You are on page 1of 47

ev.

deniz kant

NDEKLER
a yaynlar 5 felsefe 3

Giri Zaman Ve Varlk "Zaman ve Varlk" Konferans zerine

7 13

a yaynevi bayndr sk, no: 6/29 kzlay-ankara tel: (0.312) 431 89 60 - 434 20 68 faks: (0.312) 431 24 56

Bir Seminerin zeti Felsefenin Sonu Ve Dnmenin Grevi Beni Fenomenolojiye Gtren Yol

38 67 85 94

> a yaynevi

Gndermeler

yayn ynetmeni vaner kuzu

kapak emin bebek

bask burak ofset ankara tel: (0.312) 256 59 73 ubat, 2001 ISBN 975-8528-041

GR
Zaman ve Varlk zerine, Heidegger'in "Zaman ve Varlk" adl konferansn ve bu konferans zerine alt seminer oturumunun bir zetiyle birlikte "Felsefenin Sonu ve Dnmenin Grevi" zerine bir konferans ve Heidegger'in fenomenolojiyle bana ilikin ksa bir geriye bak ierir. Bu giri, Varlk ve Zaman'dan "Zaman ve Varlk"a giden yolu ksaca irdelemeye ve aydnlatmaya alacaktr. Dtan bakldnda "Zaman ve Varlk" aka Heidegger'in ilk ana yapt Varlk ve Zaman'm tersine evrilmesidir. Ancak Varlk ve Zaman'dan "Zaman ve Varlk"a giden yol, Varlk ve Zaman kavramlarnn salt bir tersine evrilmesinden sz etmemize izin vermek iin fazlasyla inceliklerle dolu ve karmaktr. nk sonraki konferansta bu "kavramlar" bataki esas amalarn terk etmeksizin ok byk bir deiiklie urarlar. Varlk ve Zaman'da Heidegger, insann fenomenolojik hermeneutiinden Varln temel ontolojisine ynelir. Bu yaptta doal eyleri (Vorhandensein), yapma eyleri (Zuhandensein) ve temel ilgi yaps iinde insann zn analiz ederek deneyimin tabakalarn aa karr. Bu , dnya-iinde-olma'nn zgn,

ayrlmaz birliini olutururlar. Bu birlik, mirasn Husserl'in, bilinci ynelimsellik (intentionality) olarak kavrayndan alr. Btn bilin bir eyin bilincidir. Bundan dolay, ne dnyasz zne diye bir ey (Descartes'm res cogitans'mm rneklendirdii) ne de insan olmakszn anlaml, szcn fenomenolojik anlamnda dnya vardr. Bu temel, insann dnya-iinde-oluu ile ilgili farkndalnm doas olarak adlandrlabilir. Kendisinin dnyaiinde-oluu ile bu ilgisi temelinde insan, baka varlklarla ilgilenebilir ve onlara zen gsterebilir. Heidegger, zamann, ilginin olanakllk koulu, szgelimi onun oluturucu yaps olduunu ifade ettiinde aslnda yine genellikle u soruyu soran Kant ereve iindedir: "X'i olanakl klan nedir?" Bu, temel "Kendinin-d"m, baka varlklarn ayn derecede gizemli kapallna kart olarak insani farkmdal nitelendiren gizemli saydamlk ve akl oluturan zaman ekstasmn -gemi, imdi, gelecek - birliidir. rnein, denebilir ki hayvann kendinin-farkndal'ndan yoksunluu, farkl bir tarzda da olsa bizim kendimizin-farknda oluumuz kadar bize yabancdr. Varlk ve Zaman'm sonunda, zamansalln; insann bu temel yapsnn belki de Varln ufku olduu ifadesiyle Heidegger, nedensellik ve olanaklln koullan sorusunu brakarak, metafizik ve ontolojiyi amaya doru yola koyulur. Zamansalln, Varln ufku olduunu belirtmek Varln, zamann nedeni ya da zemini olduunu sylemek deildir. Ufuk, ynllk ve aklkla birlikte ele alnmaldr, nedenlilikle deil. Varlk ve Zaman'dan sonra Heidegger, geleneksel felsefe olarak metafizik ve temel ontoloji, yani arad Varlk ontolojisi arasndaki ayrm brakr. Bundan byle, causa sui ve summum ens olan felsefenin tanrsnn nitelendirdii metafizik, ontoloji ve teoloji zdetir. Heidegger'in amak deil brakmak istedii bu tr felsefedir metafizik ve onto-teoloji. Felsefenin sonu hakknda yazdnda dorudan doruya dnmenin grevi sorusunu sorar. Felsefenin sonu, dnmenin sonu deildir. Dnme, Varlk tarihi olarak metafizikten geriye adm atmal ve tam anlamyla metafzikselolmayan Sahiplenme'ye dikkat yneltmelidir. Bu konferans zaman ve Varlk zerinde odaklanr. Bu terimler, artk metafziksel-olmayan bir tarzda dnlmeleri 8

gereken ne tr bir dnme uratldlar? Heidegger'e gre Varlk, geleneksel felsefede sadece bir tr mevcudiyet (presence) olarak dnld. Bu mevcudiyet tarz, felsefenin tarihini, batan sona, Hegel'in diyalektik, llebilir tarznda deil peinen blnemeyen, ani asal dnmler biiminde deiiklie uratr. Bylece Heidegger, felsefe tarihinde Varln temel biimlerinin taslan izer: Bir (birletirici benzersiz Bir), Logos (btn eyleri koruyan toplama), idea, ousia, energeia, substans, edimsellik (actuality), alg, monad, nesnellik (objectivity), akln, sevginin, tin'in, g'Un istemesi anlamnda konulmu olma ya da kendini-ortaya koyma, ayn olann ba sonu olmayan tekrarnda istemeyi istemek. Hem Varlk hem de zaman, Platon'a kadar geri giden metafizik gelenek iinde uzun bir tarihe sahip olan kavramlardr. Aslnda, Heidegger bu iki kavram kendi kavray iinde metafiziin ne olduunu saptamak iin kullanr: Metafizik, Platon'un, Varlk alan (Formlar ya da Idealar) ile zaman alann (olu, varolu) ayrmasyla balar. Bylece Heidegger, kendisinin metafizii kavrayn tanmlayan b'u iki terimi ele almal ve onlara metafziksel-olmayan bir anlam vermeye girimelidir. Bu, azmsanacak bir grev deildir. Biz tmyle metafizik dnmeye yakalanrz. Varlk, hi bir zaman deiiklie uramayandan baka nasl dnlebilir? Bu giri'in geri kalan blmnde kendimi, Heidegger'in metafizikten geriye-adm'n ilk admlarnda hangi zgn yolu izlediini belirtmekle snrlayacam. Varlk : Terminolojik bakmdan ele alndnda, bu terim, Heidegger'in daha nce hibir zaman felsefi bir anlam tamam olan Sahiplenme terimi lehine geri ekilmeye balar. Varlk terimi, tad metafiziksel armlaryla fazlasyla baarsz olmutur. Ancak yine de Heidegger, Varlk sorusunu daha nceki biimlendiriiyle banty korumak iin "Varlk" terimini alkoyar. Dier bir deyile soru ayndr ancak "Zaman ve Varlk"ta Heidegger, kendisini metafiziin dna karacak yolu el yordam ile arar. Sahiplenme, Varlk'n iaret ettii gibi bir alan deil daha ok bir banty, insann Varlk'la bantsn gsterir. Sahiplenmeye ilikin kkten yeni olan ve metafziksel-olmayan, yalnzca onun bir "etkinlik"(activity) * statik olmayan bir sre olmas deildir. Sahiplenme, birbirlerine sahiplenmi olarak insan 9

ve Varlk arasndaki bantda bu bantnn, bantlanandan daha temel olmas nedeniyle metafiziksel-olmayan'dr. Zaman : Aristoteles'ten beri zaman konusundaki geleneksel teori kabaca imdi-noktalar'nn bir dizisi olarak betimlenebilir. Bu phesiz fazlasyla yahnlatrma olsa da geriye kalan, filozoflarn zaman problemi ile uratklar ve sonunda karkla dtkleri gereidir. Kant'in iaret ettii gibi "zaman hibir ekli kabul etmez", bu onu dnmeyi uzam dnmekten daha g klar. Belki de, geleneksel zaman teorilerinin en az verimli yanlarndan biri zamann uzam'a kout olarak ele alnmas ve bylece de "uzamsallatrlmas" idi. Heidegger bu zaman kavrayndan, daha Varlk ve Zaman''da uzaklamt. Bir zaman teorisi neyi baarrsa basarsn bir olay yaps sunmaldr. Varlk ve Zaman' daki bu olagelme ya da olay Dasein'm zamansall ile ilgilidir ve onun yaps, asli/ilksel zaman kipi olarak gelecek zerindeki vurgusuyla, Husserl'in "Phenomenology of Internal Time Consciousness " ( sel Zaman Bilincinin Fenomenolojisi) adl yaptna ok yaknd. "Zaman ve Varlk"taki olagelme ya da olay, Varln kendisinin zamansal karakteri ile ilgilidir. Fenomenolojiden (Varlk, herhangi bir fenomenolojik anlamda "griinemez") ve ontoteolojiden uzaklaldnda, mevcudiyetin (presence) elde bulunduruluu olarak gelecek ve mevcudiyetin reddedilii olarak gemi, mevcudiyeti (presence) bir karlkl iliki iinde verir ve onaylar. Presence, Aristotelesi "imdi" ile kolaylkla kartrlabilen "present'in yerine geti. Bylece Heidegger, bir imdiler dizisinin diziliinin aksine onun yerine zamann gerek boyutluluunu geirmede baarl oldu. Szgelimi Heidegger, saf olay, bir eyin olagelmesine bavurmakszn betimliyor ve bylece olay (olagelme), insan ve Varlk'n birbirlerini sahiplendikleri "yer" i birletiriyor. Sahiplenme (Varlk) ve zaman, bu analizde, yalnzca bir farksz aynlk iersine katlanp bklmeksizin de neredeyse birleirler. Zaman, Sahiplenmenin sahiplenme tarzdr. Sahiplenmeye gelince, onun ne var (is) olduunu ne de verilen olduunu (est gibt) syleyebiliriz. Bu tpk, ak' hem adlandnlabilen hem de 10

adlandrlamayan kaynandan elde etmeye benzeyecektir. Bir olan, tek bana bilge olan, Zeus'un (Yaam'in) adyla arlmay hem istiyor hem istemiyor. Joan Stambaugh

11

ZAMAN VE VARLIK
zleyeceiniz konferans birka sunu szc gerektiriyor. Eer bize imdi Paul Klee'nin, ld yl yapt k resminin asllar -"Bir Pencereden Azizler" ve "lm ve Ate" adl uval bezi zerine sulu boya resimleri- gsterilseydi, onlarn nnde uzun bir sre kalmak isteyecek ve onlarn dorudan doruya anlalabilir olduklar iddiasn brakacaktk. Eer bize hemen imdi Georg Trakl'n "lmn Septet'i" adl iirinin aktarlmas, hatta belki de airin kendisi tarafndan ezbere okunmas olanakl olsayd onu birka kere daha duymak isteyecek ve onun hemen anlalabilir olduu iddiasn brakacaktk. Eer Werner Heisenberg, hemen imdi, aratrd kozmik formller dorultusunda hareket ederek teorik fizik konusundaki dncelerinden bazlarn sunsayd, dinleyiciler iinden en ok k ya da kii onu izleyebilecek geri kalanmz ise itiraz etmeksizin onun hemen anlalabilir olduu iddiasn brakacaktk. "Felsefe" ad verilen dnmede durum byle deildir. Bu 13

dnmenin "dnyasal bilgelii" "' sunduu ve hatta belki de "Kutsanm Yaam Yolu" olduu kabul edilir. Belki de bu dnme tr bugn, kendisinden, herhangi faydal, pratik bilgelikten uzaa kaldrlm dnmler talep eden bir konuma yerletiriliyor. Belki de dnceyi, yukarda szn ettiimiz resim ve iirin ve matematiksel fiziin kendi belirlenimlerini elde ettikleri sorunlara veren bir tr dnme zorunlu olmutur. O halde burada da bizim dorudan doruya anlalabilirlik iddiasn brakmamz gerekecek. Ancak, kanlmaz ama hazrlayc olan dnmemiz gerektiinden yine de dinlemeliyiz. O halde eer izleyicilerin ounluu konferansa kar karsa, bu bizim iin ne bir srpriz olmal ne de bizi artmal. Konferansn, birka kiinin imdi ya da daha sonra byle konular zerinde ayrca dnmelerine neden olup olmayaca nceden grlemez. Biz, Varl dnme giriimi hakknda, onun varolanlar araclyla temellendirilmesine bakmadan bireyler sylemek istiyoruz. Varolanlara bakmadan Varl dnme giriimi zorunlu olur, nk br trl bana yle grnyor ki imdiye kadar "Varlk" ad verilen ile insann bantsn yeterli lde belirlemenin olanaklh bir yana, bugn btn yeryznde varolan'n Varln aka gre getirmenin artk herhangi bir olanaklh yok gibi. Nasl dinleneceini biraz ima edelim. Ama, bir nermeler dizisini dinlemek deil daha ok, gstermenin hareketini izlemektir. Zaman ve Varlk' bir arada adlandrmamza neden olan nedir? Bath-Avrupah dnme afandan bugne kadar Varla, mevcut-olma (presencing) ile ayn anlam verilir. Mevcut-olma, mevcudiyet, mevcuttan (present) sz eder. Yrrlkteki tasarmlara gre imdi, gemi ve gelecek ile birlikte zamann karakterini biimlendirir. Varlk, zaman araclyla mevcudiyet olarak belirlenir. Bunun byle olmas, dnmeye dinmek bilmeyen bir huzursuzluk vermek iin yeterli olabilir. Bu huzursuzluk, zamann Varl hangi adan belirlediini dnmeye koyulur koyulmaz artar. /Hangi adan? Neden, ne tarzda ve hangi kaynaktan, zamana

benzer birey Varlk iinde bir sese sahip oluyor? Varlk ve zaman bantsn, zaman ve Varln yrrlkteki ve kesin olmayan tasarmlarnn yardmyla yeterli derecede dnmek iin her giriim, dorudan doruya, hemen hemen hi dnlmeyen bantlarn umutsuz bir karkl iinde tuzaa drlm olur. "Her eyin kendi zaman vardr." dediimizde, zaman adm kullanrz. Bu u anlama gelir: Gerekten varolan herey, her varolan doru zamanda gelir ve gider ve zaman onu tayin ettii srece bir sre kalr. Her eyin kendi zaman vardr. Fakat Varlk bir ey midir? Varlk, gerek bir varolan gibi zamanda mdr?Varhk hi var mdr? Eer olmu olsayd o zaman onu hi tartmasz varolan bir ey olarak tanmamz ve sonuta onu dier varolanlar arasnda bir varolan olarak bulmamz gerekecekti. Bu konferans salonu var (is). Bu konferans salonu aydnlatlm(dr). Bu aydnlatlm konferans salonunu biz bir defada tanrz, varolan birey olarak ayrlm yerlerle deil. Fakat btn konferans salonunda bu "var" nerede buluyoruz ? eyler arasnda hi bir yerde Varl bulmuyoruz. Hereyin kendi zaman vardr. Fakat Varlk bir ey deildir, zamanda deildir. Yine de mevcut-olma (presencing) olarak Varlk zaman araclyla, zamansal olan araclyla mevcudiyet (presence) olarak belirlenmi kalr. Zamanda olan ve bylece zaman tarafndan belirlenene zamansal diyoruz. Bir insan ld zaman ve burada olandan, burada ve orada varolanlardan uzaklatrldnda onun zamannn geldiini syleriz. Zaman ve zamansal, lml olan ve zamanla geip giden anlamna gelir. Dilimiz hala daha byk kesinlikle yle der: Zamanla geip belirlenir. O halde Varln zaman tarafndan belirlendii nasl dnlr? Varlk, zamann geip gitmesinin giden. nk zamann kendisi geip gider. Ancak srekli olarak geip gitmeyle zaman, zaman olarak kalr. Kalmak u anlama gelir: Ortadan kaybolmamak bylelikle mevcut olmak. Bylece zaman bir Varlk tr tarafndan deimezliinden sz eder. Yine de biz zaman bir ey'e benzer birey olarak hibir yerde bulmuyoruz. Varlk bir ey deildir, bylece de zamansal deildir ve yine

14

de /.IIIKIN tarafndan mevcudiyet olarak belirlenir. Zaman bir ey deildir, bylece de varolan deildir ve yine de zamandaki varolanlar gibi zamansal birey olmakszn kendi geip gidii iinde sabit kalr. Varlk ve zaman, birbirlerini karlkl olarak belirler, ancak byle bir tarzda ne birincisine - Varlk- zamansal bir ey denir ne de ikincisine -zaman - bir varolan. Dnceyi btn bunlara verirken kendimizi elikili ifadeler iinde babo buluruz. (Felsefe byle durumlardan k yolunu bilir. elikilerin kalmasna izin verilir hatta onlar keskinletirilir ve kendisiyle elien ve bylece ondan ayr den kapsaml bir birlik iinde bir araya getirilmeye allr. Bu ileme diyalektik denir. Varla ilikin ve zamana ilikin elikili ifadelerin kapsaml bir birlik ile uzlatrlabildikleri kabul edilirse, bu aslnda sorudaki konular ve sorunlardan kaman uygunsuz bir durum olur; nk o kendisine ne Varla Varlk olarak ne de zamana zaman olarak ve ne de ikisinin bantsna karm olma iznini verir. Burada tamamen darda braklan soru, Varln zamanla bantsnn ikisini bir araya getirmekle ortaya kabilen bir balant olup olmad ya da Varlk ve zamann, kendisinden hem Varlk'n hem de zamann ilk olarak kaca riskli sorunu adlandrp adlandrmaddr). Ancak, "Varlk ve zaman", "zaman ve Varlk" balklaryla adlandrlan bu riskli soruna uygun bir ekilde nasl girebiliriz? Yant: Burada adlandrlan konular zerinde tedbirli dnme sayesinde... Tedbirli u anlama gelir: rdelenmeden kalan nosyonlarla sorunlar aceleyle geitirmemek daha ok onlar zerinde tedbirlice dnmek. Ancak Varl sorun olarak, zaman sorun olarak ele alabilir miyiz? Eer, "sorun" u anlama geliyorsa onlar sorun deildirler: Varolan birey. "Sorun", "bir sorun" szc artk bizim iin, iinde kanlmaz bireyin gizlenilmesi nedeniyle kesinlikle riskli olan anlamna gelmelidir. Varlk - bir sorun, belki de dnmenin sorunu.

Zaman - bir sorun, eer aslnda zamana benzer birey Varlkta mevcudiyet olarak konuursa, belki de dnmenin sorunu. Varlk ve zaman, zaman ve Varlk, her iki sorunun bantsn, her iki sorunu birbirlerine yakn tutan ve onlarn bantsna dayanan sz konusu sorunu adlandrr. Bu durum zerinde dnmek, dnmenin kendi sorununda srar etme niyetini srdrmek istedii varsayldnda dnmenin grevidir. Varlk - bir sorun, fakat bir varolan deil. Zaman - bir sorun, fakat zamansal birey deil. Biz, varolanlardan "onlar var " diye sz ederiz. Varlk soanu ve zaman sorunu bakmndan tedbiri elden brakmayz. yle demeyiz: Varlk var (is), zaman var(is), fakat daha ok Varlk orada/var(dr) - there is Being- ve zaman orada/var(dr) - there is time - deriz. u an iin biz sadece deyimi bu ifade ile deitirdik. "O var (is)" demek yerine "vardr, O verir" diyoruz. Deyimin tesine gitmek ve soruna geri dnmek iin bu "vardr"(there is) in nasl deneyimlcncbildiini ve nasl grlebildiini gstermek zorundayz. Oraya ulamak iin uygun yol " O verir"de verilenin ne olduunu, "0"nun verdii "Varlk"m ne anlama geldiini, "0"nun verdii "zamaf'n ne anlama geldiini aklamaktr. Bylece Varlk ve zaman veren "O verir"deki "0"ya doru ileriye bakmaya alyoruz. Bylece, ileriye bakarak biz yine bir baka anlamda nceden grm olduk. Biz "0"yu ve onun "vermesini" gre getirmeye ve byk harfle "O" yazmaya alyoruz. lk olarak O'nun kendisini kendi unsuru iersinde dnmek iin Varlk' dneceiz.

16

"Vardr" burada Almanca deyim "esgibt"in, yani "o verir"in tercmesidir, ancak Franszcadaki "il y a" gibi "vardr" idiomatik anlam ile birlikte..."Vardr" deyiminin kullanln yorumlad Letter on HumaAistn'de (Hmanizm zerine Mektup) ve ayrca Varlk ve Zaman'da Hcidegger yle yazar: Burada "veren" O, Varln kendisidir. Ancak "verir" kendi hakikatini baheden Varln veren doasn belirtir. (ng.ev.) 17

II

Sonra, o'nun kendisini kendi unsuru iinde dnmek iin zaman dneceiz. Bu bakmdan bu tavr, vardr, O varl verir'in ve vardr, O zaman verir'in nasl olduunu ak klmaldr. Bu vermede, vermenin ilkin ikisini birbirlerine yakn tutan ve onlar varla getiren bir bant olarak nasl belirlenecei aa kar. Varlk, btn varolanlar varolanlar olarak iaretlemekle mevcut-olagelme'yi (presencing) ifade eder. Mevcut olana gre dnldnde mevcut-olma, kendisini mevcudiyete-brakma olarak gsterir. Ancak artk bu mevcudiyete-brakmay aka, mevcut olagelmeye imkan verildii srece dnmeye almalyz. Brakma (Letting), kendi karakterini, gizli kalmamay salamada gsterir. Mevcudiyete-brakma u anlama gelir: Gizlememe, akl salama. Gizli kalmamada, mevcudiyete-brakmada, mevcut olmay yani Varl veren bir verme yrrlktedir. ("Varlk" sorununu dnmek, aka, kendisini mevcudiyete brakmada gsteren yn izlemek iin iyice dnmemizi gerektirir. Fakat gizli kalmama'dan dolay bir vermeden, bir O verir'den sz eder.) Buna karlk, yukarda sz edilen verme, tpk O'nun burada vereni adlandrmas kadar bizce belirsiz kalr. Varln kendisini dnmek, aka btn metafizikte olduu gibi yalnzca varolanlar araclyla ve kendi temelleri bakmndan temellendirildii ve yorumland lde Varla aldrmamay gerektirir. Varl dnmek, akta olmada gizli kalann stesinden gelen verme lehine yani O'nun vermesi lehine varolanlarn zemini olarak Varlktan vazgememizi gerektirir. Bu, O verir'in armaan olduundan Varlk vermeye aittir. Bir armaan olarak Varlk verme'den atlmaz. Varhk'n, mevcut-olma'nn ekli deitirilir. Mevcudiyete-olanak verme olarak, o, akta olmaya aittir, akta olmann armaan olarak o, verme iinde tutulur. Varlk var (is) deil. Vardr, O akta olma olarak Varl verir, akta olmann armaan olarak verme iinde tutulur. Varlk var deil. Vardr, O mevcut-olma'nn (presencing) akta olmas olarak Varl verir. 18

Bu "O verir, Varlk vardr", bir kez, burada ele aldmz vermeyi daha kesin olarak dndmzde biraz olsun akla kavuabilir. Olduka belirsiz olarak Varlk denilenin ve ayn zamanda btn bo kavramlarn en bou olarak ele alnd srece z yanl anlalm olann(Varln) dnmnn zenginliine dikkat etmekle baarya ulaabiliriz. Bu, ilkece terkedilmi olan yetkin abstractum olarak Varlk tasarm deil, yetkin abstractum olarak Varlk, mutlak Tin'in gerekliinin tam somutluu iine yedirildii ve ykseltildii zaman sadece saptanm olandr. Modern zamanlarn en gl dnmesinde, Hegel'in speklatif diyalektiinde baarld ve onun Mantk Bilimi'nde sunulduu gibi. Varl, mevcut-olma anlamnda dndmz zaman, Varln dnmlerinin okluu zerine bir dnme giriimi, ilk ayak basaca salam yerini garantiler ve ayn zamanda da yolu gsterir. (Varln mevcut-olma olarak yorumu sanki doal bir sorunmu gibi sadece szckleri tekrarlamay ve eylemeyi dnmyorum.) Ancak Varl mevcut-olma olarak karakterize etme hakkn bize ne veriyor? Bu soru ok ge gelir. nk Varln bu karakteri uzun sredir, brakn deerimizi, bizim katkmz olmadan kararlatrld. Bylece biz Varl mevcut-olma olarak karakterize etmeye mecburuz. O geerli gcn, sylenebildi yani dnlebilen bir ey olarak Varln aa kmasnn balangcndan alr. Grekler ile birlikte Bat dncesinin balangcndan beri "Varlk" ve "var" sylemi, Varln, dnme iin geerli olan mevcut-olma olarak belirleniminin hatrlanmasnda srdrlr. Bu, ayrca bugn sadece belirli bir anlamda da olsa en modern teknolojiyi ve endstriyi yneten dnmenin doruluunu da kabul eder. Artk modern teknoloji btn yeryz zerinde yaylmm ve yasasn ylesine dzenlemitir ki gezegenimiz etrafnda dnen sadece sputnikler ve onlarn yan rnleri deil daha ok, Avrupal olmayan ktalarn sakinleri hari yeryz sakinlerinin hepsinin, bir rnek tarzda Varln bu belirleniminin kaynan bildiklerini ya da hatta bilebildiklerini. veya bilmek istediklerini 19

iddia eden, hesaplanabilir malzeme anlamnda mevcut-olma olarak Varlktr. (Aka byle bir bilgiyi hepsinden daha az isteyenler, bugn az gelimi denilen lkeleri, modem teknolojinin en i znden konuan Varln bu iddiasn duyma sahas iine srkleyen ii bandan akn ilerlemecilerdir. Ancak mevcut olma olarak Varl, Greklerin bir baars olan, Varln aa kmasnn ilk sunumunu hatrlamakla kavramayz. Biz, mevcut olmay, doal eyler (Vorhandenheit) ve yapma eyler (Zuhandenheit) zerinde yaln ve nyargsz bir dnmleme ile kavrarz. Doal ve yapma eylerin her ikisi de mevcut olma tarzlardr. Mevcut olmann geni erimi, varolmayann, aslnda zellikle varolmayann da zaman zaman artc oranlara ulaan bir mevcut olma ile belirlenmi kaldn dndmzde , kendini en bunaltc biimde gsterir. Ancak mevcut olmann dnmlerinin okluunu, bu mevcut olmann, kendini, hen, birletirici biricik Bir olarak; logos, her eyi koruyan toplama olarak; Idea, ousia, energeia, substantia, actualitas, perceptio, monad olarak, nesnellik olarak, akln, sevginin, tin'in ve gcn istenci anlamnda kendini konumlamann konumlanmas olarak, ve de ayn olann sonsuz tekrarnda istemeyi isteme olarak gsterdiine iaret ederek tarihsel adan da dikkate alabiliriz. Tarihsel olarak iaret edilebilen herhangi bir ey tarih iinde bulunabilir. Varln dnmlerinin okluunun geliimi ilk bakta Varlk tarihi gibi grnr. Fakat Varlk, bir kentin ya da insanlarn kendi tarihlerine sahip olmalar tarznda bir tarihe sahip deildir. Varlk tarihinde tarihe-benzer olan, aka, Varln iinde yer ald tarzla ve tek bana bununla belirlenir. Btn bu aklamalardan sonra bu, O'nun Varl verme tarz anlamna gelir. Varln aa kmasnn balangcnda, Varlk, einai, eon dnlr fakat "O verir", "vardr" dnlmez. Bunun yerine Parmenides, esti gar einai," Varlk var" der. Yllar nce, 1947'de Hmanizm zerine Mektup'ta (Wegnarken, s. 165) Parmenides'in bu ifadesine bavurarak yle sylemitim: "Parmenides'in esti gar einai'si bugn hala dnlmyor." Bu ifade bu kez " Varlk var " deyiine, onda dnlm olan ulalamaz klan hazr bir yorumu, dnmeden 20

vermememiz gerektiine iaret etmek istiyor. "O var" dediimiz herhangi bir ey bu yzden bir varolan olarak tasarlanr. Ancak Varlk bir varolan deildir. Bylece Parmenides'in deyiinde vurgulanan esti, bir tr varolan olarak adlandrd Varl temsil edemez. Doru tercme edildiinde byle vurgulanan esti "O var" anlamna gelir. Ancak bu vurgu esti'de, hatta o zaman byle vurgulanan ve "O muktedirdir" eklinde aklayabildiimiz esti de bile Greklerin dnd eyi kavrar. Ancak o sralarda ve daha sonra bu kapasitenin anlam Varla muktedir olabilen "O" kadar dnlmeden kald. Varla muktedir olma u anlama gelir: Varl ortaya karmak ve vermek. Esti'de, gizli "O verir" vardr. Bat dnmesinin balangcnda Varlk dnlr fakat "O verir" dnlmez. Bu sonuncusu, verdii armaan lehine geri ekilir. O zaman bu armaan varolanlar bakmndan tek bana Varlk olarak dnlr ve kavramsallatrlr. Sadece kendi armaann veren ancak vermede kendini tutan ve geri eken bir vermeye gnderme deriz. Bu ekilde dnlmesi gereken verme anlamna gre, Varlk - O'nun verdii - gnderilendir. Onun dnmlerinin her biri bu tarzda tayin edilmi kalr. Varlk tarihinde tarihsel olan, tayin etmede aa karlan tarafndan belirlenir yoksa olayn/olagelmenin belirlenmemi bir tarzda dnlp bulunmasyla deil. Varlk tarihi, kendi gndermelerinde hem gndermenin hem de aa karan "0"nun kendilerini gstermeleriyle birlikte kendilerini tuttuklar Varlk yazgs anlamna gelir. Kendini tutma, Grekede epoche'dir. Bylece Varlk yazgsnn alarndan (epochs) sz ederiz. Burada a, olagelmedeki bir zaman sresi deil, gndermenin temel nitelii, armaann yani varolanlarn temeli olma bakmndan Varln anlalabilmesi lehine kendini edimsel olarak tutma anlamna gelir. Varlk yazgsnda alarn birbirini izlemesi rastlantsal olmad gibi mutlaka hesaplanabil il de deildir. Buna ramen uygun olan kendisini yazgda gsterir, uygun olan kendisini alarn birbirlerine ait olmalarnda gsterir. alar art arda gelilerinde birbirlerini aarlar, yle ki mevcudiyet olarak Varlk'm asl gndermesi farkl ekillerde gittike daha da belirsizletirilir. Yalnzca bu belirsizletirici rtlerin dereceli olarak 21

kaldrlmas - yani "paralara ayrma/skme" ile anlatlan ey dnmenin, kendini o zaman Varlk yazgs olarak aan eyin i yzn kavramasn salar. Varlk yazgs her yerde sadece tarih olarak ve tarih de bir tr olagelme olarak tasarmlanr, t u olagelme, Varlk ve Zaman'da. insann - Varln deil - (Dasein'r.) tarihilii konusunda sylenen araclyla bo yere yorumlanmaya allr. Tersine, Varlk ve Zaman'm bak asndan Varlk yazgs zerine bu son dnceyi nceden grmenin tek olanakl yolu, varolanlarn Varl ontolojik retisinin paralara ayrlmas konusunda Varlk ve Zaman'da sunulmu olan araclyla dnmektir. Platon, Varl idea olarak ve dealarn koinonia'm olarak tasarmladnda, Aristoteles energeia olarak, Kant konum olarak, Hegel mutlak kavram olarak ve Nietzsche g istemi olarak tasarmladklarnda bunlar rastgele nerilen retiler deil daha ok, kendini gizleyeni gndermekten sz eden yani "Varlk vardr, O Varl verir"den sz eden bir iddiaya verilen yantlar olarak Varln szckleridir. Gndermeyi geri ekmede daima alkonulduundan Varlk, deiimlerinin asal okluu ile birlikte dnme'den gizlenilir. Dnme, Varlk yazgsnn alarnn geleneine bal kalr, hatta zellikle Varln kendine zg belirlenimini ne ekilde ve nereden aldn, "Vardr, O Varl verir"den aldn hatrladnda... Bu verme kendini, gnderme olarak gsterdi. Ancak Varl veren "O" nasl dnlmelidir? "Zaman ve Varlk"n birleimi konusunda bata sylenen sz mevcudiyet olarak, hala belirsiz bir anlamda burada/mevcut olarak Varln, bir zaman-karakteri ile ve bylece de zaman ile karakterize edildiine iaret etti. Bu, Varl veren, Varl mevcut-olma ve mevcudiyetebrakma olarak belirleyen O'nun Zaman ve Varlk balndaki "zaman" denilende bulunabilecei kansn ortaya karr. Biz bu kany izleyecek ve zaman hakknda dneceiz. "Zaman" biz tpk "Varlk" tandmz gibi apak tasarmlar yoluyla tanrz. Ancak o, bir kez zamana zg olan eyi aklamay amaladmzda ayn tarzda bilinmez. Varlk hakknda hemen imdi dnmken unu buluruz: Varla zg olan, ona Varln ait olduu ve orada tutulmu kalan, kendini "O verir"de ve onun gnderme olarak vermesinde gsterir. Varla zg olan Varlk 22

karakterine sahip herhangi bir ey deildir. Varlk hakknda aka dndmz zaman bu sorunun kendisi, bizi belirli bir anlamda, Varlk'tan uzaa gtrr ve biz, Varl bir armaan olarak veren yazgy dnrz. Bu olguyu belirtmekle biz, zamana zg olann artk genellikle tasarmland gibi zamann ak karakteristikleri yardmyla belirlenemeyeceini bulgulamaya hazrlanrz. Fakat zaman ve Varlk'm birleimi, zaman, Varla ilikin sylenenin nda kendine zgl iinde aklama ynergesini ierir. Varlk u anlama gelir: Mevcut-olma, mevcut -olmaya brakma: Mevcudiyet. Bylece herhangi bir yerde u ilan okuyabiliriz: "Bu kutlama birok konuun mevcudiyetiyle oldu". Bu tmce yle de formle edilebilir: Birok konukla birlikte mevcut olma. Mevcut-durumu, kendisiyle adlandrr adlandrmaz zaten gemii ve gelecei, imdi'den ayr olarak daha nceyi ve daha sonray dnyoruz. Fakat imdi (now) araclyla anlalan mevcut (present), konuklarn mevcut olmalar anlamndaki mevcutla hi de zde deildir. Biz hibir zaman yle sylemez ve syleyemeyiz: Bu kutlama konuklarn imdisinde (now) oldu. Fakat eer biz zaman, mevcut araclyla karakterize edecek olursak, mevcutu artk-gemiin-imdisi olmayan ve henzgelecein-imdisi olmayandan ayr olan imdi olarak anlarz. Ancak bu mevcut, ayn zamanda mevcudiyetten sz eder. Yine de zamann kendine zg karakterini mevcudiyet anlamndaki mevcut'a gre tanmlamaya alkn deiliz. Biz daha ok zaman -imdi, gemi ve gelecein birliini - imdi araclyla tasarmlarz. Hatta Aristoteles, var olan yani mevcut olmay srdren zamann edimsel imdi olduunu syler. Gemi ve gelecek bir me on ri'dir: Mutlak bir boluk olmasa da var olmayan, daha ziyade bir eyden yoksun olan mevcut bir ey. Bu yoksunluk "artk imdi deil" ve "henz imdi deil" ile adlandrlr. Bu adan bakldnda zaman, her biri zaten "nce" iersinde aka adlandrlarak grlmez olan ve her biri "yaknda" ile takip edilen imdilerin art ardal olarak grnr. Kant zamann byle tasarmlandndan sz eder: "Onun yalnzca tek boyutu vardr." (Salt Akln Eletirisi, A31, B47). imdilerin birbirlerini izlemelerindeki art ardalk olarak bilinen zaman, zaman lme ve hesaplama derken kastettiimdir. yle grnyor ki biz zaman, elimize bir saat veya bir kronometre alarak ve "imdi 8:30 " dediimizde dorudan doruya ve aka ltk. Biz "imdi" 23

f i " !

diyoruz ve zaman kastediyoruz. Fakat zaman, zaman gsteren saatin herhangi bir yerinde bulunamaz. O ne saatin kadrannda ne mekanizmindedir ne de modern teknolojik kronometrelerde bulunabilir. u iddia kendisini zerimize zorluyor: Ne kadar ok teknolojik olursa - ne kadar fazla kesin ve bilgi verici olursa kronometre, dnmeyi, her eyden nce zamann kendine zg karakterine verme frsatna da o kadar az sahip olur. Fakat zaman nerededir? Zaman var m? ve bir yere sahip mi? Aka zaman hi (nothing) deildir. Buna gre tedbiri elden brakmyoruz ve yle sylyoruz: Zaman vardr. Yine, daha tedbirli hale geliyor ve mevcudiyet anlamndaki Varla, mevcut'a doru dnerek kendisini bize zaman olarak gsterene dikkatlice bakyoruz. Ancak, mevcudiyet anlamndaki mevcut, imdi anlamndaki mevcut'tan ylesine ayrdr ki mevcudiyet olarak mevcut, imdi olarak mevcut araclyla hibir ekilde belirlenemez. Daha ok tersi olanakl gibi grnr. (Varlk ve Zaman, sec. 81) Eer durum byle olsayd mevcudiyet olarak mevcut'un ve byle bir mevcut'a ait olan her eyin edimsel zaman olarak adlandrlmas gerekirdi hatta genellikle, imdilerin llebilir bir dizisinin art ardal anlamnda tasarmlanan zaman olarak zamana ilikin dorudan hibir ey olmasa bile... Ancak biz imdiye kadar, mevcudiyet anlamndaki mevcut'un ne anlama geldiini daha aka gstermeyi ihmal ettik. Mevcudiyet, Varl, mevcut-olagelme ve mevcudiyete-brakma yani gizli kalmama (aa kma) olarak birlikli bir tarzda belirler. Mevcut olagelme(presencing) dediimizde hangi sorunu dnyoruz? Mevcut olmak, sregitmek anlamna gelir. Fakat biz srmeyi salt sre olarak ve sreyi de bir imdi'den bir sonraki imdiye bir zaman an' olarak geleneksel zaman tasarm araclyla kavramaya ok abuk raz oluyoruz. Buna karlk mevcutolagelmeden sz etmek mevcut olandaki sregitme olarak sregitmeye dayanmay ve orada kalmay kavramamz gerektirir. Bizi ilgilendiren mevcut olandr, mevcuttur, yani : Bize doru, insanlara doru gelen, srp giden. Biz kimiz? Buna yant verirken tedbiri elden brakmyoruz. nk insan insan olarak ayran ey, burada, hakknda dnmemiz gereken tarafndan belirlenmi olabilir : Mevcudiyetle 24

ilgilenen ve mevcudiyet araclyla yakna gelen bylece yaknlam olmakla btn mevcut olan ve olmayanlar iin kendi tarznda kendisi burada/mevcut olan insan. nsan : Mevcudiyete-brakmada grneni kavrama yoluyla O'nun verdii mevcut olagelmeyi bir armaan olarak alma tarznda, mevcudiyetin yaklamas iinde ayakta kalma. Eer insan, "O mevcudiyeti verir"in verdii armaann srekli alcs olmasayd, eer armaan iine yaylan, insana ulamasayd, o zaman sadece Varlk bu armaann yokluunda gizli kalmayacak, kapal kalmayacak ve insan da "O Varl verir"in alan dnda kalm olacakt. nsan, insan olmayacakt. imdi, insana bu bavuru, sanki bizi zamana zg olann ne olduu konusunda dnme isteimizin yolundan saptrm gibi grnyor. Bu bir bakma byledir. Yine de zaman denilen ve kendisini aka, mevcudiyet olarak mevcudun nda gstermesi gereken soruna, inandmzdan da fazla yaklam olduk. Mevcudiyet u anlama gelir : nsana yaklaan, ona ulaan srekli bir yerde kalma onu kapsamna alr. Ancak, mevcudiyet var olduu srece bu mevcudun mevcut olagelme olarak ait olduu bu yaylan alann kayna nedir? Dorusu insan, mevcut olagelmenin kendini aka dinlemeksizin gerekten mevcut bir eyin mevcut olagelmesi tarafndan daima yaklatrlm kalr. Ancak bizim ounlukla yani srekli olarak yokluu hesaba katmamz gerekir. nk bizim mevcut anlamndaki mevcut olagelmeyi bildiimiz tarzda artk burada olmayan bir ey fazlasyla vardr. Ve yine hatta artk mevcut olmayan, kendi mevcut olmama'snda - nceden olmu olduu tarzda - mevcut olur ve yine de bizi ilgilendirir. Olmu olan, nceki imdiden, yalnzca gemite olan olarak hemen kaybolmaz. Aksine, olmu olan mevcudiyetini srdrr ama kendi tarznda... Olmu olanda, mevcut olagelme ierilir. Ancak mevcut olmama da, bize doru gelen anlamndaki mevcut-olagelme tarznda, henz burada olmayan ey anlamnda bizi ilgilendirir. Bize doru gelen eyden konumak bu arada bir basmakalp sz haline geldi. Bylece biz unu iitiyoruz : "Gelecek zaten balad". nk gelecek hibir zaman hemen balamaz, zira henz mevcut olmayann mevcut olagelmesi olarak ve daima bizi 25

IIIIIIMIII Ol

bir bakma zaten ilgilendiren mevcut olmama, dorudan doruya, olmu olandan hi de daha az mevcut deildir. Gelecekte, bize doru gelende, mevcut olagelme sunulur. Eer sylenmi olan daha dikkatlice dinlersek mevcut olmama'da - o ister olmu olsun ister gelecek olan olsun - biz artk imdiki mevcut anlamndaki mevcut olagelme ile ayn zamanda ortaya kmayan bir mevcut olagelme ve yaklama tarz buluruz. Buna gre una dikkat ekilmelidir : Her mevcut olagelme mutlaka mevcut deildir. Tuhaf bir sorun. Ancak byle mevcut olagelmeyi, bize ulaan yaklamay mevcut durumda da buluyoruz. Mevcut durumda da mevcut olagelme verilir. imdiki durumda, gemite ve gelecekte hkm sren mevcut olagelmenin bu vermesini nasl belirlememiz gerekir? Bu verme, bize ulaanda m yatar yoksa o aslnda bir ulama olduundan dolay m bize ular? Bu sonuncusu. Yaklama, henz mevcut olmama ayn zamanda artk burada olmayan, gemii verir ve beraberinde getirir ve de bunun tersine, olmu olan, gelecei kendi kendisine sunar. Her ikisinin karlkl ilikisi ayn zamanda mevcut'u verir ve beraberinde getirir. Biz "ayn zamanda" deriz ve bylece gelecek, gemi ve imdiki durumun birbirlerini karlkl olarak vermelerine yani onlarn kendi birliklerine bir zaman karakteri ykleriz. Bu ilem, bizim imdi gsterdiimiz dar ulama ve vermenin birliine, sadece bu birlie "zaman" ad vermemiz gerektii varsaylrsa sorunla aka uygunluk iinde deildir. nk zamann kendisi zamansal bir ey deildir, ne ise o ey olmadan daha fazla bir ey deildir. Bylece gelecek, gemi ve imdinin "ayn zamanda" nmzde olduklarn sylemek uygun grlemez. Yine de onlar kendilerini birbirlerine sunma eklinde birbirlerine aittirler. Onlarn birletirici birlikleri, kendilerini birbirlerine sunsunlar diye sadece kendilerinin olan tarafndan belirlenebilir. Ancak onlar birbirlerine neyi sunarlar? Onlarda verilen mevcut olagelme anlamna gelen kendilerinden baka hi bir eyi... Bu mevcut olagelme ile birlikte, orada bizim zaman-uzam dediimiz ey gzkr. Ancak artk "zaman" szcyle bir imdiler dizisinin art ardalm kastetmeyiz. Buna gre zaman-uzam artk sadece, szgelimi "u ya da bu, 50 yllk bir zaman-sresi iinde olup bitti" derken dndmz gibi, 26

hesaplanm bir zamann iki imdi-noktas arasndaki mesafe anlamna gelmez. Zaman-uzam artk gelecee ilikin yaklamn, gemiin ve imdinin karlkl kendilerini-yaymalarnda beliren akln addr. Bu aklk yalnzca ve ncelikle, bizim genellikle alabilir olarak bildiimiz uzam salar. Gelecein, gemiin ve imdinin kendini-yaymasnn, almasnn kendisi, n uzamsaldr ve sadece bylelikle ona yer aabilir yani uzam salayabilir. Genellikle zaman-uzam, iki zaman-noktas arasnda llen mesafe anlamnda zaman hesabnn bir sonucu olarak anlalr. Bu hesaplamada, bir izgi ve parametre olarak ve bylece de tekboyutlu olarak tasarmlanan zaman, saylarla llr. imdiler dizisinin art ardal olarak dnlen zamann bu boyutluluu, boyutlu uzam tasarmndan dn alnr. Ancak zamann btn hesaplarndan nce gelen ve byle bir hesaplamadan bamsz olan, hakiki zamann zaman-uzam' ile ilgili olan, gelecein, gemiin ve imdinin karlkl olarak birbirlerine ulamalar ve almalarndan ibarettir. Buna gre, bir bakma kolayca yanl yorumlanan boyut ve boyutluluk dediimiz ey, hakiki zamana ve yalnzca ona aittir. Boyutluluk, alan bir ulamadan ibarettir, bu ulamada gelecee ilikin yaklama, olmu olan, olan da gelecee ilikin yaklamay ve her ikisinin karlkl bants da akln almasn beraberinde getirir. Bu katl vermeye dayal olarak dnldnde hakiki zaman, boyutluluu salar. Boyutun burada sadece olanakl bir lm alan olarak deil de daha ok batan sona ulama, verme ve alma olarak dnldn bir kez daha yineliyoruz. Yalnzca bu sonuncusu bizim bir lm alann tasarmlayabilmemizi ve snrlayabilmemizi salar.

Ancak hakiki zamann boyutunun birlii, yani vermenin, her birinin kendi mevcut olagelmesinden dolay zamann karlkl etkileen verme tarznn birlii hangi kaynaktan belirlenir? Biz zaten unu duyduk : Artk mevcut olmayann yaklamasnda ve hatta imdinin kendisinde bile daima bir yaklama ve beraberinde getirme tr yani bir eit mevcut olagelme rol oynar. Byle dnlen mevcut olagelmeyi, apak gibi grlen zamann boyutundan birine , imdiki zamana ykleyemeyiz. Aksine, zamann 27

boyutunun birlii, her birinin birbirine doru karlkl etkisinden oluur. Bu karlkl etkileme, zamann tam yreinde, szm ona drdnc boyutta, sadece szm ona da deil, sorunun doasnda olduunu tantlar. Hakiki zaman drt-boyutlu'dur. Ancak drdnc olarak hesaba kattmz boyut, sorunun doas iinde, ilktir yani her eyi belirleyen vermedir. Gelecekte, gemite ve imdide, vermenin, her birine kendi mevcutolagelmelerini salamas, bylece alm olan onlar birbirinden ayr tutarak boyutun birbirlerine yakn kalmasn salayan yaknlk iinde birbirlerine doru tutar. te bu nedenle biz, hakjki zamann birliinin, "yaknlaan yaknhk", "yaknlk durumu"nu ilk olarak Kant'm kulland szck - ierdii yer olan ilk, asl, gerekten henz balang halinde olan yaylma adn kullanrz. Ancak o, gelecek, gemi ve imdiyi, onlar mesafeli brakmakla bir araya getirir. nk o, imdi olarak olagelmesini yadsmakla, alm olan korur. Yaknln bu yakna gelmesi, yaklamadaki imdiyi vermemekle gelecekten gelen yaklamay ak tutar. Yakna gelen yaknlk, yadsma ve vermeme karakterine sahiptir. O, olmu olann, olacak olann ve imdinin birbirlerine doru ulatklar yollar peinen birletirir. Zaman var deil. Vardr, O zaman verir. Zaman veren verme, yaknl yadsma ve vermeme tarafndan belirlenir. O, zaman-uzam'm akln baheder ve olmu olanda yadsnm kalan, yaklamada verilmeyeni korur. Hakiki zaman veren vermeye, aan ve gizleyen bir yaylma deriz. Yaylma olarak kendisi, bir verme, hakiki zamanda gizli olan bir vermenin vermesidir. Fakat zaman ve zaman-uzam nerede varlar? nerede verilirler? Bu soru ilk bakta acil gibi grnse de artk zamann nerede olduu, zamann yeri tarznda soru soramayz. nk hakiki zamann kendisi, yakma gelen yaknln belirledii onun katl yaylm alan, ilkin herhangi bir olanakl "yer"i veren n uzamsal blgedir. Aslnda balangcndan beri felsefe, ne vakit "zaman" 28

hakknda dndyse zamann ait olduu yeri de sordu. Felsefenin ilkin sahip olduu gr, birbirini izleyen imdilerin art ardahnn bir dizisi olarak hesaplanan zamand. Bizim, psychesz, animussuz, rah'suz, bilinsiz, tinsiz hesapladmz, saysal olarak llm hibir zamann olamayaca aklanmt. nsansz zaman yoktur. Fakat bu "onsuz olmama" ne anlama gelir? Zamann vericisi ya da alcs insan mdr? nsan, her eyden nce insandr da ondan sonra m ara sra -yani u ya da bu zamanda- zaman alr ve kendisini ona balar? Hakiki zaman, imdi, gemi ve gelecein ortaya kmasnn yaknl, zamann katl ak yaylmn birletiren yaknlktr. O, zaten insana, sadece katl yaylma iinde kalma, yadsmay srdrme ve bu yaylmay belirleyen yaknl elde bulundurma yoluyla insan olabilsin diye ulamtr. Zaman insann rn olmad gibi insan da zamann rn deildir. Ortada hibir rn yoktur. Yalnzca, zaman-uzam' aan yaylma anlamnda verme vardr. Ancak zamann verildii verme tarznn, zaman bizim karakterize etmemizi gerektirdii onaylansa da biz yine de "O zaman verir; O Varl verir" ifadelerinde belirttiimiz gizemli "O" ile yz yze geliriz. "O" dediimizde, Varln ve de zamann btn vermelerini ortaya kard kabul edilen belirlenmemi bir gc keyfi olarak varsayma tehlikesi doar. Buna karlk, gstermeye altmz vermenin belirlenimlerine skca sarldmz, sadece mevcudiyet olarak Varla ve sunma nedeniyle pek ok mevcut olmann yer ald ve ald blge olarak zamana doru bakarsak belirsizlik ve keyfilikten kanm olacaz. "O Varl vcrir"deki verme, kendisinin asal ekil deitirmelerinde, bir gnderme ve bir mevcudiyet yazgs olduunu tantlad. "O zaman vcrir"deki verme, bir yaylma, drt boyutlu alann almas olduunu tantlad. Mevcudiyet olarak Varlkta, zaman diye bir ey kendini gsterene kadar daha nce sz edilen varsaym yani hakiki zamann, ak olann drt katl yayl iminin , Varl yani mevcudiyeti veren "O" olarak kefedilcbildii varsaym daha gl olarak ortaya kar. Bu varsaym, yokluun da kendisini bir mevcudiyet tarz olarak gsterdiini belirttiimizde btnyle dorulanm grnr. Mevcudu reddetmekle mevcudun artk mevcut olmamasna izin veren olmu-olan ve mevcudu elden brakmamakla henz mevcut olmayan mevcuda izin veren gelecek 29

olanm bize doru gelmesi - bunlarih her ikisi de btn mevcut olagelmeye alma salayan kapsayc bir alma tavrn gsterdi. Bylece hakiki zaman "O Varl verir" derken sz ettiimiz "O" olarak grnr. O'nun Varl verdii yazg, zamann yaylmnda yatar. Bu gnderim, zamann, Varl veren "O" olduunu gsterir mi? Asla. nk zamann kendisi, vermesi, mevcudiyetin yayld alan koruyan bir "O verir"in armaan kalr. Bylece "O" belirlenmemiliini srdrr ve bizler de armay... Byle durumlarda, bizim nceden betimlediimiz verme araclyla veren "0"yu belirlemek nerilebilir. Bu verme, yayan bir ama anlamndaki zaman olarak Varln gndermesi olduunu tantlad. Ya da biz burada yalnzca, verdii varsaylan fakat kendisi kesinlikle orada olmayan bir "0"ya taklp kalarak kendimizi dil tarafndan ya da daha dorusu dilin dilbilgisel yorumu tarafndan ayartlmaya braktmzdan dolay aknla drldk." O Varl verir", "O zaman verir" dediimizde tmceler dile getiririz. Dilbilgisel olarak bir tmce, bir zne ve bir yklemden oluur. Bir tmcenin znesinin bir ben (ego) ya da bir kii (person) anlamnda bir zne olmas zorunlu deildir. Buna gre dilbilgisi ve mantk, otmcelerini, zel bir kiiye bal olmayan: nc tekil ahsn kullanld zne-siz tmceler olarak anlar. Dier Hint-Germen dillerinde, Greke ve Latincede "O", en azndan ayr bir szck ve fonetik biim olarak ortadan kalkyor, fakat bu, "O" derken anlalann, onlarn dncelerinde olmad anlamna gelmez: Latincede, pluit: o yayor (yamur yayor); Grekede, ehre: (o) gereklidir anlamna gelir. Ancak bu "O" ne anlama gelir? Filologlar ve dil felsefecileri herhangi bir geerli aklamaya ulamakszm bu sorunu fazlasyla dnceye verdiler. "O" ile anlalan anlam alan, konu d olandan, daimonik olana kadar yaylr. "O Varl verir", "O zaman verir" derken szn ettiimiz "O", belki de, burada tartmayacamz ayrc bir eyi belirtir. O halde bir temel dnce ile yetineceiz. Dilbilgisi ve mantk kurallar gereince yorumlandnda, hakknda bir ifadede bulunulan, zne olarak grlr : Hypokeimenon - zaten bizim nmzde yatan, bir ekilde burada olan (mevcut olan). O halde bir zneye yklenilen, mevcut bir zne 30

ile beraber zaten mevcut olan olarak grlr, yani symbebekos, accidents : "Bu toplant salonu aydnlatlmtr". "O verir"deki "0"da, mevcut olan bir eyin mevcudiyeti yani orada bir bakma Varlk konuur. Eer "O Varl verir" tmcemizde O yerine Varl koyarsak tmce "Varlk Varl verir" olur. Ve burada konferansn banda belirttiimiz ayn gle geri dneriz : Varlk var. Fakat Varlk iin, tpk zaman iin diyebildiimiz kadar az "var" deriz. Bundan dolay artk "0"yu, szde yaltk bir biimde kendi kendisiyle belirleme abasn brakacaz. Fakat bu arada unu aklmzda tutmalyz : Bu "O", en azndan u an iin elde bulunan yoruma gre yokluun bir mevcudiyetini adlandrr. "O Varl verir", "O zaman verir" derken varolanlara ilikin ifadelerde bulunmuyoruz. Buna karlk, Grek ve Roma gramercilerinden aldmz tmcelerin sentaks zgl olarak grnte byle ifadelere sahiptir. Bu olgu karsnda biz, tm grnlere kart olarak, "O Varl verir", "O zaman verir" dediimizde, zne-yklem bantsndan oluan tmce yapsnda daima sabit olan ifadelerle uramyor olduumuz olanan da dnmeliyiz. Yine de "0"yu, "O Varl verir", "O zaman verir" dediimizde sz ettiimiz gre baka trl nasl getireceiz? Yalnzca, "0"yu, kendisine ait olan verme trnn nda dnerek: Yazg olarak verme, da uzanan bir alma olarak verme. Birincisi yani yazg, ikincisinde, yani yaylan almada yattndan dolay her ikisi de birbirlerine aittirler. Varlk yazgsnn gndermesinde, zamann yaylmnda, onlarn kendilerine, yani mevcudiyet olarak Varla ve ak blge olarak zamana ait olana bir ithaf, bir teslim edi kendini gsterir. Onlarn kendilerinde yani birbirlerine ait olmalarnda hem zaman hem de Varl belirleyene Ereignis, Sahiplenme olay diyeceiz. Ereignis, Sahiplenme ya da Sahiplenme olay olarak tercme edilecektir. Yine de "olay"n sadece bir ortaya k deil daha ok herhangi bir ortaya k olanakl klan ey olduu aklda tutulmaldr. Bu szcn adlandrd artk yalnzca, yazg olarak ve yaylma olarak varla ve zamana doru bakmzda kendini gsterenin, zaman ve Varln ait olduu eyin nda dnlebilir. Her ikisine de - Varlk ve zaman'a - "sorunlar" dedik. Aralarndaki "ve" onlarn birbirleriyle bantsn belirsiz brakt. 31

Artk unu gryoruz: Bu iki sorunu birbirlerine ait klan, bu ikisini onlarn kendileri iersine tayan, hatta dahas, onlar birbirlerine ait olmada tutan ve bunu srdren - bu iki sorunun ayakta kalma yolu, ansa bal sorun - Sahiplenme'dir. Bu sorun, Varlk ve zaman zerine, evvelce olan kapsayarak eklenen bir bant deildir. Tehlikeli sorun, ilkin Varlk ve zaman, kendi bantlarndan dolay kendilerine mal eder ve yazgda ve de darya doru almann armaannda gizlenen bu mal edi sayesinde byle yapar. Buna gre, "O Varl verir", "O zaman verir"de veren "O", Sahiplenme (Mal etme) olduunu kantlar. Bu ifade dorudur ama yine de hakikat deildir: O bizden, tehlikeli sorunu gizler, nk beklenmedik bir anda onu mevcut bir varlk olarak tasarmladk, oysa aslnda biz mevcudiyeti mevcudiyet olarak dnmeye abalyoruz. Ancak, u yaln ve uzun sre gecikmi soruyu ortaya atarak ve yantlayarak, btn glklerden, tm bu karmak ve verimsiz grnen tartmalardan bir rpda kurtulamaz myz? : Sahiplenme olay nedir? Bu noktada geici bir soru sormamza izin verilmelidir: "Yantlama", "yant" burada ne anlama gelir? Yant, burada dnmemiz gereken tehlikeli soruna, Sahiplenmeye karlk gelen/veren Syleme anlamna gelir. Ancak eer bu sorun, bir ifade araclyla kendisinden sz etmemize engel olursa o zaman, ortaya attmz soruyla sezdirilen bildiren/ifade eden tmceyi brakmalyz. Ancak byle yapmak, burada dnlm olmas gerekeni uygun olarak dnmeye yetili olmadmz kabul etmek demektir. Ya da sadece yant deil hatta soruyu bile brakmak daha uygun olmayacak mdr? Ya inandrc bir ekilde dorulanan ve itenlikle ortaya konulan u soruya ne dersiniz: Sahiplenme nedir? Bu soru, nelik'i, z', Sahiplemne'nin nasl mevcut hale geldiini, onun nasl mevcut olduunu sorar. Bizim masum gibi grnen sorumuz "Sahiplenme nedir?", Sahiplenme'nin Varl hakknda bilgi talep eder. Ancak eer Varln kendisi, Sahiplenmeye ait olduunu ve mevcudiyet olarak kendi belirlenimini oradan aldn tantlarsa o zaman ortaya attmz soru, bizi, her eyden nce kendi belirlenimini talep edene geri gtrr: Zaman araclyla Varlk'a... Bu belirlenim, veren "0"ya doru bakmamz, vermenin birbiriyle bal u verme tarzlar araclyla bakmamz suretiyle kendisini gsterdi: Gnderme ve 32

yayma. Varln Gndermesi, pek ok mevcudiyetin zaman-uzamn ak blgesi iine yaylmas, almas ve gizlenmesinde yatar. Yine de Yaylma, gndermeyle bir ve ayn olanda, Sahiplenmede yatar. Bu, yani Sahiplenmenin zel mlkiyeti, burada "yat" denilenin anlamn da belirler. Artk sylediimiz ey, Sahiplenme'nin nasl dnlmemesi gerektiini belirtmemize izin verir ve hatta bizi buna zorlar. "Sahiplenme olay" diye adlandrlan ey, artk szcn yaygn anlam araclyla tasarmlanamaz, nk bu anlamdaki "Sahiplenme olay", aan ve koruyan yaylma ve gnderme olarak Sahiplenme araclyla olmayan bir ortaya kma ve olay anlamnda anlalr. Bylece, son zamanlarda Avrupa ekonomik topluluu iinde ulalan uzlamann dnya-tarihsel nemde bir Avrupa olay olduunun ilan edildiini duyduk. imdi, eer "olay" szc bir Varlk tartmas balamnda iitilir ve bu szck yalnzca yaygn anlam iinde ele alnrsa Varlk olayndan sz etmek hemen hemen kanlmaz hale gelir. Zira Varlk olmakszn hi bir varolan, var olan olarak varolamaz. Buna gre Varlk, btn olaylarn en yksei, en anlamls olarak ne srlebilir. Bununla birlikte, bu konferansn tek amac Varln kendisini Sahiplenme olay olarak gzlerimizin .nne getirmekti. Ancak "Sahiplenme" szcnn gsterdii ey tamamen farkl bir ey syler. Gze arpmayan, birka anlam olmas nedeniyle tehlikeli olan, "olarak" szc de buna uygun olarak dnlmelidir. Hatta bizim, Varlk ve zaman tartmamzda "olay" szcnn sradan anlamn braktmz ve onun yerine kendisini, mevcudiyetin gndermesinde ve dar alan zaman-uzam'n yaylmnda neren anlam benimsediimiz varsaylsa bile - hatta o zaman bile "Sahiplenme olarak Varlk" hakknda konumamz yine de belirlenmemi kalr. "Sahiplenme olay olarak Varlk": Gemite felsefenin idea, energeia, aetualitas olarak varolanlar araclyla dnd Varlk, artk Sahiplenme olarak dnlebilecektir. Byle anlaldnda "Sahiplenme", eer doruysa metafiziin bir devamn temsil eden dntrlm bir Varlk yorumu anlamna 33

gelir. Bu durumda "olarak" unu gsterir: Varln bir tr olarak, elde bulundurulan yol gsterici kavram temsil eden Varla tabi klnan Sahiplenme. Fakat eer daha nce giriilmi olan yapar ve Varl, yazgda varolan - srasyla, aan ve gizleyen hakiki zamann yaylmnda yatan- mevcut olagelme ve mevcudiyete-brakma anlamnda dnrsek o zaman Varlk, Sahiplenmeye ait olur. Verme ve armaan, kendi belirlenimlerini Sahipleni'ten alrlar. Bu durumda Varlk, bir Sahiplenme tr olacaktr, yoksa buna benzer baka bir durum deil. Byle bir ters evirite smak bulmak ok ucuz olacaktr. Bylesi dnme tehlikeli sorunu atlar. Sahiplenme, Varlk ve zamann onun altnda snrlandrlabilecei kuatc genel kavram deildir. Mantksal snflandrmalar burada hi bir anlam tamaz. Varln kendisini dnmemiz ve onun- kendinin olan izlememiz dolaysyla Varlk, yazgnn mevcudiyet armaan, zamann vermesiyle bahedilen armaan olduunu tantlar. Bu mevcudiyet armaan Sahiplenmenin mlkdr. Varlk, Sahiplenme iinde kaybolur. "Sahiplenme olarak Varlk" deyiinde "olarak" szc artk u anlama gelir: Varlk, Sahiplenie sunulan mevcudiyetebrakma, Sahipleni iine yaylan zaman. Sahiplenite sahiplenilen zaman ve Varlk. Ya Sahiplenmenin kendisi? Onun hakknda daha fazla bir ey syleyebilir miyiz? Aldmz yol boyunca, gnderme olarak vermenfn, gizlemeye ait olduu - yle ki mevcudun yadsnmas ve verilmemesi, olmu olan ve olacak olann vermesi iinde hareket eder - aka sylenmemi olsa da onun hakknda zaten fazlasyla dndk. Hemen imdi szn ettiimiz - gizleme, yadsma, elde tutma/vermeme - kendini-geri ekmeye benzer bir eyi, ksaca "geri alma (ekilme)" diyebileceimiz bir eyi gsterir. Ancak geri alma tarafndan belirlenen verme tarzlarnn Sahiplenmede yatt gz nne alnrsa, geri alma, Sahiplenmeye zg olan bir eye ait olmaldr. Ancak bu artk bu konferansn sorununa ait deildir. (Ksaca ve bir konferansn gidii olarak yetersiz bir ekilde burada, Sahiplenmeye zg olan eye iaret edeceiz. (Varlk yazgsndaki gnderme, iinde, gnderme kaynann kendisini gizledii ve bylece de kendini, akta olmaktan geri 34

ektii bir verme olarak karakterize edilmitir. (Hakiki zaman iinde ve onun zamn-uzammda, olmuolan'n yani artk mevcut olmayann vermesi, mevcudun yadsnmas kendini aka gsterdi. Gelecein yani henz mevcut olmayann vermesinde mevcudun verilmemesi kendini aka' gsterdi. Yadsma ve vermeme, gndermedeki kendini-vermeme yani kendini-geri ekme ile ayn zellii sergiler. (Varln yazgs zamann yaylmnda ve zaman da Varlkla beraber Sahiplenmede yatana kadar Sahiplenme olay, kendine zg zellii ak klar ki Sahiplenme en tam olarak kendinin olan, snrsz aklktan geri eker. Sahiplenme olay araclyla dnldnde bu u anlama gelir: bu anlamda o, kendisinden kendisini mlk edinir. Mlk edinme Sahiplenmeye, sahiplenme olarak aittir. Bu mlk edinme araclyla, Sahiplenme kendisini terk etmez - daha ok, kendinin olan korur. (nceden sylenmi olan yeterince ak olarak dnr dnmez Sahiplenmedeki kendine zg bir dier zellik gzmze arpar. Mevcudiyet olarak Varlkta, onu kavramada ve almada insan olmann ayrmna ulamamz eklinde, biz insanlar ilgilendiren bir ilgi aka kendini gsterir. Ancak mevcudiyet kaygsn kabul etme, verme alan iinde kalmakta yatar. Bu ekilde drt-boyutlu hakiki zaman bize ulam olur. (Varlk ve zamann sadece Sahiplenite var olmalarndan dolay, Sahipleni, insan, hakiki zaman iinde kalma araclyla Varl kavrayan varolan olarak, kendisinin olan iine tama zgn zelliine sahiptir. Byle Sahiplenildiinde, insan Sahiplenmeye aittir. (Bu ait olma Sahiplenmeyi ayrt eden zmsemede yatar. Bu zmseme nedeniyle insan Sahiplenmeye kabul edilir. te bu Sahiplenmeyi ne bize kart bir ey ne de her eyi-kuatc bir ey olarak hibir zaman nmze koyamamamzn nedeni budur. Simgeleyen ve aklama veren dnmenin, Sahiplenmeye, yalnzca belirten syleyiin olduu kadar az oranda uygun gelmesinin nedeni budur.)

35

Varlk kadar zaman da, sadece, Sahiplenmenin armaanlar olarak, sahiplenmeden dolay dnlebildiinden, uzamn Sahiplenmeyle bants da benzer bir tarzda dnlmelidir. Biz bunda, sadece yerin kendine zg zelliklerinde uzamn kaynana ilikin nceden bir gre sahip olduumuz ve onlar yeterli olarak dndmz zaman, itiraf edildii gibi baarl olabiliriz. ("Yap kurma, kamet etme, Dnme", Poetry, Language, Thought., ng. ev. Albert Hofstadter, Harper Row, 1971) Varlk ve Zaman'daki (sec.70) insani uzamsall zamansallktan elde etme giriimi savunulamazdr. Gerekte, Varln ve zamann kendilerine doru ve de Varlk yazgs ve zaman-uzam'n yaylm iine doru bakarak "Sahiplenme"nin ne anlama geldiini bir an iin grebildik. Ancak bu yolla salt bir dnce-kurgusundan baka bir eye ulatk m? Bu phenin ardnda Sahiplenmenin her eyden nce bir ey "olmas" gerektii gr gizlidir. Yine de: Sahiplenme ne var ne de orada dr. Birini ya da dierini sylemek sorunu ayn ekilde arptmak olur, tpk kayna nehirden elde etmek istememiz gibi. O halde geriye sylenecek ne kalyor? Sadece u: Sahiplenme sahiplenir. Bunu sylemekle Ayn hakknda Ayn araclyla Ayn'y syleriz. Bu, btn grnlere ilikin hibir ey sylemez. O, sylenmi olanda salt bir tmce duyduumuz ve bu tmceyi mantn irdelemesi ile kar karya getirdiimiz srece aslnda hi bir ey sylemez. Ancak ya, sylenmi olan ele alp onu, dnmemiz iin srekli bir rehber olarak benimsiyor ve hatta bu Ayn'nn yeni bir ey bile olmayp Bat dncesindeki eskinin en eskisi : kendisini a-letheia'da gizleyen eski bir ey olduunu dnyorsak? Dnmenin btn ana motiflerinin bu ilk kayna ile baka her eyden nce sylenen, dnmenin dnlmesi gerekenin gereini ilan etmesi kouluyla btn dnmeyi balayan bir baa ses verir. Grev ya da dnmemiz, Varln var olanlarla bantsna dikkat etmeksizin hakiki zaman iine doru bakma araclyla Varl, Sahiplenmeden dolay kendine ait olana balamak oldu. Var olanlara bavurmadan Varl dnmenin anlam udur: Metafizie bakmakszn Varl dnmek. Ancak metafizie olan itibar, metafizii alt etme niyetinde bile egemendir. Dolaysyla 36

grevimiz, btnyle alt etmeyi brakmak ve metafizii kendi haline brakmak olacaktr. Eer alt etme zorunlu olarak kalrsa, O'nun hakknda, O araclyla O demek, aka Sahiplenmeye giren dnmeyi ilgilendirir. Bize den grev byle sylemeyi yetersiz klmaya ynelik engelleri srekli olarak amaktr. Sahiplenmenin bir konferans biiminde sylemesinin kendisi bu trden bir engel olarak kalr. Bu konferans sadece nerine niteliindeki ifadelerle konumutur.

37

onun salt ifadeler sorunu deil daha ok sorular tarafndan hazrlanan bir yantlama, ilgilendii soruna kendisini uyarlamaya girien bir yantlama sorunu olduu gereine dikkat etmeliyiz. Her ey - ifadeler, sorular ve yantlar - sorunun kendisinin deneyimini ngrr. Seminerin deneysel nitelii bylece iki katl idi: Bir yandan, onun tam doas gerei, iletimsel ifadelere ulalamayan bir soruna dorudan doruya iaret etmek istedi. te yandan katlanlar, aklkla aydnla tanamayan bir eyin deneyimi araclyla sylenmi olan, kendilerinin deneyimlemelerine hazrlamaya girimeliydi. O, bylece, bilisel olarak, hatta sorularla bile arac olunamayan, sadece deneyimlenmesi gereken bir eyden sz etme giriimidir. Ondan, bu deneyime hazrlama niyetiyle sz etmek aslnda seminerin cretkar niteliini oluturdu. Seminerin niyeti, konferansn, genel olarak Heidegger'in dnmesi iindeki balam kadar, bir btn olarak grlmesini, onun temel plannn grlmesini salamay hedefledi. Bu gereksinim, Heidegger'in dnmesinin ex-sists olduu ve felsefenin gerileyii ile karakterize edilebilen bir zamanda, felsefenin bugnk durumuna ilikin bir aklk kazanma nedeniyle de ortaya kt. Bu gerileyiin birok yz var. Felsefenin metafizik olarak anlald gz nnde bulundurulursa bu gerileyi, dnme sorununun, metafiziin kendisi muhtemelen olduu gibi kalsa da artk metafizik sorunu olmad olgusunda kendini gsterir. Felsefenin yerine gelecek olanlar, onu bertaraf etme olanaklar imdiden ak hale geliyor: Bir yandan geleneksel felsefi metinlerin salt yorumlanmas, metafiziin parlatlmas ve paralara ayrlmas, te yandan da felsefenin yerini mantn (lojistiklerin), psikolojinin ve sosyolojinin, ksaca antropolojinin almas. Bu seminerde, tarihsel balantlara ve bireysel metafizik konumlara aka bavuramadmzdan dolay metafizik tarihinin bilgisini ve deneyimini nceden var saymamz gerekliydi. Hegel bir istisna idi. Heidegger'in dnmesinin Hegel'inkiyle ok eitli biimlerde tekrar tekrar karlatrlmasnn dikkate deer bir olgu olmas nedeniyle zellikle onunla ilgileniyoruz. Hegel, gerekten de bir bakma her hangi bir metafiziksel konumdan, Heidegger'in ilgisinden daha uzakta olsa da iki konumun zdelii ve bylece de 39

"ZAMAN VE VARLIK" KONFERANSI ZERNE BR SEMNERN ZET

Giri araclyla bu konferansn daha iyi anlalmasna yardmc olabilecek ve bylece de hazrl kolaylatrabilecek ve seminerin niyetini nceden sezdirebilecek bir ok eye bavuruldu. Bu bavurular, sonraki toplantlarda arka planda kalrken seminerin kendine zg yolunu ksmen ak klm olan ve ksmen de belirleyen sorular ve temalara zaten deindi. Tartlm olann kendine zglnden dolay bu seminer bir deneme idi. O, aslnda Heidegger'in akademik kariyeri srasnda verdii seminerlerden farklyd. Daha yzeysel ifade edilirse bu fark, seminerin temelini, bir metafizik metninin deil, Heidegger'in kendi metninin oluturduu olgusundan zaten bellidir. Konferansta neyin sylendiini tartma giriiminde, konferansn kendisinden daha cretkar bir ey ortaya kt. Bu konferansn riski, onun aslnda bu tr sylemeyle llemeyen bir ey hakknda nerme niteliindeki ifadelerle konutuu gereinde yatar. Yine de biz 38

karlatrlabilirlii yanlsamas, kendini hemen hemen zorunlu bir tarzda araya sokar. Bu nasl olur? Varlktan ("obje" niteliindeki) Varla ("kavram" niteliindeki) speklatif gelime ne anlama gelir? "Varlk" kendisini burada "mevcudiyet" olarak nasl srdrr? Speklatif diyalektik olarak "dnce" neden ona uygun gelir? Hegel'in "Varlk" tartmasn hatrlamak, hem Heidegger'in kendine zg yolunu aydnlatmak hem de sadece benzerlii yadsyarak deil daha ok bu benzerlik yanlsamasnn nedenine k samaya alarak onu Hegel'den ayracak olan dnmesinin anlalmas iin gereklidir. Seminer hakkndaki bu ilk iaretleri izleyerek - onun kendine zg karakteri, niyeti ve metafizik bilgisini nceden varsaymas konferansn kendine yaklatk. Onun, Heidegger'in abalarnn btn iersindeki yeri, izledii yolun kendine zg niteliini belirleme araclyla ak klnd. "Zaman ve Varlk" balkl konferans ilk olarak, Varla zg olan sonra da zamana zg olan hakknda soru sorar. Ne Varln ne de zamann var (is) olmad belli oldu. Bylece "(0)verir"e ulatk. Bu "(O)Verir", nce verme sonra da veren O bakmndan tartld. O, Sahiplenme olarak yorumland. Daha ksa formle edilirse: Konferans Varlk ve Zaman'dan teye, "Zaman ve Varlk"a zg olana, veren O'ya ve buradan da Sahiplenmeye ilerler. Bu gerekli ikaz ile birlikte konferansn, Heidegger'in Varlk ve Zaman'aki dnmesinin daha sonraki Sahiplenme Deyiine hareketi ve dnmn tekrar ettii sylenebilir. Bu harekette ne olur? Heidegger'in dnmesinde ortaya kan soru sorma ve yant vermenin dnm neye benzer? Varlk ve Zaman, Varl transendental zaman ufku araclyla yorumlama giriimidir. "Transendental" burada ne anlama gelir? O, bilinte oluturulan olarak bir deneyim nesnesinin nesnellii deil daha ok insan varlnn (Da-sein) almasndan dolay grnveren, byle mevcut olan Varln belirleniminin izdm blgesi anlamna gelir. "Zaman ve Varlk" konferansnda, henz dnlmeyen olarak, mevcut olagelme olarak Varlkta yatan 40

zamann anlam yine daha zgn bir bantya demirlenir. Daha zgn bir eyden sz etmek burada kolayca yanl anlalabilir. Ancak biz imdilik daha zgn olann nasl anlalmas gerektii sorusunu ak braksak bile geriye bu dnmenin - aslnda, Heidegger'in dnce aknn btnnde olduu kadar bu konferansn kendisinde de - bir geri gidi karakterine sahip olduu gerei kalr. Yani geri adm. Bu ifadenin belirsizliine dikkat edilmelidir. "Geri"den sz ederken, nasl ve nereye geri gittiimizi tartmak gerekir. Ancak, o zaman, bu dnmenin hareket tarzn oluturan bu geri gidiin, Sahiplenmenin,yalnzca bir gnderme olmayp gerekten geri alma olarak gnderme olduu olgusu ile bantl olup olmad ve nasl bantl olduu sorulabilir. Bu geri alma zellii Varlk ve Zaman'daki sorunlarda zaten ak deil midir? Bunu grmek iin, bu yaptn yaln niyetine yani Varln anlam hakkndaki sorudaki zamann anlamna girmemiz gerekir. Varlk ve Zaman'da Varln anlam olarak sz edilen zamann kendisi bir yant deil, soru sorma iin bir son destek deil kendisi daha ok bir soru'nun adlandrlmasdr. "Zaman" ad, sonradan ."Varln hakikati" diye adlandrlan bir balang szcdr. Zamann bu yorumu, aslnda, Dasein'm zamansallnn zamansallatrlmas karakterini, kendisinde zaten hakikate, almaya, Varlk olarak Varln akta olmasna - bu Varlk ve Zaman'da aka adlandrlmasa bile (Bkz. Varlk ve Zaman, sec.28 ) - bir gndermeyi ieren ekstatik unsuru gsterir. Bylece zaten Varlk ve Zaman'da, zaman daha batan aletheia ve mevcut olagelmeye gnderim yoluyla genel kavraytan kaldrlr ve zamann bu yorumu burada, Dasein 'in zamansall ile snrl olsa da ve Varln zamansal karakterinden sz edilmese de yeni bir anlam kazanr. (Tersine, Varln genileyerek almasnda insann rol "Zaman ve Varlk" konferansnda amal olarak darda braklr.) Bylece bu, zaman szcnde bulunabilecek olan bir snrlamadan - ki bu snrlama hem "Zaman ve Varlk"ta aka yaplr hem de Varlk ve Zaman'm genel aknda ve ifade edilmeyen niyetinde daha ok ortaya kar - kanma meselesidir. 41

Zaten Varlk ve Zamarida zaman, aletheia (gizli kalmama; ortaya kma) ile bantl olarak ve Greke ousia (mevcudiyet) araclyla dnlr. Eer zamanla - Varln transendental ufku olarak ifade edilen zaman - ilgili durum buysa o halde, Varlk ve Zaman'm konumuna iaret eden temel deneyim nasl karakterize edilebilir? Geri alma karakterini zaten bu konumda bulmak olanakl mdr? lk kez Varlk ve Zaman'da ifade bulmaya girien ve onun transendental soru sorma tavrnda yine de bir bakma metafizik dilini konumak zorunda olan bu deneyim, aslnda Varolanlarn Varln dnd ve onu bir kavramsal formlasyona tayarak bylelikle varolanlarn hakikatini gr alanna kard. Ancak Varln btn bu grnmlerinde Varln hakikati, onun hakikat olarak hakikati hibir zaman dile ulamayp unutulmu kald. Varlk ve Zaman'm temel deneyimi o halde Varln unutuluunun deneyimidir. Ancak unutu burada Greke anlamnda: aa kmama ve kendinigizleme'dir. Varln hakikati hakknda dnmeme olarak beliren Varl unutu, nceki dnmenin darda brakl olarak, her ne durumda olursa olsun, anlam yani varln hakikati hakkndaki soruyla - bu soru aka benimsendii ve izlendii zaman snrlandrlacak bir ey olarak kolayca, yorumlanabilir ve yanl anlalabilir. Heidegger'in dnmesi, Varlk ve Zaman'm da nerdii gibi btn metafiziin, girilemeyen bir zemini olarak zerine dayand bir temelin hazrl ve balangc olarak anlalabilir yle ki Varln evvelce unutuluu bylece alacak ve olumsuzlanacaktr. Yine de onu doru anlamak, bu evvelki dnmemenin bir darda brakma olmadn, daha ok, Varln kendinigizlemesinin sonucu olarak dnlmesi gerektiini anlama meselesidir. Varlktan yoksunluk olarak, Varln gizlenmesi Varln almasna aittir. Metafiziin zn oluturan ve Varlk ve Zaman'm drts haline gelen Varl unutma Varln kendisinin zne aittir. Varlk ve Zaman ile balayan dnme, bylece bir yandan Varl unutmaktan bir uyan - hi dnlmemi olan bir eyin 42

hatrlan olarak anlalmas gereken bir uyan - ama te yandan da bu uyanma olarak Varl unutmann bir ortadan kaldrl deil fakat kendini onun iine yerletirme ve onunla birlikte kalmadr. Bylece Varl unutmadan Varl unutmaya uyan Sahiplenmeye uyantr. Varl unutma ilkin Varln kendisi, yani Sahiplenme zerinde dnte deneyimlenebilir. Bu dnmenin karakterine genellikle "geriye adm" denildi, lkin bu geri adm bir "...den" ve bir "...e doru" olarak anlalr. Bylece Heidegger'in dnmesi, varolanlarn aklndan, kendini gsteren varolanlarda gizli kalan akla doru hareket olacaktr. Ancak "geri adm" deyiinde bir baka ey dnlr. Bu adm nce geri adm atar, ulamak zere olduu eyden mesafe alr. Bu mesafe al, mesafenin kaldrlmas, dnlmesi gerekenin yaklamasnn serbest braklmasdr. Geri admda, aklk, dnlmesi gereken ey olarak grnr. Ancak o hangi ynde ldar? Geri adm terimleriyle dnldnde bu adm bizi nereye gtrr? Bu "Nereye (Neye)" belirlenemez. Yalnzca geri adm atldnda belirlenebilir yani o yalnzca, geri admda grnene uygun gelme sonucu ortaya kabilir. Bu "nereye"nin belirsizlii asndan temel bir glk ortaya kt. Bu belirsizlik, grnn yerinin kendinde belirlendii ancak hala bilgiden gizlendii bir tarzda, yalnzca bilgi iin mi vardr? te yandan eer bu belirsizlik yalnzca bilgi iin deil de daha ok "nereye"nin kendi varlk tarznn bir belirsizlii ise o zaman bizim yalnzca, henz bilmememizin sonucu olarak anlalmamas gereken byle bir belirsizliin nasl dnlebilecei sorusu doar. Bu aydnlatld lde bu ifadelerin yetersizliine ramen yle sylenebilir: "nerede"nin yerinin "neresi" olduu kesindir ancak yine de bu yerin nasl bir yer olduu bilgiden gizlenilir. Ve bu "nasl"n yani bu yerin Varlk tarznn zaten belirlenip belirlenmedii (ancak henz bilinebilir olmayan) ya da onun kendisinin yalnzca, szn ettiimiz Sahiplenmeye uyan iine adm atma sonucu ortaya kp kmad konusunda kararsz kalmaldr. 43

Biz bir kez daha, konferansn temel niyetini ve ynn karakterize etmeye giritik. Bu da bizi yeniden Varlk ve Zaman zerinde dnmeye gtrd. Metafizik dnmenin bak asndan konferansn izledii yolun btn yani Varln Sahiplenme araclyla belirlenmesi, zemine, kkene bir geri dn olarak yorumlanabilir. Sahiplenmenin Varlkla bants o zaman a priori'nm a posteriori'yle bants olacaktr. Bu a priori yalnzca, modern felsefede baskn hale gelen bilginin a priorisi, bilgi iin a priori olarak anlalmamaldr. O, Varln Sahiplenme iine ekilmesi ve onunla birlemesi olarak Hegel'in anlad anlamda daha kesin belirlenebilen bir nedensel ba sorunu olacaktr. Bu yorum, Varlk ve Zaman'm niyetini ve yntemini karakterize etmede kullanlan "temel ontoloji" terimi - bu yanl anlamaya kar koyma niyetiyle sonradan braklm olan bir terim - hesaba katldnd! da olasyd. Burada dikkat edilmesi gereken kesin ey, temel ontolojinin Varlk ve Zaman'da hazrlanan Varln anlam sorusuyla, bu biricik soruyla bantsdr. Varlk ve Zaman'a gre temel ontoloji, Dasein'm ontolojik analizidir. "Dolaysyla, tek bana kendisinden btn dier ontolojilerin doabildii temel ontoloji, Dasein'n varolusal analitiinde aranmaldr. "(Varlk ve Zaman, s.34) Buna gre sanki temel ontoloji hala eksiklii duyulan fakat bu temel zerinde ina edilmesi gereken ontoloji iin temelmi gibi grnyor. O, varln anlamna ilikin soru meselesi olduu zaman, madem ki anlam, Dasein'm temel karakteristiini oluturan Varln anlamasnda ve Varln anlamas olarak ortaya kan tasarlanm anlamdr, o halde Dasein'm anlama ufkunun gelimesi, yle grnyor ki yalnzca Dasein'm temel ontolojisi zerinde ina edilebilen bir ontolojinin gelimesinin kouludur. Bylece temel ontolojinin, Varln anlamnn akla kavuturulmas ile bants -yaynlanmam olan - temel teoloji ile teolojik sistem arasndaki bantya benzeyecektir. Bunun Varlk ve Zaman'da henz aka ifade edilmedii yadsmamasa da bu yine de doru deildir. Daha dorusu, Varlk ve Zaman, onun araclyla, "Varlk"m kendisini mevcut olagelme olarak verdii bir zaman kavram bulmaya, her eyden ok zamana ait olana doru yoldadr. Bu, Varln zamansallk olarak

yorumunda, Dasein'm zamansall yolunda tamamlanr. Ancak bu, temel ontolojide temel olanla, zerindeki herhangi bir yapnn birbirlerine uymamalar anlamna gelir. Bunun yerine, Varln anlam aklandktan sonra Dasein'm btn analitiinin tamamen farkl bir tarzda daha zgn olarak tekrar edilmesi gerekliydi. Bylece, temel ontolojinin temeli, zerine bir eyin ina edilebildii bir temel, bir fundamentum inconcussum deil daha ok bir fundamentum concussum olduundan ve Dasein analitiinin tekrarnn, zaten Varlk ve Zaman'm kalk noktasna ait olmas, oysa "temel" szcnn analitiin n karakteri ile elimesinden dolay "temel ontoloji" terimi brakld. Birinci oturumun sonunda metnin, anlalmas kolay olmayan ve konferans anlamak iin zorunlu olan baz pasajlar tartld. Konferansa giriin sonunda "Grevimiz... belirlemektir" paragraf baz glklere neden oldu. yeterince

Her eyden nCe u tmcede byk bir eliki vardr: "Varl varolanlar olmakszn dnme giriimi zorunlu hale geliyor zira baka trl bana yle geliyor ki bugn btn yeryznde (var) olan'm Varln aka grmenin bir olana yok." Bu elikinin zorunluluu ve olana, "Bugn... (var)olan'n Varl" ifadesini kullandmz zaman kendisi hakknda dndmz ereveleme 'nin belirsizlii ile ilgilidir. Sahiplenmenin ilk grn olarak ereveleme (Gestell) de ek olarak bu giriimi zorunlu klandr. Bylece imdiki zaman anlama zorunluluu, metine ilk bakta sanld gibi giriimimizin asl drts deildir. Ayrca, "Bugn btn yeryznde (var) olan'm Varl" ifadesinin Varlk problemi gibi evrensel bir problemin bu kk gezegene, yeryz denilen ufack kum tanesine indiriliini imleyip imlemediini, bu daraltc indiriliin bir antropolojik ilgiden ortaya . kp kmadn sorduk. Bu soruyla ayrca uralmad. Biz, modern teknolojinin zn oluturan erevelemenin, bildiimiz gibi yalnzca yeryznde ortaya kan bir eyden dolay nasl olup da evrensel Varln bir ad olabileceini aklamadk.

45

44

Sonra, "varolanlar olmakszn Varl dnmek" deyii tartld. "Varln varolanlarla 'bantsn dikkate almakszn" ifadesiyle birlikte bu deyi, "Varl, varolanlar araclyla temellendirmeksizin Varl dnme"nin ksaltlm formlasyonudur. "Varolanlar olmakszn Varl dnmek" bylece varolanlarn Varlkla bantsnn asli olmad, bu bantya aldrmamamz gerektii anlamna gelmez. Daha dorusu bu, causa sui (kendinin nedeni) olarak summum ens'in (en yksek varlk)btn varolanlarn varolanlar olarak temellendirilmesini tamamlad olgusundan ibaret olan metafizik tarzda dnlmemesi gerektii anlamna gelir. (cf. Leibniz'in yirmidrt metafizik tezi, Heidegger, Nietzsche, Vol II, ss. 454 ff.) Fakat biz bundan daha fazlasn kastediyoruz. Her eyden nce, Varln varolanlar uruna dnld ve kavranld, sonuta da Varln bu zemin olmasn dikkate almakszn varolanlara tabi klnd ontolojik ayrmn metafizik karakterini dnyoruz. Konferansn giriten sonraki ilk tmceleri de yine baz glklere neden oldu. lkin dorudan yle ifade edildi: "Bat Avrupa dncesinin balangcndan bugne kadar Varlk, bir yerde mevcut olma ile ayn anlama gelir." Bu tmce ne anlatyor? Varlk yalnzca bir yerde mevcut olma anlamna m gelir yoksa mutlaka buna fazlasyla ncelik vermekle onun baka karakteristikleri grmezlikten gelinebilir mi? Konferansta vurgulanan tek belirlenim olan, Varln bir yerde mevcut olarak belirlenmesi, yalnzca, konferansn, Varl ve zaman bir arada dnme niyetinin sonucu mudur? Ya da bir yerde mevcut olma (mevcudiyet), Varln belirlenimlerinin btnsellii iinde, konferansn niyetinden bamsz bir "olgusal" ncelie mi sahiptir? Her eyden nce, Varln zemin olarak belirlenmesine ne dersiniz? Mevcut olma, mevcudiyet, Varln btn metafizik kavramlarnda,Varln btn belirlenimlerinde konuur. Hatta zaten mevcut'u olduran olarak, altta duran olarak zemin, kendinde dnldnde devam edene, kalcya, zamana, mevcut'a gtrr. Sadece, Varln Greke belirleniminde deil, szgelimi Kant "konum"da ve yine tez , antitez ve sentez in bir hareketi 46

olarak Hegelci diyalektikte de (burada yine bir varlk konumlanr.) mevcut (present) konuur, mevcut olagelmenin ncelii kendini bilinen klar. (cf. Nietzsche II,ss. 311 ff., ayrca: Wegmarken 1967, ss. 273 ff. "Kant'n Varlk zerine Tezi"). Bu dolayl gndermeler, Varln btn biimlendirililerinde kendi szne sahip olan mevcudiyetin nselliini gsterir. Bu belirlemenin nasl, hangi tarzda olduu, kendisini bilinir klan mevcudiyetin nselliinin ne anlama geldii hala dnlmez. Mevcudiyetin nsellii bylece "Zaman ve Varlk" konferansnda bir sav olarak kalr, fakat yle bir soru ve bir dnme grevi olarak: mevcudiyetin nselliinin varolup olmadn, hangi sebepten ve ne lde var olduunu dnmek. Konferansn ilk paragraflar u tmceyle devam eder: "Mevcut olagelme, mevcudiyet mevcuttan sz eder."Bu belirsizdir. Bir yandan, mevcudiyet olarak mevcut olagelmenin, alglayan ve onun tasarm (repraesentio) ile bantl olarak dnld anlamnda anlalabilir. O zaman mevcut, mevcut olagelme' den ortaya kan bir belirlenim olacak ve mevcut olagelmenin alglayan insanla bantsn adlandracaktr. te yandan o, zamann tamamen genel olarak- mevcut olagelmeden sz ettii anlamnda anlalabilir. Burada, nasl ve hangi tarzda sorusu ak kalr. "Varlk, zaman tarafndan mevcudiyet olarak belirlenir."Konferansn amalad ite bu ikinci anlamdr. Buna karlk problemin ortaya konulmasnn belirsizlii ve gl bylece ilk tmcelerde bir karmla deil daha ok tematik alanda etraf el yordam ile aratrmakla uramamz gerektii olgusu ancak, konferansn temasn, grte bir btn olarak srekli korumakla ortadan kaldrlmas olas olan yanl anlamalara gtrmeye vesile olur. kinci oturumun balangcnda semineri balatan genel iaretlere baz eklemeler yapld. a. Varlk ve dnme bantsnn bir arada Varlk sorusuna ait olmas. Varlk ve dnme - ya da Varlk ve insan- bants konferansta aka tartlmasa da onun, aslnda Varlk sorusunun her admna ait olduunu aklmzda tutmalyz. Burada dnmenin 47

ifte rolne dikkat etmeliyiz. Bir yandan, aslnda Varln aklna ait olan dnme, insan ayrt eden dnmedir. Varlk ve Zaman araclyla ona anlamal dnme denebilir. te yandan dnme, yorumlamac, Varlk-dnme bantsn ve genel olarak Varlk sorusunu dnen dnmedir. Birinci anlamdaki dnmenin, yorumlamac dnmenin kendine zgln, "felsefi" dnmenin Varlk sorusuna ait olma tarzn karakterize edip edemediini dnmeliyiz. Yorum, bizlerin Varlk sorusunu doru olarak ele almamz meselesi olduunda, onun, dnmenin bir karakteristii olup olamad sorgulanabilir kalr. Dnmenin grevi, kendi belirlenimini ondan almak iin, dnlmesi gereken konusunda kendini zgr klma ve zgr tutmadr, b . Geicilik/Koula ballk Varlk sorusunun gereklemesi iin yine, dnmenin kesin olan bir baka zellii ile, dnmenin kendi belirlenimini yalnzca Sahiplenmeye girdii zaman ald olgusuyla yakndan baldr. Bunun yanklar zaten geriye adm tartmasnda bulunabilir. Bu zellik onun geiciliidir. Bu dnmenin daima yalnzca hazrlayc olmas eklindeki en ak anlamnn stnde ve tesinde geicilik, bu dnmenin daima sezinlendii - ve bunun da geri adm tarznda olduu - eklinde daha derin bir anlama sahiptir. Bylece, bu dncelerin geici karakteri zerindeki vurgu, bir tr alak gnlllk taknmann sonucu olmayp daha ok, dnmenin ve dnlmesi gerekenin sonluluu ile snrlanan kesin, nesnel bir anlama sahiptir. Geri adm ne kadar sk atlrsa ilerde ortaya kacak durumu iine alan Syleme de o kadar yeterli hale gelir. c. Sahiplenmeye giden deiik yollar Daha nceki yazlarda Sahiplenmeden zaten sz edildi: 1. Hmanizm zerine Mektup'ta, Sahiplenme'den sz edildi fakat yine bilinli bir belirsizlikle... 2. "Olan iine bak" ortak bal altnda 1949'da verilen drt konferansta Sahiplenmeden daha ak bir ekilde sz edildi. Bu konferanslar, ilki ve sonuncusu dndakiler yaynlanmam olarak "ey, ereve,Tehlike, Dn" balklarn tarlar (Cf. 48

Konferanslar ve Denemeler 1954, ss. 163 ff. "ey"). 3. "ereve" adl konferansn sadece bir baka uyarlamas olmayan, teknoloji zerine konferansta ( op.cit., ss. 13 ff. "Teknie Soru"; ayrca : Opuscula, "Teknik ve Dn"te., 1962). 4. En ak olarak zdelik zerine konferansta. zdelik ve Ayrm (Harper Row 1969, ev. Joan Stambaugh ). Bu pasajlar, nceden iaret edilen Sahiplenmeye giden yollarn farkllklar ve birbirlerine ait olmalar zerinde dnmeyi harekete geirmek amacyla hatrlatld. Konferansn yolu ve tarz iin nemli olan bir sonraki eletirel pasaj daha youn bir dnmenin konusuydu. lk olarak "iaret eden" szc ("Btn varolanlara varolanlar olarak iaret eden Varlk) Varln, varolanlar zerindeki etkisini adlandrmak iin ok dikkatlice seilmi olan bu szck tartld. aret etmek -gsterme ile ilgili - d hatlar, getalt yani varolanlar olarak varolanlar iin doal olan getaltn ne olduunu gsterir. Varolanlar bakmndan Varlk, gstermenin kendisi olmakszn, gsteren, bir eyi grlebilir yapandr. Sz. konusu paragraf yle devam eder: "Neyin mevcut olduu bakmndan dnldnde, mevcut olma kendisini, mevcudiyet kabul edilene kadar mevcudiyete-brakma olarak gsterir." Bu pasajn kritik noktas, ncekilerden sonu olarak ortaya kan keskin bir biimde tasvir eden ve yeni bir eyin balangcn bildiren "Fakat artk..." tr. "Fakat artk"ta ortaya kanla ilgili ayrm nedir? Bu, mevcudiyete-brakma(letting~presence)daki bir ayrmdr ve her eyden nce, brakma iinde anlamna gelir. Bu ayrmn iki yan unlardr: Mevcudiyete-brakma: Mevcudiyete-brakma: Mevcut olan. 2. Mevcudiyete-brakma: Mevcudiyete-brakma (Sahiplenme araclyla dnlen.) 49 1.

4" i il

grte yalnla ulamak nemlidir. lk durumda, mevcudiyete-brakma olarak mevcudiyet (presence), varolanlarla yani mevcut olanla ilgilidir. Bununla anlatmak istediimiz, btn metafiziklerin altnda yatan, Varlk ve varolanlar arasndaki ayrm ve bu ikisinin bantsdr. Szcn asl anlamn kalk noktas yaptmzda brakma (letting) u anlamlara gelir: gitmesine izin verme, uzaklamasna izin verme ,ayrlmasna izin verme ; yani ak iersine zgr brakma. Mevcudiyete-brakmanm zgr kld mevcut olan, birliktemevcut olan varolanlarn aklna yalnzca kendisi iin mevcut olan bir ey olarak kabul edilir. "Bu ak"n ne zaman ve nasl verildii sylenmeden kalr ve burada sz edilmeye deerdir. Ancak mevcudiyete-brakma aka dnldnde, o zaman bu brakma tarafndan etkilenen ey artk mevcut olan deil mevcut olma'nn kendisidir. Buna gre bu szckten sonra gelen de yine mevcudiyete-brakma olarak yazlr. O halde brakma (izin verme) u anlamlara gelir: kabul etme, verme, yayma, gnderme, ait olmaya brakma (let-belong). Bu brakma iinde ve bu brakma araclyla, mevcudiyet ait olduu eye kabul edilir. Bu belirleyici ifte anlam bylece, izin vermede (brakmada), buna uygun olarak da mevcudiyette yatar. "Fakat artk" ile birbirlerinden ayrlan birbirleriyle ilgisiz olmayan bu iki parann bants glklerden yoksun deildir. Usulen sylendikte bu kartln her iki yesi arasnda belirleyici bir bant vardr: Yalnzca, mevcudiyetin brakmasfizin vermesi) var olduundan, mevcutu olanakl klan bu mevcudiyete-brakmadr. Fakat bu bantnn aka nasl dnlecei, sz konusu ayrmn Sahiplenme araclyla nasl belirlenecei sadece ima edilmiti. Balca glk, Sahiplenmenin bak asndan, dnmeyi, ontolojik ayrmdan zgr brakmann gerekli olduu olgusunda yatar. Sahiplenme zerindeki gr asndan bu bant kendini, szck'n ey'le bants, bir bakma Varln varolanlarla bants olarak anlalabilen bir bant olarak gsterir. Fakat o zaman onun kendine zg nitelii kaybolacaktr. kinci gn yaplan nc oturum baz gndermelerle balad. Konferans dinleme ve anlamadaki glk, tuhaf gelse de, tartlan meselenin yalnlna aittir. Bylece, her eyden nce Szcn eski anlamna bakldnda, konferansta sk sk ortaya kan "sorun/ mesele" (matter), "dnmenin sorunu" ifadesi, tartlan durum, tartlan ey, sz konusu mesele anlamna gelir. Bu dnme henz belirlenmediinden bu sorun, dnceyi veren, bu dnmenin kendi belirlenimini ald eydir. Gerekli bir nlemle ve aa vurmamakla birlikte, Hlderlin'in Bhlendorfa bir mektubunda (Sonbahar, 1802) yazd u tmce ou kez sz ettiimiz Heidegger'in dnmesinin geicilii ile ilikili olabilir: Deerli arkadam! Zamanmzdan nceki airler zerine yorumda bulunmayacamz ancak bu lirik iir tarznn genel olarak farkl bir karakteri ykleneceini dnyorum... Bu oturumdaki tartma ncelikle konferansn gidiatn kesinlikle ynlendiren szck olan "O verir" ifadesi zerinde younlat. Biz bu szcn geleneksel kullanmn aydnlatmaya altk. "O verir"in alldk dilde ortaya kma biimi, zaten tekrar tekrar salt eylerin, salt olu'un (ortaya kmann) teorik, genel, zayflam anlamnn ardna, bir bantlar bolluuna iaret eder. Szgelimi, derede alabalklar vardr dersek, alabalklarn salt "Varl" saptanm olmaz. Bundan nce ve ayn zamanda bu tmcede derenin bir ayrm (distinction) ifade edilir. Dere bir alabalk deresi olarak, bylece de zel bir dere, iinde balk tutabileceimiz bir dere olarak nitelendirilir. "O verir"in, "oradadr"n yaln kullanmnda zaten insanla bant sz konusudur. Bu bant genellikle elde mevcut olann bants, insan tarafndan olanakl bir sahiplenmeyle bantdr. Orada olan, yalnzca nmzde deildir. nsan ilgilendirir de. nsana elik eden bantdan dolay "O verir", yaln dil kullanmnda, Varl,"var"olan salt " varolan "dan daha ak olarak adlandrr. Ancak bu "var"(dr) da her zaman ve tek bana, salt varoluu saptamann teorik olarak zayflatlm anlamna sahip deildir. Bu,

50 \

51

iirsel dilde aktr. Trakl yle der: O bir ktr rzgarn sndrd. O bir testidir bir ayyan le vakti brakt. O bir zm badr, yanm ve rmceklerle dolu ukurlarla kapkara. O bir odadr onlarn badanaladklar. Bu msralar "Psalm" adl iirinin ilk ktasndan alnmadr. Ayn dnemde yazd "De Profundis" adl bir dier iirde de yle der: O bir anz tarlasdr zerine kara bir yamurun yad. O kahverengi bir aatr tek bana duran. O slk alan bir rzgardr bo kulbeler etrafnda dnen. Ne kadar keder verici bu gece. O bir ktr dudamda sndrlen. Ve Rimbaud, "Les Illuminations"dan bir pasajda yle der: Ormanda bir ku var (il ya) t sizi durduran ve kzartan yznz Bir saat var almayan. Bir balk var, yuvasyla ak hayvanlarn Bir katedral var inen ve bir gl, ykselen Kk bir araba var ormanda terk edilen ya da -patikadan aa yuvarlanan, kurdelelerle bezeli. ocuk oyuncular var giysiler iinde, ormann kenarndan yolda grlebilen. Ve sonra a ve susuz olduunuz an biri var peinize den. Franszca // ya (Gney Alman lehesindeki es hat : "it has"), Almanca es gibt ,"0 verir"(it gives)' e karlk gelir. Belki de Trakl, Rimbaud'nun bu sz konusu iirinden haberdard. Rilke ve Benn'in de kulland poetik dilin "O var"m bir 52

dereceye kadar aydnlattk. lk olarak diyebiliriz ki "O var", bir eyin varoluunu hi de "O verir"dekinden daha fazla onaylamaz. Geleneksel olann aksine "O verir", "O var", bir eyin hazr bulunuunu adlandrmaktan ok kesinlikle hazr bulunmayan, esrarengiz, demonik bir ey olarak bizi ilgilendireni adlandrr. Dolaysyla insanla bant da "O var"da, alldk "O verir"dekinden ok daha fazla vurgulu olarak adlandrlr. "O var"n ne anlama geldii yalnzca Sahiplenme araclyla dnlebilir. Bylece bu, poetik "O var" ve dnceye ait olan "O verir" arasndaki bantya benzer ak bir soru brakt. "O verif'deki O hakkndaki, bir zneden yoksun zel bir ahsa bal olmayan (yalnzca nc tekil ahs kullanlan) tmceler olarak gramerin nitelendirdii tmce trleri hakkndaki birka gramatik tartma ve ayrca phesiz bugn bir sorun olan, tmcenin zne ve yklemin bir bants olarak yorumunun Grek metafziksel temelleri hakknda ksa bir hatrlatma da "O Varl verir", "O zaman verir" deyiini, nerme niteliindeki ifadelerden baka trl anlamann olanaklln ima etti. Bu balamda, konferansa ilikin ortaya konulmu olan iki soru tartld. Biri, Varlk tarihinin olanakl sonu ile, dieri Sahiplenmeye uygun Deyi tarz ile ilgiliydi. I. Eer Sahiplenme, Varlk tarihinde Varln yeni bir biimlenmesi deil de daha ok Varln Sahiplenmeye ait olduu ve onun iine yeniden ekildii (her hangi bir tarzda) bir durum ise o zaman Varlk tarihi, Sahiplenme/nde, dnme iin bir sona ulamtr yani dnme Sahiplenme iine girdiinden gndermede yatan Varlk'ta olduundan- artk aka dnlmesi gereken deildir. Dnme o halde asal Varln eitli biimlerini gnderene dayanr ve ondan nce gelir. Yine de bu, Sahiplenme olarak gnderenin kendisi, tarihsel deildir ya da daha dorusu yazgszdr. Metafizik, Varln biimlenmelerinin yani Sahiplenme asndan grldkte, gndermede verilen yazglar lehine, burada olann edimsel mevcudiyete-brakmas lehine, gnderenin kendini geri ekmesinin tarihidir. Metafizik, Varln unutuluudur ve bu, 53

Varl verenin gizlenmesi ve * geri ekilmesinin tarihidir. Dnmenin Sahiplenme iine girmesi bylece, bu geri ekilmenin tarihinin sonuna eittir. Varln unutuluu Sahiplenme iinde uyanta "kendisini ykseltir." Ancak, kendi snr olarak metafizie ait olan bu gizlenme, Sahiplenme'nin kendisine ait olmaldr. Bu da metafizii Varln unutuluu biiminde nitelendiren geri ekilmenin artk kendisini, gizlenmenin kendisinin boyutu olarak gstermesi demektir. Fakat imdi bu gizlenme kendisini gizlemez. Daha dorusu, dnmenin dikkati onunla ilgilidir. Dnmenin Sahiplenme iine girmesiyle ona uygun olan kendi gizlenme tarz da ortaya kar. Sahiplenme aslnda mlk edinme'dk (expropriation). Bu szck Sahiplenme ile uygun bir tarzda, gizlenme anlamndaki eski Greke lethe'y ierir. Bylece Sahiplenme'nin yazgdan yoksunluu onun hi bir "hareketi" olmad anlamna gelmez. Daha ok, geri ekilmede bize doru dnen Sahiplenmeye en uygun hareket tarznn, ilkin kendisini, dnlmesi gereken olarak gstermesi anlamna gelir. Bu, dnlmesi gereken olarak Varlk tarihinin Sahiplenmeye giren dnme iin bir sona ulat anlamna gelir hatta, metafizik varolmasn srdrecek, belirleyemediimiz bir ey olsa bile... 2. Dier som, Sahiplenmede dncenin bir grevi olarak dnmeye verilebilenin ne olduu ve buna uygun Deyi tarznn ne olabilecei sorusudur. Biz sadece, sylemenin biimine yani nerme biimindeki ifadelerle konumann sylenmesi gereken ey iin yetersiz olduu olgusuna ilikin deil, kabaca sylendikte, ierie ilikin soru soruyoruz. Konferansta yle denildi: "Geriye sylenecek ne kalyor? Sadece u: Sahiplenme sahiplenir." lk olarak bu sadece, Sahiplenme'nin dnlmemesi gereken hareket tarzn geitirir. Olumlu olarak ifade edildiinde u soru ortaya kar: Sahiplenme neyi sahiplenir? Sahiplenme ile sahiplenilen nedir? Ve : Dnme, Sahiplenmeyi dndnde bu Sahiplenmeyle sahiplenileni dnp tanmak mdr?

Sahiplenmeye sadece bir hazrlk yapmak isteyen konferansta, bu konuda bir ey sylenmez. Ancak Heidegger'in baka yazlarnda bu dnlmtr. Bylece, zdelik {zdelik ve Ayrm., "zdelik yasas") zerine konferansn sonunda Sahiplenmenin sahiplendii, yani kendi iine sevk ettii ve Sahiplenme iinde tuttuu ey belirtilir: Yani, Varlk ve insann birbirlerine ait olmalar. Bu birbirlerine ait olmada birbirlerine ait olanlar artk Varlk ve insan deil daha ok,sahiplenilen olarak - dnyann drt katndaki lmllerdir. "Hlderlin'de Yeryz ve Gkyz" (Hlderlin Jahrbuch 1960, ss.17 ff.) ve "ey" adl konferanslar sahiplenilene, bu drt kat'a ilikin farkl ekillerde konuurlar. Ayrca Deyi/Syleme olarak dil hakknda sylenen her ey buraya aittir (Dil'e Giden Yol zerinde, 1971). Bylece Heidegger, yalnzca bir n hazrlk biiminde de olsa Sahiplenme ve sahiplendii hakknda konutu. nk bu dnme sadece Sahiplenmeye girii hazrlama ile ilgili olabilir. Sadece Sahiplenme sahiplenir denilebilmesi, Sahiplenmenin kendisinde dnlmesi gerekenin btn zenginliini dlamaktan ziyade iine alr. Dahas, insanla, eyle, tanrlarla, yeryz ve gkyzyle bantda, dolaysyla da sahiplenilen ile bantda mlk edinmenin (expropriation) aslnda Sahiplenmeye ait olduunu hi bir zaman unutmamalyz. Ancak bu u soruyu iine alr: Hangi ynde Mlk edinme? Bu soru'nun yn ve anlam daha fazla tartlmad. Drdnc oturumun banda bir baka som, konferansn niyetini yeniden ele almaya gtrd. Hmanizm zerine Mektup'ta (Klostermann basks, s.23) "Veren O, burada Varln kendisi olduundan" ifadesini gryoruz. Kar k, bu net ifadenin, "Zaman ve Varlk" konferansyla Varl Sahiplenme olarak dnme niyetinin, Sahiplenmenin baskn kmasna, Varln ortadan kaybolmasna yol at konusunda uyumadn ortaya koydu. Varln ortadan kaybolmas yalnzca Hmanizm zerine Mektup'taki pasajla deil ayn zamanda da konferansn biricik niyetinin "Varln kendisini Sahiplenme olarak grne karma" olduunun belirtildii konferanstaki pasajla da aykr der. 55

54

Buna biz ilk olarak, Hmanizm zerine Mektuptaki sz konusu pasajda ve bylece de neredeyse batan sona "Varlk'n kendisi" teriminin zaten Sahiplenme'yi adlandrd eklinde yant verdik (Sahiplenme'nin esas yapsn oluturan bantlar ve balamlar 1936 ve 1938 tarihleri arasnda zmlendi). kinci olarak, bu tamamen Varln, Sahiplenme olarak grnmesiyle Varlk olarak ortadan kaybolduunu grme meselesidir. Bu bakmdan iki ifade arasnda hi bir eliki yoktur. Her ikisi de farkl vurgularla ayn meseleyi adlandrr. Ayn zamanda, "Zaman ve Varlk" konferansnn balnn Varln ortadan kayboluu ile elitiini sylemek de olanakl deildir. Bu balk Varlk ve Zaman'm dnmesinin devam ettiini bildirmek ister. Bu, "Varlk" ve "Zaman"n elde bulundurulduu ve bylece konferansn sonunda yeniden konu edilmesi gerektii anlamna gelmez. Daha ok Sahiplenmenin, ne Varlk ne de zaman olarak ele alnamayacak bir tarzda dnlmesi gerekir. Sz gelii O, bir "neutrale tantum", "zaman ve Varlk" balndaki ntral "ve"dir. Yine de bu, Varlk ve zaman da bir bakma tematik olmay srdrsnler diye gnderme ve vermenin de Sahiplenme iinde aka dnld gereini dta brakmaz. Varlk ve Zaman'da "O verir"in, dorudan doruya Sahiplenme ile bant iinde dnlmeksizin kullanld pasajlara deinildi. Bu pasajlar bugn yarm kalan giriimler olarak, Varlk sorusunu zmleme, bu soruya uygun bir yn verme giriimleri olarak grlrler. Fakat kendileri yetersiz kalrlar. O halde, bugn bizim grevimiz, Varlk sorusuna iaret eden ve bu soru tarafndan belirlenen bu giriimlerdeki konular ve motivleri grmektir. Aksi takdirde, Varlk ve Zaman'm. soruturmalarn, yetersiz diye reddedilen bamsz incelemeler sayma hatasna kolayca dlr. Bylece szgelimi lm sorusu sadece, Dasein'm zamansa!ln zmleme niyetinin sonucu olarak ortaya kan snrlar ve drtler iinde aranr. Bugn bile Varlk sorusunu sorma tarznda bulunan glkler alann, onun kalk noktasn ve geliimini tasarmlamak 56

ok zordur. O zamann Yeni- Kant felsefe evresi iinde, bir felsefenin bir felsefe olarak dinleyici bulacaksa, Kant bir tarzda, yani eletirel ve transendental bir tarzda dnme iddiasn yerine getirmesi gerekliydi. Ontoloji bir kmseme szcyd. Mantksal Soruturmalar' da - zellikle VI. ksmda - Varla ilikin asl soruya yaklaan Husserl, o zamann felsefi atmosferinde azimle devam edemedi. Natorp'un etkisi altna girdi Ve ilk sonucuna Ideas'&a ulaan transendental fenomenolojiye dnd. Bylece fenomenolojinin prensibi terk edildi. Fenomenolojinin felsefeyi istilas (Yeni-Kantlk biiminde) Scheler ve daha biroklarnn Husserl'de ayrlmalarna neden oldu.- Geriye, bu ayrlmann, "dncenin eylere geri dnmesi" ilkesinden ortaya kp kmad ve bu ilkeden nasl kt ak sorusu kalr. Btn bunlara, konferansn ileyi tarz hakknda olas sorular aydnlatmak iin deinildi. Eer fenomenolojiyle belirli bir felsefe okulu deil de her felsefenin iinden geen bir ey anlalrsa, bu ileyi tarzna fenomenolojik denebilir. Bunu en iyi adlandran "eylerin kendilerine!" slogandr. te tamamen bu anlamda, Husserl'in soruturmalar yeni ve ok uyarc bir ey olarak- ilk kez Dilthey'n grecei (1905) - Yeni-Kantlm ileyi tarzna kar durmakta diretti. Ve bu anlamda Heidegger'den, halis fenomenolojiyi koruyan kii olarak sz edilebilir. Aslnda Varlk sorusu esasl bir fenomenolojik tavr olmakszn olanakl olmayacaktr. Husserl'in, Yeni-Kantln problemlerine ynelmesi -ilk kez, bugn byk lde ilgisiz kalnan nemli denemesi "Kesin Bilim Olarak Felsefe" (Logos I, 1910-11) de grlr.- ve Husserl'in tarihle canl bir bantdan yoksun olduu gerei Dilthey'la bir kopuklua neden oldu. Bu konuda, biz Husserl'in Varlk ve Zaman'\ kendi blgesel ontolojiler kavray erevesinde tarihselin blgesel ontolojisi olarak anladndan sz ettik. Drdnc oturumda daha nce belirttiimiz nemli bir pasajla ilgili bir sorunun tartlmas ar bast. Soru, Varlk ve zaman'n Sahiplenme ile bantsn amalad ve orada adlandrlan mevcut olma, mevcudiyete-brakma, gizlememe, verme ve sahiplenme gibi kavramlar iersinde her zaman daha byk bir zgnlk anlamnda bir derecelenme olup olmadn sordu. Sz konusu pasajdaki, Mevcut olagelmeden, mevcudiyete-brakma'ya, 57

oradan da sahiplenmeye gtren hareketin daha zgn bir zemine bir dedksiyon olup olmadn sordu. Eer o daha zgn bir eyin bir durumu deilse, adlandrlan kavramlar arasndaki farkn ve bantnn ne olduu sorusu doar. Onlar bir derecelenme sunmazlar, daha ok, alan eski bir yol zerinde sahne alrlar ve hazrlayc olarak Sahiplenmeye gtrrler. Aadaki tartma aslnda, mevcut olagelmenin, metafizikte mevcut olan belirleme tarznda bulunan belirlemenin anlam ile ilgilidir. Bu ifade yoluyla, mevcut olagelmeden, sahiplenmeye giden eski yolun karakteri; daha zgn bir zeminin hazrlanmas olarak kolayca yanl anlalabilecek olan bir karakter aydnlatlm olmalyd. Mevcut olann mevcut olagelmesi - yani, mevcudiyetebrakma: mevcut olan - Aristoteles tarafndan poiesis olarak yorumlanr. Daha sonra creatio olarak yorumlanarak objelerin transcndental bilinci olarak saptamaya yetili hayranlk uyandran bir yalnln dz izgisinde gider. Bylece metafiziin mevcudiyetebrakma' snn temel niteliinin, onun eitli biimlerindeki retim olduu ak hale gelir. Bunun tersine, Platon'da mevcut olagelme ve mevcut olan arasndaki belirleyici bantnn, nous'un "poetik" karakteri ncelikle "Yasalar" && fazlasyla n plana ksa da, poieses olarak anlalmamas gerektiini gsterdik. To kalo ta kala kala'd, sadece parousia, yani kalon'un (kendinde gzel) kala ile (tek tek gzel eyler) bir arada olmas, bu bir arada olmaya yklenilen mevcut olan bakmndan "poietik" anlam tamakszn ifade edilir. Bu da, Platon iin bu belirlemenin dnlmeden kaldn gsterir. nk O, hibir yerde asl parousia 'nn ne olduunu ve hi bir yerde parousia'mr onta ile ilgili ne baardn zmlemez. Bu gedik, Platon'un mevcut olagelme ile mevcut olan bantsn k metaforunda yakalamaya alt - yani poiesis, yapma vb. olarak deil k olarak - olgusuyla kapatlmaz. Bu konuda O, hi phesiz Heidegger'e yaklar. nk Heidegger'in dnd mevcudiyetebrakma, konferansn sz konusu pasajnda tarafsz ve ak olarak her tr yapma, kurguya kart olsa da ve bu anlamda ele alnmas gerekse de bir ak-iine-getirme'dir. Bunda Grek unsurlar, k ve aydnlk aklk kazand. Ancak yine de metaforik olarak a bavurunun ne sylemek isteyip de syleyemediini sormalyz. 58

Mevcudiyete-brakma'nm aletheia ile bantsyla birlikte, varolanlarn Varl hakkndaki btn soru, objelerin kuruluunun Kant erevesinden uzaklatrlr, hatta bu Kant konumun aletheuein araclyla anlalmas gerekse de... Kant zerine yazlan kitapta, imgelem zerindeki vurgu buna tanklk eder. Bu noktada, eer gizini ama, kendisi iin ele alnrsa yani eer ierik asndan belirlenmezse mevcut olagelmenin mevcutla bantsn gizini ama olarak anlamann yeterli olup olmad soruldu. Eer gizini ama zaten btn poiesis trlerinde, yapma, etkide bulunma trlerinde yatyorsa bu tarzlar nasl darda braklabilir ve gizini ama sadece kendisi iin elde tutulabilir? O halde bu gizini ama, ierik asndan belirlenmediinde ne anlama gelir? Buna bavurularak, szgelimi poiesis't ait olan gizini ama ile Heidegger'in anlad anlamdaki gizini ama arasnda nemli bir ayrm yapld. Birincisi, eidos - bu poiesis iinde ayr yere konulan, gizlenilejdir. - ile ilgiliyken Heidegger'in gizini ama'dan anlad varolanlarn btnsellii ile ilgilidir. Sonra kayna belirsiz olan ve aydnlatlm olmayan ey-lik ve Ne-lik arasndaki ayrmdan sz edildi (cf. Heidegger, Nietzsche II, ss. 399 ff.). Bununla beraber ele alman sorularn amacyla ilgili olarak sz konusu pasajdaki gizini amann sadece temel bir zellik olarak korunmasna karn ierik asndan belirlenen eitli gizini ama tarzlarnn dnlmesi gerektiinin geriye kald sylendi. Bylece, etkileme karakteri, mevcudiyete-brakmadaki brakma'dan kaldrlr. Mevcut olma'dan, mevcudiyete- brakmaya ve oradan da gizini amaya atlan admla, varolanlarn farkl alanlarndaki mevcudiyetin karakteri konusunda hibir karar verilmez. Dnme iin geriye kalan grev, eylerin farkl alanlarndaki gizin aa kmasn belirlemektir. Mevcut olagelmeden mevcudiyctc-brakmaya atlan admda yatan ayn hareket tr, mevcudiyete-brakna'dan gizini amaya ve oradan da verme'ye geite aktr. Her bir durumda dnme geriye adm atar. Bylece bu dnmenin ileyi tarz olumsuz teoloji yntemine benzetilme yoluyla incelenebilir. Bu, dilde verilen ontik modellerin kullanld ve ortadan kaldrld olgusunda ve bunlarn kullanlma ve ortadan kaldrlma tavrnda da aktr, Szgelimi,"ulatrma", "gnderme", "elde tutma", "kendine mal 59

etme" gibi fiillerin, fiiller olarak yalrzca genel olarak zamansal bir biime sahip olmakla kalmayp ayrca zamansal olmayan bir ey iin de belirli bir zamansal anlam gsteren szcklerin kullanlmas dikkat ekicidir. Beinci oturum, Heidegger ve HegePin dnmeleri arasnda tekrar tekrar onaylanan benzerliin tartlmas iin bir dayanak olarak hizmet etme ilevi grmesi gereken Jean Beafret'nin raporu ile balad. Konumac, bu benzerliin Fransa'daki dnl tarz zerine bilgi verdi. lkin, Heidegger ve Hegel arasndaki arpc yaknlk ve benzerlie kar kmak gerekmez. Bylece Fransa'da byk lde baskn olan izlenim, tpk Leibniz'in, Descartes'n bir zetini ya da Hegel'in, Kant'n bir zetini sunmas gibi Heidegger'in dnmesinin de Hegel'in felsefesinin bir zeti - bir derinletirme ve bir yayp ama olarak - olduu eklindeydi. Heidegger'in dnmesi aslnda bu adan ele alnrsa o zaman Heidegger'in dnmesinin btn grnmleri ile Hegel'in felsefesinin grnmleri arasnda kar klamayacak net karlkllklar bulunabilir. Bu karlkllklar yardmyla, sz gelii bir uygunluklar tablosu oluturulabilir ve bylece Heidegger'in Hegel'e olduka yaklak eyler syledii anlalabilir. Ancak tmyle bu gr, Heidegger'in felsefesi diye bir eyin olmasn gerektirir. Eer byle olmam olsayd o zaman her karlatrma, karlatrlabilirlik temelini kaybederdi. Yine de karlatrmann olanakszl, bantszlk demek deildir. Raporun ikinci ksmnda, Heidegger'in dncesinin Fransa'da urad geldii en byk yanl anlamalarn bazlarndan sz edildi. Hegel'in Mantk'mda dolaymsz olarak Varlk, Varln hakikati olarak z'e dolaymlanr. Varlk'tan z'e ve z'den kavrama bu yol, Varlk sorusuyla dorudan doruya ayn ya da Varlk sorusuyla mutlaka karlatrlabilir olarak, zgn biimde ortaya konulan Varln hakikatine giden bu yol Varlk ve Zarhan'&a gelitirilir mi? Bu temel ayrm yakalamaya nasl giriilebilir? Hegel'in bak asndan yle sylenebilir: Varlk ve Zaman, Varln ele geirilmesini salar. Varl "kavram"a geniletip 60

yaymaz - (Hegel'in terminolojisinin dsal olarak savunduu bir iddia: Varlk-z-kavram). te yandan Hegel'in dncesine ilikin Varlk ve Zaman'm bak asndan u soru sorulabilir: Hegel, Varl belirlenimsiz dorudan mevcut olma olarak ortaya koymaya ve bylece de daha en batan onu, belirleme ve dolaymlama ile bamtlamaya nasl ular? (Cf. Heidegger, Wegmarken, 1967,ss.255 ff. "Hegel ve Grekler"). Bu son soru, Hegelci olumsuzluk'un kayna problemine aydnlanmadan kalan bu probleme - ilikin bir ara sze frsat verdi. Hegelci mantn szn ettii "olumsuzluk" mutlak bilincin yapsnda m yoksa baka bir yanda m temellendirilir? Hegel'in Varla ait grd olumsuzluun zemini speklatif dnm mdr ya da olumsuzluk ayn zamanda bilincin mutlaklnn da zemini midir? Eer Hegel'in "Fenomenoloji"de ancak daha sonra dzen verilen (Mantk'\& ortaya kan) al dualizmlerle uratna dikkat edilir ve nceki yazlarnda gelitirdii yaam kavramna baklrsa, olumsuzun olumsuzluunun, bilincin yapsn dnmden elde edilemedii aka grlr, ancak te yandan, bilinten hareket eden modern grn, olumsuzluun geliimine byk lde katkda bulunduu olgusu da gz ard edilemez. Olumsuzlama, daha ok kopu idesiyle ilgili olabilir ve bylece nesnel konuulursa Herakleitos'a (diapheron) geri gider. Varln belirlenimi ile ilgili hareket noktasndaki ayrm u iki noktada saptand: I. Hegel'e gre Varl hakikati iinde belirleyen, bu felsefede hibir zaman sorulmaz nk Hegel iin Varlk ve dncenin zdelii gerekten bir denkliktir. Dolaysyla Hegel iin Varlk sorusu diye bir soru yoktur ve hatta byle bir soru ortaya atlamaz. II. Konferans, Varln Sahiplenmede sahiplenildiinin gsterilmesi ile baladndan Sahiplenmeyi, en son ve en yksek ey olarak, Hegel'in Mutlak' ile karlatrma eilimi doabilir. Ancak bu zdelik yanlsamasnn ardndan o zaman unu sormak gerekir: Hegel'e gre insann Mutlakla bants nasl bir bantdr? Ve: nsan Sahiplenme ile ne tarz bir bant iindedir? O zaman kpr kurulamayan bir ayrm grlecektir. Hegel iin insan, Mutlan kendi-kendisine ulat yer olduundan, kendine-ulama insann sonluluunu amaya yol aar. Heidegger iin bunun tersine, 61

grne kan kesinlikle sonluluktur -yalnzca insann sonluluu da deil ayn zamanda Sahiplenmenin kendisinin de sonluluu... Hegel zerine tartma, Sahiplenme iine girmenin, Varlk tarihinin sonu anlamna gelip gelmeyecei sorusuna bir kez daha deinme frsat verdi. Burada bir temel ayrmn arka planna kart saylmas gerekse de HegePle bir benzerlik olduu grlr. Bu tezin, Varlk ve dncenin gerekten zdeletirildii yerde Hegel'in durumundaki gibi - yalnzca tarihin bir sonundan sz edilebileceini hakl karp karmad ak bir soru olarak kalr. Ne de olsa, Heidegger'in anlad anlamda Varlk tarihinin sonu baka bir eydir. Sahiplenme, dnmenin belirleyemedii aa kma (unconcealment) olanaklarn ierir. Bu anlamda, yazglarn, dnmenin Sahiplenme iine giriiyle "durdurulduu" sylenemez. Eer Varlk tarihi, Sahiplenmenin kendisini gizledii yazglarn tarihi olarak anlalrsa, bu giri'ten sonra, Varlk ve Varlk tarihine ilikin hala bu ekilde konuulup konuulamayacan dnmek gerekir . Daha nceki bir oturumda ontik modellere ilikin sylenenler - szgelimi, zaman iindeki ontik olaylar olarak yaylma, armaan vs. - yeniden ele alnd. Modellerle dnen bir dnme hemen teknolojik dnme olarak nitelendirilmemelidir, nk "model" szcnn bir eyin daha kk oranlardaki tekrar ya da tasars olarak anlalmamas gerekir. Daha dorusu, bir model, dnmenin yle bir tarzda kopya etmesi gereken bir eydir ki kopya ettii ona bir itilim veren olsun. Dnmenin modelleri kullanma zorunluluu dille ilgilidir. Dnmenin dili, yalnzca ortak sz sylemeden yola kabilir. Ve sz syleme aslnda tarihsel-metafiziksePdir. Buna ilikin zaten bir yorum yapld. Bu adan bakldnda dnme, kendilerinden eninde sonunda vazgemek ve bylece de speklatife gei yapmak iin yalnzca, modelleri aratrma olanana sahiptir. Belirttiim modeller yardmyla dnlen sorunlara rnekler: I. Ortak tmce'nin speklatif nermeye ulamaktan vazgemesi gereken bir model salamas biimindeki ortak tmce modeline gre gelitirilen Hegel'in speklatif nermesi. II. Canl varlklarn kendi kendilerine-hareketi modeline gre Platon'un Yasalar adl yaptnda tartld biimiyle nous'un hareket tarz. 62

Byle bir modelin ne olduu ve onun dnme iin ilevinin nasl anlalaca yalnzca esasl bir dil yorumuyla dnlebilir. Bylece, sonraki tartmalar dille, daha dorusu ortak sz syleme diye adlandrlan ile dnce dili arasnda varolan bantyla ilgiliydi. Ontik modellerden sz etmek, dilin ilkece bir ontik karaktere sahip olduunu varsayar, yle ki dnme bir eyi sadece szckler araclyla ak klabildiinden, kendini, ontolojik olarak sylemeyi arzu ettii ey iin ontik modelleri kullanyor durumda bulur. Hatta dilin sadece ontik deil fakat balangtan ontikontolojik olduu olgusundan baka, dnme dilinin, metafziksel dilin snrlarn btnyle grne kard bir tarzda dilin yalnln ifade eden bir dnme dilinin var olup olamayacan sorabiliriz. Ancak bunun hakknda konuulamaz. Bu soru hakknda bylesi bir Syleme'nin baars ya da baarszl araclyla karar verilir. Son olarak, ortak dil yalnzca metafziksel bir dil deildir. Daha ok, bizim, ortak sz sylemeyi Grek ontolojisine dayal yorumlaymz da bir metafziksel dili konuur. Ancak, insann dille bants, kendisini, benzer olarak Varlkla bantya dntrebilir. Oturumun sonunda Heidegger'in, Richardson'un Heidegger: Fenomenolojiden Dnceye adl kitabna nsz olarak baslan bir mektubu okundu. Bu mektup balca u iki soruya yant verir: I. Dncesini belirlemi olan ilk drt ve II. Dn sorusu. Bu mektup, metinde tartlm olan ve Varlk ve Zaman'dan "Zaman ve Varlk"a ve oradan da Sahiplenmeye giden yolun temelini oluturan bantlar aydnlatt. Altnc ve son doluluundan sz szcklerinde yatan ilgiliydi. Dnm, metafizik iinde ifade kendisini asal ve oturum, ilk olarak, Varln dnmnn edildiinde "dnm", "deitirim" anlamla ilgili ortaya kan baz sorularla deitirim, bir yandan, metafizie ilikin edilir. O zaman, bu szck, iinde Varln tarihsel olarak gsterdii deien biimler 63

anlamna gelir. u soru ortaya kar: alarn ardkl nasl belirlenir? Bu zgr ardklk kendisini nasl belirler? Neden ardklk kesinlikle bu ardklktr? nsan, Hegel'in "dea" tarihini dnmeye srklenir. Hegel'e gre tarihte, ayn zamanda zgrlk olan zorunluluk hkm srer. Ona gre, her ikisi de, varolan Tin'in z olarak diyalektik hareket iinde ve bu hareket sayesinde ayndrlar. te yandan, Heidegger'e gre bir "neden byle?"den sz edilemez. Sadece "yle" - Varlk tarihi byle bir tarzdadr. denebilir. Bylece konferansta Goethe'nin "Yeterli Neden lkesi" nden sz edii aktarlr: Nasl? Ne zaman? ve Nerede? - Tanrlar sessiz kalr! yleyse tutunun nk'ye ve Nedenini sormayn. Konferanstaki "nk" devam eden, kendisini yazg olarak srdrendir. "yle"nin iinde ve bu "yle" anlamnda, dnme, ardklkta zorunlulua, bir dzene ve bir tutarlla benzer bir eyi de soruturabilir. Bylece, Varlk tarihinin, kendisini ykselten Varln unutuluunun tarihi olduu sylenebilir. Varln asal dnmleri ve kendini geri ekii arasnda bir nedensel bant olmasa da yine de bir bant grlebilir. yle sylenebilir: Uzakta olan, Bat dncesinin balangcndan, aletheia'dan uzaa tanr, uzaktaki aleheia unutulur, daha ak bilgi, bilin n plana gelir ve bylece Varlk kendini geri eker. Ayrca, Varln bu geri ekilii gizlenmi kalr. Herakleitos'un kryptesthai''mda bu ekilme ilk ve son kez ifade edilir. (Physis kryptesthai philei. Doa saklanmay sever ). Aletheia'mn aletheia olarak bu ekilmesi, Varln energeia'dan actualitas'& dnmn serbest brakr. Biz, dnmn, metafizie iaret eden bu anlamn, Varlk Sahiplenmeye dntrlr dediimizde amalanan anlamdan kesinkes ayrmalyz. Burada sz konusu olan, Varln metafziksel biimlenmeleri ile karlatrlabilir olan.ve onlar yeni bir kendini gsterme olarak izleyen bir Varlk tezahr deildir. Daha ok, Varln - asal anmlaryla bir arada - yazgda tutulduunu ancak yazg olarak Sahiplenme iine geri alndn kastediyoruz. Varln asal biimlenmeleri ile Varln Sahiplenmeye dnm arasnda ereveleme yer alr. ereveleme, sz gelii bir ara devredir. Onun ifte bir grnm, bir Janus ba sunduu sylenebilir. O, istemeden istemeye bir tr devam edi, bylece de 64

Varln ar bir biimlenmesi olarak anlalabilir. Yine de o, ayn zamanda, Sahiplenmenin kendisinin bir ilk biimidir. Seminer boyunca ou kez, deneyimlemeden sz ettik. Bylece baka eyler arasnda yle dedik: Sahiplenmenin farkna varma deneyimlenmelidir, o ispatlanamaz. Ortaya kan son sorulardan biri, bu deneyimlemenin anlamyla ilgiliydi. Bu soru, dnmenin, sorunun kendisinin deneyimlenmesi olduunun varsaylmas, ancak te yandan da, deneyime yalnzca bir hazrlk olmas olgusunda bir tr eliki buldu. Bylece, dnmenin (seminerde giriilen dnmenin de) henz bu deneyim olmad sonucuna varld. Ancak bu deneyim nedir? O, dnmeden vazgeme midir? Aslnda, dnme ve deneyimleme seenekler olarak birbirlerinin karsna konulamazlar. Seminerde ortaya kan, dnmeye, bylece de deneyimlemeye bir hazrlk giriimi olarak kalr. Ancak bu hazrlk zaten, deneyimlemenin mistik bir ey, bir aydnlatma edimi deil de daha ok, Sahiplenmede ikamet etmeye giri olduu bir dnme tarznda ortaya kar. Bylece, Sahiplenmenin farkna var, aslnda, dencyimlenmi olmas gereken, ancak bu sfatla da ilkin Varl unututan bu unutua uyanmaya zorunlu olarak bal olan bir ey olarak kalr. Bylece ilkin, gsterilebilen ve gsterilmesi gereken bir olay geriye kalr. Dnmenin hazrlayc bir aamada olmas olgusu, bu deneyimin, hazrlayc dncenin kendisinden farkl bir yapda olmas anlamna gelmez. Hazrlayc dnmenin snr baka bir yerdedir. Bir yandan, madem ki metafizik, baka bir dncenin hi grnemedii - ve yine de var olduu - bir tarzda kendi tarihinin son devresinde kalabiliyor, o zaman, benzer bir ey, hazrlayc dnme olarak ileri doru, Sahiplenmeye bakan ve sadece iaret edebilen - yani, olas Sahiplenmenin yerine giriin ynn gstermesi gereken ynergeler veren, bir yzyldr orada olmayan Hlderlin'in iirine benzer bir ey - ve yine de olmu olan , dnmeye de olacaktr. te yandan, dnmenin snr, dnme ye hazrln sadece zel bir konuda baarlabilmesinde yatar. O farkl bir biimde, iersinde bir dnme ve konumann da ortaya kt iirde de, sanatta da vb. basardr. 65

Daha sonra, "Olan ine bak" konulu konferans dizisinden alnan "Dn" bir sonu olarak ele alnd. Bu, seminer srasnda tartlm olan, bir kez daha duyulabilsin diye, szn gelii, sanki bir baka adan ve daha birlikli bir tarzda ortaya konuldu. Sonra ksaca yantlanan baz sorular ortaya atld. "Dn"te sz edilen dnyann yadsn, "Zaman ve Varlk" daki mevcut olann yadsnmas ve elde tutulmas ile bantldr. Sahiplenmedeki yadsma ve brakmama hakknda da konuulabilir, nk onlar "0"nun zaman verme tarzyla birliktedirler. Sahiplenme tartmas aslnda Varlk ve zaman'dan ayrlmann yeridir ancak Varlk ve zaman, sz gelii, Sahiplenmenin armaan olarak kalr. Varln sonluluundan ilk olarak Kant zerine yazlan kitapta sz edildi. Sahiplenmenin; Varln, seminer boyunca ima edilen drt katn sonluluu, yine de Kant zerine kitapta' sz edilen sonluluktan farkldr. yle ki O artk sonsuzlukla bant asndan deil daha ok kendinde sonluluk olarak dnlr: Sonluluk, son, snr -kendinin olanda gvende olma. Bu yeni sonluluk kavram, bu tarzda, yani Sahiplenmenin kendisi araclyla.bu kendinin kavram araclyla dnlr. Fakat sank bir red iareti yapt. Birinin orada olmas gerekirdi dedi, eer arldysa, ancak birini armak yaplabilecek en byk hatayd. (Hans Erich Nassack, mkansz Duruma).

FELSEFENN SONU VE DNMENN GREV


Bu balk, soru sormada steleyen bir dnme giriimini gsteriyor. Sorular bir yanta giden yollardr. Eer yant verilebilirse, bu yant, tehlikeli bir- soruna ilikin nerme niteliindeki bir ifadeden deil, dnmenin bir dnmnden ibaret olacaktr. Aadaki metin daha geni bir balama aittir. O, Varlk ve Zaman sorusunu daha esasl bir tarzda ekillendirmek iin 1930'dan bu yana tekrar tekrar ele alnan bir giriimdir. Bu u anlama gelir : Varlk ve Zaman'daki sorunun kalk noktasn immanent bir eletiriye uratmak. Bylece bu giriim, dnmenin sorununun ne olduu eletirel sorusunun, ne lde zorunlu ve srekli olarak dnmeye ait olduunu ak klmaldr. Buna gre Varlk ve Zaman'm grevinin ad deiecektir. unlar soruyoruz: 1. Felsefenin imdiki ada son devresine girmesi ne anlama gelir? 2. Felsefenin sonunda dnmeye verilen grev nedir? 67

Kant and the Problem of Metaphysics (Bloomington: Indiana Un. Press, 1962). Hatta "Varlk ve Zaman"da Heidegger zamansall sonlu olarak dnr. (ng. ev.) 66

1. gelir?

Felsefenin imdiki ada son devrine girmesi ne anlama

felsefenin ne durumda ise yle olduu olgusunu onaylamamz gerekir. eitli dnya grleri ile ilgili durumda olabildii gibi, bizim iimiz, birini dierine tercih etmek deildir. "Son" szcnn eski anlam yer anlamyla ayndr: "bir sondan bir dierine" u anlama gelir : Bir yerden bir dierine. Felsefenin sonu yle bir yerdir ki orada btn felsefe tarihi en ar olanakhlnda toplanr. Tamamlanma olarak son , bu toplanma anlamna gelir. Btn felsefe tarihi boyunca Platon' un dnmesi, deiik biimlerde kesin kalr. Metafizik, Platonizm'dir. Nietzsche kendi felsefesini tersine evrilmi Platonizm olarak nitelendirir. Kari Marks'n metafizii tersine evirmesi ile birlikte felsefenin en u olanakllma ulalr. Felsefe, son devresine girmitir. Buna karn, felsefi dnmeye hala giriildii lde, o, sadece epigonal bir rnesansa ve bu rnesansn eitlemelerine ulamay salar. O halde felsefenin sonu, her eyden nce kendi dnme tarznn kesintiye uramas deil midir? Bu sonuca varmak bir erken doum olur. Tamamlanma olarak bir son, en ar olanakllklar iinde toplanmadr. Biz, imdiki felsefelerin, nceki tarzn geliimleri olduklarn sandmz srece ok snrl bir tarzda dnrz. Daha Grek felsefesi anda felsefenin kesin bir karakterinin grndn unutuyoruz : Bilimlerin, felsefenin sz at alanda gelimeleri. Bilimlerin gelimesi, ayn zamanda onlarn felsefeden ayrlmalar ve kendi bamszlklarn kazanmalardr. Bu sre, felsefenin tamamlanmasna aittir. Onun geliimi, bugn, btn varlk tabakalarnda canl ve hareketli durumdadr. Bu gelime, felsefenin salt zlmesine benzer ve gerekte onun tamamlanmasdr. Psikolojinin, sosyolojinin, kltrel antropoloji olarak antropolojinin bamszlndan ve lojistik ile semantik olarak mantn rolnden sz etmek yeterlidir. Felsefe, insann empirik bilimi yani insan iin kendi teknolojisinin deneysel objesi haline gelebilen her eyin empirik bilimi olur. Bu teknoloji araclyladr ki insan, eitli yapma ve biimlendirme tarzlarnda onunla i grerek kendisini dnya iine yerletirir. Btn bunlar, her yerde, varolanlarn tekil alanlarnn bilimsel kefi temelinde ve bu lte 69

Felsefe metafiziktir. Metafizik var olan bir btn olarak dnya, insan, tanr- Varlk asndan, var olanlarn bir arada Varla ait olmalar asndan dnr. Metafizik, var olanlar, nedenleri veren tasarmsal dnme tarznda varolan olarak dnr. nk felsefenin balangcndan beri ve bu balangla birlikte, varolanlarn Varl, kendisini zemin (arkhe, aition ) olarak gsterdi. Bu zeminden dolay, varolan olarak var olanlar, bilinebilen, elde bulundurulabilen ve etki edilebilen bir ey olarak olu, yok olu ve srp gidileri iinde ne iseler o'durlar. Zemin olarak Varlk, varolanlar, edimsel mevcut olmalarna gtrr. Bu zemin, kendisini mevcudiyet olarak gsterir. Mevcudiyetin mevcut oluu, onun, her biri kendi tarznda burada/mevcut olan mevcudiyete gtrmesi olgusundan ibarettir. Edimsel trden mevcudiyete gre bu zemin, gerek olann ontik nedensellii olarak ; nesnelerin nesnelliini transendental olarak olanakl klma biiminde ; mutlak Tin'in hareketinin, tarihsel retim srecinin diyalektik dolaymll olarak ve deerler koyan g istemi olarak temellendirme zelliine sahiptir. Varolanlara zemin oluturan metafziksel dnmeyi karakterize eden olgu, metafiziksel dnmenin, mevcudiyeti iindeki mevcuttan hareket etmesi ve bylece de onu esasl bir ekilde yaplm bir ey olarak onun kendi zemini araclyla tasarmlamas/temsil etmesi'dir. Felsefenin sonu hakknda konumakla ne anlatlmak isteniyor? Hepimiz bir eyin sonunu, hemen, salt bir durma, devam etmeme, hatta belki de g kayb ve etkisizlik olarak olumsuz anlamda dnrz. Tersine, felsefenin sonu hakknda sylediimiz, metafiziin tamamlanmas anlamna gelir. Buna karn tamamlanma, felsefenin en yksek yetkinlie/tamla kendi sonunda ulamas gereken bir sonu olarak yetkinlik anlamna gelmez. Biz sadece, bir baka ala karlatrma yoluyla bir metafizik ann tamln deerlendirmemize izin verecek herhangi bir ltten yoksun olmakla kalmayz, bu tr bir deerlendirme yapmaya hakkmz da yoktur. Platon'un dnmesi, Parmenides'inkinden hi de daha tam deildir. Hegel'in felsefesi de Kant'mkinden... Her felsefe a kendi zorunluluuna sahiptir. Bizim, sadece, bir 68

gre ortaya kar. Kendilerini imdi kurmakta olan bilimlerin, yaknda sibernetik denen yeni bir temel bilim tarafndan belirlenecekleri ve ynlendirileceklerini anlamak iin kahinlie gerek yoktur. Bu bilim, inSanm, eyleyen sosyal varlk olarak belirlenmesine karlk gelir. nk o, insan emeinin olas planlanmas ve dzenlenmesinin ynetimi teorisidir. Sibernetik, dili, haberlerin bir dei toku'una dntrr. Sanatlar, bilginin dzenlenmidzenleme aralar haline gelir. Felsefenin, her zamankinden daha nemli lde birbirlerine dayanarak aralarnda iletiim kuran bamsz bilimler iindeki geliimi, onun yasal tamamlandr. Felsefe imdiki ada sona eriyor. O, kendi yerini, sosyal olarak etkin olan insanln bilimsel tavrnda buluyor. Ancak, bu bilimsel tavrn temel nitelii, onun sibernetii yani teknolojik niteliidir. Modern teknolojiyi sorgulama gereklilii, teknolojinin, dnyann btnselliinin grnmn ve insann onun iindeki konumunu daha kesin bir biimde tanmlamas ve dzenlemesiyle ayn lde yok oluyor. Bilimler her eyi, bilimin kurallarna uygun yani teknolojik olarak, yine de felsefenin kkenini hatrlatan kendi yaplar iinde yorumlayacaklardr. Her bilim, kendi aratrma alannn eklemlenmesi ve betimlenmesi iin bal kald kategorileri alma hipotezleri olarak anlar. Onlarn doruluklar, sadece, uygulanmalarnn aratrma sreci iinde ortaya kard etkiyle llmez. Bilimsel doruluk, bu etkilerin verimliliine eit saylr. Bilimler, felsefenin kendi tarihinin gidiinde ksmen gstermeye altn, yani eitli varlk alanlarnn (doa, tarih, hukuk, sanat) ontolojilerini artk kendi grevleri olarak stleniyorlar. Bilimlerin ilgisi, koordine aratrma alanlarnn zorunlu yapsal kavramlar teorisine yneltiliyor. "Teori" artk u anlama geliyor: Sadece sibernetik ilevine izin verilen, ancak, herhangi bir ontolojik anlamnn yadsnd kategorilerin kabul. Tasarmsal-hesaplayc dnmenin bu ilemsel ve model oluturucu nitelii baskn hale 70

geliyor. Ancak yine de bilimler, kendi blgesel kategorilerinin kanlamayan varsaymna dayal olarak varolanlarn Varl hakknda konuuyorlar. Onlar tam da byle sylemezler. Felsefeden gelen kkenlerini yadsyabilirler ancak hi bir zaman ondan vazgemezler. nk bilimlerin bilimsel tavrnda yine de onlarn felsefeden doularnn belgesi konuur. Felsefenin sonu, bir bilimsel- teknolojik dnyann ve bu dnyaya uygun sosyal dzenin iletilebilir dzenlenmesinin zaferi olduunu kantlar. Felsefenin sonu u anlama gelir : Bat Avrupa dnmesinde temellenen dnya uygarlnn balangc. Ancak, bilimlere alan geliimi anlamnda felsefenin sonu, zaten, iinde felsefenin dnmesinin de konumland tm olanakllklarn tam bir gereklemesi de deil midir? Ya da dnme iin belirlediimiz son olanakllktan (felsefenin teknolojiletirilmi bilimlerde zlmesi) ayr bir ilk olanakllk; felsefenin dnmesinin kendisinden balamak zorunda olaca, ancak, felsefe olarak onun yine de deneyimleyemedii ve benimseyemedii bir olanakllk var mdr? Eer byle olsayd, o zaman, dnme iin, batan sona btn felsefe tarihinde, rtl bir tarzda, ne metafizik olarak felsefe iin, ne de felsefeden gelen bilimler iin kolayca bulunabilir olan bir grevin sakl olmas gerekirdi. O halde soruyoruz : 2. Felsefenin sonunda dnmeye verilen grev nedir? Salt byle bir dnme grevi bize garip gelmelidir. Ne metafizik ne de bilim olabilen bir dnme ne tr bir dnmedir? Felsefenin balangcndan beri, hatta bu balang dolaysyla, kendisini felsefeden gizleyen ve bylece ortaya kaca srada kendisini srekli ve gittike de geri eken bir grev ne tr bir grevdir? Felsefenin dnme sorunu diye bir sorunu olmad ve bylece salt bir gerilemenin tarihi haline geldii iddiasn ierir gibi 71

grnen bir dnme grevi de nedir? Bu iddialarda, kendisini felsefe dnrlerinin byklkleri zerine karmak isteyen bir haddini bilmezlik yok mudu ? Bu phe kendisini kolayca gsterir. Ancak kolayca da kaldrlabilir. nk varsaylan dnme grevinin iyzn kavramak isteyen her giriim, kendisini felsefe tarihinin btnn incelemeye ynelmi bulur. Sadece bu da deil, ayn zamanda o, felsefeye olanakl bir tarih bahedenin tarihselliini dnmeye bile zorlanr. Bu nedenle sz konusu dnme ister istemez, filozoflarn byklne ulaamaz. O, felsefeden daha aa bir derecededir. Daha aadr, nk bu dnmenin, teknoloji ve bilimin biimlendirdii sanayi andaki halk zerindeki dorudan ya da dolayl etkisi, onun felsefedeki duruma etkisinden kesinlikle daha az olanakldr. Ancak her eyden nce sz konusu dnme clz kalr, nk onun grevi, kurucu deil sadece hazrlayc olmaktr. O, snr belirsiz, ortaya k pheli kalan bir olanaklla, insanda bir hazrlk uyandrmaya razdr. Dnme, ilkin, dnmenin ilgilenmesi iin ayrlan ve elde mevcut olan renmelidir. O, bu renme iinde kendi dnmn hazrlar. Biz, hemen imdi balayan dnya uygarlnn, insann dnyadaki konukluunun biricik lt olarak teknolojik- bilimselendstriyel nitelii, bir gn alt edebilmesi olanaklln dnyoruz. Bu, kendisinden dolay ve kendisi araclyla deil, ister duyulsun isterse duyulmasn, daima, henz karar verilmemi olan insann yazgsndan sz eden bir belirlenime insann hazr oluu nedeniyle olabilir. Dnya uygarlnn pek yaknda birdenbire yok olup olmayaca ya da devaml bir yerde durup kalmayaca, daha ziyade, kendisini, her biri en son moday sunan bir dizi deiim iinde gsterecek olsa da, bir istikrar iinde, uzun sre, dengede kalp kalmayaca pheli gibidir.

Bu, sz konusu hazrlayc dnme, gelecei nceden kestirmek istemez ve bunu yapamaz. O, sadece, uzun bir zaman nce felsefenin balangcnda ve bu balang iin tamamen sylenmi fakat aka dnlmemi olan bir eyi imdiki duruma sylemeye giriir. Zaman asndan, buna ksaca deinmek yeterli olmaldr. Biz, felsefenin, giriimimizde bize bir yardm olarak nerdii bir ynergeyi alacaz. Dnmenin grevine ilikin bir soru sorduumuzda, felsefe alannda bunun anlam udur: Dnmeyi ilgilendireni, dnme iin hala tartmal olan ve tartmay belirlemek. Bu,"sorun" szcnn Alman dilindeki anlamdr. O, mevcut durumda dnmenin ilgilenmesi gerekeni, Platon' un deyiiyle to pragma auto'yu gsterir ( cf. Yedinci Mektup 341 C7 ). Son zamanlarda felsefe, kendi isteiyle, dnmeyi, aka "eylerin kendilerine" ard. Bugn zellikle dikkat eken iki duruma iaret edelim. Biz bu, "eylerin kendilerine" arsn, Hegel'in 1807'de baslan yapt System ofScience'm birinci blm olan "Tin'in Fenomenolojisi"nin "nsz"nde duyarz. Bu nsz, "Fenomenoloji"ye nsz deil, System of Science'a, yani felsefenin btnne nszdr. "eylerin kendilerine" ars, tamamen - ve u anlamda: ncelikle soruna - Science of Logic ' e iaret eder. "eylerin kendilerine" arsnda, vurgu, "kendileri" zerindedir. Yzeysel olarak duyulduunda bu ar, bir kar k anlam tar. Felsefenin sorunu iin yetersiz bantlara kar klr. Salt, felsefenin amac hakknda konuma, bu bantlara aittir, ancak bylelikle, yalnzca, felsefi dnmenin sonularna ilikin, bir bildirimde bulunulmu olur. Her ikisi de hibir zaman, felsefenin gerek btnl deildirler. Btnlk, kendisini, ancak kendi oluumu iinde gsterir. Bu, sorunun geliimsel sunuluunda ortaya kar. Bu sunuta, konu ve yntem birleir. Hegel, bu zdelie idea der. dea ile birlikte felsefenin "kendisinin" sorunu ortaya kar. Yine de bu sorun, tarihsel olarak belirlenir: znellik. Hegel, Wissenschaft, scientia'dan bugnk anlamda "bilim" anlatlmaz. Alman idealizmine gre bilim, felsefenin addr.( ng. ev.)

72

Descartes'n ego cogito'suyla birlikte felsefe, ilk kez evinde olabildii yere, salam zemine adm atar der. Eer fundamentum absolutum'a ayrt eden bir subiectum olarak ego cogito ile ulahrsa bunun anlam udur: Bu zne, bilince transfer edilen, gerekten burada olan, geleneksel dilde yeterince ak olmayan bir ekilde "tz" diye adlandrlan hypokeimenori'dur. Hegel, nsz'de (ed. Hoffmeister, s. 19) "Doru, (felsefede) tz olarak deil, hemen hemen zne olarak anlalmal ve ifade edilmeli" dediinde bunun anlam udur: Varolanlarn Varl, mevcut olann mevcudiyeti, sadece mutlak idea'da kendisi iin mevcut hale geldii zaman aktr ve bylece de tam mevcudiyettir. Ancak, Descartes'tan beri idea, perceptio anlamna gelir. Varln kendine ulamas speklatif diyalektikte ortaya kar. Yalnzca ideann hareketi, yntem, sorunun kendisidir. "eyin kendisine" ars buna uygun bir felsefi yntemi gerektirir. Yine de felsefenin sorununun ne olmas gerektiine batan karar verildii varsaylr. Metafizik olarak felsefenin sorunu, varolanlarn Varl, onlarn tzsellik ve znellik biimindeki mevcudiyetleridir. Yz yl sonra "eyin kendisine" ars Husserl'in "Kesin Bilim olarak Felsefe" adl denemesinde tekrar edilir. Bu yaz, 1910- 11 yllar arasnda Logos dergisinin ilk cildinde yaynland (pp.289 ff)Yine, bu ar ilk bakta bir kar k anlam tar. Ancak burada Hegel'inkinden baka bir yn hedefler. O, bilinci aratrmann asl bilimsel yntemi olduunu iddia eden naturalistik psikoloji ile ilgilidir. nk bu yntem, daha balangtan, ynelimsel bilincin fenomenlerine girii kapatr. Ancak "eyin kendisine" ars ayn zamanda, felsefenin gr noktalan ile ilgili denemelerde ve felsefi Dnya gr tiplerini dzenlemelerde kaybolan tarihselcilie kart olarak da yneltilir. Bu konuda Husserl italik olarak yle der. (Ibid. p.340 ): "Soruturmann drts felsefelerle deil, konular ve problemlerle balamaldr." Ve felsefi soruturmada tehlikede olan nedir? Ayn gelenee uygun olarak Hegel iin olduu kadar Husserl iin de o, bilincin znelliidir. Husserl iin Cartesian Meditations sadece 1920 ubat'ndaki Paris konferanslarnn konusu olmamt. Daha ok Logical Investigations'l&n izleyen zamandan beri, Meditations'larm

ruhu, Husserl'in felsefi soruturmalarnn tutkulu yol alma sonuna kadar elik etti. Hem olumsuz hem de olumlu anlamnda "eyin kendisine" ars, yntemin gvenilirliini ve geliimini belirler. O, ayn zamanda, sorun'un kendisinin bir veri olarak gsterilebilmesi yoluyla, felsefenin ileyi tarzm da belirler. Husserl iin "btn ilkelerin ilkesi", her eyden nce bir ierik ilkesi deil bir yntem ilkesidir. 1913'te baslan yaptnda (Jdeas , New York, Collier Books, 1962.) Husserl "btn ilkelerin ilkesi" nin belirlenmesine zel bir blm ( Blm 24 ) ayrd. Husserl, "Akla uygun hibir teori bu ilkeyi bozamaz." der (Ibid. p.44). "Btn ilkelerin ilkesi" yle yorumlanr: Tam olarak ilk bilgi verici Gr, bilgi otoritesinin bir kaynadr, kendisini ilk biimiyle (sanki kendi cisimsel gereklii iindeymi gibi) "Gr"de sunan, o zaman sadece kendisini sunduu snrlar iinde olsa da kendisini dta olmaya veren olarak kabul edilmi olacaktr. "Btn ilkelerin ilkesi" yntemin ncelii tezini ierir. Bu ilke, hangi sorunun tek bana yntem iin yeterli olabileceine karar verir. "lkelerin ilkesi" felsefenin sorunu olarak mutlak znellie indirgemeyi gerektirir. Mutlak znellie transendental indirgeme, kendi geerli yap ve tutarll, yani kendi kuruluu iinde, znellik iinde ve bu znellik araclyla btn objelerin objektivitesini (bu varolanlarn Varln) temellendirme olanan salar ve gvence altna alr. Bylece transendental znellik, "biricik mutlak varlk" olduunu kantlar. (Formal and Transcendental Logic, 1929, p.240) Ayn zamanda, var olanlarn Varlnn kuruluunun "evrensel bilim"inin yntemi olarak transendental indirgeme, bu mutlak varlkla ayn varlk tarzna, yani felsefe iin son derece doal olan sorun tarzna sahiptir. Bu yntem, sadece felsefe sorununa yneltilmez. O, soruna, bir anahtarn kilide ait olduu gibi ait deildir. Daha ok, o, "sorunun kendisi" olduundan soruna aittir. Eer "btn ilkelerin ilkesi"nin, sarslmaz doruluunu nereden ald sorulacak olursa yant yle olacaktr: Zaten felsefenin sorunu olarak kabul edilen transendental znellikten... "eyin kendisine" arsn tartmay standart kuralmz olarak setik.

74

75

O bizi, felsefenin sonunda dnmenin grevini belirlemeye gtren yola tamalyd. imdi neredeyiz? Biz, "eyin kendisine" arsndan dolay, felsefeyi kendi sorunu olarak ilgilendiren eyin batan belirlendii grne ulatk. Hegel ve Husserl'in bak asndan - ve sadece onlarn bak asndan da deil - felsefenin sorunu znelliktir. ar bakmndan tartmal olan, sorun olarak sorun deil, daha ok sorunun kendisini mevcut klan sunumudur. Hegel'in speklatif diyalektii, iinde sorunun sorun olarak, kendi kendisine, kendi mevcudiyetine ulat harekettir. Husserl'in ynteminin, felsefenin sorununu tamamen kkensel verilmiliine yani kendi mevcudiyetine tad dnlr. Bu iki yntem, olanakl olabildii kadar farkldrlar. Ancak onlarn sunduklar sorun sfatyla sorun, farkl ekillerde deneyimlense de ayndr. Ancak, dnmenin grevini grme giriimimizde bu keiflerin bize ne yardm olur? Salt bir ar tartmasnn tesine gitmediimiz ve "eyin kendisine" arsnda neyin dnlmeden kaldn sormadmz srece onlar bize hi de yardm etmezler. Bu tarzda soru sorarak, artk felsefenin dnecei sorun olmayan bir eyin, felsefenin kendi sorununu mutlak bilgiye ve en son kanta gtrd yerde kendini tamamen nasl gizlediinin farkna varabiliriz. Ancak, felsefenin ynteminde olduu kadar sorununda da dnlmeden kalan nedir? Speklatif diyalektik, felsefenin sorununun kendisinin ve kendisi iin bavurduu ve bylece de mevcudiyet haline geldii bir tarzdr. Bu grnm, zorunlu olarak bir k altnda ortaya kar. Yalnzca k sayesinde yani parlaklk araclyla, parlayan ey kendisini gsterebilir yani k saar. Ancak parlaklk, srasyla onu burada ve orada, imdi ve sonra aydmlatabilen ak, zgr bir eye dayanr. Parlaklk aklkta hareket eder ve orada karanlkla savar. Mevcut olan, nerede, bir dier mevcut olanla kar karya gelse, hatta sadece ona yaknlasa bile - ayrca Hegel'e sorarsanz, bir var olann kendisini bir dierinde speklatif olarak yanstt yerde - orada aklk zaten hkm srer, ak blge sahnededir. Yalnzca bu aklk, speklatif dncenin hareketine, dnd ey sayesinde gei hakk verir. 76

Biz buna, olanakl bir grne izin veren ve ,"alma" gsteren aklk deriz. Dil tarihinde, Almanca szck "alma", Franszca clairiere (ak alan)'den dn alnan bir tercmedir. O, daha eski szckler olan Waldung (aalandrma ) ve Feldung (alan) szcklerine gre oluturulur. Orman temizleme (ama), daha eski dilde "kesafet" (Dickung) denilen kesif ormana kart olarak deneyimlenir. Bu, mevcudiyet ifade eden "alma", "amak" fiiline geri gider. Sfat niteliindeki licht "ak", "aydnlatma" szcyle ayndr. Bir eyi amak u anlama gelir: Bir eyi aydnlk, zgr ve ak klmak, orman bir yerdeki aalardan kurtarmak. Bylece ortaya karlan aklk, temizlemedir. zgr ve ak olma anlamnda aydnlk olan, "parlak" anlamna gelen, sfat olan "k saan" ile, ne dilsel ne de olgusal olarak ortak hibir eye sahip deildir. Aklk ve aydnlk (k) arasndaki fark iin bunun gzlemlenmi olmas gerekir. Yine de bu ikisi arasnda olgusal bir bantnn var olmas olanakldr. k, temizleme iine, onun aklna akabilir ve parlakln, ondaki karanlkla oynamasna izin verebilir. Ancak k, hibir zaman ilkin akl yaratmaz. Daha dorusu k (aydnlk), akl nceden varsayar. Yine de temizleme, ama, yalnzca parlaklk ve karanlktan bamsz olmakla kalmaz ayn zamanda tnlama ve yanklama, seslenme ve sesin zayflamasndan da bamszdr. Temizleme, mevcut olan ve olmayan her ey iin aktr. Dnmenin burada alma denen sorunun btnyle farkna varmas gerekir. Biz, salt szcklerden salt nosyonlar - szgelimi, yzeyde kolayca grlebilen olarak "alma" - karmyoruz. Daha ok biz, "alma" adyla yeterince adlandrlan ender bir sorunu gzlemlemeliyiz. Szcn, bizim u anki dncemizle balantl olarak gsterdii ey, zgr aklk, Goethc'nin kulland bir szckle "asl fenomeV'dir. Buna asl sorun demek gerekir. Goethe yle belirtir: (Mcucims and Refections, n.993) "Fenomenlerin tesinde bir ey aramayn, renilmeleri gereken onlarn kendileridir." Bunun anlam udur: Fenomenin kendisi, imdiki durumdaki alma, onu sorgularken ondan renme yani onun bize bir ey sylemesine izin verme grevini bize ykler. Buna gre, iinde salt uzayn ve ekstatik zamann ve de onlarn

77

iinde olan ve olmayan her eyin, tm eyleri toplayan ve koruyan bir yere sahip olduklar bir alma'nn, bir zgr ak'm olup olamayaca sorusundan kanamayacamz bir gnn geleceini ileri srebiliriz. Speklatif diyalektik dnme ile ayn tarzda, kkensel gr (sezgi) ve onun akl (evidence), zaten baskn olan akla, almaya bal kalr. Apak olan ey, dorudan doruya griilenebilendir. Evidentia, Cicero'nun Greke enargeia yerine kulland yani onu Latin harflerine dntrd bir szcktr. Argentum (gm) ile ayn kke sahip olan Enargeia, kendinde ve kendisinden n yayan ve kendisini a karan anlamna gelir. Grekede grme eylemi yani videre zerine konuulmaz, parldayan ve n yayan zerine konuulur. Ancak o, sadece, eer aklk verilmise m yayabilir. Ik n ilk nce almay, akl yaratmaz, sadece onu boydan boya geer. zgr olan, verme ve almaya hibir surette brakmayan, onlarn mevcut kalabildikleri ve hareket etmeleri gereken yer bylesi bir aklktr. Aka ya da belirsizce "eyin kendisine" arsn izleyen btn felsefi dnme, zaten kendi hareketi iinde ve kendi yntemiyle birlikte olan alma'nn zgr uzamna braklr. Ancak felsefe, almadan hibir ey bilmez. Felsefe, akln zerine konuur ama Varln almasna dikkat etmez. Bu lumen naturale (doal k), yani akln , sadece aklk zerine k saar. O, alma ile ilgilenir, ancak onu ylesine az biimlendirir ki, almada mevcut olann ne olduunu aydnlatabilmek iin ona gereksinim duyar. Bu sadece, felsefenin yntemi iin deil, ayn zamanda ve ncelikle felsefenin sorunu iin de, yani mevcut olann mevcudiyeti iin de dorudur. Subiectum 'un, yani hypokeimenon' un, zaten imdi burada olann, bylece de kendi mevcudiyeti iinde mevcut olann, hangi lde znellik iinde de srekli dnld, burada ayrntl olarak gsterilemez. (Heidegger, Nietzsche, vol. 2, 1961, p. 429 ff) Biz burada baka bireyle ilgileniyoruz. Mevcut olan, deneyimlense de deneyimlenmese de, kavransa da kavranmasa da veya sunulsa da sunulmasa da aklktan ayrlamayan olarak mevcudiyet, daima, olagelen (hkm sren) almaya bal kalr. Mevcut olmayan da, almann zgr uzamnda hazr bulunmadka olduu ey olamaz. 78

Kart olan pozitivizmi de iine alan btn metafizik, Platon'un dilini konuur. Bu metafiziin dnmesinin, yani onun varolanlarn Varln sunuunun temel szc eidos, idea'dr: Varolanlarn varolanlar olarak kendilerini gsterdikleri d grn. Buna karn d grn, bir mevcudiyet (hazr bulunma) tarzdr. Aydnlk (k) olmakszn hi bir d grn olmaz- Platon bunu zaten biliyordu. Ancak alma olmakszn ne aydnlk ne de parlaklk olur. Hatta karanlk bile ona gereksinim duyar. Baka trl nasl karanlkta olabilir ve onun iinde dolaabilirdik? Yine de Varlk araclyla yani mevcudiyet araclyla hkm sren alma, felsefenin balangcnda hakknda konuulan olsa da felsefede dnlmeden kalr. Bu nasl ve hangi adlarla ortaya kar? Yant: Bildiimiz kadaryla, Parmenides'in dnce rn iirinde, varolanlarn Varl zerine ilk kez aka dnlen, iitilmemesine ramen bugn bile felsefenin znd bilimler iinde konuur. Parmenides u iddiaya kulak verir : ... kreo de se panta puthestha emen aletheies eukukleos atremes etor ede broton doxas, tais ouk emi pistis alethes Fragment I, 28 ff. ... Fakat hepsini renmelisin: akta olmann, dolgun, titremeyen yreini ve akta olana gvenme yetisinden yoksun lmllerin kanlarn da. Burada belirtilen Aletheia, akta olmadr. Ona dolgun (wellrounded) denir. nk o, balang ve sonun her yerde ayn olduu daire eklindeki saf kre iine evrilir. Bu evrilmede hibir bklme, hile ve kapanma olana yoktur. Dnceye dalan insann, akta olmann sarslmaz yreini dinlemesi gerekir. Akta olma'nn sarslmaz yrei hakkndaki szck ne anlama gelir? O, en ok kendinin olanda akta olmann kendisi anlamna gelir, bu da akta olann balamasn bahedeni kendinde toplayan sessizliin **Standart eviri: Btn sorunlar renmen gerekir-hem dolgun doruluun sarslmaz yreini hem de doru inantan yoksun lmllerin kanlarn. 79

yeri demektir. Bu, ak olann almasdr. Soruyoruz: Ne konuda aklk? Biz zaten speklatif ve iftuitif dnme yolunun, bir yandan br yana geilebilir almaya gerek duyduu olgusu zerinde durmutuk. Sadece bu almada, olanakl ma yani mevcudiyetin kendisinin olanakl mevcut oluu kalr. Baka her eye nsel olan, ilkin, dnmenin bir eyi izledii ve onu kavrad yol zerinde akta olmay baheder: Hotos estin...einai : Mevcudiyet mevcut oluyor. Bu alma, her eyden nce mevcudiyete yolun olanaklln ve mevcudiyetin kendisinin olanakl mevcut oluunu baheder. Biz, aletheia'y, akta olmay, ilkin, Varl ve dnmeyi ve onlarn birbirlerine gre ve birbirleri iin mevcut olularn baheden alma olarak dnmeliyiz. Almann sessiz yrei, tek bana ondan, Varln ve dnmenin, yani mevcudiyet ve kavramann birbirlerine ait olmalar olanann ortaya kabildii sessizliin yeridir. Dnmenin balayc bir karakteri veya taahht olas sav, bu kefalette temellendirilir. Aletheia'nm, alma olarak, ncegelen deneyimi olmakszn, vadedilen ve edilmeyen dnme zerine btn konuma temelsiz kalr. Platon'un, mevcudiyet'i idea olarak belirlemesi, geerli karakterini nereden alr? Aristoteles'in, mevcut olma'y energeia olarak yorumlamas neye gredir? Parmenides'in, deneyimini edinmi olmas gerektii aletheia 'yi, akta olma'y deneyimlemediimiz srece, felsefede daima unutulmu kalan bu sorular soramaymz bile olduka tuhaftr. Ona giden yol, zerinde lmllerin kanlarnn dolamas gereken sokaktan ayrlr. Aletheia, lml bir ey deildir, o, tpk lmn kendisi kadar hi gibidir. Aletheia adn, srarla, akta olma olarak tercme ediim, etimoloji uruna deil, daha ok, Varlk ve dnme denileni gerei gibi dndmzde, dnlm olmas gereken sorundan dolaydr. Akta olma, szn gelii, Varlk ve dnmenin ve onlarn birbirlerine ait olularnn iinde bulunduklar unsurdur. Aletheia, felsefenin balangcnda belirtilir, ancak sonradan felsefe tarafndan aletheia olarak aka dnlmez. nk Aristoteles'ten beri, metafizik olarak felsefenin grevi, varolanlar olarak varolanlar onto-teolojik olarak dnmek olmutur.

Eer byleyse, felsefe zerine, sanki o, geriye aldr etmedii bir ey brakt, onu gz ard ettii ve bylece de esasl bir eksiklik tarafndan zarar grd eklinde yargda bulunmaya hakkmz yoktur. Felsefede dnlmeden kalana bavurma, felsefenin bir eletirisi deildir. Eer imdi bir eletiri gerekiyorsa, o daha ok, Varlk ve Zaman'dan bu yana daha da acil hale gelen, felsefenin sonunda dnmenin olas grevine ilikin soru sorma giriimi ile ilgilidir. nk soru, olduka ge de olsa artk ortaya kyor: Neden aletheia, bildik ad'la, "hakikat" szc ile tercme edilmiyor? Yant yle olmal: Hakikat, bilginin varolanlarda amlanan varolanlarla uygunluu olarak, geleneksel "doal" anlamda anlaldka, ama ayrca da Varln bilgisinin kesinlii olarak yorumlandka, aletheia yani alma anlamndaki akta olma, hakikat ile eitlenemez. Daha ok, aletheia, alma olarak dnlen akta olma, ilkin hakikatin olanaklln verir. nk hakikatin kendisi, tpk Varlk ve dnme gibi, alma unsurunda, olduu ey olabilir. Aklk, her derecede kesinlik, veritas'm her tr dorulamas, zaten, olagelen alma blgesindeki veritas ile birlikte hareket eder. Aletheia, mevcudiyetin almas olarak dnlen akta olma, henz hakikat deildir. O halde, aletheia, hakikatten daha az mdr? Ya da onun ilkin, hakikati, adecjuatio ve certitudo olarak vermesinden ve alma blgesinin dnda bir mevcudiyet ve mevcut olu olamamasndan dolay, o, hakikatten'daha fazla mdr? Bu soruyu, bir grev olarak, dnme'ye brakyoruz. Dnme, felsefi olarak, yani mevcut olan yalnzca kendi mevcudiyeti bakmndan soran metafizik anlamnda dnd srece, bu soruyu bile sorup soramayacan dikkate almaldr. Ne de olsa bir ey ak hale gelir: Aletheia, yani akta olma sorusunu ortaya atmak, hakikat sorusunu sormak deildir. Bu nedenle, aletheia'y, alma, hakikat ' olarak adlandrmak yetersiz Bir sorunu dnme giriiminin, kimi zaman, zaten ortaya konulmu olan kesin bir anlaytan nasl sapabildii, Being and Time (1927)'dan bir pasajla gsterilir.(p.262, N.Y: Harp'er Row, 1962) Aletheia szcn "hakikat" olarak tercme etmek ve her eyden nce bu ifadeyi teorik olarak kavramsal 81

80

\\

ve yanl ynlendiriciydi."Varlm hakikati" zerine konuma Hegel'in Mantk Bilimi'nde dorulanm bir anlam tar, nk burada hakikat, mutlak bilginin kesinlii anlamna gelir. Fakat Hegel de Husserl gibi, btn metafizikler gibi az da olsa Varlk olarak Varlk hakknda soru sormaz, yani mevcudiyetin mevcudiyet olarak nasl varolabilecei sorusunu ortaya atmaz. Mevcudiyet, yalnzca, alma baskn olduu zaman vardr. Alma, aletheia yani akta olma olarak adlandrlr, ama yle dnlmez. Doal bir kavram olan hakikat, Greklerin felsefesinde de akta olma anlamna gelmez. Genellikle ve hakl olarak, alethes szcnn, Homeros tarafndan sadece verba dicendi'de yani ifadede kullanldna ve bylece de akta olma anlamnda deil, doruluk ve gvenilirlik anlamnda kullanldna iaret edilir. Ancak bu gnderim yalnzca u anlama gelir: Ne airler ne de gndelik dil kullanm, hatta ne de felsefe, hakikatin yani ifadelerin doruluunun nasl olup da yalnzca mevcudiyetin almas unsurunda verildiini sorma greviyle yzleirler. Bu soru alannda, aletheia'nm yani mevcudiyetin almas anlamnda akta olma'nn, aslnda sadece orthetes olarak, yani tasarmlarn ve ifadelerin doruluu olarak deneyimlendikleri gereini kabul etmemiz gerekir. Ancak o zaman, hakikatin, akta olma'dan dorulua kkl dnm hakkndaki iddia da savunulamaz.**** Bunun yerine yle sylemek gerekir: Mevcudiyetin ve Mevcut olma'nn dnmede ve sylemede almas olarak Aletheia, aslnda homoiosis ve adaequatio gr asna, yani tasarmlamann mevcut olanla uygunluu anlamndaki adequation gr asna girer. Ancak bu sre kanlmaz olarak bir baka soruyu dourur: Aletheia'nm yani akta olmann, insann doal deneyimine grnmesi ve yalnzca doruluk ve gvenilirlik olarak konumas

nasl gerekleir? Bunun nedeni, insann, mevcut olma'nn akhndaki ekstatik konukluunun, sadece imdi-burada olana ve imdi-burada olann varolan mevcut olmasna doru dndrlmesi midir? Ancak bu, mevcudiyetin mevcudiyet olarak ve onu veren almayla birlikte gz ard edilmi olmasndan baka ne anlama gelir? Yalnzca, aletheia'nm alma olarak verdii ey deneyimlenir ve dnlr, onun alma olarak olduu ey deil... Bu rtl kalr. Bu rastlantyla m olur? Yoksa sadece insan dnmesinin dikkatsizliinin sonucu mudur? Ya da kendinigizleme'nin, gizli kalmann, lethe'n'm aletheia'ya, sadece bir ek olarak ait olmasndan dolay m olur? Ve hatta, kendisinden, aa kmann salanabildii ve dolaysyla mevcut olann kendi mevcudiyeti iinde grlebildii, mevcudiyetin almasnn, bu kendini gizlemesinde bir kural tutulup korunmaz m? Eer byle olsayd, o zaman alma, mevcudiyetin salt almas olmayacak, kendini gizleyen mevcudiyetin almas, yani bir kendini-gizleyen korunmann almas olacakt. Eer byle olsayd, o zaman bu sorularla biz, felsefenin sonunda dnmenin grevine giden yola ulaacaktk. Fakat btn bunlar, temellendirilmemi mistisizm hatta kt mitoloji, ne de olsa ykc bir irrasyonalizm, ratio'nm yadsnmas deil midir? Soruya dnyorum: Ratio, nous, noein, anlama (VernunftVernehmen) ne demektir? Zemin ve ' ilke, zellikle de btn ilkelerin ilkesi ne anlama gelir? Bu, aletheia'y, Grek tarzda akta olma olarak deneyimlemedike ve sonra da, Grekenin stnde ve tesinde onu, kendini-gizleme'nin almas olarak dnmedike yeterince belirlenmi olabilir mi? Ratio ve rational, kendilerine ilikin olanda hala sorgulanabilir kaldka, irrasyonalizm zerine konumak temelsizdir. Bugnk a yneten teknolojik bilimsel rasyonalizasyon, snrsz sonularyla birlikte kendini her gn daha da artc olarak doruluyor. Ancak bu sonular, rasyonel ve irrasyonel'in olanaklhnn ilkin ne bahettii konusunda hibir ey sylemiyor. Etki, teknolojik bilimsel rasyonalizasyonun doruluunu ispatlar. Ancak Var-olan'n grnen karekteri, 83

82*
yollarla tanmlamak, Greklerin, aletheia'nm, felsefe ncesi anlama tarz olarak terminolojik kullanm iin "kendiliinden apak " temel yaptklar eyin anlamn rtmektir. "* Bu ifade, Heidegger'in Platons Lehre von der Wahrheit adl kitab iin derin iaretler tar. (ng.ev) 82

tantlanabilir olan tarafndan tketilir mi? srar, var olan'a giden yolu kapamaz m?

Tantlanan zerindeki

Belki de, kar konulamaz rasyonalizasyon yarndan ve sibernetiin silip sprc karakterinden daha ll olan bir dnme vardr. Belki de ar lde irrasyonel olan, tmyle bu kapsayc niteliktir. Belki de rasyonel ve irrasyonel ayrmnn dnda, bilimsel teknolojiden yine daha ll olan, daha ll ve bylece de uzaklatrlm, etkisiz olsa da yine de kendi zorunluluuna sahip bir dnme vardr. Bu dnmenin grevini sorduumuzda, o zaman sadece bu dnme deil ayn zamanda ona ilikin soru da, ilkin, sorgulanabilir klnr. Btn felsefe gelenei gr erevesinde, bu u anlama gelir: Hepimizin hala bir dnme eitimine ihtiyac var, bundan nce de ilkin, dnmede eitilmi olma ve olmamann ne anlama geldiinin bilgisine... Bu adan Aristoteles, Metaphysics IV.Kitap (1006a ff.)'da bize bir ipucu verir: Esti gar apaideusia to me gignoskein tinon dei zetein apodexin kai tinon ou dei. "nk ne zaman bir ispata gerek olduunu ve ne zaman olmadn grememek eitimsizliktir." Bu tmce, dikkatlice dnmeyi talep eder. nk dnme iine girilebilir hale gelmek iin, hi bir ispata gerek duymayann ne ekilde deneyimlenmesi gerektiine henz karar verilmemitir. O, diyalektik araclk m yoksa kkensel sezgi midir? Yoksa bunlarn her ikisi de deil midir? Her eyden nce, bizden kabul edilmeyi talep edenin, yalnzca kendine zg nitelii bu konuda karar verebilir. Ancak bu, biz onu kabul etmeden nce, karar, bizim iin nasl olanakl klacaktr? Burada, kanlmaz olarak nasl bir dng iinde hareket ediyoruz? Bu, eukukleos alethein, yani iyi-temellenen akta olmann kendisi, alma olarak dnlr m? Dnme grevinin ad, o halde, Varlk ve Zaman yerine Alma ve Mevcudiyet'! gstermez mi? Fakat bu alma nereden gelir ve nasl verilir? "O Verir'"de konuan nedir? Dnmenin grevi, o halde, dnmenin sorununu belirlemek iin nceki dnmenin braklmas olacaktr. 84

BEN FENOMENOLOJYE GTREN YOL


Akademik almalarm 1909-1910 knda Freiburg niversitesinde teoloji ile balad. Fakat teoloji almasnn ana yapt , her naslsa mfredat programna dahil edilen felsefe iin yine de yeterince zaman brakt. Bylece Husserl'in Logical Investigations'larmm her iki cildi benim orada bulunduum ilk smestreden beri teoloji seminerinde masamn zerinde durdu. Bu ciltler niversite ktphanesine aitti. Vadesi dolmu tarih kolayca tekrar tekrar yenilenebilirdi. Bu yapt aka, rencilerin ok az ilgisini ekti. Fakat o, ona bylesine yabanc bir evreye nasl girdi? Felsefe dergilerine birok bavurumdan, Husserl'in dncesini Franz Brentano'nun belirlediini renmitim. 1907 tarihinden beri Brentano'nun "Aristoteles'ten Bu Yana Varln eitli Anlamlar zerine" (1862) balkl tezi, benim felsefeye girme konusundaki ilk acemice giriimlerimde balca yardmcm ve rehberim olmutu. Tamamen belirsiz bir tarzdaki u soru beni ilgilendirdi: Eer varlk eitli anlamlarla ifade edilirse, o zaman onun n temel anlam nedir? Varlk ne anlama gelir? 85

Gythnasium''da kalmn son ylnda, o zaman Freiburg niversitesinde dini dogmalarn sistematik incelenmesi alannda Profesr olan Cari Braig'm "On Being. Outline of Ontology" adl kitabna rastladm. Bu kitap Braig'm, Freiburg niversitesi teoloji fakltesinde Doent olarak bulunduu tarih olan 1896'da baslmt. Yaptn daha geni ksmlar, daima sonda, Aristoteles'ten, Thomas Aquinas ve Suarez'den uzun metin pasajlar ve ek olarak da temel ontolojik kavramlar iin etimoloji verir. Brentano'nun tezinin harekete geirdii sorular konusunda Husserl'in Logical Investigations 'larndan kesin bir yardm umdum. Ancak doru olarak aratrmam olduumdan, abalarm boa gitmiti. Bunu ok daha sonra anladm. Buna ramen Husserl'in yaptna ylesine hayran kalmtm ki beni byleyen eyin ne olduunu yeterince anlamakszn sonraki yllarda bu yapt tekrar tekrar okudum. Yapttan fkran by, tmce yapsnn d grnne ve ba sayfaya yayld. Ba sayfada yaync Max Niemeyer'in adyla karlatm. Bu karlama, o zamanki gibi ayn canllkla bugn de gzlerimin nndedir. Onun ismi, ikinci cildin alt balnda grnen, o zamanlar bana yabanc olan "Fenomenoloji" adyla balantlyd. Benim "fenomenoloji" teriminden anladm, o yllarda yaync Max Niemeyer ve yapt hakkndaki bilgim kadar snrlyd ve kararszlk tayordu. Her iki adn - Niemeyer Basmevi ve Fenomenoloji - neden ve nasl birbirlerine ait olduklar yaknda daha ak hale gelecektir. Drt smestreden sonra teolojik almalarm braktm ve kendimi tamamen felsefeye adadm. Buna ramen 1911'i izleyen yllarda yine de teolojik konferanslara, dini dogmalarn sistematik incelenmesi konusundaki Cari Braig'n konferansna katldm. Beni bunu yapmaya gtren, speklatif teolojiye olan ilgim ve her eyden nce de bu hocann her konferans saatinde somut olarak gsterdii keskin dnme tr olmutu. Kendisine elik etmeye kabul edildiim birka yry srasnda Skolastisizmin dogmatik sisteminden ayr olarak Schelling ve Hegel'in speklatif teoloji iin nemini ilk kez duydum. Bylece, metafiziin yaps olarak ontoloji ve speklatif teoloji arasndaki gerginlik aratrma alanma girdi. Ancak zaman zaman bu etkinlik alam, Heinrich Rickert'in kendi seminerlerinde inceledikleriyle karlatrldnda - 1915'de 86

Galician cephesinde basit bir asker olarak len rencisi Emil Lask'n iki yazs - arka plana itildi. Rickert, ayn yl baslm olan The Object of Knowledge, Introduction to Transcendental Philosophy adl yaptnn yeniden gzden geirilmi nc basmn "Deerli arkadama" ithafyla Lask'a adad. Bu ithaf, hocann rencisinden elde ettii yararn kant olarak dnld. Emil Lask'n her iki yazs - The Logic of Philosophy and the Doctrine of Categories, A Study of the Dominant Realm of Logical Form (1911) ve The Doctrine of Judgement (1912) - Husserl'in Logical Investigations 'larnn etkisini- yeterince ak olarak gsterdiler. Bu koullar beni Husserl'in yaptn yeni batan aratrmaya zorlad. Buna karlk benim yeniden balamam da yetersiz kald, nk bir ana gl aklayamadm. Bu glk, kendisine "fenomenoloji" denen dnmenin i grme tarznn nasl baarld yaln sorusu ile ilgiliydi. Bu soruya ilikin beni kayglandran ey, Husserl'in yaptnn ilk bakta gsterdii belirsizlikten ileri geldi. Yaptn 1900'de baslan ilk cildi, dnce ve bilgi retisinin psikoloji zerinde temellendirilemeyeceini gsterme yoluyla, mantkta psikolojizmin yadsmm ortaya koyar. Bir sonraki yl ve kez daha baslm olan ikinci cilt, birinci cildin tersine bilginin oluumu iin esas olan bilin edimlerinin betimlenmesini ierir. yleyse o her eyden nce bir psikolojidir. Ya, "Brentano'nun 'psiik fenomenleri' Snrlamasnn Anlam" ile ilgili beinci aratrmasnn 9. ksm psikoloji deil de nedir? Buna gre Husserl bilin fenomenlerinin fenomenolojik betimlemesi ile tam da reddettii psikolojizm konumuna geri dner. Ancak eer Husserl'in yaptna byle byk bir hata yklenemezse, o halde bilin edimlerinin fenomenolojik betimlemesi nedir? Eer o, ne mantk ne de psikoloji ise, fenomenolojiye zg olan neyi ierir? Burada tamamen yeni bir felsefe disiplini, hatta kendine zg derecesi ve stnl ile yeni bir disiplin mi grnyor? Bu sorulardan kurtulamadm. Ne yapacan ve nereye gideceini bilemeden kaldm. Hatta bu sorulan, burada ifade edilen aklkla pek de formle edemedim. 1913 yl bir yant getirdi. Husserl'in editrln yapt "Yearbook for Philosophy and Phenomenological Investigations", 87

yaync Max Niemeyer tarafndan baslmaya balad. lk cildi Husserl'in "Ideas" adl denemesi ile balar. "Saf fenomenoloji", bu fenomenolojinin karakterize ettii felsefenin "temel bilim"idir. "Saf u anlama gelir: "Transendental fenomenoloji". Buna karlk bilen, eyleyen ve deer koyan sujenin "sbjektivitesi", "transendental" olarak konutlanr. Hem "sbjektivite" hem de "transendental" terimleri, "fenomenolojinin", ancak, "transendental subjektivite"nin fenomenoloji araclyla daha orijinal ve evrensel belirlenime ulamas biiminde, bilinli ve kararl olarak modern felsefe gelenei iine girdiini gsterirler. Fenomenoloji, "bilincin deneyimleri"ni kendi konusu olarak elinde bulundurdu, ancak artk, deneyim edimlerinin yapsnn, bu edimlerde deneyimlenen objelerin, objektiviteleri bakmndan soruturulmalar ile birlikte, sistematik olarak planlanan ve salamlatrlan soruturulmas biiminde... Fenomenolojik bir felsefe iin bu evrensel projede, Logical Investigations da - szm ona felsefi olarak yansz kalm olanonlarn sistematik yerini tayin edebilirdi. Onlarn ayn yl (1913), ayn yaync tarafndan ikinci basm yaplmt. Soruturmalarn ou, aradaki zamanda "ok nemli dzeltmeler"e uramt. Altnc soruturma, "fenomenoloji asndan en. nemlisi" (ikinci basma nsz) yine de braklmamt. Ancak Husserl'in yeni dergi Lagos'un birinci cildine ekledii "Kesin Bilim olarak Felsefe" adl makalesi (1910-11) de ancak imdi, kendi programatik tezleri iin Ideas sayesinde yeterli bir temel elde etti. Bu yaynlar araclyla Niemeyer'in yapt felsefi eserler yaymlayanlarn en n srasn elde etti. O zamanlarda Avrupa felsefesinde "fenomenoloji"yle yeni bir okulun ortaya km olduu dncesi yrrlkteydi. Bu ifadenin somutluunu kim yadsyabilirdi? Ancak, bylesi tarihsel bir hesap, "fenomenoloji" nedeniyle, yani zaten Logical Investigations'h neyin ortaya ktn anlamad. Bu, konuulmadan kald ve hatta bugn bile doru olarak pek de ifade edilemez. Husserl'in kendi programatik aklamalar ve metodolojik sunumlar, "fenomenoloji" araclyla, tm nceki dnmeyi reddeden bir felsefenin balad eklindeki yanl 88

anlamay olduka glendirdi. Hatta Ideas'm yaymlanmasndan sonra bile, ben yine, Logical Investigations'm hi dinmeyen bysyle bylendim. Bu by, "fenomenoloji" ad verilen felsefi dnme edimine, sadece felsefi literatr okuyarak ulamann yetersizliinden doduu phesini uyandrsa da kendi nedeninin farknda olmayan bir huzursuzluu yeni batan ortaya kard. aknlm, ancak Husserl ile seminerinde kiisel olarak karlatktan sonra yava yava azald ve zihnimin karkl aba harcayarak dald. Husserl 1916'da Heinrich Rickert'in ardl olarak Freiburg'a geldi. Rickert, Heidelberg'de Windelband'n krssn teslim almt. Husserl'in retisi, felsefi bilginin denenmemi kullanmnn braklmasn da talep eden fenomenolojik "grme"ye adm adm bir altrma biiminde ortaya kt. Fakat ayrca, byk dnrlerin otoritesinin tartma iine sokulmasndan vazgeilmesini de talep etti. Bununla beraber fenomenolojik grme ile gittike artan ainaln, Aristoteles'in yazlarnn yorumlanmasnda verimli olduu, benim iin ne kadar ak hale geldiyse, kendimi Aristoteles ve dier Grek dnrlerinden o kadar az ayrabildim. phesiz, Aristoteles'le yeni batan uramamn kesin sonularnn ne olduunu dorudan doruya gremedim. 1919'dan sonra Husserl'in yaknnda fenomenolojik grme, retme ve renmeyi bizzat kendim uyguladm ve bir seminerde Aristoteles'in dntrlm bir kavran konusunda yeteneimi denediimden dolay, ilgim yeni batan Logical Investigations'a., zellikle de ilk basmdaki altnc soruturmaya yneldi. Orada duyusal ve kategorial gr arasnda ortaya konulan ayrm, "varln ok anlamll"nn belirlenimine dair kendi etkinlik alannda kendini bana gsterdi. Bu nedenle biz - arkadalar ve rencileri - o zaman ele geirilmesi g olan altnc soruturmay yeniden yaynlamasn hocadan tekrar tekrar rica ettik. Onun ithafn, fenomenoloji hedefine dorultarak, yaync Niemeyer, Logical Investigations'm son ksmn 1922'de yeniden yaynlad. Husserl, nszde yle belirtir: " imdiki durumda bu yaptn dostlarnn dileklerine teslim 89

olmak ve son ksm eski biiminde yeniden hazrlamaya karar vermek zorunda kalmtm." "Bu yaptn dostlar" deyimiyle Husserl, ayn zamanda kendisinin, Meas'm yaynlanmasndan sonra Logical Investigations'a tamamen yakn olamadn da sylemek istedi. Akademik etkinliini srdrd yeni yerde, dncesinin tutkusu ve abas, her zamankinden daha fazla, Ideas'ta sunulan plann sistematik olarak gelitirilmesine evrildi. Bylece Husserl, nszde, altnc soruturmay ima eden u tmceyi yazabildi: "Benim Freiburg'taki retim etkinliim de ilgimin ynn genel problemlere ve sisteme doru ilerletti." Bylece, verdiim konferanslar ve dzenli seminerler yannda, her hafta ileri dzeydeki rencilerle yaptm zel seminerlerimde, Logical Investigations zerinde alrken Husserl beni cmerte, ancak uyumazlk iinde izledi. zellikle bu almann hazrl benim iin verimli olmutu. Orada tek bir ey rendim - ilk olarak, temellenmi anlayn deil kannn yol gsterdiini...: Bilin edimlerinin fenomenolojisinden, fenomenlerin kendilerini-gstermeleri olarak ortaya kan ey, Aristoteles tarafndan ve btn Grek dn ve varoluunda, aletheia olarak, mevcut olann gizli kalmamas, amlanmas, kendini gstermesi olarak daha zgn bir tarzda dnlr. Fenomenolojik aratrmalarn, dncenin destekleyici tavr olarak yeniden kefettii, eer aslnda felsefenin felsefe olarak temel zellii deilse, Grek dnmesinin temel zellii olduunu kantlar. Bu kavray benim iin kesin olarak ak hale geldike o oranda da u soru aciliyet kazand: Fenomenolojinin ilkesine gre "eylerin kendileri" olarak deneyimlenmesi gereken, nereden ve nasl belirlenir? O, bilin ve bilincin objektivitesi midir yoksa akta olmakl ve gizlenmilii iindeki varolanlarn Varl mdr? Bylece, fenomenolojik tavrn aydnlatt, nceden Brentano'nun tezinin zendirdii sorulardan farkl bir tarza, yeniden gerginletirilen Varlk sorusunun izledii yola gtrldm. Fakat soru sormada izlenilen yol umduumdan da uzun srd. O, birok duraklamalar, dolambal ve yanl yollar izledi. nce Freiburg ve sonra da Marburg'taki ilk konferanslarda giriilen yolu sadece dolayl olarak gsterir. "Profesr Heidegger - artk yeni bir ey yaymlamanz 90

gerekir. Bir el yazmanz var m?". Marburg'taki Felsefe Fakltesinin Dekan 1925-26 k yar ylnda bir gn alma odama bu szlerle geldi."Elbette" diye yant verdim. O zaman Dekan yle dedi: "Ama ok abuk baslmas gerekli. "Faklte bana Nicolai Hartmann'n ardl olarak felsefe krss bakanl iin esiz bir yer teklif etti. Bu arada Berlin'deki bakanlk bu teklife, son on yldr yeni bir ey yaynlamadm gerekesiyle kar kmt. Artk gizli tutarak koruduum yaptm halka sunmak zorundaydm. Husserl'in araclk etmesiyle Max Niemeyer basmevi, Husserl'in Jahrbuch 'unda ortaya kan, yaptn ilk 15 matbaa provasn hemen basmaya hazrd. Bitmi sayfa provalarndan iki kopya, faklte tarafndan derhal bakanla gnderildi. Ancak bir sre sonra onlar "yetersiz" bulunarak faklteye geri gnderildiler. Bir sonraki yln (1927) ubat aynda, Being and Time' m tam metni Jahrbuch 'un sekizinci cildinde ve bir ayr basm olarak yaymland. Bundan sonra bakanlk, olumsuz yargsn bir buuk yl sonra geri ald ve bakanlk teklifinde bulundu. Being and Time'm tuhaf yaym vesilesiyle Max Niemeyer yaynevi ile ilk kez dorudan balant kurdum. Akademik almalarmn ilk yar yl srasnda, Husserl'in arpc yaptnn ba sayfasnda yalnzca bir isim olan, imdi ve sonraki yllarda, btn kusursuzluu ile ve yaynlanan yaptn gvenilirlii, cmertlii ve yalnlyla apak ortaya kt. Marburg'taki son yar ylm olan 1928 yaznda Husserl'in 70. doum gn iin Festschrift hazrlanmaktayd. Bu yar yln banda Max Schcler beklenmedik bir ekilde ld. Scheler, byk aratrmas olan Formalism in Ethics and Material Ethics of Value (Etikte Biimcilik ve Maddeci Deer Etii)ni, birinci ve ikinci ciltlerinde yaymlad, Husserl'in Jahrbuch 'unun editrlerinden biriydi. Bu, Husserl'in Ideas' ile birlikte Jahrbuch 'a en nemli katk olarak kabul edilmelidir. Uzun erimli etkileri sayesinde, Niemeyer yaynevinin etkinlik alan ve itibarna yeni bir k getirdi. Edmund Husserl iin hazrlanan Festschrift tam da onun doum gnnde, Jahrbuch'a bir ek olarak ortaya kt. 8 Nisan 1929'da onu, kendi rencileri ve dostlarndan oluan bir evre 91

Ek 1969 iinde, bu nl hocaya sunma onuruna sahip olmutum. Sonraki on yl sresince daha kapsaml olan btn yaynlar durduruldu, ta ki Niemeyer yaynevi, benim, 1941 ylnda, Hlderlin'in ilahisi "As on a Holiday"i. yorumumu, yayn tarih vermeksizin basmaya cesaret edene kadar... Ben bu konferans, ayn yln Mays aynda Leibzig niversitesinde halka ak bir konferans olarak vermitim. Yaynevinin sahibi Bay Hermann Niemeyer, bu konferans dinlemeye Halle'den gelmiti. Sonra birlikte yayn tarttk. Yirmi yl sonra, daha nceki konferans dizilerin) yaynlatmaya karar verdiimde, bu ama iin Niemeyer yaynevini setim. O artk, "Halle a. d.Saale" ismini tamyordu. Yaynevi sahibi, byk kayplar, eitli glkler ve zorlu kiisel skntlarn ardndan irketi Tbingen'de yeniden kurmutu. "Halle a.d. Saale" - ayn kentte, daha nceki Privatdozent , Edmund Husserl, son yzyln 90'l yllar sresince bu niversitede ders vermiti. Daha sonra Freiburg'da sk sk Logical nvestigations'm ortaya k yksn anlatt. Husserl, kendine zg yeni yollarda hareket eden ve bylece de ada felsefeyi hedefinden saptrm olmas gereken, ok az tannan bir reticinin hacimli yaptn, ortaya kndan, Wilhelm Dilthey nemini kavrayana dek yllarca unutan bir yzyln dnmnde yaynlama riskini gze alan Max Niemeyer yaynevini minnet ve hayranlkla anmay hi bir zaman unutmad. Bu yaynevi, onun adnn, yaknda ok eitli alanlarda an tinini belirleyecek olan -ounlukla dolayl olarak - gelecekteki fenomenolojinin adna balanacan o zamanlar bilemezdi. Peki ya bugn? Fenomenolojik felsefe a alm grnyor. O daha imdiden dier felsefe okullar ile beraber yalnzca tarihsel olarak kaydedilen gemi bir ey olarak ele almyor. Ancak pek ounda onun kendi fenomenolojisi bir okul deildir. O, neyin dnlmesi gerektii savma uyan dnmenin zaman zaman deien ve yalnzca bylelikle kalc olan dnmenin - olanadr. Eer fenomenoloji, byle deneyimlenir ve aklda tutulursa, akl bir sr kalan dnmenin sorunu lehine, bir isim olarak ortadan kalkabilir. 92 Bu son tmcenin ne anlama geldii, Being and Time 'm (ss 62-63) u tmcelerinden de anlalabilir: "Fenomenolojinin esas karakteri, bir felsefi okul olarak edimsel olmaktan ibaret deildir. Edimsellikten daha yksei olanaa dayanr. Bu fenomenoloji kavray, onu yalnzca olanak olarak yakalamaktan ibarettir."

9.1

Gndermeler "Zaman ve Varlk" konferans, 31 Ocak 1962 tarihinde, Eugen Fink'in ynetiminde, Almanya'nn Freiburg niversitesi Studium Generale'de gerekletirildi. Being and Time (1927) incelemesinin bnyesindeki "Zaman ve Varlk" bal incelemenin ilk blmnn nc ksmn karakterize eder. Yazar, "Zaman ve Varlk" balnn gsterdii temay, o sralarda yeterli lde gelitirememiti. Being and Time'm yaymlanmasna o srada ara verilmiti. Otuz be yl sonra yazlan bu metnin ierii, artk, Being and Time metninin bir devam olamaz. Yn veren soru, aslnda aynyd, fakat yalnzca u anlama geldi: Soru, daha ok sorulabilir ve yine, zamann ruhuna daha da yabanc hale geldi, (metinde paranteze alman ksmlar konferans metniyle ayn zamanda yazld fakat okunmad.) Almanca metnin ilk basm, Franois Fedier'in bir Franszca evirisiyle birlikte, yaync Plon tarafndan 1968'de L'Endurance de la Pensee ad altnda, Pariste yaynlanan Jean Beaufret iin Festschrift 'te grnd. "Zaman ve Varlk" konferans zerine seminerin zeti, Dr. Alfred Guzzoni tarafndan yazld. Ben,l metni gzden geirdim ve baz pasajlara eklemeler yaptm. Seminer, 6 oturum olarak 11-13 Eyll 1962 tarihleri arasnda Todtnauberg (Schwarzwald) de yapld. zetin yaynlanmas, konferans metninde sorulabilir olan aydnlatma ve keskinletirme amacna hizmet eder. "Felsefenin Sonu ve Dnmenin Grevi" konferansnn imdiye kadar yalnzca, Jean Beaufret ve Franois Fedier'in yapt bir franszca evirisi Kierkegaard vivant adl bir toplu ciltte yaynland. ( Colloque organise par L'Unesco a Paris du 21 au 23 avril 1964, Gallimard, Paris, pp.165 ff.) "Beni Fenomenolojiye Gtren Yol" ilkin, Hermann Niemeyer'in 80. doum yl iin yaymlanan Festgabe't ona bir katk olarak grnd. Joan Stambaugh

94