P. 1
Antibiyotik kullanımı

Antibiyotik kullanımı

|Views: 31|Likes:
Yayınlayan: zaferozok_214326731
antibiyotik
antibiyotik

More info:

Published by: zaferozok_214326731 on Jan 09, 2013
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

07/19/2013

pdf

text

original

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sempozyum Dizisi No:61 ⋅Şubat 2008; s.

1-16

TOPLUMDAN EDİNİLMİŞ ENFEKSİYONLARA PRATİK YAKLAŞIMLAR

1

AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI VE ÜLKEMİZDE ANTİMİKROBİK MADDELERE DİRENÇ SORUNU
İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Prof. Dr. Recep Öztürk

Enfeksiyon hastalıkları günümüzde halk sağlığı açısından önemini devam ettiren, erken tanı konulduğu takdirde akılcı bir seçimle uygulanan antimikrobik tedaviyle genellikle tedavide başarının sağlandığı bir alandır. Bununla birlikte gerek toplum gerekse hastanede kazanılan enfeksiyon hastalıkları akılcı olmayan (gereksiz kullanım, yanlış antibiyotik seçimi, yanlış doz ve/veya yol) antimikrobik kullanılması sonucu tedavi edilememekte, sonuçta hasta kaybedilebilmektedir. Bunun yanında bir viral enfeksiyonda antibiyotik kullanımı gibi akılcı olmayan yaklaşımlar sonunda mikroorganizmalar antimikrobiklere direnç kazanmakta ve gereksiz harcamalar yapılmaktadır. Akılcı bir şekilde uygulanan uygun antimikrobik tedavi sağ kalım, komplikasyonların ve kronikleşmenin önlenmesi, hastalık şiddet ve süresinin kısaltılması açısından önemli katkı sağlar. Bazı durumlarda tedavinin dakikalar içinde başlatılması mortalitenin önlenebilmesiyle yakından ilişkilidir. Örneğin sepsis, akut bakteri endokarditi ve pürülan menenjitte tedaviye erken başlama noktasında dakikalar bile çok önemlidir. Bununla birlikte enfeksiyon hastalıklarında toplum sağlığı açısından büyük katkılar sağlayan antimikrobik ilaçların akılcı olmayan kullanımı ne yazık ki çok sıktır. Başka bir ifadeyle antibiyotikler kullanımı en fazla suistimal edilen ilaçlardır. İlaç kullanımında denetim mekanizmalarını geliştirmiş ABD’de bile antibiyotikler %50 oranda uygunsuz kullanılmaktadır. Uygun olmayan antibiyotik kullanımı hastanın ilaç yan etkileriyle zarar görmesi yanında mali kayıplara neden olmakta, üstelik tüm dünya için tehdit oluşturucu bir boyuta ulaşan antimikrobiklere karşı direnç gelişiminin artmasına olumsuz katkı yapmaktadır.

Antibiyotik hangi yoldan kullanılmalıdır? 8. Antimikrobik tedavinin uygun süresi nedir? Uzun süreli tedavi esnasında direnç gelişimi olası mıdır? 1. Ön tanısı yapılmış olan enfeksiyon hastalığının olası etken(ler)i nedir? 4. 1. Örneğin eksüdatif bir farenjit tablosunda boğaz sürüntüsünde A grubu streptokok antijeni aranması veya bir gün sonra sonuç alınmasına imkan verecek boğaz kültürü yapılması gereksiz antibiyotik kullanımına engel olacaktır (laboratuvar yaklaşım için aşağıya bakınız). Düşünülen etken(ler)i tedavi edici etkiye sahip değişik antibiyotik seçenekleri mevcutsa hangisini seçmek en uygundur? Antimikrobik direnci ampirik kullanımda hangi seçenekleri kısıtlamaktadır? 5. antibiyotik direnci ve farmakoekonomi noktasından önem taşımaktadır. Antibiyotik kullanmak gerekli midir? 2. Gereksiz antibiyotik vermektense bakteriyel enfeksiyonu laboratuvara dayanarak doğrulamak akılcı bir yaklaşımdır. ayrıntılı anamnez ve sistemik klinik muayene sonrasında ayırıcı tanıda bir enfeksiyon hastalığı da düşünülmüşse. Teşhis edilen enfeksiyon hastalığını tedavi etmek için kombine antibiyotik tedavisi gerekli midir? 6. Recep Öztürk Hekimlik pratiğinde enfeksiyon hastalıkları tedavisine bilinçli yaklaşım hasta yaşamı. Ampirik antibiyotik kullanımında özellikle giderek artan direnç sorunu nedeniyle alternatifler ayrıntılı şekilde irdelenmelidir. Deri döküntüsünden göz dibi incelemelerine kadar hekimlikte bazen ayrıntı gibi düşünülen muayeneler sistemik enfeksiyon hastalıklarında tanı koydurucu bulgular verebilir. Gereğinde olanak varsa laboratuvar ve radyolojik incelemelere baş vurulur. belirlenen ve kabul edilen durumlarda uygulanmalıdır: infektif endokardit riski taşıyanlarda yapı- .2 Prof. Hekime baş vuran bir hastada. Tedavi esnasında dikkate alınması gereken önemli konak faktörleri var mıdır? 7. Dr. Profilaksi amacıyla antibiyotik kulllanımı istismar edilmemeli. Antibiyotiğin uygun dozu nedir? 9. Antibiyotik kullanmak gerekli midir? Her hasta için ayrıntılı anamnez ve sistemik klinik muayene tanı ve tedavide yanılgıları azaltmak için bir zorunluluktur. Tablo 1. Antibiyotik tedavisi ya patojen etkenin gösterildiği veya üretildiği durumlarda veya enfeksiyon kuşkusu varlığında (ampirik) ya da profilaksi amacıyla verilir. tedavide antibiyotiklerin yeri olup olmadığı iyice düşünülmeli ve antibiyotik kullanımının akılcı olması için aşağıdaki 10 soru (tablo 1) her antibiyotiği reçeteleme öncesinde yanıtlanmalıdır. Antibiyotik seçimi öncesinde yanıtlanması gereken önemli sorular. Kültür sonuçlarından sonra başlanılmış olan antibiyotik değiştirilmeli midir? 10. Antibiyotik kullanımı öncesi uygun laboratuvar tetkikler yapılıp mikrobiyolojik inceleme için uygun klinik örnekler alındı mı? 3.

akut peritonit ve akut nekrotizan sellülitli olgularda.difficile). bağışıklık yetmezliği. pnömoni. yaşlılar. Şigelloz. Pürülan menenjit şüphesi olan hastada BOS alımı gecikecekse tedaviye başlandıktan sonra klinik örnekler alınır. enterotoksijenik E. pyelonefrit. toksisite vb gibi zararlara neden olunur. antibiyotik ilişkili ishal (C. Tam kan sayımı. barsak parazitlerine bağlı ishal düşünüldüğünde antimikrobiklerin verilmesi uygundur. Ayrıca antibiyotik içeren pastillerin kullanımı uygun olmayan diğer bir yanlıştır. kolera.coli ishali. toksik granülasyon ve vakualizasyon da eşlik ediyorsa bakteri enfeksiyonu olasılığı yüksektir. febril nötropenik hastalar. Haliyle akılcı olmayan bir kullanım olasılığını azaltmak için antibiyotik başlanırken dikkatli ve seçici davranılmalıdır. Aşağıda enfeksiyon hastalıklarında laboratuvar kullanımı özetlenmiştir. Lokal etkili antimikrobikleri içeren preparatların ishalde uygulanması yanlışlar cümlesindendir.Akılcı Antibiyotik Kullanımı ve Ülkemizde Antimikrobik Maddelere Direnç Sorunu 3 lacak bazı girişimlerde (diş çekimi). Akut ishalli olgularda genellikle sıvı desteği yeterlidir ve antimikrobik verilmesi %10-20 olguda gerekli olabilir. tam idrar tahlili yapılır. kardiyovasküler sistemde protezi olanlar) sakıncalı olup nüksün ve taşıyıcılığın artmasına neden olmaktadır. Ağır seyirli fokal enfeksiyonlar (ağır seyirli pnömoni. Enfeksiyon hastalıkları tedavisinde özellikle acil durumlarda ampirik antibiyotik kullanımı söz konusudur. akut endokardit olguları. semptomatik tedavi yeterlidir. sola kayma(çomaklarda %10 veya daha fazla artma). Ülkemizde laboratuar veya epidemiyolojik veri desteği olmadan ishallerde kinolon ve metronidazolun kombine edilmesi sık rastladığımız yanlış kullanımlara diğer bir örnektir. Antibiyotik kullanımı öncesi uygun laboratuvar tetkikler yapılıp mikrobiyolojik inceleme için uygun klinik örnekler alındı mı? Antibiyotik kullanımı öncesinde mikrobiyolojik amaçlı uygun klinik örnekler alınmalı ve gereksiz antibiyotik kullanımını önlemek için gerekli incelemeler yapılmalıdır. Nontyphi Salmonella bakterileriyle oluşan gastroenteritte antibiyotik verilmesi bazı özel haller dışında (yeni doğanlar. Atipik lenfo- . septik şok). meningokok ve H. lökosit förmülü. Soğuk algınlığında veya gripte komplikasyonlardan korunmak amacıyla yapılacak profilaksi etkisizdir ve gereksiz antibiyotik kullanımının önemli nedenlerindendir. 2a. Örneğin akut farenjitte etken %60-70 viruslerdir ve tedavide antimikrobiklerin yeri yoktur. biliyer enfeksiyonlar). 2. Antimikrobiklerin ülkemizde akılcı olmayan kullanım alanlarının çok değişik örnekleri vardır. sinüzit) gelişmedikçe antibiyotik vermenin hiç bir yararı olmadığı gibi floranın bozulması. gerekli materyel hemen alınıp mümkün olan en kısa sürede antibiyotik sağaltımı başlatılmalıdır. 50 yaşından büyük aterosiklerozlu hastalar. Gripte bir komplikasyon (bronşit. prognozu hızla kötüleşebilen septik hastalar (sepsis.influenzae menenjitli olanların temaslılarında profilaktik antibiyotik kullanımı gereklidir. bakteriyel menenjit. Nötrofilik lökositoza. Fazla ayrıntıya girilmeden laboratuvarı kullanmada da akılcılık ve algoritmik yaklaşım gereklidir.

eklem sıvısı. beyin omurilik sıvısı (BOS). pnömoni. pyelonefrit. monositlerin fazlalığı infeksiyoz mononükleoz düşündürür. bir pnömokoksik pnömonide bazen balgamda etken üretilemezken kan kültürlerinden üretilmesi mümkündür. idrar. balgam. Dr. Akut ishalli hastada dışkının mikroskopik incelenmesi inflamatuvar ishal ve parazitlerin tanınmasında katkı sağlar. Steril vücut sıvılarında Gram boyamayla bakteri görülmesi antibiyotikleri vermenin gerekliliğini ortaya koyacağı gibi uygun bir seçime olanak sağlar. Bakteri enfeksiyonlarında CRP 24 saat içinde 20 kat veya daha fazla artarken. BOS gibi örneklerde Gram boyası bile etken hakkında bir ön fikir vererek etkin tedavi şansını artırır. İdrar veya abse örneğinden yapılacak Gram preparatı empirik tedavide etkinliği artırıcı ip uçları verir. Endokardit. akut osteomyelit gibi durumlarda kan kültürü mutlaka yapılmalıdır. örneğin balgamda bol gram pozitif diplokok S.. Enfeksiyon odağına göre diğer materyeller alınıp kültürleri yapılır: idrar. pürülan menenjit. Ateşli bir hastada bakteremiyle seyreden bir enfeksiyon hastalığı düşünülmesi durumunda mutlaka kan kültürleri (en az iki adet) alınmalıdır. Campylobacter. Ateşli bir hastada sıtma mevcutsa periferik yaymada görülecektir. Akut pyelonefrİt veya ürosepsis olgusunda idrarda gram pozitif kokların varlğı durumunda kullanılacak antibiyotik enterokokları da etki spektrumunda bulundurmalıdır. Akut faz yanıtı hakkında C-reaktif protein ve sedimantasyon kısa sürede bilgi verip tanıya yardımcı olur. assit sıvısı gibi. Balgam. dışkı. Kültürlerde üreme genellikle 24-48 saat içinde olur. gereğinde EZN ve diğer boyalar yapılır. metilen mavisi veya çini mürekkebi ile yaş preparatlar hazırlanır. Mycoplasma pneumoniae. BOS. Üretilen bakterilerin duyarlılığı Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi veya MİK bakan değişik yöntemlerle araştırılır. balgam. Balgamda baskın olarak görülen bakteri pnömoninin olası etkenidir.coli ve Salmonella’nın etken olabileceğini düşündürür. Pürülan menenjitli hastada BOS’ta Gram preparatta bakteriyi görmek %7080 olanaklıdır. Dışkıdan Gram yapılırsa martı kanadı şeklinde Campylobacter spp’nin görülmesi olasıdır. viral enfeksiyonlarda istisnalar dışında CRP artışı 3-5 kat olabilmektedir. idrar. Örneğin meningokoksik menenjitte peteşilerden alınan örnekte yapılan Gram boyasında gram negatif diplokokların görülmesi tanıyı kesinleşmiş düzeye ulaştırır. Serum fizyolojik. Akut ishali olan hastanın dışkısında polimorf nüveli lökositlerin varlığı Shigella. Gram boyama. balgamda bolca lökosit görülüp bakteri görülmemesi durumunda Legionella pneumophila. Recep Öztürk 2b.. Chlamydia pneumoniae gibi atipik pnömoni etkenlerinin etken olabileceği düşünülür. Sepsis kuşkusu olan hastalarda kantitatif prokalsitonin yüksekliği tanıyı destekleyecektir.) alınır ve uygun şekilde işlenir (aşağıya bakınız). abse örneği. Gerekli klinik örnekler (kan. .4 Prof.pneumoniae düşündürür. invazif E. eklem sıvısı.

bakteri antijenleri aranması).aureus. Sepsisde olası kaynağa göre (üriner sistem. Laboratuvar olanakları yok veya uygun örnekte etken görülemezse olası patojenler tahmin edilir. H. idrarda Legionella pneumophila antijeni kısa sürede sonuç alınabilen testlere örnek olarak verilebilir. Salmonella. kan ve idrarda pnömokok antijeni. lokalizasyon. Radyolojik incelemelere başvurulur. S. hastane). B. Vibrio spp. toksijenik E.saprophyticus (cinsel açıdan aktif kadında). Proteus spp). Tutulan sisteme göre diğer radyolojik incelemeler (USG. 2d. Yaşlılarda ve yenidoğanlarda Listeria monocytogenes. hücresel immün yetmezliği olanlarda hücre içine yerleşebilen etkenler hatırda tutulmalıdır. Örneğin menenjit kuşkusunda BOSun incelenmesi (hücre sayısı.pneumoniae ve Neisseria meningitidis etken olarak düşünülür. Klebsiella spp.catarrhalis. tipi. glukoz.influenzae ve Moraxella catarrhalis.pneumoniae. Legionella pneumophila ve virusler.Akılcı Antibiyotik Kullanımı ve Ülkemizde Antimikrobik Maddelere Direnç Sorunu 5 2c. Streptococcus pyogenes. Aeromonas spp. H. subakut endokarditte viridans streptokoklar. kronik obstruktif akciğer hastalığı olanlarda gelişen ataklarda S. Gram. BOS’da pnömokok. hastanın yaşı. Son yıllarda mikroorganizmaların DNA veya RNA’sını araştıran moleküler teknikler (DNA probları. Akut tonsillofarenjitte virusler (%60-70). kültür. virusler. PCR) hızlı tanı konusunda ümit vermektedir. akut sistitte E. atipik pnömonide Mycoplasma pneumoniae. Bu etkenleri lateks aglütinasyon. EZN. Neisseria meningitidis ve Haemophilus influenzae tip b ve Cryptococcus neoformans antijeni. Ön tanısı yapılmış olan enfeksiyon hastalığının olası etken(ler)i nedir? Uygun antimikrobik tedavi için olası enfeksiyonun yeri belirlenmeli ve enfeksiyon yapan olası etkenlerin ne olabileceği düşünülmelidir. MR) yapılır. çini mürekkebi.cereus). Giardia lamblia. Etken hakkında hızlı laboratuvar incelemeleri de fikir verir. Solunum yolu semptomlarına rağmen düz akciğer grafisinde bulgu yoksa bilgisayarlı tomografi incelemesi yapılır. bağışıklık durumu dikkate alınmalıdır. Boğaz sürüntüsünde A grubu streptokok antijeni. immunkromatografik kart testler veya membran ELISA ile kısa sürede (10-60 dak) araştırmak mümkündür. lober pnömonide pömokoklar. akut pürülan menenjitte S. protein. Etkenlerin tahmininde enfeksiyonun kazanılma ortamı(toplum. nötropenik ateşte Pseudomonas dahil Gram negatif çomaklar. karın içi) etkenler tahmin edilir.coli.coli (ETEC).aureus. Campylobacter. akut sinuzit ve akut otit mediada pnömokoklar. BT. pyelonefritte idrarın Gram boyası etkin tedavi için güvenilir ip uçları verir. eksüdatif ishalde Shigella. coli. 3. akut infektif endokarditte S. Chlamydophila pneumoniae. enterokoklar. humoral immün yetmezliği olanlarda kapsüllü bakteriler. akut pyelonefritte Enterobacteriaceae üyeleri(E. Akciğer grafisi çekilir. enterokoklar. . Son yıllarda üretilip kullanıma sunulan hızlı tanı kitleriyle değişik enfeksiyonların kısa sürede laboratuvarda tanınması mümkündür. serumda Mycoplasma pneumoniae antikorları. sekretuvar ishalde besin zehirlenmesi etkenleri (S.influenzae ve M.

kuşak sefalosporinler. pürülan menenjitte pnömokokların penisiline. Prostat dokusu ve göz içi sıvısına antibiyotiklerin hemen pek çoğunun geçemediği veya çok az geçtiği ilgili enfeksiyonlarda dikkate alınmalıdır. makrolidler ve klindamisin kullanılmaz. ve 3. aminoglikozidlerin nefrotoksik ve ototoksik etkisi vb) antibiyotik seçimini etkiler. sinerji sağlamak:enterokok endokarditinde penisilin+genta- 4. aspirasyon pnömonisi. akut infektif endokarditte S. . menenjit. MSS enfeksiyonlarında aminoglikozidler. kloramfenikol) masrafları. bazı durumlarda (hayatı tehdit eden enfeksiyonlar:sepsis. İV) masrafları+uygulama sıklığı + takip (kan seviyesi:aminoglikozitler. Tonsillofarenjite trimetoprim sulfametoksazol kontrendikedir. Antibiyotiklerin infekte bölge veya dokuya geçişlerindeki farklılıkar seçimi etkiler. Antibiyotik ilişkili ishale neden olma (daha sık: 2. Tercih yaparken enfeksiyonun yeri. febril nötropenik hasta. klindamisin. Makrolidler idrar yolu enfeksiyonlarında kullanılmaz. toksisite gibi değişik özellikler analiz edilmelidir.6 Prof. Osteomyellitte kemik dokuya iyi geçen antibiyotikler yeğlenir.ve 2. kinolonlara. kuşak sefalosporinler. direnç gelişimini önlemek:tüberküloz. akut pylonefritte E. Alkali ortamda daha iyi etkili olan aminoglikozidlerin balgam ve cerahatın asidik ortamında etkinliği azalır. ardışık tedavi seçeneğinin olması] yapılıp etkice sorunu olmayan daha ucuz seçenekler yeğlenir. Safra yolları enfeksiyonlarında ağırlıklı atılımı karaciğer yoluyla olan sefoperazon. Konağın kullanılacak antibiyotiğe karşı allerjik olması (penisilinler) ve ilacın toksisitesi (kloramfenikolun kemik iliği üzerine aplazik etkisi: 25-50 bin olguda bir. seftriakson gibi antimikrobikler kullanılır. 1. etkenin direnç durumu. Düşünülen etken(ler)i tedavi edici etkiye sahip değişik antibiyotik seçenekleri mevcutsa hangisini seçmek en uygundur? Direnç durumu seçimi nasıl etkiler? Enfeksiyon tanısı konup etken tahmini yapılıp antibiyotik tedavisine karar verildiğinde değişik seçenekler arasından bir tercih yapılması gerekmektedir. seftriakson gibi antibiyotikler kullanılır. aztreonam) antibiyotik seçiminde bir diğer ölçüttür.catarrhalis’in beta-laktamaz yapımı. Dirençle ilgili olarak aşağıda daha ayrıntılı bilgi verilecektir. Örneğin akut otit media ve sinüzitte H. Dr. beta-laktamlara. Antibiyotik tedavisi öncesinde olası etkenin direnç durumu epidemiyolojik verilere göre dikkate alınır. polimikrobik enfeksiyonlar:karın içi abse. Enfeksiyon yeri antibiyotik seçimini etkiler.influenzae ve M. vankomisin. Pseudomonas enfeksiyonları. Teşhis edilen enfeksiyon hastalığını tedavi etmek için kombine antibiyotik tedavisi gerekli midir? Antibiyotikler. beyin absesi.aureus’un metisiline. Protez araç enfeksiyonlarında bakterileri eradike etmek güçtür. Antibiyotik verilmesi düşünülen akut infeksiyöz ishallerde aminoglikozitlerin yeri yoktur. Kullanılacak seçenekler arasında fiyat analizi [birim fiyat+uygulama (oral. Recep Öztürk 5. daha seyrek:aminoglikozitler. endokardit.coli’nin kotimoksazole . BOSa geçisi iyi olan sefotaksim. fiyat. akut invazif ishalde Shigella cinsi bakterilerin kotrimoksazole karşı direncinin ilgili bölgedeki durumunun bilinmesi önemlidir. İM.

18 yaş altında kinolonlar (kıkırdak gelişimi üzerine olumsuz etki) kullanılmaz. Ayrıca her yaşta günlük dozu daha az olan ilaçlar için uyum daha iyidir. sefalosporinler+aminoglikozitler (Pseudomonas aeruginosa ve diğer gram negatif bakteriler). sefoksitin+imipenem:kromozomal aracılıklı beta laktamazların indüksiyonu veya derepresyonu). penisi- misin) birleştirilerek verilmek zorunda kalınabilir. sepsis. Gebelerde ve emziren annelerde değişik antibiyotikler (tetrasikinler. aminoglikozitler. sulfonamidler) tercih edilmelidir. kloramfenikol. metronidazol) olanlar bakteriositatiklere (makrolidler. Yaşlılarda başka ilaçların birlikte kullanım olasılığı arttığından toksisite daha bir önem kazanır. klindamisin. kinolonlar) zorunluluk olmadıkça kullanılmaz (tablo 2). toksisite artışı. kinolonlar. Sekiz yaş altında tetrasiklinler (diş gelişimi üzerine olumsuz etki). Bağışıklığı baskılanmış konakta (febril nötropeni.Akılcı Antibiyotik Kullanımı ve Ülkemizde Antimikrobik Maddelere Direnç Sorunu 7 6. Birleşik tedavinin olumsuz etkileri de vardır. Yaşlılarda üre ve kreatinin değerleri normal olsa bile antibiyotik dozları kreatinin klirensine göre ayarlanmalıdır. Parenteral yolla verilecek hiç bir antibiyotiği(özellikle aminoglikozitleri) birleştirerek aynı anda vermemek gerektiği her zaman hatırda tutulmalıdır. beta-laktam antibiyotikler+beta-laktamaz inhibitörleri (Pseudomonas aeruginosa ve diğer gram negatif bakteriler). glikopeptidler. tetrasiklin. Sinerjizmden yararlanmak için kombinasyon tedavisinin sık yapıldığı enfeksiyon hastalıklarına örnek. endokardit) antibiyotikleri seçerken bakterisid (beta-laktam antibiyotikler. Beta-laktam antibiyotikler + aminoglikozitler (enterokoklar aminoglikozitlere karşı geçirgen değilken. trimetoprim+sulfametoksazol sinerjsitik etkili örneklerdir. sulfonamidler kullanılmaz ve antibiyotik dozları kendine özgüdür. gebelik. Yenidoğanlarda kloramfenikol. penisilinle temas sonrası aminoglikozitler hücre duvarından penetre olup ribozomal seviyede etkili olur). aksi takdirde toksisite olasılığı artar. . antagonistik (biri diğerinin etkisini azaltıcı) olabileceği gibi etkice birbirlerini etkilemeyebilirler. bağışıklık durumu. dirençli bakterilerle kolonizasyon ve enfeksiyon gelişim riski artışı. böbrek ve/veya karaciğer yetmezliği varlığı ve genetik özellikler dikkate alınır. sulfonamidler. stafilokok ve streptokok endokarditi. P. AIDS) ve ciddi enfeksiyonlarda (menenjit. fiyat artışı olumsuz etkilere örnektir. sefoperazon dışındaki sefalosporinlerin. Böbrek yetmezliği olanlarda antibiyotiklerin dozu ve verilme aralığı kreatinin klirensine göre ayarlanır ve kreatinin düzeyleri 2-4 gün aralarla takip edilir. Antibiyotiklerin atılım yolları (tablo 3) ilgili organların yetmezliğinde dikkate alınmalıdır. Son yapılan araştırmalar akut bakteri enfeksiyonlarında tekli tedaviye bir üstünlüğünün olmadığını göstermektedir. Böbrek fonksiyonu ve karaciğer fonksiyonu antibiyotik seçimini ve dozları etkiler. Tedavi esnasında dikkate alınması gereken önemli konak faktörleri var mıdır? Konak özellikleri açısından yaş.aeruginosa enfeksiyonları. Birden fazla antibiyotik aynı anda kullanılınca sinerjistik (biribirinin etkisini artırıcı). Örneğin antagonizma (menenjitte penisilin+tetrasiklin kombinasyonu. Böbrek yetersizliklerinde aminoglikozidlerin. brusellozdur.

rifampisin. Recep Öztürk linlerin ve diğer betalaktam antibiyotiklerinin doksisiklin dışındaki tetrasiklinlerin ve benzerlerinin serum doruk noktaları yükselir. toksik etkileri artar. tetrasiklinlerden doksisiklinin. rifamisinlerin. börek yetmezliği düzeyini belirleyen kreatinin klirensi gibi karaciğer yetmezliğini belirleyen somut bir izlem ölçütü yoktur(protrombiz zamanı uzaması bir fikir verebilir).85 ile çarpılır) . makrolidlerin. pyrazinmaid Flukonazol. linkozamidlerin. GFR ölçümü öncesinde aşağıdaki formüle göre kreatinin klirensi hesaplanıp antibiyotiğün dozu ve verilme aralığı belirlenir.itrakonazol . Karaciğer yetmezliğinde karaciğer yoluyla atılan antimikrobikleri kullanırken dikkatli olunmalıdır. serum ve dokular¬daki yarı ömürleri uzar. penisilinlerden nafsilinin. Karaciğer yetersizliklerinde sefalosporinlerden sefoperazonun. Tablo 2. Antibiyotiklerin atılım yolları Öncelikle böbrek yoluyla atılanlar Aminoglikozitler Beta-laktamlar(bir kaçı hariç) Vankomsisin Tetrasiklin Trimetoprim Fluorokinolonlar Öncelikle karaciğer yoluyla atılanlar Nafsilin Sefoperazon Kloramfenikol Klindamisin Eritromisin Rifampin Sulfametoksazol MetronidazoI INH.8 Prof. GFR: Ağırlık(kg)x(140-yaş)/72xserum kreatinin(mg/dl) (kadın için sonuç 0. Gerçi. Gebelikte antimikrobiklerin kullanımı Kullanımı uygun olanlar Penisilinler (tikarsilin hariç) Sefalosporinler Beta-laktamaz inhibitörleri Aztreonam Meropenem Eritromisin (baz/stearat) Azitromisin Amfoterisin B Niklozamid Asiklovir/valasiklovir Kullanımı dikkat gerektirenler Aminoglikozitler Vankomisin Klindamisin Klaritromisin İmipenem Trimetoprim Nitrofurantoin Anti-tüberküloz ilaçlar (İNH. Dr. kloramfenikolün vücuttan uzaklaştırılması gecikir. prazinamaid) Flukonazo/itrakonazol Albendazol/mebendazol Lamivudin Kullanılmaması gerekenler Kloramfenikol Eritromisin estolat Tetrasiklinler Fluorokinolonlar Metronidazol(teratojenik?) Sulfonamidler Etionamid Tablo 3. aminoglikozit kullanımı nefrotoksisite riskini artırır. Sirozlu hastalarda beta-laktam kullanımı lökopeni.

Antibiyotiklerin uygun dozda verilmesi yan etki. kas içi. 8. Bunun aksine konsantrasyon bağımlı bakterisid etkili kinolonlar ve aminoglikozitler bir kerede yüksek dozda verilmesi uygundur. Aminoglikozit antibiyotiklerin tek doz uygulanması (toplam doz bir kerede verilir) uyumu artırdığı gibi. genelde her hangi bir antibiyotik başka bir antibiyotik veya vitaminle karıştırılmamalıdır. pürülan menenjit ve osteomyelitte antibiyotikler yüksek dozlarda kullanılır. . Ciddi enfeksiyonlarda daha iyi bir bakterisidal aktivite için zaman bağımlı bakterisidal aktivite gösteren beta-laktam antibiyotiklerin sürekli infüzyonla verilmesi yeğlenebilir. Uygulanacak antibiyotiklerin uygun şartlarda saklanması. süperenfeksiyon gelişim riski ve tedavi maliyetleri üzerinde etkilidir. kişinin yaş ve kilosu dikkate alınarak mutlaka uygun dozda verilmelidir. Ağızdan alınan antibiyotiklerin aç veya tok alınması. uzun yarı ömürlü kinolonlar:levofloksasin. uygun sıvılarda çözünmesi ve ilaç etkileşmelerine dikkat etmek tedavinin başarısı için şarttır.Akılcı Antibiyotik Kullanımı ve Ülkemizde Antimikrobik Maddelere Direnç Sorunu 9 Genetik özellikler de antibiyotik seçimini etkiler. Örneğin glukoz-6-fosfat dehidrogenaz enzim eksikiği olanlarda sülfonamid ve nitrofuruantoin kullanımı sonrasında hemoliz olabilir. 7. Bağışıklık yetmezliği olan hastalarda (febril nötropeni. Antibiyotikler hangi yoldan kullanılmalıdır? Antibiyotikler ağız. roksitromisin. yarı ömürleri uzayan ve toksik etki oluşturma olasılığı artan antibiyotikle¬rin dozları ve doz aralıkları yeniden düzenlenmelidir. ven içi ve bazende intratekal yolla kullanılır. sefiksim. Biyoyararlanımı iyi olan antibiyotiklerin uygun durumda oral kullanımı tercih edilir. organ nakli geçiren hastalar vb) antimikrobik sağaltım yeterli kan düzeyi sağlamak için mutlaka İV yolla yapılmalıdır. toksik etkileri azaltıcı etki gösterir. Verilecek doz ve doz aralığı farmokolojik parametreler düşünülerek ayarlanmalıdır. Hafif veya orta seyirli enfeksiyonlarda veya ağır seyirli enfeksiyonlarda belli bir düzelmeden sonra antibiyotikler oral yoldan kullanılır. Sulbaktam-ampisilin oral formunun günde iki kez uygulanması dozun yanlış uygulanmasının örneklerinden biridir.Antibiyotiğin uygun dozu nedir? Antibiyotikler enfeksiyonun yeri. doksisklin) hasta uyumunu artırır. emilimi engelleyen gıda veya ilaçlar (antiasit) kullanım esnasında dikkate alınır. İnfüzyonla verilecek antibiyotiklerin izotonik sodyum klorur veya %5 dekstroz gibi sıvılar içinde verilmesi ve infüze edilen antibiyotiklerin tuz (sodyum. Günde tek doz kullanıma uygun antimikrobikler (seftriakson. yeni makrolidler:azitromisin. potasyum) içeriğinin dikkate alınması gereklidir. Antibiyotik verilen hastalarda böbrek yetmezliği veya ağır karaciğer yetmezliği varsa doz ayarlanması yapılır (yukarıya bakınız). Endokardit. Örneğin aminoglikozitler başka bir antibiyotikle karıştırılarak uygulanmamalı. Damar içine uygulanacak ilaçların bolus veya infüzyonla mı verileceği üretici firmanın önerileri doğrultusunda yapılır. gatifloksasin. Karaciğer veya böbrek yetmezliğinde serum doruk noktaları yükselen. Uygulanacak antibiyotik 5 ml veya daha azsa ve hastada emilimi azaltan bir durum yoksa (şok gibi) kas içi uygulama yapılabilir.

akut otit mediada 7-10 gün. . birinci ve ikinci kuşak sefalosporinler Salmonella ve Shigella enfeksiyonlarında. Antibiyotik kullanımı sonrasında hasta daha kötüye gitmediği takdirde bazı semptomların devam etmesi antibiyotik değişimi için gerekçe olamaz. Kültür sonuçlarından sonra başlanılmış olan antibiyotik değiştirilmeli midir? Antibiyotiğin etkinliğini izlemenin en ucuz yolu alınan klinik yanıttır. Clostridium spp. enterokok ve Listeria enfeksiyonlarında. 3. Parenteral başlanan antibiyotik tedavisi hastanın kiniği düzelmeğe başladıktan sonra uygun bir oral antibiyotiğe değiştirilebilir (ardışık tedavi). Antibiyotik tedavisine cevapsızlık durumunda hasta yeniden değerlendirilmeli ve tanı yanlışlığı (viral enfeksiyon.10 Prof. akciğer tüberkülozu. yapay kalp kapağı) vb durumlar düşünülmeli ve gereken yapılmalıdır. Örneğin in vitro etkili olsa bile aminoglikozitler Salmonella. Örneğin lober pnömonide ateşin 5 gün kadar devam edebileceği bilinmeli. etkenin önceden veya tedavi sırasında direnç kazanmış olması (Pseudomonas spp. M. Dr. nötropeni.pyogenes farenjitinde kotimoksazol. küinopristin/dalfopristin ve linezolidler dışındaki antimikrobikler metsiline dirençli S. Salmonella enfeksiyonunda aminoglikozit. akut sinüzitte 10-14 gün. Shigella ve streptokok enfeksiyonlarında. trimetoprim sulfametoksazol Klebsiella ve enterokok enfeksiyonlarında. pyelonefritte 10-14 gün). Mycobacterium). 10. İn vitro ve in vivo sonuçların farklı olabileceği dikkate alınmalıdır. enfeksiyon dışı nedenler-alttaki hastalık. kuşak sefalosprinler enterokok ve Listeria enfeksiyonlarında. akut bakteri endokarditi:6 hafta. Kültür sonuçlarına göre. Bazı enfeksiyonlarda tedavi süresi daha uzundur: lenfogranuloma venorum:3 hafta. Antibiyotiklerin klinik ve bakteriyolojik etkinliği tutulan sisteme göre bir kaç günde açığa çıkar. basilli dizanteride 3-5 gün. sistitte 3 gün.aureus enfeksiyonlarında (tek başlarına) kullanılmamalıdır. Antimikrobik tedavinin uygun süresi nedir? Uzun süreli tedavi esnasında direnç gelişimi olası mıdır. minosiklin.pneumoniae pnömonisinde 14 gün. yetersiz doz veya uygun olmayan veriliş yolu. enterokok enfeksiyonunda kotrimoksazol veya sefalosporin. Recep Öztürk 9. glikopetidler. İmmunitesi bozulmuşlarda (SLE. Klinik yanıtın makul bir sürede gerçekleşmesini beklemek akılcı yaklaşımdır. aktinomikoz ve nokardiyoz 6 ay tedavi gerektirir. alkolik karaciğer hastalığı. gereksiz antibiyotik değiştirme yanlışına düşülmemelidir. pnömokoksisk pnömonide 7-10 gün. Genel olarak bakteri enfeksiyonlarında 1-2 haftalık tedavi yeterlidir (streptokoksik farenjitte 10 gün. eklem protezi. kronik prostatit ve akciğer absesi :3 ay. DM) hastaya göre bu süreler gereğinde daha da uzatılabilir. uygun olmayan antibiyotik seçimi (S. klindamisin Fusobacterium spp. peritonitte 10-14 gün. klinik yanıt alınamayan hastada ne yapılmalıdır? Antibiyotikler uygun etki ve direnç gelişimini önleme açısından belirlenen bir süreyle verilmelidir. yabancı cisim varlığı (damar içi kateter. başlanandan daha dar spektrumlu bir antibiyotik etkiliyse veya daha az toksik bir seçenek varsa bunlar tercih edilmelidir. ilaç ateşi). Listeria enfeksiyonunda sefalosporin). splenektomili hasta. cerrahi enfeksiyon varlığı (abse).-4.

başta uygunsuz ve gereksiz kullanımları sonucu gelişen direnç nedeniyle etkilerini önemli oranda kaybetmişlerdir. Bir mikroorganizmanın yapısı nedeniyle dirençli oluşu anlamına gelir. . Antimikrobiklere karşı gelişen direnç esas olarak bu yolla olmakta ve genetik değişim sonunda seleksiyonla dirençli kökenler ortaya çıkıp yayılmaktadır. Bir çok Gram-negatif bakteri vankomisine ve metisiline. Mikroorganizmalar kendilerini yok etmek için kullanılan antimikrobik maddelere karşı er ya da geç karşı koyma gücü yani direnç kazanmaktadır. Kazanılmış (Kalıtsal) Direnç Sonradan kazanılan bir direnç tipidir. Bir antimikrobik maddeye karşı dirençli hale gelen bir mikroorganizma türünde bu kemoterapötik maddeye yapıca veya etki tarzı bakımından yakın diğer antimikrobiklere karşı da direnç gelişebilir. Bir antimikrobik maddeye doğal dirençli olan türün hiç bir kökeni o antibiyotikten etkilenmez. bazen bir kaçını birlikte kullanarak antimikrobiklere direnç kazanmaktadır (Tablo 4). ancak temas süresinde veya tekrarlanan tedaviler sırasında mikroorganizma popülasyonunda antimikrobik maddeye karşı direnç gelişir. Antimikrobik maddelere karşı gelişen direnç günümüzde bütün insanlığı tehdit edecek düzeyde çok önemli bir sorundur. İnsanlık tarihinin en önemli buluşlarından olan antibiyotikler. Aminoglikozitlerin hücre mebranından geçişi oksijen bağımlı. plazmid. Artık günümüzde sadece hastane kökenleri değil toplumdan kazanılmış kökenlerde de direnç önemli oranlarda artmakta bu olay sorunu daha da büyütüp ciddi boyutlara taşımaktadır. Başta hastanelerde çok ilaca karşı dirençli kökenlerle gelişen hastane enfeksiyonları hastanede kalışı ve ölüm oranlarını artırmakta ve çok fazla ek bir maliyet oluşmasına neden olmaktadır. enterokoklar sefalosporinlere duvar yapıları nedeniyle intrinsik direnç gösterirler. bu duruma çapraz direnç (cross resistance) denir.Akılcı Antibiyotik Kullanımı ve Ülkemizde Antimikrobik Maddelere Direnç Sorunu 11 Doğal (İntrinsik) Direnç Kalıtsal özellikte olmayan direnç tipidir. Burada genellikle antimikrobik maddenin bağlanarak etkili olduğu hedef molekülün olmaması doğal dirençten sorumludur. enerji gerektiren bir olay olduğundan oksidatif fosforilasyonun olmadığı zorunlu anaerop bakterilerde yeterli ilaç hücre içine giremediğinden anaeroplar üzerine aminoglikozitler etki göstermezler. Mikroorganizmanın yapısı ve etkisi farklı bir çok antimikrobik madeye karşı dirençli hale gelmesi durumuna ise çok ilaca dirençlilik (multiple-drug resistance) denir. Mikroorganizmalar direnç mekanizmalarından birini. transpozon kontrolü altındadır. Antimikrobiklere karşı direnç sorunu Son 50-60 yıl içinde kullanıma giren antibiyotikler insan yaşamında en önemli katkıyı sağlamış. Genetik direnç kromozom. Burada bakteri popülasyonu antimikrobik madde ile ilk temasa geldiğinde ilaç mikroorganizma üzerine etkilidir. ölümcül pek çok enfeksiyon hastalığının başarıyla tedavisini olanaklı kılmıştır.

RIF(rifampisin).Geçirgenliğin(permeabilite) azalması b. -:Henüz belirlenmemiş AG (aminoglikozit). Hücreye giren veya biriken ilaç miktarının azalması a. LA(linkozamit). POL(polimiksin). Kazanılmış Direnç Mekanizmaları 1. TMP (trimetoprim). Tolerans (bakterisid etki gösterebeilen dozun inhibe edici dozdan normale göre çok yüksek olması) ele alınmış ve tablo 5’de özetlenmiştir. SUL(sulfonamit). P:Plazmid kontrolünde. β-L( β-laktam). makrolit. Recep Öztürk Tablo 4. Sentezlenen enzimle ilacın inaktive veya modifiye edilmesi‚ β-laktamaz Aminoglkozid modifiye eden enzimler (asetilaz. ML(makrolit).12 Prof. rifampin. İlacın hedefinde değişiklik olması Penisilin bağlayan proteinlerin değişimi (β-laktamlara karşı direnç) Ribozomal hedefin değişimi (aminoglikozit. fosforilaz) Kloramfenikol asetil transferaz 3. Antimikrobik maddenin etkisinin sonuçlarını önlemek İlaç hedefi veya yarışıcı substratların aşırı oluşumu (sulfonamid. kinolon) 2. KİN (kinolon).Aktif pompalama ile ilacın dışarı atılması 4. trimetoprim. trimetoprim) 5. KL(kloramfenikol). Dr. Antibiyotik direncinin esas mekanizmaları B P ML LA - SUL TMP TET KİN RİF C B C - - C C - C C - VAN POL C - B C - - - C - C - B - B - B C B B C B B - C - B - - Hücre duvarı öncü maddelerinde değişim Hedef enzimlerde değişiklik Hedef enzimin aşırı sentezi C - C - İnhibe evreleri atlayan oksotrof mutantlar B:Her ikisi birlikte(P+C). C:Kromozom kontrolünde. linkozamitlere karşı direnç) Değişmiş enzimatik hedef (sulfonamid. adenilaz. VAN(vankomisin) .Antibiyotiğin alım ve transport sisteminin zayıflığı veya yokluğu c. Direnç Mekanizması β-L Enzimatik inhibisyon B Hücre dışına aktif pompalama(efflux) Ribozomda hedef değişimi Geçirgenlik azalması C AG KL P P Klinikte sık kullanılan antimikrobik maddelerin direnç mekanizmaları aşağıda Tablo 5. TET (tetrasiklin).

Özellikle hastanelerde gentamisin ve streptomisine karşı yüksek düzey direnç gösteren enterokok kökenlerinin sıklığı artmaktadır. Son yıllarda vankomisine direnci azalmış. Gram pozitif bakteriler A grubu beta-hemolitik streptokok (S. %9-14 yüksek düzeyli penisiline direnç söz konusudur. Ülkemiz hastanelerinde metisiline direnç %20-60 arasında bildirilmektedir.aureus kökenleri bildirilmektedir (hastane kaynaklı) Daha tehlikeli durum toplum kökenlerinde de metisiline karşı direnç gelişimi gündemdedir. ama penisiline tolerans gelişiminden bahsedilmektedir. ve vankomisine dirençli S. Daha sonra Güney Afrika ve diğer ülkelerden penisiline karşı direnç gelişimi bildirildi. Dünyanın değişik yörelerinde daha yüksek oranlar bildirilmekle birlikte ülkemizde S. Stafilokoklarda kinolon direncinde hızlı bir artış söz konusudur.1-1 µg/ml) %15-30. Ülkemizde makrolid direnci %0-30 oranlarında bildirilmektedir. kloramfenikol ve kotrimoksazol direncinde de önemli oranda artışlar bildirilmektedir.pyogenes) Penisiline dirençli köken hiçbir yerde bildirilmemiştir. Ayrıca β-laktamaz yapan kökenler de rapor edilmektedir. kuşak sefalosporinlere dirençli olup bunlarda makrolid. Ardından metisiline direçli satafilokoklarla salgınlar oluştu.Akılcı Antibiyotik Kullanımı ve Ülkemizde Antimikrobik Maddelere Direnç Sorunu 13 Toplum kökeni enfeksiyon etkeni bakterilerde ülkemizde direnç durumu Stafilokok 1944’de stafilokoklar genellikle penisiline duyarlıydı. Ülkemizde toplum kökenli metisilin direnci henüz ayrıntılı çalışılmamıştır. Yoğun penisilin kullanımının ardından 1948’de hastaneden izole edilen stafilokok kökenlerinin %65-85’inde β-laktamaz yapımı saptandı ve bu kökenler penisiline direnç kazanmışlardı. penisiline dirençli pnömokok kökenlerinin bir kısmı 3. tetrasiklin. ABD’de %24-34 düşük düzeyli. Ay- . Pnömokok 1963 yılına kadar penisiline dirençsiz olan pnömokoklarda o yıl Yeni Gine’den dirençli kökenler bildirilmeye başlandı. Günümüzde artık toplum kökenlerinin %80-90’i penisilinlere dirençlidir. Ülkemizde penisiline düşük seviyeli direnç (MİK:0. Enterokok Başta ABD olmak üzere değişik ülkelerde hastanelerde vankomisine dirençli enterokok enfeksiyonları ciddi bir sorun oluşturmaktadır. pyogenes’te makrolidlere karşı %5-6 oranında direnç geliştiği bildirilmektedir. yüksek seviyeli direnç %1-10 olarak bildirilmektedir. Hastanelerde 1970’li yıllarda %2 düzeylerinde görülen metisiline karşı direnç 1990‘larda %40-50’lerı aşmış durumdadır. Metisilin gibi β-laktamaza-dirençli penisilinlerin bulunuşu geçici bir rahatlık sağladı. Bilidirilen toplum kökenli MRSA’ların fenotipik özellikler bir ksımının hastane kaynaklı olacağını düşündürmektedir. Penisiline dirençli pnömokoklarda çoklu ilaç direncine daha sık rastlanmaktadır.

Serratia. Ülkemizde nontifoid-Salmonella kökenlerinin %40’dan çoğu ampisiline.14 Prof. GSBL yapan E. sulbaktam ampisiline 30-50. Kinolonlar karşı dirençli kökenlerde saptanmağa başlanmıştır. kotrimaksazole %20-50 oranlarında direnç bildirilmekte. faecium (Van A) enfeksiyonları tüm dünyada artmaktadır. Son yıllarda başta idrar yolu etkenlerinde olmak üzere toplum kökenli. E. Ülkemizde vankomisine dirençli enterokoklar son yıllarda ilkin Antalya’da ve daha sonra Ankara. typhimurium olmak üzere nontifoid-Salmonella kökenlerinde çoğul ilaç direnci tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorundur. Proteus kökenlerinde de çok ilaç direnci tüm dünya için olduğu gibi ülkemizde de önemli ve yaygın bir sorundur. Klebsiella. Ampisiline %40-70. tetrasiklin ve kloramfenikole %30-60 oranlarında direnç bildirilmektedir. aminoglikozitler ve diğer antimikrobiklere de değişik direnç oranları rapor edilmektedir. Özellikle E. β-laktamaz yapan enterokok kökenlerine ise henüz rastlanmamıştır. Özellikle hastane enfeksiyonlarından soyutlanan Enterobacter. typhimurium kökenleriyle karşılaşılmaktadır.coli ve diğer gram negatif çomaklarda kinolon direnci artışına neden olmuş ve %20’lere yaklaşan bu direnç idrar yolu enfeksiyonlarında ampirik tedavide kinolon seçilmesini zorlaştırmaya başlamıştır. Kinolonların yaygın kullanımı toplum kökenli E. İstanbul ve İzmir’de özellikle Yoğun Bakım Üniteleri ve Hematoloji-Onkoloji birimlerinde saptanmıştır. Ülkemizdeki S. Dr. kotrimaksazol. Recep Öztürk rıca penisiline ve kinolona karşı da enterokoklarda direnç gelişmektedir. Yüksek düzeyli aminoglikozit direnci hastane kökenlerinde artmaktadır Ülkemizde toplum kökenli enterokoklarda direnç durumunu yansıtacak ayrıntılı veri yoktur. Özellikle S. Nozokomiyal Klebsiella kökenlerinde GSBL enzimleri sık olarak rastlanmakta(>%50) ve yenidoğan servisleri ile yoğun bakım ünitelerinde salgınlara neden olmaktadır. Kotrimaksazole karşı bildirilen yüksek orandaki direnç oranları nedeniyle bu antibiyotik idrar yolu enfeksiyonlarında ampirik olarak tercih edilmemelidir.coli ve diğer enterik bakteriler Toplumdan izole edilen E. tetrasikline. Shigella Dünyanın her tarafında Shigella kökenlerinin yaklaşık yarısında çoklu ilaç direnci bildirilmektedir. coli kökenlerinde ampisiline %30-60. Bu durum riskli kişilerde gelişen ürospesislerde özellikle dikkate alınmalıdır.typhi kökenleri genellikle duyarlıdır.coli enfeksiyonlarında artış dikkatı çekmektedir. Gram negatif bakteriler Salmonella Hayvan yemlerine başta tetrasiklin olmak üzere katılan antibiyotikler Salmonella bakterilerine karşı tüm dünyada yagın bir direnç gelişimine neden olmuştur. kotrimaksazole ve kloramfenikole dirençlidir ve çok ilaç dirençli ve PER-1 adlı ESBL enzimi salgılayan S. .

H. süperenfeksiyon. uygun doz ve yolun kullanılması. Haemophilus influenzae Solunum yolları enfeksiyonları ve çocuklarda menenjitin önemli etkenleri arasında yer alan bu bakteri beta-laktamaz inhibitörlerine duyarlı beta-laktamaz (TEM1. Rifampisin proflaksisi alanların %1’nde rifampisin dirençli meningokoklar persiste etmektedir. kinolonlara karşı %0-59 oranında direnç geliştiği bildirilmiştir. Günümüzde gonore tedavisinde 2. onlarca antibiyotik arasından değişik özellkler yanında direnç durumu da dikkate alınarak en uygununun seçimi. . toksisite. ROB-1. Meningokok 1962 yılına kadar sulfonamidlere duyarlı olan meningokoklarda o yıldan sonra sulfonamidlere direnç gelişmeğe başladı. Kotrimaksozele karşı direnç oranları yüksektir (%70-90). ayrıca kotrimaksazole karşı yaklaşık olarak kökenlerin %10 kadarı azalmış duyarlılığa sahiptir.-3. Moraxella catarrhalis Kökenlerinin %80-90 kadarı beta-laktamaz inhibitörlerine duyarlı beta-laktamaz (BRO-1. Son yıllarda çoklu dirençli (penisilin. Sonuç olarak. Penisilin MİK değerinin yüksek bulunduğu meningokok kökenleri bildirilmektedir. BRO-2) yapmaktadır. ülkemizde bu oran %8-25’dir. VAT-1) yapımı ve daha düşük oranda PBP değişimi sonucu ampisiline direç kazanmıştır. Uzun yıllar etkili olan penisilin 1970’lerde Filipinler’de ve Batı Afrika’da saptanıp yayılan β-laktamaz (TEM) yapan kökenler nedeniyle tedavide başka seçenekler aranmasına neden olmuştur. Dünyada kökenlerin %25-35 kadarı beta-laktamaz pozitif iken. tetrasiklin ve kinolonlara direnç) kökenler saptanmaktadır. Ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesinde %70. “akılcı antibiyotik kullanımı”. kuşak sefalosporinler ve kinolonlar yeğlenmektedir. direnç gelişiminin izlenmesi gibi karmaşık bir süreci idare etme sanatıdır.Akılcı Antibiyotik Kullanımı ve Ülkemizde Antimikrobik Maddelere Direnç Sorunu 15 Campylobacter Makrolidlere karşı %0-10. Penisiline direnç gelişimi sonrasında kullanılan spektinomisine de direnç gelişimi olmuştur.5 oranında penisilinaz yapan gonokok kökenleri bildirilmiştir. Gonokok 1930’larda tedavide ilk kullanıldığında sulfonamidlere duyarlı olan gonokoklarda kısa sürede direnç gelişmiştir. doğru bir klinik tanı.influenzae kökenleri kloramfenikol ve tetrasikline karşı %5 oranında dirençlidir.

Eliopoulos GM. 3:1-6 Er E. Antibiotics--past. 58: 159-61 Leblebicioğlu H. Moellering RC Jr. Mert A. Reese RE.19(Ek2):66-77. Şahin N. Aygün G. Rutin dışkı kültürlerinde üretilen Campylobacter türleri ve antibiyotik duyarlılıkları: 5 yıllık sonuçların değerlendirilmesi. 2007. Prof. Akılcı antibiyotik kullanımı. ANKEM Derg 2007. Mandel GL. 16.. Coşkunkan F. Ulusoy S. Graziani AL. İnfkesiyon Dergisi. 13. 1999:59-76. 2000. 12. Sezgin C. Antimikrobik İlaçlara Karşı Direnç Mekanizmaları ve Günümüzde Direnç Durumu. Boğaz kültüründe üretilen beta hemolitik streptokoklar ve antibiyotik duyarlılıkları. 2005:242-252. The resistance of E. Öngen B. Single daily dosing of aminoglycosides. Öztürk R. Vol.20(Ek2):286288. Dr. Acicbe Ö. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sempozyum Dizisi No 35. Med Clin North Am. 2000:277-308.21:37-41 Öztürk R . Gülay Z. Süleymanlar G. ANKEM Derg 2004 . 2006 . 19. 8. Sürücüoğlu S. 17. Aktuğlu Y(eds). 1. Recep Öztürk KAYNAKLAR 3. İliçin G. Akılcı Antibiyotik Kullanımı ve Erişkinde Toplumdan Edinilmiş Enfeksiyonlar. Moellering RC. 2 6. Khardori N. Antibiyotikler ve antimikrobiyal profilaksi. Turkey. Inc. ANKEM Derg 2005.The Sanford Guide to Antimicrobial Therapy 2006. (eds): Principles and Practice of Infectious Diseases. 14: 519. 18.90:1049-76. . Dolin R. Gilbert DN. Pharmacotherapy 1995. Solunum yolu enfeksiyonları: etkenler ve antimikrobiyal direnç. Kaya I. Antimicrobial Therapy. Briceland LL. ANKEMDerg 2006. ANKEM Derg 2006. 5. 4. Bennett JE. Increasing antimicrobial resistance in Escherichia coli isolates from community acquired infections during 1998-2003 in Manisa. 37th ed. Akdoğan M. Ünal S(eds). Boğaz kültürlernden izole edilen A grubu beta-hemolitik streptokokların antibiyotik duyarlılıkları. Toplum Kökenli Üriner Sistem Enfeksiyonu Etkenleri. Cilt 2. 3rd ed. Sümer Z. Tabak F. Özbakkaloğlu B. 2003: 2863-2927. present. New York. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Akılcı İlaç Kullanımı Sempozyumu Kitabı. Jpn J Infect Dis 2005. USA. Aktuğlu Y. Pullukçu H. İ. 18 : 216-9 .24:457-467.coli strains isolated from community acquired urinary tract infections. Lippincott Williams & Wilkins. 6th ed. Clin Infect Dis 1997. Handbook of Antibiotics.Akın A. Kurutepe S.15:297-316. Adv Ther 2005.22:419-23 Taşbakan MI. 15. 7. Nazik H. Toplum kökenli dirençli enfeksiyonlarda tedavi seçenekleri. Arda B. 11. Biberğlu K. 2002:83-100. Tabak F. Arıkan Akan Ö. Ankara. Öztürk R. Sande MA. Betts RF. and future.20:10-12. Gülay M. Toplum kökenli üriner sistem enfeksiyonlardan soyutlanan Escherichia coli suşlarına fosfomisinin in vitro etkinliğinin diğer antibiyotiklerel karşılaştırılması.16 1. 14. 10. Yamazhan T. Elsevier Churchill-Livingstone. İç Hastalıkları . Köksal F ve ark. Aktuğlu Y.Oral administration of antibiotics: a rational alternative to the parenteral route. Güneş Kitabevi. 9. Eliopoulos JM.Ü. 1:3-5 MacGregor RR. Köksal İ. Prognoz 1998. Eryılmaz M. Philadelphia. Vahaboğlu H ve ark. Gumustop B. Preston SL. Gazi H.Arslan H. Gram negatif çomaklarda antibiyotik direnci: 2003-2004 Türkiye haritası. Turkiye Klinikleri J Int Med Sci 2007.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->