İZMİR TİCARET ODASI

İZMİR STRATEJİK PLANI 2003-2012

Proje Koordinatörü Prof.Dr. Çınar ATAY

Proje Koordinatörü Prof.Dr. Çınar ATAY

Proje Ekibi Prof.Dr. Çınar ATAY Yrd. Doç.Dr. Yıldırım ORAL Prof.Dr. Bülent MİRAN Doç.Dr. M. Vedat PAZARLIOĞLU Araş. Gör. Sibel ECEMİŞ

Proje Danışmanları Prof.Dr. Feral EKE Prof.Dr. Alp TİMUR Prof.Dr. Asaf KOÇMAN

Bilgi Veri Toplama ve Değerlendirme Ekibi Buket BAYDEMİR Başak KAVAL Saygın İKİZ Serdar ŞENOL Özge ORAL Nükhet DOĞAN

SUNUŞ

ÖNSÖZ
İzmir’in bulunduğu coğrafi konumu değerlendirildiğinde ve de bu kapsamda geçmişine göz atıldığında ne tür süreçlerden geçtiği ve bu süreler zarfında ne tür tecrübeler edindiği, bu gün içinde bulunduğu durumdan belli olmaktadır. Ancak burada belirtilmesi önem arz eden konu, İzmir’in gelişmişliğinin her dönem belirli tarzlar ve davranış biçimleri içinde engellemeye çalıştığı şeklinde olmuştur. Ekonomik gelişimindeki girişimci felsefeye ve de her türlü yeniliğe açık bünyesi sayesinde ilerleyen İzmir’in oluşturduğu sermaye, sonuçta büyük oranda şehri terk etmiş ve bunun sonucunda da şehir makro yatırımlardan hak ettiği veya üretiminin karşılığında potansiyeline uygun bir oranı alamamıştır. Elimizdeki çalışmayla, İzmir’in çevresiyle bir bütün olarak ele alınmasının gerekliliği içinde konuya yaklaşılmaktadır. Daha önceki yıllarda ele alınmış konular ve stratejik yaklaşımlar içinde, örneğin; 1996-2002 dönemindeki karmaşık hedeflere erişimde, krizlerin peş peşe gelmesi hedefleri saptırmıştır. Bu durum İzmir ticari sermayesinin yatırımcı felsefesini engellemiş ve durağanlığın ötesinde bir ticari hayat yaşanmıştır. Bu dönemde gelen siyasi farklılıklar da olayların pekişmesine neden olmuştur. Yatırımcı kuruluşların İzmir Büyükşehrine yaptıkları yatırımların değişik yaklaşımlarla değerlendirilerek durması, atıl kapasite yaratırken yatırımların arkasının gelmemesine de sebep olmuştur. 1996-2002 dönemini “kalkışa geçiş dönemi” olarak ele aldığımızda bu yıllarda hedeflenen konular arasında ele alınan ve İzmir merkez olmak üzere planlanması gerekli görülen stratejik alanın fiziki bir planı, yapılmaktayken yarım kalmıştır. Bu durumun sonuçları arasındaki plansızlık kavramı içinde İzmir stratejik alanı olarak benimsenen alanda 15 Organize Sanayi Bölgesi planlanmıştır. Ekonomik ve alt yapı hedeflerine bakılmaksızın girişilen bu konu sonucunda sanayi sektörü arsa spekülasyonuna yönelmiş ve yatırımcı sermaye üretim yerine, ne zaman sonuçlanacağı belirsiz bölgelerde arsa alımına nakit aktarmıştır. İlçelerin sanayi alanı sahibi olma rekabeti içinde görülen bu konunun belirsizliğinin ve diğer benzerlerinin elimizdeki çalışmayla önünün alınması amaçlamaktadır. Gelişmenin önemli öğelerinin başında gelen ulaşım sistemlerinde kısmi bir ilerleme olmasına karşın bütüncül yaklaşıma erişilememiş, çevre yolu tamamlanamamış, İzmir’in özellikle kuzey ve güney ana girişleri ve çıkışları hala alternatifsiz tek ulaşım akslarına boyun eğmiş durumda bırakılmıştır. Aliğa-Menderes-Torbalı elektrifikasyon hattı yapılan yatırımlarıyla günümüzde atıl durumdadır. Deniz ulaşımı ve ticaretinde liman konuları yıllarca spekülatif tartışmalara sahne olmuş ve bu yöne itilmiştir. İzmir ticari sermayesinin gelişimi sanayi alanında kesintili olarak ivme gösterirken bunu sektörel olarak ticari açıdan değerlendirdiğimizde inşaat sektörünü ön planda gelir görmekteyiz. Zira, 2002 yılı sonu itibarıyla İzmir Büyükşehir Bütününde yer alan sermayenin ticari dağılımında inşaat sektörü % 20 ile ön plandadır. Bunu, zengin tarım potansiyeline sahip olmanın avantajını kullanan gıda sektörü takip etmekte olup payı toplamda % 13’tür. Ancak, son on yıl içinde bu iki lokomotif sektör arasındaki rekabette gıda sektörünün yakaladığı ivme inşaat sektörü aleyhine olmuş

ve ikisi arasındaki oran son otuz yıl içinde onar yıllık periyotlar halinde bakıldığında 2,14’den, ikinci on yılda 1,83’e ve son on iki yıl olan 1990-2002 periyodunda da 1,49’a inmiştir. Bu da giderek inşaat sektöründeki gerilemeyi veya talebin azalmasını doğrulamaktadır. Bu nedenledir ki sonuç bölümünde ele alınan hedefler arasındaki kuzey, güney ve batı akslarında konut sektörüne yatırımın önlenmesi önerisi doğrulanmaktadır. Tarım sektörünün % 13 olan payı da bu bağlamda şehirsel yerleşmeler dışındaki alanların da desteklenmesinin gerekliliğini hissettirmektedir. Zira, nüfus ve demografik incelemeler ve göç analizleri de İzmir ana merkeze gelen göçün yaklaşık % 50’sinin Ege Bölgesinin kırsal kesiminden ve bunun da % 22’sinin Stratejik Planlama Alanından olduğunu gösterdiğinden, Stratejik Planlama Alanının dış kabuğundan başlamak üzere tarımın teşvik edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Tabiatıyla tarımın teşviki yanında sanayiin de geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu da Kınık ve Tire Organize Sanayi Bölgelerinin desteklenmesiyle birlikte Tekeli Organize Bölgesinin de hızla devreye girmesini gerekli kılmaktadır. Zira İzmir Ticaret Odası öncülüğünde kurulan İTOB Sanayi Bölgesi, 1.000 m2’lik parsellerle küçük ve orta ölçekli girişimcilere de yatırım olanağı sağlamaktadır. İzmir sermayesinin zaman içindeki dalgalanması kurulmuş olan firmaların 2002 yılı sonu itibarıyla sadece % 49’unun hayatiyetlerini devam ettirdiğini göstermektedir. Bunlar arasında mali kurumların gelişmesi veya azalması beklenmesine rağmen, krizlere karşın bu sektörün payının toplamda 1980 sonrası değerlendirildiğinde hep % 5-6 arasında kaldığı saptanmıştır. Ancak detaylı bir inceleme 1980 öncesinde bu kurumların toplamdaki payının % 10 olduğunu da göstermektedir. Şu halde durum, İzmir’in mali kurumlar açısından, bu kurumları bünyesinde tutmak için atılım yapması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Son dönemlerin en cazip sermaye yatırımı olan tekstilde de durağanlık olmuş ve pay % 9-10 arasında kalmıştır. Sektörel olarak turizmin odak noktalarından biri olarak gösterilmesine rağmen bu konuda girdiler hep il dışında elde edilmiştir. Etrafının yüksek potansiyelinden İzmir pay alamamış ve bu konuda ticari sermaye atılımları son on yılda toplamda % 3’ten % 4’e çıkmasına karşın istenilen düzeyin gerisinde kalınmıştır. İzmir bu süreçler içinde Bergama benzeri bir transit merkez olmuş, Dalaman ve Bodrum Havalimanlarının açılmasıyla ve de şehir, havalimanının Çiğli’den taşınmasıyla potansiyelini yitirmiştir. Dolayısıyla geçtiğimiz süreçlerde İzmir gereken atılımı yapamamış ve geride kalmıştır. Bu dönemde öncelikle ele alınması gereken yatırımlar arasında sürükleyici olanlara eğilinilmesi gerekmektedir. Bunlar makro hedefler olarak ele alınmalıdır. İlk aşamada İzmir’in dışa açılmasının teşvik edilmesi gerekmekte olup bunların başını deniz ulaşımında yapılacak atılımlar çekmelidir. Çandarlı limanı hakkında kesin bir karara varılmalıdır. Enerji sorunları çözülmeli ve doğalgaz yanında başta rüzgar enerjisi olmak üzere alternatiflerin devreye alınması gerekmektedir. Jeotermal enerjinin kıpırdanması teşvik edilmelidir. Güneş enerjisinin domestik hizmetler başta olmak üzere kullanımının yaygınlaştırılması hedef alınmalıdır. Hepsinden önemlisi yatırımların mekansal dağılımının planlanması gereklidir. Bu sayede bütünlük ve koordinasyon sağlanacaktır. Şu halde ilk aşamada mekansal analiz metotlarının analizi gerekmektedir. Hangi yatırımın hangi alana yapılması, hangi olumlu

ekonomik girdiyi sağlayacaktır sorusunun cevabı bu şekilde böylece konut sektörü de bu bağlamda kendisine yer bulacaktır. Bu doğrultuda konut sektörü, konut imalatıyla sektörel bir yön verici olmaktan çıkarılmalıdır. İzmir’i zayıflatan yönlerden biri de bu konut fazlası ve yanlış mekansal dağılımı olarak görülmektedir. Aynı durum şehir içi turizmi için de geçerlidir. Şayet İzmir ölçeğinde bir yerleşmenin Nazım İmar Planı bulunmuyorsa, bu konuda ticari sermaye sahiplerini de yatırımlarını yanlış yönlendirdikleri açısından yorumlamanın anlamı bulunmamaktadır. Sektörel arazi arzının yapılabilmesi için bu tür Nazım Planların yapılması gerekmektedir. İzmir çok kutuplu, polarize bir gelişim sergileyerek ilerleme kaydetme durumundadır. Bu nedenle kendi içinde geçmiş yıllarda sonlandırılamamış Kalkınma Ajansı adı ile lanse edilmiş bir organizasyonun hangi ad altında olursa olsun gerçekleştirilmesi ve İzmir sermayesinin ve de makro yatırımlarının yön bulması gereklidir. Expo projesinin geçmiş yıllarda yön bulamaması ekonomik krizlere bağımlı olsa da kısmen de bu yöntemsizlikten kaynaklanmıştır. Geçmiş süreçlere dikkat edildiğinde önümüzdeki kısa vade bu tür bir sergilemeye hazırlanma dönemi olarak değerlendirilmelidir. Şu halde İzmir en erken 2008 yılından önce bu tür bir adaylığa başvurmamalıdır. İzmir’de geçmiş stratejik planlarda da yer alan Menkul Kıymetler Borsasının kurulamaması da geriye dönük olumsuzluktur. Bir önceki stratejik planın hedeflerinden olan İzmir’in kişi başı 6.000 dolarlık gelire ulaşılmasının hedeflenmesi kamu yatırımlarına ayrılan ödenekler incelendiğinde de mümkün görülmemekte idi. 2000 yılında erişilen değer 4.327 dolar ve 2001 yılında ise 3.215 dolar olmuştur. Burada olduğu gibi, stratejik planların emredici işlevi bulunmamaktadır. Yön verici ve tavsiye niteliği taşımaktadırlar, bu nedenle serbestileri geniş bir yelpazeye yayılma imkanı taşır. Ancak emredici hususların da plan kapsamında yer almasını önerirler. Zaten bu doğrultuda çalışmada emredici hususların planlama için en önemli araçlarından biri olan Nazım Planların yapılması önerilmiştir. Bunlara ek olarak Stratejik planlar makro karar mekanizmalarının devreye girmesini önerirler. Dolayısıyla mekansal açıdan detay olarak kabul edilen çözümler kapsamları dışındadır. Özellikle şehirsel ölçekte mekan tasarımları konusunda çözüm getirme yerine çözüm yollarını göstermek ve yönlendirmek ana amaçlarının başındadır. Şu halde örneğin İzmir için Konak Meydanının düzenlemesinin nasıl olması gerektiği stratejik kavram dışındadır. Ama anılan meydan dahil olmak üzere benzer kolektif alanların şehirsel tasarım ölçeğinde ele alınması gerekliliğini önerirler. Bu pencereden bakacak olursak, Birinci Stratejik Plan Döneminde önerilen yatırımlardan % 50’sinin gerçekleştiğinden bahsedilmesi de stratejik bir önem taşımamaktadır. Zira, yatırımlarda sayısallıktan ziyade kapsamın önemi vardır. İkinci plan döneminde de sayısallık üzerinde durulmasına karşın bu plan dönemi için farklı bir yöntem izlenmiştir. Örneğin Çandarlı Limanıyla, Konak Meydanı projesi sayısallık olarak iki konu olarak ele alındığında gerçekleşme açısından farklı kriterler ve temellere dayanmaktadırlar. Gerçekleştikleri takdirde sayısallıklarının ekonomik

olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. İzmir’in geçmiş yıllardan bu güne gelirken yaşadığı en büyük handikap işte burada gizlidir. Sayısallığı adetten çıkararak olaylara daha gerçekçi bir gözle bakılmasının öğrenilmesi gerekmektedir. Yaptırmamanın değil yaptırmanın daha önemli olduğu bütün olarak öğrenildiği zaman belki de bu tür plan yaklaşımlarına gereksinim duyulmayacaktır. Her şeye rağmen daha bu gereksinimlere ihtiyaç duyulan dönemlerde İzmir Ticaret Odasının bu kapsamda bir çalışmaya önderlik etmesi, birlik ve beraberlikle sorunların üstesinden gelinmesi için çaba sarf ettiğinin delilidir. Bu güne değin yapılmış olan stratejik planlarla şehrin gelişimini amaçlayan İzmir Ticaret Odası, bu kez de aynı güç ve ivmeyle şehrin ekonomik gelişimine katkı yapma isteğindedir.

Prof.Dr. Çınar ATAY İzmir, Eylül 2003

İçindekiler Sunuş Önsöz Özet

Giriş
1. Çalışmanın Amaçları 2. Çalışma Programı

Birinci Bölüm
3. Mevcut İdari Yapı 4. İzmir İlinin Ekonomik Sektörel Potansiyeli 5. Strateji Planının Alt Yörelerinin Tanımlanması 5.1 [ A ] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi 5.2 [ B ] Bakırçay Strateji Alt Yöresi 5.3 [ C ] Gediz Strateji Alt Yöresi 5.4 [ D ] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi 5.5 [ E1 ] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi 5.6 [ E2 ] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi 5.7 [ F1 ] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi 5.8 [ F2 ] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi

6. İzmir İlinin Mevcut Yapısal Özellikleri, Tahmin Ve Projeksiyonlar 6.1 Sosyal Yapı Özellikleri 6.2 Ekonomik Sektörlerin Özellikleri 6.2.1 Ticaret 6.2.2 Sanayi 6.2.3 Tarım 6.2.4 Turizm 6.2.5 Mali Müesseseler 6.3 Coğrafi Çevre Özellikleri 6.4 Altyapı 6.4.1 Ulaşım Ağı Bilgileri 6.4.2 İçme ve Kullanma Suyu – Tarımsal Sulama 6.4.3 Kanalizasyon ve Pis Su 6.4.4 Enerji 6.4.5 Haberleşme ve Telekominikasyon 6.4.6 İzmir Körfezi 6.4.7 İzmir İli Kıyı Kesimi

2 Alt Yörelerin Potansiyelleri İkinci Bölüm 9.3 Tarım 10.2. Sentez: Strateji Planının Genel İlke ve Özellikleri.1 Ekonomik–Sektörel Etkiler 10. Kamu Yatırımları 7.2 Ticaret 10.1 Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi 7.7.1. Mali Kurumlar. Potansiyellerin ve Hedeflerin Strateji Planına Olası Etkileri 10.1.2 Makro Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi 7.1. Yapılanma Önerileri Yaklaşım Yöntemi İzmir İli Mekansal Sentez Çalışmaları Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması Plan İçin Öngörülen Araçlar 9.1.2 Yatırım ve Karar Organizasyonları. Anadolu Menkul Kıymetler Borsası 10.3 Kamu Yatırımlarının Ekonomik Değerlendirilmesi 8.1 Alt Yörelerin Sorunları 8.2.4 Turizm 10.1.2 Altyapı Etkileri .5 Mali Kurum Stratejileri 10.1 İdari Yapı Önerileri 9.1 Sanayi 10. Strateji Alt Yörelerinin Sorunları ve Potansiyelleri 8.

Strateji Alt Yörelerinin Ortak ve Ayrışık Strateji Kavramları 12.2 Su Potansiyelinin Değerlendirilmesi Üçücü Bölüm 11. İzmir İli İçin Bütünleşik Strateji Planı Öngörüleri (2003 – 2012) 2003–2012 Dönemi İçin Mekansal Ekonomik İlkeler ve Varsayımlar 2003-2012 Dönemi Ekonomik Sektörel Hedefler 2003-2012 Dönemi Yatırım Program Öncelikleri (Birinci Beş Yıllık Dönem) 2003-2007 (İkinci 5 Yıllık Dönem) 2008-2012 Strateji Plan Dönemi Sonrası İçin Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler 13. Değerlendirme ve Sonuç .1 Deprem Potansiyeli ve Zemin Koşulları 10.3 Doğal – Çevresel Etkiler 10.3.10.3.

İZMİR STRATEJİK PLANI 2003-2012 ÖZETİ 1990’lı yıllar değerlendirildiğinde Ülke ekonomisi açısından pek parlak olmayan sonuçlara karşılaşmaktayız.182 dolara düşmüştür. İzmir. Bölge halkının ekonomik durumunun göstergesi olarak karşılaştırmada kullanılan 10. ticarette ise % 22. 1 .22 kat ve motorlu kara taşıtı sayısında ise 1. İzmir. üzüm. ticaret ve tarımdaki gücünü göstermektedir. Türkiye ortalamasına nazaran özel araçta 1. ekonomik potansiyeli açısından ilk üç sırada yer almakta. Türkiye’nin illeri arasında İzmir. üretimde % 13.398 dolardır. 1999 ve 2001 krizleri hem Türkiye hem de İzmir’in GSYİH seyrinde rahatlıkla izlenebilmektedir.35 kat daha fazla araca sahiptir. 1990’lı yıllarda iniş ve çıkışlı artışlar izlemiştir.222 dolara kadar çıkmış. Ege Bölgesi Türkiye Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının ortalama % 16’lık kısmını üretmektedir. 2000 yılı sabit üretici fiyatlarına göre sanayi faaliyet kolundaki Türkiye GSYİH’nın % 29. Bu hedeflerin içinde 2002 yılı belirtildiği üzere İzmir’in bir dünya şehri olması idi. tarımda ise %7. Bu dönem başında İzmir Ticaret Odasının İzmir’i. özelde ilerleyen yıllarda bu krizin etkilerinden uzak tutmayı amaçlayan bir Stratejik Plan çalışmasını yaptırmış olması önemli bir girişim olarak kabul edilmelidir. Bu oranlar İzmir’in sanayi. sanayide % 17. Türkiye GSYİH’nın ortalama % 8’lik kısmını üretmekte ve üretimi 1980-2001 döneminde ülke ekonomisine benzer artış ve azalışlar göstermektedir. sosyo-ekonomik özellikleri bir bütün olarak dikkate alındığındaysa diğer illerden farklı ve kendine ait özellikleriyle sivrilen bir nitelik kazanmaktadır. 1998 yılında 3. Bunlara eklenen seçim politikalarının yanına körfez krizi de gelince para piyasaları da krize girmiş ve parlak olmayan bir dönem yaşanmıştır. Bütün olumsuzluklara rağmen İzmir’i bir dünya şehri yapmayı hedefleyen bu çalışma ağırlıklı olarak sosyal ve ekonomik konulara yönelmiş ve hedefler belirlemeyi amaçlamıştı. incir ve zeytin gibi ürünlerin olması ve bölgedeki tarımın gelişmiş olmasının rolü vardır. katma değerde % 17 ve yatırımlarda % 13’tür. ancak krizlerin etkisiyle 2001 yılında 2. 1994. Ülke ekonomisinde bölgenin payı.9’luk.5’lik. Yine Bölge. bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin iyi bir göstergesidir. ticarette % 18 ve tarımda ise % 23’tür. Türkiye sanayi üretiminin % 14’üne sahiptir ve bölgenin imalat endüstrisine olan katkısı istihdamda % 3. Bölgenin kişi başına ortalama GSYİH’sı 1986 yılında 1.000 kişiye düşen araç sayısına bakıldığında. Bu yılların karakteristikleri açısından ilk planda aşırı borçlanma ve ekonomide dengenin sağlanamaması yanında kamu kesiminde dengelerin de bozulduğu görülmektedir. Bu da ülke ekonomisindeki gerilemenin. Ancak aradaki yıllarda ortaya çıkan ekonomik krizler 1980 sonrasının durgunluk döneminden sıyrılış şeklinde geçmemiş ve hedefe ulaşılmada göreceli de olsa geç kalınmıştır.5’lik kısmını üretmektedir. 1980’li yıllarda artış eğiliminde olan GSYİH. Tarımdaki nispi payın yüksekliğinde bölgeye özgün pamuk.

çevre yerleşmeler içinde bu değerin altında kalanlar Bergama. İzmir Büyükşehrinin yıllık ortalama nüfus artışının 0/00 24. Bu çalışma kapsam olarak ele alındığında bu açık olarak görülmüş ve hedefler bu yönde planlanmıştır. diğer deyimiyle göçü alan şehir birinci planda İzmir olmaktadır ve bu nüfus dağılımında İzmir ne dünya şehri olmaya aday ne de kalkış dönemi hedeflerine ulaşmayı amaçlayan bir atılım yapamaz. Beydağ. 2012 yılında İzmir Büyükşehri 3. İncelemelerimiz bu yerleşmelere daha üst değer göstermelerine rağmen Dikili ile Karaburun’un eklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. turizm ise bir destek sektör olarak kullanılmalıdır. İzmir il toplamında 1990 sayımında şehirde yaşayanların yüzdesi % 79 iken 2000 yılında bu yüzde % 81’e çıkmıştır. Ödemiş.50 oranları Türkiye ortalamasının altında iken ‰ 5. sanayisini etrafına dağıtma zorunda olmalıdır. Aradan geçen yıllar İzmir için kalkınma senaryosunun tek merkezli ve az kutuplu olamayacağını göstermiştir. Şu halde etrafındaki nüfus düşüşünü karşılayan. 10 yılda iki puanlık bir artış vardır.000 kişi artacaktır. Bölge.29 ile şehirlerde ‰ 23. Bu artışı sağlayacak olan en önemli unsurların başında göç alma olgusunun ilk planda yakın çevreden gelmesi engellenmelidir. Tire. Bu takdirde hedeflediği amaca ulaşmada zorlanacaktır ve de öyle olmuştur. İzmir merkez şehir olarak sanayi yerine üst düzey ve vasıflı hizmetleri hedeflemeli ve bunu ticaret ile birlikte yürütmeli. İzmir çok merkezli vektörel bir yapıda gelişme zorundadır.135. Selçuk. Düşük hızlı toplu ulaşım olanakları hinterlandın potansiyelini daha da daraltmaktadır. Diğer taraftan kırda yaşayanların oranı % 21’den % 19’a gerilemiştir.İlk dönemin senaryoları arasına bakacak olursak ülkeyi genelde içine alan sıkıntılardan etkilenilmiş de olsa İzmir için temel özellik olarak az kutuplu bir yapının seçilmiş olması ve de bunun sanayi ile ticarete bağlanmış olması önemli bir handikap olarak görülmektedir. nüfus artışları açısından Türkiye değerlerine yakın olduğu için. İzmir’de 2000 yılı 2 .000 kişiyi barındıracaktır ve ortalama değerler içinde İzmir her yıl 75. İzmir Büyükşehir merkezli bir mekansal planın yalnızca bu kapsamda ele alınmasının öngörülmesi bir başka yanılgıdır. Bayındır. Tabi ki bu iki puan içersinde doğumdan kaynaklanan artış ile göçlerin de etkisi vardır. Bu şekilde hinterlandındaki dengeli gelişme İzmir merkezini olumlu biçimde etkileyecektir. Ayrıca İzmir.27 olduğu bilindiğinde. diğer bölgelere nazaran üstün konumdadır. İzmir’in bu doğrultuda aldığı göç etrafına da dağılacak ve kentin göç ile bozulan yapısına yetişmek için harcadığı kaynaklar içerde daha sağlıklı bir yaşam yaratmaya yönelebilecektir. hinterland destekli tek merkezli bir gelişime tabi olamaz.59 Ege Bölgesinde yaşamaktadır. Kiraz ve Çeşme olarak görülmektedir. Genel olarak İzmir. Ülke nüfusunun % 7. Bu potansiyelden yararlanamamanın bir başka sonuca da İzmir’in yaşamakta olduğu yetişmiş insan ve firmaların dış göçleri sorunudur. Yıllık nüfus artışı toplamda ‰ 16. Kınık. Kaldı ki İzmir’in aldığı göçün bir kısmının kendi il hudutları içindeki yerleşmelerden olduğu da düşünülecek olursa bunun da önüne geçilebilecektir. Genel olarak İzmir’de metropoliten potansiyelden yeterince yararlanıldığı söylenemez.76 ile ortalamanın üzerindedir.

Ev eşyası. İzmir İlinde okuma ve yazma oranı ülke genelinde olduğu gibi sürekli artış göstermiştir.12 pay almaktadır. İzmir’in son 20 yıldaki iş gücü potansiyeli ele alındığında. Aldığı bu payın kendi iç sektörleri itibarıyla dağılımında en büyük payı da sürekli artan bir tarzda ulaşım almakta ancak bu konuda da bir dengesizlik göze çarpmaktadır. 2000 yılı nüfus sayımına göre % 91. İzmir için tüketim harcamalarındaki özelliklerine bakıldığında gelir yükseldikçe değişkenlik göstermiştir. Tüketim davranışında konut harcamaları tüm gelir grupları için önemlidir. Bu oran köylerde % 80 iken. ulaştırma. İstihdamda tarımın oranı 8. İzmir ilinde % 64 kendi evinde ikametgah etmektedir. Ege Bölgesinde toplam tüketimin % 35’i gıda. Bu dönemde işsizlik ise ortalama % 6. Konuta yapılan harcamalar tüm gelir grupları için önemini korumaktadır.96 olan bu oran.6 civarlarında seyretmiştir.3'e kadınlarda % 87. sırada yer almaktadır. İstanbul. ev eşyası. kültür. Bu demektir ki kalkınma için hedeflerden birisi de kamu yatırımlarından gereken payı elde etmektir. Kocaeli’nden sonra 2. Ancak konutların özellikleri ele alındığında konut sorununun varlığı bilinmektedir.9’u hizmetlerde istihdam edilmiştir. 1990 yılında ise Kocaeli. toplam nüfusun ortalama % 54’ü işgücü olarak değerlendirilmiştir. Mülkiyet ile ters sırada da kiracı olma durumu vardır.sayımına göre hanehalkı nüfusu 3. Bedelsiz oturanlar ise ortalama % 6 civarındadır. % 20. eğitim ve eğlence harcamaları ancak yüksek gelir düzeyinde gözlenmiştir. Giyim. net göç hızına bakıldığında 1980 sayım yılına göre. Yani İzmir sahip olduğu olanaklar açısından tercih edilen bir il konumundadır. Gıda ve giyime ayrılan pay gelir arttıkça nispi olarak önemini yitirmiştir. Ulusal politikalar içinde konuya bu açıdan baktığımızda kamu yatırımlarını büyük bir yer tuttuğu inkar edilemez.729 hanede yaşamakta ve ortalama hane halkı büyüklüğü 3. 1935’de % 34. Bu 3 .3 milyondur. Örneğin otoyol yapımının payının büyük olduğu görülmektedir. Bu işgücünden istihdam edilen nüfus oranı 1980-2000 dönemi için ortalama % 93. Kalkınma bir bütün olarak ele alınmalı ve İzmir’in art bölgesi doğru değerlendirilmelidir. 6 ve üstü yaştakiler için okuma ve yazma oranı.65’dir. sırada. Bu nüfus 922. Yani toplam tüketimin % 68’i zorunlu harcamalara yönledirilmektedir ki bu durumda gelir yapısındaki düşüklüğü göstermektedir. İzmir ülke bazında kamu yatırımlarından 2003 yılı itibarıyla % 3. % 5. hizmetlerde ise 10 puan artmıştır. sırada. haberleşme ve bakım hizmetleri yüksek gelir gruplarında belirgenleşmiştir. İzmir’in konut problemi olmadığı izlenimi ortaya çıkmaktadır. İçel ve Bursa’nın arkasından 5. Bu oran erkeklerde % 96.7’si inşaatta ve % 39. Antalya ve İçel’in arkasından 5. 1985’te Kocaeli.86’dır. ilçelerde % 65 ve İzmir Büyükşehir belediyesi sınırlarında % 59’dur.4 civarındadır. İzmir’in.4'e yükselmiştir. İzmir’de 1980 ve 2000 döneminde ortalama olarak nüfusun % 33. % 23’i konut ve kira ve % 10’u ise giyim harcamalarına gitmektedir.43’i tarımda. İstanbul. Mevcut istatistiklere bakıldığında.9 puan azalmış.2’si sanayide.

Konut sektöründeyse yatırımlar 1993 yılından bu yana devlet politikaları doğrultusunda kesilmiştir. eğitim % 6.yatırımların sona ermesiyle sektördeki payın düşmesi.8 dolar ihracat geliri elde edildiği anlaşılmaktadır. deniz.3 dolar. Bu tesislerdeki toplam yatak sayısı 34. Bunun olumluluğu yanında turizmde atılım yapma eğilimini yıllardır sürdüren İzmir’e bu denli az kamusal yatırımla ivme kazandırılamaz. Bu durum kamunun yatırımları arasındaki dengesizliği vurgulamaktadır. güneş. Yine kamu yatırımları olarak sosyal içerikli yatırımların payının da az olduğu gözlenmektedir. üretimi uzmanlık bilgisi gerektiren ürünlerden oluşmaması. 2001 yılında 53. İhraç ürünlerinin nitelikli.7 dolar. standartlaşmış. Bunları ana başlıklar itibariyle iklim. İzmir İli turizmin gerektirdiği tüm özelliklere sahiptir.715'dir. il'de toplam 278 adet Seyahat Acentesi bulunmaktadır. Türkiye’nin yaşadığı krizlerin izlerini taşımaktadır. Dış ticaret hadlerindeki olumsuz bu gelişme Ege’de ve İzmir ekonomisinde fakirleşerek büyüme olgusunun varlığına işaret etmektedir. İzmir’de 130 adet turizm işletme belgeli tesis ile 51 adet turizm yatırım belgeli tesis mevcuttur. Enerji yatırımlarıysa son yıl en yüksek değere ulaşarak % 7 olmuştur. Ege Bölgesi ihracatının ise neredeyse tamamının (% 89-91’i) İzmir’den yapılmakta olduğu anlaşılmaktadır. İzmir’in ticaret hacmi. İzmir’de 1998 ve 2001 yıllarında yeni kurulan toplam firma sayısı diğer yıllara oranla azalmış. 2000 ve 2001 yıllarında diğer yıllara oranla artmıştır. Türkiye ticaret hacminin % 7’sini oluşturmakta. Yine kamu yatırımlarına bakacak olursak İzmir’de kamunun son beş yılda turizm ve tarım sektörlerine yaptığı yatırım il toplamında % 3’ü geçmemiştir. 4 . kapanan firma sayısı ise. emek ve doğal kaynak tabanlı ihraç ürünlerinin ağırlıklı olması fakirleşerek büyümenin ortaya çıkmasındaki önemli nedenler olarak sayılabilir. sektörün büyüme hızının oynaklığını giderecek ve nispi istikrarı sağlayacak önlemlerin alınması gerektiği anlaşılmaktadır. genelde İzmir’in de payının düşmesi olacaktır. sağlık % 2 pay almaktadır. İhraç mallarının miktarındaki ve fiyatlarındaki gelilmelerin izlenmesi sonucunda 2000 yılında Ege Bölgesinden ihraç edilen ürünlerden ton başına 64. doğal güzellik. Ticaret sektörünün. Türkiye’de de ticaret sektörünün. Ege ihracatında İzmir’in payı dikkate alındığında söylenebilir. hizmetler sektörünün bir alt sektörü olduğu ve emek yoğun üretimde bulunduğu dikkate alındığında. İzmir’in ticaretteki payı incelendiğinde 1999-2001 yılları itibariyle Türkiye ihracatının yaklaşık % 19’unun. genişleme dönemlerinde Ülkenin genel ekonomisine oranla daha hızlı büyüdüğü. 2002 yılında 31. termal kaynaklar ve antik şehirler olarak sıralayabiliriz. daralma dönemlerinde de daha hızlı küçüldüğü görülmektedir. il düzeyinde yaklaşık olarak 272 bin esnaf ve 60 bin tüccar bulunmaktadır. 1998-2003 yılları arasında İzmir’de yeni kurulan ve kapanan firma sayılarındaki gelişmeler. İzmir ihraç fiyatlarının gelişimi içinde aynı eğilimin söz konusu olduğu. Bunlar arasında 2002 yılı itibarıyla.

298 turizm işletme belgeli yatağın % 7. sektörün mali sistemdeki ağırlığını belirlemede etkili olmaktadır. Yeterli bilgiye sahip olmayan ya da alışkanlıklarını sürdüren işletme ve tasarruf sahipleri de.4 milyon gecelemenin yaklaşık 1.933 tesisin 130’u İzmir’dedir. Türkiye’de 8. buna karşılık konsolide bütçe harcamalarından İzmir’e düşen payın yıllar itibariyle azaldığı görülmektedir. Türkiye’deki 313. Mevduatların Türkiye geneline oranı değişmezken. Bu durum kamu maliyesi açısından da söz konusudur. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sermaye piyasasının gelişme sürecinde bulunması ve olması. İzmir’de toplam banka kredilerinin Türkiye geneline oranı yıllar itibariyle azalmış.461’i İzmirdedir. Turizm İşletme Belgeli Tesis Sayısı’nın % 6. Yani Türkiye’deki 1. izmirde bankacılık sektörünün reel sektöre kaynak aktarma görevini yerine getiremediğini. Türk Lirası cinsinden mevduatların Türkiye geneline oranı %7. diğer mali kurumların ve araçlarının yeterince yaygınlaşmamış olması sonucunda mali sektör. Yukarıdaki potansiyel ile İzmir’de yabancılar için ortalama kalış süresi 3. şube ve personel verimliliği açısından da Türkiye ortalamasının altındadır. Yabancı Gecelemede ise İzmir ilinin aldığı pay % 4 olup 36.3 gün olmaktadır. İzmir dışında gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlerin finansmanı sağlanmakta. Yatırım belgeli tesislerin % 3. İzmir mevcut potansiyellerini değerlendirerek ortalama kalış süresini arttırması gerekmektedir. yabancı para cinsinden mevduatların payı ise %5’tir. konsolide bütçe gelirlerin gittikçe artan kısmının İzmirden tahsil edildiği.İzmir’in Türkiye turizmindeki yeri ele alındığında potansiyel kaynaklarının değerlendirilmediği görülmektedir. İzmir’deki mevduat hacmi toplam 1994-2002 yılları arasında Türkiye mevduat hacminin % 6’sını oluşturmaktadır.6’sı İzmir’dedir. 1997 ve 2002 yıllarında uluslararası para piyasalarında ve Türkiye’de yaşanan krizler özellikle İzmir’deki Türk Lirası mevduat hacmi üzerinde olumsuz etkilere yol açmış ve bu mevduat hacminin azalmasına neden olmuştur.5 milyonu İzmir’de gerçekleşmektedir. 1995-2002 yıllarını kapsayan dönemin tümünde İzmir bankacılığı. Diğer illere 5 . bankacılık sektörü ağırlıktadır.1’i yani 22. kredilerin payının azalması. mevduatlarının önemli bir kısmını İzmir içerisinde krediye dönüştürülmemekte.7’si İzmir’dedir. Reel sektöre kaynak aktarma görevini Türkiye ortalamasının çok altında gerçekleştirebilen İzmir bankacılığı. İzmir dışına kaynak aktarılmaktadır. gerek şube gerekse personel başına düşen kredi ve mevduat dağılımı açısından Türkiye genelinin gerisindedir. İzmirdeki işletmelerin fon ihtiyaçlarını karşılama imkanlarının Türkiye geneline oranla daha az olduğunu ortaya koymaktadır.000 civarındadır. İzmir’deki mevduat ve kredilerin dağılımının ortaya koyduğu gibi. Diğer taraftan kamu maliyesi açısından İzmir’deki duruma bakıldığında.8 milyon yabancı konaklamanın yalnızca % 5’i İzmir’de yapılmaktadır ki bu da yaklaşık 435. 1995 yılında % 8 olan bu oran 2002 yılında % 4’e düşmüştür.

Bu nedenle. zeytin. Ancak. şüphesiz bölgesel dengesizlikleri gidermeye yönelik ekonomi politikaları çerçevesinde düşünüldüğünde normal karşılanabilir. güç kapasitesinde yaklaşık 2. güç kapasitesinin yaklaşık % 20 artacağı tahmin edilmektedir. Ayrıca metal sanayiinde teknolojisini yenilemeli ve verimlilik artırıcı yöntemler üzerinde durulmalıdır. Çünkü İMKB’na kote olmuş şirketlerin yaklaşık %20’si İzmir ve Ege Bölgesi şirketlerinden oluşmaktadır. İzmir’in bu trendi koruyacak şekilde üretimini sürdürmesi beklenmektedir. İzmir İl nüfusunun yaklaşık % 18'inin kırsal kesimde yaşamakta ve ekonomik faaliyetleri bütünüyle tarıma dayanmaktadır. Bu kurumların başında küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman ihtiyaçların karşılamak amacıyla kurulması gerekli olan Anadolu Menkul Kıymetler Borsası gelmektedir. yine de bu durumun bir ölçüde İzmir ekonomisinin küçülmesine. finansal ve ekonomik büyüklük İzmir’de mevcuttur. İzmir tekstil. Kağıt ve kağıt ürünleri sanayiinde teknolojik yenileme ve verimlilik artırıcı tekniklere ihtiyaç bulunmaktadır.7 teknolojik ilerleme sağlarken. İzmir’de firmaların fon ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için yeni kurumların oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Pamuk. ticaret ve sanayi ile ilgili faaliyetlerde bulunan işletmelerin yoğun olduğu ve bunların da önemli bir kısmının küçük ve orta ölçekli işletme olduğu dikkate alarak oluşturmalıdır. kullandığı tüm faktörlere karşılık elde ettiği verimlilik % 8. giyim ve deri sanayiinde önemli bir başarı göstermiş ve % 5. incir ve üzüm Ege Bölgesi ve İzmir'in ihraç ettiği tarımsal ürünlerdir. İzmir taş ve toprağa dayalı sanayiinde verimlilik artırma çalışmalarını başlatmalıdır. Bu nedenlerle. İzmir içki ve tütün sanayiinde teknolojisini yenileyecek atılımları gerçekleştirmelidir. İzmir ilinin tarım alanı 367. en azından ekonominin durağanlaşmasına yol açabileceğine de dikkat çekmek gerekir. çalışan sayısında yaklaşık 3. İzmir’deki mali kurumlar stratejilerini planlarken. Bu bağlamda Ekrem Demirtaş tarafından Tekeli Ticaret ve İmalat Organize Bölgesinde kurulan ve 2003 yılında üretime geçecek olan içki imalat tesisi önemli bir atılım olarak görülmektedir. Böylece Menkul Kıymetler Borsasının kurulması ve başarıyla faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan yatırımcı profili. Dokuma giyim ve deri sanayiinde iş yeri sayısı 2005 yılında işyeri sayısında % 25. Ayrıca enginar 6 . Gıda ve içki sanayiinde faaliyet gösteren iş yeri sayısı 2005’te yaklaşık % 10 azalacağı tahmin edilmektedir.5 kat bir artış olması beklenmektedir. İzmir bu performansıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir gelişme göstermiştir.kaynak aktarmak. İzmir’de 2005 yılı itibariyle çalışan sayısının % 5.5 kat. Orman ürünleri ve mobilye sanayiinde teknoloji yenileme çalışmalarına ihtiyaç bulunmaktadır. KOBİ’lerin finansmanı sağlamak amacıyla kurulacak olan bir Anadolu Menkul Kıymetler Borsası kurulması için ideal bir konumdadır.2 artmıştır. İzmir ekonomisinde tarım.873 hektar olup 84 tür bitkisel tarım ürünü yetiştirilmektedir. mandalina. tütün.

hedefleri belirlemelidir. Körfezin kenarına dizilmiş bu alan aynı zamanda hizmet. tarım ve sanayi konularında ihtisaslaşmıştır. Kapsam olarak aksiyon planı tarzında ele alınmalı. Ancak bu son yerleşme konum itibarıyla Kuzey Alt Yöre gibi merkez şehirle kopukluk yaşamakta ve planlama alanının bir diğer dış kabuğu olarak kabul edilmektedir. Tarım ağırlıklı yöre giderek sanayi ile tanışmaya başlamıştır. 7 . Bu stratejik alt yörelerin başında gerek idari ve gerekse fiziksel bütünlük gösteren İzmir Büyükşehir İlçelerinin oluşturduğu alan gelmektedir. İzmir’de 650 bin civarında küçükbaş hayvan ve 250 bin civarında büyükbaş hayvan ile 550 bin civarında kümes hayvanı bulunmaktadır. Burada da Karaburun göreceli olarak dış kabuğu oluşturmaktadır. alt yöreler itibarıyla ele alınmıştır ve çalışmanın amacına yönelik ortak ve benzer yaşam koşullarına sahip alanlar belirlenmiştir. Hayvansal ürünlerin üretim miktarlarına baktığımızda 600 bin ton süt. Bayındır ve Ödemiş’in güçlü yapıları yanında gelişme bekleyen yapılarıyla Beydağ ve Kiraz stratejik plan alanının üçüncü dış kabuğunu oluşturmaktadır.7’si sulanmaktadır. Ancak hayvansal üretimin girdi maliyetleri arttığından yıldan yıla söz konusu hayvan sayısında bir azalma gözlenmektedir. 28 bin ton kırmızı et. Dolayısıyla da mekânsal sistemin ele alınması önemli bir yer tutmaktadır. Yöreye büyük özellik kazandıran yarımada ise iki alt yöreye bölünerek incelenmiştir. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi yer almaktadır ve odak Tire’dir. Birinci olarak Çeşme odaklı Yarımada Çeşme Kesimi Alt Yöresi Karaburun’u da içermektedir. Bunların aynı zamanda. Menemen tarım ve hizmetler Foça ise turizm odaklıdır. Dağılımını dengesini sağlamayı amaçlamak ve de önceliklerin belirlenmesi için ele alınan strateji planının hedefi zorunluluk getirmek değildir. Odak Aliağa’dır ve uzmanlık alanı bir öncekileri barındırmanın yanında sanayii de kapsamasıdır. Bu bağlamda stratejik plan alanı. Bunların birincisi Torbalı odaklı K. birlikte karar verme olanaklarına sahip olma kriterleri değerlendirilerek belirlenmiştir. Diziliş sonucu Bergama odaklı Bakırçay Alt Yöresi Kınık ve Dikili’yi kapsamaktadır. Doğusundaysa K.üretiminde diğer illerimize göre Türkiye birincisidir. Tarım sanayi ve hizmetler ihtisas alanlarıdır. Bunun güneyinde Gediz Alt Yöresi gelmektedir. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresidir ki. Bunu takiben diğer Stratejk Alt Yöreler kuzeyden başlayarak gruplaşmıştır. benzer ekonomilerden etkileniyor olmanın yanında aynı sektörlerden hizmet almaları ve üretim alanları yaratabilmeleri. İzmir’deki tarım arazilerinin % 48. Bu nedenle yedi alt yöre tanımlanmıştır. Üçüncü alt yöre İzmir doğu aksında yer alan Kemalpaşa Alt Yöre odaklı Gediz-Nif Alt Yöresidir. 30 bin ton beyaz et üretimi yapılmaktadır. Zayıf tarım potansiyeli yanında güçlü bir turizm yapısına sahip bu alt yörenin yanında Urla odaklı Yarımada Urla Kesimi Alt Yöresi gelmektedir ki burada tarımı daha güçlü görmekteyiz. İzmir merkez şehir ile olan ilişkileri bağlamında bu alt yöre ikincil durumdadır ve dış kabuk olarak kabul edilmiştir. alandaki tüm uzmanlaşma alanları yer almaktadır Menderes’in uzmanlaşma çeşitliliğinde yoksun olan turizmi ise Selçuk sağlamaktadır. Bu alanda hizmetler de gelişmiş durumdadır. Turizm ve tarım uzmanlık alanlarıdır. İzmir İli güneyine inilince iki alt yöreyle daha karşılaşmaktayız.

Örneğin içinde bulunduğumuz aşamada Kiraz Organize Sanayi Bölgesi yatırımının daha gerilere alınmasında ekonomik yarar bulunmaktadır. Kurulma aşamasına gelindiğindeyse ilk aşamalarda serbest bölgelerde yer almaları uygun bulunmaktadır. başta Aliağa yöresi olmak üzere benzer girişimlerin çoğaltılması olmalıdır. Ulaşım sistemlerine yönelik bu bağlantıların sanayinin desantralizasyonu yanında yörenin genel bütünlüğünü de sağlayacak olması düşünülmelidir. Bu yaklaşımlar giderek ulaşım sistemlerinin geliştirilmesini gerekli kılmakta ancak stratejik plan dönemi içinde İzmir’in alansal kullanımında yeni otoyol projelerine gereksinim olmadığını ortaya çıkarmaktadır. Nitelikli Sanayi Bölgelerininse kurulmasının daha zaman alacağı belirlenmektedir. Bu şartların gerçekleşmesiyle çok merkezli vektörel planlamanın birlikteliği ortaya çıkacaktır. atıl yatırımlar haline dönüşümünden kaçınılınmalıdır. Bu konuda aşama kaydedilmiş ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü alanı içinde Teknolojiyi Geliştirme Bölgesinin kuruluş aşmasına geçilmiştir. Bu konunun belirli bir disiplin altında yatırım haline dönüşmesi gerekmekte olup. Güney aksın karayolu bağlantısı yeterli sevide olup.Stratejik planın hedefleri doğrultusunda büyük altyapı odaklarının alt yöre bazında yaratıcılık taşımaları nedeniyle ve de bu kararlar da gözetilerek İzmir envanterine ana liman olarak Kuzey Ege Limanı yanında Aliağa’ya stol tipi bir hava alanı öngörülmektedir. Burada sisteme eklenmesi gereken Bergama-Kınık–Soma-Akhisar ve Menemen-Emiralem-Manisa bölünmüş yollarıdır. İzmir merkezde ana demiryolu bağlantılarının terminali yanında bir marşandiz garı ve triaj tesislerinin yer alması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Hedef. Kısa ve uzun vadeli ulaşım koridorlarının tesisi ve bütünleşmesi için hızlandırılmış demiryollarına da gereksinim ortaya çıkmaktadır. Tabii burada çevre yollarının kısa vadede tamamlanmasının şartı vardır. Organize Sanayi Bölgelerinin geliştirmesinde hedeflenen ana unsurun Teknolojiyi Geliştirme Bölgeleri ile paralellik taşımalarıdır. Tekeli’de faaliyete geçmiş bulunan ve Kentsel Çalışma Alanı olarak tasarlanan 250 hektarlık Tekeli İmalat ve Ticaret Bölgesi türü yaklaşımların desteklenmesi ve 8 . Şu halde mevcut şebekenin sağlıklaştırılması yanında Bergama-Kınık-Soma bağlantısının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Karayolu güzergahları paralelinde bu sistemlerin de geliştirilmesi gerekmektedir. kuzey aksta da çift hatlı bölünmüş yol gerekli olmaktadır. Sanayi yatırımlarının mekânsal planlanması ekonomi açısından ön planda gelmektedir Ancak günümüze değin münferit yapılanmalarla gelişim gösteren İzmir sanayiinin bölgesel ölçekte ele alınmasının en önemli unsurlarının başında gelen Organize Sanayi Bölgeleri konusunda stratejik planlama alanının oldukça cömert bir girişim sergilediği görülmektedir. Startejik planlama alanında yer alan on beş organize sanayi bölgesinin giderek spekülatif yatırımlara sahne olmaması gerekmektedir. Demiryollarının bu makro hedefleri yanında daha mikro ölçekteki yatırımların başında Nemrut bağlantısının son merhalesinin bitirilmesi ve bunu takiben uzun vadede Kuzey Ege Limanının gelişmesine paralel Dikili bağlantısının da düşünülmesi gündeme gelmelidir.

Bu bağlamda mevcut Serbest Bölgelerin çalışma kapasiteleri olumlu bir tempoda ilerlemektedir ve 2002 yılı itibarıyla Türkiye toplamı içinde %19 oranında bir pay almışlardır. ekonominin genelinde kapanan şirketlerin % 74’ünü kapsamaktadır. İzmir ticaret sektöründe 1998-2003 döneminde yeni kurulan firmalar. ekonomi genelinde yeni kurulan firmaların % 59’unu kapsarken. Her ne kadar “e-ticaret” kavramı gelişim gösterse de mekansal boyut her zaman bulunacaktır. Bir anlamda ticaret sektörünün firmalar açısından kırılganlığı. gelişmesi hedeflenmiş İzmir Büyükşehir Strateji Alt Yöresinde geniş bir mekansal boyuta yayıldığını da göstermektedir. Bu durum gerek İzmir’de gerekse Türkiye genelinde ticaret sektöründe yeni kurulan şirketlerin. Bunu plastik ve ağaç işleri takip etmektedir. İzmir ekonomisinin genelinde kapanan firmaların % 66’sını oluşturmaktadır.Organize Sanayi Bölgeleriyle birlikte koordineli çalıştırılmasının yararı görülmektedir. ticaret sektöründe kapanan şirketler. Buna karşın en alttaki yedi sırada kurulan firmaların sektörel dağılımında eğitim sektörünün % 1 payla en altta yer aldığı görülmektedir. Ticaret sektöründe uygulanacak stratejinin yenilik boyutu bulunmalıdır. Bu durum turizmini canlandırmak için çaba sarf eden İzmir için kapanması gereken bir açıktır. ortalama % 5’er payla sağlık ve turizm gelmektedir. diğer sektörlere oranla başarısızlığa uğrayıp kapanma oranının daha yüksek olduğunu göstermektedir. İlerleyen yıllarda sanayi sektöründe aşama kaydetmesi hedeflenen Aliağa yöresine de benzer yapıda bir Serbest Bölgenin yerleşmesi ve burada yer alacak Organize Sanayi Bölgelerinden ikincisinin Serbest Bölgeye dönüştürülmesi de hedeflenmelidir. Gerek teknoloji ve gerekse toplumsal boyuttaki gelişmeler ticaretin mekansal boyutta da gelişim göstermesini zorunlu kılmaktadır. İncelemelerimiz ticaretin sektör olarak. Turizmin İzmir için temel sorunlarının başında tanıtım eksikliğinin olduğu bilinmelidir. ticaret sektöründe yeni kurulan ve kapanan firmaların. ekonominin tüm sektörlerindeki yeni kurulan ve kapanan firmalara oranındaki gelişmelerdir. Aynı eğilim İzmir özelinde de görülmektedir. Türkiye’de 1998-2003 döneminde ticaret sektöründe yeni kurulan şirketler. İzmir’de ticaret sektöründe kapanan firmalar. daha yüksektir. İzmir ekonomisinin genelinde yeni kurulan firmaların % 54’ünü. Aynı şekilde bu durum sağlık konusunda da özellikle jeotermal kaynaklara gereken önemin verilmesi açısından bir uyarı olarak kabul edilmelidir. krize girme ve krizden etkilenme olasılığı. Özellikle planlama alanında kurulan firmaların % 20’sinin inşaat sektöründe yer alması ve bunun % 13 payla gıda sektörünün takip etmesi ilk bakışta İzmir’in üretimde ve tüketimde belirgin bir ivmeye sahip olduğunu göstermektedir. Günümüzde salt ticarete bağlı gelişim gösteren şehirler artık bulunmamaktadır. Hedef gelen turistin kalış süresini uzatmak olmalıdır. Bunun üzerinde de sırasıyla % 4 payla taşımacılık. Ticaret sektörünün niteliği gereği kriz ve büyüme koşullarından daha şiddetli olarak etkilendiği anlaşılmaktadır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta. Hatta bu iki konunun birleştirilmesi konusunda çalışmaların genişletilmesi konusu ciddi bir tarzda ele alınmalıdır. Bu amaçla turizm sektörüne ilişkin geniş kapsamlı tek bir birliğin kurulması kaçınılmaz 9 . Daha üstte ise deri ve ayakkabı grubu gelmektedir.

özelde İzmir’in sahip olduğu Bozdağ Kayak Merkezinin anlaşmazlıklar sonucunda verimli işletilememesi İzmir turizmi için büyük kayıptır. Gediz Alt Yöresi ise. Örneğin. bunları ortaya koymadan önce korunması öngörülen doğal ve kültürel alanların. Buna eklenen en belirgin hedefse turizm olma durumundadır. Yarımada Urla Alt Yöresi tarımda ihtisaslaşmasını sürdürme durumundadır. Bu stratejik alt yörede iç turizm potansiyelinin mevcudiyetinin fark edilerek geliştirilmesi gerekliliği gelişim sürecine ivme verecektir. Burada özelde sakız ağacı gibi özel tarım yatırımlarına da öncelik verilmelidir. Bu iki sektör fiziki olarak mekansal ayrıcalıklı alanlara da sahiptir. Kıyı kullanımı için kıyıların optimum derinlikleri de belirlenerek sabit bir kullanım çizgisine kavuşturulması ve değiştirilmememsine özen gösterilmesi gerekmektedir. Alt yöre bazındaysa hizmet sektöründe de ihtisaslaşması gerekmektedir. Gediz-Nif Alt Yöresi kendi kapalılığından sanayi ve tarım sektörlerindeki gelişmeyi beraber sırtlayarak çıkacaktır. K. Yörenin yüksek tarımsal potansiyeli sanayi ile birlikte il içi ve dışına hizmet ettiğinden bu stratejik alt yörenin gelişim trendi İzmir’in Büyükşehir ölçeğinde yükünün büyük bir kısmını sırtlayacak ve gelişimde birliktelik oluşacaktır. kıyı kesimi ve İzmir Körfezinin ayrı stratejilerinin belirlenmesi gerekmektedir. Buna dışa dönük olarak turizmin de elenmesi gereklidir. Bu bağlamda tarım. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresi etkileşim alanı olarak tarımın önemiyle ve etkisiyle gelişim trendine devam edecek ve bunu sanayinin il içi ve dışına yönelmesiyle yoğunlaştıracaktır. il içi ve dışı açısından sanayi sektöründe uzmanlaşmasına davam edecek olup bunu turizmle beraber götürmektedir. Turizm açısından özellikle iç ve dış turizme hizmet edecek birimlere sahip olması. Bütünleşik mekansal stratejileri uygulamamız ve potansiyellerin değerlendirilmesi sonucunda alt yörelerin ekonomik sektörlere göre uzmanlaşma biçimlerini ortaya koymaktadır. alt yöre bazında geliştirilecek olup öncelikle kendi tüketime yönelik hedefler amaçlanmalıdır. Tire’nin önderliğinde sanayi gelişiminin ilerlemesi hedeflenmekte ve sektör alt yöre dışına taşacaktır. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi adaşı gibi tarım sektöründe gelişimini sürdürecek ve etkileşim alanı olarak ülkesel bazda etkin olacaktır. Yarımada Çeşme Kesimi turizm açısından gelişim temposuna devam etme zorundadır. K. Strateji planına göre İzmir ilerleyen yıllarda ticaret ve hizmetler sektöründe gelişim göstermelidir. Özellikle iç ve orta körfez için bu konu daha da önem arz etmektedir. 10 . Ancak burada. Bakırçay yöresindeyse il dışına ve içine yönelik turizm. Sorunlarının ivedilikle halledilmesi ilk planda gelen hususlardan biri olarak durmaktadır. diğer iki sektörle birleştirildiğinde ticaretin de il dışına taşan etkisi ortaya çıkacaktır. Dikili ve Bergama’dan ötürü önem kazanmaktadır.görülmektedir ve sektörde profesyonellik yanında kurumsallaşma sorunlarının da çözülmesi gerekmektedir. Bunlara Kınık’ın eklenmesiyle sanayi faaliyetleri açısından alt yörenin kendi içinde ve il içinde sektörel uzmanlaşması yer bulmaktadır.

Halkapınar’da yapımı öngörülen ana yolcu gar tesisine ve marşandiz garı ve triyaj tesislerinin inşasına gerekli önem verilmelidir. ağırlıklı olarak yolcu • • • • 11 . program önceliklerinin belirlenmesinde ve yatırımlara vade konulmasında önem kazanacaktır. Kuzey Ege Limanı tesis edilmesi kesinleştirilmeli.Tüm alt yörelerde yönetsel merkez durumunda olan ilçe merkezlerinin bulunması doğal olarak il dışına hizmet verilmesini olağan kılmaktadır. Demiryolları için bölge ölçeğinde daha önce hazırlanan demiryolları ana planı yeniden gözden geçirilip değerlendirmeli. Sonuç olarak makro ölçekli kamu yatırımlarında İzmir’in hakkı olan payı almasının yanı sıra. Bu ilkeler. güney limanları ise yolcu taşımacılığında dengeli bir şekilde ancak iç ve dış ulaşım bağlantıları açısından uzmanlaştırılmalıdır. Bu varsayımlara da ekonomik sektörel hedefler açısından GSYİH değişik artış oranlarında ele alınarak değerlendirilmiştir. 2003–2012 Dönemi İçin Mekansal Ekonomik İlkeler ve Varsayımlar Strateji Planı dönemi için İzmir ili düzeyinde genel ilkeler ve varsayımların düzenlenmesinde herhangi bir sıralama kriteri kullanılmamıştır. Elektrifikasyon ve çift hat banliyö demiryolu yapım ve işletmeciliğine. proje çalışmaları ve uygulamalarının başlatılmalısı hızlandırılmalıdır. 1996-2002 dönemini “kalkışa geçiş dönemi” olarak hedefleyen İkinci Stratejik Plan yukarıda belirtildiği gibi ve de ana metinde daha açık vurgulandığı üzere çeşitli dönem krizleriyle hedeflerine erişmede zorlanmıştır. Uzun vadede Çandarlı Limanı’nın aşamalı olarak hizmete girmesine paralel olarak Alsancak Limanı. • Kuzey limanları yük taşımacılığında. Üçüncü Stratejik Plan çalışmasındaysa olası krizleri daha zararsız atlatabilmeyi amaçlayan bir tarz ele alınmış ve bölgesel yaklaşım alt stratejik yörelerin tesisiyle gerçekleştirilmiştir. dağılımları ve zamanlaması açısından bunlara akılcılık kazandırılması da sağlanmak istenmiştir. Söz konusu ilkeler dönem hedeflerinin belirlenmesinde kullanılabilecek varsayım niteliğindedir ve aşağıdaki gibi sıralanabilir. demiryolu şebekesinin standardı yükseltilmeli ve Aliağa – Balıkesir hattı kurulmalıdır. Bunu takiben de 2003-2012 dönemi yatırım programı öncelikleri tüm olarak ekte verilmektedir. Stratejik plan dönemi içinde Çandarlı’da. Sonuçta bütünleşik strateji planı öngörüleri altında mekansal ilke ve varsayımlar verilmiştir. banliyö sisteminin metro standardı ile geliştirilmesine ağırlık ve öncelik verilmelidir. Çandarlı Körfezi’nde Kuzey Ege Limanı’nın proje çalışmaları hızlandırılmasına paralel olarak. Aynı bağlamda bu hattın Kuzey Ege Limanının gelişimine bağlı olarak Çandarlı-Ödemiş-Tire bağlantısının da tasarlanması gerekmektedir.

yakın çevre ve giderek il ölçeğinde metropoliten alan toplu ulaşım sistemlerinin proje ve uygulama çalışmalarına başlanılmalıdır. Hipermarketlerin yer seçimlerinin küçük esnafın da ayakta kalmasına olanak verecek şekilde yasal düzenlemeye kavuşturulması gerekmektedir. ayrı ayrı havza planları hazırlanılarak bu havzaların topraklarının tarımsal değerleri gözetilerek koruma altına alınması sağlanmalıdır. İzmir’in yakın hinterlandı açısından da yük gemilerine tahsis edilmelidir. Kıyı kesiminde turizm öncelikli çevre düzeni planları için revizyon çalışmaları yapılmalıdır. denizle fiziksel bütünleşme gösteren bir kıyı kullanım çizgisinin yaratılması ve körfezdeki tüm kıyı yapılaşmalarının gerektireceği düzenlemelerin bu kullanım çizgisine göre irdelenmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. İzmir Körfezi’nde. Şehirsel alanda son yıllarda öncelik ve ağırlık verilen toplu ulaşım sistemleri bütünleşme ve etkinleştirme çalışmaları sürdürülmeli. Çiğli’deki arıtma tesisinden elde edilen suyun sulama. Bakırçay – Gediz – K. Hazırlanacak 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Nazım Planları ve Revizyonları sonrasında yerleşmelerin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları da gözden geçirilmelidir.gemilerine. İzmir Körfezi’nin deniz derinlikleri ile kıyı çizgisi sabitlenmeli ve kıyı potansiyeli açısından öncelikler tesis edilerek hazırlanacak bir kıyı proje ve yönetimi sistemi ile denetim altına alınmalıdır. Sektörler için fiziki gelişme planları hazırlanmalı ve bunların çevre düzeni planlarına veri oluşturması sağlanmalıdır. makrobentik ve sedimentolojik çalışmaların yapılması öngörülerek 1983 yılında gerçekleştirilmiş olduğu bilinmektedir. • • • • • • • • • • 12 . Alt yörelerin her biri için 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Nazım Planları hazırlanmalıdır. kartografik ve batımetrik çalışmaların. çamurun ise elektrik enerjisi üretme amaçlı kullanımı sağlanmalıdır. Kent genelinde toplanan çöplerin geri dönüşümünün sağlanması için gerekli organizasyonların kurulması ve yatırımların yapılması sağlanmalıdır. akıntı ölçümleri ve dalga analizlerinin. Adı geçen kıyı kullanım çizgisinin saptanması için körfezde. Önceki çalışmalardan yararlanarak ve gerekirse güncelleştirmelere gidilerek kıyı kullanım çizgisinin ivedilikle belirlenmesi sağlanmalıdır. • • Ege Bölgesi ve İzmir İli karayolları ağı Çandarlı Limanı’nın etaplaması doğrultusunda geliştirilmelidir. Menderes Havzaları için.

kısmında açıklanmış olan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin kurulması çalışmalarında bulunulmalıdır.• Strateji alt yörelerine yönelik hazırlanacak Nazım İmar Planlarına bağlı Uygulama İmar Planlarında ve Kentsel Tasarım projelerinde engellilerin rahat hareket etmesini sağlayacak uygulama standartlarının getirilmesi sağlanmalıdır. yoğunluk ve yapı düzeni itibariyle bu alanların korunması amacıyla. mevzii yerleşim alanı uygulamaları için uygun normlar belirlenerek geliştirilmelidir. yerel ve yöresel potansiyelin değerlendirilmesinin ötesinde amaçlar güdülmelidir. gelişi güzel mevzii planlarla veya izinsiz olarak gelişen yapılaşmaların önüne geçilmelidir. Aliağa–Kemalpaşa–Torbalı’da sanayi sektörü için yaratılmış organize ortamlarda öncelikle yerel ve bölgesel potansiyel için. Orman varlığı yeşil kuşaklar ve koridorlarla bütünleştirilerek. yapı düzeni. İzmir Büyükşehir Bütünü ve özellikle de Metropoliten Aktivite Merkezi sınırları içinde kalan büyük saha kullanan sanayi kurumları ile kamu idaresine ait • • • • 13 . Yerel kamu idaresinde fiziki-stratejik planlamanın etkinliğinin ve işlevselliğinin artırılması. Buralarda bölgelemelere gidilerek nüfus ve yapı yoğunluğu. Yeni organize sanayi bölgelerinin seçiminde. kıyı ve dağ ekolojik sistemiyle bütünleştirilmeli. Bütünü çevre yolları sistemi. Tümüyle yerleşilemezlik özelliği taşıyan yerlerde ise kesin denetim koşullarının geliştirilmesi sağlanmalıdır. sonrasında da ülkesel işlevler için parseller ayrılması gözetilmelidir. Kıyı kesimi ve kırsal alanlarda. doğaya ve çevreye uyumlu yerleşmeler elde edebilmek amacıyla. karar mekanizmasında rol almasının ve il düzeyinde yaygınlaşan bir kurumlaşmaya gidilerek bunun sürekli bir hale getirilmesi sağlanmalıdır. sayı ve büyüklük olarak imalat ve üretim birimlerinin seçimi ve yönlendirilmesinde. sosyal ve fiziki altyapı ve yerleşilebilirlik koşulları konularında ilke ve standartlar oluşturulmalıdır. Bunun için KOBİ’lerin finansmanına alternatif bir yaklaşım olarak ele alınmış olan Anadolu Menkul Kıymetler Borsası kurulmalıdır. Fiziki planlama ile ekonomik planlamanın uyum içinde yürütülebilmesi için Yatırım ve Karar Organizasyonlarına gereken önemin verilmesi önem arz etmektedir. İzmir Büyükşehir tamamlanmalıdır. Bu bağlamda çalışmanın 9. bunun yanında koruma–işletim–denetim mekanizmasıyla da sürdürülebilirlikleri geliştirilmelidir. Korunacak doğal ve kültürel alanlar denetim altında tutulmalı. tümüyle mutlaka • • • • İzmir ili turizm potansiyelinin değerlendirilmesi ve bu potansiyelin tanıtımının sağlanması amacıyla İZTAV çatısı altında profesyonel bir ekibin kurulması ve tanıtıma yönelik farklı kurumlardaki tüm kaynakların bu organizasyona aktarılması sağlanmalıdır. parsel büyüklükleri.

Yarımadada ve İzmir Körfezi çevresinde deniz ulaşım kapasitesi artırılmalıdır. bilgi ve sermaye yoğun birimlere ayrılmasının sağlanmalıdır. bir yandan liman içine indirilerek kamyon ve TIR trafiği açısından rahatlamanın getirilmesi. Köy Hizmetleri. Tüm dere yataklarının yerleşim istilalarından arındırılması sağlanmalıdır. üst düzey organizasyon-hizmetler. diğer yandan da şehir içi yol standart ve işlevinde Alsancak yolağına bağlantılarının kurulmalıdır. Alt yörelere stratejik planla yükümlenecekleri işlevlerin dışında verilmemeli ve yatırım öncelikleri bu işlevlere göre tanımlanmalıdır. Tersaneler ve limanlar arasındaki doğrultusunda çözülmelidir. hizmet alanları ile Kula Mensucat gibi sanayi alanları) • İzmir İl düzeyinde tarım sektörüne ilişkin düzenleme ve yatırımların önceliklerinin ele alınması. Tarım İl Müdürlüğü vb. İzmir il düzeyinde. yeşil kuşak sistemiyle ilişkilendirilmelidir. İzmir Büyükşehir Bütünü içindeki mevcut sanayi bölgelerinin sermaye yoğun ve ileri teknoloji kullanan üretim birimleriyle yer değiştirmeleri yönlendirilmelidir. ticaret ve turizm sektörlerindeki uzmanlaşma düzeylerinin artırılıp geliştirilmesi. alt yöre içine ve il dışına olarak tanımlanmalıdır. Bütünü içinde aktif yeşil alanlarla • • • • • • • • • • • • İzmir İl düzeyinde milli parklar ve rekreasyon alanları. Mekansal-ekonomik roller. Toprak kabiliyetleri açısından üst sınıf alanlarda tarım aleyhine oluşacak gelişmeler engellenmelidir. roller • • 14 . Alsancak Limanı gerisinde yarım kalmış karayolu viyadüklerinin. alt yöreler düzeyinde ise. Taşocakları ve madencilik işletmeciliğindeki uygulamaların genel peyzaj yönünden olumsuz etkilerinin oluşmasının engellenmesi ve denetlenmesi sağlanmalıdır. verimliliğin artırılması yönündeki çalışmaların hızlandırılarak stratejik plan dönemi sonuna kadar tamamlanmalıdır. (Örneğin DSİ. şeklinde yönlendirilmelidir. yer seçimi ilişkileri gereksinimler İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresinin temel ekonomik-mekansal işlevi. il içine ve il dışına olarak. Ege Adaları’ndan Midilli. İçme suyu barajlarının koruma alanlarında denetimin sürekliliği sağlanmalıdır. Karayolları. Sakız ve Sisam’la İzmir arasında sınır ticareti ve ulaşım ilişkilerinin yük ve yolcu taşımacılığı açılarından kurulmasına çalışılmalıdır. Yeşil kuşaklar Büyükşehir bütünleştirilmelidir.kullanışların arazi değerlerinin artmasına paralel olarak çepellere kaydırılması. eski yerlerinin vasıflı hizmetler sektörlerine.

Alt yörelerde yer alan mevcut ikinci konut stoklarının, bu yöreler için öngörülen işlevlere uygun olarak diğer kullanış biçimlerine teşvik edilmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Turizm konaklama tesislerinin boşluk oranlarının yüksek olduğu yörelerde, yatak kapasitesini artıracak yatırımların öngörülmemesi, kısa vadede öncelikle doluluk oranlarının artırılması yönünde politikalar geliştirilmelidir. Ölçek ekonomilerinin kurulmasının potansiyel olarak uygun olduğu yörelerde, bu doğrultuda politikalar ve uygulamalar geliştirilmelidir. Çevre korunması amacıyla, risk altındaki yörelerde ilgili normlara uygun ön arıtma koşulları geliştirilip uygulanmalıdır. Toplu konut uygulamalarıyla ilgili mevcut stoklar eritilinceye kadar yeni yerleşim alanlarının açılmasına izin verilmemelidir. Mevcut tesis edilmiş ve onaylanmış organize sanayi bölgelerinde tam kapasite elde edilinceye kadar kısa vadede ve dönem içinde yeni organize sanayi bölgelerine izin verilmemelidir. İl düzeyinde yerel özendirilmelidir. enerji potansiyelinin ve olanaklarının kullanılması

• • • •

• • •

İl düzeyinde mekansal gereksinimlerin gereği ortak kamu bütçe ve programı hazırlanarak uygulanması girişimleri yapılmalıdır. Şehirsel yerleşmelerin sınırları içinde kalan ve korunması konusunda genel kabuller oluşturulan tarım alanlarının sürdürülmesiyle ilgili politikalar geliştirilmelidir. Kamu yönetiminde alt merkezleşme eğilimlerine uygun örgütlenme biçimlerine yönelinmelidir. Alt merkezlerde hizmet düzeyinin geliştirilmesi sağlanmalıdır. Mekansal şehirleşmeye özen gösterilmeli yasa dışı yapılaşmaların önüne geçilmeli ve bunu özendirecek girişim ve düzenlemelerden mutlaka kaçınılmalıdır. Nüfusun gereksinimine uygun yerinde, sürekli ve yeterli düzeyde sosyal alt yapı hizmetlerinin verilmesi sağlanmalıdır. Şehirsel yerleşmelerin girişlerine arazi kullanışları ve peyzaj donatısı açısından özen gösterilmeli ve mevcut olumsuz gelişmeler için yeniden düzenleme çalışmaları yapılmalıdır. Yerel yönetimlerin emlak vergilendirmelerindeki dengesizlikler düzeltilmelidir. Emlak vergi oranlarının beldeler bazında ortaya çıkan eşitsizlikleri giderilmeli, bazı yörelerde düşük emlak vergilerinden kaynaklanan finansal güçlüklerin ortadan kaldırılmalıdır.

• •

• •

15

Sanayi ve toplu konut yerleşim alanlarında ön arıtma sistemlerinin kurulması ve işletilmesine sorunları strateji plan dönemi sonu itibariyle tümüyle çözümlenmelidir. Özellikle turizm ve ikinci konut yörelerinde yaz aylarında gelişen trafik ve otopark taleplerine uygun düzenlemeler yapılmalıdır. Şehirsel yerleşmelerde yol ağları, trafik ve otopark düzenlemeleri, talep yönetimi tekniklerinden de yararlanılarak geliştirilmeli, yaya – taşıt trafiği ayrıştırmalarını dengeli bir biçimde gözeten ağlar oluşturulmalıdır. Şehirsel yerleşme geçişlerinde ve bağlantı noktalarında, yaya ve taşıtlar için köprülü karayolu kavşakları ve demiryolları köprülü geçişleri düzenlenmelidir. Köylerde kanalizasyon ve arıtma tesislerinin yapılmış olmalarının yanı sıra bunların bakım ve işletim sorunlarının çözümlenmesi de sağlanmalıdır. Havzalarda ve tüm tarım alanlarında yer altı sularının dengeli kullanımı sağlanmalıdır. İzmir Körfezi’nin tüm dere ıslah çalışmaları tamamlanmalıdır. İzmir Büyükşehir Bütünü’nde karayolu ağında alternatif güzergahların elde edilmesi sağlanmalıdır. Telekom haberleşme ve bağlantı ağlarında, nüfus ve işletme taleplerine göre gelişmeler için revizyon çalışmaları yapılmalıdır. Tarım sektöründeki küçük işletmelerin, tohumdan pazara kadar geçecek süreçte sorunlarının ve hizmet eksikliklerinin giderilmesi sağlanmalıdır. Dağ köylerinde orman kadastrosu tamamlanmalıdır. Katı atıkların toplama ve depolama sorunları alt yöreler düzeyinde yerleşmeler arası işbirliği ile planlanarak topluca çözümlenmesi sağlanmalıdır. Stol havaalanları, turizm–sanayi–tarım sektörlerinin gereksinimleri doğrultusunda ve alt yörelerin yapılarına göre yer seçilerek uygulanmalıdır. Demiryolları için hazırlanacak ana planda Ödemiş ve Tire sapakları, yöresel bir demiryolu sisteminin parçası durumuna getirilmeli ve elektrifikasyonu için çalışmalar yapılmalıdır. Mevcut arkeolojik envantere uygun sergilendirme kapasitesi artırılmalıdır. olarak yerinde müzelendirme ve

• •

• • • • • • • • • • •

• • •

İl düzeyinde balıkçı barınakları ve yat limanları ağına gerekli öncelikler verilmelidir. Büyükşehir Belediyesi Mücavir Sahası’ndaki köylerde belde belediyelerinin kurulmasının sonrasında mücavir alan dışına çıkmalarına neden olan yasal boşlukların giderilerek, söz konusu yerlerde planlama, uygulama, denetim

16

bütünlüğünün sağlanmalıdır. • •

kaybolması

sonucunu

yaratan

bu

durumun

giderilmesi

Mevcut şehirsel fiziki altyapının merkezden başlayarak yeraltına alınması çalışmalarının sürdürülmesi ve tamamlanması. Eski Gediz Deltasının güney kesimine, Sasalı ile irtibatlı bir tarzda ve Çiğili Atatürk Organize Sanayi bölgesine hizmeti de içeren konteyner ağırlıklı bir iskelenin tesis edilmesi. Expo kurulması tasarlanan İncirlatı kesiminde 2008 yılı sonrası için bu tür bir alanın ayrılmasının hedeflenmesi ve planlama çalışmalarının değerlendirmeye alınması, tema belirlenmesi. İzmir’in yurt dışı merkezlerle doğrudan havayolu bağlantısının sağlanması için potansiyel araştırmalarının yapılması Doğu Akdeniz Bölgesinde yer alan önemli liman şehirleri arasında feribot ve gemi seferleri (kruvaziyer) düzenlenerek İzmir’in tanıtımının sağlanması ve başta İzmir olmak üzere stratejik planlama alanında özellikle kıyı yerleşmelerinin ekonomik potansiyellerinin arttırılması.

• •

2003-2012 Dönemi Ekonomik Sektörel Hedefler
Stratejik planlama alanımızda yer alan yerleşmelerin ilçe bazında 2003-2013 yılları arasındaki nüfus öngörüleri ışığında 2013 yılında İzmir nüfusunun yaklaşık 4.7 milyon olması beklenmektedir. 10 yıllık süre içerisinde ortalama % 35’lik bir artışla ile 1.25 milyon daha fazla kişi İzmir’de yaşayacaktır. Bu toplam artışın 520 bin kişisi, doğal ve kalan, 730 bini ise göçe bağlı nüfus artışı olarak beklenmektedir. Doğal nüfus artışına karşı, İzmir ili hazırlanma sürecine sahip olduğundan sosyoekonomik beklentileri dengeleme şansına sahiptir. Ancak göç ile gelen nüfusun, içinde bulunduğu yaşa bağlı olarak beklentileri değişecektir. Bu nüfusun yaşayacağı planlama alnımızda dönemsel olarak önde gelmesi hedeflenen sektörel yaklaşımlarsa aşağıda belirtilmiştir. • İnşaat sektörü olarak içinde bulunulan dönemde en düşük seviyede olunması, ilerleyen yıllarda bu alanda bir gelişim olacağı varsayımını ileri sürmektedir. 2003 yılı içinde enflasyonun düşme eğilimi içine girmesi ve de faizleri düşürülmesini takiben inşaat sektöründe kısa vade sonunda gelişim öngörülmektedir. Arsa değerlerinin yüksek trende seyretmesinin sonucunda duraklamaya girilmiş olmasının ve Ülkenin içinde bulunduğu coğrafyada ilerleyen yıllarda belirgin bir kriz ortamının oluşmaması bu alanda yatırımları arttırmayı öngörmektedir. İzmir’in uzun yıllar tarıma dayalı sanayi yapısını sektörel gelişimin önünde başarıyla yürütememiş olması ve bir engel oluşturması İzmir ekonomisinde sektörel çeşitlenmenin yeteri kadar hızlı gelişmemesine sebep olmuştur. Bu

17

durum ana sektörleri desteklemiş alt sektörlerin gelişmesini de engellemiştir. İstanbul merkezli Marmara sanayii çekim bölgesinde, hem katma değeri yüksek üretim tesisleri ve hem onlara destek veren imalat sanayii ve hizmet sektöründeki işletmeler hızla çoğalmıştır. İzmir’in geleneksel yapısının çok uzun süre kırılamamasında sanayi bölgelerinin gereksiz ve plansız çoğaltılması atıl yatırımlar olarak devreye girerken, alt yapı üretimi açısından geç kalınmış olmanın da etkisi büyük ölçüde görülmektedir. Bölgenin sanayi açısından doygunluğa ulaşamaması açısından İzmir etkin bir çekim merkezi olamamıştır. Bu nedenle sanayi yatırımlarında stratejik hedeflerin belirlenmesi yanında altyapı yatırımlarının tamamlaması gerekmektedir. • Stratejik plânlama alanında sınai ve ticari gelişimi engelleyen nedenlerin kökeninde kurumsallaşma eksikliği önemli bir faktör olarak başrolde görülmektedir. Aile şirketlerinin başarılı olduğu diğer bazı büyük sanayi Profesyonel yönetim tekniklerinin uygulandığı kuruluşlarının ise yönetim hataları, aile içi çekişmeler, pazar fırsatlarının yeteri kadar hızlı değerlendirilememesi, hızla değişen rekabet koşullarına uyum sağlamada geç kalınması gibi nedenlerle planlama alanında yer alan pek çok büyük sanayi kuruluşunun işletmelerini kapattığı ya da el değiştirerek bölge dışından yatırımcı grupların kontrolüne geçtiği görülmektedir. Bu durumun önüne geçilmesi ve sermeyenin İzmir içinde kalması için ilk planda örgütlenme şemasında profesyonel yönetici kadrolarından yararlanılması gerekmektedir. İzmir özellikle son yirmi yıllık perspektif içinde iç ve dış rekabet çerçevesinde dünyada meydana gelen gelişimlere ve değişimlere kayıtsız bir durum sergilemiştir. Bu durum yaşanan süre içinde ciddi bir güç kaybı oluşturmuş ve İzmir yetenekli iş gücünü kaybetmiştir. Başta İstanbul merkezli sanayinin çekimi sonucunda ortaya çıkan bu beyin göçü teknolojik gelişmelerden İzmir’in yeterince pay almasını engellemiştir. Kırıcı rekabetin sürüklediği değişim rüzgarlarına dayanabilmek ve onun ortaya çıkardığı fırsatlardan bu nedenle yararlanmak mümkün olamamıştır. İzmir sermayesi bu nedenlere karşı potansiyellerini daha etkin kullanmak için ekonomik analizlere dayalı uzun vadeli stratejik hedeflerini belirlemelidir. Sermaye birikimlerinin doğru yatırımlara yöneltilmemesi ve yabancı yatırımcılar için bir çekim merkezi olacak uzun vadeli bir stratejik planın bulunmaması kaynakların ekonomik olarak optimum kullanımını engellemiştir. Sermaye yatırımları, geçen süreler içinde daha ziyade kısa dönem kar maksimizasyonuna yönelik yatırımları hedeflemiş bu da kaynak israfına sebep olmuştur. Bu durum koordinasyon ve AR-GE alanında henüz istenilen düzeye gelinememesiyle sonuçlanmıştır. İşbirliğinin eksik olması önemli bir eksik olarak duraklamayı körükleyen bir etkendir. İzmir bu açıdan sinerji oluşturamamış hem siyasi hem de bürokratik engellemelere

18

karşın güçlerini birleştirememiştir. Bunlara karşın İzmir sermayesinin kısa dönemden itibaren semaya yatırımları içinde belirli bir payı AR-GE konularına yöneltmesinin gerekli olduğu ortaya çıkmaktadır. • İzmir tarihsel süreç içinde hep bir liman kenti olagelmiştir ve ekonomik yapısında bu husus önemli bir yer tutmuştur. Dünyanın önemli liman şehirlerinde limanların yerleşme alanları içinde kaldığı da görüldüğünden Çandarlı Limanı yapıldığı taktirde de İzmir limanının işlevine devem etmesi ve lojistik hizmetler açısından önemini koruması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İzmir’in yabancı sermaye açısından elverişli bir ortama sahip olmasının önemli bir unsuru olan geniş bir art bölgeye sahip olması limanla birleştirildiğinde karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolu açılarından lojistik hizmetlerin gelişmesine neden olacaktır. Bu nedenle kısa dönemden itibaren bu tür yatırımlara yönelinmesi gerekmektedir. Küreselleşme süreci içinde İzmir’in gerek geleneksel yapısı ve gerekse son yıllarda peş peşe gelen ekonomik krizlerden etkilenen ekonomisi birikmiş sermayesini yatırımlara yöneltmede itici güç bulmada zorlanmıştır. Bunun ana nedenlerinden başta geleni olan dünya gerçeklerinin gerisinde kalınmış olunması yeni ürün çeşitlerine yönelinememesiyle sonlanmıştır. Özellikle geleneksel sanayi yapısı içinde kalınmış olunması yüksek teknolojiye dayalı malların üretilememesine sebep olmuştur. İzmir ekonomisi, stratejik planlama alnında genel eğilimlere dayalı olarak dış pazarlara yönelik rekabetçi ürünlere ihraç kapısını açmak için teknolojik yatırımlara yönelme zorundadır. Bu nedenle Teknolojiyi Geliştirme Bölgelerine ve Teknopark yatırımlarına öncelik verilemesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İzmir turizminde görülen göreceli düşüşün önde gelen sebepleri arasında son yıllarda “incoming” acentaların çoğunun şehri terk ederek Antalya ve Kuşadası gibi merkezlere yerleşmesi gösterilebilmektedir. Bu durum İzmir’in payını diğer mekanlara kaydırmıştır. Ayrıca İzmir gelecek turist kafilelerini ağırlamaya yönelik yeterli mekanlara sahip bulunmamaktadır. Turizmin son yıllarda eğlence ve macera eğilimli olması İzmir’in potansiyelini düşürmektedir. Orta büyüklükteki turist gruplarına yemek verecek mekanların bulunmaması ve bu konuda yatırımlara yönelinilmemiş olması grupları İzmir’den kaçırmaktadır. Turizmin sadece bir konaklama işlevi olmadığı bilindiğinden İzmir bu konu dışındaki turizm alanlarına ekonomik yatırım yapma durumundadır. 1990 öncesi İzmir’de yapılmış konaklama tesislerinin eskimeye başlamış olması da İzmir’i konaklama açısından önümüzdeki yıllarda cazip bir mekan yapmayacaktır. Stratejik plan dönemi içinde İzmir turizminin gelişmesi ağırlıklı olarak kongre ve ona alternatif termal yatırımlara yönelinilmesi ile gelişebilecektir. Bu açıdan İzmir ekonomisine büyük girdi sağlayacak turizm gelirleri şehrin ölçeğini büyütmesi ile mümkündür.

19

İzmir’in tarımsal açıda verimli havzalara sahip olması tarım ekonomisinin dikkate alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu konuda tarım-sanayi işbirliğinin ortaya konması ve tarımsal üreticilerin bilgilendirilmesi yanında sanayiye yönelik üreticilerin ekonomik açıdan desteklenmesi projelerinin oluşturulması gerekmektedir. Özellikle tütün ve pamuk gibi ürünlerin kalite kontrolleri yapılmalı ve üreticiyi destekleme fonları konmalıdır. Bu bağlamda ekolojik tarımı destekleyici örgütlenme şemasının ekonomik bazda desteklenerek bürokratik sorunlarının çözülmesi olumlu olacaktır. Bölgede tarımsal potansiyele gerekli desteğin verilmesi alt yörelerin ticari hayatında gelişme yaratacağı bilinciyle destekleme projeleri oluşturulmalıdır. Stratejik planlama alanının tarımsal potansiyeli bilinen bir gerçektir. Bu potansiyel içinde zeytin ve zeytinyağı önemli bir yer tutmaktadır. Zeytinyağı 2001 yılı içinde Türkiye’nin toplam tarım ürünleri ihracı içinde ortalama %3’lük bir paya sahiptir. Dünya zeytinyağı ihracatı içinde ise ülke payı ortalama % 19 paya sahiptir. Genellikle üretildiği bölgelerde tüketilen zeytinyağı sağlıklı ve dengeli beslenme bilincinin dünyada yaygınlaşması ile özellikle Amerika, Japonya, Kanada, Avustralya ve Brezilya gibi nüfus yoğun ülkelerde tüketilmeye başlanmıştır. Bu pazarlar genelde Türkiye özelde İzmir için büyük ümit vaat etmektedirler. Örneğin; yeni gelişen pazarlardan Türkiye, Amerika için % 10 paya sahip iken İtalya %69, İspanya %35 pay almaktadır. Japonya için %0.13, Kanada için %6,7 ve Avustralya için %2 olan payların arttırılması için bu sektöre gereken önemin ve teşviklerin verilmesi gerekmektedir. En büyük ihraç pazarımız olan AB ülkelerinin dökme olarak aldıkları Türk zeytinyağını ambalajlayarak dünya pazarlarına aktarmasının önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması önem arz etmektedir. Son yıllarda bilişim sektöründe görülen yazılım ihracatı büyük bir ekonomik güç olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de de gelişmekte olan bu sektörü dünyaya taşımak ve özellikle İzmir ekonomisi için değer yaratan bir lokomotife dönüştürmek önemsenmelidir. Ticarî paket programları hazırlamadan öte sektörel yazılıma yönelinilmesi daha büyük girdiler sağlayacaktır. Bu bağlamda İzmir Ekonomi Üniversitesinin Bilgisayar Mühendisliği Bölümü önemli bir girişim yapmıştır. Türkiye bilişim pazarı 2002 yılında bir önceki yıla göre %11.7 büyüyerek 10.2 milyar dolara erişmiştir. Yine aynı yıl mobil yazılım pazarının %29.3 büyümesi sektörün önemini ortaya koymaktadır. Özellikle kriz dönemlerinde büyüyen bu hizmet pazarının bilgi teknolojileri kategorisinde stratejik planlama alnımızda ilk sıralarda yer alması gerekmektedir. Bu tür yazılımların iki saatten fazla süren bir işlemi birkaç dakikaya indirdiği bilindiğinden önümüzdeki yıllarda tüm şirketlerin sektörü kullanmasının gerekliliği daha açık ortaya çıkmaktadır.

20

Stratejik planlama alanımızda pazar payının hızla artış gösterdiği enerji sektörü lojistik tesis yatırımlarıyla ön plana çıkmaktadır. Doğal gaz ve jeotermal enerjinin devreye girmesi ile planlama alanımızda petrol ürünlerinden elde edilen enerji türlerine olan talebin azalması söz konusu olabilecektir. Özellikle şehir ölçeğinde planlama alanında jeotermal enerjiye yönelinilmesi ve yatırımların bu konuya yöneltilmesi orta dönemde önem kazanacaktır. LPG sektöründeki daralmanın ortaya çıkardığı ekonomik dengesizlikler bu şekilde önlenebilecektir. Özellikle 2003 yılı sonunda çıkması beklenen Petrol Piyasası Kanunuyla serbest rekabet döneminin başlayacağı dikkate alındığında bunun enerji sektörü için ateşleyici etki yapacağı düşünülmelidir. Türkiye’nin 2002 yılındaki toplam ihracatının %36’sını hazır giyim ve tekstil oluştururken % 28’si hazır giyimden sağlanmaktadır. Türk tekstil şirketleri bu konuda büyük atılım yapan Çin ile özellikle AB ülkelerinde çarpışıyor. Çin’in bu alanda 2. ve 3. sırada yer alması Türkiye’nin sahip olduğu ilk sırayı zorlamaktadır. Hazır giyimde ise Çin, Türkiye’nin önüne geçmiş durumdadır. Stratejik planlama alanımız ülke içinde Denizli’nin arkasına düşmüş ise de bürokrasi, sivil toplum ve özel sektör bağlamını doğru kurabildiği takdirde bu rekabetten karlı çıkabilecektir. Özellikle kotaların kalkması ile birlikte dünya pazarlarına yönelik ciddi bir rekabet içinde kalınacaktır. İzmir’in dış pazarlara yakınlık avantajını kullanarak rekabetini sürdürmesi gerekmektedir. Tekstil ve hazır giyimde sezon kavramının ortadan kalkması ve farksızlaşmaya ayak uydurulabilmesi büyük avantaj sağlayacaktır. Bu nedenle malı en kısa sürede temin eden ve lojistik avantajları bulunanlar öne geçecektir. Bu nedenle tekstil sektöründe hızlı hareket edilebilmesi için önümüzdeki yıllarda gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Aksi durumda ülkenin ve bölgenin payında düşmeler görülebilecek ve sektör ekonomik krize yönelebilecektir. Bu konuda marka yaratma zorunlu bir hale gelmelidir.

Sektörler bazında GSYİH’nın gelişimi ele alındığında konu iki ayrı senaryo halinde öngörümlenmiştir. Birincisi, mevcut durumun korunması durumundaki gelişimdir. Burada 2001 şubat krizi öncesi 2000 yılı baz alınmıştır. Böylelikle mevcut durum göreceli olarak yükseltilmiştir. 2000 yılı baz fiyatlarıyla nüfus öngörülerine göre, 2000 yılındaki 20.9 katrilyon olan GSYİH, mevcudu korumak için 32.8 katrilyon olarak hedeflenmelidir. Bu hedef ile bireylerin 2000 yılındaki yaşam koşulları muhafaza edilecektir. Bu değerde refah artışı yoktur. İkinci senaryo % 3, % 5 ve % 10 büyüme oranlarına göre ele alınmıştır. Burada mevcut durumu koruyabilmek için büyüme oranının % 3’ün üzerinde olması gerektiği anlaşılmaktadır. Gerçekten de %3’e göre büyüme, mevcut durumun altında kalmaktadır ve 32.8 katrilyon olması gereken GSYİH değeri %3 büyümeye göre 29.9 katrilyon olarak gerçekleşmektedir. Yani hedef değer ile varılan değer arasında 2.9 katrilyon fark vardır.

21

İkinci oran, %5 büyümeye göre hedeflenen GSYİH değeridir ve 38.4 katrilyondur. Bu büyüme refah artışı da sağlamaktadır. Yaklaşık kazanılan refah artışı 5.6 katrilyondur. Refah payı da olduğu için, İzmir’in 2003-2013 döneminde hedeflemesi gereken asgari ortalama büyüme oranı %5’in altına düşmemelidir. Son oran ise iyi bir planlamanın göstergesi ve sürekliliğini göz önüne alarak % 10 şeklinde tespit edilmiştir. Bu oran ile 2013 sonunda hedeflenen GSYİH değeri 70.2 katrilyondur. Şu halde 37.4 katrilyonluk bir artış olacak ve 2000 yılına nazaran göreceli olarak 2013’e ulaşıldığında iki kat refah artışı sağlanmış olacaktır. Burada toplam GSYİH değeri üzerinden hedef belirlemesi yapılmıştır Sonuç olarak, İzmir, % 5 asgari büyüme oranını hedeflemelidir. Ancak büyüme oranındaki aralığı, % 5 ile % 8 arasında tutmalıdır. Bu aralığın sağlanmasına yönelik yaklaşımlarsa yukarıda verilmiştir.

2003-2012 Dönemi Yatırım Program Öncelikleri
Stratejik Planın bu döneminde sürekliliği olan ve ilk aşamada ele alınması gereken yatırımların stratejik planlama alanları içindeki önemine göre vurgulanması ele alınmıştır. Yatırımların, gerçekleşme önceliği bu dizi içinde bütün olarak ele alınmalı ve bunların bir kısmının ilk beş yılda tamamlanma gereksinimine sahip olduğu benimsenirken bir kısmının da ikinci beş yıllık döneme sarktığı görülmektedir. Bir dizi yatırımsa sürekliliğe sahip olarak her iki alt dönemde de sürme durumundadır. Ayrıca doğal olarak diğer bir dizi yatırım da geçmiş yıllardan bu güne ve ileriye yönelik bir süreç içinde süregitmektedir. Bunlar arasında daha ziyade büyük kamu yatırımları önde gelmektedir. Sıralamada öncelik ele alınmamış buna karşın tüm alt yöreleri kapsayan makro seviyede yaklaşımlarsa stratejik yörelerin dışında vurgulanmıştır. Tabiatıyla burada ele alınan yatırımların stratejik plan içinde yer tutacak kapsamlarının olması gerekmektedir. Mahalli ölçekte tasarlanmış ve dar bütçe içinde çözüm bulan ve stratejik değeri bulunmayan yatırımlarsa değerlendirmeye alınmamışlardır.

Birinci Beş Yıllık Dönem 2003-2007
İlk beş yıl içinde tamamlanmasa da başlanılmasının gerekli olduğunun vurgulandığı yatırımların bu kısımdaki ana amaçlardan birincisi yatırımların mekansal öneminin belirtilmesidir. Kaynak kullanımı ve aktarımının bu dizi içinde yapılması öngörülmektedir. Bir kısmının kararları Üçüncü Stratejik Planın başlama döneminden önce alınmış olsa da yatırıma ya başlanmamış ya da sürekliliğinde kesilmeler görülmüş olabilmektedir. Bütün bunlar da dahil olmak üzere önem arz eden makro yatırımlar, stratejisine göre aşağıda değerlendirilmiştir. [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri

22

• •

Karşıyaka’nın Bostanlı kesiminin taşkınlardan korunması için Bostanlı Deresinin ıslah edilmesi ve süreklilik içinde bakımının yapılması. Turyağ Fabrika Tesis Alanının, üretim sistemlerinin terk etmesi sonunda boş kalan yapılarının özgün olanlarının korunarak turistik tesise ve çevresinde yer alan yapıların ve de boş alanların pansiyonla rekreatif kullanımlara dönüştürülmesi. Karşıyaka’da yer alan büyük alış-veriş ekonomilerine uygun olarak düzenlenmesi. merkezlerinin çevrelerinin ölçek

• •

İzmir Büyük Kent Bütünü içinde yer alan turizm potansiyeli yüksek noktaların diğer işlevler tarafından istila edilmesi engellenmeli. (Örneğin Tantalos, Bayraklı Smyrna Kazısı, Kemeraltı geleneksel alış-veriş merkezi, Kemeraltı Havralar Sokağı, Agora, Kadifekale vd.) Turizm potansiyeli yüksek alanların topluma ve de şehre kazandırılması için tasarım projelerinin yapılması ve söz konusu alanların kültür turizmi ve inanç turizmine yönelik değerlendirilmesi. Karşıyaka’da gelişmekte olan kültür merkezleri oluşturma çalışmalarının semt ölçeğinde devamlılığı sağlanmalı. Karşıyaka kıyı kesiminde, kıyı ile art alan arasında güvenli yaya geçiş olanaklarının yaratılmasının gerekliliği. (Örneğin Karşıyaka Vapur İskelesiKarşıyaka Çarşı Bağlantısı) Rekreatif potansiyel arz eden Bostanlı Balıkçı Barınağı düzenlenmeli ve tüm İzmir’e hitap edecek seviyeye getirilmeli. Çiğli’de eski Gediz ağzındaki tersane yerinin tasdikli sınırı içinde geliştirilerek, sınırları dışında gelişmesinin engellenmesi. Karşıyaka ve Çiğli’de konut üretiminin spekülatif yaklaşımlardan arındırılması ve imar planlarında dönem içinde yeni konut gelişme alanları önerilmemesi gerekli. Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin tevsiinin bu süre içinde ele alınmaması ve monopolistik sistem dışında tutulması. Genelde ülke ve özelde stratejik plan alanına ekonomik katkısı yüksek Tuzla tuz üretim tavla alanlarının gerekirse tevsii edilerek işletimine devam edilmesi. İZSU Arıtma Tesislerinden çıkacak olan arıtılmış suyun Gediz Havzasının drenajında ve sulamasında kullanması. Kuş cennetine tatlı su sağlanması amacıyla DSİ projelerinin hayata geçirilmesi ve bu alan için özel statülü yaklaşımlardan taviz verilmemesi. İzmir Batı Aksında seracılığın, bahçe tarımının ve narenciye alanlarının ekonomik değeri göze alınarak, bu faaliyetlerin varlıklarını sürdürmesini sağlayacak önlemlerin alınması.

• •

• • • • • • • •

23

• • • • • • • •

Üçkuyular-İnciraltı ve batı kesimlerinde mevcut aktif rekreatif alanlar dışındaki potansiyelli kesimlerin planlanarak kullanıma açılması. Başta Balçova olmak üzere termal kaynakların konut ısıtılmasında kullanıma yönelik projelerin ve yatırım çalışmalarının devamlılığının sağlanması. Balçova jeotermal sularını atık suların kirletmesini önleme amaçlı, atık suların ıslahı için yatırımlar yapılması ve zemin suyunun çekilmesinin önlenmesi. Narlıdere’deki toplu konut alanlarında doğabilecek erozyon tehlikesine karşı önlemler alınması. İzmir’e içme suyu temini amacıyla tasarlanmış Çamlı Barajının tamamlanması ve bu amaç doğrultusunda tasarım projelerinin ele alınması. Güzelbahçe’de yamaç paraşütüne uygun alanların düzenlenmesi, işletmeye açılması ve tanıtılması. Batı aksının İzmir konut stoku yaklaşımların ortadan kaldırılması. açısından kullanılmasındaki spekülatif

Karabağlar-Yeşillik Caddesi üzerindeki ve çevresindeki imalat sanayiinin bulunduğu alanlardan çıkarılarak özellikle ana aks boyunca “show-room”ların teşvik edilmesi. Sarnıç-Gaziemir bağlantısını sağlayan karayolunun mevcut projesine göre düzenlenmesinin yatırım kapsamına alınarak standartlara uygun hale getirilmesi. İzmir güney aksında yer alan kaçak yapılaşmanın bulunduğu alanların yasal hale dönüştürülmesi için şehirsel yenileme projelerinin yapılması. Buca cezaevinin kentsel alan dışına çıkarılmasına yönelik spekülatif yaklaşımların ortadan kaldırılarak konunun gerçekçi boyutta ele alınması ve sonuçlandırılması. Alsancak limanın tevsiine başlanılması ve konu hakkında spekülasyon dışı, gerçekçi ve kalıcı yaklaşımların ortaya konması. İzmir İç Körfezin Yeni Kale açıklarındaki girişimin taranması ve girişimlerin liman tevsii ile ilişkilendirilmesi. İzmir Halkapınar Ana Yolcu Garı terminali proje çalışmalarına mevcut tesisler de dikkate alınarak başlanılması. Demiryolu Marşandiz Garı ve Triyaj tesislerinin projelerine başlanılması ve çalışmaların ulaşım master planı doğrultusunda ele alınması. Kemeraltı’nın korunmasına yönelik uygulama projelerinin realist bir açıdan bakılarak geliştirilmesi, mali kaynak teminine yönelik organizasyon sistemlerinin kurulması.

• •

• • • • •

24

Çevre yolunun kuzey kesiminin tünel ve viyadüklerinin tamamlanarak işletmeye açılması ve Aliağa istikametindeki devlet karayoluna bağlanması. • • [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi (Dikili-Bergama-Kınık) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Bergama jeotermal kaynaklarının şehir ölçeğinde kullanılması çalışmalarına devam edilmesi ve konuya yönelik kurulmuş olan şirketin finansal açıdan desteklenmesi. altyapı yatırımlarının ve • • • • Bergama’da turizm belgeli konaklama tesislerin yapılmasının rantabıl olmadığı belirlendiğinden bu dönem içinde yeni girişimlerin teşvik edilmemesi. diğer viyadük ayaklarının kent içi yol standardı ile Alsancak yol ağına bağlanması. 25 . Dikili iskelesinin transit çalışmalarının başlatılması. Alsancak Limanı gerisindeki viyadüklerin liman içine indirilerek kamyon ve tır trafiği bağlantısının kurulması. yerleşmenin hizmet sektöründen pay alabilmesi için bir şehirsel çalışma alanı kurulması Aliağa Doğal Gaz Kombine Çevirim Santralinin ivedilikle tamamlanması ve sanayi sektörünün hizmetine sunulması. Büyükşehir Bütününde kaçak konut yapılaşmalarının su depolarının yerleşme kotu üstünde kaldığı gözlenmektedir. Kınık Organize Sanayi Bölgesinin altyapı yatırımlarının hızlandırılması ve Belediyenin bu açıdan desteklenerek bölgenin özendirilmesi. Aliağa’daki sanayi alanlarının su ihtiyacını karşılamaya yönelik Kunduz Barajının tamamlanması Aliağa’nın sanayileşmesi paralelinde.• • • İzmir Kültürpark alanının yapılaşmalardan arındırılması ve yeni düzenlemesinin parçacı yaklaşımlar yerine bütüncül projesine uygun olarak gerçekleştirilmesi. veya aktarma merkezi dışında kullanılabilme [C] Gediz Strateji Alt Yöresi (Aliağa-Foça-Menemen) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • Menemen’in ve yörenin tarımsal potansiyelinin gelişmesinde büyük bir öneme sahip Gediz Havzası Planlama Projesinin sürdürülmesi. Dönem içinde yapıların yasallaşması doğrultusunda bu depoların konumlarında seviye düzenlemesi yapılmasının gerekliliği. İzmir Batı aksında Mithatpaşa Caddesine alternatif bir karayolu güzergahının belirlenmesi ve bu konuda imar planlarının gerekirse revize edilmesi. Kınık Ovası Sağ ve Sol Sahil Sulama Projelerinin Yortanlı Barajının tamamlanması.

Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi (Menderes-Torbalı-Selçuk) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • İzmir Ticaret Odası tarafından Tekeli’de kurulmuş olan Tekeli Ticaret ve İmalat Organize Bölgesinin altyapı çalışmalarının tamamlanması ve faaliyetine verimli bir şekilde devamının sağlanması. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin sınırları içinde sanayiinin tam kapasiteyle çalışmasının sağlanılması için gerekli yatırımlara ve teşviklere öncelik verilmesi. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine yönelik doğal gaz çevirim santralinin inşasına başlanması ve tamamlanması. İzmir Aliağa arasında tamamlanmış raylı sistem elektrifikasyon hattının tam kapasiteyle çalışmasının sağlanması. Kontrolüne süreklilik kazandırılmasının. hazırlanacak çevre düzeni planlarında dikkate alınması ve uygulama imar planlarının bu anlamda revize edilmesi. Pancar yöresinde tesis edilecek ve yer seçimi yapılmış organize sanayi bölgesinin altyapı ve diğer hizmetlerine başlanması. Tahtalı Barajı Koruma Havzaları denetiminin sıklaştırılması. • • 26 . ilçe alt yöre sınırları içinde sanayi tesislerinin denetim altında tutulması. Nif Çayının temizliğinde süreklilik sağlanması için Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisinin ve ön arıtma tesislerinin işletilmesine özen gösterilmesi. Bu alt yöredeki mevzi konut yerleşim alanı uygulamalarının yoğunluğuna ve yapı düzenine özen gösterilmesine ve giderek bu yöreler için çevre düzeni nazım planlarının geliştirilmesi. • • • • [E1] K. Foça’da mevcut balıkçı barınağının düzenlenerek daha verimli hale getirilmesi ve halihazırda kullanılan rıhtımların düzenlenmesi Gediz havzası sulamasında önemli bir öğe olan Gediz nehrinin başta Manisa Organize Sanayi Bölgesi olmak üzere diğer kirletici unsurların mutlaka denetim altına alınması [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi (Kemalpaşa) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi ve tevsii çalışmalarıyla tamamlanacak gelişim alanları dışında. Foça-Yeni Foça arasındaki kıyı kesiminde Akdeniz foku doğal yaşam ortamının mutlak koruma altında tutulmasına özen gösterilmesi.• • • • • • Menemen aksında inşaat sektöründe konut imalatında talep üzerinde arz görüldüğünden bu tür yapılanmalara yönelik imalatlarının özendirilmemesi. Bağarası-Türkeli yeşil kuşağının korunması için Aliağa sanayi alanlarının gelişiminin güneyine doğru gelişme eğiliminin durdurulması.

mevcut tesislerin onarılarak. Küçük Menderes nehrinden sulama için çekilen suyun kirliliğinin artmasının önüne geçilmesi için çalışmalara hız verilmesi. ivedilikle kullanıma açılması ve işletilmesi. Tarım potansiyeli yüksek toprak yapısına sahip yörede Organize Sanayi Bölgeleri ve Sanayi Siteleri dışında sanayi yapılarıyla. ve Tire Organize Sanayi Bölgesinin tam kapasiteye erişmesinin sağlanması. Belevi yöresinde yapılması. Şirince gibi turizm potansiyeli arz eden kırsal yerleşmelerde el sanatlarını teşvik edilmesi ve organizasyonlara gidilmesi.• • • • • • • • Efem Çukuru mevkiinde yer alacak Çamlı Barajının İzmir’e içme suyu temin edeceği planlandığı için yapımına başlanması. Selçuk yöresinde kolektif turizmi geliştirme yönünde organizasyonlar yapılması ve bu bağlamda Pamucak art alanına bir golf alanın projelendirilmesi.Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi (Bayındır-Tire-Ödemiş-BeydağKiraz) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • • Tire Organize Sanayi Bölgesinin altyapı yatırımlarının hızlandırılması ekonomik sorunların çözülmesi için kredilendirme sistemine gidilmesi. Tesis edilmesi planlanan Merkez Mermer Organize Sanayi Bölgesinin yer seçiminin Torbalı’nın güneyinde. Tarımsal potansiyel açısından önem kazanan Çitlenbik ağaçlarına uygulanana Antep Fıstığı aşılamasının teşvik edilmesi. • • 27 . Selçuk yöresinde av turizminin geliştirilmesi ve organize edilmesi için tanıtımın yapılması. Ayrancılar ve Torbalı arasında gelişen toplu konut alanlarının stokları eritilinceye kadar bölgede yeni konut yerleşim alanlarına izin verilmemesi. Selçuk-Efes yöresinin turizm potansiyelini arttırma açısından Efes ören yerinin ışıklandırılması ve Meryem Ana’ya teleferik projesinin gerçekleştirilmesi. Görece. Stratejik yörenin kıyı kesimi olan Gümüldür-Özdere kıyı bandının tarım potansiyelini kaybetmeyecek şekilde konut gelişiminin denetlenmesi. Bozdağ Kayak Merkezinin sağ ve sol pistlerinin yapılması. bu seviyeye yaklaşılana kadar öz kaynak kullanmayan diğer organize sanayi bölgeleri yatırımlarının bekletmeye alınması. • • • • [E2] K. avlakların doğal düzeni bozmayacak kesimlerde oluşturulması. Tire mahalli pazarının korunarak sürekliliğinin sağlanması ve konunun organize hale getirilerek üreticilerin pazarlama konusunda teşvik edilmesi. depolama tesislerinin gerçekleşmesinin engellenmesi. Kısıkköy’de yer alan ağaç ve metal ve diğer üretim merkezlerinin ön arıtma sistemlerinin denetiminin sağlanması.

Beydağ çevresinde yer alan antimon ve civa madenlerinin fizibilite çalışmalarının yapılacak işletmeye alınması için değerlendirilmesi. İzmir Ticaret Odasının Çeşme’de örgütlediği nergis üretimi sisteminden örnek alınarak sakız ağacı üretimi projesi oluşturulması. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi (Çeşme-Karaburun) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Mordoğan Balıkçı barınağının yat limanı olarak kullanılması için gerekli düzenlemelerin yapılması ve ulaşım bağlantılarının standartlara uygun hale getirilmesi Çeşme ve Alaçatı’da rüzgar enerjisinin kullanımı için rüzgar çiftliklerinin kurulması ve yaygınlaşmasının özendirilmesi. K. • • • • • • • • • 28 .• • • • • • İnanç turizmi açısından Birgi’nin Tire ile birlikte öneminin geliştirilerek korunması ve turizm potansiyeline hizmet edecek ortak mekanların geliştirilmesi. bürokratik engellerin kaldırılması. Çeşme’de yer alan havaalanına gerekli standartlara eriştirilmesi ve işletme sürekliliğinin kazandırılması. beledi K. ağaçlandırılması. Çeşme-Karaburun yöresinde av turizmin geliştirilmesi ve organize edilmesi için tanıtımın yapılması avlak alanlarının doğa ile bütünleştirilmesi. urgan yapımı ve dokumacılığının özelliklerinin yitirilmeden korunması ve geliştirilmesi. bakı noktalarının rekreatif amaçlı kullanıma açılması. Kutlu Aktaş Barajının koruma bantlarının mutlak denetim altına alınması. Menderes Havzası Sulama ve İçme Suyu Projesi kapsamında yer alan Beydağ Barajının gerekli ödenekleri sağlanarak tamamlanması. Körfez içinde Karaburun yerleşmesine kadar kıyı bandında balık çiftliği tesis edilmemesi için her türlü önlemin alınması. Mordoğan kıyısında yer alan Akdeniz foku doğal yaşam alanının koruma altına alınması ve Foça’daki yaşam alanlarıyla birlikte değerlendirilmesi. Özellikle Tire ve çevresiyle özdeşleşmiş keçe. Çeşme yat limanının gerekli standartlara kavuşturularak işletmeye açılması ve gümrüklü saha tesisi. Kiraz başta olmak üzere dış satımlı olan tarım ürünlerinin depolanma ve pazarlanmasında gerekli organizasyon girişimlerinin iyileştirilmesi. Menderes Havzasında yer altı suyu kullanımının denetlenmesi ve seviyenin kontrol altında tutulması. Mordoğan Eğlenhoca Köyü İçme Suyu Göletinin tamamlanması için gerekli yatırım ödeneğinin sağlanması.

Piyale Makarna ve Gıda Mamulleri Fabrikasının. Konuların stratejik alt yöreler itibarıyla değerlendirilmesindense aşağıda belirlenmiş yatırımların gerçekleşmesi veya tamamlanması ve de başlanılmasının gerekli olduğunu ortaya çıkmaktadır. • 29 . özel uzmanlaşma içinde öngörülen uygun kullanımlara tahsisi. Devam etmekte olan Güzelbahçe-Seferihisar karayolunun ödenek ayrılarak çift şeritli bölünmüş yol olarak yapımının tamamlanması. Devamlılığın esas olduğu bu dizilemede on yıllık dönem içindeki önem sıralaması yer almamaktadır. İkinci beş yıla başlamadan önce stratejik olarak aşağıdaki genel değerlerin bir kısmına ilk beş yılda başlanmış olunabilinmektedir. [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • İçme ve kullanma suyu ile taşkın kontrolü sağlayacak Bostanlı Barajının kesin proje aşamasından uygulamaya geçirilerek tamamlaması. sürece yeni girenler de yer almaktadır. Karşıyaka’nın gelişim trendleri dikkate alındığında yöreye yıldız sayısı yüksek otel yatırımına gerek olmadığı. Sığacık Yat Limanının tamamlanmasındaki engellerin ortadan kaldırılarak sonlandırılması ve iç-dış yat turizmine açılması. Payamlı-Gümüldür Sulama Projesi kapsamında yer alan Kavakdere Barajının dönem içinde tamamlanarak devreye sokulması.• Karaburun Çeşme yarımadasında yer alan orman alanlarının yeşil kuşak projesi altında korunması ve düzenlenmesi [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi (Urla-Seferihisar) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Seferihisar Karakoç yöresi özel turizm alanında jeotermal kaynaklar değerlendirilerek turizm yatırımların teşvik edilmesi ve yüksek yatak kapasiteli otellerin yer alması için çalışmalar yapılması. doğa koruma ilkelerine uygun olarak ele alınması. İkinci beş yıl. Mevcut ve öneri mevzi konut yerleşim alanlarının yoğunluk ve yapı düzeni olarak. Urla ilçe merkezinde konut stoğu yığılması nedeniyle bu stok eritilene kadar yeni toplu konut uygulamalarının özendirilmemesi. • • • • • İkinci 5 Yıllık Dönem 2008-2012 İkinci dönem olarak ele alınan bu süreçte ilk dönemden gelen ivmelerin sürüklediği yatırımlar yer aldığı gibi. Devam edenlerin bu beş yıllık süreçte bitirilmesi ön görülenler de ayrıca belirtilmiştir. sistem içinde yer yer daha global yaklaşımlara da sahiptir. tesisin alanı boşaltmasından sonra sanayi alanı dışında.

Çeşme otoyolu ile Narlıdere asfaltı arasında kalan alanın iş ve alışveriş potansiyeline yönelik çekiminin örgütlenmesi ve tek elden planlanması. İZSU arıtma tesisinden çıkacak arıtılmış suyun Gediz Havzasının sulamasında ve drenajında kullanılmasının yaygınlaştırılması ve sürdürülmesi. Balçova-Narlıdere batı aksındaki seracılığın. Kuş Cenneti ve Leuka antik yerleşmesinin birlikte değerlendirilmesi ve kültür turizmine kazandırılması. Kıyı ulaşımının yeni yapılacak iskelelerle yaygınlaştırılması ve toplu taşınımla desteklenmesi. açısından kullanılmasındaki spekülatif • • • • • • • • • Sarnıç-Gaziemir beldesinde yer alan sanayi alanlarının organize bölge haline getirilmesi. Pınarbaşı’ndaki mevcut sanayi tesislerinin organize bir statüye kavuşturulması. Sarnıç-Gaziemir ve benzeri alanlardaki sağlıksız yapılaşmaların şehirsel yenileme projeleri yapılarak.• • • • • • • • Karşıyaka’ya metro hattının bağlanması ve bu doğrultuda hemzemin geçitlerin kaldırılması çalışmalarının ve yatırımlarının yapılması. Batı aksının İzmir konut stoku yaklaşımların ortadan kaldırılması. Dokuz Eylül Üniversitesinin Tınaztepe Yerleşkesinin tamamlanması ve hafif raylı sistem bağlantısına kavuşturulması. Buca-Kaynaklar Göletinin içme ve kullanma suyu temini için proje safhasından uygulama safhasına geçirilmesi. Metronun Bornova hattının Otogara bağlanması ve Fahrettin Altay-Üçyol hattının yapılması.000 konut ısıtmasını amaçlayan projeye gereken önemin verilmesi. Balçova Jeotermal enerji kaynaklara bağlı 25. narenciye tarımının ve bahçeciliğin ekonomik değeri göz önünde bulundurularak bu ekonomik faaliyetin yaşamda kalmasının sağlanması ve bu yönde üreticilerin kurumlaşma yönünde teşvik edilmesi. Bornova’da kültürel değer taşıyan metruk ikamet yapılarının onarılarak topluma (kamu kullanımına) açılması. projelerin hayata geçirilmesi Şirinyer-Buca-Gaziemir aksının hafif raylı sisteme kavuşturulması ve sistemin Aliağa-Torbalı elektrifikasyon hattıyla bağlantısının sağlanması. 30 . İnciraltı-Üçkuyular arasındaki rekreatif alanlar dışındaki potansiyelli kesimlerin planlanarak kullanıma açılmasının sürdürülmesi.

• • • • • Ege Giyim Sanayicileri Derneği tarafından kurulmuş Adatepe Tekstil Organize Sanayi Bölgesinin teşviklerle desteklenmesi ve tamamlanma safhasına getirilmesi. Sanayi ve toplu konut alanlarında orta vadede Büyükşehir bütünü sınırları içinde ön arıtma sistemlerinin kurulması ve işletilme sorunlarının çözümlenmesi. Kamu gelir ve giderleri açısından Büyükşehir bütünü düzeyinde dengesizliklerin giderilmesi. etap uygulamasının tamamlanarak Alsancak Limanını uluslar arası nitelikli konteyner ve kuru yük taleplerinin Çandarlı’ya kaydırılmasının sağlanması. Buca konut potansiyelinin mevcut imar planı dikkate alındığında doyma noktasına geldiği göz önüne alınarak yeni konut alanları önerilmemesi. Mürselpaşa Caddesi boyunca sergileme yapılarına yönelik projelerin ihtisas fuarları da dikkate alınarak gerçekleştirilmesi. Alsancak ve Basmane mevcut gar yapılarının Halkapınar ana yolcu garının hizmete açılmasına paralel olarak restorasyona tabi tutulması ve kültür yapısı olarak kente kazandırılması. Kültürpark alanının güney kesiminde. Narlıdere-Güzelbahçe yerleşmelerini içerecek tarzda. dışına çıkarılan cezaevi alanının şehirsel aktivite Alsancak Limanının yolcu ve yalnızca İzmir’in yakın hinterlandına hizmet eden yük limanı konumuna getirilmesinin dönem sonu itibarıyla sağlanması ve Alsancak Limanının tevsiinin tamamlanması. İzmir batı aksında. Köy hizmetleri tarafından kırsal kesim yerleşmelerine yapılmış olan kanalizasyon sistemlerinin dere yatakları yerine yapılmış ve yapılacak arıtma tesislerine bağlanması. Balçova’da mevcut küçük sanayi sitesinin tevsii veya yeni bir site alanı önerilmesi. Buca’da kentsel alan mekanlarına açılması. • • • • • • • • • [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri 31 . Halkapınar-İzmir ana yolcu garı ve triyaj tesislerinin projelerinin bitirilmesi ve devreye alınması. Aynı zamanda bu dönemde Çandarlı Limanına yapılacak 1. Mithatpaşa caddesine alternatif bir karayolu güzergahının kullanıma açılması. bakım ve işletme sorunlarının giderilmesi. ortak program ve bütçe girişimleriyle giderilebileceği nedeniyle söz konusu girişimlerin yapılması. Büyükşehir bütünü içinde yer alan konteynır depolama alanlarının ve tır otoparklarının kaldırılması ve Sasalı yöresine kaydırılması çalışmalarının yapılması. Bornova-Pınarbaşı yöresinde yer alan sanayi kuruluşlarının organize sanayi bölgesi statüsüne dönüştürülmesi.

ayrıca çevre kirliliğini önlemek için kendi aralarında organize olma koşullarının gerçekleştirilmesi. • • [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri 32 . proje ve uygulama sürecinin stratejik dönem sonuna kadar tamamlanması. Dikili iskelesinin kapasite artırımına yönelik yatırımlara başlanması. Kozak yöresindeki taş ocaklarının işletme planlamasının ele alınması. Aliağa’da yer seçmiş bulunan sanayilerin enerji tüketimindeki sorunlarını karşılamak. yolcu-yük trafiğinin dikkate alınması. Menemen-Emiralem-Manisa karayolu bağlantısının bölünmüş yol olarak çift şeritli yapımına başlanması. show-room ve diğer ticari kuruluşların ve gelecekteki isteklerin planlı ve organize bir şekilde gelişmesini sağlayacak önlemlerin alınması. Menemen çömlekçiliğinin organize olması ve ihracata yönelmesi için organizasyon çalışmalarının yapılması ve dönem içinde tamamlanması. iç ve dış piyasaya yönelik reorganizasyonunun yapılması. Dikili ikincil konut potansiyelinin sahip olduğu yatak kapasitesinin turizm amaçlı kullanılmasının teşvik edilmesi. Kınık içme ve kullanma suyu için öngörülen Kapıkaya Barajının inşasına başlanması. Kozak Yaylası Turizm potansiyelinin tanıtımına devam edilerek projede sürekliliğinin sağlanması ve sağlık/yayla turizmi yönünde geliştirimlerde bulunulması. Bergama Organize Sanayi Bölgesinin kamulaştırma ve proje çalışmalarının sürdürülmesi. Aliağa yöresine. İzmir’in kuzey aksında Çiğli Menemen uzantısında. Aliağa I Organize Sanayi Bölgesinin altyapı yatırımlarına devam edilmesi ve tamamlanması. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • • Menemen’in tarımsal potansiyelinin gelişmesinde büyük öneme haiz Gediz Havzası ve Emiralem Pompaj Sulaması projesinin geliştirilmesi. sanayiinin gelişmesi paralelinde. demiryolu ve karayolu arasında kalan arazide yer alan sanayi.• • • • • • • • Dikili jeotermal enerji kaynaklarının tarım amaçlı kullanılma çalışmalarının başlatılması. Selçuk’ta olduğu gibi stol tipi bir havaalanı tesisi için yer seçim. Kınık Ovası sulama projesi çalışmalarının sürdürülmesi kapsamında Çaltıkoru Barajının tamamlanması.

Menderes sulama ve içme suyu projesi kapsamında Ödemiş-Aktaş Barajının tamamlanması. Bayındır’daki jeotermal enerjinin Organize Sanayi Bölgesi kullanılması. Alt yöredeki mevzii konut yerleşim alanı uygulamalarının yoğunluğuna ve yapı düzenine özen gösterilmesi ve bu amaçla çevre düzeni planlarının geliştirilmesi. eğitim dahil 33 . demiryolu güzergahının hızlandırılması ve yaşama Tesis edilmesi planlanan Merkez Mermer Organize Sanayi Bölgesinin planlama safhasına geçilmesi. İzmir-Gaziemir-Torbalı geçirilmesi. Sulama amaçlı Menderes Yeniköy Göletinin tamamlanması için çalışmaların sürdürülmesi. Selçuk Efes arkeoloji müzesinin bulunduğu yörenin zengin arkeolojik envanteri de göz önünde bulundurularak genişletilmesi veya yeni kapsamlı bir müze binasının yapılması.Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • • • • İzmir’e içme suyu temin etmek üzere Efem Çukuru mevkiinde planlanmış Çamlı barajının yapımının tamamlanması. [E1] K. Menderes Sulama projesinin Kiraz kesiminin devreye alınması ve Köy Hizmetlerinin projeleriyle entegre edilmesi. ve sera ısıtmasında Bozdağ kayak merkezinin işletilmeye açılmasından sonra kapasiteye hizmet edecek yeterlilikte bir konaklama tesisi yapılması. Selçuk-Pamucak yöresinde planlanan golf alanının çevre değerleriyle birlikte hayata geçirilmesi. Nazilli üzerinden İzmir istikametine gelen doğalgaz boru hattının Torbalı sanayilerine ve organize bölgelerine hizmet verecek şekilde programlanması. [E2] K. K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • • • Bayındır yöresinde çiçek ve süs bitkisi yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi ve kurulması planlanan Gıda Organize Sanayi Bölgesinin bu konuyu da kapsaması. sulama ve sanayi suyu sağlama açısından gerekli olan Yiğitler Barajının tamamlanması. Tarım sektöründeki küçük işletmecilerin tarımsal üretim açısından tohumdan pazara kadar geçen süreçte karşılaştıkları sorunlarının giderilmesi.• • Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine ve ovaya. K.

Alaçatı Yat Yanaşma Yerinin. turizm ve seyahat şirketleri. Mevcut ikincil konut potansiyelinin iç ve dış turizmin yatak kapasitesi olarak kullanılmasının özendirilmesi. sistematik kullanımın ortaya çıkardığı ekonomik değerlerin yansımasından elde dilecek kar maksimizasyonu bu 34 .her konuda hizmet eksikliklerinin giderilmesi ve bilinçlendirilmesi için ilgili kamu kurum ve kuruluşları yardımıyla yerel organizasyonların kurulması. • Demiryolları için hazırlanacak ana planda Ödemiş ve Tire sapaklarının yöresel bir demiryolu sisteminin parçası durumuna getirilmesi ve elektrifikasyon için çalışmaların yapılması. • • [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • Karaburun-Mordoğan-Balıklıova-Urla ve diğer kıyı yerleşmelerinin aralarında ve İzmir’le deniz yolu ile bağlantısının planlanması.). Kaynaklar kısıtlı olmasa da. • Strateji Plan Dönemi Sonrası İçin Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler Stratejik plan alanı içinde yer alması planlanmış yatırım kararlarının planlama stratejisi içinde ilk on yıl içinde gerçekleşmesi gerekli olanların gruplaşmasına ek olarak zaman dilimi içine sığmayan ancak sistemsel olarak bütünlük sağlayacak yatırımlar da bulunmaktadır. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • Rüzgar enerjisinin kullanımı için gereken yaygınlaşmasının özendirilmesi. Seferihisar yöresi jeotermal kaynakların Seferihisar şehir ısıtmasında kullanılma projesinin hayata geçirilmesi. İlkesel olarak sistemde sıralamaya gidilmesi bu yatırımların verimliliği yanında yapılabilirliği için kaynak aktarımında da bir süreç ortaya koymaktadır. gümrükçülük vb. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü bünyesinde planlanması düşünülen teknoloji geliştirme bölgesinin (teknopark) yer tahsisinin sonuçlandırılması ve planlanması. tesislerin kurulması ve Alaçatı koyunun sörf merkezi olarak uluslar arası standartlara uygun tesislerle donatılması Çeşme’de Ro-Ro limanına bağlı olarak hizmetler sektörünün ulaştırma kesiminde ağırlık kazanması sağlanmalı (nakliye şirketleri. teşvik edilmesi. kendi ile Cumalı ve Karakoç jeotermal kaynakların İzmir-Balçova kaynakları bağlantısının projelendirilmesi ve sistemin entegre hale getirilmesi. Daha önce işletilmekte olan Karaburun cıva madeni potansiyelinin tekrar incelenerek verimlilik çalışmalarının yapılması. Yalıköy projesi ile birlikte değerlendirmeye alınması. Aynı şekilde perlit ve seramik konusunda da çalışılması.

Bergama-Kınık-Soma-Akhisar karayolu bağlantısının bölünmüş yol olarak çift şeritli geliştirilmesi (Çandarlı limanına yönelik uygulama süreçlerine paralellik göstermelidir) [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • • • • Aliağa yöresine Çandarlı Limanı gelişimi paralelinde 3. Bu bağlamdan olmak üzere İzmir Büyükşehir Bütünü içinde stratejik yatırım önceliklerine yer verilmemiştir. Uzun vadeli olarak ele alınan bu yaklaşımlarda esneklik taşıyabilen kararların verilmemesine özen gösterilmiştir. Kozak yaylasının sahip olduğu potansiyellerin değerlendirmeye alınmasının gerçekleşmesi. Aliağa’nın şehirsel yararlanılması. Aliağa-Bergama-Kınık-Soma demiryolu hattının yapılması (Çandarlı limanına yönelik uygulama süreçlerine paralellik göstermeli). Menemen’in tarımsal potansiyelinin gelişmesinde büyük öneme sahip Gediz Havzası ve Emiralem Pompaj Sulaması Projesinin tamamlanması. Bergama Organize Sanayi Bölgesinin. Bakırçay Havzası Sulamasıyla entegre olacak Bergama Yukarı Kırıklar Göleti ve sulamasının tamamlanması. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • • • • • • • • Dikili jeotermal kaynaklarının şehirsel ölçekte kullanılmasının tamamlanması ve tarımsal kullanımda yaygınlaştırılması Bademli yöresi jeotermal kaynakların termalizmde kullanılması ve yörenin turizm potansiyelinin dışa açılması. Zira zaman ve yatırımların zincirleme etkileri sonunda sapmaların olağan görülmesi sistemde kaymalar yarabilecektir. Kaldı ki kaynakların kısıtlı olması yürütülen yatırım projelerinde bu tür sistematik yayılma politikalarını programlanmasını kaçınılmaz kılmaktadır.şekilde sağlanacaktır. Bu aşamada kararların Stratejik Plan dönemi içinde ilk aşamada yapılması gerekli olan Nazım İmar Planında konuların ele alınması gerekliliği önemli ve de etkin bir rol oynamıştır. bir serbest bölgenin oluşturulması. yayla turizmi açısından Aliağa-Bergama hattı üzerinden bağlantı sağlayacak demiryolunun Dikili iskeleye eriştirilmesi çalışmalarının yapılması. Kınık Organize Sanayi Bölgesinin doluluk oranının artmasını takiben faaliyete geçirilmesi. ölçekte jeotermal enerjiden ve rüzgar enerjisinden 35 . Aliağa II ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgelerinin kamulaştırma ve proje çalışmalarına başlanması.

[E1] Küçük Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • Kabacakırı mevkiinde kurulması düşünülen Torbalı I Organize Sanayi Bölgesinin Pancar ve Tekeli bölgeleri doygunluğa eriştikten sonra planlama safhasına alınması. • [E2] Küçük Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • Ödemiş ve Kiraz Organize Sanayi Bölgelerinin. Kemalpaşa-Torbalı karayolu bağlantısının standardının yükseltilmesi ve iki yerleşmenin art bölge bağlantısının kuvvetlendirilmesi. Menemen ovasının sulamasına yönelik Aşağı Gediz Göktepe projesi ve barajının yaşama geçirilmesi Menemen’e içme ve kullanma suyu sağlayacak Değirmendere barajının işletmeye alınması Bölgesel demiryolu ağının geliştirilmesi çalışmaları kapsamında uzun vadede Menemen’den İDESBAŞ’a demiryolu bağlantısının sağlanması. İzmir-Ankara otoyolunun il hudutları içindeki geçiş güzergahının kesinleştirilerek uygulanmasının sağlanması. Ölçek ekonomileri açısından Aliağa’ya sanayi alanlarını destekleyici bir kentsel çalışma alanı tesis edilmesi.• • • • • • Aliağa yöresinde Gemi Söküm ve Çandarlı Limanı ile bağlantılı olarak tersane tesis edilmesi çalışmalarında bulunulması. Tire ve Bayındır Organize Sanayi Bölgelerinin kapasitelerinin doyma noktasına gelmesinden sonra uygulamaya konulması. Yine aynı aksta İzmir-Ankara ekspres demiryolu güzergahının da projesinin kesinleştirilip uygulanmasının sağlanması. 36 . Seyrek ve Maltepe yerleşmelerinin kıyı kesimindeki Gediz deltasının turizm potansiyeli açısından değerlendirilmesi Foça yerleşmesinin mevcut potansiyeli değerlendirilerek gümrüklü sahası olan bir yat limanı tesis edilmesi. [D] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • • • • • Stratejik alt yöreler yeşil kuşaklarından biri üzerinde yer alan Nif dağının Milli Park olarak ilan edilmesi ve yayla turizmine açılması. Menderes yöresi Yeniköy yerleşmesini kapsayan Yeniköy gölet ve sulamanın gerçekleştirilmesi.

Dalyan ve Şifne yat limanlarının geliştirilmesi ve değerlendirmeye alınması. Çeşme jeotermal kaynaklarının şehirsel ısıtmada kullanılması için yapılmış projenin güncelleştirilerek hayata geçirilmesi. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • İzmir Orta Körfezle. Midilli-Sakız ve Sisam adaları ile sınır ticaretinin kurulması ve ulaşım ilişkilerinin arttırılması yönünde girişimler yapılması ve sonuç alınmasında girişimlerde bulunulması. Seferihisar kıyı kesimi su temini projesinde yer alan Gelinalanı barajının tamamlanması. Çeşme’nin yat limanları kapasitelerinin doyma noktasına yaklaşmasıyla. Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Kestirimler • • • Karaburun yöresinde Karareis ve çevresinde yer alan yerleşmelere içme suyu sağlayacak Karareis Barajı projesinin değerlendirilmeye alınması. Bademli Barajlarının tamamlanması. Burgaz. • • 37 . Ödemiş.• Küçük Menderes Havzası sulama ve içme suyu projesi kapsamında Bayındır. Kuşadası Körfezi arasında kanal açılarak irtibat kurulabilmesinin ön proje ve yapılabilirlik araştırmalarının ele alınması (ulaşım ve körfez temizliğinin sürekliliği açısından önemli bir proje olacağı düşünülmüştür).

GİRİŞ 1 .

Türkiye’nin içinde bulunduğu mevcut yasal ve yönetsel koşullar da göz önünde bulundurularak. Mekansal boyutları olan bir strateji planının. çok merkezli–vektörel yapılı makro düzeyde bir çalışma niteliği taşıyacağı baştan kabul edilmiştir. Dünyada içinde yaşadığımız dönemin koşulları. “ İzmir İl Sınırı ” içi olarak belirlenmiştir. bu alanın dışındaki kırsal ve şehirsel yerleşme merkezleriyle iskan 2 . Bu çalışmayı ve İTO’nun aynı çerçevedeki tüm girişimlerini söz konusu açıdan değerlendirmek gerekecektir. ÇALIŞMANIN AMAÇLARI Bu çalışma. Bu nedenle toplum yararlı bir konumda kalarak nesnel bulgulara dayalı ve güçlü varsayımlarla çalışmanın kurgulanmasının yararlı sonuçlar yaratacağı düşünülmüştür. Bu durumda çalışma. öncelikli olarak il sınırları içindeki karar ve uygulama süreçlerinde. 2003–2012 olarak belirlenen kısa ve orta vadeli yönelişlere yol gösterici olmayı amaçlamaktadır. İzmir’in ülkenin kendine özgü koşulları içinde bir metropolitenleşme süreci içinde bulunduğu bilinmektedir. Türkiye’nin çeşitli ekonomik.. metropoliten ölçekli bir araştırmaya başvurulamamış. sözü edilen metropoliten bölgenin ağırlık merkezini oluşturmaktadır. Stratejik Plan olarak hatırlanması doğru olacaktır. Bu nedenle merkezde yer alan şehirsel bütün ile onunla yoğun etkileşim içinde kaldığı düşünülen ve önemli bir bölümünün. uzun vadeli erişimi olan ortak amaçları da gözeterek. Stratejik Planı (III) olarak tanımlanmasının nedeni.1. İzmir ilinin sınırları içinde kaldığı bilinen alan. Bu çalışmaların 1992 – 2007 dönemi için olanı I. gerek bilgi bölünmezliği gerekse merkezdeki şehirsel bütününün çevresi ile olan yoğun işlevsel etkileşimi nedeniyle. Bu durum ampirik bulgularla da izlenebilmektedir. Bu üçüncü çalışmada ise doğal olarak öncekilerin birikimlerinden de yararlanılmak istenilmiştir. 1996–2002 için olanı ise II. İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO) istemi ile yürütülmesi kararlaştırılan bir rapordur. Çalışma alanı. Çalışma süresinin darlığı nedeniyle kamunun ürettiği bilgilerden yararlanarak il sınırları içinde kalınmasının doğru olacağı kabul edilmiş. sosyal ve demografik makro göstergeleri de bu durumu kanıtlamakta ve İzmir’in ülke içindeki ağırlığını sürdürdüğünü belirlemektedir. kamu yönetiminin bir parçası ve tamamlayıcısı sayılabilecek sivil toplum kurumlarının giderek daha etkin kılınması ve bu kurumların toplumsal organizasyonun kurulmasında ve gelişmesinde önemli roller yüklenmesi gerektiğini tartışmasız bir duruma getirmiştir. bilgi bütünlüğü açısından da gerekli olacak şekilde İzmir Büyükşehir bütünü olarak bilinen alan ile. yine İTO tarafından yürütülmesi sağlanmış önceki çalışmaların da aynı ismi taşımasından kaynaklanmaktadır.

Elimizdeki çalışmada da ana planlama kararları bu bağlamda ele alınmakla beraber bunun dışında kalan alanlar dış kabuk olarak değerlendirilmiş ve çalışma kapsamına alınmıştır. eksen olarak. Halbuki yatırımların strateji açısından planlama alanında bir bütün oluşturduğundan hareketle. 1997 yılında bir. 1998 yılında iki ve 1999 yılında dört organize sanayi bölgesi mevcutlara eklenmek üzere yatırım planlarında yer almıştır. Ancak bunlardan birisi. art bölge olarak nitelenen kesim genel anlamıyla İzmir il hudutları dışına taşma eğilimi göstermekle birlikte idari taksimatın Ülke planlama sisteminde belirli kıstaslar koyması ve özellikle kamu yatırımları açısından kısıtlayıcı eğilimler vermesi nedeniyle sınırlama zorluklarıyla karşılaşılmıştır. gerçekleşme sürelerinin birbiri içinde ve bütün teşkil etmesi nedeniyle dönem önerilerinde bulunmanın genel stratejileri oluşturduğu için gerekliliği bulunmaktadır. ortalama art bölge sınırının 90 km yarı çaplı bir alan içine girdiği mesajını vermektedir. Merkez şehir olarak İzmir’in tek başına planlanması ve stratejik kararlara konu olması da beklenemez. metropol çekim alanı dışında kaldığı için. Stratejik Plan Dönemindeki gelişmenin bu doğrultuda olması beklenirken özellikle 1994 krizini takiben ortaya çıkan 1999 ve 2001 krizleri strateji yatırımlarının gerçekleşmesine yönelik ekonomik girişimlerde duraklama yaratmıştır.dışı alanlarda genel gelişmenin ortak ve yerel gereksinmelerin ayrışık amaçları doğrultusunda. Kalkışa geçiş aşaması olarak planlanan II. sanayiinin tarımsal potansiyelli alanlarda kalkınmanın motoru olacağı varsayımından hareketle planlama alanı içine 1996 yılında iki. özel olarak incelemeye alınmadığı “Giriş” kısmında belirtilmişti. Stratejik Planlama Dönemleri dikkate alındığında İzmir merkez olarak çalışmalar genel anlam içinde. sosyal ve mekansal gelişmenin sağlanması. günümüze değin faaliyete geçebilmiştir. karar verme süreçlerinde bağımsız hareket eden girişimcilerin ve de kamu yatırım taleplerinin ortaya çıkardığı baskının rolü büyüktür.. önceliklerin ve program uygulamalarının doğru yörüngeye oturtulması konusunda öneriler geliştirilmesi esas olarak kabul edilmiştir. Strateji alanı olarak tanımlanan İzmir merkez odaklı çalışmada. Bunu takip eden dönem için (1996-2002) “kalkışa geçiş dönemi” adı altında gelişim trendleri çalışılmış ve gelişim aşaması aynen korunmuştur. 1992 yılından bu yana sürdürülmekte olan stratejik planlama çalışmalarının ilk çalışma döneminde (1992-2007) bölge tek merkezli ve az kutuplu bir kalkınma senaryosuna göre çalışılmıştı. ekonomik. Bu bölgelerin yoğunlaştığı Menderes Havzasındaysa sanayiyi 3 . ve II. Hatta çevre ilçelerin. Alanın ulaşım şeması dikkate alındığında özellikle karayolu sisteminin rahat erişim sağladığı kesimlerde bölgesel gelişimin daha hızlı olduğu da gözlenmektedir. strateji kararları belirlenmeden yatırım hedeflerinin konması başarısızlıkla sonuçlanmış görülmektedir. Kapsam içinde tarımsal gelişmelere yeterince önem verilmemiş. Bu durumdan çıkmak için. çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendirdiği için. koordinasyonla karar verilmesi ilkesi benimsenmiştir. Dolayısıyla doyma noktalarına gelindiği alanlarda ana şehir bu ulaşım akslarından yararlanarak dışa açılım göstermiştir. Aynı bağlamda tarım sektörü de kapsam dışı bırakılmıştı. Özellikle kalkışa geçiş döneminde strateji alanlarının. Stratejik planlamada yatırımların dönem açısından da planlamaya alınmamasına. I.

ve II. Burada ortaya çıkan ana sorun yatırımlar arasında gerekli koordinasyonun sağlanamamış olmasıdır. çok merkeze kayma olarak da nitelendirilmektedir. Bunu sağlamak için merkez şehir çeperlerinde bulunan yerleşmelerin temel ekonomik girdilerinin analizinin yapılması gerekmektedir. 1-I. Stratejik Plan Dönemlerinde benimsenen İzmir merkezli az kutuplu bir yapılaşmanın gerekli verimliliği sağlayamamış olduğu görülmektedir. Bu bağlamda ele alınması gereken ilkelerin gelişim ve yapısal durum üzerindeki etkileri daha gerçekçi olacaktır. Sonuçta planlama alanı bütünü içinde alt strateji yörelerinin ortaya çıkmasıyla sorunların daha gerçekçi çözülmesi ve yatırımların daha hiyerarşik bir yapı içinde gerçekleşmesinin beklenmesi olası bir durumdur. Alt yöreler arasındaki dengeyi sağlamayı hedefleyen ulaşım sistemlerinin yapımı ise genel olarak ana arterler boyunca gelişim göstermiştir. Sektörler arası ilişkilendirmenin yapılarak bunları fiziksel mekan içine yaymanın stratejik planlamanın ana hedefi olduğundan hareket edilmesi gerekmektedir. Sanayi yatırımlarına yönelme aslında tek merkezden. Bunlar arasında sadece Çeşme ikili bir rol üstlenebilmektedir. Makro hedefleri olan bir stratejik çalışmanın bu nedenle fiziksel boyutunun bulunması gerekmektedir. Geçmiş strateji planlarının hedefi olan az kutuplu yapının gerçekleşmesi için amaçlanan yatırım ilkelerinin geçmiş dönemler içinde benimsenmediği de görülmüştür. ekonomik analizler birleştirilince daha içine dönük veya birinci dereceden İzmir’le bağlantısı olmayan ve alt strateji yöre olarak tanımlayabileceğimiz bir yerleşme grubu ortaya çıkmaktadır. burada yatmaktadır. İzmir bu bağlamda yukarıda belirtildiği üzere iki kademeli bir etki alanına sahip durumdadır. Çalışmadaki ana değerlendirme yöre potansiyellerinin analiz edilerek yörelere görevler verilmesi olmuştur. Dolayısıyla geçmiş strateji planlarının hedeflerine erişmede karşılaştığı zorluklar. İkinci derece yolların gerektiği kadar sisteme entegre edilememesi de bütünlük sağlatamamıştır. Birinci derece etki alanı dışında kalan yerleşme dizileri Dikili-Bergama-Kınık. sanayi yatırımları planlanan hedeflerine erişememiştir.desteklemeye yönelik alt yapı yatırımlarına öncelik verilmemesi ve yörenin temel ekonomik girdisi olarak belirginleşmiş tarım potansiyelinin yeterince desteklenmemesi yatırım hedeflerinin atıl kalmasına sebep olmuştur. Turizm konusunda gelişim eğilimi gösteren alanlar da bu bağlamda ihmal edilmişlerdir. Stratejik planlama alanı için önemli bir girdi ve yönlendirici araç olarak kabul edilen doğal gazın planlama alanına geç girmesi ve hatta II. ekonomik krizlerden önce. Ekonomik krizin etkileri bunun arkasında gelmektedir. Kamusal eksikliklerin yerini özel sektörün doldurma eğilimi ise planlamanın bu kesiminde karmaşanın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. bu konuda eksiklik olarak görülmektedir. Çeşme-Karaburun ve Selçuk’tur. Şu halde mekansal olarak yapılan analizlerle. Ayrıca kamu temelli yatırımların da hedeflerine geç ulaşması veya ulaşamaması özel sektörü de kararsızlığa itmiştir. Plan Döneminde gerektiği şekilde ele alınamamış olması. Stratejik planlamada mekansal boyutun ihmal edilerek yapılan bir değerlendirmenin başarıya ulaşması da beklenemez. Tabiatıyla diğer enerji yatırımlarına da gerekli önemin verilmemesi de bir planlama eksikliği olarak görülmektedir. Bu nedenle 4 . Tarıma yeterli destek verilmemiş. Şu halde. Beydağ-Kiraz.

makro seviyede şehirleri odaklaştıran yatırım projeleri üzerinde durulmuştur. Mevcutların gelişme veya geliştirilmemesi yanında yeni önerilerin ve de yatırın dönemleri hakkında yorumlara yer verilmesi alansal bütünlük sağlayacağından önemle ele alınmıştır. 4-Strateji planlama alanı içinde oluşan alansallık sonuçta “strateji alt yörelerin” oluşmasıyla sonuçlanmış ve her strateji alt yöre (Kemalpaşa hariç) kendi içinde gruplanmıştır. Doğu aks kısır bir hinterlanda sahip olup Kemalpaşa’da sona ermektedir. strateji alt yöre odakları ana şehri takip eden oluşmuş hiyerarşik sistem içinde. bu tür yaklaşımlara özen gösterilmiş ve önceki plan döneminde önerilmemiş sistem yaklaşımlarına da gidilmiştir. Stratejik Plan Dönemi içinde planlanmış bazı yatırımların uzun döneme ve planlanan dönem dışına çıkarılmamasına dikkat edilmiştir. şehirlerin mekansal sistemlerinde yer alan mikro projelendirme kararları üzerine gidilmeden. 3-Mekansal boyut analizlerinde strateji planlama alanının dört yöne geometrik yayılmasından hareketle kuzey aksı Menemen-Gediz Havzası ve Bakırçay Havzası arasını kapsayacak şekilde değerlendirilmiştir. 8-Strateji planının bir aracı olarak görülen fiziksel planlama araçlarının başında gelen çevre düzeni ve nazım planların yapılmamış olmasının zaman içinde ortaya 5 . Bu gruplandırmada dış kabuklar kendini belli ederken farklı değerlendirme kriterleri içinde ele alınmasına ve bütünle entegre edilmesine çalışılmıştır. Bu bağlamda II.yapılan çalışmada stratejik planlamanın ana ilkesinin çok merkezli. 6-Makro yatırım olarak kamu yatırımlarının yönlendiriliciliğinden hareketle özellikle alt yapı yatırımlarının planlama alanında hangi dönemde nerelerde yer alacağının planlanması ekonomik gelişmenin motoru olarak görüldüğünden. Bu nedenle detay projeler üzerine gidilmekte yarar bulunmamıştır. 5-Strateji alt yörelerinin kendi odaklarının oluşturulmasına ve sistem olarak çok merkezli hedeflerin bu yaklaşımla desteklenmesine azami özen gösterilmiştir. Bu sayede yatırım ekonomisi açısından büyük fayda sağlanmış ve planlamada etaplama ile başta kamu yatırımları olmak üzere öncelik sıralamasına gidilmesine yol gösterilmiştir. Menderes Havzasını içermektedir. yarı çap olarak kısıtlamanın gerek fiziki ve gerekse ekonomik dar boğazlara götürmesinin önüne geçilmesi için kesin değer olarak yarıçap limitlerinin dışına çıkılmasının benimsenmesi rasyonel bir yaklaşım olarak kabul edilmiştir. 7-Merkez şehir başta olmak üzere. Bu yayılımın ortaya çıkardığı doğal sistem sosyo-ekonomik alan tanımlamasına da uygun düşmektedir. Aynı amaç doğrultusunda özel sektör yatırımlarının da yönlendirilmesi daha gerçekçi bir yaklaşımla ele alınmıştır. 2-Mekansal açıdan konuya yaklaşıldığı zaman mekan sınırlama limitlerinin belirli bir rakamsal değer olarak 90 km. Batı aks ise Urla-Seferihisar yerleşmelerinden batıya uzanmaktadır. vektörel ve makro bir planlama anlayışıyla ele alınmasının doğruluğu ortaya çıkmıştır. Güney aks Menderes çıkışlı olmak üzere Selçuk yerleşmesine kadar uzanmaktadır ve K.

bu projelendirmenin tüm strateji alanı kapsamasına özen gösterilmiştir. II. Zira alanın fiziki açıdan böyle bir potansiyeli yoktur. Stratejik Plan Döneminde yeterli vurguyu alamamış tarım ve enerji sektöründe atılımlar yapılması bu stratejik planda alt yöreler seviyesinde ele alınırken. Bu konulara bağlı Nemrut İskelelerinin limana dönüştürülmesi hususunun gerçekleşememesi bir handikap görülmemelidir. İlk aşamada havza planlarına gerekli önemin verilmesi vurgulanırken tarım topraklarının iskan alanlarının gelişmesi dışında tutulmasına dikkat edilmesi gerekliliği savunulmuştur. merkez şehre odaklanmış iken. büyük ölçüde kamu yatırımlarının gerçekleşmesindeki payın yıllık % 10’u aşamamasından kaynaklanmaktadır. Uygulamaya yönelik olarak tarım. 10-Sektörel dağılımda alt kategorilerin detaylandırılmasına azami dikkat harcanmıştır. 12-Geçmiş strateji plan dönemlerinde gerçekleşmesi hedeflenen konulardan biri olan yeşil kuşak projesi. bütünsellik amaçlanmıştır. Zira strateji planı sektörel bazda ürün çeşitliliği açısından önem kazanmıştır. Liman Yönetiminin özerkleşmesi gibi konular başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bunu minimize etmek için yatırım projelerinin farklı bir sistemde ele alınması ve bitme aşamasında olan özellikle makro projelere kaynak aktarımının daha yoğun yapılması gerekliliği üzerinde durulmuştur. orman ve diğer korunacak doğal karakterli araziler bu kapsam içine alınmıştır. Bu kapsam içinde özellikle politik yaklaşımlardan ve etkileşimlerden kaçınılması gerekmektedir. Ancak İzmir’in bir merkez şehir olması sahip olduğu 6 . 11. Dolayısıyla bu sektörün ihmal edilmesi beklenemez. Ayrıca tüm alanı kapsayacak kalkınma ajansı. Özellikle merkez şehrin dahi Mayıs 2003 yılı itibarıyla bir nazım imar planına sahip bulunmaması yatırımların yönlenmesi ve hatta planlanamaması açısından olumsuz bir durumdur. Buna karşın kongre turizmi ve şehir içi turizm odak noktalarının canlandırılması konularında hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. İzmir Menkul Kıymetler Borsası. İzmir Körfez İdaresi. Yukarıda belirtilen konular ışığında İzmir Stratejik Planlamasının tek merkezli olarak düşünülmemesi gerekmektedir.Büyük nüfus potansiyeli strateji planlama alanında geniş bir kesim tarım sektöründen geçimini sağlamaktadır. büyük kanal projesi. Rüzgar enerjisi. 13-I. 9-Bundan önceki strateji planlarının hedeflerine tam erişememesi.çıkardığı sorunların başında yatırım planlaması gelmektedir. raylı taşıma sistemi. Bu nedenle en küçük ölçeği strateji alt yöre olmak üzere bu tür makro planların yapılmasının önemi vurgulanmıştır. Şu halde yerleşmelerin imar planlarının strateji alt yöre ölçeğinde yapılması gerekli görülen çevre düzeni/nazım imar planı kıstaslarına uyması önemli bir husustur. Stratejik Plan Döneminde gerçekleşen makro konuların başında körfez temizliği. Bu yaklaşım planlama stratejisi olarak ele alınma durumundadır. denizkara ulaşım entegrasyonu merkez ölçeğinde gerçekleşen önemli projeler olarak dikkat çekmiştir. sanayi çiçekçiliği. Buna paralel tarım alanlarının korunmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Stratejik Planda hedeflenen ve II. antepfıstığı aşılaması gibi potansiyel yatırımlar marjinal seviyeden çıkarılarak makro seviyeye aktarılmıştır.

ticaret ve en uçta turizm sektörü açısından aktif bölgelerin merkezleridir. Güneydeki iki strateji alt yörede Torbalı ve Tire farklı bölge merkezleridir. Bu nedenle strateji planlama alanı içinde çok merkezlilik ana hedef olmuş ve kuzeydeki strateji alt yörelerinde Bergama ve Aliağa tarım. Kemalpaşa doğuda sanayi-tarım ikilisinin birlikte geliştiği alanın merkezidir. Tarım. imalat gibi yoğunlaşmış veya kongreler şehri gibi sloganlaşmış bir tanımsallık içinde ele almamamız gerekmektedir. hizmet. sanayi.potansiyeller açısından doğaldır. sanayi. Bunu sektörel bazda turizm. 7 . Sonuçta elde edilen bütünsellik geçmiş yılların deneyimlerinden de yararlanılarak çok kutuplu bir yapı ortaya çıkarmaktadır. turizm konularında baskın alan merkezi olmuşlardır. Piyasa ekonomisi dinamiğinde merkez şehir çevresinin vektörel bir planlama anlayışında ele alınması dengeli gelişmenin ana unsurudur. hizmet.

ÇALIŞMA PROGRAMI Bu çalışma. Program ve İşbölümü. 5. İzmir İlinin. Çalışma Alanının Tanımlanması ve İdari Yapısının İncelenmesi. Başlama ve Giriş – İZTO’nun önceki “İzmir Stratejik Planı” dokümanlarının incelenmesi (1992 – 2007. B. İl Düzeyinde Sosyal Yapı Özelliklerinin Belirlenmesi . 3. Türkiye ve Ülkelerarası Ekonomik Potansiyeli 4. Mekansal ve sosyo-ekonomik analizler olmak üzere iki ana başlık altında yürütülen işler.2. Dış alım – Dış satım) 1 . Analitik Çalışmalar ve Sentez. İzmir ili düzeyinde mekansal ve sosyo-ekonomik analizlerden ve bunun üstüne geliştirilmiş sentez ve strateji plan önerilerinden oluşmaktadır. Ayrıca eşgüdüm sağlanabilmesi düşüncesiyle bir toplantı programı hazırlanılarak iş başlıkları altında geliştirilen raporlar incelemeye alınmış ve sapma ve kopukluklar engellenmeye çalışılmıştır. İşlerin Ana Başlıkları A. 1996 – 2002 dönemlerine referanslar) 2. Ege Bölgesi. kestirimleri ve mevcut politikaları gözden geçirip ortak bir strateji önerisini geliştirebilecek bir yaklaşımla program kurgusu oluşturulmuştur. Tarihlendirme. Yerel – Bölgesel –Ulusal. amaca uygun alt başlıklarda ele alınmıştır. İl Düzeyinde Ekonomik Sektörlere Göre Yapısal Özelliklerin Belirlenmesi (Özellikleri. (Nüfus Bilgileri) 6. C. Bu nedenle söz konusu analizleri gerçekleştirerek bulguları güncelleştiren ve bunlara dayalı tahminleri. Strateji Plan Önerilerinin Geliştirilmesi İşlerin Alt Başlıkları Analitik Çalışmalar ve Sentez 1. Çalışmanın Genel Çerçevesinin Tanımlanması. Strateji Alt Yörelerinin Tanımlanması ve Özellikleri. Genel Çerçevenin ve Programın Kesinleşmesi.

Alt yörelerin Ortak ve Ayrışık Strateji Kavramları 19. Bütünleşik Strateji Planında Gelecek 10 Yıl için Genel Öneriler. Bütünleşik Strateji Planında Sektörler için Öncelikler .Öneri Yatırımlar. Girdi – Çıktı İlişkileri Strateji Plan Önerilerinin Geliştirilmesi 14. Genel Değerlendirme ve Sonuçlandırma. 18.2002 dönemi referansları) 16. 15. 13. Makro Amaç ve Hedefler. 20. İl Düzeyinde Jeomorfolojik ve Çevresel Yapı Özelliklerinin Belirlenmesi 8. İlde Mevcut Yatırımlar.Nüfusa Bağımlı) 11. Orta ve Uzun Vadeli Beklentiler. İl Düzeyinde Tahmin ve Projeksiyonlar (Sorun ve Gereksinimler için . (Çevre ve Nüfusa Bağımlı) 10. Yaklaşım Biçimi . 12. İzmir İli Bütünleşik Strateji Planının 10 yıl için Varsayımları ve İlkeleri. İzmir İli İçin Stratejik Planı III’ün İlke ve Varsayımları. Temel Ekonomileri. Strateji Planı için Öngörülen Araçlar 17.7. İzmir İlinin Mevcut Genel Sorunları ve Gereksinimleri. 23. Bütünleşik Strateji Planı için Sektörel Hedefler. Makro Dengeler için Kısa. 2 . 22. 21. Strateji Alt Yörelerinin Sorunları. Alt Yörelerin Potansiyelleri. İl Düzeyinde Teknik Altyapı Özelliklerinin Belirlenmesi 9.(1992 –2007 ve 1996 .

BİRİNCİ BÖLÜM 1 .

İlçeye bağlı 12 köy bulunmaktadır.3. İzmir Kent Bütünü içinde en doğuda yer alan ilçe olan Bornova. 1580 sayılı yasa yasaya dayanılarak da Büyük Çiğli Belediye Şubesi kurulmuştur. Karşıyaka. Hizmet sektörü ağırlıklı bir gelişim göstermekte olup özellikle eğitim alanında Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinin bir kısmı bu sektörde ilerleme kaydetmiştir. 1958 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. Çamdibi yöreleri sanayi ve imalat konusunda gelişmişlik düzeyi yüksek alanlardır. 1882 yılında belediye. çalışma alanı içine giren İzmir Büyükşehir Bütünü dahilindeki ilçeler ile bağlı köyler ve İzmir’in Büyükşehir dışında kalan ilçeler ile bağlı belde belediyeleri ve köylerin tanımsallığını açıklamaktadır. Bölüm. Bunun yanında. 1980 yılında İzmir Belediyesine bağlanmış olup daha sonra Karşıyaka merkez belediye hudutları içine alınmıştır. Balçova. Narlıdere ve Güzelbahçe ilçeleri oluşturmaktadır. 2 . İzmir’in ulaşım bağlantılarının yoğun olarak bulunduğu bir konumdadır. sanayi tesisleri ve konut sektöründeki yatırımlarla gelişmektedir. Altındağ. İzmir Kent Bütünü içerisinde en kuzeyde bulunan ilçedir. İlçe. 1992 yılında Çiğli ve Karşıyaka arasındaki sınır ihtilafı sonunda ise Çiğli’de Büyük Çiğli adıyla belediye kurulmuştur. Buca. Halihazırda iki köyü bulunmaktadır. Gaziemir. belediye ve köylerinin belirtilmesi bir anlamda stratejik plan sınırlarını tarif edecektir. Bornova. Bahsi geçen çalışma alanı tariflerinden ilkini Büyükşehir bütünü içindeki Çiğli. Konak. İdari anlamda proje sınırının ilk kısmını oluşturan bu alanlara bağlı belde belediyeleri ve ilçeleri de dahildir. Çiğli. MEVCUT İDARİ YAPI Çalışma alanı kapsamı içindeki ilçelerin genel konumunun tanımlanacağı bu bölümde ilçelerin. 1954 yılında ilçe statüsüne kavuşmuş olup 1984 yılında belediye olmuştur. bir belde belediyesine ve buna bağlı bir de köye sahip olup. Çiğli ilçesine komşu olan Karşıyaka. Pınarbaşı.

İlçe sınırlarında akan Güzelhisar çayı. Güzelbahçe ilçesi 1958 yılında köyleri ile birlikte Urla’dan ayrılmış ve İzmir-Merkez kazasına bağlanmıştır. 1980’den sonra Narlıdere merkez olmak üzere şube konumuna getirilmiştir. Batısını ise tamamen Ege Denizi kaplamaktadır. Bugün Eski Foça ilçe 3 . Yüzölçümü 3930 km²’dir. güneyinde Buca ve Gaziemir. 1960 yılında ilçe. 1992 yılında belediye statüsüne kavuşmuştur. her mevsim kurumadan akmaktadır ve Güzelhisar Barajının suyunu sağlamaktadır.12. 27. İzmir-Çanakkale yolunun 60. Ege Denizinin hemen kıyısında. ilk belediye 1923’te kurulmuştur. Doğusunda Manisa ili. 1982 yılında Menemen’e bağlı bir bucak iken ilçe olan Aliağa. kuzeyinde İzmir Körfezi ve Karşıyaka. Belde belediyesi bulunmayan ilçede 2 tane köy vardır. 19. Her ikisi de 3030 sayılı yasayla İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlanmıştır. Merkez ilçelerdeki idari yapının tarif edilmesinin ardından.1998 yılında belediye teşkilatı kurulan Kaynaklar ile Kaynaklar’a bağlı 3 köyü olan Buca’da. 1987 yılında yürürlüğe giren 3392 sayılı yasa ile ilçe olmuştur. 1992 yılında Balçova Belediyesi kurulmasıyla yöre son şeklini almıştır. batısında ise Ege Denizi ve Balçova bulunan Konak ilçesi. o günkü adıyla Seydiköy. 1981-1989 yılları arasında merkez ilçeye bağlı şube müdürlükleri tarafından yönetilmiştir. Yelki Belde Belediyesi bulunan Güzelbahçe ilçesinde Yelki’ye bağlı toplam 4 adet köy bulunmaktadır.1993 tarihinde ise Narlıbahçe ilçe ve belediyesinin adı Narlıdere olarak değiştirilmiştir. Doğusunda Bornova. İzmir kent bütünün idari ve coğrafi anlamda merkezi konumunda olup 1987 yılında belediye olmuştur. 1994 yılında kurulan Sarnıç Belediyesi Gaziemir’e bağlı bulunmaktadır. Helvacı ve Yenişakran Beldeleri ve bunlara bağlı 19 köyün bağlı olduğu Aliağa’da ilk belediye teşkilatı 1952’de kurulmuştur. güneybatısında Foça. 1888 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza konumuna gelmiştir. Yunt dağlarından doğmaktadır. Aynı tarihli ve 3949 sayılı kanunla Güzelbahçe Narlıdere’den ilçe olarak ayrılmış ve belediye teşkilatı kurulmuştur. Deniz seviyesinden yüksekliği ise ortalama 2 metredir. alanın tümünün tanımlanmasını sağlama bakımından önemlidir. kilometresinde ve Çandarlı körfezinin güneydoğu ucunda yer almaktadır. 1992 yılında Narlıdere ile birleşerek Narlıbahçe adıyla belediye teşkilatı kurulmuştur. Balçova. Buca’nın komşusu olan Gaziemir.yüzyılın son çeyreğinden itibaren bir nahiye merkezi olmuştur. Foça. kuzeyinde Bergama ve güneyinde Menemen ilçeleriyle komşudur. İzmir ilinin kuzeyinde. 1963 tarihinde ilçe olmuştur. İlçe. İzmir il hudutları içindeki ve büyük kent bütünü dışındaki ilçelerin genel tarifi. Eski Foça ile Yeni Foça’yı kapsadığı için Foçateyn olarak adlandırılmıştır.

Koyundere. tarım ve turizm alanında potansiyel arz etmektedir. Yüzölçümü 665 km² olan Menemen’in doğusunda Manisa. Ulucak ve Yukarıkızılca olmak üzere 5 adet belde belediyesi bulunan Kemalpaşa’ya bağlı 32 köy bulunmaktadır. Harmandalı. ovada 40. Zeytindağ. Yamanlar dağı üzerinde ve eteklerinde. Batıda İzmir Körfezi. Ulukent. 1923 yılında belediye olan Dikili’nin yüzölçümü 54. İzmir ilinin en az yağış alan ilçelerinden birisi olup en sıcak aylar ortalaması 26 derece ve en soğuk aylar ortalaması ise 8 derecedir. Yüzölçümü 128 km²’dir. Karagöl mevkiinde memba suyu niteliğinde birçok kaynak suyu bulunmaktadır. 1948 yılında Bergama’dan ayrılarak ilçe olan Kınık. Göçbeyli. Kızılçay dereleri tarafından beslenen Nif akarsuyudur. kuzeyde Çandarlı körfeziyle çevrili olan yerleşim alanı İzmir’e yaklaşık 70 km uzaklıktadır. Denizden yüksekliği. 1988 yılında Menderes adını alarak ilçe olan yerleşime toplam 26 köy bağlıdır. Akarsuların başında Gediz gelmektedir. 114 köyün bağlı olduğu Bergama. Doğusunda ve güneyinde Soma. İzmir’e 120. Armutlu. en yüksek tepelerinde ise 1000 metreyi bulmaktadır. Asarlık. tarım ve sanayi alanında atılım yapma aşamasındadır. Ege bölgesinin kuzeybatısında bulunan ve 166.merkezi olup Bağarası. Gerenköy ve Yenifoça olmak üzere 3 belde belediyesi bulunmaktadır. Yüzölçümü 436 km²’dir. batısında Foça ve Ege Denizi. Deniz seviyesinden yüksekliği 225 metredir. yerleşim yerlerinde 90. Yenikent olmak üzere 5 belde belediyesi bulunan Bergama. Akropolün rakımı ise 331 metredir. Bunun 4 . İzmir ilinin güneyinde yer almaktadır. Türkeli.800 km² alanda yer alan Bakırçay havzasında bulunmaktadır. Ayvalık’a 40 ve Bergama’ya 24 km uzaklıktadır. tarım sektöründe potansiyel gösteren bir ilçedir. doğuda Menemen ilçesi. Poyracık. Ege denizi kıyısında ve Madra çayından Bakırçay’a kadar 50 km uzunluğunda kıyıya sahip bu sahil ilçesi. Ören. Ayazkent. İlçenin en büyük akarsuyu. bugün ise turizm bakımından önem arz eden bir sahil yerleşmesidir. Foça yarımadası küçüklü büyüklü koylarla kaplı bir sahile sahiptir. kuzeyinde Aliağa. Emiralem olmak üzere 8 belde belediyesi ve bunlara bağlı 27 köyü bulunan Menemen. Bağyurdu. 1952 yılında belediye. 1923’te ise ilçe statüsüne kavuşmuş olup. Cumhuriyetten sonra askeri alanda. batısı ile kuzeyinde ise Bergama ilçeleri mevcuttur. Maltepe. 1869 yılında belediye statüsüne kavuşmuş olup. İlçe merkezinin rakımı 68. Cumhuriyetten önce tuz istihracı. Kemalpaşa Belediyesi 1900 yılında kurulmuştur. Yayakent Belde Belediyeleri ile birlikte sınırları dahilinde 29 köy bulunmaktadır. Seyrek. Uluçay. Menderes İlçesi. Ege Bölgesinin kuzeybatısındadır. güneyinde ise Çiğli ilçesi yer almaktadır. İlçe merkezinin denizden ortalama yüksekliği 20 metredir.100 hektardır. Bölcek. Çandarlı Belde Belediyesi ve Çandarlı ile merkeze bağlı 25 adet köyü bulunmaktadır.

Merkezi. Mordoğan Belde Belediyesi ile bu belde ve merkeze bağlı 13 köyü olan Karaburun. güneyinde ise Ege Denizi ve Selçuk ilçeleri bulunmaktadır. Ovakent ve Konaklı olmak üzere 9 belde belediyesi ve bunlara bağlı 75 köy bulunmaktadır. İzmir Körfezi’nin hemen girişinde. Yüzölçümü 295 km² olan ilçenin toprakları. Çatalkaya ve Gümüşsu dağlarıdır.yanında. batısında Seferihisar. Doğu.700 hektardır. Pirenli. İlçe sınırları içerisinde Balaban ve Sandı göletleri bulunmaktadır. Doğusunda Ödemiş. 1866 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza durumuna getirilen Ödemiş’te. İlçenin deniz seviyesinden 5 . Çaylı. kuzeyde ise İzmir’in merkez ve Torbalı ilçeleri ile çevrilidir. İlçenin doğusunda kuzeyden güneye doğru Kuyu. Bülbül ve Koru dağları uzanmaktadır. ilçenin. Güneyden kuzeye doğru uzanan 30 km. Birgi. Maden. Beydağ’ın yüzölçümü 16. Karakuyu. Tire ilçesi ile sınırını oluşturmaktadır. Kayaköy. kuzeyinde Konak ve Buca. Tahtalı ve Develi çayları birleşerek Bulgurca çayı olarak Ege Denizine dökülmektedir.700 hektardır. Boz Dağlarının batısından doğup. İlçenin tek akarsuyu. Bademli. Bozdağ. Urla Yarımadasının Balıklıova ve Gerence Koyları arasındaki hattın kuzey bölümünü oluşturan 600 km2’lik Karaburun Yarımadasında kurulmuş bir ilçedir. doğusunda Torbalı. uzunluğunda. Yüzölçümü 415 km2 olan ilçenin İzmir’e uzaklığı 100 km’dir. doğusunda ise Çavuş Dağı bulunmaktadır. batı ve kuzeyi denizle çevrilidir. 1947 yılında Ödemiş’ten ayrılarak ilçe statüsüne kavuşmuştur. doğuda Aydın’ın Germencik ve güneyde Kuşadası ilçeleri. Kısık. ilçe içinden geçen Küçük Menderes’tir. kuzeyde ise Manisa ili ile komşudur. batıda Tire ve Bayındır ilçeleri. 1870 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza merkezi olmuştur. 6 adet belde belediyesi olup bunlar. 1964 yılında ilçe olan Beydağ. Bu nehrin iki yakasında alüvyal ovalar bulunmaktadır. batıda Ege Denizi. Panayır. güneyinde Aydın Dağları. doğuda Kiraz ve Beydağ ilçeleri. Doğudan gelen Küçük Menderes nehri. Merkeze bağlı 21 köyü bulunan ilçenin yüzölçümü 16. Söğütçük. Oğlananası. kuzeyinde Kemalpaşa ve Turgutlu ilçeleri. Yüzölçümü 73. Ödemiş ve Aydın ili ile komşudur ve İzmir’in doğusunda yer almaktadır. Ege Denizine dik olarak uzanan sıradağların üzerindeki Bayındır ve Basra tepelerinin güney yamaçlarına kurulmuştur. En yüksek yerleri. İlçe. 1957 yılında ilçe olan Selçuk. güneyde Aydın İli. Görece. Sınırları içinde Belevi Belde Belediyesi ve bununla beraber 8 adet köy bulunmaktadır. Küçük Menderes nehrinin sol sahiline yakın düz bir saha üzerinde deniz seviyesinden 20 metre yükseklikte kurulmuştur.700 hektar olup. Görece. güneyinde Tire. Kuzeyinde Bozdağlar. Tekeli. Kiraz. Kaymakçı. Zeytinlik. Değirmendere. Bayındır ilçesinin sınırlarını oluşturur. Gümüldür ve Özdere'dir. arasında genişliğe sahip bir bölgedir. İzmir’in güneyinde. batısında Torbalı. Kapı. 5-10 km. İlçede önemli bir yükseklik yer almamaktadır.

Karkas ve Korkmaz yükseltileri de bulunmaktadır. Gökçen Belde Belediyesi ve bu belde ile merkeze bağlı 65 köyü bulunup. kuzeyde Urla ve Güzelbahçe ilçeleri. batı ve güneyden ise Ege Denizi ile çevrilidir. 728 km2 yüzölçümüne sahip bir ilçedir. Ege Denizine bakan. En yüksek tepesi 680 metre ile Çakmaktepe’dir. İzmir ilinin batısında kendi adını taşıyan yarımadanın en ucunda kurulmuştur. kuzeybatıda Torbalı. Dağlarla düzlüklerin aralarındaki geçişler de yer yer küçük tepeciklerden sağlanmaktadır. Doğanbey– Payamlı ve Ürkmez Belde Belediyelerinin yanı sıra 8 adet köy bağlı bulunmaktadır. 1890 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza olan Seferihisar ilçesine. Güne. batıda ve güneyde ise Ege Denizi ile çevrilidir. Çaybaşı. 1864 yılında İzmir Sancağına bağlanmıştır. Alaçatı Belde Belediyesi ve bu belde ile merkez belediyeye bağlı 4 adet köyü bulunmaktadır. Seferihisar. 6 . Subaşı ve Yazıbaşı Belde Belediyeleri olup bununla beraber bu beldelere bağlı 34 köyü bulunmaktadır. 1926 yılında ilçe olan Torbalı'nın ilk yerleşim alanı. İlk çağlarda Cyssus adıyla bilinen Çeşme yöresi on iki İon kentinden biri olarak Erythre'nin iskelesiydi. Deli Ömer. Aşağıdaki tabloda İzmir ili ilçeleri. Torbalı Ovasının batısında Yeniköy ile Özbey köylerdir. kuzeyde Bayındır. Bu akarsular yaz aylarında kurumaktadır. İlçenin tek akarsuyu. doğudan Urla. İlçenin güneydoğu tarafı ise bu dağlık araziden biraz farklıdır. Ayrıca Düzce ve Hereke Tepeciğinden geçerek denize ulaşan Hereke Çayı bulunmaktadır. batıda Selçuk. Özellikle Kösedere. Mordoğan ve Eğlenhoca gibi yerleşim yerleri nispeten düz arazi sayılmaktadır. İzmir ili ikincil konut stokunun büyük bir kısmı Urla ilçesinde oluşma çabasındadır. Beyler ve Gölcük köyü civarından gelen ve Gelinalan çayı ile beslenerek Ege Denizine dökülen Kocaçay’dır. tatlı. İzmir'in 45 km doğusunda yer alan ve 1882’de belediye. doğuda Ödemiş ilçeleri ve güneyde Aydın ili komşularıdır. eğimli ve yer yer makilerle kaplı yamaçlardır. deniz seviyesinden yüksekliği 18 metredir. Ayrancılar. İzmir il merkezine 38 km uzaklıkta. doğuda Menderes ilçesi. Şifalı sıcak-soğuk suları ve olağanüstü sayılabilecek kalitede kumu ile ün yapmıştır.yüksekliği 50 metredir. Pancar. Turizm sektörünün İzmir’de en geliştiği yerdir. Yüzölçümü 104 km2. En yüksek tepesi 1. İzmir Sancağına bağlı bir kaza olan Çeşme. kuzeyden Karaburun ilçesi. 12 adet köyü bulunan Urla. Ayrıca Masal.212 metre ile Akdağ tepesidir. Çeşme. bu ilçelerde yer alan köy ve belde sayıları ile belediye sayıları ve isimleri verilmiştir. İlçenin toprakları Urla yarımadasının güneyinde. Karakuyu. Yüzölçümü 792 km2 olan ilçenin denizden yüksekliği 93 metredir. 1864’te ilçe olmuştur. 1867’de İzmir Sancağına bağlanan Tire’nin.

1 İzmir İli İlçe.Tablo 3. Köy. Belde ve Belediye Sayıları İlçe İsmi Köy Belde Sayısı Sayısı 12 3 1 4 2 2 19 1 1 1 1 2 Belde Belediyeleri İlçe İlçe Belediyeleri *Balçova *Bornova *Buca *Çiğli *Gaziemir *Güzelbahçe *Karşıyaka *Konak *Narlıdere *Aliağa Balçova Bornova Buca Çiğli Gaziemir Güzelbahçe Karşıyaka Konak Narlıdere Aliağa *Kaynaklar *Sasallı *Sarnıç *Yelki *Helvacı *Yenişakran *Canlı *Çırpı *Zeytinova *Ayazkent *Göçbeyli *Zeytindağ *Yenikent *Alaçatı *Çandarlı *Bağarası *Gerenköy *Yenifoça *Mordoğan 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Bayındır 38 3 1 *Bayındır Bergama 114 5 1 *Bölcek *Bergama Beydağ Çeşme Dikili Foça 21 4 25 4 1 1 3 1 1 1 1 *Beydağ *Çeşme *Dikili *Foça Karaburun 13 1 1 *Karaburun 7 .

Kemalpaşa 32 5 *Armutlu *Bağyurdu *Ören *Ulucak *Yukarıkızılca *Poyracık *Yayakent *Görece *Oğlananası *Tekeli *Değirmendere *Gümüldür *Özdere *Asarlık *Harmandalı *Koyundere *Maltepe *Seyrek *Türkeli *Ulukent *Emiralem *Kayaköy *Zeytinlik *Bademli *Bozdağ *Kaymakçı *Ovakent *Doğanbey *Belevi *Gökcen *Ayrancılar *Çaybaşı *Karakuyu *Pancar *Subaşı *Yazıbaşı - 1 *Kemalpaşa Kınık 29 2 1 *Kınık Kiraz Menderes 52 21 6 1 1 *Kiraz *Menderes Menemen 27 8 1 *Menemen Ödemiş 75 9 1 *Birgi *Çaylı *Konaklı *Ürkmez 1 1 1 1 *Ödemiş Seferihisar Selçuk Tire Torbalı 8 8 66 34 2 1 1 6 *Seferihisar *Selçuk *Tire *Torbalı Urla TOPLAM 16 630 60 1 28 * Urla 8 .

Kurudere. Kemenler. Mescitli. Türkönü. Beyazıtlar. Tosunlar. Çiçekli. Kızılçukur. Denizköy . Nebiler. Köseler. Alaşarlı. Emirli. Kabakum. Güney. Bıçakçı. Köfündere. Kavaklıdere. Çamtepe.Gökçeağıl. Yılanlı. Ocaklı. Sarnıçköy. Veliler. Bahçeli. Küçükavulcuk. Bayırlı. Çamyayla. Oğuzlar. Kocaoba. Horzun. Kazanlı. Keçililer. Sekiköy. Üçkonak. Mursallı. Ovacık. ilçelere bağlı köylerin isimlerinin verilmesi ile alana dair idari ve genel tarifler tamamlanmış olacaktır. Gereli. Gerçekli. Yolüstü. Büyükavulcuk. Karadoğan. İlkkurşun. Süleymanlar. Bucak. Demirdere. Çamlıca. Yeniköy. Suçıktı. Yakaköy Belenbaşı. Laka. Çamiçi. Ertuğrulköy.Tırazlı Beşyol. Yelice. Kırıklar Çamlı. Işık. Seyrekli. Kızılca. Günlüce. Bozcayaka. Bülbüller. Salihler. Kışlaköy. Uzunburun. Deliktaş. Dolaylar. Pirinççi. Hacıhasan. Kerpiçlik. Küre Kaklıç Sancaklı Yamanlar Kavacık. Karaçam.2 İlçelere Bağlı Köyler İLÇELER BAĞLI BULUNAN KÖYLER Artıcak. Esentepe. Elmabağı. Küçükkaya. Kıratlı. Demircili. Tablo 3. Karaağaç. Çobanlar. Yusufdere. Balabanlı. Eselli. Yaylayurt ÖDEMİŞ ÇİĞLİ KARŞIYAKA KONAK BORNOVA BUCA GAZİEMİR GÜZELBAHÇE DİKİLİ 9 . Çayırköy. Cevizalanı. Merdivenli. Üzümlü. Katıralanı. Hamamköy. Karakova. Samanlıkköy. Çağlan. Demirtaş. Buna göre ilçelere bağlı köyler aşağıdaki gibidir. Orhangazi. Yeniceköy. Kıroba. Çağlayan. Islamlar. Eğridere. Kayadibi. Mazılı. Yahşibey. Payamlı Bademli.Alanın merkez ve ilçe bazında idari ve genel tarifi yapıldıktan sonra. Ortaköy. Uzundere. Çukuralan. Kemerköy. Küçükören. Bebekler. Dereuzunyer. Gökdere. Kutlubeyler. Kızılcaavlu. Kurucaova. Yeşilköy.

Yerlitahtacı. Çamavlu. Hacıhamzalar. Aşağıbey. Terzihaliller. Alibeyli. Karahıdırlı. Kozluca. Alaniçi. Çoraklar. Samurlu. Haykıran. Tepeköy. Muratlar. Hatundere. Seklik. Kadıköy. Süleymanlı. Musacalı. Kocaömerli. Sucahlı. Kırcalar. Dündarlı. Armağanlar. Kapıkaya. Balaban. Bozköy. Üçtepe. Yortanlı. Kızıltepe. Bahçedere. Kapıkaya. Kurfallı. Göktepe. Çitköy . Yukarıbey . Çakırlar. Değirmencieli. Avunduruk. Süleymanlı. Kocahaliller. Çobanlar. Karakuzu. Narlıca. Bozköy. Aziziye. Ayvatlar. Kaşıkçı. Karaveliler. Topallar. Aziziye. Yalnızev. Büyükoba. İkizler. Tekkeköy. Yüksekköy Ilıpınar. Bayramcılar. Ferizler. Cevaplı. Bozyerler. Çiftlikköy. Oruçlar. Tavukçukuru. Köseler. Bozalan Çaltı.Yanıkköy . Avunduk. Atcılar. Zağnos.BERGAMA Ahmetbeyler. Katrancı. Göbeller. Örenli. Çukurköy. Dağıstan. Sağancı. Kaleardı. İncecikler. Horozgediği. Yukarıcuma. Hacılar. Çakmaklı. Kesik. Eğrigöl. Demircidere. Alhatlı. Karadere. Çeltikçi. Hamzahocalı. Gültepe. Hacıömerli. Ovacık. Turgutlar KINIK ALİAĞA FOÇA MENEMEN 10 . Sindel. Uzunhasanlar. Çıtak. Karatekeli. Yeniköy. Tuzculu. Yukarışehitkemal. Cumalı. Arpaseki. Maruflar. Okçular. Çavuşköy. Paşaköy. Kadriye. Görece. Doğancı. İbrahimağa. Bekirler. Karaköy. Bademalanı. Kaplanköy. Sarıcaoğlu. Mıstıklar. Ayvacık. Yahşelli. Yukarıkırıklar. Teğelti. Hasanlar. Mahmudiye. Ilgındere. Gökçeyurt. Alacalar. Akçenger. Kaplanköy. Çaltı. Gaylan. Çanköy. Halilağalar. Sarıdere. Tekkedere Arpadere. Hisarköy. Kodukburun. Süzbeyli. Aşağıkırıklar. Pireveliler. Ürkütler. Hacılar. Sarıcalar. Rahmanlar. Durmuşlar. Taştepe. Güzelhisar. Elmadere. Çaltılıdere. Çalıbahçe. İğnedere. Çamköy. Karalar. Karaorman.Telekler. Şehitkemal. Hamzalısüleymaniye. Yaylaköy Aşağışakran. Kozbeyli Belen. Örtülü. Eğiller. Çaltıkoru. Buruncuk. Doğa. Aşağıılgındere. Çamoba. Koyuneli. Bağcılar. Yalnızadam. Öksüzler. Kıranlı. Işıklar. Aşağıcuma. Yenibağarası. Yukarıada. Yeniler. Pınarköy. Kalabak. Günerli. İneşir. Bağalanı. Kalemköy. Tırmanlar. Örlemiş. Musabey.Çürükbağ. Balaban. Kocaköy.

Özbey. Kireli. Gökçealan. Akçaşehir. Keler. Fırınlı. Dereli. Yamandere. Saruhanlı. Toparlar. Yeğenli. Karaot. Tokatbaşı. Başköy. Sütçüler. Yeşilköy. Alanköy. Sinancılar. Ahmetbeyli. Yakapınar Akkoyunlu. Karahayit. Taşkesik. Kürdüllü. Eskioba Hisarlık. KEMALPAŞA Gökyaka. Dağdere. Bozköy. Havutçulu. Çınarköyü. Kamberler. Hisarlık. Çamköy. Sarılar. Ansızca. Ormanköy. Saipler Acarlar. Pınarlı. Akyurt. Demirci. Örnekköy. Kuşçuburnu. Sarılar. Buruncuk. Karapınar. Çukurköy. Turgutlu. Kuyucak. Osmancık. Yoğurtçular. Aşağıkızılca. Kısık. Naimeköy. Çamlık. Halkapınar. Çiftçigediği. Ovacık. Çıplakköyü. Çayırlı. Kırbaş. Musalar. Çamlıbel. Işıklı. Arpadere. Vişneli. Çatalca. Yeşilyurt. Kaplan. Halilbeyli. Bülbüldere. Dereköy. Alacalı. Yakacık. Çiniyeri. Dereköyü. Palamutköy. Küçükkemerdere. Lutuflar. Söğütören. Kocaaliler. Yeniköy. Kızılova. Dernekli. Kızılcaova. Ayaklıkırı. Zeamet Akçaköy. Dündarlı. Kabaağaç. Balcılar. Göllüce. Çeriközü. Dallık. Gökçeyurt. Bulgurca. Doğancılar. Küçükkömürcüü. Helvacı. Boynuyoğun. Osmaniye. Damlacık. Gaziler. Kuyucak. Beşpınar. Yenikurudere. Yeniköy. Kurudere. Kızılkeçili. Şirince. Küçükburun. Karakızlar. Peşrefli. Çenikler. Çakaltepe. Ortaköy. Gölova. Çile. Yeşilköy. Kurşak.Kırtepe. Zeytinköy Alankıyı.Akalan. Çobanköy. Sağlık. Çambel. Sancaklı. Küçükkale. Sultaniye. Turan. Alaylı. Kaplancık. Çapak. Cumalı. Eğridere. Develiü. Doyranlı. Mehmetler. Eyerci.Tulum. Çakırbeyli. Yiğitler. Mahmutlar. Atalanı. Bayramlı. Hasköy. Sarıçalı. Hamzababa. Kızılcahavlu. Üzümler. Çiniliköyü. Çamlıca. Arslanlar. Hasançavuşlar. Akmescit. Şaşal. Kızılağaç. Cambazlı. Karaveliler. Sarıyurt. Barutçu. Çileme. Yeniçiflik. Armutlu. Kızılüzüm. Havuzbaşı. Topalak. Korucuk. Elifli. Karateke. Karahalilli. Dağtekke. Arıkbaşı. Yeniköy Ahmetli. Yenmiş. Derebaşı. Büyükkemerdere. Efençukuru. Ergenli. Çamönü. Dağkızılca . Şehitler. Karakuyu. Somak. Dibekçi. Osmanlar. Işıklar. Yemişler. Yusuflu. Pamukyazı. Yenioba. Yenişehir MENDERES TORBALI SELÇUK BAYINDIR TİRE 11 . Büyükkömürcü. Düverlik. Künerlik.

Kavakdere. Yukarıtosunlar Ahmetler. Ambarseki. Çömlekçi. Taşlıyatak. Çomaklar. Zeytinler URLA 12 . Sarpıncık. Sarıkaya. Ovacık. KİRAZ ÇEŞME Bozköy. Bahçearası. Çayağzı. Gülbahçe. Örenköy. Mavidere. Sırımlı. İnecik. Turgut. Saçlı. Bakırköy. Karaburç. Suludere. Nohutalan. Çamlık. Yaylaköy. Tombullar. Ildır. Yağlar. Saip. Barbaros. Kurudere. Sarısu. Alakeçili. İhsaniye. Eğridere. Düzce. Avunduruk. Gödence. Karaköy Hasseki. Hisarköy. Ovacık. Ulamış Bademler. Kösedere SEFERİHİSAR Beyler. İğdeli. Germiyan. Gölcük. Balıklıova. Karaman. Kibar. Yağcılar. Emenler. Parlak. Demircili. Örencik. Doğancılar. Yeniyurt. Uzunköy. Karabulu. Yukarıaktepe. Cevizli. Umurcalı. Erikli. Zeytineli. Ceritler. Eğlenhoca. Kadıovacık. Umurlu. Solaklar. Halıköy. Uzunkuyu.BEYDAĞ Adaküre. Haliller. Pınarbaşı. Olgunlar. Kuşçular. Yeşildere Ovacık. Aydoğdu. Tekbıçaklar. Karabağ. Mersinlidere. Başaran. Orhanlı. Gedik. Çanakçı. Arkacılar. Akpınar. Mutaflar.Yeniköy. Çiftlikköy. Tepeboz. Menderes. Tabaklar. KARABURUN Küçükbahçe. Şemsiler. Yenişehir. Özbek. Veliler. Salman. Yeşiltepe. Sarıkaya. Palamutcuk. Birgi. Çatak. Karaoba. Altınoluk. Dokuzlar. Kaleköy. Yağcılar.

Bu çalışma İzmir ilinin Türkiye ve Ege Bölgesi önemi göstermektedir. Yukarıda sorduğumuz üç sorunun cevabını KOÇ’un çalışmasına göre rahatlıkla verebiliriz: İzmir ili hem gelişmiş hem de gelişmekte olan illerden farklıdır. İzmir. İZMİR İLİNİN EKONOMİK SEKTÖREL POTANSİYELİ İzmir’in sosyo-ekonomik potansiyelini ortaya koymaya çalışırken. KOÇ. bölgesel politikaların çerçevesinin belirlenmesi ve Avrupa Birliği Bölgesel İstatistik Sistemine uygun karşılaştırılabilir istatistiki veri tabanı oluşturulması amacıyla ülke genelinde İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması” tanımlanmıştır. İzmir ili baz alınarak bir stratejik plan yapılmasında herhangi bir engel yoktur. gelişmiş illerden İstanbul. Ankara İzmir ve Bursa illeri “tek başına bir küme içersinde” yer almaktadır. Şanlıurfa ve Zonguldak’ta birer küme meydana getirmişlerdir. 2001. Kocaeli ve Bursa illeri diğer illerden farklı olarak birer küme oluşturmuşlardır.M.Dr. Selçuk. Bu soruların cevaplarını Selçuk KOÇ.4. küme sayısına 15 olarak karar verilmiştir.Sosyal Bilimler Enstitüsü. Her iki kümeleme analizine göre İstanbul. Diğer taraftan 2002/4720 sayılı bakanlar kurulu ile “Bölgesel istatistiklerin toplanması. Diğer iller ise sosyo-ekonomik özelliklerine göre farklı kümelerde yer almaktadır. “Kümeleme Analizi Yöntemiyle İllerin Sosyo-Ekonomik Özelliklerine Göre Gruplandırılması ve Gelişmişlik Düzeylerinin Belirlenmesi”. Böylece yürütmenin bakışı ile bilimsel analiz sonuçları paralellik göstermektedir. Bu da İzmir ili sosyo-ekonomik özelliklere göre sınıflandırılmaya çalışılsa. geliştirilmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi.Vedat PAZARLIOĞLU) 1 1 . DEU. Kümeleme analizi hiyerarşik ve hiyerarşik olmayan şeklinde iki ana başlık altında uygulanarak. Bu nedenle. Ekonometri ABD. Ankara. hangi illerle beraber kümelenir sorusudur. Burada İzmir ili düzey 2 olarak tanımlanmış ve 3 kümeye ayrılan Ege Bölgesi tanımlamasında tek başına ele alınmıştır. bölgelerin sosyo-ekonomik analizlerinin yapılması.Doç. aslında aşağıdaki soruların cevaplarını araştırmaktayız: İzmir ili hangi özellikleriyle diğer illerden ayrılmaktadır veya İzmir ili diğer illerden ayrı olarak düşünülebilir mi? Bunlara bir üçüncü soruyu da ekleyebiliriz. 20011 yılında yaptığı çalışmada açıklamayı denemiştir. Hiyerarşik Kümeleme analizinde Ward yöntemine göre. Çalışmada 75 ile ait 1997 yılına ait 22 değişken kullanılmıştır. Ayrıca yapısal özellikleri bakımından Şırnak.(Danışman: Y. Böylece 15 kümenin 8’i tek şehirli küme şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Önce temel göstergelerden Ege Bölgesinin ekonomik özellikleri ortaya konulacaktır. Bilimsel çalışmalara göre İzmir ili Türkiye’nin ilk üç ili arasında yer almaktadır. İzmir ili ve bölge illerinin bazı ekonomik özellikleri ele alınıp ve akabinde de İzmir’in ekonomik yapısı açıklanacaktır.85 2 2 .5 ile 5. Beş Yıllık Kalkınma Raporu. Bu değerlerde bölgenin ekonomik potansiyelini göstermektedir. Türkiye sanayi üretiminin % 14’ünü üretmekte ve bölgenin imalat endüstrisine olan katkısı istihdamda % 3. nereye ulaşmak istiyoruz ve hedefimize nasıl ulaşırız sorularının cevaplarını bulmaya çalışacağız. Ankara. Bu strateji planı çalışması ile İzmir’in yarışacağı illerin ligini değiştirmeyi ve yeni lig için vizyon oluşturmayı hedeflemekteyiz. Aralık 1996 Asuman ALTAY. üretimde % 13. Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. s. Metin Özaslan. 1 Bülent Dinçer. Ege Bölgesi. Krizlerde GSYİH’daki azalma oranı 1987 sabit fiyatları ve sırasıyla 1. Asuman ALTAY2 çalışmasında 19951998 dönemi için Türkiye’nin en hızlı sanayileşen bölgesinin Ege Bölgesi olduğunu belirmektedir.9 olarak gerçekleşmiştir. İzmir. Göç Raporu. Bu iller İstanbul. “İzmirliler” için yeterli olmamalıdır. artış yıllarında ortalama % 6’lık bir büyüme gerçekleştirmiştir.derecede gelişmiş iller grubunda beş il yer almaktadır. İzmir’de Ekonomik ve Mali Yapı: Göçün getirdikleri. Haziran-1998. İzmir Yerel Gündem 21.3’lük bir artış yüzdesi yakalayan bölge. İllerin gelişme düzeyleri ile ilgili olarak illerin gelişmişlik sıralaması ve gelişmişlik endeksine göre 1. 1993 yılında 9. Ege Bölgesinin 1990 ile 2000 yılları arasındaki 1987 fiyatlarıyla GSYİH’nın gelişimi aşağıdaki şekilde verilmiştir. Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyonu Raporu”nda bu araştırmaya atıfta bulunarak. Strateji Raporu III’e başlarken ekip olarak zaten İzmir’in mevcut potansiyelini biliyorduk ve bu konuda yapılan çalışmalardan haberdardık. katma değerde % 17 ve yatırımlarda % 13’tür. Ancak bu durum. GSYİH 1994 ve 1999 krizlerinde düşme diğer yıllarda ise artma eğilimdedir. “İllerin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralaması araştırması”. Neredeyiz. DPT. Ege Bölgesi Ege Bölgesi 1990 ile 2000 yılları arasında Türkiye’ye Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının ortalama % 16’lık kısmını üretmektedir. Kocaeli ve Bursa şeklinde sıralanmaktadır. Yani bu çalışma ile. “8. çalışmanın gelişmişlik indeksini baz almıştır. Ankara.DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü tarafından 1996 yılında yapılan “İlerin Sosyo–Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması1” temel bileşenler analizi yöntemi kullanılarak illeri beş gelişmişlik derecesine ayırmıştır. Şekilden de görüleceği üzere Türkiye Ekonomisinin yaşadığı krizlerden bölge ekonomisi de etkilenmiştir. Erdoğan Satılmış.

906.540.000 12. ticarette % 18 ve tarımda ise % 23’tür.1 Ege Bölgesi ve Türkiye’nin İktisadi Faaliyet Kollarına Göre GSYİH Değerleri İktisadi Faaliyet Kolu Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Ulaştırma Ve Haberleşme Diğer Toplam GSYİH Ege Bölgesi (Milyar TL) 3.000 9 7 5 3 1 -1 -3 -5 -7 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 GSYİH Kaynak: DPT il ve bölge istatistiklerinden faydalanılarak çizilmiştir Artış(%) İktisadi faaliyet kollarına göre 2000 yılı cari üretici fiyatlarına göre Ege bölgesinin GSYİH değerlerini incelersek.691. % 10 ve % 15’dir. Diğer taraftan yine ayni dönem için.000 14. Bu değişkenlere ait veriler aşağıdaki tabloda verilmiştir.000.781 6.826.645.Şekil 4.979. Türkiye’deki banka kredileri ve mevduatında Ege Bölgesinin payı. incir ve zeytin gibi ürünlerin olması ve bölgedeki tarım gelişmiş olmasının payı vardır. Tablo 4. 3 . (Bkz. bölgeye özgün pamuk. sanayide % 17.865 124.000.124.936.649.105 24. Ülke ekonomisindeki bölgenin payı. Zaten her üç faaliyet kolunda da Ege Bölgesinin üstünlüğü vardır.512 17. üzüm.631 29.000 18. Tarımdaki nispi payın yüksekliğinde.707.363 2.000.564 28.1 Ege Bölgesinin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (1990-2000) Ege Bölgesi'nin GSYİH ve Artış Yüzdesi 20. Tablo 4.027. Bunu ticaret ve tarım takip etmektedir.483.1) en yüksek GSYİH’yı sanayiden elde edildiği görülür.000.768 4.042 3.583.180 937.000.354 5. sırasıyla.000 16. Türkiye genel bütçe gelirlerinin 1995-2001 döneminde % 10’luk kısmını gerçekleştirmiştir.424 Türkiye (Milyar TL) 17.717 20.458 Ege Bölgesinin Payı (%) 23 17 15 18 17 10 - Kaynak DİE (2000-Cari Üretici Fiyatları) Ege Bölgesi.

641 - Banka Kredileri* 4. Yatırımlar 286. 00 0 00 0.816 1.918.928 11. 00 0 00 0.045 1.680 679.4 Bütçe Gelirleri cari.799.477 4. 8. 00 0 00 0.9 Banka Mevduatı* 6. Bu tutar ise Türkiye tutarının % 12’sine tekabül etmektedir.135.082 8. 00 0 Kaynak: DİE Ege Bölgesinde 1995-2001 döneminde 4856 adet teşvik belgeli yatırım yapılmıştır.Tablo 4. 00 0 00 0. Teşvik belgeli yatırımların istihdama sağladığı katkının % 16’sını Ege Bölgesi gerçekleştirmiştir.810.148.381.733. 7.691.430 kişiye iş imkanı sağlayarak istihdama katkı sağlamıştır. Banka Kredileri ve Mevduatı 2001 yılı fiyatlarıyla sunulmuştur.Milyar TL) 2001 2000 1999 1998 1997 1996 1995 1994 1993 1992 1991 1990 0 1.108 1.022 8. Şekil 4. 00 0 00 0. 00 0 00 0. Bu Türkiye’deki teşvik belgelerinin % 17’sine karşılık gelmektedir.2 Ege Bölgesine Yapılan Kamu Yatırım Harcamaları Tutarı (1990-2001) KAMU YATIRIM HARCAMALARI (2001 fiyatlarıyla . Devam etmekte olan kamu yatırımları ve durumları ayrı başlık altında incelenecektir.864 5.990 4.978 10.3 katrilyondur.368 4.565 536. 00 0 00 0. 00 0. 4.071. Aynı dönemdeki yatırımların tutarı ise 2001 fiyatlarıyla 23. 2.499.158 5.347 324. 1996’dan sonra bölge 3 ila 4 katrilyon arasında kamu yatırımı almaktadır.623. Bu seviyeye 1994 ve 1995 yıllarında inmiştir. 5.103.2 Ege Bölgesine Ait Bütçe.878.241. 3.026. 1990 ile 2001’e kadar süre içersinde 2 katrilyonun altına düşmemiştir.431. Kredi ve Mevduat Verileri (Milyon TL) Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kişi Başına *Genel Genel Bütçe Gelirleri* 162.553 8. 6. 4 .066 3. Tabi ki bunda 5 Nisan 1994’deki ekonomik kararların etkisi vardır. Ege Bölgesine yapılan kamu yatırımlarına ait tutarlar aşağıdaki şekilde verilmiştir.

267 3. Diğer yandan özel kesim firmalarının borçlanma oranı % 21 gerileme gösterse bile.4 Milyar Dolar) 100 büyük firmanın 97'si özel sektör.720. kamu kesiminde % 20'dir.231.008 902 884 637 521 559 345 4. 100 büyük firmadaki özel sektör firmalarının toplam borcu üretimden satışlarının neredeyse tamamına karşılık gelmektedir.12 0.093.13 0.16 0. bölgenin sanayi odasının web-bülteninden yararlanılarak aşağıda aktarılmıştır: 2002 yılında “Ege Bölgesinin En Büyük 100 Firmasının” üretimden satışları 12 katrilyon 556 trilyon TL'dir.18 0. kamuda % 23 azalmıştır. kamu kesiminde % 23'ler seviyesindedir. özel sektörde % 13.446 Pay 0.325 3. 2002 yılında Ege'nin 100 büyük firmasının üretimden satışları reel olarak özel sektörde % 5.16 0. Ege’nin 100 büyük firmasının 23'ü gıda sektöründe yer almaktadır. Bir önceki yıl yaşanan büyük ekonomik krizle birlikte firmaların ekonomik yapılarındaki bozulma hala çeşitli cephelerde birden kendini göstermeye devam etmektedir. 2002 yılında 100 büyük firmanın özellikle özel sektör firmalarının kendi üretimlerinin dışında yaptıkları ticari satışlarında güçlük çektikleri görülmektedir.20 0. Net aktif değerleri ise özel sektörde % 18.430 Pay 0.189 46. kamuda % 9 olmak üzere toplamda % 7 oranında gerilemiştir.674. net aktifleri % 22 oranında gerilemiştir.593 31.414 1.022 1.17 Yatırım Tutarı 9.19 0. (8.10 0.196 1.18 0.367.720.16 0. Bölgemizdeki firmaların öz sermayelerinde büyük bir aşınma söz konusudur.08 0.15 0.16 0. tütün sektörünün 1 katrilyon 92 trilyon TL.714 51.180 25.15 0. 3'ü kamu firmasıdır.14 0.17 0. kamu kesimi % 45'lik bir paya sahiptir. Bu firmaların toplam üretimden satışlar ve cirosu içerisinde.11 0.16 0. Öz sermaye gerilemesi. 2002 yılında özel kesimin borç düzeyi varlıklarının % 72'sine ulaşmıştır.856 Pay 0. metal ana sektörü 9 firma ile üçüncü durumdadır.17 0.269 2. 5 katrilyon 685 trilyon TL ile petrol sektörü gerçekleştirmiştir.Tablo 4.867 286.110. metal ana sektörünün 701 trilyon TL'dir.) Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Toplam Belge Adedi 1.247 17. 2002 yılında 100 büyük firmanın öz sermayesi % 17.12 İstihdam 70. Bunu takip eden kimya sektörü 10 firma ile ikinci. Firmaların ticari satışları % 58 oranında gerilerken bu oran özel sektörde % 72. Üretimden satışlar itibariyle en yüksek değeri.640 43.545. 100 büyük firmanın toplam cirosu ise % 14 azalmıştır.10 0.16 0.952 23.16 Kaynak: Hazine Müsteşarlığı Ege Bölgesinin sanayii potansiyeli hakkındaki fikir veren 2002 yılına ait 100 büyük firma için bulgular. Daha sonra gelen gıda sektörünün üretimden satışları 1 katrilyon 387 trilyon TL.3 Teşvik Belgeli Yatırımlar (2001 fiyatlarıyla Milyar TL. Özel sektörün ödediği faizlerin oranı 2001 yılında 5 .

Bu durum 2002'de firmaların üretim faaliyetlerinden zarar ettiğini ve bu zararı da diğer gelirlerle düzeltmeye çalıştıklarını göstermektedir. 2002'de özel sektörde net kar 269 trilyon TL iken. 100 büyük firmanın 2002 yılındaki ihracatı 1 milyar 952 milyon. 2002 yılında da yüksek faiz hadleri. kamu kesiminde 84 trilyon TL net kar vardır. bilanço zararı 153 trilyon TL'dir. ithalatı 3 milyar 14 milyon dolardır. Bunu % 13 ile petrol ve % 10 payla giyim sektörleri izlemektedir. bilanço zararlarında görülen gerileme geçen yıl yaşanan büyük zarar tablosundan kaynaklanmaktadır.9'dur. Onu % 14 ile metal ana. ücretlerin payı % 30. 2002 yılında istihdam özel sektörde % 13 gerilerken kamu sektöründe % 2 artmıştır. Ancak. İstihdamdaki gerileme özel sektörden kaynaklanmaktadır. % 13 ile gıda 6 . özel sektörde yaratılan katma değer faizler tarafından. faaliyet dışı gelirlerin firmaların net karlılıkları içindeki payı % 227'ye çıkmıştır. faizlerin payı % 61'lere kadar çıkmaktadır. 2000 yılı değerlerine göre bilanço zararı ancak % 25'ler seviyesinde bir gerileme göstermektedir. kamu kesiminde yaratılan katma değer de ücretler tarafından sömürülmektedir.4'ü. Firma karlılıklarının düşük seviyelerde olması. Sadece özel sektör olarak değerlendirildiğinde. 2002 yılında 100 büyük firmanın "rant gelirleri" denilen yani repo ve faiz gelirlerini kapsayan faaliyet dışı gelirleri.9'unu oluşturmaktadır.5’tir. 100 büyük firmada en fazla istihdam barındıran sektör % 18 payla gıda sektörüdür. 100 büyük firmanın toplam bilanço karı 506 trilyon TL. geçen yıla göre % 25 oranında gerileyerek 803 trilyon TL olmuştur. Bundan açıkça görülmektedir ki. 2002 yılında kamu kesiminde satış karlılığı sadece % 1. 2002 yılında Ege Bölgesinin 100 büyük firması 2 katrilyon 379 trilyon TL'lik net katma değer yaratmıştır. Türkiye toplam ihracatının ve ithalatının % 6'sını sağlamıştır. net karın payı % 15 ve kiranın payı da % 1 olmuştur. Özel sektörün satış karlılığı ise % 3. 100 büyük firmanın istihdamı % 11 oranında azalmıştır. Özel sektör ise öz sermayesinin % 13.2'si oranında kar sağlamıştır. 100 büyük firmanın yarattığı net katma değer Türkiye Gayri Safi Milli Hasılası'nın % 0. 2002'de Ege'nin 100 büyük firması. 2002'de ise durum değişmemiş. ithalatı % 4 artmıştır. İhracatta en büyük payı % 21 ile TÜPRAŞ ve PETKİM'in olduğu petrol sektörü almaktadır. yarattıkları net katma değerin dağılımındaki dengelerin bozulmasında en büyük etkenlerden birini oluşturmaktadır. gelir ve gider kalemlerini büyük ölçüde etkilemeye ve firmaların karlılığını azaltmaya devam etmektedir. Dolar bazında 100 büyük firmanın dolar bazında ihracatı % 15. Kamu kesimi öz sermayesinin % 7.861 kişi istihdam etmiştir. kaynak yaratamamaları. 2002 yılında 100 büyük firma içerisinde 22 firma zarar bildirmiştir. 100 büyük firmanın 2002 yılındaki bilanço karları % 29 oranında azalırken.8'i oranında kar sağlamıştır. aktiflerinin % 3. özel sektör % 37 oranında artan bir faiz yüküyle boğuşmaya devam etmektedir. Kamu kesiminde ise. bilanço zararları % 81 gerileme göstermektedir. 2002 yılında 100 büyük firmada yaratılan katma değerin % 54'ü faizlerden oluşurken. aktiflerinin 4.% 72 artış göstermişti. Ancak. ücretlerin katma değer içinde % 65'lere ulaştığı görülmektedir. 2002 yılında 100 büyük firma 44.3'ü.

30'u Denizli. % 7. Bu üç ili iç kabuk iller olarak kabul etmekteyiz. Karşılaştırmada kullanılan 10.765 1.439 46.630. Ege Bölgesinin 2002 yılı büyük firma değerlendirmelerinde görüldüğü gibi tüm verilerde reel bir gerileme vardır. 4'ü Muğla.844 1.575 291. Tablo 4. 2'si Afyon. Burada Balıkesir coğrafi olarak Marmara Bölgesinde yer alsa da İzmir ile yakın bağlantısı ve ekonomik ilişkiler nedeniyle bölge illeri içersinde varsayılmıştır. Türkiye’deki özel araç sayısının % 16. makine sektörü % 79'unu. Aydın ve Balıkesir sınır komşusu illerdir. 2002 yılında 100 büyük firma genelinde üretimin % 25'i ihraç edilmiştir.703 683 1111 Ege Bölgesi İlleri İzmir haricindeki Ege bölgesindeki illeri bütün halinde ele alacağız. 1'i de Uşak illerinde yer almaktadır. 2002'de Ege Bölgesinde "Üretimden Satışları" 7 trilyon TL'nin üzerinde 263 firma tespit edilmiştir.504 161.37 kat daha fazla araca sahiptir. Türkiye’deki araç sayısının % 18’i Ege Bölgesindedir.432 120.479 59.5’i Ege Bölgesindedir.000 Kişiye Düşen Özel Otomobil Sayısı Motorlu Kara Taşıtı Sayısı Kaynak: DİE Ege Bölgesi 766. dışarıdan gelen sermaye girişinin kısıtlı olduğu 2002 yılında. Türkiye ortalamasına nazaran özel araçta 1. Kütahya ve Afyon.929 399. 100 büyük firma ithalatının % 60'ını yine TÜPRAŞ ve PETKİM gerçekleştirmiştir.sektörleri takip etmektedir. 193’ü İzmir.34 kat ve motorlu kara taşıtı sayısında ise 1.8'lik büyüme gerçekleştirilmesi önemli bir başarıdır.729 242.000 kişiye düşen araç sayısında.916 6. İzmir bazlı olarak bölge illerini düşünürsek Manisa.659 56.053. 263 firmanın üretimden satışları tutarı 15 katrilyon 775 trilyon TL'dir.365. 1'i Kütahya. Giyim sektörü üretiminin % 85'ini.000 kişiye düşen araç sayısına baktığımızda ise bölgenin avantajlı olduğunu görmekteyiz.4 Motorlu Kara Taşıtı ve Özel Otomobil Sayısı (2003) Taşıtlar Otomobil Minibüs Otobüs Kamyonet Kamyon Motosiklet Özel amaçlı taşıtlar Yol ve İş Makineleri TOPLAM 10. Bölge. deri ve metal ana sektörleri ise üretimlerinin % 66'sını ihraç etmiştir. 17'si Manisa. Bankaların üreten kesime yeterli fonu aktaramadığı.106 856 1525 Türkiye 4. Yakınlıklarına göre doğuda Uşak. 15'i Aydın.538.731 13.874 897.438 21. Bu firmaların. 10.464 134.031 7. Bölge halkının ekonomik durumunun bir göstergesi olarak da verilen motorlu araç sayısını inceleyelim. Diğer taraftan özel araç ayrımına göre. 7 .

291 1. bölgenin en güçlü ilinin İzmir’dir.güneyde ise Aydın.876 1.158 451 24.182 dolara düşmüştür.755 1. 1986 yılında % 43.588 2.0 8.011 58. Bu tabloda 1986 ile 1998-2001 dönemine ait veriler sunulmaktadır.1 100 GSYİH 10.4 2.4 9.361 998 702 853 796 486 820 241 11.398 dolardır. 1998 yılında 3. 1999 yılında bölge GSYİH’nın ortalama % 42.104 2.353 639 30.4 12. Bu da ülke ekonomisindeki gerilemenin. Kütahya’nın payında 4.9 7. Aydın ve Denizli hızla sanayileşmektedir.7 4. Diğer taraftan Muğla payını arttırmış ve 2.017 2. 2001 verileri kriz sonrası olması nedeniyle karşılaştırmaya farklı bir boyut getirmektedir. Dikkat çekici bir nokta kriz dönemlerinde Muğla’nın değerinin İzmir’in üzerine çıkmış olması yada ona yakın miktarlarda seyretmesidir.2 12.715 3.4 7.872 2.171 1999 Bölge Payı 42.2 100. ancak krizlerin etkisiyle 2001 yılında 2.493 1986 Bölge Payı 43. bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin iyi bir göstergesidir.8 puan azalmıştır.754 1.5 puanlık bir düşme söz konusudur. Ege Bölgesindeki illerin kişi başına GSYİH değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.2 4. Uşak’ın payı sabit kalmış olup.5 Ege Bölgesi İllerinin GSYİH Değerleri (Milyon $) ve Bölge İçindeki Payları (%) İller GSYİH İzmir Manisa Balıkesir Muğla Aydın Denizli Afyon Kütahya Uşak Ege Türkiye 4. Aşağıdaki tabloda da görüleceği gibi.4’lük kısmı İzmir’de gerçekleşmiştir. Bölgenin kişi başına ortalama GSYİH’sı 1986 yılında 1. Manisa. Aydın ve Denizli GSYİH’daki bölge paylarını arttırmıştır.2 4.2 milyar dolara çıkmıştır.6 8.7 1.4 7.776 3.337 1.7 7. bu imkanı değerlendirdiklerindeki kazancı göstermektedir.2 puanlık bir artış yakalamıştır.222 dolara kadar çıkmış.2 olan bu oran 0.5 2. 8 .706 2.000 1.1 4.149 181.6 8. Deniz ve Muğla illeri İzmir’in etrafında bir dış kabuk olarak yer almaktadırlar.3 8.3 7.1 6.8 100 Kaynak: DİE-il ve bölge istatistiklerinin ilgili yayınlardan faydalanarak düzenlenmiştir.0 GSYİH 12. Bu durumda bize turizm potansiyeli olan illerin. Manisa.505 2.8 9.856 2001 Bölge Payı 44 12.419 1.413 142. Özellik 1998-2001 dönemi verilerinin verilmesindeki amaç ekonomik krizlerin iller üzerindeki etkilerinin net bir biçimde görülmesini sağlamaktır. Bölgenin GSYİH’sı 1986-1999 döneminde yani 14 yıllık süreç içersinde 3 kat artarak 11 milyar dolardan 30. Tablo 4. Bu illeri ürettikleri bakımından ele aldığımızda.7 7.6 4.

165 723 1. Tarımın göç oranlarını arttırmakta tek başına etkisi azdır.762 2.82 -7.707 3. 9 . Uşak’ta harekete geçen sanayi 90’lı yıllardan itibaren göç alan il haline getirmiştir.85 1. Manisa.302 4253 3292 2807 2932 2819 2256 2047 1747 2.308 2.98 1985 Yılı Göç Oranı 38.349 4.97 6.07 -12.13 Kaynak: DİE’nin Göç istatistiklerinden düzenlenmiştir.137 2.017 2.083 1.08 -27.35 20.286 1.019 3.805 1. KBGSYİH değeri Kütahya’dan düşük olmasına rağmen coğrafi konum ve yeşeren sanayisi bu ilin çekiciliğini arttırmıştır. Tablo 4. Bölge illerinin göç oranlarına baktığımızda GSYİH’ları ile bağlantı olduğunu görmekteyiz.222 GSYİH 1999 4. Ayrıca turizmin etkisini de Muğla’nın değerlerinde rahatlıkla görebiliriz.436 1.04 1990 Yılı Göç Oranı 61.88 3.403 1.937 2001 3.005 1. Sanayi merkezleri haline gelen İzmir. Diğer taraftan düşük kişi başına GSYİH değerine sahip illerin göç oranları negatif ve yüksek olmaktadır.17 -5.40 -8.26 26.39 11.93 3.352 876 1.000 doların altındadır.318 3. Tarım faktörü mevsimlik işçi hareketlerine neden olmaktadır. Zira yüksek kişi başına GSYİH sahip illerin göç oranları pozitif ve yüksek olmaktadır.960 3.93 0.124 1.41 4.045 1.44 2.091 2.772 2. bu durumu Denizli ve Uşak’ın göç oranları değerlerinden izleyebiliriz.623 2.7 Ege Bölgesi İllerinin Göç Oranları İller İzmir Muğla Manisa Denizli Aydın Balıkesir Kütahya Afyon Uşak 1980 Yılı Göç Oranı 71.182 Kaynak: DİE-il ve bölge istatistiklerinin ilgili yayınlardan faydalanarak düzenlenmiştir.79 32.43 15.13 -25.69 5.976 3.272 1. Her iki ilin 1986 KBGSYİH değeri 1. Özellikle Kütahya ve Afyon illeri göç veren iller konumundadır.6 Ege Bölgesinde İllerinin Kişi Başına GSYİH Değerleri($) İLLER İzmir Muğla Manisa Denizli Aydın Balıkesir Kütahya Uşak Afyon Ege Bölgesi 1986 1. Kişi başına GSYİH aynı zamanda nüfus hareketlerini açıklayan bir değişken olmaktadır.263 2.069 3.50 13.83 16.395 2. Ancak sanayinin yörede filizlenmesi göç oranını negatiften pozitife çevirmektedir ki.398 1998 4.801 2000 4.75 -38. İzmir en yüksek göç oranı değerine sahiptir.93 6.459 2.787 2. Denizli ve gelişmekte olan sanayiye sahip Aydın illerinin cazibe merkezi oldukları göç oranlarından belli olmaktadır.136 2.215 3.53 -4.991 1.778 3.133 2.Tablo 4.

119 93.399 7. Türkiye içersinde ilin payı ihracatta % 18 iken ithalatta % 13’ler civarında seyretmektedir.10 41 0.03 5.09 162 2.01 0.693 14.582 13.92 0.deki payı Türkiye’deki Payı UŞAK Ege Böl.107 6.19 40 0.06 244 4.48 185 2.01 7 0.74 0.54 6 0.70 0.8 İller Bazında 2000 ve 2001 Yılları İçin Dış Ticaret Değerleri 2000 Yılı İller İhracatı İthalatı 2001 Yılı İhracatı İthalatı 2002 Yılı İhracatı İthalatı Milyon($) Milyon($) Milyon($) Milyon($) Milyon($) Milyon($) İZMİR Ege Böl.98 0.02 5.00 11 0.01 7 0.08 0.09 0.30 258 3.0 64 0. Tablo 4.02 8 0. İzmir ili bölgenin dış ticaret üssüdür. Bu nedenle İzmir’i bölgenin dış ticaret merkezi olarak kabul edilmesi ve İzmir ile bölgenin dış ticaret yorumlarında özdeşleştirmenin daha doğru olacağı kanaatindeyiz.10 0.864 91.50 0.02 6 0.682 13.11 0.62 18.35 324 4.77 23 0.26 0.12 181 2.Aşağıdaki tabloda bölge illerine ait dış ticaret verileri sunulmuştur.775 7.41 0.144 92.618 21.52 31.43 13. Hem ithalat hem de ihracat verilerinde ortalama olarak bölgenin dış ticaretinin % 90’ınını İzmir tek başına karşılamaktadır.64 0. Ancak bölge illeri dış ticaretini İzmir ili üzerinden gerçekleştirdikleri için.07 259 3.15 12.10 10 0.02 6.11 54.11 0.deki payı Türkiye’deki Payı BALIKESİR Ege Böl.deki payı Türkiye’deki Payı AFYON Ege Böl.84 18.13 6 0.70 0.10 0.nin Payı TÜRKİYE 5.80 247 3.741 20.deki payı Türkiye’deki Payı DENİZLİ Ege Böl.090 91. Kütahya ve Aydın’ın payı gözükmezken bölgenin kalan dış ticaret payını diğer iller paylaşmaktadır.36 295 5.02 1 0.42 36 0.88 53 0.63 10 0.186 5.400 20.40 20.39 222 3.deki payı Türkiye’deki Payı MANİSA Ege Böl.09 0.02 6.002 13 0.52 0.1 51.86 0.79 239 3.01 7.89 0.007 10 .67 27.70 0.26 0.21 0.07 17 0.deki payı Türkiye’deki Payı MUĞLA Ege Böl. Hava ve deniz ulaşımı ilin tartışmasız üstünlüğünü ortaya koymaktadır.7 35.01 1 0.502 5.1 12.48 41.19 36 0.40 0.36 0.10 0. burada iller bazındaki bir yorum hatalı karar vermeye götürebilir.34 6 0.100 88.70 130 1.80 0.02 0.20 0.02 7.10 0.07 0.05 5 0.14 1.01 5 0.90 0.08 0.40 53 0.187 93.63 0.37 0.deki payı Türkiye’deki Payı EGE BÖLGESİ Ege Böl.

Tekstile dayalı sanayinin geliştiği Denizli ili son iki yılda Ege Bölgesi içinde ilk 500’e giren firmalar arasında payını arttırabilen iki ilden biridir.Bölgede Türkiye’nin en büyük 500 firması arasına 73 firma girmiştir ki. Firma Sayısı 48 6 5 10 3 1 73 500 Firma Oranı (%) 9. Türkiye GSYİH’nın ortalama % 8’lik kısmını üretmesinden görmekteyiz.2 1 2 0. Ağustos Ayı Özel Sayısı. İzmir. Muğla.6 0.6 1. Bu kararımızın gerekçesini. İstanbul'dan sonra sanayinin en yoğun olduğu il olduğundan. 2003 11 . Benzer bir düşüş Manisa ve Balıkesir illeri için de sözkonusudur. otomotiv Elektrik-elektronik Gıda Tekstil Toprak Tekstil - Kaynak: Capital Dergisi. İkinci sırada ise Denizli ili vardır.2 14. 2002 yılında ise 48’e düştüğü görülmektedir. bu değerin 2001 yılında 59’a. ağaç-orman. 73 firmanın % 66’sı İzmir’de iken. bu değer Türkiye genelinde yaklaşık toplam firmaların altıda birine karşılık gelmektedir.6 100 Ağırlıkta Olan Sektör Gıda. gelişmiş bir sanayi şehridir. toprak. Uşak ve Afyon’da ilk 500 arasına girebilecek firma bulunmamaktadır. Ege Bölgesi İllerinde Bulunan Firma Sayısı ve Dağılımı İller İzmir Manisa Balıkesir Denizli Kütahya Aydın Afton Muğla Uşak EGE BÖLGESİ TÜRKİYE İzmir İli Ege Bölgesinin ekonomik yapısını tanımladıktan sonra İzmir ilinin ekonomik potansiyeline odaklanabiliriz.9 Türkiye’nin İlk 500 Firması İçinde.3’de gösterilmiştir. kimya-plastik. Türkiye ve İzmir GSYİH değerlerinin 1980-2001 yılları seyri Şekil 4. İzmir ili ekonomik yapısı açısından Türkiye’nin lider illeri arasında olduğunu belirtmiştik. Ege Bölgesi içinde ağırlık İzmir ilindedir. % 34’ü diğer illere dağılmaktadır. Geçmiş yıllara ilişkin değerlere bakıldığında İzmir’in ilk 500’e giren firma sayısının 2000 yılında 64 iken. Ege Bölgesinin Türkiye içindeki payı ise 2000 yılında %97 iken 2002 yılında %73’e düşmüştür. Tablo 4.

1989 negatif büyüme gerçekleşmiştir. ülkenin biraz gerisindedir.35 puan daha az daralma göstermiştir.000 4.000 20. Şekil 4. 90’lı yıllarda iniş ve çıkışlı artış izlemiştir. 1999 ve 2001 krizleri hem Türkiye hem de İzmir’in GSYİH seyrinde rahatlıkla görülmektedir. 1994 ve 2001 krizlerinde daha az etkilenmiştir.0 6. 1994. dönem olarak değerlendirildiğinde.0 -4.000 0 İzmir(milyar) İzmir’in üretimi 1980-2001 döneminde ülke ekonomisine benzer artış ve azalışlar göstermiştir. 1994’de İzmir ekonomisi.0 -6. Karşılaştırma aşağıdaki şekilden daha iyi gözlenmektedir. Diğer taraftan 1999 krizinden daha fazla etkilendiğini yani daralma.56 puan ve 2001’de ise 0. Ancak 1985’te küçülme yaşamıştır.4 Türkiye ve İzmir’in GSYİH’nın Yıllara Göre Artış Hızı GSYİH Artış Hızları 16.000 0 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Türkiye(milyar) Kaynak :DİE 10.000 80.000 8.0 14. ülkeye nazaran 3.0 4.0 -2.0 10.0 2.000 60.0 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Türkiye İzmir 2001 12 .000 6.Şekil 4.0 8.0 12. ülkeye göre 1. 1991’de ise hemen hemen ekonomi durağan kalmıştır.000 2.0 -8. Hatta 2001’deki daralmanın ülke ekonomisi ile eşit olduğunu da kabul edebiliriz.3 Gayri Safi Milli Hasılanın Türkiye ve İzmir için Yıllara Göre Dağılımı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (1987 Bazlı Alıcı Fiyatlarıyla) 120. İzmir GSYİH artış hızlarında.000 40.0 0.27 puan daha fazla gerçekleşmiştir. İzmir 1982’de sıçrama yapmıştır.000 100. 80’li yıllarda artış eğiliminde olan GSYİH.

3 13.9’luk kısmını. bu faaliyet koluyla güçlendirip ekonomik alanda daha sağlam zemine oturmalıdır. tarımda ise % 7. Ticarette ise % 22.4 28.5 3.İzafi Banka hesapları dahil değildir. Özellikle kuru incir ürününde Dünya’nın lider şehri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.0 22.2 23. Ege Bölgesi ve Türkiye’deki Yeri (2000-Sabit Üretici Fiyatları)* İktisadi Faaliyet Kolları Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Ulaştırma ve Haberleşme Diğer İZMİR GSYİH’sı İçindeki Payı (%) EGE BÖLGESİ GSYİH’sı İçindeki Payı (%) TÜRKİYE GSYİH’sı İçindeki Payı (%) 7. sanayi faaliyet kolundaki Türkiye GSYİH’nın % 29.5’lik kısmını üretmektedir.2 17.5’lik oran.7 22.4 13. İzmir’in bu faaliyet kolunda ciddi planlar yapması gerektiğini göstermektedir. 13 .0 17.5’lik kısmını üretmektedir. ticaret ve tarımdaki gücünü göstermektedir. Diğer taraftan tarımda ise. zeytin ve kuru üzüm gibi ürünler İzmir’in tarım GSYİH’daki önemini arttırmaktadır. Ancak mali kurumlar bazındaki % 2.5 29.0 4.0 27.2 17. Yani sanayi ve ticaretteki başarıyı.4 5.6 Kaynak: DİE verilerine dayanarak hesaplanmıştır. kuru incir. Bu oranlar İzmir’in sanayi.İzmir.6 12.10 İzmir İlinin İktisadi Faaliyet Kollarına Göre GSYİH’nın. Tablo 4.9 13.1 22.

Nihayet İzmir’in batı aksında Çeşme-Karaburun coğrafi sınırlarla belirlenmiş bir alanda bulunurken aynı yöredeki Seferihisar-Urla yerleşmeleri ise daha farklı bir stratejik yapı göstermektedirler. bunu takiben Aliağa-FoçaMenemen ise kuzeydeki ikinci strateji alt yöresi olmaktadır. Burada seçilmiş olan strateji yörelerinin belirlenmesi genel anlamda ve coğrafi olarak dört yöne yayılan şehrin dört aksiyel gelişme göstermesi üzerinedir. Bunlardan birinci aks olan ve kuzey aksı olarak nitelenen kesimde İzmir Büyükşehir bütünü ilçeleri arasında Dikili-Bergama-Kınık kendine özgü bir bölge. Burada sözü geçen üç yerleşmenin her biri özelde farklı stratejilere sahip olsalar da coğrafi açıdan değerlendirildiğinde bir alt yöre oluşturmaktadırlar. Küreselleşme sürecindeki gelişim trendlerine bağlı olarak İzmir’in bir dünya veya daha mahalli ölçekte bir Akdeniz şehri olması için düzeyinin arttırılması gerekmektedir. genelde birlikte tutmaktadır.5. 1 . İzmir’den uzaklaştıkça sosyo-ekonomik potansiyelleri düşen bu yerleşmeler güney aksın bir diğer strateji alt yöresini oluşturmaktadır. STRATEJİ PLANININ ALT YÖRELERİNİN TANIMLANMASI İzmir şehrinin bölgesel ve yerel ölçekte olan ilişki süreçlerini belirlemenin iki yönden ele alınacağı bilinmektedir. Her ne kadar Selçuk farklı bir statü gösterse de yayılmanın lineer yapısı bu üç yerleşmeyi özelde ayrı. Güney Aksı ikinci grubu Bayındır-Tire-ÖdemişBeydağ-Kiraz ilçelerinden oluşmaktadır. Bölgenin mekansal coğrafyası içinde kısıtlamaların yön verdiği bu yerleşme dokusu İzmir merkezinin mevcut dinamikleri ve eğilimleri ile yönlenmekte olduğu kadar bunun tersi de geçerlidir. jeomorfolojik yapısı ile sınırlandırılmış ve bu doğal yapı her zaman bir referans olmuştur. Bunlardan birincisi sektörel açıdan konulara yaklaşmak diğeri ise alt yöreler belirleyerek şehrin ve bölgesinin strateji yapısını incelemektir. İzmir’in doğu aksına yöneldiğimiz zaman Büyükşehir ilçesi olan Bornova dışında burada Kemalpaşa’yı kendine özgü bölgesini oluşturmuş bir yerleşme olarak görmekteyiz. Bu yönden baktığımızda İzmir çevresindeki yerleşmelerin sanayileşmesi veya şehirleşmesinin birikim modelinin temel elemanı tarıma dayalı görülmektedir. Bu durumdaki İzmir Büyükşehir Bütünü bölgesel ve ülkesel ölçekte bir merkezi şehir veya politik bir merkez olma geleneğini uzun yıllardır sağlayamamaktadır. İzmir’in güney aksı olarak bildiğimiz Menderes-Torbalı-Selçuk yerleşmeleri farklı bir bütünlük içinde bir alt yöre oluşturmaktadırlar. İzmir’in çevresel gelişmesi.

Alt Yöre Odağı: Aliağa [D] Gediz –Nif Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Çeşme [F2] Yarımada Urla Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Bergama [C] Gediz Alt Yöresi .Şekil 5.Alt Yöre Odağı: Kemalpaşa [E1] K. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Urla 2 .1 Öngörülen Strateji Alt Yöreleri [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresi-Alt Yöre Odağı: İzmir Büyükşehir Belediyesi [B] Bakırçay Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Tire [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Torbalı [E2] K. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi .

Tarihsel ve doğal açıdan harcanamayacak kaynaklara sahip olan İzmir yöresi bir taraftan kıyı ile sınırlanınca şehirleşme sürecindeki ivmeleri yığılmalar yolu ile belirli eşiklerde toplamıştır. Özellikle son on yılda İzmir’in şehirsel nüfus artışı ‰ 2.54 Seferihisar’da ise ‰ 4. Bu yol şehirleşmenin mekan kullanımını telafi stratejisinin bir çözümü gibi görünmektedir ve bir ölçüde şehrin fiziki kimlik yaratma çabası içine girdiğinin göstergesidir.45 iken en gelişmiş kıyı şehri olan Çeşme’de gelişim ‰ 2. hedeflerini tam olarak yakalayamamış da olsa. Dikili’de ‰ 2. İzmir coğrafi olarak aşamayacağı eşiklerle kuşatılmış durumdadır. Dolayısıyla. Doğu aksı ise sanayi potansiyelinin yanında tarım potansiyeli ile ön plana çıkarken strateji açısından sanayi sektörü tarım üzerine basmış ve tarımsal potansiyellerde göreceli bir azalma söz konusu olmuştur. Bu durumda şehir yoğunlaşmış mekanlarını en rantabl şekilde kullanma amacına yönelik olarak ister istemez dikeydeki büyümeye imkan tanıyan yoğunluk alanları yaratmaya gitmektedir. Bu nedenle İzmir’in kuzey aksı ana şehirle uyum sağlayan ve onu destekleyen bir ekonomik yapı göstermiştir.2. Merkez şehrin iş bölümü şemasında şehirden dört yöne uzayan sözünü ettiğimiz akslar itibari ile ortaya çıkan genel farklılaşmada kuzey aksı bütün olarak heterojen yapısı ve fonksiyonları ile merkez şehrin gelişme süreçlerinde aldığı kararlara uyumlu bir gelişim trendi göstermektedir. Bunun göreceli olarak turizm sektörüne etki ettiği de söylenebilmektedir. 3 . Söz konusu koridorlarsa merkez şehirden ayrıldıkça strateji alt yörelerinin bulunduğu çanaklara erişirler. İzmir merkez şehri. Bu sistem içinde kıyı dışı yerleşmelerin yoğunlaştığı yazlık nitelikli evler yerine süreklilik arz eden konutların yoğunlaştığı kıyı beldeleri olan Urla’da yıllık nüfus artış hızı ‰ 3. bölge dinamikleri ve dinamiklerin yönleri ile ilk aşamada alt yöre ölçeğinde çözümü bulur. kriz dönemlerinin etkileri ortadan kaldırıldığında yöre gelişmesi ile İzmir etkileşim trendi arasında uyum bulunmaktadır. coğrafyasının kendine sağladığı eşikler doğrultusunda artık etrafına yayılarak büyüme imkanının kısıtlandığı mekanlara erişmiştir. Bu son değer İzmir’in kıyı ilçelerinde karşılaşılan en yüksek artış hızıdır. Şehrin yatayda yayılması belirli koridorlarla sağlanma durumundadır. Geçtiğimiz dönemlerin strateji planları.9 olmuştur.9 olmuştur. Foça’da % 1. Özellikle kıyı yerleşmeleri geleceğin strateji yapılarında önemli alanlar olarak görülmekte iken zaman içinde özellikle inşaat sektörünün ivme kaybetmesi sonucunda beklenen gelişimlerini sağlayamamışlardır. Konuya bu açıdan baktığımız zaman şehri dışarıya taşıyan koridor stratejilerinin bölge ölçeğindeki eğilimlerini etkileme yönü. Zira geç de olsa makro yatırımlar hedeflerine erişmiş görülmektedir.Bölgesel kapitalin tarıma dayalı geleneksel yapısı bölgedeki imalat ve sanayi yatırımlarının özel sektör ağırlıklı gelişmesine sebep olmaktadır. Bölge kapitalinin özellikle tarıma dayalı imalat sektörüne dayanması gelecekteki gelişim için ip uçları verir durumdadır. Bu nedenle özellikle imalat sanayiinin strateji alt yörelerine dağılmış olması çalışmanın boyutlarını sektörel olmaktan ziyade bölgesel yöne çekmiştir.

Büyükşehir Bütününde yer alan konutların % 58. Tabiatıyla gelişim sürecinde bu eşikler boyunca gelişen yerleşmeler şehrin düzensiz büyümesine de sebep olmuşlardır. Balçova. Batı aksı da. Narlıdere ve Güzelbahçe üzerinden dar bir kıyı bandı boyunca Urla ve Seferihisar bölgelerine erişim sağlamıştır. Çiğliyi takiben Menemen’e ve Aliağa’ya.1 [ A ] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi 2000 yılı sayımlarına göre 2.9 gibi ihmal edilemeyecek büyük bir orandadır. Yukarıda belirtildiği üzere doğuda.2’si imarlı ve düzenli alanlarda bulunurken. Yayılınan bu alan da bir grup tepelik alanlarla kuşatılmış durumdadır. Narlıdere ve Güzelbahçe yerleşmeleri yer almaktadır. Büyükşehir Bütünü olarak anılmaktadır. İzmir. Buca ve Gaziemir bulunmaktadır. doğuda Bornova. Balçova. geri kalan nüfus ya imar affını görmüş ya da bu aftan sonra yapılmış kaçak yapılarda yaşamaktadır. bunun yanında. Konak. Çamdibi gibi alanları barındıran Bornova’da ise aynı oran % 36.732. kuzeyde. Narlıdere ve Güzelbahçe ilçelerinden oluşmaktadır. bu alanlar strateji açısından son on yılda özellikle organize olma eğilimi gösteren sanayi alanları ile tanışmıştır. Batıya doğru ise Balçova. Bornova. Gaziemir üzerinden Menderes ve Torbalı bölgesine açılım olmuştur. Çiğli.Güney-güneydoğu aksı olarak tanımladığımız alanlarda tarım potansiyelinin gelişimi devam etmiş. Bornova’yı takip eden eşik Kemalpaşa’ya. sanayi ve diğer işlevleriyle ekonomik etkinlik açısından İstanbul’dan sonra ikinci sırayı almaktadır ve Ege Bölgesi içinde önemli bir hinterlanda sahiptir. Gaziemir. güneyde. Karşıyaka. 4 . Altındağ. İzmir’in batı aksı bu bağlamda planlandığı üzere turizm ve konut yatırımları açısından gelişimini sürdürmüş ancak son 10 yıl içinde özellikle daha önceden yapılan konut üretiminin talep fazlalığı neticesinde gerektiği randımanı verememiştir. İzmir’in uzun yıllardan bu yana önemini yitirmeden Ülkenin en önemli şehirlerinden biri olması uygun doğal koşullar yanında. coğrafi açıdan da çevresine oranla üstün bir konumda olmasından kaynaklanmaktadır. Buna karşın organize olmada oldukça geç kalınmış olması ve sanayiinin genel potansiyelinin organize alanlar dışına kayması organize sanayi bölgeleri oluşturulmasında bir handikap gibi görülmektedir. Bu alanda. Buca. Bu oran özellikle Karşıyaka ve Çiğli’de % 48. Bu engebeler arasındaysa yer alan ve geçit veren bir dizi alçak eşik de şehri arka plandaki alanlara bağlayan ulaşım akslarının bulunduğu kesimleri oluşturmaktadır. güneyde. kuzeyde Karşıyaka.4 oranındadır. Söz konusu bu ulaşım akslarının geldiği alansa.669 olan nüfusu ile Ülkenin üçüncü büyük şehri olan İzmir. Büyükşehir Bütününün merkezi olarak kabul edilen Konak İlçesinde nüfus yoğunluğu en fazla olan alanlar genelde üç ayrı bölgede ortaya çıkmaktadır. günümüzde bulunduğu körfezi çevreleyen Çiğli. İlerde görüleceği üzere bu alanlara gereğinden fazla organize sanayi bölgesi planlamak enflasyonist bir yaklaşım olarak görülmektedir. 5. merkez olarak Konak bölgesi görülmekte. Buna rağmen merkez şehir için dengeleyici bir strateji alan olmuştur. Bu yerleşmelerin kapladığı alanların büyük bir kısmı alüvyal topraklar üzerinde gelişmişlerdir. yüklendiği liman.

bu alanlarda bir hektara ortalama 8001. alanın rekreatif cazibesini artırmaktadır. Bir dönemlerin mesire yeri olup. alanın üst gelir gruplarınca tercih edilmesiyle sonuçlanmış ve bu durum yöreyi geliştirmiştir. Alsancak ve yakın çevresinde ise yoğunluğun en pik değerlere vardığı görülmektedir. Batı kesimde yer alan Balçova ve daha batısındaysa yoğunluk değerleri 29 kişi/hektara kadar inme göstermektedir. Bu aynı zamanda konut kullanım türlerinde ve öbekleşmelerde de etkin olmuş ve bu nedenle şehirsel alanda farklı yoğunluklar dağılmıştır.900 arasındadır. Bu alanlar üst sınıf ve grupları da barındırmaktadır. bu alanda 5 . Bu kesimlerdeki yoğunluklarda tabiatıyla yer yer düşmeler görülür. Nüfusun az yoğun olduğu alanlar topografyanın bozuk olduğu iş merkezleri çevreleridir. Yeşilyurt ve giderek daha güneyde yer alan Uzundere’de ise yoğunluk 40 kişi/hektar sayısını vermektedir. Bu durumda İzmir Büyükşehrinin dört yöne saçaklanmış strateji aksları incelendiğinde Batı Bölgesinde. Tarım alanlarının bulunduğu mandalina bahçelerini de içeren bu alanın doğal koruma altında olması. geniş boşluklara sahip olması ve de daha ziyade İzmir şehrinin batı aksında bulunan rekreatif yerleşmelerin ana aksı üzerinde bulunması. Bu alanlarda yerleşik nüfus yoğunluğu 80 kişi/hektardır. Güney kesimde yer alan Karabağlar. Balçova ise son yıllarda orta gelir düzeyinden yukarılara doğru giden bir grafik çizmektedir. rekreasyon alanları ve depolama gibi farklı işlevleri de barındıran heterojen bir kesimi oluşturmaktadır. meslek ve eğitim düzeylerinde yoğun bir ilişki olduğu saptanmaktadır. Kıyı kesimlerden içerilere doğru gidildikçe gelir. gelir. Perakende ticaretin yoğun olduğu Konak çevresinde gündüz ve gece nüfus yoğunlukları tezat göstermektedir. sonraları çaptan düşmüş bu alan son on yıl içinde şehrin tekrar rekreasyon alanı olarak planlanmış ve bu işlevi başarıyla üstlenmiştir.000 kişi düşmektedir.300 kişi düşmektedir.700-1. Bu kesimlerin bir kısmının Balçova ve bir kısmının da Narlıdere Belediye hudutları içinde kalmasının sorunlarının giderilmesiyle alanda daha da bütünlük sağlanacaktır.0001. Bu kesimlerde yoğunluk değerleri hektar başına 1. Yeni gelişim trendinde. gelir ve mesleki dağılım açısından benzerlikler göstermektedir. Yeni gelişim alanlarında görülen bu gelişme. Güzelyalı-Üçkuyular yörelerinin uzantısını oluşturulan kesimlerde. Yoğun yerleşim alanlarının bulunduğu bu kesimler aynı zamanda işyerleri.Bunlardan birincisi Eşrefpaşa ve Çankaya ve bu alanları birleştiren İkiçeşmelik Caddesi etrafında yer alan kesimlerdir. Narlıdere ve Güzelbahçe’de daha ziyade orta gelir düzeyi egemendir. İkinci yoğun alan ise Konak Meydanından GüzelyalıÜçkuyular istikametine olan gelişmedir ki. eğitim ve mesleki değerlerin orta düzeylere indiği görülür. Bu alanlara Eşrefpaşa’nın uzantısı olarak Hatay ve Üçyol semtleri de girmektedir. Buralarda hektar başına ortalama 1. İzmir şehrinin yaşam düzeyini belirleyen araştırmalar şehirde farklı sosyal sınıf ve grupların oldukça fazla olduğunu belirlemektedir. Bu alanlarda farklı toplumsal düzeye sahip alan İnciraltı olarak görülür. Balçova ile Narlıdere ve Güzelbahçe yöreleri eğitim. Şehir sınırlarında bulunan ve kaçak yapılaşmanın yoğunlaştığı alanlardaysa yoğunluklarda düşmeler görülür ve bu sayı 20 kişi/hektar kadardır. Üst ve orta eğitim düzeyi bu alanların ağırlığını oluşturmaktadır.

Yöreye bağlı kabul edeceğimiz güneyden bağlantılı Limontepe ve Uzundere ise alt gelir ve meslek gruplarının bulunduğu alanlardır. Bu strateji alt yörede yer alan Alsancak kesimi ise gerek gelir. Bu bağlamda Eşrefpaşa-Yeşilyurt orta ve alt düzey toplumsal grupların yoğunlaştığı alandır. Karabağlar’ın heterojen yapısı ve hatta Ege Serbest Bölgesinin bu aksta yer alması yöreyi son on yılda şehrin en kozmopolit alanı durumuna sokmuştur.alış-veriş kolaylığı sağlamış ve bu nedenle şehrin büyük süper market ve benzer alışveriş ve rekreasyon alanlarına ev sahipliği yapmıştır. Yenişehir ve Alsancak alanlarıdır. Bununla beraber genel olarak orta gelir grubunun oturduğu alanların çoğunlukta olduğunu söyleyebiliriz. Geçmişinde Yeşilyurt’un gecekondulaşma ile ortaya çıkmış bir yöre olduğu bilindiğinden sonraki yıllarda da bu etkiden kurtulmakta zorlanmıştır. oldukça karmaşık bir durum göstermektedir. Bununla beraber şehri güneye bağlayan ana arter üzerinde olmasına karşın perakende ticarette. Eğitim düzeyleri orta seviyedeki bu grupların mesleki yapısıysa. 6 . Kuzey kesimdeki strateji alt yöre genel anlamıyla Karşıyaka adıyla anılmaktadır. Basmane. doğuya doğru gidildikçe şehrin ticari merkezinde yer alan toptan eşya satışı ve inşaat sektörüne yönelik iş gruplarının bu alana kaydırılmasıyla ticari açıdan yoğun bir ihtisaslaşmış merkezin buluşmasına sebep olmuştur. Genellikle yörede alt meslek grupları yer alır ve orta gelir düzeyi buranın hakim unsurudur. Göreceli olarak Yeşilyurt’ta yapılan Devlet Hastanesi bu durumda etkin olmaya çalıştıysa da bunu sadece yakın çevresinde başarmış ve sadece bu kısıtlı yörede gelişme olmuştur. Yenişehir kesimi ise orta düzeyde toplumsal ve gelir ölçütüne bağlı meslek gruplarının ve kısmen de alt düzeydeki grupların yoğunlaştığı bir bölgedir. Bu da yörenin genelde orta ve yer yer alt gelir düzeyinde bulunmasının nedeni olarak belirginleşmektedir. Meslek grupları açısındansa karmaşık bir durumdadır. İzmir Büyükşehrinin göbeği olarak niteleyeceğimiz Konak en karmaşık ilişkilerin bulunduğu alandır. Ancak. Özellikle Gaziemir yöresinde gelişmiş bulunan küçük sanayi siteleri. eğitim ve meslek açısındaki üst düzey gruplaşma orta ve alt düzeye iner. genelde alt düzeydedir. batı aksının gösterdiği beceriyi gösterememiştir. Kıyı ve kıyı gerisi olarak iki grup yerleşim alanından oluşmaktadır. Basmane ve İkiçeşmelik perakende ticaret alanlarını kuşatan ve işyeri ile konut dokusunun ortaklaşa kullandığı bir kısımdır. Yöredeki iş kollarının ve sektörlerin karmaşası ve de merkez gerisi fonksiyonların bu alanda yer alması farklı özellikte grupların ve de tabiatıyla kullanımların bu alanda yer bulmasına sebep olmuştur. Gaziemir-Buca strateji alt grup yörelerinden Buca. Kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe toplumsal ilişkilerde görülen gelir. gerek eğitim ve gerekse mesleki dağılımın en yüksek düzeyde yer aldığı bölgedir. Tabiatıyla limanın bu yörenin ucunda yer alması kısmi bir değişme ortaya çıkarmaktaysa da liman faaliyetinin dokusal kopukluk göstermesi yörenin yüksek düzeyini etkilememektedir. Gaziemir ile Buca strateji alt şehirsel yöreleri görülür. İkiçeşmelik. Bu kesimin ana ve yön veren yöreleri. Büyükşehrin güney kesiminde Eşrefpaşa’dan itibaren Konak Belediyesi sınırları içinde kalan Yeşilyurt.

Bu durum. zaman içinde çevreye doğru baskıcı bir yayılma göstermektedir. Bunlardan birincisi ve merkezi iş alanı olarak halihazırda faaliyet gösteren kesim Konak-Alsancak yöresidir. Bornova ise kendine özgü şehirleşmiş yapısıyla heterojen bir şehir yapısına sahiptir. Karakteristik fonksiyonlarının başında yönetim ve yanında ofis kullanımları yer alır. Sonuçta şehir içi merkez kademelenmesinde beş ana grup ortaya çıkmıştır. Baskın fonksiyon ise ticarettir. ofis kullanımlarında arz fazlası yaratmıştır. merkez kademesine indirmiştir. Burası aynı zamanda şehrin merkezi yönetim alanıdır. Bunlar arasında Altındağ. Altındağ yerleşmeleri ve bunu takiben Bornova. Merkezdeki bu kontrol işlevi ne derece güçlüyse denetimleri altındaki hinterlandı o derece genişlemektedir. birbirleriyle rekabet eden yeni alt merkezlerin oluşmasına sebep olmuştur. Pınarbaşı ve Işıkkent Bornova’nın kuzey kesimleri benzeri gelir. Çamdibi. oto terminali ve kısmi çevre yolu bağlantıları yöreyi trafik açısından hareketlendirmiştir. Özellikle şehir çevresinde ve oluşturulan yeni yerleşmelerdeki ulaşım kolaylıkları. Bu iş bölgesinde yer alan faaliyetler tabiatıyla şehrin etkisi altında kalan tüm bölgede diğer deyimiyle hinterlandında kontrol kurmaktadırlar. Işıkkent ve Pınarbaşı adlarıyla anılan yöreler yayılmaktadır. Zira Karşıyaka nüfus yoğunluğu 330 kişi/hektardır. Bu nedenle sınırlı bir topografyaya sahip olan söz konusu alan. Merkezi iş alanlarında bulunan yönetim. Ancak bu yayılmada özellikle çevresel ofis kullanımlarının talep üzerinde arzı ve bazı yönetsel fonksiyonların merkez alandan kayma eğilimi. iş merkezleri kademelenmesinde de en üst sırayı almaktadır. Bu nedenle alt merkezler gerek hizmet alanları gerekse fonksiyonları açısından kendilerine göre kademeli bir yapı göstermektedirler. Nüfus yoğunluğu olarak 350 kişi/ha ile Karşıyaka’nın kısmen üstündedir. İhtisaslaşmanın üst seviyeye çıktığı ancak sınırlı bir alanda yoğunlaştığı bu kesim en yüksek arazi değerlerine sahiptir. Bu dağılım düzeyinde merkezi iş alanı ve alt merkezler daha üstün hizmet vermek amacıyla bir gelişim içine girmişlerdir. derece alt merkez olan Balçova’nın gösterdiği gelişimle 1. merkez çeperlerinde özellikle Çankaya yöresinde talep fazlası ofis bürolarının doğmasına sebep olmuştur. depolama alanlarıyla tempo düşüklüğü içinde yürürken. Alt kademe merkezler Karşıyaka. Gültepe. Bornova ve Güzelyalı olarak sıralanmakta iken son beş yıllık dönem dikkate alındığında 2. Bu nedenle İzmir Büyükşehir sınırları içinde bir merkez kademelenmesi ortaya çıkmıştır. alt ve orta düzey meslek gruplarının homojen dağıldığı yerleşmedir. kademe merkeze geçmesi. 7 . Güzelyalı’yı 2.Konak strateji alt yöresinin doğusunda. meslek ve eğitim kriterlerinde orta düzey ilişkilere sahiptirler. denetim ve eşgüdüm işlevlerinin yanı sıra ekonomide söz sahibi tüm işlevler en üst kademede burada yer alır. Çamdibi yerleşmeleri alt düzey meslek gruplarının yoğunlaştığı gelir ve eğitim düzeyi orta seviye olan yerleşmelerdir. Gültepe ise. Söz konusu iş bölgesi. Pınarbaşı ve Işıkkent son on yıl içerisinde şehrin strateji yatırımlarını çekerek şehrin yayılma ve ekonomik alanlarından kaymalara sebep olmuşlardır. İzmir’in organize olmayan büyük üretim üniteleri bu alanı bir sanayi yöresi konumuna sokmuştur. Pınarbaşı’nın sanayii gelişmesi.

000 ölçekli İzmir Revizyon Nazım İmar Planı değerlerine göre İzmir Büyükşehrin içinde kişi başına düşen ticaret alanı metrekaresi 5.Bilindiği üzere bu tür merkezler. % 8’ini toptan ticarette. % 17’sini toptan ticaret. % 24’ünü hizmetler sektöründe görmekteyiz. Kuzeyde Menemen’e dayanan gelişme aksında 1 milyon kişinin yerleşeceği öngörülmüştür.110. daha ziyade semt türü hizmet vermektedirler. Altındağ ve Pınarbaşı mahalli ölçekte ve konut gruplarına hizmet veren bu ticari alanların ihtisaslaşması alt düzeyde olup ticari ilişkiler yürüme mesafesi içinde hizmet vermektedirlerf. Toplamda İzmir Büyükşehir bütününde yer alan ticaret sektörünün % 55’ini perakende ticaret. bunlar birer transit hizmet birimleri olarak görev yapmaktadırlar.2003 tarihli yazısı ile söz konusu 1/25. Söz konusu bu üç yöre İzmir merkez alanı ile rekabet içinde olup işlevsel paylaşıma gitmektedir. finans kuruluşları şubeleri ve rekreatif fonksiyonların yanı sıra merkezi iş alanı kadar güçlü olmasa da bazı idari fonksiyonları barındırırlar. Güney aksındaki Menderes yöresine doğru önemli gelişme alanlarının konumlanacağı varsayılmaktadır. En alt grupta ise merkez fonksiyonları olarak daha ziyade konutların alt katlarında ve köşe başında ticaret olarak tanımlanan merkez işlevleri görülmektedir ki. mesleki bürolar. Mevcut konut alanlarında ise yenileme ve revizyonlarla yerleşecek nüfus 1. Bahsini ettiğimiz bu alt merkezlere göre bir alt seviyede yer alan Narlıdere.400. bunlar Yeşilyurt. Ancak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü 07. Gültepe. Toplamda öneri konut alanları 2. % 68’ini perakende ticarette. sektörün % 50’sini işgal ederken. perakendeci büyük mağazalar. Işıkkent ve Gaziemir olarak görülmektedir.000 kişidir. Buca ve Bornova olarak görülmekte olup. 1989 yılında İzmir Büyükşehir bütünü için revize edilen 1/25. % 16’sını toptan. Ancak reel durumda bunun hizmet dahil 2.000 kişinin yaşayacağı varsayılmaktadır. Bu dağılım esas alınarak 1/25. hizmet kuruluşları. Balçova benzeri heterojen ticari fonksiyonlara sahipse de bu fonksiyonların şehirsel yerleşme ile bütünleşmesi görülmemekte. 2000 yılına göre bu değer 180 kişi/ha civarındadır. Büyük Çiğli. Noktasal çekicilik sahibidirler. toptan ticaret % 6 ve hizmetler % 24 oranındadır. NarlıdereGüzelbahçe yöresinde yer alan tarım alanlarının konut stoku içine dahil edilmesi planda yer almıştır. Ana merkezin bu dağılımının yanında. Bornova’da ise perakende ticaret. Karşıyaka yöresinde perakende ticaret % 68.4’tür.000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı’nda 2010 yılı için İzmir nüfusu 4. İdari ve hizmet fonksiyonlarını barındıracak altyapıya sahip bulunmamaktadır ve bir ticaret-alışveriş merkezi konumundadırlar. Bu plana göre İzmir Büyükşehir Bütünü içindeki brüt yoğunluk 280 kişi/ha olarak öngörülmüştür. Bir alt kademe merkezler ise Güzelyalı.000 olarak öngörülmüştür ve gelişmede kabul edilen ana akslar Kuzey ve Güney akslarıdır. % 28’ini de hizmet sektöründe görmekteyiz. % 34’ünü ise hizmetler oluşturmaktadır.000 ölçekli İzmir Büyükşehir bütünü Nazım İmar Planı ve daha sonra 1988 yılında yapılmış olan revizyonu geçersiz 8 . Güzelbahçe. Her ne kadar İzmir’in güney bağlantısı üzerinde yer alan Gaziemir. örneğin Buca’da ticaret sektörünün.4 olduğu görülmektedir.630.05.542 hektar olarak planlanmış ve 1.

2 [ B ] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Belirttiğimiz bu gelişme seçeneklerinin irdelenmesinde ortaya çıkan strateji şemasındaki kararların mekansal dağılımını detaylı olarak görmek istersek İzmir’in kuzey-güney gelişim trendindeki lineer aksa.167 iken 2000 yılında 13. 9 . son on yıllık perspektifte. Bu alt yörenin güney ucu Çandarlı’da son bulmaktadır. Bu kuşağın dışında İzmir etkisi azalmakta ve daha ziyade İstanbul etkisi kendini hissettirmektedir. dış kuşakta kalan Dikili-Bergama-Kınık üçlüsü gerçek anlamda birincil dereceden olmasa da. Buna karşı Dikili kırsal açıdan daha yoğun bir nüfus artışına sahne olmaktadır. Bu hattın devamında yer alan Kınık. hattında batıya doğru bir nüfus kayması söz konusu olmaktadır. Bergama’nın bölgesel merkez olmasının diğer bir kanıtı. Dikili kıyıya açılmasının potansiyelini kullanamamıştır. Ancak bu sektördeki başarısını konaklama açısından gösterememiş.136 olmuş ve bu da ‰ –26. doğu-batı istikametinde saplanan bir gelişme aksı veya diğer tanımıyla strateji alt yöresi Dikili-Bergama-Kınık grubu görülmektedir. bu oranın düşüklüğü kırsal nüfusunu ‰ 7. tarımsal işgücünün mekanizasyonla beraber açığa çıkmasına neden olmuştur. İzmir şehrine oranla doğrudan etki alanı olarak kabul edilen 90 km yarı çaplı alanın dışında kalsa da bu çalışmada İzmir’den soyutlanamadığı için kapsam içine alınmıştır. Zira Bergama bir tarımsal kontrol merkezi olarak görev yapmanın yanında turizm açısından hizmet sektörünün ağırlığını taşımaktadır.76 oranında bir düşüşü vermiştir. Bu nedenle şu anda şehrin bir Nazım İmar Planı bulunmamaktadır. toplam nüfus artışının ‰ 4. Kınık nüfusu 1950 yılından bu yana ilk defa bir azalma göstermiştir. İzmir ile irtibatlı ve gelişim trendlerinde şehre göreceli bağlı çalışan bir dış kabuk alanı oluşturmakta olup. Ayrıca Kınık sulaması tarımsal gelişimi desteklerken.sayılmıştır. sadece bir transit merkez hüviyetinde kalmıştır. Kınık’ın gelişmişlik düzeyini arttırmak için potansiyel olarak görülen Kınık Organize Sanayi Bölgesi istenilen başarıyı elde edememiştir. şehir nüfusu 1990 yılında 17. 5. Alan Dikili’den denize açılırken.92 olması olumsuz yönde etkiler görünse ise de. Nüfus projeksiyonlarına göre artış beklenmesine karşın. Dikili-Bergama-Kınık Strateji Alt Yöresi aynı zamanda Bakırçay Havzasını da içine almaktadır. Gayri safi harcamalarda ve işgücü potansiyellerinde İzmir’le birlikte hareket eden bir kuşak oluşturmaktadır. Bergama ve Kınık gelişim olarak farklı özellikler göstermektedirler. Bu konunun İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından acilen ele alınarak şehrin yeni planına kavuşturulması gerekmektedir. İzmir çevresindeki gelişmişlik düzeyi en düşük yerleşmelerden biri olarak görülmesinin kanıtını son nüfus sayımında göstermiştir. İzmir ilinde buna emsal sadece Beydağ’ı görebilmekteyiz. İzmir şehri merkez olarak. Bu durumda Dikili-Kınık.96 bir azalma göstermesinde ortaya çıkmaktadır. Bergama’nın bu bölgede tarımsal ürünü kontrol etme merkezi çabaları olumlu olamadığı ve yöre İzmir kontrolü dışına coğrafi açıdan da çıktığı için zaman zaman Balıkesir etkisinde de kalabilmektedir.

000 nüfusu barındıracak ikincil konutu içerecek planlama alanındaki mevcut konutların. Menemen’de bulunan Serbest Bölgenin 10 . Özellikle Çandarlı’nın yaklaşık 70. Ancak. Aliağa yöresinde görülen bu hızlı nüfus artışının aynı tempoda devam ettiği düşünülecek olursa 2020 yılında 100. ikincil sıfatından ayrılması söz konusu olacaktır.3 [ C ] Gediz Strateji Alt Yöresi Aliağa-Foça-Menemen strateji alt yöresi Yenişakran. İzmir şehrinin gelecekteki dış dünyaya açılma kapılarından biri olarak düşünülen Çandarlı Limanının burada yapılması. Zeytindağ ve Çandarlı'yı kendi kuzeyinde bırakmaktadır. İzmir ile bağlarını güçlendirecektir.8’e düşmesinden kaynaklanmış görülmektedir. Sahip olduğu serbest bölge. Menemen’in İzmir ile olan bağlantılarını daha da güçlendirmiş ve Menemen’e bir ivme vermiştir.85’dir. Aliağa’nın üzerine çıkacaktır. Zeytindağ yerleşmesine doğru ise Yenişakran ve Çandarlı’da olacağı gibi liman arkası destek unsurlarının yönelmesi olasıdır. Yörenin etkin özellikleri dikkate alınacak olursa söz konusu elektrifikasyon hattının kullanımına bağlı olarak çevre değerleri ile barışık ve özellikle organize sanayiinin Aliağa da yer seçmesi uygundur. I. İzmir şehri ile güçlü bağlantılarının olmaması durumunda hizmet sektöründe teklemeler görülecektir. Petro-Kimya tesisleri ve haddehanelerle tam anlamıyla bir sanayi şehri görünümü alma eğiliminde ise de sanayilerin mevcut kalifiye işgücünü barındıramaması şehri bir karmaşa içinde bırakmaktadır. Bu kesim her ne kadar kendine yeterli bir alt yöre olduğunu kanıtlar durumda ise de. Aliağa’nın sanayii gelişimlerinin kuzeye doğru kayması.27’lik oranla İzmir ili içinde en yüksek şehir nüfusu da artışlarından birini vermiştir.5. Çandarlı'da geliştirilmesi önerilen yeni liman dikkate alındığında. işgücü yanında 13-15 bin kişilik bir hizmet sektörünü de besleyecektir. Stratejik Plan Döneminde önerilmiş ve yapımı devam etmekte olan demiryolu şebekesi çift hat olarak elektrifikasyonu ile tamamlanmış ancak. imalat ve hizmet sektörlerinde büyük pay sahibidir. Diğer gelişim trendleri doğrultusunda Menemen’in kişisel hizmetler işgücü.006 olan şehir nüfusu 2000 yılında 46. Her ne kadar İzmir Büyükşehir bütününe yapışmış görünse de Menemen ziraat. Bu bağlamda Aliağa’ya tek destek Menemen’den gelecektir.000’e erişmesi beklenebilir. İDESBAŞ olarak bilinen Serbest Bölge tam kapasite çalıştığı takdirde.079’a çıkmış bu da bize ‰ 46. Bu nedenle kara ve demir yolu açısından güçlü bağlantılar bu strateji alt yöresi için gerekmektedir. Menemen nüfusunda geçmiş yıllardaki düşüşler daha ziyade 1985 yılında ziraat sektöründe çalışan nüfusun % 28 civarlarından % 9. Son on yılda artan erkek nüfus da işgücü potansiyeli açısından dikkat çekicidir. günümüze değin kullanıma açılamamıştır. Ayrıca Menemen’de kurulması planlanan Plastik Organize Sanayi Bölgesi yerleşmenin imalat konusunda da belirli ihtisaslaşmaya gittiğini kanıtlamaktadır. Bu bağlamda Menemen’in 1990 yılında 29. Rafinerinin kurulması ile ikincil konut alanı olma yolundaki gelişimini terk eden Aliağa. yerleşmenin sahip olduğu nüfus yoğunluğu 209 kişi/km2 görülmesine karşın şehirsel nüfus artış hızı ‰ 38.

Yukarı Kızılca. Bu kesimde yerleşmelerin azlığı ve de yoğunluk düşüklüğü aynı zamanda tarım alanlarının da azlığının yarattığı kopukluk. Gediz deltası olarak tanınan bu alan. Manisa-Aliağa bağlantılarının bir kısmı bu strateji aksından yapılmaktadır. Aliağa yerleşmesiyle Bergama arasında topografik olarak bir fiziki ayrım söz konusudur. İzmir yakın çevresinin temel özellikler açısından bütünüyle korunması gereken bir yöresini belirlemektedir. buna karşın tedrici göç vermesi. Bu tarımsal bölgenin şehirleşmeye ivme vermeyecek tarzda yatırımları kapsaması gerekmektedir. bu kesimleri temel strateji alanlarından uzak tutabilmektir. 1990 yılı toplam nüfusu 56.ve diğer sanayii ve hizmet sektörünün değişmesinin sağlayacağı istihdam ile Menemen nüfus gelişim süreci hızlanacaktır.000 hektarlık bu delta alanının nüfusunun % 80’inin tarım sektöründe istihdam edildiği ve 50. Ancak 1970'li yıllarda Kemalpaşa çevresindeki düzensiz sanayileşme tarım alanlarında büyük tahribata yol açmış daha sonraları bu alanların organize bir hale dönmesiyle stratejik bir karar alınmış ve tarım alanlarının tahribatı göreceli de olsa engellenmiştir. ayrımın bir diğer sebebi olarak görülmektedir. Tarıma dayalı gelişme süresini muhafaza edecek yörenin göç alma oranının sıfır değerlerinde olması. Nif çayı havzası adı ile andığımız bu alan yaklaşık 30. Kemalpaşa yerleşmesi en önemli birimi oluşturmaktadır.000 hektar büyüklüğündedir ve bütünüyle tarımsal aktiviteye yönelmiş veya yöneltilmesi gereken kırsal nitelikli yerleşmelerden oluşmaktadır. Potansiyel açıdan yeni gelişim alanlarının olmaması. alandaki düzensiz sanayileşmeden etkilenmiş ve temel yerleşme odaklarından biri olmuştur. 5. alanı strateji açısından önemli bir duruma getirmektedir. İzmir kuzey aksının bu değerlendirmesinde.000 kişilik bir nüfusu istihdam edebileceği belirlenmiş olup. Gediz strateji alt alanı olarak andığımız bu alt yörenin batısı. yaklaşık 40. Topografik olarak dar bir koridor oluştursa da Manisaİzmir. Çandarlı Limanının yapılması zaman içinde bu alanların dolmasına sebep olacak ve Dikili-Bergama-Kınık üçlüsü bu kullanıma destek alan olarak görev yapacaktır. Zira tarımsal potansiyeli kısıtlı olan bu alanın bir tarafta Manisa Organize Sanayi Bölgesi ve Muradiye’nin kontrolsüz gelişim alanları ile potansiyel sahibi Menemen arasına sıkışmış olması. Armutlu ve Ören gibi yerleşmelerle birlikte nitelikli bir tarımsal havza oluşturmaktadır. statik gelişme trendlerine bağlı bırakılması gerekli bir alandır.075 olan yörenin 2000 yılında 73. tarımsal verimliğinin olması. Zira fiziksel mekan analizleri Ulucak’ın Kemalpaşa’ya oranla yerleşmeye daha uyumlu eşiklere sahip olduğunu göstermektedir. Menemen’in Aliağa bağlantısı dışında Emiralem üzerinden Muradiye ve Manisa ile bağlantısı bulunmaktadır. Bu yörenin önemli bir yük taşıma ekseni olabileceği düşünülmektedir. sulu tarıma imkan tanıması ve doğal ve kültürel özel değerlere sahip olunması açısından öncelikle korunması gereken bir alan olarak belirlenmektedir.114’e çıktığı görülmektedir. Belirttiğimiz üzere kırsal karakterinin ağır basması kırsal 11 .4 [ D ] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi İzmir’in doğu aksı olarak bilinen ve kısaca Nif Havzası adı ile andığımız strateji alt yöresinde. Bu kesimde yer alan Ulucak.

792. Buna rağmen kırsal nüfus artışı bir önceki sayım değerlerine göre ‰ 18. Bu nedenle Torbalı daha ön plana çıkmış.93.76 oranında artmasına sebep olmuştur. Toprağın yüksek taban suyu. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin kurulması.nüfusun şehirsel nüfusa oranla yaklaşık iki kat oranında olduğunu göstermektedir. Burada da 2000 sayımlarına göre şehirsel nüfus 16. ikinci strateji alt yöresi olan Bayındır-Tire-Ödemiş-Beydağ-Kiraz. 1960-1965 yıllarında nüfusta görülen duraklama.85 artmıştır.210 dur. kırsal nüfus 56. Bu artışlar doğrultusunda Torbalı şehir nüfusunun 38. kırsal nüfus artışı ise ‰ 2. K. birinci stratejik alt grupta.20 artmıştır. Coğrafi açıdan batısında yer alan İzmir’e doğru yayılma imkanına sahip olmaması Gediz-Nif Havzasının doğuya kaymasına sebep olmuştur. suyun azalmasına ve Nif çayının kirlenmesine neden olmuştur. kırsal nüfus artışı ‰ 25.117 olduğu bilindiğinden. İzmir sanayisini çekmesi ve yakınlığa orantılı olarak sanayii alanlarının etkisiyle ortaya çıkan tam anlamıyla olmasa da uydu şehir türü konut yerleşimlerine imkan tanıması. kalifiye işçiye ve pazara yakınlığı. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi İzmir’in güney aksı olarak kabul ettiğimiz kesimde iki ana alt grup bulunmaktadır.5 [ E1 ] K. Tire ve Gökçen yerleşmeleri bu aksın başlama noktasıdır. Torbalı’nın.56 olmuştur. 2000 yılı itibariyle Kemalpaşa’da 25. gerek İzmir’e yakınlığı ve gerekse gelişim alanlarına sahip olması İzmir-Selçuk ilişkisini kesmiştir. strateji açısından olumlu bir girişim olarak kabul edilmektedir. Kuşadası etkisinde göreceli de olsa daha bağımsız bir alan oluşturmaktadır. Torbalı'nın şehir nüfusunun son sayım döneminde ‰ 58. ikinci strateji alt yörenin ana şehir İzmir'le olan irtibatı özellikle Torbalı tarafından filtre edilir durumdadır. K. 19801990 yılları nüfus değişim sürecinde hızlı bir artışa sebep olmuştur.95 olurken. ulaşım olanaklarının ve enerji temininin kolay olması gibi faktörler sanayi sektörünün gelişimini hızlandırmıştır. Sonuçta.448 olan şehir nüfusuna karşın 47. Bu durumda. Bağyurdu tarımsal alanlarının aleyhine bir gelişme yaratılmıştır.23 artarken şehir nüfusu ‰ 44. Menderes strateji alt yörelerinden. Lineer dizilmesine karşın. 5.099 ve kır nüfusunun 55.666 kırsal nüfus bulunmaktadır. Kırsal nüfus ise ‰ 8. yörenin tarımsal potansiyeli ve buna bağlı iş gücü kapasitesi net olarak belirmektedir. Bu da bize Nif Havzasının şehirleşme eğiliminin ağır bastığını göstermektedir. Aynı gelişim trendi Menderes’te de görülmüş ve burada da şehirsel nüfus artışı ‰ 57. Menderes Havzası olarak kabul edilen ve Torbalı’dan başlayarak doğuya doğru uzanan alanda. Sonuçta kişisel kararlara bağlı ve genelde ara mal üreten sanayiler planlı bir gelişmeye girmişlerdir. sanayileşme paralelinde.96’dır. 12 . Menderes-TorbalıSelçuk lineer bir tarzda dizilmiştir. Buna rağmen sözünü ettiğimiz taban suyunun yüksek olması ve bunun getirdiği cazibe. birinci strateji bölgesi tarafından kontrol altında tutulur görülmektedir. Söz konusu strateji alt yöresinin farklı bir gelişim trendi gösteren yerleşmesi olan Selçuk’ta ise şehirsel nüfus artışı ‰ 26. zamanla bilinçsiz kullanım sonrasında. Menderes-Torbalı-Selçuk hattında İzmir etkisi Belevi Yöresinde kesilmekte ve Selçuk.

buna bağlı olarak. kuzey kısmının ise tarım alanları ile sınırlandırılması. batısının sit alanları ile sınırlanması.00 azalmıştır.94 azalmıştır. yörenin yüksek tarımsal potansiyeline karşın kırsal alandaki nüfus azalışını tarım girdilerindeki düşüklük olarak vermektedir. gelişen çok sayıda yerleşmenin yörede yer almasıdır. Zira Torbalı yöresi Menderes destekli olarak ve İzmir’e birinci kuşak bağlılığından ötürü. Selçuk'un şehirsel gelişme alanlarının kısıtlı olması. Selçuk’ta şehirsel ölçekte kişisel hizmetlerin gelişimini yatayda engellemektedir. Bayındır-Tire’den başlayarak güney-doğuya doğru kayan bu strateji alanın hakim karakteri olan tarımsal aktiviteye oranla gelişimin devam etmesi gerekmektedir.414 kırsal nüfus ise 8. komşusu Ödemiş’in de kırsal nüfusu ‰ 10. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi 1990-2000 yılları arasında kırsal nüfusu ‰ 10.6 [ E2 ] K. 200.09 azalan Tire gibi. Güney aksın bu alt yöresinin bu nedenle sanayi alanlarının organize sanayi bölgesi şeklinde ve yörenin ekonomik gelişimine bağlı olarak planlanması gerekmektedir. Havzanın Torbalı-Menderes örneğinde olduğu gibi. doğusunun topografik açıdan yerleşime uygun olmaması. Bu azalmaya Beydağ ‰ 2.Şehirsel nüfus 25. 5. yörenin tarımsal ürününün değerlendirilmesine yönelik sanayilerin toplu olarak yer almasını ve tarımsal toprakların tarım dışı kullanılmasını engelleyici bir öğe olarak olumlu görülmektedir. sanayi ve şehirsel çalışma alanlarını çekici büyük potansiyellere sahip.000 hektarlık bu tarımsal koridorun yüksek tarımsal potansiyeli yanı sıra. K. Menderes havzası olarak tanımladığımız bu strateji yöresi İzmir’in kuzeyinde yer alan Gediz Havzasına oranla daha baskın bir tarımsal koridor oluşturmaktadır. Tarım ve sanayi sektörünün geliştiği güney aksta.43 artmıştır. bize Selçuk'un. Aynı şekilde Bayındır’ın nüfusu ‰ 5. Tarımın gelişimi kişisel hizmetlerin arkasında gelmektedir. Bu bağlamda Tire’ye kurulmuş olan organize sanayi bölgesinin faaliyete geçmiş olması. Torbalı-Menderes arası.01 ile uyarken bu strateji alt yörede sadece Kiraz’ın kırsal nüfusu ‰ 4. tarımsal karakterini riske etmeden bu tür bir değişimde bulunmuş olması. Bu dağlımın göstergesi. Bu durumlar açıkça. özellikle Pancar ve Tekeli beldelerinde gelişmekte olan sanayi ve ticaret bölgeleri Bayındır-Tire-Ödemiş yöresinin tarımsal aktivitelerinin yakın ve orta dönem içinde özelliklerini koruyacağını ve hatta gelişim yönlerinin bu tarzda olacağının belirtgenidir. sanayi ve şehirsel konut kullanımına göre gelişirken. yerleşmeyi strateji açısından dış kabukta bırakmaktadır. söz konusu strateji alanın hakim karakterinin korunmasında olumlu bir fırsat olarak görülmektedir. Menderes ve Torbalı’ya nazaran daha şehirleşmiş bir yapıda olduğunu göstermektedir. Selçuk turizme hizmet eden sektörel bir gelişme içindedir. Ancak Torbalı ve Menderes hızlı bir şehirleşme eğilimindedir. Selçuk'un İzmir’in etki alanı sınırı olarak görülen Belevi yerleşmesinin dışında kalması. Özellikle Tire-Gökçen yerleşme grubunda tarım ve hayvancılık sektörünün tüm sektörler içindeki payı % 54’den % 52’ye 13 .180’dir. güney kesiminin tarım alanları ve topografik engellerle kapalı olması.

düşmüştür. Kiraz’ın ‰ 8. Turizm ağırlıklı Çeşme’nin gelişim stratejisinde su potansiyeli kısıtlayıcı bir unsur olarak görülmektedir.862’ye kadar düşüren Bayındır.000 kişidir.171 olan şehir nüfusunu 13. 2000 yılında ‰ 13. tarım toprakları açısından kısıtlılığı nüfus yapısına da etki etmiş ve iki ilçenin toplam nüfusu 50.52’lik bir şehirsel nüfus artışına sahne olmuştur.Çeşme strateji alanının. yöre insanının mekansal kayma eğilimi içinde olduğunu kanıtlar durumdadır. Alaçatı. sanayii yatırımlarının bu alana kaymasını önlemektedir. Bayındır’ın tarımsal açıdan diğer bir potansiyeli de jeotermal enerjiye sahip olması ve bunun yakın dönemde sera ısıtmacılığında daha yoğun kullanılması nedeniyle çiçekçilik gibi farklı bir ürünün yörede yer almasıdır. Menderes Havzası grubu içinde alt temel strateji alanı içinde kalmasına karşın ayrı bir ikinci kategoride değerlendirilmesi uygun bulunmaktadır. Menderes Havzası içinde kalan Torbalı-Belevi-Tire-Gökçen ve art bölgelerinin sektörler itibarıyla tarım ormancılık ve hayvancılığın diğer sektörlere oranı 1/4 olup.52 nüfus artışı. Zira ulaşım ve enerji gibi altyapı olanaklarından yörenin yeterince istifade edememiş olması. Bu yörelerin turizm potansiyeli yanında rüzgar enerjisi temin etmede de önümüzdeki dönemlerde kapasitelerinin kullanılması gerekmektedir. Söz konusu alt yörenin coğrafi olarak doğusunda ve ekonomik olarak arkasında yer alan 1985-1990 yılları arasında 17. bölgenin tarımsal ürünlerinin hemen hepsini yetiştiren nitelikli tarım topraklarına sahiptir. Özellikle Beydağ’ın 1990 sonrası toplamda ‰ 3. Tire’den ayrı düşünülmemesi gerekmektedir. Tire ve Torbalı gibi potansiyel alanların konut ve sanayii dokusuna yapılan yatırımların dahi karşılığı alınamamışken jeomorfolojik açıdan sıkıntılı bu yörenin K. Buna rağmen Çeşme şehir gelişimi 1985-1992 arasında 14 .37 nüfus kaybı. Bu alanların topografya tarafından sıkıştırılmış ve bir çıkmaz sokak tarzını almış coğrafi yapı içinde kalmaları sadece batı yönde. Daha ziyade ikincil konut ve turizm potansiyellerini yoğun kullanan Karaburun. 5. Güney aksımızın tarımsal potansiyel olarak K.50’dir. K. ilk iki yerleşmeye nazaran sosyo-ekonomik olarak geriden gelse de. Bu kaymanın sosyo-ekonomik değerlendirilmesi. Buna karşı imalat sektöründe % 1’lik bir artış bulunmaktadır. Tire gibi İzmir’e 120 km uzakta olan Ödemiş’in. Germiyan yerleşmelerinin barındırabileceği nüfus potansiyeli 100.818’e erişmiştir. Ödemiş istikametine ulaşım olanaklarına sahip olmaları. Tire Ödemiş yerleşmeleri ile birlikte hareket eden Bayındır. Kısa ve orta dönemde bu kaymayı önlemeye yönelik yapılacak yatırımların sanayiden ziyade tarımsal potansiyeli arttırmaya yönelik olması düşünülmelidir. genelde geri kalmışlıklarının en başta gelen unsurlarından biridir.7 [ F1 ] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi İzmir’in batı aksı aynı zamanda strateji açısından önemli kıyı zonlarını oluşturmaktadır. işgücü-nüfus oranı 0. Bu iki yerleşmenin birlikte ve rakip olarak gelişmesi alt yörenin gelişmesi olmaktadır. Genelde Bayındır’ın beldeleri de söz konusu artışa sahne olmuştur. Alaçatı Barajına rağmen Çeşme. Menderes havzasında yer alması sulu tarım yapma imkanını Bayındır’a sağlamaktadır. Söz konusu Bayındır-Tire-Ödemiş üçgeninin dibinde yer alan Beydağ-Kiraz yerleşmeleri gerek sosyal gerek ekonomik açıdan İzmir strateji alanının dışında kalmaktadırlar. eğilimin Torbalı ve Menderes yönünde olduğunu göstermektedir.

579 kişiye çıkarmıştır. Yaz aylarında yoğun kullanılan bu alanlar turizm potansiyeli açısından da şehrin verimli alanlarındandır. Jeotermal kaynaklarının geliştirilmesi Seferihisar için büyük potansiyel olacaktır.000 ölçekli Seferihisar Nazım İmar Planı ise 71. İkincil konut ağırlıklı olmak üzere 2000 yılındaki nüfus artışı. Kınık ve Kiraz gibi İzmir ili içinde uç noktada kalan ve gelişimini tamamlayamamış Karaburun ise kısıtlı tarımsal aktivitesinin yanında gelişimini ağırlıklı olarak iç turizme bağlamış bir yöredir. tütüne giden süreçte bir dönem başta nergis olmak üzere tarla çiçekçiliğine yönelinmiş.77’ye ulaşmıştır. Son dönemde toplam artışı ise İzmir il ortalamasının üstüne çıkarak ‰ 23. Bu bağlamda Urla Toplu Konut Projeleri şehir nüfusunu 25. Arsa stokunun artması tarım alanlarının azalması paralelinde bir gelişim göstermektedir. 5. Tarımsal üründe çeşitliliğin bulunmadığı bu dar kapsamlı alanda son yıllarda tütün ve enginar gelir getirici tarımsal ürünlerdir.720’den son beş yılda 17. Özellikle orta gelir tabakasının turizm olarak tercihi ikincil konut ve yazlık konut kooperatifçiliğinin yaygınlaşmasına sebep olmuş ve kısıtlı tarım alanları bu kapsam içinde konuta dönüşmüştür. Mordoğan ile süreç içinde çeşitli tarımsal faaliyetlerin egemen olduğu bir yöredir.91’e ulaşmıştır. gerek toprak kalitesi gerekse yeterli su potansiyeline sahip olunmaması tarımsal faaliyetlerin önünde bir engeldir. Urla’nın 1995 yılında tamamlanan aynı ölçekli Nazım İmar Planı ise 94. daha sonra birincil konuta dönüşen bu ivme İzmir’in yeni konut alanlarına sahip olmasıyla sonuçlanmıştır.8 [ F2 ] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu strateji alt yöresinin iki yerleşmesi olan Urla ve Seferihisar konut ağırlıklı gelişimlerini hızlı bir tempoda götürmektedirler. 1990 tarihinde tamamlanan 1/5. Gaziemir ve Foça’dan sonra en yüksek değere. Tarımsal üründen çeşitlilik bulunmadığı için başarı elde edilememiştir. Karaburun yöresi.27 artarak 25. 15 .60’ın üzerine çıkarak Seferihisar.000 kişi öngörmektedir.164 kişi öngörmektedir.526’ya çıkmıştır. İkincil konut olarak başlayan ancak. Her iki yörenin yoğun eğimli arazilere sahip olmaması tarımsal gelişim için uygun araziyi sunsa da. kırsal kesimlerde il ortalaması olan ‰ 13. 36.32’ye toplamda ise ‰ 39. 2000 yılında ise şehir nüfusu ‰ 20.nüfusunu ikiye katlamış ve 20. Aynı şekilde Seferihisar şehir nüfusu 10. Ancak ağırlıklı olarak iç turizme hizmet etmektedirler. bunda gerekli başarı elde edilememiştir. Ancak ileride bahsedildiği üzere Seferihisar yöresinin zengin jeotermal kaynaklara sahip olması entansif ve sera tarımının gelişmesine neden olmuştur.257 kişi olmuştur. ‰ 45. Bağcılıktan.648’den.622 kişiye ulaşmıştır. Ancak ikincil konutların düzensiz gelişimi bu alanı bir karmaşa içine itmiş durumdadır.

sağlık potansiyeli tanıtılarak İzmir’in konut durumu tanımlanmıştır. ülkelerin kültürlerini yaymaları. Bu başlıklarda sosyal ve ekonomik yapı özellikleri ile jeomorfolojik ve çevresel yapı yanında alt yapı özellikleri incelenmiştir. Akabinde tüketim özellikleri ortaya konulmuş.) Tablo 6.50 oranıyla Türkiye ortalamasının altında iken.76 ile Türkiye ortalamasının üzerindedir.tr sitesinden temin edilmiştir. bu nüfusun gerektirdiği sosyal ve ekonomik problemler ile ülke baş başa kalmaktadır. TAHMİN VE PROJEKSİYONLAR İzmir’in yapısal özellikleri.59’u Ege Bölgesinde yaşamaktadır. Ülkemiz nüfusunun % 7. İZMİR İLİNİN MEVCUT YAPISAL ÖZELLİKLERİ. izleyen kısımda dört başlık altında ele alınmaktadır. yüzyılın ikinci yarısına kadar etkisini sürdürmüştür. Ege Bölgesi nüfus olarak Türkiye’nin üçüncü büyük bölgesidir.1 Sosyal Yapı Özellikleri Sosyal yapı özelliklerinde İzmir ve bulunduğu Ege Bölgesi dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Bu fikrin temelinde. Yıllık nüfus artışının toplamda ‰ 16.29 olmasının yanında. kalifiye ve bilgi olarak nüfusu donanımlı ülkeler. güven içersinde yaşayabilmekte ve bireylerine refah sağlayabilmektedirler. kendilerini güven içersinde hissetmeleri ve etki alanlarını sağlam bir temele oturtmak istemeleri gibi düşünceler vardır. Modern dünyada kalabalık nüfuslu ülkeler bir “Pazar” olarak dikkat çekmektedirler. şehirlerdeki nüfus artışı ‰ 23.6.1 Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı1 1 www. onun potansiyel ve aktif gücüyle eş-zamanlı olarak ortaya çıkmaktadır.die. Ancak günümüzde nüfusun etkisi.gov. Zira iyi eğitimli. Ege Bölgesi nüfus artışları açısından Türkiye değerlerine yakın olduğu için. kültürlerini sürdürebilmekte. Nüfus Ülke nüfusunun çokluğu fikri gücün bir göstergesi olarak 20. Zaten Çin pazarına giren ihracatçıların temel parolası “her Çinliye ürünümüzü kullandırmak” şeklinde ifade edilmektedir. 6. izleyen başlıkta eğitim dikkate alınarak nüfusun kalifiye özellikleri tanımlanmaya çalışılmıştır. Nüfus olgusuna bu açıdan bakılmalıdır. 1 . köylerdeki nüfus artışı ‰ 5. Bu bağlamda ilk önce nüfus özellikleri açıklanmaya. Böylece kalabalık nüfusa sahip ülkeler diğer ülkeler tarafından potansiyel müşteri olarak görülürken. diğer bölgelere nazaran üstün konumdadır. (Ayrıntılar ilgili tabloda verilmiştir.

28 26. Takip eden yıllarda ise nüfustaki artış ‰ 30’lar düzeyinde seyretmiştir.tr sitesinden temin edilmiştir.26 21. Ankara.000.000 3.76 21.03 16. Bu dönemdeki artışın temel etmeni “göç”tür. 1945-1965 döneminde hızlı bir artış meydana gelmiştir.000 3. Şekil 6.78 22.000 1. 2002.21 56 473 035 33 656 275 22 816 760 67 803 927 44 006 274 23 797 653 13 295 878 10 350 307 2 945 571 17 365 027 13 730 962 3 634 065 7 594 977 4 344 471 3 250 506 8 938 781 5 495 575 3 443 206 7 026 489 4 051 596 2 974 893 8 706 005 5 204 203 3 501 802 9 913 306 6 412 910 3 500 396 11 608 868 8 039 036 3 569 832 8 136 713 3 337 392 4 799 321 8 439 213 4 137 466 4 301 747 5 348 512 2 285 798 3 062 714 6 137 414 3 255 896 2 881 518 5 157 160 2 873 801 2 283 359 6 608 619 4 143 136 2 465 483 26.43 25.die.gov.37 24. 1990-2000 döneminde yıllık nüfus artış hızı ise ‰ 22’ye düşmüştür.96 3.000.2 İzmir’in İlçelere Göre Nüfus ve Yıllık Nüfus Artış Hızı2 1 2 İzmir-Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri.94 13.79 36.000 2.000 2. Bu sonuç göç edenlerin toplam nüfustaki payının % 10’un üzerinde olduğundan çıkarılmıştır.000.1990 Genel Nüfus Sayımı Bölge Türkiye Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Güneydoğu Toplam Şehir Köy 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam Şehir Köy Yıllık Nüfus Artışı ‰ Toplam Şehir 18.30 15.000 500.67 Bölgeden İzmir’e odaklanırsak. DİE.500.00 16.48 -10.59 1.000 1.10 7.57 -6.69 28.000. 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 20 27 35 40 45 nüfus 50 55 60 yıllık artışhızı(‰) 65 70 75 80 85 90 00 2 .500. 2000 yılı sayımına göre İzmir nüfus bakımından Türkiye illeri arasında üçüncü sırayı almaktadır.500.1 İzmir’in Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı(1927-2000)1 4.65 21.81 Köy 4. 60 yıllık dönem boyunca İzmir nüfusunun sürekli artma eğiliminde olduğu şekilden rahatlıkla görülmektedir.000 0 40 35 30 25 20 15 10 5 0 Tablo 6.75 35.29 23. ilin 1927’den bu yana sayım yıllarına göre nüfus ve yıllık nüfus artış hızları grafiği aşağıda verilmiştir. www.50 5. Ancak dönemler itibarıyla artış oranı değişmektedir.

55 28. Buca. Konak.14 24. Çiğli.16 44.35 20.1990 Genel Nüfus Sayımı Yön İlçeler Toplam A Balçova A Bornova A Buca A Çiğli A Gaziemir A Güzelbahçe A Karşıyaka A Konak A Narlıdere B Dikili B Bergama B Kınık C Aliağa C Menemen C Foça D Kemalpaşa E1 Menderes E1 Torbalı E1 Selçuk E2 Bayındır E2 Tire E2 Ödemiş E2 Beydağ E2 Kiraz F1 Çeşme F1 Karaburun F2 Urla F2 Seferihisar Toplam 59 825 278 300 203 383 78 462 44 089 14 269 345 734 721 570 34 844 23 219 101 421 37 617 42 150 76 043 25 222 56 075 52 934 71 617 27 353 47 126 77 314 124 968 14 632 41 247 29 463 9 020 35 467 21 406 Şehir 59 825 274 226 199 130 73 364 39 905 11 624 345 360 720 502 34 844 10 023 42 554 17 167 25 450 29 006 12 057 16 354 9 405 21 167 19 412 13 862 37 855 51 620 5 831 7 850 20 622 2 338 25 648 10 720 Köy 0 4 074 4 253 5 098 4 184 2 645 374 1 068 0 13 196 58 867 20 450 16 700 47 037 13 165 39 721 43 529 50 450 7 941 33 264 39 459 73 348 8 801 33 397 8 841 6 682 9 819 10 686 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 66 877 396 770 315 136 113 543 87 692 18 190 438 764 782 309 54 107 30 115 106 536 32 109 57 192 114 457 36 107 73 114 73 002 93 216 33 594 47 214 78 658 128 259 14 147 44 910 37 372 13 446 49 269 34 761 Şehir 66 877 391 128 308 661 106 740 70 035 14 924 438 430 781 363 54 107 12 552 52 173 13 136 37 537 46 079 14 604 25 448 16 792 38 099 25 414 15 870 42 988 61 896 5 521 10 001 25 257 2 932 36 579 17 526 Köy 0 5 642 6 475 6 803 17 657 3 266 334 946 0 17 563 54 363 19 655 68 378 21 503 47 666 56 210 55 117 8 180 31 344 35 670 66 363 8 626 34 909 12 115 10 514 12 690 17 235 Yıllık Nüfus Artış Hızı(‰) Toplam Şehir 11.64 47.78 36.84 21.58 -7. Karşıyaka.95 23. Bergama ve Kınık’tan oluşan “B” bölgesi.51 23. Tire. Aliağa. Çeşme ve Karaburun’dan oluşan “F1” bölgesi ve son olarak da Urla ve Seferihisar’dan oluşan “F2” bölgesi strateji alt yöreleri meydana getirmektedirler. Kemalpaşa “D” bölgesi.4 49.91 32.6 18 973 -15. Torbalı ve Selçuk’tan oluşan “E1” bölgesi.74 24.87 26. Bayındır.15 -5.93 13. Narlıdere’dir.38 11.6 -3.37 8.85 46.01 4.88 35.31 8.95 58.85 2.27 23.43 31. Bornova.85 -11. 1927 yılında şehirde yaşayanların oranı % 48 iken kırsal nüfus % 52 olarak gerçekleşmiştir.76 26.11 -12.46 24.14 35.56 8.83 -26.14 26.71 -10.55 42.92 30.29 37.98 Köy 32. Menemen ve Foça’dan oluşan “C” bölgesi.51 40. Aradan geçen 70 yıllık dönemde bu oranda şehir lehine hızlı bir artış 3 .49 24.94 -10 -2.53 32.79 13. Bu ilçeler tablonun yön kolonunda “A” harfiyle gösterilmişlerdir.95 68.27 22.86 48.96 -7. Menderes.27 19. Beydağ ve Kiraz oluşan “E2” bölgesi.37 38.49 20.13 44 22.63 35.5 43.82 37.21 20.05 18.52 18.14 35. Güzelbahçe.2 57.49 49.46 43.32 25.23 25.55 0.82 8.49 16.77 39.96 -5. Ödemiş. Gaziemir. İlk grupta yer alan İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi sınırları içerisinde kalan merkez ilçeler: Balçova.47 22.08 44 26 4.02 28.72 2. Dikili. Diğer ilçelerde meydana getirdikleri alt yöreler itibariyle öbeklendirilmiştir.23 143. Burada ilçeler strateji alt yörelerine göre sıralanmıştır.19 1.76 12.09 2 694 770 2 137 721 557 049 3 370 866 2 732 669 638 197 İzmir iline bağlı ilçelerin 1990 ve 2000 yılı genel nüfus sayımına göre bilgileri yukarıdaki tabloda verilmiştir.5 45.08 56.

Ayrıca genç bağımlı nüfus 1935’te % 58.01 0.14’ten 2000’de % 34.86 olmuştur. Aralarında yaklaşık 2 puanlık fark vardır. iki ilçedeki hızlı nüfus artışının diğer bir nedeni olmaktadır. 2000 yılındaki genç bağımlılık oranının % 34.65 0.02 0.77’ye çıkmıştır.98 0. Bu durumda nüfus sayımında yazlık sahiplerinin evlerinde bulunması etkin rol oynamaktadır.42 0. onarılamayan büyük problemleri ardı sıra getirecektir. Bunun diğer bir ifadesi ise. şehir alanına dahil edilmesiyle bu oranın % 100 olması beklenebilir.06 olmasıdır.vardır. Önümüzdeki on yılda yapılması muhtemel değişikliklerle köy statüsünde olan yerler. Buna en iyi örneğini 17 Ağustos 1999 Gölcük ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerini söyleyebiliriz.79 Köy 0.99 0. hızla gelişen sanayinin büyük etkisi vardır. Urla ve Seferihisar’ın. Yaşlı bağımlı oranı ise % 9.39 0. Kemalpaşa’da şehir nüfusunun ilçe toplamı içindeki payının % 29’dan % 35’e çıkmasında.81 Köy 0.19 Bakırçay-Gediz alt yörelerinde şehirleşme değeri % 45’ten % 47’ye yükselmiştir.71 0.55 0. kırsaldakine nazaran daha hızlıdır. Sonuç olarak şehirleşme hızlı bir biçimde gerçekleşirse.45 0. Bu sıçramada yine bölgede gelişen sanayi önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. İzmir Büyükşehir Bütünü ile neredeyse birleşmesi ve bölgenin özellikle her mevsim oturmaya elverişli olması.38 0. Toplam bağımlılık oranı ise % 43. Genç nüfus 4 . Medyan yaşından da nüfusun giderek yaşlandığını görmekteyiz. Diğer taraftan kırda yaşayanların oranı % 21’den % 19’a gerilemiştir.3 İzmir ve İlçe Gruplarına Göre Şehir ve Kırsal Nüfus (%) Alt Yöreler Büyükşehir Bakırçay-Gediz Gediz-Nif K. Menderes strateji alt yörelerinde ise şehirde yaşayanların oranı % 37’den % 42’ye artmıştır.63 0. Medyan yaş 1935-2000 döneminde 24. 10 yılda 2 puanlık bir artış vardır. Son iki sayımı ele alırsak.21 2000 Nüfus Sayımı Şehir 0.14’ten 28.29 0. Yarımada alt yörelerinde şehirde yaşayanların oranı % 61 civarındadır.37 0.58 0.06’ya düşmüştür. Tabi ki bu iki puan içerisinde doğumdan kaynaklanan artış ile göçlerin etkisi vardır. K.80’ dir.47 0. Tablo 6.62 0.53 0. Kemalpaşa’da şehir nüfus artışı. Hem şehir hem de köy nüfus artışı İzmir ili nüfus artışından daha fazla görülmektedir. Bu değer Türkiye gibi İzmir’in de genç nüfus potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. İzmir’in 1990 sayımında şehirde yaşayanlar % 79 iken 2000 yılında bu oran % 81’e çıkmıştır. Bu yüksek değer bölgenin iç ve dış turizm yapısından kaynaklanmaktadır. Aşağıdaki tabloda şehir ve kırsalda yaşayan nüfus oranları verilmiştir.35 0. Bu durumda İzmir’in değerlendirmesi gereken potansiyel bir genç nüfusu vardır. Menderes Yarımada İzmir 1990 Nüfus Sayımı Şehir 0. Merkezde % 98’lik bir şehirleşme oranı vardır.61 0.

İzmir ili.384 engelli bulunmaktadır. İçel ve Bursa’nın arkasından 5. Net göç hızına bakıldığında. Diğer taraftan bebek ölüm hızı ‰ 40 ve çocuk ölüm hızı ‰ 6 olarak tespit edilmiştir ki.3 milyondur. Tablo 6. Tablo 6. Göç hareketinin temelinde itici ve çekici faktörlerin etkisi vardır. özümsedikleri kültürü. Bu donanımın özünde ise gelir ve kaynak dağılımındaki adaletsizlik yatmaktadır. Engellilik türüne göre cinsiyetlerin dağılımı aşağıdaki tabloda verilmiştir. İstanbul. Kocaeli’nden sonra 2. sırada. İzmir İlinin bütününde 34.5 İzmir İli Göç Hızları 5 . sırada yer almaktadır. önemini yitirmektedir. Bu nüfus 922. bu değerler oldukça yüksektir. İstanbul. akrabalarını ve değer verdiği bir çok şeyi bırakarak yeni ufuklara doğru yürüyüş sürecidir. Yani İzmir sahip olduğu olanaklar açısından tercih edilen bir il konumundadır. Çocuk sahibi olmada ortalama yaş yaklaşık 27’dir. İzmir nüfusunun % 1. sırada. Antalya ve İçel’in arkasından 5. Bu değer bize çekirdek aile yapısını göstermektedir.227’si kadın olmak üzere toplam 58. Eğer bu nüfus “kalifiye birey” durumuna getirilmezse. eğitim ve sağlık imkanlarının şehrimizde gelişmesi. En başta istihdam.729 hanede yaşamakta ve ortalama hane halkı büyüklüğü de 3. 1990 yılında ise Kocaeli. Bu nedenle ilimiz göç almada ilk sıralarda yer almaktadır. 1980 sayım yılına göre İzmir. İzmir’de 2000 yılı sayımına göre hane halkı nüfusu 3.4 Engellik Türünün Cinsiyete Göre Dağılımı (2000) Engellilik Türü Görme engelli İşitme Engelli Konuşma Engelli Fiziksel Engelli Zihinsel Engelli Diğer Birden fazla engeli olanlar Bilinmeyen Toplam Erkek 4 169 2 573 1 449 13 356 4 510 3 154 2 630 2 316 34 157 Kadın 2 719 2 001 889 9 281 2 978 2 523 2 069 1 767 24 227 İzmir’e Göç Göç bireylerin doğdukları yerleri.7’si engellidir.157’si erkek ve 24. göç veren iller için bir cazibe merkezi olmuştur.65’tir.değerlendirildiğinde konu önem kazanmaktadır. 1985’te Kocaeli. Göç veren yerler “itici faktörler” ile göç alan yerler ise “çekici faktörler” ile donanmıştır. göç veren iller için çekim merkezi olmaktadır.

Bu konuda İzmir’de görülen sorunlar aşağıdaki gibi maddelenmiştir: 1 • • • • • • • • Hızlı nüfus artışı. Bornova. Körfez örneğindeki gibi çevre sorunları. eğitim. 2.193’ü göç etmiştir. kaldırım vb. Karşıyaka. 4. İstihdam yönünden getirdiği sorunlar. gecekondu. Heyelan bölgesindeki Kadifekale’de yerleşim olması ve Bornova tarım toprağının konutlarla ziyan olması gibi yer seçimindeki yanlışlıklar. ulaşım. Park ve çocuk oyun alanları. İki Değişkenli Probit Tahmin Yöntemi: İzmir'e Göç. Şehirleşme yönünden getirdiği sorunlar.41 38. istihdam. konut. sosyal ve teknik alt yapı yetersizlikleri ve bunların getirdiği klimatolojik meseleler. Ancak şehrin kabul sınırları üzerindeki göç alt ve üst yapı. 1997. Konut talebinin karşılanamaması nedeniyle konut politikalarının bütünleşememesi ve konut finansman problemlerinin ortaya çıkması. Yaşam kalitesi yönünden getirdiği sorunlar. Mayıs-2003. sorunlar.yüzyılın eşiğinde İzmir: Sorunlar ve Çözümler Sempozyumu. Bu süreç içerisinde şehrin hem üst hem de alt yapısının gelişmesi gerekmektedir. M. otopark. 3. Mevcut şehir dokusunda imar değişiklikleri.97 61. Güzelbahçe. Konak ve Narlıdere ilçelerinde araştırma kapsamında 1.2 Balçova.Vedat PAZARLIOĞLU.79 Sağlıklı Şehirleşme bir sürecin sonucunda meydana gelmelidir. Yaşlılar ve engellilerin şehirde rahat yaşayabilmeleri için gerekli önlemlerin alınamaması. Şenay ÜÇDOĞRUK. Gaziemir. 2 6 . İzmir ilinde de yukarıda ifade edilen sorunların hepsi yaşanmaktadır. Göç edenlerin yeni yaşamlarının nasıl olduğunu tespit etmek amacıyla şu andaki yaşamlarının kalitesi 1 Tülay YESÜGEY.Sayım Yıllar 1980 1985 1990 Net Göç Hızı 71. Çiğli.Ulusal Ekonometri ve İstatistik Sempozyumu. Göç etmek bireylerin problemlerini çözüyor mu sorusunun cevabını 2002 yılı Nisan ayında İzmir ili şehirsel kesimde yer alan dokuz ilçede yapılmış olan kapsamlı bir anket çalışmasından elde edebiliriz. çarpık şehirleşme ve kültür çatışmalarını beraber getirmektedir. İzmir Ticaret Odası. Literatürde belirtildiği gibi göçün meydana getirdiği sorunlar 4 ana başlık halinde ifade edilebilir: 1. Yukarıdaki maddeleri bakış açıları doğrultusunda arttırmak mümkündür. Bu hanelerden 1.633 hane ile görüşülmüştür. Bu nedenle sorunları genel olarak ifade etmek daha uygundur. Buca. Tebliğler Kitabı. VI. Tebliğ. Nüfus yönünden getirdiği sorunlar. Koruma havzalarındaki plan dışı yerleşmeler. 21. İzmir’e Göç ve Şehire Getirdiği Sorunlar.

yani kalifiye özellikleri düşük olmakta ya da hiç olmamaktadır. Bu nedenle elde edilen oranlar neredeyse birbirine eşit elde edilmiştir. Ankete katılanların eğitim durumlarına bakıldığında % 56. Şekil 6. Bu sonuçtan anlaşılıyor ki yaklaşık % 60’lık bir kesimin beklentileri gerçekleşmemiştir.1’dir. Bu durum aşağıda eğitim değişkeninde daha iyi görülebilir.6 ve % 38. Çünkü göç eden kişilerin şehre getirdikleri artı değerler.8’inin ilkokul mezunu. Alınan cevapların dağılımı aşağıda pay grafikleri halinde verilmiştir.2 Kazanç Beklentisinin Gerçekleşmesi KAZANÇ BEKLENTİSİ Cevapsız 24% Değişmedi 23% Daha Kötü 15% Daha İyi 38% Şekil 6. ilkokuldan terk ya da eğitim almamışlardan oluştuğu aşağıdaki tablodan 7 . göçün tüm problemleri çözmediğini göstermektedir.ile kazançlarının durumu hakkında iki soru sorulmuştur.3 Yaşam Kalitesi Beklentisinin Gerçekleşmesi YAŞAM KALİTESİ BEKLENTİSİ Cevapsız 24% Değişmedi 19% Daha Kötü 16% Daha İyi 41% Yaşam kalitesi ve kazanç öz itibariyle aynı özelliklere sahip sorulardır. Göçten sonraki yaşam ve kazancın daha iyi olduğunu belirtenlerin oranı sırasıyla % 40. Bu iki soru.

görülmektedir. Eğer kalifiye eğitim lise ve üstü olarak düşünülürse, bu tür bireylerin oranı % 28’dir. Tablo 6.6 Eğitim Durumunun Dağılımı Mezuniyet Durumu Eğitim Almamış İlkokuldan Terk İlkokul Mezunu Ortaokul Mezunu Lise veya Dengi Okul Mezunu Yüksek Okul Mezunu Fakülte Mezunu Lisans Üstü Eğitim Mezunu Toplam Frekans 123 84 721 248 334 24 86 13 1633 Yüzde 7.5 5.1 44.2 15.2 20.5 1.5 5.3 .8 100.0 Yığmalı Yüzde 7.5 12.7 56.8 72.0 92.5 93.9 99.2 100.0

Diğer taraftan göç eden hane halklarının eğitimi ele alındığında tanımlayıcı istatistik değerleri elde edilmiştir. Tablo 6.7 Hane Halkının Ortalama Eğitimi N Eğitim 1193 En küçük .00 En büyük 17.00 Ortalama 5.6653 Std. Sapma 3.5487

Hane halkının ortalama eğitimi 5.66 yıl olarak elde edilmiştir. Bu da göç edenlerin ilk okul mezunu olduklarını diğer bir deyişle kalifiye durumlarını göstermektedir. Söz konusu ortalama değer kişilerin göç ettikten sonra yaşam kalitesi ve kazançlarının değişmemesini ya da daha kötü durumda olmasını açıklamaktadır. İzmir’in il içerisindeki nüfus hareketleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Burada 6 farklı tipte göç ile karşılaşılmaktadır. Bunlar İzmir’den ilçe ve köylere; İlçelerden İzmir ve köylere; köylerden İzmir ve ilçelere şeklindedir. Göç hareketi cinsiyet faktöründen etkilenmemekte olup, cinsiyete göre göçün birbirine istatistiki olarak eşit olduğunu söyleyebiliriz. Göçün hareket yönü ise ilçeler ve köylerden İzmir’e doğrudur. Toplam il içi göç payı % 44’tür. Buna karşılık gelen göç ise % 38’dir. Dolayısıyla göç alıpvermede İzmir 6 puan dezavantaja sahiptir. Diğer taraftan ilçelerden köylere % 7’lik bir göç payı varken, köylerden ilçelere ise % 10’luk bir göç payı vardır. İlçelerde % 3’lük bir göç alma fazlalığı bulunmaktadır. Sonuçta İzmir hem ilden hem de kendi il içerisinden göç almaktadır. Doğal nüfus artışının yanında göçten kaynaklanan nüfus artışı da vardır. Doğal nüfus artışının etkileri uzun zamana yani konjonktür dönemlerine yayıldığı için hemen ortaya çıkmamaktadır. Örneğin ilköğretim talepleri 6 yıl sonra, lise talepleri 15 yıl sonra konut talepleri ortalama 25 yıl sonra çıkmaktadır. Bu örneği bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda genişletebiliriz. Bunu ihtiyaçların uzun döneme yayılması, planlı alt ve üst yatırımların gerçekleştirmesi sağlayacaktır. Fakat göç ile gelen nüfusun ihtiyaçları, gelen bireylerin yaşlarına göre aciliyet kazanacağından, İzmir’in düzenli şehir dokusunun oluşmasına sekte vuracaktır. İzmir’in sahip olduğu

8

kaynaklar etkin ve verimli kullanmaktan ziyade yatırımların gerçekleşmesi uzun dönem alacaktır.

parçalanacağından

istenen

Tablo 6.8 İzmir İli İçerisindeki Nüfus Hareketleri (1990) Göç Tipi İzmir'den ilçelere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı İzmir'den köylere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı İlçelerden İzmir'e Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı İlçelerden Köylere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı Köylerden İzmir'e Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı Köylerden ilçelere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı Toplam Göç Toplam göçteki payı Erkek 7.160 51.44 0.09 8.683 51.38 0.11 12.247 48.53 0.15 3.117 53.62 0.04 4.831 49.20 0.06 4.210 51.91 0.05 40.248 0.50 Kadın 6.760 48.56 0.08 8.217 48.62 0.10 12.988 51.47 0.16 2.696 46.38 0.03 4.989 50.80 0.06 3.900 48.09 0.05 39.550 0.50 Toplam 13.920 100.00 0.17 16.900 100.00 0.21 25.235 100.00 0.32 5.813 100.00 0.07 9.820 100.00 0.12 8.110 100.00 0.10 79.798 100.00

İzmir aldığı göçün sayısallığı dışında, dışa da göç vermektedir. İstatistiki olarak bu göçün analiz edilmesi olanaksız görülmektedir. Ancak genellikle “beyin göçü” olarak nitelenen bu olgunun yurtiçi ve yurtdışı büyük yerleşme merkezleriyle nitelikli hizmet ve üretim odaklarına yöneldiği bilinmektedir. Başka bir deyişle İzmir’in ekonomik olanaklarının giderek kısır döngü içine girmesi, nitelikli iş gücünün ekonomisi daha gelişmiş yörelere doğru kaydırmasına neden olmaktadır. Gerçekte bu bir yarışmadır. İzmir ise bugün için diğer büyük yerleşme merkezleriyle ve sözü edilen odaklarla sürdürdüğü yarışmada geri kalmış bulunmaktadır. Bunun çözümü için İzmir’in tarihi kimliği içinde de izlendiği gibi, hinterlandı ile barışık duruma getirilmesi ve çağın gerekleri doğrultusunda etki alanı ile ekonomik, sosyal ve fiziki olarak bütünleşmesini sağlayacak hızlandırmış bir metropolitenleşme süreci içine alınması gerekmektedir. Hinterlandının ve etkileşim alanının yönlendirmesiyle üst düzey karar ve hizmet odakları durumuna getirilecek metropoliten yerleşme merkezleri için, başka bir kimlik arayışı söz konusu edilemez.

9

İzmir’de bugün, uluslar arası Bilişim teknoloji ve Ar-Ge’ye verilen önemin azalması ile Ar-Ge personeli sayısı 2000 yılında ancak binde 10.5’e erişmiştir. Coğrafi yakınlık ve eğitilmiş nüfus gücü arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle ekonominin yönetim merkezi durumundaki İstanbul bu açıdan yüksek bir çekim gücüne sahiptir ve temellerini oluşturmuş ekonomisiyle bunu giderek hızlandırmaktadır. Ayrıca İstanbul, maaş ve yönetim kalitesiyle çekiciliğini arttırmaktadır. Sayısal verilerin tam olarak bulunmadığı bu olgu içinde, sadece Türkiye İş Kurumu aracılığı ile yurtdışına ülkeden 2001 yılında 20.242 kişinin gönderilmiş olması olayın ciddiyetini kanıtlar görünmektedir. Özellikle ihracat, üretim ve lojistik sektörlerinde uzmanlaşmış iş gücünün bu göç içinde önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. İstanbul, üretim müdürü, genel müdür, lojistik sektöründe çalışacak deneyimli yöneticiler ile ihracat yöneticilerini en çok arayan pozisyondadır. Beyin göçü ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin önemi son yıllarda artış göstermektedir. Eğitim, uzun vadeli ekonomik büyümenin en önemli belirleyicisi olduğundan nitelikli insan sermayesinin İzmir’den kaçışı şehre büyük zararlar getirmektedir. İzmir bu boyutta, gelir seviyesi düşüşü ve uzun vadede ekonomik büyümesinin zorlaşmasıyla karşılaşmaktadır. Bu göçün önlenmesi için sayı ve nitelik olarak İzmir’de eğitilen insan göçü ile talep edilen arasındaki dengesizliğin kaldırılması gerekmektedir. Ayrıca vasıfları belirli işlere, farklı ücret seviyelerinin uygulanması gerekmektedir. İzmir, yaratıcı gücünü teşvik edememektedir. Belirtildiği üzere, araştırma ve inceleme imkanlarının yetersizliği, ihtisaslaşma olanağını zorlaştırmaktadır. Buna karşın İzmir’in teknolojik gelişme ve yeniliklerin merkezi olma için çaba sarf etmesi gerekmektedir. Ve yine İzmir, eğitim harcamalarına gerekli yatırımı yapmadığı sürece bu göçün ivmesini durdurmakta zorlanacaktır. Bu bağlamda son yıllarda, İzmir’de kurulan Ekonomi Üniversitesi gibi kurumlar iletişim olanaklarını arttırmanın yanında yazılımcılık gibi fikir üretiminin yaygınlaşmasına yönelik çalışmalarla gelişime katkıda bulunmaktadırlar. Bu tür yatırımlara yönelinmesi beyin göçünü önlemeye yarayacak girişimler olarak görülmektedir. Strateji Alt Yörelerinin Değerlendirmesi 2003 Yılı İtibariyle Nüfus Yapısının Genel

[A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi 1990-2003 yılları arasında yapılan nüfus sayımlarını dikkate aldığımızda yörenin toplam nüfusu her bir ilçe bazında ve alt yöre bütününde artış göstermektedir. En büyük nüfusa sahip olan ilçe Konak olmasına karşın, yıllık nüfus artış hızının en çok olduğu ilçenin Gaziemir olduğu görülmektedir. Yaklaşık son on yıllık bir süreçte yapılan nüfus sayımlarını karşılaştırdığımızda, yörenin yıllık nüfus artış hızında çok büyük bir farkın olmaması sonuçta nüfusunda çok fazla artış göstermediğini göstermektedir. Köy nüfuslarına bakıldığında, yaklaşık on yıllık süreçte % 50’ye yakın bir artış görülmektedir. Ancak toplam nüfus içindeki payında fazla bir değişim görülmemektedir.

10

İzmir Büyükşehir Bütünü strateji alt yöresinde bulunan ilçelerin şehir nüfuslarına bakıldığında devamlı bir artış görülmekte olup, Karşıyaka ve Konak’a bağlı köy nüfusunda yaklaşık %o 10 bir azalma görülmektedir. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Yörenin köy nüfusunun toplam nüfus içindeki payı şehir nüfusuna oranla daha fazladır. Ancak köy nüfusunun toplam nüfus içindeki payı yüksek olmasına rağmen yıllık nüfus artış hızında yaklaşık % o 1’lik azalma görülmekte ve bu da köy nüfusunun azalışta olduğunu göstermektedir. Yöreye bağlı Kınık İlçesinin hem şehir hem de köy nüfusunda azalma görülmektedir. Kınık’taki bu azalış özellikle şehir nüfusunda daha çok görülmektedir. Dikili ise en çok nüfusa sahip ilçe konumundadır. Ayrıca yıllık nüfus artış hızı da % o 25’in üzerindedir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Gediz strateji alt yöresi nüfusunun ağırlıklı kısmı köylerde görülmekle birlikte yıllık nüfus artış hızı, arada çok büyük bir fark olmamasına karşın, şehir nüfusunda daha çoktur. Ancak şehir ve köy nüfuslarındaki yıllık nüfus artış hızı 2003 yılı itibariyle daha önceki yıllara oranla azalış göstermektedir. En yüksek nüfusa sahip olan Menemen İlçesi ayrıca yöredeki yıllık nüfus artış hızının en yüksek olduğu ilçedir. [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi Bu alt yörenin tek ilçesi olan Kemalpaşa’nın köy nüfusu şehir nüfusundan daha çoktur. Gerek şehir gerekse köy nüfusu artmaktadır. Ancak şehir nüfusunun yıllık artış hızı daha fazladır. [E1] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Yöreye bağlı Selçuk dışındaki ilçelerin köy nüfusları şehir nüfusundan daha yüksek olurken, yıllık nüfus artış hızı şehir nüfusunda daha fazladır. Yörenin toplam nüfusunun, 2003 yılı itibariyle daha önceki yıllara oranla, yıllık nüfus artış hızı artmakta ancak şehir ve köylerin nüfus artış hızı azalmaktadır. En yüksek şehir ve köy nüfusuna sahip olan ilçe Selçuk İlçesi olup, yıllık nüfus artış hızı en yüksek olan Menderes’tir. [E2] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Yöreye bağlı Tire dışındaki ilçelerin köy nüfusları şehir nüfusundan daha yüksektir. Şehir nüfusunun yıllık nüfus artış hızı artarken, köy nüfusununki azalmaktadır. En çok köy nüfus artış hızı azalışı Tire’de görülmektedir. En küçük şehir ve köy nüfusuna sahip olan Beydağ’ın, hem şehir hem de köy nüfusu azalmaktadır. En yüksek şehir ve köy nüfusuna sahip ilçe ise Ödemiş’tir. Yörede en yüksek nüfus artış hızları şehir nüfuslarında görülmektedir. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu yörenin her kesiminde nüfus artışı görülmektedir. Şehir nüfusu Çeşme İlçesinde daha yüksek olurken, köy nüfus artışı Karaburun İlçesinde daha çok görülmektedir.

11

En yüksek şehir ve köy nüfusuna sahip olan ilçe Çeşme olmakla birlikte şehir nüfus artış hızı da bu ilçede daha çok görülmektedir. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu yörenin her kesiminde nüfus artışı görülmekle beraber Seferihisar İlçesinde bu artış daha hızlı olmaktadır. Urla en yüksek şehir nüfusuna sahip olurken ,en yüksek köy nüfusuna ise Seferihisar sahiptir. İzmir İli Toplamı İl bazında en fazla nüfusa sahip olan yöre İzmir Büyükşehir Bütünü strateji alt yöresidir. Şehir nüfusu, köy nüfusundan daha fazla olmakla beraber toplam yıllık nüfus artış hızı şehirde daha fazladır. En fazla köy nüfusuna sahip K. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi olmakla beraber ayrıca en düşük nüfus artış hızına da sahiptir. En fazla şehir nüfusuna sahip yöre ise İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresidir. İzmir ili toplam nüfusu, gerek şehir gerekse köy nüfusu olarak, artış göstermekte ve artış göstermesi beklenmektedir.

12

Tablo 6.9 İzmir İli Alt Yörelerinin 2000 Yılı Nüfusu ve 2003 Yılı Tahmini Nüfusu
2000 Yılı Alt Yöreler İlçeler Toplam Nüfus 113.543 438.764 782.309 396.770 315.136 87.692 66.877 54.107 18.190 2.273.388 Dikili Bergama Kınık [B] Aliağa Foça Menemen [C] 30.115 106.536 32.109 168.760 57.192 36.107 114.457 207.756 Yıllık Nüfus Artış Hızı * 36,95 23,82 8,08 35,46 43,78 68,74 11,14 44,00 24,27 2003 Yılı Tahmini Toplam Nüfus 126.609 470.877 801.439 440.490 358.368 100.956 69.137 61.568 19.547 Yıllık Nüfus Artış Hızı ** 36,31 23,55 8,05 34,84 42,85 46,95 11,08 43,06 23,98 24,80 25,71 6,03 -16,09 5,58 30,73 36,50 40,17 36,96 2000 Yılı Şehir Nüfusu 106.740 438.430 781.363 391.128 308.661 70.035 66.877 54.107 14.924 2.232.265 12.552 52.173 13.136 77.861 37.537 14.604 46.079 98.220 Yıllık Nüfus Artış Hızı * 37,49 23,85 8,11 35,5 43,82 56,23 11,14 44,00 24,98 2003 Yılı Tahmini Şehir Nüfusu 119.201 470.554 800.528 434.279 351.042 82.526 69.137 61.568 16.070 2000 Yılı 2003 Yılı Tahmini

Yıllık Nüfus Köy Yıllık Nüfus Köy Yıllık Nüfus Artış Hızı ** Nüfusu Artış Hızı * Nüfusu Artış Hızı ** 36,81 23,57 8,08 34,88 42,89 54,71 11,08 43,06 24,66 3.266 21,08 3.477 20,87 23,19 28,17 -8,12 -7,64 -0,70 16,15 47,89 36,72 35,36 6803 334 946 5.642 6.475 17.657 28,84 -11,31 -12,13 32,55 42,02 14,39 7.408 323 911 6.211 7.326 18.430 28,40 -11,16 -12,57 32,03 41,16 14,28

Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe [A]

24,43 2.448.991 26,00 4,92 -15,38 3,92 30,51 35,87 40,88 37,06 32.530 108.481 30.596 171.607 62.715 40.285 129.115 232.115

23,83 2.404.905 22,49 20,37 -26,76 11,01 38,85 19,16 46,27 38,90 13.418 55.427 12.053 80.898 42.084 15.460 52.775 110.319

24,83 41.123 22,24 20,17 -28,68 17.563 54.363 18.973

63,94 44.086 28,58 -7,96 -7,49 19.112 53.054 18.543

12,75 90.899 38,11 18,99 45,23 19.655 21.503 68.378

-1,76 90.709 16,29 49,05 37,40 20.631 24.825 76.340

38,72 109.536

35,37 121.796

13

Kemalpaşa [D] Menderes Torbalı Selçuk [E1] Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz [E2] Çeşme Karaburun [F1] Urla Seferihisar [F2]

73.114 73.114 73.002 93.216 33.594 199.812 47.214 78.658 128.259 14.147 44.910 313.188 37.372 13.446 50.818 49.269 34.761 84.030

26,53 26,53 32,14 26,35 20,56 27,41 0,19 1,72 2,60 -3,37 8,51 2,55 23,77 39,91 27,80 32,86 48,47 39,03

79.294 79.294 80.515 101.810 35.776 218.101 47.304 79.228 129.680 14.004 46.120 316.336 40.120 15.146 55.266 54.287 40.064 94.368

27,05 27,05 32,65 29,40 20,98 29,19 0,63 2,41 3,67 -3,39 8,86 3,33 23,65 39,68 27,97 32,33 47,33 38,68

25.448 25.448 16.792 38.099 25.414 80.305 15.870 42.988 61.896 5.521 10.001 136.276 25.257 2.632 28.189 36.579 17.526 54.105

44,20 44,20 57,95 58,76 26,93 47,41 13,52 12,71 18,15 -5,46 24,21 15,23 20,27 22,63 20,51 35,49 49,14 39,72

28.974 28.974 19.884 45.217 27.523 92.624 16.522 44.648 65.328 5.430 10.745 142.673 26.824 3.136 29.960 40.613 20.238 60.851

43,25

47.666

18,23

50.320

18,06 18,06 25,24 8,81 2,96 16,25 -6,03 -10,34 -10,26 -2,02 4,42 -6,18 31,01 44,34 37,27 25,31 46,68 37,79

43,25 47.666 56,34 57,10 26,57 56.210 55.117 8.180

18,23 50.320 25,56 8,85 2,96 60.631 56.593 8.253

47,57 119.507 13,42 12,63 17,99 -5,54 23,92 31.344 35.670 66.363 8.626 34.909

15,91 125.477 -5,94 -10,09 -10,00 -2,01 4,43 30.782 34.580 64.352 8.574 35.375

15,29 176.912 20,06 58,40 12.115 10.514

-6,22 173.663 31,50 45,32 13.296 12.010

20,31 22.629 34,87 47,96 12.690 17.235

37,70 25.306 25,64 47,79 13.691 19.826

39,17 29.925

37,80 33.517

İzmir İl Toplamı * : 1999-2000 yılları arası

3.370.866

22,38 3.616.078

23,41

2.732.669

24,55 2.951.204

25,64 638.197

13,60 664.874

13,65

** : 2000-2003 yılları arası

Kaynak : DİE, 2000 İzmir İli Nüfus Sayımı

14

Eğitim
İzmir ilinde okuma-yazma bilen oranı ülke genelinde olduğu gibi sürekli artış göstermiştir. 6 ve üstü yaştakiler için okuma-yazma oranı, 1935’te % 34.96 iken bu oran, 2000 yılı nüfus sayımına göre % 91.86’dır. Oran erkeklerde % 96.3'e kadınlarda % 87.4'e yükselmiştir. Okuma-yazma oranındaki 65 puanlık artış iyi bir göstergedir ancak, tek başına yeterli olmamaktadır. Çünkü okuma ve yazma, bilgi edinme yolunda atılan ilk adımdır. Daha sonraki aşamalarda gelince, bir bütün olarak anlam kazanmaktadır. 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre ilimizde 14 ve üstü yaştakilere ait nüfusun % 50’si ilk okul mezunudur. Ayrıca nüfusun yaklaşık % 66’sını ilkokul mezunu, okuryazar ve eğitimsiz öbeği oluşturmaktadır. Eğer kalifiye birey eğitimi sınırını lise kabul edersek, bu durumda nüfusun yaklaşık % 75’i kalifiye değildir. Gerek İzmir ve gerekse Türkiye için problem bu noktada başlamaktadır. Çünkü İzmir için ortalama eğitim yılı 6.5 yıl ve Türkiye için yaklaşık 5 yıl civarındadır. Türkiye toplum olarak ilkokul mezunu değilken, İzmir de ortaokul mezunu değildir. Bu durumda kesinlikle söylenecek tek bir cümle vardır: “Türkiye’nin tek problemi toplumun eğitim seviyesini yükseltmektir”. Tablo 6.10 Okuryazarlık ve Eğitim Durumuna Göre Nüfus (1975-2000)1 Eğitim Düzeyleri Eğitimsiz Okur-Yazar İlkokul Ortaokul ve dengi Lise ve dengi Yüksekı öğrenim Toplam Sayım Yılları 1975 30.43 8.46 47.46 5.08 5.59 2.98 100.0 1980 28.50 7.91 45.26 5.40 7.13 5.79 100.0 1985 20.08 7.67 50.65 6.16 9.49 5.95 100.0 1990 17.18 5.19 52.03 7.18 10.97 7.44 100.0 2000 10.74 5.84 49.07 8.74 14.83 10.78 100.0

(İzmir ili okul öncesi, ilköğretim ile lise ve dengi okullara ilişkin istatistikler ilgili tabloda verilmiştir2.)

İzmir’de 2002-2003 öğretim yılında toplam 29.594 öğretmen, 615.703 öğrenci, 2.080 okulda 16.301 derslikte eğitim ve öğretim görmektedir. Bir dersliğe düşen ortalama öğrenci sayısı Türkiye ortalaması ile karşılaştırıldığında, İlköğretim okulları düzeyinde 1999-2000 eğitim-öğretim yılında Türkiye ortalaması 59 iken İzmir’de bu oran 41 olarak görülmektedir. Ancak kaliteli bir eğitim standardı olan 24 kişilik sınıf dikkate alındığında, her sınıfta ortalama 17 öğrenci fazlalık olduğu ve sınıfların % 71 fazla kapasiteyle eğitim verdiği görülmektedir. Genel liselerde Türkiye ortalaması 37 iken İzmir'de bu rakam 32 öğrencidir. Meslek liselerinde ise Türkiye ortalaması 33, İzmir'de ise bu rakam 34'tür. Yine sınıflarda 24
1 2

İzmir-Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri, DİE, Ankara, 2002.s.49. Bu istatistikler www.izmirvaliligi.gov.tr adresinden temin edilmiştir.

15

öğrenci kapasitesini dikkate aldığımızda yaklaşık % 38’lik aşırı kapasite yüklenimi söz konusudur. Merkezdeki ilköğretim okullarında çiftli tedrisat yapılmaktadır. Kaliteli eğitim için ise bunun tekli tedrisata inmesi gereklidir. Bu nedenle 24 kişilik baz sınıfı dikkate aldığımızda ihtiyaç olan derslik sayısı 20.000’e yaklaşmaktadır. Mevcut ise 11.135 dersliktir. Sonuçta eksik olan derslik sayısı 8.865’tir. Yukarıda belirtilen rakamlar yalnızca mevcut durumun iyileştirilmesi içindir. Eğer eğitimdeki hedef 11 yıl zorunlu eğitim ise, yani 6 yaşında alınan bir öğrencinin lise eğitimini tamamladığında meslek edindirme eğitimini de tamamlamış olması durumunda, ihtiyaç miktarları hemen değişecektir. Bu durumda ilköğretim ve liselerin toplam ihtiyacı 24.000 dersliktir. Şu ana kadar yalnızca fiziksel temel ihtiyaçlar bazında eksiklikleri dikkate alınmıştır. Bunun yanında sosyal ihtiyaçları da göz önüne alındığında ihtiyaçlar daha da artacaktır. Bunların ekonomik değerlerinin araştırılması ise ilgili kuruluşlara bırakılmıştır. Stratejik plan açısından konunun önemi 2013 yılında İzmir’in sosyal ve ekonomik hayatında kalifiye bireylerin yer almaya başlamış olması olacaktır. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısına baktığımızda ise okul öncesi eğitimde Türkiye ortalaması 17 iken İzmir 'de 18'dir. İlköğretim okullarında Türkiye geneli 30 öğrenci iken İzmir'de 24'tür. Genel liselerde ise 18 öğrenciye karşılık İzmir'de 14'tür. Meslek liselerinde ise Türkiye ortalaması 13 öğrenci iken İzmir'de bu sayı 14'tür. İzmir İlinin okullaşma oranı ilköğretimde % 99, liselerde ise % 97’dir. Tablo 6.11 İzmir İli Lise ve Altı Düzeyde Eğitim İstatistikleri Okul Türü Anaokulu(Resmi+Özel) Anasınıfı (Resmi+Özel) Okul Öncesi Toplamı İlköğretim Okulu (Resmi+Özel) Yatılı İlköğretim. Bölge Okulu Pansiyonlu İlköğretim Okulu Özel Eğitim Okulu İlköğretim Okulu Toplamı Genel Lise Meslek - Teknik Lise Liseler Toplamı Genel Toplam Öğrenci Öğretmen Derslik Sayısı Sayısı Bağımsız Bünyede Sayısı 78 78 1.233 2 1 3 1.239 130 154 284 1.601 475 475 3.185 13.818 17.003 451.624 1.724 594 530 457.472 87.883 53.355 141.238 615.713 173 765 938 18.954 79 30 101 19.164 5.553 3.939 9.492 29.594 273 601 874 10.997 57 24 57 11.135 2.719 1.573 4.292 16301 Okul Sayısı

İzmir İlinin yüksek öğrenim imkanlarını kapsamında Ege, Dokuz Eylül, Yüksek Teknoloji, Yaşar ve İzmir Ekonomi Üniversiteleri olmak üzere beş üniversite mevcuttur. Bunların ilk üçü kamu, son ikisi ise özel üniversitedir. Bu üniversitelerde toplam 29 Fakülte, 19 Enstitü, 26 Yüksek Okul, 6434 Öğretim elemanı, 74.908

16

öğrenci bulunmaktadır. Yüksek öğrenim öğrencilerine yönelik olarak ilimizde beş öğrenci yurdu bulunmakta, bu yurtlarda da 9.756 öğrenci kalmaktadır. Strateji Alt Yörelerindeki Nüfusun Okuryazarlık Düzeyi Genel Değerlendirmesi ( 2000 Nüfus Sayımı Bilgilerine Göre ) [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Alt yörenin ortalama % 7’si okuma yazma bilmemektedir. Bu ortalama değer Konak İlçesinde yaklaşık % 1 değeriyle aşılmıştır. Ayrıca Konak İlçesi en fazla okuma yazma bilenin bulunduğu ilçedir. Okuma yazma bilmeyen oranının en düşük olduğu ilçeler ise Balçova ve Güzelbahçe’dir. Alt yöre bazında yüksek öğrenimi bitiren sayısı ortalama % 9 olup bu oranın altındaki ilçeler Buca ve Çiğli’dir. İlçe nüfusunda oransal olarak en çok yüksek öğrenim mezunu bulunduran ilçe ise Narlıdere’dir. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Toplam nüfusa oranla en çok okuma yazma bilmeyenin bulunduğu ilçe Kınık olup, alt yöre ortalamasının % 3 üzerinde bulunmaktadır. En çok okuma yazma bilenin bulunduğu ilçe Bergama olup, bunların yüksek öğrenimi bitirenlerin sayısı alt yöre ortalamasının üstündedir. Ayrıca Bergama en fazla yükseköğretim mezunu bulunduran ilçedir. Yüksek öğrenim mezunu olanların ortalaması % 5’tir. Toplam nüfusa oranla en çok yüksek öğrenim bulunduran ilçe ise Dikili’dir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Okuma yazma bilmeyen oranının en düşük olduğu ilçe Foça İlçesidir. Foça’daki bu oran alt yöre ortalamasının % 4 altındadır. En fazla okuma yazma bilen miktarı ise Menemen’de bulunmaktadır. Yüksek öğrenimden mezun olanların sayısı en çok Menemen’de bulunmasına rağmen yüksek öğrenim mezunlarının nüfusa oranladığımızda en fazla değere, diğer ilçelerden farklı olarak, Foça’da rastlanılmaktadır. [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi Kemalpaşa’nın % 10’u okuma yazma bilmemekte ve nüfusunun % 4’ü yüksek öğrenim mezunu olmaktadır. [E1] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi En fazla okuma yazma bilmeyenin bulunduğu ilçe olan Torbalı aynı zamanda en fazla okuma yazma bilenleri de bünyesinde bulundurmaktadır. Yüksek öğrenim mezunları en çok Torbalı’da olmasına karşılık toplam nüfusa oranladığımızda en çok Selçuk İlçesinde görülmektedir. [E2] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Alt yörede en fazla okuma yazma bilmeyenin bulunduğu ilçe Bayındır İlçesidir. Bu ilçedeki okuma yazma bilmeyenlerin oranı alt yöre ortalamasının üzerindedir. En fazla okuma yazma bilen sayısı en çok Ödemiş İlçesinde bulunmaktadır. Yüksek öğrenim mezunlarını toplam nüfusa oranladığımız da en yüksek değere Tire ve Ödemiş’te rastlanılmaktadır.

17

K. Yüksek öğrenim mezunu sayısı en çok İzmir Büyükşehir Bütünü alt yöresinde olmasına karşılık. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Alt yöredeki okuma yazma bilmeyenlerin sayısı nüfusa oranla tüm ilçelerde aynı olup. En az okuma yazma bilmeyen sayısı Yarımada Çeşme Kesimi alt yöresinde bulunmaktadır. Oransal olarak en fazla yüksek öğrenim mezunu bulunduran ilçe Çeşme olurken. Bu oran Bakırçay. Okuma yazma bilen ve yüksek öğrenim mezunu sayısı Urla’da daha fazla olmakla beraber toplam nüfusa oranladığımızda Seferihisar ile aynı orandadır. en az bulunduran ise Kınık’tır. Gediz–Nif. Okuma yazma bilen sayısı Çeşme’de daha çok görülmekte olup nüfusa oranladığımızda Karaburun ile arasında pek fark görülmemektedir. İzmir İli Toplamı İzmir ili genelinde okuma yazma bilmeyen sayısı % 7 oranındadır. Menderes Kıyı Kesimi ve K. 18 . miktar olarak Urla’da daha fazladır. en az okuma yazma bilmeyen sayısı ise Foça’da görülmektedir. toplam nüfusa oranladığımızda Yarımada Çeşme Kesimi alt yöresinde görülmektedir.[F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Yarımada Çeşme Kesimi alt yöresinde okuma yazma bilmeyenlerin sayısı % 5’i geçmemektedir. Menderes Kara Kesimi alt yörelerinde aşılmıştır. En fazla okuma yazma bilmeyen sayısı oransal olarak Torbalı ve Kınık’ta görünürken.

363 7.051 13.593 33.335 2.164 261.311 8.602 37.934 20.874 242.141 8.501 39.259 2.265 61.734 280.774 59.496 6.559 261 3.038 3.504 14.872 47.568 19.154 133.910 Top.591 12.629 1.200 658.860 1.394 25.692 1.700 2.891 10.187 11.041 2.755 6.484 885 2.189 27.734 25.649 35.095 16.464 1.886 2.698 285 3.164 306.825 337.821 1.790 43.414 9.977 366.962 10.514 401.442 1.557 7.647 258.481 65.230 11.172 793 3.764 32.469 13.816 1.159 Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe [A] Dikili Bergama Kınık [B] Aliağa Foça Menemen 97.271 7.270 5.727 47.940 49.908 17.810 1.669 42.493 53.141 60.604 190.590 7.012 51.591 11.041 8.751 70.543 191.838 73.375 7.770 357.453 599 135.12 6 ve Daha Yukarı Yaştaki Nüfusun İlçelere Göre Okuryazarlık Durumu Alt Yöreler İlçeler Toplam Okuma Yazma Bilmeyen Top.794 11.069 19 .517 47.583 47.746 32.905.757 461.291 29.041 62.102 1.401 13.638 207.599 50.586 10.073 8.725 3.410 712.000 525.202 53.962 13.925 33.047 42.868 2.637 50.117 376.131 9.040.233 32.539.181 64.243 63.348.Tablo 6.467 275.497 91.866 22. Nüfus İçinde Oranı 7% 12% 9% 9% 6% 12% 12% 13% 11% 9% 8% 6% 2% 5% 8% 15% 5% Toplam Bilen Toplam Bitirmeyen Toplam İlk ve Orta Öğretim 66. Nüfus İçinde Oran 7% 6% 8% 6% 7% 5% 4% 7% 4% 7% 7% 8% 11% 8% 5% 2% 8% Okuma Yazma Bir Okul Bitirilen Okul Yüksek öğrenim Toplam 6.405 6.944 70.863 41.

206 439 921 12.012 9.451 23.324 56.949 81.086 2.847 15.185 33.132 34.230 22.149 23.870.932 66.010 124.765 1.951 14.387 468 4.245 50.609 22.006 1.[C] Kemalpaşa [D] Menderes Torbalı Selçuk [E1] Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz [E2] Çeşme Karaburun [F1] Urla Seferihisar [F2] İzmir İl Toplamı 89.413 3.569 33.454 2.492 51.995 161 392 6.697 4.077 15.053 7.483 12.625 2.324.911 20.430 39.151 8.459 20.413 2.838 867 2.705 172.239 14.388 10.226 3.855 3.874 11.377 47.959 5.090 16.255 45.793 17.748 26.178 4.816 1.674 6.160 2.104 40.018 37.413 7.261 22.049 72.088 2.412 22.016 8. 2000 İzmir İli Nüfus Sayımı 20 .798 23.619 12.788 49.865 544 2.173 20.203 2.132 8% 4% 4% 4% 5% 7% 5% 4% 5% 5% 3% 4% 5% 18% 17% 18% 11% 11% 11% 9% Kaynak: DİE.089 111.810 30.786 6.130 35.707 14.317 2.894 10.821 2.918 60.513 5.341 87.987 2.032 14.748 23.189 20.894 14.359 1.915 16.472 15.142 6% 10% 10% 9% 11% 10% 10% 16% 10% 9% 9% 10% 10% 3% 4% 3% 5% 5% 5% 7% 83.716 32.300 3.636 64.597 3.198 7.872 367 3.408 3.093 452.388 26.373 5.464 26.698 733 120 853 1.271 5.412 15.609 1.077 14.876 39.353 222.292 2.292 1.375 3.832 5.496.712 817 817 567 1.120 13.573 8.120 20.594 2.281 15.754 899 1.226 5.499 8.167 4.648.932 28.533 3.077 10.628 25.756 22.239 5.744 5.

eğlence.pastane Çeşitli mal ve hizmet Toplam Ege Bölgesi 1994 6. tütün Giyim.530.654 12.659. ev eşyası kalemi yüzdesinin yaklaşık sekizde biridir.633.05 3. Ev eşyası.654.300.156 Ege Bölgesi Toplam Türkiye Harcamasındaki Payı Payı 35.158. Tablo 6. % 23’ü konut ve kira. sağlık.849.831.690.90 14.671.66 14.326 Ege Bölgesi tüketim yapısı ayrıntılı özelliklerinin değerlendirildiği bir çalışmada1 bazı senaryolar oluşturulmuştur: Senaryo.262 3.72 100.862 29. hane halkı büyüklüğünün 4.036 12.86 16. hane halkı reisinin bulunduğu ev itibariyle normal kat veya lüks binada ve gelişmiş sokakta oturduğu. ve eğitim harcama olasılıkları en düşükten en yükseğe doğru artış göstermiştir.056 11. Böylece modelde katsayı tahminleri kullanılarak en düşük.046.56 9. yüksek ve en yüksek düzeydeki harcama olasılıkları elde edilmiştir. içki.591 1.404.12 15.13 Ege Bölgesinin Harcama Kalemlerine Göre Tüketim Yapısı Harcama Kalemleri Gıda. İlgili tabloda toplam tüketim harcamalarına ait senaryolara bakıldığında gıda ve giyim harcama olasılıkları orta harcama gurubuna doğru artmış. lise mezunu ve yevmiyeli olarak çalıştığı kabul edilmiştir.416 4. Ege Bölgesinde toplam tüketimin % 35’i gıda. 2002.135 374.730. Ayrıca insan sermaye modellerinin temel açıklayıcı değişkeni olan eğitim harcamalarının yüzdesi. eğitim ve otel-lokanta-pastane gibi sosyal harcamaların düşüklüğü bu kanaati doğrulamaktadır.450.708.59 13. hane halkı reisinin yaşının 43.00 14. orta.56 15.365.lokanta.88 14.624 1.294 192. gelirinin her harcama kalemi için ortalama gelire sahip.16 10.223 467. ulaştırma.07 2. sigara ve diğer harcama olasılıklarında ise bu defa yüksek harcama grubuna doğru bir artış göstermiş en yüksek harcama grubunda düşmüştür.58 15. düşük.658 7.26 18.097. ilgili tabloda verilmiştir.05 1. Tablo 6.14 Ege Bölgesi İçin Toplam Tüketim Harcamalarına Ait Senaryolar 1 Hamdi EMEÇ.58 9. Yani toplam tüketimin % 68’i zorunlu harcamalara yönlendirilmektedir ki bu durum gelir yapısındaki düşüklüğü göstermektedir.24 2.628. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında düşüş göstermiştir.132.774 2003 46. ve % 10’u ise giyim harcamalarına gitmektedir. Bu tabloda tüketim harcama büyüklüğü hem 1994 hem de 2003 fiyatları itibariyle verilmektedir.Tüketim Yapısı 1994 yılında DİE’nin yaptığı Hane Halkı Tüketim Anketi verilerinden hareketle Ege Bölgesi için düzenlenen tüketim harcamaları. 21 .064 576. Ege Bölgesi Tüketim Harcamaları İçin Sıralı Logit Tahminleri Ve Senaryo Sonuçları.692.492.123 4.794 1.957 1.363.190 2.756.15 5. otel.936.381. DEÜ-SBE dergisi. Zaten sağlık.60 22.088.548. Konut.579 131.076.150.00 9.036 1. ayakkabı Konut ve Kira Ev eşyası Sağlık Ulaştırma Eğlence ve Kültür Eğitim Otel.

359 13.200 0.184 0.227 0.099 0.109 0. konut.205 0.226 0.674 14. ev eşyası.331 0.162 0.440 4.140 Orta 0.118 4. ulaştırma.275 0. Yaştaki artış ise gıda.255 0.096 0.Harcama Kalemi Gıda Giyim Konut Ev Eşyası Sağlık Ulaştırma Eğlence Eğitim Otel Diğer Sigara Score 20.181 0.051 0.393 0. çikolata ve alkolsüz içeceklerde bu kez yüksek harcama grubuna doğru bir artış göstermiş en yüksek harcama grubunda düşmüştür.225 0.220 0.155 0.165 0.239 0.213 0.130 0.042 0.214 0.154 0. sağlık. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında düşüş göstermiştir.177 0.806 8.138 7.221 0. harcama gruplarında en düşükten en yükseğe doğru artmış.146 7.263 0.257 0.233 0.243 0.099 Düşük 0. Gıda özleri ve alkollü içeceklerde harcama olasılıkları.108 0.174 0.170 0.190 Yüksek En Yüksek 0.15 Ege Bölgesi İçin Gıda Alt Kalemlerine Ait Senaryolar Harcama Kalemi Ekmek Et Balık Süt Hayvansal yağlar Sebze Şeker Çikolata Gıda Özleri Kahve Alkolsüz Alkollü Score 9.097 0.259 0.191 0.167 0.259 0. harcamaları ile kişisel bakım ve malzemeler ile haberleşme gibi çeşitli mal ve hizmet şeklinde olan diğer harcamaları arttırdığı görülmüştür.121 0.648 7.188 0.328 15.267 0.509 1.160 0.223 0. konut ve diğer 22 .234 0.129 0.243 0.231 0. eğlence vb.815 En Düşük 0.215 0.890 14.204 Gıda alt kalemlerine ait senaryoların bulunduğu tabloda görüldüğü gibi ekmek.147 3. bunu tam tersi olarak şeker ve kahvede harcama olasılıkları en düşükten en yükseğe doğru düşüş göstermiştir.188 0.230 0.151 0.314 Bu çalışmada DİE’nin 1994 yılı hane halkı gelir dağılımı ve tüketim harcamaları anket verilerinden hareket ederek Ege Bölgesindeki hanelerde en düşük düzeyde harcama yapanlardan en yüksek düzeyde harcama yapanlara doğru gelirlerindeki artış toplam gıda.240 0.208 0.225 0.149 0.217 0.232 0.218 0.331 0.210 0.204 0.201 0.210 0.234 0.219 0.195 13.771 8.532 9.146 0.170 0.213 0.240 0.211 0.152 0. Tablo 6.116 0.139 0.178 0.218 0.167 Düşük 0.249 0.278 0.216 0.289 0.973 10.197 0.287 0.164 0.650 8.183 0. giyim.182 0. Hayvansal yağların harcama olasılıkları ise her kategoride birbirine yakın olasılık değerleri almıştır.152 0.943 13.202 0.192 0.280 17.264 0.251 0.187 0.081 0.106 0.191 0. sebze.192 Orta 0.249 0.206 0.233 0.200 0.938 En Düşük 0. et ve balık harcama olasılıkları orta harcama grubuna doğru artmış.212 Yüksek En Yüksek 0.219 0.235 0.223 0.863 6.136 0.225 0.759 2.222 0. Süt.206 0.166 0.203 0.

hanelerin harcamalarının temel ihtiyaçlarında yoğunlaşmakta olduğudur.9’u kadınlardan meydana gelirken. İstidam faktöründeki cinsiyet olgusuna göre toplam işgücünün ortalama % 31. Gıda alt kalemlerine bakıldığında ise hane halkı reisinin eğitim durumunda süt ve alkolsüz içeceklere yapılan harcamada. Dolayısıyla iç ticaret ve sanayi bu alanlarda yoğunlaşmaktadır. Hayvansal yağların harcama olasılıkları ise her kategoride birbirine yakın olasılık değerleri almıştır.1 puan daha fazla olmuş ve % 12. Toplam tüketim harcamalarına ait senaryolara bakıldığında gıda ve giyim harcama olasılıkları orta harcama grubuna doğru artmış. Tablo 6. ulaştırma. Gıda alt kalemlerine ait senaryolarda ise ekmek. özellikle 1999 krizinden sonra işsiz kadınların oranı erkeklerden 3. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında düşüş göstermiştir. Bu dönemde işsizlik ise ortalama % 6.6 civarlarında seyretmiştir. Süt. İç piyasanın canlanması ise gelir dağılımındaki adaletsizliğin ortadan kaldırılmasını sağlayacak politikaların sonucunda oluşacaktır. Ücretli ve maaşlı çalışan hane halkı reisleri ile işverenlerin yevmiyeli çalışan hane halkı reisine kıyasla en düşük düzeydeki harcama düzeyinden en yüksek harcama düzeyine doğru daha fazla eğitim harcamaları yaptıkları görülmektedir. Ücretsiz aile işçisi veya iktisaden faal olmayan hane halkı reisleri ise yevmiyeli çalışan hane halkı reislerine kıyasla daha fazla konut harcaması yapmaktadır.16 Cinsiyete Göre İşgücü (1980-2000) 23 . et ve balık harcama olasılıkları orta harcama grubuna doğru artmış. sebze. Ev eşyası. çikolata ve alkolsüz içeceklerde bu kez yüksek harcama grubuna doğru bir artış görülmüş ve en yüksek harcama grubunda düşmüştür. toplam nüfusun ortalama % 54’ünün işgücü olarak değerlendirildiğini ilgili tablodan görmekteyiz.harcamaları arttırmaktadır. Burada üzerinde durulması gereken nokta. en yüksek harcama grubunda düşmüştür. Bu durum gıda ve barınmaya bağlı harcamaların yoğunluk kazanmasına neden olmaktadır. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında beklendiği gibi düşüş göstermiştir. kadın nüfusunun % 71. üniversite ve üstü mezun olanların lise mezunlarına kıyasla en düşük düzeyde harcama yapanlardan en yüksek düzeyde harcama yapanlara doğru daha fazla olduğu görülmüştür. Bu oran kadınların işgücünde daha az yer aldığını göstermekle beraber.7’si ilkokul mezunu yada eğitimsizdir. Bu işgücünden istihdam edilen nüfus oranı 1980-2000 dönemi için ortalama % 93. Diğer taraftan. eğlence ve diğer harcama olasılıkları ise yüksek harcama grubuna doğru bir artış göstermiş.4 civarındadır. ayrıca kadının toplumdaki sosyal statüsünün de.9 olarak gerçekleşmiştir. İstihdam İzmir’in son 20 yıldaki işgücü potansiyeli ele alındığında. işgücünde yer almaları önünde engeller çıkardığını göstermektedir. Bu değerler nüfus sayımlarından elde edilen değerler olup psikolojik faktörler ve anket hatalarını göz önüne alındığında işsizlik oranının daha da yüksek olması beklenmektedir.

3 8.2 1.2 15.4 22. 24 .2 1.0 5.1] 14 433[4.7] 50 521[6.6] 30 672[5.2] 467 460[34.8] 94 776[9.5 13.1 22.3 1.7] 1985 702 459[76.3] 39 277[4. “İşsizlik Oranını” gösterir. İstihdamda tarımın oranı 8.3 12.1 0.3 21.4] 321 118[31.4 0.0] 225 520[96.1 64.5 50.8] 953 168[53.43’ü tarımda.2 66. % 20.3 20.4 45.2] 873 949[91.3 7.2] 407 059[87.9 58.3] 773 661[93.6 25.6 23.4 26.8 5. 1 2 3 İşgücü satırındaki yüzdeler.8] 614 115[79. Dolayısıyla tarımdaki azalmayı hizmetlerdeki artış karşılamaktadır.1 Tarım Sanayi İnşaat Hizmet Diğer İzmir’de 1980 ve 2000 döneminde ortalama olarak nüfusun % 33.7 49.8] 9 315[3.6] 808 963[95.2] 234 125[32. “İş Gücüne Katılma Oranı”nı gösterir.1] 1 281 008[89.4] İşgücü1 902 930[94.7] 1 080 346[94.9] 1 145 300[54.1 0.9 puan azalmış.3] 40923[5.8 22. Türkiye’deki istihdamın % 45’i tarımdadır.7 0.9] Tablo 6.9] 306 685[95.5’e düşmesi sevindiricidir.Açıklama Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları 1980 848 240[56.4 1990 32. Bu nedenle tarımsal işgücündeki atıl nüfus aktif alanlara kaydırmalıdır. hizmetlerde ise 10 puan artmıştır.5 1985 35.1] 155 177[10.4] 583 443[95.5] 64 954[5.7 6. İstihdam satırındaki yüzdeler.5 25.2’si sanayide.5 44.3 40.2 1.7 0.8 2000 28. Ancak AB çekirdek ülkelerinde bu oran % 10’un altındadır. İşşizlik satırındaki yüzdeler.7] 1990 824 182[76.1 35.2 38.2] 241 394[96.5] 2000 1 436 185[52.5 14.2] 968 725[70. “İstihdam Oranı”nı gösterir.4 34.6 20.8 0.7’si inşaatta ve % 39. Bu nedenle İzmir’de bu oranın 2000 yılında % 28.3 0.5 7.0 45.4] 661 536[94.8 0.7 7.5 20.5] 250 709[29.8 5.17 Ekonomik Faaliyete Göre İstihdam Edilen Nüfusun Yüzde Dağılımı Sektörler Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları (%) 1980 37.7 1.0] 8 605[3. % 5.8 0.5 18.3 22.3] İstihdam2 İşsiz3 60 401[12.6 0.2 18.1 19.3] 50 238[5.5 0.9’u hizmetlerde istihdam edilmiştir.5 42.

4 9.6 3.2 6. Bunların İzmir istihdamındaki yeri ise % 11.2 0.4 1.9 0.1 0.6 8.3 5.1 9.0 35.1 6.9 35. Serbest Meslek Sahipleri ve Bunlarla İlgili Diğer Meslekler Müteşebbisler.6 12.3 26.6 18.4 28. Bu konuda Araştırma-Geliştirme-Uygulama bilgisine sahip bireylerin İzmir istihdamında eksikliği hissedilmektedir.6 32.8 49.9 11.9 8.8 1.0 3.5 1.2 1.6 9. Burada dikkati çeken nokta ücretsiz aile işçilerinin çokluğudur.6 11.6 1.1 41. serbest meslek sahipleri ve bunlarla ilgili diğer meslekler. Bu kesim bilgiyi üretecek ve kullanacak grup olduğundan bu oranın yüksek olması beklenmektedir.0 1990 7.1 0.7’dir. Tablo 6.4 21.9 0.4 9.7 6.3 7.4 5.5 25.9 58.4 12.8’dir.6 8.0 34.4 10.5 8.8 8.0 0.3 5.3 37.0 3.3 7.6 13.1 66. Ormancılık. İzmir istihdamının % 62’si ücret. üst kademe yöneticiler dallarında yapılan işlerdir.3 5.9 2. maaş veya yevmiyeli olarak çalışmaktadır.4 13.0 0. Hayvancılık. İşveren konumunda olanların % 4 olduğu görülmektedir.0 0. Bu oran içerisinde gizli işsizlik saklanmaktadır.1 43.7 8.7 9.2 4. Direktörler ve Üst Kademe Yöneticileri İdari Personel ve Benzeri Çalışanlar Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları 1980 6.8 10.0 1985 7.8 7. teknik elemanlar. Diğer taraftan kendi hesabına çalışanların oranı % 16.5 1.2 4.1 0.4 0.8 0. 25 .1 12. Ayrıca bu grupta kadınların oranının fazlalığı dikkat çekmektedir.9 9.İzmir’in atılım yapması için bilgi birikiminin kuvvetli olması gerekmektedir.9 4. İzmir’in gelecekteki hedeflerini gerçekleştirmede bu kesimin yaptıkları faaliyetlere ihtiyaç vardır.6 11.8 2.0 4.4 7.6 32.0 0. Bu bilgi birikimi aşağıda verilen tablo ile irdelenecektir.1 0.0 0.0 43.5 5.3 42.7 7.5 6.8 0.6 35.5 1.2 1.0 2000 9.6 11. Balıkçılık ve Avcılık İşlerinde Çalışanlar Tarım Dışı Üretim Faaliyetlerinde Çalışanlar ve Ulaştırma Makinelerini Kullananlar Diğer İstihdamdaki bilgi birikimini gösteren faaliyetler.8 8.18 Yapılan İşe Göre İstihdam Edilen Nüfusun Yüzde Dağılımı Yapılan İş İlmi ve Teknik Elemanlar.1 64.7 0.0 Ticaret ve Satış Personeli Hizmet İşlerinde Çalışanlar Tarım.8 9.

İşgücü sayısının ilçenin toplam nüfusuna oranı en yüksek değere Gaziemir İlçesinde erişir.8 0.2 0. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi İzmir ili genelinde nüfusa oranla en yüksek işgücüne sahip olan Gediz Alt yöresinde işgücü sayısı bakımından güçlü olan ilçe Foça İlçesidir.0 53.8 2.9 4.0 51.7 6.2 20.83’lük bir paya sahiptir.3 22. toplam işgücüne göre ise % 18.0 0. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Yörenin.2 4.2 2.0 67.4 0.1 28. toplam nüfus içindeki istihdam edilen işgücü sayısı en yüksek olan ilçesi Kınık’tır.6 43. Foça İlçesinde % 5’in altında işsizlik vardır. En fazla işsizlik oransal olarak Çiğli İlçesinde görülüp değeri toplam nüfusa göre % 8. En yüksek işsizlik ve en düşük istihdamın görüldüğü Menemen İlçesi ise yörenin en yüksek nüfusuna sahiptir.7 45.0 5. Ancak Gaziemir ilçe nüfusu.0 İşveren Kendi hesabına Ücretsiz aile işçisi Diğer Strateji Alt Yörelerindeki Nüfusun İşgücüne Dağılımının Genel Değerlendirmesi (2000 Nüfus Sayımı Bilgilerine Göre) [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi İl genelinde en yüksek işgücüne sahip olan İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresinde.8 17. Ancak Kınık’ın ilçe nüfusu yöre içindeki en düşük nüfusa sahiptir. istihdamın en fazla ve işsizliğin en az olmasının yanında.1 27.0 0.0 0.9 1.8 65.4 59.1 0.6 21.43.2 42.0 1985 56. Konak ilçe nüfusunun % 10’undan daha azdır. toplam nüfus içindeki işgücü sayısı en yüksek olan ilçe Konak’tır.19 İşteki Duruma Göre İstihdam Edilen Nüfusun Yüzde Dağılımı İşteki Durum Ücretli.8 48. İlçelerin işsizlik oranı % 10-15 arasında değişmektedir.7 18.6 0.0 0.0 0. İlçe.9 61.3 0.7 21. Ayrıca istihdam edilen işgücünün toplam işgücü sayısına oranı da en yüksek değerli ilçedir.7 23.Tablo 6.1 0.0 1990 60.2 8.0 1.1 2.0 2.4 21. maaşlı veya yevmiyeli Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları 1980 54.6 0. 26 .2 41.0 0.0 2000 62.9 16.7 51.0 0.2 18.0 2.8 5.3 9. Yörede istihdam edilen işgücü yöredeki toplam işgücü sayısının % 90’ını aşmamaktadır. en düşük nüfusa da sahiptir.3 7.3 6.3 4.

En düşük istihdama ve işgücüne ise Gediz–Nif Alt Yöresi sahiptir. İl bazında en yüksek nüfusa. il toplamından yüksek değerler başta Gediz Alt Yöresi olmak üzere İzmir Büyükşehir Bütünü. istihdama ve işsizliğe İzmir Büyükşehir Bütünü Alt yöresi sahiptir. [E1] K. [E2] K. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi İlçe nüfusu yüksek olan Urla’nın istihdam edilen işgücü miktarı en yüksektir. en düşük istihdam ile en yüksek işsizlik Kiraz’da görülmektedir. % 6’lık kısmı ise işsizdir. Ancak Çeşme’nin nüfusu Karaburun’un nüfusunun yaklaşık dokuz katıdır. en fazla işgücüne sahip olan ilçe Ödemiş’tir. Gediz ve K. İzmir İli Toplamı İzmir İlinin işgücü sayısı toplam nüfusunun % 50’sini geçmemektedir.[D] Gediz – Nif Strateji Alt Yöresi Yöredeki tek ilçe olan Kemalpaşa’da işgücü sayısının toplam nüfusa oranı % 41’dir. Karaburun en yüksek istihdamı bulundurmaktadır. En yüksek istihdam ile en düşük işsizlik Tire’de görülürken. işgücü sayısına. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Toplam nüfusa oranladığımızda en yüksek işgücüne sahip olan Menderes İlçesi yöre bazında en yüksek istihdama sahiptir. İşgücü sayısının toplam nüfusa oranında. 27 . Çeşme’den daha yüksek bir işsizlik yaşanmaktadır. Daha düşük nüfusa sahip olan Seferihisar İlçesi ise toplam nüfusa oranla en yüksek işgücüne sahip olmanın yanında. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresinde görülmektedir. Bunun % 35’i istihdam edilirken. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Çeşme yaklaşık % 17 ile en yüksek işsizliğe sahip iken. Yörede en fazla nüfusa sahip olan Torbalı İlçesinde yörenin en yüksek işsizliği görülür. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Toplam nüfusa oranla işgücü sayısı en çok Bayındır İlçesindeyken.

50 36.625 38.967 78.821 4.14 6.10 34.87 5.816 4.175 29.824.94 54.87 95.321 17.71 14.427 8.99 6.43 11.063 35.98 7.57 7.95 47.332 814.447 90.65 13.767 156.25 5.185 320.41 10.50 83.996 3.017 25.59 89.40 84.20 12 ve Daha Yukarı Yaştaki Nüfusun İlçelere Göre İşgücü Durumu (DİE 2000 Nüfus Sayımı) Toplam İşgücü Alt Yöreler İlçeler Toplam Nüfus 86.04 36.593 13.63 5.269 45.55 46.00 16.62 13.91 34.15 65.659 26.08 16.656 13.00 83.60 36.533 10.85 42.38 86.49 14.25 2.05 5.450 42.466 131.26 6.90 62.955 26.718 İşsiz Sayısı 7.900 275.187 33.117 4.018 21.767 686.60 15.43 31.429 23.53 36.930 12.557 391 2.20 7.66 42.301 25.885 45.43 7. İşgücüne Oranı (%) 81.60 11. İşgücüne Oranı (%) 18.730 20.19 10.404 Dikili Bergama Kınık [B] Aliağa Foça Menemen [C] 10.50 16.62 41.072 17.29 85.104 Top.02 5. Nüfusa Oranı (%) 36.686 İstihdam Top.386 Top.571 1.104 13.35 86.495 15.17 41.95 47.31 46.60 15. Nüfusa Oranı (%) 8.127 129.029 56.35 40.415 63.970 1.772 14.40 84.43 36.85 89.51 Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe [A] 28 .75 37.563 150.984 8.40 88.51 86.71 47.57 Top.795 248.85 İşsiz Top.44 48.022 12.618 359. Nüfusa İstihdam Miktarı Oranı (%) 44.35 36.06 5.57 88.81 89.045 3.627 636.63 43.58 41.27 87.92 43.302 565 128.516 2.398 29.999 3.436 21.17 40.981 57.17 83.726 24.072 549 2.13 4.78 5.519 108.33 36.61 52.015 230.03 43.83 16.15 10.438 4.49 İşgücü Sayısı 38.76 43.31 41.11 44.92 83.73 12.Tablo 6.317 4.19 4.118 5.69 41.36 7.496 526 3.

421 10.16 46.21 38.51 38.49 6.36 12.279 9.411 16.68 43.882 14.34 36.32 1.Kemalpaşa [D] Menderes Torbalı Selçuk [E1] Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz [E2] Çeşme Karaburun [F1] Urla Seferihisar [F2] 19.243 4.827 13.437 29.589 2.38 7.11 6.014 1.72 37.50 38. 2000 İzmir İli Nüfus Sayımı 2.87 35.48 7.58 20.315 13.950 6.34 837.315 19.85 15.15 84.438 50.57 38.40 4.698 87 1.030 20.42 79.728 6.53 84.16 41.79 15.712 1.24 5.64 87.097 2.55 84.190 1.935 23.654 4.483 22.349 62.042 11.97 11.873 43.319 14.49 12.695 1.793 45.16 6.65 87.288 37.028 9.600 1.62 43.97 14.95 44.00 35.679 8.68 İZMİR İL TOPLAMI Kaynak : DİE.10 44.69 151.63 12.033 2.02 7.178 28.53 5.414 1.16 6.950 7.71 86.95 6.675 7.35 12.54 14.869 44.596 7.00 40.99 38.37 87.078 111.99 13.16 85.776 35.943 41.952 4.70 45.31 29 .265 12.63 39.03 86.92 5.000 19.82 43.97 42.13 36.525 24.68 3.230.20 83.433 37.622 30.02 33.97 14.922 1.613 9.47 15.03 85.32 33.03 88.94 17.27 40.80 36.06 82.66 41.629 12.66 6.23 35.01 86.69 37.190 844 2.673 2.16 43.399 988.69 85.056 5.41 31.215 35.25 5.80 16.52 92.51 87.48 4.816 12.017 1.45 45.45 7.71 36.760 6.84 14.492 244 585 5.115 10.33 36.537 8.50 28.436 6.724 17.491 5.429 2.785 1.97 13.29 13.757 19.98 5.28 6.186 6.760 5.46 85.104 690 1.

039 4.832 5. Tablo 6. 30 . 131 Dispanser ve Poliklinik olmak üzere toplam 435 Sağlık kurumu bulunmaktadır.710 626 2. Her 1000 kişiye düşen hekim sayısı ise 2’dir.21 İzmir İlindeki Sağlık Kurumlarının Dağılımı Sağlık Kurumları Hastane Sağlık Ocağı AÇSAP Merkezi Verem Savaş Dispanseri Dispanser Poliklinik Toplam Sağlık Bakanlığı Diğer Bakanlıklar Üniversite Özel Toplam 21 7 3 16 47 232 232 25 25 13 13 7 22 89 118 298 29 3 105 435 (*)Milli Savunma Bakanlığına bağlı 2 Hastane Dahil Değildir.856 Üniversite Özel Kuruluşlar 989 818 99 1 32 1171 0 625 3.3 olan Türkiye ortalamasını geçmiştir. Yüz bin nüfusa düşen yatak sayısı 110 yataktır.347 1.121 Asistan Pratisyen Hekim Diş Hekimi 178 Eczacı Hemşire Ebe Diğer Toplam 615 307 51 1.449 121 30 876 1. Diğer Bakanlıklar 1. 25 Ana Çocuk Sağlığı.776 359 269 78 5 53 711 16 365 1. İzmir’de 3.735 fiili yatak kapasitesine karşın yatak hasta sayısı 101.812 (*) Milli Savunma Bakanlığına bağlı Hastaneler dahil değildir.702 1.671 121 0 1.947 305 175 4.517 olup yatak başına düşen hasta sayısı 27. Tablo 6. 232 Sağlık Ocağı.736 210 0 14 0 9 384 50 106 773 Toplam 2.22 İzmir İlindeki Sağlık Personelinin Dağılımı(∗) Uzman Hekim Devlet Hastanesi Birinci Basamak Kurum.Sağlık İzmir ilinde 47 hastane. doktor başına düşen hasta sayısı 50'dir.852 2.991 18.800 1. Yatak işgal oranı 2002 yılında artış göstererek % 57'ye ulaşmış ve % 55.063 6.

285 100. Bu oran köylerde % 80.08 14.57 7.646 4.05 623.97 201.23 Konutun Mülkiyet Durumu (2000) Konutun Mülkiyet Durumu Ev sahibi % Kiracı % Lojman % Bedelsiz Oturanlar % Diğer % Bilinmeyen % Toplam Hane Halkı % İl Bütünü 591.172 0. Şehirsel yerleşimlerde konut dışındaki banyo oranı % 1’in altındadır.00 İlçe 88.79 344 0.00 Büyükşehir 367.111 0.35 7.319 32.254 0.19 13.7’dir.90 3. İl bütününde oran % 14’tür. Konutların şehirlerde yaklaşık olarak tamamında su şebekesi vardır.00 163. il bütününde % 2.868 25.02 34.971 1. İzmir ve ilçelerindeki konutların % 2.710 8.559 58.82 56 0.04 135.864 100.Konut İzmir ilindeki ailelerin % 64’ü kendi evinde ikametgah etmektedir.974 64.28 42.495 2. 31 . Kırsalda % 3’ünde ve il bütününde % 4.94 7.897 27.67 2.82 - Konutlarla ilgili özelliklere baktığımızda. Özellikleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde % 14 oranındaki evler asgari sahip olması gereken özelliklere sahip değildir. İlgili tablodaki oranlara bakıldığında İzmir’de konut problemi olmadığı izlenimi ortaya çıkmaktadır. Mutfak hemen hemen her kesimde konut içindedir.51 288 0.89 1. Ancak kırsalda % 1.176 1.30 7.38 3.15 249. Bedelsiz oturanlar ise ortalama % 6 civarındadır. Tablo 6.338 65.729 100. Mülkiyet ile ters sırada da kiracı olma durumu vardır.077 83. ilçelerde % 65 ve İzmir Büyükşehir Bütününde % 59’dur.642 1.00 Bucak ve Köyler 136.618 6. Ancak kırsalda yaklaşık % 2 olan oran.971 1. Bu oran bucak ve köylerde % 9’a yaklaşmaktadır.04 922.2’sinde şebeke yoktur.8 oranında dışarıdadır.996 5.66 3.976 6.5’inde tuvaletin dışarıda olduğu görülmektedir.580 100.59 58.

00 32 .593 0.817 2.05 922.03 163.736 13.72 10.08 206 0.65 8.578 0.00 147.01 121.79 457 0.071 8.28 47 0.372 64.01 623.00 611.02 889.295 0.Tablo 6.931 1.543 96.24 412 0.48 55 0.016 66.51 311 0.335 0.703 0.01 145.866 13.864 14.767 16.40 103 0.01 887.28 97 0.061 15.40 20.55 Yerleşim Yeri İlçe 114.519 96.01 128.911 8.285 67.498 0.01 608.591 0.19 48 0.339 2.92 76 0.63 619 0.02 857.020 13.934 1.24 Yerleşim Yerine Göre Konutun Kullanım Kolaylıkları Özelliğin Cinsi Yeri Konut içi % Konut dışı Tuvalet % Yok % Bilinmeyen % Konut içi % Konut dışı Banyo % Yok % Bilinmeyen % Konut içi % Konut dışı Mutfak % Yok % Bilinmeyen % Konut içi % Konut dışı Borulu Su % Yok % Bilinmeyen % İl Toplamı % Büyükşehir 598.01 135.113 0.17 38 0.79 1.729 100.676 2.72 Bucak ve Köy 80.55 2.768 0.964 4.828 0.26 12.01 12.32 222 0.679 65.051 0.61 3.95 5.20 50 0.273 2.18 25.935 13.30 3.00 128.94 38.72 9.446 0.75 5.36 70 0.55 1.22 27.147 1.032 0.97 6.070 2.007 1.22 25.71 5.560 0.73 Toplam 794.96 13.15 7.85 24.43 20.22 7.999 13.738 12.01 615.84 4.580 17.04 38 0.544 92.66 2.764 2.77 81.01 126.84 125 0.07 21 0.97 5.741 0.57 1.547 66.653 1.785 0.021 86.05 126.

Gıda ve kısmen de enerji dışında.1 Ticaret Türkiye’de ticaret sektörü.25 Türkiye'de Ticaret Sektörünün ve GSMH’nın Büyüme Hızı Yıllar 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 Ticaret Sektörü -2. % 4.8 3. 6. Aşağıdaki tabloda ve grafikte görüldüğü üzere Türkiye’de ticaret sektörünün gelişme hızındaki değişkenlik.3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.2.1 4.8 19. Ticaret sektörünün Türkiye ekonomisi içerisindeki gelişme hızı incelendiğinde bu durum daha açıklıkla görülmektedir.2 5. % 7. balıkçılık.0 3. % 12. madencilik-taşocakçılığı ve imalat sanayi ürünleri ticaretini kapsamaktadır.6.2 7.8 9.1 4.7 ile makine ve teçhizatlar. DİE’nin yayınladığı girdi-çıktı analizi tablolarına göre tarımormancılık. Tablo 6. % 5. tarım.2 ile gıda ürünleri ve içecekler. ekonomi geneline oranla daha şiddetli olarak yaşamaktadır. Emek yoğun bir sektör olduğu da dikkate alındığında.8 4.6 4. ticaret sektörü ekonomik büyüme ve krizlerin getirdiği dalgalanmaları.7 6. 2000 yılında yaklaşık 37. turizm ve mali müessese özellikleri ele alınmıştır.6 ile ana metal sanayi ürünleri.2 ile kimyasal ürünler. 2001 yılında döviz kurunda meydana gelen aşırı değerlenme nedeniyle 28. % 5.6 milyar dolara ulaşan ticaret sektörünün hacmi. Ticaret sektörü içerisinde ticareti yapılan ürünlerin seçilmiş alt sektörler itibariyle dağılımında % 16.8 1.2 8.5 33 . ekonominin daralma dönemlerinde ticaret sektörü daha şiddetli daralmaktadır.5 Gayri Safi Milli Hasıla -2. Ticaret sektörünün büyüme hızındaki bu oynaklık. Burada mevcut durum ortaya konularak gerekli yerlerde ileriye dönük tahminler yapılmıştır.9 ile tekstil ürünleri pay sahibidir. istihdamda istikrarının sağlanmasına böylelikle katkıda bulunulacağı ileri sürülebilir. büyük ölçüde talebin gelir ve fiyat elastikiyetlerinin yüksek olduğu malları kapsamasından dolayı.3 6. GSMH’nın gelişme hızındaki değişkenlikten daha yüksektir. Ekonominin genişleme dönemlerinde ticaret sektörünün hacmi daha hızlı genişlemekte iken.8 7.9 ile motorlu taşıtlar ve yakıtı. sanayi.4 9. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede.2 Ekonomik Sektörlerin Özellikleri İzmir’in ticaret. sektörde nispi istikrarı sağlayıcı ticaret politikası önlemleri alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

6 9.9 11.3 -0.0 -2 5 .4 1.4 0.5 33.1 6.3 6.26 Türkiye'de Ticaret Sektörünün GSMH'daki Payı (%) Yıllar 1991 1992 1993 1994 1995 Tarım 17 16 15 16 15 Sanayi 33 33 33 35 34 Ticaret 20 20 20 17 21 Hizmetler 30 31 31 32 30 Toplam 100 100 100 100 100 34 .0 7.4 Türkiye’de Ticaret Sektörünün Gelişme Oynaklığı 3 5 .0 -5 .0 -1 5 . ticaret sektörünün GSMH içerisindeki gelişimi incelendiğinde 1991 yılında GSMH içerisindeki payı % 20 olan sektörün.0 Büyüme Hızı 2 5 .3 -9.0 -9.1 -6.3 12.9 -6.0 1 5 . 2001 yılında ise % 22’ye yükseldiği görülmektedir.4 -6.6 1.0 Y ılla r T ic a r e t G SM H Diğer taraftan. 1994 krizinin sektörü önemli ölçüde küçülttüğü anlaşılmaktadır.0 5 .4 Şekil 6.1 8.1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Kaynak: DİE -2.1 8.0 8. 1994 yılındaki payının % 17’ye düştüğü.4 8.9 11.7 6.6 -22.3 12.3 3. Tablo 6.

043.847 4.189 2.706 8.835.043 25.566 3.703 373.376 1.676 533.600.150 2.081 İzmir GSYİH’sı İçerisindeki Payı 9 29 4 18 41 100 Türkiye GSYİH’si İçerisindeki Payı 15 24 5 21 35 100 * İzafi banka hizmetleri hesaplara dahil değildir.653 2.927.1996 1997 1998 1999 2000 2001 Kaynak: DİE 14 13 14 14 13 14 34 34 34 34 33 34 21 22 21 21 22 22 31 31 32 32 31 30 100 100 100 100 100 100 Ticaret sektörünün İzmir’deki hacmi aşağıdaki tabloda verilmiştir. İzmir’in ekonomik hinterlandı.28 İzmir'de Ticaret Sektörünün GSYİH İçerisindeki Payı* (Cari Üretici Fiyatları – Milyar TL) Sektör Tarım Sanayi İnşaat Sanayi Ticaret Hizmetler GSYİH 1997 137.867 2.547 297.931 2.242 2.917 5.586.868.226 İzmir GSYİH’sı İçerisindeki Payı 6 29 6 19 40 100 1999 403.682.203 13 29 6 22 30 100 Tablo 6.164 İzmir GSYİH’sı İçerisindeki Payı 7 28 5 17 42 100 2000 774.163.117. çevre il ve ilçelerdeki mal ve hizmet akışının İzmir’de yoğunlaştığı.619.988.895.383 6.028 398. Kaynak: DİE 35 .728.033.833 7 31 6 23 33 100 3.643 18.229 112.376.894 5. ticaret sektörünün hacminin düşük kaldığı ileri sürülebilir.396 33.082 955.612.024. bu bölgeler için İzmir’in bir Pazar konumunda olduğu dikkate alındığında. Tablo 6.945 125.333. İzmir GSYİH’sının % 23’ünü teşkil eden ticaret sektörü.089.152 32.009 1.511.744.470. Türkiye ve Ege ortalaması ile paralellik göstermektedir.27 İzmir'de Ticaret Sektörünün GSYİH İçerisindeki Payı (1997) İzmir Sektör Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Hizmetler GSYİH Kaynak:DİE Ege Değer (Milyon TL) Türkiye % Pay Değer (Milyon TL) % Pay Değer (Milyon TL) % Pay 598.917 840.864 4.122 16 26 6 24 27 100 14.614 9.186 615.631.874 1.200.

013 Kapanan 461 363 431 565 669 343 Açılan % Pay 57 55 51 57 53 51 Kapanan % Pay 60 69 71 66 70 62 Özellikle 1998 yılından itibaren Türkiye’nin bir yandan Uzak Doğu ve daha sonra Rusya’da baş gösteren küresel krizin etkisi altında kaldığı.273 10. kapanan firmaların ise 2000 ve 2001 yıllarında arttığı görülmüştür.105 1. Türkiye’de ekonomi genelinde yeni kurulan firma sayısı 1998 ve 2001 yıllarında düşmüş. özel olarak ticaret sektöründen kaynaklanan 36 . kapanan firma sayısının ise 2001 ve 2002 yıllarında yoğunlaştığı gözlenmektedir.547 7.332 13. diğer taraftan da kendi iç dinamiklerinin ortaya çıkardığı kur ve faiz kıskacında borç batağına sürüklendiği dikkate alınacak olursa.341 11. Tablo 6. Ticaret sektörünün yanı sıra ekonominin genelinde de yeni kurulan firma sayılarının 1998 ve 2001 yıllarında düştüğü.243 10.30 İzmir'de Ticaret Sektöründe Yeni Kurulan ve Kapanan Firma Sayıları Yıllar 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Ocak-Haziran dönemi Kaynak: DİE.611 12.994 20.867 8.023 11. yeni kurulan ve kapanan firma sayıları ile de kendisini göstermektedir.012 14.166 21. kapanan firma sayısı ise 2001 ve 2002 yıllarında artmıştır.255 7. Türkiye’de ticaret sektöründe ve ekonomi genelinde yeni kurulan ve kapanan firmaların yıllar itibariyle gelişimi aşağıdaki tabloda verilmiştir.515 9. Yeni Kurulan ve Kapanan Şirketler İzmir’de ticaret sektöründe ve ekonominin tüm sektörlerinde yeni kurulan ve kapanan firma sayıları aşağıdaki tablodan izlenebilir. Tablo 6. Yeni Kurulan ve Kapanan Şirketler Ticaret Sektörü Açılan 396 613 642 464 684 515 Kapanan 275 249 306 371 467 213 İzmir Genel Açılan 700 1.055 16. Ticaret sektöründe kurulan firmaların sayısının 1998 ve 2001 yıllarında düşük olduğu.940 22.148 5.İzmir ve Türkiye genelinde ticaret sektörünün gelişme hızı.203 12.296 1.397 13.691 10.979 Açılan % Pay 60 58 58 63 56 59 Kapanan % Pay 70 75 77 76 75 75 * Ocak-Haziran dönemi Kaynak: DİE.171 13.707 24. Paralel bir gelişme ekonominin tüm sektörleri itibariyle de söz konusudur. 1998 yılından itibaren ticaret sektöründe yeni kurulan ve kapanan şirketlerin sayısında görülen değişmelerin.29 Türkiye'de Ticaret Sektöründe Yeni Kurulan ve Kapanan Firma Sayıları Yıllar 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Ticaret Sektörü Açılan Kapanan 10.484 12.266 807 1.954 Genel Açılan Kapanan 18.

175.558 672.908 37.997. enflasyondan kaynaklanan şişkinliklerin giderilebilmesi için.339.726. ekonomik krizlerin ticaret sektörü üzerindeki etkisinden de kaynaklandığı ileri sürülebilir.287. 1999.277 1. İzmir’in sahip olduğu geniş hinterlandın ekonomik olarak kullanıldığında.256 1.279 1.31 İzmir Ticaret Borsasında İşlem Hacmi Yıllar 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Değer (Milyon TL) 4.4 6. İşlem hacmindeki daralmaların nedeni.123.378.590.593.834 464.164 12.115 Değer ($) 1.528 78.677.683.5 -3.020 1.nedenlerin yanı sıra.707.446 % Değişim -9. ekonominin tüm sektörlerindeki yeni kurulan ve kapanan firmalara oranındaki gelişmelerdir. İzmir Ticari Sermayesinin Büyükşehir Bütünü İçindeki İşkollarının Alansal Dağılımı) Diğer taraftan. Türkiye’de 1998-2003 döneminde ticaret sektöründe yeni kurulan şirketler.6 5. kısmen tarım ürünleri üretimindeki daralmadan ve Türkiye ekonomisinin döviz ihtiyacının karşılanabilmesi için uygulanmış olan aşırı değerli döviz kuru politikasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.4 -22.151 1. ulaşılabilecek olan potansiyeli göstermesi açısından İzmir Ticaret Borsası işlem hacimleri önem kazanmaktadır. ticaret sektöründe kapanan şirketler. ekonominin genelinde kapanan şirketlerin % 74’ünü kapsamaktadır.863 1.086.738. Şüphesiz kısmen Türkiye ekonomisinden kaynaklanan.870 960.303 1.613.862 1.770. Tablo 6.579.4 36.626. kısmen de tarım sektörünün kendisine özgü yapısından kaynaklanan krizlerin etkisiyle.717 134.645.051. 1996.5 - 2003 yılı Ocak-Haziran verileridir.065. Nitekim. ticaret sektöründe yeni kurulan ve kapanan firmaların. (Bu konuda bkz.210. 2000 ve 2001 yıllarında Ticaret Borsasının işlem hacminin daraldığı. 1992.310 2.223 6. 1993 ve 1995 yıllarında ise büyük ölçüde arttığı görülmektedir.403 1. ekonomi genelinde yeni kurulan firmaların % 59’unu kapsarken.989.6 1. TCMB döviz satış kuru esas alınarak TL cinsindeki işlem hacmi.632.065.207.294.628 1. İzmir’de özellikle tarım ürünleri ticaretinin kurumsal göstergesi olarak İzmir Ticaret Borsası işlem hacmindeki değişmeleri ele alabiliriz. Kaynak: İTB Aylık Tescil Bültenleri 37 .935.462. Ticaret Borsasındaki işlem hacminde dalgalanmalar gerçekleşmiştir.197 265.9 -4.764 710.9 22.967.494.430.540.250. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta. ABD dolarına çevrilmiştir.445.458.099.8 6.338.864 1.470.606 1.038.988 1.970.9 -0. İşlem hacmindeki reel gelişmelerin izlenebilmesi.

2000 İktisadi Raporu ve Aylık Tescil Bültenleri Türkiye’de toptan ve perakende ticaret sektöründe faaliyet gösterip İMKB’ye kote olan dört şirketten ikisinin İzmir şirketleri olduğunu belirtmek gerekir.İzmir Ticaret Borsasında işlem gören seçilmiş tarım ürünlerinin işlem hacmindeki değişmeler ele alındığında.223 129.557 4.003 675 Toplam 494 752 908 1091 1368 1606 1977 1443 38 .32 İzmir Ticaret Borsasında Seçilmiş Ürünlerin İşlem Hacmi İncir Yıllar Miktar (Ton) 28.544 Miktar (Ton) 316.550 Değer (Bin $) 29. İzmir’deki ticaret potansiyeli büyüklüğünün ölçüsü olarak gösterilebilirler.731 24.376 Çekirdeksiz Kuru Üzüm Miktar (Ton) 189.588 31. Yıllar itibariyle cirolarını artıran ve 2001 yılı itibariyle toplam 1.318 23. Bu iki şirket ulusal çapta faaliyet göstermelerine rağmen cirolarının büyük kısmını İzmir’deki faaliyetleri dolayısıyla elde ettiklerinden.512 26.689 368.287 370.441 94. Ticaret Borsasının toplam işlem hacmindeki dalgalanmaya paralel olarak geliştiği anlaşılmaktadır.439 44. Tablo 6. Tablo 6.296 324.505 18.128 139.681 5.487 312.533 Değer (Bin $) 150. Ancak genel eğilimden farklı olarak işlem gören incir miktarındaki azalmaya rağmen incir işlem değeri artmaktadır.153 2000 2001 2002 2003* * 2003 Ocak-Haziran dönemini kapsamaktadır Kaynak: İTB.771 191.33 İMKB’ye Kote Olan Toptan Perakende Ticaret Sektörü Şirketlerinin Satışları Yıllar 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Kaynak: İMKB Kipa 6 38 46 54 61 103 126 118 Tansaş 142 192 208 254 323 355 591 365 Gima 82 94 90 80 136 189 257 284 Migros 264 429 565 704 848 958 1.688 221.443 milyon dolara ulaşan dört şirket içerisinde yer alan Kipa ve Tansaş’ın toplam cirosu ise 483 milyon dolardır.109 Pamuk Değer (Bin $) 437.039 107.

018 36.439 35.531 196.000 $) 80.8 Aşağıdaki tabloda Ege Bölgesi ihracatının önemli ürünler itibariyle gelişimi verilmiştir.725 4.553 347.542 3.062 122.428. Tablo 6.763 6. İzmir ihracatı içerisindeki tarım ürünlerinin payını yükseltmiştir.204 3.424 32.607 6.084 5.184 239.771 120.906 18.906 332.330 53.100.587 109.437 468.276.İzmir’de Dış Ticaretin Hacmi ve Yapısı Osmanlı Devletinin dışa açılan ticaret kapılarından biri olma özelliğini günümüzde de sürdüren İzmir. D.877 303.8 27.217 350.429 18.625 41.411 3.877 1.840 45.709 6.392 1. Ege Bölgesi ihracatının ise neredeyse tamamı (% 89-91’i) İzmir’den oluşmaktadır.250 320.740. Ege Bölgesinde üretilen tarım ürünlerinin İzmir’den ihraç edilmesi.755 268.804 1.34 İzmir'in İhracatı ve Türkiye İhracatındaki Yeri (Bin Dolar) İller Denizli Balıkesir Manisa Muğla Afyon Uşak Kütahya Aydın İzmir Ege Bölgesi İzmir/Ege (% Pay) Türkiye İzmir/Türkiye(%Pay) Kaynak:DİE 1999 275.9 26.752.287 16.841 593.225 5. Sahip olduğu ulaşım olanakları İzmir’i Ege Bölgesinin ihracat merkezi haline getirmiştir.6 31.587.113 91.429 39 .676 5.560 154.213 2002 Miktar (Ton) 96.258 2.196 5.Dışı Metaller Deri Hububat Konfeksiyon Kuru Meyve Maden 2000 Miktar (Ton) 36. Tablo 6.787 Değer (1. 1999-2001 yılları itibariyle Türkiye ihracatının yaklaşık %19’u.305 244. Türkiye’nin dış ticaretinde İzmir’in payı ve fasıllar itibariyle İzmir ticareti incelendiğinde bu durum daha iyi anlaşılmaktadır.000 $) 113.227.774.431 Değer Miktar (1.225 19.542 3. halen coğrafi konumu ve ekonomik hinterlandı ile Ege Bölgesinin ihracat limanı olma özelliğine sahiptir.826 36.418 8.347 63.534 88.688 97.121 5.847 290.631.923 50.4 2001 247.949 44.186.598.905 2001 Değer (1.810 96.763 88.000 $) (Ton) 57.940 284.822.35 Ege Bölgesinde Fasıllara Göre İhracat Yıllar Fasıllar Ağaç Canlı Hayvan Demir.967 645 15 5.593 5.022 600.930 972.371 65.863.240 142.644 146.666 2.815 679.495 27.136 60.114.554 47.400.948 297.406 23. Bölgenin faktör donanımı dikkate alındığında üretimde ve ihracatta tarım sektörünün ağırlıklı olması doğal karşılanmalıdır.119 36.238 99.2 2000 295.

510 3.023 6.721 2000 7.011 213.772 Türkiye 1. aynı zamanda Türkiye ithalatının 1999-2001 yılları arasında % 12-13’lü pay almaktadır.800 419. Bu durum.334 350.143.466 148.914 84.378 64.229 119.485.042 65.944.Tekstil Tütün Yaş Meyve Zeytin ve Zeytinyağı Toplam Değer($)/Ağırlık (Ton) 65.644.865 34.461 5.720 413.861 259.574 222.318 6.194 220.638 57.866 437. İzmir’de de tarım ürünleri ve emek yoğun imalat ürünleri ihracatı ağırlıklıdır. Tablo 6.207.134 589.801 2.209 40 .538 114.141 42. İzmir ithalatında kimyasal ürünler.695 379.442 13. Tablo 6.485.714 35.36 İzmir'de İhracatın Fasıllar İtibariyle Dağılımı (1998) (1000 Dolar) Fasıllar Meyveler Kahve.653 27.540 2.275 88.695 488.811 4.7 Kaynak: Ege İhracatçılar Birliği İzmir’deki ihraç mallarının yoğunlaştığı fasıllara ilişkin tablolardan görüldüğü üzere İzmir’in ihraç ürünlerinin de dağılımı Ege Bölgesi ile paralellik göstermektedir.294.868.306 107.348 185.316 312.869 329.381 125.973.106 105.425 53.007. kireç ve çimento Diğer Toplam Kaynak: DİE İzmir 476.113 31.860 3. baharat Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar Sebzeler ve meyvelerin müstahzarları Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler Mineral yakıtlar ve yağlar Organik kimyasal ürünler Plastikler ve mamulleri Deri eşya Tuz.129 102.952 % Pay 37 65 30 40 98 44 51 18 38 12 14 19 Ege Bölgesi ithalatının neredeyse tamamını gerçekleştiren İzmir.306 119.8 180. İzmir’in Ege Bölgesinin ihracat merkezi olduğu dikkate alındığında doğaldır.228 47.754 22. kükürt.3 53.678 106.274 259.162 40. mineral yakıtlar ve yağlar ile plastik ve mamulleri ağırlıktadır.340 171. çay.960 17.117.713 250.625 8.912 577.853 495.915 2.186 180.989 26.806 2001 5.044 621.422 112.734 37.37 Ege Bölgesi İthalatının İller İtibariyle Dağılımı (Bin Dolar) İller İzmir Balıkesir Manisa Denizli Afyon 1999 5. toprak.717 161.920.938 79.285 210.319 223. alçı.187.613 484.483.

356 187.264 11. mineral yakıtlar ve yağlar.256 Türkiye 353.004 513.380 4. plastik ve plastikten mamul eşya gibi başlıca ithalat kalemlerinin sermaye ve teknoloji yoğun mallardan oluştuğu ve bunları elde edebilmek için emek-doğal kaynak yoğun mallar ihraç etmek zorunda olduğu dikkate alındığında.219 7.399. deriler ve köseleler Uçucu yağlar ve rezinoitler Diğer Toplam Kaynak: DİE İzmir 64.827 5.503.626.511 70.037 34.505.581.7 40.170 669.692.943.000 13.509.392 % Pay 18 13 20 17 61 24 4 11 16 24 10 12 Ege Bölgesi ithalatının fasıllar ve iller itibariyle dağılımı incelendiğinde de.544 45. elektrikli makine ve cihazlar demir-çelik. 41 .436.482 517.496 91.686 3. Ege ve İzmir ekonomisinin niteliği hakkında ip uçları elde edilmektedir.368 6.661.4 54.38 İzmir'de İthalatın Fasıllar İtibariyle Dağılımı 1998 (1000 Dolar) Fasıllar Yağlı tohum ve meyveler Debagatte ve boyacılıkta kullanılan hülasalar Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar Muhtelif kimyasal maddeler Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler Mineral yakıtlar ve yağlar Organik kimyasal ürünler Plastikler ve mamulleri Ham postlar.Muğla Kütahya Uşak Aydın Ege Bölgesi Toplamı İzmir/Ege (% Pay) Türkiye İzmir/Türkiye(%Pay) Kaynak: DİE verileri 9.619.229 12.648 63.8 6.083 12.640 1. nükleer reaktörler.684.286 80. Özellikle İzmir’in.2 41.120 218.461 1.446 7.231 92.988 92.612 270. İzmir’in ve Ege ekonomisinin gelişme aşamalarının henüz başında yer alan faktöre dayalı gelişme aşamasında olduğu ileri sürülebilir.007 101.184 5.573 93.809 88.103. optik fotoğraf-sinema ölçü ve kontrol araçları.4 Tablo 6.092 549.2 1.162 5.970 307.487 5.921.153 1.

kontrol ay. 42 . deriler Ürünlerin İl İçindeki Payı 49 15 10 9 7 19 17 15 13 12 57 7 5 1 33 6 4 3 3 3 1 46 6 36 19 16 Muğla Uşak Kaynak: EİB 6. kazan. kağıt hamurundan kağıt Elektrikli makine ve cihazlar Bakır ve bakırdan eşya Mineral yakıtlar. ayrıca 2005 yılına kadar tahminler yapılmış ve 2000 yılına göre değişimlerin nasıl olacağı değerlendirilmiştir. mineral yağlar Nükleer reaktörler.Tablo 6. suda yüzen taşıt ve araçlar Odun hamuru. alçı Nükleer reaktörler. makine Denizli Kağıt ve karton. kazan. mühimmat ve bunların aksamı Nükleer reaktörler. Bu durumda aşağıdaki tabloda imalat sanayinin yıllara göre 2005 yılına değin gelişimi verilmektedir. çalışan sayısı ve güç değişimi incelenmiş.39 Fasıllar İtibariyle Ege Bölgesi İthalatının İllere Dağılımı İller İthal Edilen Ürünler Demir veya çelikten eşya Kauçuk veya kauçuktan eşya Afyon Silahlar. toprak ve taşlar. kükürt.2 Sanayi İmalat Sanayi İmalat sanayinde İzmir’in 1987-2000 yılları arasındaki işyeri sayısı. kazan. alçı Hububat Gübreler Balıkesir İnorganik kimyasal müstehzarlar Gıda sanayi kalıntı ve döküntüleri Tuz. makine Tuz. toprak ve taşlar. kazan.2. Manisa Elektrikli makine ve cihazlar Nükleer reaktörler. kükürt. sinema ölçü. makine Elektrikli makine ve cihazlar İzmir Plastik ve plastikten mamul eşya demir ve çelik Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş m. lifli selülozik maddeler Ham postlar. Optik fotoğraf. makine Gemiler.

183 995 1.650 1.563 1.726 1.910 87.095 1.734 2.144.217.356.960 127.521 1.341 27.41 Yıllara Göre Gıda İçki ve Tütün Sanayinde Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 İşyeri Sayısı 3 5 5 2 2 7 5 168 173 29 Ücretli Çalışan Sayısı 175 210 279 176 165 356 339 25.126 970.246 1. Ücretli çalışan sayısı baz yıla göre yaklaşık % 12.309.392 1.859 98.127 1.205 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 1.062 96.085 1.695 1.260.271 104.941 98. kurulu çevirici güç kapasitesi yaklaşık % 30 artmıştır.402.912 880.800 1.806 952 600 18.053 89.586 977.981 97.020 1.734 107.146 1.827 Yukarıdaki tablodan görüldüğü üzere İzmir’deki işyeri sayısı 1987 yılı baz alındığında 2000 yılında % 92.584 82.257.Tablo 6.40 İzmir İli Toplam İmalat Sanayinde Yıllara Göre Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 İşyeri Sayısı 529 549 551 556 535 1.301 93.779 90.819 43 .8 artmıştır.170.145 1.228.269.407 854.022 96.103 1.455 1.956 1.132 90.322 1.234.970 104.452 12.397 Ücretli Çalışan Sayısı 84.126 1.092 1.310 93.171 1.198 1.142 86.172 95.116 1. 2000 yılına göre 2005 yılı tahminine bakıldığında işyeri sayısının yaklaşık % 37 artacağı öngörülmektedir.105 1.453 94. 2005 yılında çalışan sayısının % 5.523 104.263.057 1. güç kapasitesinin yaklaşık % 20 artacağı tahmin edilmektedir. Tablo 6.004.900 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 903.

Tablo 6.376 8.837 3.590 30.033 3.800 iken.42 Yıllara Göre Dokuma Giyim ve Deri Sanayinde Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 İşyeri Sayısı 2 2 1 1 1 1 1 437 382 9 9 7 8 8 8 9 9 10 Ücretli Çalışan Sayısı 400 395 372 297 396 387 332 28.973 2. Ücretli çalışan sayısı % 54.910 98.7 azalmış.305 1.086 2.642 2.466 791 691 670 181 673 677 680 683 686 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 340 354 354 9. Kurulu güç kapasitesi 1987’de 1.936 1.229 3.5 kat artmıştır.446 2. 2000’de yaklaşık 96 bin olmuş ve ancak 2005’te yaklaşık % 10 azalacağı tahmin edilmiştir.093 3. 2005 yılında işyeri sayısında 44 .507 15.581 80. Ücretli çalışan sayısı 1987’de 175 kişi iken 2000’de 2446 olmuş ve 2005 yılında % 40 artış yapacağı tahmin edilmektedir.143 96. Takip eden dönemde döviz kurlarındaki cazibenin etkisini yitirmesiyle hemen hemen eski düzeyine dönmüştür.333 86.899 2.019 74.356 9. İşyeri sayısı 1996 yılında en yüksek düzeye ulaşmıştır.209 Gıda ve içki sanayinde faaliyet gösteren iş yeri sayısı 1987’de 3 iken 2000’de 31 olmuş ve 2005’te yaklaşık % 32’lik artış göstereceği varsayılmaktadır.356 771 600 95. 1994 yılındaki devalüasyonun yol açtığı ihracat cazibesinden kaynaklandığı söylenebilir.048 Dokuma giyim ve deri sanayinde iş yeri sayısı 1987 yılında 2 iken. 1995 ve 1996 yıllarındaki sıçrama.899 1.862 871 1.011 2.705 77.425 93.1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 30 26 31 33 35 37 39 41 1. 2000 yılında 8 olmuştur.457 83. güç kapasitesi 2.

8 0.2 Toplam Faktör Verimliliği % 2.654 35 1.1 2.029 Yukarıdaki tabloda verilen taş ve toprağa dayalı sanayi incelendiğinde.5 kat artarken.636 35 1. İçki ve Tütün Sanayi İl Endeksleri İl Adana Aydın Bursa Denizli Gaziantep İstanbul İzmir Teknolojik İlerleme % 2.7 -1.217 7.334 1 295 1 297 1 280 1 259 1 234 47 4.523 4. Tablo 6.601 34 1.9 3.712 17.Deliktaş’ın Türkiye Özel Sektör İmalat Sanayinde Etkinlik ve Toplam Faktör Verimliliği Analizi (2002) kullanılmıştır. Buradaki değerlendirmede E. 2005 yılında iş yeri sayısında son yıla göre yaklaşık % 3 azalma olacağı varsayılmaktadır.484 17.040 10. güç kapasitesinde yaklaşık 2. güç kapasitesinde 3.050 6. Teknoloji kullanımı ve verimliliğini inceleyecek olursak aşağıdaki analizlerden teknolojik ilerleme ve toplam faktör verimliliği açısından İzmir’in durumu ortaya çıkacaktır.5 kat bir artış beklenmektedir.3 -1.5 azalma.123 89.766 140.44 Gıda.257 17.5 kat.240 3.5 45 .583 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 8.%25. Aynı dönemde ücretli çalışan sayısı 4.902 42 1.5 kat bir artış olması beklenmektedir. Tablo 6.7 0. 2005’te çalışan sayısında % 2.844 17.2 0.9 1.43 Yıllara Göre Taş ve Toprağa Dayalı Sanayide Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 İşyeri Sayısı Ücretli Çalışan Sayısı 2 359 8 1.040 8. çalışan sayısında yaklaşık 3.455 51 4.360 8.050 10.940 17.8 1.452 35 1.235 39 1. güç kapasitesi % 54 azalmıştır.3 1.310 34 1.646 4.1 2.618 34 1.623 35 1. 1985 yılında 2 adet olan işyeri sayısının 2000 yılında 35 olduğu görülmektedir.0 3.040 8.

5 0. uygun ölçekli üretimde değişim olmamıştır.46 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi İl Endeksleri İl Bolu Bursa İstanbul İzmir Kocaeli Muğla Sakarya Tekirdağ Ortalama Teknolojik İlerleme % 0.9 1.3 1.1 0.5 -1. Bununla birlikte teknolojik gerileme söz konusu olmuş ve Türkiye ortalamasının altında kalmıştır. Tablo 6.9 -1.6 -1.7 6. İzmir bu performansıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir gelişme göstermiştir.2 artırmıştır.2 -6.0 0.2 3. Bu sektörde teknoloji yenileme çalışmalarına ihtiyaç bulunmaktadır.0 3.4 5.1 Toplam Faktör Verimliliği % 0.2 1. İzmir hemen hemen hiç teknolojik ilerleme sağlamazken. toplam faktör verimliliğini % 1.0 1. 46 . giyim ve deri sanayinde önemli bir başarı göstermiş ve % 5.3 17.3 2.1 0.5 Orman ürünleri ve mobilya sanayinde.7 teknolojik ilerleme sağlarken.1 0.2 0.3 İzmir tekstil.2 2.Kayseri Kocaeli Ortalama -1. O halde İzmir içki ve tütün sanayinde teknolojisini yenileyecek atılımları gerçekleştirmelidir.5 -2.5 21. Tablo 6.45 Tekstil. İzmir’in bu trendi koruyacak şekilde üretimini sürdürmesi beklenir.6 4.8 2.0 -1.2 2.5 2.3 3.9 2.1 2.6 2.1 0.8 -2.2 İzmir gıda.4 3.4 8.4 Toplam Faktör Verimliliği % 4.7 -5. kullandığı tüm faktörlere karşılık elde ettiği verimlilik % 8.2 artmıştır. Giyim ve Deri Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Balıkesir Bursa Denizli Gaziantep Hatay İstanbul İzmir Uşak Ortalama Teknolojik İlerleme % 3.3 3.1 0.9 1.9 0. içki ve tütün sanayinde toplam faktör verimliliği ‰ 5 artarken.

2 -4.3 8.7 0.7 0.0 2. kömür.7 2.7 1.1 1.48 Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi İl Endeksleri İl Adana Afyon Ankara Aydın Balıkesir Denizli Gaziantep İstanbul İzmir Kocaeli Nevşehir Sakarya Samsun Ortalama Teknolojik İlerleme % 4.3 -4.3 -4.5 3.1 -3.9 1.5 0.6 0.0 7.6 0.7 2.6 İzmir taş ve toprağa dayalı sanayinde teknoloji düzeyi Türkiye ortalamasının üzerine çıkıp.47 Kimya-Petrol.5 -4.8 4. 47 . Tablo 6.0 0. İzmir bu sektörde verimlilik artırma çalışmalarını başlatmalıdır.1 0.0 5.9 -1.9 -4.4 -4.Tablo 6.2 -1.6 -4.0 5.3 5.2 3.7 6.0 2.0 Toplam Faktör Verimliliği % -2.3 -4.4 4. % 3 ilerleme sağlamış ancak faktör verimliliğinde düşme kaydetmiştir.5 -5.1 0.3 1.4 Toplam Faktör Verimliliği % -1.7 ilerlemiş buna karşın toplam faktör verimliliği ‰ 9 oranında artış göstermiştir.1 -2.7 0.8 -7.4 1. Kömür.7 1. kauçuk ve plastik ürünleri sanayinde İzmir’in teknolojisinde % 1.6 0.5 2.6 2.9 0.0 1.5 2.4 1.1 -5. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Bolu Bursa Denizli Gaziantep İçel İstanbul İzmir Kocaeli Kütahya Manisa Sakarya Samsun Ortalama Teknolojik İlerleme % 1.9 -1.8 Kimya-petrol.2 -1.2 -2.

Makine ve Teçhizat Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Bursa Denizli Gaziantep İstanbul İzmir Kayseri Sakarya Samsun Ortalama Teknolojik İlerleme % 2.0 -1.1 2.2 -1.1 -1.7 1.6 2.0 2.3 İzmir metal sanayi ‰ 8 teknoloji gerilemesine uğramış ve toplam faktör verimliliği % 1.5 2.8 6.6 -1.2 2.1 -4.4 -2.5 2.1 1.9 1.2 1.49 Kağıt ve Kağıt Ürünleri Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Gaziantep İstanbul İzmir Ortalama Teknolojik İlerleme % -2.6 -1.9 2.1 2.1 azalmaya uğramıştır.9 -2. Sanayi teknolojisini yenilemeli ve verimlilik yöntemleri üzerinde çalışmalıdır.0 0.6 8.4 6.50 Metal Ana Sanayii İl Endeksleri İl Ankara Çorum Denizli Gaziantep Hatay İstanbul İzmir Kayseri Kocaeli Konya Samsun Trabzon Ortalama Teknolojik İlerleme % 5.0 1.0 -2.51 Metal Eşya.6 azalmıştır.8 2.4 -1. Tablo 6.4 -2.1 1.9 1.1 0.6 1.4 2.1 0.7 1.6 0.7 0.8 1.4 İzmir kağıt ve kağıt ürünleri sanayinde hem teknolojik gerilemeye hem de toplam faktör verimliliğinde % 1.0 0.3 48 .2 0.1 0.6 -1. Tablo 6.1 -3.6 3.9 Toplam Faktör Verimliliği % -2.9 -3.Tablo 6.2 Toplam Faktör Verimliliği % 2.8 -2.6 -1.3 1.0 0.3 1.0 0.1 3.8 6.0 Toplam Faktör Verimliliği % -1.

Bu. Gerçekten de ülkedeki işletmelerin % 99. 6. gıda. Bunlar işletmelerin etkin bilgilenme koşullarına kavuşturulması. üçte biri yarı kapasitede çalışmaktadır. % 80-100 arasında kapasite kullanım oranına sahipken. İzmir’in gelecek dönemde. istihdamın % 76. Ancak. İşletmecilerin pazar araştırma ve talep yaratma konusundaki eksiklikleri büyük ölçüde bilgi.İzmir. KOBİ’ler KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin ve imalat sanayinin belkemiğidir.8’i küçük ve orta ölçekli olup. Bunun yanı sıra. metal eşya. Ayrıca sermaye piyasasına giremediklerinden kredifinansman sorunları bulunmaktadır. İzmir’in ülke içinde önemli bir yeri bulunmaktadır. içki ve tütün. % 85’ten fazlası araştırma geliştirme faaliyetlerinde bulunmamaktadır.2. MPM. İzmir KOBİ’lerinin mevcut potansiyelinin çok gerisinde çalıştığının önemli bir göstergesidir. Gerçekten de KOBİ’lerin üçte birinden fazlası sipariş üzerine üretim yaparken. İzmir KOBİ’lerinin yaklaşık % 20’si. pazarlama sorunlarına işaret etmektedir. KOBİ’lerin İzmir’in geleceğini yönlendirecek yapıya sahip olabilmesi için. KOBİ’lerin ancak % 4 kadarı. metal sanayinin aksine. Bununla birlikte pazarlama güçlükleri vardır. KOBİ’lerin yöneticileri aynı zamanda sahipleridir ve risk almaya gönüllüdürler.3 Tarım Tarla Bitkileri 1986-2002 yılları arasında İzmir ili tarla bitkileri ekiliş alanı ve verimlerindeki gelişmeler ana ürünler itibariyle değerlendirilmiş ve 2003-2005 yılları için varsayımlar hesaplanmıştır. Bu bağlamda planlanan strateji dönemine ait önerileri üç başlıkta toplamak mümkündür. Sahipleri teknik gelişmelerin tümüne uyum sağlayacak mesleki donanım ve yetenekte olamadıkları için ucuz ve kaliteli girdi sağlama güçlükleriyle karşılaşmaktadırlar. Bu ürünler ayrı ayrı ele alındığında. Düşük kapasitenin nedenleri arasında talep yetersizliğinin ilk sırayı alması. makine ve teçhizat sanayinde hem teknolojik açıdan (‰ 6) hem de toplam faktör verimliliği açısından (% 2. sahip oldukları olumlu yönleri daha da geliştirip. KOBİ’ler İzmir’in kalkınmasında da en önemli rolü üstlenecek esnek yapılı işletmelerdir. finansman ihtiyaçlarına zamanında ve uygun koşullarda cevap verecek düzenlemelerin yapılması ve Ar-Ge çalışmalarının etkinleştirilmesidir.2’sini ve toplam katma değerin % 38’ini karşılamaktadır. güçlüklerinin giderilmesi yönünde tedbirlerin alınması ve gerekli teşviklerin yapılması gereklidir.5) gelişme göstermiştir. kağıt ve kağıt ürünleri ve metal ana sanayinde teknolojik atılımları gerçekleştirmesi gerekmektedir. 49 . TOSYÖV gibi kendilerine dönük yardım kuruluşlarından yararlanmaktadır. KOSGEB. örgütlenme ve araştırma-geliştirme kaynaklıdır. Ele alınan sektörler itibariyle. Yine KOBİ’ler esnek üretim yapısına sahiptir ve yeniliğe ve rekabete açıktırlar. İGEME.

2002’de en düşük değerini almış ve bu dönemde ekiliş alanında % 41.555 2.689 2.398 61. 1995’te en düşük değerini almıştır.393 2.688 59.268 6.840 2.340 2.280 2.758 6.939 53.718 ARPA Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 17. en yüksek ekilişin 1994.673 2.758 15. Ekiliş alanı 1986 yılı baz alındığında 2002’de % 14.52 Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı ve Verimleri BUĞDAY Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 57.4 artış öngörülmektedir.925 3. 2005 yılında arpa ekiliş alanında % 9. Bu sonuçlara göre üretim miktarında.1 artacağı öngörülmektedir.4 bir azalma gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.499 5.5 artış görülmektedir.307 5.8 azalma göstermiştir. Pamuk 1988 yılında en yüksek.879 67.380 60.386 5.439 58.3 bir azalma gerçekleşmiştir.069 8.991 2.165 61.878 13.839 11.113 56.210 2.410 12.Yıllara göre buğday ekiliş alanı incelendiğinde. Tahmin sonuçlarına göre 2005’te mısır ekiliş alanının % 26.465 2.630 3. verimin % 5.694 14.9 ve üretim miktarının ise 2005’te % 33.035 52. veriminde % 2.906 5.078 55.7’lik bir azalma gerçekleşmiştir.258 2.3. verimde ise % 3’lük bir artış ve üretim miktarında ise 2005’te % 5. Baz yıla göre ekiliş alanında 2002’de % 40.028 56.923 2.596 3.6’lık bir azalma olmuştur.445 3.595 70.550 63.111 2. 2005’te yaklaşık % 6’lık bir azalma olacağı öngörülmektedir.922 12.784 57.341 3.728 6.625 4.424 5.653 15.540 4.938 59.783 58.649 2.417 2.945 2. 2005 yılında ekiliş alanının % 31. Mısır ekiliş alanı yine 1986 yılında en yüksek düzeyde iken.798 68.254 3. en düşük ise 1988 yılında gerçekleştiği görülmektedir. Tahmin sonuçları incelendiğinde.886 3. Üretim miktarına göre 2005’te % 28.875 12.441 63.287 47. veriminde ise % 3. Aynı dönemde birim alana pamuk verimi % 28.985 2.808 6.148 2.826 2.790 3.705 6.278 53.030 2.256 14.952 2.2 azalma göstereceği belirlenmektedir.530 2.085 5. 2005’te ise yaklaşık olarak aynı düzeyde kalacağını söylemek mümkündür.687 2.2 artmıştır.4.747 13.561 2.782 MISIR (tane) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 5.2 azalma.913 2.575 2.9 azalacağı. 2000 yılında en düşük ekiliş alanına sahiptir.677 2.785 PAMUK (kütlü) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 61. Arpa ekiliş alanı 1986 yılında en yüksek iken.095 11. Sonuç olarak buğday üretim miktarının 2002 yılına göre 2004’te % 2 artacağını.957 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 50 .339 3.595 67.307 5. Tahminleme sonuçlarına göre 2005’te ekiliş alanında % 2. Tütün ekiliş alanında baz yıla göre 2002 yılında % 60.992 3.647 2.164 3. Tablo 6.843 66.376 5.741 2.764 2.720 4.960 4.

4 ve % 8.648 2.118 9.348 48.525 2.447 3.115 2.1 azalmıştır. buna bağlı olarak üretim miktarının 2004’te % 4.6 ve % 10. 2005’te ekiliş alanında % 4.222 65.110 5. verimi ise 2001’de en yüksek düzeye ulaşmıştır.949 3.149 3.131 53.905 10.639 64.130 3.8’lik bir azalma öngörülmektedir.463 60. baz yıla göre son yılda yeşil ot ekiliş alanı % 22.755 2.1 azalma olacaktır.048 3.726 2.768 10.186 49. kuru ot % 27.3.451 3. verimlerinin % 1.494 3.215 55.983 61.499 10.6 ve % 7.308 61.631 2.127 3.085 6.920 6.8 ve % 53.740 63. Yonca yeşil ve kuru ot değerlendirildiğinde. Fiğ yeşil ve kuru olarak incelendiğinde.509 3. 2005 yılında yeşil ve kuru ot ekiliş alanlarının %16.739 2.1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 48.224 Bakla ekiliş alanı ve verimi baz yıla göre sırasıyla % 54. Bu azalmanın ekiliş alanındaki azalmadan kaynaklandığı söylenebilir. Tahminleme sonuçları değerlendirildiğine.135 3. 2005’te % 7. Patates ekiliş alanı 2002’de.792 9.9 artacağı tahmin edilmektedir.689 11.179 3.570 3. Önümüzdeki yıllarda hem ekiliş alanının hem de verimin artmaya devam edeceği. 51 .8 artarken.519 6.113 10.899 51.551 2.724 3.6 ve 13.167 5.465 2.292 3.6 artmıştır. ekiliş alanları sırasıyla % 23.725 5.9.845 61.811 5.817 2. verimde ise % 3.8.494 3.7 artacağı öngörülmektedir.6 artarken.5 artış sağlanacağı öngörülmektedir. kuru ot üretimi aynı kalacaktır.455 3. İleriye yönelik tahmin sonuçlarına göre 2005 yılında yeşil ve kuru ot ekiliş alanlarında sırasıyla % 20.520 3.503 59.583 3.197 50.389 4.7 azalmıştır. 2005’te yeşil ot üretimi % 3.915 3.708 2.330 51.572 2.887 5. üretim miktarında 2005’te % 11.427 10.

358 525 13.544 1.798 2.829 11.088 14.938 1.091 2.461 2.079 39.640 39.027 3.852 1.581 1.959 25.293 1.056 2.408 9.900 1.246 1.346 9.800 1.787 411 41.934 1.212 1.490 3.496 3.400 9.490 3.980 13.096 17.409 12.400 3.404 2.669 2.395 20.318 15.783 40.336 3.005 25.389 33.005 748 778 789 893 871 648 871 867 749 746 755 770 755 747 763 779 731 768 768 768 1.591 45.437 2.589 27.152 679 38.076 2.526 30.843 2.651 13.840 2.103 14.653 29.460 31.921 30.214 11.985 46.971 19.874 3.443 13.540 2.127 51.533 22.700 667 14.124 24.220 1.127 1.297 24.600 990 12.839 10.591 458 40.475 8.314 2.049 46.067 1.333 2.245 32.282 12.239 13.353 11.205 1.527 13.353 10.225 26.Tablo 6.867 2.634 2.065 45.265 1.860 18.292 13.400 863 3.067 14.077 18.160 15.233 2.857 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 52 .602 35.503 38.577 12.951 Fiğ (Kuru Ot) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 2.608 25.200 3.117 1.954 12.783 1.800 2.030 898 718 463 556 580 530 587 554 534 515 2.183 3.612 9.058 3.859 37.135 1.232 14.714 13.931 14.594 10.407 1.033 40.083 11.53 Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı ve Verimleri (devam) TÜTÜN Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Ekiliş Alanı (ha) Verim (kg/ha) Ekiliş Alanı (ha) BAKLA Verim (kg/ha) PATATES Ekiliş Alanı (ha) Verim (kg/ha) 33.736 9.908 14.472 2.176 2.283 11.954 12.060 14.607 28.490 2.577 24.072 1.757 1.818 3.100 927 13.320 1.089 30.997 2.191 11.511 2.170 26.015 1.711 2.488 35.051 16.509 2.527 2.200 803 15.166 19.657 2.121 11.670 24.300 1.835 24.54 Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı ve Verimleri (devam) YONCA (Yeşil Ot) YONCA (Kuru Ot) Ekiliş Ekiliş Verim Verim Alanı Alanı (kg/ha) (kg/ha) (ha) (ha) 1.439 28.556 3.880 Fiğ (Yeşil Ot) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 730 14.930 1.457 13.100 1.890 2.330 2.068 14.811 10.182 39.964 Tablo 6.543 2.615 8.648 2.715 818 3.

732 20.905 4.624 43.834 3.384 15.724 4.579 3.352 7.598 3.819 424 13.195 1.043 5. İleriye dönük tahminleme sonuçları değerlendirildiğinde.250 3.286 4.675 28.566 1. 2005 yılında ekiliş alanı (% 5. 1986 yılı baz alındığında 2002’de karpuz ekiliş alanında % 4.794 10. Aynı dönemde verimde de artış (% 7.904 26.2) göstermiştir.091 11.103 23.233 1. 1986-2002 döneminde patlıcan ekiliş alanı (% 18.324 14.8).301 1.912 25.273 22.262 23.660 1.205 11. Enginar ekiliş alanı baz yıla göre % 93.7) artış sağlanmıştır.179 7. 2005 yılında ekiliş alanının azalmaya devam edeceği (% 7.279 1.8) sağlanmıştır.656 1.8) ve veriminde (% 22.950 29.008 7.033 43.310 1.1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Sebze 1.122 486 13.978 12.715 3.030 1.477 1.980 1.645 28. Taze fasulye ekiliş alanı da baz yıla göre önemli ölçüde artış (% 167.729 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 53 .164 23.534 470 11.147 5.077 25.451 20.720 3.169 14.823 1.234 23.845 36.832 31.594 26.790 İzmir ili sebze ekiliş alanlarında.4).797 25.6 artmıştır.254 464 11.1) ve verimdeki (% 2.617 27.753 3.851 3.351 1. verimde ise % 4.031 1. verimim ise değişmeyeceği tahmin edilmektedir.400 1.289 7.2 artış olacağı öngörülmektedir.670 25.922 1.442 3.766 42.904 3.507 25.638 14.946 3.723 1.657 4.924 1.966 1.495 1.841 462 11.679 454 13.585 1.161 16.616 29.8) edilmektedir.363 11. Tablo 6.341 1.135 4.137 740 895 905 808 711 15.4) artışların devam edeceği tahmin edilmektedir.366 524 13.991 12.818 PATLICAN ENGİNAR Ekiliş Ekiliş Verim Verim Alanı Alanı (kg/ha) (kg/ha) (ha) (ha) 1. 2005 yılında ekiliş alanındaki artışın devam edeceği (% 22. Son yıl baz alındığında 2005 yılında ekiliş alanında (% 6. verimde ise % 63.283 3.236 3.516 960 7.142 423 11.792 4. 2005 yılında ekiliş alanında % 1.759 3.6) ve verimde (% 10.665 4.044 24.396 3.420 1.280 8.393 1.645 980 7.907 1.3 azalma.248 3.8’lik bir azalmaya karşılık. verimi ise % 16. birim alana verim % 45.145 42.107 1.083 22.051 DOMATES FASULYE (Taze) Ekiliş Ekiliş Verim Verim Alanı Alanı (kg/ha) (kg/ha) (ha) (ha) 3.165 1.444 1.610 27.861 31.124 23.162 1.203 34.151 15.764 15.8 artmıştır.919 37.9) artışların devam edeceği tahmin edilmektedir.691 24.024 1.261 11.489 46.843 15. verimin ise artacağı tahmin (% 7.5’lik bir artış olmuştur.615 30.951 15.266 7.915 14.225 22. Domates ekiliş alanında baz yıla göre yaklaşık % 223.225 50.639 24.55 Sebze Ekiliş Alanı ve Verimleri KARPUZ Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 10.263 42.372 1.470 1.497 1. verimliliği yüksek olan beş adet ürün incelenmiştir.328 14.331 1.

442 1.220 8.468 1.098 10. Bu bağlamda.288 36.436 25.071 14. ağaç başına verim ise % 4.094 12.449 1. fakat verim % 7.386 9. armut (% 37.094 11.985 9.050 35.613 31.300 1.086 27.328 1.954 12. Kayısı da ise ağaç sayısı yaklaşık % 1 artmakta. Erikte aynı şekilde ağaç sayısı % 5.535 1.650 46.389 11.916 3.675 1.513 1.493 55.682 2.190 14.433 9.3 azalacağını belirlemektedir. verim ise % 3.583 25.565 2.672 11.968 49.867 5.7 artış öngörülmektedir. armutta sırasıyla % 13.1 oranında düşmektedir.139 16.117 8.240 1. verim ise yaklaşık % 21 artacaktır.446 44. 1986 yılı baz alındığında ve ildeki meyve veren ağaç sayıları incelendiğinde.170 27.524 8. Şeftali üretiminin 2004 ve 2005 yıllarında sırasıyla % 34 ve % 31’lik bir azalma göstereceği tahmin edilmektedir.937 7. kestane veriminde % 30 azalma olmuştur. İldeki kiraz ağacı sayısı 2002 yılında en yüksek değerine ulaşmıştır.837 26.889 2.754 26.2 ve % 64.405 28.5).470 33.756 8.4).288 36.455 1.148 2.1 oranında düşmekte.7 daha az olmaktadır.290 1986-2002 yılları arasındaki ürünler itibariyle İzmir meyve ağaç sayısı ve verimlerindeki gelişmeleri konu alındığında aşağıdaki değerlere erişmekteyiz.7).991 8.398 49.115 42.927 12.969 38.200 28. Aynı yıllarda kestane veriminde azalmaya karşılık ağaç sayısındaki artışla birlikte üretimin 2004’te % 6.392 1.3) ve kayısı (% 20) oranında azalma göstermiştir.897 36.2).949 14.638 28.880 51.773 15.8 azalmakta. Aynı dönemde ağaç başına verimler değerlendirildiğinde.299 9.149 7.934 10.3. 1986 yılı baz alındığında 2002 yılında kiraz ağaç sayısı % 303.104 39.119 7.534 1.817 10.2. armut (% 9. verim ise % 8.687 53.084 13.186 12. Elmada ağaç sayısı % 6.023 28.694 49. İldeki zeytin ağaçları 1986 yılına göre çok az sayıda azalmış ve ürünün bol olduğu baz yıla göre yine ürünün bol olduğu 2002 yılında ağaç başına verim % 125 artmıştır.694 6.520 34.936 37.659 28.589 28.344 14. erik (% 13.9 azalış ve % 4.786 534 606 647 843 899 937 892 898 907 922 937 953 12. üretim miktarı % 8.951 13.9) azalmıştır.476 1. 2005 yılında üretim miktarının % 9.838 10. sonuçta üretim miktarı % 6.799 9.8 artış şeklinde olmakla birlikte üretim miktarı % 6.803 8.173 1.364 46.4 azalmaktadır.421 1.535 8. elma (% 45.497 1.3 artmıştır.655 7.5 artmıştır.111 43.520 8.9 artış gerçekleşirken.642 48. İleriye dönük tahmin sonuçları değerlendirmek için 2005 yılında ağaç sayısı ve ağaç başına verimler.3 azalmakta.193 16.118 2.867 11. Ayvada bu değerler sırasıyla % 10. 2005’te % 5. 2005 yılı tahminlerine göre ağaç sayısı yaklaşık % 18.387 1. elma (% 38.411 36.723 10. bunun sonucunda üretim miktarı % 14.1).6 azalış ve % 5 artış olacağı.6.889 8. erik (% 3) ve kayısı üretimi (% 16.453 1.340 39.4).4 artacağı öngörülmektedir. ayva (% 8.692 8.7 azalacaktır. Yine aynı dönemde şeftali ve kestane ağaçları sayısı sırasıyla % 55.064 15. Ağaç başına şeftali veriminde % 12. ayva (% 51.540 10. Buna bağlı olarak 2005 yılında ise % 6. Aynı dönemde mandalina ağaç sayısı yaklaşık % 17 artış göstermiş ve verimde yine % 5’lik bir artış 54 .1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Meyve 13.089 14.

083 25 153.56 Meyve Ağaç Sayısı ve Verimleri ARMUT Meyve Verim Veren (kg/ Ağaç ağaç) Sayısı 447.365 29 236.237 292.669 26 104.100 36 281.873 28 243.520 20 444.999 27 219.053 1.6 azalmasına neden olacaktır.412 12.600 18 285.900 175.154.615 30 155.341.100 22 438.051 38 284.600 40 44 45 50 45 1986 1987 1988 1989 1990 55 .415.140 31 256.136 292.010 37 274.480 Verim (kg/ ağaç) 31 30 31 31 31 ZEYTİN Meyve Veren Ağaç Sayısı 12.820 827.765 24 148.550 30 125.330 27 131.010 20 274.800 22 130.813 27 152.750 22 132.875 28 226.742 21 422.440 23 142. Tahminler incelendiğinde zeytin ağaçlarında % 1’lik bir azalmayla birlikte verimdeki düşüşler 2004 ve 2005 yıllarında üretimin % 48.129.800 22 128.150 22 127.010 20 280.144.260 19 395.440 30 257.020 23 233.360 23 99.976 21 AYVA Meyve Verim Veren (kg/ Ağaç ağaç) Sayısı 152.405 29 251.145 21 71.000 22 121.550 23 153.390 Verim (kg/ ağaç) 23 19 26 25 24 ŞEFTALİ Meyve Veren Ağaç Sayısı 743.57 Meyve Ağaç Sayısı ve Verimleri (devam) KİRAZ Yıllar Meyve Veren Ağaç Sayısı 279.460 25 105.402.812 26 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Tablo 6.525 34 260.066 20 258.850 24 252.990 34 260.013 23 151.261 22 ERİK KAYISI Meyve Meyve Verim Verim Veren Veren (kg/ (kg/ Ağaç Ağaç ağaç) ağaç) Sayısı Sayısı 233.8 artış öngörülmektedir.975 12.255 29 155.630 761.360 24 72.060 18 394.150 22 131.470 31 259.150 20 386.381 38 283.620 1.237 27 258.502.975 73.620 28 223.980 27 129. Mandalinada hem ağaç sayısı hem de verim artışını takiben 2004 yılında üretim % 16.2.yaşanmıştır.021 20 241.477 31 246.460 20 388.145 12.066 12.365 33 253.500 302.410 22 73.450 27 127.350 27 129.140 Verim (kg/ ağaç) 60 49 46 72 68 Meyve Verim Verim Veren (kg/ (kg/ Ağaç ağaç) ağaç) Sayısı 12 6 14 4 15 160.630 26 104. Tablo 6.405 26 215.340 19 280.049 22 ELMA Meyve Verim Veren (kg/ Ağaç ağaç) Sayısı 276.157.800 39 278.150 26 102.700 36 251.170 30 257.198 24 127.580 795.465 21 419.200 26 101.700 37 286.803 1.680 22 131.735 845. 2005’te ise % 17.020 26 234.490 22 126.390 31 262.270 18 390.400 168.627 22 126.100 172.915 33 153.695 31 154.150 21 422.830 19 309.399 22 68.609 38 281.450 22 154.250 290.124.150 26 123.620 25 145.450.306 24 73.100 160.943 1.306 23 74.700 23 236.100 26 131.710 23 99.251 25 105.420 22 133.665 29 151.890 35 234.724 22 66.870 19 294.566 KESTANE MANDALİNA Meyve Veren Ağaç Sayısı 1.

840 129. İncirde ise ağaç sayısında ve verimde artışlar olacağı ve bunun sonucunda üretimin 2005’te % 23 artması öngörülmektedir.708 21.880 1.219.692 21.255.510 12.140 338.131.150 216.1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 308.440 1.258.090.979.350 1.340.655 21.364 1.271.240.700 12.129 1.850 261.270.108 22.059.274.723 8. verimde de % 16. Tablo 6.450 157.150 1.538 279.127 11.321.300 1.248.100.400 44 35 39 34 39 37 30 36 37 38 37 30 26 22.529 1.450 1.315 1.100 259.504.818 68 67 67 67 65 60 65 69 60 64 74 63 71 71 71 1986 yılına göre nar ağacı sayısı % 37. Tahmin edilen dönemde de verimdeki çok az miktarda artışa karşılık üzüm üretilen alanlarda artışlar devam etmekte ve buna bağlı olarak üretim miktarında 2005’te % 7.892 156.830 1.707 155.700 824.118.280 1.097 21.120 8.930 565.400 12.750 1.103 22.475 263.700 1.590 1.318.863 44 38 40 36 38 34 31 34 35 33 33 28 28 28 27 1.550 1.5 azalma olacağı tahmin edilmektedir.300 12.800 1.381.400.807 155.430 1.737 8.328.328 1.410 12.704 9.274.261.515 1.280 936.6’lık bir azalma gerçekleşmiştir.285 1.780 746.290 347.269 1.797 28 28 28 28 28 35 34 28 29 29 28 24 24 21 19 835.890 411.050 268.564.600 1.089 22.450 12.235 137.281.350 225.890 743.380 95.574 8.136 1.630 761.326.231.885 8.450 12.4.273.900 1.271.121 22. ağaç başına verim ise % 13 azalmıştır.650 269.500 248.468.500 859.253.580 795.281.153.58 Meyve Ağaç Sayısı ve Verimleri (devam) NAR Yıllar Meyve Veren Verim Ağaç Sayısı İNCİR (Yaş) Meyve Veren Ağaç Sayısı Verim (kg/ağaç) ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM Üretim Alanı (ha) Verim (kg/ha) (kg/ağaç) 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 154.424 9.579 8.305.303.380 1.194.150 1.555 9.600 257.336 1.790 399.300 806. Aynı dönemde incir ağacı sayısında çok az bir azalma olurken verimde de % 56.500 134.300 1.653 18.375 271.275 1.025 1.400 218.650 12.400 230.361.068.495 1.002 6 12 6 18 4 23 3 25 2 21 3 27 13 14 14 185.380 11.294.246 1.227.820 34 36 38 39 39 41 36 38 37 38 38 35 35 35 35 12.164.993 12.979 1.710 12.350 134.450 439.480 137.582 8.274.127.075.032 132. İldeki çekirdeksiz kuru üzüm alanlarında baz yıla göre % 23.647 9.900 976.328.180 23 22 26 24 21 21 22 22 22 22 22 22 23 1.222.273.910 1.470 8.8’lik bir azalma olacağı hesaplanmıştır.8 azalma göstermiştir.580 796.1.906.260.256 154.700 287.149.184. Üretim miktarında 2005’te % 3.005 1.160.030 1.815 10.189.273.498 12.533 1.937 56 .850 12.698 21.344.690 21.158 22.

307 Hayvan Varlığı ve Hayvansal Ürünler Üretimi 1985-2002 döneminde İzmir’deki hayvan sayıları ve hayvansal ürünlerdeki gelişmeler ilerleyen yıllarda belirli artışlar yerine azalmalar göstermesi dikkat çekicidir. 2005’te % 2.435 96.377 17.673 1. 2005’te ise % 24. İldeki hayvansal ürünlerin üretimi incelendiğinde ise et üretiminin 2002 yılında % 15.255 7.399 10.5. İldeki yumurta üretimi 1985’e göre % 55. 57 . Konuya bu açıdan bakıldığında ilde bulunan sığır sayısındaki değişimin 2002 yılında yaklaşık olarak aynı düzeyde kaldığı görülmektedir.6 azalacaktır. Koyun sayısı ise son yılda % 18.2 ve 2005’te % 19.280.248.6 azalacağı tahmin edilmektedir.281.919 34 31 27 19 25 24 23 18.7. 2002 yılına göre 2004’te % 1.322 7. Keçi sayısı 1988 yılında en yüksek düzeyde iken.599 9.620 1.625 93. Tavuk sayısında da yine azalmalar olmuştur.7 azalacağı tahmin edilmektedir. 2005 yılında ise % 6.4 artacağı öngörülmektedir.5. 2005 yılında ise % 4.248 8. İldeki koyun sayısının sürekli azalması ve 2002 yılında en düşük düzeye inmesi baz alındığında sayının 2004 yılında % 4.1.264.337 7. Elde edilen tahmin sonuçları değerlendirildiğinde.7.8’dir.2 oranında azalmıştır.957 17. 2004 yılında keçi sayısı % 2.776 91.3 artış olacağı tahmin edilmektedir. 2005’te ise % 2. İleriye dönük tahminler değerlendirildiğinde.990 1.535 96.2 azaldığı görülmektedir.200 1.266.178 7.9 azalmıştır.6 artış olacağı tahmin edilmektedir.1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 96. Ancak 2002 yılı baz alındığında 2004’te yaklaşık % 2.480 1. Süt üretimi 2002 yılında en yüksek düzeye ulaşmıştır.426 1. bu yıldan itibaren yine sürekli bir azalma gerçekleşmiş ve 2002 yılında keçi sayısı en düşük düzeye inmiştir ve bu azalma % 20.606 18. Baz yıla göre yaklaşık % 90’lık bir artış sağlanmıştır.031 16. 2005’te de yaklaşık % 3 artış olacağı tahmin edilmektedir. sığır sayısının 2004’te % 1.270.100 15. Bu azalma 1985 yılına göre son yılda % 23. Üretimin en düşük olduğu 2002 yılına göre 2004’te yumurta üretiminin % 16. Üretiminde ise 2004’te % 22.602 16.268.799 23 24 22 20 21 21 21 1.4 oranındadır.288 88.275 96.

523.044 166.802 1.601 6.062 198.507 Tablo 6.285 515.935 232.491 234.000 6.540 SÜT (ton) 313.000 4.160 6.128 921.041 512.963 480.408 719.028 1.370 230.581 337.098.441 775.282 568.970 5.607 240.503 6.255 572.520 529.533 257.340 325.497.244 576.563 259.970 5.767 488.819 180.151 208.695 189.298 555.733.609 209.993 5.251 261.100 26.354 27.329 193.557 214.382 188.683 294.683.534 230.922 482.192 6.900 5.002 494.088.688.330 6.816.509 729.226 507.570 242.706.500.297 42.176.731 220.890 170.305.504 33.318 444.044.777.602.047 KOYUN (baş) 560.335 495.555 198.344 207.471 162.176.744 221.012 423.450 4.840 6.035 454.090 512.193 42.472 224.987 38.235.808 231.930 348.083 483.589 194.492 33.503 647.661 4.393.054 5.807 1.974.154 4.318 469.034.300 183.161 468.165 434.605 862.59 İzmir İlinde Yıllara Göre Hayvan Sayıları Yıllar 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 SIĞIR (baş) 228.441.60 İzmir İlinde Yıllara Göre Hayvansal Ürünler Üretimi Yıllar 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 ET (ton) 35.962 337.495 178.008 33.750 4.491.838 232.781 360.341 630.717 258.893 44.784 206.230 4.783 170.748 789.125.014 44.588 859.583 333.580 539.377 182.163 479.617 32.002 364.761 478.644.934 219.512 220.709 41.120 568.468 36.802 4.741 252.118 839.151 351.762 774.889 208.299 45.570 228.899 TAVUK (adet) 6.000 58 .Tablo 6.197.350 YUMURTA 1.859 KEÇİ (baş) 214.050 5.532 218.

701 600. Tablo 6.654 449.954 367.643 532.61 Alt Yörelere Göre Tarımsal Ürünlerin Olması Gereken Öncelik Sırası Ürün B Buğday Yonca Mısır Zeytin Pamuk Tütün Patates Domates Karpuz Enginar Biber Turunçgil Fıstık çamı Kesme çiçek Çekirdeksiz Üzüm Üzüm İncir Süt Et Tavuk eti Yumurta Bal 1 2 4 3 2 1 2 1 2 3 3 4 1 C-D 3 3 2 4 3 4 3 2 1 4 2 1 1 1 3 Alt Yöreler E1-E2 2 1 1 1 1 3 1 1 1 1 3 1 1 1 2 3 2 F1-F2 4 4 3 2 4 2 4 1 1 1 2 3 4 4 2 2 4 59 .449 595.064 29.761 37.913 İzmir İli Tarımsal Potansiyeli ve Gelişme Olanakları İzmir’in genel tarımsal durumu ve geleceğe dönük gelişme durumu incelendikten sonra.221 36.391 28.047 611. tarımsal ürünlere hangi strateji alt yörelerinde daha öncelikli olarak yer verilmesi gerekliliği aşağıdaki tabloda açıklanmaktadır.995 408.640 562.509 504.287 487.2000 2001 2002 2003 2004 2005 36.220 737.365 35.874 606.

üzüm ve incir gibi ihraç ürünleri üretimi • Tıbbi bitki üretimi • Tarım arazileri amaç dışı kullanılıyor.4 milyondur. Mevcut Durum Gelişme Potansiyeli İzmir nüfusunun % 18’i Azalması kırsal alanda beklenmektedir. tarafından yaklaşık 80000 ha hal sulamasıdır. I-IV. Toplam arazinin % 31’i I-IV. sınıf arazilerde tarım yapılırken.Md. VI-VII.k. yapılacak tarımsal yatırımlarda yol gösterici olacağı dikkate alınırsa. sulamaya açılacaktır.[1] ürünün ilgili alt yörede en fazla öneme sahip olduğunu. • İlin konumu. • Tarımsal Kalkınma Kooperatifi • Sulama Kooperatifi • Su Ürünleri Koop. Bu amaçla aşağıdaki tablo bir sentez yapmaktadır. meyve ve sebze ihracatını olanaklarını artıracaktır. • Ekolojik ürün üretimi ve ihracı artacak • Tıbbi bitki üretim veya ihracatı artacak Buradan görüldüğü üzere. mevcut durum ve potansiyelin değerlendirilmesi oldukça faydalı ipuçları sunacaktır. nüfus beklendiği gibi tarımdan sanayiye kayacaktır. [2] ikinci derecede önemli olduğunu göstermektedir. hangi strateji alt yörelerinde ne tür tarımsal yatırımların yapılabileceği de açıkça görülebilir. Sınıf arazilerde zeytin ve Sınıf arazilerde çayırfıstık çamı yetiştirilebilir mera ve orman arazisi bulunmaktadır. Geleceğe dönük strateji ve yatırım kararları belirlenirken. Tarımsal ürünlere hem daha yüksek katma değer kazandırma hem de yeni istihdam 60 . Tablo 6.62 Strateji ve Yatırım Kararları Açısından Mevcut Durum ve Potansiyellerin Değerlendirilmesi Açıklama Nüfus İzmir nüfusu yaklaşık 3. yaşamaktadır. Yukarıdaki tablonun. Maki formundaki VI-VII. AB uyum yasalarıyla birlikte. • Sanayi ve turizm kaynaklı kirlenme tarım alanlarını tehdit ediyor. Yüksek arazi rantı nedeniyle turizm ve sanayiye kayıyor. Tarım arazisi Sulama Toplam su varlığı 2654 hm3/yıl Örgütlenme Üretim • Tariş • Tarım Kredi Koop. Bu tabloda İzmir Büyükşehir Bütünü tarımsal potansiyelinin düşüklüğünden ötürü ihmal edilmiştir. Bunun % 81’i Gn. Çiftçilerin % 70’i örgütlüdür. Tarım arazisinin % 48’i DSİ ve Köy Hizmetleri sulanıyor. örgütlenme oranı artacaktır. liman ve AB gümrük birliği. • Ürün çeşitliliği • Katma değeri yüksek meyve ve sebze üretimi • Ekolojik ürün üretimi • Çek. Sınıftır.

Bunu takiben verimlilik ve gelirin artırılması düşünülmektedir. • Sulu tarımın halen örgütlü olarak yapılıyor olması. • Halihazır örgütlenmeyi geliştirecek kooperatif altyapısı ve deneyimi mevcut. • 2. • Tahtalı koruma havzası gibi uygun alanlar var. • Halen hayvan sağlığıyla ilgili yürütülen çalışmalar ve deneyimler var.alanlarının yaratılması sağlanacaktır. • Çiftçinin eğitim düzeyi yüksek ve bilinçli. • Pazarlama kanalında yer alanlar bilinçli. Ürün yetiştirme olanakları yüksek. • Eğitim düzeyi yüksek. Diğer taraftan çiftçilerin örgütlenmeye eğilimli olduğu ancak AB uyum yasaları gibi zorlayıcı faktörlerin örgütlenme etkinliğini artıracağı belirlenmektedir. Tablo 6. yeni yatırım ve projelerin başarısını artıracaktır. • Çiftçi. • Hayvancılık kısıtlı bir alanda yoğunlaştığından kontrolü kolay. Ayrıca yüksek rant nedeniyle tarım alanlarının amaç dışı kullanımının artabileceği ve bu nedenle gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Stratejiler ve Potansiyeller Amaç Strateji Potansiyel • Pazar şansı yüksek ürünler yetiştiriliyor. Bu iki amaç esas alınarak aşağıdaki tablo verilmektedir. • Liman ve gümrük birliği ürünlerin ihraç şansını artırıyor. • İç ve dış pazar şansı var. sulamanın kendi refah düzeyine yaptığı katkının bilincinde olması nedeniyle bilinçli ve istekli. • Daha az girdi kullanıp verimi sabit tutarak yada aynı verimi daha az girdi kullanarak etkinliği artırıp gelir düzeyi artırılabilir. Son olarak da göreli bir şekilde yüksek gelir sağlayan zengin ürün deseninin alternatif ürünlerle ve yetiştirme teknikleriyle geliştirilmesi gerektiği söylenebilir. Ekolojik Tarım Sürdürülebilir Tarım Hayvan Sağlığı Kontrolü Sulama Sistemlerinin İyileştirilmesi Katma Değeri Yüksek Ürünlerin Üretilmesi Verimlilik ve Gelirin Artırılması Pazarlama Sisteminin İyileştirilmesi Örgütlenmenin Etkinleştirilmesi 61 . Bunları desteklemek için sulama yatırımları için devlet desteğine ihtiyaç olduğu belirlenmektedir. İzmir İli Tarımsal Amaç ve Stratejileri İzmir’de yetiştirilen ürünler gerek yurt içi gerekse yurt dışı pazarlama potansiyeline sahiptir ve ilin pazarlama sisteminde ve çiftçi örgütlenmesinde sorunlar olmakla birlikte diğer illerden daha iyi durumdadır. • Çiftçi pazar enformasyonunu sağlamak üzere üniversite yayım merkezleri ve Tarım Bakanlığı yayım kuruluşları mevcut. Bu bağlamda İzmir için belirlenen amaçları arasında başta sürdürülebilir tarımın gerçekleştirilmesi gelmelidir.63 Tarımsal Amaç. • Halen sözleşmeli olarak ekolojik ürün üreten başarılı örnekleri var.

36.933 tesisin 130’u İzmir’dedir. bu da yaklaşık 435. • Hayvancılığa çok uygun alanlar var. • Antalya’dan sonra en önemli ikinci merkez durumundadır. Diğer deyimiyle Türkiye’deki 1.64 Turizm Belgeli İşletmeler Turizm Belgesi Türü Tesis Yatak Tesis Turizm İşletme Belgeli Tesis Turizm Yatırım Belgeli Tesis Turizm İşletme Belgeli Yatak Turizm Yatırım Belgeli Yatak Restoran Kafeterya Bar Müstakil Eğlence Yeri Sayısı 130 51 22. Böylece ısıtma maliyetleri en az düzeyde olacaktır. • Eğitim düzeyi yüksek. • Halen turizm potansiyeli var. • Çiftçiler bilinçli. • Kurulacak çiçek OSBnin ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanılması esas kabul edilmektedir. Bunlara ek toplam 278 seyahat acentesi bulunmaktadır.1’i. Bu tesislerdeki toplam yatak sayısı ise 34. Bu potansiyel içinde İzmir’de yabancıların ortalama kalış süresi 3. 6.715'tir.7’si İzmir’dedir.298 turizm işletme belgeli yatağın da % 7.000 civarındadır. Bu amaçla jeotermal potansiyeli yeterli düzeyde olan dikili ve Bergama ilçeleri değerlendirmeye alınabilir.2. • Toplam ihracat değeri 2000 yılında yaklaşık 9 milyon $’dır.8 milyon yabancı konaklamanın yalnızca % 5’i İzmir’de yapılmaktadır ki.Kırsal Turizm Hayvancılığın Geliştirilmesi Ve Yaygınlaştırılması Organize Çiçek İhtisas Sanayi Bölgesinin Faaliyete Geçmesi • Doğal dokusu zengin ve çekici. Türkiye’deki Turizm İşletme Belgeli Tesis Sayısı’nın % 6. • Bölgede et ve süt işleme tesisleri var.5 milyonu İzmir’de gerçekleşmektedir.4 milyon gecelemenin yaklaşık 1. Tablo 6. Bunun yanında İzmir’de 130 turizm işletme belgeli ve 51 turizm yatırım belgeli tesis mevcuttur.461 yatırım belgeli tesisin de % 3.3 gündür ve Türkiye’de 8.6’sı İzmir’dedir. Bu bölümdeki ilgili tablolar Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklıdır. Türkiye’deki 313. 62 . • Türkiye’deki kesme çiçek üretiminin yaklaşık %50’si İzmir’de üretilmektedir. 22.254 77 5 3 17 Yeme-İçme Tesisi İzmir’in Türkiye turizmindeki yeri ele alındığında potansiyel kaynaklarının tam değerlendirilmediği görülmektedir. Yabancı Gecelemede ise İzmir İlinin aldığı pay % 4 olup.4 Turizm İzmir turizmin gerektirdiği tüm doğal ve kültürel özelliklere sahiptir. • Tarihi eserler açısından zengin.461 12.

uluslararası toplantılara ev sahipliği ve turizm kompleksi gibi turistik faaliyetlerden pay almamaktadır. Yabancıların ortalama kalış süresi 4 gün iken yerlilerin ise 2 gündür.3 gün iken yerliler ortalama 1. tatil merkezi. Son iki yılda İzmir’de ortalama 1.1 milyon kişi konaklamıştır. 10 milyon civarında da yabancı turist gecelemektedir.1 kat daha fazla olmuştur. sportif amaçlı faaliyetler. İzmir’de tesisler ortalama % 40 doluluk oranı ile çalışmaktadırlar. Yabancıların gecelemesi yerlilere nazaran 1. Yabancıların İzmir’de kalış süreleri ortalama 3. Bunların % 39’u yabancı iken % 61’ini yerli turistler oluşturmaktadır.9 gün kalmaktadır. İzmir’in turizm faaliyetlerine ait bilgiler ilişikteki tablolarda verilmiştir. yerliler için bu oran % 12’ler civarındadır.Bölgede 4 milyon yerli turist. Yabancılarda doluluk oranı % 22’lerde seyrederken yerlilerde bu oran % 15’lerde seyretmektedir. Ege Bölgesi termal özellikleri. Bu da Ege Bölgesinin eksik müteşebbislik yönünü göstermektedir. 63 . Otellerde doluluk oranları yabancılar için % 35’ler civarında gerçekleşirken.

65 Ege Bölgesinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2001) Gençlik Kampı Golf Tesisi Eğitim Uygulama Turizm Kompleksi Tatil Merkezi Genel Toplam 64 2 165 761 2 059 803 4 225 564 9 679 131 4 039 989 13 719 120 .9 34.9 16.9 3.2 13 821 7 776 23 670 31 446 3.75 22.9 17 869 47 762 19 042 66 804 5.1 3.28 27.43 18.8 5.9 2 1.1 3.9 44.83 54.38 23.33 10.7 2.41 966 126 2 857 757 3.83 13.66 20.03 40.9 16.88 23.33 13.2 6 208 6 265 7 661 13 926 3.04 32.55 41.9 2.2 2.5 5 Yıldız 476 953 4 Yıldız 596 606 3 Yıldız 522 451 2 Yıldız 152 303 1 Yıldız 9 721 Özel Belgelı 2 450 Yüzer - 2 045 Termal Apart 8 628 Toplam 3 044 24 645 126 602 1 038 1 729 5 751 3 006 8 757 498 031 2 452 801 415 065 2 867 866 39 075 97 217 47 135 144 352 11 098 15 420 6 667 22 087 1 771 157 1 904 474 3 675 631 7 107 942 3 568 116 10 676 058 Motel 8 054 Pansiyon 14 430 Tatil Köyü - 371 429 Oberj Kamping - 691 Kaplıca Tablo 6.45 50.5 2.9 2 3.7 6.3 57 270 38 821 90 664 129 485 4 1.3 6.27 9.7 5.2 1.9 1.89 31.05 16.6 2 2.21 9.3 2.3 3 538 121 4.8 2.53 16.64 28.54 13.1 2.58 11.2 31.8 1.52 27.6 28.15 63.9 6.05 33.91 14.8 3.1 1.56 37.77 43.13 10.6 8.2 2 2.3 5.Ege Bölgesi (2001) Geceleme Sayısı Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Ortalama Kalış Süresi Konaklayan Kişi Sayısı Yerli Toplam Doluluk Oranı Tesis Cins ve Sınıfı Yabancı Otel 401 386 491 979 1 088 585 1 891 631 573 487 1 095 938 2 513 364 1 024 757 365 298 47 549 11 371 4 163 9 241 4 1.3 4.37 19.03 30.08 517 601 901 887 614 907 1 516 794 5.81 44.7 2.5 2.68 878 339 1 700 436 821 289 2 521 725 3.92 9.63 12.

03 14.1 3.9 2.1 2.4 3.2 2.92 34.7 3.05 867 426 2 178 666 822 363 3 001 029 4.2 66 202 66 544 77 333 143 877 5.9 2.5 2.47 21.5 32.4 2.29 7.93 29.3 3 3.5 3.31 44.3 2.2 17.9 4.61 47.4 25.55 18.7 2.31 2.85 8.03 13.2 1.56 1 271 284 2 803 087 889 062 3 692 149 3.89 612 075 1 131 092 635 031 1 766 123 4.97 43.35 50.66 Ege Bölgesinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2002) Gençlik Kampı Golf Tesisi Eğitim Uygulama - 276 Turizm Kompleksi Tatil Merkezi Genel Toplam 2 671 100 1 780 746 4 451 846 11 073 649 3 691 122 14 764 771 65 .9 2.81 13.38 12.1 58 107 40 988 99 095 6 7 116 2 329 9 445 2.32 7.8 8 2.67 11.3 35.62 12.3 4.26 55.1 4 2 33 300 131 868 25 372 157 240 5.79 49.44 31.18 14 358 8 865 22 311 31 176 3.11 47.69 54.3 1.7 2 3.08 18.88 4.4 4.45 5 Yıldız 498 102 4 Yıldız 818 778 3 Yıldız 466 155 2 Yıldız 272 162 1 Yıldız 12 701 Özel Belgeli - 2 690 Yüzer Termal Apart 22 243 Toplam 864 17 866 155 522 1 656 321 - 2 092 831 1 604 517 Motel 2 880 Pansiyon 9 720 Tatil Köyü - 564 817 Oberj Kamping - 576 Kaplıca Tablo 6.46 47.9 25.Ege Bölgesi (2002) Geceleme Sayısı Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Ortalama Kalış Süresi Konaklayan Kişi Sayısı Yerli Toplam Doluluk Oranı Tesis Cins Ve Sınıfı Yabancı Otel 334 601 452 506 401 271 339 913 53 501 11 668 11 057 3 697 348 8 316 602 3 182 587 11 499 189 3 744 27 586 720 339 2 686 530 2 232 597 714 711 4 580 5 463 10 043 1 425 459 044 3 145 574 4.2 1.07 832 703 1 996 480 711 115 2 707 595 4 2.4 2 2.5 2.03 29.85 2.3 41.3 34.94 39.99 12.08 19.6 4.05 13.6 4.9 41.08 36.

53 19.76 5 Yıldız 151 845 126 171 4 Yıldız 135 964 124 296 3 Yıldız 93 343 17 933 6 344 2 540 1 318 64 892 248 903 2 Yıldız 41 991 1 Yıldız 4 623 Özel Belgelı 938 Yüzer 902 Apart 272 Tablo 6.87 40.62 40.8 2.4 2 2.8 28.8 1.9 2.59 33.12 17.3 1 585 4 991 6 576 1.6 7 295 24 455 31 750 1.03 17.18 10.05 36.9 1.1 8 3.17 13 36.83 24.3 1.4 1.16 29.61 5.6 1.4 141 650 177 104 318 754 3.5 1.7 1.94 40.4 1.4 265 995 200 978 466 973 2 1.53 14.06 1.4 1.3 11.97 32.48 19.İzmir (2001) Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Konaklayan Kişi Sayısı Geceleme Sayısı Ortalama Kalış Süresi Doluluk Oranı Tesis Cins Ve Sınıfı Yabancı Otel 278 016 260 260 313 795 135 334 22 556 7 282 3 442 1 590 518 1 949 2 467 1.7 28 567 319 543 3.8 23.1 4.93 15.9 3 1.71 15.6 2.55 18.27 19.35 5.8 2.42 2.67 İzmir İlinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2001) Toplam 2 321 12 798 41 091 66 621 203 663 13 797 3 080 25 487 115 880 9 157 11 738 5 573 401 427 620 848 1 022 275 1 211 251 1 136 123 2 347 374 17 311 Motel 6 836 Pansiyon 999 Tatil Köyü 25 530 Genel Toplam 434 792 677 058 1 111 850 1 429 732 1 283 063 2 712 795 66 .43 34.85 21.87 31.5 1.47 533 908 237 998 771 906 3.4 258 084 478 349 736 433 4 1.24 17.31 24.8 2 1.95 25.72 21.9 2.73 10.4 1.66 7.9 2.32 12.37 17.9 2 216 10 299 12 515 2.9 2.6 1.75 24.

7 2.49 21.16 23.8 6.35 8.84 34.67 40.4 1.8 2.8 2.8 3 268 815 4 083 11.26 5 Yıldız 149 676 130 200 4 Yıldız 155 242 106 059 3 Yıldız 80 264 197 535 2 Yıldız 26 170 90 109 1 Yıldız 2 518 8 229 Özel Belgeli 149 804 5 979 Yüzer 292 Apart 422 414 966 538 260 Tablo 6.22 12.21 15.7 1.51 457 258 195 232 652 490 2.43 32.61 41.7 2.2 15.1 2.3 15.5 35.9 1.3 3 2.1 19.35 2.4 1.9 3 29.52 16.4 7.1 2.19 4.4 8.8 1.8 962 673 2 381 863 3.95 19.4 278 375 340 173 618 548 3.41 19.5 1.91 5.9 14.6 9.6 3.31 25.9 1.2 1.03 50.5 2.04 41.68 43.86 16.2 11.36 21.76 22.18 54.2 5.7 4 165 11 156 15 321 1.64 87 294 163 872 251 166 3.3 1.84 2.15 587 359 241 922 829 281 3.9 6.8 2.4 2.İzmir (2002) Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Konaklayan Kişi Sayısı Geceleme Sayısı Ortalama Kalış Süresi Doluluk Oranı Tesis Cins ve Sınıfı Yabancı Yerli Otel 279 876 261 301 277 799 116 279 10 747 6 783 441 953 226 1 419 190 2 214 5 098 61 315 597 714 711 303 571 71 652 375 223 1 425 3 632 10 553 14 185 3 450 1 124 4 574 1.1 2.21 4.19 18.24 35.19 42.81 26.6 1.5 10.5 1 471 9 503 10 974 1.3 2.16 2.68 İzmir İlinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2002) Toplam 1 792 Motel 571 4 527 Pansiyon 321 37 299 24 016 Tatil Köyü 276 Genel Toplam 454 904 567 546 1 022 450 1 730 557 1 046 713 2 777 270 67 .

24 31.1 1.87 38.35 25.57 200 476 253 517 453 993 3.83 2 422 8 721 11 143 3.8 3.7 4.1 2.57 7.28 16.22 2.90 13.2 2.34 17.74 Geceleme Sayısı Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Ortalama Kalış Süresi Doluluk Oranı (%) İzmir Yabancı Yerli Bornova 2 707 31 015 Buca Karşıyaka 734 4 798 Konak 124 472 386 859 Aliağa 195 4 193 Bayındır Bergama 7 927 3 472 Beydağ Çeşme 56 822 103 132 Dikili 1 720 12 259 Foça 11 348 11 929 Karaburun Kemalpaşa Kınık Kiraz Tablo 6.8 1.31 23.0 3.41 19.25 28.2 1.39 34.7 5 485 1 225 579 4 178 9 959 1 456 600 14 137 2 682 179 1.85 36.61 27.9 2.7 1.08 26.0 3.6 2.2 3.3 229 344 72 908 302 252 3.8 2.8 1.19 25.32 30.81 11.26 6.02 38.5 98 661 27 283 125 944 8.1 3.3 5.0 1.15 12.99 20.73 6.6 2.67 12.62 32.94 44.7 2.72 9.6 1.64 35.9 10.0 3.32 623 12 416 13 039 3.99 0.69 İzmir’in İlçeler Bazın Turizm Değerleri (2000) Menderes 58 941 37 863 Menemen Ödemiş Seferihisar 18 266 37 735 Selçuk 80 736 73 032 Tire 154 1 970 Torbalı 374 2 523 Urla 822 2 310 Çankaya Gaziemir 3 116 2 369 68 Toplam 368 334 715 459 1 083 793 .56 14.99 4 394 53 848 58 242 1.5 4.12 34.89 283 436 712 785 996 221 2.76 2.0 7.9 3.97 21.7 2.5 2.2 6.06 40.0 4.8 11.6 3.4 7 068 31 490 38 558 4.04 30.3 1.07 18.86 14.51 9 020 4 141 13 161 1.3 1.89 14.9 1.3 1.71 46.4 2.2 3.5 2.18 30.1 2.0 2.Konaklayan Kişi Sayısı Toplam 33 722 5 532 511 331 4 388 11 399 159 954 13 979 23 277 96 804 56 001 153 768 2 124 2 897 3 132 3 838 6 907 546 10 666 195 5 366 306 634 153 242 459 876 5 561 11 212 10 745 74 744 93 351 168 095 4.75 22.1 3.5 2.3 3.

2002 yılında Türkiye’ye gelen yabancı sayısı 13. İzmir İlinin en büyük problemi arz ettiği hizmetlerin talep edilen turizm hizmeti olmadığı noktasıdır. Ortalama olarak bir yabancının Türkiye’ye bıraktığı döviz miktarı ise 680 dolardır. Bu değerde Türkiye turizm gelirlerinin yaklaşık olarak % 3. Dünyanın en ünlü antik şehirlerinden birini barındıran Bergama’da bile konaklayan kişi sayısı 2000 yılı itibariyle 10 bin kişini altındadır. Ancak İzmir. Bununla ilgili olarak üç senaryoya göre 2004-2013 yılı hedef artışlara göre planlanan yabancı turist sayısı ilgili tabloda verilmiştir. yapılan hesaplamalarda yurt dışında ikamet eden vatandaşlarımızın Türkiye’de yaptıkları harcamalar dahil edilmemişlerdir. Bu kişilerin Türkiye’ye bıraktıkları toplam döviz miktarı 9 milyon dolardır1. İzmir ilinde kalanların bıraktıkları döviz miktarı ise 295. ikinci 1 Anavatanda kendilerine yabancı muamelesi yapıldığından yakınmaları nedeniyle. Bu artış değerlerinde turizm yatırımlarının büyüklükleri dikkate alınmıştır. 69 .İlçeler bazında baktığımızda turizm potansiyeli denize kıyısı olan ilçelerde toplanmıştır.70 Hedef Artışlara Göre Beklenen Turist Sayıları Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Yıllar Hedef Artış Hedef Sayı Hedef Artış Hedef Sayı Hedef Artış Hedef Sayı (1000) (1000) (1000) (%) (%) (%) 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 5 5 5 5 6 6 7 7 8 8 500 525 551 579 608 644 683 731 782 844 912 6 6 7 7 8 8 9 9 10 10 500 530 562 601 643 695 750 818 891 980 1079 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 500 525 557 595 643 701 771 856 959 1083 1235 Birinci senaryoda mevcut durum ve planlanan yatırımları dikkate alarak ilk dört yıl sabit daha sonra ikişer yıllık ve her dönemde 1 puan artacak şekilde aşamalı artış.7 milyon dolardır. Burada en büyük eksiğimiz antik devirlerden gelen ören yerlerinin kazı alanlarını turizm’in hizmetine verilemeyişidir. Tablo 6.3 milyon kişidir.3’üne karşılık gelmektedir. 2004’ten başlayarak ağırladığı turist sayısını yatırımları ile orantılı olarak arttırmayı hedeflemelidir. Yukarıdaki sorunu nicelendirmek üzere konuyu değerlendirdiğimizde İzmir 2002 yılında 451 bin yabancı turisti % 25 doluluk oranı ile ağırladığı görülmektedir.

71 Mevcut Değerlere Göre Hedeflenen Turist Sayısı Yatak Sayısı 2002 Değerleri İdeal Değerler Senaryo 34. sektörün mali sistemdeki ağırlığını belirlemede etkili olmaktadır.1 milyon daha fazla turisttir. 70 .64 75. 6. Ancak.00 40. bankacılık sektörü.562. Eğer bu yatak değerini dikkate alırsak o zaman ağırlayabileceğimiz turist sayısının 2 milyonun üzerinde olacağı görülebilir.715 34. Bu şekilde mevcut değerler ile ideal değerlere göre beklenebilecek turist sayısı aşağıdaki tabloda hesaplanmıştır. Ancak gerçekleşen sayı ise bundan 3.160 309 1. Burada 2002 yılı için ideal sayı formülünü tersine uyguladığımızda 78.senaryoda ise ikişerli sabit dönemler ve 1 puan artacak şekilde aşamalı artış ve üçüncü senaryoda ise aritmetik dizi şeklinde artış oranına göre hedef sayı belirlenmiştir.062 567 Senaryo’da doluluk oranı % 40’a çıktığında ve ortalama 10 gün kalışla İzmir’e gelebilecek turist sayısı 833 bine çıkacaktır. Son kolonda elde edilen ve edilebilecek ortalama gelir miktarları verilmiştir.5 Mali Müesseseler Mali sektör.904 1.715 34.162 yatak değerine ulaşırız ki bu da göz ardı edilebilir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sermaye piyasasının gelişme sürecinde olması. Daha sonra ise mevcut yatak kapasitesinin doluluk oranına göre tahmin yapılmaktadır: Yaz Turizminde ideal değerler 6 aylık sezonda % 75 doluluk oranıyla turistin 10 gün gecelemesini sağlamaktır. diğer mali kurumların ve araçlarının yeterince yaygınlaşmamış olması dolayısıyla bankacılık sektörü ağırlıktadır. Hedef artışlar ile beklenen turist sayısı yukarıdaki tarzda şekillendirilmiştir. Hiç bir yatırım yapmadan yalnızca mevcut kapasitenin kullanılması ve ortalama kalış süresinin arttırılmasıyla kazanılacak 1. sermaye piyasası ve diğer mali kurumlar şeklinde üç ana başlıktan oluşmasına rağmen.8 10 10 Turist Sayısı Gelir Milyon ($) 454.2.715 Doluluk Oranı (%) 25. Nitekim. İzmir ekonomisinin canlılığını oluşturan bireylerin. Bu da mali sistemde bankacılığı ön plana çıkarmaktadır.175 833. Yeterli bilgiye sahip olmayan ve (eski) alışkanlıklarını sürdüren işletme ve tasarruf sahipleri de. Bu değerler ise 380 bin daha fazla turistin İzmir’e gelmesi anlamına gelmektedir.00 Ortalama 3. Burada yalnızca kapasitenin ideal değer ve değerlere yaklaştıkça. İdeal değerlere göre İzmir’e gelmesi gereken turist sayısı 1. pek çok firma. Tablo 6. hisse senedi veya tahvil ihraç ederek finansman sağlamak yerine banka kredisi kullanmakta. gelir etkisinin miktarları açıkça görülmektedir.4 kat daha azdır. tasarruf sahipleri ise alternatif yatırım araçları yerine banka mevduatını tercih etmektedir.6 milyon kişidir. Bankacılık Sektörü Şüphesiz İzmir’de bankacılık sektörü. Türk bankacılık sektörünün paralelinde bir gelişme göstermektedir.

mevduat ve kredi yapıları ile rasyoları Türk bankacılık sektörünün genelinden ayrışma gösterebilir. Tabloda verilen mevduat rakamlarındaki gelişmelerin enflasyondan kısmen arındırılmasını sağlamak ve yıllar itibariyle reel gelişmeleri izleyebilmek için YP (yabancı para) cinsindeki mevduatın yanı sıra gerek TL.884 80.104 2.firmaların ve bunları fonlayan banka şubelerinin faaliyetleri doğrultusunda. İzmir’de faaliyette bulunan banka şubelerinin verimlilikleri.496 10. 71 .508 6.607 4.264 5. 1994’te Türkiye’deki toplam mevduatın % 6’sına sahip olan İzmir istikrarlı bir şekilde bu payı 2001 yılına kadar korumuştur. Ancak.628 6.894 3.449 milyon dolara ulaşmıştır.571 3.361 101.431 57. 1994 yılında 2.633 86. Ticaret bankalarının bütün bankacılık işlemlerinde kullandıkları kaynakların çok büyük bir bölümü mevduattan geldiğinden. İzmir Bankacılığında Mevduatın Yapısı Bütün ticaret bankalarının borç almak ve borç vermek şeklinde belli başlı iki fonksiyonu vardır. İzmir’deki toplam mevduat hacmindeki yıllar itibariyle gelişmeler aşağıdaki tabloda verilmiştir. mevduat hacminin büyüklüğü kadar yapısı ve türleri de önemlidir.273 77.578 8.795 44. gerekse toplam mevduat hacmi ABD doları cinsinden verilmiştir.104 milyon dolar olan toplam mevduat hacmi 2001 yılı itibariyle % 100’den fazla artarak 4. borç vermek de kredi şeklinde ortaya çıkar.097 89. Borç almak çoğu zaman mevduat şeklinde. mevduat hacmi büyük önem arz eder.835 % Pay 6 7 6 6 6 6 6 6 6 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Aynı şekilde.084 8.191 milyon dolar hacmine sahip Ege Bölgesi mevduatının % 50’sinin İzmir’de olduğu.518 4.449 5.166 5.72 İzmir’de Toplam Mevduat Hacminin Gelişimi (Milyon Dolar) Yıllar 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 İzmir 2. bu rakamın 2001 yılı itibariyle artarak % 54’e ulaştığı görülmektedir. İzmir’deki mevduatların Ege Bölgesi ve Türkiye’deki mevduat hacmi içerisindeki payına bakıldığında ise.720 % Pay 50 53 54 53 53 54 56 54 57 Türkiye 32. Tablo 6.053 9. 1990 yılı itibariyle 4. Bu nedenle İzmir’deki bankacılık sektörü Ege Bölgesi ve Türkiye’deki bankacılık sektörü ile karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir .191 5.165 61.216 8.002 Ege Bölgesi 4.

Toplam mevduat hacmi TL ve YP’den oluşmaktadır. İzmir’deki toplam mevduat hacminin.2 ile Türkiye ortalamasının (% 24. Ayrıca. Kredilerin Dağılımı ve Yapısı Bankalar para alıp satan kurumlar olmakla beraber doğal olarak birincil işlevleri çeşitli şekillerde toplamış oldukları fonları kredi olarak kullandırmaktır.263 milyon dolara gelmiştir. tasarruf mevduatlarının payının % 39. Ege Bölgesindeki mevduat hacminin İzmir’de yoğunlaştığı ve bu yoğunlaşmanın yıllar itibariyle arttığı. 2002 yılı itibariyle mevduat türlerine göre dağılımı2 incelendiğinde.2) ise Türkiye ortalamasının (% 55.5) oldukça üzerinde olduğu. Tablo 6. geriye dönüş riski yüksek olan kredi taleplerini karşılamakta çekinceli davranırlar.919 milyon dolara yükselmiş ancak 2001 yılında krizin etkisiyle 1994 yılındaki hacminin de gerisinde 1. İzmir’de bir anlamda para ikamesinin Türkiye ortalamasından düşük olduğu görülmektedir. doğal olarak. Bu durum. YP cinsindeki mevduatın Ege Bölgesi ve Türkiye ile karşılaştırmalı olarak İzmir’deki gelişimi1 incelendiğinde. bankaların kredi vermesi her zaman riskli bir fon kullanım biçimidir. 1994 yılında 932 milyon dolar olan mevduat hacminin 2001 yılında 2. Türkiye’deki YP cinsinden mevduat içerisindeki % 6 olan payının değişmediği görülmektedir. döviz tevdiat hesaplarının payının (% 48. Yüksek getiri elde edecek olsalar bile. İzmir’deki mevduat sahiplerinin.446 milyon dolar olan toplam banka kredileri 1998 yılında 2. Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin yanı sıra uluslararası para piyasalarındaki gelişmelere de duyarlı olduğu anlamına gelmektedir.5) altında olduğu. Ancak. Gerek TL ve YP cinsinden mevduat. 1997 ve 2001 yıllarında uluslararası para piyasalarında ve Türkiye’de yaşanan krizler özellikle İzmir’deki TL mevduat hacmi üzerinde olumsuz etkilere yol açmış ve bu mevduat hacminin azalmasına neden olmuştur. gelişmekte olan ülkeler genel olarak istikrarsız bir ekonomiye sahip oldukları için. 1994-2001 yılları arasında İzmir’deki banka kredilerinin Ege Bölgesinden aldığı pay ise % 7’den % 5’e düşmüştür. Bu nedenle bankalar büyük montanlı kredi vermek istemezler. ancak Türkiye’deki mevduat hacmi içerisinde İzmir’in aldığı payın istikrarlı bir gelişme göstererek değişmediği görülmektedir. İzmir’de toplam banka kredilerinin gelişimi incelendiğinde 1994 yılında 1.169 milyon dolara ulaştığı. gerekse bu ikisinin toplamından oluşan toplam mevduat hacmindeki gelişmeler dikkate alındığında. Dolayısıyla devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) bankacılar için bir çekim unsuru olmaktadır. 2001 yılında % 54’e yükseldiği.73 İzmir'de Toplam Banka Kredilerinin Gelişimi (Milyon Dolar) Yıllar 1 2 İzmir Ege Bölgesi % Pay Türkiye % Pay Türkiye Bankalar Birliği Türkiye Bankalar Birliği 72 . Diğer taraftan. Ege Bölgesindeki YP cinsinden mevduat içerisindeki payının 1994 yılında % 47 iken.

263 1.8’inin tarım sektörüne verildiği. İhtisas kredilerinin sektörel dağılımı ele alındığında.550 4.377 3.687 1. Tablo 6.071 35.931 25. Aynı şekilde İzmir’deki ihtisas kredilerinin. geri kalan kısmın gayrimenkul.1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2.962 2. ekonomik istikrarsızlıkların İzmir’deki kredi hacmi üzerinde daha fazla etkili olduğu anlamına gelmektedir.687 3. Ege Bölgesi ve özellikle Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında.037 45. Türkiye’deki ihtisas kredilerinden İzmir’in aldığı pay ise 1994 yılında % 11 iken. 1994 yılında 527 milyon dolar iken 1995 yılında 800 milyon dolara ulaştığı.636 32. % 22’si ihtisas kredilerinden oluşmaktadır.919 2.398 4. İzmir’de ihtisas kredilerinin istikrarsız bir gelişme gösterdiği.301 3.400 2. Toplam banka kredileri.74 İhtisas Kredilerinin Sektörel Dağılımı (% Pay) Yıllar İhtisas Kredileri Tarım Gayrimenkul Mesleki Denizcilik Turizm Diğer İhtisas Dışı Krediler Toplam* 1 İzmir’deki ihtisas ve ihtisas dışı kredilerin gelişimi.097 8 7 6 6 5 5 5 4 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Bu durum İzmir’de banka kredilerindeki oynaklığın Ege Bölgesi ve Türkiye genelinden daha yüksek olduğu. 1996 yılında % 36’ya düşmüş. ihtisas ve ihtisas dışı1 olarak ayrıldığında. İhtisas dışı kredilerin gelişimi ise nispeten daha istikrarlıdır. 2001 yılında % 9’a düşmüştür. mesleki ve diğer alanlara dağıldığı görülmektedir.606 2. Toplam krediler içerisinde % 22’lik payı olan ihtisas kredilerinin 2001 yılında % 19’unun 2002 yılında ise % 15.273 2. 2001 yılında da % 67’ye yükselmiştir. İzmir’deki ihtisas kredilerinin dağılımının Türkiye genelinden büyük farklılık gösterdiği aşağıdaki tablodan anlaşılmaktadır.906 43. Türkiye Bankalar Birliği 73 . 1994 yılında % 76 olan Ege Bölgesi ihtisas dışı kredileri içerisinde İzmir’in payı 2001 yılında % 64’e düşmüştür. 2001 yılında ise 279 milyon dolara düştüğü görülmektedir.019 69 63 59 62 62 58 64 68 29.442 milyon dolara yükselmiş.797 4.019 40. İzmir’de toplam kredilerin 2001 ve 2002 yılı itibariyle yaklaşık % 78’i ihtisas dışı.206 50. Ege Bölgesi ihtisas kredileri içerisinde İzmir’in payı 1994 yılında % 61 iken. 1994 yılında 919 milyon dolar olan İzmir’deki ihtisas dışı kredilerin hacmi.620 1. İzmir’de toplam krediler içerisinde ihtisas kredilerinin payı yüksek olup özellikle tarım sektöründe yoğunlaşmaktadır. Ege Bölgesi ve Türkiye genelindeki ihtisas kredileri içerisindeki payları da istikrarsızlık göstermiştir. 2001 yılında ise 984 milyon dolara düşmüştür.186 2. 1998 yılında 2.

8 1.0 0.3 100.0 0.4 81.İzmir 2001 Ege Böl.2 15.0 0.6 89. Bankalar Yabancı Bankalar Türkiye´de Kurulmuş Yabancı Bankalar Türkiye´de Şube Açan Yabancı Bankalar Mevduat Kabul Etmeyen Bankalar Kamusal Sermayeli Bankalar Özel Sermayeli Bankalar Toplam Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Şube Sayısı 468 136 295 18 19 14 5 3 1 2 471 Bankaların şube sayılarının 1991-2002 yılları itibariyle gelişimi1 incelendiğinde.6 0. Tablo 6.2 0.4 0.0 100.6 3.3 15.2 0. Türkiye İzmir 2002 Ege Böl.9 2. Türkiye ekonomisinin yaşadığı krizin ardından 2001 yılında 523’e ve 2002 yılında 471’e gerilemiştir.8 12. 2002 yılı itibariyle aşağıdaki tablodan da görüldüğü üzere İzmir’de toplam 32 bankanın 471 şubesi faaliyette bulunmaktadır.3 0.8 5.0 100.5 0.0 0. Türkiye’deki banka şubesi sayısına oranı ise 1991-2001 döneminde hiç değişmeden % 8 olarak kalmıştır.0 4.2 0.9 78. İzmir’deki banka şubesi sayısının Ege Bölgesindeki banka şubesi sayısına oranı 1991-2001 yılları arasında % 40-43 aralığında kalmış.0 1. Rasyo Analizleri İzmir Bankacılığında Yoğunlaşma Oranları 1 Türkiye Bankalar Birliği 74 . mevduat kabul etmeyen 3 kalkınma ve yatırım bankasının birer şubesi olmak üzere. Mevd. 2000 yılında 613’e yükselmiş.2 77.1 0.1 0. Toplam 19.0 100.6 0.0 *Toplam Krediler = Kısa Vadeli Krediler + Orta ve Uzun Vadeli Krediler Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği İzmir’de Banka ve Şube Sayısı Ticaret bankası olarak faaliyette bulunan 29 bankanın 468 şubesi.75 İzmir'de Banka Şubelerinin Dağılımları Bankalar Ticaret Bankaları Kamusal Sermayeli Bankalar Özel Sermayeli Bankalar Tas.4 7.8 1.9 87.0 2.0 0.2 2.0 100.2 3. Fonuna Devr.1 1.0 0.0 0.4 0. 1991 yılında 498 olan banka şubesi sayısı. Sig.8 78.0 100.8 1.2 1.

Ş. T.A.Ş. Yapı ve Kredi B.C.A. 75 .. toplam kredilerin % 74’üne.76 Türk Bankacılık Sektöründe Yoğunlaşma Oranları Banka İlk 10 Bankanın Toplamı Türk Bankaları Toplamı Kamu Bank. İzmir bankacılığında yoğunlaşma oranlarının yüksek olduğu görülmektedir.12.259.2 1 Türkiye Bankalar Birliği 2 Ö.Ş’dir. Tablo 6.988 32 81 17 74 34 86 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Üç büyük kamu bankası ( T. az sayıda bankanın hakim olduğu oligopolistik bir yapıya sahiptir. şube sayısının % 76’sına ve personel sayısının % 75’ine hakimdir.998 45 53 Şube Sayısı 4. s. 2001.Ş. Yoğ.271 33 75 171. bu yoğunlaşma İzmir’deki ilk beş bankanın şube. Pamukbank A.A.Ş. Buna göre 2002 yılı itibariyle İzmir’de faaliyet gösteren 32 ticaret bankasının on tanesi toplam şube sayısının % 76’sına ve toplam personel sayısının % 74’üne sahiptir.Türk bankacılık sektörü. Türkiye Halk Bankası A.) toplam aktiflerin % 32’sine. Türkiye Vakıflar Bankası T.1 Bu ilk 10 banka sırasıyla: T. aktif büyüklüğü. toplam aktif büyüklüğünün % 70’ine. Oranları Toplam Aktifler (Milyar TL) Toplam Krediler (Milyar TL) Toplam Mevduat (Milyar TL) Net Dönem Kar/Zararı (Milyar TL) 1. Ziraat Bankası. 2002 yılı itibariyle İzmir’de faaliyette bulunan ilk on banka. Türkiye’deki aktif büyüklüğüne göre ilk on bankanın İzmir’de yoğunlaşma oranları aşağıdaki tabloda verilmiştir. toplam mevduatın % 86’sına. yoğunlaşmanın yaşandığı.675. Kaldı ki. Türkiye İş Bankası A.488 56. Yoğ.106 33 76 Personel Sayısı 92. T.608 2. Garanti Bankası A. Ankara: Nobel Yayın Dağ. Faruk Çolak.Ş.467.356. mevduat hacminin % 34’üne. Nitekim 31. Finansal Piyasalar ve Para Politikası. mevduat büyüklüğü ve kredi büyüklüğü ele alındığında da kendisini göstermektedir.132-140. Ancak.Halk Bankası. Kamu bankalarının da sistem içinde büyük ağırlığı vardır.271 142.Ş.301. kredilerin % 17’sine.076 41.235 122.T. Koçbank A.092 212. Finans Bank A. Oligopol piyasanın özelliklerinin ağır bastığı bu yapılanma içerisinde.926 123. İzmir’deki bankacılık sektörü de benzer şekilde oligopol bir yapıya sahiptir. bankaların gelir-gider tablolarından ve bu konuda uygulamaya dönük yapılan çalışmalardan tam tersi bir sonuç çıkarılmaktadır.795. karların % 53’üne. şube sayısının % 33’ü ve personel sayısının % 33’üne 2002 yılı sonu itibariyle hakimdir.Vakıflar B.C.2002 tarihi itibariyle faaliyette bulunan 54 ticaret bankasının ilk onu toplam aktiflerin % 81’ine. doğal olarak ölçek ekonomilerinin geçerli olduğu düşünülebilir.Ziraat B. Akbank T.370.O.387.Ş.661 6. toplam mevduat hacminin % 84’üne ve toplam kredi büyüklüğünün ise % 53’üne sahiptir. çalışan sayısı.

mevduatların % 30’una ve kredilerin % 10’una sahiptir. Sermaye Yeterliliği Sermaye yeterliliği ve ilgili oranlar.922. sorunlu kredileri belirlemede ve yenilik yapmada daha az motivasyona sahiptirler2.1 Türkiye genelinde olduğu gibi.167. kamu bankalarının bankacılık sisteminde yoğunluk kazanmasının mali sistemin verimliliği ve etkinliği üzerinde olumsuz etkilere yol açacağı söylenebilir. 2002. Ayrıca. Gerek yabancı kaynak gerekse kullanım değerleri arasında ilişkiyi kurarak işletmenin borçlanma politikasının sınırları ve bağlı değerleri ile likit değerlerin dağılımı 1 Tuba Ayan Yakıcı-Fikret Çankaya.118 10 40 53 Sisteme egemen olan bankaların verimliliği ölçek büyüklüğü ile eş değildir. Yükselen Ekonomilerde Bankacılık Krizleri. İzmir’de olduğu gibi. Devlet mülkiyetindeki bankaların kredi kararları.259. Bankacılar dergisi. Sayı:43.490.123. zararları hükümetçe karşılandığından ve kapanmaya karşı korunduklarından.77 İzmir Bankacılığında Yoğunlaşma Oranları (2002) Aktif Büyüklüğüne Göre İlk 10 Banka İlk 10 Banka Toplamı İzmir'de Toplam Kamu Bankaları Yoğ. Çev. İzmir’de kamu bankaları şube sayısının % 29’una. Oranı İlk 5 Banka(%) Yoğ. Oranı (% ) Yoğ. Türk bankalarında şube ve firma düzeyinde pozitif ölçek ekonomileri mevcut olmadığı.ss.33-51.153.68 30 58 84 İzmir’deki Şubelerin Kredi Büyüklüğü (Milyar TL) 3. İstanbul.059 11. çoğunlukla sorunlu endüstrilere hükümet yardımı vermenin bir aracı olarak kullanıldığı için.344.İhsan Karacan. İzmir’de de kamu bankalarının yoğunlaşma oranlarını yüksek olduğuna dikkat çekmek gerekir. 1999.016 18. bankaların öz kaynakları ile gösterdiği performansı ölçer.16 24 49 70 İzmir’deki Şubelerin Mevduat Büyüklüğü (Milyar TL) 9. Türk Bankacılık Sisteminin Ölçek Ekonomileri Açısından Değerlendirilmesi. Oranı İlk 10 Banka(%) Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Şube Çalışan Sayısı Sayısı 358 471 29 53 76 7.148. borçlunun kredi değerliliği kredi kararlarında yeterli ağırlık kazanmaz. 76 . Krediler. 2 Morris Goldstein-Philip Turner. zararlarını kontrol etmede.049 9. bu bankalar rekabete karşı korunduklarından. Başka bir ifadeyle büyük bankaların hakim olduğu piyasada küçük bankalar daha verimli çalıştığı.A. Dünya Yayıncılık.532. çıktılardaki eşit oranlı artışlar ortalama maliyetleri düşürmeyip tam aksine daha yüksek ortalama maliyetlere yol açmakta ve bunun da fonlama maliyetini yükselten unsurlardan birisi olduğu ileri sürülmektedir. s.954 6.Tablo 6. Daha fazla personel ve aşırı şubeleşme de söz konusu olduğundan.513 28 50 74 İzmir’deki Şubelerin Aktif Büyüklüğü (Milyar TL) 13. özel mülkiyetteki bankalardan daha çok açık veya kapalı hükümet yönlendirmelerine tabi olabilmektedir. Kamu bankalarının hemen hepsi aslında ekonominin belirli sektörlerine kaynak tahsisi için kurulmuşlardır.

827 25. Aktifler içerisinde başlıca büyüklüklerden birisi olan kredilerin aktifler içerisindeki payı ve kredilerin toplam mevduatlar içerisindeki payı aktif kalitesi göstergeleri olarak kullanılmaktadır.683.766 56. 236. kar/aktif toplamı rasyoları sisteme uygulandığında dünyadaki bankalar içinde ilk sıraları Türk bankaları almasına karşılık finansal bağımsızlık.93.826. sermaye yeterliliği rasyosu olarak alınmış ve Türkiye ortalaması ile karşılaştırılmıştır. İzmir’deki bankacılık faaliyetleri çerçevesinde sermaye yeterliliği araştırıldığında veri tabanının yetersizliği dikkate alınarak bankaların şube başına düşen ortalama öz kaynaklarından hareket edilmiş.257. İzmir bankalarının sermaye yeterliliği rasyosu. Çolak.475.648 (Milyar TL) Sermaye Yeterliliği 80 110 40 46 1. yine bu şubeler tarafından verilen toplam kredilere oranı. Aşağıdaki tablodan da görüleceği gibi. Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. Güven unsuruna dayalı kurumlar olan bankaların konjonktür dalgalanmalarına karşı korunabilmelerinde en önemli unsuru sermaye yapıları oluşturur.gibi konular hakkında bilgi sağlar.2 Sermaye yeterliliğine finansal bağımsızlık oranı (Öz kaynaklar/Toplam Aktifler). Türkiye’de ortalama şube başına düşen öz kaynakların İzmir’deki şube sayısı ile çarpılması ile elde edilmiştir. finansal kaldıraç oranı (Öz kaynaklar/Yabancı Kaynaklar) gibi oranlar göstermektedir. Bu nedenle sermaye yeterliliği oranları bankalar açısından son derece önemlidir. Türkiye’nin 2000 ve 2001 yılında yaşadığı Kasım ve Şubat krizlerinin banka kredilerinde önemli daralmalara yol açtığı anlaşılmaktadır. gelirin sürekliliği gibi aktif kalitesi göstergeleri önem kazanmaktadır. Ankara: Gazi Kitapevi.085. Para Banka Teori Politika. Öyle ki. Tezer Öçal ve diğerleri. s. Ancak.321 2. toplam aktif ve sermaye büyüklüklerine baktığımızda Türk bankalarını ön sıralarda görmek mümkün olamamaktadır.468.370. İzmir Bankacılığında Aktif Kalitesi Öz kaynakları ile yabancı kaynaklarını çeşitli aktiflere bağlayan bankalar açısından aktiflerin çeşidinin yanı sıra aktiflerin gelir getirme gücü. 2002 yılı itibariyle İzmir’deki bankalar ortalama toplam öz kaynaklarından daha az kredi vermişlerdir.811 37.698.626 2. İzmir’de faaliyette bulunan banka şubelerinin toplam öz kaynaklarının. Tablo 6.271 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği *İzmir bankacılığının öz kaynakları. 1997.824 14.78 İzmir Bankacılığında Sermaye Yeterliliği Yıllar İzmir Türkiye 2001 2002 2001 2002 Özkaynaklar * (Milyar TL) Krediler 1. 1 2 77 . Nitekim kar/öz sermaye.1 Ne yazık ki Türk bankacılık sistemi sermaye yeterliliği açısından oldukça zayıf durumdadır.

3 65.1 69.80 İzmir ve Türkiye'de Aktif Kalitesi (Kredi/Mevduat) 1995 İzmir Ege Bölgesi Türkiye 78. İzmir bankacılığında 2001 ve 2002 yıllarında % 12 olan kredilerin toplam aktifler içerisindeki payı aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere oldukça düşüktür ve bankaların riskten kaçınmak için asli görevleri olan finansal aracılık işlemlerini askıya aldıklarını göstermektedir.0 2000 47.7 45.8 1997 74. Türkiye genelinde de kredilerin mevduat içerisindeki payı gerilemesine rağmen.5 23.5 60.332 212. 1995 yılında İzmir’de % 78. İzmir ortalamanın üzerindedir.3 38.2 1998 68.826.626 2. bu oranın çok yüksek olması banka riskinin arttığının göstergesidir. Aşağıdaki tabloda da görüldüğü üzere kredilerin mevduat içerisindeki payı ele alındığında da yıllar itibariyle bu oranın azaldığı. Türkiye genelinde şube başına düşen ortalama aktif miktarının. Türkiye genelinde de aktif kalitesinin düşük olduğu görülmektedir.370. karların ortalama toplam aktiflere oranlanması ile bulunur.488 Aktif Kalitesi (Krediler/Toplam Aktifler) 12 12 22 27 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği *İzmir’deki toplam aktifler.2 37. Izmir ve Türkiye bankacılığının aktif karlılığı aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Bu oranlar Türkiye geneli ele alındığında 2001 yılında % 22 ve 2002 yılında % 27’dir. İzmir’deki şube sayısına çarpımı ile bulunmuştur.271 Toplam Aktifler* (Milyar TL) 14.0 2001 28.6 31.490 169.4 1996 67.221. reel kesime kaynak aktarma imkanlarının yeterince kullanılmadığının bir göstergesidir. Tablo 6. 2002 yılında ise % 27.9 47.2 59. 1999-2001 yılları 78 .0 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği İzmir Bankacılığında Aktif Karlılığı Bankaların aktiflerini ne kadar verimli kullandığını gösteren aktif karlılığı.5’e düştüğü görülmektedir.464 18.5 61. aktif verimliliği net karın toplam kredilere oranlanması ile hesaplanmıştır.Kredilerin toplam aktifler içerisindeki payının yüksek olması bankaların gerçek görevlerini yaptığının bir göstergesi olmakla beraber.3 50.675.766 56. Bu çerçevede. İzmir ortalamasından daha yüksek olmakla beraber.855.811 37.085.4 1999 42. İzmir’de Mevduatların krediye dönüşme oranının Türkiye ortalamasının altında olması.8 2002 27.79 İzmir ve Türkiye'de Aktif Kalitesi Yıllar İzmir Türkiye 2001 2002 2001 2002 Krediler (Milyar TL) 1.257.9 58.4 24.0 62.5 iken 2000 yılında % 48’e.3 70. İzmir ile ilgili veriler sınırlı olduğu için.922. Tablo 6.

0 533 503. Türkiye Bankalar Birliği 79 .480 2. Teknolojik gelişmelerden yararlanamayan ve yoğun şubeleşme politikası izleyen bankalar.81 İzmir'de ve Türkiye'de Aktif Karlılığı İzmir Yıllar Toplam Net Kar Kredi (Milyar TL) (Milyar TL) 8 438.0 915 622.316.122.213.714.arasında -% 47’ye varan oranlarda aktif karlılığı negatif çıkan İzmir bankacılığında.26 255. İzmir Bankacılığında Personel Verimliliği. emekten tasarruf sağlayan organizasyon biçimlerine gitmeye ve personelin daha verimli çalışmasına yönelik önlemler almaya yöneltmektedir. gerekse mevduat miktarı Türkiye ortalamasının altındadır.00 14. Bu durum.355 -305. eğitim düzeyi ve otomasyon düzeyi bankaların verimlilikleri ve karlılıklarının etkilemektedir.9 20 634.19 Toplam Kredi (Milyar TL) 1 743 660 3 860 068 8 811 893 Aktif Karlılığı (Net Kar/Krediler) İzmir 6 8 7 7 -2 -12 -47 8 Türkiye 6 7 6 5 -1 -8 -30 4 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 759.0 Türkiye Net Kar (Milyar TL) 104.633.974 -2. Tablo 6.0 -11.0 181 806.0 -850 921. aktif karlarının Türkiye geneline göre daha oynak olduğu görülmektedir. İzmir’deki şubeleri personelin bilgi ve becerilerini artırmaya.750.709. kriz dönemlerinde ise Türkiye ortalamasına oranla daha zararlı çıktığını göstermektedir.0 257 967. s.8 1 180 744.00 52.0 1 826 626. İzmir’de bankalarda çalışan personel başına düşen gerek kredi. Personelin yoğunluğu eğitimsizliği ve enflasyon ortamının personel giderlerini düşürmeyi engellemesi bankaların maliyetlerini artırmakta ve onları gelir artırıcı işlemlere yöneltmektedir.7 136 341.0 -211 941.897. Personelin uzmanlık.490 -23 971.085.986.42 485.090.00 34.00 37.599. Mevduat ve kredilerin personel sayısına oranlanması ile personel verimliliği ölçülebilmektedir1.2 59 602.631. bankaların teknolojiden yararlanma derecesini ve toplam faiz dışı giderler arasında personel giderlerini ölçmeyi sağlar.766 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği İzmir Bankacılığında Personel Verimliliği Personel verimliliği.3 1 805 329.777.341.00 21. Tezi. emek-yoğun olarak çalışmaktadırlar.8 38 540.85. İzmir ve Türkiye genelinde bankaların personel verimliliği2 karşılaştırmalı olarak yıllar itibariyle gelişmeler incelendiğinde. 1 2 Mert Ural. Bu durum makro ekonomik göstergelerin iyi olduğu dönemlerde İzmir bankacılığının daha karlı.0 2 257 811.239.

tasarruf sahiplerine yakın olabilmek.117-118. 1999. Nobel yayın Dağıtım. İzmir’de faaliyette bulunan banka şubelerinin gerek şube başına düşen kredi gerekse mevduat dağılımında Türkiye ortalamasının altında olduğu görülmektedir. bankanın sermayesi ve/veya kredi-zarar karşılıkları banka varlıklarının oynaklığını karşılayacak kadar değilse ve ekonomi büyük güven şoklarıyla karşı karşıya ise. İzmir ve Türkiye genelinde finansal derinleşmeye ilişkin göstergeler yıllar itibariyle aşağıdaki tablolarda verilmektedir. böylesi artışların hepsi olumlu olarak yorumlanmamaktadır. Yıllar itibariyle Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de banka şubelerinin sayısı azalmış olmasına rağmen. s. a. Türk bankacılık sisteminde yer alan bankalar uzun yıllar bankalar arası rekabetin yoğun olduğu ve mevduat faizlerinin kendileri dışında belirlendiği bir ortamda. Banka pasiflerinin büyümesi ekonominin büyüklüğüne ve uluslar arası rezervlerin stoğuna göre çok hızlı ise. piyasalara ilişkin bilgi toplama sürecinde ölçek ekonomilerinden yararlanarak ve riski dağıtarak işlem maliyetlerini en aza indirebilir. Finansal derinlik (parasal büyüklüklerin GSMH’ya oranı) ekonomilerin gelişmesinin bir sonucu olmasına rağmen.İzmir Bankacılığında Şube Verimliliği Son yıllarda Türk bankacılık sisteminin içine girdiği krizin etkisiyle değişmekle beraber. finans sisteminin etkin bir şekilde çalışması gerekir. o zaman bankacılık sisteminin kırılganlığının artmasının neden olmaktadır2. Ankara. şube sayısında rasyonel davranılmaması ile birlikte yüksek maliyetler ortaya çıkmakta ve banka verimliliği olumsuz etkilenmektedir. daha fazla mevduat toplamak ve bu mevduatı yüksek faiz oranları ile plase etmek arzusuyla çok şubeli bankacılığa yönelmişlerdir. Buna göre.Faruk ÇOLAK. Tezer ÖÇAL-Ö. vade ve para cinsine göre banka pasiflerine oranla önemli ölçüde farklıysa.g. mevduat ve kredilerin vadelerini birbirine eşitleyerek. 1 2 3 İzmir Bankacılığında Şube Verimliliği. 80 . Türkiye Bankalar Birliği Morris Goldstein-Philip Turner.. Finansal aracılık faaliyetlerinden bu tür faydaların elde edilebilmesi için.272. personel verimliliğinde de olduğu gibi. ss. Çok şubeli bankacılıkta şube yeri seçiminde. finans sisteminin gerek büyüklük gerekse yapı itibariyle değişmesini ifade etmektedir. finans sistemi belirli bir derinlik kazandığı zaman. Finansal Sistem ve Bankalar. İzmir’deki banka şubelerinin finansal aracılık fonksiyonlarını etkin şekilde yapamadıklarının bir diğer göstergesidir. Finansal göstergelerden en çok kullanılanı M2/GSMH olmasına rağmen Finansal Varlık Stokları/GSMH göstergesinin de kullanıldığı görülmektedir3. İzmir ve Türkiye genelinde bankaların şube verimliliği1. Finans sisteminin hangi ölçüde genişlediğini ve finansal araçların ne kadar çeşitlendiğini gösterir.e. İzmir’de Finansal Derinleşme Finansal derinleşme. şube verimliliğinin düşük çıkması. banka varlıkları likidite.

518.095.442.129 179. Özellikle kredilerin GSMH içindeki payı 1995 yılında Türkiye ortalamasının üzerinde iken.826.145.341 257.438 6.854. bir anlamda İzmir’de bankacılık sektörü ile reel sektör arasında ekonomik gelişmeyi sağlayan bağın koptuğu şeklinde yorumlanabilir.500 2.436.626 173.664.907 720.967 125.860.978.766.089.574.332 78.382.291 48.305 1.282.085.456.570 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği ve DPT Finansal derinleşme göstergesi olarak kullandığımız mevduatların ve kredilerin GSMH’ya oranının yıllar itibariyle gelişimi.516 12.337. dönemin sonlarına doğru bu oranın Türkiye ortalamasının önemli ölçüde altına düşmesi.263.887 14.974 34.068 8.596.078 Krediler (Milyar TL) 1.329 1. İzmir’deki bankacılık faaliyetlerinin Türkiye ortalamasının daha altında bir oranda reel sektöre kaynak aktarabildiğini göstermektedir.393.798 9.967 533.503 915.355 21.406 116.766 Toplam Mevduat (Milyar TL) 2.Tablo 6.122.081 13.622 1.83 Türkiye’de Finansal Derinleşme Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Cari Fiyatlarla GSMH (Milyar TL) 7. Tablo 6.789. 81 .646.958 3.811.480 37.743.185.213.620 3.805. Bu durumda İzmir bankacılığının İzmir’de reel sektörün gelişmesi için ihtiyaç duyduğu fonları sağladığını söylemek güçtür.466 2.602 383.660 5.547 1.769 68.263 53.893 14.82 İzmir’de Finansal Derinleşme Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Cari Fiyatlarla Krediler (Milyar GSMH (Milyar TL) TL) Toplam Mevduat (Milyar TL) Finansal Derinleşme 24 24 26 26 22 20 14 Finansal Derinleşme 30 35 35 37 51 41 48 Krediler/GSMH Mevduatlar/GSMH 577.480.937 6.067 29.561 24.744 1.810 136.714.946 Finansal Derinleşme Krediler/GSMH 22 26 30 26 28 27 21 Finansal Derinleşme Mevduatlar/GSMH 34 41 43 45 62 54 65 Kaynak:Türkiye Bankalar Birliği ve DPT.056.180.660 3.545.

İzmir’de konsolide bütçe gelirlerinin tahsilat/tahakkuk oranı.00 100. Payı (%) %[2/3] %[2/1] 82 .735.Kamu Maliyesi Kamu harcamaları ve toplanan vergiler çerçevesinde İzmir’in kamu maliyesi açısından analizi.574 3. İzmir konsolide bütçe gelirlerinin konsolide bütçe giderlerine oranı incelendiğinde ise. şüphesiz bölgesel dengesizlikleri gidermeye yönelik ekonomi politikaları çerçevesinde düşünüldüğünde normal karşılanmalıdır.680 3.7 gibi düşük bir oranda gerçekleşmiştir. yine de bu durumun bir ölçüde İzmir ekonomisinin küçülmesine.254.698 39.608.Tah.212 2000 Türkiye 2001 2002 2003 * Kaynak: Maliye Bakanlığı .İç.557 2.Gid. Bu oran İzmir GSYİH’sının Türkiye GSYİH’sına oranı olan % 7’ye paraleldir.01 74.84 İzmir’de Genel Bütçe Vergi Gelirlerinin Tahakkuk ve Tahsilatı (Milyar TL) Yıllar Tahakkuk [1] 2000 İzmir 2001 2002 2003 * Tahsilat [2] 1.928 59.00 100.İç. Tablo 6.634.Ocak-Haziran dönemi verileri Konsolide bütçe gelir ve giderleri arasındaki ilişkiye baktığımızda ise aşağıdaki tabloda.483 37.54 90.990. İzmir’in diğer illere kamu eliyle kaynak aktarıp aktarmadığını ortaya koyması açısından önemlidir.540 % [2/1] 90.30 75.28 7.614.4 olarak gerçekleşmiştir. Payı (%) Giderler[3] Top.33 91. konsolide bütçe gelirlerinin ancak ortalama olarak %50’sinin İzmir’de harcandığı sonucuna ulaşılmaktadır.110.362 65. Diğer illere kaynak aktarması.273. Tablo 6.89 90.285.53 100.00 1.85 İzmir’de Konsolide Bütçe Gelir ve Giderlerinin Karşılaştırılması Yıllar Tahakkuk[1] Tahsilat[2] Top.80 Toplam Tahsilat İç Payı (%) 6. bunun Türkiye’de tahakkuk edilen verginin tahsilat oranına paralellik gösterdiği anlaşılmaktadır. Yıllar itibariyle İzmir’e tahakkuk ettirilen genel bütçe vergi gelirleri ile bunların tahsilatına ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir.667 48. 2000-2002 döneminde İzmir’e tahakkuk edilen verginin yaklaşık % 88-90’ının tahsil edildiği.700 2.63 88.781 26.09 5.792.313.957.744. Konsolide bütçe giderlerinin Türkiye toplamından aldığı pay 2000-2003 döneminde yaklaşık olarak % 1. Ancak. aynı dönem için ortalama % 6.782. Türkiye ortalamasına yakın gerçekleştiği görülmektedir.00 100.346 29.57 87.503.75 6.625 43. en azından ekonominin durağanlaşmasına yol açabileceğine de dikkat çekmek gerekir.147 4.625 2.729. İzmir’den tahsil edilen verginin Türkiye’deki toplam tahsilata oranı ise.

24 88.77 84.35 87.580 6.04 4.48 71.887.00 100.544 Transfer 152 183 319 30.028 80.00 100.71 84.203. Tablo 6.160.705.784 15.004.359. Türkiye ekonomisine paralel olarak personel harcamalarında yoğunlaşmaktadır.065 115.66 68.22 6.60 63.146 46. Sektörlerin.64 1.297 Diğer Cari 144 208 324 3.2000 İzmir 2001 2002 2003 2000 Türkiye 2001 2002 2003 1 921 243 2 856 091 4 706 880 4 435 363 37 472 580 58 265 356 85 753 311 64 085 235 1 686 262 2 419 389 3 984 919 3 016 717 33 440 143 51 542 970 76 400 450 44 689 449 5.485.83 1. 83 .722 9.033 848. tarım sektörü dışındaki.627.00 100.57 188.69 100.894 23.211.00 185. Personel harcamalarının yanı sıra transfer harcamaları da ön plana çıkmakta ancak.287 4.548.179 4.579. Türkiye ekonomisinin toplam Genel ve Katma Bütçe harcamaları içerisindeki yoğunluğa ulaşmaktan oldukça uzak görülmektedir.15 182.149.636 77.95 1.314.633 Personel 552.857 7.00 100. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Bakırçay alt yöresindeki tüm sektörlerin sağladığı işgücü miktarlarına baktığımızda Bergama İlçesinin en büyük paya sahip olduğunu görüyoruz.543.006.00 911 1 325 152 2 109 123 1 176 203 46 705 028 80 579 065 115 485 633 69 448 384 1. İzmir’de Genel ve Katma Bütçe harcamalarının önemli kısmı.200. Alt yöre genelinde her bir sektör açısından en büyük paya sahip ilçe Konak İlçesidir.09 69.00 100.69 5.370 Sanayi Dışı İşgücünün Sektörel Dağılımının Genel Değerlendirmesi Sayımı Bilgilerine Göre) [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi (2000 Nüfus İzmir Büyükşehir Bütünü alt yöresinde en büyük paya sahip sektör tarım dışı sektör iken onu takip eden sektörde hizmetler sektörüdür.978.160 Yatırım 63 85 164 1. tarım sektöründe Kınık en büyük paya sahiptir.86 İzmir’de Yıllar İtibariyle Genel ve Katma Bütçe Giderleri (Milyar TL) Yıllar 2000 İzmir 2001 2002 2000 Türkiye 2001 2002 Kaynak: Maliye Bakanlığı Toplam 910.778.02 89.97 66.73 Kaynak: Maliye Bakanlığı Genel ve Katma Bütçe giderlerinin dağılımı aşağıda gösterilmektedir.16 64.276 55.46 89.759 1.000 1.75 100. en küçük paya sahip olduğu ilçe ise Güzelbahçe’dir. Tarım dışındaki tüm sektörlerde en büyük paya Bergama sahip olurken.94 256.825 1.00 100.

servis ve son olarak da tarım izlemektedir. K. Hizmetler sektöründe ise yine Aliağa en büyük paya sahiptir. onu sırasıyla hizmetler. Servis sektörü dışındaki tüm sektörlerde en büyük payı Urla almıştır. 84 . [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi Alt yörenin tek ilçesi olan Kemalpaşa’da en büyük paya sahip olan sektör tarım dışı sektör olurken. Bayındır İlçesinde tarım en büyük paya sahiptir. En küçük paya sahip olan tarım sektöründeki işgücü sayısı en çok Menemen’de görülmektedir. Ödemiş. Seferihisar da servis sektörü almaktadır. [E1] K. Servis ve tarım sektörlerinde ise en büyük paya Selçuk İlçesi sahiptir. aynı zamanda tarım dışı ve hizmetler sektöründe de en büyük payı bünyesinde bulundurmaktadır. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Tüm sektörler toplamında en fazla işgücüne sahip olan ilçe Urla’dır. Tüm sektörler toplamında en fazla işgücü miktarı yine Çeşme’ye aittir. Urla İlçesinde en büyük payı tarım dışı sektör alırken. Tarım sektörü dışındaki tüm sektörlerde en küçük payı elinde bulunduran ilçe Beydağ iken tarım sektöründe Karaburun en küçük paya sahiptir. İlçeler bazında baktığımızda tarım sektörü dışında kalan tüm sektörlerde en büyük payı elinde tutan ilçe Konak İlçesidir. tarım sektörünün ise en küçük paya sahip olduğu görülmektedir. Tarım sektörü dışındaki tüm sektörler dahil olmak üzere bütün sektörlerin en büyük paya sahip oldukları diğer bir deyişle en fazla işgücü bulundurdukları alt yöre İzmir Büyükşehir Bütünü alt yöresidir. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Tüm sektörler toplamında en büyük işgücüne sahip olan Torbalı İlçesi. İzmir İli Toplamı İzmir ili genelindeki dağılımlara bakıldığında tarım dışı sektörün en büyük paya sahip olduğu. Menderes Kıyı Kesimi alt yöresinde en büyük işgücüne sahip olan sektör tarım dışı sektördür. Tarım sektöründe ise en büyük paya sahip ilçe Kınık İlçesidir. Tire. tüm sektörler toplamında en çok işgücüne sahip ilçe ise Menemen’dir. Belli bir sektör her ilçede en büyük paya sahip değildir. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu alt yörede en büyük paya hizmetler sektörü sahip iken bunun en çok görüldüğü yer Çeşme’dir. Beydağ ve Kiraz ilçelerinde en büyük paya sahip tarım dışı sektör iken. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Tüm sektörler toplamında en fazla işgücü bulunduran ilçe Ödemiş iken her bir sektörün en fazla işgücüne sahip olduğu yerde aynı ilçedir. Servis sektörü ilçeler arasında çok büyük bir farklılık göstermese de en çok Aliağa İlçesinde görülmektedir.[C] Gediz Strateji Alt Yöresi Bu alt yörede tarım dışı sektör en fazla paya sahip iken . [E2] K.

335 1.432 3.475 15.349 11.hayvancılık.771 1832 196 2.393 1.937 Hizmetler Servis 4.840 1.601 4. balıkçılık ve avcılık işlerinde çalışanlar *Tarım Dışı: Tarım dışı üretim faaliyetinde çalışanlar ve ulaştırma makineleri kullananlar 85 .710 14.512 2.021 Tarım Dışı 14.101 511 798 13.874 1.*Servis: Hizmet işlerinde çalışanlar *Tarım: Tarım.870 58.790 6.588 45.767 2.898 158 175 931 1.770 3.743 393 2.138 1.028 1.264 370 370 865 1.296 4.643 92.707 410.012 1.779 1.138 825 2.096 1.312 72.941 355 2.238 2.332 595 1.87 Sanayi Dışı İşgücünün Sektörel Dağılımı Alt Yöreler Yerleşimler Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe A ŞehirBütünüTop Dikili Bergama Kınık B Aliağa Foça Menemen C Kemalpaşa D Menderes Torbalı Selçuk E1 Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz E2 Çeşme Karaburun F1 Urla Seferihisar F2 Genel Toplam Hizmetler 12.223 7.435 5.594 7.731 Tarım 308 872 1684 969 756 157 523 766 456 4.869 1.782 3.436 1.109 267.453 38.834 11. Hayvancılık.027 1.783 266 242 7.720 6. müteşebbisler direktörler ve üst kademe yöneticileri.081 24.137 2.442 41.606 5.270 1.352 637 85.473 3.060 246 406 4.286 1.687 875 875 685 1.420 744 8. serbest meslek sahipleri ve bunlarla ilgili diğer meslekler.321 212.527 4.012 2.067 1.438 3.296 462 20 482 831 502 1.913 15.648 290.731 1. ormancılık.905 9.809 2.897 17.178 6.398 2.269 4. idari personel ve benzeri çalışmalar.237 *Hizmetler: İlmi ve teknik elemanlar.281 6.403 1.229 2.342 5.141 6.682 1.956 5.870 547 1.711 2.758 1.987 1.809 3.321 4.871 29.729 4.161 1.986 2.333 365.650 643 1.574 4.482 48.135 4.824 719 2.409 3.329 248 524 7.654 2.275 4.829 703 3.206 121.701 4.Tablo 6.

Bu iki ova arasında yüksekliği 250 metreye varan Kahvecibeli (Belkahve) yer alır. Stratejik planlama alanında kar yağışı özellikle kıyı kesimlerde ender görülmektedir.250 metreyi aşan Madra Dağları yer alır. Yamanlar Dağının güney eteklerinde yer alan Karşıyaka bir çöküntü alanının kenarına yerleşmiştir. Alanın kuzeyinde 1. Menderes Ovası yer alır.3 Coğrafi Çevre Özellikleri İklim İzmir'in coğrafi konumu nedeniyle il sınırları içinde hemen her tarafta benzer iklim özellikleri görülür ve genel olarak Akdeniz ikliminin Kıyı Ege alt tipi hakimdir. İzmir en fazla yağışı Aralık (uzun yıllar ortalaması 154. Topografya Körfez ve Kemalpaşa Ovasının doğu-batı doğrultusunda Sarıgöl'den Çeşme'ye kadar hakim topografik öğe olarak Bozdağ uzanmaktadır. mayıs ve ekim ayları arasında batı. Çalışma alanımızın kuzeyinde 1. onun doğusunda da Kemalpaşa Ovası bulunur. kasım ile nisan ayları arasında da güneydoğudur.250 metreyi aşan Madra Dağları yer alır.6 mm3. yazın bunaltıcı. En kurak aylar. ortalama yıllık toplam yağış miktarı 69l mm3’dür. Her mevsim görülen nem.6 derecedir. Toplam yağışın miktarı yıldan yıla değişmektedir. Sıcaklık ortalaması yüksek olan ilde. ortalama sıcaklığın en yüksek olduğu temmuz ayının ortalama değeri 27. civarında olan temmuz ve ağustos aylarıdır. hava sıcaklığının. Yunt Dağları doğudan Sultan Dağları ve Dumanlıdağlar ile birleşir. Körfezin doğusunda Bornova Ovası. İlin güney sınırı üzerinde Aydın Sıra Dağları uzanır. Yazları Akdeniz kıyı şeridiyle aynı sıcaklıkta ve kurak. Bu dağlar ile güneyindeki Yunt Dağları arasında Bakırçay ovası ve onu sulayan Bakırçay görülür. Ancak.3 mm3. kışları ılık ve Batı Akdeniz'den daha az yağışlıdır. Tanımladığımız bu topografik yapı üzerinde Bozdağ ve Yamanlar’da birer krater gölü yer almaktadır. 86 . Bozdağ'ların devamı ve anakentin batısında Kızıldağ adıyla Çatalkaya görülür. Dumanlıdağlar ile güneyindeki Yamanlar ve Manisa Dağları arasındaki vadiden Gediz Nehri akar. Bu dağların güneyinde Bakırçay Ovası ve ovanın güneyinde Yunt Dağları görülür. İzmir'in 60 yıllık yağış bilgilerine göre. Karaburun yarımadasında kuzeyden güneye doğru uzanan dağlar da hakim unsurlardır. kışın dondurucu hissedilmesine neden olur. dağlarla çevrili yörenin yüksek kesimlerinde kış aylarında kar örtüsü uzun süre kalmaktadır.) aylarında almaktadır.6. Bozdağ'ların güneyinde ise K. uzun yıllar ortalaması 2 mm3.) ve Ocak (uzun yıllar ortalaması 132. Bu çöküntü alanı İzmir Körfezidir. en düşük olduğu ocak ayının ortalama değeri ise 8. Rüzgarın en çok estiği yönler. Ayrıca Körfezin doğusunda Kemalpaşa Dağları bulunmaktadır.6 derece.

Soma ovasının kuzeyinden geçip. Bakırçay. Menderesin sol tarafında bulunan sığ bir göldür. yangın ve tarla açma nedenlerinden dolayı mevcut ormanların ortadan kalktığı ve yerini maki florasına bıraktığı görülmüştür. Menderes Nehri bulunur. Mevcutların en önemlileri arasında Gölcük. Aşırı otlatma. Belevi Gölü. çevresindeki kentler ve bazı sanayi tesisleri sebebi ile kirlilik oranı yükselmektedir. kadar doldurduğu körfezde oluşmuş ovanın kuzeyindedir. Ödemiş’in kuzeyinde Bozdağ üzerinde krater gölü olarak yer alır. Çakalboğazı Gölleri ve Karagölü sayabiliriz. Nehri. Gölcük'ün oluşmasında alüvyon birikintilerinin de rolü olmuştur. Menderesin Selçuk'tan 5-6 km. daha sonra yer şekilleri sebebiyle batı yönünde akmaya başlar. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. denizden 600 m. Yamanlar Dağı üzerinde küçük bir krater gölüdür. Kınık-Bergama ve Dikili’deki tarım alanları için stratejik öneme sahip olan Bakırçay. Belevi Gölü. Foça'nın İlin ikinci akarsuyu olan K. Yamanlar Dağından çıkar. 87 . Çakalboğazı gölleri. yüksekliğe kadar görülmektedir. Gediz beslediği tarım alanları itibari ile büyük önem arz ederken. Torbalı ile Selçuk arasında K. Bozdağlardan doğar. İzmir ili içine girer. B. Murat Dağından doğan Gediz güneyinden denize dökülür. Menemen Boğazından geçerek. Karagöl. K.Göller İzmir ili içinde büyük göllere rastlanmaz. Menderes ve Bakırçay ise sel karakterli akarsulardır. Gediz'in en önemli kolu olan Kemalpaşa Çayı. çitlembik. Bakırçay ovası olarak anılan ovadan akarak Dikili'nin güneyinden denize ulaşır. yabani zeytin. önce doğuya akar. Davullu Dağlarından doğar. Ayrıca Bafa ve Ak Göl de Selçuk’un kuzeyindeki diğer göllerdir. Menderes. Bu floraya ardıç. Gölcük Gölü. Makiler. Akarsular İzmir ili içinde Ege Bölgesinin önemli akarsularından olan derin yataklı Gediz Nehri ve K. Bitki Örtüsü Akdeniz bitkilerinin her türü planlama alanında yer almaktadır. Çevresi çam ağaçları ile kaplı olduğu için yaz aylarında rekreatif amaçlı olarak kullanılmaktadır. Küçük bir dere ile Gediz nehrine ulaşan gölün suyu tatlıdır. Manisa Dağının doğu eteklerinden bir yay çizerek Gediz'e ulaşır. Önce güneye yönlenen Bakırçay. Selçuk ilçesinin batısından denize dökülür. sakız ve katır tırnağı gibi kuraklığa dayanıklı bitkiler de girer.

Yalnız volkanik faaliyetlere rastlanılmamaktadır. Palamut meşesi de yörenin belirgin ağaçlarından biridir. Çökme sonucu Batı Anadolu Bölgesinde doğu-batı doğrultusunda kırılmalar oldu. Bu alan doğuda Belkahve belinden Gediz ovasına (graben) açılmaktadır. Sürekli sıkıştırılan bölgede kırıklar arasında kalan bazı yerler yükselerek dağları (Horst). Topografik konum itibarıyla. Ancak. bazı yerlerde alçalarak ovaları (Graben) oluşturdu. Bazı körfezlere dökülen akarsularsa zamanla körfezi doldurdular. Olaylar aynı şekilde süregelmekte. daha yukarılarda kara çam ormanları yer almaktadır. körfezin güneyinde Nif dağı ve Karlıçardak dağları arasında uzanan basık plato aracılığı ile Yeşildere vadisinin açtığı geniş olukta. 88 . Ege Bölgesinin dolayısıyla planlama alanının daha doğrusu Batı Anadolunun oluşumu henüz son bulmamıştır. Kuzeydoğuda ise Yamanlar-Manisa-Karadağ arasında uzanan bir akarsu vadisi ile Manisa ovasına açılmakta ve kuzeyinde ise Gediz Deltası ve Dumanlı Dağ eteklerinde Çandarlı Körfezine ulaşmaktadır. söğüt.506 metre ile Nifkarlığı Tepesidir. Burada Karlıçardak dağında en yüksek 930 metre. Ovalarda ve özellikle dere yatakları kenarında çınar. Körfezin doğusunda ise yine birdenbire yükselen Yamanlar dağı uzanmakta olup. Makilerin görülmeye başladığı ortalama 600 metre yükseklikten sonra kızıl çam. örneğin.076 metredir. Jeolojik Durum İzmir ilinin bulunduğu yer. doğu-batı yönünde İzmir Körfezi ve doğuya doğru takip eden Bornova ovası çöküntü sahasıdır. Ege Denizinin bulunduğu Egeid Kıtası alçalmaya ve çökmeye başladı ve üzeri Akdeniz'in suları ile kaplandı. Ege Bölgesinin ve İzmir ilinin bulunduğu alan deniz seviyesinde hafif dalgalı (Penoplen) düzlükler halinde idi. kavak. Grabenin yerleştiği körfez ve Bornova alçak düzlükleri teşkil etmektedir ve yüksek dağlarla çevrilidir. İzmir Büyükşehir Bütününün yayıldığı alan deniz seviyesinden başlayarak güneyde Kadifekale sırtlarında 186 metreye.Yöredeki dağlık bölgelerin büyük bir kısmı ormanlıktır ve il içerisinde 490. kara ağaç ve kızılcık gibi yayvan yapraklı ağaçlar bulunur. Körfezin güneyinde yine bir yüksek alana tekabül eden ve dik yamaçlarla denize inen Karlıçardak dağı ve Nif dağı yer almaktadır. Bornova Atatürk Mahallesinde 300 metrenin üzerine kadar yükselmektedir. Şehrin esas yayıldığı alanda yükseklik 100 metrenin pek üzerine çıkmamaktadır. dördüncü zaman başlarında "Egeid" ismi verilen bir kara parçası ile kaplı idi. Ovalar karaların içine doğru sokuldu ve körfezlerde son buldu. kestane. Şiddetli basınçlarla bazı yerler. Anadolu Yarımadası yükselirken.692 hektarlık bir alanı kaplarlar. yer kabuğunun henüz yerleşmediği sık sık olan depremlerden ve onların yarattığı sonuçlardan anlaşılmaktadır. grabenin güneyinde K. Bu zamanda Doğu Anadolu'nun Yunanistan'a kadar olan bölgesi kuzey ve güneyden Alp kıvrımlarının etkisi ile sıklaştırılmaya başlandı. Buca semtinde 200 metrenin üzerine. bunun en yüksek noktası 1. Nif dağında ise 1. Menderes grabeninin bir parçası olan Torbalı ovasına gelinmektedir.

000 yıl içinde deniz yüzeyinin 30-40 metre kadar yükseldiği bilinmektedir. Karataş’tan sonra ise yükseltinin kayalık ve üst örtüsü bulunmayan kesimlerinde heyelan görülmemektedir. Sonuçta İzmir Körfezinin 5. tabiatıyla körfeze borçludur. Şimdiki durumuna erişmesinin de yaklaşık 25. Bornova ovası temelli ve İzmir Körfezinin bulunduğu sahanın en az 500 metre kadar çöktüğünü göstermektedir. killi ve çakıllı tabakalardan oluşan dolgu ile Gediz deltası alüvyonlarından oluşmuştur. Bu görüş sık sık depremlerin oluşu ve sonuçta ortaya çıkan faylanmalar ve diğer şekillenmelerin sebebidir.50 metreye kadar düşer. Son 10. İzmir ve körfezi elverişli topografya şartlarından dolayı çevresi ile kolay ancak belirli vadiler ve açıklıkları takiben bağlantı kurmaktadır. Kuzey kesim ise Alsancak Limanının bulunduğu alandan Halkapınar-Bayraklı yönüne giden bir çökelme ortamından oluşmakta olup bu kesimlerin dolgu alanı olması 89 . kuzeybatı kıyı düzlükleri (Karşıyaka-Menemen) ve Ege Menderes grabeni aracılığı ile hem Anadolu’nun iç kısımlarına hem de güneybatı Anadolu’ya açılmaktadır. Diğer Ege Körfezleri gibi İzmir Körfezi de aktif durumda bir grabendir. diğer taraftan kuzeyde Sabuncubeli vasıtasıyla Manisa ve Kuzey Ege ile. Kıyı şekillenmesi sırasında güney şeritte Kadifekale-Göztepe-Güzelyalı yönlü bir fayla sınırlanmıştır. Kadifekale eteklerinde bu yükseltinin yumuşak dokusunda heyelanlar olmakta. Neojen döneme ait olan çoğunlukla andezitler ve Sabuncubeli civarında bu kütlenin üzerine oturan Neojen tortularla kaplıdır. Bornova ovası ise bir çöküntü koridoruna tekabül ettiğinden kalınlığı yer yer 100 metreyi aşan kumlu. Jeolojik olarak yukarıdaki topografik yapı çerçevesinde kuzeyde uzanan Yamanlar dağı. Mesoyozik kalın kireç taşları. Batı Anadolu kıyılarının bu en büyük girintisi buzul dönemlerinde derin bir vadi ve daha sonraki dönemlerde ise bugünkü gibi bir körfez şeklindeydi. Kadifekale eteklerinde yerleşmiş bulunan İzmir aslında bu dar şeritte konumlanmış yıllar içinde kıyıyı doldurarak genişlemiştir. İç körfezin genişliği 9 km kadar olup en dar yeri ise 2 km’dir. Karlıçardak dağının tabanı yeşil renkli ofiyot ve onun üzerine gelen Kadifekale-Hatay arasında uzanan andezitler yer alır. Bu kesim yarı çöküntü alanı durumunda olup kıyıdan hemen sonra yükselmektedir. Gaziemir-Buca alçak platosu çoğunlukla yeşil renkli olan marnlar. Güneyde Nif dağı. Nitekim Bornova ovasının temelinde bulunan neojen killi çökellerin kuzeyde Yamanlar dağı üzerinde 500 metre yükseklikte bulunması. İzmir Körfezinin derinliği ortalama olarak 20 metre civarındadır ve iç kısımlara gelindikçe doğal olarak bu derinlik düşer ve Bostanlı açıklarında eski Gediz Deltası önlerinde 0. Bölgenin ana kenti olan İzmir sahip olduğu stratejik önemi.Böylece İzmir Büyükşehir bütününü ve körfezi çevreleyen alçak sırt ve vadiler aracılığı ile bir taraftan Gediz Grabeni vasıtasıyla Batı Anadolu’nun iç kısımları ve dolayısıyla İç Anadolu ile bağlantı kurulmakta.000 yıl önce oluşumunu tamamlamaya başladığı söylenebilir. Ana hat olarak körfezin güney kesiminde yer alan doğu-batı uzanımlı fay ile bunun oluşturduğu düzlük körfezin kıyı şekillenmesini oluşturmuştur. oluşum sürecinde de deniz yüzeyinin de 100-150 metre yükseldiği ifade edilmektedir.000 yıl önce başladığı bilinmekte.

Özellikle Alsancak Limanının tevsiinde de aynı sorunların gündeme gelmesi farklı yapım sistemlerine ve mühendislik çözümlerine gidilmesini gerekli kılmaktadır. Stratejik Planlama çalışma alanındaki fay hatları genel olarak kuzey-güney açılımlı bir yayılma göstermektedir. Bunun nedeni Anadolu bloğunun batıya hareketinin Yunanistan tarafından kısıtlanması veya frenlenmesi nedeniyle oluşan doğu-batı sıkışmasıdır. Bunlardan birincisi olan Ege Denizi adalar yay kuşağı. Stratejik planlama alanında yer alan depremler gerek sığ gerekse derin odaklı olsun doğudan batıya doğru dizilmişlerdir.3x1020 erg civarındadır ve merkezleri çoğunlukla Ege Denizidir. Alp-Himalaya deprem kuşağında yer alan Ege Bölgesi. diğeri ise Güney-batı Anadolu’da Burdur-Isparta’ya kadar uzanan kuşaktır. Aynı durum Karşıyaka sahillerinde de görülmekte olup. Bu havzalar ve sahip oldukları alüvyal yapı bölgede deprem tehlikesini ve hasarının artırıcı yönde aktif rol oynamaktadırlar. Söz konusu kaymalara bağlı bölgede depremlerden dolayı oluşan enerji miktarı da yılda 2. Doğanbey-Sisam hatlarına denk gelmektedir. Deprem ve fay sistemleri verileri baz alındığında Güney-Batı Anadolu’nun kuzey-güney genişleme değerinin 14 mm./yıl arasında değiştiği belirlenmiştir. Bostanlı kesiminin de Halkapınar gibi bir delta oluşumuna tabi olduğu ve alüvyal dolgu alanı olmasından ötürü sağlam zeminin oldukça derinde olduğu bilinmektedir. Menderes havzasını oluşturan fay zonu da bu değerler içinde 10 mm/yıllık bir kayma miktarına sahiptir. Bu hareket sistemi Batı Anadolu ve tabiatıyla Ege’de faylanmalar ve irili ufaklı çöküntü havzaları yaratmıştır. strateji planlama alanımızda yer alan K. 90 .yumuşak zeminlere sahip olunduğunu göstermektedir. Bu nedenle yapılaşmalarda dikkat sarf edilmesi gerekmektedir. Bu hareketlilik doğu-batı doğrultulu faylarla sınırlanan bir graben sistemidir. Batı Anadolu güney-batıya yılda 20 mm ila 50 mm arasında değişen değerde kaymakta olup. Bornova ovası benzeri burada da ilk 15-20 metre alüvyal toprakla örtülü olup. Bunun altında tekrar alüvyal zemine rastlanmaktadır. bu şartlar dahilinde kuzey-güney doğrultusunda hızla genişlemektedir. Menderes düzlükleri bu sistemin en önemli tektonik yapılarını oluşturmakta ve bölgenin depremselliği genelde çok sayıda orta büyüklükteki depremle tanınmaktadır. burada da doğu-batı istikametine giden bir fay hattı belirlenmiştir. Strateji planlama alanında Bakırçay-Bergama. Sonuç Anadolu’nun kuzey-güney açılımına sebep olmaktadır. altında çakıl zemin görülmektedir. Gediz. K. Genelde Batı Anadolu ve özelde İzmir ve çevresi bilindiği üzere depremselliğin yoğun yaşandığı bir bölgedir. Bu durumlar kuzey-güney yönde 1 cm/yıl olarak belirlenmektedir. Diğer deprem alanı ise Gediz vadisinin batı kesimleriyle Ege denizi arasında kalan kara kütlesidir. İzmir Körfezi-Midilli./yıl ile 40 mm. Bu kesimde iki derin ana deprem kuşağı tanımlanabilir. Odaklarının çoğu Karaburun-Sakız adası. Yapılan incelemeler Bostanlı yöresindeki sağlam zeminin 200 metre derinde olduğunu ortaya koymuştur.

Bunlar Aliağa’dan güney-batı istikametine doğru yayılan fay gruplarıdır ve Manisa’ya doğru giderler. İzmir Körfezinin batı kesiminde meydana gelen depremler bu faydan kaynaklanmaktadır. İzmir Büyükşehrinin kuzeyinde yer alan fay hatlarının en belirginleri arasında Menemen’in kuzeyinden geçen Dumanlıdağ fayları görülmektedir. Yöredeki jeotermal sisteminin araştırılması sırasında önemli faylarının bulunduğu ve bunların sıcak su sistemlerine yataklık ederek gençlik ve diriliklerini dışa vurdukları saptanmış ve son yıllarda aletsel olarak saptanmış olan çok sayıda deprem tespit edilmiştir. Kuzeyinde yer alan İzmir Körfezinin taban morfolojisi de bu fay tarafından kontrol edilmekte olup. güneyinde Seferihisar Koyu yer almaktadır. Menderes yöresinden batıya doğru uzanmakta ve Kemalpaşa’ya varmaktadır. Bu yörede Bergama-Foça Fay Zonunun bulunduğu bilinmektedir. Tuzla fayı aktif bir faydır ve geçmişte bu faya bağlı depremler sıkça görülmüştür. Yapılan jeolojik incelemeler genel olarak stratejik planlama alanının çöküntü alanlarından oluştuğunu ve de çok sayıda fay hattının üzerinde bulunduğunu belirtmektedir. Bu nedenle ileriki bölümlerde yer yer bu konudan kaynaklanan hususların gerek depremsellik ve gerekse jeotermal kaynaklar konusuyla yakın ilişkisi olduğu görülecektir. Kuzey-güney uzantısında olup. araştırmalar bu fayın aktif olabileceğini ortaya koymaktadır. Fay zonu boyunca burada aktif faylara rastlanır. Bölgenin güneyinde yer alan Gümüldür fayı kıyı boyunca kuzeybatı-güneydoğu istikametine uzanmaktadır. 91 . Bu fay üzerinde en son 1992 yılında görülen deprem sonrasında oluşan çatlakların zemin oturması ve çökmelerden kaynaklandığı belirmiştir. kadardır ve Tuzla fayı olarak adlandırılır. Çalışma alanının kuzey kesiminde yer alan Dikili-Bergama-Kınık strateji alt yöresinde yer alan Ovacık normal faylarla sınırlı aktif bir yapının kuzey kenarında yer almaktadır ve 1939 yılındaki Dikili depreminin merkezi konumundadır. Kemalpaşa’dan sonra ise fay hattı çatallaşarak devam etmektedir. Birinci derece deprem bölgesinde olunduğunun ortaya konması depremselliğin sadece fay hatlarına bağlı olunmadığını da belirtmektedir. Bu hatta Menderes fayı adı verilmektedir. Bu zonda 1964-1994 yılları arasında yoğun etkinlik görülmüştür ve bazı fayların diri olduğu ve de Bergama ve çevresindeki alanda olabilecek değerlerden 6 şiddetinde deprem olabileceği belirtilmektedir. Bu hat kuzeye doğru Balçova’ya kadar erişmekte olup. uzunlukta bir hattır.Güzelbahçe-Karaburun fayı Karaburun Yarımadası ile İzmir Körfezini ayıran 15 km. Buradan itibaren de Manisa fayı adıyla Gediz Nehri boyunca devam ederler. Tüm yapısal öğeler ve morfolojik değerler belirgindir ve jeotermal enerji kısmında belirtildiği üzere bu kesimde çok sayıda sıcak su çıkışına rastlanır. Seferihisar-Doğanbey burnu arasında kalan kuzeydoğu-kuzeybatı doğrultusunda uzanan ve üç parçadan oluşan fay grubunun Cumalı kaplıcalarıyla Ege Denizi arasındaki bölümünün uzunluğu 15 km.

Karaburun açıklarında 100 metre. kervanların taşıdıkları Hindistan. Uzunada açıklarında 50 metreye ve Aşağı Narlıdere eski Gediz arasında ise 20 metreye inmektedir. altyapı sistemlerinin potansiyel olarak strateji planına etkileri inceleme konusu yapılacak ve geliştirilecek öngörüler bütünleşik strateji planının yatırım-program öncelikleri arasındaki yerini alacaktır. yüzyıllarda İzmir ve çevresinde gelişen ticaretin ağırlığı giderek Ege Bölgesi’nin Bakırçay. Dünya coğrafyası içindeki bu önemli konumunu İzmir ve Ege Bölgesi bugün de. Bu nedenle İzmir ili için yürütülen bir strateji planı elde etme sürecinde ağırlıklı olarak teknik altyapıların mevcut durumlarının değerlendirilmesi. Derinliğine bakıldığındaysa. yarattıkları dış ekonomiler ve sağladıkları sosyal faydalarla her türdeki planlama amaç ve hedeflerine erişmede araçsal bir rol yüklenmektedirler. 6. özellikle de Batı Anadolu tarım ürünlerinin. tarihsel perspektifte bakıldığında tarım. Özellikle 18.Karaburun Yarımadası ve Foça yarımadası arasında kuzeybatı-güneydoğu yönünde başlayan İzmir körfezi. Hekim ve Çiçek adaları civarında doğu-batı yönüne gitmektedir. İlerdeki bölümlerde. sanayi ve turizm sektörlerinin tüm potansiyeline birlikte sahip olan yeryüzü parçalarından biridir.1 Ulaşım Ağı Bilgileri Ege Bölgesi. ve 19. Kervan yolları ve demiryolları şebekesi İzmir’i odaklayan böylesi erişim istek hatlarına dayalı olarak 92 .4 Altyapı Teknik-fiziki altyapı sistemleri.50 metrelere kadar inmektedir. yaratacakları iç ve dış ekonomiler açısından uygulama aşamalarının yeniden gözden geçirilmesi. Bölgede ulaşım sistemi. ulaşım. Bundan sonra derinlik 10 metrenin altına düşmektedir. Anadolu’nun doğusunda kalan dünyanın batıya açılan en önemli erişim güzergahında yer almıştır. Küçük ve Büyük Menderes Havzaları’ndan taşınan ve Avrupa’nın gelişen yerleşme merkezlerince istenilen tarım ürünlerine yönelmiştir. İzmir Körfezi ve İzmir ili Kıyı Kesimi olmak üzere 7 grupta incelenmeye çalışılmıştır. Tuzla ve Kuş Cenneti açıklarında ise 0. Bu bölümde strateji planıyla doğrudan ilişkisinin kurulması amacıyla altyapı sistemleri. program ve öncelik önerileri ile öngörülerinin geliştirilmesi zorunlu olmaktadır. su. Bölgenin ve İzmir'in uzun mesafe yollar aracılığıyla tarih içinde öne çıkan çok sayıda odak noktası ile ilişkileri olmuş. 6. Çin. gerek şebeke oluşumu gerekse ulaşım altyapısı unsurları açısından tarihsel gelişimin izlerini günümüzde de taşımaktadır. haberleşmeteklekominikasyon. Anadolu ile birlikte taşımayı sürdürmektedir. İzmir ve çevresi böylesine bir ulaşım bağlantı noktası olma niteliğini tarih içinde geliştirip günümüze kadar taşımıştır. Gediz.4. İran ve Anadolu’dan gelen ürünlerin. enerji. kanalizasyon-pis su. Körfez ve kıyı kesiminin doğal yapısı İzmir’e özel niteliği nedeniyle altyapının önemli bir unsurudur. Bu potansiyeli ile bir uygarlıklar beşiği olmuş ve bölge. Avrupa Kıtası’na taşınmasında önemli bir konum elde etmiştir. yarattıkları ağ oluşumları ile hem yatırımlarda uzun vadeli bir sürekliliği gerektirmekte hem de başarılı bir zamanlama ile gerçekleştirilebilirlerse akçalı getirileri.

bölgesel ve uluslar arası potansiyeli ile konumunun sağladığı olanaklar nedeniyle ülkenin illeri arasında. Torbalı. Aydın. yerleşmelerin yayılmasında. türler arası dağılımlar. şehirsel ve bölgesel işlevlerle bağlantılı. İzmir genel coğrafi özellikleri. Kemalpaşa. depolayan. Ankara ve İç Anadolu aksı. kuzeydoğuda Bornova üzerinden Manisa. mamul ve yarı mamul duruma getirerek çok geniş bir istihdam olanağı yaratan bir yeni üretim yapısının da oluşmaya başladığı gözlenmiştir. Turgutlu. batıda ise Urla. Bu gelişme olgusu. Metropoliten yerleşme merkezinden odaklanan karayolu şebekesi. Bodrum. ambalajlayan. hesaplama eksiklikleri. altyapı sistemlerinin oluşumunda ve özellikle de İzmir’i odaklayan beş farklı ulaşım aksı boyunca kendini göstermektedir. Türkiye'de ilk demiryolunun 1856 yılında İzmir . Demirci. Karaburun. Alaçatı ve Çeşme gibi yarımadalara ve Kuşadası Körfezini çevreleyen korniş yola bağlantı kuran karayolu güzergahlarıdır. tarımsal ürünleri tasnifleyen. Bursa ve İstanbul’a bağlanan Doğu Marmara aksı. yük taşımacılığının ise % 93 oranla karayolundan yapıldığı bilinmektedir. doğuda Bornova’da Manisa Aksı’ndan ayrılarak. ışınsal bir biçimde il yüzeyine ve ülkenin diğer bölgelerine açılma ve erişebilme özelliği taşımaktadır. karayolu ulaşım sistemleri açısından da gelişmeye uygun bir coğrafyaya sahiptir. Selçuk. Koridorlar içinde oluşan bu karayolu sistemi henüz yeterli bir biçimde. ulaşım ağındaki çeşitlilik. Kula ve Uşak gibi İç Ege ve Afyon. Böyle bir gelişme süreci içinde ticaretin yanı sıra bölgede.Aydın arasında bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla inşa edildiği ve toplam 130 km uzunluğundaki bu hattın 1866 yılında tamamlandığı bilinmektedir. Muğla. Salihli. Karayolu ağının sistemli olarak geliştirilememesinde bu durumun da mutlak etkili olduğu kabul edilmelidir. Seferihisar. Karayolları İzmir ili. Yerleşmelerin ve bölgenin gelişme eğilimlerindeki kestirim güçlükleri. güneyde. Türkiye’de ulaşım sistemleri arasında genel olarak bir dengenin yaratılamamış olduğu bilinmektedir. yürütülen çalışmanın diğer ilgili bölümlerinde de görüldüğü gibi günümüzde değişik ekonomik sektörlerin mekanda yer seçiş biçimlerinde. Denizli gibi yine İç Ege.gelişme göstermiştir. Söke. Bunlar kuzeyde Karşıyaka-Menemen üzerinden Çanakkale ve Trakya’ya uzanan karayolu. Balıkesir. Yine aynı şekilde imtiyaz verilen İzmirTurgutlu-Afyon hattı da 1865 yılında tamamlanarak işletmeye açılmıştır. çevresiyle oluşturduğu etkileşim düzeni içinde Türkiye ölçeğinde bir metropolitenleşme olgusu içine girdiği görülmüştür. geometrik düzenlemelerle ve trafik yüklerine göre kademeli olarak kullanılan bir ulaşım ağı özelliğine kavuşturulamamıştır. denetim yetersizlikleri ve baskın siyasi tercihler nedeniyle tüm fiziki altyapı sistemlerinin il 93 . Türkiye’nin Cumhuriyet sonrasında geçirdiği yeni ekonomik gelişme ortamı ve değişen üretim yapısı içinde de Ege Bölgesi ve İzmir’in yeni aşamalara yöneldiği. Marmaris ve Fethiye gibi Güney Ege ve giderek Batı Akdeniz’e doğru saçaklanarak gelişen aks. bütünleşme olanakları ve kapasite düzeyleri açılarından başlıcaları içinde yer almaktadır. Doğal olarak İzmir İli de bundan payını almaktadır. Toplam ülke ulaşımında yolcu taşımacılığının % 95.

5 İzmir ve Yakın Çevresi Mevcut Karayolu Şebekesi İşlevsel kademeli bir ağ ve trafik sayımlarına. ancak gerek yukarıda belirtilen nedenlerle. Ancak yıllık kamu bütçesinden ayrılan payların düşüklüğü nedeniyle. Bölge Müdürlüğü’nün il sınırları içindeki karayollarını geliştirmek amacıyla proje ve uygulama programları yapmakta. il ve bölge düzeyindeki gereksinimlere göre oluşturulan uygulama programları geliştirmek amacıyla planlama çalışmalarının sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.düzeyinde geliştirilmiş dengeli bir ana plana bağlı olarak projelendirilip uygulanmasını engellemektedir. başta çevre yolları olmak üzere İzmir İl sınırları içinde projelendirilip programlanan yolların. tamamlanmasında güçlükler çekileceği de gözlenmektedir. Bölge Müdürlüğü’nün İzmir İli sınırları içinde kalan bölümüyle acil eylem planında yer alan karayolu uygulama önerisi ise aşağıdaki şekilde gösterilmektedir. TCK 2. 94 . stratejik plan dönemi ilk 5 yıllık aralığı ile çakışıyor olmasına karşın. gerekse kaynak ayırma önceliklerindeki dalgalanmalar nedeniyle bu programların yaşama geçirilmesinde zorluklar ortaya çıkmaktadır. Şekil 6. Bu durum karayolları içinde geçerlidir. Karayolları 2.

Bölge Müdürlüğü Acil eylem planına göre bölge müdürlüğünün İzmir İli sınırları içinde etkisi olacak girişimleri. sırada bulunan Manisa-Menemen karayolu ile sırada yer alan İzmir-Bergama ayrımından Bergama-Soma-Akhisar bağlantısı. Ulusal ağ bütünlüğü açısından. TCK 2. 4. gayri resmi anlamda tasarlamış bulunduğu 2020 karayolu ağı hedefi için bir şema bilgi olarak iletilmiştir. Bölge Müdürlüğü Planlama Başmühedisliğinin bölge idaresi içinde geliştirdiği ve onaylı olmayan.7 2020 Yılı Karayolu Ağı Hedefinin İzmir İl İçi Kesimleri 95 . Kapasite yetersizliği nedeniyle ise. kademeli bir bölgesel karayolu yaratmanın hedeflendiği anlaşılmaktadır. 15. Şekil 6. sıradaki Selçuk-Kuşadası-Söke güzergahı dikkati çekmektedir. ulusal ağ bütünlüğü ve kapasite yetersizlikleri nedenleriyle yapacağı uygulamalar olarak görülebilmektedir. 14. sıradaki Aliağa-Ayvalık-Edremit-Havran bağlantısı ile 7.6 Acil Eylem Planı Ulusal ağ bütünlüğü nedeni ile yapılacak uygulamalar Kapasite yetersizliği nedeni ile yapılacak uygulamalar Kaynak: TCK Genel Müdürlüğü 2.Şekil 6. Bu yol ağında hiyerarşik ve işlevsel.

Küçük ve Büyük Menderes Havzaları’nın iç kesimlerine kadar uzanan ve bölgenin tarım ürünlerinin İzmir Limanı'na erişimini sağlayacak bir biçimde ürün toplanma merkezlerine kollarla uzanan bu hat günümüzde de hizmet üretmektedir. Şekil 6. İzmir İli sınırları içindeki otoyol. Tüm ülkede olduğu gibi bölgede de karayolu yatırımlarının demiryollarının önüne alınmasına karşın bugün dahi bölgenin demiryolları. çevre yollarının içinde yer alacağı uzun mesafe karayolları sistemi izlenebilmektedir. tarım ürünlerinin ve madenlerin dış pazarlara ulaştırılmak üzere İzmir Alsancak Limanı'na aktarılması işlevini elinden geldiğince sürdürmeye çalışmaktadır. çok şeritli bölünmüş yol. Halkapınar’da kurulacak bir ana istasyon yeri ile birlikte proje kapsamında Ankara bağlantılı uzun yol hattının düşünüldüğü. Aydın yönünden gelen demiryolu Alsancak İstasyonu'nda. Manisa yönünden gelen demiryolu ise Basmane İstasyonu'nda sonlanmaktadır.8 İzmir ve Yakın Çevresinde Mevcut Demiryolu Şebekesi 96 . mevcut demiryolu şebekesinin ve triyaj sisteminin geliştirilmesinin. Yine aynı proje ile önerilen. Bu ağda Aydın’dan ve Çiğli’den sonra otoyollarda proje düzeyinde de olsa bir kararlılığın henüz oluşturulamadığı izlenimi ortaya çıkmaktadır. yolcu ve marşandiz hatlarının ayrıştırılmasının önerildiği görülmektedir. Bölge Müdürlüğü Hedeflenen uzun vadeli karayolu ağında. İzmir’den odaklanarak dışa dönük ağaç oluşumu ile vadilerdeki en uç noktalara kadar uzanmakta. Demiryolunun İzmir çevresindeki tüm bu tarihsel önemine karşın yük taşınmacığı ağırlığının karayoluna kaydığı görülmektedir. Demiryolları Türkiye’nin ilk demiryolu ulaştırma sisteminin kurulmasında İzmir'in özel bir konumundan söz edilebilir. birinci ve ikinci sınıf devlet yollarını izlemek olasıdır.Kaynak: TCK 2. Türkiye’de ulaşımda demiryollarına verilen işlevsel rolün yeterince önemsenmediği bilinmektedir. kuzey ve güney akslarda öncelikle Aliağa yönünde banliyö işletmelerinin çift hat ve elektrifikasyonuna ilişkin konulara uygulama olanağı getirecek ön proje çalışmaları 1980’li yıllarda tamamlanmış olmasına karşın sonrasında herhangi bir gelişme elde edilememiştir. Buna rağmen 1980’li yıllarda TCDD Genel Müdürlüğü’nce “Ege Bölgesi Demiryolları Ana Planı” adı ile bir proje hazırlandığı bilinmektedir. İlk demiryolu hattının dış satım ilişkileriyle İzmir-Aydın arasında yapılmış olması bunun göstergesidir.

ana yolcu garı Halkapınar’da. Ancak öncelikle ana yolcu ve marşandiz garları ile elektrifikasyon altyapı tesislerinin orta vadeli uygulamalarının yapılması beklentisi yerine getirilememiş bulunmaktadır. Bu çalışmaların şehirsel ve bölgesel açılardan makro proje değeri taşıdığı bilinmelidir. yeni istasyonları ile banliyö şebekesini.TCDD Genel Müdürlüğü’nce yapılmış yukarıda da adı geçen çalışmalar üzerinde geç kalmış olmasına rağmen günümüzde de ısrarla durulmalıdır. ana planın daha uzun vadeli hedefler içinde gerçekleştirilmesi söz konusu idi. Bu çalışmalar 1/5000 ve 1/1000 ölçeklerde İzmir Büyük Şehir Bütünü içinde yürürlüğe konan imar planlarına da işlenmiş olduğu bilinmektedir. İkincisi ve daha kapsamlı olanı ise. yeni marşandiz garı ve triyaj tesislerini. Son dönemlerde İzmir’de başlatılan şehirsel toplu ulaşım sistemleri bütünleşme uygulamaları ile birlikte banliyö demiryolu işletmeciliğini de geliştirerek aynı 97 . Banliyö şebekelerinin hızlandırılması 1985-1990 dönemini hedef almışken. daha sonra ise Gaziemir güzergahının elektrifikasyonu ve çift hatta çıkarılmasına ilişkin fizibilite etütleridir. ayrıca İzmir-Ankara hızlı tren güzergahını ve tünel geçişini de içeren ön çalışma niteliğindeki İzmir ve Çevresi Demiryolları Ana Planı’dır. Ne var ki bu çalışmaların programlı ve etkin bir biçimde hayata geçmekte bulunduğu söylenemez. Bu çalışmalardan ilki. çift banliyö-uzun yol trenleri-marşandiz olmak üzere 4 hatlı demiryolu güzergahını. Bu ana plan ayrıca marşandiz garı ve elektrifikasyon altyapısının gerektirdiği alanları uzun vadeli olarak hesaplayıp konumlandırmış. marşandiz garı ise Çiğli’de düşünülerek önerilmiştir. yeni bir ana yolcu gar projesini. 1970’li yılların sonunda temel bir öngörü ile hazırlanmış. birinci aşamada kuzey gelişme aksı olarak kabul edilen İzmir-Çiğli-Aliağa banliyö şebeke uzantısının.

ticari ve bölgenin en geniş hinterlandı olan gemi yanaşma yeridir. Mevcut özellikleriyle ilin ana limanları aşağıda kısaca belirlenmektedir.sistem içine alma girişimleri sürdürülmektedir. İzmir-Bandırma hattının hızlandırılması da programa alınmıştır. İzmir’in gelecekteki bölge limanının konumuna ilişkin sürdürülen tartışma ve belirsizlikler bu akılcılığın ülke ölçeğinde henüz yakalanmamış olduğunun kanıtıdır. 2002 yılı sonunda 7.204 tonu boşaltma olmak üzere toplam 9. kuzey yönündeki güzergahın metro standardına getirilmesi düşünülmektedir. Ayrıca konteynır sayısı 1978 yılında 9.000 tonluk kapasitesinden. Mevcut Ana Limanlar İzmir İli’nde farklı işlev ve konumlarda. Bu kapsamda. Ek bölümlerin de hizmete alınmasıyla birlikte Alsancak Limanı’nın toplam yük kapasitenin 15. Ancak İzmir için kurulacak bir strateji planı içeriğinde bu durumun önemi üzerinde durulması ve mevcut veriler açısında en geçerli olabilecek alternatif konumun varsayım olarak stratejinin içine konulması gerekmektedir. Tasarı Bölgesel Liman Ege Bölgesi ve İzmir’in gelişimi dikkate alındığında denizyollarının belirleyici ve yönlendirici önemi ortaya çıkmaktadır.652. kuru yük. Genel kargo. her biri için hinterlant belirlemelerinin yapılması doğru bir yaklaşım olarak kabul edilebilir.500. Alsancak Limanı Ege Bölgesi’nin bugün için en büyük limanı niteliğinde bulunan İzmir Alsancak Limanı 1978 yılında 1.058. Mevcut Ana Limanlar.000. yük-yolcu trafiğine açık. sıvı yük taşımacılığının yanı sıra yolcu gemilerine de hizmet verme özelliğine sahiptir.594. limanların kesin sınırlarla hinterlantlarının belirlenmesi mümkün olabilmektedir. Yakın bir gelecekte aşılabilecek 98 .510 tonu yükleme. Bu çalışma çerçevesinde böyle bir eksikliğin giderilmesi beklenemez. ana liman tanımına girebilecek dört adet gemi yanaşma merkezi bulunmaktadır. Genellikle bir ülkenin coğrafi konumu ve iç ekonomik faaliyetlerinin dağılımının yanı sıra uluslararası konum ve ilişkilerinin. sonrasında da alternatif bölgesel liman yeri olması konusunda öncelikli bir nitelik taşıyan ve tasarı aşamasındaki Çandarlı Limanı ile ilgili ön çalışmalar değerlendirilecektir. Bu amaçla öncelikle İzmir İl sınırları içinde mevcut ana liman yerlerinin kapasiteleri incelenecek. konteynır. bu ülkedeki tüm taşıma olanağı ve maliyetlerinin hesaplanarak liman yerlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi. Türkiye de ise bu tür yaklaşımların geliştirilmekte olduğu konusunda ilgili kamuoyunda kesin ve akılcı bir bilginin varlığı izlenememektedir.500 TEU birimi iken bu sayı 2002 yılı sonu itibariyle 573.714 tonluk bir kapasiteye ulaşmış bulunmaktadır. Alsancak Limanı kamu yönetiminde. 2. İstanbul’a erişim kolaylıklarının artırılması amacıyla. Amerika ve Avrupa limanlarında bu tür belirlemelerin yapılmakta olduğu bilinmektedir.000 tona ulaşılacağı bildirilmektedir. Deniz Ulaşımı – Limanlar. Bu durumda en ekonomik biçimde ülke içindeki tüm etkinliklerin hangi limanın iç bölgesi sınırları içinde kaldığı konusunda analizlerin ve modellerin geliştirilmesi.231 TEU birimine ulaşmıştır.

Bu iskelelerde petrol. Aliağa Nemrut Limanı Kuzey’de Aliağa–Nemrut Körfezi içinde konumlanan işleticileri farklı 7 ayrı iskeleden oluşan bir limandır. firma merkezli istekler ve finansman koşulları açısından daha uygun olacağı düşünülerek DLH tarafından limanın bir iskeleler sistemi halinde projelendirilmesi.bu sınır değerlerin yetersiz kalacağı düşünülmekte. Çukurova. Uluslararası işlevi bulunan. inşa edilmesi ve işletilmesi kararlaştırılmıştır. Demiryolu hattından Nemrut Limanındaki iskelelere bağlantı kurulması düşünülmektedir. Türkiye’nin seçtiği makro hedefler açısından yeni ve büyük bir liman yapımının hızlandırılması gerektiği de belirtilmektedir. Yapılan bir projeksiyon çalışmasına göre (Baydere. Limaş. Ancak söz konusu uluslar arası ticari limanın kullanıma açılmasına kadar Alsancak Limanı’nın bugünkü nitelikleriyle kullanılması sürdürülecektir. güneydoğusunda sıralanan Habaş. Nemtaş ve Ege Gübre’ye ait iskeleler iç limandaki mevcut gemi yanaşma tesisleridir.168. Bu aşamada. Alsancak Limanı’nın kapasitesinin denetlenmesinin.424 ton olacağı hesaplanmıştır. Uzun vadede bu işlevi sürdürmesinin önünde dar boğazlar mevcuttur. Nemrut Limanına yılda yaklaşık toplam 3000 geminin yanaşmakta olduğu bilinmektedir. strateji planının ikinci dönem sonu olarak kabul edilen 2012 yılında Alsancak Limanı’nın toplam kapasitesinin 20. tek kamu limanı. etaplamalı bir biçimde inşa edilip işletilmesi zorunludur. Uzun vadede Çandarlı’da tasarlanan Kuzey Ege Limanı yeri ve projesinin kesinleştirilmesi. 99 . İzmir ilinde mevcut bulunan diğer ana limanların kapasitelerinin aşağıdaki gibi olduğu özetlenebilir. Körfezin kuzeydoğusunda yer alan Petkim Liman Tesisi ile Petrol Ofisi İskelesi. Nemrut Körfezi’nin doğal yapısı. genel ve dökme yük-yolcu hizmetlerini birlikte yürüten. kimyasal ürünler ve dökme yüklerin yükleme-boşaltma işlemleri yapılmaktadır. Bu durumda sonuçta farklı kurumlar tarafından kendi amaçlarına göre uzmanlaşmış bir iskeleler sistemi oluşturulmuştur. Bu nedenle inşası tamamlanmış viyadük ayaklarının limana indirilerek geri sahasının ve yörenin bugünkü ağır taşıt trafiğinin rahatlatılması sağlanmalıdır. Ayrıca İzmir şehirsel yerleşmesi içindeki konumu ve bitişiğindeki hizmet alanın mevcut arazi kullanım ve ulaşım sistemi özellikleri gözetildiğine yukarıdaki kestirimlere göre 2012 yılı sonrasında ya ülke ve bölgenin makro hedeflerinin gerisinde kalınacak ya da Alsancak Limanı’nın işlevini sürdürmesi tümüyle olanaksız duruma gelecektir. 1996). Bu iskelelerin yol ve altyapı sorunları henüz tümüyle çözümlenmiş durumda bulunmamaktadır. Alsancak Limanı’dır. öncelikle birinci derecede hinterlandı olarak kabul edilecek Ege Bölgesi’nin ihracat-ithalat artış kestirimleriyle yapılması gerekmektedir. İzmir’in kuzey aksında demiryolu güzergahı Aliağa’ya kadar uzatılmış bulunmaktadır. Yeni iskele yapım istekleri bulunmaktadır. bölgesel ve ülkesel ölçekteki.

617. İskele genişletme çalışmaları yapılmaktadır ve yolcu taşımacılığında kullanılması için girişimler sürdürülmektedir.272 adet gemi yanaşmış. Dikili ilçe merkezinde bulunan limandaki mevcut yanaşma yeri dökme yük ve yolcu gemilerine hizmet verebilecek niteliktedir. uzun vadeli hedefler açısından bölgedeki tek güncel seçeneğin Çandarlı Körfezi’nde düşünülen Kuzey Ege Limanı olduğu görülmektedir. Yolcu gemileri ve ro-ro bağlantıları için kullanılmakta ve TIR’ların Avrupa Limanları’na erişimini sağlamaktadır. İzmir İli’nin ikinci derecede önemi taşıyan ve il dışına hizmet üretme potansiyeli bulunan limanlarındandır. ülke ölçeğinde dış ekonomiler de gözetilerek Ege Bölgesi’nde yeni liman tesisi üzerinde durulduğu bilinmektedir. Ancak Aydın-İzmir-Çeşme otoyol bağlantısı erişimi güçlendirmektedir. gerek topoğrafya zorlukları gerekse de iskelelerin organik bağları böylesi bir limanı olanaksızlaştırmaktadır. Mevcut ro-ro iskelesinin yetersiz kaldığı belirlenmiştir. Yalnızca yakın hinterlandına hizmet üretebilecek potansiyele.221.592 ton boşaltma yapılmıştır. 2001 yılı verileriyle Aliağa’daki iskele ve rıhtımlara toplam 3. Dikili Limanı Bu liman da İzmir’in kuzeyinde yer almaktadır. Körfezin tabanında güneydoğusunda antik Kyme Limanı kalıntıları da bulunmaktadır. Demiryolu bağlantısı yoktur. Kurumların kendi tesis gereksinimlerine uygun iskeleler inşa ettikleri de bilinmektedir. Bu nedenle strateji planının bir gereği olarak en akılcı seçenek olduğu düşünülen söz konusu liman üzerinde kısaca durulacaktır. Başka seçeneklerin ilgili uzman kamu kuruluşlarınca elde edilmesi de düşünülebilir. Uzmanlaşma potansiyeli bulunan ve uluslar arası taşımacılık hizmeti üretebilecek bir limandır. Ancak uluslararası ticari ilişkilerle. Bu konuda. Tasarı Bölgesel Liman: Kuzey Ege Limanı ( İzmir–Çandarlı) DLH Genel Müdürlüğü’nce çeşitli tarihlerde yürütülmüş çalışmalarla. Limanın güneyindeki hinterlantta Nemrut Sanayi Bölgesi bulunmaktadır ve iskeleleri işleten kurumların sanayi bölgesindeki tesisleriyle doğrudan organik bağlantıları bulunmaktadır. Bölgesel limana dönüştürülebilmesi açısından Nemrut’un hizmet sahası uygun değildir ayrıca. yaklaşık 10 Milyon m2’lik toplam liman sahasına sahip olduğu hesaplanan ve liman faaliyetleri açısından bir olumsuzluğu bulunmayan Bakırçay Deltasındaki alan. teknik ve doğal özelliklere sahiptir. 7. Toplam yük kapasitesi sınır değerlerinin yakın bir gelecekte aşılacak olması nedeniyle DLH Genel Müdürlüğünce.Nemrut’dakiler ile birlikte Aliağa’da toplam 10 adet iskele bulunmaktadır. Çeşme Limanı Çeşme Limanı bölgenin batı ucunda bulunmaktadır. Ege Denizinde geliştirilecek bölgesel liman için uygun bir 100 . ülkenin ve bölgenin makro arayışları göz önüne alındığında esas eksikliğin yeni liman yerinin kesinleştirilmemesi ve ilgili yatırımlarının başlatılamamış olmasından ortaya çıktığı görülmelidir. Demiryolu bağlantısı bulunmamaktadır. Bugün için ağırlıklı olarak yük taşımacılığında kullanılmaktadır.065 ton yükleme ve 6.

Birinci aşamanın iki yıl gibi kısa bir sürede tamamlanması sonrasında.5 67. Aşama 3960 8115 29700000 90000 2000000 16. diğer aşamaların inşaatı sürerken liman işletmeye açılabilecektir.0 165 2. Ege Bölgesinin ve Ülkenin içinde bulunduğu deniz ticaret ilişkilerinin yakın zamanda karşılaşacağı liman olanakları yetersizliği nedeniyle. Aşama 4810 9365 33120000 140000 2500000 18.88 5. Söz konusu ön proje çalışmasının öngördüğü en önemli avantajlarından biri olarak liman inşaatının aşamalı yapılabiliyor olması gösterilmektedir.48 Şekil 6.88 Ön Proje Aşamaları ve Uygulama Unsurları Proje Unsurları Dalgakıran(m) Rıhtım (m) Tarama (m3) Beton saha (m2) Stabilize saha (m2) Kapasite (adet/yıl) Maliyet ( 06 ∃ ) Kaynak : DEÜ . Projenin. Çandarlı Körfezindeki yeni limanın kapasitesinin 30 Milyon Ton olarak hesaplandığı ancak dökme ve sıvı yüklerle birlikte bu kapasitenin artırılabileceği belirtilmektedir. Aşama İnşaat Uygulaması 101 .9 Çandarlı Limanı Ön Projesi Örneği 5.37 117 4. geniş bir uzlaşı ile üzerinde birleşildiği belirtilen Kuzey Ege (Çandarlı) Limanı için DLH Genel Müdürlüğü tarafından bir genel yerleşim planı geliştirilmiştir. Aşama 3960 4525 23070000 45000 1500000 9. Bu proje taslağına göre Çandarlı Limanı aşağıdaki tablodaki değerlere göre hesaplanarak etaplanmış bulunmaktadır.2 218. Tablo 6.DBTÜ 1.konum olarak saptanmıştır. eldeki en güvenilir kurumsal çalışma olduğu düşünülmüş ve değerlerinden yararlanılmak istenmiştir. Aşama 2300 4685 15000000 600000 1500000 9. Limanın işletmeye açılmasını diğer aşamaların yapım faaliyetlerini olumsuzca etkilemeyeceği düşünülmektedir. Bu plan esas alınarak inşaat maliyet analizlerinin elde edilebilmesi için DEÜ-Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü tarafından bir öneri ön proje geliştirilmiştir. Aşama 3300 1975 8370000 20000 500000 3.7 250 Toplam 18330 28665 9260000 895000 8000000 56.6 3.77 818.

. Türkiye.10 Kuzey Ege Limanı (Çandarlı) ve Alsancak Limanının Uzun Vadeli İşbölümü Öngörüleri Şekil 6. Karadeniz.10 Kuzey Ege Limanı (Çandarlı) ve Alsancak Limanının Uzun Vadeli İşbölümü Öngörüleri Çandarlı Limanı 2 Alsancak Limanı 1 102 Hinterland 2 : Ege Bölgesi.Kaynak : DEÜ – DBTE – Araştırma Raporu Şekil 6.

restoran.240 metre boyutunda kompozit kaplamalı bir pist. Bu meydan şehir merkezine 18 km uzaklıkta güneybatı yönünde kurulmuştur. Adnan Menderes Havalimanı’nda meydan kontrol ve yaklaşma kontrolü olarak sağlanan Hava Trafik Kontrol hizmetleri radar ile sağlanmaktadır. Meydanın kule yüksekliği ise 45 metredir.518. banka şubesi. büfe.Hava Ulaşımı–Meydanlar İzmir’de sivil hava ulaşımı uzun bir süre Çiğli’deki askeri hava alanı ile sağlanmış. 400. Toplam 7. ”Duty Free Shop”.875 m2'lik kurulu arsa alanına sahiptir. ”Rent-A Car” 103 . 384. Dış hat terminal binası ile birlikte toplam 22. Bir banliyö demiryolu hattı da kurulmuş olmasına karşın bunun etkinlikle kullanıldığı söylenemez. 1 adet VIP ve 1 adet CIP Salonu hizmettedir.286 metre. cafe-bar. 1987 yılında ise güneyde Gaziemir de bulunan Cumaovası Askeri Hava Alanı yeniden projelendirip çevresinde kamulaştırmalar yapılarak çağdaş özelliklere sahip bir hava meydanı olarak Adnan Menderes Havalimanı adıyla hizmete açılmıştır.160 metre boyutlarında 18 uçak kapasiteli 3 apron ile 3240 metre boyutunda 1 adet “taxi route” bulunmaktadır.500 m2’dir. Gelen yolcu salonu ve giden yolcu salonlarında birer adet PTT bankosu. İzmir Aydın otoyolu üzerinde yer alan meydana erişim ağırlıklı olarak karayolu trafiği ile sağlanmaktadır. 1600 m2 kullanım alanına sahip olan ve 4 pasaport girişi bulunan Charter Terminalinden de hizmet verilmektedir.000m2’lik terminal binasına sahip olan Adnan Menderes Havalimanı’nda 3. İç hatlar terminali 13. Türkiye’deki diğer uluslar arası hava limanları gibi tam gün boyunca tarifeli ve tarifesiz uçuşlara açık tutulmaktadır.138 metre ve 165.

716 28. Hava alanının projesine göre kuzeyde dış hatlar için bir ana terminal yapısı bulunmaktadır.% 11 -% 3 -% 2 -% 4 -% 7 Tablo 6.796 17.948 14.677 14.M. 1200 Yolcu/Saat ve 20 Uçak/Saat olarak belirtilmektedir.902 10.890 Toplam 30.840 12.024 10. Genel yıllık toplam talep açısından hava alanının kapasite artırımına gerek duyulmamakla birlikte yoğun dönemlerde sıklaşan hava trafiğine hizmet verebilmek açısından yeni düzenlemelerin yapılmasının zorunlu olduğu bildirilmektedir.168 32.680 adettir. Yıllık yolcu kapasitesi 4. Adnan Menderes Havaalanı’nın en çok toplam kapasitesi DHMİ İşletme Müdürlüğü tarafından. Hava Meydanı İşletme Müdürlüğü İç Hatlar 14.678 14.573 Dış Hatlar 16. 1997 sonrasında ise gerek yolcu gerekse uçak zirve trafiğinde düşme saptanmaktadır.038 13. Adnan Menderes’in yolcu potansiyelinin düşme nedeni olarak gösterilmektedir.110 17. Güney’de Bodrum ve Milas yörelerinde hizmete giren yeni havaalanları. Adnan Menderes Hava Limanı’nın yıllara göre uçak ve yolcu trafiği aşağıdaki gibi verilmektedir.581 10.724 12.859 16.144 28. Bu yapının gerçekleştirilmesi durumunda mevcut kullanılan dış hat terminali tümüyle iç hatlara açılacaktır.000 Yolcu/Yıl (iniş–biniş).000.956 17.89 Yıllara Göre Uçak Trafiği Yıllar 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003* * Haziran sonu itibariyle Kaynak : A.904 16.245 13.134 28.752 35.000. 843 araç kapasiteli otopark bulunmaktadır.043 34.761 16.90 Yıllara Göre Yolcu Trafiği İç Hatlar Dış Hatlar Toplam 104 .220 18.228 6.000 kişi ve yıllık uçak kapasitesi 157. 5.969 25. Bu hizmet talebinin zirve dönemlerde 10 dakikada 10 uçağın inip-kalkmasına kadar çıkmakta olduğu belirlenmiştir. 1997 yılında havaalanı toplam yolcu ve uçak trafiğinin zirveye çıkmış olması nedeniyle ayrı bir iç hatlar terminalini yapılmış ve önceki terminal tümüyle dış hatlara ayrılmış bulunmaktadır.285 15.900 17.gibi kullanımlar yer almaktadır. Tablo 6.%8 + % 16 +% 6 +% 1 -% 8 .342 27.463 Artış Oranları + % 23 .517 26.674 3.

452.487.186 Toplam 59.262 48.158 20.931 2.810 2.145 1.062 49.318. Aynı durum yük taşımacılığı açısından geçerlidir.517 66.533.445 226.735. Bu durumun ise kapasite düşüklüğünden kaynaklandığına dair bir eğilim saptanamamıştır.961.889 33.904 28.121 407.781.160 595.289 50.642.034 618.021.436 Giden Y.140 862.738 Yolcu Sayısı 2.365.870 105 .328.886 2.674 230.775 811.970 187.328.421.413 749.711 22.507 Gelen Y.497 544.891 983.340 773.263 482.025.904. Aşağıdaki tabloda yıllara göre iç ve dış hatlara göre verilen yük hareketleri dış hatlarda daha büyük bir gelen-giden oranı belirlenebilmektedir.275.781.528 429.646 3.408 2.750 1.095. Tablo 6. Hava Meydanı İşletme Müdürlüğü Adnan Menderes Hava Alanı’nın yük trafiği de bagaj.458.498 22.287 755.387.772 614.147 734.M.351.801 22.132 3.353 626.800 1.836.989.872 24.872 597.764 26.91 Adnan Menderes Hava Alanı Yıllara Göre Yük Trafiği (Kg) Değişimi Bagaj + Kargo + Posta Yıllar 1996 1997 1998 1999 2000 2001 İç Hatlar(Gelen+Giden) 19. Toplam yıllık yük trafiği dalgalanmakta sürekli bir artış eğilimi içine girmemektedir.102 1.129 736.318 615.452 587.674.600 55.972 2.117.024 587. 384.384 667.684 Dış Hatlar(Gelen+Giden) 39.989 589.898.139 486.637 Giden Y.254 871.507.710 588. kargo ve posta toplamı olarak verilmektedir.489.588 2.120 473. 854. 373.139.765 493.532 524. 1997 yılı yük trafiği açısından da en büyük zirvenin elde edildiği dönem olarak göze çarpmaktadır.943 575. Havaalanının bugün yıllık kapasitesinin altında kullanıldığı anlaşılmaktadır.943 494.005 2.444 987.194 754.035.338.902 526.165 226.318 Artış % 29 -% 8 % 29 % 10 %4 -% 15 -% 19 %7 -% 2 %1 -% 9 * Haziran sonu itibariyle Kaynak : A.417 26. 922. Özet olarak uçak ve yolcu trafiğinin hizmet sıkışıklığını giderecek önlemlerin alınması dışında havaalanının kapasitesinin artışına gerek duyulmamaktadır.716 43. 1996-2003 yılları arasındaki toplam yük artış oranları düzenli ve sürekli bir artış göstermemektedir.269.Yıllar 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Gelen Y.

111 31.364 52.296. Bölge Müdürlüğü’nün sınırları içinde yer almaktadır.475 THY Kış Tarifesine Göre İç Hatlarda İzmir’den Kalkış . uzmanlaşmış hizmet sektörünün İzmir’de yeterli düzeye çıkmamış olduğunu göstermektedir. İzmir-İstanbul arasında ise yapılmaktadır. bilgi üretiminde katma değerin genişlemesi. gidiş toplam 60. İçme ve Kullanma Suyu . seferlerin dönüş boşluk oranları nedeniyle de kimi zaman tümüyle iptal ediliyor bulunması. İzmir ili.4. Bu üç ilin bulunduğu arazi.394 18. Çeşme ve Selçuk iki adet stol hava meydanı il sınırları içinde turizm amaçlı olarak yer almaktadır. gidiş-dönüş toplam ikişer sefer THY diğer tüm kış ve yaz dönemindeki dış ve iç hat seferleri.351.2. dönüş toplam 65 sefer İzmir’den Kış Tarifesine Göre Dış Hatlarda Kalkış – İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Köln ve İzmir-Viyana arasında kış aylarında sefer yapılmamaktadır. Bu sınırlar içinde iki temel yükseklikten biri Bozdağ 106 .Tarımsal Sulama. İzmir-Frankfurt ve İzmir-Viyana arasında haftada yapılmaktadır.İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Ankara arasında haftada gidiş-dönüş toplam 20’şer sefer yapılmaktadır. mekansal ve sosyolojik şehirleşme sürecinde dengelerin sağlanması) ile elde edilebilecek. Ankara ve İstanbul üzerinden bağlantılı olarak gerçekleştirilmektedir. İzmir-İstanbul arasında ise haftada yapılmaktadır.418.054. Ülkenin metropoliten merkezlerinden biri olma niteliği ancak hizmet sektörünün elitleşmesi (büyük firmalaşma.İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Ankara arasında haftada gidiş-dönüş toplam yine yirmişer sefer yapılmaktadır. İzmir’den Yaz Tarifesine Göre Dış Hatlarda Kalkış – İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Köln arasında haftada gidiş-dönüş toplam tek sefer yapılmaktadır. İzmir’den havayolları ile doğrudan dış hat uçuşlarının azlığı. Manisa ve Uşak illeri ile birlikte DSİ II. batıdan doğuya doğru gidildikçe yüksekliği artan bir özellik taşımaktadır.996 9. dönüş toplam 70 sefer THY Yaz Tarifesine Göre İç Hatlarda İzmir’den Kalkış .867. sermaye yoğun üretimin artması. İzmir – Frankfurt haftada gidiş-dönüş toplam ikişer sefer yapılmaktadır. 6. haftada gidiş toplam 63. zamanın ve mekanın kullanımında etkinlik-verimlilik ölçütleri gelişebilecektir.449.2002 2003* (*) Haziran sonu itibariyle 21.398 9.

DSİ kaynaklarına bakıldığında İzmir ilinde yıllık ortalama yağış 685 mm.000 m3/kişi/yıl olarak kabul edildiği. İzmir’de kıyı kesimlerinde yazları sıcak ve kurak.00 0.00 Oranı ( % ) Dünya ölçeğinde kabul edilen bir norma göre yıllık kişi başına toplam ortalama su tüketim gereksiniminin. kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz İklimi hakimdir. Yine DSİ tarafından ilin su kaynaklarının toplam potansiyeli: Yerüstü su potansiyeli = 2.591 12. Taban arazilerde ve iç bölgelerde yağışların düşük düzeylerde kalmasına karşın. Kanada ve Norveç gibi su zengini ülkelerde bunun 10.000-10. Menderes nehirleri boyunca oluşmuştur ve arazi yükseklikleri 100 metre kotunun altında kalan havzalarda dağılım göstermektedir.91 km2 Oranı ( % ) 1. Tablo 6. Yukarıda görüldüğü gibi İzmir ilinin toplam su potansiyeli.81 78..000 m3/kişi/yıl olduğu bilinmektedir. Gediz ve K. İzmir ilinde tarım arazileri ise genel özellikleri ile.diğeri ise Gediz Nehri’nin kaynağı olan Murat Dağı’dır.000 m3/kişi/yıl kabul edilen üst değerlerde olduğu. Bakırçay. kıyı kesiminde ve üst yüksekliklerde artış içinde bulunduğu bilinmektedir. Türkiye’de ise 3.564 km3 / yıl’dır. İzmir’in su gereksinimi bölge müdürlüğünün yetki sınırları içinde kalan su varlığından karşılanmakta ve bu nedenle de kullanılacak suyun İzmir ili sınırları dışından ancak bölge müdürlüğünün kurumsal olarak sorumluluğunda kalan kaynaklardan sağlandığı görülmektedir. Su tüketiminde fakirlik sınırının ise 2.564 km3 / yıl olarak gösterilmektedir.75 100.24 1. Su potansiyeli toplam yerleşik il nüfusunun çok üstünde kalmaktadır. 2.92 İzmir İlinde Toplam Su Yüzeylerinin Dağılımı (2003 yılı verileri) Su Yüzeyi Türü Doğal göl yüzeyleri Baraj rezervuar yüzeyleri Gölet rezervuar yüzeyleri Akarsu yüzeyleri Toplam su yüzeyleri İzmir ili toplam yüzölçümü Alan Büyüklüğü (Ha) 83 3.20 18.38 100. İlin 2000 nüfus sayımına göre nüfusu 3 370 866 kişidir. 107 . ortalama akış verimi 5 l/s/km2: ortalama akış / yağış oranı ise % 23 olarak verilmektedir.07 km3 / yıl Yer altı su potansiyeli = 0. 8.592 55 861 4.000 m3/kişi/yıl olan sınır değerlere düşmekte olduğu belirlenmektedir.494 km3 / yıl (kaynaklar dahil) Toplam su potansiyeli = 2.018.

95 Yapım-Uygulama Sürecindeki Projeler Alaçatı Barajı Gördes Barajı Toplam Tablo 6. Bölge Müdürlüğü. Bölge Müdürlüğü’nün su varlığı bu çalışmanın amaçlarına göre gözden geçirilmiştir. İzmir Yıllık Kapasite (Hm3) 337 60 219 616 Oranı ( % ) 54.94 İşletmede Olan Projeler Menemen Acil İçme Suyu Halkapınar Kaynakları Göksu Kaynakları Balçova Barajı Sarıkız Kaynakları Diğer Kaynaklar Tahtalı Barajı Toplam Tablo 6.96 Ön İncelemesi / Planlaması Yapılan Projeler Bostanlı Barajı Başlamış Barajı Gelinalanı Barajı Çamlı Barajı Çağlayan Düvertepe Barajı 3 x 106 m3/yıl 42 x 106 m3/yıl 2 x 106 m3/yıl 22 x 106 m3/yıl 45 x 106 m3/yıl 89 x 106 m3/yıl 3 x 106 m3/yıl 57 x 106 m3/yıl 60 x 106 m3/yıl 25 x 106 m3/yıl 45 x 106 m3/yıl 63 x 106 m3/yıl 12 x 106 m3/yıl 45 x 106 m3/yıl 19 x 106 m3/yıl 128 x 106 m3/yıl 337 x 106 m3/yıl 108 .93 İçme ve Kullanma Suyu Projelerinin Proje-Yatırım-Uygulama (Pyu) Düzeyler Pyu Düzeyi İşletmede olan içme-kullanma suyu projeleri Yapım-uygulama sürecindeki projeler Ön incelemesi/planlaması tamamlanan projeler İL TOPLAMI Kaynak: DSİ 2.71 9.74 35. Tablo 6.00 İçme ve Kullanma Suyu Projelerinin Dağılımları (2003 yılı verilerine göre) Tablo 6.İçme ve Kullanma Suyu İzmir ilinin içme ve kullanma suyu gereksinimi açısından DSİ II.55 100.

0 100. Akpınar kaynaklarının yerleşmeye iletilmesi için alternatiflerin araştırılmasını. Bölge Müdürlüğünün su varlığı gözden geçirilmiştir.5 29. (2003 yılı verilerine göre) Tablo 6. Köy Hizmetleri ve DSİ Genel Müdürlükleri’nin bu konuda ayrı ayrı yaptıkları etütler incelendiğinde İzmir’in toplam sulanabilir arazileri için benzer arazi büyüklüğü sonuçlarına vardıkları görülmektedir. kullanma ve sanayi suyunun gereksinimi için ilk çalışmalar 1971 yılında master plan ve fizibilite niteliğinde ele alınmış.0 22.125 (net) 7. 1984 yılında ise su temini ve dağıtım şebekesi kat’i proje işi olarak geliştirilmiştir.947 23. 1982 yılında su temini master plan revizyonu çalışması.1 1984 yılında yapılan çalışma ile İzmir’in şehir suyu dağıtım şebekesi kesin projelerinin 2015 yılı gereksinimlerini karşılayacak şekilde revize edilmesini.970 Oranı (%) 31.390 (brüt) 28.839 108. Turgutlu yer altı suyu.0 109 . İzmir ilinin toprak kaynaklarına ilişkin etüdlerin değerlendirilmesi öncelikle gerekli olacaktır. Bölge Müdürlüğü – İzmir Sulanan Alan (Ha) 34.063 31. Tarımsal Sulama İzmir ilinin tarımsal sulama gereksinimi açısından DSİ II. 1975 yılında şehir dağıtım şebekesi kat'i proje çalışması.Bozköy Göleti Karareis Barajı Ali Onbaşı Barajı Değirmendere Barajı Toplam 2 x 106 m3/yıl 4 x 106 m3/yıl 5 x 106 m3/yıl 5 x 106 m3/yıl 219 x 106 m3/yıl İzmir şehirsel alanında içme.0 11. Beşgöz. Su potansiyeline tarımsal sulama açısından bakıldığında.5 6.uygulama sürecindeki projeler DSİ Bölge Müdürlüğü’nce 2001 ve sonrası yatırım programına önerilen projeler Planlaması tamamlanan projeler Ön incelemesi / ana planı yapılan projeler Toplam Kaynak: DSİ II. Bu çalışma alanının sınırları İzmir’in metropoliten alanı olarak kabul edilerek tanımlanan ve belediye mücavir sahasını da içine alan yer olarak belirlenmiştir.97 Tarımsal Sulama Projelerinin Proje-Yatırım-Uygulama (Pyu) Düzeyleri* Pyu Düzeyleri İşletmede olan büyük sulama projeleri Yapım . Tahtalı Barajı’ndan iletilen su hattının ve sanat yapılarının kesin projelerinin hazırlanması amaçlanmıştır.731 11.

3 Tablo 6. (brüt) 370 ha. 9.200 ha.97.731 ha 18.864 ha.124 ha. (brüt) 28.538 ha 192 ha 181. 28. (brüt) 1. 34.983 ha. 584. 1.201.0 % 32.Tarımsal Toprak Kaynakları Mevcut Kullanımı Tablo 6. 4.230 ha.99 DSİ Genel Müdürlüğü Etütleri Toplam Etüt edilen arazi alanı Sulamaya elverişli toplam arazi Ekonomik olarak sulanabilir arazi İşletme’de olan büyük sulama projeleri Bergama sulama projesi Menemen sulama projesi Ürkmez sulama projesi Seferihisar sulama projesi Yapım .837 ha.116 ha. % 100.390 ha (brüt) 4.241 ha 560 ha 1. (net) 22.200 ha 11. (net) 1.500 ha.277 ha. 106.483 ha.485 ha.063 ha.6 % % % 1.891 ha.716 ha.711 ha 4.947 ha 3.98 Köy Hizmetleri Etütleri Tarıma elverişli arazi Çayır – mera Orman – fundalık Meskun alanlar Diğer araziler Su yüzeyleri Sulanabilir Arazi Toplam 392.125 ha (net) 3. 7.590 ha.8 0.0 % 48. 19.7 0. 304.001 ha 110 . (net) 345 ha.165 ha. (net) Planlaması tamamlanan projeler Altınova sol sahil sulaması Yiğitler sulaması 11. DSİ Sulama Projeleri 2001 ve sonrası yatırım programına önerilen projeler Ödemiş sulaması Bakırçay – Kınık sağ sahil sulaması Kavakdere sulaması Aktaş sulaması Mordoğan Sulaması 31.260 ha.(brüt) 7. 191.240 ha.063 ha.uygulama sürecindeki projeler Kınık sol sahil sulaması Tablo 6. 166.6 % 16.

metropoliten alan yerleşme yayılma alanı olarak tanımlanan İzmir Büyükşehir Bütünü ve diğer alt yöreler için ayrı ayrı bakılması gerekmektedir.839 ha 11.370. [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi İzmir Körfezi özellikle iç bölümlerinde.490 ha 1.235 ha Ön incelemesi/planlaması yapılan projeler Bayat Ovası sulaması Ergenli sulaması Altınova derivasyonu sulaması Uladı sulaması Bademli sulaması Rahmanlar sulaması Salman sulaması 6. Liman ve deniz trafiğinin yarattığı kirlilik. Bu nedenle genellikle ilin çevre sorunlarına İzmir Körfezi’ne odaklanarak bakmak bir alışkanlık oluşturmuştur.5’i metropoliten merkez yerleşme alanında yaşamaktadır. İzmir Büyük Kanal Projesi’nin dayanağını oluşturan ilk çalışma. 1969 DSİ Genel Müdürlüğü’nce Camp-Harris-Mesera Grubuna yaptırılan ve 1971 yılında tamamlanan atık su master planıdır. İdarelerce körfezin kirliliğine karşı projeler geliştirilmiş ancak bunların uygulamaya konulmasında zamanlama hataları yapılmıştır. Körfez çevresinde yaşayan nüfusun yarattığı evsel kirlilik ile bu yörede yer seçen sanayi kuruluşlarının atık suları başta olmak üzere. toplama havzalarında yüzey suları ve dereler aracılığı ile yağışların getirdiği teressubat.3 Kanalizasyon ve Pis Su 23. Bu kirlenmenin temel nedeni Türkiye’de ağırlıklı olarak 1950’lerden sonra tüm büyük şehirlere olduğu gibi İzmir’e doğru da yönelen yoğun nüfus hareketliliği ve buna karşın şehrin tüm diğer unsurları gibi altyapısının da hazırlıklı duruma getirilememiş olmasıdır.018 ha 1.494 ha 167 ha İzmir ili çevre ve altyapı sorunlarına.388 kişi yerleşmiş bulunmaktadır. İzmir ilinin ve Ege Bölgesi’nin ağırlık merkezi aynı adla anılan körfezin çevresinde yayılarak yer seçmiş bulunmaktadır. yine toplama havzalarındaki tarımsal eylemlerde kullanılan ilaç ve gübrelemelerin getirdiği kirlilik.342 ha 2. Ancak son yıllarda İzmir Büyük Kanal Projesi’nde uygulamanın bir ivme kazandığı ve tüm yönleriyle körfezin varlığına karşı duyarlılıkların artmakta olduğu gözlenmektedir.273. 1981 yılında bu kez İller Bankası Genel Müdürlüğü’nce Su 111 .866 kişidir. 1960 yılı sonralarında başlayan ve giderek hızlanan bir kirlenme süreci yaşamış bulunmaktadır.4.389 ha 1.Burgaz sulaması 4. Evsel ve sanayi atık kirliliğinin toplam içinde % 50’inin üzerinde paya sahip olduğu bilinmektedir. Büyükşehir bütününde 2000 yılı sayım sonuçlarına göre toplam 2. bu oluşumun nedenleri olarak sıralanabilir. İlin toplam nüfusu ise yine 2000 yılı itibariyle 3. Bu durumda toplam il nüfusunun % 67.939 ha 5.

Bu nedenlerle toplama sisteminin ayrık olmasının zorunluluk olduğu kabul edilmiştir. İlk projenin temel kabulleri aynı kalmış. Mevcut kanalizasyon yapılarında ise önemli farklılaşmalar bulunmaktadır. Gümrük. Karşıyaka ve Çiğli’de. stabilizasyon havuzları sistemi olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Bu bölgelerde genellikle var olan bileşik sistemler nedeniyle yoğun yağışlar sonucunda kanallarda sürekli tıkanma ve taşmalar yaşanmaktadır. toplam 4 adet pompa istasyonu Ayrık sistem kanalizasyonu. Sırasıyla 1985 yılında DEÜ tarafından yeni bir fizibilite etüdü. Bu kanala bağlanan ana ve tali kollektörler. Bu durumda ana kuşaklama kanalı üzerindeki pompa istasyonlarının debi mertebelerindeki bu artışları karşılamaları mümkün değildir.Yapı-Holfelder Grubuna master plan revizyonu yaptırılmış ancak finasman sorunlarının yaşanması uygulamayı geciktirmiştir. 1989’da Black & Veach International tarafından yapılan kesin proje çalışmalarının yapıldığı bilinmektedir. Derelerden su alma yapıları. Bu tesisin yer seçimi Eski Gediz Deltası’nda Çiğli Havaalanı güneyindeki yer olarak kesinleştirilmiştir. İzmir metropoliten alan yerleşmesinde % 70 oranında kanalizasyon sisteminin mevcut olduğu bilinmektedir. İzmir Büyükşehir bütününü ilgilendiren büyük kanal projesinin temel unsurları şöyledir: • • • • • • İzmir Körfezi’ni çevreleyen ana kuşaklama kanalı. 1985 İller Bankası tarafından DEÜ Çevre Mühendisliği’ne yaptırılan revizyon çalışması sonucunda yeni koşullara uymak ve daha düşük enerji kulanım maliyetleri elde edebilmek amacıyla atık su arıtma tesisinin. Buralar da yeraltına sızmalar nedeniyle. Kanalizasyon sistemi şehirsel alanda oluşan tüm evsel ve sanayi atık sularını toplayacaktır. Başlangıçta 2 400 000 nüfusa hizmet verecek olan tesis en son aşamada 4. Nüfus yoğunluğu yüksek olan kıyıya yakın alanlarda mevcut şebeke oldukça eski ve yetersizdir. çalışma değişen koşullara ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak çeşitli aşamalarda revizyondan geçirilmiştir. Atık suların doğrudan sokak yüzeylerine boşaltıldığı ve insanlarla doğrudan temasın sürdüğü yerler yüksek riskler taşımayı sürdürmektedir. Batıda Narlıdere ve Güzelbahçe’de imar planı dışında kalan ve gecekondulaşmanın sürdüğü yerlerde atık sular septik çukurlar aracılığı ile bertaraf edilmektedir. Arıtılan suların Menemen Ovası’nın sulanmasında kullanılabileceği. Yerleşmenin çeşitli noktalarında yağışlar sırasında toplanan yağmur suları atık sularından 10 – 100 katı değişen oranlarda daha fazla ortaya çıkmaktadır. Bayraklı.000 eşdeğer nüfusun atık sularını arıtacaktır. atık suların içme suyu şebekesine karışma riskini beraberinde artırmaktadır.850. Başka bir husus da yağışlar sırasında artacak debilerin arıtma sistemini zorlama noktasına getirebileceğidir. çok yakınındaki dalyanlara verilebileceği ya da doğrudan körfeze deşarj edilebileceği seçenekleri üzerinde 112 . Bu nedenle sanayi sularının ön arıtmadan geçirilmesinin daha uygun olacağı düşünülmektedir. Atık su arıtma tesisi.

İhale ve yer teslimi yapılmış. Proje İller Bankası’nca 1994 yılında başlatılmıştır. Bergama ilçe merkezinde kanalizasyon şebekesi mevcut olmakla birlikte arıtma tesisi projesi hazırlanmış ancak henüz hayata geçirilmemiştir. kollektör. Ören. Proje. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Bu alt yörede kıyı kesiminde yer alan Dikili ilçe merkezinde kanalizasyon ve derin deniz deşarjı mevcuttur. Bu alt yöre yalnızca. 113 . Tesisin bitiminde 2. arıtma tesisleri olmaması nedeniyle atık sular Nif Çayına deşarj edilmektedir. Halihazırda sistem tamamlanmadığı için deşarj suyunun gelişigüzel bir şekilde denize akıtıldığı belirlenmektedir. Özel Çevre Koruma Bölgesidir ve yerleşim merkezi I. Kıyıdaki Çandarlı Beldesi’nin kanalizasyon şebekesi çalışmaları ise İller Bankası tarafından yürütülmektedir ve 2002 yılı sonu itibarı ile % 80’inin tamamlanacağı öğrenilmişse de yatırım devam etmektedir. Münferit arıtma tesisleri yerine ortak arıtma tesisinin öncelik verilerek kurulması uygun görülmüş ve tesisinin 2001 yılı sonu itibariyle devreye alınması planlanmışsa da sonuca erişilememiştir. Foça İlçe Merkezi (Eski Foça) ve Yeni Foça Beldesi olmak üzere iki ayrı projede ele alınmaktadır. Menemen ilçe merkezinde kanalizasyon sistemi bulunmakla birlikte arıtma tesisi yoktur. Foça İlçe Merkezi. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tanımlanmıştır. 2002 yılı itibarı ile % 95’inin tamamlanacağı planlanmakla beraber henüz sonlanmamıştır. Halilbeyli Köyüne ait atık su arıtma tesisi bulunmaktadır. Yeni Foça ise kanalizasyon ve arıtma tesisi projesi İller Bankası tarafından 1993 tarihinde hazırlanmış olmasına rağmen nüfus değişikliği nedeniyle uygulanabilirliği tamamen yok olmuş. toplayıcı. Foça kanalizasyon ve arıtma tesisi projesi. Bağyurdu ve Yukarı Kızılca Beldeleri’nde ise kanalizasyon sistemi mevcut bulunmasına karşın. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Aliağa ilçe merkezinde kanalizasyon şebekesi inşaatı İller Bankası tarafından sürdürülmekte. terfi merkezleri olarak tanımlanmıştır. Kınık’ta da kanalizasyon sistemi vardır ancak arıtma tesisi bulunmadığı için Bakırçay’a deşarj edilmektedir. Armutlu. Arıtma tesisi yeri ile ilgili kamulaştırmanın bittiği arıtma tesisi projesi için beklenildiği bildirilmektedir.çalışılmaktadır. ancak projesi ile ilgili bir çalışmanın olmadığı bilinmektedir. [D] Gediz –Nif Strateji Alt Yöresi Kemalpaşa ilçe merkezinde kanalizasyon sistemi bulunmamaktadır. şebeke. 2000 yılı itibarı ile % 70’inin tamamlandığı. terfi hatları. Ulucak. muayene ve parsel bağlantı hatları. yeniden proje hazırlatılması aşamasına dönülmüştür. Arıtma tesisi için kamulaştırma yapıldığı. terfi merkezleri ile kanalizasyon ve arıtma tesisi inşaatı devam etmektedir.240 hektarlık bir sahayı kaplayacağı ve bu boyutlarıyla dünyanın en büyük stabilizasyon havuzu sistemi olacağı bildirilmektedir.

114 . Tire’de ilçe merkezinin kanalizasyon sistemi mevcuttur ancak arıtma tesisi olmaması nedeniyle atık sular K. Köylerinden sadece İlk Kurşun Köyü’nün arıtma tesisi bulunmakta olup ekonomik nedenlerden dolayı çalıştırılamamaktadır. taşıyıcı hatlar. Özdere Belde Belediyesi kanalizasyon çalışmaları da İller Bankası tarafından yürütülmektedir. Menderes Nehrine Deşarj edilmektedir. arıtma tesisi olmaması nedeniyle toplanan atık suları 3 ayrı noktadan deşarj edilmektedir. İller Bankası’nca Menderes merkez ilçesi altyapı çalışmalarının büyük ölçüde tamamlanmış olduğu belirtilmektedir. Arıtma tesisinden çıkan sular K. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Çeşme ilçe merkezinde kanalizasyon projesi İller Bankası’nca 1986 yılında başlatılmıştır. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Bayındır ilçe merkezinde kanalizasyon bulunmakla birlikte. İlçeye bağlı Çırpı ve Canlı Belde Belediyeleri’nin de kanalizasyon sistemleri bulunmaktadır. İlk ihalede kapsamında. Belde bazında kanalizasyon sistemi ve arıtma sistemi bulunmamakla birlikte Gümüldür pansiyonlar bölgesindeki işletme ve konutları içine alacak ve münferit arıtma tesisi ile sonuçlanacak kanalizasyon sistemi çalışmaları devam etmektedir. Arıtma tesisi çalışmaktadır ve deşarj izni bulunmaktadır. şebeke. uygulamalara Ortaköy’den itibaren başlanmıştır. ne var ki arıtma tesisi olmaması nedeniyle atık sular K. İlçeye bağlı sadece Turan Köyünde kanalizasyon bulunmaktadır. Beydağ’da ilçe merkezinde kanalizasyon sistemi mevcut arıtma tesisi bulunmamaktadır. [E2] K. Kiraz ilçe merkezinin kanalizasyon sistemi ve evsel atık su arıtma tesisi bulunmaktadır ancak arıtma tesisi henüz devreye alınmamıştır. Menderes Nehrine deşarj edilmektedir. Yerleşimin ve kirlilik yükünün yoğunluğu söz konusudur. ana toplayıcı. Ancak arıtma tesisleri eksiktir. 11 köy ve 3 mahallenin alt yapı çalışmaları ile birlikte 4 terfi hattı. Menderes İlçesi’ni de sınırları içine alan Tahtalı Barajı Su Koruma Havzası’nda İller Bankası ve Köy Hizmetleri Bölge Müdürlükleri’nce başlatılan alt yapı çalışmaları kapsamında. terfi merkezleri ve deniz deşarjından oluşmaktadır. Selçuk ilçe merkezini kapsayan kanalizasyon sistemi mevcut olup.[E1] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Torbalı ilçe merkezinde kısmi kanalizasyon sistemi bulunmaktadır. 2 arıtma tesisi ve 2 fosseptik bulunmaktadır. ana toplayıcı. Yerleşmenin tümünü kapsayan proje. İlçeye bağlı belediyelerin tümünde kanalizasyon sistemi bulunmaktadır. Ödemiş ilçe merkezinin de kanalizasyon sistemi mevcut olup bir arıtma tesisi ile sonlandırılmamıştır. Diğer köylerde ise fosseptik bulunmaktadır. Menderes Nehrine Deşarj edilmektedir. kanalizasyon İller Bankası tarafından yapılan arıtma tesisine bağlıdır.

Çeşme ve Alaçatı Belediyeleri ÇALBİR adı altında Belediyeler Birliği kurmuşlardır. Ön Arıtma ve Derin Deniz Deşarjı kısmı (İskele kum denizinden Karantina adası açığına kadar olan 2 km. Turizm Bakanlığı. Proje Kapsamı: Urla merkez. Çeşmealtı 1Atak Projesi . deşarj hattının 1. Ana kollektör yapılmıştır. 115 . kolektöre şebeke bağlantıları yapılmıştır. İlk aşama projenin 2002 yılında tamamlanması planlanmıştır. Bu çalışmada ilçenin içme suyu sisteminin ve su kaynaklarının iyileştirilmesi ile kanalizasyon sistemi birlikte ele alınmıştır.400 metresi döşenmiştir. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki ilçelerin ve köylerin yer alındığı 2000 km kıyı şeridi kapsayan projeyi başlatmıştır. deneme çalışmaları sürdürülmektedir. Projede belediyeler için belirtilen finansmanın bu birlik tarafından sağlanması düşünülmektedir. Belediye meclisinden “Atık Su Yönetmeliği” çıkarıldıktan sonra abonelerin kanalizasyona bağlantılarının yapılması. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı Kıyı Yönetimi (ATAK)*1 Projesi kapsamında Çeşme. altyapı sistemi bulunmamaktadır. arıtma tesisinin geliştirilmesi ve ödenek temininden sonra diğer bölgelerinde kanalizasyon sistemine dahil edilmesi gündeme alınacaktır. havuzların inşaatı tamamlanmış. Alaçatı ve Çevresi Fizibilite Etüdü’nü 1997 yılında tamamlamıştır. Karaburun’da. ayrıca kollektöre yakın yerlerin de bağlantıları gerçekleştirilmesi programlanmıştır. Proje iki aşama halinde planlanmıştır. Proje ile ilk önce altyapı eksikliklerini düzeltmek. Projenin kapsamının tamamlanması İller Bankası’nın ödenek sorunları nedeniyle sınırlı düzeyde kalmaktadır. Proje iki aşamalıdır. TM2 terfi merkezinde bulunan pompalar hazırlanmış bulunmaktadır. TM4 (Zeytinalanı) TM6 (Kalabak) terfi merkezleri ve ön arıtma tesisinin inşaatı tamamlanmıştır. Bunun için Dünya Bankası’ndan 13 milyon dolar kredi alınmıştır.16 adet terfi merkezi ve deniz deşarjı yer almaktadır. İller Bankası’nın ihalesini yaptığı ana toplayıcı hat ve terfi merkezleri projesi kapsamında kolektör ve şebekeler tamamlanmış. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Urla’da kanalizasyonun ilk uygulaması İller Bankası’nın yaptığı ihale ile 1980 yılında başlamıştır. İkinci aşama için ise.1989 yılında Turizm Bakanlığı.lik hat) İller Bankası tarafından ihale edilmiş. Çeşme Merkez kanalizasyon+derin deniz deşarjı hattında çalışmalar sürdürülmektedir. daha sonra yeni kıyı yönetim yöntemlerini tanımlamak amacı ile tasarlanmıştır. İlk aşamada Çeşme ve Alaçatı kanalizasyon sistemleri birleştirilecek ve Alaçatı’nın güneyinde yer alan deniz deşarjından ön arıtma yapılarak deşarj edilecektir. Çeşme-Alaçatı atık su şebeke inşaatı ve bu havzaya içme suyu temini amacı ile havzadaki Ildır yer altı su kaynaklarının deniz suyundan korunması için geçirimsiz perde inşaatı çalışmaları sürdürülmektedir. Çeşme İlçesinin büyük bir kısmını kapsayan Ilıca-Alaçatı kanalizasyon+derin deniz deşarjı ana kolektör hattı tamamlanmış. Dalyan mevkileri proje kapsamı dışında kalmıştır. Çiftlikköy. İskele ve Zeytinalan şebeke inşaatıdır. İkinci aşama proje kapsamı ise. Başlama yılı 1998’dir.

Bu kapsam içinde en ekonomik enerjinin elde edilmesi için her gün önemli adımlar atılmakta ve bu yönde gerçekçi araştırmalar yapılmaktadır. 6. muayene ve parsel bacaları. daha sonra 1998 yılında tekrar ihale edilmiştir. parsel bağlantıları. basınçlı terfi hattı ve 6 adet terfi merkezlerini kapsamaktadır. Seferihisar kanalizasyon projesi de iki aşamalı olarak ele alınmaktadır. terfi hatları. Ana toplayıcı kolektör.bölgesi ana kolektör ve şebeke inşaatıdır ve bu projenin 2004 yılında tamamlanması planlanmıştır. şebeke. Genel olarak bakıldığında öncelikle denizin ve nehirlerin kirlenmesinin önlenmesi amacıyla ilk etapta kıyı ve turizm bölgelerindeki alt yapı tesislerinin tamamlanması ivedilik göstermektedir. Proje tamamlanmış. Ancak. şebeke ve toplayıcı muayene bacaları. İşin büyük bir kısmı tamamlanmıştır. Bu aşamada BOTAŞ yatırımları Aliağa ve Kemalpaşa yörelerini hedeflemiştir. ancak kamulaştırma işlemleri yapılmamıştır. parsel bacaları. Proje. İkinci stratejik raporda belirtildiği üzere İzmir için birinci derece önemli enerji kaynağının doğal gaz olacağı belirtilmiş olmasına karşın bu konuda fazlaca bir ilerleme gösterilememiş ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin Kamu Yatırım Programında yer alan doğal gaz yatırımı için dış kaynak sağlanmasına yönelik girişimleri takipsizlik sonucu rafa kalkmış durumdadır. Sorunu doğru tanımlamak ve uygulanabilir çözümler bulmak durumunda olduğumuz için karar verme sürecinde doğru ve taze bilgiye erişmemizin önemi de ön planda olmalıdır. Ayrıca kısa dönemde doğal gazdan şehirsel ölçekte yararlanma imkanlarının sınırlı kaldığı görülmektedir. terfi hatları. Aliağa’ya doğal gaz gelmesi bundan böyle Cezayir doğal gazının da Aliağa’ya akışı üzerinde spekülatif girişimlerin oluşmasına neden olacaktır. şehri adeta teğet geçerek sanayi alanlarına yönelmiştir. Buna karşın İzmir şehrine doğal gaz gelmemiş. Doğu akstan gelen ikinci hat ise Bornova dışından Kemalpaşa’ya erişmiştir.4 Enerji Enerji her ülkede gelişmişliğin ve ilerlemenin en önemli temel taşlarından biri olarak ön planda yer almaktadır.4. İkinci aşama ise İller Bankası’nca 1995 başlatılmıştır. terfi merkezlerini içermektedir. Seferihisar-Akarca-Sığacık Mevkileri’ni kapsamaktadır. Şebeke. ara toplayıcılar. yeterli oranda temin edilmesi ve çevreye etkileri üzerine her zaman ekolojik açıdan dikkatli olunması gerekmektedir. İki ayrı hattan İzmir il hudutlarına giren doğal gaz boru hattının birincisi kuzeyden Aliağa sanayi alanlarına erişmiştir. parsel bağlantı hatları. pissu toplayıcı hatları. Her iki aşama için kanalizasyon uygulama projelerinde. ÜrkmezPayamlı-Doğanbey Kıyı şeridini içermektedir. ihale edilen inşaat tasfiye edilmiş. Projenin tamamlanabilmesi için ek ödeneğe gereksinim duyulmaktadır. Enerjinin maliyeti. Proje. Gelişen ekonomik koşullar enerji türleri içinde rüzgar ve jeotermal enerjiyi ön plana getirmişlerdir. 116 . İlk aşama İller Bankası’nca 1991 yılında başlatılmıştır. arıtma tesisi yerleri ayrılmış.

Tek gelişme planlamalarda görülmeyen Dikili-Bergama yöresi kaynaklarından yaralanarak yatırıma girişilen Bergama şehirsel ısıtması olarak görülmektedir. konut ısıtması. İzmir ilindeki haliyle ileride görüleceği üzere kaynakların ısı derecesinden ötürü elektrik elde etmenin mümkün olmadığı bu kaynağın. İzmir için gerekli olan solar (güneş) enerji kaynağı lokal düzeyde tek bina ölçeğinde başarıyla kullanılmakta olup bunun yaygınlaştırılması için uzun vadeli yatırımlara gereksinim bulunmaktadır. Finansman zorlukları ve işletici firmanın ortaya çıkardığı maliyet sorunlarının giderilmemesi nedeniyle projenin finansman zorluğu ile karşılaşmasından durma noktasına geldiği görülmüştür. Bu husus termal kaynaklar açısından değerlendirildiğinde. İzmir’in zengin yataklarının ortaya koyduğu bu enerji. kömüre nazaran % 50 daha ucuz olmasına karşın II. rüzgar çiftlikleri kurulması üzerinedir. Bunlardan birincisi. diğeri profesyonel girişimlerin enerji üretimi ve bunun enterkonnekte sisteme verilmesi olarak görülmektedir. Stratejik Plan Dönemi içinde rağbet görmemiştir. Hedeflenen 5. lokal olarak kullanılmasının daha uygun olduğu belirtilmektedir. Yukarıda belirtilen İzmir yöresi için gerekli görülen temel enerji kaynaklarından birisi olan Rüzgar Çitlikleri kurulması konusunda hala bürokratik engeller zorlukla aşılabilmektedir.İkinci olarak etkin görülen jeotermal enerji ise ikinci plan raporunda yer aldığı hali ile pek fazla bir ilerleme kaydetmiş durumda değildir. Stratejik Plan Dönemi olan 1996-2002 yılları arasında bu konuda gerekli yatırımların yapılmadığı görülmektedir. İdeal bir enerji olmasına karşın makro düzeyde ilk yatırımının büyük maliyetler göstermesi kısa ve orta dönemde uygulama güçlükleri 117 . Sonuçta. yatırımcı firmalar tarafından kurulan lokal santraller tarafından sadece kendi gereksinimleri için elektrik üretimi. Aynı şekilde jeotermal enerji kaynakları içinde benzer sorunlar yaşanmaktadır.000 konuta erişilemeden projenin finans kaynakları bürokratik engellerle beraber 2000’li yıllara gelindiğinde durmuştur. Özellikle kriz dönemlerinde yatırım açısından en çekici unsurlardan biri olmasına karşın yatırımcı firmaların öz finansman kaynağı bulamamalarından ve İzmir Vilayeti Özel İdaresinin teşviklerinin de dönemin valisinin tayini neticesinde kaynak aktarımını kısmasından dolayı bu enerjiden faydalanma imkanı ertelenmiştir. Herhangi bir yatırım için onlarca izin belgesi almaya uğraşmak bu konuda ilk planda yabancı yatırımcıyı geriye itmektedir. Bu konuda Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ilgili kurumları ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın prosedürler açısından yapımcı olmasının gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Bu enerji türü genelde iki türlü kullanılabilmektedir. termal turizm ve tarım alanlarında kullanılacak sera ısıtması olarak görülmektedir. II. İzmir’in diğer bir enerji kaynağı olarak görülen ve son dönemde büyük rağbet gören enerji türü. Birinci husus rüzgar santralleri açısından en rağbet edilen bölge olan Çeşme’de Altın Yunus Tesisleri’nde başarıyla uygulanmış ve giderek yaygınlaşmıştır. İzmir ili içinde BalçovaHatay semtlerinin ısıtması pilot proje olarak başlatılmış ve bu aşamada sadece Balçova’nın kısmi konut alanlarının ısıtması 2003 yılına kadar yapılabilmiştir. Yatırım ve işletme giderlerinin fazlalığı nedeniyle cazip bir durum arz edememiştir.

2000’li yıllarda ABD nükleer santrallerinin yaklaşık % 40'ı kısa dönem pazar fiyatının üstünde güç üretmişlerdir. EÜAŞ. çevresel riskler oluşturmaktadır. TETAŞ olarak üçe bölünmüştür.200 TL olarak görülmektedir. Elektrik Piyasası Kanunu ve 2001/2026 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi sonucunda bir dikey bütünleşik Şirket olan TEAŞ. Bunlar sırasıyla Üretim. pazarlama. Elektrik Enerjisi Elektrik enerjisi üretim.944 TL olarak belirlenmektedir. zaman içinde tüm nükleer reaktörlerini kapatmaya karar vermiştir. Bu değerin oluşmasında tabiatıyla elektrik üretimi yanında işletime maliyetini oluşturan diğer giderler de yer almaktadır. dağıtım ve tesislerin yapılması TEK adı altında faaliyet göstermekte iken TEK’in sonraki yıllarda dağıtım. Almanya son yıllarda. Sonuçta bu ülke toplam nükleer kapasitesinin % 37’sini ortaya çıkan daha ucuz enerjilerle rekabet edemeyeceği için kapatma yoluna gitmektedir.449. Elektrik enerjisinin abone başına üretim maliyeti 2002 yılı için 4. Fakat önemli olan bu işlem için kaç yıl gerekeceğidir.183. Fransa’nın Pirene’lerde yarattığı türden santraller dahi henüz teknolojik sorunlarını tam olarak giderememiş durumdadırlar. Atıkların radyoaktifliğinin binlerce yıl devam etmesinden dolayı tesislerin zararlarının giderilmesinin oldukça güç olduğu da bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.1993 yılında TEAŞ ve TEDAŞ kurulmuştur. elektrik dağıtımını üstlenmiş bir kurumdur ve İzmir ili bazında 2003 yılı itibarıyla kişi başı 1 kwh maliyeti son beş yıl ortalaması olarak 28. fosil kaynaklarından enerji üreten santraller gibi gaz emisyonlarına neden olmasa da.534 TL. üretim. Sistem ve işletme arızaları geniş alanların radyoaktif kirlenmesine dolayısıyla yüksek maliyetli zararlara sebep olabilmektedirler. TEİAŞ. Dolayısıyla abonelere yansıyan değerin indirilmesi için işletme masraflarıyla kaçak kullanımların da önüne geçilmesi gerekmektedir. civarındadır.’dir.yaratmaktadır. Bu durumlar uzun yıllar tartışılan Nükleer Enerji konusunun alternatif enerjilerin ortaya çıkması nedeni ile artık giderek gündem dışı kalmasının açıklayıcı nedeni olmaktadır. Bu değer son beş yıl ortalaması alındığında 5. Strateji planlama alanı açısından da aynı durum söz konusu olup. 2002 yılı itibarıyla işletme maliyeti 13. işletme. TEDAŞ. Özelleştirme kapsamında olunmasının gerekçe olarak ortaya koyduğu bu olay aynı zamanda pazarlama kolaylığı sağlamayı amaçlamaktadır. iletim gibi farklı konularda ayrı genel müdürlükler haline getirilmiş olması koordinasyonu güçleştirmektedir. 12. 118 . İletim ve Pazarlama/Ticaret işlevlerini ayrı olarak yürütmektedirler. Nükleer enerji. Bu santrallerin enerji üretimi günümüzde artık pahalı enerji türüne girmektedir. aynı mekanda 2003 yılı itibarıyla dört ayrı şirket bulunmaktadır.179 TL. Ancak teknik ve finansal kaynaklar nedeni ile tesislerini kapatma kararını 20-25 yıldan önce uygulayamamaktadır.08. nükleer endüstrinin en önemli sorunu maliyetidir. Çevresel sorunların dışında.

5’ini (23. sırada yer almaktadır.5 0. Strateji planlama alanında 2002 yılı itibariyle toplam 1. Bu yapılmadığı takdirde yatırımlarda geç kalınacaktır. 1997 ‘de %57.100 Abone Gruplarına Göre Abone Sayıları ve Tüketimler (2002 yılı) Abone Grubu Resmi daire Belediyeler Kitler Sanayi Adedi 2990 1874 576 17. % 1. Ege Bölgesi için ise 1.3 olan Türkiye ortalamasına ve % 53 olan Ege Bölgesi ortalamasına yakın değerlerdir.355) tarımsal sulama. % 12.523.1996 yılından 2002 yılına kadar TEDAŞ’a ayrılan ödenek ve harcamaların oransal dağılımı genelde ödeneklerin büyük bir kısmının tahsis edildiğini ortaya koymaktadır. % 2. Bu abonelerin %82’sini (1. Son iki yıl verilerine göre tüketilen elektrik enerjisinin büyük bir kısmı (%50) sanayi tarafından kullanılmakta. Tablo 6. Bu durum.2 0.048) meskenler. Türkiye toplamında İzmir’in il bazında aldığı ödenek. İzmir.636 % 2.12 gibi düşük oranlarda verildiği görülmektedir.196 13. sanayinin il ekonomisinin sektörel yapısı içindeki ağırlığını göstermektedir.68 kwh/kişi olup.065.77 kwh/kişi’dir.546 elektrik abonesi bulunmaktadır.1’ini (33.2 50 119 .281.820 % 0.902.137. kırsal alanın göreli olarak ihmal edildiğini göstermektedir.562. 2002 yılı ödeneğinden dağıtım.665 43. Sanayide kullanılan enerjinin miktarı.193. tüketimi sıralamasında il bazında.718 3. Ancak bu oranın farklı kalemlerdeki dağılımına bakıldığında gerçekleşen yatırımların kırsal kesim tesislerine % 1. Bu oranın Türkiye ve Ege Bölgesi ortalamasına kıyasla daha yüksek olması sanayi tesislerinin ve sanayide kullanılan elektrik enerjisinin yoğunluğu ile ilgilidir. % 50.703) ticarethaneler. Türkiye’de 7.7’sini (198. Kişi başına düşen elektrik tüketimi ise 2.2 Tüketim (kwh) 216. Bu değerler 1996’da % 65. İzmir’in her yıl ortalama 110-140 bin kişi arttığı ve bunun yaklaşık yarısının göç ile geldiği bilindiğinden her yıl İzmir’e normal ödeneğinden ayrı olarak bu değerler de hesap edilerek ek bir ödenek verilmesi gerekmektedir. Strateji planlama alanında 2002 yılı itibariyle toplam elektrik tüketimi 7.882) şantiyeler. toplamda 81 il arasında sondan 6’nın yukarısına çıkamamış durumdadır. 1999 ‘da % 71.000. 1998’de %74.1’ini (17. 2000’de % 82 ve 2001 ‘de % 81’dir. bunu meskenlerde kullanılan enerji (%21) takip etmektedir.820. Kişi başına elektrik tüketimi incelendiğinde.194 kwh olarak gerçekleşmiştir.1 1. Bu ise şehir şebekelerinin öncelik kazandığını. % 1. Türkiye için bu değer ortalama 1.07’sini harcanma kalemi olarak alabilmiştir.820) sanayi tesisleri oluşturmaktadır.52 ve dağıtım tesislerinde de % 3. Benzer bir kıyaslama ticaret ve tarımsal sulama açısından yapıldığında bu değerlerin Türkiye ve Ege Bölgesi değerlerine göre düşük kaldığı görülmektedir.7 0. şebeke tesisi ve diğer yatırımlar için talep ettiği oranın ilk altı ayda % 40.43.

Bu ise 2000 yılı itibariyle yaklaşık 9 milyar kwh olan elektrik enerjisi tüketiminin.338. Ancak bu değerin 2001 yılında 8. Sanayinin elektrik enerjisi talebinin yüksekliği bu değerlerden anlaşılmaktadır.546 aboneye 1. Ödenmeyen fatura tutarı olarak konutlar toplam açığın %26’sını oluşturmaktadırlar.000 iken.184 kwh dahildir.7 82 1.729 244.1 100 *Bu değere. 2002 yılı değerleri olarak bu oran % 94.837 1. 4000 olan işletme sayısının 10. Resmi dairelerin % 16 ve ticarethanelerin de % 15’i tahakkuk eden faturalarını zamanında ödememişlerdir.5 0. Bugün inşaatı devam eden organize sanayi bölgeleri ile birlikte.1 4.653.4’tür.546 12.192.713 personele 1. Kurumun İzmir için 2003 yılında hedeflediği kaçak oranı %7’dir.47’dir.668 33. İzmir ili dahilinde TEDAŞ’ta.1 2.048 41.217 aboneye hizmet vermektedir. personel sayısına düşen abone 1997 yılında 1. Bu bedellerin tahsilatı için son aşama olan enerjisi kesilerek tahsilat.524.1 0.206. Stratejik Alt Yöreler Bazında Elektrik Tüketimi İzmir Büyükşehir Bütünü strateji alt yöresinde.562. Bu oran kaçak kullanımın oldukça yüksek olduğu İstanbul’a ve Türkiye ortalamasına (% 20.343 298.42 olduğu göz önüne alınarak bir artışın söz konusu olduğu ve bu konuda önlem alınması gerektiği söylenebilir.820.kaçak oranı % 7.281.Ticarethane Mesken Şantiye Hayır Kurumu Muhtelif Tarımsal Sulama Toplam 198.476 7.768. Karşıyaka ve Narlıdere’de enerji tüketimi konut 120 .562. Sonuç olarak TEDAŞ’ın bir personeli 1.137.832.Dünya standartlarına göre yüzde 7 kaybın normal sayıldığı elektrik kayıpkaçak oranı İzmir'de 2002 yılı ilk altı itibariyle % 11. kaçak ve okunamayan değeri olan 378.1 100 695. genel aydınlatma. iç tüketim.9 21 3. Buca.194* 8.7 3.355 1.81’i toplanmıştır. Dağıtım şebekesine verilen enerji ile satılan enerji arasındaki fark‘kayıp-kaçak ‘olarak isimlendirilmektedir.136 630 1.8 0.223.396 6. 2010 yılında yaklaşık olarak 30 milyar kwh olacağı anlamı taşımaktadır. Tahsilat oranlarında ise tahakkuk eden meblağların tümünün toplanmasında zaman zaman güçlükler olmasına rağmen 2001 yılı itibarıyla tahakkuk eden tutarın % 95. konut alanlarının yoğun biçimde bulunduğu Bornova. Gaziemir. İlk altı ay değerin yüksek olmasının nedeni tarım sulamalarında özellikle yaz ayları aşırı elektrik tüketiminin olmasından kaynaklanmaktadır.17’sidir.474.gerçekte kayıp ve kaçak birbirinden tamamen farklı kavramlardır.66 olmuştur.014 368.16) göre oldukça düşüktür.000’e ulaştığı ve 2010 yılında 14 milyar kwh elektriğin sadece organize sanayi bölgelerine aktarılması gerektiği ortaya çıkmaktadır. 2002 yılında 1. toplam gecikeli tahsilatın % 14. Bununla beraber 2002 yılı sonu itibarıyla İzmir’de kayıp. Fatura tutarları itibarıyla en fazla ödeme yapmayan grup konutlardır.703 1.283 personel hizmet verir duruma gelinmiştir.

234 kwh/yıl) Aliağa’da gerçekleşmektedir. Bakırçay strateji alt yöresinde yer alan Dikili ve Kınık ilçelerinde. mevcut sanayi tesislerinin de azlığına rağmen böyle bir dağılımı ortaya çıkarmıştır. Karaburun ve Seferihisar ilçelerinde ağırlıklı olarak enerjinin konutlarda tüketildiği görülmektedir. (Bayındır’da %98.404. Toplam enerjinin % 40’ı sanayide. Balçova bölgesinde tarımsal sulama amaçlı elektrik tüketimi nedeniyle konutların toplam elektrik tüketimi içindeki payı % 39 olup bu değer alt yöre içindeki en düşük orandır. Ödemiş’te % 87 konut dışı) Beydağ ve Kiraz’da ise ekonomik gelişme sorunları nedeniyle tüketilen enerji miktarı düşük olup. Strateji planlama alanında toplam elektrik tüketiminin yarısından fazlası (2. Yine bu alt yörede yer alan Foça ilçesinde ise konut dışı tüketim oranı % 64’ler düzeyinde olup. Menderes’te konut. Bergama’da ise bu oran % 77’ye kadar inmektedir. % 42 konut dışı. toplam enerji tüketimi içinde konutların payı % 70’ler düzeyindedir. Selçuk’ta ise turizm sektörü enerji tüketiminin Menderes’te konut ağırlıklı (% 69 konut). bunların konut ve konut dışı kullanımlara benzer oranlarda dağıldığı görülmektedir. Yarımada strateji alt yörelerinde Çeşme. konutların toplam elektrik tüketimi içindeki payı % 52’ler düzeyinde kalmıştır. enerji miktarının yaklaşık % 80’inin konutlarda tüketilmesi ile sonuçlanmaktadır. Bu oran % 90 121 . Torbalı’da konut dışı ağırlıklı olması (% 85 konut dışı). Gediz Nif stratejik alt yöresi sanayi ve tarımın sektörel olarak dengeli bir gelişim göstermekte.519. Yine Aliağa’da toplam enerji tüketiminin sadece % 2’sinin konutlarda kullanılıyor olması bu sanayinin yoğunluğunu ortaya koyan çarpıcı bir değerdir.ağırlıklı olup. sanayinin gelişimi. Gediz stratejik alt yöresinin odağı olan Aliağa’dır. Merkez alanı olan Konak bölgesinde ise % 35’i bulan ticari elektrik tüketimi nedeniyle. Selçuk üstlendikleri farklı rollere göre enerji tüketimi açısından da farklılıklar göstermektedir. Torbalı. (Beydağ’da % 58 konut. Torbalı’da sanayi. Küçük Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresinde yer alan Menderes. Küçük Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresindeki Bayındır ve Ödemiş’in kuzey çeperde yer alan ilçelere benzer olarak büyük oranda konut ağırlıklı enerji tüketimine sahip olduğu görülmektedir. Bu oran % 85’in üzerindedir.5. bu oranın yüksekliği ilçe ekonomisinin turizme dayalı yapısıyla ilgilidir. Elektrik tüketiminin en yüksek olduğu ilçe sanayinin yoğunluğu nedeniyle. Selçuk’ta ise konut ve konut-dışı kullanım oranlarının birbirine yakın değerler taşıması (% 45 konut ve % 55 konut dışı) ile sonuçlanmıştır. Kiraz’da % 38 konut. İzmir’e yakın diğer ilçelere göre sanayi gelişiminin daha az olması. % 62 konut dışı) Konutlarda tüketilen enerjinin azlığı. %44’ü konutlarda kullanılmaktadır. konut ve hizmetler ağırlıklı bir gelişme göstermeleri. Menemen’de ise Aliağa kadar baskın olmasa da enerji tüketiminde sanayinin önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. toplam elektrik tüketimi içinde konut dışı kullanımların payının % 55’ler seviyesine ulaşmasına neden olmaktadır.

Üniversite. Bunun dışında. Strateji planlama alanında termik santraller dışında özel kuruluşlara ait enerji üretim santralleri ve organize sanayi bölgelerine ait elektrik üretim üniteleri bulunmaktadır. Alsancak eski termik santralı. Karşıyaka. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Bütünü içinde TEİAŞ tarafından tam kapasite çalışan trafoların güç artışlarının acilen yapılması gerekmektedir. Ilıca. alanda Büyükşehir de dahil olmak üzere daha uzun vadeli projeksiyonlar yapılmamakta. İzmir Büyükşehir Bütünü içinde 1985 yılında Fransız EDF şirketine yaptırılmış olan master plan 2005 yılını hedeflemiştir. Bununla beraber dağıtım esasına göre. Urla’da da yine konuttaki enerji kullanım oranı yüksektir. Bu trafoların bulunduğu alanlarda enerji tüketiminde görülen artış 122 . Fuar. ancak İzmir’e yakınlığı nedeniyle bölgedeki diğer ilçelerden daha yüksek bir oranda konut dışı enerji kullanımına sahiptir. Bunlar mekansal olarak. Balçova Dokuz Eylül Hastanesi. 11'i % 100 yüklü olarak çalışmaktadır. Aralarından Eşrefpaşa’nın gerçekleşmemesi durumunda mevcut tesislerin yeterli olmasından ötürü sorun yaşanmayacaktır. Alsancak eski termik santralı ve Eşrefpaşa’dır. ihtiyacı olduğunda ana şebekeden takviye almakta ve fazlasını ise satmaktadır. Bu yerleşmede toplam enerjinin % 72’si konutlarda tüketilmektedir. ortaya çıkan enerji noksanı da enterkonnekte sistemle konnekte olan uluslararası sistemlerden sağlanmaktadır. Gaziemir Kartal. Manisa Organize Sanayi Bölgesi ve İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi kendi elektriğini ATAER isimli santralinde üretmekte. Bu bölgelerde de ekonominin ağırlıklı olarak tarım ve hizmetler sektörlerine dayanması böyle bir sonucu ortaya çıkarmıştır. Yörede. Bahribaba.5 kw’lık trafolar gerekmektedir. Strateji planlama alanında büyük ölçekli ve yüksek kapasiteli elektrik üretim tesisi bulunmamakta olup. Boğaziçi. Bozyaka. Bostanlı. 154 kw’lik olan bu trafo merkezlerinden Hilal.değerini aşmaktadır. talebe göre cevap verilmektedir. Bu plan dahilinde yer alması gereken 22 adet trafo merkezinden 13 tanesi yapılmış ve birisi de ihale aşamasındadır. Ege Bölgesinde bulunan termik santraller ise Türkiye termik enerji üretiminin yaklaşık 1/5’ini üretmektedir. Selçuk. Torbalı Pancar-Tekeli ve Dikili’ye kısa dönem içinde 154/34. Altındağ. Karabağlar. Altındağ ve Gaziemir Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ)’dir. Mevcut sistemlerde süreklilik içinde yapılan ölçümler sonucunda ortaya çıkan yük analizleri söz konusu trafoların tesisini gerekli kılmaktadır. 2003 yılı yatırım programı içinde TEDAŞ’a göre yer alması gerekli olan ve de gerçekleşmesinin lüzumu bulunan trafoların tesis edilecek yerleri. Buca. Hatay. İzmir Büyükşehir Bütünü dışında kalan bu alanlarda genelde enerji sorunu bulunmamakta olup. Güzelyalı. Şemikler ve EBSO olmak üzere 13 adet trafo merkezi faal olup. Ancak Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin sattığı enerjinin değerinin yüksek olması nedeniyle TEDAŞ tarafından cazip bulunmamaktadır. Atatürk Mahallesi. Atatürk Mahallesi. Gürçeşme. Ödemiş Kaymakçı. Geriye kalan 8 trafo merkezi yapılmamıştır.

İçinde bulunduğumuz yıla gelindiğinde dağıtım bölgeleri değişmiş. Ancak anlaşmazlıklar sonucunda 1996 yılında ihale iptal edilmiş. Zira ana trafo yerleri ihtiyaca göre planlanmaktadır.bu gün hala devam etmektedir.000 ortaklı İzmaş . dolayısıyla başta sanayi ve turizm sektörleri olmak üzere bölge gelişimi olumsuz yönde etkilenmektedir. İzmir-Manisa Bölgesi Elektrik dağıtım işletilme hakları bu nedenle sürüncemede kalmıştır.05.yeniden yapılan ihalede 7.Ş. uzun süredir gündemde olan ancak gerçekleşemeyen özelleştirme çabaları nedeniyle iletim ve dağıtım hatları ile ilgili yatırımlar yeterli düzeyde gerçekleştirilememekte. ve Elektrik Mühendisleri Odasının açtığı dava sonucunda Ekim 1998 yılında GEDAŞ’ın işletmeyi almasına yönelik Bakanlar Kurulu Kararı. Ancak bu projeleri de içeren ve 1996 yılına ait İzmir ili yatırım projeleri arasında yer alan-1997.Ş.1998 yıllarında bitmesi planlanan kamu yatırımlarının çoğu özellikle bağlı ilçelerdeki şebeke tevsii yatırım projeleri. İzmir dağıtım bölgesi Ülkedeki 19 dağıtım bölgesi ile birlikte yeniden özelleştirme kapsamına alınmıştır. Ancak bu çalışmaların sağlıklı bir tarzda yürütülmesi için Belediye ile sıkı bir koordinasyon içinde çalışılması gerekmektedir. 30 yıllık elektrik dağıtım ihalesini kazanan GEDAŞ’a Senkom A. görevlendirilmesiyle başlamıştır. bilgi toplama ve uzaktan kumanda işlevlerini yerine getirme) şebeke modernizasyonu. Dağıtım şebekelerinin daha verimli çalışması. Trafo yerlerinin planlanması için Nazım Plan kararlarına göre yoğunluklar bulunarak trafo güçleri bu değerlere göre verileceğinden. gecikmiş yenileme yatırımlarının yapılması.dağıtım işine talip olan Süzer Holding ile karşı karşıya kalmış ve sonuçta iki kuruluş GEDAŞ adı altında birleştirilmiştir. Danıştay tarafından iptal edilmiştir.2003 tarihli kararı ile) Geçen 10 yılda. yapılmış olan planların zaman içinde değişmemesi. SCADA adı altında (tesis elemanlarının durumlarını sürekli izleme. kırsal bölgelerdeki dağıtım hatlarının yenilenmesi ve ekonomik ömrünü doldurmuş şebekelerin ıslahını kapsamaktadır. 123 . İzmir Büyükşehir Bütünü için 2005 yılı hedeflenerek yapılmış bulunan mastır planın devamı olarak ele alınan yeni mastır proje.nedeniyle gereklilik ortaya çıkmıştır ve kurulacak trafoların 154 kw geriliminde olması planlanmıştır. (Özelleştirme Yüksek Kurulunun 30. daha sonra konuya ilişkin davalar sürerken Nisan 1997 tarihinde İzmir ve Manisa Belediyeleri dahil 15 şirketi toplayan İzmaş kurulmuş. otomasyon projeleri. dağıtım şebekelerinin daha rasyonel işletilmesini gerekli kılmaktadır. yer altı kablo sistemlerinin yapımına devam edilmesi. 2005 yılında kadar planlanmış olan İzmir mastır planının yenilenmesi için halihazırda çalışmalar başlatılmış durumdadır. özelleştirilme beklentisi ile bu konudaki yatırımlar askıya alınmıştır. diğer deyimiyle yoğunluklarının arttırılmaması gerekmektedir. İzmir’de Elektrik dağıtımının özelleştirilmesine yönelik girişimler 1991 yılında hükümetin görev süresinin bitmesine on gün kala ihalesiz olarak Senkom A. 2003 yılında İzmir'de yer alacak elektrik enerjisi yatırımları için talep edilen miktarın ancak dörtte biri tahsis edilmiştir. Ülke ekonomisindeki ağırlığı sürekli artan İzmir’de.

Bu tür açık trafoların yanında aynı işlevi gören gaz izoleli sistemler de bulunmaktadır.000 MW rüzgar enerji 124 . Yer altına trafo yapımı özellikle son yıllarda talep edilen bir yaklaşım olarak görülmektedir. Özellikle bu konuda K. Rüzgar Enerjisi Dünyada rüzgar enerjisi teknolojisinin hızla ilerlediği bilindiğine göre Ülkemizde de bu konuda çalışmaların hızlandırılması gerekmektedir. Özellikle 1/25. durumlarında büyük cereyan kesintileriyle karşılaşılmaktadır. Menderes Ovasının tüketimi en başta gelmektedir. İzmir Büyükşehir Bütünü içinde yer alan ana trafo yapılarının dağıtımında gözetilmesi gereken diğer önemli bir husus da trafoların yerleşeceği alanların bulunması olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir endüstri haline gelmiş olan bu üretimde Avrupa 2010 yılına kadar 40. Bu tür trafolar için tek katlı olduğu takdirde 1000 m2 kadar bir alan yeterli olmakta hatta buları iki veya üç katlı yapacak olursak 500 m2’lik bir alanın yeteceği de belirlenmektedir. Diğer taraftan dağıtım yatırımlarında en önemli konu trafo merkezleri olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun nedeni ise yaz aylarında tarım sulamasında yer altı suyu kullanımı ve diğer sulama çeşitleri için enerji kullanılması olarak ortaya çıkmaktadır. yapılabilirlik konusunda arazi rantının yüksek olduğu alanlarda tercih edilme sebebi olarak ortaya çıkmaktadır.İzmir içinde en fazla enerjinin tüketildiği aylar ülke geneline oranla ters bir durum arz etmekte ve yaz ayları baskın çıkmaktadır. Pervanelerin ömrü ise 20-25 yıl arasındadır ve eskidiğinde değiştirilmeleri mümkündür. Kurulacak jeneratörlerin ortalama ömrünün tipine göre 20-60 yıl arasında olduğu belirlenmektedir. yıldırım düşmesi vb. Örneğin. Planlama çalışmalarının bu veriler ışığında yapılması gerekmektedir. Sulama tesislerinin tamamlanmasıyla bu değerlerin oranlarında azalma olacaktır. Her trafo yeri için kamulaştırma sorunlarını ortaya çıkması süreçleri uzatmakta ve maliyeti arttırmaktadır. Belediyelerin trafo yeri vermesi gereklidir. Konuya ilişkin araştırmaların ve de yatırımların son beş yılda gerçekleştiği ve yaygınlaştığı görülmektedir. Elektrik talebi için makro seviyede belirgin bir yatırım programının olmayışı ve parçalı durum arz edenlerin de her türlü talebe cevap verme durumunda olunmasıyla bozulduğu bilinmektedir.000 ölçekli Nazım İmar Planlarında bu tür alanların ayrılmasının gerekliliği bu alanların açık tipte yapılacaksa 25 dönüme kadar yer ihtiyacının olmasından dolayı daha net anlaşılmaktadır. Aradaki fark gazlı sistemlerin daha güvenli olduğu ve hava şartlarından etkilenmediği üzerinedir. Bu konuda da maliyet önemli bir husus olarak ortaya çıkmakta ve halihazırda bu tekniği yurt dışından almamız nedeniyle dışa bağımlı bir durumda kalınmaktadır. İki tarz arasında maliyet farkının 5-6 misli bir değerde seyretmesi. Dolayısıyla zorunlu durumlarda kalınmadıkça gerekli tekniğe sahip oluncaya dek bu tür yatırımlardan kaçınılması gerekmektedir. Elektrik enerjisi “talep neredeyse oraya gider” felsefesi içinde belirli bir strateji edinememiştir. Bu trafoların yapımında Belediyelerle birlikte hareket edilmenin yanında mali problemlerin de çözülmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda incelemeye alınan 40 civarında projeden İzmir için önem arz edenler aşağıda verilmektedir. yaklaşık 1 km2’lik bir alan kapladığı düşünülürse ve de tarım alanlarında kuruldukları takdirde çiftçilik faaliyetleri tribünlerin hemen altında yapılabileceğinden ötürü tarım alanlarında da bir kayıpla karşılaşılmaması olumlu bir yön olarak belirmektedir. Tribünler ekonomik ömürlerini tamamladıklarında kolayca sökülebilmekte ve bulundukları alan eskiden kullanıldığı hale dönüştürülebilmektedir. ki bu kesimlere rüzgar çiftliği adı verilmektedir. Yenilenebilir Enerji Kaynakları için hazırlanmış olan “Beyaz Rapor" da yapılan değerlendirmelere göre üretim 2020 yılında 100. Ayrıca rüzgar çiftliği. Ayrıca kıyaslandığında tribün pervanelerinin çıkardığı gürültü kirliliği diğer gürültülü araçlarla karşılaştırıldığında en alt sevide görülmektedir. Tablo 6. Türkiye’nin rüzgar enerjisi etütleri genel anlamda ülkenin tüm ihtiyacını karşılayacak potansiyele sahip olunduğunu ortaya koymaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere 20 tribünden oluşan bir rüzgar çiftliği 6. Bu konuda kurulmuş olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) isimli organizasyonun faaliyete geçmesinden sonra yatırımcılar ve imalatçılar daha bilimsel seviyede bir araya gelme imkanı buldular Son yıllarda. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) ve Elektrik İşleri Etüt İdaresinin (EİEİ) çalışmalara katılımı sonrası Türkiye'deki rüzgar enerjisi potansiyeli hızla gelişim gösterdi.000 MW’dır ve bunun gerçekleşmesi için gerekli altyapı ivedilikle planlanmalıdır.500 ila 10.101 Rüzgar Enerjisi Projelerinden İzmir İçin Önem Arz Edenler Projenin Adı Çeşme-Alaçatı Rüzgar Santralı Kocadağ Rüzgar Santralı Çeşme Rüzgar Santralı Başvuran Firma ARES A.kapasitesi kurmak üzere bir hedef koymuştur.000 MW kapasitesine çıkacaktır.Ş. Tribünlerde ortalama 100 metrelik bir mesafede oturulduğu takdirde gürültü kirliliği ile karşılaşılmaz. Tribünlerin sökülmesinin maliyeti de genelde arta kalan parçaların parasal değeri ile karşılanabilmektedir.000 kişiyi aşmaktadır.500-9. Genelde bir rüzgar tribünü üç dört ay içerisinde imalatında kullanılan miktarda enerjiyi üretebilmektedir. Günümüzde elde edilen enerjinin maliyeti Avrupa Birliği ülkelerinde 5-8 ECU dolaylarında olmaktayken ilerleyen yıllarda bunun daha alt seviyelere inmesi görülecektir. Bunun dışında enerji üretiminin istihdam potansiyeli düşük alanlarda yer alma olasılığının yüksek olması bu yörelere istihdam sağlayacağından önemli bir kaynak olarak görülmektedir. AS MAKİNSAN PROKON Bulunduğu Yer İzmir-Çeşme-Alaçatı İzmir-Çeşme-Kocadağ İzmir-Çeşme Güç MW 7. Alansal olarak 20 tribünden oluşan bir santralın kapladığı alanın.4 12 125 .000 arasında evin elektrik gereksinimini karşılayabilmektedir. bulunduğu alanın sadece % 1'ini aktif olarak kullanır.000 kişiye iş imkanı sağlamaktadır Bu sayı tüm Avrupa değerlendirmeye alındığında 20.2 50. Ülkenin bu açıdan ihtiyacı olan teknik potansiyel 83. Konuda en fazla ilerlemiş görülen Danimarka bu alanda 8.

2020 yılı hedeflerine göre Türkiye elektrik enerjisi üretiminin % 18’i kadarını rüzgar çiftliklerinden karşılayabilecek duruma gelebilecektir. iken 2003 yılında 1.Karaburun Rüzgar Santralı Mazıdağı Rüzgar Santralı Hacıömerli Rüzgar Santralı Kocadağ Rüzgar Santralı Yaylaköy Rüzgar Santralı Mazıdağı-2 Rüzgar Santralı Mazıdağı-3 Rüzgar Santralı Çeres (Çeşme) Rüzgar Santralı Seyitali Rüzgar Santralı Güzelyer Rüzgar Santralı Yenişakran Rüzgar Santralı ATLANTİS TİCARET İzmir-Karaburun 22. MAGE A.Ş.2 15 90 39.000 MW’ye ulaşılması hedeflenmektedir. Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere İzmir’de faaliyete geçmek için girişimde bulunan yatırımcıların oluşturacağı enerji miktarı 540 MW tutarındadır. Ayrıca alt yapı ve teknik araç gereçleri yapacak kapasitede imkanlara sahip olunması giderek bu sanayi kolunun araç ve gereçleri açısından ithalata bağlı olunmayacağını da göstermektedir. İzmir-Çeşme-Alaçatı DEMİRER HOLDİNG A.Ş. Orta vadede gerçekleştirilmesi hedeflenen bu yatırımların sonuçlanması ile yukarıda 126 . Ancak bu değerlere ulaşmak için bürokratik uygulamaların daha yapıcı ve organize olması gerekmektedir.400 MW olması planlanmaktadır. İzmir-Çeşme Türkiye'de rüzgar enerjisinin mevcut gücünün geliştirilmesinde ve kullanılmasında iyi organize olunmuş kurumsal bir yapıya sahip olunması gerekmektedir.Ş.Ş. YAPISAN İNŞAAT LTD.000 kişinin iş bulma imkanı ortaya çıkacaktır. ENDA Enerji Üretim A. Bu nedenle konuda önemli bir yere sahip Ege kıyıları arasındaki İzmir sahillerindeki potansiyellerin değerlendirilmesi açısından uyumlu yönetmeliklerin de çıkarılması gerekmektedir.Ş. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın elektrik kapasitesi öngörümüne göre Ülkede 2010 yılında kurulu kapasitesinin 6.38 olarak vermektedir. Şartların uyumlu gitmesi durumunda 2020 yılında 20. YAPISAN LTD. Bu aşamada en önemli sorun kurumsal yapının halihazırda iyi organize olamamış olması olarak görülmektedir.4 54 DEMİRER HOLDİNG A. INTERWIND LTD.8 51 50. Halbuki bu sistem dahilinde Türkiye genelinde kurulu kapasite 2000 yılına 400 MW. Bu temiz işgücünün yaratacağı istihdamın da Kocaeli Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi. 2010 yılında Ülkede sadece bu işkoluna uygun olarak 20.6 37.Ş.000 MW olarak kurulu kapasite olarak görülecektir. 2010 yılındaysa bu güç 10. Potansiyeli yüksek İzmir piyasasına girmek için pek çok firmanın girişimde bulunduğu yukarıdaki tablodan anlaşılmaktadır. Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynak ve Teknolojileri Araştırma Birimi verilerine göre 1 MW başına 20 kişi olduğu hesaplanmış olduğu varsayımıyla hareket edilecek olursa. İzmir-Çeşme-Kocadağ İzmir-Karaburun İzmir-Çeşme Çeşme Aliağa Çeşme Aliağa-Bahçedere DEMİRER HOLDİNG A. DERİN LTD. İzmir-Hacıömerli MAGE A.5 39 45 26.500 olacağı varsayımından hareketle Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynak ve Teknolojileri Araştırma Birimi (YEKAB) Kurulu güç hedefleri esas alınarak kurulu kapasitenin rüzgar payını % 15.

Ş. İzmir-Urla (Ovacık-Araplardağı) 15 MW 30. Bu konuda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na üretim lisansı için başvuruda bulunan ve başvuruları inceleme ve değerlendirmeye alınanlar arasında İzmir’e yönelik olanlarsa aşağıda verilmektedir.2003 • Akın Holding A. Şti. Şti.2003 • Güç birliği Holding A. İzmir-Çeşme (Korankadağı.Ş.Kokarlimanı-Beşgöltepe. İzmir-Foça(Yenibağarası-Değirmentepe-Malatepe-Bucaktepeleri) 29. İzmir-Aliağa (Kızıltepeköyü-Palamutlutepe) 30 MW 05. Ltd.4MW 17. kurulu güç ve son olarak da değerlendirmeye alınış tarihi verilmektedir. A.04.Ş.75MW 30. ikinci olarak tesisin yeri.Ş.Ş. Özellikle Çeşme ve Karaburun yörelerindeki yüksek potansiyelin değerlendirilmesiyle yörenin işgücü açısından gelişiminde ivme kazanacağı hesaplanmalıdır.02. • ABK Enerji Üretmek Projelerini Geliştirme İnşaat Turizm Nakliyat San ve Tic. İzmir-Çeşme (Zeytineli Köyü) • Güç Birliği Holding A. Çeşme ve Karaburun dışında Aliağa da rüzgar potansiyeli açısından olumlu alanlar olarak görülmekle beraber yapılan meteorolojik gözlemler bu alanlara Urla ve Foça’nın da eklenmesini gerekli kılmaktadır. ve Tic.01.belirtilen enerji miktarı enterkonnekte sisteme dahil olacak ve bu sayede önümüzdeki on yıllık periyot içinde 10.02.Ş.Ş.06.2003 • Ayen Enerji A.02.55 MW 19.Kırandağı) 29.2003 • Güç birliği Holding A.01.75MW 06. İzmir-Çeşme (Kocadağ-Kışlatepe-Dinlenceüstütepe-Yağcılardağı) 50. 127 .Ş. A. İzmir-Aliağa (Yuntdağı-Balaban-Koyuneli-Korutepe)41.04. (Güncelleştirme: 12.2003 • Yapısan Enerji Üretim İletim Dağıtım ve Tic. İzmir-Mordoğan (Kocabağ-Bitiktepe-Düzlendağı)2.2003 • Güç Birliği Holding A. İzmir-Çeşme (Ovacık-Kaklıktepe-Merdivenlitepe-Çobantepe)16 MW 05/06/2003 • Şınlak Makine Tic.25 MW 28.800 kişiye iş imkanı sağlanmış olacaktır. A.2003 • As Makinsan Makina İnşaat Sanayi Mümessillik Ltd. kısmi de olsa orta vadede yatırımlar açısından çekiciliği söz konusudur.Ş. İzmir-Karaburun(Bitiktepe-Değirmendağı-Düzlendağı-Mordoğan)30. Görüleceği üzere çok sayıda girişimcinin bu konuda talebi bulunmaktadır.02. Sıralamada ilk verilen tesisi kurma talebinde bulunan tüzel kişi. ve San.2003).75MW 30. Daha ziyade Karaburun’un iş sahası ve işgücü açısından sorunlarla karşılaşmasına rağmen.2003 • İnnores Elektrik Hizmetleri San.

İzmir-Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe)19 MW 07.Ş.01. A. İzmir-Karaburun (Aşağıovacık-Yellicebelendağı-Yenicepınar) 13. İzmir Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe)24 MW13.-Tekkeköy) 30MW 15.7MW 22. İzmir-Karaburun (Bozköy-Değirmentepe-Kargılıktepe-Yaylaköy) 249. İzmir-Çeşme (Böğürtlentepe-Dümbelekdağı)40. İzmir-Aliağa (Yuntdağı-Atçılar-Yüksekköy)30 MW 18. ve Tic. 128 .12. A.Ş.Ş.25 MW 13. İzmir-Aliağa (Yuntdağı-Atçılar-Yüksekköy)90 MW 18.2003 • Lodos Enerji İnş. ve Tic. Şti.45 1 MW 0.3MW 22.Ş.01. Şti.2002 • Alp Turizm İnşaat Enerji Ticaret Ltd.2003 • Enerji İşletmeleri İnşaat Turizm Yatırım A. İzmir Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe)14.Ş.8 MW 27.01.2003 • Ak-En Akhisar Temiz Enerji Üretim San. Elektronik Turizm İthalat İhracat San.12.7 MW 30.Ş. A.2003 • İnci Holding A. Şti. ve Tic.2002 • As Makinsan Makina İnşaat Sanayi Mümessillik Ltd. A.2003 Cer Metal San. Şti.8 MW 22. ve Tic. İzmir-Kemalpaşa(Üçkuyulartepe-Bozburuntepe-Beşpınar-Çatal) 66. Şti.2002 • Güç birliği Holding A.Ş İzmir-Bergama (Madradağı-Hacıhüseyinler-Y. Ltd.5 MW 27.5 MW 18. A. Ltd. Şti.7MW 23.2003 -EZSE Enerji Üretim San. İzmir-Bergama (Madradağı-Hacıhüseyinler -Yaylacık-Tekkeköy) 64.İzmir-Karaburun (Yaylaköy)1.2002 • Yapısan İnşaat Elektrik San.2003 • Ayen Enerji A.2003 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. İzmir-Aliağa (Karpuzculardağı-Mangırtepe)13.01. Şti.01. İzmir-Karaburun (Yaylaköy-Kargılık Tepeleri-Değirmentepe-Bozköy) 15MW 15.2003 • EZSE Enerji Üretim San.12. İzmir Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe) 7. İzmir-Ulucak (Hatundere Köyü-Karahasandağı-Ayıkayası)15 MW 18. İzmir-Çeşme (Çeşmekaradağ-Çiftlikköyü)16.Ş.12. A. ve Tic.2003 • MAGE Madencilik ve Elektromekanik San.01.Ş.2003 • As Makinsan Makina İnşaat Sanayi Mümessillik Ltd. ve Tic.01.01.Ş. İzmir-Aliağa (Çakmaklı-Horozgediği-Pınartepe)10. Ltd.12.01.Ş. İzmir-Karaburun (Bozköy-Değirmentepe-Kargılık Tepeleri-Yaylaköy) 47.12. ve Tic.2002 • Doruk Enerji Üretim San.01.01. ve Tic.01.2003 • Üçgen İnşaat ve Tic.5 MW 13.01.8 MW 17.2003 • SAGAP Santral Geliştirme Araştırma Planlama Ltd.Ş.2002 • Yapısan İnşaat Elektrik San. ve Tic.-Yaylacık-Y. A. A. Tic.

ve Tic. A.12. A.6 MW 16. Buna göre bölgesel dağılımda İzmir potansiyellerinde en verimli aylar Kasım-Şubat ve MayısEylül aylarıdır.2002 Görüldüğü gibi sadece İzmir İl hudutları dahilinde 39 kuruluş bu sektörde faaliyet göstermek içi müracaatta bulunmuştur.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. Ortalama rüzgar hızıysa 7. yukarıdaki liste de bunu kanıtlayıcı bir husustur. İzmir-Foça (Aslanburnu-Aslanburnutepe-Kartdere)6 MW 16.5-9 arasında değişmektedir. talebe göre tüketileceği zaman mevcut olması diğer deyimiyle üretilmesi gerektiğinden enerji ihtiyacı. İzmir-Urla (Barbaros köyü-Sineklidağ-Çıtlıkdağı)13.Ş.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San.12. ve Tic. İzmir-Çeşme (Kızılkayakaradağ-Karadağ)15. Şu halde hava ne kadar ağırsa. enerji santrali veya santralleri devreye sokularak veya devreden çıkarılarak dengelenmektedir. Şti. ve Tic. Tesis kurma gabarisinin ise 30. Rüzgarın rotora aktardığı enerji miktarı hava yoğunluğuna. ve Tic. İzmir-Çeşme (İstanbuldağı-Ilıca) 4 MW 16.12. kendi adına ve ulusal ve uluslararası kuruluşlar adına Ülkemizde çok sayıda rüzgar ölçümü yapmıştır.4 MW 18.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San.12. Rüzgar enerjisi santralının gücüyse.Ş.2002 • Doğal Enerji Üretim San. ve Tic.12. Ortaya çıkan verilerden Ege Bölgesi’nin bu alanda oldukça verimli sahalara sahip olduğu ortaya çıkmış olup. İzmir-Urla (Demircili-Akçahisar-Cumaliköy-Gızıligediği)41.00 metre ve üzeri olması gerekmektedir. Şti. İzmir-Çeşme (Güzelyertepe-Hırsıztepe-Germeyan-Reisdereköyü) 10. sistem rüzgardan o kadar çok enerji elde etmektedir. rotor yüzeyine ve rüzgar hızına bağlıdır.2002 • Alp Turizm İnşaat Enerji Ticaret Ltd. İzmir-Foça (Kozbeyli-Kocamehmetler)30 MW 10.2002 • SAGAP Santral Geliştirme Araştırma Planlama Ltd. Gün içinde en verimli saatlerse 12.00 arasındadır. A. Bu doğrultuda 1999 yılından itibaren Türk De Wind Ltd.4 MW 18.Ş. ve Tic.12. İzmir-Aliağa (Hatundereköy-Karahasandağı-Ayıkayası)30 MW 10.12.2 MW 16.12.8 MW 16.12. 129 .Ş. Alman Rüzgar Enerjisi Enstitüsü (DEWI) ve Yunan Rüzgar Enerjisi Enstitüsü (CRES) gibi aynı alanda çalışan diğer kurumlarla da işbirliği yapmıştır. A.2002 • Doğal Enerji Üretim San.İzmir-Karaburun (Haseki-Sarpıncık-Kızılcadağ)32. A. rüzgarın gücünün kanatlarındaki dönen kuvvete dönüştürülerek elde edilir. ve Tic. Elektrik enerjisi ihtiyaç duyulan güçte biriktirilip saklanamayacağından.Ş. sıcak havadan daha yoğun olduğu bilindiğinden yükseklik arttıkça hava basıncı ve buna bağlı olarak da hava yoğunluğu daha düşecektir.00-21.12. A.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. Bu bize aynı zamanda yatırımın karlılık oranını belirtici bir gösterge olarak önem verilmesi gerekliliğini belirlemektedir.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. İzmir-Çeşme (Ovacık-Çobandağı-Kızılkayakaradağ-Karadağ)18 MW 11. Soğuk havanın.Ş.Ş. A.

Sonuçta milyarlarca dolar fosil yakıtlı enerji kaynaklarının ithalatı için yurtdışına çıkacaktır. tarım alanı olarak kullanılan yerlerde dahi bir rüzgar tribününün kurulması için temele yaklaşık 10 x 10 m2 alan gerekmektedir. Bu bir pilon alanından pek farklı olmadığı için tarım alanlarından bir kayıp olarak da görülmemektedir. Ülkeyi başta doğal gaz ve taşkömürü olmak üzere fosil yakıtlı enerji kaynaklarına bağımlı kılma eğilimini ortaya çıkarmaktadır. zira toprağın tarımsal olarak kullanılmasına olumsuz bir etkide bulunulmamaktadır. Yani rüzgar elektriği üretimi. Linyit rezervlerinin de tükenme sınırlarına yaklaşması termik enerji sektörünü alternatif olarak göstermekteyse de bu durum. Elektrik ihtiyacının neredeyse 130 . rüzgar enerjisi santrali işletmecisine ürettiği elektrik için asgari bir ücreti ödemeyi garanti eden yasalar çıkarılması gerekmektedir. İlerleyen yıllarda enerji üretiminde de büyük paylara sahip olan GAP gibi projeler ekonomik. Bu nedenle doğal enerjilerin geliştirilmesinde büyük yarar vardır. teknik ve ekolojik sebeplerden dolayı gelecekte çok güç gerçekleşecektir. Bu nedenle. Pek çok kıyı kesiminde yaz aylarındaki nüfus ve bununla birlikte de enerji ihtiyacı bu şekilde düşük maliyetle karşılanabilecektir. Rüzgar enerjisi santralleri teknik olarak bir zorluk olmadan Türkiye çapındaki kurulu tüm enerji santralleri bileşik ağa entegre edildiği için rüzgar estiğinde ve rüzgar enerji santralleri elektrik şebekesini beslediğinde. Yukarıda belirtilen müracaatların döküm tablosunda görüldüğü üzere genelde İzmir’in kıyı kesimi rüzgar bakımından çok zengin alanlara sahiptir. Kira söz konusu olduğunda tesis başına yıllık 2.000 USD kira ödenebileceğini varsayılmaktadır. doğal gaz. Diğer kısımları karşılayan hidrolik enerjidense faydalanma olanağı en azından bir süre için doğal ve ekonomik sınırlara gelmiştir. Bunların bir kısmı tarım alanı da olabilmektedir ancak.00’den sonra en yüksek değerlere erişmektedir. enerji üretimindeki kömür. petrol ve diğer enerji kaynaklarından temin edilenleri bastırmaktadır. 1970 yıllarının krizleri bağımlılıkların ne gibi etkileri beraberlerinde getirdiklerini açıkça göstermişlerdir. İzmir çevresinde rüzgar yönünden zengin alanların aynı zamanda turizmde de gelişmiş olduğu düşünülecek olursa bu konuya eğilmenin önemi daha da artmaktadır. Ülkemizde 2000 yıllarına gelindiğinde üretilen elektriğin % 50 kadarı termik kaynaklarda elde edilmekteydi (ithal taşkömürü. Bu santraller yakıt tasarrufunun yanı sıra bileşik şebeke içerisinde konvansiyonel enerji santrali kapasitelerinin de yerine geçebilmektedirler. diğer konvansiyonel enerji santralleri kısılmaktadır. termik sektörün zorla genişletilmesine karşı faydalı ve düşük maliyetli bir alternatiftir. Bu değer bir çiftçi için 100 m2 tarladan alınacak en yüksek nitelikli bitkileri yetiştirse bile daha üstün bir değerdir. doğal gaz ve petrol). 2020 yılına kadar TEAŞ’ın uzun vadeli planları Türkiye’yi yeniden ithal yakıtlı enerji kaynaklarına bağımlı olma sürecine götürmektedir. Buna karşın Rüzgar Enerjisi kullanımı. gün içerisindeki rüzgar hızı elektrik ihtiyacına paralel olarak artmaktadır.Elektrik enerjisi tüketimi öğle saatlerinde artmaya başlamakta ve 17. Yapılan planlamalarda ithal yakıtlı enerji yakıtlarının payı % 41’den uzun vadede % 62’ye çıktığı görülmektedir.

Sonuçta tabiatıyla Maliye tarafından toplanacak vergiler TETAŞ üzerinden rüzgar enerjisi santralı işletmecilerine geri dönebilme imkanına sahip olabilecektir. yer kabuğunun çeşitli derinliklerine birikmiş ısının oluşturduğu.547 MW rüzgar türbini kurulmasını mümkün kılacaktır. Bunun karşılanması için eklenecek vergi doğal kaynaklara yönelik üretime aktarıldığı takdirde elde edilecek maliyetlerle doğal enerjinin gelişimine yönelik bir fon rahat ekonomik koşullarda sağlanabilecektir. Doğal ve sınırsız enerji olarak görülen rüzgar santralleri yapımına girişen yatırımcıların tabiatıyla fizibilite çalışmaları gerekli bilimsel seviyelerde incelenerek kendilerini kanıtladıktan sonra değerlendirilmesi ve desteklenmesi gerekliliği üzerinde durulmalı ve İzmir kıyılarının bu yöndeki potansiyelleri desteklenmelidir. sıcaklığı sürekli 20o C’den fazla olan ve çevresindeki normla yer altı ve yer üstü sularına nazaran daha fazla erimiş mineral. Jeotermal Enerji Jeotermal Enerji. gaz.914 GWh) toplam 6. 2001 yılının Şubat ayında çıkarılmış Enerji Piyasaları Kanunu enerji fiyatlarının doğrudan devlet tarafından sübvanse edilmesini öngörmemiştir. Edinilen bilgiler TEAŞ’ın 2010 yılı elektrik üretimi projeksiyonun 294. Diğer bir alternatif de fosil yakıtlı enerji kaynaklarının vergilendirilmesi olarak görülmektedir. Bu durumda tabiatıyla TETAŞ enerji üreticileriyle belirli bir yıllık alım sözleşmesi yapma durumundadır. Bu aynı zamanda Enerji Piyasası Kanununun temel fikri ile de çelişmemektedir. TETAŞ bile rüzgardan elde edilen enerjinin alıcısı olabilmekte ancak. 2010 yılı için % 10 rüzgar enerjisi hedefi ise (22. bunu sübvanse edememektedir. (Egetek Foundation) Bu durumda genelde Türkiye'de rüzgar gücü tesisi için uzun vadeli hedefler konmalı derken bunun Ege ve özellikle İzmir için kısa vadeden başlayan ve süreklilik arz eden bir hedef olarak belirlenmesinin gerekliliğini vurgulamalıyız. akaryakıt ve doğal gaza sağlanan teşvikler ve sübvansiyonların sınırlandırılması da gerekmektedir.143 GWh’lik kısmı fosil enerjiden temin edilecektir. çeşitli tuzlar içerebilen sıcak su ve buhar olarak 131 . Bu durumda sanırız Enerji Piyasası Kanunu daha uyumlu bir uygulama platformu bulmuş olmaktadır.yarıdan fazlasını nükleer santrallerden elde eden Fransa bile 2001 yılında rüzgar enerjisinin önemini görmüş ve bunun teşvik edilmesi için kanunlar çıkarmış durumdadır. Bu kaynakların oluşturduğu çevre kirliliğinin giderilmesi için enerji bedeline dahil olmayan artı bir maliyet ortaya çıkmaktadır. Buna karşın devlet tarafından planlanacak bir tür çevre vergisini konması uyumlu orta bir yol olabilmektedir. Halihazırda yenilenebilir enerji kaynakları ve enerjinin etkin kullanımını engelleyen ve alternatif olarak gören kömür.530 GWh olduğu üzerinedir. Bunun 229. Enerji sektörüne ilişkin kararlar alınırken fosil ve nükleer güç santrallerinin neden olduğu toplumsal maliyetler ekonomik fizibilite çalışmalarında hesaba katılmalıdır. Bu durumda Ege kıyılarındaki elektrik dağıtım şirketleri büyük ölçüde mali dezavantaja sahip olacaklardır.

Daha sonra Afyon 16.400 konut ve Kırşehir 1. Benzer proje Çeşme için de önerildiyse gerekli finansman kaynağı sağlanamadığı için bu güne değin hayata geçirilememiştir. Bu nedenle bazı durumlarda atık suyun deniz gönderilmesi bir sorun yaratmamaktadır. Düşük ısısı 20o-70o. 1962 yılında MTA tarafından başlatılan arama ve geliştirme çalışmaları sonucunda 1968 yılında elektrik üretmeye uygun Kızıldere-Denizli Jeotermal sahasının keşfedilmesi ile çalışmalar hız kazanmıştır.tanımlanabilmektedir. Türkiye genelinde 40oC üzerinde jeotermal su içeren 140 jeotermal alan bulunmaktadır. Bu durum jeotermal enerjinin çevre yönünden rüzgar hariç diğer enerji türlerine göre üstünlüğünü belirtmektedir. Simav projesi ise 80. İzmir Balçova projesi Özel İdare kapsamında yürütülen bir projeyle 5. Bu kaynağı bozucu bir durum arz ettiği için pek çok alanda uygulanması sakıncalı bir durum arz etmektedir. Konut başına talep edilen 1000 doların yüksekliği üç yıllık ödeme muafiyetine rağmen talep azlığıyla karşılaşması 132 . Jeotermal enerji fosil yataklarının tüketimi ve kullanımından doğan sera etkisi ve asit yağmurları gibi çevre sorunlarını önlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Aydın şehri için yapılan fizibilite izlemekte ve 18. Bunun dışında ısıtmacılığa uygun İzmir ili sınırları içine Balçova sahasının uygulama etütleri yapılamıştır. 1982 yılında Aydın-germencik ve Çanakkale-Tuzla sahalarının bulunmasıyla çalışmalar hız kazanmıştır.100 konut ısıtma ve sıcak su gelmekteydi.8 MWt kapasiteli Balçova Termal Tesisleri ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kampusu ilk planda görülmektedir.000 konut. Balçova konut ısıtması olarak 1996 yılında fizibilitesi tamamlanan alan ise Türkiye’nin en büyük projesi olarak ön planda gelmekteydi. Bu alan 25. Bunu belli başlılar arasında. orta ısısı 70o-150o ve yüksek ısısı 150oC’den fazla sıcaklıklı olmak üzere bilimsel olarak üç gruba ayrılmaktadır. Bunlar arasında 150oc üzerinde olup da elektrik enerjisi üretmeye uygun hiçbir kaynak İzmir İl sınırları içinde bulunmamaktadır. takiben Kırşehir 6.000 konut ısıtma 3.000 m2 sera ısıtmasını kapsamaktaydı. Yüksek ısılı (entapili) akışkanlardan elektrik diğerlerinden ısıtmacılıkta yararlanma imkanları bulunmaktadır. Günümüzde İzmir’de halihazırda işletilmekte olan jeotermal ısıtma sistemi 17. Dünya literatürünün aranması sonucuna yapılan çalışmalar yer yüzündeki kaynakların bu günkü enerji kullanımına göre 1000 yıllık bir rezervi olduğunu göstermektedir.000 konut ısıtılması ve sıcak su olarak hayata geçirilmeye çalışıldı. İzmir Balçova’da olduğu üzere jeotermal ilk ısıtma 1964 yılında Gönen’de başlatılmıştır. Atık suların tekrar yer altına reenjeksiyonu ise hem çevre hem de rezervuar için su değerlerinin korunması için önem taşımaktadır. Ayrıca atık dinlendirme havuzlarında bekletilerek bazı bileşenleri havuzlarda çöktürülmekte ve su arındırılmaktadır. Denize yakın ve özellikle İzmir için önemli olan bir husus da akışkanın kimyasal yönden deniz suyu karakterinde olmasıdır.000 konutun ısıtılmasını ve sıcak su teminini hedeflemekte ve 168 MWt değerindeydi. Gelişen teknolojilere ve gereksinimlere göre jeotermal enerjinin kullanılan suyunun atığı içerisinde yer alan bazı kimyasal maddeler üretilerek akışkan bu yönden zararsız bir hale getirilmektedir.500 konutu soğutmayı kapsamaktaydı.

Bu maliyeti yükselten değerleri karşılamakta zorlanan Belediyeler ve de yatırımcılar arasında ön planda yer alan Özel İdare zaman içinde işten çekilmektedir. Bu arada Bergama termal kaynaklardan şehri ısıtmanın ilk etabını uygulamaya koymuştur.000/34. Dolayısıyla atılım maliyet yüksekliğinden başarısız olmuştur.000 konut ısıtma-soğuma kapasiteli “İzmir Jeotermal Sistemi Projesi” ve fizibilite çalışmaları 1993 yılında tamamlanmış ve 1996 yılında yatırıma hazır hale getirilmişti. Bu sistem Seferihisar-Güzelbahçe-Narlıdere-BalçovaHatay semtlerini kapsamaktaydı. Türkiye’nin en zengin jeotermal alanı olan Ege Bölgesinin İzmir şehrinde tek üniteden beslenen en büyük jeotermal merkezi ısıtma ve soğutma sistemi olan 25. İzmir’de bu konudaki potansiyel alanların diğer önemlileri Dikli. eğitim. Ülke kaynaklarının enerji tüketiminin % 87’si ısıtma amaçlıdır. Toplam boru maliyetinin % 29’u da montaj ve fitting bedelidir.000TL olarak hesaplanmıştı. Bergama ısıtma için gerekli 38oC su seviyesinin üzerinde bir akışkan kaynağından bunu sağlamaktadır. Bu projenin zaman içinde belirlenen hedefe ulaşamaması üretim hedefleri arasında yer alan Seferihisar ve Dikili projelerinde de düşmeye sebep olmuştur. Yine aynı yerde Termal Tesis olarak 11. 7. Süreçte know-how transferi.000 konut merkezi ısıtma ve 5. Bu tarzla yap-işlet-devret formülünün uygulaması daha gerçekçi olabilecektir. finans ve malzeme seçim ve sorunlarında destek kazanılabilecektir. Önceki yıllarda yatırım ve araştırmaları engelleyen kabuklaşma ve korozyon sorunları kimyasal madde enjeksiyonu ile tamamen 133 . İkinci olarak jeotermal olarak ısıtma imkanına sahip Çeşme Ilıca’da girişim tasarı aşamasında kalmıştır.projeyi başarısız bir seviyeye itmiştir.000 Kcal/h kapasitede Termal Tesislerde 1987 deveye alınmıştır. Seferihisar ve genelde İzmir beklemektedir. Bu kapsamda Dikili 56. Projeye göre konut başına ısınma ve 24 saat sıcak su 1993 fiyatlarıyla 250. Jeotermal olarak ısıtılma imkanı olan İzmir’in en potansiyelli alanı bu açıdan geri kalmıştır. Aradan geçen on yıldan fazla bir zaman diliminde sadece Balçova’da konut ısıtması dışında planlanan çalışmalarda aşama kaydedilmemiştir.000 konutun ısıtma ve soğutmasını hedeflemektedir.600. Maliyet açısından konuya yaklaşıldığında merkezi ısıtma sistemlerinin yaklaşık % 60’ını döşenen borular oluşturmaktadır.000 konuta yapılacak yatırım hedefe erişememiştir.00 MWt kapasiteli merkezi ısıtma ve soğutma sistemlerinin projelendirmesi tamamlanmış ve inşaatına ekonomik sorunlardan başlanamamıştır. Halbuki İzmir Balçova tesislerinde Türkiye’nin en büyük kapasiteli termal yüzme havuzu 1. Ayrıca konut başına talep edilen adaptasyon bedeli olan 200 dolar da karşılanamadığı için ilk hedefte amaçlanan 5.000 m2 kaplıca tedavi merkezi jeotermal ısıtma sistemli olarak Eylül 1989 yılında işletmeye açılmıştır. Bu düzensizliği ortadan kaldırmak için uluslar arası kuruluşlarla ortak projeler yapılması yönüne kayılmalıdır.

Doğal gaz sisteminin ise jeotermal alanlar dışında kalan kesimlerin ısıtılmasında öncelikle kullanılması gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli koşullardan birisi 1985 yılında Karakoç Kaplıcaları’nın özel turizm alanı ilan edilmiş olmasıdır. Doğal gaz sistemlerine oranla daha ekonomik olduğu bilinen bu enerji türünün şehirsel alanların ısıtması için kullanılmasının ivmesinin kısa dönemde verilmesinin şehir ekonomisi için tartışılmaz yararları bulunmaktadır. Dolayısıyla bu tip jeolojik 134 . güney batısında yer alan Menderes masifine ait bir alandadır. Bu sıcaklık 900C -1530C arasındadır ki buna en yakın değer Balçova Ilıcalarında 1070C –1330C ölçülmüştür. Bu da bize Seferihisar yöresinin potansiyelini göstermektedir. Ancak imalatı. Seferihisar-Doğanbey-Karakoç alanı İzmir’in 40 km. Bu konu şehrin doğal gazla beslenecek alanları dışı için geçerlidir. 2000 yıllarında ısıtma için projelendirmesine karşın başta belediyesi olmak üzere mali kaynak yetersizliğinden uygulamaya geçilememiştir. Ancak Seferihisar yöresi için yapılan analizler ve değerlendirmeler. bu yıllarda günün Turizm Bakanlığı Kaplıca Turizmi için projelendirme faaliyetinde bulunmuştur. Üst tabakalarında ise yaşlı olarak değerlendirilen İzmir filişi uzanmaktadır. Jeotermal sistemi ise riyolit ve riyodasit lav sistemlerinden oluşmakta olduğundan atmosfere alt tabakalardan gaz kaçışını önlemekte ve derindeki ısı birikimini korumaktadır. Ancak halihazırda arkeolojik sit alanlarını da barındırması nedeniyle Resmi gazetede Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilmiş bu alan turizme açılamamaktadır. Seferihisar-Karakoç-Doğanbey Tuzlası sahip olduğu potansiyeller açısından İzmir’in en yüksek ikinci kuyu ısısına sahip kaynağıdır. Çok sayıda fay ve kırık oluşturan Seferihisar jeotermal alanını kırıkları kuzey-doğudan güney-batıya doğru uzamaktadır. Ancak bu tarihten 2000 yıllarına kadar alanda her hangi bir proje girişiminde bulunulmamış.102 Jeotermal Enerjinin Isıtma Açısından Değerlendirilmesinin Karşılıklı Maliyeti Enerji Türü Jeotermal Enerji Fuel Oil Elektrik Enerjisi (ev-konut ortalama) Maliyet (cent/KWh ısı) 1 6 7 Balçova jeotermal alanı etütleri yapılmış. Buna karşın doğal çıkış Seferihisar kaynaklarında 175lt/sn iken Balçova’da 60 lt/sn. Aradaki fark yakacak olarak kullanılma durumunda doğal gazın tabii özelliler olarak ön plana çıkmasını belirtmektedir. Çeşmede ise 42lt/sn sıvı kuyulardan elde edilme potansiyeline sahiptir. Balçova’da ise bu değerler 630C ve 3lt/sn olarak ölçülmüştür. Burada Seferihisar yöresinin nüfus potansiyelinin düşük olmasının yanında yaşayanların da ekonomik gücünün ortalamanın altında olmasının büyük etkisi olmuş ve 2001 krizi uygulamaya geçilmesinin büyük sebebi olmuştur. daha açıkçası tesisi tamamlanmış durumdadır.çözüldüğünden gerekmektedir. yatırımların bu sorunun kalkması nedeniyle de hızlanması Tablo 6. Buna karşın doğal çıkışta Seferihisar’da ısı 550C -930C ve debi 40lt/sn’dir. projelendirilmesi tamamlanmış bir alandır.

bazı kardiovisküler hastalıklarda spesifik bir etkiye sahip olacağı da belirtilmektedir.50C).koşulların egemen olduğu bölgelerde asit volkanikler derinde ısıyı biriktirir ve geçirgen olmayan kayaçların da etkisiyle jeotermal gradyenti arttırarak yukarıya doğru ısı iletimi yardımıyla jeotermal suyu ısıtır. Bölgede inceleme yapan İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı raporunda da kuyulardan alınan sondaj örneklerinde bulunan serbest çözülmüş karbondioksit içeriğinin 448mg/lt olduğu. Bu tür termal suların bazı hareket sistemi ve cilt hastalıklarında korunma. yeterli havalandırmanın sağlandığı ortamlarda. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun 25.04. Doğanbey Kaplıcası (710C). izotermal ve hipotermal banyo kürleri olarak kullanılmasının verimli olduğu belgelenmektedir. Seferihisar ısıtmasındaysa Karakoç Jeotermal alanı dışındaki kaynaklardan yararlanılmalıdır.2000 tarih ve 2000 sayılı yazısı ekindeki raporlarda da radyoaktif etkilere de rastlanmadığı belirtilmektedir. Bu nedenle öncelikle Karakoç jeotermal alanının kaynak sınırlarını dışında bu işlemlerin yürütülmesinin orta vade sonunda gerçekleşmesi doğal görülmektedir. jeokimyasal analizler beslenme alanı ve köken açısından iki farklı haznenin olduğunu kanıtlamaktadır. Bölgedeki ana taşıyıcı kırıkların ve takip eden ikincillerin taşıdığı sıcak su Seferihisar jeotermalinin oldukça önemli olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca aynı suların içerdiği belirli düzeydeki karbondioksit nedeniyle. Bu çalışmalar ayrıca Doğanbey yakınlarından başlayan ve Balçova Agamemnon’a kadar uzanan bir çöküntünün de varlığını kanıtlamıştır. küvet uygulamalarında. Kaldı ki yatırımcı kuruluşların bu alanlarda 2000 yılından bu yana yaptırmış oldukları su analiz raporları da bu alandaki suların temizliğini belirtmektedir. suyun hava ile temasının engellendiği kapalı bir sistemle ulaştırıldığı. Bu alanda Turizm ve Kültür Bakanlığının öncülüğünde yatırımcı firmaların davet edilmesi gerekliliğini kısa vadede ele alınmasında yarar bulunmaktadır. tedavi ve rehabilitasyon amaçlı olarak hipertermal. Bölgede bir çok sıcak su çıkışı bulunmakla birlikte en önemlileri Tuzla Ilıcası (82 0C). 135 . İçme kürlerinde bu oranın en fazla 250 mg/lt banyo kürlerinde ise 500 mg/lt düzeylerinin kabul edildiğinden hareketle ve de suların bakteriyolojik yönden temiz olduğundan hareketle balneoterapi uygulamaları için spesifik kullanımlı tuzlu sular olarak kabul edildikleri belirlenmiştir. Cumalı Kaplıcası (80. Belirtildiği üzere bu tür tıbbi özelikleri de içeren bu suların en verimli alanlarından biri olan Karakoç Kaplıca alanının bir kısmı ve özellikle Özel Turizm Alanı olarak ilan edilmiş alanı içinde ikincil konutlar bir tür işgal içindedirler. bunun uluslar arası sınıflamadaki değerinin karbondioksitli sular için en az 1000 mg/lt olduğu ifade edilmiştir. MTA tarafından yörede çok sayıda sondaj yapılmış olup. Hatta derindeki hazne sıcaklığının 1700C-2300C arasında olabileceği de belirtilmiştir. ve Karakoç Kaplıcasıdır (720C). Odakların da Karakoç ve Seferihisar Tuzlası ararsında yoğunluklu bulunması bu iki alanın öncelikle kullanıma açılmasını vurgulamaktadır. Hatta Hazine mülkiyetindeki alanlarda da yer alan bu konutların ivedilikle kaldırılarak alanın Jeotermal Turizme açılmasında yarar bulunmaktadır.

halen işetilen Balçova ve kısmen Çeşme Tesisleri dışında yatırım önceliği açısından Seferihisar Karakoç Kaplıca alanı gelmektedir. Bademli kaynaklarının termalizmde kullanılması uzun vadeli hedefler arasında yer almalıdır. Aliağa. gerek kaynak aktarımı ve gerekse yeterli yatak kapasitelerine erişmede ve de çevre kontrolü temaları açısından yetişmenin mümkün olamayacağı açıktır. Zira MTA analizleri bu alanların işletmelerinin orta vadede dahi ekonomik olamayacağını belirtmektedir Zira mevcut gerek nüfus ve gerekse ekonomik potansiyel bu tür yatırımların rantın karşılayacak durumda değildir. Bu alanlarda ilk aşamalarda sera ısıtması uygulanabilir. Zira doğal çıkış sıcaklığı bile 45oC olan bu kaynaktan uzun vadede fazlaca bir beklenti olmamalıdır. Yöre yakınlarında yer alan Bademli kaynaklarından da basit kaplıca uygulamaları kısa ve orta vadede yatırım politikaları açısından ereklilik arz etmektedir. Çeşme gibi termalizmi yüksek ve de turizm potansiyeline sahip bir alanda kısa vadede termal turizmin gelişmesinde ekonomik ve bürokratik engelleri geçmenin zorluğu ortada iken bütün kaynaklara yatırımları yönlendirmenin orta vadede ve hata uzun vadede yararı bulunmamaktadır. Bunun dışındaki alanlara ise gerek ekonomik gerçekleşme. Gelişimini kısa ve orta vadede kendi çabalarıyla yavaş akımla götürmesi bu alanlar için beklenen oluşumlardır. Bunun dışında Eko-turizm veya termal turizm olarak kısa dönemde işletilecek alanların başında. Bu alanlardaki suların doğal çıkış debilerinin 200lt/sn olması ve sıcaklığın 1000C civarında olması potansiyelleri arttırmaktadır. Alanda seradan ziyade endüstriyel tarım ürünleri hasadı yapılmaktadır. Bayındır. Ancak şurası da bilinmelidir ki Çeşme termal kaynaklarının potansiyeli Seferihisar ve Dikili kadar yüksek değildir. Potansiyel Karakoç Kaplıca alanı İzmir’in uluslar arası düzeyde termal turizm merkezi olma durumundadır. Jeotermal enerji yatırımları için yapılan araştırmalar ilk aşamada İzmir’de elektrik enerjisi üretmenin mümkün olmadığını göstermektedir. 136 . Seracılığın yer bulmadığı bu alanda kısa ve orta vadede bu tür tarımı bu alanlara yöneltmenin ekonomik yararı bulunmamakta olup açık tarım halihazırda ekonominin sürükleyicisi durumundadır. Aynı durum Nebiler. Paşa ve hatta Aliağa termal kaynakları için geçerlidir. Buradaki kaynak kullanımında Belediyelerin imkanları ve kredilendirime sistemlerinin devreye girmesiyle sorunların çözülebileceği ortaya çıkmaktadır. Orta vadede ve sonrası için ise Bergama-Dikili olasılığı ağır basmaktadır. Kuyu ve doğal çıkış sıcaklığı 560C olup kuyulu su elde etmede debi 42lt/sn’dir ki bu da gerek termal ve gerekse ısıtma açısından kritik bir noktada olunduğunu göstermektedir. Bayındır kaynaklarından 2lt/sn oranında elde edilen su ile az oranda seracılıkta kullanılan enerji bu alanın çiçekçilikte göstermiş olduğu potansiyele bağlı gelişmiştir. Dikili için projelerin hazır olması kaynak yetersizliğinden başarıya ulaşamamış iken Bergama Belediyesi 2003 yılında yatırıma başlamıştır.Diğer yataklardan doğal çıkışı en yüksek olan Dikili Kaynarca ve Bergama jeotermallerinden ısıtmada yararlanılma ön planda gelmektedir. Bu nedenle kısa ve orta vadede tarımsal girdilerin değiştirilmesi uygun değildir. Kaplıca turizmi açısından yeterli yatırımın olmaması da konuyu ikinci plana itmektedir.

Dikili-Bergama yöresi kaynaklarının yeterli olmasından ötürü uzun vadede sera ısıtmasına dönebilme olasılığına sahip bir alan olarak dikkat çekici olup bu alanlardaki sera bitkilerinin daha ziyade endüstriyel ürünler kapsamında olması yöre değerleri ve gelişim trendleri dikkate alınarak bir gereklilik olarak düşülme durumundadır. Bayındır Dereköy örneğinde olduğu üzere Seferihisar yöresi bu alanda teşvik edilesi gereken bir bölge olarak ön plandadır.Bunlar arasında Aliağa göreceli olarak orta vadelerde şehir ısıtma programları geliştirebilir. Isıtma konusundaysa mevcut projelerin hayatiyete geçirilmesi hedeflenirken Belediyeleri bu konuda kendi olanaklarıyla çalışmaları bir açıdan olumlu bir girişim olarak değerlendirilirken kaynak israfına da yol açmaması için belirli kontrol sistemlerinden geçmesi gereken bir sistemle hareket edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Jeotermal enerjinin birden fazla sahadaki yaraları arasında gelen sera ısıtmasındaysa en az yatırımla en fazla faydanın sağlandığı bilindiğinden bu konuda teşviklerin arttırılması gerekmektedir. Bu hususta Güzelbahçe-Narlıdere-Balçova--Hatay semtinin ısıtma projesinin hayata geçirilmesi kısa dönemde ele alınması gereken önemli projelerin başında gelmektedir. Bu yaklaşımın da orta vadeden sonra gerçekleşmesi bölgesel gelişim ve kaynak dağılımı açısından gerekli görülmektedir. 137 . Daha açıkçası erken davranan ve ekonomik gücü olan belediyelerin bölgesel kaynakları kontrollü kullanma gerekliliği altında konuya yaklaşılması tavsiye edilen bir husustur.

5 0.0 5 10 12 2 .Bulunduğu Yer Doğal Çıkışta Sıcaklık Lt/Sn 200 4-1 1.5 2 3 Kuyu Çıkışı Sıcaklık Lt/Sn Potansiyel Kaplıca Termalizmi Şehir Isıtması Sera Isıtması Mevcut Durum Değerlendirmesi Basit Kaplıca Yatırım Değerlendirmesi Termal Tesis Yatırımı Dikili Isıtması Bergama Isıtması Sera Isıtması Endüstriyel Kullanım Temel Tesis Yardımı Sera Isıtma Aliağa Isıtması Temel Tesis Yardımı Dikili-Bergama Bergama Bademli Aliağa Çeşme Şifne Nebiler Paşa Bayındır Balçova 100 44-26 41-70 58 56 42 55-57 39-43 45 63 Termalizm Termalizm 56 42 Termalizm Termalizm Termalizm Termalizm Termalizm Sera Isıtması 107-103 60 Termalizm Sera Isıtması Şehir Isıtması Basit Kaplıca Termalizm Termalizm Basit Kaplıca Basit Kaplıca Sera Isıtması Termalizm Sera Isıtması Şehir Isıtması Temel Tesis Yardımı Temel Tesis Yardımı Kaplıca Uygulaması Kaplıca Uygulaması Termal Tesis Yatırımı Sera Isıtması Termal Tesis Yatırımı Sera Isıtması Hatay Isıtması Balçova Isıtması Narlıdere Isıtması Endüstriyel Kullanım Temel Tesis Yardımı Seferihisar Isıtması Diğer Şehirlerin Isıtması Endüstriyel Kullanım Sera Isıtması Seferihisar Karakoç Doğabey 55-93 40 90-153 175 Termalizm Şehir Isıtması Endüstriyel Kullanım Basit Kaplıca 138 .

1970 yılından bu yana enerji alanında kullanılmaktadır ve diğer enerji türlerine göre bir çok avantajı vardır.2 saat). En fazla güneş kolektörü bulunan ülkeler arasında ABD. Halihazırda güneş enerjisinin en yaygın kullanımı sıcak su ısıtma sistemleridir ve kurulu güneş kolektörü sistemlerinin çoğu Akdeniz ve Ege bölgelerinde kullanılmaktadır. Avustralya. Türkiye ve özellikle Ege Bölgesi güneş enerjisi bakımından zengin ortamlara sahiptir fakat bu enerjiden yeteri kadar faydalanamamaktadır. Bu ısı doğrudan kullanılabileceği gibi elektrik enerjisine de dönüşebilir. konut ısıtma gibi ısıl amaçlarla yararlanılabileceği gibi elektrik enerjisine dönüştürmek de mümkündür ve toplam enerji tüketiminin yaklaşık %20’si konutlarda olmaktadır.Güneş Enerjisi Güneş. Güneş enerjisi uygulamalarında daha yüksek sıcaklıklara ulaşmak için diğer bir sistem olan yoğunlaştırıcı sistemler kullanılır.5 milyon m2 kurulu kolektör alanı ile dünyanın önde gelen ülkelerinden biri konumundadır. ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kwh/m2-yıl (günlük toplam 3. Güneş Enerjisinin teknolojilerini iki gruba ayırmak mümkündür. İstenen güçte kurulabilmeleri nedeniyle genellikle sinyalizasyon. kırsal elektrik ihtiyacının karşılanması gibi uygulamalarda kullanılmaktadır. Ülkemizde 139 . Türkiye 7. Japonya. Güneş pilleri ise elektrik şebekesinin olmadığı.6 kwh/m2yıl)’dır. Güneş. Isıl güneş teknolojilerinde güneş enerjisinden ısı elde edilir. Yılda yaklaşık 290 bin TEP (Ton Eşdeğer Petrol) ısı enerjisi üretilmektedir. tükenmeyen ve temiz enerji türüdür. bol. yerleşim yerlerinden uzak yerlerde ekonomik yönden uygun olarak kullanılabilmektedir. Güneş enerjisinin tarım alanında da uygulamaları vardır. İsrail ve Yunanistan yer almaktadır. Isıl güneş teknolojileri de kendi içinde düşük sıcaklık sistemleri ve yoğunlaştırıcı sistemler olarak iki gruba ayrılmaktadır. Oysaki Türkiye’nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7. Çevreyi kirleten atığı yoktur. Tablo 6. Bunlardan biri ısıl güneş teknolojileri bir diğeri ise güneş pilleridir. Enerjinin diğer kullanım yerleri ticari binalar ve endüstriyel tesisler olmaktadır.103 Güneş Kolektörlerinin Ürettiği Tüketiminin Katkısının Yıllara Göre Dağılımı Yıl 1998 1999 2000 2001 Isıl Enerjinin Birincil Enerji Güneş Enerjisi Üretimi (bin TEP) 210 236 262 290 Güneş enerjisinden su ısıtma. Yine düşük sıcaklık sistemleri içinde yer alan ürün kurutma ve seralar sistemi kırsal yörelerde sınırlı bir şekilde kullanılmaktadır. Düşük sıcaklık sistemleri içinde yer alan düzlemsel güneş kolektörleri en çok evlerde su ısıtma amacıyla kullanılmaktadır ve ulaşılan sıcaklık 70 0C civarındadır.

2002 yılında doğal gaz Aliağa’ya erişmiştir.08. Ancak. Kemalpaşa. Orman Genel Müdürlüğü yangın gözetleme istasyonları. Balıkesir. doğal gaz geç de olsa İzmir yöresine gelebilmiştir. tesislerin sıcak su ihtiyacının karşılanmasında yoğun olarak kullanılmaktadır. Son 30 yılda kw saat başına düşen maliyet 30$‘dan %70 civarında düşüş göstermiştir. tevsii gerçekleştirilmiş ve 2000 yılında devreye alınmıştır.10. Bir wat enerjinin 8 dolar civarında maliyeti olduğu düşünüldüğünde ve bir evin ortalama ihtiyacının 3 kw olduğu varsayımından hareketle 24 bin dolarlık bir yatırımla bir konutun yaşamı süresince elektrik temini halledilmektedir.1998 tarihinde imzalanmıştır. yaşanan ekonomik kriz nedeniyle kredi anlaşması 18. Akhisar. Yeni yapıların güneş enerjili sistemlerle yapılması bu amaç için gerekli kredi ve desteğin verilmesi büyük ölçüde enerji tasarrufu sağlayacaktır. Kıyı Ege’de konutların.Telekom istasyonları. Bu doğrultuda BOTAŞ doğal gazın Bornova’ya 2002 Nisan ayında geleceğini beyan etmiş olmasına ve boruların döşenmiş olmasına karşın henüz İzmir ve yakın çevresi doğal gaz ile tanışmamıştır. Aliağa. Manisa. Bölgeler itibarıyla değerlendirildiğinde Ege Bölgesi ve özellikle başta güney kesimi olmak üzere İzmir ve çevresi güneş enerjisi açısından avantajlı bir konuma sahiptir. deniz fenerleri ve otoyol aydınlatmasında kullanılan güneş pilinin kurulu gücü 300 KW civarındadır. 251 km uzunluğundaki proje kapsamında M.2000 tarihinde imzalanabilmiştir. İlk aşamada Ege’ye verilecek doğal gaz miktarı yıllık 3 milyar 140 . Manisa ve Balıkesir bölgesinde yer alan sanayi tesislerinin ve konutların kullanımına sunulması amacıyla Karacabey-İzmir Doğal Gaz Boru Hattı yapımı projesi 09. Aynı hattan Manisa Organize Sanayi Bölgesi de yararlanma durumundadır. Fotovoltaik piller de denen bu yarı iletken malzemeler güneş ışığını doğrudan elektriğe çevirirler. otellerin vb. Enerji. Turgutlu ve İzmir branşmanları bulunmaktadır. Doğal gazın İzmir. Doğal gaz hattı bu kesimden daha aşağılara henüz erişmemiş durumdadır. Bu bağlamda 1987 yılında hizmete giren Rusya Federasyonu-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı’nın taşıma kapasitesi arttırılmış. Bu süreç İzmir’e doğal gazın iki yıl geç gelmesine sebep olmuştur. Susurluk. Doğal Gaz Ülkemizde ve özellikle Ege Bölgesinde artan doğal gaz talebini karşılamak ve ülkemizde doğal gaz kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla BOTAŞ tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda. Bundan sonradır ki 1996 yılında İşletmeye alınan Bursa-Çan Doğal Gaz Boru Hattı’nın devamı olan ÇanÇanakkale Doğal Gaz Boru Hattı inşaatı başlamıştır. Aliağa’nın göstermiş olduğu sanayileşme hareketlerindeki ivme nedeniyle buraya özel sektör tarafından 1540 MW gücünde bir Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralı yapılmış ve bölgede bulunan sanayi tesislerine doğal gaz 35 km uzunluğundaki Aliağa branşmanından erişmektedir. Ancak su kullanımı ihtiyacını karşılamaya yönelik uygulamalar ötesine gitmeyen bu enerji kaynağının elektrik enerjisi üretiminde kullanmak için gerekli teknolojiye sahip yabancı firmalarla işbirliğine gidilmesi gerekmektedir.

m3 olarak belirlenmiş olup hedef zaman içinde 10 milyar projektif bir değer olup tüketim ve talep bağlantılıdır.. Pınarbaşı. Bu kapsamda İzmir ili içinde yer alan İzmir/Aliağa. Bununla beraber doğal gazın kullanılmaya başlanmasıyla kullanıcı tesislerin enerji transferi konusunda mevcut tarzlarını değiştirmelerinin maliyetlerini de düşünme zorunda olduklarının bilinmesi gerekmektedir. Bunlar. Toplam uzunluğu 618 km’dir ve üç bölümden oluşmaktadır. Bu hattaki branşman Konya üzerinden İzmir’e erişecektir. Ancak bu Bunun yanında İzmir’e kuzey dışından gelecek ikinci bir Doğal Gaz boru hattı daha bulunmaktadır. Söz konusu bölgelerdeki illerimizin konutları ve sanayi tesislerinin doğal gaz ihtiyacı da bu şekilde karşılanacaktır. Atatürk Organize Sanayi Bölgesi. Konya-Isparta. Torbalı ve yakınında yer alan Manisa Organize Sanayi Bölgesi tesislerine gaz bağlantıları yapılmıştır. Kaldı ki doğal gazın şehre 141 . Gazın şehre gelmesiyle cadde ve sokaklarının tekrar kazılması gündeme gelecektir ki şehirlinin buna ne derece dayanacağı da sorular taşımaktadır. Karacabey-İzmir Doğal gaz boru hattı güzergahları üzerindeki sanayinin yoğun olduğu bölgelere doğal gaz verilmesi amacıyla Dağıtım Hatları yaptırılmış ve yaptırılmaktadır. bu tür ara istasyonlar için gerekli mekanlara yeni yapılan ve de revize edilen imar planlarında gerekli yerler ayrılması gerekmekteyken bu konuya değinilmemiş olunması ileride büyük maliyetleri şehre yükleyecektir. Ayrıca fuel oilden % 15 oranında daha düşük bir fiyatla kullanıma sunulmaktadır. Enerji fiyatı birimi olarak doğal gazı ham petrolden yaklaşık % 20 daha ucuz bulunmaktadır. IspartaNazilli ve Nazilli-İzmir’dir. inşası ve diğer altyapı donanımlarının belirlenmesi ve güvenlik bantlarının sağlanmasına yönelik fiziki çalışmaların yapılması gerekmekte ve bunların imar planlarında belirlenmiş olması yasal bir zorunluluk olarak görülmektedir. m3’e çıkmaktır. başta İzmir olmak üzere sistemi kabule hazır bir altyapıya sahip olmamasından kaynaklanmaktadır. Stoklama maliyetinin olmaması yanında kullanım kolaylığı ve yüksek verimliliği yanında temiz enerji olarak kabulü kullanımında maliyeti düşürücü diğer öğeler olarak görülmektedir. ikincil dağıtım hatlarının ve dağıtım şebekesinin güzergahlarının belirlenmesi. Daha ziyade konutlarda kullanım bulan LPG’den ise % 70 ucuz olması konut kullanımlarında mutfaklar için büyük bir tasarruf imkanı yaratmaktadır. Boru hatlarının öncelikle sanayi bölgelerini hedeflemesi. Bu hat Samsun-Ankara Hattı olarak başlamakta kademeli olarak artarak doğal gaz arzını güney ve batı bölgelerimize taşıyacaktır. Gazın şehirsel dönüşümünün sağlanması için gerekli olan basınç düşürme istasyonlarının yer seçimleri. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi. Kaldı ki. şehirsel kullanımı ikinci planda görmesi. Gazın şehirsel dönüşümünü yapacak tesisler hakkında gelişmiş ve mevcut projelerin revize edilmesine yönelik çalışmalar bulunmamaktadır. inşası. Sanayi tesisleri içinse bunun yanında kolay elektriğe dönüştürülür olması tercihlerde diğer önemli bir husustur. hem kapasite hem da şehirlerimizin.

Bunun yanında doğal gazın kullanımına ilişkin politikaların şehir çeperlerinde var olan diğer enerji kaynaklarının (jeotermal. Doğal gazın ısıtma amaçlı olarak doğrudan kullanımı yerine. İzmir’de yaz aylarının göreceli de olsa uzun sürmesi şehirlinin doğal gaza bakışını biraz çekingen yapmaktadır. Zira başta İzmir olmak üzere çevre yerleşmeler özellikle kış aylarında yoğun bir kirlilik baskısı altında yaşamaktadır.ev ısınmasındaki kalitesiz yakıttan kaynaklanan kirlenmenin boyutunu da düşünecek olursak şehrin kısa dönemde mutlaka kaliteli enerji kullanmaya geçilmesi gerekmektedir. konut ısıtmada jeotermal enerji ile ve diğer 142 . Kışın. Bu durumda doğal gazın ülkesel ve de bölgesel bir ürün olmamasından makro politikasının belirlenmesi. Sadece İzmir'de günlük olarak havaya 299 ton/gün kükürt dioksit atıldığı DEÜ Çevre Mühendisliği Bölümünce saptanmış durumdadır. rüzgar vb. Buna karşın İzmir ve yakın çevresindeki pek çok yerleşmede alternatif enerji kaynağı olarak görülen jeotermal ve rüzgar enerjisi alternatifleri bulunmaktadır.) öncelikleri de dikkate alınarak belirlenmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Bu sayede sanayide doğal gaz tüketimi daha da artacaktır. Bu nedenle doğal gazın sanayide ağırlıklı olarak kullanılmaya başlanması doğru bir politika olarak görülmektedir. Alt yapı yatırımları açısından konuya yaklaşıldığında. Doğal gaz fiyatının sürekli değişkenlik göstermesi ve dövize endeksli olması özellikle sanayi yatırımcıları için kullanımın miktarında önemli bir etkiye sahiptir Şu halde fiyatın her an yükselebilir olması alıcıları ve dağıtım şirketlerini gerek kurumsallaşmada ve gerekse kullanımda karasız bırakmaktadır. Buna ek. bir milyar metreküpü ise konutlarda kullanılacaktır. Ayrıca gazın iletilmesini sağlayacak altyapı çalışmaları için hazırlıklar da yapılmalıdır Kurulacak dağıtım şirketlerinin yaratacağı istihdam.yeterince tanıtılmamış olması şehirliyi ve şehirde yer alan tesisleri donanım açısından doğal gaza uyumlu bir hale gelmekte geciktirmektedir. verecekleri hizmet ve meydana getirecekleri ticaret hacmi ile İzmir ekonomisi farklı bir canlılık da kazacaktır İzmir'de 5 milyar metreküp doğal gaz tüketim kapasitesi olduğu hesaplanmıştır. siyasi tercihlerin etkisinden sıyrılması ve fiyat belirsizliğinin ortadan kalkması gerekmektedir. Bu anlamda kombine çevrim santralleri ve bölge ısıtma sistemleri alternatifi daha ekonomik olması açısından dikkate alınmalıdır. doğal gazın kullanıldığı merkezi-bölgesel ısıtma sistemleri de incelemeye alınmalıdır. Bunun en önemli sebeplerinden birisi de gaz piyasasına yönelik yönetmeliklerin açık ve net oluşmamasından kaynaklanmaktadır. Bu miktarın 226 ton/günü sanayi kuruluşlarından çıkmaktadır. Bu kapsamda doğal gazın dağıtımını üstlenecek firmalar henüz kurulmamış durumdadır. Bütün bunlara ilave olarak doğal gaza geçiş için şehirsel ölçekte ön fizibilite çalışmalarının başlatılması gerekmektedir. Bunun dört milyarı sanayide. Şu halde hava kirliliği öncelikle sanayideki iyileştirme ile önemli ölçüde azalacaktır. Dolayısıyla doğal gazın cazibesine karşın İzmir ve çevresinde her zaman alternatif enerji kaynakları bulunmaktadır.

otomotiv ve giderek tekstil ve gıda sektörleri önem sırsına göre bu konuda talep sıralamasında bulunmaktadırlar Buna rağmen EBSO koordinatörlüğünde kurulmuş bulunan Ege Doğal gaz AŞ gerekli girişimlerde bulunarak projelerin hayata geçirilmesi için potansiyel oluşturmaktadır. gübre. 6. Bu nedenle bu yörelere yapılan yatırımların geri dönüşleri oluşmamaktadır.4. Kabloların hala yerüstünde kalan bölümlerinin bakım giderlerini artırmakta olduğu bilinmektedir. Bu durumda şirketleşecek doğal gaz dağıtım firmalarına belediyenin katkısı % 20 oranını geçmeyecektir. Özellikle metal. kimya.05. • • • 143 . köylere kadar oluşturulmuş ve bu sorunsuzluk durumunun 2003 – 2013 döneminde de korunacağı anlaşılmaktadır. Telekominikasyon ağı tümüyle. Son 7–8 yıldır şehir içinde yapılan binalara telefon altyapısının standart olarak projelendirilerek uygulanması denetim altına alındığı görülmektedir. Köylerde konuşma oranı düşüktür. Şehir dışı kablolarının da hala yer üstünde kalan bölümleri vardır. Bu nedenle Aliağa’da yer alan haddehanelerin beklentisi doğal karşılanma durumundadır. “Çemreli” güzergah adı verilen bu sistemler büyük ölçüde tamamlanmış olmasına karşın eski yapılanmış alanlarda yeraltına alma işlemleri oldukça zor gerçekleştirilebilmektedir.alternatif enerji kaynakları ile entegre bir programın optimizasyonunun yapılması gereklidir Şu halde ilk planda özellikle şehirsel ölçekte jeotermal enerjinin kullanımına öncelik verilmelidir. Ancak 02. toprak.2000 tarihinde yürürlüğe giren Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile birlikte şirket uyumda yavaş davranmıştır. Ancak eski inşa edilmiş binaların yapı içi şebekeleri bulunmamakta ve parsel giriş noktasına kadar getirilen bağlantıların bağımsız bölümlere eriştirilmesinde zorluklar çekilmektedir. Bu nedenle İzmir içindeki ve çevresindeki jeotermal sahaların ısıtma sistemlerine ilişkin karakterizasyonu rezervuar taramaları için fon ayrılmalı ve yatırım yapılmalıdır.5 Haberleşme ve Telekominikasyon İzmir ilinde haberleşme altyapısı diğerlerine göre en az sorunlu olan bir durumdadır. Yüksek ısı kaynağına ihtiyacı olan ve de elektrik enerjisine birincil dereceden bağlı sanayicinin maliyet açısından konuya yaklaştıkları takdirde doğal gazı tercihleri tabiatıyla ön planda gelecektir. Sorun olarak tanımlanabilecek birkaç noktayı şöyle sıralamak mümkündür : • • • Şehir içinde hala yeraltına alınamayan kablo sistemlerinin zorluklarla çözümleneceği anlaşılmaktadır. Yeni yapılan toplu konut yerleşmelerinde diğer altyapılarla birlikte telekominikasyon altyapısı da kapalı sistemle yeraltına uygulanmaktadır.

Alaybey ve Hatay-Hakimevleri’ndeki çıkışlar bugün için yeterli görüldüğü gibi gelecek 10 yıl için de gereksinimi karşılayacak durumdadır. Yeni teknoloji haberleşmenin hassasiyetini artırmış ve en aza indirmiştir.4. Dijital sistemlerde hata oluşmamaktadır. Bağlantılar alternatifli önceliklerle risksiz bir biçimde gerçekleştirilmektedir.6 İzmir Körfezi Şekil 6. peyzaj kalitesi ve dayanıklılık açısından tercih edilmek durumdadır. güvenli bir sistem oluşturulması.11 İzmir Körfezi’nin Doğal Yapısı ve Özellikleri DIŞ KÖRFEZ III DIŞ KÖRFEZ II İÇ KÖRFEZ ORTA KÖRFEZ DIŞ KÖRFEZ I Kaynak: İzmir Atık su Arıtma Tesisleri Fizibilite Etüdü – DEÜ – Çevre Mühendisliği bölümü 1985. herhangi bir arıza durumunda otomatik olarak alternatif güzergahlara kaydırılmakta ve haberleşme sisteminin kesintiye uğramaması sağlanmaktadır.000 abonenin 100 konturluk yıllık zorunlu abonelik konuşmasını dahi yapamadığı bildirilmektedir. arızaların önlenmesi ve bakım kolaylıkları. Bu nedenle yeraltına alma işlemleri idarece sürdürülüyor. İzmir’de merkezden çıkış yapan üç nokta bulunmaktadır. Konak. Önceki teknolojide radio-link sistemleriyle haberleşme sağlanmakta iken bu durumu günümüzde fiberoptik kablo sistemleriyle gerçekleştirilmektedir. Bunlardan 300. Bir önceki teknolojide kullanılan Konak – Nif arası radio-link sistemi günümüzde stand by olarak kullanılmaktadır. İzmir. Kabloların yeraltına alınması.İzmir ili sınırları içinde Telekom’un 1 300 000 kayıtlı abonesi bulunmaktadır. Çıkış noktaları. 144 . Ayrıca her 34000 kişilik bir nüfus yerleşme si söz konusu edildiğinde yeni bir santral sisteminin gerçekleştirilmesi için çalışmalar yapılıyor 6.

9 924.5 Kümülatif Su Hacmi (103 m3) 73.5 10. uzunluğu da 20 km.118.6 88. Körfezin çeşitli araştırma raporlarında izlendiği gibi. Gediz Nehri’nin denize kavuştuğu nokta tarih içinde değiştirilmiş. Çeşitli araştırmalara göre körfez kirliliğinin. iç körfez.0 10.5 115.7 58. orta körfez ve dış körfez olarak üç bölümde ayrılarak analiz edildiği görülmektedir.0 2.560. orta körfezde 40 metre. “dış körfez II” yi doğuda sınırlamaktadır. “dış körfez III” alanıdır.0 2. Kokala Burnundan güneye dikine çizgi inen ise. “dış körfez II” ise Kokala Burnu hizasına kadar güneye iner ve bu alanın doğu kıyısında ise Çamaltı Tuzlası yer almaktadır.690.9 56.104 İzmir Körfezinin Toplam Su Hacmi Dağılımı Körfez Bölümleri Yüzey Su Alanı ( 106 m2) 6.923. Körfezin taban profilinde körfezin başından 12 ve 32 km.5 24. En çok su derinlikleri. Körfezin toplam su hacmi ise yaklaşık 10 x 109 m3 dür. 1971) Kırdeniz Limanı olarak bilinin yerin kuzeyi ile Uzun Ada kuzeyini birleştiren çizgi körfezin en dış noktalarını sınırlayan.112. Araştırmalara göre bu eşiklerin yoğun dip sularının açık denize akımını engellediği belirlenmiştir.7 90.5 İç Körfez–Liman Bölümü İç Körfez Orta Körfez Dış körfez I Dış körfez II Dış körfez III Toplam Kaynak: İzmir Atık su Arıtma Tesisleri Fizibilite Etüdü – DEÜ – Çevre Mühendisliği bölümü 1985. 1970’lerin başından beri artarak iç körfezde yoğunlaşmaya ve 1980 sonrasında ise orta körfeze doğru batı sınırlarını zorlamaya başladığı belirlenmiştir. Bu alanda Kuş Cenneti körfezin doğu kıyılarını oluşturmaktadır. “Orta körfez” ile “iç körfezi” ise birbirinden ayıran ise Yeni Kale Geçidi olarak bilinen noktadan dikine geçen bir çizgi ayırmaktadır.304. genişliğindedir. iç körfezde 20 metre.Tablo 6. İzmir Körfezi’nin gerek ulaşım sistemleri. uzaklıklarda iki eşik bulunmaktadır. ilk Gediz yatağı iç 145 .422. İzmir Körfezi Türkiye’nin batı ucunda Karaburun ve Çeşme Yarımadaları’nın korumasında derinlemesine uzanan “L” biçiminde bir deniz girintisidir.5 7.3 3. gerekse sosyal ve fiziki altyapı açısından önemli bir coğrafi özelliği olduğu bilinmektedir. (CBH.112. genişliğinde.5 5. Bu girinti kuzeyden güneye 40 km. ve dış körfezde 65 metre olarak tespitleri yapılmıştır.558. batıdan doğuya 24 km.3 562.2 1.6 417 Su Hacmi (103 m3) 73.3 636. İzmir. uzunluğunda ve 5 km.

Bu anlayış içinde kıyı kullanım çizgisinin sabitlenmesinin yanı sıra. (DBTE 042) Böylesine bir araştırma çalışması DEGAŞ İzmir Tersanesi için körfezin kuzeyinde önerilen konumu ile ilgili olarak gerçekleştirilmiştir.körfeze erişirken. körfez işletmeciliği iskeleleri.motor yarışları. Bunun sağlanabilmesinin önemli bir ek koşulunun ise kirliliğin durdurularak. tersane. akıntı ölçümleri ve dalga analizleri. sürecin tersine çevrilmesinin yanı sıra körfez kıyı çizgisinin sabitleştirilerek korunması ve kıyı kenar kullanımlarının bir yönetimdenetim sistemi altına alınması olarak düşünülmelidir. balıkçılık gibi işlevlerini sürdürmeyi başarmıştır. yukarıda belirttiğimiz temel işlevini sürdüreceği izlenimini vermektedir. Büyük kanal projesinin uygulamasının tamamlanması ve deniz kirliliği sürecinin tersine çevrilmesi gerekliydi. Körfezin sahip olduğu. su sporları. ulaşım. yat yelken . körfezde havza oluşturan derelerin ve getirdikleri teressubatın çökeltme sistemleriyle denetim altına alınması. Bugün büyük kanal projesinin çeşitli temel öğeleri ve atık su arıtma tesisi etkinleştikçe. Karşıyaka Bostanlı’dan itibaren bu iki Gediz Ağzı arasında kalan kuzeydeki tüm arazi sulak bir bölgedir ve kıyı çizgisi değişkendir. makrobentik ve sedimentolojil çalışmaların yapılması öngörülerek gerçekleştirilmiştir. yüzme. kartografik ve batı metrik çalışmalarının. dere yataklarının drenaj ortamlarının sürdürülmesi ve 146 . esinti. giderek yolcu gemilerine ayrılması düşünülecek Alsancak Limanı işlevlerinin sürdürülmesi içinde gerekmektedir. atık su arıtma tesisi. Ancak körfezin korunmasının sürdürülmesi için bunun yeterli olacağı düşünülemez. Çamaltı Tuzlası ve Kuş Cenneti düşük kotlarda ve yaygın biçimde bu sulak alının temel unsurlarıdır. Bu konuda gerçekleştirilmiş bazı araştırmaların bulguları yol gösterici olabilmektedir. kıyı boyunca rekreasyon alanlarının yaratılması. (DBTE 042 – 1983 – İzmir) Bugün söz konusu çalışmanın sonuçlarından yararlanarak ve gerekirse güncelleştirmelere giderek İzmir Körfezi’nde kıyıların kullanımı için gerekli olan kıyı kullanım çizgisinin ve koşullarının belirlenmesi amacıyla yeni bir projenin başlatılması zorunlu görülmelidir. ayrıca kuş cenneti. Bu amaçla yukarıda tanımlanan kıyı kullanım çizgisinin yaratılmasına ilişkin çalışmalar ivedilik kazanmalıdır. ticaret. İzmir Körfezi pis su deşarjı alıcı ortamı olarak karşılaştığı yoğun kirliliğe karşın çevresindeki yerleşmenin 5000 yıllık geçmişi ile günümüzde de. Kıyının sabitlenmesi ve kıyı kullanımlarının denetim altına alınması da gerekmektedir. tuzla. rekreasyon. rüzgar. Bu ilk ağız ile üçüncü ağız arasında üçgen arazi Gediz Deltası olarak anılmaktadır. Adı geçen kıyı kullanım çizgisinin saptanması için körfezde. akıntı koşulları ve yüzey suları için taşıdığı alıcı ortam özelliklerinin bir gereği olarak bu çalışma zorunlu olacaktır. Çalışmada da belirlendiği gibi İzmir Körfezi özellikle Gediz Deltası’nın oluşturduğu kuzeyde ki kesimlerinde kıyı çizgisi belirsizlik göstermekte ve bu nedenle tüm körfezi içine alacak bir biçimde mevcut belirsiz çizgi yerine. denizle fiziksel bütünleşme gösteren bir kıyı kullanım çizgisinin yaratılması ve körfezdeki tüm kıyı yapılaşmaların gerektireceği düzenlemelerin bu kullanım çizgisine göre irdelenmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. ikinci Gediz ağzı orta körfeze üçüncüsü ise dış körfezin en kuzey ucuna aktarılmıştır. Bunun yanı sıra körfezin doğasının korunması.

Böylesine bir kıyı morfolojisine sahip olan kıyı yapısının. dir. Bu konuda bölüm 6. Urla. kayalıkları.105 Sınır ve Kıyıların Oranları Uzunluk (km) Ege Denizi Manisa Aydın Balıkesir Toplam 700 300 130 65 1. Değişken doğal özellikleriyle.88 5. Seferihisar. tekrar Urla. İzmir İli kıyı kesimi iki temel başlık altında incelenmiştir. Bu durum ilin arazileri açısından kıyı kesimlerinin önemli bir ağırlığının bulunduğunu göstermektedir. Kıyı Ege Denizi’nin bir özelliği olan bol girinti ve çıkıntılı bir formasyona sahiptir. doğuda Manisa ve güneyde Aydın İller ile sınır komşudur. iç. Menemen. Bu toplam il nüfusunun % 59. Konak. Aliağa. Menderes ve Selçuk İlçeleri.4. geniş kumsalları. tuzla. Yalnızca yaşayan nüfusun ağırlığı açısından ele alınsa dahi kıyıların yaşamsal önemi dikkati çekmektedir. Narlıdere ve Güzelbahçe İlçeleri ile. İl kıyılarının körfez dışında kalan bölümleri de genel morfolojisi ile bilinmek durumundadır. Bazı kesimlerde çeşitli büyüklüklerde ada oluşumları bulunmaktadır. kuş cenneti. doğal bir altyapı ve kültürel bir varlık olarak bakılmasının yan ısıra yarattığı ulaşım ortamı ile ticaret ve üretim olanaklarıyla ülke ve bölge ekonomisi için yaşamsal değeri de göz ardı edilmeden her ölçekte yürütülecek planlama çalışmaları için temel bir veri olarak alınması kaçınılmaz olmaktadır. Kıyı kesiminin bu ağırlığının bir stratejik plan çerçevesinde ulusal ve uluslararası düzeylerde. yeni yapılaşmaların engellenmesi de gerekli çalışmalar içinde programlanarak yer almalıdır.üzerlerinde oluşan yerleşmelerden arındırılması. 6.orta ve dış körfez tanımlarıyla kendi içinde bir araştırma konusu olarak kabul edilmelidir. Balçova. Körfezin çevresinde metropoliten merkezde İzmir Büyük Şehir Belediyesi’nin Çiğli. sulak alanları ve yeşil kıyı dokusu ile İzmir İli’ne ayrıcalıklar kazandırmaktadır. Bu orana ilin sahip olduğu akarsu boyları.44 100 İzmir İlinin toplam sınırlarının % 58. İzmir Körfezi. kuzeyden güneye. Tablo 6. zengin deniz faunası (balıkçılıktan Akdeniz Foku’na kadar uzanan]. Kıyı kesiminde doğrudan yer alan ilçelerin 2000 yılı sayımlarına göre toplam nüfusu 1953105’dir.195 Oran 58.58 25.6’da belirlemeler yapılmıştır. çevre koruma-ekoloji ve altyapı 147 . Kuzeyden güneye Midilli.Yaka.1 10.5’ini oluşturmaktadır. Dikili. ulaşımticaret-imalat. K. Sakız ve Sisam Adaları ile çerçevelenen alanda Ege Denizi’nde kıyısı bulunmaktadır. kıyı boyunca yer almaktadır.4. Sınır ve kıyılarının toplamı ise 1 195 km. Kuzeyde Balıkesir. İlin toplam yüzölçümü 11 973 km2 dir. Çeşme. turizm-rekreasyon. balıkçılık. Foça. baraj ve göletler dahil değildir.58’i kıyıları oluşturmaktadır. planlama verisi olarak önemli bir doğa öğesi niteliğiyle ortaya çıkmaktadır.7 İzmir İli Kıyı Kesimi İzmir’de kıyılar kuzeyden güneye değişken bir yapıda uzanmakta. Karaburun.

Çandarlı ve iç-orta-dış olarak tanımlanan İzmir Körfezi’ni. K. verimli tarım topraklarına.B. K. mücavir sahası ile birlikte iç ve orta körfezi çevrelemektedir. orman. kıyı dışında bir başka alanda yer seçemeyecek ülkesel-bölgesel kullanışlara öncelik verilmesi. Çeşme. Dikili’de geniş kumsal bir kıyı oluşumu. Çiğli. ortada İzmir-Ankara Zonu. Karaburun Yükseltisi. İzmir İli Batı Anadolu’nun bölgesel tektonik kuşakları içinde kalmaktadır. tarla ve bahçe tarımını birlikte oluşturan dokuları güneye indikçe izlemek mümkündür. 148 . Dikili. Teke ve Doğanbey Burunları ile Sığacık Koyunu içeren Kuşadası Körfezi’ni. Kuzeyden güneye ilin deniz kıyısı.’nde ise. Bu durumda toplam 18 ilçenin deniz kıyısı vardır. sulak alanlara. Menderes ve Selçuk İlçelerinin (toplam 11 ilçe) kıyı kesiminde farklı uzunluklarda ancak doğrudan sınırları bulunmaktadır. Urla.’de Buca ve Gaziemir’in. Seferihisar.Ş. tuzla gibi özel istihraç alanlarına. Dikili-Çandarlı arasında tarımsal potansiyeli de içeren doğal sit özelliği taşıyan bir yöreyi. Balçova. adacıklara. Yalnızca B. kara kesimi alçaltı ve yükseltilerinin. taşıdığı potansiyele uygun kararlara koruma-kullanma dengesi gözetilerek konu edilmesi mutlaka gereklidir. batıdan doğuya doğru çizgisel çöküntü ve yükselti basmaklarıyla genelleştirilmiş sıralaması. Bunun dışında. Karaburun ve Çeşme Yarımadaları’nı. kıyılara kadar uzanan orman dokusuna. Foça.açılarından. Bu kuşaklar.Yaka. İzmir Büyükşehir Belediyesi. Foça Çöküntüsü. Bu şekillenmede derin kumsallara. Yamanlar Yükseltisi. İzmir B. Menemen. Evrensel yaklaşımların da bir gereği olarak kıyı kesiminin genel stratejiden koparılmadan özel bir kıyı kesimi planlaması ve yönetimi sisteminin içine alınması da sağlanmalıdır. açık deniz ilişkisi bulunan sahillere ve doğal liman özelliği taşıyan körfez ve koylara. Aliağa. genel olarak da zeytin. Bergama (çok kısa bir uzunlukta).Menderes Nehirleri ile diğer çok sayıdaki daha küçük akarsu ve derelerin taşıdığı alüvyonların etkileriyle asırlar boyunca şekillenerek günümüze gelmiştir.B. Foça’daki Akdeniz Foku (Monachus monachus) yaşam ortamı ve dış körfez batısındaki su kuşları koruma ve üreme alanları gibi yörelere. dik kayalık ve mağara oluşumlarına. Konak.Ş. kıyı boyunca yer seçme yarışında doğrudan ilgisi bulunmayan işlevlere karşı kıyı kesimlerinin korunması kurumlaştırılmalıdır. Kıyıların değerlendirilmesinde. Akhisar Çöküntüsü ve Menderes Yükseltisi olarak tanımlanmaktadır. Gediz. tarih içinde kıyılarının çekiciliği nedeniyle oluşmuş bulunan arkeolojik sit alanlarının da bolluğu dikkati çekmektedir. Bölgenin jeomorfolojisi kara kesiminin yanı sıra kıyı kesiminin oluşumunu da biçimlendirmiştir. doğuda ise metamorfik kayalardan oluşmuş Menderes Masifi. Bu etki ile doğal sit niteliği taşıyan alanların yanı sıra. Kuzeyden başlamak üzere. olarak adlandırılmaktadır. Karaburun. batıda Karaburun Kuşağı. Bu durum İzmir İli kıyılarına özel bir potansiyel özellik kazandırmakta ve günün spekalüsyon hareketleri de göz önünde bulundurulacak olursa stratejik plan açısından önemli bir veri oluşturmaktadır. Narlıdere ve Güzelbahçe’nin (toplam 6 ilçe) deniz kıyısı bulunmaktadır. diğer ilçelerden de 8’inin Ege Denizi’nde kıyısı bulunmamaktadır. ayrıca Bakırçay. zengin bir çeşitlilik içinde rastlanılmaktadır. Ege çöküntüsünün yapısal stratigrafik basamakları da ilin morfolojik örüntüsünü oluşturmaktadır. Bu örüntü.

Örneğin ulaşım sektörü içinde yer alan Kuzey Ege Limanının gerçekleşmesi ulusal yarar 1 . İzmir’in de bu dağılımdan almak istediği payın belirli bir oranda olması için yatırım düzeyi belirli bir seviyenin üzerinde olan yatırımları sunması ve de savunması gerekmektedir. Halbuki İzmir sanayinin büyük bir kısmı tarım ürünlerinin değerlendirilmesi üzerine gelişmiştir. Tarım sektöründeki yatırımlara ayrılan payın düşüklüğü de bu sektörün canlanmasını yavaş bir tempoya sokmaktadır. Yıl toplamındaki harcamalarda ise 1992 yılı esas alındığında toplam yıllık harcamalara göre % 4 iken 2002 yılında % 6’ya çıkmıştır. Özelikle bu tür yatırımlara bağlılığı yüksek düzeyde olan Ülkemizde şehirlerin bu yatırım dağılımından pay alma yarışı hızlı ve katı bir sürece tabi olmaktadır. Bu yapıya sahip olmasın karşın şehrin kamu yatırımları içinde ülke toplamına göre almış olduğu payın oransal azlığı yanında ödenek tutarları olarak da gerilerde olması şehrin sahip olduğu stratejik önemle orantılı bulunmamaktadır. Sosyal yapının diğer bir kolu olarak görülen Sağlık sektörünün ise dağılım içindeki payının durumu daha düşük seyretmektedir. Kamu yatırımları için İzmir genelinde yer alan en büyük paya sahip projelerin şehir ve de yakın çevresinden ve hatta bölgesinden öte Ülkesel ölçekteki makro değerleri hedefleyen girişimlere yöneldiği görülmektedir. Bu dönemde yatırım oranı % 1’e kadar düşmüştür.7. Buna proje sayılarını da eklemek doğru olmaktadır. Bu durumdan çıkılmasına yönelik makro planlama çalışmaları açısından ve de seçilmişlerin konulara sahip çıkarılmasıyla üstesinden gelineceğinin ve bu yönde çalışılmasının gerekliliğinin bilinmesi önemli bir husustur. gelişme trendlerine yön veren temeldir. 1992 yılındaysa bu pay % 3 kadardır. Bu sektörün de toplam yatırımlar değerlendirildiğinde 1992 yılından bu yana yatırım oranı 1994 krizinden en fazla etkilenen sektör olduğu görülmektedir. Kamu yatırımlarının İzmir’e yeterince verilmemesi rekabet gücünü kırmakta ve sahip olduğu potansiyeli verimli hale getirememektedir. KAMU YATIRIMLARI Kamu yatırımları sektörel olarak Ülkesel gelişmişlik düzeyinde ağırlığı olan ve ekonomik gelişmişliğin performansını belirleyen. 1992 yılında % 4 iken on yıl sonra % 2 oranına inmiş olması sosyal yönden İzmir’in kamu yatırımları bazında ihmal edilir bir duruma geldiğinin göstergesi olmuştur. Bu tür ulusal ölçekteki yatırımların çıkarılmasından sonra İzmir özeline kalan yatırımların payının oldukça düşük olduğu görülmektedir. Örneğin Eğitim sektörünün 1992 yılında 52 olan proje sayısı 2002 yılında 121 olmasına karşın bu yıl toplam harcamalardaki payı % 6 dır. Bu durum tabiatıyla dışa açık şehrin yabancı sermayeyi daha fazla kendine çekmesini zorlaştırmaktadır.

Ancak. 2001 yılına gelindiğinde gerileme durmuş ve ödenek. Toplam* 2 0 24 6 1 24 4 4 6 29 100 1993 1 0 18 4 0 31 2 3 13 28 100 II. Sektörel kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamı yıllar itibariyle değerlendirildiğinde dalgalı bir seyir göstermektedir. Stratejik Plan Dönemi başı olarak görülen 1996 yılında.yanında strateji planı alanımızda özelde büyük yararlar sağlayacaktır. bu toplam pay % 81’e gerilemiş ve yaklaşık 492 milyon dolar olmuştur.1 Strateji Plan Dönemleri İtibariyle Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri Yüzde (%) Sektör I.Strateji Plan Dönemi Başı 1996 1 0 3 6 0 20 3 3 0 64 100 1997 3 1 9 6 1 30 6 5 0 39 100 III. Stratejik Plan Döneminin başındaki 600 milyon dolarlık değere tekrar ulaşamamış olmasına rağmen II. Stratejik Plan Dönemi sonunda farklı bir gelişme trendi yakalamış olduğu görülmektedir.Strateji Plan Dönemi Başı 2001 2 0 22 5 1 25 5 3 0 37 100 2002 2 0 16 7 0 45 6 2 0 22 100 * Sektörel kamu yatırım projeleri kapsamına Belediyeler ve İl Özel İdare yatırımları yatırım bütçesi farklılığından dolayı alınmamıştır. 1994 krizi sonrasında ve II. Bu da giderek kamu yatırım ödeneklerinin artmasına sebep olacaktır. 2 . I. I. Tablo 7. az da olsa bir artışla yaklaşık 313 milyon dolara yükselmiştir. 1997 yılında söz konusu gerileme devam etmiş ve bir önceki yılın % 63’üne tekabül eden 308 milyon dolarlık bir ödenek ayrımı gerçekleşmiştir. Stratejik Plan Dönemi olarak bahsedilen 1992-1993 yıllarında yaklaşık 600 milyon dolarlık bir fon ayrılmıştır. 2002 yılında söz konusu toplam kamu yatırım projeleri ödenekleri bir önceki yılın ödenek toplamının % 173’üne çıkarak 542 milyon doları yakalamıştır. Bu tür gelişme potansiyellerinin sosyal yatırımlarla desteklenmesi İzmir’in Pazar payını artıracaktır.Strateji Plan Dönemi Başı 1992 Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hiz.

1 Stratejik Plan Dönemleri İtibariyle Sektörel Kamu Harcamaları Projeleri Ödenekleri STRATEJİK PLAN DÖNEMLERİ İTİBARİYLE SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ 100 Diğer Kamu Hiz. 90 22 29 28 39 37 0 2 6 Konut 80 Sağlık 70 6 13 4 64 0 5 6 45 0 3 5 Eğitim 60 4 3 2 Ulaştırma 50 24 25 40 Turizm 31 1 0 3 3 30 1 5 1 6 22 18 0 6 3 0 1 1996 Enerji 30 6 0 4 24 0 7 İmalat 20 20 10 9 1 3 1997 16 Madencilik 0 0 2 1992 0 1 1993 0 2 2001 0 2 2002 Tarım 3 .Şekil 7.

000 27.808 602.Tablo 7.000 147.463 34.257.027.000 1. Strateji Plan Dönemi İlk Yıl Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 1992 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 63.000 996.241.920.505 483.917.817.778.070 21.000 158.856 34.854.000 4.675.516.332.722.000 236.152.766 150.495.345.000 239. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İLK YIL (1992 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 2% Diğer Kamu Hizmetleri 29% Madencilik 0% İmalat 24% Enerji 6% Turizm 1% Eğitim 4% Ulaştırma 24% Konut 6% Sağlık 4% 4 .731 144.000 1.160.147.255.674 2 0 24 6 1 24 4 4 6 9 100 I.169.755 22.000 9.054 181.996.852.221.526.038.665 4.000 3.2 I.

718 109.336.069.351.636 125. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İKİNCİ YIL (1993 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 1% Madencilik 0% İmalat 18% Enerji 4% Turizm 0% Konut 13% Sağlık 3% Eğitim 2% Ulaştırma 31% Diğer Kamu Hizmetleri 28% 5 .121 22.196.065 182.548.402.730.3 I.793.000 182.000 6.453 79.774 167.190.312 2.000 1.000 1.480.065 16.000 1. Strateji Plan Dönemi İkinci Yıl Ödenekleri 1993 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 73.250.000 880.000 161.000 251.690.030.438.360.098.455.863.000 6.000 30.449.000 2.008.216.400.521.117 600.595.642 1 0 18 4 0 31 2 3 13 28 100 I.665.383 14.Tablo 7.

735 1.000 1.000.000 24.000 7.863.000 1.091.150.000 1.199.244 410.357.945. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İLK YIL (1996 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Diğer Kamu Hizmetleri 64% Tarım 1% Madencilik 0% İmalat 3% Enerji 6% Turizm 0% Ulaştırma Konut 20% Eğitim 0% Sağlık 3% 3% 6 .800.000 33.962.208 29.799 13.805.866.850 491.000 178.486.030.791.000 2.212.433.060.330.4 II.000 39.808.040 15.368.915 2.414.252 1 0 3 6 0 20 3 3 0 64 100 II.579.078 96.Tablo 7.440.180.524 16.789.246.000 7. Strateji Plan Dönemi İlk Yıl Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 1996 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 565.827.000 113.794.860 308.

000 7.974 3 1 9 6 1 30 6 5 0 18.000 14.430.000 47.037.704.475 19.645.445.423 39 100 II.934.859.086 17.425 3.960.000 594. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İKİNCİ YIL (1997 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 3% Diğer Kamu Hizmetleri 39% Madencilik 1% İmalat 9% Enerji 6% Turizm 1% Konut 0% Sağlık 5% Eğitim 6% Ulaştırma 30% 7 .881.065.000 119.000 339.814.666 2. Strateji Plan Dönemi İkinci Yıl Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 1997 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 1.204.000.587.644.000 2.353.972.525.000 4.042.614.5 II.132.706 16.877 93.000 2.884.060 26.850.154 308.Tablo 7.275.000 3.388.217.398.500.

667.206.184 2 0 22 5 1 25 5 3 0 37 100 Diğer Kamu Hizmetleri 139.558.6 III.334.728.STRATEJİK PLAN DÖNEMİ ÖNCESİ (2001 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 2% Diğer Kamu Hizmetleri 37% Madencilik 0% İmalat 22% Konut 0% Sağlık 3% Eğitim 5% Enerji 5% Turizm 1% Ulaştırma 25% 8 .029.000 20.714.022.000.000 98.189 16.874.234.000.715 16.000 4.000 20.885.226.593.270 111.025. Strateji Plan Dönemi Öncesi (1) Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 2001 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut 8.962.000 666.542.340 312.761.260.000 10.328 69.060 826.000 Genel Toplam* 390.000 III.000 87.126.032.681.000 1.000 6.736.680.092.Tablo 7.252 78.709.829.060.059.257 533.100 8.672 3.

000.485.Tablo 7.881.924 36.000.882.340.514.009 249.665.252. Strateji Plan Dönemi Öncesi (2) Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 2002 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut 13.042.752 542.000 III.000 631.486.357 30.910.7 III.000 1.193.117.000.000 Genel Toplam* 823.854.153.238 415.167 420.000 15.000 54.971.295.935.586.000 8.978.937.996 2 0 16 7 0 45 6 2 0 22 100 Diğer Kamu Hizmetleri 182.000 128.243.812 10.467.000 46.000 378.293 84.000.911. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ ÖNCESİ (2002 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 2% Madencilik 0% İmalat 16% Enerji 7% Turizm 0% Ulaştırma 45% Diğer Kamu Hizmetleri 22% Konut 0% Sağlık 2% Eğitim 6% 9 .000 638.400 120.000.045 818.

Gerçekleşme oranının en yukarıda olduğu yıl % 11 değerine ulaşılmıştır. Stratejik Plan Döneminde aldıkları pay giderek azalma gösteren sağlık ve eğitim sektörleri. Stratejik Plan Dönemi başındaki yıllarda % 6-% 13 gibi paylara sahipken. ve II. madencilik ve turizm sektörlerinde kamunun geri çekilmesi. Konut Konut sektörü kapsam olarak lojman. ulaşım sektörünün her iki stratejik plan döneminde de. I. ancak. Enerji Enerji sektörü yatırımları ağırlıkla enerji nakil hatları ve şebeke tevsii olarak görülmektedir.7. Stratejik Plan Dönemlerinde. Bunlar arasında özellikle konut. Buna karşın. özel sektörün bu alanlarda hareket serbestisine sahip olmasına sebep olmuştur. I. Bunların incelenmesi proje tutarı-yatırım harcaması ilişkisini daha net ortaya koymaktadır. Ancak ekonomik krizler özel sektörün bu alanlarda gereken girişimi ve başarıyı elde etmesini göreceli de olsa engellemiştir. afet ve göçmen konutlarını içermektedir. Bunda otoyol projelerinin kapsam içinde olmasının payı oldukça büyüktür. Konut sektörü İzmir genelinde büyük yatırımlar kapsamında yer almamaktadır. En düşük değer ise % 6 ile 2001 yılı olup kriz yılının takip eden bir yıl olmasıyla dikkat çekicidir. Aşağıda sektörlerin genel karakteristikleri ve makro projelerin dönemler itibariyle dağılımları verilmektedir. proje tutarı ile projeye harcanacak parasal değerlerin karşılıklı tutarsızlığıdır. Stratejik Plan Döneminin ilk yıllarında ulaşımdan da büyük pay sahibi olan diğer kamu hizmetleri yatırımlarını kapsayan sektörün. son yıllarına doğru nispi bir artışa sahip olmuşlardır. Her iki dönemde yıllar itibariyle ve özellikle makro projeler açısından projelerin zamanında bitirilemediği ve hemen hepsinin süre uzatımı aldığı görülmüştür. II. Sadece 1998 yılında Emlak Bankası Mavişehir Konutları Projesi 7. 2002 yılı itibariyle düştüğü ve imalat sektörüne yaklaşır bir duruma geldiği gözlenmektedir.1 Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi Kamu yatırımlarının aktivitelere göre dağılımında yıllar itibariyle iniş ve çıkışların süreklilik arz ettiği görülmektedir. 1994-1999 kriz yıllarında ve takip eden yıllarda % 0 değerine yaklaşmıştır. Daha sonraki yıllarda lojman yapımından vazgeçilmesi ve kamunun konut sunumu rolünü bırakması konut sektörünün kamu yatırım projeleri içindeki payının düşmesine sebep olmuştur. Bu bağlamda konut sektörüne ayrılan kamu yatırım projeleri ödenekleri diğer sektörlere kaydırılmıştır. Stratejik Plan Döneminde de aynı durumlarını sürdürmüşler.77 trilyon TLlik büyük bir yatırım payı almıştır. 2002 yılında % 8’lere erişmesi ilerisi için umut vermekte ise de 1996’nın değeri olan % 10’lara erişilemeyeceği anlaşılmaktadır. Her iki plan döneminde de kamu yatırımları açısından görülen en büyük sıkıntı. II. I. kamu yatırımları içerisinde ikinci en büyük payı aldığı görülmüştür. toplam kamu yatırım projeleri 10 .

Strateji planı dönemi itibariyle ele aldığımızda 1993 yılında 1992 yılındaki değerinin % 33’ü kadar bir azalma kaydederek 14milyon dolar düzeyine inmiştir. III. Stratejik Plan Döneminden bu yana ihmal edilirliği en yüksek olan sektör olarak görünmektedir. eğitim sektörü de I. ikinci yılında ise toplam kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde % 6’lık pay almasına karşın 1993 yılında olduğu gibi 16 milyon dolar nakdi değer göstermiştir. Stratejik Plan Dönemi başına 11 . Stratejik Plan Döneminden 2003 yılına doğru. İzmir Büyükşehir bütününde eğitim sektöründe makro yatırımların yapılmaması belirli doygunluğa erişildiğinin göstergesidir. 1999 krizinden sonra 2001 yılında parasal olarak en düşük değerini almış ve 8 milyon dolar olmuştur. Proje tutarı içinde 2002 yılı itibariyle yapılan en büyük yatırımlar Dokuz Eylül ve Ege Üniversitesi hastanelerine yönelik görülmektedir. 1999 krizi ile birlikte tekrar 16 milyon dolara düşmüş ve 2002 yılında da 30 milyon dolara yükselmesiyle birlikte. toplam kamu yatırımları içindeki payı % 5’ten % 7’ye çıkarak I. Stratejik Plan Döneminin ilk yılında 13 milyon dolar. Eğitim sektörünün 2002 yılı itibariyle İlköğretim ve diğer eğitim tesisleri yatırımları ve de üniversiteler hariç genellikle küçük çaplı ve çok sayıda. 500 milyarı geçmeyen hatta zaman zaman 50-70 milyarlara düşen ve aynı yıl içinde tamamlanan yatırımlar olarak görülmektedir. İzmir’i bir sağlık merkezi haline getirmeye yönelik adımlar olmuştur. 1999 krizi sonrasında ise % 5’e düşmüştür. Stratejik Plan Döneminde programa alınan ve başlayan kamu yatırımları içinde ilk ve orta öğretim kurumlarının pek çoğunun III. Stratejik Plan Dönemine gelindiğinde yaklaşık % 50 artırmış olarak görülmektedir. 2002 yılı itibariyle önde gelen yatırımlar Aliağa-Manisa enerji nakil hattı ve Aliağa gaz tribünleridir. 1994 krizi sonrasında 1996’da 2 milyon dolarlık bir artış göstermesine rağmen toplamda % 3’lük bir pay almıştır. 2001 yılı itibariyle sektörün kendi içindeki yatırımların parasal değeri % 100’e aşkın bir değer artışı gösterirken. Diğer yatırımlar sağlık ocağı ve ilçe hastaneleridir. 1992 ve 1996 dönemlerinde sağlık sektöründeki en büyük yatırımları İzmir Büyükşehir bütünü almıştır. sağlık sektörünün kamu yatırımları içindeki payı bir azalma göstermektedir. Sağlık I. Kamu yatırımları proje ödeneklerinde yatırım bedeli 2002 yılı hariç % 3 ile % 5 arasında değişirken. Stratejik Plan Döneminin ilk yılındaki ödeneğini. 1996-1997 döneminde aldığı % 6’lık paya rağmen 19 milyon dolar seviyesine çıkmıştır. Sağlık sektörü I. Stratejik Plan Dönemi başından III.içinde enerji sektörüne ayrılan pay % 6-7 arasında oynamaktadır. Eğitim Eğitim sektörü kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde % 2 ile % 6 arasında bir dalgalanma sergilemektedir. I. Sağlık sektöründeki makro yatırımların daha ziyade İzmir içindeki üniversite hastanelerine yönlendirilmesi. Stratejik Plan Dönemi başına gelindiğinde enerji sektörünün ödeneğini 2 milyon dolar artırarak 36 milyon dolar seviyesine çıktığı görülmektedir. II. 1992 yılında yaklaşık 23 milyon dolar ile sahip olduğu % 4’lük paya ilerleyen yıllarda erişememiştir. Ancak 1994 krizi öncesinde % 4’e.

gelindiğinde tamamlandığı görülmektedir. 1999 krizinden en az etkilenen sektör eğitim sektörüdür. 1999 kriz yılında 73 trilyon TL proje tutarına karşın 12 trilyon TL harcanmış, 2002 yılında 30 milyon dolar yatırım yapılmıştır. 2002 yılında proje tutarının 1/3’ü gerçekleşmiştir.

Turizm
I. Stratejik Plan Dönemi başında kamu yatırım projeleri ödeneklerinde 1992 yılında 4 milyon dolar alan turizm sektörü, sektörler arasındaki yatırım payı olan % 1’i aşamamıştır. % 0’lık bir değer gösterdiği 1993 yılında bir önceki yılın yarısı kadar bir ödenek almıştır. II. Stratejik Plan Dönemine de % 0’lık payla başlayan turizm sektörü, 1993 yılının yarısı kadar bir ödenek almıştır. 1997 yılında 1993 yılındaki değerine yakın bir değeri % 1’lik bir oranla yakalamıştır. Bu durum 1997 yılı kamu yatırım projelerine ayrılan toplam ödeneğin bir önceki yıla kıyasla yaklaşık % 40 oranında düşmesinden kaynaklanmaktadır. 2001 yılında da % 1’lik payla 1997 yılının 1,5 katı kadar bir değere erişmiştir. Ancak 2002 yılında aldığı % 0’lık payla bir önceki yılın % 13’ü değerine gerilemiş ve son 10 yıllık seyrinin en düşük değeri olan 420 bin dolarlık bir ödenek almıştır. Bu sonuç üzerinde, Foça yat limanının turizm sektöründe yer alıp bu yatırıma fon ayrılmamasının etkisi büyüktür. Turizm sektörü yatırımlarında en büyük pay Sığacık ve Eski Foça yat limanlarına ayrılmış olmasına rağmen, Eski Foça yat limanı 1995 yılında programa alınmış, 1996 yatırımında 1 milyar TL ayrılmış, 2000 yılına kadar hiç yatırım yapılmamış ve 2002 yatırım projelerinden çıkarılmıştır. Diğer bir önemli proje olan Sığacık Yat Limanı 1995 yılında projeye alınmış ve 1999 yılında bitmesi planlanmış olmasına rağmen 2002 yatırım projeleri arasında bitiş tarihi 2003 olarak görülmekte olup, 600 milyar TLlik yatırımla, 2003 yılında bitmesinin mümkün olmadığı görülmektedir. Sonuçta İzmir’e turizm sektöründe gerektiği kadar fon ayrılmadığı görülmektedir.

Madencilik
Madencilik sektöründe kamu yatırımları Tekel, MTA, Eti Holding (Etibank) tarafından yapılmaktadır. I. Stratejik Plan Döneminden bu yana kamu yatırım projeleri içinde sektörel olarak % 1 oranının üstüne çıkamayan madencilik sektöründe, yıllar itibariyle en büyük yatırım Çamaltı Tuz İşletmesine yapılmış olup en büyük pay 1997 yılında yaklaşık 4 milyon dolarla bir önceki yılın 9 katı kadar bir değerde olmuştur. Bunun dışındaki yatırımlar jeolojik ve jeotermal araştırmalara yöneltilmiştir. I. Stratejik Plan Döneminden bu yana madencilik sektörüne ayrılan pay oransal olarak % 1’i geçmemekle beraber, 1992 yılında madencilik sektörüne ayrılan pay 2002 yılında ayrılan payın yaklaşık yarısı kadardır. Madencilik sektöründeki jeotermal enerji yatırımları Belediye ve özel sektör kanalıyla gerçekleştirildiği için, kamu bu sektöre yatırım yapmamaktadır ve özel sektör ağırlıklı bir gelişim göstermektedir.

12

Tarım
Tarım sektörünün kamu yatırımlarına ayrılan ödenek içindeki payı strateji planı dönemlerinin başları itibariyle 6-9 milyon dolar aralığında yer almakta olup, toplamdaki payı % 1 ile % 3 arasındadır. Yatırım projeleri içinde en büyük paya DSİ II. Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen yatırımlar sahip olmaktadır. İkinci sıradaysa Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü görülmektedir. Bu yatırımların çoğu uzun vadelidir. Eğitim ve sağlık sektörlerinde olduğu gibi tarım sektöründe de küçük meblağlı çok sayıda yatırım yerine, daha çok kapsamlı projelerin yer aldığı görülmektedir. Yatırımcı kuruluşların İzmir’de İl ve Bölge Müdürlükleri olması, yelpazenin genişliğini ortaya koymaktadır. Özellikle tarım sektörü içinde yer alan sulama ve taşkın projeleri, proje tutarlarının yüksek olması ve projelerin uzun süreli olması, yıl içi yatırım paylarının düşük olmasının sebebi olmaktadır. Örneğin proje süresi 20 yıllık olan Bakırçay Kınık Projesinin tutarı 172,6 trilyon TL iken 2002 yatırımda 2,7 trilyonluk bir ödenek ayrılmıştır. Bu pay proje tutarının yaklaşık % 1,5’ine tekabül etmektedir. Aynı durum 2000 yılı için de geçerli olup, yatırım tutarı proje tutarının % 1,8’i oranında kalmaktadır. Bunun dışında araştırma ve geliştirme projelerinde yıllık durumlarda proje tutarı ile yatırım tutarı birbirine eşit olmaktadır. Ancak bunlar da 100 milyar mertebesini “ağaçlandırma” dışında geçmemektedir. 1994 kriz yılında % 2 oranında bir ödenek ayrılan Bakırçay Kınık projesi; tarım sektöründeki yatırımların pay olarak kriz dönemlerinden etkilenmediğini ortaya çıkarmıştır. Ancak büyük ve süreli yatırımlara ayrılan payların oransal olarak düşüklüğü her yıl devam etmektedir. Bu tür büyük kapsamlı projelere her yıl % 2 civarında pay ayrılması, söz konusu projelerin öngörüldüğü süre içinde tamamlanmasını zorlaştırmaktadır. Gecikme, beklenen ekonomik ve sosyal faydayı sağlanamamasına ve istenen verim düzeyine ulaşılamamasına neden olmaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak yeni projelere başlamak yerine, halihazırda tamamlanamamış projeleri bitirmenin daha rasyonel bir tavır olacağı görülmektedir.

İmalat
İmalat sektörünün kamu yatırımları içindeki payı, tarım sektöründen çok daha yukarılarda bulunmaktadır. Kamu yatırımları sektörel dağılımında I. Stratejik Plan Döneminden bu yana 1996 yılı hariç üçüncü en büyük dilimi almaktadır. Petkim ve Tüpraş gibi imalat sektörünün İzmir ölçeğindeki temel taşlarını ve genelde büyük ve süreli yatırımları kapsamaktadır. Modernizasyon ve yenileme projeleri her yıl yatırım programlarında yer almakta, ancak projeleri tamamlamaya yetecek tutarlar yıl yatırımı içinde yer almamaktadır. Bu durum, üretim sistemlerinin teknolojiye ayak uyduramaması sonucunu doğurmaktadır. İmalat sektörü içinde Petkim ve Tüpraş her dönem en büyük payı almakta olup, bunların yanında dönemler itibariyle Petrol Ofisi, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü, Etibank Genel Müdürlüğü, TZDK, Gemi Sanayi AŞ Genel Müdürlüğü, İller Bankası ve SEKA Genel Müdürlüğü yatırım programları içine küçük paylarda da olsa girmektedirler. Bunlar daha ziyade kısa vadeli yatırımlardır.

13

İmalat sektörünün tüm kamu yatırımları içindeki payı 1994 krizinden sonra büyük bir düşüş göstermiş, I. Stratejik Plan Döneminin ilk yıllarına oranla yaklaşık % 10’una gerilemiştir. Bunu takiben düşük bir artış oranıyla II. Stratejik Plan Dönemi sonuna doğru 2001 yılında 70 milyon dolar civarına ve 2002 yılında 85 milyon dolar civarına çıkmasına rağmen, I. Stratejik Plan Dönemi başındaki (1992) 144 milyon dolarlık değeri yakalayamamıştır. İmalat sektörünün 1999 krizi etkisinden dolayı sektörler içindeki payı azalmıştır. İmalat sektörü yatırım oranında 2002 yılında 2001 yılına göre % 6’lık bir azalış olmasına rağmen, değerde yaklaşık 15 milyon dolarlık bir artış olmuştur. Bu da 2002 yılının toplam yatırım ödeneğinin 2001 yılına göre yaklaşık 1,7 katı olmasıyla ilgili bir durumdur. Kriz dönemleri haricinde imalat sektöründeki yatırım paylarının düşüşüne karşın, ulaşım sektöründe oransal bir artış görülmüştür.

Ulaştırma
Kamu yatırımlarının ödeneklerinin sektörel dağılımında ulaşım sektörü ikinci en büyük dilimi almaktadır. Her yıl % 20 ile % 45 arasında değişen yüzdeleri ile yıllık toplam kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde yaklaşık ¼ ile ½ arasında bir yer kaplamaktadır. Sadece kriz dönemlerinde diğer sektörlerde de olduğu gibi bir düşüş yaşanmış, ancak sektörel payın çok olması krizin etkisinin tolere edilmesini sağlamıştır. I. Stratejik Plan Dönemi başında sektörel pay ve yatırım değeri açısından imalat sektörü ile göreceli bir eşitliğe sahipken zaman içinde imalat sektörü aleyhine bir artış içine girmiş, sadece 2001 yılında sektörel paylar açısından bir yakınlaşma görülmüştür. Stratejik plan dönemleri itibariyle ulaştırma sektörü II. Stratejik Plan Döneminin son yılı olan 2002 dışında, diğer kamu hizmetleri toplamından daha düşük pay alırken, 2002 yılında 2 misli pay almıştır. Aynı yıl ulaştırma sektörü aldığı % 45’lik payla ve 249 milyon dolarla I. Stratejik Plan Dönemi başından bu yana 10 yıl içinde ödeneğini yaklaşık 1,65 katına çıkararak madencilik gibi kendi içinde bir gelişim göstermiştir. Ulaştırma sektörü içindeki, yatırımcı kuruluşların başında Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü gelmektedir. Bunu takiben Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü tarafından Özel İdare kaynaklı asfalt kaplama büyük pay almaktadır. Üçüncü etkin kuruluş olan Türk Telekom’un telefon şebekesi tesisi, ilavesi ve projelendirmesi gelmekte olup, proje tutarları ve yıl yatırımları dengeli bir biçimde harcanmıştır. Bir başka deyişle genelde ayrılan proje tutarı kadar yatırım yapılmıştır. Karayolları ve DLH yatırımları arasında yatırım kapsamında alınıp pay ayrılmayan proje 2002 yılı itibariyle Balıklıova Mordoğan yolu olarak görülmekte iken, 2000 yılı itibariyle sayısal olarak daha çok yatırımın yer aldığı görülmektedir. 1997 yılı itibariyle, 1991 yılında yatırıma alınan Doğalgaz Ege İletim Hattının 1997 yılında bitmesi gerekirken, 2002 yılında tamamlandığı görülmüştür. 1997 yılında LNG İthal Terminalinin inşasına başlanıp 2 yıl içinde bitmesi programlanmış iken 2003 yılı itibariyle inşaatının devam ettiği görülmüştür. Bu kapsam içinde Konya İzmir Doğalgaz İletim Hattı Etüdü 2000 yılında tamamlanması hedeflenmesine karşın, 2003 yılında yatırımı hala devam eder durumdadır.

14

Menemen Aliağa çift hatlı demiryolu inşaatı 1989 yılından bu yana yeterli yatırım alamadığı için hala devam etmektedir. Planlama alanının makro yatırımları arasında görülen Kuzey Ege Liman Etüdü 1994-1996 yılları arasında yatırım kapsamında yer almakta olup, 1997 programında da görülmektedir. Sonra sadece 2000 yılında tekrar yatırım programında yer almıştır. Proje tutarının tam harcanmamasının gerekçesi ise ÇED araştırmasının devam etmesi olarak açıklanmaktadır. Otoyol projeleri kapsamında İzmir Çevre Yolu ve Aydın Otoyolu 1985 başlama ve 2004 bitiş tarihli olmasına karşın, 2002 yılı yatırım programındaki proje tutarının % 3,5’unun harcanmış olmasından hareketle, geriye kalan % 13’lük yatırım tutarının her yıl aynı payda ayrılması durumunda, bu güne kadar yapılan harcamalar çıkarıldığında, en erken 2007-2008 yıllarında tamamlanacağı ortaya çıkmaktadır. 1992 yılında % 24 payı, 1993 yılında % 31’e çıkmış ve bu durum 1992 yılında 150 milyon dolarlık yatırım ödeneğinin 32 milyon dolar artmasını sağlamıştır. 1993 yılından 1996 yılına gelindiğinde ödeneğin % 20’lik bir paya gerilediği ve 1993 yılındaki 182 milyon doların yarısına indiği görülmektedir. I. Stratejik Plan Döneminden itibaren 1994 krizi sonrası olan 1996 yılında % 20’lik bir orana gerilemiş ancak bu durum % 30’luk bir orana sahip olduğu 1997 yılı ile kıyaslandığında yatırım büyüklüğünün değiştirmediğini göstermektedir. Bu gerileme 1997 yılından 2001 yılına gelindiğinde de devam etmiş ve oransal olarak % 5 ve tutar olarak da 15 milyon dolarlık bir azalmayla 78,5 milyon dolar olarak gözlenmiştir. Ancak 2001 yılından 2002 yılına gelindiğinde bu azalmanın durduğu ve gerek oransal olarak % 20 bir artışla % 45’e ulaşarak, gerekse de tutar olarak % 216’lık bir artışla 249 milyon dolara erişerek 2002 yılının toplam sektörel kamu yatırım projeleri ödeneklerinin yaklaşık yarıya yakınını elde etmiştir.

Diğer Kamu Hizmetleri
Sektörel kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde payı çok yüksek olan Diğer Kamu Hizmetlerinin, I. Stratejik Plan Dönemi başından II. Stratejik Plan Dönemi sonuna kadar olan dönemde, yıllara göre sektörler arasında % 22 ile % 64 arasında bir değişim göstermektedir. Diğer Kamu Hizmetleri 1992 yılında sektörler arasında % 29’luk payla yaklaşık 182 milyon dolarlık bir ödenek almıştır. 1993 yılında % 1’lik bir gerileme ile % 28’e inmiş ve 167 milyon dolar almıştır. 1994 kriziyle birlikte II. Stratejik Plan Dönemi başı olan 1996 yılında, hem aynı yıl içinde hem de bu 10 yıllık süreçte en yüksek pay olan % 64’ü yakalamıştır. Bu payla birlikte yaklaşık 309 milyon dolarlık bir ödenek elde etmiştir. Bu değer bir sonraki yılın (1997) kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamına eşittir. 1997 yılında Diğer Kamu Hizmetlerine ayrılan pay, tüm sektörel kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamının % 67’sine gerilemesi nedeniyle oldukça düşmekle birlikte oransal olarak % 39’luk bir pay almış ve yaklaşık 120 milyon dolarlık bir ödenek ayrılmıştır. 2001 yılına gelindiğinde % 37’lik bir payla 112 milyon dolar ödenek almıştır. 2002 yılında tüm sektörlere ayrılan kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamının bir önceki yıla nazaran % 173’üne çıkması, aynı yıl içinde payı azalarak % 22 olan Diğer Kamu Hizmetlerinin, 120 milyon dolarlık ödeneği elde etmesini sağlamıştır.

15

1996 yılı yatırımlarında en büyük paya raylı sistem yapımı sahip olmuştur. Ağırlıklı olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU yatırımlarıyla, İller Bankasının ilçe ve belde ölçeğindeki içme suyu, kanalizasyon ve harita yatırımları büyük yer tutmaktadır. Diğer Kamu Hizmetlerinin sektörel değerlendirmesinde Ege, Dokuz Eylül Üniversiteleri ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün yatırımları da büyük pay almaktadır. 2000 yılı ve sonrasında Bergama, Ödemiş, Tire Organize Sanayi Bölgelerine ağırlık verildiği ve yatırımların bir kısmı kamulaştırma olmak üzere, bu yönde yoğunlaştığı görülmektedir. Bunun yanında Kemalpaşa ve Menemen Serbest Bölgesi Arıtma Tesislerinin de aynı kapsam içinde yer aldığı görülmektedir.

Tablo 7.8 II. Stratejik Plan Dönemi İzmir İli Yatırım Harcamaları
YILLAR Yatırım Tutarı (Milyon TL) 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 TOPLAM 39.579.190 47.275.430 219.841.114 309.701.560 331.059.731 390.761.681 Proje Tutarı (Milyon TL) 380.216.067 601.613.523 1.918.932.049 3.522.527.104 3.653.739.663 6.432.287.627

Kamu Yatırım Proje Tutarı Ve

Yatırım Tutarı (Milyon TL) 491.789.140

Proje Tutarı (Milyon TL) 4.724.354.709

Gerçekleşme Oranı (%) 10 08 11 9 9 6 8 8

3.084.454.231 39.251.877.275 6.936.656.302 72.763.993.971 7.474.268.807 85.011.888.396 5.304.143.872 58.539.166.887 3.128.851.844 51.503.706.684 5.544.868.586 73.902.792.202

842.274.410 11.225.952.380

2.180.493.116 27.735.268.413 31.965.032.782 385.697.780.124

II. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İZMİR İLİ KAMU YATIRIM PROJE TUTARI VE YATIRIM HARCAMALARI 100.000.000.000 80.000.000.000 60.000.000.000 40.000.000.000 20.000.000.000 0 TUTAR $ 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 YATIRIM TUTARI $ PROJE TUTARI $

16

II. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İZMİR İLİ KAMU YATIRIM PROJE TUTARI VE YATIRIM HARCAMALARI 12.000.000.000 10.000.000.000 8.000.000.000 6.000.000.000 4.000.000.000 2.000.000.000 0 TUTAR MİLYON TL 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 YATIRIM TUTARI MİLYON TL PROJE TUTARI MİLYON TL

7.2 Makro Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi
İzmir ili kamu projelerinin yıllar itibarıyla toplam proje tutarları artış gösterirken yıl ödenekleri aynı oranda artış gösterememiştir. Bununla beraber 2002 yılına gelindiğinde yatırımlarda ortaya çıkan belirgin artış ileriki yıllar için sektör bazında ödenek tahsisinin artacağı kanaatini ortaya çıkarmaktadır. Bu yıla kadar gerek toplamda gerekse sektör tanımlamaları için yapılan yatırımların proje tutarından çok uzakta kalması makro gelişim trendlerini olumsuz etkilemiştir. Özellikle yatırım açısından büyük meblağlar ayrılan projelerin yıllar itibarıyla gerçekleşen ortalama sektörel yatırım tutarı proje tutarına oranla % 7 ila % 10 arasındadır. Bu oranın sektörel dağılımın üzerinde olması gelişim trendinin son yılda ivme kazandığını göstermektedir. II. Stratejik Plan Dönemi başında ana kamu projeleri ödenek talebi ve ayrılan ödenek oransallığı içinde 2003 yılı olarak bu tür projeler sayı olarak çoğalmıştır. Bunlar arasından 2002 yılındaki makro yatırımlardan proje tutarı 500 trilyonun üstünde olanlar birinci grup olarak adlandırılmıştır. İzmir Çevre Yolu ve İzmir-Aydın Otoyolu, İzmir-Urla-Çeşme Otoyolu, Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi, İzmir İçme Suyu 2. Merhale Müteferrik İşler, Büyük Kanal Projesi, İçme ve Kullanma Suyu Temini ilk bakışta belirlenmektedir. İzmir Çevre Yolu ve İzmir-Aydın Otoyolunun proje tutarı yaklaşık 3 katrilyon TL’dir. Bunun % 80’i 2001 yılı sonuna kadar sarf edilmiş olup, 2002 yılında da % 4,8’i yapılmıştır. İzmir-Urla-Çeşme Otoyolunun da 2001 yılı sonuna kadar % 97’si, 2002 yılında % 1,4’ü yapılmıştır. Bu proje makro açıdan bakıldığında 2003 yılında bitmiş olup, bazı donatılar yönünden ise bitirilme aşamasındadır. Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi 2001 yılında başlamış olup, anılan yılın sonuna kadar herhangi bir yatırımda bulunulmamıştır. 2002 yılında yatırıma başlanmış ve % 16’sı bitmiştir. İzmir İçme Suyu 2. Merhale Müteferrik İşler Projesi 1999 yılında başlamıştır. 2001 yılı sonuna kadar sadece % 0,7’si tamamlanmış olup, 2002 yılında da % 0,02’si yapılmıştır.

17

Büyük Kanal Projesinin 2001 yılı sonuna kadar % 46,9’u tamamlanmış, 2002 yılında sadece % 5,4’ü yapılmıştır. İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi ise Büyük Kanal Projesinin tersi olarak 2001 yılı sonuna kadar % 4,8, 2002 yılında ise % 41,6 oranında tamamlanmıştır. Genellikle yukarıda belirtilen projeler İçme ve Kullanma Suyu Temini hariç 1999 krizinden etkilenmiş görülmektedir. Bu altı projeden dördü 1992 yatırım programında da yer almakta olup 1990 öncesi başlatılmışlardır. Başlama tarihleri itibarıyla 1992 yılı İzmir İli Yatırım Projeleri Envanterine göre 1994-1997 yılları arasında tamamlanmaları planlanmıştır. Ancak 2002 yılında hala yapımlarına devam edilmektedir. Bu yıl itibarıyla tamamlanma süreleri belirtilmemekle beraber projelerin sürekliliği, her yıl yatırım programlarında yer almasını gerekli kılmaktadır. Burada önemli olan temel altyapı yatırımlarının tamamlanmış olmasıdır. Diğer iki projeden; İzmir İçme Suyu 2. Merhale Müteferrik İşler Projesi 1999 yılında, Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi ise 2001 yılında başlamıştır. Diğer yatırım grubu, proje tutarı 500 trilyonun altında olan yatırımları kapsamaktadır. Bu gruptaki projeler de ikinci grubu oluşturmaktadır. Bunlar; Bakırçay-Kınık, K. Menderes, Beydağ, Aşağı Gediz, Petkim Genel Müdürlüğü Modernleştirme ve Yenileme Yatırımları, İzmir Elektrik Şebekesi, Menemen-AliağaBasmane-Alsancak-Cumaovası Elektrifikasyon, Sinyalizasyon ve Telekom Tesisleri, Karacabey-İzmir Doğal Gaz İletim Hattı Projeleridir. İzmir’e ve Aliağa’ya doğal gaz taşıyacak Karacabey-İzmir Doğal Gaz İletim Hattı 1998 yılında projeye alınmış ve 2001 yılında bitmesi planlanmıştır. Ancak 2001 yılı sonuna kadar % 98,8’i bitmiştir. 2002 yılı yatırım programına da dahil edilip % 1,2’si tamamlanmış ve proje 2002 yılında bitmiştir. Yukarıda bahsedilen ikinci grup projeleri iki gruba ayırmak da mümkündür. İlk olarak % 40’ından azı tamamlanmış projeler, ikinci olarak ise en az % 70’i tamamlanmış projeler belirlenmektedir. % 40’ından azı tamamlanmış projelerin başında Petkim Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu yatırımlar gelmektedir. Diğerleri ise Bakırçay-Kınık ve K. Menderes Beydağ Projeleridir. Bunun dışındaki projelerin en az % 70’i tamamlanmış durumdadır. Bu tür projelerin makro planlama hedefleri içinde kalkınma dinamiğini harekete geçirmede büyük payları bulunmakta ve üç temel sektörü kavradığı görülmektedir. Sulama projeleri dengeli olarak kuzey ve güney havzaları kapsamaktadır. Sanayi yatırımları stratejik planlama alanının sanayi odağı olarak kabul edilen Aliağa yöresinde yoğunlaşmıştır. Hizmet sektöründe ise ulaşım ve enerji temini ana yatırımları oluşturmaktadır.

18

Tablo 7.9 Sektörler İtibarıyla Kamu Yatırımları Sektörler İtibarıyla İzmir’deki Makro Kamu Yatırımları
SEKTÖR İSMİ YIL YATIRIMCI KURULUŞ YATIRIM YERİ YATIRIM ADI YATIRIMIN KONUSU

1996

1998

2000

2002

BAŞ.– BİTİŞ BAŞ.– BİTİŞ BAŞ.– BİTİŞ BAŞ.-BİTİŞ TARİHLERİ TARİHLERİ TARİHLERİ TARİHLERİ 1986-1996 ** 1995-1999 1963-1998 1984-1998 1986-2000 1986-2000 1991-2001 1963-2001 -** ** -1991-1999 1994-1997 ** ** ** -1990-2002 1995-2003 1963-2000 1984-2000 1986-2002 1986-2002 1991-2004 1963-2002 1988-1999 1991-2000 1987-2000 1997-2000 1991-1999 1994-2000 1994-2000 1993-2000 1994-2000 -1990-2002 1995-2004 1963-2003 1984-2002 1986-2004 1986-2004 1991-2005 1963-2004 1988-2003 1991-2004 1987-2003 1997-2002 1991-2001 1994-2001 1994-2002 1993-2001 1994-2002 -1990-2006 1995-2004 1963-2005 1984-2004 1986-2006 1986-2006 1991-2007 1963-2005 1988-2003 1991-2006 1987-2005 1997-2004 1991-2002 1994-2003 1994-2006 1993-2006 1994-2006

TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM

1996 1998 2000 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002

DSİ Genel Müd. Köy Hiz. İl Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DLH İnş. Gn. Müd. DLH İnş. Gn. Müd. Köy Hizmet. İl Müd. Köy Hizmet. İl Müd. Köy Hizmet. İl Müd.

İzmir Muhtelif İzmir-Ödemiş İzmir Seferihisar Bergama Ödemiş Ödemiş Menemen İzmir İzmir ve ilçeleri İzmir ve ilçeleri Karaburun Karaburun Güzelbahçe Bergama Seferihisar Torbalı

Seferihisar Sulama-Toprak Toplamı Ödemiş-Aktaş Baraj ve Tesisleri İzmir Taşkın Projesi Gümüşsu-Ürkmez Prj.(Kavaklıdere Brj) Bakırçay-Kınık Projesi (Sol Sahil Sula.) K. Menderes Projesi K. Menderes- Beydağ Projesi Aşağı Gediz Projesi II.Bölge Drenaj İşleri Taşkın Koruma Taşkın ve Teressubat Kontrolü Göletler (Karaburun-Mordoğan Göleti ) Mordoğan Balıkçı Barınağı İnşaatı Güzelbahçe Balıkçı Barınağı İkmal İnş. Sulama Göletleri (Göçbeyli ) Sulama Göletleri (Ulamış, Ağalardere) Sulama Göletleri (Karakızlar)

Depolama-Sulama Tarımsal Altyapı Depolama-Sulama Taşkın Sulama Sulama Taşkın Sulama Sulama + Taşkın Sulama Taşkın Taşkın Sulama Dalgakıran ve Rıh. İnş. Mend.On. ve Rıh. İnş. Sulama Sulama Sulama

19

TARIM TARIM

2002 2002

Köy Hizmet. İl Müd. Köy Hizmet. İl Müd. TEKEL Genel Müd. İller Bankası Gn.Müd. Etibank Genel Müd.

Bergama-Kınık Dikili Çiğli İzmir Cumaovası İzmir İzmir Menemen Menemen Aliağa Aliağa İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kemalpaşa Menemen Ödemiş Dikili

Bakırçay Ovası, Göçbeyli, Kınık Sul. Altınova Sulaması Çamaltı Tuz Yıka. Tes. İyileş. Yat. Bademli Şişeleme Tesisleri Araştırma Merkezi Alaybey Tersanesi İzmir Y.T. Bakım ve İşleme Tesisi (1) Harmandalı Mezbaa Yapımı Menemen Mezbaa Yapımı Modernleştirme ve Yenileme Prj. Modernleştirme ve Yenileme Prj. Piyale SF6 TM. Ilıca SF6 TM. Piyale-Bornova Kablosu Bostanlı Şemikler Kablosu Işıklar TM'de Trafo Değişimi Soma- Aliağa 380 KV. EİH Urla 1 DM. Tevsii ve Fider İlavesi Kemalpaşa Şebeke Tevsii Menemen Şebeke Tevsii Ödemiş Şebeke Tevsii Dikili Şebeke Tevsii

Arazi Tapulaştırma Arazi Tapulaştırma Tesis İyileş., Şeb. Tevsii Şişeleme Tesisi Makine ve Cihaz Alımı Rıh.Yap. ve Derinkuyu Aç. İşleme Mezbaa Mezbaa İyileştirme ve Modern. Kükürt Giderme , Modern.

** ** 1994-1997 1993-1996 1985-1996 1992-1996 1976-1998 --1989-1997 1994-1999 1992-1997 1992-1997 1993-1996 1994-1996 1995-1996 1996-1998 1994-1997

1990-1999 1997-2000 1994-1999 --1992-1998 1976-1999 1997-1999 1998-2000 1989-2000 1994-2001 ** 1992-1998 ** ** 1995-1998 -1994-1998 1988-1999 1988-1999 1989-1999 **

1990-2001 1997-2005 1994-2000 ---** 1998-2001 1997-2001 1989-2001 1994-2003 ** -** ** --1994-2000 1988-2000 1988-2000 1989-2000 **

1990-2005 1997-2005 ** ---** 1998-2003 1998-2003 1990-2003 1997-2004 ** -** ** --1994-2002 ** 2001-2003 1989-2003 **

MADENCİLİK 2000 İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ 1996 1996

1996 T.Gemi Sn AŞ Gn.Müd. 1998 2000 2000 2002 2002 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 TEKEL Genel Müd. İller Bankası Gn.Müd. İller Bankası Gn Müd. Petkim Genel Müd. TÜPRAŞ İzmir Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd.

Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii

1988-1997 1988-1997 1989-1997 1990-1997

20

ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ

1996 1996 1998 1998 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002

TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEDAŞ Müd.

İzmir İzmir İzmir Bornova Aliağa Muhtelif Aliağa İzmir Beydağ Kınık Selçuk Bergama Çeşme İzmir İzmir Bornova Aliağa İzmir - Manisa İzmir - Manisa Karşıyaka Torbalı Bergama

Dağıtım Otomasyon Sistemleri Master Planlama Üniversite TM Çevre Hatları Üniversite TM İrtibatı Aliağa Fuel-Oil Santrali Soma-Aliağa EİH Teli Fib.Optikli Aliağa TM'de Fider (Soma) Tahtalı (DSİ) - Alaçatı EİH Beydağ Şebeke Tevsii Kınık + Poyracık Şebeke Tevsii Selçuk Şebeke Tevsii Bergama Şebeke Tevsii Çeşme Şebeke Tevsii SCADA Köy Şebekeleri Ek Tesisler Işıklar TM’de Fider İlavesi ve Tad. Aliağa TM’de Fider İlavesi ve Tad. Aliağa - Manisa EİH Işıklar - Manisa EİH Şemikler GİS TM Aslanlar - Işıklar EİH Bergama II. TM.- Dikili TM.ENH. Mevcut Hat Yerine Fider İlavesi ve Tad. Fider İlavesi ve Tad. Mevcut Hat Yerine Toprak Telli, Fiber Opt. Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii

1992-1998 1992-1998 1996-1998 -1996-2000 ---1986-1999 1986-1996 1986-1996 1989-1997 1989-1997 1992-1998 ---------

1992-1999 1992-1999 1996-1999 1998-1999 1996-2003 1998-1999 1998-1999 -1986-1998 1986-1998 1986-1998 1989-1999 1989-1999 1992-1999 ** --------

1992-2001 1992-2001 ** 1998-2000 1996-2004 1998-2001 1998-2001 2000-2001 1986-2000 1986-2000 1986-2000 1989-2000 1989-2000 1992-2001 1997-2000 2000-2002 2000-2002 --2000-2001 2000-2001 --

1992-2003 1992-2003 ** 1998-2002 ** ** ** ** ---1989-2003 1989-2003 1992-2003 -2000-2003 2000-2002 2001-2003 2001-2003 2000-2003 2000-2003 2001-2002

21

22 . TCK Genel Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. İBŞB Tire Torbalı Menderes Urla Aliağa Foça İzmir Menemen Kemalpaşa Bayındır İzmir İzmir Aliağa İzmir Muhtelif İzmir İzmir Muhtelif İzmir İzmir İzmir İzmir-Manisa Tire Şebeke Tevsii Torbalı Şebeke Tevsii (DAPT) Menderes Şebeke Tevsii Urla Şebeke tevsii Aliağa Şebeke Tevsii Foça Şebeke Tevsii İzmir Elektrik Şebekesi Asarlık Şebeke Tevsii Bağyurdu Şebeke Tevsii Bayındır Şebeke Tevsii Küçük Ek Tesis İdame Yenileme Yatırımları Aliağa Gaz Tribünleri Aliağa – Çiğli . Elekt. TEDAŞ Müd.ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 TEDAŞ Müd.Cumaovası-H. TEDAŞ Müd. TCK Kamu Ortak.Altay-Basmane) Köprü yapımı Yol Yenilemesi 1988-1997 1989-1997 1990-1997 1991-1997 1992-1997 1989-1997 1992-1998 1996-1996 -----1968-1996 1992-1998 1995-1999 1992-1996 1991-1997 1985-1997 1990-1997 --- 1988-1999 1988-1999 1990-1999 1991-1999 1992-1999 1989-1999 1992-1999 1996-1999 1998-1998 1998-1999 --1998-1999 1968-1998 ** ** ** ** 1985-1999 ** 1998-1999 1998-1998 1988-2000 1988-2000 1990-2000 1991-2000 1992-2000 1989-2000 1992-2001 1996-2000 1998-2000 1998-2001 --1998-2001 -** ** ** ** ** ** ** ** 1988-2002 1988-2002 1990-2002 1991-2002 1992-2002 1989-2003 1992-2003 1996-2003 1998-2003 1998-2003 2002-2002 2002-2002 1998-2003 -** ** ** ** ** ** ** ** 1998 Karayolları 2. 1998 TCDD 3.Pınar ve Als. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. Doğalgaz Ege İletim Hattı Körfez Taraması Raylı Sistem Yapımı İzmir .(16 km) DGBH'nin Uzatılması Tarama ( 9. Müd. TEDAŞ Müd.Cumaovası Otoyol Etütleri ( İstanbul-İzmir) Adnan Menderes Havaalanı İzmir. TEDAŞ Müd. TCDD Genel Müd BOTAŞ Genel Müd DLH İş Müd. Yeni Yol Yap.Böl.Baş Müd.2 km F. TEDAŞ Müd.Torbalı . F. DLH İş Müd.Böl. EÜAŞ Genel Müd. TEDAŞ Müd.Selçuk Yolunda Basmane Afyon Yol Yenilemesi Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii İdame-Yenileme Etüt-Rehabilitasyon İzmir Şehir Geçişi Etüt Proje (385 km) İş. TEDAŞ Müd. Elek.

2002 Karayolları 2. Müd.Çeşme) Ayr.Als. Liman Demiryolu Bağlan. Et. 2002 Karayolları 2.Mordoğan Çandarlı Grubu Köprüleri İzmir Grubu Köprüleri Menemen-Aliağa Çift Hat D. Müd.Böl. 2000 2000 2000 DLH İnşaatı Gn. Müd.Baş Müd.Kiraz Balıklıova .Böl.Böl. TCDD 3. Müd.Böl.Böl. Kaplama Yapımı (96 km) Rıht. 2002 Karayolları 2.Böl. Tevsii.58 km) ** ---1991-1999 -** 1994-1998 --1994-1998 1994-1999 1986-1999 1985-1998 ** -** ----1985-1997 1987-1998 1997-1998 1997-2000 1998-2002 1991-2000 -1990-1999 1994-1999 1997-2002 1998-2001 1994-1999 1994-2000 1986-2001 1985-1999 1993-1999 1998-2000 1995-2000 ----1980-1999 ** ** 1997-2002 1998-2004 1991-2002 1999-2000 1990-2000 1994-2000 1997-2005 1998-2001 1994-2002 1994-2003 1986-2003 1985-2001 1993-2001 1998-2002 1995-2002 1998-2005 ---1989-2001 ** ** ** ** ** --1994-2002 1997-2005 1998-2002 1994-2005 1994-2005 1986-2004 1985-2003 1993-2003 1998-2003 1995-2003 1998-2004 2001-2003 2001-2004 2001-2003 1980-2003 2000 Karayolları 2.Böl. 2002 Karayolları 2.Urla . 2002 Karayolları 2.Böl. Müd.Tar. 2002 Karayolları 2. Müd.ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA 1998 1998 1998 TCDD 3.Aydın) Ayr.Müd. İzmir Alsancak İzmir-Aliağa Aliağa İzmir Muhtelif İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Karaburun Dikili Muhtelif İlçeler İzmir H. İBŞB 2002 Karayolları 2. 2002 Karayolları 2. Tamamla. Müd.Ayvalık İzmir Limanı Tarama ve Tevsii Konya-İzmir Doğal Gaz İla. 2002 Karayolları 2. Müd. Boru Hattı Sis. Boş.(53 km) Devlet il Yolu Onar. Yeni Liman Bağlantısı Alsancak . 23 .(31. Depo. 2002 Karayolları 2. Müd.Turgutlu-Salihli İzmir Çevre ve İzmir Aydın Otoyolu İzmir . Raylı Sistem Yap. 2002 DLH İnşaatı Gn. Seferihisar İzmir .Karaburun Torbalı .Onarım (73 km) Otoyol (165 km) Otoyol (109 km) İl yolu (31km) İl yolu (22 km) Devlet il Yolu Onar.LNG İthal Terminali Aliağa.Böl.Böl.Saha Dolgu Kap. Boru Hattı Sistemi Etüdü Yapım (11. BOTAŞ Genel Müd. Müd.Onarım (24 km) Kaplama.Böl. 2002 Karayolları 2.Ayd.Böl. 2002 Karayolları 2.Baş Müd.(91 km) Yeni Ulaşım Yolu (17 km) Köprü Yapımı Köprü Bakım-Onarım Demiryolu İnş.Ahmetbeyler ( İzmir .( Üçyol-Bornova ) Menemen-Manisa Bergama-Soma-Akhisar Belevi-Selçuk-Meryem ana İzmir-Manisa Bornova.Müd.3 km) Devlet yolu (34 km) Devlet yolu (89 km) Devlet yolu (21 km) Kaplama.Gar Alt-Üst Yapı İşl.Böl. BOTAŞ Genel Müd.Y.Çeşme Otoyolu ( İzmir .Böl. Müd. Müd. Hat.. Müd..pınar .Böl. 2002 Karayolları 2.Böl. 2002 Karayolları 2. II. Müd..Böl.Ödemiş . Müd. Yenile.

24 . Kap. (38 km) Altyapı ( 300 ) Altyapı (400) Altyapı (180) Proje Uygulama Altyapı İnşaat Etüt Proje . Geliştirilmesi Güzelbahçe -Seferihisar Kıyı Bandı Seferihisar (Ürkmez Yat Limanı İnş) Çeşme Balıkçı Brn. DİĞER K. H. İller Bankası Gn.Gaz İletim Hattı Et. DLH İnşaatı Gn. Müd.Emlak B. Turizm Bakanlığı DLH İnşaatı Gn. BOTAŞ Genel Müd BOTAŞ Genel Müd İBŞB İBŞB TCK Genel Müd. Kap.İs. Müd. H. Ilıca Yat Limanı ATAK Projesi Çeşme .Şe. Yap. Olarak Geliş. İller Bankası Gn.Gel.OECD. Müd. H. İzmir Muhtelif İller Muhtelif İller İzmir İzmir İzmir Seferihisar Çeşme Çeşme İzmir İzmir Çeşme Foça Çeşme Muhtelif Foça Seferihisar Karşıyaka Urla Selçuk Dikili Seferihisar Aliağa .İzmir D.İnşaat Etüt Proje .Şe.Cumaovası Elektrifikasyon Karacabey.ETC. DLH İnşaatı Gn.İzmir D. Eski Foça Yat Limanı Sığacık Yat Limanı Mavişehir Projesi Urla İçme Suyu Selçuk İçme Suyu Dikili İçme Suyu Gümüldür İçme Suyu 79 km Çift.Müd.Müd.Şe. Yat L. İnş. Kap. Müd.Şe. DLH İnşaatı Gn.De.De.Müd.Ş Gn Müd.İnşaat Proje Uygulama Altyapı (250 Yat) Altyapı (150 Yat) Konut-Ticaret Mrkz. Kap. 2002 2002 2002 2002 2002 1996 1996 1996 1996 1996 1998 1998 2000 2000 2000 2000 2002 TCDD 3. DİĞER K.De. Raylı Sistem Yapımı 2.De. 1996 1996 1996 1996 İller Bankası Gn. DİĞER K. Müd.Gaz İletim Hattı Nazilli .İs. 2.Müd. İller Bankası Gn. 1992-1998 ----1973-1997 1994-1997 1994-1997 1995-1998 1989-1998 1994-1997 1993-1998 --1993-1997 1995-1998 1995-1999 ** 1987-1996 1989-1996 1987-1996 1992-1997 1992-2000 1998-1999 ---1973-1999 ** 1994-1999 1995-2000 ** 1994-1998 1993-1999 --- 1992-2001 1998-2001 -1999-2000 -** ** ** ** ** ** ** 1999-2001 1999-2001 1993-2002 1992-2003 1998-2002 2001-2003 1999-2002 2001-2005 ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** 1995-2003 ** ---** 1995-2000 1995-2000 1994-1999 ---** 1995-2003 1995-2001 ** ---** 1998 T.5 Tek Hat Boru Hattı Sistemi Boru Hattı Etüdü Etüt Uygulama Yapım İh. H. A.İs. Kap.ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM KONUT DİĞER K.Tur. İller Bankası Gn. KEİ.Dalyanköy Yat Yanaşma Otel ve Kaplıcalar (Alaçatı) Foça Kanalizasyon Arıtma Projesi Çeşme Alaçatı Çevre Koruma Prj.Müd.Müd.İs.AB. DLH İnşaatı Gn.Bölge Müd. Turizm Bakanlığı Turizm Bakanlığı Turizm Bakanlığı DLH İnşaatı Gn. Etap Şehir içi Banliyö Sist.

Bakanlığı DSİ Genel Müd. Geliş. DİĞER K. H. H.Ok. DİĞER K.DİĞER K. DİĞER K. DİĞER K. 1998 İZSU Genel Müdürlüğü 1998 1998 2000 2000 2000 2000 2000 2000 DEÜ Rektörlüğü Köy Hizmetleri İl Müd. (Ayakkabıcılar) Kap.Böl Müd. T. DİĞER K. 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1998 İller Bankası Gn. San. DİĞER K. ve Tic. Müd. H. (Dökümcüler) Küçük Sanayi Sit. Ok. 1998 İller Bankası 3. Katı Atık Yön. DİĞER K. İller Bankası Gn.Ger. Bakanlığı Etüt Proje . İller Bankası Gn.İs. Şeb. H.Hat.Böl Müd.İs. H. H. DİĞER K.Is. H. ve Tic.Şe. Bakanlığı San. H. 1998 İller Bankası 3. Müd. ve Tic. Kap. H. H. H. H. Bakanlığı San.Arıt. DİĞER K.İs.Pom. DİĞER K. De. Ana Kuşaklama Kolle. ve Tic.Arıt. Dış Tic.İs.İs. Çelik İş. Müd.Test. Müd. H. H. Şebeke+Arıtma+ Deşarj Etüt+ Yapım İşyeri S.Şe.Şe. H. DİĞER K.De. Teknolojik Araştırma 1990-1997 1993-1998 1982-1998 1986-1999 1995-1997 1985-2000 1972-2005 ** ** ** --1996-1997 1988-1998 1995-1997 ** ** 1993-1998 1982-1998 1986-1999 1995-1999 ** 1972-2008 1987-1999 1993-1999 1996-1999 1997-1999 1997-2003 1996-1998 1988-2001 1995-2000 1995-1999 1995-2001 1991-2001 1997-1999 1985-1999 --- ** --** ** ** ** ** ** ** ** ** -1988-2001 1995-2000 1995-2001 1995-2002 1991-2004 1997-2004 1985-2002 1997-2001 1998-2004 ** --** ** ** ** ** ** ** ** ** -** -1995-2003 ** 1991-2005 1997-2002 ** ** ** 1998 İller Bankası 3. H. Şebeke + Arıtma Yapım Şeb.De.De.İnşaat Arıtma (410 Hektar) Arıtma Altyapı (254 İşyeri) Altyapı (100 İşyeri) 1000 İşyeri Ç. Bakanlığı San. DİĞER K. Müd. 1995-1997 1991-1999 -1985-1999 --- 25 .Alaçatı Kanalizasyon Prj. DİĞER K. ve Tic. DİĞER K.Böl Müd. DİĞER K.İst.De. DİĞER K. DİĞER K.. Menemen Menderes İzmir Çeşme Menemen İzmir İzmir Dikili Karaburun Bergama Kemalpaşa Torbalı İzmir İzmir Torbalı Muhtelif Gaziemir Kemalpaşa Menemen Aliağa İzmir İzmir Menemen İçme Suyu Menderes İçme Suyu İzmir Kanalizasyon Projesi Çeşme. Köy İçme Suyu Yapım Projeleri Gaziemir Köprülü Kavşak Yapımı Organize Sanayi Bölgesi Organize Sanayi Bölgesi (Deri) Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sit.Şe. H. Menemen Bld. 1998 Büyükşehir Bldiye Bşk. H.İçme suyu. Kap. H. DİĞER K. DİĞER K. 1998 İller Bankası 3. H. İller Bankası Gn.K. İller Bankası Gn. DİĞER K. ve Tic. Kap.Böl Müd. Bakanlığı San. Ç. DİĞER K.De.Şe. Müsteşarlığı San. H. 1998 İller Bankası 3. H.ss Depo. Sanayi Sitesi İzmir İçme Suyu Projesi Çandarlı İçme Suyu Projesi Mordoğan İçme Suyu Projesi Zeytindağ İçme Suyu Projesi Ulucak İçme Suyu Projesi Torbalı Kanalizasyon Projesi EVKA Altyapı Projesi İzmir İçme Suyu Projesi Torbalı'da Mermer Tekno.Böl Müd.. Kap.

DİĞER K.Böl.Böl. Mak.De. H. DİĞER K. DİĞER K. 2000 İller Bankası 3. H.DİĞER K. D. 2002 İller Bankası 3.Böl.Skletron Pet.Müd. İçme Suyu Tarımsal Altyapı Art. Bölge Müd.Müd.De. 2002 İller Bankası 3.. 26 .+Deşarj Şebeke+Arıt.Böl.Böl. AR-GE Merkezi Doğalgaz Etüdü Katı Atık Yönetimi Torbalı Belediyesi Kanal Projesi İzmir İçme Suyu Müteferrik İşleri Tahtalı Brj.İs.Böl.İs. Kap.Müd. H.Böl. DİĞER K. DİĞER K. H. DİĞER K. H.+Deşarj Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıt. H.Müd. 2002 İller Bankası 3.Müd. H. DİĞER K.Müd. Havzası Altyapı Prj.Şe. Kanalizasyon Şeb. DİĞER K. Trans İst. H. H. DİĞER K. Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+Arıt. H.Müd. H. H.İs.Böl. Art. 2000 İller Bankası 3.Böl. 2000 İller Bankası 3. 2000 İller Bankası 3. Koll.. Şeb.Böl.De.Müd. 2000 İller Bankası 3. DİĞER K.Kap. H.Şe. DİĞER K. DİĞER K.Müd. DİĞER K. 2000 İller Bankası 3.Müd.Böl.Böl. DİĞER K.Müd.Şe. H.De. H.Müd. H. H. DİĞER K. H. DİĞER K.İs. Rehab. Şe.Böl. Seferihisar İçme Suyu Ürkmez İçme Suyu Ödemiş İçme Suyu Bergama İçme Suyu Ayrancılar İçme Suyu Urla Kanalizasyon Kap.İs. Art. 2000 İller Bankası 3. Kor.Böl.İs. DİĞER K. 2000 İller Bankası 3. 1984-1998 ----------1993-1998 ----1993-1998 1993-1998 ---1976-1999 1984-1999 1997-2003 1997-2003 1997-2003 1997-2003 1997-2003 1998-2003 ---1998-2000 1993-1998 1997-2000 1998-2000 --1993-1999 1993-1999 1997-2000 1998-2000 -1976-2000 1984-2000 1997-2004 1997-2004 1997-2004 1997-2004 1997-2004 1998-2005 1998-2005 2000-2005 2000-2005 1998-2002 -1997-2001 1998-2000 1999-2009 2000-2003 1993-2001 1993-2000 1997-2001 1998-2001 1999-2002 1976-2003 -1997-2002 1997-2002 1997-2002 1997-2002 1997-2002 1998-2002 1998-2002 2000-2002 2000-2002 ** -** -1999-2009 2000-2003 1993-2002 1993-2002 1997-2002 1998-2003 1999-2002 1976-2004 2002 İller Bankası 3. H. Kap.De. 2000 2000 2000 2000 2002 2002 Ege Üniversitesi İBŞB İBŞB Torbalı Belediyesi DSİ 2. DİĞER K. Ar. DİĞER K. H.Şe.Müd.+Deşarj İnş. DİĞER K.Müd. H. Çeşme Ödemiş Bergama Tire Foça Karaburun Menemen Menderes Kiraz Karaburun İzmir İzmir İzmir Torbalı İzmir Torbalı Seferihisar Seferihisar Ödemiş Bergama Torbalı Urla Çeşme-Alaçatı İçme Suyu Ödemiş Kanalizasyon Bölcek Kanalizasyon Tire Kanalizasyon Yeni Foça Kanalizasyon Karaburun Kanalizasyon Asarlık Kanalizasyon Görece Kanalizasyon Kiraz Kanalizasyon Mordoğan Kanalizasyon Atom..Müd. H.Böl.Şe.Böl. Teçhizat Etüd Uygulama Proje Etüd. DİĞER K. Köy Hizmetleri İl Müd. 2000 İller Bankası 3. 2002 İller Bankası 3. Kap. 2000 İller Bankası 3.Müd. Göl. 2002 İller Bankası 3.

H.Böl. DİĞER K. Teçhizat 1991-1999 1991-1999 1991-1999 1991-1999 1992-1998 1992-1998 1993-2000 1993-2000 1993-2000 -------------- 1991-2001 1991-2001 1991-2001 1991-2001 1992-2000 1992-1999 1993-2001 1993-2002 1993-2002 1997-2003 1998-2003 1998-2003 ----1998-1999 1998-2000 1998-1999 --1997-2000 1991-2003 1991-2003 1991-2003 1991-2003 1992-2003 1992-2001 1993-2003 1993-2003 1993-2003 1997-2004 1998-2005 1998-2005 2000-2003 -2000-2003 -1998-2001 1998-2001 1998-2001 -1999-2004 1997-2004 1991-2004 1991-2004 1991-2004 1991-2004 1992-2004 1992-2003 1993-2005 1998-2005 1993-2005 1997-2005 1998-2006 1998-2006 2000-2004 2001-2003 2000-2003 2001-2003 1998-2003 1998-2002 1998-2002 2002-2002 1999-2005 1997-2005 27 . H.Böl. Kanalizasyon Şeb. H. 2002 İller Bankası 3.Müd. Teçhizat İnş. İnş.Müd. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3. H.Böl.Müd.Müd. H.Müd. Mrkz. H. Jeotermal Enerji AR-GE Test Eğ. Kanalizasyon Şeb. 2002 İller Bankası 3. 2002 İller Bankası 3.Böl. H. DİĞER K.. DİĞER K. 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 DEÜ Rektörlüğü DEÜ Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü San. H. DİĞER K. Kanalizasyon Şeb.. Kanalizasyon Şeb. H. DİĞER K.Müd. H. Mak. ve Tic. Kanalizasyon Şeb. Kanalizasyon Şeb.Böl. 2002 İller Bankası 3. Teçhizat İnş. DİĞER K. Kanalizasyon Şeb.Böl. 2002 İller Bankası 3.Böl. Mak. Mak.Müd. Kanalizasyon Şeb.Müd. H. 2002 İller Bankası 3. 2002 İller Bankası 3. İleri Araş.. 2002 İller Bankası 3.Müd. Mak. H.Böl. 2002 İller Bankası 3. H..Böl. Yüksek Teknoloji AR-GE Eğitim Mrkz. Teçhizat Mak. DİĞER K. ve Tic. DİĞER K.Müd. Kanalizasyon Şeb. Mak.Böl.. DİĞER K. Kanalizasyon Şeb. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3. Kanalizasyon Şeb.Böl. H. DİĞER K. İl Müd. DİĞER K.Böl.Müd. Menderes Menderes Seferihisar Seferihisar Menderes Foça Aliağa Dikili Menemen Bayındır Menderes Menderes Seferihisar Aliağa İzmir İzmir Urla Urla Urla Urla Bergama Ödemiş Gümüldür Kanalizasyon Özdere Kanalizasyon Seferihisar Kanalizasyon Ürkmez Kanalizasyon Menderes Kanalizasyon Foça Kanalizasyon Aliağa Kanalizasyon Çandarlı Kanalizasyon Menemen Kanalizasyon Bayındır Kanalizasyon Tekeli Kanalizasyon Oğlananası Kanalizasyon Doğanbey-Payamlı Kanalizasyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi Teknopark Projesi Tıp Multi Disiplinler Projesi Teknopark İnkübütör Merkezi İzmir Çevre Referans AR-GE Mrkz. H. 2002 İller Bankası 3. H. DİĞER K. Isıtma Sistemi Et.Müd. H.. İl Müd.. Kanalizasyon Şeb.Müd. H. DİĞER K. Organize Sanayi Bölgesi (175 hektar) Organize Sanayi Bölgesi (300 hektar) Kanalizasyon Şeb. DİĞER K. DİĞER K. DİĞER K. H. San. 2002 İller Bankası 3. H.Müd.. İnş. DİĞER K.Böl. H. DİĞER K.Böl.DİĞER K. DİĞER K. H. Teçhizat İnş. 2002 İller Bankası 3... Teçhizat..

San. H. H. ve Tic. H. San. ve Tic. San. DİĞER K. İl Müd. DİĞER K. San. San.Teçhizat -1994-2000 -------1988-1998 1988-2002 1997-2002 1994-2002 ** ------** 1988-2002 1997-2004 1994-2002 1997-2002 1999-2002 -----1988-2001 1988-2002 1997-2004 1994-2002 1997-2003 1999-2004 2000-2004 2001-2004 2001-2004 2001-2004 2001-2006 Proje var Proje var * : Makro Yatırımlar ölçeği 1996 yılı için 100 milyar TL. İl Müd. Altyapı 150 İşyeri Ç. İZSU Genel Müd. İl Müd. ve Tic. ve Tic.. H. San. İl Müd. ve Tic. İl Müd. ** : İlgili yılın yatırımları arasında yer almamaktadır 28 .OK. Altyapı 200 İşyeri Ç. 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 San.OK. ve Tic. 2002 yılı için 1 trilyon TL taban alınmıştır. Altyapı 150 İşyeri Ç. İl Müd. DİĞER K. İl Müd. İZSU Genel Müd. Suyu Temini Prj. H. DİĞER K. Arttır. . DİĞER K. 1998 yılı için 300 milyar TL . ve Tic. Mak. Altyapı 95 İşyeri Altyapı 100 İşyeri Altyapı 100 İşyeri Altyapı 500 İşyeri Ç.. ve Tic.DİĞER K. DİĞER K. Altyapı İçme Suyu Şeb. San. Tire Tire Kınık Bergama Merkez Dikili Torbalı Foça Bayındır İzmir İzmir Organize Sanayi Bölgesi (400 hektar) Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi İçme ve Kul. H. 2000 yılı için 500 milyar TL . San. DİĞER K. H. İl Müd.OK. DİĞER K.O. İzmir Büyük Kanal Projesi 200 İşyeri Ç. H.O. DİĞER K. H. İl Müd. ve Tic. DİĞER K. H. H.

02 5.270.Çeşme Otoyolu (Çevre yolu Dahil) Menemen Aliağa Çift Hatlı Demiryolu İnşaatı ( 31.600.662.5 km Hat ) Aliağa – Cumaovası Elektrifikasyon Karacabey İzmir Doğal Gaz İletim Hattı Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi İzmir İçme Suyu II.6 75.05 11.72 52.10 Strateji Plan Dönemleri İtibarıyla 100 Trilyon TL Üzerindeki Yatırımların Proje Tutarı Ve Yatırım Harcamaları YATIRIM ADI PROJE TUTARI (MİLYON TL) 172.9 4.152.000 601.000 2.000 82.951. 2002 yılı için: 1$ = 1.5 7.135.84 15.454.208.898 TL .000.95 78.7 46.000 55.796.362. Merhale Müteferrik İşler Büyük Kanal Projesi İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi 18 5.4 41.003.86 0.014.000 79.32 27 1.000 2.401.8 23.089 547 648.000 694.18 0.808.913.14 16 0.000 8.138 31.700.000 1.8 1.156.163.905 110 2001 SONUNA KADAR YAPILAN TAHMİNİ HARCAMA (MİLYON TL) 32.000 129. Modernizasyon ve Yenileme Çalışmaları İzmir Elektrik Şebekesi İzmir Çevre Yolu ve İzmir Aydın Otoyolu İzmir – Urla .000.000 1.97 82 80.610.943.000 109.000 1.5 1.683.307.538.006.000 104.000 83.760.582.519.007 270.000 682.012 % 2002 YATIRIMI (MİLYON TL) 2.000 19.000 80.6 “Strateji Planı Dönemleri İtibarıyla 100 Trilyon TL Üzerindeki Yatırımların Proje Tutarı ve Yatırım Harcamaları” tablosunda kabul edilen Yıllık Ortalama Dolar Kuru.2 97.000 4.670.838.435.13 78.4 85 99 82 74. Menderes Projesi (Sulama) Aşağı Gediz Projesi (Sulama + Taşkın) Petkim Genel Müd.000 610.189.000 105.000 35.577.Tablo 7.58 15. 29 .848.974 150.4 6.000 1.845 7.000 1.800.000 110.036.000 61.6 100 16 0.000 110.6 98. 2001 yılı için: 1$ = 1.954.496.800.000 97.000 128.89 27.000 % YATIRIMLARA HARCANAN TOPLAM YÜZDE 19.588.000 1.643.4 Bakırçay Kınık Projesi (Sulama) K.58 97.4 141.000 110.016 TL’dir.3 46.259.000 134.248.000 4.7 47.

Tablo 7.BİTİŞ TARİHİ Bakırçay Kınık Projesi (Sulama) K.BİTİŞ TARİHİ 1986-2006 1991-2007 1963-2005 1994-2004 1992-2003 1986-2004 1985-2003 1980-2003 1992-2003 1998-2002 2001-2005 1999-2009 - 30 . .5 km Hat ) Aliağa – Cumaovası Elektrifikasyon Karacabey İzmir Doğal Gaz İletim Hattı Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi İzmir İçme Suyu II.BİTİŞ TARİHİ 1986-2000 1991-2001 1963-2001 1994-1999 1992-1998 1986-1999 1985-1998 1980-1997 1992-1998 1988-2002 1988-1998 2002 BAŞ. . Merhale Müteferrik İşler Büyük Kanal (İzmir Kanalizasyon) Projesi İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi 1986-1997 1991-1996 1963-1996 1992-1992 1986-1994 1985-1994 1980-1995 1992-1994 1988-1997 1988-1996 1996 BAŞ. . Menderes-Beydağ Projesi (Sulama) Aşağı Gediz Projesi (Sulama + Taşkın) Petkim Genel Müdürlüğü Modernizasyon ve Yenileme Çalışmaları İzmir Elektrik Şebekesi İzmir Çevre Yolu ve İzmir Aydın Otoyolu İzmir – Urla .11 Strateji Plan Dönemleri İtibarıyla 100 Trilyon Tl Üzerindeki Yatırımların Başlama Ve Varsayılan Bitiş Yılları YATIRIM ADI 1992 BAŞ.Çeşme Otoyolu (Çevre yolu Dahil) Menemen Aliağa Çift Hatlı Demiryolu İnşaatı ( 31.

331 0 314.563 -734.375 68. kaynak aktarımı ve zamanında bitirilmesi hep sekteye uğramaktadır.504.320 0 443.287 0 44.00 18.563 -734.553 0 572.16 100.224 0 423.937 0 0 0 0 2006 0 0 0 0 0 0 0 0 0 951.75 4.271.383 2004 298.050 897 695 9.28 1.7.225 0 0 16.180.28 41.59 82. Ülkemizde çeşitli nedenlerle kamu yatırımlarının planlanması. Strateji Plan alanı içinde öncelikli kamu projelerine ve bu projelerin tanımlarına diğer iki bölümde değinilmiştir. Burada ise bir bütün olarak 2002 yılında bu projelere ayrılan kaynakların payları ve etkileri üzerinde durulmaktadır. Bu sebeple de kamu yatırımlarının yörelere sağlaması düşünülen refah ve gelir katkısı gerçekleşmemektedir.) Kalan Ayrılan Proje pay Miktarı 3.873 259 64 0 27. başlanması. Tablo 7. Yaptığı bu yatırımlar ile hem toplum refahını yükseltmeyi hem de yörenin ekonomik faaliyetlerine katkıda bulunmayı amaçlar ve bu doğrultuda yatırımlar planlanıp uygulamaya başlanır.601.352 951.39 75.225 Kaynak: İzmir Valiliği. 31 . Bu pay miktarlarını referans kabul edip. Bu işlem yapılırken yatırım değeri sıfırlanan sektörlerin kaynakları diğer sektörlere aktarılarak toplam kaynak miktarı muhafaza edilmiştir. 2002 İzmir İli Yatırım Projeleri Kitabından Faydalanılarak Düzenleşmiştir.90 1.405 0 0 0 11.649 43.587 49.375 16.686.321.766 2.798 31.70 87. kamu tarafından aktarılan kaynak aynı kalmak ve yeni yatırımlar planlanmamak suretiyle ancak 2008 yılında bitirilebilecek ve ayni yılda mevcut kaynaktan 734 trilyonluk harcama yeni projeler için kullanılabilecektir.551.340.181.094.411 2005 223.221 963.573 2007 0 0 0 0 0 0 0 0 0 2008 0 0 0 0 0 0 0 0 0 24.239 0 185.838 17.352 12. Sektörler bazında ayrılan paylar aşağıdaki tabloda verilmiştir.94 26.010 108.098 18.161 0 801.774.354 Sektör Tarım Madencilik İmalat Enerji Ulaştırma Turizm Konut Eğitim Sağlık Diğer İzmir Muhtelif iller Toplam 2003 312.041 1.009 3.563 -734.707 1.78 4. Zira kaynakların etkin kullanılmamasının sonucu olarak ihtiyaç duyulan kamu yatırımları öngörülen sürede bitirilmemektedir.56 47.373 1.805.3 Kamu Yatırımlarının Ekonomik Değerlendirilmesi Kamu yatırımlarının temel amacı bölgede özel sektör tarafından yapılamayacak ve karlılık amacı gütmeyen ülkenin tüm kesimlerini kucaklayan yatırımlar yapmaktır.869.12 Mevcut Kamu Yatırımlarının Aktarılan Kaynakla Bitirilmesi Öngörüsü (Milyar TL.92 399.352 2.412 1.210 1.341 8.847 108. yeni projelere başlanılmadığı varsayımıyla mevcut projelerin bitirilmesi öngörüleri de aynı tabloda verilmiştir.384 3. Mevcut yatırımlar.225 108.

Yıllar Tarım Madencilik İmalat Enerji Haberleş. Makro Kamu Yatırımlarında İzmir’in Türkiye Genelindeki Yeri Aşağıda İzmir İlinde yapılan kamu yatırımlarının 2001-2003 yılları arasındaki sektörel dağılımının Türkiye geneline oranları verilmiştir.57 0.89 Konut Eğitim Sağlık 5. İl Top.84 0. Tablo 7. Bunları yanlış yatırım ve yatırım önceliklerinde değişim olarak de belirtebiliriz. Projelere yatırım yapılmaması ancak programda tutulması uğruna fasıllara konan sembolik değerlerin de toplamda yüksek bir yekün yarattığı ortadadır.65 2.51 1.73 0 20.9 2. Özellikle makro yatırımlarda karşılaşılan değer kayıpları oransal olarak da büyüktür.74 4.12 Kaynak : DPT.gov.02 2.38 3. Hizmet.99 2.35 3.52’dir. www.13 İzmir İli Kamu Yatırımlarının Türkiye Genelinde Sektörel Dağılımı (%) Ulaşt.55 4.31 1. Bu bağlamda örneğin Güzelbahçe Balıkçı Barınağının mendirek onarım ve inşaatının 2003 yılında bitmesi planlanmışken 2002 yatırım programında bir milyon lira ayrılması yatırımın bitmesi hakkında anılan yıl içinde tereddütler yaratmaktadır.tr.65 0. Bu oranda en çok paya sahip olan sektör ise imalat sektörüdür. 32 .57 0 13.17 0 15. Turizm 1 2001 2 2002 3 2003 0.Kamu yatırımlarının kamusallığının bazı dönemlerde politize edilmesi ekonomik olarak kayıplara sebep olmaktadır.52 2.33 2.06 0. 2.06 2.dpt.23 0.05 1.19 Diğer K. İZMİR İLİ KAMU YATIRIMLARININ TÜRKİYE GENELİNDE YILLARA GÖRE DAĞILIMI 25 Türkiye içindeki yüzdeler Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma-Haberleşme Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hİzmetleri 20 15 10 5 0 1 2 Yıllar 3 2001 yılında yapılan kamu yatırımlarından İzmir’in aldığı pay 2.73 0 0 0 2.81 3.

Madencilik ve Enerji Sektörlerinde herhangi bir kamu yatırımı yapılmadığı ve bunun yanında Eğitim Sektöründe de önemli bir azalış yaşandığı görülmektedir. Sağlık ve Konut Sektörlerinde artış olmasının yanında Eğitim Sektöründe de ciddi bir azalış yaşanmaktadır. İZMİR İLİ KAMU YATIRIMLARININ TÜRKİYE GENELİNDE SEKTÖRLERE GÖRE DAĞILIMI 25 20 2001 2002 15 2003 10 Türkiye İçindeki Yüzdeler 5 0 Madencilik UlaştırmaHaberleşme Eğitim İmalat Enerji Diğer Kamu Hizmetleri Turizm Sağlık Tarım Konut Sektörler 33 . Ulaştırma. İzmir İline yapılan kamu yatırımları da geçen yıllara göre artış göstermektedir. Turizm. Ayrıca 2002 yılının tersine bu sektörde bir artış yaşanmıştır. 2002 yılında yapılan kamu yatırımlarına il genelinde bakıldığında ise İzmir’in payında bir artış görülmektedir. Ele alınan bu üç yıla bakıldığında.2002 yılında da İmalat Sektörü en fazla paya sahip olmasına karşın oransal değerinde bir azalma olmuştur. 2002 yılının devamı olarak 2003 yılında da İzmir içindeki kamu yatırımlarında İmalat Sektörü yine en çok paya sahiptir.

Böylece bu bölümde alt yöreler ve ilçelere göre günümüz sorunları. finansman kaynakları bulunması konusunda zorluklar çekildiği anlaşılmaktadır. Özellikle. toplanan vergilerle oldukça artmış olmasına karşın. İzmir Kültür Merkezi ve Patterson Köşkünde yapılacak Halk Kütüphanesi bu tür inşaası bekleyen yatırımlardır. Enflasyonun yüksek oluşu. Ayrıca bu bilgilerin. STRATEJİ ALT YÖRELERİNİN SORUNLARI VE POTANSİYELLERİ Bu bölümde. Bu sorun ve potansiyellerin belirlenmesinde. 2001 yıllarında ilçeler düzeyinde yapılan “İzmir İlçelerinin Ekonomik Profili ve Alternatif Yatırım Olanakları” çalışmalarından yararlanılmıştır. kaynak yetersizliğinden doğan sorunlar görülmektedir. toplumsalkültürel-yönetimsel-siyasal ve fiziki-sosyal altyapıya ilişkin olmak üzere tüm boyutları ile ele alınmıştır. bunların ne ölçüde il düzeyinde genelleştirilebileceği ve daha önceki bölümlerde ilin ortaya konulan genel sorunları ile ne ölçüde çakışacakları belirlenebilecektir. İzmir Ticaret Odası tarafından 1999.1 Alt Yörelerin Sorunları [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Sorunları Alt yörelerde belediye hizmetlerinin yürütülmesinde. kaynak yaratmada çekilen zorlukların bir başka nedeni olarak gösterilmektedir. özellikle İller Bankasından aktarılan kaynakların azalma göstermesi sonucu. Örneğin. ilgili kurumlarla görüşmeler. daha önce tanımlanmış alt yöreler bazında sorunların ve potansiyellerin ortaya konulması amaçlanmıştır. yerel gazete ve internet taramaları ile zenginleştirilmesi ve güncelleştirilmesi de yapılmaya çalışılmıştır. projelerin hazırlanmasında. Konak Belediyesinin gelirleri. nüfusun ve dolayısıyla gereksinimlerin yoğunluğu nedeniyle hizmetin gerektiği gibi yapılamamasından şikayetçi olunmaktadır.8. Bornova’da ayrıca emlak vergisi oranlarının düşmesinin de gelirlerin azalmasına neden olduğu belirtilmiştir. potansiyelleri ve beklentileri analiz edilerek. Çiğli ve Karşıyaka’da ise şehirsel gelişim amacıyla. Alt yörelere ilişkin sorunlar ve potansiyeller. 8. sektörel-ekonomik. 2000. Mali sıkıntıların yaşandığı diğer bir belediye Bornova Belediyesinde ise ilçenin kültürel faaliyetlerinin artırılması amacıyla başlatılan inşaatların 1999 yılından beri ortaya çıkan ödenek darboğazları nedeniyle tamamlanamadığı bildirilmektedir. 1 .

Balçova’da ilköğretim okuluna. Yine Bornova’da göçten ve hızlı nüfus artışından kaynaklanan konut açığının sürmekte olduğundan ve yeni konut alanlarının yetersizliğinden söz edilmektedir. Gaziemir’de ise Serbest Bölge gelişme 2 . Karşıyaka’da ise eğitim alanında. spor tesisi ve sağlık ocağına. özellikle de kütüphane ve kültür merkezi eksikliğinden söz edilmektedir. Zira. Bu talebin Buca Adatepe Tekstil Organize Sanayi Bölgesi ile çözülmesi yönünde bir girişimin varlığı bilinmektedir. Bunun yanında. İdari personel konusunda ise belediyede kadro sıkıntısı çekildiğinden dolayı zabıta hizmetlerinin ihtiyaca cevap verememesi sorun olarak bahsedilmektedir.Yine alt yöre bütününde görülen genel bir sorun da. küçük işletmelerin aldıkları ruhsatları. Balçova. Buca’da da kaçak yapılaşma sorunu devam etmektedir. ilköğretim okullarında derslik sayılarının yetersizliği sorun teşkil etmektedir. Bunun yanı sıra ilçede vergi dairesi de bulunmadığından gelir vergisi mükellefleri vergilerini ödemekte güçlük çekmektedirler. okul ve öğretmen açığının bulunduğu belirtilmektedir. idari anlamda yeni ihtiyaçlar doğurmuştur. Sanayi gelişim stratejileri açısından Buca’da bir sanayi bölgesi talebi ortaya çıkmıştır. Gecekondular ve kaçak yapılaşma konusunda ise kent merkezinde ve çeperlerinde önemli sorunlar yaşanmaktadır. sosyal altyapıyı oluşturan donatı alanlarına ilişkin eksikliklerdir. Buca’da temel eğitimde. sanayi ve çeşitli iş kollarındaki hızlı artış. Yine idari bir sorun olarak Karşıyaka’da. kapsamları dışında kullanmalarının son yıllarda Karşıyaka’da gelişen hipermarket sektörü nedeniyle zorunlu olarak yaygınlık gösterdiği belirtilmektedir. Mevcut inşaatların gereksinime oranla % 34’te bulunduğu ve bu düşük konut sunumunun kaçak yapılaşmayı önlemekte yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Uluslararası İzmir Fuarının ise kültürel ve ekonomik özelliklerini yitirerek eğlence ağırlıklı bir işleve dönüşmesi eleştiri konusu olmaktadır. Gaziemir’de Tahtalı Barajı koruma sahasında ise inşaat yasağı olmasına karşın. Narlıdere ve Güzelbahçe yöresinde sosyo-kültürel alanlara ihtiyaç vardır. gecekondulaşma ve çarpık şehirleşme olgusunun devam ediyor olması ve bu alanların sağlıklaştırılarak kentle bütünleştirilmesi yönünde hazırlanacak şehirsel yenileme projelerinin hayata geçirilmesindeki güçlükler kent merkezinin önemli sorunlarındandır. Gaziemir’de ise yataklı bir tedavi kurumu bulunmadığı için tam teşekküllü bir devlet hastanesine gereksinim duyulmaktadır. en yakın noter Karabağlar’da bulunmaktadır. Gaziemir’de ayrıca son yıllarda ticaret. ruhsatsız yapılaşmaların olması çeşitli sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Konak ilçesinde. Narlıdere’de ilköğretim okulu. Çiğli’nin idari yapılarda (hükümet konağı ve vergi dairesi) eksiklikleri bulunmaktadır. Donatı alanları konusunda. Çiğli ve Karşıyaka’da yaygın olarak sosyo-kültürel tesisler. Güzelbahçe'de ise spor tesislerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaçlardan birisi de noter eksikliğidir. Konak’ta geniş kapasiteli bir kültürel tesisin bulunmaması dikkat çekmektedir.

Karayolundan. Örneğin. yoğun altyapı sorunları yaşanmaktadır ve yerleşmeler arasındaki karayolu bağlantısı tümüyle yetersizdir. çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadır. Ayrıca Afet Kararnamesi ile belediyelere yapılan parasal desteklerin. Balçova’da yapımı devam eden küçük sanayi sitesinin talebi karşılayamayacağı düşünüldüğü için bir diğerine daha gereksinim duyulduğu görülmektedir. üreticinin ürünlerini değer fiyattan satmasını engellemektedir. Kuzey ve batı aksında dere yataklarında yer alan kaçak yapılaşmanın ortadan kaldırılamaması ve dere ıslah çalışmalarındaki gecikmeler yeni sel baskınlarının ortaya çıkmasına neden olabilecek bir sorundur. Ayrıca. yoğun konut alanı uygulamalarına açılması yönünde baskılar vardır. Tarım sektöründe ise Buca’da tarımla uğraşan kesim. Tahtalı Barajı uzak koruma alanında yer alan zeytinyağı işletmelerinin ise çalışmaları yasaklandığı için. Balçova ve Narlıdere’de tarım arazilerinden yeteri kadar verim alınamamaktadır. Dolayısıyla. Şemikler. stopaj gibi kesintiler. belediye tarafından imar planı sınırları içine alınmış ve bu durumda iki kurum arasında anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştır. sabah ve akşam zirve saatlerinde yaşanan darboğazlardır. Büyük Kanal Projesinin geliştirilmesiyle birlikte İl Çevre Müdürlüğünce atık suyu olan tüm işletmelerden Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde belirtilen kanalizasyon standartlarını sağlayacak şekilde ön arıtma tesisi kurmaları şartı istenmeye başlanmıştır. Narlıdere’de ise tarım toprakları bugün var olan büyük rantlar karşılığında el değiştirip yerine “lüks konutlar” yapılmaktadır. Bunda çevre yolunun henüz tamamlanmamış olmasının da önemli bir payı bulunmaktadır. üreticilerin çevre ilçelere giderek ek bir maliyet üstlenmesine ayrıca çevre kirliliğine yol açan bilinçsiz gübre ve ilaç kullanımı ekonomik kayıplara neden olmaktadır. afet dışı konularda harcanması sorunların çözümünde olumsuzluklar yaratmaktadır. Ancak arıtma tesislerinin düzenli çalıştırılmaması ve kaçak yollarla doğrudan deşarjlar. Böylece tarım alanları azalmaktadır. Mavişehir ve Atakent yönünde ulaşım bağlantısının kurulmamış olması. yasadışı yapılaşmaların da bir sonucu olarak. Balçova’da tarımsal parsellerin. körfezdeki kirlilik kaynağının önemli kısmını oluşturmaktadır. Karşıyaka girişindeki yetersizliklerden biri olarak görülmektedir. yaş sebze ve meyve halindeki rüsum. Genel olarak kuzeyde. Asıl sorun. İzmir Büyükşehir Bütününde. alt yörede tarım üreticisinin haklarını koruyacak bir organizasyon/örgütlenme yoktur. Şehir içi yollarda yürütülen alt yapı çalışmalarındaki eşgüdümsüzlüğün ve programsızlığın da sorun yarattığı ve kaynak israfına neden olduğu çok şikayet edilen bir sorundur. afet bölgelerinde önlem alınması konusunda belediyelerin genel olarak dere yataklarının yapılaşmalardan arındırılmasında ve korunmasında yetersizlikler gösterdiği ve sel baskınlarının engellenemediği belirtilmektedir. Bugün 28 adet işletmenin ön arıtma tesisi mevcuttur.alanı. Özellikle Karşıyaka ve Çiğli karayolu bağlantısında alternatif güzergahlar geliştirilmemiştir. 3 .

Bazı semtlerin imar planlarının uygulamaya geçmemiş 4 . Bornova’nın kırsal bölümünde yol şebekelerinin bakım ve onarım eksikliği sorun olarak belirtilmektedir. Bunun yanı sıra Büyük Kanal Projesinin arıtma tesislerinden çıkacak çamurun aynı bölgede gübre haline dönüştürülmesi projesi. Karşıyaka-Konak arasında da arabalı vapur bağlantısı kurulması ihtiyacı bulunmaktadır. Bazı yerlerin kamulaştırma işlemleri yıllar önce yapıldığı halde bölgede oturanların tahliyesi hala gerçekleşmemiştir. Konak ilçesinin en büyük topoğrafik sorunu olarak heyelan tehlikesi gösterilmekte. Harmandalı Çöp Depolama Alanına giden tüm kamyonların yerleşme içinden geçmesi yoğun bir çevre kirliliğine neden olmaktadır.Karşıyaka’da merkezde yoğun bir otopark sorunu mevcuttur. sınırları içinde kalan Ballıkuyu ve Kadifekale bölgelerinde tehlikeye dikkat çekilmektedir. Çözüm için çok katlı otoparklara gereksinim vardır. Bazı yerleşmelerin karayollarına bağlantı noktalarında köprülü kavşak yapılmamış olması da sorun yaratmaktadır. Söz konusu atık suların denize deşarjı sakıncalı görülmekte. Konak’ta şehir içi ulaşımda trafik yoğunluğu ve otopark sorunları yaşanmaktadır. arıtma tesislerinin devreye sokulması istenilmektedir. çıkacak koku ve gaz nedeniyle yörede endişe yaratmaktadır. Yine çevre kirliliği açısından Alsancak Limanına giriş-çıkış yapan gemilerin yeterince denetlenmediği düşünülmektedir. hava kirliliği yüksek boyutlara çıkmıştır. görüntü ve gürültü kirliliği mevcuttur. Mavişehir’de ise konut yerleşmesinin önünde kendiliğinden oluşan balıkçı barınağının düzenlenmesi gerektiği düşünülmektedir. Karşıyaka’da arıtma tesisleri tamamlanmamış bulunduğundan atık suların denize verilmesi devam etmektedir. genel olarak altyapı eksikliğinden ve su deposu gereksiniminden söz edilmektedir. Ayrıca Karşıyaka kıyı bandında daha sık vapur iskelelerinin kurulması gerektiği öne sürülmektedir. tanker ve şileplerin atıkları denizi kirletmektedir. ilçede. Çiğli’de. Alternatif toplu taşıma olanaklarının sağlanması açısından İzmir-Karşıyaka arasındaki raylı sistem uygulaması için proje etüt çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanması ve bu ulaşım alternatifinin de güçlendirilmesi beklenilmektedir. Katı atık sorununun henüz çözümlenemediği ilçede. Melez ağzı olarak bildirilmektedir. Sonuçta. körfez suyunda 2003 yılında 12 ayrı noktadan alınan örnekler üzerinde yapılan incelenmelere göre körfezde sınır değerlerin aşıldığı tek kirli nokta. Bornova’da diğer bir sorun da makro yatırımlar açısından Metronun otogara kadar uzatılmamış olmasıdır. Körfeze gelen gemi. Yolların yayalaştırılması ve pazar yerlerinin kurulmasının da yarattığı trafik tıkanıklıkları giderilememiştir. Yine kırsal kesimde içme suyu yetersizlikleri bulunmaktadır. Karşıyaka merkezde ise iskele ile çarşı arasında yaşanan yoğun yaya trafiğinin rahatlatılmasına gerek duyulmaktadır. İlçede çevre. Bunun yanında.

Nüfusun büyüme eğilimine paralel altyapı olanakları arttırılamamaktadır. serbest bölgeye giriş çıkışın yarattığı trafik yoğunluğu. sıklıkla mevcut yolların trafik yoğunluğunu taşıyamamasına neden olmaktadır. Kaynaklar. İyi kalitede sulama suyu yetersizliği vardır ve kaçak kuyu açılması zemin suyunu azaltmaktadır. planlarda gösterilen yeşil alanların terklerinin yapılmaması ve işlemlerin uzun sürmesi. Balçova’da. İlçenin önemli sorunları olan ulaşım bağlantılarının kurulmaması ve yol hacimlerinin ihtiyaca cevap verememesi. Kırıklar ve Karaağaç köylerinin yol bağlantıları ve kendi iç yolları yetersiz görülmektedir. Bunun yanında. deniz ulaşımından ve jeotermal suyun ısıtmada yeterince yararlanılmadığından şikayet edilmektedir. İlçede. Açık kanal sularının ıslahı ve arıtılması için yatırım beklentileri vardır. narenciye bahçelerine zarar vermektedir. Jeotermal suların kanalizasyon ve dere sularına karışması. sera sahiplerinin termal suları kullanmaları maliyeti artıran bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır. Çiftçiler açısından yöredeki yeraltı sularının giderek tuzlanması ve azalma eğilimi taşıması sonucunda tarımsal sulamada sorunlar yaşanmaktadır. Bunun yanında. Narlıdere’de kullanılan 5 . Jeotermal enerjiden konutların yeterince yararlandırılmadığı düşünülmekte ve termal alanın kamulaştırılması öngörülmektedir. Aynı nedenle depoların üst kısmında kalan konutlara yüksek kottan dolayı su verilememektedir. Narlıdere’de de Balçova’daki gibi sulama konularında sıkıntılar yaşanmaktadır. Yağmur suyu drenaj şebekesinin. Elektrikle çalışan motorlara kondansatör zorunluluğu getirilmesi ise yine çiftçiyi zora sokmaktadır. Sarnıç Beldesinde görülen kanalizasyon altyapısındaki yetersizlikler. Atıkların denize veriliyor olması Narlıdere’de temel sorunlardan biridir. Büyük Kanal Projesi kapsamında. yoğun yağışların yaşandığı dönemler drenaj sistemi yetersiz kalmaktadır. çevre kirliliğinin önlenememesi ve tesislerin yetersizliğinden dolayı turizm sektöründe gelişme kaydedilememiştir.olması. yasadışı yapılaşmalardan dolayı trafoların yetersiz kalması ve bazı dere yataklarında oluşan çevre kirliliği için önlem alınmaması ilçenin diğer önemli sorunları olarak sıralanmaktadır. Gaziemir yöresinde de havaalanının ve sanayi tesislerinin varlığı. Altyapı konusunda. Ayrıca genel olarak altyapı yetersizliği söz konusudur. Buca’da trafik yoğunluğunun gerektirdiği ölçüde bir yol şebekesinin olmadığından ve toplu taşıma sisteminin yetersizliğinden söz edilmektedir. yöredeki ilçelerle birlikte atıkların denize verilmesini önlemek üzere ek bir arıtma sisteminin kurulmasına gereksinim duyulmaktadır. kanalizasyon sisteminden ayrıştırılmaması da sorunlar yaratmaktadır. sanayiden kaynaklanan çevre kirliliği gibi sıkıntılar da ilçenin diğer önemli sorunlarıdır. Narlıdere’de arazinin dik olduğu alanlarda ulaşım sorunları yaşanmaktadır.

Bu amaçla. mera ve yem bitkileri üretiminin yeterli nitelikte olmaması ve sağlanamamasıdır. kıyı kesimiyle yol bağlantılarında ve bazı iç yollarda bağlantı eksikliği ve standart düşüklüğü bulunmaktadır. yaz aylarında yoğunlaşan nüfus hareketleriyle otopark sorunu artmaktadır. çayır. Bu nedenle gerekli çalışmaların yapılıp. şehirde geleneksel işletmeler şeklinde yürütülen bazı sanayi tesisleri halen eski teknolojilerini korumakla. için tarımsal alanda ve seralarda farklı tarifeler üreticiler arasında eşitsizliğe neden olduğu için sorun Ali Onbaşı Deresinin ıslah edilmemesinden dolayı sel felaketleri yaşanmaktadır. Dikili’nin Çandarlı beldesinde tarihi kalenin hasarlı olan kısımları onarım beklemektedir. Güzelbahçe’de genel olarak altyapı yetersizliği gözlenmektedir. Dikili’de demiryolu ulaşımının 6 . körfez hattı vapur işletmesinden yararlanılmak istenmektedir. Bunun yanında. İlçede kanalizasyon olmadığı için yaygın olarak fosseptik kullanılmaktadır. Donatı alanlarında eğitim açısından ilköğretim okuluna ihtiyaç vardır. tütün işletmeleri ve zeytinyağı fabrikaları sayılmaktadır. Örneğin. İzmir-Çanakkale yolunun Bergama sonrası. Elektrik hatlarında ise eskime söz konusudur. özellikle telefon santrallerinde eksiklikler saptanmıştır.elektrik enerjisi uygulanması da yaratmaktadır. Mithatpaşa Caddesine alternatif olan yolun ivedilikle kamulaştırılması gerektiği düşünülmektedir. Hayvancılığın gelişememesinin nedeni ise. ilçenin İzmir Büyük Kanal Projesinden yararlandırılması beklenilmektedir. İdari anlamda da var olan Hükümet Konağı ve otobüs garajı ihtiyacı karşılayamamaktadır. çevre kirliliğine neden olmakta ve toplumsal maliyeti yüksek. zeytin potansiyelinin ağırlıklı olarak yağ üretimine uygun olmasına karşın. İzmir İl Çevre Müdürlüğünün belirlemelerine göre. İzmir-Çeşme eski karayolunun otoyolu tercih etmeyen trafik tarafından kullanılması sonucunda aşırı yoğunlukların yaşandığı bildirilmektedir. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Sorunları Dikili ilçesi oldukça yüksek bir potansiyele sahip olmasına karşın sanayi ve ticarette bununla orantılı bir gelişme eğilimi gösterememiştir. kuru üzüm. bu tür tesisler hala eski teknolojilerini sürdürmektedir. Ulaşım konusunda ek olarak. trafik yoğunluğu açısından kapasite eksikliği taşımaktadır. Ayrıca. İletişim konusunda sıkıntılar yaşanmakta olup. Ulaşım konusunda. Bunun bir nedeni olarak sermaye birikiminde ve kullanımında ekonomik girişimciliğin ve organizasyonun etkili olamadığı düşüncesi hakimdir. Su taşkın ve baskınları açısından diğer 6 büyük derenin ıslahı gerekmektedir. Bunlar arasında. yaz ayları. verimsiz üretimlerini sürdürmektedir. Ayrıca bir yat limanı gereksiniminden söz edilmektedir. Güzelbahçe’de balıkçı barınağı için arıtma tesisine ihtiyaç vardır.

Bergama-Soma demiryolu bağlantılarının olmamasından sorun olarak 7 . Kanalizasyon çalışmalarının tamamlanmamış oluşu güncel bir sorun olarak belirtilmekte ve arıtma tesisinin eksikliği çevre açısından sakıncalı görülmektedir. Tarımda verim düşmektedir. Bu sektörde verimin düşmesinin en önemli nedeni ise hayvanların bilinçsiz bakım ve beslenmesinden ötürü yapılan hatalardır.olmaması da bir eksiklik olarak gösterilmektedir. Bu geri kalmışlığın sebepleri arasında sit alanlarının çokluğu. Bunun nedenlerinden biri tarım alanlarının önemli bir bölümünde toprak tahlili yapılmadan geleneksel gübreleme yöntemi izlenmesi. zorluklarla karşılaşılmaktadır. Sektörde planlama bulunmaması bazı ürünlerin ekilişlerinde piyasa fiyatlarının baz alınmasından da anlaşılmaktadır. Yerleşmedeki mevcut bir ilköğretim okulunun tamamlanması için yine ödeneğe ihtiyaç olduğundan bahsedilmektedir. Denizyolu taşımacılığının yalnızca yüke dönük olması ve mevcut yük limanının yarattığı çevre ve gürültü kirliliği sebebiyle limanın daha uygun bir yere taşınması beklenilmektedir. Bunun en önemli nedeni bu sektörde aile işletmelerinin ağırlıkta olması ve sadece birkaç baş hayvan beslenmesidir. bir diğer neden ise tarımsal ürünlerde kaliteli tohumluk kullanımının yetersiz olmasıdır. Bunun yanında SSK’ya bağlı bir hastane yoktur ve idari binalar yetersiz durumdadır. Denizyolu ile yolcu taşımacılığının da. Hayvancılık. geçimlik düzeyini aşamamaktadır. cezaların çok düşük olması ve caydırıcılığını yitirmesinden dolayı. Özellikle yaz aylarında Dikili yerleşme merkezinde yoğun olarak otopark sorunu yaşanmaktadır. sisteme eklenmesi için araştırma konusu edilmesi gerekmektedir. Ayrıca turizmin gelişmesi açısından bir yat limanının ve kış aylarındaki bakımlar için bir marinanın eksikliği ifade edilmektedir. halkın sanayi bilincine önyargılı ve duyarsız oluşu ve bürokratik engeller gösterilmektedir. İl olmak isteyen Bergama’da da demiryolu ulaşımının yokluğundan. şehir içi elektrik enerji şebekesinde ve de telefon santrallerinde eksiklikler belirlenmiştir. çiftçi mallarını koruma ile ilgili 4081 sayılı yasanın uygulanmasında. Bergama’da siyanürlü altın işletmeciliği konusunda tartışmalar yaşanmakta olup tesis çalışmaya devam etmektedir. İlçede sosyal ve fiziki altyapıya ilişkin sorunlar olup. Su kaynaklarının yetersiz olduğu Dikili’de dere ve çayların sulama açısından ıslah edilmesine ve drenaj kanalları açılmasına gereksinim duyulmaktadır. Telefon santrali ilavesi ve yapımı konusunda teknik eleman sıkıntısı gözlenmektedir. Ayrıca tarım konusundaki sorunların birisi de zirai mücadele için kullanılan ilaçların çevre kirliliğine neden olmasıdır. İlçede çiftçilerin tohumluklarını temizleme ve ilaçlama sırasında kullandıkları malzeme eksikliklerinden dolayı tohumlar ya ilaçlanmadan kullanılmakta ya da çevre ilçelerden yardım alınmaktadır. Enerji şebekesini yenileme projesi ve Devlet Hastanesinin tamamlanması için ödeneğe ihtiyaç vardır. Bunun yanında. AliağaBergama. Sanayi sektörü gelişme gösterememiştir. Yerleşmede organize sanayi bölgesi olduğu halde kullanılmamaktadır.

pamuk ve domates üretiminden başka alternatif ürünler üretilememiştir. Demiryolu bağlantısının olmaması sorun olarak belirtilmekte. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Sorunları Aliağa kıyı şeridinde sanayileşme ve şehirleşme hızla artmaktadır. problemleri yoğunlaştırmaktadır. ilçede turizm sektörünün gelişmesini engelleyen en önemli sebep fabrika atıklarının çevre kirliliği yaratmasıdır. Zira. Kanalizasyon şebekesi yenidir. Merkezde ve kırsal kesimde kanalizasyon sistemi gereksinimi vardır. tren yolunun limanlara kadar verimli bir biçimde işletmeye girmemiş olması sorunları bulunmaktadır. Yıllarca tütün. Yine aynı şekilde imar planı dışındaki yerleşimlerin su şebekesine bağlanması da diğer bir sorun olarak görülmektedir. plansızlık. 8 . personel ve altyapı konusunda eksiklikler vardır. yine sorun olarak görülmektedir. Öğretmen ve sağlık personelini kapsayan kamu personeli açığı ve ilçede Devlet Hastanesi bulunmaması bunların başında gelmektedir. ancak plan sınırları içinde olmayan meskun yerlerde kanalizasyon sorunu yaşanmaktadır. İçme suyu şebekesinin ekonomik ömrünü tamamlamış olması sorun yaratmakta ve kırsal kesimde de yaklaşık % 10 oranında içme suyu yetersizliğinden söz edilmektedir. Bunların yanı sıra. Sanayiinin yoğun olması tarıma olan eğilimi azaltmıştır ve tarımsal ve hayvansal ürünlerin pazarlaması yeterli düzeyde değildir. ihracat. katı atıkları atma. enerji yetersizliği. Kınık’tan geçen karayolunun Aliağa-Bergama yönünden gelen trafik yoğunluğuna uygun olmadığı ifade edilmektedir. Bergama’da yolların bakım ve onarımları amacıyla iş makine tahsisine ihtiyaç vardır. Potansiyeli yüksek olan sanayi sektöründe. Bazı köylerde özellikle yaz aylarında içme suyu yetersizliği söz konusu olup Bakırçay havzası sulama projesi kapsamında Kınık’ta yapımı devam eden kanalların tamamlanmamış olması. İzmir-Kınık arasında doğrudan ulaşımda da yetersizlikler söz konusudur. liman yollarının asfalt ve organize olmaması. Elektrik enerjisinin Bergama hattından alınması da sorun olarak gösterilmekte ve bağımsız bir hat oluşturulmasının gerekliliği üzerinde durulmaktadır.söz edilmektedir. Ayrıca ilçede bağlantı yollarının yetersizliğinden ve kaplama sorunlarından söz edilmektedir. Bergama-Soma-Akhisar karayolunun yoğun bir trafik taşıdığından. dolayısıyla atık sularının doğrudan Bakırçaya deşarj edilmesi. hayvancılık alanında temel girdi fiyatları pahalıdır ve hayvansal ürünlerin pazarlama fiyatı düşüktür. Kalkınma potansiyeli olan tarım sektörü alt yapı yatırımlarına ihtiyaç duymaktadır. dar ve virajlı oluşundan yakınılmaktadır. Kınık’ta donatı alanları. Kınık’ta kurulacak sanayi tesisleri için ucuz enerjiye ve organize sanayi bölgesi dahilindeki arıtma tesisinin bitirilmesi için ekonomik katkılara ihtiyaç vardır. Bergama’da arıtma tesisi yatırımlarının gerçekleştirilmemiş oluşu.

Var olan turizm potansiyelinin yeterli düzeyde değerlendirilememesinin nedenleri arasında. Foça’da yerel halkın dinlenebileceği park alanlarına ihtiyaç vardır. sulama. Halkın ihtiyaçlarını gidermesi için bir pazar yerine gereksinim duyulmaktadır. Aliağa’nın yıllık enerji talep artışı Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmektedir. İlçede bulunan memur ve askerlerin konaklamasına yetecek kadar lojman bulunmaması konut sorununu doğurmuştur. Sağlık hizmetleri açısından da kurumlaşma düzeyi yeterli değildir.Aliağa’da yüksek eğitim kurumlarının bulunmaması önemli bir eksiklik olarak görülmektedir. İlçede arkeolojik ve doğal sit alanlarının geniş yer kaplaması yatırımcıların yer bulmasını zorlaştırmaktadır. Aliağa Limanı genel anlamda yetersiz görülmekte. 9 . yatırım önceliği kazandırılması istenilmektedir. üretim planlaması ve zirai müdahale ve DSİ sulama alanlarındaki 1. Ayrıca ilçede turizme yönelik yatak kapasitesi de yetersizdir. Nemrut Limanı 5 adet iskele daha alabilecekken bunların olmayışı sorun yaratmaktadır. İlçede görülen bu kirlilik. ilçenin ekonomik açıdan kalkınması için hazırlanan projeler ödenek yetersizliğinden uygulanamamaktadır. Aliağa’da yeterli düzeyde altyapı tesisi yoktur. İlçede toprak. Projesi olmasına karşın balıkçı barınağının henüz yapılmamış olması güncel bir sorundur. İlçedeki sağlık kuruluşları için hizmet binası ve aracına ihtiyaç vardır. Foça’da talepleri karşılayacak bir limana ve mevcut balıkçı teknelerinin ihtiyacını karşılayacak bir balıkçı barınağına ihtiyaç vardır. sonuç olarak. Ayrıca bir balıkçı barınağına gereksinim duyulmaktadır. Limanda enerji eksikliği bulunmaktadır ve demiryolu bağlantısının limanla ilişkisi kurulmamıştır. Aliağa-Nemrut Limanındaki iskelelerin yol bağlantıları yetersizdir ve altyapı sorunları bulunmaktadır. İlçedeki mevcut meralar zayıf ve yetersizdir. İlçe balıkçılığının sorunlarından bir diğeri de koruma altına alınmış belli bölgelerde avlanma yasağının olmasıdır. Balıkçılıkla ile ilgili olarak tutulan balıkların değerlendirilmesi için bulunan soğuk hava deposunun kapasitesi yetersizdir. kanalizasyon ve arıtma projeleri finansman beklemektedir. mera ve arazi ıslahı. İzmir’in toplam enerji sarfiyatının yarısından fazlasına sahip olan ilçede. İlçe merkezinde ve kırsal alanda kanalizasyon. petrol sızıntılarından ve sanayi kuruluşlarının atıklarından kaynaklanmaktadır. arıtma ve düzenleme eksiklikleri bulunmakta. sınıf tarım arazilerinin yapılaşmaya açılmasıdır. enerji konusunda eksikliklerden ve sıkıntılardan söz edilmektedir. Ayrıca ilçenin belediye personeli sayısı yetersizdir. Foça’da. Bunun için soğuk hava deposu ile balıkçı teknelerinin ve diğer teknelerin tamir edilebileceği bir tersaneye ihtiyaç vardır. yeraltı suyu ve deniz kirliliği yoğun bir şekilde görülmektedir. Gerenköy Belediyesinde çıkabilecek yangınlara zamanında müdahale açısından bir itfaiye aracına ihtiyaç duyulmaktadır. İlçenin tarımla ilgili sorunları. Adnan Menderes Havalimanının ilçeye uzak ve Askeri Eğitim alanlarının da yakın olması olarak belirtilmektedir. İlçenin deniz hudut kapısının bulunmaması da bir sorun olarak belirtilmektedir.

Bugün için bazı ilçe merkezi yollarında ve köy bağlantılarında kaplama sorunları yaşanmaktadır. Ayrıca tarımsal arazilerden arazi tasfiyesi adı altında kum alınması verimli toprakları azaltmakta ve ürün kalitesini bozmaktadır. Kanalizasyon projesi uygulanmaya başlamıştır. Sürü sahipleriyle ilgili olan sorun Bekir Köprü ve Kozluca Seddesinde bulunan köprülerin kalkmasıyla çözümlenecektir. İlçe merkezinde bazı bölgelerde yaya kaldırımları yoktur ya da düzensizlikler söz konusudur. Kuş Cennetindeki başlıca sorunlar. yasak avlanmanın kontrol altına alınamaması. Bu durumdan ilçenin ekonomisi olumsuz yönde etkilenmektedir. Kanalizasyon projesi onaylanmış ancak ihale edilmemiştir. Karagöl ve Kuş Cenneti. Bazı beldelerinde toplu ulaşım siteminde eksiklik hissedilmektedir. Menemen’de çalışanlar İzmir’de oturduğu için harcamalar İzmir iline kaymaktadır. İlçe sınırları içinde bazı beldelerde de kanalizasyon problemi yaşanmaktadır. Kanalizasyon şebekesinin tamamlanmamış oluşu. tanıtımının yeterli düzeyde yapılamaması nedeniyle beklenen düzeyde turist çekememektedir. Ayrıca dere yataklarında da sorunlar mevcuttur. sınai tesisler kurulması tarımı olumsuz etkilemektedir. Ancak arıtma tesisi bulunmamaktadır ve dolayısıyla sanayi atıkları arıtılamamaktadır. Buna ek olarak yol kaplamalarında ve otopark alanı sağlanması konusunda sorunlar bulunmaktadır. konut yapıları. İzmir-Foça karayolunun onarım çalışmalarına gereksinimi vardır. İlçe merkezinde yol şebekesi yetersizdir. Atık su önemsenmesi gereken bir sorundur. Menemen’de yüksek öğretim düzeyinde okula. yat limanı projesinin uygulanmayı beklemesi. İzmir bağlantısı için Gediz Nehri üzerine yapılmış köprünün kullanımının sağlanamaması ve sulama kapasitesinin düşüklüğü diğer güncel sorunlar olarak dikkati çekmektedir. yeterli büyüklükte Hükümet ve Belediye binasına ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir. sahada hayvan otlatılması ve cezaların düşük olması nedeniyle sürü sahiplerinin engellenememesidir. 2000 yılı Haziran ayında tamamlanması öngörülen Menemen-Aliağa çift hatlı demiryolu inşaatı ödenek yetersizliğinden dolayı tamamlanamamıştır. Menemen’in bazı beldelerinde içme suyu talebinin karşılanamaması ve ilçe merkezinin içme suyunda sertlik derecesinin yüksek olması da ilçenin altyapıya ilişkin sorunları arasındadır. Ayrıca şehirler arası karayolu üzerinde alt ve üst geçit eksikliği saptanmıştır. 10 . yaz aylarında tatlı su eko-sistemlerini oluşturan sazlık alanlarda suyun yetersiz oluşu. söz konusu atıklarının Gediz’de meydana getirdiği kirlenme ile tarımsal araziler zehirlenmekte ve verim düşüklüğü yaşanmaktadır. petrol istasyonları. Tarım arazilerindeki düzensiz ve izinsiz yapılaşma. Manisa Organize Sanayi Bölgesinin atıkları Menemen çevresini olumsuz etkilemekte.

11 . Kemalpaşa’da eski İzmir-Ankara karayolu geçişinin standardının düşük oluşu sorun yaratmakta ve İzmir-Salihli karayolunun yeniden düzenlenmesi ve yapımının tamamlanması gerektiğinden söz edilmektedir. Tahtalı Barajı Havzasının Koruma Yönetmeliği çıktıktan sonra. Ayrıca arıtılmadan Nif Çayına verilen atık sular yoğun kirlilik yaratmaktadır. Bağımsız hizmet binalarının (Hükümet Konağı gibi) bulunmaması. ruhsatlı-ruhsatsız yapılaşmayı önlemek amaçlı pek çok çalışma yapılmış olmakla birlikte. Tüm yerleşim birimlerinin elektrik enerjisi isteği karşılanmaktadır. Özdere Beldesindeki turizm bölgesinin kalkınmasıyla birlikte yatak kapasitesi de artırılmalıdır. Kemalpaşa’da çevre kirliliğinden dolayı gelecekte tarım alanlarının giderek yok olması ve diğer kaynakların da kirlenmesi tehlikesi vardır. Bu sorunun yakın gelecekte artarak devam edeceği düşünülmekte olduğundan Yiğitler Barajı’nın yaşama geçmesi önem taşımaktadır. İlçenin doğusunda bulunan Kızıl beldesi ve Torbalı’nın kuzey uzantıları. Menderes ilçesinde sebze–meyve halinin kurulması büyük bir ihtiyaçtır. gerekse beldelerde yetersizlikler gözlenmektedir. Genel olarak ilçe merkezinde altyapının güçlendirilmesi gerekmektedir. ivedilikle gerçekleştirilmesi beklenen bir projedir. İlçe merkezinde su şebekesinin eski oluşu ve nüfus artışları nedeniyle içme suyu sorunu yaşanmaktadır. Kanalizasyon şebekeleri açısından gerek ilçe merkezinde. [E1] K. doğa turizmi açısından değerlendirilemeyen bir kaynaktır. Kirlilik yükü açısından genel arıtma tesisinin inşa edilmesi. Günlük 25 ton olan katı atığın depolanabilmesi için daha önce tespit edilen çöp depolama alanının en kısa zamanda tamamlanması önem arz etmektedir. çevre koruma önlemleri alınmadan doğal kaynakların bilinçsizce kullanılmasına yol açmaktadır.[D] Gediz –Nif Strateji Alt Yöresi Sorunları Kemalpaşa’da hızlı gelişen sanayi sektörü. evsel atıklar hala büyük bir sorundur. Tekeli Beldesinde tarımsal üretime maddi teşvik sağlanması ve bilimsel nitelikli tarımın yapılabilmesi için köylünün bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Ancak çeşitli sektörlerin giderek artan enerji istekleri. politik baskılar. yakın geleceğin sorunu olarak görülmektedir. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Menderes ilçesi kamusal örgütlenme olarak çok geride ve yetersiz şartlarda hizmet vermeye çalışmaktadır. personel sayısı ve araç tahsisinde eksiklikler sorun olarak ortaya çıkmaktadır. resmi kuruluşlar arasında koordinasyonun oluşturulamaması ve mali desteğin yetersizliği gibi nedenlerle bugüne kadar etkili bir uygulama sağlanamamaktadır. Endüstriyel atıkların çoğunun kontrol altına alınmasına rağmen. Bazılarında ise şebeke yenilenme gereksinimleri sürmektedir.

Balıkçılık konusunda ise Pamucak’ta küçük tekneler için balıkçı barınağı eksikliği duyulmaktadır. Elektrik şebekesinde de eskilik ve düzensizlikler bulunmaktadır. Özellikle Torbalı Organize Sanayi Bölgesinin ve giderek artan sanayi tesislerinin gereksinimi olan enerji. çevre kirliliğine neden olmaktadır. Ayrıca. Rezervler yeterli olmasına karşın. yakın gelecekte sorun yaratacaktır. Kent merkezinde. Yoğun otopark sorunu yaşanmaya başlanmıştır. İçme suyu şebekesi yenilenmiş olmakla birlikte. Bu durumlar turizm açısından da olumsuz etkiler yaratmaktadır. özellikle kanalizasyon ve arıtma sistemleri ile ilgili önlemlerin yeterli düzeyde alınmamış olması yakın gelecek açısından bir sorundur. İlçenin denize olan bağlantısının arzu edilen nitelikte olmadığı ve ilçe merkezinden geçen E-24 karayolu ile kent içi yol şebekeleri bağlantısını sağlayacak kavşak düzenlemeleri ve üst geçitlerin yeterli olmadığı belirtilmektedir. Turistik değer taşıyan Pamucak sahiline dökülen Fetrek Çayına bırakılan atıklar. Arıtma tesisi bulunmamakta ve katı atıklar için atık alanı eksikliği hissedilmektedir. Ayrıca yağmur suyu drenaj şebekesinin eksikliği hissedilmektedir. Tahtalı Barajı koruma havzasında altyapı. Ancak bölgede turizm işletmecilerine tahsisat yapılmamıştır.Menderes’te Tahtalı Barajı Koruma Havzası kapsamında 4 belediye bulunmaktadır. Karayolu inşaatları uzun sürelere yayılmaktadır. İlçede genel olarak altyapı yetersizliğinden söz edilmektedir. aşırı sulama nedeniyle yeraltı su seviyesi düşmektedir. Selçuk şehir merkezinde ve köylerde tam otomatik şebeke yatırımına ihtiyaç vardır. 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması hakkındaki yasadaki para cezaları yetersizdir ve caydırıcılığı yoktur dolayısıyla üreticinin mağduriyeti bulunmaktadır. Selçuk telekomünikasyon hizmetlerinin iyileştirilmesi için parçalı olarak fiber optik kablo çekilmesine gereksinim duyulmaktadır. bu projenin uygulanmasında sağlık açısından sakıncalı olacak boru malzemesi kullanılmıştır. Torbalı ilçe merkezinde yol şebekesinin yetersizliği ve otopark sorunları mevcuttur. Bu konuda önlemlerin alınması ve Fetrek çayının temizliğinin sağlanması ilçe ve Pamucak için önemlidir. Şehirsel gelişim. 12 . Projenin tamamlanması için ödeneğe ihtiyaç vardır. içme suyu şebekesi eski ve gereksinimi karşılayamamakta dolayısıyla ilçeye bağlı 15 yerleşim merkezinde yaygın olarak içme suyu sıkıntısı bulunmaktadır. Selçuk’ta Pamucak bölgesi ilgili bakanlıkça Turizm Yatırım Alanı içerisine alınmıştır. Yeni otoyol inşaatı ödenek yetersizliği ve hukuki sorunlar nedeniyle hedefine erişmemiş bulunmaktadır. havzayı tehdit altında tutmaktadır. yaya kaldırımları eskimiş ve bakımsız durumdadır. Planlı olarak geliştirilmiş bir kanalizasyon sistemi bulunmamakta ve parçalı olarak kanalizasyon sistemi yetersizlikleri bulunmaktadır.

sanayi sektöründe.[E2] K. Bayındır’da idari bina (hükümet konağı. İlçede su. şehrin gelişiminin yarattığı ihtiyaçlar karşılanamamaktadır. Projenin tamamlanması halinde artacak işgücünün konut ihtiyacını karşılamaya yönelik yatırımlar gerçekleştirilmemiştir. Yine yayla turizmi için potansiyel taşıyan köylerde ve ılıca bölgelerinde ulaşımın yetersiz olduğu ifade edilmekte ve yol sorunlarının giderilmesi beklenilmektedir. İlçede ekonomik sektörler açısından sorunlara ve taleplere bakıldığında. çarpık şehirleşmeye ve sanayileşmeye yol açmaktadır. Yerleşmenin önde gelen problemlerinden biri de ulaşımdır. orta ölçekli 20-30 firmanın faaliyet göstereceği 20. Tire’de 1993 yılında yatırım programına alınan organize sanayi bölgesinin çalışmaları hala devam etmektedir. inşaat sektöründe ise şehrin gelişiminde gerek duyulan kum-çakıl kaynaklarının azalması sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle zeytin bağları arasındaki yolların geliştirilmesi istenilmektedir. Mevcut spor tesislerinde de bakım ve onarıma ihtiyaç vardır. Kanalizasyon sistemi oldukça eski olan ilçe merkezinde. Ayrıca çöp depolama alanı ihtiyacı olduğu ve radyo-televizyon yayınlarının izlenmesinde zorluklar çekildiği ifade edilmektedir. Yeraltı su seviyesi yoğun kullanım nedeniyle sürekli bir düşme göstermektedir. Jandarma Komutanlığına ek bina) ve sayı ve nitelik olarak spor tesisi yetersizliği bulunmaktadır. Torbalı-Bayındır-Ödemiş karayolunun düşük standartlı olduğu ve bu yolların etüt ve projesinin tamamlanarak yatırım programına alınması gerektiği belirtilmektedir. Dağlık alanlardaki stabilize yolların tamamlanması ile standardı düşük ova yollarının geliştirilmesi ve onarımı çözüm bekleyen sorunlardır. belediye hizmet binası. Ayrıca ilçede tarım arazileri sanayi bölgeleri ile iç içe durumdadır. Yine ilçede içme suyu şebekesinin bakımına ve yenilenmesine gereksinim duyulmaktadır. Bu durum tarımsal arazilerin heba edilmesine.000m2’lik alana sahip organize sanayi sitesine ihtiyaç olduğu belirtilmektedir. 13 . Tarım sektöründe kuraklık nedeniyle ekonomik yönden çöküntü görülmekte. ödenek yetersizliğinden dolayı tamamlanamamaktadır. kanalizasyon ve arıtma tesisinin etüt ve proje aşamalarının tamamlanarak uygulamaya geçirilmesi beklenilmektedir. kanalizasyon altyapısı konusunda sorunlar mevcuttur. İlçe sınırları içinde yeraltı sıcak su kaynaklarının atıl durumda bırakılması ve ilçenin su bentleri-barajlarına olanaklı akarsu kaynaklarına sahip olmasına karşın sulama çalışmalarına yönelik hiçbir bendin bulunmaması sorun olarak belirtilmektedir. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Bayındır’da belediyenin gelirleri yetersiz olduğundan cari harcamaların dışında gerekli yatırım harcamaları yapılamamakta. Devlet Hastanesine yapılan ek bina inşaatı. elektrik.

iç ve dış ekonomik krizlerden. K. İzmir Zirai Karantina Müdürlüğünden Enspektör Belgesi olan Ziraat Mühendisi getirerek. Ödemiş’te ekonomik sorunlar. Tire-Selçuk karayolu güzergahının standardı düşüktür. İlçede. İlçede yapımına başlanan projeler ödenek yetersizliğinden tamamlamamıştır. 14 . ambalajlanması ve pazarlanması konusunda üreticiye destek olacak ve gerekli araştırmaları yapacak bir merkez bulunmamaktadır. Tire Kültür Merkezi inşaatı da yarım kalan bir diğer yatırımdır. Menderes nehri üzerinde sulama amaçlı bir barajın yapımı beklenilmektedir. Ülkede yaşanan krizlerin etkisiyle ilçede üretim ve mal talebi durmuştur. Bunlardan biri inşaatı devam eden kapalı spor salonu diğeri de Bölge Devlet Hastanesi yapımıdır. Askerlik Şubesi binası. Genel olarak ilçede altyapı yetersizliklerinden söz edilmektedir. Emniyet teşkilatı için. İlçede birkaç firmanın dışında ihracatla ilgilenen firmanın olmaması şirketleşme düzeyinin düşük olduğunun bir göstergesidir. Menderes havzasının tümüne yönelik stol tipi bir havaalanı beklentisi bulunmaktadır. Tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi. Dağ köylerinde ürün yetiştirilen arazilerden kadastro geçmemiş olması Orman İdaresiyle çiftçiler arasında anlaşmazlıklara yol açmaktadır. İstihdam alanının sınırlı olması ve işsiz sayısının giderek artması ilçenin önemli bir sorunudur. bu depo ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Ticaret ve üretimin gerçekleşmesini sağlayan organizasyonları oluşturan firmalar.İlçede belediyeye ait 500 ton kapasiteli bir soğuk hava deposu bulunmasına rağmen. işlenmesi. K. ekonomi alanında bilgi birikimi ve girişimci yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri Tire Grup Başkanlığı hizmet binası yetersizdir. Yine bazı köylere olan yol bağlantılarında standart düşüklüğü ve kaplama sorunları yaşanmaktadır. İhracatı Geliştirme Müdürlüğü bulunmasına rağmen ihracatçılar. Hükümet Konağı. Tire’ye bağlı 10 köy yerleşmesinde içme suyu sıkıntısı ve kırsal kesimde parçalı olarak elektrik enerjisi eksikliği bulunmaktadır. Tüm ilçenin gereksinimi açısından telefon santralı yetersizliği güncel bir sorun niteliğindedir. Kültür Bakanlığına bağlı kütüphanede araç ve gereç bakımından sıkıntı çekilmektedir. karakol binası ve polis lojmanları binalarının yapımına başlanmış ancak bitirilememiştir. ürünün ihraç niteliğine sahip olup olmadığını kontrol ettirmek mecburiyetinde kalmaktadırlar ve bu husus önemli ölçüde zaman ve para kaybedilmesine neden olmaktadır. Menderes havzasına ilişkin taşkından korunma ve sulama projelerinin eksikliği sorun olarak görülmekte ve susuzluk sorununa karşı önlemler alınması için K. İlçe merkezindeki trafik düzenine ilişkin sorunların varlığı belirtilmektedir. kaynak yetersizliğinden. dar alanlarda faaliyet göstermektedir. Tire ilçe merkezinde kanalizasyon şebekesi eski sistem özelliği taşımakta ve mevcut talebi karşılayamamaktadır.

ÖdemişBeydağ-Denizli ve Ödemiş-Bozdağ-Salihli karayollarının düşük standartlı oluşu. Ayrıca İzmir-Ödemiş demiryolunun eskimiş raylarının yenilenmesi beklentisi bulunmaktadır. Ödemiş ilçe merkezinde ve parçalı olarak köylerinde içme. çiftçi ailelerinin uzun süre zilliyetinde bulunan yerleşim merkezlerinde olması. Bulunan maden kaynakları değerlendirilememektedir. Kestane ağaçlarının genelde orman alanlarında. Ödemiş çevre yolunun tamamlanmamış oluşu.İlçede yaygın olarak yetiştirilen patatesin üretimi fazla olduğu için. ilaç girdilerin pahalılığı yanında süt fiyatlarının düşük olması üreticileri zarara sokmaktadır. Bununla beraber. Ayrıca tarımsal ürün fiyatlarındaki aşırı dalgalanma. Torbalı-Bayındır-Ödemiş-Kiraz-Denizli karayolunun tamamlanmaması ve genel olarak yollardaki kaplama eksiklikleri sorun olarak gösterilmektedir. mandıralar dışında işleyecek bir fabrika olmadığından bölge sütleri dışarıdan gelen tüccarlar tarafından çok ucuz fiyatlara satın alınmakta. kestane aşılanması çalışmalarında görevlilerin çeşitli güçlüklerle karşılaşmalarına neden olmaktadır. Ödemiş Hayvan Hastanesi ve Tarım ve Köy İşleri İlçe Müdürlüğü binası ile ilgili herhangi bir harcama ve çalışma yapılmamıştır. dağ köylerindeki orman kadastro çalışmalarının kısmen tamamlanmış olması orman ve dağ köylerinde kestane üretimini artırmıştır. patates tohumunun dışarıdan getirilmesi nedeniyle yaşanan tohum sıkıntısıdır. Karayolları açısından. Pazarlama konusunda halkın bilinçli olmaması zaman zaman kendilerinin zarar görmesine sebep olmaktadır. pazarlama sorunu ortaya çıkmaktadır. Beydağ’da ekonomik gelişimi sağlayacak potansiyeller ve bu potansiyellerin değerlendirilmesi konusunda sıkıntılar vardır. başka bölgelerdeki tesislerde işlenmekte ve satın alınanın iki katı fiyata piyasaya sürülmektedir. Tohumluk. Patatesin muhafazasında kullanılacak bir soğuk hava deposuna ihtiyaç vardır. Sözleşmeli ürün yetiştiriciliği konusunda yasal dayanak bulunmadığından üreticiler mağdur olmaktadır. Halk bu konuda bilinçlendirilmelidir. Yine patates üretimi konusunda bir diğer sorun da. istikrarlı bir üretimi engellemektedir. İlçede organize sanayi bölgesi yoktur. İlçede sütü. Bir diğer sorun da organize sanayi bölgesinin altyapısına ilişkin eksikliklerin giderilmediği tarzındadır. İlçede patatesin ve dağ köylerinde geniş çapta üretilen kestane ve fidanın ihraç imkanı yaratılamamıştır. soğuk hava deposunun bulunmaması nedeniyle sorun yaşanmaktadır. Ödemiş’te toprak tahlil laboratuarının bulunmaması da sorun olarak gösterilmektedir. Tohumluk ve yem konusunda halk devletten destek beklemektedir. sulama suyu ve kanalizasyon altyapılarında sorunlar yaşanmaktadır. Tarımsal arazi yetersizdir ve düşük tarımsal arazi miktarı alternatif ürün yetiştiriciliğini zorlaştırmaktadır. Yetiştirilen incir ve kestanenin yurtdışına pazarlanmasında da sorunlar vardır. yem. 15 . Ürünlerin depolanmasında.

Tarımsal ürünler. Ancak ilçede düzenli olarak iklim şartlarını belirten meteoroloji kurumu bulunmamaktadır. Kiraz’da içme suyu ve kanalizasyon şebekelerinin yetersizlikleri bulunmaktadır. İlçede sit alanlarının yoğunluğuna karşın. Kiraz-Ödemiş karayolunun standardı düşüktür. Turizmden kaynaklanan yüksek arazi rantı nedeniyle araziler sürekli el değiştirmekte ve dolayısıyla tarım arazileri atıl kalmaktadır. İlçe merkezinde içme suyu şebekesinde sıkıntılar yaşanmakta ve Beydağ sulama barajının bitirilmemiş olması da sorun olarak gösterilmektedir. Mevcuttaki birçok kamu yatırımı ise ödenek yetersizliğinden tamamlanamamıştır. ilçe ekonomisine katkı sağlayacak bir altyapı olarak görülmektedir. tüccarlara ya da Kiraz. Bozdağ kayak tesislerine Kiraz’dan yol bağlantısı kurulması. Kiraz. büyük yatırımcıların ilçeye yatırım yapmasını engellemektedir. Süt üreticileri arasında birlik olmadığından süt fiyatları düşüktür. ancak bu yeterli olmamaktadır. Beydağ ilçesinde Beydağ-Ödemiş ve Beydağ-Nazilli karayollarının standardı düşüktür. Ayrıca. 16 . Kırsal kesimlerde tütüne getirilen kota nedeniyle bu ürünün ekilmesinden vazgeçilmiştir. kanalizasyon şebekesindeki sorunlardan ve sulama olanaklarının darlığından söz edilmektedir. ilçenin merkez ve köylerinde öğretmen. Kesimlik hayvanlar ilçe kasapları tarafından pazarlanmakta. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Çeşme’nin kıyı kesiminde gerek ikincil konutların çokluğu. El değiştiren arazilerde en önemli sorun hızla büyüyen yapılı alanlar ve bu alanların yeşillendirilmesinde yetersiz kalınmasıdır. ebe ve hemşire açıkları bulunmaktadır. Alaçatı’nın kendine özgü bir mimarisi olduğu halde yeni yapılara bu tarz yansıtılamamıştır. gerekse turizm yatırımlarına uygun büyük arazilerin olmaması. yapılaşmayı teşvik etmektedir. Yine bazı köylerde tarımsal sulama konusunda sıkıntı bulunmaktadır. Altyapı konusunda. İlçeye bağlı kırsal yerleşmelerin bazılarında bol miktarda su bulunurken özellikle dağ köylerinde içme suyu sıkıntısı yaşanmaktadır. süt üretimi ve pazarlamasındaki dağınıklık ortadan kalkmıştır ve ilçede sadece süt ürünleri üzerine soğuk hava deposu vardır. Ancak 2001 yılı itibariyle. Ödemiş ve Beydağ gibi yakın ilçe pazarlarına satılmaktadır. tarımsal üretim ve hayvansal ürün yeterliliği açısından önemli kaynaklara sahiptir.Yaygın olarak yapılan süt inekçiliği konusunda ahırların ilçe merkezinde ve evlerin altında olmasından dolayı koku ve çevre kirliliğine neden olmaktadır. Merkeze yakın yerlerde kurulmuş olan zeytinyağı imalathanelerinin yaydığı koku ve kimyasal atıklar çevre sorunu yaratmaktadır. Genel olarak altyapı yetersizliklerinden. Bununla beraber. turizmin bölgede oluşturduğu rant. fakat pazarlama konusunda zayıftır. Kiraz ilçesinde tarım sektörü iklimden etkilenmektedir. Elektrik kesintileri de ilçede görülen bir diğer sorun olarak dile getirilmektedir.

Bu sebeple Alaçatı. altyapı ve tesis yetersizliği. spor kompleksi. Mevcut Ro-Ro iskelesinin yetersiz olduğu düşünülmektedir. rüzgar tribünlerinden elde edilen elektrik enerjisinin ulaştırılamamasının da bu durumun çözümlenememesinde etkisi bulunmaktadır. Karaburun’da. Dalyan. Alaçatı’da ise eğitim veren lise bulunmaması. kamp alanı yokluğu ve alışveriş merkezlerinin yetersizliği gibi nedenlerle ilçe turizmi istenen düzeyde gelişme gösterememektedir. Çeşme’de içme ve sulama suyu konusunda sıkıntılar bulunmaktadır. Şifne ve Karaada yat limanı ve yanaşma yerlerinin tamamlanması istenilmektedir ve bununla beraber yatlar için bir tersane gereksinimi üzerinde de durulmaktadır. Ayrıca tarım arazilerine bilinçsiz şekilde yapılan ekimler sonucu topraktaki mineraller azalmakta ve verim düşmektedir. Ayrıca teknik eleman yönünden eksiklik yaşanmaktadır. karayolunda ve ilçe merkezinde trafik yoğunlaşmakta ve otopark sorunları ortaya çıkmaktadır. arıtma ve ishale hatlarıyla birlikte tamamlanmamış olması ve tarım için yeraltı sularından yeterince faydalanılamaması sorun olarak belirtilmektedir. pazarlama. rüzgar gücünden üretilen enerjinin ilçe içinde kullanılması için gerekli enerji nakil hatları henüz kurulmamıştır. Çeşme-Merkez. Bu tarz bir makro yatırım olarak Çeşme’de yapımına başlanan stol tipi havaalanının inşasının yarım kalması da dikkat çekmektedir. sosyal donatı eksikliği olarak dile getirilmektedir. arazinin engebeli olması nedeniyle mekanizasyonun girememesi. 17 .554 olmasına rağmen yaz aylarında karayolu trafiği günde ortalama 24. Diğer bir sorun ise kıyı kesimlerindeki yeraltı sularında tuzluluk oranının artmasıdır.000 araçlık bir hacme yükselmekte. Yıllık 3 milyon m3 kapasiteli içme suyu baraj tesislerinin. mücadele ilaçları bayisi yokluğu. Çeşme’de özellikle yaz aylarında. Karaburun ilçesinin Mordoğan beldesinde organize sanayi bölgesine ihtiyaç duyulduğu söylenmektedir. bazılarının temelleri atılmış ancak genel olarak ihale ve uygulama çalışmaları henüz bitirilememiştir. Bölgenin rüzgardan sonra diğer önemli potansiyel enerjisi olan jeotermal enerjinin ise modernizasyonunun yapılması ve seracılıkta kullanılması düşünülmektedir. İlçede iç göç nedeniyle genç nüfus azalmakta. Çeşitli noktalarda yat limanları için proje onay aşamaları tamamlanmış.Çeşme’de müzenin yetersizliği. Alaçatı ve Çeşme enerji nakil hatlarına. ulaşım. Ayrıca ilçede elde edilen ürünlerin depolanması için soğuk hava deposuna ihtiyaç vardır. buna bağlı olarak da işgücü kapasitesi düşmektedir. üretim girdilerinin pahalı olmasıdır. dolayısıyla bu dönemde mevcut kent içi ulaşım sistemi yetersiz hale gelmektedir. Zira. İlçedeki tarım sektörünün en önemli sorunları. tanıtımın yeteri kadar olmaması. Alaçatı’da elektrik şebekesi yetersizdir ve özellikle yaz aylarında voltaj düşüklükleri yaşanmaktadır. İlçenin toplam araç sayısı 2.

Zira. Ayrıca doğal ve tarihi sit alanları dışında kalan alanlarda ikincil konutların yapılması. Bu sorunların çözüme kavuşturulamamasına ise ödenek yetersizliği ve topoğrafyanın çok engebeli olması sebep olarak gösterilmektedir. İçme ve sulama amaçlı baraj ve göletin proje etüt çalışmalarının gecikmiş olduğu öne sürülmektedir. Kentsel altyapıya ilişkin sorunlar bulunmaktadır. İlçede. İlçe merkezi ile Mordoğan ve Karareis’te telefon şebekeleri ve santral eksikliği hissedilmektedir. projeler henüz tasarım aşamasındadır.000 kişi kapasiteli içme suyu projelendirme çalışması başlamış olmakla birlikte. Ayrıca. Seferihisar’da giderek artan motorlu taşıt tescil sayısına dikkat çekilmelidir. Toplam 200. İlçeye enerji temini konusunda rüzgar enerjisinden yararlanılması gerektiği üzerinde durulmaktadır.Karaburun-İzmir arasındaki toplam 100 km’lik karayolunun 55 km’lik kısmının standardı düşük olarak kabul edilmekte ve ilçenin köyleriyle bağlantıları sağlayan yolların yetersizliğinden ve köylere ulaşma zorluklarından söz edilmektedir. mevcut çöp depolama alanı sakıncalıdır. Ayrıca. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Seferihisar ilçesinde sulama kaynaklarının yetersiz oluşu nedeniyle tarımsal arazilerinden yeteri kadar yararlanılamamaktadır. İlçe merkezinde otopark sorunları yaşanmaktadır. İlçe merkezi ve Ürkmez’de kanalizasyon tesisleri henüz tamamlanmamıştır ve arıtma tesisi bulunmamaktadır. Ürkmez beldesinde sahile yakın bahçeler. üretim ve pazarlama konusunda önemli bir eksikliktir. Mordoğan beldesinde ve kırsal kesimde içme suyu ve kanalizasyon şebekelerinde yetersizlik bulunmaktadır. İlçe merkezinde. var olan tarihi eserlerin ve doğal zenginliklerin yeterince tanıtılamamış olması. Çiftçilerde herhangi bir örgütlenme çabasının olmayışı. Ayrıca. Tahsisli mera alanlarının bulunmaması. turizme yönelik yatırım yapılabilecek alanları sınırlamaktadır. 6 adet balıkçı barınağı bulunduğu halde liman ve yat limanının eksikliği duyulmakta ve deniz ulaşımından yararlanılması gerektiği öne sürülmektedir. yoğun bir çevre kirliliği yaratmaktadır ve çöp imha tesislerine 18 . tarımsal arazi dışında kalan yerlerde de genelde askeri tatbikatın yapılması ve zeytin alanlarına girişin yasaklanması küçük baş hayvancılığı giderek azaltmıştır. İlçede özellikle mevcut yat ve termal turizm potansiyelinin yeterince değerlendirildiği söylenemez. Mevcut yat limanında ise kapasitenin artırılarak yeni bir marinanın inşaatına başlanmış olmasına karşın uygulamanın yarım kalmış olduğundan söz edilmektedir. balıkçı barınağına gereksinim vardır. yapılaşma tehdidi altında yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Turizmin geliştirilmesi ve ivme kazanması konusunda etkili bir çaba görülmemektedir. İzmir Körfezinin girişini denetleyen konumuna karşın ilçenin bu özelliğinden yararlanılamamaktadır. turizm potansiyelinin yeterli düzeyde değerlendirilememesinin önemli sebeplerindendir. jeotermal enerjiden gerek turizm alanında gerekse kentsel ısıtmada yeterince yararlanılamamaktadır.

tarımsal yapı ve tarımsal potansiyelinin de büyük bir güç olduğu görülmektedir. Genel olarak. İlçedeki telefon şebekesinde ek santral gereksinimi vardır. altyapı yatırımlarının gecikmesinden.gereksinim duyulmaktadır. Urla’nın sahip olduğu doğal güzellikleri ve tarihi kalıntılarıyla turizm açısından işlenmemiş bir kaynak olduğu belirtilmektedir. cezaların caydırıcı olmaması sonucu zeytin alanları giderek daralmaktadır. Tarihi yapı zenginliği gün geçtikçe bozulmaktadır. Ayrıca. Karşıyaka ve Konak’tan vapur seferlerinin konulması istenmektedir. tarımsal potansiyelin güçlendirilmesi için sulama alanlarının geliştirilmesi. 8. Yat limanı uygulamasının. Urla ilçesinin tamamında yerleşim talebi çok artmıştır. kanalizasyon ve arıtma tesisi projelerinin gecikmiş olması sorun olarak bildirilmektedir. Bu nedenle.2 Alt Yörelerin Potansiyelleri Gelişme seçeneklerinin irdelenmesinden ortaya çıkan gelişme strateji şemasında çok sayıda potansiyelin bulunduğu. Meskun alanda mevcut yol şebekesinin ve ilçe merkeziyle iskele arasındaki bağlantı yolunun yetersizliğinden söz edilmektedir. geleneksel şekilde üretim yapmakta. Seferihisar’da vericilerin yetersiz kalması sonucu yerel televizyon yayınlarından yararlanılamamaktadır. Zeytinciliğin ve Yabanilerin Islahı Kanunu yürürlükte olmasına rağmen hurmasıyla anılan ilçede denetimlerin yetersiz. mevcut çöp depolama alanı gelecek yılların gereksinimini karşılayamayacak durumdadır. Genç nüfusun ilçeden göç etmesi nedeniyle yaşlılar kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar. tarımsal sulama olanaklarının yetersizliğinden ve yeraltı suları ile deniz kirliliğinin denetim altına alınamamasından şikayet edilmektedir. bir bölümünün kısmen kullanıldığı ve bir grup potansiyelin de kullanılma imkanı bulamadığı görülmektedir. Var olan tarım arazilerinin küçük parçalar halinde olması mekanize tarım uygulamasını güçleştirmektedir. ilçede tanıtım eksikliği de vardır. Böylece verimli tarım alanlarının amaç dışı kullanımı ve spekülatif el değiştirme süreci ortaya çıkmıştır. Turizm açısından önemli olabilecek Klozomenai Şehrinin kazıları ödenek yetersizliğinden bitirilememiştir. Urla’da trafiğe kayıtlı taşıtların hızlı bir biçimde arttığı izlenmektedir. bunların bir bölümünün aktif hale geçtiği. en az baraj ve gölet tesisleri 19 . Ayrıca. Örgütlenme eksikliğinden dolayı da süt fiyatları üreticiyi memnun edecek seviyede değildir. rüzgar enerjisinden yeterince yararlanılamadığı düşünülmektedir. bütün bu sorunlar ilçenin önemli potansiyeli olan tarımsal üretiminin sekteye uğramasına neden olmaktadır. deniz ulaşımından yeterince yararlanamadığı düşünülmekte ve hafta sonlarında Urla’ya. Enerji konusunda ise. Geçmiş yıllarda özellikle yaz aylarında denenmiş olan İzmir-Urla vapur seferlerinin de tekrarı arzu edilmektedir. Ayrıca İzmir kenti ile önemli düzeyde ilişkileri olan yerleşmenin. Bu da yöredeki çiftçiyi üretim yapmaktansa toprağını satmaya yöneltmiştir. Geliştirilen analitik yaklaşımlar sonrasında stratejik planlama alanının doğal yapısının yanı sıra.

Bunun dışında diğer derelerin ıslahı yapılmış veya yapılmaktadır. bitkisel yağ. kırsal nüfusun şehirsel nüfusa nazaran fazlalığı önemli bir strateji ortaya çıkarmaktadır. Laka ve Bostanlı Dereleri bulunmaktadır ve bunlar basık bir alanda yayılan yerleşmeyi. Yerleşme dışında 446 hektarlık tarım alanı bulunmakta ve bu alanın % 38’i zeytinlik olarak kullanılmasına rağmen. çevresinden alışveriş amacıyla gelen talebin artmasıyla ticaret potansiyeli fazlalaşmış ve Karşıyaka Çarşısına alternatif çarşı olma eğilimiyle diğer alt merkezler hareketlenmiştir. Aslında bir yerleşim birimi olma karakteri sergileyen Karşıyaka’nın. yaklaşık % 50’lik payıyla önde gelmektedir. % 99.9’u şehir merkezinde yaşayan nüfusuyla İzmir’in ikinci büyük ilçesi olan Karşıyaka. sanayi sektörü ağırlıklı sektör olarak düşünülmemiştir. büyük oranda makarna. zaman zaman taşarak. domates. Tarımda bir diğer uğraş alanı olan sebze üretiminde. Zeytincilik önemli bir gelir kaynağıdır ve toplam tarım alanının % 8’i sulanmaktadır. Serinkuyu. Bostanlı deresi üzerine kurulacak Bostanlı Barajı içme ve kullanma suyu yanında. Dolusavak proje debisi ise 136 m3/s olacaktır. tarım alanlarının dağılımları genelde incelendiğinde. taşkın kontrolü da sağlama açısından ilk ve önemli bir girişimdir. Çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmenin yer aldığı ilçede. bunun yanı sıra yeni tip kovanlarla bal üretimi de yapılmaktadır. Köylerde küçük baş hayvancılıkla uğraşılmakta olup. erik ve mandalina ağaçları sayı bakımından fazladır ve bunlar arasında üretim miktarı ile mandalina birinci sırada yer almaktadır. Bu nedenle bölgenin sosyo-ekonomik parametresini ortaya koyacak sentez yaklaşımı için potansiyel alanların bilinmesi ve değerlendirilmesi gerekli olmaktadır. tekstil. ekmek imali. Her ne kadar tarım alanlarının inşaata açılması yüzünden meyve ağaçları her geçen gün azalmakta ise de mevcut bahçe alanlarında armut. Altı kısımda ele alınan bu gruplama. güç durumda bırakmaktadır. İlçe sınırları içinde Ahırkuyu. güçleri aşağıda tanımlanmaktadır. kullanma ve sanayi suyu olanaklarının arttırılması açısından önem taşımaktadır. Kesin proje aşamasındadır ve tamamlandığında 2002 yılı fiyatlarıyla birim su maliyeti 467. % 51 gibi önemli bir oranının tarıma elverişli boş alan olarak atıl durumda kalması dikkat çekmektedir. strateji alt yöreleri oluşturmakta olup. et. Potansiyeller giderek strateji kararlarının alınmasında etken birer unsur olmaktadırlar. 20 .500 TL/m3 olarak planlanmıştır. gelişiminde ikincil konut alanı olarak kullanılmaya başlanmış. Diğer strateji alt yöreleri gibi dört yön itibariyle ele alınan potansiyel alanların kuzeyinde Çiğli ve Karşıyaka gelmektedir. Bu iki yerleşme fiziksel olarak birleşmiş ve hatta dışarıda kalan Menemen ile de şehirsel açıdan bütünleşmiş durumdadır.kadar içme. gemi inşa ve onarımı. Burada eğilimleri ve örgütlenme sistemlerini belirleyecek potansiyeller strateji alt yöreler itibarıyla tanımlanmaktadır. Tüm çalışma alanında. [ A ] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri İzmir Büyükşehir Bütünü kendi içinde dokuz bölüme ayrılmış ve topografik engellerle şartlanan bir şekilde dört yöne ışınsal olarak yayılmıştır.

Ulaşım rahatlığının bulunması ve modern bir yerleşim olması. Merkez şehir ile güçlü bağlantısının bulunması ve Karşıyaka’nın bir yatakhane şehir tarzında gelişmesi buraya otel yatırımını henüz rantabl kılmamaktadır. Turyağ ve Piyale fabrikaları buna ilk örneklerdir. Soğukkuyu Ziya Gökalp Kültür Merkezi. ticaret potansiyelini de tetikleyici rol oynamış ve yöreyi cazip kılan bir talep yaratmıştır. Tantalos mezarı ve Karagöl ile buradaki Orman İçi Dinlenme Tesisleri dikkat çeken turizm potansiyellerinin başlıcalarıdır. Çok sayıda sağlık tesisi bulunan ilçede 6 adet büyük sanayi kuruluşu vardır. ilçede kültürel tesis sayısının artmasına neden olmuştur. İzmir genelindeki her ilçeden buraya olan çekim.süt ve un üretimi yapan sanayi kuruluşları bulunmaktadır. halı. Belediye Yüzme Havuzu ve çok sayıdaki tiyatro ve sinema salonları ile halen inşaatı devam eden Zübeyde Hanım Kültür Merkezi ve Cumhuriyet Mahallesi Örnekköy. hububat. yaş meyve ve zeytin-zeytinyağı alanlarıyla ilgilenmektedirler. Bununla birlikte Konak’a arabalı vapur iskelesinin yapılmasının sağlanması. Bayraklı vapur seferlerinin tekrar düzenlenmesi ve Karşıyaka-Bostanlı arasına ve Alaybey’e küçük modern iskelelerin kurulmasıyla birlikte. Ancak zamanla bunların bulundukları yerlerden taşınmaları gündeme gelmektedir. Ayrıca metronun Karşıyaka’ya kadar gelecek olması. konfeksiyon. Mavişehir konutlarının önünde kendiliğinden oluşan barınağının modernize edilmesiyle birlikte. ilçeye kolay ve çabuk ulaşım temin etmesi açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır. kuru meyve. Halihazırda bulunan Bostanlı ve Atatürk Açıkhava Tiyatroları. demir. Buna rağmen ilçede henüz beş yıldızlı otel bulunmamaktadır. ilçede alternatif ulaşım olanaklarının arttırılması. Halbuki turizm potansiyelinin yanı sıra Çiğli Organize Sanayi Bölgesine. Belediye Konservatuarı. Bayraklı’da bulunan Tepekule. ulaşılabilirlik açısından büyük potansiyel arz etmektedir. Çok kısa bir sürede tamamlanması öngörülen projeden maliyet ve inşa sırasında alternatif geçiş imkanı yaratılamaması yüzünden vazgeçilmesi bir talihsizlik olarak görülebilir. mevcut potansiyeli artacaktır. Bayraklı Çiçek Mahallelerine kurulması için projeler hazırlanan kültür merkezleriyle Karşıyaka önemli bir potansiyel taşımaktadır. Büyük sanayi kuruluşları çevresinde görüldüğü üzere. deri. balıkçı 21 . Ulaşım ve otopark sorunlarının olmaması söz konusu alanların cazibesini üst noktalara getirmektedir. Menemen’e ve Aliağa’ya yakın olan ilçede böylesi bir konaklama tesisi. Kipa. Karşıyaka Çarşısı ile vapur iskelesi arasına bir araç alt geçidi planlanmış ve proje ihalesi yapılmıştır. Carrefour gibi büyük alışveriş merkezlerinin kurulmasıyla beraber. Bazıları ithalat-ihracat da yapan kuruluşlar. potansiyel olarak büyük önem taşımaktadır. maden. Ayrıca ilçenin. tekstil. İlçenin planlı olarak gelişen Atakent-Mavişehir kısmında Mavişehir EGS. ağaç. söz konusu hipermarketlerin de etrafında ölçek ekonomilerine bağlı olarak çeşitli rekreatif kullanımlar yer alma eğilimi içindedirler.

Evka-5.4’lük paya sahip olan sebze üretiminde.981 hektar tarım alanı bulunan Çiğli’de. kendi içine dönük çalışmakta ve mevsimlik işçi istihdam etmektedir. 58. Bunun yanı sıra tarıma elverişli boş alan %21’lik dilimiyle küçümsenmeyecek bir potansiyel taşımaktadır. Sayıları hızla azalmakta olan meyve ağaçlarının % 74’ünü erik oluşturmaktadır. Karşıyaka’yla yakın ilişkilerde bulunan Çiğli’nin. söz konusu organize sanayi bölgesi için artı bir kaynak olacaktır. Söz konusu doğalgaz hattının İzmir’e gelmesiyle birlikte Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin yanı sıra Tire. 1. ilçenin deniz potansiyelinin tahrip olmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Kemalpaşa. Çiğli yöresinin güney sahil bandı Kaklıç ve Sasalı yerleşmeleri ile Çamaltı Tuzlasına kadar uzanmaktadır. Ancak.000’e erişmesi öngörülmektedir. % 76 devlet sulaması. onun yerini 1999 yılında üretilmeye başlanan susam almaktadır.000 konutluk potansiyel alan bulunmaktadır. doğalgazın şehirsel dönüşümü yüksek maliyet gerektirdiğinden altyapı yatırımları gerçekleşmediği takdirde. işletme maliyetiyle büyük bir potansiyel olmakla beraber mikro ölçekte sadece ulaşım ve basit hizmetler açısından yöreye katkı sağlamaktadır. Çiğli Koop-1 ve Çiğli Koop-2 gibi toplu konut alanlarıyla birlikte büyük bir konut potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. Bölgenin kendi enerjisini sağlamaya yönelik Ataer Enerji Santralini tamamlaması enerji sorununu ortadan kaldırmıştır. Ayrıca alan. Bunun yanında planlanmış ancak konut üretimine sunulmamış Çiğli Belediye sınırları içinde 10. 700 hektarlık bir alana sahip olan organize sanayi bölgesi de. bu alanlardan en büyük payı % 76’lık oranıyla tarla bitkileri almaktadır. patlıcan ve enginar ön sırada yer almaktadır. BOTAŞ’ın 2003 Ocak ayına kadar ulaştırmayı taahhüt ettiği ve kuzey akstan İzmir’e giren bu doğalgaz hattının sanayi alanları dışında. Özelleştirme kapsamına alınmasıyla İzmir sanayicilerinin teklifi hazır durumdadır. ülkenin en büyük sanayi bölgelerinden biri olan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Toplam tarım alanı içinde % 2. Tarla bitkilerinde ise en fazla üretimi % 80’lik bir oranla pamuk yakalamaktadır. atık suların denize verilmesi sorunu. söz konusu tesislerin çalışır hale getirilmesiyle bertaraf edilerek. bir uçtan Gediz Havzasına girdiği için.00090. Evka-6.000 m2 arasında değişen 495 adet büyük sanayi parseli ve 350-750 m2 arasında olan 500 küçük sanayi parseli bulunmaktadır. 22 .000 dönümlük bir araziye yayılan Tuzla. Torbalı Organize Sanayi Bölgeleri ve Bornova sanayi tesisleri de bu kaynaktan faydalanmaya başlamışlardır. büyüklükleri 5. Karacabey-İzmir Doğalgaz Boru Hattı Projesi. şehrin bu potansiyelden yararlanması zorlaşmaktadır.Büyük Kanal Projesinin Karşıyaka ayağının tamamlanmasına rağmen arıtma tesislerinin bitirilmemiş olması nedeniyle. % 3 de halk sulaması imkanı bulunmaktadır. Halihazırda 30. Ülkenin tuz üretiminin % 60’ını sağlayan Tuzla. Sanayileşme açısından en dinamik ilçelerden biri olan Çiğli’de. konutlarda da kullanım cazibesi bulunmaktadır. İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresinin. Ürün çeşidinin az olduğu ilçede 1997 yılından itibaren mısır üretimi yapılmamakta.000 civarında istihdam potansiyeli bulunmakta olup tam kapasiteyle bu sayının 40.

1960’lı yıllardan bu yana tarım alanları konut lehine azalmıştır.01. Eğitim ve sağlık konusunda yeterli seviyededir.000 m²’lik bir alan üzerine inşa edilmiştir. Sonuçta.500 civarında bir işgücü potansiyeli sağlamaktadır. mevcut potansiyeller değerlendirildiğinde anlaşılmaktadır. Boş tarım alanları. Proje gerçekleştiğinde potansiyel artacaktır. Ancak arıtma tesisinin yöre ve de art alanı olarak görülen Gediz Deltasına büyük katkıları olacaktır. sanayi ve konut potansiyelinin yüksek olduğu İzmir Büyükşehir Bütünü kuzeyi gelişim sürecinin de aynı doğrultuda kalkınacağı. Eski Gediz Deltası üzerinde Askeri Çiğli Havalimanının güneyindeki bölge olarak seçilmiş ve Büyükşehir Belediyesince 2. toplam tarım alanlarının 1/3’ü oranındadır. Bununla beraber. Arıtma Tesisi 25. Zira. 1958 yılından bu yana ilçe olarak gelişim gösteren ve İzmir şehrinin doğuya açılan kapısı olan Bornova. biyolojik olarak fosforun ve azotun giderilerek daha kaliteli çıkış suyu elde edilebilen "biyolojik proses"’e dönülmüştür. hizmet sektörü dışında da sanayi alanlarının ana şehre yakınlık ve ulaşım kolaylıklarından ötürü gelişmesi gözlenmiştir. Türkiye’nin tatlı ve tuzlu su ekosistemlerini içeren bu sulak alan. Başlangıcının 1969'lu yıllara kadar gitmesi sebebi ile zaman içerisinde değişiklikler olmuş. Çıkan arıtılmış suyun gerekli proseslerden geçtikten sonra Gediz Havzasının drenajı ve sulaması için kullanılması büyük bir potansiyel kaynak olarak görülmektedir. 23 . Şehir ölçeğinde görülen bu gelişme. her iki işletme toplamda 1. son olarak 1996 yılında hazırlanan fizibilite raporu doğrultusunda lagün sisteminden vazgeçilerek. çevre beldeleri de etkilemiş ve bu alanlarda. İZSU Genel Müdürlüğü tarafından halihazırda 55 personelle işletilmektedir. Bornova tarım yerleşmesi statüsünden hizmet sektörünün etkin olduğu bir yerleşme durumuna gelmiştir. geniş bir ovanın ortasına kurulmuş bir yerleşme iken Ege Üniversitesinin kurulması ve askeri birliğin bulunması nedeniyle hızlı bir gelişim göstermiş. yörenin kültür turizmi açısından büyük bir potansiyeldir. Kuş Cennetine Menemen Sol Sahil Se-47 kanalından tatlı su sağlanması planlanmaktadır.000 hektarlık alan. 205 kuş türüyle büyük bir çekiciliğe sahiptir. Yörenin turizm potansiyeli açısından zayıf olmasına karşın Tuzla ile birleşmiş durumda olan “Kuş Cenneti” adı ile anılan 8. Bunların dışında kalan tarım alanlarının bir kısmı ise arsa statüsüne dönüştürülmeyi bekleyerek boş bırakılmış durumdadır. Devlet Hastanesinin yakın ölçekte verdiği hizmet itibariyle belirli bir potansiyeli vardır. çevresindeki “Leuka” antik yerleşmesiyle birlikte değerlendirildiğinde. Bu hat üzerinde yer alan 2. Yeri.240 hektarlık alan İZSU Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmıştır ve Atık Su Arıtma Tesisi 300.Aynı şekilde bu alanda yer alan Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü de kapalı sistemde çalışmakta olup.2001 tarihinde parçalı olarak devreye alınmış olup. Ana Jet Üssü Eğitim Merkezi Komutanlığınca kullanılan askeri havaalanları yine kapalı bir bölge oluşturmakta ve kıyı kesiminde yer alan İzmir Büyükşehir Arıtma Tesisi ile Tuzla alanı arasında pasif potansiyelli geniş bir arazi ortaya çıkarmaktadır.

Bornova’da Bulunan Sanayi Sitelerinin Kuruluş ve Faaliyete Geçiş Yılları. İşyeri Adetleri ADI İzmir Oto Tamircileri Küçük San. Sanayi Siteleri 1968 ve 1972 yıllarında kurulmuş ve 10 yıllık bir süre içinde faaliyete geçmişlerdir. Manifaturacılar ve Dökümcüler Küçük Sanayi Siteleri yukarda belirttiğimiz gelişimleri takip etmiş.Sanayi Sitesi) Bornova Küçük Sanayi Sitesi (4. Bornova şehirsel alanı dışında geniş arazi bütünlerinin bulunması pek çok sanayi sitesinin de kurulmasına neden olmuştur. Tablo 8-1. (2. Oto tamircileri ağırlıklı 2. Dolayısıyla ilçede. KURULUŞ FAALİYETE YILI GEÇİŞ YILI 1968 1972 1974 1987 1985 1974 1985 1983 1987 1977 1984 1984 1989 1998 1993 1994 1996 2000 ALAN (DA) 175 150 360 500 320 360 142 823 100 İŞYERİ ADEDİ 911 450 500 1200 2073 500 235 250 103 106 Kaynak: İzmir İlçelerinin Ekonomik Profili ve Alternatif Yatırım Olanakları. 3. 30.Sanayi Sitesi) Ayakkabıcılar Sanayi Sitesi Bornova Sanatkarları Küçük Sanayi Sitesi Hurdacılar Küçük Sanayi Sitesi Manifaturacılar Sanayi Sitesi Dökümcüler Küçük Sanayi Sitesi Zücaciye Toptancıları Toplu İşyeri Yapı Koop. (3.Sanayi Sitesi) Oto Tamircileri ve Sanatkarları Oda.000 civarında öğrenci potansiyeline sahip olan Ege Üniversitesi ve öğretim üyelerinin bariz etkisi. Aşağıdaki tabloda Bornova’da bulunan sanayi sitelerinin kuruluş ve faaliyete geçiş yılı ile alanları ve işyeri adetleri verilmektedir. 2000. Hurdacılar. Tarım potansiyeli olarak en geniş alanı kaplayan buğday tarımı için. Bunun yanında 1985-1987 yıllarında 5.Sanayi Sitesi) Pınarbaşı Sanayi Sitesi (5. İZTO 24 . tarım potansiyeli açısından dikkate değer bir gelişim görülmemektedir. yıllara göre 300 ila 200 hektar arasında bir toprak kullanılmaktadır. ve 4.. Bornova Sanatkarları. ve Ayakkabıcılar Sanayi Siteleri hizmete girmiştir. perakende ticaretin gelişmesine ve hizmet sektörünün şehirsel alanda büyük yer tutmasına sebep olmuştur. Site. bunlara Zücaciye Toptancıları Toplu İşyeri Kooperatifi eklenmiştir. Alanları.Sulu tarımın yapılmadığı yörede sera alanları da dikkate değer bir kapasite arz etmemektedir.

İzmir hafif raylı sistem bağlantısının bulunması ise yine ulaşım açısından büyük rahatlama getirmiş. Sonuçta Bornova nüfusu. rekreatif yatırım potansiyelini düşürmektedir. doğal potansiyeli artırırken. Tabiatıyla bu husus. bireysel girişimlerle sonuç elde edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu da yerleşmede konut açığı ortaya çıkarmaktadır. Gerek sanayi ve gerekse sağlık konusundaki etkinlikler.Bu durum. tarım alanları içinde 190 hektar ile narenciye ilk sırada yer almakta. Beşyol köyleriyle Belkahve Mevkiidir. Ancak. çevre il ve ilçelerden olan büyük talep. yöreye yüksek bir ekonomik güç sağlamakta ve hizmet sektörünün potansiyelini artırmaktadır. organize olamamaları beklenen verimin düşük kalmasına sebep olmaktadır. Özellikle sera sebzeciliği ve sera çiçekçiliği bakımından belirli bir potansiyele sahip olan ilçenin. Tarım adına bölgede 25 . Işıkkent. Yeşilova. Bornova’nın rekreatif açıdan en büyük potansiyeli Manisa yolu üzerindeki Sabuncubeli Mevkii ve Çiçekli. Bu potansiyeli gören Üniversitenin kendi arazisi içine bir konaklama tesisi yaptırmış olması girişim açısından bir örnek teşkil etmektedir. diğer deyimiyle. Söz konusu yayılma. 130 hektar ile zeytinlik. orta ve küçük ölçekli sanayi alanları açısından yüksek bir potansiyel gösterdiğini belirlemektedir. Altındağ. yörenin ulaşım potansiyelinin yüksek olmasıyla gelişim göstermektedir. Yaka. Balçova ovasının topraklarının verimli ve iklim koşullarının elverişli olması. Bornova’nın sahip olduğu turizm konusundaki cazibelerin de ortadan kalkmasına sebep olmuş. Doğanlar gibi çevre yerleşmelerde yer alan sanayi alanları büyük potansiyel oluşturmakla beraber. Yöredeki pek çok büyük sanayi kuruluşu geniş bir istihdam yaratmıştır ve sonuçta söz konusu yerleşmeler büyük işgücü depoları haline dönüşmüştür. özellikle şehir içinde kalan ve birer kültür mirası olan pek çok malikane yok olma tehlikesi ile karşılaşmıştır. Bu alanların doğal sit ilan edilmiş olması. Üniversite ve Hastanesi yanında sanayi siteleri ve de büyük kamu kuruluşları ile şehir merkezi bağlantısı sağlanmıştır. 107 hektar ile de sebze alanları onu izlemektedir. Tam teşekküllü bu hastaneye. Çamdibi. Bugün Bornova sınırları içinde 25’ten fazla banka faaliyet göstermektedir. Bu kapsamda Kültür Bakanlığı’nın restore etmeye çalıştığı Patterson Köşkü de ödeneksizlikten tamamlanamamıştır. Ege Üniversitesi Hastanesinin bulunması yörenin bir başka cazibe odağı olmasına sebep olmaktadır. aldığı göçle hızlı bir artış göstermektedir. hizmet sektörü açısından ilk planda bankacılığı yöreye çekmiştir. bu bitkilerin yetişme koşullarına uygun su ve toprak yapısı bulunmaktadır. Bu bağlantılar aynı zamanda şehir içine erişimin başlangıç noktalarıdır. Kasımpatı ve karanfil çiçekleri üretiminde söz sahibi olan Balçova’da. Pınarbaşı. Çevre ve transit yollar çok şeritli hatlarıyla yerleşmeyi şehir merkezine ve tüm ülkeye bağlamaktadır. sıcak su kaynaklarının varlığı hemen her çeşit sebze ve meyve üretimine olanak vermektedir. düzensizlikleri. bu potansiyellerin yeterince değerlendirilemediği. İzmir doğu aksının.

Zira.çiçek seracılığı dışında göze çarpan bir diğer ürün ise mandalinadır. Kuşadası.000 m’lik hat uzunluğu ile 400 metre yüksekliğe ziyaretçi taşıyabilen teleferik hattı. Bunu destekleyen en önemli potansiyeller 100 km’lik bir çember içinde. Balçova Termal Tesisleri. İnciraltı-Üçkuyular arasındaki bu kıyıların yer yer bataklık olan ve yerleşmeye açılmamış kısımlarının kurutulmasıyla düzenlemeler yapılmış. Bu kesimler bir rekreasyon deposu durumundadır. yukarıda sayılan değerler dış turizme açılımında farklı bir ivme vermektedir. hem de günübirlik rekreasyonel etkinliklerin yapılabileceği bir mekan olma özelliği göstermektedir. kullanıcılarına 6-7 aylık bir dönemde yararlanma potansiyeli sunmaktadır. Bir diğer turizm kaynağı ise ilçenin batısındaki Balçova (Agememnon) kaplıcalarıdır. sağlık turizmine yönelik termal tesisler. Agememnon Kaplıcaları adıyla ünlenen yörede. Söz konusu kaplıcalar. Balçova hem iç. Efes ve Bergama gibi dünyaca ünlü antik şehirler. Balçova kaynaklarından çıkan suyun kuyu harareti 103-107 oC arası olup. Termal kaynaklar. sağlık turizmi adına en iyi yerlerden birisi olarak kabul edilebilir. Bu potansiyelin arkasında Balçova’nın coğrafi yapı itibari ile bir tepe eteğinde bulunması yatmaktadır. Urla. hem dış turizmin. Bölgede yetiştirilen ağaçların % 97’si mandalinadır. Üçkuyular’daki turizm yatırım belgeli yat yanaşma yeri ve arabalı vapurların yaklaşabileceği iskele de ilçede potansiyel olarak sayılabilecek unsurlardır. Bu konutlar aynı zamanda sıcak su temininde de aynı kaynağı kullanmaktadır. 25. Bunların yanı sıra Balçova’da. Bunun yanında. Adnan Menderes Havalimanı. otel ve tedavi merkezi 400 26 . Avrupa’nın en iyi tesislerinden birisi olarak bölge için çok önemli bir potansiyeldir. Seferihisar gibi kıyısal merkezlerin ulaşım olanakları bakımından da elverişli bir durumda olmasıdır. Ancak. Çeşme otoyolu ile Narlıdere asfaltı arasında kalan DEÜ Hastanesine kadar devam eden alanın. Dede dağının kuzey yamaçlarındaki 1. İlçenin bir diğer potansiyeli ise İzmir Körfezi kıyılarıdır. kapasitesi 60 lt/s’dir. gelişen bu alan Büyükşehir ölçeğinde bir çekim yaratmış ve yaratmaktadır. imar planında ticaret alanı olarak gösterilmesi ile birlikte bu alanda yoğun iş ve alışveriş potansiyelli yüksek yapılar oluşmuştur. Bunların tamamlayıcısı olarak orman ve termal sular mevcut potansiyeller olarak dikkat çekmektedir. Halihazırda DEÜ Tıp Fakültesi Kampüsü tümüyle bu kaynaklardan istifade etmektedir. Türkiye’nin en büyük projesi olarak planlanan Balçova Jeotermal Enerji Kaynakları. yeni rekreatif alanlar açılmıştır.000 konutun ısıtılmasını amaçlamakta idi. Şehir dinamiği açısından. Çeşme. gerek ekonomik sorunlar ve gerekse altyapı problemlerinin çözümlenememesi bu sayıyı yaklaşık 7. DEÜ Hastanesi.000 konuta indirmiştir.

gerekse yabancı turistler için potansiyel bir alandır. çiçek ve açık alanda sebze yetiştirilmektedir. zaman içinde Balçova ve İzmir batı yerleşim alanlarının su ihtiyacına yöneltilmesi. İlçede ağırlıklı olarak mandalina. arıtma sistemi tam kapasite ile çalıştırılırsa. Sisteme arıtma tesislerinin ilavesiyle 7. Ayrıca zeytin üretimi potansiyeli ilçede önemli bir yer tutmaktadır.000 m3 su eklenmektedir.625 TL/m3’tür. Baraj dolu halde. 27 . Bunun dışında Yelki. Merkez ilçeler içinde zeytin ve çiçek ekimi açısından Balçova ikinci sırada yer alarak bu faaliyetlerin bölge için önemli bir potansiyel olduğunu göstermektedir. Barajın yapımına başlanması her ne kadar tarım alanları olarak mandalina bahçelerini sulamaya yönelik projelendirmiş ise de. tarım potansiyelinde göreceli bir düşüş yaratmıştır. tüm tarım alanlarının % 30’undan fazlası zeytin alanıdır. bu amaç için gelen gerek yerli. dağ turizmi ve deniz turizmi gibi çok yönlü turizm hareketleri açısından önemli bir potansiyeli vardır.000 m3/gün kapasite ile çalıştırılmaktadır. İlçede 40 dönümlük bir alanda sera üretimi yapılmaktadır. Denize yakınlığı ve temiz.100 x 106 m3’tür. hem ekim alanı ve hem de üretim miktarı açısından ilk sırada yer alırken. bunun yanında 250 dönümlük alanda ise süs bitkileri ve çiçekçilik yapılmakta olup. İzmir Su Temini Projesi kapsamında yer alan Çamlı Barajı. Dolusavak kapasitesi 412 m3/s olarak planlanmıştır. Özellikle ihraç ürünleri olarak satsuma çeşidi mandalina. Özellikle kış ayları dışındaki doluluk oranı tam kapasiteyi bulmaktadır. Güzelbahçe Kocadere üzerine tesis edilecek olup. Ilıca Deresi üzerine kurulan Balçova Barajı 1983’te hizmete girmiş ve içme suyu amaçlı 35. İzmir-Çeşme otobanı ile Narlıdere-Güzelbahçe arasında kalan alan. Ancak merkez şehre yakınlığı özellikle son on yıl içinde Güzelbahçe ve çevresini İzmir’in konut stoğuna katmıştır. kesin proje aşamasındadır. 2002 birim fiyatlarıyla su maliyeti 180. Barajın maksimum hacmi 8. Sulanan tarım alanlarının 341 hektar olduğu Güzelbahçe’de. İlçenin güney batısında merkeze yaklaşık 2 km uzaklıkta. yamaç paraşütüne uygun alanlar barındırdığından. İlçede marul. İkincil konut arzı sona ermiş ve “banliyö” tarzı bir yerleşme olmuştur. bu tarım türü Güzelbahçe için önemli bir kaynak durumundadır. bölge ve İzmir için büyük bir potansiyel durumunda olacaktır. Bunun yanında dağ turizmi açısından tesisler yapılması ile bu potansiyelin kullanılması gerektiği görülmektedir. serin havası nedeniyle yaz aylarında ikincil konut arzı için uygun bir ortam sunmakta idi. Güzelbahçe. Güzelbahçe’nin. serada sebze. şehirleşmesine rağmen doğal değerleri nedeniyle otoyol ile deniz arası alanın bir kısmının Doğal Sit ilan edilmesi sayesinde bu potansiyellere dikkat çekilmiştir. özellikle mandıracılık potansiyelinin en önde gelen merkezidir. kesme çiçek olarak karanfil önemli birer potansiyeldir. daha sonra domates yetiştiriciliği ön plana geçmiş ve bunlara enginar da eklenince ilçenin sebze üretiminde bir potansiyel oluşmuştur.yatak kapasiteyle uluslar arası ölçekte kullanılmaktadır.

planlı şehirleşme adına olumlu bir yaklaşımdır. 220 hektarlık bir alana 1989 yılında kurulan ve bir yıl sonra faaliyete geçen bölge. yürüyüş alanları. İzmir’in güney giriş aksı olması. açık-kapalı sıcaksoğuk termal havuzları ile Agamennon Kaplıcaları bölge turizmi için önemli bir örnek olurken. patlıcan. Bunlar arasında Gaziemir. Buna rağmen bölgenin İzmir ekonomisine büyük katkısı bulunmaktadır. balık restoranları. piknik. botanik bahçesi. Ayrıca erişim kolaylığından şehir dışında yaşama eğilimini tetiklemiş ve tarım alanları büyük bir konut baskısıyla karşılaşmıştır. gül. Çatalkaya av ve yayla turizmi açısından elverişli olmasına rağmen bu potansiyel de randımanlı kullanılamamaktadır. Bu durum yörenin ekonomik yapısındaki düzensiz canlılığı belirlemektedir. Jeotermal kaynakların seracılıkta ve ev ısıtmasında kullanması durumunda üretimde ve enerji tasarrufunda bir potansiyel sağlanacaktır. İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresinin güney bacağını oluşturan iki ana yerleşme Buca ve Gaziemir’dir. Şifalı suları. kısmen kaotik yapısıyla her türlü üretimin yapıldığı orta ve küçük çaplı imalathanelerle yoğunluk kazanmaktadır. Bunun yanında. başlıca domates. Proje aşamasındaki Alionbaşı Barajından su verilmesiyle Narlıdere’nin tarım arazileri sulama sorunu büyük ölçüde çözülecektir. gezi yerleri ile “Sahilevleri” de bir başka potansiyel yaşam alanı olarak görülmektedir.Alanda seracılık önemli bir potansiyel olarak da görülmektedir. kasımpatı ve diğer süs bitkileri üretilmekte ve bu ürünler belirli oranlarda ihraç edilmektedir. Bu olgu şehir giriş ve çıkışlarında perakende ve toptan ticaret açısından bir çekim gücü oluşturmakta ve buna bağlı olarak perakende ticaret potansiyeli artmaktadır. bu nedenle Yeşillik Caddesi üzerindeki ticareti simgeleyen birimler ve show-roomların perdelediği alan. istihdam açısından sürekli bir artış görülmektedir. İlçede gecekondu sorununu çözmek için yapılan Nar-bel ve Nar-kent toplu konut projeleri. sanayi açısından güçlenmiş bir yöre olarak dikkat çekmektedir. yörede hipermarket gelişimine de sebep olmuştur. 1997 krizine kadar ticaret hacmi % 30 ila % 50 oranında artarak giderken. ileri teknoloji yatırımlarına yönelik bir güç olarak ortaya çıkmıştır. Bununla beraber tarımsal gücü de bulunmaktadır. bölgedeki çarpık şehirleşmeyi önleyici bir unsur olup. mevcut olmasına karşın yeterince değerlendirilememektedir. tedavi merkezleri. Bu alandaki seraların büyük bölümü plastik sera olup. 1997 28 . karanfil. Termal ve sağlık turizmi potansiyeli. Gaziemir’in ekonomik faaliyetini güçlendiren önemli öğelerden biri Ege Serbest Bölgesidir (ESBAŞ). İzmir-Çeşme otobanının ilçenin içinden geçmesi. fasulye. hemen arka kesimlerde yerleşmişler. 7 km’lik sahili. Bölgedeki firmaların % 20’sinin yabancı kökenli olması. Ticari konularda çeşitlilik gösteren yörede aksiyel olarak Yeşillik Caddesi üzerinde tekstil ve mobilya konusu ihtisaslaşmıştır. salatalık. Ana akslarda gelişen ticareti besleyen üretim merkezleri ve küçük imalathaneler. 1998 yılında % 1 oranına düşmüştür. ulaşım rahatlığı bakımından potansiyel olmakla birlikte yerleşmeyi ve tarım alanlarını ikiye bölmüştür.

Halihazırda 12.ekonomik krizine rağmen bölgenin gücünü devam ettirdiğini kanıtlamaktadır. Gaziemir sınırları içinde bulunmasına rağmen belirtildiği üzere İzmir ekonomisi dışında ülke ekonomisine de büyük katma değer sağlamaktadır. Ulaşım açısından havaalanı dolayısıyla İzmir’in en güçlü alanı olarak görülen Gaziemir’in bu avantajlarını yeterince rahat kullanamadığı görülmektedir. sanayi yanında konutu da beraberinde getirirken. Buca’da. Ege Serbest Bölgesi. Gaziemir’in kara. güney ve doğu yönlere İzmir’in açılımında hız sağlamaktadır. kuzey yönü itibariyle küçük sanatların yoğunlaştığı bir alan boyunca Buca ile birleşmektedir.263 hektarlık tarım alanın % 50’den fazlası tarla alanı olarak kullanılmaktadır. Ulaşım avantajı. Kaynaklar. Kırıklar. İmar planı uyarınca planlanmış sanayi alanlarında tekstil ağırlıklı yer alan sanayi kuruluşları. Sarnıç Beldesinin plansız konut gelişimi de ek sorunlar getirmektedir. Buca’nın temel sektörlerinden biri durumundadır. zeytinyağı imalathaneleri. Sonuçta bunlardan besicilik. Bunun yanında çevre yolunun rahat bağlantılar sağlaması. Buca yerleşmesinde düzensiz bulunan ancak sanayi potansiyelini sağlayan bölgeler de bu kesimlerde yer almaktadır. yulaf ve tütün oluşturmaktadır. organize olamamanın sorunlarını yaşarken. Belenbaşı ve Karaağaç Köylerinde özel şahsa ait hayvan besi haneleri. hava ve deniz ulaşımına rahat erişim sağlayan bir yöre olmasıyla artmaktadır. Bir dönemlerin Buca bağları giderek konutlarla kaplanmakta ve Buca’nın bu potansiyel ürünü kaybolmaktadır. Bugün itibariyle Gaziemir’in konut gücü 15. ilçedeki yoğun göçün yarattığı işgücü potansiyeli dikkat çekmektedir. Evka’nın hızlı büyümesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinin çok sayıda fakültesinin burada yer alması nedeniyle ilçenin nüfusu hızla artmıştır. çok sayıda küçük konut kooperatifinin yanında Evka ve bir dönemlerin Emlak Kredi Bankası tarafından desteklenen geniş bir konut alanı yer almaktadır. sucuk imalathaneleri. Serbest Bölgenin sağlamış olduğu çok sayıda avantaj. meyve-sebze ambalaj ve ihracat tesisleri bulunmaktadır. tavuk çiftlikleri. kireç ocakları. Yerel açıdan özellikle istihdam konusunda göreceli bir avantaj göstermektedir. Gaziemir’in ticari ve sanayi gücü yanında üstün bir konut potansiyeline sahip olduğu da görülmektedir.000’e yaklaşmaktadır. İzmir şehrinin en çok göç alan ilçesi durumundaki Buca’da. Gaziemir sınırları içinde yer alan sanayilerin toplandığı alanların başında Sarnıç Beldesi gelmektedir. orta ve küçük sanayii düzensiz bir gelişme içine itmiştir. toplam tarım alanının sadece % 10’u sulanmaktadır. Tarla alanının % 96’sını yaklaşık eşit paylarla buğday. tarla alanından sonra % 20’lık bir payla zeytin alanları göze çarpmaktadır. 3. Ulaşım ve sanayi ağırlıklı gelişim gösteren Gaziemir. Seracılığın da yapıldığı yörede.896 konutluk bir toplu konut 29 . yeterli iş imkanının bulunmaması nedeniyle işsizlik sorununun yaşanmasına rağmen. Planlı bir gelişme sergileyen güney kesiminde.

Şüphesiz ki yapılaşmayla birlikte verimli arazilerin yok olması tehdidi de bulunmaktadır. Evka-1 ve İZKENT arasındaki 10 hektarlık alana rekreatif gölet benzerinin yapılmasının planlanması ilçedeki konut ve rekreasyon potansiyelini destekleyecektir.400 m2’lik konfeksiyon fabrikasına yer verilmiş olacaktır. Burası organize sanayi bölgesi statüsündedir. makine yedek parça gibi sektörlerde faaliyet gösteren 100 civarında firma bulunmaktadır. Evka-1 semtinde Büyükşehir Belediyesi. Koruma havzalarına rağmen ilçede bir organize sanayi bölgesine ihtiyaç olmakla birlikte. Evka-1 konutlarına yakın mesafede bulunan üretim merkezi tam faaliyete geçtiğinde toplamda 25. tüm İzmir için potansiyel taşımakta olduğunu göstermektedir. Ege Giyim Sanayicileri Derneği çalışmalarını sürdürmektedir. kağıt. sofralık incir ve çilektir. İlçede. ilçe sınırları içinde fabrika kurulması önünde bir engel teşkil etmektedir. Bu kapsamda ilçe merkezinde Adatepe Mahallesinde Büyükşehir ve İlçe Belediyesince tekstil sanayi sahası olarak ayrılmış 35 hektarlık alanda tasarlanan 94 adet fabrikadan meydana gelecek üretim merkezinde. İzmir’in ve Ege Bölgesinin tek hipodromunun ilçe sınırları içinde olması rekreatif açıdan önemli bir potansiyeldir. İzmir’deki üç SSK hastanesinden biri olan Buca SSK Hastanesi’nin Bozyaka’ya taşınmasıyla birlikte sönükleşen sağlık sektörü. Toprak dolgu tipi Buca Yedi Göller. Tahtalı Barajı 2. Hiç kuşku yok ki. Eğitim anlamında oldukça zengin olan ilçe. içme ve kullanma suyu amaçlı yapılmıştır.000 ila 50. önceden çevre il ve ilçelerden gelen hastalara tekrar 30 .potansiyeli olan Buca’da. Buca’nın. konut alanlarına yakın böyle bir yatırım önümüzdeki dönemler itibariyle istihdam ve ekonomik katkı anlamlarında büyük bir potansiyel arz etmektedir. kapari. Valilik ve Devlet Bakanlığının ortak çalışmalarıyla oluşturulan AR-GE projesine göre konfeksiyon ve sanayi işçisi yetiştirmek üzere yatırım yapılmıştır. derece koruma havzası içinde olması. Bu bağlamda proje aşamasında bulunan diğer yatırım potansiyelleri ise Buca Esnaf Odası Sitesi. Ayrıca ilçe merkezinde kuru incir işleme fabrikası ve Buca Yün Mensucat Battaniye fabrikası da faaliyet göstermektedir. sayısı yaklaşık 400 olan imalathane ve ilçe merkezinde yer alan mermer. Aynı şekilde kaynaklar Göleti de rekreatif. 1999 yılı yatırım programı kapsamında hastanenin bakımı ve onarımı yapılarak ve de geliştirilerek. Oto Galericiler Sitesi ve Oto Tamirciler Sitesidir.000 kişi arasında bir iş olanağı sağlayacaktır. Bölgedeki üretimin % 90’ının ihracatı hedeflemesi. ve 3.000 m2’lik ve 29 adet 2. bu arza rağmen konut açığı bulunmaktadır. demir-çelik. arazi bulma aşamasında sorunlarla karşılaşılmıştır. işgücü potansiyelinin bu denli yoğun olduğu Buca’da. Bununla birlikte söz konusu koruma alanında yetiştirilebilecek alternatif ürünler kekik. içme ve kullanma suyu temini için planlanmış ve kesin proje safhasındadır. Söz konusu merkez tamamlandığında 65 adet 5. yörenin sadece Buca için değil.

hizmet sunmaya başlaması ile canlanmıştır. Bunun yanı sıra Sağlık Bakanlığınca yapımına başlanan 200 yataklı Kadın Doğum Hastanesi, Buca Devlet Hastanesi olarak planlanmıştır. Böylece ilçe, sağlık tesisleri bakımından hem özelde kendi ihtiyacına cevap veren, hem de genelde çevre il ve ilçelere hizmet sunan bir konuma geçecektir. İlçeye, bir alternatif ulaşım imkanı olan demiryoluyla da erişilebilmesi anlamlı bir potansiyeldir. Tüm İzmir’e hitap eden Mezbaha, Balık Hali ve tamamlayıcı tesislerinin yer aldığı Kaynaklar yöresi, kendi çapında büyük bir ekonomik merkez olmuştur. Günlük cirosunun üst değerlere varmasına karşın şehirden fiziki olarak kopuk olması sistemde yokmuş izlenimi vermektedir. Özellikle mezbahanın yeri olumlu görülürken balık hali konusu tartışmaları devam etmektedir. İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresinin merkezi konumundaki Konak, yerleşik alanın en yoğun kesimidir. İzmir’in ekonomisi yüksek iş merkezlerini ve etkin idari yapısını kapsamaktadır. Bu nedenle üretken potansiyellerin biriktiği ve dağıldığı alan, diğer deyimiyle merkezi iş alanının bulunduğu kesimdir. İlçe bazında önceden 8 köy Konak’a bağlı iken 1994 yılı itibariyle 2 köy bağlanmıştır. Bu nedenle tarım potansiyeli yok denecek seviyededir. Bir ticaret merkezi olması gündüz nüfusunun gece nüfusundan daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Her türlü potansiyele sahip olması, her tür soruna da ev sahipliği yapmasıyla sonuçlanmaktadır. Yöre, İzmir şehrine, sahip olduğu yapısal ve bölgesel özelliklerinden ötürü kimlik verici niteliklere sahiptir. Bu açıdan konuya yaklaştığımızda fuarlar şehri, kongre merkezi gibi niteliklerle anılabilmektedir. Merkezi iş alanına sahip olması şehrin cirosunu yönlendiren kurumları barındırmasının sebebidir. Tüm ulaşım hatlarının düğümlendiği nokta olmasının yanında, deniz ulaşımının tüm olumlu yatırımlarını rahatlıkla kullanabilme şansına sahiptir. Sonuçta körfez, yerel ölçekte yolcu taşımacılığı yanında, ulusal ve uluslar arası ölçekte Alsancak Limanına sahiptir. Alsancak Limanının 1954 yılında yapımına başlanan tevsii çalışmaları devam etmektedir. Limanın kapasitesinin 17-20 milyon tona çıkartılması amacıyla uluslararası bir kuruluşa 1998 yılında fizibilite çalışmaları yaptırılmıştır. Bu proje kapsamında limanın 50 hektar daha tevsisi öngörülmektedir. Proje içerisinde yaklaşım kanalı taraması çerçevesinde açılacak koridor, halihazırda körfeze giremeyen gemiler için tevsii çalışmalarının gerçekleşmesinden öncelikli bir durumdur. Demiryollarının hala ilk yapıldıkları terminal noktalarına ve hatlarına sahip olması bir potansiyel olarak görülse de, şehrin yayılma alanında kısıtlayıcı bir öğe olarak sistemi zorlamaktadırlar. Aynı durum deniz taşımacılığında büyük ekonomik katkılar sağlarken, limanın şehir içinde kalmış olması İzmir potansiyelinde olumlu

31

performansa sahip çevre yollarının, konteynır ve diğer ağır vasıtalarla zorlanmasına sebep olmaktadır. Yoğun aktivite, çeşitli türden üretim yapan küçük ve orta ölçekli sanayiinin bu alanda çalışmasını cazip kılmaktadır. Bir potansiyel olarak görülen bu hizmet, özelde şehir merkezinin çalışma sistemiyle ters düşmektedir. Bu çaba içinde toptan ticaret çeperlere kaydırılmıştır. Turizm açısından beklenen performansı sunamayan merkez şehir, sahip olduğu tarihi, kültürel ve rekreatif potansiyelleri yeterince değerlendirememektedir. Yatak kapasitesi olarak son 10 yılda büyük bir artış göstererek yeterli limitleri yakalamıştır. Ancak yıldızlı otel yatağı sayısında hala gerilerdedir. Büyükşehir bütünü ölçeğinde sahip olunan oda ve yatak sayısı dikkate alındığında bu durum açık olarak belirmektedir. Tablo 8-2. İzmir Büyükşehir Bütününde Otellerin Oda Sayısı ve Yatak Kapasitesi İZMİR BÜYÜKŞEHİR BÜTÜNÜ Standart 5 Yıldız 4 Yıldız 3 Yıldız 2 Yıldız 1 Yıldız Özel Diğer TOPLAM Kaynak: Turizm İl Müdürlüğü Kemeraltı gibi tarihi bir merkeze sahip olması, inanç turizmi beklentisini de ortaya koymaktadır. Bu yöre ve çevresindeki diğer dinlere ait ibadethanelerin mevcudiyeti perakende ticaret ve alışveriş ile birlikte kullanılamamaktadır. Özelde Konak ve genelde Büyükşehir, eğitim açısından büyük bir güce sahiptir. Toplamdaki 5 üniversitede 70.000’in üzerinde öğrencinin eğitim görmesi sadece bu bağlamda İzmir’in sosyo-ekonomik hayatının dinamizmini göstermektedir. Buna merkezi sağlık kurumları, dış ticaret firmaları, konut üretim şirketleri ve diğerleri eklendiği zaman olayın boyutlarının ciddiyeti görülmektedir. Konak, enternasyonal fuara sahip olmasının yanında, ihtisas fuarlarının da bu alanda kurulması ile bir dinamizm ortaya çıkarmaktadır. Sonuçta Konak, Oda 844 590 1.491 484 71 31 23 3.534 Yatak 1.787 1.196 3.026 926 134 67 56 7.192

32

potansiyellerden ziyade sorunları üzerinde tartışılacak konuların ortaya çıktığı bir yöre olarak belirmektedir. Zira her türlü potansiyele sahiptir.

[ B ] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Mevcut yapı içinde strateji alanlarına göre tanımlanan alt yörelere bağlı ele alınan kuzey aksındaki Dikili-Bergama-Kınık hattının potansiyel yapısı genelde tarım ve turizm ağırlıklı görülmektedir. Sanayileşmenin güneyde Aliağa tarafından emilmesi ve birinci derecede örgütlenme merkezi olarak görülen İzmir’e uzaklık, endüstri faaliyetlerinin bu alana yerleşmesinin temposunu yavaşlatmaktadır. Genel yaklaşım olarak bu alanda görülecek sanayi yatırımları, ağırlıklı olarak endüstriyel tarım ürünlerine bağlı olacaktır. Tabiatıyla marjinal de olsa tarım dışı ürünlerin sanayilerinin kısmen burada yer alması olağandır. Dikili-Bergama-Kınık bağlamında dışa açılan kapı olan Dikili’nin en büyük potansiyeli liman gibi görülse de, bunun dışında jeotermal enerji büyük bir güç olarak belirmektedir. Bu potansiyel aynı zamanda Dikili’nin turizm alanındaki atılımında da önemli bir kıstastır. Bunun yanında jeotermal enerjiden sera ısıtılmasında da faydalanılmaktadır. İlçe merkezine 7 km uzaklıktaki Kaynarca, değerlendirilmeyen bir kaynak olarak durmaktadır. Konuya ilişkin, Dikili Jeotermal Turizm ve Ticaret A.Ş. kurulmuş olmasına rağmen faaliyete geçememiştir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi termal otel kurulması yönünde bir çaba ortaya çıkaracaktır. Yapılan planlama, enerjinin 4000-7000 arası konutun ısıtılmasında kullanılmasını ve büyük bir sera potansiyelinin ivme kazanmasını sağlayacaktır. Aynı potansiyel Bergama’da da bulunmakta ve halihazırda çevresinde basit kaplıca işletmelerinde bu enerji kullanılmaktadır. Özellikle kaplıca potansiyelinin düzensiz ve belirli bir kaliteden yoksun olması talep azlığı yaratmaktadır. Ancak 2003 yılı itibariyle, kaplıcaların Bergama’nın şehirsel ısıtmasında kullanma çabalarına yönelik faaliyete geçilmiş olması, belediyenin bu açıdan ortaya çıkardığı önemli bir girişimdir. Yöredeki jeotermal potansiyelin yoğunluğu, bu strateji alandaki Kınık ve çevresinin tarımsal potansiyeli üzerinde de önemli bir rol oynama yetisine sahiptir. Orta vadede de olsa bu enerjinin şehir ısıtması yanında turizmden sağlayacağı katkılarla birlikte tarımsal açıdan da değerlendirilmeye alınması olumlu olacaktır. Doğal çıkış sıcaklığı ve kapasitesi İzmir il hudutları içinde en yüksek değerlerde olan Dikili-Bergama yöresi jeotermal enerjisinin sıcaklığı 100 oC ve çıkışı 200 lt/s değerlerine erişmektedir. Mevcut durumda basit kaplıca olarak kullanılan tesislerin, kaplıca termalizmi, şehir ve sera ısıtması potansiyeli bulunmaktadır. Benzer enerji potansiyeli Bademli yöresinde de bulunmaktadır. Ancak halihazırda basit termalizm dışında kullanılmaması, genelde enerji kaybına neden olmaktadır. Sanayi tesisleri açısından Dikili, daha ziyade atölye türündeki tesislere sahipken, Bergama bir üst aşamada görülmektedir ve sanayisi genellikle tarım ürünlerine yoğunlaşmıştır. Şu halde sanayisine ivme veren tarım potansiyelinin

33

desteklenmesi gerekmektedir. Sanayi potansiyeli en düşük olan Kınık’ta kurulmuş olan Kınık Organize Sanayi Bölgesi, yörenin organize sanayi potansiyelinin ivmesi durumundadır. Sanayi potansiyelinin düşük olması, kısa dönemde söz konusu planlanmış Bergama Organize Sanayi Bölgesinin rantabl bir potansiyel sahibi olamayacağını göstermektedir. Kınık tarımsal alanlarının Bakırçay-Kınık Projesi kapsamında sulu tarıma alınması, tarımsal potansiyelde artış sağlayacaktır. Bu kapsamda ele alınmış ve master planı tamamlanmış Dikili-Bergama-Kınık Sulama ve Taşkın Koruma Projesinin ivedilikle tanımlanmasında, potansiyel değerlendirilmesi açısından yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kesin projesi tamamlanmış Kapıkale Barajı, sulama potansiyeline büyük katkıda bulunacaktır. Halihazırdaki Kestel Barajından beslenen Bergama sulaması, işletmecilik açısından problemsiz olarak devam etmektedir. Bakırçay Havzasının önemli tarımsal alanlarını barındıran Kınık Ovası Sulama Projesi sağ ve sol sahil olarak ikiye ayrılmaktadır. Sol sahil sulamasında pompaj dahil 8.789 hektar alan sulanacaktır. Bu kapsamda Çaltıkoru Barajında 41,6 hm3, Yortanlı Barajında ise 67,3 hm3 su toplanacaktır. Çaltıkoru Barajı, Paşaköy’ün kuzeydoğusundadır ve 1999 yılı iş bitimi olarak belirlenmişse de süre uzatımı ile iş bitimi Ekim 2003 yılı verilmektedir. Benzer şekilde, Yortanlı Barajında 1994 yılında başlanan faaliyetler, dört yıl sonra bitecekken süre uzatımı ile işin bitim tarihi Ekim 2003’e ertelenmiştir. Bergama Yukarıkırıklar Göleti ve Sulaması, ön inceleme safhasında bulunan bir sulama projesidir. İnşasına karar verilip tamamlanmasıyla 370 hektar brüt, 323 hektar net alan sulanacak olup Bakırçay havzasının tarımsal potansiyelinin artışına katkıda bulunacaktır. Kınık içme ve kullanma suyu için Kırıkgeçit deresi üzerine Kapıkaya Barajı planlanmıştır. Tüm ön çalışmaları yapılmış baraj, Kınık’a 492 m3/s su sağlayacaktır. Turizm potansiyeli açısından Bergama’nın rolü tartışılmaz bir durumdadır. Ancak transit bir hat üzerinde bulunması, şehrin ve bu strateji alanının yeterli rantı sağlayamadığını göstermektedir. Bergama’da turizm işletme ve yatırım belgeli 4 otelde 470 yatak ve toplamda 1000 yatak kapasitesi bulunmaktadır. Buna rağmen dış turizmin bu alanı konaklama amaçlı kullanmaması, potansiyelin büyük ölçüde atıl kalmasına sebep olmaktadır. Bunun dışında Dikili ve çevresi, deniz ve kum potansiyelini geçmiş dönemlerde yanlış değerlendirmiş ve ikincil konutlar bu alanların kullanım bütünlüğünü bozmuştur. Yörenin özgün turizm güçlerinden bir diğeri Kozak Yaylası olarak görülmektedir. Tarihi değerlerin ve denizin geri plana bıraktığı bu potansiyelin de değerlendirilmeye alınması gerekmektedir.

34

Dikili’nin deniz yolu ile dışa açılan kapı hüviyeti sergilemesi, dış turizm potansiyeline sahip olduğunu da göstermektedir. Ancak bu iskele bir transit geçiş veya aktarma merkezi olarak kullanılmamalıdır. Dikili İskelesinin şehir içinde olmasının yarattığı sorunun yanı sıra özellikle maden ihracatına yönelik kapasiteye sahip olması, ticari sektörü destekleyen bir husus olarak görülmektedir. Yörenin diğer bir gelir kaynağı olan madencilik, gerek iç, gerek dış piyasadan büyük girdi sağlamaktadır. Bununla beraber doğa tahribatına sebep olması, bu potansiyelin dikkatli kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle Kozak taşı ihracata yönelik bir potansiyel durumundadır. Bakırçay havzasının ticari merkezi hüviyetindeki Bergama, bulunduğu strateji alt yörenin hizmet birimlerini barındırmakla büyük bir potansiyele sahip bulunmaktadır. Ancak Çandarlı Limanının yapılması ile yörenin kazanacağı büyük potansiyel içinde, bu hizmet fonksiyonunun aynı güçte devam edemeyeceği görülmektedir. Limana yakınlığı bulunan Çandarlı yerleşmesinin 15.000’e yaklaşan konut potansiyeli ve Yenişakran, Zeytindağ yerleşmeleri, liman yapımı ve işletmesinden yararlanacaktırlar. Çandarlı Limanının bir potansiyel olarak ivme kazanması ile birlikte, Bergama Organize Sanayi Bölgesi gelişebilecek ve Kınık Organize Sanayi Bölgesi ile limana destek veren alanlar olacaktır. Çandarlı Limanı, Alsancak Limanını desteklemek ve halihazırda Alsancak Limanına giremeyen transit yük taşımacılığı yapan gemilere hizmet vermek amacıyla düşünülmüştür. 2.500 hektarlık stoklama alanı ile Akdeniz’in en büyük limanı, dünyanın önemli limanlarından biri olabilecek kapasitededir. Ulusal ve küresel ölçekli yük ihtiyacını karşılayabilecek nitelikte bir limandır.

[ C ] Gediz Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Aliağa-Foça-Menemen strateji alt yöresinin temel potansiyelleri sanayi, turizm, tarım ve hizmet sektörlerini kapsamaktadır. Sanayi ve turizm gibi mekansal olarak birbiri ile çelişen iki sektörün bu alanda yer alması bir karmaşa gibi görünse de, mekansal bütünlük içinde coğrafi bir ayrıma sahip olmaları bu iki fonksiyonun temelde birlikte çalışmasına hem kanıt hem de imkan oluşturmaktadır. Tarım sektörü, Aliağa ilçesinde sanayi ile yarışamamış ve bu güç karşısında potansiyellerini kaybetme eğilimi içine girmiştir. Aliağa yöresinde sulu tarım yapılamaması ve sadece halk sulamasıyla tarım yapılması, verimin düşmesine neden olmaktadır. Aliağa’nın batısında bulunan Foça yöresine yönlenildiği zaman, tarım alanları oranının toplamda % 20 olduğu görülmektedir. Bu durum genelde yörenin tarımsal potansiyeli düşük topraklardan oluştuğunun bir kanıtıdır. Buna karşın Menemen yöresinde bu potansiyel % 35’tir. Özellikle ihracatta ciddi bir potansiyel teşkil eden çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde Menemen önemli bir merkezdir. Bu strateji alt yörenin tarım potansiyeli en yüksek alanı Menemen, diğer deyimiyle Gediz Havzası olarak görülmektedir. Bu alanın Manisa bağlantılı olması, yörenin

35

gelişmişliği ve Gediz nehri tarafından sulanması büyük bir potansiyeldir. 1989’da işletmeye açılan Emiralem Pompaj Sulaması ve bundan önce işletmeye açılmış olan Menemen–Maltepe, Türkeli, Bağarası, Menemen Pompaj Sulamaları yöre tarımının yeterli potansiyele eriştiğini göstermektedir. Bu tarımsal potansiyelin kaybedilmemesi için, sulu tarım alanlarının imar faaliyetlerine açılmaması gerekmektedir. Bu sulamaların en büyük problemi Gediz kirliliğidir. Kemalpaşa ve Manisa Organize Sanayi Bölgeleri ile Manisa şehri ve ilçeleri kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. Şehirleşmenin tehdit ettiği Menemen sulama potansiyelinin korunması, sulama alanının batısında yer alan büyük bir doğal ve turizm potansiyeli olan Kuş Cennetini de koruma altına almaktadır. Tarım potansiyeli yüksek Menemen’in birinci tüketim merkezi olan İzmir’e, kara ve demiryolu bağlantısının olması tarımsal ürünlerin pazarlanması açısından büyük bir artıdır. Menemen etkisindeki Emiralem’in çilek yetiştiriciliği gibi ihtisaslaşmış konulara yönelmesi desteklenmelidir. Gediz Havzası’nın % 53.2’sinde sulu tarım yapılmasına bağlı olarak yer yer yılda üç kez ürün alınabilmesi, havza potansiyelinin koruma altına alınmasını gerektirmektedir. Kesin proje safhasındaki Menemen Değirmendere Barajı içme ve kullanma suyu amacıyla yapımı kararlaştırılmış bir tesistir. 31,4 km2 yağış alanına sahiptir ve dolusavak proje debisi ise 234 m3/s’dir. Planlama aşamasında etüdü yapılmış, gözlem çalışmaları devam eden Aşağı Gediz Göktepe Projesi ve Barajı, Menemen Ovasının sulanmasına katkı sağlayacak bir yatırımdır. Dolusavak proje debisi 294 m3/s’dir. Tarıma karşı gelişen sanayiinin, bu strateji alt yörede en düşük olduğu yöre Foça ve Yeni Foça bölgesidir. Turizm ve tarım potansiyelli bu alanda, sanayiinin yer bulamaması doğal görünmektedir. Buna karşın, Foça yöresini seçmeyen sanayiinin, Aliağa’dan ziyade Menemen’de kurulduğu dikkat çekmektedir. Zira, Aliağa sanayisinde ulusal ölçekte yatırımların geliştirildiği görülmektedir. Menemen sanayisi İzmir’le birleşmiştir. Yörede bir serbest bölge bulunması potansiyel bir alanın varlığını göstermekte ise de, serbest bölge kurallarına göre çalışması, alanın Menemen için bir potansiyel olmadığını belirlemektedir. Oysa, söz konusu bölgenin 1997 yılına kadar Deri Organize Bölgesi olarak çalıştığı yıllarda Menemen için bir potansiyel olduğu kabul edilmekteydi. Bunun yanında, Menemen’de kurulacak Plastik Organize Sanayi Bölgesi, hem İzmir ilinde plastik vb. ürün imalatçılarını toplayacağı hem de özelde Menemen'de istihdam ve ekonomi faaliyeti doğuracağı için olumlu bir aktivite olarak görülmektedir. Ancak konumunun şehre yakın seçilmiş olması, çevreye yönelik koruma kararlarının alınmasında dikkatli davranılmasını gerekli kılmaktadır. Bu tesisin orta dönemde yapılması, kısa vadede altyapı faaliyetine başlanması ile potansiyelini doğru kullanması açısından yararlıdır. Ayrıca Menemen’in ülkesel açıdan tanınmasını sağlayan çömlekçilik, büyük bir potansiyel olarak durmaktadır. Çömlekçilik potansiyelinin sanayileşme eğilimi göstermesi yararlı bir girişimdir. Ancak çömlekçiliğin organize olamaması ve münferit atölyelerin ihracata yönelmesi bu faaliyetin sürekliliğini engellemektedir.

36

Bu söz konusu strateji alt alanının kuzeyinde yer alan Aliağa sanayi alanlarının su ihtiyacı, kesin proje aşamasında bulunan Kunduz Barajının yapılmasıyla büyük ölçüde çözülecektir. Güzelhisar Barajı’nın yapımını, PETKİM finanse ettiği için baraj suyu 14.207 metre uzunluğundaki ishale hattı ile gelerek, sadece adı geçen kuruluşun arıtma tesislerinde kullanılmaktadır. Aliağa’nın 1970’li yıllardan itibaren sanayiye dayalı bir karaktere erişmesi büyük istihdam potansiyeli yaratmıştır. Bugün 40 kadar büyük sanayi tesisi, başta haddehaneler olmak üzere bu yörededir. Petro-Kimya ve Akocaklı Demir-Çelik İşletmelerinin yaygınlığı ve buna bağlı olarak diğer sanayilerin burada gelişmesi ithalat ve ihracat sorunlarını ortaya çıkarmıştır. Sonuçta, İzmir Limanının kapasitesinin yeterli olamayacağı ve de ulaşım maliyetlerini arttıracağından ötürü, özel iskelelerin yapımına yönelinilmiştir. Nemrut Limanının sekiz özel iskelesine yılda 3000’e yakın gemi gelmesi, iskelelerin büyük bir potansiyele sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Özel firmaların bölgede yeni liman yapımı için girişimleri, mevcut potansiyeli arttırmaktadır. Her bir iskelenin özel statüsünün olması ve farklı fiziksel özellikler taşıması, bu alanların zaman içinde birleşerek Nemrut Limanı altında tek bir yönetime girmesini mümkün kılamamaktadır. İskelelerin art bölgesi de olası bir liman için yeterli büyüklüğe sahip değildir. Aliağa’nın sanayi potansiyeli giderek yörede üç sanayi bölgesi kurulmasını ortaya çıkarmıştır. Aliağa I, Aliağa II ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgeleri yüksek sanayi potansiyelinin etkisi ile kararlaştırılmıştır. Ancak 1997 krizinden sonra sanayiinin aldığı yara, bu yıldan sonra etüdü yapılan Aliağa II ve Kimya Organize Sanayi Bölgesinin uzun ve orta vadede gerçekleşmesini gerekli kılmaktadır. Aliağa I potansiyel değerlendirmesinin strateji planı dönemi içinde ele alınması önemlidir. Yörenin bu denli yoğunlaşması, enerji ihtiyacı da doğurmaktadır. Bu amaçla ülkemize getirilmiş bulunan doğalgazın BOTAŞ tarafından yapılan çalışmalar sonucunda İzmir yöresine gelmesi, yörenin enerji sorunu bir ölçüde çözmüştür. Ülkemizde ve özellikle Ege Bölgesinde artan doğalgaz talebini karşılamak ve ülkemizde doğalgaz kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla BOTAŞ tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda, doğalgaz geç de olsa İzmir yöresine bu yönden de gelebilmiştir. Bu bağlamda 1987 yılında hizmete giren Rusya Federasyonu-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı’nın taşıma kapasitesi arttırılmış, tevsii gerçekleştirilmiş ve 2000 yılında devreye alınmıştır. Bundan sonradır ki, 1996 yılında işletmeye alınan BursaÇan Doğalgaz Boru Hattı’nın devamı olan Çan-Çanakkale Doğalgaz Boru Hattı inşaatı gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda, İzmir’e doğalgazı ulaştıracak projelerden ilki olarak Karacabey-İzmir Doğalgaz Boru Hattı Projesi kapsamında, Manisa üzerinden İzmir’e gelecek olan hattan Aliağa’ya bir kol uzanmıştır. Kredi anlaşmasını takiben BOTAŞ’ın imalatı geciktirmesi, kredi sorunlarının ortaya çıkması ve doğalgaz kombine çevrim santrallerinin imalatlarının da yapımcı firma belirlenmesindeki sorunlarından ötürü Aliağa’ya ulaşacak gazın hizmete sunulması geç randıman verebilmiştir. Ancak, Aliağa’ya erişmiş olan sistem, olası organize sanayi bölgelerinin taleplerini ve verimliliklerini artıracaktır. Aliağa’daki doğalgaz

37

çevrim santralinin 2001 Ocak ayında atılmış temeli ve LNG terminali halihazırda verimliliğe erişememiştir. Aliağa’da doğalgaz kullanımı için 4-6 milyar m3 kapasiteli ikinci bir terminal projesi yürütülmektedir. Bu kapsamda kurulmuş olan Ege Doğalgaz A.Ş. konut ısıtmasında da doğalgazı kullandırabilecektir. Ancak Aliğa’nın jeotermal enerji kaynağı da bulunduğu göz önüne alınırsa ve buna rüzgar terminalleri eklenirse yörenin potansiyel enerji kaynakları açısından çeşitliliği ve ekonomik seçenek olasılıklarının yüksek olduğu görülmektedir. Planlanmış bulunan Aliağa Organize Sanayi Bölgeleri için bu potansiyellerin değerlendirilmesi, gelişme trendlerinde olumlu rol oynayacaktır. Gediz strateji alt yöresinin deltasını oluşturan Seyrek ve Maltepe yerleşmeleri ile belirginleşen alanın yüksek tarım potansiyeli yanında turizm potansiyelinin de bulunduğu görülmektedir. Özellikle tarım potansiyelinin olmadığı ve tuzluluk oranı artan kıyı kesimlere yaklaşıldıkça, kıyı turizmi ve safari tarzı bir turizmin yer alması olasılığı söz konusudur. Bu alanların kuş cenneti ile birleşmesi kullanım artırıcı bir husus olarak belirginleşmektedir. Bu alanda yer alan Leukai Antik şehri de turizm cazibesini arttırmaktadır. Delta bölgesinin İzmir 1 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından doğal sit alanı ilan edilmesi olumlu bir girişim olmanın yanında tarım potansiyelini kısıtlaması açısından endişelere sebep olmaktadır. Olağan ulaşım sistemlerine ek Menemen-Seyrek-Foça karayolu bağlantısının tamamlanma aşamasında olması Foça-Menemen-İzmir ulaşımında kilometre ve zaman tasarrufu sağlayacaktır. Ayrıca bu hat Foça’yı Menemen’e daha bağlı kılacaktır.

[ D ] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Tarım açısından önemli gelişme göstermesinin yanında sanayi alanında da gelişmiş olan bu strateji alt yöre değerlendirildiğinde, tarım arazilerinin payı % 37 kadardır. Tarım arazilerinin büyük bir kısmı (% 44’ü) bağlık olup, tarım potansiyeli açısından özellikle kiraz konusunda belirli bir tanınmışlığı vardır. Bağlık arazilerinin payının fazla olmasıyla ilçe, çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde önemli bir varlık göstermektedir. Meyve üretiminin gelişmiş bulunduğu bu alt yöre tarımsal gelirinin % 40’ını meyve üretiminden sağlamaktadır. Kiraz ihracatı ambalajlama ve taşıma sistemlerinin gelişmesinde büyük bir potansiyel yaratmış olup belirgin organizasyonların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Tarım olduğu kadar hayvancılık potansiyeli de gelişmiş ve gayri safi tarımsal gelirin tarım bazında yaklaşık % 84’ünün meyve ve hayvancılıktan sağlandığı belirlenmiştir. Dolayısıyla Kemalpaşa’nın sanayi alanındaki gelişmesi değerlendirilirken tarım potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

38

1970’li yıllara gelindiğinde düzensiz bir gelişme gösteren sanayi daha ziyade Kemalpaşa ve Ulucak yörelerinde yer almaya başlamış ve tarım alanları aleyhine hızlı bir gelişme göstermiştir. Bunu önlemek için 1985 yılında girişimlerde bulunularak bu sanayilerin organize bir bölgeye dönüştürülmesi sağlanmıştır. 1990-1991 yıllarında gerçekleşen çalışmalar, Kemalpaşa ve Ulucak belediye sınırlarında, İzmir-Turgutlu-Ankara karayolunun sağ ve solunda olmak üzere 410 hektarlık bir alan üzerine kurulmuştur. Bugün İzmir il hudutları içinde % 56’lık doluluk oranıyla en büyük sanayi potansiyeline sahip alanların başında gelmektedir. Daha ziyade kimya ve plastik sanayiinin tercih edildiği alan, Kemalpaşa’nın taban suyu yüksekliğinin bir potansiyel olması nedeniyle hızlı bir gelişim içine girmiştir. Ancak kontrolsüz kullanım, taban suyunun aşağılara çekilmesine neden olmuştur. Bu olumsuzluk karşısında planlama aşamasına gelinmiş Yiğitler Barajı, sulama ve sanayi suyu sağlama açısından olumlu bir potansiyel göstermektedir. Barajın arazi çalışmaları tamamlanmış, gözlem çalışmaları devam etmektedir. Tamamlandığı zaman 4.000 hektarlık bir alan sulaması yanında sanayi suyu da sağlayacak olması söz konusu strateji alt yörenin tarımsal ve sanayi potansiyelinin gelişmesinde artı değerler sağlayacaktır. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi her ne kadar 410 hektarlık bir alana sahipse de, bu alan dışında çok sayıda münferit sanayi kullanımı bulunmaktadır. Bunların birleştirilmesi hususundaki çalışmalar düzensiz sanayii önleyecektir. Doğalgaz konusunda, Aliağa’ya Manisa üzerinden branşman verilirken, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine de bir hat verilmesi ile yörenin enerji sorunu çözülebilecektir. Yörenin turizm açısından kayda değer potansiyeli olmamakla beraber Nif Dağı’nın Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Milli Park ilan edilmesi, hem alanın korunması hem de yayla turizmine imkan tanıması açısından olumlu değerlendirilmektedir. Bunun dışında tek tek rekreatif alanların bulunması lokal potansiyellerin birbirinden bağımsız ele alınmasıyla sonuçlanmaktadır. Tarım aktivitelerine yönelik, pek çok ilçe ve beldede çeşitli festivaller düzenlendiği gibi burada da Kiraz Festivali düzenlenmekte olup bunların ilçenin tanıtılması yanında lokal aktiviteler olarak olumlu etkisi vardır. Söz konusu strateji alt yörenin İzmir’e yakın olması ve Ankara karayolu tarafından geçilmesi, Torbalı üzerinden Aydın–Denizli bağlantılarının sağlanması ve İzmir üzerinden İstanbul bağlantısına sahip olması, sanayi ve tarım ürünlerinin gerekli hammadde sağlamasını ve pazarlamasını kolaylaştırmaktadır. Bu husus sanayi alanlarının buraya yönelmesini daha da teşvik edici bir rol sergilemektedir. İzmir’in diğer yörelerine oranla, yeraltı suyu potansiyeline sahip olunması, bunun yanında ucuz işgücü ve kolay ulaşım imkanlarının bulunması yörenin ekonomik potansiyelini artırırken, çevresel açıdan büyük kayıplara sebep olmuştur. Zira, arıtma tesislerinin organize olamaması ve firma bazında kalması arıtılmış suyun tam olarak geri kullanılamamasına sebep olmaktadır. Günümüzde sadece yaklaşık 5.000 m3 kadar su geri kullanılmaktadır.

39

Kemalpaşa’nın doğusunda yer alan Kızılca Beldesinde, turizm yatırımlarına yönelik sunduğu doğal kaynakların kısmen konut alanları tarafından kullanıldığı görülmektedir. Bu doğal kaynağın turizm açısından organize bir şekilde değerlendirilmesi mevcut bir kaynağın kontrollü gelişmesine imkan tanıyacaktır. Bu denli sanayileşmiş bir yörenin Halilbeyli Kırı mevkiinde bir çöp alanı kurulmasına yönelik çalışmalar, organizasyon açısından gelecek vaat eden bir çalışmadır. Ayrıca Kemalpaşa yöresinin depolama konusunda da İzmir’e destek veren alanları bulunmaktadır.

[ E1 ] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Söz konusu strateji alt yörenin güneyinde kalan ve İzmir strateji planlamasında dış kabuk olarak kabul edilen Selçuk ve merkeze daha yakın olarak Torbalı ve Menderes bulunmaktadır. Selçuk dışındaki iki yörenin gelişmesi tarımsal potansiyele dayalı olmuş, bunlar arasında Torbalı, Menderes’e nazaran göreceli olarak sanayileşme faaliyetinde daha öne geçmiştir. Selçuk ise bu bağlamda kısıtlı tarım topraklarına sahip olması ve Efes, Meryem Ana, Kuşadası gibi dış turizme de yönelik fonksiyonlarla tarımsal potansiyelini geliştirmeye yönelmemiş buna karşın hizmet sektöründe ön plana geçmiştir. Tarımsal potansiyeli en gelişmiş Menderes’te polikültür yaygındır ve Torbalı gibi verimliliği yüksek toprakların yanında tarım ürünlerini pazarlama açısından da şanslı ulaşım sistemlerine sahiptirler. Her ikisinin de demiryolu, karayolu ve havayoluyla yakın bağlantılarının olması gelişmelerinde büyük avantajlar sağlamıştır. Menderes’te, arazi yapısı Torbalı’ya nazaran daha engebeli olmasına karşın, seracılığın gelişimi daha yaygındır. Torbalı toprak yapısının büyük bir kısmının birinci sınıf olması, verimliliği artırıcı bir öğedir. Bu nedenle topraklarının % 53’ü tarımsal olarak işletilmektedir. Tarım toprağının verimliliği bu alanlarda sulu tarım yapılması gibi bir zorunluluğu oluşturmadığı için alanların kuru tarıma elverişli olduğu ve sulu tarım benzeri, üst düzeyde verim alındığı görülmektedir. Bu potansiyelin verimli kullanılması yörenin tarımsal girdilerinde artış sağlayacaktır. Menderes ise tarımsal faaliyetindeki ihtisaslaşmasını arttırmış, pazara ve ihracata uygun bir mekanda yer alması nedeniyle özellikle çiçekçiliği geliştirmiştir. Sera tarımı olarak gelişim gösteren bu ekonomik sektör, 1997 krizinden büyük yara almanın yanı sıra büyük ölçüde Tahtalı Barajı Koruma Bantları içinde kalmasından ötürü büyük sekte görmüştür. 2000 yılına doğru azalma göstermiş ve üreticinin yatırımcılık hedefleri kısıtlandığı için yatırım yapmaktan kaçınmıştır. Bu tür bir potansiyeli Menderes tesis etmiş durumdayken fiziki koşullar nedeniyle kaybetmektedir. Menderes yöresinin Yeniköy yerleşmesini kapsayacak şekilde 2003 yılında kesin proje aşamasına gelmiş İzmir-Menderes-Yeniköy Göleti ve Sulaması, brüt olarak 228 hektar alanı sulayacaktır. Depolama hacminin 1,59 hm3 olması planlanmıştır.

40

Geçtiğimiz son 10 yıl içindeki gelişimler. av turizmlerinde kullanılma potansiyeli bulunmaktadır. gelişme. Tarımsal faaliyetler açısından en alt seviyede görülmesine karşın Selçuk’un da belli edilmeyen bir tarımsal potansiyeli bulunmaktadır. her yıl yaklaşık iki milyon kişi yöreye gelmektedir. İlerleyen yıllarda bu potansiyelin gereken şekilde kullanılması olasılığı üzerinde durulacaktır. Bu alanlarda büyük tarım işletmeleri görülmemekte. Bu ağaç tarımının giderek yörenin etkin bir faaliyeti olma eğilimi vardır. inanç. Ancak inanç turizminin tüm sektör içindeki payının küçüklüğü dikkate alındığında. Dolayısıyla. kıyı. Bunun yanında Efes Antik Şehrinin gece de ziyaret edilebilmesini sağlayan ışıklandırma projesinin bulunması. 41 . Kültür ve kıyı turizmi yörenin bilinen ve kendi ivmesi içinde gelişen turizm potansiyel alanlarıdır.Torbalı’nın tarımsal alanlarında çitlembik ağaçlarına uygulanan antepfıstığı aşılaması. deniz ve kongre turizmi gibi diğer alanlarla birlikte ele alınmalıdır. turizm potansiyelini çekici kılan bir öğedir. Selçuk nüfusunun % 70’inin turizmle uğraşması ve getirisinin yüksek olması. Menderes’ten çekilen su kullanılmaktadır. tarımsal faaliyetlere geri kalan % 30’u bırakmıştır. Ayrıca kültür turizmini yansıtan Efes ören yeri içindeki tiyatronun ve Celsus kütüphanesinin kültür turizmi ile kombine kullanılması. Pamucak bölgesi turizm yatırım alanının gelişmesine ivme vericiliği yanında kültür. Ancak tarım ürünleri daha ziyade lokal tüketilmektedir. Sulama potansiyeli olarak da K. ancak tarım sektörü potansiyel arz etmektedir. Bu ulaşım potansiyelinin. sebze ve çiçek seralarına kayma eğilimi gösterdiği için bu potansiyelin olumlu değerlendirilmesi gerekmektedir. Zeytin başta olmak üzere meyve alanları incir ile ön plana çıkmaktadır. Turizm ağırlıklı hizmet sektörünün baskısı altında ezilen tarım potansiyeli daha ziyade Selçuk çevresindeki alanlarda gelişim göstermektedir. Aynı tempoyla kirlenirse. ünlü mabetleri. inanç çekim merkezlerini görmek. Selçuk’un turizm potansiyeli tartışılmaz bir noktada olup. Ulaşım açısından ve iletişim konularında gelişmiş standartlara sahip yörenin en önemli avantajlarından birisi Selçuk-Kuşadası arasında bulunan ve Özel İdare mülkiyetindeki stol tipi havaalanıdır. dinsel görevleri yerine getirmek amacıyla yapılan inanç turizmi için yöre. ileriye yönelik turizm değerlerini kontrollü bir şekilde içermesi için olumlu bir yaklaşım olarak görülmektedir. turizm potansiyelinin çok yönlü ele alınmasının bir sonucudur. kirliliği artan bu suyun ilerleyen yıllarda sulamada kullanılması sakıncalı olacaktır. bunu tek başına ele almanın getirisinin düşük olacağı belirlenmektedir. Jean yanında Yedi Uyuyanlar gibi bir başka mekanı da kapsamaktadır. Meryem Ana ve St. Selçuk–Pamucak arasında bulunan boş ve doğal sit ilan edilmiş alanların bugüne kadar korunmuş olması. Bunun yanına eklenecek inanç turizmi alandaki diğer bir turizm potansiyelidir. son yıllarda çevre köylerinde büyük yer bulmuş ve antepfıstığı üretimi büyük bir gelir kaynağı olarak ortaya çıkmıştır. dinsel toplantı ve törenlere katılmak. Elde edilen gelir. içinde bulunduğumuz yıl ürün alınmasıyla sonuçlanmıştır. Bir dinin mensuplarınca kutsal sayılan alanları ziyaret etmek. izlemek.

buradaki en önemli girişim. tütün. perlit. Ağaç ve metal işleri bu kapsamda düzenli bir gelişim göstermiş ve son yıllarda üretim tesisleri show-roomlar kuracak potansiyellere erişmişlerdir. Bunun dezorganizasyonunun önlenmesi. Toprak ve maden yatakları. zeytin gibi endüstriyel tarım ürünlerini yetiştiren ve besin endüstrisi için sebze-meyve üretimi ile potansiyelini pekiştiren bu alanda aynı zamanda mermer ve linyit. Mermer. Tekel yaprak tütün bakım atölyeleri. en küçük unsurun dahi göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Yerleşmenin yayla tarımına bağlı geleneksel ekonomik yapısı köyün tanınmasıyla farklı bir alana dönmüş. linyit ve perlit yörede işletilmekte ve istihdam olanakları sağlamaktadır. Benzer şekilde Selçuk’ta Şirince. ağırlıklı olarak kıyı turizmi potansiyellerine sahiptir. son 10 yıllık dönemde hızlı bir gelişim göstermiş ve turizm sektörüne dahil olmuştur. Söz konusu strateji alt yörenin güney kıyılarını oluşturan ve fiziksel açıdan Seferihisar–Selçuk arasında yer alan Gümüldür-Özdere-Ahmetbeyli bandı. hammadde kaynakları açısından zengin verimliliğe sahip olması. daha ziyade Gümüldür yöresinde yetişen narenciye ürünlerini ambalajlama tesisleri Menderes’in ticaret ve sanayi potansiyelini oluşturan unsurlardır. tuğla toprağı önemli endüstriyel hammadde kaynaklarıdır. Daha kuzeyde kalan Menderes ise lokal bir potansiyele sahip olup. tütüne bağlı sigara fabrikaları ve yağhaneler 42 . Dolayısıyla bu potansiyelin tanıtılması. Turgutlu’yla yarışamasa da tuğla ve kiremit fabrikaları için potansiyel alanlardır. Bu hususlara bağlı olarak özellikle Torbalı’nın düşük eğimli ve ulaşım potansiyelli topraklara sahip olması sanayi faaliyetlerinde çekici bir öğe olmuştur. tavuk-hindi çiftlikleri. Güneyinde göreceli birleşme eğilimi gösterdiği Torbalı’yla aynı karayolu ve demiryolu üzerinde bulunmasının pozitif değerlerine sahip olunan bu strateji alt yörenin. 20 yıllık geçmişine bakıldığında sanayii hızla bu alanlara çekmiştir. Tarım ürünlerinin sanayileşmesi sonucunda çırçır ve dokuma işletmeleri. Menderes’in ticaret ve sanayi alanında en önemli girdisi Etibank Perlit İşletmelerinden olmaktadır. Görece köyündeki boncuk üretimi ve evlerdeki iğne oyası ve makrome gibi el sanatlarıdır. demir. Kısıkköy sınırları içindeki organize sanayi sitesi ile kısmen sağlanmıştır. Menderes.Selçuk’tan kuzeye doğru çıkıldıkça bir yeşil kuşak aşılarak İzmir’in birincil derecede etkin olduğu Torbalı aksına girilmektedir. zımpara taşı. Pamuk. civa. Boncuk üretiminin iç ve dış turizm tarafından tanınarak Görece’yi bir odak yapması olumlu bir girişim olacaktır. Şaşal Beldesinde içme suyu şişeleme işletmesi. Bu alanın turizm potansiyeli sadece Metropolis Antik Şehri olarak görülmektedir. İstihdamı düşük olmasına karşın ihracat potansiyeli yüksektir. bağlantılı pek çok diğer işlevi yaratacağından. şarap imalatı yanında evlerdeki el sanatı üretimi hızla gelişmiş ve pansiyonculuk turizmin bağlı bir sektörü olarak ortaya çıkmıştır. İzmir Büyükşehrine yakınlığından ötürü her ölçekteki sanayiinin yerleşmesi için büyük bir potansiyel arz etmektedir. ÇeşmeDilek yarımadası strateji alt yöresi içinde değerlendirilecek olup. titanyum.

kadar yakın olması ve İzmir-Liman bağlantısına kolay erişilmesi. Bir potansiyel olarak görülen alanın 1996 yılında kurulması kararlaştırılmış olup. otomotiv gibi sektörler bu alanda yer almışlardır. Torbalı’nın ihtiyacı olan sanayi alanları potansiyeline cevap verecektir. Pancar’daki organize sanayi bölgesinin daha erken faaliyete geçmesinin nedeni. iş sahası açısından geniş bir yelpaze sunmaktadır. Buna karşın Kabacakırı mevkiinde ve Pancar beldesinde iki organize sanayi bölgesi kurma girişiminde bulunulmuştur. Torbalı-Menderes bağlamında Tekeli yöresinde yer alan ticaret ve imalat organize bölgesi. gıda konusunda ihtisaslaşması düşünülmektedir. konfeksiyon. Sanayiinin yerleşmesi giderek diğer sınai işletmeler için yörenin çekiciliğini artırmıştır. organize sanayi bölgelerinden farklı olarak daha küçük parseller barındırdığını ve 1. 1997 krizi Opel otomobil üretim merkezinin kapanmasına sebep olurken. bu organize alanda üretim yapma imkanına sahiptirler. Söz konusu bölgelerdeki yerleşmelerin konutların ve sanayi tesislerinin doğalgaz ihtiyacı da bu şekilde karşılanacaktır. 190 hektarlık kısmının Pancar Belediyesi imar planı sınırları içinde sanayi alanı olarak planlanmış olması ve alanda halihazırda sanayi yapılaşmaları olmasıdır. Torbalı II Organize Sanayi Bölgesi ise Pancar beldesinde 380 hektara sahiptir ve benzer iş kollarını içermektedir. Bu hat kademeli olarak artacak doğalgaz arzını güney ve batı bölgelerimize taşıyacaktır. Ege Serbest Bölgesine ve havalimanına 30 km. Torbalı’nın göstermiş olduğu büyük sanayi potansiyeli Kemalpaşa gibi düzensiz bir sistem ortaya çıkarmıştır. İzmir-Aydın otobanın alternatif ulaşım imkanları sunması. 260 hektarlık bir alana sahip olması öngörülmüştür. 43 . Bu nedenle 2003 yılına gelindiğinde. İzmir’e erişmeden Torbalı Organize Sanayi Bölgelerine ve sanayi alanlarına hizmet vermesi yöre potansiyeli açısından önemli bir katkıdır. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinde minimum parsel büyüklüğü olarak alınan 5. İzmir’e 45 km çift yönlü demiryolu ile bağlanması. pek çok kuruluş yerinden sağladıkları tarımsal hammadde kaynaklarının potansiyel kaybetmemesi nedeniyle günümüze erişebilmişlerdir. Bu bölgenin geç kurulmuş olmasına karşın kısa dönemde faaliyete geçmesi.yöreyi potansiyel alan olarak seçmişlerdir. Yer seçimi onay safhasında olan Kabacakırı Torbalı I Organize Sanayi Bölgesinin ısıtma soğutma. Pancar’da yer alan organize sanayi bölgesinin tüm parselleri satılmış durumdadır. deri. Ancak aynı yoğunlukta olmaması ve mevcut sanayilerin hem birbirinden kopuk hem de pek çoğunun büyük alanlara sahip olması mevcutların organize olmasını güçleştirmektedir. deri ve yan sanayi mamulleri. Bölge içinden enerji nakil hatlarının geçmesi de avantaj olarak görülmektedir.000 m2’ye kadar bu parsellerin indiğini gösterdiğinden. Bunun yanında İzmir’e kuzeyden gelecek ikinci bir doğalgaz boru hattı daha bulunmaktadır.000 m2 değere erişemeyen yatırımcılar. Karabel üzerinden Kemalpaşa-Ankara bağlantısının olması burada organize sanayi bölgelerinin gelişmesinde olumlu öğelerdir. ağaç ürünleri. Hammadde avantajıyla beyaz eşya.

Toplamda yerleşim alanları dışında 5. Büyük bölümü 100 m2’nin altında. Bu bağlamda Atatürk Küçük Sanayi Sitesinde kurulmuş bulunan Mermercilik Yüksek Okulu yöredeki mermer üretiminin ve mermer yataklarının bilimsel işletilmesinin sebebi olmaktadır. Havzanın entegre kanalizasyon master projesinin başlatılması ve şu ana kadar bitirilme aşamasına gelinmesi koruma bantlarının getirdiği kısıtlamalara karşıt olumlu 44 . tarım topraklarını işgal eden bir durum ortaya çıkarmaktadır.Yörenin su potansiyelleri açısından verimli olması. Bu işletmelerde çalışan 5000 civarında kişinin işsiz kalması ve üretime sekte vurulması su potansiyelinin maliyeti olarak görülmektedir. 32. tarım faaliyetlerinde de görülen kısıtlamaların giderilmesi için su kültürü (hidroponik) seracılığının geliştirilmesi. 2001 yılından itibaren ise İzmir şehrine su veren barajın kısa. dere yataklarının ıslahı yapılıp ağaçlandırma çalışmaları yer almaktadır. söz konusu strateji alt yörenin tarımsal potansiyelini Menderes’ten güneye doğru yayacak ve bu yöredeki alanların tarımsal potansiyeli artacaktır. büyük bir iş gücü potansiyeli arz eden yörenin mevsimlik işgücü ihtiyacını daha yaygın bir sürece kaydıracaktır. İzmir şehrinin kısıtlılığını gidermek için Tahtalı Barajının yapılmasıyla farklı bir boyut kazanmıştır. Bu durum ve maliyetli tarımsal planlama. sahip olduğu sanayi sitesinin gücünü ve kullanılabilirliğini artıracaktır. Tahtalı Barajının kısıtlamaları yukarıda belirtilen farklı tarımsal yatırımlarla giderilmekte.000 civarında konut potansiyeli sunulmaktadır. bu işgücü açığını kapatacak potansiyelleri sunma gücüne sahiptirler. 1997 tarihinde Göksu ve Sarıkız kaynaklarını kullanarak Gaziemir. orta ve uzun mesafede koruma alanları bulunmaktadır. Barajdan yılda 128 milyon m3 su. sosyal tipte olan konutlar. Bunun yanında konut kalitesinde de düşüklük göze çarpmaktadır.6 km’lik ishale hattı ile şehre iletilmektedir. Genel anlamda K. Ancak ivedi bir şekilde inşa edilen konutlar. Torbalı’nın. yöre çalışanlarının konut ihtiyaçlarını İzmir şehir bütünü içinden değil. yöreden sağlama imkanını vermektedir. Torbalı çevresindeki çok sayıdaki mermer yatağı potansiyeli bu bağlamda işletmeye açılmaktadır. Menderes Strateji Alt Yöresi tarım. dış turizm kaynaklarına da yönelinmesini sağlayacaktır. Limontepe ve çevresine. Ancak Tekeli ve Pancar Organize Sanayi Bölgeleri. Havzada. Koruma alanları içinde pek çok tesisin çevre kanununun su kirliliği yönetmeliği uyarınca kapatılması gerekmektedir. sanayi ve hizmet sektörlerinde yoğun bir hareketlilik ve potansiyele sahiptir. Yoğun işgücü talebiyle karşılaşan yörenin konut açısından yetersiz kalmasına karşın son 10 yılda özellikle Torbalı-Menderes arasında büyük bir konut arzı görülmüştür. Karabağlar. Selçuk dışında fazla bir turizm potansiyeli olmayan yörenin bu konuda ihtisaslaşması. Bu husus. av turizmi açısından gereklidir. sürek avlarıyla dış turizme de açılan avlakları yaratması. tarım yanında sanayileşmesi. Mermer yataklarının doğal dokuyu en az bozacak tarzda işletilmesi gerekliliği yörenin doğal yapısı dikkate alındığında. maliyeti yüksek olmakla birlikte kısıtlamalara karşı bir alternatif olarak planlanmaktadır.

Çevre yerleşmeler gibi burada da yabani çitlembik olarak bilinen menengecin aşılanmasıyla elde edilen antepfıstığı ekonomik getirisi yüksek bir ürün olarak meyve kültürü içinde önemli bir yer tutmaktadır. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri K. Bunun birincisi Bayındır-Tire-Ödemiş’tir. Kızılcahavlu ve Gökçen yerleşmelerine kadar uzanan sorunsuz taban topraklarından oluşmaktadır. Ancak. Tarım toprakları Tire kadar verimli olmasa da Ödemiş. Yörenin meyve üretim potansiyelinin başında gelen zeytin ve yaş incir yanında kestanenin de önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Sulamanın önem kazanmasıyla tarla tarımı sebze üretimine kaymaktadır. K. İkincisi ise Beydağ-Kiraz ikilisi olup Selçuk gibi İzmir strateji alanında dış kabukta kalmaktadır. Tire tarımsal arazileri. bu pazarın İzmir’den dahi alıcı bulma potansiyelinde olduğunu göstermektedir. ekonomik güç bu kaynaktan sağlanmaktadır. Bu bağlamdaki girişimler olumlu geliştikçe İzmir’in kongre turizminden pay alması güçleşecektir.yaklaşımlardır. Bayındır ve Ödemiş ile bu konuda büyük çekişme gözlenmektedir. Torbalı’nın sanayileşme potansiyeline burada Tire alternatif olma eğilimindedir. Gerek çevre köylerin güçlülüğü ve gerekse alt yöre hakimiyeti. birbirini dengeleyici sektörleri paylaşmış durumdadırlar. Bu nedenle gelişme potansiyeli dengeli ancak kontrol açısından zayıf bir durum arz etmektedir. Yetişen tarım ürünlerinin çeşitliliği özellikle yörede Cuma günleri kurulan pazarda sunulmaktadır. Sonuçta alt yörenin üç ana yerleşmesi. Menderes Kelerdeki Roma Kaplıcalarının potansiyel alan olarak değerlendirilmesiyle de önem kazanacaktır. İlçe topraklarının % 44’ü tarımsal amaçla kullanılabilen niteliktedir. Bunun da % 54’ü tarla potansiyeline sahiptir. Havzadaki potansiyel kaybı. Bu nedenle gruplama ve potansiyeller genelde birbirine bağlı. kongre turizmi potansiyeline yörenin açık olduğunu göstermektedir. Bunun yanında orman ve fundalık alan potansiyeli % 36’dır. Selçuk’un turizm gelişmesi otel ve pansiyonculuk potansiyelini gündeme getirmiştir. Menderes’in alüvyal toprakları üzerinde tarım potansiyeline sahiptir. % 40’tan fazlasının orman ve fundalık olması. Topraklarının toplam % 35’i tarımsal niteliklidir. Menderes kenarındaki tarımsal potansiyeli yüksek bir yerleşme olan Tire’nin ağırlıklı sektörü tarım olup. özelde ise ayrı değerlendirilmektedir. Bayındır ise tarımsal açıdan ilk iki yerleşmeye nazaran düşük potansiyel arz etmektedir. Beydağ ve Kiraz bu mücadele içine girecek altyapıya sahip olmadıkları için kenarda kalmaktadırlar.000 ton/yıl ile yörenin özgün ürünüdür. Yörede K. Toplam tarım alanlarının % 47’si ise sulanmaktadır. Tarla ürünleri arasında yılda 2 kez ekilen patates 300. Bayındır-Tire-Ödemiş üçgeni diğer strateji alt yöredeki Menderes-Torbalı ikilisiyle benzer özellikler göstermektedirler. İlerleyen yıllarda Selçuk-Kuşadası ikilisi.Menderes havzasının ikinci strateji alt yöresi olarak ele alınan bölge kendi içinde iki grupta değerlendirilmektedir. Tire ve Ödemiş’e nazaran burada orman ürünlerinin başta kızılçam ve karaçam olmak üzere önem 45 . [ E2 ] K.

Elmabağı ve Gölcük yaylaları alüvyal vadi tabanlı olup Gölcük Gölü çevresindeki yayla evleri ve biri göl kenarında diğeri Bozdağ üzerinde yer alan iki otel. turizmin odak noktalarıdır. süs bitkiciliğine yönelmiştir. Şu ana kadar % 4 doluluk oranına sahip olması kuruluş yılından bu yana altyapı tesislerinin gerçekleştirilmesi sırasında ekonomik krizle karşılaşmasından ve istimlak sorunlarından kaynaklanmaktadır. bir potansiyel arz etmekle beraber. Torbalı yöresi gibi. Bayındır Ergenli kaynaklarından 2lt/sn kapasiteyle elde edilen jeotermal enerji düşük verimlilikle sera çiçekçiliğinde. sera ısıtmacılığında ve Ergenli kaplıcalarının işletilmesinde bir potansiyel olarak kullanılmaktadır. Bu kesimdeki Bozdağ. Halihazırda Bayındır tam anlamıyla gelişmiş bir küçük sanayi sitesine bile kavuşamamış. Tarım alanlarının göreceli kısıtlılığı Bayındır yöresinde sera üretimini geliştirmiştir. 1993 yılında kurulan 410 hektarlık ve 240 sanayi parsellik bölge. Bu iki yerleşmeden Bayındır’da organize sanayi bölgesi kurulmadan önce hizmet sektörüne potansiyel olarak yaklaşılmalıdır. Ancak tarıma dayalı ekonomik potansiyelden sanayi potansiyeline geçilmesi altyapı ve üstyapı açısından ekonomik yeterliliğe erişememiş bu iki yerleşme için erken görülmektedir. 400 hektarlık bir arazi bu amaçla organize sanayi bölgesi kurulması için kamulaştırma kapsamına alınmıştır. diğeri ise 54 yataklıdır. Bu otellerin biri 20. Ödemiş’te ise 1. 46 . Yukarıda bahsi edilen Ergenli kaplıcaları turizm potansiyeline sahiptir. iki yerleşmenin de sanayi ve ticarete kapalı kapılarını aralama imkanını verecektir. Ege Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulunun yön vermesiyle artan sera tarımı. Ödemiş ve Bayındır’da gerçekleşmesi planlanan organize sanayi bölgeleri. tarım ürünlerinin sanayiye yönelme potansiyeli etkisini ilk aşamada Tire de göstermiş olup. Tire ve çevresinin ekonomik yapısına etki edecek bir organizasyon olarak görülmektedir.kazandığını göstermektedir. Bunun yanında Alankıyı ve Ovacık bölgeleri av turizmine potansiyel alanlar olarak dikkate değer bir doğaya sahiptir. iki farklı yönden erişilen bir alandır. Bu strateji alt yörenin. Bu konuda büyük bir potansiyele sahiptir. Alanın tamamlanmasıyla 24. Yörenin en büyük turizm merkezi olarak görülen Bozdağ’da turizm dışında memba suyu şişeleme potansiyeli varlığı önem kazanmaktadır.000 kişilik bir istihdam potansiyeli ortaya çıkacaktır. Ancak kendine yeterli bir durum arz ettiği için stratejik potansiyel olarak ağırlıklı görülmemektedir.200 işyerine sahip küçük sanayi sitesi tam doluluğu bulmamıştır. Ödemiş’te ise beldelerin merkez yerleşmeye 5 ila 30 km yakınlıkta olması yöreyi bir bütün olarak değerlendirme imkanı sunmaktadır. tarım yanında hayvancılıkta da ivme kazandığı görülmektedir. Salihli ve Birgi üzerinden. Bozdağ’ın kış sporları dışında Gölcük yaylası ve sahip olduğu krater gölü.

kontrollü yapay çığlarla sorun olmaktan çıkabilecekti. tarihi konumu itibariyle hep ön planda kalmış özellikle Osmanlı Beylikleri döneminden pek çok kalıcı esere sahip olmuştur. 47 . Hisarlık Köyü yakınlarındaki Balım Sultan. medrese ve Kelleci Dede Türbesi çekim potansiyellerine sahiptir. ziyaret mekanı olarak iç turizme hizmet etmektedir.790 hektarlık alanı sulaması hedeflenmektedir. Yine Tire’nin Toptepe ve Kaplan mevkileri. Toplamda 7. Tüm olarak Bozdağ sahip olduğu potansiyeller açısından dört mevsim turizme hizmet edecek potansiyele sahiptir. Bu kapsam içinde Bayındır’da da beylikler ve Osmanlı döneminden kalan cami. Ayrıca Tire el sanatları açısından keçe ve urgan üretiminde eski geleneklere sahiptir. K. Her iki barajın da planlama aşamasında olması nedeniyle halihazırda gözlem çalışmaları devam etmektedir.879 hektar alan borulu şebeke tipiyle sulanacaktır. Bu nedenle makro açıdan kısa ve orta dönemde büyük bir ekonomik getiri beklenmemelidir. Sosyal tesisler olarak bugün Bozdağ Kayak Merkezi’nde her biri 4-5 yataklı 22 bungalow bulunmaktadır. bölgenin tarımsal potansiyeline olumlu katkıları olacağı kaçınılmazdır. Bademli Barajı ise Pirinççi Çayı üzerine kurulacaktır ve sulama amaçlıdır. Bu sayede kar birikimlerinden kaynaklanan saçaklanmalar. Oysa Bozdağ’da üstten gelen tüm kayak pistleri açılmış ve işletiliyor olsa idi. Ancak bu alanlar iç turizme hizmet vermenin yanında bölgesel ölçektedirler. Planlama safhasına gelmiş ve 5. Menderes Ödemiş ve Bademli baraj projelerinden Ödemiş Barajı aynı zamanda içme suyu da sağlayacak olup Rahmanlar Çayı üzerine planlanmıştır. dağın kontrol edilme imkanı ortaya çıkacaktı. Ergenli Barajı ve Uladı tesislerinden sağlanacak olup. Ergenli Barajının dolusavak proje debisi 200. restoranları ve piknik yerleriyle çekici potansiyellere sahiptirler. Günümüzde giderek azalan bu potansiyelin şehir için büyük bir çekim gücü olduğu görülmektedir. Proje debisi 321 m3/s’dir. K. Bayındır’ın geç gelişmesi göç almamasına olumlu katkı yapmaktadır. İşletmeci firma ile mal sahibinin düştüğü anlaşmazlıktan kaynaklanan bu olay İzmir’in strateji açısından farklı bir turizm potansiyelini devreden çıkarmıştır. çok sayıda köyü ile hizmet sektörünün gelişmesine sebep olmaktadır. Buna Beledi Dokumacılığı da eklenmektedir. Aynı şekilde Tire. Bunun yanında Birgi..1997 yılında işletmeye açılıp 3 sezon faal olan Bozdağ Kayak Merkezi 2000-2001 yılı kayak sezonu başlarındaysa mevcut çığ problemi gereğinden fazla abartıldığı için kapatılmıştır. Buna karşın Ödemiş daha aktif bir yaklaşım içindedir. Menderes Havzası Sulama ve İçme Suyu Projesi. Proje debisi 460 m3/s’dir. Bu kapsamda Tire sayısız cami ve türbeye sahiptir. Bozdağ ve diğer turizm potansiyelleri. Halihazırda mastır planı tamamlanmış projenin. Aynı şekilde Bayındır Burgaz Barajı Falaka Çayı üzerinde kurulacaktır. Uladı Barajının ise 312 m3/s’dir. sanayileşme çabası içinde nüfus dengesinde farklılıklarla karşılaşabilecektir. İnanç turizmi açısından yöre. gerek Çakırağa Konağı ve gerekse şehirsel dokusuyla sahip olduğu potansiyele İmam Birgivi türbesiyle farklı bir katkı yapmaktadır.

Menderes ovasının düşük seviyeye inmiş taban suyunun yükselmesine sebep olacaktır. alternatif bir kaynak olarak gelişme potansiyeli göstermektedir. Hayvancılık sektörü için de arıcılık. Menderes Strateji Alt Yöresinin kendi halinde tarımsal potansiyele göre ekonomik yapısını belirlemiş iki yerleşmesi Beydağ ve Kiraz’dır. Halihazırda ihale edilmemiş projenin işe başlama tarihi 2005 yılı olarak planlanmakta ve 2007 iş bitiş tarihi olarak verilmektedir. Beydağ’ın aksine Kiraz’da iki konaklama tesisi bulunmaktadır.Bunların dışında yörede kesin proje aşamasına gelmiş iki baraj ve sulama projesi bulunmaktadır. Toplam 50 yataklı bu tesislerin turizm potansiyeline yönelik olmadığı belirlenmektedir. Hatta Beydağ’ın kırsal kesimi nüfus azalmasına sahne olmaktadır. Beydağ’ın. Bu kapsamda en uygun mekansal potansiyele sahip yerin Tire olduğu görülmektedir. Çeşitli nedenlerle uzayan veya ihale edilemeyen bu iki projenin ivedilikle sonuçlandırılması K. Beydağ’ın tarımsal ürün çeşitliliği geleneksel yapıdan çıkamamış olmasına karşın. Söz konusu strateji alt yörede. Menderes’i su kaynağı olarak kullanacaktır. Bu konuda belirtildiği üzere yayla. yöre pamuğunun geliştirilmesine sebep olmuş ve uzun lifli renklendirilmiş pamuk üretiminin yörede yaygınlaştırılmasını sağlamıştır. Beydağ gibi göç alma ve verme düzeylerinde genelde sıfır rakamına sahiptir. gelişememelerinin de sebebidir. satış fiyatlarının göreceli yüksekliği nedeniyle antepfıstığı gibi yörenin potansiyel ürünleri olarak görülmektedir. Sanayi sektörünün genelde İzmir yönetiminde olması. Tüm strateji alt yörede olduğu gibi hayvancılığa bağlı yün ve yapağı.200 hektardır. orta vadeyi geçecek şekilde görülen projenin. 1994 yılında işe başlanmış. termal. Bozdağ ve Gölcük’e yakın olması Kiraz’a oranla potansiyelini artırmaktadır. bu alanların ilgili konudaki hizmet sektörü gelişimini artırmayacaktır. Aynı şekilde meyve ve sebze tarımındaki gelişmeler yörede. hedef sulama alanı 18. Aynı konu Kiraz için de geçerli olup. konserve yapım faaliyetinin artmasına neden olmaktadır. Buna karşın Beydağ’da göreceli bir yayla ve av turizmi potansiyeli kendini hissettirmektedir. Kiraz’ın tarımsal değerleri Beydağ ile büyük bir paralellik taşımaktadır. Bunlardan Beydağ projesi. Yörenin en büyük sanayi 48 . Ödemiş Aktaş Barajı ve Sulaması hedef olarak yine Ödemiş ovasının bir bölümünü almakta olup su kaynağı olarak Aktaş Deresini kullanmaktadır. Kapalı sistemlere sahip bu iki yerleşmeden Beydağ Barajının tamamlanması sonucunda tarımsal potansiyel bir ivme kazanabilecektir. Sözünü ettiğimiz gibi İzmir strateji alanının dışında kalmış olmaları. Kiraz. Tamamlanma yılı. Bu iki meyve. 4’ü ise zincir ve çivi fabrikasından oluşmaktadır.538 hektar alanı sulamayı hedeflemektedir. K. Ödemiş ovasını sulayacak ve K. potansiyel bir üretim olup işleme alanı Tire olarak görülmektedir. süre uzatımı ile iş bitimi 2005 yılı olarak verilmiştir. endüstriyel tarım ürünlerine yönelinmesini teşvik eden unsurların başında gelen sanayi kuruluşlarının. Beydağ’da 7 adet üretim tesisinin 3’ü mevsimlik çalışan zeytinyağı. Bu arada yöre için yeni gelişme eğilimi gösteren kestane üretimi. yonca ekiminde ön plana geçmiştir. kış ve inanç turizmlerinin hizmet sektöründe büyük potansiyel olduğu kabul edilmelidir. av. Tire Organize Sanayi Bölgesinde uygun potansiyel bulmaları. Kesin proje aşamasındaki tesis 1. incir arkasından ikinci planda gelmektedir.

yörenin sosyo-ekonomik gelişimi orta vadede dahi bunu destekleyecek altyapıya sahip değildir. Arazinin engebeli olması tarım alanlarının azlığına sebep olmaktadır. Bu denli kısıtlı tarım alanındaki potansiyel ürünler zeytin ve enginar olarak görülmektedir. Karaburun’un hayvancılık potansiyeli daha ziyade kır keçisi üzerinde yoğunlaşmıştır. beldeleri olan Küçükbahçe ve Mordoğan nüfusundan daha düşüktür. aynı tarzda tarıma bağımlı kapalı bir ekonomik sisteme sahiptir. bu sayede kısmen rahatlayacaktır. Ancak kısıtlı ve kontrollü ekimi yapılan tütün. Yellicebelendağı. Buna karşın Kiraz’da atermit üretimi ilçenin dışa açılan tek sanayi ürünü olmaktadır. Kiraz’da etüt aşamasındaki organize sanayi bölgesinin bir potansiyel arz etme durumu söz konusu olsa bile. Bu alanlarda rüzgardan elde edilmek üzere toplam 360 MW/s’lik enerji potansiyeli belirlenmiştir. [ F1 ] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri Beydağ ve Kiraz ikilisi gibi İzmir strateji alanının dışında kalan Karaburun. Bozköy. İlçe merkez nüfusu. Ayrıca. Bu nedenle rüzgar çiftliklerinin büyük bir potansiyel olduğu belirlenmiş ve bu kapsamda pek çok firma girişimde bulunmuştur. Düzlendağı. Buna bağlı olarak Mordoğan’da bir balıkçı barınağı tamamlanmak üzeredir. Yörenin sanayi potansiyeli bu kapsamda daha ziyade çevre koşullarıyla tam örtüşmeyen durumdadır. Genel anlamda tarımsal potansiyelin ağır bastığı bu strateji yöresi. Aşağıovacık. Bunun sonucu keçi kılı bir potansiyel ürün olarak kabul edilmektedir. Yenicepınar. yöre ürünleri arasında buğdaygillerden sonra gelmektedir. Bu girişimlerden Karaburun yöresinde Kocadağ. Beydağ’ın tarım dışı en önemli potansiyeli civa ve antimonun işletmeleridir. Yaylaköy.705 hektardır. Değirmendağı. Değirmentepe ve Kargılıktepeleri mevkilerinde bulunmaktadır. Toplam tarım alanı ilçe arazilerinin % 9’unu oluşturmakta olup. 49 . Bu kapsamda çevrede başka barınaklar olmadığı için küçük barınakların kullanımı. Bunun dışındaki ürünler genelde kapalı sistem içinde tüketilir durumdadır. bu nedenle Kiraz’a yerleştiği ve Kiraz’ın bunu bir potansiyel olarak kabul ettiği söylenebilir. 3. ilçenin kıyıda yer alması balıkçılığı bir ekonomik faaliyet kolu olarak ortaya koymuştur. Bitiktepe. Mordoğan. özelde İzmir’in ve genelde Ege Bölgesi ve ülkenin tarımsal ürün depolarından biri olarak önemli bir potansiyele sahiptir. Asbestli çimentodan üretilen bu ürünün gelişmiş sanayi alanları içinde kabul görmediği. Sanayileşmesi de ağırlıklı olarak bunu destekler mahiyette endüstriyel tarım ürünlerine yönelmektedir.tesisi tek konuda ihtisaslaşmıştır. Ayrıca bu barınağın geniş kapasitesi tesisin yat limanı olarak kullanılmasını da sağlamaktadır. Geçmiş yılların ekonomik potansiyelini ve yörenin dışa açılımını sağlayan yaş üzüm ve nergis türü çiçekçilik zamanla yerini tütün tarlalarına terk etmiştir. Arazinin eğimli olması ve Ege denizine açılan bir uç noktada bulunması yanında üç tarafının denizle kuşatılması rüzgar konusunda bu yöreyi çevresine oranla ön plana çıkarmaktadır.

Badembükü (50 m).000 kw/saat elektrik enerjisi elde edilmektedir. Yarımadanın Çeşme tarafıysa deniz ve plaj gibi doğal ve turistik bütün olanaklara sahiptir. Ovacık. 136 m3/s debilidir ve Uzundere su kaynağı olarak kullanılacaktır. Ilıca Mevkii. Kavurlıkoz (400 m) ve Bodrum (800 m)’dur. Kızılkaya.000 m)’dir. Dümbelekdağı. Güzelyertepe. Yarımadanın Karaburun kısmının su sorunu ile karşılaşmış olması DSİ tarafından bu alanda baraj yapılması kararının alınmasına sebep olmuştur. Çeşme’nin su gereksinimini mevcut durum itibariyle karşılar duruma gelmesi bakımından yöredeki diğer bir potansiyeldir. Çobandağı mevkilerinde rüzgar potansiyeli mevcuttur. ARES adıyla kurulmuş olan Alaçatı Rüzgar Enerji Sistemine 4 tribün daha eklenme isteği bulunmaktadır. Karaburun-Bozköy Göleti ise kesin proje aşamasında. Hırsıztepe. Ardıç (800 m).200 m).000 m). kumsal ve kayalık taşlık olarak iki gruba ayrılmaktadır. yerleşme kendi potansiyelinden kendisi yararlanabilecektir.000 m).Rüzgar enerjisi konusunda Çeşme-Alaçatı da önemli bir merkezdir ve halihazırda elektrik üretimi yapan 12 adet rüzgar tribünü bulunmaktadır. 2000 yılında bitmesi planlanmasına karşın ödenek yetersizliğinden bitirilememiştir. Karaburun-Karareis Barajı projesi ise 325 m3/s debili ön inceleme aşamasında içme suyu amaçlı bir potansiyel su kaynağı olup Camiboğazı deresini su kaynağı olarak kullanacaktır. Bunlardan kumsal nitelikli plaja sahip olanlar Balıkova (300 m). Çeşme’de bu sayılan alanların yanı sıra Zeytineliköyü. 50 . Dikenlik (1.000 m). Gerence (1. Çeşme Karadağ. Temmuz 2000 tarihi itibariyle 125-140 lt/s debi su verilen Alaçatı (Kutlu Aktaş) Barajının tamamlanması. Kaklıktepe. Dalyan (1. Yeniliman (1. Reisdere Köyü. Mordoğan (600 m). Buralardaki toplam potansiyel kullanılarak 200 MW/s elektrik üretimi yapılmasına yönelik girişimler bulunmaktadır. Bunlara ek olarak yörenin rüzgar potansiyeline göre Ovacık. Bunlar arasında kumsal nitelikli plaja sahip olanlar. Bu plajların içinden Yeniliman ve Dikenlik 1 km’yi aşan kumsallarıyla dikkat çekmektedir. Söz konusu su projelerinin gerçekleşmesi yörede çekilen su sorununu giderecek ve potansiyel tarım alanlarının sulanmasına katkıda bulunacaktır. Karadağ. Çiflik Köyü rüzgar çiftlikleri kurmak için talep altındaki yörelerdir. Çobantepe. Çatalazmak (1. Beyazıt (2. Bedir (300 m). Bununla beraber su potansiyelinin yeterli olmaması Ildır kaynaklarından da su getirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmamıştır. Kocadağ. Boyabağ (150 m). Yarımadanın uç kısmının kıyı turizmi açısından sahip olduğu kıyı potansiyeli. Alaçatı (2000 m). Ortalama olarak tribün başına elde edilen enerji miktarına göre toplamda 800. Kıran Dağı. Bu enerjinin doğrudan Çeşme’de kullanılmadan Urla üstünden enterkonnekte sisteme verilmemesi durumunda. Halihazırda diğer bir özel kuruluş tarafından da üç adet tribün işletilmektedir. Kokar Limanı üstü. Kayalık ve taşlık plajlar ise Kaynarpınar (700 m). Yağcılar Dağı. Kışlatepe. Beşgöl Tepe. Dinlence üstü. Koranka Dağı. Bu nedenle Mordoğan Eğlenhoca köyünde içme suyu amaçlı bir gölet tesisine 1997 yılında başlanmış. Büyük Kum (800 m). Böğürtlentepe. İstanbuldağı.000 m). Germiyan.

000 m).Boyalık (1. Projelendirilmesine karşın 5. çeşitli cilt hastalıkları. Germiyanyalısı (700 m). bir tedavi aracı olarak Çeşme’yi kış turizmi için de potansiyel bir merkez durumuna getirmiştir. 51 . Kayalık ve taşlık plajlar ise Mersin (500 m). Birçok otelin ve pansiyonun kaplıca suyu bağlantısı vardır. Buradaki jeotermal kaynak 56o sıcaklıkta doğal çıkışa ve 10 lt/sn debiye sahiptir. termal ve tuzlu su olanaklarıyla bütünleyen ve Çeşme’yi bir turizm potansiyeli haline getiren doğal kaynaklardır. Bunun yanında yerleşmenin popülaritesi. 2 km’ye yakın en fazla 30 m derinlikte ve 50 m genişlikteki beyaz kumlu plajıyla. Ildır (1. İlçenin turistik potansiyelinin yüksek olması nedeniyle bazı konutların pansiyon olarak kullanıma açılması.000 m2 inşaat sahası olacaktır. Çiftlik (3. Bu plajlardan Alaçatı. bölgede 600 yat kapasiteli bir yat limanı projesine de yer vermesi Çeşme-Alaçatı için başka bir potansiyel duruma işaret etmektedir. Büyük Liman (100 m). Tenis açısındansa aynı imkanlara henüz sahip değildir. kadın hastalıkları. Altınyunus. Halkapınar (800 m).000 konut hedefi mali portrenin yüksek olması ve karşılanamaması nedeniyle atıl bir durumdadır. Çeşme’nin en büyük ve popüler turizm merkezlerinden biri olan Ilıca. Paşalimanı (800 m). Konut ısıtması ve sıcak su kullanımı konusunda Çeşme jeotermal kaynakları büyük bir kapasiteye sahiptir. Bunun yanında Şifne ve Çeşme ılıcalarındaki çamur banyoları cildi gençleştirici özelliğe sahiptir ve selüloit. Boyalık.000 m). Kuyu çıkışında ise aynı sıcaklık 42 lt/sn olarak elde edilmektedir. Küçücek (300 m). Gerek ulusal ve gerek uluslararası yarışmacıların katıldığı müsabakalara ev sahipliği yapmasının yanında tüm yaz sezonunda yoğun bir kullanıma sahiptir. ilçenin deniz olanaklarını. nitelikli konaklama tesisleriyle ve termal alanlarıyla potansiyel sıralamasında ilk sırada yer alır. sindirim sistemi hastalıkları ve metabolizma bozuklukları üzerinde etkili olmaktadır. Güvercinlik (250 m).000 m2 üzerine kurulması planlanan ve Küçük Venedik adı verilen projenin 50. Ayrıca Ilıcalar mevkiindeki kaplıcalar genel olarak romatizma hastalıkları.000 m). İnşaatının adalar üzerinde olması ve küçük oteller ve de sosyal tesislere.000 m). Çeşme plajlarının. yerleşmede konaklama sorununu bir ölçüde halletmektedir. Sheraton gibi turistik tesislerde kullanılmaya başlanan kaplıca suyu. Ilıca (2. Beyazıt.000 m)’dir. Ayrıca Alaçatı Yalıköy mevkiinde 170. özellikle Ilıca plajının turistler tarafından seçilmesinin en önemli sebebi 100 metrelik deniz kıyısının sığ olmasıdır. Sepetcik (500 m) ve Alibostan (600 m)’dır. romatizma ve siyatik gibi hastalıkların tedavisine iyi gelmektedir. Ildır ve Gerence kumsalları 1-2 km arasında değişen genişlikleriyle dikkat çekici bir potansiyel arz etmektedirler. konaklama ihtiyacı ve isteği duyan insanları ana yerleşme ve çevresinde konut üretimine davet etmiştir. Punta (200 m) ve Gerence (1. Şifne (300 m). Şifne ve Ilıca kaplıcaları. Dalyan. Alaçatı Koyu kıyı potansiyeli yanında Türkiye’nin sayılı sörf merkezleri arasında ön planda bulunmaktadır.

Kongre turizmi açısından Altınyunus 9 salonu.367 889 200 501 8. Ayrıca tek yıldızlı ve yıldızsız çok sayıda otel ve pansiyon da bulunmaktadır. Bunlar arasında dört yıldızlı 4. Çeşme’nin tarihi potansiyelini oluşturmaktadır. iki yıldızlı 10 otel bulunmaktadır. 8-3. Restore edilen Kervansaray ile bu ikili.030 1. üç yıldızlı 7.163 5. Ayrıca Çeşme-Sakız ulaşım imkanlarının arttırılması.000’in üzerine ulaşmaktadır.733 yatak belirlenmiştir. Aşağıdaki tabloda stratejik planlama alanının turizm açısından önde gelen yöresi olan Çeşme ve çevresinin konaklama tesislerinin dökümü verilmektedir.832 Yatak 1. Çeşme ile İtalya’nın Bari. Ancak.358 1. Sheraton Oteli değişik statülerdeki 259 odasıyla yerleşmenin en yeni otelidir.388 13. İzmir-Çeşme otoyolunun yapılması yerli ve yabancı turistlerin Çeşme’nin yerleşme dokusuna erişmesini kolaylaştırdığı için olumlu bir potansiyel olarak görülmektedir. Çeşme’nin yaz aylarındaki dinamik nüfusu bazı günler 100. Çeşme Otellerinin Oda Sayısı ve Yatak kapasitesi ÇEŞME Oda Tatil Köyü 4 Yıldız 3 Yıldız 2 Yıldız 1 Yıldız Özel Diğer TOPLAM Kaynak: İzmir İl Turizm Müdürlüğü İlçe. bunun yarattığı birikimleri yörenin kapasite olarak kaldıramaması ileriye 515 646 678 437 101 292 3. Bu dönemlerde Çeşme’ye gelen turistlerin bir kısmı deniz yolunu kullanmaktadır. her iki yerleşme için de pozitif değerler taşımaktadır. Çeşme Kalesi ve Ildır’dan (Eritre) çıkan arkeolojik eserlerin sergilendiği bir müze görünümü ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Bunun dışında Çeşme’de 13. 800 kişiye erişen kapasiteleriyle Çeşme’nin önde gelen merkezleridir. Bu tür potansiyel ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi Çeşme’nin lehine olacaktır. Ancona limanları arasında yapılan feribot seferleri yoğunluğu ve bunlara katılan Çeşme–Girit–Birindisi seferleri ile ilçeye giriş çıkış yapan turist sayısı potansiyelinde ulaşım olanakları arttırıldığından bir fazlalık olabilecektir.733 52 . 650 kişilik ve Sheraton Oteli 5 toplantı salonu. Birindisi.

İzmir’e geldikten sonra Çeşme’ye ulaşmak için kullanılan Adnan Menderes Havalimanına erişimi de kolaylaştıran büyük bir potansiyel olan otoyol. güneydeki diğer yörelere inen ziyaretçiler için de rahat ve kolay ulaşım olanağı sağlamaktadır. Buna ek olarak.yönelik sorunlar yaratacaktır. kamusal işletmeye sahip 400 yat kapasiteli Çeşme–Dalyanköy yat yanaşma limanı bulunmaktadır.700 hektarlık bir alana tekabül etmektedir. Çeşme’de. bölgenin doğal özelliklerini koruması için büyük bir fırsattır. Çeşme-Alaçatı içme suyu. Ayrıca Şifne Yat Limanı kapasitesinin 1000 olduğundan hareketle ileride yerleşmenin yat potansiyeli için Ülkenin ve de Ege’nin ana merkezi olma durumuna gelmesi sağlanacaktır. Dalyan. 53 . Bölgede kuru tarım alanlarının yanında orman. Ancak proje halinde olan yat limanlarının gerek tesis ve gerekse kapasitelerinin zaman içinde mali imkanlara bağlı olarak değişim göstermesi ileriye yönelik projeksiyonlar yapılmasında ve potansiyel hesabında zorluklar yatmaktadır. Bu alanın % 10’luk bir kısmı sulu ve kuru tarım için kullanılmakta. İl Özel İdaresi tarafından işletilen bu alanın teknik sorunlarının halledilmesi. Alaçatı yat yanaşma yeri ise 600 yat kapasitesine sahiptir ve Yalıköy projesiyle birlikte yürütülmektedir. Alt yapısı bitirilmiş ancak işletmeye açılamayan 400 kapasiteli Çeşme Yat Limanı mevcut potansiyellere eklendiğinde Çeşme’nin yat konaklama sorunu orta vadede çözüm bulmuş olacaktır. Çeşme’nin özel sektörce işletilen 100 tekne kapasiteli Çeşme– Altınyunus yat limanı yanında. fundalık ve çayır mera gibi azımsanmayacak derecede doğal bitki örtüsü potansiyeli bulunmaktadır. kanalizasyon ve katı atık çalışmalarını yürütmek için 1997 yılında ÇAV1 adında bir birlik kurulmuş ve “Çeşme-Alaçatı Su Temini ve Kanalizasyon Projesi” için Dünya Bankasından 13. Bunların dışında yine ulaşımla ilgili olarak Alaçatı’da bulunan stol tipi havaalanı da önemli bir potansiyel unsurudur. tarım alanları toplamı 26. Tarım alanlarının bu denli az kullanılmasının sebebi. potansiyel artış sağlamakla birlikte.000 hektardır.1 milyon dolarlık kaynak temin edebilecek olması. Ulaşım ve ticari gelişim alanında yörenin en önemli merkezi olan Ro-Ro limanı yapılış yıllarındaki potansiyeli son dönemlerde göstermemekle birlikte yine de yöre için büyük bir potansiyeldir. ekonomik yapıdaki sorunların genelde ortadan kalması ile daha rantabl kullanılma imkanına kavuşacaktır. Tarım topraklarının verimliliğinin ve potansiyelinin karşısında önemli bir engel olarak tarım üretimi yapmayan ve topraklarını ellerinden çıkaran arazi sahipleri bulunmaktadır. bu da 2. ranta dayalı konut yapımının ve turizm amaçlı tesislerin doğal tarım alanlarını tehdit edici boyutlara ulaşmasıdır. Karaada ve Şifne yat limanları projelerinin tamamlanması turizm için önemli bir kaynak teşkil etmektedirler. Konteynır depolama sahasının darlığı ve gelişim imkanının bulunmaması ileriye yönelik sorunlar taşımaktadır. Bölgede yapımı süren veya ödenek bekleyen Merkez.

İlçede bir diğer önemli kaynak olan iklim koşulları avantajını kullanan sakız ağacı. Daha ziyade orta gelir seviyesi tarafından ikincil konut alanı olarak görülen yöre özelliklerini de yitirmeye başlamıştır. Çeşme özelinde iki üç hafta önce yetişmesi ve pazara çıkması bu alanın iklim özelliklerinin sebze yetiştiriciliği için bir potansiyel teşkil ettiğinin kanıtıdır. sebze üretimi yapan İzmir’in diğer ilçeleri arasında ilk sıralarda olduğu. Tarım alanlarındaki ürünün. Mordoğan’da 220 yataklı bir otel kurulmuş ve Karaburun’da 410 yataklı 3 otel turizm belgeli olarak çalışmaya başlamıştır. Şehir merkezine uzakta marangozhane. Kiralama işlemini tamamlayan işletme sayısı ise 13’tür. Ulaşım imkanlarının kısıtlı olması Karaburun ve çevresinin uzun süre bakir kalmasına sebep olmuştur. anason ve enginar ihracat potansiyeline sahip ürünlerdir. sakız üretimi için önemli bir potansiyel olup aynı zamanda farklı yetiştirilme yöntemlerine bağlı olarak 25 metre boyuna veya enine gelişim göstermesi yanında. Ancak son 20 yıl içinde turizm potansiyeli ile tanışan yöre sunduğu doğal ve kültürel zenginliği kaybetmeye başlamıştır. Bunlar daha ziyade 2. İlçede sanayi sektörünün gelişmemiş olması turizm sektöründen elde edilen kazancın sanayi dalına yatırılmamasına ve sıcak bakılmamasına neden olmuştur. 10. bölgede tarımla uğraşan köylülerin geçim kaynağı olmaktadır. Çevresindeki yerleşmelere göre şehir nüfusu fazla olan Çeşme’de balıkçılıkla uğraşan nüfus ve işletme arzı. 7 işletme yer kiralama aşamasındadır. kış aylarında ise tarımsal geliri yüksek enginar ve anason. Çeşme’de 13 adet balık çiftliği faaliyetini sürdürmekte. 890 hektarlık alanda 7.622 tonluk sebze üretimi ile Çeşme’nin. bunların dışında 10 işletme proje. Çeşme’de özellikle yörenin potansiyel süs bitkisi olarak kabul edilen nergis üretimi örgütleme projesinin başarıya ulaşmış olması. hektarın ürüne oranıyla görülmektedir. Çeşme’de 2. % 4’ü ise çiçek üretimi için faaliyet ve geliştirilebilecek bir fırsat durumundadır. yörenin fırsatları değerlendirmede olumlu bir çizgiyi yakalamış olduğunu ve bu dinamizmin heyecanını duyduğunu göstermektedir. Ayrıca bu tür tesislerin çevre kirletmesi konusu da aynı bağlamda değerlendirilmelidir. Bölgenin kliması ve coğrafi yapısı seracılığa uygun şartlar sunmaktadır. kıyılarda bir balık potansiyeli olduğunun göstergesidir. bu denli yoğunluk kıyı turizmi için olumlu görülmemektedir. konutlarla birlikte yaz turizmi potansiyelini sunmaktadırlar. Potansiyel olarak bu sera alanlarının % 70’i sebze. kökleriyle erozyon önleyici özelliğe de sahip bulunmaktadır.5 hektarı cam.Çeşme-Alaçatı yöresinde yaz aylarında kavun üretimi artarken. Kavun. oto tamircileri ve benzeri ihtiyaçları karşılayacak küçük kapasiteli sanayi sitesi bulunmaktadır. elektrikçi. yedek parça. bu tür yaklaşımlarda.8 hektarı plastik olmak üzere toplam 13. Toplamda 30’u bulan öneri balık çiftliğinin faaliyete geçmesi her ne kadar ekonomik potansiyel açısından olumlu görülse de. Denizden elde edilen balığın yanında kültür balığı üretiminin çeşitlendirilmek istenmesi bu alanda da bir istek ve potansiyel olduğunun göstergesidir.3 hektar sera alanı bulunmaktadır. Son 5 yıldır. Bunun dışında yörenin 54 .

kurulan işletmelerde standardize edilmesidir. kar marjının düşük tutulmasıyla. Yörenin bu denli tarım ürünlerine yatkın florası ve tarımla uğraşan nüfusunun olması bu alanda tarım ve kredi kooperatifçiliğinin gelişmesinin avantajı olacaktır.825 hektar ile zeytinlikler ilk sıradadır. Sanayi potansiyelinin yer almadığı ve gelişme stratejisi de bulmadığı alanlarda ticari hayat yaz aylarında ivme kazanmakta. Son 5 yıl içinde yeniden işletmeye açılan mermer ocakları bu potansiyele ivme verecek durumdadır. Özellikle zeytin potansiyeli İzmir’in birçok ilçesinden daha fazladır. 15-20 yıl öncesine kadar yörede aktif olan av turizminin dinamizmi durmuştur. ağırlıklı olarak ikincil konut sakinlerini de kapsadığı için. Özellikle Eğlenhoca köyü ve sırtlarında yapılan sürek avları. Karaburun’un şehir dışındaki ikincil konut potansiyelinin yüksekliğinin göreceli bir göstergesi olarak kabul edilmelidir. bu rakamın yerli tüketim ve İzmir’e yollananlar dışında kalan miktarının yine konserve fabrikalarının talepleriyle karşılaşması. Yörenin son yıllarda kaybettiği bir diğer potansiyel Karaburun dağlarındaki civa yataklarının kullanılmamasıdır. Bunların dışında halkın yetiştirdiği tarım ürünlerinin başında mandalina. 55 . İlçede yetiştirilen sebzelerin konserve fabrikaları tarafından talep altında olması sebzelerin sağlıklı ve kaliteli olduğunun göstergesidir. Bunun dışında yörede gelişmişlik potansiyeli bulunmamakta ve strateji alanının dış kabuğunda kalmaktadır. Maden işletmesinde perlit ve seramik atıl kapasite olarak buralarda mevcuttur. İlçenin toplam tarım alanı 9. Bu alanların civa oranlarının yüksekliği açısından potansiyeli hala mevcuttur. İlçede hayvancılık adına. [ F2 ] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri Çeşme–Dilek Yarımadaları Arası Strateji Alt Yöresinde bulunan diğer bir yerleşme grubunun ilk alanı olan Seferihisar yerleşmesinin birinci derecede geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.450 hektar olup. Daha ziyade yaban domuzu avı olarak görülen bu sürek avlarının dünya literatüründeki yeri için Karaburun cazip bir konum olmaktadır. Bu ürünler arasında birinci sırada yer alan enginar tüm yarımadanın en yaygın tarımsal ürünü olarak belirlenmektedir ve kar marjının yüksek olması nedeniyle.turizm açısından çekiciliği Foça ile karşılıklı barındırdığı foklar (ayı balığı) olmaktadır. tarım alanı içinde 5. Nüfusun % 80’i tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. keçi ve tavuk üretiminin. dış turizm açısından büyük bir potansiyel olarak bulunmaktaydı. enginar ve mısır gelmektedir. 70 kadar küçük balıkçı teknesi her yıl 55 ton balık avlamakta. yetiştirilen köylerde ayrılan alan arttırılmış ve enginar yetiştirilmesi bakımından gelecek yıllara yönelik bir potansiyel oluşturulmuştur. Bir diğer potansiyel ise süt ve başta sığır olmak üzere koyun. bunun dışında yörede nüfus aktivitesi bulunmamaktadır. potansiyel oluşturmaktadır. 2000 yılı genel nüfus sayımı verilerindeki genel değerler.

Tarım verimliliği kadar turizmde de yer sahibi olmaya çalışan Seferihisar’ın. Söz konusu plajlar arasında 5 km’lik Doğanbey ve 4 km’lik Akarca geniş kumsallarıyla dikkat çekici bir potansiyel sergilemektedirler. Şirabuk (1. Seferihisar-Karakoç-Doğanbey Tuzlası.000 civarındadır. Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma mescitler ve hamamlar. Seferihisar’ın Akkum doğal plajları ve rüzgar sörfü yapılabilir dalga yapısı ile dünyanın önemli merkezleri içinde ilklerde yer alması bölgeye turist çeken diğer bir potansiyeldir. temiz ve şifalı su yönünden içme kürleri dışında kaplıca termalizmine uygunluk yanında şehir ısıtması ve sera işletmelerinde kullanılma açısından ihmal edilemeyecek oranda büyük bir enerji stoku durumundadır. turizm açısından dikkat çekici birçok alanı daha vardır. Tatil köyleri.000’e ulaşmaktadır. başka bir potansiyel olup. Seferihisar’ın kıyı turizmi açısından kumsal nitelikli plajlara sahip olan yerleri. inşaatı tamamlandığında potansiyel olma olanağını yükseltecektir. 1985 yılında Karakoç Kaplıcalarının. Seferihisar yöresinde ev pansiyonculuğu ve orta büyüklükte oteller yaygın durumdadır.000 m) kayalık ve taşlık plaj olarak yüksek kıyı kullanım potansiyeline sahip bir kıyı şerididir. her ne kadar yaklaşık % 5’lik bir kısmı açıkta olsa da. Küçük bir yerleşim için bu sayı oldukça yüksektir.000 m). Bunların başında Sığacık Kalesi. 56 . Bu sayı Dokuz Eylül Üniversitesi kamplarına ait 2.000 m). Doğanbey (5. Aynı zamanda yörede antik dönemden bugüne gelen kaplıca kalıntılarının bulunması göreceli de olsa burada bir sağlık turizmi varlığını ispat etmektedir. Seferihisar’ın en önemli ören yeri Teos olup. Bunları izleyen Şirabuk ise 1 kilometrelik kumsalıyla küçümsenmeyecek bir doğal yapıya sahiptir. Kavaklıdere. Cumali ve de Karakoç kaplıcaları gelmektedir. Ancak tesislerin pek çoğunun düşük potansiyelli olduğu da belirlenmektedir. Yörede jeotermal kaynak olarak özelde bölgenin ve genelde ülkenin önemli kaplıca ve eko-turizm potansiyelin bulunmaktadır. bölgeye göreceli olarak turist çeken bir potansiyeldir. Akkum (200 m) ve Azmak (300 m)’dır.000 m). Teos (150 m). sonucunu 2000 yıllarından sonra vermiş ve bu alanda projelendirme çalışmalarına başlanmıştır. Rum mezarlıkları ve Karagöl. yat ile seyahat eden turistler açısından oldukça elverişli olup. İzmir yakın çevresinin 90 0C – 153 0C ısıya sahip ve kuyu çıkışı 175 lt/s’ye erişen Balçova’dan sonra en geniş kaynaklara sahiptir. Yelkenkaya ise (1.000 yatak kapasitesi göz önüne alındığında 5. Bölme (200 m). oteller ve pansiyonların toplam yatak kapasitesi 3. Killik (150 m). Seferihisar jeotermali. % 65’i tamamlanan yat limanı ve Sığacık balıkçı barınağı. Bu büyük potansiyel MTA tarafından yıllar önce incelenip araştırılmış olmasına rağmen günümüze değin gerekli kullanıma kavuşamamıştır. İzmir’in Adnan Menderes Havaalanına 40 km ve rahat ulaşımlı olması. şehrin içindeki birçok cami ve çeşmeleri. Akarca (4. Bakanlar Kurulu kararı ile Özel Turizm Alanı ilan edilmiş olması. Çamcağız (150 m).

Bu potansiyel yörenin tarımsal gelişiminde artı değerler taşımaktadır. Halihazırda planlama safhasında olup. 57 . Seferihisar Sulaması olarak 1997 yılında devreye girmiştir. Seferihisar kıyı kesimi su temini projesi ve Gelinalanı Barajı.500 dekarlık alanını sulamaya başlaması ve yeraltı suyu tuzluluk oranının düşmesinde etkili olması bakımından şimdilik yöre için bir avantaj.59 hm3’tür. 326 m3/s dolusavak proje debisine sahip olan barajdan. Tesis 45 yat kapasiteli olarak planlanmış ve çalışmalarına başlanmışken 1999 yılı sonbaharında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla durdurulmuş ancak iki yıl sonra çalışmalara şartlı devam kararı alınmıştır. kamulaştırma etütleri devam etmektedir. büyük ölçüde yörenin içme suyu ve sulama sorunu halledilecektir.200 hektar arazinin sulanmasını sağlamıştır. Gümüşsu-Ürkmez projesinde toplamda 900 hektar narenciye sulaması yapılacaktır. ilerde ise tatlı su kaynaklarına ulaşım açısından bir potansiyel oluşturmaktadır. İşletmeye alınmasıyla mandalina alanlarında toprağın tuzlanma oranında düşme sağlanmıştır. Kıyı kullanımı alanında su ve jeotermal kaynaklar açısından bu denli kapasiteli olan Seferihisar’ın gelişiminde gerekli potansiyellerden biri olan yat limanı. 1997 yılında yap-işlet-devret modeliyle planlama çalışmalarına başlatılan Ürkmez Yat Limanı da bu kapsamda ele alınan bir tesis ise de potansiyel açıdan tartışıldığı için yatırıma başlanmamıştır. Yukarda belirtilen Seferihisar Barajı bir proje olarak ele alınmış ve 1.Seferihisar’ın sahip olduğu uzun sahil şeridi ve doğal güzelliği ile dinlenmeye elverişli sakin bir ilçe olmasının. Halihazırda tamamlanmamış durumdadır. bu yörenin 4. içme suyu için de yararlanılması Ürkmez’in su açısından potansiyelli bir alan olduğunu göstermektedir. Sulamada 560 hektar alanı kapsayacaktır. Yıllık ortalama su kapasitesi 2. Tarımsal sulama amaçlı inşa edilmiş olan Seferihisar Barajı’nın. Uygulamaya geçilmesinin uzun vade alacağı yatırım programından anlaşılan tesis. Ürkmez Sulama Barajı 1993 yılında işletmeye açılmış ve halihazırda Ürkmez ve Payamlı köyleri sulama kooperatifi tarafından işletilmektedir. tarihi dokusuyla dikkat çeken ve yerleşmenin kıyı kesimi olan Sığacık’taki eski limanın ve halihazırda balıkçı barınağı olarak kullanılan alanın geliştirilmesiyle sağlanmaktadır. Bunun yanında Seferihisar’a su sağlayan Gelinalanı Çay Barajı da şehrin bu konudaki sorununu çözen diğer bir unsurdur. Gelinalanı Deresinden faydalanılarak inşa edilecektir. tamamlandığında. Barajın sulama alanı 370 hektardır. ödenek verilmemesi nedeniyle tekrar uzatılmıştır. 1994 yılında yapımına başlanmış ve işin bitim tarihi süre uzatımıyla Haziran 2003 yılı olmasına rağmen. Gümüşsu-Ürkmez projesi kapsamında yer alan Kavakdere Barajının. Orhanlı’da ve Gelinalanı’nda içme suyuna ve sulamaya yönelik baraj projeleri ile alanın potansiyellerine dikkat çekilmiştir. 1994 yılında tamamlanan ve Seferihisar Belediyesine devredilen baraj. yerleşim için talebin artmasında ve bu alanın potansiyel ikincil konut alanına dönüşmesinde büyük payı vardır.

yöre turizmini canlandırabilecek bir avantajdır. Çeşmealtı (1000 m. İzmir’den günübirlik seferlerle bu potansiyel kısmen de olsa sadece yaz aylarında değerlendirilmektedir. Sonuçta 58 .) kumsal nitelikli plajlar olarak kıyı turizmi açısından önemli bir potansiyel teşkil etmektedirler.). zaman içinde devlet hastanesine dönüşmesiyle bu potansiyelini kaybetmiştir. Ancak. Tamamlanması sonunda bölgenin İzmir şehri ile ilişkisinin daha sıkı olacağı gerçeğiyle potansiyel kabul edilmesi mümkündür. Çamlıköy. Demircili. Şehrin ve doğal çevresinin iklim şartları seracılık yapmaya müsait olduğundan sebze ve çiçek alanlarında son yıllarda bir genişleme sağlanmıştır. Çok sayıda lokal tarihi esere ve doğal güzelliğe sahip olan Urla’nın. ilçe imar planlarının daha dikkatli ve yoğunluktan uzak yapılmasını sağlamış ve ilçenin bina yığınına dönmesini engellemiştir. Zeytinalanı.) ve Kalabak (12000 m. dikkat çekmektedir. Ancak Klazomenai şehrinde sübvanse edilen kazılarda ortaya çıkan antik dönem zeytinyağı imalathanesi zeytin konusunda ihtisaslaşmış bu yöre için büyük bir kültür varlığı niteliğindedir. geriye kalanlar ise tarla bitkileri ve sebze alanıdır. alternatif potansiyel olarak görülmektedir.704 hektardır. İlçenin çevresinin doğal ve arkeolojik sitlerle çevrili olması. Urla ölçeğinde bir avantaj sağlamaktadır. Balıklıova. Çiftçiye. süt veriminin yüksek olduğu sakız koyununun üretimi cazip gelmektedir ve Çeşme yöresinde olduğu gibi. Bunlara ek olarak körfez içinde yer alan irili ufaklı adalar arasında bulunan Alman adası başta olmak üzere bir kısmının turizm açısından kullanılabilir olması. Urla İskele.Güzelbahçe-Seferihisar yolunun çift şerit olarak yapımı yatırım programında olup projeye başlanmış olması yörenin ulaşım sorunlarının çözümünde ön planda gelen bir girişimdir. Bu alanların % 50’lik kısmı zeytin alanı olup. Bu durumda şehirsel anlamda şehre yakın doğal ve arkeolojik sitler. Yağcılar. İçmeler (1500 m. Zeytineli koylarındaki plajları. özellikle de hayvancılığa dayanmaktadır. Bunlar arasında lokal olarak nitelendirilenler Beylikler döneminden kalan münferit eserler olup bunlar daha ziyade araştırmacılara ve özel ilgi duyan kişilerce cazip alanlardır. Urla’da Hekim adası üzerindeki kemik (ortopedi) hastanesi uzun süre yörenin ihtisaslaşmış bir kurumu olarak yerleşmeye tıp alanında özellik katmaktaydı. % 10’u işçi. Urla’da kıyı kesiminin körfeze bakan yüzünde yer alan Gülbahçe (1000 m. RomaBizans devrinde büyük bir merkez şehir olan antik Klazomenai şehri ve Özbek’teki şifalı suları yöreye yerli ve yabancı turisti çekebilecek potansiyellerdir. İlçe ekonomisi tarıma. Çeşmealtı. Çeşme–Dilek Yarımadaları arası strateji alt yöresinin diğer ilçesi olan Urla’nın nüfusunun % 50’si çiftçi. Özellikle 12 km’lik geniş kumsalıyla Kalabak plajı arada bölünmeler olsa da. % 11’i memur ve % 17’si ise diğer meslek gruplarındandır. Bu tür özellikler yöre için bir gelir artışı getirmiştir. % 12’si esnaf ve sanatkar. Uzunkuyu mevkiindeki orman piknik alanları. Toplam tarım alanı 11. Ayrıca Urla Belediyesi öncülüğünde başlayan konut kooperatif inşaatları konut artışı sağlamıştır. Tarım olanakları ve şartlarının son yıllarda verimliliğinin düşmesi. çiftçiyi hayvancılığa yönlendirmiştir.).

Enerji açısından fazlaca bir üretim ve doğal kaynağa sahip olmasa da Urla yöresinde. 59 . kıyıdaki yaşam için farklı bir düşünce sistemi getirmesi açısından olumlu ve gelişime yönelik bir değer olarak kabul edilmektedir. Urla’nın bir diğer potansiyeli ise Türkiye’nin ikinci yüksek teknoloji enstitüsünün geniş kapsamlı bir eğitim kurumu olarak bu alana etki etme potansiyelinin olmasıdır. Şehrin İzmir-Çeşme otoyolu üzerinde yer alması yerleşim talebinin artmasına neden olmuş ve ulaşımın bu denli rahat olması alana talep getirmiştir. Ovacık ve Araplardağı mevkiinde. Bu yüksek eğitim kurumuna ek olarak İskele mevkiinde yer alan Su Ürünleri Yüksek Okulu ilave tesisleri ve de inceleme teknesinin de buraya bağlı olması.İzmir için bir konut deposu haline dönüşmüştür. rüzgar potansiyeli araştırmaları sonucunda ilk aşamada 15 MW enerji üretmesi planlanan potansiyel rüzgar enerjisi üretim alanları tespit edilmiştir. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün bünyesinde Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulması söz konusudur. Gerçekleşmesi alan için artı potansiyel anlamı taşımaktadır.

BÖLÜM İKİ 1 .

Korunacak Alanlar İçerik: Öneri Korunacak Alanlar (Mevcut tarım alanları. karar mekanizmasının bugünkü işleyişinde. Bu aşamada seçilen yöntem gereği bazı mekansal sentez paftaları geliştirilmiştir. ivedilikle tamamlanması gereken işlerin tanımlanmasında. önümüzde ki dönemde bu eksikliğin giderilmesi konusunda girişimlerin yeniden başlatılabileceği gösterilmek istenmiştir. mekan boyutunun yeterince önemsenmediği ve bu konuda il düzeyinde tüm kamu birimlerini uyaran ve denetleyen bir kurgunun bulunmadığı gözlenmektedir. Çevre Koruması Açısından Özel Statülü Alanlar.9. Dağılım Alanları İçerik: Büyük Şehir Belediyesi. Orman ve DSİ sulama proje alanları sentezi). Oldukça basitleştirilmiş şemalar olarak geliştirilen bu paftalarla il envanterinin. Mevcut Şehirsel Yayılma. Mevzii Yerleşme Baskı Alanları. SENTEZ: STRATEJİ PLANININ GENEL İLKE VE YAPILANMA ÖNERİLERİ ÖZELLİKLERİ. Çok merkezli – vektörel – makro hedefler güden bir yaklaşımla ele alınan çalışmaya fiziki planlama içeriği kazandırmak yönünde düşünce oluşturulmuştur. yatımların yer seçiminde. Strateji Alt Yöreleri İçerik: Öneri Strateji Alt Yöreleri. Nevarki.1 İzmir İli Mekansal Sentez Çalışmaları Toplam 7 adet sentez şeması hazırlanılmıştır. kaynak kullanımı ve yönlendirme girişimlerinde. 2 . Aşağıda şemaların adlandırılmaları ve içerikleri hakkında kısa bilgiler verilmektedir. Şekil 3. Öneri Alt Yöre Odakları. Bu nedenle strateji planına mekansal boyutun kazandırılmasıyla bir genel fiziki plan yaklaşımının da geliştirilmesi gerektiği konusu bulgularla kanıtlanmak istenmiş. İlçe Merkezi Belediyeleri.1 Yaklaşım Yöntemi Bu çalışmada İZTO tarafından ele alınan önceki strateji planlarından farklı bir yaklaşımla mekansal boyuta ağırlık verilmiştir. 9. 9. Şekil 2. Öneri Yeşil Kuşaklar. uygulama önceliklerinin belirlenmesinde.1. Belde Belediyeleri. Şekil 1. sorun ve potansiyellerinin bütün olarak daha iyi algılanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

Mevcut Ulaşım Koridorları İçerik: Karayolu Koridoru. Ege Serbest Bölgesi. Öneri Organize Sanayi Bölgeleri. Karayolu Ve Demiryolu Ortak Koridoru. Mevcut Yerleşim Odaklarının Sektörel Uzmanlaşma Eğilimleri İçerik: Sanayi. İDESBAŞ. Mevcut ve Tasarı Altyapı Odakları İçerik: Mevcut Ana Limanlar. Uzun Mesafe Deniz Ve Havayolu Koridorları. Ana Sivil Hava Meydanı. Metropoliten Aktivite Merkezi. Tasarı Bölgesel Liman ve Tasarı Ana Demiryolu Yolcu Garı. Askeri Hava Meydanı. Fuar. Metropoliten Alt Aktivite Merkezleri. Ticaret. Bölgelerarası Güzergahlar. Stol Hava Alanları ve Atık Su Arıtma Tesisi. 3 . Ana Demiryolu İstasyonları. Şekil 5. Expo. Tarım ve Turizm İş Kolları Ekonomik Faaliyetlerin Dağılımı. Mevcut ve Öngörülen Makro Üretim ve Hizmet Odakları İçerik: Mevcut Organize Sanayi Bölgeleri. Şekil 7. Marşandiz Garı ve Triyaj Alanı.Şekil 4. Şekil 6. Hizmetler.

Denizli ve Muğla’dır) biridir. Diğer ilçe belediyelerinin toplam sayısı 19’dur. ilin doğal ve kültürel değerlerini tehdit eden yerleşme baskı alanları oluşmuş bulunmaktadır. ancak 2003 yılında bu revizyon. toplam köy sayısı ise 628’dir. Uşak. Ancak gerek belediye ve mücavir alanları içinde.Şekil 0. gerekse dışında mevzii imar planlama önerileriyle il sınırları içinde.1 Mevcut Şehirsel Yayılma ve Dağılım Alanları Açıklamalar İzmir ili sınırları içinde toplam 28 ilçe yer almaktadır. 1985 yılı sonrasında ise 3030 sayılı yasa ile birlikte metropoliten ölçekte planlama çalışmalarına son verilmiş. İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki ilçe belediye sayısı ise 9’dur. daha önceki nazım planın ise eskimişliğinden dolayı yürürlükte olamayacağı yine bakanlıkça iletilmiştir. Büyükşehir belediyesi ile birlikte il sınırları içinde toplam 89 belediye bulunmaktadır. İl sınırları içindeki belde sayısı 60. Metropoliten Bölge-Alt Bölge Planlama Çalışmaları ile 1/25000 ölçeklerde Büyükşehir Bütünü Nazım ve kıyı alanları kapsayan “Kıyı Kesimi Çevre Düzeni Nazım İmar Planları”nın yapılmış ve yürürlüğe girmiştir. Manisa. Bilindiği gibi İzmir İli. 1989 yılında yalnızca İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde 1/25. 4 . şekilde de gösterildiği gibi çeşitli arazi kullanış biçimlerinde. Eski İmar ve İskan Bakanlığı’nca Bölge Planlama Çalışmaları kapsamında tanımlanmış bulunan Ege Bölgesi’nin 6 ilinden (diğer iller.000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı yapılarak yürürlüğe konulmuş. Yine aynı kapsamda tanımlanmış bulunan İzmir Metropoliten Bölgesinin odağını ve yakın çevresini oluşturmaktadır. bu yerleşme birimlerinin İzmir İli sınırları içindeki dağılımı gösterilmektedir. Şekilde. nazım plan usulüne uyulmadan yapıldığı için bakanlıkça iptal edilmiş. Bugün için İzmir ili sınırları içinde makro ölçekli planlama çalışmaları açısından bir belirsizlik sürmektedir. Aydın.

Çevre koruması açısından özel statülü alanlar ise Akdeniz foku yaşam ortamları ile kuş cenneti olarak bilenen yöreleri kapsayacaktır. körfez kıyılarında yapılaşmaların koşullarını tanımlayacak ve kıyı çizgisini gerekli derinlikleri elde ederek sabitleyecek bir özel etüt çalışmasını simgelemek amacıyla gösterilmiştir. orman ve DSİ sulama proje alanlarını ortak bir bölgeleme ile tanımlayan sentez alan yer almaktadır. Kıyı planlama bantlarında kara kesimi ve deniz kesimi. Öneri yeşil kuşaklar ise yine bu sentez alan içinde yer alan ve orman dokusunun korunup geliştirileceği ve giderek bölgesel solunum koridorlarını oluşturan ekolojik sistemdir. şekil 2’de gösterilen mevcut tarım arazilerini. deniz faunasının korunması ve turizm potansiyeli açılarından birlikte ele alınıp değerlendirilmelidir. 5 . İzmir körfezi kıyı kullanım çizgisi olarak tanımlanan bant ise. balıkçılık. İlk grupta. global doğal ve kültürel nitelikleriyle dikkatle ele alınması ve izlenmesi gerekli yöreleri beş grupta sınıflandırmak olasıdır.Şekil 0. Öncelikli kıyı planlama alanları olarak gösterilen yöreler ise gerek mevcut mevzii yerleşim baskıları ile makro altyapı projelerinin bulunduğu yöreleri içine almakta gerekse de kıyı ekolojisinin korunacak alanlarla bütünleştiği kesimleri kapsamaktadır.2 Korunacak Alanlar Açıklamalar İzmir ili sınırları içinde yürütülecek planlama çalışmalarında. Şekil 2’de gösterilen alanlar özel uzmanlık etüt ve proje alanlarını tanımlamaktadır ve kendi içinde proje yönetimi programlarıyla ele alınarak yürütülmeli ve genel planlama stratejisinin bir parçası olarak sonuçlandırılmalıdır.

aynı ekonomilerden etkileniyor olmaları. Bu gruplandırma sonucunda 7 alt yöre tanımlanmış bulunmaktadır.Şekil 0.Alt Yöre Odağı: Torbalı [E2] K. Bu notasyonlar harita üzerinde alt yöre odağı olarak önerilen yerleşmenin üzerine konulmuştur. çalışmanın amaçları gereğince ortak ve benzer yaşam koşullarına sahip olmaları.Alt Yöre Odağı: Bergama [C] Gediz Alt Yöresi . aynı sektörlerde üretim alanlarına yaratabilmeleri ve birlikte karar verme olanaklarına sahip olmaları kriterlerine uyularak. strateji alt yöreleri olarak gruplandırılmıştır.Alt Yöre Odağı: Urla 6 . Şekil 3’te bu sınırlar ve alt yöreleri gösteren çalışmanın diğer bölümlerinde sürekli olarak kullanılan notasyonlar coğrafi olarak tanıtılmaktadır.3 Öngörülen Strateji Alt Yöreleri Açıklamalar İzmir ilinde yer alan ilçeler. benzer sektörden hizmet almaları.Alt Yöre Odağı: İzmir Büyükşehir Belediyesi [B] Bakırçay Alt Yöresi . Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Tire [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Çeşme [F2] Yarımada Urla Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Kemalpaşa [E1] K.Alt Yöre Odağı: Aliağa [D] Gediz –Nif Alt Yöresi . Tanıtım aşağıdaki gibi listelenebilir: [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresi . Bunların dış sınırları doğal olarak içerdikleri ilçelerin tümünü kapsayacak biçimde çizilmiştir. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi .

Gösterimde ilk sıraya yazılan sektörün yerleşmenin temel faaliyet iş kolu olduğu düşünülmelidir.Şekil 0. perakende ve ticari depolama faaliyetlerine sahip olması esas olarak kabul edilmiştir.4 Mevcut Sektörel Uzmanlaşma Eğilimleri Açıklamalar İzmir ili sınırları içindeki yerleşmelerin mevcut sektörel yapıları. Odaklardaki uzmanlaşma biçimleri şekilde görüldüğü gibi İzmir Büyükşehir Belediyesi dışında kalan ilçe ve belde merkezleri temel kabul edilmiştir. Bir yerleşmedeki ticaret sektörünün kendine ve hinterlandına ait olması. hizmetler–sanayi–ticaret sektörlerinde uzmanlaşmış olduğu söylenebilir. uzmanlaşma odaklanmasının eğilimlerinin yorumlanmasında yardımcı olmaktadır. Turizm sektörünün kendi içinde yaratarak barındırdığı ticari faaliyetler ayrı bir ticaret sektörü olarak tanımlanmamıştır. Diğer sektörler ikili ve üçlü olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum. Strateji planı ile hizmetler ve turizm sektörleri adına gelişmeler olması öngörülmektedir. Her birinin bir temel ekonomik faaliyetli olduğu ancak mutlaka hizmetler sektörünü de içereceği kabul edilmiştir. Yerleşmelerin içinde bulunduğu ekonomik faaliyetler ve istihdam biçimleri. yerleşmelerde tek sektör olma özelliği vardır. İlçe merkezlerinin ve sınırları içinde yer alan beldelerin uzmanlaşma eğilimleri belirlenirken aşağıdaki hususlara dikkat edilmiştir: İlçe merkezleri kendi sınırları içindeki bilgileri temsil etmektedir. toptan. bunların halihazırdaki uzmanlaşma düzeylerini göstermektedir. Yerleşmelere göre uzmanlaşma biçimleri aşağıda ayrıca listelenmiştir. 7 . Beldeler ise kendi ekonomik sektörel yapılarını göstermektedir. Stratejik planın önersinin ise bu eğilimleri yönlendirmesi gerektiği düşünülmelidir. İzmir Büyükşehir Bütünü’nün. Zamanla sanayinin çepellere çıkacağı ve metropoliten merkezin hizmet ve ticaret ağırlığına yöneleceği beklenilmelidir. Yalnızca turizm ve tarımın. metropoliten merkez oluşum eğiliminin doğasında vardır.

B.Ş.Alt Yöreler [A] İzmir B. Çiğli İlçeler Beldeler Uzmanlaşma Eğilim Biçimleri Hizmetler + Sanayi + Ticaret Sasallı Karşıyaka Konak Bornova Buca Kaynaklar Gaziemir Sarnıç Balçova Narlıdere Güzelbahçe Yelki [B] Bakırçay Dikili Çandarlı Tarım + hizmetler Tarım Sanayi + hizmetler Tarım Turizm + hizmetler Turizm + tarım Turizm + ticaret + hizmetler Ayaskent Göçbeyli Bölcek Zeytindağ Yenikent Tarım Tarım Tarım Tarım Tarım Tarım +hizmetler Poyracık Yayakent Tarım Tarım Bergama Kınık [C] Gediz Aliağa Helvacı Yenişakran Foça Bağarası Gerenköy Yenifoça Menemen Sanayi + hizmetler Tarım Turizm Turizm + hizmetler Tarım Tarım Turizm Tarım + ticaret +hizmetler 8 .

Menderes Kıyı Kesimi Menderes Görece Oğlananası Tekeli Değirmendere Gümüldür Özdere Tarım + sanayi + hizmetler Tarım Tarım Tarım Tarım + sanayi Tarım Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + ticaret Tarım Tarım + turizm Tarım + turizm Tarım + sanayi + hizmetler Ayrancılar Çaybaşı Karakuyu Pancar Subaşı Yazıbaşı Tarım Tarım Tarım Tarım + sanayi Tarım Tarım Turizm + tarım + hizmetler Belevi Tarım + ticaret Torbalı Selçuk [E2] K.Alt Yöreler İlçeler Beldeler Asarlık Harmandalı Koyundere Maltepe Seyrek Türkelli Ulukent Emiralem Uzmanlaşma Eğilim Biçimleri Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + sanayi Tarım Tarım Tarım Tarım [D] Gediz . Menderes Kara Kesimi Bayındır Canlı Tarım + hizmetler Tarım 9 .Nif Kemalpaşa Armutlu Bağyurdu Ören Ulucak Yukarıkızılca [E1] K.

10 .Tarım + turizm Tarım + turizm Büyükşehir Belediyesi içinde kalan ilçe belediyelerine ayrıca mevcut sektörel bir tanım getirilmemiştir.Alt Yöreler İlçeler Beldeler Zeytiova Çırpı Uzmanlaşma Eğilim Biçimleri Tarım Tarım Tarım + sanayi + hizmetler Tire Gökçen Ödemiş Kayaköy Zeytinlik Bademli Birgi Bozdağ Kaymakçı Çaylı Ovakent Konaklı Beydağ Kiraz Tarım Tarım + hizmetler Tarım Tarım Tarım Tarım + turizm Tarım + turizm Tarım Tarım Tarım Tarım Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Çeşme Alaçatı Karaburun Mordoğan [F2] Yarımada Urla Kesimi Turizm + hizmetler Turizm + hizmetler Tarım + hizmetler Turizm + Tarım Urla Seferihisar Doğanbey Ürkmez Tarım + ticaret + hizmetler Tarım + turizm + hizmetler . Ancak Büyükşehirden kopan belde belediyelerinin mevcut ekonomik sektörlerin roller. Buralarda İzmir Büyükşehir Bütünü için topluca belirlenmiş olan hizmetler. sanayi ve ticaret sektörlerinin hakim olduğu kabul edilmiştir. belirtilmiştir.

ana limanlar. bu odakların bölgesel yaratıcılık taşımaları nedeniyle birincil önemde olduğu kabul edilmelidir.5 Mevcut ve Tasarı Altyapı Odakları Açıklamalar Stratejik plan döneminde İzmir ili düzeyindeki büyük altyapı odaklarının uzun vadeli kararlar da gözetilerek kesinleştirilmesi. 2003 – 2012 dönemini için tüm altyapı odaklarının uygulama ve yaşama geçme programlarının kesinleştirilmiş olması. şekil 5’te görüldüğü gibi makro altyapı odaklarının mevcut olanlarının. askeri hava meydanı ve stol hava alanları olarak bir dağılım gösterdiği izlenmektedir. Bir stratetik plan çalışmasında makro altyapı odaklarının belirsizliklerinin sürdürülmesi düşünülemez. Kesinleşmemiş ve tasarı düzeyinde kalmışların en önemlileri ise bölgesel-ülkesel nitelikli Kuzey Ege Limanı ile ana demiryolu yolcu ve marşandiz garlarıdır. en akla yatkın olan alternatiflerin ivedilikle etüt edilip sonuçlandırılması zorunludur. sivil hava meydanı. Bütün bunların yanı sıra ulaşım koridorlarının bu kesinleşmiş odak noktalarına göre geliştirilmesi ve uygulama programlarına konulması da kaçınılmaz görülmelidir. demiryolu istasyonları. diğerlerinin ise tasarı düzeyinde oluşları açısından araştırma konusu edilmeleri gerekmektedir.Şekil 0. İzmir İli’nin envanterine bakıldığında. Bu noktadan hareketle. bu tür odakların bir bölümünün bugün var oluş biçimleriyle. 11 . Bu amaçla.

öngörülen strateji planının mekansal şemasının geliştirilebilmesi için mevcut koridor envanterinden hareketle öneri bir ulaşım koridorları şebekesinin de oluşturulması düşünülmüş bulunmaktadır. şekil no 6’da görüldüğü gibi. uzun mesafe denizyolu. bölgelerarası güzergahlar işaret edilmiştir. Bu nedenle ilerideki bölümlerde görüleceği gibi. 12 . Koridorların sınıflaması. Kısa ve uzun mesafeli ulaşım koridorlarının bütünleşemediği ve ilin ulaşım şebekesinin bugün için henüz projelendirilip dengeli yatırımlarla tanımlanamadığı görülmektedir. koridorların şehirsel-bölgesel faaliyet alanları ve altyapı odakları ile birlikte ele alınıp tasarlanamaması halinde gelişme stratejisinin kurgulanamayacağı da bilinmelidir. karayolu ve demiryolu ortak.Şekil 0.6 Mevcut Ulaşım Koridorları Açıklamalar İzmir ili içinde ulaşım koridorlarının mevcut durumları da inceleme konusu edilmiştir. havayolu ve kısa mesafe havayolu olarak tanımlanmış. karayolu. Bu durumun gelecekte de sürdürülmesi.

Şekilde odaklar. mevcut ve öngörülenler olarak strateji planı döneminde durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. mevcut ve strateji planı ile öngörülenler olarak iki grupta gösterilmiştir. 13 . Strateji planının. Seferihisar’da ise çiçekçilik amaçlıdır. Kesinleşmemiş ancak adı geçmekte olan bazı OSB’ler ise eğer strateji planınca dönem içinde ele alınmaması öngörülmüş ise yukarıdaki şekilde gösterilmemiştir. Strateji planı ile öngörülen odakların ise kesin yer ve konumlarıyla büyüklüklerinin hesaplanması çalışmanın konusu dışındadır.7 Mevcut ve Öngörülen Makro Üretim. ticaret ve hizmet alanlarının. Faaliyette olan OSB’ler ile proje çalışmalarının herhangi bir aşamasında olup henüz hizmete alınmamış olanlar mevcut olarak kabul edilmiştir. Açıklamalar İzmir il sınırları içindeki makro ölçekli üretim. Öngörülen OSB’ler.Şekil 0. mevcut olanların işlevlerini sürdürme biçimleriyle yenilerinin yaşama geçirilmesi konusundaki öngörülerinin bu aşamada oluşturulması gerektiği düşünülmüştür. Ticaret ve Hizmet Odakları • Öngörülen odakların konum ve büyüklükleri 1/25000 ölçekli planlarla kesinleştirilmelidir. Bu nedenle durumlarının 1/25000 ölçekli planlarla kesinleştirilmesi gerektiği not olarak belirtilmektedir. Bu konudaki politika eksikliklerinin giderilmesinin sağlanması strateji planın işlevlerinden biri olacaktır. Belevi’de mermercilik.

1/25000 ölçekli çevre düzeni nazım imar planlarıyla öngörülmesi beklenilen makro üretim. • Mevcut yerleşim odakları ve strateji alt yöreleri için ekonomik sektörlere göre öngörülen uzmanlaşma biçimleri. • Kesinleştirilmiş olmaları varsayılan tasarı makro alt yapı odakları.8 Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması A 14 .1. • Öngörülen ulaşım koridorları.2 Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması Çalışma için geliştirilen yöntem gereği elde edilen ikinci temel çıktı. kıyı kesimi ve İzmir Körfezi. ticaret ve hizmet odakları. Bu şemanın aşağıdaki içerikte oluşması düşünülmüştür. • Korunması öngörülen doğal – kültürel alanlar. Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması A. • Yerinin ve gelişme akslarının kesinleştirilmesi. Şekil 0. • Strateji plan döneminde işlevini sürdürecek makro altyapı odakları. Plan Dönemi İçin • Öngörülen Sektörel Uzmanlaşma Biçimleri ve • Öngörülen Makro Proje Odakları’nı içermektedir. strateji plan dönemi için “bütünleşik mekansal strateji şeması”dır.9.

özel plan koşullarıyla korunması sağlanacak alanlarla birlikte belirlemektedir.Urla Kesimi Tarım Tarım Turizm Hizmetler Hizmetler Strateji planının mekansal öngörüleri iki ayrı şemada anlatılmıştır. A şeması alt yörelerin sektörel uzmanlaşma öngörüleriyle makro proje odaklarını birlikte tanımlamaktadır. Menderes Kıyı Kesimi [E2]K.Strateji Plan Dönemi İçin Etkileşim Alanı ve Önem Sıralamasına Göre Alt Yörelerin Öngörülen Sektörel Uzmanlaşma Biçimleri Önem Düzeyi İl Dışına 1 2 3 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 1 2 3 Etkileşim Alanı İl İçine Alt Yöre İçine Hizmetler Ticaret Strateji Alt Yöreleri [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Hizmetler Hizmetler Ticaret Ticaret Turizm Tarım Turizm Ticaret Hizmetler Sanayi Tarım Turizm Hizmetler Tarım Sanayi Tarım Sanayi Turizm Ticaret Tarım Sanayi Tarım Sanayi Turizm [B] Bakırçay Tarım Sanayi Hizmetler [C] Gediz Sanayi Tarım Turizm Tarım Hizmetler [D] Gediz-Nif Tarım Sanayi Tarım Sanayi Turizm Tarım Hizmetler Tarım Hizmetler [E1] K. A ve B şemaları şekil 8A ve 8B’de gösterilmektedir. B şeması ise öngörülen ulaşım koridorlarını ve makro ulaşım odaklarını.Çeşme Kesimi Turizm Hizmetler [F2] Yarımada . Menderes Kara Kesimi Tarım Sanayi Ticaret Turizm Turizm Tarım Ticaret Sanayi Hizmetler Turizm Tarım Hizmetler Tarım Hizmetler [F1] Yarımada . 15 .

otoyol sisteminin ise çevre yolları ile birlikte ele alınıp dönemin birinci yarısında tamamlanmalıdır. yerel yollarla sağlanmalıdır. Ancak E2 alt yöresinde mevcut demiryolu güzergahları birleştirilerek karayoludemiryolu ortak güzergahı ile bu yörede ulaşım ayrı bir yaklaşımla hızlandırmalıdır. Her iki şemanın ayrıntılı gösterim tablosu ayrıca verilmektedir. 16 . Plan Dönemi İçin • Öngörülen Ulaşım Koridorları. • Mutlak Korunacak Özel Koşullu Alanları içermektedir. Her iki koridordan kurulacak bağlantı sistemleriyle strateji alt yörelerinin erişimi. Şekil 0. Bölünmüş karayolu ile demiryolu sisteminin ortak bir koridorda uzun yol güzergahlarıyla birlikte geliştirilmesi. dönem sonuna kadar İzmir ili sınırları içinde karayolu ağının kademelenme belirsizliklerinin giderilmesiyle ilgili öngörüleri içermektedir.Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması B.9 Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması B Şekil 8 B’deki strateji şeması. • Ulaşım Makro Altyapı Odakları.

BÜTÜNLEŞİK MEKANSAL STRATEJİ ŞEMASI . BÜTÜNLEŞİK MEKANSAL STRATEJİ ŞEMASI . Çeşme. Nemrut.B Karayolu + Demiryolu Ortak Güzergahı Karayolu güzergahı Denizyolu Havayolu ÖNGÖRÜLEN ULAŞIM KORİDORLARI MUTLAK KORUNACAK ÖZEL KOŞULLU ALANLAR ( Akarsu Tarım Havzaları + Orman + Sit Alanları + Kıyı Kesimi + İzmir Körfezi ) Alansal Koruma Öncelikli Çizgisel Koruma 17 .A ALT YÖRELERİN İZMİR İLİ DIŞI İÇİN ÖNGÖRÜLEN SEKTÖREL UZMANLAŞMA BİÇİMLERİ Hizmetler+Ticaret+Turizm Tarım+Turizm+Ticaret+Hizmetler Sanayi+Turizm+Tarım+Hizmetler Tarım+Sanayi Tarım+ Sanayi+ Turizm+Hizmetler Turizm+Hizmetler Tarım+Turizm+Hizmetler ÖNGÖRÜLEN MAKRO PROJE ODAKLARI (MAKRO ÜRETİM + TİCARET + HİZMET ODAKLARI .GÖSTERİMLER ŞEKİL 8 A. Dikili) Ana Yolcu Garı Teknoloji Geliştirme Merkezi (Teknopark) Expo –Fuar Alanı İmalat ve Ticaret Bölgeleri (İTO) Serbest Bölgeler Uluslar arası Hava Meydanı Stol Hava Alanları (Turizm + Ticaret +Hizmetler) ŞEKİL 8 B.ALTYAPI ODAKLARI ) Metropoliten Aktivite Merkezi Metropoliten Aktivite Alt Merkezleri Ağır Sanayi Bölgesi Organize Sanayi Bölgeleri Kuzey Ege Limanı (Çandarlı) Ana Limanlar (Alsancak.

alt merkezler. Bunlardan ilki sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş olup yukarıda anlatılan durumun en açık tarifidir. Bunu yaparken o toplumun tam bir bütünlük içinde olması gerekmektedir. ağ üzerinden doğrudan bağlantı kurarak bu kademelenmiş sistemin dışına çıkma ve ulus devletlerin denetleyemeyeceği kendi dinamiklerini yaratma olanağına erişmiştir. Sermayenin yığılmacı politikasından vazgeçilen ve yayılmacı politikaya geçilen bu süreçte teknoloji üretmek ve bilgiyi satmak. Bu husus dışa açılım konusunda da başta gelen bir değerlendirme yöntemidir.1 İdari Yapı Önerileri 1970’lerde yaşanan dönüşümler evrimini hala tamamlayamamış yeni bir düzen yaratmıştır. Stratejik hedefler bu hususların değerlendirilmesiyle belirlenmektedir. Sonuçta yukarıda söz edilen yerelleşme kavramı ile ulus devlet sınırlarının aşınmasına engel olunurken yeni oluşan denetim mekanizması ile regülasyon sağlanacak ve potansiyeller daha sağlam temellerde. klasik olan yerleşmeler arası kademelenme sistemlerinin işlerliği giderek azalmaktadır.2. fordist üretimden esnek üretime. 9. Başka bir deyişle böyle bir denetim mekanizması artık klasik yöntemlerle kurulamayacaktır. Bu tür sorunların üstesinden gelinmesi için strateji plan çalışmasında bir dizi araç önerilmiştir. programlı bir şekilde geliştirilerek globalleşme sürecine eklemlenebilme daha kolay sağlanacaktır. Aksi taktirde demokrasi seçim günü işleyen bir sistem olmaktan kurtarılamaz. Burada kritik olan süreç ulus devletlerden küreselleşmiş dünyaya geçiş sürecidir. Ancak bununla beraber. Ayrıca kendi bütünlüğünü kuramayan bir devletin. geri kalmış dünya ülkelerinin potansiyellerinden yararlanmak hedeflenmiştir. Ancak uygulama aşamasında karşılaşılan engeller hedeflere erişimde zaman ve koordinasyon kaybına neden olmaktadır. Aşağıda bürokrasiyi engellemek ve de planlama alanı içinde yer alan strateji alt yöreleri arasında iletişimi sağlayacak öneriler yer almaktadır. farklı alanları da etkilemiş ve bunlara ilişkin farklı tanımlar da yaratmıştır. Coğrafi uzaklıkların caydırıcı etkisinin azaldığı günümüzün bilgiye kolay ulaşılabilirlik ortamında (cyberspace). modernist düşünceden postmodernist düşünceye ve ulus devletlerden küreselleşmiş dünyaya geçiştir. yerleşmelerin denetim mekanizmasını yeniden yapılandırmak için demokratikleşme sürecine daha çok katılımın sağlanması ve yerleşmelerin dinamiklerinin yerinde değerlendirilerek ön plana çıkarılması söz konusu olacaktır. mesafelerin kalktığı bu yeni temsil şemasında bir yer edinebilmesi ve global sermayenin hareketliliği ile baş edebilmesinin imkanı kalmadığı gibi ulus devlet kavramı da aşınır. Bu şekilde tek bir kurumun hükmünde ya da tek bir 18 .2 Plan İçin Öngörülen Araçlar İzmir’in planlı gelişimi için gerekli olan hususların başında veri tabanı oluşturulması gelmektedir. bu değişim. Zira. Bunlar. Bu sürecin tam olarak ne olduğu hakkında farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Bu şekilde mikro düzeye inilecek ve iktidarın daha çok paylaşılması yolu ile yerel yönetim olgusu güçlenecektir.9. Mikro düzeye inebilmek için yurttaşlar adına temsili yönetimden ziyade yurttaşların öz yönetimi ilkesini kabul eden ve demokrasiyi güçlendirme çabalarına dayanan katılımcı tarzda siyaset yöntemi ile modern toplumla bağdaşan yurttaş kurumları yaratmak gerekmektedir. Böyle olunca. Sektörel hedefler de bu bazda ele alınmalıdır.

kaynakların optimum seviyede kullanılmasını hedef alan stratejik plan çalışması. ciddi bir atılım yapacak kapasitededir. daha küçük bir insan topluluğunun onları yönetmeye çalışırken yaptığından çok daha az hata yapar. günden güne. etkin bir şekilde. Bu noktada Machiavelli’nin “Çokluk genellikle prensler kadar hatta onlardan daha zekidir.” sözlerine değinmek yerinde olacaktır. İzmir. İzmir’in öne çıkarılmasını modern kurumlarla sağlamak anlamında bu türden yapılanmalar olumlu sonuçlar doğuracaktır. sadece merkez kanalıyla değil. birçok kamu ve özel kesimin harekete geçirilmesi ile elde edilecek gerekli finansmanın. Söz konusu modern yurttaş kurumlarını yaratmak. bunları en iyi. ait olduğu bölge ve ülke bazında gelişebilecek hatta ulusal anlamda ciddi ilerlemelerin yaratılabileceği bir dünya şehri olmaya adaydır. yerel odakların güçlü olması durumunda bir çıkar ortamının oluşması ile sonuçlansa bile. fiili ve resmi olarak da bir zemine oturmaktadır. Dolayısıyla.bireyin elinde olan söz ve uygulama hakkının bir başka deyişle iktidarın paylaşılması söz konusu olacaktır. yatırım olanaklarını arttırması ve mahalli idarelerin işleyişini düzenlemesi açısından global gelişmeleri daha sıkı takip edebilmeyi ve teknolojik gelişmelere dolayısıyla rekabet piyasasına daha kolay eklemlenebilmeyi sağlamasına katkı koyması ve bu tür yapılanmalara bir örnek teşkil etmesi açısından olumlu etkileri olacaktır. Bu amaçla. alanın gerek kendi potansiyellerini harekete geçirecek ve gerekse çevresindeki potansiyelleri değerlendirecek ortamın yaratılmasını sağlamaktadır. karardan etkilenecek kişi ve kurumları olabildiğince devreye sokan. 19 . boyut olarak. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi Bu amaçla. potansiyelleri itibariyle mekansal ve sektörel çeşitlilik açısından yatırım kapasitesi yüksek olan ve bu potansiyellerin etkin olarak değerlendirilmesi sonucunda. bir yerleşmenin kendi gelişmesine ivme kazandırması için ne yapması gerektiği ve gelişmesini programlı bir şekilde kaydetmek için bütün işlevler yan yana geldiğinde hangilerinin yapılmasının gerektiği. kim olacağı sorularını cevaplamak gerekir. öncelik sırası belirlenmesiyle doğru işlere kanalize edilebilmesinin sağlanması durumunda. Bir başka deyişle. halka karşı duyarlı.” ve Roosevelt’in “Sıradan insanların çoğunluğu. Her şeyi merkezden beklemeyen bir sistemde. maddesinde belirtilen “Büyük yerleşim birimleri için özel yönetim biçimleri geliştirilebilir” ibaresine de dayanılarak İzmir için bu tarz bir yapılanmayı sağlayacak sistemi kurmak. karar alma süreçlerine katılmalarını sağlayan yapılanmanın ne. ES-Kİ adıyla önerilen Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi kurumunun. onlara danışan. yukarıda değinilen gerekçeler kapsamında yerel dinamiklerin daha programlı ve etkin bir şekilde öne çıkarılması. Bunun için mevcut gelişme eğilimleri ile uyumlu bir planlama ve uygulama idaresi esas alınmıştır. Dolayısıyla belli bir grubun toplumu yönetmesinden ziyade her bir bireyin yönetilmek yerine yönetici olması yoluyla yerelleşme sağlanır. kendi sınırları içinde. sadece merkezin üstünlüğü bir takım yerlerin gelişmesini sağlarken diğerlerinin gerilemesi sonucunu doğurabilir. Böyle bir mantıkla ve anayasamızın 127. verimli.

iletişim. toplumun tüm kesimlerinin bilgi. özel sektörü çeşitli araçlarla desteklemesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır. katılımcılığı desteklemek olmalıdır. geliştirdiği makro modeller ile ekonomik ve sosyal politikaların uzun dönemli etkilerini tahmin etmek. sulama gibi teknik ve sosyal alt yapı ve hizmetlerinin sağlanması. Kamu kesimi için öngörülen rol. Küreselleşme kavramı içinde kamu kesimi. ekonomik modeller. ülke ekonomileri. bu konularda uluslararası kuruluşlarla 20 . kurumsal yapıyı düzenli ve iyi işler hale getirmek için kamu kesimi ve özel sektörü harekete geçirecek. Kamu kesimi ve özel sektörün. sosyal yapıların ve hizmetlerin temin edilmesine. çevre politikaları ve benzeri konularda araştırmalar yapmak. bölgesel entegrasyonlarla ilgili gelişmeleri ve stratejileri izlemek ve bunlara yönelik alternatifler hazırlamak. Her iki tariflenmiş yapının da diğer örneklerine nazaran daha uygulanabilir olduğunu söylemek mümkündür. ulusal ve uluslararası stratejiler. enerji. kalkınma planlarının makro dengelerini oluşturmak. gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerle girişimciliği. dünya ekonomisi. doğal ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesidir. kamu sektörünün. kalkınmanın ve gelişmenin olmazsa olmaz koşulları olan. teknoloji ile bilimi kullanacak ve bunları bölgesel strateji olanaklarında en iyi şekilde değerlendirecek bir kurum oluşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla. alt yapı sağlama yanında teşviklerle.Bölgenin verimli kaynak kullanımının planlanması için kamu kesimi katkısının yanı sıra. İzmir Ticaret Odasında Bölgesel Kalkınma Ajansı önerilerinde görülmüştür. kalkınma planlarının uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek. eğitim. yıllık programların hazırlanmasına katkıda bulunmak. Benzer kapsamda bölgesel kalkınma konusunda ortak stratejik hedefler belirlenmesini amaçlayan Bölgesel Kalkınma Ajansının kuruluşuna yönelik hukuki altyapının oluşturulması ve Devlet Planlama Teşkilatının desteğinin sağlanması. Kamunun asıl rolü. yöre insanı ile yöre içi ve dışındaki sivil toplum kuruluşlarının plan alanındaki teknik. sağlık. Buna rağmen. işgücü ile yönetsel ve mali kaynaklarının en iyi şekilde kullanılması gereklidir. bölgenin kurum ve kuruluşlarının yanı sıra İngiltere ile işbirliği içine girerek İngiltere’de Türkiye-AB İş Geliştirme Merkezinin kurulması olumlu bir yaklaşımdır. ulaşım. deneyim. önerinin ciddi şekilde ele alındığının delili olarak görülmektedir. sanayileşme. İzmir Ticaret Odasının Bölgesel Kalkınma Ajansı kuruluş çalışmaları kapsamında 2002 yılı içindeki girişimleri ve Bölgesel Kalkınma Projesinde. ekonomik. Ülkesel stratejilere dayanılarak İzmir İl Genel Meclisi denetiminde planlanacak Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi. sanayi yatırımlarını doğrudan üstlenmemelidir. işletilmesine ve geliştirilmesine çeşitli modellerle ve teşviklerle katılımları sağlanmalıdır. örneğin İzmir Kuzey Aksında sermaye dağılımının fiziki mekanda yayılmasından oluşan farkların büyüklüğü ve girişimcilikteki tereddütler. teknoloji. Bu kurumların örnekleri günümüzde Doğu Anadolu Projesinde GAP Ekonomik Kalkınma Ajansı. Stratejik planda ise bu yapıya benzer bir yapılaşma İzmir için tariflenmiş ve dinamiklerine göre kurgusunda değişliklere uğratılmıştır.

temas ve müzakerelere katılmakla görevli olmalıdır. Ayrıca. ekonomik kalkınmanın yanı sıra sosyal ve siyasi gelişmeyi de beraberinde getirecektir. örgütlenmenin yaygınlaştırılması. bölge planlarında olması gereken ve sürekli öneminden bahsedilen teşkilatlardır. Bölgenin küresel pazar imkanlarını sektörler itibariyle araştırmak. görev alanına ivme kazandırmak ve bunun için de girişimciliğin teknoloji ve yenilik yaratmaya dayalı felsefesi ile dinamizmini harekete geçirmesi gerekmektedir. gerekçeler belirlemek. örgüt yapısı itibariyle Ticaret ve Sanayi Odalarının ağırlıklı olarak içinde bulunduğu kamu yetkisine sahip bir kuruluştur. üniversitelerin aktif katılımına da önem verir. yabancı girişimcilere. politikalar üretmek. yurtiçi ve yurtdışı staj olanakları sağlamak. gerekse idari anlamda hiyerarşisi şematik bir yöntemle verilmiştir. Söz konusu kurum ve ileride kurulabilecek benzer kurumlar.) hazırlamak. • • • • • • 21 . İl Genel Meclisine bağlı Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin. İşlevi itibarıyla yetki alanı içinde girişimcilik kültürünün geliştirilmesi ve özel sektörün kalkınma sürecine katkısının artırılmasına katılımcı bir gelişme aracıdır. Broşür vb. • Beş Yıllık Kalkınma Planları ve Yıllık Programlara sorumluluk alanlarında yatırım. bu konuda yabancı yatırımlar için tanıtım dokümanları (CD. ES-Kİ’nin ekonomik gelişme bazında. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi (ES-Kİ) olarak adlandırdığımız bu kuruluşun temel anlamda görevlerini maddeler halinde sıralamak algılama bakımından daha açık bir yöntem olacaktır. Bölge dahilindeki yatırım olanaklarını ayrıntılı olarak tespit etmek. plan uygulamalarında etkinlik sağlaması da büyük önem taşımaktadır. Yabancı firmaların bölgedeki yatırımlarında teknik danışmanlık hizmetleri vermek. altyapı temini. Bu oluşum. öneriler oluşturmak ve bunların hayata geçirilebilmesi için ilgili kamu kurumlarıyla işbirliği yapmak. Bunların dışında yetki alanında insan kaynaklarının geliştirilmesi. bu çalışmaları. bölge sanayicisine ve yatırımcısına sunmak. teklif ve programlarını tanıtmak ve plan dönemi içine alınmasını sağlamak. stratejiler geliştirmek. Bölge içindeki Kalkınma Planlarının ve Yıllık Programlarının öngördüğü alanlarda mesleki eğitim programları düzenlemek. yetki alanının kalkınmasına yönelik çeşitli projelerin uygulanmasında. Kitap. Yetki alanının ulusal ve uluslararası çapta tanıtım ve lobi faaliyetleri için çalışmalarda bulunmak. Bu hususlara bağlı olarak Şekil 1 ve Şekil 2 de gerek ES-Kİ’nin kendi iç yapısı. tesis kuruluş yeri alternatifleri sunmak. Şehirsel gelişme ve kırsal kalkınmanın sağlanması için stratejiler belirlemek. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve finansman gibi etmenler de düşülmelidir. ES-Kİ. hedef piyasalarda tanıtım faaliyetlerini gerçekleştirmek. yönlendirmek.

bölge firmalarını da bu imkanlardan yararlandırılarak pazarlama olanaklarının geliştirilmesi amacıyla sanal fuarlara katılımlarını sağlamak ve bizzat düzenlemek. finans kurumlarından alınacak kredi ya da diğer bir kaynaktan gelecek para karşılığı şirketlere danışmanlık yapmak. Teknoloji İzleme ve Değerlendirme Başkanlığı. • • • • • Görevleri yukarıda sayılan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi. teknolojiyi kullanması ve potansiyel yatırım konularındaki rolü ekte önerilen şekillerden de anlaşılacağı gibi idari yapılarla belirlenmiş ve bir dil birliği oluşturulmaya çalışılmıştır. Aşağıda bu birimlerin kapsama alanları belirlenmiştir. Bölgeye yatırım yapmak isteyen ve elinde “fizibil” proje bulunan yatırımcıya bölgede bir yer sahibi olana kadar. kuruluş organizasyonunu yapmak. Firmalarının elektronik ortamda ticaret yapmalarından hareketle. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve benzeri kurumlarla işbirliği yaparak sektörel bazda teknoloji projeleri hazırlamak.• Büyük şirketler ve konsorsiyumlar kurulmasına öncülük etmek. Kredi temini için. web sitesi/siteleri kurarak firmaları bilgilendirici değişik dillerde dokümantasyon hazırlamak. gerekse ülke dışında çalışmalarda bulunmaktır. piyasa yaratmak. finans kaynakları yaratmaya yönelik gerek ülke içinde. İzmir ili genelinde uygulama imkanı bulduğu takdirde izlediği yolla ve kendi iç şeması içinde bölge ve ülke için yararlı bir gelişim kurumu olacaktır. Ana hizmet birimleri olarak tanımlanacak birim elemanları Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin sorumlu öğeleridir. Yatırımların ödemeler dengesini kurmak için. Finansman Dairesi • • • • Yıllık programların dahilinde makro ekonomik dengelerini oluşturmak. teşvik işlemlerinde yardımcı olmak. Kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunmak. ES-Kİ’nin İzmir’deki yönlendiriciliği. Elektronik ticaretin geliştirilmesi ile ilgili firmalara destek vermek. 22 . değişken ekonomik durumları izlemek ve değerlendirmek. teknik ve teknolojik bakımdan yön verici olmak. Yapılacak veya öneri olarak getirilen projeler için maliyet-fayda hesabı yapmak ya da yapılanları incelemek. danışmanlık hizmetleri vermek. Bölgenin teknoloji ve yenilik kapasitesini artırmak amacıyla TÜBİTAK. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi Örgüt Şeması Bu teşkilatın kendi içinde bulunan altı dairesi ve her bir dairenin görevleri özetlenmiştir.

kamu yatırım programını/programlarını hazırlamak. sanayileşme. gelişimleri takip ederek yorumlamak. ekonomik anlamda kurumsal ve hukuki düzenlemeler ile ilgili görüş vermek. • Stratejik Araştırmalar Dairesi • İzmir ilinin bölgesel anlamda mevcut ve öneri bölge planlarına uyum sağlaması için gerekli makro hedefleri oluşturup bunları politik anlamda strateji halinde mekana uygulayacak kararlar üretmek.• Politika önerilerinde bulunmak. uygulama aşamasındaki sorunları çözmek.) çalışma ve araştırmalar yapmak ve dolayısıyla. Dünya ekonomisi. Kalkınma planlarının uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek. geliştirdiği makro modeller ile ekonomik ve sosyal politikaların uzun dönemli etkilerini tahmin etmek. Planlar dahilinde gelişmeleri izlemek ve alternatifler hazırlamak. bunları revize etmek. sosyal sektörlerle ilgili olarak ileriye dönük hedefler oluşturmak. uygulamayı yönlendirmek. uluslararası finansman kurumları ile kontak içinde olmak ve yeni kaynak arayışlarında yön gösterici olmak. İktisadi sektörlerde proje geliştirme ve değerlendirme. teknoloji. Avrupa Birliği’ne üye ülkeler başta olmak üzere diğer dünya ülkelerindeki sektörel ve genel stratejileri incelemek. çevre politikaları ve benzeri konularda araştırmalar yapmak. • Sektör analizleri yapmak ekonomik ve sosyal anlamda Beş Yıllık Kalkınma Planları ve yıllık planlarda sözü geçen yatırım olanaklarının İzmir için olanlarında görüş bildirmek ve kendi yaptığı planlarla ve geliştireceği hedeflerle sektörel açıkları kapamak. ikincisi ise Sosyal Sektörler Dairesidir. • • • • 23 . kurumsal ve hukuki düzenlemeler ile ilgili görüş vermek. Bu konuda kamunun yapacağı sosyal yatırımları belirlemek. sanayileşme. Görevleri ise. Sosyal anlamda sosyal sektörlerde (sağlık. • • • Sektör Programları Dairesi Bu daire tek merkez altında iki alt çalışma grubundan oluşmaktadır. ülke ekonomileri. Birincisi İktisadi Sektör Dairesi. yapım aşamasını incelemek. İzmir adına iktisadi sektörlerle ilgili olarak ileriye dönük stratejiler geliştirmek. iç ve dış ticaret politikaları konularında çalışma ve araştırmalar yapmak. ulusal ve uluslararası stratejiler. teşvik ve yönlendirme. Ekonomik Modeller Dairesi • Yöresi adına Beş Yıllık Kalkınma Planlarının belirlemiş olduğu ekonomik anlamdaki sayısal verilerin yorumlanmasında ve yeniden değerlendirilip bir öneri olarak sunulmasında kurucu rol oynamak. eğitim vb.

Alt yörelerden gelen/gelecek projeler Sekreterya ve Genel Müdürlükçe değerlendirilerek yönetim kurulu onayı ile İl Genel Meclisine aktarılacaktır. Bölgede uygulanabilecek yatırım olanaklarının dış örneklerini incelemek. yönetim işleri ile ilgilenecek Valilik tarafından 24 . Vali bu meclisin başkanıdır ve ES-Kİ Yönetim Kurulu ile koordinasyondan da sorumludur. Son değerlendirme ise. • • • Proje Yatırımı ve Analiz Dairesi • • Alan ile ilgili küçük ve büyük ölçekli projeler için kamu ve ekonomik fayda dengesini kurup. makro karar mekanizması olarak kabul edilen DPT’ye gitmeden. Yöresi için geliştirilecek planlarda bölgeyi tümü ile ilgilendiren konularda ve de yerel istihdamın ve girişimciliğin geliştirilmesi çerçevesinde küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin. İzmir ili bütününde İl Genel Meclisi bünyesinde teşkilatlanan kurum planların takipçisi konumunda olup. esnaf ve sanatkarların ve kırsal kesimin sorunlarına yönelik politikalar geliştirmek. orta veya kısa vadeli sorunların çözümü amacıyla ek projeler geliştirmek ve bu konularda yapılacak çalışmaları yönlendirmek. Valilik tarafından yapılmış olacaktır. ES-Kİ yönetim kurulu altında Genel Müdürlüğü ve Sekreteryası organizasyon iç sistemini oluşturmaktadır. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi idari dağılımı günümüz ülke şartlarındaki kurumlarla da ilişkili olacak şekilde tanımlanmıştır. plan. Dolayısıyla alt yöre plan ve önerileri kurumsal bir denetimden geçmekte olacaktır. Uygulamaları takipçi ve yönlendirici olmak. Alt Yöre odaklarında valiliğe bağlı bir planlama biriminin oluşturulması.Bölgesel Gelişme Dairesi • • • İl ve ilçe bazında araştırma ve planlama çalışmaları yapmak. bu projelerle ilgili yatırımları değerlendirip kararlar vermek. Yatırım öncelikli alanları belirlemek ve yörelerin özelliklerini dikkate alarak daha hızlı bir gelişme sağlanması amacıyla gerekli çalışmaları yapmak. Bu alt yöre odaklarının her birinin başında teknik ve planlama işlerinden sorumlu “büro müdürü” olarak görev yapacak. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin İdari Dağılımı ve Çalışma Sistemi ES-Kİ’nin idari sisteminde en üst kademede İl Genel Meclisi ve yönetim kurulunun müşterek çalışması yer almaktadır. Beş Yıllık Planlar başta olmak üzere olabilecek programlı planlarla uyum sağlamak. Böyle bir kurumun verimli çalışması durumunda yapılması planlanan projelerde daha isabetli yerler seçilecek ve maksimum fayda sağlanacaktır. Makro seviyeye aktarılacak kararlarda olduğu gibi İl Genel Meclisi karar ve değerlendirme odağıdır. Yetki alanının hazırlanan planlara yapısal uyum sorunu çekmemesi için ortaya çıkabilecek uzun. planların yerel ölçekten başlaması ve işlerlik kazanması bakımından önemlidir. bağlı birimleri ile yatırımları organize eden bir yapıya sahiptir.

bilgi birikimi sağlayacak. başkanını kendi içinden süreli olarak seçecektir. 25 . Koordinasyon kurulu ile ES-Kİ yönetim organları ilişki olacaktır. Kararlar bu kurulda sonuçlar şeklinde iletilecektir. belediye başkanları ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinden oluşan koordinasyon kurulu bulunacaktır. Aynı şekilde ekip. Belirli aralıklarla toplanan bu kurul. Bu ekip alt yöreye yönelik analitik çalışmaları yapacak. İzmir Büyükşehir Bütününde ise 3030 sayılı yasa kapsamında yer aldığı için Büyükşehir Belediyesince atanacak bir bürokrat teknik büro müdürü olarak görev yapacaktır. sorun ve potansiyelleri belirleyerek öneri projeler geliştirecek düzeyde olacaktır.atanmış bir bürokrat bulunacaktır. bu sistem en üst kademeden gelen tekliflerin de gerekçelerinin incelenmesi olabilecektir. Alt Yöre odaklarında şehirsel kırsal yerleşmelerde görev yapan kaymakamlar. Müdürlüğe bağlı bir Uzmanlar Ekibi de çalışacaktır. Alınan kararlar yerel ölçekten koordinasyon kurulu buna yön veren kurum görüşülecek ve çıkan sonuç onay merciine görüş ve ve Valilik arasında doğrudan bir yönetim organlarına ulaşırken olacaktır. alt yöre koordinasyon kurulundan gelen önerileri de projelendirecek olup.

Şekil 0.10 Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi Örgütsel Şeması İl Genel Meclisi EKONOMİK VE SOSYAL KALKINMA İDARESİ Finansman Dairesi Ekonomik Modeller Dairesi Stratejik Araştırmalar Dairesi Sektör Programları Dairesi Bölgesel Gelişme Dairesi Proje Yatırımı ve Analizi Dairesi Sosyal Sektörler İktisadi Sektörler 26 .

Çiğli. Karaburun Seferihisar.Br.Br. Dikili Gediz Yöresi Aliağa. Torbalı Bayındır.Şekil 0.Br. Selçuk. Karşıyaka.Menderes Kara Kesimi Yarımada Çeşme Kesimi Yarımada Urla Kesimi Menderes. Güzelbahçe. Kınık. Buca. Bakırçay Pln. (Tire) Çeşme-Dilek Yarımadaları Pln. (Torbalı) K. Beydağ Çeşme. (Kemalpaşa) K.Br. Menemen Gediz-Nif Yöresi Kemalpaşa K. Urla 27 . Ödemiş.Menderes Kıyı Kesimi K.11 Ekonomik-Sosyal Kalkınma İdaresi’nin Üst Organizasyonel Şeması ES-Kİ Yönetim Kurulu Valilik ES-Kİ Genel Müdürlüğü İl Genel Meclisi ES-Kİ Genel Sekreteryası Alt Yöre Odakları Alt Yöreler Şehirsel ve Kırsal Yerleşmeler İzmir Büyükşehir Bld.Menderes-II Pln. (Bergama) Gediz Pln.Br. (Urla) İzmir Büyükşehir Bütünü Bakırçay Yöresi Konak. Gaziemir Bergama. Narlıdere.Br.Menderes-I Pln. (Çeşme) Çeşme-Dilek Yarımadaları Pln. Bornova. Foça. (Aliağa) Gediz-Nif Pln. Planlama Br.Br.

Belli bir problemi kendi yaratıcı güçleri ile çözme durumunun söz konusu olabileceği konularda örgüt üyelerinin yaptıkları işe yabancılaşması önlenmiş olacaktır. ES-Kİ’nin kuracağı işleyiş ile projeler ve sorunlar aynı zamanda ve uzman bir ekip tarafından değerlendirileceği için eşgüdüm sağlanacaktır. kurumlar arası iletişimi sağlama. Bu da geleneksel örgütlenmelerde olan tek düze çalışma ortamını. Ülkemizde ortalama otuz yıldır yapılan ve tavsiye olmaktan öteye geçemeyen kalkınma programlarının henüz yapım aşamasında. Bu durum demokratikleşme adına olumlu bir adımdır. denetim. Anayasanın 127. 28 belediyede ayrı ayrı alınan kararlar kimi gereksiz yatırımları hayata geçirirken diğer önemli olanlarının beklemesine hatta yok olmasına sebep olmaktadır. Alt yöre odakları arasında alt-üst ilişkisi kurulmadığı için bu durum demokratikleşmeye katkı getirecektir. İzmir ileriye referans olacak bu yapılanması ile 28 . eğitim ve staj olanakları yaratma gibi eylemlerin olması ES-Kİ’yi hem Ar-Ge çalışmalarını etkin olarak yapan bir kurum haline getirirken. maddesinde geçen “İdare kuruluş ve görevleri ile bir bütündür..Değerlendirme ve Sonuçlar 28 belediyeyi ve bunları birleştiren sekiz alt yöreyi kapsayan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin yukarıda tanıtıldığı gibi kendi iç işleyişinde tutarlı olması ve mevcut sisteme entegre olabilmesinin kolaylığı açısından. örgütlenme. hem de global anlamda modern bir kurum olmasını sağlamaktadır. bu türlü kurumların yatırım planlarına yer vermesi ile tutarlılığı artacak ve işlerlik kazanacaktır. maddesinin sağladığı dayanakla ve kurulması halinde bölge planlarına da işleneceği için uygulanabilirliği yüksektir. projeksiyon. yaratıcı güçlerin kullanılabileceği özgür bir çalışma ortamına bırakmaktadır. Bir başka deyişle hukuki olarak önem verdiğimiz fakat işleyişte eksik kalan katılım kavramı hayata geçmektedir. işbirliği. Yabancı yatırımcıyı çekmek amaçlı stratejilerin üretilmesi ve gerektiğinde danışmanlık hizmeti vermesi de İzmir’in yatırım yapılabilirliğini arttıracak bir faktördür. strateji geliştirme. Sorumluluk alanında destek verme. Sonuç olarak bu türlü düzenlemelerin merkezi yönetimin işleyişine katkı getireceği gibi merkezi yönetimin karşısında bir takım işlevlerin de yapılabilirliğini arttıracak ve bunu savunacak bir kurgu oluşturması hem il bazında hem de ülke bazında gelişimi destekleyici bir ivme olacaktır. Ancak bunun yanı sıra ilçe ve belde belediyelerinin başına buyruk hareket etmesi. Mevcut çerçeveyi zorlamadan kolaylıkla işlerlik kazanabilir.” ibaresiyle de uyuşmaktadır. 3194 sayılı kanunla tanınan Büyükşehir belediyelerinin ilçe belediyeleri üzerindeki denetim yetkisi yerel yönetimlerin özerkliğine ve dolayısıyla demokratikleşmeye gölge düşürmektedir. Zira. siyasi açıdan iktidara yakın olan yerlerde fazla ve gereksiz gelişme sağlanırken diğerlerinin dışlanması ve yerelde güçlü odakların merkezi olma dolayısıyla programsız yatırım yapılması gibi konuların da önüne geçilmektedir. ES-Kİ’nin karar organlarında özel sektör ve kamu kesiminden temsilciler olacağından Anayasanın 123..

İldeki tüm meslek odalarının başkanları ve/veya görevlendirdikleri bir yetkili tarafından oluşacak Yönetim Kurulu. değişkendir ya da sabitlik yoktur. Her bir komisyon kendi ihtisas alanına giren konuyu değerlendirerek yönetim kuruluna gönderecektir. meslek odaları ve bu gibi kamu ve özel teşebbüs kurumlarının kendi içlerinden seçecekleri temsilcilerin belirlenmesiyle oluşacaktır. kamu kurum ve kuruluşlarının çalışmalarının denetlenmesi ve tavsiyelerde bulunulması amaçlanmakta olup. Sorunların yerinde değerlendirilmesini sağlamak ve bunu yaparken de farklı kesimlerin görüşlerini almak. Bu komisyonun üyeleri. Alt komisyonlar çeşitli ihtisas dallarına göre ayrılacaktır. ilçe ve belde belediyelerinin imar ve yatırım programlarını denetlemek ve bunlara öneriler getirmek. sağlık. Gerekli olduğu bütünleştirmek. Şehir Yönetim Birimi kurulması ile ulaşılması istenen ana hedefler: • • • • • • • Halkın yönetime katılmasını sağlamak.finansman açığını kapatacak. yapılan faaliyetlerin amacına göre optimum fayda ile yapılmasını denetleyecek ve gerektiğinde bunun için çalışacak dolayısıyla “yapılacaklara” bir yön verecektir. şehrin üst düzey yöneticilerine halkın isteklerini ve şehrin ihtiyaçlarını iletecek. halkın yönetime katılması da bu yaklaşımı diğerlerinden ayıran en önemli özelliktir. sivil toplum örgütleri. ticaret. Alternatif Bir Yaklaşım Kent Yönetim Birimi Kent Yönetim Birimi kurulması ile İzmir’in önceliklerinin değerlendirilmesi. Büyükşehir. birimin toplanması ve komisyonların aldığı kararların görüşülmesinden yönetim kurulu sorumlu olacaktır. durumlarda yargıya başvurarak idarenin işleyişini Yatırımların gerçekleşmesini sağlamak için finans kaynakları araştırmaktır. Kişilerin veya siyasi grupların baskısını en aza indirerek olması gereken gerçek adımların atılmasını sağlamak. ekonomi. enerji. Sorunların çözümü için üretilen projeleri değerlendirmek ve en verimli olanını tespit ederek hayat geçmesini sağlamak. 29 . sivil toplum bilincini geliştirmek. Bu birimde esas meclis ve alt komisyonlarla ilgili herhangi bir sayı belirlenmiş olmayıp. Bir yönetim kurulu ve çeşitli sayıda alt komisyonlardan oluşmaktadır. şehircilik. turizm. eğitim. başkanını. Böylece. hukuk gibi gerekli görülen alanları analiz edecektir ve yorumlayacaktır. bu birimi oluşturacak tabanın halka yayılması. kendi içinden seçecektir. bütün idari sistemlerin dışında olarak. Bu komisyonlar altyapı. Bu yapılanma. tarım. öncelikli işlevlerin gerçekleşmesiyle canlanacak ve demokratikleşmeye katkı koyacaktır.

Ancak bu ağırlıklarına paralel olarak yeterli kaynak temin edebilecekleri mekanizmalara sahip değildirler. 1995.2’sini. Bu koşullar altında bankaların kredi arzında herhangi bir kriz vb. Mali Kurumlar. yatırımlarını zamanında gerçekleştirebilme. genellikle özkaynaklarıyla büyümeyi tercih etmektedirler. toplam istihdamın % 56’sını ve toplam katma değerin % 24’ünü oluşturmaktadırlar2. ödünç alınan fonlarla finanse edilmektedir.2 Yatırım ve Karar Organizasyonları. finansmanın KOBİ’lerin globalleşmesinde ülkeden ülkeye.124. Şubat Krizinin KOBİ’ler üzerindeki Etkileri ve Çözüm Önerileri. teknolojilerini yenileyebilme ve rekabet güçlerini sürdürebilmede yetersiz kalmaktadır. Küçük ve orta ölçekli işletmeler. Türkiye ekonomisi içinde önemli bir ağırlığa sahiptirler. 1 Geniş bilgi için bkz. Öznur Yüksel-Güven Murat. nedenle ortaya çıkacak azalma. savunucu veya engellemeye çalışıcı bir grubun oluşturulması sağlanacaktır. Banka kredileri gerek istenen teminatların fazlalığı. Finansman konusunda büyük ölçüde banka kredisine bağımlı olunması firmaların faiz oranı dalgalanmalarından büyük ölçüde etkilenmesi sonucunu doğurmaktadır. En önemlisi de yukarıda değinildiği gibi farklı kesimlerin yönetime katılmasıyla katılım olgusu güçlenecek. Türkiye’de imalat sanayi işletmelerinin % 99. Anadolu Menkul Kıymetler Borsası KOBİ’lerin Finansmanına Alternatif Yaklaşım: Anadolu Menkul Kıymetler Borsası Bankacılık sektörü ile özel kesim rezerv talebi arasındaki ilişki. OECD.. kanalize edilmesi ve maliyetlerin finansmanının sağlanması konusunda kaynak yaratılması araştırmaları da faaliyetleri kapsamında yer alacaktır. Çoğu ülkede bankalar birincil kredi kaynağı olduğundan.Bu yaklaşımla merkezi idareye ve yerel yönetimlere. gerekse kredi faizlerinin yüksekliği nedeniyle uygun bir finansman imkanı sunamamaktadır.2. Ancak özkaynakları. uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005). gelişmiş finansal piyasaların varolduğu ekonomilerde. s. s. 30 . KOBİ’ler faiz oranlarındaki yüksekliği dikkate alarak kaldıramayacakları finansman yüklerinin altına girmemekte.4. şehirsel girişimleri ve yatırımları bilimsel ve akılcı bir yaklaşım içinde destekleyici. Ankara. krizin bu işletmeler üzerindeki etkisini şiddetlendirmektedir1. Buna karşılık. büyük firmalar bankalara başvurmaksızın tahvil ve hisse senedi piyasaları aracılığı ile fon ihtiyaçlarını doğrudan karşılayabilmektedirler. Bu nedenle.. Özellikle. küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) kredi ihtiyaçlarını bu kurumlardan karşılamak zorunda kalmaktadırlar. 9. General Inroduction to Environment for SMEs. hane halkı ve firmaların harcamalarının çoğunu banka kredisi kullanarak finanse etmesi ile kurulmaktadır. 2 DPT. 3 Vinde V. gerçekte bankalara bağımlı küçük ve orta ölçekli işletmeleri etkilemekte.P. OECD tarafından yapılan “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Globalizasyonu” konulu araştırmada3. Bunun yanında tıpkı ES-Kİ’de olduğu gibi yatırımların önerilmesi. 2000. halkın “seçim günü” dışında da yönetime dahil olması sağlanacak ve yönetimlerin işleyişleri demokratikleşme adına daha da güçlenecektir. firmaların fabrika ve makine-teçhizata yönelik harcamaları uzun vadeli yapıları nedeniyle.

Pek çok ülkede KOBİ’ler kaynak maliyeti sorununun aşılmasında borçlanmak ve sermaye artırımına gitmek olmak üzere iki ana finansman yolunu kullanmaktadırlar. ulusal pazarın yanı sıra KOBİ’ler için Bölgesel Pazarlar ve Yeni Şirketler Pazarı’nı kurmuştur. Kaynak sorunu KOBİ’lerin piyasa paylarını korumada ve dışa açılmada en büyük sıkıntılarıdır. Bu nedenle yenilikçi ve istihdam sağlayıcı KOBİ'lerin ihtiyaçlarına uygun yapıda. bu piyasaların KOBİ’lerin kaynak ihtiyaçlarını otomatik olarak karşıladığı sonucunu doğurmamaktadır. KOBİ’ler genelde farklı finansman alternatiflerinden yararlanma ve finansman yolları arasında denge kurma konusunda sorunlarla karşılaşırlar. düzenlemelerdeki uygunluk. işlem gören şirket sayısındaki yükseklik. halka arzdan sonra sağlanan getirilerin devamının zorluğu. bankacılık sektörünün sağladığı finansal kaynakların KOBİ’lerin gelişmesi ve büyümesi için yeterli olmadığı görülmüştür. Bu nedenle. Türkiye’de sermaye piyasası KOBİ’ler için yeterince tanınmış bir alan değildir. Şirketin satıcılar. Kurumsal yapı güçlenir. KOBİ’lerin hisse senetlerinin borsada işlem görmesinin başarısı. Yöneticilerin aidiyet duyguları artar. Buna karşın KOBİ’ler halen büyük ölçüde bankalara bağımlı durumdadırlar. ciddi sermaye artırımı. borsada işlem gören şirket yöneticilerinin kısa vadeli karlılığa yönelmek zorunda kalmaları. Bu sorunlar. Türkiye’nin ulusal borsası durumunda olan İMKB. şirketlerin istenmeyen ele geçirme durumları karşısında zayıf durumda olması. KOBİ’leri ve onlara mali destek sağlayanlar arasındaki ilişkileri de etkiler. Geçmiş yılların değerlendirilmesi neticesinde. Ancak. Özellikle Avrupa’daki sermaye piyasaları daha ziyade büyük çaplı işletmelerin kaynak ihtiyaçlarının karşılanmasında etkilidir. büyüme ile varlıklarını devam ettirmede en önemli şartlardan birisi finansmandır. Borsada işlem görmenin KOBİ’lere sağladığı pozitif etkiler şöyle sıralanabilir: • • • • • Borsada işlem görmek ile şirketler prestijlerini artırırlar. yatırımcıların güveni. Borsaların kotasyon ücretleri ve tarifelerinin yüksekliği. KOBİ’lerin yaratıcılık. müşteriler ve bankacılar nezdindeki imajı güçlenir. Satışlarda artış olasılığı yükselir. kamuya aşırı şekilde bilgi sunmak zorunluluğu gibi. dinamik bir sermaye piyasasının oluşturulması gerektiği sonucuna varılmaktadır. 31 . yüksek likidite. borsanın getirisi ve karlılığına bağlıdır. borsada işlem görmenin KOBİ’ler üzerine getirdiği ek yükümlülükler de vardır. Bu gelişmenin sonucunda büyük çaplı işletmeler kaynak temininde bankalara bağımlı olmaktan kurtulmaktadırlar. etkin işlem sistemi. Sermaye piyasalarındaki gelişmeler.firmadan firmaya değişik oranlarda olmak üzere en büyük engel olduğu ortaya çıkmıştır. Oysa sermaye piyasaları KOBİ’lerin finansman sorunlarını piyasa mekanizması içerisinde çözebilecek tek alan durumundadır.

mevcut ve muhtemel yatırımlara sunulacak hizmetleri geliştirme şansları gibi unsurlar önemle dikkate alınmalıdır. İMKB’ye kote olmuş şirketlerin yaklaşık %20’si İzmir ve Ege Bölgesi şirketlerinden oluşmaktadır. Yüksek likidite daha iyi fiyatlama imkanı sağlar. menkul kıymetler borsalarına olan güveni sarsabileceğinden. şirket kalitesinin yanı sıra önemli bir diğer konudur.) henüz istenilen seviyede gelişememişlerdir. Kurumsal yatırımcı olarak nitelendirilebilecek kurumlardan bir kısmı (SSK. Kamu oyu iyi ve kötü haberleri dikkate almakta. işletmelerin yeni sermaye artırımı. küresel ekonomiye entegrasyon kolaylıkla sağlanabilecektir. KOBİ’lerin halka açılma ve borsada işlem görme ile amaçladıkları ve beklentileri. Bağ-Kur v. finansal ve ekonomik büyüklük İzmir’de mevcuttur. ancak kötü haberlerin etkisinin şiddeti daha yüksek olmaktadır. Kurumsal yatırımcıların diğer bir kısmı ise (özel emeklilik sigortası fonları v. KOBİ’lerin sermaye piyasalarına katılımı ile Türkiye ve Avrupa merkezli şirket evlilikleri ve ortaklıkları için kurumsal yapı gelişecek. Ekonomik durgunluktan büyük şirketlerin hisse senetlerine göre küçük ölçekli işletmeler daha fazla etkileneceklerdir. Mali tablo ve sermaye standartları ile bağımsız denetim yaptırılması zorunluluğu geleceğinden. Beklentilerde boşluklara düşülmemesine özen gösterilmelidir. sermaye piyasasındaki yatırımları dışlamaktadır. küçük ölçekli şirket hisselerinin işlem görmesi. 1885 yılından itibaren faaliyetlerini başarıyla sürdüren bir Ticaret Odasına ve 1892 yılından itibaren de Ticaret Borsasına sahiptir. girişimci yetiştirme geleneğine ve gelişmiş ulaşım-iletişim altyapısına sahiptir. kayıt dışı ekonominin kayda alınması olanakları güçlenecektir. İzmir. Ulusal borsada işlem gören şirketlerdeki başarısızlıkların veya kottan çıkarmaların artması. KOBİ’lere finansman sağlamak amacıyla bir 32 . KOBİ’lere yönelik bankacılık kredileri sermaye piyasası mekanizması ile rekabet edeceğinden. Türkiye’nin gerek ekonomik potansiyel gerekse mevduat hacmi açısından üçüncü büyük ili konumundadır. Ayrıca bu kuruluşların sermaye piyasalarına yatırım yapmalarını teşvik edici düzenlemeler yeterli değildir. piyasanın ortalama işlem hacmini düşürücü etkide bulunacaktır. Bu nedenle istenmeyen durumların önlenebilmesi için ana pazarlar ile KOBİ hisselerinin işlem gördüğü pazarların ayrılması gerekir. Bu nedenle. bu işletmelere özgü kredilerdeki faiz oranlarının düşmesi beklenebilecektir. Türkiye’de KOBİ hisselerine yatırım yapılmasında ve likidite kazandırılmasında karşılaşılabilecek sorunlardan biri de kurumsal yatırımcı eksikliğidir. KOBİ’lerin finansmanı amacıyla bir ihtisas borsasının kurulması olumlu sonuç verecektir. Diğer yandan kamu iç borçlanma gereğinin yol açtığı kamu menkul kıymetlerindeki yüksek faiz politikası. Menkul kıymetler borsasının kurulması ve başarıyla faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan yatırımcı profili. Bu da KOBİ’lerin finansmanını sağlamayı amaçlayan borsanın dikkat etmesi geren bir konudur.b.Likidite. Normal olarak işlem gören şirket sayısı ile piyasanın likiditesi arasında yakın bağlantı bulunmaktadır. Bu nedenle.) yoğun bir mali kriz içerinde olduğu için yeniden yapılandırılma ihtiyacı içerisindedirler. Büyük olasılıkla yeni kurulmuş ve küçük ölçekli şirketlerde kottan çıkarmalar daha fazla olacaktır.b.

1992 yılında ülke çapında başlatılan bu reformun yarattığı zemin üzerinde yeni piyasa.Anadolu Menkul Kıymetler Borsası kurulması için İzmir ideal bir konumdadır. İZTO’nun Ege Bölgesini de içerecek şekildeki finansal potansiyelini değerlendirme çalışmaları bu bağlamda bölge kalkınması için gerçekçi bir modeldir. 33 . Zaten bu doğrultuda İZTO’nun 1987-96 döneminde finans kesimine yönelik çalışmaları bir reform olarak önümüze yeni ufuklar açmıştır. kurum ve araçların birbirine eklenmesi yoluyla İzmir Ege Bölgesinin çağdaş bir finans merkezi olacaktır.

10. B. İkinci grupta : • • • Öngörülen ulaşım koridorları. yer almaktadır. İşlevini sürdürecek mevcut makro altyapı odakları. Bu üçünün arasındaki ilişkiler açısından temel varsayım. B grubunda bağımlı değişkenlerin. C grubunda sınırlayıcı parametrelerin yer alacağı düşünülmelidir. A. A grubunda bağımsız değişkenlerin ve talep yaratıcılarının. Üçüncü grupta : • • Korunması gereken doğal-kültürel alanlar. Makro üretim ve hizmet odakları. Kıyı kesimi ve körfezin kullanım koşulları. POTANSİYELLERİN OLASI ETKİLERİ VE HEDEFLERİN STRATEJİ PLANINA Strateji şemasının öngörüleri. Kesinleştirilmesi gerekli tasarı makro altyapı odakları. Birinci grupta : • • Ekonomik faaliyet sektörlerine ve konut yer seçim alanlarına göre mekanda öngörülen uzmanlaşma biçimleri. karşılıklı ve dengeli olarak birbirlerini yönlendirecek üç gruptaki karar ve uygulama ortamından oluşmaktadır. 1 . C.

Bunun dışında. freze. gerek iç gerekse dış pazara hitap etmektedir.1 Sanayi Organize Çiçek İhtisas Sanayi Bölgesi (OÇİSB) Ege Bölgesinde kesme çiçek üretimi İzmir merkezli olup. Kurulması düşünülen organize çiçek ihtisas sanayi bölgesinde: • Üreticiler için istedikleri büyüklükte örtü altı ve açık sera alanları.6 trilyon TL (4. 10. En fazla üretilen ürün karanfildir. Bunun dışında her iki kooperatife de üye olmayan pek çok üretici bulunmaktadır. İzmir genelinde örtülü ve açık seralarda yaklaşık 250 hektarlık bir alanda üretim gerçekleşmektedir. Sektör. solidaga. Kesme çiçek sektörü karlı ve cazip bir sektör olmasına karşın İzmir’li kesme çiçek üreticileri bazı olanaksızlar nedeni ile bu potansiyeli yeterince değerlendirememektedir.5 trilyon TL’ye (yaklaşık 6 milyon dolar) yaklaşmaktadır. Yurt çapında hizmet veren iki çiçekçilik kooperatifinin İzmir’de 2. hem iç pazar. İki kooperatife bağlı olan üreticilerin 1999 yılındaki toplam ihracatı 1. starliçe. Türkiye’deki kesme çiçek üretiminin yaklaşık % 50’si İzmir’de üretilmektedir. OÇİSB’nin hayata geçirilmesiyle birlikte. Urla.1 Ekonomik – Sektörel Etkiler Çalışmanın yöntemi gereği ekonomik-sektörel kestirimler ve makro gösterge kabuller planın bağımsız değişkenleri olarak ele alınmıştır. iklim yönünden üretim için uygun şartlar içeren ilde kesme çiçek üretimine yönelik talep de yoğun derecedir. Yelki. hem de ihracat merkezi olarak yerini alabilir. Ulamış.2 milyon dolar) olmuştur. 24 milyar dolarlık bir pastayı ifade eden uluslararası kesme çiçekçilik pazarından İzmir ve Türkiye’nin daha fazla pay alabileceği düşünülmektedir. sümbülteber gibi kesme çiçek çeşitleri gelmektedir. glayör. 2000 yılında bu rakam 2. Torbalı ve Dikili yörelerinde yoğunlaşmaktadır. Balçova. Görüldüğü üzere İzmir’in üretim yelpazesi son derece geniştir. Seferihisar. Antalya ihracata. şebboy. gerbera. 1970’li yıllarda başlayan kesme çiçek üretimi il genelinde İnciraltı. Karanfilden sonra gül. 2 . Zeytinalanı. Yalova ise iç pazara yönelik olarak düşünüldüğünde İzmir hem üretim. Antalya’dan sonra en önemli ikinci merkez durumundadır. gypsophila. Gümüldür. su.2 trilyon TL (yaklaşık 2.9 milyon dolar) olurken. Toprak.000 kişiye iş sahası yaratmaktadır. lisıantuj. kasımpatı. her iki kooperatife bağlı olmadan bir takım aracılar vasıtası ile gerçekleştirilen ihracat tutarı da 2. Menderes. lilyum.500’e yaklaşan üyesi bulunmaktadır. Narlıdere.1. Kuşçuluk. Kesme çiçek üretiminde İzmir. Böylelikle ilimizden 2000 yılında yaklaşık 5 trilyon TL (9 milyon dolar)’lık bir ihracat gerçekleşmiştir. bu üreticilerin ailesi ve çalışanları ile birlikte ilde 30.10.

• Kalite-sağlık-standardizasyon standardizasyon merkezi. merkezleri. yeni üretim teknikleri geliştirecek. Bu merkezler. Üniversite ve Sanayi-Ticaret İşbirliği ve AR-GE Çalışmaları Türkiye’de Ar-Ge çalışmalarının yetersiz olduğu bilinen bir gerçektir. Buna karşın ArGe için yurtdışına yılda yaklaşık 2 milyar dolar ödemektedir. Bunlardan biri. • İhracat mezatı. üniversite tabanlı bir araştırma grubundan oluşmakta ve bu grup. internet. Ar-Ge’ye ne kadar az önem verildiği çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. verimliliği artırmaya yönelik çalışmalarda bulunacak araştırma-geliştirme merkezi. sıcak – soğuk su. başlangıç için gerekli parayı sağlamakta ve bu desteğini beş yıl (ama. Üniversite-sanayi ortak araştırma gereksinmesinin. çöp ve atık toplanması vb. bilim ve teknolojinin belli alanlarında sanayiye [merkeze işlemlerinin yapılacağı zirai karantina ve 3 . Ya da Türkiye’deki yaklaşık 60. Alt ve üst yapı imkanlarının. bu gereksinmenin karşılandığı yeni kurumsal yapılar yaratması doğaldır.000 araştırmacıya tahsis edilebilecek yıllık 33 bin doları yabancı araştırmacılara kaptırmak anlamına gelmektedir. sağlık. en çok beş yıllık bir süre sonunda. yurt içi ve özellikle yurt dışı pazar araştırmalarının yapılacağı bir danışma merkezi. • Soğuk hava depoları. temel araştırmalarla birlikte. • Üretim planlamasının. National Science Foundation (NSF) tarafından desteklenmektedirler. • Konumlanarak üyelerin hizmetine sunulacaktır.000 yabancı araştırmacının yıllık istihdam ücretini ödemesi demektir.• Üreticiyi bilgilendirecek. "Her merkez. ABD'de görülen SanayiÜniversite Ortak Araştırma Merkezleri'dir. güvenlik. Bu amaçla jeotermal potansiyeli yeterli düzeyde olan alanlar değerlendirmeye alınabilir. Bu. gübreleme hastalıkla mücadele ve diğer teknik konularda her türlü hizmeti verecek. ilaçlama. sanayi şirketlerinin desteğiyle ayakta durur hale getirmektir. telekom. Burada temel politika. Böylece ısıtma maliyetleri en az düzeyde olacaktır. • Tüm faaliyetlerin tekelden yönetildiği ve organizasyon sağlayan idari ve teknik bir merkez. hizmetler temin edilmelidir. NSF. Sürekli destek. Türkiye’nin. teknolojik gelişmelerden haberdar edecek. her yıl 20. jeotermal ısıtma. Türkiye’de alınan patent sayısının Japonya’nın binde biri kadar olduğu düşünülürse. danışmanlık hizmeti verecek. giderek azalan bir oranda) sürdürmektedir. elektrik. Kurulacak Çiçek Organize Sanayi Bölgesinin ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanılması esas kabul edilmektedir. bu merkezlere üye olan sanayi şirketleri ve yerel yönetimlerden (eyalet yönetimlerinden) gelmektedir.

Üniversitelerde yapılan yüksek teknoloji çalışmalarından özel sektör genellikle haberdar değildir. Ege Bölgesi Sanayi Odası yanı sıra başta Yaşar Holding.katkıda bulunan kuruluşların taleplerine] yönelik uygulamalı araştırma projelerini de yönetmektedir. Ciddi bir sermaye yatırımını gerektiren anonim şirket yapısındaki Teknoparklar. İzmir üniversitelerinin yanısıra bazı sanayicilerin de bulunduğu. Teknoloji Geliştirme Bölgesi gösterilmektedir. Dokuz Eylül Üniversitesi. katma değeri yüksek üretim yapan. İzmir’deki teknoparak çalışmaları. sosyal ve kültürel olanaklar sunulacaktır. Üniversitelerse bu aksaklığı gidermek üzere merkezler oluşturmaktadır. Nedeni de. önemli güçlüklerle karşı karşıyadır. ülkemizin uluslararası platformda rekabet gücünü arttırmakta kullanması beklenmektedir. Ege Biracılık gibi sanayi kuruluşları da yer almıştır. iş arayan değil iş kuran mezunlar yetiştirilmesi ve tek cümleyle özetleyecek olursak üniversitelerin bilgi birikimini ve altyapısını. Ege Yatırım. Önce Ege Üniversitesi içinde planlanan teknopark. İTAŞ'ın ilk inkübatör binası 1991 yılında tamamlanmış ve faal hale gelmesi ise 1995 yılında mümkün olmuştur. Tansaş. Örneğin. Bunun en önemli örneği Ege Üniversitesi EBİLTEM’dir. İzmir'de kurulacak söz konusu Teknoloji Geliştirme Bölgesinin temel amacı olarak: • Ar-Ge girişimciliğini özendirici bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerinde bulunmak • Katma değeri yüksek ürünleri üretmek üzere ileri teknolojileri geliştirmek • Yerel hammadde kullanan. Halihazırda İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Kampüsünde bir İnkübatör binası tamamlanmış durumdadır. teknoloji ithal etmek yerine teknoloji üretmenin yaratacağı faydaların henüz farkında olmayan sanayi kuruluşlarını bilinçlendirmeyi ve AR-GE kurumlarıyla sanayi işbirliğini sağlamayı amaçlamaktadır. EBİLTEM. Örneğin teknoparkın yer sorunu tam olarak çözülememiştir. Çalışmalar." İzmir için Ar-Ge sürecini canlandıracak en önemli girişim olarak. ileri teknoloji kullanan. TÜBİTAK ve ODTÜ gibi güçlü bir ortağın olmayışıdır. Ticaret Odası. daha etkin ve Üniversite-Sanayi işbirliği. daha sonra alanın yeterli alan olmayışı nedeniyle Dokuz Eylül Kampüsü içine alınmıştır. Teknoparkla. üniversitede yürütülen araştırmaların ekonomik değere dönüşmesi. Üniversitelerin laboratuar olanakları ve gelişmiş alt yapısı teknolojinin gelişimi için kullanılacak ve ayrıca Ar-Ge firmalarına yüksek standart. İzmir'deki teknopark çalışmaları. Çimentaş. İzmir Belediyesi. kurucu heyetinde Ege Bölgesi Sanayi Odası. daha çok araştırma. İTAŞ'ın ortakları arasında Ege Üniversitesi. daha çok iyi niyet ve özel çabalar ile yürütülmektedir. 1988 yılında İTAŞ-İzmir Teknopark Ticaret AŞ’nin kurulması ile başlamıştır. üreten şirketlerin kurulmasını ve büyümesini desteklemek 4 . İstanbul ve Ankara'ya göre daha karmaşık ve daha sorunlu olarak yürümektedir.

Kurulmuş olan 5 . otomotiv. Diğer taraftan yazılım alanında işgücü.000 bilişim uzmanı açığı olduğundan söz edilmektedir. İzmir için önemli ölçüde gelecek vaad etmektedir. tıbbi malzemeler. telekomünikasyon. Türkiye'nin de yazılım pazarında düşük maliyetle piyasaya çıkması olasıdır.000 bilişim profesyoneli çalışmakta ve her sene 60. enformatik sistemleri mühendislikleriyle bilgisayar bilimlerinin uzmanlık. sinerji yaratmak olması beklenmektedir. Bu bağlamda 2001 yılında İzmir’de kurularak eğitim vermeye başlayan İzmir Ekonomi Üniversitesi bir ilke adım atmış ve Bilgisayar Mühendisliği Fakültesi bünyesinde kurmuş olduğu Bilgisayar ve Yazılım Bölümleriyle disiplinler arası bir eğitim felsefesi ortaya koymuştur. Ana ilkesinin güçlü teknik altyapısıyla takım çalışması. Hindistan'da halen 860 civarında yazılım firmasında 280. ekonomi. AR-GE çalışmalarını yapacak şirketlerin ihtiyaç duyacak ortamları yaratmak ve destek vermek • Ar-Ge birimlerinin bir arada bulunmasını sağlayarak. Dünyada ABD dışında bilişim alanında teknoloji üretebilen diğer ülkelerin başında İrlanda. Bu bölgede yer alması gereken stratejik alanlar ise: elektronik. Özellikle Yazılım Mühendisliği Bölümünde bilgisayar.• Bölgede bu yönde çalışma yapan. Almanya ve Hindistan gelmektedir. Zira bu ülkelerde büyük bir eleman açığı bulunmaktadır. Bu bağlamda. Avrupa ve Japonya'da bir milyon bilişim uzmanına gerek duyulacağı tahmin edilmektedir.000 yeni mezun bilişim sektörüne katılmaktadır. yönetim. İsrail. konfeksiyon. makine imalatı. Sahip olduğu kaynakları itibarıyla Hindistan’dan çok daha iyi bir yerde olan Türkiye bu ülkeleri yakalayabilecek kapasitedir. Bu kadar çok sayıda bilişim elemanı yetiştirince. yazılım. İzmir üniversitelerinin yazılımcılık ve yazılım mühendisliğine daha fazla önem vermeleri gerektiği açıktır. bunları belli dar alanlarda uzmanlaştırmak ve düşük maliyetin verdiği avantajı kullanarak çok sayıda uzmanı kadroda tutarak yazılım siparişlerini ekonomik fiyatlarla ve en az onun kadar önemli bir faktör olan süratle üretmek ve müşteriye teslim etmek piyasada çok önemli bir avantaj sağlamaktadır. ilaç ve özel kimyasallar. agro besin. işletme ve sosyal bilimlerin de katkısıyla mezunlarının sektörde aranan mühendisler olmasını sağlayacak bir eğitim programı oluşturmuştur. Bunların bir kısmı Hindistan’da sektöre katılırken bir kısmı da zorlanmadan dış ülkelerde işe başlamaktadır. Yalnız ABD'de 320. Mühendislik prensiplerinin en yüksek standartta yazılım tasarımı ve kurulmasında yetiştirdiği mühendislerin Üniversite ile Sanayi ve Ticaret işbirliğinde büyük katkısı bulunmaktadır. Sözü edilen alanlardan yazılım geliştirme. Türkiye'deki işgücü maliyeti. İzmir de bu kapasitede hak ettiği yeri alabilir. tekstil. toplam maliyetin yaklaşık % 80'ini oluşturmaktadır. birbirleri arasındaki etkileşimi artırıp. bilgi ve deneyimlerini bir potada birleştirerek ve matematik. gıda. gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında yaklaşık % 60 daha ucuz olduğuna göre. iletişim ve yaratıcılığın uygulandığı bir üst yapıyı sanayi-ticaret işbirliğine sunmak olduğu görülmektedir. toprak ürünleridir. Hindistan’ın bu konuda söz sahibi olması dikkat çekicidir. Donanım tasarımı ve üretimi açısından baktığımızda Türkiye'nin pazara girebilme ve rekabet etme şansının olmadığı söylenebilir.

çoklu işletim sistemlerinin kullanımı ve kullanım ortamlarının geliştirilmesi. kamudan toplanan tasarrufların ve diğer kaynakların ekonominin ihtiyaçlarına uygun şekilde etkin olarak kullanımını amaçlayan bankacılık sistemi. Özellikle eğitim programının son yılında tamamıyla proje. 1980’lere gelindiğinde. Bilindiği üzere. Mikro Finansman Kuruluşları Burada İZTO tarafından geçtiğimiz yıllardan bu yana üzerinde çalışılan Anadolu Menkul Kıymetler Borsasının finansman ihtiyaçlarına çare olabileceği düşünülen mikro finansman modeli üzerinde durulacaktır. Grafik kullanıcı ara birimlerin tasarım ve uygulamaları.Yazılım Geliştirme Takımları bu konuda hazır potansiyel olarak belirlenmektedir. bazı 6 . aynı zamanda kredi ve tasarruf gibi finansal hizmetlere erişimi olmayan kişileri sisteme kazandırarak mali piyasaların derinleşmesine katkıda bulunan bir sistem olarak da görülmektedir. mevcut kaynaklarını genel olarak teminata dayalı geleneksel kredilendirme yöntemleri ile kullandırmaktadır. Ayrıca. uygulama gereksinimlerinin çözümlenmesinde ve uygulama ihtiyaçlarının karşılanmasında sistem mimarisi belirlenmesinde. Gelir seviyelerinin düşük olması itibarıyla. küçük çiftçi kooperatifleri. Ancak. Mikro finansman yalnızca kişilerin gelir düzeyini artırmak için kullanılan araçlardan biri olmayıp. teminat olarak gösterecek varlığı olmayan ve bankaların potansiyel müşteri kitlesi dışında bırakılan grupları desteklemek amacıyla pek çok ülke sübvansiyon politikaları uygulamıştır. Zira stratejik planlama alanı içinde olduğu gibi Batı Anadolu’da benzer eğitimi uygulamalı olarak yürüten başkaca bir eğitim kurumu bulunmamaktadır. Düşük gelir gruplarına ve mikro girişimci sayılabilecek esnaf ve sanatkarlara Halk Bankası “ihtisas” ve “kooperatif” kredileri adı altında mikro finansman kapsamına girebilecek finansal hizmetleri sunmaktadır. Ziraat Bankası. mühendislik tasarım uygulamalarını hayata geçirecek programlara sahip olunması kısa dönem içinde İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi kapsamında özellikle Sanayi-Ticaret işbirliğine yönelik inkübatörlerin kurulmasını gerekli kılmaktadır. mevcut bankacılık sisteminden yararlanabileceklerin sayısında da artışa yol açabileceği dikkate alındığında. değişik kurumsal yapılar altında uygulanagelmektedir. tasarım ve yazılım mühendisliğinin ihtisas alanlarına yönelinmesi önemli bir güç olarak görülmelidir. esnaf ve sanatkar kooperatifleri. düşük gelirli hanehalklarına ve düşük gelirli çiftçilere ulaşma konusunda potansiyele sahip bir diğer kurumdur. sübvansiyonlu kredilerin gerçekten amacına ulaşıp ulaşmadığına yönelik eleştiriler ile sübvansiyonlu ve hedefe yönelik kredi programlarının kredi kayıplarına yol açması piyasa tabanlı çözümün bir parçası olarak mikro finansman yönteminin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Mikro finansman hizmetleri yoluyla gelir seviyesinde kaydedilebilecek bir artışın. Hazine Müsteşarlığı tarafından yetkilendirilen ikrazatçılar (borç veren kişi veya kuruluşlar) da formal hizmet sunucular arasında sayılabilirler. mikro finansman sisteminin bir bütün olarak ekonomiye katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Mikro finansman Türkiye için yeni bir kavram olmayıp.

özellikle gelişmekte olan ülkelerde uygulama alanı bulan mikro finansman yönteminin öncelikle hukuki altyapısını oluşturarak bu alandaki oluşumlara yol açmak zorunda olduğu görünmektedir. düşük gelirli kişilere sürekli gelir elde edebilecekleri bir istihdam alanı sağlamaktan çok mevcut durumdaki finansman ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik kamu politikasının bir parçası olma niteliğinin ağır bastığı gözlenmektedir. • Bu kurumların banka oldukları varsayımından hareket etmekte ve mevduatı korumayı hedeflemektedir. Bolivya (PRODEM/BancoSol) gibi mikro finansman yaklaşımının yaygın olarak uygulandığı bazı bölgeler karşılaştırıldığında. Ancak. • Kredi aksaklığını gidermeye dönük olarak düşünülen bu kurumlar normal bankalar gibi Kurumlar Vergisine tâbi tutulmuşlardır. aile bireyleri. komşular. 7 . Bu cezalar 2 ile 10 milyar arasında değişmektedir. sıkı aile bağı ve dayanışması gibi sosyo-kültürel nedenlerden dolayı Türkiye’de arkadaşlar. özellikle Anadolu Menkul Kıymetler Borsasının mikro finans kurumlarından etkin bir şekilde yararlanabilmesi için aşağıdaki hususların gözden geçirilmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Türkiye’deki mikro finansman faaliyetlerinin “sübvansiyon” kimliğini muhafaza ettiği. • Taslak. Cezaların çokluğu esnekliği azaltmakta ve uygulamalardaki başarıyı düşürmektedir. Endonezya (Bank Rakyat). Bu durumda söz konusu tüm kısıtlamalar ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca gelir dağılımındaki sorunlar dikkate alındığında. Bu itibarla.meslek odalarının oluşturduğu yardımlaşma sandıkları gibi bir çok örgütlenme biçimi mevcuttur. kurucular arası pay edinimleri konusunda da bir dizi kısıtlama getirmektedir. mevcut uygulamalar ile Bangladeş (Grameen Bank). Ancak. Taslağın 13. ülkemizde geleneksel bankacılık faaliyetleri yanında. Dolayısıyla da tasarı bir yığın kısıtlama ve yasaklarla doludur. bu kurumların Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı modern para vakıfları şeklinde kurulmalarına da izin verilmelidir. bunların sayısı ne kadar fazla olursa alt gelir gruplarına o kadar fazla finansman sağlanacağı açıktır. sayısı konusunda bir tahmin yapmanın güç olduğu “tefeciler” gibi oldukça fazla sayıda informal mikro finansman sunucularının olduğunu belirtmekte fayda vardır. münhasıran mikro finansman hizmeti sunmak üzere oluşturulmuş mikro finansman kuruluşlarına da ihtiyaç bulunmaktadır. Oysa. • Mikro finans kuruluşlarına en az 5 trilyon TL ödenmiş sermaye şartı getirilmektedir. maddesi cezalarla doludur. Latin Amerika (ACCION). Giderek küreselleşen bir finansal ortamda kalkınma ve büyüme arzusunda olan bir ülke olarak Türkiye’nin gelişmiş finansal piyasaların temel düzenleme ilkelerini takip etmesi gerekli hale gelmiştir. Gelenekler. Oysa. Bunun sonucu olarak da çok az sayıda mikro finans kurumu kurulacaktır. Bu kurumlara tüm vergi ve benzeri yüklerde özel kolaylıklar getirilmelidir.

hem de işletmelerin kaynak kullanım etkinliği ve verimliliği izlenebilecektir. uzmanlığı yetersiz görevlilerin bulunması. % 40’tan fazlasının 40 yaş ve üzerinde olması. Bahsi edilen yardımcı kuruluşlar. bürokrasiden çekinme ve kendi sorununu kendi çözme eğilimi gibi nedenlerden dolayı. tüm nedenlerin kökeninde yatmaktadır. Türkiye gerçekleri. atamalarda siyasetin etkisi. İşletmecilerin yarısından fazlasının lise ve daha altı eğitime sahip olması. yardımcı kuruluşlarla KOBİ’ler arasında ciddi bir iletişimsizlik söz konusudur. Sık sık değişen koşullarla birlikte bu ihtiyaçlar yenilenmelidir. işletmelerle yardımcı kuruluşları bünyesinde bulunduracak bir bilgi ağının kurulmasına bağlıdır. İhracatçı Geliştirme Etüt Merkezi (İGEME) ve Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) gibi kurumlar bulunmaktadır. Son olarak da verilen hizmetlerden yararlanma ve memnuniyet durumları izlenmeli ve buradan elde edilecek bulguları kullanarak hizmetler yeniden ele alınmalıdır. yardım alabileceğine inanmama. Böylece hem iletişim sağlanacak.Yardımcı Kuruluşların Yardımlarını Etkinleştirme İçine düştükleri sorunların çözümünde ve Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) geliştirme amacına dönük olarak Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB). KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu destek ve yardımlara ilişkin görevler. O halde KOBİ’lerin çok düşük oranda yardımcı kuruluşlara başvurmasının oldukça ilginç nedenleri olmalıdır. asıl görev yardımcı kuruluşlara düşmektedir. gerekli desteği sağlayabilecek görevlerle donatılmış durumdadır. ilginç olmaktan öte. bu kurumların görev tanımlarında bulunmaktadır. ülkemizdeki özel sektör girişimlerinin sorunlarına çözüm getirebilecek. konunun ülke ekonomisi açısından ve ülke koşullarına uygun olarak organize sanayi bölgesinin tipini ortaya çıkarmayı zorunlu hale getirmiştir. Her iki yanlı olarak sorunların giderilebilmesi için. Ancak İzmir’deki KOBİ’lerin % 95’ten fazlası bu kurumlardan herhangi bir yardım almadıklarını belirtmişlerdir. Organize Sanayi Bölgeleri Yer Seçimi Analizleri ve Gelişim Trendleri Ülkemizde ilk uygulaması Bursa’da başlayan ve bunu takiben yaklaşık bütün il merkezlerinin organize sanayi bölgesi kurmak yarışına girmeleri. Bu tanıtım periyodik olarak tekrar edilmeli ve işletmecilerin güveni kazanılmalıdır. Tüm bunların etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi. kendilerini tanıtma yetersizliği. Konuya. Ayrıca KOBİ’lerin yapıları dikkatle izlenmeli ve sık sık güncelleştirilmelidir. Günümüze dek kurulmuş olan ve 8 . çok büyük bir çoğunluğun limited şirket olması gibi gerçeklerin ortaya koyduğu sorunlarını tespit edilememe veya gecikmesi. işletmelerin ihtiyaçlarını belirleme ve anlama eksikliği gibi nedenler ön plana çıkmaktadır. hizmet ettiği kesimi iyi tanımaması. Burada KOBİ’ler ve yardımcı kuruluşlar arasında ciddi bir iletişim probleminin bulunduğu açıkça görülmektedir. yardımcı kuruluşlar açısından baktığımızda. Bunun yanında işletmecilerin ihtiyaçlarının çok dikkatli bir şekilde belirlenmesi de büyük önem taşımaktadır. Buna göre. öncelikle kendilerini çok iyi bir şekilde tanıtmalıdırlar. Ancak. yardım almış örneklerin hemen hemen olmayışı.

01. Bu bölgeler yabancı yatırımcıyı teşvik edici bir içeriğe sahiptir. teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek. araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörleriyle işbirliği sağlanarak. küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamaktır. Dolayısıyla yukarıdaki donatıları sağlayan İzmir şehir ve çevresi bu açıdan olumlu kaynaklara sahip bulunmaktadır.Ülke ekonomisinin gelişmesinin ve teknoloji transferini sağlamak. Bu kanunun amacı. Bu nedenle özellikle son yıllarda organize sanayi bölgesi tanımlamaları. Dünyanın en büyük pazarlarından biri olan ABD’ye mal satmanın avantajlarına karşın bu ülke de kendi avantajlarını koruma durumundadır. teknolojik bilgiyi ticarileştirmek. yatırımları teşvik etmek. AR-GE merkez veya enstitülerinden birinin bulunmasıdır.Türk sanayinin teknoloji seviyesini ve rekabet gücünü arttırmaya yönelik Teknoloji Geliştirme Bölgeleri kurulması 26. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin diğer bölgelerden temel farkı. kurulması için öngörülen bölgenin bulunduğu ilin sınırları içinde üniversite. yüksek teknoloji enstitüsü. yerel otoriteler tarafından saptanan ve ABD tarafından belirlenen ve kabul edilen bölgedir”. yurtdışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişimini arttırmak amacıyla 19.2001 gün ve 4691 sayılı kanunla kabul edilmiştir. üretim maliyetlerini düşürmek. üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek.06. üretim ve istihdamı arttırmak. 1. ürün kalitesini veya standardını yükseltmek. Bu doğrultuda organize sanayi bölgeleri dışında. 3. “ Belli oranlarda İsrail ve Ürdün girdisi içermek kaydıyla üretilen malların ABD pazarına gümrüksüz. 1976 yılından bu yana gelişmiş ve gelişmekte 9 . 2.Nitelikli Sanayi Bölgesi ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması Uygulama Yasası’nda ve bu anlaşmaya dayanarak İsrail ile Ürdün arasında yapılan anlaşmalarda tanımlandığı şekliyle. Ülke sanayinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek.2002 tarihinde Endüstri Bölgelerine yönelik 4737 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir.kurulma aşamasında bulunan organize sanayi bölgeleri ülkenin sanayileşmesinde önemli görevler üstlenebileceğini kanıtlamıştır. Yörede ARGE ve sanayi potansiyelinin olması gerekliliği de aranmaktadır. Bu bölgelerde üretilecek ürünlerin ABD’de daha iyi pazara giriş koşulları sağlamak ve iki ülke arasındaki ticareti güçlendirmek amacıyla ülkemizde kurulması amaçlanmıştır. Konu aynı zamanda iki ülke dış işleri bakanları müsteşarları 2002 yılı şubat ayında eş başkanlıklarında gerçekleştirilen ekonomik ortaklık komitesinin önemli gündem başlığı olmuştur. üniversiteler. 2003 yılı içinde ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması adı altında Türkiye İsrail arasında da bir nitelikle sanayi bölgesi oluşturulmasına ilişkin yasa tasarısı kongreye sunulmuştur. sanayinin ihtisaslaşma içine girmesi ve bölgesel farklılıklardan ötürü tanımsal değişikliklerin ortaya çıkmasını zorunlu hale getirmiştir. vergisiz ve kotasız girebileceği. Kota ve yüksek vergi tarifesiyle bunu sağlamanın yanında. Kalkınma plan ve programlarında ve hükümet programlarında da organize sanayi bölgelerine büyük önem verilmiştir. verimliliği arttırmak.

Ancak gıda sektörünün şu anda faal durumda bulunan Kemalpaşa ve Tire Organize Sanayi Bölgelerinde de sanayi türleri olarak kabul edilmektedir.4 doluluk oranında ve 350 işyeri sayısına sahip Tire’nin de % 4. rantabl bir yatırım olmadığı ortaya çıkmaktadır. Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgesi Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgesi. gıda sektöründe yatırım yapacak endüstrilerin ve ekolojik ürün sektöründe yatırım yapacakların bir araya toplandıkları üretimden ambalaja kadar lineer gelişmelerin amaçlandığı bir bölge olarak planlanan bu bölge yer seçimi yapılmış ancak prosedürler açısından henüz onaylanmamış durumdadır. Bayındır merkezi nüfus profilinde ilçe bazında 1980 ve 1990 yıllarında iki önemli düşüş gözlenmiştir. İşte Nitelikli Sanayi Bölgeleri’nde ABD ile gümrüksüz alışveriş yapılabilecek mallar GSP adı altında bir ürün listesi oluşturarak üretilmekte ve bu liste dışındaki mallar ABD tarafından alınmamaktadır. 10 . Ayrıca Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi başta süt mamulleri olmak üzere gıda sektörünü de kapsamaktadır. Ayrıca satılacak ürün hem GSP’ye tabi ürünler listesinde hem de GSP’den yararlanan bir ülke kaynaklı olacaktır. Ürünlerin çeşitliliği gelişmiş ülkelerde daha fazla olurken gelişmemiş ülkelerde ise daha az olmaktadır. Bu durumda Bayındır nüfus kaybına uğramaktadır. 2003 yılı 1 Temmuzundaysa ABD Başkanı imzaladığı bir bildiriyle Türkiye’ye 130 milyon dolarlık ek GSP hakkı kazandırmıştır. 150 işyeri sayısına sahip olup 15. Kaldı ki Tire ve Bayındır arasının fiziksel mekandaki yakınlığı da bu aşamada Bayındır’a yapılacak bir organize sanayi bölgesi yatırımının uzun vadede gerçekleşmesinin olumlu olduğunun diğer bir kanıtıdır. Buna ek olarak Bayındır’da çiçek konusunda ihtisaslaşması planlanan Bayındır Çiçek Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır.olan ülkelere önceden belirlenmiş bir ürün listesi kapsamında “Genelleştirilmiş Preferans Sistemi” (GSP) uygulamaktadır. 2005 yılında faaliyete geçmesi planlanan Ödemiş Organize Sanayi Bölgesinin de planlamaya alınmış olması Bayındır Organize Sanayi Bölgesinin gıda konusunda ihtisaslaşmış olduğu düşünülmesine rağmen yatırımı başka bir bölgeye kaydırdığı düşünülmektedir.000 kişilik bir işgücü potansiyeli yaratacaktır. Bayındır Çiçek Organize Sanayi Bölgesinde çiçek üretimi dışında herhangi bir faaliyetin yapılmasına izin verilmiyor olması ihtisas organize sanayi bölgelerinin bir örneğidir. Nitelikli Sanayi Bölgesi’nde pazarlanacak ürünün % 35’inin ülkenin kendi kaynaklarıyla yapılmış olması gereklidir. Bu denli nüfus kaybına uğrayan bir ilçede yapılacak bir yatırımın yakınındaki Ödemiş ve Tire Organize Sanayi Bölgeleri düşünüldüğünde geri planda kalmaktadır. 301 işyeri sayısına sahip Kemalpaşa’nın % 56. Doğal artışa göre 2020 yılı projektif nüfusu yaklaşık 27-28 bin kişi olacağını göstermiştir. Doğrusal Nüfus Kestirim Modeline göre merkez ilçe nüfusu 1990 nüfus sayımındaki değere 2020 yılında eriştiği görülmektedir. Buna bağlı olarak münferit kuruluşlar GSP ile ABD’ye son dönemlerde 437 milyon dolar tutarından fazla mal satmışlardır.5 doluluk oranında olduğu bilindiğinden Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgesinin ekonomik konjöktürler dikkate alındığında kısa ve orta vadede gerçekleştirilmesinin.

Zira organize sanayi bölgesi kuruluş ve yer seçimi yöntemlerinin en önemlisi ulaşım olanaklarıdır. Ulaşım olanakları açısından sıkıntılı bir konumda bulunması bölgenin cazibe odağı olmasını yakın ve orta vadede zorlaştırmaktadır. Tire Organize Sanayi Bölgesinin dahi yatırımlarını tam bitirmemiş olması kısa vadede bölgenin faal duruma geçemeyeceğini göstermiştir. İzmir’e 120 km uzaktaki bu şehir yakınında kurulacak olan organize sanayi bölgesi 1.600-5. tarım makineleri.5 kilometre uzakta olmak durumundadır. Fazla bir göç alma potansiyeline sahip olmayan Ödemiş’in 2020 yılında 1. Kiraz Organize Sanayi Bölgesinde yer alacak işletmeler için bu iki ters yöndeki taşıma giderlerinin en az olduğu noktayı bulmak güçtür. Ağırlıklı sektörleri süt mamulleri. Hammaddenin işletmeye getirilme maliyeti düşük olsa bile mamulün işletmeden pazarlara taşınması Kiraz koşullarında içinde bulunduğumuz dönemde maliyetli görülmektedir. Nüfus yoğunluğu açısından 116 kişi/km2’ye sahip ilçede patates. Bu yıla değin alabileceği tahmini göç 18 ile 314 kişi olarak hesaplanmıştır.500 m2’dir. Ödemiş’in Kaymakçı Beldesi yakınlarında tesis edilecek alanın kamulaştırma ve proje çalışmaları devam etmektedir ve 1995 yılında kurulmuştur. Bugün Kiraz’da faaliyet gösteren tek bir sanayi kuruluşu bulunmaktadır.000. 1950-1990 yılları arası dönemde nüfusu yaklaşık 3 katına çıkan Kiraz’da Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına yönelik yatırım sonuçta arz talep dengesinde fazla bir taleple karşılaşamayacağı ve yapılacak teşviklerin ise özendiricilikten uzak kalacağı belirlenmiştir. Kiraz’ın ilçe nüfusu 2020 yılında projektif değerlere göre 11. Tire Organize Sanayi Bölgesine yakınlığı dikkate alındığında ve benzer sektörleri içerdiği göz önüne alındığında kısa vadede yatırımları çekebileceği.000 kişi arası göç alacağı tahmin edilmiştir. Şu halde Kiraz’da kurulacak bir organize sanayi bölgesi için bu kriterlerin gerçekleşmesi bir ön koşul olarak gözükmektedir. Kaymakçı yakınlarında yer alacak bölgenin toplumcu bir davranışla 6. organize sanayi bölgesi yapılacak altyapı yatırımları ile karşılaştırıldığında ekonomik görülmemektedir. Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi de Kiraz Organize Sanayi Bölgesi gibi 50 işyeri ve 7. inşaat malzemeleridir. Yer seçiminin yapılıp halihazırda onay alamadığı ve 1999 yılında kuruluş etütlerinin yapıldığı 83 hektarlık bu alanda herhangi ağırlıklı bir sektör planlanmamıştır.000 kişi arası görülmektedir. pamuk. Ayrıca bölgeyi ana arterlere bağlayan köprü ve menfezlerin en az 20-25 ton taşır durumda olması bir ön koşul olarak gözükmektedir. tütün gibi endüstri bitkileri ile sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır. coğrafi açıdan bir çıkmaz sokak konumundaki yerleşmesi planlandığında 7.500 kişilik bir işgücü potansiyeline sahip olup 50 işyeri barındıracaktır.500 işgücü potansiyeline sahip düşünülmektedir. Kaldı ki yörenin geri kalmışlığı düz ve vasıflı işçi bulabilme faktörünü de zorlamaktadır.000 m2 toplam alana sahip olup sanayi parselleri toplamı 522. İdeal bir Organize Sanayi Bölgesinin özelde bölgeye genelde ülkeye rahat erişim sağlayan ana ulaşım arterlerine en çok 2.Kiraz Organize Sanayi Bölgesi Kiraz Organize Sanayi Bölgesi.000-20.000 civarında olan nüfusun barındığı yerleşmeye 11 .

Ödemiş için öngörülen nüfus 79.880 kişi üzerinden yapılmıştır. Kaldı ki 2020 için doğrusal ve üstel nüfus kestirimleri Kaymakçı’nın 2020 yılında dahi bu sayıya erişemeyeceğini göstermiştir. Ödemiş ilçesi nüfusu 1950-2000 yılları arasında nüfusunu ancak 2’ye katlamıştır. Bergama Organize Sanayi Bölgesi Kamulaştırma ve proje çalışmaları süren Bergama Organize Sanayi Bölgesi 1997 yılında kurulmuş. Ancak Konaklı için burada söylenecek en önemli konu beldenin 1985 yılından bu yana devamlı nüfus kaybı içinde olduğudur. İşyeri sayıları olarak Kınık'taki 760 işyerine karşın Bergama 50 işyerine sahiptir ve her ikisi de 7. Şu halde yukarıdaki nüfuslar dikkate alındığında Ödemiş Organize Sanayi Bölgesinin orta vadede devreye girmesi olumlu görülmekte olup 2005 yılı faaliyete geçiş tarihi için erken bir dönemdir.500’er kişilik işgücü potansiyeli yaratacaktır.344 m2’dir. 2020 yılında doğrusal kestirim modeline göre bu rakama yaklaşacağı tahmin edilmektir.1/1000 ölçekli uygulama imar planında öngörülen nüfus 11. Buna karşın Ödemiş imar planında.000 m2.500 kişi dolaylarında belirlenmektedir. Sanayi parsellerinin toplamı 955. 12 . toplam alanı 1. Ödemiş Organize Sanayi Bölgesinin bu açıdan gerek yakınında yer aldığı Kaymakçı’nın ve gerekse merkez ilçenin planlamalarını bu doğrultuda yapmış olmaları olumlu görülürken aynı durum Kaymakçı yakınlarındaki Konaklı beldesinde de görülmüş 2020 yılı kestirimlerine göre ortalama 2. sanayi parsellerinin toplamı ise 472.358 kişidir. Bölgede yer alması düşünülen ağırlıklı beş sektör tekstil. Bu bağlamda 2004 yılında faaliyete geçmesi planlanan Bergama Organize Sanayi Bölgesinin aynı aksiyel doğrultuda olması iki bölgeyi yarışır bir hale getirir.747. Projeksiyonlarda en yüksek nüfus değeri 8. konfeksiyon. çırçır. Özellikle organize sanayi bölgelerinin gerek yer seçiminde gerekse bölge içinde yapılacak yatırımlara paralel olarak yürütülmeyen iskan planlamaları özellikle belediye hizmetlerinin aksaması gibi problemleri ortaya çıkaracaktır. Nüfus artış potansiyellerine sahip olması Soma-Kırkağaç-Bergama bağlantı yolu üzerinde olması bölgenin ulaşım potansiyelinden ötürü cazip bir durumda olmasını belirlemektedir. Sanayi parsellerinin sayısı ise 60 dır.500 nüfusa sahip olacak beldenin uygulama imar planı 10.594 kişidir. Halihazırda 1 sanayi tesisi faaliyette olup altyapı inşaatları % 15 ortaklık payına sahip belediye imkanları ile devam etmektedir.491 m2’dir. Organize sanayi bölgeleri planlanırken şehir planlaması ile birlikte ele alındığı takdirde toplumsal davranışları olumlu örgütlediği bilinmelidir. Organize sanayi bölgesinde ağırlıklı 4 sektör tekstil. Kınık Organize Sanayi Bölgesi İzmir’in kuzey aksında yer alan 2 organize sanayi bölgesinden birisi olan Kınık Organize Sanayi Bölgesi faal durumda olup toplam alanı 810. Kınık-Bergama yolu üzerinde Poyracık mevkiinde kurulmuş bölgenin kuruluş amacı tarım ve tarımsal üretim potansiyeline sahip ilçenin endüstriyel tarım ürünlerini kendi bünyesinde işlemesi ve yörenin sosyo-ekonomik gelişmesine katkı sağlamayı içermektedir. 1997 yılında kurulmuş olmasına rağmen imar planı sorunları hala devam etmektedir. inşaat ve gıdadır.000 m2’dir.

Bölgenin altyapı olanaklarının gerçeklemesi için planlanan bölgelerde organize edilen arazinin en çabuk şekilde satılarak paraya dönüştürülmesi önem taşıdığından gelişmiş veya hızla gelişen yörelerin tercih edileceğini göstermektedir. elektrik araç ve gereçleri imalatıdır. Özellikle kuzey aksında İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi.5 olması Kınık'ın belirli potansiyellerden yoksun olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. İl Özel İdareleri gibi kurumlar tarafından planlanan organize sanayi bölgeleri için bazı faktörler olumsuz yönde planlamayı etkiliyor olsa bile bütünde olumsuz bir sonuç çıkmıyorsa bölge seçiminde başka alternatiflerin düşünülemeyeceği açıkça belirlenmektedir. Kamusal planlarda ise yer seçimlerine daha değişik açılardan bakılmaktadır. 1997 yılında kurulmuş Bergama Organize Sanayi Bölgesinin herhangi bir yatırım çabasında olmaması potansiyel düşüklüğünü göstermektedir. Bergama ve Soma arasında ezilmesini de önleyici bir öneme sahiptir. Bu nedenle altyapı yatırımları açısından uzun vadeye kaydırılması altyapı yatırımlarının Kınık Organize Sanayi Bölgesine kaydırılarak faal durumdaki bu bölgenin tam faal hale getirilip desteklenmesi gerekmelidir. Durum ayrıca gelişmekte zorlanan Kınık'ın. Sanayi Odaları. Kınık'ın belirli bir nüfus potansiyeline sahip olması aynı şekilde Poyracık ve Yayakent beldelerinin de bu artışı göstermeleri işgücü potansiyeli açısından Kınık Organize Sanayi Bölgesini cazip kılmaktadır.makine. Özellikle kuzey aksında yer alan sanayi parsellerinin ortalama % 50 spekülatif bir davranış içinde olmaları gerçek 13 . Buna karşın 2004 yılında faaliyete geçmesi tasarlanmış olan Bergama Organize Sanayi Bölgesi sanayileşmeden önce hizmet sektörüne ve özellikle turizme gelişmede bel bağlamış Bergama-Dikili aksına oturmuş olmasından ötürü bu aşamada spekülatif bir yatırım olarak görünmektedir. Dikkat edilecek olursa Kınık Organize Sanayi Bölgesi ile sektörel benzerliklere sahip Bergama Organize Sanayi Bölgesi parsel büyüklükleri ortalamada Kınık’tan daha büyüktür. maden. Aliağa gibi mevkilerde çok sayıda boş sanayi parseli bulunmakta iken Kınık ve Bergama’ya birer organize sanayi bölgesi kurmak makro yaklaşımlar açısından olumlu bulunmamaktadır. 1997 yılında kurulmasına rağmen 6 yıl sonunda faaliyete geçen Kınık Organize Sanayi Bölgesinin doluluk oranının % 4. Genel ekonomik analizlerin ortaya koyduğu gelişme süresi organize sanayi bölgeleri için 1520 yıl kabul edildiğine göre Kınık'la birlikte hareket edecek bir Bergama Organize Sanayi Bölgesinin temel yatırımlarını zorlayacaktır. Kaldı ki daha Kınık Organize Sanayi Bölgesi bile altyapı inşaatlarını tamamlayamamış olmasına rağmen. Bu açıdan bakıldığında Kınık’ta kurulmuş olan organize sanayi bölgesinin potansiyel taşıyan bir alan olmamasına karşın yörede kurulmuş ilk organize sanayi bölgesi olması ulaşım olanaklarından yararlanması bölgesel olanakların ve gelecekteki potansiyellerin gerçekleşmesinde yörede tek olmasından ötürü bir cazibe odağı olması düşünülmüştür. Bölgenin ekonomik canlılığı bu şekilde bir bütünlük arz etmektedir. Belediyeler. Organize sanayi bölgelerinin seçimi ekonomik nedenlere dayandırılırken konumluk yerin seçilmesi söz konusu olduğu takdirde diğer bazı ekonomik nedenlerinde devreye girdiği görülmektedir. Bölgelerin finanse edilmesi ve kurulması yer seçimini etkileyecek faktörlere bakış açısını özellikle bölgesel açıdan büyük çapta değiştirmektedir.

Ancak.yatırımcıları zor durumlarda bırakmaktadır. plan dışı geliştikleri ve çevresel etkilerinin olumsuzluğu nedeniyle organize sanayi bölgesi dışı alanlarda kalmaktadır ve ilçe belediyesinin veya DPT’nin herhangi bir şekilde bu alanlara yönelik plan düşüncesi bulunmamaktadır. Çandarlı Limanının gündemde olması ve orta vadede inşaatına 14 . plastik. Kısa dönemde bu sorunun ele alınarak.Kimya) Bir sanayi beldesi olarak gelişme gösteren Aliağa karayolu. Aksi durumda ilerde telafisi güç zararların artışının önüne geçilmesi güçleşecektir. Bununla beraber bölgenin kısa dönemde faaliyete geçecek olması İzmir için önemli bir değere sahip olacaktır. ikincisi ise 1998 yılında kurulması kararlaştırılmış alanlardır. İZTO ve Ticaret ve Sanayi. ilgili belediye ve kurumlar tarafından onay verilmemesi (ÇED vb. tapusuna konmuş şerh vasıtası ise parselinin organizasyona geri kazandırılması temenni edilmektedir. Spekülatif ile gerçek yatırımcıyı ayırmak için orta vadede tesisini gerçekleştirme aşamasına gelmeyen yatırımcının. imalat. Bu sorun çözülünceye dek söz konusu alanlardaki parsellere.000 kişiye işgücü potansiyeli sağlayacak alanın her ne kadar 2004 yılında faaliyete geçmesi planlanmış ise de bu süreyi aşacağı.500 kişidir. Rafineri ve Petkim gibi kurumların bu yörede bulunmaları Aliağa’da kimya üzerine ihtisaslaşmış bir bölgenin kurulmasını da teşvik etmektedir. EBSO. Kimya sektöründeki yatırımların serbestçe yer seçmeleri kısıtlanmış olduğundan bunların bir araya toplanmasını da hedefleyen bölgenin yatırımının orta vadede çözülmesi olumlu bulunmaktadır. gıda. kontrolsüzlüğün bir çözüm olmadığı bilindiğinden haddehane ağırlıklı bu bölgenin özel statülü bir organize alan haline dönüştürülmesi gerekliliği kaçınılmaz bir durumdur. Sayılan alanlar.000 m2 olup sanayi parselleri toplamı 4. denizyolu ve demiryoluyla tüm ulaşım bağlantılarını kurmuş bir yerleşmedir. 40. Aşağıda açıklanacak Aliağa I ve Aliağa II Organize Sanayi Bölgeleri halihazırdaki Petkim. İşgücü potansiyeli ise 7. Bunlardan birincisi 1997. Makine.000 m2 büyüklükte ve ortalama 40 işyeriyle faaliyete geçmesi beklenmektedir. Aliağa’da organize sanayi bölgesi bünyesindeki sanayi kuruluşları Petkim’den ayrı düşünülmelidir. Çevre İl Müdürlükleri ve ilgili belediye tarafından müştereken planlanması gerekmektedir.220. Bu nedenle alanda kurulması için 1998 yılında etüt çalışmalarına başlanmış Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgesinin 800. Gemi Söküm Tesisi. Valilik. altyapı tesislerinin tamamlanmasındaki gecikme sebebiyle beklenmektedir. Aliağa’nın sanayi potansiyeli yörede iki ayrı organize sanayi bölgesi kurulmasına sebep olmuştur. temizlik malzeme ve ürünleri başlıca ihtisas alanları olarak belirlenmiştir. tekstil. Bu yöre organize sanayi bölgesi kriterlerine ve kurallarına göre kontrol dışı olarak nitelendirilmektedir. Aliağa Organize Sanayi Bölgeleri (I.) tavsiye edilmektedir. II. Gaz Dolum Tesisleri ve Haddehaneleri kapsamamaktadır. 1997 yılında kuruluşa geçen alan 9.345 m2 olup 397 sanayi parseline sahiptir.704. Beldenin de bu yönde göstermiş olduğu eğilimler de dikkate alındığında sanayinin bu merkezde yoğunlaşması ekonomik baza oturan bir yaklaşımdır.

Bu nedenle Aliağa’nın şehirleşme seviyesinin arttırılması ve bağımsız bir konut politikası geliştirmesi gerekmektedir.başlanabileceğinin tartışılması nedeniyle bölgenin cazip bir alan olduğu da belirmektedir. özellikle Aliağa I Organize Sanayi Bölgesine yakın bulunan Yenişakran yerleşmesinin imar planı.000 nüfusa ancak erişebileceği projekte edilmesine karşın 1968 yılında yaptırmış olduğu Nazım İmar 15 .727 olan nüfus.853 ve 2000 yılında ise 37.450’ye erişmiştir. Aliağa II ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgeleri toplamda 72.000 kişiye yaklaşacaktır. Halihazırda kullanıldığı şekliyle sabah ve akşam karayoluyla İzmir’den Aliağa’ya personel taşımanın önüne geçilmesi gerekmektedir.000 m2’lik bir alana kurulacak olan bu bölgenin planlanan sanayi parseli 250 kadardır ve yöreye 25.578 ve 1990 yılındaysa 25. Aliağa’nın kuzeyinde.129. 2015 yılında dahi 6. Orta vadede Aliağa I ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgelerinin faaliyete geçmiş haliyle 32. Bu nedenle orta vadede belde sanayi alanlarına hizmet eden bir nüfus tarafından daha yoğun kullanılma durumundadır. 1997 yılında 33. 1982 yılından önce Menemen’e bağlı bucaklardan birisi durumundayken 1982 yılında ilçe merkezi olmuş ve rafineri ile 1965 yılında kurulan Petkim tesislerinin burada yer alması diğer sanayileri buraya çekmiş. Bu doğrultuda 1975 yılında 5. sanayi ve onun getireceği nüfus potansiyeline uygun bir tarz içinde bulunmaktadır. Aliağa’nın mevcut sanayi kuruluşlarına eklenecek Aliağa I. özel iskeleler ile de ulaşım sistemi geliştiğinden yöre hızla sanayileşmiştir. kısa vadede bu bölgelerin faaliyete geçmesini mümkün kılmayacaktır. beldenin nüfus potansiyelinin büyük bir kısmını ikincil konutlar oluşturmasına karşın 27.000 kişilik bir işgücü potansiyeli sağlayacaktır. 1985’te 17. Halihazırda yer seçimi onaysızdır. Buna karşın Aliağa’nın güneyinde bulunan Helvacı Beldesi de Aliağa’nın sanayi gelişmesine altyapı oluşturmaya yönelik.000. Aliağa’nın mevcut revizyon imar planından hesaplanan kapasite nüfusun da 180. Doğrusal Büyüme Yöntemine göreyse 40. Bu nedenle Aliağa II Organize Sanayi Bölgesinin uzun vadede gerçekleşmesi. 1980’de 11. 1999 yılında etüt edilmeye başlanan Aliağa II Organize Sanayi Bölgesi ise birincinin göstermiş olduğu talep fazlalığından ortaya çıkmıştır.000 dolaylarında bir nüfusu hedeflemiştir. buna karşın Aliağa I’in planlandığı üzere kısa vadede sorunlarını çözerek faaliyete geçmesi gerekmektedir.537 olmuştur. Sahip olduğu 397 parselin tüm olarak sahipli olmasına karşın aktif hale gelmesinin ortalama 10-15 yıl alacağı belirlendiğinden ortaya çıkaracağı 40. Bu tempoyla giden artış sonucunda Aliağa’nın nüfusu Üstel Büyüme Metoduna göre 2015 yılında 132.500 olarak kabul edilen işgücü potansiyelinin % 50’sinin gerçekleşmesiyle ortaya çıkacak 16.000 üzerinde olacaktır. Ancak yörede yeterli altyapı tesisine sahip olunmaması.000 kişi değerine karşılık gelecek şekilde yapıldığı dikkate alınacak olursa şehir ölçeğinde yerleşme. 4.000 kişilik bir işgücü potansiyelini bölgeye sağlayacaktır.000 kişilik işgücünün % 19’unun Aliağa ilçesinden karşılanabileceği hesaplandığından şehirsel donatıların bu doğrultuda planlanması gerekmektedir.000 kişilik işgücü potansiyeli donatılarına aynı süreçte sahip olabilecektir.

Planında nüfusunu 44. Plastik sanayini toplulaştırmayı hedefleyen bölgenin kısa dönemde faaliyete geçmesinin plastik sanayi olarak özellikle koku açısından olumsuzluklar taşıyan bir işkolunu birleştirerek sorunları tek elden çözmede olumlu yararları bulunmaktadır. II) İzmir çevresinde sanayinin gelişme gösterdiği bir diğer yöre olan Torbalı münferit sanayilerin verdiği bir ivmeyle 1996 yılında Ticaret Odası ve Torbalı Belediyesinin % 8’er ve İl Özel İdare Müdürlüğünün % 14 ve de EBSO’nun % 70 katılımlarıyla kurmuş olduğu Torbalı I Organize Sanayi Bölgesi hızlı bir gelişim gösterememiştir. ağaç mamulleri. 2005 yılında faaliyete girmesi planlanan bu bölgenin yatırımlar açısından daha şanslı olduğu görülmektedir. 2005 yılında faaliyete geçeceği planlanmış olan bölgenin halihazırdaki durumuyla bu yıla yetişmesi mümkün görülmemekte olup orta vadede faaliyete geçebileceği planlanmaktadır. Bu nedenle Torbalı’daki yatırımların söz konusu alana kaydırılmasında yarar bulunmaktadır.800.856 olarak planlamıştır. klima. Torbalı II olarak anılan ve Torbalı Ticaret Odası ile Pancar Belediyesinin % 8’er katılımıyla kurulan bu bölge 2000 yılında kurulmuş ve yer seçimi yapılarak onaylanmış durumdadır.000 m2 olan bölgede 60 işyeri bulunmakta olup işgücü potansiyeli 10. Menemen-Aliağa ve diğer ulusal demiryolu şebekelerine bağlı olunması yerleşmeyi cazip hale getirirken çevredeki çok sayıda kooperatif konutları. konfeksiyon. Torbalı I ile aynı yıl.000 m2 alanında 80 işyeri yer alacak olup işgücü potansiyeli 10. Torbalı’nın son kriz döneminde uğradığı talep düşüklüğü de bunu kanıtlar durumda olup.000 kişidir. Ancak seçilmiş olduğu alanın Menemen yerleşmesine yakınlığının taşıdığı olumsuzlukların giderilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerden ötürü Aliağa’nın sanayileşmesi. ÇED raporu tamamlandıktan sonra faaliyete geçecek şekilde planlanmış olup 1999 yılında kurulması karar altına alınmıştır. Toplam alanı 920. Sonuçta Aliağa sanayinin oluşturacağı konut ve şehirsel altyapı sorunlarına göreceli de olsa hazır bir durumda bulunmaktadır. Atatürk Organize Sanayi Bölgesine olduğu kadar Plastik Organize Sanayi Bölgesi çalışanlarına da hizmet etme olanağı sağladığından genel yer seçimi olumlu görülmüş olup kısa vadede devreye girmesinin dağınık sanayinin toplanmasını sağlayacağından ön planda desteklenmesi gereken yatırımlar arasına girmiştir. Karma sanayilerin yer alması planlanmış olup daha ziyade ısıt-soğutma. Bu türler daha ziyade Torbalı çevresinde gelişim gösteren sanayi türleri olup bölgesel bir yapıya sahiptir. deri ve yan sanayi. hemen yakınında yer alan Pancar ve Tekeli Organize Bölgelerinin hızlı ivmesi bu alanın talebinde düşüklük yaratacak düzeydedir. Daha yer seçimi onay aşamasında olan kuruluşun 3. Kısa vadede faaliyete 16 . yanında bulunan yerleşmelerin ve de kendisinin imarlı alanları dikkate alındığında kaçak yapılaşmalara mahal vermeyecek geniş bir alanın imarlı olduğunu kanıtlamaktadır. Torbalı Organize Sanayi Bölgesi (I.000 kişi kadardır. Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi İzmir’in kuzeyinde yer alan Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi. ve muhtelif gıda sanayini içermektedir.

000 m2 alanda 100 işyeri ve 10. Gerek mermer ocaklarına yakınlığı ve gerekse ulaşım kolaylıkları ve gerekse bu konuda uzmanlaşmış bir meslek okulunun Torbalı’da bulunması yöreyi yer seçiminde ön plana getirmektedir. Bu sayı da ortalama olarak 7. Bir süre yer seçimine karar verilirken çevre ilişkileri değerlendirmeye alınan bu sanayi kolunun çevreyi kirletme olasılığına karşı önlem alınması ve bu doğrultuda bir yer seçilmesi gerekliliği bulunmaktadır. Aksi takdirde uzun vadede planlanması da uygun bir ekonomik profil vermektedir. Hemen hemen Torbalı I ile aynı sanayi kolları burada da ağırlıklı sektörler olarak bulunmaktadır.geçmesiyle 1. Bu nedenle Pancar ve Tekeli Organize Bölgeleri İzmir nüfus potansiyelini çekme açısından oldukça önemli iki ön koruma alanı olarak görev yapmaktadırlar. Ancak plansız konut 17 . anılan bölgeler kısa vadede % 50 doluluk oranına eriştikleri durumda planlamaya alınabilecektir. Mermer Organize Sanayi Bölgesinin ortalama 50 işyerine sahip olması planlanmalıdır. Bu konuda yer seçiminde en uygun yerlerin İzmir güney aksına ve Torbalı-Belevi kesiminde olması uygun bulunmaktadır. İzmir içinde ve çevrede yer alan mermer atölyelerinin toplanması açısından da olumlu olan bu girişimin kısa vadede gerçekleşmesinde çevre koruma koşulları ve ekolojik açıdan da yarar bulunmaktadır. Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi İzmir Merkez Mermer Organize Sanayi Bölgesi olarak anılan Mermer (İhtisas) Organize Sanayi Bölgesinin henüz yer seçimi yapılmamış ancak bu doğrultuda gelen talepler dahilinde 1999 yılında EBSO tarafından kurulmuştur. Güney Aks Gelişim Trendleri Organize Sanayi Bölgelerinin ilerleyen aşamalarda yeni uydu şehirler de ortaya çıkardığı bilindiğinden güney aksta Torbalı yöresinde münferit sanayilerin ortaya çıkardığı şehirleşme ile bu olasılık da ortadan kalkmıştır. Bu iki alanın faaliyete geçmesini takiben Torbalı I’in yatırım sırası daha net ortaya çıkacak olup. Mermer sektöründe tek bir firmanın etkinliğini çoğa çıkarmaya yönelik yer seçimi ile bir bölgenin etkinliğini çoğa çıkaran çözümler tabiatıyla farklı sonuçlar vereceklerdir. Dolayısıyla sanayileşme politikasında da bölgesel yer seçimi ve bir arada olunmasının ortaya çıkardığı lokalizasyon ekonomileri “localisation economies” önemli bir araçtır.300. Tek firmanın yer seçimi gerekli altyapı dönüşümü sağlamaktan uzaktır. Tabiatıyla bu tercihte Torbalı’nın konut sektöründeki gelişmişlik düzeyinin de önemli bir rolü bulunmaktadır.000 işgücü potansiyeli kazanılacaktır. Nüfus açısından oldukça düşük değerlere sahip Pancar beldesinin ihtiyacı olan işgücünün Torbalı ve İzmir’den geleceği düşünülmekle beraber 1990 yılları sonrasında Torbalı aksında görülen yoğun konut imalatları bu alanlarda oturan kişilerin komşu alanlardaki sanayi alanlarında çalışacağını da belirlemektedir.500 işgücü potansiyeli demektir. Ayrıca ihtisaslaşmış olunması ile sanayilerin bir arada olunmasının koşulları birleştirilmeli ve bu alanın ivedilikle yer seçimi yapılarak faaliyete geçmesi gerekli bulunmaktadır.

Organize olmadan her türlü sanayi tesisinin yer alabildiği bir alan olduğu için bu bölge her tür sanayi kullanımına açıktır. Tire Organize Sanayi Bölgesinin teşvik kapsamına alınarak hızlandırılması gerekmektedir.796. Organize bölgelerin tesisi ile bu alanlara gelecek işgücü potansiyeli sayesinde bu konut alanlarında da bir ivme kazanılacaktır. Kemalpaşa. Buna karşın Tire Organize Sanayi Bölgesinde tekstil.politikaları içinde hareket edildiğinden ötürü kuzey aksta olduğunun benzeri Torbalı çevresinde de yaşanmakta ve bu alanda yapılmış konutlar arz fazlalığından veya talebin üzerinde inşa edilmelerinden spekülatif bir değere dahi ulaşamadan değerleri altında el değiştirmektedirler. 301 sanayi parseli oluşmuş olup bunun 2003 yaz ayları itibarıyla 170 adedinin üzerinde bina bulunmaktadır. Teknolojiyi Geliştirme Bölgeleri Teknolojiyi geliştirmeye yönelik Seferihisar Teknopark Organize Sanayi Bölgesi adıyla 2000 yılında etüt safhasının başlatıldığı ve yaklaşık 5. 2. Organize sanayi bölgelerinin bu aşamaları ortadan kaldırıyor olması yatırımların daha kısa zamanda gerçekleşmesine imkan tanımaktadır. Buna satılık veya kiralık fabrika binalarının yapılmasının eklenmesi üretime geçiş sürelerinde kısaltmalar yaratacağı için yatırımcıları cezp edici bir öğe olarak kullanılmalıdır. Bu nedenle 18 . Diğer taraftan münferit yatırım için seçilen arazinin satın alınması aylarca süren bir seri bürokratik işleme tabi olmaktadır. Ancak Yüksek Teknoloji Enstitüsü daha kendi iç örgütlenme sorunlarını çözememiş ve maddi zorluklar içinde bulunmaktadır. inşaat ve makine sanayi belli başlı sektörler olarak ön plana çıkmaktadırlar ve daha ziyade yöresel tarım ürünlerinin sanayine yöneliktir. Teknolojiyi Geliştirme Bölgesinin seçimi yapılmış yerinde bu tür imkanların bulunduğu söylenemez.000. Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi kısa ve orta dönemde gerçekleşme imkanlarına kavuşturulmalıdır. organize olmayan ve bir kısmı ruhsata bile bağlı olmadan yapılaşmış ve sonuçta kendiliğinden ortaya çıkmış bir sanayi tesisleri alanını birleştirmek ve organize etmek amacıyla 1990 yılında kurulmuş olup tevsiine yönelik proje çalışmaları devam etmektedir. gıda.000 m2 düşünülen bölge için sonuçta İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü alanı içinde yer seçilmiştir. Ege Bölgesi Sanayi Odası ortaklığında kurulmuş ve faal durumda olan Tire ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgelerinden. Bu aşamada aksi durumda arz fazlalığının doğuracağı spekülatif davranışlar gerçek ihtiyaç sahibini zor duruma düşürecektir. Halbuki Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi’nin kurulması için öngörülen alanda üniversite veya Yüksek Teknoloji Enstitüsünün bulunması ve yörede yeterli AR-GE ve sanayi potansiyelinin bulunması şart olarak aranırken. Bu nedenle altyapı tesisleri açısından hala çalışmaların devam ettiği bölgenin bu tesislerini tamamlaması için ivme verilmeli ve bu aşamada Ödemiş ve Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgelerinin faaliyete geçiş vadelerinin geri atılmasında yarar bulunmaktadır. Dolayısıyla da kaynaklardan tasarruf sağlanacaktır.094 m2’lik bir alana sahip bölgede halen 16 tesisin bulunması bölgesel ekonomi için yarar getiricilikten uzak bulunmaktadır. zeytinyağı.

iş eldiveni. Sonuçta Enstitü gelişimini öngörülen süreden daha uzun bir zaman dilimi içinde tamamlayacaktır. bunun uzun vadeyi hedefleyen bir yatırım olduğu açıkça belirmektedir. Nitelikli Sanayi Bölgeleri Nitelikli Sanayi Bölgelerinin kurulması konusundaysa uygulama yasasına dayanılarak Ülkemizde kurulacak olanlarda ABD Temsilciler Meclisince kabul edilen yasa tasarısına göre üretilmeyecek ürünler arasında başta tekstil ve konfeksiyon ürünleri gelmektedir. Kaldı ki bu bölgenin çekim unsuru olan Yüksek Teknoloji Enstitüsünün yerinin seçiminde de radikal hatalar yapılmış olup. Bu nedenle yer seçimi irdelenmesine gidilmesinde yarar bulunmaktadır.bölgelerin kurulması için Bakanlık bütçesine konulan ödeneğin…. 1985 yılındaki ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması ve Uygulama Yasası kapsamında İsrail’den ABD'ye ihraç edilecek ürünlerde en az % 35 İsrail 19 . İzmir’in gelecek yıllar dikkate alındığında sanayi ve teknoloji alanında gelişme göstermeyecek ve yatırım çekemeyecek tek bölgesi olarak planlanan ÇeşmeKaraburun yol kavşağında yer alan bu bölgenin uzun dönemde gelişmesi hedeflenebilmektedir. Bu durumda Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi de uzun vade içinde gelişim gösterebilecek bir bölge durumuna gitmektedir. Yapılan görüşmelerde bu bölgelerde demirçelik ürünlerinin de üretilmeyecek olmasının ihtimal dahilinde olması bölgelerin cazibesini ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca ABD Başkanının ithalata duyarlı olarak belirleyeceği diğer ürünlerin de yer alması. araştırma ve geliştirmeye gitmesi gereken yatırımların sair harcamalara kaymasına sebep olmuştur. Bunu takiben ayakkabı. Bölge kendi ivmesiyle gelişim gösterecek bir durumda olduğundan mutlak surette bir üniversite kurumuna fiziki yakınlık içinde olma zorunda değildir. Teknolojiyi Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin ikinci maddesinde yer alan “…Bölgenin yer seçiminde….bölgenin yeri orta ve uzun vadede rantabl bir alanda seçilmiş durumda değildir. ekonomik açıdan yatırımların pek çoğu gereksiz arazi düzenlemelerine ve ulaşım harcamalarına yöneltilmiştir. deri giyim eşyaları gelmektedir. Bu durum da eğitime. Özellikle tekstil ürünlerine ABD tarafından kendi pazarlarına girişin kontrol edilmesi ve sınırlandırılması ve bu nedenle yüksek gümrük tarifeleri koyması ve de kota uygulaması tekstil sektörünün bölgelerde yer almasını mümkün kılmamaktadır. bavul. Nitelikli Sanayi Bölgelerinden beklenen faydanın sağlanamayacağını ortaya koymaktadır. el çantası. Ancak ilerleyen yıllarda oluşum sürecinde imalat safhasına geçindiğinde bunun daha fazlası gereksiz altyapı yatırımlarına gitmiştir. daha rahat koşullarda girilmesine sebep olunacaktı. sanayinin de gelişim gösterdiği bölgelere yakınlık içinde teknolojiyle daha sıkı ilişkilere.”tabiri şayet İleri Teknoloji Enstitüsü arazisi içindeki alanın düşük bir ücretle tahsisi sağlanmış ise. Halbuki kuzey aksının seçilmesi durumunda. Aynı durum Enstitü arazisinin seçiminde de olmuş ve düşük bedel mevcut alanın seçilmesinin en büyük nedeni olmuştur.

katkısı şartı bulunmaktadır. Buna rağmen Ürdün dahi bu anlaşmaya uzun vadeli bakmamakta olup. Türkiye'de halen faaliyet gösteren 20 serbest bölgeden biri olan ESBAŞ ticaret hacmi bakımından Mersin'den sonra ikinci sırada yer almaktadır.500 m2’lik parsellere küçük üreticilerin de organize bir çatı altında toplanmasını sağlamıştır. Halihazırda bu ülkelerdeki bölgelerde konfeksiyon ve deri mamulleri üretilmekte olup Ürdün ile ABD Serbest Ticaret Anlaşması tam olarak 2008 yılında yürürlüğe girecektir. Aynı durumda Seyrek beldesinde de planlanmış bir arazi parçası bulunmakta (950. İsrail ve Ürdün’de tekstil ve deri konfeksiyon ürünlerinin üretilmekte olması Türkiye’yi bu kapsam dışına itmektedir. Bu bölgenin kuruluşunda hedeflenen küçük ve orta ölçekli imalat sektörüne de bu tür bölgelerde yer verilmesinin sağlanmasını amaçlayan küçük parsel üretimi başarılı olmuş ve sonuçta planlanmış 1. 1998-2002 döneminde. Kısa vadede bu alanların destek görmesi. Türkiye’deki serbest bölge ticaret hacmin ortalama % 2. kuzey aksta Atatürk Organize Sanayi Bölgesine hizmet veren yan kuruluşların ve Çiğli-Menemen aksında yer alan düzensiz imalathaneleri toplamaları için desteklenmesi gerekmektedir. Bunlar Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ) ve Menemen Serbest Bölgesidir (İDESBAŞ).000 m2 ve 2. Bu tür alanların organize sanayi bölgelerini destekleyen yan sanayilerin yer almasına imkan tanıttıkları için olumlu görülmektedir. Serbest Bölgeler İzmir’de iki serbest bölge vardır. Türkiye’deki serbest bölge ticaret hacmin ortalama % 16. Bu iki bölgenin ticaret hacmindeki gelişmeler aşağıdaki tablodan izlenebilir. ağırlıklı olarak deri firmaları bulunmaktaysa da bölge tüm sektörlere açık konumdadır.1’lik kısmını gerçekleştirmiştir. konu ağırlıklı olarak ABD pazarının ihtiyaçlarının teminine yönelik planlanmıştır.5’lik kısmını gerçekleştirmiştir. İDESBAŞ’ta ise. Tekeli Organize Ticaret ve İmalat Bölgesi İzmir Ticaret Odası tarafından Tekeli beldesinde kurulan ve faaliyete geçen Şehirsel Çalışma Alanı. Sonuçta kısa ve orta vadede bu tür bölgelerin herhangi bir OSB veya Serbest Bölge içinde yer almasını bölgenin siyasi konjonktürü de dikkate alındığında yapılabilir bulunmadığı söylenebilir.000 m2) ve sektörel olarak küçük ve orta üretime hizmeti amaçlamıştır. Bu kapsama 1996 yılında Batı Şeria ve Gazze şeridi de dahil edilmiş. Organize Bölge statüsüne geçmiş bulunmaktadır. 20 . daha sonra Ürdün de anlaşma kapsamına alınmıştır. Bu serbest bölgede. 1998-2002 döneminde.

678 2.910 15. Serbest bırakılması halinde tarım alanlarının da kaybedileceğinin endişesi taşınmalıdır.389 18.764 1999 1. kontrol edici bir sübap olarak kısa dönemde devreye sokulmasında yarar bulunmaktadır. Örneğin Seyrek Beldesi sınırları içinde bu amaçlara yönelik 1.446. Organize sanayi bölgeleri genel olarak ikincisine girmekle birlikte diğer tür özendirme unsurları da özellikle İzmir’den uzaklaştıkça ve gelişmesini tamamlayamamış ilçelerde uygulanmaktadır.7 178.958 21. Bu bölge aynı zamanda Gediz Havzasının korunması ve bu alandan İzmir’e olan göçü önleyici bir vasfa da sahip bulunmaktadır.5 251. vergi indirimi gibi unsurlar görülür.331.3 1.4 7.870 16. parasal olmayanlardır ki buna da altyapı yatırımları girmektedir. Liberal ekonomilerin geçerli olduğu ülkelerde yatırımlar özel sektör tarafından yapıldığı takdirde sanayin dağılımı ancak özendirme koşullarının varlığı ile etkin olabilir. Bu alanın bir Özel Organize Sanayi Bölgesi statüsüne getirilerek Çiğli-Menemen arasında ortaya çıkan düzensizliği tutucu. Bu nedenle Seyrek beldesi sınırları içinde İDESBAŞ adı altında faaliyet gösteren Serbest Bölgenin bitişiğinde planlanmış olan bir şehirsel çalışma alanının da bir an önce faaliyete geçmesi gerekmektedir.262 2.902. Birincisi.5 277.598 14.5 8.7 240. Bir süre önce Kemalpaşa’nın yaşadığı sorunların benzerlerinin yörede yakında ortaya çıkacağının sinyalleri alınmaktadır. İzmir Ticaret Odasının Tekeli Beldesinde başlattığı çalışma benzeri bir planlamaya tabi olmuştur. kredi. Özellikle İzmir’e yönelik göç veren yerleşmelerin 21 .574 17.593 2001 1.828. Bu tür alanların potansiyel taşıyan yörelerde seçilmiş olması kısa ve orta vadeli perspektifler içinde değerlendirilmesinin olumluluklarını taşımaktadır.896 15.624.Tablo 10.479 3.950.662.543.1 180.380 18.578 2.1 7. parasal özendirme unsurlarıdır ki.562 2000 1.300.860 16.5 2.717. Bu hususlar da iki grup altında toplanabilir.291. Bu nedenle kuzey aksında münferit sanayi tesisi kurulmasına bundan böyle izin verilmemesi gerekmektedir.255 19.1 İzmir Serbest Bölgelerinin Ticaret Hacmi ve Türkiye Payları (1000 $) Serbest Bölge ESBAŞ Türkiye Payı İDESBAŞ Türkiye Payı İzmir Toplam Türkiye Payı Türkiye 1998 1.102.000 m2 tutarında bir yer ayrılmış olup.246 2002 1.369. Demiryolu ile karayolu arasında kalan bu tesisler kendi başlarına bir yayılım göstermekte ve gelecek için gerek ekonomik ve gerekse ekolojik problem alanlarını ortaya çıkaracaklardır.0 11.1 1. diğeriyse.188.596 İDESBAŞ Kuzey aksı olarak kabul edeceğimiz İzmir’in bu kesiminde enerji sorununun bulunmaması da sanayiler için çekici bir unsur olmaktadır.886. Özellikle Çiğli-Menemen arasında gelişme gösteren münferit sanayi alanlarının belirli bir düzene getirilerek organize edilmesi gerekmektedir.8 11.0 1.106.3 1.385 2. Doğal gazın da bu yöreye erişmesiyle Organize Bölgelere talep daha da artmaktadır.

500. ESBAŞ halihazırda altyapısı hazır 1. ulusal ve uluslar arası pazarlara kolayca erişmesini sağlamaktadır. Diğer hisseler ise Büyükşehir Belediyesi.000’e erişmesi hedeflenmektedir. bir özel sektör kuruluşudur.021. Bölgede ithalat ve ihracat yapan firmalara altyapısı hazırlanmış arsalar ve hazır modüler fabrika binaları ve depo alanları da kiralanmaktadır.000 dolardır. bunun 271 yerli.870. Bölgenin kuruluşunda % 98 Amerikan EAC İnternational firmasının hissesi bulunmaktadır.000 dolara erişmiştir. Hizmete girişinden bugüne kadar toplam 9 milyar dolar ticaret hacmi gerçekleştirilmiş ve 2002 yılı sonu ticaret hacmi 1.152 metrekare alana sahiptir. Bu gidişat içinde 2012 yılı için gelişim projeksiyonu itibarıyla istihdam edilen insan sayısının 25.200. Özel girişim sonucu oluşan bölge. Bu düşüş ilerleyen yıllarda da devam etmiştir.571. 2012 yılına kadar 500 firma ve yıllık 5 milyar dolar ticaret hacmine ulaşması öngörülmektedir. ESBAŞ Türkiye’deki serbest bölgeler arasında en çok yabancı sermaye çeken bölge konumunda olup.000 metrekare ile % 32 pay sahibidir.000 kişiyi istihdam etmektedir.828. Dolayısıyla ESBAŞ