde yapryorlal burru. Yaltttz oularttt yorlterli, tetnel benlifirnizi neye gereksinirn cluycluftunttztln Otqiitti olartrk almak; ve olla gore bizi efitrnek' Son derece tehlikeli bi ili.,ski!" "Neclen tehlikeli olabilecef;ini anlatntyorunt'"

74

RUYA GORME SANATI

einleqiu

NoKTASINTN

sneirleqnaesi

i5

Higbir karqrhfrm yoktu. Reclclecliqi.in nede'leri'i Eok iyi anladr[rmr diiqtindtim. "Eski btiyriciilerin sorunu quyclu; harika qeyler o$re'cliler, ama bunu saflr$r bozulmat tq ult-benliklerinin terneli iizerinc-le yaptrlerr," diye, don Juan clevam etti. "orga'ik ohnayan varlrk_ lar onla'n clostla' oldular, ve dikk;rtle pfinlanmrq cirnekler yo_ luyla onlara mucizerer o[rettiler. Dosira' rnuciiereri g".ELt _ leqtirdiler, ve eski biiyiiciilere bu mucizeleri kopyn Jt-.t.ri igin adrrn adrm rehberlik ettiler; temel do$ala''ctriti higbi Eeyi de!iqtirmeksizin. " "organik olmayam varhklarla bu iliqkiler bugtin cle stiriiyor mu?" '-Br'rna gerge-kgl bi yanrt veremem. Biitrin sciyreyebireceqi*, boyle bi iliqki kumiayr be.im diiqti'em.,tigi-,tii. Bu ttir_ den iliqkilere ka.qmak varl olan erkemizi' ttimii'i.i ttiketip, dz_ gtirli-ik arayrglmrzr sr nrrlanclrrrr. Dostlzrnnr n ornefini gergelten izle.yebi lmek igirl, eski btiyticti ler yaqam I ar,,r, orfnni k*ol m ayan varhklann f,leminde geEirmek zoruncla kalcLlur. .B,iyl, stirekli bi yolculufiun iistesinclen gelmek iEin gereken erke rnikta' hayret vericidir., "Yerni, don Juan, eski biiyi.ictilerin o alernlercle bizim bura_ daki varlrF,mtz gibi var olclukla'nr ml soyler'ek istiyorsun,?,, "Tarn bizim buradaki var oluquu-r,r, gibi clefir; arna kesin_ Iikle yaqadrlar, bilingliliklerini siircltircltile'i, bireyselliklerili cle. Rtiya elEisi, o btiyiictiler iEin en yagamsal varhk olclu. Bi btiyi.i_ cti organik olmayan verrhkla'n Alernincle ya$amay t arzLt ecler_ se, elgi mtikemrnel bi koprtidiir; konuqur, u. Lgli,oi cifrernrek, rehberlik etmektir." "Sen hiE o filerncle bulundun mu, clon Juan?,, "sayrsrz kereler. ve sen cle bulundun. Arna qimcli bun' ko_ nu$manln bi yararr yok. Riiya gcirme clikkati'clen tiim dciktin_ ttileri temizlemedin henuz. o firemi bi gi.in konuquruz.,, "Elgiyi onaylamadr$rn, ya da oncrin hoqlanrn.chlr'sonu-

nr o$retseydi, sonug ne olurclu, dersin?"

"E[er birisi senin temel benri[ini olgiit orarak alsaycrr, btitamahkarhlrn, hasedi', vesaire, vesairenle bir_ likte, ve bu korkung var oluq clurumunu neyin tamamlayaca$r-

tti' korkula'n,

cunu mu gftannahyrm, don Juan?" "Ne onu onayhyoilffi, ne de ondan hoqlanryorum. O O.?Uka bi ruhsal duruma ait; eski btiyiictilerin ruhsal durumuna. Ustelik, cifretilerinin ve rehberlifinin bizim dtinyamrzda higbi anlamr yok. Ve btitiin o saEmahk karqrhfrnda elEinin bizden istedi[i erke miktan korkung. Bi gtin bana hak vereceksin. Goriirsi-in."

Don Juan'rn srjzlerinin tonunda, elEi hakkurda ona katrlma-

dr$ln inancrnda oldufuna iliqkin gizli bir ima yakaladrm. ?un karqr grknraya hazrrlanryordum ki, kulaklanrnrn iginde elginin sesini iqittim. Ses, "O hAkh," dedi. "Benden hoqlanryorslln, Eiinkti sence tiim olasrhklan keqfetmenin yanlri; bir yanr yok. Sen bilgi istiyorsun, bilgi ise erktir. Gt-indelik dtinyzrnrn ahr;rlrnrq dtizen ve inanglan iginde emniyette kalmak istemiyorsun." ElEi bunlann hepsini Ingilizce soylemigti, belirgin bir Pasifik Kryrsr lehgesi ile. Sonra Ispanyolca'ya geEti" Hafif bir Ar-

jantin aksanr hissettirn. Daha once elEinin boyle konuqtufiunu hig duyrramrqtun. Bu beni b{iyiiledi. Elgi bana bijtiinlennrekten, bilgiclen bahsetti, dofum yerimden ne denli uzakta oldufurndan, yeni qeyler, yeni ufr"rklar hakkurdzrki saplantrmcl:rn soz etti. Benimle Poftekizce bile konuqtu, gi.iney pampalarrnrn tonunu belirgin biEimde tar;ryan bir sesle. O sesin yaldrrdrfir btitlin o ovgtileri iqitmek beni yzrlmz korkutmakla kalmamlf , miderni de alttist etmiqti. Henren orada, don Juan'a riiya gonne uygulamalanmr brrakmam gerektifini soyledim. Baqrnr kaldrrrp hayretle bana baktr. Fakat iqittiklerirni ona tekmrlayrnca, clurmam gerektiline katrld4 yalnrz bunu sadece beni yatrqtrnr-rak igin soyledifini hissetmiigtim. Bi*aE hafta sonra, tepkimi biraz isterikEe, geri Eekihne karanmr da saflrksrz bulmaya baqladrm. Ri"iya gonne uygulamalanma geri dondtim. Don Juzrn'rn geri Eekilmekten vazgeEti[imin fzrrkrnda oldufundan emindim. Onu ziyaretlerimden birinde, oldukga ani bir qekilde, rtiyalanmrn konusunu agil. "Bize rtiyalara gergek bi kegif alernr olaretk onem verilmesinin ofiretilmemiq olmasr, onlann oyle olmadr$r anlamlna gelmez," diye baqladr. "Riiyalarr anlamlanna gore incelenir, ya da iqaretler olarak yorumlanlr, auna higbi zalnan

76

UYA CoR ME S AN ATI

B|RLE$iM NoKTASININ SABITLE$MESI

17

gergek olaylann iilerni olarerk ele ahnmaz. "Benim bilgime gore, eski btiytictiler bunu ynptr," cliyerek, don Juan devam etti, "arma sonunda guvallacfular. AEgozlti olduleu, ve carn uhcr dontirn noktasrna geldiklerinde, yanhq yolu tuttular. Biittin yumurtalannl aynl sepete koymuqlarch: birleqim noktasrnr alabileceli binlerce konumda sabitlemekti, bu."

Don Juan, o binlerce konumu ke;feden eski biiyticiilerin olr:endikleri btitiin harika qeylerden geriye, sadece riiya gcirme ve tz siirme sanatlarrnrn kalmrq olmasrna EaEkrnhfrnr ifacle etti. Rtiya gcinne sanatrnrn, birleqirn noktasrnur yerini clefiqtirrnekle ilgili oldu$unu tekrzrrladr. sonra, iz stirmeyi birleqim noktastnrn de[igtirildigi konumda sabit tutulmasr ile ilgili sanat olarak tnnrmladr. "Birleqim noktasrnr herhangi yeni bi noktacla sabitlemek, bileqiklik elde etmek dernektir," decli. "Sen cle rtiya gcirme uygularnalunnda iqte tarn bunn yapryorclun." "Ben erke bedeninri mi.ikemmelleEtirclifirni srmryorclurn," dedim, sozlerine btraz gaglrmrg olarak. "onlr, ve gok claha fazlasul yaplyorsun; bileEiklik kazanmayl ofreniyorsur-r. Rtiya gorme, rtiya gdriiciileri birleqim noktirlarrnr sabitleme ye zorltryarark bunu yapar. Riiya gonne clikkati, erke bedeni, ikinci dikkat, organik olmayan varhklarla iliqki, r'liya elEisi bilegiklik kazannranrn yan iiri.inlericlir; ba$ka bi deyiEle, hepsi birle;im noktasrnr bigok riiya gonne konurnuncla sabitlemenin yan iiriinleridir. " "Ri.iya gonne konumu nedir, clon Juan?" "Birlegim noktarsrnrn uyku srrasrncla yerini de[iqtircliIi herhangi yeni bir konurn." "Birleqme noktasrnr bir ri"iya gorme konurnuncla nasrl sabitleriz'?" "Rtiyatlarrnclttki herhangi bi nesnenin gorlinttistinti tutarak, ya da kendi arzunla rtiyalannr defiqtirerek. Riiya gonne uygulamalarrrnla, ashnda bile;ikl ik kapas iten tizerincle Eahqtyo.ri,n; bu da qu demek; birlersirn noktanr gormekte olclufun herhangi bi rtiyanrn konurnunda sabit tutarak, yeni bi erke biEirnini si.irdtinne kapasiteni geliqtiriyorsun. " "Gergekten yeni bir erke bigirni eclinebilclim mi?"

"Tam saryrlmaz, ama yapermadrfirndan defil; birle;irn noktanr devinclirmek yerine kaydrrdr$rn iEin. Birleqim noktastntn kerymalart nerdeyse fark edilerneyecek kadar kiiEiik degiqiklikler yarattrlar. Bu kaymalarrn getirdifii zorluk qudur; bunlar oyte kiigiik ve sayrca oyle Eokturlar ki, hepsirrde birden bileqikli[i siirdtirebilmek bi zaf'er setytltr." "Bileqiklik elde etmekte oldu$umuzu nastl itnlitrtz'?"

"Algrmtzrn netlifi ile anlarrz. Rtiyalartmtzdttki gortinttiler ne clenli net ise, bileqiktifimiz de o denli iyidir." Onclan sonra, rtiyalarrmda o[rendiklerimin bir uygulatnaslnl yapmamrn zamanlnrn geldi[ini soyledi. Baua hiEbir Eey sonrla $anst tantmaclan, sanki rtiyadayrnrqrrn gibi, dikkatimi odaklamaya zorladt beni, bunun iEin yakmlardaki bir gol a[aclnln yapraklartnt gostermiqti; bir keEiboylltlzll afacrydr bu' "Ona sadece goztimii dikmerni rli istiyorsttn'/" diye sordum. "Saclece goziinii clikrneni istemiyorull-); o yer;illikle Eok ozel bi $ey yapmanr istiyorlul," dedi. $unu illlllnsa, rr"iyalitrtncla herhangi

nesnenin gortinttisi.inli tutnlayr baqitrdt[tn zamzln, asltnda birleqim noktant riiya gclnne konumutrdlt tutmr-tE oluyorsun. $imdi, bi rtiyada imiqsin gibi,, o yapraklardan goziinii aytrma, yalntz ktiEiik ama son derece anlamlr bi ftrrkhhkla: riiya gonne dikkatini keEiboynuzu alacrlllll yapraklartncla gtin-

bi

clelik cliinyamrzur bilingliligi iqincle ttttitcitksltt.


S

"

Yapraklarit uzlln stire baktt[tmda, birleqirn noktamcla ktiqi'ik bir y.i O.giqtirme gerqekleqtimliq olacafrrnt sabtrla agrklach. Sonra, yapraklan tek tek siizerek ri-iya gtlrnle clikkatirni toplayrp, o ttiEiiti yer clefiqtinneyi gergekten sabitleyecektitn, ve biteqiklifim ikinci clikkatte algilama yapmarrlr saflayacaktr. Krkrrdayaiak ekleclifine gore, bu yontem oyle basitti ki, adeta gtiliinEti"i. Don Juan haklryclt. Biitiin gereken. bakrqrmr yapraklarcla odaklamam ve bunu tutmitmch; bir ancla girdaba benzeyen bir cluygunun iqine qekilclirn, rtiyiilartmclaki girdaplara son derece

ilirlili$irn,

cltiEi.incesin

izlemern

i olanaks tzlaqtt rtyorclu.

beniiyorclu bu. Kegiboynuzu a[itclnln yapfaklart bir duyr-rsal veriler evreni haline gelmiqti. Sanki yeqillik tarafruclitn yutulmuq gibiydim, yalmz gortiqi"irnle ilgili bir $ey defildi bu; yap-

18

RUYA GORME SANATI

inlEgi M NoKTASINTN sneirlnqnansi

rurklara dokundu$umda onlarr gergekten hissedebiliyordum. Riiya gorme dikkati her zaman rtiyuiu'mcla olclu[u gibi yutnrr_ c1-scirme duyusu ile ilgili degr_ldi, Eok-duyusaldl ui tez-yaJ ni birden gok sayrda duyuylultgitiyOi. Bir kegiboynuzu afacmm yapraklanna bakarak baqlayan gey,.bir rtiyaya doniiqmtiqtti. Bir rtiya a[acmm igincle ma inanryordum, rtiyalar'nda sayrirz kEreler a$aglarn "ldrE* igiile gibi. ve dolal olarak, bu afacrn igincle de, rtiyala'mgl{ufum daki a$aglarrn iginde o[renmiq old-u[um qekilde auu.un,yor9u*' gok-duyu^sal rtiya g6rme dittutiiri a[Lcrn neresine odak_ larsam orada oluqan bir girclabrn gticiiyle lekilerek, bir nesneden cibtirtine deviniyordum. Girdipl* ,ud".. baktrfrm y"rJ. defil, bedenimin herhangi bir y"iiyt" clokunduguri rr.i q"y tizerinde de oluquyordu. . Bu hayal ya dartiyarun orta yerincle, ussal kuqkura'n saldrnsrna u$radrm. ya' bilingsiz u-ir arumda afaca sahiden trr_ manml$ olamaz mlyrm, diye diiqiinmeye baqla-drm; n" yupu.olrmr bilmeden yegillifin iginoe tayuoimuq u" sahiden yapraklara sa'hyor olamaz mrydrm. ya da berki'de uyuyakalmrqtrm; olasr lrkl a yaprakla r n rizgdrclak i g r rpmil s r ile kenci imclen geg*_ rek bir rtiya gdrtiyordum. Ama aynr rtiyalarrmcla oldugu-gibi, uzun si.ire kafa yorrnama yetecek erkeye sahip de[ildin. bti_ qiincelerim hrzh hrzh gegmeye baqlamrqtr. Bir an oiyanryorlar; sonra do!rudan deneyimlemenin gticti onlan ttimriyla orttip yok ediyordu. Qevremdeki ani bir devinim her qeyi sarstr ve beni yaprak ktimesinden nerdlyse grkardr; sanki agacrn manyetik g"[i*ind:n gibiydim. Sonra yilkJek bir yeide, engin bir 5u-rrulmuq ufukla karqr karqrya buldum kendimi. eevrem toyu rentti duglar ve yegil bitki orttistiyre sanhydr. eaqta bir erkl surrrlmaui_ la kemiklerim clqa' firladr; ir.*.n sonra bir baqka 'erdeyse yerdeydim. Her tarafta kocaman alaglar ortaya grkmrqtr. orego,n ve washington eyaletrerindeki bouglas k6knarlanndan bile btiytikttiler. Hig boyle bir orrnurn gormemiqtirn. Manzara so_ lora.gciltintin gorakhlryla oyle bir tezatoluqtlruyordu ki, rtiyada oldu$um konusunda hiE kuqkum kalmacL. olafan{istti gortintriyti srki srkr tuttum, brrzkrnaya korku_

yordum, gtinkii bunun gergekten bir riiya oldu[unu, ve riiya gorme dikkatinden grktr[tm anda kaybolaca[rnr biliyordum. Ama imgeler bozulmadr, riiya gorme dikkatinden gtkmt$ olmam gerektifini diiqiindiiftimde bile. O zaman dehget verici bir dtigiince gegti zihnimden: ya bu ne bir rtiya, ne de giindelik diinya defilse? Korku iginde, aynr bir hayvarun yapacafr gibi, grkmrq oldufum yaprak kiimesine geri gekildim. Geriye dofiru hareketimin hrzr, beni a$acrn yapraklarmdan ve sert dallanrun iginden oteye gegirdi. Beni a$agtan uza$a gekti, ve bir anda kendimi don Juan'rn yanrnda durur buldum; Sonora Eoli.inde, evinin kaprsrndaydrk.

Birden anladtm

ki yine o tutarlt qekilde dtir;iinebildi[im,

ama konuqamadr[rm hale girmiqtim. Don Juan kaygrlanmaffIa-

mr soyledi. Konuqma melekemizin son derece dayantkstz oldufunu, ve norrnal algrlamarun slnlrlart drqtna grkmaya ciiret eden btiyticiiler arastndaki dilsizlik nobetlerinin yaygrnh$rnr
anlattr.

Don Juan'tn bana actdtfrnr ve konuqarak b:ni cesaretlendirme karanna vardrfrnt sezinliyordum. Fakat o anda Eok net bir qekilde duydu$um rtiya elEisinin sesi, birkag saat ve btaz dinlenmeden sonra tamamryla iyi olaca[rmr soyledi. Uyandrfrmda, Con Juan'rn istefi iizerine gormiiq ve yapmrq oldufum qeylerin tam bir tammmr yaptrm. Deneyimirni anlamak igin ussalh[rma gtivenmemin miimktin olmadrfr konusunda beni uyardr; ussalhfrm bir Eekilde bozuldufu igin delil, olanlar ussalltfrn parametrelerinin drqrnda oldu[u igin. Dofal olarak ben de, higbir qeyin ussalhfrn strurlart drqrnda olamayacafmr; olgulann Eapraglk olabilece[ini, ama eninde sonunda ussalhfrn her qeyi aydrnlatmak igin bir yol bulaca[rnr soyleyerek rttraz ettim. Ve buna gerEekten inantyordutn. Don Juan, biiytik bir sabrrla, ussalhfrn sadece birleqim noktastnrn stirekli konumunun bir yan tiriinti oldufuna iqaret etti; bu ytizden ne olup bittifini bilmek, safduyu sahibi olmaLk, ayaklan yere basmak-btiyiik gurur kaynaklartmrz ve de$erimizin dofal gdstergesi olarak kabul edilenler-ancak birleqim noktasmr her zamanki yerinde sabitlemenin sonuElartydr. O ne

irl
i

tlr

ri0

RUYA GORME SANATI

BiRLESi M NoKTASININ SABiTLE$MESI

tit

ll
li

1l rl,

illi

ilr

1i

denli kettr ve sabitse, ozgiiverrirniz de o denli btiyi.iktti; cli"inyayr bildi[imiz, her Eeyi onceden kestire-bilecelirniz duygusu da. Rtiya gonnenin bize sa$adr[r qeyiu, bu di,irryayr bildifimiz duygllsunLl yok eclerek, barska cli.inl,nln;a ginlemiz iEin bize gereken akrqkankfir vermck oldu[nnu da ekledi. Rtiya gorrneye, hayal edilerneyecek boyutlann yolcululu cliyorclu; bu oyle bir yolculuktu ki, irrs:rn olarak algrlayabilecefinriz her qeyi algrladrktan sorrra, birle;irn noktasrnr insarr iilenrinin drqrnir frrlatryor ve kavretnaunaz olanr algrlryordu. "Tekrutr aynl yere gelc{ik, trtiytici.ilerin cltinyasrnrn elt onemli konusu tizerirrcle konu;rnaya," diye clevarn etti, "birlegim noktirsrnln konumu. Eski bi.iytici.ilerin larreti, ve de ilrsa-

bu clurumcla baqka cliinyalann varhfrnt kenclili$imden kabul eclecektim, ve yilnrzca aggcizliiliifiirn yiiziinden birle;im noktaurr si-irekli o cltinyalart yaratan konumda tutacakttm' Sonug, bagka tiir bir agmaz olacaktr: erk ve Erkar beklentilerine kaprlrnrrl olarak, hayal gibi gortinen iilemlere fiziksel olarak tatEtnma zorunlululu. iddialannr izleyemeyecek kadar uyuqmll$tutn, etmit sonra tark ettim ki izlemem gereksizdi, giinkti zaten ona katthyorclum; neye katrlcfifrmt tam olarak tantmlityametsaln da. Ona hak vennek claha qok uzaklarclan gelen bir duygu durumg gibiycli; yitirmiE olclirfurn, arl'lit arttk yavaf yavaq bana geri donen bir kesinlik duYgusuYdu bu.
Yeniclen rtiya gorme uygttlamalartma donmek bu stktnttla-

noflunun baq belasr."


'll
l

ll
i

"Neden boyle soyliiyorsun, clon Juan'J" "Qiirrkti her ikisi de; genel arrlartrda irtsanollu cla, eski bi-iyiictiler de birlegim noktasuln korrurnuna ycr.n olcluliu': insano$u, birlersirn noktasrnru varlrlnrr bilrnecligi iEin onun daimi konnmunlln yan iiri-intini.i nihai vc tartrr;rlnraz bil r;ey olarak almaya rnecbur kalcL. Vc eski btiyi.iciiler. birleqirrr rroktasr hakkrnda her qeyi bildikleri halcle, onu ustulrkla kullanrnanur kolayhIrrra vuruldular. "Bu tuznklara dliqnrekten kagrnmirlrsul," cliye devanr etti. "GerEekten i[renE olurclu, e[er insano$unun taral'rnr tutsaycLrr; sanki birleqirn noktasrnrn varlrfr hakkrnda bilgin yokrnuq gibi. Amu eski btiyt-ictilerin tarafrnr tutnp da birleqim noktasrnr Erkar iEin kullanrnaya kalksaydrn, bn onclan bile haince olurdu." "Hele anlamryorurn. Bi.ittin bunlann cltirr yarsacLfnn cleneyimle ilgisi lte'/" "Dtil-l, tarkh bi cli,inyadaydrn sen. Arna o diinyanrn nerede oldufunu bana sorarsan, ben sar]a birle.,sirn noktasrnrn bir konumunda oldu$ur-ru soylerirn, yanrtmr dzr sana hiEbi qey ifirde
etrnez. "

n yok etmi;, erma yenilerini yarattnt;tr. Ornelin, aylar

boyu

,]

rl

il

Don Juan'ln savl, iki seqenefim olclufu idi. Biri insano!lunun ussalh[nr izleyip bir aErnazlir yLizleqrnekti: cleneyirnim baqka cliinyalann vnr oldu[unu soyleyecek. auril nrantrErrr-r boyle cllinyalann vilr olmadrfrnr ve olumayacafrnr iddia edecekti. Obtir segenek ise eski btiyi.iclilerin ussalhfrnr izlernekti;

clinledikten sonra, riiyn elEisinip sesi stktntt ve ltayret verici olrtraktan Erktr. Benim iEin igin dofal stirecinin bir parqastydt artrk. Ve ontllt clecliklerinclen etkilenerek ciyle gok yanlrq yapttm ki, clon Juan'rn onu ciclcliye ahnaktaki goniilstizltiftinti anlamayar baqlacltm. Bir psikanalist, elgiyi yorumlatlak iEil belirn bi'iitin iqtet clinamiklerirni cle$i;tilne stralatnamr izleyerek alan Eahqmast yapabilirdi. Don Juzin bu konuclaki cle[iqmez gortigtinti stirdiirdii: elgi, orgapik olmayan varfiklaln lleminden insitr"ri o|nayan fakat rULfti bir gtiqtii, btiylece biiti.in riiya gori.ictiler onu a;a[r yukart aynt Uigimae cleneyinrlercli. Ve onun sozlerini ogiit olarak ahnak igin qita bulmaz bir ahrnak ohnak gerekirdi. Beri kesintikle o ahmaklardan biriydim. Bu denli olalantisti.i bir olguyla clofrudan tenrasta olmak, kayttstz kalnramit olanak brralirnryorcli kimin ya cla neyin tizerincle dikkatirni oclaklasatn, hemell ona ait gizli qeyleri tiE ayn clilcle aqrk seEik anlatan bir sesti bu. Benirn igin hiE tinern titqtmatyitn tek eksikli[i, eqzatnanlt olmamasrych. Bana anlattrft qeyler, ilgilencli[i,-tti g.iE"kten unuttufurn kiqiler ve olaylar hakkrndaydr. -Juan'a bu gariplili sorclufumda, bunttn birleqirn noktamtn karrhlr ile ilgiii olclu[unu soyledi. Ya;h yetirskinler taritftndan yetiEtirilcligi;i, onlann bana yaqh insanlarttr gortiqlerini aqrlartqbldukl,,ttnt, bu ytizclen tehlikeli bigimde iyi ahlaklr oldupu-

ril j:

lril

,il1il,

82

RUYA cORME SANATI

IRLE$I M NOKTASININ SABITLE$MESI

83

mu agrkladt. Bana sanrtlandrncr bitki dozlan vermekteki rsrarr da, dedi$ine gore, birleqim noktamr sarsmak ve ona Eok az cla olsa bir akrqkanhk payr kazandrrmak iEin bir Eabaych. "E[er bu payr eclinemezsen," diye clevam etti, "ya claha ahlakEr olursun, ya da isterik bi biiyticii olup Erkarsm. Sana eski biiyticiileri anlatma merakrnr onlan kottilemek igin de$il, seni onlarla boy olgiiqttirmek iEin. Er geg birleqim noktan claha akr;kan olacak: ama onlar gibi hem ahlakqr hem isterik ohnak iEin ustah[rnr dengelemeye yetecek kadar da akrqkan olmayacak." "Biittin bunlardan nasrl kaEurabilirim, clon Juan'/" "Bi yolu var. Biiyiictiler bunu saf-anlayrq olarak adranclrrr. Ben, bilgi ile sertiven diyorum. Btiyiictilerin bilclikleri, keqf-etmiq olduklan, onlan hayrete dtiqtiren bi qeydi bu." Don Juan konuyu defigtirdi ve birleqim noktarslnrn sabitlerunesini agrklamaya devam etti. Eski biiytictiler, gocuklann birleqirn noktalannrn titremelerle devinir gibi siirekli clalgalandrlrnr, yerini kolayhkla defiqtirdifini gdrdiiktcrincle, birleqim noktasrrun stirekli yerinin dofuqran defil, ahqkanhklarla eclinildi$i sorlucllna varmrqlarrdr. Sadece yetirskinlercle bir noktadi.r sabit oldu[unu da gcirdtiklerinde, birleqim noktersrnur her bir konumunun, belirli bir algrlarna bigimini gelir;tircli[i kanrsrnr edindiler. Kullanrna yoluyla, bu belirli algrlama bigimi, bir cluyusal verilerdizgesi haline gelrnekteydi. Don Juan $una iEaret etti: igine dofdu[umuzdan dolayr bu dizgey e nrec bur edi ldif im izden, y aq erntr mr z boyu nc a tizer tmizde htiktim siiren bu dizgeye ve onlrn taleplerine uydurabihnek iEin algrlamamlzl ayarlamaya u[raqryorduk; ister istemez. Bn nedenle, eski biiytictiler buna ttinrtiyle karqr Erkrp erkeyi clogrudan algrlamanrn bir insanr biiyiiciiye doniiqttircltiftine inanmakta tamamryla hakhydrlar. Don Juan, gocuk yetiqtirmemizle ilgili en btiytik baqanmrz olarak adlandrrdrfr qeyden duydufu btiyi.ik qagkrnh[r clile getirdi: birleqim noktamrzr stirekli konumuna kilitlemekti bu. Qiinkti bir kez orada devinirnsiz krhndr mr, algrmrz yonetilebilir ve ne algrladr$rmrz konusunda ona krlavuzluk edilebilir. Bagka bir deyiqle, duyulanmna dayanarak algrlamaktan gok, sisteme dayanarak algrlama konusunda yonlenclirilebilirdik.

Insan algrsrrun dtinya qaprnda ttirdeq oldufu konusunda giivence veriyordu, giinkii ttim insan rrkrnrn birleqirn noktalan aynr yerde sabitlenrniEti.

Birleqim noktamu belirli bir eqifin otesine yer defiqtirdi[inde, ve yeni evrensel erke lifleri algrlanmaya baqlandrfitndet, algrladrklanmrza hiq anlam verilemeclifini gdren btiyiiciilerin yukardaki savr kendilerine kanttladrfrnr soyleyerek, don Juan sozlerine devam etti. Bunun temel nedeni, yeni duyusal verilerin sistemirnizi etkisiz krlmasr, ve arttk algrladrklartmtzt yorumlamak igin onu kullanmamrzln olanakstz haile gelmesiydi. "Sistemimiz olmadan algrlarnztk, elbette katotiktir," diye konuqrnasrnr stirdtirdii. "Ama garip gortinse de, iyice pusulayr qaqrrdrfrm tzda, eski sistemirniz topzrrlarur; imdad rmtzLr koq ar ve yeni idrak drqr algrmtzt anletgtlabilir yeni bi diinyaya dontiqtiirtir. Aynr keEiboynuzu afaclrun yapraklartna bakarken sana oldu[u gibi." "B:rna tam olarak ne oldu, don Juan?" "Algrlaman bi si.ire kaotikti; her r;ey bi anda tisttine geldi, ve diinyayl yorumlama sistemin gahqmadt. Sonra kaos agtldt, ve iqte yeni bi dtinyanrn oniinde duruyordun." "\'eniden, don Juan, aynr yere dondtik" O diinya gergekten viir ml; yoksa benirn zihnim mi uyclurclu onu?" "Kesinlikle aynr yere dondtik; ve yantt da hAl6 aynt. O, birleqirn noktarun o arnda durdr-r[u belirli konuntda var. Onu algrlaman igin, bileqikli$e gereksinimin vitrdr; yani birleqim noktanr o konumda sabit bi qekilde tutrnan gerekiyordu, bttnu da yaptrn. Sonugta bi stire iEin yeni bi dtinyayr ttinrtiyle algtladtn." "Ama baqkalan da aynr dtinyayr algrlayabilir miydi?" "Tekdiizelik ve bilegiklife sahiplerse, algrlayabilirlerdi. Tekdiizelik, trirleqirn noktasrnln aynl konumda, birlik iginde tutulabilmesi igin gerekli. Eski biiyiiciiler, notrnal diinyantn dtqrnda tekdiizelik ve bileqiklik kazanmantn tiim edimine, iz siirme algrlamirsr derlerdi. "Iz stinne sanAtr," diye devam etti, "daha once de soyledi[im gibi, birler;irn noktasrntn sabitlenmesi ile u[raqrr. Eski biiyticiiler, deneyimler sonucu $unu kelgfettiler; birleqim noktastnrn yerini deliqtirmek onemli olmakla birlikte, onu yeni konu-

RUYA CORME SANATI munda, bu yeni konum nerede olursar olsun, sabit tutrnak claha
da dnemliydi."

ninlngi M NoKTASTNTN SABiTLE$MESi

8-5

leyebilecefimiz, birbiriyle iliqkisiz bir imgeler kaleycloskopu olur. Bu ytizden eski biiyticiiler rtiya gormeye de, iz stirmeye de aynr cjnemi verdiler. Bir sanat obtirleri olmaclan var olamaz; cizellikle eski biiytici,ilerin ufiraqtrklan etkinlikler sciz konusu oldu!unda. "Neydi o etkinlikler, don Juan ?" "Eski btiyi.ictiler, onlan ikinci dikkatin kanqrk i;leri; ya cla bilinmeyenin biiyiik seriiveni olarak adlandrnyorlardr. " Don Juan, bu etkinliklerin birleqim noktasmrn yer cle$iqtirmesinden dofdu$unu soyledi. Eski btiytictiler, birleqim nokralannrn yerini erke ktitlelerinin yi.izeyindeki ya cla iEincleki binlerce konuma defiiqtirrneyi o$r'enrnekle kalmamrqlar; ayn t zLrmanda birlersim noktalannr bu konumlarda tutmayl ve bileqikliklerini stiresiz olarak korumayr da olrenmiqlerdi. "Bunun yaran neydi, don Juan ?" "YarArlardan sciz edemeyiz. Nihai sonuglardan soz eclebiliriz yalntzca." Agrkladrfura gcire, eski btiyiictilerin bileqiklikleri oyle bir dtizeydeydi ki, algrsal ve fiziksel agrdan birleqim nokralannrn belirli konumlannrn buyurdu$u her $eye doniiqmelerine olanak veriyordu. Kendilerini belirli bir kayrttan gegirclikleri her $eye doniiqtiirebiliyorlardr. Bu kayrt, dedifine gore, oluqurnun btiti.ir-r algrlama aynntrlannr kerpsryordu; bu oluqurn bir .jagtrar da olabilirdi, bir kug da, bir bocek de, vb., vb. "Bu dciniiqtirntin mtirnkiin olabilece$ine inanrnak benim igin gok zor," dedim. "Bu miimki.ill," diye barna garanti verdi. " Senin ve benim igin o kadar de$il, ama onlar igin mtimkiin. Bu higbi qeycli, onlar igin." Eski btiyticiilerin miikemmel bir akrqkanlftlarr oldufunr-r sciyledi. Biittin gereksindikleri, bileqim noktalannda gok hafif bir kayma, rtiyalanndan en cinemsiz bir algrsal iqaret icli; hemen anlnda algrlannln izini siirer, yeni algr durumlanna gcire

E$er birleqirn noktasr dura$an ohnezsn, tuterrh bigirnde algrlamanrn baqka yolu olmadr$rnr aErkladr. o zamitn cleneyim-

bilegikliklerini yeniden diizenler; ve bir hityvan, bar;ka bir insan, bir kuq ya da herhangi bir qey olurlardr. "Fakert bu akrl hastasr insanlann yaptr$r bir gey de[il mi? Yar;adrkg a kendi ge rgekl ikleri ni olu qturmak'l " "HAyrr, aym Dey degil. Deliler kendi gergekliklerini imgelerler, Eiinkii onceden tasarlanmrq hiEbir amaglan yoktur. Deliler, kaosa kaos katarlar. Btiyticiilerse, tam aksine, kaosa dtizen getirir. Onlann tersarlanmrq, tisttin hedefi, algrlannr defiqtirmektir. Btiyiiciiler algrladrklan diinyayr uydurmazlar, erkeyi do$rudan algrlarlar, ve o zaman algrladrklarrnrn onlan biitiin yutabilecek, bilinmeyen yeni bi dtinya oldulunu keqfederler; giinkti o da bildigimiz her qey kadar gergektir." Don Juan, bundan sonra, keEiboynuzu afacrna baktrlrmda bana olanlarn yeni bir yorumunu yaptr. Once a$zrcrn erkesini algrlamakla baqladr[rmr soyledi. Oysa kendi adrma ben rtiya gcimrekte oldufuma inanryordum; giinkti erkeyi algrlunak igin rtiya gorme tekniklerini uygulamrqhm. Gtindelik yaqamda rtiya gcirme tekniklerinin kullanrlmasrnrn eski btiyi.iciilerin en etkin hilelerinden biri oldufunu cjne stirdi.i. Erke algrlamayr ti.imtiyle kaotik yapmak yerine, dofrudan riiyadaki gibi bir hale getiriyordu; bu durum, bir qey'algryr yeniden dtizenleyene dek stirtiyor ve o anda biiyticii kendini yeni bir diinya ile ytiz yiize buluyordu-bana olan da tam buydu. Ona iizerinde dti;tinmeye bile cesaret edemedi[im fikrimi anlattrm: izledifiirn gortintiintin ne bir rtiya, ne de gtindelik dtinyamrz olmadrfr fikrini. "De[ildi," dedi. Bunu sana tekrar tekrarr soyltiyorum, ve sen de sadece kendimi yineledifiirni d{iqiintiyorsun. Akrl dr;r
olasrhklann gerEekleqtifini zihne kabul ettirmenin ne denlL zor

oldu[unu biliyorum. Ama yeni dtinyalar var! Onlar birbirlerinin etrafina sarrlmrq durumda, bi so$arun katmanlan gibi. Var oldufumuz diinya, o katmanlann birinden bagka bi Eey defil." "Soylemek istedifin, don Juan, ofiretinin amacrnrn beni o dtinyalara gitmeye hazrlamak oldu$u mu?" "Haylr, onu demek istemiyorum. O dtinyalann igine idman olsun diye gireriz. Bu yolculuklar, giini.imtiz btiytictilerinin geEmig kayrtlarrdrr. Eski biiytictilerle aynr bigimde ri.iya

86

RUYA GORME SANATI

8fi

BiRLE$i M NoKTAS lN I N SABiTLE$MESi

87

gorme uygulanz, ama bi yerde yeni alanlara sapanz. Eski biiytictiler birleqim noktasrnrn kaymalarrnr yefliyorlardr; boylece her zaman, az gok bildikleri, kestirebildikleri alaniardaydrlar. Biz birleqim noktasmrn devinimlerini yefliyoruz. Eski biiyi.iciiler, insani bilinmeyenin peqindeydiler. Biz, insitn citesi bilinmeyenin peqideyiz." "Ben oraya daha gelmedim, de[il mi?" "Hayrr. Sen daha yeni bar;hyorslln. Ve bar;langrEta herkesin eski biiyticiilerin adrmlarmr izlemesi gerekir. Unutmzrmah ki, rtiya gormeyi icart eden onlardr." "Peki ben ne zaman yeni btiyiictilere ozgti olan riiya gormeyi cifrenmeye baqlayacafrm?" .."Daha gidilecek diinya kadar yolun var. Yrllar sonra, belki. Ustelik, senin durumunda olafiantjstti dikkatli olmam gerekiyor. Kiqilik olarek kesinlikle eski biiyiictiler gibisin. Sana bunu daha once de sciylemiqtim, ama her zamanbenim gozlemlerimden kaErnmayr beceriyorsun. Bazen seni yabanct bi erkenin o[iitledi[ini bile dtiqi.intiyorum, ama sonra kovuyorum bu dtiqtinceyi. Dalavereci degilsin sen." "Sen neden sriz ediyorsun, don Juan?" "Farkrnda olmadan, kaygrdan akhmr baqundan alan iki qey yaptrn. Erke becleninle bu diinyarun drqrna yolculuk yaptrn; daha ilk kez rtiya gordii[tinde. Ve orada ytirtidtin. Sonra erke bedeninle bu diinyarun drqrnda bi bar;ka yere yolculuk yaptrn; ama giindelik dtinyanrn bilinglilifinden yola grkarak." "Bu seni niye kaygrlandrrsrn ki, don Juan?" "Rtiya gormek.senin igin fazla kolay. Ve bu bi lanettir; e[er dikkatli olmazsak. insanr bilinmeyene gcitiirtir. Oysa tuna royledifim gibi, modern Ea! biiyiiciileri insan otesi bilinmeyeni elde etmek igin u[raqrlar." "Insan otesi bilinmeyen ne olabilir ?" " insan olmaktan kurtulmuq olmaktrr. insan toplulufunun drqrnda olan, ama yine de algrlayabilecefi tmtz, inandrnaz diinyalardrr. Qagdars biiytictilerin dolambagh yolu seEtikleri yer burasrdrr. Onlann tercihi, insan iilerninin drgrnda olandrr. Ve o ilemin drqrndakiler, Eok kapsamh diinyalardrr; sadece kuqlar Alemi defil, hayvanlar Alemi ya da insanlar Alemi defil, bilinme-

yen bi insan ttirii olsa bile. Benim soztinti ettifim, cliinyalardtr; a.ynr iEinde yaqadrfrmrz diinya gibi, sonsuz ilernleriyle tiim

dtinyalar."

"Nerede bu diinyalar, don Juan? BirleEim noktastntn de[iqik konumlarrnda ml'1" "Do[ru. Birle;irn noktastntn defiqik konumlartnda; ama

clevinimi ile biiyiiciilerin ulaqtrklart konumlarda; kaymasr ile de[il. O dtinyalara ginnek, yalntz gtintimiiz biiyiiciilerinin yaptr[r tiirden bi rtiya gorme. Eski biiyiiciiler ondan uzak durdular; giinkti Eok fazla bafrmsrzhk istiyor, ve kendini fazltt onemsemekten kesinlikle kurtulmayr gerektiriyorclu. Odemeye gtiElerinin yetmedifi bi bedeldi bu. "Giintimiizde riiya gorme uygulatmatst yapan btiytictiler iqin rtiya gormek, imgelemin otesinde diin54alar algrlamak iEin ozgiirltikttir. " "AIna, bi"itiin bunlarr algrlamaktzrki arnaE ne?" "Bugiin zaten bana bi kez sordun, ayru sorllyu. Tam bi tiiccar gibi konuquyorsun. Riski ne? diye soruyorsun, yattrlnlln kazanct yiizde kag? Bana k0r saflayacatk mr'/ "Bunl:rn yanrtlamanrn yolu yok. Tiic.car mantrfr ticaret yapar. Ama ozgiirliik bi yatrrrm olamitz. Ozgiirli-ik, sozciiklerin otesincle, cltiqiincelerin ve duygulann otesinde bikaE dakikaltk biqey iEin yagarumlzl ve daha fitzlastnt tehlikeye atttftmtz, sonu olmayan bi seriivendir." "O soruyu bu anlamda sonnadtm, don Juan' Bilmek istedifim, benirn gibi tembel bir dalgacrya tiirn bunlan yapacak azmr veren dtirtii ne olabilir'?" "ozgiirltik arayr;r, bildigim tek diirtii. oradaki sonsuzlu[un igine ugup gitme ozgtirlii[ii. Qoziiltip dafrlma ozgiirltifii; havalanma; bi mum alevi gibi olma ozgiirlii[ti; o mum ki, milyarlarca yrldrzrn rqrfrnrn ciniinde dutmatstna karqtn sapasaflam kalrr; Etinkii asla tisttinliik taslamamtqttr, ne ise odur, sadece bi mum."

ORCANiK OLMAYAN VARLIKLARIN DUNYASI

nltrydr. zamnnlar benim iEin riiya gorme uygularnalitnmtn cau ahcr yonii, organik olmayan varltklann devinimli canhhklarrydr. Onlarla riiyalartmda kargrlaqtrktan ve <izellikle gtilde, dotl Juan'rn evinin gevresinde mticadele ettikten sonl'a, varltklartnt cicldi bir mesele olarak almaya daha hazv olmam gerekiyordu' Ama btittin bu olaylann tizerimde brraktrlr etki, tam tersiydi. Boyun efmez olmu; ve onlttrtn var olma olasthklartnt inatla yaclsrr hale gelmiqtim. Derken duygularrm defiqti ve onlar hakkrnda nesnel bir araqtrnla yapmaya karar verdim. Bu soruqtutmantn ydntemi, once riiyalarrmda meydana gtkan her qeyin kaydrnr tutmak ve sonra bu kaycil bir kahp olarak kullanarak rtiyalarllnln btt varhklarr kanrtlayrp kanttlamadrfrnr ayrrt etrnekti. Ytizlerce sayfer clolusu titizlikle yaprlmrq ama anlamslz aynnh listeleri grkarclntt, oysit claha aragttrmitya ba;lar baqlarnaz kanttlitrtn yr$tldtfiul aErkEa gdrmem gerekirdi. Don Juan'm rasgele bir onerisi sandr$nn qeyin-fikir ytiriitmeyi brrakrp organik varltklartn bana gelmesine rzin venlenin-asltncla eski Ea[ biiytictileri tarafrndan onlart cezbettnek igin kullantlan bir yontem oldufunu ke;fetmem sttdece birkaE seans alcL. Beni kendi kendime anlanraln igin brraktrkeu, don Juan saclece kendi btiyiictiliik e[itiminin kurallartnt uyguluyorctu. Uygulamalar bizzatyaprlmadan, benli$in kalelerinden vazgegmesinin gok zor oldulunu deferlarca belirlmir;ti. Aslrnda benlifin en giiElti savunma hatlarrndan biri ussalhfrrnlzdrr, ve iq btiyiictiltik eylemlerine ve atErklttmalarttra geldi[incle, o yatlruZ en dayanrkh savunma hatttmtz olmakla kalmaz, en fazla tehdicle ufrayan da odur, diyordu. Don Juan, organik olmayeur varlrklann mevcudiyetinin ussalhfrm na yapilitn salcltrtlann eu baqta gelenlerinden biri oldufuna inaruyordu. Rtiya gorme uygulamalanmda her giin hig szrpma olmadan izleclifim bir stra kurmugtum. Once riiyalartmdaki dtiqiiniilebilecek her nesneyi dikkatle incelemeyi, sonra da riiyalartmt de!i gtirmeyi heclefliyordum. igtenlikle soyleyebilirim ki, sitytstz

5
Organik Olmayan Varlftlann Dtinyasl

iiya gcirme konusunda herhangi bir yorumda bulunmasr igin don Juan'r bekleyece$ime iliqki'anlaqmama .sa* drk kalarak, sadece gerekli durumlarcla oncran o$iit is-

tiyordum- Ama genellikle buna definmekte isteksiz


gcirtinmekle kalmlyor, aynca bu konucla neclense bana krrgrn duruyordu. Benim tikrime gore, ne zalnan riiya gcirme uygulamalanmla ilgili konugsak, baqannrg crt_ du$um geyleri, cinemsememesi hoqnutsuzlulunun ka-

rtiyalar boyunca dtinyalar kadar ayrlntryr inceledim. Haliyle rtiya gorme dikkatirn bir noktada zayrflamaya barlhyor, ve rti-

RUYA GORME SANATI


ya gorme seemslm ya iginde bunun hig bulunmadrfr normal rtiyalar gordi.i$tirn bir uykuyla sona eriyor, ya da bir daha Lryuyamamak iizere uyanmamla sonuElanryordu. Yalmz zaman zatrran, don Juan'rn tanrmryla bir yabancr erke aktmr, onun verdi[i isimle bir oncti, riiyalarrmzr sokuluyordu. Haberli olmerk, riiya gorme dikkatimi ayarlamama ve tetikte durmama yardrmcr olmuqtu. Yabancr erkeyi ilk tark etti[irn sefer, rtiyamda bir btiytik mafazada ahqveriq yapmaktaydun.

ORGANI K OLMAYAN VARLI KLARIN DUNYASI

9l

gunsuzluktan tantnabilirler. " "Ne anlamda uygllnsuzluk, don Juztn'?" "Varltklart anlam ifade etmez'" "Bir rtiyada Eok az $ey anlam ifade eder' zaten'" ,,Sadece ,,l.udun ruydarda anlamstz qeyler bulunur. Bunun

Bir tezgihtan obiirtine dolaqarak antika pargalar zrrryordum. En sonunda bir tane buldum. Bir ahqveriq merkezinde antika
aramanln yersizlipine kendi kendime gi-ilmtiqtiim, alnzr bir tane buldufum igin bu anlamsrzhla boq verdim. Antika parga, bir
baston saprydr. TezgAhtar parganrn iridyumdan yaprldr[rnr soyledi, dedi[ine gore bu dtinyadaki en sert maddelerden biriycli. Oyma bir parEaydr bu: bir maymun baqr ve omllzlan. Ben ye-

qim ta;rna benzetmiqtirn. Yeqim olabilece$ini ima etti[imde


tezgAhtar bozuldu ve soyledifini kanrtlamak iEin parEayr biiti.in

gtictiyle beton zemine Earptr. Krnlmamrqtr, arna bir top gibi zrplayarak uza[a uEtu; bir Frizbi gibi doni"iyordu. Onu izleclim. Birtakrm afiaglann arkasrnda gozden yitti. Aramak igin koqtum, ve buldum onu, toprafa saplanmrq olarak. Olafani.istii giizel, koyu yeqil ve siyah renkli, tam boy bir bastona dontirsmti$rti.

nedeni onlara claha Eot cinctiniin sokulmastdtr, diyebilirim; bi set ile ayiti*ri srraclan insanlai bilinmeyenden daha biiytik rrlmtglardtr." "Bunun neclen olclufunu biliyor musun' don Juztn?" ,,Benim fikrime gd;, buracla bi gtigler dengesi soz konukorumak igin su. sradan insanlar,*kendilerini o hamlelerden Kendileri igin kaygrlanma qaqrlacak giiEte engeller oluqtururlar. o denli itiiiina"n Engett"t."Engel ne denli sa4amszr, saldrrt da bi.iytik olur. ,,Buna kar;rlrk rijya gtlrtictilerin daha az engeli, ve.rtiyalagoriictilerin riiyarrnda daha az tjnctisii uurOrt. Gortiniirde riiya onctilerin varlannclan anlamsrz qeyler kaybolmuqtur, belki de h[rnr yeftalamalartnt saflamak iEin'" bir Don Juan gok dikk]rtli olmimr, ve riiyala'mdaki her bile tekayrrntryr akhmda tutmamt ofititledi. Ona anlatttklalmr
rar ettirdi.

yaplyorhiEbir qey duymak istemiyordun, oysa gimdi de tersini

"Beni qaqtrtryorsun," dedim' Rtiya gormem hakkrnda

Ona goz dikmiqtim. Elimi attrm ve kimse gelmeden onu topraktan grkarmak igin gabalamaya baqladrm. Ama gok u[raqtrysam da krmrldatamadrm. One arkaya sallayarik yerinden oynatmaya kalkrqlrsam onu krracafrmdan korkuyordum. Bu ytizden ellerimle Eevresini kazmaya bagladrm. Ben kazdrkga o da erimeye baqlamrqtr; sonunda yerincle yeqil bir su birikintisi kaldr. Goztimii suya diktim, anslzur su sanki patladr. Beyaz bir kabarcrfa dontiqtti, sonra yitip gitti. Riiyam baqka imgeler ve ayrmtilarla siirdii, ama kristal berrakhfurda olmalanna kargrn Earprcr de[ildi bu imgeler. Don Juan'a rtiyamr anlattr$rmda, "Bi oncti aynklamlqsln," dedi. "Srradan, normal riiyalanmrzda onctiler sayrcn daha Eoktur. Riiya gortictilerin riiyalan garip bigimde onciilerden yoksundur. Ortaya grktrklarrnda, onlan Eevreleyen gariplik ve uy-

,un. R.t ue kabullerinin belli bir diizeni verr m1?'' "Biittin bunlarm ardtnda diizen oldufiuna bahse girebilirbi rtiya g.osin,,, clecli. "olasrhkla, bi giin sen de ayntstnr baqka taqtr, gtinkli ri.ictiye yerpacaksm. Bazl dfeler anahtar onemi gtinkti kitinle ba$lantrhclrrlar. Obiirl"ri tu*u*ryla onemsizdir; b aI I antil rdtr' q itiI imiZclek i dti qkiinlii klerle ' -'"Ay'kladrfrn ilk gozcii heizaman varolacak; herhangi bi yaprdattabiliriiriclyum bile. Bu arada, iridyum nedir2" JL "Gergekten bitmiyorum," dedim, btitiin iEtenli[irnle' "iU;;ltiiAtin mii! Diinyadaki en sert maddelerden biri oldulu ortaya Erkarsa ne diyeceksin bakaltrn?" gerEek Don Junn'rn gozleri kbyifle parladt, bense-sonradan sinirli sinirli gtilmekoldu[unu Ofirendlfim bu sigma olasrlfa le yetindim.

RUYA CORME SANATI

ORCANiK OLMAYAN VARLIKLARIN DUNYASI

93

Onciileri de. " Anlaqrlmaz bir nedenden cittirti, btitiin bu agrklamalar beni bunaltmrgtr. Birdenbire kaygryla dolmugtum. Don Juan'a aEaE-

baskrn aynntrlan tarafrnclan Eabucak emilerbt yot oluyorclu. Neler oldufu hakkrncla yorumunu isteclifimcle, clbn Juan ;oyle dedi, "Rtiya gcirmende gelclifin bu nokiacla, onctjler, organik olmayan Alern tarafindan gcinclerilen kiqiflerclir. Qok hrzhdrrlar, bunu Eok fzrzla kalmazlar, anlamrnda,sciyltiyo.u*." "Onlara neden kfigifler cliyorsun, clon Juan.l" "Potansiyel bilinglilik aramaya geliyorlarr. Bili'glilikleri ve amaglarr var, belki a[aglann bilinglilik ve amaglan ile kryaslanabilir dtizeyde, bu zihnimize anleiqrlabilir gelmese cle. Afaglann ve organik olmayan varhklann ig hrzlan bizim igin idrakdrqrdrr; giinkti bizimkinden sonsuz clerecede daha yava;trr." "Yani nasrl, don Juan?" "A$aglar da, organik olmayan varhklar cla bizclen claha uzun yagar. Devinimsiz yaratrlmrqlarctu. Krmrlclamazlar; ama gevrelerindeki her qeyi devinclirirler." "sciylemek istedifin, don Juan, organik olmayan varhklann a[aglar gibi dura$an olcluklarr ml,]'i "Kesinlikle. Rtiyanda parlak ya da karanhk cle$nekler olarak gordii$tin qeyler, onlann yansrmalandr. Riiya.lEirini,, ,"si olarak duyd'fun iiey de aynr qekilcle onlarrn yan.srmasrdrr.

o gtinden sorlra riiyalanmdaki uygunsuz oleleri farrk etmeye baqladrm. Don Juan'rn rtiyalarclaki yabancr erke srnrflandrrmasrnr bir kez kabul eclince, uygunru, ofelerin rliyalarnmdaki yabancr istilacrlar oldu$u fikrine cle tiimiiyle h'k verrniqtim. onlan aynkladrSrmcla, riiya g6nne clikkatim baqka higbir koqulda olugmayan bir yo$unlukla clairna i.izerlerincle oclaklanryordu. Fark etti$im bagkl bir qey de, yabancr erke ri.iyama her girdi$inde, ri.iya gcirme dikkatimin onu bilinen bir ne.sneye clciriiiqti.irmek iEin gok fazla ulraqmasr gerektifiydi. Boyle bir ctonti$_umi1 tam baqaramarnasr rtiya grirme clikkatimin yetersizlifindendi, sonllE tam tanryamadr$rm, ahqrlmrqrn chqrnda bir,l"*rn. oluyordu. Yabancr erke buncran tonrrikol aycacligrhyor, bu ahtsrhnadrk nesne bir rqrk damlacrfrna clciniiqiip rtiyalairmrn claha

lann da boyle yanstmalan olup olmadrlrnt sordum. "Veudrr," dedi. "Yalntz onlartn yanstmetlan,bize karqt, organik olmayan varltklartn yanslmailartndam bile daha az dostttnedir. Riiya gcirtictiler onlart hiE aramazltt, a$aElarla derin bi uyum iginde de$illerse e[er, ki bu da ulaErlmasr Eok zor bi durum. Bu yerytiziinde hiq dostumuz yok, biliyor muslln'?" Krkrrdadr ve ekledi, "Nedeni gok agtk." "Senin igin gok aErk olabilir, don Juatt, ama benim iEin kesinlikle ciyle defiI." "Ytktctyrz. Bu yeryiiztindeki her qeyi aleyhimize gevirdik. Onun igin hig dostumuz yok." Kendimi oyle huzursuz hissettim ki konu;mayr tiimtiyle kesmek istedim. Fakat iEimden gelen bir dtirtii beni organik olmayan varhklar konusuna dondtirdi.i. "Onciileri izlenrek iEin ne yapmalm gerekir, dersin'?" diye sordr.rrn. "Ne demeye onletrr izlemek isteyesin ki?" "Organik olmayan varhklar hakkrnda nesnel bir aritqttrma ytiriittiyorum." "Benimle dalga geEiyorsun, delil mi'? Onlarln vilr olmadr[r konusundaki inadrndan vazgegmedi$ini santyordum." Alaycr ses tonu ve kih kih gtilmesi bana nesnel araqttrmam hakkrndaki diiqiince ve duygulanntn neler oldufunu anlattyorclu.

"Fikrimi defiqtirdim, don Juan. Artrk biittin o olastltklart


nraqtrnnak istiyorum. "

"Organik ohnayan varlrklar ffleminir-r eski biiyi"ictilerin alanr oldufuntt hattrttrdan gtkamra. Oraya varmak iEirr, ri"iya gclrme dikkatlerini rtiyalanndaki nesneler iizerincle titizlikle oclaklarlardr. Bu yolla cinciileri ayrrklarnayr baqardrlar. Ve onciileri odakladrklartnda, oulart izlerne niyetlerini ba[rrarak dile getir-

diler. Bu niyeti seslendirdikleri anda, yabanct erke taraftndan Eekilerek uElrp gittiler. " "Bu clenli kolay mt, don Juan'J" Yanrtlanradr. Sadece gtildii, yap da gor, cler gibi. Eve clonti;te, don Juan'tn sozlerinin gerEek anlatnlartnt buhnaya Eahqmaktan yorgun dtiqttirn. Onun gerqek bir yonterni tanunladrful ltesaba kattnayr ke.sinlikle isterniyordutn. Fi-

RUYA GORME SANATI

ORGAN iK OLMAYAN VARLI KLARIN DUNYASI

95

lfl
l

IL li

illr

t/{l

iiil lrl

;I
rl

kirlerim de, sabrrm da ttikendi[inde, kalkanrmr indiriverdim bir gtin. Gormekte oldu[um riiyada, yanrnda ytiri.idtigiim bir golciikten anslzrn drqan firlayan bir bahk, beni qaqrrttr. Bahk ayaklanmrn dibinde btaz grrprndrktan sonra, renkli bir kuq gibi havalanrp bir dala kondu, ama hAld bir bahktr. Goriinti.i oyle olafaniisttiydii ki ikinci dikkatim harekete geEti. O anda onun bir oncii oldufiunu anladrm. Bir saniye sonra, bahk-kuq bir rqrk noktacrfrna dontiqtii$iinde, onu izleme niyetimi bafrrdrm, ve arynen don Juan'rn soylemir; oldufu gibi, bir baqka diinyaya gegiverdim.

gekeledi, ya riiniiyorcltt. Anstztn tizerime clofru silkindi ve beni ama yine de bana docla diirttii. Dokunuqunu hissetmiyorclum, oratunougunu biliyorou*. Bu duyum korkutucu ve yeniydi; elektriklenmir; gibiycli cla bulunmayan bir parEam o dokunugla sanki; iEinclen birbiii uidtnu erke dalgacrklan geEiyordr. . . O anclan sonra, riiyamdaki her fey gok daha sahici oldu' .Bir riiyada oldufum fikrini koruyabiimekte biiytik zorluk gekiyoyorclum. nu zoituga ek olarak, bir de onciintin dokunuqla' Beni Eeiuytu benimle erkJsel baflantr kurdu[u kantst vardt. inda, ne yapmamt istedifini anltyorya da itelecligi

kjecli[i
clum. -'""^'iil.

ri

Afrrhfr olmayan bir uEan bocek gibi, karanhk goriinen bir


ttinelin iEinde uEuyordum. Sonra ttinel duyumu bir anda kesiliverdi. Aynen bir tlipten drr;aut firskrrtrlmlg, ve itme gticti taraftndan kocarnan bir maddesel kiitleye gaplatrlmrq gibiydim; adeta dokunabiliyordurn ona. Baktr[rm higbir yonde bitimini seEemiyordum. Her qey bana oylesine bilirnkurgu filmlerini antmsatryordu ki, aynr rtiya kurar gibi, bu ktitlenin goriinttistinti kendirn kurdufuma tlimtiyle inanmtqtun. Niye olmastndr ki'/ Bildifim, zaten uykuda ve rtiyada oldufumdu. Riiyarndaki aynntrlan incelemeye giriqtim. Gordii$tim qey dev boyutlarder bir stingere benziyordu. Gtjzenekliydi ve sanki n-ra[aralarla dolu gibiydi. Dokusunu hissedemiyordum; afftzl ptiriizlti ve lifli goriintiyordu. Rengi koyu kahverengimsiydi. Sonra bir anhk bir kur;ku sarsrntrsr geEirdim; o ktitlenin sadece bir riiya ohneryabilecefiine iliqkin. Karqrmdaki Eey qekil defiqtirmiyordu. Devinmiyordu da. Ona bakrqrmr sabitledifimde, tiim izlenirnim gerEek fakat duralan bir qeye aitti; sanki bir yere yerleqtirilmiq gibiydi ve oyle gtiElii bir Eekimi vardr ki, rtiya gorme dikkatimi kendim dahil baqka hiEbir qeyin iizerine geviremiyordum. Daha cinceki rtiyalanmda hiE karqrlaqrnadrful bir garip gtig beni kendine perginlemiqti. Daha sonrrr ktitlenin riiya gonne dikkatimi sahverdifini aErkga duyumsadrm; btittin bilinEliligim beni oraya goti.inntig olan oncti tizerinde odaklanmrEtr. Karanhlrn iqinde yant baqrmdaydr, bir ategbocefi gibi tepemde, havada asth duruyordu. Kendi Aleminde, bir saf erke damlacr[rydr. Erkesel ctztrdamasrnr gcirebiliyordum. Benim varhftmtn bilincindeymiq gibi go-

I
i

lf

yaprrfr qey, beni karqrmdaki madclesel ktjtlenin igine itmek oldu' Kiituzurnern uir ttiytit mafara ya cla agrkhfa doql drqr gibi biitiiniiyle gozelenin iqine girctigimai, iEbrisinin cle nekli oiaugunu iark ettim; ama sanki ptiriizleri zttnparalanml$ kogibi, clahalUzgtin goriintimltiyclti. Kargrmdaki qey, bir a' Sayrstz geyaprydr. ion,,-rr,-r biiytitiilmii! resn-rine benzeyep bir tijneller her yone clofru uzanlyordu. -Bazrlarr ornetrik ulqilnti
yukartya y,,
On aEafrya,

,L

i1

il
ti

1i
l

e[irniiyortorai; birbirieiiyf" agrlar oluqt'ruyor, dik ya da halif li iniqler, grkr;lar yapryorlardr' iqrk gok ioqtu, ama yir"re de her-r;ey miikemmel bir ,sekilcle crztrdtgortilebiliyor,tu. Tiineller canlt ue bilipgli gibiydiler,gormekte oldufumr-r fark edeve iorlardr. Onlara bakakaldlln, anda' rek sarsrlcLm. Bunlar erke ttinelleriydi. Br-rnu kavrachfitm ses oyle ytikrliya elqisinin sesi kulaklanmtn iginde kiikredi; r"kti ki ne soytedifini anlayztmadtm' "sesini algalt,;' cliye oiafandtqt bir sabrrsrzlkla bafrrdrm, ettifimi ve ve konuqnrfum ancla itinetteiin goriintiisi.inti.btoke fark ettim' saclece OuylUnOi[im bir hava boqlufiunzr Erdifirni ve $ityle dedi, "organik olmayeln bir ElEi iesini r[,arlacl ya;ayabivarhfrn iginclesin. Bir ttinel 'teEersin y".91y iEinde eklecli, "Tetbii bunu yapmak lirsin bile." Ses bir trn sustu, tontu

bazrlan sa[rma ya

d1t

solttma dopru gi-

istiyorsan."

ll

iii

il'
rl

HiEbirqeysoylemeyekalkrgarrrryorclum.soyledifinrlretigindeydi*. l-rangi bir qey i"rrin" yorumlan.rbilir diye korku i'Se,rin iEin sayrsrz avantajlar var," diye elEinin sesi devztm

i. r

-t:

y:_^- r-^-

ll
L

lIrl
l{tlll

,ilfr

RUYA GORME SANATI

ORGANiK OLMAYAN VARLIKLARIN DUNYASI

q7

etti. "Diledi$in kadar Eok tiinelcle yaqayabilirsin. ve her bir-i sana tarkh bir Eey ci$retir. Eski gaf btiyiictileri boyle yaqacLlar ve harika geyler olrendiler. "

hep aynr oldu. Yukart ya da aga$r

Bir gok kez yon defiqtirdik ve tizerimdeki algrsal etkisi dofru devindilirni hissetrne yetirnin olmadr[r yolunda bir diiqtince geliqtinneye baElanuq-

Bir

qey hissetmeksizin, cinctintin beni arkadan

yumsardrm.

ileriye clofru ilerlemerni ister gibi gori.iniiyorclu.

itti$ini

clg-

Tam safrrndaki tiinele ycineldim. igine gircligirn :rncla, uir q.y batna tiinelin iginde ytiriimedi$irni tirrk ertircli; havacla siiztilti damlacrlrydrm.

trm ki, elginin sesini duydum. "Sanlnm uEmak yerine emeklersen daha rahat olacakstn," diyordu. "Bir oriimcek ya da bir sinek gibi de devinebilirsin, do$ru yukartya, aqafrya, ya da baq

yordum, uguyordum. Onci.iclen hiq firrkh olmayan bir erke


Elginin sesi yine kulaklarnnrn igincle yankrlandr. "Evet, sa-

dece bir erke damlacrfirsur," clecli. Bu gereksiz scizleri bana biiyiik bir rahathk vermiqti. "Ve organik ohnayan bir varlr$rn iginde uEuyorslrn," diye clevaur etti. "oncij, bu cli.inyacla senid bu qekilde devinmeni istiyor. Sana clokunclulu z:unan, serri sor.lsgza dek defiqtircli. Artrk nercleyse bizden birisin. Buracla kllmak istersen, sadece niyetini seslendir." ElEi konursnrasrnr kesti, ve ttinelin gcirtinttisi.i geri gelcli. Fakat yeniclen konurstufuncla, bir gey ayar edilmiqti sanki; o cliinyanrn gciriintrisiinti yitinnemiE-

elEinin sesini cluyabiliyorcrurn. "Eski Ea[ btiyi.iciileri bildikleri her qeyi burada bizim itrzunrzcla kalaiali rifiencliler," dedi. Btittin bildiklerini sadece o ttinellercle yaqayarak mr o[rendiklerini sonnayit haztrlantyorclum ki, somru seslenclirerle-

!iT, y9 lala

den elEi ol-llt yanttladr.

hili yere paralel devinir gibiyclim.

yetin.i seslendir"mek oldr"r$u gibi. " Onci.i ilerlemerni iqruet etnrek igin berri kargrya clo$ru iteledi. Durakladrm, o zarnan oyle bir gtigle beni itti ki, sayrsrz ti.inellerin iginden bir kurqun lrrzryla gegrneye baqlach,-tr. E,l r;onunda durdum, giinkti cincti dunnu;tu. Bir an havacla si.iztilerek duraladrk, sonra dikey bir ttir-relin iEine cttiqtiik. Br-r etkin ydn deliqikligini hissetmenriqtinr. Algrlarnam agrslnclan, ben

ya gelmen igin tek yaptrfirnrn ytiksek sesle ve itqrk biEimcle ni-

"Evet, her geyi sardece organik olmayern varlrklarrn iEincle yagayarak cifrendiler," dedi. "onlann iginde yaqamak iEin eski bt.iytictilerin biitiin yaprnasl gereken, bunu istediklerini sciylenrekti, ayncn senirr bum-

Anrnda, aqagr indirn. Sanki ttiy gibiyken birden beni aqa[r qeken bir afrrhk kazanmtrsttm. Ttinelin duvarlartnr hissedemiyordum ama elgi benim ernekleyince daha rahat edece$imi soylemekte hekhydr. "Bu diinyada yerEekirni ytiziinden yere baflt olmak zorunda defilsin," dedi. Elbette, bunu kendim de anlayabiliyordurn, zaten. "Solttk almak zorunda da delilsin," diye ses devam etti. "Ve, sndece kencli rahathfrn igin gorme cluyunu koruyabilir ve kencli dtinyandaki gibi gorebilirsin." ElEi baqka bir qey ekleyip bklememe konusuuda karar verir gibiydi. Trpkr, bofazrnt temizleyen bir adam gibi okstirdti, ve goyle dedi, "Gcjnne duyustr hiqbir zaman bozulmaz; bu ytizden, bir riiya gorticti dairna riiyalan hakkurda gordtiklerine dayanarak konuqur." Oncii beni safrmdaki bir ttinelin igine itti. Bu ttinel her nasrlsa obiirlerinden biraz daha karanhktr. Akrl almaz bir bigimde obtirlerinden daha rahat ve stcak gdriindti bana, daha dostane ve hatta tanrdrk geliyordu. Akhmdan, benim o ttinel gibi oldulum, ya da o ttinelin benirn gibi oldufuna iliqkin bir cliigiince gegti.

"Ikiniz daha once karqrlaEmlqtlnlz," dedi, elginin sesi. "Oziir clilerirn, anlayamacllm," dedirn. Dedi[ini anlamtgtrm ashnda, ama bu akrl almaz bir geydi. "ikiniz gtireqtiniz, ve bundan dolayr qimdi ikiniz de birbirinizin erkesini taqryorsunuz." Elginin sesinin bir muziplik, hatta alaycrhk tonu taqrdrfrnr diiqiindiim. "Hayrr, alaycrhk de[il," dedi, elgi, "Burada bizim aramrz' da hrsrmlann oldufuna memnunuz. " "Hrsrmlar derken ne demek istiyorsun?" diye sordum. "Paylaqtlmtq erke hrsrmhk dofiurur," diye yanrtladr. "Erke, kan gibidir."

9rJ

RUYA cORME SANATI

ORCANiK OLMAYAN VARLI KLARIN DUNYASI

()()

Bagka bir qey soyleyebilmekten Acizdim. AErkga korku spazmlan gegiriyordum. "Korku, bu di.inyada olmayan bir geydir," dedi elEi. Ve do!ru olmayan tek sozti de buydu Rtiyam orada sona erdi. Her qeyin canhh$rndan, elEinin sozlerinin etkileyici aErklrfurdan ve siireklili[inclen ciyle qoka ulramrgtrm ki, don Juan'a anlertmak igin sabredemedim. Oyktimii duymak istememesi beni qaqrrttr ve rahatsrz etti. Br-rnu soylememiqti; ama hepsinin zayff kigiligirnin tirijnii olclufuna inandrfr izlenimine kaprlmrqtrm. "Bana neden boyle davranryorsun?" diye sordum. "Cernrnr mr srkryorum'?" "Haytr, canlml srkmryorsun," dedi. "Sorun qu ki, rtiya gormenin bu yanr hakkrnda konuqamazsln. Bu olayda tamamryla kendi baqrnasrn. Sana organik olmayan varhklann gerEek olclu[unu soylemiqtim. Nasrl olduklannl keqfediyorsun. Fakat bu kegifle ne yapaca$m sana kalmrg, sadece sana. Bi gtin uzak durmamrn nedenini anlayacaksln. " "Ama o riiya hakkrnda bana nnlatabilece$in higbir qey yok mu?" diye rsrar ettim. "Sciyleyebilecefim, bi riiya olmadr$r. Bilinmeyen bi yolculuktur o. Gerekli bi yolculuk, diye ekleyebilirim, ve son derece de kigisel." Sonra konuyu deliqtirdi ve e$itiminin cibiir cephelerinden sciz etmeye baqladr. O giinden sonra, korkuma ve don Juan'rn bana akrl verme konusundaki gdntilsiizliiliine kzrqm, o stingersi dtinyaya di.izenh bir riiya gezgini oldum. Hemen keqfetti$im bir qey vardr; rtiyalanmdaki aynntdan inceleme yetene[im arttrkE a, cinciileri ayrrklama becerim de geliqiyordu. Onciileri yabancr erke olarak kabullenmeyi segersem, benim algr alanrmda bir siire kahyorlardr. Yarr bilinen nesneler olarak almayr segersem daha da uzun kahyorlar, ve dtizensiz biEimde qekil de$iqtiriyorlardr. Ama onlarla gitme niyetimi yiiksek sesle aErklayarak onlarr izlersem, rtiya gorme dikkatimi gergekten noffnalde hayal edebilece[imin citesinde bir diinyaya taqryorlardr. Don Juan, organik olmayan varhklarrn her zaffr.an ofret-

meye haztr olcluklannr soylemir;ti. Ama olretrneye haztr olch-rklan geyin riiya gorme oldufunu sciylernemiqti. Riiya elgisinin, bir ses olmastndan ottirii, o dtinya ile bizimki arasrnda miikemmel bir koprii oldufiunu belirtrniqti. ElEinin bir ofretmenin sesi olmakla kalmaylp, en kurnaztudar bir tezgAhtar oldu$unu da keqfettirn. Her uygun zamanda ve ftrsattzt, diinyaslnln avantajlannr hig durmadatn saylp doktiyordu. Ancak bitna riiya gor--" hokkrnda cle[ersiz qeyler de o$retiyordu. Soylecliklerini clinlerken, eski biiytictilerin somut uygulamalart yefleme nedenlerini daha iyi anltyordum. "Mtikemmel riiya gonne igin yapman gereken ilk ;ey igsel soyleqini kesmektit'," dedi bitna bir keresinde. "Onu kesme konu.sunda en iyi sonug qoyle altrur; parmaklarlnln euitsllla beq alil samtim uzunlufunda kuartz kristalleri, ya da birkaE tane cltizgtin, ince tnnak Eakrl taqr koy. Parmaklarrnr hafifqe kapatarik kristalleri ya da gakrl teqlartnt slk." Elgiye gore metal ifneler de, enleri ve boylal kiqinin parmaklart ile aynr olmzrk kaydryla, aynl derecede etkiliydi. Yontem, her iki elin parmaklart arastnda en Lrz tig tane ince tlesneyi srkarak nerdeyse acl veren bir basrng yaratmaktan olu;uyorclu. Bu basrng igsel soylegiyi kesmek gibi garip bir ozelli[e sahipti. Elginin tercihi kuartz kristallerinden yanaydr; oulartn en iyi sonuElan verdifini soyliiyordu, ama baqka herhangi bir qeyle EahEma yapmak da uygundu. "TiIm bir sessizlik anrnda uykuya dalmak, riiya gotmeye mtikemmel bir giriqi garantiler," dedi elginin sesi, "etynl zalrlanda kiqinin rtiya gorme dikkatinin deferinin artmasmt da garantiler." "Riiya gori.iciiter bir altrn ytiztik takmah," dedi bir baqka sefer de, "tercihen biraz stkt olantndan." Elginin agrklamasrna gore bciyle bir ytiziik, rtiyn gormeyi brrakrp gtinclelik dtinyamrzda yizeye grkn'rak igin, ya da giinclelik bilincimizden grkrp organik olmayan varhklartn llemine gorntilmek igin bir koprti gorevini yapryordu. "Bu koprti nasrl Eahqryor?" diye sorclum. Ne otdufunu tam
anlamamtqtrrn.

"Patmaklartn yiizi.i[e temasr bir koprti olugturur," dedi, el-

t(x)

RUYA GORME SANATI

ORGANiK OLMAYAN VARLIKLARIN

DUNYASI

IOI

gi." Bir rtjya goriicii benim dtinyama yiiziik takmrq olarak girerse, ytiztik diinyamrn erkesini geker ve ollu tutar; ve gereksinim oldu[u zaman, ytiztik o erkeyi riiya gorticrintin parmaklarma braklr ve erke onu bu di.inyaya geri getirir. "Ytiziifiin parma[r srkmasr, rtiya gciriiciiniin kendi diinyasrna dcinmesini saflamada da aynr derecede etkindir. Ona parrna$r tizerinde siirekli ve bildik bir duyum verir." Baqka bir rtiya gorme seansrnda, elgi, gtindelik diinyamrzrn konumundan organik olmayan varhklann konumuna erke dalgalan aktarmak ya da bunu ters ycinde yapmak igin derimizin miikemmel bir organ oldufunu soyledi. Derimi serin, ve boya ya da yaflardan uzak tutmamr onerdi. Ayrrca bir basrnE noktasr oluqturup, erke ahqveriginde bir deri merkezi i;levi gormesi amacryla, rtiya gorticiilerin dar bir kemer ya da saE bandr ya da bilezik takmalannr sahk verdi. Elgi derinin kendilifinden
erkeyi iizerinde yansrttrfrnr agrkladr, ve onu sadece yemsrtmakla brrakmaylp, erkeyi bir konumdan obtiriine defiigtirebilmesini sa$lamak iEin bize gereken qeyin, rtiyamrzda bu niyetimizi

elEinin krlavuzlufunu sadece rtiya gorme hakkrnda oldu$u zaman izledim ve yonergelerinin deferini kiqisel olarak dofruladrm. Benim igin en yaqamsal parga, riiya gorme dikkatinin dama$rn arkasrndan gelmesi idi. Rtiya gortirken, dilimin ucunu darnaflna bastrrdrfrmr hissetmek, kendi adtma gok btiyiik guba gerektirdi. Bunu bir kez baqardrfrmda, rtiya gorme dikkatim kendine ait bir ya$am edindi, ve diyebilirim ki, gtindelik dtinyadaki normal dikkatimden daha keskin hale geldi.

ytiksek sesle belirtmek oldufunu soyledi. Bir giin, elEinin sesi bana harika bir siirpriz armafan sundu. Soyledifine gore, riiya grirme dikkatimizin keskinlifini ve dofrulu[unu garanti etmek igin, onu her insanda Eok biiytik bir dikkat haznesinin bulundufu yerden, damaktan grkartmahydrk. ElEinin kendine ozgii yonergeleri, dilin ucunu dama[a bastrrmak iEin gerekli disiplin ve denetimi riiya gortirken uygulama ve cifrenme yoniindeydi. Bu zor ve ttiketici bir iqtia dedi, elgi; trpkr rtiyada insanrn ellerini bulmasr gibi. Fakat, bir kez baqartldr mr, bu iq rtiya gdrme dikkatini denetleme konusunda en qaqrilcr sonuqlarr verir. Akla gelebilecek her konuda bir yonerge bollufuna u[ramrqtrm, saylslz kereler tekrar edilmezlerse hemen unuttuEum yonergelerdi bunlar. Bu unutrna sorununu nasrl halledece[im konusunda don Juan'dan ogtit istedim. Yanrtr bekledi$im kadar krsaydr. "Elginin sadece rtiya gorme hakkrnda anlattrklarrna odaklan," dedi. ElEinin yeterince tekrarladrfr ne varsa, gok btiytik bir ilgi ve hararetle kapryordum. Don Juan'rn cinerisine sadrk kalarak,

Biiyiiciilerin organik olmayan varltklarla iliqkilerinin ne denli derin oldufunu kavramam fazla siirmedi. Boyle bii iliqkinin tehlikesi hakkrnda don Juan'tn yorumlart ve uyartlart her zamankinden onemli hale geldi. HiE diiqkiinli-ife kaprlmadan, onun oz-sorgulama konusundaki standartlarrna ula;mak igin elimden geleni yaptrm. Boylece, elginin sesi ve soyledikleri benim igin biiyiik bir meydan okumaya doniiqtti. Ne pathastna olursa olsun, elginin bilgi vaatlerinin baqtan Erkanctltfrna yenilmekten serkrnmam gerekiyordu; ve don Juan aErklamalartmt dinlemeyi reddettifiine gore, bunu kendi baguna yapmak zorundaydnn. "Ne yarpmam gerektifini hig de$ilse aztctk Ertlatmahslt]," diye rsrar ettim bir keresinde, ona soracak cesareti buldu[umda.

"Yrpamam," dedi, kesinlikle, "ve bi daha da sorma. Sitnzt soylemiqtim; rtiya gorticiiler bu olayda yalnrz brrakrlmaltdtt"." "Ama sana ne soraca$rmr bile bihniyorsutr, dahzt." "Ah evet biliyorum. Senin o ttinellerden birinin iEinde ya$amanl onaylamamr istiyorsun, baqka hiEbi nedenle olmasa bile, salt elginin sesinin neden bahsettifini ofrenmek iEin." Benim agmazlmrn tam da bu oldufunu itiraf ettim. Baqka higbir gey olmasa bile, insantn o ttinellerin iqinde yaqayabilece[i soylendiginde ne kastedildigini bilmek istiyordum. "O keqmekeqten kendim de geEtim," diye, don Juan devam etti, "ve bana hig kimse yardtm edemedi, gtinkii bu son derece kiqisel ve nihai bi karar; o diinyada yaqama arzunu dile getirdifin anda verilen bi nihai karar. Bu arzuyu dile getirmeni saftamak iEin, organik olmayan varlftlar en gizli dileklcrini bite yerine getirecekler."

IO"2

RUYA GORME SANATI

ORGANiK OLMAYAN VARLIKLARIN DUNYASI

103

"Bu gergekten geytanca, don Jlliut." "Ha qunu bileydin. Ama sadece senin dtiqiindtiftin nedenclen ottirii defil. Senin igin r;eytanca yanr, teslirn ohnak igin ayartilrnrk; cizellikle cle bu denli bliytik odiillerle. Benim iEin ise, organik oln-rayan varhklar elerninin qeytansr dolzrsr, rtiya gorticiilerin dtirsman bi evrende bulabilecefi belki de rek sr[rnerk olmarsrndan geliyor." "Oretsr riiya gortici.iler igin gerEekten bir sr[rnak mr, clon
JuAn'?"

ctiler bi.iyticiilerin yolu ile uyum iginde yagayarak, yargrlarlnl askrya ahp, boylece istenilen yenilerneyi kolaylaqtrrmak igin gerekli erkeyi koruyor ve depoluyorleudr. Anlattrfrna gore, yorumlama sistemirnizi onitrmayr seqtifiimizde gerEek akrgkan hale geliyor, ve gergek olabileceklerin alant gerEefiin btittinltigtinti tehlikeye atmadan geniqleyebiliyordu. o zaman, rtiya gorme, gerEek olantn obiir cephelerine kapryr sahiden aElyordu.

"Bazl ri-iya gonictiler iEin kesinlikle oyle. Benirn iqin cletsenim payanclalara ve pannakhklara gereksinmem yok. [il. Beu ne olclu[urnu biliyomm. Ben dtiqrnan bi evrencle tek baqrnayrm ve, Ne olursa olsun! demesini dlrendirn." Konuqrnamlz burada son buldu. Duyrnak istediklerimi soylernerliqti, ancak biliyorclunr ki, bir ttinelcle ya$amannr nasrl bir qey oldu[unr-r 6[rennrek, nerc'leyse, o ya$am biEirnini seEmiE olrnak anlamrna geliyorclu. Boyle bir,seye meraklr clefildirn. Herlen oracrkta. barska qeyler kanqtrnnadarn riiya gorme Llygltlamalanma devam karan aldrrn. Bunu da hernen don Juan'a stiyledim. "Higbi $"y sciyleme," diye ogtitledi. "AntA anla ki, efer kalmayr seqersen, kararrn kesindir. orada sor-lsuza clek kalrrsil1. "

Sistemirnrzi gdzden gftarmaya karar verirsek, yorum yapmadan algrlanabilecekler:in :rlant a$ln geniqliyordu. Algrlamarllzln aErlrp yayrlmasr byle dev boyutlardaydr ki, elimizcle duyusal yorumlama iqin Eok az araEla ve boylece gerEekdrEr gibi gortinerr sonsuz bir gergeklikle, ya da pekilA gerEek de olzrbilecekken olmayan bir sonsuz gerqekdr;rhk ile ba1; ba;a kalakahyorcluk.

o dr-inyayr rtiyarnda gordi-i$iim saylsrz kereler neler olcluhakkrndn nesnel bir yargrya vannak benim iEin olanaksrz. [u soyleyebilecefim, o di"irryrmrn bir rliya ne denli gerEek otabilirse o denli gerEek oldr-r[udur. Ya cla giindelik diinyurnrz kaclar gerEek gortintiyorclu, cliyebilirim. o dtinya hakkrncla rtiya goriirken, don Juan'rn bana birgok kez soyledigi qeyin flukrna varcfum: riiya gormenin etkisi altrnda, gerEek acrlr bir barskalayrn gegiriyordr.r. Dou Jr-ran'rn bi.itiin rtiya gorticiilerin karqr karrqtya kaldrfrnr soyledi$i iki segenekle ytiz yize bulmuqrurn kendimi; bize ytiklenrniq olan cluyusal yorum sisremini ya clikkarlice yenileyecek, ya da ttimtiyle kalcLnp atacaktrk. Don Juan iEin, yorurnleunit sistemimizi yenilernek onll onannaya niyetlenmek anlamrna geliyordu. Kiqinin telaqsrz ve dikkatle yetilerini geliqtirmeye giriqrnesi den-rekri. Riiya gciri,i-

Benim igin tek kabr-rl edilebilir seEenek, yorumlamet sistemirni yenilemek ve geniqletmekti. Rtiyalartmda organik olmayan vnrltklanu lilemincleyken, rtiyadan rtiyaya, onciileri aynkiamaktan rtiya elEisinin sesini clinlemeye ya da ttinelleri dolaqmaya kaclar, bu cliinyantn tuttrrhhflyla karqr karqrya idim. O tiinelierclen hiqbir qey hissettnedetr, alna uzay ve zztmanrn sijreklili[ini bilerek geEiyordtttn, bu siireklilik notmal koqullarda ussalhk yoluyla fark edilemeyecek ti.irden olsat da. Bununla birlikte, her ti.inelin iEincleki tarktrtrk ya da aynntr yoklufu ya da bollu$unclan, ytr cla ttineller araslndarki mesafe duyumunu hisseclerek, ya da iEincle dolaqtrfirm her ti.inelin belirgin uzunluk ve geniqlifini fark ettne yoluyla, nesuel bir gozlelne varrntqttm. - Yorumlama sistemirndeki bu yenileme iEinde, ijzerimde en clramatik etkiyi yapan altm, organik olmayan varltklann diinyasryla aramclaki iliEkiye ait bilgiydi. Benirn igin gerEek olan bu di.inyttcla, ben bir erke damlacr$rydrrn. Boylece, yrldlnm htztyla clevinen bir rqrk gibi ttirtellerde vtnlayarak dolaqryor, ya cla bir bocek gibi duvarlartnzt ttrmanitbiliyordum. E[er uEuyorsam, bir ses bana rtiya gonne dikkatimi odakladr$rm duvarlann aynnillan hakkrnda, keyfi defil, kapsamh qekilde bilgi veriyorclu. Bu ayrtnttlar girift gtktntrlardan oluquyordu, Braille yazr sistemi gibi. Duvarlarda emekledifiimde aynt ayrmtr-

t04

RUYA GORME SANATI

oncRNirc oLMAYAN VARLIKLANIN OUNVRSI

l0-5

larr daha net gorebiliyor ve sesin bana anlattrfr daha karmaqrk

dinliyordum. Benim iEin kaErnilmazolan sonuE, ikili bir clurumun geliqmesiycli. Bir yandan bir rtiya gcinnekte oldu$umu biliyorilurn; cite yandan, dtinyadaki herhangi bir yolculuk kaclar gergek olan pragmatik bir yolculuk iEinde oldufurnun farrkrnclaycLm. Bu gerEek boltinme, don Juan'rn soylediklerini clofmluyorclu: organik olmayan varhklann mevcucliyeti ussalhfutltzLr yaprlan saldrnlann en baqta geleniydi. Ancak uslamlzunaml gergekten askryer alchktan sonl.a biraz rahata kavuqtum. Bir zamem gelip cle, inernrlmaz konumumun gerilimi-sadece bir riiya gordii[iirne ciclcli olarak inanrrken, organik olmityztn vatrltklartn kanrtlanabilir varhfrna cla ciclcti biEimde inanmak-beni mahvetmek iizereyken, tutumurncla birden etkin bir defiqiklik oldu; ama buncla benirn hiE payrm yoktu.

tanr mlamerlan

ze bilgi verecek, fakat kar;rhfrnr da Eekip alacaklardrr: tiim varhfunrzr." "Yani, don Juan, organik olmayan varhklarrn bahkErlar gibi olduklannr rnr soyltiyorsun?" "Tameuntyla. Bi atn gelecek, elgi sana oradat yakalanmrE olan insanlart, ya da insan olmayan, ama oraya takthntq olan obtir varlftlart gosterecektir. " Buna tepkim, ani bier qaqkrnhk ve korku sarstnttst oldu. Don Juan'rn agtmlamalan beni derinden etkilemi;ti, ama basttnlarnztyan bir nrerak duygusu anlamtnda. Adeta solufum kesilmir;ti.

"Organik olmayan varltklar, kimseyi kendileriyle kalmaya


zorlayamLrzlat," diye, don Juan devam etti. Onlann diinyasrnda

yaqamak, goniillti bi iliqkidir. Bununla birlikte, arzulartmlza hizmet ederek, qrmartrp her istedifimizi yaparak bizi tutsak et-

Don Juan'rn iddiasrna gcire diizenli ,sekilcle geliqen erke dr-izeyim bir giin oyle bir eqife ula;mrqtr ki, insanrn clopasr, gergekli[i, algrlamasr herkkrnclaki varsaynnlanrna ve onyargrlanma artrk cjnem vennememi olanekh krhnrqtr. o glin, rlantrksal ve iqlevsel de$erden ba[rmslz, ve hepsinden ciriernlisi, kiqisel uygunluktan bafrmsrz bilgi tarafrncrzrn btiyiilenmigtirn.

organik olmayan varhklar konusundaki nqsuel

araqtrr-

igin onemini yitirince, benim o cliinyaya yaptrlrm rtiya yolcr-rluklan konusunu don Juan kenclisi gtincleme g"tirrti. "organik olmayan varhklarl a olan buluqmalur,l,,r cltizeir I i I i [inin farkrnda de[ilsin, sanrnm," decli. Hakhydr. HiE rnerak eclip bunun i.izerincle clilqtinmemigtirn. Dikkatsizli[imi' gariplifi ite ilgili yorumlnr yaprrm. "Bu dikkatsizlik de$iI," decli. "Bu, o ilernin gizlilifi teqvik etme ozellifidir. organik olmayan varhklar kenclilerini gir"min, karanhfirn eudrnda gizlerler. Diinyalannr cliiqtin: clurtfap, bizi bi rqrfa ya da bi ateqe yol alan pervaneler gibi gek,-,rek lirere dtizenlenmig bi dtinya Rtiya elgisinin sanA gimcliye clek sciylelneye ceserret ecle. rnedi$i bi gey var: organik olrnayeur varhklar, bizirn ya cla allanna dtiqen herhaugi bi varhlrn bilinEliliginin peq incllclirler:-B i-

lu1aul benim

me yetisine sahiptirler. Devinimsiz olan bilinglilikten saktn. Boyle bi bilinElilik devinim aranmak zorundadtr, ve bunu dit sana soyledifirn gibi yansttmaleu gerEekle;tirerek, hattit bazen hayalet gortinttiler yaratarak yapar. " Don Juan'dan "hztyalet goriinttiler"in tle demek oldufunu anlatmastnr istedim. Organik olmayan varltklartn ri.iya goriiciilerin en derin duygulartna kanca attrklannl ve onlarla aclmasrz bigirnde oynadtklannt soyledi. Onlan ffIemnun etmek, ya da korkutrnak iEin hayaletler yarafiyorlardr. Benim o hayaletlerden biriyle giireqmi; oldufumu anllnsattr. Organik olmayan varltklartn tisttin yansttmactlar olduklannt, kendilerini duvardaki resimler gibi yetnsltmztktan zevk aldrklannr aqrkladr. "Eski btiyiiciiler bu yansttmalara duyduklan budalaca gtiven yiiztiuden yer-rik dtiqtiiler," diye devetm etti. "Onlar dostlannln erk sahibi olduklartna inantyorlardr. Dostlartntn, sanki bi evrensel sinemadayml$ gibi, diinyalann iginden yanstttlan ytizeysel erke olduklan gergefini goz ardr ettiler." "Kendinle gelir;kiye diir;iiyorsult, don Juan. Organik olmayan varhklartn gergek oldufunu sen kendin soyledin. $imdi
bana onlzutn yalntzca resimler oldu$unu emlattyorsllll."

"Benim demek istedifim, organik olmayan varltklann bizim dtinyamrzda perdeye yanstttlmrE devinirnli resimler gibi

r06

RUYA GORME SANATI

ORGANi K OLMAYAN VARLIKLARIN DUNYASI

t07

olduklandrr; hatta $unu da ekleyebilirirn ki, onlar iki dtinyanrn srnrrlarr iqinden yansrtrlan devinimli, yofunlu[u az erke resimleridir." "Peki ya kendi di.inyalanndaki organik olmayan varhklar'? Onlar da clevinimli resimler midir'?" "HiE de defiil. O dtinya bizimki kadar gerEektir. Eski btiyi.ictiler, organik olmayan varhklarrn diinyasul karanhk bi alanda ytizen bi mafaralar ve gozenekler kabarcr[r olarak tanrmladrlar. Ve organik olmayan varhklan da, trpkr vticudumuzun hticreleri gibi birbirlerine ba$r olarn, igleri boq cle[nekler olarz'k betirnlediler. Eski btiytictiler, bu LlESuz bucarksrz demete etlacakaranhk labirenti adrnr verdiler." "O zamurn her rtiya gorticti o dtinyayl aynl qekilde gortiyor, oyle mi'/" "Elbette. Her rtiya gciriicti onu oldufu gibi goriir. Sen kendini, o diinyayr oldu$u gibi goren tek insan mr sernryorsuu'/" O dtinyada bir qeyin baqtan beri bana e;siz oldu$urn duyumunlr verdifiini itiraf ettim. Bu Eok hoq ve net olzrn cjzellik duygusunu yaratan rtiya elgisinin sesi cle$ilcli, bilingli olarak di"iqi-inebildifim bagka herhangi bir Eey de defildi. "Iqte eski btiyiictileri yere yrkan da tam buycln," cledi, don Juitn. "organik olmayan varhklar onlara qimcli srurzr yaptrklannln rrynlsrnr yaptrlar; onlarda eEsiz, ozel olduklan duyumunu yarattrlar; listelik en mahvedici bi baqkasrnr da: erk sahibi olma duyumunu. Erk ve eqsizlik, bozguncu gi.igler kaclar yenilmezdir. Dikkatli ol ! " "Bu tehlikeyi sen nasrl savuqturdun, don Juan'?" "Ben o diinyaya bi iki kez gittikten sonrar bi daha asla dcinmedim oraya." Don Juan, eski bi.iyticiilere gore evrenin yrrtrcl oldufunu, ve herkesten gok onlann bunu giinltik bi-iytici.iliik etkinliklerinde hesaba katmalarr gerekti$ini dtiqiindiiklerini anlattr. onun fikri, bilinglili[in dolal olarak geliqmek zorunda oldufu; ve gelii;ebilmesi igin de tek yolun miicadelelerden, oliim kahm sava;lanndan geEti[i yontindeydi. "Biiyiictilerin bilinglilifi riiya gordtikleri zaman geliqir," diye devam etti. "Ve geliqtifi anda, orader, drgarda bi gey bunun

clofrutu[unu kabul ecler, onaylar, ve onun iEin bi teklif veiir. Organik olmayan vatrltklar, bu yeni, zenginle$mi$ bilinEtilik iEin pey stirenlerclir. Riiya gortictilerin sonsuzat dek ayzrklan tizerincle clurmalart ;artilr. O yrrtrcr evrene qrkmaya ciiret ettikleri anda, bi itvdtr arttk onlar." "Giiveucle olntam iEin ne yapmalnt onerirsin, don Juan'?" "Her saniye ayaklannr srkr bas! Higbi qeyin ya da hiE kimsenin senin igin karar almastna tzin venrle. Organik olmayan varhklarrn cliinyastua saclece sen isteclifin zartitn git." "GerEekten, clon Jua1, bunu nastl yapacafirmr bilemiyorum. Bir onciiyii ayrrklacLfrm elnda, gitmern iEin tizerimde Eok biiytik bir giiE kullanryor. VazgeErnek iEin zerre kadar qallslln yok." "Hitdi! Kimi kanclrdr$Illl santyorsun sen? Kesinlikte durdurabilirsin onu. Daha once deuememi;sin, hepsi bu'" Benirn iqin clurmitntn olanakstz oldu[u konttsundet tsrar ettim. Konuyd dofto tazla stirdtirmedi, bunun igin ona teqekkiir borgluydum. Rahatsrz eclici bir suEluluk duygusu beni kemirrn.y" baglamrgtr. Bilinmeyen bir nedetrden otiirii, onctilerin 9ekimini bitinEli olarak clurdurma fikri hiE aklmra gelmemiqti. Her zamanki gibi, clon Juan hakfuycfu. Niyetlenme yoluyla niya gonnernin aktqtnt de[iEtirebilece[imi keqfettim. Unutma-olt Ii, onctilerin beni kendi cliinyatartna taqtmalarr igin niyetlenrniqtirn. Bilerek bunun tersine niyetlenifsem, ri'iya gdtmernin de aksi yonii izlemesi olasrydr. Uygularna yoluyla, organik olmayan varhklann Alemine yolcttlu-klitrtrn igin niyetlenme yetene[im ola$aniistii keskinleqti. Geligrniq bir niyetlenme yetenefi, rtiya gorme dikkatim i.izerincle geligmi; bir clenetim getirdi. Bu ilave denetim, beni daha ctir-etkAr yapm gtr. Dokunul mazh$a s ahip olarak yolculuk yapabilece[irni-hisiecliyorclum, giinki.i yotculu[umu ne zalrlztn istersem durdurabilecektim. "Gtivenin Eok iirktittici.i," yorumunu yaptt, istefi tizerine rliya gdrme clikkati clenetimimin yeni durutnunu don Juan'it anlattrIrmda. "Niy" tirktitiicti olsun?" diye sordum. Keqfetmirs oldugum Eeyin iqlevsel deferinden kesinlikle emindim.
r

RUYA GORME SANATI

ORCANiK OLMAYAN VARLIKLARIN DUNYASI

ri

"Qtinkii seninki bi ahma$rn giiveni," decli. "Sana tam clu* ruma uygun bi biiyticii oyktisti anlataca[rm. Kendim tanrk olmadrm; ama olretmenimin ofretmeni, nagual Elias, olmuE." Don Juan'rn anlattrfrna gore nagual Elias ve hayatrnln aqkr, Amalia isimli bir kadrn btiyiicti, genglik yrllannda o.gonik olmayan varhklann diinyasrnda kaybolmuElarcL. Don Juan'rn biiyiictilerden soz ederken birisinin hayahnrn aqkr olma tiirtinden bir tanrm yaptrfrna hig tanrk olmamrqtrm. Ctimlesi beni irkiltti. Ona bu aykrnh[r sordum. "Aykrnhk defil. sadece baqtan beri saner btiytictilerin sevgisiyle ilgili oykiiler anlatmektan kagrndrm," clecri. "Ttim yaqantrn boyunca aqka ciyle doymugsun ki, ben sana bi ara verdirtmek istemiqtim. "Neyse, nagual Elias ve hayatrnrn aEkr, cacL Amalia, organik olrnayan varhklarrn diinyasrnda kayboldular," diye, clon juan devam etti. "oraya riiya goriirken de[il, fiziksel beclenlerinin iginde gittiler." "Bu nzrsrl oldu, don Juam'?" "Ofiretmenleri, nagual Rosendo, yaradrhq olarak ve uygulamalar agrsrndan eski biiyticiilere gok yakrndr. Elias ve Arnalia'ya yardrm etmeye niyetlenmiqti, arna bunun yerine onlarr bitakrm oltimciil srnrrlann otesine itti. Nagual Rosenclo bunu akhndan bile geEirmiyordu. Yapmak istedifi iki o[rencisini ikinci dikkate sokmaktr; ama sonugta eline geEen onlann yitimi oldu." Don Juan bu uzun ve karmaqrk oyktiniin ayrrntrlarrna girmeyece[ini soyledi. Bana sadece onlarrn o diinyada nasrl kaybolduklannr anlatacaktr. Nagual Rosendo'nun yztnhq hesabrnur, organik olmayan varhklann kadrnl zvla zerre kaclar ilgilenmediklerini varsayrgl oldufunu sciyledi. Uslamlarnasr clofiruyclu ve bu quradan geliyordu; btiyiiciilerin bilgisinin krlavuzlufuna gore, evrenin cligi oldulu agrktr; ve dii;ilifiin bir tllizi olan erkeklik ise ender bulunuyor, bu ytizden de aggcizliiliikle peqine
dtir;iiltiyordr-r. Don Juan konudan aynldr ve erkeklerin gezegenimizcleki haksrz egemenlifiinin, olasrhkla erkeklerin azh[rnrn bir sonucll

clum, ama o dyktistine devam etti. Nagual Rosendo'nun plant, Elias ve Amalia'ya ozel olarzrk ikinci dikkatte yonerge vermekti. Ve bu hususta eski btiyticiilerin sahk verdi[i teknifi izledi. Ri.iya iginde bir oncti tuttu, ve ona o[rencilerinin birleEim noktalannt uygun konttma getirerek onlart ikinci dikkate taqtmztstnr emretti.

Kuramsal olarak, giiglii bir oncti hig gaba harcamadan onlann birleqim noktalannl uygun konuma getirebilirdi. Nagual Rosendo'nun gciz ontine almadrfir qey, organik olmayan varlklzrrrn

hilecilifiycli. Oncii, ofrencilerin birleqim noktalannln ye-

rini defiiqtirdi clefiqtirmesine; ama onlart bedensel olarak organik olmayan varltklann Alemine kolayca taqryaceLk bir konuma. "Bu miirnktin mii, bedensel olarik taqrnmak'/" diye sordum.

bi

"Mtimkiin," cliye gtivence verdi. "Brz,, birleqim noktastntn yercle sabitlenmesi ile belirli bi bigim ve konumda tutulem erkeyiz. O yer defiqtirilirse, erkenin biEim ve konumu da buna uyglln olarak clefiqir. Organik olmayan varhklann br'ittin yap*urt gereken, birlegim noktamtzr do[ru yere koymaktr; ve ugar g:derrz; kurqun gibi, pabuElar, ;apka, ne varsa'" "BLl hepimizin ba.lma gelebilir mi, don Juan?" "Hig kuqkusuz. ozellikle erkemizin toplam miktart uygunsa. Besbelli, Elias ve Amalia'nln birleqik erkelerinin toplam *iktutt organik olmayan varltklartn gozden kaqramayacaklan bi geycli. Organik olmayan varltklara giivenmek Eok saqmadtr. Onlann kendi uyumlart var, ve bu insani de[il." Don Juan'a nagual Rosendo'nun ofrencilerini o di.inyaya gondermek iEin tam olarak ne yaptrfrnr sordum. Sormamtn apialca otciufiunu biliyorclum, nastl olsa sorumu duymazdan gelecekti. Anlatmaya baqladrfrnda gergekten qaqrrdrm. "Adrmlar, .saclelifin ta kendisidir," dedi. "Ofrencilerini Eok ktiEiik, kapah bi yere koydu, dolap gibi bir qeyin iEine. Sonra ruyu gormeye gegti, niyetini seslendirerek organik olmayan varhklarrn Aleminllen bir oncti galtrdr, sonra da ofrencilerini onctiy.e teklif etme niyetini seslendirdi. ';Oncti, dofial olarak armafanr kabul etti ve savunmasrz bi anlannda, clolabtn igincle sevigirlerken onlan ahp gotiirdii. Na-

oldu[u yorumunu yaptr. Ben bu konuyu siirdtirmek istiyor-

,ililil

lt0

RUYA CORME SANATI

gual dolabr agtrlrnda, artrk orada de$ildiler." Don Juan'm anlattrlrna grire, cifrencilerini organik olmayan varhklara arma[an olarak sunmak, tamamryla eski biiytictilerin yaptrklan bir qeydi. Nagual Rosendo bunu yzrpmak istemiyordu ashnda; ama organik olmayan varlftlan denetimi altrnda tuttu[u gibi sagma bir inancrn etkisi altrndaydr. "Biiyiici.ilerin manevralan riltimciildtir," diye, don Juan devam etti."Sana yalvannm ola$antistti uyaruk ol. AhmakEa bi cizgiiven edinmeye kalkrqma. " "Sonunda Elias ve Amalia'ya ne oldu?" diye sordum. "Nagual Rosendo bedensel olarak o dtinyaya gidip onlarr aramak zorunda kaldr," diye yanrtladr. "Buldu mu onlan?" "Buldu, anlatrlmaz mi.icadelelerden sonra. Yine de onlarr tiimi.iyle drgan grkararnadr. Bciylece bu iki geng insan daima o Alemin van-tutsaklan olarak kaldrlar.' "Onlan tamdm mr, don Juan?" "Elbette tarudrm, ve seni temin ederim, gok gariptiler."

6
Gtilgelerin DtinYasr

on derece dikkatli olmafusrn, giinkti organik olmayan v3rhklara yem olmak iizeresin," dedi, don Juan, oldukga beklenmedik bir andd; rtiya gormekle hig ilgisi olmayan bir gey hakkrnda konugmamzln sonrasrnda' stiyteoigi beni gaqrrttr. Her zaman oldulu gibi, kendimi-savunmaya yeltendim. 'oBeni uyarmana gerek yok' Ben gok dikkatliyim," diye gtivence verdim' "Oryanik olmayan varhklar entrikactdr," dedi' "Bunu

n2 hissederim,

RUYA GORME SANATI

GOLGELER|N DUNYASI

il3

drm.

rini soyleyerek kendimi avutamam." sesinin tonu oyle rsrarcrydr ki, hemen, higbir tuzala cliiqmeyecelim konusunda tekrar gtivence vermek zorunda kai-

ve daha baqtan tuzaklar kurduklannl ve bu yolla istenmeyen riiya goriictilerin tiilen ve stiresiz olarak elendikle-

giinkti riiya gorme uygulamalarrmrn denetimim altrncla olclugunu soylemek istedim. Don Juan tekrar konuqmadan once gergin bir sessizlik oldu. Konuyu defiqtirdi, ve dikkatimi, rtiya gorme yonergelerinin Eok onernli bir noktasrna-qimdiye dek fark etmemiq olcluEu- bir qeye gekmek istedigini soylecli. "Rtiya gorme kaprlannu-r ozgiil engeiler olclufunu zaten anladrn," dedi, "fnkat bi kaprya ulaqrp onu geEebilmek igin sana verilen uygulama yontemlerinin o kapr hakknclaki her qey demek olmadr[rnr hentiz anlamrq de[ilsin." "Bu bana hiE agrk gelmiyor, don Juan." "Dgmek istiyorum ki, ornefin bi riiya gorticii bi baqka riiyanrn iEinde uyanmayr ya da gtindelik yaqamrn cliinyasrnda uyo,rmadan riiyalannr deliqtirmeyi ofrendifinde, ikinci kaprya ula$lp onu gegtigini sciylemek gerEefi yansrtmaz." "Neden yansrtmaz, don Juan'/" "Qtinkii ikinci rtiya gorme kaprsr, ancak bi riiya goriicii yabancr erke onciilerini aynklayrp onlan izlemeyi ofiencliginde gegilir." . '.Oyteyse neden riiyalarr de$iqtirme fikri de ortaya atrhyor ki?" "Baqka bi riiyada uyanmak ya da rliyalan defiqtirmek, bi rtiya gorticiiniin bi onciiyii aynklayrp izleme yetene[ini arttrrma uygulamasr iEin eski btiyticiiler tarafinclan cliiqiiniiliip bulunmuq bi yoldur."

ye devam etti. "BilinElilikleri miikemmelclir. onlara kryasla brzler gocufiuz; gciz diktikleri gok erkeli Eocuklar." Soyut dtizeyde onun fikirlerini ve kaygrlarrnr anlach[rmr, arna somut dtizeyde uyansr igin higbir neclen griremecligimi,

"organik olmayan varhklann hizmetincle hayret edilecek araglan bulundulunu ciddi olarak goz oniincle tutmahsrn," cli-

Don Juan bir onctiyii izlernenin yiiksek bir baqan oldufunu, ve rtiya gortictiler bunun tistesinden geldiklerinde ikinci kaptnrn ardtna dek agrltp, ardtnda varolan evrenin onlara ulaqrlabilir krhndr[rnr soyledi. Bu evrenin hep orada oldufunu, ama erkesel cesaretimiz olmadr[r iEin oraya gidemedifimizi; ve asltncla ikinci rtiya gorme kaptsmtn organik olmayan veultklartn diinyersrna aEtlan kapt, ve rtiya gorenin de o kaplyl aqan anahtar oldu[Llnu vurgr"rladt. "Bir rliya goriicti, bir onciiyii dofrudan aynklayabilir mi, rtiya clefiiqtirme e[itirninden geEmek zorunda kalmadan?" diye
sordum.

"Kesinlikle hayrr," dedi. "Efitim qartttr. Buradaki soru, varo* lan tek efitimin bu olup olmadr$r. Ya da riiya gorticti bai;ka bi e$itim izleyebilir mi'l" Don Juan bana Eakacr bir ifadeyle baktr. Sorusttnu gerqekter-r yanrtlamarnr bekler gibi gortintiyordu. "Eski biiyiiciilerin bulcluklan kadar mtikemmel bir efitimle ortaya grkrnak Eok zor," cleclirn, nedenini bihneden, ama kar;r Erkrlamayacak bir yetkeyle.

Don Juan kesinlikle hakh oldufumu kabul etti ve eski btiyiictilerin, rtiya gorme kaprlanndan gegip, her kaptntn ardtnda varolan belirli diinyalara gitmek iEin bir seri mi.ikemmel efitim tasarlachklartnt soytedi. Rtiya gormenin eski btiyiictilerin icadr olmasrndan dolayr, onlartn kurallan ile oynernlnasl gerektifiini tekrarladr. ikinci kaptntn kuraltnt, tig adrmdan oluqitn bir seri olarrak tantmladt: bir, riiya de[iqtirme e[itimini uygulayarak, rtiya goriictiler onciileri keqfederler; iki, cinctileri izleyerek bir baqka gergek evrene girerler; ve iig, oretda, eylemleri aracrh[ryler, o evrenin yonetim yasalannr ve kurzrllarlnl kendi kendilerine keqf'ederler.

Don Juau'rn cleclifine gore, organik olmayan varltklarla iliqkilerirncle kurallara oyle iyi uymuqtum ki, yrkrcr olasrhklardan korkmaya baqlamrqtr. Bu varhklarclan yana katgrnrlmaz olan tepkinin beni diinyalannda ahkoymaya kalkrqmalart oldu[unu dtiqlintiyordu. "Abartttlrnr dtiEtinmtiyor mllslln, don Juan?" diye sordutn. Ortacla onlln Eizdi[i kadar cesaret ktrtct bir tablo oldufiuna ina-

il4
namryordum.

RUYA GORME SANATI

GOLGELERiN DUNYASI

lr5

,l
ri

"Kesinlikle abartmlyorum," dedi, kuru, ciddi bir ses tonuyla. "Goreceksin. Organik olmayan varhkler, kimseyi gergek bi sava$ olmaksrzrn sahvermezler. " "Ama sana beni istediklerini diirsiindtiren ne?" "Sanzr qimdiden Eok fazla ;ey gosterdiler. GerEekten bunca eziyete e$lence olsun diye girdiklerini mi sanryorslrn?" Don Juan kendi soztine kendi gtildti. Ben hiE de e$enceli bulmamr;trm. Garip bir korku, rliya gdrme r-rygulamalanrna arir verrneffr, hatta ttimtiyle brrakmnrn gerekti[ini mi di"iqtini.iyor diye sormaya yoneltti beni. "Ikinci kaptnrn ardrndaki evrene gidene dek rtiya gcinneni stirdiirmelisin," dedi. "Anlatrnak istedifirn, organik ohnayan varltklann Ea$nsrnr kabul ya da reddedecek olanrn yalnrz sen oldu$undur. Bu ytizden kendimi uzak tutuyor ve rtiya gorme uygularnalann hakktnda hemen hiE yorum yapmlyorum." Bilgisinin obtir yonlerini agrklamakta bu clenli ccirnertken, rtiya gorme konusundaki bu cirnrili[inir-r beni qaqkrnlrga d{iqi,irdtigtinii itiraf ettim. "Sanzl riiya gormeyi cifretrnek zorunda brrakrldrrn," clecli. "Sadece eski biiytictiler tarafrndan kurulan model bu Eekilde oldufu iEin. Riiya gorme yolu tuzaklarla doluclnr, ve bu tuzaklardan kaErnmak ya da iglerine di-iqrnek her rtiya gorticiintin kiqisel ve bireysel meselesidir; ve ekleyebilirim ki, nihai bi nreseledir."

"Dtiqersen ne olur, don Juttn'/" "Dtiqersen beclelini odersin, ve bedel diiEtiqtin koqullartna ve clerinti$ine gtire cle$iqir. Ama ashnda bu ttir bi sonuElitnmacezalandlnrla clan soz etmenin yolu yok, giinkti kar;tmtzdaki bi ha tirktitiiJii ,lur.,*lau yaratabilecek erkesel ztktmlar'

qok dar;or.,nu cle[il. Erkesel ,,kttttiot pusucla burada; oliirnden

Bi biiyii-

'rI

ll

It
l

I
lit

rl

ll
rili

lii

"Bu tuzaklara diiqmek pohpohlanmayzr ve gi-iE vaatlerine dayanamnmirnln sonucu rnuclur'?" diye sordum. "Sadece onldtra delil, organik olmayan varhklann sunclu[u hiEbi $eye dayanamzmranln sonucll. Belirli bi noktanrn otesinde, btiyiiciilerin onleu tarafrndan sunulan herhangi bi qeyi almarnaslnrn hiE yolu yoktrlr." "Peki bu belirli nokta nedir, don Juan'?" "O noktu biz bireylere ba$r. Her birimiz iEin rni,icadele, o dtinyadan sadece gerekeni almak adrnadrr; daha tazlasrrrr defil. Neyin gerektigini bihnek, btiyticiilerin htineridir; takat saclece gerekeni almak, en btiyi.ik baqanlandrr. Bu basit kuralr anlayarnamzrk, bi tuzafrn igine tepesi iistti diiqrnenin en emin yolu. "

ctiniin yolunclaki her $ey bi oliim kahm sorunudur, anlit riiytt gorme yolunda bu sorun yize katlantyor'" Don Juan'a rtiya gorme uygtrlamitlztrtmt her zaman azitlnl clikkatle ytirtittiifii* u" son derece cliiqtinceli ve titiz davrandta fnn konusundzr giivence verdim. "Boyle olclJfunu biliyorr,rm," clecli. "Amer ben senin claha ele aldrfrn cla cliiqtinceli clav"in,tmo,-t,, ve rtiya gorn-reye ilir;kin Her Eeyden her,;eye karqr gok claha ternkipli olmant istiyorum. bileolce, ietikte- ol. Salctrrlnln nereclen gelece$ini opceclel menl." "Bir gortjcii olarak, benim iEip yakrnllrda bir tehlike mi giriiyrtrstat, dott Junn'?" (' t;O gir.rnli kelte ityak bitsttfitn, setnit erke.bederrini topitrlamancliiyarclm etti$ini o giinclen bu yana senitr iEin yakla;ilrl bi telrlike gdrdiim.." "Arnri dzel olzrr^k neler yapmam ve nelerden kitEtnmam gerektifirri bil iYor tnusun'1" "Hr:ryrr, bilrniyorum. Tek bilclifirn, ikinci kaptntn ardtndrtki evrenin bizimkine en yakrn evren oldupu; ve bizirn evrenimiz cle epeyce cltize'baz ve zalim. Oyleyse ikisi'in pek fazla
f'arkr olilmtu."

Beni neler bekleclifini anlatmasr igin inatla tisteleclim. ve o da tsritrltr, bir btiyiicii olarak genel anlamda bir tehlike duyumsaclflnl, alnA ckrha tazvrayrintrya inemeyecefini soyledi' ' "Orir,nik olmayan varhklann evreni her an vutlnaya haoylezlrcltr," iiye clevarn etti. "AlniI bizirn kendi evrenimiz' de alantua clahyorclir. Ontrrr iEin onlartn evretline ayllen bi savaq
mllfEaslna git'mel isin. " "Demek isteclifin, clon Juan, rtiya gortici-ilerin o cltipyadan clairna korktnasr gerektifi mi'?" "Haytr. Onu clemek istemiyorum' Bi riiya gortici.i ikincr

il6

RUYA GORME SANATI

COICNIERiN DUNYASI

ll7

li, devinimli qekilleri belli belirsiz ayrrt enim. Bir

kaprrun ardrndaki evrene gegti$inde, ya cla bi riiya grirticii bunu geEerli bi segenek olarak almayr redcletti$incle, bi claha baEr alnmaz. " Don Juan, rtiya gcirtici.ilerin ancak bu aqamaclan sonra devam etmekte cizgtir olcluklannr belirtti. Ne cl-emek istecti$inclen emin defildim; qoyle agrkladr; ikinci kapmrn archnclaki.uren ciyle gtiglti ve saldrrgandr ki, do[al bir siper, ya cla rtiya gorticiilerin zayrflrklannln araqtrnldrfr bir cleneme alanr gorevi yapryordu. Bu denemeleri atlatabilirlerse, bir sonraki kaprya ctogru ilerleyebiliyorlar, atlatamazlarsa sonsuza dek o evrende tu1sak kahyorlardr. Endiqeyle trkanrp kahnrqtrm, ama btitiin clil clokmelerime karqrn ttim sciyledifii bunlarla kaldr. Eve clcindti$timcle, organik olmayan varhklann .Alemine yolculuklanmr si.irdiircltim, btiyi.ik dikkat sarf ederek. Ozenim ya.lnrzctr bu yolculuklarclan aldrlrm zevki arttumrq goriini.iyorclu. Oyle bir noktaya gelmiqtim kj, organik olmayan varhklann dtinyasrnr saclece di.iqtinmek bile tanrmlanmasr olanaksrz bir cogku yaratmaya yetiyorclu. Keyfimin er geg sona erecelinden korkuyordum, ama boyle olmich. Beklenmedik bir qey onu derha da yofunlaqrrrdr. Bir sef-erinde, bir cincti beni sayrsrz ttinellerin igincle hrzlir dolagtrrmaktaydr; sanki bir qey anyonnuri, ya cla tlim er*erni harcatrp beni tiiketrnek istiyorrnuq gibi. En sonunda clurcluEunda, kendimi maraton koqmuq gibi hissettim. o cltinyanrn kenanndaymrqrm gibi goriiniiyordu. Bagka ttinel kalmamrqtr, ttinr gevremde yalnrzca siyahhk egemendi. Sonra birdenbire tarn ciniimdeki alan aydrnlanrverdi, oraya clolayh bir kaynaktan rqrk yanslyordu. Her qeyi yaygrn olarzrk gri ve kahverengimsi gosyumuqak bir rgrktr. Gcizlerim ahqtr[rndabazt koyu renklgren
stii-e sonra

Garip, karmaqrk bir gorsiiyle karqr kargrya oldufumu biliyordum; ancak gekiller oyle gergektiler ki tepkim sahici bir micle bulanttsr oldu. Bir yuva dolusu dev boyutlu, yuvitrlak, gri ve kahverengimsi bocefin iizerindeymiqim gibi tiksintiye kaprlcfum. Yalntz her nedense kendimi gtivencede hissediyordum, onlann tizerinde ugarek dolaqrrken. Ama rtiyam bir gergek yaqam durumu imiq gibi kendimi gtivencede ya da huzursuz hissetmemin budalaca oldufunu anladrfrm anda, btittin o di.iqiinceleri kafamdan atttm. Yine de, o boceksi qekillerin ktvrantqlannr izlerken onlann bana dokunmak tizere olduklan fikri beni gok rahatsrz etti.

"Btz dtinyamrzm devingen birimtytz," dedi rtiya elEisinin sesi, ansrzln. "Korkma. Biz erkeyrz, ve kesinlikle Sana dokunmak niyetinde defiliz. Bu zaten olanakstz. Gerqek smtrlarla
ayrrlmrg durumdaylz." Uzun bir aradan sonra, ses ekledi, "Brze kattlmanr. istiyoruz.Bizim bulundufiumuz yere in. Ve huzursuz olma. Onctiler ve ben trpkr obiirleri gibiyiz. Ben Ean bigimindeyim, ve oncti-

bana oyle gelmeye baqladr ki, rtiya grirme dikkatimi bu clevig.en qekillerin tizerinde odaklamam onlzrn qekillencliriyorclu. ug defiqik tipte olduklannr fark ettim: bazrlzrn top gibi yuvarlaktr, cibtirleri Ean bigirnindeydi ve en sonunculrir clatgitirnan dev boyutlu mum alevlerine benziyorlarch. Hepsi ternelde yuvarlak hath ve aynr boyutlardaydr. ytizlerce, hatta belki binier-

ceydiler.

ler mum alevleri gibi." O son ctimle erke bedenim igin kesinlikle bir tiir iqaretti. Onu duydu[um anda, bulantrm ve korkum yok oldu. Onlartn diizlemine indim, ve toplar, ganlar ve mum alevleri qevremi aldrlar. Oyle yakmtma gelmiqlerdi ki, efer fiziksel bedenim olsaycl bana dokunacerklardr. Bunun yerine, birbirimizin iginden geEtik, kapsiillenmiq hava yumzrkErklan gibi. O noktada, inantlm az bn duyum yaqadrm. Erke bedenim ile ya da onun iginde higbir gey hissetmememe karqtn, bir baqka yerde, en olafaniistii grdrklanma duygusunu hissediyor ve kaydediyordum; yumuqak, hava gibi qeyler kesinlikle igirnden gegiyordu, ama tam orada olmuyordu bu. Duyum belirsiz ve hrzlrydr, ve onu tiimtiyle yakalamak iEin bana zaman tarumadt. Onun iizerine rtiya gorme dikkatimi odaklamak yerine, ttimiiyle o iri erke boceklerini incelemeye daldrm Bulundufumuz dtizeyde, bana 6yle geliyordu ki, gdlge varhklarla benim aramda orterk bir yan vardt: boyutlar. Belki de onlartn erke bedenimle aynr boyutlarda olduklan yarglsma vardrfirm iEin kendimi onlarla bu denli rahat ve stcak hissetmiqtim.

RUYA GORME SANATI

GOLGELENiN OUNYESI

ll9

onlan inceleyince, kendilerine hig alchnnadrfrm sonucullir varctrn. Kiqiliksiz, so$nk, duygusuzdular, ve ben bunclan Eok hoqlanryorclum. Bir dakika onlardan hoqlannlayrp, bir clakika sonra onllrn sevmernin, riiya gcirmenin sonucu mu, yoksa o varhklarrn tizerimde kullanmaya Eabaladrklan bir ttir erke etkisinin i-iriinti mti olclu$unu bir an igin merak ettim. "OnlAr gok sevimli," dedim, elEiye, term onlar iEin gok clerin bir dostluk dalgasrna, hatta sevgiye yenilcli$im ancla. Akhmclakini soyler sriylemez, karanhk qekiller iri kobaylar gibi telaqla kaErqtrlar, beni yarr karanhkta yalrnz brrakarak. "Qok fazlzt duygu yansrttm ve onlan korkutup kaErrcln," dedi, elginin sesi. "Hissetmek onlar igin fazla rniiqktil, benirn igin de." Elgi gergekten urangag bir qekilcle giilclti. Rtiya gorme seirnslm orada bitti. uyandr[rmcra, ilk tepkirn Eerntamr toplayrp Meksika'ya gitmek ve don Juan'r gorrnek arzusuydu. Ne var ki ozel yagantrmda beklenrneclik bir geliErne, gitmek igin kenclirnclen gegmig bir qekilcle hiizrrlanmama karqrn yolzr grkmermr engelledi. Bu aksilikten clo[an kaygrlar rtiya gcirme uygularnerlanrnrn btittin dtizenini bozclu. BilinEli iraclemle onlan durdurmuq defilclim; o ozel riiyayr farkrncl:r ohnadan o denli cinemsemiEtirn ki, tek bildi[irn e[er clon Juan'a nlaqamazsam ri.lya gormeyi siirdtinnenin hig anlamr ohnadrfrycil. Altr aydan Llzun stiren bir kesintiden sonril, olanlar ban:r gittikge daha gizernli gelmeye baqladr. Tek baqrna cluygularrmln, riiya gonne uygulamalarrmr durdurabilece$ini hig diii;iinmemiqtim. Arzulamanln da geri getirmeye yeterli olup olmayacafrnr merak ettim. Yeterliycli! Rtiya gormeye yeniclen girrne dtiqtincesini ifade etti$im anda, uygulamalarrm sanki hiE clurmamr$ gibi cievarn etti. oncii beni kalchfrmrz yerclen atrp cto[ruca gegen seanster karqrlaEtrfrrn gorsiiye goti.irdti. "Burasl golgelerin diinyasrdlr," decli, elqinin sesi, ben oraya varlr veutnaz. "Fakzrt, golge cllmamrza raimen, rqlk saqiu-lz. Devingen ohnamrzrn cLqrnda, ttinellercleki rqrk cla biziz. Burada var olan baqka bir organik olmayzrn varhk geqicliyiz. IJq ti,ir var: bir tanesi devinimsizb'r tiinel gibidir, oteki ise devingen bir golgeye benzer. Biz, devingen golgeleriz. Ttjneller bize erkelerini verir, biz de onlarrn arzulannr yerine getiririz."

Elgi konugmayr kesti. Uqiincti ttir organik olmayan varltfr sonnam igin bana meydzrn okudufunu hissettim. Sormazsam' elEinin bauzt anlatmayacaftnr da hissecliyordum. "Ugiincti Eeqit org.nik olr'ayern varlk nedir'?" dedim. ElEi ot<stirdii ve krkrrdadr. Sesi, soruyll almtE olmaktan cluyclu$u zevki yansrtryor.gibi geldi bernzt. "Ah, o bizim en gizemli pn.Eo.tr," clecli. "UEiincti tiir, ziyaretqilerirnrze yalntz bizimle kahnaya karzrr verdiklerinde gosterilir." "Neden oyle'?" diYe sordr-rm. "Qtir-rki-i onlan gormek igin Eok tazlaerke gerekliclir," diye yanrtlicL, elEi. "Ve bu erkeyi temin etmemiz gerekir'" EtEinin bana dofruyu soyledifini biliyordum. Aynt zamancla korkunE bir tehlikenin pusuda oldufunu da.biliyordum. Yine cle srnrrsr z bir rnerakla stiriiklenn-rekteydim. UEiincti ttirii gonnek istiyordum. Elgi rLrh halimin farkrnda gibiydi. "Onlerrt gormek ister miyclin'/" dedi kayrtstzca "Pek tatbii," dedim. "Btittin yapman gereken, burada bizimle kalmayr arzu ettifini yiiksek,sesle soylernek," dedi, umursalrtazbtr ses tot-tuyla. - t'A,rla bunu sclylersem, kalmarn gerekir, dofru clefil mi'/" diye sordum. "KuqkLlsLlz," clecli, elgi, kesin bir inanE ifadesiyle. "BLl cliinyacla seslendirdifin her qey temellidir. " Dtiqiinmeclen eclemeclim; elEi beni kalntam iEin kandtnnak isteseycli, tiint yapmasl gereken bitna yztlan soylernekti. Aradaki fnrkr bilernezdirn ki. "Szuta yalan soyleyernem, giinkti bi; yalan lllevcut defil* clir," clecli, elgi, cltiqiincelerimin iEine stzarak. "Silna sztdece vitr olanlan anlatabilirim. Benim dtinyatnda, yalntzcit niyet Inevcuttur; bir yalantn arcltncla ise niyet yoktur; bundan dolayr da varhlr mevcut defildir." Yirlanlann arclttrdar bile niyet bulundufiunu soyleyerek tartrqmak isteclitn, aura daha itirazrmt seslendirenteden, elgi, yalanlann arcltncla kztstt oiclr-rfunu, amil kitsttu niyet olmadrfrnr
soyledi.

Rtiya gonne dikkatimi elEinin ortaya attrpr fikir Lizerinde oclaklayamtyordum. Ttimii golge varltklara yonelmiqti. Birdeu,

120

RUYA GORME SANATI

GOLCELERIN DUNYASI

t2l

onlann garip, Eocuksu hayvanlardan oluqan bir stirti g6ri-intimi.i aldrklzrrrnr firrk ettim. Elginin sesi beni cogkumu denetim altrnda tutmarn igin uyzrrdr, gtinkii duygusal patlarnalann onlitn bir
kuq siirtisti gibi dafrtma gticti vardr.

larr boyle cle$ilcli; gtinkti onlarclan stnlrslz sayrda varltk, dtinya-

"Ne yapmamr istiyorslln?" diye sordum. "Bizim yzrnrmlza in, ve bizi itmeye ya da Eekrneye galrl1," diyordu elginin sesi, rsrarla, "Bunu yapmayl ne denli gabuk o$renirsen, kendi diinyandzr nesneleri sadece onlara bakarak devindirmeyi de o denli gabuk baqarrrsrn. " Benim tiiccar manilfrm bu beklentiyle grlgna donrni-iqtti. Bir anda onlarrn arasrndaydrm; deliler gibi itmeye veya gekmeye gahqryordum. Bir si,ire sonr^ erkemi tiirniiyle ti.ikettirn. O ztrman, bir evi diqlerimle kaldrrmaya denk hayret verici bir iq iEin gabahyormll$um izlenimine kaprldrm. Baqka bir izlenimim de quydu; ne denli gayret sarf eclersem, gcilgelerin sayrsl da o denli artryordu. Sanki her korseden grkryor gibiydiler; beni izlernek iEin, ya da berrden beslenmek igin. Bu dtiqtince akhmdan geEtigi anda, golgeler yine kagrqtrlar. "Biz senden beslenmiyoruz," dedi, elEi. "Hepirniz senin erkeni hissetmek igin geliyorr"rz, senin soluk bir gtinde gtineq ru;rlr igin yaptr[rna gok benzer bu." Elgi kuqkulu dti;;iincelerimi brrakrp onlara aErhnarn iEin beni zorlacL. Sesini duydurn, ve soylediklerini dinlerken fark ettim ki tamamryla giindelik dlinyamdaki gibi iqitiyor, hissediyor ve dtiqiintiyordum. Qevremi gormek iEin yavaqEa dcindiim. Algnnrn netlifini bir olEti olarak ahnca, gergek bir di.inyacla oldulum sonucuna vardrm. ElEinin sesini kulaklarrmrn iginde duydum. Benim kendi diinyamr algrlamamla oulann dlinyasrnr algrlamerm arasrndaki tek farkrn, onlannkini algrlama bir goz aErp kapayrncaya dek baglayrp biterken, benimkini algrlamanm boyle olmamasrnda bulundufunu soyltiyordu, gtinkii benirn bilinglili[im-niyetleri ile benim dtinyamr yerinde tutan, benim gibi srnrrsrz snyrdaki varhfirn bilingliligi ile birlikte-kendi diinyam tizerinde sabitlenmiqti. Elginin ekledifine gcire, benim dtinyamr algrlamak da organik olmayan varhklar igin aynr qekilde, goz agrp kapayana dek baqlayrp bitiyordu, amn kendi di.inyalannr algrlama-

lannt niyetleri ile yerinde tutuyorlardr' O ancla gortiniti dafrlmaya baqladr. Bir dalgrg gibiydim; ve o cttinyadan uyzrnmak, yi.izeye ulaqmak igin yukart yiizmeye benziyordu. Iiir sonraki seansta, elgi benimle konuqmastna devingen golgelerle durafan tiinellerin arasrnda tiirntiyle uyumlu ve biriif.t. iqleyen Uii itiqtci oldufunu yineleyerg\ pa.gtaOt. Sdzlerini, "Birbiiimiz olmaclan var olamaytz," diye bitirdi' "Ne clentek istedifini anhyorum," dedim' ElEi, bu qekild" uugtt olmantn ne oldufunu higbir qekilde anlayainayo.ogt*r, bunun ba[rmh olmaktan sonsuz olEiide daha fazla ot,tugunu sitemle soylerken, sesinde bir ktiEtimseme ifaclesi sezclim. Ne demek istedifini sormaya niyetlenmiqtim, ama bir an sonra kenclimi ancnk tiinel dokusunun kendisi diye tanrmlayabilecelirn bir qeyin igincle buldum. Donuk bir rqrk yayan, garip UiElmAe birbirine katrtqmtq, bezg gibi birtaktm itimret ter gbrilyordum. Bunlann bende Braille gibi oldu!]t]" gtindtim. Yakizle nimini brrakan grkrnfi lztrla etynt olduklarrnr dti lar;rk bir metre qapincla erke kerbarctklan oldufunu hesaplayrn.u, o ttinellerin gergek boyutlannr merak etmeye ba;lamtqttm. "Buradaki Eoyutlar, iizin diinyanrzdaki boyutlztr gi9i g:bir ttir erkedir; filclir," clecli, elgi.;'Bu dlinyanrn erkesi farkl erkenin nitelikleri ile uyuE6nu,-, nirelikleri iizin di.inyanrzdaki maz, ancatk bu cliinya cla sizinki kadar gerEektir'" 'Etgi, tiinellerin cluvarrlanndaki grkrnttlan bana betirnledifi ve agrkiaclfr zamzrn, golge varlklar hakkrndaki her qeyi ar-rlatBen de kar,r-rrq tl,l,rfiunu soyleyJrek konugrnaslnr stirdtirdii. riiya gorme ile qrlk olaiak, aErkiamala'nr duyclufumu, ama verclofructan ilgili ohnachklarlnr dtiqtinctiifiim igin dikkatimi medifiirni soytedim. ';Buradu, bu iile'rdeki her gey, dofrudan rtiya gdrme ile ilgilidir," diYe belirtti, elgi. yanhq yargrmrn nebenleri hakkrnda dtiqtinmek istiyordum, ama zihnim b"oqalmrqtr. Riiya gorme dikkatim zayrtlyordu' onu Eevremcleki dtinyaya odaklamakta gtiEliik gekiyordum' Uyanmak igin kendimi srktrm. ElEi tekrar konur;maya baqladr,

I
I
i
I

RUYA GORME SANATI

GOLGELERiN DUNYASI

t23

ve sesi bana destek oldu. Rtiya gorme dikkatim btiyiik olEtide


canlandr. "Ri.iya gtinne, ri.iya goriici-ileri bu dtinyaya getiren alitqtll'," dedi, elgi, "ve biiyi.iciilerin rtiya gorme l'rakkrnda bildikleri her qey onlarer tarerfrmrzdan o$retildi. Bizirn diinyarnrz, sizin di-inytrnrzLr rtiyalar diye adlandrnlan bir kapryla ba$annrr;trr. Bif o kaprdan nasrl geEilece[ini biliriz, affra insanoflu bilnrez. O[renmesi gerekir." ElEinirr sesi bana daha cince aglkladrklannr anlatrnaya devarn etti. "Tiiuellerin duverrlarrndaki Eftrntrleu, golge varhklarcLr," dedi. "Ben de onlardan biriyirn. Ttinellerin iginde, dnvarlannda dolaqrrru,brzint erkemiz olan ttinellerdeki erke ile kenclimi-

nuqtr; eqsiz bir heyecan bulmuE oldu$um diiqtincesi. Her gtin, rtiya gormeye baqlamak ve oncti tarafrndan golgelerin dtinyartno fotUrlilnek iEin zor sabrecliyorclum. ilave bir Eekicilik de,

zi ytikleyerek."
AmaEsrz bir dtii;tince geEti zihnimden: tanrkhk etmekte oldufium tiirden bir eqyarsarnsal iliqkiyi karvrayitcak yetirn ger'gekten yoktu. "E[er bizim aramrzda kalacak olsaydrn, bizim kadar baglanmrq olmanrn nasrl [rir duygu olclulunu kuqkusuz olrenecektin," dedi, elgi. Yanttrmr bekliyor gibiydi. Gergekten istedi[i qeyin, kalmaya karzrr verdifirni soylemem oldufunu hissediyordurn. "Ttinellerin her birinde kag golge varhk var'/" diye, havayr degiqtinnek igin sordllnt; alna anrnda piqrnan oldurn, Etinkii elgi her tiinelin iEindeki golge varhklann sayrsl ve gorevleri hakkrnda bana aynntrh bir hesap vermeye baqlamrgtr. Dedi[ine gore her ttinelin belirli sayrda baflnh varhfr mevcuttu ve bunlar destekleyici ttinellerin gereksinim ve beklentileriyle ilgili belirli gorevleri yerine getiriyorlardr. ElEinin daha fazhr aynntrya inmesini isterniyorclum. Dtiqiinceme gcire, tiinel ve golge varlrklar hakkrnda ne denli az Dey bilirsem o denli iyi durumda olacaktrm. Bu di"iqiinceyi agrkga ifade etti$irn anda, elEi durclu ve erke bedenirn bir telle Eekilmiq gibi qiddetle szrrsrldr. Bir an sonrir, tlinriiyle uyanrk, yatalundaydrm. O gtinden sonril, uygulamalarrmr cil-rrdurabilecek barska korkulartrn olmadr. Bagka bir fikir bana egernen olmaya baqla-

golgJlerin dtinyairna ait gorstilerimin de oncekilerden daha ve-iq.it!.ri.g. yakrn ohnasrydr. Diizenli dtiEiincelerin, gorsel tepkilecluyusal verilerin, dtizenli i"f ugi,fon ytiklenen cliizenli rimin tiznei olgiileri ile yargrya vanlcL[rnda; deneyimlerim, devarn ettikleri .si.irece, bizim giinclelik dtinyamrzdaki herhangi bir durum kadar gergektiler. Gorstilerirnle gi-indelik dtinyamtn tek tarkrnrn, gorstileiimin sona errle siiresinin hrzr oldu[u algrsal deneyinilerim hiE olmamrqtt, claha once.. Bir an bir garip, yata[tmclzt' lergek c1-inyaclaycltm, bir sonrakinde ise 'Don Jiran'rn yorumla.nl ve agtklamzrlartnt duymak iEin can atryorclum, arna hiild Los Angeles'da tek baqrnaydrnl. Du,-,r*r,niu clti;tindiikEe encliqem urttyordu; organik olmayan varhklarrn Aleminde bir qeyin yrldrrrm hrzryla diizenler kurdu[unu bile duyumsamelya ba;lamtqttm. Encliqem gofaldrliqa, gok clerin bir korku durumuna girclim, golgelerin Otinyurint .ltiqiindiikge zihnimin coqkuyla kendindeir gbEmesine karqrn. iqleri d:rha da kanqttnnitk iEin, rtiya elgisinii slsi gtinclelik bitinglilifirne kaydr. Bir giin tiniversitenicle clerste iken, sesin, rtiya gonne uygularnalartmt kesrneye yetlenmernin ttim hedeilerimin iizel'inde beklenmedik zaratrlt L*iteri olaca[tnt tist i.iste tekrarladrfrnr igittim' SavaqErlarrn

mticacleleden Eekinmecliklerini, ve uygulamalartmer devam etlrlemem iEin hiEbir geEerli neclenimin bulunmadrfrnr one siirii-

yorclu. EiEiye Lat uei6irn. HiEbir qeyi durdurmaya niyetim yoktu; ses-setclece hissettiklerimi do[ruluyorclu' Yalnrzca elqi clefiqmemiq, bir de yeni oncii sahnede belirmiqti. Bir seterinde, itiynn-ttn b[elerini incelemeye baqlamadan dikonce, bir oncti tam anlamryla ontime atladr ve rtiya gdrmedeler katimi salcitrgan bir biEirncle zaptetti. Bu onciini'in kayda ozelli[i, herliungi bir erkesel ba;kala$rm gegirmeye gereksinirni olmarnnrtyOi o bagtan beri bir erke damlacrfirydr' Onunla gitme niyetimi seslenclinneme gerek kalmadan, gciz aErp kapavttrltklartn llemi'de baqlonn clek o'cti beni organik olmayan kaplanlartn cliinyasrnet' i<a bir boltime taqrcL: krhq-diqli

t24

RUYA GORME SANATI

GOLGELERIN DUNYASI

t25

gibi. Bu erke bigimlenmesinin bir gcilge varhk olmachlrnr ve oraya ait olmadr$rnr biliyordum. onu duyumsamaya daldrm. Oncii bana ayrilmamr igaret etti, fakat nedense hareketleri beni etkilemiyordu. Huzursul bir qekilde yerimde kaldrm. Yalnrz cinciintin iqareti konsantrasyonumu bozmuqtu; mavi qekli gozden yitirdim. Birdenbire, hatrn sayilrr bir gtig beni kendi gevremde finl-

o gcirstilerden gciztime iligenleri cibiir gahqmalanmcla anlatmrqtrm. Goztime iliqenleri diyorum, gtinkii o zamanlar algrladr$rm diinyalan tek ycinlti zihnime kavrayabilecefim qekilcle aktarmak igin yeterli erkeye sahip defilclim. Krhg-digli kaplanlara iliqkin gecelik gcirsiilerim uzun siire dtizenli olarak devam etti, ta ki bir gece beni o aleme ilk kez gotiirmtiq olan saldlrgan cincti anslzln tekrar ortaya Erkana dek. Iznimi beklemeden, beni ahp ttinellere gcittirdii. Elginin sesini iqittim. Hemen, o zamana dek duycrufum en uzun ve dokunakh satrcr konugmasrna girir; yaptr. Bana organik olmayan varhklarrn dtinyasrndzki olafaniistti avantajlan anlatfi. zihni kesinlikle afallatacak bilgiler eclinmekten, ve bunun igin gereken en basit edimden; o harika tiinellerde kalmaktan bahsetti. inanrlmaz devingenlikten, keqifler yapmak igin sonsuz zamandan, ve hepsindenfazla en cinemsiz heveslerimi bile temin edecek evrensel hizmetkArlar tarafindan qrmertrlmaktan sciz etti. "Evrenin en inanilmaz kogelerinden bilingli varhklar bizimle kalrrlar," clecli, elgi, konuq-uunt bitirirken. "ve bizimle kalmaya bayrhrlar. Ashnda, kimse ayrrlmak istemez." o anda zihnimden geEen diiqtince, hizmetkarh[rn bana kesinlikle gok ters geldiliydi. Hizmetkarlarla ve hizmet editirken kendimi hig rahat hissermemiqtim. oncti ycinetimi ele aldr ve beni saylslz ttineller boyunca stiztilmeye gotiirdti. obtirterinden nedense daha biiytik gdrtinen bir ttinelde durakladr. Riiya gorme dikkatim o ttinelin boyut ve oluqumuna perginlenmiqti, ve qayet arkama cloncliirtilmeseydim, oraya yaplqmr$ kalacaktr. ondan sonra clikkatim gcilge varhklardan bir nebze daha biiyiik olan bir erke damlacr$rna odaklandr. Maviydi; bir mum alevinin ortasmdaki mavilik

dak gibi Eevirdi ve mavi qeklin tam ciniine brraktr. Ona goztimii dikince, bir insan figtirtine dcintigtti; Eok ktigtik, ince, narin, nerdeyse saydamdr. Erkek mi kadrn mr oldulunu algrlayabilmek iEin timitsizce gabaladrm, ama ne denli u$ragtrysam baqaramadrm.

Elgiyle konuqma ufraqrm da baqansrz oldu. Aceleyle uzaugmuqtu; beni tanrmadr$rm bir insanla karqr karqryzr, ttinelde asrlt brrakarak. Onunla elEiyle konugtufum gibi konugmayi,r gahqtrm. Hig karqrltk alamadun. Bizi ayrran engeli yrkamardr$rm igin bir cliiq krnkhfir dalgasrna kaprldrm. Sonra da, diiqman bile olabilecek birisiyle yalruz kalmarun korkusu sardr igimi. O yabancmrn varhlrnrn harekete gegirdili bir tepkiler zinciri yagadrm. SevinE bite duydum; Etinkii oncti nihayet bana o dtinyaya yakalanmrg olan bir bagka insano$lunu gostermiqti. Beni umutsuzlufia diiqtiren tek qey, hig iletiqim kuramam amrz olasrlrfrydr; Eiinkti o yabancr benimkinden farkh bft zamana ait olan eski gafi btiytictilerinden biri olabilirdi.

!a

Sevincim ve merakrm yolunlaqtrkga, ben de afrrlaqmaya


baqladrm, sonunda ciyle btiyiidti[tim bir an geldi ki, bedenimin iEine ve dtinyaya geri dondiim. Los Angeles'cla California Uni-

versitesi'nin yanrndaki bir parkta buldum kendimi. Golf oynay.an insanlann arasrnda, gimenlerin tizerinde duruyordum. Oni.imdeki insan da benimle aynr hrzda maddeleqmiqti. Krsa bir an birbirimizle bakrqtrk. Bir krz gocu[uydu, yarklaqrk altr veya yedi yaglannda. Kendisini tanrdrfrmr dtiqtindtim. Onu gortince sevincim ve merakrm <iyle olgtisi.iz bir hale geldi ki, bu duygular bir geri dontir; baglattrlar. Oylesine bir hnlakiitlemi yitirdim ki bir an sonra tekrar organik olmayan varhkleurn 0leminde bir erke damlacrlrydrm. Oncii benim igin geri dondti ve beni telaqla Eekip uzeklaqtrrdr. Bir korku sarsmtrsryla uyandrm. Gi.indelik dtinya di.izeyine grkma stirecinde, bir;ey araya bir rnesai sftrqfirmrqtr. Bildigim veya bildi$imi sandrfrm geyi toparlamak iEin zihnim Erlgurca bir u[raga giriqti. Bana takrlmrq gizli bir duygu ya da bilgi yakalamak amacryla kuk sekiz saatten fazla siirekli olarak ufraqtrm. Tek baqardrfirm bir gtig duyumsnmak oldu-bunun zihnimin ya da bedenimin drqrndan geldi$ini zannediysldum-vs

lu

t26

RfJYA cOnME SANA'fI

GOLGELERIN DUNYASI

t2'7

bu gtiE bana artrk rtiyalarrma gtivenmentem gerektifini soyltiyordu. BirkaE glin sonra, keuanlrk ve gizemli bir kesinlik duygusu beni saffnaya berqladr, gergekli[inden lriE ktrqkum kahnayana dek azar azar btiyiiyen bir duyguydu bu: mavi erke kabarcrfrnrn organik olmayan varhklann ileminde bir tutsak oldr_rfundan emindim. Don Juan'rn oftitlerine her zamankinden daha umutsuzca

gereksinim duyuyordum. Yrllann gahqmasrnr kaldrnp atrnrq olaca$rmr bildi$im halde kendime engel olamadrm; yaptrklanmr oylece brrarkrp Meksika'ya koqtum. "Ne istiyorsun, gergekten'/" diye sordu, don Juan, Erlgrnca gevelediklerimi kesmek armercryler. Ona agrklayamzrdrm; ne istedi[imi kendirn de bilmiyordum ki. "Bana bciyle ko;man igin sorunun Eok ciddi ohnalr," cledi, dtiqtin.celi bir ifadeyle. "Oyle, sorunurnun gerEekten ne oldu$unu tam Erkartarnaserm da," dedim. Riiya gorme uygulamzrlarrmr, biiti-in gerekli aynntrlanyla birlikte anlatrnamr istedi. Ki"igiik krza iliqkin gorstimii ve beni duygusal diizeyde nasrl etkiledi$ini ona anlattun. Bana hernen, olayr onemsememerni, bunu fantezilerime hizrnet etrnek igin organik olmayan varhklann utarnmazca bt giri;irni olarak almamr sciyledi. Sciylecli[ine gcire, gere$inden fhzla dnem verildifii zaman, riiya gomre eski btiytictiler igin ifade ettigi olgu,ya don{igtiyordu : ti.ike nmez bir zaaf kayna[rna. AErklanamaz bir nedenden citiirii, don Juan'a golge varlrklann Alemini anlatmaya isteksizdim. Yalnrz ktiEtik krza iliqkin gorsiirnii gereksiz saylp goz ardr edince, kendirni o dtinyaya yaptr[rm ziyaretleri ona anlatmaya mecbur hissettim kendimi. Uzun siire sessiz kaldr; Eok etkilenmiq gibiydi. Nihayet konugtu[unda qoyle dedi, "Dtiqi"indti[timden dal-ra yarlnrzsrn, giinkti ri.iya gcinne uygulamalannr seninle l-riq tartrqamarn. Eski btiyticiilerle aynr dururndasrn. Biittin yapabileceEim, toparlayabildigin tiim cizeninle hareket etmeni sana tekrar etrnektir."

"Neden eski biiytictilerle aynt durumda oldu$umu soyliiyorsun'/" "Dnhzt cince de defalarca sciyledi[irn gibi. ruh halin tehlikeli biEimde eski btiytictilerinkine benziyor. Onlar yeti sahibi varhklardr; kusurlarr ise, organik olmayan varhklartn Alemini, bah[rn denize kagmast gibi benimsemeleri oldu. Sen de aynt teknedesin. O filem hakkrnda higbirimizir-r zkhna bile getiremeyecefii qeyler biliyorsun. Orne$in ben golgelerin diinyasrnr hig tanrmadrm, nagual Julian da tarumtyordu, nagual Elias da; o diinyader gok uzun zaman geEirmiq olmastna karEtn." "Amit golgelerin diinyastnt ternrmak neyi defiqtirir ki'?" "Qok $eyi. Ri,iya goriictiler oraya ancetk organik olmayan varhklar onlartn o diinyada kahacaklartndan emin olduklttnnda gottirtiltir. Bunu eski btiyiiciilerin oyktilerinden biliyoruz. " "Seni temin ederim, don Juan, orada kahnaya higbir qekilde niyetim yok. Sanki hizmet ya da erk vaatleri ile cikseye takrlrnak iizereymiqim gibi konuquyorsun. lt<isiyte de ilgitenmiyorllm, bu kesin." "Bu diizeyde, arttk o denli basit.defil. Kolayca btratkabilecefin noktantn otesine gegmiqsin. Ustelik, sulu bi organik olmayan varltk taraftuclan segilme talihsizli[ine ttlramtqstn. Onunla nasrl bogLrqtufunLl allllnslyor musttn'/ Ve nastl hissetti' gini'/ Sana o zanran soylemiqtim, sulu orgatrik olmayan varltklann en rahatsrz edicileri oldu$r"rnu. Baltmlt ve sahiplenicidirler, ve bi kez kancalartnr takttlar mt asla btraktnitzlar." "Peki bu benint olaytmda ue anlanr:r geliyor, dott Jllan'?" "Gergek bela anlamtna geliyor. Gosteriyi yiirtiten, settitt o oltirnclil giincle yakalamrE oldulun organik olmayan varhk. Yrllar boyunca, seninle iyice samirni oldu. Seni gok yakrndan
tetntyor."

Organik olmayan bir varh[rn beni Eok yakrndan titnttnast diiqiincesinin bile midemi bulandrrdt[urr don Juan'a iEtenlikle

itiraf ettirn.
"Ri-iyit gortictiler, organik olmayan varhklann l-riE merhetrnet sal-ribi ohnadrklartnt anladrklanndil," dedi, "genellikle onlar igin Eok gegtir; Etinkii o zamana dek vitrhkler onlart ele ge-

girmiqtir bile."

ll
l2n

RUYA CORME SANATI

GOLGE,I-ERiN DUNYASI

129

iEirnin derinliklerinde, onlln soyut olarak konuqtulunu hissediyordum; teorik olarak var olabilecek, ama uygulamaya gegemeyecek tehlikelerden bahsediyordu. O tiir bir tehlike olmadrfrndan gizlid en grzhye emindim.
"Organik olmayan varhklann beni tuza$a diiqtirmesine higbir qekilde izin venneyecefiim, e[er dtiqiindiifi"in buysar,"
dedim.

Eabalarrmla ilgili fikrini belirtirken. lnr, u. sen tark etmiyorsun bile. Ve kastettifirn de benim ofret-

"Sitnit harikalar ofretiyor-

rnenli[im de$il. " "Srgnnif olmayan varlklarrt kastediyorsun, dopru degil


mi'?"

"Seni oyunar getireceklerini diiqiiniiyorlrm," dedi. "Nzrgual


Rosendo'yu oyuna getirdikleri gibi. Seni oyle kuracaklar ki, tnza$r goremeyeceksin, kugkulanmayacaksrn bile. Onlar iniurdr-

gcirtirler. $imdi de ktiEtik bi krz icat ettiler." "Ama o ktiEtik krzrn varh$urdern en ufak bir kuqku yok zihnimde," diye rsrar ettim. "Ktigiik krz filan yok," diye tersledi. "O marvirnsi erke damlacrfr, bi oncti. Organik olmayan varhklann llemine tutsak diiqrnli; bir kAqif. Sana bu varhklzrnn bahkgrlar gibi olduklarrnr soylemiqtirn; bilinglili[i cezbeder ve yakalarlar." Don Juan, o rnavirnsi erke darnlacrfrnrn bizimkinden tamamryla tzrrkh bir boyuttan oldu$una hig kuqkusuz inandr$rnr soyledi; zor durumda kahp oriirncek a[rndaki sinek gibi yakalanan bir onctiydii bu. Benzetmesinden hoqlanmamrqtrm. Beni fiziksel bir rahatstzhk duyacak kadar kaygrlandrrmrqtr. Bunu don Juan'a soyledilirncle o da bana tutszk oncti igin duydupum kaygrnrn kendisitri umutsuzluk noktasrna getinnek izere oldulunu sciyledi. "Bu seni niye rahatsrz ediyor?" diye sordum. "O lanet diinyada birisi bi tertip hazrrhyor," decli. "Ve ne oldufunu grkaramryorum. " Don Juan ve yoldaqlanyla kaldr[rm siirede, organik olmayeur varhklann diinyasr ile ilgili hig rtiya gonnedirn. Her zamanki gibi, uygulamam rtiya gonne dikkatirni rtiyalanrndaki nesneler tizerine odaklamak ve rtiyalan defiqtirmek ile ilgiliydi. Kaygrlanmr gidennek igin bir yol olmuk iizere, don Juan bulutlara ve uzaklardaki da$arrn doruklanna sabit bakmzrmr soyledi. Sonug, hemen bulutlarla aynr dtizeye Erkrna, ya da gerEekten uzak doruklarda olma duygusuydu. "Qok mernnlln, anra gok da endigeliyint," cledi, don Juarr, rrcr

i;

"Evet, onlan kastecliyoruln. Senin higbi Eeye sabit bnkmanr onetmem; bu eski btiytictilerin tekni$iydi. Sadece seqtikleri nesnelere sabit bakarak, goz aErp kapayana dek erke bedenlerine ulaqrrlardr. Qok etkilJyici bi teknik, itmit gafdaq btiyiictiler iEin yzuarsrz. Uyanrklrfunr7l. ya da ozgtirliik arayrr;r iEin yet:ne$imizi artttrmtyot. Btittin yaptrfr bizi somutlula Eivilemek; bu cla hig arzulanmityacak bi durttm." Don Juan $unu cla eklecli; kenclimi denetirnde tutmadrftm rakclircle, giinlilk yaqamrmrn clikkati ile ikinci dikkati birle;tirene clek, clz:ryanrlm

tz bg adam olup Erkacaktrm. Dedifine gore, ikinci clikkatteki clevilgenli[imle, gtindelik diinya bilincinrin sabitlifincleki rsrannt -nttnda tel-rlikeli bir boEluk vardt' Bu bo;lulioyle bi-iyiiktti ki, sdyleclifine gorg giinliik konumda nercleyse bir ahrnak, ikinci dikkatte ise bir kagrktiln.

Eve clonrneden 6nce, gtilgelerin diinyasrndarki riiya gorstilerimi Carol Tiggs ile gtirtiqme ciiretini gosterdim, don Juan'tn

onlart kimseyle tarttqmametm hakkrndaki ofiitlerine karqtn' tayda;rm oldufu. i'in. eok anlayrql ve Eok iigiliydi, benim tam otmamdan otiirti don Juan bana kesinlikTersalanml ona oE.tq le ofkelenmiqti. k"nOi*i her zamankinden dnha kotti hissediyorclum. Kendime ercllna duygusu beni esir almr;tr; hep yalfuq qeyi yapmaktztn ytkrnmaya baqlamtqfim' ;F1.nti, hiEUi tersfey yapmaclrn," diyerek, don Juan beni lecli. "Bu kadarmt biliYorum." Ne kaclar hakhydr! Evde, bir sonraki rtiya gorme seansllncla,

felaketin ipleri koptu. Golgelerin dtinyastna ulagtlln, setylslz kereler yaptrgrm gibi; farkfifik mztvi erke oluqumlrnun varh[rycL. OUti, gtifg. virhklann arastnclaydr. Kabarcrk daha once de oracla ofaugu halcle onu fark etmemiq o|namtn mtimktin olabilecegini hiJsettim. Onu ayrrt ettifim andzt, rtiyal gorme dit<t11m kaErirrlnr azbtr biEimde o erke clarnlacrfrna dofru Eekildi' - B-it-

kag saniyecle onun yanrndayclm. OUiir golgeler banit dofrr;

130

RUYA GORME SANATI

GoLGELENiN NUNYRSI

gorstilerimin nitelikleriydi. "Gergekten gcirtiyor ve iqitiyorsun," dedi elginin sesi, di.iqtincelerimin igine dalarak. "Bu yerin gtizelli[i bu. Her qeyi gonne ve iqitme yoluyla deneyimleyebilirsin, soluk ahnak-zorunda olmadan. Dtiqtinsene! .soluk almeLk zorunda de$ilsin! Evrende her yere soluk almaclan gidebilirsin." Igimden gok rahatsrz edici bir duygu dalgasr gegti, ve yine orada, golgelerin dtinyasrnda hissetmedim onr-r. Baqka bir yerde hi,ssettim. Qok aErk, ama aynl zamancla tjstii cirtiil{i bir gergefii kavrayarak miithiq heyecanlandrm; deneyirni yoquyun b.t ile baqka bir yerde bulunan bir erke kaynalr arasrncla ianh bir ba$ vardr. Bu baqka yerin, yatalrmda uykuda olan gerEek fiziksel bedenim oldu$unu dtiqtindtim. _ Bunu diigtindiifitim anda golge varhklar kagrqtrlar, ve kiigiik krz gorti$ alarumda tek baqrna kalch. onu seyrettim ve tanrdr[rmdan emin oldum. Bayrlacakmrq gibi sendeliyordu. ona duydulum slnlrslzbir sevgi dalgasr her yanrmr sardr. onunla konuqmaya Eahqtrm, ama ses Erkarmaktan 6,crzdim. o zaman anladrm ki elEiyle biitiin konuqmalarrmr sa[layan ve gergekleqtiren elEinin erkesiydi. Kendi aygrtlarrma ka, lmca, garesizdim. Bundan sonra, kiigiik krza cliiqtincelerimi yo-

[il,

yapabiliyor, kararlar alabiliyordum; ruhsal silreklili$e sahiptim; baqka bir deyiqle, kendirndim. Tek eksik yonrttr, cluyuvrl benlifimdi. Bedensel higbir duyumum yoktu. Bi.ittin bilgi akrmrm gorme ve iqitme yoluyla geliyordu. ussalh[lm o zaman garip bir grkrnaz fark etti: gorme ve iqitme fiziksel iqlevler de-

geldiler, her zamanki gibi, ama onlara hig alcLrmadrm. Birdenbire, o yuvarlik mavi qekil claha once gorcltifi.inr kiiEtik krza doniiqtti. Ince, narin, urun boynunu bir yaira e[ji vc ancak duyulabilecek bir fisrltryla qoyle clecli, "Banzl yarchm et!" Bunu ya soyledi, ya da ben soyleclifini hayar ettim. Sonug aynrydr: donmuq, kalakaldrm, gergek bir kaygryla clolarak. Brr iirperti duydum, ama erkesel kiitlemcle clefil. Baqka bir yanrmcla bir tirperti hissettim. itt kez olarak, cluyusal hislerirnden tarnamryla zryn bir deneyim yaqadrfirmrn farkrnclaydrm. Golgele.rin diinyasrnr deneyimliyordurn, normalde deneyimleme sayabilece[im bir r;eyin biittin o[eleri ile: cli"iqtinebiliyor, deferlerldirme

neltrneyi deneclim. Yarart yoktu. Birbirirnizden delmeyi batsararnadr$ul bir erke perdesiyle aynlmrqtrk. KiiEiik krz umutsuzlu$urnu anlamtq gibiydi ve gerEekten benirnle iletiq irn knrdu, dofirudan diiEiincelerirne girerek. B ztnit, ashncla clon Juan'tn zitten soylerniq oldufr-r qeyi anlattt: o diinyanlrl a$artna takrlrnrq bir oncii oldr-rfunu. Sonrzt da qunu eklecli, kiiEi}k bir krz qeklini almriltr; Eiinkii bu qekil benirn iEin de, onun igin cle bildik bir r;ekildi ve benim ona oldufLr kadar onun cla benirn yarcltmtma gereksinirni vardt. Bunlart bitna erkesel bir cluygu kiirnesi iEinde soyierniqti; bana hepsi bir arada gelen sozctikler g ibiyd iler. Ne yapaca$rmr bilemedim. Kudretsizlik dttyutltttmll ollit iletrneye gah;trm. Beni antnda anlanrtq gibi gortintiyorcLr. Yr-

krcr bir bakrEla batnti sessizce yalvardr. Bafilarlndan kurtartlmayl bana brraktr[rnt aulattnak ister gibi, baua giiltirnsedi bile. Diiqi.ince yoluyla, higbir kudretim ohnadrfr karlrh[rnr yollerdrfrmcla, bana ttmutsuzlukla gabalayan isterik bir gocuk izlenimi verdi. onunla konr-rqmak igin Erlgrnca gabalaclrrn. Ktigtik krz geraflaynbilecefi gibi, Eekten a$ryorclu, onult yaqrncla bir Eocr-r[un Blttra dayanamtyordum. Ona dofru rtrnutsuzluk ve korkuyla. harnle yapttm, ama etkin bir sonuE itlittnadtm. Erke kiitlem onun iEinden gegti. Dii;iincerl onlr kaldrnp benimle gottirrnekti. Aynr lnanevrayr giiciim tiikenene dek tekritr tekrar deneclirn. Bir sonraki hareketime karar verlnek iqin durdum. Rtiya gorme clikliatirnin zzryrtlayacafirndall ve sonra onu gozden yitiiecefimclen korkuyordum. Organik olmayan varhklartn beni Alenilerinin tam bu bolgesine geri getireceklerinden kuqkuluyclum. Bu onliira son ziyaretim olacakruq gibi geliyordu bana; son ve en ouemli olanr. Sonra cltii;iintilemeyecek bir qey yaptrrn. Riiya gorme clikkatir-n yok olmadan once, kendi erkemi o tutsak onciini.in erkesi ile birleqtirip onu serbest btratkma niyetimi yi.iksek ve aErk bir
r;ekilde haykrrdrm.

MAVI ONCU

133

7
Mavi Oncti

amamen anlamsz bir rtiya gdrtiyordum. Carol Tiggs yam bagrmdaydr. Benimle konuquyordu, ama ne dedilini anlayamryordum. Don Juan-di rtiyamrn igindeydi, grubunun ribiir iiyeleriyle birlikte. Beni sisli, sanmfirak bir diinyadan drqan si.irtiklemeye gahqryor gibiydiler. Onlann gcirtinttilerini bir gok kereler yitirip tekrar yakaladrlrm ciddi bir u[raqrdan sonra, beni oradan kurtarmayr bagardrlar. Biittin bu gabamn duyumunu kav-

rayamadt[rm igin, sonunda srradan, sagma sapan bir rtiya gcirmekte oldu[uma karar verdim. Uyanrp da kendimi don Juan'tn evinde, yatakta buldufum zaman qaqkrnhltm inanilmazdt. Hareket edemiyordum. Hig erkem yoktu. Ne dtiqi.inecefimi bilemiyordum, ama durumumun ciddiyetini hemen anlamtqttm. Rtiya gormenin getirdi$i yorgunluktan dolayr erkemi yitirmiq oldufiuma iliqkin belli belirsiz bir duyguya sahiptim. Don Juan'm yoldaqlan bana olanlardan gok tazla etkilenmiq gibiydiler. Birer birer odama gelip duruyorlardt. Her biri tam bir sessizlik iEinde bir dakika kadar yarumda kahyor, sonra bir baqkasr grkageliyordu. Gortiniige gore, bana nobetleqe bakmaktaydrlar. Davrantqlanna agrklama isteyemeyecek kadar giigstizdiim. Sonraki gtinlerde kendimi daha iyi hissetmeye baqlaytnca, benimle rtiya gormem hakkrnda konugmaya girigtiler. BaqlangrEta benden ne istediklerini anlayamamtqtrm. Sonra sorulartndan dolayr durumu fark ettim; golge varltklara tekmrglardr kafalannt. Hepsi i.irkmiiq gor{ini.iyordu ve bana ar;afr yukart aynt qeyleri soylediler. Israrla, hiE golgelerin diinyasrnda bulunrnadrklannr belirtiyorlardr. Bazilan bu diinyantn varltlrndan habersiz olclu[unu bile iddia etti. iddialan ve tepkileri, qaqkrnh[rmr ve korkumu arttmyordu. Herkesin sordulu sorular qunlardr; "Seni o dtinyaya kim gotiirdii'? Ya da oraya nasil gidilece[ini en baqta nastl olrendin?" Onlara onci.ilerin bana o dtinyayr gosterdiklerini soyledifimde inanamadrlar. Belli ki oraya gittilimi kabullenmiqlerdi, ama baqvuracak kendi kir;isel deneyimleri olmadrfr igin anlattrklanmrn iEytiztinii kavramaktan Acizdiler. Yine de, gcilge varhklar ve onlartn diinyasr hakkrnda anlatabilece$im her qeyi bilmek istiyorlardt. Isteklerini yerine getirdim. Don Juatn'tn drqrnda hepsi yatalrma oturuyorlar, her sciziime stkt stkt sztnltyorlardr. Ne var ki, onlara kendi durumumu sordulum her sef'er, aynr golge varltklar gibi kaErqmrqlardr. Baqka bir rahatsrz edici tepkileri de daha cince hig yapmadrklarr bir geydi; benimle herhangi bir tiziksel tetnastan Erlgrnca kaErntyorlardr. Veba taqryormuiium gibi, hepsi uzak duru-

t34

RUYA GORME SANATI

MAVi ONCU

135

yordu. Bu tepkileri beni oyle kaygrlar-rdrrdr ki, kendirni bunu sormak zorunda hissettirn. inkAr ettiler. Hakarete ufrarnrg gibi dztvramdrlar ve hatta yanrldrfirmr bana kanrtlamak igin rsrar edecek kadar ileri gittiler. Ortaya grkan gergin duruma adanrakrlh giildtirn. Bana sanlmaya her kalkrqtrklanncla vticutlan ta$ kesiliyordr,r.

tek kiqi odur'" nrtr veriyorclu, "Naguala sor. Agrklayabilecek buzliln eritti. "Bir tuzaga diiqttin; sana
Nikr.ryet,

Floriida

nlztn bu," dedi-

ci oldulunu arnlattr. Florinda beni her gece yata[rma yatrnyordu, sanki sakatnll$rm gibi. Hatta benirnle bebekrniqirn gibi konugllyor, bu cla di[erleri tarafindan bir kalrkaha tufanryla karErlanryordu. Anta benimle clalga geErnesine hiE alcLnnryordum; gerEek gibi gortinen ilgisinden memnundum. Kendisiyle tanrqmamla ba$antrh olarak, Florinda hakkrnda claha cince yazmrqtrm. O hayatunda gdrclti[i-irn en gtizel kadrndr. Bir keresinde ona bir urocla dergisincle nrodel olabilecefini soylemiqfim, ve gerEekten iEtendim. "Bin dokuz yiiz on yrhnrn bir dergisinde," diye ntikteli bir yanrt vernriqti. Florinda yagh olmasnrzr karqrn, hiE de oyle clunnuyoldu. Geng ve coqkuluydu. Don Juan'il onun bu olafandrqt genEligini sordu[untcla, bi.iytictiliifi,in onu zinde tr-rttufu karqrlr!rnr verrniqti. Bi.iyi-ictilerin erkesi, decli, goze genElik ve dinElik olarak

Don Juzul'ul en yakrn yoldarsr Florinda Grau, grubunun iginde bana en fazla fiziksel ozen gosteren ve neler oldufunu aErklamaya gahqan tek tiyeydi. Bana organik olrnaryeur varhklarrn dtinyasrnda erkemin boqaltrhp yeniden ytiklendifini, fakat yeni erkesel ylikiimtin onlann Eo[u iEin bir parEa ralratsrz edi-

uuil,k-lnrtn cliinyasrncla, elbeue. o senin yrllardrr"ilgilendi[in cliinya' 9Vt" defiil mi?" -J,'te, Florinda' Ami bunun nasrl bir tuzak ol"Kesinlikle

"Nerecle dtiqtiirn tuza[a'? "

,,o;g,,*;k

;l';;t""

clr-rfunr,r

.. , . r:,-^^ ,,Talr olarak clefil, sana btittin anlatabilecefim, orada biiettin." tiin erkeni yitircli[inlAma gok iyi rniicadele
"Biittin bunlar nastl oldu'I"
yenildin." J -',Kimseyle

anlatabilirmisin?"

"Neclen rahzrtstztm, Florinda'? " ,,Bir hastalrk necleniyle rtthittstz cle!ilsin; erkesel olarak yanfrr yarahsln'" ralancfin. Durumun kritikti, atma arttk mclece

,,organik otn]oynn varhklarlzr oliinlclil bir savaqa girdin, ve

gorlintir.

Golgelerin dlinyasrna ilk ba;larda duyduklarr rneritkr tatrnin edince, don Juan'rn yolclaqlan odarna gelmeyi kestiler ve konugmalan sa$r[rrn lrakkrndaki rasgele sorular cliizeyinde kaldr. Bunnnla birlikte her kalkrnaya Ealrqtr[rrndar, ortahkta beni nazikge tekrar yatrracak birisi bulunuyordu. Onlann hizmetlerini isterniyordum, ancak onlara gereksinrnem varnlr$ gibi goriintiyordu; gi.iEsiizdtim. Bunu kabullendirn. Fakat berna asrl afrr gelen, Los Angeles'cla rtiya gorrnek igin yatafa yattrktar] sollril Meksika'da ne aradr$rrnr bana agrklayacak kirnsernin olnrarnasrydr. Onlara tekrar tekrar soruyordum. Her biri bana aynr ya-

savzrqtrfrmr alnllnsamlyorum' Florincla'" ,,AntmsztylpanlmsaffIalntlnonemlidefil.Savagttt.tvesanet hiE r;ansrn yoktu'" iisttin gelcliler. O buyurgitn vtlfguncttlara kaiqr ,,5rganik ohnayan varhklzrrla lnl selaqtrm'I" "Evet. Onlarla oliimciil bir karqrlaqnra yaptln'. Onlartn geiEekten bilmiyoruln'" oliirn hamlesincien nzrstl saf kurtulclun, reclcletti ve nagualtn o gtinBana baqka bir qey an-latmayr lerde gelecefini irna etti' ve destekleyiErtesi gtin clon Juan grkagelcli ?l: keyifli geldifiini qakadan ciycli. Bir eike cloktoru otarat-Uanu uirit"ye inceledi' "Neredeyilap etti. Sabit bakarak beni tepeden ttrnar[a se iyileqtin," cliye kantstnt bildirdi' "Bttna ne olctu, clon Juim?" diye sordutn' ,,organik or*uyon varltklitnn tut-to kurcil-rklarr bi tuzafa

cliiqtiin," diYe Yanrtladr' "BurrtYa nastl geldirn'}"

,,Biiyiik gizemiarn oracla iqte, bu kesin," tledi ve neqeli bir hafifletmeye galtr;ekilcle giiltimseli, besbelli cictcii bir meseleyi kapttlar, bedenin filan qryorclu. "orgnnik olmuyan varhklar seni dnce erke behepsi beraber. Se' 6nclilerinin birini izlectifipde bedenini aldrlar' clenini ilemlerine gottirdiiler, sonra cla fiziksel

136

RUYA CORME SANATI

MAVi ONCU

t3l

Don Juan'rn yoldaqlan Eoka gimiq gibiycliler. iElerinden biri don Juiut'it organik olmaryan varhklar kimseyi kaErrabilirler mi diye sordu. Don Juan kesinlikle yapabilirler diye yanrtlacL. Nagual Elias'rn oriryn gitmeye kesinlikle niyetli olrnadrfr halde o evlene gottirtildtifiinti arnrnrsattr. Hepsi baqlanyla onayladrlar. Don Juan onlarla konu;maya devam etti, benden tiE[incti qahrs olarak sdz eclerek. Dedifine gore bir grup organik olmayan varhfrn birtei;ik bilinqlilifi ilk olarak benirn erke bedenirni ttiketrniEti; bunu da beni bir dr"ryusal patlamaya zorlayarak yapmr;lardr: rnavi onciiyti kuftamraktr, bu. Sonra aynr varlft grubunun birleqik bilinElilili beninr cle-

cliinyasr olarak gtiriini.ir," dedi. "Tuttrrstz bi rtiya gordtiftinti dtiqtincltiptin ancla, asltnda organik olmayan varltklartn evrenincle itt t olarak fiziksel gozlerinle bakryordun. Ve sana ne denli "i garip gelse cle, bu bizim igin de ilk kezdi. Sis hakkrr-rdaki bilgi*ir, *,1.." biiyticiilerin oyktilerinden geliyordu, deneysel de-

viuimsiz fiziksel ktitlerni kencli dtinyalarrnzr gekmirsti. Don JuAn,


erke bedeni ohnayarn ki;inin sadece bir rnaclde topafr olclufunu, ve bilinglilikle kolayca yonetilebilecefini sozlerine ekledi. "Organik olmayan varlrklar birbirlerine yaprqrktrr; vticndun hi"icreleri gibi," diye, don Juan devam etti. "BilinEliliklcrini birleqtirdikleri zarlan, yenilmez olurlar. Bizi zincirlerinrizden gekip grkararak.kendi diinyalannrn igine flrlatmak onlar iEin hiq,bi py de[ildir. Ozellikle kendir-nizi bu denli apagrk ve kullanrhnaya hztztr biEimcle sunarsak; orllln yaptrfr gibi." Ig geginneleri, solumalan cluvarlarda yankrlanryordu. Hepsi sahiclen kaygrlanml$ ve korkmu; gcirtintiyorlarch. Srzlanmitk ve beni durdunnadr[r igin don Juan'r suElamak istedirn, takat betri nnsrl defirlarca Llyarlnaya, yoluntclart dcindiir'rneye galrrstr[rnr, ve btittin Eabalannln borsa gittifini anrnrsadrnr. Don Juan akhmdan neler gegtifinin kesinlikle tirrkrndaycfu. Anlayrqh bir ;ekilde gtiltirnsecli. "Hztstrl oldu[unr-r dliqi"imnenin nedeni," clecli, bana hitap eclerek, "organik varhklarur erkeni lroqaltrp yerine kencli erkelerini venniq olnralarr. Bu hertangi birini olcllirrnek igin yeterli ol-

t,

1l

Lll

rnaltycL. Nagual oldu[un iEin ilave erkeye sal-ripsin, ancak bu


sayecle hayatta kalabi ldi n."

San sisli bir diinyada bulundufurn olcfi-rkga tuLarsrz bir rtiyl ile ilgili boltik porgi.ik rseyler annnsachfrrnclan don Juan'a sciz ettint. O, yoldaglarr ve Carol Tiggs beni dr;an gekrneye r-rfraqryorlarct. "Organik olmayan varhklann Alemi fiziksel goze sarr bi sis

gildi." soylecliklerinin hiEbiri bzrnzr arnlamh gehniyordu. Don Juan erke yoksunlulurnclan dolayr daha rniikemmel bir aErklamanrn olanukstz olclufunu soyledi; anlattrkl:rrtyla ve anlacirfrm kadanyla yetinmeliydim, dedifine gore. "HiEbir ;ey anlamlyoruln," diye rsrar ettim. "O iama* bi Eey yitinniE sayrlmazsl.," decli. "Dahit gtiElencli[inde, sorulannr kerrdin yanttlarsln." Don Juan'a ateq basmalzur yaqadr[rrnr itiraf ettim. Ateqim atriclen yiikseliyorchl, ateqli ve ter igindeyken durumurnla itgili olafanlistii, fakat rahatstz edici sezgiler ya;ryordum' Don Juan clelip geEen bakr;ryla tlirn vticudumu gozden gegircli. Bir erkesel rlok durumu ya;adrfrmr soyledi. Erke yitimi beni geEici olarak etkilernirsti; ve ate; basmalart olarak yorulnladr[im qeyler, aslrnda erkesel bedenimin denetimini anhk olarak geri karzanchflm ve bitnit olan her qeyi anrmsadr$rrn erke patlamalanydr. "Bi Eaba goster, ve sutllit organik olmayan varltklartn dtinyastncla neler oldufunu batna kendin anlat," diye emretti. O ve yoldaqlarrnrn o diinyaya fiziksel bedenleri ile gitmiq ve beni organik olmayan varhklartn penqesinden kurtarmt$ olclnklartnt zamalt zillrlttn agrk Eekilde duyurnsadrftmr soyledirn. "Do[ru," cliye haykrrcl. "iyi gidiyorsun. $i*rdi, o duyumu olanlartn bi gori.intiisi.ine gevir." Ne clerrli gabalasam da istedifini yapamtyordum. BecereInemek olafarii.istti bir bitkinlik duymama ueden oldr"r; bedenirniu suytt Eekiliyorclu, sanki. Don Juan ocl:tdau Erkmaclan cince, ona encli;eyle krvremtnttkta oldu[unru soyledirn. "Br,r iriEbi $"y clernek de[il," dedi, ilgisiz bir tavrrla. "Erkeni geri kaztut, ve saEmahklarla kafant yontlit." Erkerni yava$ yava$ geri kazandrlrm iki haftadantazlazarnarn geEti. Yine cle her Eey igin endi;elenmeye devam ediyor-

138

RUYA cORME SANATI

MAVi ONCU

t39

dum. En fazla kendimi tanryiimarnak beni kaygrtancLrryorclu; iEirnde daha cinceleri fark etmeclifirn bir sofuk yan vardr, bir ttir kayrtsrzhktr bu, erkemi geri kazanana dek onun eksikli$ine ba$amrE oldu$urn bir yansrzhk duygusuyclu. Sonra anlachm ki bu benlifimin yeni bir niteli[iydi; beni siirekli olarak e$zamanhhfirn drqrncla tutan bir nitelik. Ahqkrn oldufuni duygulan agl$a Erkannak iEin onlan toplamam ve zihnimde belirecekleri ana dek btraz beklernem gerekiyordu. Benlifimin baqka bir yeni niteli[i de, zarnan zaman belri ele gegiren garip bir hersret duygusuydu. "lhnrmadrfrm birini ozliiyordum; bu oyle kahredici ve ttiketici bir duyguydr-r ki, ona kaprldr[rm zarnelnlar yatrqabilmek iqin odanur iginde hiE durrnadan dolaqmanr gerekiyordu. Bu cizlem stiri,ip gitti, t:r ki yaqarnnndaki bir ba;ka yeni gelenden yurarlanrlrilyl cifrenene dek: katr bir oz-denetim; bLr oyle yeni ve gi,iEliiydi.i ki kaygrlarrmr daha da ateqlemiqti. Dorcltincti l-raftanln sonllncla, herkes nihayet iyileEtilirne inandr. Ziyaretlerini birclen kestiler. Zarnannnrn Eofunu yah'rrz ve Llyuyarak gegiriyorclunr. Oyle rni-ikemmel bir clinlenme ve gevgerne iEindeydim ki, erkem liatrn sayrhr olEi"ide aftuiayu ba;ladr. Eski benli$ime kavugtr-rrn. Uygularnalaruna bile baglacLrn. Bir gtin o$e saatlerinde, hafif bir yernekten sonra kestirrnek igin odamar donmtigtlim. Derin bir uykuya dalmadan hemen once, daha rahat yerleEmek igin yatafrmrn igincle dtini-ip duruyorclurn ki qakzrklarundaki garip bir basrnE gozlerinri aqlnafflzt neden oldu. Organik olnrayan vzrrlrklarrn cliiny.asurdaki ktiEtik krz yataflmln ayakucunda durmuq, sofuk, Eelik lnavisi gozleriyle dikkatle bana bakryordu. Yataktan firlacLrn ve oyle yi"iksek sesle haykrrdun ki, clon Juern'rn yoldaqlanndan iigii daha Er[[r[rrr bitrneclen odadaycllar. Donakalmr;larcL. Kiigijk krzrn bana dofru geliqini ve rqrltrlr fiziksel varh[nnttr stntrlan tarafindan clurdurnlnrasrrrr cleh;et iEinde izlediler. Sonsuz bir an boyunca bakrr;trk. Bana bir qey soyltiyordu, ilk baqta anlayamamrqtrrn anra sonra bir gan sesi kadar r-retleqti. Dediklerini an I ayabilmem iE in bi I ingli liIimi n I'i ziksel bedenimden erke beclenime aktanhnasl gerektifini soyItiyordu.

O etnda don Juan odaya girdi. Ktigiik ktz ve don Juan birbirlerine baktrlar. Tek kelime etmedett, dott Juetu eukastnt dontip odadan dtqart ytiriidti. Kiigiik krz dit onun tarn arkastnda, bir rshk sesiyle havayr bigerek kaprclan grkrp gitti. Bu sahnenin don Juitn'tn yoldaqlarr tizerinde yarattrft kztrgaqa anlatrhr gibi defilcli. Dengelerini ti.imiiyle yitirdiler. Beslrclli, hepsi kiiEiik ktzt nztgual ile odadan qrkarken gonniiqtii. Ben de nercleyse patlamak tizereyclim. Bayrlacak gibiyrlinr, oturrlan'r gerekti. KiiEtik ktztn varhfrnr kartn boqlufurnda bir darbe olarak hissetnriqtim. Babama $aqrrtrcr bir benzerli[i varch. Duygr-rsalhk dalgalttrt Earpryordu bana. Sahiden hasta rlliqene dek bunr-ur anlamtnr dii;tintip durdum. Don Juan oclaya dondtifiinde, kendirni az cla olsa clenetim Irltrna alabilrniqtirn. KtiEtik ktz hakkrnda sdyleyeceklerinin trcklentisi solr,rfurnr-r kesiyordu. Herkes benim kadar heyecanlrydr. Aynr auda hepsi birden don Juan'let konuqmaya bar;lachllr, ve ne yaptrklarrnr fark edince gtiliiqtiiler. Esits tneritklart, i irrciiniin goriinttistinii algrlama bigimlerinin birl ik taq ryrp tarstrrraclrfrydr. Altr veya yedi yaqlanndet, gok zayf , koqeli gi,izel hatlan olan bir ki.iqi"ik krz gordiiklerincle herkes henlfikirdi. Aynr zarnanda qelik rnavisi ve sessiz bir cogkuyla yanan gozleri oldu[uncla da anlaqryorlardr; gozlerinde, clediklerine gore, nrinnet ve ba$rhk ifadesi vardt. KiiEiik krz hakkrncla tantrnladrklarl her ayrtntryr kerrdirn de rlofrr-rluyordutn. Gozleri oyle parlak ve dayanthnazdt ki, batra iuleta ilcl vermirslercli. B akrq rnrn afrrl rlrnr gofsi,irniin iizeri nde
tluymuStum. Don Juan'tn yoldaqlan tarafiudan sorulau ve tarafltndan cla yinelenetr ciddi bir soru, bu olitytn olast sot-tuglatrt hakkrndaycfu. llepsirrin iizerinde anlaqtrklarr noktzt, onciirriin ikinci dikkat ile pltindelik diinya clikkatini zryrran duvarlardan stiziihntiq olan bir l)nrEa yabanct erke oldu[uyclu. I{igbiri rliyada defilcli, ve yine tlc hepsi yabitnst erkenin bir Eocuk insiin biEimini alcLful gorrrrti;lercli; oyleyse bu qocr"rfun varlt$r gerEekti. Yabancr erkenin gortinmeyen dofal engellerin itritstndan

stiziilerek bizim insiur dtinyarnrza ginnesi tlirtinden olaylar, binlerce defilse de yiizlerce kez olmuqtur, diyorlardt, anta on-

t40

RUYA GORME SANATI -

140

MAVI ONCU

l4l

larrn ku;afrnrn tarihinde bu ttirden bir olayrn hig bahsi yoktu. onlerr en fazla kaygrlandrran, bu konuda hiE biiyticti oykiisii
olmamasrydr.

"Insanhk tarihinde ilk kez mi boyle bir qey oluyor?" diye


sordu birisi, don Juan'a. Don Juzrn, "Sanrnm bu hep oluyordur," diye yanrtlach, "ama hiE bu denli agrkta ve istenE sonucLl olmarnrEtrr." "Bllnun bizim igin anlaml ne'}" diye sordu, bir cligeri. "Bizim igin higbi $ey, ama onLln iEin her qey," decli, beni iqaret ederek. o zaman hepsi gok rahatsrz edici bir sessizlife gomtilcli,iler. Don Juan bir dakika boyunca bir a;a!r bir yukan ytirticlii. sonra ciniimde durdu ve beni siizmeye baqladr, ezici bir gerEe"Yapmrg oldu[un qeyin boyutlannr cilgmeye baqlayamryorum bile," dedi sonunda, hayret dolu bir ses tonuyla. "Bi tuza[a diiqtiin diiqmesine, ama bu benim korktr"r[um ttirden bi tuzak de$ildi. senin tuza[ur sadece senin igin tasarlanmrqtr ve benirn dtiqiinebildi$im her qeyden daha oltimctilclti. Ben polrpohlanmaya ve hizmet edilmeye dayanamaylp yem olacafrndan korkuyordum. Golge varhklann senin zincirlere karqr olan yaprsal nefretini kullanarak bi tuzak harzrrlayacaklarrnr hiE hesaba katmamrgtrm.

[i ifade etmek igin kelime bulamayan birinin tiim tavrrlanyia.

Don Juan bir zamanlar, bizi en fazla zorlayan qeylere karbiiyticiilerin dtinyasrnda ikimizin verdi$i tepkilerin bir kryaslamasrnr yapmrqtr. Bir yakrnma gibi gortinmesine izin vermeden gunu soylemi;;ti; istedigi ve ufraqtrgr halde, cifretmeni nagual Julian'rn insanlarda uyandrrdrfr tijrden bir sevgiyi yaratmayl asla bagaramermrqtr. "Incelernen igin cjntine serdilirn koEullancllnlmamlq tepkim, $unu soyleyebilmek ve ona inanmaktrr; benim yazgrm, kontrolsiiz ve mutlak bi sevgi uyandrrmak cle$il. Ne olursa olqt

sun!

. "senin koqullandnlmamrrs tepkin ise," cliye devanr etrnir;ti, "zincirlere dayanamaman, ve onlan krmak iEin yaEarnrncliin bile vazgegebilecek olman." ona igtenlikle karqr grkmrq ve abarrtr[rnr sciylerniqtim. Go-

riiqlerim bu denli agtk defildi. "Kaygilanma," demiqti, gtilerek, "biiyticiiltik eylem dr. Zamanr geldifinde, tutkunu eyleme koyacaksln, aynen benimkini eyleme koydufum gibi. Benimki, yazgrml kabul etmek, ama bi arhmak gibi edilgin bigimde degil; bi savaggr gibi etkin olarak. Seninki ise, tutarsrzltk veya tereddtit gostermeden, ballka birinin zincirlerini krrmak iEin atlamak." Don Juan'tn agrklamastna gcire, erkemi onciiniinkine katrp birteqtirdi[imde, varh[tmt gergekten sona erdirmiqtim. Btittin fiziksellifim organik olmayan varltklann Alemine aktanlmtqtt, ve don Juan ve arkadaqlarma krlavuzluk edip bulundufum yere getiren oncti olmasaydt, ya rilecek, ya da kurtuluqu olmayan bir bigimde o diinyada yitip gidecektim. "Neden cincii sizi bulundufum yere getirdi'?" diye sordum. "Onci.i baqka bi boyuttan duygulu, bilingli bi varhk," dedi. "O qimdi kiiEtik bi krz, ve bana tam anlzrmryla $unu sciyledi, onu organik olmayan varhklarm diinyasrnda kapana ktsttran engeli krrmaya gerekli olan erkeyi edinebilmek iEin, seninkinin tiimiinti almak zorunda kalmrq. Bu, onun insan yant arttk. Minnet duygusunu andrem bi i;ey, onu bana yoneltti. Onu gordti[iim an, senin iEinin bitti$ini anlamtgttm." "Sonra ne yaptrn, don Juan'?" "Ulaqabildifim herkesi toparladrm, ozellikle Carol Tiggs'i, ve solu[u organik olmayan varhklann dtinyastnda aldtk-" "Neden Carol Tiggs?" "ilk olarak, sonsuz erkeye sahip oldufundan, ikinci olarak da cincti hakkrnda bilgi edinmesi igin. Hepimiz bu deneyimden paha bigilmez bi qeyler edindik. Sen ve Carol Tiggs, onctiyi.i aldrruz. Obtirterimiz, fiziksellifimizi toparlayrp erke bedenlerimize yerleqtirmek iEin bi neden edindik, ve erke haline geldik." "Hepiniz birden bunu nasil yapttntz, don Juan'/" "Birleqim noktalanmlzrn yerini defigtirdik, birlik iEinde. Seni kurtarma konusundaki kusursuz niyetimiz, igi gergekleqtirdi. Oncti bizi aldr, gtiz agrp kapayana dek senin yan oli.i yattrfrn yere gotiirdti, ve Carol seni sokiip Erkardt." Agrklamast bana hig anlam ifade etmiyordu. Bunu anlatmaya qahqtrfirmda don Juan bana giildti.

:-"
t42

RUYA CORME SANATI

nanvi 6Nclr

t43

"Yatafrndan grkacak kadar erken bile yokken bunu na.srl anlayabilirsin ki?" dedi. Ona agrldrm ve ussalh$rmla kabul etti$imden srnrrsrz olgtide fazlasrnr bildifimden emin oldufurnu, ilmn bir rseyin belle[imi srkrca kapah tuttu$unu s6yledirn. "Bellefini kapah tutan qey erke yoksunlu[u," dedi. "Yeterli erken oldulr-rnda, bellefin de iyi gahqacak." "E[er istersem her qeyi anlmsayabilece[irni mi anlatmeik istiyorsun?" "TAm de[il. Ne denli istersen iste, erke dtizeyin bildifinin cinemiyle eq olgtide delilse, bilgine elveda diyebilirsin: artrk onu hiE kullanantazsln." "Oyleyse ne yapmak gerekiyor, don Juan'/" "Erke birikimsel olmaya efiilimliclir; sava$Elnln yolnnu kusursuzczr izlersen, belle[inin agrlacafr bi an gelecektir." Konugmasrnr dinlerken kendime aclma dti;;kiinlti$iine kaprl-

kaybohnu rstun ki, dtiq ti ncesiyle bi I e titriyorlun. " Don Juan'rn btitiin yolclaqlan ve Ecimezlerinde gordiiftirn gerEek bir duygu dalgasr, iEinde bulundr-rfum zihin durumundit bana hiE garip gelrnemigti. Hig defiiqrneden kalan tek kirgi Car:ol Tiggs'di. O roltinii ttimtiyle kabullenmirs gortintiyordu. Be-

drfrm yolunda saEma bir duyum hissettifimi, olmadrfrnr itiraf ettim.

oyszi

bir

qeyinr

"Sadece dtigkfinlti$e kaprlmryorsun," dedi, "dort hafia on ce gergekten erkesel olarak oliiydiin. Artrk serdece sersemlemi;

durumdasrn. Bu halin ve erke yoksunlu[un, bilgine ulaqamamarun nedenleri. Organik olmayan varhklann diinyasr hakkrnda kesinlikle hepimizden tazla bilgiye sahipsin. o di.inya eski biiyiictilerin kendilerine ozgti ilgi alzrnrydr. orayr yalnrzca biiyiicii oyktilerinden bildilimizi hepimiz sana anlertmrrgrrk. iEten likle soyleyebilirim ki, senin kendi adrna bizlere yeni bi biiyii cti ciyktisti oluqturmug olman benim igin garipten de 6te." Kendisinin yapmamrq oldu$u bir qeyi benim yapml,; olma ma inanmamln olanakszhfrnr defalarca tekrarladrm. Ama bc nimle sadece efleniyor olabilecefiine de inanamryordum. "Seni pohpohluyor ya da elleniyor deSlim," dedi, aElk bir stkrntryla. "Bi btiytictiltik gerge$i ortaya koyuyorurn. o dtinyrr hakkrnda hepimizden fazla bilmek memnuniyet duymaya ne den olmamah. o bilgide bi yarar yok; ashnl ararsan, btittin bil diklerine karqrn kendini kurtaramadm. Biz kurtardrk seni, qiirr kti seni bulduk. Ama onctini.in yardrmr olmasaydr, seni aranur nrn bile bi yararr yoktu. o diinyada oylesine sonsuz biEirntrt'

nimle birdi. "Onctiyti kurterdrn," diye, don Juan devam etti, "euner kendi yaqamrndan vazgeqtin. Ya da, drlha cla kcjttisti, ozgtirlti$-inden vazgegtin. Organik olmayan varhklar onciiyti brrakttleu; senin karqrhlrnda." "Bllna inanamryorurn, don Juan. Senden ku;kulandrfrmclan defil, biliyorsun, ama oyle sinsi bir manevradan sciz ediyorsLln ki hayretler iEinde kahyorum." "Sinsice oldufunu diiqtinrnekten vazgeEersen ttim olaytn oztini.i kervrayabilirsin. Organik olmetyan varhklar bilinEl ilik ve erke igin sonsllz bi arayrE igindedirler; ikisinin de kullamtr olasrh[rnr onleua verirsen, ne yapacaklannr santyorsun'l Sanit uzaktan bakrp gtile giile diyeceklerini mi'?" Don Juan'rn hakh oldufunu biliyordum. Amn bu kesinlik duygusunu uzutl siire tutamadtm; netlik benden uzafa siirtikleniyordu. Don Juan'rn yoldaqlarr onat sorular sotmayr siirdtirdi-iler. Onun oncti ile ne yaprlacalr iizerinde diiqiiniip diiqtinmedilini ofrenmek istiyorlardr. "Evet, diiqtindiim. Bu Eok ciddi bi sorun, naguahn gcizmesi gereken," cledi, beni iqaret ederek. "Onctiyii serbest brrakabilecek kiqiler, yalruzca o ve Carol Tiggs. Ve kendisi de bunu biliyor." Do[al olarak, tek olasr soruyu sordum ona, "Netstl serbest brrakabilirim onu?" "Benim sana soylemem yerine, ofrenmenin Eok daha iyi ve dofru bi yolu var," dedi, don Juan, kocaman bir gtiliimsemeyle. "Elgiye sor. Organik olmayan varltklar yalan soyleyemezler, biliyorsun."

UgUNcU RUYA cORME KAPIst

145

siydi; Artrk odak noktast riiya iqinde Llyarup kenclimi uyllyor gormek tizerindeydi; organik olmayem varltklann iilemine yo[culuk benim igin mesele olmaktan gftrnrqtr. Qok az bir zamitn sonrit, bir rtiyamda kendimi uyuyan bana bakarken buldum. Hemen don Juan'a haber verdim. Ri.iyayr onlln evinde iken gormiiqtiim. "Riiya gorme kaprlannrn hepsi iki aqamalldtr," dedi. "Birincisi, bildi[in gibi, o kaprya ulaqmaktrr; ikincisi ise onu gegmek. Rtiyanda uylryeln kendini gormekle, iiqtincii kaprya ulagtrn. Ikinci aqama, kendini Llyur gordiikten sonrel, Eevrede dolaqrnak.

"Ugtincti rtiya gorme kaptsmda," diye devatm etti, "riiyit


gergekl i$ inl e gti ndelik dtinya gergekli[ini bilerek birle;t irmeye

baqlarsrn. Bu bi altqttmradrr, ve biiyticiiler bttnu erke bedenini tamamlamak olarak adlandrrtrlatr. Iki gergeklik arastnda birleqirn ciyle miikemmel olmahdtr ki, her zatntttrkitrden daha farzla akrqkan olmaya gereksinrnet-l varcltr. Ugiincti kaprdaki her qeyi btiyiik ozen ve nreraklat incele."

8
Ugiincti Riiya Gtirrne Kaprsr

Onerilerinin gok qifieli oldu[unditn ve betna anlatnlt gelrnedi[inden yakrndtm. "Btiyi-ik ozen ve merakla derken ne clernek istiyorsun'l" diye sordum. "UEiincii kaprdaki efilimimiz, ztyrtntrlarda kaybolmttktlr," cliye yanrtladr. "Biiytik trzen ve merakla incelernek demek, nercleyse dayanrlmaz olan ayrtnttya derlma e$ilirnine karqr koymak
clernektir.

"UEtincti kaprda verilen ahqtrrma, dedilim gibi, erke bedenini gtiglendirmektir. Riiya gortictiler, birinci ve ikinci
kaprlardaki ahgtnmalan gergekleqtirerek erke bedenlerine qekiI vermeye baqlarlar. Ugiincti kaprya vardtklartndtt, erke bedeni drEan grkrnaya heztrdtr; ya da belki eyleme geqnteye hitztrdtr clemek daha uygun olur. Ne yazrk ki, bu ztynl zalnanda onLlll
aynntrlaula biiyiilenmesi etnlatnura gelir. " "Ayrrntryla btiytilenmek ne aulattra geliyor'/" "Erke bedeni omriinii tutsak olarak geEinniq bi gocuk gibidir. Ozgtir kalch[r anda, her qeyi sofurur, bulabilclili her \seyi. Her ttirlti ilgisiz, ufactk ityrtntt erke bedenini igine geker."

ta

gtincti rtiya gcirme kaprsrna, ri.iyanrn iginde kendini uyuyan bi bagka insana bakarken buldu[unda ulaqrhr. Ve o insan sensindir," dedi, don Juan. Erke dtizeyim o srralar ciyle ytiksekti ki, bana dahafar.la bilgi vennemesine karqrn, hemen tigiincti gcirev tizcrinde gahgmaya giriqtim. Rtiya gcirme uygulamalannrda ilk fark etti[im qey, bir erke dalgasrnrn rtiya gornrc dikkatimin odaklanmasmt hemen yeniden dtizenleni cr

[|

Srkrntrh bir sessizlik oldu. Ne soyleyecefirni bilernedirn.

t46

RUYA GORME SANATI

UqUNcU RUYA GoRME

KAPlsl

141

Onu gayet iyi anlamrqtrm, yalnrzca deneyimlerirn arasrnda ttirrr bunlarrn gergek anlamr hakku-rda bana fikir verecek higbir qey yoktu. Don Juan, "En ahmak aynntr, erke bedeni iEin bi dtinya

Tiim ya$amlm boyunca bazr ;eylerden nonnal iilEiide veya


traclctinclen fazla

haline gelir," diye aErkladr. "Riiya gortictilerin elke bedenirri yonetmek igin harcamalzn gereken Eaba hayret vericidir. Sanir her qeyi ozen ve merakla gozlemlemeni soylernernin garip gdri.indti$tinti biliyorurn, ama yapman gerekeni betirnlemenin en iyi yolu bu. Ugtincii kaprda, rtiya gori.ictiler nerdeyse dayanrlmaz olan her qeyin igine atlarma dtirtiistinden sakrumak zorundadrr, ve bunu da qciyle yaparlar; her qeyin igine girmek igin ciyle rnerakh, oyle gozti donrniiq dummdadrrlar ki, herhangi bi qeyin kendilerini tutsak ahnasrna izin vennezler." Don Juan, zihne sagmn geldi$ini bildigi rinennelerinin dofrudan erke bedenirni hedefledifini srizlerine ekledi. Erkc bedenimin eylerne gegrnesi igin btitiin kaynaklannr birleqtirmesi gerektifiini tekrar tekrar vurguladr. "Ama erke bedenim zarten hep eylemde defil miydi'?" diyc
sordurn.

biie korktufum olmu;tu; lma deneyimlerimin iqilcle organik olmayan varftklarla yaptrfil1 dala;tan sonra cliryclu[uri kort<u ile i<ryaslanabilecek hiEbir qey yoktu. Ancak Utiitin 6u cleneyim zenginlifi normal belle$irnde ulaqrlmaz $urulclaych. O rinrla, ,r,J"." ilon Juan yammdlyken bana aErktt. Bu garip clurumu ona bir keresincle Mexico City'deki UlttBeni sosal Antropoioii ve Tarih Mtizesi'ncle iken sonnuqtutn. rulnu sonnaya sevk eclen $ey, o ancla, clon Juan'la olan ilir;kinr anlmstirecincle bitna olztnlartn t{imiinti birden garip bir qekilde olmauncfu. Ve bu beni 6yle ozgi'ir,6-ysilltil yetenefipi kazanmttl edele ctiretli ve-oyle hafif krlmrqtr ki, nerdeyse ortahktat clans rek clolaqtyordum. "Naril oluyorsa nagualtn varhfr birleqirn noktasrnda bi kayn-raya nedeu oluYor," dedi. " Sonra beni rniiienin sergi sitlo'lartndan biri'e goti"irdli ve sorLlmun bana anlatmayr ptnntacttklttnna Eok uyggn oldr'rfunu
soylecli.

"Bi bdltimi-i eylerndeydi, aksi takdirde orgunik olmayan varltklann Alernine yolculuk edemezdirl," diye yanrtladr. "$inrdi erke bedeninin tiimii tiEiincti kaprnrn alrgtnmasrnr yiirtitmek igin iqe girigmek zorunda. Bu yiizden, erke bedenin iEirt irgleri kolaylaqtrnnak izere, ussalhfrnr clenetim altrna ahnaltsrt-t." "Korknrtm yanhq kapr gahyorslrn," dedirn. "Yztqatnttna gctirclifin biittin o deneyimlerden sonra bende oyle az ussallrk kaldr ki." "Higbi r;ey sciylerne. Ugtincii kaprda, erke bedenlerimizin gereksiz aynnfilara tikrhp kalmasrnditn ussalh[lnrz sorurnlu dur. O zermeln, i.iqiincii kaprda ussal olmayan bi akrqkanhk, o di renmeyi etkisiz hale getirebilmek igin ussalhk drqr bi kaprp ko yuverme gereksiniriz. " Don Juan'rn her kaprnrn. bir engel oldufu hakkrnclaki itir desi daha do[ru olamazdr. Ugtincti kaprnrn rthEtrnnalarrnr yii rtitrnek iEin ilk ikisinin toplamrndan daha yolun enrek ltarcir drm. Don Juan tizerirncle miithir; bir baskr kurmuqtu. Ustclik, yaganhma bir qey daha eklenrnirsti: gergek bir korku duygusrr

"Niyetim sana birleqirn noktaslntn konumtlnlln biiyticiilerin kayrilarlnl tuttuklan bi mahzen gibi olclufunr-r agtklamaktt"' ;Erk. beclenin niyetimi hissedip bana bunu sorlu'rca nrest cledi. olclum. Erke becleni eiginliklere vikrf. Gel sillltt ne kaclar Eok

bildiIini

Murlak sessizlik igine girmemi soytecli. z^ten ozel bir biunt*sattt; otltlll varlfr pedeniyf ingfif if< ,lur.,..,ncla olilufui',-tu sessizle kaychlhnrq olan birleqim rroktitmclan dolayr. Mutlak goslige girrnenin, oclaclaki heykellerin biurit initntlmetz ;eyler I I i ka fanr t B esbe te"rip'cl in tettnes i ne olztnitk verecef in i soyled i'. kartEttrmak iEin $Lullr cla ekledi; odadaki arkeolojik btisbtitfin bir parEalarrn bazilar,rt,n, k"^cii baqla'rna birleqit' noktitslncla clttkayma yaratrna gi.iEleri vitrclt, ve efer ntutlak bir sessizlik o pargalan yitpan insttnlatrttl yar.r",ior,,-r,i ularsrrsafr, gerEekten ait gorti ni-im lere tanrk oletcakttm' Enrn litrt ttn onclan sonra yzrgiunlulclaki en garip rniize turtlna baqlacL' verici aynnttlaOclacla clolaqryor, tl*itrtiyiik parEanrn qa;krnltk Ona rr hakkrncla-betimlernelercle ve yorllmlarda bulttttuyordutauafindan oclaclaki her arkeolojik parga, eski gaf insatrlart

gostereYim. "

lop

t48

RUYA GoRME SANATI

uquNCU RUYA GORME

KAPISI

t49

belirli bir amagla brrakrlmrq bir kayrttr; clon Juan'rn bir biiyticti olarak bana bir kitap okur gibi okudu[u bir kayrt. "Buradaki her parga, birleqim noktasrnr kayclrrmak iizere tasarlanmrq," diye devam etti. "Sabit bakrqrnr herhangi bi tanesinin tizerine dik, zihnini sustur, ve birleqim noktanrn kayclrnhp kaydrnlamayaca$rnr keqfet. "
"Kaydr$rnr nasrl bilebilirirn'?" "Q{inkii normalde ulaEamayaca[rn qeyler goriip iqitirsin. " Heykellere sabit baktrm ve nasrl anlataca$rmr bilemeclifiim qeyler gortip igittim. GeEmir;te btittin o parEalan anrropolojik elilimlerle, ve bu alandaki bilim adamlannrn tanrmlamalannr akhmdan grkarmadan incelemiqtim. o parEalarur iqlevleri hakkrndarki, kokeni modern gafi insanrnrn cltinyayr kavrayrq bigimine dayanan tanrmlamalan, bana ilk kez, eler ahrnakEu de$ilse, dtipediiz onyargrh gortindii. Don Juarn'rn bana o pargalar hakkrnda soyledikleri, ve onlarzr sabit bakarak kencli goriip

iqittiklerim, onlar hzrkkrnda buncar zamurn okucluklanmrn en


uza$rnda olan qeylerdi. Rahatsrzh$rm oyle btiyiiktti ki, bu denli kolayca etki alturda kaldr[rm iEin kendimi don Juan'a oziir borqlu hissettirn. Giilmedi ve benimle dalga gegmedi. Biiyticiilerin, birlegim noktasrnrn konumlannda bulgulannrn kesin kayrtlarrnr brrakma yetisine sahip olduklannr sabrrla aErkladr. ileri siircliiftine gcire, i. yozrh bir anlatrmrn ciziine varxraya gelince, salt sayfacla yazrlr olanla kalmayrp onun citesinde deneyimin kendisine vamrak

iEin, duygularr paylaqma ve ozgtin katrhm cluyumuzu kullanmak zorundaydrk. oysa biiytici.ilerin diinyasrnda yazilt sayfalar olmadr[rna grire, tiim kayrtlar, okunmak yerine, yeniclen ya$rurmak tizere birleqim noktasrnrn konumunda brrekrhyorclr-r. Savrnr cirneklemek igin, clon Juan, btiyiici-ilerin ikinci clikkat olretilerini anlattt. Bu ci$retilerin cifrencinin birleqirn nnktersr normalinden farkh bir yerde iken verildi[ini sciyledi. Birleqim noktasrnrn konurnu, bciylece, dersin kaycL oluyorclu. Dersin kaydrnr tekrar edebilmek igin, o[rencinin birleqim noktasrnr dersin verildifi anda iqgal etti[i konuma geri gerirmesi gerekiyordu. Don Juan, birleqim noktasrnrn dersler verilirken iqgal ettigi ttirn konumlara geri getirilmesinin baqanlann en btiytigti

oldufunu birkag kez yineleyerek stizlerini tztmamladt. Nerdeyse bir yrl boyunca, don Juan iigtincii rtiya gorme gorevim hakkrnda higbir $ey sormadr. Sonra bir gtin, oldukga beklenmedik bir anda, benden ttim riiya gorme uygulamalartmrn biitiin aynntrlannl betiinlememi istedi. Soztinii etti[im ilk r;ey qaqtrilct bir yinelenmeydi. Aylar stiren bir donern boyunca, kendimi yatafrmda uyuyan bauet bakar buldu$um riiyalar gormii;tiim. Garip olan bu rtiyalann saat gibi dtizenli oluElarrydr; her dort giinde bir goriiyordum onlan. Difer iiE giirr boyunca, riiyalanm o zalnana dek hep oldu[u gibiydi: var olan her ayrtntryr inceliyor, riiyalanmr defiqtiriyor ve ara srra, intihar elilirnli bir merakla giidtilerek, yabancl erke onciilerini izliyordum; bunu yapmaktan son derece btiyiik bir suEluluk duysam da. Bunun grzli bir uyuqturucu bafrmhh[r gibi oldufunu hayal ediyordum. O diinyanrn gerEekli[i benim iEin karqr konulmazbir geydi. Gizliden gizliye, kendimi bu konuda sorumluluktan sryrtlmrq hissediyordum, Eiinkii don Juan'm kendisi bana aramtzda takrhp kahnrq olzrn mavi dnctiyti nastl serbest brrakabilece$imi rtiya elgisine sonnamr soylemiqti. O, benim gtinliik uygulamalarrmda soruyll ycineltmemi kastediyordu, fakat ben onun sozlerine, elEiye onun dtinyasrnda iken sorrnam gerektifini ima ediyormuq gibi bir anlarn yakrqtrrmtqfim. Ashnda elgiye sormak istedi$im, organik olmayan varltklann bana bir tuzak kurup kunnadrklanydr. ElEi bana don Juan'tn anlatttklanntn tiirntinti dofrulamakla kalmamrg; aynca Carol Tiggs ve benim onciiyti ozgtirlti[iine kavuqturmak iEin ne yapmamrz gerektifi konusunda yonergeler de vermiqti. "Riiyalanndaki diizenlilik az gok bekledifim bi qeydi," dedi, don Juan, beni dinledikten sonra. "Neden boyle bir geyi bekliyordun, don Juan?" "Senin organik olmayan varhklarla olan iliqkinden dolayr." "O bitti ve unutuldu, don Juan," diye yalan soyledim, konuyu daha fazla kurcalamayacafrnt umut ederek. "Bunu benim igin soyltiyorsun, de[il mi? Gerek yok, ben ttim oykiiyii biliyorum. Inan bana, onlarla bi kez oyna$maya baqladrn mr, baltmh olursun. Daima peqinde olacaklar. Ya da,

t-50

RUYA GORME SANATI

UQUNCU nuYA C}ORME KAPISI

l5l

daha da kotiisti, sen daima onlann peqinde olacaksrn." Gtjzlerini dikip bana baktr; suglulufiurn oyle apaqrktr ki, bu

onu giildtirdti.

"Bciyle bi dtizenlilik iEin tek aErklanter, organik olrnayan varhklann sana yine hizrnete baqlamrq olmasl," cledi, don Juan, ciddi bir ses tonuyla. Konuyu telaqla defiqtirdim ve ri.iya gonne uygulamalannrdaki sciztinii etrneye de[er bir baqka farklrhfrn yatakta Llyuyan gcirtinttirne verdif;irn tepki oldu$unu sciyledim. O goriintti her zamanoyle tirktitiiciiydti ki, ya rliyam clefigene dek beni o noktaya giviliyor, ya cla gok derin bir korku duygusuyla avaznn grktrlr kadar ba[rrarak uyanmama yol agryorclu. O riiyayr gdrecefimi bildi[im giinlerde uyLrmaya korktufurn bir noktayir gelmiqtim. "Rtiya gergeklilinle giindelik gergekli[inin rarn bi birlei;in-ri igin hentiz hztzn defilsin," diyerek kanrsrnr belirtti. "YurqAmlnl daha btiyiik olglide ozetlemelisin." "Ama miimkiin olan tiirn ozetlemeyi yaprnrqtlrn," diye isyan ettim. "Ylllarchr ozetleme yaplyorLlffr. Yaqamrm hakkurda anlmsayabilece$im baqka bir qey kzrlmadr." "Qok fazla olmah, dahil," ciecli, kesin bir tavrrlir, "yoksA gr$rk atarak uyanmazdlr-I. " Tekrar ozetleme fikrinden hoglanmamrqtlm. Bunu yapmtgtrm, ve de oyle iyi yaprnrqilm ki artrk higbir Sekilcle aynr konuya donmeye gereksinmem olmadrfrna inanryorclurn. "Yaqantrlirnmrzl ozetlemenin sonu yoktnr, claha once ne denli iyi yapmrq olursak oliillm," dedi, don Juan. "srradan insanlann rtiyalarurclaki istenE yoksunlu[unun nedeni, hig ozetleme yapmaml$ olmalan ve ya$amlarrnrn ernrleu, umutlar, korkulztr, vb., vb. gibi a$rr geken duygularla trka basa dolu olmasrcLr. "BLrna karqrt olar:rk, bi.iyiictiler cizetlerneleri yi.iziinden a!rr, ba$ayrcr duygulardan Eok claha tazltr annmrqtrr. Ve onlarr bi Eey clurdurursa e$er, i;irndi seni durdr.rrclu[u gibi, hf,ll iglerinde tam aydrnlatrlamamrE bi qey kaldrfr varsaryrlrr." "Ozetlerne gok getrefilli bir iq, clon Juern. Belki onlln yerine yapabilecefim.barska bir qey valdll'." "Hzryrr, yok. Ozetleme ve riiya gonne el ele gicler. Yarsanrr-

rnrzl geriye sardrkga, gitgide daha uqucu oluruz." Don Juau balta ozetleme hakktndit Eok ayrtnttlt ve agrk yoruergeler vennirsti. lqin igeri$i, kiqinin yagam deneyimlerinin tiintiinii yeniden. yaqamasrydr; iElerirrdeki her ufitclk ayrtnttyt anunsilyarak. Ozetlemeyi, bir rtiya gortictinlin erkeyi yeniden belirlerle ve yeniden cltizetrlemesincle ana ettnen olarak gori-iyorclu. "Ozetleme, iqirnizde hapsohnuq erkeyi serbest btrakrr; ve bu ozgiir krltnmtq erke olmaclan rtiya gorrnek rniirnkiin de[ildir." Agrklamitsr buydu. Yrllar dnce, yalamln"lda tautdtfrrn her ittsitntn, iEincle buluuclufum zatrtandan baqlayarak bir listesini yaplnam iEin don Juan beni e[itmigti. Qah;tr[nn igler, gitti[im okullar gibi etkinlik alanlanna bolerek cltizenli bigirncle bir liste hazrrlamaun igin bana yardtmct olmu;tlt. Ondan sonra, higbir silpma yapmadan, listerncleki itk insancliur sonlrncusnna dek tiirniiyle olan etkile;itnlerinri yeniclen ya$alniux iqin bana krlavuzltrk etrniEti. Onuu aErklarnastna gore bir olayrn ozetletttttesi, kiginin zihninin ozetlenecek qeye uygun olatn ne vilrsat dlizenlemesiyle baqhyorclu. Dtizenlemekten kastedilell, o gevrerrin fiziksel ayn ntr I artnt n anl lnsilnmastyla baqlanrp, oradttn etkileqim in paylai;rldrfr insaua gelinerek, ve sonra kendine geEilip benli[in duygularr incelenet'ek, bu olayr parEa parga yerliden tatrttnlamaktt. Don Juan bana ozetlemenin dofal, ritnrik bil soluk ahp venne ile birlikte yaprldr!rnr o[retmi;ti. Baq yumu;ak ve yava$ bir qekilcle safdan solar hareket ettirilirken uzLln tiefesler veriliyor; soldan safa dofru geri clondtiriiliirken de ttzttn ttefesler alrnryorclu. Baqtn bu iki yana devinmesine, "olzlyt kortiklemek" diyorclu. Beden, zihnin odaklandrfr her qeyi durruakstztn kcirtiklerken, zihin olayr baqtndan sollllna inceliyordu. Don Jttan'ur cledi[ine gore, ozetlemeniu tnucidi olan eski btiytictileri soltrk altp vetmeyi sihirti, yit;am veren bir edim Ea[ olarak gornriiqler ve boylece onu sihirli bir arag olarak kullanrnrqlarcL ; netes vermek ozetlenen etkileE itrl esnilslncla iglerincle kalan yabancr erkeyi drqatrt atmak igin, nefes alrnak cla etkileqinr srrasrnda kendi brraktrklart erkeyi geri gekmek iEindi' Akadernik ofrenirnim yi-iziinden, ozetlemeyi kiqinin ya$allll-lt goziimlerne siireci olarak almtgttm. Fakat clou Juan but'lt-tu

t52

RUYA GORME SANATI

UQUNCU RUYA CORME KAPISI

t-53

cizgtir" brrakryordu.

ya$amasnl saflayan, diiqtiniilemeyecek miktarcla Eozi-ilnriiq gtiE bulundufuna inanrnalan idi. o gijE onlarr zamancla ol^ynL dtirtiyordu da; organizmerlann yarsam cleneyimleri yoluyla zenginleqtirdi$i aynr bilinElili[i sciki.ip almak igin. Don Juan eski btiyiiciilerin usl armlzrm as rnr agrkladr. onl arrri i nanr q rna gcire, bu giig bizirn ya$am deneyimirnizin peqincle olclufuna goie, onun yagam deneyimimizin tanr bir kopyasr ile. yini ozetlerne ile tatmin edilmesi Eok btiytik onem tagryorclu. Aradrfrnr bulclufu igin, Eozti]mti; glig, o zaman, biiyi"iCiiieri algrlarna yetenekleiini geliqtirip onunler zarnanrn ve uzay'r sr'rrla'n:i ulaqrnakta

entelekti.iel psikanalizden Eok claha kannaqrk bir iq olclufr-rncla tsrarhydr. ozetlerneyi, birlersim noktasrncLi ufak, firkat sir$lanr bir yer de$igtirme igin btiytictiniin bir nranevrasr olarak t.,,uul ediyordu. Birleqim noktasr, cliyorclu, gegmiq eylenrleri ve cluygula' yenider-r inceleme'in etkisi aitrncla, o anclaki yeri iie, cizetlenen olayrn yaqandrfr a' arasrnda giclip geliyor. Don Juan'a gcire eski btiyticiilerin ozetieme yapma gerekEesi, evrende organizmalara bilinElilik ocli-ing vererek onlalp

"Ama karmakarrqrk bir qey olacak," diye rttraz ettim. "Haylr, olmayacak," diye gtivence vercli. "Ozetleyecefin olaylarr dar kafahhfrnrn segmesine rzin verirsen karmakarrqrk bi qey olur, ancak. Onnn yerine, brrak ruhun karar versin. Sessiz ol, sonra ruhunun gosterdifi olaya yonel." Bu ozetleme modelinin sonuElan benim igin birgok diizeyde sarsrcr oldu. Ne zaman zihnimi sustursam, goriilri.ige gore ba[rmsrz bir gtictin beni hernen ya$arnrmdzrki bir olayrn en ayrurtrh bir zrnrsrna daldrrdrfrnr keqf-etmek Eok etkileyiciydi. Fakat sonugta gok di.izenli bir ozetlemenin oluqmasr daha da etkileyiciydi. Kannakan;rk olaca$rnr diiEtindiifiim qey son derece etkin olup Erkmrgtr. Don Juan'a bitna.neden baqtan beri bu tarzda cizetleme yaptrnnadrfrnr sordum. Ozetlemenin iki basit devresi oldu$u yutnltrnr verdi; birincisi bigimsellik ve de[iqrnezlik, ikincisi ise akrqkar-rhktr.

ozetlemeye yeniden baqladrfirm ilk anclan itibaren riiya gcirme uygulamalanmrn kenditi$inclen clunnasr bana uuyiit< s{irpriz oldu. Bu istenmeyen molayr clon Juan'a sclrclunr. "Rtiyit gcinne, kullanrlabilir erkernizin en kiigtik krrrptrsrnr bile gerektirir," diye yanrtlach. - "Yaqermrmrzda derin bi rneEguriyet varszl, ri.iya gonnenin olanafir yoktur." "Ama dnha cince de derin rneqguriyetlerim ohnuEtu," dedim, uygularnaila'm higbir zaman kesilmerniqti." ."ve "o zaman her meqgul olclu[unu diiqtinclti[tincl"e, ashncla sadece. manyakga bi de'gesizlile kaprhyormu{sun," decli, giilerek. "Biiyiiciiler iqin nreggul ohnzrk, biittin koylaklrirrprn "ik" gahqtrnlmasr anlamura gelir. $imcli erke kaynaklannr biittinltik iginde ilk kez iqe koquyorsun. Outir seferler, onceki cizetlemelerinde bile, tamamryla meggul de$ilmiqsin." Don Juan bu kez bana yeni bir ozetierne rnodeli vercli. ya$amrmln de$iqik olaylannr agrk bir dtizene baftr olmaclan ozetleyerek bir yap-boz bulmacasr kurmam gerekiyorclu.

Bu sel'erki ozetlememin ne denli defiqik olaca$rnr sezernemiqtim hiE. Rtiya gonne uygulamalanm yoluyla edinmiq oldufurn konsarntrasyou yetenefi, yaqilmlmr hiE l-rayal ederneyece[im olgtilerde derinlemesine incelememe olanak venniqti. Yaigarn deneyimlerim hakkrnda elimden gelen her ttirlti gozlern ve yeniden gozden gegirme i;lemini tamamlamam bir yrldan fazla si.irdii. Sonunda, don Juan'a hak vemrek zorunda kaldun: iEimde sonsuz biiyiikltikte duygu ytikleri vardt; ve oylesine clerinliklerde gizliydiler ki ulaqmak nerdeyse olanakstzdt. ikinci ozetleme, yeni ve daha rahat bir tutunra ginnemle sonuglandr. Rtiya gorme uygulamalarrma geri dondti[iim gtin, rtiyamda kendirni uyuyor gcirdtim. Arkamr dontip cesaretle odayr terk ettim, hrrsh bir qekilde bir dizi basamafr inip soka-

[a grktrrn.

Yapmrq oldu$um qey beni coqturmuqtu; hemen don Juan'zt haber verdim. Bu riiyayr uygulamalanmtn bir parEast olarak kabul etmeyince di"iq krrrkhfirm Eok btiyiik oldu. Onun iddiasrna gore sokala erke bedenimle gftmamrgtrrn, giinkii e$er oyle olsaydr basamaklarr inme duygusundan farkh bir duyumum olacaktr.

"Ne tiir bir duyumdan soz ediyorsun, don Juan'?" diye sor-

r54

RUYA GORME SANATI

UguNcU RUYA cORME KAPlsl

t.5-5

dum, gerEek bir merarkla. "Gergekten yata$rndaki kendi uyuyan beclenini goriip gor, medi[ini anlamak igin geEerli bi yol gosterici saptarnahJrn," dedi, sorumll yanrtlanrak yerine. "Unlrtrnar, kencli oclancla olrnah, kendi bedenini gonnelisin. Aksi takdircle, gorclliflin saclece srradan bi rtiyacLr. E[er dururn bnysa, o ri.iyayr clenetle; ya aynntrlannr inceleyerek, ya da onu clefiqtirerek." Bana sozi.inti ettiEi o gegerli yol gosterici hakkrncla claha t-trzlzt agrklama yzrpmersr igin rsrar ettirn, anra laflnrr kesti. "Kendine baktrlrn olgusunu gegerli krlacak bi yonterrl blll," clecli. "GeEerli bir yol gcistericinin ne olabilecefi hakkurda bir cinerin virr lll'?" diye risteledirn. "Kendi yargrnr kullan. Birlikteki zamanrrruzur sonuna geliyoruz. Qok yakrnda kendi baqrna olrnan gerekecek." sonra konuyu de$igtirdi, ve ben agrk bir beceriksizlik cluygusuyla kalakalcLm. Ne istedi[ini, ya cla gegerti bir yol gosterici dernekle ne kastetti[ini grkarabilrnekten iicizciirn. Kendirni Lryur gordi.i$i.irn bir sonraki rLiyarncla, oclayr terk edip rnerdivenlerden inrnek ya cla Er$hk atarak uyanrnak yer-ine, kendimi izledifirn noktada Lrzlln bir stire qivilenip kalchnr. Kaygrlanmadan ya da umutsuzlu[a kaprlmaclnn, rliyarnrn ayrtntrlannr inceledim. O zamiln olnzu yrrtrk bir beyaz tiqortle uyumakta olclufurnu fzrrk ettim. Daha yakrna gidip yrrtrfr incelemek istedirn, arnn hareket etmek yetilerirnin drqrnclaycl. Benli[inrin bir parEasr gibi gortinen bir alrrhk hissecliyorclurn. Ashnda, ttirntiyle a$rrhktnn. Bir sonra ne yapacafrmr bilemenrekten otiiri"i yrkrcr bir qaqkrrrh[a kaprldrm. Rtiyayr de$iqtirnreye gahqtrm, ama ahrsrhnactk bir giiE dunnadan beni Lryuyan beclenime bakrnaya zorluyordu. Telaqrrnur offasrnda ri.iya elgisinin sesini duyclunr. Devinebilecek kadar detietirtrimin ohnamAsmlll, bir ozetlenre claha gerektirebilecek cilEtide korturucu oldufunu soyliiyorclu. Etqinin sesi ve sozleri beni zerre kadar qa;rrtmach. Kenclimi hiE bu clenli aErk ve del-rqet verici bir qekilde krmrlclamaktan aciz hissetrnerniqtirn. B unutrl a b i rlik te clehrset duygumu yen i lrnecl irn. On Lr inceledirn ve bulclum kibu psikdlojik bir clehqer cluygusu defildi; fiziksel bir acizlik, umutsuzluk ve huzursuzluk cluyurruyclu.

Kollarnnt ve bztcaklanmt oynatamamztk beni sozci.iklerin amlatabilecefinin tjtesinde rahatsrz ediyordu. Drqrmda bir qeyin beni yere mrhladr[tnt anlamak huzursuzlufumu aynl olEticle arttrrtyorcltt. Kollanrnl ve bacaklarrtnt oynatmak igin harcadrfnn gaba dyle yofun ve tek urnaghych ki, bir an yatakta uyuyan bedenimin bir bacaftntn sanki tekme atar gibi yataktan drqan Erkrnrq oldr-rfr"uru gordtim. BilinElilifim bundan sonra hareketsiz uyuyan beclenimin igine Eekildi, ve oyle bir qiddetle uyandrm ki yattqmam yarlm saatten f azla stirdti. Kalbirn epeyce cli"izens iz atryordu. Titriyorclum ve bacak kaslartmclan bazrleut kontrolstiz bigimde sefiriyordu. Oyle esaslt bir rsr kaybrna uframrgttm ki, vticut lslnll yiikseltmek iEin battaniyelere ve srcak su torbztlanna ihtiyacrnt
olcil"r.

Dofal olarak, clon Juan'tn bu f'elE duyulrlum hakkrnclaki ofiitlerini sormak iizere Meksika'ya gittirn, ve onit sahideu yrrtrk bir tir;ort giyrnekte oldufiurn igin riiyamda gerqekten de kendimi gomriiq oldu$umu zrnlatttm. Ayrlctt vticut lslmln dtiErnesinden oltirni.ine korkuyordum. Baqtma gelerrleri tzuttqmaya isteksizcli. Or"rdan koparabildifim tek qey ifneli bir yorum olrnuqtu'

"Tiyatloyu seviyorsun," dedi, yilvim bir bigimde. "Elbette kenclini uyur gordiin. Sorun sinirli olntan, gtinkii erke bedenin claha once hiE bilingli olarak tek parqa olmadr. E[er yine sinirlenir ve solursarn, tnAtrakukana yapl;. Bu senin vticttt lslnl Eabucak yerine getirir, hem de mtzmtzlanmadan." Kabahfrna btrttz krnlmrqttm. Bllntlnla birlikte, oftidti etkinli[ini kanrtladr. Bir sonraki kez korktufurnda' soyledifini yaparak birkag dakikada gevEedirn ve nonnale clondiim. Bu yoila, kaygrlanfftaz ve huzursuzlufumu denetimcle tutabilirsem pani[e kaprhnadr$rmr keqfettim. Denetimli kalmak hareket etmemi sa$amryordu; ama kesinlikle derin bir huzur ve dinginlik duyumu veriyordu. Aylar stiren yitrarslz yiirtime Eabalanndztu sonra, don Jttan'ln yorunrlartnt tekreu istedim, bu seler o[titleri iEin de[ildi pek; claha Eok yenilgiyi kabullenmek istedi[inrdencli. GeEilmez bir engelle karqr karqry:r idim ve stl gotiinnez bir kesinlikle Lriliyordum ki yenihnir;tim.

t-56

RUYA GORME SANATI

UqUNCU RUYA GORME KAPISI

t57

Don Juan, "Rtiya goriiciiler yaratrcr ohnarrcrrr," crecli, hain bir srrrttgla. "Yaratrcr de$ilsin sen. Erke beclenini clevinclirrnen iEin hayal gticiinti kullanman gerekti$i konusuncla seni uyarmadrm, giinkti senin bilmeceyi kendi baqrna goziip gozemeyecefini gormek istemiqtim. sen yapamachn, arkadaglann cla.sana yardrmcr olmadr." Gegmiqte, beni yaratrcrhktan yoksun olmakla her suglayr;rnda hrrgrnhkla kendirni savunmaya zorlanmrqtrm. Ben yara. trcr oldu[Llmll dtigtintiyordum, ama don Juan gibi bir ofretmene sahip olmak bana boyle olmadrfrmr zor yolclan ofretmi;;ti. Erkerni kendim igin yararslz savunmalarla u$raqtrnnoyacriktrm, bu ytizden ona $unu sordum, "Bu sdztinti etti$in bilmece nedir, don Juan'?" "Erke bedenini devindinnenin ne clenli olanaksrz, ve aynl zamanda ne denli basit oldu[u hakkrndzrki bilmece. Sen glinclelik dtinyandaymr; gibi devinmeye gahqryorsun. yiiri"imeyi rigrenmek igin o denli gok zaman ve gaba harcryomz ki, rtiya goren bedenlerimizin de yiirlimesi gerektiline inarnryoruz. Boyle yapmalan igin hiE neden yok, yiirtimenin zlhnimizcle baqr gekmesi drgrnda." Qoziimi,in sadelifine hayrzur oldum. Don Juan'rn hakh oldu[unu bu anda anlamrqtrm. Yorumlamar dtizeyinde takrhp kalmrqtrm, gene. o bana tigtincii kaprya ulaqtr$rmda Eevrecle clolagmam gerekti[ini soylemiqti, ve benim igin clolaqmak yiiriimek demekti. Yargrsrnr anladrfrmr soyledim ona. "o benim yarglm defil," diye sertge yanrtracL. "Btiytictilerin yargrsl. Btiytictiler, erke bedeninin iigtincti kaprcla eri<enin yaptr$r gekilde devinebildigini soylerler : hrzhve clo$ruclan. senin erke bedenin nasrl devinece[ini kesinlikle biliyor. organik olmayan varhklarrn dtinyasrndaki gibi devinebilir. "ve bu bizi yeni bi konuya getiriyor, buracla," cliye eklecli don Juan, diiqtinceli bir tavrrla. "Neden organik olmayan arkadarslann sana yardrmcr olmadrlar'?" "Nigin onlann benirn arkadaqlarrrn olclupunu soyliiyorsun, don Juan?" "Ahqrldrk arkadaglar gibiler; ashncla bize kargr cltiqtinceli ve nazik olmayan, arna kotri de sayrhnayan. Arkarnrzr clonme-

mizi bekleyen arkadaqlar ki, bizi oradan hangerleyebilsinler." Onu tamamryla anhyor ve ytizde ytiz hak veriyordum. "Beni oraya gottiren ne'? intihar efitimi mi?" cliye sordum ona, daha Eok laf olsun diye. "Sende hig intihar efilimi yok," dedi. "Sende olan, oltime yaklaqmrq oldu[una tam bi inanmazhk. Fiziksel bi acrn olma* dr; onun igin oltimctjl bi tehlike iginde oldufuna kendini tam inandrramryorsun." Savr son derece akla yatkrndr, organik olmayan varhklarla girdi$im dalaqtan sonra yagamrma hiikmeden, bilinmedik, derin bir korku drqrnda. Ben agmaznnr anlertrrken don Juzrn sessizlik iEinde dinledi. Hakkrnda bildiklerime karqrn, organik olmnyan varlftlann dtinyasrna gitme dtirtiimii aErklayamryordum; ondan kurtulermryordum da. "Qrlgrn bir yanun var benim," dedim. "Yaptrklanlnrn anlatnt yok." "Anliunr var. Organik olmayan varhklar h0lA seni makaraya sanp Eekmeye devarn ediyorlar; oltarun ucundzki i[neye takrlrnrq bahk gibisin. Seni elde tutmak igin zamanzaman delersiz yemler atryorlar. Rtiyalarr dtizeni hig bozulmadan her dcirt giinde bi gormen de[ersiz bi yem. Ama sana erke bedenini nasrl devindirece[ini o[retmediler. " "Neden o[retmediler dersin'?" "Qtinkti erke bedenin kendi baqrna devinmeyi ofrenirse, sana hiE ulaqamayacaklar Onlardan kurtuldu$unu dii;tinmekle ercele ettirn. Goreceli olarak ozgtirsiin, amir ttirniiyle de[il. HAlA bilinglili$inin pegindeler. " Sutrmda bir tirperti hissettirn. Igirnde hassas bir noktaya dokunmuqtu. "Ne yapmam gerektifini soyle don Juan, hemen yapacafrm," dedim. "Kusursllz ol. Sana bunu dtizinelerce kez anlattrm. Kusursuz olmak, kararlannr desteklernek iEin yaqalnlnr tehlikeye atmitk, sonra o kararlan yerine getirmek igin elinden gelenden firzlasrnr yapmaktrr. Higbi qey iEin karar almryorsan, yaqamlnla geliqigiizel bi qekilde kumar oynuyorsun demektir sadgce." Don Juan konuqmayr oradar bitirdi, soyledikleri iizerinde kafa yonnam igin rsrar ederek.

t-58

RUYA GORME SANATI

UQUNCU RUYA GORME KAPISI

t59

Buldulum ilk firsetttat, don Juan'rn erke beclenirni clevipclirmek iEin yaptr[r oneriyi deneclirn. Kendirni uyuyan becleninrc bakar buldu$umder, ona do[ru yi.iri.irneye ufrarsmak yerine, yata$a yaklaqmayr yahn bigimde arzuladrm. Bir ancla. nercleysr. vticucluuret dokunacitk kadar yakrndaychm. Yi.iziirnti gorcliinr. Aslurda derirncleki btittin gozenekleri gorebiliyorclum. Gorcli.i[i.irnden hoqlandr$rmr soyleyelnem. Kendi beclen irni n gori.i ntiisii estetik aErdan hog ohnayacak kadar aynntrlrydr. Sonra esirrti gibi bir qey girdi odaya, her geyi ti.irntiyle karnrltrrcl ve gori-irrttimti sildi. Bunu izleyen riiyalardu, erke bedeninin yalnrzca kayarak veya stizi"ilerek devinebilece$ini ttirni,iyle clo$rularnrqtrnt. Bunu clon Juan'la tartrEtrm. Yaptrfrnrclan olafiandr;r bir ,sekilclc hoEnut gortiniiyordu; bu bana kesinlikle silrpriz olclu. Rtiya gcirrne uygulamalanmda yaptrfrm her qeye gosterdifi sofuk tepkiye ahgmrgtrm. "Erke bedenin yalnrzca orm bi qey gektili zarnan clevinureye ahqrktrr," cledi. "organik olnrayan varlrklar seni safa solir gekip duruyordu, arnir qinrdiye dek onu hiE kendi baqrna, kendi istencinle devindinnerniqtin. Qok bi qey baqarrnrrssrn gibi giiri-inmtiyor, yaptr[rn harekete bakrnciu alna seni ternin ederim ki uygularnalanrrr durdumayr ciddi olarak dti;tinnreye baglaurr;tun. Kendi bagrrra clevinmeyi hiE ofrenemeyecefine inanmrrstrm, bi si"ire." "Yirvaq olclu$um iEin mi riiya gcinne uygulamalannrr clurdurmayl di"iqtiniiyordnn'J " "Yitvttq defilsin. Btiytictilerin erke beclenini devinclirnreyi o[rennresi sousuz zaman alrr. Uygulantalannr clurcluracaktlrl: Etinkti daha tazltr zzrmilnrm kahnadr. Erkeni kullanabilecefin baqka konular var, ri-iya gonnekten dalra acil olan." "$imdi erke bedenimi kencli baqrrna devinclirmeyi d[rerrdifirne gore, bai;ka ne yapmalryun, don Jnan?" "Devintneye cleviun et. Erke bedenini clevinclirmek senirr iEin yeni bi salra aqtr; olaganiisti"i bi keqii'alanr bu." Ri.iyalanuln as|rna Lrygunlu[unu gegerli krhna Iikrini tekrar ele almam igin yine rsrar etti; bu talebi ilk soyledifincle ol, dr-r$u kadar garip gelmerniqti bu kez.

"Bildifin gibi, bi oncti tarafindan gottirtilmek ikinci kaprnrn gerqek rtiya gorme gorevidir," dedi. "Bu Eok ciddi bi meseledir, amn erke bedenine qekil venrek ve clevindinnek kadar de[il. Bu yiizclen, uylryrln kenclit-ti rni gorrnektesin gerEekten, yoksa sadece uyucil"rfiuntr gordiifiin bi r{iya ntr goriiyorsuu; bunn etyrrt edebihnek igin kendine ait emin bi yol bulmaltsn. Yeni ke1;if itliutrtt, Lryuyan kendini gergekten gotmene ba[It." Uzun Llzult dti;tintip tarttrktan sonrzt, dofru plant ortaya 9rkardr[rm kantstna vardtm. Yrrtrk tiqortiimti gormtiq oltnak, geEerli bir yol gosterici iEin bitnzt fikir vennigti. $oyle bir varsayrmla baqladrm; efer gergekten Llyuyan kendimi inceliyorsitlrl, yatafa girdifirn kryafeti de inceliyor olacaktrm; bu kryafeti de her ddrt giincle bir bar;tan aqafir defiqtiriyordum. Yatar-ken giycliklerimi rtiyamda urnlntsamakta hiE zorluk gekmeyece$ilne inanryordum; rtiya gcirrne uygularnalartm yoluyla edindifim clisiplin, bciyle qeyleri zihnime kaydetme ve riiyalartnrda anlnlsaffla yetene[i kazandlftm kantstnl vennekteydi bana. Bu yolu izlernek igin elimden gelen gabayr gcisterdirn, illllll sonlrE hig de umdufutn ;ekilde geligmedi. Ri"iya gcinne dikkatirl iizerinde gerekli clenetimclen yoksttttcluttt, ve uyku giysilerirnin ayrttrttlartnt pek anlrtsayamryordutn. Ancak bagka bir .'sey kesinlikle iq baErndaydt; nastlstt her zameln riiyalarlmln slradan ri.iyalar olup olmachklttnnl biliyorclurn. Stradau olmztyitn ri.iyalarrrnrn onde gelen yonii, bilinglilifim onu incelerken, Llyuyan beclenirnin yataktu yatar clurumda oltnastydt. Ri"iyalanrnclaki kayda defer bir ozellik cle odarnla ilgiliycli. HiEbir zaman giinclelik dtinyadaki gibi defildi odam; yatafrmrn bir ucttncla durdufiu mllazzam, boq bir salonclu. Beclenirnin yattrfr yatafut yanlntt gelebihnek iqin epey bir mesafeyi siiztilerek geEmeye alrqrntqtrm. Oraya r"rlaqtrfrmcla, esinti gibi bir ttir gtig beni yatafirn iizerinde bir sinek kuEu gibi havada itstlt tutttyordu. Bttzen oda gozden kayboh-ryorclu; sadece beclenirn ve yatak kalzrna dek parga parEa yok cllarak. Bazen de, isteucimi ttimtiyle yitirdifim deneyimler yaqryorclurn. Rtiya gorme dikkatirn benden bafirrnstz olarak iqliyor gibiydi. Ya odada ilk karqrlar;tr[r nesne taratlndan ti,irni"iyle zapt ediliyor', ya da ne yapacafirna kara' vermekten

160

RUYA GORME SANATI


baqkasrna ga-

UQUNCU RUYA GORME KAPISI

t6l

iiciz goriiniiyordu. O anlarda bir nesneclen bir

resiz bir bigimde stirtiklenme duyumu yaqryordum. Bir sef'erinde rtiya elgisinin sesi bana srraclan ohnayan bi,itiin rtiyalann iEindeki tiim ci[elerin ashnda bizim nonnal dtinyarnrzdakinden farkh erke biEimlenmeleri oldu$unu aErklamr$-

tt. ElEinin sesi omek olarak duvarlann slvl oldu[una dikkat Eekmiqti. Sonra da birinin iEine atlermam igin rsrar etrniqti. Fazla di.iqiinmeden, btiytik bir gole dahyomru$urn gibi, bir
duvann igine dalrverdim. Su gibi bir duval hissi degildi cluyduEu*; bir su ki.itlesinin igine atlama duyurnu da de$ildi. Daha gok, dahnanln dtiqtincesi, ve srvr marddenin iEinden gegmenin gorsel duyumu gibiydi. Aqalrya dofru ilerleclikge, suyun aErldrfr gibi aErlan bir r;eyin iqinde bar; aqa$r gidiyordunr. Aqalrya dolru baE ai;afr gitmenin duyurnu ciyle gerEekti ki, ne kadar Llzult stire, ya da ne kadar derine, ya da ne kadar' uza[a dalmakta oldtrfumu merak etmeye baqladrnr. Beninr agtmdan orada harcadr[rm stire sonsuzdu. Suya benzer madclcnin iEinde btrlutlar, kayalara benzeyen kiitlesel oluqr"rmlar grirti yordum. Kristalleri ancfiran parlak, geometrik nesneler, ve gcil'cltiliim en derin ana renkleri ta;ryan kabarcrklar varcfu. Ayrrca bazr yo$un rqrk kugaklan ve ziflri karanhk kuqaklan varcl. Hcr gey yarumdan gegiyordu, yavagga ya cla hrzla. Evreni gozleurliyormuqum diiqtincesine kaprldrm. O anda hrzrnr tiylesine art tr ki her gey bulandr, ve bir arrda kendimi burrrurn odiunrn cluvnnna yaplgmtg vaziyette Llyanmry buldum. Gizli bir korku beni don Jnan'a danrqrnaya yoneltti. Beni dinledi; her sciziimiin tizerinde durarak. "Bu noktada esash bi manevra yapman gerek," dedi. "R[i ya elgisinin rtiya gonne uygulamalanna kanqmaya hiq hakkr yok. Ya da daha do[rusu, sen hiEbi koqul altrnda ona bn izrri velmemelisin. " "NAsrl durdurabilirint onu'/" "Sulde, nrna zor bi manevra yap. Riiya gcirrneye gircligirr itndit, artrk rtiya elgisi isternedi[ini ytiksek sesle sciyle." "BLrnLr yaplnca, don Juan, onLl bir daha hiE iqitnreyccck miyim'?" "Kugkusuz. Ondan sonslrza dek kurtulncaksrn."

"Ama ondan sonsuzzl dek kurtuhnak akrlhca olur rnu'/" "Kesinlikle olur, bu noktada." Bu sozlerle, don Juan beni son derece rahatsrz eclici bir ikilemin iEine sokmuqtu. ElEiyle iliqkirni sona erclirmeyi arzu etmiyor, ama aynl zamanda don Juan'rn ofiidi-ini.i tutmak da istiyordurn. Kararsrzh[rmr firk etrniqti. "Zor bi iq oldu[unu biliyorun," diye hak verdi, "an]a bunu yapmazsiln, organik olmayan vadrklar hep seninle olacak. Bundan sakmmak istiyorsan, dedi[imi yap; hem de henren." Bir sonraki rtiya gonne seansrmda, niyetimt zorla cla olsa soylernek iEin hazrrlztnrrken, elEinin sesi beni clurclurcln. $oyle diyordu, "E[er kendini tutup istefini dile getinnekten vazgeEersen, hiEbir zaman rtiya gornte uygularnalanna kangmayaca[rrtra ve seninle yalmz bana dofrr-rdan sorulzrr sorcluluncla konuqacafrma sciz veriyornm. " Teklifini anrndn kabul ettirn, gergektelt iyi bir anla;rna oldufunu hissediyordum. Bununla birlikte don Juan'rn clliq krrrkh[rna. ufrayacaftndan korkmuyor da defildirn. "Iyi bi mernevraynllQ," dedi. "Sen sarnirniydin; talebini seslendirmeye gerEekten niyetlenmiqtin. iEten olmak, gereken tek qeydi. Esasrnda elEiyi def etrnene gerek yoktu. Istedi[in, onu salla daha Llyglln bi seEenek sunmasr iEin kogeye srkr;trrmaktr. Emir"rim elEi artrk sana karrqmayacuktr." Hakhydr. Elgi i;irne hig kanqmadan ri"iya gcirnre uygulamaletnmr siirdiirdiim. Kayda de[er bir geliqme, iElerindeki odanrn giindelik hayattaki odam oldupu rtiyalar gcinneye baqlanrrry olmamdr; yalnrz bir farkla: riiyalanrnda odarn her zaman tiyle Earprk, oyle efri btifriiydii ki, dev bir ktibik resme benziyorclu; cluvzulann, tAvanrn ve yerin dik aErlan yerine geni; ve dar aqrlar egemendi. Bir tarafa e$ik gortinen odarnda, dar ve geniq agrlarla oluqmuq bu efimin kendisi; sert tahta tabanrn girifi Eizgileri, duvardaki resmin zamanla rengi atmrq yerleri, tavarrclaki tozlu noktalar ya da kaprnrn kenanndaki pannak izi lekeleri gibi saqma ve gereksiz, erma gerEek olan arynntrlan aErkga selgilernek iEin bir araE gorevi yapryordu. Bu rtiyalarda, o efiirn tarafindar-r gosterilen aynntrlarur suya benzeyen evrenleri iEincle kagrnrlmaz qekilcle yitip gidiyor-

162

RUYA GORME SANATI

IJQUNCU RUYA GORME KAPISI

t63

dum. Ttim r{iya gcirme uygulamalanmda, odamdaki ayrrntr bollulu oyle inanrlmazdr ve gekimi ciyle yofundu ki, anrnclzr
igine ahyordu beni. Bu durumu danrqmak igin ilk boq anrmda solufu don Juan'ln yanmda aldrm. "Odamrn hakkrndan gelemiyorum," dedim ona, rtiya gorme uygulamalanmrn aynntrlarrnr verdikten
sonra.

"Onun hakkrndan gelmen gerektifi fikrini ne verdi sAna'?" diye sordu, srntarak. "Odamrn citesine devinmem gerekti[ini biliyorum, don Juan. "

"Ama odarun otesine deviniyorsun zaten. Belki kendine yine yorumlara takrhp takrlmadrlrnr sormahsrn. Bu olayda devinmenin ne demek oldu[unu santyorsun ki'?" Odarndan drqarr, sokafa yiiriidtiftim rtiyanrn akhmdan Eftmadrfrnr ve bunu tekrar yaprnak igin gergek bir zorunluluk duydu[umu anlattrm ona. "Ama bundan gok daha cinemli qeyler yapryorsun," diye itiraz etlr. "inanrlm az yerlerc gidiyorsun. Daha ne istiyorsun ki?" Ayrmtrlarm tuzaErndan uzaklaqmak igin fiziksel bir diirtti lrissettifimi ona agrklamaya gah;trm. Beni en gok izen, dikkatimin takrldrfr qeylerden kendimi kurtarmaktaki yetersizligimdt.Zene kadar istencimin kalmamasr, dibi boylarnak anlamrna geliyordu benim igin. Qok uzun bir sessizlik oldu. Ayrrnfinrn tuzaklan hakkrnda daha fazla qeyler dinlemeyi bekliyordum. Ne de olsa beni bunun tehlikeleri hakkrnda uyarmrqtr. "iyi gidiyorsun," decli, sonunda. "Rtiya gortictiler erke bedenlerini kusursuz hale getirmek iEin gok uzun zaman harcarlar. Ve burada da konu ettifiimiz bu; erke bedenini mtikemmelle;timrek." Don Juan'rn agrklamasrna gcire, benirn erke bedenimin ayrrntrlarr inceleme zorunlulufiunu duymasr ve buna iginden grkrlmaz bigimde takrhp kalmasrnrn nedeni onun mtikemmel olmamaslydr. Btiytictilerin, erke bedenlerinin her qeyi sindirmesine izin verip, bu yolla onu gtiglendirmek iEin bir omiir harcadrklannr soyledi. Don Juan, "Erke bedeni tam ve olgun hale gelene dek,

kendi igine grirntilmtiqt'iir," diye devam etti. "Her qey tarafindan emilmenin baskrsrndan kurtulamaz. Fakat kiqi bunu g0z oni.inde tutarser, senin yaptrfrn gibi onunla savaqmak yerine, o zaman ona yardrm edebilir. " "Nzrsrl yapabilirim bunu, don Juan?" "Onun davranrqrnr yoneterek; yani onun izini siirerek." Agrklarnasrna gore, erke bedenine iliqkin her qey birleEim noktasrnrn konumuna ba$r oldu$u igin, ve rtiya gonne cle onun yerini de$iqtirmekten ba;ka bir qey olmadrfrna gcire, iz stirme souuE olarak birlegim noktasrnrn mtikemmel konumda sabit durmasrnr sa$amaktr ki; bu cirnekte o konum erke bedeninin giiElendi$i ve nihayet ortaya Erkabildi$i konumdu. Don Juan, erke bedeni kendi baqrna devinebilcligi Anda, biiyticiiler tarafrndan birleqim noktaslnrn en uygun konumuna ulaqrldr$rrun varsayrldrfrnr soyledi. Bir sonraki adrm, onun izini siirmekti; yani erke beclenini tamamlamak igin onu o konumda sabitlemekti. Yontemin sadelilin ta kendisi oldufiunu belirtti. Kirgi, iz stinneye niyetleniyordu. Sessizlik ve beklenti dolu bakrqlar izledi bu scizleri. Ben daha fazla anlatmasrru umuyordum; o da benim soylediklerini anlamrq olmamr umuyordu. Anlamamrqtrm. "Brrak, erke bedenin en uygun riiya gorme konumunir ulaqmaya niyetlensin," diye aErkladr. "Sonra brak, erke bedenin o konumda kalmaya niyetlensin; ve iqte iz siiriiyor olacaksln. "

Durekladr ve gozleriyle soyledifini dtiqtinmeye zorladr beni. "Niyetlenme igin srrrrdlr, ama bunu zaten biliyorsun," dedi. "Bliytictiler birleqim noktalannln yerini niyetlenme yoluyla defiqtirirler, ve aynr qekilde, niyetlenme yoluyla sabitlerler. Ve niyetlenme iEin bi teknik yoktur. Kiqi ahqkanhk yoluyla niyetlenir." Bir biiyticii olarak de[erim hakkrndaki grlgrn varsayrmlanmdan birine daha kaprlmak o noktada kagrnrlmazdr benim igin. Birlei;im noktamr ideal yere sabitlemeye niyetlenmem igin beni bir qeyin dolru yola sokaca$rna sonsuz giivenim varcL. Gegmiqte, nasrl yaptrfunr bilrneden, her ttirden baqanh manevralar gergekleqtirmiqtim. Don Juan'm kendisi yetenefime

164

RUYA GoRME SANATI

UqUNCU RUYA GORME KAPISI

l6-s

ve $anslma hayran olmugtu, ve emindim ki bu da o anlarclan biri olacaktr. Fena halde yanrlmr;rm. Ne yaparsam yapaylm, ne kadar uzun siire beklersem bekleyeyim, biileqim noktamr clegil

en ideal konumda, herhangi bir konurnda bile sabitlemekte en uf:rk bir baqzur gcisteremiyordum Aylar siiren ciddi ama baqansrz mticadelelerden sonra pes ettim. "Yapabilecefime gergekten inanryordum," dedim clon Juan'a, evine girdifim anda. "Korkarrm bugiinlerde her zamankinden daha fazla manyaklagmlq vaziyetteyim." "Sayrlmaz," dedi gtiltimseyerek. "Sana olan qu; terimlere karqr.yine o kahpla$mrq yanhq yorumlamalanndan birine kaprldrn. Ideal konumu br"rlmak istiyorsun, sanki kayrp araba anahtarlarrnr bulur gibi. Sonra birleqim noktemr orada baflamak istiyorsun, sanki ayakkabr ba$crklannr baflar gibi. onlann kendilerini betimlemek igin kullanrlan srizciiklerle hiEbi ilir;kileri yok." Sorua benden riiya gorme uygulamalanmdaki en son ilging olaylarr anlatmamr istedi. ilk soztinti ettifim, ayrrntrlzrr tarefindan gekilme dtirttimtin'clikkat gekici cilglde yiitrqmasr oldu. Belki de, dedim, rtiyalanmda igten gelen bir baskryla ve siirekli olarzk devindilim iEin, inceledifim aynntrlara dalmadan cince beni durduran bu hareket olmuqtu. Bu bigimde durclunrlm4k, bana aynntrlar tarafindan emilme edimini incelemek iEin firsat tanrmrqtr. Cansz maddenin gergekten bir devinimsizlegtirme giicti oldu[u sonucuna vardrm, beni oldufum yere mrhlayan bir rqrk demeti olarak gortiyordum bunu. Orne[in gofu zaman duvarlardaki ya da odamm tahta tabanrnrn Eizgilerindeki ufacrk bt rz beni oldufum yere givileyen bir rqrk huzmesi yolluyordu; rtiya gcirme dikkatimin o rqrfa odaklandr[r andan itibaren biittin riiya o ufarcrk izin Eevresinde donmeye baqhyordu. onun geniqledifini gortiyordum; nerdeyse evrenin boyutlannda. O goriintti, ben sonunda genellikle duvara ya da ta,htazemine burun iistii yaprqrk qekilde uyanana dek siirtiyordu. Benim gozlemlerim, ilk olarak aynntrlann gerEek oldufu; ikinci olarak da onlarr uykuda incelemekte oldufumdu. Don Juan giiltimsedi ve qoyle dedi, "SAnA btittin bunlarrn olmasrnrn nedeni, erke bedeninin qekillenmesinin kendi bagrna

clevindifi anda tamamlanml$ olmast. Sana bunu soylernedim; ama sezdirmiqtirn. Bunu kendi baqtna keqfetme yetin olup olmadrfirnr emlamak istemiqtim; ve tabii ki, vardt." Ne demek istedifi hakkrnda higbir fikrim yoktu. Don Juan her zamanki tavnyla beni dikkatle gozden geqirdi. Delip geqen
bakrqlarr bedenimi tarryordu.

"Kendi bagrma ne keqfettim, don Juetn?" diye sotmaya


mecbur oldum. "Erke bedeninin tamamlandrfrnr keqfettin," diye yzrnrtladr. "Bu tiirden hiEbir keqifte bulunmuq defilim, seni temin ederim." "Evet, bulundun. BikaE zaman cince baqladr; sen rtiyalannrn gerEeklifiini kanrtlayacak bi yol gosterici bulamadt[tndet, ama sonra bi qey senin igin iqe koyuldu ve gordiifiiniin stradan bi riiya olup olmadrlrnr siula bildirmeye baEladr. o $"y, senin erke beclenindi. $imdi, birleqim noktant sabitlernek igin ideal

yeri bulamadtn diye umutsuzlufa kaprhyorsun. Ben de sana bilcli[ini soyltiyorum. Bunun kanttt da, erke bedeninin gevrede dola;ma yoluyla ayrtntt taktnttstnt stnrlamztst. $ar;krnhktan ne yapacafirmr bilemedim. Aptalca soruletnmdan birini bile soramryordum. Don Juan, "Senin igin bi sonra gelen, biiyiiciilerin cevheri," diye devam etti. "Erke giirmc uygulamasl yapacakstn, rtiya gorlirken. UEtincii riiya gorme kaptstntn altqttnnastnt tamatmladrn: erke bedenini devindinneyi. $imdi gerEek gorevi yerine
getireceksin: erke bedeninle erke gdrnteyi.
"Dithzt cince de erke gdrcliini' diye devztm etti, "biEok kez, aslrncla. Ama onlartn hepsinde gdrmc bi rastlantrydr. $imdi bunu arnaElr olarak yapacaksrn.

"Riiya gorliciilerin bi pratik kurah varcllr," diye sozlerini


si-ircliirclii. "Erke bedenleri tamarn ise, gtindelik diinyada bi nesneye lrer sabit baktrklartncla erke gdt'iirler. Rtiyalarda, bi nesne-

nin erkesini gortirlerse, gergek dtinyayla ufiraqrnakta olduklannr itnlarlar; riiya gonne dikkatlerine o di,inya ne clenli Earprtrlrnrq goriiniirse gortinsiin. E[er bi nesnenin erkesini goremezlerse, stradatr bi riiyadadrrlar; gergek bi dtinyada de$iI." "GerEek bir diinya nedir, don Juiln?"

t66

RUYA GORME SANATI

"Erke tireten bi d{inya; hiEbi qeyin erkesel bi etkisinin olrnadr$r bigok riiyamrza benzeyen, ve higbi r;eyin erke tiretmedi[i yansrtrnalardan oluqmuq bi hayal dtinyasrnrn tam karqrtr. Ondan sonra don Juan bana rtiya gormenin ba;;ka bir tanrmlnl yaptr: ri.iya grirtictilerin iginde erke tireten ci$eleri bulabildikleri rtiya durumlannr aynklamar siireci. $aqkrnhfunr fark etmiq olmahydr. Gtildti ve bir tanrm daha verdi, Eok daha dolambagh bir tanrm: rtiya grirme, birleqim noktasmrn uygun konumlarrnr bulmaya niyetlendi[imiz bir stireEtir; o konumlar ki bizim rtiyamsr durumlarda erke tireten nesneleri algrlamamzr sa$arlar. Agrklamaslna gcire, erke bedeni aynr zamanda bizim kendi dtinyamrzln erkesinden oldukEa farkh olan erkeyi de algrla-

ma yetisine sahipti; cirnelin organik olmayan varhklarrn Alemindeki erke gibi; ki bunu erke bedeni crzrdayan erke olarak algrhyordu. Bizirn diinyamrzda hiEbir ;eyin clzrrdamadrfrrrr: buradaki her geyin titrek oldufiunu sozlerine ekledi. "Bundan sonra," dedi, "rtiyzr gdrmenin konusu, riiya grirme dikkatini odaklayacalur nesnelerin erke iiretip iiretmedifine; sadece hayal yansrtmalzrn rnr, yoksa yabancr erke iireticileri mi olduklanna kauar vermek olacerk." Don Juan, erkeyi gdrmcy-i, geqgekten uyuyan bedenimi inceleyip incelemedi[ime karar vermek igin bir cilEtit olarak ortaya aterca$rmr i.imit etrniq oldu$unr"r itiraf etti. Benim her dcirt giinde bir ozenle hazrrlanrnrq uyku kryafetleri giymek gibi yanh$ uslamlarnaya dayanan hilelerirne giildii. Dedi$ine gore, iigiincii rtiya gonne kaprsrnrn gergek gorevinin ne oldufultlr Erkarsamak ve do$ru gortiqleri ortayat siirmek igin gerekli ti-ir:n bilgi pannaklannlln ucundaydl; ama yorumlama sistemim berri biiyticiili.iltin s aclel i! inden ve dolaysrzhfirndan yoksun, zor aki gtiztirnler aramaya zorlamrqtr.

9
Yeni Kegif Alanr

on Juan riiyada gdrmek igin yalnnca gormeye nryetlenmenin yetmeyecefini, aynt zamanda niyetimi yiiksek sesle sozctiklere dokmem gerektifini anlattr. AErklamayr reddettifii nedenler ytiztinden, yiiksek sesle konu$mam gerektifi konusunda rsrar ediyordu. Aynr sonuca ulaqmak igin baqka yollann da oldufunu teslim ediyor; ama kiqinin niyetini seslendirmesinin en basit ve dolaysrz yol oldu[unu ileri stirtiyordu.

l6t{

RUYA GORME SANATI


nr-r

YENr KE$lF ALANI

169

Gdrmc niyetirni ilk kez sozctiklere dokti-i[timcle, rtiyarnclir bir kilise pazanndaydnn. Oyte Eok ei;ya varcil ki, hangisine sabit bakaca[rma karar veremiyordum. Bir koqecle cluran clikkat gekici, dev gibi bir vazo karar verrnerni sallarnrqtr. ona sabit baktun, gorme niyetimi seslendirerek. vazo bir an gortiq alanrmda kaldr, sonra baqka bir nesneye dontiqtii. O niyacla elimclen geldi[ince Eok $eye sabit bakrrnr. G6r.mc ntyetimi seslendirclikten sonra, seEtifirn her parga ya gozclen kayboluyor, ya da baqka bir geye doniigtiyordu, claha onceki rtiya gorrne uygulamalanmda hep oldLr[u gibi. Rtiya gorme dikkatim en sonunda ti,ikencli, ve bi.iytik bir diii; krnklrfryla uyandrnt, uerdeyse rifkeliydirn. Aylar boyunca, stirekli olarak rtiyalarnnda ytizlerce nesneye sabit bakrp gdrmc niyetirni dikkatle seslendirdirn, amir hiEbir qey ohnacil. Beklemekten yorulup, don Juan'a sornrak zorunda kaldrm, sonunda. "Sabrrlr ohnan gerekiyor. Ola$aniisti"i bi gey yapmayr it[reniyorsun," cledi. Riiyalannda gonneye niyetlenmeyi o$reniyorslllt. Giintin birinde niyetini seslendinltene gereksininrin kalrnayacak; saclece arzulayacaksrn, sessizce. " "Sanrnrn yapnrakta oldr-rfr"rnr qeyiu iqleviui anlamndun," declirn. "Gorme r-riyetirli bafrrdrfrm zarniur higbir qey ohnuyor.

Bu ne dernek'?" "$imcliye kaclar gcircli"iklerin srradun rtiyalannrq clernek, hayal yansrtrnalannrq; yalnrzca riiya gcirme dikkatincle yaqanr bulan imgelenniq." Sabit bakrqrrnr oclakladrfrm nesnelere tarn olarak ne olclufunu ofrenmek istedi. Gozclen kaybolcluklannr ya cla qekil ctefiEtirdiklet'ini, hattit sonugta rliyalarrrnr cle[iqtiren girclaplar bile oluqturduklannr sdylecliln. "Bi,iti.in ri"iy:r gdrnre uygulamalanrndn aynr gey olclLr," cleclirn. "Srruclan ohnayarr tek ryey rtiyalarnncla bafrnrayl o[renlrern, hern de ilvilzul-l grktr[l kaclar." Son ci-inrlem don Juarr'r gerEek bir kahkaha nobetine soktu; burru qaqrrtrcr bulmurstunr. Soyleclifinrcle konrik bir yan bularnryorclum, tepkisinin nedenini cle anlanrarnrqtrrn. "Giitri-in birincle biitt-in bunlanr-r ne clenli eflelrceli olclLr[u

takdir edeceksin," dedi, sessiz protestoma bir yantt olarak. "Bu aracla, teslim olma, cesaretini de krrma. Deuetneye devztm et. Eninde sonunda dofru notaya betsitcakstn." Her zaman oldulu gibi hakhydr. Birkaq ay sonrer tam on ikiden vurclum. Son derece olafandrqr bir riiya goriiyordum. Organik. olmayan varltklann dtinyastndzrn bir oncii ile baqlamrqtr. Onctiler de riiya elgisi gibi riiyalartmdan garip biEimde kaybolmuElardr. Onlann yoklufunu hissetrniii yo da kayboluqlanna kafa yonnug defildim. Ashnda onlar olmadan oyle rahattrrn ki, clon Juan'a yokluklartnt sormak akltma bile gelmemiqti. O rliyacla oncti baqlangrEta bir gekmecenin arkatstna stktqrrrrry buldufurn dev boyutlu sart bir topazdt. Gdrnrc niyetimi seslendirdifirn anda, topitz ctztrdityztn bir erke kabarcrfrna doni.iqi"ivercli. Dayanamaylp onu izleyecefiimden korkara*, sabit bakrqrrnr onciiden uza$a gevirdim ve tropikal bahklarla dolu bir akvarylrma od:rkladrm. Gdrme niyetimi seslendirdim ve rntithiq bir siirprizle karqrlaqtrm. Akvaryum loq, yeqilimsi bir rqrltr yayryordu ve bu parlakhk btiyiik, siirrealist bir mticevherli kadm portresine dontiqrniiqtii. Giirmc niyetirni soyledifimde aynr rqrltr portreden de yayrldr. O rErltrya sabit bakarken tiim riiya de[iqti. Bana tanrdrk gelen bir kentin sokaklarrnda yiirtiyordum az sonrau Tttcson olztbilirdi bu kent. Bir diikkantn vitrininde sergilenen kadrn giysilerine sabit baktnn ve gdrmc niyetimi seslendirdim. O anda, en goze Earprcr ,sekilde yerleqtirilmiq bir siyah manken parlamayit baqlacfu. Sonra vitrini dtizenlemek igin gelen sattct kadrna sabit baktrnr. O da bana baktr. Niyetirni seslenclirince, parladrfrnr gdttliim. Oyle harikaydr ki, gorkernli tqtlttstntn iEinde bir aynntrnrn beni kapiuta ktsttracerfirndan korkmuqtum, fakat ben riiya gorrne clikkatimin ttimiini-i onuu tizerine odaklayacak zamttu bularnaditn katdtn dtikkAnrn iEir-re girdi. Onu iEerde izlemeye kesinlikle niyetlenrniqtirn, ama riiya gorme dikkatirn devinen bir parlaklrfa takrldr. Bu rqrltr bana dofn-r saldrrdr; nefret doluyclu. Tiksinti ve ilclmasrzhk vardt iginde. Geriye stEritdtm. lqrltrrrrn hamlesi clurdu; siyah bir rnadde beni yuttu, ve uyandnn.

Bu imgeler oyle canhydr ki, erke gordiiftime ve riiyamtn

r70

RUYA GORME SANATI

YENI KE$IF ALANI

l7l

don Juan'rn rtiyar benzeri, erke iiretici dedifi durumlardan biri olduluna kesinlikle inanryordum. Riiyalarrn giindelik dtinyamlzln ortak gergekliginde meydana gelebilir olmasr merakrmr uyarrdrrryordu; trpkr organik olmayan varlftlann Alemindeki rtiya imgelerinin merakrmr Eektifii gibi. "Bu kez sadece erke gdrmeclin;tehlikeli bi srnrn da aqtrn," dedi don Juan, anlattrklarrmr dinledikten sonra. Ugiincii riiya gorme kaprsr igin ahqtrnnanln erke becleninin kendi baqma devinmesini sa$amak oldufunu yineledi. Soyledigine gcire, son seansrmda farkrnda olmadan o ahqtrrmanln sonucunu defiqtinniq ve baqka bir dtinyaya gegmiqtim. "Erke bedenin devindi," dedi. "Yolculuk etti, kendi kendine. Bu aqamada, bu ttir bi yolculuk yeteneklerinin otesinde; ve bi qey tarafindan saldrnya u$radrn." "Onun ne oldufunu di.iqiiniiyorsun, don Juan']" "Bu yrrtrcr bi evren. Orada var olan binlerce qeyden herhangi biri olabilir." "Bana neden saldrrdr dersin'J" "Organik olmayan varhklann sana saldrrmasryla aynr nedenden, kendini kullanrma hazrr sundufun igin." "Bu kadar kesin mi, don Juan?" "Elbette. Yazt yazarken masanrn tisttinde garip goriintiglii bi oriimcelin ilerledifini gorsen ne yapardrn, onlrn kadar kesin. Korkudan yamyassr ederdin onu, hayranhkla incelemek yerine."

Kafam kanqmrqtr, uygun soruyu sormak iEin srizctikler aranryordurn. Ri.iyamln nerede gegti[ini, ya da o rtiyada hangi diinyada oldufumu sormak istiyordum ona. Ama bu sorulerrn hig anlamr yoktu, bunu kendim de toparlayabiliyordum. Don
Juan Eok anlayrqhydr. "Ri.iya gcirme dikkatinin nereye oclaklanrnrE olclu$unu o[renmek istiyorsun, de[il mi'/" diye sordu, srntarzrk. Ben de sorumu tam boyle sonnak istiyordum. Gozden gegirdi$im riiyamda, uslamlalnarn gergek bir nesneye bakryor olmatm gerektifi idi. Aynen odamrn zemini, duvaularr ya da tava-

nrndaki ufacrk aynnfllan gcirdtifiim rtiyalarda oldu[u gibi, sonradan varhklannr do[ruladrfrm aynntrler mevcuttr-r.

Don Juan'rn cleclifine gore, benim gcirdti[iim gibi ozet riiyalarcla rtiya gorme ctitctcatimiz giindelik diinyamrz odaklanryor, u" cltinyaiaki bir gerEek nesneden di$erine anhk devinimi", y,,ptyo.,ln. Br-r devinimi mi.imktin krlan birleqim noktastntn uygu; konumcla bulunm.srydr. Birleqim _nokta.st o konumdan rufu gtit-e clikkatine oyle bir aku;kan1k veriyordu ki, rtiya ve gti"'r'tJ dikkati bir a'da inantlmaz uzaklklara devinebiliyor, ve stirekli bir algrlama tiretti[i 6r-,,',u yaparken son clerece hrzh iEin, gtirtilen sradan bir riiyayr andnyordu' ' Don Juan, rtiyamcla gerEek bir vazo g\rdilgiimil, ve sonrel riiya gorme dikkitimin mi.icevherli bir kadrnrn gergek ltiT"Sgalist tiUtosunu gormek tizere uzaklara devindifini agrkladtt hrzla nuE, erke gdrnrinin cfuqrnclar, sabit bakrldr$rnda nesnelerin y'rkrndl' Uaqtta bir qeye ctontiqttifti stradan bir rtiyaytt ggk "Bunur-l ne denli ralatsz eclici olclu[unu bilirim," diye devam etti, qaqkrnhf;tmrn kesinlikle aytrdtnda oliuak. Zihne uygu. geleu bir neclEncle' otiirii, rtiyada erke .glirzrck, insanrn dii!tin"Uit".e[i her geyden daha altiist edici'" Riiyaar:, ,tot-tn once de erke giirctilgiintii, amtt beni hig boyle etkilernedifini soYledim. "Artrk er-ke beclenin tam ve iqlevsel," dedi. "Bu yi'izden, rtigerqek yancla erke gonniiq olman, bi riiyantn perdesi alttndar-r 6i,ltinyoyr llgrlacirfrnr sezinlendiriyor. Yaptrfrn yolculufun rinemi buracla. b"tq"t bi yolculuktu o. Nerdeyse yaqamtna mal olitcak, erke iireten nesneler iEeriyordu'" "O clenli ciddi rniydi, don Juan?" "Ernin ol! Sana rrilcltron yarzttrk saf bilingten yaprlmtqtt ve herhangi bi qey kaclar oliimctil olabilirdi. onun erkesini 96rdiin. E$er riiytunrzdtt giircntezsck, gerEek bi erke iireten nesneyi hayili bir yansrtmadan aytrt ederneyecefimizi eminirn qirnctiy. i"t kaviarnrqsurc1r. Bundan dolayt, organik olmayetn varlrklarla EarplgmrE, onciileri ve tiinelleri gergekten g,rntiiE olsan yemi erke yaydtkclar, erke beclenin'onletrrn gergek oldu$undan, aegil. Yiizcle cloksan dokuz eminsin; lartnclan tam olarak emin arrna ytizde yiz defil." Don Juar-t yapmtq olclu$um yolculuklit ilgili konuqmayt -etti.-Anlaqilmaz nedenlerden dtiirti btt konustircli.iflnekte srar
r

172

RUYA GORME SANATI rtinmeyen


yapAr."

YENI KE$IF ALANI

t73

yu ele almaya isteksizdim. Soylemekte olclufu ;ey bencle ani bir tepki uyandrrdr. Kendimi derin, garip bir korkuyu aErklamaya gahqrr buldum; iE organlarrmla ilintili hig rahat vermeyen, karanhk, saplantrh bir duyguydu bu. Don Juan, "Kesinlikle sofanrn bi bar;ka katmanrna gittin sen," demiqti, baqrna dikkat etmedifim bir ctimleyi tamamlarken.

bi giiE iqi devraltr ve sendeki uygun de[iqiklikleri

Don Juan higbir alaycrhk belirtisi gostermiyordu. Her soz-

cti[iinii amaEh soyledifini biliyordum. Beni rahatstz eden, formiilti durmadan kendi kendime tekrarlamam konusundaki lsranydr. Bunun ahmakEa oldufiunu dtiqiiniirken yakaladrm kendimi. "Olumsuz tavrtnt kes," diye tersledi beni. "igten bi qekilde tekrarla bunu." "Birleqim noktastntn gizemi btiyticiiliikte her qeydir," diye devam etti, bana bakmadan. "Ya da daha dofrusu, biiyiiciiliikte her qey birlegim noktaslntn yonetiminde yatar. Biitiin bunlan biliyorsun, ama tekrar etmen gerek." Anlattrklannl dinlerken, bir em igin, tstraptan olece[imi cliiqtindtim. inanrlm az bn fiziksel hiiziin duyumu go[stimii srkrqtrrdr ve actyla ba[rrmama neden oldu. Midem ve diyaframlm yukan dofru itiyordu sanki; go[iis boqlufuma dofru giriyor gibiydiler. Itrne duygusu oyle yo[undtt ki bilinglilifim cltizey defiiqtirdi ve normal bilinE durumuma girdim. Ttirn konugtuklanmrz, yaqanmrq olabilecek, ama giinltik yaqam bilinqlilifimin ola[an uslamlamaslna gore yaganmamtq olan belirsiz bir diiqi.ince haline geldi. Bir sonraki kez don Juan'la rtiya gorme hakkrnda konugtulurnuzda, uygulamalartmt brraktrfrm yerden stirdtirmekteki aylar siiren baqansrzh$rmrn nedenlerini tartrqtrk. Don Juan durumumu agrklamak igin dolambagh bir yoldan gitmesi gerektifini soyleyerek beni uyardr. Once, eski Ea! insant ile modern Eag insarunrn diiqtinceleri ve eylemleri arastnda gok btiytik farkhhk oldufuna dikkat gekti. Sonra eski zamanlardaki insanlarm algt ve bilinglilige iliqkin Eok gergekgi bir goriiqii olclu[una; gtinkti gortiglerinin gevrelerindeki evrene dair kendi incelemelerinden kayneklandrfrna igaret etti. Buna karqrhk olaratk gafidaq inszrn, algr ve bilinglilik hzkkrnda anlatmstzhk derecesinde gergekgi olmayan bir gorii;;e sahipti, Etinkti gortiqleri toplumsal dtizen ve bununla olan iliqkilerinden kaynaklanryordu. "Bana bunlart neden anlattyorsun'/" diye sordum. "Qrinkti sen eski Ea[ insanlartntn gtirtiqleri ve incelemele-

"Bu sofanrn baqka katmanr da ne, don Juan'?" "Dtinyzr bi solan gibi; bi gok karlan var. Bilcli[imiz cltinya, bunlardan biri. Bazen, sulrlan a$ar ve bi bagka kata girerizi br baqka dtinyaya; buna gok benzeyen, ama aynl ormayaur bi cliinyaya. Ve sen onlardan birine girdin, yalnrz baqrna." "Bu soziinii ettifin yolculuk nasll mtimktin olur, clon Juan?"

"Bu anlamslz bi soru, Eiinkii kimse bunu yanrtlayamrz. Biiyiictilerin gortiqtine gore, evren erke becleninin gegebilecefi katmemlar halinde kurulmuqtur. Eski btiyiiciiler bugtine clek nerede var oldular, biliyor musun'J Baqka bi katrnanda; so$anur bi
baqka katrnda."

"Riiyalarda yaprlrur gerEek, iElevsel bir yolculuk cltirsi-incesini anlamak ve kabul etmek benim igin gok zor, clon Juan." "Bu konuyu giictimiiz ttikenene kaclar tartrqtrk. Erke becleninin yolculufllnun yalntzca birleqim noktasrnur konun]Lurir ba$r oldu[unu anladr$ura ikna olmuqturn." "Bunu anlattrn bztnit. ve ben de hig clurmaclan bunun i-izerinde kafa yorLlyorum, yine de, yolculr-r[un birlersirn noktasrnrn konumunda olclu$unu soylemek bana higbir qey anlatrnryor." "senin sorunun olunrsuz rnizacrn. Ben cle ayrr senin gibiydim. olumsuzluk, dtinyayr algrlayrE biEimimizcle esashte[iqiklikler yapmamrua izin vermez. Aynr zamancla bizi her iaman.hakh oldu[umuzul inanmayer zorlur." Iqaret ettili noktayr tarnamen anhyordunr, arna benim btiti,in bunlara karEr verdilim snvugrmr anrmsattrm ona. "SarnA iEleri tersine Eevinnesi rni,imktin oran anlamsrz bi gey yapmaru cineriyorum," dedi. "Biiytictiliifiin dayanak noktasrnrn, birleqim noktasrnrn gizerni oldu[unu kencline cJevarnlr i;ekilde yinele. E$er bunu yeterince Llzlln stire tekrarlarsan, gci-

t74

RUYA GORME SANATI

YEN| KE$IF ALANr

175

riyle ilgilenen gafdaq bi adamsrn," diye yanrtlach. ve bu gorti; ve incelemelerin hiqbiri saner agina de$il. $imdi her zamankinden fazla akh ba;rnda olmaya ve rizgiivene gereksinmen vilr. sa#am bi koprii yapmaya u[ragryoilffi, tizerincle ytirtiycbilece$in bi koprii; eski Ea[ insanrnrn gcirtiEleri ile ga$claq insanrnkiler arasrncla." ileri stircltiftine gcire, eski Ea$ insanrnrn deneyi.istii incelemelerinden gtiniimiize kadar stiziiltip gelmiq olclu[u iqin benirn agina oldu$um tek bir timesi, oliirnsiizltik karqrh$rncla ruhumuzu qeytiura satma fikriydi; ve bunun ona do[rudan clofruya eski biiytictilerle organik olmayan varhklar arasrnclaki iliqkiclen grkmrq bir qey gibi geldigini ifade ediyordu. Ri.iya elgisiiin bana bireysellifiimi ve cizbilinElilifiimi nerdeyse sonsuzlufia clek stirdtirme olana$rnr <inererek kencli lleminde kalmam iq,in nasrl kandrrmaya gal rqtr$rnr emrmsattr.

onca geye karqrn, nedense hAlA hepsinin bir rtiya

oldu[u genel

Don Juan, "Bildigin gibi, organik olmayan varhklann Eekicili$ine kaprlmak yalnrzca bi fikir clefil, bi gergek," cliye clevam etti. "Ama daha o gerEekli$in anlamlnl kavramrq clegilsin. Riiya gormek de aynr qekilde gergek; erke tireten bi clurum. soylediklerirni duyuyor ve ne demek istedifimi kesinlikle anItyorsun, ama bilingliligin onun tiim anlamlan ile aynr cliizeye Erkmrq defiil hentiz. " Don Juan benim ussalh$rmrn bu ttirden bir kavramanln onemini bildi$ini, ve son konuqmamlz slrasrnda bunun algrlamaml dtizey de$iqtirmeye zorladrfrnr soylecli. Ri"iyarnrn aynntrlarr ile u[raqamadan nonnal bilinglilifimde buhnuEtum kendirni. Rtiya gonne uygulamalarrmr askrya alarak ussalhfrm kendini daha biiyiik cilgiide korumuqru. "seni temin ederim ki erke tireten bir durumun ne olclufunun tam olarzrk bilincindeyim," dedirn. "Ben de seni temin ederim ki de$ilsin," cliye cevabr yapl$trdr. "E[er olsaydrn, rtiya gormeyi daha biiytik ozenle ve cltiqiiniip taqrnarak dlEiip tartardm. Sadece rtiya gordti$iinti dtigtindti$tinden korleme ailqlar yaplyorsun. Hatah uslamlermrr,r, io,ru ne olursa olsun belirli bir anda rtiyanm bitecegini ve uyanacafirnr soyltiyor." Hakhydr. Rtiya gorme uygulamalerrmda tanrkhk ettifim

duyumunu koruyordum. Don Juan, "Sana eski gaf insanlart ile galdaq insanlann gori.iqlerinden soz ediyorum," diye devam etti, "Ei.inkti gafdaq insanrn bilinglilifi olan senin bilinglili$in, kendine tarudtk gelmeyen bir kavramr boq bi fikir gibi ele almayt tercih eder. "E[er sana brraksaydtm, riiya gormeyi bi fikir olarak kabul edecektin. Riiya gormeyi ciddiye aldr$rndan eminim, elbette, ama riiya gormenin gerEeklifine pek inanmtyorsun." "Ne dedilini anhyorum, don Juan, ama bunu niye sciyledi[ini anlamryorum." "Biittin bunlm soylememin nedeni, qimdi .ilk kez olarak, rtiya gcirmenin bi erke i.ireten durum oldufunu anlamaya uygun konumda olman. ilk kez olarak qimdi, stradan rtiyalarrn, birleqim noktamtza rtiya gonne dedi[imiz bu erke tireten durumu yaratan konuma ulaqmast iEin ahqtrrma yaptrmak tizere kullanrlan bir arag oldu[unu anlayabilirsin." Ri.iya gortictilerin, her qeyi kapsayan etkileri ile gerEek diinyalara dokunduklan ve girdikleri igin, siirekli bigimde aqrrr yo[un ve devamh tetik durumda olmalart gerektifini soyleyerek beni uyardr; tam tetiktelikten herhangi bir sapma, riiya gortictiyii en dehr;etli tehlikelere atabilirdi. Bu noktada, yine go[tis boglufumda bir hareket duyumsamaya bagladrm, trpkt bilinglilifiimin dtizey defiqtirdi[i gi.in hissettifim gibi. Don Juan kolurndan tutup giddetle sarstr. "Riiya gori.iyor olmayr son derece tehlikeli bi qey olarak diiqiin!" diye buyurdu. "Ve buna qimdi bagla! Acayip manevralanndan birine giriqme." Sesinin tonunda oyle bir evginlik vardt ki, her ne yaplyor idiysem, bilinEsizce durdum. "Bana neler oluyor, don Juan?" diye sordum. "Sana olan birleqim noktant htzla ve kolayca yerinden oynatabilmen," dedi. "Ancak bu kolayhfrn yer defiiqtirmeleri di.izenslz krhna elilimi vardtr. Rahathfrna bi gekidiizen ver. Ve rotanda en kiiEiik bi sapmaya bile izin verme." Neden soz etti$ini bilmedi[imi soyleyerek kolayhkla tartrqmaya giriqebilirdim, ama biliyordum. Yine biliyordum ki, er-

t]6 RUYA GORME SANATI


YENi KE$iF ALANr
t77

kemi toparlayrp tavnmr de$iEtirmek iEin sadece birkaE sar-riyem vardl; ve ben de ciyle yaptrm. O giinkti konuqmamrz burada son bulmuqtu. Eve dondiim, ve nerdeyse bir yrl boyunca, don Juan'rn yapmamr istediklerini her giin sadakatle tekrarladrm. Bu ayin duasrna benzeyer-r tekrarlarrn sonuglan inanrlacitk gibi de$ildi. Bunun bilinElilifiirl tizerinde bedensel idmanrn vticut kaslan tizerinde yaptrfr etkinin aynrsrnl gergekleqtirdi[ine iyice ikna olrnuqtum. Birleginr noktanr daha krvraklarsmrgtr; bunun anlzrmr riiyada erke gdrruanin uygulamalanmrn tek amercr haline gelmesiydi. Gdrntcyc niyetlenmekteki ustahfnn Eabalanmla do[ru oranilh gel iqiyorclu. Oyle bir an geldi ki, tek kelime etmeden gdrmek iEin niyetlenebiliyor ve gdrme niyetimi seslendirdifim zaman aldr$rm sonucun aynlslnl elde edebiliyordum.
Don Juan beni baqanmdan dolayr kutladr. Ben, do$al olaruk, yine alaycr oldu[unu varsaymlqtrm. ciddi oldu$unu beni temin etti, ama ba[rrmayr stirdiirmemi rica etti, hig de$ilse ne yapaca$rmr bilernedi$im zamanlarda. istefi bana garip gehnemir;ti. Gerekli olduluna inandrfrm her zaman rtiyalanmda avazrm Erktrfr kadar ba[rrryorclnm zaten, kendilifirnden. Bizim dtinyamrzrn erkesinin titreqtifini keqf'ettim. lqrk saEryor. Sadece canh varhklar defil; dtinyamrzdaki her qey kendine ait bir ig rr;r[ryla panldryor. Don Juan dtinyamrzrn erkesinin titrek bir gekilde panldayan renk tonlan katmanlarrndan oluqtufunu soyledi. Ust katman beyazrmsr, hemen bitiqi[incleki bir baqkasr sanmsl yeqil, ve daha bir uzakta, bir bagkasr kehribar rengi. Btitiin o tonlarr buldum, ya da daha dofrusu onlann pmltrlanru gordiim, rl.jya benzeri durumlanmda karErlagtrfln nesneler her qekil degiqtirdi[inde. Bununla birlikte, erke tireten herlrangi bir geyi gormenirz ilk etkisi daima beyazrmsr bir prnltrydr. "Sadece tiE de[iqik ton mu var?" diye sordum don Juzur'a. "Sonsuz sayrda var onlardan," diye yanrtladr, "ama bi baElama diizeni olmasr ermacryla, o tigi.iyle ilgilenmelisin qimdilik. Daha sonralarr diledifin kadar geliqebilir ve diizinelerce ton aynklayabilirsin, efer becerebilirsen. "

Don Juiur, "Beyitzunst kattnitn, insano$lunun birleqinr noktasrnur qirndiki zamanda bulundu$u konulllut.l l.ottu," diye clevarn etti. "Ona Ea$clar; ton diyelim. Biiyiiciiler, insanollunun giintimiizde yaptr$r her geyin beyaztmsl bi prrrltryla renklenclifine inanrrlar. Baqka bi zamancla, insrtno$unun birleqirn noktasrnrn konurnu dtinyada htiki.irn siiren erkenin tonunu silnrnsl yei;il yaprnrgtl; ve daha uzaklarclaki bi baqka zatnancla bu ton kelrribar rengi idi. Btiyiiciilerin erkesinin rengi kehribar rengiclir; bu onlann uzak geErniqte var olnruq insitnlarla erkesel olarak iliqkide bulundr"rklarr anlamrna geliyor." "Gi.jniimtizdeki beyaztmst tonun cla bir giin de[igece$ini sanryor mLrslrrl, don Juan'?" "Insanoflunun tekArniiI etme yetisi v:lrsil. Btiyticiilerin bi,iytik gorevi, insano$lunun tekimtil etmesi igin dnce bilinqliligini toph-rmsal diizene olan ba$anndan kurtarntAsl gereklililini ortayu koyrrtaktrr. Bilinqlilik bi kez dzgiir kalcL mt; niyet onu yeni bi tekflmi.il yoluna ycineltecektir, yeniden. "Btiyiictiler bu i;te ba;arth olacaklar mt dersin'?" "Ztrten oldular. K:rntt, kenclileri. Tekiimi-ili"in deler ve anlarnrna baqkalarrnr inundrnnak ayn bi nlesele." Baqka bir erke de, dlinyamtzda bulclu[r.un, fakat ona yitbirrrcr oliur ve don Juan'tn ctztrdayal-l dedili, onctilerin erkesi idi. Riiyalanmda onlart giruliigiin? zalnan tst benzeri iEsel bir canhlrkla krzitnyor, fokurduyor gibi gori-inen erke kabarcrklarryla saylsrz defalar karqrlaEmtqttm. "Bulclufun her onciintin organik olmayan varltklitnn iilemine ait olmayabilece[ini aklurdan grkarma," clecli don Jttan. "$imdiye dek buldufun her oncii, tnavi onci.i hariE, o iilenrclendi, ama bunun nedeni organik olrnayan varltklann sana hiznretle rneqgul olmalanydr. Gosteriyi onlar yonetiyorclu. $imcli kencli baqr nasrn. Karqrla;tr[rn onctilerden bazt lal t orgalt i k ol tnayan vruhklann iileminden defil, daha da uzak bilinElilik cltizeylerinden olacaklar." "Onctiler kenclilerinin bilincincle mi'/" cliye sorclutrt. "Pek tabii," diye yanrtladr. "O zatttun bizimle neden biz uyanrkken tetnttsa gegnriyorlar?"

t78

RUYA GoRME SANATI

YEN| KE$iF ALANI

179

"Gegiyorlar. Ama bizim bi.iytik talihsizri$imiz $u; bilinglimeggul ki, clikkat etmeye zarnernrmlz yok. oysa uykumuzda, iki yonlti iqleyen gizli kapr aErhyor: rtiya goriiyorllz. Ve riiyalanmrzda temasa gegiyoruz." "onciilerin organik olmayan varhklarrn cliinyaslnrn drqrrrda bir dtizeyden olduklannr anlamanrn hig yoru var mr'/" "crzrrdamalan ne kadar fazlerysa, o clenli uzaktan gehnektedirler. Basitrnig gibi gortintiyor, amer neyin ne olclu[Jnu soylemeyi erke bedenine brrakman gerek. seni temin eclerirn lii, yabancr erkeyle yuz yize geldigincle Eok iyi ayrrtlamalar ve gagmaz yargrlarda bulunacak. " Yine hzrkhydr. Fazla zorlanmadan, erke beclenim yabancr erkenin iki genel tipinin aynmlnr yaptr. Birinci tip, orginik otmayan varhklarur Aleminclen cinciilerdi. Onlann erkeleri hafifEe crzrrdlyordu. ses grkarmryordu; arna kciptiren, veyer kaynamak iizere olan suyun ti-im aErk belirtilerini gosteriyorclu. ikinci genel tip onciilerin erkesi, bana b]r hayli claha l'azltr ert .sahibi izlenimi venniqti. Bu onctiler nercleyse tutlr$acak gibiydiler. Basrngh gazla doluymuq gibi iEten titreqiyorlarch. Yabancr erkeyle karqrlaqmalanm her zaman krsa stireli icli, gtinkti don Juan'rn cinerisine tam olarak uyuyorclurn. $ciyle clemiqti; "Ne yaptrfrnr ve yabancr erkeden ne isteclifini tarn olarak bilmedifin siirece, krsa bi bakrq seni ratmin etrneli. Bu bakrqrn otesindeki her qey, bi grngrrerkh yrlanr okqamak kaclar telrlikeli ve aptalca olur." "Neden tehlikeli, don Juan?" diye sorclurn.

li[imiz oylesine ttimiiyle

biEim de$ir;tirmeleri oylesine..tuhaftr

ki, demiqti, riiyzt gtirme

dikkatimizi anrnda Eekerler. UEiincti tip cinci.ileri, saldrrganhk ve erk aqrstndan, bir de ustahkh bigim defiqtinnelerin ardtnda gizlendikleri iEin, en tehlikelileri olarak betimledi. "Riiya gortictilerin bulduklan en garip qeylerden biri, senin de yakrnda grirece[in gibi," diye devam etti, "bu tigtincti tip onctidtir. $irndiye dek yalnrzca iki tip onctiniin orneklerini gcirdtin, ama bu do[ru yere bakmadrfrn iEindi."
"Peki clo$ru yer neresi, don Juan'/" "Yine sozctiklere yem oldun, bu kez kabahat "nesneler" sozcii[iincle; onu objeler, qeyler anlamtnder ele almeurda. Oysit, en insafsrz iincii insanlann ardtnda gizlenir rtiyalarrmrzda. Bi keresinde, riiya gorlirken annetnin rtiya irngesine sabit bahqtrrr oclakladr$rmda iirktitiicii bi stirpriz bekliyordu beni. Gdt"mc niyetimi seslendirdifiimde annem vahgi, korkutucu bi crzrrdayan erke kabarcr[rna donti;mtiqtti. " Don Juan soylediklerinin sinclirilmesi iEin durzrkladt. Annemin rtiya imgesinin ardrnda bir oncti bulma olasrh[r beni rahatsrz ettigi igin kendimi aptal gibi hissediyordurn. "Rahatstz edici olan, her zamnn akrabalartmtz ya da yakrn arkadaglanmlzllt riiya imgeleri ile ilii;kili ohnalart," diye clevarn etti. "Belki de onlart rtiyamrzda gordi-ifiirniizde, qofu zaman huzLlrsuz olmamtztn nedeni budur." Strtttgt, stktnttmtn ve bocalayrgrmrn onu e$endirdifi izlenimini veriyordu bana. "Riiya goriictiler igin pratik youtem, bi riiyada arnne-bitbttlart ytt da arkadaqlan tarafrndztn tedirgin edildikleri zamau, iiEiincti tip cinciini"in mevcut oldufunu vltrsetytnztktrr. En arlirlhca olan, o riiya imgelerinden saktnmitktrr. Saf zehirdir onlitr." "Obtir onciilere gore mavi onctintin yeri ne?" diye sordum. "Muvi cincij ctztrdamtyor," diye yanrtladr. "O bizim gibi titrekqe deviniyol", itma beyaz yerine mavi. Mavi erke bizirn diinyarnrzda nonnal halde vau olmaz. "Ve bu bizi daha once hig konuqmadrfunlz bi $eye getiriyor. Senin qimdiye dek gordiigiin onciiler ne renkti'?" Bundan soz ettifii ana dek, bu konuda hiE cliiqtinrnemiqtim. Don Juan'a gdrcliigiim onciilerin pembe ya da ktnntzttnsr olduklannr soyledim. O cla i.igtincii tip oltimciil cinciilerin parlak porta-

"Onciiler her zarnan gok salcLigou u* arrsrn ci"iretlidirler," dedi. "Keqiflerini stirdiinlek igin oyle olnralern gerek. Ri.iya gorme dikkatirnizi onlann i-isttinde tutmak, bil inqliliklerini tizcrimizde odaklamalan iEin onlan ayartmak clemektir. Dikkatlc rini bize odakladrklan anda onlarla gitmenin Eekirnine kaprlrrtz. Ve elbette, br"r tehlikenin ta kendisidir. Erkesel olanaklanmrzln otesinde olan diinyalarda bulabiliriz kenclimizi." Don Juan, benim surtflandlffi]r$ oldr-r$urn iki tiiriin clqrnclrr daha birgok erke tipleri oldufunu agrkladr; ama ben mevcut cr. ke diizeyimde yalnrzctr tigi.ine odaklanabitiyorclum. ilk iki tiPi en kolaycet aytrt edilebilenler olarak tantmladr. Riiyamrzcllki

t80

RUYA GORME SANATI

YENt KE$IF ALANr

liil

kal rengi olduklarrnr soyledi. ugiincti oncii tipinin agrkga korkutucu olclu[unu kenclim de keqfettirn. onlan her buldu$urncla, annemle babamn, ozellikle de annemin rtiya irngesinin ardrnda idiler. Onlardan biripi gormek, bana hep ilk amaEh giirme rtiyamcla iizerime salclran grke kabarcr[Iru anrmsahyordu. onu her buluEumcla, kfirsif yabancr erke gerEekten tizerime zrphyor gibiycli. Erke beclenirn daha onu gdmrcden dehEetle tepki gostermeye ahgmrr;tr. Riiya gorme konusunda bir sonraki tartrqmam rzdtr, clon Juan'a organik olmayan varhklann uygulamalanmclan ttimtiyle yok olmalan ile ilgili kuqkulanmr agtrm. "Neclen artrk hig gortinmtiyorlar?" diye sordum. "onlar sadece baqlangrgta kendilerini gosterirler," diye aErkladr. onctileri bizi onlarrrn cli-inyersrna gdturotiLten sonia, orglnik olmayan varhklann yaptrklan yansrtmalar igin bi gereklilik kalmamrqtrr. onlan gcinnek istersek, cjnctilei bizi oi-aya gotiiriir. Qiinkii hig kimse, ama hiq kimse, o 0leme kencli baqrna yolculuk edemez." "Neden oyle, don Juan?" "onlann dtinyalan srmsrkr kapahdrr. HiE kimse organik olmayan varhklann izni olmadan giremez ve grkarn az.Bi kez igeri girdin mi kendi baqrna yapabilece[in tek qey, elbette, kalma niyetini seslendirmektir: Bunu ytiksek sesle soylemek geri gevrilemeyecek erke akrmlurnr harekete geEinnek clemektir-. Eski zamanlarda, scizciikler son derece erkliydi. Arlrk cle$iller. otgonik olmayan varhklann fileminde ise erklerini yitirmecliler." Don Juan gtildii ve organik olmayan varhklinn cli.inyasr ile ilgili higbir gey soylemeye hakkr olmach$rnr, giinkti benirn gergekte orzrsr hakkrnda o ve onun yoldaqlannclan claha firzla bilgim oldulunu soyledi. "o dtinyaya iliqkin olarak tartrqmachfrmz son bikonr,r kaldr," dedi. uzun bir stire durnkladu uygun sozciikleri anyor gibiydi. "son tahlilde," diye baqladr, "benim eski biiytici.ilerin etkinliklerine duydu[um nefrer gok kir;isel. Bi nagual olarak, onlarm yaptrklarrndan ifreniyorum. onlar oryanik olmayaur varhklarrn dtinyasmda ridlekge srfurak aradrlar. Bizi parga parEa etmeye hazn yrrtrcr bi evrende, bizim igin tek srlrnafirn o f,lem

oldr-rfunu one stiriiyorlardr. " "Neden buna inanryorlardl'/" diye sordum. "Qtinkti bu dofru," dedi. "Organik olmetyan varhklar yalan

soyleyemeyecegi igin, rliya elgisinin sattct soylevinin tiirnti dof;ru. O dtinya bize bzrnnak saflar ve bilinElilifirnizi nerdeyse sonsuzluk boyunca siirdiirtir. " "Elginin satrcr soylevi, dofru bile olsa, bana hitap etrni-

yor," dedirn. "Seni paramparEa etmesi olasr bi yolu mu goze alaca[tnt soylemek istiyorsun'/" diye sordu, sesinde bir hayret ifadesiyle.

Ne tiir avantajlar onerirse onersin, organik olmayan varhklann dtinyasrnr istemedifirn konusunda don Juan'A gtivence

verdim. Soylediklerim onu gok memnun etmiqe benziyordu. "O zaman o diinya ile ilgili nihai bi agrklamaya haztrstn demektir. Yapabilecefiim en dehqetli aErklalna," dedi ve gtiltimsemeye gahqtr, ama becerernedi. Don Juan gozlerimin iEinde sannm bir uzlaqrna veya ki,tvraylq rgrltrsr arandr. Bir an sessiz kaldr. "Bi-iyiictilerin birleqim noktalannr devindirmek igin gerekli erke, organik olmzryan varhklarrn dleminden gelir," dedi, bir an evvel bitirmek igin telaq eder gibi. Kalbim nerdeyse durdu. Bir baq donmesi hissettim ve kendimden geqmemek igin ayaklarrml yere vulrnaya baqladrm. Don Juan, "GerEek, bu," diye devam etti, "ve eski btiyiiciilerden bize kalan bi miras. Bizi bugtine kadar krskrvrak ba$a-

drlar. Onlardan hoqlanmamamln nedeni bu. Tek bi kayna[a mecbur kahnak beni Eok ofkelendiriyor. Kiqisel olarak, bunu yapmayl reddederim. Ve seni de bundan uza{a yoneltmeye gahqtrm. Ama hig baqanh olatmadrm; Etinkti bi gey seni o diinyaya mrknatrs gibi Eekiyor." Don Juan'r tahmin edebilecefimden daha iyi anhyordum. O dtinyaya yolculuk etmek bana erkesel diizeyde her zaman karanhk bir erke deste[i anlamrna gelmiqti. Hatta don Juan agrklamasrnr seslendirmeden gok cince, bunu o terimlerle dtigi.inmtiqtiirn bile. "Bunun hakkrnda ne yapabiliriz?" diye sordum.

r82

RUYA GORME SANATI

"Onlarla iliqkiler kuramayrz," diye yanrtladr, "ancAk onlardan uzak da durarnayn. Benim Eciziimiim; erkelerini almak, ama etkirne giiglerine boyun e[memek olmuqtur. Bu, temel iz siirrne olarak bilinir. Ozgiirlti$tin kararh niyetini stirdtirmekle yaprlrr; higbi btiyticti rizgtirlti$tin gergekte ne oldu$unu bihnese de."

"Bana agrklayabilir misin don Juan, neden btiyiiciiler organik olmayan varhklann 0lerninden erke almak zorundalar?" "Btiytictiler igin, canhhfrnr si.irdtirebilecek baqka bir erke yoktur. Birleqim noktasrna onleurn tarzrndzr manevra yaptrrabilmek igin, biiyiiciiler cilgtistiz miktarda erkeyi gereksiniiler." Ona kendi agrklamaslnl anrmsatilm: yani, rtiya gcinne iEin erkenin yeniden diizenlenmesinin gerekli oldufunu. "Bu do[ru," diye cevap verdi. "Riiya gcinneye baElamak igin biiy{ictilerin varsayrmlannr yeniden belirlerneye ve erkelerini korumaya gereksinimleri varchr, zrmu bu yeniden belirleme, sadece rtiya gormeyi hazrrlama konusunda gerekli erkeye sahip olmak igin gegerli. Bargka Alemlerin igine uEmak, erkeyi giirmek, erke bedenine gekil vennek, vb., vb., baqka meselelerdir. o manevralar igin, btiytictilerin yr$rnla karanhk, yabancr erkeye gereksinimi var. " "Ama bunu organik ohnayan varhklann diinyasurdan nasrl alryorlar'?"

10
iz Siiriiciilerin izini Siirmek

"Sadece o dtinyaya gitme edimiyle. Bizirn kuqafnnlzrn ttim biiytictileri bunu yapmak zorundadrr. Bununla birlikte,

higbirimiz senin yaptr$nr yapacak kadar buclala degiliz. Ama bunun nedeni higbirimizde senin e$ilimlerinin bulunmamasl." Don Juan aqrkladrklan tizerinde cliiqtini.ip tagrnmarn iEin beni eve yolladr. sayrsrz sorum vardr, ama higbirini duyrnak istemedi.

"Btittin sorularrnr kendin yarnrtlayabilirsin," cledi, bana el


sallarken.

ve dcintiqte, sorulanma yanrtlar bulmamtn olemaksrzltlrnr anlamam uzun siirmedi. Ashnda sontlartmr biEimlendiremiyordum bile. Bunun nedeni belki de ikinci clikkatin stntrlanntn gcikmeye baglarnrq olmasrydr; Eiinkti o donem Florinda Grau ve Carol Tiggs ile giinItik yaqamlmln dtinyasrnda karqrlagtr$rm zelmana rastlryordu. Onlarr hig tanrmazken aynl zamemda onlar iEin anrnda ol{ime gidebilecek kadar da yakrndan titltt-

r84

R[JYA GORME SANATI

iz SUNUCUIEN|N iZiNi SURMEK

185

yor olmamrn $aqkrnhfr beni hrrpahyorclu. Taisha Abelar ile birtag yrl cince karqrlaqmrqtrm; ve nasrl olclulu hakkrnda en ufak bir fikrim olmadan onu tanryor ohnamrn altlist edici cluyumuna daha yeni ahEryordum. Aqrrr ytiklenmig sistemirne iki kiqi daha eklernek bana Eok firzla geldi. Bitkinlikterr hastalandrm ve don Juan'rn ynrdnlrnr istemern gerekti. O ve yolda;lannln yaqadr$r gtiney Meksika kasabasrna gittirn. Don Juan ve btiyticii arrkadaElan, srkrntrlanr.ndan bir:rz clagtildtiler. Don Juan onlarrn ashnda bzrna de[il, kenclilerine gtitdtiklerini aErklach. idrak sorunlanrn, ikinci clikkatlerinin srnrrlarr Eoktii$iincle trpkr bana olernlara benzeyen kendi yaqadrklannr anrnsatrnrqtt otrIara. Don Juan onlarrur bilingliliklerinin cle benimki gibi haztrhksrz yikalandr$rnr soylecli. "Her bi.iyticii aynr ercrlardan geqer," diye devarn etti. "Btiytictiler, ve genel anlamda insanlar igin, bilinElilik sonsuz bi keqif alanrdrr. Bilinglilifi arttrnnak igin almayacafrmrz hiqbi risk, recldedecefimiz hiEbi yol olmamakdrr. Bununla birlikte, bilinglili$in yalnrzca sa$arn zihinde golaltrlabilecegini aklrnhzr soz etmeye ba;lachfuncla kahkahalarla

dan Erkaunta."

Sonru, don Juan zarnanrnln sona ennekte oldulr"rnu, ve o aynlmadan once yapabildifimce Eok yol almam iEin olanaklanmr akrlhca kullallmam gerekti[ini tekrarlach. Bu tip konuEmalar bende hep derir-r bir htiziin yarettrrdr tinceleri. Arna aynhqrnrn znmanl yaklaqtrkga, daha bir teslimiyetle davranmaya ba;lamrqflm. Artrk htiztin duyrnuyordum; arna h0li panik igindeydim. Ondan sonrzr baqka bir qey konugulmadr. Ertesi gtiJl, isteli tizerine don Juan'r euarbayla Mexico City'e gottirdi.irn. O$e saatlerinde vardrk ve dofirucar kente her geliqinde kaldt$r yere, Paseo Alameda'daki Prado Oteline gittik. Don Juan'rn o gtin ti$leden sonru dortte bir avukatla randevusu vardr. Qok zarnanlmrz oldu$undan, iinlii Cafd Tacuba'da yerne$e gittik; gergek yerneklerin sunuldu$u iddia edilen, kentin gobefincleki bir lokantaydr burasr. Don Juarl ag de[ildi. Yalnrzczr iki tane tamale tstnarladt, bense rntikellef bir ziyafeti govdeye indirdim. Betna gtildti ve

sa$rklr i;tahrma clair sessiz garesiztik hareketleri yaptt. " "seriin iqin bi eylem planr onerecefitn,"-dedi ktsaca kun"t bir ses tonuyiit, yernefimizi bitirdi[imizde. "UEtincti rtiya gdrrne kaptslttllt son gorevi btt, ve iz stirtictilerin izini siinnekten oluEuyor; son clerJce gizemli bi manev ra. Iz siiriiciilerin izi'i stinnek, bi biiytictiltik ustahfr gerEekleqtirmek iEin organik olntayan varhkiarrn 0leminclen arnagh olarzrk erke Eekrnek dernektir." "Ne tiir bir btiyticiiliik ustztltft, don Juan?" "Bi yolcnluk; bilinEliligi clofal Eevrenin-bi o[esi olarak kullanan bi yolculuk," diye aqrkladr. "Giindelik yaqamlmlzln cli1nylsrncla .su, yolcr-rluk etmek iEin kullandrfrmrz bi do[trl ;;"; ofesi. BilinEtilifi, yotculuk etmek igin kullanrlabilecek b.nr.r di og. olarzik hayal et. BilinElilifin ortamt yoluyla eyfnin her tararfrnclan onctiier bize gelir, ya da tam tersi; bilinElilik aracrh$ryla biiyiiciiler evrenin uq noktalanna giderler." Olrltit"ri siirecinde clon Juan'rn benim farktntt valrnitnll sa$aclifr kavramlar kalabahfr igincle baztlart. vztrdt ki, hiE dil cloimesine gerek kalnlatclan ttim ilgimi tizerinde toplLryordtt' Btt, onlnrdan biriYdi. "BilinEliligi; fiziksel bir oge olmast devrirnci bir fikir,"
dedim huqu iEinde.

"Fiziftsel bi ofe oldufunu soylemedim," diye dtizeltti bebtini. "O erkesel bi d[e. Bu 1ylrnr yapmak zorundasrn. Goren yiiciiler igin bilinEtitit bi prrrltrdrr. Erke bedenlerini o prnltryit tutturabilir ve onunlzt gidebilirler. " "Fiziksel ve erkesel ofielerin farkr ne?" diye sordum. "Fark qurada; fiziksel ofeler, yorumlama- dizgernizin pargalzrn, amzr.erkesel ofeler ctegit. Bilinqlilik gibi erkesel ofeler yalevrenimizcle mevcutiur. Amzi biz srraclam insanlar olarark ofretilmiqtir' n;zca fiziksel ofeleri algrlanz; Etinkti bize oyle B{iyticiiler erkeslel o[eleii aynr nedenden ottiri.i algrlarlar; onlara ciyle 6[retildi$i igin." -Donluan'rriagrklamasrna gore, bilinqlilifi dofal Eevrenti-utiytictittifiin oztiydi.i : eylemsel zin bir ofesi olarak kullanmak ilk once, biiyticiilerin yolunu argrdan b-iiyi.ictiliigtin yortingesi, krlkusursuz Uigi.al izleyerek igimizde var olan erkeyi ozgtir

t86

RUYA GORME SANATI

iz sLinucUlpniN iziNi sURuPr

ri7

mak; ikinci olaruk rtiya gorme yoluyla erte bedenimizi gtiElendirmek igin bu erkeyi kullanmak; ve tigtincti olarak cla, erke bedenimiz ve btitiin fizikselli[irnizle baqka cliinyalara girmek igin bilingliligi dofal gevremizin bir cigesi olarak kullarunakrr. "Baqka dtinyalara iki ttir erke yolculu[u vardrr," cliye devam etti. "Birinde, bilinglilik b{iytictintin erke beclenini ahp nereye isterse gcittiriir; citekindeyse, yolculuk yapmak igin bilinglilik yolunu kullanmayA, yaptr[rnrn tam bilincinde olarak, biiyiiciintin kenclisi karar verir. Birinci tiirden yolculuflr yapmr$trn. ikincisi gok btiyiik disiplin isrer.'|, uzun bir sessizlikten sonra, don Juan, btiyticiirerin yarsamrnda ustahkh bir ycinetim gerektiren meseleler buluncjufunu, ve erke beclenine agrk bir cife olarak bilinglilikle u[raqrnanrn, bunlrnn en cinemlisi, yaqarnsalr ve tehlikelisi olclu$unu sciylecli.

Hig yorumum yoktu. Ansrzrn diken tisttincle oturmaya baq-

"ugtinci.i rtiya gorme kaprsrnrn son gcirevini yerine getirmek igin kendi baqrna yeterli erken yok," cliye cleviun etti, "arna sen ve carol Tiggs birlikte, arkhmdakini kesinlikle yapabilirsiniz."
Durakladr, akhndakini sonnam igin beni sessizlifiyle kassadece rne;t m havayr yo[unlaqtrnnrgtl. "Normal diinyanrn srnrrlarnnr yrkmanr ve bilinglili[i erkesel bi o[e oliuak kullanrp bir baEka cliinyaya girmeni istiyorurn," dedi. "Bu yrkma ve ginne edirni, iz si-irtictilerin izini si,irme anlamura geliyor. BilinEliligi dolal gevrcnin bi cigesi olarak kullanrnak, organik ohnayan varhklann etkime gticiinclen kaglnmayl, ama yine de onlann erkesini kullanrnayr ser$lar." Bana baqka bilgi vennek isternedi; bu beni etkilemernek igindi, dedi$ine gore. inancr, rinceclen ne clenli az bilirsem o denli iyi olaca[rm yolundaydr. Burra karqr grktrm; ama efer gerek olursa, erke beclenimin kendini rntikemmel bigirncle goietecek yetisi oldufiunu soyledi. Lokantadan ervukatrn bi.irosuna gittik. Don Juan ii;ini hemen bitirdi ve Eabucak bir taksiye binip hzrvaalanr yolunu tut-

lamrqtLm; a$zrrn agrk dinliyorclum onu.

tuk. Don Juan bana Carol Tiggs'in ugakla Los Angeles'tan gelecefini, ve Mexico City'ye gelme r-redeninin benimle birlikte bu son rtiya gonne gdrevini yerine getirmek oldufunu soylemiqti. "Meksika vadisi senin peqinde oldufiun ttirden bi btiytictiliik ustah[rnr gerEeklegtirmek igin miikemmel bir yer," yorumunu yapil. "izlenecek kesin adtmlartn ne oldufiunu bana heni.iz soylemedin," declim. Beni yarutlamadr. Daha fazlzt konuqmadtk, ama uqafrn inmesini beklerken izlemem gereken yolu aErkladr. Otelimizin sokerfrnrn karqrsrndaki Regis Oteli'ne, Carol'un odastna gidecektim, mutlak bir iE sessizlik durumuna girdikten sonra, onunla birlikte yumuqak bir biEimde rtiya gormeye geEecektik; organik olmayan varhklann 0lemine gitme niyetimizi seslendirerek. Soziinti kestim ve benim organik olmayan varhklann dlitryasrna gitmek igin niyetimi yiiksek sesle belirtrneden otrce dairna bir onciiniin goriinmesini beklemem gerektifini hatrrlattrm.

Don Juan krkrrdadr ve qoyle dedi, "Sell heniiz Carol Tiggs'le rtiya gormedin. Bunun bi zevk oldufunu keqf'edeceksin. Kadrn btiytictilerin destele hig ihtiyaglarr yoktur. Onlar her istedikterinde o di.inyaya giderler; onlar iqin siirekli ernre arnelde

ti olarak zorluyordu. Sorclum. Kahkahasr

bi oncti bulunur."

Bir kacLn bi.iyi.ici.inlin, orlurl soyledi$i qeyleri yapabilecefine inaurztmadrm. Organik olmayan vzultklartn diinyasryla ufraqrnakta bir derece h{inerli olclufumu diiqtintiyordurn. Akhmdan gegenlerden don Juan'a soz ettifimde, iq kadrn btiyi.ictilerin yetilerine geldifinde hiEbir htinerirnden bahsedilemeyecefi karqrlrfrnr verdi. "Seni o diinyadan bedensel olarak grkarmak igin neclen yantma Carol Tiggs'i aldnn zannediyorsun?" diye sordu. "Giizel oldufu iqin mi dersin']"
"Nedendi, don Juan?" "Qtinkti kendirn yapamadrm; onun iEinse bu hiEbi Eey degildi. O diinya iEin ozel yetene$i var onlln." "O bir istisna mt, don .Iuem?"

In8

RUYA CORME SANATI

iz sUnUCUIenix iziNi SURMEK

189

kemmel erkeye sahip."

"Kadrnlar genelde o dtinya igin do$al bi yatkrnh$a sahipler; qarnpiyonlar, elbette kadrn btiytictilerdir; ama caiol riggs tarudr[rm herkesten daha iyi, Etinkti o nagual kachn olarak rniiDon Juan'rn ciddi bir geligkisini yakaladrfunr dtiqiincltim.

"Haylr, tersini ileri stirmtiyorum," cledi, ben karqr grkrnca. "Ben sana onlann diEilerin peqine diiqrnediklerini royte,tirn; onlirr yalntz erkekleri elde etmeye Eah;rrlar. Ama sana organik olmayan varhklann diqi oldulunu da soyledim, ve btittit-t evrenin btiyiik olgi.ide digi oldufunu. Bunclan sen kencli
sonuqlarrnr grkar." sonuE grkaracak hiE yolum olmadr[rnclan, don Juan bana aErkladr; teoride, kadrn bi.iytictiler arttrnlmrq bilinglilikleri ve diqilikleri sayesinde o diinyaya isredikleri gibi girip grkryorlarch. "Bunll iyi biliyor musun?"

Bana organik olmayan vauhklann kachnlarla hig ilgileirrnecliklerini soylernigti. $imdi tersini iteri siirtiyordu.

"Benim grubumun kadrnlarr bunu hig yapmacLlar," cliye itiraf .etti, "yaparnadrklarrndan de$il, ben onlarr engellecligirn igin. ote yandan senin grubunun kaclurlan bunu etek clefiqiirit gibi yapryorlar." Midemde bir bogluk hissettim. Benim grubumun kadrnlan hakkrnda gergekten hiEbir qey bihniyorclum. Don Juan beni teselli etti, benirn koqullanmln ve nagual olarak roliimtin kendisininkinden farkh oldu$unu soyleyerek. Grubumclaki kachnlarr engellernenin igimde ohnayan bir qey oldulunu soylecli,

diik. Do$ruca asansore yoneldik. Korkum, aynnttlan algrlama yetenelimi keskinleqtirmiqti. Otel binasr eski ve kocamandt. Lobideki mobilyalar daha iyi giinler gonntiqlercli, belti ki. Ancak hAlA eski gorkemli giinlerin tartt;rlmaz citzibesi dort bir yanlmlzl sanyordu. Carol'un br-r oteli neden bu denli sevdifini kolayhkla anlayabiliyordum. Asamscire binmeden cince huzursuzlufurn oyle bir noktaya vardr ki, don Juan'dem son dakika yonergeleri istemek zorunda hissettim kendirni. "Ne gekilde ilerleyecefiimizi bana bir kez daha anlat," diye yalvardtm. Don Juan bizi lobideki biiyiik antika koltuklara Eekti ve silbrrla agrkladr; organik olmayan varltklartn dtinyasura girdifimizde, normal bilinElilifimizi erke bedenlerimize aktarma niyetimizi seslendirmek zorundaydrk. Niyetimizi Carol ile birlikte soylernemizi ijnerdi; bu ktstm Eok onernli ohnasa da. Asrl onemli olitn, dedifine gore, gtindelik diinyamtztn tiim bilinElililinin erke bedenimize aktanlmasr igin her birimizin niyetlenrnesiydi.

"Bu bilinglilik itkteutmutt nastl yapaca[rz'1" drye sordum. "BilinElilik aktarrmr ti-imiiyle niyetimizi seslendimre ve yeterli rniktarda erkeye sahip olmat meselesidir," dedi. "Carol biittin bunlan biliyor. Daha cince yaptr. Fiziksel olarak organik olmayan varltklartn diinyasrna girmiqti, seni grkarmak igin, anrmsndrn mr? Iq, onun erkesinde. Farkhhft yauatacak olatn, o." "Ne demek farkhltk yaratmak? Belirsizlik igindeyirn, don
Juan."

nrdr[unrz insanlann taklitlerini yaparak bizi e$lenclirmeye

kafamrn iizerinde dursam bile. Taksi bizi oteline gcitiiri.irken, carol, clon Juan'la benim ta-

Don Juetn, farkhhfur, kiqinin tiim fiziksel ktitlesinin erke


bedenine eklenmesi anlammda oldu[unu agtkladr. Baqka bir di.inyarun igine yolculuk etmek igin bilinElili[i ortant olarak kullanmanrn herhangi bir teknik uygulama sonucu olmetytp, niyetlenme ve yeterli erkeye sahip olmantn do$al sonucll oldulunu anlath. Cztrol Tiggs'den benimkine eklenecek biiyiik rniktarda erke, ya da Carol'unkine eklenecek benim biiyiik miktarda erkem, bu yolculu$u yapabilmek igin fiziksellifirnizi Eekip erke bedeni tizerine yerlqtirecek erkesel yetiye sahip olan tek bir boliinmez varhk haline getirecekti bizi. Carol, "O baqka diinyaya girmek igin tam olarak ne yap-

ni hak ettilirn ciddiyetle cevaplayamayacafr igin birraknn oztirler mrnldandr. Sesirnin huqu dolu tonnnu taklit edince clon Juan kahkahalarla gtilmeye baqladr. carol'un otele kaydurr yaptrktan sonra, i.igi.imiiz kent merkezinde avarece dolaqarak elden dtiqme kitaplar satan cliikkAnlar aradrk. House of Tiles'daki Sanborn's lokemtasrncla hafif bir akqam yeme$i yedik. Saert on sulannda Regis oteli'ne yiirii-

gahqtr. Ben ciddiyetimi koruyarak, ona gcirevirnizi sorclurn. Be-

190

RUYA cOnME SANATI

iz sunucUmniN iziNi SURMEK

t9t

marmlz gerekiyor?" diye sordu. Sorusu korkudan nerdeyse oldtirmtiqtti beni; ben neler olup bitti$ini biliyor sanryordum.

"Ttim fiziksel ktitlenin erke bedenine eklenmesi gerekiyor," diye yanrtladr don Juan, onLln grizlerinin igine bakarak. "Bu mernevranln btiytik zorlu[u, erke bedenine disiplin vermek; ikinizin de daha 6nce zaten yaptrfrnrz bi qey. Bu nihai iz
stirme gosterisinde bagansrz olursantz, bunun tek necleni disip-

maya gahqryordu. "Sanrrrm ben gerEe[im, ama sen de$ilsin," dedi sonuncla. "Bundan cince nerde oldulumu biliyorum. Ve sen beni kandrnnaya gahqryorsun." Ben de onun aynlslnl yaptr$rnr dtiqi.intiyordum. Ne olup bittifiini biliyor ve beni deniyordu; yahut da oynuyordu benimle. Don Juan Carol'un ve benim ilham perilerimizin sakrnganhk ve gtivensizlik oldu$unu soylemir;ti bana. Bunun gorkemli

lin eksikligidir. Bazen, srradan bi insan tesadtif eseri bunu bagarlr, ve bi bagka dtinyaya girer. Fakat buna hemen cinnet veya sanrrlzrnma gibi mazeretler bulunur." Don Juan'rn konuqmaya devarm etmesi igin neler vermezdim. Fakat btitiin itirazlarnna ve ussal bilrne ihtiyacrma karqrn, bizi asanscire soktr"r ve ikinci kata qrktrki Carol'un odasrna. Ttirn bunlara ralmen, gok derinlerde, telaqrmrn nedeni bilrne ihtiyacrm defildi; temel neden korkumdu. Nedense bu btiyticiiltik Inatnevrasr barna o gtine dek yapmrq oldu[um her qeyden daha korkutucu geliyordu. Don Juan'rn bize vecla sozleri, "Benlifi unutrut, o zeunan higbi qeyden korkmazslnlz," oldu. srntrqr ve baqrnr sallarnasr, ctimlesi iizerinde diiqi.inmeye davet ediyordr_r bizi. Carol gtildti ve maskarahk yapmaya baqladr; don Juan'rn

btze qifreli mesajlarrnr verclifi sesine ciykiinerek.

Peltek konuqmasr don Juern'rn sozlerine epeyce renk katmrqtr. Bazen

peltek konuqmasrnr Eok Eekici buluyordum. Qogu zamansa nefret ediyorclum. Neyse ki o akEam peltekli[i nerdeyse hiE belli olmuyordu. Odasura gittik ve yata[rn kenanna oturduk. Son bilingli diiqtincem, yata[rn ytizyrhn baglanndan kalma bir andag olclu[uydu. Tek bir sozctik soyleyecek zaman bulamadan, kenclimi garip gortintiqlti bir yatakta buldum. Carol benimle birlikteycli. Benimle aynr anda do[ruldu. Qrplaktrk, ikirnizin de tizerinclc ince birer battaniye vardr. Zayft bir sesle, "Ne oluyor'/" cliye sorclu. "Uyanrk mlsln?" diye sordum, anlantstzcel. "Elbette uyanr[rm," dedi, szrbrrsrz bir ses tonuyla. "Nerdeydik, arumstyor mllsun?" cliye sorclum. uzun bir sessizlik oldu, belli ki diiqtincelerini dtizene sok-

bir orne[ini yaqryordum qimdi. "Senitt denetimde oldu$un hiEbir boktan iqin pargasr olamam," dedi. Gozleri zehtr sagarak bana baktr. "Sana soyltiyorllm, her kimsen." IJzerimizcleki battaniyelerden birini ahp sanncL. "Burerya uzetnaca$rm ve geldifim yere dcinecefiim," dedi, kararh bir tavrrla. "Sen ve nagllal gidip birbirinizle oynayrn." "Kes qu sagmah$r," dedim sertEe. "Baqka bir dtinyadayrz." Bana hiE aldrrmadr ve canr srkkln, glmank bir gocuk gibi arkasrnr dondti. Riiya gorme dikkatimi yararsrz gergeklik tarhqmalanyla boga harcamak istemiyordum. Etrafi incelemeye baqladrm. Odadaki tek rqrk pencereden dofruca oniimtize yanstyan ay rqr$rydr. Ktigtik bir odada, yiiksek bir yatafrn iizerindeydik. Yatafrn kaba bir iqEili[i oldu$unu fark ettirn. Yere dcirt kahn kazrk gakrhydr, ve yatalrn iskeleti bu kazrklara baflanml$ uzun clireklerden yaprlmrrstr. Yatafrn kahn bir qiltesi vardr, claha clofirusu trka basa doldurulmuq bir qilteycli bu. Qarqaf veya yastrk yoktu. Dolu Euvallar arch ardrna duvar diplerine yr[rlmrgtr. Yata[rn ayakucunda tist iiste atrlmrq iki guval, yatafa trrmanmak igin basamak vazifesi goriiyordu. Bir lamba dii$rnesi ararken, ytiksek yatafrn bir kciqede, duvara dayalr oldu[unu fark ettirn. Baqlanmrz cluvar yoniindeydi, ben yata$rn iE tarafindaydrm, Carol drq tarafinda. Kenarrna oturdufunrder, yatafirn yerden yaklaqrk bir metre yiikseklikte oldu$unu anladrm. Carol birden kalkrp oturdu, ve iyice peltek bir dille, "Bu i$renE! Nagual bana kendimi burada bulaca[rmr kesinlikle sciylememigti," dedi. "Ben de bilmiyordum," dedirn. Daha bir r;eyler soyleyip bir konuqrna baqlatmak istiyordum, fakert huzursuzlulum son

t92

RUYA GORME SANATI

iz slrntrctileniN iziNi stjRMnK

t93

raddeye veumrqtr. "Sen kapa geneni," diye tersledi beni, sesi ofkeyle Eatallagarerk. "Sen yoksun. Sen bir hayaletsin. Kaybol! Kaybol!"

Peltek konugmasr ashnda qirindi ve beni saplantrlr korkumdan uzaklagtrrmrqtr. Onu omuzlanndan tutup sarstrm. Ba$rrdr, acrdan gok qaqkrrrhk ve huznrsuzlukla. "Ben bir hayalet defilirn," dedim. "Yolculu$u yaptrk, gi"ilr-

Barra katrlmacL. "Organik ohnayan varlrklar alitcaklartnt topluyorlar," decli titreyerek."Nagual batra korkung olacalrnl soylernirsti; anla tru denli korkung bir $eyi hig hayal etr.ncrrri;tirn."

Onunla tanranrryla aynr likirdeydiru; korkultE bir lrelanltr


iEincleyclik, yine cle durunun korkunElufunuu trcrede olch-r$unu Erkaranrryorclum. Carol ve bert toy Ecirnezlcr de[ilclik; sayrsrz qeyler giirrni,irs ve yaprnrqtrk; bunlann buzrlan dlipecli.iz cleh;et vcriciydi. Faklt o ri"iya od:tsurdit bir qey vnt'clt ki, [reni inanr Irnaz. biq-inrcle korkutuyclrclu. Carol "Biz ri,iyu giir'iiyonrz, dclil ttri'/" cliye sordu. Duraklarnadan, 6ylc olduEunu sdyleyerek orrit gtiven verclinr, clorr Juan'rn orada olup aynr kotrtrda lrittrit gi.ivett vcnnesi igirr rrcler l'ecla ederdinr oysa. "Nc:delr bu kaclar korkuyorurn'l" cliye sordu lrana, sattki bttnu ussal biqirntle ag'rklarnayr becerebil irrlilinr gitri. Bu korruda ben cli.i;tirrcenri toparlayarnaclarr, kentli sorusunu kcncli yanrtlilcll. Declifine gore onu korkutatt, birlcrsinr noktusr bu konurncla slbitlendi[i zanran, algrlamurllrl her ryeyi knpsily:ut bir eclinr olclulunu beden cltizeyincle anlanraktr. Dott Juiut'nt bizc, gtindelik ya$arrn'nrzrn i"izerirnizdeki gi"ictirri.in, lrirleq inr noktal urrnr rzr n al r ldrk konunrunda sab it clttruqu trun sonursr cu olctrfu gerqe!iui anlattrIrnr artrrnsattr. Bu salritlik, cliiny:ryr algrlamamrzr 6yle hcr rseyi kapsayrcr ve gtiEli.i yapryorclu ki, otrdan kaEarnryorcluk. Carol naguahn soylerniq oldufu tra;ka bir qeyi claha anunsnttr baua: bu ttirlliylc kapsayrcr gticii ytktttuk istersek, biiti.in yaprnamrz gereken sisi cla$rtrnlktr; yani birle'qirn noktasrnrn yerini defi;tirrnck, butra niyetletttne yol ul'l;.t. Beni yutrnaya barslayan sisi, o cliinyanrn sisini da[ltttrlk
cla

kii erkelerirnizi birle;tirdik."


Carol Tiggs aramrzda her dururna uyma hrztyla tinlliydi.i. Qabucak iginde bulundufllmuz berbat durumun gerEekli$ine ikna olmll$ ve ynn kararnhkta giysilerini aramaya biqlanrrqtr bile. Korku duymamastna hayran olmuqtum. iqe giriqti; efer cr odada yata$a girmiEse giysilerini nereye koyluq olabilecefi hakkurda ytiksek sesle fikir yi-irtiterek. "HiE iskemle gcirtiyor musun'/" diye sordu. Bir masa ya cla yiiksek bir tabure igini gorebilecek iig Euvallrk bir yrlrnr belli belirsiz segtim. Yataktan grktr, orzryir gitti ve kendi giysilerini de, benimkileri cle buldu; her zamarn elbiselerine yaptrfr gibi, diizenli biEirnde katlanmrq olarak. Giysilerimi bana uzattr; benimdiler, arna birkag dakika cince Regis Oteli'nde, Curol'nn odasmda giymekte oldu$urn giysiler de$ildi bunlar. "Bunlar benim giysilerirn de[il," dedi peltek peltek, " runil bunlar yine de benim. Ne garip!" Sessizlik iginde giyindik. Ona endiqeden patlarnak lizere oldulumu sriylemek istiyordum. Aynca yolculu$urnuzun hrzr iizerinde yorum yapmak da istiyordum, ama giyinirken geEirdifim stirede, yolculufun dtiqtincesi gok belirsizler;rniqti. O odada uyanmadan once nerede olclu[urnuzu zorlukla hatlrlayabiliyordum. Otel odasul rilyarnda gormiiq gibiydirn. Anrrnsamak, beni kuqatmaya baglayan belirsizlik duygusundan kurtulmak igin Eok biiytik bir gaba harcadrm. Sisi da[rtmayr baEardrm; ama bu edim btitiin erkemi tiiketmiEri. Soluk soh"rla ve
ter iginde kalakaldrm.

"Bir qey beni az daha, az daha ele gegiriyordu," dedi Carol. Ona baktrm. Benim gibi ter iEindeydi . " Az dalra seni de elc gegiriyordu. Bu nedir dersin'?" "Birleqim noktamrzrn konumu," dedim, tArn bir katiyetle.

iunacryla birleqiur noktaurr ba;ka bir konuma getirnrck zorultkalch[lnr ana clek, clon Juan'rtr ne clerrtek istetliIini lriqrtrir zanran tarn olarak anlayarnarlrqttm. Carol ve bett, barska tek sijz etnle:clctt, pcllce t'cye gidip clrqan baktrk. Krrclaychk. Ay rryrfrndl birtakrrn alqak, krrrlnlrk binalar seqiliyorciu. Biitiirr be Iirtilerc gdre , [rir qil'tligirr ya tla biiyi.ik bir krr evinin clcpcl veya iunbultrrcllyclrk. Clrrol, "Bnracia yatafa giriqinrizi anrnrsryor lnusLn]'/" cliyc

t94

RUYA GORME SANATI

iz sr-.rnUculnniN iziNi SURMEK

t95

sordu.

gibi, giysilerimizi Erkardrk, ve Euval basamaklzur bile kullanmadan yata$a atladrk; ama bir an sonra tekrar yatakteur drqan atlamrqtrk bile. Belliydi ki Carol da, ben de aynr anda aynr qeyi kavramrqtrk. Konuqtu[unda tahminimi do!ruladr; "Bu diinyaya ait herhangi bir qeyi kullarursak, bu bizi yalnrzca giigstizleqtirir. pencereden ve yaterktan uzak, burada Erplak durursam, nereden geldifimi arumsamakta gtigltik Eekmiyorum. Ama o yara[a yatarsam, ya da o giysileri giyersem ya da pencereclen drqan bakarsam, iqim biter." odanrn ortasmda uzun stire, birbirimize sokulmuq olarak dikildik. Tekinsiz bir dtiq{ince zihnimi kemirmeye. baglamrqtr. "Kendi di.inyamrza nasil dcinecefiz?" diye sordum, onun bilcli$ini umarak. "E$er sisin bashrmasrna izin verrnezsek, diinyamrza dontiq kendili[inden olur," dedi, en cinemli cizelli[i olan tam bir yetkeyle. ve hakhydr. carol ve ben, onun Regis oteli'ndeki ocrasrrun yata[mda aynr anda uyandrk. Gtindelik yaqamrmrzrn cltinyasma geri dondtiltimtiz ciylesine belliydi ki, ne soru sorduk, ne de bu konuda bir yorum yaptrk. Giin rqr[r nerdeyse kor eclibaEhymrg

"Evet, hemen hemen," dedim, ve gerEek buydu. Onun otel odasmm imgesini zihnimde bir referans noktasr olarak tutabilmek igin savag verdi[imi soyledim ona. "Ben de aynr durumdaylffi," dedi, korkulu bir fisrltryla. "Biliyorum ki, o anmln kagmasma izin verirsek, gidiciyiz.'; sonra bana o kultibeden grkrp drqarda dolaqmayr denemernizi ister rniyim diye sordu. istemiyordum. Endiqelerim oyle gtigliiydti ki, konuqamryordum bile. Yalnrz baqrmr sallayarak ona iqaret edebildim. Kapryr agrp drqarr bakacaktrm yalnrzca, ama beni clurdurdu. "Bunu yapma," dedi. "Drqansrnr igeri sokabilirsin." o anda akhmdan gegen dtigi.ince, dayanaks nbir kafese kapatrlmrg oldu$umuzdu. Herhangi bir olay, cirne[in kapryr agmak, kafesin sallantrh dengesini bozabilirdi. Bunu cliiqiincliiliim anda, ikimiz de erynr diirttiyii hissettik. yagamrmri buna

ciydi. Carol, "Nasrl geri dcindiik?" diye sordu. "Yel da daha dogrusll ne zamim geri dondiik'}" Sciyleyecek ya da diiqiinecek hiEbir fikrim yoktu. Yapabilecefim tek qey tahrnin ytiriitmekti; onu da yapamayacak kadar
uyLl$muiitum.

Carol, "Dahat yeni rni dtindtik dersin'?" diye tsrarla sordu. "Ya da betki de btittin gece burada uyuyorduk. Bak! Qrpla[rz. Giysilerirnizi ne zatman gtkardtk?" "Onlan o baqka dr-inyada Erkardrk," cledint, ve kendi sesimin tonu beni qaqrrttr. Yanrtrm Carol'u afallatmrq gori.intiyordu. Anlayaulyonnuq gibi once bana. sonra kencli Erplak vticuduna baktr. Oracla sonsuz bir stire krmrlclamaclan oturcluk. ikirniz cle istencimizclen yoksun kalmrq gibiydik. Ama sonrrt, epeyce beklenrneclik bir qekilde, tiut'tiutrryla aynt itndil, aylll qeyi cli,irstindtik. Rekor stirecle giyindik, oclaclan dtrlart firladrk, iki kat merciiveni inclik, sokafr geqtik ve clotr Juan'tu oteline daldrk. Kepclirnizi f iziksel oIarak zorlamrq clIntacltfttrtz hitlde, illtlaqrlnriiz biginrrle ve haclclinclen firzla soluk solu[a, strayla otra nc ya1;tr!rnlrzl irnIatnraf a giriltik. Don Juau tahnrinlerirnizi clofrulaclt. "Yapttflnrz gey, iusanrn hayal eclebilece[i nerdeyse en tehlikeli qeycli," dedi. Carcll'a doncli.i ve onA giri;intimizin tam bir baEart, ve bir fiyasko olclu[r-r nu soylecli. Gtindelik dtinya bilirrE l ili$irn izi erke bcdenlerimize aktannayr, ve bbylece ttinr fizikselIi[imizle yolcr"rluk etnreyi bitqarrnrqtrk; attra organik olmayatr varltklann etkirne giici"inden sakrnnrayr becerertrerniqtik. Normalde riiya gortictilerin ttirn uranevrayl bir yavars geEiEler serisi olarak cleneyinrlediklerini, ve bilinglili[i bir ofie ollrak kullanmt niyetlerini seslcnclirnrek zonrnda olcluklnrrnr sciyledi. Bizint olaytnrtzda, biitiin o basamaklar atlitnrnrqtr. Organik olmityiut varltklann araya girmesi yi"iziindert, ikimiz son derece dehEet verici bir h z-l a oltirnci"i I bi r cltinyant n iE ine sav ru I Inttqtttk. "lblcnlnfu nri.imktin krIan ikinizin birleqik erkesi defildi," cliye clevlnr etti, "Baqka bi gey yaptt onr-r. Sizin iEin uygtrn giysiler bile seqti."
r

196

RUYA CORME SANATI

iz sUnUcUIEniN iziNi SURMEK

t97

Carol, "$unu mu anlatmak istiyorsu:r, nagual; giysiler, yatak ve odanrn meydana gelme nedeni bizim organik olmayan varlrklar tarafrndan yrinetilmemrz miydi'l" diye sordu. "Tam tistiine bAstln," diye cevap verdi. "Normeilde, rtiya gortictiler sadece dikizcidirler. Sizin yolculuk ise oyle bi qeye dcintiqtti ki; ikiniz bi saha kenarr koltufiu kaptrruz ve eski btiyiiciilerin lanetini yaqadrruz. Onlarrn baqma gelen tam olarak sizin de baqmrza geldi. Organik olmayan varhklar onlan geri drinemeyecekleri di.inyalara gcittirmiiqlerdi. Bunu bilmeliydim; ama o varhklann ycinetimi ele gegirip aynr tuzafr ikiniz igin de kuracaklan hig akhma gelmedi." "Bizi orada tutmzrk istediklerini mi sriylemek istiyorsun'/" diye sordu Carol. "O kuliibeden drgan grksaydrnrz, qimdi o dtinyada umutsllzca dolaqrp duruyor olacaktmrz," dedi don Juan. ' Agrklamasrna gcire, o diinyaya tiim fiziksellilimizle girmirs oldu$umuzdan, birleqim noktalanmtzln organik olmayan varhklar tauafindan cinceden segilmiq olan konumda sabitlenmeleri oyle giigliiydti ki; geldi[rmiz diinyaya iliqkin herhangi bir anrnrn tizerini ortecek bir ttir sis yaratryordu. Boyle bir sabitlifin sonuclrnun da, eski ga$ biiytictilerinin bagrna geldifi gibi, birleqirn noktemrnrn ahqrldrk konumuna ddnememesi oldu[unu ekledi. "Bunu dtiqtintin," dedi rsrilrla." Bu belki de gtindelik yaqarnrrnrzln diinyasrnda lrepirnize olanrn ta kendisidir. Buradaylz, ve birleqirn noktaurllzlrl sabitli$i oyle gtiElti ki, bize nerden gelrniig oldufurnuzu, ve buraya geliq amaclmlzr unutturmuq." Don Juarr yolculu$umuz hakkrnda baqka bir qey soylemek istemedi. Bizi daha firzla rahatsrzhk ve korkudan esirgedi[ini hissettirn. Geg bir ci$e yerneline gcitlirdti bizi. BirkaE blok aqa$rdaki Francisco Maclerc Cacldesi'ndeki lokantaya vardrfrmrzda saat akgamrn altrsr ohnu;tu. Carol ve ben yaklagrk on sekiz saat uyurnuqtuk; efer yaptr[rnrrz bu idiyse. Sadece don Juan aEtr. Calol bir parrga ofkeyle, onlln bir domuz gibi yecli[ini soylecli. Don Juan'rn giiliiqtinti duyan gok sayrda kafa bize dofru dcindti. Ihk bir geceydi. Gdkyi.izi.i berraktr. Paso Alarneda'derki bir

slraya oturdufumuzda yumuqak, okqayrcr bir meltem esiyordu. Carol, don Juan'a, "igimde yanan bir soru var," dedi. "Bilinglilifi yolculuk etmek iEin ortam olarak kullanmadrk, do[ru

defiil mi?"

"Do!ru," dedi don Juan, ve derin bir ig gekti. "Gcirev, organik olmayan varhklardan slvl$maktr; onlar tarafindan yonetilmek de[il. " "$imdi ne olacak?;" diye sordu Carol. "Ikiniz de giiglenene dek, iz stirtictilerin rzint stirmeyi erteleyeceksiniz," dedi. "Yer da belki bunu hig yapmayacaksmrz. Onemi yok ashnda; biri ige yaramazsa bi di[eri yarar. Biiyticiiliik sonsuz bi meydan okumerdlr." Zihinlerimize iyice yer etmesini sallamaya gahqryormurl gibi bir kez daha agrkladr; dofal ortamrn bir ofiesi olarak bilinElilifimizi kullanmak iEin, riiya gortictilerin rince organik olmayan varhklann dtinyasrna yolculuk etmeleri gerekliydi. Sonra o yolculu[u bir stgrama tahtasr olarak kullarup, gerekli karanhk erkeye sahipken, bilinElilik ortamr vasrtasryla bir baqka dtinyanrn igine firlatrlmaya niyetlenmeleri gerekiyordu. "Sizin yolculg[unuzun baqansrzh$rna neden, bilinglili$ yolculuk cifesi ola]ak kullanacak zermanlnlzln olmermasrycll," diye devam etti. "Dahit organik olmayan varhklann dtinyasma r"rlaqamadan, ikiniz bi bagka dtinyaya girmiqtiniz bile." "Ne yapmamrzr onerirsin?" diye sordu Carol, "Birbirinizi rntimktin oldu$u kadar az gormenizi cineririln," dedi. "Eminim organik olmayan varhklar ikinizi birden yakalarna frrsatrnr ellerinden kagrrmak isterneyeceklerdir; ozellikle cle giiglerinizi birleqtirirseniz. " Boylece Carol ve ben o gtinden sonra birbirirnizden ozellikle uzak durcluk. istemeyerek de olsa, benzer bir yolculuk yzrpmamrz olasrhfr bizim igin fazla biiytik bir riskti. Don Juan, organik olmayan varhklan yine peqimize dtiqmek igin baqtan Erkaracak kadar tazla birleqik erkeye sahip oldufumuzu tekrar tekrar soyleyerek, karanmrzr destekledi. Don Juan, ri.iya gcirme uygulamalanmr, erke i.ireten riiya benzeri durumlarda erke gormeye geri dondtirdii. Zaman iginde, kargrma Erkan her qeyi gcirdiim. Bu yontem sonucunda gok

t98

RUYA GORME SANATI

garip bir duruma girmiqtim: ne gordii$timti akrlhca yorumlayabilmekten acizdirn. ulagtr$rm algrlama clurumlarmr isimlendirebi lecek scizciiklerim olmadr fuu duyum suyorclum hep. Don Juan, anlagdamaz ve betimlenemez gcirstilerimi agrklarken; erke bedenimin, bilingliligi yolculuk ermek igin bir ci$e

olarak kullanmak yerine--gtinkti bunun igin yeterli erkem hiE olmamrgtr-*cansrz maddeler ya da yagayan varlftlara ait erke alanlanna girmek igin kullandrlrnr sriylecti.

11
Kiracr

oldufu* rtiya gcirme uygulamalan artrk bitmiqti benim iEin. Don Juan't bir sonraki goriiqtimde, beni grubundaki iki kadmtn krlavuzlufu altrna soktu; en yakrn yoldaqlarr Florinda ve Zuleica idi bu kadrnlar. Yonergeleri rtiya gdrme kaprlarr hakkrnda defil, erke bedenini degiqik bigimlerde kullanma yollan ile ilgiliydi; ve etkili olacak kadar uzun siirmedi. Bana herhangi bir qey cilretmekten gok, beni denetlemekle ilgilendikleri
hqrk

2(X)

RUYA GORMTJ SANA'fI

KiRACI

20t

izlenimine kaprlrnl;trnr. "Benittt sitnil ri.iya gcirrnekle ilgili olurak rifretebilecefinr baqka bi qey Yok," cledi don Juan, i;lcrin lru clunrrnunu ona sordufumda. "Benim cltirtyaclaki zamanrrn clolclu. Anra Florincll kalacak. Yonetecek olan oclur; y:rlnrz seni clefil, biiti,in difer gornezleri de." "Riiya gcinne uyglrlarnalal'rrtrr i.levanr e-ttir.c-cek nri'1" "Bunu bilernem, o cla bilenrez. BLr ttimiiyle tinc bafrr. Asrl oylrtlcLlya. Bizler oyutlcLl dcgiliz. Biz claha Eok onun elilrclcki piyonlanz. Tinin buyrr"rklanrtr izleycrck. suna ri-iva gdrrnenirr dordi-incii kaprsrnrn ne olclLr[unu iurlatnrall1,1l11, sana buuclarr sonra kllavuzluk eclernesent (1e." "iqtahrmr katrartrnanln ne anlarnr var"/ Rilnrenreyi ycflerint. "

yagadr$r kiiEiik gtiney Meksika kasabasrnda kendisiyle buluqrnarnr soyledi. Oraya akqama dofru vardrm. Don Juan ve ben, evinin ig avlusunda, trka basa doldurulmu; btiytik yastrklan olzrn rahatsrz hasrr koltuklarda oturduk. Don Juan gtildii ve bana goz

krrptr. Koltuklar, grubunun kadrn tiyelerinclen birinin armalantydr, ve hig rahatsrz defilmi; gibi oturmak zorunclaydrk; ozellikle de o. Koltr-rklar onun iqin Phoenix, Arizona'dn satrn nlrnrnr$ ve btiyiik zorluklarla Meksikn'yn getirilmiqti. Don Juan benden Dylan Thomas'dan bir qiir okurnarnr istedi, zamanrn iEindeki o anda, benirn igin en uygun anlamr titqryacak qiiri.
H
a

sretin

"Tilt buntr senin veya heninr kirr.irr.rnrir


lansan cla, hoqlanr-l]llsAn dir."

i ekmistint uzuklasnlu
g:

nu't

bl l'itkttrt1,or. Sitttit

dordtincti rtiya gcirrne ka;rrsrrrrn unu hutlar.rnr \/crnlrcIiyirn, hoqDon Juitn'tn itgtklulllasura gore. clrl'diiltcii r'liya gtirrnc kuptsttrda erke beclcrri bclirli, sornrrt yc:rlclcr yolcrrluk cclcrcli, vc dorcltincti kapryr kullittutlurrn iiq' yolu vnrclr: bil', bu cliinyaclirki sottrttt yerlere yolculrrk cttttck; iki, lru cltinyalln clr;rnclaki somut yerlere yolculuk etnrck; vc tiE, yalnrzca lra;kalarrnur niyctlerincle var olatr yerlcrc yolculuk etnrck. En sonunclrsLrnun, tiEi.iniin en zoru ve telrlikelisi olcluIrrnu, ve lrtiyiik bir I'al'kl:r eski bi-iyi.ici.ilerin ozel tutkusu oldu[unLr stiylecli. "Bu bilgiyle nc yilpma'tI istiyrl'suli'?" cliyc s'r.durn. "$inrclilik higbi qey. Gcrcksinnrcn olnrra dck closyulayrp
kalclrr. "

n s h ! t nclun Vc cski cle hsctlet'irt bitntaz g'tdlrymtlun Duhu clu clchsctlenctt, gtin intlikg'c 'Ibltcrtirt iizu'inclut clcnizitt dcrinligit1c....
Tii ka nm iS
\,;n u n
I
r r

IJusretini Eekmisrim uzuklu{munrn unur korkuyorrtnr Heniiz t[ikcnmentis bir yu{um putluyuhilir
Toln'uktu yanan cski yuluntn ig'inclcn,
Vc, yiiksalirken Qfiff(luyarak,

yurt-kir bu'ukabil ir bcni.

Don Juan kalktr ve kent rnerkezindeki nreydanda bir ytirtiyti$e grkacafrnr soyledi. Birlikte gelmerni istiyordu. Hernen qi-

"Dcircli,incii kapryr tek bl;rnur. ylrclrnlr;lz gcqecclirni rni siiylemek istiyorsurr'/" "Bunu yaptp vapllntiltnirn lirrc birf1r." Kctttttytt birclentrirc ku;rlttt, alllir lrerrclc rltl'cllincti kaprya tek lraqnna ulu;r1t oltu scqntcl,e r,:itlrlnlunt gcr.cktiIi gibi bir clu-

irin onda olumsuz bir dr-rygu uyandrrdrfrnr ve bunu da[rtmak istedi[in i dtiqtindtim. Tek soz etmeden kare biEimindeki meydana vardrk. Qevresinde birkag kez dolagtrk; hAlA hiE konuqrnuyorduk. Ortalrkta epeyce insnn vardr, parkrn kuzey ve dofu yanlarrna bakan sokaklardaki dtikkiinlann etrafinda dolanrp duruyorlurdr. Meydanrn gevresindeki biiti.in sokaklar kalclrnrn taqlanyla kaplrydr.
Evler bi.iyiik, tek kath kerpig yerprlardr; kirernit kaph gartrleur, kireE badanah duvarrlarr ve mavi ya da kahverengi boyah kaprlan varrdr. Meydandan bir blok otedeki yan sokaklardan birincle, Ma[nbi camilerine benzeyen devasa somtirge kilisesinin

yunl

['rr

rirknrarrr r; tr.

Don JLI:ur rionm bana son bir nrnrlcvu vercli, cledifine gore btiyi"ici.ilerirt u$urliutrit tilreni iqin: ri.iya gornrc uygulamalanllllll sollllglitnclt rtct clat'bes i. Bana bi.iyt"ici,i ycllclaglal'ryla birl iktc

202

RUYA GORME SANATI olmadr[rndan emin misin'1"

KIRACI

203

ytiksek duvarlarr, kasabadaki tek otelin damrnrn iizerinden ulursuz bir karaltryla ytikseliyordu. Giiney yzrkarda, anlagrlmaz bigimde dip dibe kurulu, hemen hemen aynr meniiy{i aynr fiyatlarla sunarak iyi iq yapan iki lokanta varch. Sessizli$i bozclum ve don Juan'ln kendisinin de iki lokantanrn nerdeyse birbirinin aynr olmastnl tuhaf bulup bulmadr$rnt sordum. "Bu katsabada nerdeyse her;ey mtimktin," diye cevap verdi.

"Ben bi r;ey sakhyorum," diye kabul etti ve snttr. "Amir


konu bu defil. Konumuz, kasabada seni bekleyen bi qeyin olmasl. Ve ne oldulunu tam olarak bilmiyorsun, ya da biliyorsun ama bana soylemeye cesaret ederniyorsun, ya da higbi qey bildi$in yok. "Ne bekliyor beni burada?" Beni yanrtlamak yerine, don Junn hrzh bir qekilde ytiriimeye tekrar baqladr, ve tam bir sessizlik iginde meydanrn gevresinde dolaqmaya devam ettik. Oturacak bir yer arayarak birkag kez gevrede dijndtik. Sonra, bir grup geng kadrn bir banktan

Bunu sciyleyiq bigimi beni tedirgin etmiqti. "Neden bu kadar sinirlisin?" diye sordu, cicldi bir ifadeyle. "Bana sciylemedi$in bi qey rni vur'1" "Neden mi sinirliyirn? Bu gok kornik. Ben seninleyken her zalnan sinirliyirn, don Juan. Bazr zamanlar diferlerinden daha
da fazler."

Giilmernek igin kendini zor tutar gibiydi. "Naguallar di.inyadaki en arkadaq canhsr varlrklar de$iller, gergekten," dedi, ciziir dileyen bir tavrrla. "Ben bunu zor yoldan ri[rendirn; o[retmenimle mticadele ederek, korkung nagual Julian'Ia." Serdece varh[r bile korkudan afthmr baqrmdan alrrdr. Ve dikkatini ne zaman benim tizerime gevirse, hayatlmrn beq kuru;luk deleri olmadr$rnr dtiqtintirdiim hep. " "Tartrqrlmaz r;ekilde, don Juan, sen de bencle aynr etkiyi uyandrnyorsun." Agrk yiirekle gtildti. "Haylr, hayrr. Kesinlikle abartryolslln. Ben ona kryasla bi melefim." "Ona kryasla bir melek olabilirsin, don Juan; yalnrz benirn seninle kryaslayacak bir nagual Julian'rm yok." Biraz giildti, sonra tekrar ciddileqti. "Neden bilmiyorum, ama kesinlikle korku iEindeyim," dedim. "Korkmak igin bir nedenin olclulunu hissediyor musut-l'?" diye sordll, ve beni stizrnek iEin durdu. Sesinin tonu ve kaldrrdr[r kaglarr, ona agmak isternedifirn bir gey bildigirnden kuqkulandrfr izlenimini veriyordu bana. Benden bir agrklama bekledigi belliydi. "Isrann beni Eaqrrtlyor," dedim. "Bir qeyler saklayelnln sen

kalkrp gitti. Don .Iuan otururken, "Yrllardrr, serna eski ga$ardaki Meksika btiyiictilerinin sapkrn uygulamzrlernnr anlatryorum," dedi ve bana yaruna otumram iEin iqaret etti. Ilk defa anlatryonnug gibi coqkuyla, bana clefnlarca soylemiq olduklarrmr yeniden nakletmeye giri;;ti; o biiyiiciiler, aqrrr benci lce meraklan tarafi ndan yonlendiri lerek, biitti n g ayretle rini kendilerini zihinsel denge ve kendine hakimiyetten gittikge daha fazla uzaklagtrran uygulamalaur mtikernmelleqtirmeye harcqmrqlar; ve sonunda inzrnElan ve uygulamalannrn karmaqrk e$itimi kaldrramayacaklarr kadar afrrlaqrnca yok olmuqlardr. "Eski gafi biiyi.iciileri, elbette, bu bolgede yaqadrlar ve gofeildrlar," dedi, tepkimi gozleyerek. "Burada, bu kasabada. Bu kasaba onlann kasabalanndan birinin buluntulzrn iizerinde kuruldu ashnda. Eski gag btiytictileri btittin iliqkilerini buracla, bu
bolgede s i.irdtirdti ler. "

"Bllnu iyi bitiyor musun, don Juan'1" "Biliyorum; ve sen de bileceksin, Eok yakrnda." Trrmanan huzursuzlulum, beni nefret etti$im bir qeye zorluyordu; kendirne odaklanmaya. Don Juan sinirliligimi hissederek, beni biisb{itiin krqkrrttr.
yarkrnder, eski btiyiictilerden gergekten hoqlanryor musun, yoksa yenileri mi tercih ediyorsun, gcireceErz," dedi. "Btitiin bu garip ve netameli latliula beni deli ediyorslrn," diye isyan ettim. Don Juan'la on tig yrl birlikte olmak, her qeyden cince, pa-

"Qok

RUYA GORME SANATI

riRRcr

205

nuqtufumda beni dinlemiyordu. sorumu yinelemek zoruncla kaldrm. "Birini mi bekliyorslln'l" "Evet, bekliyorum," decli. "Hern cle kesinlikle bekliyorLlm. Yalnrzca yorey! duyumsuyordum. Erke beclenirnle bolgeyi tarzuna ediminin iginde yakaladrn beni." "Ne duyumsadrn, don Juan?" "Erke bedenirn her rseyin yerli yerincle oldufunu cluyumsuyor. Bu gece, oyun var. Ba;rol oyuncusu sensin. Ben karakter aktcirtiytim; ktiEtik firkat anlamlr bi rortirl var. Birinci perdede sahneden grkryorum." "Sen neden soz ediyorsun, Taurn aqkrna.l" . .Bana cevap vennedi. Anlayrqlr bir tavrrla giiltimsecli. "Zernini hazrrhyorum," clecli. "Deyim yerincleyre, leni rsrtryorum; modern zalnttn btiytictilerinin zor bi clers alclrklan cltigiirrcesinin lizerinde ch-rrarak. onlerr, yalnrzca ttimtiyle ba$rmsrz kahrlarsa ozgiir olmak igirr gerekli erkeye sahip olabileceklerini anlamrqlardrr. onlarrnki ozel bir ttir ba[rmsrzhktrr; korkuclan yo ,ir, tembellikten de$i[, inangtan dofar" Don Juan konuqmayr kesti ve kalkrp kollarrnr oniine, yanInrrna ve sonra arkasura dofru gercli. "Alrnrsrnr yzrp," cliye ciftitledi. 'Vticudu gevqetiyor; senin cle bu gece sanA gelenie kirqrlaqmak iEin gok gevqek oluraya ihtiyacrn \rar. " ko.onlnn bi, gtiltimseure yayrldr yi,iziine. "yzr rnutlak bafrmsrzhk, ya cla tam bi diiqki.inltik geliyor bu ztkqam sana. Benim hattrrnclaki her naguahn yapmasl gereken bi segim bu." Tekrar oturclll ve clerin bir soluk alch. Soyledi[i ;ey riim erkesini riikerrniq gibiycli. "Sanrrun baprrnsrzhk ve cliirskiinliiftin anla.rnr kuurayabiliyorurn," diye devanr etti, "gtinki.i iki velininreti tiurrrna ayncahlrna eriqtirn: benim velinirnetim nagual Julian, ve onun velinirneti nagual E,lias. ikisinin arasrnclaki fzr*a tanrk olclum. Nagual Flias oyle bafrmsrzdr ki, bi erk anna$anrnr elinin tersiyle itebilirdi. Naguarl Julian da bafiunsrzcL, urnn boyle bi arrnalanr itecek kadar de$il."

nik duygusunlr her zaman her krigecle sahverilmek tizere hazr bekleyen bir qey olarerk hayal etmeye kogullanchnnrqtr beni. Don Juan bocahyor gibiydi. Kilise yonijne attr[i kaEamak bakrglarr fark etmiqrirn. Akh baqka yercle gibiycli. bnunia ko-

"Konuqmana bakrhrsa," dedim, "bu gece benim tizerirnde bir tiir test uygulayacaksrn. Do$ru de[il mi?" "Senin tizerinde higbi test uygulamaya benim erkirn yok; ama tinin var." Bunu srntarak soyledi, sonra ekledi, "Ben sadece onun temsilcisiyim." "Tin bana ne yapacak, don JuAn'/" "Biitiin soyleyebilecefim, bu gece rtiya gonne konusunda bi ders alacak ohnan, riiya gome uygulameilannda oldu$u gibi; ama bu dersi benden almayacaksrn. Baqka biri ser-rin ofretmenin olacak, ve sana bu gece krlavuzluk edecek." "Kitn bu benim krlatvuzum ve ofretrnenim olacak kiEi?" "Bi ziyaretgi; bu sanur dehqet verici bi siirpriz olabilir, ama hig stirpriz olmayabilir de." "Peki alaca$rm riiya gorme dersi ne'/" "Dordi.incii rtiya gorme kaprsr ile ilgili bi ders. Ve iki boltirnti var. Birinci boliimiinii ben sana birazdan agrklayacafrm. ikincikrsmrnr ise kirnse agrklayamaz sana; Etinkti bu sadece sana ait bi qey. Benim qizgimin ti.im naguallan bu dersi aildrlar, ama higbi ders bir baqkasrna benzemiyordu; o naguallann kiqiliklerinin e[ilimlerine uymak iizere biEilmiqlerdi. " "AErklaman bana hiE yardlmcl olmuyor, don Juan. Ben gittikEe d:iha tazltr sinirli oluyorurn." Uzun bir dakika boyunca sessiz kaldrk. KarmakanErk olmugtum; krprrdarup duruyordum ve srzlnnmanrn drqrnda ne diyece$imi bilmiyordum. Don Juan,"Zatenbildifin gibi, modern Ea$ btiytictileri iEin erkeyi algrlamak do$rudan do[ruya kirgisel bi ustalrk meselesidir," dedi. "Birleqim noktamlz oz disiplin yoluyla devindiririz. Eski btiytictiler igin, birler;im noktasrnrn yer de$iqtirmesi baqkalannr ycinetimleri altrna almalannur bi sonucuydu; ci[r'etmenleri bu yer deligtirmeleri karanhk iqlemlerle baqanyorlar, ve o$r'encilerine bunlan erk armafanlan olarak veriyorlardr. "Bizden claha fazlzr erkesi olan birinin bize her Eeyi yaptrrrnasl miimktindiir;" diye devam etti, "orne[in, nagual Julian beni diledifi her $eye Eevirebilirdi; bi artadaqa ya da bt azize. Ama o kusursuz bi nagualdr, ve kendim olmamat izin verdi. Eski bi,iyiictiler kusursuz de[ilcliler, ve baqkalarr i"izerincle denetim

206

RUYA GORME SANATI

KIRACI

207

kurma konusunderki biteviye gabalan ytiztinden, ri$retmenclen olrenciye aktanlan bi karanhk ve dehqet durumu yarattrlar." Aya$a kalktr ve sabit bakrEryla ttim gevrcmizi taracrr. "Gdrebilecefin gibi, bu kasabadafazlabi qey yok," diye clevam etti, "amA benim gizgimin savaggrlan iEin eqsiz bi btiytileyicilifie .sahip. Ne oldu[umuzun ve ne olmak isterneclilirnizin kayni[r
burada yatryor.

"Zamanrmln sonuna geldifiime gcire, buracla, bu kasabacla belirli diiqiinceler aktarmahyrm, belirli ciyktiler anlatmahylm, belirli varhklarla iliqkiye sokmahylm; tam olarak benim
sana

velinimetimin bana yaptrlr gibi." Don Juan biura zaten bildi[im bir qeyi tekrarlacrrfrnr soyledi; ne ise, ve ne biliyorsa, ofiretmeninclen, nagllal Julian'cllp kendisine bir kalrttr. Srasryla o da her qeyini kencli cifretrneni nagual Elias'dan mirers almrqtr. Naguaf Elias, tloguol Rosendo'dan; o, nagual Lujan'dan; nagual Lujan naguar santisteban'dan; ve nagual santisteban da nagual sebastian'crAn. Bana daha once de bir gok kereler aErklamrq olcru$u bir qeyi, gayet resmi bir tonla bir daha anlattr; nzrgual Sebastian'clan cince sekiz nagual vardr, ama onlar epeyce tarklrycLtar. Btiyi,ictiliile kargr farkh bir tutumlan ve farkh bir kavranrlarr varcl; onun biiytictiliik silsilesine do[rudan balh olmalanna karErrr. "$imdi sana nargual sebastian hukkrnda anlatmrE olcrrl$um her qeyi illlmsaylp, bana tekrar etmen gerek," diye emretti. Iste$i bana garip gciriindti, ama bana kendisi ya cla yorcraqlan tarafindern anlatrlmrg olan her qeyi ona tekrarlacfurn; naguil Sebastian ve eski efsanevi btiytici.i, oltime meyclan okuyan, onlarca bilinen adryla, kiracr hakkrnda. Don Juan, "BildiEin gibi, ciliime meydan okuyan, bize her kugak erk armalanlan verir," dedi. "ve o erk armalanlannru belirli do$asr bizim gizgimizin yolunu deligtiren qeycrir." AErklamaslna gcire kiracr, eski okulclan bir biiyticti olarak, birleqim noktasrnrn yerini defiiqtirmenin btitiin giritt ycintemlerini o$retmenlerinden ofrenmigti. Belki binlerce yrlhk garip bir yaqam ve bilinglilik siiresi oldu$una grire de-herhangi birqeyi mtikemmelleqtirmek igin gere$inden fazla zaman-birleqim r-roktaslnr binlerce de$ilse bile ytizlerce konuma ulaqtrnna-

yl ve orada tutmayr biliyordu. Arma$anlart, birleqim noktastnt belirli noktalara kaydrrmak iEin haritalar ve o konumlarda onu sabitleqtirip boylece birlegiklik sa$lama konusundzt el kitaplan gibiydi. Don Juan meddahh[rnrn dorufundaydr. Onun bundan daha dramatik oldufunu hig gormemi;tim. Onu Eok iyi tantmasam, sesinde dalgrnhk ve korkuyla kuqatrlmrq bir insanur derin, kaygrh ton de$iqmeleri oldufiuna yemin edebilirdim. Viicut hareketleri, sinirlili$i ve kaygryr kusursuz bigirnde oynayan gok iyi bir aktor izlenimi vermiqti bana. Don Juan beni stizdii, ve acl veren bir ifi;aatta bulunan birinin ses tonu ve tavrrlanyla dedi ki; orne$in nagual Lujan kiracrdan elli konumluk bir arma$an almrqtr. A$lr a$rr baErnt salhyordu, sessizce bana bunu diiqtintip taqtnmamr soyler gibi.
Sessiz kaldrm.

"Elli konum!" diye haykrrdr, hayranhkla. "Amtafan olarak tek, ya da enfazlzr iki konum yeterli oltnall." Hayretler iginde omuzlannr silkti. "Bana kiractntn nagual
Lujan'r gok fazla sevdi[i anlatrldr," diye devam etti. "Oyle yakrn bi dostluk kurmuqlar ki, nerdeyse birbirlerinden aynlmaz olmuqlar. Nagul Lujan ve kiracrrun her sabah ilk ayin iEin rguradan ileriye,{iliseye do$ru ytirtidiiklerini sciylerlerdi." "Burada, bu kentte lrli'?" diye sordum, tam bir gaqkrnhkla. "Tam burada," diye yurnrtladr. "Ytiz yrldan fazla bi zaman rjnce, tam bu noktada bi bagka bankta oturmuq olmalan mi.im-

ktindtir," "Nagual Lujan ve kiracr gergekten bu meydanda rnr ytirtidtiler?" diye tekrar sordum; qaqkrnhlrmr yenemiyordum. "Elbette!" diye ba$rrdr. "Seni bu gece buraya getirdim, giinkti bana okudu[un qiir kiracr ile karqrla$ma zatnanlnrn geldifini iqaret ediyordu." Panik yrldrnm hrzryla sanverdi beni. A$zrml aEiuak solumak zorunda kaldrm, bir siire. Don Juan, "Eski Ea[ biiyticiilerinin garip baqarrlartnt tafitqryorduk, seninle," diye clevam etti. "Ama insantn yalntzca zihindeki izlenimlerle konur;masl zordur, hiE birinci elden bilgisi ohnadan. Benim igin kristal berrakh$rnda olan bi qeyi sanzl

20rt

RUYA GORME SANATI

Ki RACI

20{)

kryamete kadar tekrarlayrp durabilirim, ve yine de anlaman ya da inanmzrn miimktin olmaz; gtinkii hig uygulamah bilgin yoktur bu konuda." Aya$r kalkrp sabit bakrqryla beni tepeden ilrna[a si-izdii. "Haydi kiliseye gidelim," dedi. "Kirarcr kiliseyi ve yoresini sever. Oraya gitmenin zamanr oldulundan kuqkum yok." Don Juan'la olan iliEkim siiresince, boyle bir korkuya kaprldrfrm hemen hig olmamrEtr. Uyuqmuqtum. Kalktrfunda btittin vticudum titriyordu. Midem diiltim dti$i.imdti, yine de kiliseye dofru yoneldifinde tek kelime etmeden onu izledirn, lrer' adtmda dizlerim elimde olmadan titreyip biiktilerek. Meydandan kilisenin kemer altrna kadeu olan krsa rles:rl'eyi yiiri"iyi.ip bitirdi[irnizde bayrlmak tizereydim. Don Juan kolunu onruzlnnnla dolayrp bana destek oldu. "Igte kiracr," dedi, sanki eski bir arkaclagrnr fark etrnirs gibi
kayrtsrzca. Iqaret ettigi ycine baktrm ve kemer itltrnllt uzaktaki ucuncla beg kadrn ve tig erkekten olur;an bir grup gorcliinr. Hrzll vc panik dolu bakrrsrm bu insanlarda olafandlqr bir ;ey ktycletrnemigti. Kiliseye giriyorlar ml, Erkryorlar nu, onu bile arrlayarnamt;ttm. Yalnrz tesadtif'en bir araya gelcliklerini lirrk ettinr. Birtikte de$ildiler. Don Juan ve ben kilisenin bi-iytik tal-rta kaprla-

Bir srgrayrqta kaprya vardttn ve dtqart flrladrnr.


Don Juan arkamdan koqtu. lnautlmazbir Eeviklikle arkattrdan yetiqti ve kolumu yakalacfu. "Nercye gicliyorsun'J" clerJi, yiizii ve vticudu giilmekten kasrlarak.

Ben soluk almaya qalrErrketr kolutnclan stktca tutuyordu. Bo$ulmitk i.izereyclinr. Art arda kahkahalar yayrlryordu bedeninden; okyanus clalgalarr gibi. Kendinri set'tEe kurtardtm ve meydana clofru yi-irtidiirl. Beni izledi. "Bu clenli kdtti olacafrnr hig dti;tinrnerniqtitn," clecli, yeni
kahkaha clalgalarr vtir)ttclunu sarsarkeu. "Neclen kiracrnrn bir kachn olclufr,rnu bana soylenreditr'/" " Oraclak i biiyi"icti, oltirne tneycliur okuyiut, " dedi, c icltli le;elek. "Birleqirn noktasrnr kaydrnntkta bu denli usta bi bi.iyi"icti iEin, [-ri erkek ya cla bi kadrn olmitk, bi seqirn ve elverirslilik sorunuclur. Alacalurr sriyleclifim dersin ilk boltitnti bu. Ve oltirne meyclan okuyan, sana bu clers boyunca krlavuzluk eclecek olan

gizentli ziyaretgi." Gi.ihnekten tjkstiriirken yanlannr tutuyclrclu. Dilirtr tutul* rnuqtn. Sonra ani bir hiddete kaprldrnr. Dort Juaut'a ya da ketrclinrc', ya cla belirli birine clegildi krzgrnll!,rnr. So[trk bir 6tkeycli bu; gO[stirn ve-lroyr-ru clamarlant]t patlayacitknrrq gibi qiq-

nnrn igine yaprlmrq olan ktiEtik giriqe geldi[imizcle, iig kachn kiliseye girmiqlerdi. Ug udam ve cibtir iki kadrn uzaklariryorlardr. Bir kanErkhk anr yaqadlm ve ycinergeleri iqin clon Juan'ir baktun. Qenesinin bir hareketiyle vafiiz kurnasrnr iqaret etti. "Kurallan izleyip hag grkarmamrz gerek," diye fisrldacfu. "Kirarcr nerede?" diye sordum, aynr gekilde flsrldayarak. Don Juan gana[rn igine parmak uglannr batlnp grkarch ve
hag iqareti yaptr. Bir Eene hareketiyle benirn de aynrsnlr yapmaml imledi. "Kiract o grkan tiE adamdan biri miydi'I" cliye kulafrna l'rsrldadrm.

rli;ti.
"Haycli kiliseyc geli dtiuelim," diye baftrcLtrt ve kendi ses in-r

tan ryarlarl rnr. "DLlr, clur," clecli, algak seslc. "Ateqe atlatlitlr gerekntiyor. Dtiqtin ta.,srn. Otgtip tart. YrtrEtrr o zihnini. Yr;nurncla hig trdy-

"Haylr." diye frsrltryla cevap verdi. Kiracr, iEerrlc klliur iig kadrndan biri. Arka srrada olan." O anda, arka srradaki kadrn baqrnr bana clo[l'u gcvircli, giiliirnsedi, ve ba;ryla selam verdi.

lc bi srnavclan geEtrteclin. Dinginli!e gcreksilttnelt var r;irucli. "Nc ya1'raca!,rrtr silna bcn s6ylcyelltent," cliye devatn etti. "Betl saclccc, tiinr (itrtir rurguallar gibi, olclukgl clolaylr teritnle rle hcr'rscyirr uygun oklufuttu stiylcdiklen sorrra, seni ttteyclan okuyucafrn qeyin olri"irre koyunrn. Bu cla nagu:rlrn tri baqka n]it* nevrasrchr': hcr ;eyi konuqnraclan sciylcrnck ya cla sorttraclatr iste tnek." Bir an olrce bitirip kuftulrn:rk istiyorclurn. Fakut don Juan bir clakikalrk bir duritkluntannt ozgiivenirtrclen geri kalanlan yeniclen canlanchracafrtrr soyledi. Dizlerinr pes ettnek i.izereycli.

2to

R[JYA cORME SANATI

IRACI

2lt

Beni cizenle kaldmmrn kenanna oturttu. Kendi cle yaruma iliqti. "Sciz konusu rtiya gcirme dersinin ilk boltimti, erkeklik ve digiligin nihai durumlar olmayrp, birleEim noktasrnrn yerleqri-

rilmesi ile ilgili belirli bi edimin sonucu olclufudur," cledi. ve bu edim, do[al olerak, bi isteng ve e$itim meselesiclir. Eski biiyticiilerin en gok ilgilendikleri konu bu oldufuna gcire, ona rqrk tutacak olanlar da onlardrr." Belki de yaprlaczrk tek ussal qey oldufiundan, clon Juan'la tartrqmaya girigtim. "Senin soyledifini kabul edemem ve bunir inanamam," dedim. Yiiztimiin yanmaya bar;lacl$rnr hissecliyordum.

Don Juan, "Ama kadrnr gorcltin," diye cevabr yaprqtrrdr. "Btittin bunlitnn bi oyr"rn oldufunu mu dtirstiniiyorsnn'/'i "Ne dtiqtinece$imi bilmiyoruln. " "Kilisedeki o varhk, gerqek bi kadrn," decli rsrarla. "Bu senin igin neden bu denli rahatsrz edici olsun? o kacluln bi erkek olarak dofmuq oldufiu gerge$i, sadece eski btiyiictilere marifetlerin erkini kanrthyor. Bu seni qagrrrmamah. Btiyiictilti$tin bi"itiin ilkelerini zaten somutlaqtrnnrE birisin. " ig organlanm gerginlikten partlayzrcak gibiycli. Don Juan beni a[rz dalaqr yapmakla sugladr. Zorunln bir sabrrlA, amn gerEekte btiytikltik raslayarak; erkeklik ve cliqilifin biyolojik temellerini agrkladrm ona. "Biitiin bunlan anhyorunr," decli, "ve soylecliklerirrcle hakItsm. senin kusurun, deferlendirmelerini evmsel yapmaya EaItgman. "

rnak gerektnez." Ona kavganln, buna kavga denebilirse e!er, onunla delil, biiytictilti[tin eylemsel yanrnr kabul etmekle ilgili oldr-rlunu anlattrm; o ana dek zaten oylesine zorlama olrnugtn ki benirn iEin gerEek bir sorun yaratmamrqtr. Bir rtiya goriicti olarak, rtiya gcinnede her qeyin olasr olclu$una tanrkhk etmenin, kendi derteyimlerim iginde kaldr[rnr tekrar tekrau vurgulardrm. Kendisinin de bu kanryr, zihin sa$hfrnrn mutlak gereklililinin yiurr srra destekleyip -eeliqtirdifini anunsattun ona. Kiracrnrn olayr olarak sundu[u 6ey akla uygult de[ildi. Temelclen aykrn ve snvunulacak bir yanr olmaynn bir onerme oldufunu belirttim ona.

"Bu qiddetli tepki neden'?" diye sordu, gtiliimseyerek. Sorusu hazrrlftsrz yakaladr beni. Utanrnrrstrm. "Sunrnnr iliklerinre kadar korkr.rtuyor beni," diye itiraf ettirn. Ve ciddiydiur. Kilisedeki kac-lrnrn euhnda bir erkek oldu$unu bilmek nedense m iclerni bulandrnyorclu.

"Bizim konu;tuklzrnmrz temel ilkeler," cliye balrrcrrm. "Bunlar yalnrz buradaki insana cle$il, evrencleki her yere uygundttr. "

"Do[ru, do[ru," dedi sakin bir sesle. "Soyledifin her qey do$ru; birleqirn noktasr ahqrlrnrg konumunda kalchfr stirece. Amar o bitakrm srnrrlann cLqrna grkarrldr[r ve bizirn cliinyamrz artrk iqlevsel olmadr[r zarruul, senin Eok defer vercli[in o ilkelerin higbi gegerligi kalnraz. "senin yanhqrn, ciltirne meydan okuyanrn o srnrrlarm otesine binlerce kez gegrniq oldu[unu unutman. Kiriicrnrn artrk seni ba$layan gtiElerle ba$h olmadrfrnr anlamak iEin clahi ol-

Bir fikir oynarjlyorclu zihnimde: belki de kiracr bir travesticlir. Bu olasrhfr don .Iuan'n sorclurn, cicldiyetle. Oyle Eok gtilclii ki nerdeyse fenalaqacarktr. "Bu gok dtinyevi bi olasrhk," cledi. "Belki .senin eski dostlarrn boyle bi Eey yapardr. Yeni arkadaglarur claha fztzlzt marif-etli ve daha az mastiirbasyoncu. Tekrarhyorurn. Kilisedeki varhk bi kadur. O bi kadrn. Ve bi diqiye ait ttim orgeurleur ve ozellikleri yerli yerinde." Hurzrrca gtili.inrsecii. "Kadurlar seni her zarnan cezbetmiqtir, de$il rnil/ Goriiniiqe bakrlrrsa bu durum senin igin bigilmiE kaftan." Ne;esi oyle yoflur ve Eocuksuydu ki bana da bulaqtr. ifirniz de giilcltik. O kendini tam kaprp koyuvenni; bir gekilde gtiltiyordu, bense tarn bir korku iEinde. O zaman bir karara vardnn. Ayafa kalktun ve hiqbir biEirn veya qekildeki kiracr ile u$raqmak iEin arzu duymadrfunr yiiksek sesle belirltim. Benim segimim, btiti.in bu iqi atlamak ve don Juan'rn evine geri dorunek, oradan clar evime gitrnekti. Don Juan segimimin kendisi iEin bir sakrncasr olmadrfrnr soyledi ve evinin yolunu tuttuk. Diigtirrcelerirn grlgurca yanq l-ralindeydiler. Do$ru geyi mi yapryorum'? Korkudan rnr kaEryorum? Tabii ki hemen kzrrannun clofru ve kagrnrlmiz oldufu yolunda oztirler buldurn. Unutmamah ki, cliye kendimi inanchr-

2t2

RUYA G6RME SANATI

KiRACI

213

dtT, kazanglarla ilgilenrniyordum; ve kiraclnln armafanlan bir mal edinmek gibiydi. sonra kuqku ve merak beni eie geEircli. oltime meydan okuyana sorabilece$im o clenli gok soru vardr ki. Kalbirn oyle qiddetle Earpmaya ba;lach ki vuruqlannr midemde hissediyordum. vuruqlar aniden elginin sesinl clonilrgtii. Bana kanqmama konusundzrki sciztinii bozmuqtu; inanrlm azbir gticiin beni kiliseye dcindiirmek igin kalp atrqlarrmr hrzlancLrcl[rnr, don Juan'rn evine do$ru ytirtimenin benim igin oliimiirne yi.iriimek oldulunu sciyledi. Yiirtimeyi kestirn ve telagla don Juan'a elginin sozlerini agrkladrm. "Bu dolru mu?" diye sordum. "Korkanm ciyle," diye kabul etti, utangag bir tavrrla. "Niye kendin sciylemedin bana, don Juan? Bir cicilek oldu$umu dtiqtindtifitin igin cilmeme gciz rnti yumacaktrn'/" cliye of-keyle sordum. "Oyle durup dururken oltivermeyecektin. Erke becleninin sayrsrz marif-etleri var. Ve bi cidlek oldufun cla hiE aklundan gegmedi. Kararlanna saygl duyarrm, ve onlztnn nerden kuyneklandrfrna da rnetelik vermem.

Don Juan kiractnm arma$anlanntn olafaniistii oldu$tlnu, ama bedellerinin de Eok ytiksek oldu[unu belirtti. Ve kendisinin ne armafanlan, ne de bedelini onaylamadrfrnr soyledi. "GerEek karannt vetmeden {ince," diye devam etti, "bizim btiyiiciiyle olan ttim gciriiqmelerimizin aynnttlannt bilmek zorundastn."

"Bunun hakkrnda baqka higbir qey duyrnamayr ye[lerinr, don Juan," diye rica ettim. "Bilmek senin gorevin," dedi. "Baqka tiirlii nztstl karar vereceksin'1"

"sen de yolun sonundasrn, benim.gibi. Bu ytizden gergek bi nagual ol. Ne oldufiundan utanma. Odlek olsaycLn, vrnrirrn yrllar cince kor*udeur olmtir} olurdun. Fakat e$er oliime meyclan
okuyanla karqrlaqrnaktan Eok korkuyorsan, o zaman onunlar yi"iz yize gelmektense cil, daha iyi. Bunda utanrlacak bi qey yok." "Haydi kiliseye geri dcinelim," cledirn, rniirnktin oldufu kadar sakin olmaya gahqarak. Don Juan, "iqte qimcli meselenin can ahcr noktasrna geliyoruz!" diye bafrrdr. "Amzr cince, parka gidip bi banka oturahm ve segeneklerini gdzden geEirelim. Bunef zalnan ayrrabilirtz; zaten oniim{izdeki iq iEin daha gok erken." Yiiriiyerek parka dondtik ve hemen boq bir bank btrlup oturduk. Don Juan, "$unu anlamahsrn; yalnrzca sen, kendin, kiracr ile karqrlaqrp karqrlaqmermaya veya arma$anrnr kabul ya cla reddetmeye karar verebilirsin," dedi. "yalnrz karann kilisecleki kadrna soylenmeli, ikiniz baq baqayken; aksi takclirde geEerli
olmaz. "

"Kiratct hakkrnda ne denli az bilirsem o denli iyi durr-rmda olmaz mrylm sence?" "Hayr. Tehlike gegene kadar saklanma meselesi cle$il btt' Bu, gerEek ant. Biiyi.ictilerin diinyastndit yaptrfrn ve deneyinrledifin her qey seni bu noktaya yonlendirdi. Bunu soylernek istemedim; Eiinkti biliyordum ki erke bedenin sana soyleyecekti, ama bu ranclevuclan kurtuluq yok. Olsen bile. Anhyor muslln'J" Omuzlanmdztn tutup sarstt beni. "Anltyor muslln?" O kadar iyi anhyordutn ki, korkulnu ve rahatstzltfrmr ya-

trqtumak iEin bilinglilik dtizeyimi defiiqtirmesinin miimkiin olup olmadrfirnt sordum ona. Hayrr diye patlayarak beni nerdeyse yerirntten stgrattr. "Kiracr ile stikunet iginde ve nihai bi kararhhkla ytiz yiize gelrnelisin," diye devam etti. "Ve bunu baqkasrna yetki vererek yapttmtustn." Don Juitn oliime meydan okuyan harkkrnda bana zaten itnlatmrrs oldu[u qeyleri sakin bir bigimde tekrarlamaya baqladr. Onu dinlerken, kafamdaki karrqrkh$rn bir krsmrntn onun sozciikleri kullanma bigiminden kaynaklandrfrnr fark ettim. Ottime meydan okuyant Ispan- yolca el desufiente da lu nutertc,ve "kiracl"yt da el incluilino olarak adlandtrtyordtt, ve bunlann ikisi de kendilifinden bir erke[i ifade etmekteydi. Fakat kiracr ile kendi hatttntn naguallart arastndaki iliqkiyi betimlerken, don Juan ispanyolca dilinin erkek ve clir;i cinsiyet belirteqlerini stirekli kaniittrarak zihnirni karmakanqft etrniEti. Dedi[ine gore, kiracmm bizim silsilernizin naguztllartndan aldr$r erkenin karqrhfrnt ddemesi gerekliydi; arna ne ile ode-

2t4

RUYA cOnME SANATI

KIRACI

2t5

miqse, bu, o bi,iyticiileri kuqaklar boyunca balh tutrnuqtu. o naguallardan aldr$r erkenin karrsrh$r olarak, kilisedeki kaclrn, onlitra birleqirn noktalanltrn yerlerini kendisirtirr seqti$i belirli bi takrm konumlara yerleqtinnek iEin tarn olarak r-te yipr,raklarrnr ci$retmiqti. Ba;ka bi cleyiqle, o aclitmlann hepsini, birleqirn noktastntn cinceden seqilnriq belirli bi konurnu ve onun ti.irn etkilerini kapsayem bi erk amraEanryla kencline bu{lumr$tt. "Bu 'ttirn etkileri' soziiyle ne clemek istiyorsun, doir Juan'J"

rum. Kilisedeki kaduun yalnrzca di.iqktinliik gristermekten iraberi var. Hig sadelik, olgtiliiliik yok o kacfuncla. Ornefin nagual Julian'a birleqim noktasrnr, aynr kenclisi gibi, bi kailn ohnak iizerc ayarlanrayr ci$retti. Benirn qifir br"rlrnaz bi qehvet rJi"i;kiinti olan velininretirne bunu 6[r'etrnek, bi ayyaqa igki vermek gibi bi qeydi." "Alna hepirniz kendi yaptrklarunrzclan kelrclimiz sorunrlu de[il nriyiz'?" "Evet, aslrnda oyle. Yalnrz bazrlanrnrz sorumluluk alrnakta dilerlerinden claha tttzltr zorlanrr. Bu zorlulu bilerek arttrrnrak; o kadrnrn yaptr[r gibi, tizerinize gok fazla gereksiz baskr koyrnaktrr." "Kilisedeki kadrnrn bunlern bilerek yaptrlrnr nerclen biliyorsun'?"

"Bu Annalanlann olumsuz sonuglannr sciylemek istiyo-

"Bunu benim Eizgirnin naguallernnrn ttinri"ine yaptr. E[er kendimize di-irtistEe ve adilane bakars:rk, ciltime rrl.yilun o[ryanrn, bizi anna[anlanyla qok cli"iqki.in, bafrrnh bi btiyi.ictiler silsilesi haline getirmig oldu$unu kabuI etrnemiz gerekir." Dili kullanrrsrnclaki tutarsrzlrfir clirha fazla griz arcfu eclenredim ve yakrndun. "Btiyiici.i hakkrncla ya kacirrr, ya cla erkek olarak konuqman gerck; ikisi birclen olmaz," cleilinr, sertEe. "Zaten kaskatryrm; senin cinsiyet belirtecini keyfi kullanrnirn beni btisbiittin teclirgin ecliyor. " "Kenclirn cle gok tedirginirn," cliye itiraf'etti. "Arna gergek qu ki, oltinre meydan okuyan. ikisi birclen: erkek ve cliqi. Beir o btiytictini.in degi.limini hoq karqrlaunayr hig becererneclim. Senin de boyle hissedece[inclen eminclim, onll ilk kez erkek olarak grirrntiE oldu$nn iEin."

Don Juan bana yrllar oncesinden bir giinti antmsattt, beni oliirne meydan okuyana goti.irmtiqtii, ve ben bir adamla; ne yaqh, ne de genE olan, gok zayrf yaptlt, garip bir Krzrlderili ile tanrqmrqtrm. Akhmcla en fazla kalitnlar, garip aksant ve giiya gorrnti; oldu$u qeyleri anlatrrken kullandrfr ahqrlmadrk bir mecazdr. Mis o.jos se paseoron, diyordu; gozlerim iizerinde yiiriidii. Ome$in, "Gcizlerinr ispanyol miff-erlerinin tizerinde yiiriidii," derni;ti. Bu olay zihnirnde ciyle stireksizdi ki, ben hep buluqmamrzrn sadece birkag dakika siirdii$iinii dtigtiniirdtim. Don Juan bana sonradan oltime meydan okuyan ile birlikte taun bir giin boyunca gitmiq oldu[umu soylemiqti. Don Juano "Neler olup bitti[inin farkrnda mlstn diye daha cince ofrenmeye gahqrnamln nedeni," diye devam etti, "ytllar once oltime meydan okuyana bu ritndevuyu senin verdifini di.igtinmemdi." "Bana gereksiz paye veriyorsun, don Juam. Geliyor muyum, gidiyor mlryum, onu bile bildi[im yok ;;u anda. Sana bildigim.fikrini ne verdi'1" "Oltime meydan okuyan senden hoqlanmrq gibiydi. Bu yiizden onun sana zaten bi erk anna$anr vermiq olabilecefini di.iqiinrniiqtiim;sen antmsayamasan da. Ya da senin kendisiyle randevunu ayarlamrq olabilirdi; kadrn oldu$u zaman iEin. Sana kesin yonergeler vermiq olabilece$inden bile kugkulanmtgtrtn. " Don Juan, oltime meydan okuyarun, kahplaqmrg altqkanhklarr olan bir yaratrk olarak, onun hatfirun naguallanyla daima nagual Sebastian ile yaptr[r gibi ilk once bir erkek olarak, bir sonraki sefer de bir kadrn olarak buluqtu[unu soyledi. "Neden oli.ime meydan okuyarun armafanlanna erk arma$anlan diyorsun? Ve bu gizem niye?" diye sordum. Sen kendin birter;im noktant istedilin konuma gevirebiliyorsun, oyle de[il mi?" "Onlar erk anna$anlarr olarak adlandrrrltyor, Etinkti eski Ea[ btiyiictilerinin cizel bilgilerinin tirtinleri," dedi. "Arma[anlarm gizemi qurada; oltime meydan okuyarun dtqtnda, bu di-inyada hig kimse bu bilginin bi orne$ini bize veremez. Ve elbet[e, ben birleqim noktamt istedifiim yere gevirebilirim; insantn

216

RUYA GORME SANATI

RACI

2t7

erlte biqiminin iginde ve drqrndzr. Ama benim yaparlachfrnr, ve yzthttz ciltinre meydan okuyanrn yapabildigi qey, bi.itiin o kouumlann her birinde tam algrlarma, tam birlegiklik iEin erke bedenimle yapntam gerekenlerdir." Sonm, modern ga$ biiyiictilerinin birleEirn noktasrnnr binler ve binlerce olatst konumunun aynntrlarnnr bilmecliklerini
agrkladr.

"Aynntrlarla neyi kastediyorsnn?" diye sorclurn. "Birlersim noktastntn belirli konumlarcla sabit tntulrlasr igin erke bedenini e$itmenin cizel yollern," cliye yanrtlach. Kenclini cirnek verdi. oltir-ne meyclan okiyanrn ona vercli[i erk annafanrrun, birleqirn noktasrnda bir karganrn konumu, ve bir karganrn ti.im algrltrmasrnr elde eclebilmek iEirr erke bedenini knllanmanrn diizeni oldu[unu anlattr. AErklanrasrna gdte, tam algrlama ve tam birlergiklik eski btiytictilerin neye mal olursa olsun peqinde olcluklan qeylerdi; ve kencli erk amrafanr cirne[inde, tarn zrlgrlamaya, inszrnur kannaqrk bir rnakineyi gahqtrrmayr o$renrnesi gibi, titiz bir cifrenrne stirecinclen gegeiek adun adrm ulaqmrqtr. Don Juatt aErklamalatrttt t si.ircli-irerek, gi,i ni.im lizt-in nroclern biiyticiilerinin go$unr-rn, tqrltrh yurnurtunrn igincleki insan b:r!lan denen, veya evrenin erkesinin salt insansal cephesini oluryturnn ince bir demet rgrltrh erke lifinin tarafrncla kalacak qekiide haflf kayrnalar clenecliklerini soylecli. Bu bafrn oteJincle, ama hile rqrltrh yumurtanrn iginde, btiytik kayrnaleu-rn iilemi yatar. Birleqim noktasr o alandaki herhangi bir yere kayarsa, algrlama hAlC bizinr igin kavranabilir cltizeycleclir; anra algutrrr tam olmasr iEin son derece arynntrh bir iqlertrler clizini gereklidir.

Don Juarn, "Organik olmayan varhklar seni ve Carol Tiggs'i son yolculufunuzda bi btiyiik kaynra iEincle tanr birleEiklik edinmenize yardrm ederek oyLrna getircliler'," clecli. "Birleqim tloktalartntzt miimkiin olan en uzak konurna getircliler; sonra sanki gi.indelik di.inyanrzda imiqsiniz gibi algrlamanrz igin yardrm ettiler. Nerdeyse olanarksrz bi qey. Bu ttirclen bi algrlama yerpmasr iEin bi btiyiictintin uygulama bilgisi, ya cla etkili dostlan olnrasr gerekli.

Arkaclaqlannlz sonunda size ihanet edip, seni ve Carol'u terk eclecekler, sizi kencli ba;rnrzrn Earesine bakrp o diinyada canh kalabilmek iqin gegerli olgtileri o[renmek zorunda btrakacaklardr. En sonunda a$zrna dek uygulama ytintemleriyle clolu bi halde kalakalacaktrnrz, aynr o gok bilgili eski biiyiici.iler gibi. "Her btiyiik kaymarnrn farkh iE ir;leme ycinternleri vilrdlr," cliye clevanr etti, "ve galdaq biiyticiiler bunlan ancitk birtregim noktalarrnr herhangi bi biiytik kayrna konumunda yeterli siire sabitlerneyi biliyorlarsu ofrenebilirler. Bunu yaprnak igin gerekerr cizel bilgiyi yalnrz eski gaf btiytici.ileri biliyordu." Don Juan, kaymalarla ilgili ozel yonternlerin nagual Sebnstian'clan once gelen sekiz nagual taral'rndan bilinrnedi[ini, ve kiracrnln nagual Sebastian'a birleqim noktnslntn on yeni konurnunda tarn algrlanra elde etme yolunu gosterdilini anlatarak clevarn etti. Nagual Santisteban'a yecli tane gostenniqti; nagual Lr.r.jan elli, nagual Rosendo altr, nagual Elias dort, nagual JuliAn or-l altr ve kenclisi de iki tane alnrrqlardr; bu cla birleqim noktasrnda kencli silsilesincc bilinen toplarn cloksan beq konum yapryorclu. Bunu silsilesi iEin bir lvanta.i olarak nrr gordi.i$iinti soracak olursanr, olurnsuz yarrrt vermek zorundn kalacalrnt soyledi; Etinkti hr annaLanlarrn a!rrlr!r orrlarr eski biiyi.ictilerin ruh haline yakla;trrnrr;tr. "$irncli kiracr ile buluqrna srrasr sende," diye clevarn etti. "Belki sana verece[i arntafanlar ttirn dengemizi de[iqtirecek, ve bizirn silsilemiz cle eski biiyticiilerin clefierini dtiren o karanh[rn igine clalacak." "BunLul ciddiyeti oyle korkung ki, hasta ecliyor," cledirn. "Serrin clr-rygularrnr kesinlikle paylaqryorum," dedi, ciddi bir il'ircleyle. "Bunun her ga[daE nagualrr-t en zorlu slr]avr oldu[r-rnu soylernernin sana ervuntn olmayaca[rnr da biliyorum. Kiracr kadar ya;h ve gizenrli bi qeyle ytlz yLize gelmek yalnz hurpr verici delil, tiksindirici de. En azrndan benim igin oyleydi, hiili da dyle." "Neclen bunu stirdtimrek zorundzr olayrm, don Juan?" "Qiinkii bilmeden, oltime meydan okuyarnrn rnticadele davetini kabul ettin. O$renirn siirecin iqinde, zarnanr geldi[inde

2r8

RUYA CORME SANATI

senden bi onay aildrm, aynr benim ci$retmenimin benclen almrq oldu$u yontemle, grzhce. "Ben de aynr dehqetten gegtim, yalmz benimki biraz claha zalimce olmugtn." Krkrrclamaya baqlacL. "Naguail Julian tliyler iirpertici qakalar yapmay:r merakhydr. Bana grlgnca aqrk oldufunu soyledifi giizel ve ihtirash bi duldan bahserrniqri. Nagual beni srk srk kiliseye gottirtirdii, ve kadrnr bana bakarken goriirdtim. Gtizel bi kadrn oldu$unu dtiqtintiyordum. Ben cle arbazarn bi geng adamdrm. Nagual kadrnrn benden hoqlanchlrnr soyledi$inde, kendirni kaptrrdrm. uyanrqrm Eok epey tatsrz olclu." Don Juan'rn yitirilmiq masumiyeti amlertan hareketine giilmemek igin kendimi zor tutturn. Sonra igine di.iqttifi.i durum

komik defil, dehqet verici gciriinmeye baglatdr bzrna. "Emin misin don Juan, o kadrnrn kiracr oldu$una?" cliye sordum; belki bunun bir yanh;hk, ya da kotti bir qaka olclu$unu urnut ederek. "Qok, gok eminim," clecli. "Ustelik, kiracryr unutacak kadar budala olsitm bile, gordti$tim beni yernrltmzrz." "$unu mu demek istiyorsun, don Juan; kiracr larkh bir ttir erkeye mi sahip?" "Haylr, farkh bi t{ir erke defil; ama normal bi insanclan kesinlikle frukh erke nitelikleri var." "Tamamryla emin misin, don Juan, o kadrnrn kiracr oldu$una?" diye tisteledim, garip bir nefret ve korkuya kaprlarak. Don Juan, "Kiracr, o kadrn!" diye bafrrdr, higbir kuqkuyu kabul etmeyen bir sesle. Sessiz kaldrk. Scizci.iklerin citesinde bir panik iEinde, bir sonraki acilmr bekledim. Don Juan, "Silna dolal bi adam ya da do$al bi kadrn olmanm, birleqim noktasrnln yerleqtirilmesi meselesi oldufunu daha once sciylemii;tim," dedi. Dolal sozciiftiyle, bi erkek ya cla bi diqi olarak dolmuq birini kastediyorum. Bi gortictiye, birleEim noktaslnln en parlak krsmr dirgilercle drqan do!ru gciriiniir, erkeklerde ise iEeri do$ru. Kiracrnrn birleEim noktasr ashncla igeri bzrkryordn, fnkat onu kendi gevresinde dondtirerek degi$tirdi ve yumurta Eeklindeki erke bigimini kendi etrafrncla krvnlmrq bi kabuk gortintimtine soktu."

T2
Kilisedeki Kadrn

on Juan'la sessizlik iEinde oturduk. Sorularun ttikenmigtiio da bana uygun olan trer qeyi siiylemiq gibi goriiniiyordu. Saat yediden geE olamazdt, ama nieydan olalandrqr biEimde boqalmrqtr. Ihk bir geceydi. O kasabada insanlar genellikle gece ona ya da on bire kadar rneydanda dolaqrrlardr. Bana olanlarr birkaE dakikada yeniden gcizden gegirdim. Don Juan'la birlikteki zrunAnrm sona eriyor-

2?O

RUYA GORME SANATI

KILISEDEKI KADIN

22t

du. o ve grubu, btiytictilerin bu dtinyayr terk etme ve cli"iqi.intilemeyecek boyutl;rra girme hayalini gerEekleqtireceklerdi. Riiya gonnedeki srnrrh baqarrmr ternel alc|$uncla, iqlelnlerini hayali de$il, fizlasryla ciddi buluyordurn; mantrfa aykur cla olsalar. Bilinmeyeni algrlarna araylgl iEindeyctiler, ve bunu barsarmrrslardr.

Don Juan, riiya gonnenin birleEim noktasrncla dizgeser bir yer defiEtirrneyi baqlatarak algrlanabileceklerin alanrnr geniqletti[ini, ve boylelikle algryr ozgi.irlti$e kavulturclu[unu soylemekte haklrydr. Grubunun btiyiictileri iqin rliya gormek, algrlanabilecek difer di.inyalann kaprlannr aEnrakla kahnarnr;, onlan bu llernlere tanr bilinglilikle girmeleri iEin hazrrlarnr.,str. Onlar igin rtiya gormek sozlerle anlatrlamayacak erssiz bir qey haline gehnirsti, dofiilsr ve kapsamrnclan ancark dolaylr bigimcle bahseclilebilecek bir qey; don Juan'rn ondan evrenin rqrfrna ve karanlrfrna aErlan kapr olarak scizi.ini,i etti[inde olclufu gibi. onlar iEin Eozi.irn bekleyen tek bir;ey kalmrqtr: benirn oliirne rneydan okuyan ile kar;rlaqmam. Don Juan'rn beni onceclen haberdar etnredifil]e ve kendirni daha iyi hazrrlayarnetcLfrnra hayrflanryordunr. Fakat o her $eye hiEbir uyan yapnraksrzrn, hazrrhksrz girirsen bir nagualdr. Parkta don Juan'la otump olaylarur geliqrnesini beklerken, bir an iEin iyi idare ecliyor gibiydim. Arna soura cluygusal clengem iniqe gegti; ve goz aErp kapayana clek, karanhk bir unrntsuzl u[un cli [r irr i boyl adr m. Gi.ivenl ifirn, amag larun, clt_i nyaclak i rumutlanm, kaygrlanm ile ilgili ktigiik hesaph cltiqtinceler [arafindan saldrrrya ufraurrqtrrn. Bununla birlikte, inceleyince tek gergek kaygrmrn olasrhkla clon Juan'rn cliinyasrnclaki tiE yolcla!rnla iliqkin oldulunu kubullenrnellr gerekiyorclu. Ustelik, iyice diigtindiigi.irnde ashnda bu bile gok tasa venniyordu bana. Dorr Juaur onlara ne yaprrcaklannr dairna bilen kachn biiyiiciiler olmayr o[retrniqti; ve daha da rinernlisi, bildikleriyle ne yapnralan gerekti$ini de her zaman bilecek gekilcle hazrrlarnr;tr onlan. Keder cluymik igin btiti.in olasr diinyasal nedenler uzun stire rince iizerirnden srynlmrrstr; bana kalan yalnrzca kendinr igin dertlenmekti. ve utanrnadan kendirni buna kaptrrclun. yol boyu

son bir dtiqkiinJtik daha: oltime meydan okuyetnrn ellerinde olme korkusu. Oyle korkmaya bai;ladrm ki midern alttist oldu. Oztir dilemeye gahgtrm, ama don Juan giiliiyordu. "Korkudan da$rtrna konusunda higbi qekilde tek degilsin," dedi. "Ben rili.ime meydan okuyan ile karqrlaqtrlrmda korkudan altrmr rslatmrgtrm. Inan bana." LJzun, dayemrlmazbn dakika boyunca sessizce bekledirn. "Hazff nilsln?" diye sordu. "Evet," dedim. Ayafa kalkarken ekledi, "Oyleyse giclelim cle ateE hattrncla nasrl cluracalrnl gcirelitn." Kiliseye doniir; yolunda one geEti. Bugtine clek, biittin giictimle u[raqarak o yiiriiyiigten anrmsayabildifirn tek qey, don Juitn'rn beni yol boyunca bedensel olarak siirtikledi$i. Kiliseye vanqlmr ya da igeri giri;imi hatrrlanrryorum. itt< ztnrmsadrfrm gll; uzun, eskimig bir tahta srrada, daha once gordiifiim kaduln yeurrnda diz gokrniiqtiirn. B ana giilii mstiyordu. Urn u ts r-rzc a e traftrla bakurdrm; don Juan'r segmeye galr;ryorclum, arna gori-intirde yoktu. Kadrn kolumu yakalayrp beni tutrnasaydr, cehenuemden kaEan bir yar:rsa gibi drqarr uqacaktun. Kadrn bema, "Benirn gibi ki,iEiik bir zavallrclan neclen korkasur ki'?" diye sorclu, ingilizce. Diz qokrniiq olduflum noktaya yapl$rp kalmrEtun. Beni anrnda ve tamamryla ele geEiren qey, sesiydi. En derindeki anrlartmt yi"izeye gtkaran ne vardr o grcrftrlr seste, tiurrnrlayamal-n. O sesi hep biliyonnuqum gibiydi. Orada krmrltrsrz kalakalmrEtun, sesle btiyi-ilerrrniq olarak. Bana ingilizce bir gey sorclu, ama ue cteclifini Erkarantadrm. Bana anlayrqla gtiliirnsedi. "PekllA,'l cliye ispanyolca frsrldacil. Sa! tarafrmda diz gokrnii;tti. "Gergek korkuyu anlanrn. Onunla yaqryorpm." Onr.rnlzr-konuqmak iizereyken, kulafirmrn iginde elginin sesini duydurn. "Bu Hennelinda'nur sesi; stitannenin," dedi. Hermelinda hakkrnda tek bildifim qey, freni patlarnr$ bir kamyon tarafrndan kazayla ezilip olrntiq oldufuna clair anlatrlanlardr. Kadrnrn sesinin bende bu denli derin, eski anrlan uyandrnnasr benirn igin Eok sarsrcrydr. Qok acr verici bir hr,rzursuzluk anr
yaqadrm.

222

RTJYA CORME SANA'fI

xiI-iSEDEKi KADIN

223

le. "Ne ola$antistii! Memerni ister lnisin'1" Giiltiqi.i


sarsryordu.

"Ben senitr si.itannenim," decli kachn, yumuqak bir ifircleybeclenini

"Toparlayabildi[im tiim erkemle, akhmdakini soyledim


onn. "Buyur, al erkemi," dedim. "Benden sann bir armafittn bu, ama ben senden higbir erk itrmafianr istemiyorum. Ve br.rnda

So$ukkanhh$rrnr koruyabilrnek iEin gok btiytik gaba harcryordum, ancak yine cle hrzla kotiiye gitti$irni ve gok geqnteden akhmr kergrracnfunr biliyorclunr. Kndrn, alEak sesle, "Sen benim rsakalanrna aldrrma," dedi. "Gergek qu ki, senden gok hoglunlyomul. Erke kaynryorsun. Ve biz iyi geEineceE z." Iki yaqhca adam tam oni-imtizcle diz Eoktiiler. Bir tanesi meraklzr doniip bize baktr. Kadrn ona hiE alcfunnacfu ve kula$rma fisrldamaya devam etti. "Brrak elini tutayrm," cliye rica etti. Anta ricasr bir emir gibiydi. Hayrr demektert Aciz, elimi ona teslim ettim. "Teqekktir ederim. Bnna inancrn ve giivenin igin teEekktir ederinr," cliye fisrldadr.

Sesini cluymak beni Erldrrtryordu. Grcrtrh tonu gok egzotik, tam anlamryla kadrnsrydr, onu higbir koqulda, sesini kacfin sesine benzetmek iEin u$raqan bir crkelin sesi olarak dtiqi"inmern mi.imkiin defildi. Grcrrtrhydr, ama grrtlaktan gelen, veya kaba tonlu bir ses de$ildi. Daha Eok gakrllann tistiinde yumuqak bir qekilde ytiriiyen grplak ayaklann sesine benziyordr.r. Beni kuqatan gortinrnezbtr erke perdesini yrrtmak iEin biiyiik bir u[raq verdim. Baqardr[tmr sanryordum. Kalktrm, gitmeye hazrrdrm, ve gidecektim de, e[er kadrn da kalkrp kulafrma frsrldamasaycll, "KaEmer. Sana srjyleyece[im oyle Eok i;ey var ki." Merakla duraklayarak, kendilifimden oturdum. Tuhaf bir Eekilde, huzursuzlu[um aniden yok olmugtu, korkum da oyle. Hatta kerdrna soru soracak gticti bile buhnuqtum, "Sen gerEekten bir kadut mlsln'?" GenE bir krz gibi, tath tath krkrrdndr. Sonra anlaqrlmaz biri ctimle soyledi. "Kendimi korkutucu bir adama dontir;tiirtip sa- ' na zarar verecelirni dtii;iinmeye ctiret edersen, oli-irniine yelnlllrsln," dedi; o garip, btiytileyici sesi daha da vurgulayarak. "serl benim velinimetimsin; ben senin hizmetindeyim, senclen cince gelen ttim netguallann hizmetinde oldu[um gibi."

ciddiyirn." "Senin erkeni karqrhksrz alamttm," diye flsrldadr. "Aldtfrm r;eyin karErh$rnr oderim. Anlaqma boyle. Erkeni kar;rhkslz vermek budalacil olur." "Ben biittin yagamtm boyunca bir buclala oldum. inan bar-rn," dedim. "Setna bir annapan vermeye kesinlikle giiciirn yeter. Benim agrmdan hiEbir sorun yok. Erkeye gereksinimin var; al onu. Gereksiz qeyler ytiklenmeye niyetim yok. HiEbir qeyirn yok, ve bundan Eok memnunum." "Beiki," dedi, cltiqiinceli bir qekilde. Salcilrgan bir tavrrla; erkerni almaya iliqkin tni, yoksa higbir qeyirn olmadrfrndan lnelnnlln oluquma rnr belki dedigini sordum. Keyit'le krkrrdadr ve bu denli ctiurertEe sundufurn erkemi alitcafrnr, alnit bir odernede bulunmasl gerektifini soyledi. Ba na aynl deferde bir qey vennesi gerekiyorrntl$. Konuqmastnt dinlerken, Ispanyolca'yt Eok aqrrl bir yabancr ;iveyle konuqtulunu fark ettim. Her sozciifiin orta hecesine aylncl bir ses yerlegtiriyordu. Yitqamtm boyunca ciyle konuqan hig kirnse duymamtEttnr. "$iven Eok ola$ani,isti"i," dedim. "Nerenin qivesi btt'J" "Nercleyse sonsuzltt[uu," dedi ve igini gekti. Anla;rtraya ba;larnrqtrk. Neden iE gegirdigini emltyordum. Kalrcrya en yaktn Eeycli o, bense geEiciydim. Bu, benitn iistiinIti$i.imdi"i. Oltime meydan okuynn kendini koEeye sftrEtrnnrqtr;
oysu ben ozgtirdiir-n.

krr* yaqlan arastnda gori"iniiyorclu. Koyu tenli, tam bir Krzrlderili kadulydr; oldukEa giiglii kuvvetliydi, aura qiqman hatta iriyan bile defildi. Kollan ve ellerinin cildinin dtiz, kaslttrlntn stkt ve diri olduklartnr gorebiliyordum. Boyunun yaklaqrk 1,80 oldufunu tahrnin ettim. Uzun bir elbise giyiyordu, siyah bir gah ve deri sandaletleri vardr.Diz Eokmtiq durdulu yerde ptirtizstiz topuklartnr ve gtiqlii balcLrlannrn bir ktsmtnt gcirebiliyordum. Beli inceydi.
Onu dikkatle inceledirn. Otuz
bers

'J^l

RUYA CORME SANA'I'I

KiLiSEDEKi KADIN

225

$ahyla saklayanrach$r ya rla saklarnak isternedi[i iri gogtisleri vitrdt. SaElarr sinrsiyahtr vc uzun bir ol'gt"i yapllrnrrstl. Giizel cle!ilcti, fnkat gosteri;siz cle sayrlrnazch. Hatlan higtrir ryekilde Eaq)tct degildi. Kirnscrnirr rlikkatini q:ckmeyecefini hissettinr, yalnrz yarr kapalr goz kapaklarrnrn urclnrcla saklr tuttufu gozlerinin drErncla. Giizleri muhteqcnrcli; aycllnlrk, huzur clolu. Don Juan'rnkiler lririE, hiE dalra parlak, claha ya$am clolu grizler gorn-rerniqtim.

laqtrfrmrzr sciylemek ister gibi dostEa kolurlu srktr. "Bir Armafan vermek yerine, bana yolurnda yardnncr olacak bir gey soyleyebilir misin'?" cliye sordurn ona. Baqrnr iki yana salladr."Haylr," diye fisrldadr. "Qok firzla fnrklryrz. Di.iqi.indiifiimden de fiula. " Kalktr ve yana do$nr kayarak srranrn dr;rna Erktr. Sunafa clo[ru ddrri.ip becerikli bir qekilde tliz Etiktti. ]{ag grkardr ve sol yannnrzdaki btiytik yan sunafa do$ru kendisini izlernemi iqaret etti. Gergek boyutlardaki bir gamrrhln oniinde diz gokttik. Bir qey sdyleyecek zamannn olmaclirn, o konu;tn. "Qok, Eok uzun bir zarnandan beri yar;ryorlrm," decli. Bu uzun yafamr stirdiirrnemirr necleni, birle;irn noktamrn kaymalannr ve devinimlerini c'lenetlenlern. Ayrr zarlanda, lruracla sizin diinyanrzd:r tazla kahrryorLun. Senin hattrnm naguallarurclan aldr[nn erkeyi iclarel i kullanmiul gerek." "Difer cliinytlnrda var olnrak uasrl bir Eey'?" cliye sordum. "Scrrin rtiya gorrnencleki gibi; sadece claha fazla devingenlife sahibinr. Vc istedi[inr her yercle daha uzun kalabilirinr. Aynr senin istersen riiyalannrn birirrin iginde daha uzlul kalabile-

Gozleri beni tamamryla rahatlatrnrqtr. Bdyle gozler k6tti niyetli olanrazdr. Bir gi.iven ve iyinrserlik dalgasrna kaprlctm, onu ttim ya$atnlm boyunca tanlyonnll$Lun gibi hissecliyordum. Ytlnrz baqka bir Eeyin de farkrndaydrrn; cluygusal dengesizli!imin. Don Juan'rn dlinyasrnda bu beni lrep rahatsrz ederdi, yoyo gibi olrl:rya zorluyarak. Mutlak giiven ve anlayrq anlarr ya{ilyordum, hemen zukasrndan a;a!rllk kLrqkular ve gtivensizlik soktin ediyorclu. Bu olay cla tarklr ohnayacktr. Kuqkucu zihnirnde birdenbire bir uyan belirmiqti; ben bu kadrnrn trlsrmrnir
kaprlmaktaydrm. "Ispanyolca'yr geg yaryta ofrendin, clefil mi?" diye sordunr, sadece cli,i;i.incelerimin afrrhfrnclan kurtulup kadrnrn onlarr okumasrnr onlemek iEin. "Dahn dtin," cevabrnr yaprqtrrdr ve billur gibi bir kahkaha attr, ktigiik, qagrlacak beyazhktaki diqleri bir srra inci gibi prnldaryarak.

ccfin gihi."
"Bu diinyadayken, yalnrzca bu brilgede rni karhyorsnn'?" "Hayrr. lstecli[im hcr yere giderim." "Hep bir karhn olarak mr gidiyorsun?" "Bir erkekten dalrii Lrzun si-ire bir kacLn olclum. Bundan kesinlikle claha gok lrorslanryorunr. Sanrnm bir elkek olntanrn nasrl olclu[unu nercleyse unutturn. Ben ti-irrti-iyle cligiyim!" Elinri tuttu ve kasrklrrnr.ra defclirdi. Kalbim bofazrmcla atryordu. GerEekten bir cliqiydi. "Erkeni karErhksrz alamam," dedi, konuyu de[iqtirerek. "Baqka ttirlti bir anla;rxaya vannahyrz." BaEka bir cli"inyevi uslanrlarnir dalgasr sarmrqtr beni o ara, Bu di,inyirda iken nerede yaqadr[rnr sonnak istiyordr"rm. Yanrt rulrnarl iEin sorumu seslenclinneye ihtiyacnn yoktu. "Sen benclen qok, Eok daha genqsin," decli, " ve daha qimcliden insanlara nerede yaqaclrfrnr anlatmakta zorluk Eekiyorsun. Hatta onlarr salrip olclu$un ya da kirasrnr odedifin eve go-

Ins:urlar dontip bize baktrlar. Duaya dalmrqtm gibi baqrmr e[clirn. Kadrn bana biraz daha sokuldu. "KolrnEabilecefirn tz bir yer var mr'/" cliye sorclurn. "Burzrda konuquyoruz ya," dedi. "Senin hattrnrn tiirn naguallan ile burada konu;turn. Frsrldarsan, kimse konuEtu[Llmuzu

itttlityatnaz." Ona yagul sonnak iEin ciliiyordurn. Anra bir diil;tince ilnclada yeti;ip itkltmr batgtura getirdi. Yirqrmr itiraf etmem iEin yrllardrr bann her Eeqit tuzafr kuran bir arkacla$rmr irnrmsarnrqfrnr. Ktigtik ltesaplarrnclan hep tiksinirclint, ve qirndi ben cle aynr fekilde davranltrak tizereydirn. Heuren toparlandrnr. Bunu ona anlutntak istiyordunr, salt kclnugnlayl si-irdiirnrek iEin. Aklundan geEenleri biliyor gibiydi. Ayrrr cliiqi"inceyi pay-

226

I{UYA COITIUE SANAl'I

KILISEDEKI KADIN

227

ti.irsen bile. orasr yaqadr$u'r yer dg:f;i1."

"Sana s<tnnuk istedifinr o],[e Eok fey var ki, atna bi.iti.in yaptrfnn aptalca le],ler clii;Linmck." cledint. "Bana bir gey solrlran gerekrniyor," diye devam etti. "Benim bildiklerirni zaten biliyorsun. Bir silkinmeye gereksinrnen vardr, zaten bildiklerine salrip qrkuran iqin. Ben sana o silkin-

rneyi sallrvorunr." Sadece aptalca qcyler di,iqi.inmekle kalmamrt, oyle etkisi altrna gim-rigtinr ki; onun bildiklerini benirn de bildi$imi soyledi$i anctu. hcr qevi bildi$irni, arfrk ona sorular sorma gereksinimirn ohnadr[rnr hissetmeye ba;larnrqtun. Giilerek ona saflr$undan scjz ettim. "Snf delilsin," cliye gi-ivence verdi. yetkeyle. "Her geyi bilil,orsun, qtinkti gu anda ti.imtiyle ikinci dikliattesin. Qevrene
bitk !"

Bir an igin. goriiqi.imii odaklayanradrm. Tam anlamryla, gtizlerirne su ginni; -uibiycli. Gciruiqtirnti ayarladr$uncla, ola$aniistti bir qey oldr-rpunu anladrm. Kilise farkhydr: daha karanIrk, daha nleglu.n, r'c bir bakrma. daha gergekti. Kalktrm ve orta srralara do$ru birkaq adrni attrnr. Gdzlirne takrlan, srralar oldu; keresteden de$il. ince. carprk gurpuk direklerden yaprlmrqlardr. Bunlar ev vaprrnr sralarcL: rnuhte;em bir tilq binanm iEine yerlegtirilnriqlerdi. Kilisedeki r;rk da
ferrkhS'c11. Sarrmsr

"Higbir qey duyamlyorum," dedim kadna, ve sesim giimbiirdedi, kilise boq bir kabukmuq gibi yankrlandr. Nerdeyse biittin baqlar bana do$ru dondti. Kadrn beni geriye, yan suna$rn karanh$rna do$ru Eekti. "Kulaklannla dinlemezsen duyabilirsin," dedi. "Rilya gcirnre dikkatinle dinle." Biittin gereksindifiim onun bunu sezinditmesiydi sanki. Bir anda btiytik bir kalabahlrn dualartntn ulultusu iqinde kaldrm. Anrnda ahp gottirmtiqtii beni. Tiim yagamlm boyunca duynrr-rq oldulum en hoq qey gibi gelmiqti bu bana. Hayranhkla kadrna bundan soz etmek istedim. ama yarumda degildi. Onu aranclun. Nerdeyse kaprya vanuak tizereydi. Orada bana dontip kendisini izlemerni iqaret etti. Kemer altrnda ona yetiqtirr-r. Sokak r;rklan yok olmuqtu. Tek aydrnlatma ay rgr$rydr. Kilisenin on cephesi de farkhydr; daha bitmemigti. Her yerde dort ko;e kireE taqr bloklart vardt. Kilisenin gevresinde hig ev ya cla bina yoktu. Ay rqr$rnda tekinsiz bir goriinttiydti bu.
"Nereye gidiyoruz'?" diye sordum ona. "HiEbir yere," diye yanrtladr. "Daha rahat ve yalruz olabilelim diye geldik buraya. Burada ki.igtik kafacrklanmrz patlayana dek konuqabihriz." Taq ocaltndan Erkanlmr$ ve yart yontulmuq bir kireg taqr parqasrnln tizerine otulttu beni. "Ikinci dikkatin keqfedilecek

renkteydi" ve log prrrltrsr gtirdtili.irn en siyiilr golgeleri yansrtryordu. Birqok sunaktaki nrurnlarclan geliyorilu bu rqrk. Mum rqr$rnrn kocaman tag duviu'larla ve sonrtir,ue kilisesinin stisleriyle ne denli iyi bir uyunr sa$acilgrnr gorebiliyorcluni. Kadtn batra bakryordu, sozlerinin parlakhlr ola$antistiiydii. O anda riiyada oldu$unru ve niyayl onlln yonettigini zrnlamtqttm. Ama ondan ya da rtiyadan korkrnuyordunr. Yan sunaktan uzaklaqtrnr ve tekrar orta srralara dofrr-r baktrm. Dizlerinin iisttinde dua eden insartlar vardr orada. Bir go$u garip bigimde uf'ak tefek, koyr"r tenli, sert gortini-iglii insaularch. Ana sunagrn ayaklarr dibine kaclar uz.anan one e$ik ba;larrnr gorebiliyordnm. Bana yakm olanlar bana bakryordu, belli ki krnayarak. A$zrm aErk izliyordum onlan, ve baqka her ipeyi. Insanlar deviniyordu, ama hiE ses yoktu.

slnlrslz hazineleri vardtr," diye baqladt. "Rtiya goriictintin bedenini yerleqtirdigi ilk konunt, anahtar onemi taqrr. Iqte benim zamanlmda bile eski dcinemlere ait olan, eski gaf btiyticiilerinin gizerni tam oradadrr. Bunu diiqtin." Bana oyle yaktn otutmuqtu ki, bedeninin lststnl hissedebiliyordum. Kolunu omzuma attt ve beni go$stine bastrrdr. Viicudu bana a$aElan, ya da bilge yaqhlarr anunsatan gok ozel bir kokuya sahipti. Si.irdti$ti bir koku degildi bu; ttim varh$r sanki Eam omranlanntn o ker-rdine ozgti kokusunu yaytyor gibiydi. Viicudunun srcakh$r da benimkine, ya da tanrdrlrm hiE kimseninlcine benzemiyordu. Onunki serin, sanki nane ferahhfrnda bir rsrydr; sabit, dengeli. Iststntn kendini amanslzca, ama tela;srz bir rsrarla kabul ettirdigi ,seEti akhmdan. Ondan sonra sol kulaftma fistldamaya bagladr. Benim

228

RUYA GORME SANATI

t<i

t-isrrnerc

i K r\Dt N

22e

Eizgimin naguallanna verdi[i arma$ernlarrn, eski btiytictilerin ikiz konumlar olarak adlandrrdrklan qeyle ilgili olclu$unu sciyledi. Bu gu dcnrckti; rtiya gcirmeye baglarken rtiya gdr-tici.iniirr fiziksel bedenini tuttu$u ilk konum, rtiyalannda segti[i herhangi bir yere birleqim noktaslnr sabitlerken erke bedenini tuttufu konumun aynrsrydr. iki konum bir birim teqkil ecliyor; cliyorclu, ve herhangi iki konumun arasrndaki mtikemmel iliqkiyi bulabilmek biiytictilerin binlerce yrhnr almrqtr. Krkrrclayarak yaptr$r yoruma gore, giintimtiz bi.iytictilerinin btitiin bu iq igin ne zamanlarr, ne de e[ilirnleri vardr; bu yiizden benim silsilemin erkekleri ve kadrnlen, bu ti.ir armafar-rlu verdi[i iEin ona sahip
olmarkta gerEekten qanshydrl ar. Gi.iltirgiinti n gok
o
I

hangi kclnturldit ise, onu o konr-unda sabit tutiu'; gerqekten, tunt


anlarnryl:r sabit lutAr'. " "Bu uygtrlarttanrn sonuglarr neclir'/"

"Tilnr algrlanra. Beninr annafanlannrn tanr algrlarttaya il iqk in olclufunu enr ini rn o[retnrenlcrin sana :ut latrn t qlitrcl l r. " "Evet. Arna sanrnr-n tanr algrlanrAun anlarnr gok agrk cle[il
benirn iEin," diye yalan soyledinr. Bana alclrnnacl ve uygLllamnnrn dort Eeqitlentesi ile ilgili runlatrnrrtrr s[ircliircli-i; bunlar sag yanrl yatitrak uyumak, sol yana, srrttistti ve ytizi"ikoyun yatarak nyurttaktr. Sonra riiya gtirmeye geEilclifirrcle, uygulama, ilk baqtaki konutn kor"uuarak ikinci kez uykuya clalrnanrn ri"iyastnr gornrekti. Onceden sdylenrenin miimki-in olmaclfr olafantisti-i sonuElitr vaat etti bana. Ansrzur konuyu degigtirdi ve "Kenclin igin istecli[in itnnafan nedir'/" diye sorclu.

a[an

ti

sti.i, b i I -

lursu bir tmrsr vardr. ikiz konumlar hakkrnclaki aErklamasrnl tam anrayanramrftrm. cesaretle, btittin bunlan uygulamak isterneclilirni; hakrartnda yalruzca kuramsal olasrhklrr olarak bilgi eclinnrek istecligimi sciyledim ona. "Tam olarak ne bilmek istiyorsun?" cliye sordu, yumuqak

bir tavrrla.
"Bana ikiz konumlar, ya da riiya goriictintin rtiyaya baqlarken bedenini tuttugu ilk konum clemekle ne kastetti[ini aniar," dedim. "Rtiya gormeye baqlarken ne qekilde uzanlyorsun?" cliye

totoYn"rnangi

bir qekilcle olabilir. Bir ycinrerni' yok. Don Juan bu noktayr hig vurgularnadr."

"Eh, ben vurguluyorum," dedi ve aya$a kalktr. Yerlerimizi degiqtirdi. Sa[ tarafima oturclu ve obiir kulafrma, bilgilerine gcire, kiqinin bedenini yerleqtirdi[i konunlLrn en biiytik onemi taqrcil$rnr frsrldadr. Bunu clenemern igin son clerece hassas, :rma basit bir uygulama onerdi. "Riiya gormeye dizlerini biraz biikiip sa[ yanrrra yatarak bagla," dedi. Disiplin, bu konurnu koruyarak uykuya clnhnaktrr. \ Rtiyanur igindeki uygulama, kesinlikle aynr konurncla Lrzanll) yeniden uykuya daldr$lnr ri.iyanda grinrrektir." "pu ne iqe yarar?" diye sordum. "Ikinci uykuya dalrq emrndar birlersim noktan tunr olarak

"Higbir qey. Daha once cle soylerni;tirn siutil." "lsrirr ediyorurn. Sana bir arnrafan vermeliyirn, sen cle kabul etmclisin. Anlaqmamrz bciyle." "Anlaqrniul-uz, bizirn sanir erke venlerniz iEin. Oyleyse al onu benden. Bn benden olsun. Benirn sanit iutla$antnt." Kadrn clonakalmrq gibi goriini,iyordu. Ben de ona erkerni alnrasrnrn benitn iEin sakmcztsr ohnadrlrnt tsrarla sclylerneye clevar.n ettim. Onclan gok lazla hoqlandr[rmr bile sciyledim. Dofal olarak, cicldiyclirn. Onda son kefte hiiziinlii, ve aynt zamemcla son kerte Eekici olan bir qey vardr. "Haycli kiliseye geri donelim," diye mrnldandr. "Bana gerEekten bir anna$an vermek istiyorsAn," dedirn, "beni bu kasabada bir yiiriiytige gtkar, ay tgtftndet." Baqrnr olur anlamrnda salladr. "Tek kelime etmetnen koquIuylA," dedi. "Neden?" diye sordum, ama cevabt zztten biliyordum. "Qtinkii riiya gortiyomz," dedi. "Seni riiyztmtn daha derinIiklerine gcitiirecefim. " Kilisenin iginde kaldr[rmtz stirece, diiqtinecek ve konuqitcak erkeye sahip oldufumu aErkladl; ama o kilisenin stntrlartnrn otesi, farkh bir durumdu. "Neden boyle?" diye sordurn, yiireklice.

230

RUYA GORME SANATI

KiI.,iSEDEKi KADIN

231

Yalnrz onun tekinsizli$ini de$il, benirn dehqetimi de arttrran ciddiyette bir sesle, kadrn qciyle dedi; "qiinkti oradaki, higlik. Bu bir rtiya. Dordtincti rtiya gcirme kaprsmdasrn; benim rtiyaml gori.iyorsun." Sanabnrn, niyetini yansrtabilme yetisi oldulunu soyledi
bana, ve Eevremde gordiigtim her qeyin onun niyeti oldulunu. Kilisenin ve kasabanrn onun niyetinin sonuglan oldufunu fisrldadr; onlar yoktular, ancak varddar da. Gozlerimin iEine baka-

r;ekilde rtiya grirerek. Bu kilise ve bu kasabanrn, ikinci dikkatte niyetlenmenin gizemlerinclen biri olclu$unu soylememin ne-

deni buydu." "lnsAn topluluklannln hep birlikte kaybolduklannr soyltiyorsun. Bu nasrl miimki.in oldu?" diye sordr-rm. "Once hayallerinde canlandrrdrlzrr, sonru riiyada aynr gortinttiyti tekrar yarathlar,"diye yanrtladr. Sen higbir qey canlandrrmadrn bugiine dek; onun igin benim rtiyama girnren gok teh-

rak ektedi; bu, rtiya gcirmenin ikiz konumuna ikinCi dikkatte niyetlenmenin gizemlerinden biriydi. Yaprlabilir; ancak agrklanamaz ve kavranatnazdt

likeli."
Sonra beni uyardr; dordiincti kapryr geEmek ve yalnrzczr bir bar;kaslnln niyetinde var olan yerlere yolculuk etmek riskliydi, qtinkti boyle bir rtiyadzrki her o$e eninde sonunda kiqisel bir ofieydi. "HelA gelmek istiyor musun'?" diye sordu. Evet, cledim. O zaman bana ikiz konumlar hakkrnda biraz daha bilgi verdi. Agrklamasmrn ozti i;uydu; ornelin riiyamcla rnemleketimi gortiyorsaln, ve rtiyeun sa$ tarafirna yattr[rm ko* numcla baqladrysa, rt.iyamrn iEinde sa! yanrma yatrp uykr-rya daldr[unr gordtifiimde, btiyiik kolayhkla riiyamdaki rnemleketirnde kalabilirdim. ikinci riiya sadece memleketimin riiyasr olmakla kalmayacak; insamn imgeleyebilecefi en somut rtiya da
olacaktr. de

ikinci dikkatte niyetlerini yansrtarak devinmeyi bilen bir biiytictiler silsilesinden geldifini agrkladr bana. Onlarm ciykiisti qoyleydi; silsilesinin biiytictileri, segtikleri herhangi bir nesne, yapl ya daa bir nirengi noktasr ya da do[al lnanzaranln gergek kopyAsrnr tiretmeyi baqarmak igin, rtiya goriirken dtiqi.incelerini yansrtma sanatrnr uyguluyorlardr.

Dedi$ine gcire, silsilesinin btiyi.iciileri, basit bir nesneye sabit bakarak baqhyorlar, onun her aynntrsrnr ezbediyorlardr. Sonra gdzlerini kapatarak nesneyi hayallerinde canlandrnyor, ve gortintti iizerinde ashna gore diizeltmeler yapryorlardr; ta ki onu gozleri kapah olarak tiimtiyle eksiksiz biEimde gorene dek. Geliqtirme dizgelerinde bir sonraki qey, nesneyle rtiya gormek ve rtiyanrn iginde kendi algrlamalannrn goriiE agrsryla nesnenin tarn bir fiziksel cisimlenmesini sa[lamaktr. Bu edim, kadrnrn dediline gcire, tam algrlamaya ilk adrmdr.

Riiya gorme uygulamalanmda btiyiik olgiicle somutluk eletti[im saylslz rtiyalar gordti$iimden emindi; ancak onlann

O biiyiiciiler, basit bir nesneden gittikEe daha kannaqrk nesneiere geEmiqlerdi. Nihai arnaElarr; hepsinin birlikte hayallerinde tam bir dtinya canlandrmasl, sonra o dtinyayr rtiyada gtirmeleri ve bciylece verr olabilecekleri tiimtiyle gergek bir Alemi yeniden yaratmalarrydr. "Benim silsilemin biiyticiilerinden biri bunu yapmayr baEardr[r zatrrirnj diyerek clevam etti, "herkesi kolaytrkla kendi triyetine, kendi riiyasrna Eekebiliyordu. $imdi semzl yaptrfirm ci:r bu; senin gizginin ttim naguallanna yapmt$ oldufum da." Kadrn krkrrcladr. "inaursan iyi olur," dedi, sanki inanmryorrnu$um gibi. "ir-rsan topluluklair hep birlikte kaybolclulari bLr
,

hepsinin rastlantr sonucu oldufru konusunda giivence verdi. Ri.iyalann tam denetimini elde etmek, ikiz konumlar teknifini kul lanmakla miimki.indii. "Ve bana neden diye sorma," diye ekledi. "sadece boyle oluyor. Baqka her qey gibi." Beni kaldrrdr ve konuqmAmarnl, ve kendisinden uzeklaqmamarnl tekrar ihtar etti. Sanki bir gocukrnuqum gibi, yumuqak bir qekilde elimi tuttu, ve birtakrm evlerin karanirk siluetlerine clolru yoneldi. Kaldrnm taqr kaph bir sokaktaydrk. Sert nehir taqlan yanlamiislna gamurun igine yerleqtirilmirgti. Geliqigtizel yaprlan bastrrma sonucu diizgiin olmayan zeminler ortaya Erkmr$tl. Dikkatsiz iqgiler, arynr diizeye getirmeye zahmet etmeden, Eevre Eizgilerini aynen izlemiqler gibiydi.

232

RUYA GORME SANATI

KiLiSEDEKi KADIN

233

Evler btiytik, kireE badnnzth, kiremitli damlanyla tek kath, tozlu binalardr. Sessizce dolarsan insernlar vardr ortahkta. Evlerin igindeki karanhk golgeler, bende kaprlar arkasrnda dedikodu yapan merakh, ama korkmuq komqular izlenimini uyancfunyordu. Kasabarun Eevresindeki algak daflan da gcirebiliyordum. Rriyalanmda bana hep olanrn tersine, zihinsel iqleyiqim zayrflamamrqtr. Diiqtincelerim, riiya igindeki olaylann giictiyle uza$a stirtiklenmiyordu. Ve zihinsel deferlendirmelerirn, bana don Juan'rn ya;;adr$r kasabada oldu$umu sciyliiyordu; arra farkh bir zamanda. Merakrmrn dorufundaydrm. Ben gergekten oltime meydan okuyan ile, onun rtiyasmrn iEindeydim. Ama rtiya mrydr sahiden? O, kendisi sciylemiqti ri,iya oldulunu. Her geyi izlemek, ttimtiyle tetikte olmak istiyordum. Erkeyi gorerek her qeyi srnamak istiyordum. Utandrfrmr hissettim, ama kadrn benimle aynr fikirde oldu$unu igaret eder gibi, kolumdaki elini biraz daha sfttr. Hala anlamsrz gekilde mahcup, gcirme niyetirni ytiksek sesle bafrrrverdim. Rtiya gorme uygulamalanmda, hep "Erke gormek istiyorum," ifadesini kullanrrdrm. Bazen, sonuE alana dek defalarca tekrarlamam gerekiyordu. Bu kez, kadrrun rtiya kasabasmda, ola[an tarzrmda tekrarlamaya koyulunca, kadrn giilmeye baqladr. Giiliiqti don Juan'rnki gibiydi; derin, kaprp koyuvermiq, okkah bir gtiltiq. "Bu kadar komik olan ne?" diye sordum, nedense neqesine bozularak. "Juan Matus genellikle eski btiyticiileri, <izellikle de beni hiE sevmez," dedi kadrn, kahkaha nobetleri arasmda. "Riiyalarrmtzda gormek igin ti.im yapmamz gereken, gcirmek istedifimiz ofeyi ki.igiik parma[rmrzla iqaret etmek. Benim rtiyamda seni boyle bafrrtmak, onun bana mesajmr iletme yolu. Gergekten akrlh oldulunu kabul etmelisin." Bir an durakladr, sonra bir ifqaatta bulunuyormu$ havasrnda ekledi, "Tabii, eqi;ek gibi ba-

dengesine tekrar kavuEunca, bana rtiynsrndaki kendisi de dahil her qeyi irsaret edebilecefimi nazikge aErkladr. Sol elimin ktiEtik panna$ryla bir evi iqaret ettirn. O evde hig erke yoktu. Srradan bir ri.iyanm herhangi bir ogesi gibiydi o ev. Qevrerndeki her Eeyi iqaret ettim ve erynr sonucu aldrm. "Beni iqaret et," diye lsrar etti. "Riiya gori.ictilerin gormek iEin izledikleri yonternin bu oldulunu do[rulzrmahsrn."

Tamamryla hnkhydr. Yontem bundan ibaretti. Parmafrmr

rip bir baloncuk, diye ekleyebilirim. Erkesel bigimi trpkr don Juan'rn betimlemiq oldufu gibiydi; ttim uzunlufunu kaplayan bir yank boyunca iEeri dofru krvnlmrq, dev boyutlu bir deniz kabu[una benziyordu. "Bu rtiyadaki tek erke tireten varhk benim," dedi. "Onlln
iEin senin yapaca[rn en uygun $ey, her qeyi sadece izlernek." O anda ilk kez, don Juan'rn qakasrnrn slnrrsrz bi.iytikltigtiyle Earprldrm. Bana rtiyalanmda balrrmayr cilreterek gergek bir

ona do$rulttufum ander, bir erke baloncu$una doniiqtii. Qok ga-

plan kumruqtu; riltjme meydem okuyatun riiyasrnda onunla bag baqayken ba[rrabileyim diye. Bu tarzr oylesine komik bulmuqtum ki, gtilerken bofulacaktrm nerdeyse. Kacln, "Haydi yiirtiyiiqtimtize devarn edelirn," dedi, kahkahalarrm tiikenince.

Birbiriyle kesirsen yalmz iki sokak vardr, her birinde de


iiger tane ev bulunuyordu. Iki sokafr da boylu boyunca yiirtidtik; bir de$il, tam dort kez. Her qeye baktnn ve ttim gtiriiltLileri rtiya gcirme dikkatimle dinledim. Qok az ses vudr; yalruzca uzakta havlayan kopekler, ya da biz geEerken itralannda frsrltryla konuqan insanlar. Kopek havlamalan bende bilinmedik ve derin bir ozlem uyandrrdr. Durmak zorunda kaldrm. Omzumu bir duvara yaslayarak rahatlamak igin bekledirn. Duvara temasrmla qok geEirdim; ola$andrqr bir duvar oldufundan defil, fakat dayandrfrrn katr bir duvardr; qimdiye dek dokuncluEum ttim duvarlau gibi. Boqtaki elimle onu yokladrm. Pamraklarrmr piirtizlii ytizeyine stirdtim. Bu gergekten bir duvardr! Onun sarstct gergekli$i Ozlern duygumu anrnda noktaladr ve her qeyi izleme rnerakrmr yeniledi. Ozetlikle, trenim gi.iniim-

frrmak da iq gciri.ir.'! Btiyi.ictilerin giilmece anlayrgr beni tam anlamry)a qaqkrna gevirmiqti. Oyle gok giildti ki, yiirtiytiqiimiizii siirdtifemeyecek gibiydi. Kendimi aptal hissediyordum. Sakinlegip mtikemmel

234

RUyn GoRME SANA.f

KiLiSEDEKi KADIN

235

deki kasaba ile ba$lantrh nitelikler aranlyordum. Ama ne clenkasabacla cla bir rneyclan vardl, fakat kilisenin cintinde, kemer altrna bakryorclr-r. Ay rqr$rnda, kasabanln gevresindeki daflar gayet net goriintiyorclu; nerdeyse tanrnabilecek gibiydiler. Giinliik ya$nmur ortak gergekligi iEindeymirsirn gibi, ayl ve yrldrzlan gozlemleyerek yerimi saptamaya gahqtmr. Ktigi,ilmekte olan bir aydr; belki dolunaydan bir giin sonrut. Ufuk gizgisinin gok rizerindeycli. Akqam saat sekiz ya cla dokuz civan ohnahycL. Ayrn sa[ taraflnda oriyon takrrnyrldrzmr gorebiliyorclunr; onun iki ana ytldrzr, Ikizlerevi ve Ayak ay ile yatay bir gizgi tizerindeycliler. Arahk aynlrl barglan olclufunu tahrnin ettirn. iEincle bulunclu$urn zalllern, Mayrs ayrydr. Mayrs ayrnda, o saatte Oriyon higbir yerden goriinmezcli. Aytr bakabildi$irn kaclar uzun stire sabit baktrm. Higbir" qey degiqrnecli. Zamandiki ftrrkhlrk beni

li yofun incelesem de, beqarrh olamadrm. o

rar tekrar kontrol etmeye zorlayarak. Ancak her zarnan olacak-

lan belirleyen tek baqrna bu onaylama edimi degildi; bu nesnellik cltirttisiinii, idrakimin en yofiun bigimde karu;trfir anlarda kendime koruyucu bir destek olarak alma ihtiyacrndaydrm; iq orrayladrfrmr denetlemeye geldifinde ise, hiqbir zaman sonunu
getiremiyordum. Kilisenin iginde, k:rdrn ve ben daha once durdr"rfurnuz sol tarafiaki ktiElik suna$rn ontinde diz gokttik, ve bir an sonra, gtintimtin iyi aydrnlatrlmrq kilisesinde uyandrm. Kadrn hag grkardr ve kalktr. Ben de kendili[imden aynrsrnt yaptrm. Kolumdan tuttu ve kaprya dofiru ytiriimeye baqladr. "Bekle, bekle," dedim, ve konuqabildilime qaqrrdrm. Net diiqtinemiyordum, ama ona karmaqrk bir soru sormak istiyordum. Bilmek istedi[int, kiqinin bir kasabanrn ttim erynntrlannr gozlerinin cintinde canlandrracak kadar erkeye nasrl sahip ola-

Eok heyecanl ancLnnrqtr.

bildi[iydi.
Kadrn giiltimseyerek seslendirilmemiq sorumu yuultlzrdr, declifine gore canlandrnnada gok ustaydr; Etinkti bunu bir yaqam boyu yaptrktan sonrar, kusursuz hale getirecek birgok yalpamlarr daha olmuqtu. Ziyaret ettilimiz kasabanrn ve iginde konuqtufiumllz kilisenin kendisinin yakrn zamandaki cernlrutdrrmalanndan ornekler oldufunu soyledi. Kilise, Sebemtian'rn zangogluk yaptrfr kiliseydi. Hayatta kalabilmesi igin, kilisenin ve o kaserbanrn her koqesinin her eryrrntrsrnr ezberleme gorevi verrniqti kendisine. Son anda ekledifi mtithiq rerhatsrz edici bir fikirle konuqrnasrnr bitircli. "Onu hig hayalinde canlandrrmaya Eahqmadrfrn halde, bu kasaba hakkrnda hayli bilgin var," dedi, "onun iEin Eimcli bana niyetlenmemde yardrm ediyorsun. Senin ve benim niyetim drqrnda, Eu anda bu baktr[rn kasabanrn ashnda var olmadrfrnr soylersem, bahse girerim ki bana inanmazsln." Beni gozledi ve dehEet duyguma giildii, gtinkii o anda detyeni anlamrqtun, tam olarak ne dedifini. "HAIA riiya rnr gciha rtiyoruz'/" diye sordum, qaqkrnhk iEinde. "Rtiyn grirtiyoruz," dedi. "Ama bu riiya obiiriinden daha gerEek; gtinkii bitna yarclrn ecliyorsun. Strdece oluyor clemenin otesinde, bunu aqrklamak mtimktin defil. Baqka her qey gibi."

Gliney ufkunu tekrar inceledipirncle, clon Juern'ur larergasrndan gortinen gan biEinrindeki repeyi seEebildiginri sanclnr. Evinin nerde oldulunu Erkarabilece$irni driglindiim. Dikkatirn oraya oyle toplanmrqtr ki, elirni kactnrn elinclen kurtardrnr. Anrnda, rntithig bir huzursuzluk kaplach igirni. Kiliseye geri gitnrerrr gerektifini biliyordur.n, gi.inki.i dcinenrezsern ora(la diirstip tilecektim. Doncliirn ve kiliseye clofrr-r frrladrrn. Kadrn heruen elirni yakaladr ve beni izledi. Kogal achm kiliseye dolru ilerlerken, o ri"iyaclaki kasab:rnur kilisenin arkasrncla kurulrnuq oldulunu firrk ettirn. Bunu goz ontine ahnrq olsaychm, yerimi saptanrunr rntirnktin olacaktr. Gcirtiniiqe gore" hiE rtiya gorme dikkatinr kalnrarrirgtr. Hepsini kilisenin au'kastnclitki mimari ve bezente aynntrlanna oclakladrm. Binanrn o tarafrnr gi-inli"ik yagarnrnlrn cliinyasrncla hiE gcirmemiqtim, ve efer ozelliklerini zihninre kaydeclebilirsern, sonrA geryek kil isen in ayrt ntr lat'r yla karqrl arstr rabi I i rinr cl iye clli gtintiyorclum.

Hemen orada tasarlacLlrm plan, buyclu. Bununla birlikte, igimdeki bir qey, Eabalanmr taraf.srzca cle[erlend i yip ki.igijnrsedi. Biiti.in Eomezli$irn troyunca, nesnellik gereksininri hep baguna dert olnrultu; beni don Juiur'rn di.inyasrndaki her r;eyi tek-

Lio

I{ [J Y,\ G O R N,I I]

S;

A N r\1'I

KiLiSEDEKi KADIN
yi"iz.
r-tt

231

Eevt'esitli iqitret ctti. "Nusrl olclufunu anlirtn]lllrn ycllu 'r'tlk, tllll;.i tllttytlt'. Siult stiylcctifirrri alrunsa lrel' ziulliln: ikipci rliklcrttc rriycllcnnrcnirr gizcnri [rLr." Nuzikqc bcrri kcrrclinc clolrLr gckti. "Huy'di lrrr ri,iyanrrr tttel'clitlttttcla gezirrelit-11," dccli. ".r\nur cllha r:rhat olnurrr igin llclki kerrclirne biraz qekicliizcn venncliyilrr." Bccer t'ik I i b i r rsek i Idc g(it'Lintirn ti nii dcgi.,sl i ri rkcn, a n I ayaltr u1'ltit gcizlct'lc bitkll'ot'clttrtt ona. Bunrr q;ok [rasit, sll'ldarr harekctlerlc: i,irpr),orclrr. t.izrur crc!ini grkarclr, vc altrna giyrrrirs olduru saycl llclarle. tliz boyu etck aql[a qrktr. Sonra irrutisLilrii clijrr-

'['tillr

Fikrini defiqtirmek igin qok geE. Korkntuyorsul], defil

i'/ "

Yine l<olkmaktan beter olmuqtun'l; arna beni tteyitt korkutu!u n u tan ur lamarnl isteselercl i. h i lenreyecekti rn. Ol i,inte nreyclun okuyan ile birlikte bir baqku liivairrn igincle olrtritktarr, Veya lklrrnr yitirnrekten, ya da hittta yagarnlrnr yitinnektetr kesitrliklc korknruyorcluur. Gtinahtan rnr korkuyorclunt? Kettclime sorrlunr. Anra gi"inah dtiqiincesi incelenreye direnetttedi. Bi,iyiic:i,ili.ik yolunclaki onca yrhn sonucLl olarak, hiE kuqkusuz bilivr>r'clurn ki evrencle yalnrz erke vardtr'; gtinah, suclece, lrirlersim
t
r

kttttlits torbittllt tl;rrlr[r lopuklu aylkkabrlarla clc[i;tircli. Crif't tllral'lr olun siyah ;alrnr ters Eevircrek be.i bir etol ortaya grkar.dt. Kusubuya ziyu'etc -uelrni;, tipik bir kcntli, orta surrl'Meksikal r kaclrria bcnzenri;ti. lJir kathrttn kettclitte giivcniylc koluntu tuttu vc rleyrlana dofru ilcrlcdi. "l)iline ne olclu'/" clerli, irrgilizce. "Kecli rni ycrli'?" Hnlii bir liiylrclit oltttitttur akrl irlruaz olirsrIrIrrra rlllrnr;tun ttirni.iyle, iistclik cluha ['rctc:ri, inanmaya bu;lurnrstrrn ki elcr bu clo!ruysa, hiE uyilllnanrir l'iskiln nrcvcrrttu. Kcnclirtrilt tliyctttcyecr)!linr kaclar untursanlaz [rir tavu'lir [(il'le clctlittt, "Rcltitrtlc clulur iincc ingilizce korru;tufunu ;u itrta dek l'urk etrtrcrtri;tiln. Nercde iifrcnttin'1" "Onrcll, clr,,surclirki cliinyarla. Birqok rlil konuqrrrurn." Duraklirtlr t,e Lltlut tlikkirtle baktr. "Olilitrr o[rcrrecek qok ftzlrtz.itlllillllrlr tllclu. tlirliktc cok znrrrlur reqilcc-c!inrizc gdt'e , sana [rir itr:t kcltcli tlilitni t)!r'ctirirrt." Krkrrclatlr, hig kLr;kusuz unlutsuzIuk clolu bakr;lnrclan rlolayr. Ytiriinreyi kestiln. "Birlikte q:ok zunlall rnr gcqrircrccliz'1" cliye sorduru, cluyeululrrr-rr lql[a vur.lrak. "Elbette," diye yanrtll(ll, ne;cli [rir tavn'la. "Sen, itiral'etrttcli5,i111 ki gok c(inrertqc:, bana erkcni vereccksin, kurrsrhksrz olulak. [Jurru kenclin sciylcclin, clegil rni']"
DorurkalrnlsIrrn.

cliil'erck l-rit' topttz ltitl inc' getirul i vc clcl'i sarrclulctlcrini ki.iqtik bir'

noktasrrrrn alr;rlmrq konumundaki sabitlilinin etkisinde olan irrsr.ur zihniucc yaratrlan bir srralarnanrn sonucuclur. Manttk aErsrrrclan bcnim igin gergekten korkulacak bir Eey yoktu. Bunu biliyorclunr; anra bildifirn bir qey daha vardr; birleqirn noktatnt yer cle!iqtirdifi herhangi bir yeni konuma sabitleyecek akrq-

kunlrlrnr yoktu ki bu asrl zayrflrfrmcL. Oltime nreydan okuyim ile iliqki, birleqin'r noktamrn yerini mtithiq bir hrzla defiqtiriyorclu, ve bu stirtiklenreye dayanacak ustahfrnr yoktu. Nihai sonLrg, uyanamayubilece[irne il igkin belirsiz bir sahte-cluyurttclu. "Somn yok," dedim. "Rtiya yiiriiytiqtinrtize devam edeI

ittt. "

Kolurnit gircli, ve sessizlik iEinde parka varcltk. Hiq cle zorlarna bir sessizlik degilcli bu. Arna dliqiincelerirn claireler giziyorclu. Ne kaclar" garip, diye cltiqlini"iyordurn, gok krsa bir si.ire rince clon Juan'la parktan kiliseye dofru ytirtirntiqttirn; en deh;et vcrici, arnu nonnal bir korkunun iginde. $irncli kiliseclen parka geri yiiri"iyorclunr: nesnel olarak korkurnla birlikte, ve her zarnankinclen clalra lirzla clelrryet iEindeydirn; amit cle[iqik, clalta krvarnlr, clah:r oltinrciil bir biqirncle. KaygrIirnrlr savugLunlak igin Eevleme bakttraya baqladrm. E[cr bu, inlnclrfnn gibi, [rir riiya icliyse, bunu ya cla aksini kanrtlanraurn bir yolu varch. Evlere, kiliseye, sokitlrtt kaldrnrnlanna panrtalrrrtr uzattrnr. insartlara pannafunt uzatttm. Her qeye pannalrrrrr uzuttrnr. Hatta birkag kiqiyi ellerirnle tuttr.rm bile, epeyce korkutnrr"rq gibiyclirn onlarr. Ki"itlelerini hissettim. Cer gek aclcledebilece[im her ;ey kadar,eerqektiler; sadece erke Liretmiyorlarch. Kersabaclaki higbir rsey erke iirctrniyordu. Her

Kactrn. "sorr,n ne']" cliye sorclu, isllir)yolca'y:r clonerck. "Karann(lan llirsnran oldulunu sdylerne bana. Bizler bi.iyticii-

RUYA GORME SANATI


$ey gergek ve norrnal gciri.iniiyordu, ancak hepsi bir riiyaydr.

Kolumu tutan kadrna dcindtim, ve ona sordum bunu. "Riiya gortiyoruz," dedi o grcrillr sesiyle, ve krhrclacL. "Ama gevremizdeki insanlar ve nesneler nersrl bu derrli geryel(, bu denli tig-boyutlu olabiliyor?" "Ikinci dikkatte niyetlenmenin gizemi!" diye bafrrdr, hugu iEinde. "oradaki o insanlar oyle gerEek ki, dtiqtinceleri bile var." Bu son darbeydi. Bagka higbir i;ey sormark istemeclim. Kendimi o riiyaya kaprp koyuvermek istiyordum. Kolumun hrzla sarsrlmasr beni kendime getirdi. Meydana varmrgtrk. Kadrn ytirtimeyi brrakmrq, beni bir banka oturtmak igin gekiqtiriyordu. otururken altrmdaki bankr hissetmeyince, baqrmrn " dertte oldu$unu anladrm. Frrrl finl cldnmeye baqlamrqtrm. ytikseldi$imi zannediyordum. Parkrn Eok krsa bir an stiren gcirtint{isiixi.i yakaladrrn; sanki yukarclan bakryormuq gibiydim oraya. "Iqte bu!" diye haykrrdrm. Olmekte oldufumu cliiqtintiyordum. Donerek ytikselme duygusu, dcinerek cli.iqme cluygusuna doniirstti, siyahh[rn igine.

13
Niyetin Kanatlarrnda Ugmak

ayret et, nagual," diye zorluyordu, bir kadrn sesi. "Battma. Yi.iksel, ytiksel. Rtiya gdrme tekniklerini kullan !"

Zihnim gahqmaya bagladr. Ingilizce konugan birinin sesi oldu$unu diigtindtim, ve bir de, eler ri.iya gorme tekniklerini kullanacaksam, kendime erke sallamak igin bir hareket noktasr bulmam gerekti[ini dtiqtindtim.
Ses, "G{izlerini ag," dedi. "Hemen ag.

Gcirdiifiin ilk

240

TTTJYA

C;ORME SANATI

IYETIN KANATLARINDA UQMAK

24t

Eeyi hareket noktasr olarak kullan." agrrrn. A[aElar ve nravi gokyi.iztirrti gorcltinr. Gtindtizdti! Hayal rneyal bir yi-iz beni siizrnekteydi. Arna gdzlerirni odaklayamryordum. Bana bakanrn kilisedeki kadrn olclufunu sanclrn. "Ytiztirni.i kullan," cledi ses. ?urrdrk bir sesti; ama grkaramryordunr. ses, "Yi-iztirnti temel al; sonra her ,seye bak," cliye

Qok biiyijk bir E^ba harcayarak gcizlerirni

f'erahladrm, Eiinkti bir an onun Ciirol'un kirnlifine biirtinrntiq oltime meydan okuyau oldu[una dair karanlrk bir kr-rrskuya kaprlmrqtrm.

cleviun etti.

Kulaklannr aErlryorclu, gozlerinr de. Kadnrn ytiztine baktun, sonra parktaki a[agl:rra, clovrne dernirden yaprhnr; banka, yi"irtiyen insanlara ve sonrA tekrar- ouuu yi"iztine. ona her sabit bakrqrmcla yliztiniin defi;tifi gerqe[ine karqrn, clenetinrinri tz tla nlsa kazunrnaya baqlarnrrstrnr. Melekelerinre daha l'ttzla kavuquuca, bankrn i.izerincle bir kaclrnrn oturc[r!urru l'ark ettim; baqrnr ormn kucalurclaycL. ve o kilisecleki kachn clefil, Carol Tiggs'cli. "Ne yapryorsull lruracla?" diye nef'es nef'ese sorclurn. Korkum ve .,saqkrnlr$rrn oyle yofundu ki frrlayrp kagmak istiyorclutn, iuna zihinscl bilincirn beclenirne lriq htikrneclenriyorclu. Acr clolu clakik:rlar boyunca urnutsuzca kalkrnaya gabaladtt.t-t, ama yaputtracfirn. Qevrelncleki cli"inya hiilii ri.iya olciufLrnu dtiqtinenreyecefirn kaclar irerraktr; ancak clevininr yetenefinr 6yle zrtyttlaltrqtr ki burtun gerEckten bir ri-iya olclufundarr ku;kulanryorclunr. Ustelik Carol'r.rii varlr[r gok bekleilneclik olrnugtu; bunu clo$rulayacak hiEbir cin olay yoktu. Dikkatle, istencinri kullanarak kalknrayr cleneclirn, daha rjnce niya gdrtirkerr yiizlerce kcz yaptrgrnr gibi; aura hiEbir ,sey olnracL. E[er nesnel olmanr gerekiyor idiyse, iqte Eirncli zarnatrtyclt. Becerebilcli$int kaclar dikkatle, gcirtirs alanllnclaki her qeye bakmaya barslaclrn; rince tek gozi"inrlc. Aynr stireci oteki goziimle de tekrarladtnt. iki gOzUrnclcki gortinttintin birlririyle tutarlrh[ul, gi"inItik yelgarnrn ortak gerEekli[inde olclu[umun beIirtisi olarak yommlitchrn. Sonra, carol'u inceleclirn. o itndu kollanrnr oynatabildigimi fark etmi;tirn. Gergekten f-elg olan saclece giivclernin alt krsnrtydt. Carol'ttn yi.iziirre ve ellerine dokr:nclunri ona sarrlc|nr. Katr idi, ve inanryorclunr ki gergek Carol Tiggs'cli. Son clerece

Carol, bankta do[rulmzrma biiyiik bir ozenle yitrdtmct oldu. Srrti.istti yayrhntEtnn; yart banktzt, yart yerde. Sonra ttinli,iyle ola$andrEr bir ,sey tark ettirn. Soluk mavi bir Levi's ve eskimiq kahverengi cleri Eizmeler giyiyordum. Uzerimcle de bir Levi's ceket ve kot kumagrndan bir gomlek vztrdt. "Dur bir dakika," dedim Carol'a. "Banit bak! Bunlar benim giysilerim mi'? Ben kendim miyim'/" Carol gtildti ve orluzlartmdan tutttp sitrstt beni; otnuzdaqhk, erkeksilik ifadesi olarak ve gruptaki gocuklardan biri oldufunu vurgulamak igin hep yaptr$t gibi. "Senin giizeller gtizeli asltna bakryorum," dedi, o zorlAnta, komik, tiz erkek sesini Erkararak. "Vay anam vay, baqka kim

olabilir ki'?" "Ben hangi cehennemden Levi's ve gizrne bulup giyrliq olabilirim'?" diye tisteledim. "Boyle qeylerirn yok benim." "Giydiklerin benim giysilerirn. Seni Erplak buldum!"
"Nerede'? Ne zAtnan?" "Kilisenin oretda, bir saat once. Meydana gelrniqtint, setti aramak iqin. Seni bulabilir miyirn cliye nagual beni gor-rderdi.

Giysileri getirmiqtim, gerekirse diye." Ortahkta giysilerirn olmadan dolaErnrq olmaktan dolayt kendimi korkunE incinmiq ve utanmrg hissettifirni soyledinr
ona.

di,

"Qok garip ama, ortahkta kimse yoktu," diye gtivence versadece rahatstzltlrmr gidermek iEin boyle konu;tuEunu hissettirn. $akacr gtiltiqti bana oyle soyliiyordu.
armzt

"Dtin gecenin ttintti, belki de daha LIZutt bir zaman, oltime

meydan okuyan ile birlikte olmuq olmaltytm," dedim. "Bugtin gtinlerden ne?" "Giinleri boq ver," dedi giilerek. "Kenclini toparladr[urda, giinleri kendin sayarstn." "Benimle dalga geEme, Carol Tiggs. Bugtin giinlerderr ne?" Sesim bozuk, dolambaEslz bir sertlikle qrkryordu; banet ait

defil gibiydi.

242

RUYA GORME SANATI

YETIN KANATLARINDA UQMAK

243

"Btiytik yortudan bir sonraki gtin," dedi ve ornzuma hafifvurdu. "Dtin geceden beri hepimiz seni arryorcluk." Ee "Ama benim burada ne iqim var?" "Meydanm karqrsrndaki otele gritiircltim seni. Naguarrn evine kadar ta;ryamazdnn, birkaE clakika cince cle oclaclan kaEtm; ve kendimizi burda bulduk." "Niye nagualdan yardrm istemedin?" . "qunkti bu yalnrzca seninle beni ilgilencliren bir rnesele. Ikimizin birlikte gcizmesi gerekiyor. " Bu beni sustunnuqtu. Carol'un sciyleclikleri son clerece mantrkh gelmiqti baner. Ona son bir mzmlz soru claha sordurn. "Beni buldu$unda ne dedim'?" "oyle clerin bir qekilcle ve oyle Llzun siire ikinci dikkatte kalmuysrn ki daha tam aklur baqrnda cle$ihniq. Tek yaprnak istediIin uynmaktr." "Hareket yetene$imi ne zaman yitirclint'/" "Saclece bir dakika once. Tekrar kazanacaksrn. sen kenclin bunun oldukga nonnal oldu$unu biliyorsun; ikinci clikkare girip hatrn sayrlrr bir er:ke sarsrnfrsrna nlrarsan, clilinin ya cla kolunun baca[rnrn denetimini yitirirsin." "Ya sen peltekli$ini ne zaman yitirdin, Carol?" onu ttimiiyle hazrrhksz yakalarnrqtrm. Bana bakakalch ve ytirekten bir kahkaha patlattr. "uzun zarnandrr Eahqryorclum iizerinde," diye itiraf etti. "Yetiqkin bir kachnrn peltek konuqmelslnln korkung rahatsrz edici oldufunu di-igtiniiyorurrl. Ustelik, sen de nefret ediyorsun bundan." Peltekliginden tiksindi[imi kabullenmek zor olmach. Don Juan ve ben onu safaltmaya galrqmrqtrk, ama iyilersmekle ilgilenrnedi$i sonucuna vannrqtrk en sonuncla. peltekli$i herkese Eok qirin geliyor"du, ve don Juan onlln bunn qok sevcli$ini ve brrekrn ayaca$r nr h i ssetrni Eti. onun pelteklers meclen kon u rstufu nu iqitmek son derece memnun edici ve heyecan vericiycli beninr igil Kendilifiinden koklti degiqiklikler yapnra yerisine sahip oldufiunu kanrthyordu bu; don Juan cla, ben cle bunclan hiE emin olamamrgtrk. "Nagual beni aramak iEin gonderirken sana baqka ne cledi?" diye sordum.

"Senin cjliime meydan okuyan ile dalagmakta oldu$unu


soylecli."

Srr veren bir tavrrla, Carol'a oliime meydan okuyanrn bir Bildi$ini soyledi, kayrtsrzca. "Nnsrl bilebilirsin'}" diye ba[rrdrm. "Bunll hig kimse bilmiyor, don Juan'dan baqka. Sana o mu soyledi?" "Elbette o soyledi," diye yanrtladr, ba[rnnamdern rahatsrz olmadan. "Senin gozden kagrrdrfur noktet, benim de kilisedeki kadrnla karr;rlagmrg olmam. Ben senclen tjnce temrdrm onu. Kikadrn oldu[unu aqrkladrm. lisede epey bir zaman dostEa Eene Ealdrk." Carol'un bana dofruyu soyledifine inaruyordum. Anlattrtam don Juan'rn yapacafir qeydi. Olasrhkla, Carol'u oncti [r, olareft gdndermiqti; sonuglar grkarsrn diye. "Oltime meydan okuyanr ne zanlern gcirdtin?" diye sordnm.

"BirkaE hafta once," diye yanrtladr, gerEekgi bir tavrrla. "Bi.iyiik olay defildi benim iEin. Ona verecek erkem yoktu; ya da en azrndan kadrnrn istedifii tiirden erkem yoktu." "Neden gordiin ontr oyleyse? Nagual kadrnla ilgilenmek de oliirne n-reydan okuyan ile biiyticiiniin anlerqmasrnrn bir pargasr mr?'

"Onu gordiim, gi-inkti nagual seninle benim birbirimizle defiqtirilebilece$irnizi soylemiqti, baqka nedeni yok. Erke bedenlerimiz birEok kez birbiriyle birlegti. Anrmsamryor musun? Seninle ne denli rahatga birleqebildi$imizi konuqtuk kadrnla. Onunla belki iiE ya da dcirt saat kaldrrn, naglral gelip beni gotiirene kadar." "Btittin o si.ire boyunca kilisede mi kaldrrrrz'!" diye sordum, giinkii tig ya da dort saat orada dizlerinin tistiinde durup sadece bizim erke beclenlerimizin birleqmesinden bahsettiklerine inanmakta zorluk gekiyordum. Carol, "Beni niyetinin baqka bir cephesine gottirdii,r' diye itiraf etti, birkaE dakika cliigtindtjkten sonra. "Kendini tutsak alanlardan gergekte nasrl kurtulmuq oldufunu gosterdi bana." Carol sonra ilginE mi ilging bir oykti anlattr. Kilisedeki kadrnrn ona gosterdifine bakrhrsa, her eski Ea[ biiyi"ictisii kaEurrlmaiz bir i;ekilcle organik olmayeur varhklara yern olmuqtu. Bu varltklar onlarr tutsak ettikten sonra, bizim cltinyamrzla insan-

244

RUYA COnME SANATI

NIYETIN KANATLARINDA UqMAK

245

larrn yeraltr iilkesi decliklcri iilernleri nrasrnda irracr olmulitrr iqin o.nlara erk veriyorlardr. Oltinre rneydan okuyatt cla kaqrnrlmaz bir biEirncle orgarrik olnrayan varhklarrn it[tna diiEmti;tii. Carol'tttt tahminirte gdre belki biulerce yrl bir tutsak olarak yaqamrgtr; kendini bir kachna dontiqti-irebilecek yetiye kavuqtu$Ll etna dek. Organik olntityan varhklarrn diqilik ilkesini bozulmaz saydrklannr keqt'ettili anda, bur-run o diinyadan grkrrs yolu olacafrnr aErkEa gcinniiqti"i. Onlann inarrrElannit gcire, diqilik ilkesi oyle esnek ve alanl ci1'le engindi ki, onun iiyeleri tuzaklardan ve diizenlerderr etkile nrnez ve gok zor tutsak edilebilirlerdi. Oltirne meydan okltyaltttt doniiqiirni"i oylesine fatn ve oylesine aynntrhydr ki, orgaltik olrnayan varlrklann iilerlinclen anttrdu dtqatrt fi;krrtrlmrqtr. "Sana onlann hf,lii persincle olduklartnt soyledi rtri'/" cliye
sorclum.

di. Hele erkesel sarstnttdtut acr gekrnekte oldufumu soyledi. Ba;rmr kuca[rna koyarak destekledi ve sanki qnnarttt[t, ltastit
rolti yapitn bir gocuknruqtrm gibi, okqayrp sevdi beni. Bir si,irc sonra daha iyi hissetlreye baqladnn; devininl yeter-refimi bile geri kazanmaya baqlamt;tttn. "Giysilerirni nasrl buluyorsun?" diye sordtt Carol, aniden. "Bu clumnr igin tazlarnr Etk giyimliyim'? Sana yeterince iyi gori.iniiyor rnuyum'/" Carol qok zarif giyinmi;ti. Onun hakkrnda kesin olan bir varsit, kusursuz giyirn zevkiydi. Ashnda onu bildirn bileli, $ey clon Juan'la bizirn aramtzda siirtip giden bir ;aka vardt; ollull tek rneziyetinin gtizel giysiler sattn altp onl:tn ince bir zevk ve zaraletle giymesi olclulu hakkrncla. Sorusunu gok tuhaf buldunr ve bunu sciyledim. "Neden gortiniigi.in hakkmclu cizgtivensiz olastn ki'? Daha onceleri senin carlrnr hig srkrnazdr bciyle Eeyler. Birisini etkilerneye rni gahqryorsun'1"

Carol, "Dolitl olitrak persindeler," decli. "Kttdltt bitnit yll\silntllln her anrnda peqindekileri savuqtutmitk zorunda olcluf;untr
ttnlitttt. "

"Ona ne yapabilirler ki'J"

"Erkek olclufunr: artlaylp yeniden tutsakh[a qekebilirlcr,


zannederinr. Sanrnnr onlarclan krlrkusu, sertitt bir qeye karqr cltryabilecefini dtiqtincltigi"in korkuclitn kat kat fazla." Carol kayrtsrz bir tavrrla, kilisecleki kacirnrn benittr orgatiik olmayan varlft lara yakalaul $ur"un tiirntiyle f zrrkr ncla o l clu!,u nu, ve rnavi onctiyi-i de bilclilini soyledi. "Seninle benirn hakknnda her qeyi biliyor," diye clevittt-t ctti. "Ve ben bir qey anlattrfnn iEin defil, bizirn ya;antlat'ttlllz-ll'l

"Seni etkilemeye gahqryorunt tabii ki," dedi. "Anla zamanr clegil bllnull," cliye itiraz ettitt"l. "Onetnli olart oli,irne rneydan okuyan ile neler olup bittigi; senin gcirtintirstitt de[i1."

"Gdri.inti;iirntin ne denli cinemli oldulunu bilsen, 1;aqalsrn." Giilclti. "Benim gori.inti;tirn ikimiz igin de bir oltim kalttn
ttteselesi."

"Neler sdyltiyorsun sen'/ Oltime meyclan okuyan ile karqrlaEmamr lrazlrlaryitn nagualt antmsatlyorsttn bana. Gizenrli ko-

ve silsilemizin bir parqzrsr oldulutrdan. Bizi hep izledi!incleri soz etti; ozellikle seni ve beni." Carol baner, onunla birlikte eclimde bulundufuntuz atrlurdan kadrnrn bildiklerini aktardr. O konu;tukqa, olafanthqr bir' 6zlem cluygusr-r yagarnaya baqlamrrstutt, hetnen ontintcle clitritt-t ir-rsann: Carol Tiggs'e. Urnutsuzctt ona sartlmayt isteclilrt. Uzatrdrm ona do[ru, amat dengerni yitirdirn ve banktan a;a[rya cltiqttir"rr.

nuqmalanyla beni nerdeyse delirtrniEti." "Gizemli konugntak iEin hakh nedenleri var rnryntr;'1" diye sordu Carol, son clerece ciddi bir ifadeyle. "Kesinlikle vatrltq," diye k:rbul ettittt. "Benint gciriintiirniin de var. $tmart beni. Beni nastl buluyorsun'l Qekici, srktct, cttzip, stradittt, ifrertg, dayantlnraz, hi-ikrnedici'1"

Carol kalclrnmdan kalkrnarna yardtm etti ve kaygryla bacaklanrnt, goz bebeklerimi, boynumLl ve srrtrtntn itlturt itrcele-

Bir dakika dtir;iindi.im ve deferlendinnenri yapttrn. Carol'tt gekici buluyordum. Bu epeyce garip geldi bana. Otrun 9eEok kicilifiini bilinEli olarak hiE dti;iinmernigtirn. "Seni gahture giizel bu l uyoruttt, " cledint. "Asltuda, kesinl ikle baq dondtiri.ici-isi.i lt. "

246

RUYA CORME SANATI

iYETiN KANATLARINDA UEMAK

247

"O zaman bu do$ru gortiniim olmah." iEini gekti. Soylediklerinden anlam grkarmaya gahqryordum, yeniden konuqtulunda. "Oltime meydan okuyan ile buluqman nasrldr?" .. Ona deneyimirni krsaca anlattrm, ozellikle ilk riiyamr. Oltime meydan okuyarun benim o kasabayr g<irmemi sallach!mr, ama bunun gegmigte, baqka bir zamanda oldu$una inandr[rmr sciyledirn. "Ama bu imkflnsrz," diye patladr. "Evrende gegrniq veya gelecek yoktur. Yalnrz bu an vardlr." "Gegmigte oldulunu biliyorum," dedim. "Aynr kiliseydi, ama kasaba de$iqikti." "Di.iqtin bir an," diye rsrar etti. "Evrende yalnrz erke var; ve erkenin yalntz burasr ve bu anl var; sonsuz ve hep var olan burasl ve bu an." "Oyleyse bana ne olclu clersin, Carol?" "Oliime meydan okuyanrn yardrmryla, dcirdtincii rtiya gcirme kaprsul geEtin," dedi. Kilisedeki kadrn seni ri.iyaslnln igine gcitiirdii; niyetinin iEine. Seni bu kasabayr hayalinde canlandrrmnya gottirdii. Besbelli, o gegmiqteki kasabayr canlandrnyordu, ve bu canlandrnna eksiksiz duruyor, onun iginde. Bu kasabarun gtini.imtizdeki canlemdrrmasrnrn da olmasr gerektigi gibi." Uzun bir sessizlikten sonra bana baqka bir soru sorclu. "Kadrn seninle baqka ne yaptr?" Carol'a ikinci riiyayr anlathm. Bugtinkti haliyle kas:rbanrn riiyasrnr. "Iqte, bak," dedi. "Kadrn seni sadece geEmiq niyetine gdttirmekle kalmamrq, daha ileri gidip dcirdiincii kapryr geqmene de yardrmcr olmuq; erke bedeninin bugtin sardece niyetinde var olan baqka bir yere yolculuk etmesini safilayarak." Carol durakladr ve kadrnrn bana ikinci dikkatte niyetlenmenin ne anlama geldilini anlattrp anlatmadr$rnr sordu. Onun bundan soz ettifini, fakat ikinci clikkatte niyetlenmenin ne oldu$unu gergek anlamda aErklamadr$rnr anlmslyordum. Carol don Juan'rn hig sozi.inti etrnedi$i kavramlardan

Kagamak bir tavrla, Carol kilisedeki kadrnrn kendisine bu karmagrk Eeyler hakkrnda btiyiik olEtide agrklama yaptr$rnr sriyledi-

fikirleri nereden edindin'?" diye sordum, ne denli akh ba;rnda oldu$unu hayranhkla dtii;iinerek.

bahsediyorclu. "Biiti.in bu yeni

"$n anda ikinci dikkatte niyetleniyoruz," diye devam etti. "Kilisedeki kadrn bizim uykuya dalmamtzr sa$ladl; sen buracla, ben Tucson'da. Ve sonra rtiyamtzln iEinde tekrar uykuya claldrk. Ama sen o krsmt anlmsamlyorslln, bense anlmslyorum. ikiz konumlann srrn. Kadrnm ne soylecli$ini hatrrla; ikinci riiya, ikinci dikkatte niyetlemnedir: dcirdtincti riiya gtirme kaprsrnr gegmenin tek yolu." Benim tek scizciik bile sciyleyemedi[irn uzun bir aradan sonra ;6yle dedi, "Sanrnm kilisedeki kadrn siula gergekten bir amra$an vercli, sen almak istemesen cle. Onun anna[anr kencli erkesini bizirnkine eklemekti; evrenin burast-ve-bu-an erkesi tizerinde geriye ve ileriye do$ru clevinmek igin." Son derece heyecanlandrm. Carol'un scizleri aptqrk, uygundu. Benim aqrklanamaz saydrfrm bir qeyi benirn igin agtklamrEtr; agrkladr$lnrn ne oldultrnu bilmesem de. Krmrldayabilseyclim, ona sanlmak iEin atrlacaktnn. S6zciiklerinin bende uyartdrrdrfir duygular hakkrnda heyecanh bir qekiltte atrp tutarken, o rnutlulukla gtiltimsiiyordu. Don Juan'tn bema hiE buna benzer bir gey sriylemedi[ini tumturakh bigimcle agrkladun. "Belki bihniyordur," dedi Carol, saldrrgan cle$il de yatrgtrncr bir tavrrla. Onunla tartrqmadrm. Garip rgekilde diiqiincelerden yoksun olarak, bir mticldet sessiz kaldrm. Sonra dtiqtincelerim ve scizctiklerirn bir yanarda$ patlamasl gibi igirnden frqkrrdr. Meydanda insanlar clolaqryordu, stk srk bize bakryorlar ve izlemek igin onlimiizde duruyorlardr. Ve biz de tam gortilecek qeydik herhalde, ytiziimti optip okqayan Carol Tiggs, ve onun akrllrlt[r ile benim ciltime meydan okuyanlzr karqrlaqmam hakkrncla durmadan atlp tutan ben. Ytirtiyebilecek duruma geldifimde, beni meydandan gegirip kasabadaki tek otele gcitiirdti. Bana heniiz don Juan'tn evine gidebilecek kadar erkem olmadr$r, itma oradaki herkesin btrlurrdu[Lunuz yeri bildi$i konusunda gtivence verdi. "Nerede oldu[umuzu nastl bilebilirler'/" diye sordum.

RUYA GORME SANATI "Nagual hiinerli bir yaqlr btiyticti," diye yanrtladr, gtilerek. "Seni erkesel agrdan parga parga bulursam, ete$ime yapllmtg olarak kasabadan gegirme riskini almik yerine otele yerle;tirmemi kendisi sciyledi banil." Scizleri ve ozellikle de giiltirnseyiqi beni ciyle rahatlattr ki, bir rnutluluk hali iginde ytiriimeyi stirdtirdiim. KdEeyi doniip, sokafrn yanm blok ilerisinde, kilisenin tam cini.indeki otelin giriEine geldik. Kasvetli lobiden gegtik, gimento merdivenlerden ikinci kata grktrk, dofruca daha cince hig grinneclifim, hig de dostga bir havasr olmayan bir odaya girdik. Carol omda dalra once btrlundu[umu sciyledi; ama ne otelle, ne de oclayla ilgili hig anrm yoktu. Yalnrz oyle yorgundum ki, bunun iizerinde dtiqtinemiyordum bile. Hernen yatafa ytizi.istii gomtildtim. Tiim istedilirn uyumaktr, oyser gok fazla tedirgindirn. Qok fazla eksik nokta vardr; her gey gayet dtizenli gcirtinse cle. Ani bir sinir ve heyecan dalgasryla kalkrp oturclum. "Ben sitna ciltime meydan okuyanrn annafanrnr kabul et-

N|YETIN KANATLARTNDA

LJQMAK

249

nun nagllah, soyutu, tini yitinnek oldufunu.

"Nagualr yitirmekle kryaslandrfirnda, ciliim hiEbir qey de$ilclir," derniqti, sesinde gerEek bir tutku ttntsryla. "Benim nagualt yitirme korkum, sahip oldulum tek gerEek qey; gtinkti onsuz oltiden beter olurdutn. " Carol'a, don Juan'a ltemen karqr grktrfrmr anlatttm, korkuclan etkilenrnedifirne gcire, bir yolun stntrlatrt iginde kalmak zorundaysam beui harekete geEirecek g{ictin aqk ohnasr gerektisoyleyerek bcibtirlenmiqtim. Don Juan, gergek ttrmantqtn slrtlsl geldi$inde, korkunun bir savaqgr igin zahmete delecek tek koqul oldufunu soylemiqti. igerlerniqtirn onit, bunun gizli bir dar kafahhk olclufiunu dti-

[ini

qtinerek.

medi$imi hig sciylemedim," dedim, Carol'a do$ru donerek.


"Nerden bilclin bunu'?" "Ah, elmer sen kendin sciyledin," diye itiraz etti, yanuna otururken. "Oyle gurur duyuyorclun ki. Seni bulclulurncla ilk yumurtladr$rr-r bu olmuqtu. " O ana dek, beni pek tatmin etrneyen tek yanrttr bu. Anlattr[r, benim ifndeme benzerniyordu. "Silnrnm beni yanlrq anladrn, dedim. "Ben sadece beni ttmacunit ulaqrnaktan ahkoyacak herhangi bir almak iste'sey tnedim." "Reddetrnekten gurur duymadrfrnr nu sciylemek istiyorsun'?"

"Qark tam bir dontir; yitptt," dedirn Carol'it, "ve Eimdi bana bak. Devam etmetni sa$ayan tek qeyin nagualt yitinne korkusu oldr"r[r"rna yemin edebilirirn sanzt." Carol daha tince onda hig gormedifim garip bir bakrr;la beni stizi.iyordu. "Karqr grkrnayit ctiret ediyot'um," dedi, yumuqak bir sesle. "Korku, sevgiyle kryztslandtftndzt, hiEbir Seydir' Korku seni grlgrnca kogturur; aqk ise akrlhca ilerlemeni sa[lttr." "Sen ne diyorsun, Carol Tiggs'? $irndi bi.iytictiler furk insanlar nu'/" Cevap vennedi. Yantma yetttt ve baqtnl omzllma koydu. Oylece kalcLk, o garip, sevimsiz odada; Llzun bir si.ire, tam bir sessizlik iginde.

Carol, "Senin hissettifini hissediyorum," dedi, aniden. "$imdi sen benim hissettifimi hissetmeye gahq. Yapabilirsin.
Ama bunu karanhkta yapaltm."

"Hayrr. Higbir qey hissetmedim. Artrk hiqbir qey hissetme yetim kalmadr, korkudan baqka." Bacaklanmr uzattnn ve baqrmr yastr$a koydurn. Gcizlerirni kaparsam ya da konu;mayr siirdi.irmezseln anrnda uyuyacalrmr hissediyordurn. Don Juan'la iliqkimin baqrnda, onun sava$grrun yolunda kahna konusundaki aErk giidtisi"i lrakkrnda kendisiyle netsrl tartr;trlrmr anlattrm Carol'a. Korkusunun, dtiz bir qizgide kahnasrnr safladrlrnr sciylemi$ti; ve en Eok korktu$u-

Carol kolunu uzitttt ve yatafrn tizerindeki rqrfr scindtirdti. Tek bir hareketle dolrulup oturdum. E,lektrik garplnast gibi bir korku sarstnttst gegmiqti igimden. Carol rqrlr sondtirdtigii anda, odanm iEi gece olmuqtu. Biiytik bir heyecan iEinde, Carol'et bunu sordum.

"Dztha tarn toparlanamadtn," dedi, yahqttncr bir tavtrla. "Anrtsitl boyutlarda bir dalaq yar;adln. Ikinci dikkate bu kadar derinlemesine dalmak, seni parga parga etti, deyirn yerindeyse. Elbette giindiiz, qu anda, ama gtizlerin bu odantn iEindeki loq

250

RUvn cOnME SANATI

NiYETiN KANATLARINDA UQMAK

25t

rqr$a dahir tam uyurn sa$layamlyor."

Az gok ikna olmuq durumda, yeniden uzandrnr. Carol konugmaya devam etti, ama dinlemiyordum. Qargaflara dokunuyordum. GerEek garqatlardr. Ellerimi yata$rn tizerinde gezclirdim. Bir yataktr! Yere elildirn ve avuglanrnr zeminin so$uk fityanslanna stirdiim. Yataktan grktrm, odadzrki ve banyoclaki her nesneyi kontrol ettirn. Her qey tamamen nornal, tamamen ger-

dr. ikirniz arastndat sevgi

gekti. Carol'ar, rqr$r sondtirdiiftinde, riiya gclrdti[tirn yoluncla agft bir duyuma kaprldr[rmr sciyledim. "Kendine zaman tanr," dedi. "Kes bu aragtrnna saErnarr[rnl ve yata[a gelip dinlen." Soka$a bakan pencerenin perdelerini aghm. Drqancla giindi.iz vaktiydi, ama onlan kapattr$rm an iEercle gece vakti oluyordu. Carol yatafa gelmem iEin yalvardr. Daha once yaptrfrm gibi kagrp solu$u sokaklarda erlaca[rmdan korkuyorclu. Haklrydr. Yata[a doncliirn, nesneleri pauma[rmla i;aret etmenin bir saniye olsun akhma gelmedi$inin f:rrkrna vannaclan. Bu bilgi, belle$imden silinmig gibiydi. o otel odasurdaki karanhk son derece olafani,isttiyclti. Bana hog bir huzur ve uyllm cluyumu veriyorclu. Aynr zarnancla derin bir hiiziin de vermiqti, instrn srcakhfrnit, clostlu$a bir ozlem de. Duydufum, qaqkrnhktan tazla bir Eeycli. HiE bciyle bir qey olmamrqtr bana. Yata$a uzanmlg, bu cizlernin bildigim bir ipy olup olmadr$rnl arumsamarya gahqryordum. Defilcri. Bilclilim cizlemler insan dostlu[u igin cle[ildi; soyurtular, daha gok tanrmlanmaml$ bir qeye eriqemenrenin hi.iznti gibiydiler. "Iqim pzuEalanryor," dedim Carol'a. "insanlar iEin a$larnak
tizereyim. "

ciimlemi komik olarak yorumlayacafirnr sanmrqtrm. Bir qaka olmasrnr arnaglamrqtrm. Ama higbir qey sciylemedi; bana hak veriyor gibiydi. igini gekti. Dengesiz bii zihin durumuncla
oldu$urndaur anrnda duygusalh$a clo$ru kayctm. Karanhkta ytiztine baktrm, ve claha akhm baqrmda bir anrmcla bana epeyce sagma gelecek olan bir qey rnrnldandrm. "sana tam ernlarnryla tapryorum," dedim. Don Juan'rn hattrndaki biiytieiiler arasrncla boyle bir kouufma dtiqtintilemeyecek bir geydi. Carol Tiggs nagual kacfin-

gosterilerine hig gereksinim yoktu. Ashnda birbirimiz igin ne hissettigimizi bile bilmiyorduk. Don Juan tarafurdan bize biiyiictilerin arastnda bu tiir duygulara gereksinirn ve zaman olmadrfr anlatrlmrqtt. Carol giiliirnsedi ve batta baktr. Onun igin oyle yarkrcr bir sevgiyle dolrluqtum ki, istemeyerek a$lamaya baqladrm. "Erte bedenin evrenin rqrltrh erke lifleri i.izerinde ileriye clofru ilerliyor," diye frsrldadr kulafirma. "Oltime meyclan okuyarun niyet armafant tarafindan tagrnryoruz." Ne soyledifini aulamaya yetecek ketdar erkem vardt. Hatta ona kendisinin btittin bunlartn tre anlztma geldifini anlaytp anlamadrfrnt sordum. Beni susturdu ve kulafrma fisrldadt. "Anltyorum; ciltime meyclan okuyantn sztna anna$ant, niyetin kanatlanydr. Ve onlarla, sen ve ben kendimiz hakkrncla riiya gortiyoru2, baqka bir zamauda. Hentiz gelmemiq olan bir zamancla." Onu ittirn ve kalkrp oturclum. Carol'utr o kamtaqrk biiyticli fikirlerini seslendinne bigirni beni huzursuz etmi;ti. Kavrattnsal cltiqiinceyi ciddiye almaya yatkrn clefildi o. Aramtzcla hep otrda filozof kafasr olmadrlrnr soyleyerek qakalaErrdrk. "Senin neyin var?" diye sordum. "Seninki yeni bir geliEme benim igin: Carol, btiyticti-filozof. Don Juan gibi konuquyorsun." "Hentiz de[iI." Gtildti. "Ama geliyor. Yuvarlanarak geliyor, ve sonunda bana Earptr[rnda, bir biiyticii-filozof olmak, benim igin dtinyanrn en kolay qeyi olacak. Goreceksin. Ve hig kimse bunu agrklayamayacak, giinkii sadece olacak." Bir alarm Ealdr zihnimde. "Sen Carol defilsin!" Betltrdtm. "Sen oltirne meydan okuyanstn, Carol'un krltlmda. Biliyordurn." Carol gtildii, suglamamdan rahatstz olmitmrqtt. "SaEmetlama," dedi. "Dersi kagracarksrn. Eninde sonunda, dtiqktinliiltine yenilecefini biliyordum. Inan bana, Carol'um ben. Ama qimdiye dek hig yapmadrfrmrz bir;eyi yaplyorlrz: ikinci dikkatte niyetleniyoruz, eski Ea[ btiyticiilerinin yaptr[r gibi." Ikna olmamtqttm; ama iddiamr siirdtirecek erkem yoktu, giinkti rtiyalanmdaki btiyi.ik girdaplara benzeyen bir qey beni igine gekmeye baqlamrqtr. Carol'un sesini duyuyordum belli

252

RUYA GORME SANATI

NiYET|N KANATLARINDA UQMAK

2-53

belirsiz, kulalrma bir qeyler soyltiyordu, "Kendimizin rliyasrnr gcirtiyoruz. Bana ait niyetini gor rtiyanda. Brrak niyetinle ilerleyeyim! Brrak niyetinle ilerleyeyinr !" Btiytik gayret sarf ederek, en derindeki diiqtincemi seslenclirdirn. "sonsuzar dek burada benimle kal," dedim, tekleyen bir teybin yavaqh$ryla. Anlagrlnrasr olanaksz bir karqrkk vercli. Sesirne gtihnek istedirn, ama o rurcla girclap beni yuttu. Uyandrfu-nda, otel odasrnda yalnrzdrm. Ne kaclar siire uyudu[um hakkrncla hig {'ikrirn yoktu. Carol'u yanrnrd:r bulamarnak biiytik diiq krnkhlrna u[ratmrqtr beni. TelaEla giyindirn ve ollll aramak igin lobiye indim. Ayrrca, iistiiure yaprqrnrq olan garip uyku halinden de silkinnrek istiyordnm. Masadaki rni.idi.ir bana odayr tutrnuq olan Amerikah kadrntn heni.izbir dakika 6nce ayrrhnrE oldufunu soylecli. Sokala koEturn, onu yakalamayr umut ederek, ilma ondan lriEbir iz yoktu. Giin ortasrydr; gtineq bulutsuz bir gokyiizi.inde parlryordu. Hava epeyce rhktr.

durn, heyecans nbw kuqkuyla; bu denli ttikenmiq olmasaydrnt e[er, alann veren bir kuqku olurdu bu. Kimse cevap vermedi. Birbirlerine baktrlztr, araqttnr gibi. Don Juan'tn ytiztit-te baktrm ve Carol'u betri ztrallletsl igin onun gonderdi$i izlenimini taqrdrfirmr soyledirn. Don Juan tek kelime etmeden odztntn iEinde bir aqafr bir yukan dolaqmaya baqladr.

"Carol Tiggs buraya hig gelmedi,"dedi. "Ve sen dokuz

gtincliir yoksun."

Kiliseye yi.iriidtirn.

rtiyada mimari yerprsrnr gerEekten

gcinntiq oldr"r$umu keqf-edince qaqkrnhlrm igten, arna heyecanstz oldu. Ilgisizce, kencli qeytanrmrn avukatrnr oynerdulr ve kendime delil yetersizli$inden lehte dti.;tinrne hakkr tanrclnn. Belki don Juarn ve ben kilisenin arkasrnr incelerlirstik de ben anrrn-

samryordum. Bunun tizerinde dtirsi.indiirn. OnernIi clefilcli. Gegerlilik dizgern benirn igin zaten anlzun ifade etrniyorclu. Aldrramaryacak kadar uykul uydurn. Oradan yava$Ea don Juan'rn evine dofrur yiiriidtirn, hnln Cauol'a bakrnarak. onu orada beni bekler bulacafrmdan emindirn. Don Juan beni oltimden geri donmtiEi.im gibi kar;rlacfu. o ve yoldaglan heyecan nobetleri igindeydiler, beni gizlernedikleri bir merakla incelerten. "Nerdeydin'1" diye buyurclu, don Juan. Biittin bu yaygaranrn nedenini kavrayamarnl$trn. Geceyi rneydandaki otelde Carol'la gegirclifimi, gi.inki"i kil iseden onlartn evine kadar geri yiirtiyecek erkem olmadrfrnl, iuna onlann zaten bunu bildiklerini sciyledirn. "Bizim bciyle bi geyden hiE haberimiz yok," de<li, ofkeyle. "Carol size benimle oldr.r[unu sciylemedi mi?" diye sor-

Yorgunlufum, beni bu ciimlelerin yrkrcr etkisinden koruyordu. Sesinin tonu, ve obtirlerinin kaygtst, ciddi olduklannt yeterince gosteriyordu. Anta oyle uyuqmugtum ki, soyleyece$im hiEbir Eey yoktu. Don Juatr, oltime meydan okuyim ile itramda oletnlart, olit.sr her ayrurtr ile onlaret anlatmiunr istedi. Bu denli Eok Eey anunsachftma, ve bitkinlilirne kar;tn hepsini aktarabildifirne gok qa;rrchm. Bir hafif-lik anr gerginli$i da[tttt, gomre niyetin-ri ouurt rLiyasrncla aptalca bafrrdr[rmda katdtntn ne gok gi-ildti[iini.i anlattrftm zaman. "Ktigiik purnakla iqaret etntek daha iyi iq gor{iyor," declim don Juan'il, f:tkat hiEbir suglama duygusu titgtmitdatu. Don Jualt, kadtntn benim ba$lrrqrma giihnekten baqka bir tepki gosterip gcistennedigini sordu. Oyle bir antm yoktu; e[lenrnesinin ve onun kendisinden ne denli yo$un qekilde nefi'et ettifi l-rakkrnda yaptr[r yorumdan baqka. Don Juan, "Ben ondan nefret etrniyorutn," diye itiraz etti. " Ben saclece eski btiytici-ilerin zorlitytct hklartn t sevmi yorlurt. " Herkese hitap ederek, kiqisel olarerk kadtnt gok fazla ve onyargrsrz olarak sevdifimi soyledirn. Ve hiE kimseyi sevebilece[irni dii;tinnredifirn kadztr, Carol Tiggs'i sevdi[imi. Soyledifirnden hoqlanmamrq goriintiyorlardr. Sanki birdenbire delirrnirsirn gibi birbirlerine bakmaktaydrlar. Daha fazla konuEmzk, kendirni itnlatmak istiyordum. Ama don Juan, sitnlrlln ahmakEa rseyter sagmalantaml onlernek iEin, evden nerdeyse siirtikleyerek Erkardr ve otele geri gcittirdti beni. Daha once konuqtu$um rniidiir, Ceuol Tiggs'i tamtmlamarnrzt nazikEe dinledi, ama onll veya ber-ri daha once gonniiE oldufunu kesinlikle reddetti. Hatta otel hizmetkf,rlartnr bile Ea-

RUYA GORME SANATI

NiYET|N KANATLARINDA UQMAK

255

frrdr, onlar da kendisini dofruladrlar. "Btittin bunlann anlarnr ne olabilir?" diye sordu don Juan, ytiksek sesle. Kendine soruyor gibiycli. Yurnurpk bir tavrrla yol gcistererek beni otelden drgan ycineltti. "Haydi bu lanet yerden
grkahm," dedi. Drqan Erktrfrmrzda, clcintip otele ya da soka$rn karqrsrndaki kiliseye bakmarnamr, baqrmr cine efik tutrnamr buyurclu. Ayakkabrlzrnma baktrm ve iurrncla fark ettim; artrk Carol'un giysilerini de$il, kendiminkileri giyiyordum. Yalnr z rrc denli ulraEtrysam da, giysileri nercde de[iqtirdi$imi annnsayurmadrm. otel odasrnda uyandr$rmda yaptr$rmr tahmin ediyorclum. Kendi giysilerimi o zaman giymig olmatrydrm, belle[imin boq olmasrna karqrn. o zarnana kadzrr meydiura vitmrqtrk. Don Juan'ln evine dolru donmek igin orayr gegrneden cince, ona giysilerimi anlattrm. Beqrnr ahenkli bir qekilde sallayarerk, her kelimeyi dinledi. sonrzr bir banka oturdu, ve iEten bir kaygr itacle eden sesiyle, o anda, kilisedeki kadrnla benim erke beclenim itrasrnda ikinci dikkatte neler gegti$ini bihnernin hiE yolu olmadrlrnr sciyleyerek uyardr beni. oteldeki carol riggs'le olan

qrkrnrqtr. Don Juan'r hig bu denli qagkrn gcirmemi;tim. $intcliye kadar yaptrklannda ve bana sciylediklerinde daima qakaya vuran, kendini fazla ciddiye almayan bir tislubu olurclu. Amit bu kez farkhydr, Btit{in olanlara rqrk tutacak bir anryr yiizeye Erkartabilmek igin tekrar dtiqiinmeye ufiraqtrm; ve yine beceremedim, ama

etkileqimim, buzdallnrn sadece tepesiydi. Don Juan, "Senin dokuz giin boyunca ikinci dikkatte kaldrfrnr dtiqiinrnek dehqet verici," diye devam etti. "Doknz giin, cili.ime rneydan okuyan igin sadece bi saniyedir, iura. bizim igin bi sonsuzluk." Itirdzetmek, agrklarnak, ya da bir qey sciylernek firsatrnr bularnadan beni durdurdu. "$oyle dtiqiin," dedi. "E[er benim sana ikinci dikkatte ci$rettiklerimi ve birlikte yaptrklanrnrzl hfild anrmsayamlyorsan, riltirne meydan okuyamrn ikinci dikkatte sana ne o$rettigini ve seninle ne yaptr$rnr anrmsarnanrn ne denli zor olaca[rnr diiqtin. Ben sadece bilinElilik dtizeylerini deligtinneni sa$hyordum; oliime meydan okuyan ise evrenleri deliqtirrneni salladr." Kendimi ztytf ve yenik hissediyordum. Don Juan ve iki yoldaqr, Eok biiytik gaba harcayrp, giysilerimi ne zaman degiqtirdi[imi anrmsamam igin zorladrlar beni. Yapamryordum. Zihnimde higbir qey yoktu: duygular, anrlar, hiEbir ;ey. Bir qekilde, tiimtiyle onlarla birlikte, orada delildim. Don Juan'tn ve iki yolda$mln sinirli heyecanlan doru[a

yenilmiq hissetmedim kendimi; ve inantlmasl zor bir iyimserlik dalgasr kapladr igimi. Her qeyin olmasr gerektigi gibi geliqti$in i hissecliyordum. Don Juan'rn kaygrsr, kilisedeki kadrnla yar;adtfrm riiya gorme ttirti hakkrnda l-rigbir qey bilmiyor olmasrydr, soyledifine gcire. Bir r{iya oteli, bir rtiya kasabast, bir riiya Carol Tiggs'i yaratmak, onLln iEin eski btiyiici.ilerin rtiyzt gcinne konusundaki mtithig ustah$mrn bir ornefiydi sadece; insan imgelemine meydan okuyan ttim bir: alern. Don Juan kollannr alabildifine aEh, ve nihayet her zam^nki neqesiyle gtili.imsedi. "Kilisedeki kadrnrn sana bu igin nasd yaprldr[rnr gcisterdi$i sonucllnu grkarabilniz yalnrzca," dedi, yava$, dikkatli bir tonla. "Kavranamaz bi manevrayt kitvranabilir hale getirmek, senin igin dev bi gcirev olacak. Oli-ime meydan okuyan, kilisedeki kadrn olarak, satremg tahtastndet tistatEa bi harnle yaptr. Carol'un erke bedenini ve seninkini, zincirlerinden kurtulup yiikselmek igin kullandr. Senin karqrlrksrz erke teklifini kabul etti." Soylecliklerinin benim iEin anlamr yoktu, etmzr belli ki iki yoldaqrna gok qey iferde etmiqti. Qok fazla heyecanlatndilar. Don Juan onlara hitap ederek, oltirne meydan okuyantn ve kilisedeki kachnrn aynr erkenin farkh ifacleleri oldufunu agrklacL; kilisedeki kadrn ikisinin daha gtiElli ve katrma;rk olanrydr. Denetirni alnrak, eski btiyiiciilerin hilelerine uygun, karanltk, me,sum bir yontemle Carol Tiggs'in erke bedenini kullitnmtg, ve oteldeki Carol Tiggs'i yaratml$tt; saf niyetten oluqan Carol Tiggs'i. Don Juan, Carol ve kaduun buluqmaletrtnda bir ttir erkesel anlagrnaya varmrg olabileceklerini ekledi. Tam o ancla, birdenbire bir fikir gelcli akhna. iki yoldaqrna bakakalmrqtr, inanermayan bir ifadeyle. Hepsinin bakr;lan birbirlerinin arasrnda hrzla gidip geliyordu. Emindim ki salt onay-

256
,seyi.

RUYA GORME SANATI

N|YET|N KANATLARTNDA

UQMAK

251

lanma aradrklarr yoktu, gi.inkti hep birlikte firrk ermiqlercli bir Don Juan, "Blitiin tahminlerirniz boqLrna," cledi, sessiz, sakin bir tonla. Bence artrk bi Carol Tiggs yok. ve kilisecleki kadrn da yok; ikisi birlegip niyetin kanatlannda uzafa uErular; inanryorum ki, ileriye. "oteldeki carol rigs'm gortintigti iEin o denli kaygrranrna* srnln nedeni, onun kilisedeki kadrn olmasrydr; senin baqka bi Carol Tiggs'in rtiyasrnr gcinneni sa$larnrrstl; sonsilrz olEtide clalra gtiElti bi carol riggs'in. Ne dedifini anrmsamryol'rnusun? Benim igin niyetini gor ri.iyanda. Brrzrk niyetinle ilerleyeyim." "Bu ne demek, don Juan'/" diye sordum, afallarnrq bir halde.

yo$unlaqtrnr gibi oldum, ama brrakrnak zoruncla kaldrm; boyle bir iq iEin yeterli erkem yoktu. Eve vannadan don Juitn clurdu ve bana dondi.i. Beni yine dikkatle inceledi; bedenimde iqaretler anyor gibiydi. O zaman son derece yanrldr$rna inandr[rm bir konudar onu dtizeltrneye kendimi mecbur hissettim. "Ben o otelde gerEek Carol Tiggs ile beraberdim," dedirn. Bir an igin ben kendirn de onun ciliirne nreydan okuyan oldufr.rnil inanmrqtrm; ama dikkatli bir de[erlendin-neden sonra, o inancunr stirdtirernedim. O, Carol'du. Karanhk, dehqetli bir ycinternin sonllcu olarak o otelde idi; aynr benirn cle orada olclu-

lum gibi."

"Oliime meydan okuyan, qrkrrs rroktasrnr bulclu, demek. Seninle bi grkrq yakaladr. Senin yazgtn, oltlln yazglsl oldu."
"Yzuti, clon Juan'?"

"Yilni, sen dzgi"irltife eriEirsen, o da eriqrliq olacak." "Nasrl yapacak bunu'J" "Carol Tiggs yoluyla. Ama Carol Tiggs igin kaygrlanma sen." Ben korkufflll aErfa vumradan once soylenriqti bunu. "Btr manevrayt ve daha nicelerini becercbilir." uzerimde btiytik bir baskr vardr. Ezici afrrhfrnr hissetnreye baqlamrqtrm bile. Bir zihinsel berrakhk anr yaqadrm ve clon Juan'a sordum, "Bi.itiin bunlann sonucll ne olacak'l" Yarutlamadr. Bana sabit bakryordu, tepeclen trrna!:r tilrayarak. sonra yava$ga ve dikliatle qoyle dedi, "Oliime nreydan okuyanln arnrafanr, soltsuz rliya gorme olasrhklarrndan oluqr.ryor. Bi tanesi, senin Carol Tiggs'le gcirclti$tinclti, baqka bi zamarrcla, baqka bi di,inyada, daha ugsuz bucaksrz bi diinya, srnrrlarr oh'nayau, irnkAnsrzrn bile mtirnkiin oldufu bi cliinya. Sadece bi giin bu olasrhklan ya$ayacalur de$il, bi gi,in onlan kavrayacalur cla ima ediliyordu." Kzrlktr, ve sessizlik iginde evine dofiru yiirtirneye barslachk. Dtiqiincelerirn grl grnca yangryorlardr. Ash nda dti ;i.inceler cle[il, imgelerdi onlar; riiya otel odasurrn karanhlnda benirnle konu;an kilisedeki kadrn ve Carol Tiggs'in ernrlarrnrn bir karrgunrydr. BirkaE kez o imgeleri kendi olafan benli$imin bir duyumuna

"Elbette o Carol'dtr," diye kabul etti don Juan. "Ama senin ve benim bildi$im Carol degildi. Bu bi rtiya Carol'uyclu; soyledinr sarna, saf niyetten oluqmuq bi Carol'clu. Sen kilisecleki kadrna yarchm ettin, o rtiyayr kunnasr igin. Ontrn sanartr, o rtiyayr her geyi kapsayan bi gerEeklik haline getirmekti: eski btiyticiilerin sanatr; var olan en korkutucu qey. Sana riiya gdnnede en de[erli dersi alaca[rnr sciylemiqtirn, defil mi'/" "Carol Tiggs'e ne oldu clersin?" diye sordum. "Carol Tiggs gitti," diye yanrtladr. "Ama bi giin yeni Carol Tiggs'i bulacaksrn, rtiya otel odasrnda olanr."

"Gitti clernekle ne kastediyorsun'?" "Di"inyadi.ur gitti, " dedi. Karrn boqlufumu yanp geEen bir sinir dalgasr hissettim. Uyanryorclum. Benli$inrin bilinci bana tanrdrk gelrneye ba;lanrrgtr; ne olup bitti[ini bilernemekle, kryaslanarnaz olanrn lrenren yanl baqrmda oldufu <insezisinin bir kanlrnrr. Ytizi.irnde bir inanrnazhk ifbdesi olmahydr, gi.inkii don Juan etkili bir tonla ekledi, "BLl, rtiya gcirme. Sonuglannrn nihai oldulunu qinrdiye dek olrenrniE olnran gerek. Carol Tiggs gitti." "Arna nereye gitti sence, don Juan'?" "Eski Ea[ btiyiiciilerinin gittifii yere. Oltime meydan okuyanln arma[anrnln sonsuz rtiya gcirme olasrhklarr oldr-r$untt soyledim sana. Sen somut bi qey istemedin, o yiizden kilisedeki kadm sana soynt bi arma$an vercli: niyetin kanatlarrnda uEma olasrlr[r."