You are on page 1of 132

Kltr Bakanl Yaynlar : 337 Bilim Dizisi: 8

Onay: 23 Mays 1979 gn ve 831.0-711 say. Bask says: 6.000 Meteksan Ltd. irketi, ANKARA -1979

ROLAND BARTHES

GSTERGEBLM LKELER

evirenler Berke Vardar Mehmet Rifat

Kltr Bakanl Yaynlar

Birinci bask, Haziran 1979

Gnmzn insan, bildikleriyle yetinmeyen, hzla deien koullarda kendini yenileyebilen, zgr, bar, in sancl, hogrl, toplumuyla btnlemi, kendi kiiliini gelitirirken bakalarnn gelimesine de alan toplumsal bir varlk olmak durumundadr. Bu, an gereklerine uygun, ama kendi benliinden, gemiinden, toplumunun z kaynaklarndan kopmam bir insandr. nk insan, ancak ulusal zelliklerini koruduu oranda, ada uygarla, evrensel kltr deerlerinin olu masna ve zenginlemesine katkda bulunabilir. nsan, iinde yetitii evrenin bir rndr. Benzer koullar paylaanlar benzer biimde dnrler. Kltr., toplumu oluturan bireylerin duyu, dn ve davran bir liidir. Duyu, dn ve davran birlii ise, bir ulusun, bir toplumun br toplumlardan deiik olan koullarnn etki siyle oluur. Bu anlamda kltr, ulusal bir nitelik tamak tadr; ama zellikleri ok baka olan toplumlarn bile bir birlerine benzeyen baz koullara sahip olmas ve ada dnyada bu benzer koullarn hzla artmas, kltrn evrensel yann ortaya karr. Uluslar arasndaki kltr alveriinin artmas, insan larn birbirlerini daha iyi anlamalarna, ortak yanlarn bulmalarna, evrensel barn olumasna katkda bulunur. te, bu nedenle kitap, iletiimi kuran aralardan biri olduu gibi, kltrn ulusallktan evrensellie ulamasnda da en nemli etkendir.

__________________________________

Kitap, insanln belleidir. Zaman iinde her ey unu tulabilir. Ama yazya gemi her ey belge nitelii tar. Sz" sonsuzlatran, kitaptr. nsanlk tarihinin gerek anlamda deer bulmas, "yaz"nn bulunmasndan sonradr. Tarihi yaratan insan, kendini tarih iinde yazyla, "kitapla var etmitir. nsan kendi evresinin bilgilerini sindirdii oranda dn yadaki bilgi birikimlerinin de farknda olmaldr. Bununla yetinmeyip, kendi andan, nceki bilgileri de kavramaldr. Ancak bylece "zaman", aar, btn zamanlar kavram gerek bir "aydn olabilir. Gemiten gelecee doru gelien dnsel rnleri saptayp topluma ulatrmak, bizim alma alanmz iz mektedir. Klasik ve ada yaptlarla kltr alann canl tutmak gerekir. ncelikle ele alnmas gerekli gemi ve ada kendi yarat rnlerimizin yan sra, baka toplum larn benzer rnlerini de deerlendirmek, kltr anlay mzn doal bir sonucudur. Kltr Bakanlnn yaynlar, zlemi duyulan insann, Trk insannn, bu anlay iinde olumasna katkda bu lunma amacn gtmektedir.

Do. Dr. Ahmet Taner Klal Kltr Bakan

NDEKLER
Gstergebilim, Barthes ve Gstergebilim lkeleri IX-XXIII Giri ... ... ... ..................................................................... 1 I. DL VE SZ ... ... ....................................... ........ ... I. 1. Dilbilimde....................................................... ... ... I. 1. 1.Saussure'de . .................... ........................ I. 1. 2.Dil .............. ............. .................................. I. 1. 3. Sz........................... ... ......................... ............. I. 1. 4.Dil-Szeytiimi ... ....................................... I. 1. 5. Hjelmslev'de ....................... ... ........................ I. 1. 6. Sorunlar ................... ... .................................... I. 1. 7. Kiisel kullanm...... . ...................................... I. 1. 8. ift yaplar ............................................ ....... ' I. 2. Gstergebilimsel Bak Alar ................... I. 2. 1. Dil, Sz ve insan bilimleri............. ................. I. 2. 2. Giysi....................... ............ ........................ ... I. 2. 3. Besin ........ ........................................ ... ........... I. 2. 4. Otomobil, mobilya ........................................... I. 2. 5. Karmak dizgeler ............ ............................. I. 2. 6. Sorunlar (I) : Dizgelerin kkeni...................... I. 2. 7. Sorunlar (II): Dil/Sz bants ................. II. GSTEREN VE GSTERLEN .............. Il 1. Gsterge. ....................... ............. ... ... ................ II. 1. 1. Gstergelerin snflandrlmas ...................... II. 1. 2. Dilsel gsterge............... .. ................................. II. 1. 3. Biim ve Tz ...................... ... ..................... ... II. 1. 4. Dilsel olmayan gsterge ........; ...................... II. 2. Gsterilen ... ................... ................................... ... II. 2. 1. Gsterilenin z nitelii ....... .................... ....... II. 2. 2. Dilsel Gsterilenlerin snflandrlmas ........ II. 2. 3. Dilsel olmayan Gsterilenler ... ... ................. II. 3. Gsteren ........... , ......................... ......... ......... II. 3. 1. Gsterenin z nitelii ................ ................. II. 3. 2. Gsterenlerin snflandrlmas ..................... II. 4. Anlamlama...............................................................3 3 3 4 5 6 7 9' 11 12 14 14. ,17 19 19 21 22 23 26 26 26 30 31 33 35 35 36 38 40 40 41 41

II. 1. 3. Biim ve Tz ........................................................... II. 4. 1. Anlamsal ballam............................................... II. 4. 2. Dilbilimde Buyrultusallk ve Nedenlilik .............. II. 4. 3. Gstergebilimde Bayrultusallk ve Nedenlilik II. 5. Deer ... .................................................................... II. 5. 1. Dilbilimde Deer ......................................................... II. 5. 2. Eklemleme ..................................................................

33 41 43 45 48 48 50
52

III. DZM VE DZGE ..............................................................


III. 1. Dilin ki Ekseni ............................................................... III. 1. 1. Dilbilimde dizimsel ve armsal bantlar III. 1. 2. Jakobsonda Eretileme ve Dzdeimece ... III. 1. 3. Gstergebilimsel ba alar ............................... III. 2. Dizim .................................. ............................................ III. 2. 1. Dizim ve Sz............................................................ III. 2. 2. Kesintililik ............................................................. III. 2. 3. Deitirim snamas............................................... III. 2. 4. Dizimsel birimler.................................................... III. 2. 5. Birleimsel zorunluklar.......................................... III. 2. 6. Dizimsel birimlerin zdelii ve bunlar arasn daki uzaklk......................................... .................... III. 3. Dizge................................................................................. III. 3. 1. Benzerlik ve benzemezlik;Ayrlk ......................... III. 3. 2. Kartlklar ............................................................ III. 3. 3. Kartlklarn snflandrlmas ............................ III. 3. 4. Gstergebilimsel kartlklar................................. III. 3. 5. kicilik .................................................................... III. 3. 6. Yanszlama ........... .. ........................................... III. 3. 7. Kuraln inendii durumlar.................................

52 52 54 55 56 56 59 60 62 64 66 67 67 69 71 76 78 80 84
86

IV. DZANLAM VE YANANLAM ......................................


IV. 1. Kaymal dizgeler ...........................................................

IV. 2. Yananlara....................................................................... IV. 3. stdil ....................................................... ..................... IV. 4. Yananlam ve stdil ..................................................... Sonu: Gstergebilimsel aratrma .......................................... Dizin............................................................................................ Trke-Franszca Terimler Dizelgesi .......................................

86 87 89 90 92 97 101

GSTERGEBLM, BARTHES VE
GSTERGEBLM LKELER I. Gsterge terimi dilbilim alannda bir gsterilen ya da kavram ile bir gsteren ya da iitim imgesi ara sndaki birleimden doan eyi belirtmek iin kulla nlr;1 daha genel olarak da kendi dnda bir ey gsteren e anlamna gelir. Gstergebilim, gstergeleri, gsterge dizgelerini ele alan, ok deiik, kimi durumlarda da eliik yakla mlar kucaklayan, devinim iinde bulunan geni bir daldr. Kimi bilginler doal dilleri de gstergebilimin alanna katarken kimi bilginler sz konusu etkinlik dzlemini salt dil d gsterge dizgeleriyle snrland rr. Gstergebilimi yalnzca bilinli ve amal bildiriim edimlerine, bu adan kavranabilecek anlatm yntem lerine indirgeyenler de vardr, her trl anlam aktar ma ve anlamlama srecini bu dal erevesinde algla maya alanlar da vardr. Bundan tr de, birbiriyle yer yer akan, ama daha ok da atan grlere, uygulamalara tank olmaktadr bu alan. Snrlarnn oynak, yntemlerinin kaypak oluunun nedeni budur.
(1) Buradaki

Terimleri,
yay., 1978.

dilbilim terimleri stanbul, ..

iin bkz. Balca Dilbilim Yabanc Diller Yksek Okulu

IX

Birbirinden ok ayr zellikler sunan anlatm yn tem ve aralarnn, belli bir anlam ieren dzen ve ger ekliklerin birer gsterge dizgesi olmalar bakmndan ortak ynler sunduklar, onun iin de benzer kavram ve izlemlerle aklanabilecekleri sezilince geni kap saml bir bilimsel etkinlik dzleminin tasarlanmas olanak kazanmtr. Dorudan doruya doal dillerin iinde de deiik gstergesel katmanlar alglanmaya balannca, olgularn tek dizgeye indirgenemeyecei, ikincil nitelikli kullanmlarn kendilerine zg birta km dizgeler oluturduu belirlenmitir. Gerek bu tr l ikincil dillerin, gerekse dil d gsterge dizgelerinin dilbilimcilerce oluturulan ilemsel kavramlarla ak lanabilecei anlalnca, bir gndericiyle bir alc ara snda zel bir dzg araclyla bildiri alveriine rast lanan her yerde olduu gibi salt anlam ve anlamlama ieren durumlarda da gstergesel yaklamlar geerlik kazanmtr. Bylece, yeni bir inceleme alan belirmi tir : Deiik biimlerde yorumlanan, kimine gre dilbi limin yannda ama dnda yer alan, kimine gre dilbi limin kapsad, kimine gre de dilbilimce kapsanan bir inceleme alan. Genellikle doal diller incelenirken kullanlan kav ram ve yntemler eitli uyarlamalarla, yer yer de zor lamalarla yeni alanda etkin bir ilev stlenmitir. Kap sam konusunda olduu gibi yntem asndan da b yk bir eitlilie rastlanmas, gstergebilimin hem kuram hem uygulama ynnden matematiksel-mantk sal youn bir biimselletirme abasndan en kiisel yorum ve yaklamlara dein uzanan geni bir eksen s tne oturmas bu daln oluum iinde bulunduunu,

bugne dein geliimini btnleyemediini tantlar. eitli nerileri ortak bir paydaya indirgemeye olanak bulunmadndan, gstergebilim yerine gstergebilim lerden sz etmek belki gerei daha iyi yanstr. Yzyllar boyunca gstergelere ilikin dnceler dille ilgili grlerle karp kaynamtr. zellikle Stoaclarla Ortaan anlam ve anlamlama biimlerini ele alan kuramclarnda2 gstergebilimsel nitelikli gzlemlere rastlanr. Gstergebilim ilk kez J. Locke'ta (1690) nesnelerin anlalmasn ve bilgilerin iletiimini salayan gstergeler retisi olarak belirlenirse de, dil felsefesinin snrlar alamaz o dnemde3. XIX. yzyln son yllarnda bir Amerikalyla XX. yzyln ilk yllarnda bir svireli ayr ayr ve deiik biimlerde gstergebilimin zorunluu stnde durmu lar, sonralar biroklarnca benimsenecek genel ere veler sunmulardr : Mantk Charles Sandres Peirce (1839- 1914) ile acl dilbilimin kurucusu Ferdinand de Saussure (1857 - 1913). Peircee gre mantk gstergebilimin bir baka ad dr4. stne eildii her konuyu bu bilgin bir gster
(2) Skolastik filozoflar da Stoaclar gibi dili gerekliin yapsn incelemeye yarayan bir ara olarak gryorlar d. Onun iin de, anlam ya da anlamlama sorununu en nemli sorun saymlardr. Anlamlama Biimleri (De Modis significandi) adn tayan o denli ok sayda ya pt yazlmtr ki bu dnemin dilbilgicilerine ou kez Modusu denir. J. Lyons, Lingulistique gnrale, Fran szca eviri, Paris, Larousse, 1970, s. 15. Bkz. O, Ducrot-T. Todorov, Dictionnaire encyclopdique des sciences du langage, Paris, Seuil, 1972, s. 113. Bkz. A. Tmertekin, Peircein Gsterge Anlaynn Ana izgileri, FDE 2, 1978, s. 140.

(3) (4)

XI

gebilim olgusu olarak grm, matematiksel uslamla madaki kesinlie yaklaan biimsel bir gsterge kura m tasarlamtr. Ona gre gsterge herhangi bir kim se iin herhangi bir lde ve herhangi bir amala her hangi bir eyin yerini tutan herhangi bir eydir... Gs terge herhangi bir kimseye seslenir. Baka deyile, bir kimsenin zihninde kendisiyle edeerde ya da gelikin bir gsterge yaratr. Bu yaratlan gstergeye Peirce, bi rinci gstergenin yorumlayan adn verir. te yandan, gsterge herhangi bir eyin yerini tutar. Gstergenin yerini tuttuu ey, gstergenin nesnesidir, gsterge, nesnesinin yerini belirli bir alana dayanarak tutar : gsterge alan(5). Gstergeleri tane lye indirger Peirce; rnein nesneleri asndan varlksal balant, benzerlik ya da saymacalk iermelerine gre belirti, grnt ve simge biiminde blmler, dili bu genel ereve iinde simgesel tre balar. Peircein dnceleri(6) birok gstergebilimciyi (rnein Ch. Morrisi, bkz. aada) etkileyecektir. Deindiimiz gstergebilim anlaynn mantksal zellikli olmasna karn Saussuren ngrd gs tergebilim toplumsal niteliklidir. XX. yzyl dilbilimin deki gsterge anlaynn kaynakland Saussure, gs tergebilimi gstergelerin toplum iindeki yaamn inceleyecek bir bilim7 olarak tasarlar ve dilbilimin yerini belirlemek iin gereksinim duyar ona. yle der
(5) (6) (7) Agy., s. 141. Peirce zellikle 1932de Collected Papers yaymlanmaya balaynca gncellik kazanmtr.

Genel Dilbilim Dersleri, Trke eviri, I, Ankara, T.D.K.


yaynlar, 1976, s. 36.

XII

svireli bilgin : Gstergebilim, gstergelerin z nite liini, hangi yasalara bal olduunu retecek bize. Henz yok byle bir bilim. Onun iin... nasl bir ey olacan syleyemeyiz. Ama kurulmas gerekli; yeri n ceden belli. Dilbilim, bu genel nitelikli bilimin bir b lmnden baka bir ey deil. Onun iin, gstergebili min bulaca yasalar dilbilime de uygulanabilecek. By lece, insana ilikin olgular btn iinde dilbilim iyi ce belirlenmi bir alana balanabilecek8. Bunun da nedeni u : Dil, kavramlar belirten bir gstergeler dizgesidir. Onun iin de yazyla, sar-dilsiz alfabesiyle, kutsal nitelikli simgesel trenlerle, bir toplumda ince lik belirtisi saylan davran biimleriyle, askerlerin bil diriim belirtkeleriyle, vb., vb. karlatrlabilir. Yal nz, dil bu dizgelerin en nemlisidir9. Bu ilki ncden sonra ve onlarn zelliklerine uy gun olarak deiik iki dorultu izler almalar; kar ma nitelikli yaklamlara da rastlanr. Mantkla dil arasndaki eitli bantlar incele yenler gstergebilimden bilimsel bilgiye ulalmasn salayacak stdiller, kavramsal simge dizgeleri olu turmasn beklerler. Bu dzlemde zellikle R. Camap, B. Russell, E. Cassirer, A. Tarski gibi bilginlerle Ch. Morrisin almalar dikkati eker. Morris10, Peirce'in
(8) (9) (10) Agy., s. 37. Agy., s. 36. Bkz. Morrisin balca yapt Signs, Language, and Be havior (New York, Prenticehall, 1946)un bir eletirisi iin G. Mounin, Introduction la smiologie, Paris, d. de Minuit, 1970, s. 57 ve tesi.

XIII

yan sra simgesel mantkla davranlktan esinlenen bir yaklamla blm ayrt eder gstergebilim iin de : Gstergelerle konuan bireyler arasndaki ba ntlar inceleyen edimbilim, gstergelerle gsterilen nesne 1er arasndaki ban tlar ele alan anlambilim ve gstergelerin kendi aralarndaki biimsel bantlar stne eilen szdizim. Burada belirtilen etkenler gs tergesel olu ya da anlamlamann ierdii temel e dir. zellikle yapsalc dilbilimciler (N. Trubetskoy, R. Jakbson, L. Hjelmslev, E. Benveniste, vb.) gsterge sel bak asn gz nnde tutarak dilin gsterge diz geleri iindeki yerini belirlemeye almlardr11. Hjelmslev (1899-1965) dile benzer bir yapyla karla lan tm dzlemleri kucaklayan salt nitelikli bir b tn olarak yorumlamtr gstergesel alan. Ona gre gstergebilim, konudili bilimsel olmayan bir dil, bir stdildir; konudillerini gstergebilim!erin oluturdu u bilimsel bir stdil ise bir stgstergebilimdir(12,. Ne var ki Saussure kl gstergebilimin geliebilmesi iin uzun yllar gemesi gerekmitir. Saussuren ulam larn kullanan E. Buyssens'in abalar'13 uzun sre tekil ve tikel kalmtr. Roland Barthes'n, evirisini sunduumuz yaptta gstergebilim henz kurulmu deil diye sze balamasn yadrgamamak gerekir :
(11) (12) (13) Bkz. D. Ducrot-T. Todorov, agy., s. 117. Bkz. Prolgomnes une thorie du langage, Franszca eviri, Paris, d. de Minuit, 1968, s. 155 ve tesi. Buyssens'in Le Langage et les discours (Bruxelles, Offi ce de publicit, 1943) adl r ac yaptnn gerek deeri ancak uzun bir sre sonra anlalmtr.

XIV

1964lerde bile durumun kkten deimemi olduunun tantdr bu gzlem. Ama ayn yllarda, bu dorultu daki abalarn belli bir younlua ulatn, zellikle Fransa'da gstergebilimin yeni bir yaklam nitelii kazandn, Fransz yapsalclnn ok elverili bir ortam hazrladn da belirtmeliyiz. Esinlenilen yntemlerin, rneklerin, yorum biim lerinin eitlilii gnmzde de rnleri byk lde etkilemekte, birlik salanmasn engellemekte, alann ufalanmasna yol amaktadr. Genellikle bildiriim kavramnn deiik yorumlarndan kaynaklanmaktadr bu durum. Gerekten de, kimileri bilinli ve amal in sansal bildiriimin dna kmayarak bildiri iletme i levinin gstergesel yaklam bakmdan zorunlu oldu unu belirtirken (rnein, E. Buyssensi izleyen ilev selci G. Mounin, L. Prieto ve onlara yakn grnen J. Martinet(14)). P. Guiraud bilinsiz ama kavramna dayanarak sylenceleri, bilinaltnn eitli rnlerini bu alana katmakta, R. Barthes ise toplumsal yaamn sunduu ok geni bir olgular btnn (rnein, gi yi m ve moda, mobilya, otomobil, vb. ne ilikin olgula r) bildiriim amac iermemekle birlikte anlam ta mas, anlamlama eylemine konu olmas bakmndan gstergebilimsel etkinliin ynelebilecei bir dzlem olarak grmektedir. Gnmzde en youn gstergebi lim almalarnn evresinde odaklat ve kimi yn lerden Hjelmslev geleneine balanan A. J. Greimas (doumu : 1917) da, toplumsal gstergebilim snrla rn ok amakla birlikte, bildiriim ve anlamlama iki
(14) Bkz. Clefs pour la smiologie, Paris, Seghers, 1975.

XV

lemi karsndaki tutumuna baklarak burada anlabi lir. Bu bilgine gre, gstergebilim hem dnyann in san iin, hem de insann insan iin tad anlam aratrr, insan bilimlerinin bak alarn yenilemek, dilbilimle mantktan yararlanarak yntemsel neriler de bulunmak, yorumlama rnekleri sunmak amacn benimser, bir stbilim nitelii tar. Onun iin de, so mut gerekliklere deil, soyut ieriklere, tm olulara yn veren temel dzenee evirmelidir baklarn. Her trl anlamsal btn ancak byle kavranabilir, her trl zmleme ve bireim ancak bu koulla anlam kazanabilir. Bu nedenle, soyut ierii ortaya koyabile cek, dizgeletirebilecek, tm kapsayc zel bir dil, bir stdil oluturmak gerekir(15). Yukarda da deinildii gi bi, Greimas gstergebilim kuramn her eyden nce bir anlamlama kuram olarak tanmlar16. Grld gibi, Saussure'n bu konudaki dn sel kalt, Prag Dilbilim evresinin yan sra A. Marti net'nin (doumu: 1908) ilevsel dilbiliminden esinle nen bir bildiriim gstergebilimiyle Hjelmslevden kay naklanan, mantksal gstergebilimden de kimi alar dan etkilenen bir anlamlama gstergebilimi ereve sinde birbirinden ok ayr yorum ve nerilere konu olmakta, bu akmlardan her biri de kendi iinde b yk bir eitlilik gstermektedir. Hzl bir byme ve
(15) Bkz. Entretien avec A.J. Greimas, Dilbilim 1,1976 ve A. J. Greimas, Smiotique et sciences sociales, Paris, Le Seuil, 1976. Bkz. A. J. Greimas J. Courts, Smiotique. Dicti onnaire raisonn de la thorie du langage, Paris, Hachet te, 1979.

(16)

XVI

yaylma dneminin doal sonucu olarak grmek gere kir bu durumu. II. Rolan Barthes(17) gstergebilimin nde gelen
(17) R.B. 12 Kasm 1915'te Cherbourgda domutur. Orta ve yksek renimini (klasik yazm) Pariste yapm tr. Genlik yllarnn en nemli olay - sonradan da sk sk steleyecek olan-verem hastaldr. Macaristanda (Debrecen, 1937), Biarritzde (19391940), Pariste (1940-1941), Bkrete (19481949), skenderiyede (1949-1950) yazn retmenlii, okutmanlk yapmtr. skenderiye niversitesinde bir sre birlikte alt A. J. Greimas dilbilime yneliinde ok etkili olmu tur. 19501952 arasnda Ekinsel likiler Genel Ynet menliinde grev aldktan sonra C.N.R.S. (Bilimsel Ara trma Ulusal Merkez) de szckbilim aratrma yeti menlii (stajyerlii) yapm (1952-1954), ksa bir sre Arche yaynlarnn yazn danmanlnda bulunmu, 1955de yine C.N.R.S.e girmi, 1959a dein toplumbilim uzman olarak almtr. (Ayn yl R.B. stanbul'a ge lerek biri toplumsal sylenceler, biri de tiyatro stne olmak zere iki konuma yapmtr). 1960tan 1976da Collge de Francea atanncaya dein Ecole pratique des hautes tudesde alacaktr: nceleri (19601962) tutumsal ve toplumsal bilimler alannda, sonra da gs terge, simge ve tasarmlar toplumbilimi konusunda. (B.B.m 1977 ylnda Collge de France'ta verdii dersler iin bkz. O. Senemolu, R. Barthes ve Birlikte Yaa ma, Dilbilim III, 1978.). Balca Yaptlar: Le Degr zro de lcriture, Paris, d. du Seuil, 1953; Michelet par lui-mme, Paris, d. du Seuil, 1954; Mythologies, Paris, d. du Seuil, 1957; Sur Racine, Paris, d. du Seuil, 1963; Essais critiques, Paris, d. du Seuit, 1964; Elments de smiologe, Communications 4, 1964, sonra Le Degr zro de lcriturelle birlikte, Paris, Gonthier, 1965; Critique et vrit, Paris, d. du Seuil, 1966; Systme de

XVII

szclerindendir; kendisi yadssa da(18) bu byledir. Collge de Francen Yaznsal Gstergebilim krs sne atanmasyla (a dersi : 7.1.1977) bu zellii bir bakma genelgeerlik kazanmtr. Kendine zg bir dil ya da gstergeler dizgesi olarak grd yazm alanndaki almalaryla, zellikle de Ecole pratique des hautes tudesdeki seminerleri, Michelet, Racine, Sade, Fourier, Balzac, vb.ni ele alan almalar ve e itli denemeleriyle yaznsal gstergebilime nemli kat klarda bulunmutur Barthes. Yeni Eletirinin ba lca szcleri arasna girmi, yaznsal yaratm dilbi limden esinlenerek incelemi, yapsal bir yaklamla yaptlardaki anlaml ilikilere arlk vermitir. Bilin alt bir srele davranlar etkileyen cokusal gle dolu toplumsal tasarmlar olan acl sylence incele meleriyle toplumsal gstergebilime ilgin bak alar getirmi, bu arada bir de kuramsal gstergebilim yap t yazmtr : Elments de smiologie (bkz. aada, III). Tm etkinliklerini birer deneme olarak grr Bart hes: Uzun sre bilim alannda (yazn, szck, toplum bilimi) yer almasn istedim almalarmn; ama yal
la
Seuil,

mode,
1970;

Paris,

d.

du

Seuil,

1967;

S/Z,

Paris,

d.

du

L'Empire des signes, Genve, Skira, 1970; Sade, Fourier, Loyola, Paris, d. du Seuil, 1971; Nouve aux essais critiques, Le Degr... ile birlikte, Paris, d. du Seuil, 1972, Le Plaisir du texte, Paris, d. du Seuil, 1973; Roland Barthes par Roland Barthes, Paris, d. du Seuil, 1975; Fragments d'un discours amoureux, Pa ris, d. du Seuil, 1977; Leon, Paris, d. du Seuil, 1978; Sollers crivain, Paris, d. du Seuil, 1979. (18) Bkz. Leon, Paris, d. du Seuil, 1978, s. 7-8.

XVIII

nzca denemeler rettiimi kabul etmeliyim der ve denemeyi, yazyla incelemenin boy lt bulank bir tr olarak grr. Yazarn 7 Ocak 1977 gn Collge de Franceta verdii a dersinde syledii bu szler T. Ycelin 1976da Dilbilim dergisinde yazdklarn ke sin bir biimde dorular : Btn bunlar Roland Bart hesin baarszln m gsterir? diye sorar. Ycel Roland Barthes ve Deneme adl yazsnda u ya nt verir : Hayr, tam tersine, trl grnler altn da, yazsn belirleyen temel trn bir gerei olarak hibir zaman konusunu tketmek savnda bulunma yan bir yazar olmakla kalmayp onun tkenmezliini kantlayan, gerek bir denemeci olduunu gsterir. Balca reticilii, balca stnl de, en byk de nemecide olduu gibi, nesnede znenin tml ynn de harcad, bitmez, tkenmez abadr belki(19). Gstergebilim bir tr servendir Barthes iin : 1953lerde tutkusal bir atlmla balayan bir serven. Bir gstergebiliminin toplumsal eletiriyi canlandra can, Sartren, Brechtin, Saussure'n byle bir tasa nda el ele verebileceini dnmtr balangta. Toplumun kendi yaratt birtakm kalplar nasl olup da doal anlamlar gibi grdn ve kullandn an lama, anlarken de betimleme uran i edinmitir kendine. Sekin bir sylence avcsdr Barthes, toplum sal sylenceleri kovalar her yerde. Kendine zg birta km diller ya da anlatm yntemleri stne bir dil dir gstergebilim ona gre ve ilemsel kavramlar a sndan dilbilimden kaynaklanr; snr tanmaz, nk
(19) Dilbilim I, 1976.

XIX

tm gstergelerin bilimidir. Dil, sylem, sz anlaml her birim ya da bireim iin kullanlabilir: ister salt dilsel olsun, isterse salt grsel nitelik tasn yalnzca. Nesneler de bir anlam ieriyorsa sze dnebilir. Sylence de bir bildiriim dizgesi, bir bildiridir, bir nesne, bir kavram, bir dn deil, bir anlamlama t r, bir biimdir. Her ey sylence olabilir, toplumsal kullanma bu yoldan katlabilir. Anlama, anlamlamaya rastlanan her yerde de gstergebilimsel etkinlik geer lik kazanr. Gstergebilim tm zdekleri aarak anlam lama biimlerine ulamaya alr.20 Byk bir eitlilik sunar Barthes'n yaptlar21, eletirel denemelerden moda diline dein uzanan ge ni bir alan kucaklar. Yazar, tek alana ilikin bir d nce dizgesi oluturmak yerine deiik alanlardan der ledii kavramlar baka baka dzlemlerde snamaya ynelir, gzpek kavramsal aktarmalar yapar. Saussu re, Hjelmslev ve dilbilimin yan sra Marx, Freud, Mer leau-Ponty, insanbilim, toplumbilim, ruhbilim, felsefe, vb. onun gereklikleri kavray abasnda el ele verir. Bir baka deyile semeci bir aray sz konusudur bu rada ve yazar hibir zaman tek ynl, kat aklama ve yorumlarda skp kalmaz; denemelerinde dn sel devingenlik ve esneklie nem verir. Bu srekli de ikenlik iinde deimeyen bir yan varsa, o da, ba klarn bir an bile ve bir trl stnden ayramad dil sorunsal, neredeyse her eyi indirgedii dil gerek liidir. Roland Barthes par Roland Barthes adl yapt
(20) (21) Bu altblm iin bkz. Mythologie s, Paris, ed. du Seuil, 1957. Bkz. not 17.

XX

ta yle der: Bir hastalm var: Dili gryorum22 Bu sz, dil karsndaki zel ve znel tutumunu dei ik bir adan ortaya koyar. Roland Barthesn renkli kiilii vgye olduu kadar yergi ve eletirilere de alabildiine ak bir alan olarak karmza kar. Dilbilim asndan en sert ele tirileri kendisine G. Mounin yneltir : Dilbilim kavram larn, rnein gsterge, bildiriim terimlerini gerekti i biimde kullanmamasndan yakman Mounin, Bart hes'in inceledii elerin gerekte gsterge olmayp simge ve belirti nitelii tadn savunur.23 Burada terimsel bir kapsam sorunu sz konusu olduu gibi, yazarn yukarda deinilen kimi zellikleri de ie kar maktadr kukusuz. Gerekten de Barthes terimleri amacna uygun olarak ou kez geni kapsaml biim de kullanmaktadr; dilbilimden aktard elerle yer yer eretilemeli bir anlatm yaratt bile sylenebilir. te yandan, her etkinliinde denemeci yannn ar bast da unutulmamaldr. Btn bu ynleriyle Roland Barthes belli bir ekin sel-toplumsal evreye ilikin bir yazsal sylence in celemesinin neredeyse bakiisi olmaya adaydr. III. evirisini sunduumuz Elments de smiologie ilk kez 1964 ylnda Communication dergisinde (say 4) yaymlanm, 1965 ylnda yazarn Le Degr zro de l'criture adl yaptnn ikinci basksyla bir arada sunulmutur24 okurlara. Kuramsal bir yapttr bu. Ya
(22) (23) (24) Paris, d. du Seuil, 1975, s. 164. Bkz. agy., s. 189 ve tesi. Bkz. not 17.

XXI

zar, her trl gsterge dizgesini inceleyecek bilimin oluumuna katkda bulunmak, bu bilimin dilbilimsel temellerini belirlemek, balca kavramlarn (Dil ve Sz, Gsteren ve Gsterilen, Dizim ve Dizge, Dzanlam ve Yananlam) sunmak, ayn zamanda da yeni bilime zg yol ve yntemleri irdelemek amacn gder. Dilbi lim kavramlarndan yola kar Barthes, dilbilimi rnek olarak benimser, yapsalc dilbilimcilerin doal dilere uyguladklar yntemlerden esinlenir. Ama bu arada, ele ald kavramlarn deiik uygulamalara, stne eildii alann zelliklerine gre deiik yorum ve i lemlere konu olabileceini de vurgulamaktan geri kal maz. Yananlam stne zenle eilir, dilbilimin gelecek te bir yananlam bilimine dneceini byk bir g venle belirtir. Gstergesel evrene bir giri nitelii ta yan tm yapt boyunca kendi dnda bir ey gste ren eleri eitli rnekleriyle gzler nne sermeye alr. Yazarn, dilbilimin gstergebilime deil de, gster gebilimin dilbilime baland, onun bir blm oldu u sonucuna varmas stnde ok durulmutur. Syst me de la mode'da da Barthesn, Saussuren ngrd tersine evirip gstergebilimin dilbilimin bir bl m olduunu sylemesinden sonra(25), bu nerinin yer ald satrlara yaplan gndermeler younlamtr eitli aratrmaclarda. Ne var ki, gerekte Saussure'n nerisini tersine evirmek sz konusu deildir hibir biimde: nk acl dilbilimin kurucusu, konusu ba kmndan gstergebilime balad dilbilimin yntem
(25) Systme de la mode, Paris, d. du Seuil, 1967, s. 9.

XXII

asndan her trl gstergebilimin genel rnei26 olabileceini de belirtmekten geri kalmamtr. Gstergebilim lkeleriyle bir ereve izmitir Barthes. Sonradan eitlilik getirecektir bu ereveye, yetinmeyecektir onunla. Ama bir yadsma da sz ko nusu olmayacaktr. Yaptta yer alan ve zellikle dilbilime, eitli alanlarna ilikin olan birok deinme durumu, bu durumdan kaynaklanan dnce lemleri yanstmaktadr. Okuma ve yorumlama de bu gerek gz nnde bulundurulmaldr. dilbilimin 1964teki ve gz eylemin

B. V.

(26) F. de Saussure, agy., s. 62.

XXIII

G R
Gstergebilim henz kurulmu deil. Onun iin, bu inceleme ynteminin hibir elkitab bulunmamas doal. Bir de u var: Gstergebilim geni kapsamn dan tr-nk tm gsterge dizgelerinin bilimi nitelii tayacak - ancak btn bu dizgeler grgl yoldan belirlenip oluturulduunda retici yaptlara konu olabilecek. Ne var ki, bu almay adm adm ileri gtrebilmek iin, belli bir bilgi birikimi de zo runludur. Hem rkek, hem de gzpek bir hazrlayc bilgiyle almas gereken bir ksrdng bu. rkek diyoruz, nk bugn iin gstergebilimsel bilgi, dil bilimsel bilginin ancak bir yknts olabilir; gz pek diyoruz, nk, hi deilse tasar olarak, dilsel olmayan konulara da imdiden uygulanabilmelidir. Burada sunulan lkeler'in tek amac, dilbilime dayanarak zmsel kavramlar(1) ortaya koymak: nsel olarak bunlarn gstergebilimsel aratrmay balatabilecek lde genel nitelikli olduklarn d
(1) Bir

kavram, kukusuz, bir nesne deildir, ama onun yalnza kavran da deildir. Kavram bir ara ve tarihtir, baka bir deyile, yaanm bir dnyada yer alan bir olanak ve engeller demetidir. (G.G. GRANGER: Mthodologie conomique, s, 23).

nyoruz. Sz konusu kavramlar bir araya getirir ken, bunlarn aratrma srasnda olduu gibi kalaca grnden yola kmyoruz; gstergebilimin dilbilim rneini her zaman yakndan izleyeceini de sylemek istemiyoruz (2): Bir dizi terim nerip aklamakla ye tiniyor, bu terimlerin anlam aktarc olgularn olu turduu kark yna - geici de olsa-bir ilk dzen getirmesini diliyoruz. Sonu olarak, sorunlar snflan drmaya ilikin bir ilke sz konusu burada. Bu Gstergebilim lkelerini, yapsal dilbilimden kaynaklanan drt byk balk altnda toplayacaz : I. Dil ve Sz; II. Gsterilen ve Gsteren; III. Dizge ve Dizim; IV. Dzanlam ve Yananlam. Grld gibi bu balklar ikili kartlklar biiminde ortaya kmakta. Kavramlarn ikili kartlklar biiminde snflandrl masna yapsal dncede sk rastland sylenebibilir(3) : Sanki, dilbilimcinin stdili, betimledii diz genin ikili yapsn deiik bir dzleme indirgeyerek yanstyormu gibi. ada insan bilimlerindeki sy lemde, ikili snflandrmann stnln incelemenin de, kukusuz ok retici olacan geerken belirte lim. Bu bilimlerdeki snflandrmann iyi bilinmesi, a mzn dnsel imgeler evreni diye adlandrabilece imiz olgularn kavranmasn kesinlikle salayacak tr.

(2) (3)

CI, Levi-STRAUSS bu tehlikeyi belirtmitir (Anthropo logie structurale, s. 58). M. COHEN bu zellie kukuyla deinmitir (Linguistique moderne et idalisme:Recherches internationales, Mays 1958, say 7).

I. DL VE SZ
1.1. Dilbilimde.

1.1.1. kili Dil/Sz kavram Saussurede temel kavramdr ve kukusuz daha nceki dilbilime oranla byk bir yenilik olarak ortaya kmtr : Bu dilbi lim, tarihsel deiimin nedenlerini, ncelikle, syleyi teki kaymalarda, kendiliinden armlarda ve r nekseme eyleminde bulmaya alyor, onun iin de bir bireysel edim dilbilimi nitelii tayordu. Bu nl ikili kavram oluturmak iin, Saussure, dilyetisinin pek ok biime brnme ve karmakark olma zelliinden yola kmtr. Dilyetisi ilk bakta snf landrlamaz bir gereklik nitelii tar4; hem fizik sel, fizyolojik ve anlksal, hem de bireysel ve toplum sal zellikler ierdiinden, birlik salanamaz bu dz lemde. Bu karmakark toplamadan, bildiriim iin zorunlu uzlamlarn dizgeli btn olan, salt toplum sal nitelikli bir konu belirleyip ortaya karrsak bu dzensizlik de sona erer. Dilyetisinin bu toplumsal b lm, kendisini oluturan belirtkelerin zdekinden
(4) Dilin ilk tanmnn snflandrc dzleme balandn belirtelim: Bir snflandrma ilkesidir bu.

4
bamszdr ve dil diye adlandrlr : Dil karsnda sz, dilyetisinin yalnzca bireysel kesimini (sesleme yi, kurallarn uygulanmasn ve gstergelerin olas bir leimlerini) kapsar. I. 1.2. Demek ki Dil, bir bakma, dilyetisi eksi Sz dr : Hem bir toplumsal kurumdur, hem de bir de erler dizgesidir. Toplumsal kurum olarak, hibir bi imde edim deildir dil; her trl nceden tasarlama nn dnda kalr; dilyetisinin toplumsal blmdr. Birey onu tek bana ne yaratabilir, ne de deitirebi lir. z bakmndan, toplumsal bir szlemedir dil, bildiriim salayabilmek iin tmyle uymak gerekir ona. Dahas da var : Bu toplumsal rn, kurallar olan bir oyun gibi zerktir; nk, kullanabilmek iin renmek gerekir onu. Deerler dizgesi olarak Dil, her biri hem grece geerlii olan bir birim, hem de ay rmsal olarak baka ballak deerlerin yer ald daha geni bir bantlar btnnn esi, terimi ni telii tayan belli sayda eden oluur. Dil asndan, gsterge maden paraya benzer5 : Bu para, satn aln masn salad herhangi bir mal ile deitirilebilir; ama, ayn zamanda, deeri daha yksek ya da daha dk baka paralara gre de bir deer tar. Kurum sal grnmle dizgesel grnmn birbirine bal ol duu apak: Dil szlemeye dayanan (bir blmy le buyrultusal, daha dorusu nedensiz*) bir deerler (5) Bkz. aada, II, 5, 1. (*) Gstergeyi oluturan gsteren ile gsterilen arasnda doal ya da zorunlu bir ba bulunmadn belirtmek iin F.de Saussure nedensiz, gerekesiz, bir nedene balanamayan, vb. anlamna gelen arbitraire ve

5
dizgesi olduu iin bireyin tek bana yol at dei ikliklere kar direnir, byle olduu iin de toplum sal bir kurumdur. I. 1.3. Bir kurum ve dizge nitelii tayan dilin karsnda Sz, z bakmndan, bireysel bir seme ve gerekletirme edimidir. nce konuan bireyin kii sel dncesini anlatmak iin dil dzgsn kullan masn salayan birleimlerden (yaylm gsteren bu sze sylem diyebiliriz), sonra da bu birleimleri d a vurmasn salayan anlksa! - fiziksel dzenekler den oluur. rnein, seslemenin Dil ile karamayaca kesindir : Bu edimde bireyin yksek ya da alak sesle, yava ya da hzl konumas, vb. yznden ne kurum bozulur, ne de dizge. Sz'n birleimsel yn kukusuz temel niteliklidir, nk Sz'n zde gs
kullanmtr (kartanlaml te dildeki kimi kullanmlarnn ter bireyin istencine bal bir ol guyu belirtmez. Saussure derslerinde giderek arbitraire yerine immotiv terimini yelemitir (bkz. R. Amacker, Linguistique saussurienne, Genve-Paris, Droz, 1975; ayrca, Genel Dilbilim Dersleri, eviri, Ankara, Trk Dil Kurumu yaynlar, cilt I, 1976, cilt II, 1978, zel likle bkz. s. 61, not 5). Ancak, R. Barthes gsterge bilimin zorunluklarndan tr kavramsal bir ayrm latrma gerekletirir, istence bal olan nedensizlikle (arbitraire) istence bal olmayan nedensizlii ( immo tiv) birbirinden ayrr: Bundan tr birinci durum da buyrultusal, ikinci durumda nedensiz terimlerini kullanyoruz. Buyrultusal ve nedenli ya da buyrul tusal olmayan ama nedensiz olan dizgelerden sz edildiinde (bkz. ilerde) bu aklama anmsanmaldr.

immotiv terimlerini rim: Motiv). Genel sine arbitraire burada

N.

6
tergelerin belli aralklarla birbirini izlemesinden olu tuu anlamna gelir. Gstergeler, szlerin sonsuz e itliine gre birlemelerine karn, hem deiik sy lemlerde, hem de ayn sylem iinde yinelendiinden, her gsterge dilin bir esi niteliini kazanr. Sz de, z bakmndan birleimsel bir btn olduundan, salt bir yaratm deil, bireysel bir edimdir. I. 1.4. Dil ve Sz : Kukusuz bu terimlerin her birinin eksiksiz tanm, birlemelerini salayan eyti imsel olutan kaynaklanr: Szsz dil olmaz, dilin dnda da sze rastlanmaz. Maurice Merleau-Ponty'nin de belirttii gibi, gerek dilsel klg, bu karlkl ili kiden kaynaklanr. V. Brndal da yle der: Dil, szn sonsuz bir eitlilikle gerekletirdii salt soyut bir kendilik, bireyleri aan bir kural, temel trlerin olu turduu bir btndr.6 Demek ki Dil ve Sz arasn da karlkl bir ierme ilikisi var. Dil, bir yandan, szn kullanlmas yoluyla ayn topluma bal birey lerde yer alan bir gmdr; bireysel izlerden oluan bir btn olduundan tek tek ele alnan bireyler dz leminde eksik kalmas kanlmazdr: Dil yalnzca ko nuan topluluk iinde eksiksiz olarak ortaya kar; s z ancak dilden alarak kullanabiliriz. Ama te yandan, dil, ancak, szn varlyla olanakldr : Tarihsel ba kmdan, sz olgular dil olgularndan daha nce orta ya kar her zaman (dilin evrimini sz salar). Olu um bakmndansa, dil bireyde, evredeki szn re nilmesiyle belirir (bebeklere dilbilgisi ve szlk, bir baka deyile ve ksaca sylemek gerekirse, dil reti
(6) Acta linguistica, I, 1, s. 5.

7
mi yaplmaz). Sonu olarak, Dil, szn hem rn, hem aracdr : Grld gibi gerek bir eytiim sz konusu. Hi deilse Saussure iin, bir Sz dilbilimi ola mayaca ortada (sra gstergebilimsel bak alarna geldiinde nemi grlecektir bu olgunun) : nk her sz, bir bildiriimsel olu biiminde kavrand an dildir ve ancak Dil'in bilimi olabilir. Bylece, iki so run hemen ortadan kalkar : Szn dilden nce ince lenmesi gerekip gerekmediini aratrmak bounadr. nk, bunun tersi olanakszdr : Dilsel zellikleri ba kmndan ilk elde yalnzca sz inceleyebiliriz. nce likle, dil ile sz birbirinden nasl ayracamz ara trmak da bouna : Yaplacak ilk i deildir bu; tam tersine, dilbilimsel (daha sonra da gstergebilimsel) aratrmann z karsndayz burada : Dili szden ayrmak demek, ayn anda anlamla ilgili oluu da be lirlemek demektir. I. 1.5. , Hjelmslev,7 Saussure'n (Dil/Sz anlay n sarsmam, yalnzca terimleri daha biimsel bir anlatma indirgemitir. Dorudan doruya dil iinde (burada da dil, sz ediminin kartdr) dzlem ayrt eder Hjelmslev:1) Taslak: Salt biim olarak dil (Hjelmslev bu dzleme dizge, rnek ya da a t adlarndan birini vermeyi de bir an dnmtr): Szcn kesin anlamyla, Saussuren dilidir bu. rnein, bir dizi kartlk iindeki yeriyle sesbilimsel olarak tanmlanan Franszca r; 2) Kural : zdeksel bi im olarak dil; bu zdeksel biim belli bir toplumsal
(7) L. Hjelmslev: Essais linguistiques, Kopenhag, 1959, s. 69 ve tesi.

8
gereklemeyle daha nce tanmlanmtr, ama bu gereklemenin ayrntlarndan da bamszdr : rne in, sylenii ne olursa olsun, szl Franszcadaki r (yaz dilindeki r sz konusu deil burada); 3) Kulla nm : Belli bir toplumdaki alkanlklar btn ola rak dil: rnein, kimi blgelerdeki r. Sz, kullanm, kural ve taslak arasndaki belirleyici bantlar eit eittir: Kural, kullanm ve sz belirler; kullanm sz belirler, ama onunla da belirlenir. Taslak ise, hem sz, hem kulanm, hem de kuralla belirlenir: Bylece (gerekte) belli bal iki dzlem karmza kar: a) Kuram, biim8 ve kurum kuramyla kar p kaynaan taslak; b) Kuram, tz9 ve gerekletir me kuramyla zdeleen Kural - Kullanm - Sz be i. Hjelmsleve gre, kural salt bir yntemsel soyut lama, sz de yalnzca bir somutlama (gelip geici bir belge) olduundan, sonunda Dil/Sz kilisinin ye rini alan yeni bir ikili kartla varlr: Taslak/Kul lanm. Her eye karn Hjelmslevin yapt deiiklik nemsiz deildir: Dil kavramn (taslak ad altnda) kkten biimselletirir ve somut sz yerine daha top lumsal bir kavram olan kullanm getirir. Dilin biim selletirilmesi ve sz toplumsallatrlmasyla, salt nitelikli ya da artl ve tzsel her ey sze, tm ayrmsallk da dile aktarlm olur. imdi greceimiz gibi, Sausurre'n Dil ile Sz arasnda yapt ayrm dan doan elikilerden birini ortadan kaldrmak gibi bir yarar salar bu durum.

(8) (9)

Bkz. aada, II, 1, 3. Bkz. aada, II, 1, 3.

9
I.1.6. Ne denli verimli ve yararl olursa olsun, bu ayrm yine de birtakm sorunlar karr ortaya. Bu sorunlarn ne deineceiz burada. Birincisi u : Dil dzgyle, sz bildiriyle zdekletirilebilir mi ? Hjelmslev kuramna gre olanakszdr bu. P. Guiraud da kar kar buna; nk, der, dzgye ilikin uz laanlar apak; dile ilikin olanlarsa rtk.10 Ama, kukusuz Saussure'c bak as dzleminde bu zdeletirme benimsenebilir. A. Martinet de ayn zde letirmeyi yapar.(11) Sz ile dizimin12 bantlarna ilikin olarak benzer bir sorun atlabilir ortaya. G rld gibi, sz, seslemedeki genlikler dnda, yine lenen gstergelerin byk eitlilik sunan bir birlei mi olarak tanmlanabilir. Ne var ki, dorudan doru ya dil dzeyinde de birtakm kalplam dizimler var dr (Saussure rnek olarak Latince magnanimus gn l yce gibi bir bileik szck verir). Demek ki, dili szden ayran snr oynak olabilir kimi durumlarda, nk bu snr betti bir birleim derecesi oluturur burada. Byle olunca da, kalplam, ama dilsel nite likli dizimler incelemesi ortaya kar. Dilseldir bun lar, nk dizisel deitirimde birer btn olarak karmza karlar (Hjelmslev bu incelemeye biim bilimsel tmcebilim adn verir). Saussure de bu gei olgusuna deinmitir : Byk bir olaslkla, dile ba lanan, dorudan doruya bireyin birletirme eylemini
(10) (11) (12) La mcanique de lanalyse quantitative en linguistique:

Etudes de linguistique appliqe, 2, Didier, s. 37. A. MARTINET: Elments de linguistique gnrale,


Armand Colin, 1960, s. 30. Dizim ile ilgili olarak bkz. aada, III. blm.

10
gerektirmeyen bir dizi tmce de vardr.(13) Eer bu kalplar sze deil de dile balanyorsa ve birok gs tergebilimsel dizgenin bu trl kalplar geni lde kulland saptanrsa, iyice kalplam btn yaz lar iin zorunlu nitelik tayan, gerek bir dizim dil bilimi ngrmek gerekir. Burada son olarak belirte ceimiz nc sorun ise, dil ile, birimin gerekten anlam aktarc esi olan belirginlik arasndaki ba ntlara ilikindir. Zaman zaman belirginlikle dil z delestirilmitir. Trubetskoy da byle yapmtr. Be lirgin olmayan, bir baka deyile, birleimsel deike nitelii tayan btn zellikler dil dna atlmtr. Ne var ki, bu zdeletirme bir sorun yaratr. nk (ilk bakta sze balanr grnmekle birlikte) zorun lu, bir baka deyile buyrultusal nitelikli birleim se! deikeler vardr : Franszcada, lnin titreimsiz bir nszden sonra titreimsiz (oncle amcaya da da y), titreimli bir nszden sonra ise (ongle tr nak) titreimli olacan dil buyurmutur. Byle ol makla birlikte, bu olgular sesbilime deil, sesbilgisine balanr. Kuramsal sonu ortada : Saussure un dedi inin (dilde yalnzca ayrlklar vardr) tersine, ay rm salayc olmayan olgularn da her eye karn di le (kuruma) balanabilecei grn benimsemek mi gerekir? Martinet byle dnr; Frei ise, ayrlk lar sesbirim-alt elere indirgeyerek Saussure' e likiden kurtarmaya alr : Ona gre, P tek bana ayrmsal deildir, ayrmsal olan, bu sesteki nsz, ka
(13) Saussure, bkz. R. GODEL:

Cours
s. 90.

de

linguistique

Les Sources manuscrites du gnrale, Droz, Minard, 1957,

11
pantl, titreimsiz, dudaksl, vb. zelliklerdir. Bu so runlara ilikin olarak u ya da bu grten yana k mamz sz konusu deil burada : Gstergebilimsel a dan, dizimlerle anlam aktarc olmayan, ama yine de dilsel nitelik tayan, dile balanan deikeler bulun duu grn benimsemenin zorunlu olduunu sap tamamz yeter. Saussure un pek ngrmedii bu dil bilim kalplam dizimlerin egemen olduu her yerde byk bir nem kazanabilir; kukusuz, ynsal anla tm aralarnda ve anlam aktarc olmayan deikele rin ikincil bir gsterenler btn oluturduu her du rumda (yananlamn egemen olduu dillerde)<14> bu byledir : Dzanlam dzeyinde, yuvarlanan r yalnz ca birleimsel bir deikendir, ama, rnein tiyartro di linde bu ses, kyl azn gsterir, byle olduu iin de bir dzgye balanr; bu dzg olmadan kyl lk bildirisi ne oluturulabilir ne de alglanabilir. 1.1.7. Dilbilimdeki Dil/Sz kartl konusunu kapamadan nce, Saussure'den bu yana yenilenmi iki ek kavrama daha deineceiz. Bunlardan birincisi kiisel kullanm dr.15 Kiisel kullanm bir bireyin kulland biimiyle dil (Martinet) ya da belli bir an da bir tek bireyin alkanlklarnn tm (Ebeling) dr. Jakobson bu kavramn nemini yadsmtr : Ona gre, dil her zaman toplumsallam bir grnm su(14) (15) Bkz. aada, IV. blm. R. JAKOBSON: Deux

aspects du langage...: Essais gnrale, Editions de Minuit, 1963, s. 54. C.L. EBELNG: Linguistic units, Mouton, La Haye, 1960, s. 9. A. MARTINET: A functional view of language, Oxford, Clarendon Press, 1962, s. 105.

de

linguistique

12
nar; birey dzeyinde bile bu byledir, nk, biriyle konuurken her zaman belli oranda onun dilini, zel likle de szcklerini (dil alannda zel iyelik yoktur) kullanmaya alrz; bundan tr de kiisel kulanm byk lde gerekd bir kavramdr ona gre. Yi ne de bu kayramn u gereklikleri belirtmeye yaraya bileceini syleyebiliriz :1 ) Bakalarn anlamayan, kendi dilsel rneklerine uygun bir bildiri alglamayan, sz yitimine uram kiinin dili; bu dil ar bir kiisel kullanmdr (Jakobson). 2) Bir yazarn deyii : Bu deyiin her zaman gelenekten, bir baka anlatmla, top lumdan kaynaklanan birtakm dilsel rnekler ierme si durumu deitirmez; 3) Bir de kavram aktan a a geniletip kiisel kullanma bir dilsel topluluun, bir baka deyile, btn dilsel szceleri ayn biimde yo rumlayan kiilerin dili olarak tanmlayabiliriz. Bu du rumda kiisel kullanm baka bir yerde yaz16 ad al tnda betimlemeye altmz kavrama yaklak ola rak denk der. Genel olarak, bireysel kullanm kav ramna ilikin duraksamalar sz ile dil arasnda yer alacak bir orta kendilik ya da kurumlam olmakla birlikte dil gibi henz kkten biimselletirilmeyen bir sz gereksinimini dile getirir (Hjelmslev'in kullanm kuram da bunu tantlyordu). I. 1.8. Dil/Sz ile Dzg/Bildirinin zde olduu gr benimsenecek olursa, Jakobsonun oluturdu u ve ift yaplar adn verdii ikinci bir ek kavramn da belirtilmesi gerekir burada. Bu kavram stnde pek durmayacaz, nk Jakobsonun aklamalar
(16) Le Degr zro de l'criture, Seuil, 1953.

13
Essais de linguistique gnrale (Genel Dilbilim Dene meleri) adl yaptnda da yer almakta (Blm 9). Bu rada yalnzca, Jakobsonun ift yaplar ad altnda Dzg/Bildiri arasndaki genel bantnn kimi zel durumlarn incelediini belirtmekle yetineceiz : Bun lardan ikisi evrimsellik, ikisi de binime durumu dur : 1 ) Aktarlan sylemler ya da bir bildiri iindeki bildiriler (B/B); Dolayl anlatmlarn sunduu genel durum byledir; 2) zel adlar : Ad, verildii her kii yi belirtir; dzgnn evrimsellii apaktr bu durum da (D/D); Jean, Jean adndaki bir kiiyi belirtir; 3) z adllk durumu (San iki hecedir) : (*} Szck bura da kendi kendisinin ad olarak kullanlr, bildiri dz gnn stne biner (B/D); nemlidir bu yap, n k, aklayc yorumlar, bir baka deyile, dolayla malar, eanlamllar ve bir dilden brne yaplan e virileri kucaklar; 4) Sylemsel eler, kukusuz en il gin ift yapy oluturur. En ak sylemsel e rne i kii adldr (Ben, sen). Bu adl, saymaca ba ile var olusal ba bir araya getiren belirtisel simgedir : Gerekten de Ben ilikin olduu eyi ancak saymaca bir kural araclyla gsterebilir (bundan tr de Ben Latince ego, Franszca Je, Almanca ich, vb. olur). Ama te yandan da, konuan belirttiinden syleme eylemi ne ancak varolusal adan degin olabilir (D/B). Ja kobson kii adllarnn uzun sre, dilin en ilkel katma n olarak grldn (Humboldt), ama kendi g rne gre tam tersine Dzg ile Bildiri arasnda kar
(*) Olanakl bu ilemin mtr. N. durumlarda zorunlu rnekler Trkeye uyarlanm, kld birtakm deiiklikler yapl

14
mak ve ergin bir bantnn sz konusu olduunu be lirtir : Kii adllar ocuk dilinde en son edinilen, sz yitimindeyse ilk ortadan kalkan elerdir : Kullanlma s g aktarm eleridir bunlar. Sylemsel eler kura mndan henz yeterince yararlanlm deil. Ne var ki, nsel olarak, dzgnn bildiriyle - neredeyse - bou masn gzlemlemek ok verimlidir (bunun tersi ok daha olaandr). Dilin snrlarnda yer alan bildirile rin, zellikle de yaznsal sylemin kimi biimlerinin gstergebilimsel tanmn belki de (yalnzca bir al ma varsaymdr bu), Peircein kulland terimle ve yukarda grld gibi belirtisel simgeler olan sylem sel eler ynnde aramak gerekiyor. 1.2. Gstergebilimsel bak alar. 1.2.1. Dil/Sz kavramnn toplumbilimsel kapsa m ortada. Daha balangta Saussuren Dil kavra myla, Durkheim'in bireysel gereklemelerinden ba msz toplumsal bilin kavram arasndaki ak ben zerlik vurgulanmtr. Durkheimin Saussure'u doru dan doruya etkiledii bile ne srlmtr. Saussu re un, Durkheim ile Tarde arasndaki tartmay yakn dan izledii, Dil anlaynn Durkheim'dan kaynaklan d, Sz anlaynn da Tarde'm bireysele(17) ilikin g nilerine verilen bir tr dn olduu savunulmutur. Bu varsaym gncelliini bir lde yitirmitir. nk dilbilim Saussuren dil kavramnn zellikle deer ler dizgesi ynn gelitirmitir. Bylece, dilsel kuru mun ikinlik dzleminde incelenmesinin zorunlu oldu(17) W. DOROSZEWSK: Langue et parole, Odbitka z Prac Filologicznych, XLV, Yarova, 1930. s. 485-97

15
u gr benimsenmitir : kinlik toplumbilimsel aratrmaya elverili deildir. Demek ki, beklenenin tersine, Dil/Sz kavramnn en yetkin geliimi toplum bilimde deil, Merleau-Ponty araclyla felsefede ger ekleecektir. Merleau-Ponty, Saussure'le ilgilenen ilk Fransz filozoflarndan biridir belki : Saussure'un ay rmn hem syleyen sz (oluum durumundaki anlam sal erek) ve sylenmi sz (Saussure'un gmsn anmsatan, dilce edinilmi varlk)18 arasndaki bir kartlk biiminde yeniden ele alm, hem de her olu un bir dizge gerektirdiini savunarak kavram genilet mitir,19. Bylece, olay ile yap arasnda, artk yaygn lam bulunan bir kartlk kurulmutur .(20) Bu kart ln tarihte ne denli verimli olduunu biliyoruz.21 Saussure un kavram, bilindii gibi, insanbilimi alann da da byk bir gelime gstermitir. Cl. Lvi-Strauss tm yaptlarnda Saussuree bavurur : Bu o denli ak ki, stnde durmaya bile gerek yok. Burada yalnzca, olu ile dizge (Sz ile Dil) arasndaki kartln somut olarak kadn alveriinden akrabalk yaplarna gei te karmza ktn, Lvi-Strauss iin bu kartln bilgikuramsal bir deer tadn belirtmekle yetine ceiz : Dil olgularnn incelenmesi, mekaniki (Lvi
(18) (19) (20) M. MERLEAU-PONTY,

Phnomnologie

de

la

percep

tion, 1945, s. 229.


M. MERLEAU-PONTY, Eloge de la philosophie, Galli mard, 1953. G. GRANGER, Evnement et structure dans les sciences de lhomme, Cahiers de l'Institut de science conomique applique, sayt 55, Mays 1957. Bkz. F. BRAUDEL; Histoire et sciences sociales: la longue dure: Annales, Ekim-Aralik, 1958,

(21)

16
Straussun bu szce verdii anlamda; bir baka de yile, saylamann kart anlamnda) ve yapsal yoru ma, sz olgularnn incelenmesi ise, olaslklar hesab na (gen-dilbilim) balanr.22 Bir de unu ekleyelim : Saussure'un ak bir biimde ortaya att,23 sz kul lananlarda dilin bilinsiz nitelikli olduu gr, Cl. Lvi Straussun en zgn ve en verimli grlerinden birinde de karmza kar : Buna gre, bilinsiz olan ierikler deil (Jungun ana rneklerinin eletirisidir bu), biimlerdir, bir baka deyile simgesel ilevdir. Bu gr Lacann grne yakndr. Lacan'a gre, is tek de bir anlamlama dizgesi gibi eklemlidir. Bu da toplumsal imgeler evrenini yeni bir biimde, bugne dein yapld gibi izlekleriyle deil, biimleri ve i levleriyle, daha yaklak, ama ak bir deyile, gsteri lenlerinden ok gsterenleriyle betimleme sonucunu ve rir ya da vermelidir. Bu ksa aklamalar, Dil/Sz kav ramnn d- ya da st-dilsel gelitirmelere ne denli yat kn olduunu gstermektedir. Demek ki, btn anlam lama dizgelerini kapsamna alan genel bir Dil/Sz ula mnn var olduunu ne srebiliriz. Burada, tz dilsel nitelik tamayan bildiriimlere uygulandklarnda bile Dil ve Sz terimlerini kullanacaz : nk daha iyi bir terim yok.
(22) (23)

Anthropologie

structurale,

s.

230

ve

Les

mathmati

ques de l'homme: Esprit, Ekim 1956.

Sz eylemi, sz dolaysyla ortaya kan olgu dnda, hibir zaman biimler stne nceden tasarlama bu lunmad gibi dnce, dnme eylemi de yoktur, yalnzca bilinsiz, yaratc olmayan , bir etkinlik, vardr: Snflandrma etkinlii. (Saussure, bkz. R. GODEL: agy. s. 58).

17
I. 2.2. Dil ile Sz arasndaki ayrmn, dilbilimsel incelemenin temelini oluturduunu grdk. Onun iin ayrm, anlamsal adan henz incelenmemi nesne, g rnt ya da davran dizgeleri iin de hemen nermek yerinde olmaz. Yalnz, bu varsaymsal dizgelerin kimile rinde, birtakm olgu kmelerinin Dil ulamna, baka ol gu kmelerinin de Sz ulamna balanmas ngrlebi lir. Ama, gstergebilim alanna geilirken, Saussuren yapt ayrmn deiimlere urayabileceini de hemen vurgulamak, sonra da bunlarn neler olduunu belirt mek gerekir. rnein, giysiyi ele alalm. Kukusuz bu rada, bildiriimde sz konusu olan tze gre deiik dizge ayrt etmek gerekir. Yazl giyside, bir baka de yile, bir moda dergisinde eklemli dil araclyla be timlenen giyside, sz neredeyse yoktur : Betimle nen giysi, hibir zaman, moda kurallarnn bireysel bir uygulamas deildir; dizgeli bir gstergeler ve ku rallar btndr. Katksz bir Dildir bu. Saussuren emasna gre, szsz bir dil olanakszdr. Szsz dili burada olanakl klan, bir yandan moda dilinin konu an topluluk tan deil, gnlne gre dzgy olutu ran karar verici dar bir evreden kaynaklanmas, bir yandan da, her trden dilin ierdii soyutlamann bu rada yazl dil biiminde somutlamasdr : (Yazl) mo da giysisi, giyimsel bildiriim dzleminde Dildir, dilsel bildiriim dzlemindeyse Szdr. Fotoraf ekilmi giysideyse (sorunu yalnlatrmak iin dilsel bir betim lemenin grntye elik etmediini varsayyoruz) Dil her zaman karar verici evrede oluturulur, ama bu aamada bile soyutluu iinde sunulmaz, nk bu tr l giysi her zaman belli bir kadnn stndedir. Moda fotorafnn sunduu, giysinin yar dizgeli bir durumu

18
dur. nk, bir yandan moda Dili, gerek grntsne brnm yalanc bir giysiden karsanacaktr ve bir yandan da giysiyi giyen (fotoraf ekilmi manken) neredeyse, kuralsal genellii dolaysyla seilmi, onun iin de her trl birleimsel zgrlkten yoksun, don mu bir sz yanstan bir kural-birey'dir. Giyilen (ya da gerek) giysideyse, Trubetskoy'un(24) da belirttii gi bi, Dil ile Sz arasndaki geleneksel ayrmla karla rz. Giyimsel dili unlar oluturur : 1) Paralarn, stparalarn ya da ayrntlarn kartlklar; bunlarda ki deiiklikler anlamn deimesine yol aar (bir be re ya da melon apka giymek ayn anlama gelmez): 2) Paralarn boydan boya ya da dtan ie aralarnda birlemesini dzenleyen kurallar; giyimsel sz btn kuralsz yapm olgularn (toplumumuzda pek rastlan maz artk bu trl olgulara) ya da bireysel giyinme ol gularn (giysinin boyu, temizlik, eskilik derecesi, kii sel dknlkler, paralarn zgr birleimleri) ierir. Burada giyim (Dil) ile giyinmeyi (Sz) birletiren ey tiime gelince, dilyetisininkine benzemez bu. Kukusuz giyinme her zaman giyimden kaynaklanr (yadrgatc biimde giyinme konusunda bu gzlem geerli deildir; kald ki, bu trl giyinmenin de kendine zg gsterge leri vardr). Ama, hi deilse gnmzde, giyim, giyin meden nce gelir; nk, hazr giyimden, bir baka deyile, bir aznlktan alr kaynan (bu aznln B yk Terzilerden daha az tannm olmas durumu de itirmez) .

(24) Principes de phonologie (J. Cantineau'nun evirisi), s. 19.

19
1.2.3. imdi de bir baka anlamlama dizgesini, besini ele alalm. Saussure'n yapt ayrm bu dz lemde de kolayca buluruz. Besinsel dili oluturan e ler unlardr: 1) Yasaklama kurallar (yiyecek yasak lar); 2) Belirlenmesi gereken birimlerin anlam aktar c kartlklar (rnein, tuzlu/ekerli); 3) Tek yemek sz konusu oldu mu eanl, sofrada birbiri pei sra ye nen yemekler sz konusu oldu mu ardk nitelik ta yan birleim kurallar; 4) Belki de bir tr besinsel sa nat ilevi yerine getiren yaygn kurallar. ok zengin olan besinsel sz ise, her trl kiisel (ya da ailesel) yemek hazrlama ve yemekleri birbiri pei sra sunma trlerini kapsar (bir ailenin, belli sayda alkanln etkisi altndaki mutfan, dilin bireysel kullanmna benzetebiliriz). rnein, ayn sofrada birbiri pei sra yenen yemekler btn, Dil ile Sz un ileyiini iyi r neklendirir. Her yemek dizisi ulusal ya da blgesel ve toplumsal bir yapya uyar, ama bu yap gnne ve kullananlara gre deiik biimlerde dolar : Nasl bir dilsel biim konuucunun zel bir bildiri iin ge reksindii zgr deiim ve birleimlerle dolarsa. Bu rada Dil ile Sz arasndaki bant dilyetisi dzlemin de rastlanan bantya olduka yakndr: Ksaca be lirtmek gerekirse, besinsel dili oluturan, kullanmdr, bir baka deyile, szlerin bir tr kelmesidir. Bunun la birlikte, bireysel yenileme olgular (yeni yemekler) kurumsal bir deer de kazanabilir; giysi dizgesine kar t olarak burada bir eksiklik vardr : Karar verici ev re nin eylemi : Besinsel dil, geni lde toplumsal ni telikli bir kullanmdan ya da salt bireysel bir szden kaynaklanarak oluur : Baka seenek yoktur.

20
I. 2.4. Dil/Sz ayrmnn salad bak alaryla ilgili gzlemlerimize son verirken - gerekte daha pek ok rnek sayabiliriz - iki tr nesne dizgesine, otomo bil ile mobilya alanlarna ilikin birka neride daha bulunmak istiyoruz : Kukusuz bunlar birbirinden ok ayrdr ama, ortak yanlar da vardr; nk, her ikisi de yapm konusunda karar verici bir evreye bal dr. Otomobil alannda, dili bir biimler ve ayrn tlar btn oluturur; bunlarn yaps, retilen r neklerin saysndan bamsz olarak, ilkrneklerin karlatrlmasyla ayrmsal bir biimde ortaya kar. Sz ok snrl kalr, nk - eit koullarda - modele ilikin seim zgrl son derece dardr : Bu zgr lk ancak iki, modele, ayn model iinde de renk ya da sse ilikin olabilir. Ama burada, belki de oto mobil nesne si kavramn, otomobil olgu su kavramna dntrmek gerekir. Bu durumda, otomobil srme eyleminde, genellikle sz dzlemini oluturan, nesne nin kullanmna ilikin deikenliklerle karlarz. Gerekten de kullanc burada dorudan doruya mo del stnde etkide bulunarak onun birimlerini dei ik biimlerde birletiremez. Gerekletirme zgrl zaman iinde gelien bir kullanma ilikindir; bu kulla nm erevesinde, kkn dilden alan biimler ger ekleebilmek iin birtakm uygulamalarn aracln dan yararlanmak zorundadr. Deineceimiz son dizge olan mobilya'ya gelince, o da anlamsal bir nesnedir; dili, hem ilevsel olarak zdelik tayan (ayn tr den iki dolap, karyola, vb.) ve her biri; biem ine g re ayr bir anlama gnderen mobilya kartlklar, hem de oda dzleminde deiik birimlerin birleim ku

21
rallar (mobilya takm) oluturur. Burada sz oluturan, ya kullancnn birimlerden birine getire bilecei nemsiz deiimlerdir (rnein, bir eye ili kin ufak tefek dzenlemeler) ya da mobilyalar dei ik biimlerde yerletirme zgrldr.
I. 2.5. En ilgin dizgeler, hi deilse ynsal bil diriim toplumbilimine bal olanlar, deiik tzler kullanan karmak dizgelerdir. Sinemada, televizyon da, tantda (reklamda), anlamlar bir grntler, ses ler ve yazmlar toplamasndan doar. Onun iin bu dizgelere ilikin olarak dil olgularyla sz olgular k melerini saptama zaman gelmedi henz : Byle bir saptama yapabilmek iin, bir yandan bu karmak diz gelerden her birinin ierdii dilin zgn m yoksa kapsad ikinci dillerden mi olutuunu kesinlikle belirlemek, te yandan da, bu ikincil dilleri incele mek gerekir (dilbilimsel dilin ne olduunu biliyo ruz, ama grnt dili ya da mzik dili stne bir ey bilmiyoruz). rnek bir anlamlama dizgesi olarak ele almakta bir saknca grmediimiz Basn'a gelince: Bunun yalnzca yazl eleriyle yetinsek bile, bu ko nuda temel ilevi yklenen dil olgusu stne imdilik hemen hemen hibir ey bilmediimizi syleyebiliriz. Bu olgu, yananlamdr, bir baka deyile, bir ikinci an lamlar dizgesidir; bu dizge, deyim yerindeyse, gerek dilin asaladr.25 Bu ikinci dizge de bir dildir, on dan da sz olgular, bireysel kullanmlar ve ift yap lar doar. Bu karmak ya da yananlamsal (bu zel likler birbirini yadsmaz) dizgeler iin dil olgularyla
(25) Bkz. aada, IV. blm.

22
sz olgular kmelerini nceden belirlemek olanaksz dr : Genel ve varsaymsal bir biimde de olsa. 1.2.6. Dil/Sz kavramnn gstergebilim alanna da yaylmas birtakm sorunlar karr ortaya. Bu so runlar, dilbilimsel, rnein izlenemeyip uyarlanmasn gerektiren noktalarda belirir kukusuz. Birinci sorun, dizgenin kaynana, bir baka deyile, dorudan do ruya dil ile szn eytiimine ilikindir. Dilyetisi dz leminde, szn denemedii hibir ey dile balana maz; ama, bunun tersine, dilin gmsnden alnma m hibir sz de olanakl deildir, bir baka deyile, bildiriim ilevini yerine getirmez. Bu karlkllk, tmyle deilse de bir ynyle, besin dizgesi gibi bir dizgede de geerlidir : Burada bireysel yeniliklerin dil olgusuna dnebilmesi durumu deitirmez. Ama, br gsterge dizgelerinin ounda dili oluturan, ko nuan topluluk deil, karar verici bir evredir. Bu bakmdan, gstergebilimsel dillerde gstergenin ger ekten buyrultusal26 olduunu syleyebiliriz: n k, tek yanl bir karar uyarnca yapay bir biimde be lirlenmitir. Sonu olarak, oluturulmu diller, dil sel uygulaymlar sz konusudur. Kullanc bu dilleri izler, onlardan bildiriler (szler) alr, ama olutu rulmalarna katkda bulunmaz. Dizgenin ve dizgedeki deiimlerin kaynanda yer alan karar verici evre az ya da ok dar olabilir. leri dzeyde uzmanlam da olabilir (moda, otomobil). Daha dank ve daha az tannan bir evre nitelii de tayabilir (yaygn mobil ya sanat, orta dzeyde hazr giyim). Eer bu yapaylk
(26) Bkz. aada, II, 4. 3.

23
bildiriimin kurumsal niteliini bozmayp dizgeyle kullanm arasnda belli bir eytiime olanak brakyor sa, bunun iki nedeni vardr : Bir yandan anlamsal szleme, dtan gelen zorlayc bir zellikle tasa da kullanclar topluluunca izlenir (yoksa kullancnn topluma ayak uyduramamas durumu doar ve yalnz ca uyumsuzluunu, yadrgatcln iletir kullanc); te yandan da bir karar sonucu oluturulan diller batan baa zgr (buyrultusal) de deildir. Hi de ilse u durumlarda toplumun belirleyici etkisi altn dadr : 1 ) Toplumlarn gelimesi sonucu ortaya kan yeni gereksinimler olduundan (ada Afrika lke lerinde yar Avrupa nitelikli bir giysiye gei; ileyim sel ve kentsel toplumlarda yeni trden hzl yemek yeme kurallarnn douu); 2) ktisadi zorunluklarla birtakm gereler ortadan kalktnda ya da yaygnla tnda (yapay kumalar); 3) Dnyap, biimlere ilikin bulu etkinliini snrlayp buna birtakm ya saklamalar getirdiinde ve bir bakma olaann s nrlarn daralttnda. Daha geni bir adan yle diyebiliriz: Karar verici evrenin oluturduklar, bir baka deyile, dilsel uygulaymlar da, her zaman daha genel nitelikli bir bantlar btnnn eleridir. Bu da an toplumsal imgeler evrenidir : Bylece yeni lik stnde, akn bir toplumbilimsel belirleme dalga lanr (dar evrelerin belirleyiciliidir bu). Bu toplum bilimsel belirlemeler de insanbilimsel nitelikli bir son anlama gtrr bizi. 1. 2.7. Dil/Sz kavramnn gstergebilimsel yay lm dillerle bunlarn szlerii arasnda kurulabi lecek oylum bantsna ilikindir. Dilyetisi dzle

24
minde, sonlu sayda kuraldan oluan dil ile, bu ku rallarn altnda yer alan ve gerekte sonsuz sayda olan szler arasnda ok byk bir oranszlk var dr. Besin gibi bir dizgenin de nemli bir oylum sap mas sunduu varsaylabilir: nk yemek biim leri erevesinde gerekletirme trleri ve birletir meler yksek saylara ular. Ama yukarda, otomobil ve mobilya gibi dizgelerde birleimsel deiikliklerin ve zgr birletirmelerin dar uurlar iinde kaldn grdk. Model ile onun yapm arasnda -hi deil se dorudan doruya kuramca onaylanm- ok snrl bir zgrlk pay vardr: Bunlar szn yoksul ol duu dizgelerdir. Hatta yazl moda gibi zel bir diz gede bu sz hemen hemen sfr dzeyindedir: yle ki, elikili bir biimde, sz olmayan bir dille karla rz bu dzlemde (daha nce de grld gibi, bu du rum, sz konusu dili, dilsel sz destekledii iin ola nakldr). Szsz ya da sz ynnden yoksul diller bulunduuna gre, dilin bir ayrlklar dizgesi olduu nu savunan Saussure kuramn gzden geirmek (yok sa, dil, ne olduuyla deil de ne olmadyla tanmlan d iin, sz dnda bir varlk tamaz) ve (Dil/Sz kilisini, n anlam aktarc, anlamlamann zorunlu ta bann oluturacak nc bir eyle-zdek ya da tzbtnlemek gerekir: Uzun ya da ksa bir giysi s znde, giysi tam anlamyla giyim diline balanan bir deikenin (uzun/ksa) desteinden baka bir ey deildir. Bu trl bir ayrm yoktur dilyetisi dzlemin de. Ses orada dolaysz biimde anlam aktarc oldu undan devinimsiz bir eyle anlamsal bir eye b lnmez. Bylece dilsel olmayan gsterge dizgelerinde,

25
iki yerine dzlem bulunduu sonucuna varlr : z dek dzlem, dil dzlemi ve kullanm dzlemi. Bu da uygulamas olmayan dizgeleri aklama olana verir, nk ilk e dilin zdekselliini salar. Oluum a sndan aklanabildii oranda onaylanabilir bir dzen lemedir bu : Bu dizgelerde dilin, sz yerine z dek gereksemesinin nedeni, insandaki dilyetisinin tersine, genellikle anlam aktarc deil, yararcl bir kaynaklar olmasdr.

II. GSTERLEN VE GSTEREN.


II. 1. Gsterge. II. 1.1. Saussuren terim dzeninde gsterilen ve gsteren gstergenin oluturuculardr. ok dei ik alanlarda kullanlan ve zengin bir tarihi olan gs terge terimi bu yzden kaypak bir terimdir. Onun iin, Saussure un verdii anlama gelmeden nce, aada da grlecei gibi bu terimin oynak bir yer tuttuu kavram alanna ksaca deinmek gerekir. Gerekten de, gsterge, eitli yazarlarda bir dizi benzer ve ayr terim arasnda yer alr : Belirtke, belirti, grnt, sim ge, yerine terimleri gsterge'yle yanan balca terim lerdir. nce btn bu terimlerin ortak esini belirle yelim. Bunlarn tm de zorunlu olarak iki ey arasn daki balanty belirtir.27 Onun iin bu zellik, dizide ki hibir terimin ayrt edici zellii olamaz. Bir anlam deikenlii bulabilmek iin baka zelliklere bavur mak gerekir. Bu zellikleri iki seenek (varlk/yok luk) erevesinde sunuyoruz: 1) Balant iki eden

(27) Aziz Augustinus bunu ak seik olarak yle dile ge tirmitir: Bir gsterge, duyularla alglanan blm

dnda, dncemizde canlandran ey dir.

kendiliinden

bir

baka

ey

27
birinin anlksal tasarmn ierir ya da iermez; 2) Balant eler arasnda bir benzerlik ierir ya da iermez; 3) Balantsal iki e (uyaran ve yant) arasndaki ilinti dolayl ya da dolayszdr; 4) Balan tsal eler tmyle birbirini rter ya da tam tersine, biri brn aar; 5) Balant, kendisini kullanan ki iyle varolusal bir bant ierir ya da iermez.28 Bu zelliklerin artl ya da eksili (belirtili ya da belirtisiz) olmasna gre alandaki her terim, komu terimlerden ayrlr. Alann blmleniinin de yazardan yazara de itiini, bunun da terimsel elikilere yol atn ek lemek gerekir. Bu elikiler drt deiik yazarda (He gel, Peirce, Jung, Wallon) saptanan zellik ve terim lere ilikin bir izelge araclyla kolayca grlebilir (belirtili ya da belirtisiz nitelikli kimi terimlere kimi yazarlarn hi bavurmad da olur).

(28) Bkz. Sylemsel eler ve belirtisel simgeler, I, 1. 8.

29
Grlyor ki, terimsel eliki, zellikle belirti (Peircee gre belirti varolusaldr, Wallona greyse yle deildir) ile simgeye ilikin : Hegel ile Wallona gre, simge nin iki esi arasnda bir benzerlik ya da nedenlilik bants vardr; Peirce'e gre ise, byle bir bant yoktur; stelik, Peircede simge varolusal deildir, Jung'da ise yledir. Ama, burada dey bo yutta okunabilen bu elikilerin ok kolay bir biim de aklanabildiim de gryoruz. Hatta yle de diye biliriz : elikiler ayn yazar dzeyinde, yatay olarak okunabilen terimsel aktarmlarla dengelenmektedir. rnein, simge Hegelde, gstergeye kart olarak ben zerlie dayanr. Simgenin Peircede benzerlie dayan mamasnn nedeni, grntnn bu zellii tayabil mesidir. Sylenenleri zetleyip gstergebilimsel bir anlatmla donatabilmek iin -bu ksa ve ana izgile rine indirgenmi incelemenin ilgin yan da bu- yle diyebiliriz : Kavramsal alann szckleri anlamlarn yalnzca aralarndaki kartlk ilikilerinden almakta dr (genellikle ikili kartlklardr bunlar) ve kart lklar korunduu srece anlam belirsizliiyle karla lmaz. zellikle belirtke ile belirti ve simge ile gs terge iki deiik bantlar btnnn eleridir. Bun lar; deinilen drt yazar iinde terim dzeni en eksik siz ve en aydnlk olan Wallonda grld 29 gibi, kendi aralarnda da genel bir kartlk kurabilirler. Grnt ve yerine terimlerine ise yalnzca Peirce ile Jungda rastanr. Wallonla birlikte yle diyebiliriz : Belirtke ve belirti anlksal tasarmdan yoksun bir e ler btn oluturur; buna karn, simge ile gster
29) H. WALLON: De l'acte la pense, 1942, s. 175-250.

30
genin oluturduu br bekte bu tasarm yer alr. Bir de u var : Belirtke, yalnzca bir iz nitelii tayan belirtiye kart olarak dolaysz ve varolusaldr. Son olarak da bantnn nedensiz olduu ve tam bir a kma iinde bulunduu gsterge (kz szcyle kz imgesi arasnda benzerlik yoktur; imge br eyle tmyle rtr) karsnda yer alan simgede, tasarmn benzerlik sunduunu ve elerin birbiriyle rtmediini, uygunluk gstermediini belirtelim. II. 1.2. Dilbilimde, gsterge kavram komu te rimler arasnda bir ekimeye yol amaz. Anlam akta rc balanty belirtmek iin Saussure, bir nedenlilik dncesi ierdiinden simgeyi hemen bir yana itip bir gsterenle bir gsterilenin (bir kdn n yzyle arka yz gibi) ya da bir iitim imgesiyle bir kavra mn birleimi olarak tanmlad gstergeyi benimse mitir. Saussure un gsteren ve gsterilen szcklerini bulmasna dein, gsterge yine de bulank bir terimdi, nk, gsterenle karma eilimindeydi. Saussure ise, bundan kesinlikle kanmak istiyordu. Kabuk ve z, biim ve dnce, iitim imgesi ve kavram arasn da duraksadktan sonra, birleimleri gstergeyi olu turan gsteren ve gsterilen de karar kld. Bu ok nemli ve hi unutulmamas gereken bir neridir, n k gstergeyi gsteren olarak yorumlama eilimi yay gn; oysa, iki ynl bir gerek sz konusu. Bunun nemli bir sonucu var : Hi deilse, Saussure, Hjelmslev ve Freiye gre, gsterilenler, gstergelerin paras olduundan anlambilimin yapsal dilbilim iinde yer almas gerekir; buna karn, Amerikal kar anlklara gre, gsterilenler dilbilimden atlp ruh

31
bilime gnderilmesi gereken tzlerdir. Saussure'den bu yana, dilsel gsterge kuram, ift eklemlilik ilke siyle varsllamtr. Martinet ift eklemliliin nemi ni gstermi, hatta insan dilinin tanmlanmasnda te mel lt durumuna getirmitir onu. Gerekten de dil gstergeleri dzleminde, her biri bir anlamla ykl olan ve birinci eklemlilii oluturan anlaml birimler (szckler, daha doru bir terimle anlambirim ler) ile biimi oluturan, ama dorudan doruya bir anlam tamayan ve ikinci ekemlilik dzeyini kuran ayrc birimleri (sesler daha dorusu sesbirim ler) birbirinden ayrmak gerekir, insan dilinin tu tumluluunu ift eklemlilik ortaya koyar. Gerekten de ok ynl bir yalnlatrma ilkesidir bu. rnein, Amerika spanyolcas yalnzca 21 ayrc birimle 100 000 anlaml birim oluturabilir. II. 1.3. Demek ki gsterge, bir gsterenle bir gs terilenden kuruludur. Gsterenler dzlemi anlatm dzlemini gsterilenler dzlemiyse ierik dzlemini oluturur. Bu iki dzlemin her birine, Hjelmslev yeni bir ayrm getirmitir. Bu ayrm, artk yalnz dilbilim de deil, gstergebilimde de gsterge incelemesi iin nemli sonular verebilir. Gerekten de Hjelmslev'e gre, her dzlem iki katman ierir : Biim ve tz. Bu terimlerin yeni tanmn vurgulamak gerekir, nk her biri terim olarak uzunca bir gemiin arln tar. Biim, dilbilim d hibir ncle bavurmadan dilbilimin tketici, yaln ve tutarl bir biimde (bilgi kuramsal ltler) betimleyebilecei olgulardr. Tz ise, dilbilim d ncllere bavurulmadan betimlene meyecek dilsel olgularn eitli grnmlerinin tm

32
dr. Bu iki katmanla, hem anlatm dzleminde, hem de ierik dzleminde karlaldndan, u trl bir dzen kar ortaya : 1) Anlatmn tz: rnein, i levsel olmayan ses tz, seslerin karlmasna ilikin tz. Bununla sesbilim deil, sesbilgisi urar; 2) An latmn biimi : Dizisel ve szdizimsel kurallardan oluur bu (ayn biimin, biri sesil, br yazsal ol mak zere iki deiik tz bulunabileceini de belir telim); 3) eriin tz: rnein, gsterilenin coku sal, dnyapsal ya da salt kavramsal ynleri; gste rilenin salt nitelikli, artl anlam burada yer alr; 4) eriin biimi : Anlamsal<30> bir belirtinin yokluu ya da varlyla gsterilenlerin kendi aralarnda kur duklar biimsel dzen. Bu son kavram anlamakta glk ekeriz, nk, insan dili sz konusu olduun da, gsterilenleri gsterenlerden ayrmamz olanaksz dr. Ama dorudan doruya bundan tr de, biim/ tz alt ayrm gstergebilimde u gibi durumlarda ya rar salayabilir, kolaylkla da kullanlabilir: 1) Ken dilerine zg dizgenin ierdii tz dnda bir tze brnm gsterilenlerden oluan bir dizge karsn da bulunduumuzda (yukarda grld gibi yazd moda iin durum byledir); 2) Bir nesneler dizgesi dolaysz ve ilevsel bir biimde anlam aktarc olma yp, belli bir dzeyde yalnzca yararcl nitelik taya bilen bir tz ierdiinde : Belli bir yemek belli bir

(30) Buradaki inceleme (yukarda, II, 1, I.) en yaln iz gilerine indirgenmise de gsterge, simge, belirti ve belirtkenin gsterilenlerinin biim'ini ele almak tadr.

33
durumu belirtmeye yarad gibi beslenmeyi de sa lar. II. 1.4. Bylece dilsel gstergeye oranla gstergebilimsel gstergenin z niteliini ngrme olana do abilir belki de. rnek aldmz dilsel gsterge gibi bu gsterge de bir gsteren ile bir gsterilenden olu ur (rnein, ulamda kullandan klarn her biri, bir buyruk nitelii tar dizgede), ama tzleri asn dan ayrlr ondan. Birok gstergebilimsel dizge (nes neler, davranlar, grntler)31 varl anlamlamada yer almayan bir anlatm tz ierir. ou kez bunlar, toplumun belli bir anlam aktarma, anlamlama ileviy le donatt kullanm nesneleridir : Belli bir anlam ak tarmaya da yaramakla birlikte, giysi stmz rtme yi, yemekler beslenmemizi salar. Yararcl, ilevsel kkenli olan bu gstergelere gsterge - ilevler adn vermeyi neriyoruz. Gsterge - ilev incelenip zm lenmesi gereken ikili bir srecin tandr. Birinci srete (bu zmleme salt ilevseldir ve gerek bir zamansallk iermez) ilev anlamla dolar. Bu anlam lama kanlmaz bir nitelik tar: Toplum bulunan her yerde, her kullanm kendisinin gstergesine dn r. Yamurluk yamura kar korunmak iin kulla nlr, ama bu kullanm dorudan doruya belli bir hava koulunu belirten gstergeden ayrlamaz. Toplu mumuz yalnzca tek rnee indirgenmi nesneler ret tiinden, bu nesneler ister istemez bir genel rnein gereklemeleri, bir dilin szleri, anlam aktarc bir
(31) Gerekte, grntnn durumu ayr tutulmaldr; n k, grnt, anlam aktarmasa da, hemen balantnn kurulmasn salar.

34
biimin tzleridir. Anlam aktarmayan bir nesne bula bilmek iin, herhangi bir eyden esinlenmeden olu turuluvermi, varolan bir genel rnee hibir bakm dan benzemeyen bir ara varsaymak gerekir (Cl. LviStrauss, ufak tefek onarm, vb. ilerin de nasl bir an lam aray olduunu gstermitir) : Hibir toplumda gereklemesine hemen hemen olanak bulunmayan bir varsaymdr bu. Kulanmlarn bu evrensel anlam lama sreci ok nemlidir : Ancak anlaka kavrana bilen olgunun gerek olabileceini dile getirir bu ve sonu olarak toplumbilim ile toplum-mantk dzlemi ni birbiriyle kaynatrmas beklenir.32 Ama gsterge bir kez olutuktan sonra, toplum onu yeniden pekala ilevselletirebilir, bir kullanm nesnesi olarak sz edebilir ondan : Bir krk manto sanki yalnz souktan korumaya yaryormu gibi ilem grr. Varolabilmek iin ikinci bir dil gerektiren bu ikinci ilevselleme, ilk ilevsellemenin hi de ayn deildir; kald ki salt l ksel niteliklidir birinci ilevselleme. Yeniden su nulan ilev yananlam dzlemine balanan rtk bir ikinci anlamsal eylemden kaynaklanr. Demek ki, b yk bir olaslkla gsterge - ilevin insanbilimsel bir deeri vardr, nk dorudan doruya uygulaymsal olguyla gsteren arasndaki bantlarn kurulduu bi rimdir bu.

(32) Bkz. R. BARTHES: A propos de deux ouvrages rcents de CI. Lvi-Strauss: Sociologie et Socio-Logique: Information sur les sciences sociales (Unesco), cilt 1, say 4, Aralk 1962, 114-22.

35
II. 2. Gsterilen. II. 2.1. Dilbilimde, gsterilenin z nitelii, onun zellikle gereklik derecesine ilikin tartmalara yol amtr. Ne var ki, gsterilenin bir nesne olma yp anlksal bir tasarm olduu vurgulanmtr btn bu tartmalarda. Yukarda da grld gibi, Wallon un gsterge tanmnda, bu zellik, belirtiye ve belirt keye kart olarak, gstergeyle simgenin ayrc bir niteliini oluturur. Saussure de gsterilenin anlksa! niteliini, kavram terimini kullanarak iyi belirtmitir: kz szcnn gsterileni, hayvann kendisi deil, onun anlksal imgesidir (gstergenin z niteliine ili kin tartmay izleyebilmek asndan bu noktann nemli olduu grlecek).(33) Ne var ki, bu tartmalar ruhbilimsel dzleme ar derecede arlk veren bir tutumun izlerini tar. Belki de Stoaclarn34 zm lemesini izlemek daha yerinde olacak : Stoaclar an lksal tasarm, gerek nesneyi ve sylenebilir i titizlik le birbirinden ayryordu. Gsterilen ne tasarm'dr, ne de gerek nesne : Sylenebilirdir. Ne bilin edimi, ne de gereklik olan gsterilen ancak anlamlama er evesinde, neredeyse eszsel olarak tanmlanabilir: Gstergeyi kullanann ondan anlad eydir gste rilen. Bylece salt ilevsel bir tanma ulam oluruz: Gsterilen, gstergenin balantsal iki esinden bi ridir. Onu gsterenin kart yapan tek ayrm, gstere nin bir arac kimlii tamasdr. Durumun, z bak mndan, gstergebilimde de baka trl olmasna ola
(33) (34) Bkz. aada, II, 4, 2. Bu tartma Borgeaud, Brcker ve Lohmann tarafn dan yeniden ele alnmtr: Acta linguitica, III, 27.

36
nak yoktur. Nesneler, grntler, davranlar, vb. an lam aktardklar lde bir ey belirtirler : Ancak on lar araclyla sylenebilir, dile getirilebilir bir ey. ki dzlem arasndaki tek ayrlk, gstergebilimsel gsterilenin dilsel gstergelerce anlatlabilir olmas dr. rnein, yle diyebiliriz : Franszcadaki (ngiliz ce kkenli) sweater (uzun kollu yn yelek)in gster dii nesne aalklar arasnda yaplan uzun sonbahar gezintilerim belirtir. Bu durumda, gsterilene yalnz giysi gstereni (sweater) deil, ayn zamanda bir sz paras (kullanlmas asndan ok elverili bir du rumdur bu) da araclk eder. Gsterenleriyle gsteri lenlerini dilin ayrt edilemez ve ayrlamaz bir biimde birletirmesi olayna eleme ad verilebilir. Bylece, gsterilenin gsterenine yalnzca bititirildii eleme siz dizgelerin (bunlar ister istemez karmaktr) sun duu durum da ayrlm olur elemeli durumlardan. II. 2.2. Gsterilenler nasl snflandrlabilir? Bi lindii gibi gstergebilimde bu ilem temel nitelikli dir. nk ierik biimini belirleyip ortaya karmak demektir. Dilsel gsterilenlere ilikin olarak iki trl snflandrma tasarlanabilir. Bunlardan birincisi d niteliklidir ve kavramlarn artl, var olan (salt ay rmsal nitelik tamayan) ieriine bavurur. Hallig ile Wartburgun(35) yntemli szck bekletirmelerin de ve daha inandrc bir biimde de, Trierin kavram sal alanlaryla Mator'nin szckbilimsel alanlarnda
(35) R. HALLG ve W. VON WARTBURG: Begriffssystem als Grundlage fr die Lexicographie, Berlin, Akademie Verlag, 1952.

37
bu durum grlr.36 Ama, yapsal bir adan, bu snf landrmalarn (zellikle Hallig ile Wartburgun snf landrmalarnn), gsterilenlerin biim lerine deil de, dnyapsal nitelikli tz'lerine fazlaca arlk vermek gibi kusurlu bir yanlar var. Gerekten biimsel bir snflandrma yapabilmek iin, gsterilen kartlk larn ortaya koymak ve bunlarn her birinde belir gin (deitirilebilir) bir zellik saptamak gerekir.(37) Bu yntemi Hjelmslev, Srensen, Prieto ve Greimas nermitir. rnein Hjelmslev ksrak gibi bir anlam birimi daha kk iki anlam birimine ayrtrr : at + dii. Bu birimler deitirim konusu olabilir, bundan tr de yeni anlambirimlerin olumasn salayabilir (at + erkek = aygr; Franszcada : porc (domuz) + femelle (dii) = truie (dii domuz). Prieto, Latince vr (erkek) szcnde dei tirilebilir iki zellik grr : homo (insan) + mas culus (erkek cinsten). Srensen akrabalk belirten szckleri bir ilkiller birleimine indirger : Baba = erkek + bir st kuaktan dolaysz iliki iinde bu lunulan kii. Bu zmlemelerden hibiri imdilik gelitirilmi deildir.38 Bir de, kimi dilbilimcilere g re gsterilenlerin, yalnz gsterenleri incelemesi gere
(36) Matornin yaptlar iin bkz. P. GURAUD: PUF. (Oue sais-je). s. 70 ve tesi (Trke evirisi Anlambilim, stanbul Geliim vay., 1975, s. 89 ve tesi; eviren: B. Vardar). Burada gsterge ve simge iin de ayn ilemi ger ekletirmeye altk (yukarda, II, 1, 1.). G. Mouninin verdii rnekler: Les analyses sman tiques: Cahiers de lInstitut de science conomique applique Mart 1962, say 123. Trier ve

La

Semantique,

(37) (38)

38
ken dilbilime balanmadn ve anlamsal snflandr mann dilbilimin grevleri dnda kaldn anmsat mak gerekir.39 II. 2.3. Ne denli gelimi olursa olsun, yapsal dilbilim bugne dein bir anlambilim oluturmam, bir baka deyile, dilsel gsterilenin brnd biim lerin snflandrmasn yapmamtr.* Bugn iin gs tergebilimsel gsterilenlere ilikin bir snflandrma nerilememesinin nedeni kolayca anlalabilir. Olsa ol sa bilinen kavramsal alanlara bavurulabilir. Burada yalnzca gzlemde bulunacaz : Bunlardan birinci si gstergebilimsel gsterilenlerin nasl gerekletii ne ilikin; elemeli ya da elemesiz olarak ortaya kabilir bu trl gsterilenler. kinci durumda, sz ko nusu gsterilenler eklemli dil erevesinde ya bir sz ck ya da bir szck bei araclyla dile getirilebi lir. yle olunca da daha kolay kullanlrlar, nk in celeyici onlar kendi stdili erevesine sokmak zo runda kalmaz. Ama, ayn zamanda da daha tehlikeli bir grnm alrlar, nk dorudan doruya dilin anlamsal snflandrmasna bavurmamza yol aar lar durmakszn (kald ki bu snflandrma da bilin miyor); temelini, gzlemlenen dizgeden alan bir s nflandrmaya gtrmezler bizi. Moda giysisinin gs terilenlerine derginin sz araclk etse de, bunlar zo runlu olarak dilin gsterilenleri gibi bir dalm sun mazlar. nk, her zaman ayn uzunlukta deildir(39) Bundan byle A.-J. GREIMASm nerdii u benimsemek yerince olacaktr: Anlamsal: ierikle gstergesel (gstergebilimsel): Anlatmla ilgili. (*) Bu gzlem sonraki yllarda geerliini yitirmitir. N. ayrm ilgili:

39
ler (bir yerde szck, bir yerde tmce). Elemeli diz gelerde grlen birinci durumda, gsterilen, kendine zg gsteren dnda herhangi bir zdekten yoksun dur. Onun iin de ancak bir stdil erevesine indir generek kullanlabilir. rnein, kimi bireylere sz ckletirilmi gsterilenlerden (bunaltc, frtnal, i karartc, skntl, vb.) oluan bir dizge sunularak, bir mzik parasn nasl anlamlandrdklar sorulabi lir.40 Oysa, gerekte btn bu szcksel gstergeler bir tek mziksel gsterilen oluturur; bu gsterileni, hibir szcksel blmleme ve hibir eretileme ier meyecek bir tek rakamla belirtmek gerekir. Bir yerde incelemeciden, bir yerde de dorudan doruya dizge den gelen bu stdillerden kanmaya olanak yok ku kusuz. Bu da, gsterilen incelemesini ya da dnyap sal incelemeyi bir kat daha gletirir. Bunun gster gebilimsel tasardaki yerini hi deilse kuramsal ola rak belirlemek gerekir. kinci gzlemimiz, gsterge bilimsel gsterilenlerin kapsamna ilikin. Bir dizge deki gsterilenlerin tm, bir kez biimselletirildi mi, byk bir bantlar btn oluturur. te bir dizgeden brne, bu trl bant btnlerinin yal nz iliki kurmakla kalmayp ayn zamanda, bir yn leriyle rtmeleri de olasdr. Giysi gsterilenlerinin biimi, bir blmyle besin dizgesindeki gsterilenle rin biimiyle zdetir kukusuz: Her ikisi de byk bir kartln, alma ve elence, etkinlik ve dinlen ce kartlnn stnde eklemlenir. Bu nedenle, ayn esremlilik iindeki btn dizgelere zg tm kap
(40) Bkz. R. FRANCS: La Perception de la musique, Vrin, 1953, III. blm.

40
sayc dnyapsal bir betimleme ngrmek gerekir. nc gzlemimiz de u: Her gsteren dizgesinin (szlkler) karsnda, gsterilenler dzleminde, bir uygulama ve uygulaymlar btn yer alr. Bu gste rilen btnleri dizge tketicilerinin (bir baka deyile okurlarn) deiik trden bilgileri (ekinsel ayr lklara gre) olmasn ierir. Ayn kesitin (ya da b yk okuma biriminin) bireylere gre deiik biim lerde zmlenip kavranmas, ama yine de belli bir dile balanmas byle aklanr. Ayn bireyde birok szlk - ve bundan tr de birok gsterilen btnbir arada bulunabilir: Bunlar, her bireyde deiik derinlikte okumalara olanak salar. II. 3. Gsteren. II. 3.1. Gsterenin z nitelii, gsterileninkiyle hemen hemen ayn trden gzlemlere yol aar: Salt bir balantsal edr bu ve tanm, gsterilenin tan mndan ayrlamaz. Tek ayrm urada : Gsteren bir aracdr ve bir zdei bulunmas zorunludur. Ne var ki, bir yandan bu zdek yeterli deildir, bir yandan da gstergebilimde, gsterilenin kendisi de belli bir zdein, bir baka deyile, szcklerin aracln ge rektirebilir. Gsterenin bu zdeksellii, zdek'le t z birbirinden iyice ayrt etmemizi zorunlu klar bir kez daha: Tz zdeksel nitelik tamayabilir (ierik tz byledir). Demek ki yalnzca gsteren tznn her za man zdeksel olduunu (sesler, nesneler, grntler) syleyebiliriz. Deiik zdekler (ses ve grnt, nesne ve yaz, vb.) ortaya karan karma dizgelerle karla acamz gstergebilimde, btn gstergeleri ayn ve tek zdek araclyla ortaya konulduklar lde, tr

41
sel gsterge kavram altnda toplamak yerinde olur :

Szcksel gsterge, yazsal gsterge, grntsel gs terge, davransal gsterge, birer trsel gsterge olu turur. II. 3.2. Gsterilenlerin snflandrlmas szc n tam anlamyla dizgenin yaplatrlmas demektir, ncelenen btnce dzleminde oluturulan bildiriler btnnden kurulu sonsuz bildiriyi, deitirim yo luyla41 en kk anlam aktarc birimlere blmek, bu birimleri dizisel snflar biiminde bekletirmek ve yine bu birimleri birbirine balayan dizimsel iliki leri snflandrmak sz konusudur. III. blmde ele alacamz gstergebilimsel giriimin nemli bir yan n oluturur bu ilemler. Yalnzca anmsatmak iin de iniyoruz onlara burada.(42) II. 4. Anlamlama. II. 4.1. Gsterge, iki ynl bir ses, grnt, vb. dilimidir. Anlamlama, bir olu biiminde tasarlanabi lir. Gsterenle gsterileni birletiren edimdir bu ve rn gstergedir. Sz konusu ayrm, kukusuz, s nflandrc bir deer tar yalnzca (grngbilimsel deil). Bunun nedeni de u: nce, gsterenle gsteri lenin birlemesi, ilerde de grlecei gibi, anlamsal edimi tketemez; nk gsterge evresiyle de deer lenir. Sonra kukusuz, insan anl, anlam iletmek iin, ilerde grlecei gibi, balama yoluyla deil, b

(41) (42)

Bkz. aada, III, 2, 3. Bkz. aada, III. blm

(Dizge ve dizim).

42
lmleme yoluyla ilem yapar :(43) Gerekte anlamlama tek yanl varlklar birletirmez, iki eyi birbirine yak latrmaz, nk, gsterenle gsterilenin her biri hem edir, hem bant.(44) Bu durum, anlamlamann yazsal gsterimini gletirir. Ne var ki, gstergebilimsel sy lem iin zorunludur bu gsterim. Bu konuda u giri imlere deineceiz. Gen ----------- - Saussurede, gsterge, derinde yer Gilen alan bir durumun dikey uzants olarak sunulur. Dil de gsterilen sanki gsterenin ardnda yer alr ve an cak onun araclyla gsterilene ulalabilir. Fazlaca uzamsal nitelik tayan bu eretilemelerin, anlamla mann eytiimsel zelliini yanstmad ve gsterge nin kapallnn yalnzca dil gibi aka kesintili diz geler iin geerli olduu da bir gerek.45

1)

2) A B . Hjelmslev salt yazsal bir gsterimi yelemitir: Anlatm (A) dzlemiyle ierik () dz lemi arasnda balant (B) vardr. Bu zl anlatm, stdilleri ya da kaymal dizgeleri tutumlu bir biim de ve eretilemeli bir arptmaya dmeden ortaya koyma olana verir : AB (A B ). 3) G -------- . Lacan uzamsal bir gsterim kullanr
g (43) (44) (45) Bkz. aada, II, 5, 2. R. ORTIGUES: Le Discours et le symbole, Aubier (1962). Bkz. aada, IV. blm.

43
(Laplanche ile Leclaire(46) de Lacan' izleyecektir). Ama Saussure'n gsteriminden iki noktada ayrlr bu: 1) Gsteren (G) tmeldir; ok dzeyli bir zincirden olu ur (eretileme zinciri). Gsteren ve gsterilen oynak bir bant iindedir ve yalnzca birtakm saplama noktalarnda birbiriyle rtr; 2) Gsterenle (G) gsterilen (g) arasndaki ayrm izgisi kendine zg bir deer tar (Saussurede byle bir deer tam yordu kukusuz : Gsterilenin bilin dna itilip bas trlmasn dile getirir bu. 4) Gen = Gilen. Son olarak da elemeli olma yan dizgelerde (bir baka deyile, zdeini baka bir dizgeden alan gsterilenlerin bulunduu dizgelerde) balanty bir zdelik(=) biiminde deil de, bir e deerlik ( = ) biiminde geniletmeye kukusuz hakk mz vardr. II. 4.2. Grld gibi, gsteren stne btn sylenebilecekler onun zdeksel olduu noktasnda toplanmakta. Bu aracln z nitelii nedir? Dilbilim de, bu sorun tartmaya yol amtr. Her eyden n ce terimlere ilikin bu tartma, nk iin z yete rince aydnlk (belki gstergebilimde bu denli aydn lk olmaz her ey). nsan dilinde, bizi sesleri semeye, dorudan doruya anlamn zorlamad gereinden (kz kavram, kz sesini zorunlu klmaz; nk baka dillerde bu ses deiiktir) kalkan Saussure, gs terenle gsterilen arasnda buyrultusal bir bantdan

(46) J. LAPLANCHE ve S. LECLARE:LInconscient: Temps modernes, say 183, Temmuz 1963, s. 81 tesi.

44
sz etmiti. Benveniste ise bu szc yadsmtr.(47) Buyrultusal olan, gsterenle gsterilen nesne arasn daki bantdr (kz sesiyle bu sesin gsterdii hay van). Ama, grld gibi, Saussure iin de gsteri len nesne deildir, nesnenin anlksal tasarmdr (kavram); sesle tasarmn birleimi, toplumsal bir yetitirimin (rnein bir dilin renilmesi) rndr ve bu birleim - anlamlama - hi de buyrultusal deil dir, zorunludur (kimse deitiremez onu). Bundan tr de dilbilimde, anlamlamamn nedensiz olduu sylenmitir; kald ki, bu tikel bir nedensizliktir (Sa ussure grece bir benzerlikten sz eder): Gsterilen den gsterene doru, hemen aada greceimiz gibi sayca az olan yansmalarda ve dilin belli bir birle tirme ya da tretme rneinden kalkarak bir dizi gs terge oluturduu durumlarda belli bir nedenlilik var dr. Orantl diye adlandrlan gstergeler bu zellii tar : Franszca pommier (elma aac), poirier (ar mut aac), avicotier (kays aac), vb. szcklerin, kkenleriyle son eklerinin nedensizlii ortaya konul duktan sonra, bir birleim benzerlii sunduu grlr. Demek ki, genel dzlemde, gsterenle gsterilenin dil deki bann, ilkece szleimsel olduunu, ama uzun bir sre (Saussure dil her zaman bir kalttr der) iinde yer alan ve bundan tr de neredeyse doalla m bulunan toplumsal nitelikli bir szleme deeri ta dn syleyebiliriz. Ayn biimde, CI. Lvi-Strauss, dilsel gstergenin nsel olarak, buyrultusal zellik ol duunu, sonsal olarak buyrultusal nitelik tamadn
(47) E. BENVENSTE:Nature du signe linguistique: Acta lingistica, I, 1939.

45
vurgular. Bu tartma, dilsel rnek gstergebilim alan na uygulandnda yararl olabilecek iki e ngrme ye olanak salar. yle diyebiliriz : Bir dizge, gster geleri szleme uyarnca deil de tek ynl karar gere ince saptanm olduunda buyrultusaldr. Dilde gs terge buyrultusal deildir, ama moda dzleminde yle dir. Buna karn, gsterileniyle gstereni arasndaki balant benzerlie dayandnda gsterge nedenlidir (Buyssens nedenli gstergeler iin i gstergeler, ne densiz gstergeler iin d gstergeler denilmesini n grmtr). Demek ki, buyrultusal ve nedenli dizgeler le de karlaabiliriz, buyrultusal olmayan nedensiz dizgelerle de. II. 4.3. Dilbilimde nedenlilik yalnz biletirme ve tretmeyle snrldr. Oysa gstergebilim dzleminde daha genel sorunlar yaratacak bu olgu. Bir yandan, dil dnda byk lde nedenli dizgeler bulunmas ola sl var : Bu durumda, imdiye dein anlamlama iin zorunlu grlen kesintililikle benzerliin nasl olup da badatn, sonra, gsterenler benzer elerden olu tuunda dizisel btnlerin (az ve sonlu sayda e kap sayan btnler demektir bu) nasl ortaya ktn be lirlemek gerekir. Kukusuz grntler bu trl bir zellik sunar, ama belirtilen nedenlerden tr, bunla rn gstergebilimsel nitelikleri ortaya konulmu olmak tan uzaktr. te yandan, gstergebilimsel dkmn katk dizgelerin varln gzler nne sermesi de ok olasdr : Ya ok gevek nedenlilikler ieren ya da -ou kez gsterge, nedeliyle nedensizin atma ala nym gibi bir grnm alr- sanki ikincil nedensizlik lerle ykl nedenlilikler kapsayan dizgeler olacaktr

46
bunlar. Dilin en nedenli blgesinde, yansmalar bl mnde de biraz bu duruma rastlanr. Martinet48 yans ma kaynakl nedenlilikle birlikte ift eklemliliin de si lindiini belirtmitir (yalnzca ikinci eklemlilik dzle mine balanan ah! ift eklemli bu canm yakyor sz nn yerini alr). Ne var ki, ac belirten yansma her dil de de btn btn ayn deildir (bkz. rnein, Fran szca aie, Danca au). nk gerekte burada nedenlilik dilden dile deimesi doal olan sesbilimsel rnekle re uyar neredeyse. Benzerlik olgusunun kartndan etkilendiini grrz bu durumda. nsan dili dnda da, arlarn dili trnden sorun yaratan dizgeler ay n kark grnm sunarlar. Arlarn, balz bulun duunu belirten ve bir yuvarlak izen danslar bulank bir benzerlik deeri tar; havalanma yzeyindeki dans ise aka nedenlidir (balznn dorultusu); ama 8 izen oynak dans kesinlikle nedensizdir (bir uzakl be lirtir bu dans).(49) Bu bulank(50) olgulara son bir r nek daha verelim : Tantda kullanlan birtakm fabri ka markalar salt soyut nitelikli (benzerlik tama yan) biimlerden oluur. Ne var ki, bunlar, gsterilenle benzerlik bants kuran belli bir izlenim (rnein gllk izlenimi) de uyandrabilir : Berliet marka s (birok okla donatlm bir yuvarlak) hibir biim de glln yknts deildir -kald ki glln
(48) (49) A. MARTINET: Economie ques, Bern, Francke, 1955, 5, 6. G. MOUNIN: communication modernes, Nisan-Mayis 1960. ine Bkz. et

des

changements
linguistique animale:

phonti
huma

Communication non-lirguistique

Temps

(50) Bir baka rnek: Ulam belirtkeleri.

47
ykn ts nasl olabilir? ; ne var ki rtl bir ben zerlikle gllk izlenimi uyandrr. Ayn bulankla kimi dnyaz gstergelerinde de rastlanabilir (incede olduu gibi). Demek ki benzerlik olgusuyla benze mezlik olgusunun bir tek dizge iinde bir arada bulun duu tartma gtrmez. Ne var ki, gstergebilim, bu uzlamay dizgeletirmeye kalkmadan yalnzca sapta yacak bir betimlemeyle yetinemez, nk, ilerde de g rlecei gibi, anlam demek eklemlilik demek olduun dan, kesintisiz bir ayrmsal dzenek bulunduu gr n benimseyemez. Bu sorunlar imdiye dein ayrn tl biimde incelenmemitir. Onun iin bu konuda ge nel grnm sunmaya olanak yoktur. Yine de anlam lamanm insanbilimsel yapsn sezinliyoruz : rnein dilde (grece) nedenlilik birinci (anlaml) eklemlilik dzeyine belli bir dzen getirir : Onun iin burada sz leme, CI. Lvi-Straussun deindii nsel buyrultusal ln belli biimde doallamasyla desteklenir. Buna karn, baka dizgeler nedenlilikten nedensizlie gee bilir: rnein Cl. Lvi-Strauss'un La Pense sauvage (Yabanl Dnce) adl yaptnda and, Senoufo'la rn dinsel giri trenlerinde kullandklar kk g rntler. Demek ki insanbilimsel dzeye balanan en genel gstergebilimsel dzlemde benzerlik olgusuyla nedensizlik olgusu arasnda bir tr evrimsellik orta ya kyor : Nedensizi doallatrmak ve nedenliyi d nselletirmek (bir baka deyile ekinselletirmek) yolunda birbirini btnleyen iki eilim karsndayz. Son olarak da unu belirtelim : Kimi yazarlar benzer lik olgusunun kart olan benzemezlik olgusunun (bu nun katksz biimi ikiciliktir) da -eer grme ve iitme duyularnn sonu olarak iki seenekli seme

48
eylemleriyle iledii doruysa -kimi fizyolojik sre lerin ykntiiss olduunu kesin - bir dille savun maktadr.51 II. 5. Deer. II. 5.1. Gstergeyi tek bana, yalnzca gste ren ve gsterilen birleimi olarak incelemenin byk lde gerekesiz (ama kanlmaz) bir soyutlama ol duu belirtilmi, hi deilse bu anlama gelen szler sylenmitir. Onun iin son olarak da, gstergeyi bile imi bakmndan deil, evresi asndan ele almak gerekir : Burada deer sorunuyla karlarz. Saussu re bu kavramn nemini hemen kavrayamam, ama Genel Dilbilim Dersleri'nin ikinci dizisinden balaya rak sz konusu kavram zerine gitgide daha derinle mesine eilmi ve sonunda deer Saussurede, anlam lamadan (deer kavram tmyle kucaklamaz anlam lamay) daha nemli temel bir kavram olmutur. De er, szn kart olan dil kavramyla sk bir balan t iindedir. Dilbilimi ruhbilimden uzaklatrarak ik tisada yaklatrr. Bundan tr de yapsal dilbilimin temelidir. Saussure,52 bilimlerin ounda, artsremli likle esremlilik arasnda bir ikilik bulunmadn gzlemler : Gkbilim (gkcisimlerinin deimesine karn) esremli; yerbilim (deimez durumlar in celeyebilmesine karm) artsremli bir bilimdir. Tarih zellikle artsremlidir (olaylarn art arda gelii); bir
(51) Bkz. aada, III, 3, 5. (52) SAUSSURE, Cours de linguistique gnrale, s. 115 (Trke evirisi: Genel Dilbilim Dersleri, Ankara, TDK. yay., cilt 1, s. 73; eviren: B. Vardar).

49
takm olay kesitleri stnde durabilmesi durumu deitirmez.53 Ne var ki, bu ikilikte yer alan her iki enin de eit olarak kendini benimsettii bir bilim var : ktisat (iktisat ile iktisat tarihi birbirinden ay rlr). Dilbilimde de durum ayndr, diye szlerini sr drr Saussure. nk her iki bilimde de deiik iki olgu arasnda bir edeerlik dizgesi sz konusu : Bi rinde emek ile cret, brnde gsteren ile gsterilen (imdiye dek anlamlama diye adlandrdmz olgu i te burada yer alr). Bununla birlikte, iktisatta olduu gibi dilbilimde de, bu edeerlik tek bana deildir. nk elerden biri deitirildiinde, giderek btn dizge deiir. Demek ki gstergenin (ya da iktisatta deerin) var olabilmesi iin bir yandan benzemeyen eleri (emek ve cret, gsteren ve gsterilen) birbi riyle deitirebilmek, te yandan da benzer eleri aralarnda karlatrabilmek gerekir: 5 F.lk bir k t paray ekmek, sabun ya da sinema biletiyle dei tirebileceimiz gibi, 10 F.lk, 50 F.lk kt paralarla da karlatrabiliriz. Ayn biimde, bir szck de bir kavramla (bir baka deyile, benzemez bir eyle) deitirilebilecei gibi baka szeklerle (bir ba ka deyile, benzer eylerle) de karlatrlabilir: n gilizce mutton (hazrlanarak sofraya getirilen et) sz c deerini yalnzca sheep (koyun) ile bir arada bu lunuundan alr. Anlam, ancak ikili bir belirleme so nunda gerekten saptanabilir: Anlamlama ve deer.
(53) Saussureden bu yana, -tarihin de esremli yaplarn nemini kavram bulunduunu anmsatmaya bilmem gerek-var m? ktisat, dilbilim, budunbilim ve tarih gnmzdeki drt nc bilimdir.

50
Demek ki deer anlamlama deildir. Saussuren de belirttii gibi(54) deer dildeki paralanl karlkl durumundan doar; anlamlamadan bile daha nem lidir : Bir gstergedeki kavram ya da ses zdei, ev resindeki gstergelerin kavram ya da ses zdeinden daha az nemlidir .(55) Saussuren, Levi-Strausstaki ilevseldelikle snflandrmalara ilikin ilkeyi bylece daha o zamanlar ortaya att dnlrse, bu tmce nin ne denli nsezili olduu anlalr. Anlamlama ve deeri, Saussure'le birlikte iyice ayrt ettikten sonra, Hjetmslevin katman'larn (tz ve biim) ele ald mzda anlamlamann ierik tzn, deerin ise ierik biimini andrdn hemen grrz (mutton ve sheep kukusuz gsteren olarak deil, gsterilen olarak di zisel bir bant iindedir). II. 5.2. Saussure, anlamlama ve deerin kurduu ikili olguyu aklayabilmek iin kt benzetisinden yararlanmtr : Kt kesildiinde, bir yandan, her biri dierlerine gre bir deer tayan eitli paralar (A. B. C) elde edilir, bir yandan da bu paralardan her birinin ayn anda kesilmi bir n, bir de arka yz ol duu grlr (A-A', B-B, C-C) : te bu da anlamla ma''dr. ok yerinde bir benzetmedir bu; nk anlam retiminin, yalnzca bir gsteren ile bir gsterilenin ballam olarak deil, belki de, her eyden nce, biimlenmemi iki yn, Saussuren dedii gibi s
(54) (55) Saussure, bkz. R. GODEL, agy., 90. Bkz. agy., s. 166, -Saussure, kukusuz, dizimsel ard klk dzleminde deil, gc] dizisel birikimler ya da armsal alanlar dzleminde gstergelerin karla tnlmasn dnmtr burada.

51
nrlar oynak iki lkeyi ayn anda blmleme eylemi olarak zgn bir biimde kavranmas salar. Gerek ten de Saussure, kavram ve seslerin anlamn (salt ku ramsal) kkeninde oynak, deiken, kesintisiz ve ko ut iki tz yn oluturduunu varsayar. Anlam bu iki yn ayn ve bir rpda paralara ayrldnda or taya kar : Bylece oluturulan gstergeler demek ki birer eklemli eciktir. Bu iki karmaa arasnda, an lam onun iin bir dzendir, ama bu dzen de z ba kmndan bir blmlemedir: Dil, sesle dnceye ara clk yapar; onlar ayn anda ayrtrarak, birbirine balar. Saussure, burada yeni bir benzetmeye bavu rur : Gsterilen ve gsteren, biri hava, dieri su olan st ste iki yzey gibidir; hava basnc deitiinde, su yzeyi de dalgalara ayrr. Ayn biimde, gsteren eklemli eciklere blnr. Kda ilikin benzetme gibi dalgalara ilikin benzetme de, gstergebilimsel in celemelerin gelecei bakmndan ok nemli bir olgu yu vurgulamamza olanak salar : Dil eklemlemeler alandr ve anlam her eyden nce bir blmlemedir. Bundan da u sonu kar : Gstergebilimin gelecek teki grevi, nesnelerin adlarna ilikin dizelgeler d zenlemekten ok, insanlarn geree getirdikleri ek lemli grn bulup ortaya koymak olacaktr. D sel bir biimde de olsa, diyebiliriz ki gstergebilim ve snflandrma, henz kurulmam olmalarna karn, belki de bir gn eklembilim ya da blmlemeler bili mi gibi yeni bir bilimin kapsamna girecek.

III. DZM VE DZGE


III. 1. Dilin iki ekseni. III. 1.1. Saussuree gre,(56) dilsel eleri birleti ren bantlar, her biri kendine zg deerler yaratan iki dzlemde geliebilir. Bu iki dzlem anlksal etkin liin iki biimini karlar (ilerde Jakobson bu genel lemeyi benimseyecektir). Birinci dzlem, dizimler dz lemidir; dizim, uzama dayanan bir gstergeler birlei midir. Eklemli dilde bu uzam izgiseldir ve tek yn ldr (sz zincirindir bu) : ki e ayn anda syle nemez (n-grmek, ocuk ile, insan yaam) : Burada ki her e, deerini, kendinden nce gelen ve kendini izleyen elerle kurduu kartlktan alr. Sz zincirin de, ayn anda bir arada bulunan gereklemi eler birbirine balanr. Dizime uygulanan zmleyici al ma, blmlemedir. kinci dzlem, yine Saussuren te rimiyle, armlar dzlemidir. Sylem (dizimsel dzlem) dnda, aralarnda ortak bir yan bulunan e ler bellekte birbirini artrr, bylece , de eitli ba ntlarn egemen olduu bekler olutururlar : Fran szca enseignement (retim), anlam asndan duca
(56) SAUSSURE: Cours de linguistique gnrale, tesi. (Genel Dilbilim Dersleri, cilt 1, s. 115 ve tesi). ,s. 170 ve

53
tion (eitim), apprentissage (yetime, renme, rak lk) szcklerini, ses asndan ise enseigner (ret mek), renseigner (bilgi yermek) ya da armement (si lahlanma, donanm ve chargement (ykleme, yk) sz cklerini antrabilir. Her bek, gcl bir belleksel dizi, bir bellek gms oluturur. Her dizide, dizim sel dzlemin tersine, ayn anda bir arada bulunmayan elerin birbirine baland grlr. armlara uy gulanacak zmleme almas snflandrmadr. Di zimsel dzlemle armsal dzlem, Saussuren u karlatrmayla aklad sk bir iliki iindedir: Her dil birimi, bir lka yapsnn stununa benzer; Bu stun, yapnn br blmleriyle, szgelimi, bata banla gerek bir bitiiklik ilikisi iindedir (dizimsel bant); ama eer bu stun Dor biimindeyse, yon, Korint gibi br mimarlk dzenleriyle de bir karla trma yapmamza yol aar: te bu da gcl bir ornat ma bantsdr (armsal bant). ki dzlem bir birine o denli sk skya baldr ki, dizim ancak a rmsal dzlemden yeni yeni birimlerin birbiri pei s ra br dzleme aktarlmasyla ilerleyebilir. Saussu eden bu yana, armsal dzleme ilikin inceleme ok byk bir gelime gstermitir. Ad bile deimi tir : Bugn artk, armsal dzlemden deil, dizim sel dzlemden ya da, bundan sonra bizim bu inceleme de yapacamz gibi dizgesel dzlemden sz edilmek tedir. Kukusuz armsal dzlem, bir dizge olan dille sk bir iliki iindedir. Dizim ise, sze daha ya kndr. Baka terimler de kullanlabilir: Dizimsel ba ntlara, Hjelmslev balant, Jakobson bitiiklik, Mar tinet ise aykrlk der; dizgesel bantlarsa, Hjelmslev

54
de ballam, Jakobson'da benzerlik, Martinet'de kar tlk adn alr. III. 1.2. Saussure dizimsel olguyla armsal ol gunun (biz buna dizgesel olgu diyoruz) iki anlksal et kinliin karl olduunu sezinlemiti; bu da dilbili min snrlar dna kmak demekti. Jakobson, artk ok nl olan bir yazsnda57 bu kapsam genilemesi ni benimsemi ve eretileme (dizge dzlemi) ile dzde imece (dizim dzlemi) kartln dild anlatm yntemlerine uygulamtr : Bylece, bir yandan ere tilemeli sylemler, bir yandan da dzdeimeceli sylemler sz konusu olacaktr. Bu trlerin her biri, iki rnekten ancak birine bavurmay gerektirmez ku kusuz (nk dizim ve dizge her sylem iin zorunlu dur), yalnzca bunlardan birinin egemenliini ierir. Bu gre gre, eretileme dzleminde (ornatmal a rmlarn egemenlii) lirik Rus arklar, coumculuk la (romantizmle) simgecilie balanan yaptlar, ger eksts resim, Charlie Chaplinin filmleri (bu an laya gre, st ste gelen kararmalar, sinema sanatn daki gerek filmsel eretilemelerdir), Freudun zde letirme rn d simgeleri yer alr. Dzdeimece dzlemine ise (dizimsel armlarn egemenlii), kahramanlk destanlar, gereki okulun anlatlar, Grifithin filmleri (geni ekim, ekim alarnn kur gusu ve deimeleri) yer deitirme ya da younlatr ma yoluyla oluan dsel yanstmalar balanr. Jakob
(57) R. JAKOBSON: Deux aspects du langage et deux types daphasie: Temps modernes, say 188, Ocak 1962, s. 853 ve tesi; sonradan Essais de linguistique gnrale, Editions de Minuit, (1963), 2. blm.

55
son'un sralad elere unlar da ekleyebiliriz : E retileme dzleminde, retici aklamalar (ornatmal tanmlar ortaya kar burada)58 izleksel trden yazn sal eletiri, zdeyili sylemler; dzdeimece dzle minde, geni topluluklara seslenen romanlar ve basn da yer alan anlatlar.59 Jakobson un bir gzleminden esinlenerek, incelemecinin (burada gstergebilimcinin) dzdeimeceden ok eretileme konusunda daha ye terli bilgiyle donanm bulunduunu belirtelim. n k, incelemesinde kullanmak zorunda olduu stdil de eretilemelidir, bundan dolay da konu-eretilemeyle trdetir. Gerekten de, eretileme stne yaplan in celemelerin younluuna karlk, dzdeimeceyle il gili hemen hemen hibir ey yoktur . III. 1.3. Jakobsonun, eretilemenin ar bast sylemlerle dzdeimecenin egemen olduu sylem lere ynelmesi dilbilimden gstergebilime geiin ilk admdr. Gerekten de, eklemli dildeki iki dzlemin dil dndaki br anlamlama dizgelerinde de bulun mas gerekir. Blmleme ileminin rn olan dizim birimleriyle, snflandrma sonucu elde edilen kart lk dizgeleri her ne kadar nsel olarak deil de, ancak, gsterenlerle gsterilenlere ilikin genel bir deiti rim snamasyla tanmlanabilirse de, dizimsel birim lerin, dolaysyla da bunlarn yol at dizisel deiim
(58) Burada yalnzca ok genel bir kutuplama sz konusu dur, nk, gerekte, eretilemeyle tanm birbiriyle kartrlamaz (bkz. R. JAKOBSON: Essais de linguis tique gnrale, s. 220.). Bkz. R. BARTHES: LImagination du signe, Essais critiques, Seuil, 1964.

(59)

56
lerin ne olduu konusunda nceden bir yargya var madan, birtakm gsterge dizgeleri iin dizim dzle miyle dizge dzlemi belirtilebilir. (Bkz. s. 57'deki i zelge) .. te bunlar dilin iki eksenidir ve gstergebi limsel zmlemenin z, dkm yaplm olgularn dalmn bu iki eksene belirlemektir. e dizimsel blmlemeyle balamak usa uygundur, nk dizisel olarak da snflandrmak zorunda olduumuz birim leri ilkece bize salayan, dizimsel blmlemedir. Bu nunla birlikte, bilinmeyen bir dizgeyle karlaldn da, grgl olarak saptanm birka dizisel eden kal karak dizimden nce dizgeyi incelemek daha yerinde olabilir. Ama burada, kuramsal ilkeler sz konusu ol duundan, dizimden dizgeye uzanan us ul dzene uya caz. III. 2. Dizim. III. 2.1. Saussure'n kulland anlamda szn dizimsel nitelikli olduunu grdk (1.1.6.). nk sz, seslemedeki genlikler dnda, (yinelenen) gster gelerin (eitlilik sunan) bir birleimi olarak tanm lanabilir : Szl tmce, dizimin en belirgin rneidir. Demek ki, dizimin sze ok yakn olduuna kuku yok. Ne var ki, Saussure'e gre bir sz dilbilimi d nlemez; bu durumda, dizim dilbilimini de ola naksz m saymak gerekir? Saussure bu gl sez mi ve dizimin neden bir sz olgusu olarak ele alna mayacan aka belirtmeye zen gstermitir : Ona gre, birinci Deden birtakm kalplam dizimlerin varldr (Franszca quoi bon? neye yarar?, Allez donc! Hadi canm. Genel kullanm bunlarda herhan

58
gi bir deiiklik yapmay nler; sz dzlemindeki bir leimsel zgrlkten yoksundur bunlar (demek ki bu kalplam dizimler bir tr dizisel birimlere dn r). kinci neden udur: Szn dizimleri, dzenli bir nitelik tayan, bundan tr de dile balanan bi imlere uygun olarak oluturulur (Franszcada indeco lorable* boyas karlamaz gibi bir szck impar donnable balanamaz, injatigable yorulma bilmez rnek alnarak oluturulabilir. Demek ki biim teri mine Hjelmslevin verdii anlamda, bir dizim biimi var : Dizimin dilsel tr olan szdizim urar bununla. u da var ki, dizimle szn yapsal yaknl nemli bir olgudur. nk durmakszn sorun yaratr incele mede; ama bir de bunun tersine- yananlaml sylem lerin doallamasna ilikin kimi olgular yapsal yol dan aklama olana salar. Dizimle sz arasndaki s k bantnn varln unutmamaya bundan tr zen gstermeliyiz. III. 2.2. Dizim bir zincir biiminde gerekleir (rnein szn ak). Ne var ki, daha nce de grd mz gibi (II. 5.2.) anlam ancak bir eklemlemeden doabilir, bir baka deyile gsteren yzeyle gste rilen ynn eanl blmleniinin rn olabilir : n san dili bir bakma gerei blmleyen olgudur (rne in renklerin kesintisiz tayf szckler araclyla bir dizi kesintili eye indirgenir). Demek ki her dizimde

(*) Saussuren verdii rnek: Indecorable (nian verile mez). N .

59
bir zmleme sorunuyla karlarz : Dizim hem ke sintisizdir (akp gider, bir zincirleni gsterir), hem de ancak eklemli olduunda anlam aktarabilir. Peki, nasl blmlenebilir dizim? Bu sorun her gsterge diz gesi karsnda yeniden belirir : Eklemli dile ilikin olarak, szcn z nitelii (bir baka deyile gerekte szcn snrlar) stne saysz tartma yaplm tr. Kimi gsterge dizgelerine ilikin olarak bu konuda nemli glkler kabilecei imdiden ngrlebilir : Geri, byk lde kesintili nitelik tayan yaln diz geler vardr : rnein, ulamdaki belirtke dzenleri. Bunlarn gstergeleri, gvenlik nedeniyle, dolaysz bi imde alglanabilmek iin salt kesintili olmak zorunda dr. Oysa, gerek durumla iyi kt bir benzerlik ilikisi kuran gsterenlere dayal grntsel dizimlerin b lmlenmesi ok daha gtr. Bundan tr, sz konu su dizgelere, hemen hemen evrensel olarak eklemli bir sz (resimalt yazs) elik eder : Bu sz, onlara yoksun olduklar kesintililii salar. Btn bu glklere kar n, dizimin blmlenmesi temel nitelikli bir ilemdir; nk, dizgedeki dizisel birimleri bu ilemin sala mas gerekir. Kald ki, sonu olarak, dizimin tanm da udur : Blmlenmesi gereken bir tz.60 Sz biimine brnen dizim, sonsuz bir betik grnmndedir.

(60)

B. MANDELBROT, kesintililik asndan, dilbilimin evrimiyle gazlar kuramnn evrimini karlatrmay baarmtr (Linguistique statistique macroscopique: Logique, langage et thorie de linformation, PUF. 1957).

60
Bu sonsuz betik iinde anlam aktaran birimleri, bir baka deyile, betii oluturan gstergelerin snrlarn acaba nasl saptayabiliriz? III. 2.3. Dilbilimde, sonsuz betikin blmlenme si deitirim denilen snamayla gerekletirilir. Daha Trubetskoyda bile bu ilemsel kavrama rastlanr, ama bugnk adyla, 1936'da yaplan V. Sesbilgisi Ku rultaynda Hjelmslev ve Uldall'n giriimi sonucu be nimsenerek yaygnlamtr sz konusu kavram. De itirim snamas, yapay olarak anlatm (gsterenler) dzlemine bir deiiklik getirmek ve bunun ierik (gsterilenler) dzleminde de ballak bir deime ye yol ap amadn gzlemlemektir. Sonu olarak, sonsuz betik in bir noktasnda buyrultusal bir ilev delik, bir baka deyile, ift bir dizi yaratmak sz konusudur : Ama bir gsterenin yerine bir baka gsterenin gemesiyle - ve yalnz bu ilemin yaplma syla- bir gsterilenin bir baka gsterilenin yerini alp almadn gzlemlemektir. Eer iki gstergenin birbiriyle deitirilmesi gsterilenlerin de deimesi ne yol aarsa, snanan dizim parasnn, dizimsel bir birim olduu kesinleir : lk gsterge blmlenmitir. lem, kukusuz, gsterilenler asndan da gerekle tirilebilir : rnein Yunanca bir adda, birok kav ramnn yerine iki kavram getirilirse, anlatm dz leminde de bir deiiklik yaplm olur ve bylece de ien e (ikil belirtisi ve oul belirtisi) belirlenip saptanm olur. Ne var ki, kimi deiimler kar dz

61
lemde hibir deiiklie yol amaz. Bundan tr, Hjelmslev61 bir anlam deiiklii yaratan (Franszca poison zehir/poisson balk) deitirimle, ierii
dn/bonchour

deil de anlatm etkileyen (Franszca bonjour gnay bonjourun bozuk biimi) ornatma

y birbirinden ayrr. Deitirimin genellikle nce gs terenler dzlemine uygulandn belirtmek gerekir, nk blmlenecek olan, dizimdir. Gsterilenlere de bavurulabilir, ama salt biimsel bir ilemdir bu : Gs terilen, tz dolaysyla kendisi iin deil, gsterene ilikin olduu iin ie kartrlr ; Tek ilevi gstereni

konumlamaktr. Bir

baka

deyile,

olaan

deitirim

snamasnda, gsterilenin tz deil, biimi (baka gsterilenlere gre kartsal deeri) ie karr : An lamlamalar arasndaki ayrmdan yararlanlr; anlamla malarm kendileri nemsizdir (Belevi).62 tikece, de itirim snamas aama aama dizimi ren anlam ak tarc birimleri saptamaya yarar, bylece sz konusu birimlerin diziler biiminde snflandrlmasn salar. Dilbilimde bu ilem, elbette inceleyicinin, incelenen dil deki anlama ilikin belli bir bilgisi olduu iin olanak ldr. Gstergebilimdeyse, anlam bilinmeyen ya da be lirsiz olan dizgelerle karlalabilir : yle ya bir ek mek trnden brne ya da bir balktan bir bala geerken bir gsterilenden bir baka gsterilene geti imizi kim kesinleyebilir? Bu gibi durumlarda ou

(61) L. HJELMSLEV, Essais linguistiques, s. 103. (,62) Langage ..des machines et langage humain, Hermann, 1956, s. 91.

62
kez gstergebilimci ara-kurumlardan ya da stdiller den (mutfaa ilikin yazlar ya da moda dergisi) ya rarlanacak, deitirim yapmak iin gereksinme duy duu gsterilenleri bunlar salayacaktr ona (yine e lemesiz dizgelerin yarar grlr burada). Yoksa, ki mi deiimlerle yinelenmelerin srekliliini, daha ileri dzeyde bir sabr gstererek gzlemlemek gerekir. Tpk bilinmeyen bir dil karsndaki dilbilimci gibi. III. 2.4. Deitirim ilemi, ilkece63 anlaml birim leri, bir baka deyile, zorunlu bir anlam tayan dizim paralarn belirlemeyi salar. Bu aamada, henz di zimsel birimler sz konusudur, nk snflandrlma mtr bunlar: Ama, bu evrede bile sz konusu birim lerinin dizgesel birimler olduu da kesindir. Bunun ne deni, her birinin gcl bir diziye balanmasdr:

imdilik, bu birimleri yalnz dizimsel adan gz lemleyeceiz. Dilbilimde, deitirim ilemi ilk elde bi trden birimler belirlenmesini salar: Anlaml bunlar ve her biri bir gsteren ynyle bir gsterilen yn ierir (anlambirimler ya da, daha
birimlerdir

rinci

(63)

lkece diyoruz, leri baka trl altblm).

nk ikinci eklemliliin bir durum sunar (bkz.

ayrc

aada,

birim ayn

63
yaklak bir terimle, szckler; bunlar da szlkbi rimlerle biimbirimlerden oluur). Ama insan dilinin ift eklemliliinden tr, bu kez anlambirimlere y nelik ikinci bir deitirim ilemi, ikinci trden birim ler karr ortaya : Ayrc birimlerdir bunlar (sesbirimler).64 Bu birimlerin kendi balarna bir anlam yoktur, ama anlamn oluumuna yardmc olurlar, nk, bu birimlerden birinin deitirilmesiyle, iinde yer ald anlambirim de anlamca deiir (rnein Franszcada s sesbiriminin z ile deitirilmesi poisson (balk)un poison (zehir)e dnmesine yol aar.65 Gstergebilimde, her dizge iin, zmlemenin bulup ortaya karaca dizimsel birimler nceden kestirile mez. Burada trl sorun ngrmekle yetineceiz. Birinci sorun karmak dizgelerin, bunun sonucu ola rak da birleik dizimlerin varlna ilikindir : Besin ya da giysi gibi bir nesneler dizgesine tam anlamyla dilsel bir dizge (Trke, Franszca) araclk yapabilir. Bu durumda yazl bir dizimle (konuma zinciri) bu nun amalad giyimsel ya da besinsel bir dizim sz konusudur (dilin anlatt giyim kuam ile sofrada yenilen yemekler). Her iki dizimdeki birimlerin ak mas zorunlu deildir : Bir besin ya da giysi dizimin deki birime, birleik birok yazl birim tayclk edebilir. kinci sorun, gstergebilimsel dizgelerde, gsterge-ilevlerin, bir baka deyile, bir kullanmdan kaynaklanan ve kullanmn usullatrd gsterge
(64) (65) Bkz. yukarda, II, 1. 2. A. Martinet anlaml birimlerin dizimsel blmlenii sorununu Elments de linguistique gnralein IV. blmnde yeni bir biimde ele almtr.

64
lerin varlndan doar.(66) Sesil tzn dolaysz biim de anlam aktard ve yalnzca anlam aktard insan dilinin tersine, kukusuz, gstergebilimsel dizgelerin ou yalnz anlam aktarma iine yaramakla kalmayan bir zdek ierir (ekmek beslenmeye, giysi korumaya yarar). Onun iin, bu dizgelerde, dizimsel birimin karma nitelik tamas ve hi deilse bir anlamlama dayana ile deien bir e kapsamas (uzun/ksa elek) olaandr. Bir de neredeyse sapkn diye adlan drlabilecek dizgelere rastlanmas olasdr. Bu dizge lerde, devimsiz zdek uzamalarnn yer yer, yalnz ke sintili olmayp ayn zamanda birbirinden uzakta bulu nan gstergeler tad varsaylabilir : Gerekleme dzleminde ulam belirtkeleri anlamsz uzun boluk larla (yol ya da sokak paralar) birbirinden ayrlr. Bu gibi durumlarda (geici olarak) l dizimlerden sz edilebilir.67 III.2.5. Her dizge iin dizimsel birimler bir kez belirlendikten sonra, bunlarn dizim boyunca birleim ve dzenlenilerini yneten kurallar bulmaya gelir sra : Dilde anlambirimler, giyimde giysinin paralar, sofrada yenilen yemeklerin her biri, bir yol boyunca rastlanan ulam belirtkeleri birtakm zorunluklarn egemen olduu bir dzen iinde birbirini izler : Gs tergelerin birleimi zgrdr, ama bunlarn yararlan dklar ve sz oluturan zgrlk denetimli bir z grlktr (bundan tr de dizimle szdizimi kar trmamak gerekir; bunu bir kez daha belirtelim). Ger
(66) (67) Bkz. yukarda, II, 1, 4. Bu belki de yananlam gstergelerinin genel durumudur (bkz. aada, IV. blm).

65
ekte, dzenleni dorudan doruya dizimin koulu dur : Dizim, ayr-ilevli gstergelerin oluturduu herhangi bir bektir; her zaman (en az) iki e kap sar ve bu eler karlkl bir koullandrma bant s iindedir (Mikus).(68) Birok birleimsel zorunluk (gsterge mant) rnei tasarlanabilir. Burada, Hjelmsleve gre iki dizimsel birimin bitiik oldukla rnda kurabilecekleri tr balanty anacaz, rnek olarak : 1) Birimler zorunlu olarak birbirini gerektir diinde ortaya kan dayanklk balants; 2) Birim lerden birinin dierini zorunlu kld (ama bunun tersinin grlmedii) yaln ierme balants; 3) Bi rimlerden hibirinin brn zorunlu klmad bir leim balants. Birleimsel zorunluklar dil belir ler ama, sz bunlara deiik biimler verir. Gr lyor ki, dizimsel birimlerin birleim zgrl diye bir zgrlk var yine de. Dil dzleminde, Jakobson konuucunun sesbirimden tmceye dein giderek ar tan oranda birimleri birletirme zgrl bulundu unu gzlemlemitir: Sesbirim dizileri oluturma z grl sfra eittir, nk burada dzgy kuran dildir; sesbirimleri anlambirimler biiminde bir ara ya getirme zgrl snrldr, nk, szck yaratm yasalar vardr. Szckleri tmceler biiminde bir araya getirme zgrl ise, -szdizimle ve byk bir olaslkla kalplam anlatmlarla snrlandrlm ol
(68) Ayrntlara girmeden sylemek gerekirse, bir nlem tek birimli bir dizim oluturuyor gibi grnr, ama gerekte, sz burada balam iinde ele alnmal dr: nlem .sessiz bir dizine verilen karlktr (bkz. K.L. PKE: Language in Relation to a Unified Theory of the Structure of Hman Behaviour, Glendale, 1951),

(oh!)

66
makla birlikte - gerek bir zgrlktr. Tmceleri bir letirme zgrlnden daha byk bir zgrlk ise yoktur, nk szdizim dzeyinde zorlayc kurallara rastlanmaz (sylemin mantksal tutarllna ilikin olarak rastlanabilecek zorunluklar dilsel nitelikli de ildir). Dizimsel zgrlk kukusuz rastlantsal bir nitelik tar. Kimi szdizimsel biimlerin kimi ierik lerle doyma olasl vardr : Havlamak eylemi, az sa yda zneyle doyma noktasna ulaabilir. Giyim ku am alannda, etek ister istemez, bir bluz, bir kazak ya da bir ceket vb. ile doyma noktasna ular. Bu doyma olgusuna btnleyim denir. Her szcn an lamn deil de, bu szc btnleyecek br sz cklerin tmn veren salt biimsel bir szlk tasar lanabilir. Btnleme ileminde, elbette olaslklar de ikenlik gsterecek ve en dk olaslk szn ya znsal blgesine denk decektir (Valle Inclan : Hi bir zaman bir araya gelmemi iki sz bir araya ge tirme yrekliliini gsteremeyen kiinin vay haline!). III. 2.6. Saussure'n bir gzlemi, dilin, gsterge ler yinelendii iin olanak kazandn belirtir. (Bkz. yukarda 1.1.3.). Gerekten de, dizimsel zincir boyun ca belli sayda zde birimle karlarz, ama gster gelerin yinelenmesini zde birimler arasndaki uzak lk olgular dengeler. Bu sorunla birlikte, saybilimsel dilbilime ya da gen-dilbilime girilir : Bu dilbilim, z bakmndan, anlama bavurmayan bir dizim dilbili midir. Dizimin sze ne denli yakn olduunu grdk: Saybilimsel dilbilim, bir szler dilbilimidir (LviStrauss). zde gstergelerin dizimsel uzakl yine de yalnzca bir gen-dilbilim sorunu deildir. Bu uzak lk deyibilimsel olarak da deerlendirilebilir (ok ya

67
kn bir yineleme ya gzelduyusal adan yasakland ya da kuramsal bakmdan tlendii iin). Bu du rumda da, yananlam dzgsnn bir esi durumuna girer. III. 3. Dizge. III. 3.1. Dizge, insan dilinin ikinci eksenini olu turur. Saussure dizgeyi, bir dizi armsal alan bii minde tasarlamtr. Bunlarn bir blm, ses ben zerlii (enseignement, armement) ile belirlenmitir, bir blm de anlam benzerliiyle (enseignement, ducation). Her alan gcl bir eler birikimidir (n k, bunlardan yalnz biri sylemin o annda gerek leebilir) : Saussure, dizimsel dzleme balanan birim niteliindeki szck bir yana iterek e szc stnde durur; nk, der, szck yerine eyi kullannca, dizge kavram gelir gzmzn nne.69 Gerekten de, her trl gsterge btnnn incelen mesinde dizgeye verilen nem deien oranlarda da olsa Saussureden kaynaklanan bir ynelii gsterir. rnein, Bloomfielci okul, armsal bantlar ele almaktan titizlikle kanrken buna kart olarak, A. Martinet, aykrlklar (dizimsel birimlerin bitiiklik bantlar) ile kartlklarn (armsal alandaki elerin bantlar)70 birbirinden iyice ayrlmasn tler. Alandaki eler (ya da dizi) hem benzer hem de benzemez olmal, ortak bir eyle deien bir e (69)
SAUSSURE'den aktaran

R. GODEL: agy., s. 90.

(70) A. MARTINET: Economie des changements phontiqu es, ' s. 22.

68
kapsamaldr : Gsteren dzleminde, enseignement ile armement, gsterilen dzlemindeyse enseignement ile ducation bu durumdadr. Kart elerin bu yol dan tanm yaln bir olgu gibi gelirse de, nemli bir kuramsal soruna da yol aar. Bir dizgedeki terimlerin ortak esi (enseignement ve armement'daki ment) gerekte ayrmsal olmayan artl bir e grnmn dedir ve bu olgu Saussure un dilin salt ayrmsal, kar tsal nitelii stne yineledii kesinlemelerle elii yormu gibi grnr : Dilde yalnzca artl eden yoksun ayrlklar vardr; (Sesleri) salt deer ta mayan, yalnzca kartsal, grece, eksili bir deerle ykl sesler olarak ele almak... Bu gzlem dzlemin de, daha da ileri gitmek ve dildeki her deeri artl, salt nitelikli olarak deil, kartsal olarak ele almak gerekir.(71) u yarg daha ak ve yine Saussuren : Genellikle bir eyi baka eylerden ayran zellikle onu oluturan zellik arasnda bir ayrlk bulunma mas dilin niteliidir; her gstergebilimsel dizge iin de bu byledir?72 Peki, dil salt ayrmsal nitelikliyse, nasl olur da ayr-olmayan, artl eler ierebilir? Gerekte, bir dizinin ortak esi gibi grnen e, baka bir yerde, bir baka dizide, deiik bir deyile ayr bir belirginlik asndan salt ayrmsal bir edir. Yaklak bir deyile, Franszca le ve la tanmlklarnn kartlnda l ortak (artl) bir edir, ama le/ce (gsterme sfat) kartlnda ayrmsal e nitelii kazanr : Demek ki Saussure'n kesinlemesinin snrla rn daraltarak onun doru olmasn salayan olgu be
(71) (72) Saussure'den aktaran R. GODEL: agy., s. 55. Bkz. agy., s. 196.

69
lirginliktir.73 Anlam her zaman iki eyin ancak ayrl n gz nnde tutan bir bantdan doar.74 Ne var ki (Saussure bu konuda ne dnm olursa olsun) sz konusu dzen, gstergebilimsel dizgelerde tartma gtrr : Bu dizgelerde zdek, kkeninde anlam aktar c deildir, bundan tr de birimler (byk bir olas lkla) artl bir blm (anlamlamann dayanadr bu) ve ayrmsal bir blm, bir deiken kapsar. Uzun/ksa bir giysi de, giyimsel anlam btn elere bular (bu durumda gerekten de anlam aktarc bir birim sz konusudur), ama dizi her zaman, yalnzca ilk ede (uzun/ksa) ortaya kar, buna karn giysi (dayanak) artl bir deer olarak kalr. Demek ki, dilin salt ay rmsal nitelii yalnzca eklemli dil iin olasdr. Anlam aktarc olmayan kullanmlardan treme ikincil dizge lerde dil neredeyse katk bir nitelik tar : Kuku suz deikeler dzeyinde ayrmsal bir nitelik (ar dil) ierir, ama dayanaklar dzeyinde artl bir de er tar. III. 3.2. armsal bir alan ya da dizideki ele rin i dzeni genellikle - hi deilse dilbilimde, zellikle de sesbilimde - kartlk olarak adlandrlr. yi bir te rim deildir bu, nk bir yandan dizisel balantnn
(73) (74) Bkz. H. Freinin, sesbirimleri alt-sesbirimlere ayrtr mas (yukarda, II, 1. 2.). Bu olgu tek dilli bir szlk erevesinde ak seik olarak grlr: Szlk, bir szcn salt nitelikli bir tanmn veriyormu gibi grnr; ne var ki. bu tanm da aklama bekleyen szcklerden olutuundan sz konusu salt niteliklilik durmakszn gndermeler ie rir (bkz. J. LAPLANCHE ve S. LECLAIRE: LIncons cient: Temps modernes, say 183, Temmuz 1961).

70
kartanmlln ar biimde vurgular (Cantineau balant, Hjelmslev bandalk terimlerini yelerdi), bir yandan da ikili bir balantya deindii izlemini uyandrr. Oysa, ikili balantnn btn gstergebilim sel dizileri oluturduu hi de kesin deildir. Ama, be nimsenmi olduu iin yine de bu szc kullanacaz. Aada greceimiz gibi kartlk trleri ok eitlidir. Ama ne trden olursa olsun, bir kartlk, ierik dzle miyle bantlar asndan, deitirim ilemiyle ilgili olarak yukarda grdmz gibi, her zaman bir ilev delik grnts sunar. Kartln bir esinden die rine gemek demek bir gsterilenden brne gemek demektir. Dizgenin ayrmsal niteliine uygun biimde, gsterenlerle gsterilenler arasndaki banty yaln bir benzerlik olarak deil, en az drt eli bir ilev delik olarak dnmek gerekir her zaman. te yandan, bir eden brne gei ifte bir al maklk gsterir: Franszca biere (bira) ile pierre (ta) arasndaki kartlk ok kk bir ayrla daya nr (b/p), ama bulank, ara evrelere indirgenemez; b ile p arasnda yer alacak yaklak bir ses hibir bi imde bira ile ta aras bir tze ilikin olamaz. Birbi rine kout iki atlamayla kar karyayz : Kartlk her zaman ya hep ya hi biiminde ortaya kar. Kar tlklar oluturan ayrlk ilkesi karsndayz bura da. armsal alann incelenmesinde esinlenilmnesi gereken ilke budur. Gerekten de, kartlklar incele mek demek, bunlarn eleri arasnda var olabilecek benzerlik ve ayrlk bantlarn gzlemlemek, bir baka deyile ve szcn tam anlamyla bunlar s nflandrmak olabilir ancak.

71
III. 3.3. Bilindii gibi insan dili ift eklemli ol duundan iki trl kartlk ierir : Sesbirimler ara sndaki ayrc kartlklar ve anlambirimler arasn daki anlaml kartlklar. Trubetskoy ayrc kartlk lar snflandrm, J. Cantineau da bu snflandrma y yeniden ele alarak dildeki anlaml kartlklara uy gulamaya almtr. lk bakta, gstergebilimsel birimler sesbirimlere deil de dilin anlamsal birim lerine daha yakndr; onun iin Cantineaunun snf landrmasn vereceiz burada. nk, gstergebilim sel kartlklara (sonraki aamada) kolayca uygulana masa da, kartlklarn sunduu yapnn ortaya kar d balca sorunlara dikkati ekmek gibi bir yarar salar.75 Sesbilimsel olmayan, anlamsal nitelik ta yan bir dizgede saylamayacak kadar ok kartlk vardr. nk, her gsteren btn br gsterenlerle kartlayormu gibi grnr; ne var ki, kartln benzer esiyle ayr esi arasndaki bantlarn ge nel dzeni izlenirse, bir snflandrma ilkesi belirleme olana doar. Bu yoldan Cantineau aadaki kart lk trlerini elde eder (bunlar da ayrca aralarnda birleebilirler) .(76) A. DZGENN TMYLE BAINTILARI AISIN DAN SINIFLANDIRILAN KARITLIKLAR : A. 1. kiyanl ve okyanl kartlklar. Bu kart lklarda, iki enin ortak yan ya da karlatrma te
(75) (76)

Cahiers Ferdinand de Saussure, IX, s. 11-40.


Cantineaunun verdii btn kartlklar ikili kart lklardr.

72
meli dzgnn br kartlklarndan hibirinde bu lunmaz (ikiyanl kartlklar) ya da tersine dzgnn baka kartlklarnda da yer alr (okyanl kartlk lar). Latin abecesini alalm ele : E/F biimleri arasn daki kartlk ikiyanldr, nk ortak e olan F ba ka hibir harfte bulunmaz;77 oysa P/R kartl ok yanldr, nk P biimi (ya da ortak e) Bde de karmza kar. A. 2. Orantl ve tekil kartlklar. Bu kartlklar da, ayrlk bir rnek biimine brnr. Szgelimi: Al manca Mann/Mnner (adam/adamlar) ve Land/Ln der (lke/lkeler) orantl kartlklardr. Franszca (nous) disons (sylyoruz)/(vous) dites (sylyorsu nuz ve (nous) faisons (yapyoruz) (vous) fait es (ya pyorsunuz) de ayn durumdadr. Orantd olmayan kar tlklar tekil niteliklidir: Kukusuz en ok bunlara rastlanr; anlambilimde, yalnz dilbilgisel (biimbilim sel) kartlklar orantldr; oysa, szlksel kartlklar tekil niteliklidir. B. KARITLIK ELERNN BAINTISI AI SINDAN SINIFLANDIRILAN KARITLIK LAR:

B. 1. Eksik eli kartlklar. En ok bunlara rastlanr. Eksik eli kartlk, elerden birindeki gsterenin br edeki gsterende bulunmayan an laml bir yan ya da belirtinin varlyla nitelenen her trl kartl adlandrr. Demek ki burada genel bir
(77) Bu, ayn zamanda eksik eli bir kartlktr.

73
belirtili/belirtisiz kartl sz konusu : Franszcada mange (kii ya da say belirtisi yoktur burada) belirti siz e, mangeons (oul birinci kii) belirtili edir. Bu dzenin, mantktaki karl iindelik balants dr. ki nemli soruna deinelim burada. Birinci sorun belirtiye ilikin. Kimi dilbilimciler, belirtiyi olaand bir olgu saymlar ve belirtisiz eyi deerlendirmek iin olaanlk duygusuna bavurmulardr. Onlara g re, belirtisiz, sk rastlanan, sradan ya da belirtiliden eksiltme yoluyla tretilmi edir. Bylece, olumsuz belirti (karlan ya da eksiltmeye konu olan e) kav ramna varlr : Gerekten de belirtisiz elere dilde, belirtili elerden daha sk rastlanr (Trubetskoy, Zipf). Cantineau, bu dzlemde Franszcadaki eril rond (yuvarlak) sfatnn belirtili, diil ronde un ise belirti siz olduunu dnr. Bunun nedeni, Cantineau'nun gerekte ierii ie kartrmasdr; bu adan eril dii le oranla belirtilidir. Buna karn Martinetye gre, belirti, szcn tam anlamyla artk bir gsterendir. Eril/diil konusunda, gsterenle gsterilenin belirtile ri arasnda olaan durumlarda var olan koutluu hi bir biimde engellemez bu : Eril gerekte cinsleri ie kartrmaz, soyut bir genellik kavramna denk d er (Franszca il fait beau hava gzel, on est venu gelindi). Buna karlk diil tam anlamyla belirtili dir. Gerekten de burada anlamsal belirtiyle biimsel belirti bir arada grlr : Fazla bir ey sylenmek is tendiinde ek bir gsterge kullanlr.78 Eksik eli kar
(78) Dilsel tutumluluk ilkesi, aktarlacak bilginin niceliiyle bu aktarm iin gereken enerji (zaman) arasnda de imez bir bant bulunmasn zorunlu klar (A.

74
tlklarn ortaya kard ikinci bir sorun da belirti siz e sorunudur : Buna kartln sfr derecesi de nir. Sfr derece, szcn gerek anlamyla, bir yok luu belirtmez (ne var ki sk rastlanr bu ters anla ma), anlam olan bir yokluktur bu. Salt nitelikli ayrm sal bir durumla kar karyayz burada; sfr derece, bylece hiten anlam yaratan her trl gsterge diz gesinin gcne tanklk eder : Dil, bir eyle bir hi arasndaki kartlkla yetinebilir.79 Sesbilimden kay naklanan sfr derece kavram ok geni bir uygulama olana sunar : Sfrgstergelerin (somut bir gste renin bulunmamas bir gsteren ilevi yerine getirdi inde sfr-gstergeden sz edilir)80 bulunduu an lambilimde; mantkta ( A sfr durumundadr, bir ba ka deyile, A gerekte yoktur, ama kimi koullarda or taya karlabilir );81 Claude Lvi-Straussun bu kav ramla mana kavramn karlatrd budunbilimde (... sfr ses biriminin ilevi, sesbirim bulunmamasy la kartlamasdr... Ayn biimde... mana trnden kavramlarn ilevinin kendi bana hibir zel anlam tamadan belli bir anlam bulunmamasyla kartla mak olduunu syleyebiliriz) ;82 bir de, yananlam d
MARTINET, Travaux de VInstitut de linguistique, I, s. 11. (79) (80) (81) (82) SAUSSURE, Cours de linguistique gnrale, (Genel Dilbilim Dersleri, cilt 1, s. 80). H. FREI, Cahiers Ferdinand de Saussure, XI, s. 35. DESTOUCHES, Logistique, s. 73. Cl. MAUSS: not. LEVISTRAUSS: Introduction s. 124.

Sociologie

et

anthropologie,

loeuvre de M. PUF., 1950, s. L,

75
zeyinde karlalan szbimsel gsteren boluunun deyisel bir gsteren oluturduu szbilimde.(83) B. 2. E eli kartlklar. Bantlar, mantkta bir dndalk balants oluturabilecek bu kartlk larda iki e edeerlidir. Bir baka deyile, bir zelli in olumsuzlanmas ve olumlanmas olarak (eksik e li kartlklar) ele alnamaz. ngilizce foot (ayak) - feet (ayaklar)'te ne belirti vardr, ne de belirti yokluu sz konusudur. Anlamsal adan en ok rastlanan kart lklar bunlardr; ou kez dilin tutumluluk nedeniyle, e eli kartlklar yerine eksik eli kartlklar kul lanmaya ynelmesi durumu deitirmez. Bu yneliin nedeni nce, eksik eli kartlklarda benzerlik ve ayrlk bantsnn iyi dengelenmi olmas, sonra da bunlarn Franszca ne (eek)/anesse (dii eek), com te (kont)/comtesse (kontes) vb. orantl diziler kur maya olanak salamasdr. Oysa e eli bir kartlk olan Franszca talon (aygr)/Jument (ksrak)n trevi yoktur.84 C. AYIRT EDC DEERLERNN YAYGINLII AISINDAN SINIFLANDIRILAN KARITLIK LAR.

C. 1. Srekli kartlklar. Her zaman deiik gs terenleri olan gsterilenler bu durumdadr : Franszca ( j e ) mange (yiyorum)/(nous) mangeons (yiyoruz.)
(83) (84) R. BARTHES: Le Degr zro de l'criture, Seuil, 1953. Franszca talon/jument kartlnda, ortak e, gs terilen dzleminde yer alr.

76
Franszcada btn eylemlerin tm zaman ve kiplerin de, tekil birinci kiiyle oul birinci kiinin gsterenle ri ayrdr. C. 2. Silinebilir ya da yanszlaabilir kartlklar. Her zaman ayr gsterenleri olmayan gsterilenler bu durumdadr. Bylece kartln iki esi kimi durum larda zde olabilir: Tekil 3. kii/oul 3. kii anlam sal kartln kimi durumlarda ayr (Franszca (il) finit bitiriyor/(ils) finissent bitiriyorlar, kimi du rumlarda da (ses bakmndan) zde mange yiyor/ mangent yiyorlar) gsterenler belirtir. III. 3.4. Bu kartlk trleri gstergebilimde ne gibi zellikler gsterebilir? Kukusuz, bu soruyu ya ntlayabilmek iin vakit ok erken. nk, yeni bir dizgenin dizisel dzlemi geni bir dkm ilemi yapl madan incelenemez. Trubetskoyun ortaya att ve Cantineaunun bir blmn yeniden ele ald kar tlk trlerinin dil dndaki dizgeleri ilgilendirebile cei de hi belli deil: zellikle ikili rnekten uzak lalmas kouluyla yeni yeni kartlk trleri tasarla nabilir. Ama, biz burada Trubetskoy ve Cantineau nun85 trleriyle, ok ayr iki gstergebilimsel dizge stne bildiklerimizi karlatracaz : Bunlar ulam dizgesiyle moda dizgesidir. Ulam dizgesinde orant l okyanl kartlklar (rnein, yuvarlak ve gen biimler kartl erevesinde renk deiimlerine dayanan btn kartlklar), eksik eli kartlklar (eklenen bir belirti, rnein, bir yuvarlak biimin an
(85) Cantineau, Trubetskoyun ortaya att aamal kart lklar (Almancada u/o ve /) benimsememitir.

77
lamn deitirdiinde) ve srekli kartlklar (bun larda gsterilenlerin her zaman deiik gsterenleri vardr) bulunacak, ama ne e eli, ne de silinebilir kartlklara rastlanacaktr. Bu tutumulluun nedeni ak : Ulam dizgesinin hemen okunabilmesi ve ikin cillie yer vermemesi gerekir, yoksa kaza olur. Demek ki bu dizge uzun kavrama sreleri gerektiren kart lklar beimsemez: Ya dorudan doruya, dizi ad ve rilen dzenin dnda kaldklar iin (eeli kart lklar) ya da bir tek gsteren iinde iki gsterilen se imine olanak saladklar iin (silinebilir kartlk lar). Ulam dizgesinin tersine, okanlamlla yne len moda86 dizgesindeyse dizgenin zelliini ve katl n bsbtn artrma sonucu verecek ikiyanl kart lklarla srekli kartlklar dnda (bu da doal) b tn kartlk trlerine rastlanr. Szcn gerek an lamyla, bir baka deyile, btn gsterge dizgelerini kapsayabilecek bir btn olarak gstergebilim, kar tlk trlerinin eitli dizgelerdeki genel dalmn dan yararlanabilir : Bir tek doal dil dzlemiyle yeti nil irse bu gzlem havada kalr. Ama zellikle, gster gebilimsel aratrmann kapsamn geniletmesi, b yk bir olaslkla, yalnzca kartsal deil, ayn za manda srasal dizi balantlarn inceleme sonucunu verecek, bunlar belki de yalnlatrmayacak. nk bir zdek ve eitli kullanmlarn iine iyice kk sal m olan karmak nesneler karsnda anlamn ileyi ini, zt iki enin sunduu seenee ya da bir belirtiy
(86) Bkz. R. BARTHES: Systme de la bu notta yaptnn Seuil yaynlar belirtir; yaptn yayn tarihi 1967ddr. N.)

mode
arasnda

(R.

Barthes kacan

78
le bir sfr derecenin kartlna indirgeyebileceimiz kesin deil. En ok tartlan dizisel sorunun ikicilik sorunu olduunu da belirtelim bu arada. III. 3.5. Tanm gerei iki seenekli olan eksik eli kartln (belirtili/belirtisiz) nemi ve yalnl bilinen btn kartlklar ikili bir rnee (bir be lirtinin varl ya da yokluu araclyla) indirgemek gerekip gerekmedii, bir baka deyile, ikiciliin ev rensel bir olgu nitelii tayp tamad ve eer ev renselse doal olup olmad sorusunun sorulmasna yol amtr. Birinci noktaya ilikin olarak ikiciliin ok genel bir olgu nitelii tad kesindir. Bilginin ikili bir dlizg araclyla iletilebilecei yzyllardr benimsenen bir ilkedir. Birbirinden ok ayr toplum larca yaratlm olan yapay dzglerin ou ikili d zene dayanr: Bush telegraphtan (zellikle Kongo oymaklarnn iki notal konuan davulundan) Mors abecesine ve mekanikyazmla gdmbilimdeki iki se enekli dzglerin gnmzdeki gelimelerine dein. Ne var ki, sz uygulaymlar dzleminden ayrlp bi zi burada ilgilendiren yapay olmayan dizgeler dzle mine yeniden gelirsek ikiciliin evrensel niteliinin burada ok daiha tartlabilir olduunu grrz. Ay kr gibi gelecek ama, Saussureun kendisi de hibir zaman armsal alan ikici adan tasarlamamtr; ona gre, bir alann eleri ne snrl saydadr, ne de belli bir dzendedir87 Her hangi bir e bir yldz
(87) Burada, bir dizideki elerin sras sorununu ele al myoruz Saussuree gre bu sra nemsizdir; Jakob sona gre ise, bir bknde yaln durum ya da sfr durumu srann banda yer alr (Essais de Linguis

79
burcu zeini andrr; kendisiyle balantl, sayca be lirsiz, baka elerin ynetii bir noktaya benzer.88 Saussure un yapt tek kstlama bkn dizilerine ili kindir : Bunlar elbette sonlu dizilerdir. Dildeki ikicili e dikkati eken sesbilim olmutur (gerekte, yalnzca ikinci eklemlilik dzeyinde). Bu ikicilik salt nitelikli midir? Jakobson yle olduunu dnr:(89) Ona gre, btn dillerin sesil dizgeleri, tm de ikili olan, bir baka deyile, varlk ya da yokluklaryla (ya da kimi durumlarda belirgin olmamalaryla) nitelenen bir d zine ayrc zellik araclyla betimlenebilir. Bu iki ci evrenselcilii Martinet tartma konusu yapm ve yumuatmtr :(90) ikili kartlklar ounluktadr, ama her ey de bunlara indirgenemez; ikiciliin evrensellii kesin deildir. Sesbilimde tartma konusu olan, an lambilimde henz ele alnmam bulunan ikicilik, he nz kartlk trlerinin bulunup ortaya karlmad gstergebilimde byk bilinmeyendir. Karmak kartlklar ortaya koyabilmek iin kukusuz dilbi limin yeni bir biim verdii ve karmak seenekler
tique gnrale,
71). rnein, eretilemenin gsteren incelenecei ve eretileme dizisindeki herhangi bir stnl olup olma zorunlu olaca gn bu sorun da kazanabilir. (Bkz. R. BARTHES, La Voeil. Critique, 195-196, Austos-Eyll s.

ler dizisi olarak elerden birinin dn saptamann byk bir nem

Mtaphore de
1963). (88)

(89) (90)

Cours de linguistique gnrale, s. 174. (Genel Dilbilim Derstri, cilt 1, s. 119). (Alntda atlanan bir eyi ek leyerek eviriyoruz. N.) Prliminaires to Speech Analysis, Cambridge, Mass.
1952.

Economie des changement phontiques, 3, 15, s. 73.

80
den ya da drt eli bir kartlktan oluan rnee bavurulabilir: ki zt e (bu ya da u), karma bir e (bu ve u) ve yansz bir e (ne bu, ne u). Eksik eli kartla oranla daha yumuatlm olan bu kar tlklar, yine de kart olmakla kalmayp sra niteli i de tayan diziler sorununu ortaya atmaktan alkoy mayacak bizi. Kuku yok buna. kiciliin evrensellii temellendirilmi deildir; doall iin de ayn eyi syleyebiliriz: Tartmaya yol at ikinci noktadr bu da. zellikle iitme ve grme, iki seenekli tara mayla ilem yaptndan sinir-beyin alglamasnn da ya hep ya hi ilkesi uyarnca gerekletiine inanld lde, dzglerin genel ikili zelliini fizyolojik ve rilere dayandrmaya gl bir eilim duyulur.91 By lece, doadan topluma dein, benzerlie dayanma yan, benzemezlie ya da ikiliklere yaslanan geni bir dnm ortaya kar. Ama hibir ey kesin deil bu rada. kicilikle ilgili szlerimizi ksaca balamak iin gerekte hem zorunlu hem de geici bir snflandrma nn sz konusu olup olmadn sorabiliriz : Belki iki cilik de bir stdil, bir ann oluturduu tarihin orta dan kaldraca zel bir snflandrmadr. III. 3.6. Balca dizge olgularna ilikin szleri mizi bitirirken ksaca yanszlamaya da deinmemiz gerekiyor. Bu terim dilbilimde belirgin bir kartln belirginliini yitirmesini, bir baka deyile, anlam ak tarc olmaktan kmasn belirtir. Genel olarak, dizge li bir kartln yanszlamas balamn etkisiyle ger
(91) Koku dzeyini alma gibi daha ilkel duyular bu gre gre (bkz. V. Langages des machines et langage humain, s. 74-75). ve tat amaz benzerlik BELEVI,

81
ekleir. Demek ki bir bakma, dizgeyi yok eden di zimdir. rnein, sesbilimde, iki sesbirimin kartl elerden birinin sz zincirindeki konumundan tr ortadan kalkabilir. Franszcada olaan durumlarda ka pal e ile ak e arasnda, bunlardan biri son hecede bulunduunda (jaimai sevdim/jaimais seviyor dum), kartlk vardr. Baka btn durumlarda bu kartlk belirginliini yitirir : Yanszlar. Tersine, ka pal o ile ak o arasndaki belirgin kartlk (saute yelin birdenbire yn deitirmesi/sotte s0t 'budala nn diili), yalnzca kapal o sesine rastlanan son he cede (pot kap, mot szck, eau su) yanszlar. Gerekten de, yanszlaan iki zellik stsesbirim diye adlandrlan ve byk harfle yazlan (kapal e/ak e: E; kapal o/ak o : O) bir tek ses altnda toplanr. An lambilimde yanszlama ancak birka denemeye konu olmutur, nk anlamsal dizge henz belirlenme mitir : J. Dubois(92) anlamsal bir birimin belirgin zel liklerini, kimi dizimlerde yitirebileceini gzlemler. Ki mi kalplam kullanmlarda karmak anlamsal biri min anlam deitirilmeksizin, kullanmn bir blm deitirilebilir. Gstergebilimde bir yanszlama kura mnn ana izgilerini ortaya koyabilmek iin yine belli sayda dizgenin belirlenip saptanmasn beklemek gere kir. Belki kimileri bu olguyu kkten yadsyacaktr. Dorudan doruya erekliinden tr, ulam dzgs hibir yanszlama kaldrmaz. nk az sayda gster genin hemen ak olarak kavranmasn gerektirir bu ereklik. Buna karn, moda okanlamllk (hatta tm
(92) Cahiers de lexicologie., 1.1959 (Unit smantique complexe et neutralisation).

82
anlamllk) eilimleriyle birok yanszlamaya konu olur : Bir yerde Franszca chandail deniz, swater de da ile ilikiliyken, bir baka yerde denizle balantl olarak bir chandail ya da sweaterden sz edilir: Bu durumda kartlk belirgin olmaktan kmtr:93 Her iki giyecek de ynl trnden bir stgiysibirimde eriyip gider. Hi deilse gstergebilimsel varsaym dz leminde (bir baka deyile, ikinci eklemlilie, salt ay rc birimlere zg sorunlar gz nnde bulundurma dan), iki gsteren bir tek gsterilen altnda topland nda ya da bu durumun tersine rastlandnda (nk gsterilen yanszlamalar da olabilir) yanszlama ol gusunun ortaya kt sylenebilir. Bu olguya iki ya rarl kavram eklemek gerekir. Bunlardan birincisi, da lm alan ya da gvenlik pay kavramdr. Dalm ala nn, bir birimin (rnein bir sesbirimin) gerekleme eitleri oluturur; yeter ki, bu eitler bir anlam de iikliine yol amasn (bir baka deyile, belirgin de iimler arasna katlmasn). Dalm alannn s nrlar gvenlik payn oluturur. Dilin ok gl olduu bir dizge sz konusu ise (rnein otomobil diz gesinde), bu kavram ok yararl deildir, ama gerekle me olanaklarn gr bir szn oaltt durumlar da son derece deerlidir: rnein besin dzleminde bir yemein dalm alanndan sz edilebilir. Bu du rumda hazrlaycnn zenleri (fantezileri) ne olur sa olsun, sz konusu yemein anlaml kald snrlar
(93) Yanszlamay gerekletiren, hi kukusuz, moda der gisinin sylem'idir; yanszlama sonu olarak dn dalama ayrmndan (ya x ya da y) iindeleme ayrmna (x ya da y) gei demektir.

83
oluturur dalm alann. Dalm alann oluturan eitler kimi durumlarda gstergelerin birleimle rinden, bir baka deyile dolaysz balamdan kaynak landklarnda (spanyolca nada hi, hilik ve fonda lokantadaki d zde deildir ama, bu deikenlik an lama yansmaz.) birleimsel deikelerdir, kimi du rumlardaysa bireysel ya da seimlik deikelerdir (r nein Franszcada, ister Bourgognelu olsun, ister Pa risli, bir baka deyile, ister yuvarlanan r kullann, ister grtlak rsi, syledikleriniz ayn biimde anla lr; bu iki rnin birinin ya da brnn kullanlmas belirginlik tamaz). Uzun sre, bu belirginlik gster meyen deikelere sz olgusu gzyle baklmtr. Ku kusuz, ok yakndrlar bunlar sz olgularna, ama bu gn artk, zorunlu bir nitelik tadklarndan dil ol gusu saylyorlar. Yananlam incelemelerinin byk bir yer tutaca gstergebilimde deiimlerin bir temel kavrama dnmesi olasdr. Gerekten de, dzanlam 'dzleminde anlam aktarc olmayan deikeler (rne in, yuvarlanan r ile artdamak rsi) yananlam dzle minde yeniden anlam aktarc nitelik kazanabilir. Bu durumda yuvarlanan r ile artdamak rsi iki ayr gs terilene gnderir bizi: Tiyatro dilinde, bunlardan bi ri Bourgognelu br Parisli anlamna gelir; dz anlam dizgesindeyse de bir anlam aktarmazlar. Yan szlamann ierdii ilk sorunlar ite bunlar. ok ge nel bir adan, yanszlama, dizimin dizge stndeki basksn dile getirir. Bilindii gibi, sze yakn olan dizim belli bir lde anlamn yitim etkenidir. Ula m dzgs gibi en gl dizgeler dizimce yoksuldur; grnt gibi byk dizimsel karmaalar ise anlam bu lanklatrmaya ynelir.

84
III. 3.7. Dizim, Dizi: te dilin iki dzlemi. Bu dzlemlerden birinin, dizgeyle dizimin olaan balant larna oranla neredeyse bir sapaklk grnts su nacak biimde br dzleme tamasna ilikin olgula rn tmn de bir gn derinlemesine aratrmay n grmek gerekir. Bunlara ilikin incelemeye urada bu rada ancak yle bir deiniliyor. Bu iki eksenin birbi rine eklemlenii arada bir gerekten de sapknlk gsterir, rnein dizilerden biri dizim biiminde ya ylr : Dizim/dizge arasndaki olaan ayrm hie say larak inenir. Byk bir olaslkla, yaratc nitelikte bir yn olgu, sz konusu kural ineme eyleminin evresinde yer alr : Gzelduyuyla anlamsal dizgedeki sapmalar arasnda bir balant vardr sanki. Kuraln inendii durumlarn balcas kukusuz bir dizinin dizimsel dzleme yaylmasdr. nk olaan durum larda kartln bir tek esi gerekleir, br (ya da brleri) gcl kalr: Kabaca sylemek gerekirse, ayn ad ekiminin elerini art arda sralayarak bir sylem oluturmaya kalksak byle bir durumla kar larz. Bu dizimsel yaymlar sorunu daha nce sesbi limde de ortaya km, Trnka, ballak bir iftteki iki dizisel enin bir biimbirim iinde yan yana bu lunamayacan ortaya koymutu (Trnkay iyice d zeltmitir Trubetskoy) : Ama olaan durumlarla (Trnka yasas sesbilimde bunlara bavurur) bunlara ters den olgular kukusuz en ok anlambilimde il gintir. nk anlaml olan (ayrc olmayan) birim ler dzlemi sz konusudur ve dil eksenlerinden tama olay burada anlamn da aka alt st olmasna yol aar. Bu adan, aratrlp incelenmesi gereken

85
dorultu vardr. J. Tubiana,94 bulunma kartlklar diye anlandrlan geleneksel kartlklarn yan sra dzenleni kartlklarna da yer verilmesini nerir: Bu tr kartlklarda iki szck ayn zellikleri sunar, ama bunlarn dzenlenii ayrdr her szckte: Bkz. Franszca rame (herek, kayk krei, katar, aa dal vb.)/mare (su birikintisi, glek); dur (kat, sert)/ru de (kaba); charme (bysevimlilik)/marche (yry, vb). Sz oyunlarnn, ndelerin, aka olsun diye sz cklerdeki seslerin srasn deitirerek dilde var olan baka szckler elde etme ilemlerinin ounu bu kartlklar oluturur. Sonu olarak, belirgin bir kar tlktan (Franszca Flibres Oc dili yazarlar, ozan lar /fbriles ateli anlamndaki sfatn oul biimi) yola karak dizisel kartlk izgisini kaldrmak ola and bir dizim elde etmek iin yeterlidir (bir gazete Flibres fbriles Ateli Flibreler biiminde bir balk atmt). izginin byle birdenbire ortadan kal drlmas bir tr yapsal kstlamann kaldrlmasna ok benzer. Bu olayla, sz oyunu reten ya da kulla nan d arasnda yaknlk kurmaktan kendimizi alamayz.(95) yice incelenmesi gereken baka nemli bir dorultu da uyaktr. Ses, bir baka deyile gsteren ler dzleminde armsal bir alan oluturur uyak. Uyak dizileri vardr. Bu diziler asndan uyakl sy lem, dizimse] yaylm gsteren bir dizge parasndan oluur kukusuz. Sonu olarak, uyan dizim-dizge ya sasn (Trnka yasasn) ineme eylemine, benzerle benzemez arasndaki istenli bir gerilime bir tr ya
(94) Cahiers Ferdinand de Saussure, IX, ss. 41-46. (95) Bkz. J. LAPLANCHE ve S. LECLA1RE, agy.,

86
psal sapnca denk dt sylenebilir. Son olarak unu belirtelim : Tm szbilim bu yaratc sapmalarn alandr kukusuz. Jakobsonun yapt ayrm anmsa nacak olursa, her eretilemeli srann dizime dn m bir dizi, her dzdeimecenin dizge iinde kalp lap erimi bir dizim olduu anlalr. Eretilemede seme eylemi bitiiklie, dzdeimecede ise bitiiklik seme alanna dnr. Demek ki yaratm eyleminin her zaman bu iki dzlemin snrlar arasnda yer ald sylenebilir.

IV. DZANLAM VE YANANLAM


IV. 1. Her anlamlama dizgesinin bir anlatm dzlemiyle (A) bir ierik dzlemi (I) kapsadn ve anlamlamann bu iki dzlem arasndaki balantya (B) eit olduunu (A B ) grdk. imdi, byle bir A B 1 dizgesinin, kendisini kapsayacak ikinci bir diz genin esi durumuna girdiini varsayacaz. Bylece i ie gemi, ama ayn zamanda da birbirine oranla sapma, kayma gsteren iki anlamlama dizgesi kar karmza. Ne var ki, iki dizge arasndaki kayma, bi rinci dizgenin ikinci dizgeye balanma noktasna g re, birbirinden apayr iki deiik biimde gerekle ir ve bunun sonucu olarak da iki kart btnn or taya kmasna yol aar. Birinci durumda, ilk dizge (A B ) ikinci dizgenin anlatm dzlemi ya da gste reni olur:

Ya da: (A B ) B . Hjelmslev'in yananlamsal gsterge dizgesi diye adlandrd olguda bu durumla karlarz. Burada, birinci dizge dzanlam; birinci dizgeyi kapsayan ikinci dizgeyse yananlam dzlemini

88
oluturur. yleyse, bir yananlam dizgesi, anlatm dz leminin de bir anlamlama dizgesince oluturulduu dizgedir. Yaygn yananlam durumlarn kukusuz, eklemli insan dilinin ilk dizgesini kurduu karmak dizgeler oluturur (rnein yazm). Buna kart olan ikinci kayma durumunda, birinci dizge (A B ), yan anlamda olduu gibi anlatm dzlemi deil, ikinci diz genin ierik dzlemi ya da gsterileni olur:

Y a d a : A B ( A B ) . Btn stdiller bu durumda dr : Bir stdil, ierik dzlemi de bir anlamlama diz gesince kurulmu bir dizgedir. yle de diyebiliriz: Bir gsterge dizgesini inceleyen bir gsterge dizgesi dir bu. ift dizgelerin kapsamca genileme yollar un lardr :

IV. 2. Yananlam olgular bugne dein dizgeli bir biimde incelenmemitir. (Hjelmslev'in Prolego menasnda birka deinmeye rastlanr). Ne var ki gelecek hi kukusuz yananlam dilbiliminindir, nk

89
toplum, insan dilinin kendisine salad birinci diz geden kalkarak ikinci anlam dizgeleri gelitirir dur makszn. Kimi kez ak, kimi kez rtl, usullatrl m biimde gelien bu oluturucu eylem gerek bir tarihsel insanbilimle ok yakndan ilgilidir. Kendisi de bir dizge olan yananlam, gsterenler, gsterilenler ve bunlar birbirine balayan bir olu (anlamlama) kapsar. Her dizge iin, ilk elde, bu enin dkm n yapmak gerekir. Yananlamlayclar diye adlandra camz yananlam gsterenleri, dzanlam dizgesinin gstergelerinden (bir araya gelmi gsterenler ve gs terilenlerden) oluur. Eer yananlamlaycnn bir tek yananlam gsterileni varsa, birok dzanlam gsterge si bir tek yananlamlayc oluturmak iin bir araya gelebilir. Bir baka deyile, yananlam dizgesindeki bi rimler zorunlu olarak dzanlam dizgesindeki birim lerle ayn boyutta deildir. Dzanlaml byk sylem paralar, yananlam dizgesinin bir tek birimini olu turabilir (rnein, birok szckten oluan, ama yine de bir tek gsterilene gnderen bir betiin anlatm bi imi). Yananlam, dzanlaml bildiriyi nasl kaplarsa kaplasn, onu tketmez: Her zaman dzanlamdan bir eyler kalr geriye (yoksa sylem olanakszlar). Yananlamlayclar hep kesintili, sapkn ve kendile rini tayan dzanlaml bildiri tarafndan zmsenmi gstergelerdir sonu olarak. Yananlam gsterilenine gelince, hem genel, hem btnsel, hem de dank bir zellik tar bu : Dnyapsal bir e olduu bile sy lenebilir : Franszca bildirilerin tm rnein Fran

90
sz(*) gsterilenine gnderir; bir yapt ise yazn gsterilenine gnderebilir. Bu gsterilenler de ekinle, bilgiyle, tarihle sk bir iliki iindedir. Dnyann diz geye onlar araclyla szd sylenebilir. Bu durum da dnyap, sonu olarak yananlam gsterilenleri nin biimi (Hjelmslevci anlamda), szbilim ise yan anlamlayclarn biimi olarak grlebilir. IV. 3. Yananlamsal gsterge dizgesinde, ikinci dizgenin gsterenleri birinci dizgenin gstergelerin den oluur. stdillerde ise bunun tersi grlr : Bi rinci dizgenin gstergelerinden oluan, ikinci dizgenin gsterilenleridir. Hjelmslev stdil kavramna yle bir aklk getirmitir : Bir ilem, grgl bir ilkeye yas lanan, bir baka deyile, elimesiz (tutarl), tm kapsayc ve yaln bir betimleme olduuna gre, bi limsel gsterge dizgesi ya da stdil de bir ilemdir. Oysa, yananlamsal gsterge dizgesi bir ilem deildir. rnein, gstergebilimin bir stdil olduu aktr, nk incelenen dizge olan birinci dili (ya da konu di'li), ikinci bir dizge olarak stlenir. Bu konudizge de gstergebilim stdili araclyla anlatlr. stdil kavram yalnz bilimsel dillere zg saylmamaldr. Eklemli dil dzanlaml durumunda, anlam aktarc bir nesneler dizgesini stlendiinde bir ileme, baka bir deyile, stdile dnr : Giysi anlamlamalarn dan sz eden moda dergisinde olduu gibi. Ama l ksel bir durumdur bu, nk dergi salt dzanlaml
(*) Hjelmslevin yukarda anlan yaptnn Franszca evi risinde (Prolgomnes une thorie du langage, Paris, Ed. de Minuit, 1968, s. 160) Fransz deil, Franszca yananlamlaycsndan sz edilir. N.

91
bir sylem sunmaz genellikle. Son olarak da unu ek leyelim : Demek ki burada dilin, dzanlam dzeyinde stdil olduu, bir stdilin de yananlamsal olu iinde kavrand karmak bir btn sz konusudur :

IV. 4. Bir stdilin de yeni bir stdilin konudili olmasn ilkece hibir ey engellemez. rnein, baka bir bilimin gstergebilimdan sz ettii gn bu durum la karlalacaktr, insan bilimlerini tutarl, tm kapsayc ve yaln diller (Hjelmslevin grgllk ilke si), bir baka deyile, ilemler olarak tanmlama ilke sini benimsersek, her yeni bilim, betimlemelersin al tnda yatan konugerei amalamakla birlikte, kendin den nceki stdili konu olarak ele alan yeni bir st dil olarak karmza kacaktr. Bylece, insan bilim lerinin. tarihi, bir bakma stdillerin sre iinde bir biri stne ylmasndan oluacak, gstergebilimle birlikte her bilim de, kendisinden sz edecek dil bi imine brnen lmn ierecek. stdillerin genel dizgesindeki bu grecelik yananlam karsnda gster gebilimcinin ar bir gven duygusuyla dolu olduu yolundaki ilk izlenimi dzeltme olana salar. Gs tergebilimsel bir inceleme btn genellikle incelenen

92
dizgeyle dzanlaml dil dnda, hem bir yananlam dizgesini, hem de uygulanan zmlemenin stdilini karr karmza. Yananlam dzlemini elinde bulun duran toplumun, incelenen dizgenin gsterenlerinden, gstergebilimcinin ise ayn dizgenin gsterilenlerin den sz ettii sylenebilir. Demek ki gstergebilimci, birinci dizgenin gstergelerini ikinci dizgenin gste renleriyle doallatran ya da rten dnyann karsn da nesnel bir zme ilevi yerine getirir (gstergebi limcinin kulland dil bir ilemdir). Ne var ki, do rudan doruya stdilleri yenileyen tarihten tr gs tergebilimcinin nesnellii geici bir nitelik tar.

SONU : GSTERGEBLMSEL ARATIRMA


Her trl yapsal etkinliin, gzlemlenen konula rn bir taslan yaratmaya ynelik tasarsna uygun olarak, gstergebilimsel aratrmann amac, dil dn daki anlamlama dizgelerinin ileyiini belirleyip orta ya koymaktadr.96 Bu aratrmaya girimek iin zellikle balangta snrlayc bir ilkeyi kesin likle benimsemek zorunludur. Yine dilbilimden kaynaklanan bu ilke, belirginlik ilkesidir:97 Der lenmi olgular bir tek adan betimleme yolu tu tulur, bu nedenle de, trde olmayan olgular yn iinde tm teki ynler yok saylarak yalnzca bu y n ilgilendiren zellikler ele alnr (bunlara belirgin zellikler denir). rnein, sesbilimci sesleri fiziksel, syleyisel zellikleriyle ilgilenmeksizin yalnz olu turduklar anlam asndan inceler. Gstergebilimsel aratrmann benimsedii belirginlik ilkesi, tanm ge rei, incelenen nesnelere, konulara degin anlamla mayla ilgilidir. Bunlar yalnz ierdikleri anlam bak mndan incelenir. Bu durumda, hi deilse sras gel
(96) (97) Bkz. R. BARTHES, LActivit structuraliste, Essais critiques, Seuil, 1964. Bkz. A. MARTINET, Elments de linguistique gnrale, s. 37.

94
meden, bir baka deyile, dizge olabildiince oluturul madan inceleme konularnn br belirleyicilerine (ruhbilimsel, toplumbilimsel, fiziksel belirleyiciler) bavurulmaz. Her biri baka bir belirginlie bal olan sz konusu br belirleyiciler kukusuz yadsna maz. Ama bunlar da gstergebilimsel adan incele mek, bir baka deyile, anlam dizgesi iindeki yerle rini ve ilevlerini belirlemek gerekir: rnein, moda nn ierdii tutumbilimsel (iktisadi) ve toplumbilim sel ynler vardr kukusuz. Ama gstergebilimci mo dann ne tutumbilimiyle ne de toplumbilimiyle ilgi lenecektir : O yalnzca tutumbilim ve toplumbilimin, modann anlamsal dizgesinin hangi dzeyinde (rne in, giyimsel gstergenin oluum dzeyinde mi, a rmsal zorlamalar (tabular) dzeyinde mi, yoksa yanlanlamsal sylem dzeyinde mi) gstergebilimsel belirginlie katldn syleyecektir. Belirginlik ilke si incelemeciyi ikinlik durumunda kalmaya zorlar: ok ak bu. Verilen bir dizge iten gzlemlenir. Ne var ki aratrlan dizgenin snrlar nceden bilinmedi inden (nk sz konusu olan da bu dizgeyi belirle yip ortaya koymaktr) ikinlik balangta, trde ol mayan bir olgular btnne dayanr; yapsn anlaya bilmek iin ilem yapmak gerekir bunun zerinde. Aratrmac bu btn almaya balamadan nce belirlemek zorundadr: Belirlenmi btn btnce dir. Btnce, incelemecinin ister istemez belli bir buy rultusallkla nceden belirledii, stnde alaca sonlu sayda bir gereler dermesidir. rnein, bugn k Franszlarn besin dizgesini belirleyip ortaya koy may amalarsak, incelemenin hangi belgeler btn cesine yneleceini (gazetelerdeki yemek dizgelerine

95
mi? Lokantalardaki yemek dizgelerine mi? Gzlemle nen gerek yemeklere mi? Anlatlan yemeklere mi?) nceden belirlemek gerekir. Bir kez bu btnce be lirlendi mi, artk kesinlikle onun dna kmamak zo runludur : Bir baka deyile, hem aratrma sresin ce bu btnceye hibir ey katmamal, hem de btn cedeki her olgunun dizgede de bulunmas gerektiin den inceleme tketici bir biimde gerekletirilmeli dir. Peki, stnde allacak btnceyi nasl semeli? Hi kukusuz, varsaylan dizgelerin z niteliine ba ldr bu : Besin olgularna ilikin bir btnce, otomo bil biimlerine ilikin bir btnceyle ayn seme lt lerine dayandrlamaz. Burada genel nitelikli iki ilke ye uyulmasn salk vereceiz yalnz : Bir yandan, b tncedeki elerin eksiksiz bir benzerlikler ve ayr lklar dizgesi oluturmasn bekleyebilmek iin, b tncenin yeterince geni olmas zorunludur; bir bel geler btnn taradmzda bir sre sonra, daha nce saptanm olgu ve bantlara rastlayacamz kesindir (gstergelerin zdeliinin bir dil olgusu ol duunu grdk); bu geri dnler gitgide sklar ve sonunda artk yeni bir belge ortaya kmaz olur: Bu durumda btnce doyma noktasna gelmi demek tir. te yandan, elden geldiince trde olmaldr b tnce : nce, tzn trdelii sz konusudur. Yalnz ca ses tz karsnda bulunan dilbilimci gibi, bir tek ve ayn tzden olumu belgeler stnde almann yarar ak. Ayn biimde, iyi bir besin btncesi lk sel olarak, bir tek ve ayn trden belgeleri (rnein, lokantadaki yemek dizelgelerini) iermelidir. Ne var ki gereklik dzlemi ou kez karma tzler sunar.

96
rnein, modada giysi ve yazl dil; sinemada grnt, mzik ve sz; vb. Demek ki, trde olmayan btnce ler de ele alnacak, ama sz konusu olan tzlerin diz geli eklemleniini incelemeye (zellikle, gerei, ken disini stlenen dilden iyice ayrmaya), bir baka de yile, dorudan doruya bunlarn trde olmama du rumlarna yapsal bir yorum getirmeye zen gsterile cektir. Tzn trdeliinden sonra, sremselliin (za mansalln) trdelii sz konusu olacaktr. lkece, artsremli eleri en aza indirmelidir btnce; dizge nin bir durumuyla, tarihin bir kesitiyle rtmeli dir. Esremlilik ve artsremlilik arasndaki kuram sal tartmaya burada yer vermeden yalnz unu belir teceiz : lemsel bir adan btnce, esremli b tnleri olabildiince yakndan kavramaldr. Demek ki, eitlilik gsteren, ama snrl bir sreye skm bulunan bir btnce, dar ama uzun sreli bir btn ceye yelenecektir. rnein, basn olgular incelendi inde, ayn anda yaymlanm eitli gazete rnekleri ayn gazetenin birok yl boyunca yaymlanm say larna ye tutulacaktr. Kimi dizgeler kendi esrem liliklerini yine kendileri olutururlar : rnein, yl dan yla deien moda. br dizgeler iin, sonradan artsremlilik dzleminde bir tarama yaplacak olsa bile ksa bir sre dilimi semek gerekir. Daha iin balangcnda yaplan bu seimler salt ilemseldir ve zorunlu olarak bir yanlaryla da buyrultusaldr : Diz gelerin deiim hz nceden belirlenemez, nk gs tergebilimsel aratrmann belki de temel nitelikli (bir baka deyile, en sonunda ulalacak olan) erei do rudan doruya dizgelerin z sremini biimlerin ta rihini bulup ortaya karmaktr.

DIZ1N Anlambilim-Gstergebilim: II, 2, 2. Anlamlama : II, 4. Anlamlama destei: I, 2, 7. III, 3, 1. Anlatm : II, 1, 3. Artsremlilik-Esremlilik: II, 5, 1. Aykrlk: III, 1, 1. III, 3, 1. Ayrlk : I, 1, 6. I, 2, 7. III, 3, 1. Balant: III, 1, 1. Ballam : III, 1, 1. Belirti': II, 1, 1. Belirti 2; III, 3, 3. Belirtke: II, 1, 1. Benzerlik: II, 1, 1. II, 4, 2. Besin : I, 2, 3. III, J, 3. Betimleme: IV, 1, 3. Biim : II, 1, 3. Birimler: Anlaml ve ayrc birimler: II. 1, 2. dizimsel bi rimler : III, 2, 4. Birleim (Bir zorunluk olarak) : III, 2, 5. - Birleim ve sz :

1,1,3.

Birleimscl deikeler: , 1. 6. III, 3, 6. Birletirme zgrl: III, 2, 5. Bitiiklik: III, 1, 1. Buyrultusallk: I, 2, 6. II, 4, 2. Btnce: Sonu. Btnleyim : III, 2. 5. armsal dzlem : III, 1, 1. III, 3. 1. ift yaplar: I, 1, 8.

98
Dalm alan: III, 3, 6. Dayanklk: III, 2, 5. Deer: I, 1, 2. II, 5. Deii: III, 3, 6. Deitirim : III, 2, 3. Deyi: I, 1, 7. Dil: I, 1, 2. Dil-Sz: I. Dilbilim: Giri. Dilsel uygulaym: I, 2, 6. Dizge: III, 3. - Karmak dizgeler: I, 2, 5. Dizim: III, 2. - Kalplam dizimler: I, 1, 6. - Dizim ve sz: I, 1, 6. III, 2, 1. III, 3, 6. Dizimsel zorunluklar: III, 2, 5. Dizisel dzlem : III, 1,1. Dnvap: IV, 2. Dzanlam-Yananlam : IV. Dzenleni: III, 3, 7. Dzg-Bildiri: I, 1, 6. I, 1, 8. Eretileme-Dzdeimece: III, 1, 2. III, 2, 7. Eklemleme, eklemlilik: ift eklemlilik: Gsterge ve eklemleme: II, 5, 111,2,2. " \ Eksik eli kartlk: III, 3, 3. Eleme : II, 2, I. Esremlilik: Sonu. II, 1, 2. III, 2, 4. 2. - Eklemleme ve dizim :

Gen-Dilbilim : I, 2, 1. III, 2, 6. Giysi; I, 2, 2. III, !, 3. Gsteren: , 3. Gsterge: II, t, II, 4, 1. - Gstergelerin snflandrlmas: II, 1, 1. . Gsterge ve para: I, 1, 2. I, 5, 1. Dil d gs terge: II, 1, 4. - Trsel gsterge : II, 3, 1. - Sfr-gsterge: III, 3, 3. Gsterge-ilev: II, 1, 4. III, 2, 4. Gstergelerin zdelii: I, 1, 3. III, 2, 6. Gsterilen: II, 2. Gsterilen-Gsteren: II. Gvenlik pay: III, 3, 6.

99
Hayvan dili: II, 4, 3. erik: II, 1, 3. erme : III, 2, 5. kinlik : Sonu. kicilik : Giri, II, 4, 3. III, 3, 5. lkil: II, 2, 2. lem: IV, 3. levdelik : III, 2, 3. III, 3, 2. Karar verici evre: I, 2, 2. Kartlklar: III, 1, 1. III, 3, 1. III, 3, 2. III, 3, 4. Kesintililik: III, 2, 2. Kiisel kullanm: I, 1, 7. I, 2, 3. Konuan topluluk : I, 1, 4. Kullanm: I, 1, 5. Kural: I, I, 5. Mobilya : I, 2, 4. III, 1, 3. Mzik: II, 2, 3. Nedenlilik : IT, 4, 2 ve 3. Nedensizlik : II, 4, 2. Olay ve yap: I, 2, 1. Orantl kartlk: III, 3, 3. Ornatma : III, 2, 3. Otomobil: I, 2, 4. e: III, 3, 1. III. 3, 5. zadllk: I, 1, 8. Sfr derece: III, 3, 3. Simge: II, 1, 1. Sonsuz betik: III, 2, 3. Sylem: I, I, 3. Sylemsel e: I, 1, 8. Sz: I, 1, 3. - Sz ve dizim : I, 1. 6. III, 2, 1. Szbilim: III, 3, 7. IV. 2. Szdizim: III, 2, 1. STyitimi: I, 1, 7. I, 1, 8.

100
Taslak: I, 1, 5. Tz : Tz ve biim : II, 1, 3. - Tz ve zdek : II, 3, 1. Uyak : III, 3, 7. Uzaklk (Gstergeler arasndaki) : III, 2, 6. stdil: IV, 1. IV, 3. Yananlam : I, 1, 6. I, 2, 5. III, 3, 6. IV. Yananlam gstergebilimi: IV, 1. Yananlamlayan: IV, 2. Yansmalar: II, 4, 3. Yanszlama : III, 3, 6. Yaz ve kiisel kullanm : I, 1, 7.

Trke Franszca

TERMLER DtZELGES
ad ekimi : dclinaison adl : pronom anlak : intelligence anlam : sens anlambilim : smantique anlambirim : monme anlamlama : signification anlamlama : smantisation anlaml : significatif anlaml birim : unit significative anlamsal : smantique anlatm : expression anlatm dzlemi : plan dexpression anlk : mentaliste anlksal : mental ardk : successif artsremlilik : diachronie aykrlk : contraste ayrc : distinctif ayrc birim : unit distinctive ayrlk : diffrence ayrm salayc : diffrenciatif bant : rapport balam : contexte balant : relation ballak : corrlatif

102
ballam : corrlation belirgin : pertinent belirginlik : pertinence belirti : marque; indice belirtili : marqu belirtisel simge : symbole indiciel belirtisiz : non marqu belirtke : signal benzerlik : similarit, analogie betimleme : description biem : style biim : forme biimbilim : morphologie biimbirim : morphme biimsel : formel bildiri : message bildiriim : communication bileik szck : mot compos bilgi : information; connaissance bireysel deike : variante libre birim : unit birleim : combinaison birleim balants : relation de combinaison birleimsel : combinatoire birleimsel deike : variante combinatoire birleik dizimler : syntagmes combins bitiiklik : contigut buyrultusal : arbitraire (s.) buyrultusalhk : arbitraire (a.) btnce : corpus btnleyim : catalyse armsal : associatif armsal alan : champ associatif armsal dzlem : plan associatif eviri : traduction ift yaplar : structures doubles oul : pluriel

okanlamlhk : polysmie okyanl kartlk : opposition multilatrale dalm alan : champ de dispersion dayanklk balants : relation de solidarit deer : valeur deii : permutation deiim : changement, variation; commutation deike : variante deiken : variant deitirim : commutation deyi : style deyisel : stylistique dndalk balants : relation dextriorit dil : langue; (kimi balamlarda) langage dilbilim : linguistique dilbilimsel : linguistique dilsel : linguistique, glottique dilsel uygulaym : logo-technique dilyetisi : langage dizge : systme dizgesel dzlem : plan systmatique dizi : paradigme; srie dizim : syntagme dizimsel : syntagmatique dizimsel birim : unit syntagmatique dizisel : paradigmatique dolaylama : circonlocution dudaksl : labial diinyap : idologie dzanlam : dnotation dzenleni : agencement dzenek : mcanisme dzg : code edim : acte eretileme : mtaphore eretilemeli : mtaphorique eklembilim : arthrologie

104
eklemleme : articulation eklemli : articul eklemli dil : langage articul eklemlilik : articulation eklemlilik (ift) : double articulation eksik geli kartlk : opposition privative ereklik : finalit eanl : simultan eanlaml szckler : synonymes edeerlik : quivalence eleme : isologie elemeli : isologique elemesiz : non-i sologique eeli kartlk : opposition quipollente eszsel : tautologique esremlilik : synchronie evrenselcilik : universalisme eylem : verbe eytiim : dialectique (a.) eytiimsel : dialectique (s.) gen-dilbilim : macro-linguistique gerekle(tir)me : actualisation grngbilimsel : phnomnologique grnt : icne grntsel : icnique gsteren : signifiant gsterge : signe gsterge dizgesi : smiotique gstergebilim : smiologie gstergebilimsel : smiologique gsterge-ilev : fonction-signe gsterilen : signifi gdmbilim : cyberntique ierik : contenu ierik dzlemi : plan de contenu ierme : implication iindelik balants : relation dinclusion

105
ikin : immanent ikinlik : immanence ikicilik : binarisme ikil : duel ikiyanl kartlk : opposition bilatrale ilkil : primitif (a.) ilem : opration ilev : fonction ilevdelik : homologie ilevsel : fonctionnel ileyimsel : industriel izlek : thme izleksel : thmatique kapantl : occlusif (s.) karanlk : mcaniste, antimentaliste kavramsal : notionnel kayma : glissement kartlk : opposition kendilik : entit kesintili : discontinu kesintililik : discontinuit, discontinu (.) klg : praxis kiisel kullanm : idiolecte konudil : langage-objet konudizge : systme-objet konueretileme : mtaphore-objet konuan birey : sujet parlant konuan topluluk : masse parlante kken : radical kullanm : usage kural : rgle; norme kuralsal : canonique nedenli : motiv nedenlilik : motivation nedensiz : immotiv nedensizlik : immotivation

106
olaslk : probabilit olu : procs orantl kartlk : opposition proportionnelle ornatma : substitution ornatmal : substitutif rnek : modle yknt : copie; calque zadllk : autonymie zellik : trait saybilimsel dilbilim : linguistique statistique saymaca : conventionnel seimlik deike : variante facultative seme : slection ses : son sesbilgisi : phontique sesbilim : phonologie sesbirim : phonme sesbirimalt e : sub-phonme sesleme : phonation silinebilir kartlk : opposition supprimabie simge : symbole simgesel ilev : fonction symbolique sonek : suffixe sylem : discours sylemsel e : shifter, embrayeur syleni : prononciation syleyi : prononciation sz : parole szbilim : rhtorique szce : nonc szck : mot szdizkn : syntaxe szlk : lexique szlkbirim : lexcme szyitimi : aphasie srekli kartlk : opposition constante

107
tanmlk : article tekil kartlk : opposition isole titreimli : sonore titreimsiz : sourd tz : substance tzsel : substantiel tmce : phrase tmcebilim : syntaxe ulam : catgorie uyak : rime uyaran : stimulus uygulaym : technique uzlam : convention nde : calembour stdil : mta-langage stdilsel : mtalinguistique stsesbirim : archiphonme yaln ierme balants : relation dimplication simple yananlam : connotation yananlamlayc : connotateur yansma : onomatope yanszlaabilir kartlk : opposition neutralisable yanszlama : neutralisation yap : structure yapsal : structural yapsal dilbilim : linguistique structurale yaz : criture yaznsal : littraire yaznsal eletiri : critique littraire yerine : allgorie

pdf : http://www.mediafire.com/?u69db6ibrb4b8c9 word |epub : http://www.mediafire.com/?2xk23lfgp1wsvjx