İZMİR TİCARET ODASI

İZMİR STRATEJİK PLANI 2003-2012

Proje Koordinatörü Prof.Dr. Çınar ATAY

Proje Koordinatörü Prof.Dr. Çınar ATAY

Proje Ekibi Prof.Dr. Çınar ATAY Yrd. Doç.Dr. Yıldırım ORAL Prof.Dr. Bülent MİRAN Doç.Dr. M. Vedat PAZARLIOĞLU Araş. Gör. Sibel ECEMİŞ

Proje Danışmanları Prof.Dr. Feral EKE Prof.Dr. Alp TİMUR Prof.Dr. Asaf KOÇMAN

Bilgi Veri Toplama ve Değerlendirme Ekibi Buket BAYDEMİR Başak KAVAL Saygın İKİZ Serdar ŞENOL Özge ORAL Nükhet DOĞAN

SUNUŞ

ÖNSÖZ
İzmir’in bulunduğu coğrafi konumu değerlendirildiğinde ve de bu kapsamda geçmişine göz atıldığında ne tür süreçlerden geçtiği ve bu süreler zarfında ne tür tecrübeler edindiği, bu gün içinde bulunduğu durumdan belli olmaktadır. Ancak burada belirtilmesi önem arz eden konu, İzmir’in gelişmişliğinin her dönem belirli tarzlar ve davranış biçimleri içinde engellemeye çalıştığı şeklinde olmuştur. Ekonomik gelişimindeki girişimci felsefeye ve de her türlü yeniliğe açık bünyesi sayesinde ilerleyen İzmir’in oluşturduğu sermaye, sonuçta büyük oranda şehri terk etmiş ve bunun sonucunda da şehir makro yatırımlardan hak ettiği veya üretiminin karşılığında potansiyeline uygun bir oranı alamamıştır. Elimizdeki çalışmayla, İzmir’in çevresiyle bir bütün olarak ele alınmasının gerekliliği içinde konuya yaklaşılmaktadır. Daha önceki yıllarda ele alınmış konular ve stratejik yaklaşımlar içinde, örneğin; 1996-2002 dönemindeki karmaşık hedeflere erişimde, krizlerin peş peşe gelmesi hedefleri saptırmıştır. Bu durum İzmir ticari sermayesinin yatırımcı felsefesini engellemiş ve durağanlığın ötesinde bir ticari hayat yaşanmıştır. Bu dönemde gelen siyasi farklılıklar da olayların pekişmesine neden olmuştur. Yatırımcı kuruluşların İzmir Büyükşehrine yaptıkları yatırımların değişik yaklaşımlarla değerlendirilerek durması, atıl kapasite yaratırken yatırımların arkasının gelmemesine de sebep olmuştur. 1996-2002 dönemini “kalkışa geçiş dönemi” olarak ele aldığımızda bu yıllarda hedeflenen konular arasında ele alınan ve İzmir merkez olmak üzere planlanması gerekli görülen stratejik alanın fiziki bir planı, yapılmaktayken yarım kalmıştır. Bu durumun sonuçları arasındaki plansızlık kavramı içinde İzmir stratejik alanı olarak benimsenen alanda 15 Organize Sanayi Bölgesi planlanmıştır. Ekonomik ve alt yapı hedeflerine bakılmaksızın girişilen bu konu sonucunda sanayi sektörü arsa spekülasyonuna yönelmiş ve yatırımcı sermaye üretim yerine, ne zaman sonuçlanacağı belirsiz bölgelerde arsa alımına nakit aktarmıştır. İlçelerin sanayi alanı sahibi olma rekabeti içinde görülen bu konunun belirsizliğinin ve diğer benzerlerinin elimizdeki çalışmayla önünün alınması amaçlamaktadır. Gelişmenin önemli öğelerinin başında gelen ulaşım sistemlerinde kısmi bir ilerleme olmasına karşın bütüncül yaklaşıma erişilememiş, çevre yolu tamamlanamamış, İzmir’in özellikle kuzey ve güney ana girişleri ve çıkışları hala alternatifsiz tek ulaşım akslarına boyun eğmiş durumda bırakılmıştır. Aliğa-Menderes-Torbalı elektrifikasyon hattı yapılan yatırımlarıyla günümüzde atıl durumdadır. Deniz ulaşımı ve ticaretinde liman konuları yıllarca spekülatif tartışmalara sahne olmuş ve bu yöne itilmiştir. İzmir ticari sermayesinin gelişimi sanayi alanında kesintili olarak ivme gösterirken bunu sektörel olarak ticari açıdan değerlendirdiğimizde inşaat sektörünü ön planda gelir görmekteyiz. Zira, 2002 yılı sonu itibarıyla İzmir Büyükşehir Bütününde yer alan sermayenin ticari dağılımında inşaat sektörü % 20 ile ön plandadır. Bunu, zengin tarım potansiyeline sahip olmanın avantajını kullanan gıda sektörü takip etmekte olup payı toplamda % 13’tür. Ancak, son on yıl içinde bu iki lokomotif sektör arasındaki rekabette gıda sektörünün yakaladığı ivme inşaat sektörü aleyhine olmuş

ve ikisi arasındaki oran son otuz yıl içinde onar yıllık periyotlar halinde bakıldığında 2,14’den, ikinci on yılda 1,83’e ve son on iki yıl olan 1990-2002 periyodunda da 1,49’a inmiştir. Bu da giderek inşaat sektöründeki gerilemeyi veya talebin azalmasını doğrulamaktadır. Bu nedenledir ki sonuç bölümünde ele alınan hedefler arasındaki kuzey, güney ve batı akslarında konut sektörüne yatırımın önlenmesi önerisi doğrulanmaktadır. Tarım sektörünün % 13 olan payı da bu bağlamda şehirsel yerleşmeler dışındaki alanların da desteklenmesinin gerekliliğini hissettirmektedir. Zira, nüfus ve demografik incelemeler ve göç analizleri de İzmir ana merkeze gelen göçün yaklaşık % 50’sinin Ege Bölgesinin kırsal kesiminden ve bunun da % 22’sinin Stratejik Planlama Alanından olduğunu gösterdiğinden, Stratejik Planlama Alanının dış kabuğundan başlamak üzere tarımın teşvik edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Tabiatıyla tarımın teşviki yanında sanayiin de geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu da Kınık ve Tire Organize Sanayi Bölgelerinin desteklenmesiyle birlikte Tekeli Organize Bölgesinin de hızla devreye girmesini gerekli kılmaktadır. Zira İzmir Ticaret Odası öncülüğünde kurulan İTOB Sanayi Bölgesi, 1.000 m2’lik parsellerle küçük ve orta ölçekli girişimcilere de yatırım olanağı sağlamaktadır. İzmir sermayesinin zaman içindeki dalgalanması kurulmuş olan firmaların 2002 yılı sonu itibarıyla sadece % 49’unun hayatiyetlerini devam ettirdiğini göstermektedir. Bunlar arasında mali kurumların gelişmesi veya azalması beklenmesine rağmen, krizlere karşın bu sektörün payının toplamda 1980 sonrası değerlendirildiğinde hep % 5-6 arasında kaldığı saptanmıştır. Ancak detaylı bir inceleme 1980 öncesinde bu kurumların toplamdaki payının % 10 olduğunu da göstermektedir. Şu halde durum, İzmir’in mali kurumlar açısından, bu kurumları bünyesinde tutmak için atılım yapması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Son dönemlerin en cazip sermaye yatırımı olan tekstilde de durağanlık olmuş ve pay % 9-10 arasında kalmıştır. Sektörel olarak turizmin odak noktalarından biri olarak gösterilmesine rağmen bu konuda girdiler hep il dışında elde edilmiştir. Etrafının yüksek potansiyelinden İzmir pay alamamış ve bu konuda ticari sermaye atılımları son on yılda toplamda % 3’ten % 4’e çıkmasına karşın istenilen düzeyin gerisinde kalınmıştır. İzmir bu süreçler içinde Bergama benzeri bir transit merkez olmuş, Dalaman ve Bodrum Havalimanlarının açılmasıyla ve de şehir, havalimanının Çiğli’den taşınmasıyla potansiyelini yitirmiştir. Dolayısıyla geçtiğimiz süreçlerde İzmir gereken atılımı yapamamış ve geride kalmıştır. Bu dönemde öncelikle ele alınması gereken yatırımlar arasında sürükleyici olanlara eğilinilmesi gerekmektedir. Bunlar makro hedefler olarak ele alınmalıdır. İlk aşamada İzmir’in dışa açılmasının teşvik edilmesi gerekmekte olup bunların başını deniz ulaşımında yapılacak atılımlar çekmelidir. Çandarlı limanı hakkında kesin bir karara varılmalıdır. Enerji sorunları çözülmeli ve doğalgaz yanında başta rüzgar enerjisi olmak üzere alternatiflerin devreye alınması gerekmektedir. Jeotermal enerjinin kıpırdanması teşvik edilmelidir. Güneş enerjisinin domestik hizmetler başta olmak üzere kullanımının yaygınlaştırılması hedef alınmalıdır. Hepsinden önemlisi yatırımların mekansal dağılımının planlanması gereklidir. Bu sayede bütünlük ve koordinasyon sağlanacaktır. Şu halde ilk aşamada mekansal analiz metotlarının analizi gerekmektedir. Hangi yatırımın hangi alana yapılması, hangi olumlu

ekonomik girdiyi sağlayacaktır sorusunun cevabı bu şekilde böylece konut sektörü de bu bağlamda kendisine yer bulacaktır. Bu doğrultuda konut sektörü, konut imalatıyla sektörel bir yön verici olmaktan çıkarılmalıdır. İzmir’i zayıflatan yönlerden biri de bu konut fazlası ve yanlış mekansal dağılımı olarak görülmektedir. Aynı durum şehir içi turizmi için de geçerlidir. Şayet İzmir ölçeğinde bir yerleşmenin Nazım İmar Planı bulunmuyorsa, bu konuda ticari sermaye sahiplerini de yatırımlarını yanlış yönlendirdikleri açısından yorumlamanın anlamı bulunmamaktadır. Sektörel arazi arzının yapılabilmesi için bu tür Nazım Planların yapılması gerekmektedir. İzmir çok kutuplu, polarize bir gelişim sergileyerek ilerleme kaydetme durumundadır. Bu nedenle kendi içinde geçmiş yıllarda sonlandırılamamış Kalkınma Ajansı adı ile lanse edilmiş bir organizasyonun hangi ad altında olursa olsun gerçekleştirilmesi ve İzmir sermayesinin ve de makro yatırımlarının yön bulması gereklidir. Expo projesinin geçmiş yıllarda yön bulamaması ekonomik krizlere bağımlı olsa da kısmen de bu yöntemsizlikten kaynaklanmıştır. Geçmiş süreçlere dikkat edildiğinde önümüzdeki kısa vade bu tür bir sergilemeye hazırlanma dönemi olarak değerlendirilmelidir. Şu halde İzmir en erken 2008 yılından önce bu tür bir adaylığa başvurmamalıdır. İzmir’de geçmiş stratejik planlarda da yer alan Menkul Kıymetler Borsasının kurulamaması da geriye dönük olumsuzluktur. Bir önceki stratejik planın hedeflerinden olan İzmir’in kişi başı 6.000 dolarlık gelire ulaşılmasının hedeflenmesi kamu yatırımlarına ayrılan ödenekler incelendiğinde de mümkün görülmemekte idi. 2000 yılında erişilen değer 4.327 dolar ve 2001 yılında ise 3.215 dolar olmuştur. Burada olduğu gibi, stratejik planların emredici işlevi bulunmamaktadır. Yön verici ve tavsiye niteliği taşımaktadırlar, bu nedenle serbestileri geniş bir yelpazeye yayılma imkanı taşır. Ancak emredici hususların da plan kapsamında yer almasını önerirler. Zaten bu doğrultuda çalışmada emredici hususların planlama için en önemli araçlarından biri olan Nazım Planların yapılması önerilmiştir. Bunlara ek olarak Stratejik planlar makro karar mekanizmalarının devreye girmesini önerirler. Dolayısıyla mekansal açıdan detay olarak kabul edilen çözümler kapsamları dışındadır. Özellikle şehirsel ölçekte mekan tasarımları konusunda çözüm getirme yerine çözüm yollarını göstermek ve yönlendirmek ana amaçlarının başındadır. Şu halde örneğin İzmir için Konak Meydanının düzenlemesinin nasıl olması gerektiği stratejik kavram dışındadır. Ama anılan meydan dahil olmak üzere benzer kolektif alanların şehirsel tasarım ölçeğinde ele alınması gerekliliğini önerirler. Bu pencereden bakacak olursak, Birinci Stratejik Plan Döneminde önerilen yatırımlardan % 50’sinin gerçekleştiğinden bahsedilmesi de stratejik bir önem taşımamaktadır. Zira, yatırımlarda sayısallıktan ziyade kapsamın önemi vardır. İkinci plan döneminde de sayısallık üzerinde durulmasına karşın bu plan dönemi için farklı bir yöntem izlenmiştir. Örneğin Çandarlı Limanıyla, Konak Meydanı projesi sayısallık olarak iki konu olarak ele alındığında gerçekleşme açısından farklı kriterler ve temellere dayanmaktadırlar. Gerçekleştikleri takdirde sayısallıklarının ekonomik

olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. İzmir’in geçmiş yıllardan bu güne gelirken yaşadığı en büyük handikap işte burada gizlidir. Sayısallığı adetten çıkararak olaylara daha gerçekçi bir gözle bakılmasının öğrenilmesi gerekmektedir. Yaptırmamanın değil yaptırmanın daha önemli olduğu bütün olarak öğrenildiği zaman belki de bu tür plan yaklaşımlarına gereksinim duyulmayacaktır. Her şeye rağmen daha bu gereksinimlere ihtiyaç duyulan dönemlerde İzmir Ticaret Odasının bu kapsamda bir çalışmaya önderlik etmesi, birlik ve beraberlikle sorunların üstesinden gelinmesi için çaba sarf ettiğinin delilidir. Bu güne değin yapılmış olan stratejik planlarla şehrin gelişimini amaçlayan İzmir Ticaret Odası, bu kez de aynı güç ve ivmeyle şehrin ekonomik gelişimine katkı yapma isteğindedir.

Prof.Dr. Çınar ATAY İzmir, Eylül 2003

İçindekiler Sunuş Önsöz Özet

Giriş
1. Çalışmanın Amaçları 2. Çalışma Programı

Birinci Bölüm
3. Mevcut İdari Yapı 4. İzmir İlinin Ekonomik Sektörel Potansiyeli 5. Strateji Planının Alt Yörelerinin Tanımlanması 5.1 [ A ] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi 5.2 [ B ] Bakırçay Strateji Alt Yöresi 5.3 [ C ] Gediz Strateji Alt Yöresi 5.4 [ D ] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi 5.5 [ E1 ] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi 5.6 [ E2 ] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi 5.7 [ F1 ] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi 5.8 [ F2 ] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi

6. İzmir İlinin Mevcut Yapısal Özellikleri, Tahmin Ve Projeksiyonlar 6.1 Sosyal Yapı Özellikleri 6.2 Ekonomik Sektörlerin Özellikleri 6.2.1 Ticaret 6.2.2 Sanayi 6.2.3 Tarım 6.2.4 Turizm 6.2.5 Mali Müesseseler 6.3 Coğrafi Çevre Özellikleri 6.4 Altyapı 6.4.1 Ulaşım Ağı Bilgileri 6.4.2 İçme ve Kullanma Suyu – Tarımsal Sulama 6.4.3 Kanalizasyon ve Pis Su 6.4.4 Enerji 6.4.5 Haberleşme ve Telekominikasyon 6.4.6 İzmir Körfezi 6.4.7 İzmir İli Kıyı Kesimi

1 Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi 7.3 Tarım 10.2 Ticaret 10.5 Mali Kurum Stratejileri 10.2 Yatırım ve Karar Organizasyonları. Kamu Yatırımları 7. Yapılanma Önerileri Yaklaşım Yöntemi İzmir İli Mekansal Sentez Çalışmaları Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması Plan İçin Öngörülen Araçlar 9.1 Ekonomik–Sektörel Etkiler 10.2.1 İdari Yapı Önerileri 9. Anadolu Menkul Kıymetler Borsası 10.4 Turizm 10.2 Alt Yörelerin Potansiyelleri İkinci Bölüm 9.3 Kamu Yatırımlarının Ekonomik Değerlendirilmesi 8.2 Altyapı Etkileri .7. Sentez: Strateji Planının Genel İlke ve Özellikleri.1. Mali Kurumlar. Potansiyellerin ve Hedeflerin Strateji Planına Olası Etkileri 10.1.1.1 Alt Yörelerin Sorunları 8.2.1.2 Makro Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi 7. Strateji Alt Yörelerinin Sorunları ve Potansiyelleri 8.1.1 Sanayi 10.

3.3.1 Deprem Potansiyeli ve Zemin Koşulları 10. İzmir İli İçin Bütünleşik Strateji Planı Öngörüleri (2003 – 2012) 2003–2012 Dönemi İçin Mekansal Ekonomik İlkeler ve Varsayımlar 2003-2012 Dönemi Ekonomik Sektörel Hedefler 2003-2012 Dönemi Yatırım Program Öncelikleri (Birinci Beş Yıllık Dönem) 2003-2007 (İkinci 5 Yıllık Dönem) 2008-2012 Strateji Plan Dönemi Sonrası İçin Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler 13.3 Doğal – Çevresel Etkiler 10. Strateji Alt Yörelerinin Ortak ve Ayrışık Strateji Kavramları 12. Değerlendirme ve Sonuç .10.2 Su Potansiyelinin Değerlendirilmesi Üçücü Bölüm 11.

35 kat daha fazla araca sahiptir. incir ve zeytin gibi ürünlerin olması ve bölgedeki tarımın gelişmiş olmasının rolü vardır.İZMİR STRATEJİK PLANI 2003-2012 ÖZETİ 1990’lı yıllar değerlendirildiğinde Ülke ekonomisi açısından pek parlak olmayan sonuçlara karşılaşmaktayız. Bu yılların karakteristikleri açısından ilk planda aşırı borçlanma ve ekonomide dengenin sağlanamaması yanında kamu kesiminde dengelerin de bozulduğu görülmektedir. sanayide % 17. Yine Bölge. bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin iyi bir göstergesidir. özelde ilerleyen yıllarda bu krizin etkilerinden uzak tutmayı amaçlayan bir Stratejik Plan çalışmasını yaptırmış olması önemli bir girişim olarak kabul edilmelidir. ticarette % 18 ve tarımda ise % 23’tür. Bölgenin kişi başına ortalama GSYİH’sı 1986 yılında 1. Türkiye’nin illeri arasında İzmir. ancak krizlerin etkisiyle 2001 yılında 2. Bütün olumsuzluklara rağmen İzmir’i bir dünya şehri yapmayı hedefleyen bu çalışma ağırlıklı olarak sosyal ve ekonomik konulara yönelmiş ve hedefler belirlemeyi amaçlamıştı. 2000 yılı sabit üretici fiyatlarına göre sanayi faaliyet kolundaki Türkiye GSYİH’nın % 29.22 kat ve motorlu kara taşıtı sayısında ise 1.398 dolardır. sosyo-ekonomik özellikleri bir bütün olarak dikkate alındığındaysa diğer illerden farklı ve kendine ait özellikleriyle sivrilen bir nitelik kazanmaktadır. katma değerde % 17 ve yatırımlarda % 13’tür. Türkiye ortalamasına nazaran özel araçta 1. Bunlara eklenen seçim politikalarının yanına körfez krizi de gelince para piyasaları da krize girmiş ve parlak olmayan bir dönem yaşanmıştır. İzmir. Bu da ülke ekonomisindeki gerilemenin. ticaret ve tarımdaki gücünü göstermektedir.182 dolara düşmüştür.000 kişiye düşen araç sayısına bakıldığında. Ülke ekonomisinde bölgenin payı.222 dolara kadar çıkmış. Türkiye sanayi üretiminin % 14’üne sahiptir ve bölgenin imalat endüstrisine olan katkısı istihdamda % 3. ekonomik potansiyeli açısından ilk üç sırada yer almakta. İzmir. 1 . 1994. 1980’li yıllarda artış eğiliminde olan GSYİH. tarımda ise %7. üzüm. Bu dönem başında İzmir Ticaret Odasının İzmir’i. 1998 yılında 3. 1990’lı yıllarda iniş ve çıkışlı artışlar izlemiştir. Bölge halkının ekonomik durumunun göstergesi olarak karşılaştırmada kullanılan 10. Ancak aradaki yıllarda ortaya çıkan ekonomik krizler 1980 sonrasının durgunluk döneminden sıyrılış şeklinde geçmemiş ve hedefe ulaşılmada göreceli de olsa geç kalınmıştır. 1999 ve 2001 krizleri hem Türkiye hem de İzmir’in GSYİH seyrinde rahatlıkla izlenebilmektedir. Ege Bölgesi Türkiye Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının ortalama % 16’lık kısmını üretmektedir. üretimde % 13. Bu hedeflerin içinde 2002 yılı belirtildiği üzere İzmir’in bir dünya şehri olması idi. Türkiye GSYİH’nın ortalama % 8’lik kısmını üretmekte ve üretimi 1980-2001 döneminde ülke ekonomisine benzer artış ve azalışlar göstermektedir. ticarette ise % 22. Bu oranlar İzmir’in sanayi. Tarımdaki nispi payın yüksekliğinde bölgeye özgün pamuk.9’luk.5’lik.5’lik kısmını üretmektedir.

29 ile şehirlerde ‰ 23. Kiraz ve Çeşme olarak görülmektedir. Bu şekilde hinterlandındaki dengeli gelişme İzmir merkezini olumlu biçimde etkileyecektir. İzmir Büyükşehir merkezli bir mekansal planın yalnızca bu kapsamda ele alınmasının öngörülmesi bir başka yanılgıdır. Ülke nüfusunun % 7. 2012 yılında İzmir Büyükşehri 3. diğer bölgelere nazaran üstün konumdadır. Kınık. İzmir çok merkezli vektörel bir yapıda gelişme zorundadır. İzmir Büyükşehrinin yıllık ortalama nüfus artışının 0/00 24. Genel olarak İzmir. Bu artışı sağlayacak olan en önemli unsurların başında göç alma olgusunun ilk planda yakın çevreden gelmesi engellenmelidir. Beydağ. İzmir il toplamında 1990 sayımında şehirde yaşayanların yüzdesi % 79 iken 2000 yılında bu yüzde % 81’e çıkmıştır. 10 yılda iki puanlık bir artış vardır. sanayisini etrafına dağıtma zorunda olmalıdır. Bu takdirde hedeflediği amaca ulaşmada zorlanacaktır ve de öyle olmuştur. Yıllık nüfus artışı toplamda ‰ 16. İzmir’in bu doğrultuda aldığı göç etrafına da dağılacak ve kentin göç ile bozulan yapısına yetişmek için harcadığı kaynaklar içerde daha sağlıklı bir yaşam yaratmaya yönelebilecektir. İncelemelerimiz bu yerleşmelere daha üst değer göstermelerine rağmen Dikili ile Karaburun’un eklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Genel olarak İzmir’de metropoliten potansiyelden yeterince yararlanıldığı söylenemez.135.50 oranları Türkiye ortalamasının altında iken ‰ 5.59 Ege Bölgesinde yaşamaktadır. diğer deyimiyle göçü alan şehir birinci planda İzmir olmaktadır ve bu nüfus dağılımında İzmir ne dünya şehri olmaya aday ne de kalkış dönemi hedeflerine ulaşmayı amaçlayan bir atılım yapamaz. Bu potansiyelden yararlanamamanın bir başka sonuca da İzmir’in yaşamakta olduğu yetişmiş insan ve firmaların dış göçleri sorunudur. turizm ise bir destek sektör olarak kullanılmalıdır.000 kişiyi barındıracaktır ve ortalama değerler içinde İzmir her yıl 75. Aradan geçen yıllar İzmir için kalkınma senaryosunun tek merkezli ve az kutuplu olamayacağını göstermiştir. hinterland destekli tek merkezli bir gelişime tabi olamaz.27 olduğu bilindiğinde. Tire. Düşük hızlı toplu ulaşım olanakları hinterlandın potansiyelini daha da daraltmaktadır. Şu halde etrafındaki nüfus düşüşünü karşılayan. İzmir merkez şehir olarak sanayi yerine üst düzey ve vasıflı hizmetleri hedeflemeli ve bunu ticaret ile birlikte yürütmeli. çevre yerleşmeler içinde bu değerin altında kalanlar Bergama.000 kişi artacaktır. Bölge. Selçuk. Bayındır. nüfus artışları açısından Türkiye değerlerine yakın olduğu için. İzmir’de 2000 yılı 2 .İlk dönemin senaryoları arasına bakacak olursak ülkeyi genelde içine alan sıkıntılardan etkilenilmiş de olsa İzmir için temel özellik olarak az kutuplu bir yapının seçilmiş olması ve de bunun sanayi ile ticarete bağlanmış olması önemli bir handikap olarak görülmektedir. Diğer taraftan kırda yaşayanların oranı % 21’den % 19’a gerilemiştir.76 ile ortalamanın üzerindedir. Bu çalışma kapsam olarak ele alındığında bu açık olarak görülmüş ve hedefler bu yönde planlanmıştır. Kaldı ki İzmir’in aldığı göçün bir kısmının kendi il hudutları içindeki yerleşmelerden olduğu da düşünülecek olursa bunun da önüne geçilebilecektir. Ayrıca İzmir. Tabi ki bu iki puan içersinde doğumdan kaynaklanan artış ile göçlerin de etkisi vardır. Ödemiş.

Kocaeli’nden sonra 2. İstanbul.86’dır. İzmir ülke bazında kamu yatırımlarından 2003 yılı itibarıyla % 3. Antalya ve İçel’in arkasından 5. 1990 yılında ise Kocaeli. Aldığı bu payın kendi iç sektörleri itibarıyla dağılımında en büyük payı da sürekli artan bir tarzda ulaşım almakta ancak bu konuda da bir dengesizlik göze çarpmaktadır.3 milyondur. İzmir İlinde okuma ve yazma oranı ülke genelinde olduğu gibi sürekli artış göstermiştir. Bu demektir ki kalkınma için hedeflerden birisi de kamu yatırımlarından gereken payı elde etmektir.96 olan bu oran.6 civarlarında seyretmiştir. Kalkınma bir bütün olarak ele alınmalı ve İzmir’in art bölgesi doğru değerlendirilmelidir. Bu oran köylerde % 80 iken.2’si sanayide. 6 ve üstü yaştakiler için okuma ve yazma oranı. sırada. Ev eşyası. 1985’te Kocaeli.9’u hizmetlerde istihdam edilmiştir. Ege Bölgesinde toplam tüketimin % 35’i gıda. İzmir’de 1980 ve 2000 döneminde ortalama olarak nüfusun % 33.65’dir.12 pay almaktadır. İstanbul.9 puan azalmış. sırada yer almaktadır. İzmir’in. Bu 3 . Mülkiyet ile ters sırada da kiracı olma durumu vardır. sırada. kültür. Giyim.7’si inşaatta ve % 39. Örneğin otoyol yapımının payının büyük olduğu görülmektedir. İzmir ilinde % 64 kendi evinde ikametgah etmektedir. ilçelerde % 65 ve İzmir Büyükşehir belediyesi sınırlarında % 59’dur. net göç hızına bakıldığında 1980 sayım yılına göre. haberleşme ve bakım hizmetleri yüksek gelir gruplarında belirgenleşmiştir. % 5. Gıda ve giyime ayrılan pay gelir arttıkça nispi olarak önemini yitirmiştir. % 20. Konuta yapılan harcamalar tüm gelir grupları için önemini korumaktadır.sayımına göre hanehalkı nüfusu 3.3'e kadınlarda % 87. İzmir’in konut problemi olmadığı izlenimi ortaya çıkmaktadır. Ulusal politikalar içinde konuya bu açıdan baktığımızda kamu yatırımlarını büyük bir yer tuttuğu inkar edilemez. Yani İzmir sahip olduğu olanaklar açısından tercih edilen bir il konumundadır. ev eşyası.4'e yükselmiştir. Bu nüfus 922.4 civarındadır.43’i tarımda. Bu oran erkeklerde % 96. İçel ve Bursa’nın arkasından 5. İzmir’in son 20 yıldaki iş gücü potansiyeli ele alındığında. Tüketim davranışında konut harcamaları tüm gelir grupları için önemlidir. İzmir için tüketim harcamalarındaki özelliklerine bakıldığında gelir yükseldikçe değişkenlik göstermiştir. 1935’de % 34. hizmetlerde ise 10 puan artmıştır. Mevcut istatistiklere bakıldığında. Yani toplam tüketimin % 68’i zorunlu harcamalara yönledirilmektedir ki bu durumda gelir yapısındaki düşüklüğü göstermektedir. eğitim ve eğlence harcamaları ancak yüksek gelir düzeyinde gözlenmiştir. % 23’i konut ve kira ve % 10’u ise giyim harcamalarına gitmektedir. İstihdamda tarımın oranı 8. Bu işgücünden istihdam edilen nüfus oranı 1980-2000 dönemi için ortalama % 93. Bedelsiz oturanlar ise ortalama % 6 civarındadır. ulaştırma. toplam nüfusun ortalama % 54’ü işgücü olarak değerlendirilmiştir. Bu dönemde işsizlik ise ortalama % 6.729 hanede yaşamakta ve ortalama hane halkı büyüklüğü 3. Ancak konutların özellikleri ele alındığında konut sorununun varlığı bilinmektedir. 2000 yılı nüfus sayımına göre % 91.

4 .715'dir. güneş. Türkiye ticaret hacminin % 7’sini oluşturmakta. standartlaşmış.3 dolar. emek ve doğal kaynak tabanlı ihraç ürünlerinin ağırlıklı olması fakirleşerek büyümenin ortaya çıkmasındaki önemli nedenler olarak sayılabilir. İhraç ürünlerinin nitelikli. üretimi uzmanlık bilgisi gerektiren ürünlerden oluşmaması. kapanan firma sayısı ise. hizmetler sektörünün bir alt sektörü olduğu ve emek yoğun üretimde bulunduğu dikkate alındığında. Dış ticaret hadlerindeki olumsuz bu gelişme Ege’de ve İzmir ekonomisinde fakirleşerek büyüme olgusunun varlığına işaret etmektedir. Bunları ana başlıklar itibariyle iklim. 2000 ve 2001 yıllarında diğer yıllara oranla artmıştır. eğitim % 6. İzmir’in ticaretteki payı incelendiğinde 1999-2001 yılları itibariyle Türkiye ihracatının yaklaşık % 19’unun. genelde İzmir’in de payının düşmesi olacaktır. Türkiye’de de ticaret sektörünün. 2002 yılında 31. İzmir’in ticaret hacmi. İzmir ihraç fiyatlarının gelişimi içinde aynı eğilimin söz konusu olduğu. Konut sektöründeyse yatırımlar 1993 yılından bu yana devlet politikaları doğrultusunda kesilmiştir. Yine kamu yatırımları olarak sosyal içerikli yatırımların payının da az olduğu gözlenmektedir. Enerji yatırımlarıysa son yıl en yüksek değere ulaşarak % 7 olmuştur. İhraç mallarının miktarındaki ve fiyatlarındaki gelilmelerin izlenmesi sonucunda 2000 yılında Ege Bölgesinden ihraç edilen ürünlerden ton başına 64. Ege Bölgesi ihracatının ise neredeyse tamamının (% 89-91’i) İzmir’den yapılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Bunun olumluluğu yanında turizmde atılım yapma eğilimini yıllardır sürdüren İzmir’e bu denli az kamusal yatırımla ivme kazandırılamaz.8 dolar ihracat geliri elde edildiği anlaşılmaktadır. sektörün büyüme hızının oynaklığını giderecek ve nispi istikrarı sağlayacak önlemlerin alınması gerektiği anlaşılmaktadır. il düzeyinde yaklaşık olarak 272 bin esnaf ve 60 bin tüccar bulunmaktadır. İzmir’de 1998 ve 2001 yıllarında yeni kurulan toplam firma sayısı diğer yıllara oranla azalmış. İzmir’de 130 adet turizm işletme belgeli tesis ile 51 adet turizm yatırım belgeli tesis mevcuttur. daralma dönemlerinde de daha hızlı küçüldüğü görülmektedir. Yine kamu yatırımlarına bakacak olursak İzmir’de kamunun son beş yılda turizm ve tarım sektörlerine yaptığı yatırım il toplamında % 3’ü geçmemiştir.7 dolar. sağlık % 2 pay almaktadır. Bunlar arasında 2002 yılı itibarıyla. İzmir İli turizmin gerektirdiği tüm özelliklere sahiptir. 2001 yılında 53. Bu durum kamunun yatırımları arasındaki dengesizliği vurgulamaktadır. genişleme dönemlerinde Ülkenin genel ekonomisine oranla daha hızlı büyüdüğü. Ege ihracatında İzmir’in payı dikkate alındığında söylenebilir. 1998-2003 yılları arasında İzmir’de yeni kurulan ve kapanan firma sayılarındaki gelişmeler. deniz. Türkiye’nin yaşadığı krizlerin izlerini taşımaktadır. termal kaynaklar ve antik şehirler olarak sıralayabiliriz. il'de toplam 278 adet Seyahat Acentesi bulunmaktadır.yatırımların sona ermesiyle sektördeki payın düşmesi. Bu tesislerdeki toplam yatak sayısı 34. Ticaret sektörünün. doğal güzellik.

İzmir’deki mevduat hacmi toplam 1994-2002 yılları arasında Türkiye mevduat hacminin % 6’sını oluşturmaktadır. Turizm İşletme Belgeli Tesis Sayısı’nın % 6.461’i İzmirdedir. bankacılık sektörü ağırlıktadır. Yukarıdaki potansiyel ile İzmir’de yabancılar için ortalama kalış süresi 3.4 milyon gecelemenin yaklaşık 1. yabancı para cinsinden mevduatların payı ise %5’tir. konsolide bütçe gelirlerin gittikçe artan kısmının İzmirden tahsil edildiği. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sermaye piyasasının gelişme sürecinde bulunması ve olması. Mevduatların Türkiye geneline oranı değişmezken. izmirde bankacılık sektörünün reel sektöre kaynak aktarma görevini yerine getiremediğini. Yabancı Gecelemede ise İzmir ilinin aldığı pay % 4 olup 36.5 milyonu İzmir’de gerçekleşmektedir. İzmirdeki işletmelerin fon ihtiyaçlarını karşılama imkanlarının Türkiye geneline oranla daha az olduğunu ortaya koymaktadır.İzmir’in Türkiye turizmindeki yeri ele alındığında potansiyel kaynaklarının değerlendirilmediği görülmektedir. İzmir mevcut potansiyellerini değerlendirerek ortalama kalış süresini arttırması gerekmektedir. Yani Türkiye’deki 1. Diğer illere 5 . sektörün mali sistemdeki ağırlığını belirlemede etkili olmaktadır. buna karşılık konsolide bütçe harcamalarından İzmir’e düşen payın yıllar itibariyle azaldığı görülmektedir. Reel sektöre kaynak aktarma görevini Türkiye ortalamasının çok altında gerçekleştirebilen İzmir bankacılığı. Türkiye’de 8.6’sı İzmir’dedir. Yatırım belgeli tesislerin % 3.3 gün olmaktadır. İzmir’de toplam banka kredilerinin Türkiye geneline oranı yıllar itibariyle azalmış. Yeterli bilgiye sahip olmayan ya da alışkanlıklarını sürdüren işletme ve tasarruf sahipleri de. Bu durum kamu maliyesi açısından da söz konusudur.298 turizm işletme belgeli yatağın % 7. 1995-2002 yıllarını kapsayan dönemin tümünde İzmir bankacılığı. mevduatlarının önemli bir kısmını İzmir içerisinde krediye dönüştürülmemekte. İzmir dışına kaynak aktarılmaktadır.1’i yani 22. İzmir dışında gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlerin finansmanı sağlanmakta. Türkiye’deki 313. Diğer taraftan kamu maliyesi açısından İzmir’deki duruma bakıldığında.000 civarındadır.8 milyon yabancı konaklamanın yalnızca % 5’i İzmir’de yapılmaktadır ki bu da yaklaşık 435. 1995 yılında % 8 olan bu oran 2002 yılında % 4’e düşmüştür.7’si İzmir’dedir. diğer mali kurumların ve araçlarının yeterince yaygınlaşmamış olması sonucunda mali sektör.933 tesisin 130’u İzmir’dedir. 1997 ve 2002 yıllarında uluslararası para piyasalarında ve Türkiye’de yaşanan krizler özellikle İzmir’deki Türk Lirası mevduat hacmi üzerinde olumsuz etkilere yol açmış ve bu mevduat hacminin azalmasına neden olmuştur. İzmir’deki mevduat ve kredilerin dağılımının ortaya koyduğu gibi. şube ve personel verimliliği açısından da Türkiye ortalamasının altındadır. Türk Lirası cinsinden mevduatların Türkiye geneline oranı %7. kredilerin payının azalması. gerek şube gerekse personel başına düşen kredi ve mevduat dağılımı açısından Türkiye genelinin gerisindedir.

Bu nedenlerle. İzmir içki ve tütün sanayiinde teknolojisini yenileyecek atılımları gerçekleştirmelidir.873 hektar olup 84 tür bitkisel tarım ürünü yetiştirilmektedir. tütün. Orman ürünleri ve mobilye sanayiinde teknoloji yenileme çalışmalarına ihtiyaç bulunmaktadır. giyim ve deri sanayiinde önemli bir başarı göstermiş ve % 5. KOBİ’lerin finansmanı sağlamak amacıyla kurulacak olan bir Anadolu Menkul Kıymetler Borsası kurulması için ideal bir konumdadır. İzmir’deki mali kurumlar stratejilerini planlarken. Pamuk. İzmir’in bu trendi koruyacak şekilde üretimini sürdürmesi beklenmektedir. İzmir İl nüfusunun yaklaşık % 18'inin kırsal kesimde yaşamakta ve ekonomik faaliyetleri bütünüyle tarıma dayanmaktadır. ticaret ve sanayi ile ilgili faaliyetlerde bulunan işletmelerin yoğun olduğu ve bunların da önemli bir kısmının küçük ve orta ölçekli işletme olduğu dikkate alarak oluşturmalıdır. mandalina. en azından ekonominin durağanlaşmasına yol açabileceğine de dikkat çekmek gerekir. güç kapasitesinin yaklaşık % 20 artacağı tahmin edilmektedir.5 kat. incir ve üzüm Ege Bölgesi ve İzmir'in ihraç ettiği tarımsal ürünlerdir. Kağıt ve kağıt ürünleri sanayiinde teknolojik yenileme ve verimlilik artırıcı tekniklere ihtiyaç bulunmaktadır. Bu nedenle. Böylece Menkul Kıymetler Borsasının kurulması ve başarıyla faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan yatırımcı profili.7 teknolojik ilerleme sağlarken. İzmir ilinin tarım alanı 367. İzmir taş ve toprağa dayalı sanayiinde verimlilik artırma çalışmalarını başlatmalıdır. şüphesiz bölgesel dengesizlikleri gidermeye yönelik ekonomi politikaları çerçevesinde düşünüldüğünde normal karşılanabilir.5 kat bir artış olması beklenmektedir. kullandığı tüm faktörlere karşılık elde ettiği verimlilik % 8. Dokuma giyim ve deri sanayiinde iş yeri sayısı 2005 yılında işyeri sayısında % 25. İzmir’de firmaların fon ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için yeni kurumların oluşturulmasına ihtiyaç vardır. finansal ve ekonomik büyüklük İzmir’de mevcuttur. İzmir bu performansıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir gelişme göstermiştir. güç kapasitesinde yaklaşık 2. yine de bu durumun bir ölçüde İzmir ekonomisinin küçülmesine.kaynak aktarmak. zeytin.2 artmıştır. Gıda ve içki sanayiinde faaliyet gösteren iş yeri sayısı 2005’te yaklaşık % 10 azalacağı tahmin edilmektedir. Ayrıca metal sanayiinde teknolojisini yenilemeli ve verimlilik artırıcı yöntemler üzerinde durulmalıdır. Ancak. İzmir ekonomisinde tarım. Ayrıca enginar 6 . Bu kurumların başında küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman ihtiyaçların karşılamak amacıyla kurulması gerekli olan Anadolu Menkul Kıymetler Borsası gelmektedir. İzmir tekstil. Bu bağlamda Ekrem Demirtaş tarafından Tekeli Ticaret ve İmalat Organize Bölgesinde kurulan ve 2003 yılında üretime geçecek olan içki imalat tesisi önemli bir atılım olarak görülmektedir. İzmir’de 2005 yılı itibariyle çalışan sayısının % 5. Çünkü İMKB’na kote olmuş şirketlerin yaklaşık %20’si İzmir ve Ege Bölgesi şirketlerinden oluşmaktadır. çalışan sayısında yaklaşık 3.

28 bin ton kırmızı et.üretiminde diğer illerimize göre Türkiye birincisidir. Bunu takiben diğer Stratejk Alt Yöreler kuzeyden başlayarak gruplaşmıştır. Bayındır ve Ödemiş’in güçlü yapıları yanında gelişme bekleyen yapılarıyla Beydağ ve Kiraz stratejik plan alanının üçüncü dış kabuğunu oluşturmaktadır. Tarım ağırlıklı yöre giderek sanayi ile tanışmaya başlamıştır. Bu bağlamda stratejik plan alanı. Bu nedenle yedi alt yöre tanımlanmıştır. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi yer almaktadır ve odak Tire’dir. Zayıf tarım potansiyeli yanında güçlü bir turizm yapısına sahip bu alt yörenin yanında Urla odaklı Yarımada Urla Kesimi Alt Yöresi gelmektedir ki burada tarımı daha güçlü görmekteyiz. tarım ve sanayi konularında ihtisaslaşmıştır. Bunların aynı zamanda. Yöreye büyük özellik kazandıran yarımada ise iki alt yöreye bölünerek incelenmiştir. Bu stratejik alt yörelerin başında gerek idari ve gerekse fiziksel bütünlük gösteren İzmir Büyükşehir İlçelerinin oluşturduğu alan gelmektedir.7’si sulanmaktadır. 30 bin ton beyaz et üretimi yapılmaktadır. Dağılımını dengesini sağlamayı amaçlamak ve de önceliklerin belirlenmesi için ele alınan strateji planının hedefi zorunluluk getirmek değildir. Odak Aliağa’dır ve uzmanlık alanı bir öncekileri barındırmanın yanında sanayii de kapsamasıdır. İzmir’de 650 bin civarında küçükbaş hayvan ve 250 bin civarında büyükbaş hayvan ile 550 bin civarında kümes hayvanı bulunmaktadır. Körfezin kenarına dizilmiş bu alan aynı zamanda hizmet. Dolayısıyla da mekânsal sistemin ele alınması önemli bir yer tutmaktadır. hedefleri belirlemelidir. 7 . Menemen tarım ve hizmetler Foça ise turizm odaklıdır. Bunların birincisi Torbalı odaklı K. Kapsam olarak aksiyon planı tarzında ele alınmalı. Burada da Karaburun göreceli olarak dış kabuğu oluşturmaktadır. Üçüncü alt yöre İzmir doğu aksında yer alan Kemalpaşa Alt Yöre odaklı Gediz-Nif Alt Yöresidir. birlikte karar verme olanaklarına sahip olma kriterleri değerlendirilerek belirlenmiştir. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresidir ki. Tarım sanayi ve hizmetler ihtisas alanlarıdır. Diziliş sonucu Bergama odaklı Bakırçay Alt Yöresi Kınık ve Dikili’yi kapsamaktadır. Bu alanda hizmetler de gelişmiş durumdadır. Doğusundaysa K. İzmir’deki tarım arazilerinin % 48. İzmir İli güneyine inilince iki alt yöreyle daha karşılaşmaktayız. Birinci olarak Çeşme odaklı Yarımada Çeşme Kesimi Alt Yöresi Karaburun’u da içermektedir. Ancak bu son yerleşme konum itibarıyla Kuzey Alt Yöre gibi merkez şehirle kopukluk yaşamakta ve planlama alanının bir diğer dış kabuğu olarak kabul edilmektedir. benzer ekonomilerden etkileniyor olmanın yanında aynı sektörlerden hizmet almaları ve üretim alanları yaratabilmeleri. Bunun güneyinde Gediz Alt Yöresi gelmektedir. Hayvansal ürünlerin üretim miktarlarına baktığımızda 600 bin ton süt. alt yöreler itibarıyla ele alınmıştır ve çalışmanın amacına yönelik ortak ve benzer yaşam koşullarına sahip alanlar belirlenmiştir. alandaki tüm uzmanlaşma alanları yer almaktadır Menderes’in uzmanlaşma çeşitliliğinde yoksun olan turizmi ise Selçuk sağlamaktadır. Ancak hayvansal üretimin girdi maliyetleri arttığından yıldan yıla söz konusu hayvan sayısında bir azalma gözlenmektedir. İzmir merkez şehir ile olan ilişkileri bağlamında bu alt yöre ikincil durumdadır ve dış kabuk olarak kabul edilmiştir. Turizm ve tarım uzmanlık alanlarıdır.

Bu yaklaşımlar giderek ulaşım sistemlerinin geliştirilmesini gerekli kılmakta ancak stratejik plan dönemi içinde İzmir’in alansal kullanımında yeni otoyol projelerine gereksinim olmadığını ortaya çıkarmaktadır. Burada sisteme eklenmesi gereken Bergama-Kınık–Soma-Akhisar ve Menemen-Emiralem-Manisa bölünmüş yollarıdır. İzmir merkezde ana demiryolu bağlantılarının terminali yanında bir marşandiz garı ve triaj tesislerinin yer alması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Ulaşım sistemlerine yönelik bu bağlantıların sanayinin desantralizasyonu yanında yörenin genel bütünlüğünü de sağlayacak olması düşünülmelidir. Güney aksın karayolu bağlantısı yeterli sevide olup. Şu halde mevcut şebekenin sağlıklaştırılması yanında Bergama-Kınık-Soma bağlantısının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Nitelikli Sanayi Bölgelerininse kurulmasının daha zaman alacağı belirlenmektedir. atıl yatırımlar haline dönüşümünden kaçınılınmalıdır. kuzey aksta da çift hatlı bölünmüş yol gerekli olmaktadır. Startejik planlama alanında yer alan on beş organize sanayi bölgesinin giderek spekülatif yatırımlara sahne olmaması gerekmektedir. Bu konuda aşama kaydedilmiş ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü alanı içinde Teknolojiyi Geliştirme Bölgesinin kuruluş aşmasına geçilmiştir. Organize Sanayi Bölgelerinin geliştirmesinde hedeflenen ana unsurun Teknolojiyi Geliştirme Bölgeleri ile paralellik taşımalarıdır. Sanayi yatırımlarının mekânsal planlanması ekonomi açısından ön planda gelmektedir Ancak günümüze değin münferit yapılanmalarla gelişim gösteren İzmir sanayiinin bölgesel ölçekte ele alınmasının en önemli unsurlarının başında gelen Organize Sanayi Bölgeleri konusunda stratejik planlama alanının oldukça cömert bir girişim sergilediği görülmektedir. Bu şartların gerçekleşmesiyle çok merkezli vektörel planlamanın birlikteliği ortaya çıkacaktır.Stratejik planın hedefleri doğrultusunda büyük altyapı odaklarının alt yöre bazında yaratıcılık taşımaları nedeniyle ve de bu kararlar da gözetilerek İzmir envanterine ana liman olarak Kuzey Ege Limanı yanında Aliağa’ya stol tipi bir hava alanı öngörülmektedir. Örneğin içinde bulunduğumuz aşamada Kiraz Organize Sanayi Bölgesi yatırımının daha gerilere alınmasında ekonomik yarar bulunmaktadır. Tabii burada çevre yollarının kısa vadede tamamlanmasının şartı vardır. Demiryollarının bu makro hedefleri yanında daha mikro ölçekteki yatırımların başında Nemrut bağlantısının son merhalesinin bitirilmesi ve bunu takiben uzun vadede Kuzey Ege Limanının gelişmesine paralel Dikili bağlantısının da düşünülmesi gündeme gelmelidir. Hedef. başta Aliağa yöresi olmak üzere benzer girişimlerin çoğaltılması olmalıdır. Kurulma aşamasına gelindiğindeyse ilk aşamalarda serbest bölgelerde yer almaları uygun bulunmaktadır. Tekeli’de faaliyete geçmiş bulunan ve Kentsel Çalışma Alanı olarak tasarlanan 250 hektarlık Tekeli İmalat ve Ticaret Bölgesi türü yaklaşımların desteklenmesi ve 8 . Karayolu güzergahları paralelinde bu sistemlerin de geliştirilmesi gerekmektedir. Bu konunun belirli bir disiplin altında yatırım haline dönüşmesi gerekmekte olup. Kısa ve uzun vadeli ulaşım koridorlarının tesisi ve bütünleşmesi için hızlandırılmış demiryollarına da gereksinim ortaya çıkmaktadır.

daha yüksektir. Turizmin İzmir için temel sorunlarının başında tanıtım eksikliğinin olduğu bilinmelidir. İzmir ekonomisinin genelinde yeni kurulan firmaların % 54’ünü. Bu durum turizmini canlandırmak için çaba sarf eden İzmir için kapanması gereken bir açıktır. Türkiye’de 1998-2003 döneminde ticaret sektöründe yeni kurulan şirketler. İncelemelerimiz ticaretin sektör olarak. Bir anlamda ticaret sektörünün firmalar açısından kırılganlığı. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta. Hedef gelen turistin kalış süresini uzatmak olmalıdır. krize girme ve krizden etkilenme olasılığı. ekonomi genelinde yeni kurulan firmaların % 59’unu kapsarken. ticaret sektöründe kapanan şirketler. Hatta bu iki konunun birleştirilmesi konusunda çalışmaların genişletilmesi konusu ciddi bir tarzda ele alınmalıdır. Bu bağlamda mevcut Serbest Bölgelerin çalışma kapasiteleri olumlu bir tempoda ilerlemektedir ve 2002 yılı itibarıyla Türkiye toplamı içinde %19 oranında bir pay almışlardır. Bunun üzerinde de sırasıyla % 4 payla taşımacılık. ekonominin tüm sektörlerindeki yeni kurulan ve kapanan firmalara oranındaki gelişmelerdir. İzmir ticaret sektöründe 1998-2003 döneminde yeni kurulan firmalar. İlerleyen yıllarda sanayi sektöründe aşama kaydetmesi hedeflenen Aliağa yöresine de benzer yapıda bir Serbest Bölgenin yerleşmesi ve burada yer alacak Organize Sanayi Bölgelerinden ikincisinin Serbest Bölgeye dönüştürülmesi de hedeflenmelidir. ortalama % 5’er payla sağlık ve turizm gelmektedir. ticaret sektöründe yeni kurulan ve kapanan firmaların.Organize Sanayi Bölgeleriyle birlikte koordineli çalıştırılmasının yararı görülmektedir. Aynı şekilde bu durum sağlık konusunda da özellikle jeotermal kaynaklara gereken önemin verilmesi açısından bir uyarı olarak kabul edilmelidir. Bunu plastik ve ağaç işleri takip etmektedir. Bu durum gerek İzmir’de gerekse Türkiye genelinde ticaret sektöründe yeni kurulan şirketlerin. İzmir ekonomisinin genelinde kapanan firmaların % 66’sını oluşturmaktadır. Gerek teknoloji ve gerekse toplumsal boyuttaki gelişmeler ticaretin mekansal boyutta da gelişim göstermesini zorunlu kılmaktadır. Buna karşın en alttaki yedi sırada kurulan firmaların sektörel dağılımında eğitim sektörünün % 1 payla en altta yer aldığı görülmektedir. Bu amaçla turizm sektörüne ilişkin geniş kapsamlı tek bir birliğin kurulması kaçınılmaz 9 . İzmir’de ticaret sektöründe kapanan firmalar. Daha üstte ise deri ve ayakkabı grubu gelmektedir. diğer sektörlere oranla başarısızlığa uğrayıp kapanma oranının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ticaret sektörünün niteliği gereği kriz ve büyüme koşullarından daha şiddetli olarak etkilendiği anlaşılmaktadır. Ticaret sektöründe uygulanacak stratejinin yenilik boyutu bulunmalıdır. ekonominin genelinde kapanan şirketlerin % 74’ünü kapsamaktadır. Her ne kadar “e-ticaret” kavramı gelişim gösterse de mekansal boyut her zaman bulunacaktır. gelişmesi hedeflenmiş İzmir Büyükşehir Strateji Alt Yöresinde geniş bir mekansal boyuta yayıldığını da göstermektedir. Aynı eğilim İzmir özelinde de görülmektedir. Günümüzde salt ticarete bağlı gelişim gösteren şehirler artık bulunmamaktadır. Özellikle planlama alanında kurulan firmaların % 20’sinin inşaat sektöründe yer alması ve bunun % 13 payla gıda sektörünün takip etmesi ilk bakışta İzmir’in üretimde ve tüketimde belirgin bir ivmeye sahip olduğunu göstermektedir.

Alt yöre bazındaysa hizmet sektöründe de ihtisaslaşması gerekmektedir. Gediz Alt Yöresi ise. Örneğin. Yörenin yüksek tarımsal potansiyeli sanayi ile birlikte il içi ve dışına hizmet ettiğinden bu stratejik alt yörenin gelişim trendi İzmir’in Büyükşehir ölçeğinde yükünün büyük bir kısmını sırtlayacak ve gelişimde birliktelik oluşacaktır. Strateji planına göre İzmir ilerleyen yıllarda ticaret ve hizmetler sektöründe gelişim göstermelidir. Yarımada Urla Alt Yöresi tarımda ihtisaslaşmasını sürdürme durumundadır. kıyı kesimi ve İzmir Körfezinin ayrı stratejilerinin belirlenmesi gerekmektedir. Özellikle iç ve orta körfez için bu konu daha da önem arz etmektedir. K. Buna dışa dönük olarak turizmin de elenmesi gereklidir. Burada özelde sakız ağacı gibi özel tarım yatırımlarına da öncelik verilmelidir. Buna eklenen en belirgin hedefse turizm olma durumundadır. bunları ortaya koymadan önce korunması öngörülen doğal ve kültürel alanların. Kıyı kullanımı için kıyıların optimum derinlikleri de belirlenerek sabit bir kullanım çizgisine kavuşturulması ve değiştirilmememsine özen gösterilmesi gerekmektedir. Bunlara Kınık’ın eklenmesiyle sanayi faaliyetleri açısından alt yörenin kendi içinde ve il içinde sektörel uzmanlaşması yer bulmaktadır. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresi etkileşim alanı olarak tarımın önemiyle ve etkisiyle gelişim trendine devam edecek ve bunu sanayinin il içi ve dışına yönelmesiyle yoğunlaştıracaktır. alt yöre bazında geliştirilecek olup öncelikle kendi tüketime yönelik hedefler amaçlanmalıdır. özelde İzmir’in sahip olduğu Bozdağ Kayak Merkezinin anlaşmazlıklar sonucunda verimli işletilememesi İzmir turizmi için büyük kayıptır. Bu iki sektör fiziki olarak mekansal ayrıcalıklı alanlara da sahiptir. Sorunlarının ivedilikle halledilmesi ilk planda gelen hususlardan biri olarak durmaktadır. Dikili ve Bergama’dan ötürü önem kazanmaktadır. Bu bağlamda tarım. Bu stratejik alt yörede iç turizm potansiyelinin mevcudiyetinin fark edilerek geliştirilmesi gerekliliği gelişim sürecine ivme verecektir. Turizm açısından özellikle iç ve dış turizme hizmet edecek birimlere sahip olması. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi adaşı gibi tarım sektöründe gelişimini sürdürecek ve etkileşim alanı olarak ülkesel bazda etkin olacaktır. diğer iki sektörle birleştirildiğinde ticaretin de il dışına taşan etkisi ortaya çıkacaktır. Bakırçay yöresindeyse il dışına ve içine yönelik turizm. Gediz-Nif Alt Yöresi kendi kapalılığından sanayi ve tarım sektörlerindeki gelişmeyi beraber sırtlayarak çıkacaktır. Bütünleşik mekansal stratejileri uygulamamız ve potansiyellerin değerlendirilmesi sonucunda alt yörelerin ekonomik sektörlere göre uzmanlaşma biçimlerini ortaya koymaktadır. Yarımada Çeşme Kesimi turizm açısından gelişim temposuna devam etme zorundadır. il içi ve dışı açısından sanayi sektöründe uzmanlaşmasına davam edecek olup bunu turizmle beraber götürmektedir. 10 . Tire’nin önderliğinde sanayi gelişiminin ilerlemesi hedeflenmekte ve sektör alt yöre dışına taşacaktır. Ancak burada.görülmektedir ve sektörde profesyonellik yanında kurumsallaşma sorunlarının da çözülmesi gerekmektedir. K.

proje çalışmaları ve uygulamalarının başlatılmalısı hızlandırılmalıdır. Kuzey Ege Limanı tesis edilmesi kesinleştirilmeli. Demiryolları için bölge ölçeğinde daha önce hazırlanan demiryolları ana planı yeniden gözden geçirilip değerlendirmeli. ağırlıklı olarak yolcu • • • • 11 . demiryolu şebekesinin standardı yükseltilmeli ve Aliağa – Balıkesir hattı kurulmalıdır. Sonuç olarak makro ölçekli kamu yatırımlarında İzmir’in hakkı olan payı almasının yanı sıra. 1996-2002 dönemini “kalkışa geçiş dönemi” olarak hedefleyen İkinci Stratejik Plan yukarıda belirtildiği gibi ve de ana metinde daha açık vurgulandığı üzere çeşitli dönem krizleriyle hedeflerine erişmede zorlanmıştır. • Kuzey limanları yük taşımacılığında. Bunu takiben de 2003-2012 dönemi yatırım programı öncelikleri tüm olarak ekte verilmektedir. Bu ilkeler. Halkapınar’da yapımı öngörülen ana yolcu gar tesisine ve marşandiz garı ve triyaj tesislerinin inşasına gerekli önem verilmelidir. Bu varsayımlara da ekonomik sektörel hedefler açısından GSYİH değişik artış oranlarında ele alınarak değerlendirilmiştir. Uzun vadede Çandarlı Limanı’nın aşamalı olarak hizmete girmesine paralel olarak Alsancak Limanı. 2003–2012 Dönemi İçin Mekansal Ekonomik İlkeler ve Varsayımlar Strateji Planı dönemi için İzmir ili düzeyinde genel ilkeler ve varsayımların düzenlenmesinde herhangi bir sıralama kriteri kullanılmamıştır. banliyö sisteminin metro standardı ile geliştirilmesine ağırlık ve öncelik verilmelidir. Üçüncü Stratejik Plan çalışmasındaysa olası krizleri daha zararsız atlatabilmeyi amaçlayan bir tarz ele alınmış ve bölgesel yaklaşım alt stratejik yörelerin tesisiyle gerçekleştirilmiştir. güney limanları ise yolcu taşımacılığında dengeli bir şekilde ancak iç ve dış ulaşım bağlantıları açısından uzmanlaştırılmalıdır. dağılımları ve zamanlaması açısından bunlara akılcılık kazandırılması da sağlanmak istenmiştir. Sonuçta bütünleşik strateji planı öngörüleri altında mekansal ilke ve varsayımlar verilmiştir. program önceliklerinin belirlenmesinde ve yatırımlara vade konulmasında önem kazanacaktır. Aynı bağlamda bu hattın Kuzey Ege Limanının gelişimine bağlı olarak Çandarlı-Ödemiş-Tire bağlantısının da tasarlanması gerekmektedir. Söz konusu ilkeler dönem hedeflerinin belirlenmesinde kullanılabilecek varsayım niteliğindedir ve aşağıdaki gibi sıralanabilir.Tüm alt yörelerde yönetsel merkez durumunda olan ilçe merkezlerinin bulunması doğal olarak il dışına hizmet verilmesini olağan kılmaktadır. Elektrifikasyon ve çift hat banliyö demiryolu yapım ve işletmeciliğine. Çandarlı Körfezi’nde Kuzey Ege Limanı’nın proje çalışmaları hızlandırılmasına paralel olarak. Stratejik plan dönemi içinde Çandarlı’da.

makrobentik ve sedimentolojik çalışmaların yapılması öngörülerek 1983 yılında gerçekleştirilmiş olduğu bilinmektedir. kartografik ve batımetrik çalışmaların. • • • • • • • • • • 12 . denizle fiziksel bütünleşme gösteren bir kıyı kullanım çizgisinin yaratılması ve körfezdeki tüm kıyı yapılaşmalarının gerektireceği düzenlemelerin bu kullanım çizgisine göre irdelenmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. çamurun ise elektrik enerjisi üretme amaçlı kullanımı sağlanmalıdır. Adı geçen kıyı kullanım çizgisinin saptanması için körfezde. Kıyı kesiminde turizm öncelikli çevre düzeni planları için revizyon çalışmaları yapılmalıdır. yakın çevre ve giderek il ölçeğinde metropoliten alan toplu ulaşım sistemlerinin proje ve uygulama çalışmalarına başlanılmalıdır. İzmir Körfezi’nde. Kent genelinde toplanan çöplerin geri dönüşümünün sağlanması için gerekli organizasyonların kurulması ve yatırımların yapılması sağlanmalıdır. Şehirsel alanda son yıllarda öncelik ve ağırlık verilen toplu ulaşım sistemleri bütünleşme ve etkinleştirme çalışmaları sürdürülmeli.gemilerine. ayrı ayrı havza planları hazırlanılarak bu havzaların topraklarının tarımsal değerleri gözetilerek koruma altına alınması sağlanmalıdır. Hazırlanacak 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Nazım Planları ve Revizyonları sonrasında yerleşmelerin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları da gözden geçirilmelidir. Önceki çalışmalardan yararlanarak ve gerekirse güncelleştirmelere gidilerek kıyı kullanım çizgisinin ivedilikle belirlenmesi sağlanmalıdır. • • Ege Bölgesi ve İzmir İli karayolları ağı Çandarlı Limanı’nın etaplaması doğrultusunda geliştirilmelidir. Hipermarketlerin yer seçimlerinin küçük esnafın da ayakta kalmasına olanak verecek şekilde yasal düzenlemeye kavuşturulması gerekmektedir. Menderes Havzaları için. Sektörler için fiziki gelişme planları hazırlanmalı ve bunların çevre düzeni planlarına veri oluşturması sağlanmalıdır. akıntı ölçümleri ve dalga analizlerinin. Alt yörelerin her biri için 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Nazım Planları hazırlanmalıdır. Çiğli’deki arıtma tesisinden elde edilen suyun sulama. İzmir’in yakın hinterlandı açısından da yük gemilerine tahsis edilmelidir. Bakırçay – Gediz – K. İzmir Körfezi’nin deniz derinlikleri ile kıyı çizgisi sabitlenmeli ve kıyı potansiyeli açısından öncelikler tesis edilerek hazırlanacak bir kıyı proje ve yönetimi sistemi ile denetim altına alınmalıdır.

yerel ve yöresel potansiyelin değerlendirilmesinin ötesinde amaçlar güdülmelidir. gelişi güzel mevzii planlarla veya izinsiz olarak gelişen yapılaşmaların önüne geçilmelidir. doğaya ve çevreye uyumlu yerleşmeler elde edebilmek amacıyla. Bu bağlamda çalışmanın 9. sosyal ve fiziki altyapı ve yerleşilebilirlik koşulları konularında ilke ve standartlar oluşturulmalıdır. Tümüyle yerleşilemezlik özelliği taşıyan yerlerde ise kesin denetim koşullarının geliştirilmesi sağlanmalıdır. Bütünü çevre yolları sistemi. sonrasında da ülkesel işlevler için parseller ayrılması gözetilmelidir. Orman varlığı yeşil kuşaklar ve koridorlarla bütünleştirilerek. Fiziki planlama ile ekonomik planlamanın uyum içinde yürütülebilmesi için Yatırım ve Karar Organizasyonlarına gereken önemin verilmesi önem arz etmektedir. sayı ve büyüklük olarak imalat ve üretim birimlerinin seçimi ve yönlendirilmesinde. yoğunluk ve yapı düzeni itibariyle bu alanların korunması amacıyla. karar mekanizmasında rol almasının ve il düzeyinde yaygınlaşan bir kurumlaşmaya gidilerek bunun sürekli bir hale getirilmesi sağlanmalıdır. Kıyı kesimi ve kırsal alanlarda. Bunun için KOBİ’lerin finansmanına alternatif bir yaklaşım olarak ele alınmış olan Anadolu Menkul Kıymetler Borsası kurulmalıdır. Aliağa–Kemalpaşa–Torbalı’da sanayi sektörü için yaratılmış organize ortamlarda öncelikle yerel ve bölgesel potansiyel için. İzmir Büyükşehir Bütünü ve özellikle de Metropoliten Aktivite Merkezi sınırları içinde kalan büyük saha kullanan sanayi kurumları ile kamu idaresine ait • • • • 13 . parsel büyüklükleri. Yerel kamu idaresinde fiziki-stratejik planlamanın etkinliğinin ve işlevselliğinin artırılması. Yeni organize sanayi bölgelerinin seçiminde. tümüyle mutlaka • • • • İzmir ili turizm potansiyelinin değerlendirilmesi ve bu potansiyelin tanıtımının sağlanması amacıyla İZTAV çatısı altında profesyonel bir ekibin kurulması ve tanıtıma yönelik farklı kurumlardaki tüm kaynakların bu organizasyona aktarılması sağlanmalıdır. İzmir Büyükşehir tamamlanmalıdır. bunun yanında koruma–işletim–denetim mekanizmasıyla da sürdürülebilirlikleri geliştirilmelidir. kısmında açıklanmış olan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin kurulması çalışmalarında bulunulmalıdır.• Strateji alt yörelerine yönelik hazırlanacak Nazım İmar Planlarına bağlı Uygulama İmar Planlarında ve Kentsel Tasarım projelerinde engellilerin rahat hareket etmesini sağlayacak uygulama standartlarının getirilmesi sağlanmalıdır. Korunacak doğal ve kültürel alanlar denetim altında tutulmalı. Buralarda bölgelemelere gidilerek nüfus ve yapı yoğunluğu. kıyı ve dağ ekolojik sistemiyle bütünleştirilmeli. mevzii yerleşim alanı uygulamaları için uygun normlar belirlenerek geliştirilmelidir. yapı düzeni.

bir yandan liman içine indirilerek kamyon ve TIR trafiği açısından rahatlamanın getirilmesi. yer seçimi ilişkileri gereksinimler İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresinin temel ekonomik-mekansal işlevi. yeşil kuşak sistemiyle ilişkilendirilmelidir. Yeşil kuşaklar Büyükşehir bütünleştirilmelidir. Alt yörelere stratejik planla yükümlenecekleri işlevlerin dışında verilmemeli ve yatırım öncelikleri bu işlevlere göre tanımlanmalıdır. Köy Hizmetleri. Tarım İl Müdürlüğü vb. İzmir il düzeyinde. bilgi ve sermaye yoğun birimlere ayrılmasının sağlanmalıdır. Alsancak Limanı gerisinde yarım kalmış karayolu viyadüklerinin. Sakız ve Sisam’la İzmir arasında sınır ticareti ve ulaşım ilişkilerinin yük ve yolcu taşımacılığı açılarından kurulmasına çalışılmalıdır. Yarımadada ve İzmir Körfezi çevresinde deniz ulaşım kapasitesi artırılmalıdır. alt yöre içine ve il dışına olarak tanımlanmalıdır. üst düzey organizasyon-hizmetler.kullanışların arazi değerlerinin artmasına paralel olarak çepellere kaydırılması. verimliliğin artırılması yönündeki çalışmaların hızlandırılarak stratejik plan dönemi sonuna kadar tamamlanmalıdır. Toprak kabiliyetleri açısından üst sınıf alanlarda tarım aleyhine oluşacak gelişmeler engellenmelidir. (Örneğin DSİ. Tersaneler ve limanlar arasındaki doğrultusunda çözülmelidir. İçme suyu barajlarının koruma alanlarında denetimin sürekliliği sağlanmalıdır. hizmet alanları ile Kula Mensucat gibi sanayi alanları) • İzmir İl düzeyinde tarım sektörüne ilişkin düzenleme ve yatırımların önceliklerinin ele alınması. Bütünü içinde aktif yeşil alanlarla • • • • • • • • • • • • İzmir İl düzeyinde milli parklar ve rekreasyon alanları. roller • • 14 . Ege Adaları’ndan Midilli. Taşocakları ve madencilik işletmeciliğindeki uygulamaların genel peyzaj yönünden olumsuz etkilerinin oluşmasının engellenmesi ve denetlenmesi sağlanmalıdır. İzmir Büyükşehir Bütünü içindeki mevcut sanayi bölgelerinin sermaye yoğun ve ileri teknoloji kullanan üretim birimleriyle yer değiştirmeleri yönlendirilmelidir. Karayolları. ticaret ve turizm sektörlerindeki uzmanlaşma düzeylerinin artırılıp geliştirilmesi. Tüm dere yataklarının yerleşim istilalarından arındırılması sağlanmalıdır. Mekansal-ekonomik roller. alt yöreler düzeyinde ise. şeklinde yönlendirilmelidir. il içine ve il dışına olarak. diğer yandan da şehir içi yol standart ve işlevinde Alsancak yolağına bağlantılarının kurulmalıdır. eski yerlerinin vasıflı hizmetler sektörlerine.

Alt yörelerde yer alan mevcut ikinci konut stoklarının, bu yöreler için öngörülen işlevlere uygun olarak diğer kullanış biçimlerine teşvik edilmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Turizm konaklama tesislerinin boşluk oranlarının yüksek olduğu yörelerde, yatak kapasitesini artıracak yatırımların öngörülmemesi, kısa vadede öncelikle doluluk oranlarının artırılması yönünde politikalar geliştirilmelidir. Ölçek ekonomilerinin kurulmasının potansiyel olarak uygun olduğu yörelerde, bu doğrultuda politikalar ve uygulamalar geliştirilmelidir. Çevre korunması amacıyla, risk altındaki yörelerde ilgili normlara uygun ön arıtma koşulları geliştirilip uygulanmalıdır. Toplu konut uygulamalarıyla ilgili mevcut stoklar eritilinceye kadar yeni yerleşim alanlarının açılmasına izin verilmemelidir. Mevcut tesis edilmiş ve onaylanmış organize sanayi bölgelerinde tam kapasite elde edilinceye kadar kısa vadede ve dönem içinde yeni organize sanayi bölgelerine izin verilmemelidir. İl düzeyinde yerel özendirilmelidir. enerji potansiyelinin ve olanaklarının kullanılması

• • • •

• • •

İl düzeyinde mekansal gereksinimlerin gereği ortak kamu bütçe ve programı hazırlanarak uygulanması girişimleri yapılmalıdır. Şehirsel yerleşmelerin sınırları içinde kalan ve korunması konusunda genel kabuller oluşturulan tarım alanlarının sürdürülmesiyle ilgili politikalar geliştirilmelidir. Kamu yönetiminde alt merkezleşme eğilimlerine uygun örgütlenme biçimlerine yönelinmelidir. Alt merkezlerde hizmet düzeyinin geliştirilmesi sağlanmalıdır. Mekansal şehirleşmeye özen gösterilmeli yasa dışı yapılaşmaların önüne geçilmeli ve bunu özendirecek girişim ve düzenlemelerden mutlaka kaçınılmalıdır. Nüfusun gereksinimine uygun yerinde, sürekli ve yeterli düzeyde sosyal alt yapı hizmetlerinin verilmesi sağlanmalıdır. Şehirsel yerleşmelerin girişlerine arazi kullanışları ve peyzaj donatısı açısından özen gösterilmeli ve mevcut olumsuz gelişmeler için yeniden düzenleme çalışmaları yapılmalıdır. Yerel yönetimlerin emlak vergilendirmelerindeki dengesizlikler düzeltilmelidir. Emlak vergi oranlarının beldeler bazında ortaya çıkan eşitsizlikleri giderilmeli, bazı yörelerde düşük emlak vergilerinden kaynaklanan finansal güçlüklerin ortadan kaldırılmalıdır.

• •

• •

15

Sanayi ve toplu konut yerleşim alanlarında ön arıtma sistemlerinin kurulması ve işletilmesine sorunları strateji plan dönemi sonu itibariyle tümüyle çözümlenmelidir. Özellikle turizm ve ikinci konut yörelerinde yaz aylarında gelişen trafik ve otopark taleplerine uygun düzenlemeler yapılmalıdır. Şehirsel yerleşmelerde yol ağları, trafik ve otopark düzenlemeleri, talep yönetimi tekniklerinden de yararlanılarak geliştirilmeli, yaya – taşıt trafiği ayrıştırmalarını dengeli bir biçimde gözeten ağlar oluşturulmalıdır. Şehirsel yerleşme geçişlerinde ve bağlantı noktalarında, yaya ve taşıtlar için köprülü karayolu kavşakları ve demiryolları köprülü geçişleri düzenlenmelidir. Köylerde kanalizasyon ve arıtma tesislerinin yapılmış olmalarının yanı sıra bunların bakım ve işletim sorunlarının çözümlenmesi de sağlanmalıdır. Havzalarda ve tüm tarım alanlarında yer altı sularının dengeli kullanımı sağlanmalıdır. İzmir Körfezi’nin tüm dere ıslah çalışmaları tamamlanmalıdır. İzmir Büyükşehir Bütünü’nde karayolu ağında alternatif güzergahların elde edilmesi sağlanmalıdır. Telekom haberleşme ve bağlantı ağlarında, nüfus ve işletme taleplerine göre gelişmeler için revizyon çalışmaları yapılmalıdır. Tarım sektöründeki küçük işletmelerin, tohumdan pazara kadar geçecek süreçte sorunlarının ve hizmet eksikliklerinin giderilmesi sağlanmalıdır. Dağ köylerinde orman kadastrosu tamamlanmalıdır. Katı atıkların toplama ve depolama sorunları alt yöreler düzeyinde yerleşmeler arası işbirliği ile planlanarak topluca çözümlenmesi sağlanmalıdır. Stol havaalanları, turizm–sanayi–tarım sektörlerinin gereksinimleri doğrultusunda ve alt yörelerin yapılarına göre yer seçilerek uygulanmalıdır. Demiryolları için hazırlanacak ana planda Ödemiş ve Tire sapakları, yöresel bir demiryolu sisteminin parçası durumuna getirilmeli ve elektrifikasyonu için çalışmalar yapılmalıdır. Mevcut arkeolojik envantere uygun sergilendirme kapasitesi artırılmalıdır. olarak yerinde müzelendirme ve

• •

• • • • • • • • • • •

• • •

İl düzeyinde balıkçı barınakları ve yat limanları ağına gerekli öncelikler verilmelidir. Büyükşehir Belediyesi Mücavir Sahası’ndaki köylerde belde belediyelerinin kurulmasının sonrasında mücavir alan dışına çıkmalarına neden olan yasal boşlukların giderilerek, söz konusu yerlerde planlama, uygulama, denetim

16

bütünlüğünün sağlanmalıdır. • •

kaybolması

sonucunu

yaratan

bu

durumun

giderilmesi

Mevcut şehirsel fiziki altyapının merkezden başlayarak yeraltına alınması çalışmalarının sürdürülmesi ve tamamlanması. Eski Gediz Deltasının güney kesimine, Sasalı ile irtibatlı bir tarzda ve Çiğili Atatürk Organize Sanayi bölgesine hizmeti de içeren konteyner ağırlıklı bir iskelenin tesis edilmesi. Expo kurulması tasarlanan İncirlatı kesiminde 2008 yılı sonrası için bu tür bir alanın ayrılmasının hedeflenmesi ve planlama çalışmalarının değerlendirmeye alınması, tema belirlenmesi. İzmir’in yurt dışı merkezlerle doğrudan havayolu bağlantısının sağlanması için potansiyel araştırmalarının yapılması Doğu Akdeniz Bölgesinde yer alan önemli liman şehirleri arasında feribot ve gemi seferleri (kruvaziyer) düzenlenerek İzmir’in tanıtımının sağlanması ve başta İzmir olmak üzere stratejik planlama alanında özellikle kıyı yerleşmelerinin ekonomik potansiyellerinin arttırılması.

• •

2003-2012 Dönemi Ekonomik Sektörel Hedefler
Stratejik planlama alanımızda yer alan yerleşmelerin ilçe bazında 2003-2013 yılları arasındaki nüfus öngörüleri ışığında 2013 yılında İzmir nüfusunun yaklaşık 4.7 milyon olması beklenmektedir. 10 yıllık süre içerisinde ortalama % 35’lik bir artışla ile 1.25 milyon daha fazla kişi İzmir’de yaşayacaktır. Bu toplam artışın 520 bin kişisi, doğal ve kalan, 730 bini ise göçe bağlı nüfus artışı olarak beklenmektedir. Doğal nüfus artışına karşı, İzmir ili hazırlanma sürecine sahip olduğundan sosyoekonomik beklentileri dengeleme şansına sahiptir. Ancak göç ile gelen nüfusun, içinde bulunduğu yaşa bağlı olarak beklentileri değişecektir. Bu nüfusun yaşayacağı planlama alnımızda dönemsel olarak önde gelmesi hedeflenen sektörel yaklaşımlarsa aşağıda belirtilmiştir. • İnşaat sektörü olarak içinde bulunulan dönemde en düşük seviyede olunması, ilerleyen yıllarda bu alanda bir gelişim olacağı varsayımını ileri sürmektedir. 2003 yılı içinde enflasyonun düşme eğilimi içine girmesi ve de faizleri düşürülmesini takiben inşaat sektöründe kısa vade sonunda gelişim öngörülmektedir. Arsa değerlerinin yüksek trende seyretmesinin sonucunda duraklamaya girilmiş olmasının ve Ülkenin içinde bulunduğu coğrafyada ilerleyen yıllarda belirgin bir kriz ortamının oluşmaması bu alanda yatırımları arttırmayı öngörmektedir. İzmir’in uzun yıllar tarıma dayalı sanayi yapısını sektörel gelişimin önünde başarıyla yürütememiş olması ve bir engel oluşturması İzmir ekonomisinde sektörel çeşitlenmenin yeteri kadar hızlı gelişmemesine sebep olmuştur. Bu

17

durum ana sektörleri desteklemiş alt sektörlerin gelişmesini de engellemiştir. İstanbul merkezli Marmara sanayii çekim bölgesinde, hem katma değeri yüksek üretim tesisleri ve hem onlara destek veren imalat sanayii ve hizmet sektöründeki işletmeler hızla çoğalmıştır. İzmir’in geleneksel yapısının çok uzun süre kırılamamasında sanayi bölgelerinin gereksiz ve plansız çoğaltılması atıl yatırımlar olarak devreye girerken, alt yapı üretimi açısından geç kalınmış olmanın da etkisi büyük ölçüde görülmektedir. Bölgenin sanayi açısından doygunluğa ulaşamaması açısından İzmir etkin bir çekim merkezi olamamıştır. Bu nedenle sanayi yatırımlarında stratejik hedeflerin belirlenmesi yanında altyapı yatırımlarının tamamlaması gerekmektedir. • Stratejik plânlama alanında sınai ve ticari gelişimi engelleyen nedenlerin kökeninde kurumsallaşma eksikliği önemli bir faktör olarak başrolde görülmektedir. Aile şirketlerinin başarılı olduğu diğer bazı büyük sanayi Profesyonel yönetim tekniklerinin uygulandığı kuruluşlarının ise yönetim hataları, aile içi çekişmeler, pazar fırsatlarının yeteri kadar hızlı değerlendirilememesi, hızla değişen rekabet koşullarına uyum sağlamada geç kalınması gibi nedenlerle planlama alanında yer alan pek çok büyük sanayi kuruluşunun işletmelerini kapattığı ya da el değiştirerek bölge dışından yatırımcı grupların kontrolüne geçtiği görülmektedir. Bu durumun önüne geçilmesi ve sermeyenin İzmir içinde kalması için ilk planda örgütlenme şemasında profesyonel yönetici kadrolarından yararlanılması gerekmektedir. İzmir özellikle son yirmi yıllık perspektif içinde iç ve dış rekabet çerçevesinde dünyada meydana gelen gelişimlere ve değişimlere kayıtsız bir durum sergilemiştir. Bu durum yaşanan süre içinde ciddi bir güç kaybı oluşturmuş ve İzmir yetenekli iş gücünü kaybetmiştir. Başta İstanbul merkezli sanayinin çekimi sonucunda ortaya çıkan bu beyin göçü teknolojik gelişmelerden İzmir’in yeterince pay almasını engellemiştir. Kırıcı rekabetin sürüklediği değişim rüzgarlarına dayanabilmek ve onun ortaya çıkardığı fırsatlardan bu nedenle yararlanmak mümkün olamamıştır. İzmir sermayesi bu nedenlere karşı potansiyellerini daha etkin kullanmak için ekonomik analizlere dayalı uzun vadeli stratejik hedeflerini belirlemelidir. Sermaye birikimlerinin doğru yatırımlara yöneltilmemesi ve yabancı yatırımcılar için bir çekim merkezi olacak uzun vadeli bir stratejik planın bulunmaması kaynakların ekonomik olarak optimum kullanımını engellemiştir. Sermaye yatırımları, geçen süreler içinde daha ziyade kısa dönem kar maksimizasyonuna yönelik yatırımları hedeflemiş bu da kaynak israfına sebep olmuştur. Bu durum koordinasyon ve AR-GE alanında henüz istenilen düzeye gelinememesiyle sonuçlanmıştır. İşbirliğinin eksik olması önemli bir eksik olarak duraklamayı körükleyen bir etkendir. İzmir bu açıdan sinerji oluşturamamış hem siyasi hem de bürokratik engellemelere

18

karşın güçlerini birleştirememiştir. Bunlara karşın İzmir sermayesinin kısa dönemden itibaren semaya yatırımları içinde belirli bir payı AR-GE konularına yöneltmesinin gerekli olduğu ortaya çıkmaktadır. • İzmir tarihsel süreç içinde hep bir liman kenti olagelmiştir ve ekonomik yapısında bu husus önemli bir yer tutmuştur. Dünyanın önemli liman şehirlerinde limanların yerleşme alanları içinde kaldığı da görüldüğünden Çandarlı Limanı yapıldığı taktirde de İzmir limanının işlevine devem etmesi ve lojistik hizmetler açısından önemini koruması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İzmir’in yabancı sermaye açısından elverişli bir ortama sahip olmasının önemli bir unsuru olan geniş bir art bölgeye sahip olması limanla birleştirildiğinde karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolu açılarından lojistik hizmetlerin gelişmesine neden olacaktır. Bu nedenle kısa dönemden itibaren bu tür yatırımlara yönelinmesi gerekmektedir. Küreselleşme süreci içinde İzmir’in gerek geleneksel yapısı ve gerekse son yıllarda peş peşe gelen ekonomik krizlerden etkilenen ekonomisi birikmiş sermayesini yatırımlara yöneltmede itici güç bulmada zorlanmıştır. Bunun ana nedenlerinden başta geleni olan dünya gerçeklerinin gerisinde kalınmış olunması yeni ürün çeşitlerine yönelinememesiyle sonlanmıştır. Özellikle geleneksel sanayi yapısı içinde kalınmış olunması yüksek teknolojiye dayalı malların üretilememesine sebep olmuştur. İzmir ekonomisi, stratejik planlama alnında genel eğilimlere dayalı olarak dış pazarlara yönelik rekabetçi ürünlere ihraç kapısını açmak için teknolojik yatırımlara yönelme zorundadır. Bu nedenle Teknolojiyi Geliştirme Bölgelerine ve Teknopark yatırımlarına öncelik verilemesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İzmir turizminde görülen göreceli düşüşün önde gelen sebepleri arasında son yıllarda “incoming” acentaların çoğunun şehri terk ederek Antalya ve Kuşadası gibi merkezlere yerleşmesi gösterilebilmektedir. Bu durum İzmir’in payını diğer mekanlara kaydırmıştır. Ayrıca İzmir gelecek turist kafilelerini ağırlamaya yönelik yeterli mekanlara sahip bulunmamaktadır. Turizmin son yıllarda eğlence ve macera eğilimli olması İzmir’in potansiyelini düşürmektedir. Orta büyüklükteki turist gruplarına yemek verecek mekanların bulunmaması ve bu konuda yatırımlara yönelinilmemiş olması grupları İzmir’den kaçırmaktadır. Turizmin sadece bir konaklama işlevi olmadığı bilindiğinden İzmir bu konu dışındaki turizm alanlarına ekonomik yatırım yapma durumundadır. 1990 öncesi İzmir’de yapılmış konaklama tesislerinin eskimeye başlamış olması da İzmir’i konaklama açısından önümüzdeki yıllarda cazip bir mekan yapmayacaktır. Stratejik plan dönemi içinde İzmir turizminin gelişmesi ağırlıklı olarak kongre ve ona alternatif termal yatırımlara yönelinilmesi ile gelişebilecektir. Bu açıdan İzmir ekonomisine büyük girdi sağlayacak turizm gelirleri şehrin ölçeğini büyütmesi ile mümkündür.

19

İzmir’in tarımsal açıda verimli havzalara sahip olması tarım ekonomisinin dikkate alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu konuda tarım-sanayi işbirliğinin ortaya konması ve tarımsal üreticilerin bilgilendirilmesi yanında sanayiye yönelik üreticilerin ekonomik açıdan desteklenmesi projelerinin oluşturulması gerekmektedir. Özellikle tütün ve pamuk gibi ürünlerin kalite kontrolleri yapılmalı ve üreticiyi destekleme fonları konmalıdır. Bu bağlamda ekolojik tarımı destekleyici örgütlenme şemasının ekonomik bazda desteklenerek bürokratik sorunlarının çözülmesi olumlu olacaktır. Bölgede tarımsal potansiyele gerekli desteğin verilmesi alt yörelerin ticari hayatında gelişme yaratacağı bilinciyle destekleme projeleri oluşturulmalıdır. Stratejik planlama alanının tarımsal potansiyeli bilinen bir gerçektir. Bu potansiyel içinde zeytin ve zeytinyağı önemli bir yer tutmaktadır. Zeytinyağı 2001 yılı içinde Türkiye’nin toplam tarım ürünleri ihracı içinde ortalama %3’lük bir paya sahiptir. Dünya zeytinyağı ihracatı içinde ise ülke payı ortalama % 19 paya sahiptir. Genellikle üretildiği bölgelerde tüketilen zeytinyağı sağlıklı ve dengeli beslenme bilincinin dünyada yaygınlaşması ile özellikle Amerika, Japonya, Kanada, Avustralya ve Brezilya gibi nüfus yoğun ülkelerde tüketilmeye başlanmıştır. Bu pazarlar genelde Türkiye özelde İzmir için büyük ümit vaat etmektedirler. Örneğin; yeni gelişen pazarlardan Türkiye, Amerika için % 10 paya sahip iken İtalya %69, İspanya %35 pay almaktadır. Japonya için %0.13, Kanada için %6,7 ve Avustralya için %2 olan payların arttırılması için bu sektöre gereken önemin ve teşviklerin verilmesi gerekmektedir. En büyük ihraç pazarımız olan AB ülkelerinin dökme olarak aldıkları Türk zeytinyağını ambalajlayarak dünya pazarlarına aktarmasının önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması önem arz etmektedir. Son yıllarda bilişim sektöründe görülen yazılım ihracatı büyük bir ekonomik güç olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de de gelişmekte olan bu sektörü dünyaya taşımak ve özellikle İzmir ekonomisi için değer yaratan bir lokomotife dönüştürmek önemsenmelidir. Ticarî paket programları hazırlamadan öte sektörel yazılıma yönelinilmesi daha büyük girdiler sağlayacaktır. Bu bağlamda İzmir Ekonomi Üniversitesinin Bilgisayar Mühendisliği Bölümü önemli bir girişim yapmıştır. Türkiye bilişim pazarı 2002 yılında bir önceki yıla göre %11.7 büyüyerek 10.2 milyar dolara erişmiştir. Yine aynı yıl mobil yazılım pazarının %29.3 büyümesi sektörün önemini ortaya koymaktadır. Özellikle kriz dönemlerinde büyüyen bu hizmet pazarının bilgi teknolojileri kategorisinde stratejik planlama alnımızda ilk sıralarda yer alması gerekmektedir. Bu tür yazılımların iki saatten fazla süren bir işlemi birkaç dakikaya indirdiği bilindiğinden önümüzdeki yıllarda tüm şirketlerin sektörü kullanmasının gerekliliği daha açık ortaya çıkmaktadır.

20

Stratejik planlama alanımızda pazar payının hızla artış gösterdiği enerji sektörü lojistik tesis yatırımlarıyla ön plana çıkmaktadır. Doğal gaz ve jeotermal enerjinin devreye girmesi ile planlama alanımızda petrol ürünlerinden elde edilen enerji türlerine olan talebin azalması söz konusu olabilecektir. Özellikle şehir ölçeğinde planlama alanında jeotermal enerjiye yönelinilmesi ve yatırımların bu konuya yöneltilmesi orta dönemde önem kazanacaktır. LPG sektöründeki daralmanın ortaya çıkardığı ekonomik dengesizlikler bu şekilde önlenebilecektir. Özellikle 2003 yılı sonunda çıkması beklenen Petrol Piyasası Kanunuyla serbest rekabet döneminin başlayacağı dikkate alındığında bunun enerji sektörü için ateşleyici etki yapacağı düşünülmelidir. Türkiye’nin 2002 yılındaki toplam ihracatının %36’sını hazır giyim ve tekstil oluştururken % 28’si hazır giyimden sağlanmaktadır. Türk tekstil şirketleri bu konuda büyük atılım yapan Çin ile özellikle AB ülkelerinde çarpışıyor. Çin’in bu alanda 2. ve 3. sırada yer alması Türkiye’nin sahip olduğu ilk sırayı zorlamaktadır. Hazır giyimde ise Çin, Türkiye’nin önüne geçmiş durumdadır. Stratejik planlama alanımız ülke içinde Denizli’nin arkasına düşmüş ise de bürokrasi, sivil toplum ve özel sektör bağlamını doğru kurabildiği takdirde bu rekabetten karlı çıkabilecektir. Özellikle kotaların kalkması ile birlikte dünya pazarlarına yönelik ciddi bir rekabet içinde kalınacaktır. İzmir’in dış pazarlara yakınlık avantajını kullanarak rekabetini sürdürmesi gerekmektedir. Tekstil ve hazır giyimde sezon kavramının ortadan kalkması ve farksızlaşmaya ayak uydurulabilmesi büyük avantaj sağlayacaktır. Bu nedenle malı en kısa sürede temin eden ve lojistik avantajları bulunanlar öne geçecektir. Bu nedenle tekstil sektöründe hızlı hareket edilebilmesi için önümüzdeki yıllarda gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Aksi durumda ülkenin ve bölgenin payında düşmeler görülebilecek ve sektör ekonomik krize yönelebilecektir. Bu konuda marka yaratma zorunlu bir hale gelmelidir.

Sektörler bazında GSYİH’nın gelişimi ele alındığında konu iki ayrı senaryo halinde öngörümlenmiştir. Birincisi, mevcut durumun korunması durumundaki gelişimdir. Burada 2001 şubat krizi öncesi 2000 yılı baz alınmıştır. Böylelikle mevcut durum göreceli olarak yükseltilmiştir. 2000 yılı baz fiyatlarıyla nüfus öngörülerine göre, 2000 yılındaki 20.9 katrilyon olan GSYİH, mevcudu korumak için 32.8 katrilyon olarak hedeflenmelidir. Bu hedef ile bireylerin 2000 yılındaki yaşam koşulları muhafaza edilecektir. Bu değerde refah artışı yoktur. İkinci senaryo % 3, % 5 ve % 10 büyüme oranlarına göre ele alınmıştır. Burada mevcut durumu koruyabilmek için büyüme oranının % 3’ün üzerinde olması gerektiği anlaşılmaktadır. Gerçekten de %3’e göre büyüme, mevcut durumun altında kalmaktadır ve 32.8 katrilyon olması gereken GSYİH değeri %3 büyümeye göre 29.9 katrilyon olarak gerçekleşmektedir. Yani hedef değer ile varılan değer arasında 2.9 katrilyon fark vardır.

21

İkinci oran, %5 büyümeye göre hedeflenen GSYİH değeridir ve 38.4 katrilyondur. Bu büyüme refah artışı da sağlamaktadır. Yaklaşık kazanılan refah artışı 5.6 katrilyondur. Refah payı da olduğu için, İzmir’in 2003-2013 döneminde hedeflemesi gereken asgari ortalama büyüme oranı %5’in altına düşmemelidir. Son oran ise iyi bir planlamanın göstergesi ve sürekliliğini göz önüne alarak % 10 şeklinde tespit edilmiştir. Bu oran ile 2013 sonunda hedeflenen GSYİH değeri 70.2 katrilyondur. Şu halde 37.4 katrilyonluk bir artış olacak ve 2000 yılına nazaran göreceli olarak 2013’e ulaşıldığında iki kat refah artışı sağlanmış olacaktır. Burada toplam GSYİH değeri üzerinden hedef belirlemesi yapılmıştır Sonuç olarak, İzmir, % 5 asgari büyüme oranını hedeflemelidir. Ancak büyüme oranındaki aralığı, % 5 ile % 8 arasında tutmalıdır. Bu aralığın sağlanmasına yönelik yaklaşımlarsa yukarıda verilmiştir.

2003-2012 Dönemi Yatırım Program Öncelikleri
Stratejik Planın bu döneminde sürekliliği olan ve ilk aşamada ele alınması gereken yatırımların stratejik planlama alanları içindeki önemine göre vurgulanması ele alınmıştır. Yatırımların, gerçekleşme önceliği bu dizi içinde bütün olarak ele alınmalı ve bunların bir kısmının ilk beş yılda tamamlanma gereksinimine sahip olduğu benimsenirken bir kısmının da ikinci beş yıllık döneme sarktığı görülmektedir. Bir dizi yatırımsa sürekliliğe sahip olarak her iki alt dönemde de sürme durumundadır. Ayrıca doğal olarak diğer bir dizi yatırım da geçmiş yıllardan bu güne ve ileriye yönelik bir süreç içinde süregitmektedir. Bunlar arasında daha ziyade büyük kamu yatırımları önde gelmektedir. Sıralamada öncelik ele alınmamış buna karşın tüm alt yöreleri kapsayan makro seviyede yaklaşımlarsa stratejik yörelerin dışında vurgulanmıştır. Tabiatıyla burada ele alınan yatırımların stratejik plan içinde yer tutacak kapsamlarının olması gerekmektedir. Mahalli ölçekte tasarlanmış ve dar bütçe içinde çözüm bulan ve stratejik değeri bulunmayan yatırımlarsa değerlendirmeye alınmamışlardır.

Birinci Beş Yıllık Dönem 2003-2007
İlk beş yıl içinde tamamlanmasa da başlanılmasının gerekli olduğunun vurgulandığı yatırımların bu kısımdaki ana amaçlardan birincisi yatırımların mekansal öneminin belirtilmesidir. Kaynak kullanımı ve aktarımının bu dizi içinde yapılması öngörülmektedir. Bir kısmının kararları Üçüncü Stratejik Planın başlama döneminden önce alınmış olsa da yatırıma ya başlanmamış ya da sürekliliğinde kesilmeler görülmüş olabilmektedir. Bütün bunlar da dahil olmak üzere önem arz eden makro yatırımlar, stratejisine göre aşağıda değerlendirilmiştir. [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri

22

• •

Karşıyaka’nın Bostanlı kesiminin taşkınlardan korunması için Bostanlı Deresinin ıslah edilmesi ve süreklilik içinde bakımının yapılması. Turyağ Fabrika Tesis Alanının, üretim sistemlerinin terk etmesi sonunda boş kalan yapılarının özgün olanlarının korunarak turistik tesise ve çevresinde yer alan yapıların ve de boş alanların pansiyonla rekreatif kullanımlara dönüştürülmesi. Karşıyaka’da yer alan büyük alış-veriş ekonomilerine uygun olarak düzenlenmesi. merkezlerinin çevrelerinin ölçek

• •

İzmir Büyük Kent Bütünü içinde yer alan turizm potansiyeli yüksek noktaların diğer işlevler tarafından istila edilmesi engellenmeli. (Örneğin Tantalos, Bayraklı Smyrna Kazısı, Kemeraltı geleneksel alış-veriş merkezi, Kemeraltı Havralar Sokağı, Agora, Kadifekale vd.) Turizm potansiyeli yüksek alanların topluma ve de şehre kazandırılması için tasarım projelerinin yapılması ve söz konusu alanların kültür turizmi ve inanç turizmine yönelik değerlendirilmesi. Karşıyaka’da gelişmekte olan kültür merkezleri oluşturma çalışmalarının semt ölçeğinde devamlılığı sağlanmalı. Karşıyaka kıyı kesiminde, kıyı ile art alan arasında güvenli yaya geçiş olanaklarının yaratılmasının gerekliliği. (Örneğin Karşıyaka Vapur İskelesiKarşıyaka Çarşı Bağlantısı) Rekreatif potansiyel arz eden Bostanlı Balıkçı Barınağı düzenlenmeli ve tüm İzmir’e hitap edecek seviyeye getirilmeli. Çiğli’de eski Gediz ağzındaki tersane yerinin tasdikli sınırı içinde geliştirilerek, sınırları dışında gelişmesinin engellenmesi. Karşıyaka ve Çiğli’de konut üretiminin spekülatif yaklaşımlardan arındırılması ve imar planlarında dönem içinde yeni konut gelişme alanları önerilmemesi gerekli. Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin tevsiinin bu süre içinde ele alınmaması ve monopolistik sistem dışında tutulması. Genelde ülke ve özelde stratejik plan alanına ekonomik katkısı yüksek Tuzla tuz üretim tavla alanlarının gerekirse tevsii edilerek işletimine devam edilmesi. İZSU Arıtma Tesislerinden çıkacak olan arıtılmış suyun Gediz Havzasının drenajında ve sulamasında kullanması. Kuş cennetine tatlı su sağlanması amacıyla DSİ projelerinin hayata geçirilmesi ve bu alan için özel statülü yaklaşımlardan taviz verilmemesi. İzmir Batı Aksında seracılığın, bahçe tarımının ve narenciye alanlarının ekonomik değeri göze alınarak, bu faaliyetlerin varlıklarını sürdürmesini sağlayacak önlemlerin alınması.

• •

• • • • • • • •

23

• • • • • • • •

Üçkuyular-İnciraltı ve batı kesimlerinde mevcut aktif rekreatif alanlar dışındaki potansiyelli kesimlerin planlanarak kullanıma açılması. Başta Balçova olmak üzere termal kaynakların konut ısıtılmasında kullanıma yönelik projelerin ve yatırım çalışmalarının devamlılığının sağlanması. Balçova jeotermal sularını atık suların kirletmesini önleme amaçlı, atık suların ıslahı için yatırımlar yapılması ve zemin suyunun çekilmesinin önlenmesi. Narlıdere’deki toplu konut alanlarında doğabilecek erozyon tehlikesine karşı önlemler alınması. İzmir’e içme suyu temini amacıyla tasarlanmış Çamlı Barajının tamamlanması ve bu amaç doğrultusunda tasarım projelerinin ele alınması. Güzelbahçe’de yamaç paraşütüne uygun alanların düzenlenmesi, işletmeye açılması ve tanıtılması. Batı aksının İzmir konut stoku yaklaşımların ortadan kaldırılması. açısından kullanılmasındaki spekülatif

Karabağlar-Yeşillik Caddesi üzerindeki ve çevresindeki imalat sanayiinin bulunduğu alanlardan çıkarılarak özellikle ana aks boyunca “show-room”ların teşvik edilmesi. Sarnıç-Gaziemir bağlantısını sağlayan karayolunun mevcut projesine göre düzenlenmesinin yatırım kapsamına alınarak standartlara uygun hale getirilmesi. İzmir güney aksında yer alan kaçak yapılaşmanın bulunduğu alanların yasal hale dönüştürülmesi için şehirsel yenileme projelerinin yapılması. Buca cezaevinin kentsel alan dışına çıkarılmasına yönelik spekülatif yaklaşımların ortadan kaldırılarak konunun gerçekçi boyutta ele alınması ve sonuçlandırılması. Alsancak limanın tevsiine başlanılması ve konu hakkında spekülasyon dışı, gerçekçi ve kalıcı yaklaşımların ortaya konması. İzmir İç Körfezin Yeni Kale açıklarındaki girişimin taranması ve girişimlerin liman tevsii ile ilişkilendirilmesi. İzmir Halkapınar Ana Yolcu Garı terminali proje çalışmalarına mevcut tesisler de dikkate alınarak başlanılması. Demiryolu Marşandiz Garı ve Triyaj tesislerinin projelerine başlanılması ve çalışmaların ulaşım master planı doğrultusunda ele alınması. Kemeraltı’nın korunmasına yönelik uygulama projelerinin realist bir açıdan bakılarak geliştirilmesi, mali kaynak teminine yönelik organizasyon sistemlerinin kurulması.

• •

• • • • •

24

Kınık Organize Sanayi Bölgesinin altyapı yatırımlarının hızlandırılması ve Belediyenin bu açıdan desteklenerek bölgenin özendirilmesi. Büyükşehir Bütününde kaçak konut yapılaşmalarının su depolarının yerleşme kotu üstünde kaldığı gözlenmektedir. 25 . İzmir Batı aksında Mithatpaşa Caddesine alternatif bir karayolu güzergahının belirlenmesi ve bu konuda imar planlarının gerekirse revize edilmesi. yerleşmenin hizmet sektöründen pay alabilmesi için bir şehirsel çalışma alanı kurulması Aliağa Doğal Gaz Kombine Çevirim Santralinin ivedilikle tamamlanması ve sanayi sektörünün hizmetine sunulması. Alsancak Limanı gerisindeki viyadüklerin liman içine indirilerek kamyon ve tır trafiği bağlantısının kurulması. altyapı yatırımlarının ve • • • • Bergama’da turizm belgeli konaklama tesislerin yapılmasının rantabıl olmadığı belirlendiğinden bu dönem içinde yeni girişimlerin teşvik edilmemesi. Kınık Ovası Sağ ve Sol Sahil Sulama Projelerinin Yortanlı Barajının tamamlanması. diğer viyadük ayaklarının kent içi yol standardı ile Alsancak yol ağına bağlanması. Aliağa’daki sanayi alanlarının su ihtiyacını karşılamaya yönelik Kunduz Barajının tamamlanması Aliağa’nın sanayileşmesi paralelinde. Dikili iskelesinin transit çalışmalarının başlatılması. Dönem içinde yapıların yasallaşması doğrultusunda bu depoların konumlarında seviye düzenlemesi yapılmasının gerekliliği.• • • İzmir Kültürpark alanının yapılaşmalardan arındırılması ve yeni düzenlemesinin parçacı yaklaşımlar yerine bütüncül projesine uygun olarak gerçekleştirilmesi. Çevre yolunun kuzey kesiminin tünel ve viyadüklerinin tamamlanarak işletmeye açılması ve Aliağa istikametindeki devlet karayoluna bağlanması. veya aktarma merkezi dışında kullanılabilme [C] Gediz Strateji Alt Yöresi (Aliağa-Foça-Menemen) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • Menemen’in ve yörenin tarımsal potansiyelinin gelişmesinde büyük bir öneme sahip Gediz Havzası Planlama Projesinin sürdürülmesi. • • [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi (Dikili-Bergama-Kınık) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Bergama jeotermal kaynaklarının şehir ölçeğinde kullanılması çalışmalarına devam edilmesi ve konuya yönelik kurulmuş olan şirketin finansal açıdan desteklenmesi.

Bu alt yöredeki mevzi konut yerleşim alanı uygulamalarının yoğunluğuna ve yapı düzenine özen gösterilmesine ve giderek bu yöreler için çevre düzeni nazım planlarının geliştirilmesi. • • • • [E1] K. Nif Çayının temizliğinde süreklilik sağlanması için Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisinin ve ön arıtma tesislerinin işletilmesine özen gösterilmesi.Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi (Menderes-Torbalı-Selçuk) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • İzmir Ticaret Odası tarafından Tekeli’de kurulmuş olan Tekeli Ticaret ve İmalat Organize Bölgesinin altyapı çalışmalarının tamamlanması ve faaliyetine verimli bir şekilde devamının sağlanması. İzmir Aliağa arasında tamamlanmış raylı sistem elektrifikasyon hattının tam kapasiteyle çalışmasının sağlanması. hazırlanacak çevre düzeni planlarında dikkate alınması ve uygulama imar planlarının bu anlamda revize edilmesi. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine yönelik doğal gaz çevirim santralinin inşasına başlanması ve tamamlanması. Bağarası-Türkeli yeşil kuşağının korunması için Aliağa sanayi alanlarının gelişiminin güneyine doğru gelişme eğiliminin durdurulması. ilçe alt yöre sınırları içinde sanayi tesislerinin denetim altında tutulması. Tahtalı Barajı Koruma Havzaları denetiminin sıklaştırılması.• • • • • • Menemen aksında inşaat sektöründe konut imalatında talep üzerinde arz görüldüğünden bu tür yapılanmalara yönelik imalatlarının özendirilmemesi. • • 26 . Kontrolüne süreklilik kazandırılmasının. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin sınırları içinde sanayiinin tam kapasiteyle çalışmasının sağlanılması için gerekli yatırımlara ve teşviklere öncelik verilmesi. Foça-Yeni Foça arasındaki kıyı kesiminde Akdeniz foku doğal yaşam ortamının mutlak koruma altında tutulmasına özen gösterilmesi. Pancar yöresinde tesis edilecek ve yer seçimi yapılmış organize sanayi bölgesinin altyapı ve diğer hizmetlerine başlanması. Foça’da mevcut balıkçı barınağının düzenlenerek daha verimli hale getirilmesi ve halihazırda kullanılan rıhtımların düzenlenmesi Gediz havzası sulamasında önemli bir öğe olan Gediz nehrinin başta Manisa Organize Sanayi Bölgesi olmak üzere diğer kirletici unsurların mutlaka denetim altına alınması [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi (Kemalpaşa) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi ve tevsii çalışmalarıyla tamamlanacak gelişim alanları dışında.

Selçuk-Efes yöresinin turizm potansiyelini arttırma açısından Efes ören yerinin ışıklandırılması ve Meryem Ana’ya teleferik projesinin gerçekleştirilmesi. bu seviyeye yaklaşılana kadar öz kaynak kullanmayan diğer organize sanayi bölgeleri yatırımlarının bekletmeye alınması. • • • • [E2] K. ivedilikle kullanıma açılması ve işletilmesi. Bozdağ Kayak Merkezinin sağ ve sol pistlerinin yapılması. Tire mahalli pazarının korunarak sürekliliğinin sağlanması ve konunun organize hale getirilerek üreticilerin pazarlama konusunda teşvik edilmesi. Görece.Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi (Bayındır-Tire-Ödemiş-BeydağKiraz) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • • Tire Organize Sanayi Bölgesinin altyapı yatırımlarının hızlandırılması ekonomik sorunların çözülmesi için kredilendirme sistemine gidilmesi. depolama tesislerinin gerçekleşmesinin engellenmesi. avlakların doğal düzeni bozmayacak kesimlerde oluşturulması. mevcut tesislerin onarılarak. Şirince gibi turizm potansiyeli arz eden kırsal yerleşmelerde el sanatlarını teşvik edilmesi ve organizasyonlara gidilmesi. Selçuk yöresinde av turizminin geliştirilmesi ve organize edilmesi için tanıtımın yapılması. Belevi yöresinde yapılması. Tarım potansiyeli yüksek toprak yapısına sahip yörede Organize Sanayi Bölgeleri ve Sanayi Siteleri dışında sanayi yapılarıyla. Stratejik yörenin kıyı kesimi olan Gümüldür-Özdere kıyı bandının tarım potansiyelini kaybetmeyecek şekilde konut gelişiminin denetlenmesi.• • • • • • • • Efem Çukuru mevkiinde yer alacak Çamlı Barajının İzmir’e içme suyu temin edeceği planlandığı için yapımına başlanması. Tesis edilmesi planlanan Merkez Mermer Organize Sanayi Bölgesinin yer seçiminin Torbalı’nın güneyinde. Küçük Menderes nehrinden sulama için çekilen suyun kirliliğinin artmasının önüne geçilmesi için çalışmalara hız verilmesi. Kısıkköy’de yer alan ağaç ve metal ve diğer üretim merkezlerinin ön arıtma sistemlerinin denetiminin sağlanması. • • 27 . Selçuk yöresinde kolektif turizmi geliştirme yönünde organizasyonlar yapılması ve bu bağlamda Pamucak art alanına bir golf alanın projelendirilmesi. ve Tire Organize Sanayi Bölgesinin tam kapasiteye erişmesinin sağlanması. Ayrancılar ve Torbalı arasında gelişen toplu konut alanlarının stokları eritilinceye kadar bölgede yeni konut yerleşim alanlarına izin verilmemesi. Tarımsal potansiyel açısından önem kazanan Çitlenbik ağaçlarına uygulanana Antep Fıstığı aşılamasının teşvik edilmesi.

Mordoğan Eğlenhoca Köyü İçme Suyu Göletinin tamamlanması için gerekli yatırım ödeneğinin sağlanması. Çeşme-Karaburun yöresinde av turizmin geliştirilmesi ve organize edilmesi için tanıtımın yapılması avlak alanlarının doğa ile bütünleştirilmesi. Özellikle Tire ve çevresiyle özdeşleşmiş keçe. Beydağ çevresinde yer alan antimon ve civa madenlerinin fizibilite çalışmalarının yapılacak işletmeye alınması için değerlendirilmesi. urgan yapımı ve dokumacılığının özelliklerinin yitirilmeden korunması ve geliştirilmesi.• • • • • • İnanç turizmi açısından Birgi’nin Tire ile birlikte öneminin geliştirilerek korunması ve turizm potansiyeline hizmet edecek ortak mekanların geliştirilmesi. Körfez içinde Karaburun yerleşmesine kadar kıyı bandında balık çiftliği tesis edilmemesi için her türlü önlemin alınması. ağaçlandırılması. bakı noktalarının rekreatif amaçlı kullanıma açılması. bürokratik engellerin kaldırılması. Çeşme’de yer alan havaalanına gerekli standartlara eriştirilmesi ve işletme sürekliliğinin kazandırılması. Çeşme yat limanının gerekli standartlara kavuşturularak işletmeye açılması ve gümrüklü saha tesisi. İzmir Ticaret Odasının Çeşme’de örgütlediği nergis üretimi sisteminden örnek alınarak sakız ağacı üretimi projesi oluşturulması. Menderes Havzasında yer altı suyu kullanımının denetlenmesi ve seviyenin kontrol altında tutulması. K. Kiraz başta olmak üzere dış satımlı olan tarım ürünlerinin depolanma ve pazarlanmasında gerekli organizasyon girişimlerinin iyileştirilmesi. Mordoğan kıyısında yer alan Akdeniz foku doğal yaşam alanının koruma altına alınması ve Foça’daki yaşam alanlarıyla birlikte değerlendirilmesi. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi (Çeşme-Karaburun) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Mordoğan Balıkçı barınağının yat limanı olarak kullanılması için gerekli düzenlemelerin yapılması ve ulaşım bağlantılarının standartlara uygun hale getirilmesi Çeşme ve Alaçatı’da rüzgar enerjisinin kullanımı için rüzgar çiftliklerinin kurulması ve yaygınlaşmasının özendirilmesi. Kutlu Aktaş Barajının koruma bantlarının mutlak denetim altına alınması. beledi K. • • • • • • • • • 28 . Menderes Havzası Sulama ve İçme Suyu Projesi kapsamında yer alan Beydağ Barajının gerekli ödenekleri sağlanarak tamamlanması.

İkinci beş yıla başlamadan önce stratejik olarak aşağıdaki genel değerlerin bir kısmına ilk beş yılda başlanmış olunabilinmektedir. Devamlılığın esas olduğu bu dizilemede on yıllık dönem içindeki önem sıralaması yer almamaktadır. doğa koruma ilkelerine uygun olarak ele alınması. tesisin alanı boşaltmasından sonra sanayi alanı dışında. • • • • • İkinci 5 Yıllık Dönem 2008-2012 İkinci dönem olarak ele alınan bu süreçte ilk dönemden gelen ivmelerin sürüklediği yatırımlar yer aldığı gibi. sürece yeni girenler de yer almaktadır. Payamlı-Gümüldür Sulama Projesi kapsamında yer alan Kavakdere Barajının dönem içinde tamamlanarak devreye sokulması. Karşıyaka’nın gelişim trendleri dikkate alındığında yöreye yıldız sayısı yüksek otel yatırımına gerek olmadığı. Sığacık Yat Limanının tamamlanmasındaki engellerin ortadan kaldırılarak sonlandırılması ve iç-dış yat turizmine açılması. • 29 .• Karaburun Çeşme yarımadasında yer alan orman alanlarının yeşil kuşak projesi altında korunması ve düzenlenmesi [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi (Urla-Seferihisar) Birinci Beş Yıllık Dönem Öngörüleri • Seferihisar Karakoç yöresi özel turizm alanında jeotermal kaynaklar değerlendirilerek turizm yatırımların teşvik edilmesi ve yüksek yatak kapasiteli otellerin yer alması için çalışmalar yapılması. Devam edenlerin bu beş yıllık süreçte bitirilmesi ön görülenler de ayrıca belirtilmiştir. Urla ilçe merkezinde konut stoğu yığılması nedeniyle bu stok eritilene kadar yeni toplu konut uygulamalarının özendirilmemesi. Devam etmekte olan Güzelbahçe-Seferihisar karayolunun ödenek ayrılarak çift şeritli bölünmüş yol olarak yapımının tamamlanması. Konuların stratejik alt yöreler itibarıyla değerlendirilmesindense aşağıda belirlenmiş yatırımların gerçekleşmesi veya tamamlanması ve de başlanılmasının gerekli olduğunu ortaya çıkmaktadır. [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • İçme ve kullanma suyu ile taşkın kontrolü sağlayacak Bostanlı Barajının kesin proje aşamasından uygulamaya geçirilerek tamamlaması. Piyale Makarna ve Gıda Mamulleri Fabrikasının. İkinci beş yıl. özel uzmanlaşma içinde öngörülen uygun kullanımlara tahsisi. sistem içinde yer yer daha global yaklaşımlara da sahiptir. Mevcut ve öneri mevzi konut yerleşim alanlarının yoğunluk ve yapı düzeni olarak.

Balçova Jeotermal enerji kaynaklara bağlı 25. İnciraltı-Üçkuyular arasındaki rekreatif alanlar dışındaki potansiyelli kesimlerin planlanarak kullanıma açılmasının sürdürülmesi. Balçova-Narlıdere batı aksındaki seracılığın. Dokuz Eylül Üniversitesinin Tınaztepe Yerleşkesinin tamamlanması ve hafif raylı sistem bağlantısına kavuşturulması. Sarnıç-Gaziemir ve benzeri alanlardaki sağlıksız yapılaşmaların şehirsel yenileme projeleri yapılarak.000 konut ısıtmasını amaçlayan projeye gereken önemin verilmesi. Çeşme otoyolu ile Narlıdere asfaltı arasında kalan alanın iş ve alışveriş potansiyeline yönelik çekiminin örgütlenmesi ve tek elden planlanması. açısından kullanılmasındaki spekülatif • • • • • • • • • Sarnıç-Gaziemir beldesinde yer alan sanayi alanlarının organize bölge haline getirilmesi. 30 . İZSU arıtma tesisinden çıkacak arıtılmış suyun Gediz Havzasının sulamasında ve drenajında kullanılmasının yaygınlaştırılması ve sürdürülmesi. narenciye tarımının ve bahçeciliğin ekonomik değeri göz önünde bulundurularak bu ekonomik faaliyetin yaşamda kalmasının sağlanması ve bu yönde üreticilerin kurumlaşma yönünde teşvik edilmesi. Metronun Bornova hattının Otogara bağlanması ve Fahrettin Altay-Üçyol hattının yapılması. projelerin hayata geçirilmesi Şirinyer-Buca-Gaziemir aksının hafif raylı sisteme kavuşturulması ve sistemin Aliağa-Torbalı elektrifikasyon hattıyla bağlantısının sağlanması. Kuş Cenneti ve Leuka antik yerleşmesinin birlikte değerlendirilmesi ve kültür turizmine kazandırılması. Buca-Kaynaklar Göletinin içme ve kullanma suyu temini için proje safhasından uygulama safhasına geçirilmesi.• • • • • • • • Karşıyaka’ya metro hattının bağlanması ve bu doğrultuda hemzemin geçitlerin kaldırılması çalışmalarının ve yatırımlarının yapılması. Bornova’da kültürel değer taşıyan metruk ikamet yapılarının onarılarak topluma (kamu kullanımına) açılması. Pınarbaşı’ndaki mevcut sanayi tesislerinin organize bir statüye kavuşturulması. Kıyı ulaşımının yeni yapılacak iskelelerle yaygınlaştırılması ve toplu taşınımla desteklenmesi. Batı aksının İzmir konut stoku yaklaşımların ortadan kaldırılması.

dışına çıkarılan cezaevi alanının şehirsel aktivite Alsancak Limanının yolcu ve yalnızca İzmir’in yakın hinterlandına hizmet eden yük limanı konumuna getirilmesinin dönem sonu itibarıyla sağlanması ve Alsancak Limanının tevsiinin tamamlanması. Kültürpark alanının güney kesiminde. Köy hizmetleri tarafından kırsal kesim yerleşmelerine yapılmış olan kanalizasyon sistemlerinin dere yatakları yerine yapılmış ve yapılacak arıtma tesislerine bağlanması. İzmir batı aksında. Kamu gelir ve giderleri açısından Büyükşehir bütünü düzeyinde dengesizliklerin giderilmesi. Halkapınar-İzmir ana yolcu garı ve triyaj tesislerinin projelerinin bitirilmesi ve devreye alınması. Sanayi ve toplu konut alanlarında orta vadede Büyükşehir bütünü sınırları içinde ön arıtma sistemlerinin kurulması ve işletilme sorunlarının çözümlenmesi. ortak program ve bütçe girişimleriyle giderilebileceği nedeniyle söz konusu girişimlerin yapılması. • • • • • • • • • [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri 31 . Büyükşehir bütünü içinde yer alan konteynır depolama alanlarının ve tır otoparklarının kaldırılması ve Sasalı yöresine kaydırılması çalışmalarının yapılması. Balçova’da mevcut küçük sanayi sitesinin tevsii veya yeni bir site alanı önerilmesi. Alsancak ve Basmane mevcut gar yapılarının Halkapınar ana yolcu garının hizmete açılmasına paralel olarak restorasyona tabi tutulması ve kültür yapısı olarak kente kazandırılması. Bornova-Pınarbaşı yöresinde yer alan sanayi kuruluşlarının organize sanayi bölgesi statüsüne dönüştürülmesi. Buca konut potansiyelinin mevcut imar planı dikkate alındığında doyma noktasına geldiği göz önüne alınarak yeni konut alanları önerilmemesi.• • • • • Ege Giyim Sanayicileri Derneği tarafından kurulmuş Adatepe Tekstil Organize Sanayi Bölgesinin teşviklerle desteklenmesi ve tamamlanma safhasına getirilmesi. bakım ve işletme sorunlarının giderilmesi. Buca’da kentsel alan mekanlarına açılması. Narlıdere-Güzelbahçe yerleşmelerini içerecek tarzda. Aynı zamanda bu dönemde Çandarlı Limanına yapılacak 1. Mithatpaşa caddesine alternatif bir karayolu güzergahının kullanıma açılması. etap uygulamasının tamamlanarak Alsancak Limanını uluslar arası nitelikli konteyner ve kuru yük taleplerinin Çandarlı’ya kaydırılmasının sağlanması. Mürselpaşa Caddesi boyunca sergileme yapılarına yönelik projelerin ihtisas fuarları da dikkate alınarak gerçekleştirilmesi.

• • [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri 32 . Bergama Organize Sanayi Bölgesinin kamulaştırma ve proje çalışmalarının sürdürülmesi. Aliağa yöresine. Menemen-Emiralem-Manisa karayolu bağlantısının bölünmüş yol olarak çift şeritli yapımına başlanması. Aliağa I Organize Sanayi Bölgesinin altyapı yatırımlarına devam edilmesi ve tamamlanması. Dikili iskelesinin kapasite artırımına yönelik yatırımlara başlanması. yolcu-yük trafiğinin dikkate alınması. Dikili ikincil konut potansiyelinin sahip olduğu yatak kapasitesinin turizm amaçlı kullanılmasının teşvik edilmesi.• • • • • • • • Dikili jeotermal enerji kaynaklarının tarım amaçlı kullanılma çalışmalarının başlatılması. sanayiinin gelişmesi paralelinde. demiryolu ve karayolu arasında kalan arazide yer alan sanayi. ayrıca çevre kirliliğini önlemek için kendi aralarında organize olma koşullarının gerçekleştirilmesi. İzmir’in kuzey aksında Çiğli Menemen uzantısında. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • • Menemen’in tarımsal potansiyelinin gelişmesinde büyük öneme haiz Gediz Havzası ve Emiralem Pompaj Sulaması projesinin geliştirilmesi. proje ve uygulama sürecinin stratejik dönem sonuna kadar tamamlanması. Kınık içme ve kullanma suyu için öngörülen Kapıkaya Barajının inşasına başlanması. show-room ve diğer ticari kuruluşların ve gelecekteki isteklerin planlı ve organize bir şekilde gelişmesini sağlayacak önlemlerin alınması. Kozak yöresindeki taş ocaklarının işletme planlamasının ele alınması. Menemen çömlekçiliğinin organize olması ve ihracata yönelmesi için organizasyon çalışmalarının yapılması ve dönem içinde tamamlanması. Aliağa’da yer seçmiş bulunan sanayilerin enerji tüketimindeki sorunlarını karşılamak. Selçuk’ta olduğu gibi stol tipi bir havaalanı tesisi için yer seçim. iç ve dış piyasaya yönelik reorganizasyonunun yapılması. Kozak Yaylası Turizm potansiyelinin tanıtımına devam edilerek projede sürekliliğinin sağlanması ve sağlık/yayla turizmi yönünde geliştirimlerde bulunulması. Kınık Ovası sulama projesi çalışmalarının sürdürülmesi kapsamında Çaltıkoru Barajının tamamlanması.

Selçuk Efes arkeoloji müzesinin bulunduğu yörenin zengin arkeolojik envanteri de göz önünde bulundurularak genişletilmesi veya yeni kapsamlı bir müze binasının yapılması. Bayındır’daki jeotermal enerjinin Organize Sanayi Bölgesi kullanılması. [E2] K. Tarım sektöründeki küçük işletmecilerin tarımsal üretim açısından tohumdan pazara kadar geçen süreçte karşılaştıkları sorunlarının giderilmesi. K. [E1] K. İzmir-Gaziemir-Torbalı geçirilmesi.Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • • • • İzmir’e içme suyu temin etmek üzere Efem Çukuru mevkiinde planlanmış Çamlı barajının yapımının tamamlanması. demiryolu güzergahının hızlandırılması ve yaşama Tesis edilmesi planlanan Merkez Mermer Organize Sanayi Bölgesinin planlama safhasına geçilmesi.• • Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine ve ovaya. ve sera ısıtmasında Bozdağ kayak merkezinin işletilmeye açılmasından sonra kapasiteye hizmet edecek yeterlilikte bir konaklama tesisi yapılması. eğitim dahil 33 . Menderes sulama ve içme suyu projesi kapsamında Ödemiş-Aktaş Barajının tamamlanması. Nazilli üzerinden İzmir istikametine gelen doğalgaz boru hattının Torbalı sanayilerine ve organize bölgelerine hizmet verecek şekilde programlanması. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • • • Bayındır yöresinde çiçek ve süs bitkisi yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi ve kurulması planlanan Gıda Organize Sanayi Bölgesinin bu konuyu da kapsaması. Selçuk-Pamucak yöresinde planlanan golf alanının çevre değerleriyle birlikte hayata geçirilmesi. sulama ve sanayi suyu sağlama açısından gerekli olan Yiğitler Barajının tamamlanması. Sulama amaçlı Menderes Yeniköy Göletinin tamamlanması için çalışmaların sürdürülmesi. Menderes Sulama projesinin Kiraz kesiminin devreye alınması ve Köy Hizmetlerinin projeleriyle entegre edilmesi. K. Alt yöredeki mevzii konut yerleşim alanı uygulamalarının yoğunluğuna ve yapı düzenine özen gösterilmesi ve bu amaçla çevre düzeni planlarının geliştirilmesi.

Seferihisar yöresi jeotermal kaynakların Seferihisar şehir ısıtmasında kullanılma projesinin hayata geçirilmesi. gümrükçülük vb. Yalıköy projesi ile birlikte değerlendirmeye alınması.her konuda hizmet eksikliklerinin giderilmesi ve bilinçlendirilmesi için ilgili kamu kurum ve kuruluşları yardımıyla yerel organizasyonların kurulması. Kaynaklar kısıtlı olmasa da. Alaçatı Yat Yanaşma Yerinin. tesislerin kurulması ve Alaçatı koyunun sörf merkezi olarak uluslar arası standartlara uygun tesislerle donatılması Çeşme’de Ro-Ro limanına bağlı olarak hizmetler sektörünün ulaştırma kesiminde ağırlık kazanması sağlanmalı (nakliye şirketleri. İlkesel olarak sistemde sıralamaya gidilmesi bu yatırımların verimliliği yanında yapılabilirliği için kaynak aktarımında da bir süreç ortaya koymaktadır. Aynı şekilde perlit ve seramik konusunda da çalışılması. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü bünyesinde planlanması düşünülen teknoloji geliştirme bölgesinin (teknopark) yer tahsisinin sonuçlandırılması ve planlanması. Daha önce işletilmekte olan Karaburun cıva madeni potansiyelinin tekrar incelenerek verimlilik çalışmalarının yapılması. teşvik edilmesi. • Demiryolları için hazırlanacak ana planda Ödemiş ve Tire sapaklarının yöresel bir demiryolu sisteminin parçası durumuna getirilmesi ve elektrifikasyon için çalışmaların yapılması. • Strateji Plan Dönemi Sonrası İçin Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler Stratejik plan alanı içinde yer alması planlanmış yatırım kararlarının planlama stratejisi içinde ilk on yıl içinde gerçekleşmesi gerekli olanların gruplaşmasına ek olarak zaman dilimi içine sığmayan ancak sistemsel olarak bütünlük sağlayacak yatırımlar da bulunmaktadır. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • Rüzgar enerjisinin kullanımı için gereken yaygınlaşmasının özendirilmesi. turizm ve seyahat şirketleri. kendi ile Cumalı ve Karakoç jeotermal kaynakların İzmir-Balçova kaynakları bağlantısının projelendirilmesi ve sistemin entegre hale getirilmesi.). sistematik kullanımın ortaya çıkardığı ekonomik değerlerin yansımasından elde dilecek kar maksimizasyonu bu 34 . Mevcut ikincil konut potansiyelinin iç ve dış turizmin yatak kapasitesi olarak kullanılmasının özendirilmesi. • • [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi İkinci 5 Yıllık Dönem Öngörüleri • • • • Karaburun-Mordoğan-Balıklıova-Urla ve diğer kıyı yerleşmelerinin aralarında ve İzmir’le deniz yolu ile bağlantısının planlanması.

Aliağa-Bergama-Kınık-Soma demiryolu hattının yapılması (Çandarlı limanına yönelik uygulama süreçlerine paralellik göstermeli).şekilde sağlanacaktır. Kaldı ki kaynakların kısıtlı olması yürütülen yatırım projelerinde bu tür sistematik yayılma politikalarını programlanmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Uzun vadeli olarak ele alınan bu yaklaşımlarda esneklik taşıyabilen kararların verilmemesine özen gösterilmiştir. Kozak yaylasının sahip olduğu potansiyellerin değerlendirmeye alınmasının gerçekleşmesi. Zira zaman ve yatırımların zincirleme etkileri sonunda sapmaların olağan görülmesi sistemde kaymalar yarabilecektir. Bakırçay Havzası Sulamasıyla entegre olacak Bergama Yukarı Kırıklar Göleti ve sulamasının tamamlanması. Bergama-Kınık-Soma-Akhisar karayolu bağlantısının bölünmüş yol olarak çift şeritli geliştirilmesi (Çandarlı limanına yönelik uygulama süreçlerine paralellik göstermelidir) [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • • • • Aliağa yöresine Çandarlı Limanı gelişimi paralelinde 3. Aliağa II ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgelerinin kamulaştırma ve proje çalışmalarına başlanması. Menemen’in tarımsal potansiyelinin gelişmesinde büyük öneme sahip Gediz Havzası ve Emiralem Pompaj Sulaması Projesinin tamamlanması. Aliağa’nın şehirsel yararlanılması. Bu bağlamdan olmak üzere İzmir Büyükşehir Bütünü içinde stratejik yatırım önceliklerine yer verilmemiştir. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • • • • • • • • Dikili jeotermal kaynaklarının şehirsel ölçekte kullanılmasının tamamlanması ve tarımsal kullanımda yaygınlaştırılması Bademli yöresi jeotermal kaynakların termalizmde kullanılması ve yörenin turizm potansiyelinin dışa açılması. Bu aşamada kararların Stratejik Plan dönemi içinde ilk aşamada yapılması gerekli olan Nazım İmar Planında konuların ele alınması gerekliliği önemli ve de etkin bir rol oynamıştır. yayla turizmi açısından Aliağa-Bergama hattı üzerinden bağlantı sağlayacak demiryolunun Dikili iskeleye eriştirilmesi çalışmalarının yapılması. Bergama Organize Sanayi Bölgesinin. bir serbest bölgenin oluşturulması. ölçekte jeotermal enerjiden ve rüzgar enerjisinden 35 . Kınık Organize Sanayi Bölgesinin doluluk oranının artmasını takiben faaliyete geçirilmesi.

[D] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • • • • • Stratejik alt yöreler yeşil kuşaklarından biri üzerinde yer alan Nif dağının Milli Park olarak ilan edilmesi ve yayla turizmine açılması. 36 . Kemalpaşa-Torbalı karayolu bağlantısının standardının yükseltilmesi ve iki yerleşmenin art bölge bağlantısının kuvvetlendirilmesi. Seyrek ve Maltepe yerleşmelerinin kıyı kesimindeki Gediz deltasının turizm potansiyeli açısından değerlendirilmesi Foça yerleşmesinin mevcut potansiyeli değerlendirilerek gümrüklü sahası olan bir yat limanı tesis edilmesi. Ölçek ekonomileri açısından Aliağa’ya sanayi alanlarını destekleyici bir kentsel çalışma alanı tesis edilmesi.• • • • • • Aliağa yöresinde Gemi Söküm ve Çandarlı Limanı ile bağlantılı olarak tersane tesis edilmesi çalışmalarında bulunulması. Menemen ovasının sulamasına yönelik Aşağı Gediz Göktepe projesi ve barajının yaşama geçirilmesi Menemen’e içme ve kullanma suyu sağlayacak Değirmendere barajının işletmeye alınması Bölgesel demiryolu ağının geliştirilmesi çalışmaları kapsamında uzun vadede Menemen’den İDESBAŞ’a demiryolu bağlantısının sağlanması. Yine aynı aksta İzmir-Ankara ekspres demiryolu güzergahının da projesinin kesinleştirilip uygulanmasının sağlanması. • [E2] Küçük Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • Ödemiş ve Kiraz Organize Sanayi Bölgelerinin. Tire ve Bayındır Organize Sanayi Bölgelerinin kapasitelerinin doyma noktasına gelmesinden sonra uygulamaya konulması. [E1] Küçük Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • Kabacakırı mevkiinde kurulması düşünülen Torbalı I Organize Sanayi Bölgesinin Pancar ve Tekeli bölgeleri doygunluğa eriştikten sonra planlama safhasına alınması. İzmir-Ankara otoyolunun il hudutları içindeki geçiş güzergahının kesinleştirilerek uygulanmasının sağlanması. Menderes yöresi Yeniköy yerleşmesini kapsayan Yeniköy gölet ve sulamanın gerçekleştirilmesi.

Seferihisar kıyı kesimi su temini projesinde yer alan Gelinalanı barajının tamamlanması.• Küçük Menderes Havzası sulama ve içme suyu projesi kapsamında Bayındır. Ödemiş. Dalyan ve Şifne yat limanlarının geliştirilmesi ve değerlendirmeye alınması. • • 37 . Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Kestirimler • • • Karaburun yöresinde Karareis ve çevresinde yer alan yerleşmelere içme suyu sağlayacak Karareis Barajı projesinin değerlendirilmeye alınması. Çeşme jeotermal kaynaklarının şehirsel ısıtmada kullanılması için yapılmış projenin güncelleştirilerek hayata geçirilmesi. Midilli-Sakız ve Sisam adaları ile sınır ticaretinin kurulması ve ulaşım ilişkilerinin arttırılması yönünde girişimler yapılması ve sonuç alınmasında girişimlerde bulunulması. Çeşme’nin yat limanları kapasitelerinin doyma noktasına yaklaşmasıyla. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Uzun Vadeli Amaçlar ve Kestirimler • İzmir Orta Körfezle. Burgaz. Kuşadası Körfezi arasında kanal açılarak irtibat kurulabilmesinin ön proje ve yapılabilirlik araştırmalarının ele alınması (ulaşım ve körfez temizliğinin sürekliliği açısından önemli bir proje olacağı düşünülmüştür). Bademli Barajlarının tamamlanması.

GİRİŞ 1 .

Bu üçüncü çalışmada ise doğal olarak öncekilerin birikimlerinden de yararlanılmak istenilmiştir. ÇALIŞMANIN AMAÇLARI Bu çalışma. Stratejik Planı (III) olarak tanımlanmasının nedeni. Bu çalışmaların 1992 – 2007 dönemi için olanı I. Türkiye’nin çeşitli ekonomik. 1996–2002 için olanı ise II. 2003–2012 olarak belirlenen kısa ve orta vadeli yönelişlere yol gösterici olmayı amaçlamaktadır. Stratejik Plan olarak hatırlanması doğru olacaktır. İzmir’in ülkenin kendine özgü koşulları içinde bir metropolitenleşme süreci içinde bulunduğu bilinmektedir. Bu durum ampirik bulgularla da izlenebilmektedir. Dünyada içinde yaşadığımız dönemin koşulları. çok merkezli–vektörel yapılı makro düzeyde bir çalışma niteliği taşıyacağı baştan kabul edilmiştir. Bu çalışmayı ve İTO’nun aynı çerçevedeki tüm girişimlerini söz konusu açıdan değerlendirmek gerekecektir. uzun vadeli erişimi olan ortak amaçları da gözeterek. İzmir ilinin sınırları içinde kaldığı bilinen alan. Çalışma alanı. bu alanın dışındaki kırsal ve şehirsel yerleşme merkezleriyle iskan 2 . İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO) istemi ile yürütülmesi kararlaştırılan bir rapordur. yine İTO tarafından yürütülmesi sağlanmış önceki çalışmaların da aynı ismi taşımasından kaynaklanmaktadır. kamu yönetiminin bir parçası ve tamamlayıcısı sayılabilecek sivil toplum kurumlarının giderek daha etkin kılınması ve bu kurumların toplumsal organizasyonun kurulmasında ve gelişmesinde önemli roller yüklenmesi gerektiğini tartışmasız bir duruma getirmiştir. “ İzmir İl Sınırı ” içi olarak belirlenmiştir.1. öncelikli olarak il sınırları içindeki karar ve uygulama süreçlerinde. Bu nedenle merkezde yer alan şehirsel bütün ile onunla yoğun etkileşim içinde kaldığı düşünülen ve önemli bir bölümünün. Çalışma süresinin darlığı nedeniyle kamunun ürettiği bilgilerden yararlanarak il sınırları içinde kalınmasının doğru olacağı kabul edilmiş. Bu nedenle toplum yararlı bir konumda kalarak nesnel bulgulara dayalı ve güçlü varsayımlarla çalışmanın kurgulanmasının yararlı sonuçlar yaratacağı düşünülmüştür. Mekansal boyutları olan bir strateji planının. sözü edilen metropoliten bölgenin ağırlık merkezini oluşturmaktadır. sosyal ve demografik makro göstergeleri de bu durumu kanıtlamakta ve İzmir’in ülke içindeki ağırlığını sürdürdüğünü belirlemektedir. metropoliten ölçekli bir araştırmaya başvurulamamış.. gerek bilgi bölünmezliği gerekse merkezdeki şehirsel bütününün çevresi ile olan yoğun işlevsel etkileşimi nedeniyle. bilgi bütünlüğü açısından da gerekli olacak şekilde İzmir Büyükşehir bütünü olarak bilinen alan ile. Bu durumda çalışma. Türkiye’nin içinde bulunduğu mevcut yasal ve yönetsel koşullar da göz önünde bulundurularak.

Bu durumdan çıkmak için. Özellikle kalkışa geçiş döneminde strateji alanlarının. ortalama art bölge sınırının 90 km yarı çaplı bir alan içine girdiği mesajını vermektedir. 1997 yılında bir. gerçekleşme sürelerinin birbiri içinde ve bütün teşkil etmesi nedeniyle dönem önerilerinde bulunmanın genel stratejileri oluşturduğu için gerekliliği bulunmaktadır. koordinasyonla karar verilmesi ilkesi benimsenmiştir. Dolayısıyla doyma noktalarına gelindiği alanlarda ana şehir bu ulaşım akslarından yararlanarak dışa açılım göstermiştir. Kapsam içinde tarımsal gelişmelere yeterince önem verilmemiş. Stratejik planlamada yatırımların dönem açısından da planlamaya alınmamasına. Alanın ulaşım şeması dikkate alındığında özellikle karayolu sisteminin rahat erişim sağladığı kesimlerde bölgesel gelişimin daha hızlı olduğu da gözlenmektedir. ekonomik.dışı alanlarda genel gelişmenin ortak ve yerel gereksinmelerin ayrışık amaçları doğrultusunda. özel olarak incelemeye alınmadığı “Giriş” kısmında belirtilmişti. Hatta çevre ilçelerin. Kalkışa geçiş aşaması olarak planlanan II. 1998 yılında iki ve 1999 yılında dört organize sanayi bölgesi mevcutlara eklenmek üzere yatırım planlarında yer almıştır. metropol çekim alanı dışında kaldığı için. strateji kararları belirlenmeden yatırım hedeflerinin konması başarısızlıkla sonuçlanmış görülmektedir. çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendirdiği için. günümüze değin faaliyete geçebilmiştir. 1992 yılından bu yana sürdürülmekte olan stratejik planlama çalışmalarının ilk çalışma döneminde (1992-2007) bölge tek merkezli ve az kutuplu bir kalkınma senaryosuna göre çalışılmıştı. Strateji alanı olarak tanımlanan İzmir merkez odaklı çalışmada. Stratejik Planlama Dönemleri dikkate alındığında İzmir merkez olarak çalışmalar genel anlam içinde. Ancak bunlardan birisi. Elimizdeki çalışmada da ana planlama kararları bu bağlamda ele alınmakla beraber bunun dışında kalan alanlar dış kabuk olarak değerlendirilmiş ve çalışma kapsamına alınmıştır. Bu bölgelerin yoğunlaştığı Menderes Havzasındaysa sanayiyi 3 . ve II. Halbuki yatırımların strateji açısından planlama alanında bir bütün oluşturduğundan hareketle. I. önceliklerin ve program uygulamalarının doğru yörüngeye oturtulması konusunda öneriler geliştirilmesi esas olarak kabul edilmiştir.. sanayiinin tarımsal potansiyelli alanlarda kalkınmanın motoru olacağı varsayımından hareketle planlama alanı içine 1996 yılında iki. karar verme süreçlerinde bağımsız hareket eden girişimcilerin ve de kamu yatırım taleplerinin ortaya çıkardığı baskının rolü büyüktür. Stratejik Plan Dönemindeki gelişmenin bu doğrultuda olması beklenirken özellikle 1994 krizini takiben ortaya çıkan 1999 ve 2001 krizleri strateji yatırımlarının gerçekleşmesine yönelik ekonomik girişimlerde duraklama yaratmıştır. Bunu takip eden dönem için (1996-2002) “kalkışa geçiş dönemi” adı altında gelişim trendleri çalışılmış ve gelişim aşaması aynen korunmuştur. Merkez şehir olarak İzmir’in tek başına planlanması ve stratejik kararlara konu olması da beklenemez. eksen olarak. sosyal ve mekansal gelişmenin sağlanması. art bölge olarak nitelenen kesim genel anlamıyla İzmir il hudutları dışına taşma eğilimi göstermekle birlikte idari taksimatın Ülke planlama sisteminde belirli kıstaslar koyması ve özellikle kamu yatırımları açısından kısıtlayıcı eğilimler vermesi nedeniyle sınırlama zorluklarıyla karşılaşılmıştır. Aynı bağlamda tarım sektörü de kapsam dışı bırakılmıştı.

Ayrıca kamu temelli yatırımların da hedeflerine geç ulaşması veya ulaşamaması özel sektörü de kararsızlığa itmiştir. Makro hedefleri olan bir stratejik çalışmanın bu nedenle fiziksel boyutunun bulunması gerekmektedir. İkinci derece yolların gerektiği kadar sisteme entegre edilememesi de bütünlük sağlatamamıştır. Tarıma yeterli destek verilmemiş. Kamusal eksikliklerin yerini özel sektörün doldurma eğilimi ise planlamanın bu kesiminde karmaşanın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. ve II. Bu bağlamda ele alınması gereken ilkelerin gelişim ve yapısal durum üzerindeki etkileri daha gerçekçi olacaktır. 1-I. Beydağ-Kiraz. Ekonomik krizin etkileri bunun arkasında gelmektedir. Tabiatıyla diğer enerji yatırımlarına da gerekli önemin verilmemesi de bir planlama eksikliği olarak görülmektedir. Geçmiş strateji planlarının hedefi olan az kutuplu yapının gerçekleşmesi için amaçlanan yatırım ilkelerinin geçmiş dönemler içinde benimsenmediği de görülmüştür. Alt yöreler arasındaki dengeyi sağlamayı hedefleyen ulaşım sistemlerinin yapımı ise genel olarak ana arterler boyunca gelişim göstermiştir. çok merkeze kayma olarak da nitelendirilmektedir. Bu nedenle 4 . Şu halde mekansal olarak yapılan analizlerle. Çalışmadaki ana değerlendirme yöre potansiyellerinin analiz edilerek yörelere görevler verilmesi olmuştur. sanayi yatırımları planlanan hedeflerine erişememiştir. Burada ortaya çıkan ana sorun yatırımlar arasında gerekli koordinasyonun sağlanamamış olmasıdır. Stratejik Plan Dönemlerinde benimsenen İzmir merkezli az kutuplu bir yapılaşmanın gerekli verimliliği sağlayamamış olduğu görülmektedir. ekonomik krizlerden önce. Çeşme-Karaburun ve Selçuk’tur. Sanayi yatırımlarına yönelme aslında tek merkezden. bu konuda eksiklik olarak görülmektedir. Sonuçta planlama alanı bütünü içinde alt strateji yörelerinin ortaya çıkmasıyla sorunların daha gerçekçi çözülmesi ve yatırımların daha hiyerarşik bir yapı içinde gerçekleşmesinin beklenmesi olası bir durumdur. Bunu sağlamak için merkez şehir çeperlerinde bulunan yerleşmelerin temel ekonomik girdilerinin analizinin yapılması gerekmektedir. Bunlar arasında sadece Çeşme ikili bir rol üstlenebilmektedir. ekonomik analizler birleştirilince daha içine dönük veya birinci dereceden İzmir’le bağlantısı olmayan ve alt strateji yöre olarak tanımlayabileceğimiz bir yerleşme grubu ortaya çıkmaktadır. Stratejik planlamada mekansal boyutun ihmal edilerek yapılan bir değerlendirmenin başarıya ulaşması da beklenemez. Birinci derece etki alanı dışında kalan yerleşme dizileri Dikili-Bergama-Kınık. Sektörler arası ilişkilendirmenin yapılarak bunları fiziksel mekan içine yaymanın stratejik planlamanın ana hedefi olduğundan hareket edilmesi gerekmektedir. İzmir bu bağlamda yukarıda belirtildiği üzere iki kademeli bir etki alanına sahip durumdadır.desteklemeye yönelik alt yapı yatırımlarına öncelik verilmemesi ve yörenin temel ekonomik girdisi olarak belirginleşmiş tarım potansiyelinin yeterince desteklenmemesi yatırım hedeflerinin atıl kalmasına sebep olmuştur. burada yatmaktadır. Stratejik planlama alanı için önemli bir girdi ve yönlendirici araç olarak kabul edilen doğal gazın planlama alanına geç girmesi ve hatta II. Dolayısıyla geçmiş strateji planlarının hedeflerine erişmede karşılaştığı zorluklar. Plan Döneminde gerektiği şekilde ele alınamamış olması. Şu halde. Turizm konusunda gelişim eğilimi gösteren alanlar da bu bağlamda ihmal edilmişlerdir.

6-Makro yatırım olarak kamu yatırımlarının yönlendiriliciliğinden hareketle özellikle alt yapı yatırımlarının planlama alanında hangi dönemde nerelerde yer alacağının planlanması ekonomik gelişmenin motoru olarak görüldüğünden. Mevcutların gelişme veya geliştirilmemesi yanında yeni önerilerin ve de yatırın dönemleri hakkında yorumlara yer verilmesi alansal bütünlük sağlayacağından önemle ele alınmıştır. Doğu aks kısır bir hinterlanda sahip olup Kemalpaşa’da sona ermektedir. 8-Strateji planının bir aracı olarak görülen fiziksel planlama araçlarının başında gelen çevre düzeni ve nazım planların yapılmamış olmasının zaman içinde ortaya 5 . 4-Strateji planlama alanı içinde oluşan alansallık sonuçta “strateji alt yörelerin” oluşmasıyla sonuçlanmış ve her strateji alt yöre (Kemalpaşa hariç) kendi içinde gruplanmıştır. vektörel ve makro bir planlama anlayışıyla ele alınmasının doğruluğu ortaya çıkmıştır.yapılan çalışmada stratejik planlamanın ana ilkesinin çok merkezli. Batı aks ise Urla-Seferihisar yerleşmelerinden batıya uzanmaktadır. Aynı amaç doğrultusunda özel sektör yatırımlarının da yönlendirilmesi daha gerçekçi bir yaklaşımla ele alınmıştır. yarı çap olarak kısıtlamanın gerek fiziki ve gerekse ekonomik dar boğazlara götürmesinin önüne geçilmesi için kesin değer olarak yarıçap limitlerinin dışına çıkılmasının benimsenmesi rasyonel bir yaklaşım olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda II. 5-Strateji alt yörelerinin kendi odaklarının oluşturulmasına ve sistem olarak çok merkezli hedeflerin bu yaklaşımla desteklenmesine azami özen gösterilmiştir. bu tür yaklaşımlara özen gösterilmiş ve önceki plan döneminde önerilmemiş sistem yaklaşımlarına da gidilmiştir. şehirlerin mekansal sistemlerinde yer alan mikro projelendirme kararları üzerine gidilmeden. Bu sayede yatırım ekonomisi açısından büyük fayda sağlanmış ve planlamada etaplama ile başta kamu yatırımları olmak üzere öncelik sıralamasına gidilmesine yol gösterilmiştir. Stratejik Plan Dönemi içinde planlanmış bazı yatırımların uzun döneme ve planlanan dönem dışına çıkarılmamasına dikkat edilmiştir. Menderes Havzasını içermektedir. 7-Merkez şehir başta olmak üzere. Bu yayılımın ortaya çıkardığı doğal sistem sosyo-ekonomik alan tanımlamasına da uygun düşmektedir. Bu nedenle detay projeler üzerine gidilmekte yarar bulunmamıştır. Güney aks Menderes çıkışlı olmak üzere Selçuk yerleşmesine kadar uzanmaktadır ve K. Bu gruplandırmada dış kabuklar kendini belli ederken farklı değerlendirme kriterleri içinde ele alınmasına ve bütünle entegre edilmesine çalışılmıştır. 3-Mekansal boyut analizlerinde strateji planlama alanının dört yöne geometrik yayılmasından hareketle kuzey aksı Menemen-Gediz Havzası ve Bakırçay Havzası arasını kapsayacak şekilde değerlendirilmiştir. 2-Mekansal açıdan konuya yaklaşıldığı zaman mekan sınırlama limitlerinin belirli bir rakamsal değer olarak 90 km. makro seviyede şehirleri odaklaştıran yatırım projeleri üzerinde durulmuştur. strateji alt yöre odakları ana şehri takip eden oluşmuş hiyerarşik sistem içinde.

Bunu minimize etmek için yatırım projelerinin farklı bir sistemde ele alınması ve bitme aşamasında olan özellikle makro projelere kaynak aktarımının daha yoğun yapılması gerekliliği üzerinde durulmuştur. Stratejik Planda hedeflenen ve II. bütünsellik amaçlanmıştır. Yukarıda belirtilen konular ışığında İzmir Stratejik Planlamasının tek merkezli olarak düşünülmemesi gerekmektedir. Zira alanın fiziki açıdan böyle bir potansiyeli yoktur. Bu yaklaşım planlama stratejisi olarak ele alınma durumundadır. İlk aşamada havza planlarına gerekli önemin verilmesi vurgulanırken tarım topraklarının iskan alanlarının gelişmesi dışında tutulmasına dikkat edilmesi gerekliliği savunulmuştur. Ancak İzmir’in bir merkez şehir olması sahip olduğu 6 . İzmir Körfez İdaresi. merkez şehre odaklanmış iken. Buna paralel tarım alanlarının korunmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesi önem kazanmaktadır. büyük kanal projesi. Stratejik Plan Döneminde yeterli vurguyu alamamış tarım ve enerji sektöründe atılımlar yapılması bu stratejik planda alt yöreler seviyesinde ele alınırken. orman ve diğer korunacak doğal karakterli araziler bu kapsam içine alınmıştır. Rüzgar enerjisi. Şu halde yerleşmelerin imar planlarının strateji alt yöre ölçeğinde yapılması gerekli görülen çevre düzeni/nazım imar planı kıstaslarına uyması önemli bir husustur.çıkardığı sorunların başında yatırım planlaması gelmektedir. 10-Sektörel dağılımda alt kategorilerin detaylandırılmasına azami dikkat harcanmıştır. Buna karşın kongre turizmi ve şehir içi turizm odak noktalarının canlandırılması konularında hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. antepfıstığı aşılaması gibi potansiyel yatırımlar marjinal seviyeden çıkarılarak makro seviyeye aktarılmıştır. büyük ölçüde kamu yatırımlarının gerçekleşmesindeki payın yıllık % 10’u aşamamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle en küçük ölçeği strateji alt yöre olmak üzere bu tür makro planların yapılmasının önemi vurgulanmıştır. bu projelendirmenin tüm strateji alanı kapsamasına özen gösterilmiştir. Özellikle merkez şehrin dahi Mayıs 2003 yılı itibarıyla bir nazım imar planına sahip bulunmaması yatırımların yönlenmesi ve hatta planlanamaması açısından olumsuz bir durumdur.Büyük nüfus potansiyeli strateji planlama alanında geniş bir kesim tarım sektöründen geçimini sağlamaktadır. Stratejik Plan Döneminde gerçekleşen makro konuların başında körfez temizliği. Dolayısıyla bu sektörün ihmal edilmesi beklenemez. raylı taşıma sistemi. Bu konulara bağlı Nemrut İskelelerinin limana dönüştürülmesi hususunun gerçekleşememesi bir handikap görülmemelidir. sanayi çiçekçiliği. Liman Yönetiminin özerkleşmesi gibi konular başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 11. 9-Bundan önceki strateji planlarının hedeflerine tam erişememesi. 12-Geçmiş strateji plan dönemlerinde gerçekleşmesi hedeflenen konulardan biri olan yeşil kuşak projesi. Bu kapsam içinde özellikle politik yaklaşımlardan ve etkileşimlerden kaçınılması gerekmektedir. Uygulamaya yönelik olarak tarım. II. denizkara ulaşım entegrasyonu merkez ölçeğinde gerçekleşen önemli projeler olarak dikkat çekmiştir. Ayrıca tüm alanı kapsayacak kalkınma ajansı. Zira strateji planı sektörel bazda ürün çeşitliliği açısından önem kazanmıştır. İzmir Menkul Kıymetler Borsası. 13-I.

potansiyeller açısından doğaldır. Tarım. Bu nedenle strateji planlama alanı içinde çok merkezlilik ana hedef olmuş ve kuzeydeki strateji alt yörelerinde Bergama ve Aliağa tarım. Kemalpaşa doğuda sanayi-tarım ikilisinin birlikte geliştiği alanın merkezidir. sanayi. Sonuçta elde edilen bütünsellik geçmiş yılların deneyimlerinden de yararlanılarak çok kutuplu bir yapı ortaya çıkarmaktadır. hizmet. hizmet. turizm konularında baskın alan merkezi olmuşlardır. imalat gibi yoğunlaşmış veya kongreler şehri gibi sloganlaşmış bir tanımsallık içinde ele almamamız gerekmektedir. ticaret ve en uçta turizm sektörü açısından aktif bölgelerin merkezleridir. Piyasa ekonomisi dinamiğinde merkez şehir çevresinin vektörel bir planlama anlayışında ele alınması dengeli gelişmenin ana unsurudur. 7 . Güneydeki iki strateji alt yörede Torbalı ve Tire farklı bölge merkezleridir. Bunu sektörel bazda turizm. sanayi.

İl Düzeyinde Sosyal Yapı Özelliklerinin Belirlenmesi . Analitik Çalışmalar ve Sentez. 1996 – 2002 dönemlerine referanslar) 2. Ege Bölgesi. İzmir İlinin. Dış alım – Dış satım) 1 . Mekansal ve sosyo-ekonomik analizler olmak üzere iki ana başlık altında yürütülen işler. 5. Program ve İşbölümü. İşlerin Ana Başlıkları A. Strateji Plan Önerilerinin Geliştirilmesi İşlerin Alt Başlıkları Analitik Çalışmalar ve Sentez 1. Yerel – Bölgesel –Ulusal. Strateji Alt Yörelerinin Tanımlanması ve Özellikleri. Başlama ve Giriş – İZTO’nun önceki “İzmir Stratejik Planı” dokümanlarının incelenmesi (1992 – 2007. ÇALIŞMA PROGRAMI Bu çalışma. Tarihlendirme. amaca uygun alt başlıklarda ele alınmıştır. (Nüfus Bilgileri) 6. Bu nedenle söz konusu analizleri gerçekleştirerek bulguları güncelleştiren ve bunlara dayalı tahminleri.2. B. 3. Çalışma Alanının Tanımlanması ve İdari Yapısının İncelenmesi. İl Düzeyinde Ekonomik Sektörlere Göre Yapısal Özelliklerin Belirlenmesi (Özellikleri. Ayrıca eşgüdüm sağlanabilmesi düşüncesiyle bir toplantı programı hazırlanılarak iş başlıkları altında geliştirilen raporlar incelemeye alınmış ve sapma ve kopukluklar engellenmeye çalışılmıştır. C. Çalışmanın Genel Çerçevesinin Tanımlanması. Türkiye ve Ülkelerarası Ekonomik Potansiyeli 4. Genel Çerçevenin ve Programın Kesinleşmesi. İzmir ili düzeyinde mekansal ve sosyo-ekonomik analizlerden ve bunun üstüne geliştirilmiş sentez ve strateji plan önerilerinden oluşmaktadır. kestirimleri ve mevcut politikaları gözden geçirip ortak bir strateji önerisini geliştirebilecek bir yaklaşımla program kurgusu oluşturulmuştur.

Bütünleşik Strateji Planında Sektörler için Öncelikler . Alt yörelerin Ortak ve Ayrışık Strateji Kavramları 19. 2 .2002 dönemi referansları) 16. Girdi – Çıktı İlişkileri Strateji Plan Önerilerinin Geliştirilmesi 14. 23. Makro Amaç ve Hedefler. İl Düzeyinde Teknik Altyapı Özelliklerinin Belirlenmesi 9. Genel Değerlendirme ve Sonuçlandırma. İzmir İli İçin Stratejik Planı III’ün İlke ve Varsayımları.7. 12. Makro Dengeler için Kısa.Öneri Yatırımlar. 15. 13. Strateji Planı için Öngörülen Araçlar 17. Alt Yörelerin Potansiyelleri.Nüfusa Bağımlı) 11. 20.(1992 –2007 ve 1996 . İzmir İlinin Mevcut Genel Sorunları ve Gereksinimleri. (Çevre ve Nüfusa Bağımlı) 10. 18. 21. Temel Ekonomileri. İl Düzeyinde Tahmin ve Projeksiyonlar (Sorun ve Gereksinimler için . İlde Mevcut Yatırımlar. İl Düzeyinde Jeomorfolojik ve Çevresel Yapı Özelliklerinin Belirlenmesi 8. Strateji Alt Yörelerinin Sorunları. Yaklaşım Biçimi . Orta ve Uzun Vadeli Beklentiler. Bütünleşik Strateji Planında Gelecek 10 Yıl için Genel Öneriler. 22. İzmir İli Bütünleşik Strateji Planının 10 yıl için Varsayımları ve İlkeleri. Bütünleşik Strateji Planı için Sektörel Hedefler.

BİRİNCİ BÖLÜM 1 .

Bölüm. 1580 sayılı yasa yasaya dayanılarak da Büyük Çiğli Belediye Şubesi kurulmuştur. 1958 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. 2 . MEVCUT İDARİ YAPI Çalışma alanı kapsamı içindeki ilçelerin genel konumunun tanımlanacağı bu bölümde ilçelerin. Halihazırda iki köyü bulunmaktadır. Buca. Çiğli ilçesine komşu olan Karşıyaka. İzmir’in ulaşım bağlantılarının yoğun olarak bulunduğu bir konumdadır. Bornova. Bunun yanında. bir belde belediyesine ve buna bağlı bir de köye sahip olup. Konak. Pınarbaşı. İdari anlamda proje sınırının ilk kısmını oluşturan bu alanlara bağlı belde belediyeleri ve ilçeleri de dahildir. Bahsi geçen çalışma alanı tariflerinden ilkini Büyükşehir bütünü içindeki Çiğli. çalışma alanı içine giren İzmir Büyükşehir Bütünü dahilindeki ilçeler ile bağlı köyler ve İzmir’in Büyükşehir dışında kalan ilçeler ile bağlı belde belediyeleri ve köylerin tanımsallığını açıklamaktadır. belediye ve köylerinin belirtilmesi bir anlamda stratejik plan sınırlarını tarif edecektir. İzmir Kent Bütünü içinde en doğuda yer alan ilçe olan Bornova. Çiğli. Balçova. Narlıdere ve Güzelbahçe ilçeleri oluşturmaktadır. Karşıyaka. 1980 yılında İzmir Belediyesine bağlanmış olup daha sonra Karşıyaka merkez belediye hudutları içine alınmıştır. 1882 yılında belediye. Çamdibi yöreleri sanayi ve imalat konusunda gelişmişlik düzeyi yüksek alanlardır. Altındağ. Gaziemir. İzmir Kent Bütünü içerisinde en kuzeyde bulunan ilçedir. 1954 yılında ilçe statüsüne kavuşmuş olup 1984 yılında belediye olmuştur. sanayi tesisleri ve konut sektöründeki yatırımlarla gelişmektedir. İlçeye bağlı 12 köy bulunmaktadır. Hizmet sektörü ağırlıklı bir gelişim göstermekte olup özellikle eğitim alanında Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinin bir kısmı bu sektörde ilerleme kaydetmiştir. İlçe.3. 1992 yılında Çiğli ve Karşıyaka arasındaki sınır ihtilafı sonunda ise Çiğli’de Büyük Çiğli adıyla belediye kurulmuştur.

kilometresinde ve Çandarlı körfezinin güneydoğu ucunda yer almaktadır. 1992 yılında Narlıdere ile birleşerek Narlıbahçe adıyla belediye teşkilatı kurulmuştur. Doğusunda Manisa ili. kuzeyinde Bergama ve güneyinde Menemen ilçeleriyle komşudur. Merkez ilçelerdeki idari yapının tarif edilmesinin ardından. 1981-1989 yılları arasında merkez ilçeye bağlı şube müdürlükleri tarafından yönetilmiştir. her mevsim kurumadan akmaktadır ve Güzelhisar Barajının suyunu sağlamaktadır. güneyinde Buca ve Gaziemir. Buca’nın komşusu olan Gaziemir. Foça. 1963 tarihinde ilçe olmuştur. Yelki Belde Belediyesi bulunan Güzelbahçe ilçesinde Yelki’ye bağlı toplam 4 adet köy bulunmaktadır.1993 tarihinde ise Narlıbahçe ilçe ve belediyesinin adı Narlıdere olarak değiştirilmiştir. 27. kuzeyinde İzmir Körfezi ve Karşıyaka. İzmir ilinin kuzeyinde. İlçe. ilk belediye 1923’te kurulmuştur. İlçe sınırlarında akan Güzelhisar çayı. İzmir kent bütünün idari ve coğrafi anlamda merkezi konumunda olup 1987 yılında belediye olmuştur. Helvacı ve Yenişakran Beldeleri ve bunlara bağlı 19 köyün bağlı olduğu Aliağa’da ilk belediye teşkilatı 1952’de kurulmuştur. o günkü adıyla Seydiköy. Belde belediyesi bulunmayan ilçede 2 tane köy vardır. 1994 yılında kurulan Sarnıç Belediyesi Gaziemir’e bağlı bulunmaktadır. batısında ise Ege Denizi ve Balçova bulunan Konak ilçesi. Batısını ise tamamen Ege Denizi kaplamaktadır. Yüzölçümü 3930 km²’dir. Doğusunda Bornova. Ege Denizinin hemen kıyısında. İzmir-Çanakkale yolunun 60. 1987 yılında yürürlüğe giren 3392 sayılı yasa ile ilçe olmuştur. 1960 yılında ilçe. İzmir il hudutları içindeki ve büyük kent bütünü dışındaki ilçelerin genel tarifi. Her ikisi de 3030 sayılı yasayla İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlanmıştır. Aynı tarihli ve 3949 sayılı kanunla Güzelbahçe Narlıdere’den ilçe olarak ayrılmış ve belediye teşkilatı kurulmuştur. 19. alanın tümünün tanımlanmasını sağlama bakımından önemlidir. Güzelbahçe ilçesi 1958 yılında köyleri ile birlikte Urla’dan ayrılmış ve İzmir-Merkez kazasına bağlanmıştır. Eski Foça ile Yeni Foça’yı kapsadığı için Foçateyn olarak adlandırılmıştır. 1888 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza konumuna gelmiştir. güneybatısında Foça. 1982 yılında Menemen’e bağlı bir bucak iken ilçe olan Aliağa. Yunt dağlarından doğmaktadır. 1992 yılında Balçova Belediyesi kurulmasıyla yöre son şeklini almıştır. Balçova. Deniz seviyesinden yüksekliği ise ortalama 2 metredir. 1992 yılında belediye statüsüne kavuşmuştur. 1980’den sonra Narlıdere merkez olmak üzere şube konumuna getirilmiştir. Bugün Eski Foça ilçe 3 .yüzyılın son çeyreğinden itibaren bir nahiye merkezi olmuştur.1998 yılında belediye teşkilatı kurulan Kaynaklar ile Kaynaklar’a bağlı 3 köyü olan Buca’da.12.

ovada 40. İlçe merkezinin rakımı 68. Doğusunda ve güneyinde Soma. Ege Bölgesinin kuzeybatısındadır. Kızılçay dereleri tarafından beslenen Nif akarsuyudur. Akarsuların başında Gediz gelmektedir. batısında Foça ve Ege Denizi. Akropolün rakımı ise 331 metredir. Poyracık. kuzeyinde Aliağa. İlçenin en büyük akarsuyu. Göçbeyli. tarım sektöründe potansiyel gösteren bir ilçedir.merkezi olup Bağarası. 114 köyün bağlı olduğu Bergama. Batıda İzmir Körfezi. İlçe merkezinin denizden ortalama yüksekliği 20 metredir. Yamanlar dağı üzerinde ve eteklerinde. 1869 yılında belediye statüsüne kavuşmuş olup. 1988 yılında Menderes adını alarak ilçe olan yerleşime toplam 26 köy bağlıdır.100 hektardır. Bunun 4 . Asarlık. Ulucak ve Yukarıkızılca olmak üzere 5 adet belde belediyesi bulunan Kemalpaşa’ya bağlı 32 köy bulunmaktadır. Emiralem olmak üzere 8 belde belediyesi ve bunlara bağlı 27 köyü bulunan Menemen. Harmandalı. İzmir ilinin güneyinde yer almaktadır. 1952 yılında belediye. Türkeli. Yüzölçümü 665 km² olan Menemen’in doğusunda Manisa. batısı ile kuzeyinde ise Bergama ilçeleri mevcuttur. güneyinde ise Çiğli ilçesi yer almaktadır. Ayvalık’a 40 ve Bergama’ya 24 km uzaklıktadır. Maltepe. Deniz seviyesinden yüksekliği 225 metredir. Yüzölçümü 436 km²’dir. Yenikent olmak üzere 5 belde belediyesi bulunan Bergama. yerleşim yerlerinde 90. Denizden yüksekliği. 1948 yılında Bergama’dan ayrılarak ilçe olan Kınık. en yüksek tepelerinde ise 1000 metreyi bulmaktadır. Yüzölçümü 128 km²’dir. Ege denizi kıyısında ve Madra çayından Bakırçay’a kadar 50 km uzunluğunda kıyıya sahip bu sahil ilçesi. Kemalpaşa Belediyesi 1900 yılında kurulmuştur. 1923’te ise ilçe statüsüne kavuşmuş olup. Ayazkent. Ege bölgesinin kuzeybatısında bulunan ve 166. Menderes İlçesi. 1923 yılında belediye olan Dikili’nin yüzölçümü 54. Cumhuriyetten sonra askeri alanda. Ören. Koyundere. Çandarlı Belde Belediyesi ve Çandarlı ile merkeze bağlı 25 adet köyü bulunmaktadır. Bölcek. tarım ve turizm alanında potansiyel arz etmektedir. doğuda Menemen ilçesi. kuzeyde Çandarlı körfeziyle çevrili olan yerleşim alanı İzmir’e yaklaşık 70 km uzaklıktadır. İzmir ilinin en az yağış alan ilçelerinden birisi olup en sıcak aylar ortalaması 26 derece ve en soğuk aylar ortalaması ise 8 derecedir. Seyrek. Karagöl mevkiinde memba suyu niteliğinde birçok kaynak suyu bulunmaktadır. Cumhuriyetten önce tuz istihracı.800 km² alanda yer alan Bakırçay havzasında bulunmaktadır. İzmir’e 120. Zeytindağ. Armutlu. bugün ise turizm bakımından önem arz eden bir sahil yerleşmesidir. Gerenköy ve Yenifoça olmak üzere 3 belde belediyesi bulunmaktadır. Foça yarımadası küçüklü büyüklü koylarla kaplı bir sahile sahiptir. Ulukent. tarım ve sanayi alanında atılım yapma aşamasındadır. Yayakent Belde Belediyeleri ile birlikte sınırları dahilinde 29 köy bulunmaktadır. Uluçay. Bağyurdu.

1964 yılında ilçe olan Beydağ. batısında Torbalı. Yüzölçümü 73. Bayındır ilçesinin sınırlarını oluşturur. Bu nehrin iki yakasında alüvyal ovalar bulunmaktadır. Kaymakçı. kuzeyde ise İzmir’in merkez ve Torbalı ilçeleri ile çevrilidir.700 hektardır. Kısık. Görece. Bademli. doğusunda ise Çavuş Dağı bulunmaktadır. En yüksek yerleri. Söğütçük. Çatalkaya ve Gümüşsu dağlarıdır. kuzeyinde Kemalpaşa ve Turgutlu ilçeleri. güneyinde ise Ege Denizi ve Selçuk ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin doğusunda kuzeyden güneye doğru Kuyu. İzmir Körfezi’nin hemen girişinde. İlçede önemli bir yükseklik yer almamaktadır. 1870 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza merkezi olmuştur. Görece. Bülbül ve Koru dağları uzanmaktadır. arasında genişliğe sahip bir bölgedir. Oğlananası. Karakuyu. kuzeyinde Konak ve Buca. İlçe sınırları içerisinde Balaban ve Sandı göletleri bulunmaktadır. Pirenli. Mordoğan Belde Belediyesi ile bu belde ve merkeze bağlı 13 köyü olan Karaburun. Yüzölçümü 415 km2 olan ilçenin İzmir’e uzaklığı 100 km’dir.yanında. güneyinde Aydın Dağları. Sınırları içinde Belevi Belde Belediyesi ve bununla beraber 8 adet köy bulunmaktadır. İlçenin tek akarsuyu. 1866 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza durumuna getirilen Ödemiş’te. İzmir’in güneyinde. uzunluğunda. Urla Yarımadasının Balıklıova ve Gerence Koyları arasındaki hattın kuzey bölümünü oluşturan 600 km2’lik Karaburun Yarımadasında kurulmuş bir ilçedir. İlçe. Değirmendere. Boz Dağlarının batısından doğup. doğuda Kiraz ve Beydağ ilçeleri. batıda Tire ve Bayındır ilçeleri. Güneyden kuzeye doğru uzanan 30 km. Tahtalı ve Develi çayları birleşerek Bulgurca çayı olarak Ege Denizine dökülmektedir. Kayaköy. batısında Seferihisar. 1947 yılında Ödemiş’ten ayrılarak ilçe statüsüne kavuşmuştur. kuzeyde ise Manisa ili ile komşudur. doğuda Aydın’ın Germencik ve güneyde Kuşadası ilçeleri. Beydağ’ın yüzölçümü 16. Çaylı. 6 adet belde belediyesi olup bunlar. Maden. batı ve kuzeyi denizle çevrilidir. Bozdağ.700 hektardır. Doğusunda Ödemiş. Yüzölçümü 295 km² olan ilçenin toprakları. Kuzeyinde Bozdağlar. Doğudan gelen Küçük Menderes nehri. batıda Ege Denizi. doğusunda Torbalı. Birgi. Ovakent ve Konaklı olmak üzere 9 belde belediyesi ve bunlara bağlı 75 köy bulunmaktadır. Doğu. güneyde Aydın İli. 5-10 km. Panayır. Tekeli. ilçe içinden geçen Küçük Menderes’tir. Zeytinlik. Gümüldür ve Özdere'dir. Ege Denizine dik olarak uzanan sıradağların üzerindeki Bayındır ve Basra tepelerinin güney yamaçlarına kurulmuştur. Küçük Menderes nehrinin sol sahiline yakın düz bir saha üzerinde deniz seviyesinden 20 metre yükseklikte kurulmuştur. Tire ilçesi ile sınırını oluşturmaktadır. Kiraz. İlçenin deniz seviyesinden 5 . 1957 yılında ilçe olan Selçuk. Ödemiş ve Aydın ili ile komşudur ve İzmir’in doğusunda yer almaktadır. Merkeze bağlı 21 köyü bulunan ilçenin yüzölçümü 16. ilçenin. Kapı. güneyinde Tire. Merkezi.700 hektar olup.

İzmir il merkezine 38 km uzaklıkta. Karkas ve Korkmaz yükseltileri de bulunmaktadır. İlk çağlarda Cyssus adıyla bilinen Çeşme yöresi on iki İon kentinden biri olarak Erythre'nin iskelesiydi. İlçenin güneydoğu tarafı ise bu dağlık araziden biraz farklıdır. bu ilçelerde yer alan köy ve belde sayıları ile belediye sayıları ve isimleri verilmiştir. Ayrıca Düzce ve Hereke Tepeciğinden geçerek denize ulaşan Hereke Çayı bulunmaktadır. batıda Selçuk. 1890 yılında İzmir Sancağına bağlı bir kaza olan Seferihisar ilçesine. eğimli ve yer yer makilerle kaplı yamaçlardır. En yüksek tepesi 680 metre ile Çakmaktepe’dir. İzmir ilinin batısında kendi adını taşıyan yarımadanın en ucunda kurulmuştur. Mordoğan ve Eğlenhoca gibi yerleşim yerleri nispeten düz arazi sayılmaktadır. Aşağıdaki tabloda İzmir ili ilçeleri. Şifalı sıcak-soğuk suları ve olağanüstü sayılabilecek kalitede kumu ile ün yapmıştır. batıda ve güneyde ise Ege Denizi ile çevrilidir. Ege Denizine bakan. En yüksek tepesi 1. Doğanbey– Payamlı ve Ürkmez Belde Belediyelerinin yanı sıra 8 adet köy bağlı bulunmaktadır. Alaçatı Belde Belediyesi ve bu belde ile merkez belediyeye bağlı 4 adet köyü bulunmaktadır. Deli Ömer. İlçenin toprakları Urla yarımadasının güneyinde. 6 . Özellikle Kösedere. batı ve güneyden ise Ege Denizi ile çevrilidir. Ayrancılar. Subaşı ve Yazıbaşı Belde Belediyeleri olup bununla beraber bu beldelere bağlı 34 köyü bulunmaktadır. doğudan Urla. Ayrıca Masal. Torbalı Ovasının batısında Yeniköy ile Özbey köylerdir. kuzeybatıda Torbalı. Yüzölçümü 792 km2 olan ilçenin denizden yüksekliği 93 metredir. İlçenin tek akarsuyu. İzmir Sancağına bağlı bir kaza olan Çeşme. Seferihisar. Çeşme.212 metre ile Akdağ tepesidir. Beyler ve Gölcük köyü civarından gelen ve Gelinalan çayı ile beslenerek Ege Denizine dökülen Kocaçay’dır. Güne. doğuda Menderes ilçesi. Turizm sektörünün İzmir’de en geliştiği yerdir. doğuda Ödemiş ilçeleri ve güneyde Aydın ili komşularıdır. kuzeyden Karaburun ilçesi. İzmir ili ikincil konut stokunun büyük bir kısmı Urla ilçesinde oluşma çabasındadır. 1864’te ilçe olmuştur. Yüzölçümü 104 km2. Pancar. 1864 yılında İzmir Sancağına bağlanmıştır. 12 adet köyü bulunan Urla. İzmir'in 45 km doğusunda yer alan ve 1882’de belediye. 1926 yılında ilçe olan Torbalı'nın ilk yerleşim alanı. kuzeyde Bayındır. 728 km2 yüzölçümüne sahip bir ilçedir. 1867’de İzmir Sancağına bağlanan Tire’nin. Dağlarla düzlüklerin aralarındaki geçişler de yer yer küçük tepeciklerden sağlanmaktadır. kuzeyde Urla ve Güzelbahçe ilçeleri.yüksekliği 50 metredir. Karakuyu. Gökçen Belde Belediyesi ve bu belde ile merkeze bağlı 65 köyü bulunup. tatlı. deniz seviyesinden yüksekliği 18 metredir. Bu akarsular yaz aylarında kurumaktadır. Çaybaşı.

Tablo 3.1 İzmir İli İlçe. Köy. Belde ve Belediye Sayıları İlçe İsmi Köy Belde Sayısı Sayısı 12 3 1 4 2 2 19 1 1 1 1 2 Belde Belediyeleri İlçe İlçe Belediyeleri *Balçova *Bornova *Buca *Çiğli *Gaziemir *Güzelbahçe *Karşıyaka *Konak *Narlıdere *Aliağa Balçova Bornova Buca Çiğli Gaziemir Güzelbahçe Karşıyaka Konak Narlıdere Aliağa *Kaynaklar *Sasallı *Sarnıç *Yelki *Helvacı *Yenişakran *Canlı *Çırpı *Zeytinova *Ayazkent *Göçbeyli *Zeytindağ *Yenikent *Alaçatı *Çandarlı *Bağarası *Gerenköy *Yenifoça *Mordoğan 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Bayındır 38 3 1 *Bayındır Bergama 114 5 1 *Bölcek *Bergama Beydağ Çeşme Dikili Foça 21 4 25 4 1 1 3 1 1 1 1 *Beydağ *Çeşme *Dikili *Foça Karaburun 13 1 1 *Karaburun 7 .

Kemalpaşa 32 5 *Armutlu *Bağyurdu *Ören *Ulucak *Yukarıkızılca *Poyracık *Yayakent *Görece *Oğlananası *Tekeli *Değirmendere *Gümüldür *Özdere *Asarlık *Harmandalı *Koyundere *Maltepe *Seyrek *Türkeli *Ulukent *Emiralem *Kayaköy *Zeytinlik *Bademli *Bozdağ *Kaymakçı *Ovakent *Doğanbey *Belevi *Gökcen *Ayrancılar *Çaybaşı *Karakuyu *Pancar *Subaşı *Yazıbaşı - 1 *Kemalpaşa Kınık 29 2 1 *Kınık Kiraz Menderes 52 21 6 1 1 *Kiraz *Menderes Menemen 27 8 1 *Menemen Ödemiş 75 9 1 *Birgi *Çaylı *Konaklı *Ürkmez 1 1 1 1 *Ödemiş Seferihisar Selçuk Tire Torbalı 8 8 66 34 2 1 1 6 *Seferihisar *Selçuk *Tire *Torbalı Urla TOPLAM 16 630 60 1 28 * Urla 8 .

Kocaoba. Eğridere. Kızılcaavlu.Tırazlı Beşyol. Yaylayurt ÖDEMİŞ ÇİĞLİ KARŞIYAKA KONAK BORNOVA BUCA GAZİEMİR GÜZELBAHÇE DİKİLİ 9 . Mazılı. Orhangazi. Günlüce. Ertuğrulköy. Nebiler. Ovacık. Çukuralan. Seyrekli. Çamlıca. Yeşilköy.Alanın merkez ve ilçe bazında idari ve genel tarifi yapıldıktan sonra. Suçıktı. Kemenler. Çağlan. Bayırlı. Dereuzunyer. Kemerköy. Gerçekli. Samanlıkköy. Deliktaş. Sekiköy. Karadoğan. Buna göre ilçelere bağlı köyler aşağıdaki gibidir. Payamlı Bademli. Yılanlı. Bucak.2 İlçelere Bağlı Köyler İLÇELER BAĞLI BULUNAN KÖYLER Artıcak. Uzundere. Çobanlar. Küçükkaya. Köseler. İlkkurşun. Demircili. Kıratlı. Bebekler. Küçükavulcuk. Süleymanlar. Demirdere. Veliler. Salihler. Karaçam. Kızılca. Esentepe. Yeniceköy. Kerpiçlik. Kabakum. Denizköy . Bülbüller. Köfündere. Çiçekli. Çayırköy. Büyükavulcuk. Kavaklıdere. Yolüstü. Mursallı. Kızılçukur. Elmabağı. Bozcayaka. Karaağaç. Yahşibey.Gökçeağıl. Gökdere. Beyazıtlar. Merdivenli. Alaşarlı. Karakova. Demirtaş. Laka. Kışlaköy. Tosunlar. Katıralanı. Küçükören. Kayadibi. Balabanlı. Uzunburun. Çağlayan. Tablo 3. Oğuzlar. Kazanlı. Keçililer. Çamtepe. Ocaklı. Emirli. Kutlubeyler. Yeniköy. Yakaköy Belenbaşı. Güney. Yelice. Eselli. Işık. Yusufdere. Dolaylar. ilçelere bağlı köylerin isimlerinin verilmesi ile alana dair idari ve genel tarifler tamamlanmış olacaktır. Mescitli. Çamyayla. Üçkonak. Kıroba. Sarnıçköy. Türkönü. Hacıhasan. Bahçeli. Kırıklar Çamlı. Horzun. Çamiçi. Ortaköy. Küre Kaklıç Sancaklı Yamanlar Kavacık. Islamlar. Pirinççi. Hamamköy. Gereli. Kurucaova. Kurudere. Bıçakçı. Cevizalanı. Üzümlü.

Bozköy. Koyuneli. Ferizler. Alibeyli. Eğrigöl. Bağalanı. Bayramcılar. Köseler. Karadere. Kadriye. Aziziye. Yukarıkırıklar. Kapıkaya. Muratlar. Okçular. Yukarıada. Hacılar. Horozgediği.BERGAMA Ahmetbeyler. Hacıömerli. Süleymanlı. Örenli. Sucahlı. Sarıdere. Bademalanı. Kodukburun. Kalabak. Balaban. Kadıköy. Kalemköy. Karakuzu. Güzelhisar. Musabey. Örlemiş. Ayvatlar. Bahçedere. Armağanlar.Çürükbağ. Yaylaköy Aşağışakran. Paşaköy. Balaban. Demircidere. Çobanlar. Hacılar. Gökçeyurt. Kozluca. Kızıltepe. Yalnızadam. Çıtak. Avunduk. Çamoba. Çaltılıdere. Kaplanköy. Kıranlı. Kocaömerli. Sarıcaoğlu. Göktepe. Topallar. Tuzculu. Durmuşlar. Yukarıcuma. Çalıbahçe. Bağcılar. Çitköy . Hasanlar. Dündarlı. Çavuşköy. Alacalar. Mahmudiye.Yanıkköy . Kaplanköy. Mıstıklar. Akçenger. Zağnos. Yüksekköy Ilıpınar. Kozbeyli Belen. Musacalı. Yalnızev. Ilgındere. Sarıcalar. Günerli. Gaylan. İbrahimağa. Sağancı. Bekirler. Seklik. Dağıstan. Değirmencieli. İncecikler. Tekkedere Arpadere. Çamköy. Elmadere. Karahıdırlı. Süleymanlı. Yeniler. Karaorman. Çiftlikköy. Ürkütler. İkizler. Aziziye. Yeniköy. Alhatlı. Pireveliler. Sindel. Uzunhasanlar. Katrancı. Tırmanlar. Yukarıbey . Bozalan Çaltı. Samurlu. Çukurköy. Kocaköy. Alaniçi. İğnedere. Üçtepe. Çakmaklı. Çanköy. Işıklar. Büyükoba. Hamzalısüleymaniye. Pınarköy. Bozköy. Aşağıılgındere. Çaltıkoru. Maruflar. Atcılar. Çakırlar. Kesik. Bozyerler. Teğelti. Süzbeyli. Doğa. Şehitkemal. Hamzahocalı. Narlıca. Yukarışehitkemal. Taştepe.Telekler. Karaveliler. Hacıhamzalar. Tepeköy. Oruçlar. Çaltı. Aşağıkırıklar. Cumalı. Yerlitahtacı. Aşağıcuma. Aşağıbey. Yahşelli. Turgutlar KINIK ALİAĞA FOÇA MENEMEN 10 . Hisarköy. Kurfallı. Çoraklar. İneşir. Avunduruk. Arpaseki. Kocahaliller. Karaköy. Eğiller. Tavukçukuru. Çeltikçi. Örtülü. Yortanlı. Karalar. Gültepe. Kapıkaya. Rahmanlar. Hatundere. Doğancı. Tekkeköy. Yenibağarası. Ayvacık. Kaleardı. Haykıran. Halilağalar. Öksüzler. Ovacık. Göbeller. Terzihaliller. Kırcalar. Görece. Cevaplı. Karatekeli. Kaşıkçı. Çamavlu. Buruncuk.

Bozköy. Yeğenli. Kızılcahavlu. Doyranlı. Çamlık. Yenioba. Saruhanlı. Akmescit. Ovacık. Çeriközü. Kuyucak. Yiğitler. Bayramlı. Tokatbaşı. Dernekli. Yakacık. Dibekçi. Kurşak. Aşağıkızılca. Işıklı. Korucuk. Efençukuru. Çakırbeyli. Karakuyu. Kaplan. Gökçeyurt. Yoğurtçular. Çınarköyü. Kürdüllü. Taşkesik. Hisarlık. Sarıçalı. Zeamet Akçaköy. Dereköy. Naimeköy. Kızılova. Şaşal. Kamberler. Hasançavuşlar. Havuzbaşı. Boynuyoğun. Ahmetbeyli. Havutçulu. Yemişler. Karahayit. Sarılar. Eğridere. Çamköy. Küçükkömürcüü. Damlacık. Balcılar. Toparlar. Topalak. Ormanköy. Yamandere. Akyurt. Yeşilköy. Beşpınar. Derebaşı. Vişneli. Dağdere. Söğütören. Çıplakköyü.Akalan. Yeniköy Ahmetli. Göllüce. Çapak. Alacalı. Çenikler. Gaziler. Çayırlı. Osmancık. Çiniliköyü. Büyükkemerdere. Yenişehir MENDERES TORBALI SELÇUK BAYINDIR TİRE 11 . Yeşilköy. Turan. Halkapınar. Kızılkeçili. Yeniçiflik. Kısık. Çamlıca. Alaylı.Tulum. Sultaniye. Saipler Acarlar. Ansızca. Işıklar. Büyükkömürcü. Kabaağaç. Sancaklı.Kırtepe. Sütçüler. Çamlıbel. Dallık. Özbey. Develiü. Cumalı. Düverlik. Zeytinköy Alankıyı. Çileme. Fırınlı. Karateke. Kırbaş. Elifli. Yakapınar Akkoyunlu. Küçükburun. Kızılcaova. Cambazlı. Lutuflar. Helvacı. Çukurköy. Karaot. Yeşilyurt. Kuyucak. Şirince. Çile. Ayaklıkırı. Şehitler. Yeniköy. Künerlik. Osmanlar. Çiniyeri. Turgutlu. Sarılar. Pınarlı. Arpadere. Örnekköy. Pamukyazı. Çamönü. Kireli. Kuşçuburnu. Karaveliler. Barutçu. Eyerci. Kaplancık. Kızılüzüm. Ortaköy. Dereköyü. Başköy. Mahmutlar. Küçükkale. Hamzababa. Demirci. Kocaaliler. Çatalca. KEMALPAŞA Gökyaka. Hasköy. Sarıyurt. Karahalilli. Dündarlı. Çambel. Buruncuk. Eskioba Hisarlık. Gökçealan. Yenmiş. Bülbüldere. Arıkbaşı. Dereli. Dağkızılca . Yusuflu. Kurudere. Yenikurudere. Osmaniye. Bulgurca. Musalar. Palamutköy. Karapınar. Ergenli. Doğancılar. Gölova. Kızılağaç. Dağtekke. Atalanı. Mehmetler. Çiftçigediği. Peşrefli. Somak. Küçükkemerdere. Sağlık. Akçaşehir. Sinancılar. Çakaltepe. Keler. Alanköy. Üzümler. Yeniköy. Çobanköy. Karakızlar. Arslanlar. Armutlu. Halilbeyli.

Sırımlı. Suludere. Yağcılar. İğdeli. Kadıovacık. Yukarıtosunlar Ahmetler. Taşlıyatak. Mavidere. Ceritler. Demircili. Kibar. Karaoba. Yeşildere Ovacık. Cevizli. Altınoluk.Yeniköy. Sarısu. Arkacılar. Gedik. Palamutcuk. Yukarıaktepe. Karabulu. Mutaflar. Bakırköy. Sarpıncık. Kurudere. Karaköy Hasseki. Eğridere. Düzce. Balıklıova. Çiftlikköy. Zeytinler URLA 12 . Şemsiler. KARABURUN Küçükbahçe. Avunduruk.BEYDAĞ Adaküre. Uzunkuyu. Tekbıçaklar. Halıköy. Orhanlı. Akpınar. Yağlar. Saçlı. Karaman. Çayağzı. Germiyan. Doğancılar. Yeşiltepe. Ulamış Bademler. Kösedere SEFERİHİSAR Beyler. Gölcük. Çatak. Eğlenhoca. Örencik. Gülbahçe. Tombullar. Çomaklar. Tabaklar. Karaburç. Yeniyurt. KİRAZ ÇEŞME Bozköy. Salman. Gödence. Veliler. Nohutalan. Emenler. Birgi. Zeytineli. Kuşçular. Umurlu. Özbek. Aydoğdu. Tepeboz. Başaran. Yağcılar. Hisarköy. Parlak. Karabağ. Yenişehir. Örenköy. Dokuzlar. Saip. Sarıkaya. Yaylaköy. Alakeçili. Çömlekçi. Mersinlidere. Menderes. Olgunlar. Ovacık. Sarıkaya. Ovacık. İnecik. Ildır. Çanakçı. Uzunköy. Turgut. Ambarseki. Pınarbaşı. Bahçearası. İhsaniye. Kaleköy. Barbaros. Solaklar. Umurcalı. Çamlık. Kavakdere. Haliller. Erikli.

Bu çalışma İzmir ilinin Türkiye ve Ege Bölgesi önemi göstermektedir. Ekonometri ABD. bölgesel politikaların çerçevesinin belirlenmesi ve Avrupa Birliği Bölgesel İstatistik Sistemine uygun karşılaştırılabilir istatistiki veri tabanı oluşturulması amacıyla ülke genelinde İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması” tanımlanmıştır. Böylece yürütmenin bakışı ile bilimsel analiz sonuçları paralellik göstermektedir. Burada İzmir ili düzey 2 olarak tanımlanmış ve 3 kümeye ayrılan Ege Bölgesi tanımlamasında tek başına ele alınmıştır. Her iki kümeleme analizine göre İstanbul. Çalışmada 75 ile ait 1997 yılına ait 22 değişken kullanılmıştır. Ankara İzmir ve Bursa illeri “tek başına bir küme içersinde” yer almaktadır. Diğer iller ise sosyo-ekonomik özelliklerine göre farklı kümelerde yer almaktadır.Dr. 2001. hangi illerle beraber kümelenir sorusudur. DEU. KOÇ. İZMİR İLİNİN EKONOMİK SEKTÖREL POTANSİYELİ İzmir’in sosyo-ekonomik potansiyelini ortaya koymaya çalışırken. bölgelerin sosyo-ekonomik analizlerinin yapılması. geliştirilmesi. 20011 yılında yaptığı çalışmada açıklamayı denemiştir. aslında aşağıdaki soruların cevaplarını araştırmaktayız: İzmir ili hangi özellikleriyle diğer illerden ayrılmaktadır veya İzmir ili diğer illerden ayrı olarak düşünülebilir mi? Bunlara bir üçüncü soruyu da ekleyebiliriz. Ankara. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ayrıca yapısal özellikleri bakımından Şırnak.Doç.Vedat PAZARLIOĞLU) 1 1 . Selçuk. Böylece 15 kümenin 8’i tek şehirli küme şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kümeleme analizi hiyerarşik ve hiyerarşik olmayan şeklinde iki ana başlık altında uygulanarak. gelişmiş illerden İstanbul.(Danışman: Y. Bu soruların cevaplarını Selçuk KOÇ. Hiyerarşik Kümeleme analizinde Ward yöntemine göre.4. “Kümeleme Analizi Yöntemiyle İllerin Sosyo-Ekonomik Özelliklerine Göre Gruplandırılması ve Gelişmişlik Düzeylerinin Belirlenmesi”.Sosyal Bilimler Enstitüsü. Bu nedenle. İzmir ili baz alınarak bir stratejik plan yapılmasında herhangi bir engel yoktur.M. Kocaeli ve Bursa illeri diğer illerden farklı olarak birer küme oluşturmuşlardır. Şanlıurfa ve Zonguldak’ta birer küme meydana getirmişlerdir. Bu da İzmir ili sosyo-ekonomik özelliklere göre sınıflandırılmaya çalışılsa. Yukarıda sorduğumuz üç sorunun cevabını KOÇ’un çalışmasına göre rahatlıkla verebiliriz: İzmir ili hem gelişmiş hem de gelişmekte olan illerden farklıdır. İzmir. küme sayısına 15 olarak karar verilmiştir. Diğer taraftan 2002/4720 sayılı bakanlar kurulu ile “Bölgesel istatistiklerin toplanması.

Ancak bu durum.9 olarak gerçekleşmiştir. Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyonu Raporu”nda bu araştırmaya atıfta bulunarak. Kocaeli ve Bursa şeklinde sıralanmaktadır. Bilimsel çalışmalara göre İzmir ili Türkiye’nin ilk üç ili arasında yer almaktadır. Erdoğan Satılmış. Krizlerde GSYİH’daki azalma oranı 1987 sabit fiyatları ve sırasıyla 1. Ege Bölgesi. Bu değerlerde bölgenin ekonomik potansiyelini göstermektedir. artış yıllarında ortalama % 6’lık bir büyüme gerçekleştirmiştir. katma değerde % 17 ve yatırımlarda % 13’tür. nereye ulaşmak istiyoruz ve hedefimize nasıl ulaşırız sorularının cevaplarını bulmaya çalışacağız. çalışmanın gelişmişlik indeksini baz almıştır. GSYİH 1994 ve 1999 krizlerinde düşme diğer yıllarda ise artma eğilimdedir. Aralık 1996 Asuman ALTAY.derecede gelişmiş iller grubunda beş il yer almaktadır. 1993 yılında 9. Ankara. DPT. 1 Bülent Dinçer. Ankara. Şekilden de görüleceği üzere Türkiye Ekonomisinin yaşadığı krizlerden bölge ekonomisi de etkilenmiştir. Göç Raporu. Ege Bölgesinin 1990 ile 2000 yılları arasındaki 1987 fiyatlarıyla GSYİH’nın gelişimi aşağıdaki şekilde verilmiştir. Metin Özaslan. Önce temel göstergelerden Ege Bölgesinin ekonomik özellikleri ortaya konulacaktır. “İllerin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralaması araştırması”.3’lük bir artış yüzdesi yakalayan bölge. Haziran-1998. “İzmirliler” için yeterli olmamalıdır. s. İzmir ili ve bölge illerinin bazı ekonomik özellikleri ele alınıp ve akabinde de İzmir’in ekonomik yapısı açıklanacaktır. Ege Bölgesi Ege Bölgesi 1990 ile 2000 yılları arasında Türkiye’ye Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının ortalama % 16’lık kısmını üretmektedir.DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü tarafından 1996 yılında yapılan “İlerin Sosyo–Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması1” temel bileşenler analizi yöntemi kullanılarak illeri beş gelişmişlik derecesine ayırmıştır. Asuman ALTAY2 çalışmasında 19951998 dönemi için Türkiye’nin en hızlı sanayileşen bölgesinin Ege Bölgesi olduğunu belirmektedir. İllerin gelişme düzeyleri ile ilgili olarak illerin gelişmişlik sıralaması ve gelişmişlik endeksine göre 1.85 2 2 . Bu iller İstanbul. İzmir’de Ekonomik ve Mali Yapı: Göçün getirdikleri. Türkiye sanayi üretiminin % 14’ünü üretmekte ve bölgenin imalat endüstrisine olan katkısı istihdamda % 3. Strateji Raporu III’e başlarken ekip olarak zaten İzmir’in mevcut potansiyelini biliyorduk ve bu konuda yapılan çalışmalardan haberdardık. Yani bu çalışma ile.5 ile 5. Beş Yıllık Kalkınma Raporu. İzmir Yerel Gündem 21. Bu strateji planı çalışması ile İzmir’in yarışacağı illerin ligini değiştirmeyi ve yeni lig için vizyon oluşturmayı hedeflemekteyiz. “8. üretimde % 13. İzmir. Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. Neredeyiz.

363 2.979. Diğer taraftan yine ayni dönem için.781 6.105 24.645. Türkiye’deki banka kredileri ve mevduatında Ege Bölgesinin payı. Ülke ekonomisindeki bölgenin payı. Bunu ticaret ve tarım takip etmektedir. 3 .042 3. bölgeye özgün pamuk.424 Türkiye (Milyar TL) 17.707. Bu değişkenlere ait veriler aşağıdaki tabloda verilmiştir.Şekil 4.000. (Bkz. ticarette % 18 ve tarımda ise % 23’tür.826.000.027. Tablo 4.124.717 20.936.000.458 Ege Bölgesinin Payı (%) 23 17 15 18 17 10 - Kaynak DİE (2000-Cari Üretici Fiyatları) Ege Bölgesi.354 5. Zaten her üç faaliyet kolunda da Ege Bölgesinin üstünlüğü vardır.564 28.1) en yüksek GSYİH’yı sanayiden elde edildiği görülür. üzüm.691.000.483.768 4. Türkiye genel bütçe gelirlerinin 1995-2001 döneminde % 10’luk kısmını gerçekleştirmiştir. sırasıyla.631 29. Tablo 4.1 Ege Bölgesi ve Türkiye’nin İktisadi Faaliyet Kollarına Göre GSYİH Değerleri İktisadi Faaliyet Kolu Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Ulaştırma Ve Haberleşme Diğer Toplam GSYİH Ege Bölgesi (Milyar TL) 3.000 16.512 17.583.540.000 18.649. Tarımdaki nispi payın yüksekliğinde.865 124.000 9 7 5 3 1 -1 -3 -5 -7 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 GSYİH Kaynak: DPT il ve bölge istatistiklerinden faydalanılarak çizilmiştir Artış(%) İktisadi faaliyet kollarına göre 2000 yılı cari üretici fiyatlarına göre Ege bölgesinin GSYİH değerlerini incelersek.000 12.180 937. % 10 ve % 15’dir. sanayide % 17.1 Ege Bölgesinin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (1990-2000) Ege Bölgesi'nin GSYİH ve Artış Yüzdesi 20. incir ve zeytin gibi ürünlerin olması ve bölgedeki tarım gelişmiş olmasının payı vardır.000 14.000.906.

381.071. Devam etmekte olan kamu yatırımları ve durumları ayrı başlık altında incelenecektir. Şekil 4. 00 0 00 0.499.978 10.135. 2.553 8. Ege Bölgesine yapılan kamu yatırımlarına ait tutarlar aşağıdaki şekilde verilmiştir.864 5.2 Ege Bölgesine Yapılan Kamu Yatırım Harcamaları Tutarı (1990-2001) KAMU YATIRIM HARCAMALARI (2001 fiyatlarıyla .878.066 3.431. 00 0 00 0.799. 5. 00 0 00 0.Tablo 4.430 kişiye iş imkanı sağlayarak istihdama katkı sağlamıştır.623. 00 0 00 0. 3.148. 00 0.Milyar TL) 2001 2000 1999 1998 1997 1996 1995 1994 1993 1992 1991 1990 0 1. Aynı dönemdeki yatırımların tutarı ise 2001 fiyatlarıyla 23.565 536.918.2 Ege Bölgesine Ait Bütçe. 1990 ile 2001’e kadar süre içersinde 2 katrilyonun altına düşmemiştir.928 11.158 5.3 katrilyondur. Bu seviyeye 1994 ve 1995 yıllarında inmiştir. Banka Kredileri ve Mevduatı 2001 yılı fiyatlarıyla sunulmuştur. Kredi ve Mevduat Verileri (Milyon TL) Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kişi Başına *Genel Genel Bütçe Gelirleri* 162.368 4.022 8. 00 0 00 0. 8. 7. Teşvik belgeli yatırımların istihdama sağladığı katkının % 16’sını Ege Bölgesi gerçekleştirmiştir. 6.108 1. Bu tutar ise Türkiye tutarının % 12’sine tekabül etmektedir.816 1.733.9 Banka Mevduatı* 6. 00 0 00 0. 1996’dan sonra bölge 3 ila 4 katrilyon arasında kamu yatırımı almaktadır.045 1. 00 0 00 0.4 Bütçe Gelirleri cari. 00 0 Kaynak: DİE Ege Bölgesinde 1995-2001 döneminde 4856 adet teşvik belgeli yatırım yapılmıştır.810. Yatırımlar 286.990 4. Bu Türkiye’deki teşvik belgelerinin % 17’sine karşılık gelmektedir. 4 .026.691.082 8. 4.103.641 - Banka Kredileri* 4. Tabi ki bunda 5 Nisan 1994’deki ekonomik kararların etkisi vardır.347 324.241.477 4.680 679.

180 25.Tablo 4.16 0. Üretimden satışlar itibariyle en yüksek değeri.446 Pay 0.16 Kaynak: Hazine Müsteşarlığı Ege Bölgesinin sanayii potansiyeli hakkındaki fikir veren 2002 yılına ait 100 büyük firma için bulgular. 100 büyük firmadaki özel sektör firmalarının toplam borcu üretimden satışlarının neredeyse tamamına karşılık gelmektedir.269 2.674.15 0.16 0. Bunu takip eden kimya sektörü 10 firma ile ikinci.17 0. özel sektörde % 13.10 0.3 Teşvik Belgeli Yatırımlar (2001 fiyatlarıyla Milyar TL.367.11 0.247 17. tütün sektörünün 1 katrilyon 92 trilyon TL. kamu kesimi % 45'lik bir paya sahiptir. Öz sermaye gerilemesi.16 0.10 0. bölgenin sanayi odasının web-bülteninden yararlanılarak aşağıda aktarılmıştır: 2002 yılında “Ege Bölgesinin En Büyük 100 Firmasının” üretimden satışları 12 katrilyon 556 trilyon TL'dir.15 0. Daha sonra gelen gıda sektörünün üretimden satışları 1 katrilyon 387 trilyon TL. net aktifleri % 22 oranında gerilemiştir. 2002 yılında özel kesimin borç düzeyi varlıklarının % 72'sine ulaşmıştır. Firmaların ticari satışları % 58 oranında gerilerken bu oran özel sektörde % 72. Ege’nin 100 büyük firmasının 23'ü gıda sektöründe yer almaktadır.856 Pay 0.17 Yatırım Tutarı 9.325 3.022 1.545.093.16 0. 2002 yılında 100 büyük firmanın öz sermayesi % 17.18 0.18 0.189 46. Net aktif değerleri ise özel sektörde % 18. metal ana sektörünün 701 trilyon TL'dir. kamu kesiminde % 20'dir.008 902 884 637 521 559 345 4. Özel sektörün ödediği faizlerin oranı 2001 yılında 5 .16 0. Diğer yandan özel kesim firmalarının borçlanma oranı % 21 gerileme gösterse bile.19 0.720. 3'ü kamu firmasıdır.267 3.952 23.720. Bir önceki yıl yaşanan büyük ekonomik krizle birlikte firmaların ekonomik yapılarındaki bozulma hala çeşitli cephelerde birden kendini göstermeye devam etmektedir. Bölgemizdeki firmaların öz sermayelerinde büyük bir aşınma söz konusudur.4 Milyar Dolar) 100 büyük firmanın 97'si özel sektör.196 1.867 286. metal ana sektörü 9 firma ile üçüncü durumdadır. kamuda % 9 olmak üzere toplamda % 7 oranında gerilemiştir.16 0. Bu firmaların toplam üretimden satışlar ve cirosu içerisinde.231. kamuda % 23 azalmıştır.110. 2002 yılında Ege'nin 100 büyük firmasının üretimden satışları reel olarak özel sektörde % 5.12 0. 5 katrilyon 685 trilyon TL ile petrol sektörü gerçekleştirmiştir.12 İstihdam 70. 100 büyük firmanın toplam cirosu ise % 14 azalmıştır.13 0.714 51. 2002 yılında 100 büyük firmanın özellikle özel sektör firmalarının kendi üretimlerinin dışında yaptıkları ticari satışlarında güçlük çektikleri görülmektedir.17 0.414 1.640 43.) Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Toplam Belge Adedi 1.593 31.430 Pay 0. kamu kesiminde % 23'ler seviyesindedir.14 0.08 0. (8.20 0.

100 büyük firmada en fazla istihdam barındıran sektör % 18 payla gıda sektörüdür.% 72 artış göstermişti. 2002 yılında da yüksek faiz hadleri. özel sektör % 37 oranında artan bir faiz yüküyle boğuşmaya devam etmektedir.3'ü. İhracatta en büyük payı % 21 ile TÜPRAŞ ve PETKİM'in olduğu petrol sektörü almaktadır.861 kişi istihdam etmiştir. Onu % 14 ile metal ana. Firma karlılıklarının düşük seviyelerde olması. ithalatı % 4 artmıştır. yarattıkları net katma değerin dağılımındaki dengelerin bozulmasında en büyük etkenlerden birini oluşturmaktadır. 2002 yılında kamu kesiminde satış karlılığı sadece % 1.2'si oranında kar sağlamıştır. Kamu kesimi öz sermayesinin % 7. Bunu % 13 ile petrol ve % 10 payla giyim sektörleri izlemektedir.8'i oranında kar sağlamıştır. faizlerin payı % 61'lere kadar çıkmaktadır. 2002 yılında 100 büyük firma içerisinde 22 firma zarar bildirmiştir. Ancak. ithalatı 3 milyar 14 milyon dolardır. 2002 yılında 100 büyük firma 44. Bundan açıkça görülmektedir ki. Özel sektör ise öz sermayesinin % 13. 100 büyük firmanın 2002 yılındaki bilanço karları % 29 oranında azalırken. gelir ve gider kalemlerini büyük ölçüde etkilemeye ve firmaların karlılığını azaltmaya devam etmektedir. 2002 yılında 100 büyük firmanın "rant gelirleri" denilen yani repo ve faiz gelirlerini kapsayan faaliyet dışı gelirleri. ücretlerin payı % 30. özel sektörde yaratılan katma değer faizler tarafından.4'ü. 100 büyük firmanın yarattığı net katma değer Türkiye Gayri Safi Milli Hasılası'nın % 0. 2002'de Ege'nin 100 büyük firması. 2002'de özel sektörde net kar 269 trilyon TL iken. ücretlerin katma değer içinde % 65'lere ulaştığı görülmektedir. Sadece özel sektör olarak değerlendirildiğinde. 100 büyük firmanın 2002 yılındaki ihracatı 1 milyar 952 milyon. aktiflerinin % 3. kamu kesiminde 84 trilyon TL net kar vardır. net karın payı % 15 ve kiranın payı da % 1 olmuştur. 2002 yılında istihdam özel sektörde % 13 gerilerken kamu sektöründe % 2 artmıştır. kaynak yaratamamaları.9'unu oluşturmaktadır.5’tir. 2002'de ise durum değişmemiş. Kamu kesiminde ise. % 13 ile gıda 6 . Ancak. aktiflerinin 4. bilanço zararları % 81 gerileme göstermektedir. Bu durum 2002'de firmaların üretim faaliyetlerinden zarar ettiğini ve bu zararı da diğer gelirlerle düzeltmeye çalıştıklarını göstermektedir. Türkiye toplam ihracatının ve ithalatının % 6'sını sağlamıştır. Dolar bazında 100 büyük firmanın dolar bazında ihracatı % 15. 2000 yılı değerlerine göre bilanço zararı ancak % 25'ler seviyesinde bir gerileme göstermektedir. 100 büyük firmanın toplam bilanço karı 506 trilyon TL. İstihdamdaki gerileme özel sektörden kaynaklanmaktadır. 2002 yılında 100 büyük firmada yaratılan katma değerin % 54'ü faizlerden oluşurken. kamu kesiminde yaratılan katma değer de ücretler tarafından sömürülmektedir. 100 büyük firmanın istihdamı % 11 oranında azalmıştır. faaliyet dışı gelirlerin firmaların net karlılıkları içindeki payı % 227'ye çıkmıştır. 2002 yılında Ege Bölgesinin 100 büyük firması 2 katrilyon 379 trilyon TL'lik net katma değer yaratmıştır. bilanço zararı 153 trilyon TL'dir. Özel sektörün satış karlılığı ise % 3. geçen yıla göre % 25 oranında gerileyerek 803 trilyon TL olmuştur. bilanço zararlarında görülen gerileme geçen yıl yaşanan büyük zarar tablosundan kaynaklanmaktadır.9'dur.

Karşılaştırmada kullanılan 10.106 856 1525 Türkiye 4.432 120. Giyim sektörü üretiminin % 85'ini. 30'u Denizli.365. Kütahya ve Afyon.000 kişiye düşen araç sayısında.000 Kişiye Düşen Özel Otomobil Sayısı Motorlu Kara Taşıtı Sayısı Kaynak: DİE Ege Bölgesi 766. 1'i de Uşak illerinde yer almaktadır.504 161.438 21.703 683 1111 Ege Bölgesi İlleri İzmir haricindeki Ege bölgesindeki illeri bütün halinde ele alacağız. Bankaların üreten kesime yeterli fonu aktaramadığı.538. deri ve metal ana sektörleri ise üretimlerinin % 66'sını ihraç etmiştir.37 kat daha fazla araca sahiptir. makine sektörü % 79'unu.575 291.765 1.479 59. 263 firmanın üretimden satışları tutarı 15 katrilyon 775 trilyon TL'dir. Bu üç ili iç kabuk iller olarak kabul etmekteyiz.659 56.8'lik büyüme gerçekleştirilmesi önemli bir başarıdır. 100 büyük firma ithalatının % 60'ını yine TÜPRAŞ ve PETKİM gerçekleştirmiştir. 2002 yılında 100 büyük firma genelinde üretimin % 25'i ihraç edilmiştir. Ege Bölgesinin 2002 yılı büyük firma değerlendirmelerinde görüldüğü gibi tüm verilerde reel bir gerileme vardır.929 399. Bölge halkının ekonomik durumunun bir göstergesi olarak da verilen motorlu araç sayısını inceleyelim.000 kişiye düşen araç sayısına baktığımızda ise bölgenin avantajlı olduğunu görmekteyiz. Yakınlıklarına göre doğuda Uşak. 1'i Kütahya.464 134. 15'i Aydın.729 242.630.053. 2'si Afyon. 7 .874 897.5’i Ege Bölgesindedir. Tablo 4.439 46. 4'ü Muğla. 2002'de Ege Bölgesinde "Üretimden Satışları" 7 trilyon TL'nin üzerinde 263 firma tespit edilmiştir. dışarıdan gelen sermaye girişinin kısıtlı olduğu 2002 yılında. Türkiye’deki özel araç sayısının % 16. % 7. Türkiye’deki araç sayısının % 18’i Ege Bölgesindedir. Bölge.34 kat ve motorlu kara taşıtı sayısında ise 1.916 6.844 1. 17'si Manisa.4 Motorlu Kara Taşıtı ve Özel Otomobil Sayısı (2003) Taşıtlar Otomobil Minibüs Otobüs Kamyonet Kamyon Motosiklet Özel amaçlı taşıtlar Yol ve İş Makineleri TOPLAM 10. Türkiye ortalamasına nazaran özel araçta 1. Aydın ve Balıkesir sınır komşusu illerdir. Burada Balıkesir coğrafi olarak Marmara Bölgesinde yer alsa da İzmir ile yakın bağlantısı ve ekonomik ilişkiler nedeniyle bölge illeri içersinde varsayılmıştır.731 13. İzmir bazlı olarak bölge illerini düşünürsek Manisa. Bu firmaların.031 7. 10.sektörleri takip etmektedir. 193’ü İzmir. Diğer taraftan özel araç ayrımına göre.

017 2. Bu da ülke ekonomisindeki gerilemenin.7 1.776 3.505 2. bu imkanı değerlendirdiklerindeki kazancı göstermektedir.2 milyar dolara çıkmıştır.872 2. Aşağıdaki tabloda da görüleceği gibi.337 1.754 1.7 7. 1998 yılında 3. Bölgenin kişi başına ortalama GSYİH’sı 1986 yılında 1.755 1.413 142.5 puanlık bir düşme söz konusudur.876 1.3 7.222 dolara kadar çıkmış.398 dolardır.158 451 24. Aydın ve Denizli hızla sanayileşmektedir. 8 .4 7. Uşak’ın payı sabit kalmış olup.104 2. Bölgenin GSYİH’sı 1986-1999 döneminde yani 14 yıllık süreç içersinde 3 kat artarak 11 milyar dolardan 30.6 4.361 998 702 853 796 486 820 241 11.2 olan bu oran 0.9 7.1 100 GSYİH 10. 1999 yılında bölge GSYİH’nın ortalama % 42.493 1986 Bölge Payı 43.0 8.2 4.2 puanlık bir artış yakalamıştır.706 2. Kütahya’nın payında 4. Diğer taraftan Muğla payını arttırmış ve 2.000 1.0 GSYİH 12.8 100 Kaynak: DİE-il ve bölge istatistiklerinin ilgili yayınlardan faydalanarak düzenlenmiştir.5 2.8 puan azalmıştır. Tablo 4.güneyde ise Aydın.715 3. bölgenin en güçlü ilinin İzmir’dir. Ege Bölgesindeki illerin kişi başına GSYİH değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Bu illeri ürettikleri bakımından ele aldığımızda. Bu durumda bize turizm potansiyeli olan illerin.6 8.5 Ege Bölgesi İllerinin GSYİH Değerleri (Milyon $) ve Bölge İçindeki Payları (%) İller GSYİH İzmir Manisa Balıkesir Muğla Aydın Denizli Afyon Kütahya Uşak Ege Türkiye 4. bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin iyi bir göstergesidir.8 9.4 7.011 58.7 7.588 2.3 8. Aydın ve Denizli GSYİH’daki bölge paylarını arttırmıştır. Manisa. ancak krizlerin etkisiyle 2001 yılında 2.7 4.2 4. Manisa.171 1999 Bölge Payı 42.4 9.4 12. Özellik 1998-2001 dönemi verilerinin verilmesindeki amaç ekonomik krizlerin iller üzerindeki etkilerinin net bir biçimde görülmesini sağlamaktır.353 639 30.6 8.419 1. Bu tabloda 1986 ile 1998-2001 dönemine ait veriler sunulmaktadır. Deniz ve Muğla illeri İzmir’in etrafında bir dış kabuk olarak yer almaktadırlar. 2001 verileri kriz sonrası olması nedeniyle karşılaştırmaya farklı bir boyut getirmektedir.2 12. 1986 yılında % 43.2 100.149 181.4’lük kısmı İzmir’de gerçekleşmiştir.1 4.291 1.182 dolara düşmüştür.4 2.856 2001 Bölge Payı 44 12. Dikkat çekici bir nokta kriz dönemlerinde Muğla’nın değerinin İzmir’in üzerine çıkmış olması yada ona yakın miktarlarda seyretmesidir.1 6.

Sanayi merkezleri haline gelen İzmir. Zira yüksek kişi başına GSYİH sahip illerin göç oranları pozitif ve yüksek olmaktadır.13 Kaynak: DİE’nin Göç istatistiklerinden düzenlenmiştir.44 2. Her iki ilin 1986 KBGSYİH değeri 1. Ayrıca turizmin etkisini de Muğla’nın değerlerinde rahatlıkla görebiliriz.091 2.39 11.286 1.53 -4.395 2.000 doların altındadır. Tarım faktörü mevsimlik işçi hareketlerine neden olmaktadır.623 2.93 3.302 4253 3292 2807 2932 2819 2256 2047 1747 2. Uşak’ta harekete geçen sanayi 90’lı yıllardan itibaren göç alan il haline getirmiştir. Bölge illerinin göç oranlarına baktığımızda GSYİH’ları ile bağlantı olduğunu görmekteyiz.308 2.Tablo 4.08 -27.801 2000 4. Kişi başına GSYİH aynı zamanda nüfus hareketlerini açıklayan bir değişken olmaktadır.960 3.136 2.215 3.045 1.436 1.005 1.83 16. Manisa. İzmir en yüksek göç oranı değerine sahiptir. Ancak sanayinin yörede filizlenmesi göç oranını negatiften pozitife çevirmektedir ki.04 1990 Yılı Göç Oranı 61. Özellikle Kütahya ve Afyon illeri göç veren iller konumundadır.07 -12.50 13.165 723 1.6 Ege Bölgesinde İllerinin Kişi Başına GSYİH Değerleri($) İLLER İzmir Muğla Manisa Denizli Aydın Balıkesir Kütahya Uşak Afyon Ege Bölgesi 1986 1. 9 .137 2.69 5.991 1.35 20.26 26.222 GSYİH 1999 4.182 Kaynak: DİE-il ve bölge istatistiklerinin ilgili yayınlardan faydalanarak düzenlenmiştir.272 1.7 Ege Bölgesi İllerinin Göç Oranları İller İzmir Muğla Manisa Denizli Aydın Balıkesir Kütahya Afyon Uşak 1980 Yılı Göç Oranı 71. Tablo 4.403 1.069 3.398 1998 4.017 2.124 1.75 -38.82 -7.263 2.17 -5.79 32.13 -25.083 1.459 2.762 2.93 0.787 2.707 3.98 1985 Yılı Göç Oranı 38.43 15. Diğer taraftan düşük kişi başına GSYİH değerine sahip illerin göç oranları negatif ve yüksek olmaktadır.93 6.40 -8.976 3. KBGSYİH değeri Kütahya’dan düşük olmasına rağmen coğrafi konum ve yeşeren sanayisi bu ilin çekiciliğini arttırmıştır. bu durumu Denizli ve Uşak’ın göç oranları değerlerinden izleyebiliriz.772 2.88 3. Denizli ve gelişmekte olan sanayiye sahip Aydın illerinin cazibe merkezi oldukları göç oranlarından belli olmaktadır.41 4.019 3.97 6. Tarımın göç oranlarını arttırmakta tek başına etkisi azdır.349 4.133 2.937 2001 3.85 1.778 3.352 876 1.805 1.318 3.

8 İller Bazında 2000 ve 2001 Yılları İçin Dış Ticaret Değerleri 2000 Yılı İller İhracatı İthalatı 2001 Yılı İhracatı İthalatı 2002 Yılı İhracatı İthalatı Milyon($) Milyon($) Milyon($) Milyon($) Milyon($) Milyon($) İZMİR Ege Böl.70 0.50 0.02 6.582 13. Ancak bölge illeri dış ticaretini İzmir ili üzerinden gerçekleştirdikleri için.1 12.deki payı Türkiye’deki Payı BALIKESİR Ege Böl.11 0.70 130 1.07 17 0.nin Payı TÜRKİYE 5.864 91.77 23 0.52 31.693 14.14 1.10 0.80 247 3.02 7.100 88.1 51.002 13 0.10 0.54 6 0.80 0.26 0.79 239 3.30 258 3. Hava ve deniz ulaşımı ilin tartışmasız üstünlüğünü ortaya koymaktadır.98 0. Tablo 4.62 18.92 0.02 0.02 5.11 0.Aşağıdaki tabloda bölge illerine ait dış ticaret verileri sunulmuştur.90 0.12 181 2.34 6 0.0 64 0.26 0. Hem ithalat hem de ihracat verilerinde ortalama olarak bölgenin dış ticaretinin % 90’ınını İzmir tek başına karşılamaktadır.64 0.119 93.70 0.107 6.186 5.39 222 3.48 41.02 6.01 1 0.502 5.11 54.10 41 0.21 0.74 0.01 7 0. Kütahya ve Aydın’ın payı gözükmezken bölgenin kalan dış ticaret payını diğer iller paylaşmaktadır.7 35.deki payı Türkiye’deki Payı MANİSA Ege Böl.15 12.03 5.89 0.10 10 0.07 0.08 0.deki payı Türkiye’deki Payı AFYON Ege Böl.84 18.09 162 2.144 92.deki payı Türkiye’deki Payı DENİZLİ Ege Böl.deki payı Türkiye’deki Payı EGE BÖLGESİ Ege Böl.63 0.01 7.007 10 .741 20.40 53 0.01 7 0.deki payı Türkiye’deki Payı UŞAK Ege Böl.41 0.70 0. Bu nedenle İzmir’i bölgenin dış ticaret merkezi olarak kabul edilmesi ve İzmir ile bölgenin dış ticaret yorumlarında özdeşleştirmenin daha doğru olacağı kanaatindeyiz.19 40 0.10 0.20 0.19 36 0.090 91.07 259 3.36 0.36 295 5.618 21.88 53 0.48 185 2.682 13.01 5 0.42 36 0.67 27.13 6 0.05 5 0.37 0.40 20.08 0. Türkiye içersinde ilin payı ihracatta % 18 iken ithalatta % 13’ler civarında seyretmektedir.400 20.63 10 0.02 8 0.deki payı Türkiye’deki Payı MUĞLA Ege Böl.00 11 0.52 0.399 7.09 0.187 93.775 7.86 0.35 324 4. burada iller bazındaki bir yorum hatalı karar vermeye götürebilir.01 0.09 0. İzmir ili bölgenin dış ticaret üssüdür.10 0.40 0.43 13.02 6 0.06 244 4.02 1 0.

Tekstile dayalı sanayinin geliştiği Denizli ili son iki yılda Ege Bölgesi içinde ilk 500’e giren firmalar arasında payını arttırabilen iki ilden biridir. Türkiye ve İzmir GSYİH değerlerinin 1980-2001 yılları seyri Şekil 4. Uşak ve Afyon’da ilk 500 arasına girebilecek firma bulunmamaktadır. Geçmiş yıllara ilişkin değerlere bakıldığında İzmir’in ilk 500’e giren firma sayısının 2000 yılında 64 iken. 2002 yılında ise 48’e düştüğü görülmektedir. 73 firmanın % 66’sı İzmir’de iken. Firma Sayısı 48 6 5 10 3 1 73 500 Firma Oranı (%) 9. Tablo 4.Bölgede Türkiye’nin en büyük 500 firması arasına 73 firma girmiştir ki.6 100 Ağırlıkta Olan Sektör Gıda. İzmir. toprak. bu değer Türkiye genelinde yaklaşık toplam firmaların altıda birine karşılık gelmektedir. Ağustos Ayı Özel Sayısı.2 1 2 0. Ege Bölgesi içinde ağırlık İzmir ilindedir.3’de gösterilmiştir. ağaç-orman. İkinci sırada ise Denizli ili vardır. Ege Bölgesi İllerinde Bulunan Firma Sayısı ve Dağılımı İller İzmir Manisa Balıkesir Denizli Kütahya Aydın Afton Muğla Uşak EGE BÖLGESİ TÜRKİYE İzmir İli Ege Bölgesinin ekonomik yapısını tanımladıktan sonra İzmir ilinin ekonomik potansiyeline odaklanabiliriz.6 0. Muğla. 2003 11 .9 Türkiye’nin İlk 500 Firması İçinde. % 34’ü diğer illere dağılmaktadır. Bu kararımızın gerekçesini. gelişmiş bir sanayi şehridir. İstanbul'dan sonra sanayinin en yoğun olduğu il olduğundan. Türkiye GSYİH’nın ortalama % 8’lik kısmını üretmesinden görmekteyiz. Ege Bölgesinin Türkiye içindeki payı ise 2000 yılında %97 iken 2002 yılında %73’e düşmüştür.6 1. Benzer bir düşüş Manisa ve Balıkesir illeri için de sözkonusudur. İzmir ili ekonomik yapısı açısından Türkiye’nin lider illeri arasında olduğunu belirtmiştik. bu değerin 2001 yılında 59’a.2 14. otomotiv Elektrik-elektronik Gıda Tekstil Toprak Tekstil - Kaynak: Capital Dergisi. kimya-plastik.

0 6.0 -6. ülkeye göre 1.0 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Türkiye İzmir 2001 12 . ülkenin biraz gerisindedir. 1999 ve 2001 krizleri hem Türkiye hem de İzmir’in GSYİH seyrinde rahatlıkla görülmektedir.000 0 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Türkiye(milyar) Kaynak :DİE 10.000 4. Diğer taraftan 1999 krizinden daha fazla etkilendiğini yani daralma. Hatta 2001’deki daralmanın ülke ekonomisi ile eşit olduğunu da kabul edebiliriz.3 Gayri Safi Milli Hasılanın Türkiye ve İzmir için Yıllara Göre Dağılımı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (1987 Bazlı Alıcı Fiyatlarıyla) 120.000 2. 1994’de İzmir ekonomisi.000 40. Ancak 1985’te küçülme yaşamıştır.0 0. Karşılaştırma aşağıdaki şekilden daha iyi gözlenmektedir.0 -4. 80’li yıllarda artış eğiliminde olan GSYİH.000 20.000 0 İzmir(milyar) İzmir’in üretimi 1980-2001 döneminde ülke ekonomisine benzer artış ve azalışlar göstermiştir.0 10.0 8.27 puan daha fazla gerçekleşmiştir.000 60. dönem olarak değerlendirildiğinde.0 -8. ülkeye nazaran 3.56 puan ve 2001’de ise 0. 1989 negatif büyüme gerçekleşmiştir. 1994 ve 2001 krizlerinde daha az etkilenmiştir. İzmir 1982’de sıçrama yapmıştır. 90’lı yıllarda iniş ve çıkışlı artış izlemiştir.4 Türkiye ve İzmir’in GSYİH’nın Yıllara Göre Artış Hızı GSYİH Artış Hızları 16.0 14.000 6.000 8.35 puan daha az daralma göstermiştir.0 2.0 12. 1991’de ise hemen hemen ekonomi durağan kalmıştır.000 80. Şekil 4.000 100.0 4.Şekil 4. 1994.0 -2. İzmir GSYİH artış hızlarında.

6 12. Tablo 4.3 13. Yani sanayi ve ticaretteki başarıyı.1 22.5 29.5’lik kısmını üretmektedir. Ticarette ise % 22.10 İzmir İlinin İktisadi Faaliyet Kollarına Göre GSYİH’nın.6 Kaynak: DİE verilerine dayanarak hesaplanmıştır.5 3.2 17.0 22.0 27.5’lik oran.İzmir. sanayi faaliyet kolundaki Türkiye GSYİH’nın % 29.4 13.2 23. Diğer taraftan tarımda ise. Bu oranlar İzmir’in sanayi.İzafi Banka hesapları dahil değildir. bu faaliyet koluyla güçlendirip ekonomik alanda daha sağlam zemine oturmalıdır.5’lik kısmını üretmektedir.0 17.9’luk kısmını.7 22. zeytin ve kuru üzüm gibi ürünler İzmir’in tarım GSYİH’daki önemini arttırmaktadır.4 28. Ancak mali kurumlar bazındaki % 2. kuru incir.9 13. 13 . Özellikle kuru incir ürününde Dünya’nın lider şehri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. ticaret ve tarımdaki gücünü göstermektedir. Ege Bölgesi ve Türkiye’deki Yeri (2000-Sabit Üretici Fiyatları)* İktisadi Faaliyet Kolları Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Ulaştırma ve Haberleşme Diğer İZMİR GSYİH’sı İçindeki Payı (%) EGE BÖLGESİ GSYİH’sı İçindeki Payı (%) TÜRKİYE GSYİH’sı İçindeki Payı (%) 7.2 17. tarımda ise % 7. İzmir’in bu faaliyet kolunda ciddi planlar yapması gerektiğini göstermektedir.0 4.4 5.

Bunlardan birinci aks olan ve kuzey aksı olarak nitelenen kesimde İzmir Büyükşehir bütünü ilçeleri arasında Dikili-Bergama-Kınık kendine özgü bir bölge. Güney Aksı ikinci grubu Bayındır-Tire-ÖdemişBeydağ-Kiraz ilçelerinden oluşmaktadır. bunu takiben Aliağa-FoçaMenemen ise kuzeydeki ikinci strateji alt yöresi olmaktadır. Burada sözü geçen üç yerleşmenin her biri özelde farklı stratejilere sahip olsalar da coğrafi açıdan değerlendirildiğinde bir alt yöre oluşturmaktadırlar. jeomorfolojik yapısı ile sınırlandırılmış ve bu doğal yapı her zaman bir referans olmuştur. Bu durumdaki İzmir Büyükşehir Bütünü bölgesel ve ülkesel ölçekte bir merkezi şehir veya politik bir merkez olma geleneğini uzun yıllardır sağlayamamaktadır. Nihayet İzmir’in batı aksında Çeşme-Karaburun coğrafi sınırlarla belirlenmiş bir alanda bulunurken aynı yöredeki Seferihisar-Urla yerleşmeleri ise daha farklı bir stratejik yapı göstermektedirler. İzmir’in güney aksı olarak bildiğimiz Menderes-Torbalı-Selçuk yerleşmeleri farklı bir bütünlük içinde bir alt yöre oluşturmaktadırlar. Burada seçilmiş olan strateji yörelerinin belirlenmesi genel anlamda ve coğrafi olarak dört yöne yayılan şehrin dört aksiyel gelişme göstermesi üzerinedir. İzmir’in doğu aksına yöneldiğimiz zaman Büyükşehir ilçesi olan Bornova dışında burada Kemalpaşa’yı kendine özgü bölgesini oluşturmuş bir yerleşme olarak görmekteyiz. Her ne kadar Selçuk farklı bir statü gösterse de yayılmanın lineer yapısı bu üç yerleşmeyi özelde ayrı. Bölgenin mekansal coğrafyası içinde kısıtlamaların yön verdiği bu yerleşme dokusu İzmir merkezinin mevcut dinamikleri ve eğilimleri ile yönlenmekte olduğu kadar bunun tersi de geçerlidir.5. Küreselleşme sürecindeki gelişim trendlerine bağlı olarak İzmir’in bir dünya veya daha mahalli ölçekte bir Akdeniz şehri olması için düzeyinin arttırılması gerekmektedir. Bu yönden baktığımızda İzmir çevresindeki yerleşmelerin sanayileşmesi veya şehirleşmesinin birikim modelinin temel elemanı tarıma dayalı görülmektedir. 1 . STRATEJİ PLANININ ALT YÖRELERİNİN TANIMLANMASI İzmir şehrinin bölgesel ve yerel ölçekte olan ilişki süreçlerini belirlemenin iki yönden ele alınacağı bilinmektedir. genelde birlikte tutmaktadır. Bunlardan birincisi sektörel açıdan konulara yaklaşmak diğeri ise alt yöreler belirleyerek şehrin ve bölgesinin strateji yapısını incelemektir. İzmir’den uzaklaştıkça sosyo-ekonomik potansiyelleri düşen bu yerleşmeler güney aksın bir diğer strateji alt yöresini oluşturmaktadır. İzmir’in çevresel gelişmesi.

Alt Yöre Odağı: Bergama [C] Gediz Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Kemalpaşa [E1] K.Alt Yöre Odağı: Torbalı [E2] K.Alt Yöre Odağı: Urla 2 .Alt Yöre Odağı: Çeşme [F2] Yarımada Urla Kesimi Alt Yöresi .Şekil 5. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Aliağa [D] Gediz –Nif Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Tire [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Alt Yöresi .1 Öngörülen Strateji Alt Yöreleri [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresi-Alt Yöre Odağı: İzmir Büyükşehir Belediyesi [B] Bakırçay Alt Yöresi . Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresi .

9 olmuştur. Dikili’de ‰ 2. Şehrin yatayda yayılması belirli koridorlarla sağlanma durumundadır. Doğu aksı ise sanayi potansiyelinin yanında tarım potansiyeli ile ön plana çıkarken strateji açısından sanayi sektörü tarım üzerine basmış ve tarımsal potansiyellerde göreceli bir azalma söz konusu olmuştur.54 Seferihisar’da ise ‰ 4. Geçtiğimiz dönemlerin strateji planları.2. Bu son değer İzmir’in kıyı ilçelerinde karşılaşılan en yüksek artış hızıdır. Özellikle son on yılda İzmir’in şehirsel nüfus artışı ‰ 2.Bölgesel kapitalin tarıma dayalı geleneksel yapısı bölgedeki imalat ve sanayi yatırımlarının özel sektör ağırlıklı gelişmesine sebep olmaktadır. hedeflerini tam olarak yakalayamamış da olsa.9 olmuştur. Zira geç de olsa makro yatırımlar hedeflerine erişmiş görülmektedir. Tarihsel ve doğal açıdan harcanamayacak kaynaklara sahip olan İzmir yöresi bir taraftan kıyı ile sınırlanınca şehirleşme sürecindeki ivmeleri yığılmalar yolu ile belirli eşiklerde toplamıştır. İzmir coğrafi olarak aşamayacağı eşiklerle kuşatılmış durumdadır. 3 . kriz dönemlerinin etkileri ortadan kaldırıldığında yöre gelişmesi ile İzmir etkileşim trendi arasında uyum bulunmaktadır. Bu yol şehirleşmenin mekan kullanımını telafi stratejisinin bir çözümü gibi görünmektedir ve bir ölçüde şehrin fiziki kimlik yaratma çabası içine girdiğinin göstergesidir. Foça’da % 1. Bu durumda şehir yoğunlaşmış mekanlarını en rantabl şekilde kullanma amacına yönelik olarak ister istemez dikeydeki büyümeye imkan tanıyan yoğunluk alanları yaratmaya gitmektedir. Söz konusu koridorlarsa merkez şehirden ayrıldıkça strateji alt yörelerinin bulunduğu çanaklara erişirler. coğrafyasının kendine sağladığı eşikler doğrultusunda artık etrafına yayılarak büyüme imkanının kısıtlandığı mekanlara erişmiştir. Merkez şehrin iş bölümü şemasında şehirden dört yöne uzayan sözünü ettiğimiz akslar itibari ile ortaya çıkan genel farklılaşmada kuzey aksı bütün olarak heterojen yapısı ve fonksiyonları ile merkez şehrin gelişme süreçlerinde aldığı kararlara uyumlu bir gelişim trendi göstermektedir. Bu nedenle İzmir’in kuzey aksı ana şehirle uyum sağlayan ve onu destekleyen bir ekonomik yapı göstermiştir.45 iken en gelişmiş kıyı şehri olan Çeşme’de gelişim ‰ 2. Bu nedenle özellikle imalat sanayiinin strateji alt yörelerine dağılmış olması çalışmanın boyutlarını sektörel olmaktan ziyade bölgesel yöne çekmiştir. Özellikle kıyı yerleşmeleri geleceğin strateji yapılarında önemli alanlar olarak görülmekte iken zaman içinde özellikle inşaat sektörünün ivme kaybetmesi sonucunda beklenen gelişimlerini sağlayamamışlardır. bölge dinamikleri ve dinamiklerin yönleri ile ilk aşamada alt yöre ölçeğinde çözümü bulur. Konuya bu açıdan baktığımız zaman şehri dışarıya taşıyan koridor stratejilerinin bölge ölçeğindeki eğilimlerini etkileme yönü. Bunun göreceli olarak turizm sektörüne etki ettiği de söylenebilmektedir. İzmir merkez şehri. Dolayısıyla. Bu sistem içinde kıyı dışı yerleşmelerin yoğunlaştığı yazlık nitelikli evler yerine süreklilik arz eden konutların yoğunlaştığı kıyı beldeleri olan Urla’da yıllık nüfus artış hızı ‰ 3. Bölge kapitalinin özellikle tarıma dayalı imalat sektörüne dayanması gelecekteki gelişim için ip uçları verir durumdadır.

kuzeyde. Çiğli. Bu yerleşmelerin kapladığı alanların büyük bir kısmı alüvyal topraklar üzerinde gelişmişlerdir. Bu oran özellikle Karşıyaka ve Çiğli’de % 48. Bu engebeler arasındaysa yer alan ve geçit veren bir dizi alçak eşik de şehri arka plandaki alanlara bağlayan ulaşım akslarının bulunduğu kesimleri oluşturmaktadır. 4 .1 [ A ] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi 2000 yılı sayımlarına göre 2. sanayi ve diğer işlevleriyle ekonomik etkinlik açısından İstanbul’dan sonra ikinci sırayı almaktadır ve Ege Bölgesi içinde önemli bir hinterlanda sahiptir. Buna karşın organize olmada oldukça geç kalınmış olması ve sanayiinin genel potansiyelinin organize alanlar dışına kayması organize sanayi bölgeleri oluşturulmasında bir handikap gibi görülmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere doğuda. Bornova’yı takip eden eşik Kemalpaşa’ya. güneyde. İlerde görüleceği üzere bu alanlara gereğinden fazla organize sanayi bölgesi planlamak enflasyonist bir yaklaşım olarak görülmektedir. Balçova. Büyükşehir Bütününde yer alan konutların % 58. Tabiatıyla gelişim sürecinde bu eşikler boyunca gelişen yerleşmeler şehrin düzensiz büyümesine de sebep olmuşlardır. merkez olarak Konak bölgesi görülmekte. Bornova. İzmir’in batı aksı bu bağlamda planlandığı üzere turizm ve konut yatırımları açısından gelişimini sürdürmüş ancak son 10 yıl içinde özellikle daha önceden yapılan konut üretiminin talep fazlalığı neticesinde gerektiği randımanı verememiştir. günümüzde bulunduğu körfezi çevreleyen Çiğli. bu alanlar strateji açısından son on yılda özellikle organize olma eğilimi gösteren sanayi alanları ile tanışmıştır. Gaziemir.2’si imarlı ve düzenli alanlarda bulunurken. geri kalan nüfus ya imar affını görmüş ya da bu aftan sonra yapılmış kaçak yapılarda yaşamaktadır. Altındağ. güneyde. Narlıdere ve Güzelbahçe yerleşmeleri yer almaktadır. Büyükşehir Bütünü olarak anılmaktadır. Çamdibi gibi alanları barındıran Bornova’da ise aynı oran % 36. Büyükşehir Bütününün merkezi olarak kabul edilen Konak İlçesinde nüfus yoğunluğu en fazla olan alanlar genelde üç ayrı bölgede ortaya çıkmaktadır. Narlıdere ve Güzelbahçe üzerinden dar bir kıyı bandı boyunca Urla ve Seferihisar bölgelerine erişim sağlamıştır. Karşıyaka. Söz konusu bu ulaşım akslarının geldiği alansa.669 olan nüfusu ile Ülkenin üçüncü büyük şehri olan İzmir.Güney-güneydoğu aksı olarak tanımladığımız alanlarda tarım potansiyelinin gelişimi devam etmiş. İzmir’in uzun yıllardan bu yana önemini yitirmeden Ülkenin en önemli şehirlerinden biri olması uygun doğal koşullar yanında.732. Batı aksı da. İzmir. Buca. Konak. Balçova. Yayılınan bu alan da bir grup tepelik alanlarla kuşatılmış durumdadır. Batıya doğru ise Balçova. kuzeyde Karşıyaka. Bu alanda. yüklendiği liman. Gaziemir üzerinden Menderes ve Torbalı bölgesine açılım olmuştur. Narlıdere ve Güzelbahçe ilçelerinden oluşmaktadır. Çiğliyi takiben Menemen’e ve Aliağa’ya. Buca ve Gaziemir bulunmaktadır. 5.4 oranındadır. Buna rağmen merkez şehir için dengeleyici bir strateji alan olmuştur. coğrafi açıdan da çevresine oranla üstün bir konumda olmasından kaynaklanmaktadır. bunun yanında.9 gibi ihmal edilemeyecek büyük bir orandadır. doğuda Bornova.

300 kişi düşmektedir. Bu kesimlerdeki yoğunluklarda tabiatıyla yer yer düşmeler görülür. Bu aynı zamanda konut kullanım türlerinde ve öbekleşmelerde de etkin olmuş ve bu nedenle şehirsel alanda farklı yoğunluklar dağılmıştır. eğitim ve mesleki değerlerin orta düzeylere indiği görülür. Nüfusun az yoğun olduğu alanlar topografyanın bozuk olduğu iş merkezleri çevreleridir. alanın üst gelir gruplarınca tercih edilmesiyle sonuçlanmış ve bu durum yöreyi geliştirmiştir.0001. sonraları çaptan düşmüş bu alan son on yıl içinde şehrin tekrar rekreasyon alanı olarak planlanmış ve bu işlevi başarıyla üstlenmiştir. Kıyı kesimlerden içerilere doğru gidildikçe gelir. Alsancak ve yakın çevresinde ise yoğunluğun en pik değerlere vardığı görülmektedir. Güney kesimde yer alan Karabağlar.Bunlardan birincisi Eşrefpaşa ve Çankaya ve bu alanları birleştiren İkiçeşmelik Caddesi etrafında yer alan kesimlerdir. Balçova ise son yıllarda orta gelir düzeyinden yukarılara doğru giden bir grafik çizmektedir. İkinci yoğun alan ise Konak Meydanından GüzelyalıÜçkuyular istikametine olan gelişmedir ki. Bu alanlarda yerleşik nüfus yoğunluğu 80 kişi/hektardır. meslek ve eğitim düzeylerinde yoğun bir ilişki olduğu saptanmaktadır. Balçova ile Narlıdere ve Güzelbahçe yöreleri eğitim. Güzelyalı-Üçkuyular yörelerinin uzantısını oluşturulan kesimlerde. Bu kesimlerde yoğunluk değerleri hektar başına 1. Yeni gelişim trendinde. gelir ve mesleki dağılım açısından benzerlikler göstermektedir.000 kişi düşmektedir. Yeşilyurt ve giderek daha güneyde yer alan Uzundere’de ise yoğunluk 40 kişi/hektar sayısını vermektedir. geniş boşluklara sahip olması ve de daha ziyade İzmir şehrinin batı aksında bulunan rekreatif yerleşmelerin ana aksı üzerinde bulunması. Tarım alanlarının bulunduğu mandalina bahçelerini de içeren bu alanın doğal koruma altında olması. Bu alanlarda farklı toplumsal düzeye sahip alan İnciraltı olarak görülür. Yeni gelişim alanlarında görülen bu gelişme. alanın rekreatif cazibesini artırmaktadır. Bir dönemlerin mesire yeri olup. İzmir şehrinin yaşam düzeyini belirleyen araştırmalar şehirde farklı sosyal sınıf ve grupların oldukça fazla olduğunu belirlemektedir.900 arasındadır. Bu alanlar üst sınıf ve grupları da barındırmaktadır. Batı kesimde yer alan Balçova ve daha batısındaysa yoğunluk değerleri 29 kişi/hektara kadar inme göstermektedir. Bu kesimlerin bir kısmının Balçova ve bir kısmının da Narlıdere Belediye hudutları içinde kalmasının sorunlarının giderilmesiyle alanda daha da bütünlük sağlanacaktır. Perakende ticaretin yoğun olduğu Konak çevresinde gündüz ve gece nüfus yoğunlukları tezat göstermektedir.700-1. Şehir sınırlarında bulunan ve kaçak yapılaşmanın yoğunlaştığı alanlardaysa yoğunluklarda düşmeler görülür ve bu sayı 20 kişi/hektar kadardır. rekreasyon alanları ve depolama gibi farklı işlevleri de barındıran heterojen bir kesimi oluşturmaktadır. Üst ve orta eğitim düzeyi bu alanların ağırlığını oluşturmaktadır. gelir. bu alanlarda bir hektara ortalama 8001. Narlıdere ve Güzelbahçe’de daha ziyade orta gelir düzeyi egemendir. Bu alanlara Eşrefpaşa’nın uzantısı olarak Hatay ve Üçyol semtleri de girmektedir. bu alanda 5 . Bu durumda İzmir Büyükşehrinin dört yöne saçaklanmış strateji aksları incelendiğinde Batı Bölgesinde. Buralarda hektar başına ortalama 1. Yoğun yerleşim alanlarının bulunduğu bu kesimler aynı zamanda işyerleri.

Bununla beraber şehri güneye bağlayan ana arter üzerinde olmasına karşın perakende ticarette. Bununla beraber genel olarak orta gelir grubunun oturduğu alanların çoğunlukta olduğunu söyleyebiliriz. Basmane ve İkiçeşmelik perakende ticaret alanlarını kuşatan ve işyeri ile konut dokusunun ortaklaşa kullandığı bir kısımdır. Gaziemir ile Buca strateji alt şehirsel yöreleri görülür. genelde alt düzeydedir. Bu strateji alt yörede yer alan Alsancak kesimi ise gerek gelir. Ancak.alış-veriş kolaylığı sağlamış ve bu nedenle şehrin büyük süper market ve benzer alışveriş ve rekreasyon alanlarına ev sahipliği yapmıştır. Özellikle Gaziemir yöresinde gelişmiş bulunan küçük sanayi siteleri. Yenişehir ve Alsancak alanlarıdır. Genellikle yörede alt meslek grupları yer alır ve orta gelir düzeyi buranın hakim unsurudur. oldukça karmaşık bir durum göstermektedir. Göreceli olarak Yeşilyurt’ta yapılan Devlet Hastanesi bu durumda etkin olmaya çalıştıysa da bunu sadece yakın çevresinde başarmış ve sadece bu kısıtlı yörede gelişme olmuştur. Gaziemir-Buca strateji alt grup yörelerinden Buca. gerek eğitim ve gerekse mesleki dağılımın en yüksek düzeyde yer aldığı bölgedir. İkiçeşmelik. Tabiatıyla limanın bu yörenin ucunda yer alması kısmi bir değişme ortaya çıkarmaktaysa da liman faaliyetinin dokusal kopukluk göstermesi yörenin yüksek düzeyini etkilememektedir. İzmir Büyükşehrinin göbeği olarak niteleyeceğimiz Konak en karmaşık ilişkilerin bulunduğu alandır. 6 . Geçmişinde Yeşilyurt’un gecekondulaşma ile ortaya çıkmış bir yöre olduğu bilindiğinden sonraki yıllarda da bu etkiden kurtulmakta zorlanmıştır. Meslek grupları açısındansa karmaşık bir durumdadır. Yöredeki iş kollarının ve sektörlerin karmaşası ve de merkez gerisi fonksiyonların bu alanda yer alması farklı özellikte grupların ve de tabiatıyla kullanımların bu alanda yer bulmasına sebep olmuştur. Eğitim düzeyleri orta seviyedeki bu grupların mesleki yapısıysa. Yöreye bağlı kabul edeceğimiz güneyden bağlantılı Limontepe ve Uzundere ise alt gelir ve meslek gruplarının bulunduğu alanlardır. Karabağlar’ın heterojen yapısı ve hatta Ege Serbest Bölgesinin bu aksta yer alması yöreyi son on yılda şehrin en kozmopolit alanı durumuna sokmuştur. eğitim ve meslek açısındaki üst düzey gruplaşma orta ve alt düzeye iner. Yenişehir kesimi ise orta düzeyde toplumsal ve gelir ölçütüne bağlı meslek gruplarının ve kısmen de alt düzeydeki grupların yoğunlaştığı bir bölgedir. Kıyı ve kıyı gerisi olarak iki grup yerleşim alanından oluşmaktadır. Bu bağlamda Eşrefpaşa-Yeşilyurt orta ve alt düzey toplumsal grupların yoğunlaştığı alandır. doğuya doğru gidildikçe şehrin ticari merkezinde yer alan toptan eşya satışı ve inşaat sektörüne yönelik iş gruplarının bu alana kaydırılmasıyla ticari açıdan yoğun bir ihtisaslaşmış merkezin buluşmasına sebep olmuştur. Bu da yörenin genelde orta ve yer yer alt gelir düzeyinde bulunmasının nedeni olarak belirginleşmektedir. Kuzey kesimdeki strateji alt yöre genel anlamıyla Karşıyaka adıyla anılmaktadır. Büyükşehrin güney kesiminde Eşrefpaşa’dan itibaren Konak Belediyesi sınırları içinde kalan Yeşilyurt. batı aksının gösterdiği beceriyi gösterememiştir. Basmane. Kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe toplumsal ilişkilerde görülen gelir. Bu kesimin ana ve yön veren yöreleri.

Nüfus yoğunluğu olarak 350 kişi/ha ile Karşıyaka’nın kısmen üstündedir. kademe merkeze geçmesi. Söz konusu iş bölgesi.Konak strateji alt yöresinin doğusunda. merkez kademesine indirmiştir. Zira Karşıyaka nüfus yoğunluğu 330 kişi/hektardır. Sonuçta şehir içi merkez kademelenmesinde beş ana grup ortaya çıkmıştır. İhtisaslaşmanın üst seviyeye çıktığı ancak sınırlı bir alanda yoğunlaştığı bu kesim en yüksek arazi değerlerine sahiptir. Karakteristik fonksiyonlarının başında yönetim ve yanında ofis kullanımları yer alır. zaman içinde çevreye doğru baskıcı bir yayılma göstermektedir. Bu iş bölgesinde yer alan faaliyetler tabiatıyla şehrin etkisi altında kalan tüm bölgede diğer deyimiyle hinterlandında kontrol kurmaktadırlar. oto terminali ve kısmi çevre yolu bağlantıları yöreyi trafik açısından hareketlendirmiştir. Merkezi iş alanlarında bulunan yönetim. Pınarbaşı’nın sanayii gelişmesi. iş merkezleri kademelenmesinde de en üst sırayı almaktadır. Bu durum. Bornova ve Güzelyalı olarak sıralanmakta iken son beş yıllık dönem dikkate alındığında 2. Pınarbaşı ve Işıkkent son on yıl içerisinde şehrin strateji yatırımlarını çekerek şehrin yayılma ve ekonomik alanlarından kaymalara sebep olmuşlardır. Özellikle şehir çevresinde ve oluşturulan yeni yerleşmelerdeki ulaşım kolaylıkları. Merkezdeki bu kontrol işlevi ne derece güçlüyse denetimleri altındaki hinterlandı o derece genişlemektedir. meslek ve eğitim kriterlerinde orta düzey ilişkilere sahiptirler. Çamdibi. ofis kullanımlarında arz fazlası yaratmıştır. Güzelyalı’yı 2. Burası aynı zamanda şehrin merkezi yönetim alanıdır. Bu nedenle alt merkezler gerek hizmet alanları gerekse fonksiyonları açısından kendilerine göre kademeli bir yapı göstermektedirler. Bu nedenle İzmir Büyükşehir sınırları içinde bir merkez kademelenmesi ortaya çıkmıştır. Bunlar arasında Altındağ. Bornova ise kendine özgü şehirleşmiş yapısıyla heterojen bir şehir yapısına sahiptir. Bu dağılım düzeyinde merkezi iş alanı ve alt merkezler daha üstün hizmet vermek amacıyla bir gelişim içine girmişlerdir. Ancak bu yayılmada özellikle çevresel ofis kullanımlarının talep üzerinde arzı ve bazı yönetsel fonksiyonların merkez alandan kayma eğilimi. 7 . derece alt merkez olan Balçova’nın gösterdiği gelişimle 1. denetim ve eşgüdüm işlevlerinin yanı sıra ekonomide söz sahibi tüm işlevler en üst kademede burada yer alır. Baskın fonksiyon ise ticarettir. Gültepe ise. alt ve orta düzey meslek gruplarının homojen dağıldığı yerleşmedir. Pınarbaşı ve Işıkkent Bornova’nın kuzey kesimleri benzeri gelir. depolama alanlarıyla tempo düşüklüğü içinde yürürken. Gültepe. İzmir’in organize olmayan büyük üretim üniteleri bu alanı bir sanayi yöresi konumuna sokmuştur. Alt kademe merkezler Karşıyaka. birbirleriyle rekabet eden yeni alt merkezlerin oluşmasına sebep olmuştur. merkez çeperlerinde özellikle Çankaya yöresinde talep fazlası ofis bürolarının doğmasına sebep olmuştur. Altındağ yerleşmeleri ve bunu takiben Bornova. Bunlardan birincisi ve merkezi iş alanı olarak halihazırda faaliyet gösteren kesim Konak-Alsancak yöresidir. Bu nedenle sınırlı bir topografyaya sahip olan söz konusu alan. Çamdibi yerleşmeleri alt düzey meslek gruplarının yoğunlaştığı gelir ve eğitim düzeyi orta seviye olan yerleşmelerdir. Işıkkent ve Pınarbaşı adlarıyla anılan yöreler yayılmaktadır.

toptan ticaret % 6 ve hizmetler % 24 oranındadır. En alt grupta ise merkez fonksiyonları olarak daha ziyade konutların alt katlarında ve köşe başında ticaret olarak tanımlanan merkez işlevleri görülmektedir ki. Karşıyaka yöresinde perakende ticaret % 68.000 olarak öngörülmüştür ve gelişmede kabul edilen ana akslar Kuzey ve Güney akslarıdır. örneğin Buca’da ticaret sektörünün.630. % 16’sını toptan.2003 tarihli yazısı ile söz konusu 1/25. Güney aksındaki Menderes yöresine doğru önemli gelişme alanlarının konumlanacağı varsayılmaktadır. % 68’ini perakende ticarette. Ana merkezin bu dağılımının yanında. % 17’sini toptan ticaret. Bu dağılım esas alınarak 1/25. hizmet kuruluşları. Bu plana göre İzmir Büyükşehir Bütünü içindeki brüt yoğunluk 280 kişi/ha olarak öngörülmüştür. Güzelbahçe. % 34’ünü ise hizmetler oluşturmaktadır. % 28’ini de hizmet sektöründe görmekteyiz. finans kuruluşları şubeleri ve rekreatif fonksiyonların yanı sıra merkezi iş alanı kadar güçlü olmasa da bazı idari fonksiyonları barındırırlar.4’tür. Balçova benzeri heterojen ticari fonksiyonlara sahipse de bu fonksiyonların şehirsel yerleşme ile bütünleşmesi görülmemekte.000 kişinin yaşayacağı varsayılmaktadır. Kuzeyde Menemen’e dayanan gelişme aksında 1 milyon kişinin yerleşeceği öngörülmüştür.000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı’nda 2010 yılı için İzmir nüfusu 4. İdari ve hizmet fonksiyonlarını barındıracak altyapıya sahip bulunmamaktadır ve bir ticaret-alışveriş merkezi konumundadırlar. Söz konusu bu üç yöre İzmir merkez alanı ile rekabet içinde olup işlevsel paylaşıma gitmektedir. Bornova’da ise perakende ticaret.000 ölçekli İzmir Revizyon Nazım İmar Planı değerlerine göre İzmir Büyükşehrin içinde kişi başına düşen ticaret alanı metrekaresi 5. Toplamda İzmir Büyükşehir bütününde yer alan ticaret sektörünün % 55’ini perakende ticaret. Noktasal çekicilik sahibidirler. Gültepe. daha ziyade semt türü hizmet vermektedirler. Ancak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü 07.400. % 24’ünü hizmetler sektöründe görmekteyiz. Ancak reel durumda bunun hizmet dahil 2. Her ne kadar İzmir’in güney bağlantısı üzerinde yer alan Gaziemir. % 8’ini toptan ticarette. Bahsini ettiğimiz bu alt merkezlere göre bir alt seviyede yer alan Narlıdere. Toplamda öneri konut alanları 2. Altındağ ve Pınarbaşı mahalli ölçekte ve konut gruplarına hizmet veren bu ticari alanların ihtisaslaşması alt düzeyde olup ticari ilişkiler yürüme mesafesi içinde hizmet vermektedirlerf. Mevcut konut alanlarında ise yenileme ve revizyonlarla yerleşecek nüfus 1.4 olduğu görülmektedir. bunlar birer transit hizmet birimleri olarak görev yapmaktadırlar.000 ölçekli İzmir Büyükşehir bütünü Nazım İmar Planı ve daha sonra 1988 yılında yapılmış olan revizyonu geçersiz 8 . bunlar Yeşilyurt. 2000 yılına göre bu değer 180 kişi/ha civarındadır.000 kişidir.05. mesleki bürolar.Bilindiği üzere bu tür merkezler. Bir alt kademe merkezler ise Güzelyalı.110. sektörün % 50’sini işgal ederken. Buca ve Bornova olarak görülmekte olup. perakendeci büyük mağazalar. NarlıdereGüzelbahçe yöresinde yer alan tarım alanlarının konut stoku içine dahil edilmesi planda yer almıştır. Büyük Çiğli. 1989 yılında İzmir Büyükşehir bütünü için revize edilen 1/25. Işıkkent ve Gaziemir olarak görülmektedir.542 hektar olarak planlanmış ve 1.

Bu nedenle şu anda şehrin bir Nazım İmar Planı bulunmamaktadır. Bu kuşağın dışında İzmir etkisi azalmakta ve daha ziyade İstanbul etkisi kendini hissettirmektedir. şehir nüfusu 1990 yılında 17. Bergama’nın bölgesel merkez olmasının diğer bir kanıtı. Bu alt yörenin güney ucu Çandarlı’da son bulmaktadır. 9 . son on yıllık perspektifte. İzmir ile irtibatlı ve gelişim trendlerinde şehre göreceli bağlı çalışan bir dış kabuk alanı oluşturmakta olup. Bergama ve Kınık gelişim olarak farklı özellikler göstermektedirler. İzmir şehrine oranla doğrudan etki alanı olarak kabul edilen 90 km yarı çaplı alanın dışında kalsa da bu çalışmada İzmir’den soyutlanamadığı için kapsam içine alınmıştır. Kınık’ın gelişmişlik düzeyini arttırmak için potansiyel olarak görülen Kınık Organize Sanayi Bölgesi istenilen başarıyı elde edememiştir. Bergama’nın bu bölgede tarımsal ürünü kontrol etme merkezi çabaları olumlu olamadığı ve yöre İzmir kontrolü dışına coğrafi açıdan da çıktığı için zaman zaman Balıkesir etkisinde de kalabilmektedir. Dikili-Bergama-Kınık Strateji Alt Yöresi aynı zamanda Bakırçay Havzasını da içine almaktadır. sadece bir transit merkez hüviyetinde kalmıştır.167 iken 2000 yılında 13. Nüfus projeksiyonlarına göre artış beklenmesine karşın. İzmir çevresindeki gelişmişlik düzeyi en düşük yerleşmelerden biri olarak görülmesinin kanıtını son nüfus sayımında göstermiştir.76 oranında bir düşüşü vermiştir. Buna karşı Dikili kırsal açıdan daha yoğun bir nüfus artışına sahne olmaktadır. 5. toplam nüfus artışının ‰ 4. Zira Bergama bir tarımsal kontrol merkezi olarak görev yapmanın yanında turizm açısından hizmet sektörünün ağırlığını taşımaktadır. Bu durumda Dikili-Kınık. Gayri safi harcamalarda ve işgücü potansiyellerinde İzmir’le birlikte hareket eden bir kuşak oluşturmaktadır.96 bir azalma göstermesinde ortaya çıkmaktadır. Bu hattın devamında yer alan Kınık. Alan Dikili’den denize açılırken. Kınık nüfusu 1950 yılından bu yana ilk defa bir azalma göstermiştir. Dikili kıyıya açılmasının potansiyelini kullanamamıştır. Bu konunun İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından acilen ele alınarak şehrin yeni planına kavuşturulması gerekmektedir.2 [ B ] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Belirttiğimiz bu gelişme seçeneklerinin irdelenmesinde ortaya çıkan strateji şemasındaki kararların mekansal dağılımını detaylı olarak görmek istersek İzmir’in kuzey-güney gelişim trendindeki lineer aksa. İzmir ilinde buna emsal sadece Beydağ’ı görebilmekteyiz. doğu-batı istikametinde saplanan bir gelişme aksı veya diğer tanımıyla strateji alt yöresi Dikili-Bergama-Kınık grubu görülmektedir. dış kuşakta kalan Dikili-Bergama-Kınık üçlüsü gerçek anlamda birincil dereceden olmasa da.92 olması olumsuz yönde etkiler görünse ise de.sayılmıştır. Ancak bu sektördeki başarısını konaklama açısından gösterememiş. Ayrıca Kınık sulaması tarımsal gelişimi desteklerken.136 olmuş ve bu da ‰ –26. bu oranın düşüklüğü kırsal nüfusunu ‰ 7. hattında batıya doğru bir nüfus kayması söz konusu olmaktadır. tarımsal işgücünün mekanizasyonla beraber açığa çıkmasına neden olmuştur. İzmir şehri merkez olarak.

Menemen’de bulunan Serbest Bölgenin 10 .3 [ C ] Gediz Strateji Alt Yöresi Aliağa-Foça-Menemen strateji alt yöresi Yenişakran. Petro-Kimya tesisleri ve haddehanelerle tam anlamıyla bir sanayi şehri görünümü alma eğiliminde ise de sanayilerin mevcut kalifiye işgücünü barındıramaması şehri bir karmaşa içinde bırakmaktadır. Zeytindağ yerleşmesine doğru ise Yenişakran ve Çandarlı’da olacağı gibi liman arkası destek unsurlarının yönelmesi olasıdır.27’lik oranla İzmir ili içinde en yüksek şehir nüfusu da artışlarından birini vermiştir.85’dir. İzmir ile bağlarını güçlendirecektir. İDESBAŞ olarak bilinen Serbest Bölge tam kapasite çalıştığı takdirde. Aliağa’nın üzerine çıkacaktır.8’e düşmesinden kaynaklanmış görülmektedir. günümüze değin kullanıma açılamamıştır. ikincil sıfatından ayrılması söz konusu olacaktır. Çandarlı'da geliştirilmesi önerilen yeni liman dikkate alındığında. İzmir şehrinin gelecekteki dış dünyaya açılma kapılarından biri olarak düşünülen Çandarlı Limanının burada yapılması.006 olan şehir nüfusu 2000 yılında 46. Ayrıca Menemen’de kurulması planlanan Plastik Organize Sanayi Bölgesi yerleşmenin imalat konusunda da belirli ihtisaslaşmaya gittiğini kanıtlamaktadır.000’e erişmesi beklenebilir. Zeytindağ ve Çandarlı'yı kendi kuzeyinde bırakmaktadır.000 nüfusu barındıracak ikincil konutu içerecek planlama alanındaki mevcut konutların. Yörenin etkin özellikleri dikkate alınacak olursa söz konusu elektrifikasyon hattının kullanımına bağlı olarak çevre değerleri ile barışık ve özellikle organize sanayiinin Aliağa da yer seçmesi uygundur. işgücü yanında 13-15 bin kişilik bir hizmet sektörünü de besleyecektir. imalat ve hizmet sektörlerinde büyük pay sahibidir. I. Rafinerinin kurulması ile ikincil konut alanı olma yolundaki gelişimini terk eden Aliağa. Aliağa yöresinde görülen bu hızlı nüfus artışının aynı tempoda devam ettiği düşünülecek olursa 2020 yılında 100. Bu nedenle kara ve demir yolu açısından güçlü bağlantılar bu strateji alt yöresi için gerekmektedir. Ancak. Bu bağlamda Menemen’in 1990 yılında 29. yerleşmenin sahip olduğu nüfus yoğunluğu 209 kişi/km2 görülmesine karşın şehirsel nüfus artış hızı ‰ 38.5. Sahip olduğu serbest bölge. Stratejik Plan Döneminde önerilmiş ve yapımı devam etmekte olan demiryolu şebekesi çift hat olarak elektrifikasyonu ile tamamlanmış ancak. Menemen nüfusunda geçmiş yıllardaki düşüşler daha ziyade 1985 yılında ziraat sektöründe çalışan nüfusun % 28 civarlarından % 9. Bu bağlamda Aliağa’ya tek destek Menemen’den gelecektir. Son on yılda artan erkek nüfus da işgücü potansiyeli açısından dikkat çekicidir. Özellikle Çandarlı’nın yaklaşık 70. Aliağa’nın sanayii gelişimlerinin kuzeye doğru kayması. İzmir şehri ile güçlü bağlantılarının olmaması durumunda hizmet sektöründe teklemeler görülecektir. Menemen’in İzmir ile olan bağlantılarını daha da güçlendirmiş ve Menemen’e bir ivme vermiştir. Her ne kadar İzmir Büyükşehir bütününe yapışmış görünse de Menemen ziraat. Diğer gelişim trendleri doğrultusunda Menemen’in kişisel hizmetler işgücü.079’a çıkmış bu da bize ‰ 46. Bu kesim her ne kadar kendine yeterli bir alt yöre olduğunu kanıtlar durumda ise de.

1990 yılı toplam nüfusu 56. alanı strateji açısından önemli bir duruma getirmektedir. 5. yaklaşık 40.ve diğer sanayii ve hizmet sektörünün değişmesinin sağlayacağı istihdam ile Menemen nüfus gelişim süreci hızlanacaktır. İzmir yakın çevresinin temel özellikler açısından bütünüyle korunması gereken bir yöresini belirlemektedir. Zira tarımsal potansiyeli kısıtlı olan bu alanın bir tarafta Manisa Organize Sanayi Bölgesi ve Muradiye’nin kontrolsüz gelişim alanları ile potansiyel sahibi Menemen arasına sıkışmış olması.075 olan yörenin 2000 yılında 73. Gediz strateji alt alanı olarak andığımız bu alt yörenin batısı. Zira fiziksel mekan analizleri Ulucak’ın Kemalpaşa’ya oranla yerleşmeye daha uyumlu eşiklere sahip olduğunu göstermektedir. Manisa-Aliağa bağlantılarının bir kısmı bu strateji aksından yapılmaktadır. tarımsal verimliğinin olması. buna karşın tedrici göç vermesi. Kemalpaşa yerleşmesi en önemli birimi oluşturmaktadır.4 [ D ] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi İzmir’in doğu aksı olarak bilinen ve kısaca Nif Havzası adı ile andığımız strateji alt yöresinde. Ancak 1970'li yıllarda Kemalpaşa çevresindeki düzensiz sanayileşme tarım alanlarında büyük tahribata yol açmış daha sonraları bu alanların organize bir hale dönmesiyle stratejik bir karar alınmış ve tarım alanlarının tahribatı göreceli de olsa engellenmiştir.000 hektar büyüklüğündedir ve bütünüyle tarımsal aktiviteye yönelmiş veya yöneltilmesi gereken kırsal nitelikli yerleşmelerden oluşmaktadır. Bu kesimde yerleşmelerin azlığı ve de yoğunluk düşüklüğü aynı zamanda tarım alanlarının da azlığının yarattığı kopukluk. Bu kesimde yer alan Ulucak. bu kesimleri temel strateji alanlarından uzak tutabilmektir. ayrımın bir diğer sebebi olarak görülmektedir. Bu tarımsal bölgenin şehirleşmeye ivme vermeyecek tarzda yatırımları kapsaması gerekmektedir.000 hektarlık bu delta alanının nüfusunun % 80’inin tarım sektöründe istihdam edildiği ve 50. Bu yörenin önemli bir yük taşıma ekseni olabileceği düşünülmektedir. Topografik olarak dar bir koridor oluştursa da Manisaİzmir. Aliağa yerleşmesiyle Bergama arasında topografik olarak bir fiziki ayrım söz konusudur. Nif çayı havzası adı ile andığımız bu alan yaklaşık 30. Belirttiğimiz üzere kırsal karakterinin ağır basması kırsal 11 . alandaki düzensiz sanayileşmeden etkilenmiş ve temel yerleşme odaklarından biri olmuştur. Gediz deltası olarak tanınan bu alan. Menemen’in Aliağa bağlantısı dışında Emiralem üzerinden Muradiye ve Manisa ile bağlantısı bulunmaktadır.114’e çıktığı görülmektedir. Armutlu ve Ören gibi yerleşmelerle birlikte nitelikli bir tarımsal havza oluşturmaktadır.000 kişilik bir nüfusu istihdam edebileceği belirlenmiş olup. Çandarlı Limanının yapılması zaman içinde bu alanların dolmasına sebep olacak ve Dikili-Bergama-Kınık üçlüsü bu kullanıma destek alan olarak görev yapacaktır. statik gelişme trendlerine bağlı bırakılması gerekli bir alandır. sulu tarıma imkan tanıması ve doğal ve kültürel özel değerlere sahip olunması açısından öncelikle korunması gereken bir alan olarak belirlenmektedir. İzmir kuzey aksının bu değerlendirmesinde. Potansiyel açıdan yeni gelişim alanlarının olmaması. Tarıma dayalı gelişme süresini muhafaza edecek yörenin göç alma oranının sıfır değerlerinde olması. Yukarı Kızılca.

Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi İzmir’in güney aksı olarak kabul ettiğimiz kesimde iki ana alt grup bulunmaktadır. Torbalı'nın şehir nüfusunun son sayım döneminde ‰ 58. kırsal nüfus 56. ikinci strateji alt yöresi olan Bayındır-Tire-Ödemiş-Beydağ-Kiraz. Sonuçta. Torbalı’nın. 19801990 yılları nüfus değişim sürecinde hızlı bir artışa sebep olmuştur. Coğrafi açıdan batısında yer alan İzmir’e doğru yayılma imkanına sahip olmaması Gediz-Nif Havzasının doğuya kaymasına sebep olmuştur. Menderes strateji alt yörelerinden. ulaşım olanaklarının ve enerji temininin kolay olması gibi faktörler sanayi sektörünün gelişimini hızlandırmıştır. birinci strateji bölgesi tarafından kontrol altında tutulur görülmektedir. Bu da bize Nif Havzasının şehirleşme eğiliminin ağır bastığını göstermektedir. Burada da 2000 sayımlarına göre şehirsel nüfus 16. K.85 artmıştır. Toprağın yüksek taban suyu. Bu artışlar doğrultusunda Torbalı şehir nüfusunun 38.792. Bu durumda. K. 2000 yılı itibariyle Kemalpaşa’da 25.76 oranında artmasına sebep olmuştur. Menderes-Torbalı-Selçuk hattında İzmir etkisi Belevi Yöresinde kesilmekte ve Selçuk.20 artmıştır.448 olan şehir nüfusuna karşın 47.93.5 [ E1 ] K. Buna rağmen kırsal nüfus artışı bir önceki sayım değerlerine göre ‰ 18. Söz konusu strateji alt yöresinin farklı bir gelişim trendi gösteren yerleşmesi olan Selçuk’ta ise şehirsel nüfus artışı ‰ 26.666 kırsal nüfus bulunmaktadır.099 ve kır nüfusunun 55. Kırsal nüfus ise ‰ 8. 5. birinci stratejik alt grupta.117 olduğu bilindiğinden. Bağyurdu tarımsal alanlarının aleyhine bir gelişme yaratılmıştır. kırsal nüfus artışı ‰ 25. Kuşadası etkisinde göreceli de olsa daha bağımsız bir alan oluşturmaktadır.nüfusun şehirsel nüfusa oranla yaklaşık iki kat oranında olduğunu göstermektedir. Menderes Havzası olarak kabul edilen ve Torbalı’dan başlayarak doğuya doğru uzanan alanda.210 dur. kırsal nüfus artışı ise ‰ 2. Lineer dizilmesine karşın.95 olurken. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin kurulması. yörenin tarımsal potansiyeli ve buna bağlı iş gücü kapasitesi net olarak belirmektedir. İzmir sanayisini çekmesi ve yakınlığa orantılı olarak sanayii alanlarının etkisiyle ortaya çıkan tam anlamıyla olmasa da uydu şehir türü konut yerleşimlerine imkan tanıması. Bu nedenle Torbalı daha ön plana çıkmış.56 olmuştur. 12 .23 artarken şehir nüfusu ‰ 44. Menderes-TorbalıSelçuk lineer bir tarzda dizilmiştir. Sonuçta kişisel kararlara bağlı ve genelde ara mal üreten sanayiler planlı bir gelişmeye girmişlerdir. Buna rağmen sözünü ettiğimiz taban suyunun yüksek olması ve bunun getirdiği cazibe. kalifiye işçiye ve pazara yakınlığı. zamanla bilinçsiz kullanım sonrasında. gerek İzmir’e yakınlığı ve gerekse gelişim alanlarına sahip olması İzmir-Selçuk ilişkisini kesmiştir. Tire ve Gökçen yerleşmeleri bu aksın başlama noktasıdır. sanayileşme paralelinde.96’dır. Aynı gelişim trendi Menderes’te de görülmüş ve burada da şehirsel nüfus artışı ‰ 57. ikinci strateji alt yörenin ana şehir İzmir'le olan irtibatı özellikle Torbalı tarafından filtre edilir durumdadır. suyun azalmasına ve Nif çayının kirlenmesine neden olmuştur. 1960-1965 yıllarında nüfusta görülen duraklama. strateji açısından olumlu bir girişim olarak kabul edilmektedir.

batısının sit alanları ile sınırlanması. Zira Torbalı yöresi Menderes destekli olarak ve İzmir’e birinci kuşak bağlılığından ötürü. K. güney kesiminin tarım alanları ve topografik engellerle kapalı olması. buna bağlı olarak. Ancak Torbalı ve Menderes hızlı bir şehirleşme eğilimindedir. Menderes havzası olarak tanımladığımız bu strateji yöresi İzmir’in kuzeyinde yer alan Gediz Havzasına oranla daha baskın bir tarımsal koridor oluşturmaktadır.180’dir.414 kırsal nüfus ise 8.94 azalmıştır. gelişen çok sayıda yerleşmenin yörede yer almasıdır. 5. söz konusu strateji alanın hakim karakterinin korunmasında olumlu bir fırsat olarak görülmektedir. Havzanın Torbalı-Menderes örneğinde olduğu gibi. kuzey kısmının ise tarım alanları ile sınırlandırılması. sanayi ve şehirsel çalışma alanlarını çekici büyük potansiyellere sahip. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi 1990-2000 yılları arasında kırsal nüfusu ‰ 10.000 hektarlık bu tarımsal koridorun yüksek tarımsal potansiyeli yanı sıra. Bu bağlamda Tire’ye kurulmuş olan organize sanayi bölgesinin faaliyete geçmiş olması.6 [ E2 ] K. Bayındır-Tire’den başlayarak güney-doğuya doğru kayan bu strateji alanın hakim karakteri olan tarımsal aktiviteye oranla gelişimin devam etmesi gerekmektedir. Menderes ve Torbalı’ya nazaran daha şehirleşmiş bir yapıda olduğunu göstermektedir. Torbalı-Menderes arası. Güney aksın bu alt yöresinin bu nedenle sanayi alanlarının organize sanayi bölgesi şeklinde ve yörenin ekonomik gelişimine bağlı olarak planlanması gerekmektedir. Tarım ve sanayi sektörünün geliştiği güney aksta.43 artmıştır. yörenin tarımsal ürününün değerlendirilmesine yönelik sanayilerin toplu olarak yer almasını ve tarımsal toprakların tarım dışı kullanılmasını engelleyici bir öğe olarak olumlu görülmektedir. bize Selçuk'un.00 azalmıştır. özellikle Pancar ve Tekeli beldelerinde gelişmekte olan sanayi ve ticaret bölgeleri Bayındır-Tire-Ödemiş yöresinin tarımsal aktivitelerinin yakın ve orta dönem içinde özelliklerini koruyacağını ve hatta gelişim yönlerinin bu tarzda olacağının belirtgenidir. Tarımın gelişimi kişisel hizmetlerin arkasında gelmektedir. 200. yörenin yüksek tarımsal potansiyeline karşın kırsal alandaki nüfus azalışını tarım girdilerindeki düşüklük olarak vermektedir. Bu durumlar açıkça. Selçuk'un İzmir’in etki alanı sınırı olarak görülen Belevi yerleşmesinin dışında kalması.01 ile uyarken bu strateji alt yörede sadece Kiraz’ın kırsal nüfusu ‰ 4.09 azalan Tire gibi. Aynı şekilde Bayındır’ın nüfusu ‰ 5. yerleşmeyi strateji açısından dış kabukta bırakmaktadır. doğusunun topografik açıdan yerleşime uygun olmaması. komşusu Ödemiş’in de kırsal nüfusu ‰ 10. Bu dağlımın göstergesi. Bu azalmaya Beydağ ‰ 2. tarımsal karakterini riske etmeden bu tür bir değişimde bulunmuş olması. Özellikle Tire-Gökçen yerleşme grubunda tarım ve hayvancılık sektörünün tüm sektörler içindeki payı % 54’den % 52’ye 13 . sanayi ve şehirsel konut kullanımına göre gelişirken. Selçuk turizme hizmet eden sektörel bir gelişme içindedir. Selçuk’ta şehirsel ölçekte kişisel hizmetlerin gelişimini yatayda engellemektedir.Şehirsel nüfus 25. Selçuk'un şehirsel gelişme alanlarının kısıtlı olması.

Tire ve Torbalı gibi potansiyel alanların konut ve sanayii dokusuna yapılan yatırımların dahi karşılığı alınamamışken jeomorfolojik açıdan sıkıntılı bu yörenin K. Bayındır’ın tarımsal açıdan diğer bir potansiyeli de jeotermal enerjiye sahip olması ve bunun yakın dönemde sera ısıtmacılığında daha yoğun kullanılması nedeniyle çiçekçilik gibi farklı bir ürünün yörede yer almasıdır.7 [ F1 ] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi İzmir’in batı aksı aynı zamanda strateji açısından önemli kıyı zonlarını oluşturmaktadır. işgücü-nüfus oranı 0. Tire’den ayrı düşünülmemesi gerekmektedir. yöre insanının mekansal kayma eğilimi içinde olduğunu kanıtlar durumdadır. Turizm ağırlıklı Çeşme’nin gelişim stratejisinde su potansiyeli kısıtlayıcı bir unsur olarak görülmektedir. Özellikle Beydağ’ın 1990 sonrası toplamda ‰ 3.818’e erişmiştir. Genelde Bayındır’ın beldeleri de söz konusu artışa sahne olmuştur.50’dir. Germiyan yerleşmelerinin barındırabileceği nüfus potansiyeli 100. Tire gibi İzmir’e 120 km uzakta olan Ödemiş’in. genelde geri kalmışlıklarının en başta gelen unsurlarından biridir. Ödemiş istikametine ulaşım olanaklarına sahip olmaları.52’lik bir şehirsel nüfus artışına sahne olmuştur.Çeşme strateji alanının. Söz konusu alt yörenin coğrafi olarak doğusunda ve ekonomik olarak arkasında yer alan 1985-1990 yılları arasında 17.171 olan şehir nüfusunu 13. Menderes Havzası içinde kalan Torbalı-Belevi-Tire-Gökçen ve art bölgelerinin sektörler itibarıyla tarım ormancılık ve hayvancılığın diğer sektörlere oranı 1/4 olup.düşmüştür. Daha ziyade ikincil konut ve turizm potansiyellerini yoğun kullanan Karaburun. Alaçatı Barajına rağmen Çeşme. Tire Ödemiş yerleşmeleri ile birlikte hareket eden Bayındır. Menderes havzasında yer alması sulu tarım yapma imkanını Bayındır’a sağlamaktadır.000 kişidir. Kısa ve orta dönemde bu kaymayı önlemeye yönelik yapılacak yatırımların sanayiden ziyade tarımsal potansiyeli arttırmaya yönelik olması düşünülmelidir. 2000 yılında ‰ 13. Kiraz’ın ‰ 8. Söz konusu Bayındır-Tire-Ödemiş üçgeninin dibinde yer alan Beydağ-Kiraz yerleşmeleri gerek sosyal gerek ekonomik açıdan İzmir strateji alanının dışında kalmaktadırlar. Buna rağmen Çeşme şehir gelişimi 1985-1992 arasında 14 . tarım toprakları açısından kısıtlılığı nüfus yapısına da etki etmiş ve iki ilçenin toplam nüfusu 50. ilk iki yerleşmeye nazaran sosyo-ekonomik olarak geriden gelse de. Zira ulaşım ve enerji gibi altyapı olanaklarından yörenin yeterince istifade edememiş olması.862’ye kadar düşüren Bayındır.37 nüfus kaybı. Buna karşı imalat sektöründe % 1’lik bir artış bulunmaktadır. Bu iki yerleşmenin birlikte ve rakip olarak gelişmesi alt yörenin gelişmesi olmaktadır. Bu alanların topografya tarafından sıkıştırılmış ve bir çıkmaz sokak tarzını almış coğrafi yapı içinde kalmaları sadece batı yönde. Güney aksımızın tarımsal potansiyel olarak K. eğilimin Torbalı ve Menderes yönünde olduğunu göstermektedir.52 nüfus artışı. 5. K. Menderes Havzası grubu içinde alt temel strateji alanı içinde kalmasına karşın ayrı bir ikinci kategoride değerlendirilmesi uygun bulunmaktadır. bölgenin tarımsal ürünlerinin hemen hepsini yetiştiren nitelikli tarım topraklarına sahiptir. Bu kaymanın sosyo-ekonomik değerlendirilmesi. Alaçatı. Bu yörelerin turizm potansiyeli yanında rüzgar enerjisi temin etmede de önümüzdeki dönemlerde kapasitelerinin kullanılması gerekmektedir. sanayii yatırımlarının bu alana kaymasını önlemektedir.

5.32’ye toplamda ise ‰ 39.nüfusunu ikiye katlamış ve 20. kırsal kesimlerde il ortalaması olan ‰ 13. Ancak ileride bahsedildiği üzere Seferihisar yöresinin zengin jeotermal kaynaklara sahip olması entansif ve sera tarımının gelişmesine neden olmuştur.91’e ulaşmıştır.27 artarak 25.526’ya çıkmıştır. Tarımsal üründen çeşitlilik bulunmadığı için başarı elde edilememiştir. Arsa stokunun artması tarım alanlarının azalması paralelinde bir gelişim göstermektedir. 1990 tarihinde tamamlanan 1/5. ‰ 45. 2000 yılında ise şehir nüfusu ‰ 20. Ancak ağırlıklı olarak iç turizme hizmet etmektedirler. bunda gerekli başarı elde edilememiştir. Kınık ve Kiraz gibi İzmir ili içinde uç noktada kalan ve gelişimini tamamlayamamış Karaburun ise kısıtlı tarımsal aktivitesinin yanında gelişimini ağırlıklı olarak iç turizme bağlamış bir yöredir. İkincil konut ağırlıklı olmak üzere 2000 yılındaki nüfus artışı.720’den son beş yılda 17.8 [ F2 ] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu strateji alt yöresinin iki yerleşmesi olan Urla ve Seferihisar konut ağırlıklı gelişimlerini hızlı bir tempoda götürmektedirler.622 kişiye ulaşmıştır.579 kişiye çıkarmıştır. 15 . daha sonra birincil konuta dönüşen bu ivme İzmir’in yeni konut alanlarına sahip olmasıyla sonuçlanmıştır.648’den. Bağcılıktan. Son dönemde toplam artışı ise İzmir il ortalamasının üstüne çıkarak ‰ 23. tütüne giden süreçte bir dönem başta nergis olmak üzere tarla çiçekçiliğine yönelinmiş. Yaz aylarında yoğun kullanılan bu alanlar turizm potansiyeli açısından da şehrin verimli alanlarındandır. Bu bağlamda Urla Toplu Konut Projeleri şehir nüfusunu 25.257 kişi olmuştur. Jeotermal kaynaklarının geliştirilmesi Seferihisar için büyük potansiyel olacaktır. Urla’nın 1995 yılında tamamlanan aynı ölçekli Nazım İmar Planı ise 94.60’ın üzerine çıkarak Seferihisar.164 kişi öngörmektedir. İkincil konut olarak başlayan ancak. Mordoğan ile süreç içinde çeşitli tarımsal faaliyetlerin egemen olduğu bir yöredir. Her iki yörenin yoğun eğimli arazilere sahip olmaması tarımsal gelişim için uygun araziyi sunsa da.77’ye ulaşmıştır. gerek toprak kalitesi gerekse yeterli su potansiyeline sahip olunmaması tarımsal faaliyetlerin önünde bir engeldir. Ancak ikincil konutların düzensiz gelişimi bu alanı bir karmaşa içine itmiş durumdadır. Gaziemir ve Foça’dan sonra en yüksek değere. Özellikle orta gelir tabakasının turizm olarak tercihi ikincil konut ve yazlık konut kooperatifçiliğinin yaygınlaşmasına sebep olmuş ve kısıtlı tarım alanları bu kapsam içinde konuta dönüşmüştür.000 ölçekli Seferihisar Nazım İmar Planı ise 71. Tarımsal üründe çeşitliliğin bulunmadığı bu dar kapsamlı alanda son yıllarda tütün ve enginar gelir getirici tarımsal ürünlerdir. Aynı şekilde Seferihisar şehir nüfusu 10.000 kişi öngörmektedir. Karaburun yöresi. 36.

gov.29 olmasının yanında. Bu başlıklarda sosyal ve ekonomik yapı özellikleri ile jeomorfolojik ve çevresel yapı yanında alt yapı özellikleri incelenmiştir.50 oranıyla Türkiye ortalamasının altında iken. Bu fikrin temelinde. Modern dünyada kalabalık nüfuslu ülkeler bir “Pazar” olarak dikkat çekmektedirler. güven içersinde yaşayabilmekte ve bireylerine refah sağlayabilmektedirler. izleyen kısımda dört başlık altında ele alınmaktadır. TAHMİN VE PROJEKSİYONLAR İzmir’in yapısal özellikleri.1 Sosyal Yapı Özellikleri Sosyal yapı özelliklerinde İzmir ve bulunduğu Ege Bölgesi dikkate alınarak değerlendirilmiştir.59’u Ege Bölgesinde yaşamaktadır.) Tablo 6. Akabinde tüketim özellikleri ortaya konulmuş. diğer bölgelere nazaran üstün konumdadır. Bu bağlamda ilk önce nüfus özellikleri açıklanmaya. Böylece kalabalık nüfusa sahip ülkeler diğer ülkeler tarafından potansiyel müşteri olarak görülürken. köylerdeki nüfus artışı ‰ 5.6. Yıllık nüfus artışının toplamda ‰ 16. Ülkemiz nüfusunun % 7. kendilerini güven içersinde hissetmeleri ve etki alanlarını sağlam bir temele oturtmak istemeleri gibi düşünceler vardır. Nüfus olgusuna bu açıdan bakılmalıdır. kültürlerini sürdürebilmekte. şehirlerdeki nüfus artışı ‰ 23. sağlık potansiyeli tanıtılarak İzmir’in konut durumu tanımlanmıştır. kalifiye ve bilgi olarak nüfusu donanımlı ülkeler. Zira iyi eğitimli. izleyen başlıkta eğitim dikkate alınarak nüfusun kalifiye özellikleri tanımlanmaya çalışılmıştır. 6.tr sitesinden temin edilmiştir. Ege Bölgesi nüfus artışları açısından Türkiye değerlerine yakın olduğu için. onun potansiyel ve aktif gücüyle eş-zamanlı olarak ortaya çıkmaktadır. Zaten Çin pazarına giren ihracatçıların temel parolası “her Çinliye ürünümüzü kullandırmak” şeklinde ifade edilmektedir. 1 . İZMİR İLİNİN MEVCUT YAPISAL ÖZELLİKLERİ. Ege Bölgesi nüfus olarak Türkiye’nin üçüncü büyük bölgesidir. yüzyılın ikinci yarısına kadar etkisini sürdürmüştür. Nüfus Ülke nüfusunun çokluğu fikri gücün bir göstergesi olarak 20. (Ayrıntılar ilgili tabloda verilmiştir. Ancak günümüzde nüfusun etkisi. ülkelerin kültürlerini yaymaları.1 Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı1 1 www. bu nüfusun gerektirdiği sosyal ve ekonomik problemler ile ülke baş başa kalmaktadır.die.76 ile Türkiye ortalamasının üzerindedir.

96 3.tr sitesinden temin edilmiştir.500.29 23.500.37 24.79 36.000.000 3.000 1.75 35. 2002. Ancak dönemler itibarıyla artış oranı değişmektedir.69 28.28 26.03 16.00 16.000 500.000.000 0 40 35 30 25 20 15 10 5 0 Tablo 6.2 İzmir’in İlçelere Göre Nüfus ve Yıllık Nüfus Artış Hızı2 1 2 İzmir-Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri.1990 Genel Nüfus Sayımı Bölge Türkiye Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Güneydoğu Toplam Şehir Köy 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam Şehir Köy Yıllık Nüfus Artışı ‰ Toplam Şehir 18. Bu dönemdeki artışın temel etmeni “göç”tür.000.59 1.000 2.30 15.gov.26 21. Bu sonuç göç edenlerin toplam nüfustaki payının % 10’un üzerinde olduğundan çıkarılmıştır.48 -10.000 1.000 2. Takip eden yıllarda ise nüfustaki artış ‰ 30’lar düzeyinde seyretmiştir.94 13.10 7. 1945-1965 döneminde hızlı bir artış meydana gelmiştir. www.81 Köy 4. 2000 yılı sayımına göre İzmir nüfus bakımından Türkiye illeri arasında üçüncü sırayı almaktadır.43 25.die.1 İzmir’in Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı(1927-2000)1 4.000. ilin 1927’den bu yana sayım yıllarına göre nüfus ve yıllık nüfus artış hızları grafiği aşağıda verilmiştir.65 21. 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 19 20 27 35 40 45 nüfus 50 55 60 yıllık artışhızı(‰) 65 70 75 80 85 90 00 2 .76 21.000 3.50 5. Ankara.57 -6. Şekil 6. 60 yıllık dönem boyunca İzmir nüfusunun sürekli artma eğiliminde olduğu şekilden rahatlıkla görülmektedir.67 Bölgeden İzmir’e odaklanırsak.78 22.500.21 56 473 035 33 656 275 22 816 760 67 803 927 44 006 274 23 797 653 13 295 878 10 350 307 2 945 571 17 365 027 13 730 962 3 634 065 7 594 977 4 344 471 3 250 506 8 938 781 5 495 575 3 443 206 7 026 489 4 051 596 2 974 893 8 706 005 5 204 203 3 501 802 9 913 306 6 412 910 3 500 396 11 608 868 8 039 036 3 569 832 8 136 713 3 337 392 4 799 321 8 439 213 4 137 466 4 301 747 5 348 512 2 285 798 3 062 714 6 137 414 3 255 896 2 881 518 5 157 160 2 873 801 2 283 359 6 608 619 4 143 136 2 465 483 26. 1990-2000 döneminde yıllık nüfus artış hızı ise ‰ 22’ye düşmüştür. DİE.

Ödemiş. Konak.14 35.27 22.09 2 694 770 2 137 721 557 049 3 370 866 2 732 669 638 197 İzmir iline bağlı ilçelerin 1990 ve 2000 yılı genel nüfus sayımına göre bilgileri yukarıdaki tabloda verilmiştir.77 39.88 35.02 28.74 24. Karşıyaka.52 18.72 2.82 37.96 -7.63 35. Bornova.96 -5.23 143.49 24.47 22.92 30.46 43.23 25.5 45.29 37. Kemalpaşa “D” bölgesi.55 0. Diğer ilçelerde meydana getirdikleri alt yöreler itibariyle öbeklendirilmiştir.95 68.93 13.13 44 22.38 11.5 43. Güzelbahçe. Buca.55 28.55 42.51 40.08 56.82 8. 1927 yılında şehirde yaşayanların oranı % 48 iken kırsal nüfus % 52 olarak gerçekleşmiştir.14 24.84 21. Dikili.56 8.53 32. Burada ilçeler strateji alt yörelerine göre sıralanmıştır. Gaziemir.6 -3. Aliağa.76 26.43 31.51 23.85 2.95 23.21 20.83 -26.94 -10 -2.58 -7.32 25. Bu ilçeler tablonun yön kolonunda “A” harfiyle gösterilmişlerdir.85 -11. Torbalı ve Selçuk’tan oluşan “E1” bölgesi.6 18 973 -15. Beydağ ve Kiraz oluşan “E2” bölgesi.49 20.16 44.76 12. Bayındır. Çeşme ve Karaburun’dan oluşan “F1” bölgesi ve son olarak da Urla ve Seferihisar’dan oluşan “F2” bölgesi strateji alt yöreleri meydana getirmektedirler.49 49.78 36.19 1.31 8.71 -10.37 8. Narlıdere’dir.14 26.79 13. İlk grupta yer alan İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi sınırları içerisinde kalan merkez ilçeler: Balçova.15 -5.85 46.49 16.46 24.08 44 26 4.2 57.86 48. Menderes.4 49.27 23. Menemen ve Foça’dan oluşan “C” bölgesi.98 Köy 32.27 19.95 58.14 35.35 20.11 -12. Çiğli. Bergama ve Kınık’tan oluşan “B” bölgesi.37 38. Tire.64 47.01 4.87 26.05 18.91 32. Aradan geçen 70 yıllık dönemde bu oranda şehir lehine hızlı bir artış 3 .1990 Genel Nüfus Sayımı Yön İlçeler Toplam A Balçova A Bornova A Buca A Çiğli A Gaziemir A Güzelbahçe A Karşıyaka A Konak A Narlıdere B Dikili B Bergama B Kınık C Aliağa C Menemen C Foça D Kemalpaşa E1 Menderes E1 Torbalı E1 Selçuk E2 Bayındır E2 Tire E2 Ödemiş E2 Beydağ E2 Kiraz F1 Çeşme F1 Karaburun F2 Urla F2 Seferihisar Toplam 59 825 278 300 203 383 78 462 44 089 14 269 345 734 721 570 34 844 23 219 101 421 37 617 42 150 76 043 25 222 56 075 52 934 71 617 27 353 47 126 77 314 124 968 14 632 41 247 29 463 9 020 35 467 21 406 Şehir 59 825 274 226 199 130 73 364 39 905 11 624 345 360 720 502 34 844 10 023 42 554 17 167 25 450 29 006 12 057 16 354 9 405 21 167 19 412 13 862 37 855 51 620 5 831 7 850 20 622 2 338 25 648 10 720 Köy 0 4 074 4 253 5 098 4 184 2 645 374 1 068 0 13 196 58 867 20 450 16 700 47 037 13 165 39 721 43 529 50 450 7 941 33 264 39 459 73 348 8 801 33 397 8 841 6 682 9 819 10 686 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 66 877 396 770 315 136 113 543 87 692 18 190 438 764 782 309 54 107 30 115 106 536 32 109 57 192 114 457 36 107 73 114 73 002 93 216 33 594 47 214 78 658 128 259 14 147 44 910 37 372 13 446 49 269 34 761 Şehir 66 877 391 128 308 661 106 740 70 035 14 924 438 430 781 363 54 107 12 552 52 173 13 136 37 537 46 079 14 604 25 448 16 792 38 099 25 414 15 870 42 988 61 896 5 521 10 001 25 257 2 932 36 579 17 526 Köy 0 5 642 6 475 6 803 17 657 3 266 334 946 0 17 563 54 363 19 655 68 378 21 503 47 666 56 210 55 117 8 180 31 344 35 670 66 363 8 626 34 909 12 115 10 514 12 690 17 235 Yıllık Nüfus Artış Hızı(‰) Toplam Şehir 11.

K.63 0. Kemalpaşa’da şehir nüfusunun ilçe toplamı içindeki payının % 29’dan % 35’e çıkmasında.06’ya düşmüştür. Aşağıdaki tabloda şehir ve kırsalda yaşayan nüfus oranları verilmiştir. Hem şehir hem de köy nüfus artışı İzmir ili nüfus artışından daha fazla görülmektedir. Sonuç olarak şehirleşme hızlı bir biçimde gerçekleşirse. Genç nüfus 4 .42 0. Bu değer Türkiye gibi İzmir’in de genç nüfus potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.3 İzmir ve İlçe Gruplarına Göre Şehir ve Kırsal Nüfus (%) Alt Yöreler Büyükşehir Bakırçay-Gediz Gediz-Nif K.01 0.77’ye çıkmıştır.81 Köy 0. Bu durumda nüfus sayımında yazlık sahiplerinin evlerinde bulunması etkin rol oynamaktadır.29 0. Bunun diğer bir ifadesi ise. Önümüzdeki on yılda yapılması muhtemel değişikliklerle köy statüsünde olan yerler. Yarımada alt yörelerinde şehirde yaşayanların oranı % 61 civarındadır. Ayrıca genç bağımlı nüfus 1935’te % 58.58 0.62 0.39 0.vardır.61 0. Bu durumda İzmir’in değerlendirmesi gereken potansiyel bir genç nüfusu vardır. hızla gelişen sanayinin büyük etkisi vardır. Aralarında yaklaşık 2 puanlık fark vardır. Medyan yaş 1935-2000 döneminde 24. Diğer taraftan kırda yaşayanların oranı % 21’den % 19’a gerilemiştir. Son iki sayımı ele alırsak. şehir alanına dahil edilmesiyle bu oranın % 100 olması beklenebilir.45 0. Tablo 6. Tabi ki bu iki puan içerisinde doğumdan kaynaklanan artış ile göçlerin etkisi vardır. Buna en iyi örneğini 17 Ağustos 1999 Gölcük ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerini söyleyebiliriz.37 0.65 0.55 0. iki ilçedeki hızlı nüfus artışının diğer bir nedeni olmaktadır. Merkezde % 98’lik bir şehirleşme oranı vardır. 10 yılda 2 puanlık bir artış vardır.99 0. Bu sıçramada yine bölgede gelişen sanayi önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. onarılamayan büyük problemleri ardı sıra getirecektir. Yaşlı bağımlı oranı ise % 9.35 0.14’ten 2000’de % 34. Kemalpaşa’da şehir nüfus artışı. İzmir Büyükşehir Bütünü ile neredeyse birleşmesi ve bölgenin özellikle her mevsim oturmaya elverişli olması. kırsaldakine nazaran daha hızlıdır.98 0. Bu yüksek değer bölgenin iç ve dış turizm yapısından kaynaklanmaktadır.02 0. Menderes Yarımada İzmir 1990 Nüfus Sayımı Şehir 0.80’ dir.38 0.79 Köy 0.14’ten 28.19 Bakırçay-Gediz alt yörelerinde şehirleşme değeri % 45’ten % 47’ye yükselmiştir. Menderes strateji alt yörelerinde ise şehirde yaşayanların oranı % 37’den % 42’ye artmıştır. 2000 yılındaki genç bağımlılık oranının % 34. Medyan yaşından da nüfusun giderek yaşlandığını görmekteyiz.06 olmasıdır. İzmir’in 1990 sayımında şehirde yaşayanlar % 79 iken 2000 yılında bu oran % 81’e çıkmıştır.86 olmuştur.21 2000 Nüfus Sayımı Şehir 0.71 0.47 0. Toplam bağımlılık oranı ise % 43.53 0. Urla ve Seferihisar’ın.

bu değerler oldukça yüksektir.729 hanede yaşamakta ve ortalama hane halkı büyüklüğü de 3. Kocaeli’nden sonra 2.4 Engellik Türünün Cinsiyete Göre Dağılımı (2000) Engellilik Türü Görme engelli İşitme Engelli Konuşma Engelli Fiziksel Engelli Zihinsel Engelli Diğer Birden fazla engeli olanlar Bilinmeyen Toplam Erkek 4 169 2 573 1 449 13 356 4 510 3 154 2 630 2 316 34 157 Kadın 2 719 2 001 889 9 281 2 978 2 523 2 069 1 767 24 227 İzmir’e Göç Göç bireylerin doğdukları yerleri. göç veren iller için bir cazibe merkezi olmuştur. İzmir ili. sırada yer almaktadır. İstanbul. sırada.157’si erkek ve 24. Antalya ve İçel’in arkasından 5. Engellilik türüne göre cinsiyetlerin dağılımı aşağıdaki tabloda verilmiştir. En başta istihdam. İçel ve Bursa’nın arkasından 5. önemini yitirmektedir. 1985’te Kocaeli. Bu nedenle ilimiz göç almada ilk sıralarda yer almaktadır. Diğer taraftan bebek ölüm hızı ‰ 40 ve çocuk ölüm hızı ‰ 6 olarak tespit edilmiştir ki. Yani İzmir sahip olduğu olanaklar açısından tercih edilen bir il konumundadır.3 milyondur. Net göç hızına bakıldığında.7’si engellidir. akrabalarını ve değer verdiği bir çok şeyi bırakarak yeni ufuklara doğru yürüyüş sürecidir. göç veren iller için çekim merkezi olmaktadır. İzmir’de 2000 yılı sayımına göre hane halkı nüfusu 3. Bu değer bize çekirdek aile yapısını göstermektedir. 1980 sayım yılına göre İzmir. Göç veren yerler “itici faktörler” ile göç alan yerler ise “çekici faktörler” ile donanmıştır. İstanbul. sırada.227’si kadın olmak üzere toplam 58. İzmir İlinin bütününde 34. Bu nüfus 922. özümsedikleri kültürü.65’tir. Çocuk sahibi olmada ortalama yaş yaklaşık 27’dir.5 İzmir İli Göç Hızları 5 . Bu donanımın özünde ise gelir ve kaynak dağılımındaki adaletsizlik yatmaktadır. Eğer bu nüfus “kalifiye birey” durumuna getirilmezse. İzmir nüfusunun % 1.384 engelli bulunmaktadır. Tablo 6. eğitim ve sağlık imkanlarının şehrimizde gelişmesi. Göç hareketinin temelinde itici ve çekici faktörlerin etkisi vardır.değerlendirildiğinde konu önem kazanmaktadır. 1990 yılında ise Kocaeli. Tablo 6.

ulaşım. Gaziemir. Tebliğ. Yaşlılar ve engellilerin şehirde rahat yaşayabilmeleri için gerekli önlemlerin alınamaması. Şenay ÜÇDOĞRUK. İzmir Ticaret Odası. kaldırım vb.193’ü göç etmiştir. Şehirleşme yönünden getirdiği sorunlar. İki Değişkenli Probit Tahmin Yöntemi: İzmir'e Göç. Bu hanelerden 1. çarpık şehirleşme ve kültür çatışmalarını beraber getirmektedir. Mevcut şehir dokusunda imar değişiklikleri. 2 6 . Yaşam kalitesi yönünden getirdiği sorunlar. Mayıs-2003. otopark. istihdam. 1997. Göç edenlerin yeni yaşamlarının nasıl olduğunu tespit etmek amacıyla şu andaki yaşamlarının kalitesi 1 Tülay YESÜGEY.Sayım Yıllar 1980 1985 1990 Net Göç Hızı 71. Konut talebinin karşılanamaması nedeniyle konut politikalarının bütünleşememesi ve konut finansman problemlerinin ortaya çıkması. Park ve çocuk oyun alanları. Heyelan bölgesindeki Kadifekale’de yerleşim olması ve Bornova tarım toprağının konutlarla ziyan olması gibi yer seçimindeki yanlışlıklar. Göç etmek bireylerin problemlerini çözüyor mu sorusunun cevabını 2002 yılı Nisan ayında İzmir ili şehirsel kesimde yer alan dokuz ilçede yapılmış olan kapsamlı bir anket çalışmasından elde edebiliriz.41 38. 3.Ulusal Ekonometri ve İstatistik Sempozyumu. İzmir’e Göç ve Şehire Getirdiği Sorunlar.yüzyılın eşiğinde İzmir: Sorunlar ve Çözümler Sempozyumu. Koruma havzalarındaki plan dışı yerleşmeler. 4. Ancak şehrin kabul sınırları üzerindeki göç alt ve üst yapı. 2. Nüfus yönünden getirdiği sorunlar. sorunlar. sosyal ve teknik alt yapı yetersizlikleri ve bunların getirdiği klimatolojik meseleler. Bu konuda İzmir’de görülen sorunlar aşağıdaki gibi maddelenmiştir: 1 • • • • • • • • Hızlı nüfus artışı. Bu nedenle sorunları genel olarak ifade etmek daha uygundur. eğitim. M.633 hane ile görüşülmüştür. Yukarıdaki maddeleri bakış açıları doğrultusunda arttırmak mümkündür.Vedat PAZARLIOĞLU. Tebliğler Kitabı. Çiğli. 21. Bornova. VI. gecekondu. İzmir ilinde de yukarıda ifade edilen sorunların hepsi yaşanmaktadır. Karşıyaka. Konak ve Narlıdere ilçelerinde araştırma kapsamında 1. Bu süreç içerisinde şehrin hem üst hem de alt yapısının gelişmesi gerekmektedir. İstihdam yönünden getirdiği sorunlar. konut. Buca. Literatürde belirtildiği gibi göçün meydana getirdiği sorunlar 4 ana başlık halinde ifade edilebilir: 1.79 Sağlıklı Şehirleşme bir sürecin sonucunda meydana gelmelidir. Güzelbahçe. Körfez örneğindeki gibi çevre sorunları.97 61.2 Balçova.

ile kazançlarının durumu hakkında iki soru sorulmuştur.6 ve % 38.3 Yaşam Kalitesi Beklentisinin Gerçekleşmesi YAŞAM KALİTESİ BEKLENTİSİ Cevapsız 24% Değişmedi 19% Daha Kötü 16% Daha İyi 41% Yaşam kalitesi ve kazanç öz itibariyle aynı özelliklere sahip sorulardır. Çünkü göç eden kişilerin şehre getirdikleri artı değerler. Alınan cevapların dağılımı aşağıda pay grafikleri halinde verilmiştir.2 Kazanç Beklentisinin Gerçekleşmesi KAZANÇ BEKLENTİSİ Cevapsız 24% Değişmedi 23% Daha Kötü 15% Daha İyi 38% Şekil 6. Göçten sonraki yaşam ve kazancın daha iyi olduğunu belirtenlerin oranı sırasıyla % 40.8’inin ilkokul mezunu. Şekil 6. göçün tüm problemleri çözmediğini göstermektedir. Bu sonuçtan anlaşılıyor ki yaklaşık % 60’lık bir kesimin beklentileri gerçekleşmemiştir. Bu iki soru. yani kalifiye özellikleri düşük olmakta ya da hiç olmamaktadır. Bu nedenle elde edilen oranlar neredeyse birbirine eşit elde edilmiştir. Ankete katılanların eğitim durumlarına bakıldığında % 56. ilkokuldan terk ya da eğitim almamışlardan oluştuğu aşağıdaki tablodan 7 .1’dir. Bu durum aşağıda eğitim değişkeninde daha iyi görülebilir.

görülmektedir. Eğer kalifiye eğitim lise ve üstü olarak düşünülürse, bu tür bireylerin oranı % 28’dir. Tablo 6.6 Eğitim Durumunun Dağılımı Mezuniyet Durumu Eğitim Almamış İlkokuldan Terk İlkokul Mezunu Ortaokul Mezunu Lise veya Dengi Okul Mezunu Yüksek Okul Mezunu Fakülte Mezunu Lisans Üstü Eğitim Mezunu Toplam Frekans 123 84 721 248 334 24 86 13 1633 Yüzde 7.5 5.1 44.2 15.2 20.5 1.5 5.3 .8 100.0 Yığmalı Yüzde 7.5 12.7 56.8 72.0 92.5 93.9 99.2 100.0

Diğer taraftan göç eden hane halklarının eğitimi ele alındığında tanımlayıcı istatistik değerleri elde edilmiştir. Tablo 6.7 Hane Halkının Ortalama Eğitimi N Eğitim 1193 En küçük .00 En büyük 17.00 Ortalama 5.6653 Std. Sapma 3.5487

Hane halkının ortalama eğitimi 5.66 yıl olarak elde edilmiştir. Bu da göç edenlerin ilk okul mezunu olduklarını diğer bir deyişle kalifiye durumlarını göstermektedir. Söz konusu ortalama değer kişilerin göç ettikten sonra yaşam kalitesi ve kazançlarının değişmemesini ya da daha kötü durumda olmasını açıklamaktadır. İzmir’in il içerisindeki nüfus hareketleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Burada 6 farklı tipte göç ile karşılaşılmaktadır. Bunlar İzmir’den ilçe ve köylere; İlçelerden İzmir ve köylere; köylerden İzmir ve ilçelere şeklindedir. Göç hareketi cinsiyet faktöründen etkilenmemekte olup, cinsiyete göre göçün birbirine istatistiki olarak eşit olduğunu söyleyebiliriz. Göçün hareket yönü ise ilçeler ve köylerden İzmir’e doğrudur. Toplam il içi göç payı % 44’tür. Buna karşılık gelen göç ise % 38’dir. Dolayısıyla göç alıpvermede İzmir 6 puan dezavantaja sahiptir. Diğer taraftan ilçelerden köylere % 7’lik bir göç payı varken, köylerden ilçelere ise % 10’luk bir göç payı vardır. İlçelerde % 3’lük bir göç alma fazlalığı bulunmaktadır. Sonuçta İzmir hem ilden hem de kendi il içerisinden göç almaktadır. Doğal nüfus artışının yanında göçten kaynaklanan nüfus artışı da vardır. Doğal nüfus artışının etkileri uzun zamana yani konjonktür dönemlerine yayıldığı için hemen ortaya çıkmamaktadır. Örneğin ilköğretim talepleri 6 yıl sonra, lise talepleri 15 yıl sonra konut talepleri ortalama 25 yıl sonra çıkmaktadır. Bu örneği bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda genişletebiliriz. Bunu ihtiyaçların uzun döneme yayılması, planlı alt ve üst yatırımların gerçekleştirmesi sağlayacaktır. Fakat göç ile gelen nüfusun ihtiyaçları, gelen bireylerin yaşlarına göre aciliyet kazanacağından, İzmir’in düzenli şehir dokusunun oluşmasına sekte vuracaktır. İzmir’in sahip olduğu

8

kaynaklar etkin ve verimli kullanmaktan ziyade yatırımların gerçekleşmesi uzun dönem alacaktır.

parçalanacağından

istenen

Tablo 6.8 İzmir İli İçerisindeki Nüfus Hareketleri (1990) Göç Tipi İzmir'den ilçelere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı İzmir'den köylere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı İlçelerden İzmir'e Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı İlçelerden Köylere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı Köylerden İzmir'e Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı Köylerden ilçelere Göç tipindeki payı Toplam göçteki payı Toplam Göç Toplam göçteki payı Erkek 7.160 51.44 0.09 8.683 51.38 0.11 12.247 48.53 0.15 3.117 53.62 0.04 4.831 49.20 0.06 4.210 51.91 0.05 40.248 0.50 Kadın 6.760 48.56 0.08 8.217 48.62 0.10 12.988 51.47 0.16 2.696 46.38 0.03 4.989 50.80 0.06 3.900 48.09 0.05 39.550 0.50 Toplam 13.920 100.00 0.17 16.900 100.00 0.21 25.235 100.00 0.32 5.813 100.00 0.07 9.820 100.00 0.12 8.110 100.00 0.10 79.798 100.00

İzmir aldığı göçün sayısallığı dışında, dışa da göç vermektedir. İstatistiki olarak bu göçün analiz edilmesi olanaksız görülmektedir. Ancak genellikle “beyin göçü” olarak nitelenen bu olgunun yurtiçi ve yurtdışı büyük yerleşme merkezleriyle nitelikli hizmet ve üretim odaklarına yöneldiği bilinmektedir. Başka bir deyişle İzmir’in ekonomik olanaklarının giderek kısır döngü içine girmesi, nitelikli iş gücünün ekonomisi daha gelişmiş yörelere doğru kaydırmasına neden olmaktadır. Gerçekte bu bir yarışmadır. İzmir ise bugün için diğer büyük yerleşme merkezleriyle ve sözü edilen odaklarla sürdürdüğü yarışmada geri kalmış bulunmaktadır. Bunun çözümü için İzmir’in tarihi kimliği içinde de izlendiği gibi, hinterlandı ile barışık duruma getirilmesi ve çağın gerekleri doğrultusunda etki alanı ile ekonomik, sosyal ve fiziki olarak bütünleşmesini sağlayacak hızlandırmış bir metropolitenleşme süreci içine alınması gerekmektedir. Hinterlandının ve etkileşim alanının yönlendirmesiyle üst düzey karar ve hizmet odakları durumuna getirilecek metropoliten yerleşme merkezleri için, başka bir kimlik arayışı söz konusu edilemez.

9

İzmir’de bugün, uluslar arası Bilişim teknoloji ve Ar-Ge’ye verilen önemin azalması ile Ar-Ge personeli sayısı 2000 yılında ancak binde 10.5’e erişmiştir. Coğrafi yakınlık ve eğitilmiş nüfus gücü arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle ekonominin yönetim merkezi durumundaki İstanbul bu açıdan yüksek bir çekim gücüne sahiptir ve temellerini oluşturmuş ekonomisiyle bunu giderek hızlandırmaktadır. Ayrıca İstanbul, maaş ve yönetim kalitesiyle çekiciliğini arttırmaktadır. Sayısal verilerin tam olarak bulunmadığı bu olgu içinde, sadece Türkiye İş Kurumu aracılığı ile yurtdışına ülkeden 2001 yılında 20.242 kişinin gönderilmiş olması olayın ciddiyetini kanıtlar görünmektedir. Özellikle ihracat, üretim ve lojistik sektörlerinde uzmanlaşmış iş gücünün bu göç içinde önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. İstanbul, üretim müdürü, genel müdür, lojistik sektöründe çalışacak deneyimli yöneticiler ile ihracat yöneticilerini en çok arayan pozisyondadır. Beyin göçü ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin önemi son yıllarda artış göstermektedir. Eğitim, uzun vadeli ekonomik büyümenin en önemli belirleyicisi olduğundan nitelikli insan sermayesinin İzmir’den kaçışı şehre büyük zararlar getirmektedir. İzmir bu boyutta, gelir seviyesi düşüşü ve uzun vadede ekonomik büyümesinin zorlaşmasıyla karşılaşmaktadır. Bu göçün önlenmesi için sayı ve nitelik olarak İzmir’de eğitilen insan göçü ile talep edilen arasındaki dengesizliğin kaldırılması gerekmektedir. Ayrıca vasıfları belirli işlere, farklı ücret seviyelerinin uygulanması gerekmektedir. İzmir, yaratıcı gücünü teşvik edememektedir. Belirtildiği üzere, araştırma ve inceleme imkanlarının yetersizliği, ihtisaslaşma olanağını zorlaştırmaktadır. Buna karşın İzmir’in teknolojik gelişme ve yeniliklerin merkezi olma için çaba sarf etmesi gerekmektedir. Ve yine İzmir, eğitim harcamalarına gerekli yatırımı yapmadığı sürece bu göçün ivmesini durdurmakta zorlanacaktır. Bu bağlamda son yıllarda, İzmir’de kurulan Ekonomi Üniversitesi gibi kurumlar iletişim olanaklarını arttırmanın yanında yazılımcılık gibi fikir üretiminin yaygınlaşmasına yönelik çalışmalarla gelişime katkıda bulunmaktadırlar. Bu tür yatırımlara yönelinmesi beyin göçünü önlemeye yarayacak girişimler olarak görülmektedir. Strateji Alt Yörelerinin Değerlendirmesi 2003 Yılı İtibariyle Nüfus Yapısının Genel

[A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi 1990-2003 yılları arasında yapılan nüfus sayımlarını dikkate aldığımızda yörenin toplam nüfusu her bir ilçe bazında ve alt yöre bütününde artış göstermektedir. En büyük nüfusa sahip olan ilçe Konak olmasına karşın, yıllık nüfus artış hızının en çok olduğu ilçenin Gaziemir olduğu görülmektedir. Yaklaşık son on yıllık bir süreçte yapılan nüfus sayımlarını karşılaştırdığımızda, yörenin yıllık nüfus artış hızında çok büyük bir farkın olmaması sonuçta nüfusunda çok fazla artış göstermediğini göstermektedir. Köy nüfuslarına bakıldığında, yaklaşık on yıllık süreçte % 50’ye yakın bir artış görülmektedir. Ancak toplam nüfus içindeki payında fazla bir değişim görülmemektedir.

10

İzmir Büyükşehir Bütünü strateji alt yöresinde bulunan ilçelerin şehir nüfuslarına bakıldığında devamlı bir artış görülmekte olup, Karşıyaka ve Konak’a bağlı köy nüfusunda yaklaşık %o 10 bir azalma görülmektedir. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Yörenin köy nüfusunun toplam nüfus içindeki payı şehir nüfusuna oranla daha fazladır. Ancak köy nüfusunun toplam nüfus içindeki payı yüksek olmasına rağmen yıllık nüfus artış hızında yaklaşık % o 1’lik azalma görülmekte ve bu da köy nüfusunun azalışta olduğunu göstermektedir. Yöreye bağlı Kınık İlçesinin hem şehir hem de köy nüfusunda azalma görülmektedir. Kınık’taki bu azalış özellikle şehir nüfusunda daha çok görülmektedir. Dikili ise en çok nüfusa sahip ilçe konumundadır. Ayrıca yıllık nüfus artış hızı da % o 25’in üzerindedir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Gediz strateji alt yöresi nüfusunun ağırlıklı kısmı köylerde görülmekle birlikte yıllık nüfus artış hızı, arada çok büyük bir fark olmamasına karşın, şehir nüfusunda daha çoktur. Ancak şehir ve köy nüfuslarındaki yıllık nüfus artış hızı 2003 yılı itibariyle daha önceki yıllara oranla azalış göstermektedir. En yüksek nüfusa sahip olan Menemen İlçesi ayrıca yöredeki yıllık nüfus artış hızının en yüksek olduğu ilçedir. [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi Bu alt yörenin tek ilçesi olan Kemalpaşa’nın köy nüfusu şehir nüfusundan daha çoktur. Gerek şehir gerekse köy nüfusu artmaktadır. Ancak şehir nüfusunun yıllık artış hızı daha fazladır. [E1] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Yöreye bağlı Selçuk dışındaki ilçelerin köy nüfusları şehir nüfusundan daha yüksek olurken, yıllık nüfus artış hızı şehir nüfusunda daha fazladır. Yörenin toplam nüfusunun, 2003 yılı itibariyle daha önceki yıllara oranla, yıllık nüfus artış hızı artmakta ancak şehir ve köylerin nüfus artış hızı azalmaktadır. En yüksek şehir ve köy nüfusuna sahip olan ilçe Selçuk İlçesi olup, yıllık nüfus artış hızı en yüksek olan Menderes’tir. [E2] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Yöreye bağlı Tire dışındaki ilçelerin köy nüfusları şehir nüfusundan daha yüksektir. Şehir nüfusunun yıllık nüfus artış hızı artarken, köy nüfusununki azalmaktadır. En çok köy nüfus artış hızı azalışı Tire’de görülmektedir. En küçük şehir ve köy nüfusuna sahip olan Beydağ’ın, hem şehir hem de köy nüfusu azalmaktadır. En yüksek şehir ve köy nüfusuna sahip ilçe ise Ödemiş’tir. Yörede en yüksek nüfus artış hızları şehir nüfuslarında görülmektedir. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu yörenin her kesiminde nüfus artışı görülmektedir. Şehir nüfusu Çeşme İlçesinde daha yüksek olurken, köy nüfus artışı Karaburun İlçesinde daha çok görülmektedir.

11

En yüksek şehir ve köy nüfusuna sahip olan ilçe Çeşme olmakla birlikte şehir nüfus artış hızı da bu ilçede daha çok görülmektedir. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu yörenin her kesiminde nüfus artışı görülmekle beraber Seferihisar İlçesinde bu artış daha hızlı olmaktadır. Urla en yüksek şehir nüfusuna sahip olurken ,en yüksek köy nüfusuna ise Seferihisar sahiptir. İzmir İli Toplamı İl bazında en fazla nüfusa sahip olan yöre İzmir Büyükşehir Bütünü strateji alt yöresidir. Şehir nüfusu, köy nüfusundan daha fazla olmakla beraber toplam yıllık nüfus artış hızı şehirde daha fazladır. En fazla köy nüfusuna sahip K. Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi olmakla beraber ayrıca en düşük nüfus artış hızına da sahiptir. En fazla şehir nüfusuna sahip yöre ise İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresidir. İzmir ili toplam nüfusu, gerek şehir gerekse köy nüfusu olarak, artış göstermekte ve artış göstermesi beklenmektedir.

12

Tablo 6.9 İzmir İli Alt Yörelerinin 2000 Yılı Nüfusu ve 2003 Yılı Tahmini Nüfusu
2000 Yılı Alt Yöreler İlçeler Toplam Nüfus 113.543 438.764 782.309 396.770 315.136 87.692 66.877 54.107 18.190 2.273.388 Dikili Bergama Kınık [B] Aliağa Foça Menemen [C] 30.115 106.536 32.109 168.760 57.192 36.107 114.457 207.756 Yıllık Nüfus Artış Hızı * 36,95 23,82 8,08 35,46 43,78 68,74 11,14 44,00 24,27 2003 Yılı Tahmini Toplam Nüfus 126.609 470.877 801.439 440.490 358.368 100.956 69.137 61.568 19.547 Yıllık Nüfus Artış Hızı ** 36,31 23,55 8,05 34,84 42,85 46,95 11,08 43,06 23,98 24,80 25,71 6,03 -16,09 5,58 30,73 36,50 40,17 36,96 2000 Yılı Şehir Nüfusu 106.740 438.430 781.363 391.128 308.661 70.035 66.877 54.107 14.924 2.232.265 12.552 52.173 13.136 77.861 37.537 14.604 46.079 98.220 Yıllık Nüfus Artış Hızı * 37,49 23,85 8,11 35,5 43,82 56,23 11,14 44,00 24,98 2003 Yılı Tahmini Şehir Nüfusu 119.201 470.554 800.528 434.279 351.042 82.526 69.137 61.568 16.070 2000 Yılı 2003 Yılı Tahmini

Yıllık Nüfus Köy Yıllık Nüfus Köy Yıllık Nüfus Artış Hızı ** Nüfusu Artış Hızı * Nüfusu Artış Hızı ** 36,81 23,57 8,08 34,88 42,89 54,71 11,08 43,06 24,66 3.266 21,08 3.477 20,87 23,19 28,17 -8,12 -7,64 -0,70 16,15 47,89 36,72 35,36 6803 334 946 5.642 6.475 17.657 28,84 -11,31 -12,13 32,55 42,02 14,39 7.408 323 911 6.211 7.326 18.430 28,40 -11,16 -12,57 32,03 41,16 14,28

Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe [A]

24,43 2.448.991 26,00 4,92 -15,38 3,92 30,51 35,87 40,88 37,06 32.530 108.481 30.596 171.607 62.715 40.285 129.115 232.115

23,83 2.404.905 22,49 20,37 -26,76 11,01 38,85 19,16 46,27 38,90 13.418 55.427 12.053 80.898 42.084 15.460 52.775 110.319

24,83 41.123 22,24 20,17 -28,68 17.563 54.363 18.973

63,94 44.086 28,58 -7,96 -7,49 19.112 53.054 18.543

12,75 90.899 38,11 18,99 45,23 19.655 21.503 68.378

-1,76 90.709 16,29 49,05 37,40 20.631 24.825 76.340

38,72 109.536

35,37 121.796

13

Kemalpaşa [D] Menderes Torbalı Selçuk [E1] Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz [E2] Çeşme Karaburun [F1] Urla Seferihisar [F2]

73.114 73.114 73.002 93.216 33.594 199.812 47.214 78.658 128.259 14.147 44.910 313.188 37.372 13.446 50.818 49.269 34.761 84.030

26,53 26,53 32,14 26,35 20,56 27,41 0,19 1,72 2,60 -3,37 8,51 2,55 23,77 39,91 27,80 32,86 48,47 39,03

79.294 79.294 80.515 101.810 35.776 218.101 47.304 79.228 129.680 14.004 46.120 316.336 40.120 15.146 55.266 54.287 40.064 94.368

27,05 27,05 32,65 29,40 20,98 29,19 0,63 2,41 3,67 -3,39 8,86 3,33 23,65 39,68 27,97 32,33 47,33 38,68

25.448 25.448 16.792 38.099 25.414 80.305 15.870 42.988 61.896 5.521 10.001 136.276 25.257 2.632 28.189 36.579 17.526 54.105

44,20 44,20 57,95 58,76 26,93 47,41 13,52 12,71 18,15 -5,46 24,21 15,23 20,27 22,63 20,51 35,49 49,14 39,72

28.974 28.974 19.884 45.217 27.523 92.624 16.522 44.648 65.328 5.430 10.745 142.673 26.824 3.136 29.960 40.613 20.238 60.851

43,25

47.666

18,23

50.320

18,06 18,06 25,24 8,81 2,96 16,25 -6,03 -10,34 -10,26 -2,02 4,42 -6,18 31,01 44,34 37,27 25,31 46,68 37,79

43,25 47.666 56,34 57,10 26,57 56.210 55.117 8.180

18,23 50.320 25,56 8,85 2,96 60.631 56.593 8.253

47,57 119.507 13,42 12,63 17,99 -5,54 23,92 31.344 35.670 66.363 8.626 34.909

15,91 125.477 -5,94 -10,09 -10,00 -2,01 4,43 30.782 34.580 64.352 8.574 35.375

15,29 176.912 20,06 58,40 12.115 10.514

-6,22 173.663 31,50 45,32 13.296 12.010

20,31 22.629 34,87 47,96 12.690 17.235

37,70 25.306 25,64 47,79 13.691 19.826

39,17 29.925

37,80 33.517

İzmir İl Toplamı * : 1999-2000 yılları arası

3.370.866

22,38 3.616.078

23,41

2.732.669

24,55 2.951.204

25,64 638.197

13,60 664.874

13,65

** : 2000-2003 yılları arası

Kaynak : DİE, 2000 İzmir İli Nüfus Sayımı

14

Eğitim
İzmir ilinde okuma-yazma bilen oranı ülke genelinde olduğu gibi sürekli artış göstermiştir. 6 ve üstü yaştakiler için okuma-yazma oranı, 1935’te % 34.96 iken bu oran, 2000 yılı nüfus sayımına göre % 91.86’dır. Oran erkeklerde % 96.3'e kadınlarda % 87.4'e yükselmiştir. Okuma-yazma oranındaki 65 puanlık artış iyi bir göstergedir ancak, tek başına yeterli olmamaktadır. Çünkü okuma ve yazma, bilgi edinme yolunda atılan ilk adımdır. Daha sonraki aşamalarda gelince, bir bütün olarak anlam kazanmaktadır. 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre ilimizde 14 ve üstü yaştakilere ait nüfusun % 50’si ilk okul mezunudur. Ayrıca nüfusun yaklaşık % 66’sını ilkokul mezunu, okuryazar ve eğitimsiz öbeği oluşturmaktadır. Eğer kalifiye birey eğitimi sınırını lise kabul edersek, bu durumda nüfusun yaklaşık % 75’i kalifiye değildir. Gerek İzmir ve gerekse Türkiye için problem bu noktada başlamaktadır. Çünkü İzmir için ortalama eğitim yılı 6.5 yıl ve Türkiye için yaklaşık 5 yıl civarındadır. Türkiye toplum olarak ilkokul mezunu değilken, İzmir de ortaokul mezunu değildir. Bu durumda kesinlikle söylenecek tek bir cümle vardır: “Türkiye’nin tek problemi toplumun eğitim seviyesini yükseltmektir”. Tablo 6.10 Okuryazarlık ve Eğitim Durumuna Göre Nüfus (1975-2000)1 Eğitim Düzeyleri Eğitimsiz Okur-Yazar İlkokul Ortaokul ve dengi Lise ve dengi Yüksekı öğrenim Toplam Sayım Yılları 1975 30.43 8.46 47.46 5.08 5.59 2.98 100.0 1980 28.50 7.91 45.26 5.40 7.13 5.79 100.0 1985 20.08 7.67 50.65 6.16 9.49 5.95 100.0 1990 17.18 5.19 52.03 7.18 10.97 7.44 100.0 2000 10.74 5.84 49.07 8.74 14.83 10.78 100.0

(İzmir ili okul öncesi, ilköğretim ile lise ve dengi okullara ilişkin istatistikler ilgili tabloda verilmiştir2.)

İzmir’de 2002-2003 öğretim yılında toplam 29.594 öğretmen, 615.703 öğrenci, 2.080 okulda 16.301 derslikte eğitim ve öğretim görmektedir. Bir dersliğe düşen ortalama öğrenci sayısı Türkiye ortalaması ile karşılaştırıldığında, İlköğretim okulları düzeyinde 1999-2000 eğitim-öğretim yılında Türkiye ortalaması 59 iken İzmir’de bu oran 41 olarak görülmektedir. Ancak kaliteli bir eğitim standardı olan 24 kişilik sınıf dikkate alındığında, her sınıfta ortalama 17 öğrenci fazlalık olduğu ve sınıfların % 71 fazla kapasiteyle eğitim verdiği görülmektedir. Genel liselerde Türkiye ortalaması 37 iken İzmir'de bu rakam 32 öğrencidir. Meslek liselerinde ise Türkiye ortalaması 33, İzmir'de ise bu rakam 34'tür. Yine sınıflarda 24
1 2

İzmir-Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri, DİE, Ankara, 2002.s.49. Bu istatistikler www.izmirvaliligi.gov.tr adresinden temin edilmiştir.

15

öğrenci kapasitesini dikkate aldığımızda yaklaşık % 38’lik aşırı kapasite yüklenimi söz konusudur. Merkezdeki ilköğretim okullarında çiftli tedrisat yapılmaktadır. Kaliteli eğitim için ise bunun tekli tedrisata inmesi gereklidir. Bu nedenle 24 kişilik baz sınıfı dikkate aldığımızda ihtiyaç olan derslik sayısı 20.000’e yaklaşmaktadır. Mevcut ise 11.135 dersliktir. Sonuçta eksik olan derslik sayısı 8.865’tir. Yukarıda belirtilen rakamlar yalnızca mevcut durumun iyileştirilmesi içindir. Eğer eğitimdeki hedef 11 yıl zorunlu eğitim ise, yani 6 yaşında alınan bir öğrencinin lise eğitimini tamamladığında meslek edindirme eğitimini de tamamlamış olması durumunda, ihtiyaç miktarları hemen değişecektir. Bu durumda ilköğretim ve liselerin toplam ihtiyacı 24.000 dersliktir. Şu ana kadar yalnızca fiziksel temel ihtiyaçlar bazında eksiklikleri dikkate alınmıştır. Bunun yanında sosyal ihtiyaçları da göz önüne alındığında ihtiyaçlar daha da artacaktır. Bunların ekonomik değerlerinin araştırılması ise ilgili kuruluşlara bırakılmıştır. Stratejik plan açısından konunun önemi 2013 yılında İzmir’in sosyal ve ekonomik hayatında kalifiye bireylerin yer almaya başlamış olması olacaktır. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısına baktığımızda ise okul öncesi eğitimde Türkiye ortalaması 17 iken İzmir 'de 18'dir. İlköğretim okullarında Türkiye geneli 30 öğrenci iken İzmir'de 24'tür. Genel liselerde ise 18 öğrenciye karşılık İzmir'de 14'tür. Meslek liselerinde ise Türkiye ortalaması 13 öğrenci iken İzmir'de bu sayı 14'tür. İzmir İlinin okullaşma oranı ilköğretimde % 99, liselerde ise % 97’dir. Tablo 6.11 İzmir İli Lise ve Altı Düzeyde Eğitim İstatistikleri Okul Türü Anaokulu(Resmi+Özel) Anasınıfı (Resmi+Özel) Okul Öncesi Toplamı İlköğretim Okulu (Resmi+Özel) Yatılı İlköğretim. Bölge Okulu Pansiyonlu İlköğretim Okulu Özel Eğitim Okulu İlköğretim Okulu Toplamı Genel Lise Meslek - Teknik Lise Liseler Toplamı Genel Toplam Öğrenci Öğretmen Derslik Sayısı Sayısı Bağımsız Bünyede Sayısı 78 78 1.233 2 1 3 1.239 130 154 284 1.601 475 475 3.185 13.818 17.003 451.624 1.724 594 530 457.472 87.883 53.355 141.238 615.713 173 765 938 18.954 79 30 101 19.164 5.553 3.939 9.492 29.594 273 601 874 10.997 57 24 57 11.135 2.719 1.573 4.292 16301 Okul Sayısı

İzmir İlinin yüksek öğrenim imkanlarını kapsamında Ege, Dokuz Eylül, Yüksek Teknoloji, Yaşar ve İzmir Ekonomi Üniversiteleri olmak üzere beş üniversite mevcuttur. Bunların ilk üçü kamu, son ikisi ise özel üniversitedir. Bu üniversitelerde toplam 29 Fakülte, 19 Enstitü, 26 Yüksek Okul, 6434 Öğretim elemanı, 74.908

16

öğrenci bulunmaktadır. Yüksek öğrenim öğrencilerine yönelik olarak ilimizde beş öğrenci yurdu bulunmakta, bu yurtlarda da 9.756 öğrenci kalmaktadır. Strateji Alt Yörelerindeki Nüfusun Okuryazarlık Düzeyi Genel Değerlendirmesi ( 2000 Nüfus Sayımı Bilgilerine Göre ) [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Alt yörenin ortalama % 7’si okuma yazma bilmemektedir. Bu ortalama değer Konak İlçesinde yaklaşık % 1 değeriyle aşılmıştır. Ayrıca Konak İlçesi en fazla okuma yazma bilenin bulunduğu ilçedir. Okuma yazma bilmeyen oranının en düşük olduğu ilçeler ise Balçova ve Güzelbahçe’dir. Alt yöre bazında yüksek öğrenimi bitiren sayısı ortalama % 9 olup bu oranın altındaki ilçeler Buca ve Çiğli’dir. İlçe nüfusunda oransal olarak en çok yüksek öğrenim mezunu bulunduran ilçe ise Narlıdere’dir. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Toplam nüfusa oranla en çok okuma yazma bilmeyenin bulunduğu ilçe Kınık olup, alt yöre ortalamasının % 3 üzerinde bulunmaktadır. En çok okuma yazma bilenin bulunduğu ilçe Bergama olup, bunların yüksek öğrenimi bitirenlerin sayısı alt yöre ortalamasının üstündedir. Ayrıca Bergama en fazla yükseköğretim mezunu bulunduran ilçedir. Yüksek öğrenim mezunu olanların ortalaması % 5’tir. Toplam nüfusa oranla en çok yüksek öğrenim bulunduran ilçe ise Dikili’dir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Okuma yazma bilmeyen oranının en düşük olduğu ilçe Foça İlçesidir. Foça’daki bu oran alt yöre ortalamasının % 4 altındadır. En fazla okuma yazma bilen miktarı ise Menemen’de bulunmaktadır. Yüksek öğrenimden mezun olanların sayısı en çok Menemen’de bulunmasına rağmen yüksek öğrenim mezunlarının nüfusa oranladığımızda en fazla değere, diğer ilçelerden farklı olarak, Foça’da rastlanılmaktadır. [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi Kemalpaşa’nın % 10’u okuma yazma bilmemekte ve nüfusunun % 4’ü yüksek öğrenim mezunu olmaktadır. [E1] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi En fazla okuma yazma bilmeyenin bulunduğu ilçe olan Torbalı aynı zamanda en fazla okuma yazma bilenleri de bünyesinde bulundurmaktadır. Yüksek öğrenim mezunları en çok Torbalı’da olmasına karşılık toplam nüfusa oranladığımızda en çok Selçuk İlçesinde görülmektedir. [E2] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Alt yörede en fazla okuma yazma bilmeyenin bulunduğu ilçe Bayındır İlçesidir. Bu ilçedeki okuma yazma bilmeyenlerin oranı alt yöre ortalamasının üzerindedir. En fazla okuma yazma bilen sayısı en çok Ödemiş İlçesinde bulunmaktadır. Yüksek öğrenim mezunlarını toplam nüfusa oranladığımız da en yüksek değere Tire ve Ödemiş’te rastlanılmaktadır.

17

Menderes Kara Kesimi alt yörelerinde aşılmıştır. Okuma yazma bilen sayısı Çeşme’de daha çok görülmekte olup nüfusa oranladığımızda Karaburun ile arasında pek fark görülmemektedir. miktar olarak Urla’da daha fazladır. Oransal olarak en fazla yüksek öğrenim mezunu bulunduran ilçe Çeşme olurken. En az okuma yazma bilmeyen sayısı Yarımada Çeşme Kesimi alt yöresinde bulunmaktadır. en az okuma yazma bilmeyen sayısı ise Foça’da görülmektedir. İzmir İli Toplamı İzmir ili genelinde okuma yazma bilmeyen sayısı % 7 oranındadır. Bu oran Bakırçay. Yüksek öğrenim mezunu sayısı en çok İzmir Büyükşehir Bütünü alt yöresinde olmasına karşılık. K. toplam nüfusa oranladığımızda Yarımada Çeşme Kesimi alt yöresinde görülmektedir.[F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Yarımada Çeşme Kesimi alt yöresinde okuma yazma bilmeyenlerin sayısı % 5’i geçmemektedir. Okuma yazma bilen ve yüksek öğrenim mezunu sayısı Urla’da daha fazla olmakla beraber toplam nüfusa oranladığımızda Seferihisar ile aynı orandadır. 18 . en az bulunduran ise Kınık’tır. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Alt yöredeki okuma yazma bilmeyenlerin sayısı nüfusa oranla tüm ilçelerde aynı olup. En fazla okuma yazma bilmeyen sayısı oransal olarak Torbalı ve Kınık’ta görünürken. Menderes Kıyı Kesimi ve K. Gediz–Nif.

375 7.514 401.727 47.200 658.265 61.790 43.291 29.599 50.816 1.891 10.038 3.557 7.868 2.863 41.647 258.141 60.905.187 11.493 53.164 261.725 3.583 47.925 33.940 49.908 17.602 37.501 39.481 65.810 1.496 6.700 2.568 19.141 8.164 306.746 32.604 190.629 1.874 242.041 62.559 261 3.962 13.593 33.539. Nüfus İçinde Oran 7% 6% 8% 6% 7% 5% 4% 7% 4% 7% 7% 8% 11% 8% 5% 2% 8% Okuma Yazma Bir Okul Bitirilen Okul Yüksek öğrenim Toplam 6.230 11.233 32.770 357.977 366.517 47. Nüfus İçinde Oranı 7% 12% 9% 9% 6% 12% 12% 13% 11% 9% 8% 6% 2% 5% 8% 15% 5% Toplam Bilen Toplam Bitirmeyen Toplam İlk ve Orta Öğretim 66.394 25.414 9.860 1.464 1.734 25.838 73.154 133.504 14.040.586 10.872 47.051 13.073 8.794 11.202 53.041 8.469 13.401 13.453 599 135.069 19 .886 2.159 Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe [A] Dikili Bergama Kınık [B] Aliağa Foça Menemen 97.271 7.Tablo 6.751 70.944 70.410 712.669 42.405 6.102 1.590 7.243 63.866 22.934 20.335 2.12 6 ve Daha Yukarı Yaştaki Nüfusun İlçelere Göre Okuryazarlık Durumu Alt Yöreler İlçeler Toplam Okuma Yazma Bilmeyen Top.764 32.000 525.591 11.825 337.467 275.755 6.962 10.181 64.692 1.012 51.041 2.047 42.638 207.591 12.117 376.757 461.734 280.270 5.698 285 3.821 1.497 91.311 8.649 35.095 16.189 27.348.363 7.259 2.484 885 2.910 Top.442 1.172 793 3.543 191.637 50.774 59.131 9.

151 8.894 14.[C] Kemalpaşa [D] Menderes Torbalı Selçuk [E1] Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz [E2] Çeşme Karaburun [F1] Urla Seferihisar [F2] İzmir İl Toplamı 89.459 20.451 23.876 39.189 20.705 172.496.636 64.226 5.569 33.949 81.932 28.472 15.388 26.032 14.959 5.628 25.255 45.142 6% 10% 10% 9% 11% 10% 10% 16% 10% 9% 9% 10% 10% 3% 4% 3% 5% 5% 5% 7% 83.206 439 921 12.847 15.387 468 4.832 5.120 13.261 22.053 7.915 16.697 4.012 9.483 12.086 2.077 10.185 33.786 6.167 4.748 26.894 10.388 10.413 2.016 8.464 26.573 8.089 111.120 20.748 23.430 39.104 40.353 222.088 2.716 32.230 22.932 66.377 47.160 2.408 3.918 60.173 20.870.413 7.492 51.271 5. 2000 İzmir İli Nüfus Sayımı 20 .744 5.712 817 817 567 1.324.292 1.619 12.625 2.093 452.798 23.838 867 2.816 1.874 11.077 14.132 8% 4% 4% 4% 5% 7% 5% 4% 5% 5% 3% 4% 5% 18% 17% 18% 11% 11% 11% 9% Kaynak: DİE.454 2.317 2.178 4.698 733 120 853 1.594 2.674 6.911 20.788 49.245 50.412 15.865 544 2.756 22.090 16.010 124.300 3.239 14.707 14.821 2.049 72.324 56.597 3.810 30.951 14.149 23.793 17.754 899 1.359 1.513 5.609 22.987 2.765 1.006 1.018 37.132 34.413 3.995 161 392 6.375 3.239 5.198 7.292 2.855 3.203 2.648.077 15.533 3.130 35.341 87.281 15.609 1.872 367 3.226 3.373 5.499 8.412 22.

150.774 2003 46.381.05 3. ev eşyası kalemi yüzdesinin yaklaşık sekizde biridir.690.190 2.13 Ege Bölgesinin Harcama Kalemlerine Göre Tüketim Yapısı Harcama Kalemleri Gıda.654 12.60 22.530.036 1.036 12.056 11.14 Ege Bölgesi İçin Toplam Tüketim Harcamalarına Ait Senaryolar 1 Hamdi EMEÇ.56 15. 21 .58 9.223 467. Tablo 6. % 23’ü konut ve kira. gelirinin her harcama kalemi için ortalama gelire sahip. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında düşüş göstermiştir.26 18.07 2.957 1.300. hane halkı büyüklüğünün 4.862 29. ulaştırma. Ev eşyası. hane halkı reisinin yaşının 43.936.591 1.158. Ege Bölgesi Tüketim Harcamaları İçin Sıralı Logit Tahminleri Ve Senaryo Sonuçları. Ayrıca insan sermaye modellerinin temel açıklayıcı değişkeni olan eğitim harcamalarının yüzdesi. ve eğitim harcama olasılıkları en düşükten en yükseğe doğru artış göstermiştir. lise mezunu ve yevmiyeli olarak çalıştığı kabul edilmiştir.633.00 9. ayakkabı Konut ve Kira Ev eşyası Sağlık Ulaştırma Eğlence ve Kültür Eğitim Otel.59 13.756. orta. sağlık.16 10. 2002. ilgili tabloda verilmiştir.123 4. eğitim ve otel-lokanta-pastane gibi sosyal harcamaların düşüklüğü bu kanaati doğrulamaktadır.00 14. Yani toplam tüketimin % 68’i zorunlu harcamalara yönlendirilmektedir ki bu durum gelir yapısındaki düşüklüğü göstermektedir. yüksek ve en yüksek düzeydeki harcama olasılıkları elde edilmiştir.86 16.579 131.363.708.624 1. Ege Bölgesinde toplam tüketimin % 35’i gıda.659. tütün Giyim.156 Ege Bölgesi Toplam Türkiye Harcamasındaki Payı Payı 35. Zaten sağlık.654.692.076.262 3.05 1.24 2. İlgili tabloda toplam tüketim harcamalarına ait senaryolara bakıldığında gıda ve giyim harcama olasılıkları orta harcama gurubuna doğru artmış.294 192. Tablo 6.Tüketim Yapısı 1994 yılında DİE’nin yaptığı Hane Halkı Tüketim Anketi verilerinden hareketle Ege Bölgesi için düzenlenen tüketim harcamaları. ve % 10’u ise giyim harcamalarına gitmektedir.15 5.794 1.416 4.72 100. eğlence.730.671.849. Böylece modelde katsayı tahminleri kullanılarak en düşük.450. sigara ve diğer harcama olasılıklarında ise bu defa yüksek harcama grubuna doğru bir artış göstermiş en yüksek harcama grubunda düşmüştür.326 Ege Bölgesi tüketim yapısı ayrıntılı özelliklerinin değerlendirildiği bir çalışmada1 bazı senaryolar oluşturulmuştur: Senaryo. Konut. içki. Bu tabloda tüketim harcama büyüklüğü hem 1994 hem de 2003 fiyatları itibariyle verilmektedir.628.90 14.088.lokanta. hane halkı reisinin bulunduğu ev itibariyle normal kat veya lüks binada ve gelişmiş sokakta oturduğu.492. otel.046.135 374.365. düşük.548.12 15.831.pastane Çeşitli mal ve hizmet Toplam Ege Bölgesi 1994 6.88 14.658 7. DEÜ-SBE dergisi.132.58 15.064 576.097.66 14.56 9.404.

147 3.121 0.314 Bu çalışmada DİE’nin 1994 yılı hane halkı gelir dağılımı ve tüketim harcamaları anket verilerinden hareket ederek Ege Bölgesindeki hanelerde en düşük düzeyde harcama yapanlardan en yüksek düzeyde harcama yapanlara doğru gelirlerindeki artış toplam gıda.081 0.170 0.214 0.215 0. ulaştırma.234 0.226 0.208 0.240 0.259 0.201 0. harcamaları ile kişisel bakım ve malzemeler ile haberleşme gibi çeşitli mal ve hizmet şeklinde olan diğer harcamaları arttırdığı görülmüştür.096 0.192 Orta 0.129 0.116 0.220 0.160 0.221 0.154 0.146 0.243 0.106 0.205 0.151 0.280 17. ev eşyası.213 0.249 0.140 Orta 0.187 0.170 0.225 0.211 0.219 0. Tablo 6.204 Gıda alt kalemlerine ait senaryoların bulunduğu tabloda görüldüğü gibi ekmek.136 0.234 0.863 6.139 0.118 4.938 En Düşük 0.149 0.223 0.227 0.973 10.188 0.278 0.231 0.275 0.212 Yüksek En Yüksek 0.650 8.890 14.130 0.099 0. sebze.255 0.219 0.235 0.815 En Düşük 0.263 0.204 0.167 Düşük 0. çikolata ve alkolsüz içeceklerde bu kez yüksek harcama grubuna doğru bir artış göstermiş en yüksek harcama grubunda düşmüştür.178 0.197 0.210 0.674 14.177 0.509 1.051 0. sağlık.218 0.233 0.183 0.182 0.233 0. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında düşüş göstermiştir.331 0.191 0.206 0.15 Ege Bölgesi İçin Gıda Alt Kalemlerine Ait Senaryolar Harcama Kalemi Ekmek Et Balık Süt Hayvansal yağlar Sebze Şeker Çikolata Gıda Özleri Kahve Alkolsüz Alkollü Score 9.166 0.289 0.146 7.287 0.164 0.213 0.257 0. konut.099 Düşük 0.328 15.174 0.138 7.181 0.243 0. eğlence vb.259 0.192 0.165 0.232 0.217 0. Yaştaki artış ise gıda.771 8.109 0.264 0.239 0.230 0.331 0.152 0.155 0. harcama gruplarında en düşükten en yükseğe doğru artmış.210 0.267 0.202 0.225 0.249 0.152 0.162 0. et ve balık harcama olasılıkları orta harcama grubuna doğru artmış.648 7.393 0. Hayvansal yağların harcama olasılıkları ise her kategoride birbirine yakın olasılık değerleri almıştır.188 0.200 0.440 4.200 0.203 0.097 0.108 0.222 0. konut ve diğer 22 .240 0.216 0.042 0.806 8.359 13. bunu tam tersi olarak şeker ve kahvede harcama olasılıkları en düşükten en yükseğe doğru düşüş göstermiştir.191 0. Gıda özleri ve alkollü içeceklerde harcama olasılıkları.184 0. giyim.206 0.251 0.759 2.Harcama Kalemi Gıda Giyim Konut Ev Eşyası Sağlık Ulaştırma Eğlence Eğitim Otel Diğer Sigara Score 20.223 0.190 Yüksek En Yüksek 0.532 9.195 13. Süt.943 13.218 0.225 0.167 0.

Bu oran kadınların işgücünde daha az yer aldığını göstermekle beraber.9 olarak gerçekleşmiştir. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında beklendiği gibi düşüş göstermiştir. Gıda alt kalemlerine bakıldığında ise hane halkı reisinin eğitim durumunda süt ve alkolsüz içeceklere yapılan harcamada. Bu durum gıda ve barınmaya bağlı harcamaların yoğunluk kazanmasına neden olmaktadır. eğlence ve diğer harcama olasılıkları ise yüksek harcama grubuna doğru bir artış göstermiş. Bu işgücünden istihdam edilen nüfus oranı 1980-2000 dönemi için ortalama % 93. sebze.6 civarlarında seyretmiştir. Ücretli ve maaşlı çalışan hane halkı reisleri ile işverenlerin yevmiyeli çalışan hane halkı reisine kıyasla en düşük düzeydeki harcama düzeyinden en yüksek harcama düzeyine doğru daha fazla eğitim harcamaları yaptıkları görülmektedir.4 civarındadır. Burada üzerinde durulması gereken nokta. üniversite ve üstü mezun olanların lise mezunlarına kıyasla en düşük düzeyde harcama yapanlardan en yüksek düzeyde harcama yapanlara doğru daha fazla olduğu görülmüştür. toplam nüfusun ortalama % 54’ünün işgücü olarak değerlendirildiğini ilgili tablodan görmekteyiz. İç piyasanın canlanması ise gelir dağılımındaki adaletsizliğin ortadan kaldırılmasını sağlayacak politikaların sonucunda oluşacaktır. en yüksek harcama grubunda düşmüştür. ulaştırma. çikolata ve alkolsüz içeceklerde bu kez yüksek harcama grubuna doğru bir artış görülmüş ve en yüksek harcama grubunda düşmüştür. kadın nüfusunun % 71.harcamaları arttırmaktadır. İstidam faktöründeki cinsiyet olgusuna göre toplam işgücünün ortalama % 31. özellikle 1999 krizinden sonra işsiz kadınların oranı erkeklerden 3. Bu dönemde işsizlik ise ortalama % 6. Gıda alt kalemlerine ait senaryolarda ise ekmek.7’si ilkokul mezunu yada eğitimsizdir. yüksek ve en yüksek harcama gruplarında düşüş göstermiştir. et ve balık harcama olasılıkları orta harcama grubuna doğru artmış. Süt. İstihdam İzmir’in son 20 yıldaki işgücü potansiyeli ele alındığında. Tablo 6.1 puan daha fazla olmuş ve % 12. Hayvansal yağların harcama olasılıkları ise her kategoride birbirine yakın olasılık değerleri almıştır.9’u kadınlardan meydana gelirken.16 Cinsiyete Göre İşgücü (1980-2000) 23 . Bu değerler nüfus sayımlarından elde edilen değerler olup psikolojik faktörler ve anket hatalarını göz önüne alındığında işsizlik oranının daha da yüksek olması beklenmektedir. Ücretsiz aile işçisi veya iktisaden faal olmayan hane halkı reisleri ise yevmiyeli çalışan hane halkı reislerine kıyasla daha fazla konut harcaması yapmaktadır. ayrıca kadının toplumdaki sosyal statüsünün de. işgücünde yer almaları önünde engeller çıkardığını göstermektedir. Toplam tüketim harcamalarına ait senaryolara bakıldığında gıda ve giyim harcama olasılıkları orta harcama grubuna doğru artmış. Ev eşyası. hanelerin harcamalarının temel ihtiyaçlarında yoğunlaşmakta olduğudur. Dolayısıyla iç ticaret ve sanayi bu alanlarda yoğunlaşmaktadır. Diğer taraftan.

9] 306 685[95.3 22.8 5.5 7.2 1.8] 9 315[3. “İstihdam Oranı”nı gösterir. Türkiye’deki istihdamın % 45’i tarımdadır.4] 661 536[94.7 0.4 1990 32.1 Tarım Sanayi İnşaat Hizmet Diğer İzmir’de 1980 ve 2000 döneminde ortalama olarak nüfusun % 33.2] 241 394[96. hizmetlerde ise 10 puan artmıştır. İstihdamda tarımın oranı 8.4 45.5 25.0 5.3] 39 277[4.2 18.5 18.3 20.5 42.1 0.2’si sanayide.3] İstihdam2 İşsiz3 60 401[12. Dolayısıyla tarımdaki azalmayı hizmetlerdeki artış karşılamaktadır.9 puan azalmış.8 0. İstihdam satırındaki yüzdeler. % 5.7 0.5 13.6 0.9’u hizmetlerde istihdam edilmiştir.8 0.2] 467 460[34.9] Tablo 6. “İşsizlik Oranını” gösterir.3 12.17 Ekonomik Faaliyete Göre İstihdam Edilen Nüfusun Yüzde Dağılımı Sektörler Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları (%) 1980 37.3 7.6] 808 963[95.7 6.1] 155 177[10.6 23.1] 14 433[4.2 38.7 1.43’ü tarımda.7] 50 521[6.1 22.0] 225 520[96.9 58.0 45.8] 94 776[9.5’e düşmesi sevindiricidir. 1 2 3 İşgücü satırındaki yüzdeler.3 0.4 26.3] 50 238[5.2 66. 24 .1 19.6 20.2 1.5 0.0] 8 605[3.5] 250 709[29.7] 1985 702 459[76.6] 30 672[5.9] 1 145 300[54.1 64.8 2000 28.8 0.4] 583 443[95.8] 953 168[53.5 14.5 44. Bu nedenle İzmir’de bu oranın 2000 yılında % 28.2] 407 059[87.7’si inşaatta ve % 39.3 40.5 1985 35.3 1.4 34.6 25.7] 1 080 346[94.1 35. Ancak AB çekirdek ülkelerinde bu oran % 10’un altındadır. Bu nedenle tarımsal işgücündeki atıl nüfus aktif alanlara kaydırmalıdır.2 1.3] 40923[5.7] 1990 824 182[76.4] 321 118[31. “İş Gücüne Katılma Oranı”nı gösterir.7 49.8] 614 115[79.7 7.5] 2000 1 436 185[52.3 21.Açıklama Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları 1980 848 240[56.1] 1 281 008[89.2] 873 949[91.4 22.2] 234 125[32.8 22.3] 773 661[93.2] 968 725[70.2 15. % 20.5 20. İşşizlik satırındaki yüzdeler.3 8.1 0.5 50.8 5.4] İşgücü1 902 930[94.5] 64 954[5.4 0.

0 35.9 58.5 8. Hayvancılık. Bu kesim bilgiyi üretecek ve kullanacak grup olduğundan bu oranın yüksek olması beklenmektedir.8 49.1 41.0 34.9 35.6 32.1 0.6 1.1 6.4 5.2 6. Balıkçılık ve Avcılık İşlerinde Çalışanlar Tarım Dışı Üretim Faaliyetlerinde Çalışanlar ve Ulaştırma Makinelerini Kullananlar Diğer İstihdamdaki bilgi birikimini gösteren faaliyetler.6 35. Ayrıca bu grupta kadınların oranının fazlalığı dikkat çekmektedir.4 0. Burada dikkati çeken nokta ücretsiz aile işçilerinin çokluğudur.0 3.4 21.6 11.9 2.5 5.18 Yapılan İşe Göre İstihdam Edilen Nüfusun Yüzde Dağılımı Yapılan İş İlmi ve Teknik Elemanlar. maaş veya yevmiyeli olarak çalışmaktadır.4 12.4 28.8 8.7 6.3 26.2 0.1 64.4 7.4 1.3 42.2 1.1 0. Direktörler ve Üst Kademe Yöneticileri İdari Personel ve Benzeri Çalışanlar Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları 1980 6.6 11.0 1985 7.6 11.0 43.1 9.3 7. Bu oran içerisinde gizli işsizlik saklanmaktadır.8 9.9 11.8 8.0 0.2 1.8’dir. İşveren konumunda olanların % 4 olduğu görülmektedir.0 4.1 66. üst kademe yöneticiler dallarında yapılan işlerdir.6 8.9 0.9 4.0 0.8 1.9 9.8 7. İzmir istihdamının % 62’si ücret.6 3.1 43.0 Ticaret ve Satış Personeli Hizmet İşlerinde Çalışanlar Tarım.5 1.5 1.8 10.1 12.6 32. serbest meslek sahipleri ve bunlarla ilgili diğer meslekler.4 10.4 13.6 13. Diğer taraftan kendi hesabına çalışanların oranı % 16. İzmir’in gelecekteki hedeflerini gerçekleştirmede bu kesimin yaptıkları faaliyetlere ihtiyaç vardır. Bunların İzmir istihdamındaki yeri ise % 11.3 5.6 12.5 25.0 2000 9.9 0. teknik elemanlar.9 8.3 37. Bu konuda Araştırma-Geliştirme-Uygulama bilgisine sahip bireylerin İzmir istihdamında eksikliği hissedilmektedir.3 5.1 0.7’dir.7 9.7 0.1 0. Bu bilgi birikimi aşağıda verilen tablo ile irdelenecektir.0 3.6 18.İzmir’in atılım yapması için bilgi birikiminin kuvvetli olması gerekmektedir.3 7.8 0.3 5. 25 . Ormancılık.0 0.0 1990 7.0 0.8 0. Serbest Meslek Sahipleri ve Bunlarla İlgili Diğer Meslekler Müteşebbisler.4 9.0 0.6 8. Tablo 6.6 9.5 6.2 4.5 1.8 2.7 7.7 8.2 4.4 9.

toplam nüfus içindeki istihdam edilen işgücü sayısı en yüksek olan ilçesi Kınık’tır.4 21.7 45.2 2.6 0. İlçelerin işsizlik oranı % 10-15 arasında değişmektedir. Yörede istihdam edilen işgücü yöredeki toplam işgücü sayısının % 90’ını aşmamaktadır.6 21.3 4.0 51.2 18.0 2. Ayrıca istihdam edilen işgücünün toplam işgücü sayısına oranı da en yüksek değerli ilçedir.7 21.1 27.1 0. en düşük nüfusa da sahiptir.8 65.0 0.0 1985 56.0 0.8 17.2 42.0 0.2 0. toplam nüfus içindeki işgücü sayısı en yüksek olan ilçe Konak’tır.6 0.83’lük bir paya sahiptir.1 28.4 0.7 18. 26 . En yüksek işsizlik ve en düşük istihdamın görüldüğü Menemen İlçesi ise yörenin en yüksek nüfusuna sahiptir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi İzmir ili genelinde nüfusa oranla en yüksek işgücüne sahip olan Gediz Alt yöresinde işgücü sayısı bakımından güçlü olan ilçe Foça İlçesidir. İşgücü sayısının ilçenin toplam nüfusuna oranı en yüksek değere Gaziemir İlçesinde erişir.3 0.2 8.0 53.0 1.1 0.4 59.7 23.9 4.8 48. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Yörenin.9 61.8 0.0 2.2 4.7 51.8 5.0 67. Ancak Kınık’ın ilçe nüfusu yöre içindeki en düşük nüfusa sahiptir.0 2000 62. toplam işgücüne göre ise % 18.2 20. maaşlı veya yevmiyeli Cinsiyet Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Sayım Yılları 1980 54. istihdamın en fazla ve işsizliğin en az olmasının yanında.Tablo 6.2 41.8 2.0 0.3 7.9 16.0 1990 60. Ancak Gaziemir ilçe nüfusu.1 2.43.0 0.3 9.0 0.0 0.3 22.9 1.0 5. Foça İlçesinde % 5’in altında işsizlik vardır. İlçe.7 6.3 6.19 İşteki Duruma Göre İstihdam Edilen Nüfusun Yüzde Dağılımı İşteki Durum Ücretli. En fazla işsizlik oransal olarak Çiğli İlçesinde görülüp değeri toplam nüfusa göre % 8. Konak ilçe nüfusunun % 10’undan daha azdır.6 43.0 İşveren Kendi hesabına Ücretsiz aile işçisi Diğer Strateji Alt Yörelerindeki Nüfusun İşgücüne Dağılımının Genel Değerlendirmesi (2000 Nüfus Sayımı Bilgilerine Göre) [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi İl genelinde en yüksek işgücüne sahip olan İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresinde.

% 6’lık kısmı ise işsizdir. en düşük istihdam ile en yüksek işsizlik Kiraz’da görülmektedir. En yüksek istihdam ile en düşük işsizlik Tire’de görülürken. [E2] K. Daha düşük nüfusa sahip olan Seferihisar İlçesi ise toplam nüfusa oranla en yüksek işgücüne sahip olmanın yanında. Bunun % 35’i istihdam edilirken. il toplamından yüksek değerler başta Gediz Alt Yöresi olmak üzere İzmir Büyükşehir Bütünü. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresinde görülmektedir. Yörede en fazla nüfusa sahip olan Torbalı İlçesinde yörenin en yüksek işsizliği görülür. Ancak Çeşme’nin nüfusu Karaburun’un nüfusunun yaklaşık dokuz katıdır. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Toplam nüfusa oranla işgücü sayısı en çok Bayındır İlçesindeyken. İzmir İli Toplamı İzmir İlinin işgücü sayısı toplam nüfusunun % 50’sini geçmemektedir. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Toplam nüfusa oranladığımızda en yüksek işgücüne sahip olan Menderes İlçesi yöre bazında en yüksek istihdama sahiptir. En düşük istihdama ve işgücüne ise Gediz–Nif Alt Yöresi sahiptir. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi İlçe nüfusu yüksek olan Urla’nın istihdam edilen işgücü miktarı en yüksektir. Karaburun en yüksek istihdamı bulundurmaktadır. İşgücü sayısının toplam nüfusa oranında. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Çeşme yaklaşık % 17 ile en yüksek işsizliğe sahip iken. İl bazında en yüksek nüfusa. 27 . Çeşme’den daha yüksek bir işsizlik yaşanmaktadır. [E1] K. istihdama ve işsizliğe İzmir Büyükşehir Bütünü Alt yöresi sahiptir.[D] Gediz – Nif Strateji Alt Yöresi Yöredeki tek ilçe olan Kemalpaşa’da işgücü sayısının toplam nüfusa oranı % 41’dir. en fazla işgücüne sahip olan ilçe Ödemiş’tir. işgücü sayısına. Gediz ve K.

Nüfusa İstihdam Miktarı Oranı (%) 44.40 84.11 44.60 15.49 İşgücü Sayısı 38.55 46.65 13.967 78.60 11.118 5.98 7.04 36.91 34.59 89.072 549 2.656 13.92 43.10 34.85 İşsiz Top.332 814. İşgücüne Oranı (%) 81.60 15.50 83.415 63.175 29.62 41.66 42.018 21.495 15.955 26.185 320.900 275.045 3.659 26.00 16.Tablo 6.321 17.563 150.43 11.19 10.44 48.76 43.317 4.984 8.33 36.17 41.017 25.466 131.029 56.08 16.43 31.26 6.824.571 1.19 4.62 13.05 5.20 7.063 35.767 686.35 36.398 29.447 90.83 16.53 36.104 13.06 5.81 89.43 7.970 1.71 47.63 43.49 14.821 4.187 33.92 83.730 20.496 526 3.996 3.436 21.404 Dikili Bergama Kınık [B] Aliağa Foça Menemen [C] 10. İşgücüne Oranı (%) 18.816 4.38 86.981 57.60 36.40 88.269 45.17 40.41 10.95 47.117 4.104 Top.072 17.40 84.35 40.58 41.57 Top.450 42.429 23.14 6.27 87.50 36.57 7.78 5.51 Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe [A] 28 .301 25.625 38.438 4.85 89.618 359.17 83.43 36.85 42.767 156.627 636.57 88.63 5.71 14.15 10.302 565 128.69 41.25 5.533 10. Nüfusa Oranı (%) 8.427 8.00 83.87 95.02 5.772 14. Nüfusa Oranı (%) 36.94 54.726 24.61 52.718 İşsiz Sayısı 7.557 391 2.25 2.95 47.90 62.73 12.29 85.686 İstihdam Top.50 16.87 5.795 248.386 Top.885 45.127 129.516 2.15 65.015 230.519 108.51 86.35 86.930 12.31 41.03 43.31 46.20 12 ve Daha Yukarı Yaştaki Nüfusun İlçelere Göre İşgücü Durumu (DİE 2000 Nüfus Sayımı) Toplam İşgücü Alt Yöreler İlçeler Toplam Nüfus 86.75 37.13 4.022 12.99 6.36 7.593 13.999 3.

94 17.54 14.952 4.20 83.712 1.190 844 2.66 6.028 9.41 31.51 87.943 41.48 7.97 42.03 85.65 87.69 85.99 38. 2000 İzmir İli Nüfus Sayımı 2.695 1.48 4.178 28.71 86.27 40.673 2.190 1.38 7.95 6.98 5.16 41.69 151.000 19.87 35.16 43.00 35.42 79.186 6.28 6.16 46.399 988.58 20.06 82.84 14.45 7.935 23.51 38.95 44.66 41.033 2.414 1.698 87 1.679 8.11 6.596 7.40 4.72 37.50 38.429 2.491 5.31 29 .525 24.288 37.68 İZMİR İL TOPLAMI Kaynak : DİE.279 9.104 690 1.03 88.92 5.056 5.436 6.49 12.600 1.349 62.68 43.097 2.32 33.02 33.64 87.950 7.36 12.724 17.82 43.319 14.49 6.438 50.24 5.265 12.97 11.16 6.793 45.776 35.97 14.71 36.97 14.47 15.37 87.23 35.46 85.15 84.32 1.99 13.078 111.34 36.80 36.230.760 5.25 5.421 10.613 9.00 40.950 6.53 5.13 36.63 12.68 3.53 84.35 12.70 45.492 244 585 5.827 13.02 7.215 35.21 38.785 1.869 44.017 1.042 11.34 837.433 37.62 43.03 86.816 12.622 30.315 19.675 7.243 4.629 12.79 15.Kemalpaşa [D] Menderes Torbalı Selçuk [E1] Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz [E2] Çeşme Karaburun [F1] Urla Seferihisar [F2] 19.760 6.97 13.654 4.757 19.69 37.115 10.315 13.33 36.63 39.437 29.537 8.57 38.85 15.589 2.52 92.873 43.728 6.01 86.411 16.29 13.80 16.50 28.014 1.030 20.922 1.10 44.55 84.16 85.882 14.16 6.45 45.483 22.

doktor başına düşen hasta sayısı 50'dir. Yüz bin nüfusa düşen yatak sayısı 110 yataktır.22 İzmir İlindeki Sağlık Personelinin Dağılımı(∗) Uzman Hekim Devlet Hastanesi Birinci Basamak Kurum. 131 Dispanser ve Poliklinik olmak üzere toplam 435 Sağlık kurumu bulunmaktadır.852 2. Tablo 6.735 fiili yatak kapasitesine karşın yatak hasta sayısı 101.832 5.347 1.21 İzmir İlindeki Sağlık Kurumlarının Dağılımı Sağlık Kurumları Hastane Sağlık Ocağı AÇSAP Merkezi Verem Savaş Dispanseri Dispanser Poliklinik Toplam Sağlık Bakanlığı Diğer Bakanlıklar Üniversite Özel Toplam 21 7 3 16 47 232 232 25 25 13 13 7 22 89 118 298 29 3 105 435 (*)Milli Savunma Bakanlığına bağlı 2 Hastane Dahil Değildir. 25 Ana Çocuk Sağlığı.776 359 269 78 5 53 711 16 365 1.710 626 2.3 olan Türkiye ortalamasını geçmiştir.800 1.063 6. İzmir’de 3. 232 Sağlık Ocağı. Her 1000 kişiye düşen hekim sayısı ise 2’dir.991 18.Sağlık İzmir ilinde 47 hastane. Diğer Bakanlıklar 1.702 1.812 (*) Milli Savunma Bakanlığına bağlı Hastaneler dahil değildir.449 121 30 876 1.856 Üniversite Özel Kuruluşlar 989 818 99 1 32 1171 0 625 3. Tablo 6.039 4.736 210 0 14 0 9 384 50 106 773 Toplam 2.671 121 0 1.121 Asistan Pratisyen Hekim Diş Hekimi 178 Eczacı Hemşire Ebe Diğer Toplam 615 307 51 1. 30 .947 305 175 4.517 olup yatak başına düşen hasta sayısı 27. Yatak işgal oranı 2002 yılında artış göstererek % 57'ye ulaşmış ve % 55.

Bu oran bucak ve köylerde % 9’a yaklaşmaktadır.02 34. Mülkiyet ile ters sırada da kiracı olma durumu vardır. İzmir ve ilçelerindeki konutların % 2.2’sinde şebeke yoktur.05 623.580 100.57 7.67 2. Bu oran köylerde % 80.82 56 0.04 135.28 42. Mutfak hemen hemen her kesimde konut içindedir.646 4. Şehirsel yerleşimlerde konut dışındaki banyo oranı % 1’in altındadır. 31 .868 25. İlgili tablodaki oranlara bakıldığında İzmir’de konut problemi olmadığı izlenimi ortaya çıkmaktadır. Ancak kırsalda % 1.15 249.176 1.5’inde tuvaletin dışarıda olduğu görülmektedir.729 100.19 13.974 64.971 1.864 100.00 İlçe 88.254 0.319 32. İl bütününde oran % 14’tür.66 3.30 7.618 6.00 Büyükşehir 367.35 7.8 oranında dışarıdadır.976 6.338 65.94 7.59 58.Konut İzmir ilindeki ailelerin % 64’ü kendi evinde ikametgah etmektedir. il bütününde % 2. Bedelsiz oturanlar ise ortalama % 6 civarındadır.172 0. Kırsalda % 3’ünde ve il bütününde % 4.89 1.38 3. Özellikleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde % 14 oranındaki evler asgari sahip olması gereken özelliklere sahip değildir.996 5.00 163.971 1. Ancak kırsalda yaklaşık % 2 olan oran.111 0.82 - Konutlarla ilgili özelliklere baktığımızda.077 83.04 922. Konutların şehirlerde yaklaşık olarak tamamında su şebekesi vardır.79 344 0. Tablo 6.23 Konutun Mülkiyet Durumu (2000) Konutun Mülkiyet Durumu Ev sahibi % Kiracı % Lojman % Bedelsiz Oturanlar % Diğer % Bilinmeyen % Toplam Hane Halkı % İl Bütünü 591.00 Bucak ve Köyler 136.51 288 0.285 100.710 8.642 1.97 201.90 3.08 14.897 27.495 2. ilçelerde % 65 ve İzmir Büyükşehir Bütününde % 59’dur.559 58.7’dir.

828 0.051 0.28 97 0.43 20.55 1.00 147.964 4.01 615.01 145.71 5.40 103 0.01 128.578 0.55 Yerleşim Yeri İlçe 114.51 311 0.01 126.016 66.73 Toplam 794.96 13.703 0.95 5.653 1.273 2.65 8.20 50 0.94 38.48 55 0.999 13.372 64.285 67.79 1.77 81.543 96.007 1.22 25.071 8.676 2.911 8.817 2.931 1.768 0.113 0.01 623.24 412 0.97 5.547 66.72 9.736 13.Tablo 6.07 21 0.498 0.00 32 .84 4.05 922.02 889.03 163.764 2.785 0.01 135.295 0.22 7.18 25.84 125 0.97 6.75 5.864 14.61 3.560 0.00 128.021 86.544 92.57 1.36 70 0.02 857.79 457 0.15 7.767 16.05 126.66 2.24 Yerleşim Yerine Göre Konutun Kullanım Kolaylıkları Özelliğin Cinsi Yeri Konut içi % Konut dışı Tuvalet % Yok % Bilinmeyen % Konut içi % Konut dışı Banyo % Yok % Bilinmeyen % Konut içi % Konut dışı Mutfak % Yok % Bilinmeyen % Konut içi % Konut dışı Borulu Su % Yok % Bilinmeyen % İl Toplamı % Büyükşehir 598.741 0.032 0.01 608.593 0.061 15.339 2.01 121.446 0.580 17.738 12.04 38 0.934 1.22 27.00 611.30 3.63 619 0.72 10.335 0.19 48 0.55 2.28 47 0.866 13.935 13.01 12.08 206 0.020 13.72 Bucak ve Köy 80.40 20.17 38 0.147 1.519 96.729 100.679 65.01 887.92 76 0.26 12.070 2.591 0.85 24.32 222 0.

ticaret sektörü ekonomik büyüme ve krizlerin getirdiği dalgalanmaları.6 ile ana metal sanayi ürünleri. Emek yoğun bir sektör olduğu da dikkate alındığında. Tablo 6.6 4. turizm ve mali müessese özellikleri ele alınmıştır. DİE’nin yayınladığı girdi-çıktı analizi tablolarına göre tarımormancılık. büyük ölçüde talebin gelir ve fiyat elastikiyetlerinin yüksek olduğu malları kapsamasından dolayı.8 4. Ticaret sektörünün Türkiye ekonomisi içerisindeki gelişme hızı incelendiğinde bu durum daha açıklıkla görülmektedir. balıkçılık.9 ile motorlu taşıtlar ve yakıtı.8 1.1 4. ekonominin daralma dönemlerinde ticaret sektörü daha şiddetli daralmaktadır. 2001 yılında döviz kurunda meydana gelen aşırı değerlenme nedeniyle 28.8 9. Ticaret sektörü içerisinde ticareti yapılan ürünlerin seçilmiş alt sektörler itibariyle dağılımında % 16. Ticaret sektörünün büyüme hızındaki bu oynaklık.3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.9 ile tekstil ürünleri pay sahibidir.2.6 milyar dolara ulaşan ticaret sektörünün hacmi.5 33 . sektörde nispi istikrarı sağlayıcı ticaret politikası önlemleri alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. 2000 yılında yaklaşık 37. % 4.2 7.2 5. Burada mevcut durum ortaya konularak gerekli yerlerde ileriye dönük tahminler yapılmıştır. tarım. istihdamda istikrarının sağlanmasına böylelikle katkıda bulunulacağı ileri sürülebilir.3 6. % 5.2 Ekonomik Sektörlerin Özellikleri İzmir’in ticaret. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede. % 5.2 ile kimyasal ürünler.6. sanayi.1 Ticaret Türkiye’de ticaret sektörü. GSMH’nın gelişme hızındaki değişkenlikten daha yüksektir.8 3.8 19.5 Gayri Safi Milli Hasıla -2. madencilik-taşocakçılığı ve imalat sanayi ürünleri ticaretini kapsamaktadır. Ekonominin genişleme dönemlerinde ticaret sektörünün hacmi daha hızlı genişlemekte iken. Gıda ve kısmen de enerji dışında. % 12.8 7.2 ile gıda ürünleri ve içecekler.4 9.7 6.25 Türkiye'de Ticaret Sektörünün ve GSMH’nın Büyüme Hızı Yıllar 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 Ticaret Sektörü -2.2 8. 6.1 4.0 3.7 ile makine ve teçhizatlar. ekonomi geneline oranla daha şiddetli olarak yaşamaktadır. Aşağıdaki tabloda ve grafikte görüldüğü üzere Türkiye’de ticaret sektörünün gelişme hızındaki değişkenlik. % 7.

1994 yılındaki payının % 17’ye düştüğü.3 -0.9 11.0 1 5 .0 -2 5 .4 1.1 6.0 8.6 -22.7 6.4 0.3 -9.3 12. ticaret sektörünün GSMH içerisindeki gelişimi incelendiğinde 1991 yılında GSMH içerisindeki payı % 20 olan sektörün. 1994 krizinin sektörü önemli ölçüde küçülttüğü anlaşılmaktadır.6 9.9 -6.0 -1 5 .0 Y ılla r T ic a r e t G SM H Diğer taraftan.26 Türkiye'de Ticaret Sektörünün GSMH'daki Payı (%) Yıllar 1991 1992 1993 1994 1995 Tarım 17 16 15 16 15 Sanayi 33 33 33 35 34 Ticaret 20 20 20 17 21 Hizmetler 30 31 31 32 30 Toplam 100 100 100 100 100 34 .3 3.1 -6.1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Kaynak: DİE -2.4 Türkiye’de Ticaret Sektörünün Gelişme Oynaklığı 3 5 .5 33.9 11. Tablo 6.0 -5 .4 -6.1 8.0 5 .3 12.3 6.0 7.4 8.6 1. 2001 yılında ise % 22’ye yükseldiği görülmektedir.0 Büyüme Hızı 2 5 .1 8.0 -9.4 Şekil 6.

28 İzmir'de Ticaret Sektörünün GSYİH İçerisindeki Payı* (Cari Üretici Fiyatları – Milyar TL) Sektör Tarım Sanayi İnşaat Sanayi Ticaret Hizmetler GSYİH 1997 137.028 398. bu bölgeler için İzmir’in bir Pazar konumunda olduğu dikkate alındığında.511.122 16 26 6 24 27 100 14.186 615.164 İzmir GSYİH’sı İçerisindeki Payı 7 28 5 17 42 100 2000 774.226 İzmir GSYİH’sı İçerisindeki Payı 6 29 6 19 40 100 1999 403.242 2.927.081 İzmir GSYİH’sı İçerisindeki Payı 9 29 4 18 41 100 Türkiye GSYİH’si İçerisindeki Payı 15 24 5 21 35 100 * İzafi banka hizmetleri hesaplara dahil değildir.728.874 1.396 33.033.163.200.706 8.988. İzmir’in ekonomik hinterlandı.744.835. Türkiye ve Ege ortalaması ile paralellik göstermektedir.847 4.703 373.614 9.600.376. Kaynak: DİE 35 .547 297.376 1.009 1.612.27 İzmir'de Ticaret Sektörünün GSYİH İçerisindeki Payı (1997) İzmir Sektör Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Hizmetler GSYİH Kaynak:DİE Ege Değer (Milyon TL) Türkiye % Pay Değer (Milyon TL) % Pay Değer (Milyon TL) % Pay 598.229 112.152 32.864 4.894 5.833 7 31 6 23 33 100 3. İzmir GSYİH’sının % 23’ünü teşkil eden ticaret sektörü.895.931 2.043 25.643 18.189 2.1996 1997 1998 1999 2000 2001 Kaynak: DİE 14 13 14 14 13 14 34 34 34 34 33 34 21 22 21 21 22 22 31 31 32 32 31 30 100 100 100 100 100 100 Ticaret sektörünün İzmir’deki hacmi aşağıdaki tabloda verilmiştir.082 955.682.470.024.619.917 840.631.868.566 3.043.117.653 2.383 6.150 2.089.203 13 29 6 22 30 100 Tablo 6.917 5. Tablo 6.945 125.676 533. ticaret sektörünün hacminin düşük kaldığı ileri sürülebilir.586.333. çevre il ve ilçelerdeki mal ve hizmet akışının İzmir’de yoğunlaştığı.867 2.

332 13.484 12. kapanan firma sayısının ise 2001 ve 2002 yıllarında yoğunlaştığı gözlenmektedir. Türkiye’de ticaret sektöründe ve ekonomi genelinde yeni kurulan ve kapanan firmaların yıllar itibariyle gelişimi aşağıdaki tabloda verilmiştir. Tablo 6.055 16.611 12.30 İzmir'de Ticaret Sektöründe Yeni Kurulan ve Kapanan Firma Sayıları Yıllar 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Ocak-Haziran dönemi Kaynak: DİE.İzmir ve Türkiye genelinde ticaret sektörünün gelişme hızı.266 807 1.013 Kapanan 461 363 431 565 669 343 Açılan % Pay 57 55 51 57 53 51 Kapanan % Pay 60 69 71 66 70 62 Özellikle 1998 yılından itibaren Türkiye’nin bir yandan Uzak Doğu ve daha sonra Rusya’da baş gösteren küresel krizin etkisi altında kaldığı. kapanan firmaların ise 2000 ve 2001 yıllarında arttığı görülmüştür.171 13.012 14. Türkiye’de ekonomi genelinde yeni kurulan firma sayısı 1998 ve 2001 yıllarında düşmüş. 1998 yılından itibaren ticaret sektöründe yeni kurulan ve kapanan şirketlerin sayısında görülen değişmelerin. kapanan firma sayısı ise 2001 ve 2002 yıllarında artmıştır. Ticaret sektöründe kurulan firmaların sayısının 1998 ve 2001 yıllarında düşük olduğu.243 10.255 7.203 12. Paralel bir gelişme ekonominin tüm sektörleri itibariyle de söz konusudur.397 13.515 9.707 24.296 1.166 21. diğer taraftan da kendi iç dinamiklerinin ortaya çıkardığı kur ve faiz kıskacında borç batağına sürüklendiği dikkate alınacak olursa.273 10. yeni kurulan ve kapanan firma sayıları ile de kendisini göstermektedir.691 10. Yeni Kurulan ve Kapanan Şirketler İzmir’de ticaret sektöründe ve ekonominin tüm sektörlerinde yeni kurulan ve kapanan firma sayıları aşağıdaki tablodan izlenebilir. özel olarak ticaret sektöründen kaynaklanan 36 .148 5.29 Türkiye'de Ticaret Sektöründe Yeni Kurulan ve Kapanan Firma Sayıları Yıllar 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Ticaret Sektörü Açılan Kapanan 10. Ticaret sektörünün yanı sıra ekonominin genelinde de yeni kurulan firma sayılarının 1998 ve 2001 yıllarında düştüğü.023 11.954 Genel Açılan Kapanan 18.341 11.547 7.979 Açılan % Pay 60 58 58 63 56 59 Kapanan % Pay 70 75 77 76 75 75 * Ocak-Haziran dönemi Kaynak: DİE. Tablo 6.994 20.105 1.940 22.867 8. Yeni Kurulan ve Kapanan Şirketler Ticaret Sektörü Açılan 396 613 642 464 684 515 Kapanan 275 249 306 371 467 213 İzmir Genel Açılan 700 1.

ulaşılabilecek olan potansiyeli göstermesi açısından İzmir Ticaret Borsası işlem hacimleri önem kazanmaktadır.4 -22.277 1.164 12.864 1.606 1.997.038.738. ekonomi genelinde yeni kurulan firmaların % 59’unu kapsarken. Nitekim.628 1.5 -3.020 1. İzmir’de özellikle tarım ürünleri ticaretinin kurumsal göstergesi olarak İzmir Ticaret Borsası işlem hacmindeki değişmeleri ele alabiliriz.470.988 1.250.339.590.908 37.151 1.834 464.989.726.31 İzmir Ticaret Borsasında İşlem Hacmi Yıllar 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Değer (Milyon TL) 4. ekonominin tüm sektörlerindeki yeni kurulan ve kapanan firmalara oranındaki gelişmelerdir.445. İşlem hacmindeki reel gelişmelerin izlenebilmesi. Ticaret Borsasındaki işlem hacminde dalgalanmalar gerçekleşmiştir. İzmir’in sahip olduğu geniş hinterlandın ekonomik olarak kullanıldığında. (Bu konuda bkz.294.303 1.378. enflasyondan kaynaklanan şişkinliklerin giderilebilmesi için.707.593.4 36.863 1.683.279 1.430.099. Kaynak: İTB Aylık Tescil Bültenleri 37 . İşlem hacmindeki daralmaların nedeni.870 960.862 1.256 1.223 6.770.970. 1993 ve 1995 yıllarında ise büyük ölçüde arttığı görülmektedir.115 Değer ($) 1. ABD dolarına çevrilmiştir. TCMB döviz satış kuru esas alınarak TL cinsindeki işlem hacmi.123.935.5 - 2003 yılı Ocak-Haziran verileridir.8 6.462.338.207.764 710.nedenlerin yanı sıra.632.175.613. ekonomik krizlerin ticaret sektörü üzerindeki etkisinden de kaynaklandığı ileri sürülebilir.4 6. kısmen tarım ürünleri üretimindeki daralmadan ve Türkiye ekonomisinin döviz ihtiyacının karşılanabilmesi için uygulanmış olan aşırı değerli döviz kuru politikasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. İzmir Ticari Sermayesinin Büyükşehir Bütünü İçindeki İşkollarının Alansal Dağılımı) Diğer taraftan.579. ticaret sektöründe yeni kurulan ve kapanan firmaların. 1992. ekonominin genelinde kapanan şirketlerin % 74’ünü kapsamaktadır. ticaret sektöründe kapanan şirketler. Tablo 6. 1996.645.558 672. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta.065.528 78.065.717 134.210. Türkiye’de 1998-2003 döneminde ticaret sektöründe yeni kurulan şirketler.446 % Değişim -9.677.197 265.494.9 -4.967. Şüphesiz kısmen Türkiye ekonomisinden kaynaklanan.051.9 -0.458.287.9 22.403 1.540. 1999.086.6 5.310 2.6 1. 2000 ve 2001 yıllarında Ticaret Borsasının işlem hacminin daraldığı.626. kısmen de tarım sektörünün kendisine özgü yapısından kaynaklanan krizlerin etkisiyle.

512 26.487 312.003 675 Toplam 494 752 908 1091 1368 1606 1977 1443 38 .039 107. Yıllar itibariyle cirolarını artıran ve 2001 yılı itibariyle toplam 1.287 370.771 191.731 24.32 İzmir Ticaret Borsasında Seçilmiş Ürünlerin İşlem Hacmi İncir Yıllar Miktar (Ton) 28.688 221.318 23.505 18.544 Miktar (Ton) 316.128 139.223 129. Tablo 6.557 4.441 94.439 44. Bu iki şirket ulusal çapta faaliyet göstermelerine rağmen cirolarının büyük kısmını İzmir’deki faaliyetleri dolayısıyla elde ettiklerinden. İzmir’deki ticaret potansiyeli büyüklüğünün ölçüsü olarak gösterilebilirler.443 milyon dolara ulaşan dört şirket içerisinde yer alan Kipa ve Tansaş’ın toplam cirosu ise 483 milyon dolardır. Tablo 6.681 5.689 368.550 Değer (Bin $) 29.153 2000 2001 2002 2003* * 2003 Ocak-Haziran dönemini kapsamaktadır Kaynak: İTB.533 Değer (Bin $) 150.588 31.376 Çekirdeksiz Kuru Üzüm Miktar (Ton) 189. 2000 İktisadi Raporu ve Aylık Tescil Bültenleri Türkiye’de toptan ve perakende ticaret sektöründe faaliyet gösterip İMKB’ye kote olan dört şirketten ikisinin İzmir şirketleri olduğunu belirtmek gerekir.296 324. Ancak genel eğilimden farklı olarak işlem gören incir miktarındaki azalmaya rağmen incir işlem değeri artmaktadır. Ticaret Borsasının toplam işlem hacmindeki dalgalanmaya paralel olarak geliştiği anlaşılmaktadır.İzmir Ticaret Borsasında işlem gören seçilmiş tarım ürünlerinin işlem hacmindeki değişmeler ele alındığında.109 Pamuk Değer (Bin $) 437.33 İMKB’ye Kote Olan Toptan Perakende Ticaret Sektörü Şirketlerinin Satışları Yıllar 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Kaynak: İMKB Kipa 6 38 46 54 61 103 126 118 Tansaş 142 192 208 254 323 355 591 365 Gima 82 94 90 80 136 189 257 284 Migros 264 429 565 704 848 958 1.

Sahip olduğu ulaşım olanakları İzmir’i Ege Bölgesinin ihracat merkezi haline getirmiştir.644 146.000 $) (Ton) 57.35 Ege Bölgesinde Fasıllara Göre İhracat Yıllar Fasıllar Ağaç Canlı Hayvan Demir. Tablo 6.9 26.392 1.763 88. Bölgenin faktör donanımı dikkate alındığında üretimde ve ihracatta tarım sektörünün ağırlıklı olması doğal karşılanmalıdır.347 63.2 2000 295.847 290.100.725 4.740.022 600.771 120.930 972.437 468.Dışı Metaller Deri Hububat Konfeksiyon Kuru Meyve Maden 2000 Miktar (Ton) 36.084 5.000 $) 113.217 350.774. Tablo 6.542 3.949 44.863.287 16.406 23.826 36.531 196. Ege Bölgesi ihracatının ise neredeyse tamamı (% 89-91’i) İzmir’den oluşmaktadır.119 36.560 154.631.400.840 45.439 35.238 99.666 2.752.330 53.948 297.841 593.542 3.554 47.906 332.815 679.186.258 2.227. D.428.225 5.804 1.495 27.607 6.755 268.34 İzmir'in İhracatı ve Türkiye İhracatındaki Yeri (Bin Dolar) İller Denizli Balıkesir Manisa Muğla Afyon Uşak Kütahya Aydın İzmir Ege Bölgesi İzmir/Ege (% Pay) Türkiye İzmir/Türkiye(%Pay) Kaynak:DİE 1999 275.429 18.877 1.018 36.822.429 39 .877 303.İzmir’de Dış Ticaretin Hacmi ve Yapısı Osmanlı Devletinin dışa açılan ticaret kapılarından biri olma özelliğini günümüzde de sürdüren İzmir.431 Değer Miktar (1.121 5.184 239.062 122.905 2001 Değer (1.593 5.625 41.196 5.787 Değer (1.534 88.940 284.688 97.923 50. 1999-2001 yılları itibariyle Türkiye ihracatının yaklaşık %19’u.204 3.598.906 18.676 5.418 8. halen coğrafi konumu ve ekonomik hinterlandı ile Ege Bölgesinin ihracat limanı olma özelliğine sahiptir.225 19.136 60.8 Aşağıdaki tabloda Ege Bölgesi ihracatının önemli ürünler itibariyle gelişimi verilmiştir.967 645 15 5.709 6.240 142.4 2001 247.587. Türkiye’nin dış ticaretinde İzmir’in payı ve fasıllar itibariyle İzmir ticareti incelendiğinde bu durum daha iyi anlaşılmaktadır.763 6.113 91.250 320. İzmir ihracatı içerisindeki tarım ürünlerinin payını yükseltmiştir.6 31.553 347.305 244.587 109.114.8 27.810 96.371 65.424 32.276.411 3.213 2002 Miktar (Ton) 96.000 $) 80. Ege Bölgesinde üretilen tarım ürünlerinin İzmir’den ihraç edilmesi.

952 % Pay 37 65 30 40 98 44 51 18 38 12 14 19 Ege Bölgesi ithalatının neredeyse tamamını gerçekleştiren İzmir.194 220.466 148. mineral yakıtlar ve yağlar ile plastik ve mamulleri ağırlıktadır.920.306 119.7 Kaynak: Ege İhracatçılar Birliği İzmir’deki ihraç mallarının yoğunlaştığı fasıllara ilişkin tablolardan görüldüğü üzere İzmir’in ihraç ürünlerinin de dağılımı Ege Bölgesi ile paralellik göstermektedir.695 379. toprak.713 250.187.483.960 17.772 Türkiye 1.285 210.538 114. kireç ve çimento Diğer Toplam Kaynak: DİE İzmir 476.316 312.207.806 2001 5.141 42.319 223.714 35.422 112. İzmir’de de tarım ürünleri ve emek yoğun imalat ürünleri ihracatı ağırlıklıdır.275 88.915 2.914 84.625 8.117.717 161.442 13.209 40 . kükürt. İzmir ithalatında kimyasal ürünler.695 488. Bu durum.734 37.720 413.865 34.461 5.801 2. alçı.186 180.853 495.348 185.228 47.613 484.653 27.485.334 350.912 577.340 171.638 57.540 2.162 40.3 53.011 213.381 125.574 222.811 4.37 Ege Bölgesi İthalatının İller İtibariyle Dağılımı (Bin Dolar) İller İzmir Balıkesir Manisa Denizli Afyon 1999 5.754 22.989 26.044 621.869 329.274 259. İzmir’in Ege Bölgesinin ihracat merkezi olduğu dikkate alındığında doğaldır.229 119.36 İzmir'de İhracatın Fasıllar İtibariyle Dağılımı (1998) (1000 Dolar) Fasıllar Meyveler Kahve.378 64.Tekstil Tütün Yaş Meyve Zeytin ve Zeytinyağı Toplam Değer($)/Ağırlık (Ton) 65.721 2000 7.113 31.129 102.860 3.106 105.510 3.318 6.973.944. Tablo 6.485. çay.306 107.800 419.143. Tablo 6.023 6.868.8 180.294.134 589.644.938 79. aynı zamanda Türkiye ithalatının 1999-2001 yılları arasında % 12-13’lü pay almaktadır. baharat Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar Sebzeler ve meyvelerin müstahzarları Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler Mineral yakıtlar ve yağlar Organik kimyasal ürünler Plastikler ve mamulleri Deri eşya Tuz.042 65.861 259.007.866 437.425 53.678 106.

581.264 11.496 91.573 93.184 5.827 5. mineral yakıtlar ve yağlar.256 Türkiye 353.103.38 İzmir'de İthalatın Fasıllar İtibariyle Dağılımı 1998 (1000 Dolar) Fasıllar Yağlı tohum ve meyveler Debagatte ve boyacılıkta kullanılan hülasalar Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar Muhtelif kimyasal maddeler Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler Mineral yakıtlar ve yağlar Organik kimyasal ürünler Plastikler ve mamulleri Ham postlar.648 63.8 6.809 88.661.153 1.219 7.356 187. Ege ve İzmir ekonomisinin niteliği hakkında ip uçları elde edilmektedir.626.000 13.120 218.612 270. elektrikli makine ve cihazlar demir-çelik.970 307.482 517.921.368 6.461 1. nükleer reaktörler.436.392 % Pay 18 13 20 17 61 24 4 11 16 24 10 12 Ege Bölgesi ithalatının fasıllar ve iller itibariyle dağılımı incelendiğinde de.004 513.505.286 80.487 5.037 34.229 12.640 1.Muğla Kütahya Uşak Aydın Ege Bölgesi Toplamı İzmir/Ege (% Pay) Türkiye İzmir/Türkiye(%Pay) Kaynak: DİE verileri 9.619.399.509.943.170 669.162 5.684.988 92.2 41.446 7. İzmir’in ve Ege ekonomisinin gelişme aşamalarının henüz başında yer alan faktöre dayalı gelişme aşamasında olduğu ileri sürülebilir.544 45. optik fotoğraf-sinema ölçü ve kontrol araçları.2 1.503.511 70. 41 . deriler ve köseleler Uçucu yağlar ve rezinoitler Diğer Toplam Kaynak: DİE İzmir 64.4 Tablo 6. plastik ve plastikten mamul eşya gibi başlıca ithalat kalemlerinin sermaye ve teknoloji yoğun mallardan oluştuğu ve bunları elde edebilmek için emek-doğal kaynak yoğun mallar ihraç etmek zorunda olduğu dikkate alındığında.692.686 3. Özellikle İzmir’in.231 92.7 40.092 549.4 54.007 101.380 4.083 12.

mühimmat ve bunların aksamı Nükleer reaktörler. kağıt hamurundan kağıt Elektrikli makine ve cihazlar Bakır ve bakırdan eşya Mineral yakıtlar. Bu durumda aşağıdaki tabloda imalat sanayinin yıllara göre 2005 yılına değin gelişimi verilmektedir. çalışan sayısı ve güç değişimi incelenmiş. alçı Nükleer reaktörler. kazan. kükürt. kazan. kazan. Manisa Elektrikli makine ve cihazlar Nükleer reaktörler. lifli selülozik maddeler Ham postlar. ayrıca 2005 yılına kadar tahminler yapılmış ve 2000 yılına göre değişimlerin nasıl olacağı değerlendirilmiştir. makine Gemiler.39 Fasıllar İtibariyle Ege Bölgesi İthalatının İllere Dağılımı İller İthal Edilen Ürünler Demir veya çelikten eşya Kauçuk veya kauçuktan eşya Afyon Silahlar.Tablo 6. kontrol ay. mineral yağlar Nükleer reaktörler. makine Tuz.2 Sanayi İmalat Sanayi İmalat sanayinde İzmir’in 1987-2000 yılları arasındaki işyeri sayısı. deriler Ürünlerin İl İçindeki Payı 49 15 10 9 7 19 17 15 13 12 57 7 5 1 33 6 4 3 3 3 1 46 6 36 19 16 Muğla Uşak Kaynak: EİB 6. suda yüzen taşıt ve araçlar Odun hamuru. kükürt. kazan. Optik fotoğraf. toprak ve taşlar. 42 . alçı Hububat Gübreler Balıkesir İnorganik kimyasal müstehzarlar Gıda sanayi kalıntı ve döküntüleri Tuz. makine Denizli Kağıt ve karton. makine Elektrikli makine ve cihazlar İzmir Plastik ve plastikten mamul eşya demir ve çelik Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş m. toprak ve taşlar. sinema ölçü.2.

217.563 1.057 1.132 90.819 43 .40 İzmir İli Toplam İmalat Sanayinde Yıllara Göre Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 İşyeri Sayısı 529 549 551 556 535 1.103 1.8 artmıştır.144.734 107. kurulu çevirici güç kapasitesi yaklaşık % 30 artmıştır.584 82.650 1.779 90. 2005 yılında çalışan sayısının % 5.521 1.806 952 600 18.734 2.020 1.171 1.146 1.126 970.126 1.263.004.271 104.960 127. 2000 yılına göre 2005 yılı tahminine bakıldığında işyeri sayısının yaklaşık % 37 artacağı öngörülmektedir.062 96.859 98.234.172 95.941 98.170.827 Yukarıdaki tablodan görüldüğü üzere İzmir’deki işyeri sayısı 1987 yılı baz alındığında 2000 yılında % 92.142 86.205 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 1.310 93.309.452 12.981 97.085 1.523 104. Ücretli çalışan sayısı baz yıla göre yaklaşık % 12.092 1.257.260.910 87.145 1.198 1.900 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 903.392 1.183 995 1.453 94. güç kapasitesinin yaklaşık % 20 artacağı tahmin edilmektedir.095 1.455 1.800 1. Tablo 6.402.41 Yıllara Göre Gıda İçki ve Tütün Sanayinde Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 İşyeri Sayısı 3 5 5 2 2 7 5 168 173 29 Ücretli Çalışan Sayısı 175 210 279 176 165 356 339 25.356.341 27.912 880.053 89.022 96.726 1.407 854.116 1.246 1.105 1.695 1.127 1.269.322 1.586 977.956 1.301 93.970 104.228.Tablo 6.397 Ücretli Çalışan Sayısı 84.

093 3. 1995 ve 1996 yıllarındaki sıçrama. Ücretli çalışan sayısı 1987’de 175 kişi iken 2000’de 2446 olmuş ve 2005 yılında % 40 artış yapacağı tahmin edilmektedir.899 1.581 80.5 kat artmıştır.457 83.446 2.1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 30 26 31 33 35 37 39 41 1.033 3.466 791 691 670 181 673 677 680 683 686 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 340 354 354 9. Tablo 6.862 871 1.425 93.936 1. İşyeri sayısı 1996 yılında en yüksek düzeye ulaşmıştır. Kurulu güç kapasitesi 1987’de 1.376 8. 1994 yılındaki devalüasyonun yol açtığı ihracat cazibesinden kaynaklandığı söylenebilir.705 77.590 30.356 771 600 95.42 Yıllara Göre Dokuma Giyim ve Deri Sanayinde Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 İşyeri Sayısı 2 2 1 1 1 1 1 437 382 9 9 7 8 8 8 9 9 10 Ücretli Çalışan Sayısı 400 395 372 297 396 387 332 28.229 3.899 2.086 2.837 3.973 2. Ücretli çalışan sayısı % 54. 2005 yılında işyeri sayısında 44 . 2000 yılında 8 olmuştur.642 2.305 1.019 74. güç kapasitesi 2. Takip eden dönemde döviz kurlarındaki cazibenin etkisini yitirmesiyle hemen hemen eski düzeyine dönmüştür. 2000’de yaklaşık 96 bin olmuş ve ancak 2005’te yaklaşık % 10 azalacağı tahmin edilmiştir.910 98.356 9.507 15.011 2.7 azalmış.209 Gıda ve içki sanayinde faaliyet gösteren iş yeri sayısı 1987’de 3 iken 2000’de 31 olmuş ve 2005’te yaklaşık % 32’lik artış göstereceği varsayılmaktadır.333 86.143 96.048 Dokuma giyim ve deri sanayinde iş yeri sayısı 1987 yılında 2 iken.800 iken.

623 35 1.334 1 295 1 297 1 280 1 259 1 234 47 4.310 34 1. Buradaki değerlendirmede E.2 0.5 azalma.%25.0 3.050 6.636 35 1.5 45 .Deliktaş’ın Türkiye Özel Sektör İmalat Sanayinde Etkinlik ve Toplam Faktör Verimliliği Analizi (2002) kullanılmıştır.601 34 1.654 35 1.029 Yukarıdaki tabloda verilen taş ve toprağa dayalı sanayi incelendiğinde. 2005’te çalışan sayısında % 2.040 8.43 Yıllara Göre Taş ve Toprağa Dayalı Sanayide Gelişmeler Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 İşyeri Sayısı Ücretli Çalışan Sayısı 2 359 8 1.484 17.766 140.7 0. çalışan sayısında yaklaşık 3.583 Kurulu Çevirici Güç Kapasitesi 8.9 1. 1985 yılında 2 adet olan işyeri sayısının 2000 yılında 35 olduğu görülmektedir.9 3.523 4.3 1.257 17.1 2.5 kat bir artış olması beklenmektedir.902 42 1.44 Gıda. Aynı dönemde ücretli çalışan sayısı 4.712 17.844 17.5 kat bir artış beklenmektedir. güç kapasitesinde 3.235 39 1. güç kapasitesinde yaklaşık 2.5 kat artarken. Teknoloji kullanımı ve verimliliğini inceleyecek olursak aşağıdaki analizlerden teknolojik ilerleme ve toplam faktör verimliliği açısından İzmir’in durumu ortaya çıkacaktır.360 8. 2005 yılında iş yeri sayısında son yıla göre yaklaşık % 3 azalma olacağı varsayılmaktadır.123 89.8 0. Tablo 6.8 1.1 2.3 -1. Tablo 6.646 4.940 17.618 34 1.5 kat.452 35 1. güç kapasitesi % 54 azalmıştır.217 7. İçki ve Tütün Sanayi İl Endeksleri İl Adana Aydın Bursa Denizli Gaziantep İstanbul İzmir Teknolojik İlerleme % 2.040 8.455 51 4.040 10.2 Toplam Faktör Verimliliği % 2.7 -1.050 10.240 3.

9 1.1 0.7 6.0 1.3 1.1 2.2 -6.8 -2. Bu sektörde teknoloji yenileme çalışmalarına ihtiyaç bulunmaktadır.3 3.5 2.2 2.5 -1.9 2.2 2.5 21. Tablo 6.3 3.6 4.1 0.8 2.2 İzmir gıda.9 -1.7 teknolojik ilerleme sağlarken.2 3. uygun ölçekli üretimde değişim olmamıştır. İzmir bu performansıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir gelişme göstermiştir. Tablo 6.0 3.2 artırmıştır. Bununla birlikte teknolojik gerileme söz konusu olmuş ve Türkiye ortalamasının altında kalmıştır.2 artmıştır.Kayseri Kocaeli Ortalama -1.4 Toplam Faktör Verimliliği % 4.4 5. içki ve tütün sanayinde toplam faktör verimliliği ‰ 5 artarken.5 -2.1 Toplam Faktör Verimliliği % 0.1 0. giyim ve deri sanayinde önemli bir başarı göstermiş ve % 5.2 0. O halde İzmir içki ve tütün sanayinde teknolojisini yenileyecek atılımları gerçekleştirmelidir.1 0. kullandığı tüm faktörlere karşılık elde ettiği verimlilik % 8.1 0.45 Tekstil.46 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi İl Endeksleri İl Bolu Bursa İstanbul İzmir Kocaeli Muğla Sakarya Tekirdağ Ortalama Teknolojik İlerleme % 0. 46 .0 0.5 Orman ürünleri ve mobilya sanayinde.0 -1.6 -1.3 17. toplam faktör verimliliğini % 1.9 1.4 3.3 İzmir tekstil.9 0.4 8. İzmir’in bu trendi koruyacak şekilde üretimini sürdürmesi beklenir. Giyim ve Deri Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Balıkesir Bursa Denizli Gaziantep Hatay İstanbul İzmir Uşak Ortalama Teknolojik İlerleme % 3.6 2.7 -5.3 2.5 0.2 1. İzmir hemen hemen hiç teknolojik ilerleme sağlamazken.

0 1.7 ilerlemiş buna karşın toplam faktör verimliliği ‰ 9 oranında artış göstermiştir.0 Toplam Faktör Verimliliği % -2.9 -1.1 1. 47 .0 2.6 0.6 2.0 7.7 0. Tablo 6.1 -2.5 -4.3 -4.5 2.7 0.7 2.3 1.0 5. Kömür.3 5.5 2.7 0.9 -1.7 2. kauçuk ve plastik ürünleri sanayinde İzmir’in teknolojisinde % 1.1 -3.3 -4.4 Toplam Faktör Verimliliği % -1. İzmir bu sektörde verimlilik artırma çalışmalarını başlatmalıdır.7 1.6 -4. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Bolu Bursa Denizli Gaziantep İçel İstanbul İzmir Kocaeli Kütahya Manisa Sakarya Samsun Ortalama Teknolojik İlerleme % 1.1 0.6 İzmir taş ve toprağa dayalı sanayinde teknoloji düzeyi Türkiye ortalamasının üzerine çıkıp.6 0.2 -1.7 6.4 1.0 5.2 -4.6 0.1 -5.4 1.2 3.8 4.0 0.2 -2.47 Kimya-Petrol.4 4. % 3 ilerleme sağlamış ancak faktör verimliliğinde düşme kaydetmiştir.9 0.2 -1.5 3.48 Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi İl Endeksleri İl Adana Afyon Ankara Aydın Balıkesir Denizli Gaziantep İstanbul İzmir Kocaeli Nevşehir Sakarya Samsun Ortalama Teknolojik İlerleme % 4.8 -7.Tablo 6. kömür.8 Kimya-petrol.7 1.3 -4.0 2.3 8.5 0.9 1.9 -4.4 -4.5 -5.1 0.

0 -2.6 -1. Tablo 6.9 -2.1 -4.9 Toplam Faktör Verimliliği % -2.1 0.4 -2.6 0.8 6.0 0.6 azalmıştır.2 0.9 1.1 -1.0 Toplam Faktör Verimliliği % -1.3 1.6 -1.7 1.6 1.8 2.9 1.0 -1.6 -1.6 3.1 2.7 1.3 İzmir metal sanayi ‰ 8 teknoloji gerilemesine uğramış ve toplam faktör verimliliği % 1.2 1.5 2.1 2.3 1.4 -2.50 Metal Ana Sanayii İl Endeksleri İl Ankara Çorum Denizli Gaziantep Hatay İstanbul İzmir Kayseri Kocaeli Konya Samsun Trabzon Ortalama Teknolojik İlerleme % 5.6 -1.0 1.4 6.4 İzmir kağıt ve kağıt ürünleri sanayinde hem teknolojik gerilemeye hem de toplam faktör verimliliğinde % 1.6 2.1 azalmaya uğramıştır.1 0.8 -2.3 48 .5 2.8 6.1 1.2 2.Tablo 6. Sanayi teknolojisini yenilemeli ve verimlilik yöntemleri üzerinde çalışmalıdır.4 -1.1 -3.0 0.51 Metal Eşya.49 Kağıt ve Kağıt Ürünleri Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Gaziantep İstanbul İzmir Ortalama Teknolojik İlerleme % -2.9 -3.1 3.1 0.8 1.9 2.7 0.0 0.6 8.4 2.0 0.2 Toplam Faktör Verimliliği % 2. Tablo 6.0 2.2 -1. Makine ve Teçhizat Sanayi İl Endeksleri İl Adana Ankara Bursa Denizli Gaziantep İstanbul İzmir Kayseri Sakarya Samsun Ortalama Teknolojik İlerleme % 2.1 1.

metal sanayinin aksine. % 80-100 arasında kapasite kullanım oranına sahipken. Ayrıca sermaye piyasasına giremediklerinden kredifinansman sorunları bulunmaktadır. Bu.İzmir. KOSGEB. İzmir’in gelecek dönemde.5) gelişme göstermiştir. İzmir KOBİ’lerinin mevcut potansiyelinin çok gerisinde çalıştığının önemli bir göstergesidir. Bununla birlikte pazarlama güçlükleri vardır. 49 .3 Tarım Tarla Bitkileri 1986-2002 yılları arasında İzmir ili tarla bitkileri ekiliş alanı ve verimlerindeki gelişmeler ana ürünler itibariyle değerlendirilmiş ve 2003-2005 yılları için varsayımlar hesaplanmıştır. Bunun yanı sıra. Ele alınan sektörler itibariyle. KOBİ’lerin ancak % 4 kadarı. Bu ürünler ayrı ayrı ele alındığında. Bunlar işletmelerin etkin bilgilenme koşullarına kavuşturulması. Bu bağlamda planlanan strateji dönemine ait önerileri üç başlıkta toplamak mümkündür. Ancak. Gerçekten de KOBİ’lerin üçte birinden fazlası sipariş üzerine üretim yaparken. istihdamın % 76. Gerçekten de ülkedeki işletmelerin % 99. üçte biri yarı kapasitede çalışmaktadır. İzmir KOBİ’lerinin yaklaşık % 20’si. MPM. % 85’ten fazlası araştırma geliştirme faaliyetlerinde bulunmamaktadır. Sahipleri teknik gelişmelerin tümüne uyum sağlayacak mesleki donanım ve yetenekte olamadıkları için ucuz ve kaliteli girdi sağlama güçlükleriyle karşılaşmaktadırlar. pazarlama sorunlarına işaret etmektedir. finansman ihtiyaçlarına zamanında ve uygun koşullarda cevap verecek düzenlemelerin yapılması ve Ar-Ge çalışmalarının etkinleştirilmesidir. Yine KOBİ’ler esnek üretim yapısına sahiptir ve yeniliğe ve rekabete açıktırlar. KOBİ’ler İzmir’in kalkınmasında da en önemli rolü üstlenecek esnek yapılı işletmelerdir. örgütlenme ve araştırma-geliştirme kaynaklıdır. güçlüklerinin giderilmesi yönünde tedbirlerin alınması ve gerekli teşviklerin yapılması gereklidir. TOSYÖV gibi kendilerine dönük yardım kuruluşlarından yararlanmaktadır. İGEME. gıda. Düşük kapasitenin nedenleri arasında talep yetersizliğinin ilk sırayı alması. KOBİ’lerin yöneticileri aynı zamanda sahipleridir ve risk almaya gönüllüdürler. KOBİ’lerin İzmir’in geleceğini yönlendirecek yapıya sahip olabilmesi için. kağıt ve kağıt ürünleri ve metal ana sanayinde teknolojik atılımları gerçekleştirmesi gerekmektedir.2’sini ve toplam katma değerin % 38’ini karşılamaktadır.8’i küçük ve orta ölçekli olup. metal eşya. İzmir’in ülke içinde önemli bir yeri bulunmaktadır. İşletmecilerin pazar araştırma ve talep yaratma konusundaki eksiklikleri büyük ölçüde bilgi. KOBİ’ler KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin ve imalat sanayinin belkemiğidir. içki ve tütün. 6. sahip oldukları olumlu yönleri daha da geliştirip. makine ve teçhizat sanayinde hem teknolojik açıdan (‰ 6) hem de toplam faktör verimliliği açısından (% 2.2.

424 5. veriminde % 2.808 6.758 6.596 3. Tablo 6.886 3.030 2.555 2.256 14.952 2.843 66. 2005’te ise yaklaşık olarak aynı düzeyde kalacağını söylemek mümkündür.398 61.945 2.939 53.069 8. Ekiliş alanı 1986 yılı baz alındığında 2002’de % 14.540 4. 1995’te en düşük değerini almıştır.258 2.913 2.705 6.340 2.785 PAMUK (kütlü) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 61.957 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 50 .630 3.530 2.992 3.826 2.2 artmıştır. Sonuç olarak buğday üretim miktarının 2002 yılına göre 2004’te % 2 artacağını.764 2. 2005’te yaklaşık % 6’lık bir azalma olacağı öngörülmektedir.875 12.561 2.3.278 53.906 5.677 2.341 3.439 58.2 azalma.653 15. 2000 yılında en düşük ekiliş alanına sahiptir.798 68.035 52.673 2.280 2. Tütün ekiliş alanında baz yıla göre 2002 yılında % 60.441 63.694 14.728 6.647 2.595 70.625 4. en düşük ise 1988 yılında gerçekleştiği görülmektedir. verimde ise % 3’lük bir artış ve üretim miktarında ise 2005’te % 5.210 2.720 4.688 59. Arpa ekiliş alanı 1986 yılında en yüksek iken.879 67.Yıllara göre buğday ekiliş alanı incelendiğinde.078 55.991 2.028 56.339 3. 2005 yılında ekiliş alanının % 31.960 4.095 11.111 2. 2005 yılında arpa ekiliş alanında % 9.1 artacağı öngörülmektedir. Pamuk 1988 yılında en yüksek.575 2. Üretim miktarına göre 2005’te % 28.689 2. 2002’de en düşük değerini almış ve bu dönemde ekiliş alanında % 41.925 3.687 2.165 61.393 2.254 3.113 56. Bu sonuçlara göre üretim miktarında.417 2.268 6.307 5. Aynı dönemde birim alana pamuk verimi % 28.783 58.741 2.376 5.380 60.465 2.718 ARPA Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 17.922 12.878 13.9 azalacağı.649 2.499 5.550 63.7’lik bir azalma gerçekleşmiştir.938 59. Baz yıla göre ekiliş alanında 2002’de % 40.4 bir azalma gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.839 11.595 67.410 12. en yüksek ekilişin 1994.3 bir azalma gerçekleşmiştir.782 MISIR (tane) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 5. Tahmin sonuçlarına göre 2005’te mısır ekiliş alanının % 26.8 azalma göstermiştir.747 13.4 artış öngörülmektedir.164 3. Tahminleme sonuçlarına göre 2005’te ekiliş alanında % 2.6’lık bir azalma olmuştur.2 azalma göstereceği belirlenmektedir.790 3.758 15.5 artış görülmektedir.085 5.307 5. verimin % 5.445 3.4.52 Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı ve Verimleri BUĞDAY Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 57.9 ve üretim miktarının ise 2005’te % 33. Mısır ekiliş alanı yine 1986 yılında en yüksek düzeyde iken.840 2.923 2. veriminde ise % 3.784 57.287 47. Tahmin sonuçları incelendiğinde.148 2.386 5.985 2.

451 3.792 9.817 2.7 azalmıştır.983 61.110 5.689 11. Patates ekiliş alanı 2002’de.118 9.048 3.197 50.725 5.845 61. 2005’te % 7.186 49.899 51.292 3.463 60.179 3.739 2.724 3.503 59.1 azalma olacaktır. üretim miktarında 2005’te % 11.639 64.1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 48. verimi ise 2001’de en yüksek düzeye ulaşmıştır. Fiğ yeşil ve kuru olarak incelendiğinde.708 2. kuru ot üretimi aynı kalacaktır.8.887 5.583 3.447 3.572 2.905 10.085 6.127 3.726 2.6 artmıştır. Önümüzdeki yıllarda hem ekiliş alanının hem de verimin artmaya devam edeceği. 2005’te ekiliş alanında % 4.348 48.6 ve % 7.130 3.1 azalmıştır.4 ve % 8.455 3.3.7 artacağı öngörülmektedir. verimde ise % 3.389 4. baz yıla göre son yılda yeşil ot ekiliş alanı % 22. 2005 yılında yeşil ve kuru ot ekiliş alanlarının %16.494 3.499 10.8’lik bir azalma öngörülmektedir.551 2.135 3.8 ve % 53. kuru ot % 27. verimlerinin % 1.6 ve 13.631 2. ekiliş alanları sırasıyla % 23.648 2.920 6. Tahminleme sonuçları değerlendirildiğine.768 10. Yonca yeşil ve kuru ot değerlendirildiğinde.755 2.8 artarken.149 3.494 3.949 3.167 5. 2005’te yeşil ot üretimi % 3.330 51.427 10.520 3. buna bağlı olarak üretim miktarının 2004’te % 4.519 6.9 artacağı tahmin edilmektedir.5 artış sağlanacağı öngörülmektedir.525 2.115 2.113 10. Bu azalmanın ekiliş alanındaki azalmadan kaynaklandığı söylenebilir.9.131 53.215 55.6 ve % 10.570 3.811 5.465 2.509 3. 51 .222 65.308 61.915 3.740 63.6 artarken.224 Bakla ekiliş alanı ve verimi baz yıla göre sırasıyla % 54. İleriye yönelik tahmin sonuçlarına göre 2005 yılında yeşil ve kuru ot ekiliş alanlarında sırasıyla % 20.

971 19.033 40.166 19.840 2.088 14.490 3.330 2.127 51.214 11.527 13.220 1.200 3.700 667 14.900 1.176 2.083 11.711 2.076 2.439 28.615 8.333 2.867 2.051 16.670 24.714 13.964 Tablo 6.490 2.293 1.509 2.318 15.100 1.511 2.068 14.314 2.880 Fiğ (Yeşil Ot) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 730 14.005 748 778 789 893 871 648 871 867 749 746 755 770 755 747 763 779 731 768 768 768 1.205 1.651 13.757 1.005 25.503 38.490 3.089 30.811 10.353 11.072 1.079 39.602 35.091 2.183 3.934 1.634 2.54 Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı ve Verimleri (devam) YONCA (Yeşil Ot) YONCA (Kuru Ot) Ekiliş Ekiliş Verim Verim Alanı Alanı (kg/ha) (kg/ha) (ha) (ha) 1.292 13.53 Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı ve Verimleri (devam) TÜTÜN Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Ekiliş Alanı (ha) Verim (kg/ha) Ekiliş Alanı (ha) BAKLA Verim (kg/ha) PATATES Ekiliş Alanı (ha) Verim (kg/ha) 33.921 30.607 28.103 14.096 17.212 1.300 1.404 2.389 33.170 26.056 2.798 2.829 11.077 18.400 863 3.408 9.591 45.930 1.067 14.540 2.400 3.954 12.544 1.265 1.058 3.395 20.783 40.908 14.526 30.843 2.997 2.067 1.648 2.612 9.715 818 3.488 35.857 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 52 .859 37.336 3.852 1.246 1.049 46.533 22.783 1.653 29.600 990 12.608 25.233 2.117 1.400 9.591 458 40.232 14.282 12.787 411 41.152 679 38.874 3.283 11.472 2.589 27.577 24.443 13.200 803 15.980 13.669 2.160 15.800 2.124 24.475 8.890 2.015 1.127 1.556 3.577 12.938 1.407 1.457 13.496 3.954 12.239 13.060 14.860 18.030 898 718 463 556 580 530 587 554 534 515 2.818 3.182 39.640 39.835 24.346 9.736 9.985 46.358 525 13.594 10.353 10.409 12.581 1.Tablo 6.959 25.245 32.460 31.100 927 13.027 3.121 11.657 2.931 14.527 2.135 1.951 Fiğ (Kuru Ot) Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 2.320 1.297 24.839 10.065 45.461 2.437 2.800 1.191 11.225 26.543 2.

579 3.5’lik bir artış olmuştur.766 42.4).236 3.729 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 53 .794 10.283 3.639 24. 2005 yılında ekiliş alanında % 1.792 4.145 42.723 1.233 1.051 DOMATES FASULYE (Taze) Ekiliş Ekiliş Verim Verim Alanı Alanı (kg/ha) (kg/ha) (ha) (ha) 3.142 423 11.615 30.861 31. 2005 yılında ekiliş alanındaki artışın devam edeceği (% 22.843 15. Taze fasulye ekiliş alanı da baz yıla göre önemli ölçüde artış (% 167. verimliliği yüksek olan beş adet ürün incelenmiştir.657 4.9) artışların devam edeceği tahmin edilmektedir. verimin ise artacağı tahmin (% 7. 1986-2002 döneminde patlıcan ekiliş alanı (% 18.477 1.495 1.660 1.679 454 13.797 25.715 3.6 artmıştır.024 1.250 3.951 15.516 960 7.341 1.489 46.203 34.044 24.225 50.624 43.753 3.103 23.905 4.8 artmıştır.124 23.691 24.922 1.1) ve verimdeki (% 2.444 1.8) edilmektedir.598 3. 2005 yılında ekiliş alanının azalmaya devam edeceği (% 7.161 16.451 20.091 11.248 3.670 25. verimde ise % 4.720 3.915 14.286 4.8’lik bir azalmaya karşılık.289 7.164 23.008 7.043 5.031 1. verimi ise % 16.442 3. 2005 yılında ekiliş alanı (% 5.6) ve verimde (% 10.55 Sebze Ekiliş Alanı ve Verimleri KARPUZ Ekiliş Verim Alanı (kg/ha) (ha) 10.912 25.363 11.261 11.907 1.7) artış sağlanmıştır.851 3. Aynı dönemde verimde de artış (% 7.823 1.566 1.845 36.8) sağlanmıştır.470 1.759 3. Son yıl baz alındığında 2005 yılında ekiliş alanında (% 6.030 1.162 1.351 1.950 29.832 31.393 1.594 26.280 8.507 25.083 22.279 1.497 1.946 3.4) artışların devam edeceği tahmin edilmektedir.610 27.328 14.585 1.077 25.3 azalma.135 4.790 İzmir ili sebze ekiliş alanlarında.1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Sebze 1.2 artış olacağı öngörülmektedir.534 470 11.205 11.396 3.904 3.366 524 13.372 1.617 27. Enginar ekiliş alanı baz yıla göre % 93.991 12.324 14.665 4.675 28.122 486 13.310 1.656 1.818 PATLICAN ENGİNAR Ekiliş Ekiliş Verim Verim Alanı Alanı (kg/ha) (kg/ha) (ha) (ha) 1.384 15.978 12.400 1. 1986 yılı baz alındığında 2002’de karpuz ekiliş alanında % 4.225 22.263 42.033 43.137 740 895 905 808 711 15.841 462 11.352 7. Domates ekiliş alanında baz yıla göre yaklaşık % 223.147 5.904 26.151 15.234 23.980 1.645 28. İleriye dönük tahminleme sonuçları değerlendirildiğinde.273 22.169 14.179 7.165 1.645 980 7.262 23.764 15.107 1.195 1.2) göstermiştir.8).8) ve veriminde (% 22.724 4.420 1.819 424 13. verimim ise değişmeyeceği tahmin edilmektedir.924 1. birim alana verim % 45.638 14.616 29.919 37. verimde ise % 63.834 3.301 1.732 20.254 464 11. Tablo 6.966 1.331 1.266 7.

497 1.064 15. Aynı dönemde mandalina ağaç sayısı yaklaşık % 17 artış göstermiş ve verimde yine % 5’lik bir artış 54 . ağaç başına verim ise % 4.934 10.7 azalacaktır.2.638 28.513 1. Kayısı da ise ağaç sayısı yaklaşık % 1 artmakta.186 12.927 12. erik (% 13.1 oranında düşmekte.455 1. Aynı yıllarda kestane veriminde azalmaya karşılık ağaç sayısındaki artışla birlikte üretimin 2004’te % 6. bunun sonucunda üretim miktarı % 14. ayva (% 51. Ayvada bu değerler sırasıyla % 10.803 8.493 55.937 7.838 10.867 11.389 11.723 10. verim ise yaklaşık % 21 artacaktır.659 28. elma (% 38.1 oranında düşmektedir.773 15.170 27. Bu bağlamda.148 2.4 azalmaktadır.589 28. ayva (% 8.655 7. Buna bağlı olarak 2005 yılında ise % 6. elma (% 45.149 7.442 1.288 36.3.954 12.520 34.098 10.071 14.799 9.7 artış öngörülmektedir.837 26.290 1986-2002 yılları arasındaki ürünler itibariyle İzmir meyve ağaç sayısı ve verimlerindeki gelişmeleri konu alındığında aşağıdaki değerlere erişmekteyiz.288 36.453 1.936 37.786 534 606 647 843 899 937 892 898 907 922 937 953 12.520 8.613 31.6 azalış ve % 5 artış olacağı. armutta sırasıyla % 13.540 10. 2005 yılı tahminlerine göre ağaç sayısı yaklaşık % 18.433 9. Ağaç başına şeftali veriminde % 12.889 2. Aynı dönemde ağaç başına verimler değerlendirildiğinde.094 12.200 28.3 artmıştır. Şeftali üretiminin 2004 ve 2005 yıllarında sırasıyla % 34 ve % 31’lik bir azalma göstereceği tahmin edilmektedir.115 42.1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Meyve 13.817 10.446 44.4).118 2.104 39.111 43. armut (% 37.117 8.089 14.672 11.916 3.642 48. verim ise % 3.190 14.398 49.3 azalacağını belirlemektedir.4 artacağı öngörülmektedir. 1986 yılı baz alındığında ve ildeki meyve veren ağaç sayıları incelendiğinde.086 27. verim ise % 8.534 1.220 8.023 28.565 2.991 8. Yine aynı dönemde şeftali ve kestane ağaçları sayısı sırasıyla % 55.897 36.5).867 5.2 ve % 64. İldeki kiraz ağacı sayısı 2002 yılında en yüksek değerine ulaşmıştır.675 1.3 azalmakta.4).687 53.449 1. kestane veriminde % 30 azalma olmuştur.985 9. 2005 yılında üretim miktarının % 9.3) ve kayısı (% 20) oranında azalma göstermiştir.535 1.411 36. 1986 yılı baz alındığında 2002 yılında kiraz ağaç sayısı % 303.476 1.8 artış şeklinde olmakla birlikte üretim miktarı % 6.094 11.5 artmıştır.405 28.340 39.119 7.7). erik (% 3) ve kayısı üretimi (% 16. üretim miktarı % 8. fakat verim % 7.694 6.754 26. Elmada ağaç sayısı % 6.524 8.535 8.9 artış gerçekleşirken.756 8.468 1.2).889 8.344 14.421 1.386 9.300 1.240 1.968 49.583 25.7 daha az olmaktadır.949 14.364 46. armut (% 9.328 1.387 1.050 35. Erikte aynı şekilde ağaç sayısı % 5.682 2.084 13.173 1.436 25.951 13.470 33.139 16.193 16. sonuçta üretim miktarı % 6.694 49.9 azalış ve % 4.392 1.1).692 8. 2005’te % 5.880 51.299 9. İleriye dönük tahmin sonuçları değerlendirmek için 2005 yılında ağaç sayısı ve ağaç başına verimler.9) azalmıştır.6.8 azalmakta.650 46.969 38. İldeki zeytin ağaçları 1986 yılına göre çok az sayıda azalmış ve ürünün bol olduğu baz yıla göre yine ürünün bol olduğu 2002 yılında ağaç başına verim % 125 artmıştır.

873 28 243.yaşanmıştır.566 KESTANE MANDALİNA Meyve Veren Ağaç Sayısı 1.350 27 129.013 23 151.695 31 154.250 290.480 Verim (kg/ ağaç) 31 30 31 31 31 ZEYTİN Meyve Veren Ağaç Sayısı 12.140 31 256.680 22 131.450.083 25 153.145 21 71.415.129.465 21 419.410 22 73.145 12.630 761.100 172.943 1.399 22 68.890 35 234.360 24 72.6 azalmasına neden olacaktır.742 21 422.550 30 125.390 Verim (kg/ ağaç) 23 19 26 25 24 ŞEFTALİ Meyve Veren Ağaç Sayısı 743.060 18 394.460 20 388.850 24 252.402.620 25 145.525 34 260.440 23 142.477 31 246.140 Verim (kg/ ağaç) 60 49 46 72 68 Meyve Verim Verim Veren (kg/ (kg/ Ağaç ağaç) ağaç) Sayısı 12 6 14 4 15 160.975 12.450 27 127.665 29 151.620 1.980 27 129.010 37 274.251 25 105.820 827.830 19 309.100 36 281.875 28 226.100 22 438.800 22 128.400 168.724 22 66.520 20 444.490 22 126.800 39 278.900 175.57 Meyve Ağaç Sayısı ve Verimleri (devam) KİRAZ Yıllar Meyve Veren Ağaç Sayısı 279.306 24 73.270 18 390.813 27 152.150 26 102.609 38 281.999 27 219.150 22 127.600 40 44 45 50 45 1986 1987 1988 1989 1990 55 .066 20 258.381 38 283.620 28 223.261 22 ERİK KAYISI Meyve Meyve Verim Verim Veren Veren (kg/ (kg/ Ağaç Ağaç ağaç) ağaç) Sayısı Sayısı 233.136 292. Mandalinada hem ağaç sayısı hem de verim artışını takiben 2004 yılında üretim % 16.870 19 294.157.390 31 262.470 31 259.066 12.990 34 260.580 795.200 26 101.100 26 131.360 23 99.812 26 Yıllar 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Tablo 6.051 38 284.010 20 274.975 73.340 19 280.144.198 24 127.154.124.765 24 148.2.615 30 155. Tahminler incelendiğinde zeytin ağaçlarında % 1’lik bir azalmayla birlikte verimdeki düşüşler 2004 ve 2005 yıllarında üretimin % 48.150 26 123.255 29 155.020 26 234.710 23 99.021 20 241.600 18 285. 2005’te ise % 17.365 29 236.502.341.800 22 130.405 29 251.237 292.405 26 215.735 845.630 26 104.150 20 386.700 23 236.500 302.020 23 233.915 33 153.700 36 251.440 30 257.550 23 153.150 22 131.053 1.56 Meyve Ağaç Sayısı ve Verimleri ARMUT Meyve Verim Veren (kg/ Ağaç ağaç) Sayısı 447.100 160.412 12.049 22 ELMA Meyve Verim Veren (kg/ Ağaç ağaç) Sayısı 276.330 27 131.460 25 105.237 27 258.750 22 132.8 artış öngörülmektedir.260 19 395.976 21 AYVA Meyve Verim Veren (kg/ Ağaç ağaç) Sayısı 152.627 22 126.669 26 104.170 30 257.420 22 133.306 23 74.803 1.365 33 253.150 21 422.450 22 154.010 20 280.000 22 121. Tablo 6.700 37 286.

630 761.364 1.58 Meyve Ağaç Sayısı ve Verimleri (devam) NAR Yıllar Meyve Veren Verim Ağaç Sayısı İNCİR (Yaş) Meyve Veren Ağaç Sayısı Verim (kg/ağaç) ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM Üretim Alanı (ha) Verim (kg/ha) (kg/ağaç) 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 154.328.6’lık bir azalma gerçekleşmiştir.089 22.255.580 795.450 12.8 azalma göstermiştir.650 12.698 21.510 12.194.273.315 1.274.580 796.270.274.261. İncirde ise ağaç sayısında ve verimde artışlar olacağı ve bunun sonucunda üretimin 2005’te % 23 artması öngörülmektedir.906.4.350 1.248.321.450 12.235 137.258.900 976.097 21.120 8.158 22.937 56 .005 1.246 1.380 95.500 248. ağaç başına verim ise % 13 azalmıştır.271.300 12.700 824.281.136 1.710 12.290 347.410 12.555 9.890 411.164.140 338.108 22.650 269.227.500 859.328 1.1. Tahmin edilen dönemde de verimdeki çok az miktarda artışa karşılık üzüm üretilen alanlarda artışlar devam etmekte ve buna bağlı olarak üretim miktarında 2005’te % 7.240.993 12.100 259.5 azalma olacağı tahmin edilmektedir.350 225.032 132.103 22.260.285 1.271. verimde de % 16.300 1.900 1.590 1.075.361.150 1.100.564.800 1. Tablo 6.700 12.160.450 1.863 44 38 40 36 38 34 31 34 35 33 33 28 28 28 27 1.336 1.400 44 35 39 34 39 37 30 36 37 38 37 30 26 22.850 12.495 1.025 1.118.180 23 22 26 24 21 21 22 22 22 22 22 22 23 1.400 230.400.515 1.737 8.300 806.470 8.253.450 439.294.129 1.550 1. Aynı dönemde incir ağacı sayısında çok az bir azalma olurken verimde de % 56.424 9.222.440 1.068.840 129.647 9.300 1.400 218.830 1.797 28 28 28 28 28 35 34 28 29 29 28 24 24 21 19 835.890 743.430 1.700 1.815 10.600 1.820 34 36 38 39 39 41 36 38 37 38 38 35 35 35 35 12.030 1.538 279.979.184.480 137.090.475 263.807 155.328.305.790 399.8’lik bir azalma olacağı hesaplanmıştır. İldeki çekirdeksiz kuru üzüm alanlarında baz yıla göre % 23.326.880 1.780 746.350 134.269 1.150 216.930 565.500 134. Üretim miktarında 2005’te % 3.653 18.219.149.059.818 68 67 67 67 65 60 65 69 60 64 74 63 71 71 71 1986 yılına göre nar ağacı sayısı % 37.231.690 21.281.850 261.579 8.468.153.256 154.707 155.450 157.979 1.708 21.381.529 1.131.274.600 257.1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 308.574 8.582 8.655 21.121 22.498 12.892 156.700 287.344.050 268.273.340.002 6 12 6 18 4 23 3 25 2 21 3 27 13 14 14 185.127 11.692 21.375 271.318.704 9.275 1.380 1.533 1.504.723 8.380 11.400 12.910 1.273.189.885 8.280 1.127.750 1.280 936.303.150 1.

2004 yılında keçi sayısı % 2.6 azalacağı tahmin edilmektedir.264. sığır sayısının 2004’te % 1.1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 96. 2005’te % 2.426 1.435 96.602 16.100 15.5.620 1.288 88. Elde edilen tahmin sonuçları değerlendirildiğinde.990 1. Tavuk sayısında da yine azalmalar olmuştur. İldeki hayvansal ürünlerin üretimi incelendiğinde ise et üretiminin 2002 yılında % 15.5. Koyun sayısı ise son yılda % 18. Süt üretimi 2002 yılında en yüksek düzeye ulaşmıştır.7 azalacağı tahmin edilmektedir.8’dir.200 1.268.7.919 34 31 27 19 25 24 23 18.4 oranındadır.178 7. İleriye dönük tahminler değerlendirildiğinde.399 10.337 7.6 artış olacağı tahmin edilmektedir. 57 .673 1.625 93.2 azaldığı görülmektedir. İldeki yumurta üretimi 1985’e göre % 55.248.799 23 24 22 20 21 21 21 1.957 17. 2002 yılına göre 2004’te % 1.2 oranında azalmıştır. Üretimin en düşük olduğu 2002 yılına göre 2004’te yumurta üretiminin % 16. Baz yıla göre yaklaşık % 90’lık bir artış sağlanmıştır.2 ve 2005’te % 19.031 16. Konuya bu açıdan bakıldığında ilde bulunan sığır sayısındaki değişimin 2002 yılında yaklaşık olarak aynı düzeyde kaldığı görülmektedir.266.307 Hayvan Varlığı ve Hayvansal Ürünler Üretimi 1985-2002 döneminde İzmir’deki hayvan sayıları ve hayvansal ürünlerdeki gelişmeler ilerleyen yıllarda belirli artışlar yerine azalmalar göstermesi dikkat çekicidir. Keçi sayısı 1988 yılında en yüksek düzeyde iken.9 azalmıştır.4 artacağı öngörülmektedir. bu yıldan itibaren yine sürekli bir azalma gerçekleşmiş ve 2002 yılında keçi sayısı en düşük düzeye inmiştir ve bu azalma % 20.776 91.6 azalacaktır. İldeki koyun sayısının sürekli azalması ve 2002 yılında en düşük düzeye inmesi baz alındığında sayının 2004 yılında % 4. 2005’te ise % 2. 2005’te de yaklaşık % 3 artış olacağı tahmin edilmektedir.1.280. Ancak 2002 yılı baz alındığında 2004’te yaklaşık % 2.3 artış olacağı tahmin edilmektedir. 2005 yılında ise % 4. 2005 yılında ise % 6.480 1.255 7.322 7.599 9.248 8. 2005’te ise % 24.535 96.281.275 96.377 17. Üretiminde ise 2004’te % 22.270.7.606 18. Bu azalma 1985 yılına göre son yılda % 23.

330 6.354 27.784 206.688.041 512.491 234.318 444.581 337.59 İzmir İlinde Yıllara Göre Hayvan Sayıları Yıllar 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 SIĞIR (baş) 228.088.000 58 .750 4.382 188.050 5.468 36.570 228.533 257.583 333.054 5.298 555.717 258.602.993 5.035 454.255 572.900 5.890 170.683.781 360.450 4.783 170.507 Tablo 6.350 YUMURTA 1.300 183.163 479.244 576.819 180.706.492 33.344 207.235.083 483.503 647.Tablo 6.497.098.601 6.014 44.605 862.741 252.251 261.987 38.176.503 6.318 469.935 232.305.534 230.282 568.120 568.495 178.491.802 4.709 41.008 33.555 198.512 220.000 6.767 488.523.557 214.044 166.151 208.000 4.761 478.609 209.963 480.285 515.808 231.393.816.580 539.504 33.509 729.838 232.962 337.532 218.176.899 TAVUK (adet) 6.893 44.299 45.192 6.733.047 KOYUN (baş) 560.500.441.090 512.922 482.748 789.165 434.118 839.644.807 1.840 6.297 42.151 351.028 1.329 193.695 189.044.570 242.370 230.128 921.154 4.974.197.002 494.100 26.408 719.683 294.471 162.731 220.859 KEÇİ (baş) 214.889 208.012 423.970 5.60 İzmir İlinde Yıllara Göre Hayvansal Ürünler Üretimi Yıllar 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 ET (ton) 35.607 240.661 4.062 198.472 224.762 774.160 6.161 468.441 775.589 194.377 182.230 4.934 219.744 221.802 1.340 325.226 507.520 529.617 32.540 SÜT (ton) 313.335 495.034.930 348.193 42.777.588 859.002 364.125.970 5.341 630.563 259.

640 562.047 611. tarımsal ürünlere hangi strateji alt yörelerinde daha öncelikli olarak yer verilmesi gerekliliği aşağıdaki tabloda açıklanmaktadır.509 504.287 487.221 36.701 600.761 37.2000 2001 2002 2003 2004 2005 36. Tablo 6.449 595.220 737.913 İzmir İli Tarımsal Potansiyeli ve Gelişme Olanakları İzmir’in genel tarımsal durumu ve geleceğe dönük gelişme durumu incelendikten sonra.643 532.995 408.654 449.365 35.61 Alt Yörelere Göre Tarımsal Ürünlerin Olması Gereken Öncelik Sırası Ürün B Buğday Yonca Mısır Zeytin Pamuk Tütün Patates Domates Karpuz Enginar Biber Turunçgil Fıstık çamı Kesme çiçek Çekirdeksiz Üzüm Üzüm İncir Süt Et Tavuk eti Yumurta Bal 1 2 4 3 2 1 2 1 2 3 3 4 1 C-D 3 3 2 4 3 4 3 2 1 4 2 1 1 1 3 Alt Yöreler E1-E2 2 1 1 1 1 3 1 1 1 1 3 1 1 1 2 3 2 F1-F2 4 4 3 2 4 2 4 1 1 1 2 3 4 4 2 2 4 59 .064 29.874 606.954 367.391 28.

AB uyum yasalarıyla birlikte. nüfus beklendiği gibi tarımdan sanayiye kayacaktır. sulamaya açılacaktır. Toplam arazinin % 31’i I-IV. Tarımsal ürünlere hem daha yüksek katma değer kazandırma hem de yeni istihdam 60 . yaşamaktadır. Yüksek arazi rantı nedeniyle turizm ve sanayiye kayıyor. Tarım arazisinin % 48’i DSİ ve Köy Hizmetleri sulanıyor.[1] ürünün ilgili alt yörede en fazla öneme sahip olduğunu. Geleceğe dönük strateji ve yatırım kararları belirlenirken.Md. [2] ikinci derecede önemli olduğunu göstermektedir. Tarım arazisi Sulama Toplam su varlığı 2654 hm3/yıl Örgütlenme Üretim • Tariş • Tarım Kredi Koop.62 Strateji ve Yatırım Kararları Açısından Mevcut Durum ve Potansiyellerin Değerlendirilmesi Açıklama Nüfus İzmir nüfusu yaklaşık 3. yapılacak tarımsal yatırımlarda yol gösterici olacağı dikkate alınırsa. Tablo 6. hangi strateji alt yörelerinde ne tür tarımsal yatırımların yapılabileceği de açıkça görülebilir. Çiftçilerin % 70’i örgütlüdür. • Ürün çeşitliliği • Katma değeri yüksek meyve ve sebze üretimi • Ekolojik ürün üretimi • Çek. I-IV. Sınıftır.k. meyve ve sebze ihracatını olanaklarını artıracaktır. Bu amaçla aşağıdaki tablo bir sentez yapmaktadır.4 milyondur. Maki formundaki VI-VII. Sınıf arazilerde zeytin ve Sınıf arazilerde çayırfıstık çamı yetiştirilebilir mera ve orman arazisi bulunmaktadır. • Ekolojik ürün üretimi ve ihracı artacak • Tıbbi bitki üretim veya ihracatı artacak Buradan görüldüğü üzere. liman ve AB gümrük birliği. mevcut durum ve potansiyelin değerlendirilmesi oldukça faydalı ipuçları sunacaktır. VI-VII. Bu tabloda İzmir Büyükşehir Bütünü tarımsal potansiyelinin düşüklüğünden ötürü ihmal edilmiştir.üzüm ve incir gibi ihraç ürünleri üretimi • Tıbbi bitki üretimi • Tarım arazileri amaç dışı kullanılıyor. tarafından yaklaşık 80000 ha hal sulamasıdır. Mevcut Durum Gelişme Potansiyeli İzmir nüfusunun % 18’i Azalması kırsal alanda beklenmektedir. • Tarımsal Kalkınma Kooperatifi • Sulama Kooperatifi • Su Ürünleri Koop. Bunun % 81’i Gn. örgütlenme oranı artacaktır. • Sanayi ve turizm kaynaklı kirlenme tarım alanlarını tehdit ediyor. • İlin konumu. Yukarıdaki tablonun. sınıf arazilerde tarım yapılırken.

İzmir İli Tarımsal Amaç ve Stratejileri İzmir’de yetiştirilen ürünler gerek yurt içi gerekse yurt dışı pazarlama potansiyeline sahiptir ve ilin pazarlama sisteminde ve çiftçi örgütlenmesinde sorunlar olmakla birlikte diğer illerden daha iyi durumdadır. • Tahtalı koruma havzası gibi uygun alanlar var. • Halen sözleşmeli olarak ekolojik ürün üreten başarılı örnekleri var. Ekolojik Tarım Sürdürülebilir Tarım Hayvan Sağlığı Kontrolü Sulama Sistemlerinin İyileştirilmesi Katma Değeri Yüksek Ürünlerin Üretilmesi Verimlilik ve Gelirin Artırılması Pazarlama Sisteminin İyileştirilmesi Örgütlenmenin Etkinleştirilmesi 61 . • İç ve dış pazar şansı var.63 Tarımsal Amaç. • Hayvancılık kısıtlı bir alanda yoğunlaştığından kontrolü kolay. Bunları desteklemek için sulama yatırımları için devlet desteğine ihtiyaç olduğu belirlenmektedir. Diğer taraftan çiftçilerin örgütlenmeye eğilimli olduğu ancak AB uyum yasaları gibi zorlayıcı faktörlerin örgütlenme etkinliğini artıracağı belirlenmektedir. • Çiftçi pazar enformasyonunu sağlamak üzere üniversite yayım merkezleri ve Tarım Bakanlığı yayım kuruluşları mevcut. • Sulu tarımın halen örgütlü olarak yapılıyor olması. Tablo 6. Ürün yetiştirme olanakları yüksek. • Halen hayvan sağlığıyla ilgili yürütülen çalışmalar ve deneyimler var. Ayrıca yüksek rant nedeniyle tarım alanlarının amaç dışı kullanımının artabileceği ve bu nedenle gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. yeni yatırım ve projelerin başarısını artıracaktır. • Daha az girdi kullanıp verimi sabit tutarak yada aynı verimi daha az girdi kullanarak etkinliği artırıp gelir düzeyi artırılabilir. • Liman ve gümrük birliği ürünlerin ihraç şansını artırıyor. • Eğitim düzeyi yüksek. • Çiftçi. Bunu takiben verimlilik ve gelirin artırılması düşünülmektedir. Bu iki amaç esas alınarak aşağıdaki tablo verilmektedir. • 2. sulamanın kendi refah düzeyine yaptığı katkının bilincinde olması nedeniyle bilinçli ve istekli. • Halihazır örgütlenmeyi geliştirecek kooperatif altyapısı ve deneyimi mevcut. Stratejiler ve Potansiyeller Amaç Strateji Potansiyel • Pazar şansı yüksek ürünler yetiştiriliyor.alanlarının yaratılması sağlanacaktır. • Çiftçinin eğitim düzeyi yüksek ve bilinçli. • Pazarlama kanalında yer alanlar bilinçli. Bu bağlamda İzmir için belirlenen amaçları arasında başta sürdürülebilir tarımın gerçekleştirilmesi gelmelidir. Son olarak da göreli bir şekilde yüksek gelir sağlayan zengin ürün deseninin alternatif ürünlerle ve yetiştirme teknikleriyle geliştirilmesi gerektiği söylenebilir.

Tablo 6. Bu bölümdeki ilgili tablolar Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklıdır.64 Turizm Belgeli İşletmeler Turizm Belgesi Türü Tesis Yatak Tesis Turizm İşletme Belgeli Tesis Turizm Yatırım Belgeli Tesis Turizm İşletme Belgeli Yatak Turizm Yatırım Belgeli Yatak Restoran Kafeterya Bar Müstakil Eğlence Yeri Sayısı 130 51 22.4 milyon gecelemenin yaklaşık 1.1’i.254 77 5 3 17 Yeme-İçme Tesisi İzmir’in Türkiye turizmindeki yeri ele alındığında potansiyel kaynaklarının tam değerlendirilmediği görülmektedir. • Antalya’dan sonra en önemli ikinci merkez durumundadır. 36. • Çiftçiler bilinçli.2.298 turizm işletme belgeli yatağın da % 7.6’sı İzmir’dedir.461 yatırım belgeli tesisin de % 3.8 milyon yabancı konaklamanın yalnızca % 5’i İzmir’de yapılmaktadır ki.000 civarındadır. • Eğitim düzeyi yüksek.3 gündür ve Türkiye’de 8.933 tesisin 130’u İzmir’dedir. • Kurulacak çiçek OSBnin ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanılması esas kabul edilmektedir. 22. Bu amaçla jeotermal potansiyeli yeterli düzeyde olan dikili ve Bergama ilçeleri değerlendirmeye alınabilir. Bu potansiyel içinde İzmir’de yabancıların ortalama kalış süresi 3.461 12. Türkiye’deki Turizm İşletme Belgeli Tesis Sayısı’nın % 6.715'tir. bu da yaklaşık 435. • Bölgede et ve süt işleme tesisleri var. Böylece ısıtma maliyetleri en az düzeyde olacaktır. • Tarihi eserler açısından zengin.7’si İzmir’dedir.4 Turizm İzmir turizmin gerektirdiği tüm doğal ve kültürel özelliklere sahiptir. • Hayvancılığa çok uygun alanlar var. 6. Türkiye’deki 313. • Halen turizm potansiyeli var. Diğer deyimiyle Türkiye’deki 1. Bunun yanında İzmir’de 130 turizm işletme belgeli ve 51 turizm yatırım belgeli tesis mevcuttur. • Toplam ihracat değeri 2000 yılında yaklaşık 9 milyon $’dır.5 milyonu İzmir’de gerçekleşmektedir. Bu tesislerdeki toplam yatak sayısı ise 34. Yabancı Gecelemede ise İzmir İlinin aldığı pay % 4 olup. 62 .Kırsal Turizm Hayvancılığın Geliştirilmesi Ve Yaygınlaştırılması Organize Çiçek İhtisas Sanayi Bölgesinin Faaliyete Geçmesi • Doğal dokusu zengin ve çekici. • Türkiye’deki kesme çiçek üretiminin yaklaşık %50’si İzmir’de üretilmektedir. Bunlara ek toplam 278 seyahat acentesi bulunmaktadır.

İzmir’de tesisler ortalama % 40 doluluk oranı ile çalışmaktadırlar. Ege Bölgesi termal özellikleri. tatil merkezi. İzmir’in turizm faaliyetlerine ait bilgiler ilişikteki tablolarda verilmiştir.3 gün iken yerliler ortalama 1. sportif amaçlı faaliyetler.1 milyon kişi konaklamıştır.1 kat daha fazla olmuştur. 10 milyon civarında da yabancı turist gecelemektedir.Bölgede 4 milyon yerli turist. Bunların % 39’u yabancı iken % 61’ini yerli turistler oluşturmaktadır. Yabancıların gecelemesi yerlilere nazaran 1. Bu da Ege Bölgesinin eksik müteşebbislik yönünü göstermektedir. 63 . uluslararası toplantılara ev sahipliği ve turizm kompleksi gibi turistik faaliyetlerden pay almamaktadır. Otellerde doluluk oranları yabancılar için % 35’ler civarında gerçekleşirken. Yabancıların İzmir’de kalış süreleri ortalama 3. Son iki yılda İzmir’de ortalama 1.9 gün kalmaktadır. Yabancıların ortalama kalış süresi 4 gün iken yerlilerin ise 2 gündür. Yabancılarda doluluk oranı % 22’lerde seyrederken yerlilerde bu oran % 15’lerde seyretmektedir. yerliler için bu oran % 12’ler civarındadır.

63 12.1 2.3 6.9 2 1.9 3.2 6 208 6 265 7 661 13 926 3.9 2 3.2 2 2.5 5 Yıldız 476 953 4 Yıldız 596 606 3 Yıldız 522 451 2 Yıldız 152 303 1 Yıldız 9 721 Özel Belgelı 2 450 Yüzer - 2 045 Termal Apart 8 628 Toplam 3 044 24 645 126 602 1 038 1 729 5 751 3 006 8 757 498 031 2 452 801 415 065 2 867 866 39 075 97 217 47 135 144 352 11 098 15 420 6 667 22 087 1 771 157 1 904 474 3 675 631 7 107 942 3 568 116 10 676 058 Motel 8 054 Pansiyon 14 430 Tatil Köyü - 371 429 Oberj Kamping - 691 Kaplıca Tablo 6.15 63.66 20.37 19.7 6.05 16.83 13.8 3.38 23.9 1.28 27.3 57 270 38 821 90 664 129 485 4 1.1 3.08 517 601 901 887 614 907 1 516 794 5.05 33.7 2.2 2.64 28.5 2.6 8.13 10.2 31.54 13.04 32.2 13 821 7 776 23 670 31 446 3.8 1.88 23.9 6.9 34.41 966 126 2 857 757 3.43 18.52 27.03 30.65 Ege Bölgesinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2001) Gençlik Kampı Golf Tesisi Eğitim Uygulama Turizm Kompleksi Tatil Merkezi Genel Toplam 64 2 165 761 2 059 803 4 225 564 9 679 131 4 039 989 13 719 120 .75 22.9 44.8 5.91 14.3 3 538 121 4.3 4.55 41.33 13.3 5.77 43.9 2.03 40.53 16.7 2.6 2 2.45 50.3 2.58 11.92 9.1 3.6 28.1 1.81 44.89 31.8 2.83 54.7 5.9 16.5 2.2 1.56 37.9 16.27 9.Ege Bölgesi (2001) Geceleme Sayısı Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Ortalama Kalış Süresi Konaklayan Kişi Sayısı Yerli Toplam Doluluk Oranı Tesis Cins ve Sınıfı Yabancı Otel 401 386 491 979 1 088 585 1 891 631 573 487 1 095 938 2 513 364 1 024 757 365 298 47 549 11 371 4 163 9 241 4 1.21 9.68 878 339 1 700 436 821 289 2 521 725 3.33 10.9 17 869 47 762 19 042 66 804 5.

2 2.07 832 703 1 996 480 711 115 2 707 595 4 2.5 2.69 54.08 18.31 2.1 4 2 33 300 131 868 25 372 157 240 5.03 13.2 17.85 8.5 32.32 7.4 2 2.11 47.31 44.08 36.1 3.44 31.08 19.9 25.Ege Bölgesi (2002) Geceleme Sayısı Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Ortalama Kalış Süresi Konaklayan Kişi Sayısı Yerli Toplam Doluluk Oranı Tesis Cins Ve Sınıfı Yabancı Otel 334 601 452 506 401 271 339 913 53 501 11 668 11 057 3 697 348 8 316 602 3 182 587 11 499 189 3 744 27 586 720 339 2 686 530 2 232 597 714 711 4 580 5 463 10 043 1 425 459 044 3 145 574 4.1 58 107 40 988 99 095 6 7 116 2 329 9 445 2.5 2.8 8 2.2 66 202 66 544 77 333 143 877 5.47 21.5 3.9 41.2 1.81 13.9 4.03 29.66 Ege Bölgesinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2002) Gençlik Kampı Golf Tesisi Eğitim Uygulama - 276 Turizm Kompleksi Tatil Merkezi Genel Toplam 2 671 100 1 780 746 4 451 846 11 073 649 3 691 122 14 764 771 65 .3 1.89 612 075 1 131 092 635 031 1 766 123 4.85 2.4 4.79 49.4 25.3 35.94 39.62 12.03 14.93 29.67 11.7 3.92 34.3 3 3.05 867 426 2 178 666 822 363 3 001 029 4.7 2 3.45 5 Yıldız 498 102 4 Yıldız 818 778 3 Yıldız 466 155 2 Yıldız 272 162 1 Yıldız 12 701 Özel Belgeli - 2 690 Yüzer Termal Apart 22 243 Toplam 864 17 866 155 522 1 656 321 - 2 092 831 1 604 517 Motel 2 880 Pansiyon 9 720 Tatil Köyü - 564 817 Oberj Kamping - 576 Kaplıca Tablo 6.2 1.18 14 358 8 865 22 311 31 176 3.6 4.3 4.99 12.1 2.7 2.4 2.05 13.46 47.3 34.4 3.97 43.9 2.3 2.26 55.35 50.88 4.9 2.29 7.38 12.61 47.56 1 271 284 2 803 087 889 062 3 692 149 3.6 4.3 41.9 2.55 18.

76 5 Yıldız 151 845 126 171 4 Yıldız 135 964 124 296 3 Yıldız 93 343 17 933 6 344 2 540 1 318 64 892 248 903 2 Yıldız 41 991 1 Yıldız 4 623 Özel Belgelı 938 Yüzer 902 Apart 272 Tablo 6.72 21.31 24.4 1.66 7.55 18.17 13 36.73 10.6 1.8 28.9 2.27 19.4 1.6 7 295 24 455 31 750 1.85 21.8 23.İzmir (2001) Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Konaklayan Kişi Sayısı Geceleme Sayısı Ortalama Kalış Süresi Doluluk Oranı Tesis Cins Ve Sınıfı Yabancı Otel 278 016 260 260 313 795 135 334 22 556 7 282 3 442 1 590 518 1 949 2 467 1.9 2.03 17.47 533 908 237 998 771 906 3.9 2 216 10 299 12 515 2.9 1.3 11.05 36.7 1.4 141 650 177 104 318 754 3.6 2.4 2 2.5 1.35 5.87 40.3 1 585 4 991 6 576 1.4 1.59 33.53 19.62 40.16 29.71 15.42 2.48 19.83 24.9 3 1.53 14.8 1.87 31.24 17.67 İzmir İlinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2001) Toplam 2 321 12 798 41 091 66 621 203 663 13 797 3 080 25 487 115 880 9 157 11 738 5 573 401 427 620 848 1 022 275 1 211 251 1 136 123 2 347 374 17 311 Motel 6 836 Pansiyon 999 Tatil Köyü 25 530 Genel Toplam 434 792 677 058 1 111 850 1 429 732 1 283 063 2 712 795 66 .93 15.5 1.8 2.4 258 084 478 349 736 433 4 1.97 32.1 4.6 1.95 25.43 34.32 12.94 40.37 17.12 17.4 265 995 200 978 466 973 2 1.06 1.4 1.3 1.9 2.8 2 1.9 2.61 5.75 24.7 28 567 319 543 3.1 8 3.18 10.8 2.

9 1.4 1.67 40.36 21.04 41.8 2.7 4 165 11 156 15 321 1.6 1.95 19.68 İzmir İlinin Tesisler Bazında Turizm Değerleri (2002) Toplam 1 792 Motel 571 4 527 Pansiyon 321 37 299 24 016 Tatil Köyü 276 Genel Toplam 454 904 567 546 1 022 450 1 730 557 1 046 713 2 777 270 67 .84 34.51 457 258 195 232 652 490 2.2 5.8 2.1 2.68 43.5 2.8 3 268 815 4 083 11.49 21.7 2.9 14.3 3 2.3 1.4 8.84 2.İzmir (2002) Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Konaklayan Kişi Sayısı Geceleme Sayısı Ortalama Kalış Süresi Doluluk Oranı Tesis Cins ve Sınıfı Yabancı Yerli Otel 279 876 261 301 277 799 116 279 10 747 6 783 441 953 226 1 419 190 2 214 5 098 61 315 597 714 711 303 571 71 652 375 223 1 425 3 632 10 553 14 185 3 450 1 124 4 574 1.61 41.4 1.2 11.6 9.21 15.21 4.18 54.4 7.35 8.4 278 375 340 173 618 548 3.5 35.6 3.24 35.19 42.3 2.43 32.41 19.1 2.8 2.22 12.8 1.26 5 Yıldız 149 676 130 200 4 Yıldız 155 242 106 059 3 Yıldız 80 264 197 535 2 Yıldız 26 170 90 109 1 Yıldız 2 518 8 229 Özel Belgeli 149 804 5 979 Yüzer 292 Apart 422 414 966 538 260 Tablo 6.19 4.1 2.9 1.8 962 673 2 381 863 3.15 587 359 241 922 829 281 3.31 25.03 50.16 23.5 1.8 6.7 2.7 1.16 2.35 2.9 6.91 5.9 3 29.5 1 471 9 503 10 974 1.2 1.76 22.3 15.5 10.81 26.64 87 294 163 872 251 166 3.86 16.52 16.4 2.2 15.19 18.1 19.

8 2.57 200 476 253 517 453 993 3.74 Geceleme Sayısı Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Yabancı Yerli Toplam Ortalama Kalış Süresi Doluluk Oranı (%) İzmir Yabancı Yerli Bornova 2 707 31 015 Buca Karşıyaka 734 4 798 Konak 124 472 386 859 Aliağa 195 4 193 Bayındır Bergama 7 927 3 472 Beydağ Çeşme 56 822 103 132 Dikili 1 720 12 259 Foça 11 348 11 929 Karaburun Kemalpaşa Kınık Kiraz Tablo 6.56 14.87 38.25 28.0 3.81 11.08 26.1 3.4 7 068 31 490 38 558 4.7 2.Konaklayan Kişi Sayısı Toplam 33 722 5 532 511 331 4 388 11 399 159 954 13 979 23 277 96 804 56 001 153 768 2 124 2 897 3 132 3 838 6 907 546 10 666 195 5 366 306 634 153 242 459 876 5 561 11 212 10 745 74 744 93 351 168 095 4.8 3.3 3.83 2 422 8 721 11 143 3.9 2.06 40.97 21.0 2.75 22.94 44.8 1.02 38.5 2.24 31.86 14.34 17.61 27.04 30.62 32.0 3.41 19.64 35.31 23.3 229 344 72 908 302 252 3.6 2.9 1.1 2.26 6.2 3.0 4.0 1.39 34.6 2.32 30.5 2.89 14.6 3.2 3.2 6.71 46.15 12.89 283 436 712 785 996 221 2.0 7.7 4.3 1.76 2.18 30.32 623 12 416 13 039 3.90 13.1 1.99 20.99 0.2 1.6 1.9 10.07 18.0 3.8 11.3 1.35 25.57 7.5 2.7 2.3 1.5 98 661 27 283 125 944 8.51 9 020 4 141 13 161 1.69 İzmir’in İlçeler Bazın Turizm Değerleri (2000) Menderes 58 941 37 863 Menemen Ödemiş Seferihisar 18 266 37 735 Selçuk 80 736 73 032 Tire 154 1 970 Torbalı 374 2 523 Urla 822 2 310 Çankaya Gaziemir 3 116 2 369 68 Toplam 368 334 715 459 1 083 793 .72 9.5 4.2 2.7 5 485 1 225 579 4 178 9 959 1 456 600 14 137 2 682 179 1.8 1.1 3.28 16.9 3.99 4 394 53 848 58 242 1.7 1.22 2.73 6.85 36.4 2.19 25.67 12.12 34.1 2.3 5.

2004’ten başlayarak ağırladığı turist sayısını yatırımları ile orantılı olarak arttırmayı hedeflemelidir. Dünyanın en ünlü antik şehirlerinden birini barındıran Bergama’da bile konaklayan kişi sayısı 2000 yılı itibariyle 10 bin kişini altındadır. Bu artış değerlerinde turizm yatırımlarının büyüklükleri dikkate alınmıştır. Ancak İzmir. Yukarıdaki sorunu nicelendirmek üzere konuyu değerlendirdiğimizde İzmir 2002 yılında 451 bin yabancı turisti % 25 doluluk oranı ile ağırladığı görülmektedir. yapılan hesaplamalarda yurt dışında ikamet eden vatandaşlarımızın Türkiye’de yaptıkları harcamalar dahil edilmemişlerdir. İzmir ilinde kalanların bıraktıkları döviz miktarı ise 295. Tablo 6. Burada en büyük eksiğimiz antik devirlerden gelen ören yerlerinin kazı alanlarını turizm’in hizmetine verilemeyişidir.3 milyon kişidir. İzmir İlinin en büyük problemi arz ettiği hizmetlerin talep edilen turizm hizmeti olmadığı noktasıdır. 2002 yılında Türkiye’ye gelen yabancı sayısı 13. Bu kişilerin Türkiye’ye bıraktıkları toplam döviz miktarı 9 milyon dolardır1. 69 . Ortalama olarak bir yabancının Türkiye’ye bıraktığı döviz miktarı ise 680 dolardır.7 milyon dolardır. ikinci 1 Anavatanda kendilerine yabancı muamelesi yapıldığından yakınmaları nedeniyle. Bu değerde Türkiye turizm gelirlerinin yaklaşık olarak % 3.İlçeler bazında baktığımızda turizm potansiyeli denize kıyısı olan ilçelerde toplanmıştır.70 Hedef Artışlara Göre Beklenen Turist Sayıları Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Yıllar Hedef Artış Hedef Sayı Hedef Artış Hedef Sayı Hedef Artış Hedef Sayı (1000) (1000) (1000) (%) (%) (%) 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 5 5 5 5 6 6 7 7 8 8 500 525 551 579 608 644 683 731 782 844 912 6 6 7 7 8 8 9 9 10 10 500 530 562 601 643 695 750 818 891 980 1079 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 500 525 557 595 643 701 771 856 959 1083 1235 Birinci senaryoda mevcut durum ve planlanan yatırımları dikkate alarak ilk dört yıl sabit daha sonra ikişer yıllık ve her dönemde 1 puan artacak şekilde aşamalı artış. Bununla ilgili olarak üç senaryoya göre 2004-2013 yılı hedef artışlara göre planlanan yabancı turist sayısı ilgili tabloda verilmiştir.3’üne karşılık gelmektedir.

Ancak gerçekleşen sayı ise bundan 3. Bankacılık Sektörü Şüphesiz İzmir’de bankacılık sektörü. Burada yalnızca kapasitenin ideal değer ve değerlere yaklaştıkça. Bu da mali sistemde bankacılığı ön plana çıkarmaktadır. Yeterli bilgiye sahip olmayan ve (eski) alışkanlıklarını sürdüren işletme ve tasarruf sahipleri de. diğer mali kurumların ve araçlarının yeterince yaygınlaşmamış olması dolayısıyla bankacılık sektörü ağırlıktadır.175 833. 6.062 567 Senaryo’da doluluk oranı % 40’a çıktığında ve ortalama 10 gün kalışla İzmir’e gelebilecek turist sayısı 833 bine çıkacaktır. 70 . Eğer bu yatak değerini dikkate alırsak o zaman ağırlayabileceğimiz turist sayısının 2 milyonun üzerinde olacağı görülebilir. Bu değerler ise 380 bin daha fazla turistin İzmir’e gelmesi anlamına gelmektedir. Nitekim.5 Mali Müesseseler Mali sektör.562. pek çok firma. Ancak. Hedef artışlar ile beklenen turist sayısı yukarıdaki tarzda şekillendirilmiştir.4 kat daha azdır.715 34. Bu şekilde mevcut değerler ile ideal değerlere göre beklenebilecek turist sayısı aşağıdaki tabloda hesaplanmıştır.1 milyon daha fazla turisttir. tasarruf sahipleri ise alternatif yatırım araçları yerine banka mevduatını tercih etmektedir. İdeal değerlere göre İzmir’e gelmesi gereken turist sayısı 1.00 Ortalama 3.2.senaryoda ise ikişerli sabit dönemler ve 1 puan artacak şekilde aşamalı artış ve üçüncü senaryoda ise aritmetik dizi şeklinde artış oranına göre hedef sayı belirlenmiştir.162 yatak değerine ulaşırız ki bu da göz ardı edilebilir.160 309 1. Hiç bir yatırım yapmadan yalnızca mevcut kapasitenin kullanılması ve ortalama kalış süresinin arttırılmasıyla kazanılacak 1.00 40. gelir etkisinin miktarları açıkça görülmektedir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sermaye piyasasının gelişme sürecinde olması. Tablo 6. İzmir ekonomisinin canlılığını oluşturan bireylerin. Daha sonra ise mevcut yatak kapasitesinin doluluk oranına göre tahmin yapılmaktadır: Yaz Turizminde ideal değerler 6 aylık sezonda % 75 doluluk oranıyla turistin 10 gün gecelemesini sağlamaktır. Burada 2002 yılı için ideal sayı formülünü tersine uyguladığımızda 78.715 34.71 Mevcut Değerlere Göre Hedeflenen Turist Sayısı Yatak Sayısı 2002 Değerleri İdeal Değerler Senaryo 34. hisse senedi veya tahvil ihraç ederek finansman sağlamak yerine banka kredisi kullanmakta. sermaye piyasası ve diğer mali kurumlar şeklinde üç ana başlıktan oluşmasına rağmen. sektörün mali sistemdeki ağırlığını belirlemede etkili olmaktadır.64 75. Türk bankacılık sektörünün paralelinde bir gelişme göstermektedir.904 1.715 Doluluk Oranı (%) 25. Son kolonda elde edilen ve edilebilecek ortalama gelir miktarları verilmiştir. bankacılık sektörü.6 milyon kişidir.8 10 10 Turist Sayısı Gelir Milyon ($) 454.

1994 yılında 2.835 % Pay 6 7 6 6 6 6 6 6 6 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Aynı şekilde. mevduat hacmi büyük önem arz eder.518 4.104 milyon dolar olan toplam mevduat hacmi 2001 yılı itibariyle % 100’den fazla artarak 4. borç vermek de kredi şeklinde ortaya çıkar.607 4.firmaların ve bunları fonlayan banka şubelerinin faaliyetleri doğrultusunda.104 2. İzmir’de faaliyette bulunan banka şubelerinin verimlilikleri.097 89.628 6. İzmir Bankacılığında Mevduatın Yapısı Bütün ticaret bankalarının borç almak ve borç vermek şeklinde belli başlı iki fonksiyonu vardır. 71 .720 % Pay 50 53 54 53 53 54 56 54 57 Türkiye 32. İzmir’deki toplam mevduat hacmindeki yıllar itibariyle gelişmeler aşağıdaki tabloda verilmiştir.72 İzmir’de Toplam Mevduat Hacminin Gelişimi (Milyon Dolar) Yıllar 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 İzmir 2.496 10. Bu nedenle İzmir’deki bankacılık sektörü Ege Bölgesi ve Türkiye’deki bankacılık sektörü ile karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir . bu rakamın 2001 yılı itibariyle artarak % 54’e ulaştığı görülmektedir.084 8.431 57.633 86.002 Ege Bölgesi 4. 1994’te Türkiye’deki toplam mevduatın % 6’sına sahip olan İzmir istikrarlı bir şekilde bu payı 2001 yılına kadar korumuştur.884 80. mevduat hacminin büyüklüğü kadar yapısı ve türleri de önemlidir.578 8. 1990 yılı itibariyle 4.795 44. İzmir’deki mevduatların Ege Bölgesi ve Türkiye’deki mevduat hacmi içerisindeki payına bakıldığında ise.894 3.166 5.191 5.361 101. gerekse toplam mevduat hacmi ABD doları cinsinden verilmiştir.273 77. Tablo 6.508 6.053 9. Tabloda verilen mevduat rakamlarındaki gelişmelerin enflasyondan kısmen arındırılmasını sağlamak ve yıllar itibariyle reel gelişmeleri izleyebilmek için YP (yabancı para) cinsindeki mevduatın yanı sıra gerek TL.191 milyon dolar hacmine sahip Ege Bölgesi mevduatının % 50’sinin İzmir’de olduğu.216 8. Borç almak çoğu zaman mevduat şeklinde.165 61.571 3. Ticaret bankalarının bütün bankacılık işlemlerinde kullandıkları kaynakların çok büyük bir bölümü mevduattan geldiğinden.449 milyon dolara ulaşmıştır. Ancak.449 5.264 5. mevduat ve kredi yapıları ile rasyoları Türk bankacılık sektörünün genelinden ayrışma gösterebilir.

Gerek TL ve YP cinsinden mevduat. Ancak. ancak Türkiye’deki mevduat hacmi içerisinde İzmir’in aldığı payın istikrarlı bir gelişme göstererek değişmediği görülmektedir. Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin yanı sıra uluslararası para piyasalarındaki gelişmelere de duyarlı olduğu anlamına gelmektedir.169 milyon dolara ulaştığı. döviz tevdiat hesaplarının payının (% 48. 1997 ve 2001 yıllarında uluslararası para piyasalarında ve Türkiye’de yaşanan krizler özellikle İzmir’deki TL mevduat hacmi üzerinde olumsuz etkilere yol açmış ve bu mevduat hacminin azalmasına neden olmuştur. Ege Bölgesindeki mevduat hacminin İzmir’de yoğunlaştığı ve bu yoğunlaşmanın yıllar itibariyle arttığı. 2002 yılı itibariyle mevduat türlerine göre dağılımı2 incelendiğinde.446 milyon dolar olan toplam banka kredileri 1998 yılında 2. Ayrıca. gerekse bu ikisinin toplamından oluşan toplam mevduat hacmindeki gelişmeler dikkate alındığında.919 milyon dolara yükselmiş ancak 2001 yılında krizin etkisiyle 1994 yılındaki hacminin de gerisinde 1. tasarruf mevduatlarının payının % 39. Türkiye’deki YP cinsinden mevduat içerisindeki % 6 olan payının değişmediği görülmektedir. 1994 yılında 932 milyon dolar olan mevduat hacminin 2001 yılında 2.263 milyon dolara gelmiştir. Yüksek getiri elde edecek olsalar bile. gelişmekte olan ülkeler genel olarak istikrarsız bir ekonomiye sahip oldukları için. İzmir’deki toplam mevduat hacminin.2 ile Türkiye ortalamasının (% 24. 1994-2001 yılları arasında İzmir’deki banka kredilerinin Ege Bölgesinden aldığı pay ise % 7’den % 5’e düşmüştür. YP cinsindeki mevduatın Ege Bölgesi ve Türkiye ile karşılaştırmalı olarak İzmir’deki gelişimi1 incelendiğinde. Dolayısıyla devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) bankacılar için bir çekim unsuru olmaktadır. İzmir’deki mevduat sahiplerinin. bankaların kredi vermesi her zaman riskli bir fon kullanım biçimidir. İzmir’de toplam banka kredilerinin gelişimi incelendiğinde 1994 yılında 1. Kredilerin Dağılımı ve Yapısı Bankalar para alıp satan kurumlar olmakla beraber doğal olarak birincil işlevleri çeşitli şekillerde toplamış oldukları fonları kredi olarak kullandırmaktır. Bu nedenle bankalar büyük montanlı kredi vermek istemezler.5) altında olduğu. Diğer taraftan.Toplam mevduat hacmi TL ve YP’den oluşmaktadır. doğal olarak.5) oldukça üzerinde olduğu. Bu durum.2) ise Türkiye ortalamasının (% 55.73 İzmir'de Toplam Banka Kredilerinin Gelişimi (Milyon Dolar) Yıllar 1 2 İzmir Ege Bölgesi % Pay Türkiye % Pay Türkiye Bankalar Birliği Türkiye Bankalar Birliği 72 . Ege Bölgesindeki YP cinsinden mevduat içerisindeki payının 1994 yılında % 47 iken. 2001 yılında % 54’e yükseldiği. geriye dönüş riski yüksek olan kredi taleplerini karşılamakta çekinceli davranırlar. Tablo 6. İzmir’de bir anlamda para ikamesinin Türkiye ortalamasından düşük olduğu görülmektedir.

186 2. Ege Bölgesi ve Türkiye genelindeki ihtisas kredileri içerisindeki payları da istikrarsızlık göstermiştir. İhtisas dışı kredilerin gelişimi ise nispeten daha istikrarlıdır. ekonomik istikrarsızlıkların İzmir’deki kredi hacmi üzerinde daha fazla etkili olduğu anlamına gelmektedir.273 2.019 69 63 59 62 62 58 64 68 29.687 3.263 1. 2001 yılında ise 279 milyon dolara düştüğü görülmektedir.037 45. 2001 yılında ise 984 milyon dolara düşmüştür.687 1. Türkiye Bankalar Birliği 73 . Türkiye’deki ihtisas kredilerinden İzmir’in aldığı pay ise 1994 yılında % 11 iken. Aynı şekilde İzmir’deki ihtisas kredilerinin.962 2.398 4.636 32. % 22’si ihtisas kredilerinden oluşmaktadır.1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2.8’inin tarım sektörüne verildiği.797 4. 1996 yılında % 36’ya düşmüş. mesleki ve diğer alanlara dağıldığı görülmektedir. 1994 yılında 919 milyon dolar olan İzmir’deki ihtisas dışı kredilerin hacmi.071 35.906 43.377 3.606 2.301 3. Tablo 6.097 8 7 6 6 5 5 5 4 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Bu durum İzmir’de banka kredilerindeki oynaklığın Ege Bölgesi ve Türkiye genelinden daha yüksek olduğu. Toplam krediler içerisinde % 22’lik payı olan ihtisas kredilerinin 2001 yılında % 19’unun 2002 yılında ise % 15. Ege Bölgesi ve özellikle Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında.400 2. 1994 yılında 527 milyon dolar iken 1995 yılında 800 milyon dolara ulaştığı. 2001 yılında % 9’a düşmüştür. 2001 yılında da % 67’ye yükselmiştir. İzmir’de toplam kredilerin 2001 ve 2002 yılı itibariyle yaklaşık % 78’i ihtisas dışı. İzmir’de ihtisas kredilerinin istikrarsız bir gelişme gösterdiği. Toplam banka kredileri.919 2.550 4. İzmir’de toplam krediler içerisinde ihtisas kredilerinin payı yüksek olup özellikle tarım sektöründe yoğunlaşmaktadır.620 1. 1998 yılında 2. Ege Bölgesi ihtisas kredileri içerisinde İzmir’in payı 1994 yılında % 61 iken.206 50.74 İhtisas Kredilerinin Sektörel Dağılımı (% Pay) Yıllar İhtisas Kredileri Tarım Gayrimenkul Mesleki Denizcilik Turizm Diğer İhtisas Dışı Krediler Toplam* 1 İzmir’deki ihtisas ve ihtisas dışı kredilerin gelişimi. ihtisas ve ihtisas dışı1 olarak ayrıldığında. geri kalan kısmın gayrimenkul. İzmir’deki ihtisas kredilerinin dağılımının Türkiye genelinden büyük farklılık gösterdiği aşağıdaki tablodan anlaşılmaktadır.931 25.019 40. İhtisas kredilerinin sektörel dağılımı ele alındığında. 1994 yılında % 76 olan Ege Bölgesi ihtisas dışı kredileri içerisinde İzmir’in payı 2001 yılında % 64’e düşmüştür.442 milyon dolara yükselmiş.

5 0.6 89.3 15.0 *Toplam Krediler = Kısa Vadeli Krediler + Orta ve Uzun Vadeli Krediler Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği İzmir’de Banka ve Şube Sayısı Ticaret bankası olarak faaliyette bulunan 29 bankanın 468 şubesi.2 2.9 87.2 3. Tablo 6. Toplam 19.4 7. Türkiye ekonomisinin yaşadığı krizin ardından 2001 yılında 523’e ve 2002 yılında 471’e gerilemiştir.0 1. 2002 yılı itibariyle aşağıdaki tablodan da görüldüğü üzere İzmir’de toplam 32 bankanın 471 şubesi faaliyette bulunmaktadır.2 77.9 2.2 0. Sig. İzmir’deki banka şubesi sayısının Ege Bölgesindeki banka şubesi sayısına oranı 1991-2001 yılları arasında % 40-43 aralığında kalmış. Bankalar Yabancı Bankalar Türkiye´de Kurulmuş Yabancı Bankalar Türkiye´de Şube Açan Yabancı Bankalar Mevduat Kabul Etmeyen Bankalar Kamusal Sermayeli Bankalar Özel Sermayeli Bankalar Toplam Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Şube Sayısı 468 136 295 18 19 14 5 3 1 2 471 Bankaların şube sayılarının 1991-2002 yılları itibariyle gelişimi1 incelendiğinde. Fonuna Devr.4 81.İzmir 2001 Ege Böl. 2000 yılında 613’e yükselmiş.8 1.8 12.0 0.2 15.6 0. 1991 yılında 498 olan banka şubesi sayısı.2 0.2 1.1 1.1 0.0 0. Türkiye’deki banka şubesi sayısına oranı ise 1991-2001 döneminde hiç değişmeden % 8 olarak kalmıştır.0 0.6 3.3 0.0 0.2 0.0 100.0 100.1 0.0 100.8 78.0 0.0 100.0 4.6 0. Mevd.0 2. mevduat kabul etmeyen 3 kalkınma ve yatırım bankasının birer şubesi olmak üzere.75 İzmir'de Banka Şubelerinin Dağılımları Bankalar Ticaret Bankaları Kamusal Sermayeli Bankalar Özel Sermayeli Bankalar Tas. Türkiye İzmir 2002 Ege Böl.3 100.9 78.8 1. Rasyo Analizleri İzmir Bankacılığında Yoğunlaşma Oranları 1 Türkiye Bankalar Birliği 74 .8 5.4 0.0 100.0 0.8 1.0 0.4 0.

Yoğ.1 Bu ilk 10 banka sırasıyla: T.76 Türk Bankacılık Sektöründe Yoğunlaşma Oranları Banka İlk 10 Bankanın Toplamı Türk Bankaları Toplamı Kamu Bank.12. Tablo 6.Ş.076 41. Ziraat Bankası. T. Akbank T.Ş. yoğunlaşmanın yaşandığı. Yapı ve Kredi B.Vakıflar B. Finansal Piyasalar ve Para Politikası.106 33 76 Personel Sayısı 92. Pamukbank A. toplam mevduatın % 86’sına.Ziraat B.Ş. Buna göre 2002 yılı itibariyle İzmir’de faaliyet gösteren 32 ticaret bankasının on tanesi toplam şube sayısının % 76’sına ve toplam personel sayısının % 74’üne sahiptir.467. toplam kredilerin % 74’üne.259. Kamu bankalarının da sistem içinde büyük ağırlığı vardır.Türk bankacılık sektörü.271 33 75 171. Yoğ. 2002 yılı itibariyle İzmir’de faaliyette bulunan ilk on banka. kredilerin % 17’sine.132-140.356.O. toplam mevduat hacminin % 84’üne ve toplam kredi büyüklüğünün ise % 53’üne sahiptir. Kaldı ki. Finans Bank A. bu yoğunlaşma İzmir’deki ilk beş bankanın şube. aktif büyüklüğü. şube sayısının % 76’sına ve personel sayısının % 75’ine hakimdir.271 142. mevduat hacminin % 34’üne. Türkiye Halk Bankası A.. mevduat büyüklüğü ve kredi büyüklüğü ele alındığında da kendisini göstermektedir. 2001. Türkiye İş Bankası A.608 2.301.Ş. İzmir bankacılığında yoğunlaşma oranlarının yüksek olduğu görülmektedir. Ankara: Nobel Yayın Dağ.675.387.2 1 Türkiye Bankalar Birliği 2 Ö. karların % 53’üne. bankaların gelir-gider tablolarından ve bu konuda uygulamaya dönük yapılan çalışmalardan tam tersi bir sonuç çıkarılmaktadır.Ş’dir. Faruk Çolak. çalışan sayısı. s.988 32 81 17 74 34 86 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Üç büyük kamu bankası ( T. Nitekim 31. Oligopol piyasanın özelliklerinin ağır bastığı bu yapılanma içerisinde. T.926 123.Ş.Ş. Koçbank A. Türkiye’deki aktif büyüklüğüne göre ilk on bankanın İzmir’de yoğunlaşma oranları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Garanti Bankası A. toplam aktif büyüklüğünün % 70’ine.A. Türkiye Vakıflar Bankası T.235 122.C. doğal olarak ölçek ekonomilerinin geçerli olduğu düşünülebilir. şube sayısının % 33’ü ve personel sayısının % 33’üne 2002 yılı sonu itibariyle hakimdir.2002 tarihi itibariyle faaliyette bulunan 54 ticaret bankasının ilk onu toplam aktiflerin % 81’ine.795. 75 .C.T.998 45 53 Şube Sayısı 4.) toplam aktiflerin % 32’sine. az sayıda bankanın hakim olduğu oligopolistik bir yapıya sahiptir. Ancak.A. İzmir’deki bankacılık sektörü de benzer şekilde oligopol bir yapıya sahiptir.488 56.Ş.370.A. Oranları Toplam Aktifler (Milyar TL) Toplam Krediler (Milyar TL) Toplam Mevduat (Milyar TL) Net Dönem Kar/Zararı (Milyar TL) 1.661 6.Halk Bankası.092 212.

118 10 40 53 Sisteme egemen olan bankaların verimliliği ölçek büyüklüğü ile eş değildir.16 24 49 70 İzmir’deki Şubelerin Mevduat Büyüklüğü (Milyar TL) 9. 1999. Yükselen Ekonomilerde Bankacılık Krizleri. 2 Morris Goldstein-Philip Turner. s.490.513 28 50 74 İzmir’deki Şubelerin Aktif Büyüklüğü (Milyar TL) 13.532. Türk Bankacılık Sisteminin Ölçek Ekonomileri Açısından Değerlendirilmesi. Daha fazla personel ve aşırı şubeleşme de söz konusu olduğundan. Kamu bankalarının hemen hepsi aslında ekonominin belirli sektörlerine kaynak tahsisi için kurulmuşlardır. çıktılardaki eşit oranlı artışlar ortalama maliyetleri düşürmeyip tam aksine daha yüksek ortalama maliyetlere yol açmakta ve bunun da fonlama maliyetini yükselten unsurlardan birisi olduğu ileri sürülmektedir. İstanbul.33-51.167. borçlunun kredi değerliliği kredi kararlarında yeterli ağırlık kazanmaz.049 9. Oranı İlk 10 Banka(%) Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Şube Çalışan Sayısı Sayısı 358 471 29 53 76 7. Çev. bu bankalar rekabete karşı korunduklarından. Ayrıca.059 11. Krediler. özel mülkiyetteki bankalardan daha çok açık veya kapalı hükümet yönlendirmelerine tabi olabilmektedir. İzmir’de kamu bankaları şube sayısının % 29’una. bankaların öz kaynakları ile gösterdiği performansı ölçer. çoğunlukla sorunlu endüstrilere hükümet yardımı vermenin bir aracı olarak kullanıldığı için. İzmir’de de kamu bankalarının yoğunlaşma oranlarını yüksek olduğuna dikkat çekmek gerekir.1 Türkiye genelinde olduğu gibi.123.ss. sorunlu kredileri belirlemede ve yenilik yapmada daha az motivasyona sahiptirler2. 76 . mevduatların % 30’una ve kredilerin % 10’una sahiptir.A. Dünya Yayıncılık. Sayı:43.344. kamu bankalarının bankacılık sisteminde yoğunluk kazanmasının mali sistemin verimliliği ve etkinliği üzerinde olumsuz etkilere yol açacağı söylenebilir. Oranı İlk 5 Banka(%) Yoğ. Gerek yabancı kaynak gerekse kullanım değerleri arasında ilişkiyi kurarak işletmenin borçlanma politikasının sınırları ve bağlı değerleri ile likit değerlerin dağılımı 1 Tuba Ayan Yakıcı-Fikret Çankaya. zararları hükümetçe karşılandığından ve kapanmaya karşı korunduklarından.259.Tablo 6.148.954 6. Oranı (% ) Yoğ. Bankacılar dergisi.İhsan Karacan.68 30 58 84 İzmir’deki Şubelerin Kredi Büyüklüğü (Milyar TL) 3.922. İzmir’de olduğu gibi.016 18.77 İzmir Bankacılığında Yoğunlaşma Oranları (2002) Aktif Büyüklüğüne Göre İlk 10 Banka İlk 10 Banka Toplamı İzmir'de Toplam Kamu Bankaları Yoğ.153. Sermaye Yeterliliği Sermaye yeterliliği ve ilgili oranlar. 2002. Türk bankalarında şube ve firma düzeyinde pozitif ölçek ekonomileri mevcut olmadığı. Başka bir ifadeyle büyük bankaların hakim olduğu piyasada küçük bankalar daha verimli çalıştığı. Devlet mülkiyetindeki bankaların kredi kararları. zararlarını kontrol etmede.

1 2 77 . Aktifler içerisinde başlıca büyüklüklerden birisi olan kredilerin aktifler içerisindeki payı ve kredilerin toplam mevduatlar içerisindeki payı aktif kalitesi göstergeleri olarak kullanılmaktadır. Para Banka Teori Politika.811 37. Bu nedenle sermaye yeterliliği oranları bankalar açısından son derece önemlidir.683.2 Sermaye yeterliliğine finansal bağımsızlık oranı (Öz kaynaklar/Toplam Aktifler). İzmir bankalarının sermaye yeterliliği rasyosu. Türkiye’nin 2000 ve 2001 yılında yaşadığı Kasım ve Şubat krizlerinin banka kredilerinde önemli daralmalara yol açtığı anlaşılmaktadır. toplam aktif ve sermaye büyüklüklerine baktığımızda Türk bankalarını ön sıralarda görmek mümkün olamamaktadır. Tezer Öçal ve diğerleri. Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. İzmir Bankacılığında Aktif Kalitesi Öz kaynakları ile yabancı kaynaklarını çeşitli aktiflere bağlayan bankalar açısından aktiflerin çeşidinin yanı sıra aktiflerin gelir getirme gücü. Nitekim kar/öz sermaye. İzmir’deki bankacılık faaliyetleri çerçevesinde sermaye yeterliliği araştırıldığında veri tabanının yetersizliği dikkate alınarak bankaların şube başına düşen ortalama öz kaynaklarından hareket edilmiş. Aşağıdaki tablodan da görüleceği gibi.085. İzmir’de faaliyette bulunan banka şubelerinin toplam öz kaynaklarının. Ankara: Gazi Kitapevi.826.257. kar/aktif toplamı rasyoları sisteme uygulandığında dünyadaki bankalar içinde ilk sıraları Türk bankaları almasına karşılık finansal bağımsızlık.321 2.475. Çolak.1 Ne yazık ki Türk bankacılık sistemi sermaye yeterliliği açısından oldukça zayıf durumdadır. s.824 14.766 56.648 (Milyar TL) Sermaye Yeterliliği 80 110 40 46 1. gelirin sürekliliği gibi aktif kalitesi göstergeleri önem kazanmaktadır.78 İzmir Bankacılığında Sermaye Yeterliliği Yıllar İzmir Türkiye 2001 2002 2001 2002 Özkaynaklar * (Milyar TL) Krediler 1. sermaye yeterliliği rasyosu olarak alınmış ve Türkiye ortalaması ile karşılaştırılmıştır.93. Tablo 6. yine bu şubeler tarafından verilen toplam kredilere oranı. Güven unsuruna dayalı kurumlar olan bankaların konjonktür dalgalanmalarına karşı korunabilmelerinde en önemli unsuru sermaye yapıları oluşturur.468. 2002 yılı itibariyle İzmir’deki bankalar ortalama toplam öz kaynaklarından daha az kredi vermişlerdir. Ancak.827 25.698. 1997.626 2.271 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği *İzmir bankacılığının öz kaynakları. finansal kaldıraç oranı (Öz kaynaklar/Yabancı Kaynaklar) gibi oranlar göstermektedir. Türkiye’de ortalama şube başına düşen öz kaynakların İzmir’deki şube sayısı ile çarpılması ile elde edilmiştir.370. 236. Öyle ki.gibi konular hakkında bilgi sağlar.

5 23.464 18.8 1997 74. reel kesime kaynak aktarma imkanlarının yeterince kullanılmadığının bir göstergesidir.626 2.4 1996 67.8 2002 27.79 İzmir ve Türkiye'de Aktif Kalitesi Yıllar İzmir Türkiye 2001 2002 2001 2002 Krediler (Milyar TL) 1. İzmir bankacılığında 2001 ve 2002 yıllarında % 12 olan kredilerin toplam aktifler içerisindeki payı aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere oldukça düşüktür ve bankaların riskten kaçınmak için asli görevleri olan finansal aracılık işlemlerini askıya aldıklarını göstermektedir.811 37. Türkiye genelinde de kredilerin mevduat içerisindeki payı gerilemesine rağmen.855.1 69.9 58.332 212.488 Aktif Kalitesi (Krediler/Toplam Aktifler) 12 12 22 27 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği *İzmir’deki toplam aktifler.085. Bu oranlar Türkiye geneli ele alındığında 2001 yılında % 22 ve 2002 yılında % 27’dir.826.257. Tablo 6. Aşağıdaki tabloda da görüldüğü üzere kredilerin mevduat içerisindeki payı ele alındığında da yıllar itibariyle bu oranın azaldığı.490 169. İzmir’deki şube sayısına çarpımı ile bulunmuştur.6 31. aktif verimliliği net karın toplam kredilere oranlanması ile hesaplanmıştır. İzmir ortalamasından daha yüksek olmakla beraber.7 45.4 24.370.Kredilerin toplam aktifler içerisindeki payının yüksek olması bankaların gerçek görevlerini yaptığının bir göstergesi olmakla beraber. Türkiye genelinde de aktif kalitesinin düşük olduğu görülmektedir.0 62. Türkiye genelinde şube başına düşen ortalama aktif miktarının.5 iken 2000 yılında % 48’e.922.3 38. Izmir ve Türkiye bankacılığının aktif karlılığı aşağıdaki tabloda yer almaktadır.3 50. 2002 yılında ise % 27.271 Toplam Aktifler* (Milyar TL) 14.5’e düştüğü görülmektedir.5 61.3 70.9 47. 1999-2001 yılları 78 . Tablo 6.2 1998 68.675. İzmir’de Mevduatların krediye dönüşme oranının Türkiye ortalamasının altında olması.2 59. Bu çerçevede. İzmir ortalamanın üzerindedir.5 60.4 1999 42. karların ortalama toplam aktiflere oranlanması ile bulunur.221.0 2000 47.80 İzmir ve Türkiye'de Aktif Kalitesi (Kredi/Mevduat) 1995 İzmir Ege Bölgesi Türkiye 78.3 65.766 56.0 2001 28.2 37. 1995 yılında İzmir’de % 78.0 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği İzmir Bankacılığında Aktif Karlılığı Bankaların aktiflerini ne kadar verimli kullandığını gösteren aktif karlılığı. İzmir ile ilgili veriler sınırlı olduğu için. bu oranın çok yüksek olması banka riskinin arttığının göstergesidir.

090.0 915 622.arasında -% 47’ye varan oranlarda aktif karlılığı negatif çıkan İzmir bankacılığında.974 -2. İzmir’deki şubeleri personelin bilgi ve becerilerini artırmaya.0 -11.0 -211 941.2 59 602.0 Türkiye Net Kar (Milyar TL) 104.00 52.633.355 -305.0 257 967.122. İzmir’de bankalarda çalışan personel başına düşen gerek kredi.631.85.599.9 20 634.19 Toplam Kredi (Milyar TL) 1 743 660 3 860 068 8 811 893 Aktif Karlılığı (Net Kar/Krediler) İzmir 6 8 7 7 -2 -12 -47 8 Türkiye 6 7 6 5 -1 -8 -30 4 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 759. Personelin uzmanlık.8 1 180 744. 1 2 Mert Ural.490 -23 971.213. İzmir Bankacılığında Personel Verimliliği.341. s.42 485.750.709.0 181 806.00 34. emekten tasarruf sağlayan organizasyon biçimlerine gitmeye ve personelin daha verimli çalışmasına yönelik önlemler almaya yöneltmektedir.0 2 257 811. İzmir ve Türkiye genelinde bankaların personel verimliliği2 karşılaştırmalı olarak yıllar itibariyle gelişmeler incelendiğinde. aktif karlarının Türkiye geneline göre daha oynak olduğu görülmektedir.0 1 826 626.085.897.316.986. eğitim düzeyi ve otomasyon düzeyi bankaların verimlilikleri ve karlılıklarının etkilemektedir.0 -850 921. bankaların teknolojiden yararlanma derecesini ve toplam faiz dışı giderler arasında personel giderlerini ölçmeyi sağlar.26 255.0 533 503.00 37.7 136 341.714. kriz dönemlerinde ise Türkiye ortalamasına oranla daha zararlı çıktığını göstermektedir. Bu durum.239.777. Personelin yoğunluğu eğitimsizliği ve enflasyon ortamının personel giderlerini düşürmeyi engellemesi bankaların maliyetlerini artırmakta ve onları gelir artırıcı işlemlere yöneltmektedir.81 İzmir'de ve Türkiye'de Aktif Karlılığı İzmir Yıllar Toplam Net Kar Kredi (Milyar TL) (Milyar TL) 8 438. Teknolojik gelişmelerden yararlanamayan ve yoğun şubeleşme politikası izleyen bankalar. Tablo 6.766 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği İzmir Bankacılığında Personel Verimliliği Personel verimliliği.00 14.3 1 805 329.00 21. emek-yoğun olarak çalışmaktadırlar.8 38 540. Türkiye Bankalar Birliği 79 . Bu durum makro ekonomik göstergelerin iyi olduğu dönemlerde İzmir bankacılığının daha karlı. gerekse mevduat miktarı Türkiye ortalamasının altındadır. Tezi. Mevduat ve kredilerin personel sayısına oranlanması ile personel verimliliği ölçülebilmektedir1.480 2.

Ankara. o zaman bankacılık sisteminin kırılganlığının artmasının neden olmaktadır2. Türkiye Bankalar Birliği Morris Goldstein-Philip Turner. finans sistemi belirli bir derinlik kazandığı zaman. İzmir’deki banka şubelerinin finansal aracılık fonksiyonlarını etkin şekilde yapamadıklarının bir diğer göstergesidir.g. böylesi artışların hepsi olumlu olarak yorumlanmamaktadır. İzmir ve Türkiye genelinde finansal derinleşmeye ilişkin göstergeler yıllar itibariyle aşağıdaki tablolarda verilmektedir. 1999. İzmir’de Finansal Derinleşme Finansal derinleşme.272. finans sisteminin etkin bir şekilde çalışması gerekir.e. İzmir’de faaliyette bulunan banka şubelerinin gerek şube başına düşen kredi gerekse mevduat dağılımında Türkiye ortalamasının altında olduğu görülmektedir. a. Çok şubeli bankacılıkta şube yeri seçiminde. Finansal Sistem ve Bankalar. tasarruf sahiplerine yakın olabilmek. Türk bankacılık sisteminde yer alan bankalar uzun yıllar bankalar arası rekabetin yoğun olduğu ve mevduat faizlerinin kendileri dışında belirlendiği bir ortamda. finans sisteminin gerek büyüklük gerekse yapı itibariyle değişmesini ifade etmektedir. piyasalara ilişkin bilgi toplama sürecinde ölçek ekonomilerinden yararlanarak ve riski dağıtarak işlem maliyetlerini en aza indirebilir. Tezer ÖÇAL-Ö. Yıllar itibariyle Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de banka şubelerinin sayısı azalmış olmasına rağmen. Finansal aracılık faaliyetlerinden bu tür faydaların elde edilebilmesi için.Faruk ÇOLAK. Banka pasiflerinin büyümesi ekonominin büyüklüğüne ve uluslar arası rezervlerin stoğuna göre çok hızlı ise. personel verimliliğinde de olduğu gibi.İzmir Bankacılığında Şube Verimliliği Son yıllarda Türk bankacılık sisteminin içine girdiği krizin etkisiyle değişmekle beraber. banka varlıkları likidite. 80 . İzmir ve Türkiye genelinde bankaların şube verimliliği1.117-118. Finans sisteminin hangi ölçüde genişlediğini ve finansal araçların ne kadar çeşitlendiğini gösterir. 1 2 3 İzmir Bankacılığında Şube Verimliliği. şube verimliliğinin düşük çıkması. Buna göre. Nobel yayın Dağıtım. vade ve para cinsine göre banka pasiflerine oranla önemli ölçüde farklıysa. s.. mevduat ve kredilerin vadelerini birbirine eşitleyerek. Finansal göstergelerden en çok kullanılanı M2/GSMH olmasına rağmen Finansal Varlık Stokları/GSMH göstergesinin de kullanıldığı görülmektedir3. Finansal derinlik (parasal büyüklüklerin GSMH’ya oranı) ekonomilerin gelişmesinin bir sonucu olmasına rağmen. daha fazla mevduat toplamak ve bu mevduatı yüksek faiz oranları ile plase etmek arzusuyla çok şubeli bankacılığa yönelmişlerdir. bankanın sermayesi ve/veya kredi-zarar karşılıkları banka varlıklarının oynaklığını karşılayacak kadar değilse ve ekonomi büyük güven şoklarıyla karşı karşıya ise. ss. şube sayısında rasyonel davranılmaması ile birlikte yüksek maliyetler ortaya çıkmakta ve banka verimliliği olumsuz etkilenmektedir.

406 116.937 6.067 29.854.805.263.078 Krediler (Milyar TL) 1.769 68.967 533.329 1. İzmir’deki bankacılık faaliyetlerinin Türkiye ortalamasının daha altında bir oranda reel sektöre kaynak aktarabildiğini göstermektedir.Tablo 6.185.602 383.436.518.811.213.907 720.574.789.480.068 8. Tablo 6.129 179.180.958 3.341 257.974 34.946 Finansal Derinleşme Krediler/GSMH 22 26 30 26 28 27 21 Finansal Derinleşme Mevduatlar/GSMH 34 41 43 45 62 54 65 Kaynak:Türkiye Bankalar Birliği ve DPT.382.332 78.766 Toplam Mevduat (Milyar TL) 2.561 24.456.622 1.743.978.766.596.798 9.095.085.744 1.516 12.500 2.967 125.660 5.081 13.122.860.393.355 21.714.620 3.570 Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği ve DPT Finansal derinleşme göstergesi olarak kullandığımız mevduatların ve kredilerin GSMH’ya oranının yıllar itibariyle gelişimi.660 3.646. 81 .480 37.305 1.547 1.282.263 53.466 2.826.145.83 Türkiye’de Finansal Derinleşme Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Cari Fiyatlarla GSMH (Milyar TL) 7.056. Özellikle kredilerin GSMH içindeki payı 1995 yılında Türkiye ortalamasının üzerinde iken.503 915.664.893 14.887 14.291 48. bir anlamda İzmir’de bankacılık sektörü ile reel sektör arasında ekonomik gelişmeyi sağlayan bağın koptuğu şeklinde yorumlanabilir.442.545.810 136.82 İzmir’de Finansal Derinleşme Yıllar 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 Cari Fiyatlarla Krediler (Milyar GSMH (Milyar TL) TL) Toplam Mevduat (Milyar TL) Finansal Derinleşme 24 24 26 26 22 20 14 Finansal Derinleşme 30 35 35 37 51 41 48 Krediler/GSMH Mevduatlar/GSMH 577.337. Bu durumda İzmir bankacılığının İzmir’de reel sektörün gelişmesi için ihtiyaç duyduğu fonları sağladığını söylemek güçtür. dönemin sonlarına doğru bu oranın Türkiye ortalamasının önemli ölçüde altına düşmesi.089.438 6.626 173.

İç.63 88. Bu oran İzmir GSYİH’sının Türkiye GSYİH’sına oranı olan % 7’ye paraleldir.212 2000 Türkiye 2001 2002 2003 * Kaynak: Maliye Bakanlığı .00 100.667 48.53 100.7 gibi düşük bir oranda gerçekleşmiştir. şüphesiz bölgesel dengesizlikleri gidermeye yönelik ekonomi politikaları çerçevesinde düşünüldüğünde normal karşılanmalıdır.4 olarak gerçekleşmiştir.625 43. aynı dönem için ortalama % 6. Diğer illere kaynak aktarması. İzmir’den tahsil edilen verginin Türkiye’deki toplam tahsilata oranı ise.625 2.782. İzmir’de konsolide bütçe gelirlerinin tahsilat/tahakkuk oranı.85 İzmir’de Konsolide Bütçe Gelir ve Giderlerinin Karşılaştırılması Yıllar Tahakkuk[1] Tahsilat[2] Top.30 75.84 İzmir’de Genel Bütçe Vergi Gelirlerinin Tahakkuk ve Tahsilatı (Milyar TL) Yıllar Tahakkuk [1] 2000 İzmir 2001 2002 2003 * Tahsilat [2] 1.574 3.744.Ocak-Haziran dönemi verileri Konsolide bütçe gelir ve giderleri arasındaki ilişkiye baktığımızda ise aşağıdaki tabloda.557 2. Yıllar itibariyle İzmir’e tahakkuk ettirilen genel bütçe vergi gelirleri ile bunların tahsilatına ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir.273. Ancak.89 90.483 37. Türkiye ortalamasına yakın gerçekleştiği görülmektedir.28 7. 2000-2002 döneminde İzmir’e tahakkuk edilen verginin yaklaşık % 88-90’ının tahsil edildiği.614.147 4.608.698 39. İzmir’in diğer illere kamu eliyle kaynak aktarıp aktarmadığını ortaya koyması açısından önemlidir.00 1.Kamu Maliyesi Kamu harcamaları ve toplanan vergiler çerçevesinde İzmir’in kamu maliyesi açısından analizi.75 6. Tablo 6.957.Gid.540 % [2/1] 90.735.254.57 87.634.792. bunun Türkiye’de tahakkuk edilen verginin tahsilat oranına paralellik gösterdiği anlaşılmaktadır.İç.928 59.Tah.00 100.00 100.700 2.110.362 65.781 26.680 3. İzmir konsolide bütçe gelirlerinin konsolide bütçe giderlerine oranı incelendiğinde ise. yine de bu durumun bir ölçüde İzmir ekonomisinin küçülmesine.729.54 90. Konsolide bütçe giderlerinin Türkiye toplamından aldığı pay 2000-2003 döneminde yaklaşık olarak % 1.285.990. en azından ekonominin durağanlaşmasına yol açabileceğine de dikkat çekmek gerekir. Payı (%) %[2/3] %[2/1] 82 . konsolide bütçe gelirlerinin ancak ortalama olarak %50’sinin İzmir’de harcandığı sonucuna ulaşılmaktadır. Payı (%) Giderler[3] Top.33 91.503.80 Toplam Tahsilat İç Payı (%) 6.313. Tablo 6.09 5.346 29.01 74.

297 Diğer Cari 144 208 324 3.544 Transfer 152 183 319 30.548.00 100. Sektörlerin.759 1.00 185.57 188.09 69.48 71.77 84.00 100.00 911 1 325 152 2 109 123 1 176 203 46 705 028 80 579 065 115 485 633 69 448 384 1.978.065 115.00 100.00 100.66 68. İzmir’de Genel ve Katma Bütçe harcamalarının önemli kısmı.15 182.857 7.24 88.006.370 Sanayi Dışı İşgücünün Sektörel Dağılımının Genel Değerlendirmesi Sayımı Bilgilerine Göre) [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi (2000 Nüfus İzmir Büyükşehir Bütünü alt yöresinde en büyük paya sahip sektör tarım dışı sektör iken onu takip eden sektörde hizmetler sektörüdür.004.636 77.179 4.160 Yatırım 63 85 164 1. 83 .2000 İzmir 2001 2002 2003 2000 Türkiye 2001 2002 2003 1 921 243 2 856 091 4 706 880 4 435 363 37 472 580 58 265 356 85 753 311 64 085 235 1 686 262 2 419 389 3 984 919 3 016 717 33 440 143 51 542 970 76 400 450 44 689 449 5.211.485.200.94 256.97 66.73 Kaynak: Maliye Bakanlığı Genel ve Katma Bütçe giderlerinin dağılımı aşağıda gösterilmektedir.95 1.579. tarım sektörü dışındaki.00 100.722 9.69 100.02 89.83 1.46 89. Türkiye ekonomisine paralel olarak personel harcamalarında yoğunlaşmaktadır.580 6.633 Personel 552. tarım sektöründe Kınık en büyük paya sahiptir.000 1.71 84.86 İzmir’de Yıllar İtibariyle Genel ve Katma Bütçe Giderleri (Milyar TL) Yıllar 2000 İzmir 2001 2002 2000 Türkiye 2001 2002 Kaynak: Maliye Bakanlığı Toplam 910. Personel harcamalarının yanı sıra transfer harcamaları da ön plana çıkmakta ancak. Türkiye ekonomisinin toplam Genel ve Katma Bütçe harcamaları içerisindeki yoğunluğa ulaşmaktan oldukça uzak görülmektedir.69 5.276 55.75 100.705. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Bakırçay alt yöresindeki tüm sektörlerin sağladığı işgücü miktarlarına baktığımızda Bergama İlçesinin en büyük paya sahip olduğunu görüyoruz.35 87.825 1.543. Alt yöre genelinde her bir sektör açısından en büyük paya sahip ilçe Konak İlçesidir.149.894 23.314.160.627.22 6.203. Tarım dışındaki tüm sektörlerde en büyük paya Bergama sahip olurken.04 4.00 100.60 63. en küçük paya sahip olduğu ilçe ise Güzelbahçe’dir.16 64.033 848.784 15. Tablo 6.64 1.146 46.287 4.028 80.778.887.359.

Tire. Servis ve tarım sektörlerinde ise en büyük paya Selçuk İlçesi sahiptir. Tarım sektörü dışındaki tüm sektörler dahil olmak üzere bütün sektörlerin en büyük paya sahip oldukları diğer bir deyişle en fazla işgücü bulundurdukları alt yöre İzmir Büyükşehir Bütünü alt yöresidir. Seferihisar da servis sektörü almaktadır. onu sırasıyla hizmetler. [E2] K. Bayındır İlçesinde tarım en büyük paya sahiptir. İzmir İli Toplamı İzmir ili genelindeki dağılımlara bakıldığında tarım dışı sektörün en büyük paya sahip olduğu. Servis sektörü ilçeler arasında çok büyük bir farklılık göstermese de en çok Aliağa İlçesinde görülmektedir. Hizmetler sektöründe ise yine Aliağa en büyük paya sahiptir. Menderes Kıyı Kesimi alt yöresinde en büyük işgücüne sahip olan sektör tarım dışı sektördür. Tarım sektörü dışındaki tüm sektörlerde en küçük payı elinde bulunduran ilçe Beydağ iken tarım sektöründe Karaburun en küçük paya sahiptir. [D] Gediz–Nif Strateji Alt Yöresi Alt yörenin tek ilçesi olan Kemalpaşa’da en büyük paya sahip olan sektör tarım dışı sektör olurken. Tüm sektörler toplamında en fazla işgücü miktarı yine Çeşme’ye aittir. tüm sektörler toplamında en çok işgücüne sahip ilçe ise Menemen’dir. Beydağ ve Kiraz ilçelerinde en büyük paya sahip tarım dışı sektör iken. En küçük paya sahip olan tarım sektöründeki işgücü sayısı en çok Menemen’de görülmektedir. Ödemiş. [E1] K. servis ve son olarak da tarım izlemektedir. Servis sektörü dışındaki tüm sektörlerde en büyük payı Urla almıştır. Tarım sektöründe ise en büyük paya sahip ilçe Kınık İlçesidir. Urla İlçesinde en büyük payı tarım dışı sektör alırken. aynı zamanda tarım dışı ve hizmetler sektöründe de en büyük payı bünyesinde bulundurmaktadır. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Tüm sektörler toplamında en fazla işgücü bulunduran ilçe Ödemiş iken her bir sektörün en fazla işgücüne sahip olduğu yerde aynı ilçedir. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Bu alt yörede en büyük paya hizmetler sektörü sahip iken bunun en çok görüldüğü yer Çeşme’dir. K. 84 . İlçeler bazında baktığımızda tarım sektörü dışında kalan tüm sektörlerde en büyük payı elinde tutan ilçe Konak İlçesidir. Belli bir sektör her ilçede en büyük paya sahip değildir. tarım sektörünün ise en küçük paya sahip olduğu görülmektedir.[C] Gediz Strateji Alt Yöresi Bu alt yörede tarım dışı sektör en fazla paya sahip iken . [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Tüm sektörler toplamında en fazla işgücüne sahip olan ilçe Urla’dır. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Tüm sektörler toplamında en büyük işgücüne sahip olan Torbalı İlçesi.

müteşebbisler direktörler ve üst kademe yöneticileri.829 703 3.527 4.352 637 85.342 5. idari personel ve benzeri çalışmalar.654 2.731 Tarım 308 872 1684 969 756 157 523 766 456 4. ormancılık.711 2.109 267.588 45.393 1.321 4.986 2.606 5.956 5.270 1.229 2.321 212.809 2. Hayvancılık. balıkçılık ve avcılık işlerinde çalışanlar *Tarım Dışı: Tarım dışı üretim faaliyetinde çalışanlar ve ulaştırma makineleri kullananlar 85 .238 2.281 6.hayvancılık.779 1.743 393 2.138 825 2.021 Tarım Dışı 14.913 15.687 875 875 685 1.643 92.729 4.783 266 242 7.840 1.403 1.937 Hizmetler Servis 4.161 1.436 1.028 1.473 3.081 24.701 4.420 744 8.438 3.771 1832 196 2.710 14.286 1.296 462 20 482 831 502 1.834 11.874 1.137 2.987 1.237 *Hizmetler: İlmi ve teknik elemanlar.027 1.770 3.824 719 2.682 1.012 2.012 1.767 2.264 370 370 865 1.731 1.332 595 1.335 1.296 4.067 1.870 547 1.432 3.409 3.574 4.453 38.594 7.*Servis: Hizmet işlerinde çalışanlar *Tarım: Tarım.475 15.101 511 798 13.442 41.312 72.269 4.87 Sanayi Dışı İşgücünün Sektörel Dağılımı Alt Yöreler Yerleşimler Çiğli Karşıyaka Konak Bornova Buca Gaziemir Balçova Narlıdere Güzelbahçe A ŞehirBütünüTop Dikili Bergama Kınık B Aliağa Foça Menemen C Kemalpaşa D Menderes Torbalı Selçuk E1 Bayındır Tire Ödemiş Beydağ Kiraz E2 Çeşme Karaburun F1 Urla Seferihisar F2 Genel Toplam Hizmetler 12.601 4.905 9.275 4.096 1.349 11.897 17.720 6.512 2.809 3.178 6.223 7.398 2.871 29.648 290.707 410.135 4.898 158 175 931 1. serbest meslek sahipleri ve bunlarla ilgili diğer meslekler.206 121.138 1.758 1.790 6.435 5.650 643 1.333 365.482 48.141 6.941 355 2.869 1.870 58.060 246 406 4.329 248 524 7.Tablo 6.782 3.

Toplam yağışın miktarı yıldan yıla değişmektedir. civarında olan temmuz ve ağustos aylarıdır. Bozdağ'ların devamı ve anakentin batısında Kızıldağ adıyla Çatalkaya görülür. İlin güney sınırı üzerinde Aydın Sıra Dağları uzanır.) ve Ocak (uzun yıllar ortalaması 132. Yazları Akdeniz kıyı şeridiyle aynı sıcaklıkta ve kurak.) aylarında almaktadır. en düşük olduğu ocak ayının ortalama değeri ise 8. Topografya Körfez ve Kemalpaşa Ovasının doğu-batı doğrultusunda Sarıgöl'den Çeşme'ye kadar hakim topografik öğe olarak Bozdağ uzanmaktadır. kasım ile nisan ayları arasında da güneydoğudur. mayıs ve ekim ayları arasında batı. Rüzgarın en çok estiği yönler. kışları ılık ve Batı Akdeniz'den daha az yağışlıdır. dağlarla çevrili yörenin yüksek kesimlerinde kış aylarında kar örtüsü uzun süre kalmaktadır. Alanın kuzeyinde 1. Bu dağların güneyinde Bakırçay Ovası ve ovanın güneyinde Yunt Dağları görülür. Tanımladığımız bu topografik yapı üzerinde Bozdağ ve Yamanlar’da birer krater gölü yer almaktadır. ortalama yıllık toplam yağış miktarı 69l mm3’dür. Bu iki ova arasında yüksekliği 250 metreye varan Kahvecibeli (Belkahve) yer alır. İzmir en fazla yağışı Aralık (uzun yıllar ortalaması 154.6 derece. Bozdağ'ların güneyinde ise K. kışın dondurucu hissedilmesine neden olur. Ayrıca Körfezin doğusunda Kemalpaşa Dağları bulunmaktadır. uzun yıllar ortalaması 2 mm3. En kurak aylar. onun doğusunda da Kemalpaşa Ovası bulunur. Her mevsim görülen nem. Bu çöküntü alanı İzmir Körfezidir. Sıcaklık ortalaması yüksek olan ilde. Karaburun yarımadasında kuzeyden güneye doğru uzanan dağlar da hakim unsurlardır. Bu dağlar ile güneyindeki Yunt Dağları arasında Bakırçay ovası ve onu sulayan Bakırçay görülür. Çalışma alanımızın kuzeyinde 1. Yamanlar Dağının güney eteklerinde yer alan Karşıyaka bir çöküntü alanının kenarına yerleşmiştir.3 mm3. 86 . Körfezin doğusunda Bornova Ovası.6 derecedir. hava sıcaklığının.3 Coğrafi Çevre Özellikleri İklim İzmir'in coğrafi konumu nedeniyle il sınırları içinde hemen her tarafta benzer iklim özellikleri görülür ve genel olarak Akdeniz ikliminin Kıyı Ege alt tipi hakimdir. ortalama sıcaklığın en yüksek olduğu temmuz ayının ortalama değeri 27.250 metreyi aşan Madra Dağları yer alır.250 metreyi aşan Madra Dağları yer alır. İzmir'in 60 yıllık yağış bilgilerine göre.6 mm3. Dumanlıdağlar ile güneyindeki Yamanlar ve Manisa Dağları arasındaki vadiden Gediz Nehri akar. yazın bunaltıcı. Menderes Ovası yer alır. Stratejik planlama alanında kar yağışı özellikle kıyı kesimlerde ender görülmektedir.6. Ancak. Yunt Dağları doğudan Sultan Dağları ve Dumanlıdağlar ile birleşir.

çevresindeki kentler ve bazı sanayi tesisleri sebebi ile kirlilik oranı yükselmektedir. çitlembik. Murat Dağından doğan Gediz güneyinden denize dökülür. Ödemiş’in kuzeyinde Bozdağ üzerinde krater gölü olarak yer alır. Menderesin sol tarafında bulunan sığ bir göldür. Yamanlar Dağından çıkar. Çevresi çam ağaçları ile kaplı olduğu için yaz aylarında rekreatif amaçlı olarak kullanılmaktadır. Kınık-Bergama ve Dikili’deki tarım alanları için stratejik öneme sahip olan Bakırçay. Gediz'in en önemli kolu olan Kemalpaşa Çayı. Torbalı ile Selçuk arasında K. Davullu Dağlarından doğar. Önce güneye yönlenen Bakırçay. Makiler. kadar doldurduğu körfezde oluşmuş ovanın kuzeyindedir. önce doğuya akar. yangın ve tarla açma nedenlerinden dolayı mevcut ormanların ortadan kalktığı ve yerini maki florasına bıraktığı görülmüştür. daha sonra yer şekilleri sebebiyle batı yönünde akmaya başlar. İzmir ili içine girer. B. denizden 600 m. Bakırçay ovası olarak anılan ovadan akarak Dikili'nin güneyinden denize ulaşır. Çakalboğazı gölleri. Gölcük Gölü. Aşırı otlatma. Selçuk ilçesinin batısından denize dökülür. Menemen Boğazından geçerek. Soma ovasının kuzeyinden geçip. 87 . Ayrıca Bafa ve Ak Göl de Selçuk’un kuzeyindeki diğer göllerdir. Yamanlar Dağı üzerinde küçük bir krater gölüdür. Gediz beslediği tarım alanları itibari ile büyük önem arz ederken. Bakırçay. Nehri. Küçük bir dere ile Gediz nehrine ulaşan gölün suyu tatlıdır. Manisa Dağının doğu eteklerinden bir yay çizerek Gediz'e ulaşır. Karagöl. Belevi Gölü. Mevcutların en önemlileri arasında Gölcük. Bu floraya ardıç. Bozdağlardan doğar.Göller İzmir ili içinde büyük göllere rastlanmaz. Çakalboğazı Gölleri ve Karagölü sayabiliriz. Bitki Örtüsü Akdeniz bitkilerinin her türü planlama alanında yer almaktadır. Gölcük'ün oluşmasında alüvyon birikintilerinin de rolü olmuştur. Foça'nın İlin ikinci akarsuyu olan K. Menderesin Selçuk'tan 5-6 km. Akarsular İzmir ili içinde Ege Bölgesinin önemli akarsularından olan derin yataklı Gediz Nehri ve K. sakız ve katır tırnağı gibi kuraklığa dayanıklı bitkiler de girer. K. Belevi Gölü. yüksekliğe kadar görülmektedir. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. yabani zeytin. Menderes. Menderes ve Bakırçay ise sel karakterli akarsulardır. Menderes Nehri bulunur.

Ege Bölgesinin ve İzmir ilinin bulunduğu alan deniz seviyesinde hafif dalgalı (Penoplen) düzlükler halinde idi. Bu alan doğuda Belkahve belinden Gediz ovasına (graben) açılmaktadır. Ege Denizinin bulunduğu Egeid Kıtası alçalmaya ve çökmeye başladı ve üzeri Akdeniz'in suları ile kaplandı.Yöredeki dağlık bölgelerin büyük bir kısmı ormanlıktır ve il içerisinde 490. bazı yerlerde alçalarak ovaları (Graben) oluşturdu. Menderes grabeninin bir parçası olan Torbalı ovasına gelinmektedir. daha yukarılarda kara çam ormanları yer almaktadır. Şiddetli basınçlarla bazı yerler. dördüncü zaman başlarında "Egeid" ismi verilen bir kara parçası ile kaplı idi. örneğin. Ege Bölgesinin dolayısıyla planlama alanının daha doğrusu Batı Anadolunun oluşumu henüz son bulmamıştır. Ovalar karaların içine doğru sokuldu ve körfezlerde son buldu. Grabenin yerleştiği körfez ve Bornova alçak düzlükleri teşkil etmektedir ve yüksek dağlarla çevrilidir. söğüt. Ancak. Körfezin güneyinde yine bir yüksek alana tekabül eden ve dik yamaçlarla denize inen Karlıçardak dağı ve Nif dağı yer almaktadır. Olaylar aynı şekilde süregelmekte. Jeolojik Durum İzmir ilinin bulunduğu yer. doğu-batı yönünde İzmir Körfezi ve doğuya doğru takip eden Bornova ovası çöküntü sahasıdır.076 metredir. Sürekli sıkıştırılan bölgede kırıklar arasında kalan bazı yerler yükselerek dağları (Horst). bunun en yüksek noktası 1. Nif dağında ise 1. Ovalarda ve özellikle dere yatakları kenarında çınar. İzmir Büyükşehir Bütününün yayıldığı alan deniz seviyesinden başlayarak güneyde Kadifekale sırtlarında 186 metreye.506 metre ile Nifkarlığı Tepesidir. Körfezin doğusunda ise yine birdenbire yükselen Yamanlar dağı uzanmakta olup. Bazı körfezlere dökülen akarsularsa zamanla körfezi doldurdular. Topografik konum itibarıyla. kestane. yer kabuğunun henüz yerleşmediği sık sık olan depremlerden ve onların yarattığı sonuçlardan anlaşılmaktadır. Yalnız volkanik faaliyetlere rastlanılmamaktadır. Bu zamanda Doğu Anadolu'nun Yunanistan'a kadar olan bölgesi kuzey ve güneyden Alp kıvrımlarının etkisi ile sıklaştırılmaya başlandı. Çökme sonucu Batı Anadolu Bölgesinde doğu-batı doğrultusunda kırılmalar oldu. Anadolu Yarımadası yükselirken. Buca semtinde 200 metrenin üzerine.692 hektarlık bir alanı kaplarlar. Makilerin görülmeye başladığı ortalama 600 metre yükseklikten sonra kızıl çam. Kuzeydoğuda ise Yamanlar-Manisa-Karadağ arasında uzanan bir akarsu vadisi ile Manisa ovasına açılmakta ve kuzeyinde ise Gediz Deltası ve Dumanlı Dağ eteklerinde Çandarlı Körfezine ulaşmaktadır. Bornova Atatürk Mahallesinde 300 metrenin üzerine kadar yükselmektedir. grabenin güneyinde K. kavak. kara ağaç ve kızılcık gibi yayvan yapraklı ağaçlar bulunur. körfezin güneyinde Nif dağı ve Karlıçardak dağları arasında uzanan basık plato aracılığı ile Yeşildere vadisinin açtığı geniş olukta. Palamut meşesi de yörenin belirgin ağaçlarından biridir. 88 . Burada Karlıçardak dağında en yüksek 930 metre. Şehrin esas yayıldığı alanda yükseklik 100 metrenin pek üzerine çıkmamaktadır.

Mesoyozik kalın kireç taşları.000 yıl içinde deniz yüzeyinin 30-40 metre kadar yükseldiği bilinmektedir. Bölgenin ana kenti olan İzmir sahip olduğu stratejik önemi. Batı Anadolu kıyılarının bu en büyük girintisi buzul dönemlerinde derin bir vadi ve daha sonraki dönemlerde ise bugünkü gibi bir körfez şeklindeydi.000 yıl önce başladığı bilinmekte. Diğer Ege Körfezleri gibi İzmir Körfezi de aktif durumda bir grabendir. killi ve çakıllı tabakalardan oluşan dolgu ile Gediz deltası alüvyonlarından oluşmuştur. Bu kesim yarı çöküntü alanı durumunda olup kıyıdan hemen sonra yükselmektedir. Güneyde Nif dağı. Bornova ovası temelli ve İzmir Körfezinin bulunduğu sahanın en az 500 metre kadar çöktüğünü göstermektedir. İzmir ve körfezi elverişli topografya şartlarından dolayı çevresi ile kolay ancak belirli vadiler ve açıklıkları takiben bağlantı kurmaktadır. Neojen döneme ait olan çoğunlukla andezitler ve Sabuncubeli civarında bu kütlenin üzerine oturan Neojen tortularla kaplıdır.Böylece İzmir Büyükşehir bütününü ve körfezi çevreleyen alçak sırt ve vadiler aracılığı ile bir taraftan Gediz Grabeni vasıtasıyla Batı Anadolu’nun iç kısımları ve dolayısıyla İç Anadolu ile bağlantı kurulmakta. Gaziemir-Buca alçak platosu çoğunlukla yeşil renkli olan marnlar. Karlıçardak dağının tabanı yeşil renkli ofiyot ve onun üzerine gelen Kadifekale-Hatay arasında uzanan andezitler yer alır. İzmir Körfezinin derinliği ortalama olarak 20 metre civarındadır ve iç kısımlara gelindikçe doğal olarak bu derinlik düşer ve Bostanlı açıklarında eski Gediz Deltası önlerinde 0. diğer taraftan kuzeyde Sabuncubeli vasıtasıyla Manisa ve Kuzey Ege ile. Kıyı şekillenmesi sırasında güney şeritte Kadifekale-Göztepe-Güzelyalı yönlü bir fayla sınırlanmıştır. Ana hat olarak körfezin güney kesiminde yer alan doğu-batı uzanımlı fay ile bunun oluşturduğu düzlük körfezin kıyı şekillenmesini oluşturmuştur. Sonuçta İzmir Körfezinin 5. kuzeybatı kıyı düzlükleri (Karşıyaka-Menemen) ve Ege Menderes grabeni aracılığı ile hem Anadolu’nun iç kısımlarına hem de güneybatı Anadolu’ya açılmaktadır. tabiatıyla körfeze borçludur. Bu görüş sık sık depremlerin oluşu ve sonuçta ortaya çıkan faylanmalar ve diğer şekillenmelerin sebebidir. Şimdiki durumuna erişmesinin de yaklaşık 25. Jeolojik olarak yukarıdaki topografik yapı çerçevesinde kuzeyde uzanan Yamanlar dağı.50 metreye kadar düşer. İç körfezin genişliği 9 km kadar olup en dar yeri ise 2 km’dir. Son 10. Kadifekale eteklerinde bu yükseltinin yumuşak dokusunda heyelanlar olmakta. Nitekim Bornova ovasının temelinde bulunan neojen killi çökellerin kuzeyde Yamanlar dağı üzerinde 500 metre yükseklikte bulunması. Kuzey kesim ise Alsancak Limanının bulunduğu alandan Halkapınar-Bayraklı yönüne giden bir çökelme ortamından oluşmakta olup bu kesimlerin dolgu alanı olması 89 .000 yıl önce oluşumunu tamamlamaya başladığı söylenebilir. Karataş’tan sonra ise yükseltinin kayalık ve üst örtüsü bulunmayan kesimlerinde heyelan görülmemektedir. oluşum sürecinde de deniz yüzeyinin de 100-150 metre yükseldiği ifade edilmektedir. Bornova ovası ise bir çöküntü koridoruna tekabül ettiğinden kalınlığı yer yer 100 metreyi aşan kumlu. Kadifekale eteklerinde yerleşmiş bulunan İzmir aslında bu dar şeritte konumlanmış yıllar içinde kıyıyı doldurarak genişlemiştir.

Bu havzalar ve sahip oldukları alüvyal yapı bölgede deprem tehlikesini ve hasarının artırıcı yönde aktif rol oynamaktadırlar. Bostanlı kesiminin de Halkapınar gibi bir delta oluşumuna tabi olduğu ve alüvyal dolgu alanı olmasından ötürü sağlam zeminin oldukça derinde olduğu bilinmektedir. Diğer deprem alanı ise Gediz vadisinin batı kesimleriyle Ege denizi arasında kalan kara kütlesidir. Bu nedenle yapılaşmalarda dikkat sarf edilmesi gerekmektedir. Strateji planlama alanında Bakırçay-Bergama. Batı Anadolu güney-batıya yılda 20 mm ila 50 mm arasında değişen değerde kaymakta olup. K. İzmir Körfezi-Midilli. Menderes havzasını oluşturan fay zonu da bu değerler içinde 10 mm/yıllık bir kayma miktarına sahiptir. Bu hareket sistemi Batı Anadolu ve tabiatıyla Ege’de faylanmalar ve irili ufaklı çöküntü havzaları yaratmıştır. altında çakıl zemin görülmektedir. Menderes düzlükleri bu sistemin en önemli tektonik yapılarını oluşturmakta ve bölgenin depremselliği genelde çok sayıda orta büyüklükteki depremle tanınmaktadır. Bu hareketlilik doğu-batı doğrultulu faylarla sınırlanan bir graben sistemidir. Yapılan incelemeler Bostanlı yöresindeki sağlam zeminin 200 metre derinde olduğunu ortaya koymuştur. strateji planlama alanımızda yer alan K. Doğanbey-Sisam hatlarına denk gelmektedir. Söz konusu kaymalara bağlı bölgede depremlerden dolayı oluşan enerji miktarı da yılda 2. Bu durumlar kuzey-güney yönde 1 cm/yıl olarak belirlenmektedir./yıl ile 40 mm. Özellikle Alsancak Limanının tevsiinde de aynı sorunların gündeme gelmesi farklı yapım sistemlerine ve mühendislik çözümlerine gidilmesini gerekli kılmaktadır. diğeri ise Güney-batı Anadolu’da Burdur-Isparta’ya kadar uzanan kuşaktır. Deprem ve fay sistemleri verileri baz alındığında Güney-Batı Anadolu’nun kuzey-güney genişleme değerinin 14 mm. Bunun altında tekrar alüvyal zemine rastlanmaktadır. 90 . Genelde Batı Anadolu ve özelde İzmir ve çevresi bilindiği üzere depremselliğin yoğun yaşandığı bir bölgedir. Bornova ovası benzeri burada da ilk 15-20 metre alüvyal toprakla örtülü olup.3x1020 erg civarındadır ve merkezleri çoğunlukla Ege Denizidir. Bunun nedeni Anadolu bloğunun batıya hareketinin Yunanistan tarafından kısıtlanması veya frenlenmesi nedeniyle oluşan doğu-batı sıkışmasıdır. Alp-Himalaya deprem kuşağında yer alan Ege Bölgesi.yumuşak zeminlere sahip olunduğunu göstermektedir. Odaklarının çoğu Karaburun-Sakız adası. Stratejik planlama alanında yer alan depremler gerek sığ gerekse derin odaklı olsun doğudan batıya doğru dizilmişlerdir./yıl arasında değiştiği belirlenmiştir. Aynı durum Karşıyaka sahillerinde de görülmekte olup. Bu kesimde iki derin ana deprem kuşağı tanımlanabilir. Sonuç Anadolu’nun kuzey-güney açılımına sebep olmaktadır. Bunlardan birincisi olan Ege Denizi adalar yay kuşağı. burada da doğu-batı istikametine giden bir fay hattı belirlenmiştir. Gediz. Stratejik Planlama çalışma alanındaki fay hatları genel olarak kuzey-güney açılımlı bir yayılma göstermektedir. bu şartlar dahilinde kuzey-güney doğrultusunda hızla genişlemektedir.

uzunlukta bir hattır. Bu hat kuzeye doğru Balçova’ya kadar erişmekte olup. Kuzey-güney uzantısında olup.Güzelbahçe-Karaburun fayı Karaburun Yarımadası ile İzmir Körfezini ayıran 15 km. Bu hatta Menderes fayı adı verilmektedir. Bu fay üzerinde en son 1992 yılında görülen deprem sonrasında oluşan çatlakların zemin oturması ve çökmelerden kaynaklandığı belirmiştir. Buradan itibaren de Manisa fayı adıyla Gediz Nehri boyunca devam ederler. Kemalpaşa’dan sonra ise fay hattı çatallaşarak devam etmektedir. İzmir Büyükşehrinin kuzeyinde yer alan fay hatlarının en belirginleri arasında Menemen’in kuzeyinden geçen Dumanlıdağ fayları görülmektedir. Bunlar Aliağa’dan güney-batı istikametine doğru yayılan fay gruplarıdır ve Manisa’ya doğru giderler. Tuzla fayı aktif bir faydır ve geçmişte bu faya bağlı depremler sıkça görülmüştür. İzmir Körfezinin batı kesiminde meydana gelen depremler bu faydan kaynaklanmaktadır. kadardır ve Tuzla fayı olarak adlandırılır. Tüm yapısal öğeler ve morfolojik değerler belirgindir ve jeotermal enerji kısmında belirtildiği üzere bu kesimde çok sayıda sıcak su çıkışına rastlanır. araştırmalar bu fayın aktif olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu zonda 1964-1994 yılları arasında yoğun etkinlik görülmüştür ve bazı fayların diri olduğu ve de Bergama ve çevresindeki alanda olabilecek değerlerden 6 şiddetinde deprem olabileceği belirtilmektedir. Seferihisar-Doğanbey burnu arasında kalan kuzeydoğu-kuzeybatı doğrultusunda uzanan ve üç parçadan oluşan fay grubunun Cumalı kaplıcalarıyla Ege Denizi arasındaki bölümünün uzunluğu 15 km. Kuzeyinde yer alan İzmir Körfezinin taban morfolojisi de bu fay tarafından kontrol edilmekte olup. Yöredeki jeotermal sisteminin araştırılması sırasında önemli faylarının bulunduğu ve bunların sıcak su sistemlerine yataklık ederek gençlik ve diriliklerini dışa vurdukları saptanmış ve son yıllarda aletsel olarak saptanmış olan çok sayıda deprem tespit edilmiştir. Bu nedenle ileriki bölümlerde yer yer bu konudan kaynaklanan hususların gerek depremsellik ve gerekse jeotermal kaynaklar konusuyla yakın ilişkisi olduğu görülecektir. Menderes yöresinden batıya doğru uzanmakta ve Kemalpaşa’ya varmaktadır. Birinci derece deprem bölgesinde olunduğunun ortaya konması depremselliğin sadece fay hatlarına bağlı olunmadığını da belirtmektedir. Bu yörede Bergama-Foça Fay Zonunun bulunduğu bilinmektedir. güneyinde Seferihisar Koyu yer almaktadır. Yapılan jeolojik incelemeler genel olarak stratejik planlama alanının çöküntü alanlarından oluştuğunu ve de çok sayıda fay hattının üzerinde bulunduğunu belirtmektedir. Fay zonu boyunca burada aktif faylara rastlanır. Çalışma alanının kuzey kesiminde yer alan Dikili-Bergama-Kınık strateji alt yöresinde yer alan Ovacık normal faylarla sınırlı aktif bir yapının kuzey kenarında yer almaktadır ve 1939 yılındaki Dikili depreminin merkezi konumundadır. Bölgenin güneyinde yer alan Gümüldür fayı kıyı boyunca kuzeybatı-güneydoğu istikametine uzanmaktadır. 91 .

yüzyıllarda İzmir ve çevresinde gelişen ticaretin ağırlığı giderek Ege Bölgesi’nin Bakırçay. enerji. Tuzla ve Kuş Cenneti açıklarında ise 0. Kervan yolları ve demiryolları şebekesi İzmir’i odaklayan böylesi erişim istek hatlarına dayalı olarak 92 . altyapı sistemlerinin potansiyel olarak strateji planına etkileri inceleme konusu yapılacak ve geliştirilecek öngörüler bütünleşik strateji planının yatırım-program öncelikleri arasındaki yerini alacaktır. tarihsel perspektifte bakıldığında tarım. yarattıkları ağ oluşumları ile hem yatırımlarda uzun vadeli bir sürekliliği gerektirmekte hem de başarılı bir zamanlama ile gerçekleştirilebilirlerse akçalı getirileri. kanalizasyon-pis su. Bu bölümde strateji planıyla doğrudan ilişkisinin kurulması amacıyla altyapı sistemleri. İzmir Körfezi ve İzmir ili Kıyı Kesimi olmak üzere 7 grupta incelenmeye çalışılmıştır. İlerdeki bölümlerde. Gediz. ulaşım. Bölgede ulaşım sistemi. haberleşmeteklekominikasyon. sanayi ve turizm sektörlerinin tüm potansiyeline birlikte sahip olan yeryüzü parçalarından biridir.1 Ulaşım Ağı Bilgileri Ege Bölgesi. Avrupa Kıtası’na taşınmasında önemli bir konum elde etmiştir. Dünya coğrafyası içindeki bu önemli konumunu İzmir ve Ege Bölgesi bugün de. Anadolu ile birlikte taşımayı sürdürmektedir. Çin. Özellikle 18.50 metrelere kadar inmektedir. gerek şebeke oluşumu gerekse ulaşım altyapısı unsurları açısından tarihsel gelişimin izlerini günümüzde de taşımaktadır. Bundan sonra derinlik 10 metrenin altına düşmektedir. 6. Derinliğine bakıldığındaysa.4 Altyapı Teknik-fiziki altyapı sistemleri. İran ve Anadolu’dan gelen ürünlerin. özellikle de Batı Anadolu tarım ürünlerinin. program ve öncelik önerileri ile öngörülerinin geliştirilmesi zorunlu olmaktadır. Bu nedenle İzmir ili için yürütülen bir strateji planı elde etme sürecinde ağırlıklı olarak teknik altyapıların mevcut durumlarının değerlendirilmesi. yarattıkları dış ekonomiler ve sağladıkları sosyal faydalarla her türdeki planlama amaç ve hedeflerine erişmede araçsal bir rol yüklenmektedirler. Küçük ve Büyük Menderes Havzaları’ndan taşınan ve Avrupa’nın gelişen yerleşme merkezlerince istenilen tarım ürünlerine yönelmiştir.4. 6. Körfez ve kıyı kesiminin doğal yapısı İzmir’e özel niteliği nedeniyle altyapının önemli bir unsurudur. kervanların taşıdıkları Hindistan. Bu potansiyeli ile bir uygarlıklar beşiği olmuş ve bölge. İzmir ve çevresi böylesine bir ulaşım bağlantı noktası olma niteliğini tarih içinde geliştirip günümüze kadar taşımıştır. Anadolu’nun doğusunda kalan dünyanın batıya açılan en önemli erişim güzergahında yer almıştır.Karaburun Yarımadası ve Foça yarımadası arasında kuzeybatı-güneydoğu yönünde başlayan İzmir körfezi. Hekim ve Çiçek adaları civarında doğu-batı yönüne gitmektedir. Karaburun açıklarında 100 metre. su. Bölgenin ve İzmir'in uzun mesafe yollar aracılığıyla tarih içinde öne çıkan çok sayıda odak noktası ile ilişkileri olmuş. ve 19. yaratacakları iç ve dış ekonomiler açısından uygulama aşamalarının yeniden gözden geçirilmesi. Uzunada açıklarında 50 metreye ve Aşağı Narlıdere eski Gediz arasında ise 20 metreye inmektedir.

Yine aynı şekilde imtiyaz verilen İzmirTurgutlu-Afyon hattı da 1865 yılında tamamlanarak işletmeye açılmıştır. ambalajlayan. ışınsal bir biçimde il yüzeyine ve ülkenin diğer bölgelerine açılma ve erişebilme özelliği taşımaktadır. Karayolu ağının sistemli olarak geliştirilememesinde bu durumun da mutlak etkili olduğu kabul edilmelidir. şehirsel ve bölgesel işlevlerle bağlantılı. Bu gelişme olgusu. yerleşmelerin yayılmasında. Aydın. Koridorlar içinde oluşan bu karayolu sistemi henüz yeterli bir biçimde.gelişme göstermiştir. ulaşım ağındaki çeşitlilik. tarımsal ürünleri tasnifleyen. geometrik düzenlemelerle ve trafik yüklerine göre kademeli olarak kullanılan bir ulaşım ağı özelliğine kavuşturulamamıştır. Ankara ve İç Anadolu aksı. Karaburun. Marmaris ve Fethiye gibi Güney Ege ve giderek Batı Akdeniz’e doğru saçaklanarak gelişen aks. Türkiye’de ulaşım sistemleri arasında genel olarak bir dengenin yaratılamamış olduğu bilinmektedir. Seferihisar. güneyde. İzmir genel coğrafi özellikleri. Kula ve Uşak gibi İç Ege ve Afyon. Yerleşmelerin ve bölgenin gelişme eğilimlerindeki kestirim güçlükleri. Türkiye'de ilk demiryolunun 1856 yılında İzmir . Kemalpaşa. Demirci. Söke. Bodrum. Torbalı. Karayolları İzmir ili. Metropoliten yerleşme merkezinden odaklanan karayolu şebekesi. Toplam ülke ulaşımında yolcu taşımacılığının % 95. Salihli. Bunlar kuzeyde Karşıyaka-Menemen üzerinden Çanakkale ve Trakya’ya uzanan karayolu. Balıkesir. çevresiyle oluşturduğu etkileşim düzeni içinde Türkiye ölçeğinde bir metropolitenleşme olgusu içine girdiği görülmüştür. Türkiye’nin Cumhuriyet sonrasında geçirdiği yeni ekonomik gelişme ortamı ve değişen üretim yapısı içinde de Ege Bölgesi ve İzmir’in yeni aşamalara yöneldiği. denetim yetersizlikleri ve baskın siyasi tercihler nedeniyle tüm fiziki altyapı sistemlerinin il 93 . yük taşımacılığının ise % 93 oranla karayolundan yapıldığı bilinmektedir. türler arası dağılımlar. depolayan. karayolu ulaşım sistemleri açısından da gelişmeye uygun bir coğrafyaya sahiptir. Bursa ve İstanbul’a bağlanan Doğu Marmara aksı. yürütülen çalışmanın diğer ilgili bölümlerinde de görüldüğü gibi günümüzde değişik ekonomik sektörlerin mekanda yer seçiş biçimlerinde. bölgesel ve uluslar arası potansiyeli ile konumunun sağladığı olanaklar nedeniyle ülkenin illeri arasında. doğuda Bornova’da Manisa Aksı’ndan ayrılarak. Denizli gibi yine İç Ege. Selçuk. altyapı sistemlerinin oluşumunda ve özellikle de İzmir’i odaklayan beş farklı ulaşım aksı boyunca kendini göstermektedir. Turgutlu. Böyle bir gelişme süreci içinde ticaretin yanı sıra bölgede. kuzeydoğuda Bornova üzerinden Manisa. batıda ise Urla. bütünleşme olanakları ve kapasite düzeyleri açılarından başlıcaları içinde yer almaktadır. Muğla.Aydın arasında bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla inşa edildiği ve toplam 130 km uzunluğundaki bu hattın 1866 yılında tamamlandığı bilinmektedir. hesaplama eksiklikleri. Doğal olarak İzmir İli de bundan payını almaktadır. Alaçatı ve Çeşme gibi yarımadalara ve Kuşadası Körfezini çevreleyen korniş yola bağlantı kuran karayolu güzergahlarıdır. mamul ve yarı mamul duruma getirerek çok geniş bir istihdam olanağı yaratan bir yeni üretim yapısının da oluşmaya başladığı gözlenmiştir.

Bu durum karayolları içinde geçerlidir. gerekse kaynak ayırma önceliklerindeki dalgalanmalar nedeniyle bu programların yaşama geçirilmesinde zorluklar ortaya çıkmaktadır. tamamlanmasında güçlükler çekileceği de gözlenmektedir. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü’nün İzmir İli sınırları içinde kalan bölümüyle acil eylem planında yer alan karayolu uygulama önerisi ise aşağıdaki şekilde gösterilmektedir. TCK 2.düzeyinde geliştirilmiş dengeli bir ana plana bağlı olarak projelendirilip uygulanmasını engellemektedir. Şekil 6. Bölge Müdürlüğü’nün il sınırları içindeki karayollarını geliştirmek amacıyla proje ve uygulama programları yapmakta. il ve bölge düzeyindeki gereksinimlere göre oluşturulan uygulama programları geliştirmek amacıyla planlama çalışmalarının sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.5 İzmir ve Yakın Çevresi Mevcut Karayolu Şebekesi İşlevsel kademeli bir ağ ve trafik sayımlarına. 94 . stratejik plan dönemi ilk 5 yıllık aralığı ile çakışıyor olmasına karşın. ancak gerek yukarıda belirtilen nedenlerle. Ancak yıllık kamu bütçesinden ayrılan payların düşüklüğü nedeniyle. başta çevre yolları olmak üzere İzmir İl sınırları içinde projelendirilip programlanan yolların.

15. sırada bulunan Manisa-Menemen karayolu ile sırada yer alan İzmir-Bergama ayrımından Bergama-Soma-Akhisar bağlantısı. TCK 2.6 Acil Eylem Planı Ulusal ağ bütünlüğü nedeni ile yapılacak uygulamalar Kapasite yetersizliği nedeni ile yapılacak uygulamalar Kaynak: TCK Genel Müdürlüğü 2. gayri resmi anlamda tasarlamış bulunduğu 2020 karayolu ağı hedefi için bir şema bilgi olarak iletilmiştir.Şekil 6. Bölge Müdürlüğü Planlama Başmühedisliğinin bölge idaresi içinde geliştirdiği ve onaylı olmayan. kademeli bir bölgesel karayolu yaratmanın hedeflendiği anlaşılmaktadır. ulusal ağ bütünlüğü ve kapasite yetersizlikleri nedenleriyle yapacağı uygulamalar olarak görülebilmektedir. sıradaki Aliağa-Ayvalık-Edremit-Havran bağlantısı ile 7.7 2020 Yılı Karayolu Ağı Hedefinin İzmir İl İçi Kesimleri 95 . 4. Kapasite yetersizliği nedeniyle ise. Ulusal ağ bütünlüğü açısından. Bu yol ağında hiyerarşik ve işlevsel. Şekil 6. Bölge Müdürlüğü Acil eylem planına göre bölge müdürlüğünün İzmir İli sınırları içinde etkisi olacak girişimleri. sıradaki Selçuk-Kuşadası-Söke güzergahı dikkati çekmektedir. 14.

Bu ağda Aydın’dan ve Çiğli’den sonra otoyollarda proje düzeyinde de olsa bir kararlılığın henüz oluşturulamadığı izlenimi ortaya çıkmaktadır. İzmir’den odaklanarak dışa dönük ağaç oluşumu ile vadilerdeki en uç noktalara kadar uzanmakta. Tüm ülkede olduğu gibi bölgede de karayolu yatırımlarının demiryollarının önüne alınmasına karşın bugün dahi bölgenin demiryolları.8 İzmir ve Yakın Çevresinde Mevcut Demiryolu Şebekesi 96 . kuzey ve güney akslarda öncelikle Aliağa yönünde banliyö işletmelerinin çift hat ve elektrifikasyonuna ilişkin konulara uygulama olanağı getirecek ön proje çalışmaları 1980’li yıllarda tamamlanmış olmasına karşın sonrasında herhangi bir gelişme elde edilememiştir. Manisa yönünden gelen demiryolu ise Basmane İstasyonu'nda sonlanmaktadır.Kaynak: TCK 2. Halkapınar’da kurulacak bir ana istasyon yeri ile birlikte proje kapsamında Ankara bağlantılı uzun yol hattının düşünüldüğü. Yine aynı proje ile önerilen. Aydın yönünden gelen demiryolu Alsancak İstasyonu'nda. çok şeritli bölünmüş yol. Buna rağmen 1980’li yıllarda TCDD Genel Müdürlüğü’nce “Ege Bölgesi Demiryolları Ana Planı” adı ile bir proje hazırlandığı bilinmektedir. Bölge Müdürlüğü Hedeflenen uzun vadeli karayolu ağında. mevcut demiryolu şebekesinin ve triyaj sisteminin geliştirilmesinin. İzmir İli sınırları içindeki otoyol. birinci ve ikinci sınıf devlet yollarını izlemek olasıdır. Küçük ve Büyük Menderes Havzaları’nın iç kesimlerine kadar uzanan ve bölgenin tarım ürünlerinin İzmir Limanı'na erişimini sağlayacak bir biçimde ürün toplanma merkezlerine kollarla uzanan bu hat günümüzde de hizmet üretmektedir. İlk demiryolu hattının dış satım ilişkileriyle İzmir-Aydın arasında yapılmış olması bunun göstergesidir. Demiryolunun İzmir çevresindeki tüm bu tarihsel önemine karşın yük taşınmacığı ağırlığının karayoluna kaydığı görülmektedir. Şekil 6. çevre yollarının içinde yer alacağı uzun mesafe karayolları sistemi izlenebilmektedir. yolcu ve marşandiz hatlarının ayrıştırılmasının önerildiği görülmektedir. Türkiye’de ulaşımda demiryollarına verilen işlevsel rolün yeterince önemsenmediği bilinmektedir. Demiryolları Türkiye’nin ilk demiryolu ulaştırma sisteminin kurulmasında İzmir'in özel bir konumundan söz edilebilir. tarım ürünlerinin ve madenlerin dış pazarlara ulaştırılmak üzere İzmir Alsancak Limanı'na aktarılması işlevini elinden geldiğince sürdürmeye çalışmaktadır.

Ancak öncelikle ana yolcu ve marşandiz garları ile elektrifikasyon altyapı tesislerinin orta vadeli uygulamalarının yapılması beklentisi yerine getirilememiş bulunmaktadır. Bu ana plan ayrıca marşandiz garı ve elektrifikasyon altyapısının gerektirdiği alanları uzun vadeli olarak hesaplayıp konumlandırmış. İkincisi ve daha kapsamlı olanı ise. ana yolcu garı Halkapınar’da. Bu çalışmalar 1/5000 ve 1/1000 ölçeklerde İzmir Büyük Şehir Bütünü içinde yürürlüğe konan imar planlarına da işlenmiş olduğu bilinmektedir. Banliyö şebekelerinin hızlandırılması 1985-1990 dönemini hedef almışken. yeni istasyonları ile banliyö şebekesini. ayrıca İzmir-Ankara hızlı tren güzergahını ve tünel geçişini de içeren ön çalışma niteliğindeki İzmir ve Çevresi Demiryolları Ana Planı’dır. marşandiz garı ise Çiğli’de düşünülerek önerilmiştir. Bu çalışmalardan ilki. yeni bir ana yolcu gar projesini. Son dönemlerde İzmir’de başlatılan şehirsel toplu ulaşım sistemleri bütünleşme uygulamaları ile birlikte banliyö demiryolu işletmeciliğini de geliştirerek aynı 97 . ana planın daha uzun vadeli hedefler içinde gerçekleştirilmesi söz konusu idi. çift banliyö-uzun yol trenleri-marşandiz olmak üzere 4 hatlı demiryolu güzergahını. birinci aşamada kuzey gelişme aksı olarak kabul edilen İzmir-Çiğli-Aliağa banliyö şebeke uzantısının.TCDD Genel Müdürlüğü’nce yapılmış yukarıda da adı geçen çalışmalar üzerinde geç kalmış olmasına rağmen günümüzde de ısrarla durulmalıdır. daha sonra ise Gaziemir güzergahının elektrifikasyonu ve çift hatta çıkarılmasına ilişkin fizibilite etütleridir. Bu çalışmaların şehirsel ve bölgesel açılardan makro proje değeri taşıdığı bilinmelidir. 1970’li yılların sonunda temel bir öngörü ile hazırlanmış. yeni marşandiz garı ve triyaj tesislerini. Ne var ki bu çalışmaların programlı ve etkin bir biçimde hayata geçmekte bulunduğu söylenemez.

2002 yılı sonunda 7. 2. ticari ve bölgenin en geniş hinterlandı olan gemi yanaşma yeridir.510 tonu yükleme. Alsancak Limanı Ege Bölgesi’nin bugün için en büyük limanı niteliğinde bulunan İzmir Alsancak Limanı 1978 yılında 1. Mevcut özellikleriyle ilin ana limanları aşağıda kısaca belirlenmektedir. Genellikle bir ülkenin coğrafi konumu ve iç ekonomik faaliyetlerinin dağılımının yanı sıra uluslararası konum ve ilişkilerinin. İstanbul’a erişim kolaylıklarının artırılması amacıyla. Mevcut Ana Limanlar. ana liman tanımına girebilecek dört adet gemi yanaşma merkezi bulunmaktadır.204 tonu boşaltma olmak üzere toplam 9. kuru yük. Türkiye de ise bu tür yaklaşımların geliştirilmekte olduğu konusunda ilgili kamuoyunda kesin ve akılcı bir bilginin varlığı izlenememektedir. Genel kargo.231 TEU birimine ulaşmıştır. Tasarı Bölgesel Liman Ege Bölgesi ve İzmir’in gelişimi dikkate alındığında denizyollarının belirleyici ve yönlendirici önemi ortaya çıkmaktadır.594.500 TEU birimi iken bu sayı 2002 yılı sonu itibariyle 573. Deniz Ulaşımı – Limanlar. bu ülkedeki tüm taşıma olanağı ve maliyetlerinin hesaplanarak liman yerlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi. İzmir’in gelecekteki bölge limanının konumuna ilişkin sürdürülen tartışma ve belirsizlikler bu akılcılığın ülke ölçeğinde henüz yakalanmamış olduğunun kanıtıdır.714 tonluk bir kapasiteye ulaşmış bulunmaktadır. sıvı yük taşımacılığının yanı sıra yolcu gemilerine de hizmet verme özelliğine sahiptir. limanların kesin sınırlarla hinterlantlarının belirlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu durumda en ekonomik biçimde ülke içindeki tüm etkinliklerin hangi limanın iç bölgesi sınırları içinde kaldığı konusunda analizlerin ve modellerin geliştirilmesi. Ancak İzmir için kurulacak bir strateji planı içeriğinde bu durumun önemi üzerinde durulması ve mevcut veriler açısında en geçerli olabilecek alternatif konumun varsayım olarak stratejinin içine konulması gerekmektedir. Mevcut Ana Limanlar İzmir İli’nde farklı işlev ve konumlarda.500.000.000 tonluk kapasitesinden. Alsancak Limanı kamu yönetiminde. sonrasında da alternatif bölgesel liman yeri olması konusunda öncelikli bir nitelik taşıyan ve tasarı aşamasındaki Çandarlı Limanı ile ilgili ön çalışmalar değerlendirilecektir. her biri için hinterlant belirlemelerinin yapılması doğru bir yaklaşım olarak kabul edilebilir. yük-yolcu trafiğine açık.sistem içine alma girişimleri sürdürülmektedir. Yakın bir gelecekte aşılabilecek 98 . İzmir-Bandırma hattının hızlandırılması da programa alınmıştır. Amerika ve Avrupa limanlarında bu tür belirlemelerin yapılmakta olduğu bilinmektedir. konteynır. Bu kapsamda.000 tona ulaşılacağı bildirilmektedir. kuzey yönündeki güzergahın metro standardına getirilmesi düşünülmektedir.652.058. Bu çalışma çerçevesinde böyle bir eksikliğin giderilmesi beklenemez. Bu amaçla öncelikle İzmir İl sınırları içinde mevcut ana liman yerlerinin kapasiteleri incelenecek. Ek bölümlerin de hizmete alınmasıyla birlikte Alsancak Limanı’nın toplam yük kapasitenin 15. Ayrıca konteynır sayısı 1978 yılında 9.

etaplamalı bir biçimde inşa edilip işletilmesi zorunludur. Yapılan bir projeksiyon çalışmasına göre (Baydere. Alsancak Limanı’nın kapasitesinin denetlenmesinin.168. 99 . Nemtaş ve Ege Gübre’ye ait iskeleler iç limandaki mevcut gemi yanaşma tesisleridir. Yeni iskele yapım istekleri bulunmaktadır. Türkiye’nin seçtiği makro hedefler açısından yeni ve büyük bir liman yapımının hızlandırılması gerektiği de belirtilmektedir. firma merkezli istekler ve finansman koşulları açısından daha uygun olacağı düşünülerek DLH tarafından limanın bir iskeleler sistemi halinde projelendirilmesi. güneydoğusunda sıralanan Habaş. Nemrut Limanına yılda yaklaşık toplam 3000 geminin yanaşmakta olduğu bilinmektedir. Aliağa Nemrut Limanı Kuzey’de Aliağa–Nemrut Körfezi içinde konumlanan işleticileri farklı 7 ayrı iskeleden oluşan bir limandır. Çukurova. Demiryolu hattından Nemrut Limanındaki iskelelere bağlantı kurulması düşünülmektedir. bölgesel ve ülkesel ölçekteki. Limaş.bu sınır değerlerin yetersiz kalacağı düşünülmekte. Bu iskelelerin yol ve altyapı sorunları henüz tümüyle çözümlenmiş durumda bulunmamaktadır. Uluslararası işlevi bulunan.424 ton olacağı hesaplanmıştır. kimyasal ürünler ve dökme yüklerin yükleme-boşaltma işlemleri yapılmaktadır. Ayrıca İzmir şehirsel yerleşmesi içindeki konumu ve bitişiğindeki hizmet alanın mevcut arazi kullanım ve ulaşım sistemi özellikleri gözetildiğine yukarıdaki kestirimlere göre 2012 yılı sonrasında ya ülke ve bölgenin makro hedeflerinin gerisinde kalınacak ya da Alsancak Limanı’nın işlevini sürdürmesi tümüyle olanaksız duruma gelecektir. Nemrut Körfezi’nin doğal yapısı. Bu nedenle inşası tamamlanmış viyadük ayaklarının limana indirilerek geri sahasının ve yörenin bugünkü ağır taşıt trafiğinin rahatlatılması sağlanmalıdır. Körfezin kuzeydoğusunda yer alan Petkim Liman Tesisi ile Petrol Ofisi İskelesi. Bu durumda sonuçta farklı kurumlar tarafından kendi amaçlarına göre uzmanlaşmış bir iskeleler sistemi oluşturulmuştur. Uzun vadede bu işlevi sürdürmesinin önünde dar boğazlar mevcuttur. Ancak söz konusu uluslar arası ticari limanın kullanıma açılmasına kadar Alsancak Limanı’nın bugünkü nitelikleriyle kullanılması sürdürülecektir. strateji planının ikinci dönem sonu olarak kabul edilen 2012 yılında Alsancak Limanı’nın toplam kapasitesinin 20. Bu aşamada. Uzun vadede Çandarlı’da tasarlanan Kuzey Ege Limanı yeri ve projesinin kesinleştirilmesi. Alsancak Limanı’dır. İzmir ilinde mevcut bulunan diğer ana limanların kapasitelerinin aşağıdaki gibi olduğu özetlenebilir. inşa edilmesi ve işletilmesi kararlaştırılmıştır. 1996). İzmir’in kuzey aksında demiryolu güzergahı Aliağa’ya kadar uzatılmış bulunmaktadır. öncelikle birinci derecede hinterlandı olarak kabul edilecek Ege Bölgesi’nin ihracat-ithalat artış kestirimleriyle yapılması gerekmektedir. tek kamu limanı. genel ve dökme yük-yolcu hizmetlerini birlikte yürüten. Bu iskelelerde petrol.

Demiryolu bağlantısı yoktur.617.272 adet gemi yanaşmış. Tasarı Bölgesel Liman: Kuzey Ege Limanı ( İzmir–Çandarlı) DLH Genel Müdürlüğü’nce çeşitli tarihlerde yürütülmüş çalışmalarla. Ancak Aydın-İzmir-Çeşme otoyol bağlantısı erişimi güçlendirmektedir. İzmir İli’nin ikinci derecede önemi taşıyan ve il dışına hizmet üretme potansiyeli bulunan limanlarındandır. Limanın güneyindeki hinterlantta Nemrut Sanayi Bölgesi bulunmaktadır ve iskeleleri işleten kurumların sanayi bölgesindeki tesisleriyle doğrudan organik bağlantıları bulunmaktadır. Bu nedenle strateji planının bir gereği olarak en akılcı seçenek olduğu düşünülen söz konusu liman üzerinde kısaca durulacaktır.Nemrut’dakiler ile birlikte Aliağa’da toplam 10 adet iskele bulunmaktadır. Dikili ilçe merkezinde bulunan limandaki mevcut yanaşma yeri dökme yük ve yolcu gemilerine hizmet verebilecek niteliktedir. Yalnızca yakın hinterlandına hizmet üretebilecek potansiyele. ülke ölçeğinde dış ekonomiler de gözetilerek Ege Bölgesi’nde yeni liman tesisi üzerinde durulduğu bilinmektedir.592 ton boşaltma yapılmıştır. Ege Denizinde geliştirilecek bölgesel liman için uygun bir 100 .065 ton yükleme ve 6. Çeşme Limanı Çeşme Limanı bölgenin batı ucunda bulunmaktadır. Dikili Limanı Bu liman da İzmir’in kuzeyinde yer almaktadır. Yolcu gemileri ve ro-ro bağlantıları için kullanılmakta ve TIR’ların Avrupa Limanları’na erişimini sağlamaktadır. İskele genişletme çalışmaları yapılmaktadır ve yolcu taşımacılığında kullanılması için girişimler sürdürülmektedir. Mevcut ro-ro iskelesinin yetersiz kaldığı belirlenmiştir. Başka seçeneklerin ilgili uzman kamu kuruluşlarınca elde edilmesi de düşünülebilir. Bugün için ağırlıklı olarak yük taşımacılığında kullanılmaktadır.221. teknik ve doğal özelliklere sahiptir. Toplam yük kapasitesi sınır değerlerinin yakın bir gelecekte aşılacak olması nedeniyle DLH Genel Müdürlüğünce. gerek topoğrafya zorlukları gerekse de iskelelerin organik bağları böylesi bir limanı olanaksızlaştırmaktadır. 2001 yılı verileriyle Aliağa’daki iskele ve rıhtımlara toplam 3. Demiryolu bağlantısı bulunmamaktadır. Ancak uluslararası ticari ilişkilerle. Körfezin tabanında güneydoğusunda antik Kyme Limanı kalıntıları da bulunmaktadır. ülkenin ve bölgenin makro arayışları göz önüne alındığında esas eksikliğin yeni liman yerinin kesinleştirilmemesi ve ilgili yatırımlarının başlatılamamış olmasından ortaya çıktığı görülmelidir. uzun vadeli hedefler açısından bölgedeki tek güncel seçeneğin Çandarlı Körfezi’nde düşünülen Kuzey Ege Limanı olduğu görülmektedir. yaklaşık 10 Milyon m2’lik toplam liman sahasına sahip olduğu hesaplanan ve liman faaliyetleri açısından bir olumsuzluğu bulunmayan Bakırçay Deltasındaki alan. Kurumların kendi tesis gereksinimlerine uygun iskeleler inşa ettikleri de bilinmektedir. 7. Uzmanlaşma potansiyeli bulunan ve uluslar arası taşımacılık hizmeti üretebilecek bir limandır. Bu konuda. Bölgesel limana dönüştürülebilmesi açısından Nemrut’un hizmet sahası uygun değildir ayrıca.

Birinci aşamanın iki yıl gibi kısa bir sürede tamamlanması sonrasında. Söz konusu ön proje çalışmasının öngördüğü en önemli avantajlarından biri olarak liman inşaatının aşamalı yapılabiliyor olması gösterilmektedir. Aşama 3300 1975 8370000 20000 500000 3. Limanın işletmeye açılmasını diğer aşamaların yapım faaliyetlerini olumsuzca etkilemeyeceği düşünülmektedir. Bu proje taslağına göre Çandarlı Limanı aşağıdaki tablodaki değerlere göre hesaplanarak etaplanmış bulunmaktadır.5 67.37 117 4.2 218.6 3. geniş bir uzlaşı ile üzerinde birleşildiği belirtilen Kuzey Ege (Çandarlı) Limanı için DLH Genel Müdürlüğü tarafından bir genel yerleşim planı geliştirilmiştir. Aşama 2300 4685 15000000 600000 1500000 9.88 5. Aşama 3960 4525 23070000 45000 1500000 9.9 Çandarlı Limanı Ön Projesi Örneği 5. eldeki en güvenilir kurumsal çalışma olduğu düşünülmüş ve değerlerinden yararlanılmak istenmiştir.0 165 2.88 Ön Proje Aşamaları ve Uygulama Unsurları Proje Unsurları Dalgakıran(m) Rıhtım (m) Tarama (m3) Beton saha (m2) Stabilize saha (m2) Kapasite (adet/yıl) Maliyet ( 06 ∃ ) Kaynak : DEÜ . Projenin. diğer aşamaların inşaatı sürerken liman işletmeye açılabilecektir. Ege Bölgesinin ve Ülkenin içinde bulunduğu deniz ticaret ilişkilerinin yakın zamanda karşılaşacağı liman olanakları yetersizliği nedeniyle. Aşama 3960 8115 29700000 90000 2000000 16. Tablo 6.48 Şekil 6. Çandarlı Körfezindeki yeni limanın kapasitesinin 30 Milyon Ton olarak hesaplandığı ancak dökme ve sıvı yüklerle birlikte bu kapasitenin artırılabileceği belirtilmektedir.DBTÜ 1.7 250 Toplam 18330 28665 9260000 895000 8000000 56.konum olarak saptanmıştır.77 818. Aşama İnşaat Uygulaması 101 . Bu plan esas alınarak inşaat maliyet analizlerinin elde edilebilmesi için DEÜ-Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü tarafından bir öneri ön proje geliştirilmiştir. Aşama 4810 9365 33120000 140000 2500000 18.

Kaynak : DEÜ – DBTE – Araştırma Raporu Şekil 6.10 Kuzey Ege Limanı (Çandarlı) ve Alsancak Limanının Uzun Vadeli İşbölümü Öngörüleri Çandarlı Limanı 2 Alsancak Limanı 1 102 Hinterland 2 : Ege Bölgesi. Türkiye. Karadeniz. .10 Kuzey Ege Limanı (Çandarlı) ve Alsancak Limanının Uzun Vadeli İşbölümü Öngörüleri Şekil 6.

400.138 metre ve 165. İç hatlar terminali 13. 1600 m2 kullanım alanına sahip olan ve 4 pasaport girişi bulunan Charter Terminalinden de hizmet verilmektedir. Meydanın kule yüksekliği ise 45 metredir.Hava Ulaşımı–Meydanlar İzmir’de sivil hava ulaşımı uzun bir süre Çiğli’deki askeri hava alanı ile sağlanmış.875 m2'lik kurulu arsa alanına sahiptir. banka şubesi. 1 adet VIP ve 1 adet CIP Salonu hizmettedir.500 m2’dir. 384. Türkiye’deki diğer uluslar arası hava limanları gibi tam gün boyunca tarifeli ve tarifesiz uçuşlara açık tutulmaktadır.240 metre boyutunda kompozit kaplamalı bir pist. Bu meydan şehir merkezine 18 km uzaklıkta güneybatı yönünde kurulmuştur. Adnan Menderes Havalimanı’nda meydan kontrol ve yaklaşma kontrolü olarak sağlanan Hava Trafik Kontrol hizmetleri radar ile sağlanmaktadır. ”Rent-A Car” 103 . restoran.000m2’lik terminal binasına sahip olan Adnan Menderes Havalimanı’nda 3.286 metre. Bir banliyö demiryolu hattı da kurulmuş olmasına karşın bunun etkinlikle kullanıldığı söylenemez. büfe. İzmir Aydın otoyolu üzerinde yer alan meydana erişim ağırlıklı olarak karayolu trafiği ile sağlanmaktadır. cafe-bar. Dış hat terminal binası ile birlikte toplam 22. 1987 yılında ise güneyde Gaziemir de bulunan Cumaovası Askeri Hava Alanı yeniden projelendirip çevresinde kamulaştırmalar yapılarak çağdaş özelliklere sahip bir hava meydanı olarak Adnan Menderes Havalimanı adıyla hizmete açılmıştır.160 metre boyutlarında 18 uçak kapasiteli 3 apron ile 3240 metre boyutunda 1 adet “taxi route” bulunmaktadır. Toplam 7.518. ”Duty Free Shop”. Gelen yolcu salonu ve giden yolcu salonlarında birer adet PTT bankosu.

110 17.890 Toplam 30.220 18. Hava alanının projesine göre kuzeyde dış hatlar için bir ana terminal yapısı bulunmaktadır. Güney’de Bodrum ve Milas yörelerinde hizmete giren yeni havaalanları.674 3.% 11 -% 3 -% 2 -% 4 -% 7 Tablo 6. Adnan Menderes Havaalanı’nın en çok toplam kapasitesi DHMİ İşletme Müdürlüğü tarafından. Yıllık yolcu kapasitesi 4. Hava Meydanı İşletme Müdürlüğü İç Hatlar 14.228 6.948 14.678 14.573 Dış Hatlar 16.000 Yolcu/Yıl (iniş–biniş).M.342 27.043 34.000.796 17.900 17.038 13.904 16.840 12.%8 + % 16 +% 6 +% 1 -% 8 .680 adettir.956 17. 843 araç kapasiteli otopark bulunmaktadır.134 28. Adnan Menderes Hava Limanı’nın yıllara göre uçak ve yolcu trafiği aşağıdaki gibi verilmektedir. 1997 sonrasında ise gerek yolcu gerekse uçak zirve trafiğinde düşme saptanmaktadır. Genel yıllık toplam talep açısından hava alanının kapasite artırımına gerek duyulmamakla birlikte yoğun dönemlerde sıklaşan hava trafiğine hizmet verebilmek açısından yeni düzenlemelerin yapılmasının zorunlu olduğu bildirilmektedir.024 10. 1200 Yolcu/Saat ve 20 Uçak/Saat olarak belirtilmektedir.245 13.677 14.gibi kullanımlar yer almaktadır.000.168 32.285 15. Bu yapının gerçekleştirilmesi durumunda mevcut kullanılan dış hat terminali tümüyle iç hatlara açılacaktır.90 Yıllara Göre Yolcu Trafiği İç Hatlar Dış Hatlar Toplam 104 .89 Yıllara Göre Uçak Trafiği Yıllar 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003* * Haziran sonu itibariyle Kaynak : A.581 10. Tablo 6.144 28.752 35.000 kişi ve yıllık uçak kapasitesi 157.761 16. 5.902 10. 1997 yılında havaalanı toplam yolcu ve uçak trafiğinin zirveye çıkmış olması nedeniyle ayrı bir iç hatlar terminalini yapılmış ve önceki terminal tümüyle dış hatlara ayrılmış bulunmaktadır.463 Artış Oranları + % 23 . Bu hizmet talebinin zirve dönemlerde 10 dakikada 10 uçağın inip-kalkmasına kadar çıkmakta olduğu belirlenmiştir.969 25.716 28.724 12.859 16.517 26. Adnan Menderes’in yolcu potansiyelinin düşme nedeni olarak gösterilmektedir.

458.328.287 755.684 Dış Hatlar(Gelen+Giden) 39.121 407.989 589.738 Yolcu Sayısı 2.165 226.765 493.120 473.194 754.021.600 55.507.269.340 773. 1996-2003 yılları arasındaki toplam yük artış oranları düzenli ve sürekli bir artış göstermemektedir.528 429.674.025.872 24.961. Aşağıdaki tabloda yıllara göre iç ve dış hatlara göre verilen yük hareketleri dış hatlarda daha büyük bir gelen-giden oranı belirlenebilmektedir.417 26.91 Adnan Menderes Hava Alanı Yıllara Göre Yük Trafiği (Kg) Değişimi Bagaj + Kargo + Posta Yıllar 1996 1997 1998 1999 2000 2001 İç Hatlar(Gelen+Giden) 19.898.436 Giden Y.139.781.Yıllar 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003* Gelen Y.710 588.889 33.318 Artış % 29 -% 8 % 29 % 10 %4 -% 15 -% 19 %7 -% 2 %1 -% 9 * Haziran sonu itibariyle Kaynak : A.507 Gelen Y.444 987.637 Giden Y.338.800 1.035.145 1.972 2.452 587.158 20.452.588 2.711 22.275.891 983. kargo ve posta toplamı olarak verilmektedir.117. 373.139 486. 1997 yılı yük trafiği açısından da en büyük zirvenin elde edildiği dönem olarak göze çarpmaktadır.140 862.775 811.387.781.062 49.289 50.102 1. Aynı durum yük taşımacılığı açısından geçerlidir.328. 854.498 22.533.132 3.024 587.129 736.810 2.517 66.902 526.872 597.904 28.716 43.836.318.674 230. Özet olarak uçak ve yolcu trafiğinin hizmet sıkışıklığını giderecek önlemlerin alınması dışında havaalanının kapasitesinin artışına gerek duyulmamaktadır.413 749.263 482.750 1.351.353 626. Hava Meydanı İşletme Müdürlüğü Adnan Menderes Hava Alanı’nın yük trafiği de bagaj.160 595.735.646 3.034 618.489.497 544.262 48. Tablo 6.408 2.487.254 871.931 2.095.147 734.764 26.870 105 .384 667.421.318 615.943 575.772 614. Bu durumun ise kapasite düşüklüğünden kaynaklandığına dair bir eğilim saptanamamıştır.970 187. 922.886 2.186 Toplam 59.M.943 494.365.445 226.532 524. 384.642.989.904.005 2. Toplam yıllık yük trafiği dalgalanmakta sürekli bir artış eğilimi içine girmemektedir.801 22. Havaalanının bugün yıllık kapasitesinin altında kullanıldığı anlaşılmaktadır.

İzmir’den Yaz Tarifesine Göre Dış Hatlarda Kalkış – İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Köln arasında haftada gidiş-dönüş toplam tek sefer yapılmaktadır.418. zamanın ve mekanın kullanımında etkinlik-verimlilik ölçütleri gelişebilecektir. 6. Bu sınırlar içinde iki temel yükseklikten biri Bozdağ 106 .449.398 9. dönüş toplam 70 sefer THY Yaz Tarifesine Göre İç Hatlarda İzmir’den Kalkış . sermaye yoğun üretimin artması. batıdan doğuya doğru gidildikçe yüksekliği artan bir özellik taşımaktadır. seferlerin dönüş boşluk oranları nedeniyle de kimi zaman tümüyle iptal ediliyor bulunması. İzmir – Frankfurt haftada gidiş-dönüş toplam ikişer sefer yapılmaktadır.İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Ankara arasında haftada gidiş-dönüş toplam yine yirmişer sefer yapılmaktadır. gidiş toplam 60.Tarımsal Sulama.364 52. gidiş-dönüş toplam ikişer sefer THY diğer tüm kış ve yaz dönemindeki dış ve iç hat seferleri.111 31. Ankara ve İstanbul üzerinden bağlantılı olarak gerçekleştirilmektedir. İzmir-Frankfurt ve İzmir-Viyana arasında haftada yapılmaktadır. Ülkenin metropoliten merkezlerinden biri olma niteliği ancak hizmet sektörünün elitleşmesi (büyük firmalaşma. Bölge Müdürlüğü’nün sınırları içinde yer almaktadır. İzmir-İstanbul arasında ise yapılmaktadır. haftada gidiş toplam 63. uzmanlaşmış hizmet sektörünün İzmir’de yeterli düzeye çıkmamış olduğunu göstermektedir. Bu üç ilin bulunduğu arazi. İzmir’den havayolları ile doğrudan dış hat uçuşlarının azlığı.İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Ankara arasında haftada gidiş-dönüş toplam 20’şer sefer yapılmaktadır. Manisa ve Uşak illeri ile birlikte DSİ II. bilgi üretiminde katma değerin genişlemesi.394 18. mekansal ve sosyolojik şehirleşme sürecinde dengelerin sağlanması) ile elde edilebilecek. İzmir-İstanbul arasında ise haftada yapılmaktadır.296.054.996 9.475 THY Kış Tarifesine Göre İç Hatlarda İzmir’den Kalkış .351.2002 2003* (*) Haziran sonu itibariyle 21. Çeşme ve Selçuk iki adet stol hava meydanı il sınırları içinde turizm amaçlı olarak yer almaktadır. İçme ve Kullanma Suyu . İzmir ili.2. dönüş toplam 65 sefer İzmir’den Kış Tarifesine Göre Dış Hatlarda Kalkış – İniş Doğrudan Seferler: İzmir-Köln ve İzmir-Viyana arasında kış aylarında sefer yapılmamaktadır.4.867.

diğeri ise Gediz Nehri’nin kaynağı olan Murat Dağı’dır.75 100.07 km3 / yıl Yer altı su potansiyeli = 0.91 km2 Oranı ( % ) 1. İzmir’de kıyı kesimlerinde yazları sıcak ve kurak. Su tüketiminde fakirlik sınırının ise 2.000 m3/kişi/yıl olarak kabul edildiği.000-10.564 km3 / yıl’dır. kıyı kesiminde ve üst yüksekliklerde artış içinde bulunduğu bilinmektedir. Tablo 6.81 78.24 1. 2. 8. İlin 2000 nüfus sayımına göre nüfusu 3 370 866 kişidir. 107 . Taban arazilerde ve iç bölgelerde yağışların düşük düzeylerde kalmasına karşın. Su potansiyeli toplam yerleşik il nüfusunun çok üstünde kalmaktadır.38 100.000 m3/kişi/yıl kabul edilen üst değerlerde olduğu.591 12.000 m3/kişi/yıl olduğu bilinmektedir.494 km3 / yıl (kaynaklar dahil) Toplam su potansiyeli = 2.018.000 m3/kişi/yıl olan sınır değerlere düşmekte olduğu belirlenmektedir.00 0.592 55 861 4. İzmir ilinde tarım arazileri ise genel özellikleri ile. Türkiye’de ise 3.564 km3 / yıl olarak gösterilmektedir. Menderes nehirleri boyunca oluşmuştur ve arazi yükseklikleri 100 metre kotunun altında kalan havzalarda dağılım göstermektedir. İzmir’in su gereksinimi bölge müdürlüğünün yetki sınırları içinde kalan su varlığından karşılanmakta ve bu nedenle de kullanılacak suyun İzmir ili sınırları dışından ancak bölge müdürlüğünün kurumsal olarak sorumluluğunda kalan kaynaklardan sağlandığı görülmektedir. Gediz ve K. Yine DSİ tarafından ilin su kaynaklarının toplam potansiyeli: Yerüstü su potansiyeli = 2. ortalama akış verimi 5 l/s/km2: ortalama akış / yağış oranı ise % 23 olarak verilmektedir.92 İzmir İlinde Toplam Su Yüzeylerinin Dağılımı (2003 yılı verileri) Su Yüzeyi Türü Doğal göl yüzeyleri Baraj rezervuar yüzeyleri Gölet rezervuar yüzeyleri Akarsu yüzeyleri Toplam su yüzeyleri İzmir ili toplam yüzölçümü Alan Büyüklüğü (Ha) 83 3.20 18.00 Oranı ( % ) Dünya ölçeğinde kabul edilen bir norma göre yıllık kişi başına toplam ortalama su tüketim gereksiniminin. Kanada ve Norveç gibi su zengini ülkelerde bunun 10. Bakırçay. kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz İklimi hakimdir. DSİ kaynaklarına bakıldığında İzmir ilinde yıllık ortalama yağış 685 mm. Yukarıda görüldüğü gibi İzmir ilinin toplam su potansiyeli..

96 Ön İncelemesi / Planlaması Yapılan Projeler Bostanlı Barajı Başlamış Barajı Gelinalanı Barajı Çamlı Barajı Çağlayan Düvertepe Barajı 3 x 106 m3/yıl 42 x 106 m3/yıl 2 x 106 m3/yıl 22 x 106 m3/yıl 45 x 106 m3/yıl 89 x 106 m3/yıl 3 x 106 m3/yıl 57 x 106 m3/yıl 60 x 106 m3/yıl 25 x 106 m3/yıl 45 x 106 m3/yıl 63 x 106 m3/yıl 12 x 106 m3/yıl 45 x 106 m3/yıl 19 x 106 m3/yıl 128 x 106 m3/yıl 337 x 106 m3/yıl 108 .00 İçme ve Kullanma Suyu Projelerinin Dağılımları (2003 yılı verilerine göre) Tablo 6.71 9.55 100.95 Yapım-Uygulama Sürecindeki Projeler Alaçatı Barajı Gördes Barajı Toplam Tablo 6. Bölge Müdürlüğü’nün su varlığı bu çalışmanın amaçlarına göre gözden geçirilmiştir.74 35.93 İçme ve Kullanma Suyu Projelerinin Proje-Yatırım-Uygulama (Pyu) Düzeyler Pyu Düzeyi İşletmede olan içme-kullanma suyu projeleri Yapım-uygulama sürecindeki projeler Ön incelemesi/planlaması tamamlanan projeler İL TOPLAMI Kaynak: DSİ 2.94 İşletmede Olan Projeler Menemen Acil İçme Suyu Halkapınar Kaynakları Göksu Kaynakları Balçova Barajı Sarıkız Kaynakları Diğer Kaynaklar Tahtalı Barajı Toplam Tablo 6. Tablo 6.İçme ve Kullanma Suyu İzmir ilinin içme ve kullanma suyu gereksinimi açısından DSİ II. Bölge Müdürlüğü. İzmir Yıllık Kapasite (Hm3) 337 60 219 616 Oranı ( % ) 54.

Tarımsal Sulama İzmir ilinin tarımsal sulama gereksinimi açısından DSİ II.390 (brüt) 28. Köy Hizmetleri ve DSİ Genel Müdürlükleri’nin bu konuda ayrı ayrı yaptıkları etütler incelendiğinde İzmir’in toplam sulanabilir arazileri için benzer arazi büyüklüğü sonuçlarına vardıkları görülmektedir. Beşgöz. 1982 yılında su temini master plan revizyonu çalışması.947 23. (2003 yılı verilerine göre) Tablo 6. 1984 yılında ise su temini ve dağıtım şebekesi kat’i proje işi olarak geliştirilmiştir.970 Oranı (%) 31. Bölge Müdürlüğü – İzmir Sulanan Alan (Ha) 34. kullanma ve sanayi suyunun gereksinimi için ilk çalışmalar 1971 yılında master plan ve fizibilite niteliğinde ele alınmış.uygulama sürecindeki projeler DSİ Bölge Müdürlüğü’nce 2001 ve sonrası yatırım programına önerilen projeler Planlaması tamamlanan projeler Ön incelemesi / ana planı yapılan projeler Toplam Kaynak: DSİ II.1 1984 yılında yapılan çalışma ile İzmir’in şehir suyu dağıtım şebekesi kesin projelerinin 2015 yılı gereksinimlerini karşılayacak şekilde revize edilmesini.Bozköy Göleti Karareis Barajı Ali Onbaşı Barajı Değirmendere Barajı Toplam 2 x 106 m3/yıl 4 x 106 m3/yıl 5 x 106 m3/yıl 5 x 106 m3/yıl 219 x 106 m3/yıl İzmir şehirsel alanında içme.731 11. Turgutlu yer altı suyu. Tahtalı Barajı’ndan iletilen su hattının ve sanat yapılarının kesin projelerinin hazırlanması amaçlanmıştır.97 Tarımsal Sulama Projelerinin Proje-Yatırım-Uygulama (Pyu) Düzeyleri* Pyu Düzeyleri İşletmede olan büyük sulama projeleri Yapım .5 6.0 100. Su potansiyeline tarımsal sulama açısından bakıldığında. Akpınar kaynaklarının yerleşmeye iletilmesi için alternatiflerin araştırılmasını.5 29.0 109 .125 (net) 7. 1975 yılında şehir dağıtım şebekesi kat'i proje çalışması.0 11. Bölge Müdürlüğünün su varlığı gözden geçirilmiştir.0 22.839 108. İzmir ilinin toprak kaynaklarına ilişkin etüdlerin değerlendirilmesi öncelikle gerekli olacaktır.063 31. Bu çalışma alanının sınırları İzmir’in metropoliten alanı olarak kabul edilerek tanımlanan ve belediye mücavir sahasını da içine alan yer olarak belirlenmiştir.

28.731 ha 18.7 0. (net) Planlaması tamamlanan projeler Altınova sol sahil sulaması Yiğitler sulaması 11. (brüt) 370 ha. (net) 1. 106. 166.uygulama sürecindeki projeler Kınık sol sahil sulaması Tablo 6.99 DSİ Genel Müdürlüğü Etütleri Toplam Etüt edilen arazi alanı Sulamaya elverişli toplam arazi Ekonomik olarak sulanabilir arazi İşletme’de olan büyük sulama projeleri Bergama sulama projesi Menemen sulama projesi Ürkmez sulama projesi Seferihisar sulama projesi Yapım .947 ha 3.201.Tarımsal Toprak Kaynakları Mevcut Kullanımı Tablo 6. (brüt) 1.8 0.864 ha.200 ha 11.6 % 16. 19.711 ha 4. 1.116 ha.(brüt) 7.063 ha.124 ha. 7. DSİ Sulama Projeleri 2001 ve sonrası yatırım programına önerilen projeler Ödemiş sulaması Bakırçay – Kınık sağ sahil sulaması Kavakdere sulaması Aktaş sulaması Mordoğan Sulaması 31.891 ha. (brüt) 28.485 ha.260 ha. % 100. 191. 9.983 ha. (net) 22.277 ha.500 ha.200 ha.538 ha 192 ha 181.240 ha.001 ha 110 .98 Köy Hizmetleri Etütleri Tarıma elverişli arazi Çayır – mera Orman – fundalık Meskun alanlar Diğer araziler Su yüzeyleri Sulanabilir Arazi Toplam 392. 34.390 ha (brüt) 4.716 ha.483 ha. 584.0 % 32.837 ha.230 ha.97. 304. (net) 345 ha. 4.063 ha.0 % 48.125 ha (net) 3.241 ha 560 ha 1.165 ha.6 % % % 1.590 ha.3 Tablo 6.

1981 yılında bu kez İller Bankası Genel Müdürlüğü’nce Su 111 .839 ha 11. 1960 yılı sonralarında başlayan ve giderek hızlanan bir kirlenme süreci yaşamış bulunmaktadır. İdarelerce körfezin kirliliğine karşı projeler geliştirilmiş ancak bunların uygulamaya konulmasında zamanlama hataları yapılmıştır.389 ha 1.939 ha 5. Büyükşehir bütününde 2000 yılı sayım sonuçlarına göre toplam 2.342 ha 2. [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi İzmir Körfezi özellikle iç bölümlerinde. Evsel ve sanayi atık kirliliğinin toplam içinde % 50’inin üzerinde paya sahip olduğu bilinmektedir.4.866 kişidir. toplama havzalarında yüzey suları ve dereler aracılığı ile yağışların getirdiği teressubat.018 ha 1. Bu kirlenmenin temel nedeni Türkiye’de ağırlıklı olarak 1950’lerden sonra tüm büyük şehirlere olduğu gibi İzmir’e doğru da yönelen yoğun nüfus hareketliliği ve buna karşın şehrin tüm diğer unsurları gibi altyapısının da hazırlıklı duruma getirilememiş olmasıdır. Ancak son yıllarda İzmir Büyük Kanal Projesi’nde uygulamanın bir ivme kazandığı ve tüm yönleriyle körfezin varlığına karşı duyarlılıkların artmakta olduğu gözlenmektedir.388 kişi yerleşmiş bulunmaktadır.5’i metropoliten merkez yerleşme alanında yaşamaktadır. yine toplama havzalarındaki tarımsal eylemlerde kullanılan ilaç ve gübrelemelerin getirdiği kirlilik.494 ha 167 ha İzmir ili çevre ve altyapı sorunlarına. İzmir ilinin ve Ege Bölgesi’nin ağırlık merkezi aynı adla anılan körfezin çevresinde yayılarak yer seçmiş bulunmaktadır.235 ha Ön incelemesi/planlaması yapılan projeler Bayat Ovası sulaması Ergenli sulaması Altınova derivasyonu sulaması Uladı sulaması Bademli sulaması Rahmanlar sulaması Salman sulaması 6.370.Burgaz sulaması 4. 1969 DSİ Genel Müdürlüğü’nce Camp-Harris-Mesera Grubuna yaptırılan ve 1971 yılında tamamlanan atık su master planıdır. Liman ve deniz trafiğinin yarattığı kirlilik.490 ha 1.273. İzmir Büyük Kanal Projesi’nin dayanağını oluşturan ilk çalışma. bu oluşumun nedenleri olarak sıralanabilir.3 Kanalizasyon ve Pis Su 23. Bu durumda toplam il nüfusunun % 67. Körfez çevresinde yaşayan nüfusun yarattığı evsel kirlilik ile bu yörede yer seçen sanayi kuruluşlarının atık suları başta olmak üzere. İlin toplam nüfusu ise yine 2000 yılı itibariyle 3. Bu nedenle genellikle ilin çevre sorunlarına İzmir Körfezi’ne odaklanarak bakmak bir alışkanlık oluşturmuştur. metropoliten alan yerleşme yayılma alanı olarak tanımlanan İzmir Büyükşehir Bütünü ve diğer alt yöreler için ayrı ayrı bakılması gerekmektedir.

Karşıyaka ve Çiğli’de. Mevcut kanalizasyon yapılarında ise önemli farklılaşmalar bulunmaktadır. Atık suların doğrudan sokak yüzeylerine boşaltıldığı ve insanlarla doğrudan temasın sürdüğü yerler yüksek riskler taşımayı sürdürmektedir. Bayraklı. Batıda Narlıdere ve Güzelbahçe’de imar planı dışında kalan ve gecekondulaşmanın sürdüğü yerlerde atık sular septik çukurlar aracılığı ile bertaraf edilmektedir.850. Bu kanala bağlanan ana ve tali kollektörler. Yerleşmenin çeşitli noktalarında yağışlar sırasında toplanan yağmur suları atık sularından 10 – 100 katı değişen oranlarda daha fazla ortaya çıkmaktadır. çok yakınındaki dalyanlara verilebileceği ya da doğrudan körfeze deşarj edilebileceği seçenekleri üzerinde 112 . Bu nedenle sanayi sularının ön arıtmadan geçirilmesinin daha uygun olacağı düşünülmektedir. Bu bölgelerde genellikle var olan bileşik sistemler nedeniyle yoğun yağışlar sonucunda kanallarda sürekli tıkanma ve taşmalar yaşanmaktadır. toplam 4 adet pompa istasyonu Ayrık sistem kanalizasyonu. Başlangıçta 2 400 000 nüfusa hizmet verecek olan tesis en son aşamada 4. Başka bir husus da yağışlar sırasında artacak debilerin arıtma sistemini zorlama noktasına getirebileceğidir. Arıtılan suların Menemen Ovası’nın sulanmasında kullanılabileceği. Bu nedenlerle toplama sisteminin ayrık olmasının zorunluluk olduğu kabul edilmiştir. Bu tesisin yer seçimi Eski Gediz Deltası’nda Çiğli Havaalanı güneyindeki yer olarak kesinleştirilmiştir. atık suların içme suyu şebekesine karışma riskini beraberinde artırmaktadır.000 eşdeğer nüfusun atık sularını arıtacaktır. İzmir Büyükşehir bütününü ilgilendiren büyük kanal projesinin temel unsurları şöyledir: • • • • • • İzmir Körfezi’ni çevreleyen ana kuşaklama kanalı. Gümrük. 1985 İller Bankası tarafından DEÜ Çevre Mühendisliği’ne yaptırılan revizyon çalışması sonucunda yeni koşullara uymak ve daha düşük enerji kulanım maliyetleri elde edebilmek amacıyla atık su arıtma tesisinin. 1989’da Black & Veach International tarafından yapılan kesin proje çalışmalarının yapıldığı bilinmektedir. Kanalizasyon sistemi şehirsel alanda oluşan tüm evsel ve sanayi atık sularını toplayacaktır. Buralar da yeraltına sızmalar nedeniyle.Yapı-Holfelder Grubuna master plan revizyonu yaptırılmış ancak finasman sorunlarının yaşanması uygulamayı geciktirmiştir. Nüfus yoğunluğu yüksek olan kıyıya yakın alanlarda mevcut şebeke oldukça eski ve yetersizdir. Derelerden su alma yapıları. çalışma değişen koşullara ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak çeşitli aşamalarda revizyondan geçirilmiştir. İlk projenin temel kabulleri aynı kalmış. Atık su arıtma tesisi. İzmir metropoliten alan yerleşmesinde % 70 oranında kanalizasyon sisteminin mevcut olduğu bilinmektedir. Bu durumda ana kuşaklama kanalı üzerindeki pompa istasyonlarının debi mertebelerindeki bu artışları karşılamaları mümkün değildir. Sırasıyla 1985 yılında DEÜ tarafından yeni bir fizibilite etüdü. stabilizasyon havuzları sistemi olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

terfi hatları. Foça İlçe Merkezi (Eski Foça) ve Yeni Foça Beldesi olmak üzere iki ayrı projede ele alınmaktadır. Arıtma tesisi yeri ile ilgili kamulaştırmanın bittiği arıtma tesisi projesi için beklenildiği bildirilmektedir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Aliağa ilçe merkezinde kanalizasyon şebekesi inşaatı İller Bankası tarafından sürdürülmekte. 2002 yılı itibarı ile % 95’inin tamamlanacağı planlanmakla beraber henüz sonlanmamıştır. Menemen ilçe merkezinde kanalizasyon sistemi bulunmakla birlikte arıtma tesisi yoktur. Tesisin bitiminde 2. Bergama ilçe merkezinde kanalizasyon şebekesi mevcut olmakla birlikte arıtma tesisi projesi hazırlanmış ancak henüz hayata geçirilmemiştir. muayene ve parsel bağlantı hatları. yeniden proje hazırlatılması aşamasına dönülmüştür. Münferit arıtma tesisleri yerine ortak arıtma tesisinin öncelik verilerek kurulması uygun görülmüş ve tesisinin 2001 yılı sonu itibariyle devreye alınması planlanmışsa da sonuca erişilememiştir. 2000 yılı itibarı ile % 70’inin tamamlandığı. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tanımlanmıştır. şebeke. arıtma tesisleri olmaması nedeniyle atık sular Nif Çayına deşarj edilmektedir. İhale ve yer teslimi yapılmış. 113 . Foça İlçe Merkezi. Proje İller Bankası’nca 1994 yılında başlatılmıştır. terfi merkezleri ile kanalizasyon ve arıtma tesisi inşaatı devam etmektedir. toplayıcı. Armutlu. Bu alt yöre yalnızca. Kıyıdaki Çandarlı Beldesi’nin kanalizasyon şebekesi çalışmaları ise İller Bankası tarafından yürütülmektedir ve 2002 yılı sonu itibarı ile % 80’inin tamamlanacağı öğrenilmişse de yatırım devam etmektedir. [D] Gediz –Nif Strateji Alt Yöresi Kemalpaşa ilçe merkezinde kanalizasyon sistemi bulunmamaktadır. Ören. Ulucak. terfi merkezleri olarak tanımlanmıştır. Yeni Foça ise kanalizasyon ve arıtma tesisi projesi İller Bankası tarafından 1993 tarihinde hazırlanmış olmasına rağmen nüfus değişikliği nedeniyle uygulanabilirliği tamamen yok olmuş.240 hektarlık bir sahayı kaplayacağı ve bu boyutlarıyla dünyanın en büyük stabilizasyon havuzu sistemi olacağı bildirilmektedir. Foça kanalizasyon ve arıtma tesisi projesi. ancak projesi ile ilgili bir çalışmanın olmadığı bilinmektedir.çalışılmaktadır. Halilbeyli Köyüne ait atık su arıtma tesisi bulunmaktadır. Özel Çevre Koruma Bölgesidir ve yerleşim merkezi I. kollektör. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Bu alt yörede kıyı kesiminde yer alan Dikili ilçe merkezinde kanalizasyon ve derin deniz deşarjı mevcuttur. Halihazırda sistem tamamlanmadığı için deşarj suyunun gelişigüzel bir şekilde denize akıtıldığı belirlenmektedir. Bağyurdu ve Yukarı Kızılca Beldeleri’nde ise kanalizasyon sistemi mevcut bulunmasına karşın. Kınık’ta da kanalizasyon sistemi vardır ancak arıtma tesisi bulunmadığı için Bakırçay’a deşarj edilmektedir. Arıtma tesisi için kamulaştırma yapıldığı. Proje.

İller Bankası’nca Menderes merkez ilçesi altyapı çalışmalarının büyük ölçüde tamamlanmış olduğu belirtilmektedir. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Bayındır ilçe merkezinde kanalizasyon bulunmakla birlikte. taşıyıcı hatlar. Ödemiş ilçe merkezinin de kanalizasyon sistemi mevcut olup bir arıtma tesisi ile sonlandırılmamıştır. ana toplayıcı. Özdere Belde Belediyesi kanalizasyon çalışmaları da İller Bankası tarafından yürütülmektedir. terfi merkezleri ve deniz deşarjından oluşmaktadır. Yerleşimin ve kirlilik yükünün yoğunluğu söz konusudur. kanalizasyon İller Bankası tarafından yapılan arıtma tesisine bağlıdır. Köylerinden sadece İlk Kurşun Köyü’nün arıtma tesisi bulunmakta olup ekonomik nedenlerden dolayı çalıştırılamamaktadır. 114 . arıtma tesisi olmaması nedeniyle toplanan atık suları 3 ayrı noktadan deşarj edilmektedir. Yerleşmenin tümünü kapsayan proje. İlçeye bağlı sadece Turan Köyünde kanalizasyon bulunmaktadır. Menderes Nehrine deşarj edilmektedir. İlçeye bağlı Çırpı ve Canlı Belde Belediyeleri’nin de kanalizasyon sistemleri bulunmaktadır. ne var ki arıtma tesisi olmaması nedeniyle atık sular K. şebeke. Diğer köylerde ise fosseptik bulunmaktadır. Kiraz ilçe merkezinin kanalizasyon sistemi ve evsel atık su arıtma tesisi bulunmaktadır ancak arıtma tesisi henüz devreye alınmamıştır. İlk ihalede kapsamında. 11 köy ve 3 mahallenin alt yapı çalışmaları ile birlikte 4 terfi hattı. Menderes Nehrine Deşarj edilmektedir. Arıtma tesisinden çıkan sular K. Selçuk ilçe merkezini kapsayan kanalizasyon sistemi mevcut olup. Belde bazında kanalizasyon sistemi ve arıtma sistemi bulunmamakla birlikte Gümüldür pansiyonlar bölgesindeki işletme ve konutları içine alacak ve münferit arıtma tesisi ile sonuçlanacak kanalizasyon sistemi çalışmaları devam etmektedir. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Çeşme ilçe merkezinde kanalizasyon projesi İller Bankası’nca 1986 yılında başlatılmıştır. Menderes Nehrine Deşarj edilmektedir. Beydağ’da ilçe merkezinde kanalizasyon sistemi mevcut arıtma tesisi bulunmamaktadır. Menderes İlçesi’ni de sınırları içine alan Tahtalı Barajı Su Koruma Havzası’nda İller Bankası ve Köy Hizmetleri Bölge Müdürlükleri’nce başlatılan alt yapı çalışmaları kapsamında. 2 arıtma tesisi ve 2 fosseptik bulunmaktadır. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Torbalı ilçe merkezinde kısmi kanalizasyon sistemi bulunmaktadır. Ancak arıtma tesisleri eksiktir. Arıtma tesisi çalışmaktadır ve deşarj izni bulunmaktadır. [E2] K. uygulamalara Ortaköy’den itibaren başlanmıştır. Tire’de ilçe merkezinin kanalizasyon sistemi mevcuttur ancak arıtma tesisi olmaması nedeniyle atık sular K.[E1] K. ana toplayıcı. İlçeye bağlı belediyelerin tümünde kanalizasyon sistemi bulunmaktadır.

Ön Arıtma ve Derin Deniz Deşarjı kısmı (İskele kum denizinden Karantina adası açığına kadar olan 2 km. ayrıca kollektöre yakın yerlerin de bağlantıları gerçekleştirilmesi programlanmıştır. Turizm Bakanlığı. Projede belediyeler için belirtilen finansmanın bu birlik tarafından sağlanması düşünülmektedir. Çeşme Merkez kanalizasyon+derin deniz deşarjı hattında çalışmalar sürdürülmektedir. Belediye meclisinden “Atık Su Yönetmeliği” çıkarıldıktan sonra abonelerin kanalizasyona bağlantılarının yapılması. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Urla’da kanalizasyonun ilk uygulaması İller Bankası’nın yaptığı ihale ile 1980 yılında başlamıştır. deşarj hattının 1. İskele ve Zeytinalan şebeke inşaatıdır. Karaburun’da. İller Bankası’nın ihalesini yaptığı ana toplayıcı hat ve terfi merkezleri projesi kapsamında kolektör ve şebekeler tamamlanmış. Bunun için Dünya Bankası’ndan 13 milyon dolar kredi alınmıştır. daha sonra yeni kıyı yönetim yöntemlerini tanımlamak amacı ile tasarlanmıştır. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı Kıyı Yönetimi (ATAK)*1 Projesi kapsamında Çeşme. arıtma tesisinin geliştirilmesi ve ödenek temininden sonra diğer bölgelerinde kanalizasyon sistemine dahil edilmesi gündeme alınacaktır. Başlama yılı 1998’dir. TM4 (Zeytinalanı) TM6 (Kalabak) terfi merkezleri ve ön arıtma tesisinin inşaatı tamamlanmıştır. Çeşme ve Alaçatı Belediyeleri ÇALBİR adı altında Belediyeler Birliği kurmuşlardır.lik hat) İller Bankası tarafından ihale edilmiş. altyapı sistemi bulunmamaktadır.400 metresi döşenmiştir. İkinci aşama için ise. Dalyan mevkileri proje kapsamı dışında kalmıştır. İlk aşamada Çeşme ve Alaçatı kanalizasyon sistemleri birleştirilecek ve Alaçatı’nın güneyinde yer alan deniz deşarjından ön arıtma yapılarak deşarj edilecektir. Proje iki aşama halinde planlanmıştır. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki ilçelerin ve köylerin yer alındığı 2000 km kıyı şeridi kapsayan projeyi başlatmıştır. Proje Kapsamı: Urla merkez. İlk aşama projenin 2002 yılında tamamlanması planlanmıştır. Bu çalışmada ilçenin içme suyu sisteminin ve su kaynaklarının iyileştirilmesi ile kanalizasyon sistemi birlikte ele alınmıştır. Alaçatı ve Çevresi Fizibilite Etüdü’nü 1997 yılında tamamlamıştır.16 adet terfi merkezi ve deniz deşarjı yer almaktadır. Proje iki aşamalıdır. havuzların inşaatı tamamlanmış. Ana kollektör yapılmıştır. TM2 terfi merkezinde bulunan pompalar hazırlanmış bulunmaktadır. 115 . Çiftlikköy. Çeşme-Alaçatı atık su şebeke inşaatı ve bu havzaya içme suyu temini amacı ile havzadaki Ildır yer altı su kaynaklarının deniz suyundan korunması için geçirimsiz perde inşaatı çalışmaları sürdürülmektedir.1989 yılında Turizm Bakanlığı. Proje ile ilk önce altyapı eksikliklerini düzeltmek. deneme çalışmaları sürdürülmektedir. Çeşme İlçesinin büyük bir kısmını kapsayan Ilıca-Alaçatı kanalizasyon+derin deniz deşarjı ana kolektör hattı tamamlanmış. kolektöre şebeke bağlantıları yapılmıştır. Projenin kapsamının tamamlanması İller Bankası’nın ödenek sorunları nedeniyle sınırlı düzeyde kalmaktadır. İkinci aşama proje kapsamı ise. Çeşmealtı 1Atak Projesi .

şehri adeta teğet geçerek sanayi alanlarına yönelmiştir. Bu aşamada BOTAŞ yatırımları Aliağa ve Kemalpaşa yörelerini hedeflemiştir. Gelişen ekonomik koşullar enerji türleri içinde rüzgar ve jeotermal enerjiyi ön plana getirmişlerdir. basınçlı terfi hattı ve 6 adet terfi merkezlerini kapsamaktadır. daha sonra 1998 yılında tekrar ihale edilmiştir. pissu toplayıcı hatları. ÜrkmezPayamlı-Doğanbey Kıyı şeridini içermektedir. Projenin tamamlanabilmesi için ek ödeneğe gereksinim duyulmaktadır. İlk aşama İller Bankası’nca 1991 yılında başlatılmıştır.4. Proje. ancak kamulaştırma işlemleri yapılmamıştır. Proje. yeterli oranda temin edilmesi ve çevreye etkileri üzerine her zaman ekolojik açıdan dikkatli olunması gerekmektedir. Sorunu doğru tanımlamak ve uygulanabilir çözümler bulmak durumunda olduğumuz için karar verme sürecinde doğru ve taze bilgiye erişmemizin önemi de ön planda olmalıdır. Buna karşın İzmir şehrine doğal gaz gelmemiş. parsel bacaları. Seferihisar kanalizasyon projesi de iki aşamalı olarak ele alınmaktadır. Şebeke. Her iki aşama için kanalizasyon uygulama projelerinde. parsel bağlantı hatları. Proje tamamlanmış. muayene ve parsel bacaları. Aliağa’ya doğal gaz gelmesi bundan böyle Cezayir doğal gazının da Aliağa’ya akışı üzerinde spekülatif girişimlerin oluşmasına neden olacaktır. arıtma tesisi yerleri ayrılmış. terfi hatları. şebeke ve toplayıcı muayene bacaları. İkinci stratejik raporda belirtildiği üzere İzmir için birinci derece önemli enerji kaynağının doğal gaz olacağı belirtilmiş olmasına karşın bu konuda fazlaca bir ilerleme gösterilememiş ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin Kamu Yatırım Programında yer alan doğal gaz yatırımı için dış kaynak sağlanmasına yönelik girişimleri takipsizlik sonucu rafa kalkmış durumdadır. ara toplayıcılar. terfi hatları. Bu kapsam içinde en ekonomik enerjinin elde edilmesi için her gün önemli adımlar atılmakta ve bu yönde gerçekçi araştırmalar yapılmaktadır. Ayrıca kısa dönemde doğal gazdan şehirsel ölçekte yararlanma imkanlarının sınırlı kaldığı görülmektedir.4 Enerji Enerji her ülkede gelişmişliğin ve ilerlemenin en önemli temel taşlarından biri olarak ön planda yer almaktadır. İşin büyük bir kısmı tamamlanmıştır. 6. Enerjinin maliyeti. İki ayrı hattan İzmir il hudutlarına giren doğal gaz boru hattının birincisi kuzeyden Aliağa sanayi alanlarına erişmiştir. Ancak. parsel bağlantıları. terfi merkezlerini içermektedir. Seferihisar-Akarca-Sığacık Mevkileri’ni kapsamaktadır. İkinci aşama ise İller Bankası’nca 1995 başlatılmıştır. şebeke. Ana toplayıcı kolektör. Doğu akstan gelen ikinci hat ise Bornova dışından Kemalpaşa’ya erişmiştir. ihale edilen inşaat tasfiye edilmiş.bölgesi ana kolektör ve şebeke inşaatıdır ve bu projenin 2004 yılında tamamlanması planlanmıştır. 116 . Genel olarak bakıldığında öncelikle denizin ve nehirlerin kirlenmesinin önlenmesi amacıyla ilk etapta kıyı ve turizm bölgelerindeki alt yapı tesislerinin tamamlanması ivedilik göstermektedir.

İzmir için gerekli olan solar (güneş) enerji kaynağı lokal düzeyde tek bina ölçeğinde başarıyla kullanılmakta olup bunun yaygınlaştırılması için uzun vadeli yatırımlara gereksinim bulunmaktadır. Birinci husus rüzgar santralleri açısından en rağbet edilen bölge olan Çeşme’de Altın Yunus Tesisleri’nde başarıyla uygulanmış ve giderek yaygınlaşmıştır. İzmir ili içinde BalçovaHatay semtlerinin ısıtması pilot proje olarak başlatılmış ve bu aşamada sadece Balçova’nın kısmi konut alanlarının ısıtması 2003 yılına kadar yapılabilmiştir. rüzgar çiftlikleri kurulması üzerinedir. Stratejik Plan Dönemi olan 1996-2002 yılları arasında bu konuda gerekli yatırımların yapılmadığı görülmektedir. Bu konuda Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ilgili kurumları ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın prosedürler açısından yapımcı olmasının gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Aynı şekilde jeotermal enerji kaynakları içinde benzer sorunlar yaşanmaktadır. İzmir’in diğer bir enerji kaynağı olarak görülen ve son dönemde büyük rağbet gören enerji türü.000 konuta erişilemeden projenin finans kaynakları bürokratik engellerle beraber 2000’li yıllara gelindiğinde durmuştur. Bunlardan birincisi. konut ısıtması. termal turizm ve tarım alanlarında kullanılacak sera ısıtması olarak görülmektedir. Bu husus termal kaynaklar açısından değerlendirildiğinde. yatırımcı firmalar tarafından kurulan lokal santraller tarafından sadece kendi gereksinimleri için elektrik üretimi. Sonuçta.İkinci olarak etkin görülen jeotermal enerji ise ikinci plan raporunda yer aldığı hali ile pek fazla bir ilerleme kaydetmiş durumda değildir. İdeal bir enerji olmasına karşın makro düzeyde ilk yatırımının büyük maliyetler göstermesi kısa ve orta dönemde uygulama güçlükleri 117 . Özellikle kriz dönemlerinde yatırım açısından en çekici unsurlardan biri olmasına karşın yatırımcı firmaların öz finansman kaynağı bulamamalarından ve İzmir Vilayeti Özel İdaresinin teşviklerinin de dönemin valisinin tayini neticesinde kaynak aktarımını kısmasından dolayı bu enerjiden faydalanma imkanı ertelenmiştir. Herhangi bir yatırım için onlarca izin belgesi almaya uğraşmak bu konuda ilk planda yabancı yatırımcıyı geriye itmektedir. Yatırım ve işletme giderlerinin fazlalığı nedeniyle cazip bir durum arz edememiştir. Stratejik Plan Dönemi içinde rağbet görmemiştir. lokal olarak kullanılmasının daha uygun olduğu belirtilmektedir. İzmir’in zengin yataklarının ortaya koyduğu bu enerji. Yukarıda belirtilen İzmir yöresi için gerekli görülen temel enerji kaynaklarından birisi olan Rüzgar Çitlikleri kurulması konusunda hala bürokratik engeller zorlukla aşılabilmektedir. Finansman zorlukları ve işletici firmanın ortaya çıkardığı maliyet sorunlarının giderilmemesi nedeniyle projenin finansman zorluğu ile karşılaşmasından durma noktasına geldiği görülmüştür. Hedeflenen 5. İzmir ilindeki haliyle ileride görüleceği üzere kaynakların ısı derecesinden ötürü elektrik elde etmenin mümkün olmadığı bu kaynağın. diğeri profesyonel girişimlerin enerji üretimi ve bunun enterkonnekte sisteme verilmesi olarak görülmektedir. Tek gelişme planlamalarda görülmeyen Dikili-Bergama yöresi kaynaklarından yaralanarak yatırıma girişilen Bergama şehirsel ısıtması olarak görülmektedir. Bu enerji türü genelde iki türlü kullanılabilmektedir. II. kömüre nazaran % 50 daha ucuz olmasına karşın II.

Özelleştirme kapsamında olunmasının gerekçe olarak ortaya koyduğu bu olay aynı zamanda pazarlama kolaylığı sağlamayı amaçlamaktadır. TETAŞ olarak üçe bölünmüştür. Bunlar sırasıyla Üretim.449.yaratmaktadır. 12. zaman içinde tüm nükleer reaktörlerini kapatmaya karar vermiştir. civarındadır. Strateji planlama alanı açısından da aynı durum söz konusu olup. Elektrik Enerjisi Elektrik enerjisi üretim. aynı mekanda 2003 yılı itibarıyla dört ayrı şirket bulunmaktadır. nükleer endüstrinin en önemli sorunu maliyetidir.179 TL. Almanya son yıllarda. TEİAŞ. Bu durumlar uzun yıllar tartışılan Nükleer Enerji konusunun alternatif enerjilerin ortaya çıkması nedeni ile artık giderek gündem dışı kalmasının açıklayıcı nedeni olmaktadır. Ancak teknik ve finansal kaynaklar nedeni ile tesislerini kapatma kararını 20-25 yıldan önce uygulayamamaktadır. Sonuçta bu ülke toplam nükleer kapasitesinin % 37’sini ortaya çıkan daha ucuz enerjilerle rekabet edemeyeceği için kapatma yoluna gitmektedir. dağıtım ve tesislerin yapılması TEK adı altında faaliyet göstermekte iken TEK’in sonraki yıllarda dağıtım. Bu değer son beş yıl ortalaması alındığında 5. Elektrik enerjisinin abone başına üretim maliyeti 2002 yılı için 4. Sistem ve işletme arızaları geniş alanların radyoaktif kirlenmesine dolayısıyla yüksek maliyetli zararlara sebep olabilmektedirler.1993 yılında TEAŞ ve TEDAŞ kurulmuştur. Dolayısıyla abonelere yansıyan değerin indirilmesi için işletme masraflarıyla kaçak kullanımların da önüne geçilmesi gerekmektedir. EÜAŞ. Bu değerin oluşmasında tabiatıyla elektrik üretimi yanında işletime maliyetini oluşturan diğer giderler de yer almaktadır. Çevresel sorunların dışında. 118 . Fransa’nın Pirene’lerde yarattığı türden santraller dahi henüz teknolojik sorunlarını tam olarak giderememiş durumdadırlar.’dir. 2000’li yıllarda ABD nükleer santrallerinin yaklaşık % 40'ı kısa dönem pazar fiyatının üstünde güç üretmişlerdir. 2002 yılı itibarıyla işletme maliyeti 13.08. pazarlama. Fakat önemli olan bu işlem için kaç yıl gerekeceğidir. İletim ve Pazarlama/Ticaret işlevlerini ayrı olarak yürütmektedirler. işletme. Nükleer enerji. TEDAŞ. üretim. Atıkların radyoaktifliğinin binlerce yıl devam etmesinden dolayı tesislerin zararlarının giderilmesinin oldukça güç olduğu da bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. fosil kaynaklarından enerji üreten santraller gibi gaz emisyonlarına neden olmasa da. Elektrik Piyasası Kanunu ve 2001/2026 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi sonucunda bir dikey bütünleşik Şirket olan TEAŞ.534 TL.200 TL olarak görülmektedir.944 TL olarak belirlenmektedir.183. elektrik dağıtımını üstlenmiş bir kurumdur ve İzmir ili bazında 2003 yılı itibarıyla kişi başı 1 kwh maliyeti son beş yıl ortalaması olarak 28. iletim gibi farklı konularda ayrı genel müdürlükler haline getirilmiş olması koordinasyonu güçleştirmektedir. çevresel riskler oluşturmaktadır. Bu santrallerin enerji üretimi günümüzde artık pahalı enerji türüne girmektedir.

355) tarımsal sulama.194 kwh olarak gerçekleşmiştir. % 2.2 50 119 .07’sini harcanma kalemi olarak alabilmiştir. % 50. 2002 yılı ödeneğinden dağıtım. Benzer bir kıyaslama ticaret ve tarımsal sulama açısından yapıldığında bu değerlerin Türkiye ve Ege Bölgesi değerlerine göre düşük kaldığı görülmektedir.2 Tüketim (kwh) 216. İzmir’in her yıl ortalama 110-140 bin kişi arttığı ve bunun yaklaşık yarısının göç ile geldiği bilindiğinden her yıl İzmir’e normal ödeneğinden ayrı olarak bu değerler de hesap edilerek ek bir ödenek verilmesi gerekmektedir.820. 1998’de %74.665 43.546 elektrik abonesi bulunmaktadır.77 kwh/kişi’dir.193. kırsal alanın göreli olarak ihmal edildiğini göstermektedir. bunu meskenlerde kullanılan enerji (%21) takip etmektedir.523.7 0. sanayinin il ekonomisinin sektörel yapısı içindeki ağırlığını göstermektedir. toplamda 81 il arasında sondan 6’nın yukarısına çıkamamış durumdadır.1996 yılından 2002 yılına kadar TEDAŞ’a ayrılan ödenek ve harcamaların oransal dağılımı genelde ödeneklerin büyük bir kısmının tahsis edildiğini ortaya koymaktadır.703) ticarethaneler.68 kwh/kişi olup.820) sanayi tesisleri oluşturmaktadır. Bu yapılmadığı takdirde yatırımlarda geç kalınacaktır. 2000’de % 82 ve 2001 ‘de % 81’dir. Tablo 6.1’ini (33.718 3.562. Ege Bölgesi için ise 1.12 gibi düşük oranlarda verildiği görülmektedir.196 13.1’ini (17.902.048) meskenler. Bu ise şehir şebekelerinin öncelik kazandığını. % 1.1 1. Türkiye’de 7. Strateji planlama alanında 2002 yılı itibariyle toplam 1. Strateji planlama alanında 2002 yılı itibariyle toplam elektrik tüketimi 7. Bu durum. Bu değerler 1996’da % 65.882) şantiyeler. Türkiye toplamında İzmir’in il bazında aldığı ödenek.3 olan Türkiye ortalamasına ve % 53 olan Ege Bölgesi ortalamasına yakın değerlerdir. Kişi başına düşen elektrik tüketimi ise 2. Bu oranın Türkiye ve Ege Bölgesi ortalamasına kıyasla daha yüksek olması sanayi tesislerinin ve sanayide kullanılan elektrik enerjisinin yoğunluğu ile ilgilidir. 1999 ‘da % 71.5 0. 1997 ‘de %57.7’sini (198.000. % 1. sırada yer almaktadır. tüketimi sıralamasında il bazında.100 Abone Gruplarına Göre Abone Sayıları ve Tüketimler (2002 yılı) Abone Grubu Resmi daire Belediyeler Kitler Sanayi Adedi 2990 1874 576 17.137. Sanayide kullanılan enerjinin miktarı.065.43.636 % 2.281. Kişi başına elektrik tüketimi incelendiğinde.52 ve dağıtım tesislerinde de % 3. şebeke tesisi ve diğer yatırımlar için talep ettiği oranın ilk altı ayda % 40. Ancak bu oranın farklı kalemlerdeki dağılımına bakıldığında gerçekleşen yatırımların kırsal kesim tesislerine % 1.2 0. Türkiye için bu değer ortalama 1.820 % 0. Bu abonelerin %82’sini (1. % 12.5’ini (23. Son iki yıl verilerine göre tüketilen elektrik enerjisinin büyük bir kısmı (%50) sanayi tarafından kullanılmakta. İzmir.

562.338.668 33.8 0.283 personel hizmet verir duruma gelinmiştir.000 iken.474. Bu ise 2000 yılı itibariyle yaklaşık 9 milyar kwh olan elektrik enerjisi tüketiminin.1 100 695.343 298.4’tür.16) göre oldukça düşüktür.137.820.9 21 3. genel aydınlatma. toplam gecikeli tahsilatın % 14. Karşıyaka ve Narlıdere’de enerji tüketimi konut 120 .653.832.562. Tahsilat oranlarında ise tahakkuk eden meblağların tümünün toplanmasında zaman zaman güçlükler olmasına rağmen 2001 yılı itibarıyla tahakkuk eden tutarın % 95.355 1. Bu oran kaçak kullanımın oldukça yüksek olduğu İstanbul’a ve Türkiye ortalamasına (% 20. Ancak bu değerin 2001 yılında 8.476 7. 2010 yılında yaklaşık olarak 30 milyar kwh olacağı anlamı taşımaktadır.713 personele 1. İzmir ili dahilinde TEDAŞ’ta. Resmi dairelerin % 16 ve ticarethanelerin de % 15’i tahakkuk eden faturalarını zamanında ödememişlerdir.1 4.42 olduğu göz önüne alınarak bir artışın söz konusu olduğu ve bu konuda önlem alınması gerektiği söylenebilir.Ticarethane Mesken Şantiye Hayır Kurumu Muhtelif Tarımsal Sulama Toplam 198.kaçak oranı % 7.81’i toplanmıştır. Dağıtım şebekesine verilen enerji ile satılan enerji arasındaki fark‘kayıp-kaçak ‘olarak isimlendirilmektedir.192.048 41.546 aboneye 1.703 1.768. İlk altı ay değerin yüksek olmasının nedeni tarım sulamalarında özellikle yaz ayları aşırı elektrik tüketiminin olmasından kaynaklanmaktadır. 2002 yılında 1.223.gerçekte kayıp ve kaçak birbirinden tamamen farklı kavramlardır.396 6. kaçak ve okunamayan değeri olan 378.184 kwh dahildir.47’dir. 2002 yılı değerleri olarak bu oran % 94. Kurumun İzmir için 2003 yılında hedeflediği kaçak oranı %7’dir. 4000 olan işletme sayısının 10. Sanayinin elektrik enerjisi talebinin yüksekliği bu değerlerden anlaşılmaktadır.17’sidir. Bugün inşaatı devam eden organize sanayi bölgeleri ile birlikte. personel sayısına düşen abone 1997 yılında 1. konut alanlarının yoğun biçimde bulunduğu Bornova. Ödenmeyen fatura tutarı olarak konutlar toplam açığın %26’sını oluşturmaktadırlar.281.1 2.66 olmuştur.014 368.000’e ulaştığı ve 2010 yılında 14 milyar kwh elektriğin sadece organize sanayi bölgelerine aktarılması gerektiği ortaya çıkmaktadır.1 100 *Bu değere.7 82 1. Buca. Bununla beraber 2002 yılı sonu itibarıyla İzmir’de kayıp.5 0.194* 8.524. Gaziemir.Dünya standartlarına göre yüzde 7 kaybın normal sayıldığı elektrik kayıpkaçak oranı İzmir'de 2002 yılı ilk altı itibariyle % 11. Stratejik Alt Yöreler Bazında Elektrik Tüketimi İzmir Büyükşehir Bütünü strateji alt yöresinde. Fatura tutarları itibarıyla en fazla ödeme yapmayan grup konutlardır.837 1. iç tüketim. Sonuç olarak TEDAŞ’ın bir personeli 1.7 3. Bu bedellerin tahsilatı için son aşama olan enerjisi kesilerek tahsilat.206.729 244.546 12.136 630 1.217 aboneye hizmet vermektedir.1 0.

Selçuk’ta ise turizm sektörü enerji tüketiminin Menderes’te konut ağırlıklı (% 69 konut). Elektrik tüketiminin en yüksek olduğu ilçe sanayinin yoğunluğu nedeniyle.404.519. enerji miktarının yaklaşık % 80’inin konutlarda tüketilmesi ile sonuçlanmaktadır. Torbalı’da sanayi. Toplam enerjinin % 40’ı sanayide. sanayinin gelişimi. mevcut sanayi tesislerinin de azlığına rağmen böyle bir dağılımı ortaya çıkarmıştır. konutların toplam elektrik tüketimi içindeki payı % 52’ler düzeyinde kalmıştır. % 62 konut dışı) Konutlarda tüketilen enerjinin azlığı. Küçük Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresindeki Bayındır ve Ödemiş’in kuzey çeperde yer alan ilçelere benzer olarak büyük oranda konut ağırlıklı enerji tüketimine sahip olduğu görülmektedir. Bergama’da ise bu oran % 77’ye kadar inmektedir. konut ve hizmetler ağırlıklı bir gelişme göstermeleri. Ödemiş’te % 87 konut dışı) Beydağ ve Kiraz’da ise ekonomik gelişme sorunları nedeniyle tüketilen enerji miktarı düşük olup. Bu oran % 85’in üzerindedir. İzmir’e yakın diğer ilçelere göre sanayi gelişiminin daha az olması. Torbalı.234 kwh/yıl) Aliağa’da gerçekleşmektedir. (Bayındır’da %98. Balçova bölgesinde tarımsal sulama amaçlı elektrik tüketimi nedeniyle konutların toplam elektrik tüketimi içindeki payı % 39 olup bu değer alt yöre içindeki en düşük orandır. Yine bu alt yörede yer alan Foça ilçesinde ise konut dışı tüketim oranı % 64’ler düzeyinde olup. Yine Aliağa’da toplam enerji tüketiminin sadece % 2’sinin konutlarda kullanılıyor olması bu sanayinin yoğunluğunu ortaya koyan çarpıcı bir değerdir. Selçuk üstlendikleri farklı rollere göre enerji tüketimi açısından da farklılıklar göstermektedir. Kiraz’da % 38 konut. Torbalı’da konut dışı ağırlıklı olması (% 85 konut dışı). Yarımada strateji alt yörelerinde Çeşme. Menderes’te konut. bu oranın yüksekliği ilçe ekonomisinin turizme dayalı yapısıyla ilgilidir. %44’ü konutlarda kullanılmaktadır.ağırlıklı olup. Gediz Nif stratejik alt yöresi sanayi ve tarımın sektörel olarak dengeli bir gelişim göstermekte. toplam enerji tüketimi içinde konutların payı % 70’ler düzeyindedir. bunların konut ve konut dışı kullanımlara benzer oranlarda dağıldığı görülmektedir. toplam elektrik tüketimi içinde konut dışı kullanımların payının % 55’ler seviyesine ulaşmasına neden olmaktadır.5. Bakırçay strateji alt yöresinde yer alan Dikili ve Kınık ilçelerinde. Strateji planlama alanında toplam elektrik tüketiminin yarısından fazlası (2. Bu oran % 90 121 . (Beydağ’da % 58 konut. Gediz stratejik alt yöresinin odağı olan Aliağa’dır. Selçuk’ta ise konut ve konut-dışı kullanım oranlarının birbirine yakın değerler taşıması (% 45 konut ve % 55 konut dışı) ile sonuçlanmıştır. Menemen’de ise Aliağa kadar baskın olmasa da enerji tüketiminde sanayinin önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Karaburun ve Seferihisar ilçelerinde ağırlıklı olarak enerjinin konutlarda tüketildiği görülmektedir. % 42 konut dışı. Küçük Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresinde yer alan Menderes. Merkez alanı olan Konak bölgesinde ise % 35’i bulan ticari elektrik tüketimi nedeniyle.

Manisa Organize Sanayi Bölgesi ve İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi kendi elektriğini ATAER isimli santralinde üretmekte. Yörede. Bunun dışında. Bahribaba. 11'i % 100 yüklü olarak çalışmaktadır. Atatürk Mahallesi. 154 kw’lik olan bu trafo merkezlerinden Hilal. Altındağ. ortaya çıkan enerji noksanı da enterkonnekte sistemle konnekte olan uluslararası sistemlerden sağlanmaktadır. Bu plan dahilinde yer alması gereken 22 adet trafo merkezinden 13 tanesi yapılmış ve birisi de ihale aşamasındadır. Alsancak eski termik santralı. alanda Büyükşehir de dahil olmak üzere daha uzun vadeli projeksiyonlar yapılmamakta. Güzelyalı. İzmir Büyükşehir Bütünü dışında kalan bu alanlarda genelde enerji sorunu bulunmamakta olup. Urla’da da yine konuttaki enerji kullanım oranı yüksektir. talebe göre cevap verilmektedir. Ilıca. ihtiyacı olduğunda ana şebekeden takviye almakta ve fazlasını ise satmaktadır. Bunlar mekansal olarak. Geriye kalan 8 trafo merkezi yapılmamıştır. Alsancak eski termik santralı ve Eşrefpaşa’dır. Balçova Dokuz Eylül Hastanesi. Mevcut sistemlerde süreklilik içinde yapılan ölçümler sonucunda ortaya çıkan yük analizleri söz konusu trafoların tesisini gerekli kılmaktadır. Buca. Ege Bölgesinde bulunan termik santraller ise Türkiye termik enerji üretiminin yaklaşık 1/5’ini üretmektedir. Bu trafoların bulunduğu alanlarda enerji tüketiminde görülen artış 122 . 2003 yılı yatırım programı içinde TEDAŞ’a göre yer alması gerekli olan ve de gerçekleşmesinin lüzumu bulunan trafoların tesis edilecek yerleri. Altındağ ve Gaziemir Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ)’dir. Bostanlı. Ancak Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin sattığı enerjinin değerinin yüksek olması nedeniyle TEDAŞ tarafından cazip bulunmamaktadır. Aralarından Eşrefpaşa’nın gerçekleşmemesi durumunda mevcut tesislerin yeterli olmasından ötürü sorun yaşanmayacaktır. Bununla beraber dağıtım esasına göre. Karşıyaka. Bu bölgelerde de ekonominin ağırlıklı olarak tarım ve hizmetler sektörlerine dayanması böyle bir sonucu ortaya çıkarmıştır. Selçuk. Strateji planlama alanında büyük ölçekli ve yüksek kapasiteli elektrik üretim tesisi bulunmamakta olup. İzmir Büyükşehir Bütünü içinde 1985 yılında Fransız EDF şirketine yaptırılmış olan master plan 2005 yılını hedeflemiştir. Bu yerleşmede toplam enerjinin % 72’si konutlarda tüketilmektedir. Torbalı Pancar-Tekeli ve Dikili’ye kısa dönem içinde 154/34. Atatürk Mahallesi. Strateji planlama alanında termik santraller dışında özel kuruluşlara ait enerji üretim santralleri ve organize sanayi bölgelerine ait elektrik üretim üniteleri bulunmaktadır. Bozyaka. Şemikler ve EBSO olmak üzere 13 adet trafo merkezi faal olup. Hatay.değerini aşmaktadır. ancak İzmir’e yakınlığı nedeniyle bölgedeki diğer ilçelerden daha yüksek bir oranda konut dışı enerji kullanımına sahiptir. Ödemiş Kaymakçı. Boğaziçi.5 kw’lık trafolar gerekmektedir. Gürçeşme. Üniversite. Fuar. Karabağlar. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Bütünü içinde TEİAŞ tarafından tam kapasite çalışan trafoların güç artışlarının acilen yapılması gerekmektedir. Gaziemir Kartal.

gecikmiş yenileme yatırımlarının yapılması. Dağıtım şebekelerinin daha verimli çalışması.1998 yıllarında bitmesi planlanan kamu yatırımlarının çoğu özellikle bağlı ilçelerdeki şebeke tevsii yatırım projeleri. daha sonra konuya ilişkin davalar sürerken Nisan 1997 tarihinde İzmir ve Manisa Belediyeleri dahil 15 şirketi toplayan İzmaş kurulmuş. İçinde bulunduğumuz yıla gelindiğinde dağıtım bölgeleri değişmiş. uzun süredir gündemde olan ancak gerçekleşemeyen özelleştirme çabaları nedeniyle iletim ve dağıtım hatları ile ilgili yatırımlar yeterli düzeyde gerçekleştirilememekte. İzmir Büyükşehir Bütünü için 2005 yılı hedeflenerek yapılmış bulunan mastır planın devamı olarak ele alınan yeni mastır proje.bu gün hala devam etmektedir.dağıtım işine talip olan Süzer Holding ile karşı karşıya kalmış ve sonuçta iki kuruluş GEDAŞ adı altında birleştirilmiştir.Ş.000 ortaklı İzmaş . Trafo yerlerinin planlanması için Nazım Plan kararlarına göre yoğunluklar bulunarak trafo güçleri bu değerlere göre verileceğinden. İzmir’de Elektrik dağıtımının özelleştirilmesine yönelik girişimler 1991 yılında hükümetin görev süresinin bitmesine on gün kala ihalesiz olarak Senkom A. Danıştay tarafından iptal edilmiştir. bilgi toplama ve uzaktan kumanda işlevlerini yerine getirme) şebeke modernizasyonu. ve Elektrik Mühendisleri Odasının açtığı dava sonucunda Ekim 1998 yılında GEDAŞ’ın işletmeyi almasına yönelik Bakanlar Kurulu Kararı. yapılmış olan planların zaman içinde değişmemesi.nedeniyle gereklilik ortaya çıkmıştır ve kurulacak trafoların 154 kw geriliminde olması planlanmıştır. 2003 yılında İzmir'de yer alacak elektrik enerjisi yatırımları için talep edilen miktarın ancak dörtte biri tahsis edilmiştir. görevlendirilmesiyle başlamıştır. 2005 yılında kadar planlanmış olan İzmir mastır planının yenilenmesi için halihazırda çalışmalar başlatılmış durumdadır. özelleştirilme beklentisi ile bu konudaki yatırımlar askıya alınmıştır. (Özelleştirme Yüksek Kurulunun 30. dağıtım şebekelerinin daha rasyonel işletilmesini gerekli kılmaktadır. yer altı kablo sistemlerinin yapımına devam edilmesi. Ancak bu çalışmaların sağlıklı bir tarzda yürütülmesi için Belediye ile sıkı bir koordinasyon içinde çalışılması gerekmektedir. dolayısıyla başta sanayi ve turizm sektörleri olmak üzere bölge gelişimi olumsuz yönde etkilenmektedir. diğer deyimiyle yoğunluklarının arttırılmaması gerekmektedir.05. Ancak anlaşmazlıklar sonucunda 1996 yılında ihale iptal edilmiş. Ülke ekonomisindeki ağırlığı sürekli artan İzmir’de. SCADA adı altında (tesis elemanlarının durumlarını sürekli izleme. 123 .2003 tarihli kararı ile) Geçen 10 yılda. İzmir dağıtım bölgesi Ülkedeki 19 dağıtım bölgesi ile birlikte yeniden özelleştirme kapsamına alınmıştır.yeniden yapılan ihalede 7. Ancak bu projeleri de içeren ve 1996 yılına ait İzmir ili yatırım projeleri arasında yer alan-1997. otomasyon projeleri. 30 yıllık elektrik dağıtım ihalesini kazanan GEDAŞ’a Senkom A.Ş. İzmir-Manisa Bölgesi Elektrik dağıtım işletilme hakları bu nedenle sürüncemede kalmıştır. kırsal bölgelerdeki dağıtım hatlarının yenilenmesi ve ekonomik ömrünü doldurmuş şebekelerin ıslahını kapsamaktadır. Zira ana trafo yerleri ihtiyaca göre planlanmaktadır.

Bir endüstri haline gelmiş olan bu üretimde Avrupa 2010 yılına kadar 40. Bu tür trafolar için tek katlı olduğu takdirde 1000 m2 kadar bir alan yeterli olmakta hatta buları iki veya üç katlı yapacak olursak 500 m2’lik bir alanın yeteceği de belirlenmektedir. Bu trafoların yapımında Belediyelerle birlikte hareket edilmenin yanında mali problemlerin de çözülmesi gerekmektedir. Sulama tesislerinin tamamlanmasıyla bu değerlerin oranlarında azalma olacaktır. Belediyelerin trafo yeri vermesi gereklidir. Elektrik talebi için makro seviyede belirgin bir yatırım programının olmayışı ve parçalı durum arz edenlerin de her türlü talebe cevap verme durumunda olunmasıyla bozulduğu bilinmektedir. Özellikle bu konuda K. Her trafo yeri için kamulaştırma sorunlarını ortaya çıkması süreçleri uzatmakta ve maliyeti arttırmaktadır. Pervanelerin ömrü ise 20-25 yıl arasındadır ve eskidiğinde değiştirilmeleri mümkündür. Dolayısıyla zorunlu durumlarda kalınmadıkça gerekli tekniğe sahip oluncaya dek bu tür yatırımlardan kaçınılması gerekmektedir.000 MW rüzgar enerji 124 . İzmir Büyükşehir Bütünü içinde yer alan ana trafo yapılarının dağıtımında gözetilmesi gereken diğer önemli bir husus da trafoların yerleşeceği alanların bulunması olarak karşımıza çıkmaktadır. İki tarz arasında maliyet farkının 5-6 misli bir değerde seyretmesi. yapılabilirlik konusunda arazi rantının yüksek olduğu alanlarda tercih edilme sebebi olarak ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan dağıtım yatırımlarında en önemli konu trafo merkezleri olarak ortaya çıkmaktadır. Kurulacak jeneratörlerin ortalama ömrünün tipine göre 20-60 yıl arasında olduğu belirlenmektedir. Planlama çalışmalarının bu veriler ışığında yapılması gerekmektedir. Özellikle 1/25. Örneğin. Yer altına trafo yapımı özellikle son yıllarda talep edilen bir yaklaşım olarak görülmektedir.000 ölçekli Nazım İmar Planlarında bu tür alanların ayrılmasının gerekliliği bu alanların açık tipte yapılacaksa 25 dönüme kadar yer ihtiyacının olmasından dolayı daha net anlaşılmaktadır. Konuya ilişkin araştırmaların ve de yatırımların son beş yılda gerçekleştiği ve yaygınlaştığı görülmektedir. Rüzgar Enerjisi Dünyada rüzgar enerjisi teknolojisinin hızla ilerlediği bilindiğine göre Ülkemizde de bu konuda çalışmaların hızlandırılması gerekmektedir. Bunun nedeni ise yaz aylarında tarım sulamasında yer altı suyu kullanımı ve diğer sulama çeşitleri için enerji kullanılması olarak ortaya çıkmaktadır. yıldırım düşmesi vb. Elektrik enerjisi “talep neredeyse oraya gider” felsefesi içinde belirli bir strateji edinememiştir.İzmir içinde en fazla enerjinin tüketildiği aylar ülke geneline oranla ters bir durum arz etmekte ve yaz ayları baskın çıkmaktadır. durumlarında büyük cereyan kesintileriyle karşılaşılmaktadır. Aradaki fark gazlı sistemlerin daha güvenli olduğu ve hava şartlarından etkilenmediği üzerinedir. Menderes Ovasının tüketimi en başta gelmektedir. Bu tür açık trafoların yanında aynı işlevi gören gaz izoleli sistemler de bulunmaktadır. Bu konuda da maliyet önemli bir husus olarak ortaya çıkmakta ve halihazırda bu tekniği yurt dışından almamız nedeniyle dışa bağımlı bir durumda kalınmaktadır.

Tribünler ekonomik ömürlerini tamamladıklarında kolayca sökülebilmekte ve bulundukları alan eskiden kullanıldığı hale dönüştürülebilmektedir. Günümüzde elde edilen enerjinin maliyeti Avrupa Birliği ülkelerinde 5-8 ECU dolaylarında olmaktayken ilerleyen yıllarda bunun daha alt seviyelere inmesi görülecektir. AS MAKİNSAN PROKON Bulunduğu Yer İzmir-Çeşme-Alaçatı İzmir-Çeşme-Kocadağ İzmir-Çeşme Güç MW 7. bulunduğu alanın sadece % 1'ini aktif olarak kullanır. Bu kapsamda incelemeye alınan 40 civarında projeden İzmir için önem arz edenler aşağıda verilmektedir. Alansal olarak 20 tribünden oluşan bir santralın kapladığı alanın. Konuda en fazla ilerlemiş görülen Danimarka bu alanda 8. Tribünlerde ortalama 100 metrelik bir mesafede oturulduğu takdirde gürültü kirliliği ile karşılaşılmaz.500-9.500 ila 10. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) ve Elektrik İşleri Etüt İdaresinin (EİEİ) çalışmalara katılımı sonrası Türkiye'deki rüzgar enerjisi potansiyeli hızla gelişim gösterdi. Ayrıca kıyaslandığında tribün pervanelerinin çıkardığı gürültü kirliliği diğer gürültülü araçlarla karşılaştırıldığında en alt sevide görülmektedir.2 50. Genelde bir rüzgar tribünü üç dört ay içerisinde imalatında kullanılan miktarda enerjiyi üretebilmektedir. Ülkenin bu açıdan ihtiyacı olan teknik potansiyel 83.000 kişiyi aşmaktadır. yaklaşık 1 km2’lik bir alan kapladığı düşünülürse ve de tarım alanlarında kuruldukları takdirde çiftçilik faaliyetleri tribünlerin hemen altında yapılabileceğinden ötürü tarım alanlarında da bir kayıpla karşılaşılmaması olumlu bir yön olarak belirmektedir.kapasitesi kurmak üzere bir hedef koymuştur. Tablo 6. ki bu kesimlere rüzgar çiftliği adı verilmektedir.000 arasında evin elektrik gereksinimini karşılayabilmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere 20 tribünden oluşan bir rüzgar çiftliği 6.Ş.000 MW kapasitesine çıkacaktır.101 Rüzgar Enerjisi Projelerinden İzmir İçin Önem Arz Edenler Projenin Adı Çeşme-Alaçatı Rüzgar Santralı Kocadağ Rüzgar Santralı Çeşme Rüzgar Santralı Başvuran Firma ARES A.000 MW’dır ve bunun gerçekleşmesi için gerekli altyapı ivedilikle planlanmalıdır. Tribünlerin sökülmesinin maliyeti de genelde arta kalan parçaların parasal değeri ile karşılanabilmektedir.000 kişiye iş imkanı sağlamaktadır Bu sayı tüm Avrupa değerlendirmeye alındığında 20. Ayrıca rüzgar çiftliği. Bunun dışında enerji üretiminin istihdam potansiyeli düşük alanlarda yer alma olasılığının yüksek olması bu yörelere istihdam sağlayacağından önemli bir kaynak olarak görülmektedir. Türkiye’nin rüzgar enerjisi etütleri genel anlamda ülkenin tüm ihtiyacını karşılayacak potansiyele sahip olunduğunu ortaya koymaktadır. Bu konuda kurulmuş olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) isimli organizasyonun faaliyete geçmesinden sonra yatırımcılar ve imalatçılar daha bilimsel seviyede bir araya gelme imkanı buldular Son yıllarda.4 12 125 . Yenilenebilir Enerji Kaynakları için hazırlanmış olan “Beyaz Rapor" da yapılan değerlendirmelere göre üretim 2020 yılında 100.

Ş. YAPISAN LTD.2 15 90 39. Bu temiz işgücünün yaratacağı istihdamın da Kocaeli Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi. Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynak ve Teknolojileri Araştırma Birimi verilerine göre 1 MW başına 20 kişi olduğu hesaplanmış olduğu varsayımıyla hareket edilecek olursa. INTERWIND LTD.8 51 50.000 MW’ye ulaşılması hedeflenmektedir.5 39 45 26. İzmir-Çeşme Türkiye'de rüzgar enerjisinin mevcut gücünün geliştirilmesinde ve kullanılmasında iyi organize olunmuş kurumsal bir yapıya sahip olunması gerekmektedir.500 olacağı varsayımından hareketle Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynak ve Teknolojileri Araştırma Birimi (YEKAB) Kurulu güç hedefleri esas alınarak kurulu kapasitenin rüzgar payını % 15. İzmir-Hacıömerli MAGE A.000 MW olarak kurulu kapasite olarak görülecektir. 2020 yılı hedeflerine göre Türkiye elektrik enerjisi üretiminin % 18’i kadarını rüzgar çiftliklerinden karşılayabilecek duruma gelebilecektir.Ş.Ş. Ancak bu değerlere ulaşmak için bürokratik uygulamaların daha yapıcı ve organize olması gerekmektedir.000 kişinin iş bulma imkanı ortaya çıkacaktır.Karaburun Rüzgar Santralı Mazıdağı Rüzgar Santralı Hacıömerli Rüzgar Santralı Kocadağ Rüzgar Santralı Yaylaköy Rüzgar Santralı Mazıdağı-2 Rüzgar Santralı Mazıdağı-3 Rüzgar Santralı Çeres (Çeşme) Rüzgar Santralı Seyitali Rüzgar Santralı Güzelyer Rüzgar Santralı Yenişakran Rüzgar Santralı ATLANTİS TİCARET İzmir-Karaburun 22. DERİN LTD. Halbuki bu sistem dahilinde Türkiye genelinde kurulu kapasite 2000 yılına 400 MW.38 olarak vermektedir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın elektrik kapasitesi öngörümüne göre Ülkede 2010 yılında kurulu kapasitesinin 6. 2010 yılında Ülkede sadece bu işkoluna uygun olarak 20. İzmir-Çeşme-Kocadağ İzmir-Karaburun İzmir-Çeşme Çeşme Aliağa Çeşme Aliağa-Bahçedere DEMİRER HOLDİNG A. MAGE A. iken 2003 yılında 1.Ş. Bu aşamada en önemli sorun kurumsal yapının halihazırda iyi organize olamamış olması olarak görülmektedir. Şartların uyumlu gitmesi durumunda 2020 yılında 20. Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere İzmir’de faaliyete geçmek için girişimde bulunan yatırımcıların oluşturacağı enerji miktarı 540 MW tutarındadır. Potansiyeli yüksek İzmir piyasasına girmek için pek çok firmanın girişimde bulunduğu yukarıdaki tablodan anlaşılmaktadır. Ayrıca alt yapı ve teknik araç gereçleri yapacak kapasitede imkanlara sahip olunması giderek bu sanayi kolunun araç ve gereçleri açısından ithalata bağlı olunmayacağını da göstermektedir. YAPISAN İNŞAAT LTD.Ş.400 MW olması planlanmaktadır. 2010 yılındaysa bu güç 10.4 54 DEMİRER HOLDİNG A.Ş. ENDA Enerji Üretim A. Bu nedenle konuda önemli bir yere sahip Ege kıyıları arasındaki İzmir sahillerindeki potansiyellerin değerlendirilmesi açısından uyumlu yönetmeliklerin de çıkarılması gerekmektedir. İzmir-Çeşme-Alaçatı DEMİRER HOLDİNG A.6 37. Orta vadede gerçekleştirilmesi hedeflenen bu yatırımların sonuçlanması ile yukarıda 126 .

Ş. İzmir-Çeşme (Kocadağ-Kışlatepe-Dinlenceüstütepe-Yağcılardağı) 50. kısmi de olsa orta vadede yatırımlar açısından çekiciliği söz konusudur. A.01. İzmir-Çeşme (Ovacık-Kaklıktepe-Merdivenlitepe-Çobantepe)16 MW 05/06/2003 • Şınlak Makine Tic. (Güncelleştirme: 12.01.02.Ş.02. ve San. Özellikle Çeşme ve Karaburun yörelerindeki yüksek potansiyelin değerlendirilmesiyle yörenin işgücü açısından gelişiminde ivme kazanacağı hesaplanmalıdır. Ltd.Ş.75MW 06.02.Kırandağı) 29.2003 • İnnores Elektrik Hizmetleri San. • ABK Enerji Üretmek Projelerini Geliştirme İnşaat Turizm Nakliyat San ve Tic.Ş. Şti.belirtilen enerji miktarı enterkonnekte sisteme dahil olacak ve bu sayede önümüzdeki on yıllık periyot içinde 10.Ş. Çeşme ve Karaburun dışında Aliağa da rüzgar potansiyeli açısından olumlu alanlar olarak görülmekle beraber yapılan meteorolojik gözlemler bu alanlara Urla ve Foça’nın da eklenmesini gerekli kılmaktadır.Ş.04.2003).06. İzmir-Çeşme (Zeytineli Köyü) • Güç Birliği Holding A. İzmir-Foça(Yenibağarası-Değirmentepe-Malatepe-Bucaktepeleri) 29.2003 • Güç birliği Holding A. İzmir-Urla (Ovacık-Araplardağı) 15 MW 30.2003 • Ayen Enerji A. A. 127 .2003 • Akın Holding A. İzmir-Aliağa (Kızıltepeköyü-Palamutlutepe) 30 MW 05. ikinci olarak tesisin yeri.Ş. İzmir-Aliağa (Yuntdağı-Balaban-Koyuneli-Korutepe)41.2003 • As Makinsan Makina İnşaat Sanayi Mümessillik Ltd. İzmir-Çeşme (Korankadağı. Bu konuda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na üretim lisansı için başvuruda bulunan ve başvuruları inceleme ve değerlendirmeye alınanlar arasında İzmir’e yönelik olanlarsa aşağıda verilmektedir. Görüleceği üzere çok sayıda girişimcinin bu konuda talebi bulunmaktadır.2003 • Yapısan Enerji Üretim İletim Dağıtım ve Tic. A.800 kişiye iş imkanı sağlanmış olacaktır.25 MW 28. İzmir-Karaburun(Bitiktepe-Değirmendağı-Düzlendağı-Mordoğan)30.02. kurulu güç ve son olarak da değerlendirmeye alınış tarihi verilmektedir.75MW 30.2003 • Güç Birliği Holding A. İzmir-Mordoğan (Kocabağ-Bitiktepe-Düzlendağı)2.Ş.75MW 30.Kokarlimanı-Beşgöltepe.2003 • Güç birliği Holding A. Daha ziyade Karaburun’un iş sahası ve işgücü açısından sorunlarla karşılaşmasına rağmen. ve Tic.Ş.4MW 17. Şti. Sıralamada ilk verilen tesisi kurma talebinde bulunan tüzel kişi.04.55 MW 19.

2003 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. İzmir-Karaburun (Aşağıovacık-Yellicebelendağı-Yenicepınar) 13.-Tekkeköy) 30MW 15.İzmir-Karaburun (Yaylaköy)1.01.01.2003 • As Makinsan Makina İnşaat Sanayi Mümessillik Ltd.Ş.25 MW 13. ve Tic.Ş.2002 • Güç birliği Holding A. Şti.7MW 22.Ş. A.12.8 MW 27.2003 Cer Metal San. ve Tic.01.01. İzmir-Karaburun (Bozköy-Değirmentepe-Kargılık Tepeleri-Yaylaköy) 47. A.01.01. ve Tic. Şti. ve Tic. Elektronik Turizm İthalat İhracat San.Ş. İzmir-Çeşme (Çeşmekaradağ-Çiftlikköyü)16. İzmir-Kemalpaşa(Üçkuyulartepe-Bozburuntepe-Beşpınar-Çatal) 66. 128 . İzmir-Bergama (Madradağı-Hacıhüseyinler -Yaylacık-Tekkeköy) 64.2003 • SAGAP Santral Geliştirme Araştırma Planlama Ltd.12. Şti. Şti. A.2003 -EZSE Enerji Üretim San.5 MW 18. İzmir-Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe)19 MW 07.Ş.2002 • Yapısan İnşaat Elektrik San.Ş. İzmir-Aliağa (Karpuzculardağı-Mangırtepe)13.8 MW 17.Ş.8 MW 22. A.2002 • As Makinsan Makina İnşaat Sanayi Mümessillik Ltd.01. A. ve Tic. Şti.Ş. İzmir-Aliağa (Yuntdağı-Atçılar-Yüksekköy)90 MW 18.2002 • Alp Turizm İnşaat Enerji Ticaret Ltd. Şti.01.01.2002 • Doruk Enerji Üretim San. İzmir-Ulucak (Hatundere Köyü-Karahasandağı-Ayıkayası)15 MW 18.2003 • Ak-En Akhisar Temiz Enerji Üretim San.7MW 23.Ş.Ş. ve Tic.01. Ltd.5 MW 27.-Yaylacık-Y. İzmir Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe) 7.12.7 MW 30.2003 • Ayen Enerji A. İzmir Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe)24 MW13. Ltd. A.3MW 22.2002 • Yapısan İnşaat Elektrik San.12.12.01. ve Tic. Tic. İzmir-Aliağa (Çakmaklı-Horozgediği-Pınartepe)10.45 1 MW 0. Şti.Ş İzmir-Bergama (Madradağı-Hacıhüseyinler-Y. ve Tic. ve Tic. İzmir-Çeşme (Böğürtlentepe-Dümbelekdağı)40.Ş.2003 • Üçgen İnşaat ve Tic.2003 • Enerji İşletmeleri İnşaat Turizm Yatırım A. A.2003 • EZSE Enerji Üretim San.2003 • Lodos Enerji İnş.2003 • MAGE Madencilik ve Elektromekanik San. Ltd. İzmir-Karaburun (Bozköy-Değirmentepe-Kargılıktepe-Yaylaköy) 249.01.5 MW 13.2003 • İnci Holding A. İzmir-Karaburun (Yaylaköy-Kargılık Tepeleri-Değirmentepe-Bozköy) 15MW 15. İzmir Seferihisar (Sığacık-Korkmazdağı-Kılıçpınarıtepe)14.12. İzmir-Aliağa (Yuntdağı-Atçılar-Yüksekköy)30 MW 18. A.01.

İzmir-Çeşme (Ovacık-Çobandağı-Kızılkayakaradağ-Karadağ)18 MW 11. Bu bize aynı zamanda yatırımın karlılık oranını belirtici bir gösterge olarak önem verilmesi gerekliliğini belirlemektedir. İzmir-Foça (Kozbeyli-Kocamehmetler)30 MW 10.12.2002 • SAGAP Santral Geliştirme Araştırma Planlama Ltd.2 MW 16. İzmir-Urla (Demircili-Akçahisar-Cumaliköy-Gızıligediği)41. Tesis kurma gabarisinin ise 30. Gün içinde en verimli saatlerse 12. İzmir-Urla (Barbaros köyü-Sineklidağ-Çıtlıkdağı)13. 129 .00-21.00 arasındadır. A.12. Ortalama rüzgar hızıysa 7. İzmir-Foça (Aslanburnu-Aslanburnutepe-Kartdere)6 MW 16.4 MW 18. A.Ş. İzmir-Çeşme (Güzelyertepe-Hırsıztepe-Germeyan-Reisdereköyü) 10. Elektrik enerjisi ihtiyaç duyulan güçte biriktirilip saklanamayacağından.Ş. rüzgarın gücünün kanatlarındaki dönen kuvvete dönüştürülerek elde edilir.00 metre ve üzeri olması gerekmektedir.12. Soğuk havanın. talebe göre tüketileceği zaman mevcut olması diğer deyimiyle üretilmesi gerektiğinden enerji ihtiyacı.12.12.Ş.12.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. Rüzgarın rotora aktardığı enerji miktarı hava yoğunluğuna.2002 • Doğal Enerji Üretim San. ve Tic. ve Tic. kendi adına ve ulusal ve uluslararası kuruluşlar adına Ülkemizde çok sayıda rüzgar ölçümü yapmıştır. İzmir-Aliağa (Hatundereköy-Karahasandağı-Ayıkayası)30 MW 10. ve Tic. Alman Rüzgar Enerjisi Enstitüsü (DEWI) ve Yunan Rüzgar Enerjisi Enstitüsü (CRES) gibi aynı alanda çalışan diğer kurumlarla da işbirliği yapmıştır.12. A.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. İzmir-Çeşme (İstanbuldağı-Ilıca) 4 MW 16.4 MW 18. ve Tic. Rüzgar enerjisi santralının gücüyse. ve Tic.2002 • Doğal Enerji Üretim San. A. Buna göre bölgesel dağılımda İzmir potansiyellerinde en verimli aylar Kasım-Şubat ve MayısEylül aylarıdır.12. Ortaya çıkan verilerden Ege Bölgesi’nin bu alanda oldukça verimli sahalara sahip olduğu ortaya çıkmış olup.2002 • Alp Turizm İnşaat Enerji Ticaret Ltd.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San.8 MW 16.İzmir-Karaburun (Haseki-Sarpıncık-Kızılcadağ)32.5-9 arasında değişmektedir. Şti. yukarıdaki liste de bunu kanıtlayıcı bir husustur. rotor yüzeyine ve rüzgar hızına bağlıdır. Bu doğrultuda 1999 yılından itibaren Türk De Wind Ltd.2002 • Egenda-Ege Elektrik Dağıtım San. A. İzmir-Çeşme (Kızılkayakaradağ-Karadağ)15. enerji santrali veya santralleri devreye sokularak veya devreden çıkarılarak dengelenmektedir.6 MW 16. ve Tic. Şu halde hava ne kadar ağırsa.12.Ş.Ş.Ş.12.Ş. sıcak havadan daha yoğun olduğu bilindiğinden yükseklik arttıkça hava basıncı ve buna bağlı olarak da hava yoğunluğu daha düşecektir. ve Tic. A.2002 Görüldüğü gibi sadece İzmir İl hudutları dahilinde 39 kuruluş bu sektörde faaliyet göstermek içi müracaatta bulunmuştur. A. sistem rüzgardan o kadar çok enerji elde etmektedir. Şti.

zira toprağın tarımsal olarak kullanılmasına olumsuz bir etkide bulunulmamaktadır.Elektrik enerjisi tüketimi öğle saatlerinde artmaya başlamakta ve 17.00’den sonra en yüksek değerlere erişmektedir. Elektrik ihtiyacının neredeyse 130 . İlerleyen yıllarda enerji üretiminde de büyük paylara sahip olan GAP gibi projeler ekonomik. diğer konvansiyonel enerji santralleri kısılmaktadır. Yapılan planlamalarda ithal yakıtlı enerji yakıtlarının payı % 41’den uzun vadede % 62’ye çıktığı görülmektedir. petrol ve diğer enerji kaynaklarından temin edilenleri bastırmaktadır. Pek çok kıyı kesiminde yaz aylarındaki nüfus ve bununla birlikte de enerji ihtiyacı bu şekilde düşük maliyetle karşılanabilecektir. Bu değer bir çiftçi için 100 m2 tarladan alınacak en yüksek nitelikli bitkileri yetiştirse bile daha üstün bir değerdir.000 USD kira ödenebileceğini varsayılmaktadır. teknik ve ekolojik sebeplerden dolayı gelecekte çok güç gerçekleşecektir. Ülkemizde 2000 yıllarına gelindiğinde üretilen elektriğin % 50 kadarı termik kaynaklarda elde edilmekteydi (ithal taşkömürü. Bu santraller yakıt tasarrufunun yanı sıra bileşik şebeke içerisinde konvansiyonel enerji santrali kapasitelerinin de yerine geçebilmektedirler. Diğer kısımları karşılayan hidrolik enerjidense faydalanma olanağı en azından bir süre için doğal ve ekonomik sınırlara gelmiştir. Bu bir pilon alanından pek farklı olmadığı için tarım alanlarından bir kayıp olarak da görülmemektedir. Yukarıda belirtilen müracaatların döküm tablosunda görüldüğü üzere genelde İzmir’in kıyı kesimi rüzgar bakımından çok zengin alanlara sahiptir. Bu nedenle doğal enerjilerin geliştirilmesinde büyük yarar vardır. doğal gaz ve petrol). Bu nedenle. Kira söz konusu olduğunda tesis başına yıllık 2. gün içerisindeki rüzgar hızı elektrik ihtiyacına paralel olarak artmaktadır. tarım alanı olarak kullanılan yerlerde dahi bir rüzgar tribününün kurulması için temele yaklaşık 10 x 10 m2 alan gerekmektedir. Bunların bir kısmı tarım alanı da olabilmektedir ancak. rüzgar enerjisi santrali işletmecisine ürettiği elektrik için asgari bir ücreti ödemeyi garanti eden yasalar çıkarılması gerekmektedir. 1970 yıllarının krizleri bağımlılıkların ne gibi etkileri beraberlerinde getirdiklerini açıkça göstermişlerdir. 2020 yılına kadar TEAŞ’ın uzun vadeli planları Türkiye’yi yeniden ithal yakıtlı enerji kaynaklarına bağımlı olma sürecine götürmektedir. Linyit rezervlerinin de tükenme sınırlarına yaklaşması termik enerji sektörünü alternatif olarak göstermekteyse de bu durum. Rüzgar enerjisi santralleri teknik olarak bir zorluk olmadan Türkiye çapındaki kurulu tüm enerji santralleri bileşik ağa entegre edildiği için rüzgar estiğinde ve rüzgar enerji santralleri elektrik şebekesini beslediğinde. Yani rüzgar elektriği üretimi. enerji üretimindeki kömür. termik sektörün zorla genişletilmesine karşı faydalı ve düşük maliyetli bir alternatiftir. doğal gaz. Ülkeyi başta doğal gaz ve taşkömürü olmak üzere fosil yakıtlı enerji kaynaklarına bağımlı kılma eğilimini ortaya çıkarmaktadır. Sonuçta milyarlarca dolar fosil yakıtlı enerji kaynaklarının ithalatı için yurtdışına çıkacaktır. İzmir çevresinde rüzgar yönünden zengin alanların aynı zamanda turizmde de gelişmiş olduğu düşünülecek olursa bu konuya eğilmenin önemi daha da artmaktadır. Buna karşın Rüzgar Enerjisi kullanımı.

gaz. yer kabuğunun çeşitli derinliklerine birikmiş ısının oluşturduğu. Sonuçta tabiatıyla Maliye tarafından toplanacak vergiler TETAŞ üzerinden rüzgar enerjisi santralı işletmecilerine geri dönebilme imkanına sahip olabilecektir. Bu aynı zamanda Enerji Piyasası Kanununun temel fikri ile de çelişmemektedir. Buna karşın devlet tarafından planlanacak bir tür çevre vergisini konması uyumlu orta bir yol olabilmektedir. Halihazırda yenilenebilir enerji kaynakları ve enerjinin etkin kullanımını engelleyen ve alternatif olarak gören kömür.143 GWh’lik kısmı fosil enerjiden temin edilecektir. TETAŞ bile rüzgardan elde edilen enerjinin alıcısı olabilmekte ancak. bunu sübvanse edememektedir. çeşitli tuzlar içerebilen sıcak su ve buhar olarak 131 . (Egetek Foundation) Bu durumda genelde Türkiye'de rüzgar gücü tesisi için uzun vadeli hedefler konmalı derken bunun Ege ve özellikle İzmir için kısa vadeden başlayan ve süreklilik arz eden bir hedef olarak belirlenmesinin gerekliliğini vurgulamalıyız. Edinilen bilgiler TEAŞ’ın 2010 yılı elektrik üretimi projeksiyonun 294. 2010 yılı için % 10 rüzgar enerjisi hedefi ise (22. Diğer bir alternatif de fosil yakıtlı enerji kaynaklarının vergilendirilmesi olarak görülmektedir. Enerji sektörüne ilişkin kararlar alınırken fosil ve nükleer güç santrallerinin neden olduğu toplumsal maliyetler ekonomik fizibilite çalışmalarında hesaba katılmalıdır. akaryakıt ve doğal gaza sağlanan teşvikler ve sübvansiyonların sınırlandırılması da gerekmektedir. Doğal ve sınırsız enerji olarak görülen rüzgar santralleri yapımına girişen yatırımcıların tabiatıyla fizibilite çalışmaları gerekli bilimsel seviyelerde incelenerek kendilerini kanıtladıktan sonra değerlendirilmesi ve desteklenmesi gerekliliği üzerinde durulmalı ve İzmir kıyılarının bu yöndeki potansiyelleri desteklenmelidir.530 GWh olduğu üzerinedir. Bu kaynakların oluşturduğu çevre kirliliğinin giderilmesi için enerji bedeline dahil olmayan artı bir maliyet ortaya çıkmaktadır. 2001 yılının Şubat ayında çıkarılmış Enerji Piyasaları Kanunu enerji fiyatlarının doğrudan devlet tarafından sübvanse edilmesini öngörmemiştir. Bu durumda Ege kıyılarındaki elektrik dağıtım şirketleri büyük ölçüde mali dezavantaja sahip olacaklardır. Jeotermal Enerji Jeotermal Enerji. Bunun karşılanması için eklenecek vergi doğal kaynaklara yönelik üretime aktarıldığı takdirde elde edilecek maliyetlerle doğal enerjinin gelişimine yönelik bir fon rahat ekonomik koşullarda sağlanabilecektir. Bu durumda tabiatıyla TETAŞ enerji üreticileriyle belirli bir yıllık alım sözleşmesi yapma durumundadır. Bu durumda sanırız Enerji Piyasası Kanunu daha uyumlu bir uygulama platformu bulmuş olmaktadır. Bunun 229.914 GWh) toplam 6.547 MW rüzgar türbini kurulmasını mümkün kılacaktır. sıcaklığı sürekli 20o C’den fazla olan ve çevresindeki normla yer altı ve yer üstü sularına nazaran daha fazla erimiş mineral.yarıdan fazlasını nükleer santrallerden elde eden Fransa bile 2001 yılında rüzgar enerjisinin önemini görmüş ve bunun teşvik edilmesi için kanunlar çıkarmış durumdadır.

Yüksek ısılı (entapili) akışkanlardan elektrik diğerlerinden ısıtmacılıkta yararlanma imkanları bulunmaktadır.100 konut ısıtma ve sıcak su gelmekteydi.400 konut ve Kırşehir 1. Bu kaynağı bozucu bir durum arz ettiği için pek çok alanda uygulanması sakıncalı bir durum arz etmektedir. Bunlar arasında 150oc üzerinde olup da elektrik enerjisi üretmeye uygun hiçbir kaynak İzmir İl sınırları içinde bulunmamaktadır. Düşük ısısı 20o-70o.000 konut ısıtılması ve sıcak su olarak hayata geçirilmeye çalışıldı. Aydın şehri için yapılan fizibilite izlemekte ve 18. Bu durum jeotermal enerjinin çevre yönünden rüzgar hariç diğer enerji türlerine göre üstünlüğünü belirtmektedir. Benzer proje Çeşme için de önerildiyse gerekli finansman kaynağı sağlanamadığı için bu güne değin hayata geçirilememiştir.8 MWt kapasiteli Balçova Termal Tesisleri ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kampusu ilk planda görülmektedir. Bunu belli başlılar arasında. İzmir Balçova projesi Özel İdare kapsamında yürütülen bir projeyle 5. Bu alan 25.500 konutu soğutmayı kapsamaktaydı. Türkiye genelinde 40oC üzerinde jeotermal su içeren 140 jeotermal alan bulunmaktadır. 1962 yılında MTA tarafından başlatılan arama ve geliştirme çalışmaları sonucunda 1968 yılında elektrik üretmeye uygun Kızıldere-Denizli Jeotermal sahasının keşfedilmesi ile çalışmalar hız kazanmıştır. Denize yakın ve özellikle İzmir için önemli olan bir husus da akışkanın kimyasal yönden deniz suyu karakterinde olmasıdır. Jeotermal enerji fosil yataklarının tüketimi ve kullanımından doğan sera etkisi ve asit yağmurları gibi çevre sorunlarını önlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Konut başına talep edilen 1000 doların yüksekliği üç yıllık ödeme muafiyetine rağmen talep azlığıyla karşılaşması 132 . orta ısısı 70o-150o ve yüksek ısısı 150oC’den fazla sıcaklıklı olmak üzere bilimsel olarak üç gruba ayrılmaktadır. Daha sonra Afyon 16. Ayrıca atık dinlendirme havuzlarında bekletilerek bazı bileşenleri havuzlarda çöktürülmekte ve su arındırılmaktadır.000 konutun ısıtılmasını ve sıcak su teminini hedeflemekte ve 168 MWt değerindeydi. Bu nedenle bazı durumlarda atık suyun deniz gönderilmesi bir sorun yaratmamaktadır. Bunun dışında ısıtmacılığa uygun İzmir ili sınırları içine Balçova sahasının uygulama etütleri yapılamıştır. Simav projesi ise 80. Balçova konut ısıtması olarak 1996 yılında fizibilitesi tamamlanan alan ise Türkiye’nin en büyük projesi olarak ön planda gelmekteydi.tanımlanabilmektedir. İzmir Balçova’da olduğu üzere jeotermal ilk ısıtma 1964 yılında Gönen’de başlatılmıştır. Gelişen teknolojilere ve gereksinimlere göre jeotermal enerjinin kullanılan suyunun atığı içerisinde yer alan bazı kimyasal maddeler üretilerek akışkan bu yönden zararsız bir hale getirilmektedir.000 m2 sera ısıtmasını kapsamaktaydı.000 konut ısıtma 3. takiben Kırşehir 6. Günümüzde İzmir’de halihazırda işletilmekte olan jeotermal ısıtma sistemi 17. Dünya literatürünün aranması sonucuna yapılan çalışmalar yer yüzündeki kaynakların bu günkü enerji kullanımına göre 1000 yıllık bir rezervi olduğunu göstermektedir.000 konut. Atık suların tekrar yer altına reenjeksiyonu ise hem çevre hem de rezervuar için su değerlerinin korunması için önem taşımaktadır. 1982 yılında Aydın-germencik ve Çanakkale-Tuzla sahalarının bulunmasıyla çalışmalar hız kazanmıştır.

İzmir’de bu konudaki potansiyel alanların diğer önemlileri Dikli. Jeotermal olarak ısıtılma imkanı olan İzmir’in en potansiyelli alanı bu açıdan geri kalmıştır. İkinci olarak jeotermal olarak ısıtma imkanına sahip Çeşme Ilıca’da girişim tasarı aşamasında kalmıştır. Bu düzensizliği ortadan kaldırmak için uluslar arası kuruluşlarla ortak projeler yapılması yönüne kayılmalıdır. Dolayısıyla atılım maliyet yüksekliğinden başarısız olmuştur. Aradan geçen on yıldan fazla bir zaman diliminde sadece Balçova’da konut ısıtması dışında planlanan çalışmalarda aşama kaydedilmemiştir. Bu tarzla yap-işlet-devret formülünün uygulaması daha gerçekçi olabilecektir. Bu projenin zaman içinde belirlenen hedefe ulaşamaması üretim hedefleri arasında yer alan Seferihisar ve Dikili projelerinde de düşmeye sebep olmuştur. Projeye göre konut başına ısınma ve 24 saat sıcak su 1993 fiyatlarıyla 250. Ayrıca konut başına talep edilen adaptasyon bedeli olan 200 dolar da karşılanamadığı için ilk hedefte amaçlanan 5. Süreçte know-how transferi.000 konut merkezi ısıtma ve 5. Bu arada Bergama termal kaynaklardan şehri ısıtmanın ilk etabını uygulamaya koymuştur.000 konut ısıtma-soğuma kapasiteli “İzmir Jeotermal Sistemi Projesi” ve fizibilite çalışmaları 1993 yılında tamamlanmış ve 1996 yılında yatırıma hazır hale getirilmişti.000 konutun ısıtma ve soğutmasını hedeflemektedir. 7. Bu maliyeti yükselten değerleri karşılamakta zorlanan Belediyeler ve de yatırımcılar arasında ön planda yer alan Özel İdare zaman içinde işten çekilmektedir.00 MWt kapasiteli merkezi ısıtma ve soğutma sistemlerinin projelendirmesi tamamlanmış ve inşaatına ekonomik sorunlardan başlanamamıştır.000/34. Yine aynı yerde Termal Tesis olarak 11.600. finans ve malzeme seçim ve sorunlarında destek kazanılabilecektir.projeyi başarısız bir seviyeye itmiştir. Halbuki İzmir Balçova tesislerinde Türkiye’nin en büyük kapasiteli termal yüzme havuzu 1.000 m2 kaplıca tedavi merkezi jeotermal ısıtma sistemli olarak Eylül 1989 yılında işletmeye açılmıştır.000TL olarak hesaplanmıştı. Bu sistem Seferihisar-Güzelbahçe-Narlıdere-BalçovaHatay semtlerini kapsamaktaydı. Bu kapsamda Dikili 56. Seferihisar ve genelde İzmir beklemektedir.000 Kcal/h kapasitede Termal Tesislerde 1987 deveye alınmıştır. Bergama ısıtma için gerekli 38oC su seviyesinin üzerinde bir akışkan kaynağından bunu sağlamaktadır. Türkiye’nin en zengin jeotermal alanı olan Ege Bölgesinin İzmir şehrinde tek üniteden beslenen en büyük jeotermal merkezi ısıtma ve soğutma sistemi olan 25. Ülke kaynaklarının enerji tüketiminin % 87’si ısıtma amaçlıdır. eğitim. Önceki yıllarda yatırım ve araştırmaları engelleyen kabuklaşma ve korozyon sorunları kimyasal madde enjeksiyonu ile tamamen 133 .000 konuta yapılacak yatırım hedefe erişememiştir. Maliyet açısından konuya yaklaşıldığında merkezi ısıtma sistemlerinin yaklaşık % 60’ını döşenen borular oluşturmaktadır. Toplam boru maliyetinin % 29’u da montaj ve fitting bedelidir.

Bu konu şehrin doğal gazla beslenecek alanları dışı için geçerlidir. Buna karşın doğal çıkışta Seferihisar’da ısı 550C -930C ve debi 40lt/sn’dir. Üst tabakalarında ise yaşlı olarak değerlendirilen İzmir filişi uzanmaktadır. Doğal gaz sisteminin ise jeotermal alanlar dışında kalan kesimlerin ısıtılmasında öncelikle kullanılması gerekmektedir.çözüldüğünden gerekmektedir. Ancak imalatı. Çok sayıda fay ve kırık oluşturan Seferihisar jeotermal alanını kırıkları kuzey-doğudan güney-batıya doğru uzamaktadır. güney batısında yer alan Menderes masifine ait bir alandadır. 2000 yıllarında ısıtma için projelendirmesine karşın başta belediyesi olmak üzere mali kaynak yetersizliğinden uygulamaya geçilememiştir. bu yıllarda günün Turizm Bakanlığı Kaplıca Turizmi için projelendirme faaliyetinde bulunmuştur. yatırımların bu sorunun kalkması nedeniyle de hızlanması Tablo 6.102 Jeotermal Enerjinin Isıtma Açısından Değerlendirilmesinin Karşılıklı Maliyeti Enerji Türü Jeotermal Enerji Fuel Oil Elektrik Enerjisi (ev-konut ortalama) Maliyet (cent/KWh ısı) 1 6 7 Balçova jeotermal alanı etütleri yapılmış. Ancak halihazırda arkeolojik sit alanlarını da barındırması nedeniyle Resmi gazetede Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilmiş bu alan turizme açılamamaktadır. Aradaki fark yakacak olarak kullanılma durumunda doğal gazın tabii özelliler olarak ön plana çıkmasını belirtmektedir. Ancak Seferihisar yöresi için yapılan analizler ve değerlendirmeler. Buna karşın doğal çıkış Seferihisar kaynaklarında 175lt/sn iken Balçova’da 60 lt/sn. Seferihisar-Doğanbey-Karakoç alanı İzmir’in 40 km. Dolayısıyla bu tip jeolojik 134 . Burada Seferihisar yöresinin nüfus potansiyelinin düşük olmasının yanında yaşayanların da ekonomik gücünün ortalamanın altında olmasının büyük etkisi olmuş ve 2001 krizi uygulamaya geçilmesinin büyük sebebi olmuştur. Seferihisar-Karakoç-Doğanbey Tuzlası sahip olduğu potansiyeller açısından İzmir’in en yüksek ikinci kuyu ısısına sahip kaynağıdır. Doğal gaz sistemlerine oranla daha ekonomik olduğu bilinen bu enerji türünün şehirsel alanların ısıtması için kullanılmasının ivmesinin kısa dönemde verilmesinin şehir ekonomisi için tartışılmaz yararları bulunmaktadır. projelendirilmesi tamamlanmış bir alandır. Bu sıcaklık 900C -1530C arasındadır ki buna en yakın değer Balçova Ilıcalarında 1070C –1330C ölçülmüştür. Balçova’da ise bu değerler 630C ve 3lt/sn olarak ölçülmüştür. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli koşullardan birisi 1985 yılında Karakoç Kaplıcaları’nın özel turizm alanı ilan edilmiş olmasıdır. Ancak bu tarihten 2000 yıllarına kadar alanda her hangi bir proje girişiminde bulunulmamış. Çeşmede ise 42lt/sn sıvı kuyulardan elde edilme potansiyeline sahiptir. daha açıkçası tesisi tamamlanmış durumdadır. Bu da bize Seferihisar yöresinin potansiyelini göstermektedir. Jeotermal sistemi ise riyolit ve riyodasit lav sistemlerinden oluşmakta olduğundan atmosfere alt tabakalardan gaz kaçışını önlemekte ve derindeki ısı birikimini korumaktadır.

Bölgedeki ana taşıyıcı kırıkların ve takip eden ikincillerin taşıdığı sıcak su Seferihisar jeotermalinin oldukça önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu alanda Turizm ve Kültür Bakanlığının öncülüğünde yatırımcı firmaların davet edilmesi gerekliliğini kısa vadede ele alınmasında yarar bulunmaktadır. jeokimyasal analizler beslenme alanı ve köken açısından iki farklı haznenin olduğunu kanıtlamaktadır.koşulların egemen olduğu bölgelerde asit volkanikler derinde ısıyı biriktirir ve geçirgen olmayan kayaçların da etkisiyle jeotermal gradyenti arttırarak yukarıya doğru ısı iletimi yardımıyla jeotermal suyu ısıtır. Bölgede bir çok sıcak su çıkışı bulunmakla birlikte en önemlileri Tuzla Ilıcası (82 0C). Bu tür termal suların bazı hareket sistemi ve cilt hastalıklarında korunma. Hatta derindeki hazne sıcaklığının 1700C-2300C arasında olabileceği de belirtilmiştir. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun 25.2000 tarih ve 2000 sayılı yazısı ekindeki raporlarda da radyoaktif etkilere de rastlanmadığı belirtilmektedir. tedavi ve rehabilitasyon amaçlı olarak hipertermal. Bu nedenle öncelikle Karakoç jeotermal alanının kaynak sınırlarını dışında bu işlemlerin yürütülmesinin orta vade sonunda gerçekleşmesi doğal görülmektedir. bazı kardiovisküler hastalıklarda spesifik bir etkiye sahip olacağı da belirtilmektedir.50C). Doğanbey Kaplıcası (710C). suyun hava ile temasının engellendiği kapalı bir sistemle ulaştırıldığı. Odakların da Karakoç ve Seferihisar Tuzlası ararsında yoğunluklu bulunması bu iki alanın öncelikle kullanıma açılmasını vurgulamaktadır. Kaldı ki yatırımcı kuruluşların bu alanlarda 2000 yılından bu yana yaptırmış oldukları su analiz raporları da bu alandaki suların temizliğini belirtmektedir. Seferihisar ısıtmasındaysa Karakoç Jeotermal alanı dışındaki kaynaklardan yararlanılmalıdır.04. MTA tarafından yörede çok sayıda sondaj yapılmış olup. küvet uygulamalarında. Bölgede inceleme yapan İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı raporunda da kuyulardan alınan sondaj örneklerinde bulunan serbest çözülmüş karbondioksit içeriğinin 448mg/lt olduğu. bunun uluslar arası sınıflamadaki değerinin karbondioksitli sular için en az 1000 mg/lt olduğu ifade edilmiştir. izotermal ve hipotermal banyo kürleri olarak kullanılmasının verimli olduğu belgelenmektedir. yeterli havalandırmanın sağlandığı ortamlarda. Belirtildiği üzere bu tür tıbbi özelikleri de içeren bu suların en verimli alanlarından biri olan Karakoç Kaplıca alanının bir kısmı ve özellikle Özel Turizm Alanı olarak ilan edilmiş alanı içinde ikincil konutlar bir tür işgal içindedirler. ve Karakoç Kaplıcasıdır (720C). 135 . Hatta Hazine mülkiyetindeki alanlarda da yer alan bu konutların ivedilikle kaldırılarak alanın Jeotermal Turizme açılmasında yarar bulunmaktadır. Bu çalışmalar ayrıca Doğanbey yakınlarından başlayan ve Balçova Agamemnon’a kadar uzanan bir çöküntünün de varlığını kanıtlamıştır. İçme kürlerinde bu oranın en fazla 250 mg/lt banyo kürlerinde ise 500 mg/lt düzeylerinin kabul edildiğinden hareketle ve de suların bakteriyolojik yönden temiz olduğundan hareketle balneoterapi uygulamaları için spesifik kullanımlı tuzlu sular olarak kabul edildikleri belirlenmiştir. Cumalı Kaplıcası (80. Ayrıca aynı suların içerdiği belirli düzeydeki karbondioksit nedeniyle.

Orta vadede ve sonrası için ise Bergama-Dikili olasılığı ağır basmaktadır. Bademli kaynaklarının termalizmde kullanılması uzun vadeli hedefler arasında yer almalıdır. Kuyu ve doğal çıkış sıcaklığı 560C olup kuyulu su elde etmede debi 42lt/sn’dir ki bu da gerek termal ve gerekse ısıtma açısından kritik bir noktada olunduğunu göstermektedir. Bu alanlarda ilk aşamalarda sera ısıtması uygulanabilir. Bayındır kaynaklarından 2lt/sn oranında elde edilen su ile az oranda seracılıkta kullanılan enerji bu alanın çiçekçilikte göstermiş olduğu potansiyele bağlı gelişmiştir. Çeşme gibi termalizmi yüksek ve de turizm potansiyeline sahip bir alanda kısa vadede termal turizmin gelişmesinde ekonomik ve bürokratik engelleri geçmenin zorluğu ortada iken bütün kaynaklara yatırımları yönlendirmenin orta vadede ve hata uzun vadede yararı bulunmamaktadır.Diğer yataklardan doğal çıkışı en yüksek olan Dikili Kaynarca ve Bergama jeotermallerinden ısıtmada yararlanılma ön planda gelmektedir. Dikili için projelerin hazır olması kaynak yetersizliğinden başarıya ulaşamamış iken Bergama Belediyesi 2003 yılında yatırıma başlamıştır. 136 . Zira MTA analizleri bu alanların işletmelerinin orta vadede dahi ekonomik olamayacağını belirtmektedir Zira mevcut gerek nüfus ve gerekse ekonomik potansiyel bu tür yatırımların rantın karşılayacak durumda değildir. halen işetilen Balçova ve kısmen Çeşme Tesisleri dışında yatırım önceliği açısından Seferihisar Karakoç Kaplıca alanı gelmektedir. Buradaki kaynak kullanımında Belediyelerin imkanları ve kredilendirime sistemlerinin devreye girmesiyle sorunların çözülebileceği ortaya çıkmaktadır. gerek kaynak aktarımı ve gerekse yeterli yatak kapasitelerine erişmede ve de çevre kontrolü temaları açısından yetişmenin mümkün olamayacağı açıktır. Bu alanlardaki suların doğal çıkış debilerinin 200lt/sn olması ve sıcaklığın 1000C civarında olması potansiyelleri arttırmaktadır. Aynı durum Nebiler. Aliağa. Seracılığın yer bulmadığı bu alanda kısa ve orta vadede bu tür tarımı bu alanlara yöneltmenin ekonomik yararı bulunmamakta olup açık tarım halihazırda ekonominin sürükleyicisi durumundadır. Jeotermal enerji yatırımları için yapılan araştırmalar ilk aşamada İzmir’de elektrik enerjisi üretmenin mümkün olmadığını göstermektedir. Kaplıca turizmi açısından yeterli yatırımın olmaması da konuyu ikinci plana itmektedir. Bayındır. Ancak şurası da bilinmelidir ki Çeşme termal kaynaklarının potansiyeli Seferihisar ve Dikili kadar yüksek değildir. Potansiyel Karakoç Kaplıca alanı İzmir’in uluslar arası düzeyde termal turizm merkezi olma durumundadır. Zira doğal çıkış sıcaklığı bile 45oC olan bu kaynaktan uzun vadede fazlaca bir beklenti olmamalıdır. Bu nedenle kısa ve orta vadede tarımsal girdilerin değiştirilmesi uygun değildir. Yöre yakınlarında yer alan Bademli kaynaklarından da basit kaplıca uygulamaları kısa ve orta vadede yatırım politikaları açısından ereklilik arz etmektedir. Paşa ve hatta Aliağa termal kaynakları için geçerlidir. Gelişimini kısa ve orta vadede kendi çabalarıyla yavaş akımla götürmesi bu alanlar için beklenen oluşumlardır. Bunun dışında Eko-turizm veya termal turizm olarak kısa dönemde işletilecek alanların başında. Alanda seradan ziyade endüstriyel tarım ürünleri hasadı yapılmaktadır. Bunun dışındaki alanlara ise gerek ekonomik gerçekleşme.

Jeotermal enerjinin birden fazla sahadaki yaraları arasında gelen sera ısıtmasındaysa en az yatırımla en fazla faydanın sağlandığı bilindiğinden bu konuda teşviklerin arttırılması gerekmektedir. Isıtma konusundaysa mevcut projelerin hayatiyete geçirilmesi hedeflenirken Belediyeleri bu konuda kendi olanaklarıyla çalışmaları bir açıdan olumlu bir girişim olarak değerlendirilirken kaynak israfına da yol açmaması için belirli kontrol sistemlerinden geçmesi gereken bir sistemle hareket edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Daha açıkçası erken davranan ve ekonomik gücü olan belediyelerin bölgesel kaynakları kontrollü kullanma gerekliliği altında konuya yaklaşılması tavsiye edilen bir husustur. Bu hususta Güzelbahçe-Narlıdere-Balçova--Hatay semtinin ısıtma projesinin hayata geçirilmesi kısa dönemde ele alınması gereken önemli projelerin başında gelmektedir. Bayındır Dereköy örneğinde olduğu üzere Seferihisar yöresi bu alanda teşvik edilesi gereken bir bölge olarak ön plandadır. 137 . Bu yaklaşımın da orta vadeden sonra gerçekleşmesi bölgesel gelişim ve kaynak dağılımı açısından gerekli görülmektedir. Dikili-Bergama yöresi kaynaklarının yeterli olmasından ötürü uzun vadede sera ısıtmasına dönebilme olasılığına sahip bir alan olarak dikkat çekici olup bu alanlardaki sera bitkilerinin daha ziyade endüstriyel ürünler kapsamında olması yöre değerleri ve gelişim trendleri dikkate alınarak bir gereklilik olarak düşülme durumundadır.Bunlar arasında Aliağa göreceli olarak orta vadelerde şehir ısıtma programları geliştirebilir.

0 5 10 12 2 .5 2 3 Kuyu Çıkışı Sıcaklık Lt/Sn Potansiyel Kaplıca Termalizmi Şehir Isıtması Sera Isıtması Mevcut Durum Değerlendirmesi Basit Kaplıca Yatırım Değerlendirmesi Termal Tesis Yatırımı Dikili Isıtması Bergama Isıtması Sera Isıtması Endüstriyel Kullanım Temel Tesis Yardımı Sera Isıtma Aliağa Isıtması Temel Tesis Yardımı Dikili-Bergama Bergama Bademli Aliağa Çeşme Şifne Nebiler Paşa Bayındır Balçova 100 44-26 41-70 58 56 42 55-57 39-43 45 63 Termalizm Termalizm 56 42 Termalizm Termalizm Termalizm Termalizm Termalizm Sera Isıtması 107-103 60 Termalizm Sera Isıtması Şehir Isıtması Basit Kaplıca Termalizm Termalizm Basit Kaplıca Basit Kaplıca Sera Isıtması Termalizm Sera Isıtması Şehir Isıtması Temel Tesis Yardımı Temel Tesis Yardımı Kaplıca Uygulaması Kaplıca Uygulaması Termal Tesis Yatırımı Sera Isıtması Termal Tesis Yatırımı Sera Isıtması Hatay Isıtması Balçova Isıtması Narlıdere Isıtması Endüstriyel Kullanım Temel Tesis Yardımı Seferihisar Isıtması Diğer Şehirlerin Isıtması Endüstriyel Kullanım Sera Isıtması Seferihisar Karakoç Doğabey 55-93 40 90-153 175 Termalizm Şehir Isıtması Endüstriyel Kullanım Basit Kaplıca 138 .5 0.Bulunduğu Yer Doğal Çıkışta Sıcaklık Lt/Sn 200 4-1 1.

tükenmeyen ve temiz enerji türüdür. Güneş enerjisi uygulamalarında daha yüksek sıcaklıklara ulaşmak için diğer bir sistem olan yoğunlaştırıcı sistemler kullanılır. Bunlardan biri ısıl güneş teknolojileri bir diğeri ise güneş pilleridir. Ülkemizde 139 . kırsal elektrik ihtiyacının karşılanması gibi uygulamalarda kullanılmaktadır.2 saat). Çevreyi kirleten atığı yoktur. Yine düşük sıcaklık sistemleri içinde yer alan ürün kurutma ve seralar sistemi kırsal yörelerde sınırlı bir şekilde kullanılmaktadır.6 kwh/m2yıl)’dır. İsrail ve Yunanistan yer almaktadır.103 Güneş Kolektörlerinin Ürettiği Tüketiminin Katkısının Yıllara Göre Dağılımı Yıl 1998 1999 2000 2001 Isıl Enerjinin Birincil Enerji Güneş Enerjisi Üretimi (bin TEP) 210 236 262 290 Güneş enerjisinden su ısıtma. konut ısıtma gibi ısıl amaçlarla yararlanılabileceği gibi elektrik enerjisine dönüştürmek de mümkündür ve toplam enerji tüketiminin yaklaşık %20’si konutlarda olmaktadır.Güneş Enerjisi Güneş. Türkiye 7. Düşük sıcaklık sistemleri içinde yer alan düzlemsel güneş kolektörleri en çok evlerde su ısıtma amacıyla kullanılmaktadır ve ulaşılan sıcaklık 70 0C civarındadır. Türkiye ve özellikle Ege Bölgesi güneş enerjisi bakımından zengin ortamlara sahiptir fakat bu enerjiden yeteri kadar faydalanamamaktadır.5 milyon m2 kurulu kolektör alanı ile dünyanın önde gelen ülkelerinden biri konumundadır. Güneş enerjisinin tarım alanında da uygulamaları vardır. Bu ısı doğrudan kullanılabileceği gibi elektrik enerjisine de dönüşebilir. Oysaki Türkiye’nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7. Yılda yaklaşık 290 bin TEP (Ton Eşdeğer Petrol) ısı enerjisi üretilmektedir. Güneş pilleri ise elektrik şebekesinin olmadığı. Tablo 6. Japonya. Isıl güneş teknolojilerinde güneş enerjisinden ısı elde edilir. yerleşim yerlerinden uzak yerlerde ekonomik yönden uygun olarak kullanılabilmektedir. ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kwh/m2-yıl (günlük toplam 3. bol. Avustralya. En fazla güneş kolektörü bulunan ülkeler arasında ABD. İstenen güçte kurulabilmeleri nedeniyle genellikle sinyalizasyon. Halihazırda güneş enerjisinin en yaygın kullanımı sıcak su ısıtma sistemleridir ve kurulu güneş kolektörü sistemlerinin çoğu Akdeniz ve Ege bölgelerinde kullanılmaktadır. Güneş Enerjisinin teknolojilerini iki gruba ayırmak mümkündür. Isıl güneş teknolojileri de kendi içinde düşük sıcaklık sistemleri ve yoğunlaştırıcı sistemler olarak iki gruba ayrılmaktadır. Güneş. Enerjinin diğer kullanım yerleri ticari binalar ve endüstriyel tesisler olmaktadır. 1970 yılından bu yana enerji alanında kullanılmaktadır ve diğer enerji türlerine göre bir çok avantajı vardır.

251 km uzunluğundaki proje kapsamında M. Doğal gazın İzmir. Yeni yapıların güneş enerjili sistemlerle yapılması bu amaç için gerekli kredi ve desteğin verilmesi büyük ölçüde enerji tasarrufu sağlayacaktır. Aliağa’nın göstermiş olduğu sanayileşme hareketlerindeki ivme nedeniyle buraya özel sektör tarafından 1540 MW gücünde bir Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralı yapılmış ve bölgede bulunan sanayi tesislerine doğal gaz 35 km uzunluğundaki Aliağa branşmanından erişmektedir. Akhisar. Doğal gaz hattı bu kesimden daha aşağılara henüz erişmemiş durumdadır. Aynı hattan Manisa Organize Sanayi Bölgesi de yararlanma durumundadır. tevsii gerçekleştirilmiş ve 2000 yılında devreye alınmıştır.1998 tarihinde imzalanmıştır. Orman Genel Müdürlüğü yangın gözetleme istasyonları. Kemalpaşa. Bu doğrultuda BOTAŞ doğal gazın Bornova’ya 2002 Nisan ayında geleceğini beyan etmiş olmasına ve boruların döşenmiş olmasına karşın henüz İzmir ve yakın çevresi doğal gaz ile tanışmamıştır.Telekom istasyonları. Ancak. otellerin vb. Ancak su kullanımı ihtiyacını karşılamaya yönelik uygulamalar ötesine gitmeyen bu enerji kaynağının elektrik enerjisi üretiminde kullanmak için gerekli teknolojiye sahip yabancı firmalarla işbirliğine gidilmesi gerekmektedir.2000 tarihinde imzalanabilmiştir. Enerji. Turgutlu ve İzmir branşmanları bulunmaktadır. 2002 yılında doğal gaz Aliağa’ya erişmiştir. Manisa. Balıkesir. Bundan sonradır ki 1996 yılında İşletmeye alınan Bursa-Çan Doğal Gaz Boru Hattı’nın devamı olan ÇanÇanakkale Doğal Gaz Boru Hattı inşaatı başlamıştır. deniz fenerleri ve otoyol aydınlatmasında kullanılan güneş pilinin kurulu gücü 300 KW civarındadır.10. Bölgeler itibarıyla değerlendirildiğinde Ege Bölgesi ve özellikle başta güney kesimi olmak üzere İzmir ve çevresi güneş enerjisi açısından avantajlı bir konuma sahiptir. Manisa ve Balıkesir bölgesinde yer alan sanayi tesislerinin ve konutların kullanımına sunulması amacıyla Karacabey-İzmir Doğal Gaz Boru Hattı yapımı projesi 09. Bu süreç İzmir’e doğal gazın iki yıl geç gelmesine sebep olmuştur. Son 30 yılda kw saat başına düşen maliyet 30$‘dan %70 civarında düşüş göstermiştir. İlk aşamada Ege’ye verilecek doğal gaz miktarı yıllık 3 milyar 140 . yaşanan ekonomik kriz nedeniyle kredi anlaşması 18. Bu bağlamda 1987 yılında hizmete giren Rusya Federasyonu-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı’nın taşıma kapasitesi arttırılmış.08. Doğal Gaz Ülkemizde ve özellikle Ege Bölgesinde artan doğal gaz talebini karşılamak ve ülkemizde doğal gaz kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla BOTAŞ tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda. Fotovoltaik piller de denen bu yarı iletken malzemeler güneş ışığını doğrudan elektriğe çevirirler. Aliağa. doğal gaz geç de olsa İzmir yöresine gelebilmiştir. Bir wat enerjinin 8 dolar civarında maliyeti olduğu düşünüldüğünde ve bir evin ortalama ihtiyacının 3 kw olduğu varsayımından hareketle 24 bin dolarlık bir yatırımla bir konutun yaşamı süresince elektrik temini halledilmektedir. Kıyı Ege’de konutların. tesislerin sıcak su ihtiyacının karşılanmasında yoğun olarak kullanılmaktadır. Susurluk.

Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi.. Gazın şehirsel dönüşümünü yapacak tesisler hakkında gelişmiş ve mevcut projelerin revize edilmesine yönelik çalışmalar bulunmamaktadır. Bu kapsamda İzmir ili içinde yer alan İzmir/Aliağa. inşası ve diğer altyapı donanımlarının belirlenmesi ve güvenlik bantlarının sağlanmasına yönelik fiziki çalışmaların yapılması gerekmekte ve bunların imar planlarında belirlenmiş olması yasal bir zorunluluk olarak görülmektedir.m3 olarak belirlenmiş olup hedef zaman içinde 10 milyar projektif bir değer olup tüketim ve talep bağlantılıdır. Enerji fiyatı birimi olarak doğal gazı ham petrolden yaklaşık % 20 daha ucuz bulunmaktadır. Atatürk Organize Sanayi Bölgesi. Torbalı ve yakınında yer alan Manisa Organize Sanayi Bölgesi tesislerine gaz bağlantıları yapılmıştır. Bunlar. Konya-Isparta. bu tür ara istasyonlar için gerekli mekanlara yeni yapılan ve de revize edilen imar planlarında gerekli yerler ayrılması gerekmekteyken bu konuya değinilmemiş olunması ileride büyük maliyetleri şehre yükleyecektir. IspartaNazilli ve Nazilli-İzmir’dir. Bu hat Samsun-Ankara Hattı olarak başlamakta kademeli olarak artarak doğal gaz arzını güney ve batı bölgelerimize taşıyacaktır. Kaldı ki. şehirsel kullanımı ikinci planda görmesi. Gazın şehre gelmesiyle cadde ve sokaklarının tekrar kazılması gündeme gelecektir ki şehirlinin buna ne derece dayanacağı da sorular taşımaktadır. Bununla beraber doğal gazın kullanılmaya başlanmasıyla kullanıcı tesislerin enerji transferi konusunda mevcut tarzlarını değiştirmelerinin maliyetlerini de düşünme zorunda olduklarının bilinmesi gerekmektedir. Stoklama maliyetinin olmaması yanında kullanım kolaylığı ve yüksek verimliliği yanında temiz enerji olarak kabulü kullanımında maliyeti düşürücü diğer öğeler olarak görülmektedir. Daha ziyade konutlarda kullanım bulan LPG’den ise % 70 ucuz olması konut kullanımlarında mutfaklar için büyük bir tasarruf imkanı yaratmaktadır. başta İzmir olmak üzere sistemi kabule hazır bir altyapıya sahip olmamasından kaynaklanmaktadır. Karacabey-İzmir Doğal gaz boru hattı güzergahları üzerindeki sanayinin yoğun olduğu bölgelere doğal gaz verilmesi amacıyla Dağıtım Hatları yaptırılmış ve yaptırılmaktadır. Ancak bu Bunun yanında İzmir’e kuzey dışından gelecek ikinci bir Doğal Gaz boru hattı daha bulunmaktadır. Bu hattaki branşman Konya üzerinden İzmir’e erişecektir. Pınarbaşı. hem kapasite hem da şehirlerimizin. Kaldı ki doğal gazın şehre 141 . m3’e çıkmaktır. Söz konusu bölgelerdeki illerimizin konutları ve sanayi tesislerinin doğal gaz ihtiyacı da bu şekilde karşılanacaktır. Sanayi tesisleri içinse bunun yanında kolay elektriğe dönüştürülür olması tercihlerde diğer önemli bir husustur. Gazın şehirsel dönüşümünün sağlanması için gerekli olan basınç düşürme istasyonlarının yer seçimleri. Ayrıca fuel oilden % 15 oranında daha düşük bir fiyatla kullanıma sunulmaktadır. inşası. Boru hatlarının öncelikle sanayi bölgelerini hedeflemesi. ikincil dağıtım hatlarının ve dağıtım şebekesinin güzergahlarının belirlenmesi. Toplam uzunluğu 618 km’dir ve üç bölümden oluşmaktadır.

yeterince tanıtılmamış olması şehirliyi ve şehirde yer alan tesisleri donanım açısından doğal gaza uyumlu bir hale gelmekte geciktirmektedir. bir milyar metreküpü ise konutlarda kullanılacaktır. Doğal gaz fiyatının sürekli değişkenlik göstermesi ve dövize endeksli olması özellikle sanayi yatırımcıları için kullanımın miktarında önemli bir etkiye sahiptir Şu halde fiyatın her an yükselebilir olması alıcıları ve dağıtım şirketlerini gerek kurumsallaşmada ve gerekse kullanımda karasız bırakmaktadır. Dolayısıyla doğal gazın cazibesine karşın İzmir ve çevresinde her zaman alternatif enerji kaynakları bulunmaktadır. İzmir’de yaz aylarının göreceli de olsa uzun sürmesi şehirlinin doğal gaza bakışını biraz çekingen yapmaktadır. konut ısıtmada jeotermal enerji ile ve diğer 142 . Buna karşın İzmir ve yakın çevresindeki pek çok yerleşmede alternatif enerji kaynağı olarak görülen jeotermal ve rüzgar enerjisi alternatifleri bulunmaktadır. Şu halde hava kirliliği öncelikle sanayideki iyileştirme ile önemli ölçüde azalacaktır. Bütün bunlara ilave olarak doğal gaza geçiş için şehirsel ölçekte ön fizibilite çalışmalarının başlatılması gerekmektedir. Bu miktarın 226 ton/günü sanayi kuruluşlarından çıkmaktadır. Doğal gazın ısıtma amaçlı olarak doğrudan kullanımı yerine. Bu anlamda kombine çevrim santralleri ve bölge ısıtma sistemleri alternatifi daha ekonomik olması açısından dikkate alınmalıdır. Bu sayede sanayide doğal gaz tüketimi daha da artacaktır. rüzgar vb. Ayrıca gazın iletilmesini sağlayacak altyapı çalışmaları için hazırlıklar da yapılmalıdır Kurulacak dağıtım şirketlerinin yaratacağı istihdam. Kışın. doğal gazın kullanıldığı merkezi-bölgesel ısıtma sistemleri de incelemeye alınmalıdır. Bunun dört milyarı sanayide. Bu nedenle doğal gazın sanayide ağırlıklı olarak kullanılmaya başlanması doğru bir politika olarak görülmektedir. Bunun yanında doğal gazın kullanımına ilişkin politikaların şehir çeperlerinde var olan diğer enerji kaynaklarının (jeotermal.ev ısınmasındaki kalitesiz yakıttan kaynaklanan kirlenmenin boyutunu da düşünecek olursak şehrin kısa dönemde mutlaka kaliteli enerji kullanmaya geçilmesi gerekmektedir. verecekleri hizmet ve meydana getirecekleri ticaret hacmi ile İzmir ekonomisi farklı bir canlılık da kazacaktır İzmir'de 5 milyar metreküp doğal gaz tüketim kapasitesi olduğu hesaplanmıştır. Bu kapsamda doğal gazın dağıtımını üstlenecek firmalar henüz kurulmamış durumdadır. Sadece İzmir'de günlük olarak havaya 299 ton/gün kükürt dioksit atıldığı DEÜ Çevre Mühendisliği Bölümünce saptanmış durumdadır.) öncelikleri de dikkate alınarak belirlenmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Zira başta İzmir olmak üzere çevre yerleşmeler özellikle kış aylarında yoğun bir kirlilik baskısı altında yaşamaktadır. Bunun en önemli sebeplerinden birisi de gaz piyasasına yönelik yönetmeliklerin açık ve net oluşmamasından kaynaklanmaktadır. Bu durumda doğal gazın ülkesel ve de bölgesel bir ürün olmamasından makro politikasının belirlenmesi. siyasi tercihlerin etkisinden sıyrılması ve fiyat belirsizliğinin ortadan kalkması gerekmektedir. Alt yapı yatırımları açısından konuya yaklaşıldığında. Buna ek.

gübre.4. toprak. Yeni yapılan toplu konut yerleşmelerinde diğer altyapılarla birlikte telekominikasyon altyapısı da kapalı sistemle yeraltına uygulanmaktadır. Şehir dışı kablolarının da hala yer üstünde kalan bölümleri vardır. köylere kadar oluşturulmuş ve bu sorunsuzluk durumunun 2003 – 2013 döneminde de korunacağı anlaşılmaktadır. kimya. “Çemreli” güzergah adı verilen bu sistemler büyük ölçüde tamamlanmış olmasına karşın eski yapılanmış alanlarda yeraltına alma işlemleri oldukça zor gerçekleştirilebilmektedir.2000 tarihinde yürürlüğe giren Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile birlikte şirket uyumda yavaş davranmıştır. Ancak 02. Bu nedenle bu yörelere yapılan yatırımların geri dönüşleri oluşmamaktadır. Bu durumda şirketleşecek doğal gaz dağıtım firmalarına belediyenin katkısı % 20 oranını geçmeyecektir. Kabloların hala yerüstünde kalan bölümlerinin bakım giderlerini artırmakta olduğu bilinmektedir.5 Haberleşme ve Telekominikasyon İzmir ilinde haberleşme altyapısı diğerlerine göre en az sorunlu olan bir durumdadır. Özellikle metal. Yüksek ısı kaynağına ihtiyacı olan ve de elektrik enerjisine birincil dereceden bağlı sanayicinin maliyet açısından konuya yaklaştıkları takdirde doğal gazı tercihleri tabiatıyla ön planda gelecektir. Bu nedenle İzmir içindeki ve çevresindeki jeotermal sahaların ısıtma sistemlerine ilişkin karakterizasyonu rezervuar taramaları için fon ayrılmalı ve yatırım yapılmalıdır. • • • 143 . otomotiv ve giderek tekstil ve gıda sektörleri önem sırsına göre bu konuda talep sıralamasında bulunmaktadırlar Buna rağmen EBSO koordinatörlüğünde kurulmuş bulunan Ege Doğal gaz AŞ gerekli girişimlerde bulunarak projelerin hayata geçirilmesi için potansiyel oluşturmaktadır. Bu nedenle Aliağa’da yer alan haddehanelerin beklentisi doğal karşılanma durumundadır. 6. Sorun olarak tanımlanabilecek birkaç noktayı şöyle sıralamak mümkündür : • • • Şehir içinde hala yeraltına alınamayan kablo sistemlerinin zorluklarla çözümleneceği anlaşılmaktadır. Son 7–8 yıldır şehir içinde yapılan binalara telefon altyapısının standart olarak projelendirilerek uygulanması denetim altına alındığı görülmektedir. Ancak eski inşa edilmiş binaların yapı içi şebekeleri bulunmamakta ve parsel giriş noktasına kadar getirilen bağlantıların bağımsız bölümlere eriştirilmesinde zorluklar çekilmektedir. Köylerde konuşma oranı düşüktür.05. Telekominikasyon ağı tümüyle.alternatif enerji kaynakları ile entegre bir programın optimizasyonunun yapılması gereklidir Şu halde ilk planda özellikle şehirsel ölçekte jeotermal enerjinin kullanımına öncelik verilmelidir.

güvenli bir sistem oluşturulması. arızaların önlenmesi ve bakım kolaylıkları.İzmir ili sınırları içinde Telekom’un 1 300 000 kayıtlı abonesi bulunmaktadır. Bu nedenle yeraltına alma işlemleri idarece sürdürülüyor. Konak. Çıkış noktaları. Alaybey ve Hatay-Hakimevleri’ndeki çıkışlar bugün için yeterli görüldüğü gibi gelecek 10 yıl için de gereksinimi karşılayacak durumdadır. Önceki teknolojide radio-link sistemleriyle haberleşme sağlanmakta iken bu durumu günümüzde fiberoptik kablo sistemleriyle gerçekleştirilmektedir. peyzaj kalitesi ve dayanıklılık açısından tercih edilmek durumdadır.6 İzmir Körfezi Şekil 6.11 İzmir Körfezi’nin Doğal Yapısı ve Özellikleri DIŞ KÖRFEZ III DIŞ KÖRFEZ II İÇ KÖRFEZ ORTA KÖRFEZ DIŞ KÖRFEZ I Kaynak: İzmir Atık su Arıtma Tesisleri Fizibilite Etüdü – DEÜ – Çevre Mühendisliği bölümü 1985.000 abonenin 100 konturluk yıllık zorunlu abonelik konuşmasını dahi yapamadığı bildirilmektedir. Yeni teknoloji haberleşmenin hassasiyetini artırmış ve en aza indirmiştir. herhangi bir arıza durumunda otomatik olarak alternatif güzergahlara kaydırılmakta ve haberleşme sisteminin kesintiye uğramaması sağlanmaktadır. İzmir’de merkezden çıkış yapan üç nokta bulunmaktadır. Bunlardan 300. Bağlantılar alternatifli önceliklerle risksiz bir biçimde gerçekleştirilmektedir. Dijital sistemlerde hata oluşmamaktadır. 144 . Ayrıca her 34000 kişilik bir nüfus yerleşme si söz konusu edildiğinde yeni bir santral sisteminin gerçekleştirilmesi için çalışmalar yapılıyor 6. Kabloların yeraltına alınması.4. İzmir. Bir önceki teknolojide kullanılan Konak – Nif arası radio-link sistemi günümüzde stand by olarak kullanılmaktadır.

5 Kümülatif Su Hacmi (103 m3) 73. genişliğinde. Kokala Burnundan güneye dikine çizgi inen ise.5 5.5 7. iç körfezde 20 metre. “dış körfez II” ise Kokala Burnu hizasına kadar güneye iner ve bu alanın doğu kıyısında ise Çamaltı Tuzlası yer almaktadır. uzaklıklarda iki eşik bulunmaktadır.7 90.7 58.5 24.0 2. 1971) Kırdeniz Limanı olarak bilinin yerin kuzeyi ile Uzun Ada kuzeyini birleştiren çizgi körfezin en dış noktalarını sınırlayan.5 115. uzunluğu da 20 km. İzmir Körfezi Türkiye’nin batı ucunda Karaburun ve Çeşme Yarımadaları’nın korumasında derinlemesine uzanan “L” biçiminde bir deniz girintisidir.118. orta körfez ve dış körfez olarak üç bölümde ayrılarak analiz edildiği görülmektedir. Bu girinti kuzeyden güneye 40 km. (CBH.5 10. genişliğindedir. Körfezin toplam su hacmi ise yaklaşık 10 x 109 m3 dür. Araştırmalara göre bu eşiklerin yoğun dip sularının açık denize akımını engellediği belirlenmiştir.112.2 1.9 56.304.9 924. Körfezin çeşitli araştırma raporlarında izlendiği gibi.3 636.0 10. batıdan doğuya 24 km. Körfezin taban profilinde körfezin başından 12 ve 32 km. Bu alanda Kuş Cenneti körfezin doğu kıyılarını oluşturmaktadır. “dış körfez II” yi doğuda sınırlamaktadır.558.Tablo 6. Gediz Nehri’nin denize kavuştuğu nokta tarih içinde değiştirilmiş.6 88.690. İzmir. orta körfezde 40 metre. Çeşitli araştırmalara göre körfez kirliliğinin.3 562.3 3. 1970’lerin başından beri artarak iç körfezde yoğunlaşmaya ve 1980 sonrasında ise orta körfeze doğru batı sınırlarını zorlamaya başladığı belirlenmiştir.0 2. uzunluğunda ve 5 km. iç körfez. ilk Gediz yatağı iç 145 . “dış körfez III” alanıdır.5 İç Körfez–Liman Bölümü İç Körfez Orta Körfez Dış körfez I Dış körfez II Dış körfez III Toplam Kaynak: İzmir Atık su Arıtma Tesisleri Fizibilite Etüdü – DEÜ – Çevre Mühendisliği bölümü 1985.112.923.560. En çok su derinlikleri.6 417 Su Hacmi (103 m3) 73.104 İzmir Körfezinin Toplam Su Hacmi Dağılımı Körfez Bölümleri Yüzey Su Alanı ( 106 m2) 6. ve dış körfezde 65 metre olarak tespitleri yapılmıştır. gerekse sosyal ve fiziki altyapı açısından önemli bir coğrafi özelliği olduğu bilinmektedir.422. “Orta körfez” ile “iç körfezi” ise birbirinden ayıran ise Yeni Kale Geçidi olarak bilinen noktadan dikine geçen bir çizgi ayırmaktadır. İzmir Körfezi’nin gerek ulaşım sistemleri.

akıntı koşulları ve yüzey suları için taşıdığı alıcı ortam özelliklerinin bir gereği olarak bu çalışma zorunlu olacaktır. dere yataklarının drenaj ortamlarının sürdürülmesi ve 146 . Bunun sağlanabilmesinin önemli bir ek koşulunun ise kirliliğin durdurularak. Körfezin sahip olduğu. ulaşım. yukarıda belirttiğimiz temel işlevini sürdüreceği izlenimini vermektedir. Kıyının sabitlenmesi ve kıyı kullanımlarının denetim altına alınması da gerekmektedir. kartografik ve batı metrik çalışmalarının. İzmir Körfezi pis su deşarjı alıcı ortamı olarak karşılaştığı yoğun kirliliğe karşın çevresindeki yerleşmenin 5000 yıllık geçmişi ile günümüzde de. yüzme. atık su arıtma tesisi. rekreasyon. rüzgar. ayrıca kuş cenneti. balıkçılık gibi işlevlerini sürdürmeyi başarmıştır. Çamaltı Tuzlası ve Kuş Cenneti düşük kotlarda ve yaygın biçimde bu sulak alının temel unsurlarıdır. Ancak körfezin korunmasının sürdürülmesi için bunun yeterli olacağı düşünülemez. sürecin tersine çevrilmesinin yanı sıra körfez kıyı çizgisinin sabitleştirilerek korunması ve kıyı kenar kullanımlarının bir yönetimdenetim sistemi altına alınması olarak düşünülmelidir. Bugün büyük kanal projesinin çeşitli temel öğeleri ve atık su arıtma tesisi etkinleştikçe. Bu amaçla yukarıda tanımlanan kıyı kullanım çizgisinin yaratılmasına ilişkin çalışmalar ivedilik kazanmalıdır.körfeze erişirken. yat yelken . giderek yolcu gemilerine ayrılması düşünülecek Alsancak Limanı işlevlerinin sürdürülmesi içinde gerekmektedir. ticaret. ikinci Gediz ağzı orta körfeze üçüncüsü ise dış körfezin en kuzey ucuna aktarılmıştır. Çalışmada da belirlendiği gibi İzmir Körfezi özellikle Gediz Deltası’nın oluşturduğu kuzeyde ki kesimlerinde kıyı çizgisi belirsizlik göstermekte ve bu nedenle tüm körfezi içine alacak bir biçimde mevcut belirsiz çizgi yerine. Büyük kanal projesinin uygulamasının tamamlanması ve deniz kirliliği sürecinin tersine çevrilmesi gerekliydi. körfezde havza oluşturan derelerin ve getirdikleri teressubatın çökeltme sistemleriyle denetim altına alınması. Adı geçen kıyı kullanım çizgisinin saptanması için körfezde. (DBTE 042 – 1983 – İzmir) Bugün söz konusu çalışmanın sonuçlarından yararlanarak ve gerekirse güncelleştirmelere giderek İzmir Körfezi’nde kıyıların kullanımı için gerekli olan kıyı kullanım çizgisinin ve koşullarının belirlenmesi amacıyla yeni bir projenin başlatılması zorunlu görülmelidir. tuzla. su sporları. Bu anlayış içinde kıyı kullanım çizgisinin sabitlenmesinin yanı sıra. körfez işletmeciliği iskeleleri. Karşıyaka Bostanlı’dan itibaren bu iki Gediz Ağzı arasında kalan kuzeydeki tüm arazi sulak bir bölgedir ve kıyı çizgisi değişkendir. makrobentik ve sedimentolojil çalışmaların yapılması öngörülerek gerçekleştirilmiştir. Bu konuda gerçekleştirilmiş bazı araştırmaların bulguları yol gösterici olabilmektedir.motor yarışları. (DBTE 042) Böylesine bir araştırma çalışması DEGAŞ İzmir Tersanesi için körfezin kuzeyinde önerilen konumu ile ilgili olarak gerçekleştirilmiştir. kıyı boyunca rekreasyon alanlarının yaratılması. denizle fiziksel bütünleşme gösteren bir kıyı kullanım çizgisinin yaratılması ve körfezdeki tüm kıyı yapılaşmaların gerektireceği düzenlemelerin bu kullanım çizgisine göre irdelenmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. akıntı ölçümleri ve dalga analizleri. esinti. tersane. Bu ilk ağız ile üçüncü ağız arasında üçgen arazi Gediz Deltası olarak anılmaktadır. Bunun yanı sıra körfezin doğasının korunması.

Körfezin çevresinde metropoliten merkezde İzmir Büyük Şehir Belediyesi’nin Çiğli. Tablo 6. Yalnızca yaşayan nüfusun ağırlığı açısından ele alınsa dahi kıyıların yaşamsal önemi dikkati çekmektedir. iç. Balçova. Seferihisar. K. kuş cenneti. Bazı kesimlerde çeşitli büyüklüklerde ada oluşumları bulunmaktadır. İzmir İli kıyı kesimi iki temel başlık altında incelenmiştir. kayalıkları. Böylesine bir kıyı morfolojisine sahip olan kıyı yapısının. turizm-rekreasyon. doğal bir altyapı ve kültürel bir varlık olarak bakılmasının yan ısıra yarattığı ulaşım ortamı ile ticaret ve üretim olanaklarıyla ülke ve bölge ekonomisi için yaşamsal değeri de göz ardı edilmeden her ölçekte yürütülecek planlama çalışmaları için temel bir veri olarak alınması kaçınılmaz olmaktadır. 6.6’da belirlemeler yapılmıştır.1 10. tuzla. planlama verisi olarak önemli bir doğa öğesi niteliğiyle ortaya çıkmaktadır. Kıyı Ege Denizi’nin bir özelliği olan bol girinti ve çıkıntılı bir formasyona sahiptir. Kıyı kesiminde doğrudan yer alan ilçelerin 2000 yılı sayımlarına göre toplam nüfusu 1953105’dir.7 İzmir İli Kıyı Kesimi İzmir’de kıyılar kuzeyden güneye değişken bir yapıda uzanmakta. Bu konuda bölüm 6.44 100 İzmir İlinin toplam sınırlarının % 58. İl kıyılarının körfez dışında kalan bölümleri de genel morfolojisi ile bilinmek durumundadır. İlin toplam yüzölçümü 11 973 km2 dir. Kuzeyden güneye Midilli. çevre koruma-ekoloji ve altyapı 147 . Narlıdere ve Güzelbahçe İlçeleri ile.4.195 Oran 58. kuzeyden güneye. Menemen. Urla. doğuda Manisa ve güneyde Aydın İller ile sınır komşudur. Bu durum ilin arazileri açısından kıyı kesimlerinin önemli bir ağırlığının bulunduğunu göstermektedir. Foça. yeni yapılaşmaların engellenmesi de gerekli çalışmalar içinde programlanarak yer almalıdır. sulak alanları ve yeşil kıyı dokusu ile İzmir İli’ne ayrıcalıklar kazandırmaktadır. Kıyı kesiminin bu ağırlığının bir stratejik plan çerçevesinde ulusal ve uluslararası düzeylerde. kıyı boyunca yer almaktadır.5’ini oluşturmaktadır. Karaburun. Dikili.88 5. dir. Bu toplam il nüfusunun % 59. Aliağa. balıkçılık.58 25. Değişken doğal özellikleriyle. Kuzeyde Balıkesir.orta ve dış körfez tanımlarıyla kendi içinde bir araştırma konusu olarak kabul edilmelidir.58’i kıyıları oluşturmaktadır. Çeşme. ulaşımticaret-imalat.Yaka. baraj ve göletler dahil değildir. zengin deniz faunası (balıkçılıktan Akdeniz Foku’na kadar uzanan].105 Sınır ve Kıyıların Oranları Uzunluk (km) Ege Denizi Manisa Aydın Balıkesir Toplam 700 300 130 65 1.4. Sınır ve kıyılarının toplamı ise 1 195 km. tekrar Urla. Sakız ve Sisam Adaları ile çerçevelenen alanda Ege Denizi’nde kıyısı bulunmaktadır. İzmir Körfezi. geniş kumsalları. Bu orana ilin sahip olduğu akarsu boyları. Konak. Menderes ve Selçuk İlçeleri.üzerlerinde oluşan yerleşmelerden arındırılması.

zengin bir çeşitlilik içinde rastlanılmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi. Foça Çöküntüsü.B. İzmir B. ayrıca Bakırçay. Çandarlı ve iç-orta-dış olarak tanımlanan İzmir Körfezi’ni.Yaka. 148 . Bölgenin jeomorfolojisi kara kesiminin yanı sıra kıyı kesiminin oluşumunu da biçimlendirmiştir. Evrensel yaklaşımların da bir gereği olarak kıyı kesiminin genel stratejiden koparılmadan özel bir kıyı kesimi planlaması ve yönetimi sisteminin içine alınması da sağlanmalıdır. Ege çöküntüsünün yapısal stratigrafik basamakları da ilin morfolojik örüntüsünü oluşturmaktadır. kıyılara kadar uzanan orman dokusuna. Bu durum İzmir İli kıyılarına özel bir potansiyel özellik kazandırmakta ve günün spekalüsyon hareketleri de göz önünde bulundurulacak olursa stratejik plan açısından önemli bir veri oluşturmaktadır. Menderes ve Selçuk İlçelerinin (toplam 11 ilçe) kıyı kesiminde farklı uzunluklarda ancak doğrudan sınırları bulunmaktadır. mücavir sahası ile birlikte iç ve orta körfezi çevrelemektedir. adacıklara. Dikili. Kıyıların değerlendirilmesinde. doğuda ise metamorfik kayalardan oluşmuş Menderes Masifi. Narlıdere ve Güzelbahçe’nin (toplam 6 ilçe) deniz kıyısı bulunmaktadır. K. Teke ve Doğanbey Burunları ile Sığacık Koyunu içeren Kuşadası Körfezi’ni. tarih içinde kıyılarının çekiciliği nedeniyle oluşmuş bulunan arkeolojik sit alanlarının da bolluğu dikkati çekmektedir. verimli tarım topraklarına. Bergama (çok kısa bir uzunlukta). genel olarak da zeytin. diğer ilçelerden de 8’inin Ege Denizi’nde kıyısı bulunmamaktadır. Foça’daki Akdeniz Foku (Monachus monachus) yaşam ortamı ve dış körfez batısındaki su kuşları koruma ve üreme alanları gibi yörelere. Seferihisar. sulak alanlara.’nde ise. Balçova. Çeşme. Aliağa. Dikili-Çandarlı arasında tarımsal potansiyeli de içeren doğal sit özelliği taşıyan bir yöreyi.açılarından. taşıdığı potansiyele uygun kararlara koruma-kullanma dengesi gözetilerek konu edilmesi mutlaka gereklidir. Çiğli. Kuzeyden güneye ilin deniz kıyısı. Gediz. kıyı dışında bir başka alanda yer seçemeyecek ülkesel-bölgesel kullanışlara öncelik verilmesi. açık deniz ilişkisi bulunan sahillere ve doğal liman özelliği taşıyan körfez ve koylara. İzmir İli Batı Anadolu’nun bölgesel tektonik kuşakları içinde kalmaktadır.B. Karaburun. Bu etki ile doğal sit niteliği taşıyan alanların yanı sıra. Foça. kara kesimi alçaltı ve yükseltilerinin. Dikili’de geniş kumsal bir kıyı oluşumu. Bu durumda toplam 18 ilçenin deniz kıyısı vardır. Konak. olarak adlandırılmaktadır. Bu şekillenmede derin kumsallara. tarla ve bahçe tarımını birlikte oluşturan dokuları güneye indikçe izlemek mümkündür. orman. Yalnızca B. Urla. Akhisar Çöküntüsü ve Menderes Yükseltisi olarak tanımlanmaktadır. Karaburun Yükseltisi. Kuzeyden başlamak üzere. tuzla gibi özel istihraç alanlarına. Bunun dışında.Menderes Nehirleri ile diğer çok sayıdaki daha küçük akarsu ve derelerin taşıdığı alüvyonların etkileriyle asırlar boyunca şekillenerek günümüze gelmiştir. Bu örüntü. Bu kuşaklar. Menemen. K. kıyı boyunca yer seçme yarışında doğrudan ilgisi bulunmayan işlevlere karşı kıyı kesimlerinin korunması kurumlaştırılmalıdır. ortada İzmir-Ankara Zonu.Ş. Karaburun ve Çeşme Yarımadaları’nı. batıdan doğuya doğru çizgisel çöküntü ve yükselti basmaklarıyla genelleştirilmiş sıralaması.Ş. dik kayalık ve mağara oluşumlarına. batıda Karaburun Kuşağı.’de Buca ve Gaziemir’in. Yamanlar Yükseltisi.

Bu durumdan çıkılmasına yönelik makro planlama çalışmaları açısından ve de seçilmişlerin konulara sahip çıkarılmasıyla üstesinden gelineceğinin ve bu yönde çalışılmasının gerekliliğinin bilinmesi önemli bir husustur. Sosyal yapının diğer bir kolu olarak görülen Sağlık sektörünün ise dağılım içindeki payının durumu daha düşük seyretmektedir. KAMU YATIRIMLARI Kamu yatırımları sektörel olarak Ülkesel gelişmişlik düzeyinde ağırlığı olan ve ekonomik gelişmişliğin performansını belirleyen. 1992 yılında % 4 iken on yıl sonra % 2 oranına inmiş olması sosyal yönden İzmir’in kamu yatırımları bazında ihmal edilir bir duruma geldiğinin göstergesi olmuştur. Örneğin ulaşım sektörü içinde yer alan Kuzey Ege Limanının gerçekleşmesi ulusal yarar 1 . Örneğin Eğitim sektörünün 1992 yılında 52 olan proje sayısı 2002 yılında 121 olmasına karşın bu yıl toplam harcamalardaki payı % 6 dır. Halbuki İzmir sanayinin büyük bir kısmı tarım ürünlerinin değerlendirilmesi üzerine gelişmiştir. Bu dönemde yatırım oranı % 1’e kadar düşmüştür. Bu durum tabiatıyla dışa açık şehrin yabancı sermayeyi daha fazla kendine çekmesini zorlaştırmaktadır. Tarım sektöründeki yatırımlara ayrılan payın düşüklüğü de bu sektörün canlanmasını yavaş bir tempoya sokmaktadır. Bu sektörün de toplam yatırımlar değerlendirildiğinde 1992 yılından bu yana yatırım oranı 1994 krizinden en fazla etkilenen sektör olduğu görülmektedir. gelişme trendlerine yön veren temeldir.7. Kamu yatırımları için İzmir genelinde yer alan en büyük paya sahip projelerin şehir ve de yakın çevresinden ve hatta bölgesinden öte Ülkesel ölçekteki makro değerleri hedefleyen girişimlere yöneldiği görülmektedir. Yıl toplamındaki harcamalarda ise 1992 yılı esas alındığında toplam yıllık harcamalara göre % 4 iken 2002 yılında % 6’ya çıkmıştır. Bu yapıya sahip olmasın karşın şehrin kamu yatırımları içinde ülke toplamına göre almış olduğu payın oransal azlığı yanında ödenek tutarları olarak da gerilerde olması şehrin sahip olduğu stratejik önemle orantılı bulunmamaktadır. Özelikle bu tür yatırımlara bağlılığı yüksek düzeyde olan Ülkemizde şehirlerin bu yatırım dağılımından pay alma yarışı hızlı ve katı bir sürece tabi olmaktadır. Bu tür ulusal ölçekteki yatırımların çıkarılmasından sonra İzmir özeline kalan yatırımların payının oldukça düşük olduğu görülmektedir. İzmir’in de bu dağılımdan almak istediği payın belirli bir oranda olması için yatırım düzeyi belirli bir seviyenin üzerinde olan yatırımları sunması ve de savunması gerekmektedir. Buna proje sayılarını da eklemek doğru olmaktadır. Kamu yatırımlarının İzmir’e yeterince verilmemesi rekabet gücünü kırmakta ve sahip olduğu potansiyeli verimli hale getirememektedir. 1992 yılındaysa bu pay % 3 kadardır.

I.1 Strateji Plan Dönemleri İtibariyle Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri Yüzde (%) Sektör I. Stratejik Plan Döneminin başındaki 600 milyon dolarlık değere tekrar ulaşamamış olmasına rağmen II. Tablo 7. 1994 krizi sonrasında ve II.Strateji Plan Dönemi Başı 2001 2 0 22 5 1 25 5 3 0 37 100 2002 2 0 16 7 0 45 6 2 0 22 100 * Sektörel kamu yatırım projeleri kapsamına Belediyeler ve İl Özel İdare yatırımları yatırım bütçesi farklılığından dolayı alınmamıştır. Stratejik Plan Dönemi olarak bahsedilen 1992-1993 yıllarında yaklaşık 600 milyon dolarlık bir fon ayrılmıştır.Strateji Plan Dönemi Başı 1996 1 0 3 6 0 20 3 3 0 64 100 1997 3 1 9 6 1 30 6 5 0 39 100 III. Bu tür gelişme potansiyellerinin sosyal yatırımlarla desteklenmesi İzmir’in Pazar payını artıracaktır. az da olsa bir artışla yaklaşık 313 milyon dolara yükselmiştir. Ancak. 2 . Bu da giderek kamu yatırım ödeneklerinin artmasına sebep olacaktır. 2001 yılına gelindiğinde gerileme durmuş ve ödenek. Toplam* 2 0 24 6 1 24 4 4 6 29 100 1993 1 0 18 4 0 31 2 3 13 28 100 II.Strateji Plan Dönemi Başı 1992 Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hiz. 1997 yılında söz konusu gerileme devam etmiş ve bir önceki yılın % 63’üne tekabül eden 308 milyon dolarlık bir ödenek ayrımı gerçekleşmiştir. 2002 yılında söz konusu toplam kamu yatırım projeleri ödenekleri bir önceki yılın ödenek toplamının % 173’üne çıkarak 542 milyon doları yakalamıştır. Stratejik Plan Dönemi sonunda farklı bir gelişme trendi yakalamış olduğu görülmektedir.yanında strateji planı alanımızda özelde büyük yararlar sağlayacaktır. bu toplam pay % 81’e gerilemiş ve yaklaşık 492 milyon dolar olmuştur. Stratejik Plan Dönemi başı olarak görülen 1996 yılında. Sektörel kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamı yıllar itibariyle değerlendirildiğinde dalgalı bir seyir göstermektedir. I.

1 Stratejik Plan Dönemleri İtibariyle Sektörel Kamu Harcamaları Projeleri Ödenekleri STRATEJİK PLAN DÖNEMLERİ İTİBARİYLE SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ 100 Diğer Kamu Hiz. 90 22 29 28 39 37 0 2 6 Konut 80 Sağlık 70 6 13 4 64 0 5 6 45 0 3 5 Eğitim 60 4 3 2 Ulaştırma 50 24 25 40 Turizm 31 1 0 3 3 30 1 5 1 6 22 18 0 6 3 0 1 1996 Enerji 30 6 0 4 24 0 7 İmalat 20 20 10 9 1 3 1997 16 Madencilik 0 0 2 1992 0 1 1993 0 2 2001 0 2 2002 Tarım 3 .Şekil 7.

345.917.070 21.000 147.000 9.147.221.027.160.000 236.516.854.665 4.332.675.000 996.852.152.2 I.Tablo 7.257.674 2 0 24 6 1 24 4 4 6 9 100 I.038.722.054 181.000 1.755 22.241.000 3.463 34.817.255.000 1.778.495.505 483.526. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İLK YIL (1992 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 2% Diğer Kamu Hizmetleri 29% Madencilik 0% İmalat 24% Enerji 6% Turizm 1% Eğitim 4% Ulaştırma 24% Konut 6% Sağlık 4% 4 .000 239.000 4.000 158.766 150.996.169. Strateji Plan Dönemi İlk Yıl Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 1992 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 63.808 602.920.731 144.000 27.856 34.

351.069.000 6.000 1.453 79.3 I.595. Strateji Plan Dönemi İkinci Yıl Ödenekleri 1993 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 73.863.065 182.121 22.000 30.402.480.449.000 161.360.793.690.000 1.383 14.030.665.400.438.548.521.730.190.117 600.455.098.000 182.718 109.216.336.312 2.000 251.008.Tablo 7.642 1 0 18 4 0 31 2 3 13 28 100 I.000 1.000 2.000 6.000 880.065 16.636 125.196.774 167. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İKİNCİ YIL (1993 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 1% Madencilik 0% İmalat 18% Enerji 4% Turizm 0% Konut 13% Sağlık 3% Eğitim 2% Ulaştırma 31% Diğer Kamu Hizmetleri 28% 5 .250.

199.000.945.040 15.4 II.060.208 29.414.800.735 1.000 7.000 1.000 113.962.791.000 1.440. Strateji Plan Dönemi İlk Yıl Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 1996 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 565.030.915 2.078 96.368.794.000 24.Tablo 7.863.000 1.524 16.330.866.000 7.850 491.244 410.252 1 0 3 6 0 20 3 3 0 64 100 II.246.000 2.000 178.180.789.433.808.860 308.000 39.150.486.805.799 13.212.357.000 33.091. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İLK YIL (1996 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Diğer Kamu Hizmetleri 64% Tarım 1% Madencilik 0% İmalat 3% Enerji 6% Turizm 0% Ulaştırma Konut 20% Eğitim 0% Sağlık 3% 3% 6 .827.579.

850.042.388.086 17.445.065.000 14.5 II.706 16.000 2.644.934.877 93.704.217.398.060 26.000 339.881. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İKİNCİ YIL (1997 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 3% Diğer Kamu Hizmetleri 39% Madencilik 1% İmalat 9% Enerji 6% Turizm 1% Konut 0% Sağlık 5% Eğitim 6% Ulaştırma 30% 7 .000 4.000 594.859.423 39 100 II.000 47.000 3.000 119.587.814.614.000 2.884.430.525.972.960. Strateji Plan Dönemi İkinci Yıl Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 1997 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X 1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hizmetleri Genel Toplam* 1.353.500.Tablo 7.000 7.425 3.275.666 2.974 3 1 9 6 1 30 6 5 0 18.132.645.000.475 19.154 308.204.037.

092.270 111.714.000 1.709.000 20.000 4.060.189 16.260.672 3.000 Genel Toplam* 390.025.542.680.032.Tablo 7.000 666.022.328 69.667.206.874.681.000.761.059.226.252 78.000 87.736.029.184 2 0 22 5 1 25 5 3 0 37 100 Diğer Kamu Hizmetleri 139.000 III.558.257 533.715 16. Strateji Plan Dönemi Öncesi (1) Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 2001 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut 8.234.060 826.126.STRATEJİK PLAN DÖNEMİ ÖNCESİ (2001 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 2% Diğer Kamu Hizmetleri 37% Madencilik 0% İmalat 22% Konut 0% Sağlık 3% Eğitim 5% Enerji 5% Turizm 1% Ulaştırma 25% 8 .962.000 98.885.100 8.728.6 III.340 312.000.593.334.829.000 6.000 10.000 20.

924 36.978.000 638.000.000.295.935. Strateji Plan Dönemi Öncesi (2) Sektörel Kamu Yatırım Projeleri Ödenekleri 2002 Yılı Sektör Yıl Yatırımı X1000 Yıl Yatırımı ($) Yüzde % Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma Eğitim Sağlık Konut 13.153.910.7 III.000 8.000 III.854.485. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ ÖNCESİ (2002 YILI) SEKTÖREL KAMU YATIRIM PROJELERİ ÖDENEKLERİ Tarım 2% Madencilik 0% İmalat 16% Enerji 7% Turizm 0% Ulaştırma 45% Diğer Kamu Hizmetleri 22% Konut 0% Sağlık 2% Eğitim 6% 9 .881.000 46.167 420.882.000.000 54.238 415.045 818.000.193.812 10.000 378.Tablo 7.665.937.000 631.400 120.911.000 Genel Toplam* 823.357 30.467.009 249.586.000 128.000 15.000.293 84.514.252.486.996 2 0 16 7 0 45 6 2 0 22 100 Diğer Kamu Hizmetleri 182.752 542.971.000 1.042.243.117.340.

2002 yılı itibariyle düştüğü ve imalat sektörüne yaklaşır bir duruma geldiği gözlenmektedir. Stratejik Plan Döneminin ilk yıllarında ulaşımdan da büyük pay sahibi olan diğer kamu hizmetleri yatırımlarını kapsayan sektörün. afet ve göçmen konutlarını içermektedir. Konut Konut sektörü kapsam olarak lojman. özel sektörün bu alanlarda hareket serbestisine sahip olmasına sebep olmuştur. madencilik ve turizm sektörlerinde kamunun geri çekilmesi. I. Aşağıda sektörlerin genel karakteristikleri ve makro projelerin dönemler itibariyle dağılımları verilmektedir. Her iki plan döneminde de kamu yatırımları açısından görülen en büyük sıkıntı. toplam kamu yatırım projeleri 10 . Bu bağlamda konut sektörüne ayrılan kamu yatırım projeleri ödenekleri diğer sektörlere kaydırılmıştır. ulaşım sektörünün her iki stratejik plan döneminde de. Her iki dönemde yıllar itibariyle ve özellikle makro projeler açısından projelerin zamanında bitirilemediği ve hemen hepsinin süre uzatımı aldığı görülmüştür. Konut sektörü İzmir genelinde büyük yatırımlar kapsamında yer almamaktadır.77 trilyon TLlik büyük bir yatırım payı almıştır. kamu yatırımları içerisinde ikinci en büyük payı aldığı görülmüştür. I. Stratejik Plan Dönemi başındaki yıllarda % 6-% 13 gibi paylara sahipken. 1994-1999 kriz yıllarında ve takip eden yıllarda % 0 değerine yaklaşmıştır. Bunda otoyol projelerinin kapsam içinde olmasının payı oldukça büyüktür. Enerji Enerji sektörü yatırımları ağırlıkla enerji nakil hatları ve şebeke tevsii olarak görülmektedir. Ancak ekonomik krizler özel sektörün bu alanlarda gereken girişimi ve başarıyı elde etmesini göreceli de olsa engellemiştir. Stratejik Plan Döneminde aldıkları pay giderek azalma gösteren sağlık ve eğitim sektörleri.7. Gerçekleşme oranının en yukarıda olduğu yıl % 11 değerine ulaşılmıştır. II. Sadece 1998 yılında Emlak Bankası Mavişehir Konutları Projesi 7. ve II. En düşük değer ise % 6 ile 2001 yılı olup kriz yılının takip eden bir yıl olmasıyla dikkat çekicidir. Daha sonraki yıllarda lojman yapımından vazgeçilmesi ve kamunun konut sunumu rolünü bırakması konut sektörünün kamu yatırım projeleri içindeki payının düşmesine sebep olmuştur. II.1 Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi Kamu yatırımlarının aktivitelere göre dağılımında yıllar itibariyle iniş ve çıkışların süreklilik arz ettiği görülmektedir. Bunların incelenmesi proje tutarı-yatırım harcaması ilişkisini daha net ortaya koymaktadır. Buna karşın. Bunlar arasında özellikle konut. proje tutarı ile projeye harcanacak parasal değerlerin karşılıklı tutarsızlığıdır. ancak. 2002 yılında % 8’lere erişmesi ilerisi için umut vermekte ise de 1996’nın değeri olan % 10’lara erişilemeyeceği anlaşılmaktadır. I. Stratejik Plan Döneminde de aynı durumlarını sürdürmüşler. son yıllarına doğru nispi bir artışa sahip olmuşlardır. Stratejik Plan Dönemlerinde.

1999 krizi ile birlikte tekrar 16 milyon dolara düşmüş ve 2002 yılında da 30 milyon dolara yükselmesiyle birlikte. Stratejik Plan Dönemine gelindiğinde yaklaşık % 50 artırmış olarak görülmektedir. Stratejik Plan Dönemi başından III. İzmir Büyükşehir bütününde eğitim sektöründe makro yatırımların yapılmaması belirli doygunluğa erişildiğinin göstergesidir. 1996-1997 döneminde aldığı % 6’lık paya rağmen 19 milyon dolar seviyesine çıkmıştır. Stratejik Plan Dönemi başına 11 . Eğitim sektörünün 2002 yılı itibariyle İlköğretim ve diğer eğitim tesisleri yatırımları ve de üniversiteler hariç genellikle küçük çaplı ve çok sayıda. Stratejik Plan Döneminden 2003 yılına doğru. eğitim sektörü de I. Diğer yatırımlar sağlık ocağı ve ilçe hastaneleridir.içinde enerji sektörüne ayrılan pay % 6-7 arasında oynamaktadır. Stratejik Plan Dönemi başına gelindiğinde enerji sektörünün ödeneğini 2 milyon dolar artırarak 36 milyon dolar seviyesine çıktığı görülmektedir. Stratejik Plan Döneminin ilk yılındaki ödeneğini. 1992 ve 1996 dönemlerinde sağlık sektöründeki en büyük yatırımları İzmir Büyükşehir bütünü almıştır. Ancak 1994 krizi öncesinde % 4’e. Stratejik Plan Döneminin ilk yılında 13 milyon dolar. Stratejik Plan Döneminden bu yana ihmal edilirliği en yüksek olan sektör olarak görünmektedir. Sağlık I. Stratejik Plan Döneminde programa alınan ve başlayan kamu yatırımları içinde ilk ve orta öğretim kurumlarının pek çoğunun III. II. Kamu yatırımları proje ödeneklerinde yatırım bedeli 2002 yılı hariç % 3 ile % 5 arasında değişirken. Strateji planı dönemi itibariyle ele aldığımızda 1993 yılında 1992 yılındaki değerinin % 33’ü kadar bir azalma kaydederek 14milyon dolar düzeyine inmiştir. toplam kamu yatırımları içindeki payı % 5’ten % 7’ye çıkarak I. İzmir’i bir sağlık merkezi haline getirmeye yönelik adımlar olmuştur. III. 2002 yılı itibariyle önde gelen yatırımlar Aliağa-Manisa enerji nakil hattı ve Aliağa gaz tribünleridir. 1999 krizi sonrasında ise % 5’e düşmüştür. 500 milyarı geçmeyen hatta zaman zaman 50-70 milyarlara düşen ve aynı yıl içinde tamamlanan yatırımlar olarak görülmektedir. 1999 krizinden sonra 2001 yılında parasal olarak en düşük değerini almış ve 8 milyon dolar olmuştur. Sağlık sektörü I. 1994 krizi sonrasında 1996’da 2 milyon dolarlık bir artış göstermesine rağmen toplamda % 3’lük bir pay almıştır. 2001 yılı itibariyle sektörün kendi içindeki yatırımların parasal değeri % 100’e aşkın bir değer artışı gösterirken. sağlık sektörünün kamu yatırımları içindeki payı bir azalma göstermektedir. Sağlık sektöründeki makro yatırımların daha ziyade İzmir içindeki üniversite hastanelerine yönlendirilmesi. Proje tutarı içinde 2002 yılı itibariyle yapılan en büyük yatırımlar Dokuz Eylül ve Ege Üniversitesi hastanelerine yönelik görülmektedir. Eğitim Eğitim sektörü kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde % 2 ile % 6 arasında bir dalgalanma sergilemektedir. ikinci yılında ise toplam kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde % 6’lık pay almasına karşın 1993 yılında olduğu gibi 16 milyon dolar nakdi değer göstermiştir. I. 1992 yılında yaklaşık 23 milyon dolar ile sahip olduğu % 4’lük paya ilerleyen yıllarda erişememiştir.

gelindiğinde tamamlandığı görülmektedir. 1999 krizinden en az etkilenen sektör eğitim sektörüdür. 1999 kriz yılında 73 trilyon TL proje tutarına karşın 12 trilyon TL harcanmış, 2002 yılında 30 milyon dolar yatırım yapılmıştır. 2002 yılında proje tutarının 1/3’ü gerçekleşmiştir.

Turizm
I. Stratejik Plan Dönemi başında kamu yatırım projeleri ödeneklerinde 1992 yılında 4 milyon dolar alan turizm sektörü, sektörler arasındaki yatırım payı olan % 1’i aşamamıştır. % 0’lık bir değer gösterdiği 1993 yılında bir önceki yılın yarısı kadar bir ödenek almıştır. II. Stratejik Plan Dönemine de % 0’lık payla başlayan turizm sektörü, 1993 yılının yarısı kadar bir ödenek almıştır. 1997 yılında 1993 yılındaki değerine yakın bir değeri % 1’lik bir oranla yakalamıştır. Bu durum 1997 yılı kamu yatırım projelerine ayrılan toplam ödeneğin bir önceki yıla kıyasla yaklaşık % 40 oranında düşmesinden kaynaklanmaktadır. 2001 yılında da % 1’lik payla 1997 yılının 1,5 katı kadar bir değere erişmiştir. Ancak 2002 yılında aldığı % 0’lık payla bir önceki yılın % 13’ü değerine gerilemiş ve son 10 yıllık seyrinin en düşük değeri olan 420 bin dolarlık bir ödenek almıştır. Bu sonuç üzerinde, Foça yat limanının turizm sektöründe yer alıp bu yatırıma fon ayrılmamasının etkisi büyüktür. Turizm sektörü yatırımlarında en büyük pay Sığacık ve Eski Foça yat limanlarına ayrılmış olmasına rağmen, Eski Foça yat limanı 1995 yılında programa alınmış, 1996 yatırımında 1 milyar TL ayrılmış, 2000 yılına kadar hiç yatırım yapılmamış ve 2002 yatırım projelerinden çıkarılmıştır. Diğer bir önemli proje olan Sığacık Yat Limanı 1995 yılında projeye alınmış ve 1999 yılında bitmesi planlanmış olmasına rağmen 2002 yatırım projeleri arasında bitiş tarihi 2003 olarak görülmekte olup, 600 milyar TLlik yatırımla, 2003 yılında bitmesinin mümkün olmadığı görülmektedir. Sonuçta İzmir’e turizm sektöründe gerektiği kadar fon ayrılmadığı görülmektedir.

Madencilik
Madencilik sektöründe kamu yatırımları Tekel, MTA, Eti Holding (Etibank) tarafından yapılmaktadır. I. Stratejik Plan Döneminden bu yana kamu yatırım projeleri içinde sektörel olarak % 1 oranının üstüne çıkamayan madencilik sektöründe, yıllar itibariyle en büyük yatırım Çamaltı Tuz İşletmesine yapılmış olup en büyük pay 1997 yılında yaklaşık 4 milyon dolarla bir önceki yılın 9 katı kadar bir değerde olmuştur. Bunun dışındaki yatırımlar jeolojik ve jeotermal araştırmalara yöneltilmiştir. I. Stratejik Plan Döneminden bu yana madencilik sektörüne ayrılan pay oransal olarak % 1’i geçmemekle beraber, 1992 yılında madencilik sektörüne ayrılan pay 2002 yılında ayrılan payın yaklaşık yarısı kadardır. Madencilik sektöründeki jeotermal enerji yatırımları Belediye ve özel sektör kanalıyla gerçekleştirildiği için, kamu bu sektöre yatırım yapmamaktadır ve özel sektör ağırlıklı bir gelişim göstermektedir.

12

Tarım
Tarım sektörünün kamu yatırımlarına ayrılan ödenek içindeki payı strateji planı dönemlerinin başları itibariyle 6-9 milyon dolar aralığında yer almakta olup, toplamdaki payı % 1 ile % 3 arasındadır. Yatırım projeleri içinde en büyük paya DSİ II. Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen yatırımlar sahip olmaktadır. İkinci sıradaysa Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü görülmektedir. Bu yatırımların çoğu uzun vadelidir. Eğitim ve sağlık sektörlerinde olduğu gibi tarım sektöründe de küçük meblağlı çok sayıda yatırım yerine, daha çok kapsamlı projelerin yer aldığı görülmektedir. Yatırımcı kuruluşların İzmir’de İl ve Bölge Müdürlükleri olması, yelpazenin genişliğini ortaya koymaktadır. Özellikle tarım sektörü içinde yer alan sulama ve taşkın projeleri, proje tutarlarının yüksek olması ve projelerin uzun süreli olması, yıl içi yatırım paylarının düşük olmasının sebebi olmaktadır. Örneğin proje süresi 20 yıllık olan Bakırçay Kınık Projesinin tutarı 172,6 trilyon TL iken 2002 yatırımda 2,7 trilyonluk bir ödenek ayrılmıştır. Bu pay proje tutarının yaklaşık % 1,5’ine tekabül etmektedir. Aynı durum 2000 yılı için de geçerli olup, yatırım tutarı proje tutarının % 1,8’i oranında kalmaktadır. Bunun dışında araştırma ve geliştirme projelerinde yıllık durumlarda proje tutarı ile yatırım tutarı birbirine eşit olmaktadır. Ancak bunlar da 100 milyar mertebesini “ağaçlandırma” dışında geçmemektedir. 1994 kriz yılında % 2 oranında bir ödenek ayrılan Bakırçay Kınık projesi; tarım sektöründeki yatırımların pay olarak kriz dönemlerinden etkilenmediğini ortaya çıkarmıştır. Ancak büyük ve süreli yatırımlara ayrılan payların oransal olarak düşüklüğü her yıl devam etmektedir. Bu tür büyük kapsamlı projelere her yıl % 2 civarında pay ayrılması, söz konusu projelerin öngörüldüğü süre içinde tamamlanmasını zorlaştırmaktadır. Gecikme, beklenen ekonomik ve sosyal faydayı sağlanamamasına ve istenen verim düzeyine ulaşılamamasına neden olmaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak yeni projelere başlamak yerine, halihazırda tamamlanamamış projeleri bitirmenin daha rasyonel bir tavır olacağı görülmektedir.

İmalat
İmalat sektörünün kamu yatırımları içindeki payı, tarım sektöründen çok daha yukarılarda bulunmaktadır. Kamu yatırımları sektörel dağılımında I. Stratejik Plan Döneminden bu yana 1996 yılı hariç üçüncü en büyük dilimi almaktadır. Petkim ve Tüpraş gibi imalat sektörünün İzmir ölçeğindeki temel taşlarını ve genelde büyük ve süreli yatırımları kapsamaktadır. Modernizasyon ve yenileme projeleri her yıl yatırım programlarında yer almakta, ancak projeleri tamamlamaya yetecek tutarlar yıl yatırımı içinde yer almamaktadır. Bu durum, üretim sistemlerinin teknolojiye ayak uyduramaması sonucunu doğurmaktadır. İmalat sektörü içinde Petkim ve Tüpraş her dönem en büyük payı almakta olup, bunların yanında dönemler itibariyle Petrol Ofisi, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü, Etibank Genel Müdürlüğü, TZDK, Gemi Sanayi AŞ Genel Müdürlüğü, İller Bankası ve SEKA Genel Müdürlüğü yatırım programları içine küçük paylarda da olsa girmektedirler. Bunlar daha ziyade kısa vadeli yatırımlardır.

13

İmalat sektörünün tüm kamu yatırımları içindeki payı 1994 krizinden sonra büyük bir düşüş göstermiş, I. Stratejik Plan Döneminin ilk yıllarına oranla yaklaşık % 10’una gerilemiştir. Bunu takiben düşük bir artış oranıyla II. Stratejik Plan Dönemi sonuna doğru 2001 yılında 70 milyon dolar civarına ve 2002 yılında 85 milyon dolar civarına çıkmasına rağmen, I. Stratejik Plan Dönemi başındaki (1992) 144 milyon dolarlık değeri yakalayamamıştır. İmalat sektörünün 1999 krizi etkisinden dolayı sektörler içindeki payı azalmıştır. İmalat sektörü yatırım oranında 2002 yılında 2001 yılına göre % 6’lık bir azalış olmasına rağmen, değerde yaklaşık 15 milyon dolarlık bir artış olmuştur. Bu da 2002 yılının toplam yatırım ödeneğinin 2001 yılına göre yaklaşık 1,7 katı olmasıyla ilgili bir durumdur. Kriz dönemleri haricinde imalat sektöründeki yatırım paylarının düşüşüne karşın, ulaşım sektöründe oransal bir artış görülmüştür.

Ulaştırma
Kamu yatırımlarının ödeneklerinin sektörel dağılımında ulaşım sektörü ikinci en büyük dilimi almaktadır. Her yıl % 20 ile % 45 arasında değişen yüzdeleri ile yıllık toplam kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde yaklaşık ¼ ile ½ arasında bir yer kaplamaktadır. Sadece kriz dönemlerinde diğer sektörlerde de olduğu gibi bir düşüş yaşanmış, ancak sektörel payın çok olması krizin etkisinin tolere edilmesini sağlamıştır. I. Stratejik Plan Dönemi başında sektörel pay ve yatırım değeri açısından imalat sektörü ile göreceli bir eşitliğe sahipken zaman içinde imalat sektörü aleyhine bir artış içine girmiş, sadece 2001 yılında sektörel paylar açısından bir yakınlaşma görülmüştür. Stratejik plan dönemleri itibariyle ulaştırma sektörü II. Stratejik Plan Döneminin son yılı olan 2002 dışında, diğer kamu hizmetleri toplamından daha düşük pay alırken, 2002 yılında 2 misli pay almıştır. Aynı yıl ulaştırma sektörü aldığı % 45’lik payla ve 249 milyon dolarla I. Stratejik Plan Dönemi başından bu yana 10 yıl içinde ödeneğini yaklaşık 1,65 katına çıkararak madencilik gibi kendi içinde bir gelişim göstermiştir. Ulaştırma sektörü içindeki, yatırımcı kuruluşların başında Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü gelmektedir. Bunu takiben Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü tarafından Özel İdare kaynaklı asfalt kaplama büyük pay almaktadır. Üçüncü etkin kuruluş olan Türk Telekom’un telefon şebekesi tesisi, ilavesi ve projelendirmesi gelmekte olup, proje tutarları ve yıl yatırımları dengeli bir biçimde harcanmıştır. Bir başka deyişle genelde ayrılan proje tutarı kadar yatırım yapılmıştır. Karayolları ve DLH yatırımları arasında yatırım kapsamında alınıp pay ayrılmayan proje 2002 yılı itibariyle Balıklıova Mordoğan yolu olarak görülmekte iken, 2000 yılı itibariyle sayısal olarak daha çok yatırımın yer aldığı görülmektedir. 1997 yılı itibariyle, 1991 yılında yatırıma alınan Doğalgaz Ege İletim Hattının 1997 yılında bitmesi gerekirken, 2002 yılında tamamlandığı görülmüştür. 1997 yılında LNG İthal Terminalinin inşasına başlanıp 2 yıl içinde bitmesi programlanmış iken 2003 yılı itibariyle inşaatının devam ettiği görülmüştür. Bu kapsam içinde Konya İzmir Doğalgaz İletim Hattı Etüdü 2000 yılında tamamlanması hedeflenmesine karşın, 2003 yılında yatırımı hala devam eder durumdadır.

14

Menemen Aliağa çift hatlı demiryolu inşaatı 1989 yılından bu yana yeterli yatırım alamadığı için hala devam etmektedir. Planlama alanının makro yatırımları arasında görülen Kuzey Ege Liman Etüdü 1994-1996 yılları arasında yatırım kapsamında yer almakta olup, 1997 programında da görülmektedir. Sonra sadece 2000 yılında tekrar yatırım programında yer almıştır. Proje tutarının tam harcanmamasının gerekçesi ise ÇED araştırmasının devam etmesi olarak açıklanmaktadır. Otoyol projeleri kapsamında İzmir Çevre Yolu ve Aydın Otoyolu 1985 başlama ve 2004 bitiş tarihli olmasına karşın, 2002 yılı yatırım programındaki proje tutarının % 3,5’unun harcanmış olmasından hareketle, geriye kalan % 13’lük yatırım tutarının her yıl aynı payda ayrılması durumunda, bu güne kadar yapılan harcamalar çıkarıldığında, en erken 2007-2008 yıllarında tamamlanacağı ortaya çıkmaktadır. 1992 yılında % 24 payı, 1993 yılında % 31’e çıkmış ve bu durum 1992 yılında 150 milyon dolarlık yatırım ödeneğinin 32 milyon dolar artmasını sağlamıştır. 1993 yılından 1996 yılına gelindiğinde ödeneğin % 20’lik bir paya gerilediği ve 1993 yılındaki 182 milyon doların yarısına indiği görülmektedir. I. Stratejik Plan Döneminden itibaren 1994 krizi sonrası olan 1996 yılında % 20’lik bir orana gerilemiş ancak bu durum % 30’luk bir orana sahip olduğu 1997 yılı ile kıyaslandığında yatırım büyüklüğünün değiştirmediğini göstermektedir. Bu gerileme 1997 yılından 2001 yılına gelindiğinde de devam etmiş ve oransal olarak % 5 ve tutar olarak da 15 milyon dolarlık bir azalmayla 78,5 milyon dolar olarak gözlenmiştir. Ancak 2001 yılından 2002 yılına gelindiğinde bu azalmanın durduğu ve gerek oransal olarak % 20 bir artışla % 45’e ulaşarak, gerekse de tutar olarak % 216’lık bir artışla 249 milyon dolara erişerek 2002 yılının toplam sektörel kamu yatırım projeleri ödeneklerinin yaklaşık yarıya yakınını elde etmiştir.

Diğer Kamu Hizmetleri
Sektörel kamu yatırım projeleri ödenekleri içinde payı çok yüksek olan Diğer Kamu Hizmetlerinin, I. Stratejik Plan Dönemi başından II. Stratejik Plan Dönemi sonuna kadar olan dönemde, yıllara göre sektörler arasında % 22 ile % 64 arasında bir değişim göstermektedir. Diğer Kamu Hizmetleri 1992 yılında sektörler arasında % 29’luk payla yaklaşık 182 milyon dolarlık bir ödenek almıştır. 1993 yılında % 1’lik bir gerileme ile % 28’e inmiş ve 167 milyon dolar almıştır. 1994 kriziyle birlikte II. Stratejik Plan Dönemi başı olan 1996 yılında, hem aynı yıl içinde hem de bu 10 yıllık süreçte en yüksek pay olan % 64’ü yakalamıştır. Bu payla birlikte yaklaşık 309 milyon dolarlık bir ödenek elde etmiştir. Bu değer bir sonraki yılın (1997) kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamına eşittir. 1997 yılında Diğer Kamu Hizmetlerine ayrılan pay, tüm sektörel kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamının % 67’sine gerilemesi nedeniyle oldukça düşmekle birlikte oransal olarak % 39’luk bir pay almış ve yaklaşık 120 milyon dolarlık bir ödenek ayrılmıştır. 2001 yılına gelindiğinde % 37’lik bir payla 112 milyon dolar ödenek almıştır. 2002 yılında tüm sektörlere ayrılan kamu yatırım projeleri ödeneklerinin toplamının bir önceki yıla nazaran % 173’üne çıkması, aynı yıl içinde payı azalarak % 22 olan Diğer Kamu Hizmetlerinin, 120 milyon dolarlık ödeneği elde etmesini sağlamıştır.

15

1996 yılı yatırımlarında en büyük paya raylı sistem yapımı sahip olmuştur. Ağırlıklı olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU yatırımlarıyla, İller Bankasının ilçe ve belde ölçeğindeki içme suyu, kanalizasyon ve harita yatırımları büyük yer tutmaktadır. Diğer Kamu Hizmetlerinin sektörel değerlendirmesinde Ege, Dokuz Eylül Üniversiteleri ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün yatırımları da büyük pay almaktadır. 2000 yılı ve sonrasında Bergama, Ödemiş, Tire Organize Sanayi Bölgelerine ağırlık verildiği ve yatırımların bir kısmı kamulaştırma olmak üzere, bu yönde yoğunlaştığı görülmektedir. Bunun yanında Kemalpaşa ve Menemen Serbest Bölgesi Arıtma Tesislerinin de aynı kapsam içinde yer aldığı görülmektedir.

Tablo 7.8 II. Stratejik Plan Dönemi İzmir İli Yatırım Harcamaları
YILLAR Yatırım Tutarı (Milyon TL) 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 TOPLAM 39.579.190 47.275.430 219.841.114 309.701.560 331.059.731 390.761.681 Proje Tutarı (Milyon TL) 380.216.067 601.613.523 1.918.932.049 3.522.527.104 3.653.739.663 6.432.287.627

Kamu Yatırım Proje Tutarı Ve

Yatırım Tutarı (Milyon TL) 491.789.140

Proje Tutarı (Milyon TL) 4.724.354.709

Gerçekleşme Oranı (%) 10 08 11 9 9 6 8 8

3.084.454.231 39.251.877.275 6.936.656.302 72.763.993.971 7.474.268.807 85.011.888.396 5.304.143.872 58.539.166.887 3.128.851.844 51.503.706.684 5.544.868.586 73.902.792.202

842.274.410 11.225.952.380

2.180.493.116 27.735.268.413 31.965.032.782 385.697.780.124

II. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İZMİR İLİ KAMU YATIRIM PROJE TUTARI VE YATIRIM HARCAMALARI 100.000.000.000 80.000.000.000 60.000.000.000 40.000.000.000 20.000.000.000 0 TUTAR $ 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 YATIRIM TUTARI $ PROJE TUTARI $

16

II. STRATEJİK PLAN DÖNEMİ İZMİR İLİ KAMU YATIRIM PROJE TUTARI VE YATIRIM HARCAMALARI 12.000.000.000 10.000.000.000 8.000.000.000 6.000.000.000 4.000.000.000 2.000.000.000 0 TUTAR MİLYON TL 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 YATIRIM TUTARI MİLYON TL PROJE TUTARI MİLYON TL

7.2 Makro Kamu Yatırımlarının Sektörler İtibarıyla Değerlendirilmesi
İzmir ili kamu projelerinin yıllar itibarıyla toplam proje tutarları artış gösterirken yıl ödenekleri aynı oranda artış gösterememiştir. Bununla beraber 2002 yılına gelindiğinde yatırımlarda ortaya çıkan belirgin artış ileriki yıllar için sektör bazında ödenek tahsisinin artacağı kanaatini ortaya çıkarmaktadır. Bu yıla kadar gerek toplamda gerekse sektör tanımlamaları için yapılan yatırımların proje tutarından çok uzakta kalması makro gelişim trendlerini olumsuz etkilemiştir. Özellikle yatırım açısından büyük meblağlar ayrılan projelerin yıllar itibarıyla gerçekleşen ortalama sektörel yatırım tutarı proje tutarına oranla % 7 ila % 10 arasındadır. Bu oranın sektörel dağılımın üzerinde olması gelişim trendinin son yılda ivme kazandığını göstermektedir. II. Stratejik Plan Dönemi başında ana kamu projeleri ödenek talebi ve ayrılan ödenek oransallığı içinde 2003 yılı olarak bu tür projeler sayı olarak çoğalmıştır. Bunlar arasından 2002 yılındaki makro yatırımlardan proje tutarı 500 trilyonun üstünde olanlar birinci grup olarak adlandırılmıştır. İzmir Çevre Yolu ve İzmir-Aydın Otoyolu, İzmir-Urla-Çeşme Otoyolu, Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi, İzmir İçme Suyu 2. Merhale Müteferrik İşler, Büyük Kanal Projesi, İçme ve Kullanma Suyu Temini ilk bakışta belirlenmektedir. İzmir Çevre Yolu ve İzmir-Aydın Otoyolunun proje tutarı yaklaşık 3 katrilyon TL’dir. Bunun % 80’i 2001 yılı sonuna kadar sarf edilmiş olup, 2002 yılında da % 4,8’i yapılmıştır. İzmir-Urla-Çeşme Otoyolunun da 2001 yılı sonuna kadar % 97’si, 2002 yılında % 1,4’ü yapılmıştır. Bu proje makro açıdan bakıldığında 2003 yılında bitmiş olup, bazı donatılar yönünden ise bitirilme aşamasındadır. Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi 2001 yılında başlamış olup, anılan yılın sonuna kadar herhangi bir yatırımda bulunulmamıştır. 2002 yılında yatırıma başlanmış ve % 16’sı bitmiştir. İzmir İçme Suyu 2. Merhale Müteferrik İşler Projesi 1999 yılında başlamıştır. 2001 yılı sonuna kadar sadece % 0,7’si tamamlanmış olup, 2002 yılında da % 0,02’si yapılmıştır.

17

Büyük Kanal Projesinin 2001 yılı sonuna kadar % 46,9’u tamamlanmış, 2002 yılında sadece % 5,4’ü yapılmıştır. İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi ise Büyük Kanal Projesinin tersi olarak 2001 yılı sonuna kadar % 4,8, 2002 yılında ise % 41,6 oranında tamamlanmıştır. Genellikle yukarıda belirtilen projeler İçme ve Kullanma Suyu Temini hariç 1999 krizinden etkilenmiş görülmektedir. Bu altı projeden dördü 1992 yatırım programında da yer almakta olup 1990 öncesi başlatılmışlardır. Başlama tarihleri itibarıyla 1992 yılı İzmir İli Yatırım Projeleri Envanterine göre 1994-1997 yılları arasında tamamlanmaları planlanmıştır. Ancak 2002 yılında hala yapımlarına devam edilmektedir. Bu yıl itibarıyla tamamlanma süreleri belirtilmemekle beraber projelerin sürekliliği, her yıl yatırım programlarında yer almasını gerekli kılmaktadır. Burada önemli olan temel altyapı yatırımlarının tamamlanmış olmasıdır. Diğer iki projeden; İzmir İçme Suyu 2. Merhale Müteferrik İşler Projesi 1999 yılında, Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi ise 2001 yılında başlamıştır. Diğer yatırım grubu, proje tutarı 500 trilyonun altında olan yatırımları kapsamaktadır. Bu gruptaki projeler de ikinci grubu oluşturmaktadır. Bunlar; Bakırçay-Kınık, K. Menderes, Beydağ, Aşağı Gediz, Petkim Genel Müdürlüğü Modernleştirme ve Yenileme Yatırımları, İzmir Elektrik Şebekesi, Menemen-AliağaBasmane-Alsancak-Cumaovası Elektrifikasyon, Sinyalizasyon ve Telekom Tesisleri, Karacabey-İzmir Doğal Gaz İletim Hattı Projeleridir. İzmir’e ve Aliağa’ya doğal gaz taşıyacak Karacabey-İzmir Doğal Gaz İletim Hattı 1998 yılında projeye alınmış ve 2001 yılında bitmesi planlanmıştır. Ancak 2001 yılı sonuna kadar % 98,8’i bitmiştir. 2002 yılı yatırım programına da dahil edilip % 1,2’si tamamlanmış ve proje 2002 yılında bitmiştir. Yukarıda bahsedilen ikinci grup projeleri iki gruba ayırmak da mümkündür. İlk olarak % 40’ından azı tamamlanmış projeler, ikinci olarak ise en az % 70’i tamamlanmış projeler belirlenmektedir. % 40’ından azı tamamlanmış projelerin başında Petkim Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu yatırımlar gelmektedir. Diğerleri ise Bakırçay-Kınık ve K. Menderes Beydağ Projeleridir. Bunun dışındaki projelerin en az % 70’i tamamlanmış durumdadır. Bu tür projelerin makro planlama hedefleri içinde kalkınma dinamiğini harekete geçirmede büyük payları bulunmakta ve üç temel sektörü kavradığı görülmektedir. Sulama projeleri dengeli olarak kuzey ve güney havzaları kapsamaktadır. Sanayi yatırımları stratejik planlama alanının sanayi odağı olarak kabul edilen Aliağa yöresinde yoğunlaşmıştır. Hizmet sektöründe ise ulaşım ve enerji temini ana yatırımları oluşturmaktadır.

18

Tablo 7.9 Sektörler İtibarıyla Kamu Yatırımları Sektörler İtibarıyla İzmir’deki Makro Kamu Yatırımları
SEKTÖR İSMİ YIL YATIRIMCI KURULUŞ YATIRIM YERİ YATIRIM ADI YATIRIMIN KONUSU

1996

1998

2000

2002

BAŞ.– BİTİŞ BAŞ.– BİTİŞ BAŞ.– BİTİŞ BAŞ.-BİTİŞ TARİHLERİ TARİHLERİ TARİHLERİ TARİHLERİ 1986-1996 ** 1995-1999 1963-1998 1984-1998 1986-2000 1986-2000 1991-2001 1963-2001 -** ** -1991-1999 1994-1997 ** ** ** -1990-2002 1995-2003 1963-2000 1984-2000 1986-2002 1986-2002 1991-2004 1963-2002 1988-1999 1991-2000 1987-2000 1997-2000 1991-1999 1994-2000 1994-2000 1993-2000 1994-2000 -1990-2002 1995-2004 1963-2003 1984-2002 1986-2004 1986-2004 1991-2005 1963-2004 1988-2003 1991-2004 1987-2003 1997-2002 1991-2001 1994-2001 1994-2002 1993-2001 1994-2002 -1990-2006 1995-2004 1963-2005 1984-2004 1986-2006 1986-2006 1991-2007 1963-2005 1988-2003 1991-2006 1987-2005 1997-2004 1991-2002 1994-2003 1994-2006 1993-2006 1994-2006

TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM TARIM

1996 1998 2000 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002

DSİ Genel Müd. Köy Hiz. İl Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DSİ 2. Bölge Müd. DLH İnş. Gn. Müd. DLH İnş. Gn. Müd. Köy Hizmet. İl Müd. Köy Hizmet. İl Müd. Köy Hizmet. İl Müd.

İzmir Muhtelif İzmir-Ödemiş İzmir Seferihisar Bergama Ödemiş Ödemiş Menemen İzmir İzmir ve ilçeleri İzmir ve ilçeleri Karaburun Karaburun Güzelbahçe Bergama Seferihisar Torbalı

Seferihisar Sulama-Toprak Toplamı Ödemiş-Aktaş Baraj ve Tesisleri İzmir Taşkın Projesi Gümüşsu-Ürkmez Prj.(Kavaklıdere Brj) Bakırçay-Kınık Projesi (Sol Sahil Sula.) K. Menderes Projesi K. Menderes- Beydağ Projesi Aşağı Gediz Projesi II.Bölge Drenaj İşleri Taşkın Koruma Taşkın ve Teressubat Kontrolü Göletler (Karaburun-Mordoğan Göleti ) Mordoğan Balıkçı Barınağı İnşaatı Güzelbahçe Balıkçı Barınağı İkmal İnş. Sulama Göletleri (Göçbeyli ) Sulama Göletleri (Ulamış, Ağalardere) Sulama Göletleri (Karakızlar)

Depolama-Sulama Tarımsal Altyapı Depolama-Sulama Taşkın Sulama Sulama Taşkın Sulama Sulama + Taşkın Sulama Taşkın Taşkın Sulama Dalgakıran ve Rıh. İnş. Mend.On. ve Rıh. İnş. Sulama Sulama Sulama

19

TARIM TARIM

2002 2002

Köy Hizmet. İl Müd. Köy Hizmet. İl Müd. TEKEL Genel Müd. İller Bankası Gn.Müd. Etibank Genel Müd.

Bergama-Kınık Dikili Çiğli İzmir Cumaovası İzmir İzmir Menemen Menemen Aliağa Aliağa İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kemalpaşa Menemen Ödemiş Dikili

Bakırçay Ovası, Göçbeyli, Kınık Sul. Altınova Sulaması Çamaltı Tuz Yıka. Tes. İyileş. Yat. Bademli Şişeleme Tesisleri Araştırma Merkezi Alaybey Tersanesi İzmir Y.T. Bakım ve İşleme Tesisi (1) Harmandalı Mezbaa Yapımı Menemen Mezbaa Yapımı Modernleştirme ve Yenileme Prj. Modernleştirme ve Yenileme Prj. Piyale SF6 TM. Ilıca SF6 TM. Piyale-Bornova Kablosu Bostanlı Şemikler Kablosu Işıklar TM'de Trafo Değişimi Soma- Aliağa 380 KV. EİH Urla 1 DM. Tevsii ve Fider İlavesi Kemalpaşa Şebeke Tevsii Menemen Şebeke Tevsii Ödemiş Şebeke Tevsii Dikili Şebeke Tevsii

Arazi Tapulaştırma Arazi Tapulaştırma Tesis İyileş., Şeb. Tevsii Şişeleme Tesisi Makine ve Cihaz Alımı Rıh.Yap. ve Derinkuyu Aç. İşleme Mezbaa Mezbaa İyileştirme ve Modern. Kükürt Giderme , Modern.

** ** 1994-1997 1993-1996 1985-1996 1992-1996 1976-1998 --1989-1997 1994-1999 1992-1997 1992-1997 1993-1996 1994-1996 1995-1996 1996-1998 1994-1997

1990-1999 1997-2000 1994-1999 --1992-1998 1976-1999 1997-1999 1998-2000 1989-2000 1994-2001 ** 1992-1998 ** ** 1995-1998 -1994-1998 1988-1999 1988-1999 1989-1999 **

1990-2001 1997-2005 1994-2000 ---** 1998-2001 1997-2001 1989-2001 1994-2003 ** -** ** --1994-2000 1988-2000 1988-2000 1989-2000 **

1990-2005 1997-2005 ** ---** 1998-2003 1998-2003 1990-2003 1997-2004 ** -** ** --1994-2002 ** 2001-2003 1989-2003 **

MADENCİLİK 2000 İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT İMALAT ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ 1996 1996

1996 T.Gemi Sn AŞ Gn.Müd. 1998 2000 2000 2002 2002 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 TEKEL Genel Müd. İller Bankası Gn.Müd. İller Bankası Gn Müd. Petkim Genel Müd. TÜPRAŞ İzmir Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd.

Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii

1988-1997 1988-1997 1989-1997 1990-1997

20

ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ

1996 1996 1998 1998 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002

TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEAŞ Genel Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEİAŞ Şeb. Müd. TEDAŞ Müd.

İzmir İzmir İzmir Bornova Aliağa Muhtelif Aliağa İzmir Beydağ Kınık Selçuk Bergama Çeşme İzmir İzmir Bornova Aliağa İzmir - Manisa İzmir - Manisa Karşıyaka Torbalı Bergama

Dağıtım Otomasyon Sistemleri Master Planlama Üniversite TM Çevre Hatları Üniversite TM İrtibatı Aliağa Fuel-Oil Santrali Soma-Aliağa EİH Teli Fib.Optikli Aliağa TM'de Fider (Soma) Tahtalı (DSİ) - Alaçatı EİH Beydağ Şebeke Tevsii Kınık + Poyracık Şebeke Tevsii Selçuk Şebeke Tevsii Bergama Şebeke Tevsii Çeşme Şebeke Tevsii SCADA Köy Şebekeleri Ek Tesisler Işıklar TM’de Fider İlavesi ve Tad. Aliağa TM’de Fider İlavesi ve Tad. Aliağa - Manisa EİH Işıklar - Manisa EİH Şemikler GİS TM Aslanlar - Işıklar EİH Bergama II. TM.- Dikili TM.ENH. Mevcut Hat Yerine Fider İlavesi ve Tad. Fider İlavesi ve Tad. Mevcut Hat Yerine Toprak Telli, Fiber Opt. Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii

1992-1998 1992-1998 1996-1998 -1996-2000 ---1986-1999 1986-1996 1986-1996 1989-1997 1989-1997 1992-1998 ---------

1992-1999 1992-1999 1996-1999 1998-1999 1996-2003 1998-1999 1998-1999 -1986-1998 1986-1998 1986-1998 1989-1999 1989-1999 1992-1999 ** --------

1992-2001 1992-2001 ** 1998-2000 1996-2004 1998-2001 1998-2001 2000-2001 1986-2000 1986-2000 1986-2000 1989-2000 1989-2000 1992-2001 1997-2000 2000-2002 2000-2002 --2000-2001 2000-2001 --

1992-2003 1992-2003 ** 1998-2002 ** ** ** ** ---1989-2003 1989-2003 1992-2003 -2000-2003 2000-2002 2001-2003 2001-2003 2000-2003 2000-2003 2001-2002

21

Elekt. TEDAŞ Müd. DLH İş Müd.Cumaovası-H. TEDAŞ Müd. F. 1998 TCDD 3. TCK Genel Müd.Cumaovası Otoyol Etütleri ( İstanbul-İzmir) Adnan Menderes Havaalanı İzmir.ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1996 TEDAŞ Müd. Yeni Yol Yap. TEDAŞ Müd. Elek.Selçuk Yolunda Basmane Afyon Yol Yenilemesi Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii Şebeke Tevsii İdame-Yenileme Etüt-Rehabilitasyon İzmir Şehir Geçişi Etüt Proje (385 km) İş. TCK Kamu Ortak.Böl. Doğalgaz Ege İletim Hattı Körfez Taraması Raylı Sistem Yapımı İzmir . 22 .Baş Müd. TCDD Genel Müd BOTAŞ Genel Müd DLH İş Müd.Altay-Basmane) Köprü yapımı Yol Yenilemesi 1988-1997 1989-1997 1990-1997 1991-1997 1992-1997 1989-1997 1992-1998 1996-1996 -----1968-1996 1992-1998 1995-1999 1992-1996 1991-1997 1985-1997 1990-1997 --- 1988-1999 1988-1999 1990-1999 1991-1999 1992-1999 1989-1999 1992-1999 1996-1999 1998-1998 1998-1999 --1998-1999 1968-1998 ** ** ** ** 1985-1999 ** 1998-1999 1998-1998 1988-2000 1988-2000 1990-2000 1991-2000 1992-2000 1989-2000 1992-2001 1996-2000 1998-2000 1998-2001 --1998-2001 -** ** ** ** ** ** ** ** 1988-2002 1988-2002 1990-2002 1991-2002 1992-2002 1989-2003 1992-2003 1996-2003 1998-2003 1998-2003 2002-2002 2002-2002 1998-2003 -** ** ** ** ** ** ** ** 1998 Karayolları 2.Pınar ve Als. TEDAŞ Müd. EÜAŞ Genel Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. Müd.(16 km) DGBH'nin Uzatılması Tarama ( 9.Böl. İBŞB Tire Torbalı Menderes Urla Aliağa Foça İzmir Menemen Kemalpaşa Bayındır İzmir İzmir Aliağa İzmir Muhtelif İzmir İzmir Muhtelif İzmir İzmir İzmir İzmir-Manisa Tire Şebeke Tevsii Torbalı Şebeke Tevsii (DAPT) Menderes Şebeke Tevsii Urla Şebeke tevsii Aliağa Şebeke Tevsii Foça Şebeke Tevsii İzmir Elektrik Şebekesi Asarlık Şebeke Tevsii Bağyurdu Şebeke Tevsii Bayındır Şebeke Tevsii Küçük Ek Tesis İdame Yenileme Yatırımları Aliağa Gaz Tribünleri Aliağa – Çiğli . TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd. TEDAŞ Müd.2 km F. TEDAŞ Müd.Torbalı .

Ayvalık İzmir Limanı Tarama ve Tevsii Konya-İzmir Doğal Gaz İla.Böl. II. 23 .Böl. 2002 Karayolları 2. İBŞB 2002 Karayolları 2. Seferihisar İzmir . Boru Hattı Sis.Müd. Müd.Kiraz Balıklıova . Müd. Kaplama Yapımı (96 km) Rıht..Ahmetbeyler ( İzmir .Tar.Gar Alt-Üst Yapı İşl. Müd. TCDD 3.(31.Böl.Böl. Müd.Ayd. 2002 Karayolları 2. Müd.Saha Dolgu Kap.Ödemiş . 2002 Karayolları 2. Müd.3 km) Devlet yolu (34 km) Devlet yolu (89 km) Devlet yolu (21 km) Kaplama.ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA 1998 1998 1998 TCDD 3.( Üçyol-Bornova ) Menemen-Manisa Bergama-Soma-Akhisar Belevi-Selçuk-Meryem ana İzmir-Manisa Bornova. Hat.. Depo. Boru Hattı Sistemi Etüdü Yapım (11.58 km) ** ---1991-1999 -** 1994-1998 --1994-1998 1994-1999 1986-1999 1985-1998 ** -** ----1985-1997 1987-1998 1997-1998 1997-2000 1998-2002 1991-2000 -1990-1999 1994-1999 1997-2002 1998-2001 1994-1999 1994-2000 1986-2001 1985-1999 1993-1999 1998-2000 1995-2000 ----1980-1999 ** ** 1997-2002 1998-2004 1991-2002 1999-2000 1990-2000 1994-2000 1997-2005 1998-2001 1994-2002 1994-2003 1986-2003 1985-2001 1993-2001 1998-2002 1995-2002 1998-2005 ---1989-2001 ** ** ** ** ** --1994-2002 1997-2005 1998-2002 1994-2005 1994-2005 1986-2004 1985-2003 1993-2003 1998-2003 1995-2003 1998-2004 2001-2003 2001-2004 2001-2003 1980-2003 2000 Karayolları 2. Tevsii.Böl.Müd. 2002 Karayolları 2. BOTAŞ Genel Müd. 2002 Karayolları 2. Müd.Aydın) Ayr. 2002 Karayolları 2.Onarım (73 km) Otoyol (165 km) Otoyol (109 km) İl yolu (31km) İl yolu (22 km) Devlet il Yolu Onar. Müd.Baş Müd. 2002 Karayolları 2.Y.(91 km) Yeni Ulaşım Yolu (17 km) Köprü Yapımı Köprü Bakım-Onarım Demiryolu İnş. Müd.Urla . Et. Tamamla. 2002 Karayolları 2.Çeşme Otoyolu ( İzmir . İzmir Alsancak İzmir-Aliağa Aliağa İzmir Muhtelif İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Karaburun Dikili Muhtelif İlçeler İzmir H.Böl.Böl.Böl.Baş Müd. Müd. Müd. Müd.Böl. Yenile.Böl.Böl.Onarım (24 km) Kaplama. Müd. Boş.Als.Böl. 2000 2000 2000 DLH İnşaatı Gn.Mordoğan Çandarlı Grubu Köprüleri İzmir Grubu Köprüleri Menemen-Aliağa Çift Hat D.Karaburun Torbalı .pınar .(53 km) Devlet il Yolu Onar. 2002 Karayolları 2.Böl.Turgutlu-Salihli İzmir Çevre ve İzmir Aydın Otoyolu İzmir .Böl. 2002 Karayolları 2.Böl. Raylı Sistem Yap. 2002 Karayolları 2. Yeni Liman Bağlantısı Alsancak .Böl. Müd.Böl..LNG İthal Terminali Aliağa. Müd. 2002 DLH İnşaatı Gn.Çeşme) Ayr. 2002 Karayolları 2. Liman Demiryolu Bağlan. BOTAŞ Genel Müd. 2002 Karayolları 2.

Yap.Şe.Gaz İletim Hattı Nazilli . Eski Foça Yat Limanı Sığacık Yat Limanı Mavişehir Projesi Urla İçme Suyu Selçuk İçme Suyu Dikili İçme Suyu Gümüldür İçme Suyu 79 km Çift. A. Müd.Dalyanköy Yat Yanaşma Otel ve Kaplıcalar (Alaçatı) Foça Kanalizasyon Arıtma Projesi Çeşme Alaçatı Çevre Koruma Prj. 1996 1996 1996 1996 İller Bankası Gn. Müd.İs. 24 . Kap. Turizm Bakanlığı Turizm Bakanlığı Turizm Bakanlığı DLH İnşaatı Gn. Geliştirilmesi Güzelbahçe -Seferihisar Kıyı Bandı Seferihisar (Ürkmez Yat Limanı İnş) Çeşme Balıkçı Brn. H. Etap Şehir içi Banliyö Sist.Müd.İnşaat Etüt Proje .Bölge Müd. Olarak Geliş. İnş.De.Müd. 2. 2002 2002 2002 2002 2002 1996 1996 1996 1996 1996 1998 1998 2000 2000 2000 2000 2002 TCDD 3.Ş Gn Müd. İzmir Muhtelif İller Muhtelif İller İzmir İzmir İzmir Seferihisar Çeşme Çeşme İzmir İzmir Çeşme Foça Çeşme Muhtelif Foça Seferihisar Karşıyaka Urla Selçuk Dikili Seferihisar Aliağa .İs. KEİ.De.ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA ULAŞTIRMA TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM TURİZM KONUT DİĞER K. Turizm Bakanlığı DLH İnşaatı Gn.De. İller Bankası Gn. Raylı Sistem Yapımı 2.Müd. İller Bankası Gn.İs. Müd. DİĞER K. İller Bankası Gn. DİĞER K.Müd. Kap. İller Bankası Gn.İzmir D.İs.Tur. H. (38 km) Altyapı ( 300 ) Altyapı (400) Altyapı (180) Proje Uygulama Altyapı İnşaat Etüt Proje . Kap. Kap.Müd.Müd. Müd.Gaz İletim Hattı Et. Müd.Emlak B. Kap.ETC. DLH İnşaatı Gn. DLH İnşaatı Gn. H.Şe. H.5 Tek Hat Boru Hattı Sistemi Boru Hattı Etüdü Etüt Uygulama Yapım İh. Ilıca Yat Limanı ATAK Projesi Çeşme .Şe.De.Gel.İzmir D.İnşaat Proje Uygulama Altyapı (250 Yat) Altyapı (150 Yat) Konut-Ticaret Mrkz. DLH İnşaatı Gn. Yat L.OECD. DİĞER K. 1992-1998 ----1973-1997 1994-1997 1994-1997 1995-1998 1989-1998 1994-1997 1993-1998 --1993-1997 1995-1998 1995-1999 ** 1987-1996 1989-1996 1987-1996 1992-1997 1992-2000 1998-1999 ---1973-1999 ** 1994-1999 1995-2000 ** 1994-1998 1993-1999 --- 1992-2001 1998-2001 -1999-2000 -** ** ** ** ** ** ** 1999-2001 1999-2001 1993-2002 1992-2003 1998-2002 2001-2003 1999-2002 2001-2005 ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** 1995-2003 ** ---** 1995-2000 1995-2000 1994-1999 ---** 1995-2003 1995-2001 ** ---** 1998 T. BOTAŞ Genel Müd BOTAŞ Genel Müd İBŞB İBŞB TCK Genel Müd.AB.Cumaovası Elektrifikasyon Karacabey.Şe. DLH İnşaatı Gn.

DİĞER K.İs. Menemen Bld. H. Menemen Menderes İzmir Çeşme Menemen İzmir İzmir Dikili Karaburun Bergama Kemalpaşa Torbalı İzmir İzmir Torbalı Muhtelif Gaziemir Kemalpaşa Menemen Aliağa İzmir İzmir Menemen İçme Suyu Menderes İçme Suyu İzmir Kanalizasyon Projesi Çeşme. DİĞER K. H. DİĞER K. Kap.Şe. H.De. DİĞER K. Teknolojik Araştırma 1990-1997 1993-1998 1982-1998 1986-1999 1995-1997 1985-2000 1972-2005 ** ** ** --1996-1997 1988-1998 1995-1997 ** ** 1993-1998 1982-1998 1986-1999 1995-1999 ** 1972-2008 1987-1999 1993-1999 1996-1999 1997-1999 1997-2003 1996-1998 1988-2001 1995-2000 1995-1999 1995-2001 1991-2001 1997-1999 1985-1999 --- ** --** ** ** ** ** ** ** ** ** -1988-2001 1995-2000 1995-2001 1995-2002 1991-2004 1997-2004 1985-2002 1997-2001 1998-2004 ** --** ** ** ** ** ** ** ** ** -** -1995-2003 ** 1991-2005 1997-2002 ** ** ** 1998 İller Bankası 3. DİĞER K. Çelik İş. H. ve Tic. Şebeke+Arıtma+ Deşarj Etüt+ Yapım İşyeri S. Kap. Ok. H.Şe. DİĞER K. H. DİĞER K. H. DİĞER K. 1995-1997 1991-1999 -1985-1999 --- 25 .Is. 1998 İller Bankası 3. Müd. Bakanlığı San.Böl Müd. ve Tic. Bakanlığı San.De. Bakanlığı DSİ Genel Müd. ve Tic. DİĞER K. ve Tic. H. Müd. Köy İçme Suyu Yapım Projeleri Gaziemir Köprülü Kavşak Yapımı Organize Sanayi Bölgesi Organize Sanayi Bölgesi (Deri) Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sit. Bakanlığı Etüt Proje .Alaçatı Kanalizasyon Prj.Test. H.Şe. H. H.İnşaat Arıtma (410 Hektar) Arıtma Altyapı (254 İşyeri) Altyapı (100 İşyeri) 1000 İşyeri Ç. H. DİĞER K.Böl Müd. (Ayakkabıcılar) Kap.İs. DİĞER K.İst. Müd. (Dökümcüler) Küçük Sanayi Sit. De.Böl Müd. DİĞER K. Müd. Katı Atık Yön. İller Bankası Gn. DİĞER K. İller Bankası Gn.Arıt. Müd. Bakanlığı San. H.Ok. H.De. DİĞER K.K. Ana Kuşaklama Kolle. Bakanlığı San.ss Depo. ve Tic. İller Bankası Gn.Şe.. DİĞER K. Kap. T. Şeb. İller Bankası Gn. H. 1996 1996 1996 1996 1996 1996 1998 İller Bankası Gn.Böl Müd. H. Şebeke + Arıtma Yapım Şeb. DİĞER K. DİĞER K.Pom. 1998 İller Bankası 3.İçme suyu. Geliş.DİĞER K. 1998 Büyükşehir Bldiye Bşk. H. DİĞER K. H. DİĞER K.Böl Müd. Müsteşarlığı San. 1998 İZSU Genel Müdürlüğü 1998 1998 2000 2000 2000 2000 2000 2000 DEÜ Rektörlüğü Köy Hizmetleri İl Müd.İs.İs. 1998 İller Bankası 3. H. H. Sanayi Sitesi İzmir İçme Suyu Projesi Çandarlı İçme Suyu Projesi Mordoğan İçme Suyu Projesi Zeytindağ İçme Suyu Projesi Ulucak İçme Suyu Projesi Torbalı Kanalizasyon Projesi EVKA Altyapı Projesi İzmir İçme Suyu Projesi Torbalı'da Mermer Tekno.De.. DİĞER K. DİĞER K. Ç.Hat. Kap. ve Tic.De. Dış Tic. 1998 İller Bankası 3.Ger. San. H. H.İs.Arıt.Şe.

DİĞER K.Müd.Müd.De.İs.Böl.Müd.Şe. H.Müd. DİĞER K. H. H. 2000 İller Bankası 3.Böl. Çeşme Ödemiş Bergama Tire Foça Karaburun Menemen Menderes Kiraz Karaburun İzmir İzmir İzmir Torbalı İzmir Torbalı Seferihisar Seferihisar Ödemiş Bergama Torbalı Urla Çeşme-Alaçatı İçme Suyu Ödemiş Kanalizasyon Bölcek Kanalizasyon Tire Kanalizasyon Yeni Foça Kanalizasyon Karaburun Kanalizasyon Asarlık Kanalizasyon Görece Kanalizasyon Kiraz Kanalizasyon Mordoğan Kanalizasyon Atom. H. 2000 İller Bankası 3.Böl. Rehab. DİĞER K.Müd. Seferihisar İçme Suyu Ürkmez İçme Suyu Ödemiş İçme Suyu Bergama İçme Suyu Ayrancılar İçme Suyu Urla Kanalizasyon Kap. DİĞER K.Müd. 2000 İller Bankası 3. Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+Arıt.DİĞER K. 2000 İller Bankası 3. H. H.Şe. H. H. DİĞER K..De. Mak. H.Böl.İs.Skletron Pet.Şe. Köy Hizmetleri İl Müd. D.Böl. Kanalizasyon Şeb.İs.Müd.Müd.Böl. 2002 İller Bankası 3.Kap. Göl. H. Ar. 2000 İller Bankası 3.Böl. Trans İst. Kor.İs. DİĞER K.Müd. H.İs. Teçhizat Etüd Uygulama Proje Etüd. Şe. 2000 2000 2000 2000 2002 2002 Ege Üniversitesi İBŞB İBŞB Torbalı Belediyesi DSİ 2. Kap.De. Kap.İs. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3.Böl. DİĞER K.Müd.De. H. İçme Suyu Tarımsal Altyapı Art.Böl.Müd. DİĞER K. DİĞER K. H. H. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3. H.Böl.Müd.+Deşarj Şebeke+Arıt. DİĞER K.. DİĞER K. Koll. DİĞER K.Böl. DİĞER K. 2000 İller Bankası 3. Art. Bölge Müd..Böl. 2000 İller Bankası 3.Şe.+Deşarj İnş. 2000 İller Bankası 3. DİĞER K. 1984-1998 ----------1993-1998 ----1993-1998 1993-1998 ---1976-1999 1984-1999 1997-2003 1997-2003 1997-2003 1997-2003 1997-2003 1998-2003 ---1998-2000 1993-1998 1997-2000 1998-2000 --1993-1999 1993-1999 1997-2000 1998-2000 -1976-2000 1984-2000 1997-2004 1997-2004 1997-2004 1997-2004 1997-2004 1998-2005 1998-2005 2000-2005 2000-2005 1998-2002 -1997-2001 1998-2000 1999-2009 2000-2003 1993-2001 1993-2000 1997-2001 1998-2001 1999-2002 1976-2003 -1997-2002 1997-2002 1997-2002 1997-2002 1997-2002 1998-2002 1998-2002 2000-2002 2000-2002 ** -** -1999-2009 2000-2003 1993-2002 1993-2002 1997-2002 1998-2003 1999-2002 1976-2004 2002 İller Bankası 3. AR-GE Merkezi Doğalgaz Etüdü Katı Atık Yönetimi Torbalı Belediyesi Kanal Projesi İzmir İçme Suyu Müteferrik İşleri Tahtalı Brj.Şe. 2002 İller Bankası 3. H. Şeb. DİĞER K.Müd. 2000 İller Bankası 3.Böl.Böl. Havzası Altyapı Prj. DİĞER K. DİĞER K. H. DİĞER K. Kap. 26 . H.Böl. 2000 İller Bankası 3.Böl. H. Art.+Deşarj Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıtma Şebeke+ Arıt.Müd. H. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3.De.Müd.Müd. H. H.

2002 İller Bankası 3.. 2002 İller Bankası 3.Müd.Müd.Müd. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3.Müd. 2002 İller Bankası 3. 2002 İller Bankası 3. DİĞER K.Böl.Müd.Müd. DİĞER K.Müd. DİĞER K. ve Tic. H. Kanalizasyon Şeb. Kanalizasyon Şeb.. DİĞER K.. Mak. H. Teçhizat.Böl. H. Kanalizasyon Şeb.Müd. H.Müd. Organize Sanayi Bölgesi (175 hektar) Organize Sanayi Bölgesi (300 hektar) Kanalizasyon Şeb. Kanalizasyon Şeb. Kanalizasyon Şeb. Kanalizasyon Şeb. H. H. DİĞER K.. H. Kanalizasyon Şeb. 2002 İller Bankası 3. H. H.. Mak. DİĞER K.Böl. Kanalizasyon Şeb. İl Müd. DİĞER K. İleri Araş.Müd. DİĞER K.Böl. DİĞER K. Kanalizasyon Şeb. Teçhizat İnş. ve Tic. DİĞER K..Böl. Mak. H. DİĞER K. DİĞER K. H. Kanalizasyon Şeb. H. H. DİĞER K.Böl. H. İl Müd. DİĞER K. İnş. Jeotermal Enerji AR-GE Test Eğ.. Menderes Menderes Seferihisar Seferihisar Menderes Foça Aliağa Dikili Menemen Bayındır Menderes Menderes Seferihisar Aliağa İzmir İzmir Urla Urla Urla Urla Bergama Ödemiş Gümüldür Kanalizasyon Özdere Kanalizasyon Seferihisar Kanalizasyon Ürkmez Kanalizasyon Menderes Kanalizasyon Foça Kanalizasyon Aliağa Kanalizasyon Çandarlı Kanalizasyon Menemen Kanalizasyon Bayındır Kanalizasyon Tekeli Kanalizasyon Oğlananası Kanalizasyon Doğanbey-Payamlı Kanalizasyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi Teknopark Projesi Tıp Multi Disiplinler Projesi Teknopark İnkübütör Merkezi İzmir Çevre Referans AR-GE Mrkz. 2002 İller Bankası 3. DİĞER K. H.Böl. H.. Kanalizasyon Şeb. 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 DEÜ Rektörlüğü DEÜ Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü İYTE Rektörlüğü San.Müd. H.Müd. DİĞER K.Böl. 2002 İller Bankası 3. Isıtma Sistemi Et. Mak.Böl. DİĞER K. 2002 İller Bankası 3. Yüksek Teknoloji AR-GE Eğitim Mrkz. İnş.DİĞER K. 2002 İller Bankası 3. H. H. H..Böl. Mak. Kanalizasyon Şeb. DİĞER K. Teçhizat İnş. H. 2002 İller Bankası 3. Teçhizat İnş. 2002 İller Bankası 3. DİĞER K. Teçhizat 1991-1999 1991-1999 1991-1999 1991-1999 1992-1998 1992-1998 1993-2000 1993-2000 1993-2000 -------------- 1991-2001 1991-2001 1991-2001 1991-2001 1992-2000 1992-1999 1993-2001 1993-2002 1993-2002 1997-2003 1998-2003 1998-2003 ----1998-1999 1998-2000 1998-1999 --1997-2000 1991-2003 1991-2003 1991-2003 1991-2003 1992-2003 1992-2001 1993-2003 1993-2003 1993-2003 1997-2004 1998-2005 1998-2005 2000-2003 -2000-2003 -1998-2001 1998-2001 1998-2001 -1999-2004 1997-2004 1991-2004 1991-2004 1991-2004 1991-2004 1992-2004 1992-2003 1993-2005 1998-2005 1993-2005 1997-2005 1998-2006 1998-2006 2000-2004 2001-2003 2000-2003 2001-2003 1998-2003 1998-2002 1998-2002 2002-2002 1999-2005 1997-2005 27 .Böl...Müd.Böl.Böl. 2002 İller Bankası 3. DİĞER K. H.Müd. San. Mrkz.Böl. 2002 İller Bankası 3. Teçhizat Mak.

H.Teçhizat -1994-2000 -------1988-1998 1988-2002 1997-2002 1994-2002 ** ------** 1988-2002 1997-2004 1994-2002 1997-2002 1999-2002 -----1988-2001 1988-2002 1997-2004 1994-2002 1997-2003 1999-2004 2000-2004 2001-2004 2001-2004 2001-2004 2001-2006 Proje var Proje var * : Makro Yatırımlar ölçeği 1996 yılı için 100 milyar TL. San. 2000 yılı için 500 milyar TL . İl Müd. Altyapı 150 İşyeri Ç.. DİĞER K. Suyu Temini Prj. H. San. H. H. İl Müd. Altyapı 150 İşyeri Ç. DİĞER K. ve Tic. ve Tic. ** : İlgili yılın yatırımları arasında yer almamaktadır 28 . H. İl Müd. Altyapı İçme Suyu Şeb. İl Müd. İl Müd. San. ve Tic. DİĞER K. Arttır. 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 2002 San. ve Tic. . H. DİĞER K. DİĞER K. H. ve Tic. San. 1998 yılı için 300 milyar TL . San. İl Müd. Altyapı 95 İşyeri Altyapı 100 İşyeri Altyapı 100 İşyeri Altyapı 500 İşyeri Ç. İl Müd.OK. ve Tic. İZSU Genel Müd.OK. ve Tic. DİĞER K. DİĞER K. ve Tic. San.. H. Altyapı 200 İşyeri Ç.O. San. Tire Tire Kınık Bergama Merkez Dikili Torbalı Foça Bayındır İzmir İzmir Organize Sanayi Bölgesi (400 hektar) Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi Küçük Sanayi Sitesi İçme ve Kul. İl Müd.OK. H. DİĞER K.O. San. DİĞER K. 2002 yılı için 1 trilyon TL taban alınmıştır. İl Müd. H. DİĞER K.DİĞER K. İZSU Genel Müd. İzmir Büyük Kanal Projesi 200 İşyeri Ç. Mak. ve Tic. H.

362.000 80.496.582.000 1.848.000 % YATIRIMLARA HARCANAN TOPLAM YÜZDE 19.808.10 Strateji Plan Dönemleri İtibarıyla 100 Trilyon TL Üzerindeki Yatırımların Proje Tutarı Ve Yatırım Harcamaları YATIRIM ADI PROJE TUTARI (MİLYON TL) 172.610.58 97.95 78.97 82 80.4 85 99 82 74.000 110.954.138 31.000 4.05 11.000 1.538.9 4.4 6.5 km Hat ) Aliağa – Cumaovası Elektrifikasyon Karacabey İzmir Doğal Gaz İletim Hattı Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi İzmir İçme Suyu II.000 2.913.003.000 61.845 7.000.600.000 110.3 46. Merhale Müteferrik İşler Büyük Kanal Projesi İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi 18 5.Çeşme Otoyolu (Çevre yolu Dahil) Menemen Aliağa Çift Hatlı Demiryolu İnşaatı ( 31.6 75.036.152.838.8 23.4 Bakırçay Kınık Projesi (Sulama) K.32 27 1.000 1.307.000 1.156.000 104.012 % 2002 YATIRIMI (MİLYON TL) 2.796.014.898 TL .000 97.7 47.208.000 134.84 15. 29 .643.000 19.662.000 8.270.000 105.401.000 2.000.800.000 35.000 1.588.000 110.5 7.6 98.02 5.760.13 78.974 150.016 TL’dir.5 1.000 82.089 547 648.000 694.000 1.6 “Strateji Planı Dönemleri İtibarıyla 100 Trilyon TL Üzerindeki Yatırımların Proje Tutarı ve Yatırım Harcamaları” tablosunda kabul edilen Yıllık Ortalama Dolar Kuru.000 55.7 46.519.943.72 52.89 27.454. 2002 yılı için: 1$ = 1.000 109. 2001 yılı için: 1$ = 1.000 610.135.000 4. Menderes Projesi (Sulama) Aşağı Gediz Projesi (Sulama + Taşkın) Petkim Genel Müd.435.58 15.577.000 79.683.189.000 83.905 110 2001 SONUNA KADAR YAPILAN TAHMİNİ HARCAMA (MİLYON TL) 32.000 682.4 41.700.006.000 601.800.14 16 0.248.000 128.2 97.259.007 270.670.163.8 1.18 0.951.86 0.Tablo 7.000 129. Modernizasyon ve Yenileme Çalışmaları İzmir Elektrik Şebekesi İzmir Çevre Yolu ve İzmir Aydın Otoyolu İzmir – Urla .6 100 16 0.4 141.

.11 Strateji Plan Dönemleri İtibarıyla 100 Trilyon Tl Üzerindeki Yatırımların Başlama Ve Varsayılan Bitiş Yılları YATIRIM ADI 1992 BAŞ. .BİTİŞ TARİHİ 1986-2000 1991-2001 1963-2001 1994-1999 1992-1998 1986-1999 1985-1998 1980-1997 1992-1998 1988-2002 1988-1998 2002 BAŞ.Tablo 7.5 km Hat ) Aliağa – Cumaovası Elektrifikasyon Karacabey İzmir Doğal Gaz İletim Hattı Şehir içi Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi İzmir İçme Suyu II. .BİTİŞ TARİHİ 1986-2006 1991-2007 1963-2005 1994-2004 1992-2003 1986-2004 1985-2003 1980-2003 1992-2003 1998-2002 2001-2005 1999-2009 - 30 .Çeşme Otoyolu (Çevre yolu Dahil) Menemen Aliağa Çift Hatlı Demiryolu İnşaatı ( 31. Merhale Müteferrik İşler Büyük Kanal (İzmir Kanalizasyon) Projesi İçme ve Kullanma Suyu Temini Projesi 1986-1997 1991-1996 1963-1996 1992-1992 1986-1994 1985-1994 1980-1995 1992-1994 1988-1997 1988-1996 1996 BAŞ.BİTİŞ TARİHİ Bakırçay Kınık Projesi (Sulama) K. Menderes-Beydağ Projesi (Sulama) Aşağı Gediz Projesi (Sulama + Taşkın) Petkim Genel Müdürlüğü Modernizasyon ve Yenileme Çalışmaları İzmir Elektrik Şebekesi İzmir Çevre Yolu ve İzmir Aydın Otoyolu İzmir – Urla .

563 -734.504.28 1.553 0 572.) Kalan Ayrılan Proje pay Miktarı 3.573 2007 0 0 0 0 0 0 0 0 0 2008 0 0 0 0 0 0 0 0 0 24.563 -734. Mevcut yatırımlar.805.12 Mevcut Kamu Yatırımlarının Aktarılan Kaynakla Bitirilmesi Öngörüsü (Milyar TL.56 47. kamu tarafından aktarılan kaynak aynı kalmak ve yeni yatırımlar planlanmamak suretiyle ancak 2008 yılında bitirilebilecek ve ayni yılda mevcut kaynaktan 734 trilyonluk harcama yeni projeler için kullanılabilecektir. 2002 İzmir İli Yatırım Projeleri Kitabından Faydalanılarak Düzenleşmiştir.686.225 0 0 16.239 0 185.39 75. Ülkemizde çeşitli nedenlerle kamu yatırımlarının planlanması.59 82.009 3.937 0 0 0 0 2006 0 0 0 0 0 0 0 0 0 951.774.551.873 259 64 0 27.411 2005 223.225 108.3 Kamu Yatırımlarının Ekonomik Değerlendirilmesi Kamu yatırımlarının temel amacı bölgede özel sektör tarafından yapılamayacak ve karlılık amacı gütmeyen ülkenin tüm kesimlerini kucaklayan yatırımlar yapmaktır.649 43.587 49.766 2.050 897 695 9. kaynak aktarımı ve zamanında bitirilmesi hep sekteye uğramaktadır.225 Kaynak: İzmir Valiliği.7. Tablo 7. Burada ise bir bütün olarak 2002 yılında bu projelere ayrılan kaynakların payları ve etkileri üzerinde durulmaktadır.412 1.041 1.180.28 41.352 2.341 8.94 26.373 1.224 0 423.70 87. 31 .375 68. başlanması.601. Strateji Plan alanı içinde öncelikli kamu projelerine ve bu projelerin tanımlarına diğer iki bölümde değinilmiştir.098 18. Bu sebeple de kamu yatırımlarının yörelere sağlaması düşünülen refah ve gelir katkısı gerçekleşmemektedir.78 4.352 12. Bu işlem yapılırken yatırım değeri sıfırlanan sektörlerin kaynakları diğer sektörlere aktarılarak toplam kaynak miktarı muhafaza edilmiştir.847 108.798 31.92 399.707 1.563 -734.221 963.16 100.094.869.352 951.321.00 18. Zira kaynakların etkin kullanılmamasının sonucu olarak ihtiyaç duyulan kamu yatırımları öngörülen sürede bitirilmemektedir.405 0 0 0 11.010 108. yeni projelere başlanılmadığı varsayımıyla mevcut projelerin bitirilmesi öngörüleri de aynı tabloda verilmiştir.340.210 1.838 17.383 2004 298.90 1.287 0 44. Sektörler bazında ayrılan paylar aşağıdaki tabloda verilmiştir.271. Bu pay miktarlarını referans kabul edip.75 4. Yaptığı bu yatırımlar ile hem toplum refahını yükseltmeyi hem de yörenin ekonomik faaliyetlerine katkıda bulunmayı amaçlar ve bu doğrultuda yatırımlar planlanıp uygulamaya başlanır.375 16.181.354 Sektör Tarım Madencilik İmalat Enerji Ulaştırma Turizm Konut Eğitim Sağlık Diğer İzmir Muhtelif iller Toplam 2003 312.161 0 801.320 0 443.384 3.331 0 314.

23 0. 32 .52’dir.81 3.52 2.02 2. Projelere yatırım yapılmaması ancak programda tutulması uğruna fasıllara konan sembolik değerlerin de toplamda yüksek bir yekün yarattığı ortadadır.99 2. Makro Kamu Yatırımlarında İzmir’in Türkiye Genelindeki Yeri Aşağıda İzmir İlinde yapılan kamu yatırımlarının 2001-2003 yılları arasındaki sektörel dağılımının Türkiye geneline oranları verilmiştir.06 0. Özellikle makro yatırımlarda karşılaşılan değer kayıpları oransal olarak da büyüktür.73 0 0 0 2.89 Konut Eğitim Sağlık 5.dpt.9 2. Bu oranda en çok paya sahip olan sektör ise imalat sektörüdür. Hizmet.17 0 15. Tablo 7.31 1.55 4.12 Kaynak : DPT.65 2.65 0.57 0 13.13 İzmir İli Kamu Yatırımlarının Türkiye Genelinde Sektörel Dağılımı (%) Ulaşt.gov.84 0. www.35 3.38 3.05 1. Turizm 1 2001 2 2002 3 2003 0. Bu bağlamda örneğin Güzelbahçe Balıkçı Barınağının mendirek onarım ve inşaatının 2003 yılında bitmesi planlanmışken 2002 yatırım programında bir milyon lira ayrılması yatırımın bitmesi hakkında anılan yıl içinde tereddütler yaratmaktadır. Bunları yanlış yatırım ve yatırım önceliklerinde değişim olarak de belirtebiliriz.tr.57 0. İZMİR İLİ KAMU YATIRIMLARININ TÜRKİYE GENELİNDE YILLARA GÖRE DAĞILIMI 25 Türkiye içindeki yüzdeler Tarım Madencilik İmalat Enerji Turizm Ulaştırma-Haberleşme Eğitim Sağlık Konut Diğer Kamu Hİzmetleri 20 15 10 5 0 1 2 Yıllar 3 2001 yılında yapılan kamu yatırımlarından İzmir’in aldığı pay 2.Kamu yatırımlarının kamusallığının bazı dönemlerde politize edilmesi ekonomik olarak kayıplara sebep olmaktadır.73 0 20.74 4.51 1. 2.19 Diğer K. İl Top.Yıllar Tarım Madencilik İmalat Enerji Haberleş.33 2.06 2.

İzmir İline yapılan kamu yatırımları da geçen yıllara göre artış göstermektedir. Madencilik ve Enerji Sektörlerinde herhangi bir kamu yatırımı yapılmadığı ve bunun yanında Eğitim Sektöründe de önemli bir azalış yaşandığı görülmektedir. İZMİR İLİ KAMU YATIRIMLARININ TÜRKİYE GENELİNDE SEKTÖRLERE GÖRE DAĞILIMI 25 20 2001 2002 15 2003 10 Türkiye İçindeki Yüzdeler 5 0 Madencilik UlaştırmaHaberleşme Eğitim İmalat Enerji Diğer Kamu Hizmetleri Turizm Sağlık Tarım Konut Sektörler 33 .2002 yılında da İmalat Sektörü en fazla paya sahip olmasına karşın oransal değerinde bir azalma olmuştur. Ayrıca 2002 yılının tersine bu sektörde bir artış yaşanmıştır. Sağlık ve Konut Sektörlerinde artış olmasının yanında Eğitim Sektöründe de ciddi bir azalış yaşanmaktadır. Turizm. Ulaştırma. Ele alınan bu üç yıla bakıldığında. 2002 yılının devamı olarak 2003 yılında da İzmir içindeki kamu yatırımlarında İmalat Sektörü yine en çok paya sahiptir. 2002 yılında yapılan kamu yatırımlarına il genelinde bakıldığında ise İzmir’in payında bir artış görülmektedir.

daha önce tanımlanmış alt yöreler bazında sorunların ve potansiyellerin ortaya konulması amaçlanmıştır. sektörel-ekonomik. Özellikle. Alt yörelere ilişkin sorunlar ve potansiyeller. özellikle İller Bankasından aktarılan kaynakların azalma göstermesi sonucu. 1 . Ayrıca bu bilgilerin. yerel gazete ve internet taramaları ile zenginleştirilmesi ve güncelleştirilmesi de yapılmaya çalışılmıştır. STRATEJİ ALT YÖRELERİNİN SORUNLARI VE POTANSİYELLERİ Bu bölümde. finansman kaynakları bulunması konusunda zorluklar çekildiği anlaşılmaktadır. Çiğli ve Karşıyaka’da ise şehirsel gelişim amacıyla. 2001 yıllarında ilçeler düzeyinde yapılan “İzmir İlçelerinin Ekonomik Profili ve Alternatif Yatırım Olanakları” çalışmalarından yararlanılmıştır. Örneğin. Bu sorun ve potansiyellerin belirlenmesinde. Enflasyonun yüksek oluşu.1 Alt Yörelerin Sorunları [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Sorunları Alt yörelerde belediye hizmetlerinin yürütülmesinde. toplanan vergilerle oldukça artmış olmasına karşın. 8. kaynak yaratmada çekilen zorlukların bir başka nedeni olarak gösterilmektedir. Mali sıkıntıların yaşandığı diğer bir belediye Bornova Belediyesinde ise ilçenin kültürel faaliyetlerinin artırılması amacıyla başlatılan inşaatların 1999 yılından beri ortaya çıkan ödenek darboğazları nedeniyle tamamlanamadığı bildirilmektedir. potansiyelleri ve beklentileri analiz edilerek. kaynak yetersizliğinden doğan sorunlar görülmektedir. 2000. ilgili kurumlarla görüşmeler. bunların ne ölçüde il düzeyinde genelleştirilebileceği ve daha önceki bölümlerde ilin ortaya konulan genel sorunları ile ne ölçüde çakışacakları belirlenebilecektir. toplumsalkültürel-yönetimsel-siyasal ve fiziki-sosyal altyapıya ilişkin olmak üzere tüm boyutları ile ele alınmıştır. İzmir Kültür Merkezi ve Patterson Köşkünde yapılacak Halk Kütüphanesi bu tür inşaası bekleyen yatırımlardır. Bornova’da ayrıca emlak vergisi oranlarının düşmesinin de gelirlerin azalmasına neden olduğu belirtilmiştir. İzmir Ticaret Odası tarafından 1999. Konak Belediyesinin gelirleri.8. Böylece bu bölümde alt yöreler ve ilçelere göre günümüz sorunları. nüfusun ve dolayısıyla gereksinimlerin yoğunluğu nedeniyle hizmetin gerektiği gibi yapılamamasından şikayetçi olunmaktadır. projelerin hazırlanmasında.

Uluslararası İzmir Fuarının ise kültürel ve ekonomik özelliklerini yitirerek eğlence ağırlıklı bir işleve dönüşmesi eleştiri konusu olmaktadır. Güzelbahçe'de ise spor tesislerine ihtiyaç duyulmaktadır. Zira. sosyal altyapıyı oluşturan donatı alanlarına ilişkin eksikliklerdir. Narlıdere’de ilköğretim okulu. Karşıyaka’da ise eğitim alanında. Gaziemir’de ise yataklı bir tedavi kurumu bulunmadığı için tam teşekküllü bir devlet hastanesine gereksinim duyulmaktadır. en yakın noter Karabağlar’da bulunmaktadır. Yine idari bir sorun olarak Karşıyaka’da. özellikle de kütüphane ve kültür merkezi eksikliğinden söz edilmektedir. Narlıdere ve Güzelbahçe yöresinde sosyo-kültürel alanlara ihtiyaç vardır. Gaziemir’de Tahtalı Barajı koruma sahasında ise inşaat yasağı olmasına karşın. Çiğli’nin idari yapılarda (hükümet konağı ve vergi dairesi) eksiklikleri bulunmaktadır. Donatı alanları konusunda. idari anlamda yeni ihtiyaçlar doğurmuştur. Gecekondular ve kaçak yapılaşma konusunda ise kent merkezinde ve çeperlerinde önemli sorunlar yaşanmaktadır. ruhsatsız yapılaşmaların olması çeşitli sorunlar ortaya çıkarmaktadır. kapsamları dışında kullanmalarının son yıllarda Karşıyaka’da gelişen hipermarket sektörü nedeniyle zorunlu olarak yaygınlık gösterdiği belirtilmektedir. Buca’da da kaçak yapılaşma sorunu devam etmektedir. Bunun yanı sıra ilçede vergi dairesi de bulunmadığından gelir vergisi mükellefleri vergilerini ödemekte güçlük çekmektedirler. ilköğretim okullarında derslik sayılarının yetersizliği sorun teşkil etmektedir. Balçova. Bu ihtiyaçlardan birisi de noter eksikliğidir. Konak’ta geniş kapasiteli bir kültürel tesisin bulunmaması dikkat çekmektedir. Konak ilçesinde. Gaziemir’de ayrıca son yıllarda ticaret. sanayi ve çeşitli iş kollarındaki hızlı artış. gecekondulaşma ve çarpık şehirleşme olgusunun devam ediyor olması ve bu alanların sağlıklaştırılarak kentle bütünleştirilmesi yönünde hazırlanacak şehirsel yenileme projelerinin hayata geçirilmesindeki güçlükler kent merkezinin önemli sorunlarındandır. küçük işletmelerin aldıkları ruhsatları. Gaziemir’de ise Serbest Bölge gelişme 2 . Balçova’da ilköğretim okuluna. Çiğli ve Karşıyaka’da yaygın olarak sosyo-kültürel tesisler. Bu talebin Buca Adatepe Tekstil Organize Sanayi Bölgesi ile çözülmesi yönünde bir girişimin varlığı bilinmektedir. İdari personel konusunda ise belediyede kadro sıkıntısı çekildiğinden dolayı zabıta hizmetlerinin ihtiyaca cevap verememesi sorun olarak bahsedilmektedir.Yine alt yöre bütününde görülen genel bir sorun da. spor tesisi ve sağlık ocağına. Sanayi gelişim stratejileri açısından Buca’da bir sanayi bölgesi talebi ortaya çıkmıştır. Bunun yanında. Mevcut inşaatların gereksinime oranla % 34’te bulunduğu ve bu düşük konut sunumunun kaçak yapılaşmayı önlemekte yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Buca’da temel eğitimde. okul ve öğretmen açığının bulunduğu belirtilmektedir. Yine Bornova’da göçten ve hızlı nüfus artışından kaynaklanan konut açığının sürmekte olduğundan ve yeni konut alanlarının yetersizliğinden söz edilmektedir.

alanı. Böylece tarım alanları azalmaktadır. Özellikle Karşıyaka ve Çiğli karayolu bağlantısında alternatif güzergahlar geliştirilmemiştir. İzmir Büyükşehir Bütününde. Bunda çevre yolunun henüz tamamlanmamış olmasının da önemli bir payı bulunmaktadır. yaş sebze ve meyve halindeki rüsum. yoğun altyapı sorunları yaşanmaktadır ve yerleşmeler arasındaki karayolu bağlantısı tümüyle yetersizdir. belediye tarafından imar planı sınırları içine alınmış ve bu durumda iki kurum arasında anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştır. Ancak arıtma tesislerinin düzenli çalıştırılmaması ve kaçak yollarla doğrudan deşarjlar. sabah ve akşam zirve saatlerinde yaşanan darboğazlardır. Örneğin. Şemikler. Karayolundan. Balçova’da yapımı devam eden küçük sanayi sitesinin talebi karşılayamayacağı düşünüldüğü için bir diğerine daha gereksinim duyulduğu görülmektedir. Kuzey ve batı aksında dere yataklarında yer alan kaçak yapılaşmanın ortadan kaldırılamaması ve dere ıslah çalışmalarındaki gecikmeler yeni sel baskınlarının ortaya çıkmasına neden olabilecek bir sorundur. afet dışı konularda harcanması sorunların çözümünde olumsuzluklar yaratmaktadır. yasadışı yapılaşmaların da bir sonucu olarak. stopaj gibi kesintiler. Balçova ve Narlıdere’de tarım arazilerinden yeteri kadar verim alınamamaktadır. Bugün 28 adet işletmenin ön arıtma tesisi mevcuttur. Ayrıca Afet Kararnamesi ile belediyelere yapılan parasal desteklerin. Genel olarak kuzeyde. Dolayısıyla. üreticinin ürünlerini değer fiyattan satmasını engellemektedir. yoğun konut alanı uygulamalarına açılması yönünde baskılar vardır. Ayrıca. Karşıyaka girişindeki yetersizliklerden biri olarak görülmektedir. Mavişehir ve Atakent yönünde ulaşım bağlantısının kurulmamış olması. Narlıdere’de ise tarım toprakları bugün var olan büyük rantlar karşılığında el değiştirip yerine “lüks konutlar” yapılmaktadır. Tahtalı Barajı uzak koruma alanında yer alan zeytinyağı işletmelerinin ise çalışmaları yasaklandığı için. körfezdeki kirlilik kaynağının önemli kısmını oluşturmaktadır. alt yörede tarım üreticisinin haklarını koruyacak bir organizasyon/örgütlenme yoktur. Balçova’da tarımsal parsellerin. Şehir içi yollarda yürütülen alt yapı çalışmalarındaki eşgüdümsüzlüğün ve programsızlığın da sorun yarattığı ve kaynak israfına neden olduğu çok şikayet edilen bir sorundur. Tarım sektöründe ise Buca’da tarımla uğraşan kesim. üreticilerin çevre ilçelere giderek ek bir maliyet üstlenmesine ayrıca çevre kirliliğine yol açan bilinçsiz gübre ve ilaç kullanımı ekonomik kayıplara neden olmaktadır. çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadır. 3 . Büyük Kanal Projesinin geliştirilmesiyle birlikte İl Çevre Müdürlüğünce atık suyu olan tüm işletmelerden Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde belirtilen kanalizasyon standartlarını sağlayacak şekilde ön arıtma tesisi kurmaları şartı istenmeye başlanmıştır. afet bölgelerinde önlem alınması konusunda belediyelerin genel olarak dere yataklarının yapılaşmalardan arındırılmasında ve korunmasında yetersizlikler gösterdiği ve sel baskınlarının engellenemediği belirtilmektedir. Asıl sorun.

tanker ve şileplerin atıkları denizi kirletmektedir. Bazı yerlerin kamulaştırma işlemleri yıllar önce yapıldığı halde bölgede oturanların tahliyesi hala gerçekleşmemiştir. Melez ağzı olarak bildirilmektedir. Bunun yanı sıra Büyük Kanal Projesinin arıtma tesislerinden çıkacak çamurun aynı bölgede gübre haline dönüştürülmesi projesi. Konak ilçesinin en büyük topoğrafik sorunu olarak heyelan tehlikesi gösterilmekte. Alternatif toplu taşıma olanaklarının sağlanması açısından İzmir-Karşıyaka arasındaki raylı sistem uygulaması için proje etüt çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanması ve bu ulaşım alternatifinin de güçlendirilmesi beklenilmektedir. Bornova’nın kırsal bölümünde yol şebekelerinin bakım ve onarım eksikliği sorun olarak belirtilmektedir. Çözüm için çok katlı otoparklara gereksinim vardır. Yine kırsal kesimde içme suyu yetersizlikleri bulunmaktadır. Konak’ta şehir içi ulaşımda trafik yoğunluğu ve otopark sorunları yaşanmaktadır. körfez suyunda 2003 yılında 12 ayrı noktadan alınan örnekler üzerinde yapılan incelenmelere göre körfezde sınır değerlerin aşıldığı tek kirli nokta. İlçede çevre. Karşıyaka’da arıtma tesisleri tamamlanmamış bulunduğundan atık suların denize verilmesi devam etmektedir. Çiğli’de. Ayrıca Karşıyaka kıyı bandında daha sık vapur iskelelerinin kurulması gerektiği öne sürülmektedir. Yolların yayalaştırılması ve pazar yerlerinin kurulmasının da yarattığı trafik tıkanıklıkları giderilememiştir. Bornova’da diğer bir sorun da makro yatırımlar açısından Metronun otogara kadar uzatılmamış olmasıdır. Bazı yerleşmelerin karayollarına bağlantı noktalarında köprülü kavşak yapılmamış olması da sorun yaratmaktadır. ilçede. Söz konusu atık suların denize deşarjı sakıncalı görülmekte. çıkacak koku ve gaz nedeniyle yörede endişe yaratmaktadır. Sonuçta. görüntü ve gürültü kirliliği mevcuttur. Karşıyaka merkezde ise iskele ile çarşı arasında yaşanan yoğun yaya trafiğinin rahatlatılmasına gerek duyulmaktadır. Harmandalı Çöp Depolama Alanına giden tüm kamyonların yerleşme içinden geçmesi yoğun bir çevre kirliliğine neden olmaktadır.Karşıyaka’da merkezde yoğun bir otopark sorunu mevcuttur. Karşıyaka-Konak arasında da arabalı vapur bağlantısı kurulması ihtiyacı bulunmaktadır. sınırları içinde kalan Ballıkuyu ve Kadifekale bölgelerinde tehlikeye dikkat çekilmektedir. Yine çevre kirliliği açısından Alsancak Limanına giriş-çıkış yapan gemilerin yeterince denetlenmediği düşünülmektedir. arıtma tesislerinin devreye sokulması istenilmektedir. Körfeze gelen gemi. Bunun yanında. Bazı semtlerin imar planlarının uygulamaya geçmemiş 4 . Mavişehir’de ise konut yerleşmesinin önünde kendiliğinden oluşan balıkçı barınağının düzenlenmesi gerektiği düşünülmektedir. hava kirliliği yüksek boyutlara çıkmıştır. Katı atık sorununun henüz çözümlenemediği ilçede. genel olarak altyapı eksikliğinden ve su deposu gereksiniminden söz edilmektedir.

yasadışı yapılaşmalardan dolayı trafoların yetersiz kalması ve bazı dere yataklarında oluşan çevre kirliliği için önlem alınmaması ilçenin diğer önemli sorunları olarak sıralanmaktadır. Sarnıç Beldesinde görülen kanalizasyon altyapısındaki yetersizlikler. Atıkların denize veriliyor olması Narlıdere’de temel sorunlardan biridir.olması. Çiftçiler açısından yöredeki yeraltı sularının giderek tuzlanması ve azalma eğilimi taşıması sonucunda tarımsal sulamada sorunlar yaşanmaktadır. Ayrıca genel olarak altyapı yetersizliği söz konusudur. Kaynaklar. çevre kirliliğinin önlenememesi ve tesislerin yetersizliğinden dolayı turizm sektöründe gelişme kaydedilememiştir. Altyapı konusunda. planlarda gösterilen yeşil alanların terklerinin yapılmaması ve işlemlerin uzun sürmesi. İyi kalitede sulama suyu yetersizliği vardır ve kaçak kuyu açılması zemin suyunu azaltmaktadır. deniz ulaşımından ve jeotermal suyun ısıtmada yeterince yararlanılmadığından şikayet edilmektedir. sera sahiplerinin termal suları kullanmaları maliyeti artıran bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır. İlçenin önemli sorunları olan ulaşım bağlantılarının kurulmaması ve yol hacimlerinin ihtiyaca cevap verememesi. yoğun yağışların yaşandığı dönemler drenaj sistemi yetersiz kalmaktadır. Büyük Kanal Projesi kapsamında. sanayiden kaynaklanan çevre kirliliği gibi sıkıntılar da ilçenin diğer önemli sorunlarıdır. İlçede. Narlıdere’de kullanılan 5 . Yağmur suyu drenaj şebekesinin. Balçova’da. Gaziemir yöresinde de havaalanının ve sanayi tesislerinin varlığı. Açık kanal sularının ıslahı ve arıtılması için yatırım beklentileri vardır. Bunun yanında. Narlıdere’de arazinin dik olduğu alanlarda ulaşım sorunları yaşanmaktadır. Aynı nedenle depoların üst kısmında kalan konutlara yüksek kottan dolayı su verilememektedir. yöredeki ilçelerle birlikte atıkların denize verilmesini önlemek üzere ek bir arıtma sisteminin kurulmasına gereksinim duyulmaktadır. sıklıkla mevcut yolların trafik yoğunluğunu taşıyamamasına neden olmaktadır. narenciye bahçelerine zarar vermektedir. Elektrikle çalışan motorlara kondansatör zorunluluğu getirilmesi ise yine çiftçiyi zora sokmaktadır. Nüfusun büyüme eğilimine paralel altyapı olanakları arttırılamamaktadır. Narlıdere’de de Balçova’daki gibi sulama konularında sıkıntılar yaşanmaktadır. Kırıklar ve Karaağaç köylerinin yol bağlantıları ve kendi iç yolları yetersiz görülmektedir. Bunun yanında. serbest bölgeye giriş çıkışın yarattığı trafik yoğunluğu. kanalizasyon sisteminden ayrıştırılmaması da sorunlar yaratmaktadır. Jeotermal suların kanalizasyon ve dere sularına karışması. Jeotermal enerjiden konutların yeterince yararlandırılmadığı düşünülmekte ve termal alanın kamulaştırılması öngörülmektedir. Buca’da trafik yoğunluğunun gerektirdiği ölçüde bir yol şebekesinin olmadığından ve toplu taşıma sisteminin yetersizliğinden söz edilmektedir.

Elektrik hatlarında ise eskime söz konusudur. İdari anlamda da var olan Hükümet Konağı ve otobüs garajı ihtiyacı karşılayamamaktadır. trafik yoğunluğu açısından kapasite eksikliği taşımaktadır. körfez hattı vapur işletmesinden yararlanılmak istenmektedir. bu tür tesisler hala eski teknolojilerini sürdürmektedir. İletişim konusunda sıkıntılar yaşanmakta olup. kıyı kesimiyle yol bağlantılarında ve bazı iç yollarda bağlantı eksikliği ve standart düşüklüğü bulunmaktadır. Dikili’de demiryolu ulaşımının 6 . çayır.elektrik enerjisi uygulanması da yaratmaktadır. İzmir İl Çevre Müdürlüğünün belirlemelerine göre. Ayrıca. tütün işletmeleri ve zeytinyağı fabrikaları sayılmaktadır. Donatı alanlarında eğitim açısından ilköğretim okuluna ihtiyaç vardır. Ulaşım konusunda ek olarak. İzmir-Çanakkale yolunun Bergama sonrası. Bu nedenle gerekli çalışmaların yapılıp. kuru üzüm. Bu amaçla. Güzelbahçe’de balıkçı barınağı için arıtma tesisine ihtiyaç vardır. Örneğin. Güzelbahçe’de genel olarak altyapı yetersizliği gözlenmektedir. zeytin potansiyelinin ağırlıklı olarak yağ üretimine uygun olmasına karşın. ilçenin İzmir Büyük Kanal Projesinden yararlandırılması beklenilmektedir. Mithatpaşa Caddesine alternatif olan yolun ivedilikle kamulaştırılması gerektiği düşünülmektedir. Su taşkın ve baskınları açısından diğer 6 büyük derenin ıslahı gerekmektedir. Bunun yanında. Ulaşım konusunda. Bunun bir nedeni olarak sermaye birikiminde ve kullanımında ekonomik girişimciliğin ve organizasyonun etkili olamadığı düşüncesi hakimdir. İlçede kanalizasyon olmadığı için yaygın olarak fosseptik kullanılmaktadır. çevre kirliliğine neden olmakta ve toplumsal maliyeti yüksek. için tarımsal alanda ve seralarda farklı tarifeler üreticiler arasında eşitsizliğe neden olduğu için sorun Ali Onbaşı Deresinin ıslah edilmemesinden dolayı sel felaketleri yaşanmaktadır. yaz aylarında yoğunlaşan nüfus hareketleriyle otopark sorunu artmaktadır. şehirde geleneksel işletmeler şeklinde yürütülen bazı sanayi tesisleri halen eski teknolojilerini korumakla. [B] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Sorunları Dikili ilçesi oldukça yüksek bir potansiyele sahip olmasına karşın sanayi ve ticarette bununla orantılı bir gelişme eğilimi gösterememiştir. Bunlar arasında. Ayrıca bir yat limanı gereksiniminden söz edilmektedir. Hayvancılığın gelişememesinin nedeni ise. mera ve yem bitkileri üretiminin yeterli nitelikte olmaması ve sağlanamamasıdır. verimsiz üretimlerini sürdürmektedir. Dikili’nin Çandarlı beldesinde tarihi kalenin hasarlı olan kısımları onarım beklemektedir. özellikle telefon santrallerinde eksiklikler saptanmıştır. İzmir-Çeşme eski karayolunun otoyolu tercih etmeyen trafik tarafından kullanılması sonucunda aşırı yoğunlukların yaşandığı bildirilmektedir. yaz ayları.

bir diğer neden ise tarımsal ürünlerde kaliteli tohumluk kullanımının yetersiz olmasıdır. Özellikle yaz aylarında Dikili yerleşme merkezinde yoğun olarak otopark sorunu yaşanmaktadır. Bunun nedenlerinden biri tarım alanlarının önemli bir bölümünde toprak tahlili yapılmadan geleneksel gübreleme yöntemi izlenmesi.olmaması da bir eksiklik olarak gösterilmektedir. İl olmak isteyen Bergama’da da demiryolu ulaşımının yokluğundan. cezaların çok düşük olması ve caydırıcılığını yitirmesinden dolayı. Sektörde planlama bulunmaması bazı ürünlerin ekilişlerinde piyasa fiyatlarının baz alınmasından da anlaşılmaktadır. Sanayi sektörü gelişme gösterememiştir. Bu geri kalmışlığın sebepleri arasında sit alanlarının çokluğu. Ayrıca turizmin gelişmesi açısından bir yat limanının ve kış aylarındaki bakımlar için bir marinanın eksikliği ifade edilmektedir. Bu sektörde verimin düşmesinin en önemli nedeni ise hayvanların bilinçsiz bakım ve beslenmesinden ötürü yapılan hatalardır. AliağaBergama. İlçede çiftçilerin tohumluklarını temizleme ve ilaçlama sırasında kullandıkları malzeme eksikliklerinden dolayı tohumlar ya ilaçlanmadan kullanılmakta ya da çevre ilçelerden yardım alınmaktadır. Bergama-Soma demiryolu bağlantılarının olmamasından sorun olarak 7 . Bunun yanında. Ayrıca tarım konusundaki sorunların birisi de zirai mücadele için kullanılan ilaçların çevre kirliliğine neden olmasıdır. Denizyolu taşımacılığının yalnızca yüke dönük olması ve mevcut yük limanının yarattığı çevre ve gürültü kirliliği sebebiyle limanın daha uygun bir yere taşınması beklenilmektedir. Enerji şebekesini yenileme projesi ve Devlet Hastanesinin tamamlanması için ödeneğe ihtiyaç vardır. çiftçi mallarını koruma ile ilgili 4081 sayılı yasanın uygulanmasında. Bunun yanında SSK’ya bağlı bir hastane yoktur ve idari binalar yetersiz durumdadır. Yerleşmede organize sanayi bölgesi olduğu halde kullanılmamaktadır. halkın sanayi bilincine önyargılı ve duyarsız oluşu ve bürokratik engeller gösterilmektedir. Bergama’da siyanürlü altın işletmeciliği konusunda tartışmalar yaşanmakta olup tesis çalışmaya devam etmektedir. Su kaynaklarının yetersiz olduğu Dikili’de dere ve çayların sulama açısından ıslah edilmesine ve drenaj kanalları açılmasına gereksinim duyulmaktadır. geçimlik düzeyini aşamamaktadır. şehir içi elektrik enerji şebekesinde ve de telefon santrallerinde eksiklikler belirlenmiştir. Bunun en önemli nedeni bu sektörde aile işletmelerinin ağırlıkta olması ve sadece birkaç baş hayvan beslenmesidir. Tarımda verim düşmektedir. Hayvancılık. zorluklarla karşılaşılmaktadır. İlçede sosyal ve fiziki altyapıya ilişkin sorunlar olup. Kanalizasyon çalışmalarının tamamlanmamış oluşu güncel bir sorun olarak belirtilmekte ve arıtma tesisinin eksikliği çevre açısından sakıncalı görülmektedir. Telefon santrali ilavesi ve yapımı konusunda teknik eleman sıkıntısı gözlenmektedir. Denizyolu ile yolcu taşımacılığının da. sisteme eklenmesi için araştırma konusu edilmesi gerekmektedir. Yerleşmedeki mevcut bir ilköğretim okulunun tamamlanması için yine ödeneğe ihtiyaç olduğundan bahsedilmektedir.

Bazı köylerde özellikle yaz aylarında içme suyu yetersizliği söz konusu olup Bakırçay havzası sulama projesi kapsamında Kınık’ta yapımı devam eden kanalların tamamlanmamış olması. enerji yetersizliği. ilçede turizm sektörünün gelişmesini engelleyen en önemli sebep fabrika atıklarının çevre kirliliği yaratmasıdır. Bergama’da arıtma tesisi yatırımlarının gerçekleştirilmemiş oluşu. Elektrik enerjisinin Bergama hattından alınması da sorun olarak gösterilmekte ve bağımsız bir hat oluşturulmasının gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Merkezde ve kırsal kesimde kanalizasyon sistemi gereksinimi vardır. tren yolunun limanlara kadar verimli bir biçimde işletmeye girmemiş olması sorunları bulunmaktadır. Kınık’ta kurulacak sanayi tesisleri için ucuz enerjiye ve organize sanayi bölgesi dahilindeki arıtma tesisinin bitirilmesi için ekonomik katkılara ihtiyaç vardır. Yıllarca tütün. Bergama’da yolların bakım ve onarımları amacıyla iş makine tahsisine ihtiyaç vardır. İçme suyu şebekesinin ekonomik ömrünü tamamlamış olması sorun yaratmakta ve kırsal kesimde de yaklaşık % 10 oranında içme suyu yetersizliğinden söz edilmektedir. 8 . dolayısıyla atık sularının doğrudan Bakırçaya deşarj edilmesi. katı atıkları atma. İzmir-Kınık arasında doğrudan ulaşımda da yetersizlikler söz konusudur.söz edilmektedir. Sanayiinin yoğun olması tarıma olan eğilimi azaltmıştır ve tarımsal ve hayvansal ürünlerin pazarlaması yeterli düzeyde değildir. ancak plan sınırları içinde olmayan meskun yerlerde kanalizasyon sorunu yaşanmaktadır. Kınık’ta donatı alanları. Yine aynı şekilde imar planı dışındaki yerleşimlerin su şebekesine bağlanması da diğer bir sorun olarak görülmektedir. Potansiyeli yüksek olan sanayi sektöründe. Bergama-Soma-Akhisar karayolunun yoğun bir trafik taşıdığından. pamuk ve domates üretiminden başka alternatif ürünler üretilememiştir. [C] Gediz Strateji Alt Yöresi Sorunları Aliağa kıyı şeridinde sanayileşme ve şehirleşme hızla artmaktadır. dar ve virajlı oluşundan yakınılmaktadır. Öğretmen ve sağlık personelini kapsayan kamu personeli açığı ve ilçede Devlet Hastanesi bulunmaması bunların başında gelmektedir. yine sorun olarak görülmektedir. Bunların yanı sıra. liman yollarının asfalt ve organize olmaması. Kalkınma potansiyeli olan tarım sektörü alt yapı yatırımlarına ihtiyaç duymaktadır. Kanalizasyon şebekesi yenidir. Zira. hayvancılık alanında temel girdi fiyatları pahalıdır ve hayvansal ürünlerin pazarlama fiyatı düşüktür. plansızlık. Ayrıca ilçede bağlantı yollarının yetersizliğinden ve kaplama sorunlarından söz edilmektedir. personel ve altyapı konusunda eksiklikler vardır. Demiryolu bağlantısının olmaması sorun olarak belirtilmekte. problemleri yoğunlaştırmaktadır. ihracat. Kınık’tan geçen karayolunun Aliağa-Bergama yönünden gelen trafik yoğunluğuna uygun olmadığı ifade edilmektedir.

İlçede arkeolojik ve doğal sit alanlarının geniş yer kaplaması yatırımcıların yer bulmasını zorlaştırmaktadır. 9 . Aliağa’nın yıllık enerji talep artışı Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmektedir. Aliağa Limanı genel anlamda yetersiz görülmekte. mera ve arazi ıslahı. İlçede bulunan memur ve askerlerin konaklamasına yetecek kadar lojman bulunmaması konut sorununu doğurmuştur. Limanda enerji eksikliği bulunmaktadır ve demiryolu bağlantısının limanla ilişkisi kurulmamıştır. İlçe merkezinde ve kırsal alanda kanalizasyon. İlçedeki mevcut meralar zayıf ve yetersizdir. Foça’da. ilçenin ekonomik açıdan kalkınması için hazırlanan projeler ödenek yetersizliğinden uygulanamamaktadır. Aliağa-Nemrut Limanındaki iskelelerin yol bağlantıları yetersizdir ve altyapı sorunları bulunmaktadır. Balıkçılıkla ile ilgili olarak tutulan balıkların değerlendirilmesi için bulunan soğuk hava deposunun kapasitesi yetersizdir. Bunun için soğuk hava deposu ile balıkçı teknelerinin ve diğer teknelerin tamir edilebileceği bir tersaneye ihtiyaç vardır. Gerenköy Belediyesinde çıkabilecek yangınlara zamanında müdahale açısından bir itfaiye aracına ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca ilçenin belediye personeli sayısı yetersizdir. arıtma ve düzenleme eksiklikleri bulunmakta. İlçede görülen bu kirlilik. İzmir’in toplam enerji sarfiyatının yarısından fazlasına sahip olan ilçede. petrol sızıntılarından ve sanayi kuruluşlarının atıklarından kaynaklanmaktadır. Adnan Menderes Havalimanının ilçeye uzak ve Askeri Eğitim alanlarının da yakın olması olarak belirtilmektedir. Ayrıca bir balıkçı barınağına gereksinim duyulmaktadır. Foça’da yerel halkın dinlenebileceği park alanlarına ihtiyaç vardır. sulama. sonuç olarak. üretim planlaması ve zirai müdahale ve DSİ sulama alanlarındaki 1. yatırım önceliği kazandırılması istenilmektedir. yeraltı suyu ve deniz kirliliği yoğun bir şekilde görülmektedir. İlçedeki sağlık kuruluşları için hizmet binası ve aracına ihtiyaç vardır. sınıf tarım arazilerinin yapılaşmaya açılmasıdır. Sağlık hizmetleri açısından da kurumlaşma düzeyi yeterli değildir.Aliağa’da yüksek eğitim kurumlarının bulunmaması önemli bir eksiklik olarak görülmektedir. İlçenin tarımla ilgili sorunları. Foça’da talepleri karşılayacak bir limana ve mevcut balıkçı teknelerinin ihtiyacını karşılayacak bir balıkçı barınağına ihtiyaç vardır. Nemrut Limanı 5 adet iskele daha alabilecekken bunların olmayışı sorun yaratmaktadır. Var olan turizm potansiyelinin yeterli düzeyde değerlendirilememesinin nedenleri arasında. İlçenin deniz hudut kapısının bulunmaması da bir sorun olarak belirtilmektedir. kanalizasyon ve arıtma projeleri finansman beklemektedir. İlçede toprak. Halkın ihtiyaçlarını gidermesi için bir pazar yerine gereksinim duyulmaktadır. enerji konusunda eksikliklerden ve sıkıntılardan söz edilmektedir. Projesi olmasına karşın balıkçı barınağının henüz yapılmamış olması güncel bir sorundur. Ayrıca ilçede turizme yönelik yatak kapasitesi de yetersizdir. Aliağa’da yeterli düzeyde altyapı tesisi yoktur. İlçe balıkçılığının sorunlarından bir diğeri de koruma altına alınmış belli bölgelerde avlanma yasağının olmasıdır.

Menemen’de yüksek öğretim düzeyinde okula. Karagöl ve Kuş Cenneti. söz konusu atıklarının Gediz’de meydana getirdiği kirlenme ile tarımsal araziler zehirlenmekte ve verim düşüklüğü yaşanmaktadır. İzmir-Foça karayolunun onarım çalışmalarına gereksinimi vardır. Buna ek olarak yol kaplamalarında ve otopark alanı sağlanması konusunda sorunlar bulunmaktadır. Kanalizasyon projesi uygulanmaya başlamıştır. Manisa Organize Sanayi Bölgesinin atıkları Menemen çevresini olumsuz etkilemekte. Ayrıca tarımsal arazilerden arazi tasfiyesi adı altında kum alınması verimli toprakları azaltmakta ve ürün kalitesini bozmaktadır. 2000 yılı Haziran ayında tamamlanması öngörülen Menemen-Aliağa çift hatlı demiryolu inşaatı ödenek yetersizliğinden dolayı tamamlanamamıştır. Kuş Cennetindeki başlıca sorunlar. petrol istasyonları. 10 . Menemen’in bazı beldelerinde içme suyu talebinin karşılanamaması ve ilçe merkezinin içme suyunda sertlik derecesinin yüksek olması da ilçenin altyapıya ilişkin sorunları arasındadır. İlçe merkezinde bazı bölgelerde yaya kaldırımları yoktur ya da düzensizlikler söz konusudur. İzmir bağlantısı için Gediz Nehri üzerine yapılmış köprünün kullanımının sağlanamaması ve sulama kapasitesinin düşüklüğü diğer güncel sorunlar olarak dikkati çekmektedir. sahada hayvan otlatılması ve cezaların düşük olması nedeniyle sürü sahiplerinin engellenememesidir. yasak avlanmanın kontrol altına alınamaması. Kanalizasyon projesi onaylanmış ancak ihale edilmemiştir. Atık su önemsenmesi gereken bir sorundur. Menemen’de çalışanlar İzmir’de oturduğu için harcamalar İzmir iline kaymaktadır. Bazı beldelerinde toplu ulaşım siteminde eksiklik hissedilmektedir. Ayrıca dere yataklarında da sorunlar mevcuttur. yat limanı projesinin uygulanmayı beklemesi. yeterli büyüklükte Hükümet ve Belediye binasına ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir.Bugün için bazı ilçe merkezi yollarında ve köy bağlantılarında kaplama sorunları yaşanmaktadır. İlçe merkezinde yol şebekesi yetersizdir. yaz aylarında tatlı su eko-sistemlerini oluşturan sazlık alanlarda suyun yetersiz oluşu. Kanalizasyon şebekesinin tamamlanmamış oluşu. Bu durumdan ilçenin ekonomisi olumsuz yönde etkilenmektedir. Ayrıca şehirler arası karayolu üzerinde alt ve üst geçit eksikliği saptanmıştır. İlçe sınırları içinde bazı beldelerde de kanalizasyon problemi yaşanmaktadır. Ancak arıtma tesisi bulunmamaktadır ve dolayısıyla sanayi atıkları arıtılamamaktadır. Tarım arazilerindeki düzensiz ve izinsiz yapılaşma. tanıtımının yeterli düzeyde yapılamaması nedeniyle beklenen düzeyde turist çekememektedir. Sürü sahipleriyle ilgili olan sorun Bekir Köprü ve Kozluca Seddesinde bulunan köprülerin kalkmasıyla çözümlenecektir. konut yapıları. sınai tesisler kurulması tarımı olumsuz etkilemektedir.

Menderes ilçesinde sebze–meyve halinin kurulması büyük bir ihtiyaçtır. Ancak çeşitli sektörlerin giderek artan enerji istekleri. resmi kuruluşlar arasında koordinasyonun oluşturulamaması ve mali desteğin yetersizliği gibi nedenlerle bugüne kadar etkili bir uygulama sağlanamamaktadır. İlçenin doğusunda bulunan Kızıl beldesi ve Torbalı’nın kuzey uzantıları. doğa turizmi açısından değerlendirilemeyen bir kaynaktır. Kanalizasyon şebekeleri açısından gerek ilçe merkezinde. İlçe merkezinde su şebekesinin eski oluşu ve nüfus artışları nedeniyle içme suyu sorunu yaşanmaktadır. 11 . Tahtalı Barajı Havzasının Koruma Yönetmeliği çıktıktan sonra. Ayrıca arıtılmadan Nif Çayına verilen atık sular yoğun kirlilik yaratmaktadır. personel sayısı ve araç tahsisinde eksiklikler sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bağımsız hizmet binalarının (Hükümet Konağı gibi) bulunmaması. Tüm yerleşim birimlerinin elektrik enerjisi isteği karşılanmaktadır. Genel olarak ilçe merkezinde altyapının güçlendirilmesi gerekmektedir. Tekeli Beldesinde tarımsal üretime maddi teşvik sağlanması ve bilimsel nitelikli tarımın yapılabilmesi için köylünün bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Kirlilik yükü açısından genel arıtma tesisinin inşa edilmesi. evsel atıklar hala büyük bir sorundur. Kemalpaşa’da çevre kirliliğinden dolayı gelecekte tarım alanlarının giderek yok olması ve diğer kaynakların da kirlenmesi tehlikesi vardır.[D] Gediz –Nif Strateji Alt Yöresi Sorunları Kemalpaşa’da hızlı gelişen sanayi sektörü. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Menderes ilçesi kamusal örgütlenme olarak çok geride ve yetersiz şartlarda hizmet vermeye çalışmaktadır. ivedilikle gerçekleştirilmesi beklenen bir projedir. Endüstriyel atıkların çoğunun kontrol altına alınmasına rağmen. Kemalpaşa’da eski İzmir-Ankara karayolu geçişinin standardının düşük oluşu sorun yaratmakta ve İzmir-Salihli karayolunun yeniden düzenlenmesi ve yapımının tamamlanması gerektiğinden söz edilmektedir. Bu sorunun yakın gelecekte artarak devam edeceği düşünülmekte olduğundan Yiğitler Barajı’nın yaşama geçmesi önem taşımaktadır. çevre koruma önlemleri alınmadan doğal kaynakların bilinçsizce kullanılmasına yol açmaktadır. Bazılarında ise şebeke yenilenme gereksinimleri sürmektedir. gerekse beldelerde yetersizlikler gözlenmektedir. politik baskılar. Özdere Beldesindeki turizm bölgesinin kalkınmasıyla birlikte yatak kapasitesi de artırılmalıdır. yakın geleceğin sorunu olarak görülmektedir. [E1] K. ruhsatlı-ruhsatsız yapılaşmayı önlemek amaçlı pek çok çalışma yapılmış olmakla birlikte. Günlük 25 ton olan katı atığın depolanabilmesi için daha önce tespit edilen çöp depolama alanının en kısa zamanda tamamlanması önem arz etmektedir.

Ayrıca. 12 . bu projenin uygulanmasında sağlık açısından sakıncalı olacak boru malzemesi kullanılmıştır. Elektrik şebekesinde de eskilik ve düzensizlikler bulunmaktadır. Kent merkezinde. içme suyu şebekesi eski ve gereksinimi karşılayamamakta dolayısıyla ilçeye bağlı 15 yerleşim merkezinde yaygın olarak içme suyu sıkıntısı bulunmaktadır. Yeni otoyol inşaatı ödenek yetersizliği ve hukuki sorunlar nedeniyle hedefine erişmemiş bulunmaktadır. yakın gelecekte sorun yaratacaktır. Rezervler yeterli olmasına karşın. Selçuk telekomünikasyon hizmetlerinin iyileştirilmesi için parçalı olarak fiber optik kablo çekilmesine gereksinim duyulmaktadır. İlçenin denize olan bağlantısının arzu edilen nitelikte olmadığı ve ilçe merkezinden geçen E-24 karayolu ile kent içi yol şebekeleri bağlantısını sağlayacak kavşak düzenlemeleri ve üst geçitlerin yeterli olmadığı belirtilmektedir. Bu durumlar turizm açısından da olumsuz etkiler yaratmaktadır. Karayolu inşaatları uzun sürelere yayılmaktadır. 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması hakkındaki yasadaki para cezaları yetersizdir ve caydırıcılığı yoktur dolayısıyla üreticinin mağduriyeti bulunmaktadır. havzayı tehdit altında tutmaktadır. Tahtalı Barajı koruma havzasında altyapı. Şehirsel gelişim. Selçuk şehir merkezinde ve köylerde tam otomatik şebeke yatırımına ihtiyaç vardır. Torbalı ilçe merkezinde yol şebekesinin yetersizliği ve otopark sorunları mevcuttur. Planlı olarak geliştirilmiş bir kanalizasyon sistemi bulunmamakta ve parçalı olarak kanalizasyon sistemi yetersizlikleri bulunmaktadır. Ancak bölgede turizm işletmecilerine tahsisat yapılmamıştır. Bu konuda önlemlerin alınması ve Fetrek çayının temizliğinin sağlanması ilçe ve Pamucak için önemlidir. İçme suyu şebekesi yenilenmiş olmakla birlikte.Menderes’te Tahtalı Barajı Koruma Havzası kapsamında 4 belediye bulunmaktadır. Arıtma tesisi bulunmamakta ve katı atıklar için atık alanı eksikliği hissedilmektedir. özellikle kanalizasyon ve arıtma sistemleri ile ilgili önlemlerin yeterli düzeyde alınmamış olması yakın gelecek açısından bir sorundur. Balıkçılık konusunda ise Pamucak’ta küçük tekneler için balıkçı barınağı eksikliği duyulmaktadır. Selçuk’ta Pamucak bölgesi ilgili bakanlıkça Turizm Yatırım Alanı içerisine alınmıştır. yaya kaldırımları eskimiş ve bakımsız durumdadır. aşırı sulama nedeniyle yeraltı su seviyesi düşmektedir. çevre kirliliğine neden olmaktadır. Ayrıca yağmur suyu drenaj şebekesinin eksikliği hissedilmektedir. İlçede genel olarak altyapı yetersizliğinden söz edilmektedir. Projenin tamamlanması için ödeneğe ihtiyaç vardır. Yoğun otopark sorunu yaşanmaya başlanmıştır. Turistik değer taşıyan Pamucak sahiline dökülen Fetrek Çayına bırakılan atıklar. Özellikle Torbalı Organize Sanayi Bölgesinin ve giderek artan sanayi tesislerinin gereksinimi olan enerji.

Dağlık alanlardaki stabilize yolların tamamlanması ile standardı düşük ova yollarının geliştirilmesi ve onarımı çözüm bekleyen sorunlardır. Kanalizasyon sistemi oldukça eski olan ilçe merkezinde. elektrik. Yine ilçede içme suyu şebekesinin bakımına ve yenilenmesine gereksinim duyulmaktadır. İlçe sınırları içinde yeraltı sıcak su kaynaklarının atıl durumda bırakılması ve ilçenin su bentleri-barajlarına olanaklı akarsu kaynaklarına sahip olmasına karşın sulama çalışmalarına yönelik hiçbir bendin bulunmaması sorun olarak belirtilmektedir. Bu durum tarımsal arazilerin heba edilmesine. kanalizasyon altyapısı konusunda sorunlar mevcuttur. Ayrıca ilçede tarım arazileri sanayi bölgeleri ile iç içe durumdadır.000m2’lik alana sahip organize sanayi sitesine ihtiyaç olduğu belirtilmektedir. İlçede ekonomik sektörler açısından sorunlara ve taleplere bakıldığında. sanayi sektöründe. ödenek yetersizliğinden dolayı tamamlanamamaktadır. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Bayındır’da belediyenin gelirleri yetersiz olduğundan cari harcamaların dışında gerekli yatırım harcamaları yapılamamakta. İlçede su. çarpık şehirleşmeye ve sanayileşmeye yol açmaktadır. Torbalı-Bayındır-Ödemiş karayolunun düşük standartlı olduğu ve bu yolların etüt ve projesinin tamamlanarak yatırım programına alınması gerektiği belirtilmektedir. Tarım sektöründe kuraklık nedeniyle ekonomik yönden çöküntü görülmekte. inşaat sektöründe ise şehrin gelişiminde gerek duyulan kum-çakıl kaynaklarının azalması sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Jandarma Komutanlığına ek bina) ve sayı ve nitelik olarak spor tesisi yetersizliği bulunmaktadır. şehrin gelişiminin yarattığı ihtiyaçlar karşılanamamaktadır. Mevcut spor tesislerinde de bakım ve onarıma ihtiyaç vardır. orta ölçekli 20-30 firmanın faaliyet göstereceği 20. Yine yayla turizmi için potansiyel taşıyan köylerde ve ılıca bölgelerinde ulaşımın yetersiz olduğu ifade edilmekte ve yol sorunlarının giderilmesi beklenilmektedir.[E2] K. Devlet Hastanesine yapılan ek bina inşaatı. Projenin tamamlanması halinde artacak işgücünün konut ihtiyacını karşılamaya yönelik yatırımlar gerçekleştirilmemiştir. Yerleşmenin önde gelen problemlerinden biri de ulaşımdır. 13 . Tire’de 1993 yılında yatırım programına alınan organize sanayi bölgesinin çalışmaları hala devam etmektedir. Ayrıca çöp depolama alanı ihtiyacı olduğu ve radyo-televizyon yayınlarının izlenmesinde zorluklar çekildiği ifade edilmektedir. Yeraltı su seviyesi yoğun kullanım nedeniyle sürekli bir düşme göstermektedir. belediye hizmet binası. Bayındır’da idari bina (hükümet konağı. kanalizasyon ve arıtma tesisinin etüt ve proje aşamalarının tamamlanarak uygulamaya geçirilmesi beklenilmektedir. Özellikle zeytin bağları arasındaki yolların geliştirilmesi istenilmektedir.

Ticaret ve üretimin gerçekleşmesini sağlayan organizasyonları oluşturan firmalar. K. ambalajlanması ve pazarlanması konusunda üreticiye destek olacak ve gerekli araştırmaları yapacak bir merkez bulunmamaktadır. Emniyet teşkilatı için. Ödemiş’te ekonomik sorunlar. ürünün ihraç niteliğine sahip olup olmadığını kontrol ettirmek mecburiyetinde kalmaktadırlar ve bu husus önemli ölçüde zaman ve para kaybedilmesine neden olmaktadır. Tüm ilçenin gereksinimi açısından telefon santralı yetersizliği güncel bir sorun niteliğindedir. Bunlardan biri inşaatı devam eden kapalı spor salonu diğeri de Bölge Devlet Hastanesi yapımıdır. Askerlik Şubesi binası. İstihdam alanının sınırlı olması ve işsiz sayısının giderek artması ilçenin önemli bir sorunudur.İlçede belediyeye ait 500 ton kapasiteli bir soğuk hava deposu bulunmasına rağmen. İlçe merkezindeki trafik düzenine ilişkin sorunların varlığı belirtilmektedir. Hükümet Konağı. Menderes havzasına ilişkin taşkından korunma ve sulama projelerinin eksikliği sorun olarak görülmekte ve susuzluk sorununa karşı önlemler alınması için K. Menderes havzasının tümüne yönelik stol tipi bir havaalanı beklentisi bulunmaktadır. bu depo ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Dağ köylerinde ürün yetiştirilen arazilerden kadastro geçmemiş olması Orman İdaresiyle çiftçiler arasında anlaşmazlıklara yol açmaktadır. Kültür Bakanlığına bağlı kütüphanede araç ve gereç bakımından sıkıntı çekilmektedir. İhracatı Geliştirme Müdürlüğü bulunmasına rağmen ihracatçılar. Ülkede yaşanan krizlerin etkisiyle ilçede üretim ve mal talebi durmuştur. işlenmesi. Tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi. Yine bazı köylere olan yol bağlantılarında standart düşüklüğü ve kaplama sorunları yaşanmaktadır. Tire Kültür Merkezi inşaatı da yarım kalan bir diğer yatırımdır. İlçede yapımına başlanan projeler ödenek yetersizliğinden tamamlamamıştır. Genel olarak ilçede altyapı yetersizliklerinden söz edilmektedir. 14 . karakol binası ve polis lojmanları binalarının yapımına başlanmış ancak bitirilememiştir. kaynak yetersizliğinden. dar alanlarda faaliyet göstermektedir. iç ve dış ekonomik krizlerden. İlçede birkaç firmanın dışında ihracatla ilgilenen firmanın olmaması şirketleşme düzeyinin düşük olduğunun bir göstergesidir. Tire ilçe merkezinde kanalizasyon şebekesi eski sistem özelliği taşımakta ve mevcut talebi karşılayamamaktadır. Menderes nehri üzerinde sulama amaçlı bir barajın yapımı beklenilmektedir. İzmir Zirai Karantina Müdürlüğünden Enspektör Belgesi olan Ziraat Mühendisi getirerek. K. Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri Tire Grup Başkanlığı hizmet binası yetersizdir. Tire’ye bağlı 10 köy yerleşmesinde içme suyu sıkıntısı ve kırsal kesimde parçalı olarak elektrik enerjisi eksikliği bulunmaktadır. İlçede. ekonomi alanında bilgi birikimi ve girişimci yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Tire-Selçuk karayolu güzergahının standardı düşüktür.

dağ köylerindeki orman kadastro çalışmalarının kısmen tamamlanmış olması orman ve dağ köylerinde kestane üretimini artırmıştır. Tarımsal arazi yetersizdir ve düşük tarımsal arazi miktarı alternatif ürün yetiştiriciliğini zorlaştırmaktadır. Ayrıca tarımsal ürün fiyatlarındaki aşırı dalgalanma. Sözleşmeli ürün yetiştiriciliği konusunda yasal dayanak bulunmadığından üreticiler mağdur olmaktadır. ÖdemişBeydağ-Denizli ve Ödemiş-Bozdağ-Salihli karayollarının düşük standartlı oluşu. Torbalı-Bayındır-Ödemiş-Kiraz-Denizli karayolunun tamamlanmaması ve genel olarak yollardaki kaplama eksiklikleri sorun olarak gösterilmektedir. yem. çiftçi ailelerinin uzun süre zilliyetinde bulunan yerleşim merkezlerinde olması. Ayrıca İzmir-Ödemiş demiryolunun eskimiş raylarının yenilenmesi beklentisi bulunmaktadır. Ürünlerin depolanmasında. başka bölgelerdeki tesislerde işlenmekte ve satın alınanın iki katı fiyata piyasaya sürülmektedir. Ödemiş Hayvan Hastanesi ve Tarım ve Köy İşleri İlçe Müdürlüğü binası ile ilgili herhangi bir harcama ve çalışma yapılmamıştır. Yine patates üretimi konusunda bir diğer sorun da. istikrarlı bir üretimi engellemektedir. Ödemiş ilçe merkezinde ve parçalı olarak köylerinde içme. Beydağ’da ekonomik gelişimi sağlayacak potansiyeller ve bu potansiyellerin değerlendirilmesi konusunda sıkıntılar vardır. Patatesin muhafazasında kullanılacak bir soğuk hava deposuna ihtiyaç vardır. patates tohumunun dışarıdan getirilmesi nedeniyle yaşanan tohum sıkıntısıdır. Bir diğer sorun da organize sanayi bölgesinin altyapısına ilişkin eksikliklerin giderilmediği tarzındadır. İlçede sütü. soğuk hava deposunun bulunmaması nedeniyle sorun yaşanmaktadır. Pazarlama konusunda halkın bilinçli olmaması zaman zaman kendilerinin zarar görmesine sebep olmaktadır. Ödemiş’te toprak tahlil laboratuarının bulunmaması da sorun olarak gösterilmektedir. İlçede patatesin ve dağ köylerinde geniş çapta üretilen kestane ve fidanın ihraç imkanı yaratılamamıştır. pazarlama sorunu ortaya çıkmaktadır. Bununla beraber. Kestane ağaçlarının genelde orman alanlarında. Ödemiş çevre yolunun tamamlanmamış oluşu. Yetiştirilen incir ve kestanenin yurtdışına pazarlanmasında da sorunlar vardır. Halk bu konuda bilinçlendirilmelidir. sulama suyu ve kanalizasyon altyapılarında sorunlar yaşanmaktadır. 15 . Tohumluk ve yem konusunda halk devletten destek beklemektedir. Tohumluk. ilaç girdilerin pahalılığı yanında süt fiyatlarının düşük olması üreticileri zarara sokmaktadır. Karayolları açısından. mandıralar dışında işleyecek bir fabrika olmadığından bölge sütleri dışarıdan gelen tüccarlar tarafından çok ucuz fiyatlara satın alınmakta. Bulunan maden kaynakları değerlendirilememektedir. kestane aşılanması çalışmalarında görevlilerin çeşitli güçlüklerle karşılaşmalarına neden olmaktadır. İlçede organize sanayi bölgesi yoktur.İlçede yaygın olarak yetiştirilen patatesin üretimi fazla olduğu için.

Kiraz ilçesinde tarım sektörü iklimden etkilenmektedir. Altyapı konusunda. süt üretimi ve pazarlamasındaki dağınıklık ortadan kalkmıştır ve ilçede sadece süt ürünleri üzerine soğuk hava deposu vardır.Yaygın olarak yapılan süt inekçiliği konusunda ahırların ilçe merkezinde ve evlerin altında olmasından dolayı koku ve çevre kirliliğine neden olmaktadır. Bozdağ kayak tesislerine Kiraz’dan yol bağlantısı kurulması. Genel olarak altyapı yetersizliklerinden. tüccarlara ya da Kiraz. Merkeze yakın yerlerde kurulmuş olan zeytinyağı imalathanelerinin yaydığı koku ve kimyasal atıklar çevre sorunu yaratmaktadır. İlçeye bağlı kırsal yerleşmelerin bazılarında bol miktarda su bulunurken özellikle dağ köylerinde içme suyu sıkıntısı yaşanmaktadır. Kiraz-Ödemiş karayolunun standardı düşüktür. Tarımsal ürünler. tarımsal üretim ve hayvansal ürün yeterliliği açısından önemli kaynaklara sahiptir. yapılaşmayı teşvik etmektedir. kanalizasyon şebekesindeki sorunlardan ve sulama olanaklarının darlığından söz edilmektedir. ebe ve hemşire açıkları bulunmaktadır. Elektrik kesintileri de ilçede görülen bir diğer sorun olarak dile getirilmektedir. Kiraz. ilçe ekonomisine katkı sağlayacak bir altyapı olarak görülmektedir. Yine bazı köylerde tarımsal sulama konusunda sıkıntı bulunmaktadır. Alaçatı’nın kendine özgü bir mimarisi olduğu halde yeni yapılara bu tarz yansıtılamamıştır. Kırsal kesimlerde tütüne getirilen kota nedeniyle bu ürünün ekilmesinden vazgeçilmiştir. Süt üreticileri arasında birlik olmadığından süt fiyatları düşüktür. Kiraz’da içme suyu ve kanalizasyon şebekelerinin yetersizlikleri bulunmaktadır. İlçede sit alanlarının yoğunluğuna karşın. ancak bu yeterli olmamaktadır. büyük yatırımcıların ilçeye yatırım yapmasını engellemektedir. Ancak ilçede düzenli olarak iklim şartlarını belirten meteoroloji kurumu bulunmamaktadır. Bununla beraber. İlçe merkezinde içme suyu şebekesinde sıkıntılar yaşanmakta ve Beydağ sulama barajının bitirilmemiş olması da sorun olarak gösterilmektedir. ilçenin merkez ve köylerinde öğretmen. [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Çeşme’nin kıyı kesiminde gerek ikincil konutların çokluğu. Ayrıca. El değiştiren arazilerde en önemli sorun hızla büyüyen yapılı alanlar ve bu alanların yeşillendirilmesinde yetersiz kalınmasıdır. Beydağ ilçesinde Beydağ-Ödemiş ve Beydağ-Nazilli karayollarının standardı düşüktür. Ödemiş ve Beydağ gibi yakın ilçe pazarlarına satılmaktadır. Turizmden kaynaklanan yüksek arazi rantı nedeniyle araziler sürekli el değiştirmekte ve dolayısıyla tarım arazileri atıl kalmaktadır. Mevcuttaki birçok kamu yatırımı ise ödenek yetersizliğinden tamamlanamamıştır. turizmin bölgede oluşturduğu rant. Kesimlik hayvanlar ilçe kasapları tarafından pazarlanmakta. 16 . fakat pazarlama konusunda zayıftır. Ancak 2001 yılı itibariyle. gerekse turizm yatırımlarına uygun büyük arazilerin olmaması.

Karaburun’da. arıtma ve ishale hatlarıyla birlikte tamamlanmamış olması ve tarım için yeraltı sularından yeterince faydalanılamaması sorun olarak belirtilmektedir. Bu sebeple Alaçatı. Dalyan. Çeşme’de özellikle yaz aylarında. Ayrıca teknik eleman yönünden eksiklik yaşanmaktadır. Bu tarz bir makro yatırım olarak Çeşme’de yapımına başlanan stol tipi havaalanının inşasının yarım kalması da dikkat çekmektedir. Ayrıca ilçede elde edilen ürünlerin depolanması için soğuk hava deposuna ihtiyaç vardır.000 araçlık bir hacme yükselmekte. rüzgar tribünlerinden elde edilen elektrik enerjisinin ulaştırılamamasının da bu durumun çözümlenememesinde etkisi bulunmaktadır. karayolunda ve ilçe merkezinde trafik yoğunlaşmakta ve otopark sorunları ortaya çıkmaktadır. tanıtımın yeteri kadar olmaması. Ayrıca tarım arazilerine bilinçsiz şekilde yapılan ekimler sonucu topraktaki mineraller azalmakta ve verim düşmektedir. Şifne ve Karaada yat limanı ve yanaşma yerlerinin tamamlanması istenilmektedir ve bununla beraber yatlar için bir tersane gereksinimi üzerinde de durulmaktadır. Bölgenin rüzgardan sonra diğer önemli potansiyel enerjisi olan jeotermal enerjinin ise modernizasyonunun yapılması ve seracılıkta kullanılması düşünülmektedir. Çeşme-Merkez. Mevcut Ro-Ro iskelesinin yetersiz olduğu düşünülmektedir. İlçede iç göç nedeniyle genç nüfus azalmakta. mücadele ilaçları bayisi yokluğu. buna bağlı olarak da işgücü kapasitesi düşmektedir. rüzgar gücünden üretilen enerjinin ilçe içinde kullanılması için gerekli enerji nakil hatları henüz kurulmamıştır. Karaburun ilçesinin Mordoğan beldesinde organize sanayi bölgesine ihtiyaç duyulduğu söylenmektedir. sosyal donatı eksikliği olarak dile getirilmektedir. altyapı ve tesis yetersizliği. pazarlama. kamp alanı yokluğu ve alışveriş merkezlerinin yetersizliği gibi nedenlerle ilçe turizmi istenen düzeyde gelişme gösterememektedir.554 olmasına rağmen yaz aylarında karayolu trafiği günde ortalama 24. üretim girdilerinin pahalı olmasıdır. Çeşitli noktalarda yat limanları için proje onay aşamaları tamamlanmış. İlçenin toplam araç sayısı 2. Alaçatı’da ise eğitim veren lise bulunmaması.Çeşme’de müzenin yetersizliği. Zira. bazılarının temelleri atılmış ancak genel olarak ihale ve uygulama çalışmaları henüz bitirilememiştir. Diğer bir sorun ise kıyı kesimlerindeki yeraltı sularında tuzluluk oranının artmasıdır. Yıllık 3 milyon m3 kapasiteli içme suyu baraj tesislerinin. ulaşım. İlçedeki tarım sektörünün en önemli sorunları. 17 . arazinin engebeli olması nedeniyle mekanizasyonun girememesi. Alaçatı’da elektrik şebekesi yetersizdir ve özellikle yaz aylarında voltaj düşüklükleri yaşanmaktadır. Çeşme’de içme ve sulama suyu konusunda sıkıntılar bulunmaktadır. dolayısıyla bu dönemde mevcut kent içi ulaşım sistemi yetersiz hale gelmektedir. Alaçatı ve Çeşme enerji nakil hatlarına. spor kompleksi.

Zira. Turizmin geliştirilmesi ve ivme kazanması konusunda etkili bir çaba görülmemektedir. Ayrıca. turizme yönelik yatırım yapılabilecek alanları sınırlamaktadır. İlçe merkezinde otopark sorunları yaşanmaktadır. Bu sorunların çözüme kavuşturulamamasına ise ödenek yetersizliği ve topoğrafyanın çok engebeli olması sebep olarak gösterilmektedir. Ayrıca. Ayrıca. üretim ve pazarlama konusunda önemli bir eksikliktir. mevcut çöp depolama alanı sakıncalıdır. İzmir Körfezinin girişini denetleyen konumuna karşın ilçenin bu özelliğinden yararlanılamamaktadır. İlçe merkezi ve Ürkmez’de kanalizasyon tesisleri henüz tamamlanmamıştır ve arıtma tesisi bulunmamaktadır. İlçede. balıkçı barınağına gereksinim vardır. 6 adet balıkçı barınağı bulunduğu halde liman ve yat limanının eksikliği duyulmakta ve deniz ulaşımından yararlanılması gerektiği öne sürülmektedir. Mordoğan beldesinde ve kırsal kesimde içme suyu ve kanalizasyon şebekelerinde yetersizlik bulunmaktadır. Seferihisar’da giderek artan motorlu taşıt tescil sayısına dikkat çekilmelidir. jeotermal enerjiden gerek turizm alanında gerekse kentsel ısıtmada yeterince yararlanılamamaktadır. Kentsel altyapıya ilişkin sorunlar bulunmaktadır. [F2] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Sorunları Seferihisar ilçesinde sulama kaynaklarının yetersiz oluşu nedeniyle tarımsal arazilerinden yeteri kadar yararlanılamamaktadır. İlçe merkezinde. yapılaşma tehdidi altında yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. tarımsal arazi dışında kalan yerlerde de genelde askeri tatbikatın yapılması ve zeytin alanlarına girişin yasaklanması küçük baş hayvancılığı giderek azaltmıştır. Toplam 200. projeler henüz tasarım aşamasındadır. Ürkmez beldesinde sahile yakın bahçeler. İlçeye enerji temini konusunda rüzgar enerjisinden yararlanılması gerektiği üzerinde durulmaktadır.000 kişi kapasiteli içme suyu projelendirme çalışması başlamış olmakla birlikte. İçme ve sulama amaçlı baraj ve göletin proje etüt çalışmalarının gecikmiş olduğu öne sürülmektedir. yoğun bir çevre kirliliği yaratmaktadır ve çöp imha tesislerine 18 .Karaburun-İzmir arasındaki toplam 100 km’lik karayolunun 55 km’lik kısmının standardı düşük olarak kabul edilmekte ve ilçenin köyleriyle bağlantıları sağlayan yolların yetersizliğinden ve köylere ulaşma zorluklarından söz edilmektedir. Ayrıca doğal ve tarihi sit alanları dışında kalan alanlarda ikincil konutların yapılması. turizm potansiyelinin yeterli düzeyde değerlendirilememesinin önemli sebeplerindendir. Tahsisli mera alanlarının bulunmaması. Mevcut yat limanında ise kapasitenin artırılarak yeni bir marinanın inşaatına başlanmış olmasına karşın uygulamanın yarım kalmış olduğundan söz edilmektedir. İlçede özellikle mevcut yat ve termal turizm potansiyelinin yeterince değerlendirildiği söylenemez. var olan tarihi eserlerin ve doğal zenginliklerin yeterince tanıtılamamış olması. Çiftçilerde herhangi bir örgütlenme çabasının olmayışı. İlçe merkezi ile Mordoğan ve Karareis’te telefon şebekeleri ve santral eksikliği hissedilmektedir.

Tarihi yapı zenginliği gün geçtikçe bozulmaktadır. Genç nüfusun ilçeden göç etmesi nedeniyle yaşlılar kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar.gereksinim duyulmaktadır. Yat limanı uygulamasının. Ayrıca İzmir kenti ile önemli düzeyde ilişkileri olan yerleşmenin. Meskun alanda mevcut yol şebekesinin ve ilçe merkeziyle iskele arasındaki bağlantı yolunun yetersizliğinden söz edilmektedir. bunların bir bölümünün aktif hale geçtiği. kanalizasyon ve arıtma tesisi projelerinin gecikmiş olması sorun olarak bildirilmektedir. Böylece verimli tarım alanlarının amaç dışı kullanımı ve spekülatif el değiştirme süreci ortaya çıkmıştır. Bu da yöredeki çiftçiyi üretim yapmaktansa toprağını satmaya yöneltmiştir. Genel olarak. İlçedeki telefon şebekesinde ek santral gereksinimi vardır. Örgütlenme eksikliğinden dolayı da süt fiyatları üreticiyi memnun edecek seviyede değildir. Karşıyaka ve Konak’tan vapur seferlerinin konulması istenmektedir. tarımsal sulama olanaklarının yetersizliğinden ve yeraltı suları ile deniz kirliliğinin denetim altına alınamamasından şikayet edilmektedir. Var olan tarım arazilerinin küçük parçalar halinde olması mekanize tarım uygulamasını güçleştirmektedir. Geçmiş yıllarda özellikle yaz aylarında denenmiş olan İzmir-Urla vapur seferlerinin de tekrarı arzu edilmektedir. cezaların caydırıcı olmaması sonucu zeytin alanları giderek daralmaktadır. bütün bu sorunlar ilçenin önemli potansiyeli olan tarımsal üretiminin sekteye uğramasına neden olmaktadır. tarımsal potansiyelin güçlendirilmesi için sulama alanlarının geliştirilmesi. Ayrıca. Geliştirilen analitik yaklaşımlar sonrasında stratejik planlama alanının doğal yapısının yanı sıra. 8. Ayrıca.2 Alt Yörelerin Potansiyelleri Gelişme seçeneklerinin irdelenmesinden ortaya çıkan gelişme strateji şemasında çok sayıda potansiyelin bulunduğu. Seferihisar’da vericilerin yetersiz kalması sonucu yerel televizyon yayınlarından yararlanılamamaktadır. en az baraj ve gölet tesisleri 19 . Bu nedenle. Urla ilçesinin tamamında yerleşim talebi çok artmıştır. Urla’da trafiğe kayıtlı taşıtların hızlı bir biçimde arttığı izlenmektedir. Zeytinciliğin ve Yabanilerin Islahı Kanunu yürürlükte olmasına rağmen hurmasıyla anılan ilçede denetimlerin yetersiz. altyapı yatırımlarının gecikmesinden. geleneksel şekilde üretim yapmakta. deniz ulaşımından yeterince yararlanamadığı düşünülmekte ve hafta sonlarında Urla’ya. Urla’nın sahip olduğu doğal güzellikleri ve tarihi kalıntılarıyla turizm açısından işlenmemiş bir kaynak olduğu belirtilmektedir. Turizm açısından önemli olabilecek Klozomenai Şehrinin kazıları ödenek yetersizliğinden bitirilememiştir. mevcut çöp depolama alanı gelecek yılların gereksinimini karşılayamayacak durumdadır. Enerji konusunda ise. bir bölümünün kısmen kullanıldığı ve bir grup potansiyelin de kullanılma imkanı bulamadığı görülmektedir. ilçede tanıtım eksikliği de vardır. rüzgar enerjisinden yeterince yararlanılamadığı düşünülmektedir. tarımsal yapı ve tarımsal potansiyelinin de büyük bir güç olduğu görülmektedir.

ekmek imali. 20 . sanayi sektörü ağırlıklı sektör olarak düşünülmemiştir. taşkın kontrolü da sağlama açısından ilk ve önemli bir girişimdir. Tarımda bir diğer uğraş alanı olan sebze üretiminde. Kesin proje aşamasındadır ve tamamlandığında 2002 yılı fiyatlarıyla birim su maliyeti 467. İlçe sınırları içinde Ahırkuyu. Çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmenin yer aldığı ilçede. Yerleşme dışında 446 hektarlık tarım alanı bulunmakta ve bu alanın % 38’i zeytinlik olarak kullanılmasına rağmen. güçleri aşağıda tanımlanmaktadır. Dolusavak proje debisi ise 136 m3/s olacaktır. Aslında bir yerleşim birimi olma karakteri sergileyen Karşıyaka’nın. strateji alt yöreleri oluşturmakta olup. % 51 gibi önemli bir oranının tarıma elverişli boş alan olarak atıl durumda kalması dikkat çekmektedir. güç durumda bırakmaktadır. kırsal nüfusun şehirsel nüfusa nazaran fazlalığı önemli bir strateji ortaya çıkarmaktadır. Her ne kadar tarım alanlarının inşaata açılması yüzünden meyve ağaçları her geçen gün azalmakta ise de mevcut bahçe alanlarında armut. Potansiyeller giderek strateji kararlarının alınmasında etken birer unsur olmaktadırlar. tekstil. Bu nedenle bölgenin sosyo-ekonomik parametresini ortaya koyacak sentez yaklaşımı için potansiyel alanların bilinmesi ve değerlendirilmesi gerekli olmaktadır. Bunun dışında diğer derelerin ıslahı yapılmış veya yapılmaktadır. yaklaşık % 50’lik payıyla önde gelmektedir. gemi inşa ve onarımı. Bostanlı deresi üzerine kurulacak Bostanlı Barajı içme ve kullanma suyu yanında. gelişiminde ikincil konut alanı olarak kullanılmaya başlanmış. Bu iki yerleşme fiziksel olarak birleşmiş ve hatta dışarıda kalan Menemen ile de şehirsel açıdan bütünleşmiş durumdadır. Burada eğilimleri ve örgütlenme sistemlerini belirleyecek potansiyeller strateji alt yöreler itibarıyla tanımlanmaktadır. Zeytincilik önemli bir gelir kaynağıdır ve toplam tarım alanının % 8’i sulanmaktadır. kullanma ve sanayi suyu olanaklarının arttırılması açısından önem taşımaktadır. [ A ] İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri İzmir Büyükşehir Bütünü kendi içinde dokuz bölüme ayrılmış ve topografik engellerle şartlanan bir şekilde dört yöne ışınsal olarak yayılmıştır. erik ve mandalina ağaçları sayı bakımından fazladır ve bunlar arasında üretim miktarı ile mandalina birinci sırada yer almaktadır. bunun yanı sıra yeni tip kovanlarla bal üretimi de yapılmaktadır. domates. Laka ve Bostanlı Dereleri bulunmaktadır ve bunlar basık bir alanda yayılan yerleşmeyi. Altı kısımda ele alınan bu gruplama. zaman zaman taşarak. tarım alanlarının dağılımları genelde incelendiğinde.500 TL/m3 olarak planlanmıştır. Köylerde küçük baş hayvancılıkla uğraşılmakta olup. büyük oranda makarna. Tüm çalışma alanında. Diğer strateji alt yöreleri gibi dört yön itibariyle ele alınan potansiyel alanların kuzeyinde Çiğli ve Karşıyaka gelmektedir. % 99.kadar içme.9’u şehir merkezinde yaşayan nüfusuyla İzmir’in ikinci büyük ilçesi olan Karşıyaka. bitkisel yağ. et. çevresinden alışveriş amacıyla gelen talebin artmasıyla ticaret potansiyeli fazlalaşmış ve Karşıyaka Çarşısına alternatif çarşı olma eğilimiyle diğer alt merkezler hareketlenmiştir. Serinkuyu.

ilçeye kolay ve çabuk ulaşım temin etmesi açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır. Belediye Yüzme Havuzu ve çok sayıdaki tiyatro ve sinema salonları ile halen inşaatı devam eden Zübeyde Hanım Kültür Merkezi ve Cumhuriyet Mahallesi Örnekköy. Bayraklı vapur seferlerinin tekrar düzenlenmesi ve Karşıyaka-Bostanlı arasına ve Alaybey’e küçük modern iskelelerin kurulmasıyla birlikte. ticaret potansiyelini de tetikleyici rol oynamış ve yöreyi cazip kılan bir talep yaratmıştır. maden. mevcut potansiyeli artacaktır. Ancak zamanla bunların bulundukları yerlerden taşınmaları gündeme gelmektedir. Buna rağmen ilçede henüz beş yıldızlı otel bulunmamaktadır. demir. Ayrıca ilçenin. Halihazırda bulunan Bostanlı ve Atatürk Açıkhava Tiyatroları. Soğukkuyu Ziya Gökalp Kültür Merkezi. Karşıyaka Çarşısı ile vapur iskelesi arasına bir araç alt geçidi planlanmış ve proje ihalesi yapılmıştır. hububat. Carrefour gibi büyük alışveriş merkezlerinin kurulmasıyla beraber. Bazıları ithalat-ihracat da yapan kuruluşlar. İzmir genelindeki her ilçeden buraya olan çekim. kuru meyve. Çok sayıda sağlık tesisi bulunan ilçede 6 adet büyük sanayi kuruluşu vardır. ilçede kültürel tesis sayısının artmasına neden olmuştur. Bayraklı Çiçek Mahallelerine kurulması için projeler hazırlanan kültür merkezleriyle Karşıyaka önemli bir potansiyel taşımaktadır. konfeksiyon. Belediye Konservatuarı. Mavişehir konutlarının önünde kendiliğinden oluşan barınağının modernize edilmesiyle birlikte. Turyağ ve Piyale fabrikaları buna ilk örneklerdir. Ulaşım ve otopark sorunlarının olmaması söz konusu alanların cazibesini üst noktalara getirmektedir. ağaç. Tantalos mezarı ve Karagöl ile buradaki Orman İçi Dinlenme Tesisleri dikkat çeken turizm potansiyellerinin başlıcalarıdır. Merkez şehir ile güçlü bağlantısının bulunması ve Karşıyaka’nın bir yatakhane şehir tarzında gelişmesi buraya otel yatırımını henüz rantabl kılmamaktadır. tekstil. söz konusu hipermarketlerin de etrafında ölçek ekonomilerine bağlı olarak çeşitli rekreatif kullanımlar yer alma eğilimi içindedirler. İlçenin planlı olarak gelişen Atakent-Mavişehir kısmında Mavişehir EGS. Menemen’e ve Aliağa’ya yakın olan ilçede böylesi bir konaklama tesisi. potansiyel olarak büyük önem taşımaktadır. balıkçı 21 . Büyük sanayi kuruluşları çevresinde görüldüğü üzere. ulaşılabilirlik açısından büyük potansiyel arz etmektedir. yaş meyve ve zeytin-zeytinyağı alanlarıyla ilgilenmektedirler. deri. ilçede alternatif ulaşım olanaklarının arttırılması. Çok kısa bir sürede tamamlanması öngörülen projeden maliyet ve inşa sırasında alternatif geçiş imkanı yaratılamaması yüzünden vazgeçilmesi bir talihsizlik olarak görülebilir. Bununla birlikte Konak’a arabalı vapur iskelesinin yapılmasının sağlanması.süt ve un üretimi yapan sanayi kuruluşları bulunmaktadır. halı. Bayraklı’da bulunan Tepekule. Ayrıca metronun Karşıyaka’ya kadar gelecek olması. Kipa. Ulaşım rahatlığının bulunması ve modern bir yerleşim olması. Halbuki turizm potansiyelinin yanı sıra Çiğli Organize Sanayi Bölgesine.

Bölgenin kendi enerjisini sağlamaya yönelik Ataer Enerji Santralini tamamlaması enerji sorununu ortadan kaldırmıştır. 22 . bu alanlardan en büyük payı % 76’lık oranıyla tarla bitkileri almaktadır.4’lük paya sahip olan sebze üretiminde. kendi içine dönük çalışmakta ve mevsimlik işçi istihdam etmektedir. BOTAŞ’ın 2003 Ocak ayına kadar ulaştırmayı taahhüt ettiği ve kuzey akstan İzmir’e giren bu doğalgaz hattının sanayi alanları dışında. Söz konusu doğalgaz hattının İzmir’e gelmesiyle birlikte Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin yanı sıra Tire. Bunun yanında planlanmış ancak konut üretimine sunulmamış Çiğli Belediye sınırları içinde 10. 1. Ayrıca alan. Halihazırda 30. şehrin bu potansiyelden yararlanması zorlaşmaktadır.000’e erişmesi öngörülmektedir. doğalgazın şehirsel dönüşümü yüksek maliyet gerektirdiğinden altyapı yatırımları gerçekleşmediği takdirde.000 dönümlük bir araziye yayılan Tuzla. İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresinin. Çiğli yöresinin güney sahil bandı Kaklıç ve Sasalı yerleşmeleri ile Çamaltı Tuzlasına kadar uzanmaktadır.00090. ilçenin deniz potansiyelinin tahrip olmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. 58. söz konusu organize sanayi bölgesi için artı bir kaynak olacaktır. büyüklükleri 5. Kemalpaşa. 700 hektarlık bir alana sahip olan organize sanayi bölgesi de.000 konutluk potansiyel alan bulunmaktadır. Evka-6. Toplam tarım alanı içinde % 2. Sanayileşme açısından en dinamik ilçelerden biri olan Çiğli’de. % 76 devlet sulaması.Büyük Kanal Projesinin Karşıyaka ayağının tamamlanmasına rağmen arıtma tesislerinin bitirilmemiş olması nedeniyle. patlıcan ve enginar ön sırada yer almaktadır. onun yerini 1999 yılında üretilmeye başlanan susam almaktadır. Ülkenin tuz üretiminin % 60’ını sağlayan Tuzla.981 hektar tarım alanı bulunan Çiğli’de. ülkenin en büyük sanayi bölgelerinden biri olan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Ürün çeşidinin az olduğu ilçede 1997 yılından itibaren mısır üretimi yapılmamakta. Özelleştirme kapsamına alınmasıyla İzmir sanayicilerinin teklifi hazır durumdadır. Torbalı Organize Sanayi Bölgeleri ve Bornova sanayi tesisleri de bu kaynaktan faydalanmaya başlamışlardır.000 civarında istihdam potansiyeli bulunmakta olup tam kapasiteyle bu sayının 40. bir uçtan Gediz Havzasına girdiği için. Sayıları hızla azalmakta olan meyve ağaçlarının % 74’ünü erik oluşturmaktadır. Çiğli Koop-1 ve Çiğli Koop-2 gibi toplu konut alanlarıyla birlikte büyük bir konut potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. söz konusu tesislerin çalışır hale getirilmesiyle bertaraf edilerek. konutlarda da kullanım cazibesi bulunmaktadır. işletme maliyetiyle büyük bir potansiyel olmakla beraber mikro ölçekte sadece ulaşım ve basit hizmetler açısından yöreye katkı sağlamaktadır. Evka-5.000 m2 arasında değişen 495 adet büyük sanayi parseli ve 350-750 m2 arasında olan 500 küçük sanayi parseli bulunmaktadır. atık suların denize verilmesi sorunu. % 3 de halk sulaması imkanı bulunmaktadır. Tarla bitkilerinde ise en fazla üretimi % 80’lik bir oranla pamuk yakalamaktadır. Ancak. Karacabey-İzmir Doğalgaz Boru Hattı Projesi. Bunun yanı sıra tarıma elverişli boş alan %21’lik dilimiyle küçümsenmeyecek bir potansiyel taşımaktadır. Karşıyaka’yla yakın ilişkilerde bulunan Çiğli’nin.

Başlangıcının 1969'lu yıllara kadar gitmesi sebebi ile zaman içerisinde değişiklikler olmuş. Bu hat üzerinde yer alan 2. Bunların dışında kalan tarım alanlarının bir kısmı ise arsa statüsüne dönüştürülmeyi bekleyerek boş bırakılmış durumdadır. Zira. Türkiye’nin tatlı ve tuzlu su ekosistemlerini içeren bu sulak alan. geniş bir ovanın ortasına kurulmuş bir yerleşme iken Ege Üniversitesinin kurulması ve askeri birliğin bulunması nedeniyle hızlı bir gelişim göstermiş. 205 kuş türüyle büyük bir çekiciliğe sahiptir.2001 tarihinde parçalı olarak devreye alınmış olup. toplam tarım alanlarının 1/3’ü oranındadır. Yörenin turizm potansiyeli açısından zayıf olmasına karşın Tuzla ile birleşmiş durumda olan “Kuş Cenneti” adı ile anılan 8. hizmet sektörü dışında da sanayi alanlarının ana şehre yakınlık ve ulaşım kolaylıklarından ötürü gelişmesi gözlenmiştir. Eski Gediz Deltası üzerinde Askeri Çiğli Havalimanının güneyindeki bölge olarak seçilmiş ve Büyükşehir Belediyesince 2. Çıkan arıtılmış suyun gerekli proseslerden geçtikten sonra Gediz Havzasının drenajı ve sulaması için kullanılması büyük bir potansiyel kaynak olarak görülmektedir. Şehir ölçeğinde görülen bu gelişme. Proje gerçekleştiğinde potansiyel artacaktır. Yeri. Ancak arıtma tesisinin yöre ve de art alanı olarak görülen Gediz Deltasına büyük katkıları olacaktır.000 hektarlık alan. 1958 yılından bu yana ilçe olarak gelişim gösteren ve İzmir şehrinin doğuya açılan kapısı olan Bornova.Aynı şekilde bu alanda yer alan Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü de kapalı sistemde çalışmakta olup. Devlet Hastanesinin yakın ölçekte verdiği hizmet itibariyle belirli bir potansiyeli vardır. Bornova tarım yerleşmesi statüsünden hizmet sektörünün etkin olduğu bir yerleşme durumuna gelmiştir. İZSU Genel Müdürlüğü tarafından halihazırda 55 personelle işletilmektedir. Bununla beraber. son olarak 1996 yılında hazırlanan fizibilite raporu doğrultusunda lagün sisteminden vazgeçilerek. biyolojik olarak fosforun ve azotun giderilerek daha kaliteli çıkış suyu elde edilebilen "biyolojik proses"’e dönülmüştür. mevcut potansiyeller değerlendirildiğinde anlaşılmaktadır. Arıtma Tesisi 25.500 civarında bir işgücü potansiyeli sağlamaktadır. her iki işletme toplamda 1. Boş tarım alanları. Kuş Cennetine Menemen Sol Sahil Se-47 kanalından tatlı su sağlanması planlanmaktadır. yörenin kültür turizmi açısından büyük bir potansiyeldir. 1960’lı yıllardan bu yana tarım alanları konut lehine azalmıştır. Ana Jet Üssü Eğitim Merkezi Komutanlığınca kullanılan askeri havaalanları yine kapalı bir bölge oluşturmakta ve kıyı kesiminde yer alan İzmir Büyükşehir Arıtma Tesisi ile Tuzla alanı arasında pasif potansiyelli geniş bir arazi ortaya çıkarmaktadır. Eğitim ve sağlık konusunda yeterli seviyededir. çevre beldeleri de etkilemiş ve bu alanlarda.000 m²’lik bir alan üzerine inşa edilmiştir. 23 . Sonuçta.240 hektarlık alan İZSU Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmıştır ve Atık Su Arıtma Tesisi 300.01. sanayi ve konut potansiyelinin yüksek olduğu İzmir Büyükşehir Bütünü kuzeyi gelişim sürecinin de aynı doğrultuda kalkınacağı. çevresindeki “Leuka” antik yerleşmesiyle birlikte değerlendirildiğinde.

Sanayi Sitesi) Ayakkabıcılar Sanayi Sitesi Bornova Sanatkarları Küçük Sanayi Sitesi Hurdacılar Küçük Sanayi Sitesi Manifaturacılar Sanayi Sitesi Dökümcüler Küçük Sanayi Sitesi Zücaciye Toptancıları Toplu İşyeri Yapı Koop. Sanayi Siteleri 1968 ve 1972 yıllarında kurulmuş ve 10 yıllık bir süre içinde faaliyete geçmişlerdir.Sanayi Sitesi) Pınarbaşı Sanayi Sitesi (5. yıllara göre 300 ila 200 hektar arasında bir toprak kullanılmaktadır. Site. Bornova şehirsel alanı dışında geniş arazi bütünlerinin bulunması pek çok sanayi sitesinin de kurulmasına neden olmuştur.Sanayi Sitesi) Bornova Küçük Sanayi Sitesi (4. (2.. 2000. İZTO 24 . perakende ticaretin gelişmesine ve hizmet sektörünün şehirsel alanda büyük yer tutmasına sebep olmuştur. İşyeri Adetleri ADI İzmir Oto Tamircileri Küçük San. Tarım potansiyeli olarak en geniş alanı kaplayan buğday tarımı için. 3. Alanları.000 civarında öğrenci potansiyeline sahip olan Ege Üniversitesi ve öğretim üyelerinin bariz etkisi. KURULUŞ FAALİYETE YILI GEÇİŞ YILI 1968 1972 1974 1987 1985 1974 1985 1983 1987 1977 1984 1984 1989 1998 1993 1994 1996 2000 ALAN (DA) 175 150 360 500 320 360 142 823 100 İŞYERİ ADEDİ 911 450 500 1200 2073 500 235 250 103 106 Kaynak: İzmir İlçelerinin Ekonomik Profili ve Alternatif Yatırım Olanakları. ve 4.Sulu tarımın yapılmadığı yörede sera alanları da dikkate değer bir kapasite arz etmemektedir.Sanayi Sitesi) Oto Tamircileri ve Sanatkarları Oda. bunlara Zücaciye Toptancıları Toplu İşyeri Kooperatifi eklenmiştir. Bunun yanında 1985-1987 yıllarında 5. Bornova Sanatkarları. tarım potansiyeli açısından dikkate değer bir gelişim görülmemektedir. ve Ayakkabıcılar Sanayi Siteleri hizmete girmiştir. 30. Aşağıdaki tabloda Bornova’da bulunan sanayi sitelerinin kuruluş ve faaliyete geçiş yılı ile alanları ve işyeri adetleri verilmektedir. Manifaturacılar ve Dökümcüler Küçük Sanayi Siteleri yukarda belirttiğimiz gelişimleri takip etmiş. Tablo 8-1. Dolayısıyla ilçede. Oto tamircileri ağırlıklı 2. Hurdacılar. Bornova’da Bulunan Sanayi Sitelerinin Kuruluş ve Faaliyete Geçiş Yılları. (3.

Beşyol köyleriyle Belkahve Mevkiidir. Bu alanların doğal sit ilan edilmiş olması. tarım alanları içinde 190 hektar ile narenciye ilk sırada yer almakta. Bugün Bornova sınırları içinde 25’ten fazla banka faaliyet göstermektedir. Bornova’nın sahip olduğu turizm konusundaki cazibelerin de ortadan kalkmasına sebep olmuş. Altındağ. Tarım adına bölgede 25 . özellikle şehir içinde kalan ve birer kültür mirası olan pek çok malikane yok olma tehlikesi ile karşılaşmıştır. Tabiatıyla bu husus. Bu potansiyeli gören Üniversitenin kendi arazisi içine bir konaklama tesisi yaptırmış olması girişim açısından bir örnek teşkil etmektedir. Yeşilova. Çamdibi. Pınarbaşı. 130 hektar ile zeytinlik. yörenin ulaşım potansiyelinin yüksek olmasıyla gelişim göstermektedir. rekreatif yatırım potansiyelini düşürmektedir. Özellikle sera sebzeciliği ve sera çiçekçiliği bakımından belirli bir potansiyele sahip olan ilçenin. bu bitkilerin yetişme koşullarına uygun su ve toprak yapısı bulunmaktadır. Yaka. bu potansiyellerin yeterince değerlendirilemediği. Balçova ovasının topraklarının verimli ve iklim koşullarının elverişli olması. Bu da yerleşmede konut açığı ortaya çıkarmaktadır. Söz konusu yayılma. Çevre ve transit yollar çok şeritli hatlarıyla yerleşmeyi şehir merkezine ve tüm ülkeye bağlamaktadır. Doğanlar gibi çevre yerleşmelerde yer alan sanayi alanları büyük potansiyel oluşturmakla beraber. yöreye yüksek bir ekonomik güç sağlamakta ve hizmet sektörünün potansiyelini artırmaktadır. Gerek sanayi ve gerekse sağlık konusundaki etkinlikler. Yöredeki pek çok büyük sanayi kuruluşu geniş bir istihdam yaratmıştır ve sonuçta söz konusu yerleşmeler büyük işgücü depoları haline dönüşmüştür. Bornova’nın rekreatif açıdan en büyük potansiyeli Manisa yolu üzerindeki Sabuncubeli Mevkii ve Çiçekli. hizmet sektörü açısından ilk planda bankacılığı yöreye çekmiştir. Ege Üniversitesi Hastanesinin bulunması yörenin bir başka cazibe odağı olmasına sebep olmaktadır. orta ve küçük ölçekli sanayi alanları açısından yüksek bir potansiyel gösterdiğini belirlemektedir. 107 hektar ile de sebze alanları onu izlemektedir. doğal potansiyeli artırırken.Bu durum. sıcak su kaynaklarının varlığı hemen her çeşit sebze ve meyve üretimine olanak vermektedir. Bu kapsamda Kültür Bakanlığı’nın restore etmeye çalıştığı Patterson Köşkü de ödeneksizlikten tamamlanamamıştır. Tam teşekküllü bu hastaneye. Ancak. organize olamamaları beklenen verimin düşük kalmasına sebep olmaktadır. Kasımpatı ve karanfil çiçekleri üretiminde söz sahibi olan Balçova’da. Sonuçta Bornova nüfusu. düzensizlikleri. Bu bağlantılar aynı zamanda şehir içine erişimin başlangıç noktalarıdır. Işıkkent. aldığı göçle hızlı bir artış göstermektedir. İzmir doğu aksının. Üniversite ve Hastanesi yanında sanayi siteleri ve de büyük kamu kuruluşları ile şehir merkezi bağlantısı sağlanmıştır. İzmir hafif raylı sistem bağlantısının bulunması ise yine ulaşım açısından büyük rahatlama getirmiş. çevre il ve ilçelerden olan büyük talep. bireysel girişimlerle sonuç elde edilmeye çalışıldığı görülmektedir. diğer deyimiyle.

gelişen bu alan Büyükşehir ölçeğinde bir çekim yaratmış ve yaratmaktadır. Ancak. Şehir dinamiği açısından. Agememnon Kaplıcaları adıyla ünlenen yörede. Çeşme otoyolu ile Narlıdere asfaltı arasında kalan DEÜ Hastanesine kadar devam eden alanın. Balçova hem iç. Termal kaynaklar. Bunu destekleyen en önemli potansiyeller 100 km’lik bir çember içinde. 25. Bu kesimler bir rekreasyon deposu durumundadır. Balçova kaynaklarından çıkan suyun kuyu harareti 103-107 oC arası olup. Söz konusu kaplıcalar. kapasitesi 60 lt/s’dir. Balçova Termal Tesisleri. Efes ve Bergama gibi dünyaca ünlü antik şehirler. İlçenin bir diğer potansiyeli ise İzmir Körfezi kıyılarıdır. imar planında ticaret alanı olarak gösterilmesi ile birlikte bu alanda yoğun iş ve alışveriş potansiyelli yüksek yapılar oluşmuştur. Zira. Üçkuyular’daki turizm yatırım belgeli yat yanaşma yeri ve arabalı vapurların yaklaşabileceği iskele de ilçede potansiyel olarak sayılabilecek unsurlardır.000 konuta indirmiştir. kullanıcılarına 6-7 aylık bir dönemde yararlanma potansiyeli sunmaktadır. sağlık turizmi adına en iyi yerlerden birisi olarak kabul edilebilir. Urla.çiçek seracılığı dışında göze çarpan bir diğer ürün ise mandalinadır. Bir diğer turizm kaynağı ise ilçenin batısındaki Balçova (Agememnon) kaplıcalarıdır. yeni rekreatif alanlar açılmıştır. gerek ekonomik sorunlar ve gerekse altyapı problemlerinin çözümlenememesi bu sayıyı yaklaşık 7.000 konutun ısıtılmasını amaçlamakta idi. Bölgede yetiştirilen ağaçların % 97’si mandalinadır. Halihazırda DEÜ Tıp Fakültesi Kampüsü tümüyle bu kaynaklardan istifade etmektedir. hem dış turizmin. Adnan Menderes Havalimanı. Çeşme. Bunların tamamlayıcısı olarak orman ve termal sular mevcut potansiyeller olarak dikkat çekmektedir. hem de günübirlik rekreasyonel etkinliklerin yapılabileceği bir mekan olma özelliği göstermektedir. Bunun yanında.000 m’lik hat uzunluğu ile 400 metre yüksekliğe ziyaretçi taşıyabilen teleferik hattı. Kuşadası. otel ve tedavi merkezi 400 26 . Bu konutlar aynı zamanda sıcak su temininde de aynı kaynağı kullanmaktadır. İnciraltı-Üçkuyular arasındaki bu kıyıların yer yer bataklık olan ve yerleşmeye açılmamış kısımlarının kurutulmasıyla düzenlemeler yapılmış. Türkiye’nin en büyük projesi olarak planlanan Balçova Jeotermal Enerji Kaynakları. Dede dağının kuzey yamaçlarındaki 1. Seferihisar gibi kıyısal merkezlerin ulaşım olanakları bakımından da elverişli bir durumda olmasıdır. Bunların yanı sıra Balçova’da. sağlık turizmine yönelik termal tesisler. Avrupa’nın en iyi tesislerinden birisi olarak bölge için çok önemli bir potansiyeldir. DEÜ Hastanesi. yukarıda sayılan değerler dış turizme açılımında farklı bir ivme vermektedir. Bu potansiyelin arkasında Balçova’nın coğrafi yapı itibari ile bir tepe eteğinde bulunması yatmaktadır.

özellikle mandıracılık potansiyelinin en önde gelen merkezidir. tüm tarım alanlarının % 30’undan fazlası zeytin alanıdır. dağ turizmi ve deniz turizmi gibi çok yönlü turizm hareketleri açısından önemli bir potansiyeli vardır. bu amaç için gelen gerek yerli. İlçede ağırlıklı olarak mandalina. İlçede 40 dönümlük bir alanda sera üretimi yapılmaktadır. serada sebze. Güzelbahçe. Özellikle kış ayları dışındaki doluluk oranı tam kapasiteyi bulmaktadır. 27 . İzmir Su Temini Projesi kapsamında yer alan Çamlı Barajı. Ilıca Deresi üzerine kurulan Balçova Barajı 1983’te hizmete girmiş ve içme suyu amaçlı 35. bunun yanında 250 dönümlük alanda ise süs bitkileri ve çiçekçilik yapılmakta olup. Güzelbahçe’nin. yamaç paraşütüne uygun alanlar barındırdığından. İzmir-Çeşme otobanı ile Narlıdere-Güzelbahçe arasında kalan alan. daha sonra domates yetiştiriciliği ön plana geçmiş ve bunlara enginar da eklenince ilçenin sebze üretiminde bir potansiyel oluşmuştur. Sulanan tarım alanlarının 341 hektar olduğu Güzelbahçe’de. kesin proje aşamasındadır. tarım potansiyelinde göreceli bir düşüş yaratmıştır. Barajın maksimum hacmi 8. Ancak merkez şehre yakınlığı özellikle son on yıl içinde Güzelbahçe ve çevresini İzmir’in konut stoğuna katmıştır. gerekse yabancı turistler için potansiyel bir alandır. Özellikle ihraç ürünleri olarak satsuma çeşidi mandalina. Bunun dışında Yelki. bu tarım türü Güzelbahçe için önemli bir kaynak durumundadır. bölge ve İzmir için büyük bir potansiyel durumunda olacaktır. Baraj dolu halde. kesme çiçek olarak karanfil önemli birer potansiyeldir. İkincil konut arzı sona ermiş ve “banliyö” tarzı bir yerleşme olmuştur. Bunun yanında dağ turizmi açısından tesisler yapılması ile bu potansiyelin kullanılması gerektiği görülmektedir. şehirleşmesine rağmen doğal değerleri nedeniyle otoyol ile deniz arası alanın bir kısmının Doğal Sit ilan edilmesi sayesinde bu potansiyellere dikkat çekilmiştir.yatak kapasiteyle uluslar arası ölçekte kullanılmaktadır.100 x 106 m3’tür. zaman içinde Balçova ve İzmir batı yerleşim alanlarının su ihtiyacına yöneltilmesi. Denize yakınlığı ve temiz.625 TL/m3’tür. Ayrıca zeytin üretimi potansiyeli ilçede önemli bir yer tutmaktadır. serin havası nedeniyle yaz aylarında ikincil konut arzı için uygun bir ortam sunmakta idi. Sisteme arıtma tesislerinin ilavesiyle 7. Güzelbahçe Kocadere üzerine tesis edilecek olup. hem ekim alanı ve hem de üretim miktarı açısından ilk sırada yer alırken. Merkez ilçeler içinde zeytin ve çiçek ekimi açısından Balçova ikinci sırada yer alarak bu faaliyetlerin bölge için önemli bir potansiyel olduğunu göstermektedir. İlçenin güney batısında merkeze yaklaşık 2 km uzaklıkta. Barajın yapımına başlanması her ne kadar tarım alanları olarak mandalina bahçelerini sulamaya yönelik projelendirmiş ise de. çiçek ve açık alanda sebze yetiştirilmektedir.000 m3 su eklenmektedir. İlçede marul. Dolusavak kapasitesi 412 m3/s olarak planlanmıştır. 2002 birim fiyatlarıyla su maliyeti 180.000 m3/gün kapasite ile çalıştırılmaktadır. arıtma sistemi tam kapasite ile çalıştırılırsa.

1997 28 . mevcut olmasına karşın yeterince değerlendirilememektedir. Şifalı suları. yürüyüş alanları. hemen arka kesimlerde yerleşmişler. 1997 krizine kadar ticaret hacmi % 30 ila % 50 oranında artarak giderken. Bu olgu şehir giriş ve çıkışlarında perakende ve toptan ticaret açısından bir çekim gücü oluşturmakta ve buna bağlı olarak perakende ticaret potansiyeli artmaktadır. Bu durum yörenin ekonomik yapısındaki düzensiz canlılığı belirlemektedir. bölgedeki çarpık şehirleşmeyi önleyici bir unsur olup. Termal ve sağlık turizmi potansiyeli. planlı şehirleşme adına olumlu bir yaklaşımdır. İzmir’in güney giriş aksı olması. Buna rağmen bölgenin İzmir ekonomisine büyük katkısı bulunmaktadır. başlıca domates. Çatalkaya av ve yayla turizmi açısından elverişli olmasına rağmen bu potansiyel de randımanlı kullanılamamaktadır. gezi yerleri ile “Sahilevleri” de bir başka potansiyel yaşam alanı olarak görülmektedir. Ticari konularda çeşitlilik gösteren yörede aksiyel olarak Yeşillik Caddesi üzerinde tekstil ve mobilya konusu ihtisaslaşmıştır. ileri teknoloji yatırımlarına yönelik bir güç olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yanında. Bölgedeki firmaların % 20’sinin yabancı kökenli olması. karanfil. salatalık. balık restoranları. fasulye. Ana akslarda gelişen ticareti besleyen üretim merkezleri ve küçük imalathaneler. sanayi açısından güçlenmiş bir yöre olarak dikkat çekmektedir. Ayrıca erişim kolaylığından şehir dışında yaşama eğilimini tetiklemiş ve tarım alanları büyük bir konut baskısıyla karşılaşmıştır. Jeotermal kaynakların seracılıkta ve ev ısıtmasında kullanması durumunda üretimde ve enerji tasarrufunda bir potansiyel sağlanacaktır. Bu alandaki seraların büyük bölümü plastik sera olup. İlçede gecekondu sorununu çözmek için yapılan Nar-bel ve Nar-kent toplu konut projeleri. 7 km’lik sahili. Bunlar arasında Gaziemir. tedavi merkezleri. Gaziemir’in ekonomik faaliyetini güçlendiren önemli öğelerden biri Ege Serbest Bölgesidir (ESBAŞ). yörede hipermarket gelişimine de sebep olmuştur. ulaşım rahatlığı bakımından potansiyel olmakla birlikte yerleşmeyi ve tarım alanlarını ikiye bölmüştür. bu nedenle Yeşillik Caddesi üzerindeki ticareti simgeleyen birimler ve show-roomların perdelediği alan. kısmen kaotik yapısıyla her türlü üretimin yapıldığı orta ve küçük çaplı imalathanelerle yoğunluk kazanmaktadır.Alanda seracılık önemli bir potansiyel olarak da görülmektedir. Bununla beraber tarımsal gücü de bulunmaktadır. patlıcan. İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresinin güney bacağını oluşturan iki ana yerleşme Buca ve Gaziemir’dir. 220 hektarlık bir alana 1989 yılında kurulan ve bir yıl sonra faaliyete geçen bölge. açık-kapalı sıcaksoğuk termal havuzları ile Agamennon Kaplıcaları bölge turizmi için önemli bir örnek olurken. piknik. gül. 1998 yılında % 1 oranına düşmüştür. istihdam açısından sürekli bir artış görülmektedir. kasımpatı ve diğer süs bitkileri üretilmekte ve bu ürünler belirli oranlarda ihraç edilmektedir. İzmir-Çeşme otobanının ilçenin içinden geçmesi. Proje aşamasındaki Alionbaşı Barajından su verilmesiyle Narlıdere’nin tarım arazileri sulama sorunu büyük ölçüde çözülecektir. botanik bahçesi.

hava ve deniz ulaşımına rahat erişim sağlayan bir yöre olmasıyla artmaktadır. Buca yerleşmesinde düzensiz bulunan ancak sanayi potansiyelini sağlayan bölgeler de bu kesimlerde yer almaktadır. Yerel açıdan özellikle istihdam konusunda göreceli bir avantaj göstermektedir. Tarla alanının % 96’sını yaklaşık eşit paylarla buğday.263 hektarlık tarım alanın % 50’den fazlası tarla alanı olarak kullanılmaktadır. güney ve doğu yönlere İzmir’in açılımında hız sağlamaktadır. yulaf ve tütün oluşturmaktadır. 3. Gaziemir sınırları içinde yer alan sanayilerin toplandığı alanların başında Sarnıç Beldesi gelmektedir. Evka’nın hızlı büyümesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinin çok sayıda fakültesinin burada yer alması nedeniyle ilçenin nüfusu hızla artmıştır. Ege Serbest Bölgesi. yeterli iş imkanının bulunmaması nedeniyle işsizlik sorununun yaşanmasına rağmen. Planlı bir gelişme sergileyen güney kesiminde. Gaziemir sınırları içinde bulunmasına rağmen belirtildiği üzere İzmir ekonomisi dışında ülke ekonomisine de büyük katma değer sağlamaktadır. İzmir şehrinin en çok göç alan ilçesi durumundaki Buca’da. Kaynaklar. Sonuçta bunlardan besicilik. meyve-sebze ambalaj ve ihracat tesisleri bulunmaktadır. Ulaşım avantajı. Kırıklar. Halihazırda 12. zeytinyağı imalathaneleri. Sarnıç Beldesinin plansız konut gelişimi de ek sorunlar getirmektedir. toplam tarım alanının sadece % 10’u sulanmaktadır. orta ve küçük sanayii düzensiz bir gelişme içine itmiştir. tarla alanından sonra % 20’lık bir payla zeytin alanları göze çarpmaktadır.ekonomik krizine rağmen bölgenin gücünü devam ettirdiğini kanıtlamaktadır. İmar planı uyarınca planlanmış sanayi alanlarında tekstil ağırlıklı yer alan sanayi kuruluşları. sucuk imalathaneleri. Bir dönemlerin Buca bağları giderek konutlarla kaplanmakta ve Buca’nın bu potansiyel ürünü kaybolmaktadır. Gaziemir’in ticari ve sanayi gücü yanında üstün bir konut potansiyeline sahip olduğu da görülmektedir. Seracılığın da yapıldığı yörede. kireç ocakları. organize olamamanın sorunlarını yaşarken.896 konutluk bir toplu konut 29 . ilçedeki yoğun göçün yarattığı işgücü potansiyeli dikkat çekmektedir. Gaziemir’in kara. Ulaşım açısından havaalanı dolayısıyla İzmir’in en güçlü alanı olarak görülen Gaziemir’in bu avantajlarını yeterince rahat kullanamadığı görülmektedir. Buca’nın temel sektörlerinden biri durumundadır. Bunun yanında çevre yolunun rahat bağlantılar sağlaması. Bugün itibariyle Gaziemir’in konut gücü 15. Buca’da. Serbest Bölgenin sağlamış olduğu çok sayıda avantaj. Belenbaşı ve Karaağaç Köylerinde özel şahsa ait hayvan besi haneleri. Ulaşım ve sanayi ağırlıklı gelişim gösteren Gaziemir. sanayi yanında konutu da beraberinde getirirken. tavuk çiftlikleri. kuzey yönü itibariyle küçük sanatların yoğunlaştığı bir alan boyunca Buca ile birleşmektedir. çok sayıda küçük konut kooperatifinin yanında Evka ve bir dönemlerin Emlak Kredi Bankası tarafından desteklenen geniş bir konut alanı yer almaktadır.000’e yaklaşmaktadır.

demir-çelik. Tahtalı Barajı 2. Valilik ve Devlet Bakanlığının ortak çalışmalarıyla oluşturulan AR-GE projesine göre konfeksiyon ve sanayi işçisi yetiştirmek üzere yatırım yapılmıştır. kağıt. Şüphesiz ki yapılaşmayla birlikte verimli arazilerin yok olması tehdidi de bulunmaktadır. Burası organize sanayi bölgesi statüsündedir.000 ila 50. 1999 yılı yatırım programı kapsamında hastanenin bakımı ve onarımı yapılarak ve de geliştirilerek. Aynı şekilde kaynaklar Göleti de rekreatif. Hiç kuşku yok ki. içme ve kullanma suyu amaçlı yapılmıştır. Ayrıca ilçe merkezinde kuru incir işleme fabrikası ve Buca Yün Mensucat Battaniye fabrikası da faaliyet göstermektedir. işgücü potansiyelinin bu denli yoğun olduğu Buca’da. bu arza rağmen konut açığı bulunmaktadır. Buca’nın. derece koruma havzası içinde olması. Ege Giyim Sanayicileri Derneği çalışmalarını sürdürmektedir. kapari.400 m2’lik konfeksiyon fabrikasına yer verilmiş olacaktır. makine yedek parça gibi sektörlerde faaliyet gösteren 100 civarında firma bulunmaktadır. Bu bağlamda proje aşamasında bulunan diğer yatırım potansiyelleri ise Buca Esnaf Odası Sitesi.000 m2’lik ve 29 adet 2. önceden çevre il ve ilçelerden gelen hastalara tekrar 30 . sofralık incir ve çilektir. İzmir’deki üç SSK hastanesinden biri olan Buca SSK Hastanesi’nin Bozyaka’ya taşınmasıyla birlikte sönükleşen sağlık sektörü. arazi bulma aşamasında sorunlarla karşılaşılmıştır. içme ve kullanma suyu temini için planlanmış ve kesin proje safhasındadır. ve 3. Bununla birlikte söz konusu koruma alanında yetiştirilebilecek alternatif ürünler kekik. İzmir’in ve Ege Bölgesinin tek hipodromunun ilçe sınırları içinde olması rekreatif açıdan önemli bir potansiyeldir.potansiyeli olan Buca’da. Evka-1 konutlarına yakın mesafede bulunan üretim merkezi tam faaliyete geçtiğinde toplamda 25. sayısı yaklaşık 400 olan imalathane ve ilçe merkezinde yer alan mermer. ilçe sınırları içinde fabrika kurulması önünde bir engel teşkil etmektedir. yörenin sadece Buca için değil. Bu kapsamda ilçe merkezinde Adatepe Mahallesinde Büyükşehir ve İlçe Belediyesince tekstil sanayi sahası olarak ayrılmış 35 hektarlık alanda tasarlanan 94 adet fabrikadan meydana gelecek üretim merkezinde. Eğitim anlamında oldukça zengin olan ilçe. konut alanlarına yakın böyle bir yatırım önümüzdeki dönemler itibariyle istihdam ve ekonomik katkı anlamlarında büyük bir potansiyel arz etmektedir. tüm İzmir için potansiyel taşımakta olduğunu göstermektedir. Koruma havzalarına rağmen ilçede bir organize sanayi bölgesine ihtiyaç olmakla birlikte. Toprak dolgu tipi Buca Yedi Göller. İlçede. Bölgedeki üretimin % 90’ının ihracatı hedeflemesi. Oto Galericiler Sitesi ve Oto Tamirciler Sitesidir.000 kişi arasında bir iş olanağı sağlayacaktır. Evka-1 semtinde Büyükşehir Belediyesi. Evka-1 ve İZKENT arasındaki 10 hektarlık alana rekreatif gölet benzerinin yapılmasının planlanması ilçedeki konut ve rekreasyon potansiyelini destekleyecektir. Söz konusu merkez tamamlandığında 65 adet 5.

hizmet sunmaya başlaması ile canlanmıştır. Bunun yanı sıra Sağlık Bakanlığınca yapımına başlanan 200 yataklı Kadın Doğum Hastanesi, Buca Devlet Hastanesi olarak planlanmıştır. Böylece ilçe, sağlık tesisleri bakımından hem özelde kendi ihtiyacına cevap veren, hem de genelde çevre il ve ilçelere hizmet sunan bir konuma geçecektir. İlçeye, bir alternatif ulaşım imkanı olan demiryoluyla da erişilebilmesi anlamlı bir potansiyeldir. Tüm İzmir’e hitap eden Mezbaha, Balık Hali ve tamamlayıcı tesislerinin yer aldığı Kaynaklar yöresi, kendi çapında büyük bir ekonomik merkez olmuştur. Günlük cirosunun üst değerlere varmasına karşın şehirden fiziki olarak kopuk olması sistemde yokmuş izlenimi vermektedir. Özellikle mezbahanın yeri olumlu görülürken balık hali konusu tartışmaları devam etmektedir. İzmir Büyükşehir Bütünü Strateji Alt Yöresinin merkezi konumundaki Konak, yerleşik alanın en yoğun kesimidir. İzmir’in ekonomisi yüksek iş merkezlerini ve etkin idari yapısını kapsamaktadır. Bu nedenle üretken potansiyellerin biriktiği ve dağıldığı alan, diğer deyimiyle merkezi iş alanının bulunduğu kesimdir. İlçe bazında önceden 8 köy Konak’a bağlı iken 1994 yılı itibariyle 2 köy bağlanmıştır. Bu nedenle tarım potansiyeli yok denecek seviyededir. Bir ticaret merkezi olması gündüz nüfusunun gece nüfusundan daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Her türlü potansiyele sahip olması, her tür soruna da ev sahipliği yapmasıyla sonuçlanmaktadır. Yöre, İzmir şehrine, sahip olduğu yapısal ve bölgesel özelliklerinden ötürü kimlik verici niteliklere sahiptir. Bu açıdan konuya yaklaştığımızda fuarlar şehri, kongre merkezi gibi niteliklerle anılabilmektedir. Merkezi iş alanına sahip olması şehrin cirosunu yönlendiren kurumları barındırmasının sebebidir. Tüm ulaşım hatlarının düğümlendiği nokta olmasının yanında, deniz ulaşımının tüm olumlu yatırımlarını rahatlıkla kullanabilme şansına sahiptir. Sonuçta körfez, yerel ölçekte yolcu taşımacılığı yanında, ulusal ve uluslar arası ölçekte Alsancak Limanına sahiptir. Alsancak Limanının 1954 yılında yapımına başlanan tevsii çalışmaları devam etmektedir. Limanın kapasitesinin 17-20 milyon tona çıkartılması amacıyla uluslararası bir kuruluşa 1998 yılında fizibilite çalışmaları yaptırılmıştır. Bu proje kapsamında limanın 50 hektar daha tevsisi öngörülmektedir. Proje içerisinde yaklaşım kanalı taraması çerçevesinde açılacak koridor, halihazırda körfeze giremeyen gemiler için tevsii çalışmalarının gerçekleşmesinden öncelikli bir durumdur. Demiryollarının hala ilk yapıldıkları terminal noktalarına ve hatlarına sahip olması bir potansiyel olarak görülse de, şehrin yayılma alanında kısıtlayıcı bir öğe olarak sistemi zorlamaktadırlar. Aynı durum deniz taşımacılığında büyük ekonomik katkılar sağlarken, limanın şehir içinde kalmış olması İzmir potansiyelinde olumlu

31

performansa sahip çevre yollarının, konteynır ve diğer ağır vasıtalarla zorlanmasına sebep olmaktadır. Yoğun aktivite, çeşitli türden üretim yapan küçük ve orta ölçekli sanayiinin bu alanda çalışmasını cazip kılmaktadır. Bir potansiyel olarak görülen bu hizmet, özelde şehir merkezinin çalışma sistemiyle ters düşmektedir. Bu çaba içinde toptan ticaret çeperlere kaydırılmıştır. Turizm açısından beklenen performansı sunamayan merkez şehir, sahip olduğu tarihi, kültürel ve rekreatif potansiyelleri yeterince değerlendirememektedir. Yatak kapasitesi olarak son 10 yılda büyük bir artış göstererek yeterli limitleri yakalamıştır. Ancak yıldızlı otel yatağı sayısında hala gerilerdedir. Büyükşehir bütünü ölçeğinde sahip olunan oda ve yatak sayısı dikkate alındığında bu durum açık olarak belirmektedir. Tablo 8-2. İzmir Büyükşehir Bütününde Otellerin Oda Sayısı ve Yatak Kapasitesi İZMİR BÜYÜKŞEHİR BÜTÜNÜ Standart 5 Yıldız 4 Yıldız 3 Yıldız 2 Yıldız 1 Yıldız Özel Diğer TOPLAM Kaynak: Turizm İl Müdürlüğü Kemeraltı gibi tarihi bir merkeze sahip olması, inanç turizmi beklentisini de ortaya koymaktadır. Bu yöre ve çevresindeki diğer dinlere ait ibadethanelerin mevcudiyeti perakende ticaret ve alışveriş ile birlikte kullanılamamaktadır. Özelde Konak ve genelde Büyükşehir, eğitim açısından büyük bir güce sahiptir. Toplamdaki 5 üniversitede 70.000’in üzerinde öğrencinin eğitim görmesi sadece bu bağlamda İzmir’in sosyo-ekonomik hayatının dinamizmini göstermektedir. Buna merkezi sağlık kurumları, dış ticaret firmaları, konut üretim şirketleri ve diğerleri eklendiği zaman olayın boyutlarının ciddiyeti görülmektedir. Konak, enternasyonal fuara sahip olmasının yanında, ihtisas fuarlarının da bu alanda kurulması ile bir dinamizm ortaya çıkarmaktadır. Sonuçta Konak, Oda 844 590 1.491 484 71 31 23 3.534 Yatak 1.787 1.196 3.026 926 134 67 56 7.192

32

potansiyellerden ziyade sorunları üzerinde tartışılacak konuların ortaya çıktığı bir yöre olarak belirmektedir. Zira her türlü potansiyele sahiptir.

[ B ] Bakırçay Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Mevcut yapı içinde strateji alanlarına göre tanımlanan alt yörelere bağlı ele alınan kuzey aksındaki Dikili-Bergama-Kınık hattının potansiyel yapısı genelde tarım ve turizm ağırlıklı görülmektedir. Sanayileşmenin güneyde Aliağa tarafından emilmesi ve birinci derecede örgütlenme merkezi olarak görülen İzmir’e uzaklık, endüstri faaliyetlerinin bu alana yerleşmesinin temposunu yavaşlatmaktadır. Genel yaklaşım olarak bu alanda görülecek sanayi yatırımları, ağırlıklı olarak endüstriyel tarım ürünlerine bağlı olacaktır. Tabiatıyla marjinal de olsa tarım dışı ürünlerin sanayilerinin kısmen burada yer alması olağandır. Dikili-Bergama-Kınık bağlamında dışa açılan kapı olan Dikili’nin en büyük potansiyeli liman gibi görülse de, bunun dışında jeotermal enerji büyük bir güç olarak belirmektedir. Bu potansiyel aynı zamanda Dikili’nin turizm alanındaki atılımında da önemli bir kıstastır. Bunun yanında jeotermal enerjiden sera ısıtılmasında da faydalanılmaktadır. İlçe merkezine 7 km uzaklıktaki Kaynarca, değerlendirilmeyen bir kaynak olarak durmaktadır. Konuya ilişkin, Dikili Jeotermal Turizm ve Ticaret A.Ş. kurulmuş olmasına rağmen faaliyete geçememiştir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi termal otel kurulması yönünde bir çaba ortaya çıkaracaktır. Yapılan planlama, enerjinin 4000-7000 arası konutun ısıtılmasında kullanılmasını ve büyük bir sera potansiyelinin ivme kazanmasını sağlayacaktır. Aynı potansiyel Bergama’da da bulunmakta ve halihazırda çevresinde basit kaplıca işletmelerinde bu enerji kullanılmaktadır. Özellikle kaplıca potansiyelinin düzensiz ve belirli bir kaliteden yoksun olması talep azlığı yaratmaktadır. Ancak 2003 yılı itibariyle, kaplıcaların Bergama’nın şehirsel ısıtmasında kullanma çabalarına yönelik faaliyete geçilmiş olması, belediyenin bu açıdan ortaya çıkardığı önemli bir girişimdir. Yöredeki jeotermal potansiyelin yoğunluğu, bu strateji alandaki Kınık ve çevresinin tarımsal potansiyeli üzerinde de önemli bir rol oynama yetisine sahiptir. Orta vadede de olsa bu enerjinin şehir ısıtması yanında turizmden sağlayacağı katkılarla birlikte tarımsal açıdan da değerlendirilmeye alınması olumlu olacaktır. Doğal çıkış sıcaklığı ve kapasitesi İzmir il hudutları içinde en yüksek değerlerde olan Dikili-Bergama yöresi jeotermal enerjisinin sıcaklığı 100 oC ve çıkışı 200 lt/s değerlerine erişmektedir. Mevcut durumda basit kaplıca olarak kullanılan tesislerin, kaplıca termalizmi, şehir ve sera ısıtması potansiyeli bulunmaktadır. Benzer enerji potansiyeli Bademli yöresinde de bulunmaktadır. Ancak halihazırda basit termalizm dışında kullanılmaması, genelde enerji kaybına neden olmaktadır. Sanayi tesisleri açısından Dikili, daha ziyade atölye türündeki tesislere sahipken, Bergama bir üst aşamada görülmektedir ve sanayisi genellikle tarım ürünlerine yoğunlaşmıştır. Şu halde sanayisine ivme veren tarım potansiyelinin

33

desteklenmesi gerekmektedir. Sanayi potansiyeli en düşük olan Kınık’ta kurulmuş olan Kınık Organize Sanayi Bölgesi, yörenin organize sanayi potansiyelinin ivmesi durumundadır. Sanayi potansiyelinin düşük olması, kısa dönemde söz konusu planlanmış Bergama Organize Sanayi Bölgesinin rantabl bir potansiyel sahibi olamayacağını göstermektedir. Kınık tarımsal alanlarının Bakırçay-Kınık Projesi kapsamında sulu tarıma alınması, tarımsal potansiyelde artış sağlayacaktır. Bu kapsamda ele alınmış ve master planı tamamlanmış Dikili-Bergama-Kınık Sulama ve Taşkın Koruma Projesinin ivedilikle tanımlanmasında, potansiyel değerlendirilmesi açısından yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kesin projesi tamamlanmış Kapıkale Barajı, sulama potansiyeline büyük katkıda bulunacaktır. Halihazırdaki Kestel Barajından beslenen Bergama sulaması, işletmecilik açısından problemsiz olarak devam etmektedir. Bakırçay Havzasının önemli tarımsal alanlarını barındıran Kınık Ovası Sulama Projesi sağ ve sol sahil olarak ikiye ayrılmaktadır. Sol sahil sulamasında pompaj dahil 8.789 hektar alan sulanacaktır. Bu kapsamda Çaltıkoru Barajında 41,6 hm3, Yortanlı Barajında ise 67,3 hm3 su toplanacaktır. Çaltıkoru Barajı, Paşaköy’ün kuzeydoğusundadır ve 1999 yılı iş bitimi olarak belirlenmişse de süre uzatımı ile iş bitimi Ekim 2003 yılı verilmektedir. Benzer şekilde, Yortanlı Barajında 1994 yılında başlanan faaliyetler, dört yıl sonra bitecekken süre uzatımı ile işin bitim tarihi Ekim 2003’e ertelenmiştir. Bergama Yukarıkırıklar Göleti ve Sulaması, ön inceleme safhasında bulunan bir sulama projesidir. İnşasına karar verilip tamamlanmasıyla 370 hektar brüt, 323 hektar net alan sulanacak olup Bakırçay havzasının tarımsal potansiyelinin artışına katkıda bulunacaktır. Kınık içme ve kullanma suyu için Kırıkgeçit deresi üzerine Kapıkaya Barajı planlanmıştır. Tüm ön çalışmaları yapılmış baraj, Kınık’a 492 m3/s su sağlayacaktır. Turizm potansiyeli açısından Bergama’nın rolü tartışılmaz bir durumdadır. Ancak transit bir hat üzerinde bulunması, şehrin ve bu strateji alanının yeterli rantı sağlayamadığını göstermektedir. Bergama’da turizm işletme ve yatırım belgeli 4 otelde 470 yatak ve toplamda 1000 yatak kapasitesi bulunmaktadır. Buna rağmen dış turizmin bu alanı konaklama amaçlı kullanmaması, potansiyelin büyük ölçüde atıl kalmasına sebep olmaktadır. Bunun dışında Dikili ve çevresi, deniz ve kum potansiyelini geçmiş dönemlerde yanlış değerlendirmiş ve ikincil konutlar bu alanların kullanım bütünlüğünü bozmuştur. Yörenin özgün turizm güçlerinden bir diğeri Kozak Yaylası olarak görülmektedir. Tarihi değerlerin ve denizin geri plana bıraktığı bu potansiyelin de değerlendirilmeye alınması gerekmektedir.

34

Dikili’nin deniz yolu ile dışa açılan kapı hüviyeti sergilemesi, dış turizm potansiyeline sahip olduğunu da göstermektedir. Ancak bu iskele bir transit geçiş veya aktarma merkezi olarak kullanılmamalıdır. Dikili İskelesinin şehir içinde olmasının yarattığı sorunun yanı sıra özellikle maden ihracatına yönelik kapasiteye sahip olması, ticari sektörü destekleyen bir husus olarak görülmektedir. Yörenin diğer bir gelir kaynağı olan madencilik, gerek iç, gerek dış piyasadan büyük girdi sağlamaktadır. Bununla beraber doğa tahribatına sebep olması, bu potansiyelin dikkatli kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle Kozak taşı ihracata yönelik bir potansiyel durumundadır. Bakırçay havzasının ticari merkezi hüviyetindeki Bergama, bulunduğu strateji alt yörenin hizmet birimlerini barındırmakla büyük bir potansiyele sahip bulunmaktadır. Ancak Çandarlı Limanının yapılması ile yörenin kazanacağı büyük potansiyel içinde, bu hizmet fonksiyonunun aynı güçte devam edemeyeceği görülmektedir. Limana yakınlığı bulunan Çandarlı yerleşmesinin 15.000’e yaklaşan konut potansiyeli ve Yenişakran, Zeytindağ yerleşmeleri, liman yapımı ve işletmesinden yararlanacaktırlar. Çandarlı Limanının bir potansiyel olarak ivme kazanması ile birlikte, Bergama Organize Sanayi Bölgesi gelişebilecek ve Kınık Organize Sanayi Bölgesi ile limana destek veren alanlar olacaktır. Çandarlı Limanı, Alsancak Limanını desteklemek ve halihazırda Alsancak Limanına giremeyen transit yük taşımacılığı yapan gemilere hizmet vermek amacıyla düşünülmüştür. 2.500 hektarlık stoklama alanı ile Akdeniz’in en büyük limanı, dünyanın önemli limanlarından biri olabilecek kapasitededir. Ulusal ve küresel ölçekli yük ihtiyacını karşılayabilecek nitelikte bir limandır.

[ C ] Gediz Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Aliağa-Foça-Menemen strateji alt yöresinin temel potansiyelleri sanayi, turizm, tarım ve hizmet sektörlerini kapsamaktadır. Sanayi ve turizm gibi mekansal olarak birbiri ile çelişen iki sektörün bu alanda yer alması bir karmaşa gibi görünse de, mekansal bütünlük içinde coğrafi bir ayrıma sahip olmaları bu iki fonksiyonun temelde birlikte çalışmasına hem kanıt hem de imkan oluşturmaktadır. Tarım sektörü, Aliağa ilçesinde sanayi ile yarışamamış ve bu güç karşısında potansiyellerini kaybetme eğilimi içine girmiştir. Aliağa yöresinde sulu tarım yapılamaması ve sadece halk sulamasıyla tarım yapılması, verimin düşmesine neden olmaktadır. Aliağa’nın batısında bulunan Foça yöresine yönlenildiği zaman, tarım alanları oranının toplamda % 20 olduğu görülmektedir. Bu durum genelde yörenin tarımsal potansiyeli düşük topraklardan oluştuğunun bir kanıtıdır. Buna karşın Menemen yöresinde bu potansiyel % 35’tir. Özellikle ihracatta ciddi bir potansiyel teşkil eden çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde Menemen önemli bir merkezdir. Bu strateji alt yörenin tarım potansiyeli en yüksek alanı Menemen, diğer deyimiyle Gediz Havzası olarak görülmektedir. Bu alanın Manisa bağlantılı olması, yörenin

35

gelişmişliği ve Gediz nehri tarafından sulanması büyük bir potansiyeldir. 1989’da işletmeye açılan Emiralem Pompaj Sulaması ve bundan önce işletmeye açılmış olan Menemen–Maltepe, Türkeli, Bağarası, Menemen Pompaj Sulamaları yöre tarımının yeterli potansiyele eriştiğini göstermektedir. Bu tarımsal potansiyelin kaybedilmemesi için, sulu tarım alanlarının imar faaliyetlerine açılmaması gerekmektedir. Bu sulamaların en büyük problemi Gediz kirliliğidir. Kemalpaşa ve Manisa Organize Sanayi Bölgeleri ile Manisa şehri ve ilçeleri kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. Şehirleşmenin tehdit ettiği Menemen sulama potansiyelinin korunması, sulama alanının batısında yer alan büyük bir doğal ve turizm potansiyeli olan Kuş Cennetini de koruma altına almaktadır. Tarım potansiyeli yüksek Menemen’in birinci tüketim merkezi olan İzmir’e, kara ve demiryolu bağlantısının olması tarımsal ürünlerin pazarlanması açısından büyük bir artıdır. Menemen etkisindeki Emiralem’in çilek yetiştiriciliği gibi ihtisaslaşmış konulara yönelmesi desteklenmelidir. Gediz Havzası’nın % 53.2’sinde sulu tarım yapılmasına bağlı olarak yer yer yılda üç kez ürün alınabilmesi, havza potansiyelinin koruma altına alınmasını gerektirmektedir. Kesin proje safhasındaki Menemen Değirmendere Barajı içme ve kullanma suyu amacıyla yapımı kararlaştırılmış bir tesistir. 31,4 km2 yağış alanına sahiptir ve dolusavak proje debisi ise 234 m3/s’dir. Planlama aşamasında etüdü yapılmış, gözlem çalışmaları devam eden Aşağı Gediz Göktepe Projesi ve Barajı, Menemen Ovasının sulanmasına katkı sağlayacak bir yatırımdır. Dolusavak proje debisi 294 m3/s’dir. Tarıma karşı gelişen sanayiinin, bu strateji alt yörede en düşük olduğu yöre Foça ve Yeni Foça bölgesidir. Turizm ve tarım potansiyelli bu alanda, sanayiinin yer bulamaması doğal görünmektedir. Buna karşın, Foça yöresini seçmeyen sanayiinin, Aliağa’dan ziyade Menemen’de kurulduğu dikkat çekmektedir. Zira, Aliağa sanayisinde ulusal ölçekte yatırımların geliştirildiği görülmektedir. Menemen sanayisi İzmir’le birleşmiştir. Yörede bir serbest bölge bulunması potansiyel bir alanın varlığını göstermekte ise de, serbest bölge kurallarına göre çalışması, alanın Menemen için bir potansiyel olmadığını belirlemektedir. Oysa, söz konusu bölgenin 1997 yılına kadar Deri Organize Bölgesi olarak çalıştığı yıllarda Menemen için bir potansiyel olduğu kabul edilmekteydi. Bunun yanında, Menemen’de kurulacak Plastik Organize Sanayi Bölgesi, hem İzmir ilinde plastik vb. ürün imalatçılarını toplayacağı hem de özelde Menemen'de istihdam ve ekonomi faaliyeti doğuracağı için olumlu bir aktivite olarak görülmektedir. Ancak konumunun şehre yakın seçilmiş olması, çevreye yönelik koruma kararlarının alınmasında dikkatli davranılmasını gerekli kılmaktadır. Bu tesisin orta dönemde yapılması, kısa vadede altyapı faaliyetine başlanması ile potansiyelini doğru kullanması açısından yararlıdır. Ayrıca Menemen’in ülkesel açıdan tanınmasını sağlayan çömlekçilik, büyük bir potansiyel olarak durmaktadır. Çömlekçilik potansiyelinin sanayileşme eğilimi göstermesi yararlı bir girişimdir. Ancak çömlekçiliğin organize olamaması ve münferit atölyelerin ihracata yönelmesi bu faaliyetin sürekliliğini engellemektedir.

36

Bu söz konusu strateji alt alanının kuzeyinde yer alan Aliağa sanayi alanlarının su ihtiyacı, kesin proje aşamasında bulunan Kunduz Barajının yapılmasıyla büyük ölçüde çözülecektir. Güzelhisar Barajı’nın yapımını, PETKİM finanse ettiği için baraj suyu 14.207 metre uzunluğundaki ishale hattı ile gelerek, sadece adı geçen kuruluşun arıtma tesislerinde kullanılmaktadır. Aliağa’nın 1970’li yıllardan itibaren sanayiye dayalı bir karaktere erişmesi büyük istihdam potansiyeli yaratmıştır. Bugün 40 kadar büyük sanayi tesisi, başta haddehaneler olmak üzere bu yörededir. Petro-Kimya ve Akocaklı Demir-Çelik İşletmelerinin yaygınlığı ve buna bağlı olarak diğer sanayilerin burada gelişmesi ithalat ve ihracat sorunlarını ortaya çıkarmıştır. Sonuçta, İzmir Limanının kapasitesinin yeterli olamayacağı ve de ulaşım maliyetlerini arttıracağından ötürü, özel iskelelerin yapımına yönelinilmiştir. Nemrut Limanının sekiz özel iskelesine yılda 3000’e yakın gemi gelmesi, iskelelerin büyük bir potansiyele sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Özel firmaların bölgede yeni liman yapımı için girişimleri, mevcut potansiyeli arttırmaktadır. Her bir iskelenin özel statüsünün olması ve farklı fiziksel özellikler taşıması, bu alanların zaman içinde birleşerek Nemrut Limanı altında tek bir yönetime girmesini mümkün kılamamaktadır. İskelelerin art bölgesi de olası bir liman için yeterli büyüklüğe sahip değildir. Aliağa’nın sanayi potansiyeli giderek yörede üç sanayi bölgesi kurulmasını ortaya çıkarmıştır. Aliağa I, Aliağa II ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgeleri yüksek sanayi potansiyelinin etkisi ile kararlaştırılmıştır. Ancak 1997 krizinden sonra sanayiinin aldığı yara, bu yıldan sonra etüdü yapılan Aliağa II ve Kimya Organize Sanayi Bölgesinin uzun ve orta vadede gerçekleşmesini gerekli kılmaktadır. Aliağa I potansiyel değerlendirmesinin strateji planı dönemi içinde ele alınması önemlidir. Yörenin bu denli yoğunlaşması, enerji ihtiyacı da doğurmaktadır. Bu amaçla ülkemize getirilmiş bulunan doğalgazın BOTAŞ tarafından yapılan çalışmalar sonucunda İzmir yöresine gelmesi, yörenin enerji sorunu bir ölçüde çözmüştür. Ülkemizde ve özellikle Ege Bölgesinde artan doğalgaz talebini karşılamak ve ülkemizde doğalgaz kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla BOTAŞ tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda, doğalgaz geç de olsa İzmir yöresine bu yönden de gelebilmiştir. Bu bağlamda 1987 yılında hizmete giren Rusya Federasyonu-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı’nın taşıma kapasitesi arttırılmış, tevsii gerçekleştirilmiş ve 2000 yılında devreye alınmıştır. Bundan sonradır ki, 1996 yılında işletmeye alınan BursaÇan Doğalgaz Boru Hattı’nın devamı olan Çan-Çanakkale Doğalgaz Boru Hattı inşaatı gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda, İzmir’e doğalgazı ulaştıracak projelerden ilki olarak Karacabey-İzmir Doğalgaz Boru Hattı Projesi kapsamında, Manisa üzerinden İzmir’e gelecek olan hattan Aliağa’ya bir kol uzanmıştır. Kredi anlaşmasını takiben BOTAŞ’ın imalatı geciktirmesi, kredi sorunlarının ortaya çıkması ve doğalgaz kombine çevrim santrallerinin imalatlarının da yapımcı firma belirlenmesindeki sorunlarından ötürü Aliağa’ya ulaşacak gazın hizmete sunulması geç randıman verebilmiştir. Ancak, Aliağa’ya erişmiş olan sistem, olası organize sanayi bölgelerinin taleplerini ve verimliliklerini artıracaktır. Aliağa’daki doğalgaz

37

çevrim santralinin 2001 Ocak ayında atılmış temeli ve LNG terminali halihazırda verimliliğe erişememiştir. Aliağa’da doğalgaz kullanımı için 4-6 milyar m3 kapasiteli ikinci bir terminal projesi yürütülmektedir. Bu kapsamda kurulmuş olan Ege Doğalgaz A.Ş. konut ısıtmasında da doğalgazı kullandırabilecektir. Ancak Aliğa’nın jeotermal enerji kaynağı da bulunduğu göz önüne alınırsa ve buna rüzgar terminalleri eklenirse yörenin potansiyel enerji kaynakları açısından çeşitliliği ve ekonomik seçenek olasılıklarının yüksek olduğu görülmektedir. Planlanmış bulunan Aliağa Organize Sanayi Bölgeleri için bu potansiyellerin değerlendirilmesi, gelişme trendlerinde olumlu rol oynayacaktır. Gediz strateji alt yöresinin deltasını oluşturan Seyrek ve Maltepe yerleşmeleri ile belirginleşen alanın yüksek tarım potansiyeli yanında turizm potansiyelinin de bulunduğu görülmektedir. Özellikle tarım potansiyelinin olmadığı ve tuzluluk oranı artan kıyı kesimlere yaklaşıldıkça, kıyı turizmi ve safari tarzı bir turizmin yer alması olasılığı söz konusudur. Bu alanların kuş cenneti ile birleşmesi kullanım artırıcı bir husus olarak belirginleşmektedir. Bu alanda yer alan Leukai Antik şehri de turizm cazibesini arttırmaktadır. Delta bölgesinin İzmir 1 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından doğal sit alanı ilan edilmesi olumlu bir girişim olmanın yanında tarım potansiyelini kısıtlaması açısından endişelere sebep olmaktadır. Olağan ulaşım sistemlerine ek Menemen-Seyrek-Foça karayolu bağlantısının tamamlanma aşamasında olması Foça-Menemen-İzmir ulaşımında kilometre ve zaman tasarrufu sağlayacaktır. Ayrıca bu hat Foça’yı Menemen’e daha bağlı kılacaktır.

[ D ] Gediz-Nif Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Tarım açısından önemli gelişme göstermesinin yanında sanayi alanında da gelişmiş olan bu strateji alt yöre değerlendirildiğinde, tarım arazilerinin payı % 37 kadardır. Tarım arazilerinin büyük bir kısmı (% 44’ü) bağlık olup, tarım potansiyeli açısından özellikle kiraz konusunda belirli bir tanınmışlığı vardır. Bağlık arazilerinin payının fazla olmasıyla ilçe, çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde önemli bir varlık göstermektedir. Meyve üretiminin gelişmiş bulunduğu bu alt yöre tarımsal gelirinin % 40’ını meyve üretiminden sağlamaktadır. Kiraz ihracatı ambalajlama ve taşıma sistemlerinin gelişmesinde büyük bir potansiyel yaratmış olup belirgin organizasyonların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Tarım olduğu kadar hayvancılık potansiyeli de gelişmiş ve gayri safi tarımsal gelirin tarım bazında yaklaşık % 84’ünün meyve ve hayvancılıktan sağlandığı belirlenmiştir. Dolayısıyla Kemalpaşa’nın sanayi alanındaki gelişmesi değerlendirilirken tarım potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

38

1970’li yıllara gelindiğinde düzensiz bir gelişme gösteren sanayi daha ziyade Kemalpaşa ve Ulucak yörelerinde yer almaya başlamış ve tarım alanları aleyhine hızlı bir gelişme göstermiştir. Bunu önlemek için 1985 yılında girişimlerde bulunularak bu sanayilerin organize bir bölgeye dönüştürülmesi sağlanmıştır. 1990-1991 yıllarında gerçekleşen çalışmalar, Kemalpaşa ve Ulucak belediye sınırlarında, İzmir-Turgutlu-Ankara karayolunun sağ ve solunda olmak üzere 410 hektarlık bir alan üzerine kurulmuştur. Bugün İzmir il hudutları içinde % 56’lık doluluk oranıyla en büyük sanayi potansiyeline sahip alanların başında gelmektedir. Daha ziyade kimya ve plastik sanayiinin tercih edildiği alan, Kemalpaşa’nın taban suyu yüksekliğinin bir potansiyel olması nedeniyle hızlı bir gelişim içine girmiştir. Ancak kontrolsüz kullanım, taban suyunun aşağılara çekilmesine neden olmuştur. Bu olumsuzluk karşısında planlama aşamasına gelinmiş Yiğitler Barajı, sulama ve sanayi suyu sağlama açısından olumlu bir potansiyel göstermektedir. Barajın arazi çalışmaları tamamlanmış, gözlem çalışmaları devam etmektedir. Tamamlandığı zaman 4.000 hektarlık bir alan sulaması yanında sanayi suyu da sağlayacak olması söz konusu strateji alt yörenin tarımsal ve sanayi potansiyelinin gelişmesinde artı değerler sağlayacaktır. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi her ne kadar 410 hektarlık bir alana sahipse de, bu alan dışında çok sayıda münferit sanayi kullanımı bulunmaktadır. Bunların birleştirilmesi hususundaki çalışmalar düzensiz sanayii önleyecektir. Doğalgaz konusunda, Aliağa’ya Manisa üzerinden branşman verilirken, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine de bir hat verilmesi ile yörenin enerji sorunu çözülebilecektir. Yörenin turizm açısından kayda değer potansiyeli olmamakla beraber Nif Dağı’nın Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Milli Park ilan edilmesi, hem alanın korunması hem de yayla turizmine imkan tanıması açısından olumlu değerlendirilmektedir. Bunun dışında tek tek rekreatif alanların bulunması lokal potansiyellerin birbirinden bağımsız ele alınmasıyla sonuçlanmaktadır. Tarım aktivitelerine yönelik, pek çok ilçe ve beldede çeşitli festivaller düzenlendiği gibi burada da Kiraz Festivali düzenlenmekte olup bunların ilçenin tanıtılması yanında lokal aktiviteler olarak olumlu etkisi vardır. Söz konusu strateji alt yörenin İzmir’e yakın olması ve Ankara karayolu tarafından geçilmesi, Torbalı üzerinden Aydın–Denizli bağlantılarının sağlanması ve İzmir üzerinden İstanbul bağlantısına sahip olması, sanayi ve tarım ürünlerinin gerekli hammadde sağlamasını ve pazarlamasını kolaylaştırmaktadır. Bu husus sanayi alanlarının buraya yönelmesini daha da teşvik edici bir rol sergilemektedir. İzmir’in diğer yörelerine oranla, yeraltı suyu potansiyeline sahip olunması, bunun yanında ucuz işgücü ve kolay ulaşım imkanlarının bulunması yörenin ekonomik potansiyelini artırırken, çevresel açıdan büyük kayıplara sebep olmuştur. Zira, arıtma tesislerinin organize olamaması ve firma bazında kalması arıtılmış suyun tam olarak geri kullanılamamasına sebep olmaktadır. Günümüzde sadece yaklaşık 5.000 m3 kadar su geri kullanılmaktadır.

39

Kemalpaşa’nın doğusunda yer alan Kızılca Beldesinde, turizm yatırımlarına yönelik sunduğu doğal kaynakların kısmen konut alanları tarafından kullanıldığı görülmektedir. Bu doğal kaynağın turizm açısından organize bir şekilde değerlendirilmesi mevcut bir kaynağın kontrollü gelişmesine imkan tanıyacaktır. Bu denli sanayileşmiş bir yörenin Halilbeyli Kırı mevkiinde bir çöp alanı kurulmasına yönelik çalışmalar, organizasyon açısından gelecek vaat eden bir çalışmadır. Ayrıca Kemalpaşa yöresinin depolama konusunda da İzmir’e destek veren alanları bulunmaktadır.

[ E1 ] K. Menderes Kıyı Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri
Söz konusu strateji alt yörenin güneyinde kalan ve İzmir strateji planlamasında dış kabuk olarak kabul edilen Selçuk ve merkeze daha yakın olarak Torbalı ve Menderes bulunmaktadır. Selçuk dışındaki iki yörenin gelişmesi tarımsal potansiyele dayalı olmuş, bunlar arasında Torbalı, Menderes’e nazaran göreceli olarak sanayileşme faaliyetinde daha öne geçmiştir. Selçuk ise bu bağlamda kısıtlı tarım topraklarına sahip olması ve Efes, Meryem Ana, Kuşadası gibi dış turizme de yönelik fonksiyonlarla tarımsal potansiyelini geliştirmeye yönelmemiş buna karşın hizmet sektöründe ön plana geçmiştir. Tarımsal potansiyeli en gelişmiş Menderes’te polikültür yaygındır ve Torbalı gibi verimliliği yüksek toprakların yanında tarım ürünlerini pazarlama açısından da şanslı ulaşım sistemlerine sahiptirler. Her ikisinin de demiryolu, karayolu ve havayoluyla yakın bağlantılarının olması gelişmelerinde büyük avantajlar sağlamıştır. Menderes’te, arazi yapısı Torbalı’ya nazaran daha engebeli olmasına karşın, seracılığın gelişimi daha yaygındır. Torbalı toprak yapısının büyük bir kısmının birinci sınıf olması, verimliliği artırıcı bir öğedir. Bu nedenle topraklarının % 53’ü tarımsal olarak işletilmektedir. Tarım toprağının verimliliği bu alanlarda sulu tarım yapılması gibi bir zorunluluğu oluşturmadığı için alanların kuru tarıma elverişli olduğu ve sulu tarım benzeri, üst düzeyde verim alındığı görülmektedir. Bu potansiyelin verimli kullanılması yörenin tarımsal girdilerinde artış sağlayacaktır. Menderes ise tarımsal faaliyetindeki ihtisaslaşmasını arttırmış, pazara ve ihracata uygun bir mekanda yer alması nedeniyle özellikle çiçekçiliği geliştirmiştir. Sera tarımı olarak gelişim gösteren bu ekonomik sektör, 1997 krizinden büyük yara almanın yanı sıra büyük ölçüde Tahtalı Barajı Koruma Bantları içinde kalmasından ötürü büyük sekte görmüştür. 2000 yılına doğru azalma göstermiş ve üreticinin yatırımcılık hedefleri kısıtlandığı için yatırım yapmaktan kaçınmıştır. Bu tür bir potansiyeli Menderes tesis etmiş durumdayken fiziki koşullar nedeniyle kaybetmektedir. Menderes yöresinin Yeniköy yerleşmesini kapsayacak şekilde 2003 yılında kesin proje aşamasına gelmiş İzmir-Menderes-Yeniköy Göleti ve Sulaması, brüt olarak 228 hektar alanı sulayacaktır. Depolama hacminin 1,59 hm3 olması planlanmıştır.

40

Dolayısıyla. Kültür ve kıyı turizmi yörenin bilinen ve kendi ivmesi içinde gelişen turizm potansiyel alanlarıdır. İlerleyen yıllarda bu potansiyelin gereken şekilde kullanılması olasılığı üzerinde durulacaktır.Torbalı’nın tarımsal alanlarında çitlembik ağaçlarına uygulanan antepfıstığı aşılaması. Menderes’ten çekilen su kullanılmaktadır. av turizmlerinde kullanılma potansiyeli bulunmaktadır. içinde bulunduğumuz yıl ürün alınmasıyla sonuçlanmıştır. Bu alanlarda büyük tarım işletmeleri görülmemekte. Meryem Ana ve St. 41 . Ulaşım açısından ve iletişim konularında gelişmiş standartlara sahip yörenin en önemli avantajlarından birisi Selçuk-Kuşadası arasında bulunan ve Özel İdare mülkiyetindeki stol tipi havaalanıdır. tarımsal faaliyetlere geri kalan % 30’u bırakmıştır. Aynı tempoyla kirlenirse. son yıllarda çevre köylerinde büyük yer bulmuş ve antepfıstığı üretimi büyük bir gelir kaynağı olarak ortaya çıkmıştır. turizm potansiyelinin çok yönlü ele alınmasının bir sonucudur. kirliliği artan bu suyun ilerleyen yıllarda sulamada kullanılması sakıncalı olacaktır. Bu ulaşım potansiyelinin. Geçtiğimiz son 10 yıl içindeki gelişimler. Bunun yanında Efes Antik Şehrinin gece de ziyaret edilebilmesini sağlayan ışıklandırma projesinin bulunması. Sulama potansiyeli olarak da K. Bir dinin mensuplarınca kutsal sayılan alanları ziyaret etmek. dinsel toplantı ve törenlere katılmak. Pamucak bölgesi turizm yatırım alanının gelişmesine ivme vericiliği yanında kültür. turizm potansiyelini çekici kılan bir öğedir. Ancak tarım ürünleri daha ziyade lokal tüketilmektedir. Zeytin başta olmak üzere meyve alanları incir ile ön plana çıkmaktadır. Selçuk’un turizm potansiyeli tartışılmaz bir noktada olup. deniz ve kongre turizmi gibi diğer alanlarla birlikte ele alınmalıdır. Bu ağaç tarımının giderek yörenin etkin bir faaliyeti olma eğilimi vardır. izlemek. ileriye yönelik turizm değerlerini kontrollü bir şekilde içermesi için olumlu bir yaklaşım olarak görülmektedir. inanç çekim merkezlerini görmek. Elde edilen gelir. ünlü mabetleri. Ayrıca kültür turizmini yansıtan Efes ören yeri içindeki tiyatronun ve Celsus kütüphanesinin kültür turizmi ile kombine kullanılması. bunu tek başına ele almanın getirisinin düşük olacağı belirlenmektedir. kıyı. Tarımsal faaliyetler açısından en alt seviyede görülmesine karşın Selçuk’un da belli edilmeyen bir tarımsal potansiyeli bulunmaktadır. her yıl yaklaşık iki milyon kişi yöreye gelmektedir. Jean yanında Yedi Uyuyanlar gibi bir başka mekanı da kapsamaktadır. Selçuk–Pamucak arasında bulunan boş ve doğal sit ilan edilmiş alanların bugüne kadar korunmuş olması. Bunun yanına eklenecek inanç turizmi alandaki diğer bir turizm potansiyelidir. Turizm ağırlıklı hizmet sektörünün baskısı altında ezilen tarım potansiyeli daha ziyade Selçuk çevresindeki alanlarda gelişim göstermektedir. sebze ve çiçek seralarına kayma eğilimi gösterdiği için bu potansiyelin olumlu değerlendirilmesi gerekmektedir. gelişme. ancak tarım sektörü potansiyel arz etmektedir. dinsel görevleri yerine getirmek amacıyla yapılan inanç turizmi için yöre. inanç. Selçuk nüfusunun % 70’inin turizmle uğraşması ve getirisinin yüksek olması. Ancak inanç turizminin tüm sektör içindeki payının küçüklüğü dikkate alındığında.

şarap imalatı yanında evlerdeki el sanatı üretimi hızla gelişmiş ve pansiyonculuk turizmin bağlı bir sektörü olarak ortaya çıkmıştır. Görece köyündeki boncuk üretimi ve evlerdeki iğne oyası ve makrome gibi el sanatlarıdır. tütün. linyit ve perlit yörede işletilmekte ve istihdam olanakları sağlamaktadır. bağlantılı pek çok diğer işlevi yaratacağından. Bunun dezorganizasyonunun önlenmesi. Benzer şekilde Selçuk’ta Şirince. tuğla toprağı önemli endüstriyel hammadde kaynaklarıdır. demir. titanyum. Menderes’in ticaret ve sanayi alanında en önemli girdisi Etibank Perlit İşletmelerinden olmaktadır. Güneyinde göreceli birleşme eğilimi gösterdiği Torbalı’yla aynı karayolu ve demiryolu üzerinde bulunmasının pozitif değerlerine sahip olunan bu strateji alt yörenin. Şaşal Beldesinde içme suyu şişeleme işletmesi. Menderes. İstihdamı düşük olmasına karşın ihracat potansiyeli yüksektir. Boncuk üretiminin iç ve dış turizm tarafından tanınarak Görece’yi bir odak yapması olumlu bir girişim olacaktır. Ağaç ve metal işleri bu kapsamda düzenli bir gelişim göstermiş ve son yıllarda üretim tesisleri show-roomlar kuracak potansiyellere erişmişlerdir. zeytin gibi endüstriyel tarım ürünlerini yetiştiren ve besin endüstrisi için sebze-meyve üretimi ile potansiyelini pekiştiren bu alanda aynı zamanda mermer ve linyit. ÇeşmeDilek yarımadası strateji alt yöresi içinde değerlendirilecek olup.Selçuk’tan kuzeye doğru çıkıldıkça bir yeşil kuşak aşılarak İzmir’in birincil derecede etkin olduğu Torbalı aksına girilmektedir. buradaki en önemli girişim. perlit. Dolayısıyla bu potansiyelin tanıtılması. Bu hususlara bağlı olarak özellikle Torbalı’nın düşük eğimli ve ulaşım potansiyelli topraklara sahip olması sanayi faaliyetlerinde çekici bir öğe olmuştur. en küçük unsurun dahi göz ardı edilmemesi gerekmektedir. İzmir Büyükşehrine yakınlığından ötürü her ölçekteki sanayiinin yerleşmesi için büyük bir potansiyel arz etmektedir. Pamuk. daha ziyade Gümüldür yöresinde yetişen narenciye ürünlerini ambalajlama tesisleri Menderes’in ticaret ve sanayi potansiyelini oluşturan unsurlardır. ağırlıklı olarak kıyı turizmi potansiyellerine sahiptir. 20 yıllık geçmişine bakıldığında sanayii hızla bu alanlara çekmiştir. son 10 yıllık dönemde hızlı bir gelişim göstermiş ve turizm sektörüne dahil olmuştur. Daha kuzeyde kalan Menderes ise lokal bir potansiyele sahip olup. Bu alanın turizm potansiyeli sadece Metropolis Antik Şehri olarak görülmektedir. Tekel yaprak tütün bakım atölyeleri. Yerleşmenin yayla tarımına bağlı geleneksel ekonomik yapısı köyün tanınmasıyla farklı bir alana dönmüş. civa. Kısıkköy sınırları içindeki organize sanayi sitesi ile kısmen sağlanmıştır. Toprak ve maden yatakları. Mermer. Turgutlu’yla yarışamasa da tuğla ve kiremit fabrikaları için potansiyel alanlardır. hammadde kaynakları açısından zengin verimliliğe sahip olması. tütüne bağlı sigara fabrikaları ve yağhaneler 42 . zımpara taşı. Tarım ürünlerinin sanayileşmesi sonucunda çırçır ve dokuma işletmeleri. Söz konusu strateji alt yörenin güney kıyılarını oluşturan ve fiziksel açıdan Seferihisar–Selçuk arasında yer alan Gümüldür-Özdere-Ahmetbeyli bandı. tavuk-hindi çiftlikleri.

Buna karşın Kabacakırı mevkiinde ve Pancar beldesinde iki organize sanayi bölgesi kurma girişiminde bulunulmuştur. Pancar’daki organize sanayi bölgesinin daha erken faaliyete geçmesinin nedeni. İzmir’e erişmeden Torbalı Organize Sanayi Bölgelerine ve sanayi alanlarına hizmet vermesi yöre potansiyeli açısından önemli bir katkıdır. ağaç ürünleri. Bu hat kademeli olarak artacak doğalgaz arzını güney ve batı bölgelerimize taşıyacaktır. Bu nedenle 2003 yılına gelindiğinde. Torbalı II Organize Sanayi Bölgesi ise Pancar beldesinde 380 hektara sahiptir ve benzer iş kollarını içermektedir. İzmir-Aydın otobanın alternatif ulaşım imkanları sunması. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinde minimum parsel büyüklüğü olarak alınan 5. İzmir’e 45 km çift yönlü demiryolu ile bağlanması. Yer seçimi onay safhasında olan Kabacakırı Torbalı I Organize Sanayi Bölgesinin ısıtma soğutma. Bir potansiyel olarak görülen alanın 1996 yılında kurulması kararlaştırılmış olup. Ancak aynı yoğunlukta olmaması ve mevcut sanayilerin hem birbirinden kopuk hem de pek çoğunun büyük alanlara sahip olması mevcutların organize olmasını güçleştirmektedir. Bunun yanında İzmir’e kuzeyden gelecek ikinci bir doğalgaz boru hattı daha bulunmaktadır. konfeksiyon. Torbalı’nın ihtiyacı olan sanayi alanları potansiyeline cevap verecektir. otomotiv gibi sektörler bu alanda yer almışlardır.yöreyi potansiyel alan olarak seçmişlerdir. Hammadde avantajıyla beyaz eşya. Bölge içinden enerji nakil hatlarının geçmesi de avantaj olarak görülmektedir. Karabel üzerinden Kemalpaşa-Ankara bağlantısının olması burada organize sanayi bölgelerinin gelişmesinde olumlu öğelerdir. 1997 krizi Opel otomobil üretim merkezinin kapanmasına sebep olurken. 43 . deri ve yan sanayi mamulleri. 260 hektarlık bir alana sahip olması öngörülmüştür. Söz konusu bölgelerdeki yerleşmelerin konutların ve sanayi tesislerinin doğalgaz ihtiyacı da bu şekilde karşılanacaktır.000 m2 değere erişemeyen yatırımcılar. iş sahası açısından geniş bir yelpaze sunmaktadır. Bu bölgenin geç kurulmuş olmasına karşın kısa dönemde faaliyete geçmesi. 190 hektarlık kısmının Pancar Belediyesi imar planı sınırları içinde sanayi alanı olarak planlanmış olması ve alanda halihazırda sanayi yapılaşmaları olmasıdır.000 m2’ye kadar bu parsellerin indiğini gösterdiğinden. Pancar’da yer alan organize sanayi bölgesinin tüm parselleri satılmış durumdadır. Ege Serbest Bölgesine ve havalimanına 30 km. bu organize alanda üretim yapma imkanına sahiptirler. Sanayiinin yerleşmesi giderek diğer sınai işletmeler için yörenin çekiciliğini artırmıştır. pek çok kuruluş yerinden sağladıkları tarımsal hammadde kaynaklarının potansiyel kaybetmemesi nedeniyle günümüze erişebilmişlerdir. gıda konusunda ihtisaslaşması düşünülmektedir. Torbalı’nın göstermiş olduğu büyük sanayi potansiyeli Kemalpaşa gibi düzensiz bir sistem ortaya çıkarmıştır. deri. Torbalı-Menderes bağlamında Tekeli yöresinde yer alan ticaret ve imalat organize bölgesi. organize sanayi bölgelerinden farklı olarak daha küçük parseller barındırdığını ve 1. kadar yakın olması ve İzmir-Liman bağlantısına kolay erişilmesi.

yöreden sağlama imkanını vermektedir. Büyük bölümü 100 m2’nin altında. Yoğun işgücü talebiyle karşılaşan yörenin konut açısından yetersiz kalmasına karşın son 10 yılda özellikle Torbalı-Menderes arasında büyük bir konut arzı görülmüştür. Tahtalı Barajının kısıtlamaları yukarıda belirtilen farklı tarımsal yatırımlarla giderilmekte. Menderes Strateji Alt Yöresi tarım. Koruma alanları içinde pek çok tesisin çevre kanununun su kirliliği yönetmeliği uyarınca kapatılması gerekmektedir.Yörenin su potansiyelleri açısından verimli olması. Bunun yanında konut kalitesinde de düşüklük göze çarpmaktadır. Bu işletmelerde çalışan 5000 civarında kişinin işsiz kalması ve üretime sekte vurulması su potansiyelinin maliyeti olarak görülmektedir. Havzanın entegre kanalizasyon master projesinin başlatılması ve şu ana kadar bitirilme aşamasına gelinmesi koruma bantlarının getirdiği kısıtlamalara karşıt olumlu 44 . dere yataklarının ıslahı yapılıp ağaçlandırma çalışmaları yer almaktadır. Bu husus. orta ve uzun mesafede koruma alanları bulunmaktadır. sosyal tipte olan konutlar. büyük bir iş gücü potansiyeli arz eden yörenin mevsimlik işgücü ihtiyacını daha yaygın bir sürece kaydıracaktır. Barajdan yılda 128 milyon m3 su. Bu durum ve maliyetli tarımsal planlama. Toplamda yerleşim alanları dışında 5. yöre çalışanlarının konut ihtiyaçlarını İzmir şehir bütünü içinden değil. sanayi ve hizmet sektörlerinde yoğun bir hareketlilik ve potansiyele sahiptir. 1997 tarihinde Göksu ve Sarıkız kaynaklarını kullanarak Gaziemir. bu işgücü açığını kapatacak potansiyelleri sunma gücüne sahiptirler. av turizmi açısından gereklidir. Bu bağlamda Atatürk Küçük Sanayi Sitesinde kurulmuş bulunan Mermercilik Yüksek Okulu yöredeki mermer üretiminin ve mermer yataklarının bilimsel işletilmesinin sebebi olmaktadır. Genel anlamda K. Torbalı çevresindeki çok sayıdaki mermer yatağı potansiyeli bu bağlamda işletmeye açılmaktadır.000 civarında konut potansiyeli sunulmaktadır. Havzada. Mermer yataklarının doğal dokuyu en az bozacak tarzda işletilmesi gerekliliği yörenin doğal yapısı dikkate alındığında. tarım yanında sanayileşmesi. Torbalı’nın. Karabağlar. tarım faaliyetlerinde de görülen kısıtlamaların giderilmesi için su kültürü (hidroponik) seracılığının geliştirilmesi. Selçuk dışında fazla bir turizm potansiyeli olmayan yörenin bu konuda ihtisaslaşması. Ancak Tekeli ve Pancar Organize Sanayi Bölgeleri. Ancak ivedi bir şekilde inşa edilen konutlar. tarım topraklarını işgal eden bir durum ortaya çıkarmaktadır. İzmir şehrinin kısıtlılığını gidermek için Tahtalı Barajının yapılmasıyla farklı bir boyut kazanmıştır. sahip olduğu sanayi sitesinin gücünü ve kullanılabilirliğini artıracaktır. 32. söz konusu strateji alt yörenin tarımsal potansiyelini Menderes’ten güneye doğru yayacak ve bu yöredeki alanların tarımsal potansiyeli artacaktır. maliyeti yüksek olmakla birlikte kısıtlamalara karşı bir alternatif olarak planlanmaktadır. Limontepe ve çevresine. dış turizm kaynaklarına da yönelinmesini sağlayacaktır.6 km’lik ishale hattı ile şehre iletilmektedir. 2001 yılından itibaren ise İzmir şehrine su veren barajın kısa. sürek avlarıyla dış turizme de açılan avlakları yaratması.

Menderes kenarındaki tarımsal potansiyeli yüksek bir yerleşme olan Tire’nin ağırlıklı sektörü tarım olup. Bayındır ise tarımsal açıdan ilk iki yerleşmeye nazaran düşük potansiyel arz etmektedir. Havzadaki potansiyel kaybı.000 ton/yıl ile yörenin özgün ürünüdür. Bayındır ve Ödemiş ile bu konuda büyük çekişme gözlenmektedir. Yörede K. Kızılcahavlu ve Gökçen yerleşmelerine kadar uzanan sorunsuz taban topraklarından oluşmaktadır. Toplam tarım alanlarının % 47’si ise sulanmaktadır. Tire tarımsal arazileri. Bayındır-Tire-Ödemiş üçgeni diğer strateji alt yöredeki Menderes-Torbalı ikilisiyle benzer özellikler göstermektedirler. Menderes’in alüvyal toprakları üzerinde tarım potansiyeline sahiptir. Gerek çevre köylerin güçlülüğü ve gerekse alt yöre hakimiyeti. Tarla ürünleri arasında yılda 2 kez ekilen patates 300. K. Bu nedenle gruplama ve potansiyeller genelde birbirine bağlı. Yetişen tarım ürünlerinin çeşitliliği özellikle yörede Cuma günleri kurulan pazarda sunulmaktadır. Menderes Kelerdeki Roma Kaplıcalarının potansiyel alan olarak değerlendirilmesiyle de önem kazanacaktır. Topraklarının toplam % 35’i tarımsal niteliklidir. Sonuçta alt yörenin üç ana yerleşmesi. bu pazarın İzmir’den dahi alıcı bulma potansiyelinde olduğunu göstermektedir. İlçe topraklarının % 44’ü tarımsal amaçla kullanılabilen niteliktedir. Çevre yerleşmeler gibi burada da yabani çitlembik olarak bilinen menengecin aşılanmasıyla elde edilen antepfıstığı ekonomik getirisi yüksek bir ürün olarak meyve kültürü içinde önemli bir yer tutmaktadır. Bunun birincisi Bayındır-Tire-Ödemiş’tir. Selçuk’un turizm gelişmesi otel ve pansiyonculuk potansiyelini gündeme getirmiştir. özelde ise ayrı değerlendirilmektedir. ekonomik güç bu kaynaktan sağlanmaktadır. İkincisi ise Beydağ-Kiraz ikilisi olup Selçuk gibi İzmir strateji alanında dış kabukta kalmaktadır. Ancak. birbirini dengeleyici sektörleri paylaşmış durumdadırlar. [ E2 ] K. Menderes Kara Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri K. % 40’tan fazlasının orman ve fundalık olması. Torbalı’nın sanayileşme potansiyeline burada Tire alternatif olma eğilimindedir. Bu nedenle gelişme potansiyeli dengeli ancak kontrol açısından zayıf bir durum arz etmektedir. Tarım toprakları Tire kadar verimli olmasa da Ödemiş. Bu bağlamdaki girişimler olumlu geliştikçe İzmir’in kongre turizminden pay alması güçleşecektir. Bunun yanında orman ve fundalık alan potansiyeli % 36’dır. Beydağ ve Kiraz bu mücadele içine girecek altyapıya sahip olmadıkları için kenarda kalmaktadırlar. kongre turizmi potansiyeline yörenin açık olduğunu göstermektedir. Sulamanın önem kazanmasıyla tarla tarımı sebze üretimine kaymaktadır. Yörenin meyve üretim potansiyelinin başında gelen zeytin ve yaş incir yanında kestanenin de önemli bir yer tuttuğu görülmektedir.Menderes havzasının ikinci strateji alt yöresi olarak ele alınan bölge kendi içinde iki grupta değerlendirilmektedir.yaklaşımlardır. İlerleyen yıllarda Selçuk-Kuşadası ikilisi. Bunun da % 54’ü tarla potansiyeline sahiptir. Tire ve Ödemiş’e nazaran burada orman ürünlerinin başta kızılçam ve karaçam olmak üzere önem 45 .

Bayındır Ergenli kaynaklarından 2lt/sn kapasiteyle elde edilen jeotermal enerji düşük verimlilikle sera çiçekçiliğinde. tarım yanında hayvancılıkta da ivme kazandığı görülmektedir. Bu iki yerleşmeden Bayındır’da organize sanayi bölgesi kurulmadan önce hizmet sektörüne potansiyel olarak yaklaşılmalıdır. Bunun yanında Alankıyı ve Ovacık bölgeleri av turizmine potansiyel alanlar olarak dikkate değer bir doğaya sahiptir. diğeri ise 54 yataklıdır. Ege Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulunun yön vermesiyle artan sera tarımı. Bu strateji alt yörenin. Yukarıda bahsi edilen Ergenli kaplıcaları turizm potansiyeline sahiptir. turizmin odak noktalarıdır. Tarım alanlarının göreceli kısıtlılığı Bayındır yöresinde sera üretimini geliştirmiştir. Ödemiş’te ise 1. Şu ana kadar % 4 doluluk oranına sahip olması kuruluş yılından bu yana altyapı tesislerinin gerçekleştirilmesi sırasında ekonomik krizle karşılaşmasından ve istimlak sorunlarından kaynaklanmaktadır. 1993 yılında kurulan 410 hektarlık ve 240 sanayi parsellik bölge. Elmabağı ve Gölcük yaylaları alüvyal vadi tabanlı olup Gölcük Gölü çevresindeki yayla evleri ve biri göl kenarında diğeri Bozdağ üzerinde yer alan iki otel. 400 hektarlık bir arazi bu amaçla organize sanayi bölgesi kurulması için kamulaştırma kapsamına alınmıştır. Ancak kendine yeterli bir durum arz ettiği için stratejik potansiyel olarak ağırlıklı görülmemektedir.kazandığını göstermektedir. Tire ve çevresinin ekonomik yapısına etki edecek bir organizasyon olarak görülmektedir. Bu otellerin biri 20. Bu konuda büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak tarıma dayalı ekonomik potansiyelden sanayi potansiyeline geçilmesi altyapı ve üstyapı açısından ekonomik yeterliliğe erişememiş bu iki yerleşme için erken görülmektedir. Bu kesimdeki Bozdağ. tarım ürünlerinin sanayiye yönelme potansiyeli etkisini ilk aşamada Tire de göstermiş olup. Ödemiş ve Bayındır’da gerçekleşmesi planlanan organize sanayi bölgeleri. Bozdağ’ın kış sporları dışında Gölcük yaylası ve sahip olduğu krater gölü.000 kişilik bir istihdam potansiyeli ortaya çıkacaktır. iki yerleşmenin de sanayi ve ticarete kapalı kapılarını aralama imkanını verecektir. Yörenin en büyük turizm merkezi olarak görülen Bozdağ’da turizm dışında memba suyu şişeleme potansiyeli varlığı önem kazanmaktadır.200 işyerine sahip küçük sanayi sitesi tam doluluğu bulmamıştır. iki farklı yönden erişilen bir alandır. 46 . Alanın tamamlanmasıyla 24. bir potansiyel arz etmekle beraber. Salihli ve Birgi üzerinden. Halihazırda Bayındır tam anlamıyla gelişmiş bir küçük sanayi sitesine bile kavuşamamış. Ödemiş’te ise beldelerin merkez yerleşmeye 5 ila 30 km yakınlıkta olması yöreyi bir bütün olarak değerlendirme imkanı sunmaktadır. süs bitkiciliğine yönelmiştir. Torbalı yöresi gibi. sera ısıtmacılığında ve Ergenli kaplıcalarının işletilmesinde bir potansiyel olarak kullanılmaktadır.

Proje debisi 321 m3/s’dir. ziyaret mekanı olarak iç turizme hizmet etmektedir. Toplamda 7. Aynı şekilde Bayındır Burgaz Barajı Falaka Çayı üzerinde kurulacaktır. Ayrıca Tire el sanatları açısından keçe ve urgan üretiminde eski geleneklere sahiptir. Oysa Bozdağ’da üstten gelen tüm kayak pistleri açılmış ve işletiliyor olsa idi. Menderes Havzası Sulama ve İçme Suyu Projesi. restoranları ve piknik yerleriyle çekici potansiyellere sahiptirler. çok sayıda köyü ile hizmet sektörünün gelişmesine sebep olmaktadır. tarihi konumu itibariyle hep ön planda kalmış özellikle Osmanlı Beylikleri döneminden pek çok kalıcı esere sahip olmuştur. Ancak bu alanlar iç turizme hizmet vermenin yanında bölgesel ölçektedirler. medrese ve Kelleci Dede Türbesi çekim potansiyellerine sahiptir. İşletmeci firma ile mal sahibinin düştüğü anlaşmazlıktan kaynaklanan bu olay İzmir’in strateji açısından farklı bir turizm potansiyelini devreden çıkarmıştır. dağın kontrol edilme imkanı ortaya çıkacaktı. Planlama safhasına gelmiş ve 5. Aynı şekilde Tire. 47 . Bu nedenle makro açıdan kısa ve orta dönemde büyük bir ekonomik getiri beklenmemelidir. Proje debisi 460 m3/s’dir. Bayındır’ın geç gelişmesi göç almamasına olumlu katkı yapmaktadır. Buna karşın Ödemiş daha aktif bir yaklaşım içindedir. K. Ergenli Barajının dolusavak proje debisi 200. kontrollü yapay çığlarla sorun olmaktan çıkabilecekti. Tüm olarak Bozdağ sahip olduğu potansiyeller açısından dört mevsim turizme hizmet edecek potansiyele sahiptir. Sosyal tesisler olarak bugün Bozdağ Kayak Merkezi’nde her biri 4-5 yataklı 22 bungalow bulunmaktadır.879 hektar alan borulu şebeke tipiyle sulanacaktır.. İnanç turizmi açısından yöre. Hisarlık Köyü yakınlarındaki Balım Sultan. Bu sayede kar birikimlerinden kaynaklanan saçaklanmalar. Ergenli Barajı ve Uladı tesislerinden sağlanacak olup. Menderes Ödemiş ve Bademli baraj projelerinden Ödemiş Barajı aynı zamanda içme suyu da sağlayacak olup Rahmanlar Çayı üzerine planlanmıştır.1997 yılında işletmeye açılıp 3 sezon faal olan Bozdağ Kayak Merkezi 2000-2001 yılı kayak sezonu başlarındaysa mevcut çığ problemi gereğinden fazla abartıldığı için kapatılmıştır. Bozdağ ve diğer turizm potansiyelleri. Halihazırda mastır planı tamamlanmış projenin. Bunun yanında Birgi. Uladı Barajının ise 312 m3/s’dir. bölgenin tarımsal potansiyeline olumlu katkıları olacağı kaçınılmazdır. gerek Çakırağa Konağı ve gerekse şehirsel dokusuyla sahip olduğu potansiyele İmam Birgivi türbesiyle farklı bir katkı yapmaktadır.790 hektarlık alanı sulaması hedeflenmektedir. Buna Beledi Dokumacılığı da eklenmektedir. Bu kapsam içinde Bayındır’da da beylikler ve Osmanlı döneminden kalan cami. Günümüzde giderek azalan bu potansiyelin şehir için büyük bir çekim gücü olduğu görülmektedir. K. Bademli Barajı ise Pirinççi Çayı üzerine kurulacaktır ve sulama amaçlıdır. Her iki barajın da planlama aşamasında olması nedeniyle halihazırda gözlem çalışmaları devam etmektedir. Yine Tire’nin Toptepe ve Kaplan mevkileri. Bu kapsamda Tire sayısız cami ve türbeye sahiptir. sanayileşme çabası içinde nüfus dengesinde farklılıklarla karşılaşabilecektir.

alternatif bir kaynak olarak gelişme potansiyeli göstermektedir. satış fiyatlarının göreceli yüksekliği nedeniyle antepfıstığı gibi yörenin potansiyel ürünleri olarak görülmektedir. Kiraz. süre uzatımı ile iş bitimi 2005 yılı olarak verilmiştir. Bu iki meyve. Tüm strateji alt yörede olduğu gibi hayvancılığa bağlı yün ve yapağı. Sözünü ettiğimiz gibi İzmir strateji alanının dışında kalmış olmaları. Bu arada yöre için yeni gelişme eğilimi gösteren kestane üretimi. orta vadeyi geçecek şekilde görülen projenin. Toplam 50 yataklı bu tesislerin turizm potansiyeline yönelik olmadığı belirlenmektedir. Beydağ’ın. Bu kapsamda en uygun mekansal potansiyele sahip yerin Tire olduğu görülmektedir. Bunlardan Beydağ projesi. incir arkasından ikinci planda gelmektedir. Aynı konu Kiraz için de geçerli olup. Buna karşın Beydağ’da göreceli bir yayla ve av turizmi potansiyeli kendini hissettirmektedir. Aynı şekilde meyve ve sebze tarımındaki gelişmeler yörede. Beydağ’ın aksine Kiraz’da iki konaklama tesisi bulunmaktadır. Menderes Strateji Alt Yöresinin kendi halinde tarımsal potansiyele göre ekonomik yapısını belirlemiş iki yerleşmesi Beydağ ve Kiraz’dır. Menderes ovasının düşük seviyeye inmiş taban suyunun yükselmesine sebep olacaktır. hedef sulama alanı 18. yonca ekiminde ön plana geçmiştir. av. termal. Söz konusu strateji alt yörede.Bunların dışında yörede kesin proje aşamasına gelmiş iki baraj ve sulama projesi bulunmaktadır. yöre pamuğunun geliştirilmesine sebep olmuş ve uzun lifli renklendirilmiş pamuk üretiminin yörede yaygınlaştırılmasını sağlamıştır. Kesin proje aşamasındaki tesis 1. Sanayi sektörünün genelde İzmir yönetiminde olması. potansiyel bir üretim olup işleme alanı Tire olarak görülmektedir. K.200 hektardır. Çeşitli nedenlerle uzayan veya ihale edilemeyen bu iki projenin ivedilikle sonuçlandırılması K. Beydağ gibi göç alma ve verme düzeylerinde genelde sıfır rakamına sahiptir.538 hektar alanı sulamayı hedeflemektedir. endüstriyel tarım ürünlerine yönelinmesini teşvik eden unsurların başında gelen sanayi kuruluşlarının. bu alanların ilgili konudaki hizmet sektörü gelişimini artırmayacaktır. Menderes’i su kaynağı olarak kullanacaktır. Kiraz’ın tarımsal değerleri Beydağ ile büyük bir paralellik taşımaktadır. Hayvancılık sektörü için de arıcılık. Beydağ’da 7 adet üretim tesisinin 3’ü mevsimlik çalışan zeytinyağı. Ödemiş ovasını sulayacak ve K. gelişememelerinin de sebebidir. Tire Organize Sanayi Bölgesinde uygun potansiyel bulmaları. konserve yapım faaliyetinin artmasına neden olmaktadır. 1994 yılında işe başlanmış. Halihazırda ihale edilmemiş projenin işe başlama tarihi 2005 yılı olarak planlanmakta ve 2007 iş bitiş tarihi olarak verilmektedir. Kapalı sistemlere sahip bu iki yerleşmeden Beydağ Barajının tamamlanması sonucunda tarımsal potansiyel bir ivme kazanabilecektir. Bozdağ ve Gölcük’e yakın olması Kiraz’a oranla potansiyelini artırmaktadır. kış ve inanç turizmlerinin hizmet sektöründe büyük potansiyel olduğu kabul edilmelidir. 4’ü ise zincir ve çivi fabrikasından oluşmaktadır. Ödemiş Aktaş Barajı ve Sulaması hedef olarak yine Ödemiş ovasının bir bölümünü almakta olup su kaynağı olarak Aktaş Deresini kullanmaktadır. Beydağ’ın tarımsal ürün çeşitliliği geleneksel yapıdan çıkamamış olmasına karşın. Tamamlanma yılı. Hatta Beydağ’ın kırsal kesimi nüfus azalmasına sahne olmaktadır. Yörenin en büyük sanayi 48 . Bu konuda belirtildiği üzere yayla.

yöre ürünleri arasında buğdaygillerden sonra gelmektedir. Asbestli çimentodan üretilen bu ürünün gelişmiş sanayi alanları içinde kabul görmediği. Bunun dışındaki ürünler genelde kapalı sistem içinde tüketilir durumdadır. Mordoğan. İlçe merkez nüfusu. Değirmentepe ve Kargılıktepeleri mevkilerinde bulunmaktadır.tesisi tek konuda ihtisaslaşmıştır.705 hektardır. Bu denli kısıtlı tarım alanındaki potansiyel ürünler zeytin ve enginar olarak görülmektedir. 49 . bu nedenle Kiraz’a yerleştiği ve Kiraz’ın bunu bir potansiyel olarak kabul ettiği söylenebilir. özelde İzmir’in ve genelde Ege Bölgesi ve ülkenin tarımsal ürün depolarından biri olarak önemli bir potansiyele sahiptir. Bu nedenle rüzgar çiftliklerinin büyük bir potansiyel olduğu belirlenmiş ve bu kapsamda pek çok firma girişimde bulunmuştur. Bu alanlarda rüzgardan elde edilmek üzere toplam 360 MW/s’lik enerji potansiyeli belirlenmiştir. bu sayede kısmen rahatlayacaktır. Toplam tarım alanı ilçe arazilerinin % 9’unu oluşturmakta olup. [ F1 ] Yarımada Çeşme Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri Beydağ ve Kiraz ikilisi gibi İzmir strateji alanının dışında kalan Karaburun. Sanayileşmesi de ağırlıklı olarak bunu destekler mahiyette endüstriyel tarım ürünlerine yönelmektedir. Beydağ’ın tarım dışı en önemli potansiyeli civa ve antimonun işletmeleridir. Arazinin engebeli olması tarım alanlarının azlığına sebep olmaktadır. Genel anlamda tarımsal potansiyelin ağır bastığı bu strateji yöresi. Düzlendağı. Yörenin sanayi potansiyeli bu kapsamda daha ziyade çevre koşullarıyla tam örtüşmeyen durumdadır. Geçmiş yılların ekonomik potansiyelini ve yörenin dışa açılımını sağlayan yaş üzüm ve nergis türü çiçekçilik zamanla yerini tütün tarlalarına terk etmiştir. Arazinin eğimli olması ve Ege denizine açılan bir uç noktada bulunması yanında üç tarafının denizle kuşatılması rüzgar konusunda bu yöreyi çevresine oranla ön plana çıkarmaktadır. yörenin sosyo-ekonomik gelişimi orta vadede dahi bunu destekleyecek altyapıya sahip değildir. Bu girişimlerden Karaburun yöresinde Kocadağ. Yellicebelendağı. Buna karşın Kiraz’da atermit üretimi ilçenin dışa açılan tek sanayi ürünü olmaktadır. Yaylaköy. Ancak kısıtlı ve kontrollü ekimi yapılan tütün. Kiraz’da etüt aşamasındaki organize sanayi bölgesinin bir potansiyel arz etme durumu söz konusu olsa bile. Karaburun’un hayvancılık potansiyeli daha ziyade kır keçisi üzerinde yoğunlaşmıştır. 3. Bozköy. Bunun sonucu keçi kılı bir potansiyel ürün olarak kabul edilmektedir. aynı tarzda tarıma bağımlı kapalı bir ekonomik sisteme sahiptir. Değirmendağı. Bitiktepe. Buna bağlı olarak Mordoğan’da bir balıkçı barınağı tamamlanmak üzeredir. Yenicepınar. Ayrıca. Bu kapsamda çevrede başka barınaklar olmadığı için küçük barınakların kullanımı. beldeleri olan Küçükbahçe ve Mordoğan nüfusundan daha düşüktür. ilçenin kıyıda yer alması balıkçılığı bir ekonomik faaliyet kolu olarak ortaya koymuştur. Aşağıovacık. Ayrıca bu barınağın geniş kapasitesi tesisin yat limanı olarak kullanılmasını da sağlamaktadır.

Rüzgar enerjisi konusunda Çeşme-Alaçatı da önemli bir merkezdir ve halihazırda elektrik üretimi yapan 12 adet rüzgar tribünü bulunmaktadır. Çobantepe. 136 m3/s debilidir ve Uzundere su kaynağı olarak kullanılacaktır. Yarımadanın Karaburun kısmının su sorunu ile karşılaşmış olması DSİ tarafından bu alanda baraj yapılması kararının alınmasına sebep olmuştur. Kocadağ. Halihazırda diğer bir özel kuruluş tarafından da üç adet tribün işletilmektedir. Yeniliman (1. ARES adıyla kurulmuş olan Alaçatı Rüzgar Enerji Sistemine 4 tribün daha eklenme isteği bulunmaktadır. Dinlence üstü. Bu plajların içinden Yeniliman ve Dikenlik 1 km’yi aşan kumsallarıyla dikkat çekmektedir. Reisdere Köyü. Yağcılar Dağı. kumsal ve kayalık taşlık olarak iki gruba ayrılmaktadır. Yarımadanın Çeşme tarafıysa deniz ve plaj gibi doğal ve turistik bütün olanaklara sahiptir. İstanbuldağı. Ilıca Mevkii. Dalyan (1. Ardıç (800 m).000 m)’dir. Bununla beraber su potansiyelinin yeterli olmaması Ildır kaynaklarından da su getirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmamıştır. Çeşme Karadağ. Ovacık. Bu nedenle Mordoğan Eğlenhoca köyünde içme suyu amaçlı bir gölet tesisine 1997 yılında başlanmış. Kavurlıkoz (400 m) ve Bodrum (800 m)’dur. Bunlar arasında kumsal nitelikli plaja sahip olanlar. Bunlara ek olarak yörenin rüzgar potansiyeline göre Ovacık. Badembükü (50 m). Karaburun-Bozköy Göleti ise kesin proje aşamasında. Bedir (300 m). Mordoğan (600 m). Karaburun-Karareis Barajı projesi ise 325 m3/s debili ön inceleme aşamasında içme suyu amaçlı bir potansiyel su kaynağı olup Camiboğazı deresini su kaynağı olarak kullanacaktır.000 m). Kızılkaya. Kayalık ve taşlık plajlar ise Kaynarpınar (700 m).000 kw/saat elektrik enerjisi elde edilmektedir. Bu enerjinin doğrudan Çeşme’de kullanılmadan Urla üstünden enterkonnekte sisteme verilmemesi durumunda. Gerence (1. Kaklıktepe. Dümbelekdağı. Çatalazmak (1. Boyabağ (150 m). 50 . Çiflik Köyü rüzgar çiftlikleri kurmak için talep altındaki yörelerdir. 2000 yılında bitmesi planlanmasına karşın ödenek yetersizliğinden bitirilememiştir. Bunlardan kumsal nitelikli plaja sahip olanlar Balıkova (300 m). Kıran Dağı. Ortalama olarak tribün başına elde edilen enerji miktarına göre toplamda 800. Çeşme’nin su gereksinimini mevcut durum itibariyle karşılar duruma gelmesi bakımından yöredeki diğer bir potansiyeldir. Kokar Limanı üstü.200 m). Söz konusu su projelerinin gerçekleşmesi yörede çekilen su sorununu giderecek ve potansiyel tarım alanlarının sulanmasına katkıda bulunacaktır. Böğürtlentepe. Germiyan. Hırsıztepe. Temmuz 2000 tarihi itibariyle 125-140 lt/s debi su verilen Alaçatı (Kutlu Aktaş) Barajının tamamlanması. Buralardaki toplam potansiyel kullanılarak 200 MW/s elektrik üretimi yapılmasına yönelik girişimler bulunmaktadır. Çeşme’de bu sayılan alanların yanı sıra Zeytineliköyü.000 m). Alaçatı (2000 m).000 m). Koranka Dağı. yerleşme kendi potansiyelinden kendisi yararlanabilecektir. Beyazıt (2. Yarımadanın uç kısmının kıyı turizmi açısından sahip olduğu kıyı potansiyeli. Kışlatepe. Karadağ. Beşgöl Tepe. Büyük Kum (800 m). Güzelyertepe.000 m). Çobandağı mevkilerinde rüzgar potansiyeli mevcuttur. Dikenlik (1.

Bunun yanında Şifne ve Çeşme ılıcalarındaki çamur banyoları cildi gençleştirici özelliğe sahiptir ve selüloit. romatizma ve siyatik gibi hastalıkların tedavisine iyi gelmektedir. Küçücek (300 m). bölgede 600 yat kapasiteli bir yat limanı projesine de yer vermesi Çeşme-Alaçatı için başka bir potansiyel duruma işaret etmektedir. ilçenin deniz olanaklarını. Gerek ulusal ve gerek uluslararası yarışmacıların katıldığı müsabakalara ev sahipliği yapmasının yanında tüm yaz sezonunda yoğun bir kullanıma sahiptir. Altınyunus. Beyazıt. Germiyanyalısı (700 m). İlçenin turistik potansiyelinin yüksek olması nedeniyle bazı konutların pansiyon olarak kullanıma açılması.000 m2 inşaat sahası olacaktır.000 m2 üzerine kurulması planlanan ve Küçük Venedik adı verilen projenin 50. Punta (200 m) ve Gerence (1. Ayrıca Ilıcalar mevkiindeki kaplıcalar genel olarak romatizma hastalıkları. termal ve tuzlu su olanaklarıyla bütünleyen ve Çeşme’yi bir turizm potansiyeli haline getiren doğal kaynaklardır.000 m)’dir. Tenis açısındansa aynı imkanlara henüz sahip değildir. yerleşmede konaklama sorununu bir ölçüde halletmektedir. Çeşme’nin en büyük ve popüler turizm merkezlerinden biri olan Ilıca. çeşitli cilt hastalıkları. Alaçatı Koyu kıyı potansiyeli yanında Türkiye’nin sayılı sörf merkezleri arasında ön planda bulunmaktadır. Güvercinlik (250 m). Kayalık ve taşlık plajlar ise Mersin (500 m). Şifne (300 m). konaklama ihtiyacı ve isteği duyan insanları ana yerleşme ve çevresinde konut üretimine davet etmiştir. Sepetcik (500 m) ve Alibostan (600 m)’dır. Projelendirilmesine karşın 5. Sheraton gibi turistik tesislerde kullanılmaya başlanan kaplıca suyu. Şifne ve Ilıca kaplıcaları. Bu plajlardan Alaçatı.000 m). Ilıca (2.000 m). Bunun yanında yerleşmenin popülaritesi. Çiftlik (3. 2 km’ye yakın en fazla 30 m derinlikte ve 50 m genişlikteki beyaz kumlu plajıyla. Buradaki jeotermal kaynak 56o sıcaklıkta doğal çıkışa ve 10 lt/sn debiye sahiptir.000 konut hedefi mali portrenin yüksek olması ve karşılanamaması nedeniyle atıl bir durumdadır. sindirim sistemi hastalıkları ve metabolizma bozuklukları üzerinde etkili olmaktadır. Paşalimanı (800 m). Ildır (1. Büyük Liman (100 m). Ayrıca Alaçatı Yalıköy mevkiinde 170.Boyalık (1. Kuyu çıkışında ise aynı sıcaklık 42 lt/sn olarak elde edilmektedir. Konut ısıtması ve sıcak su kullanımı konusunda Çeşme jeotermal kaynakları büyük bir kapasiteye sahiptir. bir tedavi aracı olarak Çeşme’yi kış turizmi için de potansiyel bir merkez durumuna getirmiştir.000 m). özellikle Ilıca plajının turistler tarafından seçilmesinin en önemli sebebi 100 metrelik deniz kıyısının sığ olmasıdır. Halkapınar (800 m). Boyalık. kadın hastalıkları. Dalyan. Çeşme plajlarının.000 m). 51 . İnşaatının adalar üzerinde olması ve küçük oteller ve de sosyal tesislere. Ildır ve Gerence kumsalları 1-2 km arasında değişen genişlikleriyle dikkat çekici bir potansiyel arz etmektedirler. nitelikli konaklama tesisleriyle ve termal alanlarıyla potansiyel sıralamasında ilk sırada yer alır. Birçok otelin ve pansiyonun kaplıca suyu bağlantısı vardır.

030 1. 8-3. Birindisi.Kongre turizmi açısından Altınyunus 9 salonu. Çeşme’nin yaz aylarındaki dinamik nüfusu bazı günler 100. Sheraton Oteli değişik statülerdeki 259 odasıyla yerleşmenin en yeni otelidir. Restore edilen Kervansaray ile bu ikili. 650 kişilik ve Sheraton Oteli 5 toplantı salonu. Bu dönemlerde Çeşme’ye gelen turistlerin bir kısmı deniz yolunu kullanmaktadır. Ayrıca Çeşme-Sakız ulaşım imkanlarının arttırılması. Çeşme’nin tarihi potansiyelini oluşturmaktadır. Ayrıca tek yıldızlı ve yıldızsız çok sayıda otel ve pansiyon da bulunmaktadır. üç yıldızlı 7. Çeşme ile İtalya’nın Bari. iki yıldızlı 10 otel bulunmaktadır. 800 kişiye erişen kapasiteleriyle Çeşme’nin önde gelen merkezleridir. Bunun dışında Çeşme’de 13.163 5. Çeşme Otellerinin Oda Sayısı ve Yatak kapasitesi ÇEŞME Oda Tatil Köyü 4 Yıldız 3 Yıldız 2 Yıldız 1 Yıldız Özel Diğer TOPLAM Kaynak: İzmir İl Turizm Müdürlüğü İlçe.000’in üzerine ulaşmaktadır. Bunlar arasında dört yıldızlı 4.358 1. Çeşme Kalesi ve Ildır’dan (Eritre) çıkan arkeolojik eserlerin sergilendiği bir müze görünümü ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir.733 yatak belirlenmiştir. Ancona limanları arasında yapılan feribot seferleri yoğunluğu ve bunlara katılan Çeşme–Girit–Birindisi seferleri ile ilçeye giriş çıkış yapan turist sayısı potansiyelinde ulaşım olanakları arttırıldığından bir fazlalık olabilecektir. Ancak. Bu tür potansiyel ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi Çeşme’nin lehine olacaktır.388 13.733 52 .832 Yatak 1. her iki yerleşme için de pozitif değerler taşımaktadır. İzmir-Çeşme otoyolunun yapılması yerli ve yabancı turistlerin Çeşme’nin yerleşme dokusuna erişmesini kolaylaştırdığı için olumlu bir potansiyel olarak görülmektedir. bunun yarattığı birikimleri yörenin kapasite olarak kaldıramaması ileriye 515 646 678 437 101 292 3.367 889 200 501 8. Aşağıdaki tabloda stratejik planlama alanının turizm açısından önde gelen yöresi olan Çeşme ve çevresinin konaklama tesislerinin dökümü verilmektedir.

kanalizasyon ve katı atık çalışmalarını yürütmek için 1997 yılında ÇAV1 adında bir birlik kurulmuş ve “Çeşme-Alaçatı Su Temini ve Kanalizasyon Projesi” için Dünya Bankasından 13. Ayrıca Şifne Yat Limanı kapasitesinin 1000 olduğundan hareketle ileride yerleşmenin yat potansiyeli için Ülkenin ve de Ege’nin ana merkezi olma durumuna gelmesi sağlanacaktır. Tarım alanlarının bu denli az kullanılmasının sebebi. Çeşme’nin özel sektörce işletilen 100 tekne kapasiteli Çeşme– Altınyunus yat limanı yanında. bu da 2. Dalyan. kamusal işletmeye sahip 400 yat kapasiteli Çeşme–Dalyanköy yat yanaşma limanı bulunmaktadır. fundalık ve çayır mera gibi azımsanmayacak derecede doğal bitki örtüsü potansiyeli bulunmaktadır.1 milyon dolarlık kaynak temin edebilecek olması. Alt yapısı bitirilmiş ancak işletmeye açılamayan 400 kapasiteli Çeşme Yat Limanı mevcut potansiyellere eklendiğinde Çeşme’nin yat konaklama sorunu orta vadede çözüm bulmuş olacaktır. Konteynır depolama sahasının darlığı ve gelişim imkanının bulunmaması ileriye yönelik sorunlar taşımaktadır. potansiyel artış sağlamakla birlikte.700 hektarlık bir alana tekabül etmektedir.000 hektardır. İl Özel İdaresi tarafından işletilen bu alanın teknik sorunlarının halledilmesi. Buna ek olarak. Ulaşım ve ticari gelişim alanında yörenin en önemli merkezi olan Ro-Ro limanı yapılış yıllarındaki potansiyeli son dönemlerde göstermemekle birlikte yine de yöre için büyük bir potansiyeldir. ranta dayalı konut yapımının ve turizm amaçlı tesislerin doğal tarım alanlarını tehdit edici boyutlara ulaşmasıdır. Bölgede kuru tarım alanlarının yanında orman. Bölgede yapımı süren veya ödenek bekleyen Merkez. ekonomik yapıdaki sorunların genelde ortadan kalması ile daha rantabl kullanılma imkanına kavuşacaktır. tarım alanları toplamı 26. Çeşme’de. güneydeki diğer yörelere inen ziyaretçiler için de rahat ve kolay ulaşım olanağı sağlamaktadır. Bu alanın % 10’luk bir kısmı sulu ve kuru tarım için kullanılmakta. Tarım topraklarının verimliliğinin ve potansiyelinin karşısında önemli bir engel olarak tarım üretimi yapmayan ve topraklarını ellerinden çıkaran arazi sahipleri bulunmaktadır. Çeşme-Alaçatı içme suyu. Alaçatı yat yanaşma yeri ise 600 yat kapasitesine sahiptir ve Yalıköy projesiyle birlikte yürütülmektedir. Karaada ve Şifne yat limanları projelerinin tamamlanması turizm için önemli bir kaynak teşkil etmektedirler.yönelik sorunlar yaratacaktır. bölgenin doğal özelliklerini koruması için büyük bir fırsattır. İzmir’e geldikten sonra Çeşme’ye ulaşmak için kullanılan Adnan Menderes Havalimanına erişimi de kolaylaştıran büyük bir potansiyel olan otoyol. Bunların dışında yine ulaşımla ilgili olarak Alaçatı’da bulunan stol tipi havaalanı da önemli bir potansiyel unsurudur. Ancak proje halinde olan yat limanlarının gerek tesis ve gerekse kapasitelerinin zaman içinde mali imkanlara bağlı olarak değişim göstermesi ileriye yönelik projeksiyonlar yapılmasında ve potansiyel hesabında zorluklar yatmaktadır. 53 .

oto tamircileri ve benzeri ihtiyaçları karşılayacak küçük kapasiteli sanayi sitesi bulunmaktadır. elektrikçi. kıyılarda bir balık potansiyeli olduğunun göstergesidir. bölgede tarımla uğraşan köylülerin geçim kaynağı olmaktadır. sakız üretimi için önemli bir potansiyel olup aynı zamanda farklı yetiştirilme yöntemlerine bağlı olarak 25 metre boyuna veya enine gelişim göstermesi yanında. Mordoğan’da 220 yataklı bir otel kurulmuş ve Karaburun’da 410 yataklı 3 otel turizm belgeli olarak çalışmaya başlamıştır. Bölgenin kliması ve coğrafi yapısı seracılığa uygun şartlar sunmaktadır. Ulaşım imkanlarının kısıtlı olması Karaburun ve çevresinin uzun süre bakir kalmasına sebep olmuştur. Ancak son 20 yıl içinde turizm potansiyeli ile tanışan yöre sunduğu doğal ve kültürel zenginliği kaybetmeye başlamıştır. Ayrıca bu tür tesislerin çevre kirletmesi konusu da aynı bağlamda değerlendirilmelidir. bu denli yoğunluk kıyı turizmi için olumlu görülmemektedir.3 hektar sera alanı bulunmaktadır.5 hektarı cam. Son 5 yıldır. yedek parça. Kiralama işlemini tamamlayan işletme sayısı ise 13’tür. konutlarla birlikte yaz turizmi potansiyelini sunmaktadırlar. Daha ziyade orta gelir seviyesi tarafından ikincil konut alanı olarak görülen yöre özelliklerini de yitirmeye başlamıştır. sebze üretimi yapan İzmir’in diğer ilçeleri arasında ilk sıralarda olduğu. Bunun dışında yörenin 54 . bu tür yaklaşımlarda. 7 işletme yer kiralama aşamasındadır. Çevresindeki yerleşmelere göre şehir nüfusu fazla olan Çeşme’de balıkçılıkla uğraşan nüfus ve işletme arzı. bunların dışında 10 işletme proje. Şehir merkezine uzakta marangozhane. Bunlar daha ziyade 2. hektarın ürüne oranıyla görülmektedir. Denizden elde edilen balığın yanında kültür balığı üretiminin çeşitlendirilmek istenmesi bu alanda da bir istek ve potansiyel olduğunun göstergesidir. 10.622 tonluk sebze üretimi ile Çeşme’nin.8 hektarı plastik olmak üzere toplam 13. Tarım alanlarındaki ürünün. Potansiyel olarak bu sera alanlarının % 70’i sebze. kökleriyle erozyon önleyici özelliğe de sahip bulunmaktadır. Kavun. yörenin fırsatları değerlendirmede olumlu bir çizgiyi yakalamış olduğunu ve bu dinamizmin heyecanını duyduğunu göstermektedir. Çeşme’de 2. 890 hektarlık alanda 7. Çeşme özelinde iki üç hafta önce yetişmesi ve pazara çıkması bu alanın iklim özelliklerinin sebze yetiştiriciliği için bir potansiyel teşkil ettiğinin kanıtıdır. Çeşme’de özellikle yörenin potansiyel süs bitkisi olarak kabul edilen nergis üretimi örgütleme projesinin başarıya ulaşmış olması. anason ve enginar ihracat potansiyeline sahip ürünlerdir. kış aylarında ise tarımsal geliri yüksek enginar ve anason. İlçede sanayi sektörünün gelişmemiş olması turizm sektöründen elde edilen kazancın sanayi dalına yatırılmamasına ve sıcak bakılmamasına neden olmuştur. Toplamda 30’u bulan öneri balık çiftliğinin faaliyete geçmesi her ne kadar ekonomik potansiyel açısından olumlu görülse de. Çeşme’de 13 adet balık çiftliği faaliyetini sürdürmekte.Çeşme-Alaçatı yöresinde yaz aylarında kavun üretimi artarken. İlçede bir diğer önemli kaynak olan iklim koşulları avantajını kullanan sakız ağacı. % 4’ü ise çiçek üretimi için faaliyet ve geliştirilebilecek bir fırsat durumundadır.

İlçenin toplam tarım alanı 9. kurulan işletmelerde standardize edilmesidir. Bir diğer potansiyel ise süt ve başta sığır olmak üzere koyun. 55 . 15-20 yıl öncesine kadar yörede aktif olan av turizminin dinamizmi durmuştur. İlçede yetiştirilen sebzelerin konserve fabrikaları tarafından talep altında olması sebzelerin sağlıklı ve kaliteli olduğunun göstergesidir.825 hektar ile zeytinlikler ilk sıradadır. 2000 yılı genel nüfus sayımı verilerindeki genel değerler. keçi ve tavuk üretiminin. bu rakamın yerli tüketim ve İzmir’e yollananlar dışında kalan miktarının yine konserve fabrikalarının talepleriyle karşılaşması. Özellikle Eğlenhoca köyü ve sırtlarında yapılan sürek avları. yetiştirilen köylerde ayrılan alan arttırılmış ve enginar yetiştirilmesi bakımından gelecek yıllara yönelik bir potansiyel oluşturulmuştur. Sanayi potansiyelinin yer almadığı ve gelişme stratejisi de bulmadığı alanlarda ticari hayat yaz aylarında ivme kazanmakta. enginar ve mısır gelmektedir. Daha ziyade yaban domuzu avı olarak görülen bu sürek avlarının dünya literatüründeki yeri için Karaburun cazip bir konum olmaktadır. Bunun dışında yörede gelişmişlik potansiyeli bulunmamakta ve strateji alanının dış kabuğunda kalmaktadır. Son 5 yıl içinde yeniden işletmeye açılan mermer ocakları bu potansiyele ivme verecek durumdadır. Bu ürünler arasında birinci sırada yer alan enginar tüm yarımadanın en yaygın tarımsal ürünü olarak belirlenmektedir ve kar marjının yüksek olması nedeniyle. bunun dışında yörede nüfus aktivitesi bulunmamaktadır. dış turizm açısından büyük bir potansiyel olarak bulunmaktaydı.turizm açısından çekiciliği Foça ile karşılıklı barındırdığı foklar (ayı balığı) olmaktadır. İlçede hayvancılık adına. Yörenin bu denli tarım ürünlerine yatkın florası ve tarımla uğraşan nüfusunun olması bu alanda tarım ve kredi kooperatifçiliğinin gelişmesinin avantajı olacaktır. Karaburun’un şehir dışındaki ikincil konut potansiyelinin yüksekliğinin göreceli bir göstergesi olarak kabul edilmelidir. 70 kadar küçük balıkçı teknesi her yıl 55 ton balık avlamakta. Nüfusun % 80’i tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Maden işletmesinde perlit ve seramik atıl kapasite olarak buralarda mevcuttur. potansiyel oluşturmaktadır. kar marjının düşük tutulmasıyla. Bunların dışında halkın yetiştirdiği tarım ürünlerinin başında mandalina. tarım alanı içinde 5. Yörenin son yıllarda kaybettiği bir diğer potansiyel Karaburun dağlarındaki civa yataklarının kullanılmamasıdır. Özellikle zeytin potansiyeli İzmir’in birçok ilçesinden daha fazladır.450 hektar olup. ağırlıklı olarak ikincil konut sakinlerini de kapsadığı için. Bu alanların civa oranlarının yüksekliği açısından potansiyeli hala mevcuttur. [ F2 ] Yarımada Urla Kesimi Strateji Alt Yöresi Potansiyelleri Çeşme–Dilek Yarımadaları Arası Strateji Alt Yöresinde bulunan diğer bir yerleşme grubunun ilk alanı olan Seferihisar yerleşmesinin birinci derecede geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

000 yatak kapasitesi göz önüne alındığında 5. 56 . Bunları izleyen Şirabuk ise 1 kilometrelik kumsalıyla küçümsenmeyecek bir doğal yapıya sahiptir. Doğanbey (5. Ancak tesislerin pek çoğunun düşük potansiyelli olduğu da belirlenmektedir.000 m).000 m). % 65’i tamamlanan yat limanı ve Sığacık balıkçı barınağı. Rum mezarlıkları ve Karagöl. bölgeye göreceli olarak turist çeken bir potansiyeldir. Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma mescitler ve hamamlar.000 m) kayalık ve taşlık plaj olarak yüksek kıyı kullanım potansiyeline sahip bir kıyı şerididir. Seferihisar’ın en önemli ören yeri Teos olup. Şirabuk (1. Bakanlar Kurulu kararı ile Özel Turizm Alanı ilan edilmiş olması. yat ile seyahat eden turistler açısından oldukça elverişli olup. Tatil köyleri. şehrin içindeki birçok cami ve çeşmeleri. sonucunu 2000 yıllarından sonra vermiş ve bu alanda projelendirme çalışmalarına başlanmıştır. her ne kadar yaklaşık % 5’lik bir kısmı açıkta olsa da. İzmir’in Adnan Menderes Havaalanına 40 km ve rahat ulaşımlı olması. turizm açısından dikkat çekici birçok alanı daha vardır. Akkum (200 m) ve Azmak (300 m)’dır. Kavaklıdere. Küçük bir yerleşim için bu sayı oldukça yüksektir.000’e ulaşmaktadır. Bu büyük potansiyel MTA tarafından yıllar önce incelenip araştırılmış olmasına rağmen günümüze değin gerekli kullanıma kavuşamamıştır. Yörede jeotermal kaynak olarak özelde bölgenin ve genelde ülkenin önemli kaplıca ve eko-turizm potansiyelin bulunmaktadır.000 civarındadır. Seferihisar’ın Akkum doğal plajları ve rüzgar sörfü yapılabilir dalga yapısı ile dünyanın önemli merkezleri içinde ilklerde yer alması bölgeye turist çeken diğer bir potansiyeldir. Söz konusu plajlar arasında 5 km’lik Doğanbey ve 4 km’lik Akarca geniş kumsallarıyla dikkat çekici bir potansiyel sergilemektedirler. Cumali ve de Karakoç kaplıcaları gelmektedir. 1985 yılında Karakoç Kaplıcalarının. Bölme (200 m). Çamcağız (150 m).Tarım verimliliği kadar turizmde de yer sahibi olmaya çalışan Seferihisar’ın. başka bir potansiyel olup. Killik (150 m). Bu sayı Dokuz Eylül Üniversitesi kamplarına ait 2. inşaatı tamamlandığında potansiyel olma olanağını yükseltecektir. Seferihisar yöresinde ev pansiyonculuğu ve orta büyüklükte oteller yaygın durumdadır. Seferihisar’ın kıyı turizmi açısından kumsal nitelikli plajlara sahip olan yerleri. Seferihisar-Karakoç-Doğanbey Tuzlası. Akarca (4. temiz ve şifalı su yönünden içme kürleri dışında kaplıca termalizmine uygunluk yanında şehir ısıtması ve sera işletmelerinde kullanılma açısından ihmal edilemeyecek oranda büyük bir enerji stoku durumundadır. Yelkenkaya ise (1. Seferihisar jeotermali. Bunların başında Sığacık Kalesi. Teos (150 m). İzmir yakın çevresinin 90 0C – 153 0C ısıya sahip ve kuyu çıkışı 175 lt/s’ye erişen Balçova’dan sonra en geniş kaynaklara sahiptir. Aynı zamanda yörede antik dönemden bugüne gelen kaplıca kalıntılarının bulunması göreceli de olsa burada bir sağlık turizmi varlığını ispat etmektedir.000 m). oteller ve pansiyonların toplam yatak kapasitesi 3.

200 hektar arazinin sulanmasını sağlamıştır. yerleşim için talebin artmasında ve bu alanın potansiyel ikincil konut alanına dönüşmesinde büyük payı vardır. içme suyu için de yararlanılması Ürkmez’in su açısından potansiyelli bir alan olduğunu göstermektedir. 1994 yılında yapımına başlanmış ve işin bitim tarihi süre uzatımıyla Haziran 2003 yılı olmasına rağmen. Kıyı kullanımı alanında su ve jeotermal kaynaklar açısından bu denli kapasiteli olan Seferihisar’ın gelişiminde gerekli potansiyellerden biri olan yat limanı. büyük ölçüde yörenin içme suyu ve sulama sorunu halledilecektir.500 dekarlık alanını sulamaya başlaması ve yeraltı suyu tuzluluk oranının düşmesinde etkili olması bakımından şimdilik yöre için bir avantaj. Barajın sulama alanı 370 hektardır. Tesis 45 yat kapasiteli olarak planlanmış ve çalışmalarına başlanmışken 1999 yılı sonbaharında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla durdurulmuş ancak iki yıl sonra çalışmalara şartlı devam kararı alınmıştır. Ürkmez Sulama Barajı 1993 yılında işletmeye açılmış ve halihazırda Ürkmez ve Payamlı köyleri sulama kooperatifi tarafından işletilmektedir. Seferihisar kıyı kesimi su temini projesi ve Gelinalanı Barajı. Seferihisar Sulaması olarak 1997 yılında devreye girmiştir. Gelinalanı Deresinden faydalanılarak inşa edilecektir. Uygulamaya geçilmesinin uzun vade alacağı yatırım programından anlaşılan tesis. Halihazırda planlama safhasında olup. Yıllık ortalama su kapasitesi 2. Bunun yanında Seferihisar’a su sağlayan Gelinalanı Çay Barajı da şehrin bu konudaki sorununu çözen diğer bir unsurdur. Yukarda belirtilen Seferihisar Barajı bir proje olarak ele alınmış ve 1. 57 . Gümüşsu-Ürkmez projesinde toplamda 900 hektar narenciye sulaması yapılacaktır. kamulaştırma etütleri devam etmektedir. Bu potansiyel yörenin tarımsal gelişiminde artı değerler taşımaktadır. Halihazırda tamamlanmamış durumdadır. 1997 yılında yap-işlet-devret modeliyle planlama çalışmalarına başlatılan Ürkmez Yat Limanı da bu kapsamda ele alınan bir tesis ise de potansiyel açıdan tartışıldığı için yatırıma başlanmamıştır.Seferihisar’ın sahip olduğu uzun sahil şeridi ve doğal güzelliği ile dinlenmeye elverişli sakin bir ilçe olmasının. bu yörenin 4. tarihi dokusuyla dikkat çeken ve yerleşmenin kıyı kesimi olan Sığacık’taki eski limanın ve halihazırda balıkçı barınağı olarak kullanılan alanın geliştirilmesiyle sağlanmaktadır. Tarımsal sulama amaçlı inşa edilmiş olan Seferihisar Barajı’nın. ödenek verilmemesi nedeniyle tekrar uzatılmıştır. Orhanlı’da ve Gelinalanı’nda içme suyuna ve sulamaya yönelik baraj projeleri ile alanın potansiyellerine dikkat çekilmiştir. ilerde ise tatlı su kaynaklarına ulaşım açısından bir potansiyel oluşturmaktadır. Gümüşsu-Ürkmez projesi kapsamında yer alan Kavakdere Barajının. İşletmeye alınmasıyla mandalina alanlarında toprağın tuzlanma oranında düşme sağlanmıştır. 1994 yılında tamamlanan ve Seferihisar Belediyesine devredilen baraj. tamamlandığında.59 hm3’tür. Sulamada 560 hektar alanı kapsayacaktır. 326 m3/s dolusavak proje debisine sahip olan barajdan.

Ancak. Ayrıca Urla Belediyesi öncülüğünde başlayan konut kooperatif inşaatları konut artışı sağlamıştır. Urla’da kıyı kesiminin körfeze bakan yüzünde yer alan Gülbahçe (1000 m. dikkat çekmektedir. Şehrin ve doğal çevresinin iklim şartları seracılık yapmaya müsait olduğundan sebze ve çiçek alanlarında son yıllarda bir genişleme sağlanmıştır. Sonuçta 58 . Urla ölçeğinde bir avantaj sağlamaktadır. süt veriminin yüksek olduğu sakız koyununun üretimi cazip gelmektedir ve Çeşme yöresinde olduğu gibi. geriye kalanlar ise tarla bitkileri ve sebze alanıdır.Güzelbahçe-Seferihisar yolunun çift şerit olarak yapımı yatırım programında olup projeye başlanmış olması yörenin ulaşım sorunlarının çözümünde ön planda gelen bir girişimdir. RomaBizans devrinde büyük bir merkez şehir olan antik Klazomenai şehri ve Özbek’teki şifalı suları yöreye yerli ve yabancı turisti çekebilecek potansiyellerdir. Çamlıköy. Toplam tarım alanı 11. Urla’da Hekim adası üzerindeki kemik (ortopedi) hastanesi uzun süre yörenin ihtisaslaşmış bir kurumu olarak yerleşmeye tıp alanında özellik katmaktaydı. Çeşmealtı (1000 m. Özellikle 12 km’lik geniş kumsalıyla Kalabak plajı arada bölünmeler olsa da. Bu alanların % 50’lik kısmı zeytin alanı olup. % 10’u işçi. Çeşme–Dilek Yarımadaları arası strateji alt yöresinin diğer ilçesi olan Urla’nın nüfusunun % 50’si çiftçi. % 12’si esnaf ve sanatkar. Bu durumda şehirsel anlamda şehre yakın doğal ve arkeolojik sitler. % 11’i memur ve % 17’si ise diğer meslek gruplarındandır. Urla İskele. Yağcılar. Çok sayıda lokal tarihi esere ve doğal güzelliğe sahip olan Urla’nın.704 hektardır.) kumsal nitelikli plajlar olarak kıyı turizmi açısından önemli bir potansiyel teşkil etmektedirler. İzmir’den günübirlik seferlerle bu potansiyel kısmen de olsa sadece yaz aylarında değerlendirilmektedir. ilçe imar planlarının daha dikkatli ve yoğunluktan uzak yapılmasını sağlamış ve ilçenin bina yığınına dönmesini engellemiştir. Bunlara ek olarak körfez içinde yer alan irili ufaklı adalar arasında bulunan Alman adası başta olmak üzere bir kısmının turizm açısından kullanılabilir olması. Bunlar arasında lokal olarak nitelendirilenler Beylikler döneminden kalan münferit eserler olup bunlar daha ziyade araştırmacılara ve özel ilgi duyan kişilerce cazip alanlardır. Zeytinalanı. zaman içinde devlet hastanesine dönüşmesiyle bu potansiyelini kaybetmiştir. Uzunkuyu mevkiindeki orman piknik alanları. İçmeler (1500 m. Tamamlanması sonunda bölgenin İzmir şehri ile ilişkisinin daha sıkı olacağı gerçeğiyle potansiyel kabul edilmesi mümkündür. özellikle de hayvancılığa dayanmaktadır.). Çeşmealtı. İlçe ekonomisi tarıma. İlçenin çevresinin doğal ve arkeolojik sitlerle çevrili olması. Demircili. alternatif potansiyel olarak görülmektedir.). Bu tür özellikler yöre için bir gelir artışı getirmiştir. çiftçiyi hayvancılığa yönlendirmiştir. Balıklıova. Ancak Klazomenai şehrinde sübvanse edilen kazılarda ortaya çıkan antik dönem zeytinyağı imalathanesi zeytin konusunda ihtisaslaşmış bu yöre için büyük bir kültür varlığı niteliğindedir. yöre turizmini canlandırabilecek bir avantajdır. Çiftçiye.) ve Kalabak (12000 m. Zeytineli koylarındaki plajları. Tarım olanakları ve şartlarının son yıllarda verimliliğinin düşmesi.

Ovacık ve Araplardağı mevkiinde. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün bünyesinde Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulması söz konusudur. Şehrin İzmir-Çeşme otoyolu üzerinde yer alması yerleşim talebinin artmasına neden olmuş ve ulaşımın bu denli rahat olması alana talep getirmiştir. Gerçekleşmesi alan için artı potansiyel anlamı taşımaktadır. Urla’nın bir diğer potansiyeli ise Türkiye’nin ikinci yüksek teknoloji enstitüsünün geniş kapsamlı bir eğitim kurumu olarak bu alana etki etme potansiyelinin olmasıdır.İzmir için bir konut deposu haline dönüşmüştür. rüzgar potansiyeli araştırmaları sonucunda ilk aşamada 15 MW enerji üretmesi planlanan potansiyel rüzgar enerjisi üretim alanları tespit edilmiştir. Enerji açısından fazlaca bir üretim ve doğal kaynağa sahip olmasa da Urla yöresinde. Bu yüksek eğitim kurumuna ek olarak İskele mevkiinde yer alan Su Ürünleri Yüksek Okulu ilave tesisleri ve de inceleme teknesinin de buraya bağlı olması. kıyıdaki yaşam için farklı bir düşünce sistemi getirmesi açısından olumlu ve gelişime yönelik bir değer olarak kabul edilmektedir. 59 .

BÖLÜM İKİ 1 .

Öneri Alt Yöre Odakları.1 İzmir İli Mekansal Sentez Çalışmaları Toplam 7 adet sentez şeması hazırlanılmıştır. Nevarki. ivedilikle tamamlanması gereken işlerin tanımlanmasında. karar mekanizmasının bugünkü işleyişinde. Belde Belediyeleri. sorun ve potansiyellerinin bütün olarak daha iyi algılanmasının sağlanması amaçlanmaktadır. 2 . Aşağıda şemaların adlandırılmaları ve içerikleri hakkında kısa bilgiler verilmektedir. Çevre Koruması Açısından Özel Statülü Alanlar.9. Şekil 2. İlçe Merkezi Belediyeleri. Oldukça basitleştirilmiş şemalar olarak geliştirilen bu paftalarla il envanterinin. Bu aşamada seçilen yöntem gereği bazı mekansal sentez paftaları geliştirilmiştir. Şekil 1. yatımların yer seçiminde. 9. 9. uygulama önceliklerinin belirlenmesinde. Mevcut Şehirsel Yayılma.1. Strateji Alt Yöreleri İçerik: Öneri Strateji Alt Yöreleri. Mevzii Yerleşme Baskı Alanları. önümüzde ki dönemde bu eksikliğin giderilmesi konusunda girişimlerin yeniden başlatılabileceği gösterilmek istenmiştir. kaynak kullanımı ve yönlendirme girişimlerinde. SENTEZ: STRATEJİ PLANININ GENEL İLKE VE YAPILANMA ÖNERİLERİ ÖZELLİKLERİ. Şekil 3. Dağılım Alanları İçerik: Büyük Şehir Belediyesi. Orman ve DSİ sulama proje alanları sentezi). Bu nedenle strateji planına mekansal boyutun kazandırılmasıyla bir genel fiziki plan yaklaşımının da geliştirilmesi gerektiği konusu bulgularla kanıtlanmak istenmiş. mekan boyutunun yeterince önemsenmediği ve bu konuda il düzeyinde tüm kamu birimlerini uyaran ve denetleyen bir kurgunun bulunmadığı gözlenmektedir. Çok merkezli – vektörel – makro hedefler güden bir yaklaşımla ele alınan çalışmaya fiziki planlama içeriği kazandırmak yönünde düşünce oluşturulmuştur. Öneri Yeşil Kuşaklar.1 Yaklaşım Yöntemi Bu çalışmada İZTO tarafından ele alınan önceki strateji planlarından farklı bir yaklaşımla mekansal boyuta ağırlık verilmiştir. Korunacak Alanlar İçerik: Öneri Korunacak Alanlar (Mevcut tarım alanları.

Tarım ve Turizm İş Kolları Ekonomik Faaliyetlerin Dağılımı. Askeri Hava Meydanı. Ege Serbest Bölgesi. Fuar. Şekil 5. Mevcut Ulaşım Koridorları İçerik: Karayolu Koridoru.Şekil 4. Hizmetler. Stol Hava Alanları ve Atık Su Arıtma Tesisi. Expo. Ana Demiryolu İstasyonları. 3 . Tasarı Bölgesel Liman ve Tasarı Ana Demiryolu Yolcu Garı. Metropoliten Aktivite Merkezi. Öneri Organize Sanayi Bölgeleri. Karayolu Ve Demiryolu Ortak Koridoru. Marşandiz Garı ve Triyaj Alanı. İDESBAŞ. Şekil 7. Ticaret. Ana Sivil Hava Meydanı. Metropoliten Alt Aktivite Merkezleri. Mevcut Yerleşim Odaklarının Sektörel Uzmanlaşma Eğilimleri İçerik: Sanayi. Mevcut ve Tasarı Altyapı Odakları İçerik: Mevcut Ana Limanlar. Bölgelerarası Güzergahlar. Şekil 6. Uzun Mesafe Deniz Ve Havayolu Koridorları. Mevcut ve Öngörülen Makro Üretim ve Hizmet Odakları İçerik: Mevcut Organize Sanayi Bölgeleri.

1989 yılında yalnızca İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde 1/25. 4 . ancak 2003 yılında bu revizyon. toplam köy sayısı ise 628’dir. Eski İmar ve İskan Bakanlığı’nca Bölge Planlama Çalışmaları kapsamında tanımlanmış bulunan Ege Bölgesi’nin 6 ilinden (diğer iller. Büyükşehir belediyesi ile birlikte il sınırları içinde toplam 89 belediye bulunmaktadır. bu yerleşme birimlerinin İzmir İli sınırları içindeki dağılımı gösterilmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki ilçe belediye sayısı ise 9’dur. Diğer ilçe belediyelerinin toplam sayısı 19’dur. Aydın. şekilde de gösterildiği gibi çeşitli arazi kullanış biçimlerinde.000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı yapılarak yürürlüğe konulmuş. Denizli ve Muğla’dır) biridir. gerekse dışında mevzii imar planlama önerileriyle il sınırları içinde. Metropoliten Bölge-Alt Bölge Planlama Çalışmaları ile 1/25000 ölçeklerde Büyükşehir Bütünü Nazım ve kıyı alanları kapsayan “Kıyı Kesimi Çevre Düzeni Nazım İmar Planları”nın yapılmış ve yürürlüğe girmiştir. Ancak gerek belediye ve mücavir alanları içinde. Yine aynı kapsamda tanımlanmış bulunan İzmir Metropoliten Bölgesinin odağını ve yakın çevresini oluşturmaktadır. daha önceki nazım planın ise eskimişliğinden dolayı yürürlükte olamayacağı yine bakanlıkça iletilmiştir.1 Mevcut Şehirsel Yayılma ve Dağılım Alanları Açıklamalar İzmir ili sınırları içinde toplam 28 ilçe yer almaktadır. Şekilde. Bugün için İzmir ili sınırları içinde makro ölçekli planlama çalışmaları açısından bir belirsizlik sürmektedir. nazım plan usulüne uyulmadan yapıldığı için bakanlıkça iptal edilmiş. 1985 yılı sonrasında ise 3030 sayılı yasa ile birlikte metropoliten ölçekte planlama çalışmalarına son verilmiş. İl sınırları içindeki belde sayısı 60. Uşak.Şekil 0. ilin doğal ve kültürel değerlerini tehdit eden yerleşme baskı alanları oluşmuş bulunmaktadır. Manisa. Bilindiği gibi İzmir İli.

balıkçılık. Öncelikli kıyı planlama alanları olarak gösterilen yöreler ise gerek mevcut mevzii yerleşim baskıları ile makro altyapı projelerinin bulunduğu yöreleri içine almakta gerekse de kıyı ekolojisinin korunacak alanlarla bütünleştiği kesimleri kapsamaktadır. global doğal ve kültürel nitelikleriyle dikkatle ele alınması ve izlenmesi gerekli yöreleri beş grupta sınıflandırmak olasıdır. Çevre koruması açısından özel statülü alanlar ise Akdeniz foku yaşam ortamları ile kuş cenneti olarak bilenen yöreleri kapsayacaktır. Öneri yeşil kuşaklar ise yine bu sentez alan içinde yer alan ve orman dokusunun korunup geliştirileceği ve giderek bölgesel solunum koridorlarını oluşturan ekolojik sistemdir. Kıyı planlama bantlarında kara kesimi ve deniz kesimi. İlk grupta. şekil 2’de gösterilen mevcut tarım arazilerini. orman ve DSİ sulama proje alanlarını ortak bir bölgeleme ile tanımlayan sentez alan yer almaktadır. 5 . körfez kıyılarında yapılaşmaların koşullarını tanımlayacak ve kıyı çizgisini gerekli derinlikleri elde ederek sabitleyecek bir özel etüt çalışmasını simgelemek amacıyla gösterilmiştir. İzmir körfezi kıyı kullanım çizgisi olarak tanımlanan bant ise.Şekil 0. Şekil 2’de gösterilen alanlar özel uzmanlık etüt ve proje alanlarını tanımlamaktadır ve kendi içinde proje yönetimi programlarıyla ele alınarak yürütülmeli ve genel planlama stratejisinin bir parçası olarak sonuçlandırılmalıdır.2 Korunacak Alanlar Açıklamalar İzmir ili sınırları içinde yürütülecek planlama çalışmalarında. deniz faunasının korunması ve turizm potansiyeli açılarından birlikte ele alınıp değerlendirilmelidir.

Şekil 0.Alt Yöre Odağı: Tire [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: İzmir Büyükşehir Belediyesi [B] Bakırçay Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Torbalı [E2] K. Tanıtım aşağıdaki gibi listelenebilir: [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Aliağa [D] Gediz –Nif Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Urla 6 . benzer sektörden hizmet almaları. Menderes Kıyı Kesimi Alt Yöresi . Menderes Kara Kesimi Alt Yöresi . çalışmanın amaçları gereğince ortak ve benzer yaşam koşullarına sahip olmaları. strateji alt yöreleri olarak gruplandırılmıştır. aynı ekonomilerden etkileniyor olmaları. Bu notasyonlar harita üzerinde alt yöre odağı olarak önerilen yerleşmenin üzerine konulmuştur. Bu gruplandırma sonucunda 7 alt yöre tanımlanmış bulunmaktadır.Alt Yöre Odağı: Bergama [C] Gediz Alt Yöresi .3 Öngörülen Strateji Alt Yöreleri Açıklamalar İzmir ilinde yer alan ilçeler.Alt Yöre Odağı: Çeşme [F2] Yarımada Urla Kesimi Alt Yöresi .Alt Yöre Odağı: Kemalpaşa [E1] K. Şekil 3’te bu sınırlar ve alt yöreleri gösteren çalışmanın diğer bölümlerinde sürekli olarak kullanılan notasyonlar coğrafi olarak tanıtılmaktadır. Bunların dış sınırları doğal olarak içerdikleri ilçelerin tümünü kapsayacak biçimde çizilmiştir. aynı sektörlerde üretim alanlarına yaratabilmeleri ve birlikte karar verme olanaklarına sahip olmaları kriterlerine uyularak.

Gösterimde ilk sıraya yazılan sektörün yerleşmenin temel faaliyet iş kolu olduğu düşünülmelidir. yerleşmelerde tek sektör olma özelliği vardır. Bir yerleşmedeki ticaret sektörünün kendine ve hinterlandına ait olması. İzmir Büyükşehir Bütünü’nün. Yerleşmelerin içinde bulunduğu ekonomik faaliyetler ve istihdam biçimleri. metropoliten merkez oluşum eğiliminin doğasında vardır. Yerleşmelere göre uzmanlaşma biçimleri aşağıda ayrıca listelenmiştir. Odaklardaki uzmanlaşma biçimleri şekilde görüldüğü gibi İzmir Büyükşehir Belediyesi dışında kalan ilçe ve belde merkezleri temel kabul edilmiştir.4 Mevcut Sektörel Uzmanlaşma Eğilimleri Açıklamalar İzmir ili sınırları içindeki yerleşmelerin mevcut sektörel yapıları. Diğer sektörler ikili ve üçlü olarak ortaya çıkmaktadır. Strateji planı ile hizmetler ve turizm sektörleri adına gelişmeler olması öngörülmektedir.Şekil 0. Turizm sektörünün kendi içinde yaratarak barındırdığı ticari faaliyetler ayrı bir ticaret sektörü olarak tanımlanmamıştır. Yalnızca turizm ve tarımın. bunların halihazırdaki uzmanlaşma düzeylerini göstermektedir. İlçe merkezlerinin ve sınırları içinde yer alan beldelerin uzmanlaşma eğilimleri belirlenirken aşağıdaki hususlara dikkat edilmiştir: İlçe merkezleri kendi sınırları içindeki bilgileri temsil etmektedir. toptan. Bu durum. Beldeler ise kendi ekonomik sektörel yapılarını göstermektedir. Her birinin bir temel ekonomik faaliyetli olduğu ancak mutlaka hizmetler sektörünü de içereceği kabul edilmiştir. perakende ve ticari depolama faaliyetlerine sahip olması esas olarak kabul edilmiştir. 7 . Zamanla sanayinin çepellere çıkacağı ve metropoliten merkezin hizmet ve ticaret ağırlığına yöneleceği beklenilmelidir. Stratejik planın önersinin ise bu eğilimleri yönlendirmesi gerektiği düşünülmelidir. uzmanlaşma odaklanmasının eğilimlerinin yorumlanmasında yardımcı olmaktadır. hizmetler–sanayi–ticaret sektörlerinde uzmanlaşmış olduğu söylenebilir.

B. Çiğli İlçeler Beldeler Uzmanlaşma Eğilim Biçimleri Hizmetler + Sanayi + Ticaret Sasallı Karşıyaka Konak Bornova Buca Kaynaklar Gaziemir Sarnıç Balçova Narlıdere Güzelbahçe Yelki [B] Bakırçay Dikili Çandarlı Tarım + hizmetler Tarım Sanayi + hizmetler Tarım Turizm + hizmetler Turizm + tarım Turizm + ticaret + hizmetler Ayaskent Göçbeyli Bölcek Zeytindağ Yenikent Tarım Tarım Tarım Tarım Tarım Tarım +hizmetler Poyracık Yayakent Tarım Tarım Bergama Kınık [C] Gediz Aliağa Helvacı Yenişakran Foça Bağarası Gerenköy Yenifoça Menemen Sanayi + hizmetler Tarım Turizm Turizm + hizmetler Tarım Tarım Turizm Tarım + ticaret +hizmetler 8 .Ş.Alt Yöreler [A] İzmir B.

Nif Kemalpaşa Armutlu Bağyurdu Ören Ulucak Yukarıkızılca [E1] K.Alt Yöreler İlçeler Beldeler Asarlık Harmandalı Koyundere Maltepe Seyrek Türkelli Ulukent Emiralem Uzmanlaşma Eğilim Biçimleri Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + sanayi Tarım Tarım Tarım Tarım [D] Gediz . Menderes Kara Kesimi Bayındır Canlı Tarım + hizmetler Tarım 9 . Menderes Kıyı Kesimi Menderes Görece Oğlananası Tekeli Değirmendere Gümüldür Özdere Tarım + sanayi + hizmetler Tarım Tarım Tarım Tarım + sanayi Tarım Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler Tarım + ticaret Tarım Tarım + turizm Tarım + turizm Tarım + sanayi + hizmetler Ayrancılar Çaybaşı Karakuyu Pancar Subaşı Yazıbaşı Tarım Tarım Tarım Tarım + sanayi Tarım Tarım Turizm + tarım + hizmetler Belevi Tarım + ticaret Torbalı Selçuk [E2] K.

Buralarda İzmir Büyükşehir Bütünü için topluca belirlenmiş olan hizmetler.Alt Yöreler İlçeler Beldeler Zeytiova Çırpı Uzmanlaşma Eğilim Biçimleri Tarım Tarım Tarım + sanayi + hizmetler Tire Gökçen Ödemiş Kayaköy Zeytinlik Bademli Birgi Bozdağ Kaymakçı Çaylı Ovakent Konaklı Beydağ Kiraz Tarım Tarım + hizmetler Tarım Tarım Tarım Tarım + turizm Tarım + turizm Tarım Tarım Tarım Tarım Tarım + hizmetler Tarım + hizmetler [F1] Yarımada Çeşme Kesimi Çeşme Alaçatı Karaburun Mordoğan [F2] Yarımada Urla Kesimi Turizm + hizmetler Turizm + hizmetler Tarım + hizmetler Turizm + Tarım Urla Seferihisar Doğanbey Ürkmez Tarım + ticaret + hizmetler Tarım + turizm + hizmetler .Tarım + turizm Tarım + turizm Büyükşehir Belediyesi içinde kalan ilçe belediyelerine ayrıca mevcut sektörel bir tanım getirilmemiştir. sanayi ve ticaret sektörlerinin hakim olduğu kabul edilmiştir. belirtilmiştir. 10 . Ancak Büyükşehirden kopan belde belediyelerinin mevcut ekonomik sektörlerin roller.

11 . sivil hava meydanı. bu tür odakların bir bölümünün bugün var oluş biçimleriyle. bu odakların bölgesel yaratıcılık taşımaları nedeniyle birincil önemde olduğu kabul edilmelidir. Bu noktadan hareketle. 2003 – 2012 dönemini için tüm altyapı odaklarının uygulama ve yaşama geçme programlarının kesinleştirilmiş olması. en akla yatkın olan alternatiflerin ivedilikle etüt edilip sonuçlandırılması zorunludur. demiryolu istasyonları. diğerlerinin ise tasarı düzeyinde oluşları açısından araştırma konusu edilmeleri gerekmektedir. askeri hava meydanı ve stol hava alanları olarak bir dağılım gösterdiği izlenmektedir. şekil 5’te görüldüğü gibi makro altyapı odaklarının mevcut olanlarının.5 Mevcut ve Tasarı Altyapı Odakları Açıklamalar Stratejik plan döneminde İzmir ili düzeyindeki büyük altyapı odaklarının uzun vadeli kararlar da gözetilerek kesinleştirilmesi. Bir stratetik plan çalışmasında makro altyapı odaklarının belirsizliklerinin sürdürülmesi düşünülemez. Bu amaçla.Şekil 0. ana limanlar. Bütün bunların yanı sıra ulaşım koridorlarının bu kesinleşmiş odak noktalarına göre geliştirilmesi ve uygulama programlarına konulması da kaçınılmaz görülmelidir. Kesinleşmemiş ve tasarı düzeyinde kalmışların en önemlileri ise bölgesel-ülkesel nitelikli Kuzey Ege Limanı ile ana demiryolu yolcu ve marşandiz garlarıdır. İzmir İli’nin envanterine bakıldığında.

bölgelerarası güzergahlar işaret edilmiştir. uzun mesafe denizyolu. Koridorların sınıflaması. havayolu ve kısa mesafe havayolu olarak tanımlanmış. öngörülen strateji planının mekansal şemasının geliştirilebilmesi için mevcut koridor envanterinden hareketle öneri bir ulaşım koridorları şebekesinin de oluşturulması düşünülmüş bulunmaktadır. karayolu ve demiryolu ortak. 12 . karayolu. Kısa ve uzun mesafeli ulaşım koridorlarının bütünleşemediği ve ilin ulaşım şebekesinin bugün için henüz projelendirilip dengeli yatırımlarla tanımlanamadığı görülmektedir. koridorların şehirsel-bölgesel faaliyet alanları ve altyapı odakları ile birlikte ele alınıp tasarlanamaması halinde gelişme stratejisinin kurgulanamayacağı da bilinmelidir. şekil no 6’da görüldüğü gibi. Bu nedenle ilerideki bölümlerde görüleceği gibi.Şekil 0.6 Mevcut Ulaşım Koridorları Açıklamalar İzmir ili içinde ulaşım koridorlarının mevcut durumları da inceleme konusu edilmiştir. Bu durumun gelecekte de sürdürülmesi.

Strateji planı ile öngörülen odakların ise kesin yer ve konumlarıyla büyüklüklerinin hesaplanması çalışmanın konusu dışındadır. Şekilde odaklar. ticaret ve hizmet alanlarının. 13 . Bu konudaki politika eksikliklerinin giderilmesinin sağlanması strateji planın işlevlerinden biri olacaktır. Kesinleşmemiş ancak adı geçmekte olan bazı OSB’ler ise eğer strateji planınca dönem içinde ele alınmaması öngörülmüş ise yukarıdaki şekilde gösterilmemiştir. Faaliyette olan OSB’ler ile proje çalışmalarının herhangi bir aşamasında olup henüz hizmete alınmamış olanlar mevcut olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle durumlarının 1/25000 ölçekli planlarla kesinleştirilmesi gerektiği not olarak belirtilmektedir. Seferihisar’da ise çiçekçilik amaçlıdır. mevcut ve öngörülenler olarak strateji planı döneminde durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Açıklamalar İzmir il sınırları içindeki makro ölçekli üretim.Şekil 0. Ticaret ve Hizmet Odakları • Öngörülen odakların konum ve büyüklükleri 1/25000 ölçekli planlarla kesinleştirilmelidir. Belevi’de mermercilik. Öngörülen OSB’ler. mevcut olanların işlevlerini sürdürme biçimleriyle yenilerinin yaşama geçirilmesi konusundaki öngörülerinin bu aşamada oluşturulması gerektiği düşünülmüştür.7 Mevcut ve Öngörülen Makro Üretim. mevcut ve strateji planı ile öngörülenler olarak iki grupta gösterilmiştir. Strateji planının.

8 Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması A 14 . • Korunması öngörülen doğal – kültürel alanlar. • Strateji plan döneminde işlevini sürdürecek makro altyapı odakları. Şekil 0. • Yerinin ve gelişme akslarının kesinleştirilmesi.9. 1/25000 ölçekli çevre düzeni nazım imar planlarıyla öngörülmesi beklenilen makro üretim. Bu şemanın aşağıdaki içerikte oluşması düşünülmüştür.1. • Öngörülen ulaşım koridorları. Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması A. strateji plan dönemi için “bütünleşik mekansal strateji şeması”dır. • Mevcut yerleşim odakları ve strateji alt yöreleri için ekonomik sektörlere göre öngörülen uzmanlaşma biçimleri.2 Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması Çalışma için geliştirilen yöntem gereği elde edilen ikinci temel çıktı. kıyı kesimi ve İzmir Körfezi. Plan Dönemi İçin • Öngörülen Sektörel Uzmanlaşma Biçimleri ve • Öngörülen Makro Proje Odakları’nı içermektedir. ticaret ve hizmet odakları. • Kesinleştirilmiş olmaları varsayılan tasarı makro alt yapı odakları.

Menderes Kıyı Kesimi [E2]K. Menderes Kara Kesimi Tarım Sanayi Ticaret Turizm Turizm Tarım Ticaret Sanayi Hizmetler Turizm Tarım Hizmetler Tarım Hizmetler [F1] Yarımada .Strateji Plan Dönemi İçin Etkileşim Alanı ve Önem Sıralamasına Göre Alt Yörelerin Öngörülen Sektörel Uzmanlaşma Biçimleri Önem Düzeyi İl Dışına 1 2 3 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 1 2 3 Etkileşim Alanı İl İçine Alt Yöre İçine Hizmetler Ticaret Strateji Alt Yöreleri [A] İzmir Büyükşehir Bütünü Hizmetler Hizmetler Ticaret Ticaret Turizm Tarım Turizm Ticaret Hizmetler Sanayi Tarım Turizm Hizmetler Tarım Sanayi Tarım Sanayi Turizm Ticaret Tarım Sanayi Tarım Sanayi Turizm [B] Bakırçay Tarım Sanayi Hizmetler [C] Gediz Sanayi Tarım Turizm Tarım Hizmetler [D] Gediz-Nif Tarım Sanayi Tarım Sanayi Turizm Tarım Hizmetler Tarım Hizmetler [E1] K. 15 . A ve B şemaları şekil 8A ve 8B’de gösterilmektedir.Urla Kesimi Tarım Tarım Turizm Hizmetler Hizmetler Strateji planının mekansal öngörüleri iki ayrı şemada anlatılmıştır.Çeşme Kesimi Turizm Hizmetler [F2] Yarımada . B şeması ise öngörülen ulaşım koridorlarını ve makro ulaşım odaklarını. A şeması alt yörelerin sektörel uzmanlaşma öngörüleriyle makro proje odaklarını birlikte tanımlamaktadır. özel plan koşullarıyla korunması sağlanacak alanlarla birlikte belirlemektedir.

16 . Her iki şemanın ayrıntılı gösterim tablosu ayrıca verilmektedir. Plan Dönemi İçin • Öngörülen Ulaşım Koridorları. Ancak E2 alt yöresinde mevcut demiryolu güzergahları birleştirilerek karayoludemiryolu ortak güzergahı ile bu yörede ulaşım ayrı bir yaklaşımla hızlandırmalıdır. • Ulaşım Makro Altyapı Odakları. Şekil 0.Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması B. otoyol sisteminin ise çevre yolları ile birlikte ele alınıp dönemin birinci yarısında tamamlanmalıdır. dönem sonuna kadar İzmir ili sınırları içinde karayolu ağının kademelenme belirsizliklerinin giderilmesiyle ilgili öngörüleri içermektedir. Her iki koridordan kurulacak bağlantı sistemleriyle strateji alt yörelerinin erişimi. yerel yollarla sağlanmalıdır. • Mutlak Korunacak Özel Koşullu Alanları içermektedir. Bölünmüş karayolu ile demiryolu sisteminin ortak bir koridorda uzun yol güzergahlarıyla birlikte geliştirilmesi.9 Bütünleşik Mekansal Strateji Şeması B Şekil 8 B’deki strateji şeması.

Çeşme. Dikili) Ana Yolcu Garı Teknoloji Geliştirme Merkezi (Teknopark) Expo –Fuar Alanı İmalat ve Ticaret Bölgeleri (İTO) Serbest Bölgeler Uluslar arası Hava Meydanı Stol Hava Alanları (Turizm + Ticaret +Hizmetler) ŞEKİL 8 B. BÜTÜNLEŞİK MEKANSAL STRATEJİ ŞEMASI . Nemrut.ALTYAPI ODAKLARI ) Metropoliten Aktivite Merkezi Metropoliten Aktivite Alt Merkezleri Ağır Sanayi Bölgesi Organize Sanayi Bölgeleri Kuzey Ege Limanı (Çandarlı) Ana Limanlar (Alsancak.B Karayolu + Demiryolu Ortak Güzergahı Karayolu güzergahı Denizyolu Havayolu ÖNGÖRÜLEN ULAŞIM KORİDORLARI MUTLAK KORUNACAK ÖZEL KOŞULLU ALANLAR ( Akarsu Tarım Havzaları + Orman + Sit Alanları + Kıyı Kesimi + İzmir Körfezi ) Alansal Koruma Öncelikli Çizgisel Koruma 17 . BÜTÜNLEŞİK MEKANSAL STRATEJİ ŞEMASI .A ALT YÖRELERİN İZMİR İLİ DIŞI İÇİN ÖNGÖRÜLEN SEKTÖREL UZMANLAŞMA BİÇİMLERİ Hizmetler+Ticaret+Turizm Tarım+Turizm+Ticaret+Hizmetler Sanayi+Turizm+Tarım+Hizmetler Tarım+Sanayi Tarım+ Sanayi+ Turizm+Hizmetler Turizm+Hizmetler Tarım+Turizm+Hizmetler ÖNGÖRÜLEN MAKRO PROJE ODAKLARI (MAKRO ÜRETİM + TİCARET + HİZMET ODAKLARI .GÖSTERİMLER ŞEKİL 8 A.

Coğrafi uzaklıkların caydırıcı etkisinin azaldığı günümüzün bilgiye kolay ulaşılabilirlik ortamında (cyberspace). ağ üzerinden doğrudan bağlantı kurarak bu kademelenmiş sistemin dışına çıkma ve ulus devletlerin denetleyemeyeceği kendi dinamiklerini yaratma olanağına erişmiştir. Bunlar. Bu husus dışa açılım konusunda da başta gelen bir değerlendirme yöntemidir. Zira. programlı bir şekilde geliştirilerek globalleşme sürecine eklemlenebilme daha kolay sağlanacaktır. Burada kritik olan süreç ulus devletlerden küreselleşmiş dünyaya geçiş sürecidir. 9. Mikro düzeye inebilmek için yurttaşlar adına temsili yönetimden ziyade yurttaşların öz yönetimi ilkesini kabul eden ve demokrasiyi güçlendirme çabalarına dayanan katılımcı tarzda siyaset yöntemi ile modern toplumla bağdaşan yurttaş kurumları yaratmak gerekmektedir. fordist üretimden esnek üretime. farklı alanları da etkilemiş ve bunlara ilişkin farklı tanımlar da yaratmıştır. bu değişim. Bunlardan ilki sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş olup yukarıda anlatılan durumun en açık tarifidir. Sonuçta yukarıda söz edilen yerelleşme kavramı ile ulus devlet sınırlarının aşınmasına engel olunurken yeni oluşan denetim mekanizması ile regülasyon sağlanacak ve potansiyeller daha sağlam temellerde. Sermayenin yığılmacı politikasından vazgeçilen ve yayılmacı politikaya geçilen bu süreçte teknoloji üretmek ve bilgiyi satmak.1 İdari Yapı Önerileri 1970’lerde yaşanan dönüşümler evrimini hala tamamlayamamış yeni bir düzen yaratmıştır. Aşağıda bürokrasiyi engellemek ve de planlama alanı içinde yer alan strateji alt yöreleri arasında iletişimi sağlayacak öneriler yer almaktadır. mesafelerin kalktığı bu yeni temsil şemasında bir yer edinebilmesi ve global sermayenin hareketliliği ile baş edebilmesinin imkanı kalmadığı gibi ulus devlet kavramı da aşınır. geri kalmış dünya ülkelerinin potansiyellerinden yararlanmak hedeflenmiştir. yerleşmelerin denetim mekanizmasını yeniden yapılandırmak için demokratikleşme sürecine daha çok katılımın sağlanması ve yerleşmelerin dinamiklerinin yerinde değerlendirilerek ön plana çıkarılması söz konusu olacaktır. Böyle olunca.2. Bu şekilde tek bir kurumun hükmünde ya da tek bir 18 . Aksi taktirde demokrasi seçim günü işleyen bir sistem olmaktan kurtarılamaz.2 Plan İçin Öngörülen Araçlar İzmir’in planlı gelişimi için gerekli olan hususların başında veri tabanı oluşturulması gelmektedir. Sektörel hedefler de bu bazda ele alınmalıdır. Bu şekilde mikro düzeye inilecek ve iktidarın daha çok paylaşılması yolu ile yerel yönetim olgusu güçlenecektir. klasik olan yerleşmeler arası kademelenme sistemlerinin işlerliği giderek azalmaktadır. alt merkezler. Ancak bununla beraber. Ayrıca kendi bütünlüğünü kuramayan bir devletin. Başka bir deyişle böyle bir denetim mekanizması artık klasik yöntemlerle kurulamayacaktır. Bu sürecin tam olarak ne olduğu hakkında farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Bunu yaparken o toplumun tam bir bütünlük içinde olması gerekmektedir. Bu tür sorunların üstesinden gelinmesi için strateji plan çalışmasında bir dizi araç önerilmiştir. Stratejik hedefler bu hususların değerlendirilmesiyle belirlenmektedir. modernist düşünceden postmodernist düşünceye ve ulus devletlerden küreselleşmiş dünyaya geçiştir. Ancak uygulama aşamasında karşılaşılan engeller hedeflere erişimde zaman ve koordinasyon kaybına neden olmaktadır.9.

daha küçük bir insan topluluğunun onları yönetmeye çalışırken yaptığından çok daha az hata yapar. karar alma süreçlerine katılmalarını sağlayan yapılanmanın ne. sadece merkez kanalıyla değil. İzmir’in öne çıkarılmasını modern kurumlarla sağlamak anlamında bu türden yapılanmalar olumlu sonuçlar doğuracaktır. onlara danışan. Bu noktada Machiavelli’nin “Çokluk genellikle prensler kadar hatta onlardan daha zekidir. Dolayısıyla. ciddi bir atılım yapacak kapasitededir. Dolayısıyla belli bir grubun toplumu yönetmesinden ziyade her bir bireyin yönetilmek yerine yönetici olması yoluyla yerelleşme sağlanır. maddesinde belirtilen “Büyük yerleşim birimleri için özel yönetim biçimleri geliştirilebilir” ibaresine de dayanılarak İzmir için bu tarz bir yapılanmayı sağlayacak sistemi kurmak. yukarıda değinilen gerekçeler kapsamında yerel dinamiklerin daha programlı ve etkin bir şekilde öne çıkarılması. Bunun için mevcut gelişme eğilimleri ile uyumlu bir planlama ve uygulama idaresi esas alınmıştır. ait olduğu bölge ve ülke bazında gelişebilecek hatta ulusal anlamda ciddi ilerlemelerin yaratılabileceği bir dünya şehri olmaya adaydır. birçok kamu ve özel kesimin harekete geçirilmesi ile elde edilecek gerekli finansmanın.” ve Roosevelt’in “Sıradan insanların çoğunluğu. İzmir. kim olacağı sorularını cevaplamak gerekir. halka karşı duyarlı. Söz konusu modern yurttaş kurumlarını yaratmak. öncelik sırası belirlenmesiyle doğru işlere kanalize edilebilmesinin sağlanması durumunda. yerel odakların güçlü olması durumunda bir çıkar ortamının oluşması ile sonuçlansa bile. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi Bu amaçla. sadece merkezin üstünlüğü bir takım yerlerin gelişmesini sağlarken diğerlerinin gerilemesi sonucunu doğurabilir. verimli.” sözlerine değinmek yerinde olacaktır. boyut olarak. alanın gerek kendi potansiyellerini harekete geçirecek ve gerekse çevresindeki potansiyelleri değerlendirecek ortamın yaratılmasını sağlamaktadır. kaynakların optimum seviyede kullanılmasını hedef alan stratejik plan çalışması. potansiyelleri itibariyle mekansal ve sektörel çeşitlilik açısından yatırım kapasitesi yüksek olan ve bu potansiyellerin etkin olarak değerlendirilmesi sonucunda. 19 . yatırım olanaklarını arttırması ve mahalli idarelerin işleyişini düzenlemesi açısından global gelişmeleri daha sıkı takip edebilmeyi ve teknolojik gelişmelere dolayısıyla rekabet piyasasına daha kolay eklemlenebilmeyi sağlamasına katkı koyması ve bu tür yapılanmalara bir örnek teşkil etmesi açısından olumlu etkileri olacaktır. Böyle bir mantıkla ve anayasamızın 127. Bir başka deyişle. Her şeyi merkezden beklemeyen bir sistemde. ES-Kİ adıyla önerilen Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi kurumunun. Bu amaçla.bireyin elinde olan söz ve uygulama hakkının bir başka deyişle iktidarın paylaşılması söz konusu olacaktır. günden güne. fiili ve resmi olarak da bir zemine oturmaktadır. karardan etkilenecek kişi ve kurumları olabildiğince devreye sokan. kendi sınırları içinde. bunları en iyi. bir yerleşmenin kendi gelişmesine ivme kazandırması için ne yapması gerektiği ve gelişmesini programlı bir şekilde kaydetmek için bütün işlevler yan yana geldiğinde hangilerinin yapılmasının gerektiği. etkin bir şekilde.

Dolayısıyla. özel sektörü çeşitli araçlarla desteklemesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır. önerinin ciddi şekilde ele alındığının delili olarak görülmektedir. ekonomik. Her iki tariflenmiş yapının da diğer örneklerine nazaran daha uygulanabilir olduğunu söylemek mümkündür. kalkınma planlarının uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek. Benzer kapsamda bölgesel kalkınma konusunda ortak stratejik hedefler belirlenmesini amaçlayan Bölgesel Kalkınma Ajansının kuruluşuna yönelik hukuki altyapının oluşturulması ve Devlet Planlama Teşkilatının desteğinin sağlanması. doğal ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesidir. Buna rağmen. Kamu kesimi ve özel sektörün. sanayileşme. sağlık. gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerle girişimciliği. sulama gibi teknik ve sosyal alt yapı ve hizmetlerinin sağlanması. sanayi yatırımlarını doğrudan üstlenmemelidir. ulaşım. Bu kurumların örnekleri günümüzde Doğu Anadolu Projesinde GAP Ekonomik Kalkınma Ajansı. ekonomik modeller. Ülkesel stratejilere dayanılarak İzmir İl Genel Meclisi denetiminde planlanacak Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi. İzmir Ticaret Odasında Bölgesel Kalkınma Ajansı önerilerinde görülmüştür. kurumsal yapıyı düzenli ve iyi işler hale getirmek için kamu kesimi ve özel sektörü harekete geçirecek. Küreselleşme kavramı içinde kamu kesimi. Stratejik planda ise bu yapıya benzer bir yapılaşma İzmir için tariflenmiş ve dinamiklerine göre kurgusunda değişliklere uğratılmıştır. alt yapı sağlama yanında teşviklerle. katılımcılığı desteklemek olmalıdır. kalkınmanın ve gelişmenin olmazsa olmaz koşulları olan.Bölgenin verimli kaynak kullanımının planlanması için kamu kesimi katkısının yanı sıra. bu konularda uluslararası kuruluşlarla 20 . eğitim. çevre politikaları ve benzeri konularda araştırmalar yapmak. İzmir Ticaret Odasının Bölgesel Kalkınma Ajansı kuruluş çalışmaları kapsamında 2002 yılı içindeki girişimleri ve Bölgesel Kalkınma Projesinde. yöre insanı ile yöre içi ve dışındaki sivil toplum kuruluşlarının plan alanındaki teknik. işletilmesine ve geliştirilmesine çeşitli modellerle ve teşviklerle katılımları sağlanmalıdır. iletişim. enerji. sosyal yapıların ve hizmetlerin temin edilmesine. Kamunun asıl rolü. toplumun tüm kesimlerinin bilgi. örneğin İzmir Kuzey Aksında sermaye dağılımının fiziki mekanda yayılmasından oluşan farkların büyüklüğü ve girişimcilikteki tereddütler. ülke ekonomileri. teknoloji. deneyim. teknoloji ile bilimi kullanacak ve bunları bölgesel strateji olanaklarında en iyi şekilde değerlendirecek bir kurum oluşturulması gerekmektedir. bölgenin kurum ve kuruluşlarının yanı sıra İngiltere ile işbirliği içine girerek İngiltere’de Türkiye-AB İş Geliştirme Merkezinin kurulması olumlu bir yaklaşımdır. yıllık programların hazırlanmasına katkıda bulunmak. Kamu kesimi için öngörülen rol. kamu sektörünün. bölgesel entegrasyonlarla ilgili gelişmeleri ve stratejileri izlemek ve bunlara yönelik alternatifler hazırlamak. ulusal ve uluslararası stratejiler. kalkınma planlarının makro dengelerini oluşturmak. dünya ekonomisi. geliştirdiği makro modeller ile ekonomik ve sosyal politikaların uzun dönemli etkilerini tahmin etmek. işgücü ile yönetsel ve mali kaynaklarının en iyi şekilde kullanılması gereklidir.

Bu oluşum. Kitap. gerekse idari anlamda hiyerarşisi şematik bir yöntemle verilmiştir. politikalar üretmek. Broşür vb. ES-Kİ’nin ekonomik gelişme bazında. yabancı girişimcilere. Söz konusu kurum ve ileride kurulabilecek benzer kurumlar. Bu hususlara bağlı olarak Şekil 1 ve Şekil 2 de gerek ES-Kİ’nin kendi iç yapısı. Bölgenin küresel pazar imkanlarını sektörler itibariyle araştırmak. ekonomik kalkınmanın yanı sıra sosyal ve siyasi gelişmeyi de beraberinde getirecektir. yurtiçi ve yurtdışı staj olanakları sağlamak. gerekçeler belirlemek. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve finansman gibi etmenler de düşülmelidir. yönlendirmek. yetki alanının kalkınmasına yönelik çeşitli projelerin uygulanmasında. Şehirsel gelişme ve kırsal kalkınmanın sağlanması için stratejiler belirlemek. görev alanına ivme kazandırmak ve bunun için de girişimciliğin teknoloji ve yenilik yaratmaya dayalı felsefesi ile dinamizmini harekete geçirmesi gerekmektedir. • Beş Yıllık Kalkınma Planları ve Yıllık Programlara sorumluluk alanlarında yatırım. bölge sanayicisine ve yatırımcısına sunmak. plan uygulamalarında etkinlik sağlaması da büyük önem taşımaktadır. Bölge dahilindeki yatırım olanaklarını ayrıntılı olarak tespit etmek. Ayrıca. üniversitelerin aktif katılımına da önem verir. ES-Kİ. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi (ES-Kİ) olarak adlandırdığımız bu kuruluşun temel anlamda görevlerini maddeler halinde sıralamak algılama bakımından daha açık bir yöntem olacaktır.) hazırlamak. bu çalışmaları. örgüt yapısı itibariyle Ticaret ve Sanayi Odalarının ağırlıklı olarak içinde bulunduğu kamu yetkisine sahip bir kuruluştur. bu konuda yabancı yatırımlar için tanıtım dokümanları (CD. hedef piyasalarda tanıtım faaliyetlerini gerçekleştirmek. Bunların dışında yetki alanında insan kaynaklarının geliştirilmesi. Yabancı firmaların bölgedeki yatırımlarında teknik danışmanlık hizmetleri vermek. İşlevi itibarıyla yetki alanı içinde girişimcilik kültürünün geliştirilmesi ve özel sektörün kalkınma sürecine katkısının artırılmasına katılımcı bir gelişme aracıdır. • • • • • • 21 .temas ve müzakerelere katılmakla görevli olmalıdır. Bölge içindeki Kalkınma Planlarının ve Yıllık Programlarının öngördüğü alanlarda mesleki eğitim programları düzenlemek. öneriler oluşturmak ve bunların hayata geçirilebilmesi için ilgili kamu kurumlarıyla işbirliği yapmak. tesis kuruluş yeri alternatifleri sunmak. bölge planlarında olması gereken ve sürekli öneminden bahsedilen teşkilatlardır. stratejiler geliştirmek. İl Genel Meclisine bağlı Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin. Yetki alanının ulusal ve uluslararası çapta tanıtım ve lobi faaliyetleri için çalışmalarda bulunmak. teklif ve programlarını tanıtmak ve plan dönemi içine alınmasını sağlamak. altyapı temini. örgütlenmenin yaygınlaştırılması.

teknik ve teknolojik bakımdan yön verici olmak. Kredi temini için. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi Örgüt Şeması Bu teşkilatın kendi içinde bulunan altı dairesi ve her bir dairenin görevleri özetlenmiştir. Aşağıda bu birimlerin kapsama alanları belirlenmiştir. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve benzeri kurumlarla işbirliği yaparak sektörel bazda teknoloji projeleri hazırlamak. bölge firmalarını da bu imkanlardan yararlandırılarak pazarlama olanaklarının geliştirilmesi amacıyla sanal fuarlara katılımlarını sağlamak ve bizzat düzenlemek. değişken ekonomik durumları izlemek ve değerlendirmek. kuruluş organizasyonunu yapmak. 22 . Bölgenin teknoloji ve yenilik kapasitesini artırmak amacıyla TÜBİTAK. Finansman Dairesi • • • • Yıllık programların dahilinde makro ekonomik dengelerini oluşturmak. Elektronik ticaretin geliştirilmesi ile ilgili firmalara destek vermek. web sitesi/siteleri kurarak firmaları bilgilendirici değişik dillerde dokümantasyon hazırlamak. Yapılacak veya öneri olarak getirilen projeler için maliyet-fayda hesabı yapmak ya da yapılanları incelemek. finans kurumlarından alınacak kredi ya da diğer bir kaynaktan gelecek para karşılığı şirketlere danışmanlık yapmak. Firmalarının elektronik ortamda ticaret yapmalarından hareketle. Bölgeye yatırım yapmak isteyen ve elinde “fizibil” proje bulunan yatırımcıya bölgede bir yer sahibi olana kadar. danışmanlık hizmetleri vermek. teknolojiyi kullanması ve potansiyel yatırım konularındaki rolü ekte önerilen şekillerden de anlaşılacağı gibi idari yapılarla belirlenmiş ve bir dil birliği oluşturulmaya çalışılmıştır. • • • • • Görevleri yukarıda sayılan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi. ES-Kİ’nin İzmir’deki yönlendiriciliği. Ana hizmet birimleri olarak tanımlanacak birim elemanları Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin sorumlu öğeleridir. finans kaynakları yaratmaya yönelik gerek ülke içinde. piyasa yaratmak. Kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunmak. teşvik işlemlerinde yardımcı olmak.• Büyük şirketler ve konsorsiyumlar kurulmasına öncülük etmek. Yatırımların ödemeler dengesini kurmak için. Teknoloji İzleme ve Değerlendirme Başkanlığı. gerekse ülke dışında çalışmalarda bulunmaktır. İzmir ili genelinde uygulama imkanı bulduğu takdirde izlediği yolla ve kendi iç şeması içinde bölge ve ülke için yararlı bir gelişim kurumu olacaktır.

Ekonomik Modeller Dairesi • Yöresi adına Beş Yıllık Kalkınma Planlarının belirlemiş olduğu ekonomik anlamdaki sayısal verilerin yorumlanmasında ve yeniden değerlendirilip bir öneri olarak sunulmasında kurucu rol oynamak. • Sektör analizleri yapmak ekonomik ve sosyal anlamda Beş Yıllık Kalkınma Planları ve yıllık planlarda sözü geçen yatırım olanaklarının İzmir için olanlarında görüş bildirmek ve kendi yaptığı planlarla ve geliştireceği hedeflerle sektörel açıkları kapamak. uluslararası finansman kurumları ile kontak içinde olmak ve yeni kaynak arayışlarında yön gösterici olmak. Bu konuda kamunun yapacağı sosyal yatırımları belirlemek. ulusal ve uluslararası stratejiler. kamu yatırım programını/programlarını hazırlamak. kurumsal ve hukuki düzenlemeler ile ilgili görüş vermek. Birincisi İktisadi Sektör Dairesi. Planlar dahilinde gelişmeleri izlemek ve alternatifler hazırlamak. Sosyal anlamda sosyal sektörlerde (sağlık. sosyal sektörlerle ilgili olarak ileriye dönük hedefler oluşturmak. • Stratejik Araştırmalar Dairesi • İzmir ilinin bölgesel anlamda mevcut ve öneri bölge planlarına uyum sağlaması için gerekli makro hedefleri oluşturup bunları politik anlamda strateji halinde mekana uygulayacak kararlar üretmek. Görevleri ise. çevre politikaları ve benzeri konularda araştırmalar yapmak. geliştirdiği makro modeller ile ekonomik ve sosyal politikaların uzun dönemli etkilerini tahmin etmek. sanayileşme. Kalkınma planlarının uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek. eğitim vb. teşvik ve yönlendirme. yapım aşamasını incelemek. sanayileşme. iç ve dış ticaret politikaları konularında çalışma ve araştırmalar yapmak. İzmir adına iktisadi sektörlerle ilgili olarak ileriye dönük stratejiler geliştirmek. uygulama aşamasındaki sorunları çözmek. Avrupa Birliği’ne üye ülkeler başta olmak üzere diğer dünya ülkelerindeki sektörel ve genel stratejileri incelemek. gelişimleri takip ederek yorumlamak. bunları revize etmek. uygulamayı yönlendirmek.) çalışma ve araştırmalar yapmak ve dolayısıyla. • • • • 23 . İktisadi sektörlerde proje geliştirme ve değerlendirme. teknoloji. Dünya ekonomisi. ikincisi ise Sosyal Sektörler Dairesidir.• Politika önerilerinde bulunmak. ülke ekonomileri. • • • Sektör Programları Dairesi Bu daire tek merkez altında iki alt çalışma grubundan oluşmaktadır. ekonomik anlamda kurumsal ve hukuki düzenlemeler ile ilgili görüş vermek.

plan. Alt yörelerden gelen/gelecek projeler Sekreterya ve Genel Müdürlükçe değerlendirilerek yönetim kurulu onayı ile İl Genel Meclisine aktarılacaktır. esnaf ve sanatkarların ve kırsal kesimin sorunlarına yönelik politikalar geliştirmek. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin İdari Dağılımı ve Çalışma Sistemi ES-Kİ’nin idari sisteminde en üst kademede İl Genel Meclisi ve yönetim kurulunun müşterek çalışması yer almaktadır. Vali bu meclisin başkanıdır ve ES-Kİ Yönetim Kurulu ile koordinasyondan da sorumludur. bu projelerle ilgili yatırımları değerlendirip kararlar vermek. Yöresi için geliştirilecek planlarda bölgeyi tümü ile ilgilendiren konularda ve de yerel istihdamın ve girişimciliğin geliştirilmesi çerçevesinde küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin. makro karar mekanizması olarak kabul edilen DPT’ye gitmeden. bağlı birimleri ile yatırımları organize eden bir yapıya sahiptir. Beş Yıllık Planlar başta olmak üzere olabilecek programlı planlarla uyum sağlamak. ES-Kİ yönetim kurulu altında Genel Müdürlüğü ve Sekreteryası organizasyon iç sistemini oluşturmaktadır. İzmir ili bütününde İl Genel Meclisi bünyesinde teşkilatlanan kurum planların takipçisi konumunda olup. Makro seviyeye aktarılacak kararlarda olduğu gibi İl Genel Meclisi karar ve değerlendirme odağıdır. Böyle bir kurumun verimli çalışması durumunda yapılması planlanan projelerde daha isabetli yerler seçilecek ve maksimum fayda sağlanacaktır. Yatırım öncelikli alanları belirlemek ve yörelerin özelliklerini dikkate alarak daha hızlı bir gelişme sağlanması amacıyla gerekli çalışmaları yapmak. Bölgede uygulanabilecek yatırım olanaklarının dış örneklerini incelemek. • • • Proje Yatırımı ve Analiz Dairesi • • Alan ile ilgili küçük ve büyük ölçekli projeler için kamu ve ekonomik fayda dengesini kurup. yönetim işleri ile ilgilenecek Valilik tarafından 24 . planların yerel ölçekten başlaması ve işlerlik kazanması bakımından önemlidir. Son değerlendirme ise. Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi idari dağılımı günümüz ülke şartlarındaki kurumlarla da ilişkili olacak şekilde tanımlanmıştır. orta veya kısa vadeli sorunların çözümü amacıyla ek projeler geliştirmek ve bu konularda yapılacak çalışmaları yönlendirmek. Dolayısıyla alt yöre plan ve önerileri kurumsal bir denetimden geçmekte olacaktır. Bu alt yöre odaklarının her birinin başında teknik ve planlama işlerinden sorumlu “büro müdürü” olarak görev yapacak. Alt Yöre odaklarında valiliğe bağlı bir planlama biriminin oluşturulması. Valilik tarafından yapılmış olacaktır. Yetki alanının hazırlanan planlara yapısal uyum sorunu çekmemesi için ortaya çıkabilecek uzun.Bölgesel Gelişme Dairesi • • • İl ve ilçe bazında araştırma ve planlama çalışmaları yapmak. Uygulamaları takipçi ve yönlendirici olmak.

sorun ve potansiyelleri belirleyerek öneri projeler geliştirecek düzeyde olacaktır. Koordinasyon kurulu ile ES-Kİ yönetim organları ilişki olacaktır. Kararlar bu kurulda sonuçlar şeklinde iletilecektir. Alınan kararlar yerel ölçekten koordinasyon kurulu buna yön veren kurum görüşülecek ve çıkan sonuç onay merciine görüş ve ve Valilik arasında doğrudan bir yönetim organlarına ulaşırken olacaktır. belediye başkanları ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinden oluşan koordinasyon kurulu bulunacaktır. Aynı şekilde ekip. 25 . Alt Yöre odaklarında şehirsel kırsal yerleşmelerde görev yapan kaymakamlar. Belirli aralıklarla toplanan bu kurul. alt yöre koordinasyon kurulundan gelen önerileri de projelendirecek olup. bu sistem en üst kademeden gelen tekliflerin de gerekçelerinin incelenmesi olabilecektir. bilgi birikimi sağlayacak. Bu ekip alt yöreye yönelik analitik çalışmaları yapacak. İzmir Büyükşehir Bütününde ise 3030 sayılı yasa kapsamında yer aldığı için Büyükşehir Belediyesince atanacak bir bürokrat teknik büro müdürü olarak görev yapacaktır.atanmış bir bürokrat bulunacaktır. başkanını kendi içinden süreli olarak seçecektir. Müdürlüğe bağlı bir Uzmanlar Ekibi de çalışacaktır.

Şekil 0.10 Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresi Örgütsel Şeması İl Genel Meclisi EKONOMİK VE SOSYAL KALKINMA İDARESİ Finansman Dairesi Ekonomik Modeller Dairesi Stratejik Araştırmalar Dairesi Sektör Programları Dairesi Bölgesel Gelişme Dairesi Proje Yatırımı ve Analizi Dairesi Sosyal Sektörler İktisadi Sektörler 26 .

Br.Br. Gaziemir Bergama. Urla 27 .Şekil 0.Menderes-II Pln. (Tire) Çeşme-Dilek Yarımadaları Pln. Foça.Br. Planlama Br. Selçuk. Bornova. Beydağ Çeşme. Torbalı Bayındır. Güzelbahçe. (Urla) İzmir Büyükşehir Bütünü Bakırçay Yöresi Konak.Br. Çiğli. (Bergama) Gediz Pln.Menderes Kara Kesimi Yarımada Çeşme Kesimi Yarımada Urla Kesimi Menderes.Menderes Kıyı Kesimi K.11 Ekonomik-Sosyal Kalkınma İdaresi’nin Üst Organizasyonel Şeması ES-Kİ Yönetim Kurulu Valilik ES-Kİ Genel Müdürlüğü İl Genel Meclisi ES-Kİ Genel Sekreteryası Alt Yöre Odakları Alt Yöreler Şehirsel ve Kırsal Yerleşmeler İzmir Büyükşehir Bld.Br. (Aliağa) Gediz-Nif Pln. Buca. Dikili Gediz Yöresi Aliağa. (Torbalı) K. Kınık. Menemen Gediz-Nif Yöresi Kemalpaşa K. (Çeşme) Çeşme-Dilek Yarımadaları Pln. (Kemalpaşa) K. Ödemiş. Narlıdere.Br. Karşıyaka.Menderes-I Pln. Bakırçay Pln. Karaburun Seferihisar.Br.

projeksiyon. Bir başka deyişle hukuki olarak önem verdiğimiz fakat işleyişte eksik kalan katılım kavramı hayata geçmektedir.. denetim. Bu da geleneksel örgütlenmelerde olan tek düze çalışma ortamını. Alt yöre odakları arasında alt-üst ilişkisi kurulmadığı için bu durum demokratikleşmeye katkı getirecektir. Bu durum demokratikleşme adına olumlu bir adımdır.” ibaresiyle de uyuşmaktadır. Anayasanın 127. Sorumluluk alanında destek verme. ES-Kİ’nin karar organlarında özel sektör ve kamu kesiminden temsilciler olacağından Anayasanın 123. kurumlar arası iletişimi sağlama. yaratıcı güçlerin kullanılabileceği özgür bir çalışma ortamına bırakmaktadır. Mevcut çerçeveyi zorlamadan kolaylıkla işlerlik kazanabilir. maddesinde geçen “İdare kuruluş ve görevleri ile bir bütündür. siyasi açıdan iktidara yakın olan yerlerde fazla ve gereksiz gelişme sağlanırken diğerlerinin dışlanması ve yerelde güçlü odakların merkezi olma dolayısıyla programsız yatırım yapılması gibi konuların da önüne geçilmektedir.. 3194 sayılı kanunla tanınan Büyükşehir belediyelerinin ilçe belediyeleri üzerindeki denetim yetkisi yerel yönetimlerin özerkliğine ve dolayısıyla demokratikleşmeye gölge düşürmektedir. 28 belediyede ayrı ayrı alınan kararlar kimi gereksiz yatırımları hayata geçirirken diğer önemli olanlarının beklemesine hatta yok olmasına sebep olmaktadır. İzmir ileriye referans olacak bu yapılanması ile 28 . Ülkemizde ortalama otuz yıldır yapılan ve tavsiye olmaktan öteye geçemeyen kalkınma programlarının henüz yapım aşamasında. örgütlenme. hem de global anlamda modern bir kurum olmasını sağlamaktadır. maddesinin sağladığı dayanakla ve kurulması halinde bölge planlarına da işleneceği için uygulanabilirliği yüksektir. ES-Kİ’nin kuracağı işleyiş ile projeler ve sorunlar aynı zamanda ve uzman bir ekip tarafından değerlendirileceği için eşgüdüm sağlanacaktır. Yabancı yatırımcıyı çekmek amaçlı stratejilerin üretilmesi ve gerektiğinde danışmanlık hizmeti vermesi de İzmir’in yatırım yapılabilirliğini arttıracak bir faktördür. strateji geliştirme. işbirliği. Belli bir problemi kendi yaratıcı güçleri ile çözme durumunun söz konusu olabileceği konularda örgüt üyelerinin yaptıkları işe yabancılaşması önlenmiş olacaktır. Sonuç olarak bu türlü düzenlemelerin merkezi yönetimin işleyişine katkı getireceği gibi merkezi yönetimin karşısında bir takım işlevlerin de yapılabilirliğini arttıracak ve bunu savunacak bir kurgu oluşturması hem il bazında hem de ülke bazında gelişimi destekleyici bir ivme olacaktır. Ancak bunun yanı sıra ilçe ve belde belediyelerinin başına buyruk hareket etmesi. eğitim ve staj olanakları yaratma gibi eylemlerin olması ES-Kİ’yi hem Ar-Ge çalışmalarını etkin olarak yapan bir kurum haline getirirken. bu türlü kurumların yatırım planlarına yer vermesi ile tutarlılığı artacak ve işlerlik kazanacaktır. Zira.Değerlendirme ve Sonuçlar 28 belediyeyi ve bunları birleştiren sekiz alt yöreyi kapsayan Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İdaresinin yukarıda tanıtıldığı gibi kendi iç işleyişinde tutarlı olması ve mevcut sisteme entegre olabilmesinin kolaylığı açısından.

ilçe ve belde belediyelerinin imar ve yatırım programlarını denetlemek ve bunlara öneriler getirmek. tarım. Bir yönetim kurulu ve çeşitli sayıda alt komisyonlardan oluşmaktadır. enerji. meslek odaları ve bu gibi kamu ve özel teşebbüs kurumlarının kendi içlerinden seçecekleri temsilcilerin belirlenmesiyle oluşacaktır. ekonomi. İldeki tüm meslek odalarının başkanları ve/veya görevlendirdikleri bir yetkili tarafından oluşacak Yönetim Kurulu. Alt komisyonlar çeşitli ihtisas dallarına göre ayrılacaktır. Alternatif Bir Yaklaşım Kent Yönetim Birimi Kent Yönetim Birimi kurulması ile İzmir’in önceliklerinin değerlendirilmesi. hukuk gibi gerekli görülen alanları analiz edecektir ve yorumlayacaktır. kendi içinden seçecektir. başkanını. bütün idari sistemlerin dışında olarak. sivil toplum bilincini geliştirmek. bu birimi oluşturacak tabanın halka yayılması. turizm. Bu komisyonlar altyapı. Sorunların çözümü için üretilen projeleri değerlendirmek ve en verimli olanını tespit ederek hayat geçmesini sağlamak. Bu komisyonun üyeleri. değişkendir ya da sabitlik yoktur. şehrin üst düzey yöneticilerine halkın isteklerini ve şehrin ihtiyaçlarını iletecek. yapılan faaliyetlerin amacına göre optimum fayda ile yapılmasını denetleyecek ve gerektiğinde bunun için çalışacak dolayısıyla “yapılacaklara” bir yön verecektir. 29 . Büyükşehir. birimin toplanması ve komisyonların aldığı kararların görüşülmesinden yönetim kurulu sorumlu olacaktır. şehircilik. Böylece. Şehir Yönetim Birimi kurulması ile ulaşılması istenen ana hedefler: • • • • • • • Halkın yönetime katılmasını sağlamak. Sorunların yerinde değerlendirilmesini sağlamak ve bunu yaparken de farklı kesimlerin görüşlerini almak. sağlık. Kişilerin veya siyasi grupların baskısını en aza indirerek olması gereken gerçek adımların atılmasını sağlamak.finansman açığını kapatacak. sivil toplum örgütleri. Bu birimde esas meclis ve alt komisyonlarla ilgili herhangi bir sayı belirlenmiş olmayıp. Bu yapılanma. Her bir komisyon kendi ihtisas alanına giren konuyu değerlendirerek yönetim kuruluna gönderecektir. durumlarda yargıya başvurarak idarenin işleyişini Yatırımların gerçekleşmesini sağlamak için finans kaynakları araştırmaktır. Gerekli olduğu bütünleştirmek. halkın yönetime katılması da bu yaklaşımı diğerlerinden ayıran en önemli özelliktir. öncelikli işlevlerin gerçekleşmesiyle canlanacak ve demokratikleşmeye katkı koyacaktır. ticaret. kamu kurum ve kuruluşlarının çalışmalarının denetlenmesi ve tavsiyelerde bulunulması amaçlanmakta olup. eğitim.

ödünç alınan fonlarla finanse edilmektedir. Buna karşılık. Mali Kurumlar. finansmanın KOBİ’lerin globalleşmesinde ülkeden ülkeye. halkın “seçim günü” dışında da yönetime dahil olması sağlanacak ve yönetimlerin işleyişleri demokratikleşme adına daha da güçlenecektir. büyük firmalar bankalara başvurmaksızın tahvil ve hisse senedi piyasaları aracılığı ile fon ihtiyaçlarını doğrudan karşılayabilmektedirler. En önemlisi de yukarıda değinildiği gibi farklı kesimlerin yönetime katılmasıyla katılım olgusu güçlenecek. gelişmiş finansal piyasaların varolduğu ekonomilerde. Küçük ve orta ölçekli işletmeler. gerçekte bankalara bağımlı küçük ve orta ölçekli işletmeleri etkilemekte. 1995.P.4. hane halkı ve firmaların harcamalarının çoğunu banka kredisi kullanarak finanse etmesi ile kurulmaktadır. küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) kredi ihtiyaçlarını bu kurumlardan karşılamak zorunda kalmaktadırlar. OECD tarafından yapılan “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Globalizasyonu” konulu araştırmada3. General Inroduction to Environment for SMEs. Öznur Yüksel-Güven Murat.2. s.2 Yatırım ve Karar Organizasyonları.. Türkiye ekonomisi içinde önemli bir ağırlığa sahiptirler. KOBİ’ler faiz oranlarındaki yüksekliği dikkate alarak kaldıramayacakları finansman yüklerinin altına girmemekte. Şubat Krizinin KOBİ’ler üzerindeki Etkileri ve Çözüm Önerileri. Finansman konusunda büyük ölçüde banka kredisine bağımlı olunması firmaların faiz oranı dalgalanmalarından büyük ölçüde etkilenmesi sonucunu doğurmaktadır. kanalize edilmesi ve maliyetlerin finansmanının sağlanması konusunda kaynak yaratılması araştırmaları da faaliyetleri kapsamında yer alacaktır. Anadolu Menkul Kıymetler Borsası KOBİ’lerin Finansmanına Alternatif Yaklaşım: Anadolu Menkul Kıymetler Borsası Bankacılık sektörü ile özel kesim rezerv talebi arasındaki ilişki. teknolojilerini yenileyebilme ve rekabet güçlerini sürdürebilmede yetersiz kalmaktadır. uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005). Banka kredileri gerek istenen teminatların fazlalığı. Bu nedenle. savunucu veya engellemeye çalışıcı bir grubun oluşturulması sağlanacaktır.Bu yaklaşımla merkezi idareye ve yerel yönetimlere. yatırımlarını zamanında gerçekleştirebilme. Ankara. şehirsel girişimleri ve yatırımları bilimsel ve akılcı bir yaklaşım içinde destekleyici. OECD. 9. gerekse kredi faizlerinin yüksekliği nedeniyle uygun bir finansman imkanı sunamamaktadır. krizin bu işletmeler üzerindeki etkisini şiddetlendirmektedir1. Özellikle. 1 Geniş bilgi için bkz. genellikle özkaynaklarıyla büyümeyi tercih etmektedirler.. 2000. 3 Vinde V. Ancak bu ağırlıklarına paralel olarak yeterli kaynak temin edebilecekleri mekanizmalara sahip değildirler. Bu koşullar altında bankaların kredi arzında herhangi bir kriz vb. Ancak özkaynakları.124.2’sini. firmaların fabrika ve makine-teçhizata yönelik harcamaları uzun vadeli yapıları nedeniyle. 2 DPT. Çoğu ülkede bankalar birincil kredi kaynağı olduğundan. nedenle ortaya çıkacak azalma. s. toplam istihdamın % 56’sını ve toplam katma değerin % 24’ünü oluşturmaktadırlar2. 30 . Bunun yanında tıpkı ES-Kİ’de olduğu gibi yatırımların önerilmesi. Türkiye’de imalat sanayi işletmelerinin % 99.

Bu nedenle. yatırımcıların güveni. Satışlarda artış olasılığı yükselir. büyüme ile varlıklarını devam ettirmede en önemli şartlardan birisi finansmandır. Bu nedenle yenilikçi ve istihdam sağlayıcı KOBİ'lerin ihtiyaçlarına uygun yapıda. bankacılık sektörünün sağladığı finansal kaynakların KOBİ’lerin gelişmesi ve büyümesi için yeterli olmadığı görülmüştür. borsada işlem görmenin KOBİ’ler üzerine getirdiği ek yükümlülükler de vardır. etkin işlem sistemi. Özellikle Avrupa’daki sermaye piyasaları daha ziyade büyük çaplı işletmelerin kaynak ihtiyaçlarının karşılanmasında etkilidir. halka arzdan sonra sağlanan getirilerin devamının zorluğu. Türkiye’de sermaye piyasası KOBİ’ler için yeterince tanınmış bir alan değildir. Borsada işlem görmenin KOBİ’lere sağladığı pozitif etkiler şöyle sıralanabilir: • • • • • Borsada işlem görmek ile şirketler prestijlerini artırırlar. müşteriler ve bankacılar nezdindeki imajı güçlenir. Şirketin satıcılar. Bu sorunlar. Türkiye’nin ulusal borsası durumunda olan İMKB. borsanın getirisi ve karlılığına bağlıdır. KOBİ’ler genelde farklı finansman alternatiflerinden yararlanma ve finansman yolları arasında denge kurma konusunda sorunlarla karşılaşırlar. KOBİ’lerin yaratıcılık. dinamik bir sermaye piyasasının oluşturulması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Geçmiş yılların değerlendirilmesi neticesinde. düzenlemelerdeki uygunluk. KOBİ’lerin hisse senetlerinin borsada işlem görmesinin başarısı. 31 . kamuya aşırı şekilde bilgi sunmak zorunluluğu gibi. Kaynak sorunu KOBİ’lerin piyasa paylarını korumada ve dışa açılmada en büyük sıkıntılarıdır. Kurumsal yapı güçlenir. Yöneticilerin aidiyet duyguları artar. şirketlerin istenmeyen ele geçirme durumları karşısında zayıf durumda olması. KOBİ’leri ve onlara mali destek sağlayanlar arasındaki ilişkileri de etkiler. Buna karşın KOBİ’ler halen büyük ölçüde bankalara bağımlı durumdadırlar. Oysa sermaye piyasaları KOBİ’lerin finansman sorunlarını piyasa mekanizması içerisinde çözebilecek tek alan durumundadır. işlem gören şirket sayısındaki yükseklik. yüksek likidite. ciddi sermaye artırımı. Borsaların kotasyon ücretleri ve tarifelerinin yüksekliği. Ancak.firmadan firmaya değişik oranlarda olmak üzere en büyük engel olduğu ortaya çıkmıştır. Pek çok ülkede KOBİ’ler kaynak maliyeti sorununun aşılmasında borçlanmak ve sermaye artırımına gitmek olmak üzere iki ana finansman yolunu kullanmaktadırlar. Bu gelişmenin sonucunda büyük çaplı işletmeler kaynak temininde bankalara bağımlı olmaktan kurtulmaktadırlar. borsada işlem gören şirket yöneticilerinin kısa vadeli karlılığa yönelmek zorunda kalmaları. ulusal pazarın yanı sıra KOBİ’ler için Bölgesel Pazarlar ve Yeni Şirketler Pazarı’nı kurmuştur. Sermaye piyasalarındaki gelişmeler. bu piyasaların KOBİ’lerin kaynak ihtiyaçlarını otomatik olarak karşıladığı sonucunu doğurmamaktadır.

girişimci yetiştirme geleneğine ve gelişmiş ulaşım-iletişim altyapısına sahiptir. Menkul kıymetler borsasının kurulması ve başarıyla faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan yatırımcı profili.) yoğun bir mali kriz içerinde olduğu için yeniden yapılandırılma ihtiyacı içerisindedirler. kayıt dışı ekonominin kayda alınması olanakları güçlenecektir. İzmir. ancak kötü haberlerin etkisinin şiddeti daha yüksek olmaktadır.b. finansal ve ekonomik büyüklük İzmir’de mevcuttur. Ekonomik durgunluktan büyük şirketlerin hisse senetlerine göre küçük ölçekli işletmeler daha fazla etkileneceklerdir. Yüksek likidite daha iyi fiyatlama imkanı sağlar. Bu nedenle. Mali tablo ve sermaye standartları ile bağımsız denetim yaptırılması zorunluluğu geleceğinden. bu işletmelere özgü kredilerdeki faiz oranlarının düşmesi beklenebilecektir. sermaye piyasasındaki yatırımları dışlamaktadır. Diğer yandan kamu iç borçlanma gereğinin yol açtığı kamu menkul kıymetlerindeki yüksek faiz politikası. Türkiye’nin gerek ekonomik potansiyel gerekse mevduat hacmi açısından üçüncü büyük ili konumundadır. KOBİ’lere finansman sağlamak amacıyla bir 32 . Kurumsal yatırımcıların diğer bir kısmı ise (özel emeklilik sigortası fonları v. KOBİ’lerin finansmanı amacıyla bir ihtisas borsasının kurulması olumlu sonuç verecektir. Bu nedenle.b.) henüz istenilen seviyede gelişememişlerdir. şirket kalitesinin yanı sıra önemli bir diğer konudur. Kurumsal yatırımcı olarak nitelendirilebilecek kurumlardan bir kısmı (SSK. Bu nedenle istenmeyen durumların önlenebilmesi için ana pazarlar ile KOBİ hisselerinin işlem gördüğü pazarların ayrılması gerekir. piyasanın ortalama işlem hacmini düşürücü etkide bulunacaktır. işletmelerin yeni sermaye artırımı. Bağ-Kur v. Kamu oyu iyi ve kötü haberleri dikkate almakta. KOBİ’lere yönelik bankacılık kredileri sermaye piyasası mekanizması ile rekabet edeceğinden. Bu da KOBİ’lerin finansmanını sağlamayı amaçlayan borsanın dikkat etmesi geren bir konudur. Büyük olasılıkla yeni kurulmuş ve küçük ölçekli şirketlerde kottan çıkarmalar daha fazla olacaktır. Ulusal borsada işlem gören şirketlerdeki başarısızlıkların veya kottan çıkarmaların artması. Ayrıca bu kuruluşların sermaye piyasalarına yatırım yapmalarını teşvik edici düzenlemeler yeterli değildir. İMKB’ye kote olmuş şirketlerin yaklaşık %20’si İzmir ve Ege Bölgesi şirketlerinden oluşmaktadır.Likidite. Türkiye’de KOBİ hisselerine yatırım yapılmasında ve likidite kazandırılmasında karşılaşılabilecek sorunlardan biri de kurumsal yatırımcı eksikliğidir. mevcut ve muhtemel yatırımlara sunulacak hizmetleri geliştirme şansları gibi unsurlar önemle dikkate alınmalıdır. KOBİ’lerin sermaye piyasalarına katılımı ile Türkiye ve Avrupa merkezli şirket evlilikleri ve ortaklıkları için kurumsal yapı gelişecek. menkul kıymetler borsalarına olan güveni sarsabileceğinden. küresel ekonomiye entegrasyon kolaylıkla sağlanabilecektir. KOBİ’lerin halka açılma ve borsada işlem görme ile amaçladıkları ve beklentileri. Normal olarak işlem gören şirket sayısı ile piyasanın likiditesi arasında yakın bağlantı bulunmaktadır. Beklentilerde boşluklara düşülmemesine özen gösterilmelidir. 1885 yılından itibaren faaliyetlerini başarıyla sürdüren bir Ticaret Odasına ve 1892 yılından itibaren de Ticaret Borsasına sahiptir. küçük ölçekli şirket hisselerinin işlem görmesi.

Anadolu Menkul Kıymetler Borsası kurulması için İzmir ideal bir konumdadır. 1992 yılında ülke çapında başlatılan bu reformun yarattığı zemin üzerinde yeni piyasa. Zaten bu doğrultuda İZTO’nun 1987-96 döneminde finans kesimine yönelik çalışmaları bir reform olarak önümüze yeni ufuklar açmıştır. İZTO’nun Ege Bölgesini de içerecek şekildeki finansal potansiyelini değerlendirme çalışmaları bu bağlamda bölge kalkınması için gerçekçi bir modeldir. kurum ve araçların birbirine eklenmesi yoluyla İzmir Ege Bölgesinin çağdaş bir finans merkezi olacaktır. 33 .

karşılıklı ve dengeli olarak birbirlerini yönlendirecek üç gruptaki karar ve uygulama ortamından oluşmaktadır. yer almaktadır. B grubunda bağımlı değişkenlerin. Kesinleştirilmesi gerekli tasarı makro altyapı odakları. İşlevini sürdürecek mevcut makro altyapı odakları. POTANSİYELLERİN OLASI ETKİLERİ VE HEDEFLERİN STRATEJİ PLANINA Strateji şemasının öngörüleri. C grubunda sınırlayıcı parametrelerin yer alacağı düşünülmelidir. 1 . Birinci grupta : • • Ekonomik faaliyet sektörlerine ve konut yer seçim alanlarına göre mekanda öngörülen uzmanlaşma biçimleri. B. Makro üretim ve hizmet odakları. C. Üçüncü grupta : • • Korunması gereken doğal-kültürel alanlar.10. A. İkinci grupta : • • • Öngörülen ulaşım koridorları. A grubunda bağımsız değişkenlerin ve talep yaratıcılarının. Bu üçünün arasındaki ilişkiler açısından temel varsayım. Kıyı kesimi ve körfezin kullanım koşulları.

En fazla üretilen ürün karanfildir. 2000 yılında bu rakam 2.1 Ekonomik – Sektörel Etkiler Çalışmanın yöntemi gereği ekonomik-sektörel kestirimler ve makro gösterge kabuller planın bağımsız değişkenleri olarak ele alınmıştır. Böylelikle ilimizden 2000 yılında yaklaşık 5 trilyon TL (9 milyon dolar)’lık bir ihracat gerçekleşmiştir. İzmir genelinde örtülü ve açık seralarda yaklaşık 250 hektarlık bir alanda üretim gerçekleşmektedir.2 trilyon TL (yaklaşık 2. iklim yönünden üretim için uygun şartlar içeren ilde kesme çiçek üretimine yönelik talep de yoğun derecedir.2 milyon dolar) olmuştur. Türkiye’deki kesme çiçek üretiminin yaklaşık % 50’si İzmir’de üretilmektedir.500’e yaklaşan üyesi bulunmaktadır. Yelki. Seferihisar. Urla. Torbalı ve Dikili yörelerinde yoğunlaşmaktadır. İki kooperatife bağlı olan üreticilerin 1999 yılındaki toplam ihracatı 1. Kesme çiçek üretiminde İzmir. su.5 trilyon TL’ye (yaklaşık 6 milyon dolar) yaklaşmaktadır. Yalova ise iç pazara yönelik olarak düşünüldüğünde İzmir hem üretim. lilyum. Menderes. glayör.1. bu üreticilerin ailesi ve çalışanları ile birlikte ilde 30.9 milyon dolar) olurken. Antalya’dan sonra en önemli ikinci merkez durumundadır. 2 . Karanfilden sonra gül.000 kişiye iş sahası yaratmaktadır. hem iç pazar. starliçe. Bunun dışında. Narlıdere. Kuşçuluk. gypsophila.1 Sanayi Organize Çiçek İhtisas Sanayi Bölgesi (OÇİSB) Ege Bölgesinde kesme çiçek üretimi İzmir merkezli olup. solidaga. Balçova. 1970’li yıllarda başlayan kesme çiçek üretimi il genelinde İnciraltı. Gümüldür. her iki kooperatife bağlı olmadan bir takım aracılar vasıtası ile gerçekleştirilen ihracat tutarı da 2. hem de ihracat merkezi olarak yerini alabilir. 10. gerbera. gerek iç gerekse dış pazara hitap etmektedir. 24 milyar dolarlık bir pastayı ifade eden uluslararası kesme çiçekçilik pazarından İzmir ve Türkiye’nin daha fazla pay alabileceği düşünülmektedir. Toprak. şebboy. Bunun dışında her iki kooperatife de üye olmayan pek çok üretici bulunmaktadır. kasımpatı. OÇİSB’nin hayata geçirilmesiyle birlikte.10. Antalya ihracata. Zeytinalanı. Kesme çiçek sektörü karlı ve cazip bir sektör olmasına karşın İzmir’li kesme çiçek üreticileri bazı olanaksızlar nedeni ile bu potansiyeli yeterince değerlendirememektedir. lisıantuj. Yurt çapında hizmet veren iki çiçekçilik kooperatifinin İzmir’de 2.6 trilyon TL (4. Ulamış. freze. Görüldüğü üzere İzmir’in üretim yelpazesi son derece geniştir. sümbülteber gibi kesme çiçek çeşitleri gelmektedir. Sektör. Kurulması düşünülen organize çiçek ihtisas sanayi bölgesinde: • Üreticiler için istedikleri büyüklükte örtü altı ve açık sera alanları.

çöp ve atık toplanması vb. Sürekli destek. Bunlardan biri. Üniversite-sanayi ortak araştırma gereksinmesinin. danışmanlık hizmeti verecek. Alt ve üst yapı imkanlarının. telekom. merkezleri. bilim ve teknolojinin belli alanlarında sanayiye [merkeze işlemlerinin yapılacağı zirai karantina ve 3 . başlangıç için gerekli parayı sağlamakta ve bu desteğini beş yıl (ama. • Üretim planlamasının. sıcak – soğuk su. Burada temel politika. • Soğuk hava depoları. jeotermal ısıtma. en çok beş yıllık bir süre sonunda. ilaçlama. Ya da Türkiye’deki yaklaşık 60. hizmetler temin edilmelidir. yurt içi ve özellikle yurt dışı pazar araştırmalarının yapılacağı bir danışma merkezi. elektrik. • Konumlanarak üyelerin hizmetine sunulacaktır.• Üreticiyi bilgilendirecek. Kurulacak Çiçek Organize Sanayi Bölgesinin ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanılması esas kabul edilmektedir. "Her merkez. teknolojik gelişmelerden haberdar edecek. Böylece ısıtma maliyetleri en az düzeyde olacaktır.000 araştırmacıya tahsis edilebilecek yıllık 33 bin doları yabancı araştırmacılara kaptırmak anlamına gelmektedir. her yıl 20. Bu amaçla jeotermal potansiyeli yeterli düzeyde olan alanlar değerlendirmeye alınabilir. Ar-Ge’ye ne kadar az önem verildiği çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Buna karşın ArGe için yurtdışına yılda yaklaşık 2 milyar dolar ödemektedir. yeni üretim teknikleri geliştirecek. • İhracat mezatı. güvenlik. temel araştırmalarla birlikte. NSF. bu gereksinmenin karşılandığı yeni kurumsal yapılar yaratması doğaldır. Türkiye’nin. ABD'de görülen SanayiÜniversite Ortak Araştırma Merkezleri'dir. Türkiye’de alınan patent sayısının Japonya’nın binde biri kadar olduğu düşünülürse. National Science Foundation (NSF) tarafından desteklenmektedirler. sanayi şirketlerinin desteğiyle ayakta durur hale getirmektir. üniversite tabanlı bir araştırma grubundan oluşmakta ve bu grup. • Tüm faaliyetlerin tekelden yönetildiği ve organizasyon sağlayan idari ve teknik bir merkez. • Kalite-sağlık-standardizasyon standardizasyon merkezi. giderek azalan bir oranda) sürdürmektedir.000 yabancı araştırmacının yıllık istihdam ücretini ödemesi demektir. bu merkezlere üye olan sanayi şirketleri ve yerel yönetimlerden (eyalet yönetimlerinden) gelmektedir. Bu merkezler. internet. Bu. verimliliği artırmaya yönelik çalışmalarda bulunacak araştırma-geliştirme merkezi. gübreleme hastalıkla mücadele ve diğer teknik konularda her türlü hizmeti verecek. sağlık. Üniversite ve Sanayi-Ticaret İşbirliği ve AR-GE Çalışmaları Türkiye’de Ar-Ge çalışmalarının yetersiz olduğu bilinen bir gerçektir.

Bunun en önemli örneği Ege Üniversitesi EBİLTEM’dir. Örneğin. TÜBİTAK ve ODTÜ gibi güçlü bir ortağın olmayışıdır. Ege Bölgesi Sanayi Odası yanı sıra başta Yaşar Holding. Önce Ege Üniversitesi içinde planlanan teknopark. ileri teknoloji kullanan. daha etkin ve Üniversite-Sanayi işbirliği. iş arayan değil iş kuran mezunlar yetiştirilmesi ve tek cümleyle özetleyecek olursak üniversitelerin bilgi birikimini ve altyapısını. Üniversitelerin laboratuar olanakları ve gelişmiş alt yapısı teknolojinin gelişimi için kullanılacak ve ayrıca Ar-Ge firmalarına yüksek standart. İzmir'deki teknopark çalışmaları. EBİLTEM. teknoloji ithal etmek yerine teknoloji üretmenin yaratacağı faydaların henüz farkında olmayan sanayi kuruluşlarını bilinçlendirmeyi ve AR-GE kurumlarıyla sanayi işbirliğini sağlamayı amaçlamaktadır. Ciddi bir sermaye yatırımını gerektiren anonim şirket yapısındaki Teknoparklar." İzmir için Ar-Ge sürecini canlandıracak en önemli girişim olarak. üreten şirketlerin kurulmasını ve büyümesini desteklemek 4 . Ege Yatırım. Ticaret Odası. daha çok araştırma. Çalışmalar. daha çok iyi niyet ve özel çabalar ile yürütülmektedir. Tansaş. daha sonra alanın yeterli alan olmayışı nedeniyle Dokuz Eylül Kampüsü içine alınmıştır. kurucu heyetinde Ege Bölgesi Sanayi Odası. Çimentaş. Üniversitelerde yapılan yüksek teknoloji çalışmalarından özel sektör genellikle haberdar değildir. Halihazırda İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Kampüsünde bir İnkübatör binası tamamlanmış durumdadır.katkıda bulunan kuruluşların taleplerine] yönelik uygulamalı araştırma projelerini de yönetmektedir. Ege Biracılık gibi sanayi kuruluşları da yer almıştır. İstanbul ve Ankara'ya göre daha karmaşık ve daha sorunlu olarak yürümektedir. sosyal ve kültürel olanaklar sunulacaktır. Üniversitelerse bu aksaklığı gidermek üzere merkezler oluşturmaktadır. Teknoparkla. İzmir'de kurulacak söz konusu Teknoloji Geliştirme Bölgesinin temel amacı olarak: • Ar-Ge girişimciliğini özendirici bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerinde bulunmak • Katma değeri yüksek ürünleri üretmek üzere ileri teknolojileri geliştirmek • Yerel hammadde kullanan. üniversitede yürütülen araştırmaların ekonomik değere dönüşmesi. 1988 yılında İTAŞ-İzmir Teknopark Ticaret AŞ’nin kurulması ile başlamıştır. Örneğin teknoparkın yer sorunu tam olarak çözülememiştir. önemli güçlüklerle karşı karşıyadır. İzmir üniversitelerinin yanısıra bazı sanayicilerin de bulunduğu. Dokuz Eylül Üniversitesi. katma değeri yüksek üretim yapan. ülkemizin uluslararası platformda rekabet gücünü arttırmakta kullanması beklenmektedir. İTAŞ'ın ortakları arasında Ege Üniversitesi. İzmir’deki teknoparak çalışmaları. İzmir Belediyesi. İTAŞ'ın ilk inkübatör binası 1991 yılında tamamlanmış ve faal hale gelmesi ise 1995 yılında mümkün olmuştur. Nedeni de. Teknoloji Geliştirme Bölgesi gösterilmektedir.

Zira bu ülkelerde büyük bir eleman açığı bulunmaktadır.• Bölgede bu yönde çalışma yapan. Bu bağlamda 2001 yılında İzmir’de kurularak eğitim vermeye başlayan İzmir Ekonomi Üniversitesi bir ilke adım atmış ve Bilgisayar Mühendisliği Fakültesi bünyesinde kurmuş olduğu Bilgisayar ve Yazılım Bölümleriyle disiplinler arası bir eğitim felsefesi ortaya koymuştur. toprak ürünleridir. Bu bölgede yer alması gereken stratejik alanlar ise: elektronik. agro besin. toplam maliyetin yaklaşık % 80'ini oluşturmaktadır. İzmir de bu kapasitede hak ettiği yeri alabilir. Bu bağlamda. AR-GE çalışmalarını yapacak şirketlerin ihtiyaç duyacak ortamları yaratmak ve destek vermek • Ar-Ge birimlerinin bir arada bulunmasını sağlayarak. otomotiv. iletişim ve yaratıcılığın uygulandığı bir üst yapıyı sanayi-ticaret işbirliğine sunmak olduğu görülmektedir. Özellikle Yazılım Mühendisliği Bölümünde bilgisayar.000 bilişim uzmanı açığı olduğundan söz edilmektedir. Avrupa ve Japonya'da bir milyon bilişim uzmanına gerek duyulacağı tahmin edilmektedir. İsrail. bunları belli dar alanlarda uzmanlaştırmak ve düşük maliyetin verdiği avantajı kullanarak çok sayıda uzmanı kadroda tutarak yazılım siparişlerini ekonomik fiyatlarla ve en az onun kadar önemli bir faktör olan süratle üretmek ve müşteriye teslim etmek piyasada çok önemli bir avantaj sağlamaktadır. İzmir için önemli ölçüde gelecek vaad etmektedir. Kurulmuş olan 5 . ilaç ve özel kimyasallar. Bu kadar çok sayıda bilişim elemanı yetiştirince. Bunların bir kısmı Hindistan’da sektöre katılırken bir kısmı da zorlanmadan dış ülkelerde işe başlamaktadır. konfeksiyon. Türkiye'nin de yazılım pazarında düşük maliyetle piyasaya çıkması olasıdır. tekstil. İzmir üniversitelerinin yazılımcılık ve yazılım mühendisliğine daha fazla önem vermeleri gerektiği açıktır. Almanya ve Hindistan gelmektedir. tıbbi malzemeler. telekomünikasyon. yazılım. makine imalatı. sinerji yaratmak olması beklenmektedir. Yalnız ABD'de 320. Ana ilkesinin güçlü teknik altyapısıyla takım çalışması. Hindistan’ın bu konuda söz sahibi olması dikkat çekicidir. gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında yaklaşık % 60 daha ucuz olduğuna göre. enformatik sistemleri mühendislikleriyle bilgisayar bilimlerinin uzmanlık. Mühendislik prensiplerinin en yüksek standartta yazılım tasarımı ve kurulmasında yetiştirdiği mühendislerin Üniversite ile Sanayi ve Ticaret işbirliğinde büyük katkısı bulunmaktadır. ekonomi. Diğer taraftan yazılım alanında işgücü. işletme ve sosyal bilimlerin de katkısıyla mezunlarının sektörde aranan mühendisler olmasını sağlayacak bir eğitim programı oluşturmuştur. gıda.000 yeni mezun bilişim sektörüne katılmaktadır. birbirleri arasındaki etkileşimi artırıp. Hindistan'da halen 860 civarında yazılım firmasında 280.000 bilişim profesyoneli çalışmakta ve her sene 60. Sahip olduğu kaynakları itibarıyla Hindistan’dan çok daha iyi bir yerde olan Türkiye bu ülkeleri yakalayabilecek kapasitedir. Türkiye'deki işgücü maliyeti. bilgi ve deneyimlerini bir potada birleştirerek ve matematik. Dünyada ABD dışında bilişim alanında teknoloji üretebilen diğer ülkelerin başında İrlanda. yönetim. Donanım tasarımı ve üretimi açısından baktığımızda Türkiye'nin pazara girebilme ve rekabet etme şansının olmadığı söylenebilir. Sözü edilen alanlardan yazılım geliştirme.

tasarım ve yazılım mühendisliğinin ihtisas alanlarına yönelinmesi önemli bir güç olarak görülmelidir. çoklu işletim sistemlerinin kullanımı ve kullanım ortamlarının geliştirilmesi. kamudan toplanan tasarrufların ve diğer kaynakların ekonominin ihtiyaçlarına uygun şekilde etkin olarak kullanımını amaçlayan bankacılık sistemi. Özellikle eğitim programının son yılında tamamıyla proje. Ayrıca. Düşük gelir gruplarına ve mikro girişimci sayılabilecek esnaf ve sanatkarlara Halk Bankası “ihtisas” ve “kooperatif” kredileri adı altında mikro finansman kapsamına girebilecek finansal hizmetleri sunmaktadır. Ziraat Bankası. sübvansiyonlu kredilerin gerçekten amacına ulaşıp ulaşmadığına yönelik eleştiriler ile sübvansiyonlu ve hedefe yönelik kredi programlarının kredi kayıplarına yol açması piyasa tabanlı çözümün bir parçası olarak mikro finansman yönteminin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Ancak. Zira stratejik planlama alanı içinde olduğu gibi Batı Anadolu’da benzer eğitimi uygulamalı olarak yürüten başkaca bir eğitim kurumu bulunmamaktadır. Hazine Müsteşarlığı tarafından yetkilendirilen ikrazatçılar (borç veren kişi veya kuruluşlar) da formal hizmet sunucular arasında sayılabilirler. küçük çiftçi kooperatifleri. mühendislik tasarım uygulamalarını hayata geçirecek programlara sahip olunması kısa dönem içinde İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi kapsamında özellikle Sanayi-Ticaret işbirliğine yönelik inkübatörlerin kurulmasını gerekli kılmaktadır. mevcut bankacılık sisteminden yararlanabileceklerin sayısında da artışa yol açabileceği dikkate alındığında. bazı 6 . değişik kurumsal yapılar altında uygulanagelmektedir. esnaf ve sanatkar kooperatifleri. Gelir seviyelerinin düşük olması itibarıyla. Bilindiği üzere. uygulama gereksinimlerinin çözümlenmesinde ve uygulama ihtiyaçlarının karşılanmasında sistem mimarisi belirlenmesinde. düşük gelirli hanehalklarına ve düşük gelirli çiftçilere ulaşma konusunda potansiyele sahip bir diğer kurumdur.Yazılım Geliştirme Takımları bu konuda hazır potansiyel olarak belirlenmektedir. aynı zamanda kredi ve tasarruf gibi finansal hizmetlere erişimi olmayan kişileri sisteme kazandırarak mali piyasaların derinleşmesine katkıda bulunan bir sistem olarak da görülmektedir. mevcut kaynaklarını genel olarak teminata dayalı geleneksel kredilendirme yöntemleri ile kullandırmaktadır. Mikro finansman hizmetleri yoluyla gelir seviyesinde kaydedilebilecek bir artışın. Grafik kullanıcı ara birimlerin tasarım ve uygulamaları. Mikro Finansman Kuruluşları Burada İZTO tarafından geçtiğimiz yıllardan bu yana üzerinde çalışılan Anadolu Menkul Kıymetler Borsasının finansman ihtiyaçlarına çare olabileceği düşünülen mikro finansman modeli üzerinde durulacaktır. teminat olarak gösterecek varlığı olmayan ve bankaların potansiyel müşteri kitlesi dışında bırakılan grupları desteklemek amacıyla pek çok ülke sübvansiyon politikaları uygulamıştır. Mikro finansman Türkiye için yeni bir kavram olmayıp. 1980’lere gelindiğinde. Mikro finansman yalnızca kişilerin gelir düzeyini artırmak için kullanılan araçlardan biri olmayıp. mikro finansman sisteminin bir bütün olarak ekonomiye katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

• Kredi aksaklığını gidermeye dönük olarak düşünülen bu kurumlar normal bankalar gibi Kurumlar Vergisine tâbi tutulmuşlardır. 7 . özellikle Anadolu Menkul Kıymetler Borsasının mikro finans kurumlarından etkin bir şekilde yararlanabilmesi için aşağıdaki hususların gözden geçirilmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Bolivya (PRODEM/BancoSol) gibi mikro finansman yaklaşımının yaygın olarak uygulandığı bazı bölgeler karşılaştırıldığında. özellikle gelişmekte olan ülkelerde uygulama alanı bulan mikro finansman yönteminin öncelikle hukuki altyapısını oluşturarak bu alandaki oluşumlara yol açmak zorunda olduğu görünmektedir. • Mikro finans kuruluşlarına en az 5 trilyon TL ödenmiş sermaye şartı getirilmektedir. maddesi cezalarla doludur. Giderek küreselleşen bir finansal ortamda kalkınma ve büyüme arzusunda olan bir ülke olarak Türkiye’nin gelişmiş finansal piyasaların temel düzenleme ilkelerini takip etmesi gerekli hale gelmiştir. Bunun sonucu olarak da çok az sayıda mikro finans kurumu kurulacaktır. düşük gelirli kişilere sürekli gelir elde edebilecekleri bir istihdam alanı sağlamaktan çok mevcut durumdaki finansman ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik kamu politikasının bir parçası olma niteliğinin ağır bastığı gözlenmektedir. sayısı konusunda bir tahmin yapmanın güç olduğu “tefeciler” gibi oldukça fazla sayıda informal mikro finansman sunucularının olduğunu belirtmekte fayda vardır. Bu durumda söz konusu tüm kısıtlamalar ortadan kaldırılmalıdır. Türkiye’deki mikro finansman faaliyetlerinin “sübvansiyon” kimliğini muhafaza ettiği. Oysa. Taslağın 13. mevcut uygulamalar ile Bangladeş (Grameen Bank). Ayrıca gelir dağılımındaki sorunlar dikkate alındığında.meslek odalarının oluşturduğu yardımlaşma sandıkları gibi bir çok örgütlenme biçimi mevcuttur. Oysa. Latin Amerika (ACCION). münhasıran mikro finansman hizmeti sunmak üzere oluşturulmuş mikro finansman kuruluşlarına da ihtiyaç bulunmaktadır. Ancak. kurucular arası pay edinimleri konusunda da bir dizi kısıtlama getirmektedir. Bu kurumlara tüm vergi ve benzeri yüklerde özel kolaylıklar getirilmelidir. Endonezya (Bank Rakyat). Bu itibarla. Gelenekler. sıkı aile bağı ve dayanışması gibi sosyo-kültürel nedenlerden dolayı Türkiye’de arkadaşlar. komşular. Dolayısıyla da tasarı bir yığın kısıtlama ve yasaklarla doludur. Ancak. ülkemizde geleneksel bankacılık faaliyetleri yanında. Bu cezalar 2 ile 10 milyar arasında değişmektedir. bu kurumların Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı modern para vakıfları şeklinde kurulmalarına da izin verilmelidir. Cezaların çokluğu esnekliği azaltmakta ve uygulamalardaki başarıyı düşürmektedir. • Bu kurumların banka oldukları varsayımından hareket etmekte ve mevduatı korumayı hedeflemektedir. • Taslak. aile bireyleri. bunların sayısı ne kadar fazla olursa alt gelir gruplarına o kadar fazla finansman sağlanacağı açıktır.

Burada KOBİ’ler ve yardımcı kuruluşlar arasında ciddi bir iletişim probleminin bulunduğu açıkça görülmektedir. gerekli desteği sağlayabilecek görevlerle donatılmış durumdadır. O halde KOBİ’lerin çok düşük oranda yardımcı kuruluşlara başvurmasının oldukça ilginç nedenleri olmalıdır. Buna göre. uzmanlığı yetersiz görevlilerin bulunması. Türkiye gerçekleri. ülkemizdeki özel sektör girişimlerinin sorunlarına çözüm getirebilecek. Tüm bunların etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi. Bunun yanında işletmecilerin ihtiyaçlarının çok dikkatli bir şekilde belirlenmesi de büyük önem taşımaktadır. çok büyük bir çoğunluğun limited şirket olması gibi gerçeklerin ortaya koyduğu sorunlarını tespit edilememe veya gecikmesi. işletmelerin ihtiyaçlarını belirleme ve anlama eksikliği gibi nedenler ön plana çıkmaktadır. ilginç olmaktan öte. yardım almış örneklerin hemen hemen olmayışı. Sık sık değişen koşullarla birlikte bu ihtiyaçlar yenilenmelidir. İşletmecilerin yarısından fazlasının lise ve daha altı eğitime sahip olması. Ancak İzmir’deki KOBİ’lerin % 95’ten fazlası bu kurumlardan herhangi bir yardım almadıklarını belirtmişlerdir. Ancak. Bahsi edilen yardımcı kuruluşlar. Her iki yanlı olarak sorunların giderilebilmesi için. KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu destek ve yardımlara ilişkin görevler. Ayrıca KOBİ’lerin yapıları dikkatle izlenmeli ve sık sık güncelleştirilmelidir. hem de işletmelerin kaynak kullanım etkinliği ve verimliliği izlenebilecektir. bu kurumların görev tanımlarında bulunmaktadır. yardımcı kuruluşlar açısından baktığımızda. Böylece hem iletişim sağlanacak. Konuya. Günümüze dek kurulmuş olan ve 8 . kendilerini tanıtma yetersizliği. konunun ülke ekonomisi açısından ve ülke koşullarına uygun olarak organize sanayi bölgesinin tipini ortaya çıkarmayı zorunlu hale getirmiştir. hizmet ettiği kesimi iyi tanımaması. % 40’tan fazlasının 40 yaş ve üzerinde olması. Son olarak da verilen hizmetlerden yararlanma ve memnuniyet durumları izlenmeli ve buradan elde edilecek bulguları kullanarak hizmetler yeniden ele alınmalıdır. işletmelerle yardımcı kuruluşları bünyesinde bulunduracak bir bilgi ağının kurulmasına bağlıdır. bürokrasiden çekinme ve kendi sorununu kendi çözme eğilimi gibi nedenlerden dolayı. Bu tanıtım periyodik olarak tekrar edilmeli ve işletmecilerin güveni kazanılmalıdır. öncelikle kendilerini çok iyi bir şekilde tanıtmalıdırlar. yardım alabileceğine inanmama. tüm nedenlerin kökeninde yatmaktadır. atamalarda siyasetin etkisi. İhracatçı Geliştirme Etüt Merkezi (İGEME) ve Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) gibi kurumlar bulunmaktadır. asıl görev yardımcı kuruluşlara düşmektedir. yardımcı kuruluşlarla KOBİ’ler arasında ciddi bir iletişimsizlik söz konusudur.Yardımcı Kuruluşların Yardımlarını Etkinleştirme İçine düştükleri sorunların çözümünde ve Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) geliştirme amacına dönük olarak Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB). Organize Sanayi Bölgeleri Yer Seçimi Analizleri ve Gelişim Trendleri Ülkemizde ilk uygulaması Bursa’da başlayan ve bunu takiben yaklaşık bütün il merkezlerinin organize sanayi bölgesi kurmak yarışına girmeleri.

Konu aynı zamanda iki ülke dış işleri bakanları müsteşarları 2002 yılı şubat ayında eş başkanlıklarında gerçekleştirilen ekonomik ortaklık komitesinin önemli gündem başlığı olmuştur. 2. Kota ve yüksek vergi tarifesiyle bunu sağlamanın yanında. 1. üretim ve istihdamı arttırmak. “ Belli oranlarda İsrail ve Ürdün girdisi içermek kaydıyla üretilen malların ABD pazarına gümrüksüz. yatırımları teşvik etmek. Bu kanunun amacı. teknolojik bilgiyi ticarileştirmek. yüksek teknoloji enstitüsü.Ülke ekonomisinin gelişmesinin ve teknoloji transferini sağlamak. üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek.06. Ülke sanayinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek. teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin diğer bölgelerden temel farkı. 3. 2003 yılı içinde ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması adı altında Türkiye İsrail arasında da bir nitelikle sanayi bölgesi oluşturulmasına ilişkin yasa tasarısı kongreye sunulmuştur. Bu bölgeler yabancı yatırımcıyı teşvik edici bir içeriğe sahiptir. Bu nedenle özellikle son yıllarda organize sanayi bölgesi tanımlamaları. üretim maliyetlerini düşürmek. verimliliği arttırmak. Kalkınma plan ve programlarında ve hükümet programlarında da organize sanayi bölgelerine büyük önem verilmiştir. ürün kalitesini veya standardını yükseltmek.Nitelikli Sanayi Bölgesi ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması Uygulama Yasası’nda ve bu anlaşmaya dayanarak İsrail ile Ürdün arasında yapılan anlaşmalarda tanımlandığı şekliyle. kurulması için öngörülen bölgenin bulunduğu ilin sınırları içinde üniversite. Yörede ARGE ve sanayi potansiyelinin olması gerekliliği de aranmaktadır. vergisiz ve kotasız girebileceği.kurulma aşamasında bulunan organize sanayi bölgeleri ülkenin sanayileşmesinde önemli görevler üstlenebileceğini kanıtlamıştır. Bu doğrultuda organize sanayi bölgeleri dışında.Türk sanayinin teknoloji seviyesini ve rekabet gücünü arttırmaya yönelik Teknoloji Geliştirme Bölgeleri kurulması 26. AR-GE merkez veya enstitülerinden birinin bulunmasıdır. Bu bölgelerde üretilecek ürünlerin ABD’de daha iyi pazara giriş koşulları sağlamak ve iki ülke arasındaki ticareti güçlendirmek amacıyla ülkemizde kurulması amaçlanmıştır.2001 gün ve 4691 sayılı kanunla kabul edilmiştir. sanayinin ihtisaslaşma içine girmesi ve bölgesel farklılıklardan ötürü tanımsal değişikliklerin ortaya çıkmasını zorunlu hale getirmiştir. yerel otoriteler tarafından saptanan ve ABD tarafından belirlenen ve kabul edilen bölgedir”. araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörleriyle işbirliği sağlanarak. Dünyanın en büyük pazarlarından biri olan ABD’ye mal satmanın avantajlarına karşın bu ülke de kendi avantajlarını koruma durumundadır. küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamaktır. yurtdışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişimini arttırmak amacıyla 19. 1976 yılından bu yana gelişmiş ve gelişmekte 9 .2002 tarihinde Endüstri Bölgelerine yönelik 4737 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir. üniversiteler.01. Dolayısıyla yukarıdaki donatıları sağlayan İzmir şehir ve çevresi bu açıdan olumlu kaynaklara sahip bulunmaktadır.

Nitelikli Sanayi Bölgesi’nde pazarlanacak ürünün % 35’inin ülkenin kendi kaynaklarıyla yapılmış olması gereklidir. Doğrusal Nüfus Kestirim Modeline göre merkez ilçe nüfusu 1990 nüfus sayımındaki değere 2020 yılında eriştiği görülmektedir.olan ülkelere önceden belirlenmiş bir ürün listesi kapsamında “Genelleştirilmiş Preferans Sistemi” (GSP) uygulamaktadır. 150 işyeri sayısına sahip olup 15. 10 . Buna bağlı olarak münferit kuruluşlar GSP ile ABD’ye son dönemlerde 437 milyon dolar tutarından fazla mal satmışlardır. 301 işyeri sayısına sahip Kemalpaşa’nın % 56. Kaldı ki Tire ve Bayındır arasının fiziksel mekandaki yakınlığı da bu aşamada Bayındır’a yapılacak bir organize sanayi bölgesi yatırımının uzun vadede gerçekleşmesinin olumlu olduğunun diğer bir kanıtıdır. Doğal artışa göre 2020 yılı projektif nüfusu yaklaşık 27-28 bin kişi olacağını göstermiştir. Bu durumda Bayındır nüfus kaybına uğramaktadır. Ayrıca Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi başta süt mamulleri olmak üzere gıda sektörünü de kapsamaktadır. İşte Nitelikli Sanayi Bölgeleri’nde ABD ile gümrüksüz alışveriş yapılabilecek mallar GSP adı altında bir ürün listesi oluşturarak üretilmekte ve bu liste dışındaki mallar ABD tarafından alınmamaktadır. Bu denli nüfus kaybına uğrayan bir ilçede yapılacak bir yatırımın yakınındaki Ödemiş ve Tire Organize Sanayi Bölgeleri düşünüldüğünde geri planda kalmaktadır.000 kişilik bir işgücü potansiyeli yaratacaktır. Ancak gıda sektörünün şu anda faal durumda bulunan Kemalpaşa ve Tire Organize Sanayi Bölgelerinde de sanayi türleri olarak kabul edilmektedir.5 doluluk oranında olduğu bilindiğinden Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgesinin ekonomik konjöktürler dikkate alındığında kısa ve orta vadede gerçekleştirilmesinin. Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgesi Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgesi. rantabl bir yatırım olmadığı ortaya çıkmaktadır. Ayrıca satılacak ürün hem GSP’ye tabi ürünler listesinde hem de GSP’den yararlanan bir ülke kaynaklı olacaktır.4 doluluk oranında ve 350 işyeri sayısına sahip Tire’nin de % 4. 2003 yılı 1 Temmuzundaysa ABD Başkanı imzaladığı bir bildiriyle Türkiye’ye 130 milyon dolarlık ek GSP hakkı kazandırmıştır. Ürünlerin çeşitliliği gelişmiş ülkelerde daha fazla olurken gelişmemiş ülkelerde ise daha az olmaktadır. gıda sektöründe yatırım yapacak endüstrilerin ve ekolojik ürün sektöründe yatırım yapacakların bir araya toplandıkları üretimden ambalaja kadar lineer gelişmelerin amaçlandığı bir bölge olarak planlanan bu bölge yer seçimi yapılmış ancak prosedürler açısından henüz onaylanmamış durumdadır. Bayındır merkezi nüfus profilinde ilçe bazında 1980 ve 1990 yıllarında iki önemli düşüş gözlenmiştir. Bayındır Çiçek Organize Sanayi Bölgesinde çiçek üretimi dışında herhangi bir faaliyetin yapılmasına izin verilmiyor olması ihtisas organize sanayi bölgelerinin bir örneğidir. Buna ek olarak Bayındır’da çiçek konusunda ihtisaslaşması planlanan Bayındır Çiçek Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. 2005 yılında faaliyete geçmesi planlanan Ödemiş Organize Sanayi Bölgesinin de planlamaya alınmış olması Bayındır Organize Sanayi Bölgesinin gıda konusunda ihtisaslaşmış olduğu düşünülmesine rağmen yatırımı başka bir bölgeye kaydırdığı düşünülmektedir.

Zira organize sanayi bölgesi kuruluş ve yer seçimi yöntemlerinin en önemlisi ulaşım olanaklarıdır. 1950-1990 yılları arası dönemde nüfusu yaklaşık 3 katına çıkan Kiraz’da Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına yönelik yatırım sonuçta arz talep dengesinde fazla bir taleple karşılaşamayacağı ve yapılacak teşviklerin ise özendiricilikten uzak kalacağı belirlenmiştir. coğrafi açıdan bir çıkmaz sokak konumundaki yerleşmesi planlandığında 7. Ödemiş’in Kaymakçı Beldesi yakınlarında tesis edilecek alanın kamulaştırma ve proje çalışmaları devam etmektedir ve 1995 yılında kurulmuştur. Nüfus yoğunluğu açısından 116 kişi/km2’ye sahip ilçede patates. Bugün Kiraz’da faaliyet gösteren tek bir sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Ulaşım olanakları açısından sıkıntılı bir konumda bulunması bölgenin cazibe odağı olmasını yakın ve orta vadede zorlaştırmaktadır.600-5. İdeal bir Organize Sanayi Bölgesinin özelde bölgeye genelde ülkeye rahat erişim sağlayan ana ulaşım arterlerine en çok 2. Ayrıca bölgeyi ana arterlere bağlayan köprü ve menfezlerin en az 20-25 ton taşır durumda olması bir ön koşul olarak gözükmektedir. Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi de Kiraz Organize Sanayi Bölgesi gibi 50 işyeri ve 7. Kaldı ki yörenin geri kalmışlığı düz ve vasıflı işçi bulabilme faktörünü de zorlamaktadır. Ağırlıklı sektörleri süt mamulleri.500 m2’dir. pamuk. Tire Organize Sanayi Bölgesinin dahi yatırımlarını tam bitirmemiş olması kısa vadede bölgenin faal duruma geçemeyeceğini göstermiştir.000 civarında olan nüfusun barındığı yerleşmeye 11 . Kiraz Organize Sanayi Bölgesinde yer alacak işletmeler için bu iki ters yöndeki taşıma giderlerinin en az olduğu noktayı bulmak güçtür. Hammaddenin işletmeye getirilme maliyeti düşük olsa bile mamulün işletmeden pazarlara taşınması Kiraz koşullarında içinde bulunduğumuz dönemde maliyetli görülmektedir. inşaat malzemeleridir.000. Fazla bir göç alma potansiyeline sahip olmayan Ödemiş’in 2020 yılında 1. Kaymakçı yakınlarında yer alacak bölgenin toplumcu bir davranışla 6. Bu yıla değin alabileceği tahmini göç 18 ile 314 kişi olarak hesaplanmıştır.500 kişilik bir işgücü potansiyeline sahip olup 50 işyeri barındıracaktır.Kiraz Organize Sanayi Bölgesi Kiraz Organize Sanayi Bölgesi. Yer seçiminin yapılıp halihazırda onay alamadığı ve 1999 yılında kuruluş etütlerinin yapıldığı 83 hektarlık bu alanda herhangi ağırlıklı bir sektör planlanmamıştır. tütün gibi endüstri bitkileri ile sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır. tarım makineleri. Tire Organize Sanayi Bölgesine yakınlığı dikkate alındığında ve benzer sektörleri içerdiği göz önüne alındığında kısa vadede yatırımları çekebileceği.000 kişi arası göç alacağı tahmin edilmiştir. Kiraz’ın ilçe nüfusu 2020 yılında projektif değerlere göre 11. İzmir’e 120 km uzaktaki bu şehir yakınında kurulacak olan organize sanayi bölgesi 1.5 kilometre uzakta olmak durumundadır. organize sanayi bölgesi yapılacak altyapı yatırımları ile karşılaştırıldığında ekonomik görülmemektedir. Şu halde Kiraz’da kurulacak bir organize sanayi bölgesi için bu kriterlerin gerçekleşmesi bir ön koşul olarak gözükmektedir.000 kişi arası görülmektedir.500 işgücü potansiyeline sahip düşünülmektedir.000 m2 toplam alana sahip olup sanayi parselleri toplamı 522.000-20.

880 kişi üzerinden yapılmıştır.500’er kişilik işgücü potansiyeli yaratacaktır. Bu bağlamda 2004 yılında faaliyete geçmesi planlanan Bergama Organize Sanayi Bölgesinin aynı aksiyel doğrultuda olması iki bölgeyi yarışır bir hale getirir. Ancak Konaklı için burada söylenecek en önemli konu beldenin 1985 yılından bu yana devamlı nüfus kaybı içinde olduğudur. konfeksiyon.500 kişi dolaylarında belirlenmektedir. toplam alanı 1.500 nüfusa sahip olacak beldenin uygulama imar planı 10.358 kişidir.1/1000 ölçekli uygulama imar planında öngörülen nüfus 11. 12 . 2020 yılında doğrusal kestirim modeline göre bu rakama yaklaşacağı tahmin edilmektir. çırçır. Ödemiş ilçesi nüfusu 1950-2000 yılları arasında nüfusunu ancak 2’ye katlamıştır. Özellikle organize sanayi bölgelerinin gerek yer seçiminde gerekse bölge içinde yapılacak yatırımlara paralel olarak yürütülmeyen iskan planlamaları özellikle belediye hizmetlerinin aksaması gibi problemleri ortaya çıkaracaktır.344 m2’dir.594 kişidir. Nüfus artış potansiyellerine sahip olması Soma-Kırkağaç-Bergama bağlantı yolu üzerinde olması bölgenin ulaşım potansiyelinden ötürü cazip bir durumda olmasını belirlemektedir. Bergama Organize Sanayi Bölgesi Kamulaştırma ve proje çalışmaları süren Bergama Organize Sanayi Bölgesi 1997 yılında kurulmuş.491 m2’dir.000 m2’dir. Kınık-Bergama yolu üzerinde Poyracık mevkiinde kurulmuş bölgenin kuruluş amacı tarım ve tarımsal üretim potansiyeline sahip ilçenin endüstriyel tarım ürünlerini kendi bünyesinde işlemesi ve yörenin sosyo-ekonomik gelişmesine katkı sağlamayı içermektedir. Sanayi parsellerinin toplamı 955. Organize sanayi bölgesinde ağırlıklı 4 sektör tekstil. Sanayi parsellerinin sayısı ise 60 dır. Kaldı ki 2020 için doğrusal ve üstel nüfus kestirimleri Kaymakçı’nın 2020 yılında dahi bu sayıya erişemeyeceğini göstermiştir.747. Şu halde yukarıdaki nüfuslar dikkate alındığında Ödemiş Organize Sanayi Bölgesinin orta vadede devreye girmesi olumlu görülmekte olup 2005 yılı faaliyete geçiş tarihi için erken bir dönemdir. Organize sanayi bölgeleri planlanırken şehir planlaması ile birlikte ele alındığı takdirde toplumsal davranışları olumlu örgütlediği bilinmelidir. 1997 yılında kurulmuş olmasına rağmen imar planı sorunları hala devam etmektedir. İşyeri sayıları olarak Kınık'taki 760 işyerine karşın Bergama 50 işyerine sahiptir ve her ikisi de 7. Halihazırda 1 sanayi tesisi faaliyette olup altyapı inşaatları % 15 ortaklık payına sahip belediye imkanları ile devam etmektedir. Buna karşın Ödemiş imar planında. Kınık Organize Sanayi Bölgesi İzmir’in kuzey aksında yer alan 2 organize sanayi bölgesinden birisi olan Kınık Organize Sanayi Bölgesi faal durumda olup toplam alanı 810. Projeksiyonlarda en yüksek nüfus değeri 8. Ödemiş için öngörülen nüfus 79. inşaat ve gıdadır. sanayi parsellerinin toplamı ise 472. Bölgede yer alması düşünülen ağırlıklı beş sektör tekstil. Ödemiş Organize Sanayi Bölgesinin bu açıdan gerek yakınında yer aldığı Kaymakçı’nın ve gerekse merkez ilçenin planlamalarını bu doğrultuda yapmış olmaları olumlu görülürken aynı durum Kaymakçı yakınlarındaki Konaklı beldesinde de görülmüş 2020 yılı kestirimlerine göre ortalama 2.000 m2.

Kamusal planlarda ise yer seçimlerine daha değişik açılardan bakılmaktadır. Buna karşın 2004 yılında faaliyete geçmesi tasarlanmış olan Bergama Organize Sanayi Bölgesi sanayileşmeden önce hizmet sektörüne ve özellikle turizme gelişmede bel bağlamış Bergama-Dikili aksına oturmuş olmasından ötürü bu aşamada spekülatif bir yatırım olarak görünmektedir. Bölgenin ekonomik canlılığı bu şekilde bir bütünlük arz etmektedir.5 olması Kınık'ın belirli potansiyellerden yoksun olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Bölgelerin finanse edilmesi ve kurulması yer seçimini etkileyecek faktörlere bakış açısını özellikle bölgesel açıdan büyük çapta değiştirmektedir. Aliağa gibi mevkilerde çok sayıda boş sanayi parseli bulunmakta iken Kınık ve Bergama’ya birer organize sanayi bölgesi kurmak makro yaklaşımlar açısından olumlu bulunmamaktadır. Belediyeler. Özellikle kuzey aksında yer alan sanayi parsellerinin ortalama % 50 spekülatif bir davranış içinde olmaları gerçek 13 . İl Özel İdareleri gibi kurumlar tarafından planlanan organize sanayi bölgeleri için bazı faktörler olumsuz yönde planlamayı etkiliyor olsa bile bütünde olumsuz bir sonuç çıkmıyorsa bölge seçiminde başka alternatiflerin düşünülemeyeceği açıkça belirlenmektedir. elektrik araç ve gereçleri imalatıdır. Genel ekonomik analizlerin ortaya koyduğu gelişme süresi organize sanayi bölgeleri için 1520 yıl kabul edildiğine göre Kınık'la birlikte hareket edecek bir Bergama Organize Sanayi Bölgesinin temel yatırımlarını zorlayacaktır.makine. Bölgenin altyapı olanaklarının gerçeklemesi için planlanan bölgelerde organize edilen arazinin en çabuk şekilde satılarak paraya dönüştürülmesi önem taşıdığından gelişmiş veya hızla gelişen yörelerin tercih edileceğini göstermektedir. 1997 yılında kurulmuş Bergama Organize Sanayi Bölgesinin herhangi bir yatırım çabasında olmaması potansiyel düşüklüğünü göstermektedir. Kınık'ın belirli bir nüfus potansiyeline sahip olması aynı şekilde Poyracık ve Yayakent beldelerinin de bu artışı göstermeleri işgücü potansiyeli açısından Kınık Organize Sanayi Bölgesini cazip kılmaktadır. 1997 yılında kurulmasına rağmen 6 yıl sonunda faaliyete geçen Kınık Organize Sanayi Bölgesinin doluluk oranının % 4. Kaldı ki daha Kınık Organize Sanayi Bölgesi bile altyapı inşaatlarını tamamlayamamış olmasına rağmen. Organize sanayi bölgelerinin seçimi ekonomik nedenlere dayandırılırken konumluk yerin seçilmesi söz konusu olduğu takdirde diğer bazı ekonomik nedenlerinde devreye girdiği görülmektedir. Sanayi Odaları. Bergama ve Soma arasında ezilmesini de önleyici bir öneme sahiptir. Durum ayrıca gelişmekte zorlanan Kınık'ın. Özellikle kuzey aksında İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi. Bu nedenle altyapı yatırımları açısından uzun vadeye kaydırılması altyapı yatırımlarının Kınık Organize Sanayi Bölgesine kaydırılarak faal durumdaki bu bölgenin tam faal hale getirilip desteklenmesi gerekmelidir. Dikkat edilecek olursa Kınık Organize Sanayi Bölgesi ile sektörel benzerliklere sahip Bergama Organize Sanayi Bölgesi parsel büyüklükleri ortalamada Kınık’tan daha büyüktür. maden. Bu açıdan bakıldığında Kınık’ta kurulmuş olan organize sanayi bölgesinin potansiyel taşıyan bir alan olmamasına karşın yörede kurulmuş ilk organize sanayi bölgesi olması ulaşım olanaklarından yararlanması bölgesel olanakların ve gelecekteki potansiyellerin gerçekleşmesinde yörede tek olmasından ötürü bir cazibe odağı olması düşünülmüştür.

Kimya) Bir sanayi beldesi olarak gelişme gösteren Aliağa karayolu. Çevre İl Müdürlükleri ve ilgili belediye tarafından müştereken planlanması gerekmektedir.yatırımcıları zor durumlarda bırakmaktadır.500 kişidir. Kısa dönemde bu sorunun ele alınarak. Beldenin de bu yönde göstermiş olduğu eğilimler de dikkate alındığında sanayinin bu merkezde yoğunlaşması ekonomik baza oturan bir yaklaşımdır. gıda. altyapı tesislerinin tamamlanmasındaki gecikme sebebiyle beklenmektedir. Bu yöre organize sanayi bölgesi kriterlerine ve kurallarına göre kontrol dışı olarak nitelendirilmektedir. Aşağıda açıklanacak Aliağa I ve Aliağa II Organize Sanayi Bölgeleri halihazırdaki Petkim. Aksi durumda ilerde telafisi güç zararların artışının önüne geçilmesi güçleşecektir. tekstil. Makine. Bununla beraber bölgenin kısa dönemde faaliyete geçecek olması İzmir için önemli bir değere sahip olacaktır. kontrolsüzlüğün bir çözüm olmadığı bilindiğinden haddehane ağırlıklı bu bölgenin özel statülü bir organize alan haline dönüştürülmesi gerekliliği kaçınılmaz bir durumdur. ikincisi ise 1998 yılında kurulması kararlaştırılmış alanlardır. Çandarlı Limanının gündemde olması ve orta vadede inşaatına 14 . plastik. denizyolu ve demiryoluyla tüm ulaşım bağlantılarını kurmuş bir yerleşmedir. imalat. Rafineri ve Petkim gibi kurumların bu yörede bulunmaları Aliağa’da kimya üzerine ihtisaslaşmış bir bölgenin kurulmasını da teşvik etmektedir. Aliağa Organize Sanayi Bölgeleri (I. temizlik malzeme ve ürünleri başlıca ihtisas alanları olarak belirlenmiştir. 40. Aliağa’nın sanayi potansiyeli yörede iki ayrı organize sanayi bölgesi kurulmasına sebep olmuştur. 1997 yılında kuruluşa geçen alan 9. Bu sorun çözülünceye dek söz konusu alanlardaki parsellere. Bu nedenle alanda kurulması için 1998 yılında etüt çalışmalarına başlanmış Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgesinin 800.220.704. Kimya sektöründeki yatırımların serbestçe yer seçmeleri kısıtlanmış olduğundan bunların bir araya toplanmasını da hedefleyen bölgenin yatırımının orta vadede çözülmesi olumlu bulunmaktadır. İZTO ve Ticaret ve Sanayi. Sayılan alanlar.) tavsiye edilmektedir. Aliağa’da organize sanayi bölgesi bünyesindeki sanayi kuruluşları Petkim’den ayrı düşünülmelidir.000 m2 büyüklükte ve ortalama 40 işyeriyle faaliyete geçmesi beklenmektedir. Bunlardan birincisi 1997. Valilik. EBSO.345 m2 olup 397 sanayi parseline sahiptir.000 kişiye işgücü potansiyeli sağlayacak alanın her ne kadar 2004 yılında faaliyete geçmesi planlanmış ise de bu süreyi aşacağı.000 m2 olup sanayi parselleri toplamı 4. II. Gaz Dolum Tesisleri ve Haddehaneleri kapsamamaktadır. ilgili belediye ve kurumlar tarafından onay verilmemesi (ÇED vb. Ancak. İşgücü potansiyeli ise 7. Gemi Söküm Tesisi. plan dışı geliştikleri ve çevresel etkilerinin olumsuzluğu nedeniyle organize sanayi bölgesi dışı alanlarda kalmaktadır ve ilçe belediyesinin veya DPT’nin herhangi bir şekilde bu alanlara yönelik plan düşüncesi bulunmamaktadır. tapusuna konmuş şerh vasıtası ise parselinin organizasyona geri kazandırılması temenni edilmektedir. Spekülatif ile gerçek yatırımcıyı ayırmak için orta vadede tesisini gerçekleştirme aşamasına gelmeyen yatırımcının.

537 olmuştur. Bu nedenle orta vadede belde sanayi alanlarına hizmet eden bir nüfus tarafından daha yoğun kullanılma durumundadır. özellikle Aliağa I Organize Sanayi Bölgesine yakın bulunan Yenişakran yerleşmesinin imar planı. Doğrusal Büyüme Yöntemine göreyse 40. 1999 yılında etüt edilmeye başlanan Aliağa II Organize Sanayi Bölgesi ise birincinin göstermiş olduğu talep fazlalığından ortaya çıkmıştır.000 dolaylarında bir nüfusu hedeflemiştir. 1980’de 11. özel iskeleler ile de ulaşım sistemi geliştiğinden yöre hızla sanayileşmiştir. Ancak yörede yeterli altyapı tesisine sahip olunmaması.450’ye erişmiştir. beldenin nüfus potansiyelinin büyük bir kısmını ikincil konutlar oluşturmasına karşın 27.000 kişi değerine karşılık gelecek şekilde yapıldığı dikkate alınacak olursa şehir ölçeğinde yerleşme.000 üzerinde olacaktır. Bu nedenle Aliağa II Organize Sanayi Bölgesinin uzun vadede gerçekleşmesi.başlanabileceğinin tartışılması nedeniyle bölgenin cazip bir alan olduğu da belirmektedir. Buna karşın Aliağa’nın güneyinde bulunan Helvacı Beldesi de Aliağa’nın sanayi gelişmesine altyapı oluşturmaya yönelik. Halihazırda kullanıldığı şekliyle sabah ve akşam karayoluyla İzmir’den Aliağa’ya personel taşımanın önüne geçilmesi gerekmektedir. Aliağa’nın kuzeyinde.853 ve 2000 yılında ise 37.000 kişilik işgücünün % 19’unun Aliağa ilçesinden karşılanabileceği hesaplandığından şehirsel donatıların bu doğrultuda planlanması gerekmektedir. Bu nedenle Aliağa’nın şehirleşme seviyesinin arttırılması ve bağımsız bir konut politikası geliştirmesi gerekmektedir.000 kişilik bir işgücü potansiyelini bölgeye sağlayacaktır. kısa vadede bu bölgelerin faaliyete geçmesini mümkün kılmayacaktır.000 kişiye yaklaşacaktır. Aliağa’nın mevcut sanayi kuruluşlarına eklenecek Aliağa I. 1985’te 17.000.000 nüfusa ancak erişebileceği projekte edilmesine karşın 1968 yılında yaptırmış olduğu Nazım İmar 15 .129. Bu doğrultuda 1975 yılında 5. Aliağa II ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgeleri toplamda 72.000 kişilik bir işgücü potansiyeli sağlayacaktır.727 olan nüfus. 2015 yılında dahi 6. Sahip olduğu 397 parselin tüm olarak sahipli olmasına karşın aktif hale gelmesinin ortalama 10-15 yıl alacağı belirlendiğinden ortaya çıkaracağı 40. Aliağa’nın mevcut revizyon imar planından hesaplanan kapasite nüfusun da 180. Orta vadede Aliağa I ve Aliağa Kimya Organize Sanayi Bölgelerinin faaliyete geçmiş haliyle 32. 1997 yılında 33.000 m2’lik bir alana kurulacak olan bu bölgenin planlanan sanayi parseli 250 kadardır ve yöreye 25. 4.578 ve 1990 yılındaysa 25. buna karşın Aliağa I’in planlandığı üzere kısa vadede sorunlarını çözerek faaliyete geçmesi gerekmektedir. Halihazırda yer seçimi onaysızdır. 1982 yılından önce Menemen’e bağlı bucaklardan birisi durumundayken 1982 yılında ilçe merkezi olmuş ve rafineri ile 1965 yılında kurulan Petkim tesislerinin burada yer alması diğer sanayileri buraya çekmiş.500 olarak kabul edilen işgücü potansiyelinin % 50’sinin gerçekleşmesiyle ortaya çıkacak 16. sanayi ve onun getireceği nüfus potansiyeline uygun bir tarz içinde bulunmaktadır.000 kişilik işgücü potansiyeli donatılarına aynı süreçte sahip olabilecektir. Bu tempoyla giden artış sonucunda Aliağa’nın nüfusu Üstel Büyüme Metoduna göre 2015 yılında 132.

000 kişi kadardır. konfeksiyon. 2005 yılında faaliyete girmesi planlanan bu bölgenin yatırımlar açısından daha şanslı olduğu görülmektedir. Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi İzmir’in kuzeyinde yer alan Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi.000 m2 olan bölgede 60 işyeri bulunmakta olup işgücü potansiyeli 10. Torbalı II olarak anılan ve Torbalı Ticaret Odası ile Pancar Belediyesinin % 8’er katılımıyla kurulan bu bölge 2000 yılında kurulmuş ve yer seçimi yapılarak onaylanmış durumdadır. Torbalı Organize Sanayi Bölgesi (I. Torbalı I ile aynı yıl. Toplam alanı 920. Atatürk Organize Sanayi Bölgesine olduğu kadar Plastik Organize Sanayi Bölgesi çalışanlarına da hizmet etme olanağı sağladığından genel yer seçimi olumlu görülmüş olup kısa vadede devreye girmesinin dağınık sanayinin toplanmasını sağlayacağından ön planda desteklenmesi gereken yatırımlar arasına girmiştir.000 m2 alanında 80 işyeri yer alacak olup işgücü potansiyeli 10.000 kişidir. Plastik sanayini toplulaştırmayı hedefleyen bölgenin kısa dönemde faaliyete geçmesinin plastik sanayi olarak özellikle koku açısından olumsuzluklar taşıyan bir işkolunu birleştirerek sorunları tek elden çözmede olumlu yararları bulunmaktadır. hemen yakınında yer alan Pancar ve Tekeli Organize Bölgelerinin hızlı ivmesi bu alanın talebinde düşüklük yaratacak düzeydedir. klima. Daha yer seçimi onay aşamasında olan kuruluşun 3. Karma sanayilerin yer alması planlanmış olup daha ziyade ısıt-soğutma. Bu nedenlerden ötürü Aliağa’nın sanayileşmesi. yanında bulunan yerleşmelerin ve de kendisinin imarlı alanları dikkate alındığında kaçak yapılaşmalara mahal vermeyecek geniş bir alanın imarlı olduğunu kanıtlamaktadır. II) İzmir çevresinde sanayinin gelişme gösterdiği bir diğer yöre olan Torbalı münferit sanayilerin verdiği bir ivmeyle 1996 yılında Ticaret Odası ve Torbalı Belediyesinin % 8’er ve İl Özel İdare Müdürlüğünün % 14 ve de EBSO’nun % 70 katılımlarıyla kurmuş olduğu Torbalı I Organize Sanayi Bölgesi hızlı bir gelişim gösterememiştir.800. Bu nedenle Torbalı’daki yatırımların söz konusu alana kaydırılmasında yarar bulunmaktadır. Bu türler daha ziyade Torbalı çevresinde gelişim gösteren sanayi türleri olup bölgesel bir yapıya sahiptir. 2005 yılında faaliyete geçeceği planlanmış olan bölgenin halihazırdaki durumuyla bu yıla yetişmesi mümkün görülmemekte olup orta vadede faaliyete geçebileceği planlanmaktadır. Torbalı’nın son kriz döneminde uğradığı talep düşüklüğü de bunu kanıtlar durumda olup. deri ve yan sanayi. ağaç mamulleri. Menemen-Aliağa ve diğer ulusal demiryolu şebekelerine bağlı olunması yerleşmeyi cazip hale getirirken çevredeki çok sayıda kooperatif konutları. ve muhtelif gıda sanayini içermektedir. Kısa vadede faaliyete 16 . Sonuçta Aliağa sanayinin oluşturacağı konut ve şehirsel altyapı sorunlarına göreceli de olsa hazır bir durumda bulunmaktadır.Planında nüfusunu 44. Ancak seçilmiş olduğu alanın Menemen yerleşmesine yakınlığının taşıdığı olumsuzlukların giderilmesi gerekmektedir.856 olarak planlamıştır. ÇED raporu tamamlandıktan sonra faaliyete geçecek şekilde planlanmış olup 1999 yılında kurulması karar altına alınmıştır.

300. Mermer sektöründe tek bir firmanın etkinliğini çoğa çıkarmaya yönelik yer seçimi ile bir bölgenin etkinliğini çoğa çıkaran çözümler tabiatıyla farklı sonuçlar vereceklerdir. Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi İzmir Merkez Mermer Organize Sanayi Bölgesi olarak anılan Mermer (İhtisas) Organize Sanayi Bölgesinin henüz yer seçimi yapılmamış ancak bu doğrultuda gelen talepler dahilinde 1999 yılında EBSO tarafından kurulmuştur. Mermer Organize Sanayi Bölgesinin ortalama 50 işyerine sahip olması planlanmalıdır. Bu nedenle Pancar ve Tekeli Organize Bölgeleri İzmir nüfus potansiyelini çekme açısından oldukça önemli iki ön koruma alanı olarak görev yapmaktadırlar. Hemen hemen Torbalı I ile aynı sanayi kolları burada da ağırlıklı sektörler olarak bulunmaktadır. Aksi takdirde uzun vadede planlanması da uygun bir ekonomik profil vermektedir. İzmir içinde ve çevrede yer alan mermer atölyelerinin toplanması açısından da olumlu olan bu girişimin kısa vadede gerçekleşmesinde çevre koruma koşulları ve ekolojik açıdan da yarar bulunmaktadır. Bu konuda yer seçiminde en uygun yerlerin İzmir güney aksına ve Torbalı-Belevi kesiminde olması uygun bulunmaktadır. Ancak plansız konut 17 .000 işgücü potansiyeli kazanılacaktır.geçmesiyle 1. anılan bölgeler kısa vadede % 50 doluluk oranına eriştikleri durumda planlamaya alınabilecektir.500 işgücü potansiyeli demektir. Nüfus açısından oldukça düşük değerlere sahip Pancar beldesinin ihtiyacı olan işgücünün Torbalı ve İzmir’den geleceği düşünülmekle beraber 1990 yılları sonrasında Torbalı aksında görülen yoğun konut imalatları bu alanlarda oturan kişilerin komşu alanlardaki sanayi alanlarında çalışacağını da belirlemektedir. Bir süre yer seçimine karar verilirken çevre ilişkileri değerlendirmeye alınan bu sanayi kolunun çevreyi kirletme olasılığına karşı önlem alınması ve bu doğrultuda bir yer seçilmesi gerekliliği bulunmaktadır. Ayrıca ihtisaslaşmış olunması ile sanayilerin bir arada olunmasının koşulları birleştirilmeli ve bu alanın ivedilikle yer seçimi yapılarak faaliyete geçmesi gerekli bulunmaktadır. Bu iki alanın faaliyete geçmesini takiben Torbalı I’in yatırım sırası daha net ortaya çıkacak olup. Güney Aks Gelişim Trendleri Organize Sanayi Bölgelerinin ilerleyen aşamalarda yeni uydu şehirler de ortaya çıkardığı bilindiğinden güney aksta Torbalı yöresinde münferit sanayilerin ortaya çıkardığı şehirleşme ile bu olasılık da ortadan kalkmıştır. Gerek mermer ocaklarına yakınlığı ve gerekse ulaşım kolaylıkları ve gerekse bu konuda uzmanlaşmış bir meslek okulunun Torbalı’da bulunması yöreyi yer seçiminde ön plana getirmektedir. Bu sayı da ortalama olarak 7. Tabiatıyla bu tercihte Torbalı’nın konut sektöründeki gelişmişlik düzeyinin de önemli bir rolü bulunmaktadır. Dolayısıyla sanayileşme politikasında da bölgesel yer seçimi ve bir arada olunmasının ortaya çıkardığı lokalizasyon ekonomileri “localisation economies” önemli bir araçtır. Tek firmanın yer seçimi gerekli altyapı dönüşümü sağlamaktan uzaktır.000 m2 alanda 100 işyeri ve 10.

Buna karşın Tire Organize Sanayi Bölgesinde tekstil. Organize olmadan her türlü sanayi tesisinin yer alabildiği bir alan olduğu için bu bölge her tür sanayi kullanımına açıktır. Organize bölgelerin tesisi ile bu alanlara gelecek işgücü potansiyeli sayesinde bu konut alanlarında da bir ivme kazanılacaktır. inşaat ve makine sanayi belli başlı sektörler olarak ön plana çıkmaktadırlar ve daha ziyade yöresel tarım ürünlerinin sanayine yöneliktir.796. Halbuki Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi’nin kurulması için öngörülen alanda üniversite veya Yüksek Teknoloji Enstitüsünün bulunması ve yörede yeterli AR-GE ve sanayi potansiyelinin bulunması şart olarak aranırken. Teknolojiyi Geliştirme Bölgesinin seçimi yapılmış yerinde bu tür imkanların bulunduğu söylenemez. Organize sanayi bölgelerinin bu aşamaları ortadan kaldırıyor olması yatırımların daha kısa zamanda gerçekleşmesine imkan tanımaktadır. Tire Organize Sanayi Bölgesinin teşvik kapsamına alınarak hızlandırılması gerekmektedir. Ancak Yüksek Teknoloji Enstitüsü daha kendi iç örgütlenme sorunlarını çözememiş ve maddi zorluklar içinde bulunmaktadır.politikaları içinde hareket edildiğinden ötürü kuzey aksta olduğunun benzeri Torbalı çevresinde de yaşanmakta ve bu alanda yapılmış konutlar arz fazlalığından veya talebin üzerinde inşa edilmelerinden spekülatif bir değere dahi ulaşamadan değerleri altında el değiştirmektedirler. Dolayısıyla da kaynaklardan tasarruf sağlanacaktır.000 m2 düşünülen bölge için sonuçta İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü alanı içinde yer seçilmiştir. zeytinyağı. Bu nedenle 18 . 2. 301 sanayi parseli oluşmuş olup bunun 2003 yaz ayları itibarıyla 170 adedinin üzerinde bina bulunmaktadır. Ege Bölgesi Sanayi Odası ortaklığında kurulmuş ve faal durumda olan Tire ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgelerinden. gıda. Bu aşamada aksi durumda arz fazlalığının doğuracağı spekülatif davranışlar gerçek ihtiyaç sahibini zor duruma düşürecektir. organize olmayan ve bir kısmı ruhsata bile bağlı olmadan yapılaşmış ve sonuçta kendiliğinden ortaya çıkmış bir sanayi tesisleri alanını birleştirmek ve organize etmek amacıyla 1990 yılında kurulmuş olup tevsiine yönelik proje çalışmaları devam etmektedir. Kemalpaşa. Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi kısa ve orta dönemde gerçekleşme imkanlarına kavuşturulmalıdır.094 m2’lik bir alana sahip bölgede halen 16 tesisin bulunması bölgesel ekonomi için yarar getiricilikten uzak bulunmaktadır. Bu nedenle altyapı tesisleri açısından hala çalışmaların devam ettiği bölgenin bu tesislerini tamamlaması için ivme verilmeli ve bu aşamada Ödemiş ve Bayındır Gıda Organize Sanayi Bölgelerinin faaliyete geçiş vadelerinin geri atılmasında yarar bulunmaktadır. Diğer taraftan münferit yatırım için seçilen arazinin satın alınması aylarca süren bir seri bürokratik işleme tabi olmaktadır. Buna satılık veya kiralık fabrika binalarının yapılmasının eklenmesi üretime geçiş sürelerinde kısaltmalar yaratacağı için yatırımcıları cezp edici bir öğe olarak kullanılmalıdır.000. Teknolojiyi Geliştirme Bölgeleri Teknolojiyi geliştirmeye yönelik Seferihisar Teknopark Organize Sanayi Bölgesi adıyla 2000 yılında etüt safhasının başlatıldığı ve yaklaşık 5.

Bu durumda Teknolojiyi Geliştirme Bölgesi de uzun vade içinde gelişim gösterebilecek bir bölge durumuna gitmektedir. Kaldı ki bu bölgenin çekim unsuru olan Yüksek Teknoloji Enstitüsünün yerinin seçiminde de radikal hatalar yapılmış olup. Halbuki kuzey aksının seçilmesi durumunda. ekonomik açıdan yatırımların pek çoğu gereksiz arazi düzenlemelerine ve ulaşım harcamalarına yöneltilmiştir. daha rahat koşullarda girilmesine sebep olunacaktı. Teknolojiyi Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin ikinci maddesinde yer alan “…Bölgenin yer seçiminde…. bavul. Ancak ilerleyen yıllarda oluşum sürecinde imalat safhasına geçindiğinde bunun daha fazlası gereksiz altyapı yatırımlarına gitmiştir. iş eldiveni. Bunu takiben ayakkabı. Bu durum da eğitime. Sonuçta Enstitü gelişimini öngörülen süreden daha uzun bir zaman dilimi içinde tamamlayacaktır. Nitelikli Sanayi Bölgelerinden beklenen faydanın sağlanamayacağını ortaya koymaktadır. Özellikle tekstil ürünlerine ABD tarafından kendi pazarlarına girişin kontrol edilmesi ve sınırlandırılması ve bu nedenle yüksek gümrük tarifeleri koyması ve de kota uygulaması tekstil sektörünün bölgelerde yer almasını mümkün kılmamaktadır. 1985 yılındaki ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması ve Uygulama Yasası kapsamında İsrail’den ABD'ye ihraç edilecek ürünlerde en az % 35 İsrail 19 . bunun uzun vadeyi hedefleyen bir yatırım olduğu açıkça belirmektedir. Bu nedenle yer seçimi irdelenmesine gidilmesinde yarar bulunmaktadır. sanayinin de gelişim gösterdiği bölgelere yakınlık içinde teknolojiyle daha sıkı ilişkilere. Aynı durum Enstitü arazisinin seçiminde de olmuş ve düşük bedel mevcut alanın seçilmesinin en büyük nedeni olmuştur. deri giyim eşyaları gelmektedir. Bölge kendi ivmesiyle gelişim gösterecek bir durumda olduğundan mutlak surette bir üniversite kurumuna fiziki yakınlık içinde olma zorunda değildir. el çantası.”tabiri şayet İleri Teknoloji Enstitüsü arazisi içindeki alanın düşük bir ücretle tahsisi sağlanmış ise.bölgenin yeri orta ve uzun vadede rantabl bir alanda seçilmiş durumda değildir. araştırma ve geliştirmeye gitmesi gereken yatırımların sair harcamalara kaymasına sebep olmuştur.bölgelerin kurulması için Bakanlık bütçesine konulan ödeneğin…. İzmir’in gelecek yıllar dikkate alındığında sanayi ve teknoloji alanında gelişme göstermeyecek ve yatırım çekemeyecek tek bölgesi olarak planlanan ÇeşmeKaraburun yol kavşağında yer alan bu bölgenin uzun dönemde gelişmesi hedeflenebilmektedir. Nitelikli Sanayi Bölgeleri Nitelikli Sanayi Bölgelerinin kurulması konusundaysa uygulama yasasına dayanılarak Ülkemizde kurulacak olanlarda ABD Temsilciler Meclisince kabul edilen yasa tasarısına göre üretilmeyecek ürünler arasında başta tekstil ve konfeksiyon ürünleri gelmektedir. Ayrıca ABD Başkanının ithalata duyarlı olarak belirleyeceği diğer ürünlerin de yer alması. Yapılan görüşmelerde bu bölgelerde demirçelik ürünlerinin de üretilmeyecek olmasının ihtimal dahilinde olması bölgelerin cazibesini ortadan kaldırmaktadır.

1998-2002 döneminde.000 m2 ve 2. konu ağırlıklı olarak ABD pazarının ihtiyaçlarının teminine yönelik planlanmıştır. Tekeli Organize Ticaret ve İmalat Bölgesi İzmir Ticaret Odası tarafından Tekeli beldesinde kurulan ve faaliyete geçen Şehirsel Çalışma Alanı. Buna rağmen Ürdün dahi bu anlaşmaya uzun vadeli bakmamakta olup. Türkiye’deki serbest bölge ticaret hacmin ortalama % 2.000 m2) ve sektörel olarak küçük ve orta üretime hizmeti amaçlamıştır. Bu serbest bölgede. ağırlıklı olarak deri firmaları bulunmaktaysa da bölge tüm sektörlere açık konumdadır. Bunlar Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ) ve Menemen Serbest Bölgesidir (İDESBAŞ). Türkiye’deki serbest bölge ticaret hacmin ortalama % 16.500 m2’lik parsellere küçük üreticilerin de organize bir çatı altında toplanmasını sağlamıştır. İsrail ve Ürdün’de tekstil ve deri konfeksiyon ürünlerinin üretilmekte olması Türkiye’yi bu kapsam dışına itmektedir. Serbest Bölgeler İzmir’de iki serbest bölge vardır. Bu bölgenin kuruluşunda hedeflenen küçük ve orta ölçekli imalat sektörüne de bu tür bölgelerde yer verilmesinin sağlanmasını amaçlayan küçük parsel üretimi başarılı olmuş ve sonuçta planlanmış 1. Bu iki bölgenin ticaret hacmindeki gelişmeler aşağıdaki tablodan izlenebilir. Kısa vadede bu alanların destek görmesi. Sonuçta kısa ve orta vadede bu tür bölgelerin herhangi bir OSB veya Serbest Bölge içinde yer almasını bölgenin siyasi konjonktürü de dikkate alındığında yapılabilir bulunmadığı söylenebilir.1’lik kısmını gerçekleştirmiştir. Bu tür alanların organize sanayi bölgelerini destekleyen yan sanayilerin yer almasına imkan tanıttıkları için olumlu görülmektedir. daha sonra Ürdün de anlaşma kapsamına alınmıştır. Aynı durumda Seyrek beldesinde de planlanmış bir arazi parçası bulunmakta (950. İDESBAŞ’ta ise. Bu kapsama 1996 yılında Batı Şeria ve Gazze şeridi de dahil edilmiş.5’lik kısmını gerçekleştirmiştir.katkısı şartı bulunmaktadır. Halihazırda bu ülkelerdeki bölgelerde konfeksiyon ve deri mamulleri üretilmekte olup Ürdün ile ABD Serbest Ticaret Anlaşması tam olarak 2008 yılında yürürlüğe girecektir. Organize Bölge statüsüne geçmiş bulunmaktadır. kuzey aksta Atatürk Organize Sanayi Bölgesine hizmet veren yan kuruluşların ve Çiğli-Menemen aksında yer alan düzensiz imalathaneleri toplamaları için desteklenmesi gerekmektedir. 1998-2002 döneminde. Türkiye'de halen faaliyet gösteren 20 serbest bölgeden biri olan ESBAŞ ticaret hacmi bakımından Mersin'den sonra ikinci sırada yer almaktadır. 20 .

574 17.1 7.7 240. Bu tür alanların potansiyel taşıyan yörelerde seçilmiş olması kısa ve orta vadeli perspektifler içinde değerlendirilmesinin olumluluklarını taşımaktadır. Özellikle Çiğli-Menemen arasında gelişme gösteren münferit sanayi alanlarının belirli bir düzene getirilerek organize edilmesi gerekmektedir.543. Bu bölge aynı zamanda Gediz Havzasının korunması ve bu alandan İzmir’e olan göçü önleyici bir vasfa da sahip bulunmaktadır. Bu alanın bir Özel Organize Sanayi Bölgesi statüsüne getirilerek Çiğli-Menemen arasında ortaya çıkan düzensizliği tutucu.3 1. parasal özendirme unsurlarıdır ki. Doğal gazın da bu yöreye erişmesiyle Organize Bölgelere talep daha da artmaktadır.593 2001 1.389 18. Organize sanayi bölgeleri genel olarak ikincisine girmekle birlikte diğer tür özendirme unsurları da özellikle İzmir’den uzaklaştıkça ve gelişmesini tamamlayamamış ilçelerde uygulanmaktadır. Serbest bırakılması halinde tarım alanlarının da kaybedileceğinin endişesi taşınmalıdır.000 m2 tutarında bir yer ayrılmış olup. Örneğin Seyrek Beldesi sınırları içinde bu amaçlara yönelik 1.255 19.246 2002 1. kredi.369. Özellikle İzmir’e yönelik göç veren yerleşmelerin 21 .300.662.446.291.3 1.886.902. Bu nedenle Seyrek beldesi sınırları içinde İDESBAŞ adı altında faaliyet gösteren Serbest Bölgenin bitişiğinde planlanmış olan bir şehirsel çalışma alanının da bir an önce faaliyete geçmesi gerekmektedir.596 İDESBAŞ Kuzey aksı olarak kabul edeceğimiz İzmir’in bu kesiminde enerji sorununun bulunmaması da sanayiler için çekici bir unsur olmaktadır.0 1.958 21.106. parasal olmayanlardır ki buna da altyapı yatırımları girmektedir.331. Bu hususlar da iki grup altında toplanabilir.910 15.5 8.678 2. Birincisi.1 İzmir Serbest Bölgelerinin Ticaret Hacmi ve Türkiye Payları (1000 $) Serbest Bölge ESBAŞ Türkiye Payı İDESBAŞ Türkiye Payı İzmir Toplam Türkiye Payı Türkiye 1998 1. Bu nedenle kuzey aksında münferit sanayi tesisi kurulmasına bundan böyle izin verilmemesi gerekmektedir.578 2.188.0 11. vergi indirimi gibi unsurlar görülür.5 277.Tablo 10. İzmir Ticaret Odasının Tekeli Beldesinde başlattığı çalışma benzeri bir planlamaya tabi olmuştur.385 2.262 2.7 178. Demiryolu ile karayolu arasında kalan bu tesisler kendi başlarına bir yayılım göstermekte ve gelecek için gerek ekonomik ve gerekse ekolojik problem alanlarını ortaya çıkaracaklardır.598 14.870 16.896 15. diğeriyse. Liberal ekonomilerin geçerli olduğu ülkelerde yatırımlar özel sektör tarafından yapıldığı takdirde sanayin dağılımı ancak özendirme koşullarının varlığı ile etkin olabilir.5 2.717.102.1 180.828. kontrol edici bir sübap olarak kısa dönemde devreye sokulmasında yarar bulunmaktadır.860 16.5 251.479 3.624.764 1999 1.562 2000 1.950.4 7. Bir süre önce Kemalpaşa’nın yaşadığı sorunların benzerlerinin yörede yakında ortaya çıkacağının sinyalleri alınmaktadır.8 11.380 18.1 1.

Bölgede 2002 yılı sonu itibariyle 330 firma faaliyet göstermekte. 2003 yılı ilk 2 ay ticaret hacmi ise 335. Bölgede ithalat ve ihracat yapan firmalara altyapısı hazırlanmış arsalar ve hazır modüler fabrika binaları ve depo alanları da kiralanmaktadır. Verilen krediler ve bölge için ayrılan ödenek özellikle son kriz döneminde kısıtlı tutulmuştur. ESBAŞ yap-işlet-devret modeline göre tüm altyapı ve üstyapı tesislerini inşa edip. Hizmete girişinden bugüne kadar toplam 9 milyar dolar ticaret hacmi gerçekleştirilmiş ve 2002 yılı sonu ticaret hacmi 1. Bölgenin kuruluşunda % 98 Amerikan EAC İnternational firmasının hissesi bulunmaktadır. 2002 yılı sonu itibariyle 9. Kriz dönemlerinden etkilenmesi özellikle son 10 yılda gelişim trendini ağır bir tempoya getirmiş olduğundan mevcut alanları uzun vadede de yeterli olabilecektir. Ege Serbest Bölgesi faaliyete geçtiği yılın ertesinden 2003 yılı ilk iki ay dahil olmak üzere toplam ticaret hacmi 11.500.152 metrekare alana sahiptir.500.828. Özel girişim sonucu oluşan bölge.000 dolardır. bunun 271 yerli. Bu sayı doluluk kapasitesinin 2003 yılı sonu itibariyle % 46 oranında kalacağını göstermektedir. bir özel sektör kuruluşudur. Bu gidişat içinde 2012 yılı için gelişim projeksiyonu itibarıyla istihdam edilen insan sayısının 25. ESBAŞ Türkiye’deki serbest bölgeler arasında en çok yabancı sermaye çeken bölge konumunda olup.000 kişiyi istihdam etmektedir. Ticaret Odası. Bu düşüş ilerleyen yıllarda da devam etmiştir. ESBAŞ halihazırda altyapısı hazır 1.571. Dolayısıyla ESBAŞ’ın gelişim için yeni arazi satın almasına gerek bulunmamaktadır. Sanayi Odası ve İl Özel İdaresine ait olup. 59’u yabancıdır. % 2 tasarım halinde alan bulunmaktadır.bulunduğu yörelerde bu tür çalışma alanlarının planlanması İzmir’e olası ve de olan nüfus akımını engelleyici bulunmaktadır. Buna ek % 13 üst yapısı tamamlanmış. Bu durum kısa ve orta vadede bölgenin gelişim rezerv alanlarına sahip olduğunu göstermektedir. Kiracı kullanımlarda faaliyet ruhsatı süresi 10 yıl olup üretim faaliyetinde bulunulursa bu süre 15 yıla çıkmaktadır.870. ulusal ve uluslar arası pazarlara kolayca erişmesini sağlamaktadır.000 metrekare ile % 32 pay sahibidir.000 dolardır. ülkenin genel sorunu olarak görülen özel sektör girişimine verilen desteğin azlığını son yıllarda hissetmeye başlamıştır.000 dolara erişmiştir.000’e erişmesi hedeflenmektedir. Gelişme alanı 700. ESBAŞ 1989 yılında kurulan ve 1990 yılında Gaziemir’de faaliyete geçen Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ) 2. 1999 yılı krizi bölgenin ticaret hacmini olumsuz etkilerken firma sayısını 381’den 372’ye düşürmüştür. Konum yeri olarak lojistik dağıtım noktalarına yakın olması.000 metrekarelik alan üzerine kurulmuştur. 2012 yılına kadar 500 firma ve yıllık 5 milyar dolar ticaret hacmine ulaşması öngörülmektedir. bölgeyi yönetmektedir. Yatırımcı kullanıcılar için 20 yıllık süre üretim faaliyetinde 22 .021. Diğer hisseler ise Büyükşehir Belediyesi.200.

1995 yılından beri 5 milyar dolarlı sermayenin yurtdışına kaçtığı Hazine Müsteşarlığı tarafından beyan edilmiştir. araçgereç ve atıkların serbest bölgeden çıkarılması sırasında Gümrük Mevzuatı hükümlerine tabi bulunması büyük sıkıntılar yaratmıştır. düşük faizli işletme ve yatırım kredileri kullanmaları ve alım ve satımlarda döviz kullanılması zorunluluğu işletme sermayelerini enflasyon karşısında korumaktadır. Genel Değerlendirme İzmir çevresinde yer alması Sanayi Odası tarafından planlanmış ve üçü faal. Zira elektrik burada bir ihraç ürünü durumundadır. bu iki bölgenin uzun vadede gerçekleşme olanağına da sahip bulunmaları nedeniyle. BOTAŞ’ın İzmir bölgesinde yapacağı hatlardan ESBAŞ’a basınç düşürme istasyonu ile bağlantı sağlaması 2005 yılına kadar hedeflenmiş olduğundan gerçekleşmesi bölgenin cazibesini artıracaktır. Serbest bölgedeki firmalar kurumlar vergisi ödememekte çalışanlar gelir vergisinden muaf olmaktadır. Tire’nin doğusunda sanayi potansiyeli yüksek 23 . İhraç noktalarına olan göreceli yakınlığı bölgeyi cazip kılmasına rağmen Alsancak Limanı ve Adnan Menderes Hava Limanında ESBAŞ’ın cep bölgeleri tesisi gerekmektedir. on beş organize sanayi bölgesine ek olarak Ticaret Odası tarafından faaliyete geçirilmiş olan Bayındır Çiçek ve Tekeli Organize Bölgeleri ve de Buca’da yer alan tekstil konusunda ihtisaslaşmış özel Organize Sanayi Bölgesi dışında yakın. İşletici ya da kullanıcılar tarafından ticarete konu edilmeyen eşya. Ayrıca yurtdışı ilişkilerde gümrük muameleri kaldırılmalıdır. TEDAŞ’ın ESBAŞ’a bölge sınırında sattığı elektrik enerjisinin tarifesinin İzmir içinde uygulanan tarifeden daha düşük olması gerekmektedir. Ayrıca durum bölge üretimini teşvik edecektir.bulunulduğu takdirde 30 yıl olmaktadır. Gümrüksüz alanda süresiz stok tutulmakta olup yurtdışından getirilen mal ve teçhizat için gümrük vergisinin ödenmemesi bir avantajdır. Vergi muafiyetinin açıklanması üzerine 2002 yılında ve 2003 yılında sermaye kaçışları durma noktasına gelmiştir. orta ve uzun vade içinde konu değerlendirildiğinde henüz yer seçimi onaysız Kiraz ve Bayındır Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimlerinin yeniden irdelenmesinde yarar bulunmakta olup. Son yıllarda serbest bölgelerden vergi alınmasına yönelik söylemlerin artmasına karşın serbest bölgelere vergi getirilmeyeceği sözünün verilmesi bu bölgelerde yatırımcının önünü açmıştır. 2002 yılı sonu itibariyle. Sorunun tam manada çözülememiş olması mal transferlerinde gecikmelere yol açmaktadır. Bu bölgeler 1988-89 yıllarında Ege Serbest Bölgesi Yönetmeliği ve Kurucu İşletici Sözleşmesinde yer almasına karşın gerçekleşememiştir. Bu tür cep bölgelerinin ivedilikle tesis edilmesi gerekmektedir. Halbuki bölgenin sağlıklı çalışması için cep bölgeleri önem taşımaktadır. Faaliyet g