İZMİR TİCARET ODASI

İZMİR STRATEJİK PLANI 2003-2012

Proje Koordinatörü Prof.Dr. Çınar ATAY

Proje Koordinatörü Prof.Dr. Çınar ATAY

Proje Ekibi Prof.Dr. Çınar ATAY Yrd. Doç.Dr. Yıldırım ORAL Prof.Dr. Bülent MİRAN Doç.Dr. M. Vedat PAZARLIOĞLU Araş. Gör. Sibel ECEMİŞ

Proje Danışmanları Prof.Dr. Feral EKE Prof.Dr. Alp TİMUR Prof.Dr. Asaf KOÇMAN

Bilgi Veri Toplama ve Değerlendirme Ekibi Buket BAYDEMİR Başak KAVAL Saygın İKİZ Serdar ŞENOL Özge ORAL Nükhet DOĞAN

SUNUŞ

ÖNSÖZ
İzmir’in bulunduğu coğrafi konumu değerlendirildiğinde ve de bu kapsamda geçmişine göz atıldığında ne tür süreçlerden geçtiği ve bu süreler zarfında ne tür tecrübeler edindiği, bu gün içinde bulunduğu durumdan belli olmaktadır. Ancak burada belirtilmesi önem arz eden konu, İzmir’in gelişmişliğinin her dönem belirli tarzlar ve davranış biçimleri içinde engellemeye çalıştığı şeklinde olmuştur. Ekonomik gelişimindeki girişimci felsefeye ve de her türlü yeniliğe açık bünyesi sayesinde ilerleyen İzmir’in oluşturduğu sermaye, sonuçta büyük oranda şehri terk etmiş ve bunun sonucunda da şehir makro yatırımlardan hak ettiği veya üretiminin karşılığında potansiyeline uygun bir oranı alamamıştır. Elimizdeki çalışmayla, İzmir’in çevresiyle bir bütün olarak ele alınmasının gerekliliği içinde konuya yaklaşılmaktadır. Daha önceki yıllarda ele alınmış konular ve stratejik yaklaşımlar içinde, örneğin; 1996-2002 dönemindeki karmaşık hedeflere erişimde, krizlerin peş peşe gelmesi hedefleri saptırmıştır. Bu durum İzmir ticari sermayesinin yatırımcı felsefesini engellemiş ve durağanlığın ötesinde bir ticari hayat yaşanmıştır. Bu dönemde gelen siyasi farklılıklar da olayların pekişmesine neden olmuştur. Yatırımcı kuruluşların İzmir Büyükşehrine yaptıkları yatırımların değişik yaklaşımlarla değerlendirilerek durması, atıl kapasite yaratırken yatırımların arkasının gelmemesine de sebep olmuştur. 1996-2002 dönemini “kalkışa geçiş dönemi” olarak ele aldığımızda bu yıllarda hedeflenen konular arasında ele alınan ve İzmir merkez olmak üzere planlanması gerekli görülen stratejik alanın fiziki bir planı, yapılmaktayken yarım kalmıştır. Bu durumun sonuçları arasındaki plansızlık kavramı içinde İzmir stratejik alanı olarak benimsenen alanda 15 Organize Sanayi Bölgesi planlanmıştır. Ekonomik ve alt yapı hedeflerine bakılmaksızın girişilen bu konu sonucunda sanayi sektörü arsa spekülasyonuna yönelmiş ve yatırımcı sermaye üretim yerine, ne zaman sonuçlanacağı belirsiz bölgelerde arsa alımına nakit aktarmıştır. İlçelerin sanayi alanı sahibi olma rekabeti içinde görülen bu konunun belirsizliğinin ve diğer benzerlerinin elimizdeki çalışmayla önünün alınması amaçlamaktadır. Gelişmenin önemli öğelerinin başında gelen ulaşım sistemlerinde kısmi bir ilerleme olmasına karşın bütüncül yaklaşıma erişilememiş, çevre yolu tamamlanamamış, İzmir’in özellikle kuzey ve güney ana girişleri ve çıkışları hala alternatifsiz tek ulaşım akslarına boyun eğmiş durumda bırakılmıştır. Aliğa-Menderes-Torbalı elektrifikasyon hattı yapılan yatırımlarıyla günümüzde atıl durumdadır. Deniz ulaşımı ve ticaretinde liman konuları yıllarca spekülatif tartışmalara sahne olmuş ve bu yöne itilmiştir. İzmir ticari sermayesinin gelişimi sanayi alanında kesintili olarak ivme gösterirken bunu sektörel olarak ticari açıdan değerlendirdiğimizde inşaat sektörünü ön planda gelir görmekteyiz. Zira, 2002 yılı sonu itibarıyla İzmir Büyükşehir Bütününde yer alan sermayenin ticari dağılımında inşaat sektörü % 20 ile ön plandadır. Bunu, zengin tarım potansiyeline sahip olmanın avantajını kullanan gıda sektörü takip etmekte olup payı toplamda % 13’tür. Ancak, son on yıl içinde bu iki lokomotif sektör arasındaki rekabette gıda sektörünün yakaladığı ivme inşaat sektörü aleyhine olmuş

ve ikisi arasındaki oran son otuz yıl içinde onar yıllık periyotlar halinde bakıldığında 2,14’den, ikinci on yılda 1,83’e ve son on iki yıl olan 1990-2002 periyodunda da 1,49’a inmiştir. Bu da giderek inşaat sektöründeki gerilemeyi veya talebin azalmasını doğrulamaktadır. Bu nedenledir ki sonuç bölümünde ele alınan hedefler arasındaki kuzey, güney ve batı akslarında konut sektörüne yatırımın önlenmesi önerisi doğrulanmaktadır. Tarım sektörünün % 13 olan payı da bu bağlamda şehirsel yerleşmeler dışındaki alanların da desteklenmesinin gerekliliğini hissettirmektedir. Zira, nüfus ve demografik incelemeler ve göç analizleri de İzmir ana merkeze gelen göçün yaklaşık % 50’sinin Ege Bölgesinin kırsal kesiminden ve bunun da % 22’sinin Stratejik Planlama Alanından olduğunu gösterdiğinden, Stratejik Planlama Alanının dış kabuğundan başlamak üzere tarımın teşvik edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Tabiatıyla tarımın teşviki yanında sanayiin de geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu da Kınık ve Tire Organize Sanayi Bölgelerinin desteklenmesiyle birlikte Tekeli Organize Bölgesinin de hızla devreye girmesini gerekli kılmaktadır. Zira İzmir Ticaret Odası öncülüğünde kurulan İTOB Sanayi Bölgesi, 1.000 m2’lik parsellerle küçük ve orta ölçekli girişimcilere de yatırım olanağı sağlamaktadır. İzmir sermayesinin zaman içindeki dalgalanması kurulmuş olan firmaların 2002 yılı sonu itibarıyla sadece % 49’unun hayatiyetlerini devam ettirdiğini göstermektedir. Bunlar arasında mali kurumların gelişmesi veya azalması beklenmesine rağmen, krizlere karşın bu sektörün payının toplamda 1980 sonrası değerlendirildiğinde hep % 5-6 arasında kaldığı saptanmıştır. Ancak detaylı bir inceleme 1980 öncesinde bu kurumların toplamdaki payının % 10 olduğunu da göstermektedir. Şu halde durum, İzmir’in mali kurumlar açısından, bu kurumları bünyesinde tutmak için atılım yapması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Son dönemlerin en cazip sermaye yatırımı olan tekstilde de durağanlık olmuş ve pay % 9-10 arasında kalmıştır. Sektörel olarak turizmin odak noktalarından biri olarak gösterilmesine rağmen bu konuda girdiler hep il dışında elde edilmiştir. Etrafının yüksek potansiyelinden İzmir pay alamamış ve bu konuda ticari sermaye atılımları son on yılda toplamda % 3’ten % 4’e çıkmasına karşın istenilen düzeyin gerisinde kalınmıştır. İzmir bu süreçler içinde Bergama benzeri bir transit merkez olmuş, Dalaman ve Bodrum Havalimanlarının açılmasıyla ve de şehir, havalimanının Çiğli’den taşınmasıyla potansiyelini yitirmiştir. Dolayısıyla geçtiğimiz süreçlerde İzmir gereken atılımı yapamamış ve geride kalmıştır. Bu dönemde öncelikle ele alınması gereken yatırımlar arasında sürükleyici olanlara eğilinilmesi gerekmektedir. Bunlar makro hedefler olarak ele alınmalıdır. İlk aşamada İzmir’in dışa açılmasının teşvik edilmesi gerekmekte olup bunların başını deniz ulaşımında yapılacak atılımlar çekmelidir. Çandarlı limanı hakkında kesin bir karara varılmalıdır. Enerji sorunları çözülmeli ve doğalgaz yanında başta rüzgar enerjisi olmak üzere alternatiflerin devreye alınması gerekmektedir. Jeotermal enerjinin kıpırdanması teşvik edilmelidir. Güneş enerjisinin domestik hizmetler başta olmak üzere kullanımının yaygınlaştırılması hedef alınmalıdır. Hepsinden önemlisi yatırımların mekansal dağılımının planlanması gereklidir. Bu sayede bütünlük ve koordinasyon sağlanacaktır. Şu halde ilk aşamada mekansal analiz metotlarının analizi gerekmektedir. Hangi yatırımın hangi alana yapılması, hangi olumlu

ekonomik girdiyi sağlayacaktır sorusunun cevabı bu şekilde böylece konut sektörü de bu bağlamda kendisine yer bulacaktır. Bu doğrultuda konut sektörü, konut imalatıyla sektörel bir yön verici olmaktan çıkarılmalıdır. İzmir’i zayıflatan yönlerden biri de bu konut fazlası ve yanlış mekansal dağılımı olarak görülmektedir. Aynı durum şehir içi turizmi için de geçerlidir. Şayet İzmir ölçeğinde bir yerleşmenin Nazım İmar Planı bulunmuyorsa, bu konuda ticari sermaye sahiplerini de yatırımlarını yanlış yönlendirdikleri açısından yorumlamanın anlamı bulunmamaktadır. Sektörel arazi arzının yapılabilmesi için bu tür Nazım Planların yapılması gerekmektedir. İzmir çok kutuplu, polarize bir gelişim sergileyerek ilerleme kaydetme durumundadır. Bu nedenle kendi içinde geçmiş yıllarda sonlandırılamamış Kalkınma Ajansı adı ile lanse edilmiş bir organizasyonun hangi ad altında olursa olsun gerçekleştirilmesi ve İzmir sermayesinin ve de makro yatırımlarının yön bulması gereklidir. Expo projesinin geçmiş yıllarda yön bulamaması ekonomik krizlere bağımlı olsa da kısmen de bu yöntemsizlikten kaynaklanmıştır. Geçmiş süreçlere dikkat edildiğinde önümüzdeki kısa vade bu tür bir sergilemeye hazırlanma dönemi olarak değerlendirilmelidir. Şu halde İzmir en erken 2008 yılından önce bu tür bir adaylığa başvurmamalıdır. İzmir’de geçmiş stratejik planlarda da yer alan Menkul Kıymetler Borsasının kurulamaması da geriye dönük olumsuzluktur. Bir önceki stratejik planın hedeflerinden olan İzmir’in kişi başı 6.000 dolarlık gelire ulaşılmasının hedeflenmesi kamu yatırımlarına ayrılan ödenekler incelendiğinde de mümkün görülmemekte idi. 2000 yılında erişilen değer 4.327 dolar ve 2001 yılında ise 3.215 dolar olmuştur. Burada olduğu gibi, stratejik planların emredici işlevi bulunmamaktadır. Yön verici ve tavsiye niteliği taşımaktadırlar, bu nedenle serbestileri geniş bir yelpazeye yayılma imkanı taşır. Ancak emredici hususların da plan kapsamında yer almasını önerirler. Zaten bu doğrultuda çalışmada emredici hususların planlama için en önemli araçlarından biri olan Nazım Planların yapılması önerilmiştir. Bunlara ek olarak Stratejik planlar makro karar mekanizmalarının devreye girmesini önerirler. Dolayısıyla mekansal açıdan detay olarak kabul edilen çözümler kapsamları dışındadır. Özellikle şehirsel ölçekte mekan tasarımları konusunda çözüm getirme yerine çözüm yollarını göstermek ve yönlendirmek ana amaçlarının başındadır. Şu halde örneğin İzmir için Konak Meydanının düzenlemesinin nasıl olması gerektiği stratejik kavram dışındadır. Ama anılan meydan dahil olmak üzere benzer kolektif alanların şehirsel tasarım ölçeğinde ele alınması gerekliliğini önerirler. Bu pencereden bakacak olursak, Birinci Stratejik Plan Döneminde önerilen yatırımlardan % 50’sinin gerçekleştiğinden bahsedilmesi de stratejik bir önem taşımamaktadır. Zira, yatırımlarda sayısallıktan ziyade kapsamın önemi vardır. İkinci plan döneminde de sayısallık üzerinde durulmasına karşın bu plan dönemi için farklı bir yöntem izlenmiştir. Örneğin Çandarlı Limanıyla, Konak Meydanı projesi sayısallık olarak iki konu olarak ele alındığında gerçekleşme açısından farklı kriterler ve temellere dayanmaktadırlar. Gerçekleştikleri takdirde sayısallıklarının ekonomik

olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. İzmir’in geçmiş yıllardan bu güne gelirken yaşadığı en büyük handikap işte burada gizlidir. Sayısallığı adetten çıkararak olaylara daha gerçekçi bir gözle bakılmasının öğrenilmesi gerekmektedir. Yaptırmamanın değil yaptırmanın daha önemli olduğu bütün olarak öğrenildiği zaman belki de bu tür plan yaklaşımlarına gereksinim duyulmayacaktır. Her şeye rağmen daha bu gereksinimlere ihtiyaç duyulan dönemlerde İzmir Ticaret Odasının bu kapsamda bir çalışmaya önderlik etmesi, birlik ve beraberlikle sorunların üstesinden gelinmesi için çaba sarf ettiğinin delilidir. Bu güne değin yapılmış olan stratejik planlarla şehrin gelişimini amaçlayan İzmir Ticaret Odası, bu kez de aynı güç ve ivmeyle şehrin ekonomik gelişimine katkı yapma isteğindedir.

Prof.Dr. Çınar ATAY İzmir, Eylül 2003

İçindekiler Sunuş Önsöz Özet

Giriş
1. Çalışmanın Amaçları 2. Çalışma Programı

Birinci Bölüm
3. Mevcut İdari Yapı 4. İzmir İlinin Ekonomik Sektörel Potansiyeli 5. Strateji Planının Alt Yörelerinin Tanımlanması 5.1 [ A ] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi 5.2 [ B ] Bakırçay Strateji Alt Yöresi 5.3 [ C ] Gediz Strateji Alt Yöresi 5.4 [ D ] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi 5.5 [ E1 ] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi 5.6 [ E2 ] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi 5.7 [ F1 ] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi 5.8 [ F2 ] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi

6. İzmir İlinin Mevcut Yapısal Özellikleri, Tahmin Ve Projeksiyonlar 6.1 Sosyal Yapı Özellikleri 6.2 Ekonomik Sektörlerin Özellikleri 6.2.1 Ticaret 6.2.2 Sanayi 6.2.3 Tarım 6.2.4 Turizm 6.2.5 Mali Müesseseler 6.3 Coğrafi Çevre Özellikleri 6.4 Altyapı 6.4.1 Ulaşım Ağı Bilgileri 6.4.2 İçme ve Kullanma Suyu – Tarımsal Sulama 6.4.3 Kanalizasyon ve Pis Su 6.4.4 Enerji 6.4.5 Haberleşme ve Telekominikasyon 6.4.6 İzmir Körfezi 6.4.7 İzmir İli Kıyı Kesimi

3 Tarım 10. Mali Kurumlar. Sentez: Strateji Planının Genel İlke ve Özellikleri.2 Altyapı Etkileri .5 Mali Kurum Stratejileri 10.1.3 Kamu Yatırımlarının Ekonomik Değerlendirilmesi 8.1 Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi 7.1 Ekonomik–Sektörel Etkiler 10.2 Makro Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi 7.1 İdari Yapı Önerileri 9.4 Turizm 10.2 Yatırım ve Karar Organizasyonları.1.2.1. Kamu Yatırımları 7.2. Anadolu Menkul Kıymetler Borsası 10. Potansiyellerin ve Hedeflerin Strateji Planına Olası Etkileri 10.7. Yapılanma Önerileri Yaklaşım Yöntemi İzmir İli Mekansal Sentez Çalışmaları Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması Plan İçin Öngörülen Araçlar 9.2 Alt Yörelerin Potansiyelleri İkinci Bölüm 9.1 Sanayi 10.1 Alt Yörelerin Sorunları 8.2 Ticaret 10.1.1. Strateji Alt Yörelerinin Sorunları ve Potansiyelleri 8.

3.10.1 Deprem Potansiyeli ve Zemin Koşulları 10.3.2 Su Potansiyelinin Değerlendirilmesi Üçücü Bölüm 11. Değerlendirme ve Sonuç .3 Doğal – Çevresel Etkiler 10. Strateji Alt Yörelerinin Ortak ve Ayrışık Strateji Kavramları 12. İzmir İli İçin Bütünleşik Strateji Planı Öngörüleri (2003 – 2012) 2003–2012 Dönemi İçin Mekansal Ekonomik İlkeler ve Varsayımlar 2003-2012 Dönemi Ekonomik Sektörel Hedefler 2003-2012 Dönemi Yatırım Program Öncelikleri (Birinci Beş Yıllık Dönem) 2003-2007 (İkinci 5 Yıllık Dönem) 2008-2012 Strateji Plan Dönemi Sonrası İçin Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler 13.

Ege Bölgesi Türkiye Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının ortalama % 16’lık kısmını üretmektedir. Ancak aradaki yıllarda ortaya çıkan ekonomik krizler 1980 sonrasının durgunluk döneminden sıyrılış şeklinde geçmemiş ve hedefe ulaşılmada göreceli de olsa geç kalınmıştır. 1980’li yıllarda artış eğiliminde olan GSYİH. ancak krizlerin etkisiyle 2001 yılında 2. 1998 yılında 3.222 dolara kadar çıkmış.5’lik. 2000 yılı sabit üretici fiyatlarına göre sanayi faaliyet kolundaki Türkiye GSYİH’nın % 29. ticarette % 18 ve tarımda ise % 23’tür. 1999 ve 2001 krizleri hem Türkiye hem de İzmir’in GSYİH seyrinde rahatlıkla izlenebilmektedir.398 dolardır. Bu hedeflerin içinde 2002 yılı belirtildiği üzere İzmir’in bir dünya şehri olması idi. 1990’lı yıllarda iniş ve çıkışlı artışlar izlemiştir.9’luk. Ülke ekonomisinde bölgenin payı. Tarımdaki nispi payın yüksekliğinde bölgeye özgün pamuk. Türkiye GSYİH’nın ortalama % 8’lik kısmını üretmekte ve üretimi 1980-2001 döneminde ülke ekonomisine benzer artış ve azalışlar göstermektedir. Bu oranlar İzmir’in sanayi. özelde ilerleyen yıllarda bu krizin etkilerinden uzak tutmayı amaçlayan bir Stratejik Plan çalışmasını yaptırmış olması önemli bir girişim olarak kabul edilmelidir. üzüm. Bu da ülke ekonomisindeki gerilemenin. Türkiye sanayi üretiminin % 14’üne sahiptir ve bölgenin imalat endüstrisine olan katkısı istihdamda % 3. Türkiye ortalamasına nazaran özel araçta 1. sanayide % 17. 1994. tarımda ise %7. Bu dönem başında İzmir Ticaret Odasının İzmir’i. Bunlara eklenen seçim politikalarının yanına körfez krizi de gelince para piyasaları da krize girmiş ve parlak olmayan bir dönem yaşanmıştır. ekonomik potansiyeli açısından ilk üç sırada yer almakta.22 kat ve motorlu kara taşıtı sayısında ise 1. Bölge halkının ekonomik durumunun göstergesi olarak karşılaştırmada kullanılan 10. bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin iyi bir göstergesidir. ticaret ve tarımdaki gücünü göstermektedir. katma değerde % 17 ve yatırımlarda % 13’tür. Bölgenin kişi başına ortalama GSYİH’sı 1986 yılında 1. Türkiye’nin illeri arasında İzmir. ticarette ise % 22. incir ve zeytin gibi ürünlerin olması ve bölgedeki tarımın gelişmiş olmasının rolü vardır. 1 . üretimde % 13.35 kat daha fazla araca sahiptir. sosyo-ekonomik özellikleri bir bütün olarak dikkate alındığındaysa diğer illerden farklı ve kendine ait özellikleriyle sivrilen bir nitelik kazanmaktadır.İZMİR STRATEJİK PLANI 2003-2012 ÖZETİ 1990’lı yıllar değerlendirildiğinde Ülke ekonomisi açısından pek parlak olmayan sonuçlara karşılaşmaktayız. Yine Bölge. İzmir.000 kişiye düşen araç sayısına bakıldığında. Bütün olumsuzluklara rağmen İzmir’i bir dünya şehri yapmayı hedefleyen bu çalışma ağırlıklı olarak sosyal ve ekonomik konulara yönelmiş ve hedefler belirlemeyi amaçlamıştı. Bu yılların karakteristikleri açısından ilk planda aşırı borçlanma ve ekonomide dengenin sağlanamaması yanında kamu kesiminde dengelerin de bozulduğu görülmektedir.5’lik kısmını üretmektedir. İzmir.182 dolara düşmüştür.

çevre yerleşmeler içinde bu değerin altında kalanlar Bergama. Kınık. İzmir çok merkezli vektörel bir yapıda gelişme zorundadır. Tabi ki bu iki puan içersinde doğumdan kaynaklanan artış ile göçlerin de etkisi vardır. Diğer taraftan kırda yaşayanların oranı % 21’den % 19’a gerilemiştir. Genel olarak İzmir.50 oranları Türkiye ortalamasının altında iken ‰ 5. İzmir’de 2000 yılı 2 . Kaldı ki İzmir’in aldığı göçün bir kısmının kendi il hudutları içindeki yerleşmelerden olduğu da düşünülecek olursa bunun da önüne geçilebilecektir. 2012 yılında İzmir Büyükşehri 3. İzmir merkez şehir olarak sanayi yerine üst düzey ve vasıflı hizmetleri hedeflemeli ve bunu ticaret ile birlikte yürütmeli. İncelemelerimiz bu yerleşmelere daha üst değer göstermelerine rağmen Dikili ile Karaburun’un eklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Şu halde etrafındaki nüfus düşüşünü karşılayan. Ödemiş. Düşük hızlı toplu ulaşım olanakları hinterlandın potansiyelini daha da daraltmaktadır. Tire.000 kişiyi barındıracaktır ve ortalama değerler içinde İzmir her yıl 75. İzmir’in bu doğrultuda aldığı göç etrafına da dağılacak ve kentin göç ile bozulan yapısına yetişmek için harcadığı kaynaklar içerde daha sağlıklı bir yaşam yaratmaya yönelebilecektir.27 olduğu bilindiğinde.29 ile şehirlerde ‰ 23.59 Ege Bölgesinde yaşamaktadır. Ülke nüfusunun % 7. Bölge. nüfus artışları açısından Türkiye değerlerine yakın olduğu için. Selçuk. Bu potansiyelden yararlanamamanın bir başka sonuca da İzmir’in yaşamakta olduğu yetişmiş insan ve firmaların dış göçleri sorunudur. Yıllık nüfus artışı toplamda ‰ 16. 10 yılda iki puanlık bir artış vardır. İzmir Büyükşehrinin yıllık ortalama nüfus artışının 0/00 24. Bu takdirde hedeflediği amaca ulaşmada zorlanacaktır ve de öyle olmuştur. Genel olarak İzmir’de metropoliten potansiyelden yeterince yararlanıldığı söylenemez. Bayındır. Bu şekilde hinterlandındaki dengeli gelişme İzmir merkezini olumlu biçimde etkileyecektir. Beydağ. Kiraz ve Çeşme olarak görülmektedir.000 kişi artacaktır. İzmir il toplamında 1990 sayımında şehirde yaşayanların yüzdesi % 79 iken 2000 yılında bu yüzde % 81’e çıkmıştır. Bu artışı sağlayacak olan en önemli unsurların başında göç alma olgusunun ilk planda yakın çevreden gelmesi engellenmelidir. Ayrıca İzmir. sanayisini etrafına dağıtma zorunda olmalıdır. diğer deyimiyle göçü alan şehir birinci planda İzmir olmaktadır ve bu nüfus dağılımında İzmir ne dünya şehri olmaya aday ne de kalkış dönemi hedeflerine ulaşmayı amaçlayan bir atılım yapamaz. turizm ise bir destek sektör olarak kullanılmalıdır.İlk dönemin senaryoları arasına bakacak olursak ülkeyi genelde içine alan sıkıntılardan etkilenilmiş de olsa İzmir için temel özellik olarak az kutuplu bir yapının seçilmiş olması ve de bunun sanayi ile ticarete bağlanmış olması önemli bir handikap olarak görülmektedir. hinterland destekli tek merkezli bir gelişime tabi olamaz.135. Bu çalışma kapsam olarak ele alındığında bu açık olarak görülmüş ve hedefler bu yönde planlanmıştır. İzmir Büyükşehir merkezli bir mekansal planın yalnızca bu kapsamda ele alınmasının öngörülmesi bir başka yanılgıdır. diğer bölgelere nazaran üstün konumdadır.76 ile ortalamanın üzerindedir. Aradan geçen yıllar İzmir için kalkınma senaryosunun tek merkezli ve az kutuplu olamayacağını göstermiştir.

1985’te Kocaeli. İzmir ülke bazında kamu yatırımlarından 2003 yılı itibarıyla % 3. 1990 yılında ise Kocaeli. toplam nüfusun ortalama % 54’ü işgücü olarak değerlendirilmiştir. Bu nüfus 922. 6 ve üstü yaştakiler için okuma ve yazma oranı. Ev eşyası. haberleşme ve bakım hizmetleri yüksek gelir gruplarında belirgenleşmiştir.3 milyondur.65’dir.96 olan bu oran.86’dır.7’si inşaatta ve % 39. sırada. Antalya ve İçel’in arkasından 5. Ege Bölgesinde toplam tüketimin % 35’i gıda. İzmir ilinde % 64 kendi evinde ikametgah etmektedir. eğitim ve eğlence harcamaları ancak yüksek gelir düzeyinde gözlenmiştir. Mevcut istatistiklere bakıldığında.3'e kadınlarda % 87.4 civarındadır. Bu dönemde işsizlik ise ortalama % 6. İzmir’de 1980 ve 2000 döneminde ortalama olarak nüfusun % 33. Tüketim davranışında konut harcamaları tüm gelir grupları için önemlidir. % 5.sayımına göre hanehalkı nüfusu 3. İzmir’in son 20 yıldaki iş gücü potansiyeli ele alındığında. ev eşyası. Örneğin otoyol yapımının payının büyük olduğu görülmektedir.2’si sanayide. hizmetlerde ise 10 puan artmıştır. 2000 yılı nüfus sayımına göre % 91. İçel ve Bursa’nın arkasından 5. sırada yer almaktadır.9’u hizmetlerde istihdam edilmiştir. İstanbul. Bu oran köylerde % 80 iken. ulaştırma.43’i tarımda. İzmir’in. Bu 3 . % 20. Konuta yapılan harcamalar tüm gelir grupları için önemini korumaktadır. ilçelerde % 65 ve İzmir Büyükşehir belediyesi sınırlarında % 59’dur. Giyim.4'e yükselmiştir. Bu oran erkeklerde % 96. Bu demektir ki kalkınma için hedeflerden birisi de kamu yatırımlarından gereken payı elde etmektir. Kocaeli’nden sonra 2. İzmir’in konut problemi olmadığı izlenimi ortaya çıkmaktadır. İstihdamda tarımın oranı 8. Mülkiyet ile ters sırada da kiracı olma durumu vardır.9 puan azalmış.12 pay almaktadır. Yani İzmir sahip olduğu olanaklar açısından tercih edilen bir il konumundadır. Gıda ve giyime ayrılan pay gelir arttıkça nispi olarak önemini yitirmiştir. kültür. Kalkınma bir bütün olarak ele alınmalı ve İzmir’in art bölgesi doğru değerlendirilmelidir. Yani toplam tüketimin % 68’i zorunlu harcamalara yönledirilmektedir ki bu durumda gelir yapısındaki düşüklüğü göstermektedir. Bedelsiz oturanlar ise ortalama % 6 civarındadır. sırada. Ulusal politikalar içinde konuya bu açıdan baktığımızda kamu yatırımlarını büyük bir yer tuttuğu inkar edilemez. net göç hızına bakıldığında 1980 sayım yılına göre.729 hanede yaşamakta ve ortalama hane halkı büyüklüğü 3.6 civarlarında seyretmiştir. Ancak konutların özellikleri ele alındığında konut sorununun varlığı bilinmektedir. Aldığı bu payın kendi iç sektörleri itibarıyla dağılımında en büyük payı da sürekli artan bir tarzda ulaşım almakta ancak bu konuda da bir dengesizlik göze çarpmaktadır. İzmir İlinde okuma ve yazma oranı ülke genelinde olduğu gibi sürekli artış göstermiştir. Bu işgücünden istihdam edilen nüfus oranı 1980-2000 dönemi için ortalama % 93. İzmir için tüketim harcamalarındaki özelliklerine bakıldığında gelir yükseldikçe değişkenlik göstermiştir. 1935’de % 34. % 23’i konut ve kira ve % 10’u ise giyim harcamalarına gitmektedir. İstanbul.

İhraç ürünlerinin nitelikli.8 dolar ihracat geliri elde edildiği anlaşılmaktadır.715'dir. genelde İzmir’in de payının düşmesi olacaktır. Ege Bölgesi ihracatının ise neredeyse tamamının (% 89-91’i) İzmir’den yapılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Yine kamu yatırımlarına bakacak olursak İzmir’de kamunun son beş yılda turizm ve tarım sektörlerine yaptığı yatırım il toplamında % 3’ü geçmemiştir. Türkiye ticaret hacminin % 7’sini oluşturmakta. sağlık % 2 pay almaktadır. Konut sektöründeyse yatırımlar 1993 yılından bu yana devlet politikaları doğrultusunda kesilmiştir. 1998-2003 yılları arasında İzmir’de yeni kurulan ve kapanan firma sayılarındaki gelişmeler. kapanan firma sayısı ise. İzmir’de 130 adet turizm işletme belgeli tesis ile 51 adet turizm yatırım belgeli tesis mevcuttur. emek ve doğal kaynak tabanlı ihraç ürünlerinin ağırlıklı olması fakirleşerek büyümenin ortaya çıkmasındaki önemli nedenler olarak sayılabilir. Türkiye’nin yaşadığı krizlerin izlerini taşımaktadır. 2000 ve 2001 yıllarında diğer yıllara oranla artmıştır. İzmir ihraç fiyatlarının gelişimi içinde aynı eğilimin söz konusu olduğu. il düzeyinde yaklaşık olarak 272 bin esnaf ve 60 bin tüccar bulunmaktadır.7 dolar. Ege ihracatında İzmir’in payı dikkate alındığında söylenebilir. il'de toplam 278 adet Seyahat Acentesi bulunmaktadır. deniz. İzmir’in ticaretteki payı incelendiğinde 1999-2001 yılları itibariyle Türkiye ihracatının yaklaşık % 19’unun. İhraç mallarının miktarındaki ve fiyatlarındaki gelilmelerin izlenmesi sonucunda 2000 yılında Ege Bölgesinden ihraç edilen ürünlerden ton başına 64. Enerji yatırımlarıysa son yıl en yüksek değere ulaşarak % 7 olmuştur. Bunlar arasında 2002 yılı itibarıyla. Ticaret sektörünün. Türkiye’de de ticaret sektörünün. daralma dönemlerinde de daha hızlı küçüldüğü görülmektedir. termal kaynaklar ve antik şehirler olarak sıralayabiliriz. 4 . 2001 yılında 53. sektörün büyüme hızının oynaklığını giderecek ve nispi istikrarı sağlayacak önlemlerin alınması gerektiği anlaşılmaktadır.yatırımların sona ermesiyle sektördeki payın düşmesi. İzmir’in ticaret hacmi. Bu durum kamunun yatırımları arasındaki dengesizliği vurgulamaktadır. Bunları ana başlıklar itibariyle iklim. genişleme dönemlerinde Ülkenin genel ekonomisine oranla daha hızlı büyüdüğü. doğal güzellik. eğitim % 6. Bunun olumluluğu yanında turizmde atılım yapma eğilimini yıllardır sürdüren İzmir’e bu denli az kamusal yatırımla ivme kazandırılamaz. İzmir’de 1998 ve 2001 yıllarında yeni kurulan toplam firma sayısı diğer yıllara oranla azalmış. Dış ticaret hadlerindeki olumsuz bu gelişme Ege’de ve İzmir ekonomisinde fakirleşerek büyüme olgusunun varlığına işaret etmektedir. Bu tesislerdeki toplam yatak sayısı 34. hizmetler sektörünün bir alt sektörü olduğu ve emek yoğun üretimde bulunduğu dikkate alındığında. güneş. standartlaşmış. üretimi uzmanlık bilgisi gerektiren ürünlerden oluşmaması.3 dolar. Yine kamu yatırımları olarak sosyal içerikli yatırımların payının da az olduğu gözlenmektedir. 2002 yılında 31. İzmir İli turizmin gerektirdiği tüm özelliklere sahiptir.

Yabancı Gecelemede ise İzmir ilinin aldığı pay % 4 olup 36. 1997 ve 2002 yıllarında uluslararası para piyasalarında ve Türkiye’de yaşanan krizler özellikle İzmir’deki Türk Lirası mevduat hacmi üzerinde olumsuz etkilere yol açmış ve bu mevduat hacminin azalmasına neden olmuştur.5 milyonu İzmir’de gerçekleşmektedir. Diğer illere 5 . Yeterli bilgiye sahip olmayan ya da alışkanlıklarını sürdüren işletme ve tasarruf sahipleri de. Türkiye’de 8. diğer mali kurumların ve araçlarının yeterince yaygınlaşmamış olması sonucunda mali sektör.933 tesisin 130’u İzmir’dedir. Turizm İşletme Belgeli Tesis Sayısı’nın % 6. Türkiye’deki 313. İzmir’deki mevduat ve kredilerin dağılımının ortaya koyduğu gibi.İzmir’in Türkiye turizmindeki yeri ele alındığında potansiyel kaynaklarının değerlendirilmediği görülmektedir. İzmirdeki işletmelerin fon ihtiyaçlarını karşılama imkanlarının Türkiye geneline oranla daha az olduğunu ortaya koymaktadır.1’i yani 22. Yatırım belgeli tesislerin % 3. izmirde bankacılık sektörünün reel sektöre kaynak aktarma görevini yerine getiremediğini. gerek şube gerekse personel başına düşen kredi ve mevduat dağılımı açısından Türkiye genelinin gerisindedir. Yani Türkiye’deki 1.6’sı İzmir’dedir. şube ve personel verimliliği açısından da Türkiye ortalamasının altındadır. mevduatlarının önemli bir kısmını İzmir içerisinde krediye dönüştürülmemekte. yabancı para cinsinden mevduatların payı ise %5’tir. İzmir dışında gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlerin finansmanı sağlanmakta. Yukarıdaki potansiyel ile İzmir’de yabancılar için ortalama kalış süresi 3. buna karşılık konsolide bütçe harcamalarından İzmir’e düşen payın yıllar itibariyle azaldığı görülmektedir. Türk Lirası cinsinden mevduatların Türkiye geneline oranı %7.461’i İzmirdedir. İzmir mevcut potansiyellerini değerlendirerek ortalama kalış süresini arttırması gerekmektedir. bankacılık sektörü ağırlıktadır.4 milyon gecelemenin yaklaşık 1. Reel sektöre kaynak aktarma görevini Türkiye ortalamasının çok altında gerçekleştirebilen İzmir bankacılığı.000 civarındadır. sektörün mali sistemdeki ağırlığını belirlemede etkili olmaktadır. konsolide bütçe gelirlerin gittikçe artan kısmının İzmirden tahsil edildiği. İzmir’de toplam banka kredilerinin Türkiye geneline oranı yıllar itibariyle azalmış. 1995-2002 yıllarını kapsayan dönemin tümünde İzmir bankacılığı. kredilerin payının azalması. İzmir’deki mevduat hacmi toplam 1994-2002 yılları arasında Türkiye mevduat hacminin % 6’sını oluşturmaktadır. Diğer taraftan kamu maliyesi açısından İzmir’deki duruma bakıldığında. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sermaye piyasasının gelişme sürecinde bulunması ve olması. İzmir dışına kaynak aktarılmaktadır. 1995 yılında % 8 olan bu oran 2002 yılında % 4’e düşmüştür. Mevduatların Türkiye geneline oranı değişmezken.298 turizm işletme belgeli yatağın % 7.7’si İzmir’dedir.8 milyon yabancı konaklamanın yalnızca % 5’i İzmir’de yapılmaktadır ki bu da yaklaşık 435.3 gün olmaktadır. Bu durum kamu maliyesi açısından da söz konusudur.

Kağıt ve kağıt ürünleri sanayiinde teknolojik yenileme ve verimlilik artırıcı tekniklere ihtiyaç bulunmaktadır. İzmir içki ve tütün sanayiinde teknolojisini yenileyecek atılımları gerçekleştirmelidir. İzmir bu performansıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir gelişme göstermiştir. ticaret ve sanayi ile ilgili faaliyetlerde bulunan işletmelerin yoğun olduğu ve bunların da önemli bir kısmının küçük ve orta ölçekli işletme olduğu dikkate alarak oluşturmalıdır. kullandığı tüm faktörlere karşılık elde ettiği verimlilik % 8.5 kat bir artış olması beklenmektedir. Ancak. İzmir ilinin tarım alanı 367. İzmir İl nüfusunun yaklaşık % 18'inin kırsal kesimde yaşamakta ve ekonomik faaliyetleri bütünüyle tarıma dayanmaktadır. İzmir tekstil.2 artmıştır. Çünkü İMKB’na kote olmuş şirketlerin yaklaşık %20’si İzmir ve Ege Bölgesi şirketlerinden oluşmaktadır. çalışan sayısında yaklaşık 3.873 hektar olup 84 tür bitkisel tarım ürünü yetiştirilmektedir. incir ve üzüm Ege Bölgesi ve İzmir'in ihraç ettiği tarımsal ürünlerdir. İzmir’de firmaların fon ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için yeni kurumların oluşturulmasına ihtiyaç vardır. İzmir’in bu trendi koruyacak şekilde üretimini sürdürmesi beklenmektedir. Ayrıca enginar 6 .kaynak aktarmak. şüphesiz bölgesel dengesizlikleri gidermeye yönelik ekonomi politikaları çerçevesinde düşünüldüğünde normal karşılanabilir. Ayrıca metal sanayiinde teknolojisini yenilemeli ve verimlilik artırıcı yöntemler üzerinde durulmalıdır. İzmir ekonomisinde tarım. Bu nedenlerle. en azından ekonominin durağanlaşmasına yol açabileceğine de dikkat çekmek gerekir. Bu bağlamda Ekrem Demirtaş tarafından Tekeli Ticaret ve İmalat Organize Bölgesinde kurulan ve 2003 yılında üretime geçecek olan içki imalat tesisi önemli bir atılım olarak görülmektedir. Gıda ve içki sanayiinde faaliyet gösteren iş yeri sayısı 2005’te yaklaşık % 10 azalacağı tahmin edilmektedir. Dokuma giyim ve deri sanayiinde iş yeri sayısı 2005 yılında işyeri sayısında % 25. Pamuk. mandalina. tütün. güç kapasitesinin yaklaşık % 20 artacağı tahmin edilmektedir. giyim ve deri sanayiinde önemli bir başarı göstermiş ve % 5. Böylece Menkul Kıymetler Borsasının kurulması ve başarıyla faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan yatırımcı profili. İzmir taş ve toprağa dayalı sanayiinde verimlilik artırma çalışmalarını başlatmalıdır. İzmir’deki mali kurumlar stratejilerini planlarken. güç kapasitesinde yaklaşık 2. KOBİ’lerin finansmanı sağlamak amacıyla kurulacak olan bir Anadolu Menkul Kıymetler Borsası kurulması için ideal bir konumdadır. İzmir’de 2005 yılı itibariyle çalışan sayısının % 5.5 kat. Bu nedenle. Orman ürünleri ve mobilye sanayiinde teknoloji yenileme çalışmalarına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kurumların başında küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman ihtiyaçların karşılamak amacıyla kurulması gerekli olan Anadolu Menkul Kıymetler Borsası gelmektedir. zeytin. finansal ve ekonomik büyüklük İzmir’de mevcuttur.7 teknolojik ilerleme sağlarken. yine de bu durumun bir ölçüde İzmir ekonomisinin küçülmesine.

Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi yer almaktadır ve odak Tire’dir. 7 . Körfezin kenarına dizilmiş bu alan aynı zamanda hizmet. 30 bin ton beyaz et üretimi yapılmaktadır. Kapsam olarak aksiyon planı tarzında ele alınmalı. hedefleri belirlemelidir. Bu bağlamda stratejik plan alanı. Bunun güneyinde Gediz Alt Yöresi gelmektedir. İzmir merkez şehir ile olan ilişkileri bağlamında bu alt yöre ikincil durumdadır ve dış kabuk olarak kabul edilmiştir. alt yöreler itibarıyla ele alınmıştır ve çalışmanın amacına yönelik ortak ve benzer yaşam koşullarına sahip alanlar belirlenmiştir. Hayvansal ürünlerin üretim miktarlarına baktığımızda 600 bin ton süt. Ancak bu son yerleşme konum itibarıyla Kuzey Alt Yöre gibi merkez şehirle kopukluk yaşamakta ve planlama alanının bir diğer dış kabuğu olarak kabul edilmektedir. Bunların birincisi Torbalı odaklı K. birlikte karar verme olanaklarına sahip olma kriterleri değerlendirilerek belirlenmiştir. Üçüncü alt yöre İzmir doğu aksında yer alan Kemalpaşa Alt Yöre odaklı Gediz-Nif Alt Yöresidir. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresidir ki.üretiminde diğer illerimize göre Türkiye birincisidir. benzer ekonomilerden etkileniyor olmanın yanında aynı sektörlerden hizmet almaları ve üretim alanları yaratabilmeleri. Bu stratejik alt yörelerin başında gerek idari ve gerekse fiziksel bütünlük gösteren İzmir Büyükşehir İlçelerinin oluşturduğu alan gelmektedir. Dolayısıyla da mekânsal sistemin ele alınması önemli bir yer tutmaktadır. Zayıf tarım potansiyeli yanında güçlü bir turizm yapısına sahip bu alt yörenin yanında Urla odaklı Yarımada Urla Kesimi Alt Yöresi gelmektedir ki burada tarımı daha güçlü görmekteyiz. İzmir İli güneyine inilince iki alt yöreyle daha karşılaşmaktayız. Birinci olarak Çeşme odaklı Yarımada Çeşme Kesimi Alt Yöresi Karaburun’u da içermektedir. alandaki tüm uzmanlaşma alanları yer almaktadır Menderes’in uzmanlaşma çeşitliliğinde yoksun olan turizmi ise Selçuk sağlamaktadır. 28 bin ton kırmızı et. Diziliş sonucu Bergama odaklı Bakırçay Alt Yöresi Kınık ve Dikili’yi kapsamaktadır. Bunların aynı zamanda. İzmir’de 650 bin civarında küçükbaş hayvan ve 250 bin civarında büyükbaş hayvan ile 550 bin civarında kümes hayvanı bulunmaktadır. Bunu takiben diğer Stratejk Alt Yöreler kuzeyden başlayarak gruplaşmıştır. Odak Aliağa’dır ve uzmanlık alanı bir öncekileri barındırmanın yanında sanayii de kapsamasıdır. tarım ve sanayi konularında ihtisaslaşmıştır. Doğusundaysa K.7’si sulanmaktadır. Tarım sanayi ve hizmetler ihtisas alanlarıdır. Dağılımını dengesini sağlamayı amaçlamak ve de önceliklerin belirlenmesi için ele alınan strateji planının hedefi zorunluluk getirmek değildir. Yöreye büyük özellik kazandıran yarımada ise iki alt yöreye bölünerek incelenmiştir. Bayındır ve Ödemiş’in güçlü yapıları yanında gelişme bekleyen yapılarıyla Beydağ ve Kiraz stratejik plan alanının üçüncü dış kabuğunu oluşturmaktadır. Burada da Karaburun göreceli olarak dış kabuğu oluşturmaktadır. Tarım ağırlıklı yöre giderek sanayi ile tanışmaya başlamıştır. Menemen tarım ve hizmetler Foça ise turizm odaklıdır. Bu nedenle yedi alt yöre tanımlanmıştır. İzmir’deki tarım arazilerinin % 48. Turizm ve tarım uzmanlık alanlarıdır. Ancak hayvansal üretimin girdi maliyetleri arttığından yıldan yıla söz konusu hayvan sayısında bir azalma gözlenmektedir. Bu alanda hizmetler de gelişmiş durumdadır.

Sanayi yatırımlarının mekânsal planlanması ekonomi açısından ön planda gelmektedir Ancak günümüze değin münferit yapılanmalarla gelişim gösteren İzmir sanayiinin bölgesel ölçekte ele alınmasının en önemli unsurlarının başında gelen Organize Sanayi Bölgeleri konusunda stratejik planlama alanının oldukça cömert bir girişim sergilediği görülmektedir. Kurulma aşamasına gelindiğindeyse ilk aşamalarda serbest bölgelerde yer almaları uygun bulunmaktadır. Demiryollarının bu makro hedefleri yanında daha mikro ölçekteki yatırımların başında Nemrut bağlantısının son merhalesinin bitirilmesi ve bunu takiben uzun vadede Kuzey Ege Limanının gelişmesine paralel Dikili bağlantısının da düşünülmesi gündeme gelmelidir. Bu konunun belirli bir disiplin altında yatırım haline dönüşmesi gerekmekte olup. başta Aliağa yöresi olmak üzere benzer girişimlerin çoğaltılması olmalıdır. atıl yatırımlar haline dönüşümünden kaçınılınmalıdır. Hedef. Güney aksın karayolu bağlantısı yeterli sevide olup. Bu yaklaşımlar giderek ulaşım sistemlerinin geliştirilmesini gerekli kılmakta ancak stratejik plan dönemi içinde İzmir’in alansal kullanımında yeni otoyol projelerine gereksinim olmadığını ortaya çıkarmaktadır. Kısa ve uzun vadeli ulaşım koridorlarının tesisi ve bütünleşmesi için hızlandırılmış demiryollarına da gereksinim ortaya çıkmaktadır. Tekeli’de faaliyete geçmiş bulunan ve Kentsel Çalışma Alanı olarak tasarlanan 250 hektarlık Tekeli İmalat ve Ticaret Bölgesi türü yaklaşımların desteklenmesi ve 8 . Örneğin içinde bulunduğumuz aşamada Kiraz Organize Sanayi Bölgesi yatırımının daha gerilere alınmasında ekonomik yarar bulunmaktadır. Bu konuda aşama kaydedilmiş ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü alanı içinde Teknolojiyi Geliştirme Bölgesinin kuruluş aşmasına geçilmiştir. Startejik planlama alanında yer alan on beş organize sanayi bölgesinin giderek spekülatif yatırımlara sahne olmaması gerekmektedir. kuzey aksta da çift hatlı bölünmüş yol gerekli olmaktadır. Organize Sanayi Bölgelerinin geliştirmesinde hedeflenen ana unsurun Teknolojiyi Geliştirme Bölgeleri ile paralellik taşımalarıdır. Burada sisteme eklenmesi gereken Bergama-Kınık–Soma-Akhisar ve Menemen-Emiralem-Manisa bölünmüş yollarıdır.Stratejik planın hedefleri doğrultusunda büyük altyapı odaklarının alt yöre bazında yaratıcılık taşımaları nedeniyle ve de bu kararlar da gözetilerek İzmir envanterine ana liman olarak Kuzey Ege Limanı yanında Aliağa’ya stol tipi bir hava alanı öngörülmektedir. Bu şartların gerçekleşmesiyle çok merkezli vektörel planlamanın birlikteliği ortaya çıkacaktır. Tabii burada çevre yollarının kısa vadede tamamlanmasının şartı vardır. Nitelikli Sanayi Bölgelerininse kurulmasının daha zaman alacağı belirlenmektedir. İzmir merkezde ana demiryolu bağlantılarının terminali yanında bir marşandiz garı ve triaj tesislerinin yer alması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Ulaşım sistemlerine yönelik bu bağlantıların sanayinin desantralizasyonu yanında yörenin genel bütünlüğünü de sağlayacak olması düşünülmelidir. Şu halde mevcut şebekenin sağlıklaştırılması yanında Bergama-Kınık-Soma bağlantısının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Karayolu güzergahları paralelinde bu sistemlerin de geliştirilmesi gerekmektedir.

ekonominin tüm sektörlerindeki yeni kurulan ve kapanan firmalara oranındaki gelişmelerdir. ekonominin genelinde kapanan şirketlerin % 74’ünü kapsamaktadır. Türkiye’de 1998-2003 döneminde ticaret sektöründe yeni kurulan şirketler. İzmir’de ticaret sektöründe kapanan firmalar. İzmir ekonomisinin genelinde yeni kurulan firmaların % 54’ünü. Özellikle planlama alanında kurulan firmaların % 20’sinin inşaat sektöründe yer alması ve bunun % 13 payla gıda sektörünün takip etmesi ilk bakışta İzmir’in üretimde ve tüketimde belirgin bir ivmeye sahip olduğunu göstermektedir. İncelemelerimiz ticaretin sektör olarak. Gerek teknoloji ve gerekse toplumsal boyuttaki gelişmeler ticaretin mekansal boyutta da gelişim göstermesini zorunlu kılmaktadır. Ticaret sektörünün niteliği gereği kriz ve büyüme koşullarından daha şiddetli olarak etkilendiği anlaşılmaktadır. Daha üstte ise deri ve ayakkabı grubu gelmektedir. ortalama % 5’er payla sağlık ve turizm gelmektedir. İzmir ekonomisinin genelinde kapanan firmaların % 66’sını oluşturmaktadır. Bunun üzerinde de sırasıyla % 4 payla taşımacılık. Bir anlamda ticaret sektörünün firmalar açısından kırılganlığı. ticaret sektöründe kapanan şirketler. Bu durum gerek İzmir’de gerekse Türkiye genelinde ticaret sektöründe yeni kurulan şirketlerin. ticaret sektöründe yeni kurulan ve kapanan firmaların. diğer sektörlere oranla başarısızlığa uğrayıp kapanma oranının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde bu durum sağlık konusunda da özellikle jeotermal kaynaklara gereken önemin verilmesi açısından bir uyarı olarak kabul edilmelidir.Organize Sanayi Bölgeleriyle birlikte koordineli çalıştırılmasının yararı görülmektedir. krize girme ve krizden etkilenme olasılığı. Buna karşın en alttaki yedi sırada kurulan firmaların sektörel dağılımında eğitim sektörünün % 1 payla en altta yer aldığı görülmektedir. ekonomi genelinde yeni kurulan firmaların % 59’unu kapsarken. Bunu plastik ve ağaç işleri takip etmektedir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta. Aynı eğilim İzmir özelinde de görülmektedir. gelişmesi hedeflenmiş İzmir Büyükşehir Strateji Alt Yöresinde geniş bir mekansal boyuta yayıldığını da göstermektedir. Bu bağlamda mevcut Serbest Bölgelerin çalışma kapasiteleri olumlu bir tempoda ilerlemektedir ve 2002 yılı itibarıyla Türkiye toplamı içinde %19 oranında bir pay almışlardır. Hedef gelen turistin kalış süresini uzatmak olmalıdır. İzmir ticaret sektöründe 1998-2003 döneminde yeni kurulan firmalar. Bu durum turizmini canlandırmak için çaba sarf eden İzmir için kapanması gereken bir açıktır. Hatta bu iki konunun birleştirilmesi konusunda çalışmaların genişletilmesi konusu ciddi bir tarzda ele alınmalıdır. Günümüzde salt ticarete bağlı gelişim gösteren şehirler artık bulunmamaktadır. Bu amaçla turizm sektörüne ilişkin geniş kapsamlı tek bir birliğin kurulması kaçınılmaz 9 . Turizmin İzmir için temel sorunlarının başında tanıtım eksikliğinin olduğu bilinmelidir. İlerleyen yıllarda sanayi sektöründe aşama kaydetmesi hedeflenen Aliağa yöresine de benzer yapıda bir Serbest Bölgenin yerleşmesi ve burada yer alacak Organize Sanayi Bölgelerinden ikincisinin Serbest Bölgeye dönüştürülmesi de hedeflenmelidir. daha yüksektir. Her ne kadar “e-ticaret” kavramı gelişim gösterse de mekansal boyut her zaman bulunacaktır. Ticaret sektöründe uygulanacak stratejinin yenilik boyutu bulunmalıdır.

Bu iki sektör fiziki olarak mekansal ayrıcalıklı alanlara da sahiptir. Alt yöre bazındaysa hizmet sektöründe de ihtisaslaşması gerekmektedir. Bu bağlamda tarım. Örneğin. Yarımada Çeşme Kesimi turizm açısından gelişim temposuna devam etme zorundadır. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresi etkileşim alanı olarak tarımın önemiyle ve etkisiyle gelişim trendine devam edecek ve bunu sanayinin il içi ve dışına yönelmesiyle yoğunlaştıracaktır. K. Sorunlarının ivedilikle halledilmesi ilk planda gelen hususlardan biri olarak durmaktadır. Kıyı kullanımı için kıyıların optimum derinlikleri de belirlenerek sabit bir kullanım çizgisine kavuşturulması ve değiştirilmememsine özen gösterilmesi gerekmektedir. alt yöre bazında geliştirilecek olup öncelikle kendi tüketime yönelik hedefler amaçlanmalıdır. K. diğer iki sektörle birleştirildiğinde ticaretin de il dışına taşan etkisi ortaya çıkacaktır. Strateji planına göre İzmir ilerleyen yıllarda ticaret ve hizmetler sektöründe gelişim göstermelidir. Yarımada Urla Alt Yöresi tarımda ihtisaslaşmasını sürdürme durumundadır. Özellikle iç ve orta körfez için bu konu daha da önem arz etmektedir. Burada özelde sakız ağacı gibi özel tarım yatırımlarına da öncelik verilmelidir. Ancak burada. kıyı kesimi ve İzmir Körfezinin ayrı stratejilerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bütünleşik mekansal stratejileri uygulamamız ve potansiyellerin değerlendirilmesi sonucunda alt yörelerin ekonomik sektörlere göre uzmanlaşma biçimlerini ortaya koymaktadır. özelde İzmir’in sahip olduğu Bozdağ Kayak Merkezinin anlaşmazlıklar sonucunda verimli işletilememesi İzmir turizmi için büyük kayıptır. Bunlara Kınık’ın eklenmesiyle sanayi faaliyetleri açısından alt yörenin kendi içinde ve il içinde sektörel uzmanlaşması yer bulmaktadır. Yörenin yüksek tarımsal potansiyeli sanayi ile birlikte il içi ve dışına hizmet ettiğinden bu stratejik alt yörenin gelişim trendi İzmir’in Büyükşehir ölçeğinde yükünün büyük bir kısmını sırtlayacak ve gelişimde birliktelik oluşacaktır. Turizm açısından özellikle iç ve dış turizme hizmet edecek birimlere sahip olması. Bu stratejik alt yörede iç turizm potansiyelinin mevcudiyetinin fark edilerek geliştirilmesi gerekliliği gelişim sürecine ivme verecektir. Tire’nin önderliğinde sanayi gelişiminin ilerlemesi hedeflenmekte ve sektör alt yöre dışına taşacaktır. Dikili ve Bergama’dan ötürü önem kazanmaktadır. il içi ve dışı açısından sanayi sektöründe uzmanlaşmasına davam edecek olup bunu turizmle beraber götürmektedir. Bakırçay yöresindeyse il dışına ve içine yönelik turizm. Buna dışa dönük olarak turizmin de elenmesi gereklidir. bunları ortaya koymadan önce korunması öngörülen doğal ve kültürel alanların. Gediz-Nif Alt Yöresi kendi kapalılığından sanayi ve tarım sektörlerindeki gelişmeyi beraber sırtlayarak çıkacaktır. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi adaşı gibi tarım sektöründe gelişimini sürdürecek ve etkileşim alanı olarak ülkesel bazda etkin olacaktır. Buna eklenen en belirgin hedefse turizm olma durumundadır. 10 .görülmektedir ve sektörde profesyonellik yanında kurumsallaşma sorunlarının da çözülmesi gerekmektedir. Gediz Alt Yöresi ise.

Halkapınar’da yapımı öngörülen ana yolcu gar tesisine ve marşandiz garı ve triyaj tesislerinin inşasına gerekli önem verilmelidir. Sonuçta bütünleşik strateji planı öngörüleri altında mekansal ilke ve varsayımlar verilmiştir. Bu ilkeler. Aynı bağlamda bu hattın Kuzey Ege Limanının gelişimine bağlı olarak Çandarlı-Ödemiş-Tire bağlantısının da tasarlanması gerekmektedir. Üçüncü Stratejik Plan çalışmasındaysa olası krizleri daha zararsız atlatabilmeyi amaçlayan bir tarz ele alınmış ve bölgesel yaklaşım alt stratejik yörelerin tesisiyle gerçekleştirilmiştir. program önceliklerinin belirlenmesinde ve yatırımlara vade konulmasında önem kazanacaktır.Tüm alt yörelerde yönetsel merkez durumunda olan ilçe merkezlerinin bulunması doğal olarak il dışına hizmet verilmesini olağan kılmaktadır. Çandarlı Körfezi’nde Kuzey Ege Limanı’nın proje çalışmaları hızlandırılmasına paralel olarak. demiryolu şebekesinin standardı yükseltilmeli ve Aliağa – Balıkesir hattı kurulmalıdır. Söz konusu ilkeler dönem hedeflerinin belirlenmesinde kullanılabilecek varsayım niteliğindedir ve aşağıdaki gibi sıralanabilir. • Kuzey limanları yük taşımacılığında. Sonuç olarak makro ölçekli kamu yatırımlarında İzmir’in hakkı olan payı almasının yanı sıra. Stratejik plan dönemi içinde Çandarlı’da. güney limanları ise yolcu taşımacılığında dengeli bir şekilde ancak iç ve dış ulaşım bağlantıları açısından uzmanlaştırılmalıdır. Bunu takiben de 2003-2012 dönemi yatırım programı öncelikleri tüm olarak ekte verilmektedir. 1996-2002 dönemini “kalkışa geçiş dönemi” olarak hedefleyen İkinci Stratejik Plan yukarıda belirtildiği gibi ve de ana metinde daha açık vurgulandığı üzere çeşitli dönem krizleriyle hedeflerine erişmede zorlanmıştır. banliyö sisteminin metro standardı ile geliştirilmesine ağırlık ve öncelik verilmelidir. Demiryolları için bölge ölçeğinde daha önce hazırlanan demiryolları ana planı yeniden gözden geçirilip değerlendirmeli. dağılımları ve zamanlaması açısından bunlara akılcılık kazandırılması da sağlanmak istenmiştir. Kuzey Ege Limanı tesis edilmesi kesinleştirilmeli. proje çalışmaları ve uygulamalarının başlatılmalısı hızlandırılmalıdır. Elektrifikasyon ve çift hat banliyö demiryolu yapım ve işletmeciliğine. Bu varsayımlara da ekonomik sektörel hedefler açısından GSYİH değişik artış oranlarında ele alınarak değerlendirilmiştir. Uzun vadede Çandarlı Limanı’nın aşamalı olarak hizmete girmesine paralel olarak Alsancak Limanı. ağırlıklı olarak yolcu • • • • 11 . 2003–2012 Dönemi İçin Mekansal Ekonomik İlkeler ve Varsayımlar Strateji Planı dönemi için İzmir ili düzeyinde genel ilkeler ve varsayımların düzenlenmesinde herhangi bir sıralama kriteri kullanılmamıştır.

• • • • • • • • • • 12 . • • Ege Bölgesi ve İzmir İli karayolları ağı Çandarlı Limanı’nın etaplaması doğrultusunda geliştirilmelidir. Alt yörelerin her biri için 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Nazım Planları hazırlanmalıdır. Kent genelinde toplanan çöplerin geri dönüşümünün sağlanması için gerekli organizasyonların kurulması ve yatırımların yapılması sağlanmalıdır. Hazırlanacak 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Nazım Planları ve Revizyonları sonrasında yerleşmelerin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları da gözden geçirilmelidir. Hipermarketlerin yer seçimlerinin küçük esnafın da ayakta kalmasına olanak verecek şekilde yasal düzenlemeye kavuşturulması gerekmektedir. Şehirsel alanda son yıllarda öncelik ve ağırlık verilen toplu ulaşım sistemleri bütünleşme ve etkinleştirme çalışmaları sürdürülmeli. İzmir Körfezi’nde. Sektörler için fiziki gelişme planları hazırlanmalı ve bunların çevre düzeni planlarına veri oluşturması sağlanmalıdır. Adı geçen kıyı kullanım çizgisinin saptanması için körfezde. yakın çevre ve giderek il ölçeğinde metropoliten alan toplu ulaşım sistemlerinin proje ve uygulama çalışmalarına başlanılmalıdır. Önceki çalışmalardan yararlanarak ve gerekirse güncelleştirmelere gidilerek kıyı kullanım çizgisinin ivedilikle belirlenmesi sağlanmalıdır. İzmir Körfezi’nin deniz derinlikleri ile kıyı çizgisi sabitlenmeli ve kıyı potansiyeli açısından öncelikler tesis edilerek hazırlanacak bir kıyı proje ve yönetimi sistemi ile denetim altına alınmalıdır. İzmir’in yakın hinterlandı açısından da yük gemilerine tahsis edilmelidir. makrobentik ve sedimentolojik çalışmaların yapılması öngörülerek 1983 yılında gerçekleştirilmiş olduğu bilinmektedir. çamurun ise elektrik enerjisi üretme amaçlı kullanımı sağlanmalıdır. denizle fiziksel bütünleşme gösteren bir kıyı kullanım çizgisinin yaratılması ve körfezdeki tüm kıyı yapılaşmalarının gerektireceği düzenlemelerin bu kullanım çizgisine göre irdelenmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır.gemilerine. ayrı ayrı havza planları hazırlanılarak bu havzaların topraklarının tarımsal değerleri gözetilerek koruma altına alınması sağlanmalıdır. Menderes Havzaları için. akıntı ölçümleri ve dalga analizlerinin. kartografik ve batımetrik çalışmaların. Çiğli’deki arıtma tesisinden elde edilen suyun sulama. Kıyı kesiminde turizm öncelikli çevre düzeni planları için revizyon çalışmaları yapılmalıdır. Bakırçay – Gediz – K.

Yeni organize sanayi bölgelerinin seçiminde.• Strateji alt yörelerine yönelik hazırlanacak Nazım İmar Planlarına bağlı Uygulama İmar Planlarında ve Kentsel Tasarım projelerinde engellilerin rahat hareket etmesini sağlayacak uygulama standartlarının getirilmesi sağlanmalıdır. Orman varlığı yeşil kuşaklar ve koridorlarla bütünleştirilerek. sonrasında da ülkesel işlevler için parseller ayrılması gözetilmelidir. Yerel kamu idaresinde fiziki-stratejik planlamanın etkinliğinin ve işlevselliğinin artırılması. tümüyle mutlaka • • • • İzmir ili turizm potansiyelinin değerlendirilmesi ve bu potansiyelin tanıtımının sağlanması amacıyla İZTAV çatısı altında profesyonel bir ekibin kurulması ve tanıtıma yönelik farklı kurumlardaki tüm kaynakların bu organizasyona aktarılması sağlanmalıdır. mevzii yerleşim alanı uygulamaları için uygun normlar belirlenerek geliştirilmelidir. kıyı ve dağ ekolojik sistemiyle bütünleştirilmeli. Kıyı kesimi ve kırsal alanlarda. Tümüyle yerleşilemezlik özelliği taşıyan yerlerde ise kesin denetim koşullarının geliştirilmesi sağlanmalıdır. İzmir Büyükşehir Bütünü ve özellikle de Metropoliten Aktivite Merkezi sınırları içinde kalan büyük saha kullanan sanayi kurumları ile kamu idaresine ait • • • • 13 . Aliağa–Kemalpaşa–Torbalı’da sanayi sektörü için yaratılmış organize ortamlarda öncelikle yerel ve bölgesel potansiyel için. sosyal ve fiziki altyapı ve yerleşilebilirlik koşulları konularında ilke ve standartlar oluşturulmalıdır. karar mekanizmasında rol almasının ve il düzeyinde yaygınlaşan bir kurumlaşmaya gidilerek bunun sürekli bir hale getirilmesi sağlanmalıdır. kısmında açıklanmış olan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin kurulması çalışmalarında bulunulmalıdır. sayı ve büyüklük olarak imalat ve üretim birimlerinin seçimi ve yönlendirilmesinde. yerel ve yöresel potansiyelin değerlendirilmesinin ötesinde amaçlar güdülmelidir. yoğunluk ve yapı düzeni itibariyle bu alanların korunması amacıyla. Fiziki planlama ile ekonomik planlamanın uyum içinde yürütülebilmesi için Yatırım ve Karar Organizasyonlarına gereken önemin verilmesi önem arz etmektedir. gelişi güzel mevzii planlarla veya izinsiz olarak gelişen yapılaşmaların önüne geçilmelidir. parsel büyüklükleri. doğaya ve çevreye uyumlu yerleşmeler elde edebilmek amacıyla. İzmir Büyükşehir tamamlanmalıdır. Bu bağlamda çalışmanın 9. Buralarda bölgelemelere gidilerek nüfus ve yapı yoğunluğu. Bütünü çevre yolları sistemi. Korunacak doğal ve kültürel alanlar denetim altında tutulmalı. yapı düzeni. Bunun için KOBİ’lerin finansmanına alternatif bir yaklaşım olarak ele alınmış olan Anadolu Menkul Kıymetler Borsası kurulmalıdır. bunun yanında koruma–işletim–denetim mekanizmasıyla da sürdürülebilirlikleri geliştirilmelidir.

Tersaneler ve limanlar arasındaki doğrultusunda çözülmelidir.kullanışların arazi değerlerinin artmasına paralel olarak çepellere kaydırılması. verimliliğin artırılması yönündeki çalışmaların hızlandırılarak stratejik plan dönemi sonuna kadar tamamlanmalıdır. yer seçimi ilişkileri gereksinimler İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresinin temel ekonomik-mekansal işlevi. bilgi ve sermaye yoğun birimlere ayrılmasının sağlanmalıdır. yeşil kuşak sistemiyle ilişkilendirilmelidir. il içine ve il dışına olarak. bir yandan liman içine indirilerek kamyon ve TIR trafiği açısından rahatlamanın getirilmesi. alt yöre içine ve il dışına olarak tanımlanmalıdır. İçme suyu barajlarının koruma alanlarında denetimin sürekliliği sağlanmalıdır. (Örneğin DSİ. Sakız ve Sisam’la İzmir arasında sınır ticareti ve ulaşım ilişkilerinin yük ve yolcu taşımacılığı açılarından kurulmasına çalışılmalıdır. eski yerlerinin vasıflı hizmetler sektörlerine. İzmir Büyükşehir Bütünü içindeki mevcut sanayi bölgelerinin sermaye yoğun ve ileri teknoloji kullanan üretim birimleriyle yer değiştirmeleri yönlendirilmelidir. Yeşil kuşaklar Büyükşehir bütünleştirilmelidir. Mekansal-ekonomik roller. İzmir il düzeyinde. şeklinde yönlendirilmelidir. Tarım İl Müdürlüğü vb. alt yöreler düzeyinde ise. Yarımadada ve İzmir Körfezi çevresinde deniz ulaşım kapasitesi artırılmalıdır. Köy Hizmetleri. ticaret ve turizm sektörlerindeki uzmanlaşma düzeylerinin artırılıp geliştirilmesi. Karayolları. Toprak kabiliyetleri açısından üst sınıf alanlarda tarım aleyhine oluşacak gelişmeler engellenmelidir. Alt yörelere stratejik planla yükümlenecekleri işlevlerin dışında verilmemeli ve yatırım öncelikleri bu işlevlere göre tanımlanmalıdır. roller • • 14 . Alsancak Limanı gerisinde yarım kalmış karayolu viyadüklerinin. Ege Adaları’ndan Midilli. Taşocakları ve madencilik işletmeciliğindeki uygulamaların genel peyzaj yönünden olumsuz etkilerinin oluşmasının engellenmesi ve denetlenmesi sağlanmalıdır. Bütünü içinde aktif yeşil alanlarla • • • • • • • • • • • • İzmir İl düzeyinde milli parklar ve rekreasyon alanları. Tüm dere yataklarının yerleşim istilalarından arındırılması sağlanmalıdır. hizmet alanları ile Kula Mensucat gibi sanayi alanları) • İzmir İl düzeyinde tarım sektörüne ilişkin düzenleme ve yatırımların önceliklerinin ele alınması. diğer yandan da şehir içi yol standart ve işlevinde Alsancak yolağına bağlantılarının kurulmalıdır. üst düzey organizasyon-hizmetler.

Alt yörelerde yer alan mevcut ikinci konut stoklarının, bu yöreler için öngörülen işlevlere uygun olarak diğer kullanış biçimlerine teşvik edilmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Turizm konaklama tesislerinin boşluk oranlarının yüksek olduğu yörelerde, yatak kapasitesini artıracak yatırımların öngörülmemesi, kısa vadede öncelikle doluluk oranlarının artırılması yönünde politikalar geliştirilmelidir. Ölçek ekonomilerinin kurulmasının potansiyel olarak uygun olduğu yörelerde, bu doğrultuda politikalar ve uygulamalar geliştirilmelidir. Çevre korunması amacıyla, risk altındaki yörelerde ilgili normlara uygun ön arıtma koşulları geliştirilip uygulanmalıdır. Toplu konut uygulamalarıyla ilgili mevcut stoklar eritilinceye kadar yeni yerleşim alanlarının açılmasına izin verilmemelidir. Mevcut tesis edilmiş ve onaylanmış organize sanayi bölgelerinde tam kapasite elde edilinceye kadar kısa vadede ve dönem içinde yeni organize sanayi bölgelerine izin verilmemelidir. İl düzeyinde yerel özendirilmelidir. enerji potansiyelinin ve olanaklarının kullanılması

• • • •

• • •

İl düzeyinde mekansal gereksinimlerin gereği ortak kamu bütçe ve programı hazırlanarak uygulanması girişimleri yapılmalıdır. Şehirsel yerleşmelerin sınırları içinde kalan ve korunması konusunda genel kabuller oluşturulan tarım alanlarının sürdürülmesiyle ilgili politikalar geliştirilmelidir. Kamu yönetiminde alt merkezleşme eğilimlerine uygun örgütlenme biçimlerine yönelinmelidir. Alt merkezlerde hizmet düzeyinin geliştirilmesi sağlanmalıdır. Mekansal şehirleşmeye özen gösterilmeli yasa dışı yapılaşmaların önüne geçilmeli ve bunu özendirecek girişim ve düzenlemelerden mutlaka kaçınılmalıdır. Nüfusun gereksinimine uygun yerinde, sürekli ve yeterli düzeyde sosyal alt yapı hizmetlerinin verilmesi sağlanmalıdır. Şehirsel yerleşmelerin girişlerine arazi kullanışları ve peyzaj donatısı açısından özen gösterilmeli ve mevcut olumsuz gelişmeler için yeniden düzenleme çalışmaları yapılmalıdır. Yerel yönetimlerin emlak vergilendirmelerindeki dengesizlikler düzeltilmelidir. Emlak vergi oranlarının beldeler bazında ortaya çıkan eşitsizlikleri giderilmeli, bazı yörelerde düşük emlak vergilerinden kaynaklanan finansal güçlüklerin ortadan kaldırılmalıdır.

• •

• •

15

Sanayi ve toplu konut yerleşim alanlarında ön arıtma sistemlerinin kurulması ve işletilmesine sorunları strateji plan dönemi sonu itibariyle tümüyle çözümlenmelidir. Özellikle turizm ve ikinci konut yörelerinde yaz aylarında gelişen trafik ve otopark taleplerine uygun düzenlemeler yapılmalıdır. Şehirsel yerleşmelerde yol ağları, trafik ve otopark düzenlemeleri, talep yönetimi tekniklerinden de yararlanılarak geliştirilmeli, yaya – taşıt trafiği ayrıştırmalarını dengeli bir biçimde gözeten ağlar oluşturulmalıdır. Şehirsel yerleşme geçişlerinde ve bağlantı noktalarında, yaya ve taşıtlar için köprülü karayolu kavşakları ve demiryolları köprülü geçişleri düzenlenmelidir. Köylerde kanalizasyon ve arıtma tesislerinin yapılmış olmalarının yanı sıra bunların bakım ve işletim sorunlarının çözümlenmesi de sağlanmalıdır. Havzalarda ve tüm tarım alanlarında yer altı sularının dengeli kullanımı sağlanmalıdır. İzmir Körfezi’nin tüm dere ıslah çalışmaları tamamlanmalıdır. İzmir Büyükşehir Bütünü’nde karayolu ağında alternatif güzergahların elde edilmesi sağlanmalıdır. Telekom haberleşme ve bağlantı ağlarında, nüfus ve işletme taleplerine göre gelişmeler için revizyon çalışmaları yapılmalıdır. Tarım sektöründeki küçük işletmelerin, tohumdan pazara kadar geçecek süreçte sorunlarının ve hizmet eksikliklerinin giderilmesi sağlanmalıdır. Dağ köylerinde orman kadastrosu tamamlanmalıdır. Katı atıkların toplama ve depolama sorunları alt yöreler düzeyinde yerleşmeler arası işbirliği ile planlanarak topluca çözümlenmesi sağlanmalıdır. Stol havaalanları, turizm–sanayi–tarım sektörlerinin gereksinimleri doğrultusunda ve alt yörelerin yapılarına göre yer seçilerek uygulanmalıdır. Demiryolları için hazırlanacak ana planda Ödemiş ve Tire sapakları, yöresel bir demiryolu sisteminin parçası durumuna getirilmeli ve elektrifikasyonu için çalışmalar yapılmalıdır. Mevcut arkeolojik envantere uygun sergilendirme kapasitesi artırılmalıdır. olarak yerinde müzelendirme ve

• •

• • • • • • • • • • •

• • •

İl düzeyinde balıkçı barınakları ve yat limanları ağına gerekli öncelikler verilmelidir. Büyükşehir Belediyesi Mücavir Sahası’ndaki köylerde belde belediyelerinin kurulmasının sonrasında mücavir alan dışına çıkmalarına neden olan yasal boşlukların giderilerek, söz konusu yerlerde planlama, uygulama, denetim

16

bütünlüğünün sağlanmalıdır. • •

kaybolması

sonucunu

yaratan

bu

durumun

giderilmesi

Mevcut şehirsel fiziki altyapının merkezden başlayarak yeraltına alınması çalışmalarının sürdürülmesi ve tamamlanması. Eski Gediz Deltasının güney kesimine, Sasalı ile irtibatlı bir tarzda ve Çiğili Atatürk Organize Sanayi bölgesine hizmeti de içeren konteyner ağırlıklı bir iskelenin tesis edilmesi. Expo kurulması tasarlanan İncirlatı kesiminde 2008 yılı sonrası için bu tür bir alanın ayrılmasının hedeflenmesi ve planlama çalışmalarının değerlendirmeye alınması, tema belirlenmesi. İzmir’in yurt dışı merkezlerle doğrudan havayolu bağlantısının sağlanması için potansiyel araştırmalarının yapılması Doğu Akdeniz Bölgesinde yer alan önemli liman şehirleri arasında feribot ve gemi seferleri (kruvaziyer) düzenlenerek İzmir’in tanıtımının sağlanması ve başta İzmir olmak üzere stratejik planlama alanında özellikle kıyı yerleşmelerinin ekonomik potansiyellerinin arttırılması.

• •

2003-2012 Dönemi Ekonomik Sektörel Hedefler
Stratejik planlama alanımızda yer alan yerleşmelerin ilçe bazında 2003-2013 yılları arasındaki nüfus öngörüleri ışığında 2013 yılında İzmir nüfusunun yaklaşık 4.7 milyon olması beklenmektedir. 10 yıllık süre içerisinde ortalama % 35’lik bir artışla ile 1.25 milyon daha fazla kişi İzmir’de yaşayacaktır. Bu toplam artışın 520 bin kişisi, doğal ve kalan, 730 bini ise göçe bağlı nüfus artışı olarak beklenmektedir. Doğal nüfus artışına karşı, İzmir ili hazırlanma sürecine sahip olduğundan sosyoekonomik beklentileri dengeleme şansına sahiptir. Ancak göç ile gelen nüfusun, içinde bulunduğu yaşa bağlı olarak beklentileri değişecektir. Bu nüfusun yaşayacağı planlama alnımızda dönemsel olarak önde gelmesi hedeflenen sektörel yaklaşımlarsa aşağıda belirtilmiştir. • İnşaat sektörü olarak içinde bulunulan dönemde en düşük seviyede olunması, ilerleyen yıllarda bu alanda bir gelişim olacağı varsayımını ileri sürmektedir. 2003 yılı içinde enflasyonun düşme eğilimi içine girmesi ve de faizleri düşürülmesini takiben inşaat sektöründe kısa vade sonunda gelişim öngörülmektedir. Arsa değerlerinin yüksek trende seyretmesinin sonucunda duraklamaya girilmiş olmasının ve Ülkenin içinde bulunduğu coğrafyada ilerleyen yıllarda belirgin bir kriz ortamının oluşmaması bu alanda yatırımları arttırmayı öngörmektedir. İzmir’in uzun yıllar tarıma dayalı sanayi yapısını sektörel gelişimin önünde başarıyla yürütememiş olması ve bir engel oluşturması İzmir ekonomisinde sektörel çeşitlenmenin yeteri kadar hızlı gelişmemesine sebep olmuştur. Bu

17

durum ana sektörleri desteklemiş alt sektörlerin gelişmesini de engellemiştir. İstanbul merkezli Marmara sanayii çekim bölgesinde, hem katma değeri yüksek üretim tesisleri ve hem onlara destek veren imalat sanayii ve hizmet sektöründeki işletmeler hızla çoğalmıştır. İzmir’in geleneksel yapısının çok uzun süre kırılamamasında sanayi bölgelerinin gereksiz ve plansız çoğaltılması atıl yatırımlar olarak devreye girerken, alt yapı üretimi açısından geç kalınmış olmanın da etkisi büyük ölçüde görülmektedir. Bölgenin sanayi açısından doygunluğa ulaşamaması açısından İzmir etkin bir çekim merkezi olamamıştır. Bu nedenle sanayi yatırımlarında stratejik hedeflerin belirlenmesi yanında altyapı yatırımlarının tamamlaması gerekmektedir. • Stratejik plânlama alanında sınai ve ticari gelişimi engelleyen nedenlerin kökeninde kurumsallaşma eksikliği önemli bir faktör olarak başrolde görülmektedir. Aile şirketlerinin başarılı olduğu diğer bazı büyük sanayi Profesyonel yönetim tekniklerinin uygulandığı kuruluşlarının ise yönetim hataları, aile içi çekişmeler, pazar fırsatlarının yeteri kadar hızlı değerlendirilememesi, hızla değişen rekabet koşullarına uyum sağlamada geç kalınması gibi nedenlerle planlama alanında yer alan pek çok büyük sanayi kuruluşunun işletmelerini kapattığı ya da el değiştirerek bölge dışından yatırımcı grupların kontrolüne geçtiği görülmektedir. Bu durumun önüne geçilmesi ve sermeyenin İzmir içinde kalması için ilk planda örgütlenme şemasında profesyonel yönetici kadrolarından yararlanılması gerekmektedir. İzmir özellikle son yirmi yıllık perspektif içinde iç ve dış rekabet çerçevesinde dünyada meydana gelen gelişimlere ve değişimlere kayıtsız bir durum sergilemiştir. Bu durum yaşanan süre içinde ciddi bir güç kaybı oluşturmuş ve İzmir yetenekli iş gücünü kaybetmiştir. Başta İstanbul merkezli sanayinin çekimi sonucunda ortaya çıkan bu beyin göçü teknolojik gelişmelerden İzmir’in yeterince pay almasını engellemiştir. Kırıcı rekabetin sürüklediği değişim rüzgarlarına dayanabilmek ve onun ortaya çıkardığı fırsatlardan bu nedenle yararlanmak mümkün olamamıştır. İzmir sermayesi bu nedenlere karşı potansiyellerini daha etkin kullanmak için ekonomik analizlere dayalı uzun vadeli stratejik hedeflerini belirlemelidir. Sermaye birikimlerinin doğru yatırımlara yöneltilmemesi ve yabancı yatırımcılar için bir çekim merkezi olacak uzun vadeli bir stratejik planın bulunmaması kaynakların ekonomik olarak optimum kullanımını engellemiştir. Sermaye yatırımları, geçen süreler içinde daha ziyade kısa dönem kar maksimizasyonuna yönelik yatırımları hedeflemiş bu da kaynak israfına sebep olmuştur. Bu durum koordinasyon ve AR-GE alanında henüz istenilen düzeye gelinememesiyle sonuçlanmıştır. İşbirliğinin eksik olması önemli bir eksik olarak duraklamayı körükleyen bir etkendir. İzmir bu açıdan sinerji oluşturamamış hem siyasi hem de bürokratik engellemelere

18

karşın güçlerini birleştirememiştir. Bunlara karşın İzmir sermayesinin kısa dönemden itibaren semaya yatırımları içinde belirli bir payı AR-GE konularına yöneltmesinin gerekli olduğu ortaya çıkmaktadır. • İzmir tarihsel süreç içinde hep bir liman kenti olagelmiştir ve ekonomik yapısında bu husus önemli bir yer tutmuştur. Dünyanın önemli liman şehirlerinde limanların yerleşme alanları içinde kaldığı da görüldüğünden Çandarlı Limanı yapıldığı taktirde de İzmir limanının işlevine devem etmesi ve lojistik hizmetler açısından önemini koruması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İzmir’in yabancı sermaye açısından elverişli bir ortama sahip olmasının önemli bir unsuru olan geniş bir art bölgeye sahip olması limanla birleştirildiğinde karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolu açılarından lojistik hizmetlerin gelişmesine neden olacaktır. Bu nedenle kısa dönemden itibaren bu tür yatırımlara yönelinmesi gerekmektedir. Küreselleşme süreci içinde İzmir’in gerek geleneksel yapısı ve gerekse son yıllarda peş peşe gelen ekonomik krizlerden etkilenen ekonomisi birikmiş sermayesini yatırımlara yöneltmede itici güç bulmada zorlanmıştır. Bunun ana nedenlerinden başta geleni olan dünya gerçeklerinin gerisinde kalınmış olunması yeni ürün çeşitlerine yönelinememesiyle sonlanmıştır. Özellikle geleneksel sanayi yapısı içinde kalınmış olunması yüksek teknolojiye dayalı malların üretilememesine sebep olmuştur. İzmir ekonomisi, stratejik planlama alnında genel eğilimlere dayalı olarak dış pazarlara yönelik rekabetçi ürünlere ihraç kapısını açmak için teknolojik yatırımlara yönelme zorundadır. Bu nedenle Teknolojiyi Geliştirme Bölgelerine ve Teknopark yatırımlarına öncelik verilemesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İzmir turizminde görülen göreceli düşüşün önde gelen sebepleri arasında son yıllarda “incoming” acentaların çoğunun şehri terk ederek Antalya ve Kuşadası gibi merkezlere yerleşmesi gösterilebilmektedir. Bu durum İzmir’in payını diğer mekanlara kaydırmıştır. Ayrıca İzmir gelecek turist kafilelerini ağırlamaya yönelik yeterli mekanlara sahip bulunmamaktadır. Turizmin son yıllarda eğlence ve macera eğilimli olması İzmir’in potansiyelini düşürmektedir. Orta büyüklükteki turist gruplarına yemek verecek mekanların bulunmaması ve bu konuda yatırımlara yönelinilmemiş olması grupları İzmir’den kaçırmaktadır. Turizmin sadece bir konaklama işlevi olmadığı bilindiğinden İzmir bu konu dışındaki turizm alanlarına ekonomik yatırım yapma durumundadır. 1990 öncesi İzmir’de yapılmış konaklama tesislerinin eskimeye başlamış olması da İzmir’i konaklama açısından önümüzdeki yıllarda cazip bir mekan yapmayacaktır. Stratejik plan dönemi içinde İzmir turizminin gelişmesi ağırlıklı olarak kongre ve ona alternatif termal yatırımlara yönelinilmesi ile gelişebilecektir. Bu açıdan İzmir ekonomisine büyük girdi sağlayacak turizm gelirleri şehrin ölçeğini büyütmesi ile mümkündür.

19

İzmir’in tarımsal açıda verimli havzalara sahip olması tarım ekonomisinin dikkate alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu konuda tarım-sanayi işbirliğinin ortaya konması ve tarımsal üreticilerin bilgilendirilmesi yanında sanayiye yönelik üreticilerin ekonomik açıdan desteklenmesi projelerinin oluşturulması gerekmektedir. Özellikle tütün ve pamuk gibi ürünlerin kalite kontrolleri yapılmalı ve üreticiyi destekleme fonları konmalıdır. Bu bağlamda ekolojik tarımı destekleyici örgütlenme şemasının ekonomik bazda desteklenerek bürokratik sorunlarının çözülmesi olumlu olacaktır. Bölgede tarımsal potansiyele gerekli desteğin verilmesi alt yörelerin ticari hayatında gelişme yaratacağı bilinciyle destekleme projeleri oluşturulmalıdır. Stratejik planlama alanının tarımsal potansiyeli bilinen bir gerçektir. Bu potansiyel içinde zeytin ve zeytinyağı önemli bir yer tutmaktadır. Zeytinyağı 2001 yılı içinde Türkiye’nin toplam tarım ürünleri ihracı içinde ortalama %3’lük bir paya sahiptir. Dünya zeytinyağı ihracatı içinde ise ülke payı ortalama % 19 paya sahiptir. Genellikle üretildiği bölgelerde tüketilen zeytinyağı sağlıklı ve dengeli beslenme bilincinin dünyada yaygınlaşması ile özellikle Amerika, Japonya, Kanada, Avustralya ve Brezilya gibi nüfus yoğun ülkelerde tüketilmeye başlanmıştır. Bu pazarlar genelde Türkiye özelde İzmir için büyük ümit vaat etmektedirler. Örneğin; yeni gelişen pazarlardan Türkiye, Amerika için % 10 paya sahip iken İtalya %69, İspanya %35 pay almaktadır. Japonya için %0.13, Kanada için %6,7 ve Avustralya için %2 olan payların arttırılması için bu sektöre gereken önemin ve teşviklerin verilmesi gerekmektedir. En büyük ihraç pazarımız olan AB ülkelerinin dökme olarak aldıkları Türk zeytinyağını ambalajlayarak dünya pazarlarına aktarmasının önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması önem arz etmektedir. Son yıllarda bilişim sektöründe görülen yazılım ihracatı büyük bir ekonomik güç olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de de gelişmekte olan bu sektörü dünyaya taşımak ve özellikle İzmir ekonomisi için değer yaratan bir lokomotife dönüştürmek önemsenmelidir. Ticarî paket programları hazırlamadan öte sektörel yazılıma yönelinilmesi daha büyük girdiler sağlayacaktır. Bu bağlamda İzmir Ekonomi Üniversitesinin Bilgisayar Mühendisliği Bölümü önemli bir girişim yapmıştır. Türkiye bilişim pazarı 2002 yılında bir önceki yıla göre %11.7 büyüyerek 10.2 milyar dolara erişmiştir. Yine aynı yıl mobil yazılım pazarının %29.3 büyümesi sektörün önemini ortaya koymaktadır. Özellikle kriz dönemlerinde büyüyen bu hizmet pazarının bilgi teknolojileri kategorisinde stratejik planlama alnımızda ilk sıralarda yer alması gerekmektedir. Bu tür yazılımların iki saatten fazla süren bir işlemi birkaç dakikaya indirdiği bilindiğinden önümüzdeki yıllarda tüm şirketlerin sektörü kullanmasının gerekliliği daha açık ortaya çıkmaktadır.

20

Stratejik planlama alanımızda pazar payının hızla artış gösterdiği enerji sektörü lojistik tesis yatırımlarıyla ön plana çıkmaktadır. Doğal gaz ve jeotermal enerjinin devreye girmesi ile planlama alanımızda petrol ürünlerinden elde edilen enerji türlerine olan talebin azalması söz konusu olabilecektir. Özellikle şehir ölçeğinde planlama alanında jeotermal enerjiye yönelinilmesi ve yatırımların bu konuya yöneltilmesi orta dönemde önem kazanacaktır. LPG sektöründeki daralmanın ortaya çıkardığı ekonomik dengesizlikler bu şekilde önlenebilecektir. Özellikle 2003 yılı sonunda çıkması beklenen Petrol Piyasası Kanunuyla serbest rekabet döneminin başlayacağı dikkate alındığında bunun enerji sektörü için ateşleyici etki yapacağı düşünülmelidir. Türkiye’nin 2002 yılındaki toplam ihracatının %36’sını hazır giyim ve tekstil oluştururken % 28’si hazır giyimden sağlanmaktadır. Türk tekstil şirketleri bu konuda büyük atılım yapan Çin ile özellikle AB ülkelerinde çarpışıyor. Çin’in bu alanda 2. ve 3. sırada yer alması Türkiye’nin sahip olduğu ilk sırayı zorlamaktadır. Hazır giyimde ise Çin, Türkiye’nin önüne geçmiş durumdadır. Stratejik planlama alanımız ülke içinde Denizli’nin arkasına düşmüş ise de bürokrasi, sivil toplum ve özel sektör bağlamını doğru kurabildiği takdirde bu rekabetten karlı çıkabilecektir. Özellikle kotaların kalkması ile birlikte dünya pazarlarına yönelik ciddi bir rekabet içinde kalınacaktır. İzmir’in dış pazarlara yakınlık avantajını kullanarak rekabetini sürdürmesi gerekmektedir. Tekstil ve hazır giyimde sezon kavramının ortadan kalkması ve farksızlaşmaya ayak uydurulabilmesi büyük avantaj sağlayacaktır. Bu nedenle malı en kısa sürede temin eden ve lojistik avantajları bulunanlar öne geçecektir. Bu nedenle tekstil sektöründe hızlı hareket edilebilmesi için önümüzdeki yıllarda gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Aksi durumda ülkenin ve bölgenin payında düşmeler görülebilecek ve sektör ekonomik krize yönelebilecektir. Bu konuda marka yaratma zorunlu bir hale gelmelidir.

Sektörler bazında GSYİH’nın gelişimi ele alındığında konu iki ayrı senaryo halinde öngörümlenmiştir. Birincisi, mevcut durumun korunması durumundaki gelişimdir. Burada 2001 şubat krizi öncesi 2000 yılı baz alınmıştır. Böylelikle mevcut durum göreceli olarak yükseltilmiştir. 2000 yılı baz fiyatlarıyla nüfus öngörülerine göre, 2000 yılındaki 20.9 katrilyon olan GSYİH, mevcudu korumak için 32.8 katrilyon olarak hedeflenmelidir. Bu hedef ile bireylerin 2000 yılındaki yaşam koşulları muhafaza edilecektir. Bu değerde refah artışı yoktur. İkinci senaryo % 3, % 5 ve % 10 büyüme oranlarına göre ele alınmıştır. Burada mevcut durumu koruyabilmek için büyüme oranının % 3’ün üzerinde olması gerektiği anlaşılmaktadır. Gerçekten de %3’e göre büyüme, mevcut durumun altında kalmaktadır ve 32.8 katrilyon olması gereken GSYİH değeri %3 büyümeye göre 29.9 katrilyon olarak gerçekleşmektedir. Yani hedef değer ile varılan değer arasında 2.9 katrilyon fark vardır.

21

İkinci oran, %5 büyümeye göre hedeflenen GSYİH değeridir ve 38.4 katrilyondur. Bu büyüme refah artışı da sağlamaktadır. Yaklaşık kazanılan refah artışı 5.6 katrilyondur. Refah payı da olduğu için, İzmir’in 2003-2013 döneminde hedeflemesi gereken asgari ortalama büyüme oranı %5’in altına düşmemelidir. Son oran ise iyi bir planlamanın göstergesi ve sürekliliğini göz önüne alarak % 10 şeklinde tespit edilmiştir. Bu oran ile 2013 sonunda hedeflenen GSYİH değeri 70.2 katrilyondur. Şu halde 37.4 katrilyonluk bir artış olacak ve 2000 yılına nazaran göreceli olarak 2013’e ulaşıldığında iki kat refah artışı sağlanmış olacaktır. Burada toplam GSYİH değeri üzerinden hedef belirlemesi yapılmıştır Sonuç olarak, İzmir, % 5 asgari büyüme oranını hedeflemelidir. Ancak büyüme oranındaki aralığı, % 5 ile % 8 arasında tutmalıdır. Bu aralığın sağlanmasına yönelik yaklaşımlarsa yukarıda verilmiştir.

2003-2012 Dönemi Yatırım Program Öncelikleri
Stratejik Planın bu döneminde sürekliliği olan ve ilk aşamada ele alınması gereken yatırımların stratejik planlama alanları içindeki önemine göre vurgulanması ele alınmıştır. Yatırımların, gerçekleşme önceliği bu dizi içinde bütün olarak ele alınmalı ve bunların bir kısmının ilk beş yılda tamamlanma gereksinimine sahip olduğu benimsenirken bir kısmının da ikinci beş yıllık döneme sarktığı görülmektedir. Bir dizi yatırımsa sürekliliğe sahip olarak her iki alt dönemde de sürme durumundadır. Ayrıca doğal olarak diğer bir dizi yatırım da geçmiş yıllardan bu güne ve ileriye yönelik bir süreç içinde süregitmektedir. Bunlar arasında daha ziyade büyük kamu yatırımları önde gelmektedir. Sıralamada öncelik ele alınmamış buna karşın tüm alt yöreleri kapsayan makro seviyede yaklaşımlarsa stratejik yörelerin dışında vurgulanmıştır. Tabiatıyla burada ele alınan yatırımların stratejik plan içinde yer tutacak kapsamlarının olması gerekmektedir. Mahalli ölçekte tasarlanmış ve dar bütçe içinde çözüm bulan ve stratejik değeri bulunmayan yatırımlarsa değerlendirmeye alınmamışlardır.

Birinci Beş Yıllık Dönem 2003-2007
İlk beş yıl içinde tamamlanmasa da başlanılmasının gerekli olduğunun vurgulandığı yatırımların bu kısımdaki ana amaçlardan birincisi yatırımların mekansal öneminin belirtilmesidir. Kaynak kullanımı ve aktarımının bu dizi içinde yapılması öngörülmektedir. Bir kısmının kararları Üçüncü Stratejik Planın başlama döneminden önce alınmış olsa da yatırıma ya başlanmamış ya da sürekliliğinde kesilmeler görülmüş olabilmektedir. Bütün bunlar da dahil olmak üzere önem arz eden makro yatırımlar, stratejisine göre aşağıda değerlendirilmiştir. [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri

22

• •

Karşıyaka’nın Bostanlı kesiminin taşkınlardan korunması için Bostanlı Deresinin ıslah edilmesi ve süreklilik içinde bakımının yapılması. Turyağ Fabrika Tesis Alanının, üretim sistemlerinin terk etmesi sonunda boş kalan yapılarının özgün olanlarının korunarak turistik tesise ve çevresinde yer alan yapıların ve de boş alanların pansiyonla rekreatif kullanımlara dönüştürülmesi. Karşıyaka’da yer alan büyük alış-veriş ekonomilerine uygun olarak düzenlenmesi. merkezlerinin çevrelerinin ölçek

• •

İzmir Büyük Kent Bütünü içinde yer alan turizm potansiyeli yüksek noktaların diğer işlevler tarafından istila edilmesi engellenmeli. (Örneğin Tantalos, Bayraklı Smyrna Kazısı, Kemeraltı geleneksel alış-veriş merkezi, Kemeraltı Havralar Sokağı, Agora, Kadifekale vd.) Turizm potansiyeli yüksek alanların topluma ve de şehre kazandırılması için tasarım projelerinin yapılması ve söz konusu alanların kültür turizmi ve inanç turizmine yönelik değerlendirilmesi. Karşıyaka’da gelişmekte olan kültür merkezleri oluşturma çalışmalarının semt ölçeğinde devamlılığı sağlanmalı. Karşıyaka kıyı kesiminde, kıyı ile art alan arasında güvenli yaya geçiş olanaklarının yaratılmasının gerekliliği. (Örneğin Karşıyaka Vapur İskelesiKarşıyaka Çarşı Bağlantısı) Rekreatif potansiyel arz eden Bostanlı Balıkçı Barınağı düzenlenmeli ve tüm İzmir’e hitap edecek seviyeye getirilmeli. Çiğli’de eski Gediz ağzındaki tersane yerinin tasdikli sınırı içinde geliştirilerek, sınırları dışında gelişmesinin engellenmesi. Karşıyaka ve Çiğli’de konut üretiminin spekülatif yaklaşımlardan arındırılması ve imar planlarında dönem içinde yeni konut gelişme alanları önerilmemesi gerekli. Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin tevsiinin bu süre içinde ele alınmaması ve monopolistik sistem dışında tutulması. Genelde ülke ve özelde stratejik plan alanına ekonomik katkısı yüksek Tuzla tuz üretim tavla alanlarının gerekirse tevsii edilerek işletimine devam edilmesi. İZSU Arıtma Tesislerinden çıkacak olan arıtılmış suyun Gediz Havzasının drenajında ve sulamasında kullanması. Kuş cennetine tatlı su sağlanması amacıyla DSİ projelerinin hayata geçirilmesi ve bu alan için özel statülü yaklaşımlardan taviz verilmemesi. İzmir Batı Aksında seracılığın, bahçe tarımının ve narenciye alanlarının ekonomik değeri göze alınarak, bu faaliyetlerin varlıklarını sürdürmesini sağlayacak önlemlerin alınması.

• •

• • • • • • • •

23

• • • • • • • •

Üçkuyular-İnciraltı ve batı kesimlerinde mevcut aktif rekreatif alanlar dışındaki potansiyelli kesimlerin planlanarak kullanıma açılması. Başta Balçova olmak üzere termal kaynakların konut ısıtılmasında kullanıma yönelik projelerin ve yatırım çalışmalarının devamlılığının sağlanması. Balçova jeotermal sularını atık suların kirletmesini önleme amaçlı, atık suların ıslahı için yatırımlar yapılması ve zemin suyunun çekilmesinin önlenmesi. Narlıdere’deki toplu konut alanlarında doğabilecek erozyon tehlikesine karşı önlemler alınması. İzmir’e içme suyu temini amacıyla tasarlanmış Çamlı Barajının tamamlanması ve bu amaç doğrultusunda tasarım projelerinin ele alınması. Güzelbahçe’de yamaç paraşütüne uygun alanların düzenlenmesi, işletmeye açılması ve tanıtılması. Batı aksının İzmir konut stoku yaklaşımların ortadan kaldırılması. açısından kullanılmasındaki spekülatif

Karabağlar-Yeşillik Caddesi üzerindeki ve çevresindeki imalat sanayiinin bulunduğu alanlardan çıkarılarak özellikle ana aks boyunca “show-room”ların teşvik edilmesi. Sarnıç-Gaziemir bağlantısını sağlayan karayolunun mevcut projesine göre düzenlenmesinin yatırım kapsamına alınarak standartlara uygun hale getirilmesi. İzmir güney aksında yer alan kaçak yapılaşmanın bulunduğu alanların yasal hale dönüştürülmesi için şehirsel yenileme projelerinin yapılması. Buca cezaevinin kentsel alan dışına çıkarılmasına yönelik spekülatif yaklaşımların ortadan kaldırılarak konunun gerçekçi boyutta ele alınması ve sonuçlandırılması. Alsancak limanın tevsiine başlanılması ve konu hakkında spekülasyon dışı, gerçekçi ve kalıcı yaklaşımların ortaya konması. İzmir İç Körfezin Yeni Kale açıklarındaki girişimin taranması ve girişimlerin liman tevsii ile ilişkilendirilmesi. İzmir Halkapınar Ana Yolcu Garı terminali proje çalışmalarına mevcut tesisler de dikkate alınarak başlanılması. Demiryolu Marşandiz Garı ve Triyaj tesislerinin projelerine başlanılması ve çalışmaların ulaşım master planı doğrultusunda ele alınması. Kemeraltı’nın korunmasına yönelik uygulama projelerinin realist bir açıdan bakılarak geliştirilmesi, mali kaynak teminine yönelik organizasyon sistemlerinin kurulması.

• •

• • • • •

24

Dikili iskelesinin transit çalışmalarının başlatılması.• • • İzmir Kültürpark alanının yapılaşmalardan arındırılması ve yeni düzenlemesinin parçacı yaklaşımlar yerine bütüncül projesine uygun olarak gerçekleştirilmesi. İzmir Batı aksında Mithatpaşa Caddesine alternatif bir karayolu güzergahının belirlenmesi ve bu konuda imar planlarının gerekirse revize edilmesi. Aliağa’daki sanayi alanlarının su ihtiyacını karşılamaya yönelik Kunduz Barajının tamamlanması Aliağa’nın sanayileşmesi paralelinde. 25 . Kınık Organize Sanayi Bölgesinin altyapı yatırımlarının hızlandırılması ve Belediyenin bu açıdan desteklenerek bölgenin özendirilmesi. Çevre yolunun kuzey kesiminin tünel ve viyadüklerinin tamamlanarak işletmeye açılması ve Aliağa istikametindeki devlet karayoluna bağlanması. Büyükşehir Bütününde kaçak konut yapılaşmalarının su depolarının yerleşme kotu üstünde kaldığı gözlenmektedir. Alsancak Limanı gerisindeki viyadüklerin liman içine indirilerek kamyon ve tır trafiği bağlantısının kurulması. diğer viyadük ayaklarının kent içi yol standardı ile Alsancak yol ağına bağlanması. altyapı yatırımlarının ve • • • • Bergama’da turizm belgeli konaklama tesislerin yapılmasının rantabıl olmadığı belirlendiğinden bu dönem içinde yeni girişimlerin teşvik edilmemesi. Kınık Ovası Sağ ve Sol Sahil Sulama Projelerinin Yortanlı Barajının tamamlanması. Dönem içinde yapıların yasallaşması doğrultusunda bu depoların konumlarında seviye düzenlemesi yapılmasının gerekliliği. veya aktarma merkezi dışında kullanılabilme [C] Gediz Strateji Alt Yöresi (Aliağa-Foça-Menemen) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • Menemen’in ve yörenin tarımsal potansiyelinin gelişmesinde büyük bir öneme sahip Gediz Havzası Planlama Projesinin sürdürülmesi. • • [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi (Dikili-Bergama-Kınık) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Bergama jeotermal kaynaklarının şehir ölçeğinde kullanılması çalışmalarına devam edilmesi ve konuya yönelik kurulmuş olan şirketin finansal açıdan desteklenmesi. yerleşmenin hizmet sektöründen pay alabilmesi için bir şehirsel çalışma alanı kurulması Aliağa Doğal Gaz Kombine Çevirim Santralinin ivedilikle tamamlanması ve sanayi sektörünün hizmetine sunulması.

Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin sınırları içinde sanayiinin tam kapasiteyle çalışmasının sağlanılması için gerekli yatırımlara ve teşviklere öncelik verilmesi. • • • • [E1] K. Foça-Yeni Foça arasındaki kıyı kesiminde Akdeniz foku doğal yaşam ortamının mutlak koruma altında tutulmasına özen gösterilmesi. Bu alt yöredeki mevzi konut yerleşim alanı uygulamalarının yoğunluğuna ve yapı düzenine özen gösterilmesine ve giderek bu yöreler için çevre düzeni nazım planlarının geliştirilmesi. Bağarası-Türkeli yeşil kuşağının korunması için Aliağa sanayi alanlarının gelişiminin güneyine doğru gelişme eğiliminin durdurulması. Tahtalı Barajı Koruma Havzaları denetiminin sıklaştırılması. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine yönelik doğal gaz çevirim santralinin inşasına başlanması ve tamamlanması. Kontrolüne süreklilik kazandırılmasının. İzmir Aliağa arasında tamamlanmış raylı sistem elektrifikasyon hattının tam kapasiteyle çalışmasının sağlanması. • • 26 . Foça’da mevcut balıkçı barınağının düzenlenerek daha verimli hale getirilmesi ve halihazırda kullanılan rıhtımların düzenlenmesi Gediz havzası sulamasında önemli bir öğe olan Gediz nehrinin başta Manisa Organize Sanayi Bölgesi olmak üzere diğer kirletici unsurların mutlaka denetim altına alınması [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi (Kemalpaşa) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi ve tevsii çalışmalarıyla tamamlanacak gelişim alanları dışında. Pancar yöresinde tesis edilecek ve yer seçimi yapılmış organize sanayi bölgesinin altyapı ve diğer hizmetlerine başlanması. ilçe alt yöre sınırları içinde sanayi tesislerinin denetim altında tutulması. hazırlanacak çevre düzeni planlarında dikkate alınması ve uygulama imar planlarının bu anlamda revize edilmesi.• • • • • • Menemen aksında inşaat sektöründe konut imalatında talep üzerinde arz görüldüğünden bu tür yapılanmalara yönelik imalatlarının özendirilmemesi.Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi (Menderes-Torbalı-Selçuk) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • İzmir Ticaret Odası tarafından Tekeli’de kurulmuş olan Tekeli Ticaret ve İmalat Organize Bölgesinin altyapı çalışmalarının tamamlanması ve faaliyetine verimli bir şekilde devamının sağlanması. Nif Çayının temizliğinde süreklilik sağlanması için Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisinin ve ön arıtma tesislerinin işletilmesine özen gösterilmesi.

Tarım potansiyeli yüksek toprak yapısına sahip yörede Organize Sanayi Bölgeleri ve Sanayi Siteleri dışında sanayi yapılarıyla. Selçuk-Efes yöresinin turizm potansiyelini arttırma açısından Efes ören yerinin ışıklandırılması ve Meryem Ana’ya teleferik projesinin gerçekleştirilmesi.• • • • • • • • Efem Çukuru mevkiinde yer alacak Çamlı Barajının İzmir’e içme suyu temin edeceği planlandığı için yapımına başlanması. Selçuk yöresinde kolektif turizmi geliştirme yönünde organizasyonlar yapılması ve bu bağlamda Pamucak art alanına bir golf alanın projelendirilmesi. • • • • [E2] K. mevcut tesislerin onarılarak.Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi (Bayındır-Tire-Ödemiş-BeydağKiraz) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • • Tire Organize Sanayi Bölgesinin altyapı yatırımlarının hızlandırılması ekonomik sorunların çözülmesi için kredilendirme sistemine gidilmesi. Tarımsal potansiyel açısından önem kazanan Çitlenbik ağaçlarına uygulanana Antep Fıstığı aşılamasının teşvik edilmesi. bu seviyeye yaklaşılana kadar öz kaynak kullanmayan diğer organize sanayi bölgeleri yatırımlarının bekletmeye alınması. Kısıkköy’de yer alan ağaç ve metal ve diğer üretim merkezlerinin ön arıtma sistemlerinin denetiminin sağlanması. ivedilikle kullanıma açılması ve işletilmesi. ve Tire Organize Sanayi Bölgesinin tam kapasiteye erişmesinin sağlanması. Belevi yöresinde yapılması. Şirince gibi turizm potansiyeli arz eden kırsal yerleşmelerde el sanatlarını teşvik edilmesi ve organizasyonlara gidilmesi. • • 27 . Ayrancılar ve Torbalı arasında gelişen toplu konut alanlarının stokları eritilinceye kadar bölgede yeni konut yerleşim alanlarına izin verilmemesi. Tesis edilmesi planlanan Merkez Mermer Organize Sanayi Bölgesinin yer seçiminin Torbalı’nın güneyinde. Bozdağ Kayak Merkezinin sağ ve sol pistlerinin yapılması. Tire mahalli pazarının korunarak sürekliliğinin sağlanması ve konunun organize hale getirilerek üreticilerin pazarlama konusunda teşvik edilmesi. avlakların doğal düzeni bozmayacak kesimlerde oluşturulması. Selçuk yöresinde av turizminin geliştirilmesi ve organize edilmesi için tanıtımın yapılması. Görece. depolama tesislerinin gerçekleşmesinin engellenmesi. Küçük Menderes nehrinden sulama için çekilen suyun kirliliğinin artmasının önüne geçilmesi için çalışmalara hız verilmesi. Stratejik yörenin kıyı kesimi olan Gümüldür-Özdere kıyı bandının tarım potansiyelini kaybetmeyecek şekilde konut gelişiminin denetlenmesi.

[F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi (Çeşme-Karaburun) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Mordoğan Balıkçı barınağının yat limanı olarak kullanılması için gerekli düzenlemelerin yapılması ve ulaşım bağlantılarının standartlara uygun hale getirilmesi Çeşme ve Alaçatı’da rüzgar enerjisinin kullanımı için rüzgar çiftliklerinin kurulması ve yaygınlaşmasının özendirilmesi. Beydağ çevresinde yer alan antimon ve civa madenlerinin fizibilite çalışmalarının yapılacak işletmeye alınması için değerlendirilmesi. Çeşme yat limanının gerekli standartlara kavuşturularak işletmeye açılması ve gümrüklü saha tesisi. Çeşme-Karaburun yöresinde av turizmin geliştirilmesi ve organize edilmesi için tanıtımın yapılması avlak alanlarının doğa ile bütünleştirilmesi. İzmir Ticaret Odasının Çeşme’de örgütlediği nergis üretimi sisteminden örnek alınarak sakız ağacı üretimi projesi oluşturulması. bürokratik engellerin kaldırılması. beledi K. Körfez içinde Karaburun yerleşmesine kadar kıyı bandında balık çiftliği tesis edilmemesi için her türlü önlemin alınması. Menderes Havzası Sulama ve İçme Suyu Projesi kapsamında yer alan Beydağ Barajının gerekli ödenekleri sağlanarak tamamlanması.• • • • • • İnanç turizmi açısından Birgi’nin Tire ile birlikte öneminin geliştirilerek korunması ve turizm potansiyeline hizmet edecek ortak mekanların geliştirilmesi. Özellikle Tire ve çevresiyle özdeşleşmiş keçe. bakı noktalarının rekreatif amaçlı kullanıma açılması. ağaçlandırılması. Çeşme’de yer alan havaalanına gerekli standartlara eriştirilmesi ve işletme sürekliliğinin kazandırılması. Kutlu Aktaş Barajının koruma bantlarının mutlak denetim altına alınması. Menderes Havzasında yer altı suyu kullanımının denetlenmesi ve seviyenin kontrol altında tutulması. Mordoğan kıyısında yer alan Akdeniz foku doğal yaşam alanının koruma altına alınması ve Foça’daki yaşam alanlarıyla birlikte değerlendirilmesi. Mordoğan Eğlenhoca Köyü İçme Suyu Göletinin tamamlanması için gerekli yatırım ödeneğinin sağlanması. • • • • • • • • • 28 . K. Kiraz başta olmak üzere dış satımlı olan tarım ürünlerinin depolanma ve pazarlanmasında gerekli organizasyon girişimlerinin iyileştirilmesi. urgan yapımı ve dokumacılığının özelliklerinin yitirilmeden korunması ve geliştirilmesi.

• • • • • İkinci 5 Yıllık Dönem 2008-2012 İkinci dönem olarak ele alınan bu süreçte ilk dönemden gelen ivmelerin sürüklediği yatırımlar yer aldığı gibi. Devamlılığın esas olduğu bu dizilemede on yıllık dönem içindeki önem sıralaması yer almamaktadır. Piyale Makarna ve Gıda Mamulleri Fabrikasının. Devam etmekte olan Güzelbahçe-Seferihisar karayolunun ödenek ayrılarak çift şeritli bölünmüş yol olarak yapımının tamamlanması. Konuların stratejik alt yöreler itibarıyla değerlendirilmesindense aşağıda belirlenmiş yatırımların gerçekleşmesi veya tamamlanması ve de başlanılmasının gerekli olduğunu ortaya çıkmaktadır. • 29 . Payamlı-Gümüldür Sulama Projesi kapsamında yer alan Kavakdere Barajının dönem içinde tamamlanarak devreye sokulması. Urla ilçe merkezinde konut stoğu yığılması nedeniyle bu stok eritilene kadar yeni toplu konut uygulamalarının özendirilmemesi. doğa koruma ilkelerine uygun olarak ele alınması. [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • İçme ve kullanma suyu ile taşkın kontrolü sağlayacak Bostanlı Barajının kesin proje aşamasından uygulamaya geçirilerek tamamlaması. özel uzmanlaşma içinde öngörülen uygun kullanımlara tahsisi. Karşıyaka’nın gelişim trendleri dikkate alındığında yöreye yıldız sayısı yüksek otel yatırımına gerek olmadığı. tesisin alanı boşaltmasından sonra sanayi alanı dışında. İkinci beş yıl.• Karaburun Çeşme yarımadasında yer alan orman alanlarının yeşil kuşak projesi altında korunması ve düzenlenmesi [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi (Urla-Seferihisar) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Seferihisar Karakoç yöresi özel turizm alanında jeotermal kaynaklar değerlendirilerek turizm yatırımların teşvik edilmesi ve yüksek yatak kapasiteli otellerin yer alması için çalışmalar yapılması. Mevcut ve öneri mevzi konut yerleşim alanlarının yoğunluk ve yapı düzeni olarak. İkinci beş yıla başlamadan önce stratejik olarak aşağıdaki genel değerlerin bir kısmına ilk beş yılda başlanmış olunabilinmektedir. sürece yeni girenler de yer almaktadır. Devam edenlerin bu beş yıllık süreçte bitirilmesi ön görülenler de ayrıca belirtilmiştir. sistem içinde yer yer daha global yaklaşımlara da sahiptir. Sığacık Yat Limanının tamamlanmasındaki engellerin ortadan kaldırılarak sonlandırılması ve iç-dış yat turizmine açılması.

İZSU arıtma tesisinden çıkacak arıtılmış suyun Gediz Havzasının sulamasında ve drenajında kullanılmasının yaygınlaştırılması ve sürdürülmesi. Bornova’da kültürel değer taşıyan metruk ikamet yapılarının onarılarak topluma (kamu kullanımına) açılması. Balçova Jeotermal enerji kaynaklara bağlı 25. İnciraltı-Üçkuyular arasındaki rekreatif alanlar dışındaki potansiyelli kesimlerin planlanarak kullanıma açılmasının sürdürülmesi. projelerin hayata geçirilmesi Şirinyer-Buca-Gaziemir aksının hafif raylı sisteme kavuşturulması ve sistemin Aliağa-Torbalı elektrifikasyon hattıyla bağlantısının sağlanması. Buca-Kaynaklar Göletinin içme ve kullanma suyu temini için proje safhasından uygulama safhasına geçirilmesi. Batı aksının İzmir konut stoku yaklaşımların ortadan kaldırılması.000 konut ısıtmasını amaçlayan projeye gereken önemin verilmesi. Kuş Cenneti ve Leuka antik yerleşmesinin birlikte değerlendirilmesi ve kültür turizmine kazandırılması. Dokuz Eylül Üniversitesinin Tınaztepe Yerleşkesinin tamamlanması ve hafif raylı sistem bağlantısına kavuşturulması. 30 . açısından kullanılmasındaki spekülatif • • • • • • • • • Sarnıç-Gaziemir beldesinde yer alan sanayi alanlarının organize bölge haline getirilmesi.• • • • • • • • Karşıyaka’ya metro hattının bağlanması ve bu doğrultuda hemzemin geçitlerin kaldırılması çalışmalarının ve yatırımlarının yapılması. Balçova-Narlıdere batı aksındaki seracılığın. narenciye tarımının ve bahçeciliğin ekonomik değeri göz önünde bulundurularak bu ekonomik faaliyetin yaşamda kalmasının sağlanması ve bu yönde üreticilerin kurumlaşma yönünde teşvik edilmesi. Sarnıç-Gaziemir ve benzeri alanlardaki sağlıksız yapılaşmaların şehirsel yenileme projeleri yapılarak. Kıyı ulaşımının yeni yapılacak iskelelerle yaygınlaştırılması ve toplu taşınımla desteklenmesi. Çeşme otoyolu ile Narlıdere asfaltı arasında kalan alanın iş ve alışveriş potansiyeline yönelik çekiminin örgütlenmesi ve tek elden planlanması. Pınarbaşı’ndaki mevcut sanayi tesislerinin organize bir statüye kavuşturulması. Metronun Bornova hattının Otogara bağlanması ve Fahrettin Altay-Üçyol hattının yapılması.

Büyükşehir bütünü içinde yer alan konteynır depolama alanlarının ve tır otoparklarının kaldırılması ve Sasalı yöresine kaydırılması çalışmalarının yapılması. Halkapınar-İzmir ana yolcu garı ve triyaj tesislerinin projelerinin bitirilmesi ve devreye alınması. ortak program ve bütçe girişimleriyle giderilebileceği nedeniyle söz konusu girişimlerin yapılması. dışına çıkarılan cezaevi alanının şehirsel aktivite Alsancak Limanının yolcu ve yalnızca İzmir’in yakın hinterlandına hizmet eden yük limanı konumuna getirilmesinin dönem sonu itibarıyla sağlanması ve Alsancak Limanının tevsiinin tamamlanması. Kültürpark alanının güney kesiminde. Narlıdere-Güzelbahçe yerleşmelerini içerecek tarzda. Köy hizmetleri tarafından kırsal kesim yerleşmelerine yapılmış olan kanalizasyon sistemlerinin dere yatakları yerine yapılmış ve yapılacak arıtma tesislerine bağlanması. etap uygulamasının tamamlanarak Alsancak Limanını uluslar arası nitelikli konteyner ve kuru yük taleplerinin Çandarlı’ya kaydırılmasının sağlanması. Buca konut potansiyelinin mevcut imar planı dikkate alındığında doyma noktasına geldiği göz önüne alınarak yeni konut alanları önerilmemesi. Sanayi ve toplu konut alanlarında orta vadede Büyükşehir bütünü sınırları içinde ön arıtma sistemlerinin kurulması ve işletilme sorunlarının çözümlenmesi. Mürselpaşa Caddesi boyunca sergileme yapılarına yönelik projelerin ihtisas fuarları da dikkate alınarak gerçekleştirilmesi. bakım ve işletme sorunlarının giderilmesi. Alsancak ve Basmane mevcut gar yapılarının Halkapınar ana yolcu garının hizmete açılmasına paralel olarak restorasyona tabi tutulması ve kültür yapısı olarak kente kazandırılması. Buca’da kentsel alan mekanlarına açılması. Kamu gelir ve giderleri açısından Büyükşehir bütünü düzeyinde dengesizliklerin giderilmesi. • • • • • • • • • [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri 31 . İzmir batı aksında. Mithatpaşa caddesine alternatif bir karayolu güzergahının kullanıma açılması. Aynı zamanda bu dönemde Çandarlı Limanına yapılacak 1. Balçova’da mevcut küçük sanayi sitesinin tevsii veya yeni bir site alanı önerilmesi. Bornova-Pınarbaşı yöresinde yer alan sanayi kuruluşlarının organize sanayi bölgesi statüsüne dönüştürülmesi.• • • • • Ege Giyim Sanayicileri Derneği tarafından kurulmuş Adatepe Tekstil Organize Sanayi Bölgesinin teşviklerle desteklenmesi ve tamamlanma safhasına getirilmesi.

proje ve uygulama sürecinin stratejik dönem sonuna kadar tamamlanması. Selçuk’ta olduğu gibi stol tipi bir havaalanı tesisi için yer seçim. Kınık içme ve kullanma suyu için öngörülen Kapıkaya Barajının inşasına başlanması. Menemen-Emiralem-Manisa karayolu bağlantısının bölünmüş yol olarak çift şeritli yapımına başlanması. sanayiinin gelişmesi paralelinde. Aliağa yöresine. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • • Menemen’in tarımsal potansiyelinin gelişmesinde büyük öneme haiz Gediz Havzası ve Emiralem Pompaj Sulaması projesinin geliştirilmesi. Kozak Yaylası Turizm potansiyelinin tanıtımına devam edilerek projede sürekliliğinin sağlanması ve sağlık/yayla turizmi yönünde geliştirimlerde bulunulması.• • • • • • • • Dikili jeotermal enerji kaynaklarının tarım amaçlı kullanılma çalışmalarının başlatılması. Dikili iskelesinin kapasite artırımına yönelik yatırımlara başlanması. show-room ve diğer ticari kuruluşların ve gelecekteki isteklerin planlı ve organize bir şekilde gelişmesini sağlayacak önlemlerin alınması. Dikili ikincil konut potansiyelinin sahip olduğu yatak kapasitesinin turizm amaçlı kullanılmasının teşvik edilmesi. demiryolu ve karayolu arasında kalan arazide yer alan sanayi. Menemen çömlekçiliğinin organize olması ve ihracata yönelmesi için organizasyon çalışmalarının yapılması ve dönem içinde tamamlanması. Kınık Ovası sulama projesi çalışmalarının sürdürülmesi kapsamında Çaltıkoru Barajının tamamlanması. Aliağa’da yer seçmiş bulunan sanayilerin enerji tüketimindeki sorunlarını karşılamak. Bergama Organize Sanayi Bölgesinin kamulaştırma ve proje çalışmalarının sürdürülmesi. İzmir’in kuzey aksında Çiğli Menemen uzantısında. yolcu-yük trafiğinin dikkate alınması. iç ve dış piyasaya yönelik reorganizasyonunun yapılması. Kozak yöresindeki taş ocaklarının işletme planlamasının ele alınması. ayrıca çevre kirliliğini önlemek için kendi aralarında organize olma koşullarının gerçekleştirilmesi. Aliağa I Organize Sanayi Bölgesinin altyapı yatırımlarına devam edilmesi ve tamamlanması. • • [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri 32 .

Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • • • • İzmir’e içme suyu temin etmek üzere Efem Çukuru mevkiinde planlanmış Çamlı barajının yapımının tamamlanması. Alt yöredeki mevzii konut yerleşim alanı uygulamalarının yoğunluğuna ve yapı düzenine özen gösterilmesi ve bu amaçla çevre düzeni planlarının geliştirilmesi.• • Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine ve ovaya. Selçuk-Pamucak yöresinde planlanan golf alanının çevre değerleriyle birlikte hayata geçirilmesi. Sulama amaçlı Menderes Yeniköy Göletinin tamamlanması için çalışmaların sürdürülmesi. sulama ve sanayi suyu sağlama açısından gerekli olan Yiğitler Barajının tamamlanması. K. [E2] K. Selçuk Efes arkeoloji müzesinin bulunduğu yörenin zengin arkeolojik envanteri de göz önünde bulundurularak genişletilmesi veya yeni kapsamlı bir müze binasının yapılması. Nazilli üzerinden İzmir istikametine gelen doğalgaz boru hattının Torbalı sanayilerine ve organize bölgelerine hizmet verecek şekilde programlanması. [E1] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • • • Bayındır yöresinde çiçek ve süs bitkisi yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi ve kurulması planlanan Gıda Organize Sanayi Bölgesinin bu konuyu da kapsaması. demiryolu güzergahının hızlandırılması ve yaşama Tesis edilmesi planlanan Merkez Mermer Organize Sanayi Bölgesinin planlama safhasına geçilmesi. Menderes Sulama projesinin Kiraz kesiminin devreye alınması ve Köy Hizmetlerinin projeleriyle entegre edilmesi. eğitim dahil 33 . Menderes sulama ve içme suyu projesi kapsamında Ödemiş-Aktaş Barajının tamamlanması. K. ve sera ısıtmasında Bozdağ kayak merkezinin işletilmeye açılmasından sonra kapasiteye hizmet edecek yeterlilikte bir konaklama tesisi yapılması. İzmir-Gaziemir-Torbalı geçirilmesi. Bayındır’daki jeotermal enerjinin Organize Sanayi Bölgesi kullanılması. Tarım sektöründeki küçük işletmecilerin tarımsal üretim açısından tohumdan pazara kadar geçen süreçte karşılaştıkları sorunlarının giderilmesi.

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü bünyesinde planlanması düşünülen teknoloji geliştirme bölgesinin (teknopark) yer tahsisinin sonuçlandırılması ve planlanması. İlkesel olarak sistemde sıralamaya gidilmesi bu yatırımların verimliliği yanında yapılabilirliği için kaynak aktarımında da bir süreç ortaya koymaktadır. tesislerin kurulması ve Alaçatı koyunun sörf merkezi olarak uluslar arası standartlara uygun tesislerle donatılması Çeşme’de Ro-Ro limanına bağlı olarak hizmetler sektörünün ulaştırma kesiminde ağırlık kazanması sağlanmalı (nakliye şirketleri.her konuda hizmet eksikliklerinin giderilmesi ve bilinçlendirilmesi için ilgili kamu kurum ve kuruluşları yardımıyla yerel organizasyonların kurulması. Daha önce işletilmekte olan Karaburun cıva madeni potansiyelinin tekrar incelenerek verimlilik çalışmalarının yapılması.). gümrükçülük vb. Kaynaklar kısıtlı olmasa da. Seferihisar yöresi jeotermal kaynakların Seferihisar şehir ısıtmasında kullanılma projesinin hayata geçirilmesi. sistematik kullanımın ortaya çıkardığı ekonomik değerlerin yansımasından elde dilecek kar maksimizasyonu bu 34 . Mevcut ikincil konut potansiyelinin iç ve dış turizmin yatak kapasitesi olarak kullanılmasının özendirilmesi. kendi ile Cumalı ve Karakoç jeotermal kaynakların İzmir-Balçova kaynakları bağlantısının projelendirilmesi ve sistemin entegre hale getirilmesi. • • [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • Karaburun-Mordoğan-Balıklıova-Urla ve diğer kıyı yerleşmelerinin aralarında ve İzmir’le deniz yolu ile bağlantısının planlanması. Yalıköy projesi ile birlikte değerlendirmeye alınması. turizm ve seyahat şirketleri. Alaçatı Yat Yanaşma Yerinin. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • Rüzgar enerjisinin kullanımı için gereken yaygınlaşmasının özendirilmesi. • Strateji Plan Dönemi Sonrası İçin Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler Stratejik plan alanı içinde yer alması planlanmış yatırım kararlarının planlama stratejisi içinde ilk on yıl içinde gerçekleşmesi gerekli olanların gruplaşmasına ek olarak zaman dilimi içine sığmayan ancak sistemsel olarak bütünlük sağlayacak yatırımlar da bulunmaktadır. • Demiryolları için hazırlanacak ana planda Ödemiş ve Tire sapaklarının yöresel bir demiryolu sisteminin parçası durumuna getirilmesi ve elektrifikasyon için çalışmaların yapılması. teşvik edilmesi. Aynı şekilde perlit ve seramik konusunda da çalışılması.

Bu bağlamdan olmak üzere İzmir Büyükşehir Bütünü içinde stratejik yatırım önceliklerine yer verilmemiştir. Uzun vadeli olarak ele alınan bu yaklaşımlarda esneklik taşıyabilen kararların verilmemesine özen gösterilmiştir. Aliağa-Bergama-Kınık-Soma demiryolu hattının yapılması (Çandarlı limanına yönelik uygulama süreçlerine paralellik göstermeli). Bergama Organize Sanayi Bölgesinin. Menemen’in tarımsal potansiyelinin gelişmesinde büyük öneme sahip Gediz Havzası ve Emiralem Pompaj Sulaması Projesinin tamamlanması.şekilde sağlanacaktır. Zira zaman ve yatırımların zincirleme etkileri sonunda sapmaların olağan görülmesi sistemde kaymalar yarabilecektir. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • • • • • • • • Dikili jeotermal kaynaklarının şehirsel ölçekte kullanılmasının tamamlanması ve tarımsal kullanımda yaygınlaştırılması Bademli yöresi jeotermal kaynakların termalizmde kullanılması ve yörenin turizm potansiyelinin dışa açılması. Bergama-Kınık-Soma-Akhisar karayolu bağlantısının bölünmüş yol olarak çift şeritli geliştirilmesi (Çandarlı limanına yönelik uygulama süreçlerine paralellik göstermelidir) [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • • • • Aliağa yöresine Çandarlı Limanı gelişimi paralelinde 3. bir serbest bölgenin oluşturulması. Bakırçay Havzası Sulamasıyla entegre olacak Bergama Yukarı Kırıklar Göleti ve sulamasının tamamlanması. ölçekte jeotermal enerjiden ve rüzgar enerjisinden 35 . yayla turizmi açısından Aliağa-Bergama hattı üzerinden bağlantı sağlayacak demiryolunun Dikili iskeleye eriştirilmesi çalışmalarının yapılması. Kınık Organize Sanayi Bölgesinin doluluk oranının artmasını takiben faaliyete geçirilmesi. Kaldı ki kaynakların kısıtlı olması yürütülen yatırım projelerinde bu tür sistematik yayılma politikalarını programlanmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Aliağa II ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgelerinin kamulaştırma ve proje çalışmalarına başlanması. Aliağa’nın şehirsel yararlanılması. Kozak yaylasının sahip olduğu potansiyellerin değerlendirmeye alınmasının gerçekleşmesi. Bu aşamada kararların Stratejik Plan dönemi içinde ilk aşamada yapılması gerekli olan Nazım İmar Planında konuların ele alınması gerekliliği önemli ve de etkin bir rol oynamıştır.

Yine aynı aksta İzmir-Ankara ekspres demiryolu güzergahının da projesinin kesinleştirilip uygulanmasının sağlanması. Tire ve Bayındır Organize Sanayi Bölgelerinin kapasitelerinin doyma noktasına gelmesinden sonra uygulamaya konulması. Ölçek ekonomileri açısından Aliağa’ya sanayi alanlarını destekleyici bir kentsel çalışma alanı tesis edilmesi. Seyrek ve Maltepe yerleşmelerinin kıyı kesimindeki Gediz deltasının turizm potansiyeli açısından değerlendirilmesi Foça yerleşmesinin mevcut potansiyeli değerlendirilerek gümrüklü sahası olan bir yat limanı tesis edilmesi. • [E2] Küçük Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • Ödemiş ve Kiraz Organize Sanayi Bölgelerinin. Menderes yöresi Yeniköy yerleşmesini kapsayan Yeniköy gölet ve sulamanın gerçekleştirilmesi. Menemen ovasının sulamasına yönelik Aşağı Gediz Göktepe projesi ve barajının yaşama geçirilmesi Menemen’e içme ve kullanma suyu sağlayacak Değirmendere barajının işletmeye alınması Bölgesel demiryolu ağının geliştirilmesi çalışmaları kapsamında uzun vadede Menemen’den İDESBAŞ’a demiryolu bağlantısının sağlanması. 36 .• • • • • • Aliağa yöresinde Gemi Söküm ve Çandarlı Limanı ile bağlantılı olarak tersane tesis edilmesi çalışmalarında bulunulması. İzmir-Ankara otoyolunun il hudutları içindeki geçiş güzergahının kesinleştirilerek uygulanmasının sağlanması. Kemalpaşa-Torbalı karayolu bağlantısının standardının yükseltilmesi ve iki yerleşmenin art bölge bağlantısının kuvvetlendirilmesi. [D] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • • • • • Stratejik alt yöreler yeşil kuşaklarından biri üzerinde yer alan Nif dağının Milli Park olarak ilan edilmesi ve yayla turizmine açılması. [E1] Küçük Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • Kabacakırı mevkiinde kurulması düşünülen Torbalı I Organize Sanayi Bölgesinin Pancar ve Tekeli bölgeleri doygunluğa eriştikten sonra planlama safhasına alınması.

• • 37 . [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • İzmir Orta Körfezle. Kuşadası Körfezi arasında kanal açılarak irtibat kurulabilmesinin ön proje ve yapılabilirlik araştırmalarının ele alınması (ulaşım ve körfez temizliğinin sürekliliği açısından önemli bir proje olacağı düşünülmüştür). Bademli Barajlarının tamamlanması. Çeşme’nin yat limanları kapasitelerinin doyma noktasına yaklaşmasıyla. Midilli-Sakız ve Sisam adaları ile sınır ticaretinin kurulması ve ulaşım ilişkilerinin arttırılması yönünde girişimler yapılması ve sonuç alınmasında girişimlerde bulunulması. Çeşme jeotermal kaynaklarının şehirsel ısıtmada kullanılması için yapılmış projenin güncelleştirilerek hayata geçirilmesi. Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Kestirimler • • • Karaburun yöresinde Karareis ve çevresinde yer alan yerleşmelere içme suyu sağlayacak Karareis Barajı projesinin değerlendirilmeye alınması. Ödemiş.• Küçük Menderes Havzası sulama ve içme suyu projesi kapsamında Bayındır. Burgaz. Dalyan ve Şifne yat limanlarının geliştirilmesi ve değerlendirmeye alınması. Seferihisar kıyı kesimi su temini projesinde yer alan Gelinalanı barajının tamamlanması.

GİRİŞ 1 .

Bu durum ampirik bulgularla da izlenebilmektedir. Bu nedenle toplum yararlı bir konumda kalarak nesnel bulgulara dayalı ve güçlü varsayımlarla çalışmanın kurgulanmasının yararlı sonuçlar yaratacağı düşünülmüştür. 2003–2012 olarak belirlenen kısa ve orta vadeli yönelişlere yol gösterici olmayı amaçlamaktadır. kamu yönetiminin bir parçası ve tamamlayıcısı sayılabilecek sivil toplum kurumlarının giderek daha etkin kılınması ve bu kurumların toplumsal organizasyonun kurulmasında ve gelişmesinde önemli roller yüklenmesi gerektiğini tartışmasız bir duruma getirmiştir. Çalışma alanı. sözü edilen metropoliten bölgenin ağırlık merkezini oluşturmaktadır. İzmir ilinin sınırları içinde kaldığı bilinen alan.. sosyal ve demografik makro göstergeleri de bu durumu kanıtlamakta ve İzmir’in ülke içindeki ağırlığını sürdürdüğünü belirlemektedir. çok merkezli–vektörel yapılı makro düzeyde bir çalışma niteliği taşıyacağı baştan kabul edilmiştir. ÇALIŞMANIN AMAÇLARI Bu çalışma. öncelikli olarak il sınırları içindeki karar ve uygulama süreçlerinde. Bu çalışmaların 1992 – 2007 dönemi için olanı I. gerek bilgi bölünmezliği gerekse merkezdeki şehirsel bütününün çevresi ile olan yoğun işlevsel etkileşimi nedeniyle. uzun vadeli erişimi olan ortak amaçları da gözeterek. Türkiye’nin içinde bulunduğu mevcut yasal ve yönetsel koşullar da göz önünde bulundurularak. Çalışma süresinin darlığı nedeniyle kamunun ürettiği bilgilerden yararlanarak il sınırları içinde kalınmasının doğru olacağı kabul edilmiş. bu alanın dışındaki kırsal ve şehirsel yerleşme merkezleriyle iskan 2 . İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO) istemi ile yürütülmesi kararlaştırılan bir rapordur. “ İzmir İl Sınırı ” içi olarak belirlenmiştir. Bu nedenle merkezde yer alan şehirsel bütün ile onunla yoğun etkileşim içinde kaldığı düşünülen ve önemli bir bölümünün. İzmir’in ülkenin kendine özgü koşulları içinde bir metropolitenleşme süreci içinde bulunduğu bilinmektedir. Bu durumda çalışma. Türkiye’nin çeşitli ekonomik. Dünyada içinde yaşadığımız dönemin koşulları. Bu üçüncü çalışmada ise doğal olarak öncekilerin birikimlerinden de yararlanılmak istenilmiştir. yine İTO tarafından yürütülmesi sağlanmış önceki çalışmaların da aynı ismi taşımasından kaynaklanmaktadır. Stratejik Planı (III) olarak tanımlanmasının nedeni. Bu çalışmayı ve İTO’nun aynı çerçevedeki tüm girişimlerini söz konusu açıdan değerlendirmek gerekecektir. bilgi bütünlüğü açısından da gerekli olacak şekilde İzmir Büyükşehir bütünü olarak bilinen alan ile. Mekansal boyutları olan bir strateji planının. metropoliten ölçekli bir araştırmaya başvurulamamış. 1996–2002 için olanı ise II. Stratejik Plan olarak hatırlanması doğru olacaktır.1.

ortalama art bölge sınırının 90 km yarı çaplı bir alan içine girdiği mesajını vermektedir. Kapsam içinde tarımsal gelişmelere yeterince önem verilmemiş. Bunu takip eden dönem için (1996-2002) “kalkışa geçiş dönemi” adı altında gelişim trendleri çalışılmış ve gelişim aşaması aynen korunmuştur. I. eksen olarak. Strateji alanı olarak tanımlanan İzmir merkez odaklı çalışmada. Dolayısıyla doyma noktalarına gelindiği alanlarda ana şehir bu ulaşım akslarından yararlanarak dışa açılım göstermiştir. Ancak bunlardan birisi. Halbuki yatırımların strateji açısından planlama alanında bir bütün oluşturduğundan hareketle. art bölge olarak nitelenen kesim genel anlamıyla İzmir il hudutları dışına taşma eğilimi göstermekle birlikte idari taksimatın Ülke planlama sisteminde belirli kıstaslar koyması ve özellikle kamu yatırımları açısından kısıtlayıcı eğilimler vermesi nedeniyle sınırlama zorluklarıyla karşılaşılmıştır. 1998 yılında iki ve 1999 yılında dört organize sanayi bölgesi mevcutlara eklenmek üzere yatırım planlarında yer almıştır. Stratejik Plan Dönemindeki gelişmenin bu doğrultuda olması beklenirken özellikle 1994 krizini takiben ortaya çıkan 1999 ve 2001 krizleri strateji yatırımlarının gerçekleşmesine yönelik ekonomik girişimlerde duraklama yaratmıştır. ekonomik. Merkez şehir olarak İzmir’in tek başına planlanması ve stratejik kararlara konu olması da beklenemez. sosyal ve mekansal gelişmenin sağlanması. Bu durumdan çıkmak için. 1997 yılında bir. çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendirdiği için. ve II.. koordinasyonla karar verilmesi ilkesi benimsenmiştir. özel olarak incelemeye alınmadığı “Giriş” kısmında belirtilmişti. Özellikle kalkışa geçiş döneminde strateji alanlarının. strateji kararları belirlenmeden yatırım hedeflerinin konması başarısızlıkla sonuçlanmış görülmektedir. 1992 yılından bu yana sürdürülmekte olan stratejik planlama çalışmalarının ilk çalışma döneminde (1992-2007) bölge tek merkezli ve az kutuplu bir kalkınma senaryosuna göre çalışılmıştı. metropol çekim alanı dışında kaldığı için. Hatta çevre ilçelerin. Elimizdeki çalışmada da ana planlama kararları bu bağlamda ele alınmakla beraber bunun dışında kalan alanlar dış kabuk olarak değerlendirilmiş ve çalışma kapsamına alınmıştır. gerçekleşme sürelerinin birbiri içinde ve bütün teşkil etmesi nedeniyle dönem önerilerinde bulunmanın genel stratejileri oluşturduğu için gerekliliği bulunmaktadır. karar verme süreçlerinde bağımsız hareket eden girişimcilerin ve de kamu yatırım taleplerinin ortaya çıkardığı baskının rolü büyüktür.dışı alanlarda genel gelişmenin ortak ve yerel gereksinmelerin ayrışık amaçları doğrultusunda. Aynı bağlamda tarım sektörü de kapsam dışı bırakılmıştı. Kalkışa geçiş aşaması olarak planlanan II. sanayiinin tarımsal potansiyelli alanlarda kalkınmanın motoru olacağı varsayımından hareketle planlama alanı içine 1996 yılında iki. önceliklerin ve program uygulamalarının doğru yörüngeye oturtulması konusunda öneriler geliştirilmesi esas olarak kabul edilmiştir. Bu bölgelerin yoğunlaştığı Menderes Havzasındaysa sanayiyi 3 . Stratejik Planlama Dönemleri dikkate alındığında İzmir merkez olarak çalışmalar genel anlam içinde. Alanın ulaşım şeması dikkate alındığında özellikle karayolu sisteminin rahat erişim sağladığı kesimlerde bölgesel gelişimin daha hızlı olduğu da gözlenmektedir. Stratejik planlamada yatırımların dönem açısından da planlamaya alınmamasına. günümüze değin faaliyete geçebilmiştir.

ekonomik analizler birleştirilince daha içine dönük veya birinci dereceden İzmir’le bağlantısı olmayan ve alt strateji yöre olarak tanımlayabileceğimiz bir yerleşme grubu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca kamu temelli yatırımların da hedeflerine geç ulaşması veya ulaşamaması özel sektörü de kararsızlığa itmiştir. Beydağ-Kiraz. Tabiatıyla diğer enerji yatırımlarına da gerekli önemin verilmemesi de bir planlama eksikliği olarak görülmektedir. Bu nedenle 4 . ekonomik krizlerden önce. Stratejik Plan Dönemlerinde benimsenen İzmir merkezli az kutuplu bir yapılaşmanın gerekli verimliliği sağlayamamış olduğu görülmektedir. ve II. Makro hedefleri olan bir stratejik çalışmanın bu nedenle fiziksel boyutunun bulunması gerekmektedir. Bunu sağlamak için merkez şehir çeperlerinde bulunan yerleşmelerin temel ekonomik girdilerinin analizinin yapılması gerekmektedir. Çeşme-Karaburun ve Selçuk’tur.desteklemeye yönelik alt yapı yatırımlarına öncelik verilmemesi ve yörenin temel ekonomik girdisi olarak belirginleşmiş tarım potansiyelinin yeterince desteklenmemesi yatırım hedeflerinin atıl kalmasına sebep olmuştur. Şu halde mekansal olarak yapılan analizlerle. Dolayısıyla geçmiş strateji planlarının hedeflerine erişmede karşılaştığı zorluklar. Sanayi yatırımlarına yönelme aslında tek merkezden. Geçmiş strateji planlarının hedefi olan az kutuplu yapının gerçekleşmesi için amaçlanan yatırım ilkelerinin geçmiş dönemler içinde benimsenmediği de görülmüştür. Sektörler arası ilişkilendirmenin yapılarak bunları fiziksel mekan içine yaymanın stratejik planlamanın ana hedefi olduğundan hareket edilmesi gerekmektedir. Bunlar arasında sadece Çeşme ikili bir rol üstlenebilmektedir. Alt yöreler arasındaki dengeyi sağlamayı hedefleyen ulaşım sistemlerinin yapımı ise genel olarak ana arterler boyunca gelişim göstermiştir. Kamusal eksikliklerin yerini özel sektörün doldurma eğilimi ise planlamanın bu kesiminde karmaşanın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. İkinci derece yolların gerektiği kadar sisteme entegre edilememesi de bütünlük sağlatamamıştır. Çalışmadaki ana değerlendirme yöre potansiyellerinin analiz edilerek yörelere görevler verilmesi olmuştur. sanayi yatırımları planlanan hedeflerine erişememiştir. Tarıma yeterli destek verilmemiş. Bu bağlamda ele alınması gereken ilkelerin gelişim ve yapısal durum üzerindeki etkileri daha gerçekçi olacaktır. Sonuçta planlama alanı bütünü içinde alt strateji yörelerinin ortaya çıkmasıyla sorunların daha gerçekçi çözülmesi ve yatırımların daha hiyerarşik bir yapı içinde gerçekleşmesinin beklenmesi olası bir durumdur. 1-I. Birinci derece etki alanı dışında kalan yerleşme dizileri Dikili-Bergama-Kınık. Burada ortaya çıkan ana sorun yatırımlar arasında gerekli koordinasyonun sağlanamamış olmasıdır. çok merkeze kayma olarak da nitelendirilmektedir. Stratejik planlama alanı için önemli bir girdi ve yönlendirici araç olarak kabul edilen doğal gazın planlama alanına geç girmesi ve hatta II. Ekonomik krizin etkileri bunun arkasında gelmektedir. bu konuda eksiklik olarak görülmektedir. burada yatmaktadır. İzmir bu bağlamda yukarıda belirtildiği üzere iki kademeli bir etki alanına sahip durumdadır. Plan Döneminde gerektiği şekilde ele alınamamış olması. Şu halde. Stratejik planlamada mekansal boyutun ihmal edilerek yapılan bir değerlendirmenin başarıya ulaşması da beklenemez. Turizm konusunda gelişim eğilimi gösteren alanlar da bu bağlamda ihmal edilmişlerdir.

5-Strateji alt yörelerinin kendi odaklarının oluşturulmasına ve sistem olarak çok merkezli hedeflerin bu yaklaşımla desteklenmesine azami özen gösterilmiştir. Mevcutların gelişme veya geliştirilmemesi yanında yeni önerilerin ve de yatırın dönemleri hakkında yorumlara yer verilmesi alansal bütünlük sağlayacağından önemle ele alınmıştır. şehirlerin mekansal sistemlerinde yer alan mikro projelendirme kararları üzerine gidilmeden. 7-Merkez şehir başta olmak üzere. Bu gruplandırmada dış kabuklar kendini belli ederken farklı değerlendirme kriterleri içinde ele alınmasına ve bütünle entegre edilmesine çalışılmıştır. Güney aks Menderes çıkışlı olmak üzere Selçuk yerleşmesine kadar uzanmaktadır ve K. makro seviyede şehirleri odaklaştıran yatırım projeleri üzerinde durulmuştur. 8-Strateji planının bir aracı olarak görülen fiziksel planlama araçlarının başında gelen çevre düzeni ve nazım planların yapılmamış olmasının zaman içinde ortaya 5 .yapılan çalışmada stratejik planlamanın ana ilkesinin çok merkezli. Menderes Havzasını içermektedir. Doğu aks kısır bir hinterlanda sahip olup Kemalpaşa’da sona ermektedir. Stratejik Plan Dönemi içinde planlanmış bazı yatırımların uzun döneme ve planlanan dönem dışına çıkarılmamasına dikkat edilmiştir. Bu yayılımın ortaya çıkardığı doğal sistem sosyo-ekonomik alan tanımlamasına da uygun düşmektedir. Bu nedenle detay projeler üzerine gidilmekte yarar bulunmamıştır. vektörel ve makro bir planlama anlayışıyla ele alınmasının doğruluğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda II. 4-Strateji planlama alanı içinde oluşan alansallık sonuçta “strateji alt yörelerin” oluşmasıyla sonuçlanmış ve her strateji alt yöre (Kemalpaşa hariç) kendi içinde gruplanmıştır. Batı aks ise Urla-Seferihisar yerleşmelerinden batıya uzanmaktadır. Bu sayede yatırım ekonomisi açısından büyük fayda sağlanmış ve planlamada etaplama ile başta kamu yatırımları olmak üzere öncelik sıralamasına gidilmesine yol gösterilmiştir. 6-Makro yatırım olarak kamu yatırımlarının yönlendiriliciliğinden hareketle özellikle alt yapı yatırımlarının planlama alanında hangi dönemde nerelerde yer alacağının planlanması ekonomik gelişmenin motoru olarak görüldüğünden. 2-Mekansal açıdan konuya yaklaşıldığı zaman mekan sınırlama limitlerinin belirli bir rakamsal değer olarak 90 km. strateji alt yöre odakları ana şehri takip eden oluşmuş hiyerarşik sistem içinde. yarı çap olarak kısıtlamanın gerek fiziki ve gerekse ekonomik dar boğazlara götürmesinin önüne geçilmesi için kesin değer olarak yarıçap limitlerinin dışına çıkılmasının benimsenmesi rasyonel bir yaklaşım olarak kabul edilmiştir. bu tür yaklaşımlara özen gösterilmiş ve önceki plan döneminde önerilmemiş sistem yaklaşımlarına da gidilmiştir. 3-Mekansal boyut analizlerinde strateji planlama alanının dört yöne geometrik yayılmasından hareketle kuzey aksı Menemen-Gediz Havzası ve Bakırçay Havzası arasını kapsayacak şekilde değerlendirilmiştir. Aynı amaç doğrultusunda özel sektör yatırımlarının da yönlendirilmesi daha gerçekçi bir yaklaşımla ele alınmıştır.

10-Sektörel dağılımda alt kategorilerin detaylandırılmasına azami dikkat harcanmıştır. 9-Bundan önceki strateji planlarının hedeflerine tam erişememesi. Buna paralel tarım alanlarının korunmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Bu konulara bağlı Nemrut İskelelerinin limana dönüştürülmesi hususunun gerçekleşememesi bir handikap görülmemelidir. Zira alanın fiziki açıdan böyle bir potansiyeli yoktur. Stratejik Plan Döneminde yeterli vurguyu alamamış tarım ve enerji sektöründe atılımlar yapılması bu stratejik planda alt yöreler seviyesinde ele alınırken. Liman Yönetiminin özerkleşmesi gibi konular başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Uygulamaya yönelik olarak tarım.Büyük nüfus potansiyeli strateji planlama alanında geniş bir kesim tarım sektöründen geçimini sağlamaktadır. antepfıstığı aşılaması gibi potansiyel yatırımlar marjinal seviyeden çıkarılarak makro seviyeye aktarılmıştır. İlk aşamada havza planlarına gerekli önemin verilmesi vurgulanırken tarım topraklarının iskan alanlarının gelişmesi dışında tutulmasına dikkat edilmesi gerekliliği savunulmuştur. büyük ölçüde kamu yatırımlarının gerçekleşmesindeki payın yıllık % 10’u aşamamasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bu sektörün ihmal edilmesi beklenemez. 13-I. bu projelendirmenin tüm strateji alanı kapsamasına özen gösterilmiştir. Bu kapsam içinde özellikle politik yaklaşımlardan ve etkileşimlerden kaçınılması gerekmektedir. denizkara ulaşım entegrasyonu merkez ölçeğinde gerçekleşen önemli projeler olarak dikkat çekmiştir. büyük kanal projesi. Ayrıca tüm alanı kapsayacak kalkınma ajansı. bütünsellik amaçlanmıştır.çıkardığı sorunların başında yatırım planlaması gelmektedir. Bu yaklaşım planlama stratejisi olarak ele alınma durumundadır. Zira strateji planı sektörel bazda ürün çeşitliliği açısından önem kazanmıştır. II. Buna karşın kongre turizmi ve şehir içi turizm odak noktalarının canlandırılması konularında hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Özellikle merkez şehrin dahi Mayıs 2003 yılı itibarıyla bir nazım imar planına sahip bulunmaması yatırımların yönlenmesi ve hatta planlanamaması açısından olumsuz bir durumdur. Ancak İzmir’in bir merkez şehir olması sahip olduğu 6 . 11. Rüzgar enerjisi. İzmir Körfez İdaresi. raylı taşıma sistemi. orman ve diğer korunacak doğal karakterli araziler bu kapsam içine alınmıştır. Stratejik Plan Döneminde gerçekleşen makro konuların başında körfez temizliği. Bu nedenle en küçük ölçeği strateji alt yöre olmak üzere bu tür makro planların yapılmasının önemi vurgulanmıştır. sanayi çiçekçiliği. İzmir Menkul Kıymetler Borsası. merkez şehre odaklanmış iken. 12-Geçmiş strateji plan dönemlerinde gerçekleşmesi hedeflenen konulardan biri olan yeşil kuşak projesi. Stratejik Planda hedeflenen ve II. Yukarıda belirtilen konular ışığında İzmir Stratejik Planlamasının tek merkezli olarak düşünülmemesi gerekmektedir. Bunu minimize etmek için yatırım projelerinin farklı bir sistemde ele alınması ve bitme aşamasında olan özellikle makro projelere kaynak aktarımının daha yoğun yapılması gerekliliği üzerinde durulmuştur. Şu halde yerleşmelerin imar planlarının strateji alt yöre ölçeğinde yapılması gerekli görülen çevre düzeni/nazım imar planı kıstaslarına uyması önemli bir husustur.

Kemalpaşa doğuda sanayi-tarım ikilisinin birlikte geliştiği alanın merkezidir.potansiyeller açısından doğaldır. sanayi. sanayi. hizmet. imalat gibi yoğunlaşmış veya kongreler şehri gibi sloganlaşmış bir tanımsallık içinde ele almamamız gerekmektedir. Bu nedenle strateji planlama alanı içinde çok merkezlilik ana hedef olmuş ve kuzeydeki strateji alt yörelerinde Bergama ve Aliağa tarım. Piyasa ekonomisi dinamiğinde merkez şehir çevresinin vektörel bir planlama anlayışında ele alınması dengeli gelişmenin ana unsurudur. Sonuçta elde edilen bütünsellik geçmiş yılların deneyimlerinden de yararlanılarak çok kutuplu bir yapı ortaya çıkarmaktadır. Güneydeki iki strateji alt yörede Torbalı ve Tire farklı bölge merkezleridir. Tarım. turizm konularında baskın alan merkezi olmuşlardır. Bunu sektörel bazda turizm. hizmet. ticaret ve en uçta turizm sektörü açısından aktif bölgelerin merkezleridir. 7 .

Ege Bölgesi. İl Düzeyinde Sosyal Yapı Özelliklerinin Belirlenmesi . 1996 – 2002 dönemlerine referanslar) 2. Mekansal ve sosyo-ekonomik analizler olmak üzere iki ana başlık altında yürütülen işler.2. Genel Çerçevenin ve Programın Kesinleşmesi. Yerel – Bölgesel –Ulusal. kestirimleri ve mevcut politikaları gözden geçirip ortak bir strateji önerisini geliştirebilecek bir yaklaşımla program kurgusu oluşturulmuştur. Başlama ve Giriş – İZTO’nun önceki “İzmir Stratejik Planı” dokümanlarının incelenmesi (1992 – 2007. 3. Analitik Çalışmalar ve Sentez. Strateji Plan Önerilerinin Geliştirilmesi İşlerin Alt Başlıkları Analitik Çalışmalar ve Sentez 1. amaca uygun alt başlıklarda ele alınmıştır. Program ve İşbölümü. Tarihlendirme. (Nüfus Bilgileri) 6. İzmir İlinin. İzmir ili düzeyinde mekansal ve sosyo-ekonomik analizlerden ve bunun üstüne geliştirilmiş sentez ve strateji plan önerilerinden oluşmaktadır. Strateji Alt Yörelerinin Tanımlanması ve Özellikleri. Çalışma Alanının Tanımlanması ve İdari Yapısının İncelenmesi. Çalışmanın Genel Çerçevesinin Tanımlanması. B. Ayrıca eşgüdüm sağlanabilmesi düşüncesiyle bir toplantı programı hazırlanılarak iş başlıkları altında geliştirilen raporlar incelemeye alınmış ve sapma ve kopukluklar engellenmeye çalışılmıştır. ÇALIŞMA PROGRAMI Bu çalışma. Bu nedenle söz konusu analizleri gerçekleştirerek bulguları güncelleştiren ve bunlara dayalı tahminleri. C. Türkiye ve Ülkelerarası Ekonomik Potansiyeli 4. Dış alım – Dış satım) 1 . İl Düzeyinde Ekonomik Sektörlere Göre Yapısal Özelliklerin Belirlenmesi (Özellikleri. İşlerin Ana Başlıkları A. 5.

Strateji Alt Yörelerinin Sorunları. Bütünleşik Strateji Planında Gelecek 10 Yıl için Genel Öneriler.2002 dönemi referansları) 16. İl Düzeyinde Tahmin ve Projeksiyonlar (Sorun ve Gereksinimler için . Strateji Planı için Öngörülen Araçlar 17. İzmir İli Bütünleşik Strateji Planının 10 yıl için Varsayımları ve İlkeleri. Temel Ekonomileri. Makro Dengeler için Kısa. 23.Öneri Yatırımlar. İzmir İlinin Mevcut Genel Sorunları ve Gereksinimleri. Alt Yörelerin Potansiyelleri. Alt yörelerin Ortak ve Ayrışık Strateji Kavramları 19. İl Düzeyinde Teknik Altyapı Özelliklerinin Belirlenmesi 9. Orta ve Uzun Vadeli Beklentiler.Nüfusa Bağımlı) 11. 21. Girdi – Çıktı İlişkileri Strateji Plan Önerilerinin Geliştirilmesi 14. Yaklaşım Biçimi . İlde Mevcut Yatırımlar.7. İl Düzeyinde Jeomorfolojik ve Çevresel Yapı Özelliklerinin Belirlenmesi 8. 2 . 15. 18. 13. Bütünleşik Strateji Planı için Sektörel Hedefler. İzmir İli İçin Stratejik Planı III’ün İlke ve Varsayımları. (Çevre ve Nüfusa Bağımlı) 10. Genel Değerlendirme ve Sonuçlandırma. Makro Amaç ve Hedefler. 20. 12. 22. Bütünleşik Strateji Planında Sektörler için Öncelikler .(1992 –2007 ve 1996 .

BİRİNCİ BÖLÜM 1 .

belediye ve köylerinin belirtilmesi bir anlamda stratejik plan sınırlarını tarif edecektir. 1958 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. İdari anlamda proje sınırının ilk kısmını oluşturan bu alanlara bağlı belde belediyeleri ve ilçeleri de dahildir. Balçova. 1992 yılında Çiğli ve Karşıyaka arasındaki sınır ihtilafı sonunda ise Çiğli’de Büyük Çiğli adıyla belediye kurulmuştur. Altındağ. Narlıdere ve Güzelbahçe ilçeleri oluşturmaktadır. Pınarbaşı. Çiğli ilçesine komşu olan Karşıyaka. Buca. Bornova. İzmir Kent Bütünü içinde en doğuda yer alan ilçe olan Bornova. Bunun yanında. sanayi tesisleri ve konut sektöründeki yatırımlarla gelişmektedir. Karşıyaka. 1954 yılında ilçe statüsüne kavuşmuş olup 1984 yılında belediye olmuştur. İzmir’in ulaşım bağlantılarının yoğun olarak bulunduğu bir konumdadır. İlçeye bağlı 12 köy bulunmaktadır. Hizmet sektörü ağırlıklı bir gelişim göstermekte olup özellikle eğitim alanında Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinin bir kısmı bu sektörde ilerleme kaydetmiştir. Konak. Çiğli. bir belde belediyesine ve buna bağlı bir de köye sahip olup. MEVCUT İDARİ YAPI Çalışma alanı kapsamı içindeki ilçelerin genel konumunun tanımlanacağı bu bölümde ilçelerin. 1882 yılında belediye. Çamdibi yöreleri sanayi ve imalat konusunda gelişmişlik düzeyi yüksek alanlardır. 1980 yılında İzmir Belediyesine bağlanmış olup daha sonra Karşıyaka merkez belediye hudutları içine alınmıştır. çalışma alanı içine giren İzmir Büyükşehir Bütünü dahilindeki ilçeler ile bağlı köyler ve İzmir’in Büyükşehir dışında kalan ilçeler ile bağlı belde belediyeleri ve köylerin tanımsallığını açıklamaktadır. Halihazırda iki köyü bulunmaktadır. Gaziemir. 2 . Bahsi geçen çalışma alanı tariflerinden ilkini Büyükşehir bütünü içindeki Çiğli. 1580 sayılı yasa yasaya dayanılarak da Büyük Çiğli Belediye Şubesi kurulmuştur. İzmir Kent Bütünü içerisinde en kuzeyde bulunan ilçedir. Bölüm. İlçe.3.

güneybatısında Foça. 1888 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza konumuna gelmiştir. Batısını ise tamamen Ege Denizi kaplamaktadır. Aynı tarihli ve 3949 sayılı kanunla Güzelbahçe Narlıdere’den ilçe olarak ayrılmış ve belediye teşkilatı kurulmuştur. İzmir-Çanakkale yolunun 60. güneyinde Buca ve Gaziemir. İzmir kent bütünün idari ve coğrafi anlamda merkezi konumunda olup 1987 yılında belediye olmuştur. İzmir il hudutları içindeki ve büyük kent bütünü dışındaki ilçelerin genel tarifi. Balçova. 1963 tarihinde ilçe olmuştur.1998 yılında belediye teşkilatı kurulan Kaynaklar ile Kaynaklar’a bağlı 3 köyü olan Buca’da. ilk belediye 1923’te kurulmuştur. 19.12. Doğusunda Bornova. kilometresinde ve Çandarlı körfezinin güneydoğu ucunda yer almaktadır.1993 tarihinde ise Narlıbahçe ilçe ve belediyesinin adı Narlıdere olarak değiştirilmiştir. İlçe. 1992 yılında Narlıdere ile birleşerek Narlıbahçe adıyla belediye teşkilatı kurulmuştur. Ege Denizinin hemen kıyısında. Yelki Belde Belediyesi bulunan Güzelbahçe ilçesinde Yelki’ye bağlı toplam 4 adet köy bulunmaktadır. Güzelbahçe ilçesi 1958 yılında köyleri ile birlikte Urla’dan ayrılmış ve İzmir-Merkez kazasına bağlanmıştır. 1992 yılında belediye statüsüne kavuşmuştur. 1980’den sonra Narlıdere merkez olmak üzere şube konumuna getirilmiştir.yüzyılın son çeyreğinden itibaren bir nahiye merkezi olmuştur. Her ikisi de 3030 sayılı yasayla İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlanmıştır. kuzeyinde Bergama ve güneyinde Menemen ilçeleriyle komşudur. Foça. kuzeyinde İzmir Körfezi ve Karşıyaka. Buca’nın komşusu olan Gaziemir. Doğusunda Manisa ili. 1992 yılında Balçova Belediyesi kurulmasıyla yöre son şeklini almıştır. her mevsim kurumadan akmaktadır ve Güzelhisar Barajının suyunu sağlamaktadır. alanın tümünün tanımlanmasını sağlama bakımından önemlidir. Yunt dağlarından doğmaktadır. Merkez ilçelerdeki idari yapının tarif edilmesinin ardından. 1981-1989 yılları arasında merkez ilçeye bağlı şube müdürlükleri tarafından yönetilmiştir. batısında ise Ege Denizi ve Balçova bulunan Konak ilçesi. İzmir ilinin kuzeyinde. 1994 yılında kurulan Sarnıç Belediyesi Gaziemir’e bağlı bulunmaktadır. Yüzölçümü 3930 km²’dir. 27. 1960 yılında ilçe. Deniz seviyesinden yüksekliği ise ortalama 2 metredir. Eski Foça ile Yeni Foça’yı kapsadığı için Foçateyn olarak adlandırılmıştır. o günkü adıyla Seydiköy. Belde belediyesi bulunmayan ilçede 2 tane köy vardır. 1987 yılında yürürlüğe giren 3392 sayılı yasa ile ilçe olmuştur. Helvacı ve Yenişakran Beldeleri ve bunlara bağlı 19 köyün bağlı olduğu Aliağa’da ilk belediye teşkilatı 1952’de kurulmuştur. İlçe sınırlarında akan Güzelhisar çayı. 1982 yılında Menemen’e bağlı bir bucak iken ilçe olan Aliağa. Bugün Eski Foça ilçe 3 .

Kızılçay dereleri tarafından beslenen Nif akarsuyudur. Zeytindağ. Ulucak ve Yukarıkızılca olmak üzere 5 adet belde belediyesi bulunan Kemalpaşa’ya bağlı 32 köy bulunmaktadır. Çandarlı Belde Belediyesi ve Çandarlı ile merkeze bağlı 25 adet köyü bulunmaktadır. 114 köyün bağlı olduğu Bergama. Gerenköy ve Yenifoça olmak üzere 3 belde belediyesi bulunmaktadır.800 km² alanda yer alan Bakırçay havzasında bulunmaktadır. Bunun 4 . Deniz seviyesinden yüksekliği 225 metredir. güneyinde ise Çiğli ilçesi yer almaktadır. Asarlık. Ayazkent. Batıda İzmir Körfezi. Doğusunda ve güneyinde Soma.merkezi olup Bağarası. Yüzölçümü 128 km²’dir. Ulukent. doğuda Menemen ilçesi. 1923 yılında belediye olan Dikili’nin yüzölçümü 54. Seyrek. 1988 yılında Menderes adını alarak ilçe olan yerleşime toplam 26 köy bağlıdır. Emiralem olmak üzere 8 belde belediyesi ve bunlara bağlı 27 köyü bulunan Menemen.100 hektardır. Yenikent olmak üzere 5 belde belediyesi bulunan Bergama. Akarsuların başında Gediz gelmektedir. 1948 yılında Bergama’dan ayrılarak ilçe olan Kınık. İlçe merkezinin rakımı 68. 1923’te ise ilçe statüsüne kavuşmuş olup. Harmandalı. İzmir ilinin güneyinde yer almaktadır. tarım ve sanayi alanında atılım yapma aşamasındadır. 1869 yılında belediye statüsüne kavuşmuş olup. Menderes İlçesi. Yüzölçümü 665 km² olan Menemen’in doğusunda Manisa. Ege bölgesinin kuzeybatısında bulunan ve 166. tarım sektöründe potansiyel gösteren bir ilçedir. Yamanlar dağı üzerinde ve eteklerinde. Foça yarımadası küçüklü büyüklü koylarla kaplı bir sahile sahiptir. Yayakent Belde Belediyeleri ile birlikte sınırları dahilinde 29 köy bulunmaktadır. İzmir ilinin en az yağış alan ilçelerinden birisi olup en sıcak aylar ortalaması 26 derece ve en soğuk aylar ortalaması ise 8 derecedir. Armutlu. Göçbeyli. İzmir’e 120. Maltepe. kuzeyinde Aliağa. bugün ise turizm bakımından önem arz eden bir sahil yerleşmesidir. 1952 yılında belediye. Bölcek. yerleşim yerlerinde 90. Koyundere. Ege denizi kıyısında ve Madra çayından Bakırçay’a kadar 50 km uzunluğunda kıyıya sahip bu sahil ilçesi. Poyracık. İlçe merkezinin denizden ortalama yüksekliği 20 metredir. Cumhuriyetten önce tuz istihracı. Denizden yüksekliği. Uluçay. Akropolün rakımı ise 331 metredir. tarım ve turizm alanında potansiyel arz etmektedir. ovada 40. Karagöl mevkiinde memba suyu niteliğinde birçok kaynak suyu bulunmaktadır. batısında Foça ve Ege Denizi. Türkeli. Ayvalık’a 40 ve Bergama’ya 24 km uzaklıktadır. batısı ile kuzeyinde ise Bergama ilçeleri mevcuttur. kuzeyde Çandarlı körfeziyle çevrili olan yerleşim alanı İzmir’e yaklaşık 70 km uzaklıktadır. en yüksek tepelerinde ise 1000 metreyi bulmaktadır. Bağyurdu. Ören. Cumhuriyetten sonra askeri alanda. İlçenin en büyük akarsuyu. Yüzölçümü 436 km²’dir. Ege Bölgesinin kuzeybatısındadır. Kemalpaşa Belediyesi 1900 yılında kurulmuştur.

kuzeyde ise Manisa ili ile komşudur.yanında. Kiraz. Karakuyu. Ovakent ve Konaklı olmak üzere 9 belde belediyesi ve bunlara bağlı 75 köy bulunmaktadır. İlçenin tek akarsuyu. İzmir’in güneyinde. Yüzölçümü 295 km² olan ilçenin toprakları. İlçede önemli bir yükseklik yer almamaktadır. Ege Denizine dik olarak uzanan sıradağların üzerindeki Bayındır ve Basra tepelerinin güney yamaçlarına kurulmuştur. Kuzeyinde Bozdağlar. Doğu. Tahtalı ve Develi çayları birleşerek Bulgurca çayı olarak Ege Denizine dökülmektedir. kuzeyinde Konak ve Buca. Panayır. ilçenin. ilçe içinden geçen Küçük Menderes’tir. batıda Ege Denizi.700 hektardır. doğusunda Torbalı. İlçenin doğusunda kuzeyden güneye doğru Kuyu. En yüksek yerleri. 1870 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza merkezi olmuştur. Gümüldür ve Özdere'dir. Yüzölçümü 73. Zeytinlik. Urla Yarımadasının Balıklıova ve Gerence Koyları arasındaki hattın kuzey bölümünü oluşturan 600 km2’lik Karaburun Yarımadasında kurulmuş bir ilçedir. Kapı. Söğütçük. batı ve kuzeyi denizle çevrilidir. Ödemiş ve Aydın ili ile komşudur ve İzmir’in doğusunda yer almaktadır. Bayındır ilçesinin sınırlarını oluşturur. İlçenin deniz seviyesinden 5 . uzunluğunda. 1957 yılında ilçe olan Selçuk. Pirenli. Tekeli. doğuda Kiraz ve Beydağ ilçeleri. İlçe sınırları içerisinde Balaban ve Sandı göletleri bulunmaktadır. güneyinde Aydın Dağları. Oğlananası. güneyinde ise Ege Denizi ve Selçuk ilçeleri bulunmaktadır. 6 adet belde belediyesi olup bunlar. batısında Seferihisar. Küçük Menderes nehrinin sol sahiline yakın düz bir saha üzerinde deniz seviyesinden 20 metre yükseklikte kurulmuştur. Beydağ’ın yüzölçümü 16. Değirmendere. Bu nehrin iki yakasında alüvyal ovalar bulunmaktadır. Çaylı. 1866 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza durumuna getirilen Ödemiş’te. Tire ilçesi ile sınırını oluşturmaktadır. Güneyden kuzeye doğru uzanan 30 km. Çatalkaya ve Gümüşsu dağlarıdır. Mordoğan Belde Belediyesi ile bu belde ve merkeze bağlı 13 köyü olan Karaburun. güneyde Aydın İli. Merkeze bağlı 21 köyü bulunan ilçenin yüzölçümü 16. Kısık. Bülbül ve Koru dağları uzanmaktadır. doğusunda ise Çavuş Dağı bulunmaktadır. Birgi. Kayaköy. kuzeyde ise İzmir’in merkez ve Torbalı ilçeleri ile çevrilidir. Bademli. kuzeyinde Kemalpaşa ve Turgutlu ilçeleri. Görece.700 hektardır. doğuda Aydın’ın Germencik ve güneyde Kuşadası ilçeleri. Kaymakçı. Doğusunda Ödemiş. 5-10 km. Yüzölçümü 415 km2 olan ilçenin İzmir’e uzaklığı 100 km’dir. batısında Torbalı. İzmir Körfezi’nin hemen girişinde.700 hektar olup. Doğudan gelen Küçük Menderes nehri. güneyinde Tire. Sınırları içinde Belevi Belde Belediyesi ve bununla beraber 8 adet köy bulunmaktadır. batıda Tire ve Bayındır ilçeleri. arasında genişliğe sahip bir bölgedir. Bozdağ. Boz Dağlarının batısından doğup. 1964 yılında ilçe olan Beydağ. 1947 yılında Ödemiş’ten ayrılarak ilçe statüsüne kavuşmuştur. İlçe. Görece. Maden. Merkezi.

İzmir Sancağına bağlı bir kaza olan Çeşme. 1867’de İzmir Sancağına bağlanan Tire’nin.212 metre ile Akdağ tepesidir. İzmir ilinin batısında kendi adını taşıyan yarımadanın en ucunda kurulmuştur. En yüksek tepesi 680 metre ile Çakmaktepe’dir. Güne. 6 . Alaçatı Belde Belediyesi ve bu belde ile merkez belediyeye bağlı 4 adet köyü bulunmaktadır. Dağlarla düzlüklerin aralarındaki geçişler de yer yer küçük tepeciklerden sağlanmaktadır. İlçenin tek akarsuyu. 1890 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza olan Seferihisar ilçesine. 12 adet köyü bulunan Urla. Mordoğan ve Eğlenhoca gibi yerleşim yerleri nispeten düz arazi sayılmaktadır. Doğanbey– Payamlı ve Ürkmez Belde Belediyelerinin yanı sıra 8 adet köy bağlı bulunmaktadır. Ege Denizine bakan. Yüzölçümü 792 km2 olan ilçenin denizden yüksekliği 93 metredir. doğuda Menderes ilçesi. deniz seviyesinden yüksekliği 18 metredir. batı ve güneyden ise Ege Denizi ile çevrilidir. eğimli ve yer yer makilerle kaplı yamaçlardır. bu ilçelerde yer alan köy ve belde sayıları ile belediye sayıları ve isimleri verilmiştir. Beyler ve Gölcük köyü civarından gelen ve Gelinalan çayı ile beslenerek Ege Denizine dökülen Kocaçay’dır. Karakuyu. tatlı. Çaybaşı. Torbalı Ovasının batısında Yeniköy ile Özbey köylerdir. Özellikle Kösedere. İzmir il merkezine 38 km uzaklıkta. Seferihisar. İlk çağlarda Cyssus adıyla bilinen Çeşme yöresi on iki İon kentinden biri olarak Erythre'nin iskelesiydi. Yüzölçümü 104 km2. 1864’te ilçe olmuştur. Aşağıdaki tabloda İzmir ili ilçeleri. 728 km2 yüzölçümüne sahip bir ilçedir. Turizm sektörünün İzmir’de en geliştiği yerdir. Pancar. İzmir ili ikincil konut stokunun büyük bir kısmı Urla ilçesinde oluşma çabasındadır. batıda ve güneyde ise Ege Denizi ile çevrilidir. Ayrancılar. Ayrıca Düzce ve Hereke Tepeciğinden geçerek denize ulaşan Hereke Çayı bulunmaktadır. doğudan Urla. Bu akarsular yaz aylarında kurumaktadır. İlçenin toprakları Urla yarımadasının güneyinde. Şifalı sıcak-soğuk suları ve olağanüstü sayılabilecek kalitede kumu ile ün yapmıştır. kuzeyden Karaburun ilçesi. Gökçen Belde Belediyesi ve bu belde ile merkeze bağlı 65 köyü bulunup.yüksekliği 50 metredir. kuzeyde Bayındır. doğuda Ödemiş ilçeleri ve güneyde Aydın ili komşularıdır. En yüksek tepesi 1. Deli Ömer. 1926 yılında ilçe olan Torbalı'nın ilk yerleşim alanı. Ayrıca Masal. kuzeybatıda Torbalı. 1864 yılında İzmir Sancağına bağlanmıştır. Subaşı ve Yazıbaşı Belde Belediyeleri olup bununla beraber bu beldelere bağlı 34 köyü bulunmaktadır. İzmir'in 45 km doğusunda yer alan ve 1882’de belediye. kuzeyde Urla ve Güzelbahçe ilçeleri. Çeşme. İlçenin güneydoğu tarafı ise bu dağlık araziden biraz farklıdır. Karkas ve Korkmaz yükseltileri de bulunmaktadır. batıda Selçuk.

1 İzmir İli İlçe. Köy.Tablo 3. Belde ve Belediye Sayıları İlçe İsmi Köy Belde Sayısı Sayısı 12 3 1 4 2 2 19 1 1 1 1 2 Belde Belediyeleri İlçe İlçe Belediyeleri *Balçova *Bornova *Buca *Çiğli *Gaziemir *Güzelbahçe *Karşıyaka *Konak *Narlıdere *Aliağa Balçova Bornova Buca Çiğli Gaziemir Güzelbahçe Karşıyaka Konak Narlıdere Aliağa *Kaynaklar *Sasallı *Sarnıç *Yelki *Helvacı *Yenişakran *Canlı *Çırpı *Zeytinova *Ayazkent *Göçbeyli *Zeytindağ *Yenikent *Alaçatı *Çandarlı *Bağarası *Gerenköy *Yenifoça *Mordoğan 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Bayındır 38 3 1 *Bayındır Bergama 114 5 1 *Bölcek *Bergama Beydağ Çeşme Dikili Foça 21 4 25 4 1 1 3 1 1 1 1 *Beydağ *Çeşme *Dikili *Foça Karaburun 13 1 1 *Karaburun 7 .

Kemalpaşa 32 5 *Armutlu *Bağyurdu *Ören *Ulucak *Yukarıkızılca *Poyracık *Yayakent *Görece *Oğlananası *Tekeli *Değirmendere *Gümüldür *Özdere *Asarlık *Harmandalı *Koyundere *Maltepe *Seyrek *Türkeli *Ulukent *Emiralem *Kayaköy *Zeytinlik *Bademli *Bozdağ *Kaymakçı *Ovakent *Doğanbey *Belevi *Gökcen *Ayrancılar *Çaybaşı *Karakuyu *Pancar *Subaşı *Yazıbaşı - 1 *Kemalpaşa Kınık 29 2 1 *Kınık Kiraz Menderes 52 21 6 1 1 *Kiraz *Menderes Menemen 27 8 1 *Menemen Ödemiş 75 9 1 *Birgi *Çaylı *Konaklı *Ürkmez 1 1 1 1 *Ödemiş Seferihisar Selçuk Tire Torbalı 8 8 66 34 2 1 1 6 *Seferihisar *Selçuk *Tire *Torbalı Urla TOPLAM 16 630 60 1 28 * Urla 8 .

Kayadibi. Horzun. Türkönü. Demirtaş. Üçkonak. Kavaklıdere. Çağlan. Günlüce. Elmabağı. Sekiköy. Hamamköy. Pirinççi. Bahçeli. Kabakum. Veliler. Işık. Salihler. Çamlıca. Demircili. Gerçekli. Güney. Kıroba. Yahşibey. Balabanlı. Deliktaş. Çukuralan. Cevizalanı. Katıralanı. Orhangazi. Seyrekli. Yılanlı. Köfündere. Süleymanlar.Gökçeağıl.Tırazlı Beşyol. Mursallı. Tablo 3. Yaylayurt ÖDEMİŞ ÇİĞLİ KARŞIYAKA KONAK BORNOVA BUCA GAZİEMİR GÜZELBAHÇE DİKİLİ 9 . Demirdere. Payamlı Bademli. Yusufdere. Kızılçukur. Çamiçi. Bozcayaka. Keçililer. Yolüstü. Dereuzunyer. Karadoğan. Kerpiçlik. Yeniceköy. Nebiler.2 İlçelere Bağlı Köyler İLÇELER BAĞLI BULUNAN KÖYLER Artıcak. Gökdere. Yeniköy. Sarnıçköy. Çamyayla. Yelice. Eğridere. ilçelere bağlı köylerin isimlerinin verilmesi ile alana dair idari ve genel tarifler tamamlanmış olacaktır. Bülbüller. Yakaköy Belenbaşı. Emirli. Hacıhasan. Bıçakçı. Mazılı. Gereli. Kurudere. Kıratlı. Islamlar. Çiçekli. Kocaoba. Küçükkaya. Köseler. Bebekler. Eselli. Alaşarlı. Çobanlar. Kazanlı. Dolaylar. Kurucaova. Mescitli. Laka. Çayırköy. Karaağaç. Karakova. İlkkurşun. Denizköy . Bucak. Samanlıkköy. Büyükavulcuk. Ocaklı. Kışlaköy. Beyazıtlar. Esentepe. Uzunburun. Uzundere.Alanın merkez ve ilçe bazında idari ve genel tarifi yapıldıktan sonra. Kutlubeyler. Merdivenli. Oğuzlar. Küçükavulcuk. Üzümlü. Buna göre ilçelere bağlı köyler aşağıdaki gibidir. Kızılcaavlu. Kemerköy. Kırıklar Çamlı. Küre Kaklıç Sancaklı Yamanlar Kavacık. Suçıktı. Ertuğrulköy. Bayırlı. Kızılca. Tosunlar. Ortaköy. Küçükören. Kemenler. Yeşilköy. Karaçam. Çamtepe. Çağlayan. Ovacık.

Ovacık. Bozalan Çaltı. Armağanlar. Hacıömerli. Sucahlı. Narlıca. Kaplanköy. Üçtepe. Balaban. Kapıkaya. Büyükoba. Kodukburun. Hasanlar. Arpaseki. Kocaömerli. Sarıcalar. Turgutlar KINIK ALİAĞA FOÇA MENEMEN 10 . Çanköy. Yukarıbey . Örlemiş. Avunduk. Işıklar. Tuzculu. İncecikler. Çıtak. Şehitkemal. Avunduruk. Örenli. Gültepe. Göbeller. Günerli. Mıstıklar. Alibeyli. Dündarlı. Güzelhisar. Gökçeyurt. Tekkedere Arpadere. Çiftlikköy. Sindel. Buruncuk. Süleymanlı. Çobanlar. İbrahimağa. Kocaköy. Kırcalar. Tepeköy. Çeltikçi. Kapıkaya. Yeniköy. Kaşıkçı. Hacılar. Tırmanlar. Bademalanı. Katrancı. Hisarköy. Yenibağarası. Çitköy . Okçular. Kalemköy. Karadere. Hacılar. Süzbeyli. Yahşelli. Yerlitahtacı. Aşağıkırıklar. Çaltıkoru. Oruçlar. Bozköy. Karatekeli. Ilgındere. Sarıcaoğlu. Taştepe. Horozgediği. Kozbeyli Belen. Doğa. Karaveliler. Haykıran. Kurfallı. Yeniler. Kocahaliller. Hacıhamzalar. Kadıköy. Hamzahocalı. Bağcılar. Bayramcılar. Eğrigöl. Kaplanköy. Bekirler. Ayvatlar. Değirmencieli. Öksüzler. Musacalı. Bahçedere. Terzihaliller. Kaleardı. Gaylan.Telekler. Ferizler. Çoraklar. Örtülü. Karaorman. Teğelti. Muratlar. Rahmanlar. Zağnos. Tavukçukuru. Doğancı. Topallar. Çaltılıdere. Musabey. Pınarköy. Alacalar. Karakuzu. Mahmudiye. Koyuneli. Tekkeköy. Yukarışehitkemal. Bozköy. Karaköy. Çamavlu. Cevaplı.BERGAMA Ahmetbeyler. Atcılar. Aziziye. Akçenger. Aşağıcuma. Samurlu. Çaltı. Çavuşköy. Cumalı. Görece. Hamzalısüleymaniye.Yanıkköy . Çamoba. Seklik. Maruflar. Sarıdere. Çalıbahçe. Göktepe. İğnedere. Karalar. Dağıstan. Çakmaklı. Kıranlı. İneşir. Yalnızadam. Demircidere. Köseler. Çamköy. Uzunhasanlar. Bağalanı. Halilağalar. Sağancı. İkizler. Kızıltepe. Yüksekköy Ilıpınar. Kalabak. Ürkütler. Durmuşlar.Çürükbağ. Bozyerler. Pireveliler. Balaban. Alaniçi. Yaylaköy Aşağışakran. Yortanlı. Aşağıılgındere. Karahıdırlı. Kadriye. Ayvacık. Alhatlı. Eğiller. Paşaköy. Hatundere. Aşağıbey. Süleymanlı. Kozluca. Kesik. Yukarıcuma. Yukarıkırıklar. Çukurköy. Yukarıada. Elmadere. Yalnızev. Çakırlar. Aziziye.

Zeytinköy Alankıyı. Lutuflar. Gökçeyurt. Vişneli. Çiniyeri. Çamlıbel. Sarılar. Kocaaliler. Çınarköyü. Hasançavuşlar. Yiğitler. Örnekköy. Çamönü. Yemişler. Zeamet Akçaköy. Yeğenli. Bozköy. Yeniçiflik. Kaplan. Hasköy. Kuyucak. Ahmetbeyli. Kızılüzüm. Dağdere. Çenikler. Arpadere. Yenioba. Tokatbaşı. Yenişehir MENDERES TORBALI SELÇUK BAYINDIR TİRE 11 . Doğancılar. Akmescit. Karakuyu. Çiniliköyü. Sinancılar. Çapak. Bayramlı. Yeniköy Ahmetli. Derebaşı. Mehmetler. Karahayit. Elifli. Göllüce. Demirci. Ergenli. Fırınlı.Akalan. Hisarlık. Sarıçalı. Yeşilköy. Dereli. Yenikurudere. Taşkesik. Hamzababa. Ovacık. Çakırbeyli. Helvacı. Çamlık. Alacalı. Sancaklı. Yeşilyurt. Çatalca. Karaot. Kurudere. Kızılcaova. Büyükkemerdere. Kısık. Barutçu. Akyurt. KEMALPAŞA Gökyaka. Beşpınar. Saipler Acarlar. Özbey. Küçükkale. Karakızlar. Küçükburun. Topalak. Sultaniye. Künerlik. Çobanköy. Dallık. Pamukyazı. Işıklı. Kızılağaç. Sağlık. Aşağıkızılca. Çayırlı. Yeniköy. Kızılcahavlu. Çamköy. Çakaltepe. Doyranlı. Alaylı. Arıkbaşı. Karaveliler. Osmanlar. Akçaşehir. Çile. Yeşilköy. Yeniköy. Ortaköy. Dibekçi. Eskioba Hisarlık. Kürdüllü. Ansızca. Cambazlı. Turgutlu. Karahalilli. Dereköyü. Gaziler. Kireli. Kırbaş. Efençukuru. Gökçealan. Osmaniye. Atalanı. Pınarlı. Develiü. Osmancık. Dernekli. Üzümler. Karapınar. Damlacık. Halkapınar. Havutçulu. Karateke. Söğütören. Kızılova. Havuzbaşı. Kuşçuburnu. Keler. Alanköy. Saruhanlı. Somak. Yenmiş. Kamberler. Kaplancık. Palamutköy. Dağtekke. Eyerci. Çileme. Yakacık. Işıklar. Küçükkemerdere. Yamandere. Korucuk. Şirince. Yoğurtçular. Başköy. Arslanlar. Şehitler. Ormanköy. Küçükkömürcüü. Çamlıca. Büyükkömürcü. Çıplakköyü. Musalar. Şaşal. Yakapınar Akkoyunlu. Boynuyoğun. Sarılar.Tulum. Kızılkeçili. Sarıyurt. Düverlik. Kabaağaç. Kurşak. Bulgurca.Kırtepe. Ayaklıkırı. Çeriközü. Turan. Cumalı. Gölova. Naimeköy. Toparlar. Peşrefli. Mahmutlar. Dündarlı. Dağkızılca . Çiftçigediği. Kuyucak. Eğridere. Sütçüler. Dereköy. Çambel. Bülbüldere. Çukurköy. Buruncuk. Halilbeyli. Balcılar. Yusuflu. Armutlu.

Menderes. Haliller. Karaburç. KİRAZ ÇEŞME Bozköy. Şemsiler. Aydoğdu. Çömlekçi. Gülbahçe. Karabulu. Mavidere. Ovacık. Birgi. Yukarıtosunlar Ahmetler. Ildır. Özbek.BEYDAĞ Adaküre. Gölcük. Yukarıaktepe. Taşlıyatak. Çatak. Kurudere. Kaleköy. Avunduruk. Yeşiltepe. Balıklıova. Kavakdere. Saip. Hisarköy. Turgut. KARABURUN Küçükbahçe. Demircili. Solaklar. Erikli. Yeşildere Ovacık. Cevizli. Saçlı. Çayağzı.Yeniköy. Parlak. Mersinlidere. Karaköy Hasseki. Altınoluk. Çamlık. Bahçearası. Eğridere. Mutaflar. Bakırköy. Çanakçı. Yağcılar. Örencik. Zeytinler URLA 12 . Palamutcuk. Uzunköy. Kibar. Tombullar. Akpınar. Sırımlı. Tekbıçaklar. Kösedere SEFERİHİSAR Beyler. Karabağ. Yenişehir. Veliler. Çomaklar. Emenler. Germiyan. Nohutalan. Dokuzlar. İnecik. Ambarseki. Tabaklar. Sarpıncık. Yaylaköy. İğdeli. Uzunkuyu. Kadıovacık. Umurlu. Karaman. Zeytineli. Salman. Gedik. Eğlenhoca. Umurcalı. Sarısu. Orhanlı. Çiftlikköy. Alakeçili. Doğancılar. Ulamış Bademler. Sarıkaya. Sarıkaya. Yağcılar. Ovacık. Ceritler. Pınarbaşı. Yeniyurt. Karaoba. Barbaros. Kuşçular. Suludere. Başaran. Arkacılar. Olgunlar. Gödence. Düzce. Halıköy. Yağlar. Tepeboz. İhsaniye. Örenköy.

aslında aşağıdaki soruların cevaplarını araştırmaktayız: İzmir ili hangi özellikleriyle diğer illerden ayrılmaktadır veya İzmir ili diğer illerden ayrı olarak düşünülebilir mi? Bunlara bir üçüncü soruyu da ekleyebiliriz. Bu soruların cevaplarını Selçuk KOÇ.4. KOÇ.Doç. Yukarıda sorduğumuz üç sorunun cevabını KOÇ’un çalışmasına göre rahatlıkla verebiliriz: İzmir ili hem gelişmiş hem de gelişmekte olan illerden farklıdır. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. 20011 yılında yaptığı çalışmada açıklamayı denemiştir. 2001. Bu çalışma İzmir ilinin Türkiye ve Ege Bölgesi önemi göstermektedir. Diğer iller ise sosyo-ekonomik özelliklerine göre farklı kümelerde yer almaktadır.Vedat PAZARLIOĞLU) 1 1 . Ayrıca yapısal özellikleri bakımından Şırnak. Her iki kümeleme analizine göre İstanbul.Dr. İZMİR İLİNİN EKONOMİK SEKTÖREL POTANSİYELİ İzmir’in sosyo-ekonomik potansiyelini ortaya koymaya çalışırken. Şanlıurfa ve Zonguldak’ta birer küme meydana getirmişlerdir. Diğer taraftan 2002/4720 sayılı bakanlar kurulu ile “Bölgesel istatistiklerin toplanması. Ekonometri ABD. Hiyerarşik Kümeleme analizinde Ward yöntemine göre. bölgelerin sosyo-ekonomik analizlerinin yapılması. Selçuk. Bu nedenle. Kümeleme analizi hiyerarşik ve hiyerarşik olmayan şeklinde iki ana başlık altında uygulanarak. “Kümeleme Analizi Yöntemiyle İllerin Sosyo-Ekonomik Özelliklerine Göre Gruplandırılması ve Gelişmişlik Düzeylerinin Belirlenmesi”. DEU.Sosyal Bilimler Enstitüsü. bölgesel politikaların çerçevesinin belirlenmesi ve Avrupa Birliği Bölgesel İstatistik Sistemine uygun karşılaştırılabilir istatistiki veri tabanı oluşturulması amacıyla ülke genelinde İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması” tanımlanmıştır. hangi illerle beraber kümelenir sorusudur. Bu da İzmir ili sosyo-ekonomik özelliklere göre sınıflandırılmaya çalışılsa. gelişmiş illerden İstanbul. Kocaeli ve Bursa illeri diğer illerden farklı olarak birer küme oluşturmuşlardır. Çalışmada 75 ile ait 1997 yılına ait 22 değişken kullanılmıştır.M. Ankara. Ankara İzmir ve Bursa illeri “tek başına bir küme içersinde” yer almaktadır.(Danışman: Y. Burada İzmir ili düzey 2 olarak tanımlanmış ve 3 kümeye ayrılan Ege Bölgesi tanımlamasında tek başına ele alınmıştır. Böylece yürütmenin bakışı ile bilimsel analiz sonuçları paralellik göstermektedir. geliştirilmesi. İzmir ili baz alınarak bir stratejik plan yapılmasında herhangi bir engel yoktur. küme sayısına 15 olarak karar verilmiştir. Böylece 15 kümenin 8’i tek şehirli küme şeklinde karşımıza çıkmaktadır. İzmir.

artış yıllarında ortalama % 6’lık bir büyüme gerçekleştirmiştir. Krizlerde GSYİH’daki azalma oranı 1987 sabit fiyatları ve sırasıyla 1. Bu değerlerde bölgenin ekonomik potansiyelini göstermektedir.9 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye sanayi üretiminin % 14’ünü üretmekte ve bölgenin imalat endüstrisine olan katkısı istihdamda % 3. Önce temel göstergelerden Ege Bölgesinin ekonomik özellikleri ortaya konulacaktır. Ege Bölgesinin 1990 ile 2000 yılları arasındaki 1987 fiyatlarıyla GSYİH’nın gelişimi aşağıdaki şekilde verilmiştir. katma değerde % 17 ve yatırımlarda % 13’tür. Ege Bölgesi. Strateji Raporu III’e başlarken ekip olarak zaten İzmir’in mevcut potansiyelini biliyorduk ve bu konuda yapılan çalışmalardan haberdardık. İzmir Yerel Gündem 21. Haziran-1998. Göç Raporu. GSYİH 1994 ve 1999 krizlerinde düşme diğer yıllarda ise artma eğilimdedir. Bilimsel çalışmalara göre İzmir ili Türkiye’nin ilk üç ili arasında yer almaktadır. Beş Yıllık Kalkınma Raporu. Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. 1993 yılında 9. İzmir ili ve bölge illerinin bazı ekonomik özellikleri ele alınıp ve akabinde de İzmir’in ekonomik yapısı açıklanacaktır. Yani bu çalışma ile. üretimde % 13. Erdoğan Satılmış. İzmir. Kocaeli ve Bursa şeklinde sıralanmaktadır. Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyonu Raporu”nda bu araştırmaya atıfta bulunarak. 1 Bülent Dinçer. Asuman ALTAY2 çalışmasında 19951998 dönemi için Türkiye’nin en hızlı sanayileşen bölgesinin Ege Bölgesi olduğunu belirmektedir. Metin Özaslan. “İzmirliler” için yeterli olmamalıdır. Ankara. “8. İzmir’de Ekonomik ve Mali Yapı: Göçün getirdikleri. DPT. “İllerin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralaması araştırması”.85 2 2 .5 ile 5. çalışmanın gelişmişlik indeksini baz almıştır. Bu strateji planı çalışması ile İzmir’in yarışacağı illerin ligini değiştirmeyi ve yeni lig için vizyon oluşturmayı hedeflemekteyiz. s. Şekilden de görüleceği üzere Türkiye Ekonomisinin yaşadığı krizlerden bölge ekonomisi de etkilenmiştir. İllerin gelişme düzeyleri ile ilgili olarak illerin gelişmişlik sıralaması ve gelişmişlik endeksine göre 1. nereye ulaşmak istiyoruz ve hedefimize nasıl ulaşırız sorularının cevaplarını bulmaya çalışacağız. Ege Bölgesi Ege Bölgesi 1990 ile 2000 yılları arasında Türkiye’ye Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının ortalama % 16’lık kısmını üretmektedir.DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü tarafından 1996 yılında yapılan “İlerin Sosyo–Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması1” temel bileşenler analizi yöntemi kullanılarak illeri beş gelişmişlik derecesine ayırmıştır. Ankara. Ancak bu durum.3’lük bir artış yüzdesi yakalayan bölge.derecede gelişmiş iller grubunda beş il yer almaktadır. Aralık 1996 Asuman ALTAY. Bu iller İstanbul. Neredeyiz.

354 5. sanayide % 17.000. 3 .458 Ege Bölgesinin Payı (%) 23 17 15 18 17 10 - Kaynak DİE (2000-Cari Üretici Fiyatları) Ege Bölgesi. Tablo 4.000. üzüm.564 28.105 24.000.000 9 7 5 3 1 -1 -3 -5 -7 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 GSYİH Kaynak: DPT il ve bölge istatistiklerinden faydalanılarak çizilmiştir Artış(%) İktisadi faaliyet kollarına göre 2000 yılı cari üretici fiyatlarına göre Ege bölgesinin GSYİH değerlerini incelersek. Ülke ekonomisindeki bölgenin payı.000 14.363 2. sırasıyla.691.000.483. Tarımdaki nispi payın yüksekliğinde.583.906. bölgeye özgün pamuk.1) en yüksek GSYİH’yı sanayiden elde edildiği görülür. % 10 ve % 15’dir. Zaten her üç faaliyet kolunda da Ege Bölgesinin üstünlüğü vardır.768 4.645. Diğer taraftan yine ayni dönem için.180 937.000 12. Türkiye genel bütçe gelirlerinin 1995-2001 döneminde % 10’luk kısmını gerçekleştirmiştir.781 6.042 3.000 18.1 Ege Bölgesi ve Türkiye’nin İktisadi Faaliyet Kollarına Göre GSYİH Değerleri İktisadi Faaliyet Kolu Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Ulaştırma Ve Haberleşme Diğer Toplam GSYİH Ege Bölgesi (Milyar TL) 3.865 124.Şekil 4.540.027.124.512 17. Bu değişkenlere ait veriler aşağıdaki tabloda verilmiştir.000. Tablo 4.631 29.979.424 Türkiye (Milyar TL) 17. incir ve zeytin gibi ürünlerin olması ve bölgedeki tarım gelişmiş olmasının payı vardır. (Bkz.707.936.649.717 20.826. Türkiye’deki banka kredileri ve mevduatında Ege Bölgesinin payı. ticarette % 18 ve tarımda ise % 23’tür.1 Ege Bölgesinin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (1990-2000) Ege Bölgesi'nin GSYİH ve Artış Yüzdesi 20.000 16. Bunu ticaret ve tarım takip etmektedir.

Tabi ki bunda 5 Nisan 1994’deki ekonomik kararların etkisi vardır. Şekil 4.9 Banka Mevduatı* 6.431. 8.641 - Banka Kredileri* 4.082 8. 6. 2.553 8. Ege Bölgesine yapılan kamu yatırımlarına ait tutarlar aşağıdaki şekilde verilmiştir.066 3.241.2 Ege Bölgesine Yapılan Kamu Yatırım Harcamaları Tutarı (1990-2001) KAMU YATIRIM HARCAMALARI (2001 fiyatlarıyla . 00 0 00 0. Banka Kredileri ve Mevduatı 2001 yılı fiyatlarıyla sunulmuştur.430 kişiye iş imkanı sağlayarak istihdama katkı sağlamıştır.978 10. 00 0 00 0.499. 00 0 Kaynak: DİE Ege Bölgesinde 1995-2001 döneminde 4856 adet teşvik belgeli yatırım yapılmıştır. 5.368 4.477 4.2 Ege Bölgesine Ait Bütçe.103.565 536. 7. 00 0 00 0.878.135. Aynı dönemdeki yatırımların tutarı ise 2001 fiyatlarıyla 23. Bu Türkiye’deki teşvik belgelerinin % 17’sine karşılık gelmektedir.022 8.680 679. 00 0 00 0.864 5. 4 .990 4.623.816 1. 1996’dan sonra bölge 3 ila 4 katrilyon arasında kamu yatırımı almaktadır. Bu tutar ise Türkiye tutarının % 12’sine tekabül etmektedir. Bu seviyeye 1994 ve 1995 yıllarında inmiştir. 00 0. Kredi ve Mevduat Verileri (Milyon TL) Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kişi Başına *Genel Genel Bütçe Gelirleri* 162. 3. 00 0 00 0.Milyar TL) 2001 2000 1999 1998 1997 1996 1995 1994 1993 1992 1991 1990 0 1.026. 4. 1990 ile 2001’e kadar süre içersinde 2 katrilyonun altına düşmemiştir. Devam etmekte olan kamu yatırımları ve durumları ayrı başlık altında incelenecektir.799.810.108 1.691. 00 0 00 0.381.928 11.733. Teşvik belgeli yatırımların istihdama sağladığı katkının % 16’sını Ege Bölgesi gerçekleştirmiştir.Tablo 4.148.045 1.158 5. Yatırımlar 286. 00 0 00 0.347 324.3 katrilyondur.918.4 Bütçe Gelirleri cari.071.

12 0.367. Firmaların ticari satışları % 58 oranında gerilerken bu oran özel sektörde % 72.10 0.189 46.180 25.19 0.18 0.110. Bu firmaların toplam üretimden satışlar ve cirosu içerisinde.720.267 3. kamu kesiminde % 20'dir.674. kamu kesiminde % 23'ler seviyesindedir.414 1.16 0.13 0.16 0. kamuda % 23 azalmıştır.) Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Toplam Belge Adedi 1.867 286. 2002 yılında 100 büyük firmanın özellikle özel sektör firmalarının kendi üretimlerinin dışında yaptıkları ticari satışlarında güçlük çektikleri görülmektedir.10 0. 2002 yılında 100 büyük firmanın öz sermayesi % 17.17 Yatırım Tutarı 9.430 Pay 0. Üretimden satışlar itibariyle en yüksek değeri.17 0. 3'ü kamu firmasıdır.14 0. Bir önceki yıl yaşanan büyük ekonomik krizle birlikte firmaların ekonomik yapılarındaki bozulma hala çeşitli cephelerde birden kendini göstermeye devam etmektedir.446 Pay 0.856 Pay 0.022 1.720. kamu kesimi % 45'lik bir paya sahiptir.16 Kaynak: Hazine Müsteşarlığı Ege Bölgesinin sanayii potansiyeli hakkındaki fikir veren 2002 yılına ait 100 büyük firma için bulgular.3 Teşvik Belgeli Yatırımlar (2001 fiyatlarıyla Milyar TL. 5 katrilyon 685 trilyon TL ile petrol sektörü gerçekleştirmiştir.714 51. Özel sektörün ödediği faizlerin oranı 2001 yılında 5 .18 0.11 0.231.16 0.12 İstihdam 70.15 0. Net aktif değerleri ise özel sektörde % 18. Bunu takip eden kimya sektörü 10 firma ile ikinci.4 Milyar Dolar) 100 büyük firmanın 97'si özel sektör. metal ana sektörü 9 firma ile üçüncü durumdadır.08 0.952 23.16 0. Öz sermaye gerilemesi. metal ana sektörünün 701 trilyon TL'dir. Daha sonra gelen gıda sektörünün üretimden satışları 1 katrilyon 387 trilyon TL. (8.640 43.20 0. kamuda % 9 olmak üzere toplamda % 7 oranında gerilemiştir.16 0.16 0.325 3. özel sektörde % 13. 100 büyük firmanın toplam cirosu ise % 14 azalmıştır. Diğer yandan özel kesim firmalarının borçlanma oranı % 21 gerileme gösterse bile. 2002 yılında özel kesimin borç düzeyi varlıklarının % 72'sine ulaşmıştır. 100 büyük firmadaki özel sektör firmalarının toplam borcu üretimden satışlarının neredeyse tamamına karşılık gelmektedir.17 0. bölgenin sanayi odasının web-bülteninden yararlanılarak aşağıda aktarılmıştır: 2002 yılında “Ege Bölgesinin En Büyük 100 Firmasının” üretimden satışları 12 katrilyon 556 trilyon TL'dir.269 2. Bölgemizdeki firmaların öz sermayelerinde büyük bir aşınma söz konusudur. net aktifleri % 22 oranında gerilemiştir.247 17. Ege’nin 100 büyük firmasının 23'ü gıda sektöründe yer almaktadır.196 1.093.15 0.545.593 31.008 902 884 637 521 559 345 4. tütün sektörünün 1 katrilyon 92 trilyon TL.Tablo 4. 2002 yılında Ege'nin 100 büyük firmasının üretimden satışları reel olarak özel sektörde % 5.

İstihdamdaki gerileme özel sektörden kaynaklanmaktadır. bilanço zararlarında görülen gerileme geçen yıl yaşanan büyük zarar tablosundan kaynaklanmaktadır. ithalatı 3 milyar 14 milyon dolardır. Kamu kesimi öz sermayesinin % 7. net karın payı % 15 ve kiranın payı da % 1 olmuştur. 100 büyük firmanın yarattığı net katma değer Türkiye Gayri Safi Milli Hasılası'nın % 0. ücretlerin katma değer içinde % 65'lere ulaştığı görülmektedir. 100 büyük firmanın 2002 yılındaki ihracatı 1 milyar 952 milyon.5’tir. Dolar bazında 100 büyük firmanın dolar bazında ihracatı % 15. faizlerin payı % 61'lere kadar çıkmaktadır.8'i oranında kar sağlamıştır. Özel sektörün satış karlılığı ise % 3. 100 büyük firmanın istihdamı % 11 oranında azalmıştır. 2002 yılında 100 büyük firmanın "rant gelirleri" denilen yani repo ve faiz gelirlerini kapsayan faaliyet dışı gelirleri. ücretlerin payı % 30. bilanço zararları % 81 gerileme göstermektedir.861 kişi istihdam etmiştir.3'ü. 2002 yılında 100 büyük firma 44. kamu kesiminde yaratılan katma değer de ücretler tarafından sömürülmektedir. yarattıkları net katma değerin dağılımındaki dengelerin bozulmasında en büyük etkenlerden birini oluşturmaktadır. Onu % 14 ile metal ana. Türkiye toplam ihracatının ve ithalatının % 6'sını sağlamıştır. geçen yıla göre % 25 oranında gerileyerek 803 trilyon TL olmuştur. 100 büyük firmanın toplam bilanço karı 506 trilyon TL.2'si oranında kar sağlamıştır. 2000 yılı değerlerine göre bilanço zararı ancak % 25'ler seviyesinde bir gerileme göstermektedir. Özel sektör ise öz sermayesinin % 13. aktiflerinin 4.9'unu oluşturmaktadır. 100 büyük firmanın 2002 yılındaki bilanço karları % 29 oranında azalırken. İhracatta en büyük payı % 21 ile TÜPRAŞ ve PETKİM'in olduğu petrol sektörü almaktadır.% 72 artış göstermişti. bilanço zararı 153 trilyon TL'dir. Bu durum 2002'de firmaların üretim faaliyetlerinden zarar ettiğini ve bu zararı da diğer gelirlerle düzeltmeye çalıştıklarını göstermektedir. ithalatı % 4 artmıştır. gelir ve gider kalemlerini büyük ölçüde etkilemeye ve firmaların karlılığını azaltmaya devam etmektedir. faaliyet dışı gelirlerin firmaların net karlılıkları içindeki payı % 227'ye çıkmıştır. Bunu % 13 ile petrol ve % 10 payla giyim sektörleri izlemektedir. aktiflerinin % 3.9'dur. 2002 yılında 100 büyük firma içerisinde 22 firma zarar bildirmiştir. Ancak. 100 büyük firmada en fazla istihdam barındıran sektör % 18 payla gıda sektörüdür. 2002 yılında da yüksek faiz hadleri. özel sektör % 37 oranında artan bir faiz yüküyle boğuşmaya devam etmektedir. Kamu kesiminde ise.4'ü. Sadece özel sektör olarak değerlendirildiğinde. 2002'de Ege'nin 100 büyük firması. 2002 yılında 100 büyük firmada yaratılan katma değerin % 54'ü faizlerden oluşurken. Ancak. 2002 yılında Ege Bölgesinin 100 büyük firması 2 katrilyon 379 trilyon TL'lik net katma değer yaratmıştır. 2002 yılında kamu kesiminde satış karlılığı sadece % 1. 2002'de özel sektörde net kar 269 trilyon TL iken. özel sektörde yaratılan katma değer faizler tarafından. % 13 ile gıda 6 . 2002'de ise durum değişmemiş. kaynak yaratamamaları. kamu kesiminde 84 trilyon TL net kar vardır. Firma karlılıklarının düşük seviyelerde olması. 2002 yılında istihdam özel sektörde % 13 gerilerken kamu sektöründe % 2 artmıştır. Bundan açıkça görülmektedir ki.

2002'de Ege Bölgesinde "Üretimden Satışları" 7 trilyon TL'nin üzerinde 263 firma tespit edilmiştir.575 291.844 1. Bu üç ili iç kabuk iller olarak kabul etmekteyiz. 193’ü İzmir.731 13. Ege Bölgesinin 2002 yılı büyük firma değerlendirmelerinde görüldüğü gibi tüm verilerde reel bir gerileme vardır.538. 10. Tablo 4. Karşılaştırmada kullanılan 10. deri ve metal ana sektörleri ise üretimlerinin % 66'sını ihraç etmiştir.4 Motorlu Kara Taşıtı ve Özel Otomobil Sayısı (2003) Taşıtlar Otomobil Minibüs Otobüs Kamyonet Kamyon Motosiklet Özel amaçlı taşıtlar Yol ve İş Makineleri TOPLAM 10.703 683 1111 Ege Bölgesi İlleri İzmir haricindeki Ege bölgesindeki illeri bütün halinde ele alacağız.sektörleri takip etmektedir. 263 firmanın üretimden satışları tutarı 15 katrilyon 775 trilyon TL'dir. Diğer taraftan özel araç ayrımına göre.874 897. Bu firmaların. Aydın ve Balıkesir sınır komşusu illerdir.34 kat ve motorlu kara taşıtı sayısında ise 1. 1'i Kütahya.479 59.000 Kişiye Düşen Özel Otomobil Sayısı Motorlu Kara Taşıtı Sayısı Kaynak: DİE Ege Bölgesi 766. 7 .438 21. 1'i de Uşak illerinde yer almaktadır.504 161.929 399. makine sektörü % 79'unu. Giyim sektörü üretiminin % 85'ini.5’i Ege Bölgesindedir. İzmir bazlı olarak bölge illerini düşünürsek Manisa. Türkiye’deki araç sayısının % 18’i Ege Bölgesindedir. 15'i Aydın.106 856 1525 Türkiye 4.765 1.053.000 kişiye düşen araç sayısında. Yakınlıklarına göre doğuda Uşak.365.729 242.916 6. Türkiye ortalamasına nazaran özel araçta 1. 30'u Denizli. 17'si Manisa. Türkiye’deki özel araç sayısının % 16.464 134.630. Bankaların üreten kesime yeterli fonu aktaramadığı. 100 büyük firma ithalatının % 60'ını yine TÜPRAŞ ve PETKİM gerçekleştirmiştir. dışarıdan gelen sermaye girişinin kısıtlı olduğu 2002 yılında. 2'si Afyon. Burada Balıkesir coğrafi olarak Marmara Bölgesinde yer alsa da İzmir ile yakın bağlantısı ve ekonomik ilişkiler nedeniyle bölge illeri içersinde varsayılmıştır.031 7. 4'ü Muğla. Kütahya ve Afyon.432 120. Bölge.8'lik büyüme gerçekleştirilmesi önemli bir başarıdır.37 kat daha fazla araca sahiptir.000 kişiye düşen araç sayısına baktığımızda ise bölgenin avantajlı olduğunu görmekteyiz. Bölge halkının ekonomik durumunun bir göstergesi olarak da verilen motorlu araç sayısını inceleyelim.659 56.439 46. % 7. 2002 yılında 100 büyük firma genelinde üretimin % 25'i ihraç edilmiştir.

Diğer taraftan Muğla payını arttırmış ve 2.1 6.755 1. Aydın ve Denizli GSYİH’daki bölge paylarını arttırmıştır. Manisa.011 58.3 8. bu imkanı değerlendirdiklerindeki kazancı göstermektedir.7 4. Özellik 1998-2001 dönemi verilerinin verilmesindeki amaç ekonomik krizlerin iller üzerindeki etkilerinin net bir biçimde görülmesini sağlamaktır.8 100 Kaynak: DİE-il ve bölge istatistiklerinin ilgili yayınlardan faydalanarak düzenlenmiştir. Aydın ve Denizli hızla sanayileşmektedir.4 12.149 181.2 100.222 dolara kadar çıkmış. 1998 yılında 3.7 7. Deniz ve Muğla illeri İzmir’in etrafında bir dış kabuk olarak yer almaktadırlar. bölgenin en güçlü ilinin İzmir’dir.6 4.876 1.6 8.8 9. 1999 yılında bölge GSYİH’nın ortalama % 42.754 1. Bu da ülke ekonomisindeki gerilemenin.353 639 30.0 8. Bu illeri ürettikleri bakımından ele aldığımızda.5 puanlık bir düşme söz konusudur.291 1.4 9. bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin iyi bir göstergesidir.9 7.493 1986 Bölge Payı 43.398 dolardır.8 puan azalmıştır.4 7.4 7.2 puanlık bir artış yakalamıştır.2 4.361 998 702 853 796 486 820 241 11.158 451 24.5 Ege Bölgesi İllerinin GSYİH Değerleri (Milyon $) ve Bölge İçindeki Payları (%) İller GSYİH İzmir Manisa Balıkesir Muğla Aydın Denizli Afyon Kütahya Uşak Ege Türkiye 4.3 7.7 1. Aşağıdaki tabloda da görüleceği gibi.2 olan bu oran 0.7 7. Uşak’ın payı sabit kalmış olup.017 2.6 8.1 4.171 1999 Bölge Payı 42.872 2.2 milyar dolara çıkmıştır. 8 .505 2.2 12. Bu tabloda 1986 ile 1998-2001 dönemine ait veriler sunulmaktadır.419 1. Tablo 4. 2001 verileri kriz sonrası olması nedeniyle karşılaştırmaya farklı bir boyut getirmektedir. Bölgenin GSYİH’sı 1986-1999 döneminde yani 14 yıllık süreç içersinde 3 kat artarak 11 milyar dolardan 30.413 142.1 100 GSYİH 10.104 2. Ege Bölgesindeki illerin kişi başına GSYİH değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.776 3. Dikkat çekici bir nokta kriz dönemlerinde Muğla’nın değerinin İzmir’in üzerine çıkmış olması yada ona yakın miktarlarda seyretmesidir. Kütahya’nın payında 4. Bölgenin kişi başına ortalama GSYİH’sı 1986 yılında 1. Bu durumda bize turizm potansiyeli olan illerin.2 4.856 2001 Bölge Payı 44 12. ancak krizlerin etkisiyle 2001 yılında 2.4’lük kısmı İzmir’de gerçekleşmiştir.4 2.715 3.182 dolara düşmüştür.5 2. Manisa.güneyde ise Aydın.337 1.706 2.0 GSYİH 12.588 2.000 1. 1986 yılında % 43.

93 6. İzmir en yüksek göç oranı değerine sahiptir.39 11. Tablo 4. 9 .50 13.133 2.787 2.349 4. Ayrıca turizmin etkisini de Muğla’nın değerlerinde rahatlıkla görebiliriz.08 -27.019 3. Ancak sanayinin yörede filizlenmesi göç oranını negatiften pozitife çevirmektedir ki. Denizli ve gelişmekte olan sanayiye sahip Aydın illerinin cazibe merkezi oldukları göç oranlarından belli olmaktadır.000 doların altındadır. bu durumu Denizli ve Uşak’ın göç oranları değerlerinden izleyebiliriz.83 16.395 2.04 1990 Yılı Göç Oranı 61.459 2.53 -4.44 2.40 -8.772 2.083 1.43 15. Zira yüksek kişi başına GSYİH sahip illerin göç oranları pozitif ve yüksek olmaktadır.707 3.263 2.762 2. Manisa.165 723 1.403 1.436 1.302 4253 3292 2807 2932 2819 2256 2047 1747 2.222 GSYİH 1999 4. Uşak’ta harekete geçen sanayi 90’lı yıllardan itibaren göç alan il haline getirmiştir.778 3.318 3.286 1.07 -12. Tarım faktörü mevsimlik işçi hareketlerine neden olmaktadır.69 5.79 32.17 -5.960 3.98 1985 Yılı Göç Oranı 38. Tarımın göç oranlarını arttırmakta tek başına etkisi azdır.005 1.215 3.182 Kaynak: DİE-il ve bölge istatistiklerinin ilgili yayınlardan faydalanarak düzenlenmiştir. Sanayi merkezleri haline gelen İzmir.137 2.93 0.97 6.805 1.136 2. Diğer taraftan düşük kişi başına GSYİH değerine sahip illerin göç oranları negatif ve yüksek olmaktadır.75 -38.991 1.801 2000 4.35 20. Kişi başına GSYİH aynı zamanda nüfus hareketlerini açıklayan bir değişken olmaktadır.7 Ege Bölgesi İllerinin Göç Oranları İller İzmir Muğla Manisa Denizli Aydın Balıkesir Kütahya Afyon Uşak 1980 Yılı Göç Oranı 71. Her iki ilin 1986 KBGSYİH değeri 1.352 876 1.937 2001 3.272 1.85 1. Bölge illerinin göç oranlarına baktığımızda GSYİH’ları ile bağlantı olduğunu görmekteyiz.976 3.017 2.069 3.41 4.13 Kaynak: DİE’nin Göç istatistiklerinden düzenlenmiştir.88 3.124 1.6 Ege Bölgesinde İllerinin Kişi Başına GSYİH Değerleri($) İLLER İzmir Muğla Manisa Denizli Aydın Balıkesir Kütahya Uşak Afyon Ege Bölgesi 1986 1.398 1998 4.Tablo 4.93 3.82 -7.308 2. Özellikle Kütahya ve Afyon illeri göç veren iller konumundadır.091 2.045 1.623 2.26 26. KBGSYİH değeri Kütahya’dan düşük olmasına rağmen coğrafi konum ve yeşeren sanayisi bu ilin çekiciliğini arttırmıştır.13 -25.

deki payı Türkiye’deki Payı BALIKESİR Ege Böl. Hava ve deniz ulaşımı ilin tartışmasız üstünlüğünü ortaya koymaktadır.11 0.deki payı Türkiye’deki Payı AFYON Ege Böl.02 8 0.02 6.1 51.07 17 0.92 0.34 6 0.89 0.002 13 0.40 0.20 0.186 5.03 5.14 1.70 0.090 91.02 6.67 27.80 0. Ancak bölge illeri dış ticaretini İzmir ili üzerinden gerçekleştirdikleri için. Türkiye içersinde ilin payı ihracatta % 18 iken ithalatta % 13’ler civarında seyretmektedir.10 0.70 130 1.09 0.35 324 4. Kütahya ve Aydın’ın payı gözükmezken bölgenin kalan dış ticaret payını diğer iller paylaşmaktadır.74 0.11 0.00 11 0.84 18.37 0.02 1 0.08 0.54 6 0.06 244 4.nin Payı TÜRKİYE 5.01 7.08 0.12 181 2.48 185 2.64 0.741 20.10 10 0.07 259 3.50 0.864 91.400 20.07 0.10 0.8 İller Bazında 2000 ve 2001 Yılları İçin Dış Ticaret Değerleri 2000 Yılı İller İhracatı İthalatı 2001 Yılı İhracatı İthalatı 2002 Yılı İhracatı İthalatı Milyon($) Milyon($) Milyon($) Milyon($) Milyon($) Milyon($) İZMİR Ege Böl.39 222 3.42 36 0.144 92.007 10 . Tablo 4.77 23 0. İzmir ili bölgenin dış ticaret üssüdür.10 0.21 0.1 12.70 0.30 258 3.43 13.Aşağıdaki tabloda bölge illerine ait dış ticaret verileri sunulmuştur.80 247 3.deki payı Türkiye’deki Payı DENİZLİ Ege Böl.26 0.02 0.86 0.582 13.70 0.26 0.41 0.10 0.79 239 3.19 40 0.36 0.63 10 0.02 5.09 162 2. Hem ithalat hem de ihracat verilerinde ortalama olarak bölgenin dış ticaretinin % 90’ınını İzmir tek başına karşılamaktadır.13 6 0.01 5 0.88 53 0.0 64 0.05 5 0.775 7.502 5.01 1 0.98 0.19 36 0.107 6.deki payı Türkiye’deki Payı MUĞLA Ege Böl.618 21. Bu nedenle İzmir’i bölgenin dış ticaret merkezi olarak kabul edilmesi ve İzmir ile bölgenin dış ticaret yorumlarında özdeşleştirmenin daha doğru olacağı kanaatindeyiz.02 7.36 295 5.682 13.deki payı Türkiye’deki Payı EGE BÖLGESİ Ege Böl. burada iller bazındaki bir yorum hatalı karar vermeye götürebilir.7 35.119 93.40 20.09 0.15 12.40 53 0.52 31.100 88.693 14.187 93.10 41 0.62 18.01 0.deki payı Türkiye’deki Payı UŞAK Ege Böl.deki payı Türkiye’deki Payı MANİSA Ege Böl.01 7 0.90 0.11 54.63 0.48 41.399 7.02 6 0.52 0.01 7 0.

bu değer Türkiye genelinde yaklaşık toplam firmaların altıda birine karşılık gelmektedir. otomotiv Elektrik-elektronik Gıda Tekstil Toprak Tekstil - Kaynak: Capital Dergisi. İstanbul'dan sonra sanayinin en yoğun olduğu il olduğundan. toprak. Benzer bir düşüş Manisa ve Balıkesir illeri için de sözkonusudur. gelişmiş bir sanayi şehridir. kimya-plastik. Muğla.6 0. Firma Sayısı 48 6 5 10 3 1 73 500 Firma Oranı (%) 9.3’de gösterilmiştir. 73 firmanın % 66’sı İzmir’de iken.Bölgede Türkiye’nin en büyük 500 firması arasına 73 firma girmiştir ki. Tekstile dayalı sanayinin geliştiği Denizli ili son iki yılda Ege Bölgesi içinde ilk 500’e giren firmalar arasında payını arttırabilen iki ilden biridir. ağaç-orman. Bu kararımızın gerekçesini. İzmir. Uşak ve Afyon’da ilk 500 arasına girebilecek firma bulunmamaktadır. Ağustos Ayı Özel Sayısı.2 1 2 0. 2003 11 . İkinci sırada ise Denizli ili vardır. 2002 yılında ise 48’e düştüğü görülmektedir. İzmir ili ekonomik yapısı açısından Türkiye’nin lider illeri arasında olduğunu belirtmiştik.2 14. Tablo 4. Ege Bölgesinin Türkiye içindeki payı ise 2000 yılında %97 iken 2002 yılında %73’e düşmüştür. Türkiye ve İzmir GSYİH değerlerinin 1980-2001 yılları seyri Şekil 4.6 1. Geçmiş yıllara ilişkin değerlere bakıldığında İzmir’in ilk 500’e giren firma sayısının 2000 yılında 64 iken. Ege Bölgesi İllerinde Bulunan Firma Sayısı ve Dağılımı İller İzmir Manisa Balıkesir Denizli Kütahya Aydın Afton Muğla Uşak EGE BÖLGESİ TÜRKİYE İzmir İli Ege Bölgesinin ekonomik yapısını tanımladıktan sonra İzmir ilinin ekonomik potansiyeline odaklanabiliriz. % 34’ü diğer illere dağılmaktadır. Ege Bölgesi içinde ağırlık İzmir ilindedir.6 100 Ağırlıkta Olan Sektör Gıda. bu değerin 2001 yılında 59’a. Türkiye GSYİH’nın ortalama % 8’lik kısmını üretmesinden görmekteyiz.9 Türkiye’nin İlk 500 Firması İçinde.

1994 ve 2001 krizlerinde daha az etkilenmiştir. Diğer taraftan 1999 krizinden daha fazla etkilendiğini yani daralma.0 0.0 8. ülkeye nazaran 3.000 40. 1999 ve 2001 krizleri hem Türkiye hem de İzmir’in GSYİH seyrinde rahatlıkla görülmektedir. 90’lı yıllarda iniş ve çıkışlı artış izlemiştir.000 20.0 10. ülkenin biraz gerisindedir.000 0 İzmir(milyar) İzmir’in üretimi 1980-2001 döneminde ülke ekonomisine benzer artış ve azalışlar göstermiştir.35 puan daha az daralma göstermiştir.27 puan daha fazla gerçekleşmiştir.0 12.0 -8.0 2.000 2. İzmir GSYİH artış hızlarında.0 4.000 80.000 0 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Türkiye(milyar) Kaynak :DİE 10.000 4. Şekil 4. 1994’de İzmir ekonomisi. 1991’de ise hemen hemen ekonomi durağan kalmıştır.000 100. Hatta 2001’deki daralmanın ülke ekonomisi ile eşit olduğunu da kabul edebiliriz.0 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Türkiye İzmir 2001 12 . Karşılaştırma aşağıdaki şekilden daha iyi gözlenmektedir.0 14. ülkeye göre 1.0 -4. dönem olarak değerlendirildiğinde. İzmir 1982’de sıçrama yapmıştır.Şekil 4. Ancak 1985’te küçülme yaşamıştır.0 -2.0 -6. 1989 negatif büyüme gerçekleşmiştir.4 Türkiye ve İzmir’in GSYİH’nın Yıllara Göre Artış Hızı GSYİH Artış Hızları 16. 1994.000 6.3 Gayri Safi Milli Hasılanın Türkiye ve İzmir için Yıllara Göre Dağılımı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (1987 Bazlı Alıcı Fiyatlarıyla) 120. 80’li yıllarda artış eğiliminde olan GSYİH.000 60.0 6.56 puan ve 2001’de ise 0.000 8.

Ticarette ise % 22. kuru incir.5’lik kısmını üretmektedir. 13 .5 29. İzmir’in bu faaliyet kolunda ciddi planlar yapması gerektiğini göstermektedir. Diğer taraftan tarımda ise. Ancak mali kurumlar bazındaki % 2. sanayi faaliyet kolundaki Türkiye GSYİH’nın % 29.4 28. zeytin ve kuru üzüm gibi ürünler İzmir’in tarım GSYİH’daki önemini arttırmaktadır.İzafi Banka hesapları dahil değildir.3 13.5’lik kısmını üretmektedir.İzmir.2 17.4 5. ticaret ve tarımdaki gücünü göstermektedir. Bu oranlar İzmir’in sanayi. Yani sanayi ve ticaretteki başarıyı.7 22. Tablo 4.6 Kaynak: DİE verilerine dayanarak hesaplanmıştır.0 4.10 İzmir İlinin İktisadi Faaliyet Kollarına Göre GSYİH’nın.6 12.0 17.9’luk kısmını.5 3.2 17.0 22. Özellikle kuru incir ürününde Dünya’nın lider şehri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. bu faaliyet koluyla güçlendirip ekonomik alanda daha sağlam zemine oturmalıdır.9 13.1 22.0 27. Ege Bölgesi ve Türkiye’deki Yeri (2000-Sabit Üretici Fiyatları)* İktisadi Faaliyet Kolları Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Ulaştırma ve Haberleşme Diğer İZMİR GSYİH’sı İçindeki Payı (%) EGE BÖLGESİ GSYİH’sı İçindeki Payı (%) TÜRKİYE GSYİH’sı İçindeki Payı (%) 7.4 13.5’lik oran.2 23. tarımda ise % 7.

Burada seçilmiş olan strateji yörelerinin belirlenmesi genel anlamda ve coğrafi olarak dört yöne yayılan şehrin dört aksiyel gelişme göstermesi üzerinedir. İzmir’den uzaklaştıkça sosyo-ekonomik potansiyelleri düşen bu yerleşmeler güney aksın bir diğer strateji alt yöresini oluşturmaktadır. Bölgenin mekansal coğrafyası içinde kısıtlamaların yön verdiği bu yerleşme dokusu İzmir merkezinin mevcut dinamikleri ve eğilimleri ile yönlenmekte olduğu kadar bunun tersi de geçerlidir. genelde birlikte tutmaktadır. STRATEJİ PLANININ ALT YÖRELERİNİN TANIMLANMASI İzmir şehrinin bölgesel ve yerel ölçekte olan ilişki süreçlerini belirlemenin iki yönden ele alınacağı bilinmektedir. Güney Aksı ikinci grubu Bayındır-Tire-ÖdemişBeydağ-Kiraz ilçelerinden oluşmaktadır.5. Bu yönden baktığımızda İzmir çevresindeki yerleşmelerin sanayileşmesi veya şehirleşmesinin birikim modelinin temel elemanı tarıma dayalı görülmektedir. 1 . İzmir’in güney aksı olarak bildiğimiz Menderes-Torbalı-Selçuk yerleşmeleri farklı bir bütünlük içinde bir alt yöre oluşturmaktadırlar. Nihayet İzmir’in batı aksında Çeşme-Karaburun coğrafi sınırlarla belirlenmiş bir alanda bulunurken aynı yöredeki Seferihisar-Urla yerleşmeleri ise daha farklı bir stratejik yapı göstermektedirler. İzmir’in doğu aksına yöneldiğimiz zaman Büyükşehir ilçesi olan Bornova dışında burada Kemalpaşa’yı kendine özgü bölgesini oluşturmuş bir yerleşme olarak görmekteyiz. Küreselleşme sürecindeki gelişim trendlerine bağlı olarak İzmir’in bir dünya veya daha mahalli ölçekte bir Akdeniz şehri olması için düzeyinin arttırılması gerekmektedir. Bunlardan birincisi sektörel açıdan konulara yaklaşmak diğeri ise alt yöreler belirleyerek şehrin ve bölgesinin strateji yapısını incelemektir. bunu takiben Aliağa-FoçaMenemen ise kuzeydeki ikinci strateji alt yöresi olmaktadır. Her ne kadar Selçuk farklı bir statü gösterse de yayılmanın lineer yapısı bu üç yerleşmeyi özelde ayrı. Bu durumdaki İzmir Büyükşehir Bütünü bölgesel ve ülkesel ölçekte bir merkezi şehir veya politik bir merkez olma geleneğini uzun yıllardır sağlayamamaktadır. Burada sözü geçen üç yerleşmenin her biri özelde farklı stratejilere sahip olsalar da coğrafi açıdan değerlendirildiğinde bir alt yöre oluşturmaktadırlar. Bunlardan birinci aks olan ve kuzey aksı olarak nitelenen kesimde İzmir Büyükşehir bütünü ilçeleri arasında Dikili-Bergama-Kınık kendine özgü bir bölge. İzmir’in çevresel gelişmesi. jeomorfolojik yapısı ile sınırlandırılmış ve bu doğal yapı her zaman bir referans olmuştur.

Alt Yöre Odağı: Torbalı [E2] K.Alt Yöre Odağı: Aliağa [D] Gediz –Nif Alt Yöresi . Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi . Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresi .1 Öngörülen Strateji Alt Yöreleri [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresi-Alt Yöre Odağı: İzmir Büyükşehir Belediyesi [B] Bakırçay Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Bergama [C] Gediz Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Tire [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Urla 2 .Şekil 5.Alt Yöre Odağı: Kemalpaşa [E1] K.Alt Yöre Odağı: Çeşme [F2] Yarımada Urla Kesimi Alt Yöresi .

Özellikle son on yılda İzmir’in şehirsel nüfus artışı ‰ 2. Bu durumda şehir yoğunlaşmış mekanlarını en rantabl şekilde kullanma amacına yönelik olarak ister istemez dikeydeki büyümeye imkan tanıyan yoğunluk alanları yaratmaya gitmektedir. Söz konusu koridorlarsa merkez şehirden ayrıldıkça strateji alt yörelerinin bulunduğu çanaklara erişirler. Dikili’de ‰ 2. Bu yol şehirleşmenin mekan kullanımını telafi stratejisinin bir çözümü gibi görünmektedir ve bir ölçüde şehrin fiziki kimlik yaratma çabası içine girdiğinin göstergesidir. kriz dönemlerinin etkileri ortadan kaldırıldığında yöre gelişmesi ile İzmir etkileşim trendi arasında uyum bulunmaktadır. Foça’da % 1. Zira geç de olsa makro yatırımlar hedeflerine erişmiş görülmektedir. Geçtiğimiz dönemlerin strateji planları. Bu son değer İzmir’in kıyı ilçelerinde karşılaşılan en yüksek artış hızıdır. Bu sistem içinde kıyı dışı yerleşmelerin yoğunlaştığı yazlık nitelikli evler yerine süreklilik arz eden konutların yoğunlaştığı kıyı beldeleri olan Urla’da yıllık nüfus artış hızı ‰ 3. Bu nedenle özellikle imalat sanayiinin strateji alt yörelerine dağılmış olması çalışmanın boyutlarını sektörel olmaktan ziyade bölgesel yöne çekmiştir. bölge dinamikleri ve dinamiklerin yönleri ile ilk aşamada alt yöre ölçeğinde çözümü bulur. Bölge kapitalinin özellikle tarıma dayalı imalat sektörüne dayanması gelecekteki gelişim için ip uçları verir durumdadır.54 Seferihisar’da ise ‰ 4. Konuya bu açıdan baktığımız zaman şehri dışarıya taşıyan koridor stratejilerinin bölge ölçeğindeki eğilimlerini etkileme yönü. İzmir merkez şehri.2.9 olmuştur. hedeflerini tam olarak yakalayamamış da olsa.Bölgesel kapitalin tarıma dayalı geleneksel yapısı bölgedeki imalat ve sanayi yatırımlarının özel sektör ağırlıklı gelişmesine sebep olmaktadır. Özellikle kıyı yerleşmeleri geleceğin strateji yapılarında önemli alanlar olarak görülmekte iken zaman içinde özellikle inşaat sektörünün ivme kaybetmesi sonucunda beklenen gelişimlerini sağlayamamışlardır. 3 . Merkez şehrin iş bölümü şemasında şehirden dört yöne uzayan sözünü ettiğimiz akslar itibari ile ortaya çıkan genel farklılaşmada kuzey aksı bütün olarak heterojen yapısı ve fonksiyonları ile merkez şehrin gelişme süreçlerinde aldığı kararlara uyumlu bir gelişim trendi göstermektedir. Doğu aksı ise sanayi potansiyelinin yanında tarım potansiyeli ile ön plana çıkarken strateji açısından sanayi sektörü tarım üzerine basmış ve tarımsal potansiyellerde göreceli bir azalma söz konusu olmuştur. İzmir coğrafi olarak aşamayacağı eşiklerle kuşatılmış durumdadır. Şehrin yatayda yayılması belirli koridorlarla sağlanma durumundadır.9 olmuştur. Dolayısıyla. Tarihsel ve doğal açıdan harcanamayacak kaynaklara sahip olan İzmir yöresi bir taraftan kıyı ile sınırlanınca şehirleşme sürecindeki ivmeleri yığılmalar yolu ile belirli eşiklerde toplamıştır. Bu nedenle İzmir’in kuzey aksı ana şehirle uyum sağlayan ve onu destekleyen bir ekonomik yapı göstermiştir. Bunun göreceli olarak turizm sektörüne etki ettiği de söylenebilmektedir.45 iken en gelişmiş kıyı şehri olan Çeşme’de gelişim ‰ 2. coğrafyasının kendine sağladığı eşikler doğrultusunda artık etrafına yayılarak büyüme imkanının kısıtlandığı mekanlara erişmiştir.

Gaziemir. Çiğliyi takiben Menemen’e ve Aliağa’ya. Buca ve Gaziemir bulunmaktadır. günümüzde bulunduğu körfezi çevreleyen Çiğli. Narlıdere ve Güzelbahçe yerleşmeleri yer almaktadır. 4 . coğrafi açıdan da çevresine oranla üstün bir konumda olmasından kaynaklanmaktadır.732. Balçova. İzmir. Batı aksı da. İzmir’in uzun yıllardan bu yana önemini yitirmeden Ülkenin en önemli şehirlerinden biri olması uygun doğal koşullar yanında. Büyükşehir Bütününün merkezi olarak kabul edilen Konak İlçesinde nüfus yoğunluğu en fazla olan alanlar genelde üç ayrı bölgede ortaya çıkmaktadır. Bu yerleşmelerin kapladığı alanların büyük bir kısmı alüvyal topraklar üzerinde gelişmişlerdir. 5. güneyde. bu alanlar strateji açısından son on yılda özellikle organize olma eğilimi gösteren sanayi alanları ile tanışmıştır.1 [ A ] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi 2000 yılı sayımlarına göre 2.669 olan nüfusu ile Ülkenin üçüncü büyük şehri olan İzmir. Gaziemir üzerinden Menderes ve Torbalı bölgesine açılım olmuştur.9 gibi ihmal edilemeyecek büyük bir orandadır. Bu engebeler arasındaysa yer alan ve geçit veren bir dizi alçak eşik de şehri arka plandaki alanlara bağlayan ulaşım akslarının bulunduğu kesimleri oluşturmaktadır. geri kalan nüfus ya imar affını görmüş ya da bu aftan sonra yapılmış kaçak yapılarda yaşamaktadır. İzmir’in batı aksı bu bağlamda planlandığı üzere turizm ve konut yatırımları açısından gelişimini sürdürmüş ancak son 10 yıl içinde özellikle daha önceden yapılan konut üretiminin talep fazlalığı neticesinde gerektiği randımanı verememiştir.4 oranındadır. Tabiatıyla gelişim sürecinde bu eşikler boyunca gelişen yerleşmeler şehrin düzensiz büyümesine de sebep olmuşlardır. Narlıdere ve Güzelbahçe ilçelerinden oluşmaktadır. sanayi ve diğer işlevleriyle ekonomik etkinlik açısından İstanbul’dan sonra ikinci sırayı almaktadır ve Ege Bölgesi içinde önemli bir hinterlanda sahiptir. Yukarıda belirtildiği üzere doğuda. doğuda Bornova. Bu alanda. yüklendiği liman. bunun yanında.Güney-güneydoğu aksı olarak tanımladığımız alanlarda tarım potansiyelinin gelişimi devam etmiş. kuzeyde. Çiğli. Bornova.2’si imarlı ve düzenli alanlarda bulunurken. Buca. kuzeyde Karşıyaka. Çamdibi gibi alanları barındıran Bornova’da ise aynı oran % 36. Büyükşehir Bütününde yer alan konutların % 58. Söz konusu bu ulaşım akslarının geldiği alansa. Batıya doğru ise Balçova. Bu oran özellikle Karşıyaka ve Çiğli’de % 48. Bornova’yı takip eden eşik Kemalpaşa’ya. İlerde görüleceği üzere bu alanlara gereğinden fazla organize sanayi bölgesi planlamak enflasyonist bir yaklaşım olarak görülmektedir. Buna rağmen merkez şehir için dengeleyici bir strateji alan olmuştur. merkez olarak Konak bölgesi görülmekte. Konak. Narlıdere ve Güzelbahçe üzerinden dar bir kıyı bandı boyunca Urla ve Seferihisar bölgelerine erişim sağlamıştır. Büyükşehir Bütünü olarak anılmaktadır. Balçova. güneyde. Buna karşın organize olmada oldukça geç kalınmış olması ve sanayiinin genel potansiyelinin organize alanlar dışına kayması organize sanayi bölgeleri oluşturulmasında bir handikap gibi görülmektedir. Altındağ. Yayılınan bu alan da bir grup tepelik alanlarla kuşatılmış durumdadır. Karşıyaka.

Alsancak ve yakın çevresinde ise yoğunluğun en pik değerlere vardığı görülmektedir. Bu alanlarda farklı toplumsal düzeye sahip alan İnciraltı olarak görülür. meslek ve eğitim düzeylerinde yoğun bir ilişki olduğu saptanmaktadır. eğitim ve mesleki değerlerin orta düzeylere indiği görülür. Bu alanlar üst sınıf ve grupları da barındırmaktadır. rekreasyon alanları ve depolama gibi farklı işlevleri de barındıran heterojen bir kesimi oluşturmaktadır.Bunlardan birincisi Eşrefpaşa ve Çankaya ve bu alanları birleştiren İkiçeşmelik Caddesi etrafında yer alan kesimlerdir. gelir. Kıyı kesimlerden içerilere doğru gidildikçe gelir. alanın rekreatif cazibesini artırmaktadır.0001. Tarım alanlarının bulunduğu mandalina bahçelerini de içeren bu alanın doğal koruma altında olması.700-1. İzmir şehrinin yaşam düzeyini belirleyen araştırmalar şehirde farklı sosyal sınıf ve grupların oldukça fazla olduğunu belirlemektedir. Bu alanlarda yerleşik nüfus yoğunluğu 80 kişi/hektardır. Bir dönemlerin mesire yeri olup. geniş boşluklara sahip olması ve de daha ziyade İzmir şehrinin batı aksında bulunan rekreatif yerleşmelerin ana aksı üzerinde bulunması. Yeni gelişim alanlarında görülen bu gelişme. bu alanda 5 . Şehir sınırlarında bulunan ve kaçak yapılaşmanın yoğunlaştığı alanlardaysa yoğunluklarda düşmeler görülür ve bu sayı 20 kişi/hektar kadardır. bu alanlarda bir hektara ortalama 8001.000 kişi düşmektedir. Perakende ticaretin yoğun olduğu Konak çevresinde gündüz ve gece nüfus yoğunlukları tezat göstermektedir. Yeni gelişim trendinde. sonraları çaptan düşmüş bu alan son on yıl içinde şehrin tekrar rekreasyon alanı olarak planlanmış ve bu işlevi başarıyla üstlenmiştir.900 arasındadır. Bu aynı zamanda konut kullanım türlerinde ve öbekleşmelerde de etkin olmuş ve bu nedenle şehirsel alanda farklı yoğunluklar dağılmıştır. Bu kesimlerde yoğunluk değerleri hektar başına 1. Balçova ise son yıllarda orta gelir düzeyinden yukarılara doğru giden bir grafik çizmektedir. gelir ve mesleki dağılım açısından benzerlikler göstermektedir. Güzelyalı-Üçkuyular yörelerinin uzantısını oluşturulan kesimlerde. Nüfusun az yoğun olduğu alanlar topografyanın bozuk olduğu iş merkezleri çevreleridir. Bu durumda İzmir Büyükşehrinin dört yöne saçaklanmış strateji aksları incelendiğinde Batı Bölgesinde. Balçova ile Narlıdere ve Güzelbahçe yöreleri eğitim. Bu alanlara Eşrefpaşa’nın uzantısı olarak Hatay ve Üçyol semtleri de girmektedir.300 kişi düşmektedir. Narlıdere ve Güzelbahçe’de daha ziyade orta gelir düzeyi egemendir. Yoğun yerleşim alanlarının bulunduğu bu kesimler aynı zamanda işyerleri. Yeşilyurt ve giderek daha güneyde yer alan Uzundere’de ise yoğunluk 40 kişi/hektar sayısını vermektedir. Güney kesimde yer alan Karabağlar. alanın üst gelir gruplarınca tercih edilmesiyle sonuçlanmış ve bu durum yöreyi geliştirmiştir. Bu kesimlerdeki yoğunluklarda tabiatıyla yer yer düşmeler görülür. İkinci yoğun alan ise Konak Meydanından GüzelyalıÜçkuyular istikametine olan gelişmedir ki. Bu kesimlerin bir kısmının Balçova ve bir kısmının da Narlıdere Belediye hudutları içinde kalmasının sorunlarının giderilmesiyle alanda daha da bütünlük sağlanacaktır. Batı kesimde yer alan Balçova ve daha batısındaysa yoğunluk değerleri 29 kişi/hektara kadar inme göstermektedir. Üst ve orta eğitim düzeyi bu alanların ağırlığını oluşturmaktadır. Buralarda hektar başına ortalama 1.

Basmane. Bu bağlamda Eşrefpaşa-Yeşilyurt orta ve alt düzey toplumsal grupların yoğunlaştığı alandır. Kuzey kesimdeki strateji alt yöre genel anlamıyla Karşıyaka adıyla anılmaktadır. Bu kesimin ana ve yön veren yöreleri. Yenişehir kesimi ise orta düzeyde toplumsal ve gelir ölçütüne bağlı meslek gruplarının ve kısmen de alt düzeydeki grupların yoğunlaştığı bir bölgedir. Bu strateji alt yörede yer alan Alsancak kesimi ise gerek gelir. Genellikle yörede alt meslek grupları yer alır ve orta gelir düzeyi buranın hakim unsurudur. Geçmişinde Yeşilyurt’un gecekondulaşma ile ortaya çıkmış bir yöre olduğu bilindiğinden sonraki yıllarda da bu etkiden kurtulmakta zorlanmıştır. Ancak. Gaziemir-Buca strateji alt grup yörelerinden Buca. Tabiatıyla limanın bu yörenin ucunda yer alması kısmi bir değişme ortaya çıkarmaktaysa da liman faaliyetinin dokusal kopukluk göstermesi yörenin yüksek düzeyini etkilememektedir. Basmane ve İkiçeşmelik perakende ticaret alanlarını kuşatan ve işyeri ile konut dokusunun ortaklaşa kullandığı bir kısımdır. Bununla beraber genel olarak orta gelir grubunun oturduğu alanların çoğunlukta olduğunu söyleyebiliriz. Eğitim düzeyleri orta seviyedeki bu grupların mesleki yapısıysa. Yenişehir ve Alsancak alanlarıdır.alış-veriş kolaylığı sağlamış ve bu nedenle şehrin büyük süper market ve benzer alışveriş ve rekreasyon alanlarına ev sahipliği yapmıştır. gerek eğitim ve gerekse mesleki dağılımın en yüksek düzeyde yer aldığı bölgedir. Kıyı ve kıyı gerisi olarak iki grup yerleşim alanından oluşmaktadır. İzmir Büyükşehrinin göbeği olarak niteleyeceğimiz Konak en karmaşık ilişkilerin bulunduğu alandır. Büyükşehrin güney kesiminde Eşrefpaşa’dan itibaren Konak Belediyesi sınırları içinde kalan Yeşilyurt. 6 . doğuya doğru gidildikçe şehrin ticari merkezinde yer alan toptan eşya satışı ve inşaat sektörüne yönelik iş gruplarının bu alana kaydırılmasıyla ticari açıdan yoğun bir ihtisaslaşmış merkezin buluşmasına sebep olmuştur. genelde alt düzeydedir. Gaziemir ile Buca strateji alt şehirsel yöreleri görülür. Meslek grupları açısındansa karmaşık bir durumdadır. Bununla beraber şehri güneye bağlayan ana arter üzerinde olmasına karşın perakende ticarette. oldukça karmaşık bir durum göstermektedir. Karabağlar’ın heterojen yapısı ve hatta Ege Serbest Bölgesinin bu aksta yer alması yöreyi son on yılda şehrin en kozmopolit alanı durumuna sokmuştur. Göreceli olarak Yeşilyurt’ta yapılan Devlet Hastanesi bu durumda etkin olmaya çalıştıysa da bunu sadece yakın çevresinde başarmış ve sadece bu kısıtlı yörede gelişme olmuştur. Kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe toplumsal ilişkilerde görülen gelir. eğitim ve meslek açısındaki üst düzey gruplaşma orta ve alt düzeye iner. Bu da yörenin genelde orta ve yer yer alt gelir düzeyinde bulunmasının nedeni olarak belirginleşmektedir. Yöredeki iş kollarının ve sektörlerin karmaşası ve de merkez gerisi fonksiyonların bu alanda yer alması farklı özellikte grupların ve de tabiatıyla kullanımların bu alanda yer bulmasına sebep olmuştur. İkiçeşmelik. Özellikle Gaziemir yöresinde gelişmiş bulunan küçük sanayi siteleri. Yöreye bağlı kabul edeceğimiz güneyden bağlantılı Limontepe ve Uzundere ise alt gelir ve meslek gruplarının bulunduğu alanlardır. batı aksının gösterdiği beceriyi gösterememiştir.

7 . derece alt merkez olan Balçova’nın gösterdiği gelişimle 1. Pınarbaşı ve Işıkkent son on yıl içerisinde şehrin strateji yatırımlarını çekerek şehrin yayılma ve ekonomik alanlarından kaymalara sebep olmuşlardır. Merkezi iş alanlarında bulunan yönetim. Karakteristik fonksiyonlarının başında yönetim ve yanında ofis kullanımları yer alır. iş merkezleri kademelenmesinde de en üst sırayı almaktadır. İzmir’in organize olmayan büyük üretim üniteleri bu alanı bir sanayi yöresi konumuna sokmuştur. Bu nedenle alt merkezler gerek hizmet alanları gerekse fonksiyonları açısından kendilerine göre kademeli bir yapı göstermektedirler. zaman içinde çevreye doğru baskıcı bir yayılma göstermektedir. Merkezdeki bu kontrol işlevi ne derece güçlüyse denetimleri altındaki hinterlandı o derece genişlemektedir. Baskın fonksiyon ise ticarettir. meslek ve eğitim kriterlerinde orta düzey ilişkilere sahiptirler. Zira Karşıyaka nüfus yoğunluğu 330 kişi/hektardır. Söz konusu iş bölgesi. Bornova ise kendine özgü şehirleşmiş yapısıyla heterojen bir şehir yapısına sahiptir. Bu iş bölgesinde yer alan faaliyetler tabiatıyla şehrin etkisi altında kalan tüm bölgede diğer deyimiyle hinterlandında kontrol kurmaktadırlar. Bunlar arasında Altındağ. kademe merkeze geçmesi. Gültepe. Güzelyalı’yı 2. Nüfus yoğunluğu olarak 350 kişi/ha ile Karşıyaka’nın kısmen üstündedir. Burası aynı zamanda şehrin merkezi yönetim alanıdır. Bu durum. depolama alanlarıyla tempo düşüklüğü içinde yürürken. Alt kademe merkezler Karşıyaka. Altındağ yerleşmeleri ve bunu takiben Bornova. Sonuçta şehir içi merkez kademelenmesinde beş ana grup ortaya çıkmıştır. merkez çeperlerinde özellikle Çankaya yöresinde talep fazlası ofis bürolarının doğmasına sebep olmuştur. merkez kademesine indirmiştir. Pınarbaşı’nın sanayii gelişmesi. Özellikle şehir çevresinde ve oluşturulan yeni yerleşmelerdeki ulaşım kolaylıkları. ofis kullanımlarında arz fazlası yaratmıştır. alt ve orta düzey meslek gruplarının homojen dağıldığı yerleşmedir. İhtisaslaşmanın üst seviyeye çıktığı ancak sınırlı bir alanda yoğunlaştığı bu kesim en yüksek arazi değerlerine sahiptir.Konak strateji alt yöresinin doğusunda. Bu dağılım düzeyinde merkezi iş alanı ve alt merkezler daha üstün hizmet vermek amacıyla bir gelişim içine girmişlerdir. birbirleriyle rekabet eden yeni alt merkezlerin oluşmasına sebep olmuştur. Çamdibi. Bu nedenle sınırlı bir topografyaya sahip olan söz konusu alan. Bunlardan birincisi ve merkezi iş alanı olarak halihazırda faaliyet gösteren kesim Konak-Alsancak yöresidir. denetim ve eşgüdüm işlevlerinin yanı sıra ekonomide söz sahibi tüm işlevler en üst kademede burada yer alır. oto terminali ve kısmi çevre yolu bağlantıları yöreyi trafik açısından hareketlendirmiştir. Pınarbaşı ve Işıkkent Bornova’nın kuzey kesimleri benzeri gelir. Bornova ve Güzelyalı olarak sıralanmakta iken son beş yıllık dönem dikkate alındığında 2. Işıkkent ve Pınarbaşı adlarıyla anılan yöreler yayılmaktadır. Gültepe ise. Ancak bu yayılmada özellikle çevresel ofis kullanımlarının talep üzerinde arzı ve bazı yönetsel fonksiyonların merkez alandan kayma eğilimi. Bu nedenle İzmir Büyükşehir sınırları içinde bir merkez kademelenmesi ortaya çıkmıştır. Çamdibi yerleşmeleri alt düzey meslek gruplarının yoğunlaştığı gelir ve eğitim düzeyi orta seviye olan yerleşmelerdir.

Söz konusu bu üç yöre İzmir merkez alanı ile rekabet içinde olup işlevsel paylaşıma gitmektedir. sektörün % 50’sini işgal ederken. Gültepe. 1989 yılında İzmir Büyükşehir bütünü için revize edilen 1/25. Bu plana göre İzmir Büyükşehir Bütünü içindeki brüt yoğunluk 280 kişi/ha olarak öngörülmüştür. bunlar birer transit hizmet birimleri olarak görev yapmaktadırlar.2003 tarihli yazısı ile söz konusu 1/25. % 28’ini de hizmet sektöründe görmekteyiz. Bir alt kademe merkezler ise Güzelyalı. perakendeci büyük mağazalar.4’tür. Güzelbahçe. % 8’ini toptan ticarette. Buca ve Bornova olarak görülmekte olup. daha ziyade semt türü hizmet vermektedirler. örneğin Buca’da ticaret sektörünün. Altındağ ve Pınarbaşı mahalli ölçekte ve konut gruplarına hizmet veren bu ticari alanların ihtisaslaşması alt düzeyde olup ticari ilişkiler yürüme mesafesi içinde hizmet vermektedirlerf. bunlar Yeşilyurt. Güney aksındaki Menderes yöresine doğru önemli gelişme alanlarının konumlanacağı varsayılmaktadır. 2000 yılına göre bu değer 180 kişi/ha civarındadır. toptan ticaret % 6 ve hizmetler % 24 oranındadır. hizmet kuruluşları. Mevcut konut alanlarında ise yenileme ve revizyonlarla yerleşecek nüfus 1. En alt grupta ise merkez fonksiyonları olarak daha ziyade konutların alt katlarında ve köşe başında ticaret olarak tanımlanan merkez işlevleri görülmektedir ki. % 16’sını toptan.05.400. % 68’ini perakende ticarette.000 ölçekli İzmir Revizyon Nazım İmar Planı değerlerine göre İzmir Büyükşehrin içinde kişi başına düşen ticaret alanı metrekaresi 5. % 17’sini toptan ticaret. Balçova benzeri heterojen ticari fonksiyonlara sahipse de bu fonksiyonların şehirsel yerleşme ile bütünleşmesi görülmemekte.542 hektar olarak planlanmış ve 1. Işıkkent ve Gaziemir olarak görülmektedir.4 olduğu görülmektedir.630. % 34’ünü ise hizmetler oluşturmaktadır. Toplamda İzmir Büyükşehir bütününde yer alan ticaret sektörünün % 55’ini perakende ticaret. Ancak reel durumda bunun hizmet dahil 2. Noktasal çekicilik sahibidirler. İdari ve hizmet fonksiyonlarını barındıracak altyapıya sahip bulunmamaktadır ve bir ticaret-alışveriş merkezi konumundadırlar. mesleki bürolar. Ana merkezin bu dağılımının yanında. Toplamda öneri konut alanları 2.Bilindiği üzere bu tür merkezler.000 kişidir. % 24’ünü hizmetler sektöründe görmekteyiz. NarlıdereGüzelbahçe yöresinde yer alan tarım alanlarının konut stoku içine dahil edilmesi planda yer almıştır. Bu dağılım esas alınarak 1/25. Her ne kadar İzmir’in güney bağlantısı üzerinde yer alan Gaziemir. Karşıyaka yöresinde perakende ticaret % 68.000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı’nda 2010 yılı için İzmir nüfusu 4. Büyük Çiğli. Bahsini ettiğimiz bu alt merkezlere göre bir alt seviyede yer alan Narlıdere.000 kişinin yaşayacağı varsayılmaktadır. Bornova’da ise perakende ticaret.110.000 olarak öngörülmüştür ve gelişmede kabul edilen ana akslar Kuzey ve Güney akslarıdır. Kuzeyde Menemen’e dayanan gelişme aksında 1 milyon kişinin yerleşeceği öngörülmüştür. Ancak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü 07.000 ölçekli İzmir Büyükşehir bütünü Nazım İmar Planı ve daha sonra 1988 yılında yapılmış olan revizyonu geçersiz 8 . finans kuruluşları şubeleri ve rekreatif fonksiyonların yanı sıra merkezi iş alanı kadar güçlü olmasa da bazı idari fonksiyonları barındırırlar.

doğu-batı istikametinde saplanan bir gelişme aksı veya diğer tanımıyla strateji alt yöresi Dikili-Bergama-Kınık grubu görülmektedir. Ayrıca Kınık sulaması tarımsal gelişimi desteklerken.92 olması olumsuz yönde etkiler görünse ise de. Bergama’nın bölgesel merkez olmasının diğer bir kanıtı.sayılmıştır. İzmir ilinde buna emsal sadece Beydağ’ı görebilmekteyiz. Bergama’nın bu bölgede tarımsal ürünü kontrol etme merkezi çabaları olumlu olamadığı ve yöre İzmir kontrolü dışına coğrafi açıdan da çıktığı için zaman zaman Balıkesir etkisinde de kalabilmektedir. Buna karşı Dikili kırsal açıdan daha yoğun bir nüfus artışına sahne olmaktadır. bu oranın düşüklüğü kırsal nüfusunu ‰ 7. Dikili-Bergama-Kınık Strateji Alt Yöresi aynı zamanda Bakırçay Havzasını da içine almaktadır. Bergama ve Kınık gelişim olarak farklı özellikler göstermektedirler. Bu nedenle şu anda şehrin bir Nazım İmar Planı bulunmamaktadır. Gayri safi harcamalarda ve işgücü potansiyellerinde İzmir’le birlikte hareket eden bir kuşak oluşturmaktadır. hattında batıya doğru bir nüfus kayması söz konusu olmaktadır. şehir nüfusu 1990 yılında 17. Ancak bu sektördeki başarısını konaklama açısından gösterememiş. Kınık nüfusu 1950 yılından bu yana ilk defa bir azalma göstermiştir. Bu durumda Dikili-Kınık. Alan Dikili’den denize açılırken. Bu kuşağın dışında İzmir etkisi azalmakta ve daha ziyade İstanbul etkisi kendini hissettirmektedir. sadece bir transit merkez hüviyetinde kalmıştır.136 olmuş ve bu da ‰ –26.96 bir azalma göstermesinde ortaya çıkmaktadır. Kınık’ın gelişmişlik düzeyini arttırmak için potansiyel olarak görülen Kınık Organize Sanayi Bölgesi istenilen başarıyı elde edememiştir. 9 .2 [ B ] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Belirttiğimiz bu gelişme seçeneklerinin irdelenmesinde ortaya çıkan strateji şemasındaki kararların mekansal dağılımını detaylı olarak görmek istersek İzmir’in kuzey-güney gelişim trendindeki lineer aksa. İzmir şehri merkez olarak. dış kuşakta kalan Dikili-Bergama-Kınık üçlüsü gerçek anlamda birincil dereceden olmasa da. İzmir ile irtibatlı ve gelişim trendlerinde şehre göreceli bağlı çalışan bir dış kabuk alanı oluşturmakta olup.76 oranında bir düşüşü vermiştir. Nüfus projeksiyonlarına göre artış beklenmesine karşın. Dikili kıyıya açılmasının potansiyelini kullanamamıştır. 5. Bu konunun İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından acilen ele alınarak şehrin yeni planına kavuşturulması gerekmektedir. İzmir çevresindeki gelişmişlik düzeyi en düşük yerleşmelerden biri olarak görülmesinin kanıtını son nüfus sayımında göstermiştir. İzmir şehrine oranla doğrudan etki alanı olarak kabul edilen 90 km yarı çaplı alanın dışında kalsa da bu çalışmada İzmir’den soyutlanamadığı için kapsam içine alınmıştır. tarımsal işgücünün mekanizasyonla beraber açığa çıkmasına neden olmuştur. Bu hattın devamında yer alan Kınık. toplam nüfus artışının ‰ 4.167 iken 2000 yılında 13. Bu alt yörenin güney ucu Çandarlı’da son bulmaktadır. son on yıllık perspektifte. Zira Bergama bir tarımsal kontrol merkezi olarak görev yapmanın yanında turizm açısından hizmet sektörünün ağırlığını taşımaktadır.

Bu bağlamda Menemen’in 1990 yılında 29. Ayrıca Menemen’de kurulması planlanan Plastik Organize Sanayi Bölgesi yerleşmenin imalat konusunda da belirli ihtisaslaşmaya gittiğini kanıtlamaktadır. Aliağa’nın sanayii gelişimlerinin kuzeye doğru kayması.000 nüfusu barındıracak ikincil konutu içerecek planlama alanındaki mevcut konutların. Çandarlı'da geliştirilmesi önerilen yeni liman dikkate alındığında. Özellikle Çandarlı’nın yaklaşık 70. ikincil sıfatından ayrılması söz konusu olacaktır. Zeytindağ ve Çandarlı'yı kendi kuzeyinde bırakmaktadır. İzmir ile bağlarını güçlendirecektir. Bu bağlamda Aliağa’ya tek destek Menemen’den gelecektir. Ancak. Sahip olduğu serbest bölge. İDESBAŞ olarak bilinen Serbest Bölge tam kapasite çalıştığı takdirde. Aliağa’nın üzerine çıkacaktır. I.85’dir. günümüze değin kullanıma açılamamıştır. Zeytindağ yerleşmesine doğru ise Yenişakran ve Çandarlı’da olacağı gibi liman arkası destek unsurlarının yönelmesi olasıdır. Petro-Kimya tesisleri ve haddehanelerle tam anlamıyla bir sanayi şehri görünümü alma eğiliminde ise de sanayilerin mevcut kalifiye işgücünü barındıramaması şehri bir karmaşa içinde bırakmaktadır.27’lik oranla İzmir ili içinde en yüksek şehir nüfusu da artışlarından birini vermiştir. Son on yılda artan erkek nüfus da işgücü potansiyeli açısından dikkat çekicidir. Bu kesim her ne kadar kendine yeterli bir alt yöre olduğunu kanıtlar durumda ise de. Menemen’de bulunan Serbest Bölgenin 10 .006 olan şehir nüfusu 2000 yılında 46. İzmir şehrinin gelecekteki dış dünyaya açılma kapılarından biri olarak düşünülen Çandarlı Limanının burada yapılması. İzmir şehri ile güçlü bağlantılarının olmaması durumunda hizmet sektöründe teklemeler görülecektir. Menemen’in İzmir ile olan bağlantılarını daha da güçlendirmiş ve Menemen’e bir ivme vermiştir. Diğer gelişim trendleri doğrultusunda Menemen’in kişisel hizmetler işgücü.000’e erişmesi beklenebilir.8’e düşmesinden kaynaklanmış görülmektedir. Stratejik Plan Döneminde önerilmiş ve yapımı devam etmekte olan demiryolu şebekesi çift hat olarak elektrifikasyonu ile tamamlanmış ancak. imalat ve hizmet sektörlerinde büyük pay sahibidir. Her ne kadar İzmir Büyükşehir bütününe yapışmış görünse de Menemen ziraat.079’a çıkmış bu da bize ‰ 46. Menemen nüfusunda geçmiş yıllardaki düşüşler daha ziyade 1985 yılında ziraat sektöründe çalışan nüfusun % 28 civarlarından % 9. Rafinerinin kurulması ile ikincil konut alanı olma yolundaki gelişimini terk eden Aliağa. Bu nedenle kara ve demir yolu açısından güçlü bağlantılar bu strateji alt yöresi için gerekmektedir. yerleşmenin sahip olduğu nüfus yoğunluğu 209 kişi/km2 görülmesine karşın şehirsel nüfus artış hızı ‰ 38. Yörenin etkin özellikleri dikkate alınacak olursa söz konusu elektrifikasyon hattının kullanımına bağlı olarak çevre değerleri ile barışık ve özellikle organize sanayiinin Aliağa da yer seçmesi uygundur. işgücü yanında 13-15 bin kişilik bir hizmet sektörünü de besleyecektir.3 [ C ] Gediz Strateji Alt Yöresi Aliağa-Foça-Menemen strateji alt yöresi Yenişakran.5. Aliağa yöresinde görülen bu hızlı nüfus artışının aynı tempoda devam ettiği düşünülecek olursa 2020 yılında 100.

Gediz deltası olarak tanınan bu alan. Nif çayı havzası adı ile andığımız bu alan yaklaşık 30. Manisa-Aliağa bağlantılarının bir kısmı bu strateji aksından yapılmaktadır. Belirttiğimiz üzere kırsal karakterinin ağır basması kırsal 11 .000 kişilik bir nüfusu istihdam edebileceği belirlenmiş olup.ve diğer sanayii ve hizmet sektörünün değişmesinin sağlayacağı istihdam ile Menemen nüfus gelişim süreci hızlanacaktır. Kemalpaşa yerleşmesi en önemli birimi oluşturmaktadır.000 hektar büyüklüğündedir ve bütünüyle tarımsal aktiviteye yönelmiş veya yöneltilmesi gereken kırsal nitelikli yerleşmelerden oluşmaktadır. Zira fiziksel mekan analizleri Ulucak’ın Kemalpaşa’ya oranla yerleşmeye daha uyumlu eşiklere sahip olduğunu göstermektedir. statik gelişme trendlerine bağlı bırakılması gerekli bir alandır.075 olan yörenin 2000 yılında 73. Menemen’in Aliağa bağlantısı dışında Emiralem üzerinden Muradiye ve Manisa ile bağlantısı bulunmaktadır. Aliağa yerleşmesiyle Bergama arasında topografik olarak bir fiziki ayrım söz konusudur. bu kesimleri temel strateji alanlarından uzak tutabilmektir. Bu kesimde yerleşmelerin azlığı ve de yoğunluk düşüklüğü aynı zamanda tarım alanlarının da azlığının yarattığı kopukluk. Potansiyel açıdan yeni gelişim alanlarının olmaması. ayrımın bir diğer sebebi olarak görülmektedir. Tarıma dayalı gelişme süresini muhafaza edecek yörenin göç alma oranının sıfır değerlerinde olması. Bu tarımsal bölgenin şehirleşmeye ivme vermeyecek tarzda yatırımları kapsaması gerekmektedir. Topografik olarak dar bir koridor oluştursa da Manisaİzmir. İzmir yakın çevresinin temel özellikler açısından bütünüyle korunması gereken bir yöresini belirlemektedir. yaklaşık 40. Bu kesimde yer alan Ulucak. alandaki düzensiz sanayileşmeden etkilenmiş ve temel yerleşme odaklarından biri olmuştur.000 hektarlık bu delta alanının nüfusunun % 80’inin tarım sektöründe istihdam edildiği ve 50. buna karşın tedrici göç vermesi.4 [ D ] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi İzmir’in doğu aksı olarak bilinen ve kısaca Nif Havzası adı ile andığımız strateji alt yöresinde. 5. tarımsal verimliğinin olması. alanı strateji açısından önemli bir duruma getirmektedir.114’e çıktığı görülmektedir. 1990 yılı toplam nüfusu 56. sulu tarıma imkan tanıması ve doğal ve kültürel özel değerlere sahip olunması açısından öncelikle korunması gereken bir alan olarak belirlenmektedir. Bu yörenin önemli bir yük taşıma ekseni olabileceği düşünülmektedir. Zira tarımsal potansiyeli kısıtlı olan bu alanın bir tarafta Manisa Organize Sanayi Bölgesi ve Muradiye’nin kontrolsüz gelişim alanları ile potansiyel sahibi Menemen arasına sıkışmış olması. Yukarı Kızılca. İzmir kuzey aksının bu değerlendirmesinde. Çandarlı Limanının yapılması zaman içinde bu alanların dolmasına sebep olacak ve Dikili-Bergama-Kınık üçlüsü bu kullanıma destek alan olarak görev yapacaktır. Armutlu ve Ören gibi yerleşmelerle birlikte nitelikli bir tarımsal havza oluşturmaktadır. Ancak 1970'li yıllarda Kemalpaşa çevresindeki düzensiz sanayileşme tarım alanlarında büyük tahribata yol açmış daha sonraları bu alanların organize bir hale dönmesiyle stratejik bir karar alınmış ve tarım alanlarının tahribatı göreceli de olsa engellenmiştir. Gediz strateji alt alanı olarak andığımız bu alt yörenin batısı.

Burada da 2000 sayımlarına göre şehirsel nüfus 16. Bu artışlar doğrultusunda Torbalı şehir nüfusunun 38. yörenin tarımsal potansiyeli ve buna bağlı iş gücü kapasitesi net olarak belirmektedir.792.448 olan şehir nüfusuna karşın 47.93. Tire ve Gökçen yerleşmeleri bu aksın başlama noktasıdır. Coğrafi açıdan batısında yer alan İzmir’e doğru yayılma imkanına sahip olmaması Gediz-Nif Havzasının doğuya kaymasına sebep olmuştur. Bu durumda. birinci strateji bölgesi tarafından kontrol altında tutulur görülmektedir.117 olduğu bilindiğinden. 5. Bu da bize Nif Havzasının şehirleşme eğiliminin ağır bastığını göstermektedir. strateji açısından olumlu bir girişim olarak kabul edilmektedir. kalifiye işçiye ve pazara yakınlığı. Buna rağmen kırsal nüfus artışı bir önceki sayım değerlerine göre ‰ 18. Kuşadası etkisinde göreceli de olsa daha bağımsız bir alan oluşturmaktadır. Torbalı'nın şehir nüfusunun son sayım döneminde ‰ 58. K. sanayileşme paralelinde. ikinci strateji alt yörenin ana şehir İzmir'le olan irtibatı özellikle Torbalı tarafından filtre edilir durumdadır. Menderes-TorbalıSelçuk lineer bir tarzda dizilmiştir. Bağyurdu tarımsal alanlarının aleyhine bir gelişme yaratılmıştır.210 dur. birinci stratejik alt grupta.5 [ E1 ] K. suyun azalmasına ve Nif çayının kirlenmesine neden olmuştur. 12 . zamanla bilinçsiz kullanım sonrasında.76 oranında artmasına sebep olmuştur. İzmir sanayisini çekmesi ve yakınlığa orantılı olarak sanayii alanlarının etkisiyle ortaya çıkan tam anlamıyla olmasa da uydu şehir türü konut yerleşimlerine imkan tanıması. Sonuçta. Sonuçta kişisel kararlara bağlı ve genelde ara mal üreten sanayiler planlı bir gelişmeye girmişlerdir. ikinci strateji alt yöresi olan Bayındır-Tire-Ödemiş-Beydağ-Kiraz.96’dır. Lineer dizilmesine karşın.56 olmuştur. kırsal nüfus artışı ‰ 25. Buna rağmen sözünü ettiğimiz taban suyunun yüksek olması ve bunun getirdiği cazibe.nüfusun şehirsel nüfusa oranla yaklaşık iki kat oranında olduğunu göstermektedir. Aynı gelişim trendi Menderes’te de görülmüş ve burada da şehirsel nüfus artışı ‰ 57.20 artmıştır. 19801990 yılları nüfus değişim sürecinde hızlı bir artışa sebep olmuştur. 1960-1965 yıllarında nüfusta görülen duraklama. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi İzmir’in güney aksı olarak kabul ettiğimiz kesimde iki ana alt grup bulunmaktadır. Torbalı’nın. ulaşım olanaklarının ve enerji temininin kolay olması gibi faktörler sanayi sektörünün gelişimini hızlandırmıştır. kırsal nüfus artışı ise ‰ 2. kırsal nüfus 56. Menderes-Torbalı-Selçuk hattında İzmir etkisi Belevi Yöresinde kesilmekte ve Selçuk. gerek İzmir’e yakınlığı ve gerekse gelişim alanlarına sahip olması İzmir-Selçuk ilişkisini kesmiştir. Menderes Havzası olarak kabul edilen ve Torbalı’dan başlayarak doğuya doğru uzanan alanda.23 artarken şehir nüfusu ‰ 44. Bu nedenle Torbalı daha ön plana çıkmış. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin kurulması. K.85 artmıştır. Söz konusu strateji alt yöresinin farklı bir gelişim trendi gösteren yerleşmesi olan Selçuk’ta ise şehirsel nüfus artışı ‰ 26. Kırsal nüfus ise ‰ 8. 2000 yılı itibariyle Kemalpaşa’da 25.95 olurken. Menderes strateji alt yörelerinden.099 ve kır nüfusunun 55.666 kırsal nüfus bulunmaktadır. Toprağın yüksek taban suyu.

Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi 1990-2000 yılları arasında kırsal nüfusu ‰ 10. Bu bağlamda Tire’ye kurulmuş olan organize sanayi bölgesinin faaliyete geçmiş olması. gelişen çok sayıda yerleşmenin yörede yer almasıdır. söz konusu strateji alanın hakim karakterinin korunmasında olumlu bir fırsat olarak görülmektedir. 5. sanayi ve şehirsel konut kullanımına göre gelişirken. güney kesiminin tarım alanları ve topografik engellerle kapalı olması.43 artmıştır. Bu azalmaya Beydağ ‰ 2. Tarımın gelişimi kişisel hizmetlerin arkasında gelmektedir. buna bağlı olarak. kuzey kısmının ise tarım alanları ile sınırlandırılması. yerleşmeyi strateji açısından dış kabukta bırakmaktadır. 200. Güney aksın bu alt yöresinin bu nedenle sanayi alanlarının organize sanayi bölgesi şeklinde ve yörenin ekonomik gelişimine bağlı olarak planlanması gerekmektedir. Menderes havzası olarak tanımladığımız bu strateji yöresi İzmir’in kuzeyinde yer alan Gediz Havzasına oranla daha baskın bir tarımsal koridor oluşturmaktadır. tarımsal karakterini riske etmeden bu tür bir değişimde bulunmuş olması.6 [ E2 ] K.000 hektarlık bu tarımsal koridorun yüksek tarımsal potansiyeli yanı sıra. Selçuk turizme hizmet eden sektörel bir gelişme içindedir.180’dir.01 ile uyarken bu strateji alt yörede sadece Kiraz’ın kırsal nüfusu ‰ 4.414 kırsal nüfus ise 8.09 azalan Tire gibi. yörenin tarımsal ürününün değerlendirilmesine yönelik sanayilerin toplu olarak yer almasını ve tarımsal toprakların tarım dışı kullanılmasını engelleyici bir öğe olarak olumlu görülmektedir. K.00 azalmıştır. Havzanın Torbalı-Menderes örneğinde olduğu gibi. batısının sit alanları ile sınırlanması. özellikle Pancar ve Tekeli beldelerinde gelişmekte olan sanayi ve ticaret bölgeleri Bayındır-Tire-Ödemiş yöresinin tarımsal aktivitelerinin yakın ve orta dönem içinde özelliklerini koruyacağını ve hatta gelişim yönlerinin bu tarzda olacağının belirtgenidir. yörenin yüksek tarımsal potansiyeline karşın kırsal alandaki nüfus azalışını tarım girdilerindeki düşüklük olarak vermektedir. sanayi ve şehirsel çalışma alanlarını çekici büyük potansiyellere sahip. Özellikle Tire-Gökçen yerleşme grubunda tarım ve hayvancılık sektörünün tüm sektörler içindeki payı % 54’den % 52’ye 13 . doğusunun topografik açıdan yerleşime uygun olmaması. Bu durumlar açıkça. Aynı şekilde Bayındır’ın nüfusu ‰ 5. Zira Torbalı yöresi Menderes destekli olarak ve İzmir’e birinci kuşak bağlılığından ötürü. Bayındır-Tire’den başlayarak güney-doğuya doğru kayan bu strateji alanın hakim karakteri olan tarımsal aktiviteye oranla gelişimin devam etmesi gerekmektedir. Selçuk’ta şehirsel ölçekte kişisel hizmetlerin gelişimini yatayda engellemektedir. bize Selçuk'un. Tarım ve sanayi sektörünün geliştiği güney aksta. Selçuk'un İzmir’in etki alanı sınırı olarak görülen Belevi yerleşmesinin dışında kalması. Ancak Torbalı ve Menderes hızlı bir şehirleşme eğilimindedir. Torbalı-Menderes arası. Menderes ve Torbalı’ya nazaran daha şehirleşmiş bir yapıda olduğunu göstermektedir.94 azalmıştır. Bu dağlımın göstergesi. komşusu Ödemiş’in de kırsal nüfusu ‰ 10.Şehirsel nüfus 25. Selçuk'un şehirsel gelişme alanlarının kısıtlı olması.

Buna rağmen Çeşme şehir gelişimi 1985-1992 arasında 14 . Zira ulaşım ve enerji gibi altyapı olanaklarından yörenin yeterince istifade edememiş olması. Tire ve Torbalı gibi potansiyel alanların konut ve sanayii dokusuna yapılan yatırımların dahi karşılığı alınamamışken jeomorfolojik açıdan sıkıntılı bu yörenin K. bölgenin tarımsal ürünlerinin hemen hepsini yetiştiren nitelikli tarım topraklarına sahiptir. Ödemiş istikametine ulaşım olanaklarına sahip olmaları. Menderes Havzası grubu içinde alt temel strateji alanı içinde kalmasına karşın ayrı bir ikinci kategoride değerlendirilmesi uygun bulunmaktadır. Bu alanların topografya tarafından sıkıştırılmış ve bir çıkmaz sokak tarzını almış coğrafi yapı içinde kalmaları sadece batı yönde. Tire gibi İzmir’e 120 km uzakta olan Ödemiş’in. Söz konusu alt yörenin coğrafi olarak doğusunda ve ekonomik olarak arkasında yer alan 1985-1990 yılları arasında 17. K. Germiyan yerleşmelerinin barındırabileceği nüfus potansiyeli 100. Özellikle Beydağ’ın 1990 sonrası toplamda ‰ 3. tarım toprakları açısından kısıtlılığı nüfus yapısına da etki etmiş ve iki ilçenin toplam nüfusu 50. işgücü-nüfus oranı 0. Kısa ve orta dönemde bu kaymayı önlemeye yönelik yapılacak yatırımların sanayiden ziyade tarımsal potansiyeli arttırmaya yönelik olması düşünülmelidir. yöre insanının mekansal kayma eğilimi içinde olduğunu kanıtlar durumdadır.000 kişidir. Genelde Bayındır’ın beldeleri de söz konusu artışa sahne olmuştur.52 nüfus artışı.düşmüştür.7 [ F1 ] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi İzmir’in batı aksı aynı zamanda strateji açısından önemli kıyı zonlarını oluşturmaktadır. Alaçatı Barajına rağmen Çeşme.37 nüfus kaybı. Menderes Havzası içinde kalan Torbalı-Belevi-Tire-Gökçen ve art bölgelerinin sektörler itibarıyla tarım ormancılık ve hayvancılığın diğer sektörlere oranı 1/4 olup.Çeşme strateji alanının. Bu yörelerin turizm potansiyeli yanında rüzgar enerjisi temin etmede de önümüzdeki dönemlerde kapasitelerinin kullanılması gerekmektedir. genelde geri kalmışlıklarının en başta gelen unsurlarından biridir. Menderes havzasında yer alması sulu tarım yapma imkanını Bayındır’a sağlamaktadır. Turizm ağırlıklı Çeşme’nin gelişim stratejisinde su potansiyeli kısıtlayıcı bir unsur olarak görülmektedir. Tire’den ayrı düşünülmemesi gerekmektedir. sanayii yatırımlarının bu alana kaymasını önlemektedir. Bayındır’ın tarımsal açıdan diğer bir potansiyeli de jeotermal enerjiye sahip olması ve bunun yakın dönemde sera ısıtmacılığında daha yoğun kullanılması nedeniyle çiçekçilik gibi farklı bir ürünün yörede yer almasıdır. Güney aksımızın tarımsal potansiyel olarak K. Buna karşı imalat sektöründe % 1’lik bir artış bulunmaktadır. Bu kaymanın sosyo-ekonomik değerlendirilmesi. 2000 yılında ‰ 13. Bu iki yerleşmenin birlikte ve rakip olarak gelişmesi alt yörenin gelişmesi olmaktadır. ilk iki yerleşmeye nazaran sosyo-ekonomik olarak geriden gelse de. Alaçatı.818’e erişmiştir. Kiraz’ın ‰ 8.862’ye kadar düşüren Bayındır.50’dir. 5. Tire Ödemiş yerleşmeleri ile birlikte hareket eden Bayındır. Daha ziyade ikincil konut ve turizm potansiyellerini yoğun kullanan Karaburun. Söz konusu Bayındır-Tire-Ödemiş üçgeninin dibinde yer alan Beydağ-Kiraz yerleşmeleri gerek sosyal gerek ekonomik açıdan İzmir strateji alanının dışında kalmaktadırlar.52’lik bir şehirsel nüfus artışına sahne olmuştur. eğilimin Torbalı ve Menderes yönünde olduğunu göstermektedir.171 olan şehir nüfusunu 13.

648’den.91’e ulaşmıştır. gerek toprak kalitesi gerekse yeterli su potansiyeline sahip olunmaması tarımsal faaliyetlerin önünde bir engeldir. Özellikle orta gelir tabakasının turizm olarak tercihi ikincil konut ve yazlık konut kooperatifçiliğinin yaygınlaşmasına sebep olmuş ve kısıtlı tarım alanları bu kapsam içinde konuta dönüşmüştür.nüfusunu ikiye katlamış ve 20. Bu bağlamda Urla Toplu Konut Projeleri şehir nüfusunu 25. Tarımsal üründe çeşitliliğin bulunmadığı bu dar kapsamlı alanda son yıllarda tütün ve enginar gelir getirici tarımsal ürünlerdir. 2000 yılında ise şehir nüfusu ‰ 20. Son dönemde toplam artışı ise İzmir il ortalamasının üstüne çıkarak ‰ 23. 15 . Yaz aylarında yoğun kullanılan bu alanlar turizm potansiyeli açısından da şehrin verimli alanlarındandır. ‰ 45.77’ye ulaşmıştır.526’ya çıkmıştır.8 [ F2 ] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu strateji alt yöresinin iki yerleşmesi olan Urla ve Seferihisar konut ağırlıklı gelişimlerini hızlı bir tempoda götürmektedirler.720’den son beş yılda 17. Jeotermal kaynaklarının geliştirilmesi Seferihisar için büyük potansiyel olacaktır. tütüne giden süreçte bir dönem başta nergis olmak üzere tarla çiçekçiliğine yönelinmiş. 1990 tarihinde tamamlanan 1/5. 36. Ancak ileride bahsedildiği üzere Seferihisar yöresinin zengin jeotermal kaynaklara sahip olması entansif ve sera tarımının gelişmesine neden olmuştur. daha sonra birincil konuta dönüşen bu ivme İzmir’in yeni konut alanlarına sahip olmasıyla sonuçlanmıştır.60’ın üzerine çıkarak Seferihisar. Tarımsal üründen çeşitlilik bulunmadığı için başarı elde edilememiştir. Urla’nın 1995 yılında tamamlanan aynı ölçekli Nazım İmar Planı ise 94. Ancak ağırlıklı olarak iç turizme hizmet etmektedirler. Gaziemir ve Foça’dan sonra en yüksek değere. İkincil konut olarak başlayan ancak. Bağcılıktan.164 kişi öngörmektedir. Arsa stokunun artması tarım alanlarının azalması paralelinde bir gelişim göstermektedir. 5. Karaburun yöresi.000 kişi öngörmektedir. İkincil konut ağırlıklı olmak üzere 2000 yılındaki nüfus artışı. Kınık ve Kiraz gibi İzmir ili içinde uç noktada kalan ve gelişimini tamamlayamamış Karaburun ise kısıtlı tarımsal aktivitesinin yanında gelişimini ağırlıklı olarak iç turizme bağlamış bir yöredir. Mordoğan ile süreç içinde çeşitli tarımsal faaliyetlerin egemen olduğu bir yöredir. Her iki yörenin yoğun eğimli arazilere sahip olmaması tarımsal gelişim için uygun araziyi sunsa da. Aynı şekilde Seferihisar şehir nüfusu 10. bunda gerekli başarı elde edilememiştir.622 kişiye ulaşmıştır.27 artarak 25.579 kişiye çıkarmıştır.32’ye toplamda ise ‰ 39. Ancak ikincil konutların düzensiz gelişimi bu alanı bir karmaşa içine itmiş durumdadır.257 kişi olmuştur.000 ölçekli Seferihisar Nazım İmar Planı ise 71. kırsal kesimlerde il ortalaması olan ‰ 13.

İZMİR İLİNİN MEVCUT YAPISAL ÖZELLİKLERİ.1 Sosyal Yapı Özellikleri Sosyal yapı özelliklerinde İzmir ve bulunduğu Ege Bölgesi dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Ege Bölgesi nüfus artışları açısından Türkiye değerlerine yakın olduğu için. Zira iyi eğitimli.tr sitesinden temin edilmiştir.6. 1 . Bu bağlamda ilk önce nüfus özellikleri açıklanmaya.76 ile Türkiye ortalamasının üzerindedir. kültürlerini sürdürebilmekte. güven içersinde yaşayabilmekte ve bireylerine refah sağlayabilmektedirler. Modern dünyada kalabalık nüfuslu ülkeler bir “Pazar” olarak dikkat çekmektedirler. Bu başlıklarda sosyal ve ekonomik yapı özellikleri ile jeomorfolojik ve çevresel yapı yanında alt yapı özellikleri incelenmiştir. Böylece kalabalık nüfusa sahip ülkeler diğer ülkeler tarafından potansiyel müşteri olarak görülürken. sağlık potansiyeli tanıtılarak İzmir’in konut durumu tanımlanmıştır. Akabinde tüketim özellikleri ortaya konulmuş.) Tablo 6. Bu fikrin temelinde. (Ayrıntılar ilgili tabloda verilmiştir.50 oranıyla Türkiye ortalamasının altında iken. Ege Bölgesi nüfus olarak Türkiye’nin üçüncü büyük bölgesidir. Yıllık nüfus artışının toplamda ‰ 16. köylerdeki nüfus artışı ‰ 5. Ülkemiz nüfusunun % 7.1 Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı1 1 www. Nüfus Ülke nüfusunun çokluğu fikri gücün bir göstergesi olarak 20. Zaten Çin pazarına giren ihracatçıların temel parolası “her Çinliye ürünümüzü kullandırmak” şeklinde ifade edilmektedir. kendilerini güven içersinde hissetmeleri ve etki alanlarını sağlam bir temele oturtmak istemeleri gibi düşünceler vardır. onun potansiyel ve aktif gücüyle eş-zamanlı olarak ortaya çıkmaktadır. 6. izleyen kısımda dört başlık altında ele alınmaktadır. yüzyılın ikinci yarısına kadar etkisini sürdürmüştür.gov.59’u Ege Bölgesinde yaşamaktadır. bu nüfusun gerektirdiği sosyal ve ekonomik problemler ile ülke baş başa kalmaktadır. Nüfus olgusuna bu açıdan bakılmalıdır.die. izleyen başlıkta eğitim dikkate alınarak nüfusun kalifiye özellikleri tanımlanmaya çalışılmıştır.29 olmasının yanında. şehirlerdeki nüfus artışı ‰ 23. diğer bölgelere nazaran üstün konumdadır. Ancak günümüzde nüfusun etkisi. ülkelerin kültürlerini yaymaları. TAHMİN VE PROJEKSİYONLAR İzmir’in yapısal özellikleri. kalifiye ve bilgi olarak nüfusu donanımlı ülkeler.

die.000.500.000.69 28.500.48 -10.000 3. 2002.76 21.94 13. ilin 1927’den bu yana sayım yıllarına göre nüfus ve yıllık nüfus artış hızları grafiği aşağıda verilmiştir.2 İzmir’in İlçelere Göre Nüfus ve Yıllık Nüfus Artış Hızı2 1 2 İzmir-Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri.000 0 40 35 30 25 20 15 10 5 0 Tablo 6.65 21.000 2. 2000 yılı sayımına göre İzmir nüfus bakımından Türkiye illeri arasında üçüncü sırayı almaktadır.21 56 473 035 33 656 275 22 816 760 67 803 927 44 006 274 23 797 653 13 295 878 10 350 307 2 945 571 17 365 027 13 730 962 3 634 065 7 594 977 4 344 471 3 250 506 8 938 781 5 495 575 3 443 206 7 026 489 4 051 596 2 974 893 8 706 005 5 204 203 3 501 802 9 913 306 6 412 910 3 500 396 11 608 868 8 039 036 3 569 832 8 136 713 3 337 392 4 799 321 8 439 213 4 137 466 4 301 747 5 348 512 2 285 798 3 062 714 6 137 414 3 255 896 2 881 518 5 157 160 2 873 801 2 283 359 6 608 619 4 143 136 2 465 483 26.79 36.67 Bölgeden İzmir’e odaklanırsak. 60 yıllık dönem boyunca İzmir nüfusunun sürekli artma eğiliminde olduğu şekilden rahatlıkla görülmektedir.03 16. Şekil 6.1 İzmir’in Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı(1927-2000)1 4. Bu dönemdeki artışın temel etmeni “göç”tür. Bu sonuç göç edenlerin toplam nüfustaki payının % 10’un üzerinde olduğundan çıkarılmıştır. www.000 1.75 35.000.26 21.000 500. Ancak dönemler itibarıyla artış oranı değişmektedir.78 22.28 26. DİE.59 1.000 2.96 3.81 Köy 4. 1990-2000 döneminde yıllık nüfus artış hızı ise ‰ 22’ye düşmüştür.37 24. Takip eden yıllarda ise nüfustaki artış ‰ 30’lar düzeyinde seyretmiştir.1990 Genel Nüfus Sayımı Bölge Türkiye Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Güneydoğu Toplam Şehir Köy 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam Şehir Köy Yıllık Nüfus Artışı ‰ Toplam Şehir 18. 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 20 27 35 40 45 nüfus 50 55 60 yıllık artışhızı(‰) 65 70 75 80 85 90 00 2 .30 15.000 1.tr sitesinden temin edilmiştir.43 25.gov.50 5.500.000.00 16.10 7. 1945-1965 döneminde hızlı bir artış meydana gelmiştir.000 3. Ankara.57 -6.29 23.

Konak.71 -10.83 -26. Bu ilçeler tablonun yön kolonunda “A” harfiyle gösterilmişlerdir.15 -5. Aliağa. Beydağ ve Kiraz oluşan “E2” bölgesi.6 -3.72 2.21 20.85 46.08 56. Diğer ilçelerde meydana getirdikleri alt yöreler itibariyle öbeklendirilmiştir.46 24.37 38.27 22.58 -7.82 8.14 35.27 19.92 30.14 35.29 37. Gaziemir.74 24.85 -11.93 13.11 -12.55 0. Menemen ve Foça’dan oluşan “C” bölgesi.08 44 26 4.82 37.95 68.27 23. İlk grupta yer alan İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi sınırları içerisinde kalan merkez ilçeler: Balçova. Burada ilçeler strateji alt yörelerine göre sıralanmıştır.56 8.46 43.43 31.63 35.47 22.02 28.96 -7.76 12. Menderes.55 42.88 35.94 -10 -2.53 32.95 23. Kemalpaşa “D” bölgesi.76 26.95 58. Aradan geçen 70 yıllık dönemde bu oranda şehir lehine hızlı bir artış 3 .5 45.87 26.49 24.49 49.78 36. Bayındır.38 11.79 13.14 24. Çiğli.23 25.51 23.09 2 694 770 2 137 721 557 049 3 370 866 2 732 669 638 197 İzmir iline bağlı ilçelerin 1990 ve 2000 yılı genel nüfus sayımına göre bilgileri yukarıdaki tabloda verilmiştir.13 44 22.2 57.37 8.5 43. Çeşme ve Karaburun’dan oluşan “F1” bölgesi ve son olarak da Urla ve Seferihisar’dan oluşan “F2” bölgesi strateji alt yöreleri meydana getirmektedirler.4 49.31 8. Dikili.77 39. Güzelbahçe.96 -5. Buca.19 1.23 143.55 28. Tire.32 25.14 26.64 47.05 18.98 Köy 32.84 21.49 16.51 40.01 4.6 18 973 -15. Bergama ve Kınık’tan oluşan “B” bölgesi.52 18.16 44.91 32.35 20.86 48. Karşıyaka.85 2. Torbalı ve Selçuk’tan oluşan “E1” bölgesi. 1927 yılında şehirde yaşayanların oranı % 48 iken kırsal nüfus % 52 olarak gerçekleşmiştir.49 20. Narlıdere’dir. Ödemiş. Bornova.1990 Genel Nüfus Sayımı Yön İlçeler Toplam A Balçova A Bornova A Buca A Çiğli A Gaziemir A Güzelbahçe A Karşıyaka A Konak A Narlıdere B Dikili B Bergama B Kınık C Aliağa C Menemen C Foça D Kemalpaşa E1 Menderes E1 Torbalı E1 Selçuk E2 Bayındır E2 Tire E2 Ödemiş E2 Beydağ E2 Kiraz F1 Çeşme F1 Karaburun F2 Urla F2 Seferihisar Toplam 59 825 278 300 203 383 78 462 44 089 14 269 345 734 721 570 34 844 23 219 101 421 37 617 42 150 76 043 25 222 56 075 52 934 71 617 27 353 47 126 77 314 124 968 14 632 41 247 29 463 9 020 35 467 21 406 Şehir 59 825 274 226 199 130 73 364 39 905 11 624 345 360 720 502 34 844 10 023 42 554 17 167 25 450 29 006 12 057 16 354 9 405 21 167 19 412 13 862 37 855 51 620 5 831 7 850 20 622 2 338 25 648 10 720 Köy 0 4 074 4 253 5 098 4 184 2 645 374 1 068 0 13 196 58 867 20 450 16 700 47 037 13 165 39 721 43 529 50 450 7 941 33 264 39 459 73 348 8 801 33 397 8 841 6 682 9 819 10 686 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 66 877 396 770 315 136 113 543 87 692 18 190 438 764 782 309 54 107 30 115 106 536 32 109 57 192 114 457 36 107 73 114 73 002 93 216 33 594 47 214 78 658 128 259 14 147 44 910 37 372 13 446 49 269 34 761 Şehir 66 877 391 128 308 661 106 740 70 035 14 924 438 430 781 363 54 107 12 552 52 173 13 136 37 537 46 079 14 604 25 448 16 792 38 099 25 414 15 870 42 988 61 896 5 521 10 001 25 257 2 932 36 579 17 526 Köy 0 5 642 6 475 6 803 17 657 3 266 334 946 0 17 563 54 363 19 655 68 378 21 503 47 666 56 210 55 117 8 180 31 344 35 670 66 363 8 626 34 909 12 115 10 514 12 690 17 235 Yıllık Nüfus Artış Hızı(‰) Toplam Şehir 11.

98 0. onarılamayan büyük problemleri ardı sıra getirecektir.86 olmuştur. Aralarında yaklaşık 2 puanlık fark vardır. şehir alanına dahil edilmesiyle bu oranın % 100 olması beklenebilir. İzmir’in 1990 sayımında şehirde yaşayanlar % 79 iken 2000 yılında bu oran % 81’e çıkmıştır. Diğer taraftan kırda yaşayanların oranı % 21’den % 19’a gerilemiştir. Tablo 6.01 0. K. İzmir Büyükşehir Bütünü ile neredeyse birleşmesi ve bölgenin özellikle her mevsim oturmaya elverişli olması.38 0. Tabi ki bu iki puan içerisinde doğumdan kaynaklanan artış ile göçlerin etkisi vardır.62 0. Ayrıca genç bağımlı nüfus 1935’te % 58.21 2000 Nüfus Sayımı Şehir 0. Menderes strateji alt yörelerinde ise şehirde yaşayanların oranı % 37’den % 42’ye artmıştır.39 0. Bu değer Türkiye gibi İzmir’in de genç nüfus potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. 2000 yılındaki genç bağımlılık oranının % 34.81 Köy 0. Menderes Yarımada İzmir 1990 Nüfus Sayımı Şehir 0. Buna en iyi örneğini 17 Ağustos 1999 Gölcük ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerini söyleyebiliriz.42 0. kırsaldakine nazaran daha hızlıdır.47 0. hızla gelişen sanayinin büyük etkisi vardır.63 0. Toplam bağımlılık oranı ise % 43.58 0. Urla ve Seferihisar’ın.61 0. Genç nüfus 4 .06 olmasıdır. iki ilçedeki hızlı nüfus artışının diğer bir nedeni olmaktadır. Bu durumda İzmir’in değerlendirmesi gereken potansiyel bir genç nüfusu vardır.3 İzmir ve İlçe Gruplarına Göre Şehir ve Kırsal Nüfus (%) Alt Yöreler Büyükşehir Bakırçay-Gediz Gediz-Nif K.71 0. Medyan yaş 1935-2000 döneminde 24.45 0. Bunun diğer bir ifadesi ise. Merkezde % 98’lik bir şehirleşme oranı vardır. Aşağıdaki tabloda şehir ve kırsalda yaşayan nüfus oranları verilmiştir. 10 yılda 2 puanlık bir artış vardır. Bu durumda nüfus sayımında yazlık sahiplerinin evlerinde bulunması etkin rol oynamaktadır. Hem şehir hem de köy nüfus artışı İzmir ili nüfus artışından daha fazla görülmektedir.55 0. Sonuç olarak şehirleşme hızlı bir biçimde gerçekleşirse.02 0.14’ten 2000’de % 34.vardır. Kemalpaşa’da şehir nüfus artışı. Yaşlı bağımlı oranı ise % 9. Önümüzdeki on yılda yapılması muhtemel değişikliklerle köy statüsünde olan yerler. Bu sıçramada yine bölgede gelişen sanayi önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.77’ye çıkmıştır.14’ten 28. Bu yüksek değer bölgenin iç ve dış turizm yapısından kaynaklanmaktadır.19 Bakırçay-Gediz alt yörelerinde şehirleşme değeri % 45’ten % 47’ye yükselmiştir.06’ya düşmüştür.29 0.80’ dir.53 0. Yarımada alt yörelerinde şehirde yaşayanların oranı % 61 civarındadır.99 0.37 0.35 0. Medyan yaşından da nüfusun giderek yaşlandığını görmekteyiz.65 0. Kemalpaşa’da şehir nüfusunun ilçe toplamı içindeki payının % 29’dan % 35’e çıkmasında. Son iki sayımı ele alırsak.79 Köy 0.

Bu donanımın özünde ise gelir ve kaynak dağılımındaki adaletsizlik yatmaktadır.5 İzmir İli Göç Hızları 5 . sırada yer almaktadır.157’si erkek ve 24. İzmir ili.4 Engellik Türünün Cinsiyete Göre Dağılımı (2000) Engellilik Türü Görme engelli İşitme Engelli Konuşma Engelli Fiziksel Engelli Zihinsel Engelli Diğer Birden fazla engeli olanlar Bilinmeyen Toplam Erkek 4 169 2 573 1 449 13 356 4 510 3 154 2 630 2 316 34 157 Kadın 2 719 2 001 889 9 281 2 978 2 523 2 069 1 767 24 227 İzmir’e Göç Göç bireylerin doğdukları yerleri. En başta istihdam. özümsedikleri kültürü. İstanbul. Eğer bu nüfus “kalifiye birey” durumuna getirilmezse. Tablo 6. sırada. 1980 sayım yılına göre İzmir.3 milyondur. sırada. Yani İzmir sahip olduğu olanaklar açısından tercih edilen bir il konumundadır.227’si kadın olmak üzere toplam 58. Göç veren yerler “itici faktörler” ile göç alan yerler ise “çekici faktörler” ile donanmıştır. bu değerler oldukça yüksektir. Bu nüfus 922. önemini yitirmektedir.değerlendirildiğinde konu önem kazanmaktadır. Bu değer bize çekirdek aile yapısını göstermektedir. Kocaeli’nden sonra 2. akrabalarını ve değer verdiği bir çok şeyi bırakarak yeni ufuklara doğru yürüyüş sürecidir. Çocuk sahibi olmada ortalama yaş yaklaşık 27’dir. İçel ve Bursa’nın arkasından 5. Net göç hızına bakıldığında. eğitim ve sağlık imkanlarının şehrimizde gelişmesi. 1985’te Kocaeli.729 hanede yaşamakta ve ortalama hane halkı büyüklüğü de 3. İzmir İlinin bütününde 34. Göç hareketinin temelinde itici ve çekici faktörlerin etkisi vardır.384 engelli bulunmaktadır.7’si engellidir.65’tir. 1990 yılında ise Kocaeli. İstanbul. Engellilik türüne göre cinsiyetlerin dağılımı aşağıdaki tabloda verilmiştir. göç veren iller için bir cazibe merkezi olmuştur. göç veren iller için çekim merkezi olmaktadır. Antalya ve İçel’in arkasından 5. Diğer taraftan bebek ölüm hızı ‰ 40 ve çocuk ölüm hızı ‰ 6 olarak tespit edilmiştir ki. İzmir nüfusunun % 1. Tablo 6. İzmir’de 2000 yılı sayımına göre hane halkı nüfusu 3. Bu nedenle ilimiz göç almada ilk sıralarda yer almaktadır.

konut. eğitim.Sayım Yıllar 1980 1985 1990 Net Göç Hızı 71.2 Balçova. 2. otopark. Yaşlılar ve engellilerin şehirde rahat yaşayabilmeleri için gerekli önlemlerin alınamaması. Göç etmek bireylerin problemlerini çözüyor mu sorusunun cevabını 2002 yılı Nisan ayında İzmir ili şehirsel kesimde yer alan dokuz ilçede yapılmış olan kapsamlı bir anket çalışmasından elde edebiliriz. İki Değişkenli Probit Tahmin Yöntemi: İzmir'e Göç. Güzelbahçe. Şehirleşme yönünden getirdiği sorunlar. Bu konuda İzmir’de görülen sorunlar aşağıdaki gibi maddelenmiştir: 1 • • • • • • • • Hızlı nüfus artışı. 2 6 . gecekondu. sorunlar. Çiğli. Tebliğler Kitabı. kaldırım vb. Gaziemir. Heyelan bölgesindeki Kadifekale’de yerleşim olması ve Bornova tarım toprağının konutlarla ziyan olması gibi yer seçimindeki yanlışlıklar. Literatürde belirtildiği gibi göçün meydana getirdiği sorunlar 4 ana başlık halinde ifade edilebilir: 1. Mayıs-2003. Konut talebinin karşılanamaması nedeniyle konut politikalarının bütünleşememesi ve konut finansman problemlerinin ortaya çıkması. İzmir ilinde de yukarıda ifade edilen sorunların hepsi yaşanmaktadır.yüzyılın eşiğinde İzmir: Sorunlar ve Çözümler Sempozyumu.79 Sağlıklı Şehirleşme bir sürecin sonucunda meydana gelmelidir. Bornova. VI. Göç edenlerin yeni yaşamlarının nasıl olduğunu tespit etmek amacıyla şu andaki yaşamlarının kalitesi 1 Tülay YESÜGEY.Vedat PAZARLIOĞLU. Tebliğ. Ancak şehrin kabul sınırları üzerindeki göç alt ve üst yapı. Bu nedenle sorunları genel olarak ifade etmek daha uygundur. Yaşam kalitesi yönünden getirdiği sorunlar. İstihdam yönünden getirdiği sorunlar.633 hane ile görüşülmüştür. Karşıyaka.97 61. Bu süreç içerisinde şehrin hem üst hem de alt yapısının gelişmesi gerekmektedir. istihdam. Buca. İzmir’e Göç ve Şehire Getirdiği Sorunlar. ulaşım. Koruma havzalarındaki plan dışı yerleşmeler. Körfez örneğindeki gibi çevre sorunları. M. Nüfus yönünden getirdiği sorunlar. 21. Bu hanelerden 1. sosyal ve teknik alt yapı yetersizlikleri ve bunların getirdiği klimatolojik meseleler. çarpık şehirleşme ve kültür çatışmalarını beraber getirmektedir. 3.41 38. 1997. Konak ve Narlıdere ilçelerinde araştırma kapsamında 1. Mevcut şehir dokusunda imar değişiklikleri.193’ü göç etmiştir. Şenay ÜÇDOĞRUK.Ulusal Ekonometri ve İstatistik Sempozyumu. Yukarıdaki maddeleri bakış açıları doğrultusunda arttırmak mümkündür. Park ve çocuk oyun alanları. 4. İzmir Ticaret Odası.

Çünkü göç eden kişilerin şehre getirdikleri artı değerler.ile kazançlarının durumu hakkında iki soru sorulmuştur. göçün tüm problemleri çözmediğini göstermektedir. yani kalifiye özellikleri düşük olmakta ya da hiç olmamaktadır. Bu iki soru. Bu nedenle elde edilen oranlar neredeyse birbirine eşit elde edilmiştir. Şekil 6. ilkokuldan terk ya da eğitim almamışlardan oluştuğu aşağıdaki tablodan 7 .2 Kazanç Beklentisinin Gerçekleşmesi KAZANÇ BEKLENTİSİ Cevapsız 24% Değişmedi 23% Daha Kötü 15% Daha İyi 38% Şekil 6.8’inin ilkokul mezunu.3 Yaşam Kalitesi Beklentisinin Gerçekleşmesi YAŞAM KALİTESİ BEKLENTİSİ Cevapsız 24% Değişmedi 19% Daha Kötü 16% Daha İyi 41% Yaşam kalitesi ve kazanç öz itibariyle aynı özelliklere sahip sorulardır. Bu sonuçtan anlaşılıyor ki yaklaşık % 60’lık bir kesimin beklentileri gerçekleşmemiştir. Alınan cevapların dağılımı aşağıda pay grafikleri halinde verilmiştir.1’dir. Ankete katılanların eğitim durumlarına bakıldığında % 56. Göçten sonraki yaşam ve kazancın daha iyi olduğunu belirtenlerin oranı sırasıyla % 40.6 ve % 38. Bu durum aşağıda eğitim değişkeninde daha iyi görülebilir.

görülmektedir. Eğer kalifiye eğitim lise ve üstü olarak düşünülürse, bu tür bireylerin oranı % 28’dir. Tablo 6.6 Eğitim Durumunun Dağılımı Mezuniyet Durumu Eğitim Almamış İlkokuldan Terk İlkokul Mezunu Ortaokul Mezunu Lise veya Dengi Okul Mezunu Yüksek Okul Mezunu Fakülte Mezunu Lisans Üstü Eğitim Mezunu Toplam Frekans 123 84 721 248 334 24 86 13 1633 Yüzde 7.5 5.1 44.2 15.2 20.5 1.5 5.3 .8 100.0 Yığmalı Yüzde 7.5 12.7 56.8 72.0 92.5 93.9 99.2 100.0

Diğer taraftan göç eden hane halklarının eğitimi ele alındığında tanımlayıcı istatistik değerleri elde edilmiştir. Tablo 6.7 Hane Halkının Ortalama Eğitimi N Eğitim 1193 En küçük .00 En büyük 17.00 Ortalama 5.6653 Std. Sapma 3.5487

Hane halkının ortalama eğitimi 5.66 yıl olarak elde edilmiştir. Bu da göç edenlerin ilk okul mezunu olduklarını diğer bir deyişle kalifiye durumlarını göstermektedir. Söz konusu ortalama değer kişilerin göç ettikten sonra yaşam kalitesi ve kazançlarının değişmemesini ya da daha kötü durumda olmasını açıklamaktadır. İzmir’in il içerisindeki nüfus hareketleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Burada 6 farklı tipte göç ile karşılaşılmaktadır. Bunlar İzmir’den ilçe ve köylere; İlçelerden İzmir ve köylere; köylerden İzmir ve ilçelere şeklindedir. Göç hareketi cinsiyet faktöründen etkilenmemekte olup, cinsiyete göre göçün birbirine istatistiki olarak eşit olduğunu söyleyebiliriz. Göçün hareket yönü ise ilçeler ve köylerden İzmir’e doğrudur. Toplam il içi göç payı % 44’tür. Buna karşılık gelen göç ise % 38’dir. Dolayısıyla göç alıpvermede İzmir 6 puan dezavantaja sahiptir. Diğer taraftan ilçelerden köylere % 7’lik bir göç payı varken, köylerden ilçelere ise % 10’luk bir göç payı vardır. İlçelerde % 3’lük bir göç alma fazlalığı bulunmaktadır. Sonuçta İzmir hem ilden hem de kendi il içerisinden göç almaktadır. Doğal nüfus artışının yanında göçten kaynaklanan nüfus artışı da vardır. Doğal nüfus artışının etkileri uzun zamana yani konjonktür dönemlerine yayıldığı için hemen ortaya çıkmamaktadır. Örneğin ilköğretim talepleri 6 yıl sonra, lise talepleri 15 yıl sonra konut talepleri ortalama 25 yıl sonra çıkmaktadır. Bu örneği bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda genişletebiliriz. Bunu ihtiyaçların uzun döneme yayılması, planlı alt ve üst yatırımların gerçekleştirmesi sağlayacaktır. Fakat göç ile gelen nüfusun ihtiyaçları, gelen bireylerin yaşlarına göre aciliyet kazanacağından, İzmir’in düzenli şehir dokusunun oluşmasına sekte vuracaktır. İzmir’in sahip olduğu

8

kaynaklar etkin ve verimli kullanmaktan ziyade yatırımların gerçekleşmesi uzun dönem alacaktır.

parçalanacağından

istenen

Tablo 6.8 İzmir İli İçerisindeki Nüfus Hareketleri (1990) Göç Tipi İzmir'den ilçelere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı İzmir'den köylere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı İlçelerden İzmir'e Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı İlçelerden Köylere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı Köylerden İzmir'e Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı Köylerden ilçelere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı Toplam Göç Toplam göçteki payı Erkek 7.160 51.44 0.09 8.683 51.38 0.11 12.247 48.53 0.15 3.117 53.62 0.04 4.831 49.20 0.06 4.210 51.91 0.05 40.248 0.50 Kadın 6.760 48.56 0.08 8.217 48.62 0.10 12.988 51.47 0.16 2.696 46.38 0.03 4.989 50.80 0.06 3.900 48.09 0.05 39.550 0.50 Toplam 13.920 100.00 0.17 16.900 100.00 0.21 25.235 100.00 0.32 5.813 100.00 0.07 9.820 100.00 0.12 8.110 100.00 0.10 79.798 100.00

İzmir aldığı göçün sayısallığı dışında, dışa da göç vermektedir. İstatistiki olarak bu göçün analiz edilmesi olanaksız görülmektedir. Ancak genellikle “beyin göçü” olarak nitelenen bu olgunun yurtiçi ve yurtdışı büyük yerleşme merkezleriyle nitelikli hizmet ve üretim odaklarına yöneldiği bilinmektedir. Başka bir deyişle İzmir’in ekonomik olanaklarının giderek kısır döngü içine girmesi, nitelikli iş gücünün ekonomisi daha gelişmiş yörelere doğru kaydırmasına neden olmaktadır. Gerçekte bu bir yarışmadır. İzmir ise bugün için diğer büyük yerleşme merkezleriyle ve sözü edilen odaklarla sürdürdüğü yarışmada geri kalmış bulunmaktadır. Bunun çözümü için İzmir’in tarihi kimliği içinde de izlendiği gibi, hinterlandı ile barışık duruma getirilmesi ve çağın gerekleri doğrultusunda etki alanı ile ekonomik, sosyal ve fiziki olarak bütünleşmesini sağlayacak hızlandırmış bir metropolitenleşme süreci içine alınması gerekmektedir. Hinterlandının ve etkileşim alanının yönlendirmesiyle üst düzey karar ve hizmet odakları durumuna getirilecek metropoliten yerleşme merkezleri için, başka bir kimlik arayışı söz konusu edilemez.

9

İzmir’de bugün, uluslar arası Bilişim teknoloji ve Ar-Ge’ye verilen önemin azalması ile Ar-Ge personeli sayısı 2000 yılında ancak binde 10.5’e erişmiştir. Coğrafi yakınlık ve eğitilmiş nüfus gücü arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle ekonominin yönetim merkezi durumundaki İstanbul bu açıdan yüksek bir çekim gücüne sahiptir ve temellerini oluşturmuş ekonomisiyle bunu giderek hızlandırmaktadır. Ayrıca İstanbul, maaş ve yönetim kalitesiyle çekiciliğini arttırmaktadır. Sayısal verilerin tam olarak bulunmadığı bu olgu içinde, sadece Türkiye İş Kurumu aracılığı ile yurtdışına ülkeden 2001 yılında 20.242 kişinin gönderilmiş olması olayın ciddiyetini kanıtlar görünmektedir. Özellikle ihracat, üretim ve lojistik sektörlerinde uzmanlaşmış iş gücünün bu göç içinde önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. İstanbul, üretim müdürü, genel müdür, lojistik sektöründe çalışacak deneyimli yöneticiler ile ihracat yöneticilerini en çok arayan pozisyondadır. Beyin göçü ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin önemi son yıllarda artış göstermektedir. Eğitim, uzun vadeli ekonomik büyümenin en önemli belirleyicisi olduğundan nitelikli insan sermayesinin İzmir’den kaçışı şehre büyük zararlar getirmektedir. İzmir bu boyutta, gelir seviyesi düşüşü ve uzun vadede ekonomik büyümesinin zorlaşmasıyla karşılaşmaktadır. Bu göçün önlenmesi için sayı ve nitelik olarak İzmir’de eğitilen insan göçü ile talep edilen arasındaki dengesizliğin kaldırılması gerekmektedir. Ayrıca vasıfları belirli işlere, farklı ücret seviyelerinin uygulanması gerekmektedir. İzmir, yaratıcı gücünü teşvik edememektedir. Belirtildiği üzere, araştırma ve inceleme imkanlarının yetersizliği, ihtisaslaşma olanağını zorlaştırmaktadır. Buna karşın İzmir’in teknolojik gelişme ve yeniliklerin merkezi olma için çaba sarf etmesi gerekmektedir. Ve yine İzmir, eğitim harcamalarına gerekli yatırımı yapmadığı sürece bu göçün ivmesini durdurmakta zorlanacaktır. Bu bağlamda son yıllarda, İzmir’de kurulan Ekonomi Üniversitesi gibi kurumlar iletişim olanaklarını arttırmanın yanında yazılımcılık gibi fikir üretiminin yaygınlaşmasına yönelik çalışmalarla gelişime katkıda bulunmaktadırlar. Bu tür yatırımlara yönelinmesi beyin göçünü önlemeye yarayacak girişimler olarak görülmektedir. Strateji Alt Yörelerinin Değerlendirmesi 2003 Yılı İtibariyle Nüfus Yapısının Genel

[A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi 1990-2003 yılları arasında yapılan nüfus sayımlarını dikkate aldığımızda yörenin toplam nüfusu her bir ilçe bazında ve alt yöre bütününde artış göstermektedir. En büyük nüfusa sahip olan ilçe Konak olmasına karşın, yıllık nüfus artış hızının en çok olduğu ilçenin Gaziemir olduğu görülmektedir. Yaklaşık son on yıllık bir süreçte yapılan nüfus sayımlarını karşılaştırdığımızda, yörenin yıllık nüfus artış hızında çok büyük bir farkın olmaması sonuçta nüfusunda çok fazla artış göstermediğini göstermektedir. Köy nüfuslarına bakıldığında, yaklaşık on yıllık süreçte % 50’ye yakın bir artış görülmektedir. Ancak toplam nüfus içindeki payında fazla bir değişim görülmemektedir.

10

İzmir Büyükşehir Bütünü strateji alt yöresinde bulunan ilçelerin şehir nüfuslarına bakıldığında devamlı bir artış görülmekte olup, Karşıyaka ve Konak’a bağlı köy nüfusunda yaklaşık %o 10 bir azalma görülmektedir. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Yörenin köy nüfusunun toplam nüfus içindeki payı şehir nüfusuna oranla daha fazladır. Ancak köy nüfusunun toplam nüfus içindeki payı yüksek olmasına rağmen yıllık nüfus artış hızında yaklaşık % o 1’lik azalma görülmekte ve bu da köy nüfusunun azalışta olduğunu göstermektedir. Yöreye bağlı Kınık İlçesinin hem şehir hem de köy nüfusunda azalma görülmektedir. Kınık’taki bu azalış özellikle şehir nüfusunda daha çok görülmektedir. Dikili ise en çok nüfusa sahip ilçe konumundadır. Ayrıca yıllık nüfus artış hızı da % o 25’in üzerindedir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Gediz strateji alt yöresi nüfusunun ağırlıklı kısmı köylerde görülmekle birlikte yıllık nüfus artış hızı, arada çok büyük bir fark olmamasına karşın, şehir nüfusunda daha çoktur. Ancak şehir ve köy nüfuslarındaki yıllık nüfus artış hızı 2003 yılı itibariyle daha önceki yıllara oranla azalış göstermektedir. En yüksek nüfusa sahip olan Menemen İlçesi ayrıca yöredeki yıllık nüfus artış hızının en yüksek olduğu ilçedir. [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi Bu alt yörenin tek ilçesi olan Kemalpaşa’nın köy nüfusu şehir nüfusundan daha çoktur. Gerek şehir gerekse köy nüfusu artmaktadır. Ancak şehir nüfusunun yıllık artış hızı daha fazladır. [E1] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Yöreye bağlı Selçuk dışındaki ilçelerin köy nüfusları şehir nüfusundan daha yüksek olurken, yıllık nüfus artış hızı şehir nüfusunda daha fazladır. Yörenin toplam nüfusunun, 2003 yılı itibariyle daha önceki yıllara oranla, yıllık nüfus artış hızı artmakta ancak şehir ve köylerin nüfus artış hızı azalmaktadır. En yüksek şehir ve köy nüfusuna sahip olan ilçe Selçuk İlçesi olup, yıllık nüfus artış hızı en yüksek olan Menderes’tir. [E2] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Yöreye bağlı Tire dışındaki ilçelerin köy nüfusları şehir nüfusundan daha yüksektir. Şehir nüfusunun yıllık nüfus artış hızı artarken, köy nüfusununki azalmaktadır. En çok köy nüfus artış hızı azalışı Tire’de görülmektedir. En küçük şehir ve köy nüfusuna sahip olan Beydağ’ın, hem şehir hem de köy nüfusu azalmaktadır. En yüksek şehir ve köy nüfusuna sahip ilçe ise Ödemiş’tir. Yörede en yüksek nüfus artış hızları şehir nüfuslarında görülmektedir. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu yörenin her kesiminde nüfus artışı görülmektedir. Şehir nüfusu Çeşme İlçesinde daha yüksek olurken, köy nüfus artışı Karaburun İlçesinde daha çok görülmektedir.

11

En yüksek şehir ve köy nüfusuna sahip olan ilçe Çeşme olmakla birlikte şehir nüfus artış hızı da bu ilçede daha çok görülmektedir. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu yörenin her kesiminde nüfus artışı görülmekle beraber Seferihisar İlçesinde bu artış daha hızlı olmaktadır. Urla en yüksek şehir nüfusuna sahip olurken ,en yüksek köy nüfusuna ise Seferihisar sahiptir. İzmir İli Toplamı İl bazında en fazla nüfusa sahip olan yöre İzmir Büyükşehir Bütünü strateji alt yöresidir. Şehir nüfusu, köy nüfusundan daha fazla olmakla beraber toplam yıllık nüfus artış hızı şehirde daha fazladır. En fazla köy nüfusuna sahip K. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi olmakla beraber ayrıca en düşük nüfus artış hızına da sahiptir. En fazla şehir nüfusuna sahip yöre ise İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresidir. İzmir ili toplam nüfusu, gerek şehir gerekse köy nüfusu olarak, artış göstermekte ve artış göstermesi beklenmektedir.

12

Tablo 6.9 İzmir İli Alt Yörelerinin 2000 Yılı Nüfusu ve 2003 Yılı Tahmini Nüfusu
2000 Yılı Alt Yöreler İlçeler Toplam Nüfus 113.543 438.764 782.309 396.770 315.136 87.692 66.877 54.107 18.190 2.273.388 Dikili Bergama Kınık [B] Aliağa Foça Menemen [C] 30.115 106.536 32.109 168.760 57.192 36.107 114.457 207.756 Yıllık Nüfus Artış Hızı * 36,95 23,82 8,08 35,46 43,78 68,74 11,14 44,00 24,27 2003 Yılı Tahmini Toplam Nüfus 126.609 470.877 801.439 440.490 358.368 100.956 69.137 61.568 19.547 Yıllık Nüfus Artış Hızı ** 36,31 23,55 8,05 34,84 42,85 46,95 11,08 43,06 23,98 24,80 25,71 6,03 -16,09 5,58 30,73 36,50 40,17 36,96 2000 Yılı Şehir Nüfusu 106.740 438.430 781.363 391.128 308.661 70.035 66.877 54.107 14.924 2.232.265 12.552 52.173 13.136 77.861 37.537 14.604 46.079 98.220 Yıllık Nüfus Artış Hızı * 37,49 23,85 8,11 35,5 43,82 56,23 11,14 44,00 24,98 2003 Yılı Tahmini Şehir Nüfusu 119.201 470.554 800.528 434.279 351.042 82.526 69.137 61.568 16.070 2000 Yılı 2003 Yılı Tahmini

Yıllık Nüfus Köy Yıllık Nüfus Köy Yıllık Nüfus Artış Hızı ** Nüfusu Artış Hızı * Nüfusu Artış Hızı ** 36,81 23,57 8,08 34,88 42,89 54,71 11,08 43,06 24,66 3.266 21,08 3.477 20,87 23,19 28,17 -8,12 -7,64 -0,70 16,15 47,89 36,72 35,36 6803 334 946 5.642 6.475 17.657 28,84 -11,31 -12,13 32,55 42,02 14,39 7.408 323 911 6.211 7.326 18.430 28,40 -11,16 -12,57 32,03 41,16 14,28

Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe [A]

24,43 2.448.991 26,00 4,92 -15,38 3,92 30,51 35,87 40,88 37,06 32.530 108.481 30.596 171.607 62.715 40.285 129.115 232.115

23,83 2.404.905 22,49 20,37 -26,76 11,01 38,85 19,16 46,27 38,90 13.418 55.427 12.053 80.898 42.084 15.460 52.775 110.319

24,83 41.123 22,24 20,17 -28,68 17.563 54.363 18.973

63,94 44.086 28,58 -7,96 -7,49 19.112 53.054 18.543

12,75 90.899 38,11 18,99 45,23 19.655 21.503 68.378

-1,76 90.709 16,29 49,05 37,40 20.631 24.825 76.340

38,72 109.536

35,37 121.796

13

Kemalpaşa [D] Menderes Torbalı Selçuk [E1] Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz [E2] Çeşme Karaburun [F1] Urla Seferihisar [F2]

73.114 73.114 73.002 93.216 33.594 199.812 47.214 78.658 128.259 14.147 44.910 313.188 37.372 13.446 50.818 49.269 34.761 84.030

26,53 26,53 32,14 26,35 20,56 27,41 0,19 1,72 2,60 -3,37 8,51 2,55 23,77 39,91 27,80 32,86 48,47 39,03

79.294 79.294 80.515 101.810 35.776 218.101 47.304 79.228 129.680 14.004 46.120 316.336 40.120 15.146 55.266 54.287 40.064 94.368

27,05 27,05 32,65 29,40 20,98 29,19 0,63 2,41 3,67 -3,39 8,86 3,33 23,65 39,68 27,97 32,33 47,33 38,68

25.448 25.448 16.792 38.099 25.414 80.305 15.870 42.988 61.896 5.521 10.001 136.276 25.257 2.632 28.189 36.579 17.526 54.105

44,20 44,20 57,95 58,76 26,93 47,41 13,52 12,71 18,15 -5,46 24,21 15,23 20,27 22,63 20,51 35,49 49,14 39,72

28.974 28.974 19.884 45.217 27.523 92.624 16.522 44.648 65.328 5.430 10.745 142.673 26.824 3.136 29.960 40.613 20.238 60.851

43,25

47.666

18,23

50.320

18,06 18,06 25,24 8,81 2,96 16,25 -6,03 -10,34 -10,26 -2,02 4,42 -6,18 31,01 44,34 37,27 25,31 46,68 37,79

43,25 47.666 56,34 57,10 26,57 56.210 55.117 8.180

18,23 50.320 25,56 8,85 2,96 60.631 56.593 8.253

47,57 119.507 13,42 12,63 17,99 -5,54 23,92 31.344 35.670 66.363 8.626 34.909

15,91 125.477 -5,94 -10,09 -10,00 -2,01 4,43 30.782 34.580 64.352 8.574 35.375

15,29 176.912 20,06 58,40 12.115 10.514

-6,22 173.663 31,50 45,32 13.296 12.010

20,31 22.629 34,87 47,96 12.690 17.235

37,70 25.306 25,64 47,79 13.691 19.826

39,17 29.925

37,80 33.517

İzmir İl Toplamı * : 1999-2000 yılları arası

3.370.866

22,38 3.616.078

23,41

2.732.669

24,55 2.951.204

25,64 638.197

13,60 664.874

13,65

** : 2000-2003 yılları arası

Kaynak : DİE, 2000 İzmir İli Nüfus Sayımı

14

Eğitim
İzmir ilinde okuma-yazma bilen oranı ülke genelinde olduğu gibi sürekli artış göstermiştir. 6 ve üstü yaştakiler için okuma-yazma oranı, 1935’te % 34.96 iken bu oran, 2000 yılı nüfus sayımına göre % 91.86’dır. Oran erkeklerde % 96.3'e kadınlarda % 87.4'e yükselmiştir. Okuma-yazma oranındaki 65 puanlık artış iyi bir göstergedir ancak, tek başına yeterli olmamaktadır. Çünkü okuma ve yazma, bilgi edinme yolunda atılan ilk adımdır. Daha sonraki aşamalarda gelince, bir bütün olarak anlam kazanmaktadır. 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre ilimizde 14 ve üstü yaştakilere ait nüfusun % 50’si ilk okul mezunudur. Ayrıca nüfusun yaklaşık % 66’sını ilkokul mezunu, okuryazar ve eğitimsiz öbeği oluşturmaktadır. Eğer kalifiye birey eğitimi sınırını lise kabul edersek, bu durumda nüfusun yaklaşık % 75’i kalifiye değildir. Gerek İzmir ve gerekse Türkiye için problem bu noktada başlamaktadır. Çünkü İzmir için ortalama eğitim yılı 6.5 yıl ve Türkiye için yaklaşık 5 yıl civarındadır. Türkiye toplum olarak ilkokul mezunu değilken, İzmir de ortaokul mezunu değildir. Bu durumda kesinlikle söylenecek tek bir cümle vardır: “Türkiye’nin tek problemi toplumun eğitim seviyesini yükseltmektir”. Tablo 6.10 Okuryazarlık ve Eğitim Durumuna Göre Nüfus (1975-2000)1 Eğitim Düzeyleri Eğitimsiz Okur-Yazar İlkokul Ortaokul ve dengi Lise ve dengi Yüksekı öğrenim Toplam Sayım Yılları 1975 30.43 8.46 47.46 5.08 5.59 2.98 100.0 1980 28.50 7.91 45.26 5.40 7.13 5.79 100.0 1985 20.08 7.67 50.65 6.16 9.49 5.95 100.0 1990 17.18 5.19 52.03 7.18 10.97 7.44 100.0 2000 10.74 5.84 49.07 8.74 14.83 10.78 100.0

(İzmir ili okul öncesi, ilköğretim ile lise ve dengi okullara ilişkin istatistikler ilgili tabloda verilmiştir2.)

İzmir’de 2002-2003 öğretim yılında toplam 29.594 öğretmen, 615.703 öğrenci, 2.080 okulda 16.301 derslikte eğitim ve öğretim görmektedir. Bir dersliğe düşen ortalama öğrenci sayısı Türkiye ortalaması ile karşılaştırıldığında, İlköğretim okulları düzeyinde 1999-2000 eğitim-öğretim yılında Türkiye ortalaması 59 iken İzmir’de bu oran 41 olarak görülmektedir. Ancak kaliteli bir eğitim standardı olan 24 kişilik sınıf dikkate alındığında, her sınıfta ortalama 17 öğrenci fazlalık olduğu ve sınıfların % 71 fazla kapasiteyle eğitim verdiği görülmektedir. Genel liselerde Türkiye ortalaması 37 iken İzmir'de bu rakam 32 öğrencidir. Meslek liselerinde ise Türkiye ortalaması 33, İzmir'de ise bu rakam 34'tür. Yine sınıflarda 24
1 2

İzmir-Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri, DİE, Ankara, 2002.s.49. Bu istatistikler www.izmirvaliligi.gov.tr adresinden temin edilmiştir.

15

öğrenci kapasitesini dikkate aldığımızda yaklaşık % 38’lik aşırı kapasite yüklenimi söz konusudur. Merkezdeki ilköğretim okullarında çiftli tedrisat yapılmaktadır. Kaliteli eğitim için ise bunun tekli tedrisata inmesi gereklidir. Bu nedenle 24 kişilik baz sınıfı dikkate aldığımızda ihtiyaç olan derslik sayısı 20.000’e yaklaşmaktadır. Mevcut ise 11.135 dersliktir. Sonuçta eksik olan derslik sayısı 8.865’tir. Yukarıda belirtilen rakamlar yalnızca mevcut durumun iyileştirilmesi içindir. Eğer eğitimdeki hedef 11 yıl zorunlu eğitim ise, yani 6 yaşında alınan bir öğrencinin lise eğitimini tamamladığında meslek edindirme eğitimini de tamamlamış olması durumunda, ihtiyaç miktarları hemen değişecektir. Bu durumda ilköğretim ve liselerin toplam ihtiyacı 24.000 dersliktir. Şu ana kadar yalnızca fiziksel temel ihtiyaçlar bazında eksiklikleri dikkate alınmıştır. Bunun yanında sosyal ihtiyaçları da göz önüne alındığında ihtiyaçlar daha da artacaktır. Bunların ekonomik değerlerinin araştırılması ise ilgili kuruluşlara bırakılmıştır. Stratejik plan açısından konunun önemi 2013 yılında İzmir’in sosyal ve ekonomik hayatında kalifiye bireylerin yer almaya başlamış olması olacaktır. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısına baktığımızda ise okul öncesi eğitimde Türkiye ortalaması 17 iken İzmir 'de 18'dir. İlköğretim okullarında Türkiye geneli 30 öğrenci iken İzmir'de 24'tür. Genel liselerde ise 18 öğrenciye karşılık İzmir'de 14'tür. Meslek liselerinde ise Türkiye ortalaması 13 öğrenci iken İzmir'de bu sayı 14'tür. İzmir İlinin okullaşma oranı ilköğretimde % 99, liselerde ise % 97’dir. Tablo 6.11 İzmir İli Lise ve Altı Düzeyde Eğitim İstatistikleri Okul Türü Anaokulu(Resmi+Özel) Anasınıfı (Resmi+Özel) Okul Öncesi Toplamı İlköğretim Okulu (Resmi+Özel) Yatılı İlköğretim. Bölge Okulu Pansiyonlu İlköğretim Okulu Özel Eğitim Okulu İlköğretim Okulu Toplamı Genel Lise Meslek - Teknik Lise Liseler Toplamı Genel Toplam Öğrenci Öğretmen Derslik Sayısı Sayısı Bağımsız Bünyede Sayısı 78 78 1.233 2 1 3 1.239 130 154 284 1.601 475 475 3.185 13.818 17.003 451.624 1.724 594 530 457.472 87.883 53.355 141.238 615.713 173 765 938 18.954 79 30 101 19.164 5.553 3.939 9.492 29.594 273 601 874 10.997 57 24 57 11.135 2.719 1.573 4.292 16301 Okul Sayısı

İzmir İlinin yüksek öğrenim imkanlarını kapsamında Ege, Dokuz Eylül, Yüksek Teknoloji, Yaşar ve İzmir Ekonomi Üniversiteleri olmak üzere beş üniversite mevcuttur. Bunların ilk üçü kamu, son ikisi ise özel üniversitedir. Bu üniversitelerde toplam 29 Fakülte, 19 Enstitü, 26 Yüksek Okul, 6434 Öğretim elemanı, 74.908

16

öğrenci bulunmaktadır. Yüksek öğrenim öğrencilerine yönelik olarak ilimizde beş öğrenci yurdu bulunmakta, bu yurtlarda da 9.756 öğrenci kalmaktadır. Strateji Alt Yörelerindeki Nüfusun Okuryazarlık Düzeyi Genel Değerlendirmesi ( 2000 Nüfus Sayımı Bilgilerine Göre ) [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Alt yörenin ortalama % 7’si okuma yazma bilmemektedir. Bu ortalama değer Konak İlçesinde yaklaşık % 1 değeriyle aşılmıştır. Ayrıca Konak İlçesi en fazla okuma yazma bilenin bulunduğu ilçedir. Okuma yazma bilmeyen oranının en düşük olduğu ilçeler ise Balçova ve Güzelbahçe’dir. Alt yöre bazında yüksek öğrenimi bitiren sayısı ortalama % 9 olup bu oranın altındaki ilçeler Buca ve Çiğli’dir. İlçe nüfusunda oransal olarak en çok yüksek öğrenim mezunu bulunduran ilçe ise Narlıdere’dir. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Toplam nüfusa oranla en çok okuma yazma bilmeyenin bulunduğu ilçe Kınık olup, alt yöre ortalamasının % 3 üzerinde bulunmaktadır. En çok okuma yazma bilenin bulunduğu ilçe Bergama olup, bunların yüksek öğrenimi bitirenlerin sayısı alt yöre ortalamasının üstündedir. Ayrıca Bergama en fazla yükseköğretim mezunu bulunduran ilçedir. Yüksek öğrenim mezunu olanların ortalaması % 5’tir. Toplam nüfusa oranla en çok yüksek öğrenim bulunduran ilçe ise Dikili’dir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Okuma yazma bilmeyen oranının en düşük olduğu ilçe Foça İlçesidir. Foça’daki bu oran alt yöre ortalamasının % 4 altındadır. En fazla okuma yazma bilen miktarı ise Menemen’de bulunmaktadır. Yüksek öğrenimden mezun olanların sayısı en çok Menemen’de bulunmasına rağmen yüksek öğrenim mezunlarının nüfusa oranladığımızda en fazla değere, diğer ilçelerden farklı olarak, Foça’da rastlanılmaktadır. [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi Kemalpaşa’nın % 10’u okuma yazma bilmemekte ve nüfusunun % 4’ü yüksek öğrenim mezunu olmaktadır. [E1] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi En fazla okuma yazma bilmeyenin bulunduğu ilçe olan Torbalı aynı zamanda en fazla okuma yazma bilenleri de bünyesinde bulundurmaktadır. Yüksek öğrenim mezunları en çok Torbalı’da olmasına karşılık toplam nüfusa oranladığımızda en çok Selçuk İlçesinde görülmektedir. [E2] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Alt yörede en fazla okuma yazma bilmeyenin bulunduğu ilçe Bayındır İlçesidir. Bu ilçedeki okuma yazma bilmeyenlerin oranı alt yöre ortalamasının üzerindedir. En fazla okuma yazma bilen sayısı en çok Ödemiş İlçesinde bulunmaktadır. Yüksek öğrenim mezunlarını toplam nüfusa oranladığımız da en yüksek değere Tire ve Ödemiş’te rastlanılmaktadır.

17

[F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Yarımada Çeşme Kesimi alt yöresinde okuma yazma bilmeyenlerin sayısı % 5’i geçmemektedir. toplam nüfusa oranladığımızda Yarımada Çeşme Kesimi alt yöresinde görülmektedir. Bu oran Bakırçay. Oransal olarak en fazla yüksek öğrenim mezunu bulunduran ilçe Çeşme olurken. K. Gediz–Nif. Okuma yazma bilen ve yüksek öğrenim mezunu sayısı Urla’da daha fazla olmakla beraber toplam nüfusa oranladığımızda Seferihisar ile aynı orandadır. Menderes Kara Kesimi alt yörelerinde aşılmıştır. miktar olarak Urla’da daha fazladır. 18 . [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Alt yöredeki okuma yazma bilmeyenlerin sayısı nüfusa oranla tüm ilçelerde aynı olup. en az bulunduran ise Kınık’tır. En fazla okuma yazma bilmeyen sayısı oransal olarak Torbalı ve Kınık’ta görünürken. Okuma yazma bilen sayısı Çeşme’de daha çok görülmekte olup nüfusa oranladığımızda Karaburun ile arasında pek fark görülmemektedir. En az okuma yazma bilmeyen sayısı Yarımada Çeşme Kesimi alt yöresinde bulunmaktadır. Menderes Kıyı Kesimi ve K. en az okuma yazma bilmeyen sayısı ise Foça’da görülmektedir. Yüksek öğrenim mezunu sayısı en çok İzmir Büyükşehir Bütünü alt yöresinde olmasına karşılık. İzmir İli Toplamı İzmir ili genelinde okuma yazma bilmeyen sayısı % 7 oranındadır.

041 2.838 73.141 60.944 70.200 658.335 2.497 91.604 190.755 6.908 17.868 2. Nüfus İçinde Oranı 7% 12% 9% 9% 6% 12% 12% 13% 11% 9% 8% 6% 2% 5% 8% 15% 5% Toplam Bilen Toplam Bitirmeyen Toplam İlk ve Orta Öğretim 66.469 13.040.311 8.038 3.539.557 7.189 27.159 Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe [A] Dikili Bergama Kınık [B] Aliağa Foça Menemen 97.940 49.586 10.934 20.041 62.164 261. Nüfus İçinde Oran 7% 6% 8% 6% 7% 5% 4% 7% 4% 7% 7% 8% 11% 8% 5% 2% 8% Okuma Yazma Bir Okul Bitirilen Okul Yüksek öğrenim Toplam 6.501 39.925 33.069 19 .866 22.265 61.751 70.464 1.602 37.363 7.872 47.467 275.Tablo 6.790 43.348.591 11.629 1.637 50.243 63.810 1.886 2.962 13.102 1.764 32.977 366.962 10.700 2.401 13.187 11.649 35.117 376.794 11.669 42.141 8.514 401.442 1.233 32.863 41.559 261 3.375 7.583 47.891 10.172 793 3.746 32.202 53.481 65.410 712.770 357.414 9.164 306.453 599 135.727 47.073 8.271 7.291 29.910 Top.593 33.734 25.874 242.517 47.154 133.230 11.012 51.000 525.12 6 ve Daha Yukarı Yaştaki Nüfusun İlçelere Göre Okuryazarlık Durumu Alt Yöreler İlçeler Toplam Okuma Yazma Bilmeyen Top.860 1.698 285 3.647 258.816 1.568 19.757 461.484 885 2.405 6.051 13.599 50.692 1.270 5.591 12.774 59.504 14.496 6.047 42.734 280.821 1.725 3.590 7.493 53.394 25.181 64.905.041 8.259 2.131 9.825 337.638 207.095 16.543 191.

816 1.932 28.032 14.788 49.408 3.712 817 817 567 1.353 222.377 47.151 8.499 8.413 2.261 22.865 544 2.995 161 392 6.[C] Kemalpaşa [D] Menderes Torbalı Selçuk [E1] Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz [E2] Çeşme Karaburun [F1] Urla Seferihisar [F2] İzmir İl Toplamı 89.120 20.006 1.018 37.281 15.949 81.292 2.324.203 2.412 22.120 13.077 14.317 2.132 34.413 3.674 6.705 172.716 32.373 5.894 14.451 23.226 3.430 39.918 60.594 2.756 22.513 5.053 7.226 5.189 20.698 733 120 853 1.167 4.049 72.894 10.300 3.093 452.876 39.178 4.483 12.625 2.132 8% 4% 4% 4% 5% 7% 5% 4% 5% 5% 3% 4% 5% 18% 17% 18% 11% 11% 11% 9% Kaynak: DİE.324 56.413 7.619 12.765 1.533 3.090 16.160 2.089 111.855 3.932 66.239 5.472 15.911 20.754 899 1.341 87.104 40.597 3.388 26.870.387 468 4.821 2.198 7.609 1.628 25.292 1.388 10.648.798 23.847 15.077 10.464 26.206 439 921 12.786 6.016 8.142 6% 10% 10% 9% 11% 10% 10% 16% 10% 9% 9% 10% 10% 3% 4% 3% 5% 5% 5% 7% 83.255 45.454 2.230 22.951 14.793 17.874 11.459 20.697 4.636 64.838 867 2.492 51.832 5.748 26.744 5.987 2.271 5.609 22.872 367 3.088 2.959 5.748 23.130 35.012 9.810 30.573 8.375 3.359 1.412 15.245 50.077 15.185 33. 2000 İzmir İli Nüfus Sayımı 20 .707 14.149 23.010 124.496.173 20.086 2.915 16.569 33.239 14.

2002.862 29.16 10. sağlık.404.07 2.00 9.730.628.300.416 4. Ev eşyası.492. ev eşyası kalemi yüzdesinin yaklaşık sekizde biridir. Tablo 6.654.076. sigara ve diğer harcama olasılıklarında ise bu defa yüksek harcama grubuna doğru bir artış göstermiş en yüksek harcama grubunda düşmüştür.708.654 12.548.pastane Çeşitli mal ve hizmet Toplam Ege Bölgesi 1994 6. ilgili tabloda verilmiştir.262 3. ve eğitim harcama olasılıkları en düşükten en yükseğe doğru artış göstermiştir. Konut.659.097.88 14. Ayrıca insan sermaye modellerinin temel açıklayıcı değişkeni olan eğitim harcamalarının yüzdesi. Böylece modelde katsayı tahminleri kullanılarak en düşük.671.046.326 Ege Bölgesi tüketim yapısı ayrıntılı özelliklerinin değerlendirildiği bir çalışmada1 bazı senaryolar oluşturulmuştur: Senaryo. orta. 21 .831.72 100. Bu tabloda tüketim harcama büyüklüğü hem 1994 hem de 2003 fiyatları itibariyle verilmektedir.365.56 15.658 7. ulaştırma. Ege Bölgesinde toplam tüketimin % 35’i gıda. hane halkı reisinin bulunduğu ev itibariyle normal kat veya lüks binada ve gelişmiş sokakta oturduğu.036 12.58 9.12 15.14 Ege Bölgesi İçin Toplam Tüketim Harcamalarına Ait Senaryolar 1 Hamdi EMEÇ. Ege Bölgesi Tüketim Harcamaları İçin Sıralı Logit Tahminleri Ve Senaryo Sonuçları.936. düşük.56 9.86 16.794 1.692.774 2003 46. gelirinin her harcama kalemi için ortalama gelire sahip.056 11. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında düşüş göstermiştir. ve % 10’u ise giyim harcamalarına gitmektedir.064 576.591 1.223 467.957 1.60 22. lise mezunu ve yevmiyeli olarak çalıştığı kabul edilmiştir. hane halkı reisinin yaşının 43.156 Ege Bölgesi Toplam Türkiye Harcamasındaki Payı Payı 35.00 14. Tablo 6.15 5. eğitim ve otel-lokanta-pastane gibi sosyal harcamaların düşüklüğü bu kanaati doğrulamaktadır.59 13. otel.90 14.05 3.05 1. eğlence.26 18. hane halkı büyüklüğünün 4. Zaten sağlık.13 Ege Bölgesinin Harcama Kalemlerine Göre Tüketim Yapısı Harcama Kalemleri Gıda.624 1.135 374.530.158.294 192. Yani toplam tüketimin % 68’i zorunlu harcamalara yönlendirilmektedir ki bu durum gelir yapısındaki düşüklüğü göstermektedir.756.123 4.lokanta.633.190 2.150.24 2.381. DEÜ-SBE dergisi. % 23’ü konut ve kira. içki.58 15.66 14.Tüketim Yapısı 1994 yılında DİE’nin yaptığı Hane Halkı Tüketim Anketi verilerinden hareketle Ege Bölgesi için düzenlenen tüketim harcamaları. İlgili tabloda toplam tüketim harcamalarına ait senaryolara bakıldığında gıda ve giyim harcama olasılıkları orta harcama gurubuna doğru artmış. tütün Giyim.363. yüksek ve en yüksek düzeydeki harcama olasılıkları elde edilmiştir.579 131.132.849.450.088. ayakkabı Konut ve Kira Ev eşyası Sağlık Ulaştırma Eğlence ve Kültür Eğitim Otel.690.036 1.

Hayvansal yağların harcama olasılıkları ise her kategoride birbirine yakın olasılık değerleri almıştır.233 0.220 0.183 0. et ve balık harcama olasılıkları orta harcama grubuna doğru artmış.195 13.203 0.255 0.192 0.204 Gıda alt kalemlerine ait senaryoların bulunduğu tabloda görüldüğü gibi ekmek. bunu tam tersi olarak şeker ve kahvede harcama olasılıkları en düşükten en yükseğe doğru düşüş göstermiştir.225 0.890 14.239 0.147 3.331 0.206 0.243 0.174 0.182 0.109 0.170 0.200 0.154 0.275 0.042 0.208 0.167 Düşük 0.139 0.328 15.240 0.118 4.130 0.331 0.155 0.Harcama Kalemi Gıda Giyim Konut Ev Eşyası Sağlık Ulaştırma Eğlence Eğitim Otel Diğer Sigara Score 20. konut ve diğer 22 .359 13.190 Yüksek En Yüksek 0.191 0.160 0.149 0.129 0.233 0. ev eşyası.178 0. Süt.222 0.231 0.108 0.234 0.217 0.151 0.235 0. çikolata ve alkolsüz içeceklerde bu kez yüksek harcama grubuna doğru bir artış göstermiş en yüksek harcama grubunda düşmüştür.212 Yüksek En Yüksek 0. Yaştaki artış ise gıda.251 0.232 0.863 6.204 0. konut.267 0.815 En Düşük 0.170 0.259 0.216 0.264 0.138 7.219 0.393 0.187 0.136 0.280 17.230 0.259 0.674 14.146 7.225 0.240 0.214 0. eğlence vb.218 0.314 Bu çalışmada DİE’nin 1994 yılı hane halkı gelir dağılımı ve tüketim harcamaları anket verilerinden hareket ederek Ege Bölgesindeki hanelerde en düşük düzeyde harcama yapanlardan en yüksek düzeyde harcama yapanlara doğru gelirlerindeki artış toplam gıda.213 0.140 Orta 0.650 8.202 0.081 0.15 Ege Bölgesi İçin Gıda Alt Kalemlerine Ait Senaryolar Harcama Kalemi Ekmek Et Balık Süt Hayvansal yağlar Sebze Şeker Çikolata Gıda Özleri Kahve Alkolsüz Alkollü Score 9.106 0.146 0.257 0.181 0. harcamaları ile kişisel bakım ve malzemeler ile haberleşme gibi çeşitli mal ve hizmet şeklinde olan diğer harcamaları arttırdığı görülmüştür.121 0. Gıda özleri ve alkollü içeceklerde harcama olasılıkları.167 0.165 0. Tablo 6.192 Orta 0.213 0.440 4.223 0.219 0.759 2.200 0.509 1.243 0.532 9.226 0.177 0.206 0.162 0.227 0.210 0.096 0.164 0.263 0.152 0.197 0.938 En Düşük 0.210 0.184 0.188 0.973 10.225 0.205 0.051 0.152 0.116 0.249 0.211 0.221 0. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında düşüş göstermiştir. sebze.234 0.771 8.215 0. harcama gruplarında en düşükten en yükseğe doğru artmış. sağlık.099 Düşük 0.223 0. ulaştırma.287 0.278 0.099 0. giyim.188 0.943 13.648 7.218 0.166 0.201 0.097 0.806 8.191 0.289 0.249 0.

16 Cinsiyete Göre İşgücü (1980-2000) 23 . Toplam tüketim harcamalarına ait senaryolara bakıldığında gıda ve giyim harcama olasılıkları orta harcama grubuna doğru artmış. ulaştırma. et ve balık harcama olasılıkları orta harcama grubuna doğru artmış. kadın nüfusunun % 71. Ücretli ve maaşlı çalışan hane halkı reisleri ile işverenlerin yevmiyeli çalışan hane halkı reisine kıyasla en düşük düzeydeki harcama düzeyinden en yüksek harcama düzeyine doğru daha fazla eğitim harcamaları yaptıkları görülmektedir. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında beklendiği gibi düşüş göstermiştir. İstihdam İzmir’in son 20 yıldaki işgücü potansiyeli ele alındığında. Ücretsiz aile işçisi veya iktisaden faal olmayan hane halkı reisleri ise yevmiyeli çalışan hane halkı reislerine kıyasla daha fazla konut harcaması yapmaktadır. Burada üzerinde durulması gereken nokta. özellikle 1999 krizinden sonra işsiz kadınların oranı erkeklerden 3. Bu oran kadınların işgücünde daha az yer aldığını göstermekle beraber.1 puan daha fazla olmuş ve % 12. Süt. Ev eşyası. hanelerin harcamalarının temel ihtiyaçlarında yoğunlaşmakta olduğudur. eğlence ve diğer harcama olasılıkları ise yüksek harcama grubuna doğru bir artış göstermiş. İstidam faktöründeki cinsiyet olgusuna göre toplam işgücünün ortalama % 31. Diğer taraftan. Bu dönemde işsizlik ise ortalama % 6. Bu işgücünden istihdam edilen nüfus oranı 1980-2000 dönemi için ortalama % 93. Gıda alt kalemlerine bakıldığında ise hane halkı reisinin eğitim durumunda süt ve alkolsüz içeceklere yapılan harcamada. Gıda alt kalemlerine ait senaryolarda ise ekmek.6 civarlarında seyretmiştir. Hayvansal yağların harcama olasılıkları ise her kategoride birbirine yakın olasılık değerleri almıştır.4 civarındadır. Bu durum gıda ve barınmaya bağlı harcamaların yoğunluk kazanmasına neden olmaktadır.9 olarak gerçekleşmiştir.9’u kadınlardan meydana gelirken.harcamaları arttırmaktadır. Dolayısıyla iç ticaret ve sanayi bu alanlarda yoğunlaşmaktadır. Bu değerler nüfus sayımlarından elde edilen değerler olup psikolojik faktörler ve anket hatalarını göz önüne alındığında işsizlik oranının daha da yüksek olması beklenmektedir. Tablo 6. çikolata ve alkolsüz içeceklerde bu kez yüksek harcama grubuna doğru bir artış görülmüş ve en yüksek harcama grubunda düşmüştür. toplam nüfusun ortalama % 54’ünün işgücü olarak değerlendirildiğini ilgili tablodan görmekteyiz. İç piyasanın canlanması ise gelir dağılımındaki adaletsizliğin ortadan kaldırılmasını sağlayacak politikaların sonucunda oluşacaktır. en yüksek harcama grubunda düşmüştür. üniversite ve üstü mezun olanların lise mezunlarına kıyasla en düşük düzeyde harcama yapanlardan en yüksek düzeyde harcama yapanlara doğru daha fazla olduğu görülmüştür. sebze. işgücünde yer almaları önünde engeller çıkardığını göstermektedir. ayrıca kadının toplumdaki sosyal statüsünün de. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında düşüş göstermiştir.7’si ilkokul mezunu yada eğitimsizdir.

4 45.3] 40923[5.7 0.5] 64 954[5. İşşizlik satırındaki yüzdeler.6] 808 963[95.3 8.9] Tablo 6.5 13.4 1990 32.4] İşgücü1 902 930[94.7’si inşaatta ve % 39.1 0.7] 1 080 346[94.2] 968 725[70.8] 94 776[9.1 64.5 44.3 7.2 18.8 5. % 20. İstihdamda tarımın oranı 8.0] 225 520[96.9 puan azalmış.17 Ekonomik Faaliyete Göre İstihdam Edilen Nüfusun Yüzde Dağılımı Sektörler Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları (%) 1980 37. Türkiye’deki istihdamın % 45’i tarımdadır.5 25.2 1.2] 873 949[91.5] 250 709[29.0 45. Bu nedenle tarımsal işgücündeki atıl nüfus aktif alanlara kaydırmalıdır.3 22.8 0.1] 155 177[10.8 0.2’si sanayide.1 19.2] 407 059[87.5 50.7] 1990 824 182[76.4] 661 536[94.2 66.8 5.8 0.5 14.1] 14 433[4.7 0.0 5.6 20.1] 1 281 008[89. “İş Gücüne Katılma Oranı”nı gösterir. hizmetlerde ise 10 puan artmıştır.4 26.5 42.8] 9 315[3.2] 241 394[96.3] 773 661[93. Ancak AB çekirdek ülkelerinde bu oran % 10’un altındadır.1 35.3 12.7 6.7 49. İstihdam satırındaki yüzdeler.2 38.5 7.7 7.3] İstihdam2 İşsiz3 60 401[12. 24 .2 15.9’u hizmetlerde istihdam edilmiştir.5 1985 35.3] 39 277[4.3 40.1 0.8 2000 28.3 20.4 34.7] 1985 702 459[76.2 1.9] 306 685[95.43’ü tarımda. “İstihdam Oranı”nı gösterir. % 5.6] 30 672[5.8] 953 168[53.5’e düşmesi sevindiricidir.6 25.4 22.4 0.5 0.5 18.4] 583 443[95.2] 467 460[34.7] 50 521[6. “İşsizlik Oranını” gösterir.3 21. 1 2 3 İşgücü satırındaki yüzdeler.9] 1 145 300[54.7 1.6 23.9 58. Dolayısıyla tarımdaki azalmayı hizmetlerdeki artış karşılamaktadır.1 Tarım Sanayi İnşaat Hizmet Diğer İzmir’de 1980 ve 2000 döneminde ortalama olarak nüfusun % 33. Bu nedenle İzmir’de bu oranın 2000 yılında % 28.Açıklama Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları 1980 848 240[56.2 1.6 0.8 22.2] 234 125[32.4] 321 118[31.3 1.1 22.3] 50 238[5.3 0.5] 2000 1 436 185[52.5 20.8] 614 115[79.0] 8 605[3.

7 6.0 Ticaret ve Satış Personeli Hizmet İşlerinde Çalışanlar Tarım.8 10.5 1.4 5.2 1. İzmir’in gelecekteki hedeflerini gerçekleştirmede bu kesimin yaptıkları faaliyetlere ihtiyaç vardır.8’dir.3 37.18 Yapılan İşe Göre İstihdam Edilen Nüfusun Yüzde Dağılımı Yapılan İş İlmi ve Teknik Elemanlar.6 11. 25 .4 9.0 1985 7.1 0.7 9.9 0.8 9.6 13.İzmir’in atılım yapması için bilgi birikiminin kuvvetli olması gerekmektedir.1 6.0 34.2 4.6 35.2 4.9 0.8 49.6 11. Tablo 6.4 1.8 1. Serbest Meslek Sahipleri ve Bunlarla İlgili Diğer Meslekler Müteşebbisler.6 8.0 0.1 0.8 0.0 0.3 42.7 8.1 43.6 11.9 2.1 9.2 6.6 3.8 2.6 32.3 5.8 7. Bu oran içerisinde gizli işsizlik saklanmaktadır.9 8.5 5.9 35.4 9.7’dir. Diğer taraftan kendi hesabına çalışanların oranı % 16. Bu konuda Araştırma-Geliştirme-Uygulama bilgisine sahip bireylerin İzmir istihdamında eksikliği hissedilmektedir.3 5.3 5.0 3. teknik elemanlar. İşveren konumunda olanların % 4 olduğu görülmektedir.1 64.9 4.1 0.8 8.4 13.6 1.1 41.1 12.1 0. Bu kesim bilgiyi üretecek ve kullanacak grup olduğundan bu oranın yüksek olması beklenmektedir.9 58.0 1990 7.4 7.6 32. üst kademe yöneticiler dallarında yapılan işlerdir. Balıkçılık ve Avcılık İşlerinde Çalışanlar Tarım Dışı Üretim Faaliyetlerinde Çalışanlar ve Ulaştırma Makinelerini Kullananlar Diğer İstihdamdaki bilgi birikimini gösteren faaliyetler.7 0.0 0.3 7.5 6. Direktörler ve Üst Kademe Yöneticileri İdari Personel ve Benzeri Çalışanlar Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları 1980 6. maaş veya yevmiyeli olarak çalışmaktadır. İzmir istihdamının % 62’si ücret.4 21.5 1.1 66.4 28.2 1.0 4. Burada dikkati çeken nokta ücretsiz aile işçilerinin çokluğudur.6 12.0 0.0 43.4 10.6 8.8 8.2 0.0 2000 9. Hayvancılık.5 1.9 9.5 8. serbest meslek sahipleri ve bunlarla ilgili diğer meslekler.0 3.4 0. Bu bilgi birikimi aşağıda verilen tablo ile irdelenecektir.3 7.4 12.6 18.9 11. Bunların İzmir istihdamındaki yeri ise % 11.0 35. Ayrıca bu grupta kadınların oranının fazlalığı dikkat çekmektedir.7 7. Ormancılık.5 25.0 0.3 26.8 0.6 9.

2 41.2 20.6 21.Tablo 6.19 İşteki Duruma Göre İstihdam Edilen Nüfusun Yüzde Dağılımı İşteki Durum Ücretli.7 18.3 9. toplam işgücüne göre ise % 18.9 4.0 2000 62.4 21.6 0.0 51. 26 .4 59.4 0.3 4. maaşlı veya yevmiyeli Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları 1980 54.1 2.1 0. Yörede istihdam edilen işgücü yöredeki toplam işgücü sayısının % 90’ını aşmamaktadır.43. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Yörenin.8 17.0 0.3 6.0 0.1 27. toplam nüfus içindeki istihdam edilen işgücü sayısı en yüksek olan ilçesi Kınık’tır.8 5. istihdamın en fazla ve işsizliğin en az olmasının yanında.1 0.2 0. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi İzmir ili genelinde nüfusa oranla en yüksek işgücüne sahip olan Gediz Alt yöresinde işgücü sayısı bakımından güçlü olan ilçe Foça İlçesidir. Ancak Gaziemir ilçe nüfusu.0 1.8 2.6 0.2 4.0 53.7 51.9 61.3 7.9 1.0 0.8 65.0 2.7 21.9 16.2 42.8 48. en düşük nüfusa da sahiptir. İlçe.0 0. İlçelerin işsizlik oranı % 10-15 arasında değişmektedir.1 28.2 18.2 2. toplam nüfus içindeki işgücü sayısı en yüksek olan ilçe Konak’tır.0 2. Ancak Kınık’ın ilçe nüfusu yöre içindeki en düşük nüfusa sahiptir.7 23.3 0. En fazla işsizlik oransal olarak Çiğli İlçesinde görülüp değeri toplam nüfusa göre % 8.3 22.0 0.0 İşveren Kendi hesabına Ücretsiz aile işçisi Diğer Strateji Alt Yörelerindeki Nüfusun İşgücüne Dağılımının Genel Değerlendirmesi (2000 Nüfus Sayımı Bilgilerine Göre) [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi İl genelinde en yüksek işgücüne sahip olan İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresinde.2 8.0 0.0 1985 56.7 45.0 67.0 0.0 1990 60. Foça İlçesinde % 5’in altında işsizlik vardır.83’lük bir paya sahiptir. Konak ilçe nüfusunun % 10’undan daha azdır. En yüksek işsizlik ve en düşük istihdamın görüldüğü Menemen İlçesi ise yörenin en yüksek nüfusuna sahiptir. İşgücü sayısının ilçenin toplam nüfusuna oranı en yüksek değere Gaziemir İlçesinde erişir. Ayrıca istihdam edilen işgücünün toplam işgücü sayısına oranı da en yüksek değerli ilçedir.6 43.7 6.0 5.8 0.

En yüksek istihdam ile en düşük işsizlik Tire’de görülürken. İzmir İli Toplamı İzmir İlinin işgücü sayısı toplam nüfusunun % 50’sini geçmemektedir. Ancak Çeşme’nin nüfusu Karaburun’un nüfusunun yaklaşık dokuz katıdır. en düşük istihdam ile en yüksek işsizlik Kiraz’da görülmektedir. % 6’lık kısmı ise işsizdir. İl bazında en yüksek nüfusa. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Çeşme yaklaşık % 17 ile en yüksek işsizliğe sahip iken. 27 . Çeşme’den daha yüksek bir işsizlik yaşanmaktadır. [E1] K.[D] Gediz – Nif Strateji Alt Yöresi Yöredeki tek ilçe olan Kemalpaşa’da işgücü sayısının toplam nüfusa oranı % 41’dir. en fazla işgücüne sahip olan ilçe Ödemiş’tir. Bunun % 35’i istihdam edilirken. istihdama ve işsizliğe İzmir Büyükşehir Bütünü Alt yöresi sahiptir. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresinde görülmektedir. işgücü sayısına. [E2] K. En düşük istihdama ve işgücüne ise Gediz–Nif Alt Yöresi sahiptir. Daha düşük nüfusa sahip olan Seferihisar İlçesi ise toplam nüfusa oranla en yüksek işgücüne sahip olmanın yanında. il toplamından yüksek değerler başta Gediz Alt Yöresi olmak üzere İzmir Büyükşehir Bütünü. Gediz ve K. İşgücü sayısının toplam nüfusa oranında. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi İlçe nüfusu yüksek olan Urla’nın istihdam edilen işgücü miktarı en yüksektir. Yörede en fazla nüfusa sahip olan Torbalı İlçesinde yörenin en yüksek işsizliği görülür. Karaburun en yüksek istihdamı bulundurmaktadır. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Toplam nüfusa oranla işgücü sayısı en çok Bayındır İlçesindeyken. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Toplam nüfusa oranladığımızda en yüksek işgücüne sahip olan Menderes İlçesi yöre bazında en yüksek istihdama sahiptir.

43 7. Nüfusa Oranı (%) 36.11 44.072 17.104 13.557 391 2.43 36.69 41.27 87.00 83.127 129.91 34.85 İşsiz Top.49 İşgücü Sayısı 38.821 4.885 45.625 38.04 36.593 13.017 25.302 565 128.41 10.332 814.659 26.63 5.900 275.08 16.66 42.35 40.398 29.63 43.415 63.Tablo 6.450 42.175 29.85 89.772 14.40 84.71 47.495 15.466 131.55 46.118 5.15 10.185 320.36 7.20 7.50 83.824.072 549 2.73 12.386 Top.50 16.43 31.519 108.14 6.730 20. İşgücüne Oranı (%) 18.269 45.40 84.00 16.427 8.045 3.726 24.063 35. İşgücüne Oranı (%) 81.795 248.17 41.92 83.436 21.95 47.029 56.83 16.31 46.33 36.967 78.57 88.57 7.60 36.533 10.58 41.51 86.321 17.51 Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe [A] 28 .87 95.05 5.718 İşsiz Sayısı 7.618 359.955 26.429 23.38 86.496 526 3.59 89.06 5.19 4.930 12.50 36.02 5.75 37.317 4.71 14.31 41.447 90.301 25.571 1.53 36.996 3.104 Top.767 156.816 4.76 43.516 2.022 12.015 230.15 65.26 6.35 86.85 42.686 İstihdam Top.29 85.656 13.438 4.117 4.95 47.767 686.984 8.018 21.25 2.99 6.62 13.57 Top.563 150.20 12 ve Daha Yukarı Yaştaki Nüfusun İlçelere Göre İşgücü Durumu (DİE 2000 Nüfus Sayımı) Toplam İşgücü Alt Yöreler İlçeler Toplam Nüfus 86.25 5.90 62.60 15.970 1.43 11.13 4.03 43.60 11.981 57.187 33.404 Dikili Bergama Kınık [B] Aliağa Foça Menemen [C] 10.87 5.17 40.98 7. Nüfusa Oranı (%) 8.78 5.44 48.17 83. Nüfusa İstihdam Miktarı Oranı (%) 44.49 14.40 88.65 13.92 43.10 34.81 89.19 10.94 54.627 636.35 36.61 52.999 3.62 41.60 15.

589 2.48 4.25 5.429 2.53 5.315 19.16 6.45 45.55 84.71 86.399 988.525 24.50 28.69 151.97 14.06 82.190 844 2.315 13.79 15.675 7.63 39.68 İZMİR İL TOPLAMI Kaynak : DİE.50 38.017 1.115 10.66 41.85 15.97 11.421 10.94 17.38 7.58 20.46 85.943 41.62 43.98 5.27 40.16 6.63 12.34 837.178 28.882 14.600 1.952 4.760 5.52 92.68 3.20 83.712 1.757 19.29 13.695 1.279 9.72 37.483 22.80 36.00 35.869 44.36 12.97 13.950 6.698 87 1.785 1.51 38.414 1.42 79.82 43.190 1.24 5.078 111.349 62.265 12.40 4.014 1.827 13.793 45.Kemalpaşa [D] Menderes Torbalı Selçuk [E1] Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz [E2] Çeşme Karaburun [F1] Urla Seferihisar [F2] 19.042 11.215 35.679 8.35 12.935 23.16 46.53 84.99 13.03 85.84 14.00 40.033 2.492 244 585 5.54 14.000 19.51 87.922 1.64 87.816 12. 2000 İzmir İli Nüfus Sayımı 2.57 38.49 12.433 37.437 29.622 30.70 45.31 29 .491 5.873 43.776 35.411 16.01 86.69 37.760 6.186 6.950 7.32 1.97 14.41 31.03 86.613 9.49 6.33 36.97 42.02 33.47 15.87 35.21 38.028 9.02 7.436 6.11 6.34 36.724 17.537 8.030 20.596 7.99 38.28 6.32 33.03 88.69 85.097 2.48 7.37 87.104 690 1.288 37.673 2.23 35.438 50.056 5.13 36.68 43.230.16 43.15 84.629 12.80 16.10 44.654 4.16 85.92 5.65 87.243 4.16 41.71 36.66 6.95 6.45 7.728 6.319 14.95 44.

671 121 0 1.347 1.800 1.832 5. Yatak işgal oranı 2002 yılında artış göstererek % 57'ye ulaşmış ve % 55. 30 .812 (*) Milli Savunma Bakanlığına bağlı Hastaneler dahil değildir.517 olup yatak başına düşen hasta sayısı 27.121 Asistan Pratisyen Hekim Diş Hekimi 178 Eczacı Hemşire Ebe Diğer Toplam 615 307 51 1.Sağlık İzmir ilinde 47 hastane.776 359 269 78 5 53 711 16 365 1.22 İzmir İlindeki Sağlık Personelinin Dağılımı(∗) Uzman Hekim Devlet Hastanesi Birinci Basamak Kurum. 232 Sağlık Ocağı. Tablo 6. Tablo 6.039 4.21 İzmir İlindeki Sağlık Kurumlarının Dağılımı Sağlık Kurumları Hastane Sağlık Ocağı AÇSAP Merkezi Verem Savaş Dispanseri Dispanser Poliklinik Toplam Sağlık Bakanlığı Diğer Bakanlıklar Üniversite Özel Toplam 21 7 3 16 47 232 232 25 25 13 13 7 22 89 118 298 29 3 105 435 (*)Milli Savunma Bakanlığına bağlı 2 Hastane Dahil Değildir. Her 1000 kişiye düşen hekim sayısı ise 2’dir.856 Üniversite Özel Kuruluşlar 989 818 99 1 32 1171 0 625 3.710 626 2. İzmir’de 3. 25 Ana Çocuk Sağlığı. Diğer Bakanlıklar 1.063 6.947 305 175 4.736 210 0 14 0 9 384 50 106 773 Toplam 2.852 2.991 18.449 121 30 876 1. Yüz bin nüfusa düşen yatak sayısı 110 yataktır.702 1. doktor başına düşen hasta sayısı 50'dir.735 fiili yatak kapasitesine karşın yatak hasta sayısı 101. 131 Dispanser ve Poliklinik olmak üzere toplam 435 Sağlık kurumu bulunmaktadır.3 olan Türkiye ortalamasını geçmiştir.

646 4.Konut İzmir ilindeki ailelerin % 64’ü kendi evinde ikametgah etmektedir. İlgili tablodaki oranlara bakıldığında İzmir’de konut problemi olmadığı izlenimi ortaya çıkmaktadır.338 65.04 135.580 100.976 6.59 58.89 1.868 25.559 58.710 8. Bu oran bucak ve köylerde % 9’a yaklaşmaktadır. 31 .38 3.57 7.79 344 0.00 163.04 922.02 34.495 2.319 32. Ancak kırsalda yaklaşık % 2 olan oran.172 0.8 oranında dışarıdadır.05 623.28 42.971 1. İl bütününde oran % 14’tür.82 56 0. Bu oran köylerde % 80.974 64.176 1.996 5. Şehirsel yerleşimlerde konut dışındaki banyo oranı % 1’in altındadır.30 7. il bütününde % 2. Bedelsiz oturanlar ise ortalama % 6 civarındadır.35 7. Konutların şehirlerde yaklaşık olarak tamamında su şebekesi vardır.90 3.111 0. İzmir ve ilçelerindeki konutların % 2. Özellikleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde % 14 oranındaki evler asgari sahip olması gereken özelliklere sahip değildir.864 100.618 6.00 İlçe 88. Kırsalda % 3’ünde ve il bütününde % 4.077 83.19 13.94 7.67 2. Ancak kırsalda % 1.642 1.00 Büyükşehir 367.82 - Konutlarla ilgili özelliklere baktığımızda.97 201.5’inde tuvaletin dışarıda olduğu görülmektedir. Mutfak hemen hemen her kesimde konut içindedir.254 0.2’sinde şebeke yoktur.897 27.66 3.729 100.51 288 0.15 249. Tablo 6. ilçelerde % 65 ve İzmir Büyükşehir Bütününde % 59’dur.08 14. Mülkiyet ile ters sırada da kiracı olma durumu vardır.285 100.7’dir.00 Bucak ve Köyler 136.23 Konutun Mülkiyet Durumu (2000) Konutun Mülkiyet Durumu Ev sahibi % Kiracı % Lojman % Bedelsiz Oturanlar % Diğer % Bilinmeyen % Toplam Hane Halkı % İl Bütünü 591.971 1.

40 103 0.051 0.591 0.15 7.498 0.580 17.72 10.57 1.676 2.55 2.73 Toplam 794.19 48 0.22 7.01 608.00 32 .273 2.72 Bucak ve Köy 80.934 1.66 2.17 38 0.866 13.335 0.339 2.18 25.931 1.30 3.864 14.40 20.85 24.768 0.679 65.75 5.55 1.372 64.28 47 0.446 0.544 92.03 163.070 2.736 13.01 145.63 619 0.32 222 0.071 8.Tablo 6.01 126.24 Yerleşim Yerine Göre Konutun Kullanım Kolaylıkları Özelliğin Cinsi Yeri Konut içi % Konut dışı Tuvalet % Yok % Bilinmeyen % Konut içi % Konut dışı Banyo % Yok % Bilinmeyen % Konut içi % Konut dışı Mutfak % Yok % Bilinmeyen % Konut içi % Konut dışı Borulu Su % Yok % Bilinmeyen % İl Toplamı % Büyükşehir 598.97 6.147 1.77 81.61 3.97 5.94 38.84 4.01 623.016 66.032 0.55 Yerleşim Yeri İlçe 114.741 0.285 67.22 25.01 121.560 0.01 12.764 2.02 857.964 4.71 5.935 13.00 128.295 0.28 97 0.95 5.785 0.593 0.00 147.999 13.51 311 0.911 8.02 889.96 13.79 1.05 922.828 0.36 70 0.01 615.01 887.00 611.578 0.79 457 0.01 128.43 20.48 55 0.021 86.729 100.020 13.547 66.01 135.817 2.653 1.07 21 0.72 9.113 0.519 96.007 1.84 125 0.543 96.703 0.05 126.92 76 0.26 12.04 38 0.738 12.08 206 0.767 16.65 8.20 50 0.22 27.061 15.24 412 0.

Ticaret sektörünün Türkiye ekonomisi içerisindeki gelişme hızı incelendiğinde bu durum daha açıklıkla görülmektedir. 2001 yılında döviz kurunda meydana gelen aşırı değerlenme nedeniyle 28. sektörde nispi istikrarı sağlayıcı ticaret politikası önlemleri alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.1 4.25 Türkiye'de Ticaret Sektörünün ve GSMH’nın Büyüme Hızı Yıllar 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 Ticaret Sektörü -2.4 9.8 7.5 33 .2 8.6.3 6. Gıda ve kısmen de enerji dışında.9 ile motorlu taşıtlar ve yakıtı. ticaret sektörü ekonomik büyüme ve krizlerin getirdiği dalgalanmaları.8 9.1 4. balıkçılık. GSMH’nın gelişme hızındaki değişkenlikten daha yüksektir. % 7. madencilik-taşocakçılığı ve imalat sanayi ürünleri ticaretini kapsamaktadır. DİE’nin yayınladığı girdi-çıktı analizi tablolarına göre tarımormancılık. büyük ölçüde talebin gelir ve fiyat elastikiyetlerinin yüksek olduğu malları kapsamasından dolayı. % 4.7 6. % 12. Emek yoğun bir sektör olduğu da dikkate alındığında.1 Ticaret Türkiye’de ticaret sektörü. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede.2 5.6 milyar dolara ulaşan ticaret sektörünün hacmi. istihdamda istikrarının sağlanmasına böylelikle katkıda bulunulacağı ileri sürülebilir. % 5.9 ile tekstil ürünleri pay sahibidir.7 ile makine ve teçhizatlar. Ticaret sektörü içerisinde ticareti yapılan ürünlerin seçilmiş alt sektörler itibariyle dağılımında % 16.6 4.3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. turizm ve mali müessese özellikleri ele alınmıştır. ekonomi geneline oranla daha şiddetli olarak yaşamaktadır. Aşağıdaki tabloda ve grafikte görüldüğü üzere Türkiye’de ticaret sektörünün gelişme hızındaki değişkenlik. % 5. 2000 yılında yaklaşık 37. Burada mevcut durum ortaya konularak gerekli yerlerde ileriye dönük tahminler yapılmıştır.2 Ekonomik Sektörlerin Özellikleri İzmir’in ticaret. sanayi. Ticaret sektörünün büyüme hızındaki bu oynaklık.2 7.8 19. ekonominin daralma dönemlerinde ticaret sektörü daha şiddetli daralmaktadır.8 4.2 ile gıda ürünleri ve içecekler.8 3. Ekonominin genişleme dönemlerinde ticaret sektörünün hacmi daha hızlı genişlemekte iken.5 Gayri Safi Milli Hasıla -2.6 ile ana metal sanayi ürünleri.8 1. Tablo 6. 6.2 ile kimyasal ürünler.2. tarım.0 3.

6 -22.4 Şekil 6.0 -2 5 .4 Türkiye’de Ticaret Sektörünün Gelişme Oynaklığı 3 5 .3 -0.3 6.4 8.1 8. Tablo 6.0 -1 5 .4 0.0 -9.9 11.4 1.26 Türkiye'de Ticaret Sektörünün GSMH'daki Payı (%) Yıllar 1991 1992 1993 1994 1995 Tarım 17 16 15 16 15 Sanayi 33 33 33 35 34 Ticaret 20 20 20 17 21 Hizmetler 30 31 31 32 30 Toplam 100 100 100 100 100 34 .0 Y ılla r T ic a r e t G SM H Diğer taraftan. 1994 yılındaki payının % 17’ye düştüğü.6 1.5 33.9 11.0 7.3 12.9 -6.1 -6. ticaret sektörünün GSMH içerisindeki gelişimi incelendiğinde 1991 yılında GSMH içerisindeki payı % 20 olan sektörün.0 8.1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Kaynak: DİE -2.7 6.1 6. 2001 yılında ise % 22’ye yükseldiği görülmektedir.0 -5 .3 12.4 -6.3 3.1 8.3 -9.6 9.0 5 .0 1 5 .0 Büyüme Hızı 2 5 . 1994 krizinin sektörü önemli ölçüde küçülttüğü anlaşılmaktadır.

122 16 26 6 24 27 100 14.089.643 18.28 İzmir'de Ticaret Sektörünün GSYİH İçerisindeki Payı* (Cari Üretici Fiyatları – Milyar TL) Sektör Tarım Sanayi İnşaat Sanayi Ticaret Hizmetler GSYİH 1997 137.619.631.847 4.835.009 1.376 1.612.728.600.895.028 398.917 5.547 297.226 İzmir GSYİH’sı İçerisindeki Payı 6 29 6 19 40 100 1999 403.867 2. ticaret sektörünün hacminin düşük kaldığı ileri sürülebilir.27 İzmir'de Ticaret Sektörünün GSYİH İçerisindeki Payı (1997) İzmir Sektör Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Hizmetler GSYİH Kaynak:DİE Ege Değer (Milyon TL) Türkiye % Pay Değer (Milyon TL) % Pay Değer (Milyon TL) % Pay 598.511.931 2.917 840.945 125.117.744.706 8.164 İzmir GSYİH’sı İçerisindeki Payı 7 28 5 17 42 100 2000 774.200.081 İzmir GSYİH’sı İçerisindeki Payı 9 29 4 18 41 100 Türkiye GSYİH’si İçerisindeki Payı 15 24 5 21 35 100 * İzafi banka hizmetleri hesaplara dahil değildir.186 615.242 2.082 955. çevre il ve ilçelerdeki mal ve hizmet akışının İzmir’de yoğunlaştığı.024.653 2.703 373.894 5.203 13 29 6 22 30 100 Tablo 6. İzmir GSYİH’sının % 23’ünü teşkil eden ticaret sektörü.470.566 3.043 25.033.927.396 33.333. Tablo 6.189 2.1996 1997 1998 1999 2000 2001 Kaynak: DİE 14 13 14 14 13 14 34 34 34 34 33 34 21 22 21 21 22 22 31 31 32 32 31 30 100 100 100 100 100 100 Ticaret sektörünün İzmir’deki hacmi aşağıdaki tabloda verilmiştir.864 4.229 112. Kaynak: DİE 35 .614 9.833 7 31 6 23 33 100 3.988. İzmir’in ekonomik hinterlandı.163.874 1.043.383 6. Türkiye ve Ege ortalaması ile paralellik göstermektedir.868.586.676 533.150 2.152 32.376. bu bölgeler için İzmir’in bir Pazar konumunda olduğu dikkate alındığında.682.

273 10.255 7. 1998 yılından itibaren ticaret sektöründe yeni kurulan ve kapanan şirketlerin sayısında görülen değişmelerin.940 22.055 16.105 1.341 11.707 24. Tablo 6.166 21. kapanan firma sayısı ise 2001 ve 2002 yıllarında artmıştır.867 8. yeni kurulan ve kapanan firma sayıları ile de kendisini göstermektedir.332 13.İzmir ve Türkiye genelinde ticaret sektörünün gelişme hızı.515 9.023 11.296 1.203 12. özel olarak ticaret sektöründen kaynaklanan 36 .954 Genel Açılan Kapanan 18. Türkiye’de ticaret sektöründe ve ekonomi genelinde yeni kurulan ve kapanan firmaların yıllar itibariyle gelişimi aşağıdaki tabloda verilmiştir.243 10.148 5.691 10.013 Kapanan 461 363 431 565 669 343 Açılan % Pay 57 55 51 57 53 51 Kapanan % Pay 60 69 71 66 70 62 Özellikle 1998 yılından itibaren Türkiye’nin bir yandan Uzak Doğu ve daha sonra Rusya’da baş gösteren küresel krizin etkisi altında kaldığı. kapanan firmaların ise 2000 ve 2001 yıllarında arttığı görülmüştür. Paralel bir gelişme ekonominin tüm sektörleri itibariyle de söz konusudur.30 İzmir'de Ticaret Sektöründe Yeni Kurulan ve Kapanan Firma Sayıları Yıllar 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Ocak-Haziran dönemi Kaynak: DİE. Türkiye’de ekonomi genelinde yeni kurulan firma sayısı 1998 ve 2001 yıllarında düşmüş. Ticaret sektörünün yanı sıra ekonominin genelinde de yeni kurulan firma sayılarının 1998 ve 2001 yıllarında düştüğü. Ticaret sektöründe kurulan firmaların sayısının 1998 ve 2001 yıllarında düşük olduğu. diğer taraftan da kendi iç dinamiklerinin ortaya çıkardığı kur ve faiz kıskacında borç batağına sürüklendiği dikkate alınacak olursa.547 7. Tablo 6.484 12.397 13.994 20.171 13. Yeni Kurulan ve Kapanan Şirketler İzmir’de ticaret sektöründe ve ekonominin tüm sektörlerinde yeni kurulan ve kapanan firma sayıları aşağıdaki tablodan izlenebilir.012 14. kapanan firma sayısının ise 2001 ve 2002 yıllarında yoğunlaştığı gözlenmektedir.266 807 1.979 Açılan % Pay 60 58 58 63 56 59 Kapanan % Pay 70 75 77 76 75 75 * Ocak-Haziran dönemi Kaynak: DİE.611 12.29 Türkiye'de Ticaret Sektöründe Yeni Kurulan ve Kapanan Firma Sayıları Yıllar 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Ticaret Sektörü Açılan Kapanan 10. Yeni Kurulan ve Kapanan Şirketler Ticaret Sektörü Açılan 396 613 642 464 684 515 Kapanan 275 249 306 371 467 213 İzmir Genel Açılan 700 1.

ekonomik krizlerin ticaret sektörü üzerindeki etkisinden de kaynaklandığı ileri sürülebilir.4 6.717 134.935.645.020 1. ABD dolarına çevrilmiştir.558 672. 2000 ve 2001 yıllarında Ticaret Borsasının işlem hacminin daraldığı.038.086.378.446 % Değişim -9.590. İzmir’in sahip olduğu geniş hinterlandın ekonomik olarak kullanıldığında. 1996.870 960. 1993 ve 1995 yıllarında ise büyük ölçüde arttığı görülmektedir. TCMB döviz satış kuru esas alınarak TL cinsindeki işlem hacmi.677.862 1. Ticaret Borsasındaki işlem hacminde dalgalanmalar gerçekleşmiştir. Tablo 6.287. Nitekim.462.051.494.256 1.338. Türkiye’de 1998-2003 döneminde ticaret sektöründe yeni kurulan şirketler.997. 1992.967.628 1.210. İzmir Ticari Sermayesinin Büyükşehir Bütünü İçindeki İşkollarının Alansal Dağılımı) Diğer taraftan. ekonominin tüm sektörlerindeki yeni kurulan ve kapanan firmalara oranındaki gelişmelerdir.626.065.5 -3.726. Kaynak: İTB Aylık Tescil Bültenleri 37 . Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta.339.9 -0.863 1.9 -4.164 12.9 22.988 1.8 6.nedenlerin yanı sıra.099.770.6 1. ticaret sektöründe kapanan şirketler.989.606 1.175.764 710.065. ekonominin genelinde kapanan şirketlerin % 74’ünü kapsamaktadır. ekonomi genelinde yeni kurulan firmaların % 59’unu kapsarken. Şüphesiz kısmen Türkiye ekonomisinden kaynaklanan.294.540.430.310 2. İşlem hacmindeki daralmaların nedeni. İşlem hacmindeki reel gelişmelerin izlenebilmesi.403 1.4 -22.593.31 İzmir Ticaret Borsasında İşlem Hacmi Yıllar 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Değer (Milyon TL) 4.250.470.683. ulaşılabilecek olan potansiyeli göstermesi açısından İzmir Ticaret Borsası işlem hacimleri önem kazanmaktadır. (Bu konuda bkz. ticaret sektöründe yeni kurulan ve kapanan firmaların.632.970.908 37.197 265.115 Değer ($) 1.5 - 2003 yılı Ocak-Haziran verileridir.707. İzmir’de özellikle tarım ürünleri ticaretinin kurumsal göstergesi olarak İzmir Ticaret Borsası işlem hacmindeki değişmeleri ele alabiliriz.223 6.864 1.834 464.4 36.579.207. enflasyondan kaynaklanan şişkinliklerin giderilebilmesi için. kısmen de tarım sektörünün kendisine özgü yapısından kaynaklanan krizlerin etkisiyle.151 1.445. kısmen tarım ürünleri üretimindeki daralmadan ve Türkiye ekonomisinin döviz ihtiyacının karşılanabilmesi için uygulanmış olan aşırı değerli döviz kuru politikasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.528 78.279 1.458.277 1.123.6 5.738.303 1.613. 1999.

33 İMKB’ye Kote Olan Toptan Perakende Ticaret Sektörü Şirketlerinin Satışları Yıllar 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Kaynak: İMKB Kipa 6 38 46 54 61 103 126 118 Tansaş 142 192 208 254 323 355 591 365 Gima 82 94 90 80 136 189 257 284 Migros 264 429 565 704 848 958 1. 2000 İktisadi Raporu ve Aylık Tescil Bültenleri Türkiye’de toptan ve perakende ticaret sektöründe faaliyet gösterip İMKB’ye kote olan dört şirketten ikisinin İzmir şirketleri olduğunu belirtmek gerekir.376 Çekirdeksiz Kuru Üzüm Miktar (Ton) 189.512 26.İzmir Ticaret Borsasında işlem gören seçilmiş tarım ürünlerinin işlem hacmindeki değişmeler ele alındığında.287 370.443 milyon dolara ulaşan dört şirket içerisinde yer alan Kipa ve Tansaş’ın toplam cirosu ise 483 milyon dolardır.32 İzmir Ticaret Borsasında Seçilmiş Ürünlerin İşlem Hacmi İncir Yıllar Miktar (Ton) 28.487 312.128 139. Ticaret Borsasının toplam işlem hacmindeki dalgalanmaya paralel olarak geliştiği anlaşılmaktadır.688 221. İzmir’deki ticaret potansiyeli büyüklüğünün ölçüsü olarak gösterilebilirler. Ancak genel eğilimden farklı olarak işlem gören incir miktarındaki azalmaya rağmen incir işlem değeri artmaktadır.039 107.296 324.731 24. Tablo 6. Yıllar itibariyle cirolarını artıran ve 2001 yılı itibariyle toplam 1.544 Miktar (Ton) 316.153 2000 2001 2002 2003* * 2003 Ocak-Haziran dönemini kapsamaktadır Kaynak: İTB.109 Pamuk Değer (Bin $) 437.550 Değer (Bin $) 29.689 368.557 4.003 675 Toplam 494 752 908 1091 1368 1606 1977 1443 38 .439 44. Tablo 6.441 94.223 129.588 31. Bu iki şirket ulusal çapta faaliyet göstermelerine rağmen cirolarının büyük kısmını İzmir’deki faaliyetleri dolayısıyla elde ettiklerinden.681 5.533 Değer (Bin $) 150.505 18.771 191.318 23.

847 290.560 154.119 36.841 593.000 $) (Ton) 57. Tablo 6.186.8 Aşağıdaki tabloda Ege Bölgesi ihracatının önemli ürünler itibariyle gelişimi verilmiştir.644 146.940 284.2 2000 295.774.877 303.755 268.196 5.424 32.Dışı Metaller Deri Hububat Konfeksiyon Kuru Meyve Maden 2000 Miktar (Ton) 36.906 332.877 1.815 679. Türkiye’nin dış ticaretinde İzmir’in payı ve fasıllar itibariyle İzmir ticareti incelendiğinde bu durum daha iyi anlaşılmaktadır.439 35.429 18.930 972.763 88.258 2. İzmir ihracatı içerisindeki tarım ürünlerinin payını yükseltmiştir.428.763 6.967 645 15 5.217 350.34 İzmir'in İhracatı ve Türkiye İhracatındaki Yeri (Bin Dolar) İller Denizli Balıkesir Manisa Muğla Afyon Uşak Kütahya Aydın İzmir Ege Bölgesi İzmir/Ege (% Pay) Türkiye İzmir/Türkiye(%Pay) Kaynak:DİE 1999 275.000 $) 80.923 50.371 65.587.810 96.287 16.787 Değer (1.840 45. halen coğrafi konumu ve ekonomik hinterlandı ile Ege Bölgesinin ihracat limanı olma özelliğine sahiptir.114.531 196. 1999-2001 yılları itibariyle Türkiye ihracatının yaklaşık %19’u. Bölgenin faktör donanımı dikkate alındığında üretimde ve ihracatta tarım sektörünün ağırlıklı olması doğal karşılanmalıdır.411 3.607 6.906 18.240 142.495 27. D.631.İzmir’de Dış Ticaretin Hacmi ve Yapısı Osmanlı Devletinin dışa açılan ticaret kapılarından biri olma özelliğini günümüzde de sürdüren İzmir. Sahip olduğu ulaşım olanakları İzmir’i Ege Bölgesinin ihracat merkezi haline getirmiştir.752.276.062 122.100.227.392 1.9 26.905 2001 Değer (1.598.863.553 347.542 3.305 244.136 60.666 2.822.948 297.213 2002 Miktar (Ton) 96.113 91.225 5.676 5.35 Ege Bölgesinde Fasıllara Göre İhracat Yıllar Fasıllar Ağaç Canlı Hayvan Demir.400.587 109.949 44.250 320. Ege Bölgesi ihracatının ise neredeyse tamamı (% 89-91’i) İzmir’den oluşmaktadır.542 3.018 36.238 99.437 468.6 31.688 97.000 $) 113.8 27.4 2001 247.330 53.625 41.406 23.431 Değer Miktar (1.225 19.534 88.740.084 5.121 5.204 3. Ege Bölgesinde üretilen tarım ürünlerinin İzmir’den ihraç edilmesi.554 47.804 1.771 120.184 239.429 39 .709 6.826 36.022 600.347 63.418 8. Tablo 6.725 4.593 5.

869 329.285 210. baharat Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar Sebzeler ve meyvelerin müstahzarları Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler Mineral yakıtlar ve yağlar Organik kimyasal ürünler Plastikler ve mamulleri Deri eşya Tuz.318 6.695 488.316 312.625 8.973.129 102.187.306 107.466 148.772 Türkiye 1.860 3.695 379.713 250.275 88.714 35.866 437.340 171.334 350. Tablo 6.638 57.754 22.613 484.143.944.007.141 42. İzmir’in Ege Bölgesinin ihracat merkezi olduğu dikkate alındığında doğaldır. İzmir ithalatında kimyasal ürünler.381 125.538 114. aynı zamanda Türkiye ithalatının 1999-2001 yılları arasında % 12-13’lü pay almaktadır.023 6.36 İzmir'de İhracatın Fasıllar İtibariyle Dağılımı (1998) (1000 Dolar) Fasıllar Meyveler Kahve.442 13.485.207.868.422 112.274 259.920.912 577.653 27.209 40 .865 34.3 53.194 220. alçı.806 2001 5.811 4.011 213.8 180.294.914 84.042 65.106 105. mineral yakıtlar ve yağlar ile plastik ve mamulleri ağırlıktadır.678 106.Tekstil Tütün Yaş Meyve Zeytin ve Zeytinyağı Toplam Değer($)/Ağırlık (Ton) 65.721 2000 7.378 64.801 2.162 40.989 26.186 180.960 17.574 222.644.734 37. İzmir’de de tarım ürünleri ve emek yoğun imalat ürünleri ihracatı ağırlıklıdır.720 413.861 259.044 621.483.348 185.7 Kaynak: Ege İhracatçılar Birliği İzmir’deki ihraç mallarının yoğunlaştığı fasıllara ilişkin tablolardan görüldüğü üzere İzmir’in ihraç ürünlerinin de dağılımı Ege Bölgesi ile paralellik göstermektedir. Tablo 6.319 223.938 79.37 Ege Bölgesi İthalatının İller İtibariyle Dağılımı (Bin Dolar) İller İzmir Balıkesir Manisa Denizli Afyon 1999 5. çay.485.228 47.117.952 % Pay 37 65 30 40 98 44 51 18 38 12 14 19 Ege Bölgesi ithalatının neredeyse tamamını gerçekleştiren İzmir.461 5.425 53.510 3. kireç ve çimento Diğer Toplam Kaynak: DİE İzmir 476.717 161.540 2.915 2.853 495.134 589. Bu durum.800 419.113 31.306 119.229 119. kükürt. toprak.

004 513. mineral yakıtlar ve yağlar.943.988 92.581. elektrikli makine ve cihazlar demir-çelik.162 5.000 13.496 91.2 41.286 80.231 92.487 5.7 40.380 4.640 1.509.4 54.392 % Pay 18 13 20 17 61 24 4 11 16 24 10 12 Ege Bölgesi ithalatının fasıllar ve iller itibariyle dağılımı incelendiğinde de.083 12.626.544 45.482 517.Muğla Kütahya Uşak Aydın Ege Bölgesi Toplamı İzmir/Ege (% Pay) Türkiye İzmir/Türkiye(%Pay) Kaynak: DİE verileri 9. nükleer reaktörler.037 34.264 11.356 187. plastik ve plastikten mamul eşya gibi başlıca ithalat kalemlerinin sermaye ve teknoloji yoğun mallardan oluştuğu ve bunları elde edebilmek için emek-doğal kaynak yoğun mallar ihraç etmek zorunda olduğu dikkate alındığında.38 İzmir'de İthalatın Fasıllar İtibariyle Dağılımı 1998 (1000 Dolar) Fasıllar Yağlı tohum ve meyveler Debagatte ve boyacılıkta kullanılan hülasalar Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar Muhtelif kimyasal maddeler Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler Mineral yakıtlar ve yağlar Organik kimyasal ürünler Plastikler ve mamulleri Ham postlar.8 6.573 93.007 101.4 Tablo 6.970 307.684.505.399. Özellikle İzmir’in.2 1.368 6.120 218.619.612 270.092 549.809 88. 41 .229 12. İzmir’in ve Ege ekonomisinin gelişme aşamalarının henüz başında yer alan faktöre dayalı gelişme aşamasında olduğu ileri sürülebilir.103.170 669.921.503.256 Türkiye 353.511 70. Ege ve İzmir ekonomisinin niteliği hakkında ip uçları elde edilmektedir.153 1. optik fotoğraf-sinema ölçü ve kontrol araçları.692.219 7.446 7. deriler ve köseleler Uçucu yağlar ve rezinoitler Diğer Toplam Kaynak: DİE İzmir 64.461 1.436.184 5.827 5.661.686 3.648 63.

deriler Ürünlerin İl İçindeki Payı 49 15 10 9 7 19 17 15 13 12 57 7 5 1 33 6 4 3 3 3 1 46 6 36 19 16 Muğla Uşak Kaynak: EİB 6. kazan. kükürt.2 Sanayi İmalat Sanayi İmalat sanayinde İzmir’in 1987-2000 yılları arasındaki işyeri sayısı.Tablo 6. mineral yağlar Nükleer reaktörler. kazan. kükürt. alçı Hububat Gübreler Balıkesir İnorganik kimyasal müstehzarlar Gıda sanayi kalıntı ve döküntüleri Tuz. toprak ve taşlar.39 Fasıllar İtibariyle Ege Bölgesi İthalatının İllere Dağılımı İller İthal Edilen Ürünler Demir veya çelikten eşya Kauçuk veya kauçuktan eşya Afyon Silahlar. sinema ölçü. makine Tuz. mühimmat ve bunların aksamı Nükleer reaktörler. suda yüzen taşıt ve araçlar Odun hamuru. kazan. makine Gemiler. ayrıca 2005 yılına kadar tahminler yapılmış ve 2000 yılına göre değişimlerin nasıl olacağı değerlendirilmiştir. kağıt hamurundan kağıt Elektrikli makine ve cihazlar Bakır ve bakırdan eşya Mineral yakıtlar. Bu durumda aşağıdaki tabloda imalat sanayinin yıllara göre 2005 yılına değin gelişimi verilmektedir. makine Denizli Kağıt ve karton. Optik fotoğraf.2. Manisa Elektrikli makine ve cihazlar Nükleer reaktörler. çalışan sayısı ve güç değişimi incelenmiş. makine Elektrikli makine ve cihazlar İzmir Plastik ve plastikten mamul eşya demir ve çelik Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş m. kontrol ay. toprak ve taşlar. kazan. lifli selülozik maddeler Ham postlar. alçı Nükleer reaktörler. 42 .

126 1.260.900 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 903.356.523 104.092 1.217.910 87.022 96.779 90.228.970 104.912 880.103 1.310 93.455 1.269.726 1.563 1.734 2.142 86.095 1.145 1.827 Yukarıdaki tablodan görüldüğü üzere İzmir’deki işyeri sayısı 1987 yılı baz alındığında 2000 yılında % 92.800 1.271 104.105 1.085 1.020 1.146 1.819 43 .053 89. 2000 yılına göre 2005 yılı tahminine bakıldığında işyeri sayısının yaklaşık % 37 artacağı öngörülmektedir. Tablo 6.941 98.397 Ücretli Çalışan Sayısı 84. Ücretli çalışan sayısı baz yıla göre yaklaşık % 12. kurulu çevirici güç kapasitesi yaklaşık % 30 artmıştır.734 107.453 94.521 1.806 952 600 18.172 95.062 96.584 82.234. güç kapasitesinin yaklaşık % 20 artacağı tahmin edilmektedir.246 1.402.322 1.8 artmıştır.341 27.127 1.41 Yıllara Göre Gıda İçki ve Tütün Sanayinde Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 İşyeri Sayısı 3 5 5 2 2 7 5 168 173 29 Ücretli Çalışan Sayısı 175 210 279 176 165 356 339 25.057 1.650 1.956 1.695 1.392 1.981 97.171 1.257.132 90.170.859 98.309.960 127.205 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 1.Tablo 6.301 93.116 1.263.126 970.40 İzmir İli Toplam İmalat Sanayinde Yıllara Göre Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 İşyeri Sayısı 529 549 551 556 535 1. 2005 yılında çalışan sayısının % 5.407 854.198 1.452 12.183 995 1.004.586 977.144.

910 98.457 83. Takip eden dönemde döviz kurlarındaki cazibenin etkisini yitirmesiyle hemen hemen eski düzeyine dönmüştür.466 791 691 670 181 673 677 680 683 686 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 340 354 354 9.033 3.011 2. İşyeri sayısı 1996 yılında en yüksek düzeye ulaşmıştır.019 74.376 8.356 9.209 Gıda ve içki sanayinde faaliyet gösteren iş yeri sayısı 1987’de 3 iken 2000’de 31 olmuş ve 2005’te yaklaşık % 32’lik artış göstereceği varsayılmaktadır.086 2.642 2. Ücretli çalışan sayısı % 54. 2005 yılında işyeri sayısında 44 .5 kat artmıştır.229 3. Kurulu güç kapasitesi 1987’de 1.899 1.800 iken.1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 30 26 31 33 35 37 39 41 1.093 3.446 2.143 96. Ücretli çalışan sayısı 1987’de 175 kişi iken 2000’de 2446 olmuş ve 2005 yılında % 40 artış yapacağı tahmin edilmektedir. 1994 yılındaki devalüasyonun yol açtığı ihracat cazibesinden kaynaklandığı söylenebilir.973 2.507 15.356 771 600 95.333 86.590 30.899 2. Tablo 6. 1995 ve 1996 yıllarındaki sıçrama. güç kapasitesi 2.862 871 1.048 Dokuma giyim ve deri sanayinde iş yeri sayısı 1987 yılında 2 iken. 2000 yılında 8 olmuştur.705 77.7 azalmış.581 80.837 3.42 Yıllara Göre Dokuma Giyim ve Deri Sanayinde Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 İşyeri Sayısı 2 2 1 1 1 1 1 437 382 9 9 7 8 8 8 9 9 10 Ücretli Çalışan Sayısı 400 395 372 297 396 387 332 28.936 1.305 1. 2000’de yaklaşık 96 bin olmuş ve ancak 2005’te yaklaşık % 10 azalacağı tahmin edilmiştir.425 93.

1 2.44 Gıda.636 35 1.217 7.5 kat bir artış olması beklenmektedir.235 39 1.455 51 4.766 140.3 1.040 10.5 kat.8 1.654 35 1. Teknoloji kullanımı ve verimliliğini inceleyecek olursak aşağıdaki analizlerden teknolojik ilerleme ve toplam faktör verimliliği açısından İzmir’in durumu ortaya çıkacaktır.2 Toplam Faktör Verimliliği % 2.040 8.7 0.9 1.5 kat bir artış beklenmektedir.7 -1.5 kat artarken.3 -1.257 17.583 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 8. İçki ve Tütün Sanayi İl Endeksleri İl Adana Aydın Bursa Denizli Gaziantep İstanbul İzmir Teknolojik İlerleme % 2.8 0.029 Yukarıdaki tabloda verilen taş ve toprağa dayalı sanayi incelendiğinde. 2005’te çalışan sayısında % 2.040 8.5 45 .623 35 1. Tablo 6.050 10.240 3. 2005 yılında iş yeri sayısında son yıla göre yaklaşık % 3 azalma olacağı varsayılmaktadır.452 35 1. 1985 yılında 2 adet olan işyeri sayısının 2000 yılında 35 olduğu görülmektedir.618 34 1.484 17.9 3.1 2.43 Yıllara Göre Taş ve Toprağa Dayalı Sanayide Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 İşyeri Sayısı Ücretli Çalışan Sayısı 2 359 8 1. Buradaki değerlendirmede E.523 4.050 6.712 17. güç kapasitesinde 3.334 1 295 1 297 1 280 1 259 1 234 47 4.360 8.844 17.5 azalma.601 34 1.940 17. güç kapasitesinde yaklaşık 2. çalışan sayısında yaklaşık 3. Aynı dönemde ücretli çalışan sayısı 4.310 34 1.902 42 1. Tablo 6.2 0.%25.123 89. güç kapasitesi % 54 azalmıştır.Deliktaş’ın Türkiye Özel Sektör İmalat Sanayinde Etkinlik ve Toplam Faktör Verimliliği Analizi (2002) kullanılmıştır.0 3.646 4.

46 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi İl Endeksleri İl Bolu Bursa İstanbul İzmir Kocaeli Muğla Sakarya Tekirdağ Ortalama Teknolojik İlerleme % 0.Kayseri Kocaeli Ortalama -1.5 Orman ürünleri ve mobilya sanayinde.9 0.1 Toplam Faktör Verimliliği % 0.3 17. İzmir’in bu trendi koruyacak şekilde üretimini sürdürmesi beklenir.2 2.2 İzmir gıda.4 5.9 -1. Giyim ve Deri Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Balıkesir Bursa Denizli Gaziantep Hatay İstanbul İzmir Uşak Ortalama Teknolojik İlerleme % 3.5 -2. 46 .7 teknolojik ilerleme sağlarken.0 0. Bu sektörde teknoloji yenileme çalışmalarına ihtiyaç bulunmaktadır.6 -1. kullandığı tüm faktörlere karşılık elde ettiği verimlilik % 8.3 İzmir tekstil. toplam faktör verimliliğini % 1.0 3.1 0.45 Tekstil.2 artırmıştır. uygun ölçekli üretimde değişim olmamıştır.3 1.1 0.4 3. giyim ve deri sanayinde önemli bir başarı göstermiş ve % 5.5 21.0 -1. Bununla birlikte teknolojik gerileme söz konusu olmuş ve Türkiye ortalamasının altında kalmıştır.1 2.6 4.3 2. içki ve tütün sanayinde toplam faktör verimliliği ‰ 5 artarken. İzmir hemen hemen hiç teknolojik ilerleme sağlamazken.7 -5.1 0.9 1.5 0.2 1. O halde İzmir içki ve tütün sanayinde teknolojisini yenileyecek atılımları gerçekleştirmelidir.5 -1.1 0.9 1.2 3.7 6.5 2. Tablo 6.1 0.4 Toplam Faktör Verimliliği % 4.6 2.3 3. İzmir bu performansıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir gelişme göstermiştir.4 8.8 -2.2 2.3 3.9 2.8 2. Tablo 6.2 0.0 1.2 artmıştır.2 -6.

8 Kimya-petrol.1 0. 47 .0 2.7 ilerlemiş buna karşın toplam faktör verimliliği ‰ 9 oranında artış göstermiştir.47 Kimya-Petrol.1 0.0 1.5 0.9 -4.3 -4.4 Toplam Faktör Verimliliği % -1.6 2.9 -1.9 -1.6 -4.2 3.7 2.7 1.7 0.2 -2.8 4.4 -4.5 2.7 2.Tablo 6.5 -5.4 1.3 -4. % 3 ilerleme sağlamış ancak faktör verimliliğinde düşme kaydetmiştir.6 0.0 5.7 1.3 -4.0 5.3 8.5 2.1 -5.3 1. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Bolu Bursa Denizli Gaziantep İçel İstanbul İzmir Kocaeli Kütahya Manisa Sakarya Samsun Ortalama Teknolojik İlerleme % 1.9 1.2 -1.5 -4.0 0.7 6.8 -7.1 1.2 -4. kömür. İzmir bu sektörde verimlilik artırma çalışmalarını başlatmalıdır.6 İzmir taş ve toprağa dayalı sanayinde teknoloji düzeyi Türkiye ortalamasının üzerine çıkıp. Tablo 6.6 0.3 5.1 -3.4 4. kauçuk ve plastik ürünleri sanayinde İzmir’in teknolojisinde % 1.5 3.9 0.0 Toplam Faktör Verimliliği % -2.6 0.7 0.0 7.48 Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi İl Endeksleri İl Adana Afyon Ankara Aydın Balıkesir Denizli Gaziantep İstanbul İzmir Kocaeli Nevşehir Sakarya Samsun Ortalama Teknolojik İlerleme % 4.0 2.4 1.7 0.2 -1.1 -2. Kömür.

6 1.7 1.2 -1.7 1.1 3.8 6.4 2.9 Toplam Faktör Verimliliği % -2.6 -1.1 0.3 1.8 1.5 2.2 Toplam Faktör Verimliliği % 2.4 -1.1 -4.9 1.6 azalmıştır.7 0.0 2.0 1.1 azalmaya uğramıştır.9 -3.4 6.1 -1.6 -1. Tablo 6.3 48 .6 -1.1 -3.2 2.0 -1.49 Kağıt ve Kağıt Ürünleri Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Gaziantep İstanbul İzmir Ortalama Teknolojik İlerleme % -2.Tablo 6.0 0.6 3. Sanayi teknolojisini yenilemeli ve verimlilik yöntemleri üzerinde çalışmalıdır.0 -2.9 2.0 0.8 -2.2 1.3 İzmir metal sanayi ‰ 8 teknoloji gerilemesine uğramış ve toplam faktör verimliliği % 1.50 Metal Ana Sanayii İl Endeksleri İl Ankara Çorum Denizli Gaziantep Hatay İstanbul İzmir Kayseri Kocaeli Konya Samsun Trabzon Ortalama Teknolojik İlerleme % 5.1 1.4 İzmir kağıt ve kağıt ürünleri sanayinde hem teknolojik gerilemeye hem de toplam faktör verimliliğinde % 1.5 2.8 2.1 2.0 0. Tablo 6.9 -2.1 0.6 0.51 Metal Eşya.0 0.6 2.4 -2.6 8.8 6.3 1.9 1.1 2.2 0.4 -2.1 0.6 -1. Makine ve Teçhizat Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Bursa Denizli Gaziantep İstanbul İzmir Kayseri Sakarya Samsun Ortalama Teknolojik İlerleme % 2.0 Toplam Faktör Verimliliği % -1.1 1.

İzmir KOBİ’lerinin mevcut potansiyelinin çok gerisinde çalıştığının önemli bir göstergesidir. İGEME. örgütlenme ve araştırma-geliştirme kaynaklıdır. metal eşya. Ayrıca sermaye piyasasına giremediklerinden kredifinansman sorunları bulunmaktadır. güçlüklerinin giderilmesi yönünde tedbirlerin alınması ve gerekli teşviklerin yapılması gereklidir. Bununla birlikte pazarlama güçlükleri vardır. KOSGEB. İzmir’in ülke içinde önemli bir yeri bulunmaktadır. KOBİ’lerin İzmir’in geleceğini yönlendirecek yapıya sahip olabilmesi için. KOBİ’ler İzmir’in kalkınmasında da en önemli rolü üstlenecek esnek yapılı işletmelerdir. TOSYÖV gibi kendilerine dönük yardım kuruluşlarından yararlanmaktadır. KOBİ’ler KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin ve imalat sanayinin belkemiğidir. İzmir’in gelecek dönemde. üçte biri yarı kapasitede çalışmaktadır.İzmir. metal sanayinin aksine. finansman ihtiyaçlarına zamanında ve uygun koşullarda cevap verecek düzenlemelerin yapılması ve Ar-Ge çalışmalarının etkinleştirilmesidir. % 80-100 arasında kapasite kullanım oranına sahipken. Gerçekten de ülkedeki işletmelerin % 99.5) gelişme göstermiştir. Ele alınan sektörler itibariyle.8’i küçük ve orta ölçekli olup.2.3 Tarım Tarla Bitkileri 1986-2002 yılları arasında İzmir ili tarla bitkileri ekiliş alanı ve verimlerindeki gelişmeler ana ürünler itibariyle değerlendirilmiş ve 2003-2005 yılları için varsayımlar hesaplanmıştır. % 85’ten fazlası araştırma geliştirme faaliyetlerinde bulunmamaktadır. pazarlama sorunlarına işaret etmektedir. İşletmecilerin pazar araştırma ve talep yaratma konusundaki eksiklikleri büyük ölçüde bilgi. istihdamın % 76. Sahipleri teknik gelişmelerin tümüne uyum sağlayacak mesleki donanım ve yetenekte olamadıkları için ucuz ve kaliteli girdi sağlama güçlükleriyle karşılaşmaktadırlar. KOBİ’lerin yöneticileri aynı zamanda sahipleridir ve risk almaya gönüllüdürler. 49 . kağıt ve kağıt ürünleri ve metal ana sanayinde teknolojik atılımları gerçekleştirmesi gerekmektedir. MPM. sahip oldukları olumlu yönleri daha da geliştirip. makine ve teçhizat sanayinde hem teknolojik açıdan (‰ 6) hem de toplam faktör verimliliği açısından (% 2. Yine KOBİ’ler esnek üretim yapısına sahiptir ve yeniliğe ve rekabete açıktırlar. içki ve tütün. 6. KOBİ’lerin ancak % 4 kadarı. Bunlar işletmelerin etkin bilgilenme koşullarına kavuşturulması. Bu. Bunun yanı sıra.2’sini ve toplam katma değerin % 38’ini karşılamaktadır. gıda. Bu bağlamda planlanan strateji dönemine ait önerileri üç başlıkta toplamak mümkündür. Ancak. Bu ürünler ayrı ayrı ele alındığında. Düşük kapasitenin nedenleri arasında talep yetersizliğinin ilk sırayı alması. İzmir KOBİ’lerinin yaklaşık % 20’si. Gerçekten de KOBİ’lerin üçte birinden fazlası sipariş üzerine üretim yaparken.

Baz yıla göre ekiliş alanında 2002’de % 40.677 2.4 artış öngörülmektedir.596 3. Üretim miktarına göre 2005’te % 28.630 3.8 azalma göstermiştir. 2005’te ise yaklaşık olarak aynı düzeyde kalacağını söylemek mümkündür. 2002’de en düşük değerini almış ve bu dönemde ekiliş alanında % 41.441 63.380 60.341 3. 2005 yılında ekiliş alanının % 31.278 53. Tütün ekiliş alanında baz yıla göre 2002 yılında % 60.843 66.5 artış görülmektedir.595 67.878 13.030 2.790 3.694 14.673 2.782 MISIR (tane) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 5.945 2.595 70.957 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 50 .741 2.922 12.386 5.9 azalacağı.111 2.1 artacağı öngörülmektedir.758 15.417 2.575 2.165 61.3 bir azalma gerçekleşmiştir.258 2.52 Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı ve Verimleri BUĞDAY Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 57. Tahmin sonuçlarına göre 2005’te mısır ekiliş alanının % 26.718 ARPA Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 17. Arpa ekiliş alanı 1986 yılında en yüksek iken. Tahmin sonuçları incelendiğinde.784 57.2 artmıştır.9 ve üretim miktarının ise 2005’te % 33. 2005’te yaklaşık % 6’lık bir azalma olacağı öngörülmektedir.550 63.148 2.445 3.424 5.6’lık bir azalma olmuştur.647 2.688 59. Mısır ekiliş alanı yine 1986 yılında en yüksek düzeyde iken.398 61.758 6.7’lik bir azalma gerçekleşmiştir. 2000 yılında en düşük ekiliş alanına sahiptir. Tablo 6.268 6.078 55. en yüksek ekilişin 1994. 2005 yılında arpa ekiliş alanında % 9.035 52.410 12. Aynı dönemde birim alana pamuk verimi % 28.785 PAMUK (kütlü) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 61.280 2.960 4. Tahminleme sonuçlarına göre 2005’te ekiliş alanında % 2.840 2.939 53.254 3.256 14.439 58.307 5. en düşük ise 1988 yılında gerçekleştiği görülmektedir.925 3. Ekiliş alanı 1986 yılı baz alındığında 2002’de % 14.798 68.808 6.113 56.2 azalma göstereceği belirlenmektedir.923 2.376 5.028 56.649 2.991 2.952 2. 1995’te en düşük değerini almıştır.879 67.339 3.4.826 2.653 15.287 47.499 5.839 11.069 8.340 2.540 4.164 3. Bu sonuçlara göre üretim miktarında.906 5.625 4.530 2. Sonuç olarak buğday üretim miktarının 2002 yılına göre 2004’te % 2 artacağını.465 2.Yıllara göre buğday ekiliş alanı incelendiğinde.985 2.913 2.085 5.307 5.783 58.561 2.3.764 2.689 2. veriminde % 2. veriminde ise % 3.095 11.875 12.2 azalma.720 4.393 2.705 6.4 bir azalma gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Pamuk 1988 yılında en yüksek. verimin % 5.992 3.938 59.555 2.210 2. verimde ise % 3’lük bir artış ve üretim miktarında ise 2005’te % 5.886 3.747 13.728 6.687 2.

887 5.494 3.768 10.905 10.920 6.724 3. üretim miktarında 2005’te % 11.503 59. kuru ot üretimi aynı kalacaktır.755 2.130 3.639 64.509 3.6 ve 13.8 artarken.131 53.949 3.631 2.899 51. 2005’te yeşil ot üretimi % 3.3.7 azalmıştır.8 ve % 53. İleriye yönelik tahmin sonuçlarına göre 2005 yılında yeşil ve kuru ot ekiliş alanlarında sırasıyla % 20.292 3.222 65.463 60.215 55.5 artış sağlanacağı öngörülmektedir. 2005 yılında yeşil ve kuru ot ekiliş alanlarının %16.726 2.085 6.348 48.115 2.9 artacağı tahmin edilmektedir.113 10.572 2.179 3.499 10.520 3.127 3.186 49.6 artarken.465 2.519 6.583 3.048 3.845 61.739 2. Tahminleme sonuçları değerlendirildiğine. Önümüzdeki yıllarda hem ekiliş alanının hem de verimin artmaya devam edeceği.110 5.1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 48.447 3.9. verimlerinin % 1. kuru ot % 27.8’lik bir azalma öngörülmektedir. 2005’te % 7. Patates ekiliş alanı 2002’de. Bu azalmanın ekiliş alanındaki azalmadan kaynaklandığı söylenebilir. 2005’te ekiliş alanında % 4.4 ve % 8. 51 .525 2.427 10.792 9.8. Fiğ yeşil ve kuru olarak incelendiğinde.451 3.308 61.689 11.983 61.551 2. Yonca yeşil ve kuru ot değerlendirildiğinde.817 2.570 3.6 ve % 10.740 63.6 ve % 7. baz yıla göre son yılda yeşil ot ekiliş alanı % 22.389 4.6 artmıştır.1 azalmıştır. verimi ise 2001’de en yüksek düzeye ulaşmıştır. verimde ise % 3.648 2. ekiliş alanları sırasıyla % 23.330 51.197 50.149 3.725 5.7 artacağı öngörülmektedir.708 2.455 3.494 3. buna bağlı olarak üretim miktarının 2004’te % 4.915 3.1 azalma olacaktır.811 5.167 5.135 3.118 9.224 Bakla ekiliş alanı ve verimi baz yıla göre sırasıyla % 54.

245 32.225 26.117 1.320 1.065 45.400 3.591 458 40.283 11.005 748 778 789 893 871 648 871 867 749 746 755 770 755 747 763 779 731 768 768 768 1.859 37.840 2.091 2.556 3.852 1.951 Fiğ (Kuru Ot) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 2.533 22.214 11.783 40.318 15.509 2.818 3.540 2.232 14.921 30.589 27.600 990 12.282 12.404 2.857 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 52 .53 Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı ve Verimleri (devam) TÜTÜN Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Ekiliş Alanı (ha) Verim (kg/ha) Ekiliş Alanı (ha) BAKLA Verim (kg/ha) PATATES Ekiliş Alanı (ha) Verim (kg/ha) 33.544 1.503 38.333 2.127 1.800 2.127 51.800 1.835 24.089 30.798 2.490 3.265 1.058 3.336 3.543 2.170 26.938 1.811 10.409 12.400 9.076 2.408 9.457 13.400 863 3.581 1.54 Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı ve Verimleri (devam) YONCA (Yeşil Ot) YONCA (Kuru Ot) Ekiliş Ekiliş Verim Verim Alanı Alanı (kg/ha) (kg/ha) (ha) (ha) 1.068 14.700 667 14.670 24.088 14.608 25.183 3.083 11.233 2.954 12.246 1.200 3.443 13.985 46.Tablo 6.577 12.488 35.005 25.997 2.527 2.166 19.934 1.460 31.330 2.527 13.389 33.353 10.591 45.395 20.594 10.176 2.839 10.980 13.212 1.220 1.640 39.526 30.651 13.959 25.121 11.135 1.056 2.490 3.602 35.612 9.439 28.475 8.067 1.648 2.079 39.182 39.930 1.072 1.077 18.711 2.874 3.715 818 3.100 1.607 28.787 411 41.160 15.954 12.496 3.669 2.908 14.736 9.239 13.051 16.461 2.049 46.096 17.783 1.860 18.030 898 718 463 556 580 530 587 554 534 515 2.100 927 13.931 14.300 1.067 14.634 2.472 2.297 24.657 2.152 679 38.880 Fiğ (Yeşil Ot) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 730 14.314 2.191 11.015 1.353 11.437 2.124 24.293 1.757 1.407 1.346 9.027 3.900 1.714 13.843 2.205 1.490 2.103 14.964 Tablo 6.511 2.829 11.971 19.867 2.615 8.653 29.890 2.060 14.200 803 15.577 24.358 525 13.033 40.292 13.

638 14.4). verimin ise artacağı tahmin (% 7.107 1.566 1.147 5.792 4.670 25.030 1.507 25. 2005 yılında ekiliş alanının azalmaya devam edeceği (% 7.753 3.2 artış olacağı öngörülmektedir.660 1.679 454 13.495 1.951 15.266 7.55 Sebze Ekiliş Alanı ve Verimleri KARPUZ Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 10.250 3.691 24.991 12.286 4.008 7.195 1.617 27.280 8.351 1.585 1.124 23.273 22.915 14.396 3.851 3.732 20. Tablo 6.675 28.248 3.924 1. verimde ise % 63.234 23.279 1.8 artmıştır.3 azalma.393 1.043 5.169 14.283 3.665 4. Aynı dönemde verimde de artış (% 7.759 3.610 27.444 1.497 1.823 1.203 34.145 42.328 14. Taze fasulye ekiliş alanı da baz yıla göre önemli ölçüde artış (% 167.077 25.400 1.818 PATLICAN ENGİNAR Ekiliş Ekiliş Verim Verim Alanı Alanı (kg/ha) (kg/ha) (ha) (ha) 1.819 424 13.657 4.352 7.442 3. birim alana verim % 45.912 25.151 15. Son yıl baz alındığında 2005 yılında ekiliş alanında (% 6.624 43.254 464 11.5’lik bir artış olmuştur.6 artmıştır.451 20.161 16.122 486 13.165 1.310 1.797 25.639 24.534 470 11.477 1.615 30.720 3.261 11.2) göstermiştir.645 980 7.946 3. Enginar ekiliş alanı baz yıla göre % 93.8).729 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 53 .331 1. verimi ise % 16.470 1.966 1.904 3.907 1.1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Sebze 1.724 4.904 26.905 4.922 1.366 524 13.845 36.7) artış sağlanmıştır.135 4.919 37.262 23. İleriye dönük tahminleme sonuçları değerlendirildiğinde.384 15.420 1. Domates ekiliş alanında baz yıla göre yaklaşık % 223.723 1. 2005 yılında ekiliş alanı (% 5.233 1.091 11.9) artışların devam edeceği tahmin edilmektedir.616 29. verimliliği yüksek olan beş adet ürün incelenmiştir.594 26. 1986-2002 döneminde patlıcan ekiliş alanı (% 18.950 29.024 1.1) ve verimdeki (% 2. verimim ise değişmeyeceği tahmin edilmektedir.137 740 895 905 808 711 15.489 46.225 50.8) ve veriminde (% 22.289 7.083 22.324 14.841 462 11. 2005 yılında ekiliş alanında % 1.579 3.843 15.656 1.8’lik bir azalmaya karşılık.044 24.142 423 11. 2005 yılında ekiliş alanındaki artışın devam edeceği (% 22.766 42.978 12.4) artışların devam edeceği tahmin edilmektedir.051 DOMATES FASULYE (Taze) Ekiliş Ekiliş Verim Verim Alanı Alanı (kg/ha) (kg/ha) (ha) (ha) 3.164 23.372 1.790 İzmir ili sebze ekiliş alanlarında.598 3.8) edilmektedir. 1986 yılı baz alındığında 2002’de karpuz ekiliş alanında % 4. verimde ise % 4.980 1.832 31.301 1.179 7.225 22.033 43.263 42.715 3.834 3.8) sağlanmıştır.236 3.645 28.205 11.6) ve verimde (% 10.363 11.341 1.794 10.516 960 7.162 1.764 15.103 23.861 31.031 1.

Elmada ağaç sayısı % 6.071 14.7 azalacaktır.520 34.937 7. fakat verim % 7.1 oranında düşmekte.650 46.8 azalmakta.364 46.089 14.023 28.470 33.889 2.991 8.867 5. Kayısı da ise ağaç sayısı yaklaşık % 1 artmakta.086 27. verim ise % 3.4 azalmaktadır.1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Meyve 13.8 artış şeklinde olmakla birlikte üretim miktarı % 6.139 16.916 3.173 1. Ağaç başına şeftali veriminde % 12.773 15.1).3 artmıştır.589 28.985 9.7).534 1.084 13.880 51.535 8. sonuçta üretim miktarı % 6.838 10.786 534 606 647 843 899 937 892 898 907 922 937 953 12.927 12.104 39.6 azalış ve % 5 artış olacağı.117 8.299 9.954 12.799 9.9 artış gerçekleşirken.468 1.115 42.4). Bu bağlamda. armut (% 37.442 1.7 artış öngörülmektedir. Şeftali üretiminin 2004 ve 2005 yıllarında sırasıyla % 34 ve % 31’lik bir azalma göstereceği tahmin edilmektedir.220 8.659 28. 1986 yılı baz alındığında ve ildeki meyve veren ağaç sayıları incelendiğinde. İleriye dönük tahmin sonuçları değerlendirmek için 2005 yılında ağaç sayısı ve ağaç başına verimler. elma (% 45.328 1.642 48.497 1.3 azalacağını belirlemektedir.4 artacağı öngörülmektedir.565 2.290 1986-2002 yılları arasındaki ürünler itibariyle İzmir meyve ağaç sayısı ve verimlerindeki gelişmeleri konu alındığında aşağıdaki değerlere erişmekteyiz.867 11. İldeki kiraz ağacı sayısı 2002 yılında en yüksek değerine ulaşmıştır. erik (% 3) ve kayısı üretimi (% 16. ağaç başına verim ise % 4.9 azalış ve % 4. 2005’te % 5.398 49.934 10.638 28.433 9.300 1.436 25. İldeki zeytin ağaçları 1986 yılına göre çok az sayıda azalmış ve ürünün bol olduğu baz yıla göre yine ürünün bol olduğu 2002 yılında ağaç başına verim % 125 artmıştır.9) azalmıştır.936 37.190 14.583 25.449 1.2 ve % 64. armutta sırasıyla % 13. üretim miktarı % 8. kestane veriminde % 30 azalma olmuştur.094 12.288 36.148 2.672 11.756 8. armut (% 9. elma (% 38. verim ise yaklaşık % 21 artacaktır.613 31.949 14.540 10.6.692 8.535 1.421 1.050 35.405 28.446 44.682 2.476 1. erik (% 13.411 36.803 8.3 azalmakta. Aynı yıllarda kestane veriminde azalmaya karşılık ağaç sayısındaki artışla birlikte üretimin 2004’te % 6.149 7. verim ise % 8. Buna bağlı olarak 2005 yılında ise % 6. 1986 yılı baz alındığında 2002 yılında kiraz ağaç sayısı % 303.453 1. bunun sonucunda üretim miktarı % 14.655 7.968 49.5 artmıştır.111 43.344 14.4).288 36.897 36.455 1.817 10.240 1.2.675 1. ayva (% 51.186 12.493 55.340 39.837 26. Erikte aynı şekilde ağaç sayısı % 5.170 27.7 daha az olmaktadır.118 2.513 1.754 26.119 7.3.694 49.064 15.386 9.200 28.3) ve kayısı (% 20) oranında azalma göstermiştir.969 38.098 10.951 13.1 oranında düşmektedir.389 11. Ayvada bu değerler sırasıyla % 10.723 10. 2005 yılı tahminlerine göre ağaç sayısı yaklaşık % 18.193 16.5). ayva (% 8. 2005 yılında üretim miktarının % 9.524 8. Aynı dönemde ağaç başına verimler değerlendirildiğinde.094 11.2). Yine aynı dönemde şeftali ve kestane ağaçları sayısı sırasıyla % 55.387 1. Aynı dönemde mandalina ağaç sayısı yaklaşık % 17 artış göstermiş ve verimde yine % 5’lik bir artış 54 .694 6.687 53.520 8.889 8.392 1.

306 24 73.700 37 286.270 18 390.010 37 274.154.140 31 256.600 40 44 45 50 45 1986 1987 1988 1989 1990 55 .56 Meyve Ağaç Sayısı ve Verimleri ARMUT Meyve Verim Veren (kg/ Ağaç ağaç) Sayısı 447.615 30 155.480 Verim (kg/ ağaç) 31 30 31 31 31 ZEYTİN Meyve Veren Ağaç Sayısı 12.630 761.665 29 151.170 30 257.890 35 234.440 30 257.405 29 251.8 artış öngörülmektedir.873 28 243.520 20 444.900 175.627 22 126.200 26 101.695 31 154.000 22 121.150 22 131.460 25 105.260 19 395.6 azalmasına neden olacaktır.620 25 145.450.066 20 258.580 795.999 27 219.261 22 ERİK KAYISI Meyve Meyve Verim Verim Veren Veren (kg/ (kg/ Ağaç Ağaç ağaç) ağaç) Sayısı Sayısı 233.669 26 104.340 19 280.400 168.100 22 438.830 19 309.198 24 127.013 23 151.100 26 131.100 36 281.066 12.390 31 262.306 23 74.800 39 278.100 172.915 33 153.980 27 129.975 73.124.412 12.450 27 127.381 38 283.630 26 104.800 22 130.330 27 131.405 26 215.460 20 388.943 1. 2005’te ise % 17.350 27 129.735 845.742 21 422.157.129.990 34 260.710 23 99.360 24 72.145 21 71.813 27 152.390 Verim (kg/ ağaç) 23 19 26 25 24 ŞEFTALİ Meyve Veren Ağaç Sayısı 743.800 22 128.700 36 251.399 22 68.237 292.010 20 280.255 29 155.870 19 294.976 21 AYVA Meyve Verim Veren (kg/ Ağaç ağaç) Sayısı 152.145 12.600 18 285.150 22 127.470 31 259.365 33 253.975 12.150 20 386.566 KESTANE MANDALİNA Meyve Veren Ağaç Sayısı 1.402.049 22 ELMA Meyve Verim Veren (kg/ Ağaç ağaç) Sayısı 276.136 292.765 24 148.57 Meyve Ağaç Sayısı ve Verimleri (devam) KİRAZ Yıllar Meyve Veren Ağaç Sayısı 279.750 22 132.490 22 126.051 38 284.140 Verim (kg/ ağaç) 60 49 46 72 68 Meyve Verim Verim Veren (kg/ (kg/ Ağaç ağaç) ağaç) Sayısı 12 6 14 4 15 160.550 23 153.500 302.550 30 125.477 31 246. Mandalinada hem ağaç sayısı hem de verim artışını takiben 2004 yılında üretim % 16.251 25 105. Tablo 6.803 1.150 21 422.150 26 123.100 160.700 23 236.360 23 99.450 22 154.620 28 223.415.144.yaşanmıştır.341.609 38 281.850 24 252.237 27 258.150 26 102.060 18 394.410 22 73.020 26 234.420 22 133.365 29 236. Tahminler incelendiğinde zeytin ağaçlarında % 1’lik bir azalmayla birlikte verimdeki düşüşler 2004 ve 2005 yıllarında üretimin % 48.053 1.020 23 233.680 22 131.875 28 226.2.021 20 241.250 290.465 21 419.820 827.083 25 153.620 1.440 23 142.812 26 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Tablo 6.724 22 66.502.010 20 274.525 34 260.

400 230.1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 308.364 1.240.108 22.380 95.121 22.564.737 8.344.281.979 1.050 268.150 216.880 1.692 21.380 11.103 22.529 1.059.180 23 22 26 24 21 21 22 22 22 22 22 22 23 1.285 1.271.100.538 279.150 1.590 1.127 11.270.336 1.708 21.149.710 12.253.4.231.318.274.258.164.450 12.328.321.800 1.219.273.700 287.118.8 azalma göstermiştir.818 68 67 67 67 65 60 65 69 60 64 74 63 71 71 71 1986 yılına göre nar ağacı sayısı % 37.885 8.294.280 936.440 1.129 1.850 261.890 411.350 225.653 18.5 azalma olacağı tahmin edilmektedir.807 155.090.261.480 137.005 1.830 1.979.582 8.655 21.400 218.704 9.281.6’lık bir azalma gerçekleşmiştir.906.274.326.498 12.555 9.574 8.500 248.820 34 36 38 39 39 41 36 38 37 38 38 35 35 35 35 12.275 1.136 1.032 132.158 22.140 338.890 743.495 1.468.350 1.100 259.300 806.600 1.1.690 21.350 134.235 137.381.515 1.075.510 12.937 56 . Tahmin edilen dönemde de verimdeki çok az miktarda artışa karşılık üzüm üretilen alanlarda artışlar devam etmekte ve buna bağlı olarak üretim miktarında 2005’te % 7.900 976.274.290 347.097 21.300 1.450 1.248.500 859.280 1.790 399.120 8.698 21.650 12.068. verimde de % 16.930 565.450 439.892 156.650 269.910 1.089 22.002 6 12 6 18 4 23 3 25 2 21 3 27 13 14 14 185.410 12.256 154. ağaç başına verim ise % 13 azalmıştır.380 1.700 824.160.993 12.700 12.504.780 746.647 9.361.475 263.700 1.707 155.194.328.430 1.450 157.269 1. Aynı dönemde incir ağacı sayısında çok az bir azalma olurken verimde de % 56.246 1.328 1.58 Meyve Ağaç Sayısı ve Verimleri (devam) NAR Yıllar Meyve Veren Verim Ağaç Sayısı İNCİR (Yaş) Meyve Veren Ağaç Sayısı Verim (kg/ağaç) ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM Üretim Alanı (ha) Verim (kg/ha) (kg/ağaç) 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 154.400.533 1.400 44 35 39 34 39 37 30 36 37 38 37 30 26 22.227. Üretim miktarında 2005’te % 3.580 796.025 1.424 9.189.273.222.340.030 1.470 8.750 1.550 1.305.127.400 12. Tablo 6.850 12.375 271.500 134.723 8.580 795.797 28 28 28 28 28 35 34 28 29 29 28 24 24 21 19 835.900 1.8’lik bir azalma olacağı hesaplanmıştır.255.260.315 1.303.300 12. İncirde ise ağaç sayısında ve verimde artışlar olacağı ve bunun sonucunda üretimin 2005’te % 23 artması öngörülmektedir.579 8.630 761.840 129.273.600 257.131.863 44 38 40 36 38 34 31 34 35 33 33 28 28 28 27 1.150 1.271.184. İldeki çekirdeksiz kuru üzüm alanlarında baz yıla göre % 23.450 12.300 1.815 10.153.

2002 yılına göre 2004’te % 1. İldeki koyun sayısının sürekli azalması ve 2002 yılında en düşük düzeye inmesi baz alındığında sayının 2004 yılında % 4. Konuya bu açıdan bakıldığında ilde bulunan sığır sayısındaki değişimin 2002 yılında yaklaşık olarak aynı düzeyde kaldığı görülmektedir.178 7.6 artış olacağı tahmin edilmektedir.2 azaldığı görülmektedir.480 1. Keçi sayısı 1988 yılında en yüksek düzeyde iken. sığır sayısının 2004’te % 1. 2005’te ise % 24.1.337 7.2 ve 2005’te % 19.1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 96.435 96.5.990 1. Elde edilen tahmin sonuçları değerlendirildiğinde. İleriye dönük tahminler değerlendirildiğinde.248.5. Baz yıla göre yaklaşık % 90’lık bir artış sağlanmıştır. bu yıldan itibaren yine sürekli bir azalma gerçekleşmiş ve 2002 yılında keçi sayısı en düşük düzeye inmiştir ve bu azalma % 20. Üretimin en düşük olduğu 2002 yılına göre 2004’te yumurta üretiminin % 16. 57 .535 96.288 88.602 16.275 96.599 9. 2005’te ise % 2.281.266.8’dir. Tavuk sayısında da yine azalmalar olmuştur. Koyun sayısı ise son yılda % 18. Üretiminde ise 2004’te % 22. Süt üretimi 2002 yılında en yüksek düzeye ulaşmıştır. İldeki hayvansal ürünlerin üretimi incelendiğinde ise et üretiminin 2002 yılında % 15.307 Hayvan Varlığı ve Hayvansal Ürünler Üretimi 1985-2002 döneminde İzmir’deki hayvan sayıları ve hayvansal ürünlerdeki gelişmeler ilerleyen yıllarda belirli artışlar yerine azalmalar göstermesi dikkat çekicidir.6 azalacağı tahmin edilmektedir.799 23 24 22 20 21 21 21 1.264.957 17.270. İldeki yumurta üretimi 1985’e göre % 55.248 8.322 7.280. 2005’te % 2.426 1. Ancak 2002 yılı baz alındığında 2004’te yaklaşık % 2.4 artacağı öngörülmektedir.606 18.625 93.7.776 91. 2004 yılında keçi sayısı % 2.255 7.919 34 31 27 19 25 24 23 18.200 1.673 1.399 10.620 1.2 oranında azalmıştır. Bu azalma 1985 yılına göre son yılda % 23.7.6 azalacaktır.100 15. 2005 yılında ise % 4.377 17.268.031 16.4 oranındadır.3 artış olacağı tahmin edilmektedir. 2005’te de yaklaşık % 3 artış olacağı tahmin edilmektedir. 2005 yılında ise % 6.9 azalmıştır.7 azalacağı tahmin edilmektedir.

838 232.607 240.354 27.59 İzmir İlinde Yıllara Göre Hayvan Sayıları Yıllar 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 SIĞIR (baş) 228.012 423.840 6.335 495.044 166.491 234.987 38.154 4.890 170.090 512.329 193.050 5.507 Tablo 6.583 333.491.900 5.298 555.970 5.192 6.098.282 568.609 209.350 YUMURTA 1.297 42.617 32.034.588 859.504 33.318 444.731 220.601 6.761 478.893 44.557 214.807 1.370 230.472 224.993 5.695 189.285 515.341 630.930 348.808 231.602.230 4.744 221.717 258.661 4.497.767 488.163 479.709 41.255 572.802 4.165 434.748 789.688.974.520 529.495 178.382 188.318 469.235.226 507.859 KEÇİ (baş) 214.802 1.100 26.935 232.120 568.300 183.644.741 252.512 220.683 294.816.570 228.783 170.509 729.570 242.244 576.580 539.000 58 .540 SÜT (ton) 313.750 4.161 468.000 6.492 33.002 494.193 42.028 1.441 775.503 6.002 364.500.733.555 198.408 719.534 230.60 İzmir İlinde Yıllara Göre Hayvansal Ürünler Üretimi Yıllar 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 ET (ton) 35.922 482.468 36.589 194.523.503 647.088.532 218.083 483.393.305.471 162.340 325.041 512.762 774.889 208.563 259.899 TAVUK (adet) 6.035 454.128 921.963 480.581 337.784 206.044.000 4.062 198.014 44.970 5.781 360.008 33.683.605 862.251 261.118 839.450 4.Tablo 6.176.151 208.706.377 182.344 207.176.330 6.299 45.533 257.819 180.934 219.441.197.125.054 5.151 351.777.962 337.047 KOYUN (baş) 560.160 6.

391 28.995 408.509 504.913 İzmir İli Tarımsal Potansiyeli ve Gelişme Olanakları İzmir’in genel tarımsal durumu ve geleceğe dönük gelişme durumu incelendikten sonra.365 35.047 611.701 600.761 37.449 595.640 562.954 367.2000 2001 2002 2003 2004 2005 36.874 606.220 737. tarımsal ürünlere hangi strateji alt yörelerinde daha öncelikli olarak yer verilmesi gerekliliği aşağıdaki tabloda açıklanmaktadır.064 29.287 487.61 Alt Yörelere Göre Tarımsal Ürünlerin Olması Gereken Öncelik Sırası Ürün B Buğday Yonca Mısır Zeytin Pamuk Tütün Patates Domates Karpuz Enginar Biber Turunçgil Fıstık çamı Kesme çiçek Çekirdeksiz Üzüm Üzüm İncir Süt Et Tavuk eti Yumurta Bal 1 2 4 3 2 1 2 1 2 3 3 4 1 C-D 3 3 2 4 3 4 3 2 1 4 2 1 1 1 3 Alt Yöreler E1-E2 2 1 1 1 1 3 1 1 1 1 3 1 1 1 2 3 2 F1-F2 4 4 3 2 4 2 4 1 1 1 2 3 4 4 2 2 4 59 .221 36. Tablo 6.654 449.643 532.

AB uyum yasalarıyla birlikte. yapılacak tarımsal yatırımlarda yol gösterici olacağı dikkate alınırsa. Yukarıdaki tablonun. • İlin konumu.62 Strateji ve Yatırım Kararları Açısından Mevcut Durum ve Potansiyellerin Değerlendirilmesi Açıklama Nüfus İzmir nüfusu yaklaşık 3.[1] ürünün ilgili alt yörede en fazla öneme sahip olduğunu. Tarım arazisinin % 48’i DSİ ve Köy Hizmetleri sulanıyor. • Tarımsal Kalkınma Kooperatifi • Sulama Kooperatifi • Su Ürünleri Koop. Mevcut Durum Gelişme Potansiyeli İzmir nüfusunun % 18’i Azalması kırsal alanda beklenmektedir.üzüm ve incir gibi ihraç ürünleri üretimi • Tıbbi bitki üretimi • Tarım arazileri amaç dışı kullanılıyor. meyve ve sebze ihracatını olanaklarını artıracaktır. • Sanayi ve turizm kaynaklı kirlenme tarım alanlarını tehdit ediyor. Sınıf arazilerde zeytin ve Sınıf arazilerde çayırfıstık çamı yetiştirilebilir mera ve orman arazisi bulunmaktadır. Bu amaçla aşağıdaki tablo bir sentez yapmaktadır. liman ve AB gümrük birliği. • Ekolojik ürün üretimi ve ihracı artacak • Tıbbi bitki üretim veya ihracatı artacak Buradan görüldüğü üzere. Sınıftır. sulamaya açılacaktır.4 milyondur.k. hangi strateji alt yörelerinde ne tür tarımsal yatırımların yapılabileceği de açıkça görülebilir. I-IV. Bu tabloda İzmir Büyükşehir Bütünü tarımsal potansiyelinin düşüklüğünden ötürü ihmal edilmiştir. tarafından yaklaşık 80000 ha hal sulamasıdır.Md. yaşamaktadır. Tarım arazisi Sulama Toplam su varlığı 2654 hm3/yıl Örgütlenme Üretim • Tariş • Tarım Kredi Koop. sınıf arazilerde tarım yapılırken. Geleceğe dönük strateji ve yatırım kararları belirlenirken. [2] ikinci derecede önemli olduğunu göstermektedir. Bunun % 81’i Gn. mevcut durum ve potansiyelin değerlendirilmesi oldukça faydalı ipuçları sunacaktır. Maki formundaki VI-VII. Yüksek arazi rantı nedeniyle turizm ve sanayiye kayıyor. Tarımsal ürünlere hem daha yüksek katma değer kazandırma hem de yeni istihdam 60 . nüfus beklendiği gibi tarımdan sanayiye kayacaktır. Çiftçilerin % 70’i örgütlüdür. VI-VII. Toplam arazinin % 31’i I-IV. örgütlenme oranı artacaktır. Tablo 6. • Ürün çeşitliliği • Katma değeri yüksek meyve ve sebze üretimi • Ekolojik ürün üretimi • Çek.

• Tahtalı koruma havzası gibi uygun alanlar var. • Halen sözleşmeli olarak ekolojik ürün üreten başarılı örnekleri var. Diğer taraftan çiftçilerin örgütlenmeye eğilimli olduğu ancak AB uyum yasaları gibi zorlayıcı faktörlerin örgütlenme etkinliğini artıracağı belirlenmektedir. Ürün yetiştirme olanakları yüksek. Bu iki amaç esas alınarak aşağıdaki tablo verilmektedir. Bunları desteklemek için sulama yatırımları için devlet desteğine ihtiyaç olduğu belirlenmektedir. • Halen hayvan sağlığıyla ilgili yürütülen çalışmalar ve deneyimler var. • Daha az girdi kullanıp verimi sabit tutarak yada aynı verimi daha az girdi kullanarak etkinliği artırıp gelir düzeyi artırılabilir. Ekolojik Tarım Sürdürülebilir Tarım Hayvan Sağlığı Kontrolü Sulama Sistemlerinin İyileştirilmesi Katma Değeri Yüksek Ürünlerin Üretilmesi Verimlilik ve Gelirin Artırılması Pazarlama Sisteminin İyileştirilmesi Örgütlenmenin Etkinleştirilmesi 61 . • İç ve dış pazar şansı var. sulamanın kendi refah düzeyine yaptığı katkının bilincinde olması nedeniyle bilinçli ve istekli.alanlarının yaratılması sağlanacaktır. • Pazarlama kanalında yer alanlar bilinçli. İzmir İli Tarımsal Amaç ve Stratejileri İzmir’de yetiştirilen ürünler gerek yurt içi gerekse yurt dışı pazarlama potansiyeline sahiptir ve ilin pazarlama sisteminde ve çiftçi örgütlenmesinde sorunlar olmakla birlikte diğer illerden daha iyi durumdadır. • Çiftçi pazar enformasyonunu sağlamak üzere üniversite yayım merkezleri ve Tarım Bakanlığı yayım kuruluşları mevcut. Stratejiler ve Potansiyeller Amaç Strateji Potansiyel • Pazar şansı yüksek ürünler yetiştiriliyor. Tablo 6. • Çiftçinin eğitim düzeyi yüksek ve bilinçli. Son olarak da göreli bir şekilde yüksek gelir sağlayan zengin ürün deseninin alternatif ürünlerle ve yetiştirme teknikleriyle geliştirilmesi gerektiği söylenebilir. • Çiftçi. • Hayvancılık kısıtlı bir alanda yoğunlaştığından kontrolü kolay.63 Tarımsal Amaç. • 2. • Liman ve gümrük birliği ürünlerin ihraç şansını artırıyor. Ayrıca yüksek rant nedeniyle tarım alanlarının amaç dışı kullanımının artabileceği ve bu nedenle gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda İzmir için belirlenen amaçları arasında başta sürdürülebilir tarımın gerçekleştirilmesi gelmelidir. Bunu takiben verimlilik ve gelirin artırılması düşünülmektedir. yeni yatırım ve projelerin başarısını artıracaktır. • Halihazır örgütlenmeyi geliştirecek kooperatif altyapısı ve deneyimi mevcut. • Sulu tarımın halen örgütlü olarak yapılıyor olması. • Eğitim düzeyi yüksek.

• Eğitim düzeyi yüksek.4 milyon gecelemenin yaklaşık 1.5 milyonu İzmir’de gerçekleşmektedir. Böylece ısıtma maliyetleri en az düzeyde olacaktır. Bu potansiyel içinde İzmir’de yabancıların ortalama kalış süresi 3. bu da yaklaşık 435.4 Turizm İzmir turizmin gerektirdiği tüm doğal ve kültürel özelliklere sahiptir.6’sı İzmir’dedir. Diğer deyimiyle Türkiye’deki 1. Bunun yanında İzmir’de 130 turizm işletme belgeli ve 51 turizm yatırım belgeli tesis mevcuttur. Bu amaçla jeotermal potansiyeli yeterli düzeyde olan dikili ve Bergama ilçeleri değerlendirmeye alınabilir. • Tarihi eserler açısından zengin. Bu bölümdeki ilgili tablolar Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklıdır. 62 .000 civarındadır. • Türkiye’deki kesme çiçek üretiminin yaklaşık %50’si İzmir’de üretilmektedir. • Antalya’dan sonra en önemli ikinci merkez durumundadır. Yabancı Gecelemede ise İzmir İlinin aldığı pay % 4 olup. 36.Kırsal Turizm Hayvancılığın Geliştirilmesi Ve Yaygınlaştırılması Organize Çiçek İhtisas Sanayi Bölgesinin Faaliyete Geçmesi • Doğal dokusu zengin ve çekici.461 12.1’i. • Halen turizm potansiyeli var. • Kurulacak çiçek OSBnin ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanılması esas kabul edilmektedir. • Çiftçiler bilinçli.3 gündür ve Türkiye’de 8. • Toplam ihracat değeri 2000 yılında yaklaşık 9 milyon $’dır.254 77 5 3 17 Yeme-İçme Tesisi İzmir’in Türkiye turizmindeki yeri ele alındığında potansiyel kaynaklarının tam değerlendirilmediği görülmektedir. Türkiye’deki Turizm İşletme Belgeli Tesis Sayısı’nın % 6. • Hayvancılığa çok uygun alanlar var. • Bölgede et ve süt işleme tesisleri var. Bunlara ek toplam 278 seyahat acentesi bulunmaktadır.298 turizm işletme belgeli yatağın da % 7. Tablo 6.2.7’si İzmir’dedir.933 tesisin 130’u İzmir’dedir.461 yatırım belgeli tesisin de % 3. Türkiye’deki 313. 6.8 milyon yabancı konaklamanın yalnızca % 5’i İzmir’de yapılmaktadır ki.64 Turizm Belgeli İşletmeler Turizm Belgesi Türü Tesis Yatak Tesis Turizm İşletme Belgeli Tesis Turizm Yatırım Belgeli Tesis Turizm İşletme Belgeli Yatak Turizm Yatırım Belgeli Yatak Restoran Kafeterya Bar Müstakil Eğlence Yeri Sayısı 130 51 22.715'tir. Bu tesislerdeki toplam yatak sayısı ise 34. 22.

Otellerde doluluk oranları yabancılar için % 35’ler civarında gerçekleşirken.1 kat daha fazla olmuştur. Yabancıların gecelemesi yerlilere nazaran 1.Bölgede 4 milyon yerli turist. tatil merkezi. İzmir’de tesisler ortalama % 40 doluluk oranı ile çalışmaktadırlar. Bunların % 39’u yabancı iken % 61’ini yerli turistler oluşturmaktadır. uluslararası toplantılara ev sahipliği ve turizm kompleksi gibi turistik faaliyetlerden pay almamaktadır.9 gün kalmaktadır. sportif amaçlı faaliyetler.3 gün iken yerliler ortalama 1.1 milyon kişi konaklamıştır. Yabancılarda doluluk oranı % 22’lerde seyrederken yerlilerde bu oran % 15’lerde seyretmektedir. Yabancıların ortalama kalış süresi 4 gün iken yerlilerin ise 2 gündür. Bu da Ege Bölgesinin eksik müteşebbislik yönünü göstermektedir. yerliler için bu oran % 12’ler civarındadır. Ege Bölgesi termal özellikleri. Son iki yılda İzmir’de ortalama 1. Yabancıların İzmir’de kalış süreleri ortalama 3. 10 milyon civarında da yabancı turist gecelemektedir. İzmir’in turizm faaliyetlerine ait bilgiler ilişikteki tablolarda verilmiştir. 63 .

3 3 538 121 4.75 22.9 3.89 31.41 966 126 2 857 757 3.2 2 2.04 32.81 44.5 2.21 9.8 5.33 13.9 1.8 1.2 1.43 18.1 2.65 Ege Bölgesinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2001) Gençlik Kampı Golf Tesisi Eğitim Uygulama Turizm Kompleksi Tatil Merkezi Genel Toplam 64 2 165 761 2 059 803 4 225 564 9 679 131 4 039 989 13 719 120 .5 5 Yıldız 476 953 4 Yıldız 596 606 3 Yıldız 522 451 2 Yıldız 152 303 1 Yıldız 9 721 Özel Belgelı 2 450 Yüzer - 2 045 Termal Apart 8 628 Toplam 3 044 24 645 126 602 1 038 1 729 5 751 3 006 8 757 498 031 2 452 801 415 065 2 867 866 39 075 97 217 47 135 144 352 11 098 15 420 6 667 22 087 1 771 157 1 904 474 3 675 631 7 107 942 3 568 116 10 676 058 Motel 8 054 Pansiyon 14 430 Tatil Köyü - 371 429 Oberj Kamping - 691 Kaplıca Tablo 6.7 5.9 6.13 10.54 13.9 17 869 47 762 19 042 66 804 5.64 28.03 30.91 14.9 2 1.45 50.2 2.08 517 601 901 887 614 907 1 516 794 5.92 9.8 2.3 2.9 2.83 54.53 16.1 3.88 23.33 10.77 43.3 6.2 13 821 7 776 23 670 31 446 3.9 34.03 40.3 5.66 20.3 57 270 38 821 90 664 129 485 4 1.8 3.38 23.1 3.2 6 208 6 265 7 661 13 926 3.2 31.56 37.3 4.Ege Bölgesi (2001) Geceleme Sayısı Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Ortalama Kalış Süresi Konaklayan Kişi Sayısı Yerli Toplam Doluluk Oranı Tesis Cins ve Sınıfı Yabancı Otel 401 386 491 979 1 088 585 1 891 631 573 487 1 095 938 2 513 364 1 024 757 365 298 47 549 11 371 4 163 9 241 4 1.52 27.5 2.15 63.27 9.6 2 2.55 41.6 28.05 33.68 878 339 1 700 436 821 289 2 521 725 3.37 19.6 8.28 27.9 16.7 2.9 44.05 16.58 11.7 2.9 2 3.7 6.1 1.63 12.9 16.83 13.

9 2.Ege Bölgesi (2002) Geceleme Sayısı Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Ortalama Kalış Süresi Konaklayan Kişi Sayısı Yerli Toplam Doluluk Oranı Tesis Cins Ve Sınıfı Yabancı Otel 334 601 452 506 401 271 339 913 53 501 11 668 11 057 3 697 348 8 316 602 3 182 587 11 499 189 3 744 27 586 720 339 2 686 530 2 232 597 714 711 4 580 5 463 10 043 1 425 459 044 3 145 574 4.69 54.32 7.85 8.85 2.1 58 107 40 988 99 095 6 7 116 2 329 9 445 2.62 12.08 18.2 66 202 66 544 77 333 143 877 5.46 47.6 4.05 867 426 2 178 666 822 363 3 001 029 4.66 Ege Bölgesinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2002) Gençlik Kampı Golf Tesisi Eğitim Uygulama - 276 Turizm Kompleksi Tatil Merkezi Genel Toplam 2 671 100 1 780 746 4 451 846 11 073 649 3 691 122 14 764 771 65 .67 11.29 7.3 34.92 34.35 50.4 25.47 21.94 39.7 3.44 31.9 4.9 2.31 44.56 1 271 284 2 803 087 889 062 3 692 149 3.18 14 358 8 865 22 311 31 176 3.3 4.93 29.45 5 Yıldız 498 102 4 Yıldız 818 778 3 Yıldız 466 155 2 Yıldız 272 162 1 Yıldız 12 701 Özel Belgeli - 2 690 Yüzer Termal Apart 22 243 Toplam 864 17 866 155 522 1 656 321 - 2 092 831 1 604 517 Motel 2 880 Pansiyon 9 720 Tatil Köyü - 564 817 Oberj Kamping - 576 Kaplıca Tablo 6.03 14.2 1.3 41.08 19.7 2.4 2.1 2.9 2.55 18.2 1.2 17.8 8 2.38 12.61 47.03 13.1 4 2 33 300 131 868 25 372 157 240 5.5 2.5 2.3 2.89 612 075 1 131 092 635 031 1 766 123 4.5 32.31 2.2 2.81 13.97 43.99 12.07 832 703 1 996 480 711 115 2 707 595 4 2.05 13.3 1.5 3.4 4.4 3.08 36.1 3.11 47.79 49.9 41.26 55.3 3 3.03 29.9 25.6 4.88 4.4 2 2.7 2 3.3 35.

6 1.66 7.16 29.12 17.93 15.4 1.8 2.05 36.8 2.03 17.72 21.4 265 995 200 978 466 973 2 1.9 2.32 12.95 25.27 19.6 1.37 17.94 40.61 5.6 7 295 24 455 31 750 1.85 21.7 28 567 319 543 3.67 İzmir İlinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2001) Toplam 2 321 12 798 41 091 66 621 203 663 13 797 3 080 25 487 115 880 9 157 11 738 5 573 401 427 620 848 1 022 275 1 211 251 1 136 123 2 347 374 17 311 Motel 6 836 Pansiyon 999 Tatil Köyü 25 530 Genel Toplam 434 792 677 058 1 111 850 1 429 732 1 283 063 2 712 795 66 .97 32.53 14.1 4.4 141 650 177 104 318 754 3.73 10.3 1.55 18.4 1.5 1.62 40.8 2 1.24 17.8 23.4 258 084 478 349 736 433 4 1.83 24.31 24.7 1.9 1.4 1.4 2 2.6 2.17 13 36.5 1.42 2.87 40.9 2.06 1.75 24.35 5.İzmir (2001) Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Konaklayan Kişi Sayısı Geceleme Sayısı Ortalama Kalış Süresi Doluluk Oranı Tesis Cins Ve Sınıfı Yabancı Otel 278 016 260 260 313 795 135 334 22 556 7 282 3 442 1 590 518 1 949 2 467 1.3 11.71 15.43 34.3 1 585 4 991 6 576 1.59 33.8 28.9 2.1 8 3.8 1.9 2.9 3 1.9 2 216 10 299 12 515 2.53 19.48 19.18 10.76 5 Yıldız 151 845 126 171 4 Yıldız 135 964 124 296 3 Yıldız 93 343 17 933 6 344 2 540 1 318 64 892 248 903 2 Yıldız 41 991 1 Yıldız 4 623 Özel Belgelı 938 Yüzer 902 Apart 272 Tablo 6.87 31.47 533 908 237 998 771 906 3.4 1.

4 2.4 7.35 8.9 14.16 23.68 43.52 16.95 19.31 25.19 42.49 21.84 2.9 1.7 4 165 11 156 15 321 1.3 1.61 41.22 12.8 962 673 2 381 863 3.6 1.4 1.8 2.19 4.91 5.9 1.7 2.2 11.8 6.51 457 258 195 232 652 490 2.76 22.1 2.4 278 375 340 173 618 548 3.15 587 359 241 922 829 281 3.5 35.1 19.7 1.9 3 29.81 26.2 1.64 87 294 163 872 251 166 3.41 19.26 5 Yıldız 149 676 130 200 4 Yıldız 155 242 106 059 3 Yıldız 80 264 197 535 2 Yıldız 26 170 90 109 1 Yıldız 2 518 8 229 Özel Belgeli 149 804 5 979 Yüzer 292 Apart 422 414 966 538 260 Tablo 6.84 34.43 32.1 2.5 10.16 2.67 40.İzmir (2002) Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Konaklayan Kişi Sayısı Geceleme Sayısı Ortalama Kalış Süresi Doluluk Oranı Tesis Cins ve Sınıfı Yabancı Yerli Otel 279 876 261 301 277 799 116 279 10 747 6 783 441 953 226 1 419 190 2 214 5 098 61 315 597 714 711 303 571 71 652 375 223 1 425 3 632 10 553 14 185 3 450 1 124 4 574 1.86 16.7 2.03 50.3 15.4 8.9 6.8 3 268 815 4 083 11.24 35.68 İzmir İlinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2002) Toplam 1 792 Motel 571 4 527 Pansiyon 321 37 299 24 016 Tatil Köyü 276 Genel Toplam 454 904 567 546 1 022 450 1 730 557 1 046 713 2 777 270 67 .3 2.35 2.18 54.19 18.8 2.1 2.04 41.6 3.5 1.2 5.36 21.21 4.8 1.3 3 2.8 2.4 1.5 2.6 9.5 1 471 9 503 10 974 1.21 15.2 15.

19 25.3 3.0 3.5 4.39 34.75 22.9 10.76 2.97 21.57 200 476 253 517 453 993 3.3 1.2 3.0 4.56 14.7 4.94 44.6 2.69 İzmir’in İlçeler Bazın Turizm Değerleri (2000) Menderes 58 941 37 863 Menemen Ödemiş Seferihisar 18 266 37 735 Selçuk 80 736 73 032 Tire 154 1 970 Torbalı 374 2 523 Urla 822 2 310 Çankaya Gaziemir 3 116 2 369 68 Toplam 368 334 715 459 1 083 793 .2 1.1 2.22 2.8 11.7 2.06 40.6 2.0 3.51 9 020 4 141 13 161 1.6 3.25 28.1 2.74 Geceleme Sayısı Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Ortalama Kalış Süresi Doluluk Oranı (%) İzmir Yabancı Yerli Bornova 2 707 31 015 Buca Karşıyaka 734 4 798 Konak 124 472 386 859 Aliağa 195 4 193 Bayındır Bergama 7 927 3 472 Beydağ Çeşme 56 822 103 132 Dikili 1 720 12 259 Foça 11 348 11 929 Karaburun Kemalpaşa Kınık Kiraz Tablo 6.1 3.2 3.72 9.61 27.99 4 394 53 848 58 242 1.34 17.02 38.3 1.73 6.Konaklayan Kişi Sayısı Toplam 33 722 5 532 511 331 4 388 11 399 159 954 13 979 23 277 96 804 56 001 153 768 2 124 2 897 3 132 3 838 6 907 546 10 666 195 5 366 306 634 153 242 459 876 5 561 11 212 10 745 74 744 93 351 168 095 4.9 3.35 25.5 2.87 38.07 18.4 7 068 31 490 38 558 4.9 1.04 30.89 14.83 2 422 8 721 11 143 3.32 623 12 416 13 039 3.0 1.8 3.3 229 344 72 908 302 252 3.0 3.0 7.3 5.99 20.62 32.08 26.5 98 661 27 283 125 944 8.24 31.8 2.3 1.7 1.8 1.90 13.9 2.8 1.85 36.18 30.6 1.1 3.12 34.32 30.15 12.26 6.31 23.89 283 436 712 785 996 221 2.7 5 485 1 225 579 4 178 9 959 1 456 600 14 137 2 682 179 1.41 19.64 35.86 14.4 2.67 12.81 11.99 0.0 2.57 7.2 6.71 46.2 2.5 2.7 2.1 1.28 16.5 2.

3’üne karşılık gelmektedir. ikinci 1 Anavatanda kendilerine yabancı muamelesi yapıldığından yakınmaları nedeniyle. Bu değerde Türkiye turizm gelirlerinin yaklaşık olarak % 3. 2002 yılında Türkiye’ye gelen yabancı sayısı 13. 69 . Bu artış değerlerinde turizm yatırımlarının büyüklükleri dikkate alınmıştır. Tablo 6. Dünyanın en ünlü antik şehirlerinden birini barındıran Bergama’da bile konaklayan kişi sayısı 2000 yılı itibariyle 10 bin kişini altındadır. İzmir İlinin en büyük problemi arz ettiği hizmetlerin talep edilen turizm hizmeti olmadığı noktasıdır. 2004’ten başlayarak ağırladığı turist sayısını yatırımları ile orantılı olarak arttırmayı hedeflemelidir.7 milyon dolardır.İlçeler bazında baktığımızda turizm potansiyeli denize kıyısı olan ilçelerde toplanmıştır.70 Hedef Artışlara Göre Beklenen Turist Sayıları Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Yıllar Hedef Artış Hedef Sayı Hedef Artış Hedef Sayı Hedef Artış Hedef Sayı (1000) (1000) (1000) (%) (%) (%) 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 5 5 5 5 6 6 7 7 8 8 500 525 551 579 608 644 683 731 782 844 912 6 6 7 7 8 8 9 9 10 10 500 530 562 601 643 695 750 818 891 980 1079 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 500 525 557 595 643 701 771 856 959 1083 1235 Birinci senaryoda mevcut durum ve planlanan yatırımları dikkate alarak ilk dört yıl sabit daha sonra ikişer yıllık ve her dönemde 1 puan artacak şekilde aşamalı artış. Bununla ilgili olarak üç senaryoya göre 2004-2013 yılı hedef artışlara göre planlanan yabancı turist sayısı ilgili tabloda verilmiştir. Ortalama olarak bir yabancının Türkiye’ye bıraktığı döviz miktarı ise 680 dolardır. İzmir ilinde kalanların bıraktıkları döviz miktarı ise 295. Yukarıdaki sorunu nicelendirmek üzere konuyu değerlendirdiğimizde İzmir 2002 yılında 451 bin yabancı turisti % 25 doluluk oranı ile ağırladığı görülmektedir. Burada en büyük eksiğimiz antik devirlerden gelen ören yerlerinin kazı alanlarını turizm’in hizmetine verilemeyişidir. Ancak İzmir. Bu kişilerin Türkiye’ye bıraktıkları toplam döviz miktarı 9 milyon dolardır1. yapılan hesaplamalarda yurt dışında ikamet eden vatandaşlarımızın Türkiye’de yaptıkları harcamalar dahil edilmemişlerdir.3 milyon kişidir.

bankacılık sektörü.2.5 Mali Müesseseler Mali sektör. Hiç bir yatırım yapmadan yalnızca mevcut kapasitenin kullanılması ve ortalama kalış süresinin arttırılmasıyla kazanılacak 1. Yeterli bilgiye sahip olmayan ve (eski) alışkanlıklarını sürdüren işletme ve tasarruf sahipleri de. Bankacılık Sektörü Şüphesiz İzmir’de bankacılık sektörü. Ancak. Bu da mali sistemde bankacılığı ön plana çıkarmaktadır. 70 .senaryoda ise ikişerli sabit dönemler ve 1 puan artacak şekilde aşamalı artış ve üçüncü senaryoda ise aritmetik dizi şeklinde artış oranına göre hedef sayı belirlenmiştir. hisse senedi veya tahvil ihraç ederek finansman sağlamak yerine banka kredisi kullanmakta.162 yatak değerine ulaşırız ki bu da göz ardı edilebilir. Nitekim.00 40. Bu şekilde mevcut değerler ile ideal değerlere göre beklenebilecek turist sayısı aşağıdaki tabloda hesaplanmıştır.562.904 1.715 34. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sermaye piyasasının gelişme sürecinde olması. pek çok firma.00 Ortalama 3.6 milyon kişidir. Bu değerler ise 380 bin daha fazla turistin İzmir’e gelmesi anlamına gelmektedir. Son kolonda elde edilen ve edilebilecek ortalama gelir miktarları verilmiştir. 6. Burada yalnızca kapasitenin ideal değer ve değerlere yaklaştıkça. tasarruf sahipleri ise alternatif yatırım araçları yerine banka mevduatını tercih etmektedir. İdeal değerlere göre İzmir’e gelmesi gereken turist sayısı 1.64 75.160 309 1. Tablo 6. Daha sonra ise mevcut yatak kapasitesinin doluluk oranına göre tahmin yapılmaktadır: Yaz Turizminde ideal değerler 6 aylık sezonda % 75 doluluk oranıyla turistin 10 gün gecelemesini sağlamaktır. gelir etkisinin miktarları açıkça görülmektedir. İzmir ekonomisinin canlılığını oluşturan bireylerin.715 Doluluk Oranı (%) 25. Burada 2002 yılı için ideal sayı formülünü tersine uyguladığımızda 78.715 34.4 kat daha azdır. Hedef artışlar ile beklenen turist sayısı yukarıdaki tarzda şekillendirilmiştir. Eğer bu yatak değerini dikkate alırsak o zaman ağırlayabileceğimiz turist sayısının 2 milyonun üzerinde olacağı görülebilir. sermaye piyasası ve diğer mali kurumlar şeklinde üç ana başlıktan oluşmasına rağmen. Türk bankacılık sektörünün paralelinde bir gelişme göstermektedir. diğer mali kurumların ve araçlarının yeterince yaygınlaşmamış olması dolayısıyla bankacılık sektörü ağırlıktadır. sektörün mali sistemdeki ağırlığını belirlemede etkili olmaktadır.71 Mevcut Değerlere Göre Hedeflenen Turist Sayısı Yatak Sayısı 2002 Değerleri İdeal Değerler Senaryo 34. Ancak gerçekleşen sayı ise bundan 3.1 milyon daha fazla turisttir.062 567 Senaryo’da doluluk oranı % 40’a çıktığında ve ortalama 10 gün kalışla İzmir’e gelebilecek turist sayısı 833 bine çıkacaktır.175 833.8 10 10 Turist Sayısı Gelir Milyon ($) 454.

571 3. 1994 yılında 2.449 5.264 5. Bu nedenle İzmir’deki bankacılık sektörü Ege Bölgesi ve Türkiye’deki bankacılık sektörü ile karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir . Ancak. borç vermek de kredi şeklinde ortaya çıkar.518 4.578 8.633 86. İzmir’deki mevduatların Ege Bölgesi ve Türkiye’deki mevduat hacmi içerisindeki payına bakıldığında ise. Ticaret bankalarının bütün bankacılık işlemlerinde kullandıkları kaynakların çok büyük bir bölümü mevduattan geldiğinden. Tablo 6.191 milyon dolar hacmine sahip Ege Bölgesi mevduatının % 50’sinin İzmir’de olduğu. 1990 yılı itibariyle 4.104 2.002 Ege Bölgesi 4. 1994’te Türkiye’deki toplam mevduatın % 6’sına sahip olan İzmir istikrarlı bir şekilde bu payı 2001 yılına kadar korumuştur. mevduat hacmi büyük önem arz eder.191 5. Tabloda verilen mevduat rakamlarındaki gelişmelerin enflasyondan kısmen arındırılmasını sağlamak ve yıllar itibariyle reel gelişmeleri izleyebilmek için YP (yabancı para) cinsindeki mevduatın yanı sıra gerek TL.795 44. mevduat hacminin büyüklüğü kadar yapısı ve türleri de önemlidir.216 8. İzmir’deki toplam mevduat hacmindeki yıllar itibariyle gelişmeler aşağıdaki tabloda verilmiştir.firmaların ve bunları fonlayan banka şubelerinin faaliyetleri doğrultusunda.607 4.508 6. İzmir Bankacılığında Mevduatın Yapısı Bütün ticaret bankalarının borç almak ve borç vermek şeklinde belli başlı iki fonksiyonu vardır.449 milyon dolara ulaşmıştır.166 5. Borç almak çoğu zaman mevduat şeklinde.431 57.835 % Pay 6 7 6 6 6 6 6 6 6 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Aynı şekilde.097 89. İzmir’de faaliyette bulunan banka şubelerinin verimlilikleri.884 80.720 % Pay 50 53 54 53 53 54 56 54 57 Türkiye 32. mevduat ve kredi yapıları ile rasyoları Türk bankacılık sektörünün genelinden ayrışma gösterebilir.361 101.053 9.273 77.72 İzmir’de Toplam Mevduat Hacminin Gelişimi (Milyon Dolar) Yıllar 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 İzmir 2.894 3.628 6.165 61. bu rakamın 2001 yılı itibariyle artarak % 54’e ulaştığı görülmektedir.104 milyon dolar olan toplam mevduat hacmi 2001 yılı itibariyle % 100’den fazla artarak 4. 71 .496 10.084 8. gerekse toplam mevduat hacmi ABD doları cinsinden verilmiştir.

1994 yılında 932 milyon dolar olan mevduat hacminin 2001 yılında 2. döviz tevdiat hesaplarının payının (% 48. tasarruf mevduatlarının payının % 39.2 ile Türkiye ortalamasının (% 24. gelişmekte olan ülkeler genel olarak istikrarsız bir ekonomiye sahip oldukları için. Yüksek getiri elde edecek olsalar bile. bankaların kredi vermesi her zaman riskli bir fon kullanım biçimidir. 1994-2001 yılları arasında İzmir’deki banka kredilerinin Ege Bölgesinden aldığı pay ise % 7’den % 5’e düşmüştür. Ancak. YP cinsindeki mevduatın Ege Bölgesi ve Türkiye ile karşılaştırmalı olarak İzmir’deki gelişimi1 incelendiğinde. Tablo 6. 1997 ve 2001 yıllarında uluslararası para piyasalarında ve Türkiye’de yaşanan krizler özellikle İzmir’deki TL mevduat hacmi üzerinde olumsuz etkilere yol açmış ve bu mevduat hacminin azalmasına neden olmuştur. Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin yanı sıra uluslararası para piyasalarındaki gelişmelere de duyarlı olduğu anlamına gelmektedir. Ayrıca.Toplam mevduat hacmi TL ve YP’den oluşmaktadır.169 milyon dolara ulaştığı. doğal olarak. İzmir’de bir anlamda para ikamesinin Türkiye ortalamasından düşük olduğu görülmektedir. 2001 yılında % 54’e yükseldiği. Gerek TL ve YP cinsinden mevduat. ancak Türkiye’deki mevduat hacmi içerisinde İzmir’in aldığı payın istikrarlı bir gelişme göstererek değişmediği görülmektedir. Bu nedenle bankalar büyük montanlı kredi vermek istemezler. Ege Bölgesindeki mevduat hacminin İzmir’de yoğunlaştığı ve bu yoğunlaşmanın yıllar itibariyle arttığı.919 milyon dolara yükselmiş ancak 2001 yılında krizin etkisiyle 1994 yılındaki hacminin de gerisinde 1. gerekse bu ikisinin toplamından oluşan toplam mevduat hacmindeki gelişmeler dikkate alındığında.5) oldukça üzerinde olduğu. Bu durum. Kredilerin Dağılımı ve Yapısı Bankalar para alıp satan kurumlar olmakla beraber doğal olarak birincil işlevleri çeşitli şekillerde toplamış oldukları fonları kredi olarak kullandırmaktır.263 milyon dolara gelmiştir.73 İzmir'de Toplam Banka Kredilerinin Gelişimi (Milyon Dolar) Yıllar 1 2 İzmir Ege Bölgesi % Pay Türkiye % Pay Türkiye Bankalar Birliği Türkiye Bankalar Birliği 72 . İzmir’deki toplam mevduat hacminin. Ege Bölgesindeki YP cinsinden mevduat içerisindeki payının 1994 yılında % 47 iken. Diğer taraftan. Dolayısıyla devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) bankacılar için bir çekim unsuru olmaktadır. geriye dönüş riski yüksek olan kredi taleplerini karşılamakta çekinceli davranırlar.2) ise Türkiye ortalamasının (% 55. 2002 yılı itibariyle mevduat türlerine göre dağılımı2 incelendiğinde. Türkiye’deki YP cinsinden mevduat içerisindeki % 6 olan payının değişmediği görülmektedir. İzmir’deki mevduat sahiplerinin. İzmir’de toplam banka kredilerinin gelişimi incelendiğinde 1994 yılında 1.446 milyon dolar olan toplam banka kredileri 1998 yılında 2.5) altında olduğu.

1994 yılında 527 milyon dolar iken 1995 yılında 800 milyon dolara ulaştığı. Türkiye Bankalar Birliği 73 .906 43.919 2.687 3. İzmir’de ihtisas kredilerinin istikrarsız bir gelişme gösterdiği.931 25.797 4.186 2.636 32.019 40. % 22’si ihtisas kredilerinden oluşmaktadır.962 2. Ege Bölgesi ve Türkiye genelindeki ihtisas kredileri içerisindeki payları da istikrarsızlık göstermiştir.550 4. ekonomik istikrarsızlıkların İzmir’deki kredi hacmi üzerinde daha fazla etkili olduğu anlamına gelmektedir.8’inin tarım sektörüne verildiği. İzmir’de toplam krediler içerisinde ihtisas kredilerinin payı yüksek olup özellikle tarım sektöründe yoğunlaşmaktadır.398 4. 2001 yılında da % 67’ye yükselmiştir. Ege Bölgesi ihtisas kredileri içerisinde İzmir’in payı 1994 yılında % 61 iken.097 8 7 6 6 5 5 5 4 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Bu durum İzmir’de banka kredilerindeki oynaklığın Ege Bölgesi ve Türkiye genelinden daha yüksek olduğu. 1996 yılında % 36’ya düşmüş. mesleki ve diğer alanlara dağıldığı görülmektedir. Toplam krediler içerisinde % 22’lik payı olan ihtisas kredilerinin 2001 yılında % 19’unun 2002 yılında ise % 15.1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2.071 35.687 1.301 3.037 45. 2001 yılında % 9’a düşmüştür.442 milyon dolara yükselmiş. 1998 yılında 2. İzmir’deki ihtisas kredilerinin dağılımının Türkiye genelinden büyük farklılık gösterdiği aşağıdaki tablodan anlaşılmaktadır.400 2. ihtisas ve ihtisas dışı1 olarak ayrıldığında.377 3.74 İhtisas Kredilerinin Sektörel Dağılımı (% Pay) Yıllar İhtisas Kredileri Tarım Gayrimenkul Mesleki Denizcilik Turizm Diğer İhtisas Dışı Krediler Toplam* 1 İzmir’deki ihtisas ve ihtisas dışı kredilerin gelişimi. Toplam banka kredileri. Türkiye’deki ihtisas kredilerinden İzmir’in aldığı pay ise 1994 yılında % 11 iken. 1994 yılında 919 milyon dolar olan İzmir’deki ihtisas dışı kredilerin hacmi.263 1.620 1. Tablo 6.606 2. 1994 yılında % 76 olan Ege Bölgesi ihtisas dışı kredileri içerisinde İzmir’in payı 2001 yılında % 64’e düşmüştür.273 2. 2001 yılında ise 279 milyon dolara düştüğü görülmektedir. Ege Bölgesi ve özellikle Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında. 2001 yılında ise 984 milyon dolara düşmüştür. Aynı şekilde İzmir’deki ihtisas kredilerinin. İhtisas dışı kredilerin gelişimi ise nispeten daha istikrarlıdır. İhtisas kredilerinin sektörel dağılımı ele alındığında. İzmir’de toplam kredilerin 2001 ve 2002 yılı itibariyle yaklaşık % 78’i ihtisas dışı. geri kalan kısmın gayrimenkul.019 69 63 59 62 62 58 64 68 29.206 50.

0 *Toplam Krediler = Kısa Vadeli Krediler + Orta ve Uzun Vadeli Krediler Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği İzmir’de Banka ve Şube Sayısı Ticaret bankası olarak faaliyette bulunan 29 bankanın 468 şubesi. Türkiye’deki banka şubesi sayısına oranı ise 1991-2001 döneminde hiç değişmeden % 8 olarak kalmıştır.3 15.0 0.2 0.4 7.1 1.2 0.6 0.2 0.8 5.1 0.2 2.0 4. Bankalar Yabancı Bankalar Türkiye´de Kurulmuş Yabancı Bankalar Türkiye´de Şube Açan Yabancı Bankalar Mevduat Kabul Etmeyen Bankalar Kamusal Sermayeli Bankalar Özel Sermayeli Bankalar Toplam Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Şube Sayısı 468 136 295 18 19 14 5 3 1 2 471 Bankaların şube sayılarının 1991-2002 yılları itibariyle gelişimi1 incelendiğinde.8 78.5 0.0 2.8 1.0 100.0 1.2 77.2 15. Türkiye ekonomisinin yaşadığı krizin ardından 2001 yılında 523’e ve 2002 yılında 471’e gerilemiştir.0 0.0 0.2 1.9 78.8 12.3 100.4 81.2 3.0 100.6 3.75 İzmir'de Banka Şubelerinin Dağılımları Bankalar Ticaret Bankaları Kamusal Sermayeli Bankalar Özel Sermayeli Bankalar Tas.9 2.8 1. Sig.0 100. Tablo 6.4 0. Rasyo Analizleri İzmir Bankacılığında Yoğunlaşma Oranları 1 Türkiye Bankalar Birliği 74 . 2002 yılı itibariyle aşağıdaki tablodan da görüldüğü üzere İzmir’de toplam 32 bankanın 471 şubesi faaliyette bulunmaktadır.6 0.0 0.0 100.9 87.1 0. Mevd. 2000 yılında 613’e yükselmiş. Fonuna Devr. Türkiye İzmir 2002 Ege Böl.3 0. mevduat kabul etmeyen 3 kalkınma ve yatırım bankasının birer şubesi olmak üzere. Toplam 19.8 1. 1991 yılında 498 olan banka şubesi sayısı.0 0.4 0.0 0.İzmir 2001 Ege Böl. İzmir’deki banka şubesi sayısının Ege Bölgesindeki banka şubesi sayısına oranı 1991-2001 yılları arasında % 40-43 aralığında kalmış.0 0.6 89.0 100.

) toplam aktiflerin % 32’sine. Oranları Toplam Aktifler (Milyar TL) Toplam Krediler (Milyar TL) Toplam Mevduat (Milyar TL) Net Dönem Kar/Zararı (Milyar TL) 1.076 41.988 32 81 17 74 34 86 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Üç büyük kamu bankası ( T.A. toplam mevduat hacminin % 84’üne ve toplam kredi büyüklüğünün ise % 53’üne sahiptir. s. kredilerin % 17’sine.467. Pamukbank A. karların % 53’üne.Ş.C. Buna göre 2002 yılı itibariyle İzmir’de faaliyet gösteren 32 ticaret bankasının on tanesi toplam şube sayısının % 76’sına ve toplam personel sayısının % 74’üne sahiptir. Koçbank A. şube sayısının % 33’ü ve personel sayısının % 33’üne 2002 yılı sonu itibariyle hakimdir.T. 75 . çalışan sayısı.1 Bu ilk 10 banka sırasıyla: T.608 2. 2002 yılı itibariyle İzmir’de faaliyette bulunan ilk on banka.76 Türk Bankacılık Sektöründe Yoğunlaşma Oranları Banka İlk 10 Bankanın Toplamı Türk Bankaları Toplamı Kamu Bank.Ş. Finansal Piyasalar ve Para Politikası. Finans Bank A. Türkiye İş Bankası A. Ankara: Nobel Yayın Dağ. toplam mevduatın % 86’sına. mevduat büyüklüğü ve kredi büyüklüğü ele alındığında da kendisini göstermektedir.Türk bankacılık sektörü. Türkiye’deki aktif büyüklüğüne göre ilk on bankanın İzmir’de yoğunlaşma oranları aşağıdaki tabloda verilmiştir.795. Yoğ.370. Tablo 6. doğal olarak ölçek ekonomilerinin geçerli olduğu düşünülebilir. yoğunlaşmanın yaşandığı. toplam aktif büyüklüğünün % 70’ine.488 56.Ziraat B.12.356. Türkiye Halk Bankası A.926 123. şube sayısının % 76’sına ve personel sayısının % 75’ine hakimdir. mevduat hacminin % 34’üne.Ş.Ş.661 6. Oligopol piyasanın özelliklerinin ağır bastığı bu yapılanma içerisinde.106 33 76 Personel Sayısı 92. Ancak.2002 tarihi itibariyle faaliyette bulunan 54 ticaret bankasının ilk onu toplam aktiflerin % 81’ine. Ziraat Bankası. Faruk Çolak.259. Kamu bankalarının da sistem içinde büyük ağırlığı vardır.Ş’dir.Ş. aktif büyüklüğü. Akbank T. bankaların gelir-gider tablolarından ve bu konuda uygulamaya dönük yapılan çalışmalardan tam tersi bir sonuç çıkarılmaktadır. Yapı ve Kredi B.Ş.235 122. T.Halk Bankası. İzmir bankacılığında yoğunlaşma oranlarının yüksek olduğu görülmektedir.C. bu yoğunlaşma İzmir’deki ilk beş bankanın şube. toplam kredilerin % 74’üne. az sayıda bankanın hakim olduğu oligopolistik bir yapıya sahiptir.2 1 Türkiye Bankalar Birliği 2 Ö.O. Kaldı ki.A.271 33 75 171. Nitekim 31.A.998 45 53 Şube Sayısı 4. Türkiye Vakıflar Bankası T. 2001.Vakıflar B.271 142..Ş.092 212. Yoğ. T.301. Garanti Bankası A.675. İzmir’deki bankacılık sektörü de benzer şekilde oligopol bir yapıya sahiptir.387.132-140.

zararları hükümetçe karşılandığından ve kapanmaya karşı korunduklarından.Tablo 6. 2 Morris Goldstein-Philip Turner. Sayı:43.513 28 50 74 İzmir’deki Şubelerin Aktif Büyüklüğü (Milyar TL) 13. zararlarını kontrol etmede. Çev. kamu bankalarının bankacılık sisteminde yoğunluk kazanmasının mali sistemin verimliliği ve etkinliği üzerinde olumsuz etkilere yol açacağı söylenebilir.259. sorunlu kredileri belirlemede ve yenilik yapmada daha az motivasyona sahiptirler2. 1999. bu bankalar rekabete karşı korunduklarından. borçlunun kredi değerliliği kredi kararlarında yeterli ağırlık kazanmaz.ss.344. Sermaye Yeterliliği Sermaye yeterliliği ve ilgili oranlar. 76 .153. s.118 10 40 53 Sisteme egemen olan bankaların verimliliği ölçek büyüklüğü ile eş değildir.İhsan Karacan.532. Bankacılar dergisi.016 18.33-51. 2002. mevduatların % 30’una ve kredilerin % 10’una sahiptir.049 9.16 24 49 70 İzmir’deki Şubelerin Mevduat Büyüklüğü (Milyar TL) 9.954 6. Ayrıca. Krediler. İzmir’de de kamu bankalarının yoğunlaşma oranlarını yüksek olduğuna dikkat çekmek gerekir.490. Kamu bankalarının hemen hepsi aslında ekonominin belirli sektörlerine kaynak tahsisi için kurulmuşlardır. bankaların öz kaynakları ile gösterdiği performansı ölçer. çıktılardaki eşit oranlı artışlar ortalama maliyetleri düşürmeyip tam aksine daha yüksek ortalama maliyetlere yol açmakta ve bunun da fonlama maliyetini yükselten unsurlardan birisi olduğu ileri sürülmektedir. Oranı İlk 10 Banka(%) Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Şube Çalışan Sayısı Sayısı 358 471 29 53 76 7.A. Türk Bankacılık Sisteminin Ölçek Ekonomileri Açısından Değerlendirilmesi. Oranı (% ) Yoğ.77 İzmir Bankacılığında Yoğunlaşma Oranları (2002) Aktif Büyüklüğüne Göre İlk 10 Banka İlk 10 Banka Toplamı İzmir'de Toplam Kamu Bankaları Yoğ.167. Oranı İlk 5 Banka(%) Yoğ.922. Daha fazla personel ve aşırı şubeleşme de söz konusu olduğundan.148.059 11. Dünya Yayıncılık. Yükselen Ekonomilerde Bankacılık Krizleri.68 30 58 84 İzmir’deki Şubelerin Kredi Büyüklüğü (Milyar TL) 3. Başka bir ifadeyle büyük bankaların hakim olduğu piyasada küçük bankalar daha verimli çalıştığı. Devlet mülkiyetindeki bankaların kredi kararları.123.1 Türkiye genelinde olduğu gibi. çoğunlukla sorunlu endüstrilere hükümet yardımı vermenin bir aracı olarak kullanıldığı için. İzmir’de olduğu gibi. Türk bankalarında şube ve firma düzeyinde pozitif ölçek ekonomileri mevcut olmadığı. İzmir’de kamu bankaları şube sayısının % 29’una. özel mülkiyetteki bankalardan daha çok açık veya kapalı hükümet yönlendirmelerine tabi olabilmektedir. İstanbul. Gerek yabancı kaynak gerekse kullanım değerleri arasında ilişkiyi kurarak işletmenin borçlanma politikasının sınırları ve bağlı değerleri ile likit değerlerin dağılımı 1 Tuba Ayan Yakıcı-Fikret Çankaya.

Nitekim kar/öz sermaye. 1997.085. İzmir Bankacılığında Aktif Kalitesi Öz kaynakları ile yabancı kaynaklarını çeşitli aktiflere bağlayan bankalar açısından aktiflerin çeşidinin yanı sıra aktiflerin gelir getirme gücü. Türkiye ortalamasının çok üzerindedir.698. 2002 yılı itibariyle İzmir’deki bankalar ortalama toplam öz kaynaklarından daha az kredi vermişlerdir. s. İzmir bankalarının sermaye yeterliliği rasyosu. İzmir’de faaliyette bulunan banka şubelerinin toplam öz kaynaklarının.824 14. 236. Güven unsuruna dayalı kurumlar olan bankaların konjonktür dalgalanmalarına karşı korunabilmelerinde en önemli unsuru sermaye yapıları oluşturur. Öyle ki. 1 2 77 .475.257.gibi konular hakkında bilgi sağlar.468. Bu nedenle sermaye yeterliliği oranları bankalar açısından son derece önemlidir. Aktifler içerisinde başlıca büyüklüklerden birisi olan kredilerin aktifler içerisindeki payı ve kredilerin toplam mevduatlar içerisindeki payı aktif kalitesi göstergeleri olarak kullanılmaktadır.321 2. Tablo 6. Türkiye’de ortalama şube başına düşen öz kaynakların İzmir’deki şube sayısı ile çarpılması ile elde edilmiştir. Ancak. Türkiye’nin 2000 ve 2001 yılında yaşadığı Kasım ve Şubat krizlerinin banka kredilerinde önemli daralmalara yol açtığı anlaşılmaktadır. finansal kaldıraç oranı (Öz kaynaklar/Yabancı Kaynaklar) gibi oranlar göstermektedir.271 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği *İzmir bankacılığının öz kaynakları. Aşağıdaki tablodan da görüleceği gibi. İzmir’deki bankacılık faaliyetleri çerçevesinde sermaye yeterliliği araştırıldığında veri tabanının yetersizliği dikkate alınarak bankaların şube başına düşen ortalama öz kaynaklarından hareket edilmiş.370.811 37. toplam aktif ve sermaye büyüklüklerine baktığımızda Türk bankalarını ön sıralarda görmek mümkün olamamaktadır.827 25.2 Sermaye yeterliliğine finansal bağımsızlık oranı (Öz kaynaklar/Toplam Aktifler). sermaye yeterliliği rasyosu olarak alınmış ve Türkiye ortalaması ile karşılaştırılmıştır. Çolak.78 İzmir Bankacılığında Sermaye Yeterliliği Yıllar İzmir Türkiye 2001 2002 2001 2002 Özkaynaklar * (Milyar TL) Krediler 1.93.1 Ne yazık ki Türk bankacılık sistemi sermaye yeterliliği açısından oldukça zayıf durumdadır. gelirin sürekliliği gibi aktif kalitesi göstergeleri önem kazanmaktadır. Para Banka Teori Politika.683. kar/aktif toplamı rasyoları sisteme uygulandığında dünyadaki bankalar içinde ilk sıraları Türk bankaları almasına karşılık finansal bağımsızlık.766 56.626 2.648 (Milyar TL) Sermaye Yeterliliği 80 110 40 46 1. Ankara: Gazi Kitapevi. Tezer Öçal ve diğerleri. yine bu şubeler tarafından verilen toplam kredilere oranı.826.

İzmir’deki şube sayısına çarpımı ile bulunmuştur.2 37. bu oranın çok yüksek olması banka riskinin arttığının göstergesidir. aktif verimliliği net karın toplam kredilere oranlanması ile hesaplanmıştır. 1999-2001 yılları 78 . İzmir’de Mevduatların krediye dönüşme oranının Türkiye ortalamasının altında olması.6 31.490 169. Türkiye genelinde de kredilerin mevduat içerisindeki payı gerilemesine rağmen.0 2000 47.5 60. İzmir bankacılığında 2001 ve 2002 yıllarında % 12 olan kredilerin toplam aktifler içerisindeki payı aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere oldukça düşüktür ve bankaların riskten kaçınmak için asli görevleri olan finansal aracılık işlemlerini askıya aldıklarını göstermektedir.271 Toplam Aktifler* (Milyar TL) 14. Türkiye genelinde şube başına düşen ortalama aktif miktarının. Izmir ve Türkiye bankacılığının aktif karlılığı aşağıdaki tabloda yer almaktadır.Kredilerin toplam aktifler içerisindeki payının yüksek olması bankaların gerçek görevlerini yaptığının bir göstergesi olmakla beraber.80 İzmir ve Türkiye'de Aktif Kalitesi (Kredi/Mevduat) 1995 İzmir Ege Bölgesi Türkiye 78.3 70.9 58.0 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği İzmir Bankacılığında Aktif Karlılığı Bankaların aktiflerini ne kadar verimli kullandığını gösteren aktif karlılığı. Bu çerçevede.370.626 2. Tablo 6.0 62. 2002 yılında ise % 27. Türkiye genelinde de aktif kalitesinin düşük olduğu görülmektedir. İzmir ile ilgili veriler sınırlı olduğu için.3 65. 1995 yılında İzmir’de % 78.9 47.464 18.826.332 212.675.5 61.3 50.5 23.4 1996 67.766 56.4 24.922. reel kesime kaynak aktarma imkanlarının yeterince kullanılmadığının bir göstergesidir. Aşağıdaki tabloda da görüldüğü üzere kredilerin mevduat içerisindeki payı ele alındığında da yıllar itibariyle bu oranın azaldığı.8 2002 27.4 1999 42. Tablo 6.3 38.7 45. karların ortalama toplam aktiflere oranlanması ile bulunur.5’e düştüğü görülmektedir.2 1998 68.1 69. İzmir ortalamanın üzerindedir. Bu oranlar Türkiye geneli ele alındığında 2001 yılında % 22 ve 2002 yılında % 27’dir.488 Aktif Kalitesi (Krediler/Toplam Aktifler) 12 12 22 27 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği *İzmir’deki toplam aktifler.221.855.79 İzmir ve Türkiye'de Aktif Kalitesi Yıllar İzmir Türkiye 2001 2002 2001 2002 Krediler (Milyar TL) 1.0 2001 28.085.257. İzmir ortalamasından daha yüksek olmakla beraber.811 37.5 iken 2000 yılında % 48’e.8 1997 74.2 59.

gerekse mevduat miktarı Türkiye ortalamasının altındadır. Bu durum makro ekonomik göstergelerin iyi olduğu dönemlerde İzmir bankacılığının daha karlı.631.480 2.239. Personelin yoğunluğu eğitimsizliği ve enflasyon ortamının personel giderlerini düşürmeyi engellemesi bankaların maliyetlerini artırmakta ve onları gelir artırıcı işlemlere yöneltmektedir.490 -23 971.0 1 826 626.599. İzmir Bankacılığında Personel Verimliliği.00 37. Mevduat ve kredilerin personel sayısına oranlanması ile personel verimliliği ölçülebilmektedir1.709. Türkiye Bankalar Birliği 79 .766 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği İzmir Bankacılığında Personel Verimliliği Personel verimliliği.00 34. Teknolojik gelişmelerden yararlanamayan ve yoğun şubeleşme politikası izleyen bankalar.213. Personelin uzmanlık.897.9 20 634.85.0 257 967. bankaların teknolojiden yararlanma derecesini ve toplam faiz dışı giderler arasında personel giderlerini ölçmeyi sağlar.0 915 622.986. s.0 2 257 811.8 38 540.974 -2.0 -11.00 21. emekten tasarruf sağlayan organizasyon biçimlerine gitmeye ve personelin daha verimli çalışmasına yönelik önlemler almaya yöneltmektedir.090.355 -305.42 485.316. aktif karlarının Türkiye geneline göre daha oynak olduğu görülmektedir. Bu durum.341.0 181 806. İzmir’deki şubeleri personelin bilgi ve becerilerini artırmaya. emek-yoğun olarak çalışmaktadırlar.122.0 -850 921. İzmir ve Türkiye genelinde bankaların personel verimliliği2 karşılaştırmalı olarak yıllar itibariyle gelişmeler incelendiğinde. 1 2 Mert Ural. eğitim düzeyi ve otomasyon düzeyi bankaların verimlilikleri ve karlılıklarının etkilemektedir.085.19 Toplam Kredi (Milyar TL) 1 743 660 3 860 068 8 811 893 Aktif Karlılığı (Net Kar/Krediler) İzmir 6 8 7 7 -2 -12 -47 8 Türkiye 6 7 6 5 -1 -8 -30 4 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 759. Tablo 6.633.777.0 -211 941.arasında -% 47’ye varan oranlarda aktif karlılığı negatif çıkan İzmir bankacılığında. Tezi.00 14.7 136 341.3 1 805 329.714.00 52. kriz dönemlerinde ise Türkiye ortalamasına oranla daha zararlı çıktığını göstermektedir.81 İzmir'de ve Türkiye'de Aktif Karlılığı İzmir Yıllar Toplam Net Kar Kredi (Milyar TL) (Milyar TL) 8 438.0 533 503. İzmir’de bankalarda çalışan personel başına düşen gerek kredi.0 Türkiye Net Kar (Milyar TL) 104.26 255.750.8 1 180 744.2 59 602.

bankanın sermayesi ve/veya kredi-zarar karşılıkları banka varlıklarının oynaklığını karşılayacak kadar değilse ve ekonomi büyük güven şoklarıyla karşı karşıya ise. Finansal göstergelerden en çok kullanılanı M2/GSMH olmasına rağmen Finansal Varlık Stokları/GSMH göstergesinin de kullanıldığı görülmektedir3.272. banka varlıkları likidite. şube sayısında rasyonel davranılmaması ile birlikte yüksek maliyetler ortaya çıkmakta ve banka verimliliği olumsuz etkilenmektedir. İzmir ve Türkiye genelinde finansal derinleşmeye ilişkin göstergeler yıllar itibariyle aşağıdaki tablolarda verilmektedir.g. 1999. 1 2 3 İzmir Bankacılığında Şube Verimliliği. a. finans sisteminin etkin bir şekilde çalışması gerekir. Buna göre. o zaman bankacılık sisteminin kırılganlığının artmasının neden olmaktadır2. İzmir’de Finansal Derinleşme Finansal derinleşme.e. Finans sisteminin hangi ölçüde genişlediğini ve finansal araçların ne kadar çeşitlendiğini gösterir. piyasalara ilişkin bilgi toplama sürecinde ölçek ekonomilerinden yararlanarak ve riski dağıtarak işlem maliyetlerini en aza indirebilir. Çok şubeli bankacılıkta şube yeri seçiminde. Nobel yayın Dağıtım. Türk bankacılık sisteminde yer alan bankalar uzun yıllar bankalar arası rekabetin yoğun olduğu ve mevduat faizlerinin kendileri dışında belirlendiği bir ortamda.Faruk ÇOLAK. mevduat ve kredilerin vadelerini birbirine eşitleyerek. Banka pasiflerinin büyümesi ekonominin büyüklüğüne ve uluslar arası rezervlerin stoğuna göre çok hızlı ise. İzmir’deki banka şubelerinin finansal aracılık fonksiyonlarını etkin şekilde yapamadıklarının bir diğer göstergesidir.İzmir Bankacılığında Şube Verimliliği Son yıllarda Türk bankacılık sisteminin içine girdiği krizin etkisiyle değişmekle beraber. finans sistemi belirli bir derinlik kazandığı zaman. personel verimliliğinde de olduğu gibi. daha fazla mevduat toplamak ve bu mevduatı yüksek faiz oranları ile plase etmek arzusuyla çok şubeli bankacılığa yönelmişlerdir. Finansal Sistem ve Bankalar.117-118. Finansal derinlik (parasal büyüklüklerin GSMH’ya oranı) ekonomilerin gelişmesinin bir sonucu olmasına rağmen. Tezer ÖÇAL-Ö. İzmir’de faaliyette bulunan banka şubelerinin gerek şube başına düşen kredi gerekse mevduat dağılımında Türkiye ortalamasının altında olduğu görülmektedir. s. böylesi artışların hepsi olumlu olarak yorumlanmamaktadır. 80 .. ss. vade ve para cinsine göre banka pasiflerine oranla önemli ölçüde farklıysa. Yıllar itibariyle Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de banka şubelerinin sayısı azalmış olmasına rağmen. Türkiye Bankalar Birliği Morris Goldstein-Philip Turner. şube verimliliğinin düşük çıkması. finans sisteminin gerek büyüklük gerekse yapı itibariyle değişmesini ifade etmektedir. Finansal aracılık faaliyetlerinden bu tür faydaların elde edilebilmesi için. İzmir ve Türkiye genelinde bankaların şube verimliliği1. tasarruf sahiplerine yakın olabilmek. Ankara.

893 14.937 6.081 13.122.213. dönemin sonlarına doğru bu oranın Türkiye ortalamasının önemli ölçüde altına düşmesi.887 14.095.078 Krediler (Milyar TL) 1.180.854.068 8.561 24.798 9.811.291 48.516 12.789.664.480. bir anlamda İzmir’de bankacılık sektörü ile reel sektör arasında ekonomik gelişmeyi sağlayan bağın koptuğu şeklinde yorumlanabilir.622 1.436.574. Özellikle kredilerin GSMH içindeki payı 1995 yılında Türkiye ortalamasının üzerinde iken.500 2.967 125.442.545.393.067 29.406 116.480 37.974 34.744 1.466 2.282.620 3.329 1.660 3.518.355 21.456.337.129 179.438 6.860.805.626 173. Tablo 6.907 720.978.766 Toplam Mevduat (Milyar TL) 2.089. 81 .660 5.263 53.547 1. İzmir’deki bankacılık faaliyetlerinin Türkiye ortalamasının daha altında bir oranda reel sektöre kaynak aktarabildiğini göstermektedir.596.056.769 68.Tablo 6.967 533.810 136.185.341 257.714.382.743.602 383.946 Finansal Derinleşme Krediler/GSMH 22 26 30 26 28 27 21 Finansal Derinleşme Mevduatlar/GSMH 34 41 43 45 62 54 65 Kaynak:Türkiye Bankalar Birliği ve DPT.82 İzmir’de Finansal Derinleşme Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Cari Fiyatlarla Krediler (Milyar GSMH (Milyar TL) TL) Toplam Mevduat (Milyar TL) Finansal Derinleşme 24 24 26 26 22 20 14 Finansal Derinleşme 30 35 35 37 51 41 48 Krediler/GSMH Mevduatlar/GSMH 577.085.646.766.826.305 1.332 78.263.503 915.145. Bu durumda İzmir bankacılığının İzmir’de reel sektörün gelişmesi için ihtiyaç duyduğu fonları sağladığını söylemek güçtür.570 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği ve DPT Finansal derinleşme göstergesi olarak kullandığımız mevduatların ve kredilerin GSMH’ya oranının yıllar itibariyle gelişimi.958 3.83 Türkiye’de Finansal Derinleşme Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Cari Fiyatlarla GSMH (Milyar TL) 7.

Ocak-Haziran dönemi verileri Konsolide bütçe gelir ve giderleri arasındaki ilişkiye baktığımızda ise aşağıdaki tabloda.346 29.00 100.7 gibi düşük bir oranda gerçekleşmiştir.110.744.53 100.09 5. Diğer illere kaynak aktarması. İzmir’in diğer illere kamu eliyle kaynak aktarıp aktarmadığını ortaya koyması açısından önemlidir.540 % [2/1] 90.634.608.63 88. Tablo 6.İç.89 90.700 2. konsolide bütçe gelirlerinin ancak ortalama olarak %50’sinin İzmir’de harcandığı sonucuna ulaşılmaktadır.735.957. Türkiye ortalamasına yakın gerçekleştiği görülmektedir.254.Kamu Maliyesi Kamu harcamaları ve toplanan vergiler çerçevesinde İzmir’in kamu maliyesi açısından analizi.Tah.574 3. Bu oran İzmir GSYİH’sının Türkiye GSYİH’sına oranı olan % 7’ye paraleldir. Ancak.01 74.33 91.147 4.483 37.212 2000 Türkiye 2001 2002 2003 * Kaynak: Maliye Bakanlığı .273.Gid.625 43.285. Payı (%) %[2/3] %[2/1] 82 . İzmir konsolide bütçe gelirlerinin konsolide bütçe giderlerine oranı incelendiğinde ise.84 İzmir’de Genel Bütçe Vergi Gelirlerinin Tahakkuk ve Tahsilatı (Milyar TL) Yıllar Tahakkuk [1] 2000 İzmir 2001 2002 2003 * Tahsilat [2] 1.503.729. Tablo 6.80 Toplam Tahsilat İç Payı (%) 6.614.57 87.781 26. yine de bu durumun bir ölçüde İzmir ekonomisinin küçülmesine.625 2.362 65.313. Payı (%) Giderler[3] Top. şüphesiz bölgesel dengesizlikleri gidermeye yönelik ekonomi politikaları çerçevesinde düşünüldüğünde normal karşılanmalıdır.928 59.667 48.30 75.İç.782.85 İzmir’de Konsolide Bütçe Gelir ve Giderlerinin Karşılaştırılması Yıllar Tahakkuk[1] Tahsilat[2] Top. en azından ekonominin durağanlaşmasına yol açabileceğine de dikkat çekmek gerekir.00 100.557 2.698 39.792.00 100.28 7.75 6. Konsolide bütçe giderlerinin Türkiye toplamından aldığı pay 2000-2003 döneminde yaklaşık olarak % 1. İzmir’den tahsil edilen verginin Türkiye’deki toplam tahsilata oranı ise.680 3.00 1. 2000-2002 döneminde İzmir’e tahakkuk edilen verginin yaklaşık % 88-90’ının tahsil edildiği.54 90.990. bunun Türkiye’de tahakkuk edilen verginin tahsilat oranına paralellik gösterdiği anlaşılmaktadır.4 olarak gerçekleşmiştir. Yıllar itibariyle İzmir’e tahakkuk ettirilen genel bütçe vergi gelirleri ile bunların tahsilatına ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir. aynı dönem için ortalama % 6. İzmir’de konsolide bütçe gelirlerinin tahsilat/tahakkuk oranı.

00 911 1 325 152 2 109 123 1 176 203 46 705 028 80 579 065 115 485 633 69 448 384 1.2000 İzmir 2001 2002 2003 2000 Türkiye 2001 2002 2003 1 921 243 2 856 091 4 706 880 4 435 363 37 472 580 58 265 356 85 753 311 64 085 235 1 686 262 2 419 389 3 984 919 3 016 717 33 440 143 51 542 970 76 400 450 44 689 449 5.00 100.00 185. Tablo 6. İzmir’de Genel ve Katma Bütçe harcamalarının önemli kısmı.00 100.276 55.95 1.69 5.57 188. en küçük paya sahip olduğu ilçe ise Güzelbahçe’dir.633 Personel 552.200.149.544 Transfer 152 183 319 30.160 Yatırım 63 85 164 1. tarım sektöründe Kınık en büyük paya sahiptir.203.86 İzmir’de Yıllar İtibariyle Genel ve Katma Bütçe Giderleri (Milyar TL) Yıllar 2000 İzmir 2001 2002 2000 Türkiye 2001 2002 Kaynak: Maliye Bakanlığı Toplam 910.548.77 84.75 100. 83 . Alt yöre genelinde her bir sektör açısından en büyük paya sahip ilçe Konak İlçesidir.636 77.033 848.359.784 15. tarım sektörü dışındaki.722 9.64 1.48 71.00 100.94 256. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Bakırçay alt yöresindeki tüm sektörlerin sağladığı işgücü miktarlarına baktığımızda Bergama İlçesinin en büyük paya sahip olduğunu görüyoruz.02 89.71 84.04 4.16 64. Tarım dışındaki tüm sektörlerde en büyük paya Bergama sahip olurken.22 6. Sektörlerin.15 182.894 23.297 Diğer Cari 144 208 324 3. Türkiye ekonomisinin toplam Genel ve Katma Bütçe harcamaları içerisindeki yoğunluğa ulaşmaktan oldukça uzak görülmektedir.028 80.759 1.857 7.211.146 46.314.00 100.35 87.287 4.97 66.00 100.627.978.580 6.887.179 4.778.69 100.705.006.09 69.579.46 89.83 1.065 115.825 1.543.160.73 Kaynak: Maliye Bakanlığı Genel ve Katma Bütçe giderlerinin dağılımı aşağıda gösterilmektedir.24 88.485.370 Sanayi Dışı İşgücünün Sektörel Dağılımının Genel Değerlendirmesi Sayımı Bilgilerine Göre) [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi (2000 Nüfus İzmir Büyükşehir Bütünü alt yöresinde en büyük paya sahip sektör tarım dışı sektör iken onu takip eden sektörde hizmetler sektörüdür. Personel harcamalarının yanı sıra transfer harcamaları da ön plana çıkmakta ancak.60 63.66 68.00 100. Türkiye ekonomisine paralel olarak personel harcamalarında yoğunlaşmaktadır.000 1.004.

Ödemiş. tarım sektörünün ise en küçük paya sahip olduğu görülmektedir. Hizmetler sektöründe ise yine Aliağa en büyük paya sahiptir. Menderes Kıyı Kesimi alt yöresinde en büyük işgücüne sahip olan sektör tarım dışı sektördür. Urla İlçesinde en büyük payı tarım dışı sektör alırken. [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi Alt yörenin tek ilçesi olan Kemalpaşa’da en büyük paya sahip olan sektör tarım dışı sektör olurken. Servis sektörü dışındaki tüm sektörlerde en büyük payı Urla almıştır. Servis ve tarım sektörlerinde ise en büyük paya Selçuk İlçesi sahiptir.[C] Gediz Strateji Alt Yöresi Bu alt yörede tarım dışı sektör en fazla paya sahip iken . Bayındır İlçesinde tarım en büyük paya sahiptir. 84 . Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Tüm sektörler toplamında en büyük işgücüne sahip olan Torbalı İlçesi. aynı zamanda tarım dışı ve hizmetler sektöründe de en büyük payı bünyesinde bulundurmaktadır. Tarım sektöründe ise en büyük paya sahip ilçe Kınık İlçesidir. Belli bir sektör her ilçede en büyük paya sahip değildir. En küçük paya sahip olan tarım sektöründeki işgücü sayısı en çok Menemen’de görülmektedir. tüm sektörler toplamında en çok işgücüne sahip ilçe ise Menemen’dir. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu alt yörede en büyük paya hizmetler sektörü sahip iken bunun en çok görüldüğü yer Çeşme’dir. Tüm sektörler toplamında en fazla işgücü miktarı yine Çeşme’ye aittir. Tarım sektörü dışındaki tüm sektörler dahil olmak üzere bütün sektörlerin en büyük paya sahip oldukları diğer bir deyişle en fazla işgücü bulundurdukları alt yöre İzmir Büyükşehir Bütünü alt yöresidir. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Tüm sektörler toplamında en fazla işgücü bulunduran ilçe Ödemiş iken her bir sektörün en fazla işgücüne sahip olduğu yerde aynı ilçedir. Tarım sektörü dışındaki tüm sektörlerde en küçük payı elinde bulunduran ilçe Beydağ iken tarım sektöründe Karaburun en küçük paya sahiptir. onu sırasıyla hizmetler. [E1] K. Tire. İlçeler bazında baktığımızda tarım sektörü dışında kalan tüm sektörlerde en büyük payı elinde tutan ilçe Konak İlçesidir. servis ve son olarak da tarım izlemektedir. İzmir İli Toplamı İzmir ili genelindeki dağılımlara bakıldığında tarım dışı sektörün en büyük paya sahip olduğu. K. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Tüm sektörler toplamında en fazla işgücüne sahip olan ilçe Urla’dır. Beydağ ve Kiraz ilçelerinde en büyük paya sahip tarım dışı sektör iken. Seferihisar da servis sektörü almaktadır. [E2] K. Servis sektörü ilçeler arasında çok büyük bir farklılık göstermese de en çok Aliağa İlçesinde görülmektedir.

012 2.332 595 1.648 290.475 15.229 2.767 2.824 719 2.701 4.270 1.527 4.720 6.178 6.710 14.601 4.060 246 406 4.913 15.809 2.783 266 242 7. serbest meslek sahipleri ve bunlarla ilgili diğer meslekler.869 1.342 5.101 511 798 13.588 45.606 5. ormancılık.Tablo 6. balıkçılık ve avcılık işlerinde çalışanlar *Tarım Dışı: Tarım dışı üretim faaliyetinde çalışanlar ve ulaştırma makineleri kullananlar 85 .682 1.574 4.643 92.986 2.296 4.594 7.897 17.870 58.87 Sanayi Dışı İşgücünün Sektörel Dağılımı Alt Yöreler Yerleşimler Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe A ŞehirBütünüTop Dikili Bergama Kınık B Aliağa Foça Menemen C Kemalpaşa D Menderes Torbalı Selçuk E1 Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz E2 Çeşme Karaburun F1 Urla Seferihisar F2 Genel Toplam Hizmetler 12.436 1.442 41.512 2.275 4.352 637 85.905 9.067 1.028 1.335 1.711 2.269 4.109 267.096 1.hayvancılık.329 248 524 7.438 3.238 2.138 825 2.731 1.956 5.237 *Hizmetler: İlmi ve teknik elemanlar.398 2.654 2.687 875 875 685 1.432 3.937 Hizmetler Servis 4.898 158 175 931 1.206 121.790 6.223 7.829 703 3.137 2.870 547 1.403 1.161 1.420 744 8.281 6.729 4.871 29.771 1832 196 2. Hayvancılık.409 3.021 Tarım Dışı 14.758 1.135 4.650 643 1.770 3. idari personel ve benzeri çalışmalar.473 3.941 355 2.321 212.874 1.707 410.393 1.840 1.296 462 20 482 831 502 1.264 370 370 865 1.782 3.809 3.482 48.*Servis: Hizmet işlerinde çalışanlar *Tarım: Tarım.743 393 2. müteşebbisler direktörler ve üst kademe yöneticileri.333 365.321 4.286 1.453 38.987 1.012 1.834 11.779 1.141 6.349 11.435 5.081 24.138 1.731 Tarım 308 872 1684 969 756 157 523 766 456 4.312 72.027 1.

Rüzgarın en çok estiği yönler. kışın dondurucu hissedilmesine neden olur. yazın bunaltıcı. 86 . uzun yıllar ortalaması 2 mm3. Bu iki ova arasında yüksekliği 250 metreye varan Kahvecibeli (Belkahve) yer alır. dağlarla çevrili yörenin yüksek kesimlerinde kış aylarında kar örtüsü uzun süre kalmaktadır. Ancak. Bu dağların güneyinde Bakırçay Ovası ve ovanın güneyinde Yunt Dağları görülür.3 mm3. hava sıcaklığının. Tanımladığımız bu topografik yapı üzerinde Bozdağ ve Yamanlar’da birer krater gölü yer almaktadır.6 derecedir. Alanın kuzeyinde 1. Sıcaklık ortalaması yüksek olan ilde. Stratejik planlama alanında kar yağışı özellikle kıyı kesimlerde ender görülmektedir. Topografya Körfez ve Kemalpaşa Ovasının doğu-batı doğrultusunda Sarıgöl'den Çeşme'ye kadar hakim topografik öğe olarak Bozdağ uzanmaktadır. Toplam yağışın miktarı yıldan yıla değişmektedir. Bozdağ'ların güneyinde ise K.6 derece. Her mevsim görülen nem.3 Coğrafi Çevre Özellikleri İklim İzmir'in coğrafi konumu nedeniyle il sınırları içinde hemen her tarafta benzer iklim özellikleri görülür ve genel olarak Akdeniz ikliminin Kıyı Ege alt tipi hakimdir. Yazları Akdeniz kıyı şeridiyle aynı sıcaklıkta ve kurak.) aylarında almaktadır.250 metreyi aşan Madra Dağları yer alır. Menderes Ovası yer alır. Bu çöküntü alanı İzmir Körfezidir. kışları ılık ve Batı Akdeniz'den daha az yağışlıdır.6. Körfezin doğusunda Bornova Ovası. Ayrıca Körfezin doğusunda Kemalpaşa Dağları bulunmaktadır. Bu dağlar ile güneyindeki Yunt Dağları arasında Bakırçay ovası ve onu sulayan Bakırçay görülür. kasım ile nisan ayları arasında da güneydoğudur. Yunt Dağları doğudan Sultan Dağları ve Dumanlıdağlar ile birleşir. İzmir en fazla yağışı Aralık (uzun yıllar ortalaması 154. Yamanlar Dağının güney eteklerinde yer alan Karşıyaka bir çöküntü alanının kenarına yerleşmiştir.6 mm3. ortalama sıcaklığın en yüksek olduğu temmuz ayının ortalama değeri 27. onun doğusunda da Kemalpaşa Ovası bulunur. en düşük olduğu ocak ayının ortalama değeri ise 8.250 metreyi aşan Madra Dağları yer alır. Dumanlıdağlar ile güneyindeki Yamanlar ve Manisa Dağları arasındaki vadiden Gediz Nehri akar. Çalışma alanımızın kuzeyinde 1. civarında olan temmuz ve ağustos aylarıdır. İlin güney sınırı üzerinde Aydın Sıra Dağları uzanır. mayıs ve ekim ayları arasında batı. Bozdağ'ların devamı ve anakentin batısında Kızıldağ adıyla Çatalkaya görülür. İzmir'in 60 yıllık yağış bilgilerine göre.) ve Ocak (uzun yıllar ortalaması 132. ortalama yıllık toplam yağış miktarı 69l mm3’dür. Karaburun yarımadasında kuzeyden güneye doğru uzanan dağlar da hakim unsurlardır. En kurak aylar.

daha sonra yer şekilleri sebebiyle batı yönünde akmaya başlar. Gölcük'ün oluşmasında alüvyon birikintilerinin de rolü olmuştur. Belevi Gölü. Çakalboğazı Gölleri ve Karagölü sayabiliriz. Çevresi çam ağaçları ile kaplı olduğu için yaz aylarında rekreatif amaçlı olarak kullanılmaktadır. Davullu Dağlarından doğar. Gediz beslediği tarım alanları itibari ile büyük önem arz ederken. Bitki Örtüsü Akdeniz bitkilerinin her türü planlama alanında yer almaktadır. Soma ovasının kuzeyinden geçip. çitlembik. sakız ve katır tırnağı gibi kuraklığa dayanıklı bitkiler de girer. Foça'nın İlin ikinci akarsuyu olan K. kadar doldurduğu körfezde oluşmuş ovanın kuzeyindedir. K. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. Gölcük Gölü. Murat Dağından doğan Gediz güneyinden denize dökülür. 87 . Bozdağlardan doğar. Yamanlar Dağından çıkar. Bu floraya ardıç. Mevcutların en önemlileri arasında Gölcük. Nehri. Ayrıca Bafa ve Ak Göl de Selçuk’un kuzeyindeki diğer göllerdir. yangın ve tarla açma nedenlerinden dolayı mevcut ormanların ortadan kalktığı ve yerini maki florasına bıraktığı görülmüştür. Aşırı otlatma. Akarsular İzmir ili içinde Ege Bölgesinin önemli akarsularından olan derin yataklı Gediz Nehri ve K. Selçuk ilçesinin batısından denize dökülür. Torbalı ile Selçuk arasında K. yabani zeytin. denizden 600 m. Belevi Gölü. Bakırçay. Önce güneye yönlenen Bakırçay. B. Menderes ve Bakırçay ise sel karakterli akarsulardır. Menderesin Selçuk'tan 5-6 km. Yamanlar Dağı üzerinde küçük bir krater gölüdür. çevresindeki kentler ve bazı sanayi tesisleri sebebi ile kirlilik oranı yükselmektedir. önce doğuya akar. yüksekliğe kadar görülmektedir. Küçük bir dere ile Gediz nehrine ulaşan gölün suyu tatlıdır. Karagöl. Menemen Boğazından geçerek. Çakalboğazı gölleri. Gediz'in en önemli kolu olan Kemalpaşa Çayı. Bakırçay ovası olarak anılan ovadan akarak Dikili'nin güneyinden denize ulaşır. Manisa Dağının doğu eteklerinden bir yay çizerek Gediz'e ulaşır. Menderes.Göller İzmir ili içinde büyük göllere rastlanmaz. İzmir ili içine girer. Menderesin sol tarafında bulunan sığ bir göldür. Ödemiş’in kuzeyinde Bozdağ üzerinde krater gölü olarak yer alır. Menderes Nehri bulunur. Makiler. Kınık-Bergama ve Dikili’deki tarım alanları için stratejik öneme sahip olan Bakırçay.

kara ağaç ve kızılcık gibi yayvan yapraklı ağaçlar bulunur. Burada Karlıçardak dağında en yüksek 930 metre. Sürekli sıkıştırılan bölgede kırıklar arasında kalan bazı yerler yükselerek dağları (Horst). Şiddetli basınçlarla bazı yerler. bunun en yüksek noktası 1. kavak. dördüncü zaman başlarında "Egeid" ismi verilen bir kara parçası ile kaplı idi. Ancak. Jeolojik Durum İzmir ilinin bulunduğu yer. Körfezin doğusunda ise yine birdenbire yükselen Yamanlar dağı uzanmakta olup. örneğin. Anadolu Yarımadası yükselirken. doğu-batı yönünde İzmir Körfezi ve doğuya doğru takip eden Bornova ovası çöküntü sahasıdır. söğüt. Topografik konum itibarıyla. Grabenin yerleştiği körfez ve Bornova alçak düzlükleri teşkil etmektedir ve yüksek dağlarla çevrilidir. Ovalarda ve özellikle dere yatakları kenarında çınar. Ege Bölgesinin dolayısıyla planlama alanının daha doğrusu Batı Anadolunun oluşumu henüz son bulmamıştır. yer kabuğunun henüz yerleşmediği sık sık olan depremlerden ve onların yarattığı sonuçlardan anlaşılmaktadır. Nif dağında ise 1. grabenin güneyinde K. 88 . Kuzeydoğuda ise Yamanlar-Manisa-Karadağ arasında uzanan bir akarsu vadisi ile Manisa ovasına açılmakta ve kuzeyinde ise Gediz Deltası ve Dumanlı Dağ eteklerinde Çandarlı Körfezine ulaşmaktadır.Yöredeki dağlık bölgelerin büyük bir kısmı ormanlıktır ve il içerisinde 490. körfezin güneyinde Nif dağı ve Karlıçardak dağları arasında uzanan basık plato aracılığı ile Yeşildere vadisinin açtığı geniş olukta.076 metredir. Ege Denizinin bulunduğu Egeid Kıtası alçalmaya ve çökmeye başladı ve üzeri Akdeniz'in suları ile kaplandı. kestane. Ovalar karaların içine doğru sokuldu ve körfezlerde son buldu. Şehrin esas yayıldığı alanda yükseklik 100 metrenin pek üzerine çıkmamaktadır. Olaylar aynı şekilde süregelmekte. Buca semtinde 200 metrenin üzerine. Palamut meşesi de yörenin belirgin ağaçlarından biridir. Bornova Atatürk Mahallesinde 300 metrenin üzerine kadar yükselmektedir. Bu alan doğuda Belkahve belinden Gediz ovasına (graben) açılmaktadır. Menderes grabeninin bir parçası olan Torbalı ovasına gelinmektedir. İzmir Büyükşehir Bütününün yayıldığı alan deniz seviyesinden başlayarak güneyde Kadifekale sırtlarında 186 metreye. Çökme sonucu Batı Anadolu Bölgesinde doğu-batı doğrultusunda kırılmalar oldu. Bu zamanda Doğu Anadolu'nun Yunanistan'a kadar olan bölgesi kuzey ve güneyden Alp kıvrımlarının etkisi ile sıklaştırılmaya başlandı. bazı yerlerde alçalarak ovaları (Graben) oluşturdu. Ege Bölgesinin ve İzmir ilinin bulunduğu alan deniz seviyesinde hafif dalgalı (Penoplen) düzlükler halinde idi.506 metre ile Nifkarlığı Tepesidir.692 hektarlık bir alanı kaplarlar. Bazı körfezlere dökülen akarsularsa zamanla körfezi doldurdular. Makilerin görülmeye başladığı ortalama 600 metre yükseklikten sonra kızıl çam. Yalnız volkanik faaliyetlere rastlanılmamaktadır. Körfezin güneyinde yine bir yüksek alana tekabül eden ve dik yamaçlarla denize inen Karlıçardak dağı ve Nif dağı yer almaktadır. daha yukarılarda kara çam ormanları yer almaktadır.

Karataş’tan sonra ise yükseltinin kayalık ve üst örtüsü bulunmayan kesimlerinde heyelan görülmemektedir.Böylece İzmir Büyükşehir bütününü ve körfezi çevreleyen alçak sırt ve vadiler aracılığı ile bir taraftan Gediz Grabeni vasıtasıyla Batı Anadolu’nun iç kısımları ve dolayısıyla İç Anadolu ile bağlantı kurulmakta. Güneyde Nif dağı. Ana hat olarak körfezin güney kesiminde yer alan doğu-batı uzanımlı fay ile bunun oluşturduğu düzlük körfezin kıyı şekillenmesini oluşturmuştur. Bornova ovası ise bir çöküntü koridoruna tekabül ettiğinden kalınlığı yer yer 100 metreyi aşan kumlu. Kadifekale eteklerinde yerleşmiş bulunan İzmir aslında bu dar şeritte konumlanmış yıllar içinde kıyıyı doldurarak genişlemiştir.000 yıl önce oluşumunu tamamlamaya başladığı söylenebilir. Kıyı şekillenmesi sırasında güney şeritte Kadifekale-Göztepe-Güzelyalı yönlü bir fayla sınırlanmıştır. İç körfezin genişliği 9 km kadar olup en dar yeri ise 2 km’dir. İzmir Körfezinin derinliği ortalama olarak 20 metre civarındadır ve iç kısımlara gelindikçe doğal olarak bu derinlik düşer ve Bostanlı açıklarında eski Gediz Deltası önlerinde 0. killi ve çakıllı tabakalardan oluşan dolgu ile Gediz deltası alüvyonlarından oluşmuştur. Mesoyozik kalın kireç taşları.000 yıl içinde deniz yüzeyinin 30-40 metre kadar yükseldiği bilinmektedir. Gaziemir-Buca alçak platosu çoğunlukla yeşil renkli olan marnlar.50 metreye kadar düşer. kuzeybatı kıyı düzlükleri (Karşıyaka-Menemen) ve Ege Menderes grabeni aracılığı ile hem Anadolu’nun iç kısımlarına hem de güneybatı Anadolu’ya açılmaktadır.000 yıl önce başladığı bilinmekte. İzmir ve körfezi elverişli topografya şartlarından dolayı çevresi ile kolay ancak belirli vadiler ve açıklıkları takiben bağlantı kurmaktadır. Batı Anadolu kıyılarının bu en büyük girintisi buzul dönemlerinde derin bir vadi ve daha sonraki dönemlerde ise bugünkü gibi bir körfez şeklindeydi. Kuzey kesim ise Alsancak Limanının bulunduğu alandan Halkapınar-Bayraklı yönüne giden bir çökelme ortamından oluşmakta olup bu kesimlerin dolgu alanı olması 89 . Bornova ovası temelli ve İzmir Körfezinin bulunduğu sahanın en az 500 metre kadar çöktüğünü göstermektedir. Sonuçta İzmir Körfezinin 5. oluşum sürecinde de deniz yüzeyinin de 100-150 metre yükseldiği ifade edilmektedir. Bu kesim yarı çöküntü alanı durumunda olup kıyıdan hemen sonra yükselmektedir. tabiatıyla körfeze borçludur. Bölgenin ana kenti olan İzmir sahip olduğu stratejik önemi. Bu görüş sık sık depremlerin oluşu ve sonuçta ortaya çıkan faylanmalar ve diğer şekillenmelerin sebebidir. Şimdiki durumuna erişmesinin de yaklaşık 25. Karlıçardak dağının tabanı yeşil renkli ofiyot ve onun üzerine gelen Kadifekale-Hatay arasında uzanan andezitler yer alır. Diğer Ege Körfezleri gibi İzmir Körfezi de aktif durumda bir grabendir. diğer taraftan kuzeyde Sabuncubeli vasıtasıyla Manisa ve Kuzey Ege ile. Son 10. Kadifekale eteklerinde bu yükseltinin yumuşak dokusunda heyelanlar olmakta. Nitekim Bornova ovasının temelinde bulunan neojen killi çökellerin kuzeyde Yamanlar dağı üzerinde 500 metre yükseklikte bulunması. Neojen döneme ait olan çoğunlukla andezitler ve Sabuncubeli civarında bu kütlenin üzerine oturan Neojen tortularla kaplıdır. Jeolojik olarak yukarıdaki topografik yapı çerçevesinde kuzeyde uzanan Yamanlar dağı.

Batı Anadolu güney-batıya yılda 20 mm ila 50 mm arasında değişen değerde kaymakta olup. Doğanbey-Sisam hatlarına denk gelmektedir. Bu kesimde iki derin ana deprem kuşağı tanımlanabilir. Stratejik Planlama çalışma alanındaki fay hatları genel olarak kuzey-güney açılımlı bir yayılma göstermektedir. Bornova ovası benzeri burada da ilk 15-20 metre alüvyal toprakla örtülü olup./yıl ile 40 mm. altında çakıl zemin görülmektedir. Menderes düzlükleri bu sistemin en önemli tektonik yapılarını oluşturmakta ve bölgenin depremselliği genelde çok sayıda orta büyüklükteki depremle tanınmaktadır. Özellikle Alsancak Limanının tevsiinde de aynı sorunların gündeme gelmesi farklı yapım sistemlerine ve mühendislik çözümlerine gidilmesini gerekli kılmaktadır. Stratejik planlama alanında yer alan depremler gerek sığ gerekse derin odaklı olsun doğudan batıya doğru dizilmişlerdir. Söz konusu kaymalara bağlı bölgede depremlerden dolayı oluşan enerji miktarı da yılda 2. Bu nedenle yapılaşmalarda dikkat sarf edilmesi gerekmektedir. Yapılan incelemeler Bostanlı yöresindeki sağlam zeminin 200 metre derinde olduğunu ortaya koymuştur. Deprem ve fay sistemleri verileri baz alındığında Güney-Batı Anadolu’nun kuzey-güney genişleme değerinin 14 mm. Bunun altında tekrar alüvyal zemine rastlanmaktadır. Bu durumlar kuzey-güney yönde 1 cm/yıl olarak belirlenmektedir. Odaklarının çoğu Karaburun-Sakız adası. Bunun nedeni Anadolu bloğunun batıya hareketinin Yunanistan tarafından kısıtlanması veya frenlenmesi nedeniyle oluşan doğu-batı sıkışmasıdır. Sonuç Anadolu’nun kuzey-güney açılımına sebep olmaktadır. Alp-Himalaya deprem kuşağında yer alan Ege Bölgesi. burada da doğu-batı istikametine giden bir fay hattı belirlenmiştir. Bu hareketlilik doğu-batı doğrultulu faylarla sınırlanan bir graben sistemidir. 90 . bu şartlar dahilinde kuzey-güney doğrultusunda hızla genişlemektedir. diğeri ise Güney-batı Anadolu’da Burdur-Isparta’ya kadar uzanan kuşaktır. Diğer deprem alanı ise Gediz vadisinin batı kesimleriyle Ege denizi arasında kalan kara kütlesidir. İzmir Körfezi-Midilli. Bostanlı kesiminin de Halkapınar gibi bir delta oluşumuna tabi olduğu ve alüvyal dolgu alanı olmasından ötürü sağlam zeminin oldukça derinde olduğu bilinmektedir.yumuşak zeminlere sahip olunduğunu göstermektedir. Strateji planlama alanında Bakırçay-Bergama. Menderes havzasını oluşturan fay zonu da bu değerler içinde 10 mm/yıllık bir kayma miktarına sahiptir.3x1020 erg civarındadır ve merkezleri çoğunlukla Ege Denizidir./yıl arasında değiştiği belirlenmiştir. Bunlardan birincisi olan Ege Denizi adalar yay kuşağı. Bu havzalar ve sahip oldukları alüvyal yapı bölgede deprem tehlikesini ve hasarının artırıcı yönde aktif rol oynamaktadırlar. Bu hareket sistemi Batı Anadolu ve tabiatıyla Ege’de faylanmalar ve irili ufaklı çöküntü havzaları yaratmıştır. strateji planlama alanımızda yer alan K. Genelde Batı Anadolu ve özelde İzmir ve çevresi bilindiği üzere depremselliğin yoğun yaşandığı bir bölgedir. Aynı durum Karşıyaka sahillerinde de görülmekte olup. K. Gediz.

Bu zonda 1964-1994 yılları arasında yoğun etkinlik görülmüştür ve bazı fayların diri olduğu ve de Bergama ve çevresindeki alanda olabilecek değerlerden 6 şiddetinde deprem olabileceği belirtilmektedir. İzmir Büyükşehrinin kuzeyinde yer alan fay hatlarının en belirginleri arasında Menemen’in kuzeyinden geçen Dumanlıdağ fayları görülmektedir. Bu yörede Bergama-Foça Fay Zonunun bulunduğu bilinmektedir. Kuzey-güney uzantısında olup. güneyinde Seferihisar Koyu yer almaktadır. Çalışma alanının kuzey kesiminde yer alan Dikili-Bergama-Kınık strateji alt yöresinde yer alan Ovacık normal faylarla sınırlı aktif bir yapının kuzey kenarında yer almaktadır ve 1939 yılındaki Dikili depreminin merkezi konumundadır. Buradan itibaren de Manisa fayı adıyla Gediz Nehri boyunca devam ederler. Bölgenin güneyinde yer alan Gümüldür fayı kıyı boyunca kuzeybatı-güneydoğu istikametine uzanmaktadır. Yapılan jeolojik incelemeler genel olarak stratejik planlama alanının çöküntü alanlarından oluştuğunu ve de çok sayıda fay hattının üzerinde bulunduğunu belirtmektedir. Kuzeyinde yer alan İzmir Körfezinin taban morfolojisi de bu fay tarafından kontrol edilmekte olup. Tuzla fayı aktif bir faydır ve geçmişte bu faya bağlı depremler sıkça görülmüştür. Bunlar Aliağa’dan güney-batı istikametine doğru yayılan fay gruplarıdır ve Manisa’ya doğru giderler. Bu hat kuzeye doğru Balçova’ya kadar erişmekte olup. Tüm yapısal öğeler ve morfolojik değerler belirgindir ve jeotermal enerji kısmında belirtildiği üzere bu kesimde çok sayıda sıcak su çıkışına rastlanır. kadardır ve Tuzla fayı olarak adlandırılır. Seferihisar-Doğanbey burnu arasında kalan kuzeydoğu-kuzeybatı doğrultusunda uzanan ve üç parçadan oluşan fay grubunun Cumalı kaplıcalarıyla Ege Denizi arasındaki bölümünün uzunluğu 15 km. Yöredeki jeotermal sisteminin araştırılması sırasında önemli faylarının bulunduğu ve bunların sıcak su sistemlerine yataklık ederek gençlik ve diriliklerini dışa vurdukları saptanmış ve son yıllarda aletsel olarak saptanmış olan çok sayıda deprem tespit edilmiştir. Menderes yöresinden batıya doğru uzanmakta ve Kemalpaşa’ya varmaktadır. Kemalpaşa’dan sonra ise fay hattı çatallaşarak devam etmektedir. araştırmalar bu fayın aktif olabileceğini ortaya koymaktadır. İzmir Körfezinin batı kesiminde meydana gelen depremler bu faydan kaynaklanmaktadır.Güzelbahçe-Karaburun fayı Karaburun Yarımadası ile İzmir Körfezini ayıran 15 km. Bu nedenle ileriki bölümlerde yer yer bu konudan kaynaklanan hususların gerek depremsellik ve gerekse jeotermal kaynaklar konusuyla yakın ilişkisi olduğu görülecektir. Birinci derece deprem bölgesinde olunduğunun ortaya konması depremselliğin sadece fay hatlarına bağlı olunmadığını da belirtmektedir. Bu hatta Menderes fayı adı verilmektedir. Fay zonu boyunca burada aktif faylara rastlanır. Bu fay üzerinde en son 1992 yılında görülen deprem sonrasında oluşan çatlakların zemin oturması ve çökmelerden kaynaklandığı belirmiştir. 91 . uzunlukta bir hattır.

su. 6. Bu potansiyeli ile bir uygarlıklar beşiği olmuş ve bölge. İzmir Körfezi ve İzmir ili Kıyı Kesimi olmak üzere 7 grupta incelenmeye çalışılmıştır. İzmir ve çevresi böylesine bir ulaşım bağlantı noktası olma niteliğini tarih içinde geliştirip günümüze kadar taşımıştır.4 Altyapı Teknik-fiziki altyapı sistemleri. özellikle de Batı Anadolu tarım ürünlerinin. Hekim ve Çiçek adaları civarında doğu-batı yönüne gitmektedir. Çin.1 Ulaşım Ağı Bilgileri Ege Bölgesi. 6. kervanların taşıdıkları Hindistan. altyapı sistemlerinin potansiyel olarak strateji planına etkileri inceleme konusu yapılacak ve geliştirilecek öngörüler bütünleşik strateji planının yatırım-program öncelikleri arasındaki yerini alacaktır. program ve öncelik önerileri ile öngörülerinin geliştirilmesi zorunlu olmaktadır. sanayi ve turizm sektörlerinin tüm potansiyeline birlikte sahip olan yeryüzü parçalarından biridir. Avrupa Kıtası’na taşınmasında önemli bir konum elde etmiştir. Derinliğine bakıldığındaysa. Kervan yolları ve demiryolları şebekesi İzmir’i odaklayan böylesi erişim istek hatlarına dayalı olarak 92 . İlerdeki bölümlerde. ulaşım.4. Küçük ve Büyük Menderes Havzaları’ndan taşınan ve Avrupa’nın gelişen yerleşme merkezlerince istenilen tarım ürünlerine yönelmiştir. Bundan sonra derinlik 10 metrenin altına düşmektedir. gerek şebeke oluşumu gerekse ulaşım altyapısı unsurları açısından tarihsel gelişimin izlerini günümüzde de taşımaktadır. kanalizasyon-pis su. Bu bölümde strateji planıyla doğrudan ilişkisinin kurulması amacıyla altyapı sistemleri. Özellikle 18. Körfez ve kıyı kesiminin doğal yapısı İzmir’e özel niteliği nedeniyle altyapının önemli bir unsurudur.Karaburun Yarımadası ve Foça yarımadası arasında kuzeybatı-güneydoğu yönünde başlayan İzmir körfezi. yarattıkları ağ oluşumları ile hem yatırımlarda uzun vadeli bir sürekliliği gerektirmekte hem de başarılı bir zamanlama ile gerçekleştirilebilirlerse akçalı getirileri. Uzunada açıklarında 50 metreye ve Aşağı Narlıdere eski Gediz arasında ise 20 metreye inmektedir. Anadolu ile birlikte taşımayı sürdürmektedir. Tuzla ve Kuş Cenneti açıklarında ise 0. İran ve Anadolu’dan gelen ürünlerin. Bölgenin ve İzmir'in uzun mesafe yollar aracılığıyla tarih içinde öne çıkan çok sayıda odak noktası ile ilişkileri olmuş. Gediz. ve 19. Bölgede ulaşım sistemi. enerji. Anadolu’nun doğusunda kalan dünyanın batıya açılan en önemli erişim güzergahında yer almıştır. yaratacakları iç ve dış ekonomiler açısından uygulama aşamalarının yeniden gözden geçirilmesi. yarattıkları dış ekonomiler ve sağladıkları sosyal faydalarla her türdeki planlama amaç ve hedeflerine erişmede araçsal bir rol yüklenmektedirler. Bu nedenle İzmir ili için yürütülen bir strateji planı elde etme sürecinde ağırlıklı olarak teknik altyapıların mevcut durumlarının değerlendirilmesi. yüzyıllarda İzmir ve çevresinde gelişen ticaretin ağırlığı giderek Ege Bölgesi’nin Bakırçay. Dünya coğrafyası içindeki bu önemli konumunu İzmir ve Ege Bölgesi bugün de. tarihsel perspektifte bakıldığında tarım. haberleşmeteklekominikasyon. Karaburun açıklarında 100 metre.50 metrelere kadar inmektedir.

bütünleşme olanakları ve kapasite düzeyleri açılarından başlıcaları içinde yer almaktadır. Yine aynı şekilde imtiyaz verilen İzmirTurgutlu-Afyon hattı da 1865 yılında tamamlanarak işletmeye açılmıştır. Türkiye'de ilk demiryolunun 1856 yılında İzmir . Böyle bir gelişme süreci içinde ticaretin yanı sıra bölgede. Denizli gibi yine İç Ege. batıda ise Urla. Kemalpaşa. Aydın. hesaplama eksiklikleri. Doğal olarak İzmir İli de bundan payını almaktadır. yük taşımacılığının ise % 93 oranla karayolundan yapıldığı bilinmektedir. şehirsel ve bölgesel işlevlerle bağlantılı. İzmir genel coğrafi özellikleri. doğuda Bornova’da Manisa Aksı’ndan ayrılarak. Demirci. Karayolları İzmir ili. çevresiyle oluşturduğu etkileşim düzeni içinde Türkiye ölçeğinde bir metropolitenleşme olgusu içine girdiği görülmüştür. Torbalı. Selçuk.Aydın arasında bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla inşa edildiği ve toplam 130 km uzunluğundaki bu hattın 1866 yılında tamamlandığı bilinmektedir. Karayolu ağının sistemli olarak geliştirilememesinde bu durumun da mutlak etkili olduğu kabul edilmelidir. ışınsal bir biçimde il yüzeyine ve ülkenin diğer bölgelerine açılma ve erişebilme özelliği taşımaktadır. Ankara ve İç Anadolu aksı. Salihli. Karaburun. mamul ve yarı mamul duruma getirerek çok geniş bir istihdam olanağı yaratan bir yeni üretim yapısının da oluşmaya başladığı gözlenmiştir. Metropoliten yerleşme merkezinden odaklanan karayolu şebekesi. Türkiye’nin Cumhuriyet sonrasında geçirdiği yeni ekonomik gelişme ortamı ve değişen üretim yapısı içinde de Ege Bölgesi ve İzmir’in yeni aşamalara yöneldiği. karayolu ulaşım sistemleri açısından da gelişmeye uygun bir coğrafyaya sahiptir. Turgutlu. Bunlar kuzeyde Karşıyaka-Menemen üzerinden Çanakkale ve Trakya’ya uzanan karayolu. tarımsal ürünleri tasnifleyen. ambalajlayan. ulaşım ağındaki çeşitlilik. depolayan. Bursa ve İstanbul’a bağlanan Doğu Marmara aksı. geometrik düzenlemelerle ve trafik yüklerine göre kademeli olarak kullanılan bir ulaşım ağı özelliğine kavuşturulamamıştır. Bodrum. Koridorlar içinde oluşan bu karayolu sistemi henüz yeterli bir biçimde. Seferihisar. yerleşmelerin yayılmasında. Kula ve Uşak gibi İç Ege ve Afyon. Bu gelişme olgusu. türler arası dağılımlar. Türkiye’de ulaşım sistemleri arasında genel olarak bir dengenin yaratılamamış olduğu bilinmektedir. bölgesel ve uluslar arası potansiyeli ile konumunun sağladığı olanaklar nedeniyle ülkenin illeri arasında. Alaçatı ve Çeşme gibi yarımadalara ve Kuşadası Körfezini çevreleyen korniş yola bağlantı kuran karayolu güzergahlarıdır. Toplam ülke ulaşımında yolcu taşımacılığının % 95. Marmaris ve Fethiye gibi Güney Ege ve giderek Batı Akdeniz’e doğru saçaklanarak gelişen aks. güneyde. altyapı sistemlerinin oluşumunda ve özellikle de İzmir’i odaklayan beş farklı ulaşım aksı boyunca kendini göstermektedir. Yerleşmelerin ve bölgenin gelişme eğilimlerindeki kestirim güçlükleri. Muğla. Balıkesir. Söke. kuzeydoğuda Bornova üzerinden Manisa.gelişme göstermiştir. denetim yetersizlikleri ve baskın siyasi tercihler nedeniyle tüm fiziki altyapı sistemlerinin il 93 . yürütülen çalışmanın diğer ilgili bölümlerinde de görüldüğü gibi günümüzde değişik ekonomik sektörlerin mekanda yer seçiş biçimlerinde.

düzeyinde geliştirilmiş dengeli bir ana plana bağlı olarak projelendirilip uygulanmasını engellemektedir. ancak gerek yukarıda belirtilen nedenlerle. 94 . Bölge Müdürlüğü’nün İzmir İli sınırları içinde kalan bölümüyle acil eylem planında yer alan karayolu uygulama önerisi ise aşağıdaki şekilde gösterilmektedir. Ancak yıllık kamu bütçesinden ayrılan payların düşüklüğü nedeniyle. il ve bölge düzeyindeki gereksinimlere göre oluşturulan uygulama programları geliştirmek amacıyla planlama çalışmalarının sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. stratejik plan dönemi ilk 5 yıllık aralığı ile çakışıyor olmasına karşın. Bölge Müdürlüğü’nün il sınırları içindeki karayollarını geliştirmek amacıyla proje ve uygulama programları yapmakta.5 İzmir ve Yakın Çevresi Mevcut Karayolu Şebekesi İşlevsel kademeli bir ağ ve trafik sayımlarına. TCK 2. Şekil 6. gerekse kaynak ayırma önceliklerindeki dalgalanmalar nedeniyle bu programların yaşama geçirilmesinde zorluklar ortaya çıkmaktadır. Bu durum karayolları içinde geçerlidir. başta çevre yolları olmak üzere İzmir İl sınırları içinde projelendirilip programlanan yolların. tamamlanmasında güçlükler çekileceği de gözlenmektedir. Karayolları 2.

14.6 Acil Eylem Planı Ulusal ağ bütünlüğü nedeni ile yapılacak uygulamalar Kapasite yetersizliği nedeni ile yapılacak uygulamalar Kaynak: TCK Genel Müdürlüğü 2.Şekil 6. gayri resmi anlamda tasarlamış bulunduğu 2020 karayolu ağı hedefi için bir şema bilgi olarak iletilmiştir. Kapasite yetersizliği nedeniyle ise. 15. Bu yol ağında hiyerarşik ve işlevsel.7 2020 Yılı Karayolu Ağı Hedefinin İzmir İl İçi Kesimleri 95 . ulusal ağ bütünlüğü ve kapasite yetersizlikleri nedenleriyle yapacağı uygulamalar olarak görülebilmektedir. sırada bulunan Manisa-Menemen karayolu ile sırada yer alan İzmir-Bergama ayrımından Bergama-Soma-Akhisar bağlantısı. 4. TCK 2. Bölge Müdürlüğü Acil eylem planına göre bölge müdürlüğünün İzmir İli sınırları içinde etkisi olacak girişimleri. sıradaki Selçuk-Kuşadası-Söke güzergahı dikkati çekmektedir. Şekil 6. Ulusal ağ bütünlüğü açısından. sıradaki Aliağa-Ayvalık-Edremit-Havran bağlantısı ile 7. Bölge Müdürlüğü Planlama Başmühedisliğinin bölge idaresi içinde geliştirdiği ve onaylı olmayan. kademeli bir bölgesel karayolu yaratmanın hedeflendiği anlaşılmaktadır.

8 İzmir ve Yakın Çevresinde Mevcut Demiryolu Şebekesi 96 . İzmir İli sınırları içindeki otoyol. Manisa yönünden gelen demiryolu ise Basmane İstasyonu'nda sonlanmaktadır. Demiryolları Türkiye’nin ilk demiryolu ulaştırma sisteminin kurulmasında İzmir'in özel bir konumundan söz edilebilir. çevre yollarının içinde yer alacağı uzun mesafe karayolları sistemi izlenebilmektedir. Türkiye’de ulaşımda demiryollarına verilen işlevsel rolün yeterince önemsenmediği bilinmektedir. Şekil 6. İzmir’den odaklanarak dışa dönük ağaç oluşumu ile vadilerdeki en uç noktalara kadar uzanmakta. Bu ağda Aydın’dan ve Çiğli’den sonra otoyollarda proje düzeyinde de olsa bir kararlılığın henüz oluşturulamadığı izlenimi ortaya çıkmaktadır. Küçük ve Büyük Menderes Havzaları’nın iç kesimlerine kadar uzanan ve bölgenin tarım ürünlerinin İzmir Limanı'na erişimini sağlayacak bir biçimde ürün toplanma merkezlerine kollarla uzanan bu hat günümüzde de hizmet üretmektedir. Halkapınar’da kurulacak bir ana istasyon yeri ile birlikte proje kapsamında Ankara bağlantılı uzun yol hattının düşünüldüğü. kuzey ve güney akslarda öncelikle Aliağa yönünde banliyö işletmelerinin çift hat ve elektrifikasyonuna ilişkin konulara uygulama olanağı getirecek ön proje çalışmaları 1980’li yıllarda tamamlanmış olmasına karşın sonrasında herhangi bir gelişme elde edilememiştir. yolcu ve marşandiz hatlarının ayrıştırılmasının önerildiği görülmektedir. tarım ürünlerinin ve madenlerin dış pazarlara ulaştırılmak üzere İzmir Alsancak Limanı'na aktarılması işlevini elinden geldiğince sürdürmeye çalışmaktadır. Yine aynı proje ile önerilen. birinci ve ikinci sınıf devlet yollarını izlemek olasıdır. Tüm ülkede olduğu gibi bölgede de karayolu yatırımlarının demiryollarının önüne alınmasına karşın bugün dahi bölgenin demiryolları. İlk demiryolu hattının dış satım ilişkileriyle İzmir-Aydın arasında yapılmış olması bunun göstergesidir. Aydın yönünden gelen demiryolu Alsancak İstasyonu'nda.Kaynak: TCK 2. Bölge Müdürlüğü Hedeflenen uzun vadeli karayolu ağında. Buna rağmen 1980’li yıllarda TCDD Genel Müdürlüğü’nce “Ege Bölgesi Demiryolları Ana Planı” adı ile bir proje hazırlandığı bilinmektedir. çok şeritli bölünmüş yol. mevcut demiryolu şebekesinin ve triyaj sisteminin geliştirilmesinin. Demiryolunun İzmir çevresindeki tüm bu tarihsel önemine karşın yük taşınmacığı ağırlığının karayoluna kaydığı görülmektedir.

ayrıca İzmir-Ankara hızlı tren güzergahını ve tünel geçişini de içeren ön çalışma niteliğindeki İzmir ve Çevresi Demiryolları Ana Planı’dır. İkincisi ve daha kapsamlı olanı ise. Son dönemlerde İzmir’de başlatılan şehirsel toplu ulaşım sistemleri bütünleşme uygulamaları ile birlikte banliyö demiryolu işletmeciliğini de geliştirerek aynı 97 . daha sonra ise Gaziemir güzergahının elektrifikasyonu ve çift hatta çıkarılmasına ilişkin fizibilite etütleridir. ana yolcu garı Halkapınar’da. yeni marşandiz garı ve triyaj tesislerini. birinci aşamada kuzey gelişme aksı olarak kabul edilen İzmir-Çiğli-Aliağa banliyö şebeke uzantısının. çift banliyö-uzun yol trenleri-marşandiz olmak üzere 4 hatlı demiryolu güzergahını. Bu çalışmalar 1/5000 ve 1/1000 ölçeklerde İzmir Büyük Şehir Bütünü içinde yürürlüğe konan imar planlarına da işlenmiş olduğu bilinmektedir. 1970’li yılların sonunda temel bir öngörü ile hazırlanmış. Ancak öncelikle ana yolcu ve marşandiz garları ile elektrifikasyon altyapı tesislerinin orta vadeli uygulamalarının yapılması beklentisi yerine getirilememiş bulunmaktadır. Bu ana plan ayrıca marşandiz garı ve elektrifikasyon altyapısının gerektirdiği alanları uzun vadeli olarak hesaplayıp konumlandırmış. yeni istasyonları ile banliyö şebekesini. Ne var ki bu çalışmaların programlı ve etkin bir biçimde hayata geçmekte bulunduğu söylenemez.TCDD Genel Müdürlüğü’nce yapılmış yukarıda da adı geçen çalışmalar üzerinde geç kalmış olmasına rağmen günümüzde de ısrarla durulmalıdır. Bu çalışmalardan ilki. yeni bir ana yolcu gar projesini. Banliyö şebekelerinin hızlandırılması 1985-1990 dönemini hedef almışken. marşandiz garı ise Çiğli’de düşünülerek önerilmiştir. ana planın daha uzun vadeli hedefler içinde gerçekleştirilmesi söz konusu idi. Bu çalışmaların şehirsel ve bölgesel açılardan makro proje değeri taşıdığı bilinmelidir.

Ancak İzmir için kurulacak bir strateji planı içeriğinde bu durumun önemi üzerinde durulması ve mevcut veriler açısında en geçerli olabilecek alternatif konumun varsayım olarak stratejinin içine konulması gerekmektedir. Tasarı Bölgesel Liman Ege Bölgesi ve İzmir’in gelişimi dikkate alındığında denizyollarının belirleyici ve yönlendirici önemi ortaya çıkmaktadır. her biri için hinterlant belirlemelerinin yapılması doğru bir yaklaşım olarak kabul edilebilir. Bu durumda en ekonomik biçimde ülke içindeki tüm etkinliklerin hangi limanın iç bölgesi sınırları içinde kaldığı konusunda analizlerin ve modellerin geliştirilmesi. sonrasında da alternatif bölgesel liman yeri olması konusunda öncelikli bir nitelik taşıyan ve tasarı aşamasındaki Çandarlı Limanı ile ilgili ön çalışmalar değerlendirilecektir.000 tona ulaşılacağı bildirilmektedir.058. Yakın bir gelecekte aşılabilecek 98 . İstanbul’a erişim kolaylıklarının artırılması amacıyla. kuzey yönündeki güzergahın metro standardına getirilmesi düşünülmektedir. Bu çalışma çerçevesinde böyle bir eksikliğin giderilmesi beklenemez. Bu kapsamda. İzmir’in gelecekteki bölge limanının konumuna ilişkin sürdürülen tartışma ve belirsizlikler bu akılcılığın ülke ölçeğinde henüz yakalanmamış olduğunun kanıtıdır.500. Mevcut Ana Limanlar İzmir İli’nde farklı işlev ve konumlarda. Deniz Ulaşımı – Limanlar. sıvı yük taşımacılığının yanı sıra yolcu gemilerine de hizmet verme özelliğine sahiptir.594. Mevcut Ana Limanlar.652.000. yük-yolcu trafiğine açık. Ek bölümlerin de hizmete alınmasıyla birlikte Alsancak Limanı’nın toplam yük kapasitenin 15. konteynır. Alsancak Limanı Ege Bölgesi’nin bugün için en büyük limanı niteliğinde bulunan İzmir Alsancak Limanı 1978 yılında 1. ana liman tanımına girebilecek dört adet gemi yanaşma merkezi bulunmaktadır.510 tonu yükleme. Genellikle bir ülkenin coğrafi konumu ve iç ekonomik faaliyetlerinin dağılımının yanı sıra uluslararası konum ve ilişkilerinin.500 TEU birimi iken bu sayı 2002 yılı sonu itibariyle 573. Türkiye de ise bu tür yaklaşımların geliştirilmekte olduğu konusunda ilgili kamuoyunda kesin ve akılcı bir bilginin varlığı izlenememektedir. Genel kargo. Mevcut özellikleriyle ilin ana limanları aşağıda kısaca belirlenmektedir. İzmir-Bandırma hattının hızlandırılması da programa alınmıştır. Ayrıca konteynır sayısı 1978 yılında 9.714 tonluk bir kapasiteye ulaşmış bulunmaktadır. Alsancak Limanı kamu yönetiminde. ticari ve bölgenin en geniş hinterlandı olan gemi yanaşma yeridir.231 TEU birimine ulaşmıştır.204 tonu boşaltma olmak üzere toplam 9.sistem içine alma girişimleri sürdürülmektedir. bu ülkedeki tüm taşıma olanağı ve maliyetlerinin hesaplanarak liman yerlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi. 2002 yılı sonunda 7. 2. limanların kesin sınırlarla hinterlantlarının belirlenmesi mümkün olabilmektedir. kuru yük. Bu amaçla öncelikle İzmir İl sınırları içinde mevcut ana liman yerlerinin kapasiteleri incelenecek.000 tonluk kapasitesinden. Amerika ve Avrupa limanlarında bu tür belirlemelerin yapılmakta olduğu bilinmektedir.

Aliağa Nemrut Limanı Kuzey’de Aliağa–Nemrut Körfezi içinde konumlanan işleticileri farklı 7 ayrı iskeleden oluşan bir limandır. 99 . Bu iskelelerde petrol. bölgesel ve ülkesel ölçekteki. Alsancak Limanı’nın kapasitesinin denetlenmesinin. Türkiye’nin seçtiği makro hedefler açısından yeni ve büyük bir liman yapımının hızlandırılması gerektiği de belirtilmektedir. Nemtaş ve Ege Gübre’ye ait iskeleler iç limandaki mevcut gemi yanaşma tesisleridir. Bu aşamada. Alsancak Limanı’dır. Yeni iskele yapım istekleri bulunmaktadır. Nemrut Limanına yılda yaklaşık toplam 3000 geminin yanaşmakta olduğu bilinmektedir. Bu iskelelerin yol ve altyapı sorunları henüz tümüyle çözümlenmiş durumda bulunmamaktadır. inşa edilmesi ve işletilmesi kararlaştırılmıştır. etaplamalı bir biçimde inşa edilip işletilmesi zorunludur. firma merkezli istekler ve finansman koşulları açısından daha uygun olacağı düşünülerek DLH tarafından limanın bir iskeleler sistemi halinde projelendirilmesi. Ancak söz konusu uluslar arası ticari limanın kullanıma açılmasına kadar Alsancak Limanı’nın bugünkü nitelikleriyle kullanılması sürdürülecektir. tek kamu limanı. 1996). güneydoğusunda sıralanan Habaş. Nemrut Körfezi’nin doğal yapısı. Uzun vadede bu işlevi sürdürmesinin önünde dar boğazlar mevcuttur. Ayrıca İzmir şehirsel yerleşmesi içindeki konumu ve bitişiğindeki hizmet alanın mevcut arazi kullanım ve ulaşım sistemi özellikleri gözetildiğine yukarıdaki kestirimlere göre 2012 yılı sonrasında ya ülke ve bölgenin makro hedeflerinin gerisinde kalınacak ya da Alsancak Limanı’nın işlevini sürdürmesi tümüyle olanaksız duruma gelecektir. Limaş. Körfezin kuzeydoğusunda yer alan Petkim Liman Tesisi ile Petrol Ofisi İskelesi.424 ton olacağı hesaplanmıştır. Uzun vadede Çandarlı’da tasarlanan Kuzey Ege Limanı yeri ve projesinin kesinleştirilmesi. öncelikle birinci derecede hinterlandı olarak kabul edilecek Ege Bölgesi’nin ihracat-ithalat artış kestirimleriyle yapılması gerekmektedir. İzmir’in kuzey aksında demiryolu güzergahı Aliağa’ya kadar uzatılmış bulunmaktadır. strateji planının ikinci dönem sonu olarak kabul edilen 2012 yılında Alsancak Limanı’nın toplam kapasitesinin 20. Çukurova. Uluslararası işlevi bulunan. genel ve dökme yük-yolcu hizmetlerini birlikte yürüten.168. kimyasal ürünler ve dökme yüklerin yükleme-boşaltma işlemleri yapılmaktadır. Yapılan bir projeksiyon çalışmasına göre (Baydere. Bu nedenle inşası tamamlanmış viyadük ayaklarının limana indirilerek geri sahasının ve yörenin bugünkü ağır taşıt trafiğinin rahatlatılması sağlanmalıdır.bu sınır değerlerin yetersiz kalacağı düşünülmekte. Bu durumda sonuçta farklı kurumlar tarafından kendi amaçlarına göre uzmanlaşmış bir iskeleler sistemi oluşturulmuştur. Demiryolu hattından Nemrut Limanındaki iskelelere bağlantı kurulması düşünülmektedir. İzmir ilinde mevcut bulunan diğer ana limanların kapasitelerinin aşağıdaki gibi olduğu özetlenebilir.

Tasarı Bölgesel Liman: Kuzey Ege Limanı ( İzmir–Çandarlı) DLH Genel Müdürlüğü’nce çeşitli tarihlerde yürütülmüş çalışmalarla.065 ton yükleme ve 6. İzmir İli’nin ikinci derecede önemi taşıyan ve il dışına hizmet üretme potansiyeli bulunan limanlarındandır. Mevcut ro-ro iskelesinin yetersiz kaldığı belirlenmiştir. 2001 yılı verileriyle Aliağa’daki iskele ve rıhtımlara toplam 3.221. Dikili ilçe merkezinde bulunan limandaki mevcut yanaşma yeri dökme yük ve yolcu gemilerine hizmet verebilecek niteliktedir.272 adet gemi yanaşmış. Yalnızca yakın hinterlandına hizmet üretebilecek potansiyele. Limanın güneyindeki hinterlantta Nemrut Sanayi Bölgesi bulunmaktadır ve iskeleleri işleten kurumların sanayi bölgesindeki tesisleriyle doğrudan organik bağlantıları bulunmaktadır. Toplam yük kapasitesi sınır değerlerinin yakın bir gelecekte aşılacak olması nedeniyle DLH Genel Müdürlüğünce. ülkenin ve bölgenin makro arayışları göz önüne alındığında esas eksikliğin yeni liman yerinin kesinleştirilmemesi ve ilgili yatırımlarının başlatılamamış olmasından ortaya çıktığı görülmelidir. Uzmanlaşma potansiyeli bulunan ve uluslar arası taşımacılık hizmeti üretebilecek bir limandır. Demiryolu bağlantısı bulunmamaktadır. teknik ve doğal özelliklere sahiptir. Başka seçeneklerin ilgili uzman kamu kuruluşlarınca elde edilmesi de düşünülebilir. gerek topoğrafya zorlukları gerekse de iskelelerin organik bağları böylesi bir limanı olanaksızlaştırmaktadır. İskele genişletme çalışmaları yapılmaktadır ve yolcu taşımacılığında kullanılması için girişimler sürdürülmektedir. Bu konuda. Yolcu gemileri ve ro-ro bağlantıları için kullanılmakta ve TIR’ların Avrupa Limanları’na erişimini sağlamaktadır. yaklaşık 10 Milyon m2’lik toplam liman sahasına sahip olduğu hesaplanan ve liman faaliyetleri açısından bir olumsuzluğu bulunmayan Bakırçay Deltasındaki alan. Ancak Aydın-İzmir-Çeşme otoyol bağlantısı erişimi güçlendirmektedir.592 ton boşaltma yapılmıştır. Ancak uluslararası ticari ilişkilerle. Bölgesel limana dönüştürülebilmesi açısından Nemrut’un hizmet sahası uygun değildir ayrıca. Ege Denizinde geliştirilecek bölgesel liman için uygun bir 100 . Bu nedenle strateji planının bir gereği olarak en akılcı seçenek olduğu düşünülen söz konusu liman üzerinde kısaca durulacaktır. uzun vadeli hedefler açısından bölgedeki tek güncel seçeneğin Çandarlı Körfezi’nde düşünülen Kuzey Ege Limanı olduğu görülmektedir. Körfezin tabanında güneydoğusunda antik Kyme Limanı kalıntıları da bulunmaktadır. Dikili Limanı Bu liman da İzmir’in kuzeyinde yer almaktadır.617.Nemrut’dakiler ile birlikte Aliağa’da toplam 10 adet iskele bulunmaktadır. ülke ölçeğinde dış ekonomiler de gözetilerek Ege Bölgesi’nde yeni liman tesisi üzerinde durulduğu bilinmektedir. 7. Kurumların kendi tesis gereksinimlerine uygun iskeleler inşa ettikleri de bilinmektedir. Bugün için ağırlıklı olarak yük taşımacılığında kullanılmaktadır. Demiryolu bağlantısı yoktur. Çeşme Limanı Çeşme Limanı bölgenin batı ucunda bulunmaktadır.

Bu proje taslağına göre Çandarlı Limanı aşağıdaki tablodaki değerlere göre hesaplanarak etaplanmış bulunmaktadır.7 250 Toplam 18330 28665 9260000 895000 8000000 56.DBTÜ 1.48 Şekil 6. Tablo 6. Çandarlı Körfezindeki yeni limanın kapasitesinin 30 Milyon Ton olarak hesaplandığı ancak dökme ve sıvı yüklerle birlikte bu kapasitenin artırılabileceği belirtilmektedir.5 67.77 818. Aşama İnşaat Uygulaması 101 . Aşama 3960 4525 23070000 45000 1500000 9. diğer aşamaların inşaatı sürerken liman işletmeye açılabilecektir.88 Ön Proje Aşamaları ve Uygulama Unsurları Proje Unsurları Dalgakıran(m) Rıhtım (m) Tarama (m3) Beton saha (m2) Stabilize saha (m2) Kapasite (adet/yıl) Maliyet ( 06 ∃ ) Kaynak : DEÜ .0 165 2. Aşama 2300 4685 15000000 600000 1500000 9. Söz konusu ön proje çalışmasının öngördüğü en önemli avantajlarından biri olarak liman inşaatının aşamalı yapılabiliyor olması gösterilmektedir.9 Çandarlı Limanı Ön Projesi Örneği 5. Aşama 3300 1975 8370000 20000 500000 3.6 3. Aşama 4810 9365 33120000 140000 2500000 18. Bu plan esas alınarak inşaat maliyet analizlerinin elde edilebilmesi için DEÜ-Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü tarafından bir öneri ön proje geliştirilmiştir.konum olarak saptanmıştır.37 117 4. eldeki en güvenilir kurumsal çalışma olduğu düşünülmüş ve değerlerinden yararlanılmak istenmiştir. Ege Bölgesinin ve Ülkenin içinde bulunduğu deniz ticaret ilişkilerinin yakın zamanda karşılaşacağı liman olanakları yetersizliği nedeniyle. geniş bir uzlaşı ile üzerinde birleşildiği belirtilen Kuzey Ege (Çandarlı) Limanı için DLH Genel Müdürlüğü tarafından bir genel yerleşim planı geliştirilmiştir. Aşama 3960 8115 29700000 90000 2000000 16.88 5. Limanın işletmeye açılmasını diğer aşamaların yapım faaliyetlerini olumsuzca etkilemeyeceği düşünülmektedir. Projenin.2 218. Birinci aşamanın iki yıl gibi kısa bir sürede tamamlanması sonrasında.

10 Kuzey Ege Limanı (Çandarlı) ve Alsancak Limanının Uzun Vadeli İşbölümü Öngörüleri Şekil 6. . Türkiye.10 Kuzey Ege Limanı (Çandarlı) ve Alsancak Limanının Uzun Vadeli İşbölümü Öngörüleri Çandarlı Limanı 2 Alsancak Limanı 1 102 Hinterland 2 : Ege Bölgesi. Karadeniz.Kaynak : DEÜ – DBTE – Araştırma Raporu Şekil 6.

400. ”Duty Free Shop”. ”Rent-A Car” 103 .000m2’lik terminal binasına sahip olan Adnan Menderes Havalimanı’nda 3. Toplam 7. Bu meydan şehir merkezine 18 km uzaklıkta güneybatı yönünde kurulmuştur.138 metre ve 165.286 metre. 1600 m2 kullanım alanına sahip olan ve 4 pasaport girişi bulunan Charter Terminalinden de hizmet verilmektedir. 1 adet VIP ve 1 adet CIP Salonu hizmettedir. büfe. restoran. Türkiye’deki diğer uluslar arası hava limanları gibi tam gün boyunca tarifeli ve tarifesiz uçuşlara açık tutulmaktadır.Hava Ulaşımı–Meydanlar İzmir’de sivil hava ulaşımı uzun bir süre Çiğli’deki askeri hava alanı ile sağlanmış. banka şubesi.160 metre boyutlarında 18 uçak kapasiteli 3 apron ile 3240 metre boyutunda 1 adet “taxi route” bulunmaktadır. Dış hat terminal binası ile birlikte toplam 22. 1987 yılında ise güneyde Gaziemir de bulunan Cumaovası Askeri Hava Alanı yeniden projelendirip çevresinde kamulaştırmalar yapılarak çağdaş özelliklere sahip bir hava meydanı olarak Adnan Menderes Havalimanı adıyla hizmete açılmıştır. Adnan Menderes Havalimanı’nda meydan kontrol ve yaklaşma kontrolü olarak sağlanan Hava Trafik Kontrol hizmetleri radar ile sağlanmaktadır. 384. Bir banliyö demiryolu hattı da kurulmuş olmasına karşın bunun etkinlikle kullanıldığı söylenemez. İzmir Aydın otoyolu üzerinde yer alan meydana erişim ağırlıklı olarak karayolu trafiği ile sağlanmaktadır.500 m2’dir. cafe-bar. İç hatlar terminali 13.240 metre boyutunda kompozit kaplamalı bir pist.875 m2'lik kurulu arsa alanına sahiptir.518. Meydanın kule yüksekliği ise 45 metredir. Gelen yolcu salonu ve giden yolcu salonlarında birer adet PTT bankosu.

134 28.M.969 25.110 17.677 14.463 Artış Oranları + % 23 . 1997 yılında havaalanı toplam yolcu ve uçak trafiğinin zirveye çıkmış olması nedeniyle ayrı bir iç hatlar terminalini yapılmış ve önceki terminal tümüyle dış hatlara ayrılmış bulunmaktadır.%8 + % 16 +% 6 +% 1 -% 8 .228 6.902 10.gibi kullanımlar yer almaktadır. 5.000 kişi ve yıllık uçak kapasitesi 157.038 13.680 adettir.761 16.859 16.285 15.000.043 34. Adnan Menderes Hava Limanı’nın yıllara göre uçak ve yolcu trafiği aşağıdaki gibi verilmektedir.517 26.573 Dış Hatlar 16.000 Yolcu/Yıl (iniş–biniş). Yıllık yolcu kapasitesi 4. Adnan Menderes’in yolcu potansiyelinin düşme nedeni olarak gösterilmektedir.840 12.724 12.716 28.956 17. Güney’de Bodrum ve Milas yörelerinde hizmete giren yeni havaalanları.900 17. Adnan Menderes Havaalanı’nın en çok toplam kapasitesi DHMİ İşletme Müdürlüğü tarafından.89 Yıllara Göre Uçak Trafiği Yıllar 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003* * Haziran sonu itibariyle Kaynak : A.678 14. Bu hizmet talebinin zirve dönemlerde 10 dakikada 10 uçağın inip-kalkmasına kadar çıkmakta olduğu belirlenmiştir.752 35. 1997 sonrasında ise gerek yolcu gerekse uçak zirve trafiğinde düşme saptanmaktadır.581 10. 843 araç kapasiteli otopark bulunmaktadır.948 14.144 28.890 Toplam 30.90 Yıllara Göre Yolcu Trafiği İç Hatlar Dış Hatlar Toplam 104 .220 18.024 10. Hava Meydanı İşletme Müdürlüğü İç Hatlar 14.% 11 -% 3 -% 2 -% 4 -% 7 Tablo 6.904 16. 1200 Yolcu/Saat ve 20 Uçak/Saat olarak belirtilmektedir.168 32. Bu yapının gerçekleştirilmesi durumunda mevcut kullanılan dış hat terminali tümüyle iç hatlara açılacaktır.000. Hava alanının projesine göre kuzeyde dış hatlar için bir ana terminal yapısı bulunmaktadır. Genel yıllık toplam talep açısından hava alanının kapasite artırımına gerek duyulmamakla birlikte yoğun dönemlerde sıklaşan hava trafiğine hizmet verebilmek açısından yeni düzenlemelerin yapılmasının zorunlu olduğu bildirilmektedir.245 13. Tablo 6.342 27.674 3.796 17.

854.328. Aynı durum yük taşımacılığı açısından geçerlidir.194 754.436 Giden Y.507 Gelen Y.970 187.351.781.902 526.353 626. 384.263 482.517 66.129 736. 373.889 33.318 Artış % 29 -% 8 % 29 % 10 %4 -% 15 -% 19 %7 -% 2 %1 -% 9 * Haziran sonu itibariyle Kaynak : A.91 Adnan Menderes Hava Alanı Yıllara Göre Yük Trafiği (Kg) Değişimi Bagaj + Kargo + Posta Yıllar 1996 1997 1998 1999 2000 2001 İç Hatlar(Gelen+Giden) 19. 1996-2003 yılları arasındaki toplam yük artış oranları düzenli ve sürekli bir artış göstermemektedir. 1997 yılı yük trafiği açısından da en büyük zirvenin elde edildiği dönem olarak göze çarpmaktadır.005 2.810 2.139 486.117.417 26.972 2.507.487.384 667.147 734.781.588 2.M.318.269.121 407.165 226.262 48.408 2.989 589.160 595.532 524.158 20.904.289 50.452 587.458.062 49.775 811.287 755.024 587.Yıllar 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Gelen Y.120 473.674 230.034 618.489.421. 922.600 55.943 494.764 26.318 615.772 614.452.891 983.735.497 544.646 3.338.898.872 24.328.140 862. Bu durumun ise kapasite düşüklüğünden kaynaklandığına dair bir eğilim saptanamamıştır.445 226.095.711 22.738 Yolcu Sayısı 2.642.961.498 22.989.886 2. kargo ve posta toplamı olarak verilmektedir.931 2.365.801 22. Aşağıdaki tabloda yıllara göre iç ve dış hatlara göre verilen yük hareketleri dış hatlarda daha büyük bir gelen-giden oranı belirlenebilmektedir.413 749.340 773.872 597.637 Giden Y.533. Toplam yıllık yük trafiği dalgalanmakta sürekli bir artış eğilimi içine girmemektedir.139.387.275.710 588. Özet olarak uçak ve yolcu trafiğinin hizmet sıkışıklığını giderecek önlemlerin alınması dışında havaalanının kapasitesinin artışına gerek duyulmamaktadır.145 1.035.674.836.102 1. Tablo 6.444 987.750 1.025.943 575.132 3. Havaalanının bugün yıllık kapasitesinin altında kullanıldığı anlaşılmaktadır.684 Dış Hatlar(Gelen+Giden) 39.716 43.800 1. Hava Meydanı İşletme Müdürlüğü Adnan Menderes Hava Alanı’nın yük trafiği de bagaj.528 429.904 28.186 Toplam 59.870 105 .765 493.254 871.021.

4. dönüş toplam 65 sefer İzmir’den Kış Tarifesine Göre Dış Hatlarda Kalkış – İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Köln ve İzmir-Viyana arasında kış aylarında sefer yapılmamaktadır. İzmir ili.İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Ankara arasında haftada gidiş-dönüş toplam 20’şer sefer yapılmaktadır. zamanın ve mekanın kullanımında etkinlik-verimlilik ölçütleri gelişebilecektir. Bölge Müdürlüğü’nün sınırları içinde yer almaktadır. haftada gidiş toplam 63.475 THY Kış Tarifesine Göre İç Hatlarda İzmir’den Kalkış . dönüş toplam 70 sefer THY Yaz Tarifesine Göre İç Hatlarda İzmir’den Kalkış .2002 2003* (*) Haziran sonu itibariyle 21.111 31.364 52.054. seferlerin dönüş boşluk oranları nedeniyle de kimi zaman tümüyle iptal ediliyor bulunması. İzmir-İstanbul arasında ise haftada yapılmaktadır. Çeşme ve Selçuk iki adet stol hava meydanı il sınırları içinde turizm amaçlı olarak yer almaktadır. İzmir – Frankfurt haftada gidiş-dönüş toplam ikişer sefer yapılmaktadır.996 9. İzmir’den Yaz Tarifesine Göre Dış Hatlarda Kalkış – İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Köln arasında haftada gidiş-dönüş toplam tek sefer yapılmaktadır.2. bilgi üretiminde katma değerin genişlemesi. İzmir-İstanbul arasında ise yapılmaktadır. 6. Ankara ve İstanbul üzerinden bağlantılı olarak gerçekleştirilmektedir. İzmir’den havayolları ile doğrudan dış hat uçuşlarının azlığı. Bu sınırlar içinde iki temel yükseklikten biri Bozdağ 106 .351. Ülkenin metropoliten merkezlerinden biri olma niteliği ancak hizmet sektörünün elitleşmesi (büyük firmalaşma. gidiş-dönüş toplam ikişer sefer THY diğer tüm kış ve yaz dönemindeki dış ve iç hat seferleri.394 18. uzmanlaşmış hizmet sektörünün İzmir’de yeterli düzeye çıkmamış olduğunu göstermektedir.418.İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Ankara arasında haftada gidiş-dönüş toplam yine yirmişer sefer yapılmaktadır.449. Manisa ve Uşak illeri ile birlikte DSİ II. mekansal ve sosyolojik şehirleşme sürecinde dengelerin sağlanması) ile elde edilebilecek. batıdan doğuya doğru gidildikçe yüksekliği artan bir özellik taşımaktadır.867.296. sermaye yoğun üretimin artması. İçme ve Kullanma Suyu . Bu üç ilin bulunduğu arazi.398 9. İzmir-Frankfurt ve İzmir-Viyana arasında haftada yapılmaktadır. gidiş toplam 60.Tarımsal Sulama.

Taban arazilerde ve iç bölgelerde yağışların düşük düzeylerde kalmasına karşın.20 18.018.591 12.00 Oranı ( % ) Dünya ölçeğinde kabul edilen bir norma göre yıllık kişi başına toplam ortalama su tüketim gereksiniminin. Türkiye’de ise 3. Yukarıda görüldüğü gibi İzmir ilinin toplam su potansiyeli.564 km3 / yıl’dır. Su tüketiminde fakirlik sınırının ise 2. Su potansiyeli toplam yerleşik il nüfusunun çok üstünde kalmaktadır. İlin 2000 nüfus sayımına göre nüfusu 3 370 866 kişidir.92 İzmir İlinde Toplam Su Yüzeylerinin Dağılımı (2003 yılı verileri) Su Yüzeyi Türü Doğal göl yüzeyleri Baraj rezervuar yüzeyleri Gölet rezervuar yüzeyleri Akarsu yüzeyleri Toplam su yüzeyleri İzmir ili toplam yüzölçümü Alan Büyüklüğü (Ha) 83 3..00 0. İzmir ilinde tarım arazileri ise genel özellikleri ile. 8. 107 . Bakırçay.000 m3/kişi/yıl kabul edilen üst değerlerde olduğu.91 km2 Oranı ( % ) 1.000 m3/kişi/yıl olan sınır değerlere düşmekte olduğu belirlenmektedir.592 55 861 4. Kanada ve Norveç gibi su zengini ülkelerde bunun 10. Tablo 6.24 1. DSİ kaynaklarına bakıldığında İzmir ilinde yıllık ortalama yağış 685 mm. Gediz ve K.07 km3 / yıl Yer altı su potansiyeli = 0.diğeri ise Gediz Nehri’nin kaynağı olan Murat Dağı’dır. İzmir’in su gereksinimi bölge müdürlüğünün yetki sınırları içinde kalan su varlığından karşılanmakta ve bu nedenle de kullanılacak suyun İzmir ili sınırları dışından ancak bölge müdürlüğünün kurumsal olarak sorumluluğunda kalan kaynaklardan sağlandığı görülmektedir. ortalama akış verimi 5 l/s/km2: ortalama akış / yağış oranı ise % 23 olarak verilmektedir. İzmir’de kıyı kesimlerinde yazları sıcak ve kurak. Menderes nehirleri boyunca oluşmuştur ve arazi yükseklikleri 100 metre kotunun altında kalan havzalarda dağılım göstermektedir.000 m3/kişi/yıl olduğu bilinmektedir.000-10.000 m3/kişi/yıl olarak kabul edildiği.75 100. kıyı kesiminde ve üst yüksekliklerde artış içinde bulunduğu bilinmektedir. Yine DSİ tarafından ilin su kaynaklarının toplam potansiyeli: Yerüstü su potansiyeli = 2. 2.81 78. kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz İklimi hakimdir.38 100.564 km3 / yıl olarak gösterilmektedir.494 km3 / yıl (kaynaklar dahil) Toplam su potansiyeli = 2.

95 Yapım-Uygulama Sürecindeki Projeler Alaçatı Barajı Gördes Barajı Toplam Tablo 6. Bölge Müdürlüğü’nün su varlığı bu çalışmanın amaçlarına göre gözden geçirilmiştir.74 35. Bölge Müdürlüğü.93 İçme ve Kullanma Suyu Projelerinin Proje-Yatırım-Uygulama (Pyu) Düzeyler Pyu Düzeyi İşletmede olan içme-kullanma suyu projeleri Yapım-uygulama sürecindeki projeler Ön incelemesi/planlaması tamamlanan projeler İL TOPLAMI Kaynak: DSİ 2.İçme ve Kullanma Suyu İzmir ilinin içme ve kullanma suyu gereksinimi açısından DSİ II. Tablo 6. İzmir Yıllık Kapasite (Hm3) 337 60 219 616 Oranı ( % ) 54.55 100.71 9.00 İçme ve Kullanma Suyu Projelerinin Dağılımları (2003 yılı verilerine göre) Tablo 6.94 İşletmede Olan Projeler Menemen Acil İçme Suyu Halkapınar Kaynakları Göksu Kaynakları Balçova Barajı Sarıkız Kaynakları Diğer Kaynaklar Tahtalı Barajı Toplam Tablo 6.96 Ön İncelemesi / Planlaması Yapılan Projeler Bostanlı Barajı Başlamış Barajı Gelinalanı Barajı Çamlı Barajı Çağlayan Düvertepe Barajı 3 x 106 m3/yıl 42 x 106 m3/yıl 2 x 106 m3/yıl 22 x 106 m3/yıl 45 x 106 m3/yıl 89 x 106 m3/yıl 3 x 106 m3/yıl 57 x 106 m3/yıl 60 x 106 m3/yıl 25 x 106 m3/yıl 45 x 106 m3/yıl 63 x 106 m3/yıl 12 x 106 m3/yıl 45 x 106 m3/yıl 19 x 106 m3/yıl 128 x 106 m3/yıl 337 x 106 m3/yıl 108 .

Bu çalışma alanının sınırları İzmir’in metropoliten alanı olarak kabul edilerek tanımlanan ve belediye mücavir sahasını da içine alan yer olarak belirlenmiştir. Tahtalı Barajı’ndan iletilen su hattının ve sanat yapılarının kesin projelerinin hazırlanması amaçlanmıştır.390 (brüt) 28.063 31. Bölge Müdürlüğünün su varlığı gözden geçirilmiştir.125 (net) 7.0 11. Akpınar kaynaklarının yerleşmeye iletilmesi için alternatiflerin araştırılmasını. 1984 yılında ise su temini ve dağıtım şebekesi kat’i proje işi olarak geliştirilmiştir. (2003 yılı verilerine göre) Tablo 6.5 6. 1975 yılında şehir dağıtım şebekesi kat'i proje çalışması. Beşgöz.1 1984 yılında yapılan çalışma ile İzmir’in şehir suyu dağıtım şebekesi kesin projelerinin 2015 yılı gereksinimlerini karşılayacak şekilde revize edilmesini.970 Oranı (%) 31.0 109 .0 22.Bozköy Göleti Karareis Barajı Ali Onbaşı Barajı Değirmendere Barajı Toplam 2 x 106 m3/yıl 4 x 106 m3/yıl 5 x 106 m3/yıl 5 x 106 m3/yıl 219 x 106 m3/yıl İzmir şehirsel alanında içme. kullanma ve sanayi suyunun gereksinimi için ilk çalışmalar 1971 yılında master plan ve fizibilite niteliğinde ele alınmış.731 11. Bölge Müdürlüğü – İzmir Sulanan Alan (Ha) 34. 1982 yılında su temini master plan revizyonu çalışması. Su potansiyeline tarımsal sulama açısından bakıldığında.97 Tarımsal Sulama Projelerinin Proje-Yatırım-Uygulama (Pyu) Düzeyleri* Pyu Düzeyleri İşletmede olan büyük sulama projeleri Yapım . Köy Hizmetleri ve DSİ Genel Müdürlükleri’nin bu konuda ayrı ayrı yaptıkları etütler incelendiğinde İzmir’in toplam sulanabilir arazileri için benzer arazi büyüklüğü sonuçlarına vardıkları görülmektedir.0 100.uygulama sürecindeki projeler DSİ Bölge Müdürlüğü’nce 2001 ve sonrası yatırım programına önerilen projeler Planlaması tamamlanan projeler Ön incelemesi / ana planı yapılan projeler Toplam Kaynak: DSİ II. İzmir ilinin toprak kaynaklarına ilişkin etüdlerin değerlendirilmesi öncelikle gerekli olacaktır. Tarımsal Sulama İzmir ilinin tarımsal sulama gereksinimi açısından DSİ II. Turgutlu yer altı suyu.5 29.839 108.947 23.

0 % 48.731 ha 18.165 ha.98 Köy Hizmetleri Etütleri Tarıma elverişli arazi Çayır – mera Orman – fundalık Meskun alanlar Diğer araziler Su yüzeyleri Sulanabilir Arazi Toplam 392. 191.8 0. 28.001 ha 110 .837 ha. 1.200 ha.116 ha.500 ha. 106. % 100.97.6 % % % 1. 304.6 % 16.(brüt) 7.124 ha.590 ha.230 ha.891 ha. 19. (brüt) 370 ha.390 ha (brüt) 4.483 ha. 166.7 0.485 ha. 9. (brüt) 28.063 ha. 34.711 ha 4.0 % 32.201. 584.200 ha 11.99 DSİ Genel Müdürlüğü Etütleri Toplam Etüt edilen arazi alanı Sulamaya elverişli toplam arazi Ekonomik olarak sulanabilir arazi İşletme’de olan büyük sulama projeleri Bergama sulama projesi Menemen sulama projesi Ürkmez sulama projesi Seferihisar sulama projesi Yapım .Tarımsal Toprak Kaynakları Mevcut Kullanımı Tablo 6.uygulama sürecindeki projeler Kınık sol sahil sulaması Tablo 6.716 ha. DSİ Sulama Projeleri 2001 ve sonrası yatırım programına önerilen projeler Ödemiş sulaması Bakırçay – Kınık sağ sahil sulaması Kavakdere sulaması Aktaş sulaması Mordoğan Sulaması 31. (net) 22.241 ha 560 ha 1. (net) Planlaması tamamlanan projeler Altınova sol sahil sulaması Yiğitler sulaması 11.240 ha.947 ha 3. (brüt) 1. (net) 345 ha. 4.260 ha.3 Tablo 6.864 ha.277 ha.125 ha (net) 3. (net) 1.538 ha 192 ha 181. 7.063 ha.983 ha.

388 kişi yerleşmiş bulunmaktadır.490 ha 1. İdarelerce körfezin kirliliğine karşı projeler geliştirilmiş ancak bunların uygulamaya konulmasında zamanlama hataları yapılmıştır.939 ha 5. İzmir ilinin ve Ege Bölgesi’nin ağırlık merkezi aynı adla anılan körfezin çevresinde yayılarak yer seçmiş bulunmaktadır. metropoliten alan yerleşme yayılma alanı olarak tanımlanan İzmir Büyükşehir Bütünü ve diğer alt yöreler için ayrı ayrı bakılması gerekmektedir.018 ha 1. Bu durumda toplam il nüfusunun % 67.370.Burgaz sulaması 4.342 ha 2.5’i metropoliten merkez yerleşme alanında yaşamaktadır. Körfez çevresinde yaşayan nüfusun yarattığı evsel kirlilik ile bu yörede yer seçen sanayi kuruluşlarının atık suları başta olmak üzere. Bu kirlenmenin temel nedeni Türkiye’de ağırlıklı olarak 1950’lerden sonra tüm büyük şehirlere olduğu gibi İzmir’e doğru da yönelen yoğun nüfus hareketliliği ve buna karşın şehrin tüm diğer unsurları gibi altyapısının da hazırlıklı duruma getirilememiş olmasıdır.273. Liman ve deniz trafiğinin yarattığı kirlilik. bu oluşumun nedenleri olarak sıralanabilir. Evsel ve sanayi atık kirliliğinin toplam içinde % 50’inin üzerinde paya sahip olduğu bilinmektedir. toplama havzalarında yüzey suları ve dereler aracılığı ile yağışların getirdiği teressubat.3 Kanalizasyon ve Pis Su 23.235 ha Ön incelemesi/planlaması yapılan projeler Bayat Ovası sulaması Ergenli sulaması Altınova derivasyonu sulaması Uladı sulaması Bademli sulaması Rahmanlar sulaması Salman sulaması 6. Ancak son yıllarda İzmir Büyük Kanal Projesi’nde uygulamanın bir ivme kazandığı ve tüm yönleriyle körfezin varlığına karşı duyarlılıkların artmakta olduğu gözlenmektedir.494 ha 167 ha İzmir ili çevre ve altyapı sorunlarına.389 ha 1. yine toplama havzalarındaki tarımsal eylemlerde kullanılan ilaç ve gübrelemelerin getirdiği kirlilik. 1960 yılı sonralarında başlayan ve giderek hızlanan bir kirlenme süreci yaşamış bulunmaktadır.4.839 ha 11. [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi İzmir Körfezi özellikle iç bölümlerinde. İzmir Büyük Kanal Projesi’nin dayanağını oluşturan ilk çalışma. Büyükşehir bütününde 2000 yılı sayım sonuçlarına göre toplam 2. Bu nedenle genellikle ilin çevre sorunlarına İzmir Körfezi’ne odaklanarak bakmak bir alışkanlık oluşturmuştur. İlin toplam nüfusu ise yine 2000 yılı itibariyle 3. 1969 DSİ Genel Müdürlüğü’nce Camp-Harris-Mesera Grubuna yaptırılan ve 1971 yılında tamamlanan atık su master planıdır. 1981 yılında bu kez İller Bankası Genel Müdürlüğü’nce Su 111 .866 kişidir.

stabilizasyon havuzları sistemi olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Atık su arıtma tesisi.000 eşdeğer nüfusun atık sularını arıtacaktır. Bu durumda ana kuşaklama kanalı üzerindeki pompa istasyonlarının debi mertebelerindeki bu artışları karşılamaları mümkün değildir.Yapı-Holfelder Grubuna master plan revizyonu yaptırılmış ancak finasman sorunlarının yaşanması uygulamayı geciktirmiştir. Kanalizasyon sistemi şehirsel alanda oluşan tüm evsel ve sanayi atık sularını toplayacaktır. Yerleşmenin çeşitli noktalarında yağışlar sırasında toplanan yağmur suları atık sularından 10 – 100 katı değişen oranlarda daha fazla ortaya çıkmaktadır. Başka bir husus da yağışlar sırasında artacak debilerin arıtma sistemini zorlama noktasına getirebileceğidir. Nüfus yoğunluğu yüksek olan kıyıya yakın alanlarda mevcut şebeke oldukça eski ve yetersizdir. İzmir metropoliten alan yerleşmesinde % 70 oranında kanalizasyon sisteminin mevcut olduğu bilinmektedir. Derelerden su alma yapıları. atık suların içme suyu şebekesine karışma riskini beraberinde artırmaktadır. Bu nedenlerle toplama sisteminin ayrık olmasının zorunluluk olduğu kabul edilmiştir. Bayraklı. 1985 İller Bankası tarafından DEÜ Çevre Mühendisliği’ne yaptırılan revizyon çalışması sonucunda yeni koşullara uymak ve daha düşük enerji kulanım maliyetleri elde edebilmek amacıyla atık su arıtma tesisinin. Başlangıçta 2 400 000 nüfusa hizmet verecek olan tesis en son aşamada 4. çok yakınındaki dalyanlara verilebileceği ya da doğrudan körfeze deşarj edilebileceği seçenekleri üzerinde 112 . Gümrük. İzmir Büyükşehir bütününü ilgilendiren büyük kanal projesinin temel unsurları şöyledir: • • • • • • İzmir Körfezi’ni çevreleyen ana kuşaklama kanalı. Bu kanala bağlanan ana ve tali kollektörler.850. Bu tesisin yer seçimi Eski Gediz Deltası’nda Çiğli Havaalanı güneyindeki yer olarak kesinleştirilmiştir. Arıtılan suların Menemen Ovası’nın sulanmasında kullanılabileceği. Bu nedenle sanayi sularının ön arıtmadan geçirilmesinin daha uygun olacağı düşünülmektedir. Mevcut kanalizasyon yapılarında ise önemli farklılaşmalar bulunmaktadır. 1989’da Black & Veach International tarafından yapılan kesin proje çalışmalarının yapıldığı bilinmektedir. Batıda Narlıdere ve Güzelbahçe’de imar planı dışında kalan ve gecekondulaşmanın sürdüğü yerlerde atık sular septik çukurlar aracılığı ile bertaraf edilmektedir. Bu bölgelerde genellikle var olan bileşik sistemler nedeniyle yoğun yağışlar sonucunda kanallarda sürekli tıkanma ve taşmalar yaşanmaktadır. Atık suların doğrudan sokak yüzeylerine boşaltıldığı ve insanlarla doğrudan temasın sürdüğü yerler yüksek riskler taşımayı sürdürmektedir. Buralar da yeraltına sızmalar nedeniyle. İlk projenin temel kabulleri aynı kalmış. Sırasıyla 1985 yılında DEÜ tarafından yeni bir fizibilite etüdü. toplam 4 adet pompa istasyonu Ayrık sistem kanalizasyonu. çalışma değişen koşullara ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak çeşitli aşamalarda revizyondan geçirilmiştir. Karşıyaka ve Çiğli’de.

Bergama ilçe merkezinde kanalizasyon şebekesi mevcut olmakla birlikte arıtma tesisi projesi hazırlanmış ancak henüz hayata geçirilmemiştir. Yeni Foça ise kanalizasyon ve arıtma tesisi projesi İller Bankası tarafından 1993 tarihinde hazırlanmış olmasına rağmen nüfus değişikliği nedeniyle uygulanabilirliği tamamen yok olmuş. Arıtma tesisi yeri ile ilgili kamulaştırmanın bittiği arıtma tesisi projesi için beklenildiği bildirilmektedir. 2000 yılı itibarı ile % 70’inin tamamlandığı. Halihazırda sistem tamamlanmadığı için deşarj suyunun gelişigüzel bir şekilde denize akıtıldığı belirlenmektedir. arıtma tesisleri olmaması nedeniyle atık sular Nif Çayına deşarj edilmektedir. Foça kanalizasyon ve arıtma tesisi projesi. toplayıcı. 2002 yılı itibarı ile % 95’inin tamamlanacağı planlanmakla beraber henüz sonlanmamıştır. [D] Gediz –Nif Strateji Alt Yöresi Kemalpaşa ilçe merkezinde kanalizasyon sistemi bulunmamaktadır. Kıyıdaki Çandarlı Beldesi’nin kanalizasyon şebekesi çalışmaları ise İller Bankası tarafından yürütülmektedir ve 2002 yılı sonu itibarı ile % 80’inin tamamlanacağı öğrenilmişse de yatırım devam etmektedir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Aliağa ilçe merkezinde kanalizasyon şebekesi inşaatı İller Bankası tarafından sürdürülmekte. muayene ve parsel bağlantı hatları. Kınık’ta da kanalizasyon sistemi vardır ancak arıtma tesisi bulunmadığı için Bakırçay’a deşarj edilmektedir. Bağyurdu ve Yukarı Kızılca Beldeleri’nde ise kanalizasyon sistemi mevcut bulunmasına karşın. terfi hatları. Armutlu. Foça İlçe Merkezi. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Bu alt yörede kıyı kesiminde yer alan Dikili ilçe merkezinde kanalizasyon ve derin deniz deşarjı mevcuttur. Ulucak. Tesisin bitiminde 2. Proje. Proje İller Bankası’nca 1994 yılında başlatılmıştır. yeniden proje hazırlatılması aşamasına dönülmüştür. Bu alt yöre yalnızca. Özel Çevre Koruma Bölgesidir ve yerleşim merkezi I. Menemen ilçe merkezinde kanalizasyon sistemi bulunmakla birlikte arıtma tesisi yoktur. Münferit arıtma tesisleri yerine ortak arıtma tesisinin öncelik verilerek kurulması uygun görülmüş ve tesisinin 2001 yılı sonu itibariyle devreye alınması planlanmışsa da sonuca erişilememiştir. terfi merkezleri olarak tanımlanmıştır. şebeke. İhale ve yer teslimi yapılmış. Ören.çalışılmaktadır. terfi merkezleri ile kanalizasyon ve arıtma tesisi inşaatı devam etmektedir. 113 . Halilbeyli Köyüne ait atık su arıtma tesisi bulunmaktadır. ancak projesi ile ilgili bir çalışmanın olmadığı bilinmektedir.240 hektarlık bir sahayı kaplayacağı ve bu boyutlarıyla dünyanın en büyük stabilizasyon havuzu sistemi olacağı bildirilmektedir. Foça İlçe Merkezi (Eski Foça) ve Yeni Foça Beldesi olmak üzere iki ayrı projede ele alınmaktadır. kollektör. Arıtma tesisi için kamulaştırma yapıldığı. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tanımlanmıştır.

Özdere Belde Belediyesi kanalizasyon çalışmaları da İller Bankası tarafından yürütülmektedir. 11 köy ve 3 mahallenin alt yapı çalışmaları ile birlikte 4 terfi hattı. uygulamalara Ortaköy’den itibaren başlanmıştır. arıtma tesisi olmaması nedeniyle toplanan atık suları 3 ayrı noktadan deşarj edilmektedir. Belde bazında kanalizasyon sistemi ve arıtma sistemi bulunmamakla birlikte Gümüldür pansiyonlar bölgesindeki işletme ve konutları içine alacak ve münferit arıtma tesisi ile sonuçlanacak kanalizasyon sistemi çalışmaları devam etmektedir. Kiraz ilçe merkezinin kanalizasyon sistemi ve evsel atık su arıtma tesisi bulunmaktadır ancak arıtma tesisi henüz devreye alınmamıştır. Ancak arıtma tesisleri eksiktir. kanalizasyon İller Bankası tarafından yapılan arıtma tesisine bağlıdır. Tire’de ilçe merkezinin kanalizasyon sistemi mevcuttur ancak arıtma tesisi olmaması nedeniyle atık sular K. Yerleşimin ve kirlilik yükünün yoğunluğu söz konusudur. terfi merkezleri ve deniz deşarjından oluşmaktadır. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Torbalı ilçe merkezinde kısmi kanalizasyon sistemi bulunmaktadır. Ödemiş ilçe merkezinin de kanalizasyon sistemi mevcut olup bir arıtma tesisi ile sonlandırılmamıştır. 2 arıtma tesisi ve 2 fosseptik bulunmaktadır. Diğer köylerde ise fosseptik bulunmaktadır. Arıtma tesisi çalışmaktadır ve deşarj izni bulunmaktadır. Menderes Nehrine deşarj edilmektedir. Menderes Nehrine Deşarj edilmektedir. Menderes Nehrine Deşarj edilmektedir. Yerleşmenin tümünü kapsayan proje.[E1] K. şebeke. taşıyıcı hatlar. İller Bankası’nca Menderes merkez ilçesi altyapı çalışmalarının büyük ölçüde tamamlanmış olduğu belirtilmektedir. ana toplayıcı. [E2] K. İlçeye bağlı belediyelerin tümünde kanalizasyon sistemi bulunmaktadır. ne var ki arıtma tesisi olmaması nedeniyle atık sular K. Menderes İlçesi’ni de sınırları içine alan Tahtalı Barajı Su Koruma Havzası’nda İller Bankası ve Köy Hizmetleri Bölge Müdürlükleri’nce başlatılan alt yapı çalışmaları kapsamında. Selçuk ilçe merkezini kapsayan kanalizasyon sistemi mevcut olup. 114 . Köylerinden sadece İlk Kurşun Köyü’nün arıtma tesisi bulunmakta olup ekonomik nedenlerden dolayı çalıştırılamamaktadır. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Bayındır ilçe merkezinde kanalizasyon bulunmakla birlikte. İlçeye bağlı sadece Turan Köyünde kanalizasyon bulunmaktadır. Arıtma tesisinden çıkan sular K. İlk ihalede kapsamında. İlçeye bağlı Çırpı ve Canlı Belde Belediyeleri’nin de kanalizasyon sistemleri bulunmaktadır. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Çeşme ilçe merkezinde kanalizasyon projesi İller Bankası’nca 1986 yılında başlatılmıştır. Beydağ’da ilçe merkezinde kanalizasyon sistemi mevcut arıtma tesisi bulunmamaktadır. ana toplayıcı.

TM2 terfi merkezinde bulunan pompalar hazırlanmış bulunmaktadır. İlk aşama projenin 2002 yılında tamamlanması planlanmıştır. Çeşme İlçesinin büyük bir kısmını kapsayan Ilıca-Alaçatı kanalizasyon+derin deniz deşarjı ana kolektör hattı tamamlanmış. ayrıca kollektöre yakın yerlerin de bağlantıları gerçekleştirilmesi programlanmıştır. Proje Kapsamı: Urla merkez. kolektöre şebeke bağlantıları yapılmıştır. Belediye meclisinden “Atık Su Yönetmeliği” çıkarıldıktan sonra abonelerin kanalizasyona bağlantılarının yapılması. TM4 (Zeytinalanı) TM6 (Kalabak) terfi merkezleri ve ön arıtma tesisinin inşaatı tamamlanmıştır. arıtma tesisinin geliştirilmesi ve ödenek temininden sonra diğer bölgelerinde kanalizasyon sistemine dahil edilmesi gündeme alınacaktır. Karaburun’da. Projede belediyeler için belirtilen finansmanın bu birlik tarafından sağlanması düşünülmektedir. Alaçatı ve Çevresi Fizibilite Etüdü’nü 1997 yılında tamamlamıştır.lik hat) İller Bankası tarafından ihale edilmiş. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Urla’da kanalizasyonun ilk uygulaması İller Bankası’nın yaptığı ihale ile 1980 yılında başlamıştır. altyapı sistemi bulunmamaktadır. deneme çalışmaları sürdürülmektedir. daha sonra yeni kıyı yönetim yöntemlerini tanımlamak amacı ile tasarlanmıştır.400 metresi döşenmiştir. deşarj hattının 1. Çiftlikköy. Proje iki aşamalıdır. Çeşme Merkez kanalizasyon+derin deniz deşarjı hattında çalışmalar sürdürülmektedir. Ön Arıtma ve Derin Deniz Deşarjı kısmı (İskele kum denizinden Karantina adası açığına kadar olan 2 km. İller Bankası’nın ihalesini yaptığı ana toplayıcı hat ve terfi merkezleri projesi kapsamında kolektör ve şebekeler tamamlanmış.16 adet terfi merkezi ve deniz deşarjı yer almaktadır. İskele ve Zeytinalan şebeke inşaatıdır. Proje ile ilk önce altyapı eksikliklerini düzeltmek. Çeşme ve Alaçatı Belediyeleri ÇALBİR adı altında Belediyeler Birliği kurmuşlardır. Bunun için Dünya Bankası’ndan 13 milyon dolar kredi alınmıştır. Turizm Bakanlığı. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki ilçelerin ve köylerin yer alındığı 2000 km kıyı şeridi kapsayan projeyi başlatmıştır. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı Kıyı Yönetimi (ATAK)*1 Projesi kapsamında Çeşme. Dalyan mevkileri proje kapsamı dışında kalmıştır. Projenin kapsamının tamamlanması İller Bankası’nın ödenek sorunları nedeniyle sınırlı düzeyde kalmaktadır. Proje iki aşama halinde planlanmıştır. havuzların inşaatı tamamlanmış. İkinci aşama için ise. Çeşme-Alaçatı atık su şebeke inşaatı ve bu havzaya içme suyu temini amacı ile havzadaki Ildır yer altı su kaynaklarının deniz suyundan korunması için geçirimsiz perde inşaatı çalışmaları sürdürülmektedir. İlk aşamada Çeşme ve Alaçatı kanalizasyon sistemleri birleştirilecek ve Alaçatı’nın güneyinde yer alan deniz deşarjından ön arıtma yapılarak deşarj edilecektir. 115 . Başlama yılı 1998’dir. Çeşmealtı 1Atak Projesi .1989 yılında Turizm Bakanlığı. Bu çalışmada ilçenin içme suyu sisteminin ve su kaynaklarının iyileştirilmesi ile kanalizasyon sistemi birlikte ele alınmıştır. İkinci aşama proje kapsamı ise. Ana kollektör yapılmıştır.

Sorunu doğru tanımlamak ve uygulanabilir çözümler bulmak durumunda olduğumuz için karar verme sürecinde doğru ve taze bilgiye erişmemizin önemi de ön planda olmalıdır. şehri adeta teğet geçerek sanayi alanlarına yönelmiştir. Gelişen ekonomik koşullar enerji türleri içinde rüzgar ve jeotermal enerjiyi ön plana getirmişlerdir. daha sonra 1998 yılında tekrar ihale edilmiştir.bölgesi ana kolektör ve şebeke inşaatıdır ve bu projenin 2004 yılında tamamlanması planlanmıştır. parsel bağlantı hatları. İşin büyük bir kısmı tamamlanmıştır. basınçlı terfi hattı ve 6 adet terfi merkezlerini kapsamaktadır. yeterli oranda temin edilmesi ve çevreye etkileri üzerine her zaman ekolojik açıdan dikkatli olunması gerekmektedir. Proje. Bu aşamada BOTAŞ yatırımları Aliağa ve Kemalpaşa yörelerini hedeflemiştir. Genel olarak bakıldığında öncelikle denizin ve nehirlerin kirlenmesinin önlenmesi amacıyla ilk etapta kıyı ve turizm bölgelerindeki alt yapı tesislerinin tamamlanması ivedilik göstermektedir. terfi merkezlerini içermektedir. Şebeke. 6. terfi hatları. Buna karşın İzmir şehrine doğal gaz gelmemiş. ancak kamulaştırma işlemleri yapılmamıştır. Doğu akstan gelen ikinci hat ise Bornova dışından Kemalpaşa’ya erişmiştir. muayene ve parsel bacaları. Proje. Her iki aşama için kanalizasyon uygulama projelerinde. İkinci aşama ise İller Bankası’nca 1995 başlatılmıştır.4 Enerji Enerji her ülkede gelişmişliğin ve ilerlemenin en önemli temel taşlarından biri olarak ön planda yer almaktadır. Seferihisar-Akarca-Sığacık Mevkileri’ni kapsamaktadır. Bu kapsam içinde en ekonomik enerjinin elde edilmesi için her gün önemli adımlar atılmakta ve bu yönde gerçekçi araştırmalar yapılmaktadır. arıtma tesisi yerleri ayrılmış. parsel bacaları. pissu toplayıcı hatları. ara toplayıcılar. Ana toplayıcı kolektör. şebeke ve toplayıcı muayene bacaları. Projenin tamamlanabilmesi için ek ödeneğe gereksinim duyulmaktadır. ihale edilen inşaat tasfiye edilmiş. Ancak. terfi hatları. 116 . şebeke. Proje tamamlanmış. Enerjinin maliyeti. Ayrıca kısa dönemde doğal gazdan şehirsel ölçekte yararlanma imkanlarının sınırlı kaldığı görülmektedir. İlk aşama İller Bankası’nca 1991 yılında başlatılmıştır. İkinci stratejik raporda belirtildiği üzere İzmir için birinci derece önemli enerji kaynağının doğal gaz olacağı belirtilmiş olmasına karşın bu konuda fazlaca bir ilerleme gösterilememiş ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin Kamu Yatırım Programında yer alan doğal gaz yatırımı için dış kaynak sağlanmasına yönelik girişimleri takipsizlik sonucu rafa kalkmış durumdadır. Seferihisar kanalizasyon projesi de iki aşamalı olarak ele alınmaktadır. parsel bağlantıları. ÜrkmezPayamlı-Doğanbey Kıyı şeridini içermektedir. İki ayrı hattan İzmir il hudutlarına giren doğal gaz boru hattının birincisi kuzeyden Aliağa sanayi alanlarına erişmiştir.4. Aliağa’ya doğal gaz gelmesi bundan böyle Cezayir doğal gazının da Aliağa’ya akışı üzerinde spekülatif girişimlerin oluşmasına neden olacaktır.

Özellikle kriz dönemlerinde yatırım açısından en çekici unsurlardan biri olmasına karşın yatırımcı firmaların öz finansman kaynağı bulamamalarından ve İzmir Vilayeti Özel İdaresinin teşviklerinin de dönemin valisinin tayini neticesinde kaynak aktarımını kısmasından dolayı bu enerjiden faydalanma imkanı ertelenmiştir. termal turizm ve tarım alanlarında kullanılacak sera ısıtması olarak görülmektedir. Birinci husus rüzgar santralleri açısından en rağbet edilen bölge olan Çeşme’de Altın Yunus Tesisleri’nde başarıyla uygulanmış ve giderek yaygınlaşmıştır. İzmir ili içinde BalçovaHatay semtlerinin ısıtması pilot proje olarak başlatılmış ve bu aşamada sadece Balçova’nın kısmi konut alanlarının ısıtması 2003 yılına kadar yapılabilmiştir. Hedeflenen 5. Stratejik Plan Dönemi olan 1996-2002 yılları arasında bu konuda gerekli yatırımların yapılmadığı görülmektedir. İdeal bir enerji olmasına karşın makro düzeyde ilk yatırımının büyük maliyetler göstermesi kısa ve orta dönemde uygulama güçlükleri 117 . kömüre nazaran % 50 daha ucuz olmasına karşın II. Bunlardan birincisi. diğeri profesyonel girişimlerin enerji üretimi ve bunun enterkonnekte sisteme verilmesi olarak görülmektedir. Bu enerji türü genelde iki türlü kullanılabilmektedir. Bu husus termal kaynaklar açısından değerlendirildiğinde. İzmir’in zengin yataklarının ortaya koyduğu bu enerji. Aynı şekilde jeotermal enerji kaynakları içinde benzer sorunlar yaşanmaktadır. rüzgar çiftlikleri kurulması üzerinedir. Sonuçta. Herhangi bir yatırım için onlarca izin belgesi almaya uğraşmak bu konuda ilk planda yabancı yatırımcıyı geriye itmektedir. yatırımcı firmalar tarafından kurulan lokal santraller tarafından sadece kendi gereksinimleri için elektrik üretimi. Tek gelişme planlamalarda görülmeyen Dikili-Bergama yöresi kaynaklarından yaralanarak yatırıma girişilen Bergama şehirsel ısıtması olarak görülmektedir. İzmir için gerekli olan solar (güneş) enerji kaynağı lokal düzeyde tek bina ölçeğinde başarıyla kullanılmakta olup bunun yaygınlaştırılması için uzun vadeli yatırımlara gereksinim bulunmaktadır. İzmir ilindeki haliyle ileride görüleceği üzere kaynakların ısı derecesinden ötürü elektrik elde etmenin mümkün olmadığı bu kaynağın. İzmir’in diğer bir enerji kaynağı olarak görülen ve son dönemde büyük rağbet gören enerji türü. Bu konuda Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ilgili kurumları ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın prosedürler açısından yapımcı olmasının gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Finansman zorlukları ve işletici firmanın ortaya çıkardığı maliyet sorunlarının giderilmemesi nedeniyle projenin finansman zorluğu ile karşılaşmasından durma noktasına geldiği görülmüştür.000 konuta erişilemeden projenin finans kaynakları bürokratik engellerle beraber 2000’li yıllara gelindiğinde durmuştur. lokal olarak kullanılmasının daha uygun olduğu belirtilmektedir. Stratejik Plan Dönemi içinde rağbet görmemiştir.İkinci olarak etkin görülen jeotermal enerji ise ikinci plan raporunda yer aldığı hali ile pek fazla bir ilerleme kaydetmiş durumda değildir. Yukarıda belirtilen İzmir yöresi için gerekli görülen temel enerji kaynaklarından birisi olan Rüzgar Çitlikleri kurulması konusunda hala bürokratik engeller zorlukla aşılabilmektedir. II. konut ısıtması. Yatırım ve işletme giderlerinin fazlalığı nedeniyle cazip bir durum arz edememiştir.

Ancak teknik ve finansal kaynaklar nedeni ile tesislerini kapatma kararını 20-25 yıldan önce uygulayamamaktadır. 2002 yılı itibarıyla işletme maliyeti 13. TEDAŞ. Bu durumlar uzun yıllar tartışılan Nükleer Enerji konusunun alternatif enerjilerin ortaya çıkması nedeni ile artık giderek gündem dışı kalmasının açıklayıcı nedeni olmaktadır. 118 . Bunlar sırasıyla Üretim. 2000’li yıllarda ABD nükleer santrallerinin yaklaşık % 40'ı kısa dönem pazar fiyatının üstünde güç üretmişlerdir.449.1993 yılında TEAŞ ve TEDAŞ kurulmuştur. EÜAŞ. Fakat önemli olan bu işlem için kaç yıl gerekeceğidir.183. Elektrik Piyasası Kanunu ve 2001/2026 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi sonucunda bir dikey bütünleşik Şirket olan TEAŞ.’dir. Sonuçta bu ülke toplam nükleer kapasitesinin % 37’sini ortaya çıkan daha ucuz enerjilerle rekabet edemeyeceği için kapatma yoluna gitmektedir. çevresel riskler oluşturmaktadır. iletim gibi farklı konularda ayrı genel müdürlükler haline getirilmiş olması koordinasyonu güçleştirmektedir. Bu değerin oluşmasında tabiatıyla elektrik üretimi yanında işletime maliyetini oluşturan diğer giderler de yer almaktadır. elektrik dağıtımını üstlenmiş bir kurumdur ve İzmir ili bazında 2003 yılı itibarıyla kişi başı 1 kwh maliyeti son beş yıl ortalaması olarak 28. Bu santrallerin enerji üretimi günümüzde artık pahalı enerji türüne girmektedir. Elektrik enerjisinin abone başına üretim maliyeti 2002 yılı için 4. Strateji planlama alanı açısından da aynı durum söz konusu olup.179 TL. 12. Fransa’nın Pirene’lerde yarattığı türden santraller dahi henüz teknolojik sorunlarını tam olarak giderememiş durumdadırlar. Elektrik Enerjisi Elektrik enerjisi üretim. dağıtım ve tesislerin yapılması TEK adı altında faaliyet göstermekte iken TEK’in sonraki yıllarda dağıtım.08. nükleer endüstrinin en önemli sorunu maliyetidir. TEİAŞ.944 TL olarak belirlenmektedir. fosil kaynaklarından enerji üreten santraller gibi gaz emisyonlarına neden olmasa da. Almanya son yıllarda.yaratmaktadır. işletme.200 TL olarak görülmektedir. Özelleştirme kapsamında olunmasının gerekçe olarak ortaya koyduğu bu olay aynı zamanda pazarlama kolaylığı sağlamayı amaçlamaktadır. pazarlama. aynı mekanda 2003 yılı itibarıyla dört ayrı şirket bulunmaktadır. Sistem ve işletme arızaları geniş alanların radyoaktif kirlenmesine dolayısıyla yüksek maliyetli zararlara sebep olabilmektedirler. Atıkların radyoaktifliğinin binlerce yıl devam etmesinden dolayı tesislerin zararlarının giderilmesinin oldukça güç olduğu da bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. TETAŞ olarak üçe bölünmüştür. zaman içinde tüm nükleer reaktörlerini kapatmaya karar vermiştir. üretim.534 TL. civarındadır. Bu değer son beş yıl ortalaması alındığında 5. Çevresel sorunların dışında. Nükleer enerji. Dolayısıyla abonelere yansıyan değerin indirilmesi için işletme masraflarıyla kaçak kullanımların da önüne geçilmesi gerekmektedir. İletim ve Pazarlama/Ticaret işlevlerini ayrı olarak yürütmektedirler.

193.07’sini harcanma kalemi olarak alabilmiştir. Strateji planlama alanında 2002 yılı itibariyle toplam elektrik tüketimi 7.1996 yılından 2002 yılına kadar TEDAŞ’a ayrılan ödenek ve harcamaların oransal dağılımı genelde ödeneklerin büyük bir kısmının tahsis edildiğini ortaya koymaktadır. 1999 ‘da % 71. 1997 ‘de %57. sırada yer almaktadır.194 kwh olarak gerçekleşmiştir. sanayinin il ekonomisinin sektörel yapısı içindeki ağırlığını göstermektedir. Kişi başına elektrik tüketimi incelendiğinde.048) meskenler. Kişi başına düşen elektrik tüketimi ise 2.902.718 3.882) şantiyeler. Bu durum.820) sanayi tesisleri oluşturmaktadır. 2002 yılı ödeneğinden dağıtım. Bu değerler 1996’da % 65. İzmir’in her yıl ortalama 110-140 bin kişi arttığı ve bunun yaklaşık yarısının göç ile geldiği bilindiğinden her yıl İzmir’e normal ödeneğinden ayrı olarak bu değerler de hesap edilerek ek bir ödenek verilmesi gerekmektedir. tüketimi sıralamasında il bazında.100 Abone Gruplarına Göre Abone Sayıları ve Tüketimler (2002 yılı) Abone Grubu Resmi daire Belediyeler Kitler Sanayi Adedi 2990 1874 576 17. toplamda 81 il arasında sondan 6’nın yukarısına çıkamamış durumdadır.281. 2000’de % 82 ve 2001 ‘de % 81’dir. Türkiye toplamında İzmir’in il bazında aldığı ödenek.5 0. Strateji planlama alanında 2002 yılı itibariyle toplam 1. şebeke tesisi ve diğer yatırımlar için talep ettiği oranın ilk altı ayda % 40.1’ini (33.065.665 43. % 50. % 1. % 1. Ege Bölgesi için ise 1. 1998’de %74.636 % 2.703) ticarethaneler.562. Tablo 6.52 ve dağıtım tesislerinde de % 3. Sanayide kullanılan enerjinin miktarı.68 kwh/kişi olup.5’ini (23.137.523. Bu ise şehir şebekelerinin öncelik kazandığını.43. Benzer bir kıyaslama ticaret ve tarımsal sulama açısından yapıldığında bu değerlerin Türkiye ve Ege Bölgesi değerlerine göre düşük kaldığı görülmektedir.1 1. Bu yapılmadığı takdirde yatırımlarda geç kalınacaktır.77 kwh/kişi’dir. Türkiye için bu değer ortalama 1. İzmir. Ancak bu oranın farklı kalemlerdeki dağılımına bakıldığında gerçekleşen yatırımların kırsal kesim tesislerine % 1. % 12.355) tarımsal sulama.1’ini (17.2 Tüketim (kwh) 216.2 0.000. % 2. Bu oranın Türkiye ve Ege Bölgesi ortalamasına kıyasla daha yüksek olması sanayi tesislerinin ve sanayide kullanılan elektrik enerjisinin yoğunluğu ile ilgilidir.820.546 elektrik abonesi bulunmaktadır. bunu meskenlerde kullanılan enerji (%21) takip etmektedir.3 olan Türkiye ortalamasına ve % 53 olan Ege Bölgesi ortalamasına yakın değerlerdir. Bu abonelerin %82’sini (1.820 % 0.7 0.2 50 119 .7’sini (198. kırsal alanın göreli olarak ihmal edildiğini göstermektedir. Son iki yıl verilerine göre tüketilen elektrik enerjisinin büyük bir kısmı (%50) sanayi tarafından kullanılmakta. Türkiye’de 7.12 gibi düşük oranlarda verildiği görülmektedir.196 13.

194* 8. Kurumun İzmir için 2003 yılında hedeflediği kaçak oranı %7’dir.703 1. 2010 yılında yaklaşık olarak 30 milyar kwh olacağı anlamı taşımaktadır. Bununla beraber 2002 yılı sonu itibarıyla İzmir’de kayıp.562. Ödenmeyen fatura tutarı olarak konutlar toplam açığın %26’sını oluşturmaktadırlar.192.562. Bu bedellerin tahsilatı için son aşama olan enerjisi kesilerek tahsilat.47’dir.546 aboneye 1. 2002 yılı değerleri olarak bu oran % 94. personel sayısına düşen abone 1997 yılında 1. 2002 yılında 1.355 1. 4000 olan işletme sayısının 10.283 personel hizmet verir duruma gelinmiştir.16) göre oldukça düşüktür.7 82 1.206.Ticarethane Mesken Şantiye Hayır Kurumu Muhtelif Tarımsal Sulama Toplam 198.832. kaçak ve okunamayan değeri olan 378. Buca.223.184 kwh dahildir.343 298.837 1. Sanayinin elektrik enerjisi talebinin yüksekliği bu değerlerden anlaşılmaktadır. Tahsilat oranlarında ise tahakkuk eden meblağların tümünün toplanmasında zaman zaman güçlükler olmasına rağmen 2001 yılı itibarıyla tahakkuk eden tutarın % 95.81’i toplanmıştır.1 100 695.338. Dağıtım şebekesine verilen enerji ile satılan enerji arasındaki fark‘kayıp-kaçak ‘olarak isimlendirilmektedir. İlk altı ay değerin yüksek olmasının nedeni tarım sulamalarında özellikle yaz ayları aşırı elektrik tüketiminin olmasından kaynaklanmaktadır. konut alanlarının yoğun biçimde bulunduğu Bornova. iç tüketim. Bu oran kaçak kullanımın oldukça yüksek olduğu İstanbul’a ve Türkiye ortalamasına (% 20.000 iken. Gaziemir.668 33.1 4.396 6. İzmir ili dahilinde TEDAŞ’ta.1 0. genel aydınlatma.4’tür.048 41.kaçak oranı % 7.820.474. Ancak bu değerin 2001 yılında 8.17’sidir. Karşıyaka ve Narlıdere’de enerji tüketimi konut 120 .768.524. Resmi dairelerin % 16 ve ticarethanelerin de % 15’i tahakkuk eden faturalarını zamanında ödememişlerdir.546 12. Sonuç olarak TEDAŞ’ın bir personeli 1.9 21 3.1 2.7 3.gerçekte kayıp ve kaçak birbirinden tamamen farklı kavramlardır.281.Dünya standartlarına göre yüzde 7 kaybın normal sayıldığı elektrik kayıpkaçak oranı İzmir'de 2002 yılı ilk altı itibariyle % 11.476 7. toplam gecikeli tahsilatın % 14. Bu ise 2000 yılı itibariyle yaklaşık 9 milyar kwh olan elektrik enerjisi tüketiminin.66 olmuştur.014 368.713 personele 1. Bugün inşaatı devam eden organize sanayi bölgeleri ile birlikte.217 aboneye hizmet vermektedir.42 olduğu göz önüne alınarak bir artışın söz konusu olduğu ve bu konuda önlem alınması gerektiği söylenebilir.136 630 1. Stratejik Alt Yöreler Bazında Elektrik Tüketimi İzmir Büyükşehir Bütünü strateji alt yöresinde.8 0. Fatura tutarları itibarıyla en fazla ödeme yapmayan grup konutlardır.729 244.1 100 *Bu değere.5 0.000’e ulaştığı ve 2010 yılında 14 milyar kwh elektriğin sadece organize sanayi bölgelerine aktarılması gerektiği ortaya çıkmaktadır.137.653.

Bu oran % 90 121 . Merkez alanı olan Konak bölgesinde ise % 35’i bulan ticari elektrik tüketimi nedeniyle. Elektrik tüketiminin en yüksek olduğu ilçe sanayinin yoğunluğu nedeniyle. (Bayındır’da %98.234 kwh/yıl) Aliağa’da gerçekleşmektedir. Gediz stratejik alt yöresinin odağı olan Aliağa’dır. Menderes’te konut. sanayinin gelişimi. Küçük Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresinde yer alan Menderes. Selçuk’ta ise turizm sektörü enerji tüketiminin Menderes’te konut ağırlıklı (% 69 konut). Yarımada strateji alt yörelerinde Çeşme. % 42 konut dışı. enerji miktarının yaklaşık % 80’inin konutlarda tüketilmesi ile sonuçlanmaktadır. İzmir’e yakın diğer ilçelere göre sanayi gelişiminin daha az olması.404. konut ve hizmetler ağırlıklı bir gelişme göstermeleri. toplam enerji tüketimi içinde konutların payı % 70’ler düzeyindedir.ağırlıklı olup.5. bunların konut ve konut dışı kullanımlara benzer oranlarda dağıldığı görülmektedir. Torbalı’da sanayi. Bu oran % 85’in üzerindedir. mevcut sanayi tesislerinin de azlığına rağmen böyle bir dağılımı ortaya çıkarmıştır.519. Torbalı. Menemen’de ise Aliağa kadar baskın olmasa da enerji tüketiminde sanayinin önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. (Beydağ’da % 58 konut. Balçova bölgesinde tarımsal sulama amaçlı elektrik tüketimi nedeniyle konutların toplam elektrik tüketimi içindeki payı % 39 olup bu değer alt yöre içindeki en düşük orandır. Torbalı’da konut dışı ağırlıklı olması (% 85 konut dışı). bu oranın yüksekliği ilçe ekonomisinin turizme dayalı yapısıyla ilgilidir. Kiraz’da % 38 konut. Toplam enerjinin % 40’ı sanayide. Bergama’da ise bu oran % 77’ye kadar inmektedir. Ödemiş’te % 87 konut dışı) Beydağ ve Kiraz’da ise ekonomik gelişme sorunları nedeniyle tüketilen enerji miktarı düşük olup. Bakırçay strateji alt yöresinde yer alan Dikili ve Kınık ilçelerinde. Gediz Nif stratejik alt yöresi sanayi ve tarımın sektörel olarak dengeli bir gelişim göstermekte. Küçük Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresindeki Bayındır ve Ödemiş’in kuzey çeperde yer alan ilçelere benzer olarak büyük oranda konut ağırlıklı enerji tüketimine sahip olduğu görülmektedir. %44’ü konutlarda kullanılmaktadır. Karaburun ve Seferihisar ilçelerinde ağırlıklı olarak enerjinin konutlarda tüketildiği görülmektedir. % 62 konut dışı) Konutlarda tüketilen enerjinin azlığı. Strateji planlama alanında toplam elektrik tüketiminin yarısından fazlası (2. toplam elektrik tüketimi içinde konut dışı kullanımların payının % 55’ler seviyesine ulaşmasına neden olmaktadır. konutların toplam elektrik tüketimi içindeki payı % 52’ler düzeyinde kalmıştır. Yine bu alt yörede yer alan Foça ilçesinde ise konut dışı tüketim oranı % 64’ler düzeyinde olup. Yine Aliağa’da toplam enerji tüketiminin sadece % 2’sinin konutlarda kullanılıyor olması bu sanayinin yoğunluğunu ortaya koyan çarpıcı bir değerdir. Selçuk’ta ise konut ve konut-dışı kullanım oranlarının birbirine yakın değerler taşıması (% 45 konut ve % 55 konut dışı) ile sonuçlanmıştır. Selçuk üstlendikleri farklı rollere göre enerji tüketimi açısından da farklılıklar göstermektedir.

2003 yılı yatırım programı içinde TEDAŞ’a göre yer alması gerekli olan ve de gerçekleşmesinin lüzumu bulunan trafoların tesis edilecek yerleri. Gaziemir Kartal. Fuar. 154 kw’lik olan bu trafo merkezlerinden Hilal. Alsancak eski termik santralı ve Eşrefpaşa’dır. Bunun dışında. Strateji planlama alanında termik santraller dışında özel kuruluşlara ait enerji üretim santralleri ve organize sanayi bölgelerine ait elektrik üretim üniteleri bulunmaktadır.değerini aşmaktadır. alanda Büyükşehir de dahil olmak üzere daha uzun vadeli projeksiyonlar yapılmamakta. ortaya çıkan enerji noksanı da enterkonnekte sistemle konnekte olan uluslararası sistemlerden sağlanmaktadır. ihtiyacı olduğunda ana şebekeden takviye almakta ve fazlasını ise satmaktadır. İzmir Büyükşehir Bütünü dışında kalan bu alanlarda genelde enerji sorunu bulunmamakta olup. Karşıyaka. Buca. Bozyaka. Bostanlı. Bu bölgelerde de ekonominin ağırlıklı olarak tarım ve hizmetler sektörlerine dayanması böyle bir sonucu ortaya çıkarmıştır. Altındağ ve Gaziemir Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ)’dir. Geriye kalan 8 trafo merkezi yapılmamıştır. Urla’da da yine konuttaki enerji kullanım oranı yüksektir. Üniversite. Altındağ. Torbalı Pancar-Tekeli ve Dikili’ye kısa dönem içinde 154/34. Boğaziçi. Bu trafoların bulunduğu alanlarda enerji tüketiminde görülen artış 122 . talebe göre cevap verilmektedir. Bahribaba.5 kw’lık trafolar gerekmektedir. Bununla beraber dağıtım esasına göre. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Bütünü içinde TEİAŞ tarafından tam kapasite çalışan trafoların güç artışlarının acilen yapılması gerekmektedir. İzmir Büyükşehir Bütünü içinde 1985 yılında Fransız EDF şirketine yaptırılmış olan master plan 2005 yılını hedeflemiştir. Aralarından Eşrefpaşa’nın gerçekleşmemesi durumunda mevcut tesislerin yeterli olmasından ötürü sorun yaşanmayacaktır. Ilıca. ancak İzmir’e yakınlığı nedeniyle bölgedeki diğer ilçelerden daha yüksek bir oranda konut dışı enerji kullanımına sahiptir. Alsancak eski termik santralı. Hatay. Ege Bölgesinde bulunan termik santraller ise Türkiye termik enerji üretiminin yaklaşık 1/5’ini üretmektedir. Bu plan dahilinde yer alması gereken 22 adet trafo merkezinden 13 tanesi yapılmış ve birisi de ihale aşamasındadır. Ancak Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin sattığı enerjinin değerinin yüksek olması nedeniyle TEDAŞ tarafından cazip bulunmamaktadır. 11'i % 100 yüklü olarak çalışmaktadır. Güzelyalı. Karabağlar. Yörede. Mevcut sistemlerde süreklilik içinde yapılan ölçümler sonucunda ortaya çıkan yük analizleri söz konusu trafoların tesisini gerekli kılmaktadır. Manisa Organize Sanayi Bölgesi ve İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi kendi elektriğini ATAER isimli santralinde üretmekte. Balçova Dokuz Eylül Hastanesi. Bunlar mekansal olarak. Atatürk Mahallesi. Strateji planlama alanında büyük ölçekli ve yüksek kapasiteli elektrik üretim tesisi bulunmamakta olup. Selçuk. Şemikler ve EBSO olmak üzere 13 adet trafo merkezi faal olup. Bu yerleşmede toplam enerjinin % 72’si konutlarda tüketilmektedir. Atatürk Mahallesi. Ödemiş Kaymakçı. Gürçeşme.

Trafo yerlerinin planlanması için Nazım Plan kararlarına göre yoğunluklar bulunarak trafo güçleri bu değerlere göre verileceğinden. yer altı kablo sistemlerinin yapımına devam edilmesi.2003 tarihli kararı ile) Geçen 10 yılda.bu gün hala devam etmektedir. otomasyon projeleri. gecikmiş yenileme yatırımlarının yapılması. SCADA adı altında (tesis elemanlarının durumlarını sürekli izleme. dağıtım şebekelerinin daha rasyonel işletilmesini gerekli kılmaktadır. Zira ana trafo yerleri ihtiyaca göre planlanmaktadır. uzun süredir gündemde olan ancak gerçekleşemeyen özelleştirme çabaları nedeniyle iletim ve dağıtım hatları ile ilgili yatırımlar yeterli düzeyde gerçekleştirilememekte. Ülke ekonomisindeki ağırlığı sürekli artan İzmir’de. İzmir’de Elektrik dağıtımının özelleştirilmesine yönelik girişimler 1991 yılında hükümetin görev süresinin bitmesine on gün kala ihalesiz olarak Senkom A. İçinde bulunduğumuz yıla gelindiğinde dağıtım bölgeleri değişmiş. Danıştay tarafından iptal edilmiştir.Ş. 30 yıllık elektrik dağıtım ihalesini kazanan GEDAŞ’a Senkom A. kırsal bölgelerdeki dağıtım hatlarının yenilenmesi ve ekonomik ömrünü doldurmuş şebekelerin ıslahını kapsamaktadır. ve Elektrik Mühendisleri Odasının açtığı dava sonucunda Ekim 1998 yılında GEDAŞ’ın işletmeyi almasına yönelik Bakanlar Kurulu Kararı. 2003 yılında İzmir'de yer alacak elektrik enerjisi yatırımları için talep edilen miktarın ancak dörtte biri tahsis edilmiştir. Ancak bu projeleri de içeren ve 1996 yılına ait İzmir ili yatırım projeleri arasında yer alan-1997. (Özelleştirme Yüksek Kurulunun 30.1998 yıllarında bitmesi planlanan kamu yatırımlarının çoğu özellikle bağlı ilçelerdeki şebeke tevsii yatırım projeleri.000 ortaklı İzmaş . bilgi toplama ve uzaktan kumanda işlevlerini yerine getirme) şebeke modernizasyonu. diğer deyimiyle yoğunluklarının arttırılmaması gerekmektedir. 123 . yapılmış olan planların zaman içinde değişmemesi. özelleştirilme beklentisi ile bu konudaki yatırımlar askıya alınmıştır. dolayısıyla başta sanayi ve turizm sektörleri olmak üzere bölge gelişimi olumsuz yönde etkilenmektedir. 2005 yılında kadar planlanmış olan İzmir mastır planının yenilenmesi için halihazırda çalışmalar başlatılmış durumdadır. Ancak bu çalışmaların sağlıklı bir tarzda yürütülmesi için Belediye ile sıkı bir koordinasyon içinde çalışılması gerekmektedir. İzmir Büyükşehir Bütünü için 2005 yılı hedeflenerek yapılmış bulunan mastır planın devamı olarak ele alınan yeni mastır proje. daha sonra konuya ilişkin davalar sürerken Nisan 1997 tarihinde İzmir ve Manisa Belediyeleri dahil 15 şirketi toplayan İzmaş kurulmuş.yeniden yapılan ihalede 7.dağıtım işine talip olan Süzer Holding ile karşı karşıya kalmış ve sonuçta iki kuruluş GEDAŞ adı altında birleştirilmiştir. İzmir dağıtım bölgesi Ülkedeki 19 dağıtım bölgesi ile birlikte yeniden özelleştirme kapsamına alınmıştır. Dağıtım şebekelerinin daha verimli çalışması.Ş.nedeniyle gereklilik ortaya çıkmıştır ve kurulacak trafoların 154 kw geriliminde olması planlanmıştır.05. İzmir-Manisa Bölgesi Elektrik dağıtım işletilme hakları bu nedenle sürüncemede kalmıştır. Ancak anlaşmazlıklar sonucunda 1996 yılında ihale iptal edilmiş. görevlendirilmesiyle başlamıştır.

Menderes Ovasının tüketimi en başta gelmektedir. Özellikle 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planlarında bu tür alanların ayrılmasının gerekliliği bu alanların açık tipte yapılacaksa 25 dönüme kadar yer ihtiyacının olmasından dolayı daha net anlaşılmaktadır. Dolayısıyla zorunlu durumlarda kalınmadıkça gerekli tekniğe sahip oluncaya dek bu tür yatırımlardan kaçınılması gerekmektedir. Her trafo yeri için kamulaştırma sorunlarını ortaya çıkması süreçleri uzatmakta ve maliyeti arttırmaktadır. yıldırım düşmesi vb. Diğer taraftan dağıtım yatırımlarında en önemli konu trafo merkezleri olarak ortaya çıkmaktadır. yapılabilirlik konusunda arazi rantının yüksek olduğu alanlarda tercih edilme sebebi olarak ortaya çıkmaktadır. İzmir Büyükşehir Bütünü içinde yer alan ana trafo yapılarının dağıtımında gözetilmesi gereken diğer önemli bir husus da trafoların yerleşeceği alanların bulunması olarak karşımıza çıkmaktadır. Rüzgar Enerjisi Dünyada rüzgar enerjisi teknolojisinin hızla ilerlediği bilindiğine göre Ülkemizde de bu konuda çalışmaların hızlandırılması gerekmektedir.İzmir içinde en fazla enerjinin tüketildiği aylar ülke geneline oranla ters bir durum arz etmekte ve yaz ayları baskın çıkmaktadır. Bunun nedeni ise yaz aylarında tarım sulamasında yer altı suyu kullanımı ve diğer sulama çeşitleri için enerji kullanılması olarak ortaya çıkmaktadır. Bu trafoların yapımında Belediyelerle birlikte hareket edilmenin yanında mali problemlerin de çözülmesi gerekmektedir. Özellikle bu konuda K. Bu tür trafolar için tek katlı olduğu takdirde 1000 m2 kadar bir alan yeterli olmakta hatta buları iki veya üç katlı yapacak olursak 500 m2’lik bir alanın yeteceği de belirlenmektedir.000 MW rüzgar enerji 124 . Elektrik talebi için makro seviyede belirgin bir yatırım programının olmayışı ve parçalı durum arz edenlerin de her türlü talebe cevap verme durumunda olunmasıyla bozulduğu bilinmektedir. Belediyelerin trafo yeri vermesi gereklidir. Planlama çalışmalarının bu veriler ışığında yapılması gerekmektedir. Bir endüstri haline gelmiş olan bu üretimde Avrupa 2010 yılına kadar 40. Bu tür açık trafoların yanında aynı işlevi gören gaz izoleli sistemler de bulunmaktadır. Bu konuda da maliyet önemli bir husus olarak ortaya çıkmakta ve halihazırda bu tekniği yurt dışından almamız nedeniyle dışa bağımlı bir durumda kalınmaktadır. Konuya ilişkin araştırmaların ve de yatırımların son beş yılda gerçekleştiği ve yaygınlaştığı görülmektedir. Pervanelerin ömrü ise 20-25 yıl arasındadır ve eskidiğinde değiştirilmeleri mümkündür. İki tarz arasında maliyet farkının 5-6 misli bir değerde seyretmesi. Örneğin. Kurulacak jeneratörlerin ortalama ömrünün tipine göre 20-60 yıl arasında olduğu belirlenmektedir. Elektrik enerjisi “talep neredeyse oraya gider” felsefesi içinde belirli bir strateji edinememiştir. Sulama tesislerinin tamamlanmasıyla bu değerlerin oranlarında azalma olacaktır. Aradaki fark gazlı sistemlerin daha güvenli olduğu ve hava şartlarından etkilenmediği üzerinedir. durumlarında büyük cereyan kesintileriyle karşılaşılmaktadır. Yer altına trafo yapımı özellikle son yıllarda talep edilen bir yaklaşım olarak görülmektedir.

Bunun dışında enerji üretiminin istihdam potansiyeli düşük alanlarda yer alma olasılığının yüksek olması bu yörelere istihdam sağlayacağından önemli bir kaynak olarak görülmektedir. Bu kapsamda incelemeye alınan 40 civarında projeden İzmir için önem arz edenler aşağıda verilmektedir. Bu konuda kurulmuş olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) isimli organizasyonun faaliyete geçmesinden sonra yatırımcılar ve imalatçılar daha bilimsel seviyede bir araya gelme imkanı buldular Son yıllarda. Genelde bir rüzgar tribünü üç dört ay içerisinde imalatında kullanılan miktarda enerjiyi üretebilmektedir.000 kişiyi aşmaktadır. bulunduğu alanın sadece % 1'ini aktif olarak kullanır. Tribünlerin sökülmesinin maliyeti de genelde arta kalan parçaların parasal değeri ile karşılanabilmektedir. Alansal olarak 20 tribünden oluşan bir santralın kapladığı alanın.2 50. AS MAKİNSAN PROKON Bulunduğu Yer İzmir-Çeşme-Alaçatı İzmir-Çeşme-Kocadağ İzmir-Çeşme Güç MW 7. yaklaşık 1 km2’lik bir alan kapladığı düşünülürse ve de tarım alanlarında kuruldukları takdirde çiftçilik faaliyetleri tribünlerin hemen altında yapılabileceğinden ötürü tarım alanlarında da bir kayıpla karşılaşılmaması olumlu bir yön olarak belirmektedir.000 arasında evin elektrik gereksinimini karşılayabilmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere 20 tribünden oluşan bir rüzgar çiftliği 6. Ülkenin bu açıdan ihtiyacı olan teknik potansiyel 83.000 MW’dır ve bunun gerçekleşmesi için gerekli altyapı ivedilikle planlanmalıdır. Günümüzde elde edilen enerjinin maliyeti Avrupa Birliği ülkelerinde 5-8 ECU dolaylarında olmaktayken ilerleyen yıllarda bunun daha alt seviyelere inmesi görülecektir.101 Rüzgar Enerjisi Projelerinden İzmir İçin Önem Arz Edenler Projenin Adı Çeşme-Alaçatı Rüzgar Santralı Kocadağ Rüzgar Santralı Çeşme Rüzgar Santralı Başvuran Firma ARES A. Tribünlerde ortalama 100 metrelik bir mesafede oturulduğu takdirde gürültü kirliliği ile karşılaşılmaz. Konuda en fazla ilerlemiş görülen Danimarka bu alanda 8.500-9. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) ve Elektrik İşleri Etüt İdaresinin (EİEİ) çalışmalara katılımı sonrası Türkiye'deki rüzgar enerjisi potansiyeli hızla gelişim gösterdi.Ş.000 kişiye iş imkanı sağlamaktadır Bu sayı tüm Avrupa değerlendirmeye alındığında 20. ki bu kesimlere rüzgar çiftliği adı verilmektedir. Tribünler ekonomik ömürlerini tamamladıklarında kolayca sökülebilmekte ve bulundukları alan eskiden kullanıldığı hale dönüştürülebilmektedir.500 ila 10. Türkiye’nin rüzgar enerjisi etütleri genel anlamda ülkenin tüm ihtiyacını karşılayacak potansiyele sahip olunduğunu ortaya koymaktadır. Yenilenebilir Enerji Kaynakları için hazırlanmış olan “Beyaz Rapor" da yapılan değerlendirmelere göre üretim 2020 yılında 100. Ayrıca rüzgar çiftliği.kapasitesi kurmak üzere bir hedef koymuştur.4 12 125 .000 MW kapasitesine çıkacaktır. Tablo 6. Ayrıca kıyaslandığında tribün pervanelerinin çıkardığı gürültü kirliliği diğer gürültülü araçlarla karşılaştırıldığında en alt sevide görülmektedir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın elektrik kapasitesi öngörümüne göre Ülkede 2010 yılında kurulu kapasitesinin 6.000 MW’ye ulaşılması hedeflenmektedir.Ş. DERİN LTD. Bu nedenle konuda önemli bir yere sahip Ege kıyıları arasındaki İzmir sahillerindeki potansiyellerin değerlendirilmesi açısından uyumlu yönetmeliklerin de çıkarılması gerekmektedir.Ş.2 15 90 39.4 54 DEMİRER HOLDİNG A.Karaburun Rüzgar Santralı Mazıdağı Rüzgar Santralı Hacıömerli Rüzgar Santralı Kocadağ Rüzgar Santralı Yaylaköy Rüzgar Santralı Mazıdağı-2 Rüzgar Santralı Mazıdağı-3 Rüzgar Santralı Çeres (Çeşme) Rüzgar Santralı Seyitali Rüzgar Santralı Güzelyer Rüzgar Santralı Yenişakran Rüzgar Santralı ATLANTİS TİCARET İzmir-Karaburun 22. Potansiyeli yüksek İzmir piyasasına girmek için pek çok firmanın girişimde bulunduğu yukarıdaki tablodan anlaşılmaktadır.8 51 50.Ş. 2020 yılı hedeflerine göre Türkiye elektrik enerjisi üretiminin % 18’i kadarını rüzgar çiftliklerinden karşılayabilecek duruma gelebilecektir.Ş. Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere İzmir’de faaliyete geçmek için girişimde bulunan yatırımcıların oluşturacağı enerji miktarı 540 MW tutarındadır. İzmir-Çeşme-Alaçatı DEMİRER HOLDİNG A. INTERWIND LTD. Bu aşamada en önemli sorun kurumsal yapının halihazırda iyi organize olamamış olması olarak görülmektedir. ENDA Enerji Üretim A.400 MW olması planlanmaktadır. Ayrıca alt yapı ve teknik araç gereçleri yapacak kapasitede imkanlara sahip olunması giderek bu sanayi kolunun araç ve gereçleri açısından ithalata bağlı olunmayacağını da göstermektedir. İzmir-Çeşme Türkiye'de rüzgar enerjisinin mevcut gücünün geliştirilmesinde ve kullanılmasında iyi organize olunmuş kurumsal bir yapıya sahip olunması gerekmektedir. iken 2003 yılında 1. YAPISAN İNŞAAT LTD.000 MW olarak kurulu kapasite olarak görülecektir.Ş. YAPISAN LTD. 2010 yılındaysa bu güç 10. İzmir-Hacıömerli MAGE A. MAGE A.6 37.500 olacağı varsayımından hareketle Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynak ve Teknolojileri Araştırma Birimi (YEKAB) Kurulu güç hedefleri esas alınarak kurulu kapasitenin rüzgar payını % 15.5 39 45 26.000 kişinin iş bulma imkanı ortaya çıkacaktır. Halbuki bu sistem dahilinde Türkiye genelinde kurulu kapasite 2000 yılına 400 MW. İzmir-Çeşme-Kocadağ İzmir-Karaburun İzmir-Çeşme Çeşme Aliağa Çeşme Aliağa-Bahçedere DEMİRER HOLDİNG A. Orta vadede gerçekleştirilmesi hedeflenen bu yatırımların sonuçlanması ile yukarıda 126 . 2010 yılında Ülkede sadece bu işkoluna uygun olarak 20.Ş. Şartların uyumlu gitmesi durumunda 2020 yılında 20. Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynak ve Teknolojileri Araştırma Birimi verilerine göre 1 MW başına 20 kişi olduğu hesaplanmış olduğu varsayımıyla hareket edilecek olursa. Ancak bu değerlere ulaşmak için bürokratik uygulamaların daha yapıcı ve organize olması gerekmektedir.38 olarak vermektedir. Bu temiz işgücünün yaratacağı istihdamın da Kocaeli Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi.

2003 • Güç birliği Holding A. ve Tic. İzmir-Mordoğan (Kocabağ-Bitiktepe-Düzlendağı)2.800 kişiye iş imkanı sağlanmış olacaktır.4MW 17. İzmir-Karaburun(Bitiktepe-Değirmendağı-Düzlendağı-Mordoğan)30. İzmir-Aliağa (Kızıltepeköyü-Palamutlutepe) 30 MW 05.2003 • As Makinsan Makina İnşaat Sanayi Mümessillik Ltd.Ş.Kokarlimanı-Beşgöltepe. 127 .75MW 30.2003 • İnnores Elektrik Hizmetleri San.02. • ABK Enerji Üretmek Projelerini Geliştirme İnşaat Turizm Nakliyat San ve Tic. İzmir-Urla (Ovacık-Araplardağı) 15 MW 30. kısmi de olsa orta vadede yatırımlar açısından çekiciliği söz konusudur.2003 • Akın Holding A.belirtilen enerji miktarı enterkonnekte sisteme dahil olacak ve bu sayede önümüzdeki on yıllık periyot içinde 10. İzmir-Çeşme (Korankadağı.01.55 MW 19.Ş.2003 • Yapısan Enerji Üretim İletim Dağıtım ve Tic.02. İzmir-Foça(Yenibağarası-Değirmentepe-Malatepe-Bucaktepeleri) 29. Şti. Görüleceği üzere çok sayıda girişimcinin bu konuda talebi bulunmaktadır.Ş.06.2003 • Güç Birliği Holding A.Ş. İzmir-Çeşme (Zeytineli Köyü) • Güç Birliği Holding A. Daha ziyade Karaburun’un iş sahası ve işgücü açısından sorunlarla karşılaşmasına rağmen.02.25 MW 28.2003 • Ayen Enerji A.2003 • Güç birliği Holding A.04.75MW 30. ve San. ikinci olarak tesisin yeri. Şti. İzmir-Çeşme (Kocadağ-Kışlatepe-Dinlenceüstütepe-Yağcılardağı) 50.Ş.Ş. A. (Güncelleştirme: 12.Ş.Ş.75MW 06. A.01. kurulu güç ve son olarak da değerlendirmeye alınış tarihi verilmektedir. Çeşme ve Karaburun dışında Aliağa da rüzgar potansiyeli açısından olumlu alanlar olarak görülmekle beraber yapılan meteorolojik gözlemler bu alanlara Urla ve Foça’nın da eklenmesini gerekli kılmaktadır. Özellikle Çeşme ve Karaburun yörelerindeki yüksek potansiyelin değerlendirilmesiyle yörenin işgücü açısından gelişiminde ivme kazanacağı hesaplanmalıdır. Ltd.Kırandağı) 29.Ş. A.02. Bu konuda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na üretim lisansı için başvuruda bulunan ve başvuruları inceleme ve değerlendirmeye alınanlar arasında İzmir’e yönelik olanlarsa aşağıda verilmektedir.04. İzmir-Çeşme (Ovacık-Kaklıktepe-Merdivenlitepe-Çobantepe)16 MW 05/06/2003 • Şınlak Makine Tic. Sıralamada ilk verilen tesisi kurma talebinde bulunan tüzel kişi. İzmir-Aliağa (Yuntdağı-Balaban-Koyuneli-Korutepe)41.2003).

2002 • Alp Turizm İnşaat Enerji Ticaret Ltd.01.7MW 22. A. A.2003 • MAGE Madencilik ve Elektromekanik San.01. İzmir Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe) 7.Ş.7 MW 30. 128 .2003 • EZSE Enerji Üretim San.12. İzmir Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe)24 MW13. Şti. İzmir-Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe)19 MW 07.2002 • Doruk Enerji Üretim San. A.İzmir-Karaburun (Yaylaköy)1.Ş.8 MW 27.2003 • İnci Holding A. ve Tic. Elektronik Turizm İthalat İhracat San. İzmir-Aliağa (Karpuzculardağı-Mangırtepe)13.Ş.25 MW 13.Ş. ve Tic.01.2003 • Ak-En Akhisar Temiz Enerji Üretim San.8 MW 17. İzmir-Aliağa (Yuntdağı-Atçılar-Yüksekköy)30 MW 18.01.12.2002 • Yapısan İnşaat Elektrik San.Ş.12. A.01. İzmir-Ulucak (Hatundere Köyü-Karahasandağı-Ayıkayası)15 MW 18. İzmir-Karaburun (Yaylaköy-Kargılık Tepeleri-Değirmentepe-Bozköy) 15MW 15.2003 • Ayen Enerji A. Şti.Ş İzmir-Bergama (Madradağı-Hacıhüseyinler-Y. İzmir-Karaburun (Bozköy-Değirmentepe-Kargılık Tepeleri-Yaylaköy) 47. Şti. İzmir-Kemalpaşa(Üçkuyulartepe-Bozburuntepe-Beşpınar-Çatal) 66.7MW 23.12.2002 • As Makinsan Makina İnşaat Sanayi Mümessillik Ltd.2003 • SAGAP Santral Geliştirme Araştırma Planlama Ltd.01.01.Ş.5 MW 18. Ltd.-Tekkeköy) 30MW 15.2002 • Güç birliği Holding A. ve Tic.2003 Cer Metal San.01.12.Ş.2003 • Üçgen İnşaat ve Tic. Şti.45 1 MW 0.01. ve Tic.2003 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San.3MW 22. ve Tic.01.12.Ş.2003 • As Makinsan Makina İnşaat Sanayi Mümessillik Ltd.Ş. İzmir-Aliağa (Çakmaklı-Horozgediği-Pınartepe)10.2002 • Yapısan İnşaat Elektrik San. A. Şti. A.2003 • Lodos Enerji İnş. İzmir-Karaburun (Bozköy-Değirmentepe-Kargılıktepe-Yaylaköy) 249. Tic. İzmir-Aliağa (Yuntdağı-Atçılar-Yüksekköy)90 MW 18. A.8 MW 22. ve Tic. Ltd.Ş.5 MW 13. A. ve Tic.01. Şti. Ltd. İzmir-Çeşme (Çeşmekaradağ-Çiftlikköyü)16. Şti. ve Tic.5 MW 27.01.2003 -EZSE Enerji Üretim San. İzmir-Bergama (Madradağı-Hacıhüseyinler -Yaylacık-Tekkeköy) 64.-Yaylacık-Y. ve Tic.01. İzmir Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe)14.2003 • Enerji İşletmeleri İnşaat Turizm Yatırım A. İzmir-Karaburun (Aşağıovacık-Yellicebelendağı-Yenicepınar) 13.Ş. İzmir-Çeşme (Böğürtlentepe-Dümbelekdağı)40.

kendi adına ve ulusal ve uluslararası kuruluşlar adına Ülkemizde çok sayıda rüzgar ölçümü yapmıştır.Ş. Elektrik enerjisi ihtiyaç duyulan güçte biriktirilip saklanamayacağından.12. enerji santrali veya santralleri devreye sokularak veya devreden çıkarılarak dengelenmektedir.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. ve Tic. sistem rüzgardan o kadar çok enerji elde etmektedir.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. yukarıdaki liste de bunu kanıtlayıcı bir husustur.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San.12. ve Tic. Rüzgar enerjisi santralının gücüyse. İzmir-Çeşme (Ovacık-Çobandağı-Kızılkayakaradağ-Karadağ)18 MW 11.00 metre ve üzeri olması gerekmektedir. Şti.12. Tesis kurma gabarisinin ise 30. ve Tic. İzmir-Foça (Kozbeyli-Kocamehmetler)30 MW 10. A.Ş. ve Tic. rotor yüzeyine ve rüzgar hızına bağlıdır. Soğuk havanın. Bu bize aynı zamanda yatırımın karlılık oranını belirtici bir gösterge olarak önem verilmesi gerekliliğini belirlemektedir. Ortalama rüzgar hızıysa 7. İzmir-Çeşme (Kızılkayakaradağ-Karadağ)15.12. İzmir-Urla (Demircili-Akçahisar-Cumaliköy-Gızıligediği)41.4 MW 18.12. Şu halde hava ne kadar ağırsa.12. İzmir-Urla (Barbaros köyü-Sineklidağ-Çıtlıkdağı)13.2002 • Doğal Enerji Üretim San.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San.2002 Görüldüğü gibi sadece İzmir İl hudutları dahilinde 39 kuruluş bu sektörde faaliyet göstermek içi müracaatta bulunmuştur. Buna göre bölgesel dağılımda İzmir potansiyellerinde en verimli aylar Kasım-Şubat ve MayısEylül aylarıdır. A. A. ve Tic. Rüzgarın rotora aktardığı enerji miktarı hava yoğunluğuna.6 MW 16.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San.12.12. ve Tic. 129 .00-21. Bu doğrultuda 1999 yılından itibaren Türk De Wind Ltd.12. A. rüzgarın gücünün kanatlarındaki dönen kuvvete dönüştürülerek elde edilir. İzmir-Çeşme (İstanbuldağı-Ilıca) 4 MW 16.Ş.4 MW 18. Şti.Ş.Ş. A. A.12. İzmir-Foça (Aslanburnu-Aslanburnutepe-Kartdere)6 MW 16. sıcak havadan daha yoğun olduğu bilindiğinden yükseklik arttıkça hava basıncı ve buna bağlı olarak da hava yoğunluğu daha düşecektir. ve Tic. İzmir-Çeşme (Güzelyertepe-Hırsıztepe-Germeyan-Reisdereköyü) 10.5-9 arasında değişmektedir.Ş.8 MW 16. Alman Rüzgar Enerjisi Enstitüsü (DEWI) ve Yunan Rüzgar Enerjisi Enstitüsü (CRES) gibi aynı alanda çalışan diğer kurumlarla da işbirliği yapmıştır. Ortaya çıkan verilerden Ege Bölgesi’nin bu alanda oldukça verimli sahalara sahip olduğu ortaya çıkmış olup. İzmir-Aliağa (Hatundereköy-Karahasandağı-Ayıkayası)30 MW 10.2 MW 16.2002 • SAGAP Santral Geliştirme Araştırma Planlama Ltd. talebe göre tüketileceği zaman mevcut olması diğer deyimiyle üretilmesi gerektiğinden enerji ihtiyacı.Ş.2002 • Doğal Enerji Üretim San.00 arasındadır. A.2002 • Alp Turizm İnşaat Enerji Ticaret Ltd.İzmir-Karaburun (Haseki-Sarpıncık-Kızılcadağ)32. Gün içinde en verimli saatlerse 12.

rüzgar enerjisi santrali işletmecisine ürettiği elektrik için asgari bir ücreti ödemeyi garanti eden yasalar çıkarılması gerekmektedir. Bu değer bir çiftçi için 100 m2 tarladan alınacak en yüksek nitelikli bitkileri yetiştirse bile daha üstün bir değerdir. teknik ve ekolojik sebeplerden dolayı gelecekte çok güç gerçekleşecektir. Yapılan planlamalarda ithal yakıtlı enerji yakıtlarının payı % 41’den uzun vadede % 62’ye çıktığı görülmektedir. Diğer kısımları karşılayan hidrolik enerjidense faydalanma olanağı en azından bir süre için doğal ve ekonomik sınırlara gelmiştir. enerji üretimindeki kömür. tarım alanı olarak kullanılan yerlerde dahi bir rüzgar tribününün kurulması için temele yaklaşık 10 x 10 m2 alan gerekmektedir. Buna karşın Rüzgar Enerjisi kullanımı. doğal gaz ve petrol). Bunların bir kısmı tarım alanı da olabilmektedir ancak. 1970 yıllarının krizleri bağımlılıkların ne gibi etkileri beraberlerinde getirdiklerini açıkça göstermişlerdir. Linyit rezervlerinin de tükenme sınırlarına yaklaşması termik enerji sektörünü alternatif olarak göstermekteyse de bu durum. zira toprağın tarımsal olarak kullanılmasına olumsuz bir etkide bulunulmamaktadır. Yani rüzgar elektriği üretimi. 2020 yılına kadar TEAŞ’ın uzun vadeli planları Türkiye’yi yeniden ithal yakıtlı enerji kaynaklarına bağımlı olma sürecine götürmektedir. Ülkemizde 2000 yıllarına gelindiğinde üretilen elektriğin % 50 kadarı termik kaynaklarda elde edilmekteydi (ithal taşkömürü. İzmir çevresinde rüzgar yönünden zengin alanların aynı zamanda turizmde de gelişmiş olduğu düşünülecek olursa bu konuya eğilmenin önemi daha da artmaktadır. İlerleyen yıllarda enerji üretiminde de büyük paylara sahip olan GAP gibi projeler ekonomik.000 USD kira ödenebileceğini varsayılmaktadır. Ülkeyi başta doğal gaz ve taşkömürü olmak üzere fosil yakıtlı enerji kaynaklarına bağımlı kılma eğilimini ortaya çıkarmaktadır. Kira söz konusu olduğunda tesis başına yıllık 2. Bu nedenle doğal enerjilerin geliştirilmesinde büyük yarar vardır. termik sektörün zorla genişletilmesine karşı faydalı ve düşük maliyetli bir alternatiftir. Bu santraller yakıt tasarrufunun yanı sıra bileşik şebeke içerisinde konvansiyonel enerji santrali kapasitelerinin de yerine geçebilmektedirler. Rüzgar enerjisi santralleri teknik olarak bir zorluk olmadan Türkiye çapındaki kurulu tüm enerji santralleri bileşik ağa entegre edildiği için rüzgar estiğinde ve rüzgar enerji santralleri elektrik şebekesini beslediğinde. Bu nedenle. Elektrik ihtiyacının neredeyse 130 . Sonuçta milyarlarca dolar fosil yakıtlı enerji kaynaklarının ithalatı için yurtdışına çıkacaktır. Bu bir pilon alanından pek farklı olmadığı için tarım alanlarından bir kayıp olarak da görülmemektedir. doğal gaz. diğer konvansiyonel enerji santralleri kısılmaktadır.00’den sonra en yüksek değerlere erişmektedir.Elektrik enerjisi tüketimi öğle saatlerinde artmaya başlamakta ve 17. Pek çok kıyı kesiminde yaz aylarındaki nüfus ve bununla birlikte de enerji ihtiyacı bu şekilde düşük maliyetle karşılanabilecektir. gün içerisindeki rüzgar hızı elektrik ihtiyacına paralel olarak artmaktadır. Yukarıda belirtilen müracaatların döküm tablosunda görüldüğü üzere genelde İzmir’in kıyı kesimi rüzgar bakımından çok zengin alanlara sahiptir. petrol ve diğer enerji kaynaklarından temin edilenleri bastırmaktadır.

2010 yılı için % 10 rüzgar enerjisi hedefi ise (22. Jeotermal Enerji Jeotermal Enerji. Bunun karşılanması için eklenecek vergi doğal kaynaklara yönelik üretime aktarıldığı takdirde elde edilecek maliyetlerle doğal enerjinin gelişimine yönelik bir fon rahat ekonomik koşullarda sağlanabilecektir. Bunun 229. Bu aynı zamanda Enerji Piyasası Kanununun temel fikri ile de çelişmemektedir. Diğer bir alternatif de fosil yakıtlı enerji kaynaklarının vergilendirilmesi olarak görülmektedir. Halihazırda yenilenebilir enerji kaynakları ve enerjinin etkin kullanımını engelleyen ve alternatif olarak gören kömür.547 MW rüzgar türbini kurulmasını mümkün kılacaktır. gaz.143 GWh’lik kısmı fosil enerjiden temin edilecektir. Edinilen bilgiler TEAŞ’ın 2010 yılı elektrik üretimi projeksiyonun 294. çeşitli tuzlar içerebilen sıcak su ve buhar olarak 131 . Bu kaynakların oluşturduğu çevre kirliliğinin giderilmesi için enerji bedeline dahil olmayan artı bir maliyet ortaya çıkmaktadır. Buna karşın devlet tarafından planlanacak bir tür çevre vergisini konması uyumlu orta bir yol olabilmektedir. bunu sübvanse edememektedir. (Egetek Foundation) Bu durumda genelde Türkiye'de rüzgar gücü tesisi için uzun vadeli hedefler konmalı derken bunun Ege ve özellikle İzmir için kısa vadeden başlayan ve süreklilik arz eden bir hedef olarak belirlenmesinin gerekliliğini vurgulamalıyız. Bu durumda Ege kıyılarındaki elektrik dağıtım şirketleri büyük ölçüde mali dezavantaja sahip olacaklardır. yer kabuğunun çeşitli derinliklerine birikmiş ısının oluşturduğu. TETAŞ bile rüzgardan elde edilen enerjinin alıcısı olabilmekte ancak. Bu durumda sanırız Enerji Piyasası Kanunu daha uyumlu bir uygulama platformu bulmuş olmaktadır. Bu durumda tabiatıyla TETAŞ enerji üreticileriyle belirli bir yıllık alım sözleşmesi yapma durumundadır. sıcaklığı sürekli 20o C’den fazla olan ve çevresindeki normla yer altı ve yer üstü sularına nazaran daha fazla erimiş mineral.yarıdan fazlasını nükleer santrallerden elde eden Fransa bile 2001 yılında rüzgar enerjisinin önemini görmüş ve bunun teşvik edilmesi için kanunlar çıkarmış durumdadır.530 GWh olduğu üzerinedir. Doğal ve sınırsız enerji olarak görülen rüzgar santralleri yapımına girişen yatırımcıların tabiatıyla fizibilite çalışmaları gerekli bilimsel seviyelerde incelenerek kendilerini kanıtladıktan sonra değerlendirilmesi ve desteklenmesi gerekliliği üzerinde durulmalı ve İzmir kıyılarının bu yöndeki potansiyelleri desteklenmelidir. 2001 yılının Şubat ayında çıkarılmış Enerji Piyasaları Kanunu enerji fiyatlarının doğrudan devlet tarafından sübvanse edilmesini öngörmemiştir. akaryakıt ve doğal gaza sağlanan teşvikler ve sübvansiyonların sınırlandırılması da gerekmektedir. Sonuçta tabiatıyla Maliye tarafından toplanacak vergiler TETAŞ üzerinden rüzgar enerjisi santralı işletmecilerine geri dönebilme imkanına sahip olabilecektir.914 GWh) toplam 6. Enerji sektörüne ilişkin kararlar alınırken fosil ve nükleer güç santrallerinin neden olduğu toplumsal maliyetler ekonomik fizibilite çalışmalarında hesaba katılmalıdır.

500 konutu soğutmayı kapsamaktaydı. Bunun dışında ısıtmacılığa uygun İzmir ili sınırları içine Balçova sahasının uygulama etütleri yapılamıştır. Günümüzde İzmir’de halihazırda işletilmekte olan jeotermal ısıtma sistemi 17. 1962 yılında MTA tarafından başlatılan arama ve geliştirme çalışmaları sonucunda 1968 yılında elektrik üretmeye uygun Kızıldere-Denizli Jeotermal sahasının keşfedilmesi ile çalışmalar hız kazanmıştır.000 m2 sera ısıtmasını kapsamaktaydı. Simav projesi ise 80. orta ısısı 70o-150o ve yüksek ısısı 150oC’den fazla sıcaklıklı olmak üzere bilimsel olarak üç gruba ayrılmaktadır. Bunu belli başlılar arasında. Benzer proje Çeşme için de önerildiyse gerekli finansman kaynağı sağlanamadığı için bu güne değin hayata geçirilememiştir.000 konut. Ayrıca atık dinlendirme havuzlarında bekletilerek bazı bileşenleri havuzlarda çöktürülmekte ve su arındırılmaktadır. Konut başına talep edilen 1000 doların yüksekliği üç yıllık ödeme muafiyetine rağmen talep azlığıyla karşılaşması 132 . Jeotermal enerji fosil yataklarının tüketimi ve kullanımından doğan sera etkisi ve asit yağmurları gibi çevre sorunlarını önlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Gelişen teknolojilere ve gereksinimlere göre jeotermal enerjinin kullanılan suyunun atığı içerisinde yer alan bazı kimyasal maddeler üretilerek akışkan bu yönden zararsız bir hale getirilmektedir. takiben Kırşehir 6. Bu nedenle bazı durumlarda atık suyun deniz gönderilmesi bir sorun yaratmamaktadır.100 konut ısıtma ve sıcak su gelmekteydi. Yüksek ısılı (entapili) akışkanlardan elektrik diğerlerinden ısıtmacılıkta yararlanma imkanları bulunmaktadır.8 MWt kapasiteli Balçova Termal Tesisleri ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kampusu ilk planda görülmektedir. Balçova konut ısıtması olarak 1996 yılında fizibilitesi tamamlanan alan ise Türkiye’nin en büyük projesi olarak ön planda gelmekteydi.tanımlanabilmektedir. Bu durum jeotermal enerjinin çevre yönünden rüzgar hariç diğer enerji türlerine göre üstünlüğünü belirtmektedir. Daha sonra Afyon 16. Aydın şehri için yapılan fizibilite izlemekte ve 18.000 konut ısıtılması ve sıcak su olarak hayata geçirilmeye çalışıldı. Düşük ısısı 20o-70o. İzmir Balçova’da olduğu üzere jeotermal ilk ısıtma 1964 yılında Gönen’de başlatılmıştır. Türkiye genelinde 40oC üzerinde jeotermal su içeren 140 jeotermal alan bulunmaktadır. Dünya literatürünün aranması sonucuna yapılan çalışmalar yer yüzündeki kaynakların bu günkü enerji kullanımına göre 1000 yıllık bir rezervi olduğunu göstermektedir. Denize yakın ve özellikle İzmir için önemli olan bir husus da akışkanın kimyasal yönden deniz suyu karakterinde olmasıdır.000 konutun ısıtılmasını ve sıcak su teminini hedeflemekte ve 168 MWt değerindeydi. Bunlar arasında 150oc üzerinde olup da elektrik enerjisi üretmeye uygun hiçbir kaynak İzmir İl sınırları içinde bulunmamaktadır. Bu alan 25. İzmir Balçova projesi Özel İdare kapsamında yürütülen bir projeyle 5.400 konut ve Kırşehir 1.000 konut ısıtma 3. Bu kaynağı bozucu bir durum arz ettiği için pek çok alanda uygulanması sakıncalı bir durum arz etmektedir. 1982 yılında Aydın-germencik ve Çanakkale-Tuzla sahalarının bulunmasıyla çalışmalar hız kazanmıştır. Atık suların tekrar yer altına reenjeksiyonu ise hem çevre hem de rezervuar için su değerlerinin korunması için önem taşımaktadır.

000 konut merkezi ısıtma ve 5. Maliyet açısından konuya yaklaşıldığında merkezi ısıtma sistemlerinin yaklaşık % 60’ını döşenen borular oluşturmaktadır. finans ve malzeme seçim ve sorunlarında destek kazanılabilecektir. Halbuki İzmir Balçova tesislerinde Türkiye’nin en büyük kapasiteli termal yüzme havuzu 1. 7. Bu projenin zaman içinde belirlenen hedefe ulaşamaması üretim hedefleri arasında yer alan Seferihisar ve Dikili projelerinde de düşmeye sebep olmuştur. Toplam boru maliyetinin % 29’u da montaj ve fitting bedelidir. Türkiye’nin en zengin jeotermal alanı olan Ege Bölgesinin İzmir şehrinde tek üniteden beslenen en büyük jeotermal merkezi ısıtma ve soğutma sistemi olan 25. İzmir’de bu konudaki potansiyel alanların diğer önemlileri Dikli.000 konutun ısıtma ve soğutmasını hedeflemektedir.000TL olarak hesaplanmıştı.000 konut ısıtma-soğuma kapasiteli “İzmir Jeotermal Sistemi Projesi” ve fizibilite çalışmaları 1993 yılında tamamlanmış ve 1996 yılında yatırıma hazır hale getirilmişti. Seferihisar ve genelde İzmir beklemektedir. Bu sistem Seferihisar-Güzelbahçe-Narlıdere-BalçovaHatay semtlerini kapsamaktaydı. Jeotermal olarak ısıtılma imkanı olan İzmir’in en potansiyelli alanı bu açıdan geri kalmıştır. Bu kapsamda Dikili 56. Ayrıca konut başına talep edilen adaptasyon bedeli olan 200 dolar da karşılanamadığı için ilk hedefte amaçlanan 5. Bu tarzla yap-işlet-devret formülünün uygulaması daha gerçekçi olabilecektir. Ülke kaynaklarının enerji tüketiminin % 87’si ısıtma amaçlıdır. İkinci olarak jeotermal olarak ısıtma imkanına sahip Çeşme Ilıca’da girişim tasarı aşamasında kalmıştır. Dolayısıyla atılım maliyet yüksekliğinden başarısız olmuştur.000 Kcal/h kapasitede Termal Tesislerde 1987 deveye alınmıştır. Yine aynı yerde Termal Tesis olarak 11.000/34. eğitim.000 m2 kaplıca tedavi merkezi jeotermal ısıtma sistemli olarak Eylül 1989 yılında işletmeye açılmıştır. Bu düzensizliği ortadan kaldırmak için uluslar arası kuruluşlarla ortak projeler yapılması yönüne kayılmalıdır. Bu arada Bergama termal kaynaklardan şehri ısıtmanın ilk etabını uygulamaya koymuştur. Süreçte know-how transferi. Bergama ısıtma için gerekli 38oC su seviyesinin üzerinde bir akışkan kaynağından bunu sağlamaktadır. Aradan geçen on yıldan fazla bir zaman diliminde sadece Balçova’da konut ısıtması dışında planlanan çalışmalarda aşama kaydedilmemiştir.00 MWt kapasiteli merkezi ısıtma ve soğutma sistemlerinin projelendirmesi tamamlanmış ve inşaatına ekonomik sorunlardan başlanamamıştır.projeyi başarısız bir seviyeye itmiştir. Önceki yıllarda yatırım ve araştırmaları engelleyen kabuklaşma ve korozyon sorunları kimyasal madde enjeksiyonu ile tamamen 133 .000 konuta yapılacak yatırım hedefe erişememiştir. Bu maliyeti yükselten değerleri karşılamakta zorlanan Belediyeler ve de yatırımcılar arasında ön planda yer alan Özel İdare zaman içinde işten çekilmektedir. Projeye göre konut başına ısınma ve 24 saat sıcak su 1993 fiyatlarıyla 250.600.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli koşullardan birisi 1985 yılında Karakoç Kaplıcaları’nın özel turizm alanı ilan edilmiş olmasıdır. Burada Seferihisar yöresinin nüfus potansiyelinin düşük olmasının yanında yaşayanların da ekonomik gücünün ortalamanın altında olmasının büyük etkisi olmuş ve 2001 krizi uygulamaya geçilmesinin büyük sebebi olmuştur. Ancak halihazırda arkeolojik sit alanlarını da barındırması nedeniyle Resmi gazetede Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilmiş bu alan turizme açılamamaktadır. Çok sayıda fay ve kırık oluşturan Seferihisar jeotermal alanını kırıkları kuzey-doğudan güney-batıya doğru uzamaktadır. Seferihisar-Karakoç-Doğanbey Tuzlası sahip olduğu potansiyeller açısından İzmir’in en yüksek ikinci kuyu ısısına sahip kaynağıdır. Ancak imalatı. Doğal gaz sisteminin ise jeotermal alanlar dışında kalan kesimlerin ısıtılmasında öncelikle kullanılması gerekmektedir. Jeotermal sistemi ise riyolit ve riyodasit lav sistemlerinden oluşmakta olduğundan atmosfere alt tabakalardan gaz kaçışını önlemekte ve derindeki ısı birikimini korumaktadır. daha açıkçası tesisi tamamlanmış durumdadır. Çeşmede ise 42lt/sn sıvı kuyulardan elde edilme potansiyeline sahiptir. Bu konu şehrin doğal gazla beslenecek alanları dışı için geçerlidir. Seferihisar-Doğanbey-Karakoç alanı İzmir’in 40 km. Aradaki fark yakacak olarak kullanılma durumunda doğal gazın tabii özelliler olarak ön plana çıkmasını belirtmektedir. Balçova’da ise bu değerler 630C ve 3lt/sn olarak ölçülmüştür. Bu sıcaklık 900C -1530C arasındadır ki buna en yakın değer Balçova Ilıcalarında 1070C –1330C ölçülmüştür. bu yıllarda günün Turizm Bakanlığı Kaplıca Turizmi için projelendirme faaliyetinde bulunmuştur. projelendirilmesi tamamlanmış bir alandır. yatırımların bu sorunun kalkması nedeniyle de hızlanması Tablo 6. Doğal gaz sistemlerine oranla daha ekonomik olduğu bilinen bu enerji türünün şehirsel alanların ısıtması için kullanılmasının ivmesinin kısa dönemde verilmesinin şehir ekonomisi için tartışılmaz yararları bulunmaktadır. Ancak Seferihisar yöresi için yapılan analizler ve değerlendirmeler. Dolayısıyla bu tip jeolojik 134 .çözüldüğünden gerekmektedir. Buna karşın doğal çıkış Seferihisar kaynaklarında 175lt/sn iken Balçova’da 60 lt/sn. güney batısında yer alan Menderes masifine ait bir alandadır. Üst tabakalarında ise yaşlı olarak değerlendirilen İzmir filişi uzanmaktadır.102 Jeotermal Enerjinin Isıtma Açısından Değerlendirilmesinin Karşılıklı Maliyeti Enerji Türü Jeotermal Enerji Fuel Oil Elektrik Enerjisi (ev-konut ortalama) Maliyet (cent/KWh ısı) 1 6 7 Balçova jeotermal alanı etütleri yapılmış. Bu da bize Seferihisar yöresinin potansiyelini göstermektedir. Buna karşın doğal çıkışta Seferihisar’da ısı 550C -930C ve debi 40lt/sn’dir. Ancak bu tarihten 2000 yıllarına kadar alanda her hangi bir proje girişiminde bulunulmamış. 2000 yıllarında ısıtma için projelendirmesine karşın başta belediyesi olmak üzere mali kaynak yetersizliğinden uygulamaya geçilememiştir.

Bu alanda Turizm ve Kültür Bakanlığının öncülüğünde yatırımcı firmaların davet edilmesi gerekliliğini kısa vadede ele alınmasında yarar bulunmaktadır. MTA tarafından yörede çok sayıda sondaj yapılmış olup. Belirtildiği üzere bu tür tıbbi özelikleri de içeren bu suların en verimli alanlarından biri olan Karakoç Kaplıca alanının bir kısmı ve özellikle Özel Turizm Alanı olarak ilan edilmiş alanı içinde ikincil konutlar bir tür işgal içindedirler.koşulların egemen olduğu bölgelerde asit volkanikler derinde ısıyı biriktirir ve geçirgen olmayan kayaçların da etkisiyle jeotermal gradyenti arttırarak yukarıya doğru ısı iletimi yardımıyla jeotermal suyu ısıtır. Bu tür termal suların bazı hareket sistemi ve cilt hastalıklarında korunma. suyun hava ile temasının engellendiği kapalı bir sistemle ulaştırıldığı. Bu nedenle öncelikle Karakoç jeotermal alanının kaynak sınırlarını dışında bu işlemlerin yürütülmesinin orta vade sonunda gerçekleşmesi doğal görülmektedir. Seferihisar ısıtmasındaysa Karakoç Jeotermal alanı dışındaki kaynaklardan yararlanılmalıdır. tedavi ve rehabilitasyon amaçlı olarak hipertermal. Ayrıca aynı suların içerdiği belirli düzeydeki karbondioksit nedeniyle. Hatta Hazine mülkiyetindeki alanlarda da yer alan bu konutların ivedilikle kaldırılarak alanın Jeotermal Turizme açılmasında yarar bulunmaktadır. bunun uluslar arası sınıflamadaki değerinin karbondioksitli sular için en az 1000 mg/lt olduğu ifade edilmiştir. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun 25. Odakların da Karakoç ve Seferihisar Tuzlası ararsında yoğunluklu bulunması bu iki alanın öncelikle kullanıma açılmasını vurgulamaktadır. Doğanbey Kaplıcası (710C). Bölgede bir çok sıcak su çıkışı bulunmakla birlikte en önemlileri Tuzla Ilıcası (82 0C). ve Karakoç Kaplıcasıdır (720C). jeokimyasal analizler beslenme alanı ve köken açısından iki farklı haznenin olduğunu kanıtlamaktadır.04. küvet uygulamalarında. Bölgedeki ana taşıyıcı kırıkların ve takip eden ikincillerin taşıdığı sıcak su Seferihisar jeotermalinin oldukça önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu çalışmalar ayrıca Doğanbey yakınlarından başlayan ve Balçova Agamemnon’a kadar uzanan bir çöküntünün de varlığını kanıtlamıştır. Kaldı ki yatırımcı kuruluşların bu alanlarda 2000 yılından bu yana yaptırmış oldukları su analiz raporları da bu alandaki suların temizliğini belirtmektedir. 135 . İçme kürlerinde bu oranın en fazla 250 mg/lt banyo kürlerinde ise 500 mg/lt düzeylerinin kabul edildiğinden hareketle ve de suların bakteriyolojik yönden temiz olduğundan hareketle balneoterapi uygulamaları için spesifik kullanımlı tuzlu sular olarak kabul edildikleri belirlenmiştir.50C). Cumalı Kaplıcası (80.2000 tarih ve 2000 sayılı yazısı ekindeki raporlarda da radyoaktif etkilere de rastlanmadığı belirtilmektedir. izotermal ve hipotermal banyo kürleri olarak kullanılmasının verimli olduğu belgelenmektedir. Hatta derindeki hazne sıcaklığının 1700C-2300C arasında olabileceği de belirtilmiştir. Bölgede inceleme yapan İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı raporunda da kuyulardan alınan sondaj örneklerinde bulunan serbest çözülmüş karbondioksit içeriğinin 448mg/lt olduğu. bazı kardiovisküler hastalıklarda spesifik bir etkiye sahip olacağı da belirtilmektedir. yeterli havalandırmanın sağlandığı ortamlarda.

gerek kaynak aktarımı ve gerekse yeterli yatak kapasitelerine erişmede ve de çevre kontrolü temaları açısından yetişmenin mümkün olamayacağı açıktır. Çeşme gibi termalizmi yüksek ve de turizm potansiyeline sahip bir alanda kısa vadede termal turizmin gelişmesinde ekonomik ve bürokratik engelleri geçmenin zorluğu ortada iken bütün kaynaklara yatırımları yönlendirmenin orta vadede ve hata uzun vadede yararı bulunmamaktadır. Zira doğal çıkış sıcaklığı bile 45oC olan bu kaynaktan uzun vadede fazlaca bir beklenti olmamalıdır. Ancak şurası da bilinmelidir ki Çeşme termal kaynaklarının potansiyeli Seferihisar ve Dikili kadar yüksek değildir. Dikili için projelerin hazır olması kaynak yetersizliğinden başarıya ulaşamamış iken Bergama Belediyesi 2003 yılında yatırıma başlamıştır. Bunun dışındaki alanlara ise gerek ekonomik gerçekleşme. Potansiyel Karakoç Kaplıca alanı İzmir’in uluslar arası düzeyde termal turizm merkezi olma durumundadır. Orta vadede ve sonrası için ise Bergama-Dikili olasılığı ağır basmaktadır. Zira MTA analizleri bu alanların işletmelerinin orta vadede dahi ekonomik olamayacağını belirtmektedir Zira mevcut gerek nüfus ve gerekse ekonomik potansiyel bu tür yatırımların rantın karşılayacak durumda değildir. Bu alanlardaki suların doğal çıkış debilerinin 200lt/sn olması ve sıcaklığın 1000C civarında olması potansiyelleri arttırmaktadır. Jeotermal enerji yatırımları için yapılan araştırmalar ilk aşamada İzmir’de elektrik enerjisi üretmenin mümkün olmadığını göstermektedir. Yöre yakınlarında yer alan Bademli kaynaklarından da basit kaplıca uygulamaları kısa ve orta vadede yatırım politikaları açısından ereklilik arz etmektedir. Bunun dışında Eko-turizm veya termal turizm olarak kısa dönemde işletilecek alanların başında. Buradaki kaynak kullanımında Belediyelerin imkanları ve kredilendirime sistemlerinin devreye girmesiyle sorunların çözülebileceği ortaya çıkmaktadır. Kuyu ve doğal çıkış sıcaklığı 560C olup kuyulu su elde etmede debi 42lt/sn’dir ki bu da gerek termal ve gerekse ısıtma açısından kritik bir noktada olunduğunu göstermektedir.Diğer yataklardan doğal çıkışı en yüksek olan Dikili Kaynarca ve Bergama jeotermallerinden ısıtmada yararlanılma ön planda gelmektedir. halen işetilen Balçova ve kısmen Çeşme Tesisleri dışında yatırım önceliği açısından Seferihisar Karakoç Kaplıca alanı gelmektedir. Kaplıca turizmi açısından yeterli yatırımın olmaması da konuyu ikinci plana itmektedir. Paşa ve hatta Aliağa termal kaynakları için geçerlidir. Alanda seradan ziyade endüstriyel tarım ürünleri hasadı yapılmaktadır. Gelişimini kısa ve orta vadede kendi çabalarıyla yavaş akımla götürmesi bu alanlar için beklenen oluşumlardır. Aynı durum Nebiler. Bu alanlarda ilk aşamalarda sera ısıtması uygulanabilir. Bademli kaynaklarının termalizmde kullanılması uzun vadeli hedefler arasında yer almalıdır. 136 . Bayındır kaynaklarından 2lt/sn oranında elde edilen su ile az oranda seracılıkta kullanılan enerji bu alanın çiçekçilikte göstermiş olduğu potansiyele bağlı gelişmiştir. Bu nedenle kısa ve orta vadede tarımsal girdilerin değiştirilmesi uygun değildir. Aliağa. Seracılığın yer bulmadığı bu alanda kısa ve orta vadede bu tür tarımı bu alanlara yöneltmenin ekonomik yararı bulunmamakta olup açık tarım halihazırda ekonominin sürükleyicisi durumundadır. Bayındır.

Dikili-Bergama yöresi kaynaklarının yeterli olmasından ötürü uzun vadede sera ısıtmasına dönebilme olasılığına sahip bir alan olarak dikkat çekici olup bu alanlardaki sera bitkilerinin daha ziyade endüstriyel ürünler kapsamında olması yöre değerleri ve gelişim trendleri dikkate alınarak bir gereklilik olarak düşülme durumundadır. Bu yaklaşımın da orta vadeden sonra gerçekleşmesi bölgesel gelişim ve kaynak dağılımı açısından gerekli görülmektedir. Jeotermal enerjinin birden fazla sahadaki yaraları arasında gelen sera ısıtmasındaysa en az yatırımla en fazla faydanın sağlandığı bilindiğinden bu konuda teşviklerin arttırılması gerekmektedir.Bunlar arasında Aliağa göreceli olarak orta vadelerde şehir ısıtma programları geliştirebilir. 137 . Isıtma konusundaysa mevcut projelerin hayatiyete geçirilmesi hedeflenirken Belediyeleri bu konuda kendi olanaklarıyla çalışmaları bir açıdan olumlu bir girişim olarak değerlendirilirken kaynak israfına da yol açmaması için belirli kontrol sistemlerinden geçmesi gereken bir sistemle hareket edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Daha açıkçası erken davranan ve ekonomik gücü olan belediyelerin bölgesel kaynakları kontrollü kullanma gerekliliği altında konuya yaklaşılması tavsiye edilen bir husustur. Bu hususta Güzelbahçe-Narlıdere-Balçova--Hatay semtinin ısıtma projesinin hayata geçirilmesi kısa dönemde ele alınması gereken önemli projelerin başında gelmektedir. Bayındır Dereköy örneğinde olduğu üzere Seferihisar yöresi bu alanda teşvik edilesi gereken bir bölge olarak ön plandadır.

Bulunduğu Yer Doğal Çıkışta Sıcaklık Lt/Sn 200 4-1 1.5 0.5 2 3 Kuyu Çıkışı Sıcaklık Lt/Sn Potansiyel Kaplıca Termalizmi Şehir Isıtması Sera Isıtması Mevcut Durum Değerlendirmesi Basit Kaplıca Yatırım Değerlendirmesi Termal Tesis Yatırımı Dikili Isıtması Bergama Isıtması Sera Isıtması Endüstriyel Kullanım Temel Tesis Yardımı Sera Isıtma Aliağa Isıtması Temel Tesis Yardımı Dikili-Bergama Bergama Bademli Aliağa Çeşme Şifne Nebiler Paşa Bayındır Balçova 100 44-26 41-70 58 56 42 55-57 39-43 45 63 Termalizm Termalizm 56 42 Termalizm Termalizm Termalizm Termalizm Termalizm Sera Isıtması 107-103 60 Termalizm Sera Isıtması Şehir Isıtması Basit Kaplıca Termalizm Termalizm Basit Kaplıca Basit Kaplıca Sera Isıtması Termalizm Sera Isıtması Şehir Isıtması Temel Tesis Yardımı Temel Tesis Yardımı Kaplıca Uygulaması Kaplıca Uygulaması Termal Tesis Yatırımı Sera Isıtması Termal Tesis Yatırımı Sera Isıtması Hatay Isıtması Balçova Isıtması Narlıdere Isıtması Endüstriyel Kullanım Temel Tesis Yardımı Seferihisar Isıtması Diğer Şehirlerin Isıtması Endüstriyel Kullanım Sera Isıtması Seferihisar Karakoç Doğabey 55-93 40 90-153 175 Termalizm Şehir Isıtması Endüstriyel Kullanım Basit Kaplıca 138 .0 5 10 12 2 .

Oysaki Türkiye’nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7. ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kwh/m2-yıl (günlük toplam 3. Isıl güneş teknolojilerinde güneş enerjisinden ısı elde edilir. yerleşim yerlerinden uzak yerlerde ekonomik yönden uygun olarak kullanılabilmektedir.5 milyon m2 kurulu kolektör alanı ile dünyanın önde gelen ülkelerinden biri konumundadır. konut ısıtma gibi ısıl amaçlarla yararlanılabileceği gibi elektrik enerjisine dönüştürmek de mümkündür ve toplam enerji tüketiminin yaklaşık %20’si konutlarda olmaktadır. Güneş enerjisi uygulamalarında daha yüksek sıcaklıklara ulaşmak için diğer bir sistem olan yoğunlaştırıcı sistemler kullanılır.103 Güneş Kolektörlerinin Ürettiği Tüketiminin Katkısının Yıllara Göre Dağılımı Yıl 1998 1999 2000 2001 Isıl Enerjinin Birincil Enerji Güneş Enerjisi Üretimi (bin TEP) 210 236 262 290 Güneş enerjisinden su ısıtma. İsrail ve Yunanistan yer almaktadır. Isıl güneş teknolojileri de kendi içinde düşük sıcaklık sistemleri ve yoğunlaştırıcı sistemler olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türkiye ve özellikle Ege Bölgesi güneş enerjisi bakımından zengin ortamlara sahiptir fakat bu enerjiden yeteri kadar faydalanamamaktadır. Güneş Enerjisinin teknolojilerini iki gruba ayırmak mümkündür. Avustralya. Ülkemizde 139 .6 kwh/m2yıl)’dır. Tablo 6. Bunlardan biri ısıl güneş teknolojileri bir diğeri ise güneş pilleridir. 1970 yılından bu yana enerji alanında kullanılmaktadır ve diğer enerji türlerine göre bir çok avantajı vardır. Enerjinin diğer kullanım yerleri ticari binalar ve endüstriyel tesisler olmaktadır. kırsal elektrik ihtiyacının karşılanması gibi uygulamalarda kullanılmaktadır. Türkiye 7. Japonya. Düşük sıcaklık sistemleri içinde yer alan düzlemsel güneş kolektörleri en çok evlerde su ısıtma amacıyla kullanılmaktadır ve ulaşılan sıcaklık 70 0C civarındadır. Güneş.Güneş Enerjisi Güneş. Halihazırda güneş enerjisinin en yaygın kullanımı sıcak su ısıtma sistemleridir ve kurulu güneş kolektörü sistemlerinin çoğu Akdeniz ve Ege bölgelerinde kullanılmaktadır. Çevreyi kirleten atığı yoktur. Yılda yaklaşık 290 bin TEP (Ton Eşdeğer Petrol) ısı enerjisi üretilmektedir. İstenen güçte kurulabilmeleri nedeniyle genellikle sinyalizasyon. En fazla güneş kolektörü bulunan ülkeler arasında ABD. Yine düşük sıcaklık sistemleri içinde yer alan ürün kurutma ve seralar sistemi kırsal yörelerde sınırlı bir şekilde kullanılmaktadır. tükenmeyen ve temiz enerji türüdür. Bu ısı doğrudan kullanılabileceği gibi elektrik enerjisine de dönüşebilir. Güneş enerjisinin tarım alanında da uygulamaları vardır. Güneş pilleri ise elektrik şebekesinin olmadığı. bol.2 saat).

Telekom istasyonları. Ancak. Aliağa’nın göstermiş olduğu sanayileşme hareketlerindeki ivme nedeniyle buraya özel sektör tarafından 1540 MW gücünde bir Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralı yapılmış ve bölgede bulunan sanayi tesislerine doğal gaz 35 km uzunluğundaki Aliağa branşmanından erişmektedir. tesislerin sıcak su ihtiyacının karşılanmasında yoğun olarak kullanılmaktadır. Son 30 yılda kw saat başına düşen maliyet 30$‘dan %70 civarında düşüş göstermiştir. Akhisar. 251 km uzunluğundaki proje kapsamında M. deniz fenerleri ve otoyol aydınlatmasında kullanılan güneş pilinin kurulu gücü 300 KW civarındadır.2000 tarihinde imzalanabilmiştir. Fotovoltaik piller de denen bu yarı iletken malzemeler güneş ışığını doğrudan elektriğe çevirirler. tevsii gerçekleştirilmiş ve 2000 yılında devreye alınmıştır.1998 tarihinde imzalanmıştır. Enerji. Bu bağlamda 1987 yılında hizmete giren Rusya Federasyonu-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı’nın taşıma kapasitesi arttırılmış. 2002 yılında doğal gaz Aliağa’ya erişmiştir. Susurluk. Balıkesir. Manisa. Kıyı Ege’de konutların. Manisa ve Balıkesir bölgesinde yer alan sanayi tesislerinin ve konutların kullanımına sunulması amacıyla Karacabey-İzmir Doğal Gaz Boru Hattı yapımı projesi 09.10. doğal gaz geç de olsa İzmir yöresine gelebilmiştir. İlk aşamada Ege’ye verilecek doğal gaz miktarı yıllık 3 milyar 140 . Kemalpaşa. yaşanan ekonomik kriz nedeniyle kredi anlaşması 18. Doğal Gaz Ülkemizde ve özellikle Ege Bölgesinde artan doğal gaz talebini karşılamak ve ülkemizde doğal gaz kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla BOTAŞ tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda. Ancak su kullanımı ihtiyacını karşılamaya yönelik uygulamalar ötesine gitmeyen bu enerji kaynağının elektrik enerjisi üretiminde kullanmak için gerekli teknolojiye sahip yabancı firmalarla işbirliğine gidilmesi gerekmektedir. Yeni yapıların güneş enerjili sistemlerle yapılması bu amaç için gerekli kredi ve desteğin verilmesi büyük ölçüde enerji tasarrufu sağlayacaktır. Bu süreç İzmir’e doğal gazın iki yıl geç gelmesine sebep olmuştur. Aliağa. Bundan sonradır ki 1996 yılında İşletmeye alınan Bursa-Çan Doğal Gaz Boru Hattı’nın devamı olan ÇanÇanakkale Doğal Gaz Boru Hattı inşaatı başlamıştır. otellerin vb. Doğal gaz hattı bu kesimden daha aşağılara henüz erişmemiş durumdadır. Bölgeler itibarıyla değerlendirildiğinde Ege Bölgesi ve özellikle başta güney kesimi olmak üzere İzmir ve çevresi güneş enerjisi açısından avantajlı bir konuma sahiptir. Bir wat enerjinin 8 dolar civarında maliyeti olduğu düşünüldüğünde ve bir evin ortalama ihtiyacının 3 kw olduğu varsayımından hareketle 24 bin dolarlık bir yatırımla bir konutun yaşamı süresince elektrik temini halledilmektedir. Turgutlu ve İzmir branşmanları bulunmaktadır. Aynı hattan Manisa Organize Sanayi Bölgesi de yararlanma durumundadır. Bu doğrultuda BOTAŞ doğal gazın Bornova’ya 2002 Nisan ayında geleceğini beyan etmiş olmasına ve boruların döşenmiş olmasına karşın henüz İzmir ve yakın çevresi doğal gaz ile tanışmamıştır. Orman Genel Müdürlüğü yangın gözetleme istasyonları. Doğal gazın İzmir.08.

Torbalı ve yakınında yer alan Manisa Organize Sanayi Bölgesi tesislerine gaz bağlantıları yapılmıştır. Sanayi tesisleri içinse bunun yanında kolay elektriğe dönüştürülür olması tercihlerde diğer önemli bir husustur. Söz konusu bölgelerdeki illerimizin konutları ve sanayi tesislerinin doğal gaz ihtiyacı da bu şekilde karşılanacaktır. Konya-Isparta. Gazın şehirsel dönüşümünün sağlanması için gerekli olan basınç düşürme istasyonlarının yer seçimleri. Atatürk Organize Sanayi Bölgesi. Bu hattaki branşman Konya üzerinden İzmir’e erişecektir. şehirsel kullanımı ikinci planda görmesi. Boru hatlarının öncelikle sanayi bölgelerini hedeflemesi. inşası ve diğer altyapı donanımlarının belirlenmesi ve güvenlik bantlarının sağlanmasına yönelik fiziki çalışmaların yapılması gerekmekte ve bunların imar planlarında belirlenmiş olması yasal bir zorunluluk olarak görülmektedir. hem kapasite hem da şehirlerimizin.m3 olarak belirlenmiş olup hedef zaman içinde 10 milyar projektif bir değer olup tüketim ve talep bağlantılıdır. Ancak bu Bunun yanında İzmir’e kuzey dışından gelecek ikinci bir Doğal Gaz boru hattı daha bulunmaktadır. bu tür ara istasyonlar için gerekli mekanlara yeni yapılan ve de revize edilen imar planlarında gerekli yerler ayrılması gerekmekteyken bu konuya değinilmemiş olunması ileride büyük maliyetleri şehre yükleyecektir. Pınarbaşı. Karacabey-İzmir Doğal gaz boru hattı güzergahları üzerindeki sanayinin yoğun olduğu bölgelere doğal gaz verilmesi amacıyla Dağıtım Hatları yaptırılmış ve yaptırılmaktadır. Gazın şehirsel dönüşümünü yapacak tesisler hakkında gelişmiş ve mevcut projelerin revize edilmesine yönelik çalışmalar bulunmamaktadır. Daha ziyade konutlarda kullanım bulan LPG’den ise % 70 ucuz olması konut kullanımlarında mutfaklar için büyük bir tasarruf imkanı yaratmaktadır. Bu kapsamda İzmir ili içinde yer alan İzmir/Aliağa. Enerji fiyatı birimi olarak doğal gazı ham petrolden yaklaşık % 20 daha ucuz bulunmaktadır.. inşası. Kaldı ki. Stoklama maliyetinin olmaması yanında kullanım kolaylığı ve yüksek verimliliği yanında temiz enerji olarak kabulü kullanımında maliyeti düşürücü diğer öğeler olarak görülmektedir. Ayrıca fuel oilden % 15 oranında daha düşük bir fiyatla kullanıma sunulmaktadır. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi. Toplam uzunluğu 618 km’dir ve üç bölümden oluşmaktadır. başta İzmir olmak üzere sistemi kabule hazır bir altyapıya sahip olmamasından kaynaklanmaktadır. IspartaNazilli ve Nazilli-İzmir’dir. m3’e çıkmaktır. Gazın şehre gelmesiyle cadde ve sokaklarının tekrar kazılması gündeme gelecektir ki şehirlinin buna ne derece dayanacağı da sorular taşımaktadır. Bunlar. Bu hat Samsun-Ankara Hattı olarak başlamakta kademeli olarak artarak doğal gaz arzını güney ve batı bölgelerimize taşıyacaktır. Kaldı ki doğal gazın şehre 141 . Bununla beraber doğal gazın kullanılmaya başlanmasıyla kullanıcı tesislerin enerji transferi konusunda mevcut tarzlarını değiştirmelerinin maliyetlerini de düşünme zorunda olduklarının bilinmesi gerekmektedir. ikincil dağıtım hatlarının ve dağıtım şebekesinin güzergahlarının belirlenmesi.

Bu durumda doğal gazın ülkesel ve de bölgesel bir ürün olmamasından makro politikasının belirlenmesi. Bütün bunlara ilave olarak doğal gaza geçiş için şehirsel ölçekte ön fizibilite çalışmalarının başlatılması gerekmektedir. Dolayısıyla doğal gazın cazibesine karşın İzmir ve çevresinde her zaman alternatif enerji kaynakları bulunmaktadır. Bu nedenle doğal gazın sanayide ağırlıklı olarak kullanılmaya başlanması doğru bir politika olarak görülmektedir. Doğal gazın ısıtma amaçlı olarak doğrudan kullanımı yerine. Bu kapsamda doğal gazın dağıtımını üstlenecek firmalar henüz kurulmamış durumdadır. Buna karşın İzmir ve yakın çevresindeki pek çok yerleşmede alternatif enerji kaynağı olarak görülen jeotermal ve rüzgar enerjisi alternatifleri bulunmaktadır. siyasi tercihlerin etkisinden sıyrılması ve fiyat belirsizliğinin ortadan kalkması gerekmektedir. Zira başta İzmir olmak üzere çevre yerleşmeler özellikle kış aylarında yoğun bir kirlilik baskısı altında yaşamaktadır. İzmir’de yaz aylarının göreceli de olsa uzun sürmesi şehirlinin doğal gaza bakışını biraz çekingen yapmaktadır. Bunun en önemli sebeplerinden birisi de gaz piyasasına yönelik yönetmeliklerin açık ve net oluşmamasından kaynaklanmaktadır. Şu halde hava kirliliği öncelikle sanayideki iyileştirme ile önemli ölçüde azalacaktır. konut ısıtmada jeotermal enerji ile ve diğer 142 .ev ısınmasındaki kalitesiz yakıttan kaynaklanan kirlenmenin boyutunu da düşünecek olursak şehrin kısa dönemde mutlaka kaliteli enerji kullanmaya geçilmesi gerekmektedir. bir milyar metreküpü ise konutlarda kullanılacaktır. Bu anlamda kombine çevrim santralleri ve bölge ısıtma sistemleri alternatifi daha ekonomik olması açısından dikkate alınmalıdır. Doğal gaz fiyatının sürekli değişkenlik göstermesi ve dövize endeksli olması özellikle sanayi yatırımcıları için kullanımın miktarında önemli bir etkiye sahiptir Şu halde fiyatın her an yükselebilir olması alıcıları ve dağıtım şirketlerini gerek kurumsallaşmada ve gerekse kullanımda karasız bırakmaktadır.) öncelikleri de dikkate alınarak belirlenmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Bu miktarın 226 ton/günü sanayi kuruluşlarından çıkmaktadır. Bunun yanında doğal gazın kullanımına ilişkin politikaların şehir çeperlerinde var olan diğer enerji kaynaklarının (jeotermal. Kışın. rüzgar vb. Sadece İzmir'de günlük olarak havaya 299 ton/gün kükürt dioksit atıldığı DEÜ Çevre Mühendisliği Bölümünce saptanmış durumdadır. Bu sayede sanayide doğal gaz tüketimi daha da artacaktır.yeterince tanıtılmamış olması şehirliyi ve şehirde yer alan tesisleri donanım açısından doğal gaza uyumlu bir hale gelmekte geciktirmektedir. Bunun dört milyarı sanayide. Alt yapı yatırımları açısından konuya yaklaşıldığında. verecekleri hizmet ve meydana getirecekleri ticaret hacmi ile İzmir ekonomisi farklı bir canlılık da kazacaktır İzmir'de 5 milyar metreküp doğal gaz tüketim kapasitesi olduğu hesaplanmıştır. Buna ek. doğal gazın kullanıldığı merkezi-bölgesel ısıtma sistemleri de incelemeye alınmalıdır. Ayrıca gazın iletilmesini sağlayacak altyapı çalışmaları için hazırlıklar da yapılmalıdır Kurulacak dağıtım şirketlerinin yaratacağı istihdam.

Şehir dışı kablolarının da hala yer üstünde kalan bölümleri vardır. Bu durumda şirketleşecek doğal gaz dağıtım firmalarına belediyenin katkısı % 20 oranını geçmeyecektir. gübre.4. otomotiv ve giderek tekstil ve gıda sektörleri önem sırsına göre bu konuda talep sıralamasında bulunmaktadırlar Buna rağmen EBSO koordinatörlüğünde kurulmuş bulunan Ege Doğal gaz AŞ gerekli girişimlerde bulunarak projelerin hayata geçirilmesi için potansiyel oluşturmaktadır. Yüksek ısı kaynağına ihtiyacı olan ve de elektrik enerjisine birincil dereceden bağlı sanayicinin maliyet açısından konuya yaklaştıkları takdirde doğal gazı tercihleri tabiatıyla ön planda gelecektir. Bu nedenle Aliağa’da yer alan haddehanelerin beklentisi doğal karşılanma durumundadır. Bu nedenle İzmir içindeki ve çevresindeki jeotermal sahaların ısıtma sistemlerine ilişkin karakterizasyonu rezervuar taramaları için fon ayrılmalı ve yatırım yapılmalıdır. • • • 143 . “Çemreli” güzergah adı verilen bu sistemler büyük ölçüde tamamlanmış olmasına karşın eski yapılanmış alanlarda yeraltına alma işlemleri oldukça zor gerçekleştirilebilmektedir. Yeni yapılan toplu konut yerleşmelerinde diğer altyapılarla birlikte telekominikasyon altyapısı da kapalı sistemle yeraltına uygulanmaktadır. Telekominikasyon ağı tümüyle. Kabloların hala yerüstünde kalan bölümlerinin bakım giderlerini artırmakta olduğu bilinmektedir.alternatif enerji kaynakları ile entegre bir programın optimizasyonunun yapılması gereklidir Şu halde ilk planda özellikle şehirsel ölçekte jeotermal enerjinin kullanımına öncelik verilmelidir. 6.5 Haberleşme ve Telekominikasyon İzmir ilinde haberleşme altyapısı diğerlerine göre en az sorunlu olan bir durumdadır. köylere kadar oluşturulmuş ve bu sorunsuzluk durumunun 2003 – 2013 döneminde de korunacağı anlaşılmaktadır. Köylerde konuşma oranı düşüktür. Özellikle metal. kimya. Ancak eski inşa edilmiş binaların yapı içi şebekeleri bulunmamakta ve parsel giriş noktasına kadar getirilen bağlantıların bağımsız bölümlere eriştirilmesinde zorluklar çekilmektedir.05. Sorun olarak tanımlanabilecek birkaç noktayı şöyle sıralamak mümkündür : • • • Şehir içinde hala yeraltına alınamayan kablo sistemlerinin zorluklarla çözümleneceği anlaşılmaktadır. Ancak 02. Bu nedenle bu yörelere yapılan yatırımların geri dönüşleri oluşmamaktadır. Son 7–8 yıldır şehir içinde yapılan binalara telefon altyapısının standart olarak projelendirilerek uygulanması denetim altına alındığı görülmektedir. toprak.2000 tarihinde yürürlüğe giren Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile birlikte şirket uyumda yavaş davranmıştır.

Ayrıca her 34000 kişilik bir nüfus yerleşme si söz konusu edildiğinde yeni bir santral sisteminin gerçekleştirilmesi için çalışmalar yapılıyor 6. 144 .4. Önceki teknolojide radio-link sistemleriyle haberleşme sağlanmakta iken bu durumu günümüzde fiberoptik kablo sistemleriyle gerçekleştirilmektedir. güvenli bir sistem oluşturulması. Yeni teknoloji haberleşmenin hassasiyetini artırmış ve en aza indirmiştir.000 abonenin 100 konturluk yıllık zorunlu abonelik konuşmasını dahi yapamadığı bildirilmektedir. Alaybey ve Hatay-Hakimevleri’ndeki çıkışlar bugün için yeterli görüldüğü gibi gelecek 10 yıl için de gereksinimi karşılayacak durumdadır. Bağlantılar alternatifli önceliklerle risksiz bir biçimde gerçekleştirilmektedir. arızaların önlenmesi ve bakım kolaylıkları.11 İzmir Körfezi’nin Doğal Yapısı ve Özellikleri DIŞ KÖRFEZ III DIŞ KÖRFEZ II İÇ KÖRFEZ ORTA KÖRFEZ DIŞ KÖRFEZ I Kaynak: İzmir Atık su Arıtma Tesisleri Fizibilite Etüdü – DEÜ – Çevre Mühendisliği bölümü 1985. İzmir’de merkezden çıkış yapan üç nokta bulunmaktadır. Bunlardan 300. Dijital sistemlerde hata oluşmamaktadır. Bir önceki teknolojide kullanılan Konak – Nif arası radio-link sistemi günümüzde stand by olarak kullanılmaktadır. herhangi bir arıza durumunda otomatik olarak alternatif güzergahlara kaydırılmakta ve haberleşme sisteminin kesintiye uğramaması sağlanmaktadır. İzmir. Bu nedenle yeraltına alma işlemleri idarece sürdürülüyor.6 İzmir Körfezi Şekil 6.İzmir ili sınırları içinde Telekom’un 1 300 000 kayıtlı abonesi bulunmaktadır. Kabloların yeraltına alınması. Çıkış noktaları. peyzaj kalitesi ve dayanıklılık açısından tercih edilmek durumdadır. Konak.

batıdan doğuya 24 km.6 417 Su Hacmi (103 m3) 73. “dış körfez II” ise Kokala Burnu hizasına kadar güneye iner ve bu alanın doğu kıyısında ise Çamaltı Tuzlası yer almaktadır. Bu alanda Kuş Cenneti körfezin doğu kıyılarını oluşturmaktadır.5 Kümülatif Su Hacmi (103 m3) 73. “dış körfez III” alanıdır. Körfezin taban profilinde körfezin başından 12 ve 32 km. Kokala Burnundan güneye dikine çizgi inen ise.104 İzmir Körfezinin Toplam Su Hacmi Dağılımı Körfez Bölümleri Yüzey Su Alanı ( 106 m2) 6. Bu girinti kuzeyden güneye 40 km. iç körfezde 20 metre. Körfezin çeşitli araştırma raporlarında izlendiği gibi.690. “dış körfez II” yi doğuda sınırlamaktadır. genişliğindedir. gerekse sosyal ve fiziki altyapı açısından önemli bir coğrafi özelliği olduğu bilinmektedir. 1970’lerin başından beri artarak iç körfezde yoğunlaşmaya ve 1980 sonrasında ise orta körfeze doğru batı sınırlarını zorlamaya başladığı belirlenmiştir.0 2. Gediz Nehri’nin denize kavuştuğu nokta tarih içinde değiştirilmiş.558.0 2. orta körfezde 40 metre.5 115.2 1.3 562.7 90. orta körfez ve dış körfez olarak üç bölümde ayrılarak analiz edildiği görülmektedir.560.7 58.422. uzunluğunda ve 5 km.923. (CBH.5 7.3 636. Araştırmalara göre bu eşiklerin yoğun dip sularının açık denize akımını engellediği belirlenmiştir.5 10. 1971) Kırdeniz Limanı olarak bilinin yerin kuzeyi ile Uzun Ada kuzeyini birleştiren çizgi körfezin en dış noktalarını sınırlayan. En çok su derinlikleri.112.5 5. iç körfez. uzunluğu da 20 km. “Orta körfez” ile “iç körfezi” ise birbirinden ayıran ise Yeni Kale Geçidi olarak bilinen noktadan dikine geçen bir çizgi ayırmaktadır. ve dış körfezde 65 metre olarak tespitleri yapılmıştır.0 10. Körfezin toplam su hacmi ise yaklaşık 10 x 109 m3 dür.Tablo 6. İzmir Körfezi’nin gerek ulaşım sistemleri.5 İç Körfez–Liman Bölümü İç Körfez Orta Körfez Dış körfez I Dış körfez II Dış körfez III Toplam Kaynak: İzmir Atık su Arıtma Tesisleri Fizibilite Etüdü – DEÜ – Çevre Mühendisliği bölümü 1985. ilk Gediz yatağı iç 145 .118. Çeşitli araştırmalara göre körfez kirliliğinin.9 924.304. İzmir Körfezi Türkiye’nin batı ucunda Karaburun ve Çeşme Yarımadaları’nın korumasında derinlemesine uzanan “L” biçiminde bir deniz girintisidir.112. uzaklıklarda iki eşik bulunmaktadır.3 3.5 24. İzmir.6 88.9 56. genişliğinde.

ikinci Gediz ağzı orta körfeze üçüncüsü ise dış körfezin en kuzey ucuna aktarılmıştır. Karşıyaka Bostanlı’dan itibaren bu iki Gediz Ağzı arasında kalan kuzeydeki tüm arazi sulak bir bölgedir ve kıyı çizgisi değişkendir. ticaret. makrobentik ve sedimentolojil çalışmaların yapılması öngörülerek gerçekleştirilmiştir. Kıyının sabitlenmesi ve kıyı kullanımlarının denetim altına alınması da gerekmektedir. körfezde havza oluşturan derelerin ve getirdikleri teressubatın çökeltme sistemleriyle denetim altına alınması. rekreasyon. Çamaltı Tuzlası ve Kuş Cenneti düşük kotlarda ve yaygın biçimde bu sulak alının temel unsurlarıdır. rüzgar. Adı geçen kıyı kullanım çizgisinin saptanması için körfezde. (DBTE 042 – 1983 – İzmir) Bugün söz konusu çalışmanın sonuçlarından yararlanarak ve gerekirse güncelleştirmelere giderek İzmir Körfezi’nde kıyıların kullanımı için gerekli olan kıyı kullanım çizgisinin ve koşullarının belirlenmesi amacıyla yeni bir projenin başlatılması zorunlu görülmelidir. Bu ilk ağız ile üçüncü ağız arasında üçgen arazi Gediz Deltası olarak anılmaktadır. sürecin tersine çevrilmesinin yanı sıra körfez kıyı çizgisinin sabitleştirilerek korunması ve kıyı kenar kullanımlarının bir yönetimdenetim sistemi altına alınması olarak düşünülmelidir. tersane. Bugün büyük kanal projesinin çeşitli temel öğeleri ve atık su arıtma tesisi etkinleştikçe. giderek yolcu gemilerine ayrılması düşünülecek Alsancak Limanı işlevlerinin sürdürülmesi içinde gerekmektedir. Büyük kanal projesinin uygulamasının tamamlanması ve deniz kirliliği sürecinin tersine çevrilmesi gerekliydi. yat yelken . Bu amaçla yukarıda tanımlanan kıyı kullanım çizgisinin yaratılmasına ilişkin çalışmalar ivedilik kazanmalıdır.körfeze erişirken.motor yarışları. kıyı boyunca rekreasyon alanlarının yaratılması. yukarıda belirttiğimiz temel işlevini sürdüreceği izlenimini vermektedir. dere yataklarının drenaj ortamlarının sürdürülmesi ve 146 . Körfezin sahip olduğu. yüzme. Ancak körfezin korunmasının sürdürülmesi için bunun yeterli olacağı düşünülemez. (DBTE 042) Böylesine bir araştırma çalışması DEGAŞ İzmir Tersanesi için körfezin kuzeyinde önerilen konumu ile ilgili olarak gerçekleştirilmiştir. ulaşım. akıntı koşulları ve yüzey suları için taşıdığı alıcı ortam özelliklerinin bir gereği olarak bu çalışma zorunlu olacaktır. balıkçılık gibi işlevlerini sürdürmeyi başarmıştır. Bunun yanı sıra körfezin doğasının korunması. ayrıca kuş cenneti. kartografik ve batı metrik çalışmalarının. esinti. körfez işletmeciliği iskeleleri. su sporları. akıntı ölçümleri ve dalga analizleri. atık su arıtma tesisi. Bu anlayış içinde kıyı kullanım çizgisinin sabitlenmesinin yanı sıra. İzmir Körfezi pis su deşarjı alıcı ortamı olarak karşılaştığı yoğun kirliliğe karşın çevresindeki yerleşmenin 5000 yıllık geçmişi ile günümüzde de. Bu konuda gerçekleştirilmiş bazı araştırmaların bulguları yol gösterici olabilmektedir. Bunun sağlanabilmesinin önemli bir ek koşulunun ise kirliliğin durdurularak. denizle fiziksel bütünleşme gösteren bir kıyı kullanım çizgisinin yaratılması ve körfezdeki tüm kıyı yapılaşmaların gerektireceği düzenlemelerin bu kullanım çizgisine göre irdelenmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. tuzla. Çalışmada da belirlendiği gibi İzmir Körfezi özellikle Gediz Deltası’nın oluşturduğu kuzeyde ki kesimlerinde kıyı çizgisi belirsizlik göstermekte ve bu nedenle tüm körfezi içine alacak bir biçimde mevcut belirsiz çizgi yerine.

Bu durum ilin arazileri açısından kıyı kesimlerinin önemli bir ağırlığının bulunduğunu göstermektedir. Konak.88 5. Sakız ve Sisam Adaları ile çerçevelenen alanda Ege Denizi’nde kıyısı bulunmaktadır. dir. Seferihisar. Bu toplam il nüfusunun % 59.7 İzmir İli Kıyı Kesimi İzmir’de kıyılar kuzeyden güneye değişken bir yapıda uzanmakta. Kuzeyde Balıkesir. Foça. Böylesine bir kıyı morfolojisine sahip olan kıyı yapısının. kuzeyden güneye. İzmir İli kıyı kesimi iki temel başlık altında incelenmiştir. doğal bir altyapı ve kültürel bir varlık olarak bakılmasının yan ısıra yarattığı ulaşım ortamı ile ticaret ve üretim olanaklarıyla ülke ve bölge ekonomisi için yaşamsal değeri de göz ardı edilmeden her ölçekte yürütülecek planlama çalışmaları için temel bir veri olarak alınması kaçınılmaz olmaktadır. Kıyı kesiminde doğrudan yer alan ilçelerin 2000 yılı sayımlarına göre toplam nüfusu 1953105’dir.üzerlerinde oluşan yerleşmelerden arındırılması. kayalıkları. Değişken doğal özellikleriyle. Kıyı Ege Denizi’nin bir özelliği olan bol girinti ve çıkıntılı bir formasyona sahiptir. K. Urla.58’i kıyıları oluşturmaktadır. Menemen. Bazı kesimlerde çeşitli büyüklüklerde ada oluşumları bulunmaktadır.1 10. Narlıdere ve Güzelbahçe İlçeleri ile. Yalnızca yaşayan nüfusun ağırlığı açısından ele alınsa dahi kıyıların yaşamsal önemi dikkati çekmektedir. Sınır ve kıyılarının toplamı ise 1 195 km. İzmir Körfezi.195 Oran 58. Bu konuda bölüm 6. iç. planlama verisi olarak önemli bir doğa öğesi niteliğiyle ortaya çıkmaktadır. çevre koruma-ekoloji ve altyapı 147 .4. Kıyı kesiminin bu ağırlığının bir stratejik plan çerçevesinde ulusal ve uluslararası düzeylerde. Dikili.6’da belirlemeler yapılmıştır. ulaşımticaret-imalat. baraj ve göletler dahil değildir.orta ve dış körfez tanımlarıyla kendi içinde bir araştırma konusu olarak kabul edilmelidir.Yaka. turizm-rekreasyon.4. kuş cenneti. Bu orana ilin sahip olduğu akarsu boyları. İl kıyılarının körfez dışında kalan bölümleri de genel morfolojisi ile bilinmek durumundadır. sulak alanları ve yeşil kıyı dokusu ile İzmir İli’ne ayrıcalıklar kazandırmaktadır. yeni yapılaşmaların engellenmesi de gerekli çalışmalar içinde programlanarak yer almalıdır. 6. Tablo 6.58 25. kıyı boyunca yer almaktadır. Menderes ve Selçuk İlçeleri. tekrar Urla. tuzla. Karaburun. Balçova.105 Sınır ve Kıyıların Oranları Uzunluk (km) Ege Denizi Manisa Aydın Balıkesir Toplam 700 300 130 65 1.44 100 İzmir İlinin toplam sınırlarının % 58. geniş kumsalları. Kuzeyden güneye Midilli. Körfezin çevresinde metropoliten merkezde İzmir Büyük Şehir Belediyesi’nin Çiğli.5’ini oluşturmaktadır. Aliağa. balıkçılık. İlin toplam yüzölçümü 11 973 km2 dir. zengin deniz faunası (balıkçılıktan Akdeniz Foku’na kadar uzanan]. Çeşme. doğuda Manisa ve güneyde Aydın İller ile sınır komşudur.

İzmir Büyükşehir Belediyesi. doğuda ise metamorfik kayalardan oluşmuş Menderes Masifi.B. Balçova. Bu etki ile doğal sit niteliği taşıyan alanların yanı sıra. K. Konak. Foça Çöküntüsü. tarih içinde kıyılarının çekiciliği nedeniyle oluşmuş bulunan arkeolojik sit alanlarının da bolluğu dikkati çekmektedir. Akhisar Çöküntüsü ve Menderes Yükseltisi olarak tanımlanmaktadır. Karaburun Yükseltisi.Yaka.açılarından. Foça’daki Akdeniz Foku (Monachus monachus) yaşam ortamı ve dış körfez batısındaki su kuşları koruma ve üreme alanları gibi yörelere. Bölgenin jeomorfolojisi kara kesiminin yanı sıra kıyı kesiminin oluşumunu da biçimlendirmiştir. Dikili. Kuzeyden başlamak üzere. K. Bu durum İzmir İli kıyılarına özel bir potansiyel özellik kazandırmakta ve günün spekalüsyon hareketleri de göz önünde bulundurulacak olursa stratejik plan açısından önemli bir veri oluşturmaktadır.B. Çandarlı ve iç-orta-dış olarak tanımlanan İzmir Körfezi’ni. 148 . Kıyıların değerlendirilmesinde. kıyı boyunca yer seçme yarışında doğrudan ilgisi bulunmayan işlevlere karşı kıyı kesimlerinin korunması kurumlaştırılmalıdır. Kuzeyden güneye ilin deniz kıyısı. Bergama (çok kısa bir uzunlukta). Ege çöküntüsünün yapısal stratigrafik basamakları da ilin morfolojik örüntüsünü oluşturmaktadır. Yalnızca B. Foça. Teke ve Doğanbey Burunları ile Sığacık Koyunu içeren Kuşadası Körfezi’ni. verimli tarım topraklarına. orman. Çiğli. olarak adlandırılmaktadır. kara kesimi alçaltı ve yükseltilerinin. batıda Karaburun Kuşağı.Ş.Ş. Karaburun ve Çeşme Yarımadaları’nı. zengin bir çeşitlilik içinde rastlanılmaktadır. Menemen. kıyı dışında bir başka alanda yer seçemeyecek ülkesel-bölgesel kullanışlara öncelik verilmesi. Bu durumda toplam 18 ilçenin deniz kıyısı vardır. Urla. dik kayalık ve mağara oluşumlarına. Karaburun. Narlıdere ve Güzelbahçe’nin (toplam 6 ilçe) deniz kıyısı bulunmaktadır. Evrensel yaklaşımların da bir gereği olarak kıyı kesiminin genel stratejiden koparılmadan özel bir kıyı kesimi planlaması ve yönetimi sisteminin içine alınması da sağlanmalıdır.’nde ise. genel olarak da zeytin. ayrıca Bakırçay. İzmir B. ortada İzmir-Ankara Zonu. adacıklara. batıdan doğuya doğru çizgisel çöküntü ve yükselti basmaklarıyla genelleştirilmiş sıralaması. mücavir sahası ile birlikte iç ve orta körfezi çevrelemektedir. Bu örüntü. Menderes ve Selçuk İlçelerinin (toplam 11 ilçe) kıyı kesiminde farklı uzunluklarda ancak doğrudan sınırları bulunmaktadır. Seferihisar. Bu kuşaklar. diğer ilçelerden de 8’inin Ege Denizi’nde kıyısı bulunmamaktadır. sulak alanlara. Gediz. Çeşme. Bu şekillenmede derin kumsallara. Aliağa. Yamanlar Yükseltisi. açık deniz ilişkisi bulunan sahillere ve doğal liman özelliği taşıyan körfez ve koylara.Menderes Nehirleri ile diğer çok sayıdaki daha küçük akarsu ve derelerin taşıdığı alüvyonların etkileriyle asırlar boyunca şekillenerek günümüze gelmiştir. taşıdığı potansiyele uygun kararlara koruma-kullanma dengesi gözetilerek konu edilmesi mutlaka gereklidir. tarla ve bahçe tarımını birlikte oluşturan dokuları güneye indikçe izlemek mümkündür. Bunun dışında. Dikili-Çandarlı arasında tarımsal potansiyeli de içeren doğal sit özelliği taşıyan bir yöreyi.’de Buca ve Gaziemir’in. kıyılara kadar uzanan orman dokusuna. İzmir İli Batı Anadolu’nun bölgesel tektonik kuşakları içinde kalmaktadır. tuzla gibi özel istihraç alanlarına. Dikili’de geniş kumsal bir kıyı oluşumu.

Bu sektörün de toplam yatırımlar değerlendirildiğinde 1992 yılından bu yana yatırım oranı 1994 krizinden en fazla etkilenen sektör olduğu görülmektedir. Kamu yatırımlarının İzmir’e yeterince verilmemesi rekabet gücünü kırmakta ve sahip olduğu potansiyeli verimli hale getirememektedir. Özelikle bu tür yatırımlara bağlılığı yüksek düzeyde olan Ülkemizde şehirlerin bu yatırım dağılımından pay alma yarışı hızlı ve katı bir sürece tabi olmaktadır. Kamu yatırımları için İzmir genelinde yer alan en büyük paya sahip projelerin şehir ve de yakın çevresinden ve hatta bölgesinden öte Ülkesel ölçekteki makro değerleri hedefleyen girişimlere yöneldiği görülmektedir. Bu tür ulusal ölçekteki yatırımların çıkarılmasından sonra İzmir özeline kalan yatırımların payının oldukça düşük olduğu görülmektedir. Sosyal yapının diğer bir kolu olarak görülen Sağlık sektörünün ise dağılım içindeki payının durumu daha düşük seyretmektedir. gelişme trendlerine yön veren temeldir. KAMU YATIRIMLARI Kamu yatırımları sektörel olarak Ülkesel gelişmişlik düzeyinde ağırlığı olan ve ekonomik gelişmişliğin performansını belirleyen. Örneğin Eğitim sektörünün 1992 yılında 52 olan proje sayısı 2002 yılında 121 olmasına karşın bu yıl toplam harcamalardaki payı % 6 dır. Tarım sektöründeki yatırımlara ayrılan payın düşüklüğü de bu sektörün canlanmasını yavaş bir tempoya sokmaktadır. İzmir’in de bu dağılımdan almak istediği payın belirli bir oranda olması için yatırım düzeyi belirli bir seviyenin üzerinde olan yatırımları sunması ve de savunması gerekmektedir. 1992 yılındaysa bu pay % 3 kadardır. Örneğin ulaşım sektörü içinde yer alan Kuzey Ege Limanının gerçekleşmesi ulusal yarar 1 .7. Bu durumdan çıkılmasına yönelik makro planlama çalışmaları açısından ve de seçilmişlerin konulara sahip çıkarılmasıyla üstesinden gelineceğinin ve bu yönde çalışılmasının gerekliliğinin bilinmesi önemli bir husustur. Bu yapıya sahip olmasın karşın şehrin kamu yatırımları içinde ülke toplamına göre almış olduğu payın oransal azlığı yanında ödenek tutarları olarak da gerilerde olması şehrin sahip olduğu stratejik önemle orantılı bulunmamaktadır. Bu dönemde yatırım oranı % 1’e kadar düşmüştür. Yıl toplamındaki harcamalarda ise 1992 yılı esas alındığında toplam yıllık harcamalara göre % 4 iken 2002 yılında % 6’ya çıkmıştır. Bu durum tabiatıyla dışa açık şehrin yabancı sermayeyi daha fazla kendine çekmesini zorlaştırmaktadır. Halbuki İzmir sanayinin büyük bir kısmı tarım ürünlerinin değerlendirilmesi üzerine gelişmiştir. Buna proje sayılarını da eklemek doğru olmaktadır. 1992 yılında % 4 iken on yıl sonra % 2 oranına inmiş olması sosyal yönden İzmir’in kamu yatırımları bazında ihmal edilir bir duruma geldiğinin göstergesi olmuştur.

Stratejik Plan Dönemi başı olarak görülen 1996 yılında. 2002 yılında söz konusu toplam kamu yatırım projeleri ödenekleri bir önceki yılın ödenek toplamının % 173’üne çıkarak 542 milyon doları yakalamıştır. bu toplam pay % 81’e gerilemiş ve yaklaşık 492 milyon dolar olmuştur. 2001 yılına gelindiğinde gerileme durmuş ve ödenek. Stratejik Plan Dönemi olarak bahsedilen 1992-1993 yıllarında yaklaşık 600 milyon dolarlık bir fon ayrılmıştır. Stratejik Plan Döneminin başındaki 600 milyon dolarlık değere tekrar ulaşamamış olmasına rağmen II.Strateji Plan Dönemi Başı 1996 1 0 3 6 0 20 3 3 0 64 100 1997 3 1 9 6 1 30 6 5 0 39 100 III. I. I. Ancak.yanında strateji planı alanımızda özelde büyük yararlar sağlayacaktır. az da olsa bir artışla yaklaşık 313 milyon dolara yükselmiştir. 2 . Tablo 7. Stratejik Plan Dönemi sonunda farklı bir gelişme trendi yakalamış olduğu görülmektedir. 1994 krizi sonrasında ve II.Strateji Plan Dönemi Başı 2001 2 0 22 5 1 25 5 3 0 37 100 2002 2 0 16 7 0 45 6 2 0 22 100 * Sektörel kamu yatırım projeleri kapsamına Belediyeler ve İl Özel İdare yatırımları yatırım bütçesi farklılığından dolayı alınmamıştır. Bu tür gelişme potansiyellerinin sosyal yatırımlarla desteklenmesi İzmir’in Pazar payını artıracaktır. Sektörel kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamı yıllar itibariyle değerlendirildiğinde dalgalı bir seyir göstermektedir.Strateji Plan Dönemi Başı 1992 Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hiz. Toplam* 2 0 24 6 1 24 4 4 6 29 100 1993 1 0 18 4 0 31 2 3 13 28 100 II. Bu da giderek kamu yatırım ödeneklerinin artmasına sebep olacaktır.1 Strateji Plan Dönemleri İtibariyle Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri Yüzde (%) Sektör I. 1997 yılında söz konusu gerileme devam etmiş ve bir önceki yılın % 63’üne tekabül eden 308 milyon dolarlık bir ödenek ayrımı gerçekleşmiştir.

90 22 29 28 39 37 0 2 6 Konut 80 Sağlık 70 6 13 4 64 0 5 6 45 0 3 5 Eğitim 60 4 3 2 Ulaştırma 50 24 25 40 Turizm 31 1 0 3 3 30 1 5 1 6 22 18 0 6 3 0 1 1996 Enerji 30 6 0 4 24 0 7 İmalat 20 20 10 9 1 3 1997 16 Madencilik 0 0 2 1992 0 1 1993 0 2 2001 0 2 2002 Tarım 3 .Şekil 7.1 Stratejik Plan Dönemleri İtibariyle Sektörel Kamu Harcamaları Projeleri Ödenekleri STRATEJİK PLAN DÖNEMLERİ İTİBARİYLE SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ 100 Diğer Kamu Hiz.

852.675.996.000 236.731 144.152.778.000 1.169.345.Tablo 7.2 I.856 34.722.000 4.241.495.332.027.070 21.000 147. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İLK YIL (1992 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 2% Diğer Kamu Hizmetleri 29% Madencilik 0% İmalat 24% Enerji 6% Turizm 1% Eğitim 4% Ulaştırma 24% Konut 6% Sağlık 4% 4 .000 1.674 2 0 24 6 1 24 4 4 6 9 100 I.000 27.920.257.526.000 158.808 602.917.505 483.160.665 4.854.255.463 34.054 181. Strateji Plan Dönemi İlk Yıl Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 1992 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 63.221.766 150.817.000 9.000 239.000 3.516.755 22.000 996.038.147.

000 1.000 1.000 161.793.360.216.000 1.455.548.000 6.402. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İKİNCİ YIL (1993 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 1% Madencilik 0% İmalat 18% Enerji 4% Turizm 0% Konut 13% Sağlık 3% Eğitim 2% Ulaştırma 31% Diğer Kamu Hizmetleri 28% 5 .190.521.117 600.3 I.008.595.065 16.453 79.636 125.690.730.438.121 22.250.000 30.400.863.Tablo 7.000 6.000 2.000 880.351. Strateji Plan Dönemi İkinci Yıl Ödenekleri 1993 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 73.718 109.665.383 14.642 1 0 18 4 0 31 2 3 13 28 100 I.098.336.069.065 182.449.000 251.196.312 2.000 182.774 167.480.030.

000 7.789.000 1.368.000 178.246.040 15.060. Strateji Plan Dönemi İlk Yıl Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 1996 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 565.4 II.000 39.799 13.860 308. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İLK YIL (1996 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Diğer Kamu Hizmetleri 64% Tarım 1% Madencilik 0% İmalat 3% Enerji 6% Turizm 0% Ulaştırma Konut 20% Eğitim 0% Sağlık 3% 3% 6 .805.000 1.808.000 7.735 1.827.800.000 1.524 16.357.863.Tablo 7.212.180.414.962.945.850 491.330.000.208 29.440.244 410.000 2.000 24.030.486.000 113.199.915 2.150.794.078 96.579.252 1 0 3 6 0 20 3 3 0 64 100 II.000 33.091.866.791.433.

706 16.217.000 47.881.645.000 4.000 2.614.000.974 3 1 9 6 1 30 6 5 0 18.037.644.5 II. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İKİNCİ YIL (1997 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 3% Diğer Kamu Hizmetleri 39% Madencilik 1% İmalat 9% Enerji 6% Turizm 1% Konut 0% Sağlık 5% Eğitim 6% Ulaştırma 30% 7 .475 19.587.814.859.877 93.500.525.065.275.423 39 100 II.704.353.934.445.204.132.430.000 119. Strateji Plan Dönemi İkinci Yıl Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 1997 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 1.086 17.000 7.425 3.398.388.154 308.000 339.960.884.000 14.000 3.972.000 2.000 594.Tablo 7.060 26.666 2.850.042.

234.000 10.184 2 0 22 5 1 25 5 3 0 37 100 Diğer Kamu Hizmetleri 139.340 312.029.000 20.000 87.728.680.126.000 1.000 666.206.667.761.681.542.STRATEJİK PLAN DÖNEMİ ÖNCESİ (2001 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 2% Diğer Kamu Hizmetleri 37% Madencilik 0% İmalat 22% Konut 0% Sağlık 3% Eğitim 5% Enerji 5% Turizm 1% Ulaştırma 25% 8 .025.257 533.060 826.226.000 III.252 78.000 20.000 Genel Toplam* 390.736.328 69.829.962.715 16.270 111.092.059.334.558.885.000.000 6.Tablo 7.189 16.060.672 3.000.709.874.000 4. Strateji Plan Dönemi Öncesi (1) Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 2001 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut 8.000 98.022.714.260.032.6 III.593.100 8.

117.153.167 420.971.467.978.000.000 631.000 638.045 818.7 III.000.752 542.000 Genel Toplam* 823.193.924 36.000 378.911.000.357 30.485.996 2 0 16 7 0 45 6 2 0 22 100 Diğer Kamu Hizmetleri 182.000 54. Strateji Plan Dönemi Öncesi (2) Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 2002 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut 13.665.295.000 128.882.340.937.000 1.243.293 84.000.Tablo 7.910.238 415.514.935.000 46.000.486.586.812 10.252.881.400 120.042.000 III.000 15.000 8.854. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ ÖNCESİ (2002 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 2% Madencilik 0% İmalat 16% Enerji 7% Turizm 0% Ulaştırma 45% Diğer Kamu Hizmetleri 22% Konut 0% Sağlık 2% Eğitim 6% 9 .009 249.

7. Konut sektörü İzmir genelinde büyük yatırımlar kapsamında yer almamaktadır. Her iki dönemde yıllar itibariyle ve özellikle makro projeler açısından projelerin zamanında bitirilemediği ve hemen hepsinin süre uzatımı aldığı görülmüştür. Her iki plan döneminde de kamu yatırımları açısından görülen en büyük sıkıntı. Gerçekleşme oranının en yukarıda olduğu yıl % 11 değerine ulaşılmıştır. I. I. kamu yatırımları içerisinde ikinci en büyük payı aldığı görülmüştür. ve II. Stratejik Plan Dönemi başındaki yıllarda % 6-% 13 gibi paylara sahipken. afet ve göçmen konutlarını içermektedir. proje tutarı ile projeye harcanacak parasal değerlerin karşılıklı tutarsızlığıdır. 2002 yılı itibariyle düştüğü ve imalat sektörüne yaklaşır bir duruma geldiği gözlenmektedir. madencilik ve turizm sektörlerinde kamunun geri çekilmesi. Stratejik Plan Döneminin ilk yıllarında ulaşımdan da büyük pay sahibi olan diğer kamu hizmetleri yatırımlarını kapsayan sektörün. toplam kamu yatırım projeleri 10 . Konut Konut sektörü kapsam olarak lojman. son yıllarına doğru nispi bir artışa sahip olmuşlardır. Ancak ekonomik krizler özel sektörün bu alanlarda gereken girişimi ve başarıyı elde etmesini göreceli de olsa engellemiştir. Aşağıda sektörlerin genel karakteristikleri ve makro projelerin dönemler itibariyle dağılımları verilmektedir. I. 2002 yılında % 8’lere erişmesi ilerisi için umut vermekte ise de 1996’nın değeri olan % 10’lara erişilemeyeceği anlaşılmaktadır. Buna karşın. Enerji Enerji sektörü yatırımları ağırlıkla enerji nakil hatları ve şebeke tevsii olarak görülmektedir. En düşük değer ise % 6 ile 2001 yılı olup kriz yılının takip eden bir yıl olmasıyla dikkat çekicidir. Sadece 1998 yılında Emlak Bankası Mavişehir Konutları Projesi 7.77 trilyon TLlik büyük bir yatırım payı almıştır. 1994-1999 kriz yıllarında ve takip eden yıllarda % 0 değerine yaklaşmıştır. II. Stratejik Plan Dönemlerinde. özel sektörün bu alanlarda hareket serbestisine sahip olmasına sebep olmuştur. II.1 Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi Kamu yatırımlarının aktivitelere göre dağılımında yıllar itibariyle iniş ve çıkışların süreklilik arz ettiği görülmektedir. Stratejik Plan Döneminde aldıkları pay giderek azalma gösteren sağlık ve eğitim sektörleri. Bunda otoyol projelerinin kapsam içinde olmasının payı oldukça büyüktür. Bunlar arasında özellikle konut. Bu bağlamda konut sektörüne ayrılan kamu yatırım projeleri ödenekleri diğer sektörlere kaydırılmıştır. ancak. ulaşım sektörünün her iki stratejik plan döneminde de. Daha sonraki yıllarda lojman yapımından vazgeçilmesi ve kamunun konut sunumu rolünü bırakması konut sektörünün kamu yatırım projeleri içindeki payının düşmesine sebep olmuştur. Stratejik Plan Döneminde de aynı durumlarını sürdürmüşler. Bunların incelenmesi proje tutarı-yatırım harcaması ilişkisini daha net ortaya koymaktadır.

Stratejik Plan Dönemine gelindiğinde yaklaşık % 50 artırmış olarak görülmektedir. İzmir Büyükşehir bütününde eğitim sektöründe makro yatırımların yapılmaması belirli doygunluğa erişildiğinin göstergesidir. Eğitim Eğitim sektörü kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde % 2 ile % 6 arasında bir dalgalanma sergilemektedir. III. Sağlık sektörü I. I. 1999 krizinden sonra 2001 yılında parasal olarak en düşük değerini almış ve 8 milyon dolar olmuştur. Stratejik Plan Döneminin ilk yılında 13 milyon dolar. Kamu yatırımları proje ödeneklerinde yatırım bedeli 2002 yılı hariç % 3 ile % 5 arasında değişirken. Diğer yatırımlar sağlık ocağı ve ilçe hastaneleridir. 2001 yılı itibariyle sektörün kendi içindeki yatırımların parasal değeri % 100’e aşkın bir değer artışı gösterirken. Stratejik Plan Dönemi başına 11 . Stratejik Plan Döneminin ilk yılındaki ödeneğini. Stratejik Plan Dönemi başına gelindiğinde enerji sektörünün ödeneğini 2 milyon dolar artırarak 36 milyon dolar seviyesine çıktığı görülmektedir. Stratejik Plan Döneminden 2003 yılına doğru. 1992 ve 1996 dönemlerinde sağlık sektöründeki en büyük yatırımları İzmir Büyükşehir bütünü almıştır. sağlık sektörünün kamu yatırımları içindeki payı bir azalma göstermektedir. II. eğitim sektörü de I. Stratejik Plan Döneminden bu yana ihmal edilirliği en yüksek olan sektör olarak görünmektedir. 1992 yılında yaklaşık 23 milyon dolar ile sahip olduğu % 4’lük paya ilerleyen yıllarda erişememiştir. Stratejik Plan Dönemi başından III. Ancak 1994 krizi öncesinde % 4’e. Eğitim sektörünün 2002 yılı itibariyle İlköğretim ve diğer eğitim tesisleri yatırımları ve de üniversiteler hariç genellikle küçük çaplı ve çok sayıda. Stratejik Plan Döneminde programa alınan ve başlayan kamu yatırımları içinde ilk ve orta öğretim kurumlarının pek çoğunun III. 1999 krizi ile birlikte tekrar 16 milyon dolara düşmüş ve 2002 yılında da 30 milyon dolara yükselmesiyle birlikte. toplam kamu yatırımları içindeki payı % 5’ten % 7’ye çıkarak I. 1996-1997 döneminde aldığı % 6’lık paya rağmen 19 milyon dolar seviyesine çıkmıştır. Proje tutarı içinde 2002 yılı itibariyle yapılan en büyük yatırımlar Dokuz Eylül ve Ege Üniversitesi hastanelerine yönelik görülmektedir. İzmir’i bir sağlık merkezi haline getirmeye yönelik adımlar olmuştur. Sağlık I. 500 milyarı geçmeyen hatta zaman zaman 50-70 milyarlara düşen ve aynı yıl içinde tamamlanan yatırımlar olarak görülmektedir. Sağlık sektöründeki makro yatırımların daha ziyade İzmir içindeki üniversite hastanelerine yönlendirilmesi. 1999 krizi sonrasında ise % 5’e düşmüştür. ikinci yılında ise toplam kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde % 6’lık pay almasına karşın 1993 yılında olduğu gibi 16 milyon dolar nakdi değer göstermiştir.içinde enerji sektörüne ayrılan pay % 6-7 arasında oynamaktadır. Strateji planı dönemi itibariyle ele aldığımızda 1993 yılında 1992 yılındaki değerinin % 33’ü kadar bir azalma kaydederek 14milyon dolar düzeyine inmiştir. 1994 krizi sonrasında 1996’da 2 milyon dolarlık bir artış göstermesine rağmen toplamda % 3’lük bir pay almıştır. 2002 yılı itibariyle önde gelen yatırımlar Aliağa-Manisa enerji nakil hattı ve Aliağa gaz tribünleridir.

gelindiğinde tamamlandığı görülmektedir. 1999 krizinden en az etkilenen sektör eğitim sektörüdür. 1999 kriz yılında 73 trilyon TL proje tutarına karşın 12 trilyon TL harcanmış, 2002 yılında 30 milyon dolar yatırım yapılmıştır. 2002 yılında proje tutarının 1/3’ü gerçekleşmiştir.

Turizm
I. Stratejik Plan Dönemi başında kamu yatırım projeleri ödeneklerinde 1992 yılında 4 milyon dolar alan turizm sektörü, sektörler arasındaki yatırım payı olan % 1’i aşamamıştır. % 0’lık bir değer gösterdiği 1993 yılında bir önceki yılın yarısı kadar bir ödenek almıştır. II. Stratejik Plan Dönemine de % 0’lık payla başlayan turizm sektörü, 1993 yılının yarısı kadar bir ödenek almıştır. 1997 yılında 1993 yılındaki değerine yakın bir değeri % 1’lik bir oranla yakalamıştır. Bu durum 1997 yılı kamu yatırım projelerine ayrılan toplam ödeneğin bir önceki yıla kıyasla yaklaşık % 40 oranında düşmesinden kaynaklanmaktadır. 2001 yılında da % 1’lik payla 1997 yılının 1,5 katı kadar bir değere erişmiştir. Ancak 2002 yılında aldığı % 0’lık payla bir önceki yılın % 13’ü değerine gerilemiş ve son 10 yıllık seyrinin en düşük değeri olan 420 bin dolarlık bir ödenek almıştır. Bu sonuç üzerinde, Foça yat limanının turizm sektöründe yer alıp bu yatırıma fon ayrılmamasının etkisi büyüktür. Turizm sektörü yatırımlarında en büyük pay Sığacık ve Eski Foça yat limanlarına ayrılmış olmasına rağmen, Eski Foça yat limanı 1995 yılında programa alınmış, 1996 yatırımında 1 milyar TL ayrılmış, 2000 yılına kadar hiç yatırım yapılmamış ve 2002 yatırım projelerinden çıkarılmıştır. Diğer bir önemli proje olan Sığacık Yat Limanı 1995 yılında projeye alınmış ve 1999 yılında bitmesi planlanmış olmasına rağmen 2002 yatırım projeleri arasında bitiş tarihi 2003 olarak görülmekte olup, 600 milyar TLlik yatırımla, 2003 yılında bitmesinin mümkün olmadığı görülmektedir. Sonuçta İzmir’e turizm sektöründe gerektiği kadar fon ayrılmadığı görülmektedir.

Madencilik
Madencilik sektöründe kamu yatırımları Tekel, MTA, Eti Holding (Etibank) tarafından yapılmaktadır. I. Stratejik Plan Döneminden bu yana kamu yatırım projeleri içinde sektörel olarak % 1 oranının üstüne çıkamayan madencilik sektöründe, yıllar itibariyle en büyük yatırım Çamaltı Tuz İşletmesine yapılmış olup en büyük pay 1997 yılında yaklaşık 4 milyon dolarla bir önceki yılın 9 katı kadar bir değerde olmuştur. Bunun dışındaki yatırımlar jeolojik ve jeotermal araştırmalara yöneltilmiştir. I. Stratejik Plan Döneminden bu yana madencilik sektörüne ayrılan pay oransal olarak % 1’i geçmemekle beraber, 1992 yılında madencilik sektörüne ayrılan pay 2002 yılında ayrılan payın yaklaşık yarısı kadardır. Madencilik sektöründeki jeotermal enerji yatırımları Belediye ve özel sektör kanalıyla gerçekleştirildiği için, kamu bu sektöre yatırım yapmamaktadır ve özel sektör ağırlıklı bir gelişim göstermektedir.

12

Tarım
Tarım sektörünün kamu yatırımlarına ayrılan ödenek içindeki payı strateji planı dönemlerinin başları itibariyle 6-9 milyon dolar aralığında yer almakta olup, toplamdaki payı % 1 ile % 3 arasındadır. Yatırım projeleri içinde en büyük paya DSİ II. Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen yatırımlar sahip olmaktadır. İkinci sıradaysa Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü görülmektedir. Bu yatırımların çoğu uzun vadelidir. Eğitim ve sağlık sektörlerinde olduğu gibi tarım sektöründe de küçük meblağlı çok sayıda yatırım yerine, daha çok kapsamlı projelerin yer aldığı görülmektedir. Yatırımcı kuruluşların İzmir’de İl ve Bölge Müdürlükleri olması, yelpazenin genişliğini ortaya koymaktadır. Özellikle tarım sektörü içinde yer alan sulama ve taşkın projeleri, proje tutarlarının yüksek olması ve projelerin uzun süreli olması, yıl içi yatırım paylarının düşük olmasının sebebi olmaktadır. Örneğin proje süresi 20 yıllık olan Bakırçay Kınık Projesinin tutarı 172,6 trilyon TL iken 2002 yatırımda 2,7 trilyonluk bir ödenek ayrılmıştır. Bu pay proje tutarının yaklaşık % 1,5’ine tekabül etmektedir. Aynı durum 2000 yılı için de geçerli olup, yatırım tutarı proje tutarının % 1,8’i oranında kalmaktadır. Bunun dışında araştırma ve geliştirme projelerinde yıllık durumlarda proje tutarı ile yatırım tutarı birbirine eşit olmaktadır. Ancak bunlar da 100 milyar mertebesini “ağaçlandırma” dışında geçmemektedir. 1994 kriz yılında % 2 oranında bir ödenek ayrılan Bakırçay Kınık projesi; tarım sektöründeki yatırımların pay olarak kriz dönemlerinden etkilenmediğini ortaya çıkarmıştır. Ancak büyük ve süreli yatırımlara ayrılan payların oransal olarak düşüklüğü her yıl devam etmektedir. Bu tür büyük kapsamlı projelere her yıl % 2 civarında pay ayrılması, söz konusu projelerin öngörüldüğü süre içinde tamamlanmasını zorlaştırmaktadır. Gecikme, beklenen ekonomik ve sosyal faydayı sağlanamamasına ve istenen verim düzeyine ulaşılamamasına neden olmaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak yeni projelere başlamak yerine, halihazırda tamamlanamamış projeleri bitirmenin daha rasyonel bir tavır olacağı görülmektedir.

İmalat
İmalat sektörünün kamu yatırımları içindeki payı, tarım sektöründen çok daha yukarılarda bulunmaktadır. Kamu yatırımları sektörel dağılımında I. Stratejik Plan Döneminden bu yana 1996 yılı hariç üçüncü en büyük dilimi almaktadır. Petkim ve Tüpraş gibi imalat sektörünün İzmir ölçeğindeki temel taşlarını ve genelde büyük ve süreli yatırımları kapsamaktadır. Modernizasyon ve yenileme projeleri her yıl yatırım programlarında yer almakta, ancak projeleri tamamlamaya yetecek tutarlar yıl yatırımı içinde yer almamaktadır. Bu durum, üretim sistemlerinin teknolojiye ayak uyduramaması sonucunu doğurmaktadır. İmalat sektörü içinde Petkim ve Tüpraş her dönem en büyük payı almakta olup, bunların yanında dönemler itibariyle Petrol Ofisi, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü, Etibank Genel Müdürlüğü, TZDK, Gemi Sanayi AŞ Genel Müdürlüğü, İller Bankası ve SEKA Genel Müdürlüğü yatırım programları içine küçük paylarda da olsa girmektedirler. Bunlar daha ziyade kısa vadeli yatırımlardır.

13

İmalat sektörünün tüm kamu yatırımları içindeki payı 1994 krizinden sonra büyük bir düşüş göstermiş, I. Stratejik Plan Döneminin ilk yıllarına oranla yaklaşık % 10’una gerilemiştir. Bunu takiben düşük bir artış oranıyla II. Stratejik Plan Dönemi sonuna doğru 2001 yılında 70 milyon dolar civarına ve 2002 yılında 85 milyon dolar civarına çıkmasına rağmen, I. Stratejik Plan Dönemi başındaki (1992) 144 milyon dolarlık değeri yakalayamamıştır. İmalat sektörünün 1999 krizi etkisinden dolayı sektörler içindeki payı azalmıştır. İmalat sektörü yatırım oranında 2002 yılında 2001 yılına göre % 6’lık bir azalış olmasına rağmen, değerde yaklaşık 15 milyon dolarlık bir artış olmuştur. Bu da 2002 yılının toplam yatırım ödeneğinin 2001 yılına göre yaklaşık 1,7 katı olmasıyla ilgili bir durumdur. Kriz dönemleri haricinde imalat sektöründeki yatırım paylarının düşüşüne karşın, ulaşım sektöründe oransal bir artış görülmüştür.

Ulaştırma
Kamu yatırımlarının ödeneklerinin sektörel dağılımında ulaşım sektörü ikinci en büyük dilimi almaktadır. Her yıl % 20 ile % 45 arasında değişen yüzdeleri ile yıllık toplam kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde yaklaşık ¼ ile ½ arasında bir yer kaplamaktadır. Sadece kriz dönemlerinde diğer sektörlerde de olduğu gibi bir düşüş yaşanmış, ancak sektörel payın çok olması krizin etkisinin tolere edilmesini sağlamıştır. I. Stratejik Plan Dönemi başında sektörel pay ve yatırım değeri açısından imalat sektörü ile göreceli bir eşitliğe sahipken zaman içinde imalat sektörü aleyhine bir artış içine girmiş, sadece 2001 yılında sektörel paylar açısından bir yakınlaşma görülmüştür. Stratejik plan dönemleri itibariyle ulaştırma sektörü II. Stratejik Plan Döneminin son yılı olan 2002 dışında, diğer kamu hizmetleri toplamından daha düşük pay alırken, 2002 yılında 2 misli pay almıştır. Aynı yıl ulaştırma sektörü aldığı % 45’lik payla ve 249 milyon dolarla I. Stratejik Plan Dönemi başından bu yana 10 yıl içinde ödeneğini yaklaşık 1,65 katına çıkararak madencilik gibi kendi içinde bir gelişim göstermiştir. Ulaştırma sektörü içindeki, yatırımcı kuruluşların başında Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü gelmektedir. Bunu takiben Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü tarafından Özel İdare kaynaklı asfalt kaplama büyük pay almaktadır. Üçüncü etkin kuruluş olan Türk Telekom’un telefon şebekesi tesisi, ilavesi ve projelendirmesi gelmekte olup, proje tutarları ve yıl yatırımları dengeli bir biçimde harcanmıştır. Bir başka deyişle genelde ayrılan proje tutarı kadar yatırım yapılmıştır. Karayolları ve DLH yatırımları arasında yatırım kapsamında alınıp pay ayrılmayan proje 2002 yılı itibariyle Balıklıova Mordoğan yolu olarak görülmekte iken, 2000 yılı itibariyle sayısal olarak daha çok yatırımın yer aldığı görülmektedir. 1997 yılı itibariyle, 1991 yılında yatırıma alınan Doğalgaz Ege İletim Hattının 1997 yılında bitmesi gerekirken, 2002 yılında tamamlandığı görülmüştür. 1997 yılında LNG İthal Terminalinin inşasına başlanıp 2 yıl içinde bitmesi programlanmış iken 2003 yılı itibariyle inşaatının devam ettiği görülmüştür. Bu kapsam içinde Konya İzmir Doğalgaz İletim Hattı Etüdü 2000 yılında tamamlanması hedeflenmesine karşın, 2003 yılında yatırımı hala devam eder durumdadır.

14

Menemen Aliağa çift hatlı demiryolu inşaatı 1989 yılından bu yana yeterli yatırım alamadığı için hala devam etmektedir. Planlama alanının makro yatırımları arasında görülen Kuzey Ege Liman Etüdü 1994-1996 yılları arasında yatırım kapsamında yer almakta olup, 1997 programında da görülmektedir. Sonra sadece 2000 yılında tekrar yatırım programında yer almıştır. Proje tutarının tam harcanmamasının gerekçesi ise ÇED araştırmasının devam etmesi olarak açıklanmaktadır. Otoyol projeleri kapsamında İzmir Çevre Yolu ve Aydın Otoyolu 1985 başlama ve 2004 bitiş tarihli olmasına karşın, 2002 yılı yatırım programındaki proje tutarının % 3,5’unun harcanmış olmasından hareketle, geriye kalan % 13’lük yatırım tutarının her yıl aynı payda ayrılması durumunda, bu güne kadar yapılan harcamalar çıkarıldığında, en erken 2007-2008 yıllarında tamamlanacağı ortaya çıkmaktadır. 1992 yılında % 24 payı, 1993 yılında % 31’e çıkmış ve bu durum 1992 yılında 150 milyon dolarlık yatırım ödeneğinin 32 milyon dolar artmasını sağlamıştır. 1993 yılından 1996 yılına gelindiğinde ödeneğin % 20’lik bir paya gerilediği ve 1993 yılındaki 182 milyon doların yarısına indiği görülmektedir. I. Stratejik Plan Döneminden itibaren 1994 krizi sonrası olan 1996 yılında % 20’lik bir orana gerilemiş ancak bu durum % 30’luk bir orana sahip olduğu 1997 yılı ile kıyaslandığında yatırım büyüklüğünün değiştirmediğini göstermektedir. Bu gerileme 1997 yılından 2001 yılına gelindiğinde de devam etmiş ve oransal olarak % 5 ve tutar olarak da 15 milyon dolarlık bir azalmayla 78,5 milyon dolar olarak gözlenmiştir. Ancak 2001 yılından 2002 yılına gelindiğinde bu azalmanın durduğu ve gerek oransal olarak % 20 bir artışla % 45’e ulaşarak, gerekse de tutar olarak % 216’lık bir artışla 249 milyon dolara erişerek 2002 yılının toplam sektörel kamu yatırım projeleri ödeneklerinin yaklaşık yarıya yakınını elde etmiştir.

Diğer Kamu Hizmetleri
Sektörel kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde payı çok yüksek olan Diğer Kamu Hizmetlerinin, I. Stratejik Plan Dönemi başından II. Stratejik Plan Dönemi sonuna kadar olan dönemde, yıllara göre sektörler arasında % 22 ile % 64 arasında bir değişim göstermektedir. Diğer Kamu Hizmetleri 1992 yılında sektörler arasında % 29’luk payla yaklaşık 182 milyon dolarlık bir ödenek almıştır. 1993 yılında % 1’lik bir gerileme ile % 28’e inmiş ve 167 milyon dolar almıştır. 1994 kriziyle birlikte II. Stratejik Plan Dönemi başı olan 1996 yılında, hem aynı yıl içinde hem de bu 10 yıllık süreçte en yüksek pay olan % 64’ü yakalamıştır. Bu payla birlikte yaklaşık 309 milyon dolarlık bir ödenek elde etmiştir. Bu değer bir sonraki yılın (1997) kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamına eşittir. 1997 yılında Diğer Kamu Hizmetlerine ayrılan pay, tüm sektörel kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamının % 67’sine gerilemesi nedeniyle oldukça düşmekle birlikte oransal olarak % 39’luk bir pay almış ve yaklaşık 120 milyon dolarlık bir ödenek ayrılmıştır. 2001 yılına gelindiğinde % 37’lik bir payla 112 milyon dolar ödenek almıştır. 2002 yılında tüm sektörlere ayrılan kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamının bir önceki yıla nazaran % 173’üne çıkması, aynı yıl içinde payı azalarak % 22 olan Diğer Kamu Hizmetlerinin, 120 milyon dolarlık ödeneği elde etmesini sağlamıştır.

15

1996 yılı yatırımlarında en büyük paya raylı sistem yapımı sahip olmuştur. Ağırlıklı olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU yatırımlarıyla, İller Bankasının ilçe ve belde ölçeğindeki içme suyu, kanalizasyon ve harita yatırımları büyük yer tutmaktadır. Diğer Kamu Hizmetlerinin sektörel değerlendirmesinde Ege, Dokuz Eylül Üniversiteleri ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün yatırımları da büyük pay almaktadır. 2000 yılı ve sonrasında Bergama, Ödemiş, Tire Organize Sanayi Bölgelerine ağırlık verildiği ve yatırımların bir kısmı kamulaştırma olmak üzere, bu yönde yoğunlaştığı görülmektedir. Bunun yanında Kemalpaşa ve Menemen Serbest Bölgesi Arıtma Tesislerinin de aynı kapsam içinde yer aldığı görülmektedir.

Tablo 7.8 II. Stratejik Plan Dönemi İzmir İli Yatırım Harcamaları
YILLAR Yatırım Tutarı (Milyon TL) 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 TOPLAM 39.579.190 47.275.430 219.841.114 309.701.560 331.059.731 390.761.681 Proje Tutarı (Milyon TL) 380.216.067 601.613.523 1.918.932.049 3.522.527.104 3.653.739.663 6.432.287.627

Kamu Yatırım Proje Tutarı Ve

Yatırım Tutarı (Milyon TL) 491.789.140

Proje Tutarı (Milyon TL) 4.724.354.709

Gerçekleşme Oranı (%) 10 08 11 9 9 6 8 8

3.084.454.231 39.251.877.275 6.936.656.302 72.763.993.971 7.474.268.807 85.011.888.396 5.304.143.872 58.539.166.887 3.128.851.844 51.503.706.684 5.544.868.586 73.902.792.202

842.274.410 11.225.952.380

2.180.493.116 27.735.268.413 31.965.032.782 385.697.780.124

II. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İZMİR İLİ KAMU YATIRIM PROJE TUTARI VE YATIRIM HARCAMALARI 100.000.000.000 80.000.000.000 60.000.000.000 40.000.000.000 20.000.000.000 0 TUTAR $ 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 YATIRIM TUTARI $ PROJE TUTARI $

16

II. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İZMİR İLİ KAMU YATIRIM PROJE TUTARI VE YATIRIM HARCAMALARI 12.000.000.000 10.000.000.000 8.000.000.000 6.000.000.000 4.000.000.000 2.000.000.000 0 TUTAR MİLYON TL 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 YATIRIM TUTARI MİLYON TL PROJE TUTARI MİLYON TL

7.2 Makro Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi
İzmir ili kamu projelerinin yıllar itibarıyla toplam proje tutarları artış gösterirken yıl ödenekleri aynı oranda artış gösterememiştir. Bununla beraber 2002 yılına gelindiğinde yatırımlarda ortaya çıkan belirgin artış ileriki yıllar için sektör bazında ödenek tahsisinin artacağı kanaatini ortaya çıkarmaktadır. Bu yıla kadar gerek toplamda gerekse sektör tanımlamaları için yapılan yatırımların proje tutarından çok uzakta kalması makro gelişim trendlerini olumsuz etkilemiştir. Özellikle yatırım açısından büyük meblağlar ayrılan projelerin yıllar itibarıyla gerçekleşen ortalama sektörel yatırım tutarı proje tutarına oranla % 7 ila % 10 arasındadır. Bu oranın sektörel dağılımın üzerinde olması gelişim trendinin son yılda ivme kazandığını göstermektedir. II. Stratejik Plan Dönemi başında ana kamu projeleri ödenek talebi ve ayrılan ödenek oransallığı içinde 2003 yılı olarak bu tür projeler sayı olarak çoğalmıştır. Bunlar arasından 2002 yılındaki makro yatırımlardan proje tutarı 500 trilyonun üstünde olanlar birinci grup olarak adlandırılmıştır. İzmir Çevre Yolu ve İzmir-Aydın Otoyolu, İzmir-Urla-Çeşme Otoyolu, Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi, İzmir İçme Suyu 2. Merhale Müteferrik İşler, Büyük Kanal Projesi, İçme ve Kullanma Suyu Temini ilk bakışta belirlenmektedir. İzmir Çevre Yolu ve İzmir-Aydın Otoyolunun proje tutarı yaklaşık 3 katrilyon TL’dir. Bunun % 80’i 2001 yılı sonuna kadar sarf edilmiş olup, 2002 yılında da % 4,8’i yapılmıştır. İzmir-Urla-Çeşme Otoyolunun da 2001 yılı sonuna kadar % 97’si, 2002 yılında % 1,4’ü yapılmıştır. Bu proje makro açıdan bakıldığında 2003 yılında bitmiş olup, bazı donatılar yönünden ise bitirilme aşamasındadır. Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi 2001 yılında başlamış olup, anılan yılın sonuna kadar herhangi bir yatırımda bulunulmamıştır. 2002 yılında yatırıma başlanmış ve % 16’sı bitmiştir. İzmir İçme Suyu 2. Merhale Müteferrik İşler Projesi 1999 yılında başlamıştır. 2001 yılı sonuna kadar sadece % 0,7’si tamamlanmış olup, 2002 yılında da % 0,02’si yapılmıştır.

17

Büyük Kanal Projesinin 2001 yılı sonuna kadar % 46,9’u tamamlanmış, 2002 yılında sadece % 5,4’ü yapılmıştır. İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi ise Büyük Kanal Projesinin tersi olarak 2001 yılı sonuna kadar % 4,8, 2002 yılında ise % 41,6 oranında tamamlanmıştır. Genellikle yukarıda belirtilen projeler İçme ve Kullanma Suyu Temini hariç 1999 krizinden etkilenmiş görülmektedir. Bu altı projeden dördü 1992 yatırım programında da yer almakta olup 1990 öncesi başlatılmışlardır. Başlama tarihleri itibarıyla 1992 yılı İzmir İli Yatırım Projeleri Envanterine göre 1994-1997 yılları arasında tamamlanmaları planlanmıştır. Ancak 2002 yılında hala yapımlarına devam edilmektedir. Bu yıl itibarıyla tamamlanma süreleri belirtilmemekle beraber projelerin sürekliliği, her yıl yatırım programlarında yer almasını gerekli kılmaktadır. Burada önemli olan temel altyapı yatırımlarının tamamlanmış olmasıdır. Diğer iki projeden; İzmir İçme Suyu 2. Merhale Müteferrik İşler Projesi 1999 yılında, Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi ise 2001 yılında başlamıştır. Diğer yatırım grubu, proje tutarı 500 trilyonun altında olan yatırımları kapsamaktadır. Bu gruptaki projeler de ikinci grubu oluşturmaktadır. Bunlar; Bakırçay-Kınık, K. Menderes, Beydağ, Aşağı Gediz, Petkim Genel Müdürlüğü Modernleştirme ve Yenileme Yatırımları, İzmir Elektrik Şebekesi, Menemen-AliağaBasmane-Alsancak-Cumaovası Elektrifikasyon, Sinyalizasyon ve Telekom Tesisleri, Karacabey-İzmir Doğal Gaz İletim Hattı Projeleridir. İzmir’e ve Aliağa’ya doğal gaz taşıyacak Karacabey-İzmir Doğal Gaz İletim Hattı 1998 yılında projeye alınmış ve 2001 yılında bitmesi planlanmıştır. Ancak 2001 yılı sonuna kadar % 98,8’i bitmiştir. 2002 yılı yatırım programına da dahil edilip % 1,2’si tamamlanmış ve proje 2002 yılında bitmiştir. Yukarıda bahsedilen ikinci grup projeleri iki gruba ayırmak da mümkündür. İlk olarak % 40’ından azı tamamlanmış projeler, ikinci olarak ise en az % 70’i tamamlanmış projeler belirlenmektedir. % 40’ından azı tamamlanmış projelerin başında Petkim Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu yatırımlar gelmektedir. Diğerleri ise Bakırçay-Kınık ve K. Menderes Beydağ Projeleridir. Bunun dışındaki projelerin en az % 70’i tamamlanmış durumdadır. Bu tür projelerin makro planlama hedefleri içinde kalkınma dinamiğini harekete geçirmede büyük payları bulunmakta ve üç temel sektörü kavradığı görülmektedir. Sulama projeleri dengeli olarak kuzey ve güney havzaları kapsamaktadır. Sanayi yatırımları stratejik planlama alanının sanayi odağı olarak kabul edilen Aliağa yöresinde yoğunlaşmıştır. Hizmet sektöründe ise ulaşım ve enerji temini ana yatırımları oluşturmaktadır.

18

Tablo 7.9 Sektörler İtibarıyla Kamu Yatırımları Sektörler İtibarıyla İzmir’deki Makro Kamu Yatırımları
SEKTÖR İSMİ YIL YATIRIMCI KURULUŞ YATIRIM YERİ YATIRIM ADI YATIRIMIN KONUSU

1996

1998

2000

2002

BAŞ.– BİTİŞ BAŞ.– BİTİŞ BAŞ.– BİTİŞ BAŞ.-BİTİŞ TARİHLERİ TARİHLERİ TARİHLERİ TARİHLERİ 1986-1996 ** 1995-1999 1963-1998 1984-1998 1986-2000 1986-2000 1991-2001 1963-2001 -** ** -1991-1999 1994-1997 ** ** ** -1990-2002 1995-2003 1963-2000 1984-2000 1986-2002 1986-2002 1991-2004 1963-2002 1988-1999 1991-2000 1987-2000 1997-2000 1991-1999 1994-2000 1994-2000 1993-2000 1994-2000 -1990-2002 1995-2004 1963-2003 1984-2002 1986-2004 1986-2004 1991-2005 1963-2004 1988-2003 1991-2004 1987-2003 1997-2002 1991-2001 1994-2001 1994-2002 1993-2001 1994-2002 -1990-2006 1995-2004 1963-2005 1984-2004 1986-2006 1986-2006 1991-2007 1963-2005 1988-2003 1991-2006 1987-2005 1997-2004 1991-2002 1994-2003 1994-2006 1993-2006 1994-2006

TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM

1996 1998 2000 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002

DSİ Genel Müd. Köy Hiz. İl Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DLH İnş. Gn. Müd. DLH İnş. Gn. Müd. Köy Hizmet. İl Müd. Köy Hizmet. İl Müd. Köy Hizmet. İl Müd.

İzmir Muhtelif İzmir-Ödemiş İzmir Seferihisar Bergama Ödemiş Ödemiş Menemen İzmir İzmir ve ilçeleri İzmir ve ilçeleri Karaburun Karaburun Güzelbahçe Bergama Seferihisar Torbalı

Seferihisar Sulama-Toprak Toplamı Ödemiş-Aktaş Baraj ve Tesisleri İzmir Taşkın Projesi Gümüşsu-Ürkmez Prj.(Kavaklıdere Brj) Bakırçay-Kınık Projesi (Sol Sahil Sula.) K. Menderes Projesi K. Menderes- Beydağ Projesi Aşağı Gediz Projesi II.Bölge Drenaj İşleri Taşkın Koruma Taşkın ve Teressubat Kontrolü Göletler (Karaburun-Mordoğan Göleti ) Mordoğan Balıkçı Barınağı İnşaatı Güzelbahçe Balıkçı Barınağı İkmal İnş. Sulama Göletleri (Göçbeyli ) Sulama Göletleri (Ulamış, Ağalardere) Sulama Göletleri (Karakızlar)

Depolama-Sulama Tarımsal Altyapı Depolama-Sulama Taşkın Sulama Sulama Taşkın Sulama Sulama + Taşkın Sulama Taşkın Taşkın Sulama Dalgakıran ve Rıh. İnş. Mend.On. ve Rıh. İnş. Sulama Sulama Sulama

19

TARIM TARIM

2002 2002

Köy Hizmet. İl Müd. Köy Hizmet. İl Müd. TEKEL Genel Müd. İller Bankası Gn.Müd. Etibank Genel Müd.

Bergama-Kınık Dikili Çiğli İzmir Cumaovası İzmir İzmir Menemen Menemen Aliağa Aliağa İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kemalpaşa Menemen Ödemiş Dikili

Bakırçay Ovası, Göçbeyli, Kınık Sul. Altınova Sulaması Çamaltı Tuz Yıka. Tes. İyileş. Yat. Bademli Şişeleme Tesisleri Araştırma Merkezi Alaybey Tersanesi İzmir Y.T. Bakım ve İşleme Tesisi (1) Harmandalı Mezbaa Yapımı Menemen Mezbaa Yapımı Modernleştirme ve Yenileme Prj. Modernleştirme ve Yenileme Prj. Piyale SF6 TM. Ilıca SF6 TM. Piyale-Bornova Kablosu Bostanlı Şemikler Kablosu Işıklar TM'de Trafo Değişimi Soma- Aliağa 380 KV. EİH Urla 1 DM. Tevsii ve Fider İlavesi Kemalpaşa Şebeke Tevsii Menemen Şebeke Tevsii Ödemiş Şebeke Tevsii Dikili Şebeke Tevsii

Arazi Tapulaştırma Arazi Tapulaştırma Tesis İyileş., Şeb. Tevsii Şişeleme Tesisi Makine ve Cihaz Alımı Rıh.Yap. ve Derinkuyu Aç. İşleme Mezbaa Mezbaa İyileştirme ve Modern. Kükürt Giderme , Modern.

** ** 1994-1997 1993-1996 1985-1996 1992-1996 1976-1998 --1989-1997 1994-1999 1992-1997 1992-1997 1993-1996 1994-1996 1995-1996 1996-1998 1994-1997

1990-1999 1997-2000 1994-1999 --1992-1998 1976-1999 1997-1999 1998-2000 1989-2000 1994-2001 ** 1992-1998 ** ** 1995-1998 -1994-1998 1988-1999 1988-1999 1989-1999 **

1990-2001 1997-2005 1994-2000 ---** 1998-2001 1997-2001 1989-2001 1994-2003 ** -** ** --1994-2000 1988-2000 1988-2000 1989-2000 **

1990-2005 1997-2005 ** ---** 1998-2003 1998-2003 1990-2003 1997-2004 ** -** ** --1994-2002 ** 2001-2003 1989-2003 **

MADENCİLİK 2000 İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ 1996 1996

1996 T.Gemi Sn AŞ Gn.Müd. 1998 2000 2000 2002 2002 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 TEKEL Genel Müd. İller Bankası Gn.Müd. İller Bankası Gn Müd. Petkim Genel Müd. TÜPRAŞ İzmir Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd.

Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii

1988-1997 1988-1997 1989-1997 1990-1997

20

ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ

1996 1996 1998 1998 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002

TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEDAŞ Müd.

İzmir İzmir İzmir Bornova Aliağa Muhtelif Aliağa İzmir Beydağ Kınık Selçuk Bergama Çeşme İzmir İzmir Bornova Aliağa İzmir - Manisa İzmir - Manisa Karşıyaka Torbalı Bergama

Dağıtım Otomasyon Sistemleri Master Planlama Üniversite TM Çevre Hatları Üniversite TM İrtibatı Aliağa Fuel-Oil Santrali Soma-Aliağa EİH Teli Fib.Optikli Aliağa TM'de Fider (Soma) Tahtalı (DSİ) - Alaçatı EİH Beydağ Şebeke Tevsii Kınık + Poyracık Şebeke Tevsii Selçuk Şebeke Tevsii Bergama Şebeke Tevsii Çeşme Şebeke Tevsii SCADA Köy Şebekeleri Ek Tesisler Işıklar TM’de Fider İlavesi ve Tad. Aliağa TM’de Fider İlavesi ve Tad. Aliağa - Manisa EİH Işıklar - Manisa EİH Şemikler GİS TM Aslanlar - Işıklar EİH Bergama II. TM.- Dikili TM.ENH. Mevcut Hat Yerine Fider İlavesi ve Tad. Fider İlavesi ve Tad. Mevcut Hat Yerine Toprak Telli, Fiber Opt. Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii

1992-1998 1992-1998 1996-1998 -1996-2000 ---1986-1999 1986-1996 1986-1996 1989-1997 1989-1997 1992-1998 ---------

1992-1999 1992-1999 1996-1999 1998-1999 1996-2003 1998-1999 1998-1999 -1986-1998 1986-1998 1986-1998 1989-1999 1989-1999 1992-1999 ** --------

1992-2001 1992-2001 ** 1998-2000 1996-2004 1998-2001 1998-2001 2000-2001 1986-2000 1986-2000 1986-2000 1989-2000 1989-2000 1992-2001 1997-2000 2000-2002 2000-2002 --2000-2001 2000-2001 --

1992-2003 1992-2003 ** 1998-2002 ** ** ** ** ---1989-2003 1989-2003 1992-2003 -2000-2003 2000-2002 2001-2003 2001-2003 2000-2003 2000-2003 2001-2002

21

Pınar ve Als. TEDAŞ Müd. Yeni Yol Yap. TCDD Genel Müd BOTAŞ Genel Müd DLH İş Müd. TCK Genel Müd.Selçuk Yolunda Basmane Afyon Yol Yenilemesi Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii İdame-Yenileme Etüt-Rehabilitasyon İzmir Şehir Geçişi Etüt Proje (385 km) İş.ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 TEDAŞ Müd.Baş Müd. F. İBŞB Tire Torbalı Menderes Urla Aliağa Foça İzmir Menemen Kemalpaşa Bayındır İzmir İzmir Aliağa İzmir Muhtelif İzmir İzmir Muhtelif İzmir İzmir İzmir İzmir-Manisa Tire Şebeke Tevsii Torbalı Şebeke Tevsii (DAPT) Menderes Şebeke Tevsii Urla Şebeke tevsii Aliağa Şebeke Tevsii Foça Şebeke Tevsii İzmir Elektrik Şebekesi Asarlık Şebeke Tevsii Bağyurdu Şebeke Tevsii Bayındır Şebeke Tevsii Küçük Ek Tesis İdame Yenileme Yatırımları Aliağa Gaz Tribünleri Aliağa – Çiğli . 22 . TEDAŞ Müd.Cumaovası-H. EÜAŞ Genel Müd.Cumaovası Otoyol Etütleri ( İstanbul-İzmir) Adnan Menderes Havaalanı İzmir. Elek. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. 1998 TCDD 3.Böl.Böl. TEDAŞ Müd. DLH İş Müd.Torbalı . TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. Doğalgaz Ege İletim Hattı Körfez Taraması Raylı Sistem Yapımı İzmir . Müd. TEDAŞ Müd.2 km F. TCK Kamu Ortak. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd.Altay-Basmane) Köprü yapımı Yol Yenilemesi 1988-1997 1989-1997 1990-1997 1991-1997 1992-1997 1989-1997 1992-1998 1996-1996 -----1968-1996 1992-1998 1995-1999 1992-1996 1991-1997 1985-1997 1990-1997 --- 1988-1999 1988-1999 1990-1999 1991-1999 1992-1999 1989-1999 1992-1999 1996-1999 1998-1998 1998-1999 --1998-1999 1968-1998 ** ** ** ** 1985-1999 ** 1998-1999 1998-1998 1988-2000 1988-2000 1990-2000 1991-2000 1992-2000 1989-2000 1992-2001 1996-2000 1998-2000 1998-2001 --1998-2001 -** ** ** ** ** ** ** ** 1988-2002 1988-2002 1990-2002 1991-2002 1992-2002 1989-2003 1992-2003 1996-2003 1998-2003 1998-2003 2002-2002 2002-2002 1998-2003 -** ** ** ** ** ** ** ** 1998 Karayolları 2. TEDAŞ Müd. Elekt.(16 km) DGBH'nin Uzatılması Tarama ( 9.

Böl. Yeni Liman Bağlantısı Alsancak . 2002 Karayolları 2. Müd.Böl.LNG İthal Terminali Aliağa.Onarım (24 km) Kaplama. 2002 Karayolları 2. Hat. II. BOTAŞ Genel Müd.Baş Müd. 2002 Karayolları 2. 2002 Karayolları 2.Böl.Müd. Müd. 2002 DLH İnşaatı Gn. 2002 Karayolları 2. Depo. Boru Hattı Sistemi Etüdü Yapım (11. Müd.Böl. Müd.Böl.Böl. Müd.Ayd. Müd. 2000 2000 2000 DLH İnşaatı Gn.Aydın) Ayr.Müd. Boru Hattı Sis. Liman Demiryolu Bağlan. BOTAŞ Genel Müd. Müd. Kaplama Yapımı (96 km) Rıht.Böl. Müd.Böl. Yenile. 23 . Tevsii.Böl.. 2002 Karayolları 2.Als. Müd. 2002 Karayolları 2. Müd. TCDD 3.Ahmetbeyler ( İzmir .( Üçyol-Bornova ) Menemen-Manisa Bergama-Soma-Akhisar Belevi-Selçuk-Meryem ana İzmir-Manisa Bornova. Müd.Böl.Gar Alt-Üst Yapı İşl. 2002 Karayolları 2.Karaburun Torbalı .. Et. 2002 Karayolları 2. 2002 Karayolları 2. Müd.ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA 1998 1998 1998 TCDD 3.Turgutlu-Salihli İzmir Çevre ve İzmir Aydın Otoyolu İzmir . 2002 Karayolları 2.Çeşme) Ayr.Böl.(31.(91 km) Yeni Ulaşım Yolu (17 km) Köprü Yapımı Köprü Bakım-Onarım Demiryolu İnş.Böl. Müd.Böl.Ayvalık İzmir Limanı Tarama ve Tevsii Konya-İzmir Doğal Gaz İla. Müd.pınar .Kiraz Balıklıova .Çeşme Otoyolu ( İzmir . İzmir Alsancak İzmir-Aliağa Aliağa İzmir Muhtelif İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Karaburun Dikili Muhtelif İlçeler İzmir H. Müd.Y.58 km) ** ---1991-1999 -** 1994-1998 --1994-1998 1994-1999 1986-1999 1985-1998 ** -** ----1985-1997 1987-1998 1997-1998 1997-2000 1998-2002 1991-2000 -1990-1999 1994-1999 1997-2002 1998-2001 1994-1999 1994-2000 1986-2001 1985-1999 1993-1999 1998-2000 1995-2000 ----1980-1999 ** ** 1997-2002 1998-2004 1991-2002 1999-2000 1990-2000 1994-2000 1997-2005 1998-2001 1994-2002 1994-2003 1986-2003 1985-2001 1993-2001 1998-2002 1995-2002 1998-2005 ---1989-2001 ** ** ** ** ** --1994-2002 1997-2005 1998-2002 1994-2005 1994-2005 1986-2004 1985-2003 1993-2003 1998-2003 1995-2003 1998-2004 2001-2003 2001-2004 2001-2003 1980-2003 2000 Karayolları 2.Böl. Raylı Sistem Yap.3 km) Devlet yolu (34 km) Devlet yolu (89 km) Devlet yolu (21 km) Kaplama. Boş. 2002 Karayolları 2.Ödemiş .Urla .Böl.Böl.(53 km) Devlet il Yolu Onar. İBŞB 2002 Karayolları 2.Saha Dolgu Kap..Onarım (73 km) Otoyol (165 km) Otoyol (109 km) İl yolu (31km) İl yolu (22 km) Devlet il Yolu Onar. 2002 Karayolları 2.Böl. Tamamla.Mordoğan Çandarlı Grubu Köprüleri İzmir Grubu Köprüleri Menemen-Aliağa Çift Hat D. Seferihisar İzmir .Baş Müd.Tar.

5 Tek Hat Boru Hattı Sistemi Boru Hattı Etüdü Etüt Uygulama Yapım İh. Geliştirilmesi Güzelbahçe -Seferihisar Kıyı Bandı Seferihisar (Ürkmez Yat Limanı İnş) Çeşme Balıkçı Brn. İnş. 2. (38 km) Altyapı ( 300 ) Altyapı (400) Altyapı (180) Proje Uygulama Altyapı İnşaat Etüt Proje .Şe. 24 .İzmir D.Ş Gn Müd.Müd.Cumaovası Elektrifikasyon Karacabey. Turizm Bakanlığı DLH İnşaatı Gn. H. Müd. DİĞER K. Müd. Müd.Şe. 1996 1996 1996 1996 İller Bankası Gn.De. DİĞER K.AB. Turizm Bakanlığı Turizm Bakanlığı Turizm Bakanlığı DLH İnşaatı Gn. Etap Şehir içi Banliyö Sist. Kap.Emlak B. Yap. Olarak Geliş. Müd. İller Bankası Gn.İzmir D. Ilıca Yat Limanı ATAK Projesi Çeşme .ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM KONUT DİĞER K. Raylı Sistem Yapımı 2.Şe.İnşaat Etüt Proje .İnşaat Proje Uygulama Altyapı (250 Yat) Altyapı (150 Yat) Konut-Ticaret Mrkz. İller Bankası Gn.De.Müd. A.Gel.Müd.Gaz İletim Hattı Nazilli .De. Yat L. Kap.İs. KEİ. İller Bankası Gn.De. Kap.Müd. İller Bankası Gn.Gaz İletim Hattı Et. 2002 2002 2002 2002 2002 1996 1996 1996 1996 1996 1998 1998 2000 2000 2000 2000 2002 TCDD 3.Şe.İs. DLH İnşaatı Gn. DLH İnşaatı Gn. 1992-1998 ----1973-1997 1994-1997 1994-1997 1995-1998 1989-1998 1994-1997 1993-1998 --1993-1997 1995-1998 1995-1999 ** 1987-1996 1989-1996 1987-1996 1992-1997 1992-2000 1998-1999 ---1973-1999 ** 1994-1999 1995-2000 ** 1994-1998 1993-1999 --- 1992-2001 1998-2001 -1999-2000 -** ** ** ** ** ** ** 1999-2001 1999-2001 1993-2002 1992-2003 1998-2002 2001-2003 1999-2002 2001-2005 ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** 1995-2003 ** ---** 1995-2000 1995-2000 1994-1999 ---** 1995-2003 1995-2001 ** ---** 1998 T.İs. H. BOTAŞ Genel Müd BOTAŞ Genel Müd İBŞB İBŞB TCK Genel Müd. Müd.Bölge Müd. H.Müd. Kap. H.İs. DLH İnşaatı Gn.Tur. DLH İnşaatı Gn. DİĞER K. İzmir Muhtelif İller Muhtelif İller İzmir İzmir İzmir Seferihisar Çeşme Çeşme İzmir İzmir Çeşme Foça Çeşme Muhtelif Foça Seferihisar Karşıyaka Urla Selçuk Dikili Seferihisar Aliağa .OECD.Dalyanköy Yat Yanaşma Otel ve Kaplıcalar (Alaçatı) Foça Kanalizasyon Arıtma Projesi Çeşme Alaçatı Çevre Koruma Prj.ETC.Müd. Kap. Eski Foça Yat Limanı Sığacık Yat Limanı Mavişehir Projesi Urla İçme Suyu Selçuk İçme Suyu Dikili İçme Suyu Gümüldür İçme Suyu 79 km Çift.

H. ve Tic.Pom. Ana Kuşaklama Kolle. Dış Tic.Böl Müd. Bakanlığı San. Kap. DİĞER K. Ç. DİĞER K. Çelik İş. DİĞER K.İs. 1998 İller Bankası 3. Bakanlığı San. Kap. Bakanlığı San. DİĞER K. DİĞER K. H. Menemen Bld.Şe. San. 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1998 İller Bankası Gn. Bakanlığı DSİ Genel Müd. Müd. 1998 İller Bankası 3. H.Test. Kap. ve Tic. H. 1998 İZSU Genel Müdürlüğü 1998 1998 2000 2000 2000 2000 2000 2000 DEÜ Rektörlüğü Köy Hizmetleri İl Müd.De. DİĞER K. DİĞER K. DİĞER K. (Ayakkabıcılar) Kap. DİĞER K. DİĞER K.Şe. H. DİĞER K. DİĞER K.DİĞER K. Müsteşarlığı San. H. DİĞER K.Böl Müd. Teknolojik Araştırma 1990-1997 1993-1998 1982-1998 1986-1999 1995-1997 1985-2000 1972-2005 ** ** ** --1996-1997 1988-1998 1995-1997 ** ** 1993-1998 1982-1998 1986-1999 1995-1999 ** 1972-2008 1987-1999 1993-1999 1996-1999 1997-1999 1997-2003 1996-1998 1988-2001 1995-2000 1995-1999 1995-2001 1991-2001 1997-1999 1985-1999 --- ** --** ** ** ** ** ** ** ** ** -1988-2001 1995-2000 1995-2001 1995-2002 1991-2004 1997-2004 1985-2002 1997-2001 1998-2004 ** --** ** ** ** ** ** ** ** ** -** -1995-2003 ** 1991-2005 1997-2002 ** ** ** 1998 İller Bankası 3. 1998 Büyükşehir Bldiye Bşk. H.Alaçatı Kanalizasyon Prj. İller Bankası Gn.İs. İller Bankası Gn. Bakanlığı Etüt Proje . H. 1995-1997 1991-1999 -1985-1999 --- 25 . DİĞER K. H. Sanayi Sitesi İzmir İçme Suyu Projesi Çandarlı İçme Suyu Projesi Mordoğan İçme Suyu Projesi Zeytindağ İçme Suyu Projesi Ulucak İçme Suyu Projesi Torbalı Kanalizasyon Projesi EVKA Altyapı Projesi İzmir İçme Suyu Projesi Torbalı'da Mermer Tekno. Kap.İs. De.Şe. H. H.De.Böl Müd.De.İs.Şe.Hat. Müd. ve Tic. DİĞER K. H.Şe. DİĞER K.İst. T. H. 1998 İller Bankası 3. (Dökümcüler) Küçük Sanayi Sit.Ger.Arıt.Böl Müd. H. İller Bankası Gn.De. H. Müd. ve Tic. H. DİĞER K. DİĞER K. 1998 İller Bankası 3. H.K.Is. H. ve Tic. Katı Atık Yön. Şebeke + Arıtma Yapım Şeb. Köy İçme Suyu Yapım Projeleri Gaziemir Köprülü Kavşak Yapımı Organize Sanayi Bölgesi Organize Sanayi Bölgesi (Deri) Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sit. Ok. Geliş.İs. H. İller Bankası Gn. Şeb.İçme suyu.İnşaat Arıtma (410 Hektar) Arıtma Altyapı (254 İşyeri) Altyapı (100 İşyeri) 1000 İşyeri Ç. DİĞER K. ve Tic. Müd. H. Müd.De...ss Depo. H. Şebeke+Arıtma+ Deşarj Etüt+ Yapım İşyeri S.Böl Müd.Arıt.Ok. DİĞER K. DİĞER K. Bakanlığı San. Menemen Menderes İzmir Çeşme Menemen İzmir İzmir Dikili Karaburun Bergama Kemalpaşa Torbalı İzmir İzmir Torbalı Muhtelif Gaziemir Kemalpaşa Menemen Aliağa İzmir İzmir Menemen İçme Suyu Menderes İçme Suyu İzmir Kanalizasyon Projesi Çeşme. H.

H.Müd.De. 2000 İller Bankası 3. DİĞER K. H. Çeşme Ödemiş Bergama Tire Foça Karaburun Menemen Menderes Kiraz Karaburun İzmir İzmir İzmir Torbalı İzmir Torbalı Seferihisar Seferihisar Ödemiş Bergama Torbalı Urla Çeşme-Alaçatı İçme Suyu Ödemiş Kanalizasyon Bölcek Kanalizasyon Tire Kanalizasyon Yeni Foça Kanalizasyon Karaburun Kanalizasyon Asarlık Kanalizasyon Görece Kanalizasyon Kiraz Kanalizasyon Mordoğan Kanalizasyon Atom.Böl. Kap. H.Böl.Böl. Şeb.İs. DİĞER K. Havzası Altyapı Prj. Kor.Müd. H. H.Şe.Müd.Müd. 2002 İller Bankası 3. 2000 2000 2000 2000 2002 2002 Ege Üniversitesi İBŞB İBŞB Torbalı Belediyesi DSİ 2. 2000 İller Bankası 3.De.Şe. DİĞER K. Şe. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3. H. H.Müd. Teçhizat Etüd Uygulama Proje Etüd. H.Müd.İs. 2000 İller Bankası 3.De.Böl.İs. DİĞER K.Böl. İçme Suyu Tarımsal Altyapı Art. H. DİĞER K. H. 2000 İller Bankası 3. DİĞER K. 2000 İller Bankası 3. H. DİĞER K. Rehab. H. Kap. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3. H.Müd.Böl.Böl. Bölge Müd.Böl. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3. AR-GE Merkezi Doğalgaz Etüdü Katı Atık Yönetimi Torbalı Belediyesi Kanal Projesi İzmir İçme Suyu Müteferrik İşleri Tahtalı Brj.Böl.+Deşarj Şebeke+Arıt. Kap.Böl. Seferihisar İçme Suyu Ürkmez İçme Suyu Ödemiş İçme Suyu Bergama İçme Suyu Ayrancılar İçme Suyu Urla Kanalizasyon Kap. Art. H. H. Köy Hizmetleri İl Müd. DİĞER K. H. Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+Arıt. H.. Kanalizasyon Şeb.Müd. DİĞER K. Mak.Müd.Şe. Göl. Art. 2002 İller Bankası 3. 1984-1998 ----------1993-1998 ----1993-1998 1993-1998 ---1976-1999 1984-1999 1997-2003 1997-2003 1997-2003 1997-2003 1997-2003 1998-2003 ---1998-2000 1993-1998 1997-2000 1998-2000 --1993-1999 1993-1999 1997-2000 1998-2000 -1976-2000 1984-2000 1997-2004 1997-2004 1997-2004 1997-2004 1997-2004 1998-2005 1998-2005 2000-2005 2000-2005 1998-2002 -1997-2001 1998-2000 1999-2009 2000-2003 1993-2001 1993-2000 1997-2001 1998-2001 1999-2002 1976-2003 -1997-2002 1997-2002 1997-2002 1997-2002 1997-2002 1998-2002 1998-2002 2000-2002 2000-2002 ** -** -1999-2009 2000-2003 1993-2002 1993-2002 1997-2002 1998-2003 1999-2002 1976-2004 2002 İller Bankası 3.Müd. 26 .Müd.+Deşarj Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıt.Müd..DİĞER K.İs. DİĞER K. DİĞER K. Koll.+Deşarj İnş. DİĞER K. H. 2000 İller Bankası 3.İs.Müd.İs. H. DİĞER K..De. H.Böl.Skletron Pet.Böl. 2000 İller Bankası 3. 2000 İller Bankası 3.Böl. DİĞER K.Kap. DİĞER K.Şe. 2000 İller Bankası 3. Ar. DİĞER K.Böl. Trans İst. 2000 İller Bankası 3. H.Müd. H.Müd.Müd.Böl.Böl. DİĞER K.Şe.De. D. DİĞER K.

Mak.Müd. Kanalizasyon Şeb.Müd. Kanalizasyon Şeb.. Jeotermal Enerji AR-GE Test Eğ. H. DİĞER K. DİĞER K. İleri Araş. 2002 İller Bankası 3. 2002 İller Bankası 3. DİĞER K. DİĞER K. DİĞER K. Kanalizasyon Şeb. Mak.Müd. H. H.Böl.Böl. DİĞER K. H. Kanalizasyon Şeb. H.Böl.Böl. 2002 İller Bankası 3. Kanalizasyon Şeb. 2002 İller Bankası 3.Böl.. ve Tic.Müd. Mrkz. DİĞER K.Böl... DİĞER K.Müd. H. DİĞER K. Kanalizasyon Şeb.Müd. Kanalizasyon Şeb.. 2002 İller Bankası 3. Kanalizasyon Şeb. H. Kanalizasyon Şeb. Teçhizat İnş. H. DİĞER K..DİĞER K. DİĞER K. H.. DİĞER K. H.Böl. DİĞER K. DİĞER K. Isıtma Sistemi Et. Mak..Böl. 2002 İller Bankası 3. H. H. Teçhizat.Müd.Müd.Böl. Kanalizasyon Şeb. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3. Teçhizat İnş.Müd. 2002 İller Bankası 3. Menderes Menderes Seferihisar Seferihisar Menderes Foça Aliağa Dikili Menemen Bayındır Menderes Menderes Seferihisar Aliağa İzmir İzmir Urla Urla Urla Urla Bergama Ödemiş Gümüldür Kanalizasyon Özdere Kanalizasyon Seferihisar Kanalizasyon Ürkmez Kanalizasyon Menderes Kanalizasyon Foça Kanalizasyon Aliağa Kanalizasyon Çandarlı Kanalizasyon Menemen Kanalizasyon Bayındır Kanalizasyon Tekeli Kanalizasyon Oğlananası Kanalizasyon Doğanbey-Payamlı Kanalizasyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi Teknopark Projesi Tıp Multi Disiplinler Projesi Teknopark İnkübütör Merkezi İzmir Çevre Referans AR-GE Mrkz. DİĞER K. DİĞER K. Yüksek Teknoloji AR-GE Eğitim Mrkz. DİĞER K. H. İl Müd. ve Tic. DİĞER K. H.Müd. H. Kanalizasyon Şeb. 2002 İller Bankası 3. DİĞER K.Böl. Mak. İnş. DİĞER K.Müd.Müd. 2002 İller Bankası 3. H.. H. Teçhizat Mak.Böl. Teçhizat İnş. H. H. San. 2002 İller Bankası 3. Teçhizat 1991-1999 1991-1999 1991-1999 1991-1999 1992-1998 1992-1998 1993-2000 1993-2000 1993-2000 -------------- 1991-2001 1991-2001 1991-2001 1991-2001 1992-2000 1992-1999 1993-2001 1993-2002 1993-2002 1997-2003 1998-2003 1998-2003 ----1998-1999 1998-2000 1998-1999 --1997-2000 1991-2003 1991-2003 1991-2003 1991-2003 1992-2003 1992-2001 1993-2003 1993-2003 1993-2003 1997-2004 1998-2005 1998-2005 2000-2003 -2000-2003 -1998-2001 1998-2001 1998-2001 -1999-2004 1997-2004 1991-2004 1991-2004 1991-2004 1991-2004 1992-2004 1992-2003 1993-2005 1998-2005 1993-2005 1997-2005 1998-2006 1998-2006 2000-2004 2001-2003 2000-2003 2001-2003 1998-2003 1998-2002 1998-2002 2002-2002 1999-2005 1997-2005 27 .Böl. H.Müd. Kanalizasyon Şeb. Mak. İnş.Böl. 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 DEÜ Rektörlüğü DEÜ Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü San. 2002 İller Bankası 3. H. H.. 2002 İller Bankası 3.. 2002 İller Bankası 3. Organize Sanayi Bölgesi (175 hektar) Organize Sanayi Bölgesi (300 hektar) Kanalizasyon Şeb.Böl. İl Müd.Müd.

DİĞER K. DİĞER K. İl Müd. İl Müd. ve Tic. İl Müd. İZSU Genel Müd. İzmir Büyük Kanal Projesi 200 İşyeri Ç. DİĞER K. DİĞER K.. Altyapı 150 İşyeri Ç. ve Tic.OK. San. DİĞER K. Suyu Temini Prj. San. Altyapı 95 İşyeri Altyapı 100 İşyeri Altyapı 100 İşyeri Altyapı 500 İşyeri Ç. H. H. ve Tic.DİĞER K. 1998 yılı için 300 milyar TL . İZSU Genel Müd. Arttır. H. H.O. Altyapı 150 İşyeri Ç. Tire Tire Kınık Bergama Merkez Dikili Torbalı Foça Bayındır İzmir İzmir Organize Sanayi Bölgesi (400 hektar) Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi İçme ve Kul. İl Müd. İl Müd.OK.OK. ve Tic. Mak. ve Tic. İl Müd. San. . H. 2002 yılı için 1 trilyon TL taban alınmıştır. DİĞER K. San. H. DİĞER K. DİĞER K.O. H. DİĞER K. H.. San. İl Müd. İl Müd. San. ** : İlgili yılın yatırımları arasında yer almamaktadır 28 . Altyapı 200 İşyeri Ç. 2000 yılı için 500 milyar TL . İl Müd.Teçhizat -1994-2000 -------1988-1998 1988-2002 1997-2002 1994-2002 ** ------** 1988-2002 1997-2004 1994-2002 1997-2002 1999-2002 -----1988-2001 1988-2002 1997-2004 1994-2002 1997-2003 1999-2004 2000-2004 2001-2004 2001-2004 2001-2004 2001-2006 Proje var Proje var * : Makro Yatırımlar ölçeği 1996 yılı için 100 milyar TL. Altyapı İçme Suyu Şeb. San. H. DİĞER K. H. San. ve Tic. ve Tic. H. 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 San. ve Tic. ve Tic.

905 110 2001 SONUNA KADAR YAPILAN TAHMİNİ HARCAMA (MİLYON TL) 32.036.000 4.000 1.610.4 Bakırçay Kınık Projesi (Sulama) K.014.000 1.670.000 682.454.05 11.135.58 97.8 23.000 601.3 46.000 82.6 98.943. Menderes Projesi (Sulama) Aşağı Gediz Projesi (Sulama + Taşkın) Petkim Genel Müd.496.5 km Hat ) Aliağa – Cumaovası Elektrifikasyon Karacabey İzmir Doğal Gaz İletim Hattı Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi İzmir İçme Suyu II.259.72 52.000 80.000 134.000 129.000 4.000 79.582.800.760.4 85 99 82 74.89 27.003.519.000 1.000 2.Çeşme Otoyolu (Çevre yolu Dahil) Menemen Aliağa Çift Hatlı Demiryolu İnşaatı ( 31.000 109.163.838.95 78.000 55.000 % YATIRIMLARA HARCANAN TOPLAM YÜZDE 19.000 104.006.152.58 15.000 97.4 141.683.951.913.2 97.000 83.007 270. Modernizasyon ve Yenileme Çalışmaları İzmir Elektrik Şebekesi İzmir Çevre Yolu ve İzmir Aydın Otoyolu İzmir – Urla .012 % 2002 YATIRIMI (MİLYON TL) 2.000 610.270.000 1.86 0.10 Strateji Plan Dönemleri İtibarıyla 100 Trilyon TL Üzerindeki Yatırımların Proje Tutarı Ve Yatırım Harcamaları YATIRIM ADI PROJE TUTARI (MİLYON TL) 172.84 15.4 6. 2002 yılı için: 1$ = 1.000 1.000 110.000 110.13 78.8 1.307.02 5.000 128.6 100 16 0.5 7.588.000 8.362.796.845 7.97 82 80.9 4.000.248.435.4 41.32 27 1.6 “Strateji Planı Dönemleri İtibarıyla 100 Trilyon TL Üzerindeki Yatırımların Proje Tutarı ve Yatırım Harcamaları” tablosunda kabul edilen Yıllık Ortalama Dolar Kuru.000.898 TL .000 2.6 75.14 16 0.000 110.808.189.800.18 0.643.000 61.538.208.000 1.401.954. Merhale Müteferrik İşler Büyük Kanal Projesi İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi 18 5. 2001 yılı için: 1$ = 1.577. 29 .600.138 31.000 19.7 46.662.Tablo 7.016 TL’dir.7 47.700.089 547 648.000 694.5 1.848.974 150.156.000 105.000 35.

BİTİŞ TARİHİ 1986-2006 1991-2007 1963-2005 1994-2004 1992-2003 1986-2004 1985-2003 1980-2003 1992-2003 1998-2002 2001-2005 1999-2009 - 30 . . Merhale Müteferrik İşler Büyük Kanal (İzmir Kanalizasyon) Projesi İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi 1986-1997 1991-1996 1963-1996 1992-1992 1986-1994 1985-1994 1980-1995 1992-1994 1988-1997 1988-1996 1996 BAŞ.Çeşme Otoyolu (Çevre yolu Dahil) Menemen Aliağa Çift Hatlı Demiryolu İnşaatı ( 31. . .Tablo 7. Menderes-Beydağ Projesi (Sulama) Aşağı Gediz Projesi (Sulama + Taşkın) Petkim Genel Müdürlüğü Modernizasyon ve Yenileme Çalışmaları İzmir Elektrik Şebekesi İzmir Çevre Yolu ve İzmir Aydın Otoyolu İzmir – Urla .BİTİŞ TARİHİ 1986-2000 1991-2001 1963-2001 1994-1999 1992-1998 1986-1999 1985-1998 1980-1997 1992-1998 1988-2002 1988-1998 2002 BAŞ.5 km Hat ) Aliağa – Cumaovası Elektrifikasyon Karacabey İzmir Doğal Gaz İletim Hattı Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi İzmir İçme Suyu II.11 Strateji Plan Dönemleri İtibarıyla 100 Trilyon Tl Üzerindeki Yatırımların Başlama Ve Varsayılan Bitiş Yılları YATIRIM ADI 1992 BAŞ.BİTİŞ TARİHİ Bakırçay Kınık Projesi (Sulama) K.

649 43.340.181.59 82.271.221 963.92 399. Strateji Plan alanı içinde öncelikli kamu projelerine ve bu projelerin tanımlarına diğer iki bölümde değinilmiştir. 2002 İzmir İli Yatırım Projeleri Kitabından Faydalanılarak Düzenleşmiştir.354 Sektör Tarım Madencilik İmalat Enerji Ulaştırma Turizm Konut Eğitim Sağlık Diğer İzmir Muhtelif iller Toplam 2003 312.94 26.847 108.805.869.010 108.00 18.352 951.70 87.78 4.587 49. Zira kaynakların etkin kullanılmamasının sonucu olarak ihtiyaç duyulan kamu yatırımları öngörülen sürede bitirilmemektedir.28 41.210 1.766 2. Yaptığı bu yatırımlar ile hem toplum refahını yükseltmeyi hem de yörenin ekonomik faaliyetlerine katkıda bulunmayı amaçlar ve bu doğrultuda yatırımlar planlanıp uygulamaya başlanır.331 0 314.225 0 0 16. Mevcut yatırımlar. yeni projelere başlanılmadığı varsayımıyla mevcut projelerin bitirilmesi öngörüleri de aynı tabloda verilmiştir.384 3.375 16.553 0 572.375 68.239 0 185.225 108.838 17. başlanması.12 Mevcut Kamu Yatırımlarının Aktarılan Kaynakla Bitirilmesi Öngörüsü (Milyar TL.405 0 0 0 11. kamu tarafından aktarılan kaynak aynı kalmak ve yeni yatırımlar planlanmamak suretiyle ancak 2008 yılında bitirilebilecek ve ayni yılda mevcut kaynaktan 734 trilyonluk harcama yeni projeler için kullanılabilecektir.3 Kamu Yatırımlarının Ekonomik Değerlendirilmesi Kamu yatırımlarının temel amacı bölgede özel sektör tarafından yapılamayacak ve karlılık amacı gütmeyen ülkenin tüm kesimlerini kucaklayan yatırımlar yapmaktır.050 897 695 9.563 -734.225 Kaynak: İzmir Valiliği.563 -734.573 2007 0 0 0 0 0 0 0 0 0 2008 0 0 0 0 0 0 0 0 0 24. Bu sebeple de kamu yatırımlarının yörelere sağlaması düşünülen refah ve gelir katkısı gerçekleşmemektedir.551.411 2005 223.412 1.7.383 2004 298.39 75.098 18.686.774.352 2. Burada ise bir bütün olarak 2002 yılında bu projelere ayrılan kaynakların payları ve etkileri üzerinde durulmaktadır.180. kaynak aktarımı ve zamanında bitirilmesi hep sekteye uğramaktadır.707 1.16 100.341 8.504.321. Ülkemizde çeşitli nedenlerle kamu yatırımlarının planlanması.937 0 0 0 0 2006 0 0 0 0 0 0 0 0 0 951.352 12. Bu işlem yapılırken yatırım değeri sıfırlanan sektörlerin kaynakları diğer sektörlere aktarılarak toplam kaynak miktarı muhafaza edilmiştir. 31 .798 31.009 3.224 0 423.) Kalan Ayrılan Proje pay Miktarı 3.28 1.041 1. Sektörler bazında ayrılan paylar aşağıdaki tabloda verilmiştir.094.287 0 44.373 1.873 259 64 0 27.90 1. Tablo 7.601. Bu pay miktarlarını referans kabul edip.563 -734.161 0 801.320 0 443.56 47.75 4.

38 3.65 2.73 0 0 0 2.Yıllar Tarım Madencilik İmalat Enerji Haberleş. Projelere yatırım yapılmaması ancak programda tutulması uğruna fasıllara konan sembolik değerlerin de toplamda yüksek bir yekün yarattığı ortadadır.06 0.51 1. Hizmet.73 0 20.74 4.gov. Özellikle makro yatırımlarda karşılaşılan değer kayıpları oransal olarak da büyüktür.35 3.52 2.55 4. Tablo 7.57 0 13.12 Kaynak : DPT.13 İzmir İli Kamu Yatırımlarının Türkiye Genelinde Sektörel Dağılımı (%) Ulaşt.9 2.23 0. İZMİR İLİ KAMU YATIRIMLARININ TÜRKİYE GENELİNDE YILLARA GÖRE DAĞILIMI 25 Türkiye içindeki yüzdeler Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma-Haberleşme Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hİzmetleri 20 15 10 5 0 1 2 Yıllar 3 2001 yılında yapılan kamu yatırımlarından İzmir’in aldığı pay 2. 32 .57 0.99 2. İl Top.81 3.tr.33 2.Kamu yatırımlarının kamusallığının bazı dönemlerde politize edilmesi ekonomik olarak kayıplara sebep olmaktadır. www.dpt.31 1.65 0. Bu bağlamda örneğin Güzelbahçe Balıkçı Barınağının mendirek onarım ve inşaatının 2003 yılında bitmesi planlanmışken 2002 yatırım programında bir milyon lira ayrılması yatırımın bitmesi hakkında anılan yıl içinde tereddütler yaratmaktadır. Bu oranda en çok paya sahip olan sektör ise imalat sektörüdür. Bunları yanlış yatırım ve yatırım önceliklerinde değişim olarak de belirtebiliriz.06 2. Turizm 1 2001 2 2002 3 2003 0.17 0 15.05 1. Makro Kamu Yatırımlarında İzmir’in Türkiye Genelindeki Yeri Aşağıda İzmir İlinde yapılan kamu yatırımlarının 2001-2003 yılları arasındaki sektörel dağılımının Türkiye geneline oranları verilmiştir.52’dir.89 Konut Eğitim Sağlık 5. 2.84 0.02 2.19 Diğer K.

Ayrıca 2002 yılının tersine bu sektörde bir artış yaşanmıştır. 2002 yılının devamı olarak 2003 yılında da İzmir içindeki kamu yatırımlarında İmalat Sektörü yine en çok paya sahiptir. Sağlık ve Konut Sektörlerinde artış olmasının yanında Eğitim Sektöründe de ciddi bir azalış yaşanmaktadır.2002 yılında da İmalat Sektörü en fazla paya sahip olmasına karşın oransal değerinde bir azalma olmuştur. Ele alınan bu üç yıla bakıldığında. Ulaştırma. Madencilik ve Enerji Sektörlerinde herhangi bir kamu yatırımı yapılmadığı ve bunun yanında Eğitim Sektöründe de önemli bir azalış yaşandığı görülmektedir. Turizm. İZMİR İLİ KAMU YATIRIMLARININ TÜRKİYE GENELİNDE SEKTÖRLERE GÖRE DAĞILIMI 25 20 2001 2002 15 2003 10 Türkiye İçindeki Yüzdeler 5 0 Madencilik UlaştırmaHaberleşme Eğitim İmalat Enerji Diğer Kamu Hizmetleri Turizm Sağlık Tarım Konut Sektörler 33 . İzmir İline yapılan kamu yatırımları da geçen yıllara göre artış göstermektedir. 2002 yılında yapılan kamu yatırımlarına il genelinde bakıldığında ise İzmir’in payında bir artış görülmektedir.

toplanan vergilerle oldukça artmış olmasına karşın. kaynak yaratmada çekilen zorlukların bir başka nedeni olarak gösterilmektedir. 1 . Mali sıkıntıların yaşandığı diğer bir belediye Bornova Belediyesinde ise ilçenin kültürel faaliyetlerinin artırılması amacıyla başlatılan inşaatların 1999 yılından beri ortaya çıkan ödenek darboğazları nedeniyle tamamlanamadığı bildirilmektedir. finansman kaynakları bulunması konusunda zorluklar çekildiği anlaşılmaktadır. projelerin hazırlanmasında. Özellikle. bunların ne ölçüde il düzeyinde genelleştirilebileceği ve daha önceki bölümlerde ilin ortaya konulan genel sorunları ile ne ölçüde çakışacakları belirlenebilecektir. Alt yörelere ilişkin sorunlar ve potansiyeller. Çiğli ve Karşıyaka’da ise şehirsel gelişim amacıyla. sektörel-ekonomik. Örneğin. daha önce tanımlanmış alt yöreler bazında sorunların ve potansiyellerin ortaya konulması amaçlanmıştır. nüfusun ve dolayısıyla gereksinimlerin yoğunluğu nedeniyle hizmetin gerektiği gibi yapılamamasından şikayetçi olunmaktadır. ilgili kurumlarla görüşmeler. Konak Belediyesinin gelirleri. STRATEJİ ALT YÖRELERİNİN SORUNLARI VE POTANSİYELLERİ Bu bölümde. Enflasyonun yüksek oluşu. İzmir Kültür Merkezi ve Patterson Köşkünde yapılacak Halk Kütüphanesi bu tür inşaası bekleyen yatırımlardır.1 Alt Yörelerin Sorunları [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Sorunları Alt yörelerde belediye hizmetlerinin yürütülmesinde. Ayrıca bu bilgilerin. kaynak yetersizliğinden doğan sorunlar görülmektedir.8. 8. özellikle İller Bankasından aktarılan kaynakların azalma göstermesi sonucu. İzmir Ticaret Odası tarafından 1999. 2000. 2001 yıllarında ilçeler düzeyinde yapılan “İzmir İlçelerinin Ekonomik Profili ve Alternatif Yatırım Olanakları” çalışmalarından yararlanılmıştır. Bornova’da ayrıca emlak vergisi oranlarının düşmesinin de gelirlerin azalmasına neden olduğu belirtilmiştir. potansiyelleri ve beklentileri analiz edilerek. Bu sorun ve potansiyellerin belirlenmesinde. toplumsalkültürel-yönetimsel-siyasal ve fiziki-sosyal altyapıya ilişkin olmak üzere tüm boyutları ile ele alınmıştır. Böylece bu bölümde alt yöreler ve ilçelere göre günümüz sorunları. yerel gazete ve internet taramaları ile zenginleştirilmesi ve güncelleştirilmesi de yapılmaya çalışılmıştır.

İdari personel konusunda ise belediyede kadro sıkıntısı çekildiğinden dolayı zabıta hizmetlerinin ihtiyaca cevap verememesi sorun olarak bahsedilmektedir. Bunun yanı sıra ilçede vergi dairesi de bulunmadığından gelir vergisi mükellefleri vergilerini ödemekte güçlük çekmektedirler. Güzelbahçe'de ise spor tesislerine ihtiyaç duyulmaktadır.Yine alt yöre bütününde görülen genel bir sorun da. Gaziemir’de Tahtalı Barajı koruma sahasında ise inşaat yasağı olmasına karşın. Uluslararası İzmir Fuarının ise kültürel ve ekonomik özelliklerini yitirerek eğlence ağırlıklı bir işleve dönüşmesi eleştiri konusu olmaktadır. Gecekondular ve kaçak yapılaşma konusunda ise kent merkezinde ve çeperlerinde önemli sorunlar yaşanmaktadır. ruhsatsız yapılaşmaların olması çeşitli sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Çiğli ve Karşıyaka’da yaygın olarak sosyo-kültürel tesisler. Çiğli’nin idari yapılarda (hükümet konağı ve vergi dairesi) eksiklikleri bulunmaktadır. sanayi ve çeşitli iş kollarındaki hızlı artış. Balçova. Karşıyaka’da ise eğitim alanında. Bu ihtiyaçlardan birisi de noter eksikliğidir. Buca’da temel eğitimde. Bu talebin Buca Adatepe Tekstil Organize Sanayi Bölgesi ile çözülmesi yönünde bir girişimin varlığı bilinmektedir. Mevcut inşaatların gereksinime oranla % 34’te bulunduğu ve bu düşük konut sunumunun kaçak yapılaşmayı önlemekte yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Konak ilçesinde. okul ve öğretmen açığının bulunduğu belirtilmektedir. Gaziemir’de ise yataklı bir tedavi kurumu bulunmadığı için tam teşekküllü bir devlet hastanesine gereksinim duyulmaktadır. Yine Bornova’da göçten ve hızlı nüfus artışından kaynaklanan konut açığının sürmekte olduğundan ve yeni konut alanlarının yetersizliğinden söz edilmektedir. Sanayi gelişim stratejileri açısından Buca’da bir sanayi bölgesi talebi ortaya çıkmıştır. Yine idari bir sorun olarak Karşıyaka’da. Bunun yanında. Zira. Gaziemir’de ayrıca son yıllarda ticaret. idari anlamda yeni ihtiyaçlar doğurmuştur. gecekondulaşma ve çarpık şehirleşme olgusunun devam ediyor olması ve bu alanların sağlıklaştırılarak kentle bütünleştirilmesi yönünde hazırlanacak şehirsel yenileme projelerinin hayata geçirilmesindeki güçlükler kent merkezinin önemli sorunlarındandır. Balçova’da ilköğretim okuluna. Narlıdere ve Güzelbahçe yöresinde sosyo-kültürel alanlara ihtiyaç vardır. Konak’ta geniş kapasiteli bir kültürel tesisin bulunmaması dikkat çekmektedir. en yakın noter Karabağlar’da bulunmaktadır. kapsamları dışında kullanmalarının son yıllarda Karşıyaka’da gelişen hipermarket sektörü nedeniyle zorunlu olarak yaygınlık gösterdiği belirtilmektedir. özellikle de kütüphane ve kültür merkezi eksikliğinden söz edilmektedir. Narlıdere’de ilköğretim okulu. küçük işletmelerin aldıkları ruhsatları. Buca’da da kaçak yapılaşma sorunu devam etmektedir. sosyal altyapıyı oluşturan donatı alanlarına ilişkin eksikliklerdir. Donatı alanları konusunda. Gaziemir’de ise Serbest Bölge gelişme 2 . ilköğretim okullarında derslik sayılarının yetersizliği sorun teşkil etmektedir. spor tesisi ve sağlık ocağına.

Ayrıca Afet Kararnamesi ile belediyelere yapılan parasal desteklerin. sabah ve akşam zirve saatlerinde yaşanan darboğazlardır. Kuzey ve batı aksında dere yataklarında yer alan kaçak yapılaşmanın ortadan kaldırılamaması ve dere ıslah çalışmalarındaki gecikmeler yeni sel baskınlarının ortaya çıkmasına neden olabilecek bir sorundur. Mavişehir ve Atakent yönünde ulaşım bağlantısının kurulmamış olması. Özellikle Karşıyaka ve Çiğli karayolu bağlantısında alternatif güzergahlar geliştirilmemiştir. yaş sebze ve meyve halindeki rüsum. Balçova ve Narlıdere’de tarım arazilerinden yeteri kadar verim alınamamaktadır. çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadır. afet bölgelerinde önlem alınması konusunda belediyelerin genel olarak dere yataklarının yapılaşmalardan arındırılmasında ve korunmasında yetersizlikler gösterdiği ve sel baskınlarının engellenemediği belirtilmektedir. Asıl sorun. Bugün 28 adet işletmenin ön arıtma tesisi mevcuttur. afet dışı konularda harcanması sorunların çözümünde olumsuzluklar yaratmaktadır. Büyük Kanal Projesinin geliştirilmesiyle birlikte İl Çevre Müdürlüğünce atık suyu olan tüm işletmelerden Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde belirtilen kanalizasyon standartlarını sağlayacak şekilde ön arıtma tesisi kurmaları şartı istenmeye başlanmıştır. İzmir Büyükşehir Bütününde. Bunda çevre yolunun henüz tamamlanmamış olmasının da önemli bir payı bulunmaktadır. alt yörede tarım üreticisinin haklarını koruyacak bir organizasyon/örgütlenme yoktur. üreticilerin çevre ilçelere giderek ek bir maliyet üstlenmesine ayrıca çevre kirliliğine yol açan bilinçsiz gübre ve ilaç kullanımı ekonomik kayıplara neden olmaktadır. stopaj gibi kesintiler. 3 . körfezdeki kirlilik kaynağının önemli kısmını oluşturmaktadır. Böylece tarım alanları azalmaktadır. Şemikler. Balçova’da yapımı devam eden küçük sanayi sitesinin talebi karşılayamayacağı düşünüldüğü için bir diğerine daha gereksinim duyulduğu görülmektedir. Örneğin. Ayrıca. Narlıdere’de ise tarım toprakları bugün var olan büyük rantlar karşılığında el değiştirip yerine “lüks konutlar” yapılmaktadır. üreticinin ürünlerini değer fiyattan satmasını engellemektedir. Ancak arıtma tesislerinin düzenli çalıştırılmaması ve kaçak yollarla doğrudan deşarjlar. Karşıyaka girişindeki yetersizliklerden biri olarak görülmektedir. Karayolundan.alanı. Balçova’da tarımsal parsellerin. belediye tarafından imar planı sınırları içine alınmış ve bu durumda iki kurum arasında anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştır. Şehir içi yollarda yürütülen alt yapı çalışmalarındaki eşgüdümsüzlüğün ve programsızlığın da sorun yarattığı ve kaynak israfına neden olduğu çok şikayet edilen bir sorundur. Tahtalı Barajı uzak koruma alanında yer alan zeytinyağı işletmelerinin ise çalışmaları yasaklandığı için. Dolayısıyla. yasadışı yapılaşmaların da bir sonucu olarak. Tarım sektöründe ise Buca’da tarımla uğraşan kesim. yoğun konut alanı uygulamalarına açılması yönünde baskılar vardır. Genel olarak kuzeyde. yoğun altyapı sorunları yaşanmaktadır ve yerleşmeler arasındaki karayolu bağlantısı tümüyle yetersizdir.

Harmandalı Çöp Depolama Alanına giden tüm kamyonların yerleşme içinden geçmesi yoğun bir çevre kirliliğine neden olmaktadır. Bazı yerlerin kamulaştırma işlemleri yıllar önce yapıldığı halde bölgede oturanların tahliyesi hala gerçekleşmemiştir. ilçede. çıkacak koku ve gaz nedeniyle yörede endişe yaratmaktadır. görüntü ve gürültü kirliliği mevcuttur. arıtma tesislerinin devreye sokulması istenilmektedir. Bazı semtlerin imar planlarının uygulamaya geçmemiş 4 . Katı atık sorununun henüz çözümlenemediği ilçede. genel olarak altyapı eksikliğinden ve su deposu gereksiniminden söz edilmektedir. sınırları içinde kalan Ballıkuyu ve Kadifekale bölgelerinde tehlikeye dikkat çekilmektedir. Yine çevre kirliliği açısından Alsancak Limanına giriş-çıkış yapan gemilerin yeterince denetlenmediği düşünülmektedir. tanker ve şileplerin atıkları denizi kirletmektedir. Melez ağzı olarak bildirilmektedir. Karşıyaka’da arıtma tesisleri tamamlanmamış bulunduğundan atık suların denize verilmesi devam etmektedir. Sonuçta. Konak ilçesinin en büyük topoğrafik sorunu olarak heyelan tehlikesi gösterilmekte. Karşıyaka-Konak arasında da arabalı vapur bağlantısı kurulması ihtiyacı bulunmaktadır. Mavişehir’de ise konut yerleşmesinin önünde kendiliğinden oluşan balıkçı barınağının düzenlenmesi gerektiği düşünülmektedir. Yine kırsal kesimde içme suyu yetersizlikleri bulunmaktadır. körfez suyunda 2003 yılında 12 ayrı noktadan alınan örnekler üzerinde yapılan incelenmelere göre körfezde sınır değerlerin aşıldığı tek kirli nokta. Ayrıca Karşıyaka kıyı bandında daha sık vapur iskelelerinin kurulması gerektiği öne sürülmektedir. Alternatif toplu taşıma olanaklarının sağlanması açısından İzmir-Karşıyaka arasındaki raylı sistem uygulaması için proje etüt çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanması ve bu ulaşım alternatifinin de güçlendirilmesi beklenilmektedir. Karşıyaka merkezde ise iskele ile çarşı arasında yaşanan yoğun yaya trafiğinin rahatlatılmasına gerek duyulmaktadır. Konak’ta şehir içi ulaşımda trafik yoğunluğu ve otopark sorunları yaşanmaktadır. Bunun yanında. Bazı yerleşmelerin karayollarına bağlantı noktalarında köprülü kavşak yapılmamış olması da sorun yaratmaktadır. Çiğli’de. hava kirliliği yüksek boyutlara çıkmıştır. Söz konusu atık suların denize deşarjı sakıncalı görülmekte. Yolların yayalaştırılması ve pazar yerlerinin kurulmasının da yarattığı trafik tıkanıklıkları giderilememiştir. Bornova’nın kırsal bölümünde yol şebekelerinin bakım ve onarım eksikliği sorun olarak belirtilmektedir. Körfeze gelen gemi. Bornova’da diğer bir sorun da makro yatırımlar açısından Metronun otogara kadar uzatılmamış olmasıdır.Karşıyaka’da merkezde yoğun bir otopark sorunu mevcuttur. Bunun yanı sıra Büyük Kanal Projesinin arıtma tesislerinden çıkacak çamurun aynı bölgede gübre haline dönüştürülmesi projesi. Çözüm için çok katlı otoparklara gereksinim vardır. İlçede çevre.

Ayrıca genel olarak altyapı yetersizliği söz konusudur. Açık kanal sularının ıslahı ve arıtılması için yatırım beklentileri vardır. Narlıdere’de kullanılan 5 . Balçova’da. Elektrikle çalışan motorlara kondansatör zorunluluğu getirilmesi ise yine çiftçiyi zora sokmaktadır. Bunun yanında. serbest bölgeye giriş çıkışın yarattığı trafik yoğunluğu. Yağmur suyu drenaj şebekesinin. Altyapı konusunda. Gaziemir yöresinde de havaalanının ve sanayi tesislerinin varlığı. deniz ulaşımından ve jeotermal suyun ısıtmada yeterince yararlanılmadığından şikayet edilmektedir. Çiftçiler açısından yöredeki yeraltı sularının giderek tuzlanması ve azalma eğilimi taşıması sonucunda tarımsal sulamada sorunlar yaşanmaktadır. yasadışı yapılaşmalardan dolayı trafoların yetersiz kalması ve bazı dere yataklarında oluşan çevre kirliliği için önlem alınmaması ilçenin diğer önemli sorunları olarak sıralanmaktadır. Atıkların denize veriliyor olması Narlıdere’de temel sorunlardan biridir. Bunun yanında. İlçenin önemli sorunları olan ulaşım bağlantılarının kurulmaması ve yol hacimlerinin ihtiyaca cevap verememesi. Nüfusun büyüme eğilimine paralel altyapı olanakları arttırılamamaktadır. yöredeki ilçelerle birlikte atıkların denize verilmesini önlemek üzere ek bir arıtma sisteminin kurulmasına gereksinim duyulmaktadır. planlarda gösterilen yeşil alanların terklerinin yapılmaması ve işlemlerin uzun sürmesi. kanalizasyon sisteminden ayrıştırılmaması da sorunlar yaratmaktadır. sanayiden kaynaklanan çevre kirliliği gibi sıkıntılar da ilçenin diğer önemli sorunlarıdır. Jeotermal enerjiden konutların yeterince yararlandırılmadığı düşünülmekte ve termal alanın kamulaştırılması öngörülmektedir. sıklıkla mevcut yolların trafik yoğunluğunu taşıyamamasına neden olmaktadır. Kaynaklar. Jeotermal suların kanalizasyon ve dere sularına karışması. narenciye bahçelerine zarar vermektedir. İyi kalitede sulama suyu yetersizliği vardır ve kaçak kuyu açılması zemin suyunu azaltmaktadır. Kırıklar ve Karaağaç köylerinin yol bağlantıları ve kendi iç yolları yetersiz görülmektedir. sera sahiplerinin termal suları kullanmaları maliyeti artıran bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır. yoğun yağışların yaşandığı dönemler drenaj sistemi yetersiz kalmaktadır. Büyük Kanal Projesi kapsamında. Narlıdere’de de Balçova’daki gibi sulama konularında sıkıntılar yaşanmaktadır.olması. Buca’da trafik yoğunluğunun gerektirdiği ölçüde bir yol şebekesinin olmadığından ve toplu taşıma sisteminin yetersizliğinden söz edilmektedir. Narlıdere’de arazinin dik olduğu alanlarda ulaşım sorunları yaşanmaktadır. çevre kirliliğinin önlenememesi ve tesislerin yetersizliğinden dolayı turizm sektöründe gelişme kaydedilememiştir. İlçede. Aynı nedenle depoların üst kısmında kalan konutlara yüksek kottan dolayı su verilememektedir. Sarnıç Beldesinde görülen kanalizasyon altyapısındaki yetersizlikler.

İzmir-Çeşme eski karayolunun otoyolu tercih etmeyen trafik tarafından kullanılması sonucunda aşırı yoğunlukların yaşandığı bildirilmektedir. mera ve yem bitkileri üretiminin yeterli nitelikte olmaması ve sağlanamamasıdır. Mithatpaşa Caddesine alternatif olan yolun ivedilikle kamulaştırılması gerektiği düşünülmektedir. İzmir-Çanakkale yolunun Bergama sonrası.elektrik enerjisi uygulanması da yaratmaktadır. yaz aylarında yoğunlaşan nüfus hareketleriyle otopark sorunu artmaktadır. ilçenin İzmir Büyük Kanal Projesinden yararlandırılması beklenilmektedir. İlçede kanalizasyon olmadığı için yaygın olarak fosseptik kullanılmaktadır. verimsiz üretimlerini sürdürmektedir. Elektrik hatlarında ise eskime söz konusudur. kuru üzüm. Su taşkın ve baskınları açısından diğer 6 büyük derenin ıslahı gerekmektedir. Bu nedenle gerekli çalışmaların yapılıp. zeytin potansiyelinin ağırlıklı olarak yağ üretimine uygun olmasına karşın. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Sorunları Dikili ilçesi oldukça yüksek bir potansiyele sahip olmasına karşın sanayi ve ticarette bununla orantılı bir gelişme eğilimi gösterememiştir. Dikili’nin Çandarlı beldesinde tarihi kalenin hasarlı olan kısımları onarım beklemektedir. Güzelbahçe’de balıkçı barınağı için arıtma tesisine ihtiyaç vardır. için tarımsal alanda ve seralarda farklı tarifeler üreticiler arasında eşitsizliğe neden olduğu için sorun Ali Onbaşı Deresinin ıslah edilmemesinden dolayı sel felaketleri yaşanmaktadır. İletişim konusunda sıkıntılar yaşanmakta olup. trafik yoğunluğu açısından kapasite eksikliği taşımaktadır. tütün işletmeleri ve zeytinyağı fabrikaları sayılmaktadır. Ulaşım konusunda ek olarak. Hayvancılığın gelişememesinin nedeni ise. Bunlar arasında. Bunun bir nedeni olarak sermaye birikiminde ve kullanımında ekonomik girişimciliğin ve organizasyonun etkili olamadığı düşüncesi hakimdir. İdari anlamda da var olan Hükümet Konağı ve otobüs garajı ihtiyacı karşılayamamaktadır. Dikili’de demiryolu ulaşımının 6 . Ayrıca bir yat limanı gereksiniminden söz edilmektedir. bu tür tesisler hala eski teknolojilerini sürdürmektedir. yaz ayları. Ayrıca. özellikle telefon santrallerinde eksiklikler saptanmıştır. Donatı alanlarında eğitim açısından ilköğretim okuluna ihtiyaç vardır. kıyı kesimiyle yol bağlantılarında ve bazı iç yollarda bağlantı eksikliği ve standart düşüklüğü bulunmaktadır. çevre kirliliğine neden olmakta ve toplumsal maliyeti yüksek. Ulaşım konusunda. şehirde geleneksel işletmeler şeklinde yürütülen bazı sanayi tesisleri halen eski teknolojilerini korumakla. çayır. Bu amaçla. körfez hattı vapur işletmesinden yararlanılmak istenmektedir. Güzelbahçe’de genel olarak altyapı yetersizliği gözlenmektedir. Bunun yanında. Örneğin. İzmir İl Çevre Müdürlüğünün belirlemelerine göre.

Bunun nedenlerinden biri tarım alanlarının önemli bir bölümünde toprak tahlili yapılmadan geleneksel gübreleme yöntemi izlenmesi. Hayvancılık. sisteme eklenmesi için araştırma konusu edilmesi gerekmektedir. Ayrıca turizmin gelişmesi açısından bir yat limanının ve kış aylarındaki bakımlar için bir marinanın eksikliği ifade edilmektedir. Sanayi sektörü gelişme gösterememiştir. Bunun yanında. bir diğer neden ise tarımsal ürünlerde kaliteli tohumluk kullanımının yetersiz olmasıdır. Bu sektörde verimin düşmesinin en önemli nedeni ise hayvanların bilinçsiz bakım ve beslenmesinden ötürü yapılan hatalardır. İlçede sosyal ve fiziki altyapıya ilişkin sorunlar olup. Özellikle yaz aylarında Dikili yerleşme merkezinde yoğun olarak otopark sorunu yaşanmaktadır. Denizyolu taşımacılığının yalnızca yüke dönük olması ve mevcut yük limanının yarattığı çevre ve gürültü kirliliği sebebiyle limanın daha uygun bir yere taşınması beklenilmektedir. Su kaynaklarının yetersiz olduğu Dikili’de dere ve çayların sulama açısından ıslah edilmesine ve drenaj kanalları açılmasına gereksinim duyulmaktadır. İlçede çiftçilerin tohumluklarını temizleme ve ilaçlama sırasında kullandıkları malzeme eksikliklerinden dolayı tohumlar ya ilaçlanmadan kullanılmakta ya da çevre ilçelerden yardım alınmaktadır. Bunun yanında SSK’ya bağlı bir hastane yoktur ve idari binalar yetersiz durumdadır. Yerleşmedeki mevcut bir ilköğretim okulunun tamamlanması için yine ödeneğe ihtiyaç olduğundan bahsedilmektedir. Kanalizasyon çalışmalarının tamamlanmamış oluşu güncel bir sorun olarak belirtilmekte ve arıtma tesisinin eksikliği çevre açısından sakıncalı görülmektedir. cezaların çok düşük olması ve caydırıcılığını yitirmesinden dolayı. halkın sanayi bilincine önyargılı ve duyarsız oluşu ve bürokratik engeller gösterilmektedir. çiftçi mallarını koruma ile ilgili 4081 sayılı yasanın uygulanmasında. Denizyolu ile yolcu taşımacılığının da. İl olmak isteyen Bergama’da da demiryolu ulaşımının yokluğundan. şehir içi elektrik enerji şebekesinde ve de telefon santrallerinde eksiklikler belirlenmiştir.olmaması da bir eksiklik olarak gösterilmektedir. Bergama’da siyanürlü altın işletmeciliği konusunda tartışmalar yaşanmakta olup tesis çalışmaya devam etmektedir. Sektörde planlama bulunmaması bazı ürünlerin ekilişlerinde piyasa fiyatlarının baz alınmasından da anlaşılmaktadır. AliağaBergama. Yerleşmede organize sanayi bölgesi olduğu halde kullanılmamaktadır. geçimlik düzeyini aşamamaktadır. Bunun en önemli nedeni bu sektörde aile işletmelerinin ağırlıkta olması ve sadece birkaç baş hayvan beslenmesidir. zorluklarla karşılaşılmaktadır. Tarımda verim düşmektedir. Ayrıca tarım konusundaki sorunların birisi de zirai mücadele için kullanılan ilaçların çevre kirliliğine neden olmasıdır. Bu geri kalmışlığın sebepleri arasında sit alanlarının çokluğu. Bergama-Soma demiryolu bağlantılarının olmamasından sorun olarak 7 . Telefon santrali ilavesi ve yapımı konusunda teknik eleman sıkıntısı gözlenmektedir. Enerji şebekesini yenileme projesi ve Devlet Hastanesinin tamamlanması için ödeneğe ihtiyaç vardır.

dar ve virajlı oluşundan yakınılmaktadır. problemleri yoğunlaştırmaktadır. Demiryolu bağlantısının olmaması sorun olarak belirtilmekte. Yıllarca tütün. Kınık’tan geçen karayolunun Aliağa-Bergama yönünden gelen trafik yoğunluğuna uygun olmadığı ifade edilmektedir. Bergama’da arıtma tesisi yatırımlarının gerçekleştirilmemiş oluşu. plansızlık. Kınık’ta kurulacak sanayi tesisleri için ucuz enerjiye ve organize sanayi bölgesi dahilindeki arıtma tesisinin bitirilmesi için ekonomik katkılara ihtiyaç vardır. Bunların yanı sıra. Ayrıca ilçede bağlantı yollarının yetersizliğinden ve kaplama sorunlarından söz edilmektedir. Potansiyeli yüksek olan sanayi sektöründe. Öğretmen ve sağlık personelini kapsayan kamu personeli açığı ve ilçede Devlet Hastanesi bulunmaması bunların başında gelmektedir. Elektrik enerjisinin Bergama hattından alınması da sorun olarak gösterilmekte ve bağımsız bir hat oluşturulmasının gerekliliği üzerinde durulmaktadır. hayvancılık alanında temel girdi fiyatları pahalıdır ve hayvansal ürünlerin pazarlama fiyatı düşüktür. personel ve altyapı konusunda eksiklikler vardır. 8 . enerji yetersizliği. İzmir-Kınık arasında doğrudan ulaşımda da yetersizlikler söz konusudur. ilçede turizm sektörünün gelişmesini engelleyen en önemli sebep fabrika atıklarının çevre kirliliği yaratmasıdır. Yine aynı şekilde imar planı dışındaki yerleşimlerin su şebekesine bağlanması da diğer bir sorun olarak görülmektedir.söz edilmektedir. Kınık’ta donatı alanları. İçme suyu şebekesinin ekonomik ömrünü tamamlamış olması sorun yaratmakta ve kırsal kesimde de yaklaşık % 10 oranında içme suyu yetersizliğinden söz edilmektedir. Merkezde ve kırsal kesimde kanalizasyon sistemi gereksinimi vardır. liman yollarının asfalt ve organize olmaması. Bazı köylerde özellikle yaz aylarında içme suyu yetersizliği söz konusu olup Bakırçay havzası sulama projesi kapsamında Kınık’ta yapımı devam eden kanalların tamamlanmamış olması. tren yolunun limanlara kadar verimli bir biçimde işletmeye girmemiş olması sorunları bulunmaktadır. Bergama-Soma-Akhisar karayolunun yoğun bir trafik taşıdığından. ancak plan sınırları içinde olmayan meskun yerlerde kanalizasyon sorunu yaşanmaktadır. katı atıkları atma. ihracat. pamuk ve domates üretiminden başka alternatif ürünler üretilememiştir. Sanayiinin yoğun olması tarıma olan eğilimi azaltmıştır ve tarımsal ve hayvansal ürünlerin pazarlaması yeterli düzeyde değildir. Zira. Bergama’da yolların bakım ve onarımları amacıyla iş makine tahsisine ihtiyaç vardır. Kalkınma potansiyeli olan tarım sektörü alt yapı yatırımlarına ihtiyaç duymaktadır. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Sorunları Aliağa kıyı şeridinde sanayileşme ve şehirleşme hızla artmaktadır. dolayısıyla atık sularının doğrudan Bakırçaya deşarj edilmesi. Kanalizasyon şebekesi yenidir. yine sorun olarak görülmektedir.

İlçedeki mevcut meralar zayıf ve yetersizdir. petrol sızıntılarından ve sanayi kuruluşlarının atıklarından kaynaklanmaktadır. mera ve arazi ıslahı. Aliağa-Nemrut Limanındaki iskelelerin yol bağlantıları yetersizdir ve altyapı sorunları bulunmaktadır. Limanda enerji eksikliği bulunmaktadır ve demiryolu bağlantısının limanla ilişkisi kurulmamıştır. Ayrıca bir balıkçı barınağına gereksinim duyulmaktadır. yatırım önceliği kazandırılması istenilmektedir. sonuç olarak. İlçenin deniz hudut kapısının bulunmaması da bir sorun olarak belirtilmektedir. Adnan Menderes Havalimanının ilçeye uzak ve Askeri Eğitim alanlarının da yakın olması olarak belirtilmektedir. Ayrıca ilçenin belediye personeli sayısı yetersizdir. Aliağa’nın yıllık enerji talep artışı Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmektedir. Projesi olmasına karşın balıkçı barınağının henüz yapılmamış olması güncel bir sorundur. İlçedeki sağlık kuruluşları için hizmet binası ve aracına ihtiyaç vardır. Bunun için soğuk hava deposu ile balıkçı teknelerinin ve diğer teknelerin tamir edilebileceği bir tersaneye ihtiyaç vardır. arıtma ve düzenleme eksiklikleri bulunmakta. Halkın ihtiyaçlarını gidermesi için bir pazar yerine gereksinim duyulmaktadır. İlçede bulunan memur ve askerlerin konaklamasına yetecek kadar lojman bulunmaması konut sorununu doğurmuştur. İzmir’in toplam enerji sarfiyatının yarısından fazlasına sahip olan ilçede. İlçede arkeolojik ve doğal sit alanlarının geniş yer kaplaması yatırımcıların yer bulmasını zorlaştırmaktadır. yeraltı suyu ve deniz kirliliği yoğun bir şekilde görülmektedir. ilçenin ekonomik açıdan kalkınması için hazırlanan projeler ödenek yetersizliğinden uygulanamamaktadır. Sağlık hizmetleri açısından da kurumlaşma düzeyi yeterli değildir. üretim planlaması ve zirai müdahale ve DSİ sulama alanlarındaki 1. Var olan turizm potansiyelinin yeterli düzeyde değerlendirilememesinin nedenleri arasında. İlçenin tarımla ilgili sorunları. İlçede toprak. sulama.Aliağa’da yüksek eğitim kurumlarının bulunmaması önemli bir eksiklik olarak görülmektedir. enerji konusunda eksikliklerden ve sıkıntılardan söz edilmektedir. Ayrıca ilçede turizme yönelik yatak kapasitesi de yetersizdir. Aliağa Limanı genel anlamda yetersiz görülmekte. İlçe balıkçılığının sorunlarından bir diğeri de koruma altına alınmış belli bölgelerde avlanma yasağının olmasıdır. sınıf tarım arazilerinin yapılaşmaya açılmasıdır. Foça’da. Aliağa’da yeterli düzeyde altyapı tesisi yoktur. Nemrut Limanı 5 adet iskele daha alabilecekken bunların olmayışı sorun yaratmaktadır. Gerenköy Belediyesinde çıkabilecek yangınlara zamanında müdahale açısından bir itfaiye aracına ihtiyaç duyulmaktadır. İlçede görülen bu kirlilik. 9 . kanalizasyon ve arıtma projeleri finansman beklemektedir. Foça’da talepleri karşılayacak bir limana ve mevcut balıkçı teknelerinin ihtiyacını karşılayacak bir balıkçı barınağına ihtiyaç vardır. Balıkçılıkla ile ilgili olarak tutulan balıkların değerlendirilmesi için bulunan soğuk hava deposunun kapasitesi yetersizdir. Foça’da yerel halkın dinlenebileceği park alanlarına ihtiyaç vardır. İlçe merkezinde ve kırsal alanda kanalizasyon.

söz konusu atıklarının Gediz’de meydana getirdiği kirlenme ile tarımsal araziler zehirlenmekte ve verim düşüklüğü yaşanmaktadır. Bazı beldelerinde toplu ulaşım siteminde eksiklik hissedilmektedir. Manisa Organize Sanayi Bölgesinin atıkları Menemen çevresini olumsuz etkilemekte. Ancak arıtma tesisi bulunmamaktadır ve dolayısıyla sanayi atıkları arıtılamamaktadır. sahada hayvan otlatılması ve cezaların düşük olması nedeniyle sürü sahiplerinin engellenememesidir. yaz aylarında tatlı su eko-sistemlerini oluşturan sazlık alanlarda suyun yetersiz oluşu. Sürü sahipleriyle ilgili olan sorun Bekir Köprü ve Kozluca Seddesinde bulunan köprülerin kalkmasıyla çözümlenecektir. Ayrıca tarımsal arazilerden arazi tasfiyesi adı altında kum alınması verimli toprakları azaltmakta ve ürün kalitesini bozmaktadır. Kanalizasyon şebekesinin tamamlanmamış oluşu. Tarım arazilerindeki düzensiz ve izinsiz yapılaşma. Kanalizasyon projesi uygulanmaya başlamıştır. konut yapıları. petrol istasyonları. 10 . yasak avlanmanın kontrol altına alınamaması. İlçe merkezinde bazı bölgelerde yaya kaldırımları yoktur ya da düzensizlikler söz konusudur. Buna ek olarak yol kaplamalarında ve otopark alanı sağlanması konusunda sorunlar bulunmaktadır. Karagöl ve Kuş Cenneti. Menemen’de çalışanlar İzmir’de oturduğu için harcamalar İzmir iline kaymaktadır. Kanalizasyon projesi onaylanmış ancak ihale edilmemiştir. İzmir-Foça karayolunun onarım çalışmalarına gereksinimi vardır. tanıtımının yeterli düzeyde yapılamaması nedeniyle beklenen düzeyde turist çekememektedir. İlçe sınırları içinde bazı beldelerde de kanalizasyon problemi yaşanmaktadır. Atık su önemsenmesi gereken bir sorundur. 2000 yılı Haziran ayında tamamlanması öngörülen Menemen-Aliağa çift hatlı demiryolu inşaatı ödenek yetersizliğinden dolayı tamamlanamamıştır.Bugün için bazı ilçe merkezi yollarında ve köy bağlantılarında kaplama sorunları yaşanmaktadır. Kuş Cennetindeki başlıca sorunlar. yeterli büyüklükte Hükümet ve Belediye binasına ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir. Menemen’in bazı beldelerinde içme suyu talebinin karşılanamaması ve ilçe merkezinin içme suyunda sertlik derecesinin yüksek olması da ilçenin altyapıya ilişkin sorunları arasındadır. Ayrıca dere yataklarında da sorunlar mevcuttur. İzmir bağlantısı için Gediz Nehri üzerine yapılmış köprünün kullanımının sağlanamaması ve sulama kapasitesinin düşüklüğü diğer güncel sorunlar olarak dikkati çekmektedir. Menemen’de yüksek öğretim düzeyinde okula. İlçe merkezinde yol şebekesi yetersizdir. Ayrıca şehirler arası karayolu üzerinde alt ve üst geçit eksikliği saptanmıştır. yat limanı projesinin uygulanmayı beklemesi. Bu durumdan ilçenin ekonomisi olumsuz yönde etkilenmektedir. sınai tesisler kurulması tarımı olumsuz etkilemektedir.

İlçenin doğusunda bulunan Kızıl beldesi ve Torbalı’nın kuzey uzantıları. Bu sorunun yakın gelecekte artarak devam edeceği düşünülmekte olduğundan Yiğitler Barajı’nın yaşama geçmesi önem taşımaktadır. Kemalpaşa’da eski İzmir-Ankara karayolu geçişinin standardının düşük oluşu sorun yaratmakta ve İzmir-Salihli karayolunun yeniden düzenlenmesi ve yapımının tamamlanması gerektiğinden söz edilmektedir. ivedilikle gerçekleştirilmesi beklenen bir projedir. Kanalizasyon şebekeleri açısından gerek ilçe merkezinde. doğa turizmi açısından değerlendirilemeyen bir kaynaktır. politik baskılar. resmi kuruluşlar arasında koordinasyonun oluşturulamaması ve mali desteğin yetersizliği gibi nedenlerle bugüne kadar etkili bir uygulama sağlanamamaktadır. Günlük 25 ton olan katı atığın depolanabilmesi için daha önce tespit edilen çöp depolama alanının en kısa zamanda tamamlanması önem arz etmektedir. ruhsatlı-ruhsatsız yapılaşmayı önlemek amaçlı pek çok çalışma yapılmış olmakla birlikte. 11 . Bazılarında ise şebeke yenilenme gereksinimleri sürmektedir. [E1] K. Endüstriyel atıkların çoğunun kontrol altına alınmasına rağmen. personel sayısı ve araç tahsisinde eksiklikler sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Kirlilik yükü açısından genel arıtma tesisinin inşa edilmesi. Tüm yerleşim birimlerinin elektrik enerjisi isteği karşılanmaktadır. İlçe merkezinde su şebekesinin eski oluşu ve nüfus artışları nedeniyle içme suyu sorunu yaşanmaktadır. Genel olarak ilçe merkezinde altyapının güçlendirilmesi gerekmektedir. Menderes ilçesinde sebze–meyve halinin kurulması büyük bir ihtiyaçtır. Tahtalı Barajı Havzasının Koruma Yönetmeliği çıktıktan sonra. gerekse beldelerde yetersizlikler gözlenmektedir. Ancak çeşitli sektörlerin giderek artan enerji istekleri. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Menderes ilçesi kamusal örgütlenme olarak çok geride ve yetersiz şartlarda hizmet vermeye çalışmaktadır. evsel atıklar hala büyük bir sorundur. Ayrıca arıtılmadan Nif Çayına verilen atık sular yoğun kirlilik yaratmaktadır. Kemalpaşa’da çevre kirliliğinden dolayı gelecekte tarım alanlarının giderek yok olması ve diğer kaynakların da kirlenmesi tehlikesi vardır. Özdere Beldesindeki turizm bölgesinin kalkınmasıyla birlikte yatak kapasitesi de artırılmalıdır. çevre koruma önlemleri alınmadan doğal kaynakların bilinçsizce kullanılmasına yol açmaktadır. yakın geleceğin sorunu olarak görülmektedir.[D] Gediz –Nif Strateji Alt Yöresi Sorunları Kemalpaşa’da hızlı gelişen sanayi sektörü. Bağımsız hizmet binalarının (Hükümet Konağı gibi) bulunmaması. Tekeli Beldesinde tarımsal üretime maddi teşvik sağlanması ve bilimsel nitelikli tarımın yapılabilmesi için köylünün bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Ayrıca yağmur suyu drenaj şebekesinin eksikliği hissedilmektedir. Bu konuda önlemlerin alınması ve Fetrek çayının temizliğinin sağlanması ilçe ve Pamucak için önemlidir. Arıtma tesisi bulunmamakta ve katı atıklar için atık alanı eksikliği hissedilmektedir. Selçuk telekomünikasyon hizmetlerinin iyileştirilmesi için parçalı olarak fiber optik kablo çekilmesine gereksinim duyulmaktadır. Karayolu inşaatları uzun sürelere yayılmaktadır. 12 . Elektrik şebekesinde de eskilik ve düzensizlikler bulunmaktadır. Selçuk’ta Pamucak bölgesi ilgili bakanlıkça Turizm Yatırım Alanı içerisine alınmıştır. Balıkçılık konusunda ise Pamucak’ta küçük tekneler için balıkçı barınağı eksikliği duyulmaktadır. Ayrıca. Projenin tamamlanması için ödeneğe ihtiyaç vardır. bu projenin uygulanmasında sağlık açısından sakıncalı olacak boru malzemesi kullanılmıştır. Ancak bölgede turizm işletmecilerine tahsisat yapılmamıştır. aşırı sulama nedeniyle yeraltı su seviyesi düşmektedir. çevre kirliliğine neden olmaktadır. 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması hakkındaki yasadaki para cezaları yetersizdir ve caydırıcılığı yoktur dolayısıyla üreticinin mağduriyeti bulunmaktadır. İlçede genel olarak altyapı yetersizliğinden söz edilmektedir. Bu durumlar turizm açısından da olumsuz etkiler yaratmaktadır. Selçuk şehir merkezinde ve köylerde tam otomatik şebeke yatırımına ihtiyaç vardır. içme suyu şebekesi eski ve gereksinimi karşılayamamakta dolayısıyla ilçeye bağlı 15 yerleşim merkezinde yaygın olarak içme suyu sıkıntısı bulunmaktadır. yaya kaldırımları eskimiş ve bakımsız durumdadır. Planlı olarak geliştirilmiş bir kanalizasyon sistemi bulunmamakta ve parçalı olarak kanalizasyon sistemi yetersizlikleri bulunmaktadır. özellikle kanalizasyon ve arıtma sistemleri ile ilgili önlemlerin yeterli düzeyde alınmamış olması yakın gelecek açısından bir sorundur.Menderes’te Tahtalı Barajı Koruma Havzası kapsamında 4 belediye bulunmaktadır. Şehirsel gelişim. yakın gelecekte sorun yaratacaktır. Özellikle Torbalı Organize Sanayi Bölgesinin ve giderek artan sanayi tesislerinin gereksinimi olan enerji. İlçenin denize olan bağlantısının arzu edilen nitelikte olmadığı ve ilçe merkezinden geçen E-24 karayolu ile kent içi yol şebekeleri bağlantısını sağlayacak kavşak düzenlemeleri ve üst geçitlerin yeterli olmadığı belirtilmektedir. Tahtalı Barajı koruma havzasında altyapı. Rezervler yeterli olmasına karşın. İçme suyu şebekesi yenilenmiş olmakla birlikte. Yeni otoyol inşaatı ödenek yetersizliği ve hukuki sorunlar nedeniyle hedefine erişmemiş bulunmaktadır. havzayı tehdit altında tutmaktadır. Turistik değer taşıyan Pamucak sahiline dökülen Fetrek Çayına bırakılan atıklar. Kent merkezinde. Yoğun otopark sorunu yaşanmaya başlanmıştır. Torbalı ilçe merkezinde yol şebekesinin yetersizliği ve otopark sorunları mevcuttur.

13 . Tarım sektöründe kuraklık nedeniyle ekonomik yönden çöküntü görülmekte. Bayındır’da idari bina (hükümet konağı. kanalizasyon ve arıtma tesisinin etüt ve proje aşamalarının tamamlanarak uygulamaya geçirilmesi beklenilmektedir. ödenek yetersizliğinden dolayı tamamlanamamaktadır. Devlet Hastanesine yapılan ek bina inşaatı. İlçe sınırları içinde yeraltı sıcak su kaynaklarının atıl durumda bırakılması ve ilçenin su bentleri-barajlarına olanaklı akarsu kaynaklarına sahip olmasına karşın sulama çalışmalarına yönelik hiçbir bendin bulunmaması sorun olarak belirtilmektedir. inşaat sektöründe ise şehrin gelişiminde gerek duyulan kum-çakıl kaynaklarının azalması sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Mevcut spor tesislerinde de bakım ve onarıma ihtiyaç vardır. Yeraltı su seviyesi yoğun kullanım nedeniyle sürekli bir düşme göstermektedir.000m2’lik alana sahip organize sanayi sitesine ihtiyaç olduğu belirtilmektedir. Projenin tamamlanması halinde artacak işgücünün konut ihtiyacını karşılamaya yönelik yatırımlar gerçekleştirilmemiştir. çarpık şehirleşmeye ve sanayileşmeye yol açmaktadır. şehrin gelişiminin yarattığı ihtiyaçlar karşılanamamaktadır. Ayrıca çöp depolama alanı ihtiyacı olduğu ve radyo-televizyon yayınlarının izlenmesinde zorluklar çekildiği ifade edilmektedir. Ayrıca ilçede tarım arazileri sanayi bölgeleri ile iç içe durumdadır.[E2] K. Bu durum tarımsal arazilerin heba edilmesine. sanayi sektöründe. Kanalizasyon sistemi oldukça eski olan ilçe merkezinde. Dağlık alanlardaki stabilize yolların tamamlanması ile standardı düşük ova yollarının geliştirilmesi ve onarımı çözüm bekleyen sorunlardır. Yine yayla turizmi için potansiyel taşıyan köylerde ve ılıca bölgelerinde ulaşımın yetersiz olduğu ifade edilmekte ve yol sorunlarının giderilmesi beklenilmektedir. Torbalı-Bayındır-Ödemiş karayolunun düşük standartlı olduğu ve bu yolların etüt ve projesinin tamamlanarak yatırım programına alınması gerektiği belirtilmektedir. Özellikle zeytin bağları arasındaki yolların geliştirilmesi istenilmektedir. Yerleşmenin önde gelen problemlerinden biri de ulaşımdır. belediye hizmet binası. Tire’de 1993 yılında yatırım programına alınan organize sanayi bölgesinin çalışmaları hala devam etmektedir. Jandarma Komutanlığına ek bina) ve sayı ve nitelik olarak spor tesisi yetersizliği bulunmaktadır. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Bayındır’da belediyenin gelirleri yetersiz olduğundan cari harcamaların dışında gerekli yatırım harcamaları yapılamamakta. orta ölçekli 20-30 firmanın faaliyet göstereceği 20. İlçede ekonomik sektörler açısından sorunlara ve taleplere bakıldığında. Yine ilçede içme suyu şebekesinin bakımına ve yenilenmesine gereksinim duyulmaktadır. kanalizasyon altyapısı konusunda sorunlar mevcuttur. İlçede su. elektrik.

Bunlardan biri inşaatı devam eden kapalı spor salonu diğeri de Bölge Devlet Hastanesi yapımıdır. Menderes nehri üzerinde sulama amaçlı bir barajın yapımı beklenilmektedir. İlçede.İlçede belediyeye ait 500 ton kapasiteli bir soğuk hava deposu bulunmasına rağmen. Dağ köylerinde ürün yetiştirilen arazilerden kadastro geçmemiş olması Orman İdaresiyle çiftçiler arasında anlaşmazlıklara yol açmaktadır. Tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi. İstihdam alanının sınırlı olması ve işsiz sayısının giderek artması ilçenin önemli bir sorunudur. Tire’ye bağlı 10 köy yerleşmesinde içme suyu sıkıntısı ve kırsal kesimde parçalı olarak elektrik enerjisi eksikliği bulunmaktadır. Menderes havzasına ilişkin taşkından korunma ve sulama projelerinin eksikliği sorun olarak görülmekte ve susuzluk sorununa karşı önlemler alınması için K. Ödemiş’te ekonomik sorunlar. Tire-Selçuk karayolu güzergahının standardı düşüktür. Tire ilçe merkezinde kanalizasyon şebekesi eski sistem özelliği taşımakta ve mevcut talebi karşılayamamaktadır. İhracatı Geliştirme Müdürlüğü bulunmasına rağmen ihracatçılar. Askerlik Şubesi binası. bu depo ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri Tire Grup Başkanlığı hizmet binası yetersizdir. Menderes havzasının tümüne yönelik stol tipi bir havaalanı beklentisi bulunmaktadır. K. ürünün ihraç niteliğine sahip olup olmadığını kontrol ettirmek mecburiyetinde kalmaktadırlar ve bu husus önemli ölçüde zaman ve para kaybedilmesine neden olmaktadır. 14 . karakol binası ve polis lojmanları binalarının yapımına başlanmış ancak bitirilememiştir. K. dar alanlarda faaliyet göstermektedir. Genel olarak ilçede altyapı yetersizliklerinden söz edilmektedir. İzmir Zirai Karantina Müdürlüğünden Enspektör Belgesi olan Ziraat Mühendisi getirerek. Ülkede yaşanan krizlerin etkisiyle ilçede üretim ve mal talebi durmuştur. Hükümet Konağı. Tire Kültür Merkezi inşaatı da yarım kalan bir diğer yatırımdır. İlçede yapımına başlanan projeler ödenek yetersizliğinden tamamlamamıştır. Yine bazı köylere olan yol bağlantılarında standart düşüklüğü ve kaplama sorunları yaşanmaktadır. Ticaret ve üretimin gerçekleşmesini sağlayan organizasyonları oluşturan firmalar. Kültür Bakanlığına bağlı kütüphanede araç ve gereç bakımından sıkıntı çekilmektedir. ambalajlanması ve pazarlanması konusunda üreticiye destek olacak ve gerekli araştırmaları yapacak bir merkez bulunmamaktadır. İlçe merkezindeki trafik düzenine ilişkin sorunların varlığı belirtilmektedir. ekonomi alanında bilgi birikimi ve girişimci yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Emniyet teşkilatı için. Tüm ilçenin gereksinimi açısından telefon santralı yetersizliği güncel bir sorun niteliğindedir. iç ve dış ekonomik krizlerden. işlenmesi. İlçede birkaç firmanın dışında ihracatla ilgilenen firmanın olmaması şirketleşme düzeyinin düşük olduğunun bir göstergesidir. kaynak yetersizliğinden.

istikrarlı bir üretimi engellemektedir.İlçede yaygın olarak yetiştirilen patatesin üretimi fazla olduğu için. başka bölgelerdeki tesislerde işlenmekte ve satın alınanın iki katı fiyata piyasaya sürülmektedir. Yine patates üretimi konusunda bir diğer sorun da. ÖdemişBeydağ-Denizli ve Ödemiş-Bozdağ-Salihli karayollarının düşük standartlı oluşu. Bulunan maden kaynakları değerlendirilememektedir. Ödemiş çevre yolunun tamamlanmamış oluşu. pazarlama sorunu ortaya çıkmaktadır. yem. Pazarlama konusunda halkın bilinçli olmaması zaman zaman kendilerinin zarar görmesine sebep olmaktadır. Ödemiş Hayvan Hastanesi ve Tarım ve Köy İşleri İlçe Müdürlüğü binası ile ilgili herhangi bir harcama ve çalışma yapılmamıştır. soğuk hava deposunun bulunmaması nedeniyle sorun yaşanmaktadır. 15 . Beydağ’da ekonomik gelişimi sağlayacak potansiyeller ve bu potansiyellerin değerlendirilmesi konusunda sıkıntılar vardır. kestane aşılanması çalışmalarında görevlilerin çeşitli güçlüklerle karşılaşmalarına neden olmaktadır. İlçede organize sanayi bölgesi yoktur. Halk bu konuda bilinçlendirilmelidir. Torbalı-Bayındır-Ödemiş-Kiraz-Denizli karayolunun tamamlanmaması ve genel olarak yollardaki kaplama eksiklikleri sorun olarak gösterilmektedir. Ayrıca İzmir-Ödemiş demiryolunun eskimiş raylarının yenilenmesi beklentisi bulunmaktadır. Yetiştirilen incir ve kestanenin yurtdışına pazarlanmasında da sorunlar vardır. mandıralar dışında işleyecek bir fabrika olmadığından bölge sütleri dışarıdan gelen tüccarlar tarafından çok ucuz fiyatlara satın alınmakta. Patatesin muhafazasında kullanılacak bir soğuk hava deposuna ihtiyaç vardır. Sözleşmeli ürün yetiştiriciliği konusunda yasal dayanak bulunmadığından üreticiler mağdur olmaktadır. Ödemiş ilçe merkezinde ve parçalı olarak köylerinde içme. Ürünlerin depolanmasında. Karayolları açısından. Ödemiş’te toprak tahlil laboratuarının bulunmaması da sorun olarak gösterilmektedir. dağ köylerindeki orman kadastro çalışmalarının kısmen tamamlanmış olması orman ve dağ köylerinde kestane üretimini artırmıştır. çiftçi ailelerinin uzun süre zilliyetinde bulunan yerleşim merkezlerinde olması. ilaç girdilerin pahalılığı yanında süt fiyatlarının düşük olması üreticileri zarara sokmaktadır. Tohumluk. patates tohumunun dışarıdan getirilmesi nedeniyle yaşanan tohum sıkıntısıdır. Kestane ağaçlarının genelde orman alanlarında. İlçede patatesin ve dağ köylerinde geniş çapta üretilen kestane ve fidanın ihraç imkanı yaratılamamıştır. Tarımsal arazi yetersizdir ve düşük tarımsal arazi miktarı alternatif ürün yetiştiriciliğini zorlaştırmaktadır. Bununla beraber. Bir diğer sorun da organize sanayi bölgesinin altyapısına ilişkin eksikliklerin giderilmediği tarzındadır. Tohumluk ve yem konusunda halk devletten destek beklemektedir. İlçede sütü. Ayrıca tarımsal ürün fiyatlarındaki aşırı dalgalanma. sulama suyu ve kanalizasyon altyapılarında sorunlar yaşanmaktadır.

Kırsal kesimlerde tütüne getirilen kota nedeniyle bu ürünün ekilmesinden vazgeçilmiştir. fakat pazarlama konusunda zayıftır. Alaçatı’nın kendine özgü bir mimarisi olduğu halde yeni yapılara bu tarz yansıtılamamıştır. İlçe merkezinde içme suyu şebekesinde sıkıntılar yaşanmakta ve Beydağ sulama barajının bitirilmemiş olması da sorun olarak gösterilmektedir. Tarımsal ürünler. Kiraz. Kiraz ilçesinde tarım sektörü iklimden etkilenmektedir. Yine bazı köylerde tarımsal sulama konusunda sıkıntı bulunmaktadır. Elektrik kesintileri de ilçede görülen bir diğer sorun olarak dile getirilmektedir. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Çeşme’nin kıyı kesiminde gerek ikincil konutların çokluğu. Ancak 2001 yılı itibariyle. Kiraz’da içme suyu ve kanalizasyon şebekelerinin yetersizlikleri bulunmaktadır. Altyapı konusunda. El değiştiren arazilerde en önemli sorun hızla büyüyen yapılı alanlar ve bu alanların yeşillendirilmesinde yetersiz kalınmasıdır. süt üretimi ve pazarlamasındaki dağınıklık ortadan kalkmıştır ve ilçede sadece süt ürünleri üzerine soğuk hava deposu vardır. Ödemiş ve Beydağ gibi yakın ilçe pazarlarına satılmaktadır. Ayrıca. Kiraz-Ödemiş karayolunun standardı düşüktür. tüccarlara ya da Kiraz. Beydağ ilçesinde Beydağ-Ödemiş ve Beydağ-Nazilli karayollarının standardı düşüktür. turizmin bölgede oluşturduğu rant. ilçenin merkez ve köylerinde öğretmen. ilçe ekonomisine katkı sağlayacak bir altyapı olarak görülmektedir. gerekse turizm yatırımlarına uygun büyük arazilerin olmaması. tarımsal üretim ve hayvansal ürün yeterliliği açısından önemli kaynaklara sahiptir. İlçeye bağlı kırsal yerleşmelerin bazılarında bol miktarda su bulunurken özellikle dağ köylerinde içme suyu sıkıntısı yaşanmaktadır. ebe ve hemşire açıkları bulunmaktadır. Ancak ilçede düzenli olarak iklim şartlarını belirten meteoroloji kurumu bulunmamaktadır. kanalizasyon şebekesindeki sorunlardan ve sulama olanaklarının darlığından söz edilmektedir.Yaygın olarak yapılan süt inekçiliği konusunda ahırların ilçe merkezinde ve evlerin altında olmasından dolayı koku ve çevre kirliliğine neden olmaktadır. Turizmden kaynaklanan yüksek arazi rantı nedeniyle araziler sürekli el değiştirmekte ve dolayısıyla tarım arazileri atıl kalmaktadır. Bununla beraber. büyük yatırımcıların ilçeye yatırım yapmasını engellemektedir. 16 . İlçede sit alanlarının yoğunluğuna karşın. Süt üreticileri arasında birlik olmadığından süt fiyatları düşüktür. yapılaşmayı teşvik etmektedir. Mevcuttaki birçok kamu yatırımı ise ödenek yetersizliğinden tamamlanamamıştır. Bozdağ kayak tesislerine Kiraz’dan yol bağlantısı kurulması. Kesimlik hayvanlar ilçe kasapları tarafından pazarlanmakta. ancak bu yeterli olmamaktadır. Merkeze yakın yerlerde kurulmuş olan zeytinyağı imalathanelerinin yaydığı koku ve kimyasal atıklar çevre sorunu yaratmaktadır. Genel olarak altyapı yetersizliklerinden.

Karaburun ilçesinin Mordoğan beldesinde organize sanayi bölgesine ihtiyaç duyulduğu söylenmektedir. İlçenin toplam araç sayısı 2.554 olmasına rağmen yaz aylarında karayolu trafiği günde ortalama 24. Karaburun’da. Dalyan. Şifne ve Karaada yat limanı ve yanaşma yerlerinin tamamlanması istenilmektedir ve bununla beraber yatlar için bir tersane gereksinimi üzerinde de durulmaktadır. buna bağlı olarak da işgücü kapasitesi düşmektedir. üretim girdilerinin pahalı olmasıdır. rüzgar gücünden üretilen enerjinin ilçe içinde kullanılması için gerekli enerji nakil hatları henüz kurulmamıştır. Çeşme-Merkez. Diğer bir sorun ise kıyı kesimlerindeki yeraltı sularında tuzluluk oranının artmasıdır. Ayrıca ilçede elde edilen ürünlerin depolanması için soğuk hava deposuna ihtiyaç vardır. Çeşitli noktalarda yat limanları için proje onay aşamaları tamamlanmış. Mevcut Ro-Ro iskelesinin yetersiz olduğu düşünülmektedir. bazılarının temelleri atılmış ancak genel olarak ihale ve uygulama çalışmaları henüz bitirilememiştir. Bu sebeple Alaçatı. Çeşme’de içme ve sulama suyu konusunda sıkıntılar bulunmaktadır. arıtma ve ishale hatlarıyla birlikte tamamlanmamış olması ve tarım için yeraltı sularından yeterince faydalanılamaması sorun olarak belirtilmektedir. spor kompleksi. Ayrıca teknik eleman yönünden eksiklik yaşanmaktadır. kamp alanı yokluğu ve alışveriş merkezlerinin yetersizliği gibi nedenlerle ilçe turizmi istenen düzeyde gelişme gösterememektedir. tanıtımın yeteri kadar olmaması. İlçedeki tarım sektörünün en önemli sorunları. Çeşme’de özellikle yaz aylarında.Çeşme’de müzenin yetersizliği. sosyal donatı eksikliği olarak dile getirilmektedir. İlçede iç göç nedeniyle genç nüfus azalmakta. Bölgenin rüzgardan sonra diğer önemli potansiyel enerjisi olan jeotermal enerjinin ise modernizasyonunun yapılması ve seracılıkta kullanılması düşünülmektedir. Alaçatı’da ise eğitim veren lise bulunmaması. mücadele ilaçları bayisi yokluğu. dolayısıyla bu dönemde mevcut kent içi ulaşım sistemi yetersiz hale gelmektedir. Zira. 17 . rüzgar tribünlerinden elde edilen elektrik enerjisinin ulaştırılamamasının da bu durumun çözümlenememesinde etkisi bulunmaktadır. Ayrıca tarım arazilerine bilinçsiz şekilde yapılan ekimler sonucu topraktaki mineraller azalmakta ve verim düşmektedir. Alaçatı ve Çeşme enerji nakil hatlarına. karayolunda ve ilçe merkezinde trafik yoğunlaşmakta ve otopark sorunları ortaya çıkmaktadır. altyapı ve tesis yetersizliği. Bu tarz bir makro yatırım olarak Çeşme’de yapımına başlanan stol tipi havaalanının inşasının yarım kalması da dikkat çekmektedir.000 araçlık bir hacme yükselmekte. arazinin engebeli olması nedeniyle mekanizasyonun girememesi. pazarlama. ulaşım. Yıllık 3 milyon m3 kapasiteli içme suyu baraj tesislerinin. Alaçatı’da elektrik şebekesi yetersizdir ve özellikle yaz aylarında voltaj düşüklükleri yaşanmaktadır.

Mevcut yat limanında ise kapasitenin artırılarak yeni bir marinanın inşaatına başlanmış olmasına karşın uygulamanın yarım kalmış olduğundan söz edilmektedir. İlçede özellikle mevcut yat ve termal turizm potansiyelinin yeterince değerlendirildiği söylenemez. İlçe merkezi ile Mordoğan ve Karareis’te telefon şebekeleri ve santral eksikliği hissedilmektedir. balıkçı barınağına gereksinim vardır. jeotermal enerjiden gerek turizm alanında gerekse kentsel ısıtmada yeterince yararlanılamamaktadır. İzmir Körfezinin girişini denetleyen konumuna karşın ilçenin bu özelliğinden yararlanılamamaktadır. İlçede. tarımsal arazi dışında kalan yerlerde de genelde askeri tatbikatın yapılması ve zeytin alanlarına girişin yasaklanması küçük baş hayvancılığı giderek azaltmıştır. turizm potansiyelinin yeterli düzeyde değerlendirilememesinin önemli sebeplerindendir. turizme yönelik yatırım yapılabilecek alanları sınırlamaktadır. Ayrıca. yoğun bir çevre kirliliği yaratmaktadır ve çöp imha tesislerine 18 . Ürkmez beldesinde sahile yakın bahçeler. Kentsel altyapıya ilişkin sorunlar bulunmaktadır. Seferihisar’da giderek artan motorlu taşıt tescil sayısına dikkat çekilmelidir. Zira. üretim ve pazarlama konusunda önemli bir eksikliktir. Ayrıca. yapılaşma tehdidi altında yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. İlçeye enerji temini konusunda rüzgar enerjisinden yararlanılması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Çiftçilerde herhangi bir örgütlenme çabasının olmayışı. Bu sorunların çözüme kavuşturulamamasına ise ödenek yetersizliği ve topoğrafyanın çok engebeli olması sebep olarak gösterilmektedir. projeler henüz tasarım aşamasındadır.000 kişi kapasiteli içme suyu projelendirme çalışması başlamış olmakla birlikte. mevcut çöp depolama alanı sakıncalıdır. Ayrıca doğal ve tarihi sit alanları dışında kalan alanlarda ikincil konutların yapılması. Toplam 200. İçme ve sulama amaçlı baraj ve göletin proje etüt çalışmalarının gecikmiş olduğu öne sürülmektedir. Tahsisli mera alanlarının bulunmaması. İlçe merkezinde otopark sorunları yaşanmaktadır. var olan tarihi eserlerin ve doğal zenginliklerin yeterince tanıtılamamış olması. Mordoğan beldesinde ve kırsal kesimde içme suyu ve kanalizasyon şebekelerinde yetersizlik bulunmaktadır. İlçe merkezi ve Ürkmez’de kanalizasyon tesisleri henüz tamamlanmamıştır ve arıtma tesisi bulunmamaktadır. İlçe merkezinde.Karaburun-İzmir arasındaki toplam 100 km’lik karayolunun 55 km’lik kısmının standardı düşük olarak kabul edilmekte ve ilçenin köyleriyle bağlantıları sağlayan yolların yetersizliğinden ve köylere ulaşma zorluklarından söz edilmektedir. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Seferihisar ilçesinde sulama kaynaklarının yetersiz oluşu nedeniyle tarımsal arazilerinden yeteri kadar yararlanılamamaktadır. 6 adet balıkçı barınağı bulunduğu halde liman ve yat limanının eksikliği duyulmakta ve deniz ulaşımından yararlanılması gerektiği öne sürülmektedir. Turizmin geliştirilmesi ve ivme kazanması konusunda etkili bir çaba görülmemektedir. Ayrıca.

Bu da yöredeki çiftçiyi üretim yapmaktansa toprağını satmaya yöneltmiştir. Var olan tarım arazilerinin küçük parçalar halinde olması mekanize tarım uygulamasını güçleştirmektedir.gereksinim duyulmaktadır. Karşıyaka ve Konak’tan vapur seferlerinin konulması istenmektedir. ilçede tanıtım eksikliği de vardır. altyapı yatırımlarının gecikmesinden. 8. en az baraj ve gölet tesisleri 19 . geleneksel şekilde üretim yapmakta. Ayrıca İzmir kenti ile önemli düzeyde ilişkileri olan yerleşmenin. mevcut çöp depolama alanı gelecek yılların gereksinimini karşılayamayacak durumdadır. Turizm açısından önemli olabilecek Klozomenai Şehrinin kazıları ödenek yetersizliğinden bitirilememiştir. Urla’nın sahip olduğu doğal güzellikleri ve tarihi kalıntılarıyla turizm açısından işlenmemiş bir kaynak olduğu belirtilmektedir. tarımsal sulama olanaklarının yetersizliğinden ve yeraltı suları ile deniz kirliliğinin denetim altına alınamamasından şikayet edilmektedir. Bu nedenle. Geliştirilen analitik yaklaşımlar sonrasında stratejik planlama alanının doğal yapısının yanı sıra. Ayrıca. bütün bu sorunlar ilçenin önemli potansiyeli olan tarımsal üretiminin sekteye uğramasına neden olmaktadır. Genel olarak. Yat limanı uygulamasının. Böylece verimli tarım alanlarının amaç dışı kullanımı ve spekülatif el değiştirme süreci ortaya çıkmıştır.2 Alt Yörelerin Potansiyelleri Gelişme seçeneklerinin irdelenmesinden ortaya çıkan gelişme strateji şemasında çok sayıda potansiyelin bulunduğu. Seferihisar’da vericilerin yetersiz kalması sonucu yerel televizyon yayınlarından yararlanılamamaktadır. Zeytinciliğin ve Yabanilerin Islahı Kanunu yürürlükte olmasına rağmen hurmasıyla anılan ilçede denetimlerin yetersiz. Geçmiş yıllarda özellikle yaz aylarında denenmiş olan İzmir-Urla vapur seferlerinin de tekrarı arzu edilmektedir. Tarihi yapı zenginliği gün geçtikçe bozulmaktadır. rüzgar enerjisinden yeterince yararlanılamadığı düşünülmektedir. Örgütlenme eksikliğinden dolayı da süt fiyatları üreticiyi memnun edecek seviyede değildir. cezaların caydırıcı olmaması sonucu zeytin alanları giderek daralmaktadır. Enerji konusunda ise. İlçedeki telefon şebekesinde ek santral gereksinimi vardır. Meskun alanda mevcut yol şebekesinin ve ilçe merkeziyle iskele arasındaki bağlantı yolunun yetersizliğinden söz edilmektedir. Urla ilçesinin tamamında yerleşim talebi çok artmıştır. deniz ulaşımından yeterince yararlanamadığı düşünülmekte ve hafta sonlarında Urla’ya. Ayrıca. kanalizasyon ve arıtma tesisi projelerinin gecikmiş olması sorun olarak bildirilmektedir. Genç nüfusun ilçeden göç etmesi nedeniyle yaşlılar kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar. tarımsal potansiyelin güçlendirilmesi için sulama alanlarının geliştirilmesi. bir bölümünün kısmen kullanıldığı ve bir grup potansiyelin de kullanılma imkanı bulamadığı görülmektedir. Urla’da trafiğe kayıtlı taşıtların hızlı bir biçimde arttığı izlenmektedir. bunların bir bölümünün aktif hale geçtiği. tarımsal yapı ve tarımsal potansiyelinin de büyük bir güç olduğu görülmektedir.

kullanma ve sanayi suyu olanaklarının arttırılması açısından önem taşımaktadır. Altı kısımda ele alınan bu gruplama. Kesin proje aşamasındadır ve tamamlandığında 2002 yılı fiyatlarıyla birim su maliyeti 467. Yerleşme dışında 446 hektarlık tarım alanı bulunmakta ve bu alanın % 38’i zeytinlik olarak kullanılmasına rağmen. taşkın kontrolü da sağlama açısından ilk ve önemli bir girişimdir. Potansiyeller giderek strateji kararlarının alınmasında etken birer unsur olmaktadırlar. Tarımda bir diğer uğraş alanı olan sebze üretiminde. kırsal nüfusun şehirsel nüfusa nazaran fazlalığı önemli bir strateji ortaya çıkarmaktadır. gelişiminde ikincil konut alanı olarak kullanılmaya başlanmış. sanayi sektörü ağırlıklı sektör olarak düşünülmemiştir. Köylerde küçük baş hayvancılıkla uğraşılmakta olup. Serinkuyu. Dolusavak proje debisi ise 136 m3/s olacaktır. Bostanlı deresi üzerine kurulacak Bostanlı Barajı içme ve kullanma suyu yanında. çevresinden alışveriş amacıyla gelen talebin artmasıyla ticaret potansiyeli fazlalaşmış ve Karşıyaka Çarşısına alternatif çarşı olma eğilimiyle diğer alt merkezler hareketlenmiştir. Diğer strateji alt yöreleri gibi dört yön itibariyle ele alınan potansiyel alanların kuzeyinde Çiğli ve Karşıyaka gelmektedir. domates. 20 . [ A ] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri İzmir Büyükşehir Bütünü kendi içinde dokuz bölüme ayrılmış ve topografik engellerle şartlanan bir şekilde dört yöne ışınsal olarak yayılmıştır. strateji alt yöreleri oluşturmakta olup.9’u şehir merkezinde yaşayan nüfusuyla İzmir’in ikinci büyük ilçesi olan Karşıyaka. Burada eğilimleri ve örgütlenme sistemlerini belirleyecek potansiyeller strateji alt yöreler itibarıyla tanımlanmaktadır. Laka ve Bostanlı Dereleri bulunmaktadır ve bunlar basık bir alanda yayılan yerleşmeyi. % 99. gemi inşa ve onarımı. Çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmenin yer aldığı ilçede. zaman zaman taşarak. Bunun dışında diğer derelerin ıslahı yapılmış veya yapılmaktadır.kadar içme. erik ve mandalina ağaçları sayı bakımından fazladır ve bunlar arasında üretim miktarı ile mandalina birinci sırada yer almaktadır. bitkisel yağ. tekstil. Bu nedenle bölgenin sosyo-ekonomik parametresini ortaya koyacak sentez yaklaşımı için potansiyel alanların bilinmesi ve değerlendirilmesi gerekli olmaktadır. et. güçleri aşağıda tanımlanmaktadır. ekmek imali. % 51 gibi önemli bir oranının tarıma elverişli boş alan olarak atıl durumda kalması dikkat çekmektedir. İlçe sınırları içinde Ahırkuyu. Tüm çalışma alanında. Bu iki yerleşme fiziksel olarak birleşmiş ve hatta dışarıda kalan Menemen ile de şehirsel açıdan bütünleşmiş durumdadır. bunun yanı sıra yeni tip kovanlarla bal üretimi de yapılmaktadır. yaklaşık % 50’lik payıyla önde gelmektedir. Aslında bir yerleşim birimi olma karakteri sergileyen Karşıyaka’nın.500 TL/m3 olarak planlanmıştır. büyük oranda makarna. tarım alanlarının dağılımları genelde incelendiğinde. Her ne kadar tarım alanlarının inşaata açılması yüzünden meyve ağaçları her geçen gün azalmakta ise de mevcut bahçe alanlarında armut. güç durumda bırakmaktadır. Zeytincilik önemli bir gelir kaynağıdır ve toplam tarım alanının % 8’i sulanmaktadır.

Bayraklı vapur seferlerinin tekrar düzenlenmesi ve Karşıyaka-Bostanlı arasına ve Alaybey’e küçük modern iskelelerin kurulmasıyla birlikte. Ayrıca ilçenin. Merkez şehir ile güçlü bağlantısının bulunması ve Karşıyaka’nın bir yatakhane şehir tarzında gelişmesi buraya otel yatırımını henüz rantabl kılmamaktadır.süt ve un üretimi yapan sanayi kuruluşları bulunmaktadır. söz konusu hipermarketlerin de etrafında ölçek ekonomilerine bağlı olarak çeşitli rekreatif kullanımlar yer alma eğilimi içindedirler. Ancak zamanla bunların bulundukları yerlerden taşınmaları gündeme gelmektedir. ağaç. Menemen’e ve Aliağa’ya yakın olan ilçede böylesi bir konaklama tesisi. Ayrıca metronun Karşıyaka’ya kadar gelecek olması. ulaşılabilirlik açısından büyük potansiyel arz etmektedir. Çok sayıda sağlık tesisi bulunan ilçede 6 adet büyük sanayi kuruluşu vardır. tekstil. Kipa. ilçede alternatif ulaşım olanaklarının arttırılması. Belediye Yüzme Havuzu ve çok sayıdaki tiyatro ve sinema salonları ile halen inşaatı devam eden Zübeyde Hanım Kültür Merkezi ve Cumhuriyet Mahallesi Örnekköy. ilçede kültürel tesis sayısının artmasına neden olmuştur. balıkçı 21 . deri. Bayraklı Çiçek Mahallelerine kurulması için projeler hazırlanan kültür merkezleriyle Karşıyaka önemli bir potansiyel taşımaktadır. mevcut potansiyeli artacaktır. Tantalos mezarı ve Karagöl ile buradaki Orman İçi Dinlenme Tesisleri dikkat çeken turizm potansiyellerinin başlıcalarıdır. konfeksiyon. Büyük sanayi kuruluşları çevresinde görüldüğü üzere. potansiyel olarak büyük önem taşımaktadır. yaş meyve ve zeytin-zeytinyağı alanlarıyla ilgilenmektedirler. kuru meyve. Bazıları ithalat-ihracat da yapan kuruluşlar. İlçenin planlı olarak gelişen Atakent-Mavişehir kısmında Mavişehir EGS. Ulaşım rahatlığının bulunması ve modern bir yerleşim olması. Bayraklı’da bulunan Tepekule. Turyağ ve Piyale fabrikaları buna ilk örneklerdir. Çok kısa bir sürede tamamlanması öngörülen projeden maliyet ve inşa sırasında alternatif geçiş imkanı yaratılamaması yüzünden vazgeçilmesi bir talihsizlik olarak görülebilir. hububat. Belediye Konservatuarı. Halihazırda bulunan Bostanlı ve Atatürk Açıkhava Tiyatroları. Halbuki turizm potansiyelinin yanı sıra Çiğli Organize Sanayi Bölgesine. Buna rağmen ilçede henüz beş yıldızlı otel bulunmamaktadır. Ulaşım ve otopark sorunlarının olmaması söz konusu alanların cazibesini üst noktalara getirmektedir. demir. İzmir genelindeki her ilçeden buraya olan çekim. halı. Carrefour gibi büyük alışveriş merkezlerinin kurulmasıyla beraber. Mavişehir konutlarının önünde kendiliğinden oluşan barınağının modernize edilmesiyle birlikte. Karşıyaka Çarşısı ile vapur iskelesi arasına bir araç alt geçidi planlanmış ve proje ihalesi yapılmıştır. ilçeye kolay ve çabuk ulaşım temin etmesi açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır. Bununla birlikte Konak’a arabalı vapur iskelesinin yapılmasının sağlanması. maden. ticaret potansiyelini de tetikleyici rol oynamış ve yöreyi cazip kılan bir talep yaratmıştır. Soğukkuyu Ziya Gökalp Kültür Merkezi.

Ürün çeşidinin az olduğu ilçede 1997 yılından itibaren mısır üretimi yapılmamakta. 700 hektarlık bir alana sahip olan organize sanayi bölgesi de.00090. Sanayileşme açısından en dinamik ilçelerden biri olan Çiğli’de. Çiğli Koop-1 ve Çiğli Koop-2 gibi toplu konut alanlarıyla birlikte büyük bir konut potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. Karşıyaka’yla yakın ilişkilerde bulunan Çiğli’nin. Torbalı Organize Sanayi Bölgeleri ve Bornova sanayi tesisleri de bu kaynaktan faydalanmaya başlamışlardır. işletme maliyetiyle büyük bir potansiyel olmakla beraber mikro ölçekte sadece ulaşım ve basit hizmetler açısından yöreye katkı sağlamaktadır. şehrin bu potansiyelden yararlanması zorlaşmaktadır. Toplam tarım alanı içinde % 2. Ülkenin tuz üretiminin % 60’ını sağlayan Tuzla.000’e erişmesi öngörülmektedir. 1. ilçenin deniz potansiyelinin tahrip olmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Sayıları hızla azalmakta olan meyve ağaçlarının % 74’ünü erik oluşturmaktadır. söz konusu tesislerin çalışır hale getirilmesiyle bertaraf edilerek. Bölgenin kendi enerjisini sağlamaya yönelik Ataer Enerji Santralini tamamlaması enerji sorununu ortadan kaldırmıştır. Ancak. Özelleştirme kapsamına alınmasıyla İzmir sanayicilerinin teklifi hazır durumdadır. Tarla bitkilerinde ise en fazla üretimi % 80’lik bir oranla pamuk yakalamaktadır. İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresinin. BOTAŞ’ın 2003 Ocak ayına kadar ulaştırmayı taahhüt ettiği ve kuzey akstan İzmir’e giren bu doğalgaz hattının sanayi alanları dışında. Evka-5.000 m2 arasında değişen 495 adet büyük sanayi parseli ve 350-750 m2 arasında olan 500 küçük sanayi parseli bulunmaktadır. konutlarda da kullanım cazibesi bulunmaktadır. Halihazırda 30. Bunun yanı sıra tarıma elverişli boş alan %21’lik dilimiyle küçümsenmeyecek bir potansiyel taşımaktadır. Evka-6. Kemalpaşa. atık suların denize verilmesi sorunu. patlıcan ve enginar ön sırada yer almaktadır. doğalgazın şehirsel dönüşümü yüksek maliyet gerektirdiğinden altyapı yatırımları gerçekleşmediği takdirde.981 hektar tarım alanı bulunan Çiğli’de. 22 .Büyük Kanal Projesinin Karşıyaka ayağının tamamlanmasına rağmen arıtma tesislerinin bitirilmemiş olması nedeniyle.4’lük paya sahip olan sebze üretiminde. söz konusu organize sanayi bölgesi için artı bir kaynak olacaktır. Söz konusu doğalgaz hattının İzmir’e gelmesiyle birlikte Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin yanı sıra Tire. onun yerini 1999 yılında üretilmeye başlanan susam almaktadır. 58.000 konutluk potansiyel alan bulunmaktadır.000 dönümlük bir araziye yayılan Tuzla. Çiğli yöresinin güney sahil bandı Kaklıç ve Sasalı yerleşmeleri ile Çamaltı Tuzlasına kadar uzanmaktadır. büyüklükleri 5. bir uçtan Gediz Havzasına girdiği için. Ayrıca alan. Karacabey-İzmir Doğalgaz Boru Hattı Projesi. bu alanlardan en büyük payı % 76’lık oranıyla tarla bitkileri almaktadır.000 civarında istihdam potansiyeli bulunmakta olup tam kapasiteyle bu sayının 40. kendi içine dönük çalışmakta ve mevsimlik işçi istihdam etmektedir. % 76 devlet sulaması. ülkenin en büyük sanayi bölgelerinden biri olan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. % 3 de halk sulaması imkanı bulunmaktadır. Bunun yanında planlanmış ancak konut üretimine sunulmamış Çiğli Belediye sınırları içinde 10.

240 hektarlık alan İZSU Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmıştır ve Atık Su Arıtma Tesisi 300. Proje gerçekleştiğinde potansiyel artacaktır. her iki işletme toplamda 1. son olarak 1996 yılında hazırlanan fizibilite raporu doğrultusunda lagün sisteminden vazgeçilerek. Başlangıcının 1969'lu yıllara kadar gitmesi sebebi ile zaman içerisinde değişiklikler olmuş. Devlet Hastanesinin yakın ölçekte verdiği hizmet itibariyle belirli bir potansiyeli vardır. 1958 yılından bu yana ilçe olarak gelişim gösteren ve İzmir şehrinin doğuya açılan kapısı olan Bornova. çevresindeki “Leuka” antik yerleşmesiyle birlikte değerlendirildiğinde. Boş tarım alanları. Zira. Eğitim ve sağlık konusunda yeterli seviyededir. Arıtma Tesisi 25. 23 . 1960’lı yıllardan bu yana tarım alanları konut lehine azalmıştır.2001 tarihinde parçalı olarak devreye alınmış olup. mevcut potansiyeller değerlendirildiğinde anlaşılmaktadır. Bornova tarım yerleşmesi statüsünden hizmet sektörünün etkin olduğu bir yerleşme durumuna gelmiştir. Çıkan arıtılmış suyun gerekli proseslerden geçtikten sonra Gediz Havzasının drenajı ve sulaması için kullanılması büyük bir potansiyel kaynak olarak görülmektedir. yörenin kültür turizmi açısından büyük bir potansiyeldir. Yörenin turizm potansiyeli açısından zayıf olmasına karşın Tuzla ile birleşmiş durumda olan “Kuş Cenneti” adı ile anılan 8. çevre beldeleri de etkilemiş ve bu alanlarda. Bununla beraber. Bu hat üzerinde yer alan 2. Türkiye’nin tatlı ve tuzlu su ekosistemlerini içeren bu sulak alan. Ancak arıtma tesisinin yöre ve de art alanı olarak görülen Gediz Deltasına büyük katkıları olacaktır.Aynı şekilde bu alanda yer alan Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü de kapalı sistemde çalışmakta olup. Şehir ölçeğinde görülen bu gelişme.500 civarında bir işgücü potansiyeli sağlamaktadır. Bunların dışında kalan tarım alanlarının bir kısmı ise arsa statüsüne dönüştürülmeyi bekleyerek boş bırakılmış durumdadır. hizmet sektörü dışında da sanayi alanlarının ana şehre yakınlık ve ulaşım kolaylıklarından ötürü gelişmesi gözlenmiştir. toplam tarım alanlarının 1/3’ü oranındadır. İZSU Genel Müdürlüğü tarafından halihazırda 55 personelle işletilmektedir. sanayi ve konut potansiyelinin yüksek olduğu İzmir Büyükşehir Bütünü kuzeyi gelişim sürecinin de aynı doğrultuda kalkınacağı.000 hektarlık alan. Yeri. Eski Gediz Deltası üzerinde Askeri Çiğli Havalimanının güneyindeki bölge olarak seçilmiş ve Büyükşehir Belediyesince 2. biyolojik olarak fosforun ve azotun giderilerek daha kaliteli çıkış suyu elde edilebilen "biyolojik proses"’e dönülmüştür. Ana Jet Üssü Eğitim Merkezi Komutanlığınca kullanılan askeri havaalanları yine kapalı bir bölge oluşturmakta ve kıyı kesiminde yer alan İzmir Büyükşehir Arıtma Tesisi ile Tuzla alanı arasında pasif potansiyelli geniş bir arazi ortaya çıkarmaktadır. 205 kuş türüyle büyük bir çekiciliğe sahiptir. Kuş Cennetine Menemen Sol Sahil Se-47 kanalından tatlı su sağlanması planlanmaktadır. Sonuçta. geniş bir ovanın ortasına kurulmuş bir yerleşme iken Ege Üniversitesinin kurulması ve askeri birliğin bulunması nedeniyle hızlı bir gelişim göstermiş.01.000 m²’lik bir alan üzerine inşa edilmiştir.

Alanları. Manifaturacılar ve Dökümcüler Küçük Sanayi Siteleri yukarda belirttiğimiz gelişimleri takip etmiş. 30. perakende ticaretin gelişmesine ve hizmet sektörünün şehirsel alanda büyük yer tutmasına sebep olmuştur. Bornova Sanatkarları. (3..Sanayi Sitesi) Oto Tamircileri ve Sanatkarları Oda. Aşağıdaki tabloda Bornova’da bulunan sanayi sitelerinin kuruluş ve faaliyete geçiş yılı ile alanları ve işyeri adetleri verilmektedir. İZTO 24 . yıllara göre 300 ila 200 hektar arasında bir toprak kullanılmaktadır. Sanayi Siteleri 1968 ve 1972 yıllarında kurulmuş ve 10 yıllık bir süre içinde faaliyete geçmişlerdir.Sulu tarımın yapılmadığı yörede sera alanları da dikkate değer bir kapasite arz etmemektedir. tarım potansiyeli açısından dikkate değer bir gelişim görülmemektedir. 3. İşyeri Adetleri ADI İzmir Oto Tamircileri Küçük San. (2. Bornova şehirsel alanı dışında geniş arazi bütünlerinin bulunması pek çok sanayi sitesinin de kurulmasına neden olmuştur. ve Ayakkabıcılar Sanayi Siteleri hizmete girmiştir. Oto tamircileri ağırlıklı 2. Dolayısıyla ilçede. Tablo 8-1.000 civarında öğrenci potansiyeline sahip olan Ege Üniversitesi ve öğretim üyelerinin bariz etkisi.Sanayi Sitesi) Pınarbaşı Sanayi Sitesi (5. Site. Tarım potansiyeli olarak en geniş alanı kaplayan buğday tarımı için. Hurdacılar. 2000. Bornova’da Bulunan Sanayi Sitelerinin Kuruluş ve Faaliyete Geçiş Yılları. KURULUŞ FAALİYETE YILI GEÇİŞ YILI 1968 1972 1974 1987 1985 1974 1985 1983 1987 1977 1984 1984 1989 1998 1993 1994 1996 2000 ALAN (DA) 175 150 360 500 320 360 142 823 100 İŞYERİ ADEDİ 911 450 500 1200 2073 500 235 250 103 106 Kaynak: İzmir İlçelerinin Ekonomik Profili ve Alternatif Yatırım Olanakları.Sanayi Sitesi) Bornova Küçük Sanayi Sitesi (4. ve 4.Sanayi Sitesi) Ayakkabıcılar Sanayi Sitesi Bornova Sanatkarları Küçük Sanayi Sitesi Hurdacılar Küçük Sanayi Sitesi Manifaturacılar Sanayi Sitesi Dökümcüler Küçük Sanayi Sitesi Zücaciye Toptancıları Toplu İşyeri Yapı Koop. Bunun yanında 1985-1987 yıllarında 5. bunlara Zücaciye Toptancıları Toplu İşyeri Kooperatifi eklenmiştir.

Tabiatıyla bu husus. Bu kapsamda Kültür Bakanlığı’nın restore etmeye çalıştığı Patterson Köşkü de ödeneksizlikten tamamlanamamıştır. Pınarbaşı. Tam teşekküllü bu hastaneye. Çamdibi. Ege Üniversitesi Hastanesinin bulunması yörenin bir başka cazibe odağı olmasına sebep olmaktadır. Kasımpatı ve karanfil çiçekleri üretiminde söz sahibi olan Balçova’da. çevre il ve ilçelerden olan büyük talep. Sonuçta Bornova nüfusu. Yöredeki pek çok büyük sanayi kuruluşu geniş bir istihdam yaratmıştır ve sonuçta söz konusu yerleşmeler büyük işgücü depoları haline dönüşmüştür. 107 hektar ile de sebze alanları onu izlemektedir. organize olamamaları beklenen verimin düşük kalmasına sebep olmaktadır. diğer deyimiyle. Altındağ. Beşyol köyleriyle Belkahve Mevkiidir. Bu bağlantılar aynı zamanda şehir içine erişimin başlangıç noktalarıdır. yöreye yüksek bir ekonomik güç sağlamakta ve hizmet sektörünün potansiyelini artırmaktadır. rekreatif yatırım potansiyelini düşürmektedir. İzmir hafif raylı sistem bağlantısının bulunması ise yine ulaşım açısından büyük rahatlama getirmiş.Bu durum. Bu potansiyeli gören Üniversitenin kendi arazisi içine bir konaklama tesisi yaptırmış olması girişim açısından bir örnek teşkil etmektedir. Çevre ve transit yollar çok şeritli hatlarıyla yerleşmeyi şehir merkezine ve tüm ülkeye bağlamaktadır. Bu alanların doğal sit ilan edilmiş olması. Işıkkent. aldığı göçle hızlı bir artış göstermektedir. orta ve küçük ölçekli sanayi alanları açısından yüksek bir potansiyel gösterdiğini belirlemektedir. Yaka. yörenin ulaşım potansiyelinin yüksek olmasıyla gelişim göstermektedir. bireysel girişimlerle sonuç elde edilmeye çalışıldığı görülmektedir. doğal potansiyeli artırırken. Bu da yerleşmede konut açığı ortaya çıkarmaktadır. Bornova’nın sahip olduğu turizm konusundaki cazibelerin de ortadan kalkmasına sebep olmuş. Söz konusu yayılma. düzensizlikleri. Üniversite ve Hastanesi yanında sanayi siteleri ve de büyük kamu kuruluşları ile şehir merkezi bağlantısı sağlanmıştır. İzmir doğu aksının. Doğanlar gibi çevre yerleşmelerde yer alan sanayi alanları büyük potansiyel oluşturmakla beraber. Balçova ovasının topraklarının verimli ve iklim koşullarının elverişli olması. bu bitkilerin yetişme koşullarına uygun su ve toprak yapısı bulunmaktadır. Ancak. bu potansiyellerin yeterince değerlendirilemediği. Özellikle sera sebzeciliği ve sera çiçekçiliği bakımından belirli bir potansiyele sahip olan ilçenin. özellikle şehir içinde kalan ve birer kültür mirası olan pek çok malikane yok olma tehlikesi ile karşılaşmıştır. Yeşilova. tarım alanları içinde 190 hektar ile narenciye ilk sırada yer almakta. 130 hektar ile zeytinlik. sıcak su kaynaklarının varlığı hemen her çeşit sebze ve meyve üretimine olanak vermektedir. Tarım adına bölgede 25 . Bornova’nın rekreatif açıdan en büyük potansiyeli Manisa yolu üzerindeki Sabuncubeli Mevkii ve Çiçekli. Bugün Bornova sınırları içinde 25’ten fazla banka faaliyet göstermektedir. Gerek sanayi ve gerekse sağlık konusundaki etkinlikler. hizmet sektörü açısından ilk planda bankacılığı yöreye çekmiştir.

Bunun yanında. Balçova hem iç. Kuşadası. İnciraltı-Üçkuyular arasındaki bu kıyıların yer yer bataklık olan ve yerleşmeye açılmamış kısımlarının kurutulmasıyla düzenlemeler yapılmış. Balçova Termal Tesisleri. yeni rekreatif alanlar açılmıştır. Bu konutlar aynı zamanda sıcak su temininde de aynı kaynağı kullanmaktadır. Türkiye’nin en büyük projesi olarak planlanan Balçova Jeotermal Enerji Kaynakları. kullanıcılarına 6-7 aylık bir dönemde yararlanma potansiyeli sunmaktadır. hem dış turizmin. sağlık turizmine yönelik termal tesisler. Balçova kaynaklarından çıkan suyun kuyu harareti 103-107 oC arası olup. 25. otel ve tedavi merkezi 400 26 .000 konutun ısıtılmasını amaçlamakta idi. Halihazırda DEÜ Tıp Fakültesi Kampüsü tümüyle bu kaynaklardan istifade etmektedir. Adnan Menderes Havalimanı. Çeşme. yukarıda sayılan değerler dış turizme açılımında farklı bir ivme vermektedir. Agememnon Kaplıcaları adıyla ünlenen yörede. Bir diğer turizm kaynağı ise ilçenin batısındaki Balçova (Agememnon) kaplıcalarıdır. İlçenin bir diğer potansiyeli ise İzmir Körfezi kıyılarıdır. Seferihisar gibi kıyısal merkezlerin ulaşım olanakları bakımından da elverişli bir durumda olmasıdır. gerek ekonomik sorunlar ve gerekse altyapı problemlerinin çözümlenememesi bu sayıyı yaklaşık 7.000 konuta indirmiştir. Dede dağının kuzey yamaçlarındaki 1. hem de günübirlik rekreasyonel etkinliklerin yapılabileceği bir mekan olma özelliği göstermektedir. imar planında ticaret alanı olarak gösterilmesi ile birlikte bu alanda yoğun iş ve alışveriş potansiyelli yüksek yapılar oluşmuştur. Ancak. Bunların tamamlayıcısı olarak orman ve termal sular mevcut potansiyeller olarak dikkat çekmektedir. Üçkuyular’daki turizm yatırım belgeli yat yanaşma yeri ve arabalı vapurların yaklaşabileceği iskele de ilçede potansiyel olarak sayılabilecek unsurlardır. kapasitesi 60 lt/s’dir. Zira.000 m’lik hat uzunluğu ile 400 metre yüksekliğe ziyaretçi taşıyabilen teleferik hattı. Efes ve Bergama gibi dünyaca ünlü antik şehirler. gelişen bu alan Büyükşehir ölçeğinde bir çekim yaratmış ve yaratmaktadır. sağlık turizmi adına en iyi yerlerden birisi olarak kabul edilebilir. DEÜ Hastanesi. Urla. Çeşme otoyolu ile Narlıdere asfaltı arasında kalan DEÜ Hastanesine kadar devam eden alanın. Bu potansiyelin arkasında Balçova’nın coğrafi yapı itibari ile bir tepe eteğinde bulunması yatmaktadır. Söz konusu kaplıcalar. Bunların yanı sıra Balçova’da. Bu kesimler bir rekreasyon deposu durumundadır. Termal kaynaklar. Bölgede yetiştirilen ağaçların % 97’si mandalinadır. Bunu destekleyen en önemli potansiyeller 100 km’lik bir çember içinde. Avrupa’nın en iyi tesislerinden birisi olarak bölge için çok önemli bir potansiyeldir. Şehir dinamiği açısından.çiçek seracılığı dışında göze çarpan bir diğer ürün ise mandalinadır.

bunun yanında 250 dönümlük alanda ise süs bitkileri ve çiçekçilik yapılmakta olup. tüm tarım alanlarının % 30’undan fazlası zeytin alanıdır. bu tarım türü Güzelbahçe için önemli bir kaynak durumundadır. Baraj dolu halde. şehirleşmesine rağmen doğal değerleri nedeniyle otoyol ile deniz arası alanın bir kısmının Doğal Sit ilan edilmesi sayesinde bu potansiyellere dikkat çekilmiştir. İkincil konut arzı sona ermiş ve “banliyö” tarzı bir yerleşme olmuştur. Özellikle kış ayları dışındaki doluluk oranı tam kapasiteyi bulmaktadır. İlçenin güney batısında merkeze yaklaşık 2 km uzaklıkta. Merkez ilçeler içinde zeytin ve çiçek ekimi açısından Balçova ikinci sırada yer alarak bu faaliyetlerin bölge için önemli bir potansiyel olduğunu göstermektedir. serada sebze. Bunun yanında dağ turizmi açısından tesisler yapılması ile bu potansiyelin kullanılması gerektiği görülmektedir. kesin proje aşamasındadır. bu amaç için gelen gerek yerli. İzmir-Çeşme otobanı ile Narlıdere-Güzelbahçe arasında kalan alan. çiçek ve açık alanda sebze yetiştirilmektedir.625 TL/m3’tür. Ayrıca zeytin üretimi potansiyeli ilçede önemli bir yer tutmaktadır. Ancak merkez şehre yakınlığı özellikle son on yıl içinde Güzelbahçe ve çevresini İzmir’in konut stoğuna katmıştır. Denize yakınlığı ve temiz. İzmir Su Temini Projesi kapsamında yer alan Çamlı Barajı. İlçede ağırlıklı olarak mandalina. kesme çiçek olarak karanfil önemli birer potansiyeldir. arıtma sistemi tam kapasite ile çalıştırılırsa. zaman içinde Balçova ve İzmir batı yerleşim alanlarının su ihtiyacına yöneltilmesi. Ilıca Deresi üzerine kurulan Balçova Barajı 1983’te hizmete girmiş ve içme suyu amaçlı 35. yamaç paraşütüne uygun alanlar barındırdığından. daha sonra domates yetiştiriciliği ön plana geçmiş ve bunlara enginar da eklenince ilçenin sebze üretiminde bir potansiyel oluşmuştur. Özellikle ihraç ürünleri olarak satsuma çeşidi mandalina. Güzelbahçe’nin. Dolusavak kapasitesi 412 m3/s olarak planlanmıştır. hem ekim alanı ve hem de üretim miktarı açısından ilk sırada yer alırken. Bunun dışında Yelki. dağ turizmi ve deniz turizmi gibi çok yönlü turizm hareketleri açısından önemli bir potansiyeli vardır.100 x 106 m3’tür. Sulanan tarım alanlarının 341 hektar olduğu Güzelbahçe’de.000 m3 su eklenmektedir.yatak kapasiteyle uluslar arası ölçekte kullanılmaktadır. Barajın maksimum hacmi 8. Sisteme arıtma tesislerinin ilavesiyle 7. tarım potansiyelinde göreceli bir düşüş yaratmıştır.000 m3/gün kapasite ile çalıştırılmaktadır. özellikle mandıracılık potansiyelinin en önde gelen merkezidir. İlçede marul. Barajın yapımına başlanması her ne kadar tarım alanları olarak mandalina bahçelerini sulamaya yönelik projelendirmiş ise de. 2002 birim fiyatlarıyla su maliyeti 180. Güzelbahçe. bölge ve İzmir için büyük bir potansiyel durumunda olacaktır. serin havası nedeniyle yaz aylarında ikincil konut arzı için uygun bir ortam sunmakta idi. Güzelbahçe Kocadere üzerine tesis edilecek olup. İlçede 40 dönümlük bir alanda sera üretimi yapılmaktadır. gerekse yabancı turistler için potansiyel bir alandır. 27 .

Gaziemir’in ekonomik faaliyetini güçlendiren önemli öğelerden biri Ege Serbest Bölgesidir (ESBAŞ). balık restoranları. İlçede gecekondu sorununu çözmek için yapılan Nar-bel ve Nar-kent toplu konut projeleri. patlıcan. açık-kapalı sıcaksoğuk termal havuzları ile Agamennon Kaplıcaları bölge turizmi için önemli bir örnek olurken. 7 km’lik sahili. İzmir-Çeşme otobanının ilçenin içinden geçmesi.Alanda seracılık önemli bir potansiyel olarak da görülmektedir. Çatalkaya av ve yayla turizmi açısından elverişli olmasına rağmen bu potansiyel de randımanlı kullanılamamaktadır. 220 hektarlık bir alana 1989 yılında kurulan ve bir yıl sonra faaliyete geçen bölge. Bu alandaki seraların büyük bölümü plastik sera olup. tedavi merkezleri. salatalık. Jeotermal kaynakların seracılıkta ve ev ısıtmasında kullanması durumunda üretimde ve enerji tasarrufunda bir potansiyel sağlanacaktır. ulaşım rahatlığı bakımından potansiyel olmakla birlikte yerleşmeyi ve tarım alanlarını ikiye bölmüştür. Ana akslarda gelişen ticareti besleyen üretim merkezleri ve küçük imalathaneler. Termal ve sağlık turizmi potansiyeli. fasulye. planlı şehirleşme adına olumlu bir yaklaşımdır. Bölgedeki firmaların % 20’sinin yabancı kökenli olması. İzmir’in güney giriş aksı olması. Bu olgu şehir giriş ve çıkışlarında perakende ve toptan ticaret açısından bir çekim gücü oluşturmakta ve buna bağlı olarak perakende ticaret potansiyeli artmaktadır. kısmen kaotik yapısıyla her türlü üretimin yapıldığı orta ve küçük çaplı imalathanelerle yoğunluk kazanmaktadır. karanfil. gül. Şifalı suları. yürüyüş alanları. kasımpatı ve diğer süs bitkileri üretilmekte ve bu ürünler belirli oranlarda ihraç edilmektedir. başlıca domates. yörede hipermarket gelişimine de sebep olmuştur. gezi yerleri ile “Sahilevleri” de bir başka potansiyel yaşam alanı olarak görülmektedir. bölgedeki çarpık şehirleşmeyi önleyici bir unsur olup. Bu durum yörenin ekonomik yapısındaki düzensiz canlılığı belirlemektedir. istihdam açısından sürekli bir artış görülmektedir. Ticari konularda çeşitlilik gösteren yörede aksiyel olarak Yeşillik Caddesi üzerinde tekstil ve mobilya konusu ihtisaslaşmıştır. Bunun yanında. Proje aşamasındaki Alionbaşı Barajından su verilmesiyle Narlıdere’nin tarım arazileri sulama sorunu büyük ölçüde çözülecektir. Bunlar arasında Gaziemir. hemen arka kesimlerde yerleşmişler. piknik. 1997 krizine kadar ticaret hacmi % 30 ila % 50 oranında artarak giderken. İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresinin güney bacağını oluşturan iki ana yerleşme Buca ve Gaziemir’dir. Buna rağmen bölgenin İzmir ekonomisine büyük katkısı bulunmaktadır. bu nedenle Yeşillik Caddesi üzerindeki ticareti simgeleyen birimler ve show-roomların perdelediği alan. Bununla beraber tarımsal gücü de bulunmaktadır. ileri teknoloji yatırımlarına yönelik bir güç olarak ortaya çıkmıştır. 1998 yılında % 1 oranına düşmüştür. Ayrıca erişim kolaylığından şehir dışında yaşama eğilimini tetiklemiş ve tarım alanları büyük bir konut baskısıyla karşılaşmıştır. sanayi açısından güçlenmiş bir yöre olarak dikkat çekmektedir. botanik bahçesi. mevcut olmasına karşın yeterince değerlendirilememektedir. 1997 28 .

İzmir şehrinin en çok göç alan ilçesi durumundaki Buca’da. organize olamamanın sorunlarını yaşarken. Belenbaşı ve Karaağaç Köylerinde özel şahsa ait hayvan besi haneleri. tarla alanından sonra % 20’lık bir payla zeytin alanları göze çarpmaktadır. Kırıklar. meyve-sebze ambalaj ve ihracat tesisleri bulunmaktadır. Ulaşım avantajı. Bugün itibariyle Gaziemir’in konut gücü 15. Ulaşım açısından havaalanı dolayısıyla İzmir’in en güçlü alanı olarak görülen Gaziemir’in bu avantajlarını yeterince rahat kullanamadığı görülmektedir. kireç ocakları.896 konutluk bir toplu konut 29 . Sarnıç Beldesinin plansız konut gelişimi de ek sorunlar getirmektedir. kuzey yönü itibariyle küçük sanatların yoğunlaştığı bir alan boyunca Buca ile birleşmektedir. Buca’nın temel sektörlerinden biri durumundadır. sanayi yanında konutu da beraberinde getirirken. çok sayıda küçük konut kooperatifinin yanında Evka ve bir dönemlerin Emlak Kredi Bankası tarafından desteklenen geniş bir konut alanı yer almaktadır. Planlı bir gelişme sergileyen güney kesiminde. Evka’nın hızlı büyümesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinin çok sayıda fakültesinin burada yer alması nedeniyle ilçenin nüfusu hızla artmıştır. hava ve deniz ulaşımına rahat erişim sağlayan bir yöre olmasıyla artmaktadır. yeterli iş imkanının bulunmaması nedeniyle işsizlik sorununun yaşanmasına rağmen. Ulaşım ve sanayi ağırlıklı gelişim gösteren Gaziemir. orta ve küçük sanayii düzensiz bir gelişme içine itmiştir. Sonuçta bunlardan besicilik. Kaynaklar. İmar planı uyarınca planlanmış sanayi alanlarında tekstil ağırlıklı yer alan sanayi kuruluşları. Gaziemir sınırları içinde bulunmasına rağmen belirtildiği üzere İzmir ekonomisi dışında ülke ekonomisine de büyük katma değer sağlamaktadır.ekonomik krizine rağmen bölgenin gücünü devam ettirdiğini kanıtlamaktadır. Bunun yanında çevre yolunun rahat bağlantılar sağlaması. Halihazırda 12.263 hektarlık tarım alanın % 50’den fazlası tarla alanı olarak kullanılmaktadır. toplam tarım alanının sadece % 10’u sulanmaktadır.000’e yaklaşmaktadır. Gaziemir’in ticari ve sanayi gücü yanında üstün bir konut potansiyeline sahip olduğu da görülmektedir. Gaziemir sınırları içinde yer alan sanayilerin toplandığı alanların başında Sarnıç Beldesi gelmektedir. Gaziemir’in kara. Yerel açıdan özellikle istihdam konusunda göreceli bir avantaj göstermektedir. Bir dönemlerin Buca bağları giderek konutlarla kaplanmakta ve Buca’nın bu potansiyel ürünü kaybolmaktadır. tavuk çiftlikleri. Serbest Bölgenin sağlamış olduğu çok sayıda avantaj. Buca’da. Tarla alanının % 96’sını yaklaşık eşit paylarla buğday. ilçedeki yoğun göçün yarattığı işgücü potansiyeli dikkat çekmektedir. Seracılığın da yapıldığı yörede. güney ve doğu yönlere İzmir’in açılımında hız sağlamaktadır. 3. sucuk imalathaneleri. zeytinyağı imalathaneleri. Ege Serbest Bölgesi. Buca yerleşmesinde düzensiz bulunan ancak sanayi potansiyelini sağlayan bölgeler de bu kesimlerde yer almaktadır. yulaf ve tütün oluşturmaktadır.

Bölgedeki üretimin % 90’ının ihracatı hedeflemesi. kağıt. İlçede. Şüphesiz ki yapılaşmayla birlikte verimli arazilerin yok olması tehdidi de bulunmaktadır. Ege Giyim Sanayicileri Derneği çalışmalarını sürdürmektedir. tüm İzmir için potansiyel taşımakta olduğunu göstermektedir. Tahtalı Barajı 2. Toprak dolgu tipi Buca Yedi Göller. ilçe sınırları içinde fabrika kurulması önünde bir engel teşkil etmektedir. ve 3. Burası organize sanayi bölgesi statüsündedir. İzmir’in ve Ege Bölgesinin tek hipodromunun ilçe sınırları içinde olması rekreatif açıdan önemli bir potansiyeldir. Evka-1 semtinde Büyükşehir Belediyesi. işgücü potansiyelinin bu denli yoğun olduğu Buca’da. 1999 yılı yatırım programı kapsamında hastanenin bakımı ve onarımı yapılarak ve de geliştirilerek.000 kişi arasında bir iş olanağı sağlayacaktır. bu arza rağmen konut açığı bulunmaktadır.000 m2’lik ve 29 adet 2.potansiyeli olan Buca’da. Bununla birlikte söz konusu koruma alanında yetiştirilebilecek alternatif ürünler kekik. içme ve kullanma suyu temini için planlanmış ve kesin proje safhasındadır. Evka-1 ve İZKENT arasındaki 10 hektarlık alana rekreatif gölet benzerinin yapılmasının planlanması ilçedeki konut ve rekreasyon potansiyelini destekleyecektir. Buca’nın. Eğitim anlamında oldukça zengin olan ilçe. demir-çelik.400 m2’lik konfeksiyon fabrikasına yer verilmiş olacaktır. Ayrıca ilçe merkezinde kuru incir işleme fabrikası ve Buca Yün Mensucat Battaniye fabrikası da faaliyet göstermektedir. Bu bağlamda proje aşamasında bulunan diğer yatırım potansiyelleri ise Buca Esnaf Odası Sitesi. arazi bulma aşamasında sorunlarla karşılaşılmıştır. Bu kapsamda ilçe merkezinde Adatepe Mahallesinde Büyükşehir ve İlçe Belediyesince tekstil sanayi sahası olarak ayrılmış 35 hektarlık alanda tasarlanan 94 adet fabrikadan meydana gelecek üretim merkezinde. İzmir’deki üç SSK hastanesinden biri olan Buca SSK Hastanesi’nin Bozyaka’ya taşınmasıyla birlikte sönükleşen sağlık sektörü.000 ila 50. kapari. Hiç kuşku yok ki. Valilik ve Devlet Bakanlığının ortak çalışmalarıyla oluşturulan AR-GE projesine göre konfeksiyon ve sanayi işçisi yetiştirmek üzere yatırım yapılmıştır. içme ve kullanma suyu amaçlı yapılmıştır. konut alanlarına yakın böyle bir yatırım önümüzdeki dönemler itibariyle istihdam ve ekonomik katkı anlamlarında büyük bir potansiyel arz etmektedir. önceden çevre il ve ilçelerden gelen hastalara tekrar 30 . Koruma havzalarına rağmen ilçede bir organize sanayi bölgesine ihtiyaç olmakla birlikte. sofralık incir ve çilektir. Aynı şekilde kaynaklar Göleti de rekreatif. sayısı yaklaşık 400 olan imalathane ve ilçe merkezinde yer alan mermer. derece koruma havzası içinde olması. makine yedek parça gibi sektörlerde faaliyet gösteren 100 civarında firma bulunmaktadır. Evka-1 konutlarına yakın mesafede bulunan üretim merkezi tam faaliyete geçtiğinde toplamda 25. yörenin sadece Buca için değil. Oto Galericiler Sitesi ve Oto Tamirciler Sitesidir. Söz konusu merkez tamamlandığında 65 adet 5.

hizmet sunmaya başlaması ile canlanmıştır. Bunun yanı sıra Sağlık Bakanlığınca yapımına başlanan 200 yataklı Kadın Doğum Hastanesi, Buca Devlet Hastanesi olarak planlanmıştır. Böylece ilçe, sağlık tesisleri bakımından hem özelde kendi ihtiyacına cevap veren, hem de genelde çevre il ve ilçelere hizmet sunan bir konuma geçecektir. İlçeye, bir alternatif ulaşım imkanı olan demiryoluyla da erişilebilmesi anlamlı bir potansiyeldir. Tüm İzmir’e hitap eden Mezbaha, Balık Hali ve tamamlayıcı tesislerinin yer aldığı Kaynaklar yöresi, kendi çapında büyük bir ekonomik merkez olmuştur. Günlük cirosunun üst değerlere varmasına karşın şehirden fiziki olarak kopuk olması sistemde yokmuş izlenimi vermektedir. Özellikle mezbahanın yeri olumlu görülürken balık hali konusu tartışmaları devam etmektedir. İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresinin merkezi konumundaki Konak, yerleşik alanın en yoğun kesimidir. İzmir’in ekonomisi yüksek iş merkezlerini ve etkin idari yapısını kapsamaktadır. Bu nedenle üretken potansiyellerin biriktiği ve dağıldığı alan, diğer deyimiyle merkezi iş alanının bulunduğu kesimdir. İlçe bazında önceden 8 köy Konak’a bağlı iken 1994 yılı itibariyle 2 köy bağlanmıştır. Bu nedenle tarım potansiyeli yok denecek seviyededir. Bir ticaret merkezi olması gündüz nüfusunun gece nüfusundan daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Her türlü potansiyele sahip olması, her tür soruna da ev sahipliği yapmasıyla sonuçlanmaktadır. Yöre, İzmir şehrine, sahip olduğu yapısal ve bölgesel özelliklerinden ötürü kimlik verici niteliklere sahiptir. Bu açıdan konuya yaklaştığımızda fuarlar şehri, kongre merkezi gibi niteliklerle anılabilmektedir. Merkezi iş alanına sahip olması şehrin cirosunu yönlendiren kurumları barındırmasının sebebidir. Tüm ulaşım hatlarının düğümlendiği nokta olmasının yanında, deniz ulaşımının tüm olumlu yatırımlarını rahatlıkla kullanabilme şansına sahiptir. Sonuçta körfez, yerel ölçekte yolcu taşımacılığı yanında, ulusal ve uluslar arası ölçekte Alsancak Limanına sahiptir. Alsancak Limanının 1954 yılında yapımına başlanan tevsii çalışmaları devam etmektedir. Limanın kapasitesinin 17-20 milyon tona çıkartılması amacıyla uluslararası bir kuruluşa 1998 yılında fizibilite çalışmaları yaptırılmıştır. Bu proje kapsamında limanın 50 hektar daha tevsisi öngörülmektedir. Proje içerisinde yaklaşım kanalı taraması çerçevesinde açılacak koridor, halihazırda körfeze giremeyen gemiler için tevsii çalışmalarının gerçekleşmesinden öncelikli bir durumdur. Demiryollarının hala ilk yapıldıkları terminal noktalarına ve hatlarına sahip olması bir potansiyel olarak görülse de, şehrin yayılma alanında kısıtlayıcı bir öğe olarak sistemi zorlamaktadırlar. Aynı durum deniz taşımacılığında büyük ekonomik katkılar sağlarken, limanın şehir içinde kalmış olması İzmir potansiyelinde olumlu

31

performansa sahip çevre yollarının, konteynır ve diğer ağır vasıtalarla zorlanmasına sebep olmaktadır. Yoğun aktivite, çeşitli türden üretim yapan küçük ve orta ölçekli sanayiinin bu alanda çalışmasını cazip kılmaktadır. Bir potansiyel olarak görülen bu hizmet, özelde şehir merkezinin çalışma sistemiyle ters düşmektedir. Bu çaba içinde toptan ticaret çeperlere kaydırılmıştır. Turizm açısından beklenen performansı sunamayan merkez şehir, sahip olduğu tarihi, kültürel ve rekreatif potansiyelleri yeterince değerlendirememektedir. Yatak kapasitesi olarak son 10 yılda büyük bir artış göstererek yeterli limitleri yakalamıştır. Ancak yıldızlı otel yatağı sayısında hala gerilerdedir. Büyükşehir bütünü ölçeğinde sahip olunan oda ve yatak sayısı dikkate alındığında bu durum açık olarak belirmektedir. Tablo 8-2. İzmir Büyükşehir Bütününde Otellerin Oda Sayısı ve Yatak Kapasitesi İZMİR BÜYÜKŞEHİR BÜTÜNÜ Standart 5 Yıldız 4 Yıldız 3 Yıldız 2 Yıldız 1 Yıldız Özel Diğer TOPLAM Kaynak: Turizm İl Müdürlüğü Kemeraltı gibi tarihi bir merkeze sahip olması, inanç turizmi beklentisini de ortaya koymaktadır. Bu yöre ve çevresindeki diğer dinlere ait ibadethanelerin mevcudiyeti perakende ticaret ve alışveriş ile birlikte kullanılamamaktadır. Özelde Konak ve genelde Büyükşehir, eğitim açısından büyük bir güce sahiptir. Toplamdaki 5 üniversitede 70.000’in üzerinde öğrencinin eğitim görmesi sadece bu bağlamda İzmir’in sosyo-ekonomik hayatının dinamizmini göstermektedir. Buna merkezi sağlık kurumları, dış ticaret firmaları, konut üretim şirketleri ve diğerleri eklendiği zaman olayın boyutlarının ciddiyeti görülmektedir. Konak, enternasyonal fuara sahip olmasının yanında, ihtisas fuarlarının da bu alanda kurulması ile bir dinamizm ortaya çıkarmaktadır. Sonuçta Konak, Oda 844 590 1.491 484 71 31 23 3.534 Yatak 1.787 1.196 3.026 926 134 67 56 7.192

32

potansiyellerden ziyade sorunları üzerinde tartışılacak konuların ortaya çıktığı bir yöre olarak belirmektedir. Zira her türlü potansiyele sahiptir.

[ B ] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Mevcut yapı içinde strateji alanlarına göre tanımlanan alt yörelere bağlı ele alınan kuzey aksındaki Dikili-Bergama-Kınık hattının potansiyel yapısı genelde tarım ve turizm ağırlıklı görülmektedir. Sanayileşmenin güneyde Aliağa tarafından emilmesi ve birinci derecede örgütlenme merkezi olarak görülen İzmir’e uzaklık, endüstri faaliyetlerinin bu alana yerleşmesinin temposunu yavaşlatmaktadır. Genel yaklaşım olarak bu alanda görülecek sanayi yatırımları, ağırlıklı olarak endüstriyel tarım ürünlerine bağlı olacaktır. Tabiatıyla marjinal de olsa tarım dışı ürünlerin sanayilerinin kısmen burada yer alması olağandır. Dikili-Bergama-Kınık bağlamında dışa açılan kapı olan Dikili’nin en büyük potansiyeli liman gibi görülse de, bunun dışında jeotermal enerji büyük bir güç olarak belirmektedir. Bu potansiyel aynı zamanda Dikili’nin turizm alanındaki atılımında da önemli bir kıstastır. Bunun yanında jeotermal enerjiden sera ısıtılmasında da faydalanılmaktadır. İlçe merkezine 7 km uzaklıktaki Kaynarca, değerlendirilmeyen bir kaynak olarak durmaktadır. Konuya ilişkin, Dikili Jeotermal Turizm ve Ticaret A.Ş. kurulmuş olmasına rağmen faaliyete geçememiştir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi termal otel kurulması yönünde bir çaba ortaya çıkaracaktır. Yapılan planlama, enerjinin 4000-7000 arası konutun ısıtılmasında kullanılmasını ve büyük bir sera potansiyelinin ivme kazanmasını sağlayacaktır. Aynı potansiyel Bergama’da da bulunmakta ve halihazırda çevresinde basit kaplıca işletmelerinde bu enerji kullanılmaktadır. Özellikle kaplıca potansiyelinin düzensiz ve belirli bir kaliteden yoksun olması talep azlığı yaratmaktadır. Ancak 2003 yılı itibariyle, kaplıcaların Bergama’nın şehirsel ısıtmasında kullanma çabalarına yönelik faaliyete geçilmiş olması, belediyenin bu açıdan ortaya çıkardığı önemli bir girişimdir. Yöredeki jeotermal potansiyelin yoğunluğu, bu strateji alandaki Kınık ve çevresinin tarımsal potansiyeli üzerinde de önemli bir rol oynama yetisine sahiptir. Orta vadede de olsa bu enerjinin şehir ısıtması yanında turizmden sağlayacağı katkılarla birlikte tarımsal açıdan da değerlendirilmeye alınması olumlu olacaktır. Doğal çıkış sıcaklığı ve kapasitesi İzmir il hudutları içinde en yüksek değerlerde olan Dikili-Bergama yöresi jeotermal enerjisinin sıcaklığı 100 oC ve çıkışı 200 lt/s değerlerine erişmektedir. Mevcut durumda basit kaplıca olarak kullanılan tesislerin, kaplıca termalizmi, şehir ve sera ısıtması potansiyeli bulunmaktadır. Benzer enerji potansiyeli Bademli yöresinde de bulunmaktadır. Ancak halihazırda basit termalizm dışında kullanılmaması, genelde enerji kaybına neden olmaktadır. Sanayi tesisleri açısından Dikili, daha ziyade atölye türündeki tesislere sahipken, Bergama bir üst aşamada görülmektedir ve sanayisi genellikle tarım ürünlerine yoğunlaşmıştır. Şu halde sanayisine ivme veren tarım potansiyelinin

33

desteklenmesi gerekmektedir. Sanayi potansiyeli en düşük olan Kınık’ta kurulmuş olan Kınık Organize Sanayi Bölgesi, yörenin organize sanayi potansiyelinin ivmesi durumundadır. Sanayi potansiyelinin düşük olması, kısa dönemde söz konusu planlanmış Bergama Organize Sanayi Bölgesinin rantabl bir potansiyel sahibi olamayacağını göstermektedir. Kınık tarımsal alanlarının Bakırçay-Kınık Projesi kapsamında sulu tarıma alınması, tarımsal potansiyelde artış sağlayacaktır. Bu kapsamda ele alınmış ve master planı tamamlanmış Dikili-Bergama-Kınık Sulama ve Taşkın Koruma Projesinin ivedilikle tanımlanmasında, potansiyel değerlendirilmesi açısından yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kesin projesi tamamlanmış Kapıkale Barajı, sulama potansiyeline büyük katkıda bulunacaktır. Halihazırdaki Kestel Barajından beslenen Bergama sulaması, işletmecilik açısından problemsiz olarak devam etmektedir. Bakırçay Havzasının önemli tarımsal alanlarını barındıran Kınık Ovası Sulama Projesi sağ ve sol sahil olarak ikiye ayrılmaktadır. Sol sahil sulamasında pompaj dahil 8.789 hektar alan sulanacaktır. Bu kapsamda Çaltıkoru Barajında 41,6 hm3, Yortanlı Barajında ise 67,3 hm3 su toplanacaktır. Çaltıkoru Barajı, Paşaköy’ün kuzeydoğusundadır ve 1999 yılı iş bitimi olarak belirlenmişse de süre uzatımı ile iş bitimi Ekim 2003 yılı verilmektedir. Benzer şekilde, Yortanlı Barajında 1994 yılında başlanan faaliyetler, dört yıl sonra bitecekken süre uzatımı ile işin bitim tarihi Ekim 2003’e ertelenmiştir. Bergama Yukarıkırıklar Göleti ve Sulaması, ön inceleme safhasında bulunan bir sulama projesidir. İnşasına karar verilip tamamlanmasıyla 370 hektar brüt, 323 hektar net alan sulanacak olup Bakırçay havzasının tarımsal potansiyelinin artışına katkıda bulunacaktır. Kınık içme ve kullanma suyu için Kırıkgeçit deresi üzerine Kapıkaya Barajı planlanmıştır. Tüm ön çalışmaları yapılmış baraj, Kınık’a 492 m3/s su sağlayacaktır. Turizm potansiyeli açısından Bergama’nın rolü tartışılmaz bir durumdadır. Ancak transit bir hat üzerinde bulunması, şehrin ve bu strateji alanının yeterli rantı sağlayamadığını göstermektedir. Bergama’da turizm işletme ve yatırım belgeli 4 otelde 470 yatak ve toplamda 1000 yatak kapasitesi bulunmaktadır. Buna rağmen dış turizmin bu alanı konaklama amaçlı kullanmaması, potansiyelin büyük ölçüde atıl kalmasına sebep olmaktadır. Bunun dışında Dikili ve çevresi, deniz ve kum potansiyelini geçmiş dönemlerde yanlış değerlendirmiş ve ikincil konutlar bu alanların kullanım bütünlüğünü bozmuştur. Yörenin özgün turizm güçlerinden bir diğeri Kozak Yaylası olarak görülmektedir. Tarihi değerlerin ve denizin geri plana bıraktığı bu potansiyelin de değerlendirilmeye alınması gerekmektedir.

34

Dikili’nin deniz yolu ile dışa açılan kapı hüviyeti sergilemesi, dış turizm potansiyeline sahip olduğunu da göstermektedir. Ancak bu iskele bir transit geçiş veya aktarma merkezi olarak kullanılmamalıdır. Dikili İskelesinin şehir içinde olmasının yarattığı sorunun yanı sıra özellikle maden ihracatına yönelik kapasiteye sahip olması, ticari sektörü destekleyen bir husus olarak görülmektedir. Yörenin diğer bir gelir kaynağı olan madencilik, gerek iç, gerek dış piyasadan büyük girdi sağlamaktadır. Bununla beraber doğa tahribatına sebep olması, bu potansiyelin dikkatli kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle Kozak taşı ihracata yönelik bir potansiyel durumundadır. Bakırçay havzasının ticari merkezi hüviyetindeki Bergama, bulunduğu strateji alt yörenin hizmet birimlerini barındırmakla büyük bir potansiyele sahip bulunmaktadır. Ancak Çandarlı Limanının yapılması ile yörenin kazanacağı büyük potansiyel içinde, bu hizmet fonksiyonunun aynı güçte devam edemeyeceği görülmektedir. Limana yakınlığı bulunan Çandarlı yerleşmesinin 15.000’e yaklaşan konut potansiyeli ve Yenişakran, Zeytindağ yerleşmeleri, liman yapımı ve işletmesinden yararlanacaktırlar. Çandarlı Limanının bir potansiyel olarak ivme kazanması ile birlikte, Bergama Organize Sanayi Bölgesi gelişebilecek ve Kınık Organize Sanayi Bölgesi ile limana destek veren alanlar olacaktır. Çandarlı Limanı, Alsancak Limanını desteklemek ve halihazırda Alsancak Limanına giremeyen transit yük taşımacılığı yapan gemilere hizmet vermek amacıyla düşünülmüştür. 2.500 hektarlık stoklama alanı ile Akdeniz’in en büyük limanı, dünyanın önemli limanlarından biri olabilecek kapasitededir. Ulusal ve küresel ölçekli yük ihtiyacını karşılayabilecek nitelikte bir limandır.

[ C ] Gediz Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Aliağa-Foça-Menemen strateji alt yöresinin temel potansiyelleri sanayi, turizm, tarım ve hizmet sektörlerini kapsamaktadır. Sanayi ve turizm gibi mekansal olarak birbiri ile çelişen iki sektörün bu alanda yer alması bir karmaşa gibi görünse de, mekansal bütünlük içinde coğrafi bir ayrıma sahip olmaları bu iki fonksiyonun temelde birlikte çalışmasına hem kanıt hem de imkan oluşturmaktadır. Tarım sektörü, Aliağa ilçesinde sanayi ile yarışamamış ve bu güç karşısında potansiyellerini kaybetme eğilimi içine girmiştir. Aliağa yöresinde sulu tarım yapılamaması ve sadece halk sulamasıyla tarım yapılması, verimin düşmesine neden olmaktadır. Aliağa’nın batısında bulunan Foça yöresine yönlenildiği zaman, tarım alanları oranının toplamda % 20 olduğu görülmektedir. Bu durum genelde yörenin tarımsal potansiyeli düşük topraklardan oluştuğunun bir kanıtıdır. Buna karşın Menemen yöresinde bu potansiyel % 35’tir. Özellikle ihracatta ciddi bir potansiyel teşkil eden çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde Menemen önemli bir merkezdir. Bu strateji alt yörenin tarım potansiyeli en yüksek alanı Menemen, diğer deyimiyle Gediz Havzası olarak görülmektedir. Bu alanın Manisa bağlantılı olması, yörenin

35

gelişmişliği ve Gediz nehri tarafından sulanması büyük bir potansiyeldir. 1989’da işletmeye açılan Emiralem Pompaj Sulaması ve bundan önce işletmeye açılmış olan Menemen–Maltepe, Türkeli, Bağarası, Menemen Pompaj Sulamaları yöre tarımının yeterli potansiyele eriştiğini göstermektedir. Bu tarımsal potansiyelin kaybedilmemesi için, sulu tarım alanlarının imar faaliyetlerine açılmaması gerekmektedir. Bu sulamaların en büyük problemi Gediz kirliliğidir. Kemalpaşa ve Manisa Organize Sanayi Bölgeleri ile Manisa şehri ve ilçeleri kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. Şehirleşmenin tehdit ettiği Menemen sulama potansiyelinin korunması, sulama alanının batısında yer alan büyük bir doğal ve turizm potansiyeli olan Kuş Cennetini de koruma altına almaktadır. Tarım potansiyeli yüksek Menemen’in birinci tüketim merkezi olan İzmir’e, kara ve demiryolu bağlantısının olması tarımsal ürünlerin pazarlanması açısından büyük bir artıdır. Menemen etkisindeki Emiralem’in çilek yetiştiriciliği gibi ihtisaslaşmış konulara yönelmesi desteklenmelidir. Gediz Havzası’nın % 53.2’sinde sulu tarım yapılmasına bağlı olarak yer yer yılda üç kez ürün alınabilmesi, havza potansiyelinin koruma altına alınmasını gerektirmektedir. Kesin proje safhasındaki Menemen Değirmendere Barajı içme ve kullanma suyu amacıyla yapımı kararlaştırılmış bir tesistir. 31,4 km2 yağış alanına sahiptir ve dolusavak proje debisi ise 234 m3/s’dir. Planlama aşamasında etüdü yapılmış, gözlem çalışmaları devam eden Aşağı Gediz Göktepe Projesi ve Barajı, Menemen Ovasının sulanmasına katkı sağlayacak bir yatırımdır. Dolusavak proje debisi 294 m3/s’dir. Tarıma karşı gelişen sanayiinin, bu strateji alt yörede en düşük olduğu yöre Foça ve Yeni Foça bölgesidir. Turizm ve tarım potansiyelli bu alanda, sanayiinin yer bulamaması doğal görünmektedir. Buna karşın, Foça yöresini seçmeyen sanayiinin, Aliağa’dan ziyade Menemen’de kurulduğu dikkat çekmektedir. Zira, Aliağa sanayisinde ulusal ölçekte yatırımların geliştirildiği görülmektedir. Menemen sanayisi İzmir’le birleşmiştir. Yörede bir serbest bölge bulunması potansiyel bir alanın varlığını göstermekte ise de, serbest bölge kurallarına göre çalışması, alanın Menemen için bir potansiyel olmadığını belirlemektedir. Oysa, söz konusu bölgenin 1997 yılına kadar Deri Organize Bölgesi olarak çalıştığı yıllarda Menemen için bir potansiyel olduğu kabul edilmekteydi. Bunun yanında, Menemen’de kurulacak Plastik Organize Sanayi Bölgesi, hem İzmir ilinde plastik vb. ürün imalatçılarını toplayacağı hem de özelde Menemen'de istihdam ve ekonomi faaliyeti doğuracağı için olumlu bir aktivite olarak görülmektedir. Ancak konumunun şehre yakın seçilmiş olması, çevreye yönelik koruma kararlarının alınmasında dikkatli davranılmasını gerekli kılmaktadır. Bu tesisin orta dönemde yapılması, kısa vadede altyapı faaliyetine başlanması ile potansiyelini doğru kullanması açısından yararlıdır. Ayrıca Menemen’in ülkesel açıdan tanınmasını sağlayan çömlekçilik, büyük bir potansiyel olarak durmaktadır. Çömlekçilik potansiyelinin sanayileşme eğilimi göstermesi yararlı bir girişimdir. Ancak çömlekçiliğin organize olamaması ve münferit atölyelerin ihracata yönelmesi bu faaliyetin sürekliliğini engellemektedir.

36

Bu söz konusu strateji alt alanının kuzeyinde yer alan Aliağa sanayi alanlarının su ihtiyacı, kesin proje aşamasında bulunan Kunduz Barajının yapılmasıyla büyük ölçüde çözülecektir. Güzelhisar Barajı’nın yapımını, PETKİM finanse ettiği için baraj suyu 14.207 metre uzunluğundaki ishale hattı ile gelerek, sadece adı geçen kuruluşun arıtma tesislerinde kullanılmaktadır. Aliağa’nın 1970’li yıllardan itibaren sanayiye dayalı bir karaktere erişmesi büyük istihdam potansiyeli yaratmıştır. Bugün 40 kadar büyük sanayi tesisi, başta haddehaneler olmak üzere bu yörededir. Petro-Kimya ve Akocaklı Demir-Çelik İşletmelerinin yaygınlığı ve buna bağlı olarak diğer sanayilerin burada gelişmesi ithalat ve ihracat sorunlarını ortaya çıkarmıştır. Sonuçta, İzmir Limanının kapasitesinin yeterli olamayacağı ve de ulaşım maliyetlerini arttıracağından ötürü, özel iskelelerin yapımına yönelinilmiştir. Nemrut Limanının sekiz özel iskelesine yılda 3000’e yakın gemi gelmesi, iskelelerin büyük bir potansiyele sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Özel firmaların bölgede yeni liman yapımı için girişimleri, mevcut potansiyeli arttırmaktadır. Her bir iskelenin özel statüsünün olması ve farklı fiziksel özellikler taşıması, bu alanların zaman içinde birleşerek Nemrut Limanı altında tek bir yönetime girmesini mümkün kılamamaktadır. İskelelerin art bölgesi de olası bir liman için yeterli büyüklüğe sahip değildir. Aliağa’nın sanayi potansiyeli giderek yörede üç sanayi bölgesi kurulmasını ortaya çıkarmıştır. Aliağa I, Aliağa II ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgeleri yüksek sanayi potansiyelinin etkisi ile kararlaştırılmıştır. Ancak 1997 krizinden sonra sanayiinin aldığı yara, bu yıldan sonra etüdü yapılan Aliağa II ve Kimya Organize Sanayi Bölgesinin uzun ve orta vadede gerçekleşmesini gerekli kılmaktadır. Aliağa I potansiyel değerlendirmesinin strateji planı dönemi içinde ele alınması önemlidir. Yörenin bu denli yoğunlaşması, enerji ihtiyacı da doğurmaktadır. Bu amaçla ülkemize getirilmiş bulunan doğalgazın BOTAŞ tarafından yapılan çalışmalar sonucunda İzmir yöresine gelmesi, yörenin enerji sorunu bir ölçüde çözmüştür. Ülkemizde ve özellikle Ege Bölgesinde artan doğalgaz talebini karşılamak ve ülkemizde doğalgaz kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla BOTAŞ tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda, doğalgaz geç de olsa İzmir yöresine bu yönden de gelebilmiştir. Bu bağlamda 1987 yılında hizmete giren Rusya Federasyonu-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı’nın taşıma kapasitesi arttırılmış, tevsii gerçekleştirilmiş ve 2000 yılında devreye alınmıştır. Bundan sonradır ki, 1996 yılında işletmeye alınan BursaÇan Doğalgaz Boru Hattı’nın devamı olan Çan-Çanakkale Doğalgaz Boru Hattı inşaatı gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda, İzmir’e doğalgazı ulaştıracak projelerden ilki olarak Karacabey-İzmir Doğalgaz Boru Hattı Projesi kapsamında, Manisa üzerinden İzmir’e gelecek olan hattan Aliağa’ya bir kol uzanmıştır. Kredi anlaşmasını takiben BOTAŞ’ın imalatı geciktirmesi, kredi sorunlarının ortaya çıkması ve doğalgaz kombine çevrim santrallerinin imalatlarının da yapımcı firma belirlenmesindeki sorunlarından ötürü Aliağa’ya ulaşacak gazın hizmete sunulması geç randıman verebilmiştir. Ancak, Aliağa’ya erişmiş olan sistem, olası organize sanayi bölgelerinin taleplerini ve verimliliklerini artıracaktır. Aliağa’daki doğalgaz

37

çevrim santralinin 2001 Ocak ayında atılmış temeli ve LNG terminali halihazırda verimliliğe erişememiştir. Aliağa’da doğalgaz kullanımı için 4-6 milyar m3 kapasiteli ikinci bir terminal projesi yürütülmektedir. Bu kapsamda kurulmuş olan Ege Doğalgaz A.Ş. konut ısıtmasında da doğalgazı kullandırabilecektir. Ancak Aliğa’nın jeotermal enerji kaynağı da bulunduğu göz önüne alınırsa ve buna rüzgar terminalleri eklenirse yörenin potansiyel enerji kaynakları açısından çeşitliliği ve ekonomik seçenek olasılıklarının yüksek olduğu görülmektedir. Planlanmış bulunan Aliağa Organize Sanayi Bölgeleri için bu potansiyellerin değerlendirilmesi, gelişme trendlerinde olumlu rol oynayacaktır. Gediz strateji alt yöresinin deltasını oluşturan Seyrek ve Maltepe yerleşmeleri ile belirginleşen alanın yüksek tarım potansiyeli yanında turizm potansiyelinin de bulunduğu görülmektedir. Özellikle tarım potansiyelinin olmadığı ve tuzluluk oranı artan kıyı kesimlere yaklaşıldıkça, kıyı turizmi ve safari tarzı bir turizmin yer alması olasılığı söz konusudur. Bu alanların kuş cenneti ile birleşmesi kullanım artırıcı bir husus olarak belirginleşmektedir. Bu alanda yer alan Leukai Antik şehri de turizm cazibesini arttırmaktadır. Delta bölgesinin İzmir 1 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından doğal sit alanı ilan edilmesi olumlu bir girişim olmanın yanında tarım potansiyelini kısıtlaması açısından endişelere sebep olmaktadır. Olağan ulaşım sistemlerine ek Menemen-Seyrek-Foça karayolu bağlantısının tamamlanma aşamasında olması Foça-Menemen-İzmir ulaşımında kilometre ve zaman tasarrufu sağlayacaktır. Ayrıca bu hat Foça’yı Menemen’e daha bağlı kılacaktır.

[ D ] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Tarım açısından önemli gelişme göstermesinin yanında sanayi alanında da gelişmiş olan bu strateji alt yöre değerlendirildiğinde, tarım arazilerinin payı % 37 kadardır. Tarım arazilerinin büyük bir kısmı (% 44’ü) bağlık olup, tarım potansiyeli açısından özellikle kiraz konusunda belirli bir tanınmışlığı vardır. Bağlık arazilerinin payının fazla olmasıyla ilçe, çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde önemli bir varlık göstermektedir. Meyve üretiminin gelişmiş bulunduğu bu alt yöre tarımsal gelirinin % 40’ını meyve üretiminden sağlamaktadır. Kiraz ihracatı ambalajlama ve taşıma sistemlerinin gelişmesinde büyük bir potansiyel yaratmış olup belirgin organizasyonların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Tarım olduğu kadar hayvancılık potansiyeli de gelişmiş ve gayri safi tarımsal gelirin tarım bazında yaklaşık % 84’ünün meyve ve hayvancılıktan sağlandığı belirlenmiştir. Dolayısıyla Kemalpaşa’nın sanayi alanındaki gelişmesi değerlendirilirken tarım potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

38

1970’li yıllara gelindiğinde düzensiz bir gelişme gösteren sanayi daha ziyade Kemalpaşa ve Ulucak yörelerinde yer almaya başlamış ve tarım alanları aleyhine hızlı bir gelişme göstermiştir. Bunu önlemek için 1985 yılında girişimlerde bulunularak bu sanayilerin organize bir bölgeye dönüştürülmesi sağlanmıştır. 1990-1991 yıllarında gerçekleşen çalışmalar, Kemalpaşa ve Ulucak belediye sınırlarında, İzmir-Turgutlu-Ankara karayolunun sağ ve solunda olmak üzere 410 hektarlık bir alan üzerine kurulmuştur. Bugün İzmir il hudutları içinde % 56’lık doluluk oranıyla en büyük sanayi potansiyeline sahip alanların başında gelmektedir. Daha ziyade kimya ve plastik sanayiinin tercih edildiği alan, Kemalpaşa’nın taban suyu yüksekliğinin bir potansiyel olması nedeniyle hızlı bir gelişim içine girmiştir. Ancak kontrolsüz kullanım, taban suyunun aşağılara çekilmesine neden olmuştur. Bu olumsuzluk karşısında planlama aşamasına gelinmiş Yiğitler Barajı, sulama ve sanayi suyu sağlama açısından olumlu bir potansiyel göstermektedir. Barajın arazi çalışmaları tamamlanmış, gözlem çalışmaları devam etmektedir. Tamamlandığı zaman 4.000 hektarlık bir alan sulaması yanında sanayi suyu da sağlayacak olması söz konusu strateji alt yörenin tarımsal ve sanayi potansiyelinin gelişmesinde artı değerler sağlayacaktır. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi her ne kadar 410 hektarlık bir alana sahipse de, bu alan dışında çok sayıda münferit sanayi kullanımı bulunmaktadır. Bunların birleştirilmesi hususundaki çalışmalar düzensiz sanayii önleyecektir. Doğalgaz konusunda, Aliağa’ya Manisa üzerinden branşman verilirken, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine de bir hat verilmesi ile yörenin enerji sorunu çözülebilecektir. Yörenin turizm açısından kayda değer potansiyeli olmamakla beraber Nif Dağı’nın Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Milli Park ilan edilmesi, hem alanın korunması hem de yayla turizmine imkan tanıması açısından olumlu değerlendirilmektedir. Bunun dışında tek tek rekreatif alanların bulunması lokal potansiyellerin birbirinden bağımsız ele alınmasıyla sonuçlanmaktadır. Tarım aktivitelerine yönelik, pek çok ilçe ve beldede çeşitli festivaller düzenlendiği gibi burada da Kiraz Festivali düzenlenmekte olup bunların ilçenin tanıtılması yanında lokal aktiviteler olarak olumlu etkisi vardır. Söz konusu strateji alt yörenin İzmir’e yakın olması ve Ankara karayolu tarafından geçilmesi, Torbalı üzerinden Aydın–Denizli bağlantılarının sağlanması ve İzmir üzerinden İstanbul bağlantısına sahip olması, sanayi ve tarım ürünlerinin gerekli hammadde sağlamasını ve pazarlamasını kolaylaştırmaktadır. Bu husus sanayi alanlarının buraya yönelmesini daha da teşvik edici bir rol sergilemektedir. İzmir’in diğer yörelerine oranla, yeraltı suyu potansiyeline sahip olunması, bunun yanında ucuz işgücü ve kolay ulaşım imkanlarının bulunması yörenin ekonomik potansiyelini artırırken, çevresel açıdan büyük kayıplara sebep olmuştur. Zira, arıtma tesislerinin organize olamaması ve firma bazında kalması arıtılmış suyun tam olarak geri kullanılamamasına sebep olmaktadır. Günümüzde sadece yaklaşık 5.000 m3 kadar su geri kullanılmaktadır.

39

Kemalpaşa’nın doğusunda yer alan Kızılca Beldesinde, turizm yatırımlarına yönelik sunduğu doğal kaynakların kısmen konut alanları tarafından kullanıldığı görülmektedir. Bu doğal kaynağın turizm açısından organize bir şekilde değerlendirilmesi mevcut bir kaynağın kontrollü gelişmesine imkan tanıyacaktır. Bu denli sanayileşmiş bir yörenin Halilbeyli Kırı mevkiinde bir çöp alanı kurulmasına yönelik çalışmalar, organizasyon açısından gelecek vaat eden bir çalışmadır. Ayrıca Kemalpaşa yöresinin depolama konusunda da İzmir’e destek veren alanları bulunmaktadır.

[ E1 ] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Söz konusu strateji alt yörenin güneyinde kalan ve İzmir strateji planlamasında dış kabuk olarak kabul edilen Selçuk ve merkeze daha yakın olarak Torbalı ve Menderes bulunmaktadır. Selçuk dışındaki iki yörenin gelişmesi tarımsal potansiyele dayalı olmuş, bunlar arasında Torbalı, Menderes’e nazaran göreceli olarak sanayileşme faaliyetinde daha öne geçmiştir. Selçuk ise bu bağlamda kısıtlı tarım topraklarına sahip olması ve Efes, Meryem Ana, Kuşadası gibi dış turizme de yönelik fonksiyonlarla tarımsal potansiyelini geliştirmeye yönelmemiş buna karşın hizmet sektöründe ön plana geçmiştir. Tarımsal potansiyeli en gelişmiş Menderes’te polikültür yaygındır ve Torbalı gibi verimliliği yüksek toprakların yanında tarım ürünlerini pazarlama açısından da şanslı ulaşım sistemlerine sahiptirler. Her ikisinin de demiryolu, karayolu ve havayoluyla yakın bağlantılarının olması gelişmelerinde büyük avantajlar sağlamıştır. Menderes’te, arazi yapısı Torbalı’ya nazaran daha engebeli olmasına karşın, seracılığın gelişimi daha yaygındır. Torbalı toprak yapısının büyük bir kısmının birinci sınıf olması, verimliliği artırıcı bir öğedir. Bu nedenle topraklarının % 53’ü tarımsal olarak işletilmektedir. Tarım toprağının verimliliği bu alanlarda sulu tarım yapılması gibi bir zorunluluğu oluşturmadığı için alanların kuru tarıma elverişli olduğu ve sulu tarım benzeri, üst düzeyde verim alındığı görülmektedir. Bu potansiyelin verimli kullanılması yörenin tarımsal girdilerinde artış sağlayacaktır. Menderes ise tarımsal faaliyetindeki ihtisaslaşmasını arttırmış, pazara ve ihracata uygun bir mekanda yer alması nedeniyle özellikle çiçekçiliği geliştirmiştir. Sera tarımı olarak gelişim gösteren bu ekonomik sektör, 1997 krizinden büyük yara almanın yanı sıra büyük ölçüde Tahtalı Barajı Koruma Bantları içinde kalmasından ötürü büyük sekte görmüştür. 2000 yılına doğru azalma göstermiş ve üreticinin yatırımcılık hedefleri kısıtlandığı için yatırım yapmaktan kaçınmıştır. Bu tür bir potansiyeli Menderes tesis etmiş durumdayken fiziki koşullar nedeniyle kaybetmektedir. Menderes yöresinin Yeniköy yerleşmesini kapsayacak şekilde 2003 yılında kesin proje aşamasına gelmiş İzmir-Menderes-Yeniköy Göleti ve Sulaması, brüt olarak 228 hektar alanı sulayacaktır. Depolama hacminin 1,59 hm3 olması planlanmıştır.

40

Geçtiğimiz son 10 yıl içindeki gelişimler. Dolayısıyla. deniz ve kongre turizmi gibi diğer alanlarla birlikte ele alınmalıdır. inanç. Bu alanlarda büyük tarım işletmeleri görülmemekte. son yıllarda çevre köylerinde büyük yer bulmuş ve antepfıstığı üretimi büyük bir gelir kaynağı olarak ortaya çıkmıştır. ileriye yönelik turizm değerlerini kontrollü bir şekilde içermesi için olumlu bir yaklaşım olarak görülmektedir. her yıl yaklaşık iki milyon kişi yöreye gelmektedir. turizm potansiyelinin çok yönlü ele alınmasının bir sonucudur. Aynı tempoyla kirlenirse. Bunun yanında Efes Antik Şehrinin gece de ziyaret edilebilmesini sağlayan ışıklandırma projesinin bulunması. Pamucak bölgesi turizm yatırım alanının gelişmesine ivme vericiliği yanında kültür. Bunun yanına eklenecek inanç turizmi alandaki diğer bir turizm potansiyelidir. 41 . Ancak tarım ürünleri daha ziyade lokal tüketilmektedir. Tarımsal faaliyetler açısından en alt seviyede görülmesine karşın Selçuk’un da belli edilmeyen bir tarımsal potansiyeli bulunmaktadır. Meryem Ana ve St. Selçuk nüfusunun % 70’inin turizmle uğraşması ve getirisinin yüksek olması. Ulaşım açısından ve iletişim konularında gelişmiş standartlara sahip yörenin en önemli avantajlarından birisi Selçuk-Kuşadası arasında bulunan ve Özel İdare mülkiyetindeki stol tipi havaalanıdır. Turizm ağırlıklı hizmet sektörünün baskısı altında ezilen tarım potansiyeli daha ziyade Selçuk çevresindeki alanlarda gelişim göstermektedir. bunu tek başına ele almanın getirisinin düşük olacağı belirlenmektedir. Selçuk’un turizm potansiyeli tartışılmaz bir noktada olup. Ayrıca kültür turizmini yansıtan Efes ören yeri içindeki tiyatronun ve Celsus kütüphanesinin kültür turizmi ile kombine kullanılması. kıyı. Bir dinin mensuplarınca kutsal sayılan alanları ziyaret etmek. dinsel toplantı ve törenlere katılmak. tarımsal faaliyetlere geri kalan % 30’u bırakmıştır. ancak tarım sektörü potansiyel arz etmektedir. Elde edilen gelir. Bu ulaşım potansiyelinin. kirliliği artan bu suyun ilerleyen yıllarda sulamada kullanılması sakıncalı olacaktır. Jean yanında Yedi Uyuyanlar gibi bir başka mekanı da kapsamaktadır. Bu ağaç tarımının giderek yörenin etkin bir faaliyeti olma eğilimi vardır. Ancak inanç turizminin tüm sektör içindeki payının küçüklüğü dikkate alındığında. Sulama potansiyeli olarak da K. Kültür ve kıyı turizmi yörenin bilinen ve kendi ivmesi içinde gelişen turizm potansiyel alanlarıdır. dinsel görevleri yerine getirmek amacıyla yapılan inanç turizmi için yöre. izlemek. Menderes’ten çekilen su kullanılmaktadır. içinde bulunduğumuz yıl ürün alınmasıyla sonuçlanmıştır. İlerleyen yıllarda bu potansiyelin gereken şekilde kullanılması olasılığı üzerinde durulacaktır. Zeytin başta olmak üzere meyve alanları incir ile ön plana çıkmaktadır. ünlü mabetleri. inanç çekim merkezlerini görmek. sebze ve çiçek seralarına kayma eğilimi gösterdiği için bu potansiyelin olumlu değerlendirilmesi gerekmektedir. Selçuk–Pamucak arasında bulunan boş ve doğal sit ilan edilmiş alanların bugüne kadar korunmuş olması. av turizmlerinde kullanılma potansiyeli bulunmaktadır. turizm potansiyelini çekici kılan bir öğedir. gelişme.Torbalı’nın tarımsal alanlarında çitlembik ağaçlarına uygulanan antepfıstığı aşılaması.

Selçuk’tan kuzeye doğru çıkıldıkça bir yeşil kuşak aşılarak İzmir’in birincil derecede etkin olduğu Torbalı aksına girilmektedir. zeytin gibi endüstriyel tarım ürünlerini yetiştiren ve besin endüstrisi için sebze-meyve üretimi ile potansiyelini pekiştiren bu alanda aynı zamanda mermer ve linyit. Boncuk üretiminin iç ve dış turizm tarafından tanınarak Görece’yi bir odak yapması olumlu bir girişim olacaktır. ÇeşmeDilek yarımadası strateji alt yöresi içinde değerlendirilecek olup. daha ziyade Gümüldür yöresinde yetişen narenciye ürünlerini ambalajlama tesisleri Menderes’in ticaret ve sanayi potansiyelini oluşturan unsurlardır. Tekel yaprak tütün bakım atölyeleri. titanyum. civa. linyit ve perlit yörede işletilmekte ve istihdam olanakları sağlamaktadır. Şaşal Beldesinde içme suyu şişeleme işletmesi. Kısıkköy sınırları içindeki organize sanayi sitesi ile kısmen sağlanmıştır. Menderes’in ticaret ve sanayi alanında en önemli girdisi Etibank Perlit İşletmelerinden olmaktadır. son 10 yıllık dönemde hızlı bir gelişim göstermiş ve turizm sektörüne dahil olmuştur. İzmir Büyükşehrine yakınlığından ötürü her ölçekteki sanayiinin yerleşmesi için büyük bir potansiyel arz etmektedir. Turgutlu’yla yarışamasa da tuğla ve kiremit fabrikaları için potansiyel alanlardır. buradaki en önemli girişim. Bu alanın turizm potansiyeli sadece Metropolis Antik Şehri olarak görülmektedir. tütün. İstihdamı düşük olmasına karşın ihracat potansiyeli yüksektir. tuğla toprağı önemli endüstriyel hammadde kaynaklarıdır. demir. tavuk-hindi çiftlikleri. Güneyinde göreceli birleşme eğilimi gösterdiği Torbalı’yla aynı karayolu ve demiryolu üzerinde bulunmasının pozitif değerlerine sahip olunan bu strateji alt yörenin. Görece köyündeki boncuk üretimi ve evlerdeki iğne oyası ve makrome gibi el sanatlarıdır. Yerleşmenin yayla tarımına bağlı geleneksel ekonomik yapısı köyün tanınmasıyla farklı bir alana dönmüş. Ağaç ve metal işleri bu kapsamda düzenli bir gelişim göstermiş ve son yıllarda üretim tesisleri show-roomlar kuracak potansiyellere erişmişlerdir. ağırlıklı olarak kıyı turizmi potansiyellerine sahiptir. perlit. en küçük unsurun dahi göz ardı edilmemesi gerekmektedir. 20 yıllık geçmişine bakıldığında sanayii hızla bu alanlara çekmiştir. Daha kuzeyde kalan Menderes ise lokal bir potansiyele sahip olup. Benzer şekilde Selçuk’ta Şirince. şarap imalatı yanında evlerdeki el sanatı üretimi hızla gelişmiş ve pansiyonculuk turizmin bağlı bir sektörü olarak ortaya çıkmıştır. Toprak ve maden yatakları. bağlantılı pek çok diğer işlevi yaratacağından. Bunun dezorganizasyonunun önlenmesi. zımpara taşı. tütüne bağlı sigara fabrikaları ve yağhaneler 42 . Menderes. Mermer. Söz konusu strateji alt yörenin güney kıyılarını oluşturan ve fiziksel açıdan Seferihisar–Selçuk arasında yer alan Gümüldür-Özdere-Ahmetbeyli bandı. Pamuk. Bu hususlara bağlı olarak özellikle Torbalı’nın düşük eğimli ve ulaşım potansiyelli topraklara sahip olması sanayi faaliyetlerinde çekici bir öğe olmuştur. hammadde kaynakları açısından zengin verimliliğe sahip olması. Dolayısıyla bu potansiyelin tanıtılması. Tarım ürünlerinin sanayileşmesi sonucunda çırçır ve dokuma işletmeleri.

kadar yakın olması ve İzmir-Liman bağlantısına kolay erişilmesi. 43 . Bu nedenle 2003 yılına gelindiğinde. Sanayiinin yerleşmesi giderek diğer sınai işletmeler için yörenin çekiciliğini artırmıştır. Torbalı II Organize Sanayi Bölgesi ise Pancar beldesinde 380 hektara sahiptir ve benzer iş kollarını içermektedir. Bu hat kademeli olarak artacak doğalgaz arzını güney ve batı bölgelerimize taşıyacaktır. bu organize alanda üretim yapma imkanına sahiptirler. Ege Serbest Bölgesine ve havalimanına 30 km. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinde minimum parsel büyüklüğü olarak alınan 5. Bunun yanında İzmir’e kuzeyden gelecek ikinci bir doğalgaz boru hattı daha bulunmaktadır. ağaç ürünleri. İzmir’e erişmeden Torbalı Organize Sanayi Bölgelerine ve sanayi alanlarına hizmet vermesi yöre potansiyeli açısından önemli bir katkıdır. pek çok kuruluş yerinden sağladıkları tarımsal hammadde kaynaklarının potansiyel kaybetmemesi nedeniyle günümüze erişebilmişlerdir. İzmir’e 45 km çift yönlü demiryolu ile bağlanması. Hammadde avantajıyla beyaz eşya. gıda konusunda ihtisaslaşması düşünülmektedir. Yer seçimi onay safhasında olan Kabacakırı Torbalı I Organize Sanayi Bölgesinin ısıtma soğutma. 190 hektarlık kısmının Pancar Belediyesi imar planı sınırları içinde sanayi alanı olarak planlanmış olması ve alanda halihazırda sanayi yapılaşmaları olmasıdır. organize sanayi bölgelerinden farklı olarak daha küçük parseller barındırdığını ve 1. Torbalı’nın ihtiyacı olan sanayi alanları potansiyeline cevap verecektir. Buna karşın Kabacakırı mevkiinde ve Pancar beldesinde iki organize sanayi bölgesi kurma girişiminde bulunulmuştur. 1997 krizi Opel otomobil üretim merkezinin kapanmasına sebep olurken. Pancar’da yer alan organize sanayi bölgesinin tüm parselleri satılmış durumdadır. konfeksiyon. Pancar’daki organize sanayi bölgesinin daha erken faaliyete geçmesinin nedeni. 260 hektarlık bir alana sahip olması öngörülmüştür. Bu bölgenin geç kurulmuş olmasına karşın kısa dönemde faaliyete geçmesi.000 m2’ye kadar bu parsellerin indiğini gösterdiğinden.yöreyi potansiyel alan olarak seçmişlerdir. iş sahası açısından geniş bir yelpaze sunmaktadır.000 m2 değere erişemeyen yatırımcılar. Bölge içinden enerji nakil hatlarının geçmesi de avantaj olarak görülmektedir. otomotiv gibi sektörler bu alanda yer almışlardır. deri ve yan sanayi mamulleri. Ancak aynı yoğunlukta olmaması ve mevcut sanayilerin hem birbirinden kopuk hem de pek çoğunun büyük alanlara sahip olması mevcutların organize olmasını güçleştirmektedir. Torbalı’nın göstermiş olduğu büyük sanayi potansiyeli Kemalpaşa gibi düzensiz bir sistem ortaya çıkarmıştır. Torbalı-Menderes bağlamında Tekeli yöresinde yer alan ticaret ve imalat organize bölgesi. deri. İzmir-Aydın otobanın alternatif ulaşım imkanları sunması. Söz konusu bölgelerdeki yerleşmelerin konutların ve sanayi tesislerinin doğalgaz ihtiyacı da bu şekilde karşılanacaktır. Bir potansiyel olarak görülen alanın 1996 yılında kurulması kararlaştırılmış olup. Karabel üzerinden Kemalpaşa-Ankara bağlantısının olması burada organize sanayi bölgelerinin gelişmesinde olumlu öğelerdir.

Koruma alanları içinde pek çok tesisin çevre kanununun su kirliliği yönetmeliği uyarınca kapatılması gerekmektedir. Torbalı çevresindeki çok sayıdaki mermer yatağı potansiyeli bu bağlamda işletmeye açılmaktadır. Menderes Strateji Alt Yöresi tarım. söz konusu strateji alt yörenin tarımsal potansiyelini Menderes’ten güneye doğru yayacak ve bu yöredeki alanların tarımsal potansiyeli artacaktır. tarım topraklarını işgal eden bir durum ortaya çıkarmaktadır. yöre çalışanlarının konut ihtiyaçlarını İzmir şehir bütünü içinden değil. Genel anlamda K. Ancak Tekeli ve Pancar Organize Sanayi Bölgeleri. Tahtalı Barajının kısıtlamaları yukarıda belirtilen farklı tarımsal yatırımlarla giderilmekte. büyük bir iş gücü potansiyeli arz eden yörenin mevsimlik işgücü ihtiyacını daha yaygın bir sürece kaydıracaktır. dere yataklarının ıslahı yapılıp ağaçlandırma çalışmaları yer almaktadır. orta ve uzun mesafede koruma alanları bulunmaktadır. Barajdan yılda 128 milyon m3 su. 32. Torbalı’nın. sürek avlarıyla dış turizme de açılan avlakları yaratması. sosyal tipte olan konutlar.000 civarında konut potansiyeli sunulmaktadır. Karabağlar. 2001 yılından itibaren ise İzmir şehrine su veren barajın kısa. Büyük bölümü 100 m2’nin altında. Ancak ivedi bir şekilde inşa edilen konutlar. İzmir şehrinin kısıtlılığını gidermek için Tahtalı Barajının yapılmasıyla farklı bir boyut kazanmıştır.6 km’lik ishale hattı ile şehre iletilmektedir. tarım yanında sanayileşmesi. sanayi ve hizmet sektörlerinde yoğun bir hareketlilik ve potansiyele sahiptir. Bunun yanında konut kalitesinde de düşüklük göze çarpmaktadır. av turizmi açısından gereklidir. Bu husus. dış turizm kaynaklarına da yönelinmesini sağlayacaktır. Mermer yataklarının doğal dokuyu en az bozacak tarzda işletilmesi gerekliliği yörenin doğal yapısı dikkate alındığında. Havzada. yöreden sağlama imkanını vermektedir. Yoğun işgücü talebiyle karşılaşan yörenin konut açısından yetersiz kalmasına karşın son 10 yılda özellikle Torbalı-Menderes arasında büyük bir konut arzı görülmüştür. sahip olduğu sanayi sitesinin gücünü ve kullanılabilirliğini artıracaktır. Bu bağlamda Atatürk Küçük Sanayi Sitesinde kurulmuş bulunan Mermercilik Yüksek Okulu yöredeki mermer üretiminin ve mermer yataklarının bilimsel işletilmesinin sebebi olmaktadır.Yörenin su potansiyelleri açısından verimli olması. Havzanın entegre kanalizasyon master projesinin başlatılması ve şu ana kadar bitirilme aşamasına gelinmesi koruma bantlarının getirdiği kısıtlamalara karşıt olumlu 44 . Toplamda yerleşim alanları dışında 5. bu işgücü açığını kapatacak potansiyelleri sunma gücüne sahiptirler. tarım faaliyetlerinde de görülen kısıtlamaların giderilmesi için su kültürü (hidroponik) seracılığının geliştirilmesi. 1997 tarihinde Göksu ve Sarıkız kaynaklarını kullanarak Gaziemir. Selçuk dışında fazla bir turizm potansiyeli olmayan yörenin bu konuda ihtisaslaşması. Limontepe ve çevresine. maliyeti yüksek olmakla birlikte kısıtlamalara karşı bir alternatif olarak planlanmaktadır. Bu durum ve maliyetli tarımsal planlama. Bu işletmelerde çalışan 5000 civarında kişinin işsiz kalması ve üretime sekte vurulması su potansiyelinin maliyeti olarak görülmektedir.

Bayındır ise tarımsal açıdan ilk iki yerleşmeye nazaran düşük potansiyel arz etmektedir. Ancak. Bunun yanında orman ve fundalık alan potansiyeli % 36’dır. birbirini dengeleyici sektörleri paylaşmış durumdadırlar. Bunun da % 54’ü tarla potansiyeline sahiptir. bu pazarın İzmir’den dahi alıcı bulma potansiyelinde olduğunu göstermektedir. Bu nedenle gruplama ve potansiyeller genelde birbirine bağlı. Bayındır ve Ödemiş ile bu konuda büyük çekişme gözlenmektedir. Çevre yerleşmeler gibi burada da yabani çitlembik olarak bilinen menengecin aşılanmasıyla elde edilen antepfıstığı ekonomik getirisi yüksek bir ürün olarak meyve kültürü içinde önemli bir yer tutmaktadır. Bunun birincisi Bayındır-Tire-Ödemiş’tir. Havzadaki potansiyel kaybı. Kızılcahavlu ve Gökçen yerleşmelerine kadar uzanan sorunsuz taban topraklarından oluşmaktadır. Torbalı’nın sanayileşme potansiyeline burada Tire alternatif olma eğilimindedir. Sonuçta alt yörenin üç ana yerleşmesi. özelde ise ayrı değerlendirilmektedir. [ E2 ] K. ekonomik güç bu kaynaktan sağlanmaktadır. Gerek çevre köylerin güçlülüğü ve gerekse alt yöre hakimiyeti. K. Topraklarının toplam % 35’i tarımsal niteliklidir. Bayındır-Tire-Ödemiş üçgeni diğer strateji alt yöredeki Menderes-Torbalı ikilisiyle benzer özellikler göstermektedirler. Menderes’in alüvyal toprakları üzerinde tarım potansiyeline sahiptir. Yörenin meyve üretim potansiyelinin başında gelen zeytin ve yaş incir yanında kestanenin de önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Menderes Kelerdeki Roma Kaplıcalarının potansiyel alan olarak değerlendirilmesiyle de önem kazanacaktır. Toplam tarım alanlarının % 47’si ise sulanmaktadır. İlerleyen yıllarda Selçuk-Kuşadası ikilisi. Selçuk’un turizm gelişmesi otel ve pansiyonculuk potansiyelini gündeme getirmiştir. Yörede K. İkincisi ise Beydağ-Kiraz ikilisi olup Selçuk gibi İzmir strateji alanında dış kabukta kalmaktadır. % 40’tan fazlasının orman ve fundalık olması. Bu nedenle gelişme potansiyeli dengeli ancak kontrol açısından zayıf bir durum arz etmektedir.yaklaşımlardır.Menderes havzasının ikinci strateji alt yöresi olarak ele alınan bölge kendi içinde iki grupta değerlendirilmektedir. Bu bağlamdaki girişimler olumlu geliştikçe İzmir’in kongre turizminden pay alması güçleşecektir. kongre turizmi potansiyeline yörenin açık olduğunu göstermektedir. Menderes kenarındaki tarımsal potansiyeli yüksek bir yerleşme olan Tire’nin ağırlıklı sektörü tarım olup. İlçe topraklarının % 44’ü tarımsal amaçla kullanılabilen niteliktedir.000 ton/yıl ile yörenin özgün ürünüdür. Tarım toprakları Tire kadar verimli olmasa da Ödemiş. Beydağ ve Kiraz bu mücadele içine girecek altyapıya sahip olmadıkları için kenarda kalmaktadırlar. Tarla ürünleri arasında yılda 2 kez ekilen patates 300. Sulamanın önem kazanmasıyla tarla tarımı sebze üretimine kaymaktadır. Tire tarımsal arazileri. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri K. Tire ve Ödemiş’e nazaran burada orman ürünlerinin başta kızılçam ve karaçam olmak üzere önem 45 . Yetişen tarım ürünlerinin çeşitliliği özellikle yörede Cuma günleri kurulan pazarda sunulmaktadır.

46 . Salihli ve Birgi üzerinden. Tarım alanlarının göreceli kısıtlılığı Bayındır yöresinde sera üretimini geliştirmiştir. Bunun yanında Alankıyı ve Ovacık bölgeleri av turizmine potansiyel alanlar olarak dikkate değer bir doğaya sahiptir. Ödemiş ve Bayındır’da gerçekleşmesi planlanan organize sanayi bölgeleri.000 kişilik bir istihdam potansiyeli ortaya çıkacaktır. Ege Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulunun yön vermesiyle artan sera tarımı. Bu otellerin biri 20. Yukarıda bahsi edilen Ergenli kaplıcaları turizm potansiyeline sahiptir. tarım yanında hayvancılıkta da ivme kazandığı görülmektedir. Ancak tarıma dayalı ekonomik potansiyelden sanayi potansiyeline geçilmesi altyapı ve üstyapı açısından ekonomik yeterliliğe erişememiş bu iki yerleşme için erken görülmektedir. Elmabağı ve Gölcük yaylaları alüvyal vadi tabanlı olup Gölcük Gölü çevresindeki yayla evleri ve biri göl kenarında diğeri Bozdağ üzerinde yer alan iki otel. sera ısıtmacılığında ve Ergenli kaplıcalarının işletilmesinde bir potansiyel olarak kullanılmaktadır. Torbalı yöresi gibi. Bayındır Ergenli kaynaklarından 2lt/sn kapasiteyle elde edilen jeotermal enerji düşük verimlilikle sera çiçekçiliğinde. Bu iki yerleşmeden Bayındır’da organize sanayi bölgesi kurulmadan önce hizmet sektörüne potansiyel olarak yaklaşılmalıdır. diğeri ise 54 yataklıdır. Şu ana kadar % 4 doluluk oranına sahip olması kuruluş yılından bu yana altyapı tesislerinin gerçekleştirilmesi sırasında ekonomik krizle karşılaşmasından ve istimlak sorunlarından kaynaklanmaktadır. 400 hektarlık bir arazi bu amaçla organize sanayi bölgesi kurulması için kamulaştırma kapsamına alınmıştır. Tire ve çevresinin ekonomik yapısına etki edecek bir organizasyon olarak görülmektedir. iki farklı yönden erişilen bir alandır. Yörenin en büyük turizm merkezi olarak görülen Bozdağ’da turizm dışında memba suyu şişeleme potansiyeli varlığı önem kazanmaktadır.kazandığını göstermektedir. Bu konuda büyük bir potansiyele sahiptir. Alanın tamamlanmasıyla 24. Bu kesimdeki Bozdağ.200 işyerine sahip küçük sanayi sitesi tam doluluğu bulmamıştır. turizmin odak noktalarıdır. Ödemiş’te ise 1. Ancak kendine yeterli bir durum arz ettiği için stratejik potansiyel olarak ağırlıklı görülmemektedir. bir potansiyel arz etmekle beraber. süs bitkiciliğine yönelmiştir. Halihazırda Bayındır tam anlamıyla gelişmiş bir küçük sanayi sitesine bile kavuşamamış. Ödemiş’te ise beldelerin merkez yerleşmeye 5 ila 30 km yakınlıkta olması yöreyi bir bütün olarak değerlendirme imkanı sunmaktadır. Bu strateji alt yörenin. iki yerleşmenin de sanayi ve ticarete kapalı kapılarını aralama imkanını verecektir. 1993 yılında kurulan 410 hektarlık ve 240 sanayi parsellik bölge. Bozdağ’ın kış sporları dışında Gölcük yaylası ve sahip olduğu krater gölü. tarım ürünlerinin sanayiye yönelme potansiyeli etkisini ilk aşamada Tire de göstermiş olup.

47 . Her iki barajın da planlama aşamasında olması nedeniyle halihazırda gözlem çalışmaları devam etmektedir. Ergenli Barajının dolusavak proje debisi 200. Tüm olarak Bozdağ sahip olduğu potansiyeller açısından dört mevsim turizme hizmet edecek potansiyele sahiptir. Buna karşın Ödemiş daha aktif bir yaklaşım içindedir. K. Ayrıca Tire el sanatları açısından keçe ve urgan üretiminde eski geleneklere sahiptir. Proje debisi 321 m3/s’dir. Bu kapsam içinde Bayındır’da da beylikler ve Osmanlı döneminden kalan cami. Planlama safhasına gelmiş ve 5. tarihi konumu itibariyle hep ön planda kalmış özellikle Osmanlı Beylikleri döneminden pek çok kalıcı esere sahip olmuştur. Menderes Ödemiş ve Bademli baraj projelerinden Ödemiş Barajı aynı zamanda içme suyu da sağlayacak olup Rahmanlar Çayı üzerine planlanmıştır.. sanayileşme çabası içinde nüfus dengesinde farklılıklarla karşılaşabilecektir. Bu kapsamda Tire sayısız cami ve türbeye sahiptir. Oysa Bozdağ’da üstten gelen tüm kayak pistleri açılmış ve işletiliyor olsa idi. dağın kontrol edilme imkanı ortaya çıkacaktı.879 hektar alan borulu şebeke tipiyle sulanacaktır. Menderes Havzası Sulama ve İçme Suyu Projesi. gerek Çakırağa Konağı ve gerekse şehirsel dokusuyla sahip olduğu potansiyele İmam Birgivi türbesiyle farklı bir katkı yapmaktadır. Aynı şekilde Bayındır Burgaz Barajı Falaka Çayı üzerinde kurulacaktır. Sosyal tesisler olarak bugün Bozdağ Kayak Merkezi’nde her biri 4-5 yataklı 22 bungalow bulunmaktadır. Bozdağ ve diğer turizm potansiyelleri. Bademli Barajı ise Pirinççi Çayı üzerine kurulacaktır ve sulama amaçlıdır. kontrollü yapay çığlarla sorun olmaktan çıkabilecekti. Ancak bu alanlar iç turizme hizmet vermenin yanında bölgesel ölçektedirler. İnanç turizmi açısından yöre.1997 yılında işletmeye açılıp 3 sezon faal olan Bozdağ Kayak Merkezi 2000-2001 yılı kayak sezonu başlarındaysa mevcut çığ problemi gereğinden fazla abartıldığı için kapatılmıştır. Yine Tire’nin Toptepe ve Kaplan mevkileri. Hisarlık Köyü yakınlarındaki Balım Sultan. Uladı Barajının ise 312 m3/s’dir. medrese ve Kelleci Dede Türbesi çekim potansiyellerine sahiptir. Halihazırda mastır planı tamamlanmış projenin. Buna Beledi Dokumacılığı da eklenmektedir. Bu nedenle makro açıdan kısa ve orta dönemde büyük bir ekonomik getiri beklenmemelidir. çok sayıda köyü ile hizmet sektörünün gelişmesine sebep olmaktadır. Bayındır’ın geç gelişmesi göç almamasına olumlu katkı yapmaktadır. Toplamda 7. restoranları ve piknik yerleriyle çekici potansiyellere sahiptirler. bölgenin tarımsal potansiyeline olumlu katkıları olacağı kaçınılmazdır. Proje debisi 460 m3/s’dir. Günümüzde giderek azalan bu potansiyelin şehir için büyük bir çekim gücü olduğu görülmektedir. Aynı şekilde Tire.790 hektarlık alanı sulaması hedeflenmektedir. Ergenli Barajı ve Uladı tesislerinden sağlanacak olup. Bunun yanında Birgi. İşletmeci firma ile mal sahibinin düştüğü anlaşmazlıktan kaynaklanan bu olay İzmir’in strateji açısından farklı bir turizm potansiyelini devreden çıkarmıştır. K. Bu sayede kar birikimlerinden kaynaklanan saçaklanmalar. ziyaret mekanı olarak iç turizme hizmet etmektedir.

Bunların dışında yörede kesin proje aşamasına gelmiş iki baraj ve sulama projesi bulunmaktadır. hedef sulama alanı 18. incir arkasından ikinci planda gelmektedir. Tire Organize Sanayi Bölgesinde uygun potansiyel bulmaları. termal. endüstriyel tarım ürünlerine yönelinmesini teşvik eden unsurların başında gelen sanayi kuruluşlarının. Kesin proje aşamasındaki tesis 1. Beydağ’ın aksine Kiraz’da iki konaklama tesisi bulunmaktadır. bu alanların ilgili konudaki hizmet sektörü gelişimini artırmayacaktır.538 hektar alanı sulamayı hedeflemektedir. yonca ekiminde ön plana geçmiştir. gelişememelerinin de sebebidir. K. Beydağ gibi göç alma ve verme düzeylerinde genelde sıfır rakamına sahiptir. 4’ü ise zincir ve çivi fabrikasından oluşmaktadır.200 hektardır. Sanayi sektörünün genelde İzmir yönetiminde olması. Halihazırda ihale edilmemiş projenin işe başlama tarihi 2005 yılı olarak planlanmakta ve 2007 iş bitiş tarihi olarak verilmektedir. Beydağ’ın tarımsal ürün çeşitliliği geleneksel yapıdan çıkamamış olmasına karşın. potansiyel bir üretim olup işleme alanı Tire olarak görülmektedir. Menderes Strateji Alt Yöresinin kendi halinde tarımsal potansiyele göre ekonomik yapısını belirlemiş iki yerleşmesi Beydağ ve Kiraz’dır. kış ve inanç turizmlerinin hizmet sektöründe büyük potansiyel olduğu kabul edilmelidir. Bu iki meyve. konserve yapım faaliyetinin artmasına neden olmaktadır. Beydağ’da 7 adet üretim tesisinin 3’ü mevsimlik çalışan zeytinyağı. Tüm strateji alt yörede olduğu gibi hayvancılığa bağlı yün ve yapağı. Hayvancılık sektörü için de arıcılık. Söz konusu strateji alt yörede. Menderes ovasının düşük seviyeye inmiş taban suyunun yükselmesine sebep olacaktır. Bu arada yöre için yeni gelişme eğilimi gösteren kestane üretimi. Kiraz. Beydağ’ın. Bozdağ ve Gölcük’e yakın olması Kiraz’a oranla potansiyelini artırmaktadır. Toplam 50 yataklı bu tesislerin turizm potansiyeline yönelik olmadığı belirlenmektedir. Çeşitli nedenlerle uzayan veya ihale edilemeyen bu iki projenin ivedilikle sonuçlandırılması K. Sözünü ettiğimiz gibi İzmir strateji alanının dışında kalmış olmaları. orta vadeyi geçecek şekilde görülen projenin. Aynı şekilde meyve ve sebze tarımındaki gelişmeler yörede. Ödemiş Aktaş Barajı ve Sulaması hedef olarak yine Ödemiş ovasının bir bölümünü almakta olup su kaynağı olarak Aktaş Deresini kullanmaktadır. Menderes’i su kaynağı olarak kullanacaktır. Bu konuda belirtildiği üzere yayla. alternatif bir kaynak olarak gelişme potansiyeli göstermektedir. Bunlardan Beydağ projesi. Aynı konu Kiraz için de geçerli olup. yöre pamuğunun geliştirilmesine sebep olmuş ve uzun lifli renklendirilmiş pamuk üretiminin yörede yaygınlaştırılmasını sağlamıştır. Yörenin en büyük sanayi 48 . satış fiyatlarının göreceli yüksekliği nedeniyle antepfıstığı gibi yörenin potansiyel ürünleri olarak görülmektedir. Kapalı sistemlere sahip bu iki yerleşmeden Beydağ Barajının tamamlanması sonucunda tarımsal potansiyel bir ivme kazanabilecektir. Ödemiş ovasını sulayacak ve K. süre uzatımı ile iş bitimi 2005 yılı olarak verilmiştir. Tamamlanma yılı. Buna karşın Beydağ’da göreceli bir yayla ve av turizmi potansiyeli kendini hissettirmektedir. Bu kapsamda en uygun mekansal potansiyele sahip yerin Tire olduğu görülmektedir. Hatta Beydağ’ın kırsal kesimi nüfus azalmasına sahne olmaktadır. av. Kiraz’ın tarımsal değerleri Beydağ ile büyük bir paralellik taşımaktadır. 1994 yılında işe başlanmış.

Buna bağlı olarak Mordoğan’da bir balıkçı barınağı tamamlanmak üzeredir. Ayrıca. Yenicepınar. Buna karşın Kiraz’da atermit üretimi ilçenin dışa açılan tek sanayi ürünü olmaktadır. 3. Bu kapsamda çevrede başka barınaklar olmadığı için küçük barınakların kullanımı. Yaylaköy. Değirmentepe ve Kargılıktepeleri mevkilerinde bulunmaktadır. Aşağıovacık. bu sayede kısmen rahatlayacaktır. Bu denli kısıtlı tarım alanındaki potansiyel ürünler zeytin ve enginar olarak görülmektedir. Ayrıca bu barınağın geniş kapasitesi tesisin yat limanı olarak kullanılmasını da sağlamaktadır. Değirmendağı. aynı tarzda tarıma bağımlı kapalı bir ekonomik sisteme sahiptir. bu nedenle Kiraz’a yerleştiği ve Kiraz’ın bunu bir potansiyel olarak kabul ettiği söylenebilir. ilçenin kıyıda yer alması balıkçılığı bir ekonomik faaliyet kolu olarak ortaya koymuştur. Beydağ’ın tarım dışı en önemli potansiyeli civa ve antimonun işletmeleridir. Ancak kısıtlı ve kontrollü ekimi yapılan tütün. Toplam tarım alanı ilçe arazilerinin % 9’unu oluşturmakta olup. Kiraz’da etüt aşamasındaki organize sanayi bölgesinin bir potansiyel arz etme durumu söz konusu olsa bile. Geçmiş yılların ekonomik potansiyelini ve yörenin dışa açılımını sağlayan yaş üzüm ve nergis türü çiçekçilik zamanla yerini tütün tarlalarına terk etmiştir. özelde İzmir’in ve genelde Ege Bölgesi ve ülkenin tarımsal ürün depolarından biri olarak önemli bir potansiyele sahiptir. beldeleri olan Küçükbahçe ve Mordoğan nüfusundan daha düşüktür.705 hektardır. Arazinin eğimli olması ve Ege denizine açılan bir uç noktada bulunması yanında üç tarafının denizle kuşatılması rüzgar konusunda bu yöreyi çevresine oranla ön plana çıkarmaktadır. Bu alanlarda rüzgardan elde edilmek üzere toplam 360 MW/s’lik enerji potansiyeli belirlenmiştir. Bu girişimlerden Karaburun yöresinde Kocadağ. Bunun sonucu keçi kılı bir potansiyel ürün olarak kabul edilmektedir. [ F1 ] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri Beydağ ve Kiraz ikilisi gibi İzmir strateji alanının dışında kalan Karaburun. Yellicebelendağı.tesisi tek konuda ihtisaslaşmıştır. Yörenin sanayi potansiyeli bu kapsamda daha ziyade çevre koşullarıyla tam örtüşmeyen durumdadır. Asbestli çimentodan üretilen bu ürünün gelişmiş sanayi alanları içinde kabul görmediği. Bu nedenle rüzgar çiftliklerinin büyük bir potansiyel olduğu belirlenmiş ve bu kapsamda pek çok firma girişimde bulunmuştur. Bozköy. Düzlendağı. Bitiktepe. Arazinin engebeli olması tarım alanlarının azlığına sebep olmaktadır. 49 . Karaburun’un hayvancılık potansiyeli daha ziyade kır keçisi üzerinde yoğunlaşmıştır. Mordoğan. yörenin sosyo-ekonomik gelişimi orta vadede dahi bunu destekleyecek altyapıya sahip değildir. Sanayileşmesi de ağırlıklı olarak bunu destekler mahiyette endüstriyel tarım ürünlerine yönelmektedir. yöre ürünleri arasında buğdaygillerden sonra gelmektedir. Genel anlamda tarımsal potansiyelin ağır bastığı bu strateji yöresi. Bunun dışındaki ürünler genelde kapalı sistem içinde tüketilir durumdadır. İlçe merkez nüfusu.

Söz konusu su projelerinin gerçekleşmesi yörede çekilen su sorununu giderecek ve potansiyel tarım alanlarının sulanmasına katkıda bulunacaktır. Çobandağı mevkilerinde rüzgar potansiyeli mevcuttur. Dinlence üstü. Badembükü (50 m). Bu nedenle Mordoğan Eğlenhoca köyünde içme suyu amaçlı bir gölet tesisine 1997 yılında başlanmış. Kayalık ve taşlık plajlar ise Kaynarpınar (700 m). Güzelyertepe. Yarımadanın Karaburun kısmının su sorunu ile karşılaşmış olması DSİ tarafından bu alanda baraj yapılması kararının alınmasına sebep olmuştur. 2000 yılında bitmesi planlanmasına karşın ödenek yetersizliğinden bitirilememiştir.000 m). Karadağ. Gerence (1. kumsal ve kayalık taşlık olarak iki gruba ayrılmaktadır. Çatalazmak (1. Kışlatepe. Ovacık. Çobantepe. yerleşme kendi potansiyelinden kendisi yararlanabilecektir.000 m)’dir. Dümbelekdağı.000 m). Bunlardan kumsal nitelikli plaja sahip olanlar Balıkova (300 m). Dikenlik (1. Bununla beraber su potansiyelinin yeterli olmaması Ildır kaynaklarından da su getirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmamıştır. Mordoğan (600 m). Kocadağ.000 m). Karaburun-Bozköy Göleti ise kesin proje aşamasında. Bu plajların içinden Yeniliman ve Dikenlik 1 km’yi aşan kumsallarıyla dikkat çekmektedir. 50 . Kokar Limanı üstü. Böğürtlentepe. Germiyan. Yarımadanın uç kısmının kıyı turizmi açısından sahip olduğu kıyı potansiyeli. Bu enerjinin doğrudan Çeşme’de kullanılmadan Urla üstünden enterkonnekte sisteme verilmemesi durumunda. Bunlar arasında kumsal nitelikli plaja sahip olanlar. Kıran Dağı. Büyük Kum (800 m). Yarımadanın Çeşme tarafıysa deniz ve plaj gibi doğal ve turistik bütün olanaklara sahiptir. Çiflik Köyü rüzgar çiftlikleri kurmak için talep altındaki yörelerdir. Boyabağ (150 m).000 m). Ardıç (800 m). Ortalama olarak tribün başına elde edilen enerji miktarına göre toplamda 800.Rüzgar enerjisi konusunda Çeşme-Alaçatı da önemli bir merkezdir ve halihazırda elektrik üretimi yapan 12 adet rüzgar tribünü bulunmaktadır. ARES adıyla kurulmuş olan Alaçatı Rüzgar Enerji Sistemine 4 tribün daha eklenme isteği bulunmaktadır. Hırsıztepe.200 m). Bunlara ek olarak yörenin rüzgar potansiyeline göre Ovacık. Yağcılar Dağı. Beşgöl Tepe. Bedir (300 m). Kaklıktepe. Çeşme Karadağ. Halihazırda diğer bir özel kuruluş tarafından da üç adet tribün işletilmektedir. Koranka Dağı. Reisdere Köyü. Alaçatı (2000 m). Temmuz 2000 tarihi itibariyle 125-140 lt/s debi su verilen Alaçatı (Kutlu Aktaş) Barajının tamamlanması. Çeşme’de bu sayılan alanların yanı sıra Zeytineliköyü. Beyazıt (2. Kızılkaya.000 kw/saat elektrik enerjisi elde edilmektedir. 136 m3/s debilidir ve Uzundere su kaynağı olarak kullanılacaktır. İstanbuldağı. Karaburun-Karareis Barajı projesi ise 325 m3/s debili ön inceleme aşamasında içme suyu amaçlı bir potansiyel su kaynağı olup Camiboğazı deresini su kaynağı olarak kullanacaktır. Yeniliman (1. Çeşme’nin su gereksinimini mevcut durum itibariyle karşılar duruma gelmesi bakımından yöredeki diğer bir potansiyeldir. Ilıca Mevkii. Kavurlıkoz (400 m) ve Bodrum (800 m)’dur. Buralardaki toplam potansiyel kullanılarak 200 MW/s elektrik üretimi yapılmasına yönelik girişimler bulunmaktadır. Dalyan (1.

Tenis açısındansa aynı imkanlara henüz sahip değildir.000 konut hedefi mali portrenin yüksek olması ve karşılanamaması nedeniyle atıl bir durumdadır. Konut ısıtması ve sıcak su kullanımı konusunda Çeşme jeotermal kaynakları büyük bir kapasiteye sahiptir. Ildır ve Gerence kumsalları 1-2 km arasında değişen genişlikleriyle dikkat çekici bir potansiyel arz etmektedirler. Büyük Liman (100 m). Projelendirilmesine karşın 5. Kuyu çıkışında ise aynı sıcaklık 42 lt/sn olarak elde edilmektedir. yerleşmede konaklama sorununu bir ölçüde halletmektedir. Paşalimanı (800 m).000 m). Çeşme’nin en büyük ve popüler turizm merkezlerinden biri olan Ilıca. sindirim sistemi hastalıkları ve metabolizma bozuklukları üzerinde etkili olmaktadır. bölgede 600 yat kapasiteli bir yat limanı projesine de yer vermesi Çeşme-Alaçatı için başka bir potansiyel duruma işaret etmektedir. bir tedavi aracı olarak Çeşme’yi kış turizmi için de potansiyel bir merkez durumuna getirmiştir. Birçok otelin ve pansiyonun kaplıca suyu bağlantısı vardır. özellikle Ilıca plajının turistler tarafından seçilmesinin en önemli sebebi 100 metrelik deniz kıyısının sığ olmasıdır. Güvercinlik (250 m). Halkapınar (800 m).000 m2 üzerine kurulması planlanan ve Küçük Venedik adı verilen projenin 50. Gerek ulusal ve gerek uluslararası yarışmacıların katıldığı müsabakalara ev sahipliği yapmasının yanında tüm yaz sezonunda yoğun bir kullanıma sahiptir.000 m2 inşaat sahası olacaktır. Şifne ve Ilıca kaplıcaları. Ilıca (2. Buradaki jeotermal kaynak 56o sıcaklıkta doğal çıkışa ve 10 lt/sn debiye sahiptir.Boyalık (1. konaklama ihtiyacı ve isteği duyan insanları ana yerleşme ve çevresinde konut üretimine davet etmiştir. nitelikli konaklama tesisleriyle ve termal alanlarıyla potansiyel sıralamasında ilk sırada yer alır. çeşitli cilt hastalıkları. termal ve tuzlu su olanaklarıyla bütünleyen ve Çeşme’yi bir turizm potansiyeli haline getiren doğal kaynaklardır. Bunun yanında yerleşmenin popülaritesi. 2 km’ye yakın en fazla 30 m derinlikte ve 50 m genişlikteki beyaz kumlu plajıyla.000 m). İnşaatının adalar üzerinde olması ve küçük oteller ve de sosyal tesislere. romatizma ve siyatik gibi hastalıkların tedavisine iyi gelmektedir. Beyazıt. Ayrıca Ilıcalar mevkiindeki kaplıcalar genel olarak romatizma hastalıkları. Bunun yanında Şifne ve Çeşme ılıcalarındaki çamur banyoları cildi gençleştirici özelliğe sahiptir ve selüloit.000 m)’dir. Çiftlik (3. Boyalık. Ayrıca Alaçatı Yalıköy mevkiinde 170.000 m). Punta (200 m) ve Gerence (1. Çeşme plajlarının. Alaçatı Koyu kıyı potansiyeli yanında Türkiye’nin sayılı sörf merkezleri arasında ön planda bulunmaktadır. Sepetcik (500 m) ve Alibostan (600 m)’dır. Sheraton gibi turistik tesislerde kullanılmaya başlanan kaplıca suyu. Altınyunus.000 m). Şifne (300 m). Germiyanyalısı (700 m). Küçücek (300 m). Ildır (1. 51 . ilçenin deniz olanaklarını. Kayalık ve taşlık plajlar ise Mersin (500 m). İlçenin turistik potansiyelinin yüksek olması nedeniyle bazı konutların pansiyon olarak kullanıma açılması. kadın hastalıkları. Bu plajlardan Alaçatı. Dalyan.

Ancona limanları arasında yapılan feribot seferleri yoğunluğu ve bunlara katılan Çeşme–Girit–Birindisi seferleri ile ilçeye giriş çıkış yapan turist sayısı potansiyelinde ulaşım olanakları arttırıldığından bir fazlalık olabilecektir. üç yıldızlı 7. Bu dönemlerde Çeşme’ye gelen turistlerin bir kısmı deniz yolunu kullanmaktadır. Birindisi. Ayrıca Çeşme-Sakız ulaşım imkanlarının arttırılması.367 889 200 501 8.163 5. 8-3. Çeşme’nin tarihi potansiyelini oluşturmaktadır. Bunlar arasında dört yıldızlı 4. Restore edilen Kervansaray ile bu ikili. Çeşme Otellerinin Oda Sayısı ve Yatak kapasitesi ÇEŞME Oda Tatil Köyü 4 Yıldız 3 Yıldız 2 Yıldız 1 Yıldız Özel Diğer TOPLAM Kaynak: İzmir İl Turizm Müdürlüğü İlçe. İzmir-Çeşme otoyolunun yapılması yerli ve yabancı turistlerin Çeşme’nin yerleşme dokusuna erişmesini kolaylaştırdığı için olumlu bir potansiyel olarak görülmektedir. Aşağıdaki tabloda stratejik planlama alanının turizm açısından önde gelen yöresi olan Çeşme ve çevresinin konaklama tesislerinin dökümü verilmektedir.388 13.000’in üzerine ulaşmaktadır. Çeşme’nin yaz aylarındaki dinamik nüfusu bazı günler 100.030 1. 800 kişiye erişen kapasiteleriyle Çeşme’nin önde gelen merkezleridir.832 Yatak 1. Bu tür potansiyel ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi Çeşme’nin lehine olacaktır.733 yatak belirlenmiştir. Sheraton Oteli değişik statülerdeki 259 odasıyla yerleşmenin en yeni otelidir. Çeşme ile İtalya’nın Bari. iki yıldızlı 10 otel bulunmaktadır. Ancak.Kongre turizmi açısından Altınyunus 9 salonu. 650 kişilik ve Sheraton Oteli 5 toplantı salonu. Bunun dışında Çeşme’de 13.358 1. Çeşme Kalesi ve Ildır’dan (Eritre) çıkan arkeolojik eserlerin sergilendiği bir müze görünümü ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir.733 52 . her iki yerleşme için de pozitif değerler taşımaktadır. Ayrıca tek yıldızlı ve yıldızsız çok sayıda otel ve pansiyon da bulunmaktadır. bunun yarattığı birikimleri yörenin kapasite olarak kaldıramaması ileriye 515 646 678 437 101 292 3.

Bunların dışında yine ulaşımla ilgili olarak Alaçatı’da bulunan stol tipi havaalanı da önemli bir potansiyel unsurudur. ekonomik yapıdaki sorunların genelde ortadan kalması ile daha rantabl kullanılma imkanına kavuşacaktır. Konteynır depolama sahasının darlığı ve gelişim imkanının bulunmaması ileriye yönelik sorunlar taşımaktadır.1 milyon dolarlık kaynak temin edebilecek olması.000 hektardır. kanalizasyon ve katı atık çalışmalarını yürütmek için 1997 yılında ÇAV1 adında bir birlik kurulmuş ve “Çeşme-Alaçatı Su Temini ve Kanalizasyon Projesi” için Dünya Bankasından 13. Çeşme’nin özel sektörce işletilen 100 tekne kapasiteli Çeşme– Altınyunus yat limanı yanında. fundalık ve çayır mera gibi azımsanmayacak derecede doğal bitki örtüsü potansiyeli bulunmaktadır. potansiyel artış sağlamakla birlikte. Alt yapısı bitirilmiş ancak işletmeye açılamayan 400 kapasiteli Çeşme Yat Limanı mevcut potansiyellere eklendiğinde Çeşme’nin yat konaklama sorunu orta vadede çözüm bulmuş olacaktır. Çeşme-Alaçatı içme suyu. 53 . Ancak proje halinde olan yat limanlarının gerek tesis ve gerekse kapasitelerinin zaman içinde mali imkanlara bağlı olarak değişim göstermesi ileriye yönelik projeksiyonlar yapılmasında ve potansiyel hesabında zorluklar yatmaktadır. kamusal işletmeye sahip 400 yat kapasiteli Çeşme–Dalyanköy yat yanaşma limanı bulunmaktadır. Alaçatı yat yanaşma yeri ise 600 yat kapasitesine sahiptir ve Yalıköy projesiyle birlikte yürütülmektedir. Tarım alanlarının bu denli az kullanılmasının sebebi. Bölgede yapımı süren veya ödenek bekleyen Merkez. Bölgede kuru tarım alanlarının yanında orman. ranta dayalı konut yapımının ve turizm amaçlı tesislerin doğal tarım alanlarını tehdit edici boyutlara ulaşmasıdır. İl Özel İdaresi tarafından işletilen bu alanın teknik sorunlarının halledilmesi. Çeşme’de.yönelik sorunlar yaratacaktır.700 hektarlık bir alana tekabül etmektedir. Ayrıca Şifne Yat Limanı kapasitesinin 1000 olduğundan hareketle ileride yerleşmenin yat potansiyeli için Ülkenin ve de Ege’nin ana merkezi olma durumuna gelmesi sağlanacaktır. Ulaşım ve ticari gelişim alanında yörenin en önemli merkezi olan Ro-Ro limanı yapılış yıllarındaki potansiyeli son dönemlerde göstermemekle birlikte yine de yöre için büyük bir potansiyeldir. Tarım topraklarının verimliliğinin ve potansiyelinin karşısında önemli bir engel olarak tarım üretimi yapmayan ve topraklarını ellerinden çıkaran arazi sahipleri bulunmaktadır. güneydeki diğer yörelere inen ziyaretçiler için de rahat ve kolay ulaşım olanağı sağlamaktadır. bu da 2. bölgenin doğal özelliklerini koruması için büyük bir fırsattır. Buna ek olarak. tarım alanları toplamı 26. İzmir’e geldikten sonra Çeşme’ye ulaşmak için kullanılan Adnan Menderes Havalimanına erişimi de kolaylaştıran büyük bir potansiyel olan otoyol. Bu alanın % 10’luk bir kısmı sulu ve kuru tarım için kullanılmakta. Dalyan. Karaada ve Şifne yat limanları projelerinin tamamlanması turizm için önemli bir kaynak teşkil etmektedirler.

kıyılarda bir balık potansiyeli olduğunun göstergesidir. Potansiyel olarak bu sera alanlarının % 70’i sebze. yedek parça. Bunlar daha ziyade 2. Bunun dışında yörenin 54 . 10. anason ve enginar ihracat potansiyeline sahip ürünlerdir.622 tonluk sebze üretimi ile Çeşme’nin. Toplamda 30’u bulan öneri balık çiftliğinin faaliyete geçmesi her ne kadar ekonomik potansiyel açısından olumlu görülse de. bölgede tarımla uğraşan köylülerin geçim kaynağı olmaktadır. % 4’ü ise çiçek üretimi için faaliyet ve geliştirilebilecek bir fırsat durumundadır. Tarım alanlarındaki ürünün. Denizden elde edilen balığın yanında kültür balığı üretiminin çeşitlendirilmek istenmesi bu alanda da bir istek ve potansiyel olduğunun göstergesidir. bu denli yoğunluk kıyı turizmi için olumlu görülmemektedir. 7 işletme yer kiralama aşamasındadır. Mordoğan’da 220 yataklı bir otel kurulmuş ve Karaburun’da 410 yataklı 3 otel turizm belgeli olarak çalışmaya başlamıştır. bu tür yaklaşımlarda. Daha ziyade orta gelir seviyesi tarafından ikincil konut alanı olarak görülen yöre özelliklerini de yitirmeye başlamıştır. Şehir merkezine uzakta marangozhane.3 hektar sera alanı bulunmaktadır. hektarın ürüne oranıyla görülmektedir. yörenin fırsatları değerlendirmede olumlu bir çizgiyi yakalamış olduğunu ve bu dinamizmin heyecanını duyduğunu göstermektedir. sebze üretimi yapan İzmir’in diğer ilçeleri arasında ilk sıralarda olduğu. Kavun.8 hektarı plastik olmak üzere toplam 13.5 hektarı cam. Ulaşım imkanlarının kısıtlı olması Karaburun ve çevresinin uzun süre bakir kalmasına sebep olmuştur. Çeşme’de özellikle yörenin potansiyel süs bitkisi olarak kabul edilen nergis üretimi örgütleme projesinin başarıya ulaşmış olması. 890 hektarlık alanda 7. bunların dışında 10 işletme proje. Çeşme’de 2. Bölgenin kliması ve coğrafi yapısı seracılığa uygun şartlar sunmaktadır. Son 5 yıldır. Ancak son 20 yıl içinde turizm potansiyeli ile tanışan yöre sunduğu doğal ve kültürel zenginliği kaybetmeye başlamıştır. İlçede sanayi sektörünün gelişmemiş olması turizm sektöründen elde edilen kazancın sanayi dalına yatırılmamasına ve sıcak bakılmamasına neden olmuştur. Kiralama işlemini tamamlayan işletme sayısı ise 13’tür. kış aylarında ise tarımsal geliri yüksek enginar ve anason. Ayrıca bu tür tesislerin çevre kirletmesi konusu da aynı bağlamda değerlendirilmelidir. İlçede bir diğer önemli kaynak olan iklim koşulları avantajını kullanan sakız ağacı. Çeşme’de 13 adet balık çiftliği faaliyetini sürdürmekte. sakız üretimi için önemli bir potansiyel olup aynı zamanda farklı yetiştirilme yöntemlerine bağlı olarak 25 metre boyuna veya enine gelişim göstermesi yanında. Çeşme özelinde iki üç hafta önce yetişmesi ve pazara çıkması bu alanın iklim özelliklerinin sebze yetiştiriciliği için bir potansiyel teşkil ettiğinin kanıtıdır. konutlarla birlikte yaz turizmi potansiyelini sunmaktadırlar. elektrikçi. Çevresindeki yerleşmelere göre şehir nüfusu fazla olan Çeşme’de balıkçılıkla uğraşan nüfus ve işletme arzı.Çeşme-Alaçatı yöresinde yaz aylarında kavun üretimi artarken. kökleriyle erozyon önleyici özelliğe de sahip bulunmaktadır. oto tamircileri ve benzeri ihtiyaçları karşılayacak küçük kapasiteli sanayi sitesi bulunmaktadır.

70 kadar küçük balıkçı teknesi her yıl 55 ton balık avlamakta. tarım alanı içinde 5. 2000 yılı genel nüfus sayımı verilerindeki genel değerler.450 hektar olup. enginar ve mısır gelmektedir. Bu ürünler arasında birinci sırada yer alan enginar tüm yarımadanın en yaygın tarımsal ürünü olarak belirlenmektedir ve kar marjının yüksek olması nedeniyle. kar marjının düşük tutulmasıyla. İlçenin toplam tarım alanı 9. bunun dışında yörede nüfus aktivitesi bulunmamaktadır. Karaburun’un şehir dışındaki ikincil konut potansiyelinin yüksekliğinin göreceli bir göstergesi olarak kabul edilmelidir. dış turizm açısından büyük bir potansiyel olarak bulunmaktaydı. Nüfusun % 80’i tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Maden işletmesinde perlit ve seramik atıl kapasite olarak buralarda mevcuttur. İlçede hayvancılık adına. ağırlıklı olarak ikincil konut sakinlerini de kapsadığı için. yetiştirilen köylerde ayrılan alan arttırılmış ve enginar yetiştirilmesi bakımından gelecek yıllara yönelik bir potansiyel oluşturulmuştur. Bunun dışında yörede gelişmişlik potansiyeli bulunmamakta ve strateji alanının dış kabuğunda kalmaktadır. Özellikle Eğlenhoca köyü ve sırtlarında yapılan sürek avları. Yörenin son yıllarda kaybettiği bir diğer potansiyel Karaburun dağlarındaki civa yataklarının kullanılmamasıdır. Daha ziyade yaban domuzu avı olarak görülen bu sürek avlarının dünya literatüründeki yeri için Karaburun cazip bir konum olmaktadır.turizm açısından çekiciliği Foça ile karşılıklı barındırdığı foklar (ayı balığı) olmaktadır. Sanayi potansiyelinin yer almadığı ve gelişme stratejisi de bulmadığı alanlarda ticari hayat yaz aylarında ivme kazanmakta. Bunların dışında halkın yetiştirdiği tarım ürünlerinin başında mandalina. İlçede yetiştirilen sebzelerin konserve fabrikaları tarafından talep altında olması sebzelerin sağlıklı ve kaliteli olduğunun göstergesidir. [ F2 ] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri Çeşme–Dilek Yarımadaları Arası Strateji Alt Yöresinde bulunan diğer bir yerleşme grubunun ilk alanı olan Seferihisar yerleşmesinin birinci derecede geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. potansiyel oluşturmaktadır. 55 . Son 5 yıl içinde yeniden işletmeye açılan mermer ocakları bu potansiyele ivme verecek durumdadır. keçi ve tavuk üretiminin. Özellikle zeytin potansiyeli İzmir’in birçok ilçesinden daha fazladır. bu rakamın yerli tüketim ve İzmir’e yollananlar dışında kalan miktarının yine konserve fabrikalarının talepleriyle karşılaşması. 15-20 yıl öncesine kadar yörede aktif olan av turizminin dinamizmi durmuştur. Bir diğer potansiyel ise süt ve başta sığır olmak üzere koyun. kurulan işletmelerde standardize edilmesidir. Yörenin bu denli tarım ürünlerine yatkın florası ve tarımla uğraşan nüfusunun olması bu alanda tarım ve kredi kooperatifçiliğinin gelişmesinin avantajı olacaktır. Bu alanların civa oranlarının yüksekliği açısından potansiyeli hala mevcuttur.825 hektar ile zeytinlikler ilk sıradadır.

Küçük bir yerleşim için bu sayı oldukça yüksektir. % 65’i tamamlanan yat limanı ve Sığacık balıkçı barınağı. Bu büyük potansiyel MTA tarafından yıllar önce incelenip araştırılmış olmasına rağmen günümüze değin gerekli kullanıma kavuşamamıştır. Akkum (200 m) ve Azmak (300 m)’dır. Seferihisar-Karakoç-Doğanbey Tuzlası. Rum mezarlıkları ve Karagöl. Bunları izleyen Şirabuk ise 1 kilometrelik kumsalıyla küçümsenmeyecek bir doğal yapıya sahiptir. sonucunu 2000 yıllarından sonra vermiş ve bu alanda projelendirme çalışmalarına başlanmıştır. Aynı zamanda yörede antik dönemden bugüne gelen kaplıca kalıntılarının bulunması göreceli de olsa burada bir sağlık turizmi varlığını ispat etmektedir. Seferihisar’ın Akkum doğal plajları ve rüzgar sörfü yapılabilir dalga yapısı ile dünyanın önemli merkezleri içinde ilklerde yer alması bölgeye turist çeken diğer bir potansiyeldir. Bölme (200 m). Akarca (4. Söz konusu plajlar arasında 5 km’lik Doğanbey ve 4 km’lik Akarca geniş kumsallarıyla dikkat çekici bir potansiyel sergilemektedirler. Doğanbey (5.000 m). şehrin içindeki birçok cami ve çeşmeleri. inşaatı tamamlandığında potansiyel olma olanağını yükseltecektir. Bunların başında Sığacık Kalesi. Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma mescitler ve hamamlar. Kavaklıdere. turizm açısından dikkat çekici birçok alanı daha vardır. 56 . İzmir yakın çevresinin 90 0C – 153 0C ısıya sahip ve kuyu çıkışı 175 lt/s’ye erişen Balçova’dan sonra en geniş kaynaklara sahiptir.000 m). Çamcağız (150 m). Killik (150 m). her ne kadar yaklaşık % 5’lik bir kısmı açıkta olsa da.Tarım verimliliği kadar turizmde de yer sahibi olmaya çalışan Seferihisar’ın. Seferihisar’ın kıyı turizmi açısından kumsal nitelikli plajlara sahip olan yerleri. Ancak tesislerin pek çoğunun düşük potansiyelli olduğu da belirlenmektedir. Cumali ve de Karakoç kaplıcaları gelmektedir. 1985 yılında Karakoç Kaplıcalarının. İzmir’in Adnan Menderes Havaalanına 40 km ve rahat ulaşımlı olması. Bakanlar Kurulu kararı ile Özel Turizm Alanı ilan edilmiş olması. başka bir potansiyel olup. Seferihisar jeotermali. Tatil köyleri.000 m).000’e ulaşmaktadır. Teos (150 m). Seferihisar’ın en önemli ören yeri Teos olup. Yörede jeotermal kaynak olarak özelde bölgenin ve genelde ülkenin önemli kaplıca ve eko-turizm potansiyelin bulunmaktadır. Şirabuk (1.000 yatak kapasitesi göz önüne alındığında 5. yat ile seyahat eden turistler açısından oldukça elverişli olup. oteller ve pansiyonların toplam yatak kapasitesi 3.000 m) kayalık ve taşlık plaj olarak yüksek kıyı kullanım potansiyeline sahip bir kıyı şerididir. temiz ve şifalı su yönünden içme kürleri dışında kaplıca termalizmine uygunluk yanında şehir ısıtması ve sera işletmelerinde kullanılma açısından ihmal edilemeyecek oranda büyük bir enerji stoku durumundadır. Bu sayı Dokuz Eylül Üniversitesi kamplarına ait 2.000 civarındadır. Yelkenkaya ise (1. Seferihisar yöresinde ev pansiyonculuğu ve orta büyüklükte oteller yaygın durumdadır. bölgeye göreceli olarak turist çeken bir potansiyeldir.

yerleşim için talebin artmasında ve bu alanın potansiyel ikincil konut alanına dönüşmesinde büyük payı vardır. Uygulamaya geçilmesinin uzun vade alacağı yatırım programından anlaşılan tesis. Kıyı kullanımı alanında su ve jeotermal kaynaklar açısından bu denli kapasiteli olan Seferihisar’ın gelişiminde gerekli potansiyellerden biri olan yat limanı. ilerde ise tatlı su kaynaklarına ulaşım açısından bir potansiyel oluşturmaktadır. Tarımsal sulama amaçlı inşa edilmiş olan Seferihisar Barajı’nın. Gelinalanı Deresinden faydalanılarak inşa edilecektir. içme suyu için de yararlanılması Ürkmez’in su açısından potansiyelli bir alan olduğunu göstermektedir. büyük ölçüde yörenin içme suyu ve sulama sorunu halledilecektir.500 dekarlık alanını sulamaya başlaması ve yeraltı suyu tuzluluk oranının düşmesinde etkili olması bakımından şimdilik yöre için bir avantaj. ödenek verilmemesi nedeniyle tekrar uzatılmıştır. Yıllık ortalama su kapasitesi 2. İşletmeye alınmasıyla mandalina alanlarında toprağın tuzlanma oranında düşme sağlanmıştır. Barajın sulama alanı 370 hektardır. Orhanlı’da ve Gelinalanı’nda içme suyuna ve sulamaya yönelik baraj projeleri ile alanın potansiyellerine dikkat çekilmiştir. Gümüşsu-Ürkmez projesi kapsamında yer alan Kavakdere Barajının. Ürkmez Sulama Barajı 1993 yılında işletmeye açılmış ve halihazırda Ürkmez ve Payamlı köyleri sulama kooperatifi tarafından işletilmektedir. Seferihisar kıyı kesimi su temini projesi ve Gelinalanı Barajı.Seferihisar’ın sahip olduğu uzun sahil şeridi ve doğal güzelliği ile dinlenmeye elverişli sakin bir ilçe olmasının. tarihi dokusuyla dikkat çeken ve yerleşmenin kıyı kesimi olan Sığacık’taki eski limanın ve halihazırda balıkçı barınağı olarak kullanılan alanın geliştirilmesiyle sağlanmaktadır.59 hm3’tür.200 hektar arazinin sulanmasını sağlamıştır. 326 m3/s dolusavak proje debisine sahip olan barajdan. 1994 yılında yapımına başlanmış ve işin bitim tarihi süre uzatımıyla Haziran 2003 yılı olmasına rağmen. Tesis 45 yat kapasiteli olarak planlanmış ve çalışmalarına başlanmışken 1999 yılı sonbaharında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla durdurulmuş ancak iki yıl sonra çalışmalara şartlı devam kararı alınmıştır. Seferihisar Sulaması olarak 1997 yılında devreye girmiştir. kamulaştırma etütleri devam etmektedir. 1997 yılında yap-işlet-devret modeliyle planlama çalışmalarına başlatılan Ürkmez Yat Limanı da bu kapsamda ele alınan bir tesis ise de potansiyel açıdan tartışıldığı için yatırıma başlanmamıştır. Halihazırda planlama safhasında olup. Halihazırda tamamlanmamış durumdadır. tamamlandığında. Bunun yanında Seferihisar’a su sağlayan Gelinalanı Çay Barajı da şehrin bu konudaki sorununu çözen diğer bir unsurdur. Sulamada 560 hektar alanı kapsayacaktır. Bu potansiyel yörenin tarımsal gelişiminde artı değerler taşımaktadır. 1994 yılında tamamlanan ve Seferihisar Belediyesine devredilen baraj. 57 . bu yörenin 4. Yukarda belirtilen Seferihisar Barajı bir proje olarak ele alınmış ve 1. Gümüşsu-Ürkmez projesinde toplamda 900 hektar narenciye sulaması yapılacaktır.

İzmir’den günübirlik seferlerle bu potansiyel kısmen de olsa sadece yaz aylarında değerlendirilmektedir. özellikle de hayvancılığa dayanmaktadır. Çeşmealtı (1000 m. % 12’si esnaf ve sanatkar. RomaBizans devrinde büyük bir merkez şehir olan antik Klazomenai şehri ve Özbek’teki şifalı suları yöreye yerli ve yabancı turisti çekebilecek potansiyellerdir. Urla’da Hekim adası üzerindeki kemik (ortopedi) hastanesi uzun süre yörenin ihtisaslaşmış bir kurumu olarak yerleşmeye tıp alanında özellik katmaktaydı. Sonuçta 58 . Bunlara ek olarak körfez içinde yer alan irili ufaklı adalar arasında bulunan Alman adası başta olmak üzere bir kısmının turizm açısından kullanılabilir olması. süt veriminin yüksek olduğu sakız koyununun üretimi cazip gelmektedir ve Çeşme yöresinde olduğu gibi. İçmeler (1500 m. Bu alanların % 50’lik kısmı zeytin alanı olup.704 hektardır. Urla ölçeğinde bir avantaj sağlamaktadır. Demircili.Güzelbahçe-Seferihisar yolunun çift şerit olarak yapımı yatırım programında olup projeye başlanmış olması yörenin ulaşım sorunlarının çözümünde ön planda gelen bir girişimdir. geriye kalanlar ise tarla bitkileri ve sebze alanıdır. çiftçiyi hayvancılığa yönlendirmiştir. alternatif potansiyel olarak görülmektedir. Yağcılar. yöre turizmini canlandırabilecek bir avantajdır. Ancak. Şehrin ve doğal çevresinin iklim şartları seracılık yapmaya müsait olduğundan sebze ve çiçek alanlarında son yıllarda bir genişleme sağlanmıştır. Bu tür özellikler yöre için bir gelir artışı getirmiştir. dikkat çekmektedir. zaman içinde devlet hastanesine dönüşmesiyle bu potansiyelini kaybetmiştir. Uzunkuyu mevkiindeki orman piknik alanları. Tamamlanması sonunda bölgenin İzmir şehri ile ilişkisinin daha sıkı olacağı gerçeğiyle potansiyel kabul edilmesi mümkündür. Balıklıova. Urla’da kıyı kesiminin körfeze bakan yüzünde yer alan Gülbahçe (1000 m. Zeytineli koylarındaki plajları.). Çamlıköy. İlçenin çevresinin doğal ve arkeolojik sitlerle çevrili olması. Ancak Klazomenai şehrinde sübvanse edilen kazılarda ortaya çıkan antik dönem zeytinyağı imalathanesi zeytin konusunda ihtisaslaşmış bu yöre için büyük bir kültür varlığı niteliğindedir.). % 10’u işçi. Toplam tarım alanı 11. Bu durumda şehirsel anlamda şehre yakın doğal ve arkeolojik sitler. Ayrıca Urla Belediyesi öncülüğünde başlayan konut kooperatif inşaatları konut artışı sağlamıştır. % 11’i memur ve % 17’si ise diğer meslek gruplarındandır. Zeytinalanı. Tarım olanakları ve şartlarının son yıllarda verimliliğinin düşmesi.) ve Kalabak (12000 m. Bunlar arasında lokal olarak nitelendirilenler Beylikler döneminden kalan münferit eserler olup bunlar daha ziyade araştırmacılara ve özel ilgi duyan kişilerce cazip alanlardır. Çok sayıda lokal tarihi esere ve doğal güzelliğe sahip olan Urla’nın. Urla İskele. Özellikle 12 km’lik geniş kumsalıyla Kalabak plajı arada bölünmeler olsa da. Çeşme–Dilek Yarımadaları arası strateji alt yöresinin diğer ilçesi olan Urla’nın nüfusunun % 50’si çiftçi. İlçe ekonomisi tarıma. Çiftçiye.) kumsal nitelikli plajlar olarak kıyı turizmi açısından önemli bir potansiyel teşkil etmektedirler. Çeşmealtı. ilçe imar planlarının daha dikkatli ve yoğunluktan uzak yapılmasını sağlamış ve ilçenin bina yığınına dönmesini engellemiştir.

59 . Urla’nın bir diğer potansiyeli ise Türkiye’nin ikinci yüksek teknoloji enstitüsünün geniş kapsamlı bir eğitim kurumu olarak bu alana etki etme potansiyelinin olmasıdır. Şehrin İzmir-Çeşme otoyolu üzerinde yer alması yerleşim talebinin artmasına neden olmuş ve ulaşımın bu denli rahat olması alana talep getirmiştir.İzmir için bir konut deposu haline dönüşmüştür. kıyıdaki yaşam için farklı bir düşünce sistemi getirmesi açısından olumlu ve gelişime yönelik bir değer olarak kabul edilmektedir. Gerçekleşmesi alan için artı potansiyel anlamı taşımaktadır. rüzgar potansiyeli araştırmaları sonucunda ilk aşamada 15 MW enerji üretmesi planlanan potansiyel rüzgar enerjisi üretim alanları tespit edilmiştir. Bu yüksek eğitim kurumuna ek olarak İskele mevkiinde yer alan Su Ürünleri Yüksek Okulu ilave tesisleri ve de inceleme teknesinin de buraya bağlı olması. Enerji açısından fazlaca bir üretim ve doğal kaynağa sahip olmasa da Urla yöresinde. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün bünyesinde Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulması söz konusudur. Ovacık ve Araplardağı mevkiinde.

BÖLÜM İKİ 1 .

mekan boyutunun yeterince önemsenmediği ve bu konuda il düzeyinde tüm kamu birimlerini uyaran ve denetleyen bir kurgunun bulunmadığı gözlenmektedir.1 İzmir İli Mekansal Sentez Çalışmaları Toplam 7 adet sentez şeması hazırlanılmıştır. Bu aşamada seçilen yöntem gereği bazı mekansal sentez paftaları geliştirilmiştir. SENTEZ: STRATEJİ PLANININ GENEL İLKE VE YAPILANMA ÖNERİLERİ ÖZELLİKLERİ. sorun ve potansiyellerinin bütün olarak daha iyi algılanmasının sağlanması amaçlanmaktadır. kaynak kullanımı ve yönlendirme girişimlerinde. 9.1 Yaklaşım Yöntemi Bu çalışmada İZTO tarafından ele alınan önceki strateji planlarından farklı bir yaklaşımla mekansal boyuta ağırlık verilmiştir. Şekil 3. uygulama önceliklerinin belirlenmesinde. Öneri Yeşil Kuşaklar. 9. Öneri Alt Yöre Odakları. ivedilikle tamamlanması gereken işlerin tanımlanmasında. önümüzde ki dönemde bu eksikliğin giderilmesi konusunda girişimlerin yeniden başlatılabileceği gösterilmek istenmiştir. Aşağıda şemaların adlandırılmaları ve içerikleri hakkında kısa bilgiler verilmektedir. Bu nedenle strateji planına mekansal boyutun kazandırılmasıyla bir genel fiziki plan yaklaşımının da geliştirilmesi gerektiği konusu bulgularla kanıtlanmak istenmiş. Korunacak Alanlar İçerik: Öneri Korunacak Alanlar (Mevcut tarım alanları. Dağılım Alanları İçerik: Büyük Şehir Belediyesi. karar mekanizmasının bugünkü işleyişinde. Strateji Alt Yöreleri İçerik: Öneri Strateji Alt Yöreleri. yatımların yer seçiminde. Belde Belediyeleri. Oldukça basitleştirilmiş şemalar olarak geliştirilen bu paftalarla il envanterinin. Mevcut Şehirsel Yayılma. Nevarki. Çok merkezli – vektörel – makro hedefler güden bir yaklaşımla ele alınan çalışmaya fiziki planlama içeriği kazandırmak yönünde düşünce oluşturulmuştur. Şekil 1. Şekil 2.1. 2 . Çevre Koruması Açısından Özel Statülü Alanlar. Mevzii Yerleşme Baskı Alanları.9. Orman ve DSİ sulama proje alanları sentezi). İlçe Merkezi Belediyeleri.

Öneri Organize Sanayi Bölgeleri. Tasarı Bölgesel Liman ve Tasarı Ana Demiryolu Yolcu Garı. Ana Sivil Hava Meydanı. 3 . Askeri Hava Meydanı. Şekil 7. Fuar. Mevcut ve Tasarı Altyapı Odakları İçerik: Mevcut Ana Limanlar. Stol Hava Alanları ve Atık Su Arıtma Tesisi. Metropoliten Aktivite Merkezi. Ege Serbest Bölgesi. İDESBAŞ. Uzun Mesafe Deniz Ve Havayolu Koridorları.Şekil 4. Bölgelerarası Güzergahlar. Şekil 5. Expo. Şekil 6. Karayolu Ve Demiryolu Ortak Koridoru. Ticaret. Mevcut ve Öngörülen Makro Üretim ve Hizmet Odakları İçerik: Mevcut Organize Sanayi Bölgeleri. Ana Demiryolu İstasyonları. Mevcut Ulaşım Koridorları İçerik: Karayolu Koridoru. Metropoliten Alt Aktivite Merkezleri. Tarım ve Turizm İş Kolları Ekonomik Faaliyetlerin Dağılımı. Mevcut Yerleşim Odaklarının Sektörel Uzmanlaşma Eğilimleri İçerik: Sanayi. Hizmetler. Marşandiz Garı ve Triyaj Alanı.

Denizli ve Muğla’dır) biridir. Büyükşehir belediyesi ile birlikte il sınırları içinde toplam 89 belediye bulunmaktadır. bu yerleşme birimlerinin İzmir İli sınırları içindeki dağılımı gösterilmektedir. Manisa. Yine aynı kapsamda tanımlanmış bulunan İzmir Metropoliten Bölgesinin odağını ve yakın çevresini oluşturmaktadır.1 Mevcut Şehirsel Yayılma ve Dağılım Alanları Açıklamalar İzmir ili sınırları içinde toplam 28 ilçe yer almaktadır. Bugün için İzmir ili sınırları içinde makro ölçekli planlama çalışmaları açısından bir belirsizlik sürmektedir.000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı yapılarak yürürlüğe konulmuş. Bilindiği gibi İzmir İli. Ancak gerek belediye ve mücavir alanları içinde. gerekse dışında mevzii imar planlama önerileriyle il sınırları içinde. ilin doğal ve kültürel değerlerini tehdit eden yerleşme baskı alanları oluşmuş bulunmaktadır. Uşak. Şekilde. 4 . daha önceki nazım planın ise eskimişliğinden dolayı yürürlükte olamayacağı yine bakanlıkça iletilmiştir. ancak 2003 yılında bu revizyon. şekilde de gösterildiği gibi çeşitli arazi kullanış biçimlerinde. 1989 yılında yalnızca İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde 1/25. İl sınırları içindeki belde sayısı 60. Aydın. Metropoliten Bölge-Alt Bölge Planlama Çalışmaları ile 1/25000 ölçeklerde Büyükşehir Bütünü Nazım ve kıyı alanları kapsayan “Kıyı Kesimi Çevre Düzeni Nazım İmar Planları”nın yapılmış ve yürürlüğe girmiştir. 1985 yılı sonrasında ise 3030 sayılı yasa ile birlikte metropoliten ölçekte planlama çalışmalarına son verilmiş. Eski İmar ve İskan Bakanlığı’nca Bölge Planlama Çalışmaları kapsamında tanımlanmış bulunan Ege Bölgesi’nin 6 ilinden (diğer iller. nazım plan usulüne uyulmadan yapıldığı için bakanlıkça iptal edilmiş. Diğer ilçe belediyelerinin toplam sayısı 19’dur.Şekil 0. toplam köy sayısı ise 628’dir. İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki ilçe belediye sayısı ise 9’dur.

deniz faunasının korunması ve turizm potansiyeli açılarından birlikte ele alınıp değerlendirilmelidir. balıkçılık. Çevre koruması açısından özel statülü alanlar ise Akdeniz foku yaşam ortamları ile kuş cenneti olarak bilenen yöreleri kapsayacaktır. şekil 2’de gösterilen mevcut tarım arazilerini. 5 . orman ve DSİ sulama proje alanlarını ortak bir bölgeleme ile tanımlayan sentez alan yer almaktadır. Öneri yeşil kuşaklar ise yine bu sentez alan içinde yer alan ve orman dokusunun korunup geliştirileceği ve giderek bölgesel solunum koridorlarını oluşturan ekolojik sistemdir. İzmir körfezi kıyı kullanım çizgisi olarak tanımlanan bant ise.Şekil 0. global doğal ve kültürel nitelikleriyle dikkatle ele alınması ve izlenmesi gerekli yöreleri beş grupta sınıflandırmak olasıdır. İlk grupta. Kıyı planlama bantlarında kara kesimi ve deniz kesimi. körfez kıyılarında yapılaşmaların koşullarını tanımlayacak ve kıyı çizgisini gerekli derinlikleri elde ederek sabitleyecek bir özel etüt çalışmasını simgelemek amacıyla gösterilmiştir. Öncelikli kıyı planlama alanları olarak gösterilen yöreler ise gerek mevcut mevzii yerleşim baskıları ile makro altyapı projelerinin bulunduğu yöreleri içine almakta gerekse de kıyı ekolojisinin korunacak alanlarla bütünleştiği kesimleri kapsamaktadır.2 Korunacak Alanlar Açıklamalar İzmir ili sınırları içinde yürütülecek planlama çalışmalarında. Şekil 2’de gösterilen alanlar özel uzmanlık etüt ve proje alanlarını tanımlamaktadır ve kendi içinde proje yönetimi programlarıyla ele alınarak yürütülmeli ve genel planlama stratejisinin bir parçası olarak sonuçlandırılmalıdır.

Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresi . strateji alt yöreleri olarak gruplandırılmıştır. Şekil 3’te bu sınırlar ve alt yöreleri gösteren çalışmanın diğer bölümlerinde sürekli olarak kullanılan notasyonlar coğrafi olarak tanıtılmaktadır. benzer sektörden hizmet almaları.Alt Yöre Odağı: Urla 6 .Alt Yöre Odağı: Çeşme [F2] Yarımada Urla Kesimi Alt Yöresi . Bu gruplandırma sonucunda 7 alt yöre tanımlanmış bulunmaktadır.Alt Yöre Odağı: Aliağa [D] Gediz –Nif Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Bergama [C] Gediz Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Kemalpaşa [E1] K. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Tire [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Alt Yöresi .Şekil 0.3 Öngörülen Strateji Alt Yöreleri Açıklamalar İzmir ilinde yer alan ilçeler. aynı ekonomilerden etkileniyor olmaları. aynı sektörlerde üretim alanlarına yaratabilmeleri ve birlikte karar verme olanaklarına sahip olmaları kriterlerine uyularak. çalışmanın amaçları gereğince ortak ve benzer yaşam koşullarına sahip olmaları.Alt Yöre Odağı: Torbalı [E2] K. Bunların dış sınırları doğal olarak içerdikleri ilçelerin tümünü kapsayacak biçimde çizilmiştir. Tanıtım aşağıdaki gibi listelenebilir: [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: İzmir Büyükşehir Belediyesi [B] Bakırçay Alt Yöresi . Bu notasyonlar harita üzerinde alt yöre odağı olarak önerilen yerleşmenin üzerine konulmuştur.

perakende ve ticari depolama faaliyetlerine sahip olması esas olarak kabul edilmiştir. Beldeler ise kendi ekonomik sektörel yapılarını göstermektedir. yerleşmelerde tek sektör olma özelliği vardır. Gösterimde ilk sıraya yazılan sektörün yerleşmenin temel faaliyet iş kolu olduğu düşünülmelidir.Şekil 0. bunların halihazırdaki uzmanlaşma düzeylerini göstermektedir. metropoliten merkez oluşum eğiliminin doğasında vardır. Her birinin bir temel ekonomik faaliyetli olduğu ancak mutlaka hizmetler sektörünü de içereceği kabul edilmiştir. Yerleşmelere göre uzmanlaşma biçimleri aşağıda ayrıca listelenmiştir. Yerleşmelerin içinde bulunduğu ekonomik faaliyetler ve istihdam biçimleri. İlçe merkezlerinin ve sınırları içinde yer alan beldelerin uzmanlaşma eğilimleri belirlenirken aşağıdaki hususlara dikkat edilmiştir: İlçe merkezleri kendi sınırları içindeki bilgileri temsil etmektedir. Bu durum. Diğer sektörler ikili ve üçlü olarak ortaya çıkmaktadır. uzmanlaşma odaklanmasının eğilimlerinin yorumlanmasında yardımcı olmaktadır. hizmetler–sanayi–ticaret sektörlerinde uzmanlaşmış olduğu söylenebilir. Odaklardaki uzmanlaşma biçimleri şekilde görüldüğü gibi İzmir Büyükşehir Belediyesi dışında kalan ilçe ve belde merkezleri temel kabul edilmiştir. Bir yerleşmedeki ticaret sektörünün kendine ve hinterlandına ait olması. Stratejik planın önersinin ise bu eğilimleri yönlendirmesi gerektiği düşünülmelidir. toptan. Turizm sektörünün kendi içinde yaratarak barındırdığı ticari faaliyetler ayrı bir ticaret sektörü olarak tanımlanmamıştır. İzmir Büyükşehir Bütünü’nün.4 Mevcut Sektörel Uzmanlaşma Eğilimleri Açıklamalar İzmir ili sınırları içindeki yerleşmelerin mevcut sektörel yapıları. Zamanla sanayinin çepellere çıkacağı ve metropoliten merkezin hizmet ve ticaret ağırlığına yöneleceği beklenilmelidir. Yalnızca turizm ve tarımın. 7 . Strateji planı ile hizmetler ve turizm sektörleri adına gelişmeler olması öngörülmektedir.

Ş.B.Alt Yöreler [A] İzmir B. Çiğli İlçeler Beldeler Uzmanlaşma Eğilim Biçimleri Hizmetler + Sanayi + Ticaret Sasallı Karşıyaka Konak Bornova Buca Kaynaklar Gaziemir Sarnıç Balçova Narlıdere Güzelbahçe Yelki [B] Bakırçay Dikili Çandarlı Tarım + hizmetler Tarım Sanayi + hizmetler Tarım Turizm + hizmetler Turizm + tarım Turizm + ticaret + hizmetler Ayaskent Göçbeyli Bölcek Zeytindağ Yenikent Tarım Tarım Tarım Tarım Tarım Tarım +hizmetler Poyracık Yayakent Tarım Tarım Bergama Kınık [C] Gediz Aliağa Helvacı Yenişakran Foça Bağarası Gerenköy Yenifoça Menemen Sanayi + hizmetler Tarım Turizm Turizm + hizmetler Tarım Tarım Turizm Tarım + ticaret +hizmetler 8 .

Alt Yöreler İlçeler Beldeler Asarlık Harmandalı Koyundere Maltepe Seyrek Türkelli Ulukent Emiralem Uzmanlaşma Eğilim Biçimleri Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + sanayi Tarım Tarım Tarım Tarım [D] Gediz .Nif Kemalpaşa Armutlu Bağyurdu Ören Ulucak Yukarıkızılca [E1] K. Menderes Kara Kesimi Bayındır Canlı Tarım + hizmetler Tarım 9 . Menderes Kıyı Kesimi Menderes Görece Oğlananası Tekeli Değirmendere Gümüldür Özdere Tarım + sanayi + hizmetler Tarım Tarım Tarım Tarım + sanayi Tarım Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + ticaret Tarım Tarım + turizm Tarım + turizm Tarım + sanayi + hizmetler Ayrancılar Çaybaşı Karakuyu Pancar Subaşı Yazıbaşı Tarım Tarım Tarım Tarım + sanayi Tarım Tarım Turizm + tarım + hizmetler Belevi Tarım + ticaret Torbalı Selçuk [E2] K.

Tarım + turizm Tarım + turizm Büyükşehir Belediyesi içinde kalan ilçe belediyelerine ayrıca mevcut sektörel bir tanım getirilmemiştir. belirtilmiştir. Buralarda İzmir Büyükşehir Bütünü için topluca belirlenmiş olan hizmetler.Alt Yöreler İlçeler Beldeler Zeytiova Çırpı Uzmanlaşma Eğilim Biçimleri Tarım Tarım Tarım + sanayi + hizmetler Tire Gökçen Ödemiş Kayaköy Zeytinlik Bademli Birgi Bozdağ Kaymakçı Çaylı Ovakent Konaklı Beydağ Kiraz Tarım Tarım + hizmetler Tarım Tarım Tarım Tarım + turizm Tarım + turizm Tarım Tarım Tarım Tarım Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Çeşme Alaçatı Karaburun Mordoğan [F2] Yarımada Urla Kesimi Turizm + hizmetler Turizm + hizmetler Tarım + hizmetler Turizm + Tarım Urla Seferihisar Doğanbey Ürkmez Tarım + ticaret + hizmetler Tarım + turizm + hizmetler . sanayi ve ticaret sektörlerinin hakim olduğu kabul edilmiştir. Ancak Büyükşehirden kopan belde belediyelerinin mevcut ekonomik sektörlerin roller. 10 .

sivil hava meydanı.Şekil 0. diğerlerinin ise tasarı düzeyinde oluşları açısından araştırma konusu edilmeleri gerekmektedir. İzmir İli’nin envanterine bakıldığında. 11 . şekil 5’te görüldüğü gibi makro altyapı odaklarının mevcut olanlarının. askeri hava meydanı ve stol hava alanları olarak bir dağılım gösterdiği izlenmektedir. Bu amaçla. Kesinleşmemiş ve tasarı düzeyinde kalmışların en önemlileri ise bölgesel-ülkesel nitelikli Kuzey Ege Limanı ile ana demiryolu yolcu ve marşandiz garlarıdır.5 Mevcut ve Tasarı Altyapı Odakları Açıklamalar Stratejik plan döneminde İzmir ili düzeyindeki büyük altyapı odaklarının uzun vadeli kararlar da gözetilerek kesinleştirilmesi. 2003 – 2012 dönemini için tüm altyapı odaklarının uygulama ve yaşama geçme programlarının kesinleştirilmiş olması. bu odakların bölgesel yaratıcılık taşımaları nedeniyle birincil önemde olduğu kabul edilmelidir. bu tür odakların bir bölümünün bugün var oluş biçimleriyle. Bütün bunların yanı sıra ulaşım koridorlarının bu kesinleşmiş odak noktalarına göre geliştirilmesi ve uygulama programlarına konulması da kaçınılmaz görülmelidir. Bu noktadan hareketle. ana limanlar. Bir stratetik plan çalışmasında makro altyapı odaklarının belirsizliklerinin sürdürülmesi düşünülemez. en akla yatkın olan alternatiflerin ivedilikle etüt edilip sonuçlandırılması zorunludur. demiryolu istasyonları.

şekil no 6’da görüldüğü gibi. Koridorların sınıflaması. koridorların şehirsel-bölgesel faaliyet alanları ve altyapı odakları ile birlikte ele alınıp tasarlanamaması halinde gelişme stratejisinin kurgulanamayacağı da bilinmelidir. uzun mesafe denizyolu.6 Mevcut Ulaşım Koridorları Açıklamalar İzmir ili içinde ulaşım koridorlarının mevcut durumları da inceleme konusu edilmiştir. karayolu ve demiryolu ortak. bölgelerarası güzergahlar işaret edilmiştir.Şekil 0. öngörülen strateji planının mekansal şemasının geliştirilebilmesi için mevcut koridor envanterinden hareketle öneri bir ulaşım koridorları şebekesinin de oluşturulması düşünülmüş bulunmaktadır. karayolu. Bu durumun gelecekte de sürdürülmesi. Bu nedenle ilerideki bölümlerde görüleceği gibi. havayolu ve kısa mesafe havayolu olarak tanımlanmış. 12 . Kısa ve uzun mesafeli ulaşım koridorlarının bütünleşemediği ve ilin ulaşım şebekesinin bugün için henüz projelendirilip dengeli yatırımlarla tanımlanamadığı görülmektedir.

Strateji planı ile öngörülen odakların ise kesin yer ve konumlarıyla büyüklüklerinin hesaplanması çalışmanın konusu dışındadır. ticaret ve hizmet alanlarının.Şekil 0. Şekilde odaklar. Seferihisar’da ise çiçekçilik amaçlıdır. Açıklamalar İzmir il sınırları içindeki makro ölçekli üretim. mevcut ve öngörülenler olarak strateji planı döneminde durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Belevi’de mermercilik. Öngörülen OSB’ler. 13 .7 Mevcut ve Öngörülen Makro Üretim. mevcut ve strateji planı ile öngörülenler olarak iki grupta gösterilmiştir. mevcut olanların işlevlerini sürdürme biçimleriyle yenilerinin yaşama geçirilmesi konusundaki öngörülerinin bu aşamada oluşturulması gerektiği düşünülmüştür. Kesinleşmemiş ancak adı geçmekte olan bazı OSB’ler ise eğer strateji planınca dönem içinde ele alınmaması öngörülmüş ise yukarıdaki şekilde gösterilmemiştir. Bu konudaki politika eksikliklerinin giderilmesinin sağlanması strateji planın işlevlerinden biri olacaktır. Strateji planının. Ticaret ve Hizmet Odakları • Öngörülen odakların konum ve büyüklükleri 1/25000 ölçekli planlarla kesinleştirilmelidir. Bu nedenle durumlarının 1/25000 ölçekli planlarla kesinleştirilmesi gerektiği not olarak belirtilmektedir. Faaliyette olan OSB’ler ile proje çalışmalarının herhangi bir aşamasında olup henüz hizmete alınmamış olanlar mevcut olarak kabul edilmiştir.

ticaret ve hizmet odakları. Şekil 0.1. Plan Dönemi İçin • Öngörülen Sektörel Uzmanlaşma Biçimleri ve • Öngörülen Makro Proje Odakları’nı içermektedir. • Kesinleştirilmiş olmaları varsayılan tasarı makro alt yapı odakları. • Öngörülen ulaşım koridorları. kıyı kesimi ve İzmir Körfezi. • Mevcut yerleşim odakları ve strateji alt yöreleri için ekonomik sektörlere göre öngörülen uzmanlaşma biçimleri. 1/25000 ölçekli çevre düzeni nazım imar planlarıyla öngörülmesi beklenilen makro üretim. • Strateji plan döneminde işlevini sürdürecek makro altyapı odakları. • Yerinin ve gelişme akslarının kesinleştirilmesi. Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması A. • Korunması öngörülen doğal – kültürel alanlar. strateji plan dönemi için “bütünleşik mekansal strateji şeması”dır. Bu şemanın aşağıdaki içerikte oluşması düşünülmüştür.9.8 Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması A 14 .2 Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması Çalışma için geliştirilen yöntem gereği elde edilen ikinci temel çıktı.

A şeması alt yörelerin sektörel uzmanlaşma öngörüleriyle makro proje odaklarını birlikte tanımlamaktadır.Urla Kesimi Tarım Tarım Turizm Hizmetler Hizmetler Strateji planının mekansal öngörüleri iki ayrı şemada anlatılmıştır. A ve B şemaları şekil 8A ve 8B’de gösterilmektedir.Strateji Plan Dönemi İçin Etkileşim Alanı ve Önem Sıralamasına Göre Alt Yörelerin Öngörülen Sektörel Uzmanlaşma Biçimleri Önem Düzeyi İl Dışına 1 2 3 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 1 2 3 Etkileşim Alanı İl İçine Alt Yöre İçine Hizmetler Ticaret Strateji Alt Yöreleri [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Hizmetler Hizmetler Ticaret Ticaret Turizm Tarım Turizm Ticaret Hizmetler Sanayi Tarım Turizm Hizmetler Tarım Sanayi Tarım Sanayi Turizm Ticaret Tarım Sanayi Tarım Sanayi Turizm [B] Bakırçay Tarım Sanayi Hizmetler [C] Gediz Sanayi Tarım Turizm Tarım Hizmetler [D] Gediz-Nif Tarım Sanayi Tarım Sanayi Turizm Tarım Hizmetler Tarım Hizmetler [E1] K.Çeşme Kesimi Turizm Hizmetler [F2] Yarımada . Menderes Kara Kesimi Tarım Sanayi Ticaret Turizm Turizm Tarım Ticaret Sanayi Hizmetler Turizm Tarım Hizmetler Tarım Hizmetler [F1] Yarımada . Menderes Kıyı Kesimi [E2]K. B şeması ise öngörülen ulaşım koridorlarını ve makro ulaşım odaklarını. özel plan koşullarıyla korunması sağlanacak alanlarla birlikte belirlemektedir. 15 .

Ancak E2 alt yöresinde mevcut demiryolu güzergahları birleştirilerek karayoludemiryolu ortak güzergahı ile bu yörede ulaşım ayrı bir yaklaşımla hızlandırmalıdır. Plan Dönemi İçin • Öngörülen Ulaşım Koridorları. Şekil 0. Her iki koridordan kurulacak bağlantı sistemleriyle strateji alt yörelerinin erişimi. otoyol sisteminin ise çevre yolları ile birlikte ele alınıp dönemin birinci yarısında tamamlanmalıdır. dönem sonuna kadar İzmir ili sınırları içinde karayolu ağının kademelenme belirsizliklerinin giderilmesiyle ilgili öngörüleri içermektedir. Bölünmüş karayolu ile demiryolu sisteminin ortak bir koridorda uzun yol güzergahlarıyla birlikte geliştirilmesi. • Mutlak Korunacak Özel Koşullu Alanları içermektedir. 16 . • Ulaşım Makro Altyapı Odakları.9 Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması B Şekil 8 B’deki strateji şeması. yerel yollarla sağlanmalıdır.Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması B. Her iki şemanın ayrıntılı gösterim tablosu ayrıca verilmektedir.

Nemrut. Çeşme. Dikili) Ana Yolcu Garı Teknoloji Geliştirme Merkezi (Teknopark) Expo –Fuar Alanı İmalat ve Ticaret Bölgeleri (İTO) Serbest Bölgeler Uluslar arası Hava Meydanı Stol Hava Alanları (Turizm + Ticaret +Hizmetler) ŞEKİL 8 B.B Karayolu + Demiryolu Ortak Güzergahı Karayolu güzergahı Denizyolu Havayolu ÖNGÖRÜLEN ULAŞIM KORİDORLARI MUTLAK KORUNACAK ÖZEL KOŞULLU ALANLAR ( Akarsu Tarım Havzaları + Orman + Sit Alanları + Kıyı Kesimi + İzmir Körfezi ) Alansal Koruma Öncelikli Çizgisel Koruma 17 . BÜTÜNLEŞİK MEKANSAL STRATEJİ ŞEMASI .A ALT YÖRELERİN İZMİR İLİ DIŞI İÇİN ÖNGÖRÜLEN SEKTÖREL UZMANLAŞMA BİÇİMLERİ Hizmetler+Ticaret+Turizm Tarım+Turizm+Ticaret+Hizmetler Sanayi+Turizm+Tarım+Hizmetler Tarım+Sanayi Tarım+ Sanayi+ Turizm+Hizmetler Turizm+Hizmetler Tarım+Turizm+Hizmetler ÖNGÖRÜLEN MAKRO PROJE ODAKLARI (MAKRO ÜRETİM + TİCARET + HİZMET ODAKLARI . BÜTÜNLEŞİK MEKANSAL STRATEJİ ŞEMASI .GÖSTERİMLER ŞEKİL 8 A.ALTYAPI ODAKLARI ) Metropoliten Aktivite Merkezi Metropoliten Aktivite Alt Merkezleri Ağır Sanayi Bölgesi Organize Sanayi Bölgeleri Kuzey Ege Limanı (Çandarlı) Ana Limanlar (Alsancak.

Ancak uygulama aşamasında karşılaşılan engeller hedeflere erişimde zaman ve koordinasyon kaybına neden olmaktadır. Ayrıca kendi bütünlüğünü kuramayan bir devletin. Burada kritik olan süreç ulus devletlerden küreselleşmiş dünyaya geçiş sürecidir. Bu husus dışa açılım konusunda da başta gelen bir değerlendirme yöntemidir. Bu tür sorunların üstesinden gelinmesi için strateji plan çalışmasında bir dizi araç önerilmiştir. programlı bir şekilde geliştirilerek globalleşme sürecine eklemlenebilme daha kolay sağlanacaktır. Bunlardan ilki sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş olup yukarıda anlatılan durumun en açık tarifidir. Sermayenin yığılmacı politikasından vazgeçilen ve yayılmacı politikaya geçilen bu süreçte teknoloji üretmek ve bilgiyi satmak. mesafelerin kalktığı bu yeni temsil şemasında bir yer edinebilmesi ve global sermayenin hareketliliği ile baş edebilmesinin imkanı kalmadığı gibi ulus devlet kavramı da aşınır. geri kalmış dünya ülkelerinin potansiyellerinden yararlanmak hedeflenmiştir. Sonuçta yukarıda söz edilen yerelleşme kavramı ile ulus devlet sınırlarının aşınmasına engel olunurken yeni oluşan denetim mekanizması ile regülasyon sağlanacak ve potansiyeller daha sağlam temellerde. Coğrafi uzaklıkların caydırıcı etkisinin azaldığı günümüzün bilgiye kolay ulaşılabilirlik ortamında (cyberspace). farklı alanları da etkilemiş ve bunlara ilişkin farklı tanımlar da yaratmıştır. fordist üretimden esnek üretime. Başka bir deyişle böyle bir denetim mekanizması artık klasik yöntemlerle kurulamayacaktır. bu değişim. modernist düşünceden postmodernist düşünceye ve ulus devletlerden küreselleşmiş dünyaya geçiştir. 9. Böyle olunca. Aksi taktirde demokrasi seçim günü işleyen bir sistem olmaktan kurtarılamaz. Zira. Bu sürecin tam olarak ne olduğu hakkında farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Bu şekilde mikro düzeye inilecek ve iktidarın daha çok paylaşılması yolu ile yerel yönetim olgusu güçlenecektir.2. Bunu yaparken o toplumun tam bir bütünlük içinde olması gerekmektedir. Bu şekilde tek bir kurumun hükmünde ya da tek bir 18 . Sektörel hedefler de bu bazda ele alınmalıdır. Stratejik hedefler bu hususların değerlendirilmesiyle belirlenmektedir.1 İdari Yapı Önerileri 1970’lerde yaşanan dönüşümler evrimini hala tamamlayamamış yeni bir düzen yaratmıştır.2 Plan İçin Öngörülen Araçlar İzmir’in planlı gelişimi için gerekli olan hususların başında veri tabanı oluşturulması gelmektedir. alt merkezler. Bunlar.9. Ancak bununla beraber. yerleşmelerin denetim mekanizmasını yeniden yapılandırmak için demokratikleşme sürecine daha çok katılımın sağlanması ve yerleşmelerin dinamiklerinin yerinde değerlendirilerek ön plana çıkarılması söz konusu olacaktır. Mikro düzeye inebilmek için yurttaşlar adına temsili yönetimden ziyade yurttaşların öz yönetimi ilkesini kabul eden ve demokrasiyi güçlendirme çabalarına dayanan katılımcı tarzda siyaset yöntemi ile modern toplumla bağdaşan yurttaş kurumları yaratmak gerekmektedir. klasik olan yerleşmeler arası kademelenme sistemlerinin işlerliği giderek azalmaktadır. ağ üzerinden doğrudan bağlantı kurarak bu kademelenmiş sistemin dışına çıkma ve ulus devletlerin denetleyemeyeceği kendi dinamiklerini yaratma olanağına erişmiştir. Aşağıda bürokrasiyi engellemek ve de planlama alanı içinde yer alan strateji alt yöreleri arasında iletişimi sağlayacak öneriler yer almaktadır.

Bu amaçla. daha küçük bir insan topluluğunun onları yönetmeye çalışırken yaptığından çok daha az hata yapar. potansiyelleri itibariyle mekansal ve sektörel çeşitlilik açısından yatırım kapasitesi yüksek olan ve bu potansiyellerin etkin olarak değerlendirilmesi sonucunda. İzmir’in öne çıkarılmasını modern kurumlarla sağlamak anlamında bu türden yapılanmalar olumlu sonuçlar doğuracaktır. günden güne. maddesinde belirtilen “Büyük yerleşim birimleri için özel yönetim biçimleri geliştirilebilir” ibaresine de dayanılarak İzmir için bu tarz bir yapılanmayı sağlayacak sistemi kurmak. bunları en iyi. Söz konusu modern yurttaş kurumlarını yaratmak. Böyle bir mantıkla ve anayasamızın 127. Dolayısıyla. bir yerleşmenin kendi gelişmesine ivme kazandırması için ne yapması gerektiği ve gelişmesini programlı bir şekilde kaydetmek için bütün işlevler yan yana geldiğinde hangilerinin yapılmasının gerektiği.bireyin elinde olan söz ve uygulama hakkının bir başka deyişle iktidarın paylaşılması söz konusu olacaktır. onlara danışan. yerel odakların güçlü olması durumunda bir çıkar ortamının oluşması ile sonuçlansa bile. verimli. Bu noktada Machiavelli’nin “Çokluk genellikle prensler kadar hatta onlardan daha zekidir. İzmir. birçok kamu ve özel kesimin harekete geçirilmesi ile elde edilecek gerekli finansmanın. halka karşı duyarlı. yatırım olanaklarını arttırması ve mahalli idarelerin işleyişini düzenlemesi açısından global gelişmeleri daha sıkı takip edebilmeyi ve teknolojik gelişmelere dolayısıyla rekabet piyasasına daha kolay eklemlenebilmeyi sağlamasına katkı koyması ve bu tür yapılanmalara bir örnek teşkil etmesi açısından olumlu etkileri olacaktır. 19 . etkin bir şekilde. sadece merkez kanalıyla değil. kaynakların optimum seviyede kullanılmasını hedef alan stratejik plan çalışması. boyut olarak. alanın gerek kendi potansiyellerini harekete geçirecek ve gerekse çevresindeki potansiyelleri değerlendirecek ortamın yaratılmasını sağlamaktadır. sadece merkezin üstünlüğü bir takım yerlerin gelişmesini sağlarken diğerlerinin gerilemesi sonucunu doğurabilir. fiili ve resmi olarak da bir zemine oturmaktadır. ciddi bir atılım yapacak kapasitededir.” ve Roosevelt’in “Sıradan insanların çoğunluğu. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi Bu amaçla. Her şeyi merkezden beklemeyen bir sistemde. ES-Kİ adıyla önerilen Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi kurumunun. karar alma süreçlerine katılmalarını sağlayan yapılanmanın ne. kendi sınırları içinde. ait olduğu bölge ve ülke bazında gelişebilecek hatta ulusal anlamda ciddi ilerlemelerin yaratılabileceği bir dünya şehri olmaya adaydır. yukarıda değinilen gerekçeler kapsamında yerel dinamiklerin daha programlı ve etkin bir şekilde öne çıkarılması. Dolayısıyla belli bir grubun toplumu yönetmesinden ziyade her bir bireyin yönetilmek yerine yönetici olması yoluyla yerelleşme sağlanır. Bunun için mevcut gelişme eğilimleri ile uyumlu bir planlama ve uygulama idaresi esas alınmıştır.” sözlerine değinmek yerinde olacaktır. karardan etkilenecek kişi ve kurumları olabildiğince devreye sokan. Bir başka deyişle. kim olacağı sorularını cevaplamak gerekir. öncelik sırası belirlenmesiyle doğru işlere kanalize edilebilmesinin sağlanması durumunda.

Dolayısıyla. eğitim. İzmir Ticaret Odasında Bölgesel Kalkınma Ajansı önerilerinde görülmüştür. kurumsal yapıyı düzenli ve iyi işler hale getirmek için kamu kesimi ve özel sektörü harekete geçirecek. işgücü ile yönetsel ve mali kaynaklarının en iyi şekilde kullanılması gereklidir. Stratejik planda ise bu yapıya benzer bir yapılaşma İzmir için tariflenmiş ve dinamiklerine göre kurgusunda değişliklere uğratılmıştır. yöre insanı ile yöre içi ve dışındaki sivil toplum kuruluşlarının plan alanındaki teknik. Küreselleşme kavramı içinde kamu kesimi. önerinin ciddi şekilde ele alındığının delili olarak görülmektedir. sanayileşme. özel sektörü çeşitli araçlarla desteklemesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Kamu kesimi için öngörülen rol. Bu kurumların örnekleri günümüzde Doğu Anadolu Projesinde GAP Ekonomik Kalkınma Ajansı. Benzer kapsamda bölgesel kalkınma konusunda ortak stratejik hedefler belirlenmesini amaçlayan Bölgesel Kalkınma Ajansının kuruluşuna yönelik hukuki altyapının oluşturulması ve Devlet Planlama Teşkilatının desteğinin sağlanması. yıllık programların hazırlanmasına katkıda bulunmak. çevre politikaları ve benzeri konularda araştırmalar yapmak. sağlık. İzmir Ticaret Odasının Bölgesel Kalkınma Ajansı kuruluş çalışmaları kapsamında 2002 yılı içindeki girişimleri ve Bölgesel Kalkınma Projesinde. alt yapı sağlama yanında teşviklerle. işletilmesine ve geliştirilmesine çeşitli modellerle ve teşviklerle katılımları sağlanmalıdır. sosyal yapıların ve hizmetlerin temin edilmesine. bölgenin kurum ve kuruluşlarının yanı sıra İngiltere ile işbirliği içine girerek İngiltere’de Türkiye-AB İş Geliştirme Merkezinin kurulması olumlu bir yaklaşımdır. Her iki tariflenmiş yapının da diğer örneklerine nazaran daha uygulanabilir olduğunu söylemek mümkündür. Kamunun asıl rolü. örneğin İzmir Kuzey Aksında sermaye dağılımının fiziki mekanda yayılmasından oluşan farkların büyüklüğü ve girişimcilikteki tereddütler. ekonomik modeller. ülke ekonomileri. bu konularda uluslararası kuruluşlarla 20 . enerji. gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerle girişimciliği. kalkınma planlarının makro dengelerini oluşturmak. bölgesel entegrasyonlarla ilgili gelişmeleri ve stratejileri izlemek ve bunlara yönelik alternatifler hazırlamak. ulusal ve uluslararası stratejiler. katılımcılığı desteklemek olmalıdır. sulama gibi teknik ve sosyal alt yapı ve hizmetlerinin sağlanması. kalkınma planlarının uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek. dünya ekonomisi. kalkınmanın ve gelişmenin olmazsa olmaz koşulları olan. ulaşım. teknoloji. iletişim. teknoloji ile bilimi kullanacak ve bunları bölgesel strateji olanaklarında en iyi şekilde değerlendirecek bir kurum oluşturulması gerekmektedir. doğal ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesidir. Ülkesel stratejilere dayanılarak İzmir İl Genel Meclisi denetiminde planlanacak Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi. deneyim. sanayi yatırımlarını doğrudan üstlenmemelidir. ekonomik. Buna rağmen. toplumun tüm kesimlerinin bilgi. kamu sektörünün.Bölgenin verimli kaynak kullanımının planlanması için kamu kesimi katkısının yanı sıra. Kamu kesimi ve özel sektörün. geliştirdiği makro modeller ile ekonomik ve sosyal politikaların uzun dönemli etkilerini tahmin etmek.

bu konuda yabancı yatırımlar için tanıtım dokümanları (CD. stratejiler geliştirmek. örgütlenmenin yaygınlaştırılması. yurtiçi ve yurtdışı staj olanakları sağlamak. üniversitelerin aktif katılımına da önem verir. Ayrıca. ekonomik kalkınmanın yanı sıra sosyal ve siyasi gelişmeyi de beraberinde getirecektir. Yetki alanının ulusal ve uluslararası çapta tanıtım ve lobi faaliyetleri için çalışmalarda bulunmak. Şehirsel gelişme ve kırsal kalkınmanın sağlanması için stratejiler belirlemek. Broşür vb. hedef piyasalarda tanıtım faaliyetlerini gerçekleştirmek. bu çalışmaları. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi (ES-Kİ) olarak adlandırdığımız bu kuruluşun temel anlamda görevlerini maddeler halinde sıralamak algılama bakımından daha açık bir yöntem olacaktır. yetki alanının kalkınmasına yönelik çeşitli projelerin uygulanmasında. Kitap. ES-Kİ. gerekçeler belirlemek. Bu hususlara bağlı olarak Şekil 1 ve Şekil 2 de gerek ES-Kİ’nin kendi iç yapısı. Bu oluşum. Söz konusu kurum ve ileride kurulabilecek benzer kurumlar.) hazırlamak. tesis kuruluş yeri alternatifleri sunmak. İl Genel Meclisine bağlı Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin. öneriler oluşturmak ve bunların hayata geçirilebilmesi için ilgili kamu kurumlarıyla işbirliği yapmak. Bölge içindeki Kalkınma Planlarının ve Yıllık Programlarının öngördüğü alanlarda mesleki eğitim programları düzenlemek. • • • • • • 21 . Bölgenin küresel pazar imkanlarını sektörler itibariyle araştırmak. yabancı girişimcilere. bölge planlarında olması gereken ve sürekli öneminden bahsedilen teşkilatlardır. • Beş Yıllık Kalkınma Planları ve Yıllık Programlara sorumluluk alanlarında yatırım. ES-Kİ’nin ekonomik gelişme bazında. politikalar üretmek. İşlevi itibarıyla yetki alanı içinde girişimcilik kültürünün geliştirilmesi ve özel sektörün kalkınma sürecine katkısının artırılmasına katılımcı bir gelişme aracıdır. teklif ve programlarını tanıtmak ve plan dönemi içine alınmasını sağlamak. örgüt yapısı itibariyle Ticaret ve Sanayi Odalarının ağırlıklı olarak içinde bulunduğu kamu yetkisine sahip bir kuruluştur. görev alanına ivme kazandırmak ve bunun için de girişimciliğin teknoloji ve yenilik yaratmaya dayalı felsefesi ile dinamizmini harekete geçirmesi gerekmektedir. plan uygulamalarında etkinlik sağlaması da büyük önem taşımaktadır.temas ve müzakerelere katılmakla görevli olmalıdır. altyapı temini. Bölge dahilindeki yatırım olanaklarını ayrıntılı olarak tespit etmek. yönlendirmek. gerekse idari anlamda hiyerarşisi şematik bir yöntemle verilmiştir. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve finansman gibi etmenler de düşülmelidir. Yabancı firmaların bölgedeki yatırımlarında teknik danışmanlık hizmetleri vermek. bölge sanayicisine ve yatırımcısına sunmak. Bunların dışında yetki alanında insan kaynaklarının geliştirilmesi.

İzmir ili genelinde uygulama imkanı bulduğu takdirde izlediği yolla ve kendi iç şeması içinde bölge ve ülke için yararlı bir gelişim kurumu olacaktır. Bölgeye yatırım yapmak isteyen ve elinde “fizibil” proje bulunan yatırımcıya bölgede bir yer sahibi olana kadar. finans kaynakları yaratmaya yönelik gerek ülke içinde. teknolojiyi kullanması ve potansiyel yatırım konularındaki rolü ekte önerilen şekillerden de anlaşılacağı gibi idari yapılarla belirlenmiş ve bir dil birliği oluşturulmaya çalışılmıştır. Yapılacak veya öneri olarak getirilen projeler için maliyet-fayda hesabı yapmak ya da yapılanları incelemek. teşvik işlemlerinde yardımcı olmak. danışmanlık hizmetleri vermek. 22 . finans kurumlarından alınacak kredi ya da diğer bir kaynaktan gelecek para karşılığı şirketlere danışmanlık yapmak. değişken ekonomik durumları izlemek ve değerlendirmek. piyasa yaratmak. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi Örgüt Şeması Bu teşkilatın kendi içinde bulunan altı dairesi ve her bir dairenin görevleri özetlenmiştir. Kredi temini için. Elektronik ticaretin geliştirilmesi ile ilgili firmalara destek vermek. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve benzeri kurumlarla işbirliği yaparak sektörel bazda teknoloji projeleri hazırlamak. teknik ve teknolojik bakımdan yön verici olmak. Kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunmak. gerekse ülke dışında çalışmalarda bulunmaktır. ES-Kİ’nin İzmir’deki yönlendiriciliği. kuruluş organizasyonunu yapmak. bölge firmalarını da bu imkanlardan yararlandırılarak pazarlama olanaklarının geliştirilmesi amacıyla sanal fuarlara katılımlarını sağlamak ve bizzat düzenlemek.• Büyük şirketler ve konsorsiyumlar kurulmasına öncülük etmek. • • • • • Görevleri yukarıda sayılan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi. Firmalarının elektronik ortamda ticaret yapmalarından hareketle. Ana hizmet birimleri olarak tanımlanacak birim elemanları Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin sorumlu öğeleridir. web sitesi/siteleri kurarak firmaları bilgilendirici değişik dillerde dokümantasyon hazırlamak. Finansman Dairesi • • • • Yıllık programların dahilinde makro ekonomik dengelerini oluşturmak. Bölgenin teknoloji ve yenilik kapasitesini artırmak amacıyla TÜBİTAK. Teknoloji İzleme ve Değerlendirme Başkanlığı. Aşağıda bu birimlerin kapsama alanları belirlenmiştir. Yatırımların ödemeler dengesini kurmak için.

Ekonomik Modeller Dairesi • Yöresi adına Beş Yıllık Kalkınma Planlarının belirlemiş olduğu ekonomik anlamdaki sayısal verilerin yorumlanmasında ve yeniden değerlendirilip bir öneri olarak sunulmasında kurucu rol oynamak. ikincisi ise Sosyal Sektörler Dairesidir. ulusal ve uluslararası stratejiler. • Stratejik Araştırmalar Dairesi • İzmir ilinin bölgesel anlamda mevcut ve öneri bölge planlarına uyum sağlaması için gerekli makro hedefleri oluşturup bunları politik anlamda strateji halinde mekana uygulayacak kararlar üretmek. • • • • 23 . sosyal sektörlerle ilgili olarak ileriye dönük hedefler oluşturmak. ülke ekonomileri. Sosyal anlamda sosyal sektörlerde (sağlık. uygulama aşamasındaki sorunları çözmek. İzmir adına iktisadi sektörlerle ilgili olarak ileriye dönük stratejiler geliştirmek. sanayileşme. • • • Sektör Programları Dairesi Bu daire tek merkez altında iki alt çalışma grubundan oluşmaktadır. eğitim vb. çevre politikaları ve benzeri konularda araştırmalar yapmak. teşvik ve yönlendirme. uygulamayı yönlendirmek. sanayileşme. • Sektör analizleri yapmak ekonomik ve sosyal anlamda Beş Yıllık Kalkınma Planları ve yıllık planlarda sözü geçen yatırım olanaklarının İzmir için olanlarında görüş bildirmek ve kendi yaptığı planlarla ve geliştireceği hedeflerle sektörel açıkları kapamak. iç ve dış ticaret politikaları konularında çalışma ve araştırmalar yapmak. Dünya ekonomisi. bunları revize etmek.) çalışma ve araştırmalar yapmak ve dolayısıyla. Kalkınma planlarının uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek. Bu konuda kamunun yapacağı sosyal yatırımları belirlemek. Birincisi İktisadi Sektör Dairesi. gelişimleri takip ederek yorumlamak. kamu yatırım programını/programlarını hazırlamak. Planlar dahilinde gelişmeleri izlemek ve alternatifler hazırlamak. teknoloji. Görevleri ise. ekonomik anlamda kurumsal ve hukuki düzenlemeler ile ilgili görüş vermek. kurumsal ve hukuki düzenlemeler ile ilgili görüş vermek. İktisadi sektörlerde proje geliştirme ve değerlendirme. uluslararası finansman kurumları ile kontak içinde olmak ve yeni kaynak arayışlarında yön gösterici olmak.• Politika önerilerinde bulunmak. Avrupa Birliği’ne üye ülkeler başta olmak üzere diğer dünya ülkelerindeki sektörel ve genel stratejileri incelemek. geliştirdiği makro modeller ile ekonomik ve sosyal politikaların uzun dönemli etkilerini tahmin etmek. yapım aşamasını incelemek.

yönetim işleri ile ilgilenecek Valilik tarafından 24 . Vali bu meclisin başkanıdır ve ES-Kİ Yönetim Kurulu ile koordinasyondan da sorumludur. Bu alt yöre odaklarının her birinin başında teknik ve planlama işlerinden sorumlu “büro müdürü” olarak görev yapacak. Beş Yıllık Planlar başta olmak üzere olabilecek programlı planlarla uyum sağlamak. Son değerlendirme ise. Dolayısıyla alt yöre plan ve önerileri kurumsal bir denetimden geçmekte olacaktır. makro karar mekanizması olarak kabul edilen DPT’ye gitmeden. Yöresi için geliştirilecek planlarda bölgeyi tümü ile ilgilendiren konularda ve de yerel istihdamın ve girişimciliğin geliştirilmesi çerçevesinde küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin. Bölgede uygulanabilecek yatırım olanaklarının dış örneklerini incelemek. Alt Yöre odaklarında valiliğe bağlı bir planlama biriminin oluşturulması. bu projelerle ilgili yatırımları değerlendirip kararlar vermek. Uygulamaları takipçi ve yönlendirici olmak. Makro seviyeye aktarılacak kararlarda olduğu gibi İl Genel Meclisi karar ve değerlendirme odağıdır. Böyle bir kurumun verimli çalışması durumunda yapılması planlanan projelerde daha isabetli yerler seçilecek ve maksimum fayda sağlanacaktır. Valilik tarafından yapılmış olacaktır. orta veya kısa vadeli sorunların çözümü amacıyla ek projeler geliştirmek ve bu konularda yapılacak çalışmaları yönlendirmek. İzmir ili bütününde İl Genel Meclisi bünyesinde teşkilatlanan kurum planların takipçisi konumunda olup. plan. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin İdari Dağılımı ve Çalışma Sistemi ES-Kİ’nin idari sisteminde en üst kademede İl Genel Meclisi ve yönetim kurulunun müşterek çalışması yer almaktadır. Yatırım öncelikli alanları belirlemek ve yörelerin özelliklerini dikkate alarak daha hızlı bir gelişme sağlanması amacıyla gerekli çalışmaları yapmak. • • • Proje Yatırımı ve Analiz Dairesi • • Alan ile ilgili küçük ve büyük ölçekli projeler için kamu ve ekonomik fayda dengesini kurup. Alt yörelerden gelen/gelecek projeler Sekreterya ve Genel Müdürlükçe değerlendirilerek yönetim kurulu onayı ile İl Genel Meclisine aktarılacaktır. bağlı birimleri ile yatırımları organize eden bir yapıya sahiptir. Yetki alanının hazırlanan planlara yapısal uyum sorunu çekmemesi için ortaya çıkabilecek uzun. esnaf ve sanatkarların ve kırsal kesimin sorunlarına yönelik politikalar geliştirmek. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi idari dağılımı günümüz ülke şartlarındaki kurumlarla da ilişkili olacak şekilde tanımlanmıştır.Bölgesel Gelişme Dairesi • • • İl ve ilçe bazında araştırma ve planlama çalışmaları yapmak. ES-Kİ yönetim kurulu altında Genel Müdürlüğü ve Sekreteryası organizasyon iç sistemini oluşturmaktadır. planların yerel ölçekten başlaması ve işlerlik kazanması bakımından önemlidir.

Kararlar bu kurulda sonuçlar şeklinde iletilecektir. 25 . sorun ve potansiyelleri belirleyerek öneri projeler geliştirecek düzeyde olacaktır. Aynı şekilde ekip. Bu ekip alt yöreye yönelik analitik çalışmaları yapacak. başkanını kendi içinden süreli olarak seçecektir. alt yöre koordinasyon kurulundan gelen önerileri de projelendirecek olup. belediye başkanları ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinden oluşan koordinasyon kurulu bulunacaktır. bu sistem en üst kademeden gelen tekliflerin de gerekçelerinin incelenmesi olabilecektir. İzmir Büyükşehir Bütününde ise 3030 sayılı yasa kapsamında yer aldığı için Büyükşehir Belediyesince atanacak bir bürokrat teknik büro müdürü olarak görev yapacaktır. Belirli aralıklarla toplanan bu kurul. Alt Yöre odaklarında şehirsel kırsal yerleşmelerde görev yapan kaymakamlar. Müdürlüğe bağlı bir Uzmanlar Ekibi de çalışacaktır. Koordinasyon kurulu ile ES-Kİ yönetim organları ilişki olacaktır. bilgi birikimi sağlayacak. Alınan kararlar yerel ölçekten koordinasyon kurulu buna yön veren kurum görüşülecek ve çıkan sonuç onay merciine görüş ve ve Valilik arasında doğrudan bir yönetim organlarına ulaşırken olacaktır.atanmış bir bürokrat bulunacaktır.

Şekil 0.10 Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi Örgütsel Şeması İl Genel Meclisi EKONOMİK VE SOSYAL KALKINMA İDARESİ Finansman Dairesi Ekonomik Modeller Dairesi Stratejik Araştırmalar Dairesi Sektör Programları Dairesi Bölgesel Gelişme Dairesi Proje Yatırımı ve Analizi Dairesi Sosyal Sektörler İktisadi Sektörler 26 .

(Torbalı) K. Narlıdere. Buca. Gaziemir Bergama.Br.Br. Foça. Beydağ Çeşme.Menderes Kara Kesimi Yarımada Çeşme Kesimi Yarımada Urla Kesimi Menderes. Urla 27 .Şekil 0. Çiğli. Ödemiş. Güzelbahçe. Karşıyaka. (Aliağa) Gediz-Nif Pln.Br. (Bergama) Gediz Pln. (Kemalpaşa) K. Bakırçay Pln.Menderes-II Pln.Menderes-I Pln. (Tire) Çeşme-Dilek Yarımadaları Pln.Br. (Urla) İzmir Büyükşehir Bütünü Bakırçay Yöresi Konak. Planlama Br.Br.Br. Torbalı Bayındır.Menderes Kıyı Kesimi K. Menemen Gediz-Nif Yöresi Kemalpaşa K. Selçuk. (Çeşme) Çeşme-Dilek Yarımadaları Pln. Bornova.Br.11 Ekonomik-Sosyal Kalkınma İdaresi’nin Üst Organizasyonel Şeması ES-Kİ Yönetim Kurulu Valilik ES-Kİ Genel Müdürlüğü İl Genel Meclisi ES-Kİ Genel Sekreteryası Alt Yöre Odakları Alt Yöreler Şehirsel ve Kırsal Yerleşmeler İzmir Büyükşehir Bld. Karaburun Seferihisar. Kınık. Dikili Gediz Yöresi Aliağa.

Sonuç olarak bu türlü düzenlemelerin merkezi yönetimin işleyişine katkı getireceği gibi merkezi yönetimin karşısında bir takım işlevlerin de yapılabilirliğini arttıracak ve bunu savunacak bir kurgu oluşturması hem il bazında hem de ülke bazında gelişimi destekleyici bir ivme olacaktır. Alt yöre odakları arasında alt-üst ilişkisi kurulmadığı için bu durum demokratikleşmeye katkı getirecektir. ES-Kİ’nin kuracağı işleyiş ile projeler ve sorunlar aynı zamanda ve uzman bir ekip tarafından değerlendirileceği için eşgüdüm sağlanacaktır. Mevcut çerçeveyi zorlamadan kolaylıkla işlerlik kazanabilir.. Ancak bunun yanı sıra ilçe ve belde belediyelerinin başına buyruk hareket etmesi. maddesinde geçen “İdare kuruluş ve görevleri ile bir bütündür.Değerlendirme ve Sonuçlar 28 belediyeyi ve bunları birleştiren sekiz alt yöreyi kapsayan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin yukarıda tanıtıldığı gibi kendi iç işleyişinde tutarlı olması ve mevcut sisteme entegre olabilmesinin kolaylığı açısından. Bu da geleneksel örgütlenmelerde olan tek düze çalışma ortamını. Bir başka deyişle hukuki olarak önem verdiğimiz fakat işleyişte eksik kalan katılım kavramı hayata geçmektedir. 3194 sayılı kanunla tanınan Büyükşehir belediyelerinin ilçe belediyeleri üzerindeki denetim yetkisi yerel yönetimlerin özerkliğine ve dolayısıyla demokratikleşmeye gölge düşürmektedir. örgütlenme. maddesinin sağladığı dayanakla ve kurulması halinde bölge planlarına da işleneceği için uygulanabilirliği yüksektir.” ibaresiyle de uyuşmaktadır. bu türlü kurumların yatırım planlarına yer vermesi ile tutarlılığı artacak ve işlerlik kazanacaktır. strateji geliştirme. hem de global anlamda modern bir kurum olmasını sağlamaktadır. kurumlar arası iletişimi sağlama. Yabancı yatırımcıyı çekmek amaçlı stratejilerin üretilmesi ve gerektiğinde danışmanlık hizmeti vermesi de İzmir’in yatırım yapılabilirliğini arttıracak bir faktördür. eğitim ve staj olanakları yaratma gibi eylemlerin olması ES-Kİ’yi hem Ar-Ge çalışmalarını etkin olarak yapan bir kurum haline getirirken. yaratıcı güçlerin kullanılabileceği özgür bir çalışma ortamına bırakmaktadır.. 28 belediyede ayrı ayrı alınan kararlar kimi gereksiz yatırımları hayata geçirirken diğer önemli olanlarının beklemesine hatta yok olmasına sebep olmaktadır. siyasi açıdan iktidara yakın olan yerlerde fazla ve gereksiz gelişme sağlanırken diğerlerinin dışlanması ve yerelde güçlü odakların merkezi olma dolayısıyla programsız yatırım yapılması gibi konuların da önüne geçilmektedir. Ülkemizde ortalama otuz yıldır yapılan ve tavsiye olmaktan öteye geçemeyen kalkınma programlarının henüz yapım aşamasında. denetim. Zira. İzmir ileriye referans olacak bu yapılanması ile 28 . ES-Kİ’nin karar organlarında özel sektör ve kamu kesiminden temsilciler olacağından Anayasanın 123. Anayasanın 127. işbirliği. Belli bir problemi kendi yaratıcı güçleri ile çözme durumunun söz konusu olabileceği konularda örgüt üyelerinin yaptıkları işe yabancılaşması önlenmiş olacaktır. Sorumluluk alanında destek verme. projeksiyon. Bu durum demokratikleşme adına olumlu bir adımdır.

hukuk gibi gerekli görülen alanları analiz edecektir ve yorumlayacaktır. tarım. sivil toplum örgütleri. Bir yönetim kurulu ve çeşitli sayıda alt komisyonlardan oluşmaktadır. eğitim. yapılan faaliyetlerin amacına göre optimum fayda ile yapılmasını denetleyecek ve gerektiğinde bunun için çalışacak dolayısıyla “yapılacaklara” bir yön verecektir. meslek odaları ve bu gibi kamu ve özel teşebbüs kurumlarının kendi içlerinden seçecekleri temsilcilerin belirlenmesiyle oluşacaktır. birimin toplanması ve komisyonların aldığı kararların görüşülmesinden yönetim kurulu sorumlu olacaktır. ilçe ve belde belediyelerinin imar ve yatırım programlarını denetlemek ve bunlara öneriler getirmek. bütün idari sistemlerin dışında olarak. ticaret. değişkendir ya da sabitlik yoktur. Alt komisyonlar çeşitli ihtisas dallarına göre ayrılacaktır. İldeki tüm meslek odalarının başkanları ve/veya görevlendirdikleri bir yetkili tarafından oluşacak Yönetim Kurulu. ekonomi. turizm. sivil toplum bilincini geliştirmek. Sorunların çözümü için üretilen projeleri değerlendirmek ve en verimli olanını tespit ederek hayat geçmesini sağlamak. durumlarda yargıya başvurarak idarenin işleyişini Yatırımların gerçekleşmesini sağlamak için finans kaynakları araştırmaktır. Büyükşehir. Her bir komisyon kendi ihtisas alanına giren konuyu değerlendirerek yönetim kuruluna gönderecektir. enerji. Bu komisyonlar altyapı. Bu komisyonun üyeleri. Gerekli olduğu bütünleştirmek. 29 . başkanını. şehrin üst düzey yöneticilerine halkın isteklerini ve şehrin ihtiyaçlarını iletecek. kamu kurum ve kuruluşlarının çalışmalarının denetlenmesi ve tavsiyelerde bulunulması amaçlanmakta olup. kendi içinden seçecektir. Böylece. şehircilik. sağlık. halkın yönetime katılması da bu yaklaşımı diğerlerinden ayıran en önemli özelliktir. Kişilerin veya siyasi grupların baskısını en aza indirerek olması gereken gerçek adımların atılmasını sağlamak. Şehir Yönetim Birimi kurulması ile ulaşılması istenen ana hedefler: • • • • • • • Halkın yönetime katılmasını sağlamak. bu birimi oluşturacak tabanın halka yayılması.finansman açığını kapatacak. Bu birimde esas meclis ve alt komisyonlarla ilgili herhangi bir sayı belirlenmiş olmayıp. Sorunların yerinde değerlendirilmesini sağlamak ve bunu yaparken de farklı kesimlerin görüşlerini almak. Alternatif Bir Yaklaşım Kent Yönetim Birimi Kent Yönetim Birimi kurulması ile İzmir’in önceliklerinin değerlendirilmesi. öncelikli işlevlerin gerçekleşmesiyle canlanacak ve demokratikleşmeye katkı koyacaktır. Bu yapılanma.

OECD tarafından yapılan “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Globalizasyonu” konulu araştırmada3. OECD. Türkiye ekonomisi içinde önemli bir ağırlığa sahiptirler. halkın “seçim günü” dışında da yönetime dahil olması sağlanacak ve yönetimlerin işleyişleri demokratikleşme adına daha da güçlenecektir. Bu koşullar altında bankaların kredi arzında herhangi bir kriz vb. Ancak özkaynakları. şehirsel girişimleri ve yatırımları bilimsel ve akılcı bir yaklaşım içinde destekleyici.2. s. Küçük ve orta ölçekli işletmeler. gerekse kredi faizlerinin yüksekliği nedeniyle uygun bir finansman imkanı sunamamaktadır. krizin bu işletmeler üzerindeki etkisini şiddetlendirmektedir1. 3 Vinde V. savunucu veya engellemeye çalışıcı bir grubun oluşturulması sağlanacaktır. nedenle ortaya çıkacak azalma. ödünç alınan fonlarla finanse edilmektedir. Mali Kurumlar. General Inroduction to Environment for SMEs. En önemlisi de yukarıda değinildiği gibi farklı kesimlerin yönetime katılmasıyla katılım olgusu güçlenecek. s. gelişmiş finansal piyasaların varolduğu ekonomilerde. 2000. Türkiye’de imalat sanayi işletmelerinin % 99.P. yatırımlarını zamanında gerçekleştirebilme. Ankara. büyük firmalar bankalara başvurmaksızın tahvil ve hisse senedi piyasaları aracılığı ile fon ihtiyaçlarını doğrudan karşılayabilmektedirler. 9. hane halkı ve firmaların harcamalarının çoğunu banka kredisi kullanarak finanse etmesi ile kurulmaktadır. Özellikle. Ancak bu ağırlıklarına paralel olarak yeterli kaynak temin edebilecekleri mekanizmalara sahip değildirler. gerçekte bankalara bağımlı küçük ve orta ölçekli işletmeleri etkilemekte. KOBİ’ler faiz oranlarındaki yüksekliği dikkate alarak kaldıramayacakları finansman yüklerinin altına girmemekte.. küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) kredi ihtiyaçlarını bu kurumlardan karşılamak zorunda kalmaktadırlar. uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005). Şubat Krizinin KOBİ’ler üzerindeki Etkileri ve Çözüm Önerileri. Banka kredileri gerek istenen teminatların fazlalığı. teknolojilerini yenileyebilme ve rekabet güçlerini sürdürebilmede yetersiz kalmaktadır. Anadolu Menkul Kıymetler Borsası KOBİ’lerin Finansmanına Alternatif Yaklaşım: Anadolu Menkul Kıymetler Borsası Bankacılık sektörü ile özel kesim rezerv talebi arasındaki ilişki.. Bunun yanında tıpkı ES-Kİ’de olduğu gibi yatırımların önerilmesi. 1 Geniş bilgi için bkz. Buna karşılık.Bu yaklaşımla merkezi idareye ve yerel yönetimlere. Çoğu ülkede bankalar birincil kredi kaynağı olduğundan. genellikle özkaynaklarıyla büyümeyi tercih etmektedirler. Bu nedenle. toplam istihdamın % 56’sını ve toplam katma değerin % 24’ünü oluşturmaktadırlar2.4. 2 DPT. Öznur Yüksel-Güven Murat. firmaların fabrika ve makine-teçhizata yönelik harcamaları uzun vadeli yapıları nedeniyle. 30 . finansmanın KOBİ’lerin globalleşmesinde ülkeden ülkeye. kanalize edilmesi ve maliyetlerin finansmanının sağlanması konusunda kaynak yaratılması araştırmaları da faaliyetleri kapsamında yer alacaktır. 1995.2’sini.124.2 Yatırım ve Karar Organizasyonları. Finansman konusunda büyük ölçüde banka kredisine bağımlı olunması firmaların faiz oranı dalgalanmalarından büyük ölçüde etkilenmesi sonucunu doğurmaktadır.

Türkiye’nin ulusal borsası durumunda olan İMKB. Sermaye piyasalarındaki gelişmeler. Borsaların kotasyon ücretleri ve tarifelerinin yüksekliği. Buna karşın KOBİ’ler halen büyük ölçüde bankalara bağımlı durumdadırlar. Borsada işlem görmenin KOBİ’lere sağladığı pozitif etkiler şöyle sıralanabilir: • • • • • Borsada işlem görmek ile şirketler prestijlerini artırırlar. ciddi sermaye artırımı. dinamik bir sermaye piyasasının oluşturulması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Oysa sermaye piyasaları KOBİ’lerin finansman sorunlarını piyasa mekanizması içerisinde çözebilecek tek alan durumundadır. KOBİ’lerin yaratıcılık. Pek çok ülkede KOBİ’ler kaynak maliyeti sorununun aşılmasında borçlanmak ve sermaye artırımına gitmek olmak üzere iki ana finansman yolunu kullanmaktadırlar. yatırımcıların güveni. Kaynak sorunu KOBİ’lerin piyasa paylarını korumada ve dışa açılmada en büyük sıkıntılarıdır. borsanın getirisi ve karlılığına bağlıdır. 31 . Özellikle Avrupa’daki sermaye piyasaları daha ziyade büyük çaplı işletmelerin kaynak ihtiyaçlarının karşılanmasında etkilidir. kamuya aşırı şekilde bilgi sunmak zorunluluğu gibi. Bu nedenle. Kurumsal yapı güçlenir. Bu nedenle yenilikçi ve istihdam sağlayıcı KOBİ'lerin ihtiyaçlarına uygun yapıda. Geçmiş yılların değerlendirilmesi neticesinde. Satışlarda artış olasılığı yükselir. yüksek likidite. büyüme ile varlıklarını devam ettirmede en önemli şartlardan birisi finansmandır.firmadan firmaya değişik oranlarda olmak üzere en büyük engel olduğu ortaya çıkmıştır. bu piyasaların KOBİ’lerin kaynak ihtiyaçlarını otomatik olarak karşıladığı sonucunu doğurmamaktadır. Yöneticilerin aidiyet duyguları artar. KOBİ’leri ve onlara mali destek sağlayanlar arasındaki ilişkileri de etkiler. şirketlerin istenmeyen ele geçirme durumları karşısında zayıf durumda olması. etkin işlem sistemi. halka arzdan sonra sağlanan getirilerin devamının zorluğu. Bu gelişmenin sonucunda büyük çaplı işletmeler kaynak temininde bankalara bağımlı olmaktan kurtulmaktadırlar. düzenlemelerdeki uygunluk. bankacılık sektörünün sağladığı finansal kaynakların KOBİ’lerin gelişmesi ve büyümesi için yeterli olmadığı görülmüştür. KOBİ’lerin hisse senetlerinin borsada işlem görmesinin başarısı. işlem gören şirket sayısındaki yükseklik. müşteriler ve bankacılar nezdindeki imajı güçlenir. ulusal pazarın yanı sıra KOBİ’ler için Bölgesel Pazarlar ve Yeni Şirketler Pazarı’nı kurmuştur. Ancak. KOBİ’ler genelde farklı finansman alternatiflerinden yararlanma ve finansman yolları arasında denge kurma konusunda sorunlarla karşılaşırlar. borsada işlem gören şirket yöneticilerinin kısa vadeli karlılığa yönelmek zorunda kalmaları. borsada işlem görmenin KOBİ’ler üzerine getirdiği ek yükümlülükler de vardır. Türkiye’de sermaye piyasası KOBİ’ler için yeterince tanınmış bir alan değildir. Bu sorunlar. Şirketin satıcılar.

Kamu oyu iyi ve kötü haberleri dikkate almakta.b. Kurumsal yatırımcı olarak nitelendirilebilecek kurumlardan bir kısmı (SSK. Ayrıca bu kuruluşların sermaye piyasalarına yatırım yapmalarını teşvik edici düzenlemeler yeterli değildir. Bu da KOBİ’lerin finansmanını sağlamayı amaçlayan borsanın dikkat etmesi geren bir konudur. Bu nedenle. Ekonomik durgunluktan büyük şirketlerin hisse senetlerine göre küçük ölçekli işletmeler daha fazla etkileneceklerdir. KOBİ’lerin sermaye piyasalarına katılımı ile Türkiye ve Avrupa merkezli şirket evlilikleri ve ortaklıkları için kurumsal yapı gelişecek. girişimci yetiştirme geleneğine ve gelişmiş ulaşım-iletişim altyapısına sahiptir. piyasanın ortalama işlem hacmini düşürücü etkide bulunacaktır. Kurumsal yatırımcıların diğer bir kısmı ise (özel emeklilik sigortası fonları v. sermaye piyasasındaki yatırımları dışlamaktadır. 1885 yılından itibaren faaliyetlerini başarıyla sürdüren bir Ticaret Odasına ve 1892 yılından itibaren de Ticaret Borsasına sahiptir. Ulusal borsada işlem gören şirketlerdeki başarısızlıkların veya kottan çıkarmaların artması. Yüksek likidite daha iyi fiyatlama imkanı sağlar. Menkul kıymetler borsasının kurulması ve başarıyla faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan yatırımcı profili. işletmelerin yeni sermaye artırımı. Türkiye’de KOBİ hisselerine yatırım yapılmasında ve likidite kazandırılmasında karşılaşılabilecek sorunlardan biri de kurumsal yatırımcı eksikliğidir. küresel ekonomiye entegrasyon kolaylıkla sağlanabilecektir. Mali tablo ve sermaye standartları ile bağımsız denetim yaptırılması zorunluluğu geleceğinden. Beklentilerde boşluklara düşülmemesine özen gösterilmelidir. bu işletmelere özgü kredilerdeki faiz oranlarının düşmesi beklenebilecektir. menkul kıymetler borsalarına olan güveni sarsabileceğinden. Bu nedenle istenmeyen durumların önlenebilmesi için ana pazarlar ile KOBİ hisselerinin işlem gördüğü pazarların ayrılması gerekir. küçük ölçekli şirket hisselerinin işlem görmesi. Büyük olasılıkla yeni kurulmuş ve küçük ölçekli şirketlerde kottan çıkarmalar daha fazla olacaktır. KOBİ’lere finansman sağlamak amacıyla bir 32 . KOBİ’lerin halka açılma ve borsada işlem görme ile amaçladıkları ve beklentileri. Diğer yandan kamu iç borçlanma gereğinin yol açtığı kamu menkul kıymetlerindeki yüksek faiz politikası. Türkiye’nin gerek ekonomik potansiyel gerekse mevduat hacmi açısından üçüncü büyük ili konumundadır.) henüz istenilen seviyede gelişememişlerdir. kayıt dışı ekonominin kayda alınması olanakları güçlenecektir. Bu nedenle. şirket kalitesinin yanı sıra önemli bir diğer konudur. finansal ve ekonomik büyüklük İzmir’de mevcuttur. Bağ-Kur v. mevcut ve muhtemel yatırımlara sunulacak hizmetleri geliştirme şansları gibi unsurlar önemle dikkate alınmalıdır. KOBİ’lerin finansmanı amacıyla bir ihtisas borsasının kurulması olumlu sonuç verecektir. ancak kötü haberlerin etkisinin şiddeti daha yüksek olmaktadır. KOBİ’lere yönelik bankacılık kredileri sermaye piyasası mekanizması ile rekabet edeceğinden. İzmir.Likidite. Normal olarak işlem gören şirket sayısı ile piyasanın likiditesi arasında yakın bağlantı bulunmaktadır.) yoğun bir mali kriz içerinde olduğu için yeniden yapılandırılma ihtiyacı içerisindedirler.b. İMKB’ye kote olmuş şirketlerin yaklaşık %20’si İzmir ve Ege Bölgesi şirketlerinden oluşmaktadır.

Anadolu Menkul Kıymetler Borsası kurulması için İzmir ideal bir konumdadır. 33 . 1992 yılında ülke çapında başlatılan bu reformun yarattığı zemin üzerinde yeni piyasa. kurum ve araçların birbirine eklenmesi yoluyla İzmir Ege Bölgesinin çağdaş bir finans merkezi olacaktır. Zaten bu doğrultuda İZTO’nun 1987-96 döneminde finans kesimine yönelik çalışmaları bir reform olarak önümüze yeni ufuklar açmıştır. İZTO’nun Ege Bölgesini de içerecek şekildeki finansal potansiyelini değerlendirme çalışmaları bu bağlamda bölge kalkınması için gerçekçi bir modeldir.

10. İşlevini sürdürecek mevcut makro altyapı odakları. A. Kesinleştirilmesi gerekli tasarı makro altyapı odakları. yer almaktadır. A grubunda bağımsız değişkenlerin ve talep yaratıcılarının. İkinci grupta : • • • Öngörülen ulaşım koridorları. Kıyı kesimi ve körfezin kullanım koşulları. C. B. POTANSİYELLERİN OLASI ETKİLERİ VE HEDEFLERİN STRATEJİ PLANINA Strateji şemasının öngörüleri. Birinci grupta : • • Ekonomik faaliyet sektörlerine ve konut yer seçim alanlarına göre mekanda öngörülen uzmanlaşma biçimleri. Bu üçünün arasındaki ilişkiler açısından temel varsayım. karşılıklı ve dengeli olarak birbirlerini yönlendirecek üç gruptaki karar ve uygulama ortamından oluşmaktadır. Üçüncü grupta : • • Korunması gereken doğal-kültürel alanlar. B grubunda bağımlı değişkenlerin. 1 . Makro üretim ve hizmet odakları. C grubunda sınırlayıcı parametrelerin yer alacağı düşünülmelidir.

kasımpatı. Antalya ihracata. gerbera. şebboy. 2000 yılında bu rakam 2. starliçe.10. her iki kooperatife bağlı olmadan bir takım aracılar vasıtası ile gerçekleştirilen ihracat tutarı da 2. İki kooperatife bağlı olan üreticilerin 1999 yılındaki toplam ihracatı 1. İzmir genelinde örtülü ve açık seralarda yaklaşık 250 hektarlık bir alanda üretim gerçekleşmektedir. Kesme çiçek sektörü karlı ve cazip bir sektör olmasına karşın İzmir’li kesme çiçek üreticileri bazı olanaksızlar nedeni ile bu potansiyeli yeterince değerlendirememektedir. Bunun dışında her iki kooperatife de üye olmayan pek çok üretici bulunmaktadır.000 kişiye iş sahası yaratmaktadır.6 trilyon TL (4. 1970’li yıllarda başlayan kesme çiçek üretimi il genelinde İnciraltı. lisıantuj. hem de ihracat merkezi olarak yerini alabilir. Yelki. Kuşçuluk. Görüldüğü üzere İzmir’in üretim yelpazesi son derece geniştir. solidaga. Narlıdere. 10. bu üreticilerin ailesi ve çalışanları ile birlikte ilde 30. gerek iç gerekse dış pazara hitap etmektedir. 2 . lilyum. sümbülteber gibi kesme çiçek çeşitleri gelmektedir. Yalova ise iç pazara yönelik olarak düşünüldüğünde İzmir hem üretim. Türkiye’deki kesme çiçek üretiminin yaklaşık % 50’si İzmir’de üretilmektedir. Ulamış. iklim yönünden üretim için uygun şartlar içeren ilde kesme çiçek üretimine yönelik talep de yoğun derecedir. hem iç pazar. Urla. Gümüldür. Yurt çapında hizmet veren iki çiçekçilik kooperatifinin İzmir’de 2.2 trilyon TL (yaklaşık 2. Menderes. Karanfilden sonra gül. Zeytinalanı.2 milyon dolar) olmuştur. Seferihisar. Kurulması düşünülen organize çiçek ihtisas sanayi bölgesinde: • Üreticiler için istedikleri büyüklükte örtü altı ve açık sera alanları.1. Bunun dışında. su. Kesme çiçek üretiminde İzmir. freze. En fazla üretilen ürün karanfildir.500’e yaklaşan üyesi bulunmaktadır. Torbalı ve Dikili yörelerinde yoğunlaşmaktadır. OÇİSB’nin hayata geçirilmesiyle birlikte. 24 milyar dolarlık bir pastayı ifade eden uluslararası kesme çiçekçilik pazarından İzmir ve Türkiye’nin daha fazla pay alabileceği düşünülmektedir.1 Ekonomik – Sektörel Etkiler Çalışmanın yöntemi gereği ekonomik-sektörel kestirimler ve makro gösterge kabuller planın bağımsız değişkenleri olarak ele alınmıştır.9 milyon dolar) olurken. gypsophila.5 trilyon TL’ye (yaklaşık 6 milyon dolar) yaklaşmaktadır. Sektör. Toprak. Antalya’dan sonra en önemli ikinci merkez durumundadır. Böylelikle ilimizden 2000 yılında yaklaşık 5 trilyon TL (9 milyon dolar)’lık bir ihracat gerçekleşmiştir.1 Sanayi Organize Çiçek İhtisas Sanayi Bölgesi (OÇİSB) Ege Bölgesinde kesme çiçek üretimi İzmir merkezli olup. Balçova. glayör.

jeotermal ısıtma. sıcak – soğuk su. Bu amaçla jeotermal potansiyeli yeterli düzeyde olan alanlar değerlendirmeye alınabilir. danışmanlık hizmeti verecek. merkezleri. Burada temel politika. elektrik. • Soğuk hava depoları. Böylece ısıtma maliyetleri en az düzeyde olacaktır. çöp ve atık toplanması vb. National Science Foundation (NSF) tarafından desteklenmektedirler. hizmetler temin edilmelidir. Ya da Türkiye’deki yaklaşık 60. ilaçlama. ABD'de görülen SanayiÜniversite Ortak Araştırma Merkezleri'dir. internet. • İhracat mezatı. yurt içi ve özellikle yurt dışı pazar araştırmalarının yapılacağı bir danışma merkezi. sanayi şirketlerinin desteğiyle ayakta durur hale getirmektir. Kurulacak Çiçek Organize Sanayi Bölgesinin ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanılması esas kabul edilmektedir. verimliliği artırmaya yönelik çalışmalarda bulunacak araştırma-geliştirme merkezi. NSF. üniversite tabanlı bir araştırma grubundan oluşmakta ve bu grup. Buna karşın ArGe için yurtdışına yılda yaklaşık 2 milyar dolar ödemektedir. Üniversite ve Sanayi-Ticaret İşbirliği ve AR-GE Çalışmaları Türkiye’de Ar-Ge çalışmalarının yetersiz olduğu bilinen bir gerçektir. güvenlik. Ar-Ge’ye ne kadar az önem verildiği çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. bilim ve teknolojinin belli alanlarında sanayiye [merkeze işlemlerinin yapılacağı zirai karantina ve 3 . • Tüm faaliyetlerin tekelden yönetildiği ve organizasyon sağlayan idari ve teknik bir merkez. • Kalite-sağlık-standardizasyon standardizasyon merkezi. teknolojik gelişmelerden haberdar edecek. Üniversite-sanayi ortak araştırma gereksinmesinin. her yıl 20.• Üreticiyi bilgilendirecek. • Üretim planlamasının. Sürekli destek. bu merkezlere üye olan sanayi şirketleri ve yerel yönetimlerden (eyalet yönetimlerinden) gelmektedir. gübreleme hastalıkla mücadele ve diğer teknik konularda her türlü hizmeti verecek. başlangıç için gerekli parayı sağlamakta ve bu desteğini beş yıl (ama. telekom. "Her merkez. Alt ve üst yapı imkanlarının. giderek azalan bir oranda) sürdürmektedir. bu gereksinmenin karşılandığı yeni kurumsal yapılar yaratması doğaldır. yeni üretim teknikleri geliştirecek. en çok beş yıllık bir süre sonunda. sağlık. • Konumlanarak üyelerin hizmetine sunulacaktır. temel araştırmalarla birlikte. Türkiye’de alınan patent sayısının Japonya’nın binde biri kadar olduğu düşünülürse. Bu. Bunlardan biri.000 yabancı araştırmacının yıllık istihdam ücretini ödemesi demektir.000 araştırmacıya tahsis edilebilecek yıllık 33 bin doları yabancı araştırmacılara kaptırmak anlamına gelmektedir. Bu merkezler. Türkiye’nin.

Üniversitelerin laboratuar olanakları ve gelişmiş alt yapısı teknolojinin gelişimi için kullanılacak ve ayrıca Ar-Ge firmalarına yüksek standart. Örneğin teknoparkın yer sorunu tam olarak çözülememiştir. üreten şirketlerin kurulmasını ve büyümesini desteklemek 4 . katma değeri yüksek üretim yapan. ülkemizin uluslararası platformda rekabet gücünü arttırmakta kullanması beklenmektedir. Ege Yatırım. kurucu heyetinde Ege Bölgesi Sanayi Odası. Çalışmalar. Nedeni de. Teknoparkla. Halihazırda İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Kampüsünde bir İnkübatör binası tamamlanmış durumdadır. EBİLTEM. Ticaret Odası. İTAŞ'ın ortakları arasında Ege Üniversitesi. TÜBİTAK ve ODTÜ gibi güçlü bir ortağın olmayışıdır. sosyal ve kültürel olanaklar sunulacaktır. daha sonra alanın yeterli alan olmayışı nedeniyle Dokuz Eylül Kampüsü içine alınmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi. daha etkin ve Üniversite-Sanayi işbirliği. İzmir'deki teknopark çalışmaları.katkıda bulunan kuruluşların taleplerine] yönelik uygulamalı araştırma projelerini de yönetmektedir. Ege Bölgesi Sanayi Odası yanı sıra başta Yaşar Holding. teknoloji ithal etmek yerine teknoloji üretmenin yaratacağı faydaların henüz farkında olmayan sanayi kuruluşlarını bilinçlendirmeyi ve AR-GE kurumlarıyla sanayi işbirliğini sağlamayı amaçlamaktadır. 1988 yılında İTAŞ-İzmir Teknopark Ticaret AŞ’nin kurulması ile başlamıştır. İzmir üniversitelerinin yanısıra bazı sanayicilerin de bulunduğu. üniversitede yürütülen araştırmaların ekonomik değere dönüşmesi. İzmir Belediyesi. Çimentaş. Bunun en önemli örneği Ege Üniversitesi EBİLTEM’dir. Örneğin. Ege Biracılık gibi sanayi kuruluşları da yer almıştır. Ciddi bir sermaye yatırımını gerektiren anonim şirket yapısındaki Teknoparklar. Üniversitelerde yapılan yüksek teknoloji çalışmalarından özel sektör genellikle haberdar değildir. İstanbul ve Ankara'ya göre daha karmaşık ve daha sorunlu olarak yürümektedir. daha çok araştırma. daha çok iyi niyet ve özel çabalar ile yürütülmektedir. önemli güçlüklerle karşı karşıyadır." İzmir için Ar-Ge sürecini canlandıracak en önemli girişim olarak. İTAŞ'ın ilk inkübatör binası 1991 yılında tamamlanmış ve faal hale gelmesi ise 1995 yılında mümkün olmuştur. İzmir’deki teknoparak çalışmaları. Teknoloji Geliştirme Bölgesi gösterilmektedir. Önce Ege Üniversitesi içinde planlanan teknopark. iş arayan değil iş kuran mezunlar yetiştirilmesi ve tek cümleyle özetleyecek olursak üniversitelerin bilgi birikimini ve altyapısını. Üniversitelerse bu aksaklığı gidermek üzere merkezler oluşturmaktadır. İzmir'de kurulacak söz konusu Teknoloji Geliştirme Bölgesinin temel amacı olarak: • Ar-Ge girişimciliğini özendirici bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerinde bulunmak • Katma değeri yüksek ürünleri üretmek üzere ileri teknolojileri geliştirmek • Yerel hammadde kullanan. Tansaş. ileri teknoloji kullanan.

bunları belli dar alanlarda uzmanlaştırmak ve düşük maliyetin verdiği avantajı kullanarak çok sayıda uzmanı kadroda tutarak yazılım siparişlerini ekonomik fiyatlarla ve en az onun kadar önemli bir faktör olan süratle üretmek ve müşteriye teslim etmek piyasada çok önemli bir avantaj sağlamaktadır. Özellikle Yazılım Mühendisliği Bölümünde bilgisayar. ekonomi. Ana ilkesinin güçlü teknik altyapısıyla takım çalışması. Diğer taraftan yazılım alanında işgücü. Zira bu ülkelerde büyük bir eleman açığı bulunmaktadır. İsrail. Türkiye'nin de yazılım pazarında düşük maliyetle piyasaya çıkması olasıdır. Türkiye'deki işgücü maliyeti. toplam maliyetin yaklaşık % 80'ini oluşturmaktadır. bilgi ve deneyimlerini bir potada birleştirerek ve matematik. birbirleri arasındaki etkileşimi artırıp. toprak ürünleridir. otomotiv. agro besin. İzmir üniversitelerinin yazılımcılık ve yazılım mühendisliğine daha fazla önem vermeleri gerektiği açıktır. Bu bölgede yer alması gereken stratejik alanlar ise: elektronik. Bunların bir kısmı Hindistan’da sektöre katılırken bir kısmı da zorlanmadan dış ülkelerde işe başlamaktadır. Sözü edilen alanlardan yazılım geliştirme. Almanya ve Hindistan gelmektedir.000 bilişim uzmanı açığı olduğundan söz edilmektedir. gıda. Hindistan'da halen 860 civarında yazılım firmasında 280. enformatik sistemleri mühendislikleriyle bilgisayar bilimlerinin uzmanlık. sinerji yaratmak olması beklenmektedir. AR-GE çalışmalarını yapacak şirketlerin ihtiyaç duyacak ortamları yaratmak ve destek vermek • Ar-Ge birimlerinin bir arada bulunmasını sağlayarak. Sahip olduğu kaynakları itibarıyla Hindistan’dan çok daha iyi bir yerde olan Türkiye bu ülkeleri yakalayabilecek kapasitedir. telekomünikasyon. Kurulmuş olan 5 . Donanım tasarımı ve üretimi açısından baktığımızda Türkiye'nin pazara girebilme ve rekabet etme şansının olmadığı söylenebilir. Bu bağlamda. işletme ve sosyal bilimlerin de katkısıyla mezunlarının sektörde aranan mühendisler olmasını sağlayacak bir eğitim programı oluşturmuştur. Hindistan’ın bu konuda söz sahibi olması dikkat çekicidir. iletişim ve yaratıcılığın uygulandığı bir üst yapıyı sanayi-ticaret işbirliğine sunmak olduğu görülmektedir. makine imalatı. yönetim.000 yeni mezun bilişim sektörüne katılmaktadır. tekstil. yazılım. ilaç ve özel kimyasallar. Mühendislik prensiplerinin en yüksek standartta yazılım tasarımı ve kurulmasında yetiştirdiği mühendislerin Üniversite ile Sanayi ve Ticaret işbirliğinde büyük katkısı bulunmaktadır. gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında yaklaşık % 60 daha ucuz olduğuna göre. tıbbi malzemeler.000 bilişim profesyoneli çalışmakta ve her sene 60.• Bölgede bu yönde çalışma yapan. Bu kadar çok sayıda bilişim elemanı yetiştirince. konfeksiyon. Dünyada ABD dışında bilişim alanında teknoloji üretebilen diğer ülkelerin başında İrlanda. Avrupa ve Japonya'da bir milyon bilişim uzmanına gerek duyulacağı tahmin edilmektedir. İzmir için önemli ölçüde gelecek vaad etmektedir. İzmir de bu kapasitede hak ettiği yeri alabilir. Bu bağlamda 2001 yılında İzmir’de kurularak eğitim vermeye başlayan İzmir Ekonomi Üniversitesi bir ilke adım atmış ve Bilgisayar Mühendisliği Fakültesi bünyesinde kurmuş olduğu Bilgisayar ve Yazılım Bölümleriyle disiplinler arası bir eğitim felsefesi ortaya koymuştur. Yalnız ABD'de 320.

düşük gelirli hanehalklarına ve düşük gelirli çiftçilere ulaşma konusunda potansiyele sahip bir diğer kurumdur. Ancak. Mikro finansman yalnızca kişilerin gelir düzeyini artırmak için kullanılan araçlardan biri olmayıp. çoklu işletim sistemlerinin kullanımı ve kullanım ortamlarının geliştirilmesi. Özellikle eğitim programının son yılında tamamıyla proje. aynı zamanda kredi ve tasarruf gibi finansal hizmetlere erişimi olmayan kişileri sisteme kazandırarak mali piyasaların derinleşmesine katkıda bulunan bir sistem olarak da görülmektedir. kamudan toplanan tasarrufların ve diğer kaynakların ekonominin ihtiyaçlarına uygun şekilde etkin olarak kullanımını amaçlayan bankacılık sistemi. sübvansiyonlu kredilerin gerçekten amacına ulaşıp ulaşmadığına yönelik eleştiriler ile sübvansiyonlu ve hedefe yönelik kredi programlarının kredi kayıplarına yol açması piyasa tabanlı çözümün bir parçası olarak mikro finansman yönteminin ortaya çıkmasına yol açmıştır. 1980’lere gelindiğinde. Zira stratejik planlama alanı içinde olduğu gibi Batı Anadolu’da benzer eğitimi uygulamalı olarak yürüten başkaca bir eğitim kurumu bulunmamaktadır. Ayrıca. teminat olarak gösterecek varlığı olmayan ve bankaların potansiyel müşteri kitlesi dışında bırakılan grupları desteklemek amacıyla pek çok ülke sübvansiyon politikaları uygulamıştır. Mikro finansman hizmetleri yoluyla gelir seviyesinde kaydedilebilecek bir artışın. küçük çiftçi kooperatifleri. Ziraat Bankası.Yazılım Geliştirme Takımları bu konuda hazır potansiyel olarak belirlenmektedir. Mikro finansman Türkiye için yeni bir kavram olmayıp. mevcut bankacılık sisteminden yararlanabileceklerin sayısında da artışa yol açabileceği dikkate alındığında. Grafik kullanıcı ara birimlerin tasarım ve uygulamaları. Mikro Finansman Kuruluşları Burada İZTO tarafından geçtiğimiz yıllardan bu yana üzerinde çalışılan Anadolu Menkul Kıymetler Borsasının finansman ihtiyaçlarına çare olabileceği düşünülen mikro finansman modeli üzerinde durulacaktır. mevcut kaynaklarını genel olarak teminata dayalı geleneksel kredilendirme yöntemleri ile kullandırmaktadır. Gelir seviyelerinin düşük olması itibarıyla. Bilindiği üzere. Düşük gelir gruplarına ve mikro girişimci sayılabilecek esnaf ve sanatkarlara Halk Bankası “ihtisas” ve “kooperatif” kredileri adı altında mikro finansman kapsamına girebilecek finansal hizmetleri sunmaktadır. tasarım ve yazılım mühendisliğinin ihtisas alanlarına yönelinmesi önemli bir güç olarak görülmelidir. değişik kurumsal yapılar altında uygulanagelmektedir. esnaf ve sanatkar kooperatifleri. uygulama gereksinimlerinin çözümlenmesinde ve uygulama ihtiyaçlarının karşılanmasında sistem mimarisi belirlenmesinde. mühendislik tasarım uygulamalarını hayata geçirecek programlara sahip olunması kısa dönem içinde İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi kapsamında özellikle Sanayi-Ticaret işbirliğine yönelik inkübatörlerin kurulmasını gerekli kılmaktadır. Hazine Müsteşarlığı tarafından yetkilendirilen ikrazatçılar (borç veren kişi veya kuruluşlar) da formal hizmet sunucular arasında sayılabilirler. bazı 6 . mikro finansman sisteminin bir bütün olarak ekonomiye katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

münhasıran mikro finansman hizmeti sunmak üzere oluşturulmuş mikro finansman kuruluşlarına da ihtiyaç bulunmaktadır. mevcut uygulamalar ile Bangladeş (Grameen Bank).meslek odalarının oluşturduğu yardımlaşma sandıkları gibi bir çok örgütlenme biçimi mevcuttur. bunların sayısı ne kadar fazla olursa alt gelir gruplarına o kadar fazla finansman sağlanacağı açıktır. düşük gelirli kişilere sürekli gelir elde edebilecekleri bir istihdam alanı sağlamaktan çok mevcut durumdaki finansman ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik kamu politikasının bir parçası olma niteliğinin ağır bastığı gözlenmektedir. aile bireyleri. maddesi cezalarla doludur. Giderek küreselleşen bir finansal ortamda kalkınma ve büyüme arzusunda olan bir ülke olarak Türkiye’nin gelişmiş finansal piyasaların temel düzenleme ilkelerini takip etmesi gerekli hale gelmiştir. Bunun sonucu olarak da çok az sayıda mikro finans kurumu kurulacaktır. Ayrıca gelir dağılımındaki sorunlar dikkate alındığında. Bolivya (PRODEM/BancoSol) gibi mikro finansman yaklaşımının yaygın olarak uygulandığı bazı bölgeler karşılaştırıldığında. kurucular arası pay edinimleri konusunda da bir dizi kısıtlama getirmektedir. sıkı aile bağı ve dayanışması gibi sosyo-kültürel nedenlerden dolayı Türkiye’de arkadaşlar. Gelenekler. Cezaların çokluğu esnekliği azaltmakta ve uygulamalardaki başarıyı düşürmektedir. Taslağın 13. 7 . Dolayısıyla da tasarı bir yığın kısıtlama ve yasaklarla doludur. komşular. Ancak. özellikle gelişmekte olan ülkelerde uygulama alanı bulan mikro finansman yönteminin öncelikle hukuki altyapısını oluşturarak bu alandaki oluşumlara yol açmak zorunda olduğu görünmektedir. özellikle Anadolu Menkul Kıymetler Borsasının mikro finans kurumlarından etkin bir şekilde yararlanabilmesi için aşağıdaki hususların gözden geçirilmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Oysa. • Bu kurumların banka oldukları varsayımından hareket etmekte ve mevduatı korumayı hedeflemektedir. Bu itibarla. bu kurumların Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı modern para vakıfları şeklinde kurulmalarına da izin verilmelidir. Türkiye’deki mikro finansman faaliyetlerinin “sübvansiyon” kimliğini muhafaza ettiği. Bu cezalar 2 ile 10 milyar arasında değişmektedir. Latin Amerika (ACCION). Oysa. Endonezya (Bank Rakyat). sayısı konusunda bir tahmin yapmanın güç olduğu “tefeciler” gibi oldukça fazla sayıda informal mikro finansman sunucularının olduğunu belirtmekte fayda vardır. Ancak. • Taslak. • Mikro finans kuruluşlarına en az 5 trilyon TL ödenmiş sermaye şartı getirilmektedir. ülkemizde geleneksel bankacılık faaliyetleri yanında. Bu kurumlara tüm vergi ve benzeri yüklerde özel kolaylıklar getirilmelidir. • Kredi aksaklığını gidermeye dönük olarak düşünülen bu kurumlar normal bankalar gibi Kurumlar Vergisine tâbi tutulmuşlardır. Bu durumda söz konusu tüm kısıtlamalar ortadan kaldırılmalıdır.

Yardımcı Kuruluşların Yardımlarını Etkinleştirme İçine düştükleri sorunların çözümünde ve Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) geliştirme amacına dönük olarak Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB). işletmelerin ihtiyaçlarını belirleme ve anlama eksikliği gibi nedenler ön plana çıkmaktadır. gerekli desteği sağlayabilecek görevlerle donatılmış durumdadır. atamalarda siyasetin etkisi. Son olarak da verilen hizmetlerden yararlanma ve memnuniyet durumları izlenmeli ve buradan elde edilecek bulguları kullanarak hizmetler yeniden ele alınmalıdır. İşletmecilerin yarısından fazlasının lise ve daha altı eğitime sahip olması. Buna göre. % 40’tan fazlasının 40 yaş ve üzerinde olması. Tüm bunların etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi. Böylece hem iletişim sağlanacak. yardımcı kuruluşlar açısından baktığımızda. uzmanlığı yetersiz görevlilerin bulunması. tüm nedenlerin kökeninde yatmaktadır. yardım almış örneklerin hemen hemen olmayışı. Ancak. yardım alabileceğine inanmama. asıl görev yardımcı kuruluşlara düşmektedir. Türkiye gerçekleri. O halde KOBİ’lerin çok düşük oranda yardımcı kuruluşlara başvurmasının oldukça ilginç nedenleri olmalıdır. konunun ülke ekonomisi açısından ve ülke koşullarına uygun olarak organize sanayi bölgesinin tipini ortaya çıkarmayı zorunlu hale getirmiştir. ilginç olmaktan öte. bürokrasiden çekinme ve kendi sorununu kendi çözme eğilimi gibi nedenlerden dolayı. hizmet ettiği kesimi iyi tanımaması. Ancak İzmir’deki KOBİ’lerin % 95’ten fazlası bu kurumlardan herhangi bir yardım almadıklarını belirtmişlerdir. kendilerini tanıtma yetersizliği. Bunun yanında işletmecilerin ihtiyaçlarının çok dikkatli bir şekilde belirlenmesi de büyük önem taşımaktadır. hem de işletmelerin kaynak kullanım etkinliği ve verimliliği izlenebilecektir. işletmelerle yardımcı kuruluşları bünyesinde bulunduracak bir bilgi ağının kurulmasına bağlıdır. Ayrıca KOBİ’lerin yapıları dikkatle izlenmeli ve sık sık güncelleştirilmelidir. öncelikle kendilerini çok iyi bir şekilde tanıtmalıdırlar. Bu tanıtım periyodik olarak tekrar edilmeli ve işletmecilerin güveni kazanılmalıdır. KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu destek ve yardımlara ilişkin görevler. Bahsi edilen yardımcı kuruluşlar. Organize Sanayi Bölgeleri Yer Seçimi Analizleri ve Gelişim Trendleri Ülkemizde ilk uygulaması Bursa’da başlayan ve bunu takiben yaklaşık bütün il merkezlerinin organize sanayi bölgesi kurmak yarışına girmeleri. Sık sık değişen koşullarla birlikte bu ihtiyaçlar yenilenmelidir. Her iki yanlı olarak sorunların giderilebilmesi için. yardımcı kuruluşlarla KOBİ’ler arasında ciddi bir iletişimsizlik söz konusudur. Günümüze dek kurulmuş olan ve 8 . bu kurumların görev tanımlarında bulunmaktadır. Burada KOBİ’ler ve yardımcı kuruluşlar arasında ciddi bir iletişim probleminin bulunduğu açıkça görülmektedir. İhracatçı Geliştirme Etüt Merkezi (İGEME) ve Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) gibi kurumlar bulunmaktadır. Konuya. ülkemizdeki özel sektör girişimlerinin sorunlarına çözüm getirebilecek. çok büyük bir çoğunluğun limited şirket olması gibi gerçeklerin ortaya koyduğu sorunlarını tespit edilememe veya gecikmesi.

1976 yılından bu yana gelişmiş ve gelişmekte 9 . sanayinin ihtisaslaşma içine girmesi ve bölgesel farklılıklardan ötürü tanımsal değişikliklerin ortaya çıkmasını zorunlu hale getirmiştir. vergisiz ve kotasız girebileceği. Bu doğrultuda organize sanayi bölgeleri dışında. verimliliği arttırmak. yatırımları teşvik etmek. 1.01. araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörleriyle işbirliği sağlanarak. üniversiteler. Kalkınma plan ve programlarında ve hükümet programlarında da organize sanayi bölgelerine büyük önem verilmiştir. Bu bölgelerde üretilecek ürünlerin ABD’de daha iyi pazara giriş koşulları sağlamak ve iki ülke arasındaki ticareti güçlendirmek amacıyla ülkemizde kurulması amaçlanmıştır. Dolayısıyla yukarıdaki donatıları sağlayan İzmir şehir ve çevresi bu açıdan olumlu kaynaklara sahip bulunmaktadır. yüksek teknoloji enstitüsü. yerel otoriteler tarafından saptanan ve ABD tarafından belirlenen ve kabul edilen bölgedir”. Bu nedenle özellikle son yıllarda organize sanayi bölgesi tanımlamaları.Nitelikli Sanayi Bölgesi ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması Uygulama Yasası’nda ve bu anlaşmaya dayanarak İsrail ile Ürdün arasında yapılan anlaşmalarda tanımlandığı şekliyle. kurulması için öngörülen bölgenin bulunduğu ilin sınırları içinde üniversite.2002 tarihinde Endüstri Bölgelerine yönelik 4737 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir. 2.kurulma aşamasında bulunan organize sanayi bölgeleri ülkenin sanayileşmesinde önemli görevler üstlenebileceğini kanıtlamıştır. Dünyanın en büyük pazarlarından biri olan ABD’ye mal satmanın avantajlarına karşın bu ülke de kendi avantajlarını koruma durumundadır. 3. Bu kanunun amacı. küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamaktır.Türk sanayinin teknoloji seviyesini ve rekabet gücünü arttırmaya yönelik Teknoloji Geliştirme Bölgeleri kurulması 26. Kota ve yüksek vergi tarifesiyle bunu sağlamanın yanında. ürün kalitesini veya standardını yükseltmek. teknolojik bilgiyi ticarileştirmek. “ Belli oranlarda İsrail ve Ürdün girdisi içermek kaydıyla üretilen malların ABD pazarına gümrüksüz. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin diğer bölgelerden temel farkı. teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek. AR-GE merkez veya enstitülerinden birinin bulunmasıdır.2001 gün ve 4691 sayılı kanunla kabul edilmiştir. Bu bölgeler yabancı yatırımcıyı teşvik edici bir içeriğe sahiptir. 2003 yılı içinde ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması adı altında Türkiye İsrail arasında da bir nitelikle sanayi bölgesi oluşturulmasına ilişkin yasa tasarısı kongreye sunulmuştur. yurtdışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişimini arttırmak amacıyla 19. üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek. üretim ve istihdamı arttırmak.06.Ülke ekonomisinin gelişmesinin ve teknoloji transferini sağlamak. üretim maliyetlerini düşürmek. Konu aynı zamanda iki ülke dış işleri bakanları müsteşarları 2002 yılı şubat ayında eş başkanlıklarında gerçekleştirilen ekonomik ortaklık komitesinin önemli gündem başlığı olmuştur. Yörede ARGE ve sanayi potansiyelinin olması gerekliliği de aranmaktadır. Ülke sanayinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek.

Ancak gıda sektörünün şu anda faal durumda bulunan Kemalpaşa ve Tire Organize Sanayi Bölgelerinde de sanayi türleri olarak kabul edilmektedir. Ürünlerin çeşitliliği gelişmiş ülkelerde daha fazla olurken gelişmemiş ülkelerde ise daha az olmaktadır.olan ülkelere önceden belirlenmiş bir ürün listesi kapsamında “Genelleştirilmiş Preferans Sistemi” (GSP) uygulamaktadır.000 kişilik bir işgücü potansiyeli yaratacaktır. Bayındır merkezi nüfus profilinde ilçe bazında 1980 ve 1990 yıllarında iki önemli düşüş gözlenmiştir. 2005 yılında faaliyete geçmesi planlanan Ödemiş Organize Sanayi Bölgesinin de planlamaya alınmış olması Bayındır Organize Sanayi Bölgesinin gıda konusunda ihtisaslaşmış olduğu düşünülmesine rağmen yatırımı başka bir bölgeye kaydırdığı düşünülmektedir. Ayrıca Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi başta süt mamulleri olmak üzere gıda sektörünü de kapsamaktadır. Ayrıca satılacak ürün hem GSP’ye tabi ürünler listesinde hem de GSP’den yararlanan bir ülke kaynaklı olacaktır. 10 . Buna ek olarak Bayındır’da çiçek konusunda ihtisaslaşması planlanan Bayındır Çiçek Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Buna bağlı olarak münferit kuruluşlar GSP ile ABD’ye son dönemlerde 437 milyon dolar tutarından fazla mal satmışlardır. Doğrusal Nüfus Kestirim Modeline göre merkez ilçe nüfusu 1990 nüfus sayımındaki değere 2020 yılında eriştiği görülmektedir. 150 işyeri sayısına sahip olup 15. gıda sektöründe yatırım yapacak endüstrilerin ve ekolojik ürün sektöründe yatırım yapacakların bir araya toplandıkları üretimden ambalaja kadar lineer gelişmelerin amaçlandığı bir bölge olarak planlanan bu bölge yer seçimi yapılmış ancak prosedürler açısından henüz onaylanmamış durumdadır.4 doluluk oranında ve 350 işyeri sayısına sahip Tire’nin de % 4. Bu denli nüfus kaybına uğrayan bir ilçede yapılacak bir yatırımın yakınındaki Ödemiş ve Tire Organize Sanayi Bölgeleri düşünüldüğünde geri planda kalmaktadır. İşte Nitelikli Sanayi Bölgeleri’nde ABD ile gümrüksüz alışveriş yapılabilecek mallar GSP adı altında bir ürün listesi oluşturarak üretilmekte ve bu liste dışındaki mallar ABD tarafından alınmamaktadır. Nitelikli Sanayi Bölgesi’nde pazarlanacak ürünün % 35’inin ülkenin kendi kaynaklarıyla yapılmış olması gereklidir. Bu durumda Bayındır nüfus kaybına uğramaktadır.5 doluluk oranında olduğu bilindiğinden Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgesinin ekonomik konjöktürler dikkate alındığında kısa ve orta vadede gerçekleştirilmesinin. 301 işyeri sayısına sahip Kemalpaşa’nın % 56. rantabl bir yatırım olmadığı ortaya çıkmaktadır. Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgesi Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgesi. Bayındır Çiçek Organize Sanayi Bölgesinde çiçek üretimi dışında herhangi bir faaliyetin yapılmasına izin verilmiyor olması ihtisas organize sanayi bölgelerinin bir örneğidir. Doğal artışa göre 2020 yılı projektif nüfusu yaklaşık 27-28 bin kişi olacağını göstermiştir. Kaldı ki Tire ve Bayındır arasının fiziksel mekandaki yakınlığı da bu aşamada Bayındır’a yapılacak bir organize sanayi bölgesi yatırımının uzun vadede gerçekleşmesinin olumlu olduğunun diğer bir kanıtıdır. 2003 yılı 1 Temmuzundaysa ABD Başkanı imzaladığı bir bildiriyle Türkiye’ye 130 milyon dolarlık ek GSP hakkı kazandırmıştır.

pamuk. 1950-1990 yılları arası dönemde nüfusu yaklaşık 3 katına çıkan Kiraz’da Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına yönelik yatırım sonuçta arz talep dengesinde fazla bir taleple karşılaşamayacağı ve yapılacak teşviklerin ise özendiricilikten uzak kalacağı belirlenmiştir.5 kilometre uzakta olmak durumundadır.000. Şu halde Kiraz’da kurulacak bir organize sanayi bölgesi için bu kriterlerin gerçekleşmesi bir ön koşul olarak gözükmektedir. İdeal bir Organize Sanayi Bölgesinin özelde bölgeye genelde ülkeye rahat erişim sağlayan ana ulaşım arterlerine en çok 2. inşaat malzemeleridir. Ağırlıklı sektörleri süt mamulleri.000-20. Kaymakçı yakınlarında yer alacak bölgenin toplumcu bir davranışla 6.600-5.500 işgücü potansiyeline sahip düşünülmektedir. Ulaşım olanakları açısından sıkıntılı bir konumda bulunması bölgenin cazibe odağı olmasını yakın ve orta vadede zorlaştırmaktadır. organize sanayi bölgesi yapılacak altyapı yatırımları ile karşılaştırıldığında ekonomik görülmemektedir. coğrafi açıdan bir çıkmaz sokak konumundaki yerleşmesi planlandığında 7. Zira organize sanayi bölgesi kuruluş ve yer seçimi yöntemlerinin en önemlisi ulaşım olanaklarıdır. tütün gibi endüstri bitkileri ile sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır. tarım makineleri. Ayrıca bölgeyi ana arterlere bağlayan köprü ve menfezlerin en az 20-25 ton taşır durumda olması bir ön koşul olarak gözükmektedir. Ödemiş’in Kaymakçı Beldesi yakınlarında tesis edilecek alanın kamulaştırma ve proje çalışmaları devam etmektedir ve 1995 yılında kurulmuştur. Kiraz Organize Sanayi Bölgesinde yer alacak işletmeler için bu iki ters yöndeki taşıma giderlerinin en az olduğu noktayı bulmak güçtür. Yer seçiminin yapılıp halihazırda onay alamadığı ve 1999 yılında kuruluş etütlerinin yapıldığı 83 hektarlık bu alanda herhangi ağırlıklı bir sektör planlanmamıştır. Kiraz’ın ilçe nüfusu 2020 yılında projektif değerlere göre 11. İzmir’e 120 km uzaktaki bu şehir yakınında kurulacak olan organize sanayi bölgesi 1. Fazla bir göç alma potansiyeline sahip olmayan Ödemiş’in 2020 yılında 1. Bugün Kiraz’da faaliyet gösteren tek bir sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Tire Organize Sanayi Bölgesinin dahi yatırımlarını tam bitirmemiş olması kısa vadede bölgenin faal duruma geçemeyeceğini göstermiştir. Nüfus yoğunluğu açısından 116 kişi/km2’ye sahip ilçede patates. Tire Organize Sanayi Bölgesine yakınlığı dikkate alındığında ve benzer sektörleri içerdiği göz önüne alındığında kısa vadede yatırımları çekebileceği.000 kişi arası görülmektedir. Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi de Kiraz Organize Sanayi Bölgesi gibi 50 işyeri ve 7.500 m2’dir.000 m2 toplam alana sahip olup sanayi parselleri toplamı 522. Kaldı ki yörenin geri kalmışlığı düz ve vasıflı işçi bulabilme faktörünü de zorlamaktadır.000 civarında olan nüfusun barındığı yerleşmeye 11 .000 kişi arası göç alacağı tahmin edilmiştir. Bu yıla değin alabileceği tahmini göç 18 ile 314 kişi olarak hesaplanmıştır. Hammaddenin işletmeye getirilme maliyeti düşük olsa bile mamulün işletmeden pazarlara taşınması Kiraz koşullarında içinde bulunduğumuz dönemde maliyetli görülmektedir.500 kişilik bir işgücü potansiyeline sahip olup 50 işyeri barındıracaktır.Kiraz Organize Sanayi Bölgesi Kiraz Organize Sanayi Bölgesi.

inşaat ve gıdadır. Ödemiş ilçesi nüfusu 1950-2000 yılları arasında nüfusunu ancak 2’ye katlamıştır. çırçır.491 m2’dir.000 m2. Organize sanayi bölgesinde ağırlıklı 4 sektör tekstil. konfeksiyon. Ödemiş için öngörülen nüfus 79.500 nüfusa sahip olacak beldenin uygulama imar planı 10. Bu bağlamda 2004 yılında faaliyete geçmesi planlanan Bergama Organize Sanayi Bölgesinin aynı aksiyel doğrultuda olması iki bölgeyi yarışır bir hale getirir. Kaldı ki 2020 için doğrusal ve üstel nüfus kestirimleri Kaymakçı’nın 2020 yılında dahi bu sayıya erişemeyeceğini göstermiştir.747. Sanayi parsellerinin toplamı 955.880 kişi üzerinden yapılmıştır. Ancak Konaklı için burada söylenecek en önemli konu beldenin 1985 yılından bu yana devamlı nüfus kaybı içinde olduğudur.1/1000 ölçekli uygulama imar planında öngörülen nüfus 11. Buna karşın Ödemiş imar planında.500’er kişilik işgücü potansiyeli yaratacaktır. Bölgede yer alması düşünülen ağırlıklı beş sektör tekstil. Nüfus artış potansiyellerine sahip olması Soma-Kırkağaç-Bergama bağlantı yolu üzerinde olması bölgenin ulaşım potansiyelinden ötürü cazip bir durumda olmasını belirlemektedir. sanayi parsellerinin toplamı ise 472. İşyeri sayıları olarak Kınık'taki 760 işyerine karşın Bergama 50 işyerine sahiptir ve her ikisi de 7.000 m2’dir. Sanayi parsellerinin sayısı ise 60 dır. Ödemiş Organize Sanayi Bölgesinin bu açıdan gerek yakınında yer aldığı Kaymakçı’nın ve gerekse merkez ilçenin planlamalarını bu doğrultuda yapmış olmaları olumlu görülürken aynı durum Kaymakçı yakınlarındaki Konaklı beldesinde de görülmüş 2020 yılı kestirimlerine göre ortalama 2. Bergama Organize Sanayi Bölgesi Kamulaştırma ve proje çalışmaları süren Bergama Organize Sanayi Bölgesi 1997 yılında kurulmuş.358 kişidir. Projeksiyonlarda en yüksek nüfus değeri 8.344 m2’dir.500 kişi dolaylarında belirlenmektedir. Kınık-Bergama yolu üzerinde Poyracık mevkiinde kurulmuş bölgenin kuruluş amacı tarım ve tarımsal üretim potansiyeline sahip ilçenin endüstriyel tarım ürünlerini kendi bünyesinde işlemesi ve yörenin sosyo-ekonomik gelişmesine katkı sağlamayı içermektedir. 12 . 2020 yılında doğrusal kestirim modeline göre bu rakama yaklaşacağı tahmin edilmektir. Özellikle organize sanayi bölgelerinin gerek yer seçiminde gerekse bölge içinde yapılacak yatırımlara paralel olarak yürütülmeyen iskan planlamaları özellikle belediye hizmetlerinin aksaması gibi problemleri ortaya çıkaracaktır. Kınık Organize Sanayi Bölgesi İzmir’in kuzey aksında yer alan 2 organize sanayi bölgesinden birisi olan Kınık Organize Sanayi Bölgesi faal durumda olup toplam alanı 810. 1997 yılında kurulmuş olmasına rağmen imar planı sorunları hala devam etmektedir. Halihazırda 1 sanayi tesisi faaliyette olup altyapı inşaatları % 15 ortaklık payına sahip belediye imkanları ile devam etmektedir.594 kişidir. Organize sanayi bölgeleri planlanırken şehir planlaması ile birlikte ele alındığı takdirde toplumsal davranışları olumlu örgütlediği bilinmelidir. toplam alanı 1. Şu halde yukarıdaki nüfuslar dikkate alındığında Ödemiş Organize Sanayi Bölgesinin orta vadede devreye girmesi olumlu görülmekte olup 2005 yılı faaliyete geçiş tarihi için erken bir dönemdir.

makine. Durum ayrıca gelişmekte zorlanan Kınık'ın. Bu nedenle altyapı yatırımları açısından uzun vadeye kaydırılması altyapı yatırımlarının Kınık Organize Sanayi Bölgesine kaydırılarak faal durumdaki bu bölgenin tam faal hale getirilip desteklenmesi gerekmelidir. Özellikle kuzey aksında yer alan sanayi parsellerinin ortalama % 50 spekülatif bir davranış içinde olmaları gerçek 13 . Bu açıdan bakıldığında Kınık’ta kurulmuş olan organize sanayi bölgesinin potansiyel taşıyan bir alan olmamasına karşın yörede kurulmuş ilk organize sanayi bölgesi olması ulaşım olanaklarından yararlanması bölgesel olanakların ve gelecekteki potansiyellerin gerçekleşmesinde yörede tek olmasından ötürü bir cazibe odağı olması düşünülmüştür. Organize sanayi bölgelerinin seçimi ekonomik nedenlere dayandırılırken konumluk yerin seçilmesi söz konusu olduğu takdirde diğer bazı ekonomik nedenlerinde devreye girdiği görülmektedir. Aliağa gibi mevkilerde çok sayıda boş sanayi parseli bulunmakta iken Kınık ve Bergama’ya birer organize sanayi bölgesi kurmak makro yaklaşımlar açısından olumlu bulunmamaktadır. Kınık'ın belirli bir nüfus potansiyeline sahip olması aynı şekilde Poyracık ve Yayakent beldelerinin de bu artışı göstermeleri işgücü potansiyeli açısından Kınık Organize Sanayi Bölgesini cazip kılmaktadır. Bölgelerin finanse edilmesi ve kurulması yer seçimini etkileyecek faktörlere bakış açısını özellikle bölgesel açıdan büyük çapta değiştirmektedir. 1997 yılında kurulmuş Bergama Organize Sanayi Bölgesinin herhangi bir yatırım çabasında olmaması potansiyel düşüklüğünü göstermektedir. Bölgenin ekonomik canlılığı bu şekilde bir bütünlük arz etmektedir. Kamusal planlarda ise yer seçimlerine daha değişik açılardan bakılmaktadır. Bergama ve Soma arasında ezilmesini de önleyici bir öneme sahiptir. İl Özel İdareleri gibi kurumlar tarafından planlanan organize sanayi bölgeleri için bazı faktörler olumsuz yönde planlamayı etkiliyor olsa bile bütünde olumsuz bir sonuç çıkmıyorsa bölge seçiminde başka alternatiflerin düşünülemeyeceği açıkça belirlenmektedir. Sanayi Odaları. 1997 yılında kurulmasına rağmen 6 yıl sonunda faaliyete geçen Kınık Organize Sanayi Bölgesinin doluluk oranının % 4. Genel ekonomik analizlerin ortaya koyduğu gelişme süresi organize sanayi bölgeleri için 1520 yıl kabul edildiğine göre Kınık'la birlikte hareket edecek bir Bergama Organize Sanayi Bölgesinin temel yatırımlarını zorlayacaktır. Buna karşın 2004 yılında faaliyete geçmesi tasarlanmış olan Bergama Organize Sanayi Bölgesi sanayileşmeden önce hizmet sektörüne ve özellikle turizme gelişmede bel bağlamış Bergama-Dikili aksına oturmuş olmasından ötürü bu aşamada spekülatif bir yatırım olarak görünmektedir. elektrik araç ve gereçleri imalatıdır. Bölgenin altyapı olanaklarının gerçeklemesi için planlanan bölgelerde organize edilen arazinin en çabuk şekilde satılarak paraya dönüştürülmesi önem taşıdığından gelişmiş veya hızla gelişen yörelerin tercih edileceğini göstermektedir. Kaldı ki daha Kınık Organize Sanayi Bölgesi bile altyapı inşaatlarını tamamlayamamış olmasına rağmen. maden. Belediyeler.5 olması Kınık'ın belirli potansiyellerden yoksun olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Özellikle kuzey aksında İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi. Dikkat edilecek olursa Kınık Organize Sanayi Bölgesi ile sektörel benzerliklere sahip Bergama Organize Sanayi Bölgesi parsel büyüklükleri ortalamada Kınık’tan daha büyüktür.

Bu nedenle alanda kurulması için 1998 yılında etüt çalışmalarına başlanmış Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgesinin 800. Aliağa’da organize sanayi bölgesi bünyesindeki sanayi kuruluşları Petkim’den ayrı düşünülmelidir.500 kişidir.yatırımcıları zor durumlarda bırakmaktadır. Gemi Söküm Tesisi. Çevre İl Müdürlükleri ve ilgili belediye tarafından müştereken planlanması gerekmektedir.220. Aksi durumda ilerde telafisi güç zararların artışının önüne geçilmesi güçleşecektir. Bunlardan birincisi 1997. II. Bu yöre organize sanayi bölgesi kriterlerine ve kurallarına göre kontrol dışı olarak nitelendirilmektedir. plastik. 40.000 m2 olup sanayi parselleri toplamı 4. Beldenin de bu yönde göstermiş olduğu eğilimler de dikkate alındığında sanayinin bu merkezde yoğunlaşması ekonomik baza oturan bir yaklaşımdır. altyapı tesislerinin tamamlanmasındaki gecikme sebebiyle beklenmektedir. Gaz Dolum Tesisleri ve Haddehaneleri kapsamamaktadır. Spekülatif ile gerçek yatırımcıyı ayırmak için orta vadede tesisini gerçekleştirme aşamasına gelmeyen yatırımcının. İZTO ve Ticaret ve Sanayi. Bununla beraber bölgenin kısa dönemde faaliyete geçecek olması İzmir için önemli bir değere sahip olacaktır. Makine. 1997 yılında kuruluşa geçen alan 9. Valilik. ikincisi ise 1998 yılında kurulması kararlaştırılmış alanlardır. Bu sorun çözülünceye dek söz konusu alanlardaki parsellere. Rafineri ve Petkim gibi kurumların bu yörede bulunmaları Aliağa’da kimya üzerine ihtisaslaşmış bir bölgenin kurulmasını da teşvik etmektedir.704.Kimya) Bir sanayi beldesi olarak gelişme gösteren Aliağa karayolu.000 kişiye işgücü potansiyeli sağlayacak alanın her ne kadar 2004 yılında faaliyete geçmesi planlanmış ise de bu süreyi aşacağı. Kısa dönemde bu sorunun ele alınarak. Sayılan alanlar. gıda.000 m2 büyüklükte ve ortalama 40 işyeriyle faaliyete geçmesi beklenmektedir. tapusuna konmuş şerh vasıtası ise parselinin organizasyona geri kazandırılması temenni edilmektedir. plan dışı geliştikleri ve çevresel etkilerinin olumsuzluğu nedeniyle organize sanayi bölgesi dışı alanlarda kalmaktadır ve ilçe belediyesinin veya DPT’nin herhangi bir şekilde bu alanlara yönelik plan düşüncesi bulunmamaktadır. temizlik malzeme ve ürünleri başlıca ihtisas alanları olarak belirlenmiştir. Aşağıda açıklanacak Aliağa I ve Aliağa II Organize Sanayi Bölgeleri halihazırdaki Petkim. denizyolu ve demiryoluyla tüm ulaşım bağlantılarını kurmuş bir yerleşmedir.) tavsiye edilmektedir. Çandarlı Limanının gündemde olması ve orta vadede inşaatına 14 . kontrolsüzlüğün bir çözüm olmadığı bilindiğinden haddehane ağırlıklı bu bölgenin özel statülü bir organize alan haline dönüştürülmesi gerekliliği kaçınılmaz bir durumdur. Aliağa Organize Sanayi Bölgeleri (I.345 m2 olup 397 sanayi parseline sahiptir. Ancak. Kimya sektöründeki yatırımların serbestçe yer seçmeleri kısıtlanmış olduğundan bunların bir araya toplanmasını da hedefleyen bölgenin yatırımının orta vadede çözülmesi olumlu bulunmaktadır. imalat. İşgücü potansiyeli ise 7. EBSO. Aliağa’nın sanayi potansiyeli yörede iki ayrı organize sanayi bölgesi kurulmasına sebep olmuştur. tekstil. ilgili belediye ve kurumlar tarafından onay verilmemesi (ÇED vb.

Aliağa’nın kuzeyinde. Buna karşın Aliağa’nın güneyinde bulunan Helvacı Beldesi de Aliağa’nın sanayi gelişmesine altyapı oluşturmaya yönelik.000 kişiye yaklaşacaktır.başlanabileceğinin tartışılması nedeniyle bölgenin cazip bir alan olduğu da belirmektedir.000. Sahip olduğu 397 parselin tüm olarak sahipli olmasına karşın aktif hale gelmesinin ortalama 10-15 yıl alacağı belirlendiğinden ortaya çıkaracağı 40.000 dolaylarında bir nüfusu hedeflemiştir. Aliağa’nın mevcut sanayi kuruluşlarına eklenecek Aliağa I.000 üzerinde olacaktır. Bu tempoyla giden artış sonucunda Aliağa’nın nüfusu Üstel Büyüme Metoduna göre 2015 yılında 132.000 kişi değerine karşılık gelecek şekilde yapıldığı dikkate alınacak olursa şehir ölçeğinde yerleşme.000 kişilik bir işgücü potansiyelini bölgeye sağlayacaktır.129. 1982 yılından önce Menemen’e bağlı bucaklardan birisi durumundayken 1982 yılında ilçe merkezi olmuş ve rafineri ile 1965 yılında kurulan Petkim tesislerinin burada yer alması diğer sanayileri buraya çekmiş.000 kişilik işgücü potansiyeli donatılarına aynı süreçte sahip olabilecektir. Bu nedenle orta vadede belde sanayi alanlarına hizmet eden bir nüfus tarafından daha yoğun kullanılma durumundadır. Aliağa II ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgeleri toplamda 72. Ancak yörede yeterli altyapı tesisine sahip olunmaması. Orta vadede Aliağa I ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgelerinin faaliyete geçmiş haliyle 32. Bu nedenle Aliağa II Organize Sanayi Bölgesinin uzun vadede gerçekleşmesi.500 olarak kabul edilen işgücü potansiyelinin % 50’sinin gerçekleşmesiyle ortaya çıkacak 16.853 ve 2000 yılında ise 37. 1985’te 17. özel iskeleler ile de ulaşım sistemi geliştiğinden yöre hızla sanayileşmiştir. Bu nedenle Aliağa’nın şehirleşme seviyesinin arttırılması ve bağımsız bir konut politikası geliştirmesi gerekmektedir. özellikle Aliağa I Organize Sanayi Bölgesine yakın bulunan Yenişakran yerleşmesinin imar planı. 1997 yılında 33. Aliağa’nın mevcut revizyon imar planından hesaplanan kapasite nüfusun da 180. beldenin nüfus potansiyelinin büyük bir kısmını ikincil konutlar oluşturmasına karşın 27.578 ve 1990 yılındaysa 25. Halihazırda yer seçimi onaysızdır. 1999 yılında etüt edilmeye başlanan Aliağa II Organize Sanayi Bölgesi ise birincinin göstermiş olduğu talep fazlalığından ortaya çıkmıştır. buna karşın Aliağa I’in planlandığı üzere kısa vadede sorunlarını çözerek faaliyete geçmesi gerekmektedir.537 olmuştur. Halihazırda kullanıldığı şekliyle sabah ve akşam karayoluyla İzmir’den Aliağa’ya personel taşımanın önüne geçilmesi gerekmektedir.000 kişilik işgücünün % 19’unun Aliağa ilçesinden karşılanabileceği hesaplandığından şehirsel donatıların bu doğrultuda planlanması gerekmektedir. 4. 1980’de 11. Doğrusal Büyüme Yöntemine göreyse 40. sanayi ve onun getireceği nüfus potansiyeline uygun bir tarz içinde bulunmaktadır.727 olan nüfus.000 m2’lik bir alana kurulacak olan bu bölgenin planlanan sanayi parseli 250 kadardır ve yöreye 25.000 nüfusa ancak erişebileceği projekte edilmesine karşın 1968 yılında yaptırmış olduğu Nazım İmar 15 . Bu doğrultuda 1975 yılında 5.450’ye erişmiştir. kısa vadede bu bölgelerin faaliyete geçmesini mümkün kılmayacaktır.000 kişilik bir işgücü potansiyeli sağlayacaktır. 2015 yılında dahi 6.

Sonuçta Aliağa sanayinin oluşturacağı konut ve şehirsel altyapı sorunlarına göreceli de olsa hazır bir durumda bulunmaktadır. Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi İzmir’in kuzeyinde yer alan Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi.Planında nüfusunu 44. Plastik sanayini toplulaştırmayı hedefleyen bölgenin kısa dönemde faaliyete geçmesinin plastik sanayi olarak özellikle koku açısından olumsuzluklar taşıyan bir işkolunu birleştirerek sorunları tek elden çözmede olumlu yararları bulunmaktadır. Menemen-Aliağa ve diğer ulusal demiryolu şebekelerine bağlı olunması yerleşmeyi cazip hale getirirken çevredeki çok sayıda kooperatif konutları. Bu nedenlerden ötürü Aliağa’nın sanayileşmesi. 2005 yılında faaliyete geçeceği planlanmış olan bölgenin halihazırdaki durumuyla bu yıla yetişmesi mümkün görülmemekte olup orta vadede faaliyete geçebileceği planlanmaktadır. deri ve yan sanayi. Toplam alanı 920.856 olarak planlamıştır. ağaç mamulleri. yanında bulunan yerleşmelerin ve de kendisinin imarlı alanları dikkate alındığında kaçak yapılaşmalara mahal vermeyecek geniş bir alanın imarlı olduğunu kanıtlamaktadır. 2005 yılında faaliyete girmesi planlanan bu bölgenin yatırımlar açısından daha şanslı olduğu görülmektedir.000 kişi kadardır. ÇED raporu tamamlandıktan sonra faaliyete geçecek şekilde planlanmış olup 1999 yılında kurulması karar altına alınmıştır. Atatürk Organize Sanayi Bölgesine olduğu kadar Plastik Organize Sanayi Bölgesi çalışanlarına da hizmet etme olanağı sağladığından genel yer seçimi olumlu görülmüş olup kısa vadede devreye girmesinin dağınık sanayinin toplanmasını sağlayacağından ön planda desteklenmesi gereken yatırımlar arasına girmiştir. Torbalı II olarak anılan ve Torbalı Ticaret Odası ile Pancar Belediyesinin % 8’er katılımıyla kurulan bu bölge 2000 yılında kurulmuş ve yer seçimi yapılarak onaylanmış durumdadır.800. Torbalı’nın son kriz döneminde uğradığı talep düşüklüğü de bunu kanıtlar durumda olup. hemen yakınında yer alan Pancar ve Tekeli Organize Bölgelerinin hızlı ivmesi bu alanın talebinde düşüklük yaratacak düzeydedir.000 m2 alanında 80 işyeri yer alacak olup işgücü potansiyeli 10. Ancak seçilmiş olduğu alanın Menemen yerleşmesine yakınlığının taşıdığı olumsuzlukların giderilmesi gerekmektedir. klima. Karma sanayilerin yer alması planlanmış olup daha ziyade ısıt-soğutma. II) İzmir çevresinde sanayinin gelişme gösterdiği bir diğer yöre olan Torbalı münferit sanayilerin verdiği bir ivmeyle 1996 yılında Ticaret Odası ve Torbalı Belediyesinin % 8’er ve İl Özel İdare Müdürlüğünün % 14 ve de EBSO’nun % 70 katılımlarıyla kurmuş olduğu Torbalı I Organize Sanayi Bölgesi hızlı bir gelişim gösterememiştir. Torbalı Organize Sanayi Bölgesi (I. ve muhtelif gıda sanayini içermektedir.000 kişidir. Daha yer seçimi onay aşamasında olan kuruluşun 3. Bu türler daha ziyade Torbalı çevresinde gelişim gösteren sanayi türleri olup bölgesel bir yapıya sahiptir. Kısa vadede faaliyete 16 .000 m2 olan bölgede 60 işyeri bulunmakta olup işgücü potansiyeli 10. Torbalı I ile aynı yıl. Bu nedenle Torbalı’daki yatırımların söz konusu alana kaydırılmasında yarar bulunmaktadır. konfeksiyon.

500 işgücü potansiyeli demektir.000 m2 alanda 100 işyeri ve 10. Bu nedenle Pancar ve Tekeli Organize Bölgeleri İzmir nüfus potansiyelini çekme açısından oldukça önemli iki ön koruma alanı olarak görev yapmaktadırlar. Nüfus açısından oldukça düşük değerlere sahip Pancar beldesinin ihtiyacı olan işgücünün Torbalı ve İzmir’den geleceği düşünülmekle beraber 1990 yılları sonrasında Torbalı aksında görülen yoğun konut imalatları bu alanlarda oturan kişilerin komşu alanlardaki sanayi alanlarında çalışacağını da belirlemektedir. İzmir içinde ve çevrede yer alan mermer atölyelerinin toplanması açısından da olumlu olan bu girişimin kısa vadede gerçekleşmesinde çevre koruma koşulları ve ekolojik açıdan da yarar bulunmaktadır. Bu iki alanın faaliyete geçmesini takiben Torbalı I’in yatırım sırası daha net ortaya çıkacak olup. Mermer Organize Sanayi Bölgesinin ortalama 50 işyerine sahip olması planlanmalıdır. anılan bölgeler kısa vadede % 50 doluluk oranına eriştikleri durumda planlamaya alınabilecektir. Güney Aks Gelişim Trendleri Organize Sanayi Bölgelerinin ilerleyen aşamalarda yeni uydu şehirler de ortaya çıkardığı bilindiğinden güney aksta Torbalı yöresinde münferit sanayilerin ortaya çıkardığı şehirleşme ile bu olasılık da ortadan kalkmıştır. Ayrıca ihtisaslaşmış olunması ile sanayilerin bir arada olunmasının koşulları birleştirilmeli ve bu alanın ivedilikle yer seçimi yapılarak faaliyete geçmesi gerekli bulunmaktadır. Gerek mermer ocaklarına yakınlığı ve gerekse ulaşım kolaylıkları ve gerekse bu konuda uzmanlaşmış bir meslek okulunun Torbalı’da bulunması yöreyi yer seçiminde ön plana getirmektedir. Aksi takdirde uzun vadede planlanması da uygun bir ekonomik profil vermektedir. Hemen hemen Torbalı I ile aynı sanayi kolları burada da ağırlıklı sektörler olarak bulunmaktadır. Mermer sektöründe tek bir firmanın etkinliğini çoğa çıkarmaya yönelik yer seçimi ile bir bölgenin etkinliğini çoğa çıkaran çözümler tabiatıyla farklı sonuçlar vereceklerdir. Ancak plansız konut 17 . Tabiatıyla bu tercihte Torbalı’nın konut sektöründeki gelişmişlik düzeyinin de önemli bir rolü bulunmaktadır.geçmesiyle 1. Dolayısıyla sanayileşme politikasında da bölgesel yer seçimi ve bir arada olunmasının ortaya çıkardığı lokalizasyon ekonomileri “localisation economies” önemli bir araçtır. Bir süre yer seçimine karar verilirken çevre ilişkileri değerlendirmeye alınan bu sanayi kolunun çevreyi kirletme olasılığına karşı önlem alınması ve bu doğrultuda bir yer seçilmesi gerekliliği bulunmaktadır. Bu konuda yer seçiminde en uygun yerlerin İzmir güney aksına ve Torbalı-Belevi kesiminde olması uygun bulunmaktadır.300. Bu sayı da ortalama olarak 7. Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi İzmir Merkez Mermer Organize Sanayi Bölgesi olarak anılan Mermer (İhtisas) Organize Sanayi Bölgesinin henüz yer seçimi yapılmamış ancak bu doğrultuda gelen talepler dahilinde 1999 yılında EBSO tarafından kurulmuştur.000 işgücü potansiyeli kazanılacaktır. Tek firmanın yer seçimi gerekli altyapı dönüşümü sağlamaktan uzaktır.

Tire Organize Sanayi Bölgesinin teşvik kapsamına alınarak hızlandırılması gerekmektedir. Dolayısıyla da kaynaklardan tasarruf sağlanacaktır. Organize olmadan her türlü sanayi tesisinin yer alabildiği bir alan olduğu için bu bölge her tür sanayi kullanımına açıktır. inşaat ve makine sanayi belli başlı sektörler olarak ön plana çıkmaktadırlar ve daha ziyade yöresel tarım ürünlerinin sanayine yöneliktir. Bu aşamada aksi durumda arz fazlalığının doğuracağı spekülatif davranışlar gerçek ihtiyaç sahibini zor duruma düşürecektir. gıda. Organize bölgelerin tesisi ile bu alanlara gelecek işgücü potansiyeli sayesinde bu konut alanlarında da bir ivme kazanılacaktır. Buna karşın Tire Organize Sanayi Bölgesinde tekstil. Ege Bölgesi Sanayi Odası ortaklığında kurulmuş ve faal durumda olan Tire ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgelerinden. Teknolojiyi Geliştirme Bölgesinin seçimi yapılmış yerinde bu tür imkanların bulunduğu söylenemez. Bu nedenle altyapı tesisleri açısından hala çalışmaların devam ettiği bölgenin bu tesislerini tamamlaması için ivme verilmeli ve bu aşamada Ödemiş ve Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgelerinin faaliyete geçiş vadelerinin geri atılmasında yarar bulunmaktadır.796.000. Teknolojiyi Geliştirme Bölgeleri Teknolojiyi geliştirmeye yönelik Seferihisar Teknopark Organize Sanayi Bölgesi adıyla 2000 yılında etüt safhasının başlatıldığı ve yaklaşık 5.politikaları içinde hareket edildiğinden ötürü kuzey aksta olduğunun benzeri Torbalı çevresinde de yaşanmakta ve bu alanda yapılmış konutlar arz fazlalığından veya talebin üzerinde inşa edilmelerinden spekülatif bir değere dahi ulaşamadan değerleri altında el değiştirmektedirler. zeytinyağı. Ancak Yüksek Teknoloji Enstitüsü daha kendi iç örgütlenme sorunlarını çözememiş ve maddi zorluklar içinde bulunmaktadır.094 m2’lik bir alana sahip bölgede halen 16 tesisin bulunması bölgesel ekonomi için yarar getiricilikten uzak bulunmaktadır.000 m2 düşünülen bölge için sonuçta İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü alanı içinde yer seçilmiştir. Halbuki Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi’nin kurulması için öngörülen alanda üniversite veya Yüksek Teknoloji Enstitüsünün bulunması ve yörede yeterli AR-GE ve sanayi potansiyelinin bulunması şart olarak aranırken. organize olmayan ve bir kısmı ruhsata bile bağlı olmadan yapılaşmış ve sonuçta kendiliğinden ortaya çıkmış bir sanayi tesisleri alanını birleştirmek ve organize etmek amacıyla 1990 yılında kurulmuş olup tevsiine yönelik proje çalışmaları devam etmektedir. Organize sanayi bölgelerinin bu aşamaları ortadan kaldırıyor olması yatırımların daha kısa zamanda gerçekleşmesine imkan tanımaktadır. 2. 301 sanayi parseli oluşmuş olup bunun 2003 yaz ayları itibarıyla 170 adedinin üzerinde bina bulunmaktadır. Bu nedenle 18 . Diğer taraftan münferit yatırım için seçilen arazinin satın alınması aylarca süren bir seri bürokratik işleme tabi olmaktadır. Buna satılık veya kiralık fabrika binalarının yapılmasının eklenmesi üretime geçiş sürelerinde kısaltmalar yaratacağı için yatırımcıları cezp edici bir öğe olarak kullanılmalıdır. Kemalpaşa. Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi kısa ve orta dönemde gerçekleşme imkanlarına kavuşturulmalıdır.

el çantası. Nitelikli Sanayi Bölgeleri Nitelikli Sanayi Bölgelerinin kurulması konusundaysa uygulama yasasına dayanılarak Ülkemizde kurulacak olanlarda ABD Temsilciler Meclisince kabul edilen yasa tasarısına göre üretilmeyecek ürünler arasında başta tekstil ve konfeksiyon ürünleri gelmektedir. Nitelikli Sanayi Bölgelerinden beklenen faydanın sağlanamayacağını ortaya koymaktadır. Bu durum da eğitime. sanayinin de gelişim gösterdiği bölgelere yakınlık içinde teknolojiyle daha sıkı ilişkilere.bölgenin yeri orta ve uzun vadede rantabl bir alanda seçilmiş durumda değildir. Ancak ilerleyen yıllarda oluşum sürecinde imalat safhasına geçindiğinde bunun daha fazlası gereksiz altyapı yatırımlarına gitmiştir. Bölge kendi ivmesiyle gelişim gösterecek bir durumda olduğundan mutlak surette bir üniversite kurumuna fiziki yakınlık içinde olma zorunda değildir. araştırma ve geliştirmeye gitmesi gereken yatırımların sair harcamalara kaymasına sebep olmuştur.”tabiri şayet İleri Teknoloji Enstitüsü arazisi içindeki alanın düşük bir ücretle tahsisi sağlanmış ise. Kaldı ki bu bölgenin çekim unsuru olan Yüksek Teknoloji Enstitüsünün yerinin seçiminde de radikal hatalar yapılmış olup. 1985 yılındaki ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması ve Uygulama Yasası kapsamında İsrail’den ABD'ye ihraç edilecek ürünlerde en az % 35 İsrail 19 . Bunu takiben ayakkabı. İzmir’in gelecek yıllar dikkate alındığında sanayi ve teknoloji alanında gelişme göstermeyecek ve yatırım çekemeyecek tek bölgesi olarak planlanan ÇeşmeKaraburun yol kavşağında yer alan bu bölgenin uzun dönemde gelişmesi hedeflenebilmektedir. Ayrıca ABD Başkanının ithalata duyarlı olarak belirleyeceği diğer ürünlerin de yer alması. ekonomik açıdan yatırımların pek çoğu gereksiz arazi düzenlemelerine ve ulaşım harcamalarına yöneltilmiştir. bavul. iş eldiveni.bölgelerin kurulması için Bakanlık bütçesine konulan ödeneğin…. bunun uzun vadeyi hedefleyen bir yatırım olduğu açıkça belirmektedir. daha rahat koşullarda girilmesine sebep olunacaktı. Bu durumda Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi de uzun vade içinde gelişim gösterebilecek bir bölge durumuna gitmektedir. Aynı durum Enstitü arazisinin seçiminde de olmuş ve düşük bedel mevcut alanın seçilmesinin en büyük nedeni olmuştur. Özellikle tekstil ürünlerine ABD tarafından kendi pazarlarına girişin kontrol edilmesi ve sınırlandırılması ve bu nedenle yüksek gümrük tarifeleri koyması ve de kota uygulaması tekstil sektörünün bölgelerde yer almasını mümkün kılmamaktadır. deri giyim eşyaları gelmektedir. Bu nedenle yer seçimi irdelenmesine gidilmesinde yarar bulunmaktadır. Yapılan görüşmelerde bu bölgelerde demirçelik ürünlerinin de üretilmeyecek olmasının ihtimal dahilinde olması bölgelerin cazibesini ortadan kaldırmaktadır. Teknolojiyi Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin ikinci maddesinde yer alan “…Bölgenin yer seçiminde…. Halbuki kuzey aksının seçilmesi durumunda. Sonuçta Enstitü gelişimini öngörülen süreden daha uzun bir zaman dilimi içinde tamamlayacaktır.

Sonuçta kısa ve orta vadede bu tür bölgelerin herhangi bir OSB veya Serbest Bölge içinde yer almasını bölgenin siyasi konjonktürü de dikkate alındığında yapılabilir bulunmadığı söylenebilir. Kısa vadede bu alanların destek görmesi. Bu kapsama 1996 yılında Batı Şeria ve Gazze şeridi de dahil edilmiş. 20 . Türkiye’deki serbest bölge ticaret hacmin ortalama % 2. Türkiye’deki serbest bölge ticaret hacmin ortalama % 16. Organize Bölge statüsüne geçmiş bulunmaktadır.5’lik kısmını gerçekleştirmiştir. Buna rağmen Ürdün dahi bu anlaşmaya uzun vadeli bakmamakta olup. Tekeli Organize Ticaret ve İmalat Bölgesi İzmir Ticaret Odası tarafından Tekeli beldesinde kurulan ve faaliyete geçen Şehirsel Çalışma Alanı. Aynı durumda Seyrek beldesinde de planlanmış bir arazi parçası bulunmakta (950. ağırlıklı olarak deri firmaları bulunmaktaysa da bölge tüm sektörlere açık konumdadır.000 m2 ve 2. Bu iki bölgenin ticaret hacmindeki gelişmeler aşağıdaki tablodan izlenebilir. Türkiye'de halen faaliyet gösteren 20 serbest bölgeden biri olan ESBAŞ ticaret hacmi bakımından Mersin'den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Bu bölgenin kuruluşunda hedeflenen küçük ve orta ölçekli imalat sektörüne de bu tür bölgelerde yer verilmesinin sağlanmasını amaçlayan küçük parsel üretimi başarılı olmuş ve sonuçta planlanmış 1. İsrail ve Ürdün’de tekstil ve deri konfeksiyon ürünlerinin üretilmekte olması Türkiye’yi bu kapsam dışına itmektedir.1’lik kısmını gerçekleştirmiştir.katkısı şartı bulunmaktadır. Bu serbest bölgede. konu ağırlıklı olarak ABD pazarının ihtiyaçlarının teminine yönelik planlanmıştır. Serbest Bölgeler İzmir’de iki serbest bölge vardır.500 m2’lik parsellere küçük üreticilerin de organize bir çatı altında toplanmasını sağlamıştır. 1998-2002 döneminde. İDESBAŞ’ta ise. 1998-2002 döneminde. kuzey aksta Atatürk Organize Sanayi Bölgesine hizmet veren yan kuruluşların ve Çiğli-Menemen aksında yer alan düzensiz imalathaneleri toplamaları için desteklenmesi gerekmektedir. Halihazırda bu ülkelerdeki bölgelerde konfeksiyon ve deri mamulleri üretilmekte olup Ürdün ile ABD Serbest Ticaret Anlaşması tam olarak 2008 yılında yürürlüğe girecektir.000 m2) ve sektörel olarak küçük ve orta üretime hizmeti amaçlamıştır. Bu tür alanların organize sanayi bölgelerini destekleyen yan sanayilerin yer almasına imkan tanıttıkları için olumlu görülmektedir. daha sonra Ürdün de anlaşma kapsamına alınmıştır. Bunlar Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ) ve Menemen Serbest Bölgesidir (İDESBAŞ).

102.902.5 8.624.1 1.896 15.5 277.950. Birincisi.1 7. Bu alanın bir Özel Organize Sanayi Bölgesi statüsüne getirilerek Çiğli-Menemen arasında ortaya çıkan düzensizliği tutucu. Örneğin Seyrek Beldesi sınırları içinde bu amaçlara yönelik 1. Bu hususlar da iki grup altında toplanabilir.8 11.764 1999 1.369.3 1.3 1.574 17. Doğal gazın da bu yöreye erişmesiyle Organize Bölgelere talep daha da artmaktadır.291.380 18.1 180.188.106.5 2.389 18.578 2.958 21.385 2.Tablo 10. parasal olmayanlardır ki buna da altyapı yatırımları girmektedir. kontrol edici bir sübap olarak kısa dönemde devreye sokulmasında yarar bulunmaktadır.0 11.870 16. kredi.331. Özellikle İzmir’e yönelik göç veren yerleşmelerin 21 .262 2.886.562 2000 1.910 15. Bu bölge aynı zamanda Gediz Havzasının korunması ve bu alandan İzmir’e olan göçü önleyici bir vasfa da sahip bulunmaktadır.543.479 3.4 7.662.7 178.1 İzmir Serbest Bölgelerinin Ticaret Hacmi ve Türkiye Payları (1000 $) Serbest Bölge ESBAŞ Türkiye Payı İDESBAŞ Türkiye Payı İzmir Toplam Türkiye Payı Türkiye 1998 1. Bu tür alanların potansiyel taşıyan yörelerde seçilmiş olması kısa ve orta vadeli perspektifler içinde değerlendirilmesinin olumluluklarını taşımaktadır.7 240.860 16. diğeriyse.5 251.246 2002 1.717.593 2001 1.255 19. Bir süre önce Kemalpaşa’nın yaşadığı sorunların benzerlerinin yörede yakında ortaya çıkacağının sinyalleri alınmaktadır. İzmir Ticaret Odasının Tekeli Beldesinde başlattığı çalışma benzeri bir planlamaya tabi olmuştur. Bu nedenle kuzey aksında münferit sanayi tesisi kurulmasına bundan böyle izin verilmemesi gerekmektedir. Özellikle Çiğli-Menemen arasında gelişme gösteren münferit sanayi alanlarının belirli bir düzene getirilerek organize edilmesi gerekmektedir.0 1. Serbest bırakılması halinde tarım alanlarının da kaybedileceğinin endişesi taşınmalıdır. vergi indirimi gibi unsurlar görülür.300. Liberal ekonomilerin geçerli olduğu ülkelerde yatırımlar özel sektör tarafından yapıldığı takdirde sanayin dağılımı ancak özendirme koşullarının varlığı ile etkin olabilir.000 m2 tutarında bir yer ayrılmış olup.596 İDESBAŞ Kuzey aksı olarak kabul edeceğimiz İzmir’in bu kesiminde enerji sorununun bulunmaması da sanayiler için çekici bir unsur olmaktadır.678 2.828. parasal özendirme unsurlarıdır ki.598 14. Organize sanayi bölgeleri genel olarak ikincisine girmekle birlikte diğer tür özendirme unsurları da özellikle İzmir’den uzaklaştıkça ve gelişmesini tamamlayamamış ilçelerde uygulanmaktadır. Demiryolu ile karayolu arasında kalan bu tesisler kendi başlarına bir yayılım göstermekte ve gelecek için gerek ekonomik ve gerekse ekolojik problem alanlarını ortaya çıkaracaklardır. Bu nedenle Seyrek beldesi sınırları içinde İDESBAŞ adı altında faaliyet gösteren Serbest Bölgenin bitişiğinde planlanmış olan bir şehirsel çalışma alanının da bir an önce faaliyete geçmesi gerekmektedir.446.

bulunduğu yörelerde bu tür çalışma alanlarının planlanması İzmir’e olası ve de olan nüfus akımını engelleyici bulunmaktadır. 1999 yılı krizi bölgenin ticaret hacmini olumsuz etkilerken firma sayısını 381’den 372’ye düşürmüştür. Sanayi Odası ve İl Özel İdaresine ait olup. Kriz dönemlerinden etkilenmesi özellikle son 10 yılda gelişim trendini ağır bir tempoya getirmiş olduğundan mevcut alanları uzun vadede de yeterli olabilecektir. Yatırımcı kullanıcılar için 20 yıllık süre üretim faaliyetinde 22 . Gelişme alanı 700.000 dolara erişmiştir. bölgeyi yönetmektedir. ESBAŞ 1989 yılında kurulan ve 1990 yılında Gaziemir’de faaliyete geçen Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ) 2. 2012 yılına kadar 500 firma ve yıllık 5 milyar dolar ticaret hacmine ulaşması öngörülmektedir. ESBAŞ halihazırda altyapısı hazır 1. Bu gidişat içinde 2012 yılı için gelişim projeksiyonu itibarıyla istihdam edilen insan sayısının 25.500. bir özel sektör kuruluşudur. 2002 yılı sonu itibariyle 9.000 metrekare ile % 32 pay sahibidir. Bu sayı doluluk kapasitesinin 2003 yılı sonu itibariyle % 46 oranında kalacağını göstermektedir. ulusal ve uluslar arası pazarlara kolayca erişmesini sağlamaktadır.000 kişiyi istihdam etmektedir. ESBAŞ Türkiye’deki serbest bölgeler arasında en çok yabancı sermaye çeken bölge konumunda olup.152 metrekare alana sahiptir. Kiracı kullanımlarda faaliyet ruhsatı süresi 10 yıl olup üretim faaliyetinde bulunulursa bu süre 15 yıla çıkmaktadır. Verilen krediler ve bölge için ayrılan ödenek özellikle son kriz döneminde kısıtlı tutulmuştur. Özel girişim sonucu oluşan bölge. Bölgede ithalat ve ihracat yapan firmalara altyapısı hazırlanmış arsalar ve hazır modüler fabrika binaları ve depo alanları da kiralanmaktadır. ülkenin genel sorunu olarak görülen özel sektör girişimine verilen desteğin azlığını son yıllarda hissetmeye başlamıştır. Ege Serbest Bölgesi faaliyete geçtiği yılın ertesinden 2003 yılı ilk iki ay dahil olmak üzere toplam ticaret hacmi 11. Bu durum kısa ve orta vadede bölgenin gelişim rezerv alanlarına sahip olduğunu göstermektedir.000’e erişmesi hedeflenmektedir.000 dolardır. Dolayısıyla ESBAŞ’ın gelişim için yeni arazi satın almasına gerek bulunmamaktadır. Buna ek % 13 üst yapısı tamamlanmış. Bölgenin kuruluşunda % 98 Amerikan EAC İnternational firmasının hissesi bulunmaktadır. ESBAŞ yap-işlet-devret modeline göre tüm altyapı ve üstyapı tesislerini inşa edip. 2003 yılı ilk 2 ay ticaret hacmi ise 335.000 dolardır.571. Ticaret Odası. bunun 271 yerli.200. % 2 tasarım halinde alan bulunmaktadır. 59’u yabancıdır. Bölgede 2002 yılı sonu itibariyle 330 firma faaliyet göstermekte. Diğer hisseler ise Büyükşehir Belediyesi. Konum yeri olarak lojistik dağıtım noktalarına yakın olması.828.000 metrekarelik alan üzerine kurulmuştur.021. Hizmete girişinden bugüne kadar toplam 9 milyar dolar ticaret hacmi gerçekleştirilmiş ve 2002 yılı sonu ticaret hacmi 1.870. Bu düşüş ilerleyen yıllarda da devam etmiştir.500.

düşük faizli işletme ve yatırım kredileri kullanmaları ve alım ve satımlarda döviz kullanılması zorunluluğu işletme sermayelerini enflasyon karşısında korumaktadır. Genel Değerlendirme İzmir çevresinde yer alması Sanayi Odası tarafından planlanmış ve üçü faal. Son yıllarda serbest bölgelerden vergi alınmasına yönelik söylemlerin artmasına karşın serbest bölgelere vergi getirilmeyeceği sözünün verilmesi bu bölgelerde yatırımcının önünü açmıştır. Zira elektrik burada bir ihraç ürünü durumundadır. Faaliyet gösteren firmaların karlarının serbestçe transfer etmeleri. orta ve uzun vade içinde konu değerlendirildiğinde henüz yer seçimi onaysız Kiraz ve Bayındır Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimlerinin yeniden irdelenmesinde yarar bulunmakta olup. 2002 yılına oranla 2003 yılının ilk üç ayında % 20 artış olması bölgenin olumlu bir gelişim temposu yakaladığını göstermektedir. İşletici ya da kullanıcılar tarafından ticarete konu edilmeyen eşya. İhraç noktalarına olan göreceli yakınlığı bölgeyi cazip kılmasına rağmen Alsancak Limanı ve Adnan Menderes Hava Limanında ESBAŞ’ın cep bölgeleri tesisi gerekmektedir.bulunulduğu takdirde 30 yıl olmaktadır. Ayrıca yurtdışı ilişkilerde gümrük muameleri kaldırılmalıdır. 2002 yılı sonu itibariyle. 1995 yılından beri 5 milyar dolarlı sermayenin yurtdışına kaçtığı Hazine Müsteşarlığı tarafından beyan edilmiştir. Serbest bölgedeki firmalar kurumlar vergisi ödememekte çalışanlar gelir vergisinden muaf olmaktadır. Gümrüksüz alanda süresiz stok tutulmakta olup yurtdışından getirilen mal ve teçhizat için gümrük vergisinin ödenmemesi bir avantajdır. Halbuki bölgenin sağlıklı çalışması için cep bölgeleri önem taşımaktadır. Sorunun tam manada çözülememiş olması mal transferlerinde gecikmelere yol açmaktadır. Vergi muafiyetinin açıklanması üzerine 2002 yılında ve 2003 yılında sermaye kaçışları durma noktasına gelmiştir. araçgereç ve atıkların serbest bölgeden çıkarılması sırasında Gümrük Mevzuatı hükümlerine tabi bulunması büyük sıkıntılar yaratmıştır. on beş organize sanayi bölgesine ek olarak Ticaret Odası tarafından faaliyete geçirilmiş olan Bayındır Çiçek ve Tekeli Organize Bölgeleri ve de Buca’da yer alan tekstil konusunda ihtisaslaşmış özel Organize Sanayi Bölgesi dışında yakın. TEDAŞ’ın ESBAŞ’a bölge sınırında sattığı elektrik enerjisinin tarifesinin İzmir içinde uygulanan tarifeden daha düşük olması gerekmektedir. BOTAŞ’ın İzmir bölgesinde yapacağı hatlardan ESBAŞ’a basınç düşürme istasyonu ile bağlantı sağlaması 2005 yılına kadar hedeflenmiş olduğundan gerçekleşmesi bölgenin cazibesini