You are on page 1of 205

Ban Ucu Attil lhan Koman BR ROMANCININ "TRAFLARI" O gnlerde pek Film'e senaryolar yazyorum.

hsan peki bir gn dedi ki, "Bir de stikll filmi yapsaydk, yle kostml filn." Tasary hemen benimsedim: O sra yakn tarihimize merak sardrmtm ki, elime ne geerse harl harl okuyorum; bu okumalarn taze izlenimlerine dayanarak 'esasl' bir Kuva-y Milliye senaryosu karmaktan iyisi mi olur? nce adn yaktrdm: Barut Ekmei. Ardndan kahramanlarn oluturdum: Filistin Cephesinde savap, Mtareke'de stanbul'a dnm olan Yzba Ferid Bey'le, iki gz kr bir Abdihamit paasnn evlatl Ruhsr Hanm! Yanl aklmda kalmadysa, film yksn tamamlam, asl senaryoya gemeyi planlyordum, o i 'yatt'. te sonradan Aynann indekiler servenine atlmama neden olacak ilk adm budur. Kurtlar Sofras'm henz bitirmitim, ya da bitirmek zereydim, kolay kolay yaynlanabilecek gibi grnmyordu; Barut Ekmei tasarsndan, yeni ve boyutlar geni tutulmu bir romana gitmek iin, ne zaman msaitti, ne zemin; gel gr ki Yzba Ferid Bey'den kurtulamyordum, sevgilisi Ruhsr Hanm'dan da! Sonunda bu i Mahr Sevimek diye bir iire baland: Yasak Sevimek'de, hem bir dnemin, hem bir iirin addr bu: iirde Yzba Ferid'den aka sz edilmitir, skdar'daki sevgilisinden de! Henz Yeilam'daki umutlarm krlmamt, bir dengine getirir, akl banda bir film kartabilirim sanyordum; Barut Ekmei, baka firmalarn yz vermeyecei derecede 'pahal' bir yapm tasars olduundan, onu bir kenara brakp, baka senaryolara daldm. Yl, ya 1959 olacak, ya 1958! Aynann indekiler tasars, 1960 iinde kafamda olgunlat. 27 Mays', herkes gibi ben de, nce 'ahs tahakkmnden' kurtulu diye almtm. Dndke, yakn tarihimizle balantl gerek anlamn kavramaya yneldim; etrefil bir eydi bu, bana yle geliyordu ki Osmanl'nn k yllarndan balayp, 27 Mays'a kadar birbirini izleyen olaylarn i diyalektii vardr, bir de d diyalektii: Bunlarn geliim ve etkileim srelerini bir romanlar dizisi iinde toplamak ilgin olabilir. 1961'in ikinci yarsnda, yeni bir Paris yolculuuna karar vermitim. Uzunca bir sre orada kalmak, hem memlekete uzaktan bakmak, hem dnyada olup bitenleri alglamak istiyordum. ili'de, afak Soka'nda bir apartmanda otururdum; bir akam, yaz masama oturup, be ciltlik bir dizinin emasn atr atr iziverdiimi ok iyi hatrlyorum. Deiik bir teknik uygulayacaktm bu dizide, olaylar 27 Mays'la Mtareke ve Hrriyet'in iln arasndaki sreyi kapsayacak, k noktas 27 Mays olsa da, gemi olaylar flashback kullanlarak verilecekti. Ayrca, her romanda, ayn olaylar kahramanlarn gr asndan farkl yanstmay deneyecektim. O ilk emay oktan kaybettim. Ne var ki, Paris'te Ban UcM'nu yazmaya baladm sralar, onu belleime geirmi olduumu grdm. Her romamnda byle olmaz m? lkin ya olaylar ya kahramanlarla ilgili birka not alr, bir iki dosya dzenlemeye alrm, arkasndan bunlar belleime geer, ne notlara el srerim, ne de dosyalara! Roman, 'kafadan' yazarm, resmen! Zaten zamanla notlar da yiter, dosyalar da! Yalnz Paris'e hareket edeceim gnlerde, romann iskeletini kurmutum. Belki kran (Kurdakul) da hatrlayacak, kitaplarm o tarihte yaynlayan onun yaynevi olduu iin, giderayak sk sk buluuyorduk. Son bulumalarmzdan birine gitmeden, Ban Ucu'nun 'mekn' olarak iine oturaca Yksekkaldrm, Kuledibi evresinde uzun sre dolamtm: Ata Kitabevi'ne vardmda, bunun izlenim-leriyle doluydum. Bir sre oturup, kran'la birlikte ktk: Kpr'den Karaky'e yrrken, ona Kuledibi'ni gsterip, yazacam yeni romandan sz ettiimi ok iyi hatrlyorum. Kahramanlarn ou hanidir benimle yayorlard.

Benim romanclmda, bu 'kahraman' ii ok nemli! Nasl oluyor bilmiyorum; eitli kiilerden toparlanm izlenimler, zamanla bir bileim (daha dorusu, acaba 'bileke' demek mi?) oluturuyor; bu bileke, gittike 'fizik' nitelikler kazanyor; o kadar ki oluma sreci tamamlandktan sonra, o kahraman benimle birlikte yaayaca olaylarn anaforuna dalyor. Demek ki her kahraman tanlm, birlikte yaanm, en azndan ok iyi gzlenmi birka tipin bilekesidir; birisinin toplumsal / snfsal konumu, tekisinin bireysel / cinsel diyalektii, berikinin fizik nitelikleri, bu bilekenin iinde erimi, yeni bir kiiliin domasna neden olmutur! Ama bir kere bu gerekleti mi composant'lar yiter artk, yaamaya balam olan 'kahraman' kendi kiiliini edinmitir, kendi 'biyografisini' srdrr. Aynann indekiler'deki kahramanlardan ilk doan, elbette, sonradan dizide bazen Binba, bazen Miralay rtbesinde grnecek olan Ferid Bey'dir. Bir de, Ruhsr Hanm. mid Ersoy (Keleolu), Hsn Faik, Mnif Sabri vs. gibi. Kurtlar Sofras'ndan gelenler var. Ama kz Mizrahi'ler, Ha-lczade ailesi, Ahmet Ziya, Doan (Rumeli) Bey vs. gibi, dorudan doruya dizi boyunca meydana kanlar. Yalnz en ok dikkati eken, oklarnca gerekte olmayacak, ya da yazarn imgeleminden uydurulmu abartma bir tip sanlan Hayrun'un (Hayrunisa Bayraktar), dizi iinde gerekten aynen aktarlm tek kii olmasna ne buyrulur? Kahramanlarn hepsi eitli tiplerden bileimler ya, Hayrun bu kuraln dnda kalyor, zira byle bir insan stanbul'da gerekten yaad. (nce Beyolu'nda rastladm, vitrinlere bakyordu, 'efendiden bir adam' sandm, arkadam onu gsterip, 'nasl bulduumu' sormutu nk, fikrimi syleyince gld, 'erkek klnda yaayan bir kadn olduunu' aklad. ardm. Romanmda Suat'n annesine buna yakn nitelikler vermek niyetinde olduumdan m nedir, tip beni ilgilendirdi, gazeteci damarm uyandrd: Dtm ardna, gnlerce kimdir, nedir, nerde oturur aratrdm; sonunda Boaz'da oturduunu, Osmanl sadrazamlarndan birisinin torunu olduunu, yalsnda 'kk bir haremle' birlikte yaadn rendim. Her eyimle apak bir adamm ya, ilk yaptm 'harbice' telefon etmek oldu: Kim olduumu aklayp, amacm belirterek yardm istedim; cevap, sunturlu bir kfr, telefonun suratma kapatlmas! O zaman ne yaparsn, postu evinin civarndaki bir kahveye serip gelenden gidenden bilgi derler, 'kadnn' yaantsn gzlersin! Franszlarn bir sz nldr, "gerek ou zaman tasarm aar" derler, Hayrun tipinde durum tamamen bu! Kahramann gerek kimliini aklayamam elbet ama, dizide eitli tiplerin zelliklerinden bileim olmayan tek tip odur: Kuduzun Salyas'nda, kitabn merkezini onun yaants oluturacak.) Peki hi mi notum yok? Srtlan Pay'n yazarken fark ettim ki, kahramanlarn belirli olaylardaki yalarn doru kestirebilmek iin, bir doum tarihleri izelgesi gerekiyor. Oturdum, onu dzenledim: imdi szgelii, Halk Bey'in ka doumlu olduunu, ka tarihinde Hayrunisa ile evlendiini; Yzba Demir'in 27 Mays'ta ka yanda bulunduunu, mid'in (ki o Kurtlar Sofras'ndan geliyor) doum tarihini, Suat'la aralarndaki ya farkn; Halczade 'Bacaksz' Abdi Bey'in ka yanda Paris'e 'li tahsil' yapmaya gnderildiini, Ahmet Ziya'yla Mnif Sabri'nin 'ln- Hrriyet'te ka yana bastklarn, bir bakta bulabiliyorum. Hepsi o kadar ite! Bu izelge srekli romanlar iin nemli bir yanl saylmas gereken, olaylarla yalarn ters dmesinden beni koruyor. Buna karlk bir sr 'belge' topladm. Bakmayn belge dediime, bunlarn ou kitap, ya da dergi ve gazetelerde km srekli yazlar, hatta haberler. Baz hallerde gazete ya da dergilerin kendileri. 1959, yuvarlak hesap 1960'dan beri dizinin kapsad dneme, kahramanlarn yaantsna ilikin olabileceini sandm her kitab alp bir keye koymuum. Neler yok ki? Tarihteki gizli kadn cemiyetlerini ve geleneklerini aklayanlardan Masonlua, Bektailie, Yahudilere ve Dnmelere; her eit Birinci Dnya Sava anlarndan Kore Sava anlarna; ttihat ve Terakki, Hrriyet ve tilaf frkalarna, Tekilat- Mahsusa'ya ilikin kitaplardan, Cumhuriyet dneminin u ya da bu evresine dein kitaplara kadar, bir sr yayn. Dahas Osmanl saraylarnn, konaklarnn i dekorasyonu, haremin yaay, ya da TKP'nin fi tarihinde muhaliflerince yaplm kaak

kongresi zerine krokiler, tefrikalar, ifaatlar! Bu arada, elbet, bir sr de 'kronoloji': Bunlar, 'pusula' grevi yapyor. Romann yazacam blm hangi tarihsel zaman parasna denk dyorsa, nceden o dneme ilikin kitaplar skca okuyorum, alnt yaplacaksa sayfann kenarn kvryorum, tesi yine bellein almasna kalyor; kahramanlarn yaants bence bilindiine gre, i bu yaantsnn o tarihsel ereve iine yadrganmayacak biimde oturtulmasna baldr, bu da zor olmuyor ok. Asl zor olan, benim byk zm adn verdiim genel bileim, yakn tarihimizin btnn toplumsal adan zmlemek, bundan iinde kahramanlarn yzd tarihsel bir bileime gidebilmek! Bunu yaptktan, yakn tarihimizin gelimesini toplumsal bir yntemle yerli yerine oturttuktan sonra, snfsal konumlar nceden belli kahramanlarn, gerek toplumsal ve siyasal, gerek bireysel ve cinsel yaantlarn kestirip yazabilmek, o kadar g olmuyor. Al, nasl yazyorum? nce unu belirteyim: Benim roman zerindeki almam gnde bir sayfay gemez. O bir sayfay nce mutlaka elle yazarm, ufak tefek deiiklik yaptm olur, sonra daktiloyla temize ekerim. Fakat yazmadan nceki alma, kahramann ve olayn romana konulmas, daha ok zamanm alyor. Roman anlaym tek boyutlu, tekdze anlatma dayanan bir anlay olmadndan, kahramanlar ve olaylar okura handiyse 'gstermeye' uratmdan, romanlatrma teknii benim almalarmda fazlaca nemli. Bu arada Marksist estetiin imge kuramna ok i dyor. 'Canlandrma' eyleminde ondan yararlanyorum: yle bir imge kullanacaksn ki, o 'sendeki' durum; kiilerle, olayn dramatik arlyla, okurun imgelemine, renkli ve boyutlu olarak hemen yansyacak! Lf olarak kulandan girmeyecek! Bazlarnn yaz dzenimde 'iranelik' sand, gerekte bu 'Marksist' kaygdr; ieriin, imgelere bindirilerek, okurun imgelemine yanstlmas! Plekhanov, bilindii gibi, bunun tersini yapmann, 'mantk kategorileri' iinde bir olay 'hikye etmenin' sanatn deil, bilimin konusuna girdiini yazmtr. Ha, bir zelliim de u: Diyelim ki zerinde altm kii ve olay birinci kitapta, ikinci kitapta ve drdnc kitapta grnecektir; ama birincisinde u kadar, ikincisinde u kadar, drdncsnde u kadar; bunlar para para yazmak iin kitap sralarnn gelmesini beklemiyorum, nce bir btn olarak olay ve kiiyi gelitiriyorum; sonra kitapta zelletirilmek gereken yerler olursa, zelletiriyorum. Bu da romanlarn sonundaki tarihlerin, bazen birbirinin iine girmesindeki gizemi zyor. nk o zaman parasnda iki roman birden yazm oluyorum. Yalnz ne var, diyelim ki Yzba Demir'in Kore Sava'nda yaralan hem Ban Ucu'nda vardr, hem Yaraya Tuz Basmak'ta: Oysa okununca grlecektir ki, ayn deildir bunlar, bu nasl oluyor, yle: Ban Ucu'nda Suat, Demir'in yaralann ruhsal bir zdeleme bunalm iinde tasarlar, tasar onundur, Demir'in gerei deil; buna karlk Yaraya Tuz Basmak'ta Demir, savan nesnel koullar iinde yaralanr. Bunda yaktrma yoktur, bu bakmdan olayn iki kitapta 10 ayn biimde yazlmas sz konusu olamaz. Fark, hem Suat'n kiiliini ve eilimlerini, hem de Demir'in yaantsn meydana karmak bakmndan nemli saylmtr. Yazdktan sonra, beenmeyip tekrar yazdm olmaz m? Olur elbet! Kurtlar Sofras'nda, birok blmleri, kitabn sonraki gelime aamalarnda beenmeyip yeniden yazmtm. Ayn ey Ban Ucu'nda, Yaraya Tuz Basmak'ta oldu. Hele Dersaadet'te Sabah Ezanlar, en ok da Selanik ehrini, o artk 'ebediyen' kaybolmu Osmanl Selnik'ini, yeniden canlandrmaya uratm yerler, bilinmez ka tekrar gerektirdi? Yorucu olduu doru. Bazen bunalr da insan. Ama sonu baarl olursa, emeinin karln alm, feraha km olur. Bir romancnn, kitabnda beenmedii bir blmn kalmasndan ne kadar rahatsz olduunu, bir romanc bilebilir ancak. O kt blm, z yaantsnn kt bir dnemidir sanki, hani hatrladka terledii! Zaten, bakalarn bilmem ama, bende yle oluyor ki, filn romandaki falan n sahiden yaadm izlenimine kaplyorum. Kurgu srasnda, demek bellekte, ne kadar derin iz brakyor.

Son olarak, unu da sylemeliyim: Nasl hayatn ba ve sonu, belirli bir 'sras' yoksa, Aynann indekiler'm de, yle ba ve sonu, belirli bir 'sras' yoktur. Romanlarn tad numaralar, k srasn gsterir. O kadar. Bence isteyen diziyi okumaya Dersaadet'te Sabah Ezanlar'ndan balayabilir, isteyen Srtlan Pay'ndan, hi fark etmez. Zira hem her roman kendi iinde bitmi bir btndr, hem nasl olsa bir tekisinin yansmasdr. nceleri hepsi be roman olacak sanyordum, oysa dizi ilerledike dallanp budaklanyor, imdiden drd bulduk, dier ikisi zerinde alyorum, ufukta iki daha grnyor. Hepsini yazabilecek miyim? Zaman gsterecek. te her eyi 'itiraf ettim. Cezama razym. Aynann indekiler gibi koskoca bir diziyi 'kafadan' yazyorum. Gzel gzel dzenlenmi, sralanm dosyalarm; 11 kenarna notlar alnm belgelerim, titizlikle hazrlanm filerim yok. Benimkisi bir bro almas deil. Siz isterseniz herif romanlarn yayor deyin. Ne yapalm, benimki de byle bir su. Dedim ya, cezama razym. Atill lhan Mart 1977 / Temmuz 1981 Kavakldere (Ankara) 12 "Bu kitapta anlatlanlarn gerek kiilerle ve olaylarla hibir ilgisi yoktur. Onlar ben, byk bir aynann iinde grdm. stelik ayna dumanlyd ve olmayan bir ehirde geziniyordu." H O o BURSA'DA KONUAN NN ERKEN SEM'STED iktidar ve muhalefet liderleri arasndaki 'sz dellosu' devam ediyor Menderes'in Adana konumasn cevaplandran CHP Genel Bakan, iktidar, dini irticaa taviz vermekle itham etti Bursa (zel) CHP Bursa il Kongresi'nin yapld Tayyare Sinemasnda nemli bir konuma yapan Genel Bakan smet inn, lkenin iinde bulunduu dertleri birer birer saydktan sonra, 'Cemiyetin bugnk hli, ancak yeni bir umumi seimle dzelir' demitir. CHP'nin erken seimi, 'lk Hedefler Beyannamesi'nde zikredilen demokratik dzeni gerekletirebilmek amacyla istediini belirten inn, Demokrat Parti'nin amacnn ise 'Trkiye'de, Said-i Nursi'nin tam takdirini kazanacak bir idare kurmak' olduunu ileriye srmtr. CHP Genel Bakan, iktidarn bu seimleri gayr- meru yollardan kazanabilmek iin her eit baskya imdiden bavurmaya baladn iddia ederek, demitir ki: " Vatandalarm emin olsunlar ki, seimi kaybedecek olanlar, iktidarda kalmak isterlerse, dnya balarna yklacaktr. Dnyann bakalarna yklmas iin, ben, btn idealistlerle beraber, tasavvur edebilecekleri derslerin en arn, onlara retmesini bileceim. Benim hayatma kasdetmek suretiyle dnyann balarna yklmasn nlemek mmkn olmayacak, benim elimle verilecek medeni, insani dersi, onlara bin defa aratacak akbetler greceklerdir." CHP Genel Bakan ve beraberindekiler, l Kongresinde hazr bulunmak zere, sabahtan Mudanya tarikiyle Bursa'ya gelmiler; gerek Mudanya'da, gerekse Bursa'da halkn cokun tezahratyla karlanmlardr. CHP Genel Bakan, geceyi ehrimizde geirdikten sonra, sabah Bilecik'e mteveccihen hareket edecektir. Bilindii zere, genel seimlerin normal olarak 1961 ylnn Ekim aynda yaplmas icap ediyordu. 19 - Amma i ha, bu srgn lf nerden kt yahu? yi kt idare edip gidiyorduk, bamza bu belay da sardrrlarsa, ty dikilecek! Halim, birden kendisini, yksek sesle atp tutarken yakalad. Korktu. akn akn evresine baknd: m, ylgn ve rkek bir stanbul, iki yanndan

akyordu. Islak c-gara kokan aalk oteller, ehir Tiyatrosu'nun karsna dizilmi; kt bir elektrik tkren cumartesi itlerinin arasna, paldr kldr taksiler ylmt. Damanda sulfato acl, aznn iinde bir avu ar gibi prpr eden kelimeler, az nce olanlar bir daha yayor: Gzlerinin nnde, haydi Kmil Bey: Hilekr surat, sonradan grme taral tccar halleriyle, gazetenin byk mavi Hali penceresine izilmi; ona kim olduunu saklad, 'mevkii yksek bir zatn' sylediklerini aktaryor: " ... Kmil Bey, Kmil Bey, dedi bana, kat'i bu, kat'i: aibeliler stanbul'dan sepetlenecek! Hem grrsn, bu hayrl ii yapsn, millet Beyefendi'ye nasl dua ediyor." Kmil Bey, daha sonra, ablak yanaklarn sarm yok gibi bir sakal okayp, yal yal dklp salan maymun gzlerini yerinde tutmaya alarak, Halim'e, " ... sen -demiti-, iki gzm: Prlanta gibi ocuksun, almana diyecek yok, yokarda Allah var, kafana kaklacak kusurunu neyi grmedim. Hem, aabeyin efendimizle bunca hukukumuzu unuttuk mu canm? Bir tanedir o. Meclis'te krsye kt m, karsnda kim durabiliyor acaba? Hey gi21 di genlik, hey! Unutulmaz gnlerdi onlar: Yenikap'ya, meyhanelere indik mi yle bir..." Szn, korkun bir yere balyor: " ... haberler iyi deil, rivayetler gnlm bulandryor, srgnm, gz hap-siymi, estek kstek! Benden iyi bilirsin ya, adamn srtnda damgas oldu mu, yand: Hibir yerde barnamaz artk. Aabeyin efendimiz bile yerimde olsayd, sanmam ki..." Halim, alt aydr gazetede 'musahhih' olarak alyordu. "Tamam -diye dnd-, kap dar edecek, azn yapyor. in yoksa yeniden, dublaj diye yazhane yazhane srt." Sulfato acs bir anda peydahlanm, btn vcuduna yaylmt. Sk sk kusas geliyordu. Yutkunaym dedi, mthi bir ey oldu, salya boazn yakarak yldrm gibi midesine indi: Birden, garip bir yksek voltaj kokusu! " ... sana yol vermek zorundaym, zlyorum ama, baka trls elimden gelmez: Vezneye syledim, hesabn ift maa zerinden kesecekler. Yeni bir ekmek kaps bulana kadar, eh, bu da bir ey! Hayatta, iki gzm, her koyun kendi bacandan, yle mi? Yok yok, yanlsam yanl de! Alnyazmz yazan kim, Cenab- Hak! radesine boyun ememek mmkn m? Mslmanlk, kadere raz olmakla balar..." Arkasndan, kof kof ten bir cmle: "... gazete kendi evin, temize ktn gn gelmezsen, kserim bak." Dua edermiesine, ekliyor da: "... inallah!" Halim, srgnn, daha orackta ayakst yaamt. Yar gece treniyle gtrlyormu. Surat, simsiyah camlarda, yanp snyor. Kulak ilerinde, kinci Abdlhamit srgnlerinin arl trks: Uursuz bir ilep, bir cehennem gecesinin derinliklerinden, ekip ekip, yz kadar Harbiye-i ahane rencisini, Fizan'a gtryor. Daha domadan patlam ay, srgnlerin, yldz yknden yasslm yorgun gzlerine, ince bir k ilentisi olarak, toz toz yayor. Ylgn da olsalar, yenik deiller. ark sylyorlar. Halim, cann sokaa dar atmt. evresinde, karnca telna uram insanlar; yreinde bir aalanmlk, s22 vlmlk duygusu. Kocaman, iren bir az, onu sanki uraya, slak slak parldayan asfalta, tu demi tkrm. Otomobillerin bitmez tkenmez zinciri, zerinden geiyor. Her saniye biraz daha azalan Galata Kprs zerinde, iinden, yz kzartc bir sevin krnts, kallee bir sevinme bulup karmt. Yeniden, hiliiyle bulumuyorlar m? " ... adam sen de! Afyon gibi, isizlie de allyor. Kuyruu u Allahn bels gazeteye kstral, Pasaj' ryamzda grr olmutuk. ift ayl cebe indirdiimize gre, imdi..." Elverili bir zr bulamazsa, bu sevinci kendisine nasl balatacak? Tel tel, bititiriyor: " ... Galiba garanti ordadr, bir tala iki ku, fena m? Biraz enen, bakarsn trak! ki seans dublaj! elik Film'i sinek gibi sayor, niye bizi grmesin deve?.."

Gzlerinin nnde, bu sefer, Deve: Haik'in orda, uzun ayakl taburenin stne hm, sarkk et ve rk ya; fena halde dz salar, tavuk kanad gibi ikide bir suratna den, kukulu, burnunun ucunda fslayp duran at sidii birasnn ac sar kpyle slak! Dahas, birahanenin yank ya, lk alkol kokan hrltl solumas. Darda, klar delirmi aynal bir vitrinde, iekler: Glayller, birka deste karanfil, biraz meneke. Galib'in altn dii, yar ak aznn sarho karanlnda ldyor: " ... biz, bu iin eskileri, boku yedik hazret! Neden diyeceksin, herkes gibi yaamann yolunu kaybettik de ondan. Yaama aalatka, yavanlna, bayaya alkanln korumu olanlar dayanabilir. Byk yaamaya bir altn m, ekiver kuyruunu!" nanlmaz bir grltyle birasn deviriyor: " ... ite o kadar!" Halim, hemen eve dnmekle, iek Pasaj'na uzanp Galib'e yklmak arasnda bocalyordu. Bir sre, gzle grlr bir hzla ryen Dram Tiyatrosu'nun nnde oyaland. kinci tutuklanndan beri, dayankl olmad halde, 23 bir sert iki dknldr karmt. Hele can sklmasn! Bu dknlk nne geilmezleiyor, elinde genliinden salam ne kalmsa, datp toz ediyordu. Halim'in genlii? Yal saylmaz ki, henz: Olsa olsa, illi sar derisinin altnda, yaanm krk yl var, yorgun dlbezleri, bir de canavar itah! Daha birka dakika, burun ve kulak ilerine birikmi su tozlan, nemden saydamlam knal kzl salaryla, yabanc bir alfabede kaybolmu biri gibi tedirgin, atp tutuyor: " ... kim peki yoluna kap dar edildiimiz o 'yksek' rezil? Bu srgnlk maval neyin nesi? Asl astan var m? Ya varsa, ne yaparm ben, Suat' brakp nasl giderim? Islak sla bir mermi, beyine akld: " ... ulan 'aabeyin efendimiz' sz dilinden dmedi be! ster misin bu 'mehul' hafiye, o olsun! Yapar m yapar, ylesine hnl ki bana. Bak, Galib bunu nceden kestirmiti, yanlmyorsam... Uydurduu senaryo, git git, kemikleiyor; ackl, ok baya bir gereklik kazanyor; bir hayrsz aabey, z kardeini ele verip umutlarn ykan! Sonra, Osman Naci'nin son mektubundan bir cmle, tbmm damgal beyaz ipek kda yeil mrekkeple dktrlm, dolak, uzun, adamakll tumturakl bir cmle: " ... hsn- niyyetimizi su-i istimal ettiniz, aramzda mevcut akrabalk kprlerini tahribe tevessl ettiniz! ihtiyar, adnz tevahula zikreder oldu. ahsen, bu aks-l-ame-lini gayetle tabi karlamaktaym..." Daha biraz aada, alt iki kere izilmi u birka satr: " ... bulutlar fethetmek ihtiras, ltif bir hayal olabilir, lkin o nisbette bo ve tehlikelidir. Ayryeten, byle bir fethi kuvveden fiile karabilecek iktidara malik bulunmuyorsunuz. Kendinizi, ek phe yok, bir kartal farzediyorsunuz amma, alelade bir sere kuu dahi deilsiniz." Halim, oyununa bsbtn kaplm, senaryosunu, bir o yanndan bir bu yanndan, akla gelebilecek her ynde retiyor artk: 24 nce, Hilton: Boaz' kucaklayan geni bir balkonda, aabeysiyle Kmil Bey, kafa kafaya vermiler. Osman Naci, srtn plastik siyah yal bir karanla dayam, sarholuktan eli aya zlen Kmil Bey'e kibar kibar fkesini kusuyor: " ... Kmil Bey, Kmil Bey, bu olan yaradltan bozuk! Anarist yahu, tesi var m? Ailesi olarak bizler, kendisini bu bataklktan kurtarmak iin fazlasn bile yaptk." Kara zm tkmyor ya, parmak ularna bulaan grnmez baln, teker teker yalyor. st ucuna, ufak bir pul byk yaptrlm etli az, salam pembesi. Elleri, iki kzl tyl yarasa, masann zerinde, kpr kpr: " ... eytan m zaptetti, akln m ziyan etti, bilmiyoruz. Elinden bir halt gelmiyor. ekilir ile deil, birader." Sonra, Kllk. Kzgn bir le sonu. Halim'le Galib, aalarn Mslman serinliine yatm, ay iiyorlar. Galib, bir yandan bir trl sindiremedii

le yemeinin arlna direnmeye alyor, bir yandan ona aabeysinin davranlarn yorumluyor: " ... gzn bu derece hrs brm bir adama, senin gibi zirzop karde, yaramaz. Bir kere edepsiz, msamahas yok, ayana taklp duracaksn artk! Kurtulmak istemesi, makul." Yapraklarn arasndan gvercinler akp duruyorlar. Kimsenin bilmedii bir sessiz filmden, sanki tuhaf bir parann, grnmez bir perde zerinden tekrar tekrar geii. Halim, siyah gzlkleri niversite kapsna dnk, fakat akl baka yerlerde, yine oalyor: Osman Naci Hacbeyolu, Hukuk Doktoru, zmir Barosu avukatlarndan, Menderes'in el ula. Manisa milletvekili! Ya o kim, o? Zavallnn biri, bir hi: "Alelade bir sere kuu dahi deil!", pek pek, "zirzop bir karde." Adam lr be! Galib, esrar yutturulmu deve gzleriyle, Halim'in gzlerini araya araya, szlerini bitiriyor. Ulat sonutan, o da irkilmi. Sesi, karanlk nsezilerle ykl: " ... ayan denk al! Seni yemeyi kafasna doyduysa, yapamayaca yoktur, keratann." 25 Ya da, ne Hilton, ne Kllk! ok yorgun bir Halim, evinde, kendini koltuuna atm, bana gelenleri karsna anlatyor. Dili mi pasl, boaz m kuru ne, sesi kmyor bir trl. Gelmeden Pasaj'a urayp iki tek atmadna, kpekler gibi piman. Aznda bir cgara lei, ellerini ceplerine soka kara, srra kadem basm kibritlerini aryor: " ... bak u ie bir tanem, diyor, szmona a-biym..." Bilgilik mi taslamal yoksa, daha m iyi olur: " ... siyaset yapmamak artyla yakamz braktklarn sanrsn, ne gezer efendim, kkmze kibrit suyu dkmeyi kararlatrmlar, bir kere: Bizimkisi yaamak deil, boa km bir intiharn utanlacak komas..." Salonun dten bozma havasnda ylesine soyutlayor, boyutlarn yitiriyorlar ki, szlerini tanyamaz oluyor. Radyo, uzak bir Rus korosunun giderilmez yalnzln, ili acsn, acele bulmu gelmi. Haydi perdeler, durup dururken alyorlar. Camlar eriyip, damar damar, geceye karyor. Uzun salar ekile ekile taranm, kvaml sarn bir Suat, elinde kahve fincanyla divana yar uzanm, bunalyor ve eskiyor. Baklar bombo, yz solgun. Bir zamanlar toptan yadsd, imdiyse olduu gibi katlanmak zorunu duyup ezildii, bir dnyadan kyasya kopuk. Halim, karsnn ne diyeceini, rahatsz edici bir aklkla sezmekteydi. Hi azn amayabilir, dalgn bir ba hareketiyle yetinirdi. Belki, iinde rpndklar sorunlarla hi ilgisi olmayan, bir iki sz sylerdi: " Tam srasn buldular!" gibi. Daha da garibi olabilir: " ... farknda msn, epeydir tiyatroya gitmedik. Yarn akam gitsek mi diyordum?" Onun iini dn bildiini sandndan mdr, yoksa davranlarn kollayp durmak alkanlndan mdr, nedir, Halim bu szleri nerdeyse kulaklaryla iitiyor. Deil mi ki Suat, bir sfenks sessizliiyle her eyden uzak yaamay yeler grnmektedir, kocasna den, gerek niyetlerini ve duygularn byle uzaktan avullamak! Karsn ok sevdi26 ine, uruna deli olduuna gre, bunun baka yolu yok: Ayn iddetle sevmek ve tiksinmek, stelik 'onu bir gn ya kaybedersem' korkusunu bir kama mavisi gibi grtlanda duyarak yaamak! Off be!.. Halim, korkusuyla burun buruna gelince, durdu. Kafay iyice bulmadan, evdeki skntl sahneye dayanamayacan seziyordu. Yann yresini, felket bir akam sarmt. Iklar, tir tir titreyerek ayaa kalkyorlard. Ne yapsn? iek Pasaj'na alkole snmaya gitti. Hayrola Doktor, selm sepet yoktur? nl Haik'in olu Nubar: Krk yalarnda var yok, gbekli ve dazlak. Olura olmaza gler, hem ne glmek, yle ierden, sarsla sarsla, kahkahalarn evresine yayp bulatrarak! Fndk gbei, her yere kendisinden nce ular. Siyah bira merakls. Poker lfn iitmesin, eli aya geviyor. Oyuna kt

m, mzklamadan edemez. Mzkln da sulusu, hani gsn dvmeler, gzyalar, 'Anam avradm olsun'lar filn! Herkesi "Doktor" diye armasyla biliniyor. Herkese "Doktor" diye arlmasyla. Halim, tam kapnn nnde, revolver akmann hoyrat alevine toslamt. Cgarasn trenle yakt, ses karmadan gidecekti. Nubar, " ... n'oluyor, diyerek bulat, bizlen dalga geiyorsun? Galib urad m bugn? Nubar, surat surat, hepsini tanrd, yalnz adlarn doru drst karamyordu: Kim Galib, diye sordu, Deve diyorlarsa odur, hani salarn otlayan? Evet, o! Geldi mi? Aybettin Doktor, gelmez olur? lenleyin o artiz bozmas kzlan geldiler. Nasl tanmazsn canm, hani ben ierim deyi tan tan ter, ikinci dublede sukoyverir, onlan ite. Drt buua doru gittiler. Halim, klar snm, dan ardndaki son umudu yoklad; Sen ne defsin, gelmez mi artk? 27 Nubar, bir sre srsklam gld, sonra: " ... tilkinin, dedi, dnp dolap gelecei yer krk tkndr. En dumanl sarholarn bulut bulut kmldad tezgha doru uzaklarken, bayla ierde birini gsteriyor: " ... biri daha var orda, onu bekleyen. O birisi, Ali hsan. En dipteki aynalarn suratna, dank bir mor mrekkep lekesi gibi atlm. Yksek birahane iskemlesinin tepesinde, menbedur bir ebek. Yerinden rahatsz. Boncuk boncuk mazot terliyor. Halim'i fark eder etmez, ka gz iaretleriyle, yaknlk gsterdi. (Garip ocuktur, cezaevinde yatana bada kurup oturur, bara ara Aragon'un iirlerini okurdu. Hem Franszca asllarndan. Dili Franszcaya yatmadndan, ne dayanlmas g bir ikence olurdu bu!) Yanna sokulunca, hele bir tarafna dokununca, insann, bir salyangoz inemi olmann tiksinmelerine bulamamas, sululuk duymamas olas deil ama, Halim'in baka aresi yok: ster istemez, bitiik iskemleye tneyecek, sabrszlanarak, votka birasn gzlemeye koyulacak. Dubleler, tezghn stnde, garip garip ldyor, anszn mknatsl bir ekim kuvvetine kaplarak, birahanenin drt bir yanna meteorlar gibi akyorlar. Artlarnda bitkin, uzam sakal ve kr dm byk, garsonlar da srkleyerek. Halim her defasnda yanlyor: Bu kaygan alkol yldzlar, zira her defasnda, bir bakasnn masasna dyorlar: u delikanl var ya trnaklarn kemiren, onun masasna szgelii; ya da, onun yanndaki moruun, hani yrtk kt lira suratn kll peneleri ardna gizlemi de, ayakta uyuyor! " ... ee, bizimkisi n'oldu? ster misin Nubar dangala unutsun? Unutur, unutur! Haik eski Haik mi baksana, rm bir eyler: Kimsenin yzmze bakt yok! Oysa bir zamanlar Pasaj'in kralydm ben, bir dediimi iki etmezlerdi, dubleler kumru gibi kendiliinden gelip masama konard. imdi, u Allahlk Ali hsan'n zebunuyuz..." Ali hsan, ufaldka ufalm, onun burnuna dedi deecek kstah cgarasnn egemenliine direnmeye, insanca bir 28 nem edinmeye urayor. Sklganlndan, ufalanp gitmeye mahkm bir virgl olmaktan, ah bir kurtulabilse! Bu, her eyden nce, yattrc, bark, dosta bir konuma ayar bulmaya bal: Havadan sudan m balasa? Senin izin gn galiba bugn? Halim, anlamazlktan geldi: Ne? Ali hsan, ekingen, hemen sz deitiriyor: ... gazete diyordum, ne lemde? Gazete mi, ha, bk... Sonunda ikisi gelmiti. Birann souk kpne dokunan dudaklarnda, src bir glmseme belirdi. Besbelli geni, olabildiince umursamaz grnmek istiyordu: ... bitirdim o ii, hesab kestim. Niye mi, niyesi var m yahu, ekya bunlar, varsa gazeteleri, yoksa gazeteleri! Her palavralarna boyun eeceksin! Beni tanrsn, skya gelemem...

(Ali hsan, 'kodeste', alyor. Zayf cierleri, pheli nemlilikten rm. Gsne bir yumruk, bir yumruk daha!.. Btn varln okuduu iirlere kaptrm: " ... bu air, diyor, bu air karde, bir kartal! Hem ne kartal! Adam peneleri arasna ald m, tamam, can nere isterse ora gtryor." Omuzlar anszn dm, sesi krk: " ... ah, diyor, ah! Byle yaman bir air olmak!" Ara sra onun, cezaevi avlusunun kuytu bir kesinde, gzleri gkyznn kaldrlmaz maviliine batm, mrl mrl, kendi iirlerini okuduunu fark ediyorlar. iir yazdn herkes biliyor ama, kimse bildiini aklamyor, o da hibir zaman hi kimseye okumuyor. i gc yazp izmek, dzeltip temize ekmek, bazen byle mrldanmak!..) Kolsuz CelPin bana geleni duydun mu? Birdenbire Kolsuz Cell: Kirli bir mukavvadan ensiz bir Donkiot kesmiler, suratnn ortasna, en aalk yeri budur diye yasemin bir azlk sokmular; ucu daima kararm, salyal bir azlk! Hcre kaplarnn ardnda, sinsi sin19 si pusu kurup, cgara kd gibi ince, hafif ve hain, ierdeki mthi sszlklar dinliyor: kence korkularnn, ha-mambceklerinin, karanlk otuzbir ekmelerin besleyip bytt, deli sszlklarn! te bak, hcre kapsn t karmadan aralad, yine bir ey diyecek. Hay Allah! N'olmu Kolsuz Cell'e? Ali hsan suratn yenilemiti. Ufak budala gzleri eril-mi, az midye dolmasyla dolu cevap verdi: ... geberdi karde, geberdi! Akam gazeteleri yazyor. Kolsuz Cell, Halim'e eilmi, benzetmesi g Selnik'li azyla: " ... sen, diyor, yavrum, brleriyle ayn kumatan biilmemisin..." Hafif hafif omzuna dokunuyor, okuyor handiyse: " ... brleri daha beter olsun, ne gam! Ayak takm onlar! Sen yle mi ya? Pederin tarada nfuzlu bir zattr, abeyin burda okurken bizimlen az m alt? Bir manada amcan saylrm be..." Bira dubleleri, durduklar yerde patlyor. Kk votka kadehleri, mermi slklaryla aynalara arpp, tuz buz oluyorlar. Halim, hayli karanlk gemiinden mi, yoksa yaad u bir boka benzemez Haik dakikasndan m geldiini iyice kestire-medii bu inanlmaz grnty, btn younluuyla yayor. Her gece saat ikiye doru, bitiik hcredeki ocuk, srtlan lklaryla onu uyandrrd: " ...Allah, diye bararak, Allah!" Bunlar, yle kolay unutulacak eyler mi? Sa diplerine binlerce ine batryorlar. nne geilmez bir fkeyle, yumruklarn birer elma gibi dileyip, ikisini bir solukta deviriyor. Ah, Ali hsan'n u kltc sevincini da-tverecek, aulu szleri bulabilse! Bakalm, iren bir nargile gibi, byle tokurdayabilecek mi? Hayr, glemiyor: Fena halde sarkt. Gzleri dayak yemi kpek gzlerine, elleri kstrlm kara rmceklere dnt. ... kim dedi bunu sana, Kmil Bey mi, bo ver karde, inanma sakn: Ktr atyorlar, moralimizi bozmak istiyorlar. Bizi stanbul'dan srmek, kimin haddine!.. 30 imdiden srgn ve kederli, kekeliyor: ... Amma i be! Halim, marifetinden memnun, aabeylik taslyor artk. Yar yarya holanmasndansa bu, yar yarya votka buharnn btn i sokaklarn kaplamasndan! Grnmez bir alev onu stp iindeki kprleri birer birer ele geiriyor; gzlerinde beliren fosforlu lt, baklarna byleyici bir g kazandryor. O pek sevdii dokunakl sesini, on yl kadar nce Hatnlet'te Horatio'yu oynarken kullandn, arayarak, Bo ver yahu, diyor, ne vartalar atlattk buna benzemez! Nasl olsa, bunu da atlatrz.

Oturduu yerde Ali hsan'dan kala kala, ters trs baz hareketlerle, surda burda belirip hemen kaybolan insan baklar, bir de adamakll kan ekilmi, basbaya saydam bir ses kalm: ... yok karde, yok! Bu ite bir i var, ate olmayan yerden duman kmaz. Tamam m? Ate olduuna gre, dumann kokusu, yaknda kar. Sana gre hava ho, elbet! Umrunda m? Ne yalnzsn, ne yolsuz, yle rahat tarafndan yaldzl bir srgn pekl kaldrrsn: Hacbeyolu benim babam m, seninkisi, ayrca herifin serveti... Halim gzlerini kapad. Bir an nerde olduunu, kiminle ene aldn unuttu. Kapkara, tartmasz, toptan bir unu-tutu bu. Eski bir yaantsnn ekimine kaplm, dublesinden ve az nce krp att Ali hsan'dan, harl harl uzaklayordu. (O zamanlar, salar henz dklmemiti. Bu siyah gzlkleri takmazd. Babas, karaincir aacnn karanlna snm, kafas baka yerde, cgara iiyordu. Kaypak sakal, bir bardak arap gibi gsne dklmt. Kaln parmaklar arasnda, eytan minarelerinden bir tebih: Ortalkta, yamur ncesi arl. nsanlar ve hayvanlar iin iin rkten, bir deprem nsezisi. Kpekler, alev gzl iki oban azman, slak burunlarn ar ar dorulan aya dikmi, uluyorlar. Bir bycler gecesi desen, hani vampirler? 31 Hacbeyolu, haki avc pantolonu, siyah izmeleri, lcivert yeleiyle, yoksul bir kylden yoksul; gecenin en nemli ii buymu gibi, ar bir dikkatle cgarasn iiyor, ara sra yere tkryordu. Bir asit akntsndan farksz sesi, karanln siyah etlerinde, yol yol delikler amaktayd: " ... oul, oul, erefimi iki paralk ettin: Erkek adam dama girmez mi, girmesine giree ya, varp bi gahp'analnn enesini graa, ganckhk eden bir kertnn cann cehenneme yolla, annarm, erkekliin bi andr, gabadaylktr, efeliktir! Nah, bubandan paha bi: Yonan zaman, beni dama atmad m gvur? Att, erefimnen yattm..." Halim, atebceklerinin ssz gzlerini aryor. (Suat, ner-desin?) Karanlkta daha yaknda hissedilen Gediz kysndan akallar, kpek ulumalarna lk lk cevap veriyorlar. O ne, pamuk tarlalar usulca yerinden mi oynad? Bir bayku, kadife bir yelken yumuaklyla geceye datlyor. Halim, dalgn, " ... Yalnzm, bu huysuz ihtiyarn karsnda yapayalnzm. Elimden bir ey gelmiyor. aresizim, tutamaksz ve yitik. Ah yanmda Suat olsun bulunsayd!.." Babas fkesinden tir tir titriyordu: " ... ama sen kalk gvurlua heves et, zndklarla birlik ol, mmed-i Muhammed'e kar gel, daha da beteri, utanp arlanmadan Cenab- Allaha sv, tbe tbe Yarabbi, ite bu olmaz! Hacbeyolu soyundan byle nankr kmam, byle nmert grlmemitir. Beni yaktn oul, ne namus braktn, ne haysiyet: nsan iine kamaz, cuma namazna gidemez oldum..." Sulfato tad, Halim'in grtlanda ac ac tyordu. Bir ara daya yiyeceini sanmt. Hacbeyolu bir adm yaklat, bir adm daha. Bir adm daha. Sakal bir tutam alev, gzlerinden kvlcmlar dke saa. " ... niye geberip gitmedin ha? diye sordu. Niye Rab-bim, kas cann almad? Seni de, beni de kurtarmad?" Halim, ayn eyi dnmt, ama karl deiik ve beklenmedik oldu: 32 " ... nk Suat var, onu seviyorum, evleneceim." Babasnn syledikleri onun dndklerine uymuyordu. htiyar, kollarn geni bir hareketiyle, gkte yldz diye ne varsa, hepsini sprerek, " ... benim gzmde bitti, demiti, artk yaamyorsun! Seni tanmyorum: Halim adnda olum yok! Tek erkek evldm, Osman, inallah mrvetini fazlasnlan greceim." ini dkmt, gzle grlr bir ekilde rahatlam olarak, bir kere daha tkrd, sonra tfek gibi patlayan tiryaki ksryle sarsk sarsla, ekti aya gitti. Babasyla son bulumalar, byle gemiti ite; acs, o gn bugndr, iini oyar dururdu. Babas, usuz bucaksz pamuk tarlalarnn, sarn balarn ortasnda, bir kaya gibi kat ve duygusuz dikilmi; evlenmesine raz olmamas

bir yana, harln kestii gibi, yalvar yakar mektuplarn da karlksz brakmt. Memlekette,-bouna m 'Hacbeyolu inad' demilerdi!? " ... Hacbeyolu babas deilmi! Onun deilse, benim babam m sanki?..") Haydi bakalm, k imdi iin iinden, kabilirsen: Asl Ali hsan, u karsndakilerin, hangisi? Birisi alamakl alamakl burnunu siliyordu. En ok bu, bunun smkl eziklii dayanlr gibi deildi. tekisi, ksa ve tkz cimri jestleriyle, ikisini dedi. Bir bakas, hcresinin slak betonunda, upuzun, ka yarlm, aznda kanl baloncuklar: " Ben susuzum efendim, diye sayklyordu, Allah belm versin ki susuzum, tekiltta hibir sorumluluum olmad." En sonuncusu, galiba en sahicisi ve en bozuu, birden ayaklanm anlarndan bir an nce kurtulmak telayla, eve dnmekten, dudaklarnda psr psr dualaryla kendisini bekleyen kyl anasna kavumaktan baka bir ey dnmyordu. Kapsnn nnde trenle tavus karan son sarholar yarp, savuup gitmeden, Halim'in elini skt. Bembeyaz bir sesle. 33 ... ite byle karde, dedi: Kolsuz Cell ld, korkun bir rivayet evremizde srtlan gibi dolayor: Srgn! Galib'i beklemiyor muydun sen, hani... Yok, ge oldu. Grrsen syleyiver, kitabn Sahaf-lar'da aradm bulamadm. Antolojim iin ok lzm bana, eer... Antolojisiymi, sevsinler! Cezaevinden beri dzenleyip bozuyordu bu antolojiyi: Gereki Trk airleri Antolojisi! Genlik yllarnda, sama sapan ama toplatlm, iki kitapk yaynlam olduu iin, Galib de 'gereki airler' arasnda yer alacakt... O kitaplar yaynlad gnleri, dnm gibi hatrlarm. Sava srp gidiyordu: Wehrmacht, Yugoslavya ve Yunanistan' inemi, gelmi snrlarmza dayanmt. Panzer tmenlerinin saldrsn, akama sabaha, bekliyorduk. Skynetim iln edilmiti. Haydut klkl martlar, Boaz'n zerinde, iri ve anlamsz daireler iziyorlard.. Olaanst koullar Siyasi Polis'in iine yaramt: Baz 'misli' aydnlarn Anadolu ilerine srlmesiyle ilgili bir plan dzenlediler. Uyguladlar da. Ben, o sra, olup bitenlerin pek farknda deildim. Kendi dalgama dm, nc tiyatro ryalar gryordum. Stanislavskiy, Reinhardt, Dullin, Antoine dilimden dmyordu. Param boldu, Suat' tanmamtm... Suat, karm. Suskun, ok az konuan. Youn, bal rengi salar, omuzlarna dalm! Beni beklemekten yorgun, can sklyor. On bilmem kanc kahveden sonra, ne yapacan bilemezse, haksz m? Pencerenin btn alarndan olas btn grntler, Camekn Soka'nn bulank resimleri, khne Ceneviz yaplar, Galata Kulesi, kullanla kullanla etkilerini yitirmiler. ten karldm, aresizliimi, birka haftaya kadar belki de be parasz srleceimi bilse, bana ierleyecek. erlemesin! Beni marn biri, kendi gcyle ayakta duramayan, yetersiz yeteneksiz bir korkak, babasnn parasyla geinen bir asalak sanyor, biliyorum. Yanlyor. Evet, karm seviyorum, ama sevgim yanldn grme34 me niye engel olsun? Tiyatrosuz bir oyuncu ne ie yarar, hi! Elimden sahneye kmak, seyirci nnde kendimi hakl karmak olanan alverdiler. Rolm sahnede halkn karsnda deil, hayatm boyunca, bana dman insanlar iinde oynamaya mecbur edildim. stelik, aalk bir rol bu oynadm, baarsz bir aktr rol. Daha kts, ska gemi politikac rol. Bundan kim holanr? Hele tutarl, tehlikesiz bir entrikann iine yerletirilmemise? Kim bilir, gagasnda pabu gibi yaprak cgarasyla, Kmil Bey, " ... sen de bilirsin ya, iki gzm, dedii gn belki doru sylyordu: ... sanat da, siyaset de en az brleri kadar ticarettir. Uzun vdeyle az buuk bir kr getirsin mi istiyorsun, balang sermayesini byk tutacaksn! bununla bitmez ha, sermayen kadar yatrmn yaptn saha da mhmdr: Allm ilere yatrm yaptn m, zarar itmezsin, bu belli, senin yaptn gibi krlemesine yatrrsan, vallahilazim, elinde Hacbeyoullar'nn serveti de olsa..." Allah Allah, ona ne oluyor? Ben, belki krlemesine oynadm ama, byk oynadm, byk kaybettim. N'apalm? imdi oturmu Haik'te tek bama, son aylm iiyorum. Yoo, tek bana saylmam, karlkl aynalarn iddetle oaltt it

srs kadar Halim'le kafa kafaya vermiim: Szgelii u gece gndz, Tanrdan babasnn lmn dileyen! u, paralar suyunu ekti mi, Suat, onca varlkl anasna niye ba vurmuyor diye bozulan! u, yalancnn teki. u kendini, kuann 'hrika ocuu' sanp kaslan! u. dinsiz imansz, Allahsz! brleri sonra, gelmi gemi btn Ha-lim'ler: niversiteli, iddial hatta ukal! Siyasi tutuklu, rkek, eli aya zlm! ocuk, yalnayak bakabak, yar kyl! Ba dndrc bir sessizliin uurumlarna, votkann yalazyla itilmi, daha bakalar: Kimisi stmal, kimisi ylgn! Evet, kafay bulduuma gre, siktirolup gitmeliyim: Nubar, ahmak herif, nerdesin ulan? Ne tutuyor gnahmz, sylesene be! 35 Hem sen biliyor musun, eskiden, siyasi srgnler, tilkinin bakr pisledii srgn yerlerinde bile, trk sylermi. Yakay bir syrdlar m, yeniden komitacla balarm he-rifioullar. Nerde bizde o yrek? " ... Sen iki gzm, prlanta gibi bir ocuksun..." Hepsi yirmi be teklik yapar, Doktor! Allah mrler versin Doktor! Galib Bey'i beklemorsun, Doktor? Galib Bey mi, kim Galib Bey, tanmyorum byle bir herif. " ... biz hazret, bu iin eskileri boku yedik..." Ne mnasebet? Sen belki ama, beni iin iine niye kartryorsun? Moruk cartay eker ekmez, Suat'la benim, doru drst bir hayatmz olacak: Mercedes-spor araba, naylon gmlekler, talyan kravatlar, ngiliz kumandan elbise! " ... sen yavrum, brleriyle ayn kumatan biilmemisin, senin kuman ayr..." Evet, benim kumam ayr, ben bakaym. Neyim ben? Kendine ad arayan bilinmedik bir mikrop mu, gerekle dzmece arasndaki boluk mu? Gerek mi, dzmece mi? Galib gelmedi. Halim, tezghta birbirine girip kan drt Nubar brakarak, Pasaj' terk etti. Kendisini en az drt kii diye hesaplyordu: Bir dalgac, bir dlek, boaz boaza bir deli ve bir sarho! Drd de, drt ayr, aralksz birbirine karan Beyolu'ndan Taksim'e kadar, yle bir boy gittiler. Orda, radyoaktif gzleriyle deniz fenerlerini andran, dikine orospularn ayakta tuttuu, aann baya bir gece, saa sola kayklp duruyordu. Halim'in kulaklar dikildi: Ardna birisi taklmt. Evet, evet, yanlmyordu. Allahna kitabna yemin edebilirdi. Kendisini, yeni batan kendisi olarak, yani mimli Halim, mimli Suad'n kocas ve kendi kendisinin celld olarak bulup kardndan beri, tekinin dzenli ayak seslerini iitiyordu. Kim acaba? Siyasi Polis'ten baka kim olabilir? "Susun, kulak verin! Duymuyor musunuz canm: Ben duruyuyorum, o duruyor, ben yryorum, o yryor: Ace-lesiz, emin, kararl! riyar bir adam galiba, sinsi de. Uur suz, benden tiksindii belli. Yakalayabilir miyim diye durup bakmyor muyum, koydunsa bul, ne in ne cin: Yalnz Yk-sekkaldrm'a sien babo bir it, gece lambalarnn sala aykr kusuntusu, bir de, bir anda silme yldza boulmu, pr pr eden bir gk altnda uyuklayan Mtareke evleri. yi ama, arl zerime ken bu glge ne, bu gittike yaklaan ayak sesleri kimin? ldracam be!" Halim, ardndakini tam Galata Kulesi'nin dibinde tand: stanbul'dan bakas deildi. fkesinden nce rd, sonra suratna kustu. Ne yanna dnse, Matmazel Rael*: Btn k kaplarn tutmu! Sol ka, hafif kmser, ykseliyor. Gzlerinin zehirli mavisi, evresine yayd boucu bir gaz. ok uzun ve iri tutulmu kemikli ellerini Suat'n omuzlarna koyup koyup, Ma douce, diyor, ah ma douce, gzelliinizi niye bir sumu gibi alyorsunuz, anlamyorum. Onu yaayacak, yaatacak yerde, bastrmaya alyorsunuz, comme c'est injuste!** Dkknn lo ve ierlek yazhanesini, youn bir fougere, yaprak cgaras ve iri kadn kokusu, smsk doldurmu. D-arda, tavanlara kadar, sra sra kitap: Her lkeden, her dilden: Trke, Rumca, Franszca, ngilizce, Almanca: st ste ylm, braklm, yadsnm: Gemii ve gelecei, sayfalar arasnda arsz bir toz olarak biriktiren: Bilgi scaklklarn ve kitap olma onurlarn, her gn biraz daha yitiren!

ki salak ampul, yukardan, bu gerilim boluunu, ellerinden geldiince aydnlatmaya urayorlar. Matmazel Rael, krklm salarn, nl Yahudi burnunu taknm, o yrtc sesiyle, ya yazhanede, ya tezghta, ou yabanc mterilerden biriyle -artk Franszca m olur, Ladino mu olur, ne olursa- ene yartryor. Belki, iini gcn brakm, Suat' bezginliinden syrmak derdindedir, bu ar kapp koyvermiliinden! Marmara paketinden p diye ekiverdii yaprak cgarasn yakacak: Divann stnBkz. Srtlan Pay, Dersaadet'te Sabah Ezanlar. "' "Ne hakszlk!". 38 de, yaz masasnda akman aryor ama, akl sylediklerinde, bir trl bulamyor: ... arkl erkekler, biliyorsunuz, kanlaryla ilgilenmezler. Umursamaz, otoriter grnmek, akllarn ylesine eler ki, insan diyemezsiniz... Tuhaf, daha ok soruyu andran bir yarglama: ... Halim Bey baka gibi grnyor ya, esasta ayn. Suat, gzlerini kadnn uzun ve iri ellerine kaptrm, dediklerini duymuyor bile. inde oaldka oalan bir kaygyla, aygrms hareketlerini izliyor: te akman buldu, yaprak cgarasn n dileriyle sryor hafif, imdi yakacak! Byl mavi alev nazlandndan, yakamyor. Suat'n, onun yaprak cgaras ieceini dndke, byle iin iin dmlenmesi neden? Dumanlar arasnda zehirli mavi gzlerini grmekten tiksiniyor mu? Tutuklu, aklamas zor bir tiksinti bu: Nerdeyse alp ban, re re, kaacak! Oysa Matmazel Rael szle szle. ... niye, diye soruyor, niye perembe akamlar benimle konsere gelmiyorsunuz? Alrdnz biraz. Bu hafta Samson Franois'in resitali var, bir Fransz virtz, ama ne virtz!.. kar kmaz, kar: Aalk, mzmz, ince ince tozutan bir kar. Ense kkne balta gibi inen souk. Surda burda, gzlerinin cam atlam, dank k adamlar. Vitrinlerde, kadnst gzellikleri suratlarnda kalp gibi donmu, budala mankenler. Suat, az nceki tiksintinin uyandrd bir bakaldrma duygusuyla sarslyor: " ... her seferinde, bu aykr karnn dkknna bir daha ayak basmayacam diyorum, her seferinde, acaba niye tp tp geliyorum? Kar konulmaz bir alm, yksek bir dostluk gc olduundan m? Yoo! Bana, parasz Franszca kitap veren tek kii de ondan." Az nce karken, sigarillosunun ar kokulu dumanna sarnp, gzlerinin mavi zehrini usulca drt yanna yayarak, yine bir kitap uzatmad m?: 39 ... hi byle kitap okumadnz, ma douce, eminim: Korkun bir eser, korkun! in garibi, insan bu yan saryor: Yeni evli bir gen kadn, kaynvaldesine tutuluyor, dnsenize bir kere... Sol ka yle ykseliyor, hafife, Ah, yoksa sizin de cinsel yasaklarnz var myd? Suat, abuk abuk, fakat tedirgin, Yook, diyor, hayr! Sevmiyor Matmazel Rael'i, aka maka deil, gerekten sevmiyor. En ok sinirlerini bozan, o elmack kemikleri yksek gen surat, hi yanlmazm halleri, hele cinsel konularda sk sk taklmas! Bu yzden, grnr kaytszl bir yana, kendini zayflkla, tek elencesi okumaya ar dknlkle suluyor. Ama ne yapsn? Kitaplar olmasa Suat hi olmazd, ya da brlerinin ei, sradan bir ev kadn olurdu: Yass, somurtkan bir yaantnn ar ar ufalad bir kadn: Bir yandan kocasnn kaprislerine, bir yandan ev ilerinin ahmaka dzenine bal; amar gn, t gn, byk temizlik gn, kabul gn! Dehetli yemek yapabildiine, dolaplarn ekmecelerini tiril tiril tuttuuna, banyoda iki gndr damlayp duran musluk aklndan kmadna gre, belki olmutu bile yle bir kadn. Halim bir iskemlenin yerini deiterecek olsa bozulan, camlar bugn sildim diye adamn stne solumasna engel olan kimdi, o deil mi? Bunun dnda, i boyutlarn samalk derecesinde gelitiren dleraras, baka bir yaanty srdryordu. Bu bakalaryla, aresiz kocasyla da, btn

ilikilerini koparan bir yaantyd. ok dalgnd: Evde, darda, nerde olursa, konuup dururken hop! dalyordu. Orda deildi artk, hatta o deildi: nsan olmak gereinin amaz kurallarn, keyfince yaza boza; sk sk bakalap, kendini bula kaybe-de: Basbaya, bir bakasnn hayatn gtryordu. stelik, her gnlk Suat'la, taban tabana kart birisiydi bu bakas, ama kimdi? imdi, koltuunda kitapla, yorgun ama Yksekkald40 rm'a dorulan, yine Suat deil, bir bakas. Yine kar yayor, hep o meymenetsiz, ince ince tozutan kar ama hangisi? ocukluunda, Trk mavisi bir pencerenin camlarndan, basz ve sonsuz bir rmak gibi uyuyan Boaz'n zerine, flenirken grd m? Hani sabah olmak bilmiyor, Hafz Post'un cmlesini tekrarlayp duran kanunun hummal yakarlar, kulaklarndan bir trl gitmiyordu. Yoksa, Halim Birinci ube'de tutukluyken, Sansaryan Han'na teberi gtrd gnlerde, gaml Sirkeci Gar'nn ve buulu tramvaylarn stne yaarken grd m? Yok yok, ne o ne bu, tozlu kar, yllarca nce, yasak bir kitab 'acaba bulur muyum? diye Rael Mizrahi'nin oraya ilk geldii gn, Bizans art lcivert bir gkten, ac ve esmer bir karabiber bulutu olarak savrulup, Suat'n dzgn dudaklarn yakan kar. Su ortaklklar ta o gnlerden balyor: niversite yllarnda, Suat, onun kelebek benekli rtsne snp, Engels'in Lud-vig Feuerbach'n karrd; imdiyse, cinsel kaymalarn ve bunalmlarn sergileyen, Fransz romanclarn... Yksekkaldrm!.. Bazen, kar anaforlarnn altna bzlm, uykulu; bazen, jilet gibi bahriyelilerin altn kol saatleri, imekli genelev orospularnn dileri ve bilezikleriyle parl parl, enlikli! Galib Dede Caddesi alp ban, Karaky Meydan'na kadar, basamak basamak iniyor; ii, taranmam, hatta kayglandrc bir kalabalkla tklm tklm dolu. Kimler yok ki? Ufack hilekr gzl, az kalabalk Yahudiler; bol dudakl, kalar incecik alnm, trnaklar boyal Rum olanlar; tepeden trnaa sakal byk, yrei yufka ve gl ocuk Ermeni esnaf; dizinde tavan kan ay, elinde nargilenin marpucu, vakur ve fena halde tebih eken Krt kabadaylar; sonra yal burunlar nedense Kafdanda, iman ve hantal lvantenler; sonra yerlemek mi, yoksa kapa Amerika'ya atmak m gerektiine hl karar verememi beyaz Ruslar; Balkanllar hatta, son savan can havliyle kendini buralara dar atm, yar l dkntleri: Eski bir gazeteden kesilip duvara raptiyelenmi bir resim: Sofya'nn m, Bkre'in mi ne, az bilinir bir kesi, 41 iekli akasyalarn altnda tek bacakl bir ingene keman alyor, evresinde bayramlklarn giymi ocuklar!.. Anszn, Galata Kulesi'ne komu uydurma lunaparkla ayak satclar arasndaki nian barakasndan ykseliveren zengin bir akordeon, yakndaki St-Pierre ve StPaul Kilisesinin doludizgin anlarna karyor. O patrtnn arasnda, belirli saplantlarn vurgulan gibi, vazgeilmez rtkanlar: Bayanlar baylar buraya, bayanlar baylar buraya, be ayakl dana, ylanlarla sevien kadn, Kzldeniz'de yakalanm Arabistan canavar ki senin benim gibi Kur'an okuyor, dua ediyor!.. Vitrinde yz papel, burda yirmi be, bugn var yarn yok: Artistik resimler, danszler albm, yldzlar takvimi!.. Gemi zaman olur ki hayali bir cihan deer, Hafz Burhan'n Deniz Kz Eftalya'nm eski plaklar: Olmaz il sine-i sadpreye!.. Gelin Mslmanlar, gelin ey mmet-i Muhammed, peygamberimiz azim--n efendimizin ebedi istirahatgh Kabe'yi grnz: Gndzn zerine gne douyor, geceleyin bana nur iniyor, grmek sevap grmemek gnah!.. "... yle meymenetsiz, bataklk kokularyla ykl, kar hl serpitiriyor. Bete Halim'le bulaacaktk, Lle Sine-mas'nn nnde bekleyecekti. Besbelli oralardadr: Elleri eski yamurluunun ceplerinde, yakalan kalkk, aznda cgaras. Gitmedim ya, durduu yerde duramaz, sinirli sinirli, bir aa bir yukar. Niye gidecekmiim? Canm ne gitmeyi ekiyor, ne souk bir muhallebicide oturup udur budur diye tartmay. Kekl, hindistancevizi, yeil fstk. Felein emberinden gemi gangster cakalaryla, camlarda yzen, balta favorili Beyolu itleri. Geen akam aramzda geenlerden sonra, zaten gitsem, ne konuacaz? ocuk deiliz artk. Evin erkei kimse, ekmeini o getirir. Bir aresini bulmal. 'Bunca yl sonra, anneme gidip dilenemem,' demekten dilimde ty bitti,

ezik ezik direnmekten niye vazgemiyor, en kskn azn ve en alamakl gzlerini kullanarak, niye stme varyor? Babas olacak canavardan istesin diyor muyum ben, 42 hi dedim mi? Bktm bu ekmi koca havasndan, silikliinden! Annemden ne derece tiksindiimi bilmese, yreim yanmayacak; onun, Boazii'nde bir yerlerde, bir erkek glmsemesini dilerinin arasnda yal bir bak gibi tutup, dalyas gl bol bir bahede cgara ierek dolatn, hatrlamak bile istemediimi..." (Cumartesi gecesiydi galiba, Halim, adamakll ge, adamakll sarho gelmi, gelir gelmez, karsnn ayaklarna kapanarak alamt. ri, vazelinli gzya damlalar, alacak bir abuklukla, sapr sapr dklyor; dtkleri yerde, yapkan yeil zeytin lekeleri brakyordu. Konumadan, bir sre byle alad. Yalvaran, sarholuktan iyice arplm suratyla, aadan yukarya ona bakyordu. Suat bir an, daha o sabah kazd tylerinin, sert, abuk ve kvrck olarak, yeniden ktklar duygusuna kapld. Karmak bir duyguydu duyduu, hilik, baarszlk acs gibi yan duygularla payandalanmt. Kocasna bir eyler demek, anlayl, efkatli davranmak istiyor, bunu akl kestii halde, elinden bir ey gelmiyordu. Acaba ok mu ekingendi, ok mu drst? " ... bu hafta ikinci sarho gecesi. Haddini amad m biraz? Ne dzenli ii var, ne i umudu, bugn yarn srlecek olmas, cabas! O, byk aktrlnn glgesine yatm, gnlerini stdyolara telefon etmekle geiriyor. Bir ey karabilirse, neyse: Rol vermeleri yle dursun, dublaja bile armyorlar." Ne zalim bir geceydi! Darda puslu sokak lambalar, ierdi Halim, bir de zellikle seilip duvarn en ince yerine konmu gibi glen, aralksz glen, glmekten krlan o komu! Az kalsn delireceklerdi: Kanlarn phtlatm hissediyorlard, sinirlerinin viyolonsel telleri gibi, birbiri ardnca, tak tak koptuunu. Suat, bir fincan kahve diye lecekti. Halim de. Fakat bir an atlvermi bu cinayetler mzesi havasnda, parmak oynatabilmek olas m? Yalnz iki ey zgrd, zgr olduu kadar da lgn: Saatin azgn tik-takj, komunun ykseldike ykselen kahkaha merdiveni. 43 Halim, iyice ykk, dal dalveren sarho elleriyle czdann karm, ka liras varsa, salonun drt kesine yaprak yaprak yadrmt: " ... ite bir tanem, varmz youmuz bu: Al sana bir yzlk, al sana bir yzlk daha! te ellilikler, ka taneymi bakalm: Bir, iki ... Ne pis paralar deil mi, le, benden farksz." Baka sz yokmuasna, bas bas baryordu: " ... le, benden farksz! Kzyor musun? Kzma!" Sonra birdenbire sakinleerek, szlerini yaya yaya, o gecenin senaryosunu yazd: " ... ne kadar tuttu, bilmem. Hesab demek bize dyordu: Galib'i armadk m? ondan kar dedik, ardk ama, herif bir snger, iiyor babam iiyor. stelik yalnz deil, yannda o orospu: Nubar dedike, iim titriyordu bir tanem! Vallahi billahi! Dur, nereye? nanmazsan Galib'e sor, hatta ben..." Suat onu halya diz km, ylece divann yannda brakarak, mutfaa kahve yapmaya gitmiti. Halim'i bir yana atp, btesini, Matmazel Rael'in verdii aklla denkletirmeyi, o ara kararlatrd: "... gazetenin birine kk bir iln, pansiyoner aranyor, ayda yz liraya mobilyal oda! Yal bal, efendiden biri, neden olmasn? Okumu karsa, fazladan! Kitaplarn durduu oday veririm, kullandmz yok, kahvalt dahil olursa daha iimize gelir, drt yz isteyebiliriz. Fena m? Dublajdr, figranlktr, Halim de bir eyler kazanrsa, geinir gideriz ite..." Kahveyle dndnde, Halim szlanmay kesmiti. Ayakta, pencerenin siyahna eri br izilmi, bir tuhaf bakyor, mraldanyordu: " Artk beni sevmiyorsun bir tanem, artk beni..." Gece uzun, hem zor oldu: Bota, iddetli ve ac bir arpntnn, snacak bir gvde aramasna benziyordu. Suat, yatmadan az nce, kararn aklad. Kocasn vursa, acaba daha m iyi ederdi? Yattlar. Titrek gece , solgun yeil bir 44

bayku gibi, yumuak ve saydam, stlerinden akyordu. Ara sra st katlardan bir musluk alyor, khne yapnn dzeni bozuk su borular, dev iniltileriyle sarslyordu. kisini de uyku tutmamt. Yan yana uzanm, yorgan enelerine kadar ekmi, gzleri sonuna kadar ak, dertlerine yanmlard. Uyuyabilmek zordu geri, iin iin aalanmadan uyank durmak, daha az zor deildi ki! Komunun delimsirek kahkahas, gecenin dibinde, bir salkm ngrak gibi aslm kalmt. armlaryla insan ileden karyordu. "... olmaz, gerek olamaz bu yaadmz, ya sanr, ya sanrya ok yakn bir ey! Yarn ne, pazar: Banyo gn, termosifonu yakacam, daha erken kalkmal. ampuan almay unutmadm ya, hayr koyduum yeri bile hatrlyorum. una bak, hem yalan sylyor, hem ona olan gvenimin azalndan yaknyor. Baka trl olur mu? Yllarca, aralksz yalan sylersen, benim iimde salam ne varsa tr, elbette toz edersin. Bktm artk, usandm bu kararszlktan! Ne olacam kestire-memekten!" Gardrop birden atlad. Tuvaletin cam stnde, pudra, ruj, makyaj kalemleri, varla yok aras. ki ayna, askda kalm iki parltl amar, n zehir yeilini itike iiyor. "... Bak, Galib yalan sylemez, bohemdir biraz, kendine pek bakmaz ama, sevimli adamdr, kale gibidir. Kimseye boyun edii grlmemi! Sahi, bir iirinde bana 'kanl gvercin' diyen oydu deil mi? Guadalajara'da, falanjistlerin ldrdkleri bir kanl gvercin diyordu. yleydim belki, belki hl yleyim, yalnz u beni vuranlar elime bir geire-bilsem...") Suat, Bereketzade emesi'nin nnde, boynundan srtna dalveren rpermelerle toparland. Byk Hendek So-ka'na kar yayordu. Kk Hendek Soka'na da. Galata Kulesi, ok eski ve ar bir yanllk olarak, tam karsna dikilmiti. Evet, birbirleriyle kyasya tartan iki Suat, ayn anahtarla ayn kapy ap, ayn anda giriyorlar. Fakat, tartma sryor: Pansiyoner alalm diyen kim, 45 o! Kocasna, Lle Sinemas'nn npde bulualm, ordan gazeteye iner iln veririz diyen kim, o! Pansiyoner demek, evin iinde bir yabanc demek, beni o kadar tiksindiim d dnyayla zorunlu balantlara gtrecek, rahatm dirliimi brakmayacak diye bir kalemde hepsinden vazgeen kim, yine o! Bereket, Matmazel Rael bilmiyor bunlar. Onun kafas bambaka, ne kadar glerdi kim bilir? Kmser sol ka, yine ylan gibi ykselir, uzun mavi elleriyle Suat'n bocalamalarn darmadan ederek, " ... pansiyoner alacaksanz, derdi, benden size bir akl: Kz aln. Ben, Firuzaa'da otururken, yle yapardm: Yalnz niversiteli kzlar, ya Akademii, ya Edebiyat Fakl-tesi'nden! Ne eker eylerdi mon Dieu! Bir Nilgn vard hele, parole d'honneur, profesyonel mankenler eline su dkemez: Ar beli gibi incecik bir bel, yrrken kalalarn oynatn grsen sanrsn ki..." Kadn m, Allah gstermesin! Tasars bile Suat' allak bullak ediyordu. Krkmalar gzlerine girmi, balk pan-tolonlu alafranga bir kz, hele evin iinde, sigara kllerini oraya buraya silker dnmek, ne istek brakyordu onda, ne karar. Yal bal bir adam, o kadar klfetli olmayacak myd? Olmazm. Suat'a gre erkekler, hem ayak altnda daha az kalabalk edermi, hem daha ekingenmi: Bunlar, kocasna syledikleri, ama onun akl yatar gibi olunca; iini, saklamas zor can skntlarnn basmas, bulumaya gitmekten vazgemesi, neden? imdi divana uzanm, elinde kenar yaldzl kahve fincan, kendi kendine, " ... acaba, diye sorup duruyordu, bu tasarya bandan beri direnen Halim hakl m?" Kapda bir kyamettir koptu: Zile baslyor, kap yumruklanyor, gmbr gmbr bir ses, sahanl, merdivenleri, btn apartman birbirine katyordu. Vurduka aka gelir, aka geldike barr gibiydi: ... bre eytann raklar, Suat, Halim, hangi cehenneme kayboldunuz? Ben geldim, ben, Ferid Day! Kimse yok 46 mu yahu, an u Allann bels k?py be! Size ka kere syledim, bu minare merdivenleri mevtime sebep olacak diye, sz dinleyen beri gelsin, klnz bile

kprdamyor; kan ekmese, yok vallahi admm atmam ya, serde daylk var, ne bok yersin? Bre komular, mmet-i Muhammed, yok mudur bir Allann kulu, u kale kapsn ap beni buyur etsin!?.. Suat'n days, Miralay Ferid*: Allah Allah bir ihtiyar, ylesine durduu yere samaz bir adam ki, yannda herkes kendini daralm hisseder. Kap gibi de ha! Kalabalk beyaz bykl, ahrp kal, ya yetmi demi dileri sapasalam, kan damarlarnda kpr kpr, scack: Sevincini, bitmez tkenmez enerjisini pskren, insandan bir yanarda. Girer girmez, nce yeenini apr upur pyor, arkasndan, elindeki arca kn pehlivan jestleriyle atyor masann zerine, dall gll, bayrak gibi kocaman mendiline burnunu sokup tfek gibi smkryor: Apartmann o salksz, o i karartan sessizliini, ara ki .bulasn! ... kuruyemi aldm size, biraz kays, biraz zm ve dut. Haydi haydi, bilirim, alafranga geinir, burun kvrrsnz, aldnz hi grmedim; yalnz, bedava bulursanz, szm meclisten dar, Agob'un kr kaz gibi yutarsnz, ha! a hele u kn, baksana kz u pestillerin nefasetine? Ver hele surdan bir frt, tadaym! Daha oturur oturmaz soruyor: Nerde senin hayta? 'Hayta' dedii, Halim. Hep byle yapmaz m? evresindekilere, az ok ineli, okluk iyi seilmi adlar yaktrr. Suat elinde olmadan gld, at da gldne: Stdyoda day, gazeteden kardlar, ne yapsn, yeniden sinemay deniyor, dublaj filn... Neden karyorlar, o mesele mi? Evet, galiba abiysi... Hey gidi Miralay Ferid, hi deimez, knnda biraz zm biraz incir, aznda ac tatl trl sava ans, byle * Bkz. Srtlan Pay. 47 kagelir. Seferberlikte, cepheden cepheye savrulup sa salim dnen kim, o deil mi? Kurtulu Sava'nda Fahrettin Pa-a'nn svarileriyle zmir'e akan? Anlatacak elbet! Anlatmasna anlatsn, yalnz top gibi patlayan fkeli sz dizilerinin, prizma renkleriyle yansyan anlarn arasndan, Suat'n ocukluu kp gelmesin! Ah, gelmesin! imdi o yllarna ne kadar uzak, ne kadar yabanc: Sanki o yaamam! Bir bebei vard, Minno, yatrnca gzlerini kapayp uyuyan? Boaz'da tka basa dolu, akntya kaplm giden takalarn zerine yldz tozu yaard. Sonra, titrek titrek, ilk gamlarn sralad piyanoyu hatrlyor: Do, re, mi, fa, sol... Sonra babasn, babasnn uysal, kendi halinde yzn: Ona masal anlatyormu da, ucu sivri Kay-zer byklar, dudaklar oynadka, tuhaf tuhaf kmldyormu. Ya altn ereveli skma gzlkleri? " ... Haydi beyba, n'olur biraz daha anlat, kayp keklikle oban kznn masaln anlat..." " Peki yavrum: Evvel zaman iinde, kalbur saman iinde, deve telll, sinek berber, pire pehlivan iken, topal bir keklik da bayr demez dolar..." Hatrladklarnn nemli bir blmn, sonralar annesinden dinledikleri oluturuyor. O daha domam, dmann, nde tokat gibi saklayan bayraklaryla, mzkasn d-ve dve, yurdun drt kucana yayld sralar, ierlerde bir yerlerde, Kuva-y Milliye eteleri rgtlenmi, rgtlenecek. Bu yzden, 'Anadolu'yu gemek' szn dilinden drmeyen Ferid Day'y, onlarda hi kimse iyi gzle grmyor. Ferid Day henz gen, iei burnunda binba. Ruhsar Yenge'yle o mays tanyorlar. Karanlk bir ilkbahar: iekler, sakl ve kutsal bir ateten retilmi kvlcmlar gibi salyor. Belki Boaz'da, unutulmu bir kanundan, yine Hafz Post'un o dokunakl paras. Uzun mnltlaryla, glge glge syleen, saltanatl hlamurlar. Ali Rza Paa kabinesi dm, yeni Sadrazam Damat Ferid Paa diyor ki Zt- ahaneye bakaldran paalarn hadleri bildirilecektir: Mustafa Kemal ve 'hempalar' idama 48

mahkm ediliyor. O gnler, arka bahedeki fskiyeli havuza krmz balklarn ilk getirildii gnler, Sarayl Hala annesine hlis Van bir kedi yavrusu veriyor, ad Sarman, Ferid Day, Direkliyal'dan ayan kesivermi. Gnn birinde, Ankara'ya katn iitiyorlar, hepsinde bir kayg, en ok kayglanan Halk Bey: Mustafa Kemal, padiah tanmyor demiyorlar m, akl duracak: Halifeyi tanmamak, ne demek? Suat, kurtulutan sonraki yllar daha ayrntl biliyordu. Ferid Day bu savatan da sapasalam, stelik miralay olarak dnmt. Boaz'daki evlerinin, o birbirine girmi akasya, manolya, salkmst ve hlamur kalabalnn ortasndaki Direkliyal'nn en gzde konuu diye el stnde tutuluyordu. Halk Bey, Milli Mcadele boyunca, padiaha ve stanbul Hkmeti'ne bal kalmasnn ne byk bir yanl olduunu anlamt artk. Baz hatrl e dost olmasa, Anadolu hareketini toplu bir intihar sayanlarn ou gibi, yurtdna karlrd ama, Miralay Ferid gsn siper etmiti bir kere: Ne yapt etti, yurtta kalmasn salad. Her cuma, ayanda gcr gcr izmeler, srtnda gri ve savruk svari pelerini, hoyrat bir rzgr gibi at kap geliyor, ieriye admn atmasyla ortal grltye bomas bir oluyordu: Paldr kldr ksrmek, onda; kaplar at ut kapamak, bahede tmen tmen ylm sonbahar yapraklarn har vurup harman savurmak, onda. Hele o bed sesiyle grl grl ark sylemesi yok mu, mr! Geceleyin, yemek yendi mi yendi, btn aile deniz kysndaki ezlonglara epeevre uzanyorlar. O, sa ba darmadan, devrimin anlamn ve dorultusunu anlatyor. Ne anlat, grmek lzm: Ke bucakta gizli grnmez dmanlar, yumruklaryla tehdit etmelerin, sapr sapr, ocuk yrekli dev gzyalar dkmelerin; mitralyz gibi takrdayan sunturlu kfrlerin, bini bir para! Gelecek gnlerin daha iyi olacama kr krne inanm, grltsn bir yamur bulutu gibi byterek: " ... ihtilli, diyor, maddi olduu kadar manevi esaslara oturtamadk m, gitti, inkilb inkiaf ettiremeyiz. Mec-lis'te muhaliflerine cevap verirken, bunu bizzat Gazi syledi. 49 Vaka Yunan' yendik, lkin kazanlmas fevkalde mkl yeni bir muharebeye balyoruz: ktisadi ve itimi bir muharebe bu! nmzdeki on sene iinde, grn bakn tahav-vle uramadk bir ey kalacak m? Evvelemirde, 'cumhuriyet' diyerek, devleti adl adnca anacaz: Memlik-i Mah-rusa'y hne yok artk, Trkiye Cumhuriyeti..." Hele bu cumhuriyet szn ne seviyor, nasl sihirli bir deyim, her eyi bir anda deitiriverecek bir tlsmm gibi tekrarlyor, alacak ey! Tam o sra, denizin dzeyinde younlam gece sislerinin arasnda, prl prl kveren bir vapur hayaleti: Kpr'ye son vapur! Bir ddk. Bir ddk daha. Boaz ufuklarndan, arpa arpa dnen, daha bir koflam yanklar. Tarabya stlerinde, bo bir saanan deli imekleri yanp snyor. Yaacak m ne? Hanidir, Halk Bey'in azn baklar amaz olmu. Hznl ve srekli sessizliini, bozsa bozsa, ban dalgn sallayarak: " ... Katiyyen anlayamyorum, demek iin bozuyor. Btn bu olanlar, benim iin gayr-i kabil-i izah eyler, idrkimi ayor hakikaten!" Bir yerden sonra, her eyin ivisi km: Neyin, neden byle olduunu, anlayabilene akolsun! Ne yanna dnsen, ackl bir anlamszlk; mthi, belki gsterili, fakat salaka samalklar: Balanacak bir delinin ryasndan hi fark yok! Duyu organlaryla ald izlenimler, eskiden aldklarna bir trl uymuyor. Arada bir terslik. Kavramlar btn bildik yzlerini kaybetmiler. Bazen Halk Bey, duyulur duyulmaz bir sesle, " ... iyi ama, ya halife? diye soracak oluyor, ya hanedann istikbali?" " Halife mi, ne demek halife? Enite, sen akln m kardn yahu? Seferberlikte Arabi orab, ngilize kar kaldraym diye Cihad' Mukaddes aan kimdi, halifen deil mi senin? Kabul, fikir Enver'indi; teebbs tam ona gre, atafat bol, dipsiz kile bo ambar bir teebbst ama, l-y valy-la yeil sanca kardk m, karmadk m? Netice? DnyaORHAN KEfr i, " ' 50

m ya kepaze olduk yahu: Ne halifeye kulak asan kt, ne Cihad' Mukaddese! Gazze Cephesinde gzlerimle grdm, Lavrence'in datt altnlar, Arap eyhlerine halifeden daha cazip geliyordu: Bize kar onunla birlik oldular." Kplere binmi, bara ara ekliyor: " ... Hanedann istikbaline gelince, besbelli defolup gidecekler: Cehenneme kadar yollar var." Bir baka seferinde, sevinten soluu kesilerek, daha kapdan grledi: " ... tamam, yol grnd senin halifeye. Takarrr etti: Meclis, halife-i ryi zemn hazretlerine ve maiyeti efradna sepet havas alyor. Laik oluyoruz, laik..." Baka bir sefer ise, bann stnde ince bir yamur, koltuunun altnda koca bir paket, ge me de olsa, gemi; daha eiinden admn atmadan, Pembe Salon'da bekleen aile halkna, en tumturakl sesiyle mjdeyi ulatrmt: " ... ite o kadar, bu i de bitti: Gazi kararn vermi, tebli-i resm neredildi: babozuk takm artk fes giymiyor, apka giyilecek! Evet apka, yzme ne bakyorsunuz yahu, apka diyorum, ftr, melon, panama, silindir, ne haltsa! Hele u getirdiime bir gz atn, dnyann parasn saydm ha, srf enitem kafasna geirince ne hle gelecek greyim diye..." Arkasndan Cumhuriyet'in iln, eski harflerin kaldrlmas, Kanun-u Medeni. Yoksa daha m nceydi? nsann yaadklaryla duyduklar, birbirine nasl karyor? Yalnz kulaklarnda ocukluundan yanklanan o sesler: Yaasn Cumhuriyet! Yaasn Gazi Paa! Sonra dokunakl, yirmi yllarndan kalma bir de ark, umutlu olduu kadar iyimser, saf olduu kadar ocuka, bir cumhuriyet arks: Bir bayrak, flama, trampet ve borazan kalabal iersinde, gencecik sesleriyle, kz izciler sylyor: "Cumbuuuuuu-riyet haaaaa-yat demek!" Kendini anlattklarna kaptrm, Miralay Ferid, bir yandan ceviz ve bademle doldurduu incirleri attryordu. Ne imrenilecek bir itahla! O byle gelip baba koltuuna kaykld m,' Suat evini tanyamaz olur. Koltuk, o eski 51 koltuk deil. Yerdeki hal, baka: Grnmez nlar, zerine garip, iice gemi, yeni yeni iekler rvermi. Pencereler daha aydnlk, perdeler daha saydam. Duvardaki o kt, o sokaa atsan be para etmez Van Gogh ve Gauguin repro-dksiyonlar, bambaka anlamlarla ykl. Hele renklerine diyecek yok, grlmedik, bilinmedik renkler bunlar, tanmlamaya kalksan, tanmlayamazsn; cinayet siyah, yalnzlk sars, fke kzl, ka mavisi, ka mavisi, ka... " ... Frka'ya uradm, ordan geliyorum. Malm, haftalk toplantmz. Duydun ya ne demi gizli oturumda mebuslarna, o kocakar sesiyle, siz demi, isterseniz frkalar laveder, hilafeti dahi ihya edebilirsiniz! Lavedecekleri frka bizimkisi, bizimkisi demek, ne bok yemek Ferid, bu-nadm m sen, Gazi'nin frkas..." Akl bir trl almyordu. Skl yumruklar havada: ... Ulan kendini nerde sanyor bu herif, diye ekledi, yamyamlar diyarnda m? Bizler, cumhuriyeti kandan ve ateten yourmu olanlar, daha lmedik: Onun gibi bir hanm evldnn kp ortasna etmesine raz gelir miyiz? Haydi yeniden kkredi: ... h, smme h! Suat, glmsemeden edemedi, fark edince yine ard. 'Herif de, 'kocakar sesli' de, 'hanm evld' da, hep Menderes'ti, Demokrat Parti'nin ve rejimin orta direi Adnan Menderes. Bir opera arks, bir kadn romancyla handiyse 'resmiyete dklm' ilikilerine ramen, halkn arasnda 'o biim' diye sylentiler dolayordu ya, onu can dman belleyen Ferid Day iin, bylesi adlar yaktrmaya bu yeterdi de artard bile. Daha emekliye ayrld gn, ayann tozuyla Cumhuriyet Halk Partisi'ne gidip, 'n safta bir nefer gibi savamak zere', kaydn yaptrmam myd? Hem onun particilii, Allah muhafaza bir particilik! Hele, nasl olup da seimi ard ardna kaybettiklerini bir soran kmasn, kpryor artk; kabna samayp, yllarca nce olduu gibi, -hem bu sefer bastonuyla- grnmez dmanlar tehdit ederek, veriyor duman: 52 ... mugaltac herifler yahu, ileri gleri desise! Bir defa oyunun kaide-yi aslisine riayet etmediler. Bizde demokrasi ne demek, evvelemirde ta'vizlerden

itinap edeceksin, yle mi? Bu cenabet mekanizmasnn bir tecrbesini yapmsn, parman kaptrdn m, pat kt, kolun gider! Seimlerde mcadelenin Atatrk cenahlarda, mnhasran Atatrk prensiplerle yaplmas icap ederken, ne yapt bunlar, sorarm, ha ne yapt: Nerde mrteci buldularsa tevik ettiler. Kur'an kurslar atlar, ezan Arapa okuttular... Uzun szn ksas, Kemal Paa'nn inklplarna snger ektiler! Eksik olsun byle seim kazanmak! st ste seim kazanmak deil bu, muvaffak olmasna ramak kalm bir inklbn merhalede fiilen canna okumak! Birden konu deitirdi. htiyarln, eski asker jestleriyle, kaln kaln mendiline ksrerek, o yoksul babas glmsemesini, yeniden alrp byklarnn altna konduruyor. Besbelli 'hemire'sinden, Suat'n annesmden sz edecek: ... on be gn kadar oluyor, hemireyi grdm, rahmetli babann vefatnn sene-i devriyesiydi, mevlit kraat et-tirecekmi, ard, kalktk gittik. Gecesi, ben de bir yasin okudum ruhuna, Allah kabul etsin: Kuzu gibi adamd, ok ekti anandan! Ah u anan, ah u anan! Bir defa, bsbtn saptm grdm, caket, pantol, gravat, efendime syliye-yim, tekmil erkek giyiniyor: Elde cgara, salar kesik, ense tral... Tvbe tvbe Yarabbi, ya Resulullah! Suat dediklerini duymazlktan, hatta anlamazlktan geliyor ama, o dakika bir kap usul usul gemie alyor: Trk mavisi pencerenin ardndaki o unutulmu kanun, Osmanl gecelerinin kuytularnda, Hafz Post'tan bir cmleyi tekrarlamaya balam bile: Kendi kendine bir eyler mi soruyor, onulmaz bir derde are mi aryor, belli olmuyor ki! (Halim, nerdesin Halim?) Suat, ardna saklanaca bir zr bulamazsa, ldracak: Daycm, diyor, ne dersin, srerler mi Halim'i? Miralay Ferid, susuyor. Adamakll bol, youn, dayanlmas g bir sessizlik. Gz gze geliyorlar. htiyarn mika gibi parl parl ve kesici bak, gen kadn biiyor sanki. Bitii yere, bal rengi, koyu mu koyu, kr edici bir k yarak. Sonra birden deiip canayakn bir hal alyor, stnde ereti duran arbal bir tavrla: Kanaryam, diye soruyor, korkuyor mu yoksa? Suat, ban eerek, doruluyor: Evet, day! ... ardna taklp gidemezsin deil mi? Yine ban eiyor Suat: ... gidemem, day! ... Direkliyal'ya adm atmamaya yeminlisin, koca ehirde bir bana kalacaksn, he mi? e girersin desem, elinden i gelmez, yol bilmez iz bilmezsin, ama inadn inat! Ayn ba hareketi: Evet, day! ... eveti var m bunun canm, olur mu byle ey? Uysal grnyorsun, sesin soluun kmyor ama, katr gibi inatsn ha! Eh, ne olacak, Miralay Ferid'in yeeni, soydur eker. Yalnz, biz daha lmedik ok kr, o kaln kafana unu iyi sok, seni bir yere brakmayz, anladn m? Ayn hareket: Evet, day! ... o hayta kocan, Erzurum mu Bitlis mi, artk neresi olursa, eksin gitsin, tebdil-i meknda ferahlk vardr, fikirleri tazeler. Bilirim ben o taraflar, k yavuzdur, ayda drt kere posta gelirse p bana koy, o da postay tayan Krt souktan bir kuytuda donmaz, ya da civardaki kurtlara yavan tarafndan akam taam olmazsa... Szn daha ciddileerek srdryor: ... karanlk bir eyler hazrlanyor kzm, ek phe yok. Bir ahbaptan duydum. Ankara'da fevkalade gergin bir hava esiyormu, kukulanan kukulanana diyor. Hkmet, ieri atp durduklar yetmezmi gibi, matbuatn dizginlerini iyice eline alabilmek, hrriyetpervern susturabilmek iin, bir kanun lyihas getirecekmi... Kaygl, ban sallyor: ... getirir mi getirir, ben her eyi umarm bunlardan! Ya da: ... Allah akna alsana u kn nmden, am54 ma tikindim ha, size bir ey kalmad be! Ayp yahu! stelik dokunur bana, gece sanclanrsam dana gibi brrm, artk, eh n'apalm, dayansn komular!

Saat alt buua doru geldii gibi paldr kldr gitti. Yapt grlt ylesine koyu ve bykt ki, gider gitmez, apartman boald sanki, yerine tir tir titreyen bir uzay sessizlii geldi kuruldu. Odalar daha m genilemiti, tavanlar daha m ykselmiti ne? Suat, daysnn etki alanndan knca, bilinmedik bir zaman parasnda kaybolmu gibi, bu sessizliin ortasnda salnp duruyordu. Gndelik hayatna ve skntlarna dnebilmesi iin, iki ac kahve imesi gerekti. Halim gecikmiti: Ya dublajdan aldn Pasaj'da iiyordu, ya da iln vermek iin gazeteye gitmiti. Oradaki dostlar: " bir eyler yaparz, demilerdi, ucuz tarafndan..." lnclk'taki kz vard ya, hani surata bak sngye davran, hele o, oldum olas pas verir durur: Halim'i, bir tarihte, birka solcu oyuncu bir olup evirdikleri Nankr Toprdk'tan hatrlyor, bereket filmin bir hafta iinde yasaklandn unutmu. Dublajdalar m? Hatr hatr salarn otlayan Galib, l gzleriyle bakarak ona sylev ekiyor: Kelimeler, karamela gibi eriyor sanki dilinin stnde, yap yap, oraya buraya bulayor. Nerde eski suratn hazret? Kahr seni ktrm. Hi deilse salarn bu kadar dklmemi olsayd, ne yapar yapar, sana bir ikinci jn rol egavlardk. Temiz temiz bir haftalk, yvmiyesi be yz kattan, iyi mi? Halim'in salar dklyor. inde iren bir korku. Mikrofonun banda dilinin dolamas yok mu, rezillik. Halim Bey, tekrarlayn ltfen! Mikrofondan biraz uzak durun, o kadar acele etmeyin: Hibir ey anlalmyor. Tamam m? "Tamam! Yeniden yapalm. Allahm, sen bana yardm et! Kepaze oluyorum. O uursuz herif perdede azn aar amaz, ben de balayacam: 'Kalbimi krdn Naln, sensiz yaayamam ama, yine seni affediyor ve sana veda ediyorum'. Ne budalaca lflar!" 55 te, k yand. Film geiyor, bir daha, bir daha. Halim, gzlerini aktrn dudaklarna dikmi, bir sre iinden tekrarlayp duruyor, oluturduunu akl kesince, en kral sesiyle: ... kalbimi krdn Naln, diyor, sensiz yaayamam ama... Bir kede, ykldm yklacak bir srann stnde, bir zamanlarn nl aktrisleri, kan damgal azlaryla sralanm, srgndeki prenses edalaryla cgara iiyor. Mahalle kars azyla dedikodu yapyorlar: ... aa ekerim, sen bana sor o herifi, senaryolarnda millete ahlk talkn verir, gider cancier arkadann karsn batan karr; hele o llk, hele o, bakma okullu kz krkmalarna, mahcup taze kzarmalarna sen, fentli orospular parmanda oynatr vallahi! Darda kar yayor. Akam ayaznda ac badem ve linyit kokusu. Otobs duranda, insan klndaki birtakm can skntlar, silme yalan akam gazetelerine, bo bo bakyorlar. Beyolu. Suat' koydunsa bul! Hayatnda kimseyi beklememi. Beklemez de! "... ne yapmal imdi? Bir kou gazeteye insem, bu iln dalgasn halledip eve rahat rahat dnsem, herhalde sevinir. Ben de sakin bir gece geiririm." Bu saatte Babli kimin? Vitrin cesetlerinden szan gzyalaryla, Allann zpr bir ressamn ayakzeri bir kenara iziktiriverdii Galata Kprs'ne dklen memurlarn. Bir de mrettiplerin sahi! Bin yllk tembelliklerine, spor-to-to'da ve yarlarda oynayp batmak meraklarna snm, ar aksak gazetelerine dalan mrettiplerin. Garip bir v-nlt, brlerini ar ar bastran ses tozlarndan bir bulut, rotatiflerin uultusu. Kimisi dnmeye balam bile, kimisi . tetik stnde, bekliyor. Alo, Ankara m, Ylmaz sen misin, tamam, evet, zmir'de kan Demokrat zmir gazetesi aleyhine on birinci dava almtr, muhalefet evreleri bu davalarla basn hrriyetinin, alo, Ankara, Ylmaz ne oldu, yahu tamam, basn 56 hrriyetinden devam et!.. Teleks odalarnda, teleksler fkrdyor: Akis dergisi bir kere daha toplatld. stihbarat servisinde daktilolar, soluk solua, bir trk tutturmular: Vatan Cephesi'ne gemeleri iin, DP evrelerince kendilerine bask yapldn ileri sren baz Kapalar esnaf, aralarnda toplanarak

keyfiyeti... Ahmet Usta, tashihleri topla-dnz m? Kmil Bey'e iki ay, bir kahve sporculara, bir kahve ikinci kata, musahhihlerin oraya, orta olacak!.. Halim, akl fikri elindeki mektupta, smarlanan kahveyi iiyordu: Kareli defter kdna, kocaman acemi yazsyla yazlm bir kyl mektubuydu bu. Grd anda, damanda o dayanlmaz sulfato acsn, yine btn dehetiyle duymutu. Oysa ileri nasl da yolunda gidiyordu: lnn en yakn zamanda yaynlayacaklard, stelik tek kuruunu almayacaklard. Fakat ah bu mektup, ii dp gazeteye uramasa masadan masaya belki kaybolacak olan, kimsenin iplemedii, hatrlayannsa lf olsu diye hatrlayp ona ilettii bu mektup yok mu, ite o, ta gibi kyordu yreine. Bir cgara. Szmona okuyacak. Bir kere, kere, on kere okuyor, tek kelime anlamyor. Dokunsalar alayacak! yisi mi, herkesin eline iyi kt birer 'eyvallah' tututurup kendini dar atar, orada okur. Peki, ne var bu mektupta: "Kardeim Halim Bey! Evvel mahsus selm idip gzlerinden perim, sonra Cenab- Hak'tan sana shhat ve afiyet niyaz ederim. Hasretinden iki gz iki eme, gece gndz kanl yalar dken kahrl anan da selm idip gzlerinden pyor. Benim knal kuzum n'apar, yzn bile grmediim, resmini koynumda tadm nazl gelinim nasldr diye sual ediyor. Bizi byle ayr drenler Allahndan bulsun diyor. Halim Bey kardeim, ayrca anan, sen artk ehirli oldun, bizi kalbinin defterinden ildin demektedir. Bylece malmun ola. Zerrece tarafmzdan sorup sual edersen, etme daha iyi. Halimiz gn gnden daha ktdr: Buban ar hasta, iki haftadr yatalak, iniltisinden evde ocakta durulmuyor. Aan 57 Osman Bey geldi, ta zmir'den doktorlar getirdi, boyun bkp Allahtan umut kesilmez diyorlar. Abdullah Hoca'y bilirsin, gece gndz hastann bandadr, duasn edip Kur'an'n okuyor. Halim Bey kardeim, kara yazl anan, bubann son demlerinde ille gelmeni, lrken banda bulunup ve elini pp ve de kendini balatmam gnlden arzu etmektedir. Dediimi yapmazsa analk hakkm hell etmem, her namazda denizler dalar ar ona ettiim dualar saymam diyor. Ahval-i hlimiz ite budur. Halim Bey kardeim, mektubuma son verirken, tekrar tekrar selm ederek hem senin hem nazl gelinimizin gzlerinden perim. Anan dahi her ikinizin gzlerinden per. Emine" Halim'i ykan, mektubun kylms deyii. Onu ald gibi ocukluuna savuruyor: Ne hnzr, ne kadar edepsizdi! Yalnayak kyl ocuklarnn ortasnda kasm kasm kaslyor. Elindekini grmek istiyor, ona yalvaryorlar ama, yama m var, ar satyor kendini. Sonunda ltfen gsterdii ne: Cam ayarl, gcr gcr yeni elektrik feneri. Al bunu, kyn en derin kuyusunun dibini gr. Tevatir bir ey canm! Gece. Yukarda, taze am yldzlar, l l. Birden, ovada unutulmu yal bir eein rkek anr duyuluyor. Besbelli, da ta bastran scak karanlktan, ya da uzaktan kokusunu ald geveze akallardan korktu fakir. Halim, youn bir sise dalar gibi, kydeki damlarna dald. O ne? Yer yatanda can ekien bir ihtiyar: Hacbeyolu. Ksk gaz lambas, isli diliyle, oktan lmsemi yzn yalyor. Kmldadka deien glgeler kalarn daha bir drm, her zaman zalim ve sivri olan baklar bu yzden insanca bir yumuaklk ediniyor ama, ksa sryor bu, arkasndan yine o sert ve dipik gibi surat! Asl tel, duvardaki yaldzl erevelerine samaz olmu kutsal yazlarda: lmle aralarnda gizli bir iliki varm gibi kpr kpr kprdanyor, ereveleri atr utur krp, simsiyah bir Arap harfleri kalabal halinde ortala dklmek iin, o n, nabzn du58 raca, soluun kesilecei o ulu bakaldrma nn bekliyorlar. Abdullah Hoca, odann en karanlk yerinde, art ayaklarna km, pusuda bir srtlan: Gzleri kapal, dudaklar fsr fsr dua ama, gerekte btn hayvan dikkatiyle can ekien ihtiyar kolluyor: Ruhunu teslim etti mi, len balayacak. Yok yok, babas kydeki damda yatmyor olmal, oktan kasabadaki eve indirmilerdir, hani Cami-i Kebir Mahallesinde, bayramlarda, snnetlerde, dnlerde kullanlan, arta kalan srece takm taklavatyla kilitli duran hanay

var ya, oraya! A koca tahta kapy, toprak bir avlu, sakslarda ceranlar, karanfiller lk kyamet, dipte bir yerde am azn esneyen karanlk kuyu, tepesindeyse yakndaki hayvan pazarndan dklm rtkan, klhanbeyi mi klhanbeyi sere salkmlarndan, ykld yklacak erik aac. Bitiik ahrlardan beygir kiniyor, scak dk kokular. Hastann yatt caml kapnn nne papular dizilmi: Cill, sivri burunlu ehir papular bunlar: erdeki doktor beylerin ayaklarndan kma. Onlara bakmasyla, Emine'nin iinde adn tadn bilmedii bir gizli zlem uyanyor, gk mavisi gzleri dumanlanyor. Bonakln m, saman sars ve st beyaz gzelliini mi, yoksa babasnn yar alaklndan yar korkaklndan, onu szlsnden ayrp bu kocam Hacbeyolu'na 'kuma' diye satmasn m hatrlyor, oras belli deil. Szls de kyn retmeni: Emine'ye delicesine tutkun, ufak tefek bir olan! Szn saknmyor ama: " ... Hacbeyolu zaten evli, ikincisi yasaya smaz, mahkeme kapsnda hakkm ararm..." filn diyor. Deme-se, dilini tutsa iyi ya, diyor ite. Bir sabah retmen yok. gn yok, bir hafta yok. Nereye gider bu adam. On gn kadar sonra Aa Gediz kylleri lsn rmaktan karyorlar: imi, tam ensesinde acayip, yerini arm pembe salyal iki az gibi iki kurun delii. Kendini mi vurmu, vurulmu mu, vurulmusa kim vurmu, anlalamyor. evrenin klarndan biri, dokunakl bir trk yakm hatta, o yakann kylerinde bir zaman sylemiler. 59 Emine'ye gelince, avunmas olas m? Gidip deli sular akr akr glen havuzun bana oturuyor; btn bir ikindiyi, beline vuran sar salarn tarayp gizli gizli alayarak geiriyor. Halim, o sralar, lisede renci. Yaz tatillerinde, Emine'yi yalnz brakmamay grev bellemi. Ablas saylr, kafalar da denk. O san tararken;, bu kumla oynuyor. Kvlcm saan ince kum, altn tozu gibi, parmaklarnn arasnda szlyor. Kara incirler, dallarndan durduklar yerde pat pat decek kadar ballanmlar. Beride, erimi kurun beyazlyla gz kamatran, handiyse sv bir k altnda, ovaya usuz bucaksz yaylm, iki bklm alan gndelikiler. "Emine'nin acsn anlyordum, anlayabileceimi, biraz olsun paylaabileceimi sanyordum. Onu, 'alnmn yaz-sym' diye yar dinsel, yar anaca bir efkatle barna basm olan annem de, gizli yasn paylamaktayd. imdi bile ikisini, balarnda oyal tlbentler, seccade stnde gece yarlarna kadar dua ederken grr gibiyim. ki 'ortak'tan ok, ana kz andrrlard. Onlar byle neyin yaklatrdna aklmn erdii gn, sevinten uacaktm: Babamn zalim ilgisizliiydi bu. htiyar ikisini de umursamyor, onun bu umursamazl, onlar bir ile kardeliinde birletiriyordu. Hele o uzun k geceleri, annem kendini dlere brakmaya hazr, Emine birden kazand nemin arlndan huzursuz, be numara bir lambann titrek aydnlna snlar!.. Emine'nin nemi okuma yazma bilmesinden ileri geliyordu. Anneme halk masallarnn zlemler, ayrlklar, sonu yok rpnlarla dolu sihirli dnyasn o tantt: Fer-bad ile irin'i, Tabir ile Zbre'yi ve brlerini!.. Yoksul bir delikanlyla, sultann ay paras kz arasndaki, o olmayas sevda. Slasndan ayr dm, garip ozanlarn yas. Ortaa hanlarnn amaz Tanr konuu, yrk abdallar. Asya ilerinden bir yerlerden, artk Semerkand'dan m, Buha-ra'dan m, kutsal Arabistan'n yklas Badad'ndan m ne-redense, hal, ipek ve baharat yklemi deve kervanlar. Kale kaplarnda Allah adna birbirine kl renler. Gk60 kubbeyi, dmesin diye, mzraklarnn ucunda bir tamam tutup gezdiren, yanarda sesli Osmanl sipahileri. Annem, bu masallar dinlemeye baylrd; benliini Emine'nin biraz genizden gelen sesine brakr, bir ocuk gibi aznn iine bakard. Emine'yi artan, baz szcklere taklmasna yol aan, bu ar dikkati ite. Kzarp bozararak, bir okul ocuu gibi, takld kelimeyi heceleye heceleye sker, hem kendisi rahatlard, hem de bizi rahatlatrd. Nedense aklmda, hep yamurlu geceler kalm. imein dalklc, gecenin mor kadifeden perdesine bir alnr, alnmasyla paralayp atard. Bir bakardm, Ferhad'n derdi, onlarn derdi olmu: On minare boyundaki dalan, klngyle devirip, sevdiine kavuabilecek

mi, kavuamayacak m? Kerem ise, snd maaradan klcn savurur ki, ylan dili sanlr: yle yaln, ylesine abuk, o kadar aulu. Babas, Zhre'yi saraynda tutuklam, kzcaz hem alar, hem dizini dver, yaknr: "Syle bana bd- sab Tahir'im Herde?" Babama yazdm mektuplar hanidir karlksz kalyordu. Emine'nin byle kaamak cevaplaryla avunuyordum. Yapmackszlklar, ulatrdklar yarm yrtk haberler, her seferinde bana adamakll dokunur, bir kou ocukluuma gidip gelmeme sebep olurdu. Ama bu mektup ylesi deil, basbaya umut kaps! Peder rahmet-i rahmana kavuursa mirasna biz konuyoruz. Konduk mu, eytann bacan krdk demektir: Aralksz yenik den o rgtsz militan yoksulluundan da, meteliksiz kumarbaz skntlarndan da, iki iskemle arasnda ireti yaamalardan da kurtulacaz. Szm parama geer, yle mi? Canm ister alrm, canm ister almam. Adamn cebi dolu oldu mu, eli aya dzgn bir kadro toplayp nc oyuncular karacak bir tiyatro kurmas iten mi canm? Tutar, srt srtna, ili'de bir kat alrm. Boaz'daki leylkl yaseminli kutu gibi bir kk: Biri klk olur, biri yazlk! Boaz'da oturdun mu tabii altnda araban olacak, u spor-mercedes'lerden bir tane alacaksn, saat gibi araba, br taka tukalara hi benzemez, evldiyelik yahu... 61 Ortal seller gtrrken, evde unutulmu emsiye fay-daszlklarna kaplp, kendini gereksiz hissetmeler; ipsiz sapsz tasarlarla, gelip geici zmlerle kt ktna yaamalar, bitti. Yeniden eski olanaklarmn tamamna kavuacam. ektiimiz bunca ileden az ders almadk, bu dersler olanaklar daha iyi deerlendirmeme, frsatlar daha usturuplu kullanmama yarayacak! " ... Ah, ah, diyecekler, Halim Hacbeyolu'nu tanmyor musunuz, nasl olur, dehet bir adamdr. stanbul tiyatrolarnn en mkemmel oyuncusu; r.olne onun gibi hkim olan, inceliklerini ustalkla belirten grlmemitir. Hele seyirciyi, daha sahneye admn atar atmaz, alr, cebine koyar. Grmeden inanlmaz efendim, bal bana bir olay! Eletirmeci ksm a gzl olur, gzlerini doyuracaksn: Kimine ufak tefek armaanlar verilecek, kimine rak bira iirilecek! Fotoraflarn, dedikodu yazarlarnn eline be on kuru sktrdn m, senden kral var mym gr bakalm! Baar da, zenginlik de, n de benim. O zaman, arkada deyip barma bastm bu dangalak srsn grmek isterdim: O Galib ineini, Ali hsan', Haydar', rfan', tekileri. Hah hah hah, Ali hsan be, ne knp sknp duruyorsun ulan, paran m yok, be yz kat yeter mi, al da, ayaklar ezilmi yenge gibi olduun yerde srnp durma! Ya sen Galib, nereye, stdyoya m, l, yolumun st, atla arabaya brakvereyim, yolda iki ene atarz, u ara kafas ileyen bir oyuncu aryorum, gelecek sefere senin iin de bir eyler dnrm artk, efendim, araba m dedin, evet spor-merce-des, iyi dndk galiba, saat gibi motor, gardrobu da yeniledim ha, sahi sen bizim katmz da grmedin yahu, ili'de bir akam muhakkak bekleriz, Suat sylyordu zaten... Bambaka bir stanbul'da, bambaka bir hayat. Artk her eyin bir kolay var: Sevdann, edebiyat ve tiyatro heveslerinin, politikann, hele onun! Ban belya sokmadan, istediini yapasn: Yaz iz, parti kur, gazete kar, klna dokunamazlar! Dokundular diyelim, ierde oturur anlarn yazarsn, darda karn ilerini dzene koyar. Hele srlr62 sen, yaadn: Srgn yerinde bir villa uydurursun, bir araba alr, yzne baklr bir de hizmeti bulursan, oh keka, senden iyisi yok, srekli tatildesin say, eh gzaltnda filn tutarlar belki ama, koymaz ki adama! Bak u ie, eve gelmiim haberim olmad, sanki yol daha bir ksalm! Suat, bir tanem, a kapy, abuk, a diyorum sana, bak ne syleyeceim: Gryor musun u mektubu, zmir'den, ihtiyar iyice hastaym, haftaya kalmaz deniyor. Nallar bir dikerse, iimiz i, ne bu yoksulluk kalr, ne onca korku, bocalama: Kpek gibi srnmekten kurtuluruz." Bir yandan da, karsn ille pmeye urayordu. Suat onu tepeden trnaa buz gibi szd. Uzun ve kvrck kirpiklerini devirerek: Sokulma bana, dedi. Arabaclar gibi cigara kokuyorsun: imi bulandryor. 63

Daysyla konutuklarndan, Suat'n aklna tek ama bir tek cmle taklmt. " ... ah u anan, ah u anan! Bu defa, bsbtn saptm grdm, ceket, pantol, gravat, efendime syliyeyim, tekmil erkek giyiniyor: Elde cgara, salar kesik, ense tral..." lk bakta olaan bir cmle, stnde duruldu mu, kazanmad gizli anlam yok. Bu anlamlarn yars, Suat'n hatrlamak bile istemedii bir gemiten eitli anlar getirmesinden douyor; yars, nemini bir trl yadsyamad geleceini dndrmesinden! Srekli ikili yaamas, bugnd yarnd derken, onu zaten gndelik hayattan bir dler evrenine aktarm. Bu evren, nasl olmusa, o saldrgan sessizliinin dolak dehlizlerinde, elle tutulacak bir aklk, deta bir grafik kesinliiyle kendiliinden kurulmu. Ne, ne zaman olduunu kestirebiliyor bunun o, ne de nasl. lesiye youn yaanmaktan yalnzln ta kesildii, sararm yapraklar, vapur ddkleriyle dolu bir sonbahar akam, balam olmasn? Hani srayarak, yan banda horlayp duran kocasndan, mymnt yaants, beyhude ilerinden ok uzaklarda bir yerde; deiik, ne aka yadsyabildii, ne aka benimseyebildii bir yaantnn gbeinde uyanmt! O yaanty kesinlikle srdremedi. Ondan sonra, eskisini de, eskisi gibi yaamad. Onun iin, bu sakl evrenle, baka trden baz ilikiler kurmay denedi: Onu iis-ra yaatmay, besleyip bytmeyi, srasna gre urasn burasn deitirip yeniletirmeyi! Skntsnn ar bast dnemlerde, iki yaantsn ayran 64 perdeler, eriyip akyordu sanki. Nasl, ne yoldan olduunu kestiremeden yabanc bir iradeye ba eiyor, bambaka bir insan olup kyordu. Rasgele sylenmi bir sz, bir kadn dergisinde yrtlm herhangi bir resim, radyodaki kadn arkcnn ar ve kaln sesi, bunlar, bunlara benzer daha nice nemsiz eyler, yaad yakn gerein elle tutulur verilerinden, alt-bilincin karanlk isteklerine p diye kaymasna yetiyordu. Daysnn syledii birka szn, gndelik gerekle btn balarn keserek, bir saplant haline gelmesi bundand ite. Emine'den mektup gelmi, gazetelerde kayg verici balklardan geilmiyormu, verdikleri kk iln km-m, ehrin zerinde kar hi kalkmayacakm gibi younla-yormu... Umursamyordu bile! Sessizlii galiba daha katlamt. Baklar boalm, gzlerine zehirli bir buu gelip oturmutu. Grmyor saylmazd, gryordu ya, grdkleri o sakl evrenin, gittike daha ok sua aran, sua ardka netleip renklenen, sulu resimleriydi hep. Mutfakta bulak m ykyor, tencerenin dev aynasnda erkekten bozma bir kadn surat, annesi: Kolal yakasnn, ipek kravatnn stnde, pasl bir makas gibi asl duran glmsemesini, st dudandaki varla yok aras byk glge-siyle, donuk donuk parlayan platin kpek dii iyice baya-latryor. Bu glmsemede bir erkek bbrlenii var, ahmaka bir kendine gveni. le olmu da salonda drdnc kahvesini mi iecek, tekisi de orda, erkek giysileriyle salncakl iskemleye kurulmu, ucu yaldzl cgarasn yakyor. Salksz beyazlklar iyice gze batan elleri, tombul tombul. Sa bileinde, incecik bir zincire bal bir knye plakas, stne adn kazdrm: Hayrnisa. Radyonun le program m bitti, spiker kz susar susmaz, gvercin hu'lar ve rzgr slklaryla ykl bir vnlama alyor yerini, Suat, kadrann aynasnda yine annesini gryor: Ayanda ba-ckl erkek papular, izgili siyah oraplar; ellerini biraz bolca pantolonunun ceplerine sokmu, kalar atk, burnu havada, Direkliyal'nn merdivenlerinden ar ar inerek, Pembe Salon'a doruluyor. Orda bir baka kadn, zmrt 65 yeili bir ambalaj iinde, okanmaya dkn, deerli ve mutlu bir kedi gibi. Peki, kim bu kadn? Ad ne? Sabahlar, Suat, apartman her gnk ypratc yaantsna balamadan ok nce uyanyor. Ba ar, kirpikleri birbirine yapm, az ac. Uyanyor mu, oras kesinlikle sylenemez ya, neyse: Yatt yerden, bir kula banyoda tra olan Halim'in serseri slnda, tekisi havagaz ocanda kaynayan aydanln bildik hltsnda, dlerini srdryor. isra bir tehlike gerinmekte, besbelli gerindiini duyuyor, korkusu bundan ama, yine de, her sabah yapt gibi, yoktan frlayp kmyor. Gidip elini yzn buz gibi suyla ova ova

ykyacak, sobay yakacak, gzelce boyandktan sonra sofraya, demli ayn, beyaz peynirin ve kara zeytinin bana oturacak yerde, kocas gidinceye kadar, yatakta savsaklanyor, scack: Yalnzln bilmek istiyor, iyice duymak; kimsenin, hibir yoldan kendisine ulaamadndan emin olmak! (Emniyetteyim, emniyetteyim!) Sonunda kalkt diyelim, kolay kolay kendisiyle buluamyor ki, sanki bir bakas, yabancnn biri. Aalk m aalk, youn bir tembellik yapmyor mu yakasna, parman oynatacak g brakmyor: Ne elini yzn ykayacak hali var, ne iki dilim ekmek kzartp yiyecek itah! Sinir bozucu telayla, Halim'in alt st ettii mutfaa ekidzen vermek deil, admn bile atmak onu irkiltiyor. Kr gibi el yordamyla, yalnz, bir cezve kahve piiriyor, bir fincan ac kahve, btn istedii bu! er imez, Matmazel Rael'in verdii romann zerine ylyor: Okumak ve unutmak, okumak ve avunmak! Elinden baka ne gelir ki? Annesi, Galata Kulesi'yle beraber, pencerenin puslu camlarndan, yine skn ediyor: kartran gzleri, bakr al suratndan dar uram, bulank bulank bakarak! Tuhaf bir bak! Merihli bir yaratk, lye smaz irilikteki acayip gzleriyle, baksa baksa, herhalde byle bakard. " Yok yok, hayr istemem! Her eye razym, o byle bakmasn." Saplantdan kurtulaym diye aklna gelen ilk areye ba66 vurup, savruk zamana, kat ve ahmak mekna drt elle sarlyor. Sokaktan geen ayak satclarnn barlar, komusunun deli gl, hatta igds, yava yava, belleinin iinde bir yerlere kaydryor onu. Orda kim bilir neden ve nasl, ie yaramaz diye skartaya kard, yaanm bir sr film tepeleme yl, kaldrp atm ama, bilinmez hangi gizli k stlerine vurdu mu, gemi yaantsndan ortaya ne anlaml grntler kveriyor: Kandilli'de yatl okuduu yllar, etekleri tepesinde, sa ba dank bir sr kz; aralarnda bunalp, sabah akam, aralksz hayal kuran birisi, Suat. Hayr, galiba bir yaz gecesi, btn ciddiliiyle salarn otlayarak, Galib, " Halim, diyor, zavallnn biridir Kontes, byle bir adamn kars olmanz, ne talihsizlik!" Fakat asl, akvaryum yeili bir aynann nnde, dikkatli dikkatli, zenerek boyanan o kadn, gittike belirlenen ehvetli ve buulu az, yaknlatka irileen, kkrtc, yar ak dudaklar... Bir gn Miralay Ferid, alacal bulacal mendilinin arkasna snm, hurda bir ilep gibi sarsla sarsk ksrerek ona ne demiti: ": ... szme kulak ver kanaryam, iren olan ahlkszlk deildir, katiyyen, ahlkszlktan kendine pay karmaktr. Karnna pa yemi, sefil hayatna kaldrmda son veren alelade putla, devlet yneten akll ve okumu zenneler bir olur mu?" Ayaklarnn altnda topran oynadn sezdin mi, Ferid Day'ya sarlmaktan rahat yok: Onun gibi, hakl bir davaya adayacaksn kendini, eyleme vereceksin, bak o zaman yasak masak kalyor mu? Engeller nasl kolayca alyor, yalanlarn yalanl hemencecik nasl meydana kyor: En iyisi, o karanlk 1919 ilkbaharnda bir Binba Ferid olmak, bir igal ve utan akamnda, lesiye sarho askerlerin ve ileden km aznlklarn amatal sevincini, lrcesine yaamak! 67 Nasl tuhaf bir gece: Yukarda, imgeleme smaz kocaman bir sirkin yldzl tavan, evresinde kuduz kzl ve deli moru akntlar savurarak, l l snyor sanki. Her birahanede gramofon lklar, her meyhanede gemi azya alm laternalar. Sokaklarda, iyice bayrak am Rum orospular, kstah m kstah, ark sylyor, bara ara kfrediyorlar. Kendini ya oktan hap yutmu, ya ldrmaya eyrek kala, ya da ta devirecek gte, ya da sineini ko-vamayacak kadar yorgun hissederek, akr akr duman tten azgn bir at gibi durduu yerde duramayan bu Beyo-lu'ndan gemek!.. Yenilgi mi, ite asl yenilgi bu: Gzle grlr, elle tutulur bir somutlukla, apak bir svg olarak, ac ve yldrc. Hani nerde Enver Paa, nerde Talt Paa, nerde tekiler? Nerde memleketi bu badireye srkleyen ttihat ve Terakki Resas? Kurunu yedi mi, adamn hayvan gibi barmas vardr ya hani, ite ona benzer, kaskat, hi ellenmemi bir fke ve ac narasn grtlanda duyup da, u

ileden km kalabaln ortasnda salverememesi, ayrca bir lm. Hem ne bu yenilgi, hanerene skp kalm bir nara m, yoksa boazna saplanm bir kl m: Haksz, pasl, bir trl karlamayan? Hele yenilmilerin yalnzln iliklerinde duymak!.. " ... Ben yalnzm yahu, koskoca payitahtta tek ba-maym. yisi mi gider llerle ierim be, anakkale'de lenlerle, Sarkam'takilerle, Kanal'dakilerle. erim ama, nerde ierim? Hangi birahaneye, hangi meyhaneye admm at-sam, Rum kopillerinin azgn sevinci tepemi attrmayacak 1 ? " mr. Otele dnse daha m baka trl? Oras da az aza yabanc subaylarla dolu: Durduklar yerde duramyor; konutuklar, yabanc dillerin prltl an reterek, aralksz gidip geliyorlar. Kar gibi kokular srnen, pudralanan onlar, sabaha kar kaplar arpp patrt edenler, hallarn stne kusanlar da. tikleri yabanc cgaralarn kokusu bile midesini altst ediyor adamn. Bunlar m sahip kacaklar bu mlke? Olmaz byle ey! 68 Zaten ii kalkm, Fatih'den dnyordu. Btn le sonrasn, kargack sokaklarn, ykldm yklyorum tahta evlerin arasnda, Manastr'l Salih Paa'nn konan aramakla geirmiti. Oralar sahici stanbul'du, Trkn stanbul'u: Kafeslerin ardnda, rkm gazeller gibi grnmesiy-le kaybolmas bir olan kadnlar, nazl gzlerini acele ekip alyor, braksa braksa, geride hafif bir vanilya ya da karanfil kokusu brakyordu. Sokak kedileri, akam gneinin k-zllyla tutumu, damdan dama birer tutam alev olarak akyorlard. Binba Ferid, evresindeki klavuz mahalle ocuu ka-labalyla, konan cmle kapsnda bir an duraklamt. Ceketinin i cebindeki Mushaf'tan, oyal yazma ve altn saatten, btn sinirlerine sarsc bir akm geiyordu. Mlzm hsan'dan kalan eyalard bunlar, Gazze Cephesinde ngiliz mitralyzlerinin bitii o elmas gibi, o hl lmne inana-mad Mlzm hsan vard ya, ondan. lrken baucun-dayd, sa kalrsa gidip babasn greceine, vuruurken nasl erkeke ehit olduunu anlatacana sz vermiti. Babas, son Rus savann naml komutanlarndan Manastr-l'l Salih Paa'yd, bu konakta, dnyadan elini ayan ekmi, yardan fazla kr, bir rya yayordu: Bir masa, masada bitmez tkenmez srlarn fsldayan koca bir semaver, semaverin yan banda bir divit gibi kuru ve ensiz bir adam!.. Binba Ferid olundan kalanlar nne braknca hi tnmad, gzleri duvara asl akmakl bir tfekte, bir iki dakika kapkaln sustu, sonra: " Ruhsr, diye seslendi, gelir misin biraz?" Yakndan nazl bir kadn sesi: " Buyur Paa baba," dedi. Gencecik, dokunsan krlacak bir kadnd bu, yzn tlbentine sakladndan, yalnz, derin bir su gibi ar mavi gzleri meydandayd, bir de yelden biilmi narin parmaklar. Onu grnce insann, anszn a km gibi, iini tazelenmi duymas olaszd. Salih Paa, 69 " p kzm, Binba'nn elini, dedi. Uzaklardan geliyor. hsan'n kumandanym, bergzarlarn getirdi." Sustu, sonra handiyse saldrgan bir sesle, " Allah," dedi. Demek Ruhsr* buydu. Cephede Mlzm hsan'n iki eli kzl kanda olsa, sayfalar dolusu mektuplar yazd kadn. Yazmaya dald m dnyay unuturdu, ne hoyrat gnein ac rezillii koyard artk ona, ne kum frtnalarnn bezdirici kudurganl. Islk sla, Tabur Karargh'nn gerilerine den obsler gerekliini yitirir, dmana gemi bedevilerin kalle gece basknlar korkulur olmaktan kard. Tek ve nemli gerei, uzaklardaki bu nazl kadnd, onu dalgn, grlmemi derecede gzel bir imgelem kuu, unutulmamas gereken, yine de naslsa unutulmu eski bir arknn berceste msra gibi iinde bir yerinde saklyordu: "Solsam da, sararsam da yine, gl gnce dehensin..." " Haydi birer ay koy imdi bize."

" Peki Paa baba." Yaldzl istiknlarda, Osmanl al demli ay, sava ncesi akamlarnn duygulu yumuakl tadndayd. Darda ocuklar birdirbir oynamaya dalmlard. Nerede olduu belirsiz bir kadn, bir udun umutsuz tellerinden, bir daha bu-lamayasya kaybettii bir mutluluun acsn karmaya abalyordu. Ate hattnda, bu izlenimlere yeniden dnmeyi ne kadar kurmutu. Binba Ferid, imdi iine bir trl yerleemiyor, garip bir yabanclk eline ayana dolayordu. Yalanmaya balandklar andan bu yana, tasarladklar olmaktan kyorlard nk, ya biraz daha olaana yakndlar, ya biraz daha duygusal. Ruhsr bile, evet o bile, istedii kadar deniz yeli tazelik-leriyle alnn serinletsin dursun, tastamam gerek olabilmek iin, hem yeterinden fazla kadere boyun emi grnyordu, hem rktecek kadar sakin. kisi arasnda, belki geri gelmeyecek olanlarn geri gelmezliini ilerine yatrdklarn* Bkz. Srtlan Pay. 70 dan, ufak ufak, bir yaknlktr balamt. Binba Ferid'in iinde, fazladan bir de korku, 'yoksa yabanclayor muyum' korkusu kmldyordu. u ocuk barmalar, yeniden uyanan eski duygular, elini ayan geveten sava ncesi izlenimleri, besbelli gerekti, hepsini birer birer hatrlyor, hatrlamaktan aklayamad iten bir zevk duyuyordu ama, eksikleniyordu da; aklndan nedense, tanmad birilerinden zr dilemek geiyordu. Hi kukusuz bu yaad, artk sava deildi, felket surdaki bar da saylamazd. " ... ya siz Binba, siz ne yapmak kararndasnz?" Srad: " ben mi Paam, kestiremiyorum dorusu. Emin olduum tek husus, igal altnda yaayamayacam. Boazma bir ey gelip duruyor, tkanyorum. Dengine getirip, Anadolu'ya kapa bir atabilirsem..." Glmseyerek: " ... geende, diye ekledi, arkadalardan duydum, Kemal Paa 9. Ordu Mfettiliine tyin edilmi, Samsun'a gidecek deniyor, beni tanr, 19. Frka'da yaverliinde bulunmutum, yanna varrsam belki..." " Hangi Kemal Paa bu, Anafartalar'daki mi?" " Evet Paam, o." " ttihat Paas! Gz yksekte diyorlar. Enver hi ekemezmi, ekinirmi de biraz. Benim gzm tuttu, askerlik nokta-i nazarndan Arburnu'ndaki harekt yabana atlr gibi deil, hele Alaman Erkn- Harbiyesine..." Ruhsr ekilmiti. Demin durduu yerde, sanki ince uzun boyunlu bir ku hayali belirmiti, iin iin ac ekip acsn yreine gmer, yorgun ve bezgin bir kuaz. Salih Paa 'daha fazla mutazarrr olmadan, Memlik-i hne'den ne kadarn kurtarabiliriz' tartmasna dalmt: Uzun aklamalar yapyor, eitli olaslklar gz nne alarak, eitli birlikleri saa sola datp, kendine gre cepheler kuruyordu. Konumann bandan beri, Mlzm hsan', biricik olunun adn, bir daha azna almamt. Binba gitmek zere ayaa kalkt zaman, yeniden o konuya dnd, yalnz bir soru sormak iin! ok nemsemediini belirtmek istercesine, hayli souk ve yukardan bir sesle, 71 " Yaras neresindeydi?" diye sordu. Binba Ferid, onu neyin huzursuz ettiini birden anlad: Manastr'l Salih Paa'nn olu Mlzm hsan*, acaba babasnn erefine yakr bir lmle mi ehit olmutu, yoksa kaarken kurunu artna yiyip... " erefli bir yarayd, Paam, Frka'nn ekiliini rtelim diye taarruz ediyorduk, elinde klc en n saflarda grdm..." Ufack sustu, sonra: " ... yok, dedi, tam bir asker gibi davrand su gtrmez." htiyar bo bo bakan gzleriyle srar ediyordu: "- ... yaras diyorum, neresindeydi?" " Neresinde deildi ki, mitralyz aprazna dtk, btn gsn biince..." Salih Paa rahat bir soluk ald: " Allahm, diye fsldad. Allahm sen byksn, Salih kulunu utandrmadn, ele gne kar kk drmedin..." Krlerin dank hareketleriyle Binba'nn ellerini aryordu. Bir anda genlemi gibi, yksek sesle,

" ... bu evde Binba, diyerek szn srdrd, ok ac ekildi: Benim bir ayam ukurda, stelik alil oldum, olum ehit, gelinimi grdnz, daha ocuk saylr, hassas bir ocuk hem de, az kalsn canna kyacakt..." Bsbtn rahat, szn, " ... Kemal Paa'y grrseniz, diye balad, gzlerinden ptm syleyin, deyin ki, kr mr, Manastr'l Salih Paa'nn hl memlekete verilecek bir can vardr!" Kemal Paa'y bulmak kolay m? nce Perapalas'ta kalyor diye bir lf, Binba Ferid gelip otele demirliyor, bulmak yle dursun, ortalkta glgesi yok! "Yalan m sylediler, Paa itiyatlarn m deitirdi?" demeye kalmadan, baka bir sylenti: Salih Fansa'nn Asmalmesit'teki evinde konuklayasym: Aykla pirincin tan! imdi, sokaklar basm bin azl Rum kalabalnn or* Bkz. Srtlan Pay. 72 tasnda, otelin nnde bir aa bir yukar volta vuruyor, iinden uzun boyunlu ve st beyaz, garipsemi bir kuu okuyor. Salih Paa'larda yeniden edindii bar havas iine sindike, umutsuzluu ykc bir fkeye dnd: Ortal yak yk, Beyolu'nu atee ver, sonra kurunu azna sk, kurtul! Saygszlk, svme, kmseme katlanlr gibi mi? Altndili orospunun salyal sarho aznda deilse, Rum garsonun nobranlnda somutlayor. Hele, rzgr estimi insan dpedz amarlayan, yabanc bayraklarn salnnda, git elinle tut! Otelin girii kalabalk kyamet. Ekimi midelerini, kstah sevinlerini koyacak yer bulamayanlar, gelmi gelmi, buraya dolmu: Pomad sa, boyal dudak, Kayzer byk, tral ense ve manikrl, alt alta, st ste. Karafakilerde rak, balon kadehlerde Rum konya. Binba Ferid, alkantya bulamadan asansre dorulurken, brlerinden daha ayk birine soracak oldu: "" " Baksana bana, niye bu cmb?" Adamn neesi, kanl bir smk gibi, burun deliklerinden akyordu. Etekleri zil ala ala, " Niyesi var m, diye cevap verdi. zmir Yunanistan'a veriliyormu: Gazeteler yazyor..." Odasna girip kapsn ekince, Binba Ferid, svp saymaya balad: Hem ne sunturlu kfrler! fkesinden gz dnm, saa sola yumruklar savuruyordu. Bir srahiyi drd, bir abajuru devirdi. Her yann yle ter basmt ki, nerdeyse boulacakt. Gardrobun boy aynasnda, gz, srlsklam bir omara iliti, boynunda tasma, tyleri diken diken bir omar! Allah kahretsin, bu muydu 7. Ordu'nun nl 'Ay' Binbas Ferid, th suratna! Grltyle, kere suratna tkrd, karnna bir tekme sallad: Ayna buz para bir Samanyolu, angr ungur glerek, odann drt yanna dald. Suat, tuvaletinin byl aynasnda, suratn, Ferid Da-y'snn suratndan ayramaz olmutu. Bu alrp kalar, ayaa kalkm byklar, masmavi sakal glgesi, hangisinin73 di? Srtnda partal bir niforma, baca gibi tterek kendine sven; kala gz arasnda Ruhsr'a tutulmu, iini eke eke, Boaz'daki yalnz bir hlamurun altnda, onu gizlice ok-adn kuran Mtareke zabitinin mi, yoksa onun mu? karamyordu pek! Vcudundaki tylerin birden uzayp, sert sert, kvrck kvrck, her yann sardn: ulki niformasnn, kaln ve kat temasyla derisini daladn ii baylarak hissediyordu. te, yaplacak bir greve kavumutu. Yalnz grev mi, tehlikenin buruk tadna, gnlne bir bahar yamuru gibi yaan, aydnlk ve hafif bir sevdaya da: "Solsam da, sararsam da yine, gl gnce dehensin..." Grev, gerekletirilmesi g bir eye bal: Mustafa Kemal Paa'y bulmak! Bir de yamur, hem sahicisi, bardaklardan boanrcasna: Tamtamlarn uzaklarda gezdirip gezdirip, buralarda, camdan rme elektrik mavisi krbacyla, umutsuz bir maysn aalarn krbalyor. nce Beikta'a in, Akaretler'de annesinin, sessiz sedasz, hi yokmuasna yaad evi bul, yok desinler. Ulan belki bulurum diye kalk otele dn, kim bilir kanc soruun olacak ki, ters ters yzne bakp ordan da eli bo evirsinler. Makedonya'dan tandn Binba Haydar ehremini, byklarn tkrerek, " Harbiye Nezareti'nden sorsana birader!" diye akl versin.

Nezaret'in koridorlarnda, Filistin Cephesi'nden arkada Doktor Hayrullah'la burun buruna geliyorlar. Doktor Hay-rullah'n bilmedii yok ama, nce bir gzel alaya alyor onu: " Ne? Ulan sen lmedin mi? Bak u Allahn adaletsizliine! Arabn, ktlk getirmedik ne Kuds'n braktn, ne am'n: Ayan attn a dkknlar, bir daha belini dorultamad." Ya da, iten kucaklyor: " ... ulan Ferid, ulan koca ay, nerelerdesin? Gzmz yollarda kald yahu! Halep'ten bu yana gremedik, yle ya!" Doktor Hayrullah* ikonun biri, iko ne demek, evlere * Bkz. Srtlan Pay, Yaraya Tuz Basmak. 74 enlik bir ey, hem ksa, hem kaln, hem yuvarlak; katl bir ene, uzaktan bakld m, suratna bir avu beyaz karnca atlm izlenimini veren, gnlk kr bir sakal; ufack ufack, cin gibi mahalle ocuu gzleri; stnde tek tel kalmam, dazlak, l l bir de kafa, kafa deil lamba karpuzu. " ... Kemal Paa'y m aryorsun, Allah Allah, sana ne ulan Kemal Paa'dan? Git tavuk besle, Allaha ada kendini, tarikata gir, dervi ol! Kemal Paa senin neyine, enayi dmbelei, Yedinci Ordu'nun yzkaras." " Alay brak Doktor, bu bok ukurundan kurtulaym diyorum, Paa'y bulursam belki ona snarak..." Doktor Hayrullah arkasn syletmiyor, aka m ciddi mi belirsiz, yumruunu omzuna indirip, " ... kes be, diyor, uzattn ha! Akam bizim kahveye gel, konualm, Kasmpaa'da Hac evket'in kahvesi, skele'de kime sorsan gsterir. yle ay demler, tmbeki balar ki herif, ehinahn ceddi bile imemitir bylesini, yemin istersen ite yemin!" Gece, kahvenin uultusunu aralayarak, Doktor Hayrullah srrn aklad: Korkuyordu birader! Yalnz korku olsa neyse, ne yapacan bir trl kestiremiyor, kestiremedike rahat kayordu. atpat ngilizcesi olduundan, onu tutmu, Harbiye Nezareti'yle gal Karargh arasnda 'irtibat zabiti' yapmlard. inin gerei, Kemal Paa'nn sz konusu edildii bir sr konuma kulana alnyor, adamakll ilgin birtakm 'gizli' evrak elinden geiyordu. " ... u ara, Paa'nn ii bandan akn, 9. Ordu M-fettilii'ne tayini kt, yol hazrlklaryla megul, maiyeti erknn seiyor. Resmi vazifesi, Trklerin, Ermeni ve Rum kylerini basp basmadklarn mahallinde tetkik etmek. ngilizler iddia ediyor ya..." Binba Ferid, daha imdiden sabrszln atna binmi, szn arkasn kestiriyor. inde, imek ykl mor bulutlaryla genileyip, ortal artc bir hzla dumana boan bir saanak. " ... anladm, iddialarn tahkim edecek vesaiki Trk makamlarndan alacaklar: iml-i arki Anadolu'da huzur75 suzluk olduu kat'ileince, igalin yolu alm olur: Mtareke ahkm sarih..." Doktor Hayrullah, sz azndan alp tamamlad: " ... ama Kemal Paa aradklar adam deil! Evvela farkna varamadlar ya, sonradan ayldlar, irade-i saniye kt kal huysuzlanyorlar. ster misin, giderayak Paa'y tevkif etsinler? Bu heragil yapar m yapar yemin istersen, ite yemin." Sesini alaltyor, gizli komitac davranlaryla, "... beni dinle Ferid, diyor, byle etrefil ie karacak kadar, hakikaten yrekliysen, git Kemal Paa'y ikaz et, kendini kurdun azna atmasn: Dakika geciktirme hem, abuk ol..." Binba Ferid, masaya bir yumruk indirerek kkredi: " Gitmeyen namussuz, nerde bulacam syle hele." " yle anrmasan olmaz m? Oyun oynamyoruz. Adresini bir kenara yazmtm, ama nereye? Hah ite: i-li'de oturuyor, aksilik zuhur etmezse, ayn on beine doru hareketi mukarrer..." Yamurun kuduz ltl dokumas altnda, katl beyaz bir ev. Kaps penceresi sk sk kapal. ili srtlarnda asit mavisi bir imek kalabalnn rktc tel. Alt katta bir salon, Kiepert Atlas'ndan bir Anadolu haritas evresinde, Mustafa Kemal Paa, iki de silh arkada: Biri Miralay, teki sivil. Emirber, nce ieriye Binba Ferid'in kartn getiriyor, sonra da Binba Ferid'e Paa'nn cevabn: " Beklesin, geliyorum."

Anlattklarn, aznn ucunda bak srt bir glmseme, cgara ierek dinliyor. Mthi dikkati, katlanlmas ok g bir k ylmas olarak Binba'nn zerinde younlam. Sonunda, " Tamam", diyor, "... haberim var Ferid! Her hl- krda tehlikeyi gze alp, bir tecrbe edeceim. Ahval ve erait yle ki, nmzde ayn kapya kan tek bir yol kald: Ya galip geleceiz, ya da malup olmayacaz!" Birden holdeki eyalarda anlalmaz bakaldrma titre76 simleri beliriyor, neye baksan ince ince k szdrarak titreiyor sanki, btn nemini yitiren yamur klcn verip o dakika teslim oluyor; gece ise, i ie katlanp ekiliyor ortalktan, alan ya herru ya merru eylemlerine brakyor. Binba Ferid, o an anakkale'de: Topu, Fransz kruvazr Bouvet'in cephaneliine isabet kaydetmi, uysal bir denizde koca gemi usul usul batyor; stnde korkmu, lk la martlar, inadna gibi smscak bir de yaz kokusu!.. " ... benimle gelemezsin, ge kaldk. stanbul'da biraz oyalan, daha faideli olursun, malubiyeti kabul etmeyenleri bul bulutur, birbirleriyle irtibatlarn tesis et..." Binba Ferid, aralksz, ayn szleri tekrarlyor: " Evet Paam!" Ya da: "Ba stne Paam!" Konutuklarn soluk solua, sevinten barmamak iin yumruklarn srarak, Hac evket'in orda Doktor Hayrul-lah'a anlatnca, seninki hi tnmad. Nargilenin marpucunu sokunmu bir koca karpuz gibi nedense pis pis susuyordu. Binba Ferid fkesini akaya vurup sordu: " N'oluyor, keyfini kardm galiba? Doktor Hayrullah ona ters ters bakt: " Alay brak," dedi. " Anlat yleyse birader, suratndan den bin para oluyor, niye?" Doktor eildi, fsldayarak: " Dinle, dedi, dinle Al-lahn hyar, dinle de neden ortalkta gbek atmadm anla: Yunan zmir'e kt." " Haydi ordan, ltife ediyorsun!.." " Sen ltife belle: lk ifreler daha sabahtan Nezaret'e yamaya balyor, ortalk karnca..." "^- Asker kar koyuyor, tabii." " ... yok asker deil, gazeteciymi galiba, Hasan Bas-ri mi ne dediler, ttihat olmal: Yunanl merasim yrynde skn edince, ekmi tabancasn, ne kadar kurun varsa!.. Yanna brakmamlar fakirin, arada bakalar da gitmi, byk katliam deniyor: Nezaret dehetli rkt." 77 " ... ya galip geleceiz, ya malup olmayacaz!" Ertesi gn, onu uurlayanlarn arasnda o da vard. Puslu bir gnd, dalmak bilmeyen sislerin ortasnda, irket-i Hayriye vapurlarnn lklar, yakn bir tehlikenin nsezileri gibi yanklanyordu. Tozlu beyaz bir perde inmi, Bo-az'a serpitirilmi dman zrhlarn gzden saklamt. Bu kirli paavra bulankln, kar kydan gnei yanstan, uzak yal pencereleri delmekteydiler. Heyecanndan, aslnda hibir ey grmyordu grmesine, grmyordu "ama, durduu yerde kendini bir kl gibi dik ve parltl hisseden Binba Ferid iin, hibir eyin gizlisi sakls yoktu artk: Savalacakt! te Mustafa Kemal Paa bunun iin 'maiyeti erknyla beraber' akta demirlemi olan Bandrma vapuruna kyordu. Son dakikaya kadar Mttefik Polisinin, ya da dorudan doruya gal Komutanlnn bir mdahalesini beklediler. Olmad. Eylemin verdii badnmesinden mi, Ruhsr'n tertemiz gzelliinden mi, artk nedense, Suat varln kurduu servenlere iyice kaptrmt. Dlerinin ucunu elden karp, daysnn kalbna yerletike i rndan kyor, kadn kald halde kendisini o sanyordu. Onun derisine girmi, iskeletine yerlemiti sanki, kaln kaln konumasn p diye benimsemi, kocaman jestlerinin patrtl an evresine sarvermiti. Asl holand, bu sert erkek kalb iinde bir kadn olduunu bilmekti, ama bu aykrlk onu cinsel bakmdan adamakll kkrtyor, arayp arayp bulamad bir doygunluu, elini

uzatsa buluverecekmi de nedense bunu yapamyormu gibi bir sinirlilie, anlalmaz bir hrnla srklyordu. Szgelii, kendisini Tokatlyan'n lavabosunda suratn kprtm tra olur tasarlamyor mu, lecek. Birden ate basyor. Surat onun surat, sakallar Ferid Day'nn sakallar. inde garip bir ehvet. Erkek biimi kesilmi salarn, tral ensesini, yle eliyle yokluyor, Allah Allah, erkeklii bir ylan gibi ban kaldryor, Hac evket'in orda, gevezelii bir ara kesip bir cgara yakacak olmasn, yakt bir deil bin cgara. Mavi duman halkalar, burun deliklerinden 78 dmlene dmlene kyorlar, bu da apayr bir zevk, yapyanl bir heyecan. Hele Ruhsr?.. Hele onu dnmek yok mu, o mor ular sivri sivri beliren gslerine, yumuack ve el dememi vcuduna sokulduunu dnmek, i bayltan kokusunu genzinde duymak, Suat'a onun urunda byk ve tehlikeli eylemlere katlp cann gz krpmadan harcamak arzular veriyor. Yrei par par elinde bir stanbul'un, incecik, atlam gkleri altnda, gizli direnme rgt mim-mim'in nemli bir sorumlusu oluvermi, bir oraya gidiyor, bir buraya. galin katlanlmas g gnleri. Yalan haberlerle dolu saltanat gazeteleri, kuku ve tedirginlik sabahlarnda, zehirli ka-smpatlar gibi pat pat alyorlar: Hangisine el atsan, Ku-va-y Milliye'nin kanlmaz yenilgisini bildiriyor. Umut ve kararllk akamlarnda ise,, bilmem hangi telgrafnn, bilmem hangi merkezden aktard ifreler zlyor; nem derecelerine gre, ehrin drt kys ve yedi tepesine dalm, eitli gruplara birer ikier ulatrlyor. Dersaadet, o eski Dersaadet deil, Suat nasl bir baka-sysa, o da baka bir ehir. Galata Kprs'nn korkuluklarna yaslanp baknca, yabanc bir yerdeyim sanyor. Bu camiler, o camiler mi? Ne mnasebet! Minareler, iyice bilenmiler mi nedir, daha sivri ve ince; kubbeler, daha oturakl ve ar; ezan sesleri, belki daha hafif, ama ok daha dokunakl ve iten. Aa Hali'te yar ykk bir adrvan, byk srrn, evresinde fr dnen gvercinlere fsldam; onlara da hu ekerek, gelip geenlere binlerce defa tekrarlyorlar. Dar ve bask kahvelerde, mavi jilet gibi ensiz ve krlmaz Lz gemiciler, eski ttihatlarn yamacna rekleniyor: Herkeste bir rgtlenme stmas! nebolu zerinden, stanbul'la Ankara arasnda iyi kt, koskoca bir adam ve silh karma aygtn ayakta tutuyorlar. Varsn, Tepeba-'ndaki Krocker Oteli'nde Yzba Bennet, 'sinek uurmam' diye bbrlenedursun! Suat'n asl akln bandan alan, Salih Paa'lara her u-raynda, Ruhsr'n yannda geirdii duygusal saatler. Ya79 rn belirsiz yaamyor mu, bunun bir yorgunluu var, bu yorgunluu orda gideriyor. Ne zaman gitse, hep ayn atafatsz, fakat iten karlama. Her gidiinde, sevgisine eklenen, yeni, temizlii pheli bir damar; srkledii bir sr de pislik: Akln ldresiye elen bir vcudun alml dalga-lan, kulan yalayp geen ok kadn bir soluk, karanlk ve nemli bir dokunu, buna benzemez, batan karc nice belirtilerle dolu upuzun susmalar! nk konumuyorlar, bakyorlar yalnz. Tapnan birinde, birbirine tutkun iki totemin karlkl bakmas gibi: Kyamete dein kmlda-yamayacaklarn bilmenin hznn ta ilerinde duyup, yldrc aresizliklerini insanca anlayarak. Ruhsr, hep yle mavi gzlerinin ba dndrc arlyla; Suat, hep yle 'Binba' Suat, cgara stne cgara ierek; ikisi de, neden ve nasl olduunu bilmeden, iliklerine kadar mutlu. Mrl mrl semaverin yan bana yine dimdik aklm, l baklarn duvarlarda gezdire gezdire, Salih Paa, o kuru ve atrtl sesiyle, ya Plevne'yi nasl savunduklarn en ufak ayrntlarna kadar anlatyor, ya da Yunan ordusunun sava gc zerinde basbaya ders veriyor: " ... Plevne'deki muhasara gayr-i kabil-i tahamml bir eydi: Bir yanmzda alk, bir yanmzda Ruslar... Fakat, bir dakika bile nevmidiye dmedik..." Ya da: " Askerlik nokta-i nazarndan Yunan svarisi, bizim svariye kyasla, on para etmez! Ben derim ki..." Peki, onlar? Onlar, baka bir yaamaya almlard artk. Suat, hzlaryla sarho bkn krlanglarn, bahedeki vinenin dallar arasndan, slkl

oklar gibi geiine dalmt. Ruhsr'n elleri avcunda, hi kimsenin sylemedii, gizlerle dolu bfr ark dinliyor; farknda olmakszn, iradesini ve arzularn aan sevimeler tasarlyordu: Dudak dudaa gelir gelmez, btn sigortalar atyor: Karanlk bir zgrlk. Salih Paa'nn bir sorusuyla irkiliyorlar: " ...ya siz Binba, Anadolu'ya gemeyi dnmyor musunuz?" " Dnmez olur muyum Paam, vaka Kuva-y Mil80 liye'den saylrm ama, elbet, silhla vuruanlarn arasndaki yerimi almak isterim. Herhalde, burada barnamaz hle geldiim bir gn..." Bir gn deil, bir gece oldu bu. Byklar tahta gibi ayakta, elleri sivri kama ve parlak revolver, birtakm yzleri yok adamlar, Stlce'nin ssz sokaklarnda peydahlanverdiler. Iksz, yelkenleri mayna bir taka, silh ve cephane deposunun anda, miskin miskin uyukluyordu; Rizeli dris Kap-tan'n gemisi. Sinyali iyi alabilsin diye, dris Kaptan, balta burnunu geceye yle bir indirmi, ak diye ortasndan ikiye blmt. Aksi gibi sinyal bir trl verilmiyor. ngiliz Bahriye Polisi'nin motorlar civarda patrdayp duruyordu. Unkapan Kprs'nn oralarda, devriye geziyorlard galiba. dris Kaptan, cgarasn atebcei gibi denize tkrte-rek, o benzersiz Lz ivesiyle, ngrakl bir kfr sallad: " ... ha ble sinyali vermeyenin..." 'Binba' Suat, Doktor Hayrullahh cephaneliin kapsnda buluyor: Hep byle honutsuz, sakalnn beyaz karncas suratn btn sarm. Deponun komutan. Galiya'dan ar-kadaym, her eyi dzenleyen o. areti veriyorlar. Sonra inanm, handiyse dinsel bir ballkla kendilerini adam adamlar, balyorlar mermi kasalarn, mavzerleri, eski mit-ralyzleri, birer ikier, motora tamaya. Ac sessizlik. Az nceki motor patrtsndan eser kalmam. Suat, boylu boyunca gecenin dibinde, tama bitip gemi iskeleden ayrlana kadar, Mustafa Kemal Paa'nn szlerini, emir tekrarlar gibi iinden tekrarlyor: " ... ya galip geleceiz, ya malup olmayacaz." skdar'n stnde, afak. Doktor Hayrullah, dmesine baslm gibi canlanyor, dirseiyle brn drterek, " Szme kulak ver Kocaolan -diyor-. Bir dahaki sefere seni yolcu ediyoruz, tedbirini ona gre al, anladn m?" " Sen buna ltife mi diyorsun, ltife ltif gerek, akann sras m yahu?" Doktor Hayrullah'n ufack gzleri, birer ine ucu: Dik dik, yle batyorlar ki: 81 " ... ltife eden kim, koca kafa? Dosdoru bir lf sylyoruz: Yzba Bennet deyyusuna adn ulatrmlar, Neza-ret'te btn gn senden bahsedildi. Ardna adam taklacak, bunun sonu nereye varr, akln eriyor mu? Byle katr gibi inatlkta devam edersen, Bekiraa Bl'n boylarsn." Birden, yaban gllerinin dikenli dallarnda, tomurcuklar atlyor. Nemli scak bir boluktan, bir saplant gibi kayp geiveren bir kertenkele. Tl perdelerinin ardnda, yalnzla uram uzun boyunlu st beyaz bir ku, belirli bir ekilde eriyor. Suat'n iinde rzgr gibi bir arzu, bir ten arzusu: Ruhsr' istiyor, ona sahip olmay! Kurduklarnda, Miralay Ferid'e degin ne varsa acmakszn paralayp atyor bir kenara. Yeniden kendisi oluyor, kendini, kendisi olarak gryor: Kimseyi kukulandrmadan, gzle grnmez ama tehlikeli bir rntgen n gibi Ruhsr'n odasna giriini. te Ruhsr! Orda, tepeleme ylm kitaplarn yan banda duruyor: Banda rt, gzleri sonuna kadar ak. Bu gzler evresine, o ar ve duru mavilii samyor artk, youn bir gaz gibi insann gsn sktran, ar bir mavi datyor. Sol ka, sa kandan daha yksek. Olacak ey mi bu? Suat atlp yznden rtsn koparrcasna alacak: Aaa, Matmazel Rael! Elmack kemikleri yukar yukar gen yz, dantelli kaln dudaklar, sinsi sigarillosunun tembel dumanlaryla rtl olarak, " Ah, yoksa sizin de cinsel yasaklarnz var myd?" " Yo, hayr." Yaklayorlar. Hava, anlalmaz bir manyetik gcn etkisiyle atrdyor sanki. Mavi bir alev dudaklarn yalyor. Meme ularndan, bilinmez bir enerjinin prltl kvlcmlar boahyorlar. Bir adm. Bir adm daha. Bir adm daha? " Ah, yoksa sizin de cinsel yasaklarnz var myd?" " Yo, hayr."

O kirli oyuna balamadan, bir imek akt; Suat, onun ksack aydnl iinde birden annesi oluverdi; sonra ehvet komutay ele ald. 82 SAD- NURS'NN, DOU LLER VALLERNE MEKTUBU AIKLANDI CHP tekiltnn ele geirdii mektupta, 'risale-i nur sayesinde, Mslmanlarn DP cephesinde topland' ileri srlyor Ankara (zel) Bir mddettir srdrd, DP iktidarnn gizli propagandasnda irticai kulland iddialarna mesnet olarak CHP Genel Merkezi, tekilata ele geirilmi Bedi-z-zaman Said-i Nursi'nin bir mektubunu basna aklamtr. Son zamanlarda lks chevrolet arabas ve acayip kyafetiyle baz il ve ileleri ziyaret ettii bilinen Said-i Nursi, dou illeri valilerine yazd bir mektupta aynen yle demektedir: "ark mntkasnda komnistlii altm bin Nursi'nin sayesinde nlemekteyim. Otuz seneden beri siyasetle itigal etmedim. Bu altm bin talebenin iinden, bir iki ahlksz da kabilir. Bunlar kitlemize mal etmek doru deildir. Bu yzclen mntkanzda Risale-i Nur'lar toplattrlmamaldr. Nasl ki Arapa ezan okutturduk ve bu sayede Mslmanlar DP cephesinde topladmz malmunuzdur. imdi de dattmz bu Risale-i Nur'larla komnizmle ve masonlukla savaacaz. Mslman demokratlarn gsterecekleri yardma inanyorum. Bundan tr birka defa Ankara'ya gittim, Mslman vekillerle grtm. Bilhassa sayn Adnan Bey ve Tevfik leri ve sayn Namk Gedik'ten bu neticeyi tayin ettim./Said-i Nursi." Bilindii gibi Nurcular'n ba saylan Said-i Nursi Osmanl devrinden dini siyasete karm, Cumhuriyetin ilnndan bu tarafa Emirda'nda yerleerek, fiili siyasi hayattan ekilmiti. 83 "C/D iktidar muhalefet mnasebetleri gerginleiyor NN'NN KONYA ZYARET HADSEL GET Polis, muhalefet liderine tezahrat yapan kalabal copladi; halkn zerine gzyaartc bomba att Konya (zel) CHP Konya l Kongresi'ne katlmak zere, kara yolundan Konya'ya gelen CHP Genel Bakan nn'nn gelii ve gidii hadiselere sebep olmu; halkn tezahratna mani olmak isteyen emniyet kuvvetleri, kalabal coplam, halkn zerine gzyaartc bomba atmtr. Konya'da, sabahtan itibaren sk gvenlik tedbirleri alnm bulunmakta idi. Polis, jandarma ve atl polis ile takviye edilmiti. CHP il Bakanl binasnn bulunduu meydan, boaltlmt. Zabta kuvvetleri, meydana kan sokak balarn kordon altna almlard. Konyallarn, ancak bu kordonun arkasnda durmasna msaade edilmiti. Fakat inn ve beraberindekileri getiren arabalar grlnce, heyecana gelen halk polis kordonunu yarp meydana frlad. Bu da, atl polisin sert mdahalesine sebep oldu. nce parti merkezine giden inn bir anda meydan doldurmu bulunan Konyallara hitap ederek, leden sonra kongrede konuacan aklayp, kendisini orada dinlemelerini istedi. Halbuki kongrenin toplanaca sinema salonu, oktan tklm tklm dolmutu. Delegelerin srekli alklar arasnda krsye gelen inn, Konya'daki konumasnda da Bursa'da balatt seim havasn devam ettirerek iktidar sulam, bu arada yle demitir: " Atatrk inklplarnn mesnedini ve felsefesini ben Adnan Menderes'e anlatmak isterim. Onun zannettii gibi inklplk, milleti gerici, iptidai bir ksmla ileri fikirli bir ksma ayrmak demek deildir. nklplar, milletin toptan ilerici ve medeniyeti vasfta olduunu esas alarak, onu imdiye kadar medeniyet yolundan alkoymu mahdut siyaset bezirganlarnn tasallutundan kurtarmak hareketidir."

inn konutuu srada dardaki kalabalkla baa kamayan polisler, valinin emri zerine, gzyaartc bomba kullanmlardr. Halkn buna tepkisi son derece iddetli olmu, vali ve polisler, uzun uzun yuhalanmtr. 87 ''.'/' Halim, kafas iyice bozuk, saatna bakt: Akla ziyan bir aklkla, can ekien babasn grd: fkeli gzleri yuvalarndan frlam, knal sakaln titreterek, adamn srtn ten kfrler ediyordu. Yelkovanla akrep, tam sol gz hizasnda on biri bulmu, durmulard. eyrek saattir, bu btn gieleri kapal, yalnz telgraf ve ehirleraras telefon gieleri ak, Galatasaray Postanesi'ndeydi demek! stedii balant bir trl kurulamyordu. O davdudanda slak bir izmarit, sinirli ve huzursuz, bekliyordu. Tebihlerinin arkasna, kaygsz mandalar gibi yan gelmi, lcivert tarallar; ya da, u karsndaki, hortumdan kesilmie benzeyen uzun sska herif, nasl bekliyorsa, yle. Postanelerden ehirleraras balant aramak, aradn yere yaya gitmekten zor. Darda, byk Beyolu: Trafik smsk kilitli: lerinde beygir eneli sosyete gzelleriyle, ta kesilmi arabalar, cam yanaklarn, ldrm neon reklamlarnn renk renk amarlarna uzatmlar. Kuru, ama nasl kuru, yine de tutumaz bir souk; anason, sidik ve yanm kauuk kokan, evredeki btn aalk sokaklar zaptetmi. Halim'in iinde, o brakp gitme istei: Galib ve etesi, yapma gamszlklarn batana, grtlana kadar gmlm, Haik'te kafay ekmiyor mu? Az nce orda, ayn rezil sarholuu onlarla paylayordu; imdiyse gelmi, bu hortumdan kesilmi de, eli kolu sanki bakalar tarafndan ltfen oynatlveren herifin karsnda, kasabasn bekliyor. Aradnz numara cevap vermiyor beyim. Olur mu yle ey, eczane oras, nasl cevap vermez? 89 Olabilir beyim, cevap vermiyor ite! Hay Allah kahretsin! Sen benimle dalga m geiyorsun be? nemli dedik sana, lm kalm meselesi: Peder memlekette can ekiiyor, sen aradm numaray balamyorsun, sorumlu olursun bak!.. Aman beyim, o nasl sz, ben vazifemi yaptm, aradnz numara cevap vermiyorsa, gnahm ne? Sonra, o ahmak sorusu: ... iptal edelim mi? Halim, srra kadem basveren kibritlerini ceplerinde aramaya dalm, belli belirsiz homurdanyor: ... olur mu canm, ne demek yani, istediimiz yerle konuamayacak myz? Annesine, iinde bulunduu koullar yznden 'acele' gelemeyeceini uzun uzun yazm, hastaln gelimesini, iyi kt ne olursa, sonucunu bildirmelerini istemiti. Cevap kmad. Mirast, gelecek gzel gnlerdi, uydu buydu derken, ylesine mevsimsiz hayallere dalmt ki, ylmad bundan, ard ardna telgraf ekti. Yine ses yok. Sessizlik uzadka ne yapacan bilemiyor, sinirleri daha ok bozuluyordu. Ne yapsayd acaba, ilk uaa atlayp, iki gz iki eme, ihtiyarn ayaklarna kapansa, zr m dileseydi? Belki faydas olurdu, belki deil muhakkak olurdu ya, orada tek bana egemenliini srdren aabeysi Osman Naci'nin nasl davranacan kestiremiyordu. Onu kayglandran, huzursuz edip ktmserletiren buydu zaten! Bunun iyisi, daha iin banda, ok yukardan almakt; burnunu dikmek, dudan bkmekti ama, yapamamt ki... lk mektubuyla bile, ihtiyarn can ekien cesedine, akbaba gibi yumuluvermiti. Ne olup bittiini kaynandan renebilmek iin, araya taraya, sonunda gzne parlak grnen bu areyi bulmutu: Kasabann eczacsna telefon etmek! imdi de eczane cevap vermiyor. " ... olur ey mi yahu, olacak ey mi bu?" Gitti bir zaman, kedeki koca neon reklamnn dibinde dikildi. Neon tpleri, naslsa bir kere bu kmaz ve sinir bo90 zucu ie koulmu, aralksz yanp snyor; gkkua yansmalarn, suratna arpyordu (Philips Ampulleri, ka mavisi, on saniye). Galib'le etesini, eve

dnmek kararyla kesin olarak terk etmiti. Telefon suya dnce, iini yeniden bir kararszlk kaplyor! Hangi peygamberin kulu olacan kestiremiyordu. On be gndr, Suat yine 'sise girmiti", kafasnda ne olduu anlalmayan dncelerle, hayalet gibi ordan oraya dolayor; bakmsz, sa ba dank, baktn grmeyip grdn tanmayarak gn eskitiyordu. Byle 'sise girdi' rni, kocasnn stne varmazd, ama daha bir yumuadndan, hogrr olduundan ileri gelmezdi bu, varlnn bsbtn farkna varmaz olurdu da! (Philips Radyolar, tavan kan krmz, on saniye.) Tiyatrolar, sinemalar dalyor; giyinmi kuanm, takm taktrm, semiz bir kalabalk; az bulunur cahillii, kaz kibirliliiyle, vitrinleri yalayarak, yukardan aaya Beyo-lu'nu kirletiyor: Krk mantolu kadnlar, ke balarnda birikmi ve katlam soua tosladka, srtyorlar. Salar, zrt zrt boyanmaktan, tepelerine oturtulmu bakr ya da kalay bir miferi andryor. Uzaktan, sandre, akaju, platine yansmalaryla, ine topuklarn zerinde gezinen beeri boluklar belli ediyorlar. Ne amaz bir isabetle! Erkeklerse, ask suratl ve yorgun, kolal yakalarna, anlalmaz koleksiyonlarndan l birer kelebek uydurmular (Philips Tra Makineleri, lk yeili, on saniye). " ... Allah bilir ya, cartay ekmitir moruk! teki hnzrlar beni mi bekleyecek, oktan miras i etmilerdir. evresini a kurtlar gibi sarmlar, gzmn yana bakarlar m? Ama yoook, bu sefer o kadar kolay olmayacak bu iler, yelkenleri hemen salvermeyeceim; mebus bey, mebus bey, kendini kolla! Gze gz, die di! Pilvdan dnenin ka krlsn!" (Philips transistorlar, ahmak sars, on saniye.) " ... yoksa en iyisi Haik'e dnmek mi? Baksana, Cep Tiyatrosu kuracaklarm! Galib, bir ortak bulmu, Feridun Bey diye bir sanayici, tiyatroya, galiba daha ok ka91 din oyunculara dkn bir herif. Olur mu olur, bu bakmdan yanlarnda olmal." Birahaneye, siyah gzlklerinde neonlarn gkkua yansmalaryla girdi. Nubar, ufack gbeini hoplata hoplata, iki elinde iki duble salkmyla geerken, Ne o Doktor -diye sordu-, ne abuk dndn? Halim ne diyeceini bilemedi: Bok herif! - diye kesti att. erde hava yle skk, ylesine kabarcklyd ki, bir ara sahiden kocaman bir bira iesine girdiini sand. Aynalara gz iliince, oul kafasn, titreip kpren yzlerce baloncuk arasnda grr gibi oluyor, bu da sanrsn tamamlyordu. Kelerde gecenin ilk yenilikleri, sulu gzl sarholar, imgelemlerinin yaratt dehetten rkm, gizli gizli alyorlar; arada bir, grandk hkrklaryla, tepeden trnaa sarslyorlard. Halim, bunlarn birikintisini bir atlmda yarp, kendini, artistlerin st st yldklar kuytuya att. Onu Korkut, herkesin Cavcav dedii koca bykl olan, Dicle ve Mine, bir de Galib -hem de nasl porsumu, yerlere sarkm bir Galib- Kzlderili lklaryla karladlar: Bu ne tevazu Prens, aramza dnmeye tenezzl etmekle bize lyk olmadmz bir eref bahediyorsunuz, siz ki meteliksiz aktrler arasnda, bugne bugn... Halim, doru syle lan, Suat kapy amad di mi? Bayanlar baylar, tembeller kral tekrar aramzda! Hibir ey yapmamakla kalmaz, hibir ey yapmamann felsefesini yaparak yaar. Halim, Korkut'la Galib'in arasndaki yere oturdu, oturur oturmaz cevabn, nl Horatio sesiyle, Korkut'un suratna tepedz tkrd: imdi balarm sllenden!.. Korkut, sinek kd gibi yapkan tenli, seyrek ve pis sakall, berbat bir oland. Halim'in eytanlar onu, oldum olas almyordu. Galib, dikkatinin dorultusunu deitirmek iin, afyon yutmu deve baklaryla bekledii soruyu yneltti: 92 __ Ee, yayor muymu hl? Halim de gzleriyle cevap veriyor: renemedik ki! Fakat, bu Korkut!.. Uyuuk mu uyuuk, sakallar mikrop yuvas, cgaralarn slatmadan iemez. Hele, dudaklarn kmldatmadan, o tekdze konumas yok mu,

adamn cann bezdirir. evresinde dnp dolat konular, hep ayn; yar yarya gizli, yardan fazla tehlikeli, 'malm' konular: ... 47 tevkifatndan nce Emeki Partisi'yle Sosyalist Partisi arasnda, ideolojik ynden ne fark vard? Hi! kisi de devrimin zorunluluunda anlam olduuna gre, tartlacak baka bir ey kalmyordu ki! Kalsa da, nemsizdi zaten, fasa fiso... Kl krk yararak, cgarasnn ateini inceliyor: ... Trkiye Komnist Partisi kanun d, szde ne olduu ne yapt gizli, herkes iinde iki kart grubun attn biliyor: Komintern, lider olarak, ta bandan beri Doktor efik Hsn'y tutmu, oysa militanlarn ou Nzm Hikmet'ten yana... Konuyu ne yanndan alrsa, ne ynde gelitirirse gelitirsin, dndrp dolatrp ayn ikircikli soruya balyor: ... peki, sence hangisi haklyd? Galib, belirli ekilde huzursuz, lm birasnn zerine yklyor, bir yudum alp yzyl sustuktan sonra, Dicle'ye glmsyor. Dicle, son numaras: Kvrck salar, makineyle alnm, kara m kara, felket karas bir kedi ba: Srmeyle abartlm, bitmeyesiye iki kocaman gz; adama srp koparmak, sonra az dolusu tkrmek itahn veren, bir ift kapkaln zenci duda. Hey, kafa bu be! Usandk politikadan, baka lf bilmez misiniz? Bir tatl tarafndan an, biz de konualm. Masann altndan Halim'in ayana basyor: ... di mi ama, ekerim? Halim'e sorulursa, elbette yle: Korkut'u sevmez, ad 'polis'e km. Gerekten Birinci ube'ye alyor mu? Bilen yok. Kantlamas zor. Yine de tiyatro eletirmeni diye 93 dolamasna kimse inanmaz, onu 'polis'ten sayar: Zaten, gerek ya da sahte, ortalkta polisten geilmiyor ki! Halim, bir keresinde Galib'in: " ... hazret -dediini hatrlyor-, aslnda kendimizden saydklarmzn att kaz, 'polis' dediklerimizden yemiyoruz. Polise alan, i, mimleyinceye kadardr, mimledin mi bitti, kendini ayarlarsn, oysa brleri..." Kzn memeleri, birasnda yzyor. Halim, ierledii besbelli, dik dik: Haklsn Dicle -diyor-, ok haklsn! Yalnz, bu ehrin bir ad Bizans'tr, unutma! Karn doyurmak iin kelle satanlarla doludur, tamam m? Adam harcar, bunun iin para alrlar. Ts yok. Boucu bir sessizlik, kocaman bir balon gibi, onlar iine alveriyor: Bo da deil, usul usul yaylan, elle tutulabilecek younlukta, kkrt kokulu bir de ar gelitiriyor, inat bir ar, bunalmaya benzer, sinsi. Korkut duymazdan geliyor. Pis glmsemesini, zehirli kusuk gibi, sakalna karm: Sen kazandn Dicle -diyor-, aferin: elim! Kadehini trenle kaldrarak, -Prozit ocuklar!- diyor. Prozit kalle herif! Hzl iiyorlar. meyen yalnz Mine, mimoza gibi tozlu sar, yapma bir sarn. ri takma kirpiklerini aa kapaya o grlt ortasnda Franszca bir dergi okuyor: Les Temps Modernes, varoluu geindiinden, derin okumu pozlaryla herkesin nnde kitap okumaya, alacak derecede dzgn ve okunakl o bagedikli yazsyla notlar almaya baylyor. Cavcav'n bozulduu bu: ... kz Mine, imiyor musun? Olur mu canm? Krk yln ba, biralar benden demiim, cann ekse ekmese yumulacaksn. Kocaman, Osmanl burmas byklarnn gerisinden, dergiye yle bir gz atarak: ... hem diyor, sen bizi kim sanyorsun kzm, cim karnnda nokta cahil mi? Olmad bu, bak! Elindeki zrlt eski bir kere, temiz alt ay var, stelik yasak! 94 Ortalkta yasak dergi okumay kabadaylk m sanyorsun sen, boversene, inekliin ta kendisi: Ben Paris'teyken...

Szn bitirmesine kalmyor, masada bir azdan puflu-yorlar. Cavcav gibi matrak olan var m yahu? On yl nce mi, on iki yl nce mi, Paris'te iki ay m ne kalm, o gn bugn Paris anlarn anlata anlata bitiremez: " ... ben Paris'teyken arkada, Sartre' iki kere grmm. Sartre diyorum yanl anlama, Jean-Paul Sartre, tamam m: Nah byle baa gzlkler takmt, ve de..." Ya da iliklerine kadar zlemli ve duygusal: " ... Paris'te -diyor-, baka: nsan hr birader. Millet sokaklarda akr akr pyor, azn aan yok! Kyak deil mi? Yalnz, penlere hayvan gibi bakmayacaksn, ha, vallahi onlar deil seni ayplarlar." Ondan sora gelsin uydurma Paris servenleri. " ... yamurlu bir gece, anladn> m, trenkotu ekmi, tek bama Grands Boulevardsklan iniyorum, orospu gzeli bir kar, aznda cgara, kn ban alkalayarak, yolumu kesmez mi? Oh l l, kar dedin mi bylesi olacak, yeme de yannda yat! Bil bakaym, ne yaptm?" Garip bir oland Cavcav, btn davranlaryla olaan zorluyordu: ingene boyac, ememeydanl hayta arabac byklar yetmezmi gibi, kafasn kasabal itlere zenerek usturayla kaztmt. Hl Gzel Sanatlar Akademisi rencisi saylyordu ama, iki yl yarm yamalak devam etmi, 'orda resmi nasl yapmamak lzm geldiini rendikten sonra' bolamt. Aklna estii gibi alyordu. Tablolarnda neler yoktu ki: Anlar anlamaz, Marquis de Sade'dan yrtt bir dehet ve ehvet havas; sakall bykl Ermeni madamlar; gzlerinin ak bile, kmr tozundan kararm, dok iileri; sonra kyller, bozkrn oranda deli gnee ve hoyrat yoksullua babo salverilmi, yayan yapldak kyller; en ok da bar kzlar ve genelev kadnlar, altn dili, altn bilezikli, memeleri kprm... Yaantsnda nasl tam bir dzensizlik hkm sryorsa, resimlerinde yle bir danklk ar basyordu. Ne denge, ne 95 uyumluluk! Ne olduu belirsiz renklerin aralksz kanamas, biim kagaal ve desen yanll. Resim eletirmencilerin-den birisi ne halt etmise etmi, 'Avrupa apnda' bir ressam olduunu yazmt ya, bu vg ona ok pahalya oturdu: Daha tutunmadan, btn alclarn kaybetti: Sonra iki sergisi, iki kesin baarszlk! Tek tablosunu alan kmyor. " ... n'aparsn, memlekette resim gelenei yok. Bu sorun, her eyden nce bir eitim sorunu: Bizim burdaki inekler, natrmort boyayan badanaclar byk ressam sayyor di mi, git bak Paris'e, amatrlerin en dangala nasl bir bakta ne yapmak istediini akallyor. Hele bir de cevher bulurlarsa, tamam, tablolarn kaplr. Bir gn Picasso bana dedi ki..." Picasso mu? Yoo, bu kadar fazla. Hatrladka, hl glerler. Halim'in imdi gld gibi. Glyor ya, bo bir gl. nk kendisini, hcresinin beton tabanna uzanm, yolculuklar tasarlarken gryor: Sallantl bir deniz manzaras, mart lklarnn dolat iinden demir alp, engine alan kara bir ilep. Kpetede, kzl sal kara gzlkl bir adam, minare ve kubbe kalabalnn, yava yava uzaklamasna dalm. Ya da, hayr: Orient-Express yol kesiyor, Orta Avrupa'da bir gara giriyorlar, nice kemanlarn kvrm ve bklmlerini, gkyzne nonfigratif bir heykel gibi ileyiverdii, bir gar buras: Belki Viyana, belki Budapete, belki Prag! Yolculuklar tasarlamak, byk kalar!.. Suat'la o, hele evliliklerinin ilk yllarnda, bu ii az m yaptlar? Az m ekip ekip Fransa'lara, ngiltere'lere, talya'lara gitmeyi kurdular? Niin? Bir turist gibi baka lkelerin tadn karmak, dolarken iini tazeleyip, gnlk ilerin yorgunluundan kurtulmak iin mi, ne mnasebet! Bakalarnn, baka yerlerde yaad, handiyse bayalam zgrlklerinden bir yudum tadabilmek iin: Kolkola, st gibi sis basm bulvarlar boyunca yrmek, cann ekti mi rasgele bir kitapya girip artk Lenin'den mi olur, Trokiy'den mi olur, bir kitap almak! Grev grmek sonra, iilerin nasl rgtlendiklerini, alanlarda ortal uultularyla velveleye verip, isteklerini nasl takr takr dile getirdiklerini izlemek! 96

Kahvenin birinde, bir gz sabah, kahvesini bitiren bir makiniste rastlyorsun ki, adam szngelii: " Ben solcu sosyalistim" ya da: " ... komnistim" diyor, vay canna, insan byle bir durumda neler duyar ki? Ya dikensiz, ban derde sokmayacak lflar aramakszn, byle bir adamla tartabilmenin keyfi? Ne vakit alp ban gitmeyi dnse aklna, ksa pantolonlu bir ilkokul rencisiyken seyrettii, bir Fransz filminden kulanda kalm, o eski ark geliyor, hem de Franszca olarak: Marinella, reste encore dans mes bras... Yurtdna kmak, serven deilse, d, Menderes Hkmeti, 'dviz tasarrufu' zrne snarak, resmen yasaklam. Yalnz okumaya giden rencilerle, diplomatlar bu yasan dnda. Ho, yasak konmadan da aydnlarn pasaport alabilmesi olmayas bir eydi ya!.. likilerin istedii kadar geni olsun, sen istediin kadar inat ol, ya falan kanunun filn maddesini, karanlk imlarla suratna arparak, pasaport vermeyi aka reddederler; ya da, bunu gze alamazlarsa, yorgunu yokua srp formaliteleri uzatarak, canndan bezdirirlerdi: Yolculuktan vazgeer, pasaport iin bavurduuna da, vuracana da piman olurdun! O zaman, gzle grnmez elle tutulmaz kocaman bir kafese kapatlm, yrtc hayvanlar gibi; olduun yerde drt dnmekten, gnl avutucu bir ferah noktas bulamadn iin, kahrn tmekten baka ne yapabilirdin? Sabahattin Ali, snr Bat'da gizli geeyim derken, bir itin tuzana dp bu yzden lmemi miydi? Nzm Hikmet, gidecei yer hangi cehennemse, pasaportunu alp oraya efendi efendi gitmek varken, krek kaaklar ya da hrszlar gibi denizin ortasndaki o Romen vapuruna bir gece yars binmemi miydi? Galib, Halim'e eiliyor. Salar, yznn yarsn rtyorlar. Btn varlnda yreklendirici tek ey, prl prl parlayarak dnyaya kafa tutan, altn dii: ... bana sorarsan, iin asl bok yan neresi biliyor musun? Bu kpek hayatn, bu rezillii hak edecek bir ey yapmadk. Her ey bizim irademizin dnda oldu bitti: Tutuklanmak, mahkeme, hkm, cezaevi!.. Her ey ylesine ar, o kadar acklyd ki, insann ciddiye alas gelmiyordu. Hani korku filmleri vardr, iyice mbalaal, bir trl gereklik duygusu vermez, korkacana glersin, ite yle! Gnn birinde bir baktk, be parasz sokakta kalmz, ufukta ne kk bir umut, kmzda btn mrmz pi etmeye fazlasyla yetecek bir de damga! Ilk soluu dedii yeri rtyor. O sesli sesli geirmesi yok mu, lm. Hele yaknmas: ... midemden hayr yok, hazret! Azmn iini grsen, sanki domuz az, btn yara. Dehetli canm yakyor. Sonra, rasgeleymi gibi, araya giriveren o szler: ... u sra, bir aktrler ve tiyatro teknisyenleri sendikas kurabilsek, fena m olur? Kime zarar dokunur bunun, hi kimseye! Geen akam, kurucu kimler olsun diye konuuluyordu, houna gider diye dndm, adn syledim. Yoksa fena m ettim, kurucular arasnda olmak istemez misin? Korkut, belirli bir ilgiyle, cgarasn kemiriyor: Ne eref! Yerinde olsam, bundan gurur duyarm. Halim, oturduu yerde zor oturuyor: Hem damanda o uzak sulfato acs, hem iinde nne geilmez bir dvmek arzusu! Dvmek arzusu demek, yanl, dvmek arzusu demeli. Bir yumruk karp, ayakl iskemleden Korkut'u yle p boaltr gibi aaya boaltmak, sonra bir ikincisiyle kartma gibi aynalara yaptrmak! Merakls varsa, gidip kazsn! Galip, igdsyle bunu sezmi, sarkk dudaklarn salvererek birasnn porsumu kpn aryor, baygn yan bakyla Halim'e sanki: " Bo ver-diyor-, demez yahu!" Halim, kendini tutmaya alyor. Cak cak ten karlarn, incir ekirdei doldurmaz lkrdlaryla sersemlemi; kmldamadan konumadan, hatta dnmeden; gzleri masann bir kesine dikili, ylece durmaya! Grd, unutulmu bir duble bira, ak bir Salem paketi, Mine'nin dergisi98 I ne aklm gibi hareketsiz duran, adamakll bakml elleri: Salarndan stlerine, incecik bir mimoza tozu yayor.

" ... Salem ha, bunlar naneli Amerikan cgaralar ki karaborsadan baka yerde bulamazsn, kartonu yetmi papelden! Orospuya bak, orospuya: Yolsuzum diye az yapar durur, oysa Salem'den aas kurtarmyor." ... benim dalgam datan tiyatro ii, bu yeni ortak, Feridun Bey midir ne boktur, o: Bir kere davrannda samimi mi, bunu bilmeliyiz: Oyuncu kz keseceim diye bu ilere bulaan, paras bol ii yok zenginlerdense, vallahi ben youm bu ite. Hani, Rt m Rait mi ne, biri vard... Mine, bir Salem alaym m? Off be, mzik mi bu? Kafam gaz tenekesine dnd yahu! Yeil Horoz'da alan talyanlarn caz paralarn dndke... ... yok abiy, her eyi adl adnca armak, kaytarmalara, arabulmalara yz vermemek lzm, bana sorarsan sanatn erefi burada, varolu sebebi de! Eli aya dzgnce bir kaz grr grmez 'aman ne gzel kuu' diye l bastn m, yatar bu i! Mine kz, n'olursun bir Salem versene, cierlerim bayram etsin! ... olmaz kardeim, olmaz: onesco oynamalyz, hem Kel arkc'y. Ben nc tiyatrodan yanaym, admza cep tiyatrosu dediimize gre, bir yerde buna mecburuz zaten. Niye Mayakovskiy olmasn? Oha, galiba ttn biraz! Mayakovskiy'i bizde tanmazlar, hem modas geti. imdi onesco, Becket oynayacaksn, i bunlarda. Godot'yu Beklerken Kk Sahne'de oynanrken, hatrlyor musunuz, temsilin ortasnda kt polisler, ellerinde yasaklama karar... Atyorsun, olmad byle ey! Nasl olmad, sen benden iyi mi bileceksin ulan, daha Kuzguncuk'ta ksa pantolla dolarken... ... Allah akna syle, bundan daha kt, daha di bir yer biliyor musun? Param olsa admm atmam, efendi 99 gibi giderim. Yeil Horoz'a, hi olmazsa mzik dinlerim, kulamn pasn alr. ... sonra herif nerdeyse bir ceyln gryor, ah diye kendinden geiyor. Ne bu, gerei bozmak, gzellii yozlatrmak deil mi? Ceyln dediin alt taraf bir keidir abiy-si, hem yaban keisidir... Haydi ordan sen de, iyice cvttn! ... bu sabah Maka'dan geiyorum, kimi grdm dersin? enol'u: gndr Belginlerde iiyorlarm, Bo-az'daki atlyede. Hangisi mi, ulan eeklii braksana, Ar-navutky'de, hani, camiyi geer gemez... Halim akn, kendini baka bir yerde yakalad. tekilerin, aralarnda gevek gevek dokuduklar konuma, onu hi ilgilendirmiyor; neresine dese, parltl, yanar dner bir al gibi akp kayyordu. Dalgnl ilgisizliinden deildi, sarholuundan da. Daha ok, iini gizlice basvermi bir soru iaretleri kalabalnn, akln kurcalamasndand. " Emine mektubuma niye cevap yazmad? Telgraflarm niye karlksz kald? Eczac niye konumaktan yan iziyor?" Bunlar, birden karanlk grnyordu, karanlk ve rktc. Dev bir rmcek ann nne durmu, aabeysi Osman Naci, o iren pul byn kmldatarak, telgraflarn, yarasa elleriyle yrtp yrtp atyordu: " ... bulutlar fethetmek ihtiras, ltif bir hayal olabilir, lkin o nispette bo ve tehlikelidir. Ayrvcten, byle..." Belki karsna, korkudan gzle grulrcesine ufalan, eczacy alm, adama gzda veriyor: " ... grdn ya Hilmi Bey, mirasn kokusunu alnca, yaptklarn affettirmek iin gelmeye tenezzl buyurmuyor da, gya muzdarip birtakm telgraflar ekerek bir taciz ediyor. Ef'al ve harektnn kymet-i hakikisini tyinden cizmiiz gibi. Hakikat-i halde, gz paradan baka ey grmyor..." Alm ya, son szlerini ille tekrarlayarak: " ... anladn m Hilmi Bey, gznn diyorum, para-dan baka ey grd yok!^N KgMAL JLHAIK1OKTPHANES "Hey Allahm, ne demeli? Hakl herif, bir ahmak ne kadar hakl olabilirse, o kadar hakl. Neyim ben, yle ya, elimden ne gelir? imdiye kadar ne yaptm? Hi!

Hibir ey! Adamn eline byle bir frsat geti mi, biraz kprdar, saa sola elini dilini uzatr, hi olmazsa kpr balarn tutar, vaktini d kurmakla pi etmez. Yoksa gznn yana hi bakmazlar, maln cann elinden alverirler! Hele a-biym ukala ve kibirli bir taral klna girmi bu faizm z yok mu, ezikleri daha ezmekteki, hele vurgun vurmaktaki yllanm ustalyla, elim hamur karnm a, rak ka-rverir beni, bir eycikler de yapamam. ster misin sahiden karsn? lm yahu: Ne saatte iki yz elli kilometre hz yapan araba kalr ortada, ne pencereleri ninni gibi uysal bir denize alan yal. Tiyatronun zerine bir bardak souk su i, sonra kalk Allahn bilmem hangi cehennemindeki srgn yerine defol, hem de Suat'sz. Olur mu canm, bu kudurmu ehirde, bunca haraminin ortasnda nasl yalnz kalr Suat, nasl bensiz yaar?" Iklar sndryorlar. Galib, dncelerinin gelimesini hi belli etmeden izlemi gibi, eilip kulana yattrc iki lf ediyor: Bu meseleyi o kadar bytme, hazret! Mahfuz hissen vardr, kimse elini sremez, mirastan payn alrsn... Sonra, Nubar, onlar dkkndan kovdu. Bunu yaparken, kahkahadan krlyordu. brleri de glyorlard ama, gllerinde en ufak bir nee krnts bile yoktu. Anszn kapkara kesilmi aynalarn, itahla aktt karanlkta, hatta korkuntular. Sanki bir gemi batyordu. Birahane, aynalardan dolan karanlk dalgalaryla arlam, gittike yatyor, bsbtn alabora olaca ana hzla yaklayordu. Telsizler bozuktu. Hi kimse, hibir yerden yardmlarna yetiemezdi. Ne yapacan arm, fkesi burnunda alt yolcu, iek Pasaj'nda drt dnyor, bir k yolu aranyordu. Ksa bir bocalama oldu, sonra sava Siyu lklar atarak, ilk rastladklar bolua kendilerini braktlar: Bu, Beyolu'ydu. Daha kurumu, tr tr bir souk, ortal kasp kavu101 ruyor. Tek tk gece insanlar, ince buz perdeleri arasnda skm, gz diplerinde tehlikeli kar tohumlar, parmak ularnda karncalanmalar, sessiz sedasz buz kesiliyorlar. Aa-camii kavanda, kulak kesilmi iki devriye polisi, neon tplerinden saydam bir ylan gibi atlayan elektrik akmnn vnltsn dinliyor. Halim'le Galib, az geride kalarak, ucu ucuna birka sz ettiler. Syledikleri azlarndan kar kmaz buhardan harfleriyle, souun siyah aynasna kelime kelime yazlyor, ama yazlmasyla bozulmas bir oluyordu. Sanki yaadklarn kelimede brakyorlard. Onlarn byle dayanksz ve mrsz olduklarn grmek ise, yreklerini daraltan hilik duygusunu bsbtn younlatryordu. Kelimeler, sadece kelimeler. Korkak, etkisiz, kalle, ama insan! ... beni kurucularn arasna katman, gerek arkadalk, bak bunu anlarm, teekkr de ederim, ama niye o Korkut olacak polisin yannda aklarsn, bunu anlamam! Bu inek, dakika sektirmez, duyduklarn aktarr, bir dosya daha aarlar ve... Asnlar, kimin umrunda? O sylemese, bir bakas syleyecek mi? Dorusunu istersen, bu bell saklambatan usandm, adamda ne sinir brakyor, ne kafa! Hem kurulacak olan ne yahu, hepi topu bir sendika: Memlekette bir sr sendika var, bizimkinin tek fark Menderes'e uaklk etmeyecek olmas, bu da m su? Halim, iinde bulank resimler izen, baz kelimelere taklp kalyor: " ... dorusunu istersen, bu bell saklambatan usandm, adamda ne sinir brakyor, ne kafa!.." Yeniden, gzlerinin nnde, bir sr surat: Acyla gerilmi delikanl yzleri: Hepsi de Rfat'n yz. Hani beraber gzaltna alnmlard, Sansaryan Han'na kapatldnn altnc aynda m ne, jiletle damarlarn amt. "Bell bir saklamba." Halim'e kalsa, sendika iine hi bulamayacak, ii kesinlikle istemiyor ama, ne yapsn, babasnn leceinden 102 emin deil, asl nemlisi, Galib'in salad dublaj seanslar olmasa, meteliksiz. ... duyguyla, hatta bak ne diyeceim, sevgiyle birlikte olmad m, eylem be para etmez: Soyutlar adam, insanlndan karr, etkisizletirir. Aksi gibi, bizde eksik olan, duygu. imiz gcmz soyutlamalar, semboller adna ene

almak, palavra skmak: i snf, retim gleri falan filn! Hakasn sylesene bana, ha, kim seviyor ii snfn? Kimsenin ipledii yok. i snf bizi iplemiyorki biz onu sevelim. i snfym! Bok yesin ii snf, tiksiniyorum be ondan! te o kadar! Sen kalk onun adna, onun iin ban bunca belya sok, adn kirlet, iinden ol. hayatn kaydr, sonra o kalksn gz gre gre, kendisini kazklayan bir demagoga alk tutsun, yooo, bu kadar olmaz! Halim'in kulana baka bir ses alnyor: Aabeysinin sesi mi? " ... bulutlar fethetmek ihtiras, ltif bir hayal olabilir, lkin o nisbette bo ve tehlikelidir. Ayryeten, byle..." Cinleri anszn bana m, baras geliyor: Yanl, tepeden trnaa yanl! baarszlk varsa, sorumlusu biziz: Ne rgtlenmesini becerebildik; ne de, rgtlenebildiimiz kadaryla, gcmz gereken eyleme yneltmeyi! Susulacak yerde konutuk, konualacak yerde... Galib, yorgun ve akn, ona acyarak bakyor. Yattrmak istermi gibi, usul usul, yi -diyor-, iyi! uzatma! Sonra, daha ok kendi kendine: ... gcmz -diye devam ediyor-, hangi gcmz? Bandan beri evremizde, bize kar bir kalabalk; hep, gerek d bir grup olarak kaldk, toplumsal bir paradoks olarak! Koullarmza uymasn bilemedik. En byk tevkifatta bile, tutuklu says iki yz bulabildi mi? Tutuklananlar da kimler? Sen, ben, bizim olan... Bir baskn tel ve kalabalyla Kulp 47'yi bastlar. ersi cehennem gibi boucu scak, lunapark gibi elenceliydi. Dardaki souun, ask suratlarna ekiverdii incecik buzdan peeler, sca grr grmez eridi, prltl gzyalar ola103 rak akt. oktan sarho, oraya kadar yar yarya Cavcav'n kucanda gelmi olan Dicle, daha vestiyerden ieriye uludu: Sk durun baykular; Haik'ten zincirini koparan, buraya geliyor. Bir azdan bardlar: Millete iki! Felket yahu! Haberiniz var m, Haik batt: Evet, resmen batt, Nubar da beraber. Yazk oldu sarholara! Dalgalar gklere kyordu, telsiz bozulmu... besbelli bouldular. Tabii bouldular, bir biz kurtulduk! Son yllarn taverna furyas arasnda, kim akl etmise etmi, Kulp 47'yi, Byk Parmakkap Soka'ndaki khne Mtareke yaplarndan birinin bodrumuna oturtmutu. Deiiklik olsun diye, ieriye, tarih ncesi bir maarann havasn vermiler: sli duvarlarnda ilkel resimler, ak sak karikatrler izili, talamalar yazl lo bir maara! Masa yerine, uraya buraya kasalar, bira flar serpitirilmi, millet otursun diye, bunlarn evresine adamakll alak, bir o kadar rahatsz divanlar, tahta iskemleler sralanmt. Dipte bir yerde, bir mine vard, her gece olduu gibi, patrtc bir Amerikal grubu, etrafn, epeevre kuatmt: Uzun, di fras gibi anlamsz, izne km hizmeti klkl dilek karlarla; gzlerinin nnden ayrmadklar, ileri Haig's Haig ve Pall Mail dolu, yatay herifleri! Sada, usanp bkmakszn Greco'nun, Mouloudji'nin, Brassens'in arklarn kusan bir teyp duruyordu; yannda inceden inceye boyal, yar film yldz yar Beyolu yosmas, iki kzcaz: Baklar dumanl, burun delikleri titrek, parmaklarnn arasnda gm azlklar. Solda, Amerikanbar saran, zincirleme bir grup: nl jigolo, iki delisi o yal gazeteciyle, glgesinde yaad bet, yaradana yan bakan, a sevgilisi. Bir sr de niversiteli ocuk, hani kaamak okuduklar Lenin, Nietzsche ya da Ba-kunin'e gre, zaman zaman komnist, varoluu ya da anarist geinen; eyleme geememenin kahrn, ipsiz sapsz iirler halinde kda dken olanlar vardr ya, onlardan! Halim kede bir glge grd, allmadk bir enebaz104 lkla bir eyler anlatan Ali hsan' tand. Haydar Su'yla beraberdi, o da baka bir tandk: Veremli, eskiden iir yazard, imdi reklamclkla geiniyor, yedi yl kadar yatml olacak. Selmlatlar, artk selmlamak denirse buna: Keyfinize bakn beyler, yarn tufan!

Haydar Su, Galib'i Haydi ordan peygamberdevesi -diye tersledi-, daima bir eyrek ge kalyorsun. Tufan dnd olum, bugn Nuh'un gemisi, baksana btn hayvanlar burdayz, hepimizi Nuh kurtard... Ksk sesle, zgn: ... enayilik etti -diye ekledi-, ok byk enayilik! Hep byle edepsiz ve kstaht Haydar Su, herkese ierlerdi. 40 yllarndaki baarsna ve nne, hl 'resmen yasak' be kitabna ramen, air olarak oktan unutulmutu. Ona belki bu koymaktayd, belki de, ar hastalk geirmi olanlarn hepsinde olduu gibi, iinde, ta iindeki gizli bir yerinde hissedip bir trl yakalayamad, sinsi ve hnzr, o srekli lm korkusu yok mu, ite o. Halim, yar aka, kacak oldu: Ulan sanatoryumdan daha dn ktn, bugn ikiye oturmaya utanmyor musun? Gebereceksin be! Haydar Su, burnuna gld. Dilerini gstererek, Gebermek mi? -dedi, hem bunu genizden bir gln czrts arasnda dedi-, ulan biz zaten lmz: lm eek kurttan korkar m? Tam o srada, ikisi beynine vuran Dicle, mikroplu sular gibi saa sola fkran, dik ve pis lklar atarak, yerinden frlayp, adamn boynuna sarlmaz m? Hem alyor, hem elinden almak isteyenler varmasna sk sk sarlyor. Katlanlr seyir deil. Ne yapacan arm olan Hay-dar'n aznda, aralksz ayn sz: Dur kzm, dur: Delirdin mi sen? Onlar ayrmak kolay olmad, ayrdktan sonra da Dicle'yi yattrmak: Hkra hkra alyor, fkeden ve histeriden titreyerek, svp yayyordu. Galib'ten tokad yiyince sustu. Byle bir eyi hi kimse beklemedii iin, bu tokat, 105 herkesi artt. Bir an, sessiz bir boluk dodu, sonra, bunu yapmaya mecburlarm, baka trlsn isteseler de ellerinden gelmezmi gibi, hepsi birden imeye ve sohbete koyuldu. En bata, Ali hsan! Mazotunu zrl zrl terleyerek, yllardr bitiremedii antolojisiyle kafalarn tlyor. Nasl etmi de, toplatlm ilk dergilerden, Haydar Su'nun ilk iirlerini bulmu karm? Gereki iirin iinde, birbirinden farkl, hatta kart iki eilimin varln nasl saptam? Galib'in hi aldrd yoktu: Vallahi hazret -diyordu-, bizim airliimiz hastalk gibi bir eymi, iyiletik geti. O tarihlerde yazdklarmz unutmak, en dorusu. Haydar Su, tam tersine, konuya baylmt. Ksk sesi btn btn kslyor: Azizim Ali hsan -diyordu-, ne hinolu hinsin sen, nasl da tuttuunu koparrsn? Benim ilk iirlerimi bulmak kolay i mi yahu, arasam ben bulamam: Polis btn dergileri duman etmitir be! Halim, suratn alkol buharna vermi, gzlerini kkrtc bir dikkatle Korkut'a dikmiti: Cgarasnn ateine nasl bylenmi gibi dalyor, her nefes ekiten sonra pis pis t-krerek nasl Haydar Su'nun anlattklarn dinliyor, ilgilendiini sorduu sorularla kibarca nasl belli ediyor: Doru, evini polisler aram, ne var ne yok alp gtrmlerdi, deil mi? 1945'teydi galiba, yoksa 46 m? leri Genler Grubu... Halim kendini daha fazla tutamad: Ulan -diye bard-, stne lzm m senin? Korkut, aadan alr gibi grnd ama, sinirlendii seyrek sakallarnn titremesinden anlalyordu: Elbette lzm. En az senin kadar. Haydi oradan kpek! Halim, onu ayann altna alp inemek iin davranacakt ki, birisi kolundan smsk yakalad: Galib! Korkut'u souk bir ter basmt, sakindi fakat, hi deilse soukkanl grnmesini beceriyor, parman bile oynatmyordu. ir106 kin glmsemesi, sakalnn zerinde bir kusuk izi gibi kurumutu. Halim onu, gzleri ktan kr olmu, bok yiyip bok ien bir lam faresi olarak gryordu; gri, yap yap, insann iini kaldran bir lam faresi olarak! Hzn kestii iin, lf olsun diye, Galib'e sylendi:

Brak yahu, brak Allah akna, brak u orospu ocuunun azn yzn darmadan edeyim! Bu kadar merakl olmann, bana dert aabileceini rensin, inek! Ne bu be, meyhanede miyiz, yoksa sorguda m? Szlerinin sonu, geriden patlayp dalan bir ark anaforuna kaplp savrulduundan anlalamad. yice kafay bulan niversiteli ocuklar, milletin azndan drmedii talyanca bir ark tutturmulard: Vooo-laaa-re, ho-bo, Caaan-taaa-re, ho-ho, ho-ho! Galib, hemencecik anafora kapld. Altn diiyle, msra sonralarn prl prl mhrlyordu. -Kzlarn ikisi de, daha banda balklama dalmlard. Boalma ihtiyac bundan ona, ondan tekine bulayor, sonunda herkes kendini anafora salveriyordu: Vooo-laaa-re, ho-ho, Caaan-taaa-re... Ne biim i? Ahmed Ahmed'liinden, Mehmed Meh-medliinden kyor, kayglarn ortala kusarken birbirlerine geiiyorlar; ortaya kan, cinsi cibilliyeti belirsiz, dalga dalga, parltl ve kvaml bir sv; insan suyu, yoo hayr, yalnz insan suyu deil, canl gibi soluk alp veriyor geri ama, anaforuna evresindeki eyalar da bulam, ieler, ampuller, teyp, atal, bak vs... Herkes arky bir ucundan tutmu, -o ember sakall it, semiz Amerikallar, kapdaki hergele ve brleri- avaz avaz baryor, yine de bir ey aksyor ama, bu besbelli, neelerini deil kahrlarn kusuyor bunlar, kalabalktan kopmu olmann kahrn! Kendilerini teki insanlardan ayran kristal bir duvar krmak abasndalar. Nasl kracaklar? Ne bilgileri yeterli, ne iradeleri kuvvetli, ne de krabileceklerine gerektii kadar inan107 yorlar, stelik ellerinden su ilemek gelmez, adam ldrmek, hrszlk, dolandrclk filn... ne yapsnlar, kapanp kaldklar bu ilka maarasnda, kurtlar gibi uluyup, birbirlerinin ayaklarn ve zsayglarn iniyorlar, evet, evet, uluma bun-larnkisi: Kstrlm, srsne ne yoldan kavuacan kestiremeyen vahi hayvan ulumas, sr darda ve uzakta, adna hayat dediimiz o balta girmemi ormanda, cngl m ne? Halim, arknn nne geilmez anaforuna kaplm, bir Amerikallara bulayor, bir orospudan bozma sinema yldzlarna; bazen noktasn yitirmi bir gibi boylu boyunca yere uzanm buluyor kendisini; bazen yukarda, altndaki alkanty seyre dalm bir zeplin olarak! iir, ark, konuma paracklar evresinde uuuyor, hatta eyalar, kl tablalar, bo ieler vs... Git git, iinde bir yerekiminden kur-tulmuluk duygusu beliriyor, havada yzyor sanki, szler ve eyalar da onunla beraber yzyor, ne garip duygu bu: Genel bir zlme duygusu, tehlikeli bir balantszlk! Kibrit kutusu, ka kalemi, krdan. " Hazret, ne sylyorsun sen, bunlarn otuz yldr bize kar siyasi mcadele yrttn sanmak, yaadklarmzdan bir bok anlamamak! Herifler, sistemli ve srekli olarak, aydnlar kk drmek, halktan koparmak peindeler..." " Vooo-laaa-re, ho-ho..." " Ulan Cavcav, anlatsana Paris'te General de Gaulle ne demiti sana Trkiye iin?" Takma kirpikler, trnak trps ve klips. " Yuf be, byle cehalet grlmemitir, bakn ne diyorum size, bizim burda gereki iir zerine yazlanlarn da sylenenlerin de asl astar yoktur, aklna gelen bir ey uyduruyor." ki tabak, iki dergi, bir engelli ine. " ... ekerim, ngiliz sigaralarn daha tercih ediyorum, fakat bulunmuyor ki, mecburen Amerikan sigaras iiyoruz: Philip Morris." Yer fstklar, pipolar, iki trtll bak. 108 " ... u karya bak u karya, ne gzel di mi? Yok be o deil, u: Teypin orda ayakta duran..." " ... / beg your pardon my darling, to-night..." Balerin papular, elmasl kol saati, bir buket karanfil.

" On ylda seim, ezici zafer! Bir de tutmu, Menderes muhalefeti tasfiyeye, basn susturmaya kalkrken dnmeli diyorsun, niye dnsn birader, halk arasnda..." Onca sesin arasndan bildik birisi Halim'e batt, deminden beri srp giden sinir bozuldu: Paldr kldr bir ey oldu bu, gecenin gerei, mekn ve zamann en byl kuytularn bile kala gz arasnda ele geirip, gndeliin baya boyutlarna indirgeyiverdi. Ses, Korkut'un sesiydi: Ali hsan'la Haydar Su'nun arasna eekars gibi skm, cgaralarn s-lata slata tttrp, saa sola, tu tu tkrerek vzldyordu. ... duyduuma gre, yurtdndaki genlerin rgtlenmesi, iyi kt ilerliyormu, darda okuyanlar arasndaki sempatizanlarn disiplin altna aln demek istiyorum, tabii canm, tabii, gayet emin bir yerden sylediler, hayli etkili bir yeralt almas yaplyormu. Milano'dan, Mnih'ten postaya verilmi devrimci bildiriler, hi beklenmedik adreslere, kp kp gelmiyor mu? Biraz daha kat bir sesle: ... yooo, asl merak ettiim, bu deirmene su nereden geliyor, o! yle bakarsan, bu ocuklarn hepsi yolsuz, yabanc lkelerde nasl bu iin stesinden gelebiliyorlar? Onun iin yle bakarsan dedim, yle ya, grmediin bir yerden, bilmediin bir yardm gelir... Halim yapacan nceden tasarlamamt. Bu yzden rasgele, dncenin inceliklerinden uzak bir ey yapt. Eline geirdii ilk ieyi kaldrd, olanca fkesiyle Korkut'un kafasna indirdi. Plak krlr gibi bir atrd iitildi. Donakaldlar. Halim, yaptn tamamlamak iin, bir de suratna t-kreyim istiyordu, yapamad. aknlk, bir kaya arlyla, onlar yamyass etmiti. Halim'le yapt erkeke jest arasnda bir atlak almt sanki, yaplann btn insancl anlam o yarktan akp gidiyor, gemiinden geleceinden soyutlayp onu askda brakyordu; byle olunca, mantn 109 desteini yitiren saldr yar yarya gln, stelik hayvanca bir anlam ykleniyor, iler tutar yeri kalmyordu. Korkut, ta kesilmiti. Ona nerdeyse minnetle bakyordu. Yap yap salarndan akaklarna ve boynuna, kaln, siyaha alan bir kan, tembel tembel inmeye balamt. Kulaklar daha bir yasslma, dudaklar bsbtn incelmie benziyordu. evrelerini biraz korku, ou aknlk bir tel sarmt. d patlam kibar orospular, bir azdan g-daklyorlard. Beti benzi umu birtakm adamlar, ordan oraya kouuyor; hibiri, yine de bir ie yaramyordu. Soukkanl kalabilen Galib'di yalnz, ierdeki alkantdan yararlanp, omzundan yakalad gibi Halim'i darya karan da o oldu. Baygn baklar birdenbire kaybolmu, gzlerine bir canllk, derinlemesine bir dirilik gelmiti. Duvara vuran glgesiyse, -bak, bunu yadsyabilene akolsun!-apak bir deve glgesiydi: Upuzun bir boyun, sarkk bir burun, srtnda hrg yerini tutan kamburu... abuk -diye fsldad-, abuk toz ol burdan! Halim inadna kalmak, neyi neden yaptn anlayp, davrann akla yakn nedenlere balamak istiyordu, direndi: Haksz mym syle ama, syle, hakszsam hakszsn de! Herif gemi karmza, alay eder gibi, soruyor babam soruyor, yok darda rgtleniyormu da, yok polis bu ie ne dermi de!.. Hele o uyuz cgaralann slatp slatp saa sola tkrmesi yok mu, tepemi attrd birden... yi! Pekl oldu, hak etmiti kerata! Zamann biraz yanl setin, hemen tabanlar yalamazsan, polis gelir... Yok ama, syle, hakszsam, hakszsn de! t olu it, gemi bir gzel karmza... Galib'in sabr tat: Ulan hayvan -dedi-, sana to/ ol diyorum, kafan almyor mu? U burdan, abuk! Yoksa, yakalasnlar m istiyorsun? Korkut nce susmutu, fena patlad. Azna dolan kan yalayp tkrerek, yakasn ve kravatn ekti kopard. Gmleini cart diye boydan boya yrtnca, uras buras seyrek kllarla kararm sska gs meydana kt. Gzleri yull yalarndan frlamt. fkeli mi acl m, lk m yoksa hkrk m, pek anlalamayan bir sesle, barmaya balad: Ben faist miyim ulan? Ben faist miyim?

st ste, sesini gittike daha ykselterek, daha hzlanarak sylyordu. Gzlerinden iki sral inen kanla karm gzya, pis, kzl damlacklar halinde enesine akyor, gln sakalndan stne bana damlyordu. Sonra mthi bir ey yapt. Kaln, prl prl, ustura gibi keskin ie krklarn avulayarak, plak gsn doramaya koyuldu. Acyla, acyla olduu kadar sevinle baryor, iddetli bir bynn etkisinde kendi kendisini cezalandrmak istermiesine, etlerini para para ediyordu: ... ben faist miyim, ha? Ben faist miyim?.. niversiteliler, nleyelim diye stne gittiler ama, ounu kan tutmutu, elleri ayaklar birbirine dolayordu. Azimli de grnmyorlard pek. Ortada kala kala, uursuz ve yanl bir ahmaklk kald, evresinde drt dnen lflar, gevek hareketler ufalandka ufaland, sonunda dald gitti: Korkut'u rktc yalnzlna braktlar. Ali hsan'n uykusu gelmiti birden: Az dolusu esneyip, uzun uzun geriniyor. Birbirine yakn gzleri, kuku ve kayg dolu. Bir sr varsaym ileri sryor, o kadarla kalsa neyse, daha ktsne kalkp Halim'i harcayveriyor: ... sence niye yapt bunu, ha? Ben kukuluyum biraz, iin iinde i var gibime geliyor. Kabadaylk taslamaya baylr, oras malm, ama her eyi aklamaya yeter mi? Vijdan azab ekiyor olmasn? Bileceksin, sorguda blbl kesilmiti bu, nne gelenin adn vermi, sorulmayan ayrntlar anlatmt, evet, ounu uyduruyordu ama, ne de olsa diyorum... Biraz daha sonra: ... iin asln ararsan, insan kime gveneceini, kimden kukulanacan aryor, karde, u Halim'in yaptn, pekl, polise alan biri yapabilir. Niye mi? Kukulanan varsa, kukusunu gidermek iin! Geen gn ekti bir kenara, bir srgn lkrdsdr kard, ne asap brakt, ne sinir. Dedii doruysa bile, neden biz duymuyoruz o duyuyor? Nerden duyuyor hem? 111 Galib, nce onu tepeden trnaa yle bir szd. kisini bir dikite yuvarlad. Sonra, aalk ve tiksindirici bir ey sz konusuymu gibi, aka bezgin ve yorgun, Ben -dedi-, hazret: Yrekler acs buluyorum btn bunlar: i gemilerin palavralar, adam ayakta uyutan cinsinden. Ya sen, hareketin baym diyen o sayddeer devrimciyi hatrlyor musun? Hayr m, ok yazk! Ben hatrlyorum, lrsem belki unuturum: Herifiolu hareketle ilgili gelimelerin gn gnne defterini tutarm, polis defteri evinde ele geirince hepimizi ieri tkacak kadar bilgi edinmiti zaten... Ali hsan irkildi: spat edilmedi bu! ... ister edilsin, ister edilmesin, ben maval dinlemem: Herifiolu szmona sorumlu, bizi nasl bir atee attn bir an bile dnmeden, gizli hareketin gnln tutuyor... Kolejli kz msn mbarek? Ar bir geirme szn kesti. Sustular. Elleri titreyen tutuklular, umutsuz koparlan takvim yapraklar, Kolsuz Cell'in srtlan glyle ykl bir susutu bu. Galib suratn ekiterek, ... yaadmz -dedi-, bir lm kalm sava hazret! Bu dama tahtasnn stnde Halim gibiler, pek pek, sras gelince harcanverilecek birer tatrlar, ite o kadar! Galatasaray kavanda, Halim, kendisini yksek sesle atp tutarak yakalad. ki yanndaki yksek yaplar, omuzlarnn zerinde bir yerlerde souk souk birbirine karyor, bu yzden o, karanl buz tutmu bir maarann dehlizlerinde yrdn sanyordu. Yukarda yldzlar, binlerce yldr sregelen ilerinden usanm da olsalar, yine bir Merih afann gksel yalnzln dokumaya balamlard. Son beki ddkleri, sokak aralarndan, titrek mzraklar gibi frlyor, doudan rmeye ve sararmaya koyulmu gecenin soluk karanln paralayp geiyordu. Grkemli bir k dnm gizli gizli gereklemekte, evresine bazen pembe aydnlklar yanstp, bazen uzak, derin lmszlkler ve yceliklerle dolu soluklar, uyan soluklan salvererek, bunu belli etmekte idi. Puslu ve bouk vapur ddkleri, sabah 112 alacasn zenginletiriyor, grnmez ve uzak horozlarn, heyecanl ve zincirleme lklar, yol yol aydnlatyordu.

Halim'in ayaklar altnda yatan, ayn souktu ama, sabah krasn yemi, n n ten bir donukluk kazanmt. Caddelerden narin bir sis kalkyordu. Sisin arasndan, ban gzn sk sk sarm ii glgeleri peydahlanp kayboluyor, sadan soldan iitilen kaba ve ar ksrkleri, sabahn gerek d boluunda, korkutacak bir irilikle yanklanyordu. Bu yanklar, gittike sklaan, okkal ayak sesleri damgalamaktayd yalnz: Emein damgasyla! Halim, genzi o sulfato acsndan yine zehir gibi, gndelik saplantsn yayordu: " ... mahfuz hisseme dokunamazlar, kanunda yazyor bu, resmen: Frun, terekedeki hissesi..." Tahtadan Budha heykelleri gibi, anszn karsna ktlar. Souktan ve yoksulluktan kavrulmu adamdlar. Karlamalar o kadar beklenmedik bir ekilde oldu ki, kendi evrenine dalm olan Halim rkerek srad, bir adm geriye att. Yeil sakall hayalet dervilerle burun buruna gelse, ancak bu kadar arabilirdi! Oysa yoksul kyllerdi bunlar, adamdlar: On be gn nce, ekmein, tuzun, parann ardndan, yola kmlard. stanbul'a sabah ezan varmlard. Kamyondan az nccinmilerdi. Ayaklarnda kei derisinden arklar ve yn oraplar, srtlarnda pamuklu mintanlar ve lcivert yelekleri, yrtk prtk gocuklarna vurulmu heybeleri ve yorganlaryla bal bana bir kalabalktlar. Glle yumruklar kollarn aa eken, sar el gzl bir devdi birincisi; ikincisi ileke suratl, Mslman glmsemesi sakaln aydnlatan ufak tefek bir ihtiyar; ncs, garip bir zulm ve kmseme karmyd, yry ve byklaryla sanki kapland, baklaryla insan! Kamyondan henz inmek ve stanbul'un yabancs olmakla yollarn armlar, nlerine ilk kan ehirliye yanamlard: Selmnaleykm bey! Mecidiyeky'ne ne yandan varlacak, Allah peygamber akna deyiver hele! Halim, yrei daralarak, bir ona bakyordu, bir tekine; 113 o zavall, o unutulmu hallerinden, yeni ve gl bir inann esin kaynan, ya da gereinden uzun srm aclarn gerek nedenini karmak ister gibiydi. Gzne, belki olmadklar kadar temiz, ar ve masum grnmekteydiler. Olduklarndan ok daha fazla da yoksul. Bilinmez hangi sululuk duygusunun itiiyle onlara yaklamak istedi, aknlklarn ve korkularn paylamak, yol gstermek! Aleykmselam aalar -dedi-, geliiniz ne taraftan? Hepsinin yerine, sz ihtiyar ald: Ezirgn tarafndan -dedi-, Kemah kynden oluyoruz. Kemah m? Ohoo, Kemah nere, stanbul nere? almaya ktnz yle ya, gurbetilik! Bu defa sz, yar insan yar kaplan olan ald, derin ve kaln bir sesi vard, dili yumuak ve haval Azeri ivesine alyordu: ... bildiin gurbetilik! Topran yohsa, ohuman yazman yohsa, bir lokma ekmein ardndan gidilecek... leylek temsili... htiyar, dediklerinden galiba kaygland, sz kapt: Mecidiyeky'nde hemeriler var, inaatlkta al-rlarm. Kye i gayetle ohtur ve de eyidir diye haber sal-dlard... Halim onlara gidecekleri yolu gsterdi, durup arkalarndan bakt: Sessiz, sabrl, balarna gelenlerden akn, gelecek olanlardan rkek, uzaklayorlard. ini dayanlmaz bir ac kaplad. fkesi birden yatm, sarholuundan aylmt. Bu rezil geceyi hi yaamam gibiydi. Yalnz o iindeki mthi ac. Bir de durup durup gzlerinin nne izilen resim: Kzgn bir kyl kalabal, onu drt yanndan epeevre kuatmlar, ellerini kollarn sallayp bararak, itanet ve ilgisizlikle suluyorlar. Btn iddialarna, btn abalarna ramen, onlardan olmadn, olmayacan fark ediyor. Onlarn da kendinden olmadn; olamayacan! Ne kadar urarsa urasn, hep uzak ve yabanc kalyor: Umutlar kracak kadar uzak, bir o kadar da yabanc. 114 Yol boyunca, kendi kendine atp tutuyor:

" ... it kpek arasnda bile dayanma var be, belki aalk bir dayanma, olsun, dayanma ya! Oysa biz yapayalnzz, kukuya ve korkuya kaplmz, birbirimizi yiyoruz. Hayr gelir mi bundan? Yenilgi kapda hazr..." Ya da kyllerin dedikleri, dnp dnp, aklna geliyor: " ... bildiin gurbetilik! Topran yohsa, ohuman yazman yohsa, bir lokma ekmein ardndan gidilecek... leylek temsili..." Evde onu bir mektup bekliyordu. Suat, besbelli gelince grsn diye, emsiyeliin aynasna ilitirmiti. Halim bir an bunu bekledii mektup sand, yrei arparak zerine atld. Hayr, baka bir mektuptu, Yzba Demir ukurcal adnda birinden geliyor, her kimse adam, gazetedeki iln okuduunu, odalarn tutmak niyetiyle cumartesi gn onlara urayacan bildiriyordu. Halim'in bana kaynar sular dkld: Evimde bir subay ha -diye mrldand-, bir bu eksikti! 115 O iki satrlk mektup, Suat'n yaantsn altst etti. Pelr kdna daktiloyla iki satr yazyorlar, hayatnn dengesi bozuluyor. Baka bir yanndan, deiik yorumlara elverili, baka bir k vuruyor sanki! Alt taraf bir mektup denir, ne mnasebet! Gelmesiyle, her eyi deitirmesi bir oluyor: inde olduu kadar, evin gidiinde de. En. kts onu, kabuundan kmak, yeni ilikiler kurmak zoruna itmesi. ekilir ey mi, canm? Olmayas grnen olaslat m, hayal krkl balar; gerekleir gibi oldu mu, felket: Tatsz tutsuz bir sr sorun somutluk kazanacak, zm bekleyecektir: Olay bir dzene koymasan olmaz, eyalar elden geirilmeli, hele kitaplar mutlaka, parkeler cila ister, gece lmbasnn ampul deitirilecek, vs. vs... olmayas grndke bunlar akla gelmiyor, gelen sadece eli yz belirsiz, kibar m kibar, ylesine uslu, ylesine efendi ki var m yok mu belli deil bir adamla, drt yz lira kuru para. Olaslat m, dakikasnda, o adam ve drt yz lirayla birlikte, bu sorunlar meydana kyor, bir ucundan gndelik, bir ucundan duygusal yaantsna dokunduklar iin huzurunu karyor. in iine, gnl fazla derin bir kadnn, alkan imgelemi de kart m... Suat, Halim'in kar kacan kestirememi deildi, kestiremedii, kendi kar k: Ters trs tnceler birikiyor, birikiyor, tasarnn gereklemesini tehlikeye dren, olumsuz bir younluk kazanyor. Tasar kimin tasars, onun. Dnen o, iln vermeye Halim'i zorlayan o! ln izleyen birka gn boyunca, eve ve sisli dalgnlna kapa116 narak, mektup ve ziyareti bekleyen, ses soluk kmaynca sevinen de o! Gerekte dalgnl yle kaln, kafas ikili yaantsnn getirecei deiikliklerle yle yklyd ki, tasarsnn geleceini ayrntl dnmemiti. Ses kmaynca balangtaki merak snd, bekleyii gevedi. Kocas, miras hayallerinin srekli gerilimini yaadndan m, yoksa gizle-yernedii tutkusal kskanlndan m, her nedense, bilerek bilmeyerek, zaten ii rtbas etmeye alyordu. Tam iyice kllendiine ikisinin de inand srada kagelen bu mektup, her eyi yeniden arapsana, Halim'iyse fke ve aresizlikten lgna eviriyor. " evimde bir subay m, bir bu eksikti! Ben dpedz bir pansiyonere nasl katlanacam dnrken, bama psklls kt, sevineyim mi yani buna? Yoo, bu kadar vallahi elimden gelmez, subaylar iyi tanrm ben!" ini ekerek, gznden dumanl gzlklerini karyor, tuhaf, karr karmaz o mimli aydn havasn koydunsa bul, olaanlaveriyor: Knal kzl, yalanmasn bilememi, sradan bir adam bu, ii yrtc ekememezliklerle, sinsi ve srekli yorgunluklarla dolu, yz entik entik, az nankr: ... ya babam lrse bir tanem, ne yaparz bu herifi? Bamzdan nasl atarz? Gel demesi kolay, git demesi zor, hem... Dnp dolap ayn eyi tekrarlyor: Tanrm ben subaylar, iyi tanrm: ektiim onca ile arasnda... ektii ile, ne: ki defa, palas pandras, Birinci ube'ye gtrl, ilkinde alt, ikincisinde sekiz hafta gzaltnda tutuluu mu? Eski hikyeler bunlar, ikisi de skynetimin hkm srd sava yllarnda gemi olduundan, subaylar tandn sanyor. Hele sorgusunu yapan gen subay, o zaman onu ylesine etkilemi ki, bunca yl gemesine ramen, unutamam: Bugn bile,

karsnda duruyormu gibi, capcanl gryor: Prl niformasyla, iyice yalanm, yepyeni bir mitralyz gibi souk, donuk, korkutucu ve gzel! Sorgu srasnda, hi yoktan kplere binerdi. fkesini, 117 gvensizliini, kmsemesini, Halim'in suratna suratna, barlmaktan el bombas gibi patlayan, yldrc szlerle tkrrd: " ... sen kimsin efendi? Kendini kim sanyorsun? Melek mi, eytan m? ster melek ol, ister eytan, unu bil ki: Bir avu akl havada talebeyle yktrmayz bu dzeni biz! Bu bakmdan ya delinin birisin, ya da hasta hayalperest! Bildiklerini teker teker kusturmadan, elimden kimse alamaz seni, anladn m, hi kimse..." Sesine bir lm heybeti katarak, szn tamamlard: " ... Stalin bile!" Darda, zlemli slklar, uuan kiremitler, ne olduu anlalamayan tangrtlarla ykl, iddetli bir lodos. Bombo bir bulvar boyunca sokak lambalar iki sral yanyor: Saa sola sallanan klar, yoksul ve hznl. Huysuz, yerinde duramayan bulutlarla dolu gkyz: Ordan oraya kouan, alml minarelerin yaldzl klahlarna takldka, yrtlm. Kzgn bir zift kokusudur patlyor, eski psk evleri bir anda basp, deli rmak gibi, ne bulursa nne katarak srp gtryor: Bozaclar ve ahretten gelen barlarn, pencerede parman emen melek gzl ocuu, koltuk altlarnda gazeteye sarl bir ekmekle evlerine dnen lme eyrek kala emeklileri, sonbahardan artakalm afi paralarn, alktan iskeleti km bir sokak kpeini. Halim, gzlerini yumup, iin iin alayarak: " Ben kimim -diye soruyor-, ne olacam?" Bir keresinde sorgusu uzadka uzam, uzadka mantk d bir yola dklmt. Bakaldrd: " ... tamam, haklsnz, rezillik bu! Ben bir hiim, yaptm gln bir ey! yleyse brakn gideyim, hayatm gnlmce srdreyim. Siz ne kadar salaka, enayice derseniz deyiniz, benim gzmde deeri byk, deil mi ki haya-tmdr, onu ylece yaamak isterim, kald ki..." Arkasn getirememiti; subay, elinde oynad elik cetveli birden indiriyor. abucak, keskin ve hzl. Nasl yapt fark edilmiyor bile. Yalnz, Halim'in yanlan alt duda; su118 ratna ustura salmlar gibi, yreine ken yank acs, o kadar. " Sus efendi, kes sesini! Mnevver trana karnmz tok! Azn sadece cevap vermek iin aacaksn, anladn m, sadece onun iin, yoksa..." in garibi, daha Halim kim olduunu bilmedii yeni pansiyonerin mektubunu okurken, aslsz astarsz ama dehetli etkili bir arm imek gibi akm, bu mektubun tekinden geldii kansn iine yerletirmiti. Yllar ncesinin sorgu yargc, cumartesiye gelecek olann yerini alyor; tekinin gzlerinin nnden hi silemedii surat, bir korku maskesi gibi, bunun yzne oturuyordu: Sabah akam sinekkayd tra olmu, oturakl adam yz, abartlm makineli tfek ciddilii, hele insan ezen gvensizlii ve horgr-syle, sanki gelmi apartmann kapsna dayanm da, ar ar, tadn kara kara, merdivenleri kyor: te imdi ikinci katta, imdi ncde. te onkrn kapsna geldi, ite zili alyor... " ... sakn ha bir tanem, sakn aaym deme! Ucunda lm bile olsa, e mi? Tanrm demedim mi ben sana bunu: Sustu mu tetik bulun, ne yapaca anlalmaz; gld m, asl o zaman kork." Suat da buna benzer skntlar tasarlyordu ama, nedense susuyor, hi oral olmuyordu: Ne bir sz, ne anlamlca bir bak! Bu, Halim'in bin bir dereden getirdii sulara ramen, kararn deitirmediine iaretti. yi ama, neden? Nedenini, o da kestiremiyordu dorusu. Kim bilir, belki bu, lodos frtnasnn pencere pervazlarna vurup vurup, orman yangn ya da batan gemi slklar karmasndand; belki tozutmu komularnn, balayp bitiremedii deli kahkahalarndan! Musluklar at m, btn borularn inlemesinden de olabilirdi, o gnn sal olmasndan da: Parampara yelkenlerini rzgra vermi, kayalklara srklenen bir sal, btn sallar gibi soluk, btn sallar gibi uursuz!

Kocas sinirine dokunuyordu, birbirini tutmaz tahminlerine bozuluyor, hele o, iyice aratrlp bulunduu besbelli 119 olan, iddial aktr jestleri ona batyordu. Bu, Matmazel Ra-el'in verdii romana, kendini alamayacak kadar kapldndan, kaplmasna ayrca ierlediinden byle olabilirdi; radyonun, insan ldrtabilecek derecede inat, birtakm parazit bceklerince zaptedilmi olmasndan da! Baka yol bulamayndan ileri gelemez miydi? Gelirdi, elbet: Halim, nne geilmez bir ekilde kocasyd, nne geilmez bir ekilde kocas kalacakt. ... ne olur beni anla bir tanem, durumumu biliyorsun, askerliimi savsaklayp duruyorum, ele geirseler posta edip gtrecekler, evime gnl rahatyla nasl bir subay alabilirim, dnsene biraz: Olmayacak ey bu! Askerlik, ou aydnlar gibi, kbusu. Kendisini, elinde tfek, evresi elik parltl yaln tepelerle sarlm, drt ucunda drt sngl bekleyen bir garnizonda, eitime karken tasarlamyor mu, stne fenalklar geliyor. Sabah karanln yrtan kalk borusu. O youn, ptr ptr buzlu ekim sonu sislerinin ar uykularndan, uyanabilirsen uyan bakalm. " ... ikinci blk, grnze hazrdr komutanm." " ... ilk dersimiz piyade tfeidir, piyade tfei birbirinden farkl iki ksmdan yaplmtr: Aa ksm, maden ksm..." Kara kn ortasnda, manevralar: ki metre kar, eksi on be! lmsz kuru fasulye, ezilmi tahtakurusu kokan bulgur pilv. Gndzleri Subay Gazinosu'nda bitmez tkenmez apknlk hikyeleri, piti ya da altm alt; geceleri Orduevi'nde ne yapacan kestiremeyip, kafay ekmek! Yksek sesle tartmak, yasak! Siyasi kitap okumak, yasak! Yasak olu yasak! undan bundan iittikleri, iittiklerine dayanarak kurduklar, askerlik grevinin anlamn ve gereini, kafasnda yle deitirmi bozmutu ki, askerliini, uzadka uzayacak bir azap gibi gryordu. Sanki klaya admn atar atmaz, onu insanlndan ve kiiliinden soyacaklar, toplumdan soyutlayp, kaba kuvvetin ve sistemletirilmi uysall120 n buyruuna verecekler. Arkasndan terr gelecek, terr, kyamet ve lm! Serven asl 'mimliler', Siyasi Polis'in filedikleri, lp lesiye teki vatandalardan ayrdklar iin yamand. Bilgileri, grgleri, diplomalar ne olursa olsun, subaylk yldz ulalmaz bir d olarak kalyor, byleleri Yedek Subay Okulu'ndan er olarak 'alaya karlyordu.' Kaldrp bunlar, memleketin en kuytu kelerinde slendirilmi yardmc birliklere atarlar, garnizonlarda paryaym gibi davranrlard. Kimisi dayanamaz kerdi, btn insan ve aydn nitelikleri dalr; kuku, garipseme, korku ve ylgnlk, kiiliini kezzap gibi eritirdi. Gz kara, yrei pek olanlar kaarlard, kaarlard ama, parasz pulsuz umutsuz olduklarndan, byk bir bolua derlerdi: Nereye gitseler, umutsuzluklar arkalarndan gelirdi. Bozkrda yrtc gnein bunaltt clz srler uyuklar, cayr cayr tten yollarn tesinden bir kan hayal meyal belirir. Adal scak ylesine bastrr, yle amansz vurur ki, destursuz oban kpekleri, uluya uluya kudururlar. Kasan nereye kaar, saklansan nereye saklanrsn? Krlar byle barndrmazsa, ehirlere gvenilir mi, hi gvenilmez. Er ge bir yerde kstrr, ele geirirler: Her ey, her ka iin yeni yllar binerek, yeniden balam olur. stelik Halim, yar korkusundan, yar imgeleminin densizliinden, ii bsbtn rndan karyor, srf onun iin dnlm glkler, hi kullanlmam bellar uydurarak, durmadan kaytaryordu. ube'deki sivil bir ktiple iini mi uydurmutu, bilmem hangi Hey'et-i Shhye'den rapor mu almt ne, askerlii aralksz erteleniyor; vesveseli tabiat, byle kl krk yarmas yznden, yine rahat edemeyip, en ufak eyden pirelenerek, korkular iinde yayordu. Tartmann hzna kaplp, Galib'in, bazen onu bu konuda azarlad olurdu: " ... haydi ordan, barseverlikmi! Sizin de, barseverliinizin de Allah belsn versin! dleiz desenize una! spanya'da cumhuriyetiler, faistler kadar iyi donatlm, 121 iyi sava olsalard, Franco sava kazanabilir miydi sanyorsunuz?"

spanya Sava'ndan ald m, susmak bilmezdi; sesini alaltr, kaamak baklaryla sa solu kollayarak, 'los cuat-ros generales'ten bir iki msra sylerdi; sesi yoktu, ayrca yanl syleyip arky berbat ederdi ama, itenlii, bir ocuk gibi heyecanlan insana dokunurdu. Szn, sonunda, " ... tam tersine hazret -diye balard-, bize gereken tam bir asker kafas: Halkn emrinde, halkn yararna alacak ama, kafa asker kafas olacak: Disiplinli, gz kara, sonu alc." Halim alnr, kk dmeyeyim diye tutunacak dal aranrd: " Korku mu -derdi-, korkan kim yahu? Babamn, Yunan igalinde, Kuva-y Milliye etecisi olduundan haberin var m? Yiitlik, asker kafas, u bu kanmzda bizim. Benim ekindiim askerlik deil, davranlarmda kstlanmak! Buna gelemem ite." Karsna syledikleri daha baka, bir hayli duygusald: " ... Senden uzakta, sensiz yaamak, yaamak saylr m? Delirmenin, diri diri gmlmenin baka bir eidi olur. Beni alkoyan senin varln! Sen olmasan, oktan sittir olur Rus snrnda nbet tutmaya giderdim, askerlik vz gelirdi zaten, srgn koymazd. Biraz daha az seviyor olsaydm..." Hep byle cgaras aznda konuur, bayla bayla kendi sesini dinler. Cgarann kl stne bana, ya da gevek, hafif nemli, kzl tylerle rtl, pskrme illi ellerine dklr. Suat', divanna uzanm, yine dalgn ve uzak, kararn kesinletirir mi grd, anszn kapld bir yeniklik duygusuyla, ayaklarnn dibine ylarak, " ... bana bak bir tanem -diye balar-, Galib'le bir cep tiyatrosu kuracaz, ciddi bir ortak bulduk, bugne yarna oldu say! Sen benden para istemiyor musun, al sana ayda en az bin kat, tamam m? Unut bu pansiyonluk dalgasn ha, n'olursun? Cumartesiye gelirse, bir yalan uydur, bakasna verdik, de, kapatalm bu konuyu." 122 Sonra dnceli bir sesle, daha ok kendi kendine, " ... karmn varln -diye mrldanr-, nasl bir yabancyla paylaabilirim? Karm benim her eyim: Sevdiim, inandm, uruna her acya katlandm kadn." Oysa Suat tuvaletin nne oturmasn, aynadaki hayaliyle byleniyor sanki, saatlerce yzn seyretse bkmyor. Garip bir tutku. Gn , aynada ayrp titreerek, tekinsiz prldamalar, gkkua serpintileriyle dolu, apayr bir evren yaratyor ona. Halim'in takld da bu, aynaya isim takm, 'cinlerin penceresi' diyor, 'kendine baktn m' diyor, 'cinlerin ecesini gryorsun orda', 'zaten' diyor, 'cinlerin ecesi sen deil misin?' Suat'n bir trl kendinden kopamadna baklrsa, belki dedii doru. Btn sabah, ii gc boyanp sslenmek: Ya san sarar, ya kan alr, ya kirpiini kvrr, elinin altnda trl eit boya, kahverengi, mavi, yaldzl gri, krmz... Uratka deiir, gzelleir: Kirpikleri bsbtn kvrlrlar, iri gzleri adamakll irileir, az derlenir toplanr: Yansmal bir tavus gzellii yerleir zerine, ya da bir melek irkinlii. Onu byle inatla srarla yzn deitirmeye zorlayan, annesine, hayali gzlerinin nnden gitmeyen o handiyse erkek yarata benzemek korkusu mu? Besbelli o, yoksa kadndan da te, dpedz dii bir yz edineceim diye bu kadar niye urasn? Arasra 'cinlerin penceresi'nden bakp, karsnda acdan ve yatan sertlemi, ona benzer birini grmyor mu, btn vcudunu bir titreme alyor, resi geliyor. Nasl yapsa, kasa, grmese! Kilo alrm, imanlarm korkularyla sk rejim izlemesi, bal rengi salarn inat inat uzatmas, urasnda burasnda -artk baklarnda m, dudaklarnn bklnde mi, burun deliklerinin titreyiinde mi, neresindeyse- gizli diilikler bulup karmaya almas hep bundan. Byle byle, bakasnda grse fazlasyla beenecei, etkisinde kalp tutulaca bir 'dii' grn edinmi. Bu havasn seviyor, tutkun denebilir mi oras belirsiz ama, kendine hayran olduu gerek. Bu gerek korkutuyor onu, gururlandryor 123 da: 'Cinlerin penceresi'nden ona bakan u dehetli gzel kadn var ya, ii iine yemeden, ac ekmeden sevebilecei tek kadn yeryznde. Matmazel Rael, o yaprak cgaras ve fougere kokusuyla eilip aznn hemen ucundan pyor. Kaamak, rkek fakat hnzr bir p. Sanki hafif slak,

grn ne kadar gzelse, kokusu o kadar pheli bir iei, dudaklarna dokundurdular: ... ah ma dource, hangi rzgrlar att byle? aka maka, merak etmeye balamtm. Ne, pansiyoner mi buldunuz, aman ne iyi, anlatn bakym nasl oldu, Halim Bey ne dedi? Gelin, gelin, yle gein, uraya... Dkknn arkasndaki yazhane. ki pencerede, nedense yeilimsi bir buu, o kadar ki Suat'a denizin dibinde olduu duygusunu veriyor. Matmazel Rael, garip ve mavi bir hay-vannkini andran ar ve gevek davranlaryla, ortal, bo yer brakmamacasna kaplam. Suat, yllardan beri ilk defa, bir bakasna akl danmak, iini dkmek ihtiyacn duyuyor, dktke ferahlyor. Matmazel Rael, tecrbeli kadn, pansiyon iletmi, sorunlarnn zmlenmesinde yardmc olabilir. Oluyor da. Kazand nemden 'drtk-e', o iri ve keskin dilerinin arasna bir yaprak cgaras yerletirip yakyor, kalabalk bir duman yuman burun deliklerinden salvererek: ... subay m -diyor-, fena, hi bilgim yok! Bende hi kalmadlar. Paula'da bir subay kalyordu galiba, iki yl oluyor, ok memnundu, gidince bir alamad kald! Bu pansiyoner ksm, gizli aklara benzer, insana iyi vakit geirtir, gnln eler, yalnz bo bulunup zaafn belli etmeyeceksin, aaa, canna okuduklarnn resmidir. yisi mi, laubali olmak, ar ilgi gstermek yok! Ha bak, kadn olsayd o zaman baka, baka ya, anahtar verilmesine yine de karym. Bekr erkek olursa, bsbtn: Anahtar cebinde, belli mi olur ekerim, gece demez gndz demez, alr getirir elin yosmalarn, rezil olursun! Verecei kiraya gelince... Keyifli, hayatndan memnun. Gzkapaklarn indirerek, 124 kirpiklerinin ucuyla, kede almaya hazr yepyeni elektrikli pikab iaret ediyor. evresinde dall gll, prl prl klflar iinde, 33 devirli plaklar: Debussy, Chopin, Faure, vs... ... kelepir buldum, alverdim. Amerikal bir avutan. Memleketine mi dnyormu neymi, btn eyasn satla karm. Neler vard, neler. Adam grseniz, aarsnz: Byle bir hayvan, bu plaklar nasl dinler diye. Chopin'den noktrnler var ki... Cmlesini askda brakyor. Gzleri, mavi zehirlerini fleyip duruyorlar: ... dinlemek ister miydiniz, yoksa? Aa tabii Matmazel Rael! Bilmez miyim? Siz, ma douce, hassas bir kadnsnz ok, ince bir kadn, sentimantale! Ah, biz kadnlar hep byleyiz, bir yerde Chopin alar, dalar gideriz, bitkiler gibi mutlu olacamz, sessiz, baka bir hayatn hayaline. Su orta gz krpmalarla, bir $oru: Bir kadeh likr? Zahmet olmasn! Chopin usulca gelmi, yerlemi bile: Yok bir piyanodan, gn batsnda bir sere srs gibi dalan sesler. Yalnzlklar, pimanlklarla dolu, yumuak, ili bir mzik. Bu gizli yazhanenin havas, zaten kendine zg, ok deiik; buna imdi bir de, insann iini rahatlatan, d belirsizlikleri katlyor. Matmazel RaePin kaln bir gl var: Kahkahalar, halka halka; tatl fakat dokusu ok sert bir elmay, st ste dilermi gibi. Likr gen erkek, ya da yal orospu jestleriyle koydu. Srtnda mavi bir yn kazak, ayanda siyah pantolon. Suat'n bu onu, ilk defa pantolonla gr. Hem holanyor, hem holanmyor. Holanmas gizemli, ok byk bir ayp ilermi, bundan utanlacak zevkler alrma-sna. Holanmayn aklamak daha zor. Hele kaygyla kark oluunu. Nane likr, nerden aklna gelmi? Damanda souk souk, urup gibi tatl. Ya o jelatin yeili rengi, ona neler 125 hatrlatmyor ki! Direkliyal'nn Pembe Salonu'nu, orda, zmrt yeili ambalaj iinde, nazl bir Van kedisi gibi okanmay bekleyen, o mutlu kadn? Allah akna kim bu kadn? Olanca cerbezesiyle, Matmazel Rael byle ne anlatyor? Chopin olsa da, olmasa da, darda akam: nce bir ayaz, ortalkta, bir kuku gibi srp gidiyor; byk bir korku, kocaman kara bir emsiye gibi ald, alacak. Kibirli sol ka yine havada, Matmazel Rael:

... olmaz -diyor-, byle devam edemezsiniz, bir ucundan deilse, hayat, teki ucundan tutacaksnz, mecbursunuz buna! Bayalktan holanmadnz, herkes gibi yaamay sevmediinizi anlyorum, ben de yleyimdir biraz, ama insan deiiklik arar, yeni olana, denenmemie ynelir: Daha ekicidir nk, daha zevklidir! Hayat dediimiz ne ki? En gizli eilimlerimizi hakl karacak bir ortam yaratmak deil mi? Yaratn gitsin! Sizi bir abla gibi, abladan ileri sevdiime gre, ben elimden geldii kadar yardm ederim... Dkknn kaps ald, kapand. Mteri galiba -dedi-, imdi savar gelirim. te yana geti. Suat akna dnmt. Uzand kadehini ald, iemedi. Gzleri likrn ekerli yeiline dalm, bir sre kendini dinledi. Yreinin, akaklarnda vuruunu duydu. Scack bir fsltyla: " ... ama insan deiiklik arar -diye tekrarlad-, yeni olana, denenmemie ynelir: Daha ekicidir nk, daha zevklidir..." Bir yandan, kula ierde. Matmazel Rael, mterisiyle Rumca konuuyor, ama nasl konumak, grmeli: Ayn tutkuyu paylaanlar, sylemenin ucundan bir tuttu mu, artk kendini alamaz, akntsna kaptrp syleir durur ya, ite yle bir ey! Yeni gelenin sesi bouk, ciddi bir ses, kadn m erkek mi, iitilmeyle anlalmyor. Suat'n kafas takld, bu sese bir surat yaktraym dedi, bulamad. Daha dorusu, annesinin yznden bakas aklna gelmedi: O pasl gl, insann iini kartran platin kpek diiyle. Bu surattan kurtulmak iin kalkyor, kitap tnazlar ara126 sndan, ikisini grebilecei bir yer seiyor. Matmazel Ra-el'in yanndaki, ondan daha ksaca, az daha yal bir kadn: Tarak gibi yamyass, kesiz kauuk papularnn zerinde, ne gs ne kala. Srtna bir erkek duffel-coaf\ geirmi, kr dm kesik salarn smsk arkaya taram! Suat, on gn nce mi, on yl nce mi ne, pis, amur kyamet bir Beyolu le sonrasnda, onu grm olduunu hatrlyor. Matmazel Rael, mavi bir yelkenli, dnp geliyor: ... bilin bakalm kimdi? Aa, bin yl dnseniz aklnza gelmez: Paula, evet Paula, ta kendisi. yi insan, sznn zerine gelirmi derler ya... Plak oktan bitmi, pikap boa dnyor. Yeni bir plak koyarken, Matmazel Rael, Suat' yalancktan azarlayacak: ... ah ite siz, hep bylesiniz, ma dorce: lgisiz, kaytsz, uzak! Belirli bir sre iinde, diyelim ki, yaanacak hayati bir an olsun, hep karyorsunuz bu an, ya erken geliyorsunuz, ya ge, bir trl kl khna denk gelemiyorsunuz. Bilerek yapyorsanz, durum, korktuumdan ar demektir. Suat, dua eder gibi iisra tekrarlyor: " Evet, bilerek yapyorum! lesiye ac ekecek olsam da, bilerek yapyorum." Bir ey demiyor ama, daysna yapt gibi hafife ban eiyor, o kadar: Evet, Matmazel Rael. ... hayatla aranza bir izgi ekmisiniz, bir snr izgisi, kendinizi bakalarndan koparmaya alyorsunuz. Hi olur mu? Gensiniz, gzelsiniz, yaanacak nice yllarnz var, kmldayn biraz, ahlki dengenizi sarsmaktan korkmayn, zaten yalanc bir denge, bozulsun varsn, ne kar? Bir bakasn, daha gerek ve dinamik olann kuruverirsiniz, olur biter: Hayatnzn dzeni bozulurmu, amaaan, brakn bozulsun: Ben byle ksr ve somurtkan dzene, dzen mi derim, l bir dzen bu, llerin dzeni! Kmldarsanz, evet, yaantnz alt st olacak, aracak, belki zleceksiniz, ama yaam olacaksnz, nemli olan bu deil mi? 127 Suat, tek notaya saplanm bozuk bir piyano gibi, iinden yine tekrarlyor: " ... l bir dzen bu, llerin dzeni..." Birden, korkuyla sryorlar. Azgn lodos, pencerelerden birine vurduu gibi, ardna kadar ayor. O dakika, ortalk karmakark, ne deminki scak yaknlktan eser kalm, ne yazhanenin lk lk insann iine akan havasndan! Ktlar, tel tel, havalarda. Chopin'in canna okunmu. Konuulan szlerse, rzgrn tokadn yer yemez, salyangozlar gibi ezilerek, duvarlara yapmlar. Suat'n iinde bir korku, su iliyormu da yakalamlar korkusu. Matmazel Rael, koskoca vcuduyla gelip pencerenin nne ylyor ama, kapatabilmesi olas m? Rzgr, ehrin ilek yaantsndan canl sesler koparm, diri diri

ieriye dolduruyor: Sokak arasndan bir yourtunun bar, saatin ka olduunu sylemekte direnen bir alar saat, atal atal kadn sesleri... lerinden birisi, avaz kt kadar, ... yeter ulan -diye baryor-, yeter diyorum size, anladnz m? Putluklarnzdan bktm usandm, ne bu be? Matmazel Rael, ne yapp yapp, camlar kapatyor. Yznde garip bir glmseme, kyda kede kalm buulan silerek, darya bakmaya koyuluyor: Merakl merakl. Gren, nemli bir ey oluyor sanr. Suat'a batan, yeniden gerekleen sessizliin ortasnda genileyen glmsemesi. Bunu, bir eit meydan okuma olarak alyor, nedense. Ayrca iinde, nne geilmez bir cgara ime arzusunun kmldadn fark ediyor. Bak, bu olmaz ite! Kalkp gitse, daha iyi. Evet, evet, hemen kalkp gitmeli. Gidemiyor. Matmazel Rael, ar yaprak cgaras dumanlarn sar bir krk gibi omzuna alm, ona yaklayor. Devlet srlarn aklasa, bu kadar heyecanl olmaz: ... genelevler arkamza der, kzlar kavgaya tutumu, hep byle yaparlar. Seyri bir lemdir, vallahi! En atm yan, ok edepli olmalar, sra ak yapmaya geldi mi, o saat perdeleri ekiyorlar... 128 I Bir kere balad ya, sonuna kadar gidecek: ... insan, en ok da yaz geceleri, aralarnda yayormu gibi hayatlarn izleyebiliyor. ok rezil, adinin bayas ama, o kadar merakl bir ey ki, dorusu, bakmaktan kendimi alamyorum: Bir, iki, derken, alkanlk oldu bende, hayli garip bir alkanlk, kt belki... Baklarndaki mavilik esmerleiyor. akma takld. Tozlanmaya braklm kitaplarn arasnda bir Balzac ackm, bir Tolstoy'un can sklyor, bir bsen korkulu d m grd ne, srayarak uyand, evresine bir sre akn akn bakndktan sonra yine uyudu. Matmazel Rael, ... hi geneleve gitmek istemediniz mi -diye devam ediyor-, ha, hi olmazsa neler oluyor, neler bitiyor grmek iin, ma douce? Hayr m, ok yazk! Benim merakm kurcalar durur, aa tabii, birisi kp merak edecek eyi amma bulmusun dese, hakl ya, bu kzlarn yaants rasgele bir yaant m? Gnde sekiz saat, on saat 'alyorum' diye ak yap, duygularn kurtarmak iin, sonra git ayn eyi yapan kadnlara tutul! Suat geri hi renk vermiyor, fakat iinde tiksintiyle kark ekimsi bir duygu, hart hart gelimeye balad: Horg-r bu, ar bir kmseme! Saydam teninde, gzle grlmez yz binlerce bcek kprdyormu gibi, btn kllarnn gizli byyn yeniden duyuyor. Tutkusu gzlerini kr ettiinden mi, Suat'n ses karmayn yanl anladndan m, her nedense, Matmazel Rael sakl neyi varsa ortaya dkyor artk: ... Madam Athena'nn adn duymusunuzdur, u randevucu? Paula onu iyi tanr, byle bir ilikiye ne dense yeri, oras doru, doru ama, stmze ne lzm? te bu Paula, 'sen yalnz iste, Madam Athena'nn btn kzlarn getireyim' diyor. Hah hah hay, olacak ey mi? Korkarm bir kere, sonra ireniyorum, hasta filn olur bu kzlar!.. Yine de, birisi her eyi hazrlayp arsa, benim iin reddetmek hayli zor... Sokula sokula, Suat'n burnunun dibine gelmi. Konumuyor, sylediklerini kulana fsldyor: 129 ... ya siz ma dource, siz seyretmek istemez miydiniz, sevimenin ateinde yanarken... Onun irkildiini grnce, sol ka ayn kmser kibirle ykseliyor: ... ah, yoksa sizin de cinsel yasaklarnz var myd? Cinsel bir yasak deil, sadece tiksinti! Sanki Suat yerini deitirmi, bu defa baka, hi acmas olmayan bir mercekten bakp, yeni bir Matmazel Rael gryor. yle ya, kim bu kadn? Kltrlym der, herkesin bildii eyleri yarm yamalak bilir; hi kimseye benzememekle nr, hi kimseye benzemeyii, herkesinkine benzer; Chopin'i, De-bussy'yi dinledii iin kendini adamakll ince, genelevi yosmalarndan sz edebildii iin geni ve ileri fikirli sanr, oysa tatlsu frenklerinin dolutuklar Tepeba'ndaki, Tnel'deki ay salonlarndan kmaz; adam ayakta uyutan konserleri bir gece

karsa, uyku tutmaz; var m ona nemli kadife, portakal kabuu ve kalorifer sca kokan sinemalarda Amerikan filmleri seyretmek, ecinsel ilikileri anlatan Franszca romanlar okumak, ya da ikolatal Yahudi pastalar tknmak, gerisi aldatmaca! evresindekileri ve kendi kendini aldatyor, aldattna inandka mutluluu artyor. Suat'n tiksinmesi, onu, yarglamaya balamasndan. Kafasndaki insan eitleri koleksiyonuna, az bulunur bir trn sradan rnei diye yerletirdi, artk bir an nce cann dar atmak istiyor. Darda, hi olmazsa lodos! Marmara'nn alkantl aklarndan tozutarak gelen hoyrat bir lodos ki, bunlar zerre kadar umursamaz. Matmazel Rael, skld bozuldu ama, ka senenin Matmazel Rael'i o, hi belli etmiyor. Sadece uurlarken, Suat'n omuzlarn okayp ince fikirli bir abla edasyla; ... ha -diyor-, pansiyoner konusunda Paula'yla konutum, unutacaktm az kalsn, sakn evde iki fasln kabul etmesin diyor, yannda kalan subay iermi de biraz... Lodos'un ar tokma altnda Tnel Meydan, maaza vitrinlerine renkli kartmalar gibi kocaman kocaman yansm duraktaki otobsler, her zamanki tel ve fena halde 130 kullanlm kalabalk: Yanaklar kk ihtiyar Yahudi kadnlar, dikenli inzibatlar, bir avu ar renciler... hepsi ard ardna Tnel'den kyor. Uzun bacakl, Ermeni esmeri Beyolu kzlar, salarn ve eteklerini rzgra vermi, uuyorlar. Bunlar rzgrlarn kzlar m? Ve saat, dipte bir direin stnde asl, akoloz suratyla herkese zamann kaypak gereini hatrlatyor: Be buuk. Ne abuk be buuk olmu: imdiden yaplara bir loluktur sindi, neonlar patlad patlayacak, akamn eli kulanda! "u benim halime bak, Matmazel Rael'i brakp katm diye kurtuldum sanyorum, szde o kirli, ben temizim: Yrekler acs bir ey, nk onu kmseyebilmek iin, bulunmam gereken ahlk yksekliinde deilim. O eski ve salam Suat olsaydm, dnce ve davranlarm eskisi gibi sarslmaz olsayd, belki kmseyiimin bir anlam olurdu; o sralar hep sapna kadar inanmtm, hem gerekten tutarl: Deerler dzenimde en ufak bir atiak yoktu, belirli eyleri seviyor, belirli eylerden tiksiniyordum, kendime gvenim tamd, eylemim de ona gre oluyordu: Zehir gibi etkili! Bugn yle mi ya? Hibir eyi umursamaz oldum, gemile gelecek arasndaki btn kprler ykldlar. Yklan yalnz onlar olsa neyse! Fransz Filolojisi'ndeki parlak renci, stanbul Yksek Tahsil Genlik Dernei'ndeki mthi militan Suat'la; Halim'in, herkesin sinirine dokunan, ssl psl kars arasndakiler de! yi ama, eskisi gibi deilsem, eskisi gibi dnmekte, yarglamakta nasl devam edebilirim? Devam etmekteki inadm nasl aklamal? Niye, artk dnda kaldm, bir denge ve kararlla sahip kmaktan bir trl vazgeemiyor; onun adna, Matmazel Rael'i de, canl temsilcisi olduu hazr zm de kmsyorum? 'l bir dzen, llerin dzeni' dedi ya, yerden ge haklyd. Bu denge ve dzenden syrlmalym elbet, ne var ki bakasn deneyecek ne gcm kald ne cesaretim, girgin deilim sonra, o zaman aresiz i isteklerimi yaadm d olarak kuruyor, bir yandan da bu yaptm ayplyorum. Ben kt bir yerdeyim, kmazdaym." 131 Yarm saat kadar, belki daha fazla, evresine soru iaretleri saarak, dolat durdu. Gzlerini ksm, azn kilitle-miti. i uzak uzak uulduyor, kaslar, anlalmaz bir fkeyle kaslarn skyordu. Rzgr, ehre sokmamak iin olanca hoyratlyla uramt ama, becerememiti: Akam, her delie uzanan kaygan ve kaln kollaryla, dev bir ahtapot gibi yukardan aaya iniyordu. Suat, apartmana dndnde, niye ktn oktan unutmutu. Yorgundu, uzun, zahmetli bir yolculuktan dnm kadar. " Ah, Halim evde olmasa bari! Bu akam ona katlanamam." Ordayd. Kapy aar amaz grd: Koltuuna km, aznda cgara, bir elinde gzl, tekisiyle kanlanm gzlerini ovuturuyor. Sarho mu, bir an kestiremedi. Deildi galiba, kzgna da benzemiyordu. Yznde sevgi znt karm garip bir anlam. Bir sre hi konumadlar. Ar bir sessizlik geti. Sonra o kalkt, karsna yaklaarak, gzlerinin iine bakt:

Bitti -dedi-, her ey bitti bir tanem! Suat onu bir kere daha bu halde grdn hatrlyordu: Mahkemede, yargcn, sesini ackl ackl titreterek, onu mahkm ettii an! Halim'in elleri birden titremeye balam, sakallar bir anda byyp, sanki suratn kpkzl sarmt. ster istemez, bu trden belalar, tutukluluk, srgn vs. dnerek, Ne oldu -diye sordu- neyin var? Halim: Bitti -diye tekrarlad-, bitti bir tanem! Sonra, sesinde insan duygulandran bir itenlikle, yalansz dolansz her eyi anlatt: ... ne Boaz'daki yal kald, ne araba, ne tiyatro! Kurduumuz her ey suya dt: Abiymden mektup aldm. Hznl bir olan ocuuna benziyordu. Yerde bayku ls gibi yatan mektubu, solak solak gsterip: ... ihtiyarn -dedi-, hibir eyi yokmu! 'Aslan gibidir maallah, ta sksa suyunu karr' diyor. Ona bakarsan daha ylarca yaarm! Grdn m olan? lk satr okur okumaz kafama bir da ykld sanki. 132 Suat'n bana da filn yklmad. inde bir yerinde, gizli bir k snd, ufack bir k! Salon gzne olduundan karanlk gzkt, ayakl abajuru yakt; yakmasyla Ha-lim'i kanl bir aydnla bomas bir oldu: Yoksul, yklm, st ba kan iinde bir koca m; yoksa inadna kt eyler, aklna lklar, elde olmayan ayrlklar, kelepeler, bitmez tkenmez yamur kaldrmlar getiren bir rzgr gecesinin kuytularnda, ne yapacan arm kk bir olan m? Mantosunu glmseyerek kard: Aldrma -dedi-, aresini buluruz. lmn gzlemek insanlk myd? Sonra dikkatini ekti: ... amma tuhaf! Ne zaman tiyatroya gitmeyi dnsem, bamza bir dert geliyor. Halim, dediklerini duymuyordu. Az zehir gibi sulfato acs, tepeden trnaa kpkzl a bulam, iin iin alamaktayd. Hayallerinin gerekliine, hi deilse gerekleeceine kesinlikle inanmaktan vazgeemiyordu. Hele onlar geici avuntular saymak hi elinden gelmedi, yapamazd. Skntl bir yemek yediler. Daha dorusu, tabaklarnn karsnda ta kesilmi, yer gibi yaptlar. Allm hareketler aksamakszn yenileniyor, atallar, bardaklar, dzenli olarak masadan azlarna, azlarndan masaya gidip geliyordu, ama ne tabaklarndaki pirzolalar eksiliyordu, ne plastik srahideki su. Halim, bir ara, kendini film provasnda sand; titiz, stne epeyce dlm bir provada: Az sonra kameraya daha elverili bir a bulunacak, spotlar yaklp sahne ekilecekti. Gzlerini sonuna kadar am, karsna gerekten orda deilmi gibi, varlndan bile kukulanarak, ama derin bir yaknlamak arzusuyla bakyordu. Kahvelerini iecekleri srada, divanda, yanna sokuldu. Salarn okayp, urasnr burasna dokunarak, gerekten var olduuna iini inandrmak ister gibiydi. efkat aryordu belki; efkat, teselli edilmek ve anlalmak diliyor; oysa kars, bunlar ona ok gryordu. rkek bir sesle, korka korka: ... hani -dedi-, eyllde bir kere Kksu'ya gitmitik, plaja, hatrlyor musun? Suat, dalgn: Tabii -dedi-, ne olmu? 133 ... hi, ne olsun? Ara sra aklma geliyor: Mrekkep mavisi deniz, martlar, kumlarn scakl! Her eyi saran o yaz sonu gariplii, hi gzlerimin nnden gitmez. Ya sen? Mavi bir elbise giymitin, kolsuz, o zaman salarnn biimi deiikti, neeliydin, umutla doluydun. Suat tek kelime sylemeden iisra devam ediyor: " ... ne zamand? On yl nce mi, yzyl nce mi? Sen daha o gnden nl bir aktr saylyordun: Halim Hacbeyolu, Trkiye'nin en byk oyuncusu, karsna krktk sevdal. Karsnn aa kalr yan yok, karlatrmal tarih aratrmalar yaparak, memlekete n salm bir yazar!.. Ne cahil eylermiiz, ne kadar aptal! Anlalan, yalannca 'hayat belimizi bkt' diyebilmek iin genlikte o kadar bol hayal kuruluyor." Halim, sinirli sinirli, ufack gld: ... ya o ark -diye sordu-, o da aklnda m? Hoparlrden, akama kadar dinliyorduk. Ne sersemce bir eydi! Suat: Hayr -dedi- unutmuum. Yalan! Unutmamt. Basit, halkn ok sevdii kvrak arklardan biriydi, fakat onlarn rahatn iyice karmt:

Akn beni ldrse de ylmam, saki... Etrafa kafa tutan, fkeli ve ulu okaliptsleri de unutmamt; kardan baklnca, yeil yelkenlerini rzgra vermi, tehlikeli ve servensever kadrgalara benzediklerini de!.. " ... Kksu skelesi'nde, beyaz nlkl ihtiyarlar, gelene geene kaynam msr satarlard; nasl sever, her gidiimizde alman isterdim, nasl hemen koar alrdn! Bazen, brakrdk be vapuru gitsin, kolkola, akntmzn dalgasna kaplm, taa skdar'a kadar yrrdk. Yol boyunca glp akalap, yksek sesle hayaller kura kura: '... yle bir kotramz olur, una benzer bir yalda otururuz, bahesinde mutlaka yaseminler...' Kalle bir yaz saana, sinsi sinsi ardmzdan gelir, delimsirek imekleri, gkgrltleri, lm kadar hzl ve gzel yldrmlaryla, en umulmadk yerde bastrrd: lk la karken, 134 akr akr slanr, yine kaygsz kahkahalarla glerdik, g-lebilirdik." Suat, kocasna bakt. stlerine kveren anlarn arlndan kurtulmak istiyordu. Sesini elinden geldii kadar yumuatarak: ster istemez bir pansiyoner alacaz -dedi-. yi ki bugn Matmazel Rael'e akl danmm. Bu ii ondan iyi bilen birini bulamayz. Halim, utanyordu, ban edi: Evet -dedi-, haklsn bir tanem. Baka aremiz yok. Sonra hafife omzuna yasland. Onu iteceinden ekiniyor, ekingenlii gzlerinden okunuyordu. Kahredici bir eydi bu. Suat, kmldamad. teki, szn: ... sen her zaman haklsn -diye balad-, her zaman doru sylyorsun. Samalayan benim, ikide bir budalalklar yapan... Fakat, ne yaparsam yapaym, biliyorsun ki, sen mutlu olasn diye yapyorum. Sensiz yaayamam. Sustu, baka, daha kaygl bir sesle sordu: Gln m buluyorsun beni? Hayr, niye? Dediklerime inanyor musun? Suat'n aklndan hi sesini karmamak geti. Yine de, Evet -dedi-, niye inanmayaym? Samalyorum, baksana: Okul ocuklar gibi, iki kelimeyi bir araya getiremiyorum. Bambaka bir sonuca vard: ... belki, zaman zaman, byle konumak lzm: nsana iyi geliyor. Suat'n hi duygulanas yoktu. Sras deildi stelik. D-arda hrn bir rzgr, can ekien kocaman bir kpek bal, ban umutsuzca oraya buraya vuruyordu. Masal devlerini andran, iri iri bulutlar, gecenin ne kadar yldz varsa koparp, hapr kupr yemilerdi. " ... yarn aramba, Yzba Demir'in gelmesine iki gn kalm, ne yapp edip bu adamla anlamal, baka kar yol grnmyor..." Onun itmeyiini uysallndan sanan Halim, yreklenmi, 135 lk ve inat dudaklarn boynunda dolatrmaya koyulmutu. Kocasnn soluunu, nemli bir kurutma kd gibi teninde duymak, Suat' hem irkiltiyor, hem itahlandnyor. " ... hayr, hayr, sras deil! Bir kere rzgr sinirime dokunuyor, sonra aklm fikrim pansiyon iinde. Hem canm holanmyorum bundan, oyalamyor beni, zevk de vermiyor. Yaz sonlarna doru, Kksu Plaj elbet tenha olur, gne daha az yakar, deniz daha souktur, yalnz havadaki o yumuak hzn yok mu, ok uzak bir depremin varla yok aras titreimleri gibi zor hissedilen o gizli hzn?.. Halim, rica ederim stme varma, rahat brak, yorgunum, aclym, kukular iindeyim: Dakikam dakikama uymuyor, bugnm yarnma! izgilerim oktan dald, havam bozuldu. Eskiden, sahi, iim baka trl salarm baka trlyd: 15. yzyl tarikatlarnda kolektivist fikirlerin gelimesi ve uygulamas zerine bir tarih aratrmas yapabilirim sanyordum, ne vard ki bunda, kolaycack bir eydi tasarlamak! Her eyi tasarlamak, gereini yaamaktan kolay deil miydi? Annemden ve btn beyaz Rus kadnlarndan

tiksiniyordum. Hoparlr, her yarm saatte bir, neredeymisin kageliyor, canmza okuyordu: Akn beni ldrse de ylmam, saki... Halim, stme varma dedim, ek ellerini gslerimden, holanmyorum, biliyorsun: Keski hi olmasalard, tahta gibi dmdz olsayd gsm, Paula'nnkine benzesey-di, daha ekici olmaz myd acaba? Paula, tam benim holandm sa yaptrm, ensesi makineyle tral, soldan ayrk, favoriler! Halim, sana yapma dedim, anlamyor musun? Zevk duymuyorum hi, bouna yorulma, fenama gidiyor bu, canm skyor..." Yine de kendini tutamad. Gecenin ve rzgrn ortasnda, cinsel sevimenin hayvansalln ve tekdzeliini yaadlar. telere gittike Suat ne yapacan bilemiyor, durmak m, kendini salvermek mi, yoksa smsk sarlmak m gerektiini kestiremediinden, kocasnn terli kzl erkek ve yapkan sperma kokan bataklnda, bocalayp duruyordu. Oy136 sa Halim, artk tabiat abuk tutuur olduundan m, aknn tek tarafl kaldn bildiinden mi, nedense, oyuna adamakll girmiti: Erkekliine gvenmenin kibiriyle, doru sapk demiyor, karsna btnyle sahip kyordu. Ka para eder? Her yanndan kavradna bir trl ina-namyordu ki! Tam tersine, karsnn nemli ve kaypak bir yan, daima egemenliinin dnda kalmaktayd. Ne kadar abalarsa abalasn, kesin bir doyuma ulaabilmek iin gcn ne kadar zorlarsa zorlasn, sonutan emin olamyordu. Engindi Suat, engin ve usuz bucaksz: Saydam, ince ve krksz teni, git git bitmiyor, ne tarafna el uzatsa, etrefil izgiler, aydnlk ve garip biimler karsna kp soluunu kesiyordu. Tuhaf, biraz kaygan bir bolua dm, bu anszn birbirinden bamszlam organlar, teker teker sevmek, okamak, pmek, srmak telndayd artk. ehvet sarholuu arasnda, bylelikle, nce onlar, sonra karsn zaptedebileceini sanyor, bu yzden hzlandka Suat'n daha daha uzaklatn fark edemiyordu. Suat, bu uultulu kl, di, dil ve trnak ormanndan kurtulmak iin, artc da olsa, elverili bir yol bulmutu: Halim, zerinde yava yava bakalayor, o ekilip sanki yerine bir bakasn brakyordu: Matmazel Rael'i ya da Paula'y! Evet, evet, asl onu, Paula'y: Bahriyeli klnda bir Paula bu, dudanda fiyakal bir jn by, dilerinin arasnda lletandan koskoca bir pipo. "... imdi parmak ularm tral ensesinde gezdirsem, kllar diken gibi elime batar, azn azma yaklatrdka, cierlerime pipo ttn kokusu dolar: Hele prsek!.. Ah evet, pelim! Beni psn, okasn, paralasn isterse, etlerimi yesin, butlar m, gslerimi!.. Ben de onu peyim, ok-ayaym, paralayaym! Bu ehvet kasaplndan sonra, ayn on drd anszn bulutlardan syrlp, olanca younluuyla stmze ullansn, bizi bosun: Ay ndan boulalm..." Cumartesi yaklatka gerilim artyor. Sinirliliklerini, saldrgan sessizlikleri, yerli yersiz klaryla meydana vuruyorlar. Halim, kabul ettii kolaylkla, pansiyoner almak137 tan vazgeiyor; daha dorusu, aka vazgemeyi gzne yediremiyor da, ufak ufak yan iziyor. Yerli yersiz titizlenmesi, Suat'n arkasndan yksek sesle sylenmesi, yaknmas bu yzden: Karamsar tahminler, aslsz olaslklarla hayatn zehirlemesi de! lk karar, cumartesi gn evden hi kmamak. kmayp u herifi bekleyecek, neyin nesiymi bakalm? yle bir suratla karlayacak ki, seninki hi istenmediini p diye anlayp defolacak. Bu karar, perembe gnk karar. Cuma sabah, beenmiyor: " ... yok canm, yle Allahn ays gibi davranmak bana yakr m? Ayp bir kere, yalnz ayp m, kstahlk yahu!" Tam tersine, kibar davranacak adama, o derece ar bir incelik, yapma bir nezaketle kabul edecek ki, teki eksikle-necek, 'ben yapamam bunlarla' diye dnp, ekip gidecek! Gittike daha ok elien, etrefilleen kararlar ala boza; ayn gn, akama doru, ipin ucunu iyiden iyiye karyor, balyor yksek sesle, tan tan sayp svmeye!

En son karar, cumartesi sabahtan ekip gitmek, karanlk basmadan eve dnmemek! " ... ne yani, eve pansiyoner almay ben mi kardm, yoooo, karmn ii, stelik karrken bana sormad, ban bensiz becersin, grelim. Ben karmam kardeim, sabah dedi mi, eyvallah, doru stdyoya, Galib'i grmem art, sendika konusunda bulualm demedik mi? Konuulacak daha bir sr ayrnts var, hepsi ok nemli, onlar dururken evde pansiyoner mi bekleyeceiz, ohooo, buna kalrsak..." yle de yapt: Cumartesi sabah, saat sekiz demeden, kapda hazr. Suat'n yzndeki souk kmsemenin arlndan ezilmi, zr niyetine, bir eyler geveliyor: ... bizim cep tiyatrosu iini biliyorsun, nasl sonulanaca belirsiz ama, imdilik iyi gidiyor: Stdyoda Galib'le buluacaz, ocuklar da gelecek... Stdyoda, bula bula bulduu, suratlarn all morlo boyam, iki gekin aktris. Kaloriferleri yanmayan dublaj sa138 lonunda, takr takr titriyor, -birisi ie balamak, br dnk parasn almak iin- Galib'i bekliyorlar. Eskimi, yer yer dalm gzellikleriyle bir eyi hatrlatyorlar ama, neyi? ahane bir yldnm pastasndan, buzdolabnda unutulmu, artk, iki paray m? Affedersiniz Nurten Hanm, Galib bugn iin size ne demiti? Aa, ne diyecek, her zamanki lf: Dokuzda iba!.. yle mi, ok iyi. isra srdryor: " ... inek, gece olmadk bir ukurda ikiden atlamadysa, ba dertte demektir. Dertte mi, ne olabilir peki? Her bok olabilir birader..." Haydi telefonun bana kyor, pek Film Stdyosunu, sonra Halil Kmil'i eviriyor, kimsenin bir eyden haberi yok. Zaten telefon bahane, aklnca kendini hakl karacak, yoksa ne Galib'le randevusu var, ne buluacaklar. Olsayd ne iyi olurdu, belki lfa dalar, evde_olanlar kurup kurup, kendini yiyip bitirmekten kurtulurdu. Ne yaparsn, olmad olmaz! Stdyoyu souktan kakrdamak zere olan iki deli saraylya brakp, cann darya dar atyor. lk dolmuu enseleyip Beyolu'na kyor. Bir Beyolu ki, dman bana! Aksrk, ksrk, titreme! Buulu vitrinleri, slak havlular gibi rak rak suratna yapyor adamn; aann bayas afileri, servenlere, alp ban gitmelere aryor. Onun gidebilecei, pek pek, iek Pasaj: nnde bir duble ls, km yksek iskemleye tnemi, korkaklndan ve snepeliinden duyduu utanc, ikiyle boacak. Onunkisi de byle bir ka. Suat, yalnzlyla ba baa kalnca, kendisini tanyamaz olmutu. Durup durup pencereden mutfaa, odasndan pansiyonere ayrd odaya gidip gelen, o mu; yoksa baka bir yaantda, evlerine ok benzeyen, ama evleri olmayan bir yerde, dolaan baka bir Suat m, bilemiyor. Akla yakn bir nedeni olmad halde, akn. Soluk solua yata topluyor, yemei hazrlyor; radyoyu aaym diyor bir ara, 139 uzak bir Monteverdi'den tek nota dinlemeksizin, kapamas bir oluyor; iki dakika sonra yeniden ap, stelik daha nce amay neden akl edemediine amas da, cabas! Boyanmas lzm. Aynann nnde, ellerinin titrediini fark etmiyor mu, lecek. Bu sefer bir balama, usuz bucaksz bozkrlarn boluunu ve orakln, getirip bana yyor. Glgeli kuytularda unutulmu, kaderine braklm da, kurtulu umudu hi kalmam gibi, derinden yrek arpntlar. " Saat ka oldu? Niye gelmedi daha?" Kafasndan subay stne subay uyduruyor: Biri, mektubu aldklar gnden beri Halim'in anlata anlata bitiremedii, kibirli, burnundan kl aldrmaz bir adam; teki Matmazel Rael'in Paula'dan duyup anlattna benziyor, izmelerinin stne kusan bir sarho. Ferid Day'nn genlik hli de olabilir, biraz deli fiek, patrtc filn ama, tertemiz bir delikanl, drst ve namuslu. stste beliren bu grntlerden, gel de tek bir grnt kar bakalm: Tek, geree uygun, akla yakn bir grnt. Saat tam te kap alnd. Suat irkildi. Karanlk bir badnmesi, iisra, hantal bir uskur gibi dnyor, elini ayan dolatran telna, ayr bir yrek daralmas olarak katlyordu. Amadan, bir an, kapya dayanmak zorunda kald.

Aklndan, ar vzltlaryla bir dnce geti. Dnce denemezdi buna, dense dense, belki acmsama denebilir; daha rahat koullar altnda byle bir duyguya kaplsa, Suat kim bilir ne kadar utanrd: " ... ben, Bayraktar Paazade Halk Bey'in kz, evime pansiyoner alacak derekeye deyim..." Sahanlk ylesine lotu ki, nce hibir ey seemedi. Sonra ciddi ve etkileyici bir erkek sesinin kmldadn, gzleriyle grd: Merhaba! Ben Yzba Demir*. Mektubumu alm olsanz gerek. Zahmet olmazsa, u odaya bir gz ataym diyordum... "' Bkz. Yaraya Tuz Basmak. 140 Sert bir ses miydi? Hayr! Kibirli de saylmazd. Yumuak demek de zordu ama. Biraz serte, bir o kadar da tatl ve hznl, gerek bir erkek sesiydi. Suat, nne derek, onu odasna gtrd. Gln, utanlacak bir ey yaptn sanmaktan bir trl kurtulamyordu: te buras, ufack bir yer. Yzba Demir, kurduu subaylardan hibirisine benzemiyordu. Ne iriyaryd, ne kibirli, ne edepsiz! 'Resmi' bile giyinmemi, ayana bir Amerikan blue-jean'i, srtna okkal yeil bir balk kazayla, kahverengi bir set ceket geirmiti. Boynunda kocaman, yine yeil bir atk. Elinde, ceketinin renginde eldivenler. Onu byle gren biri, 'muvazzaf bir subaydan ok, ya gekince bir niversiteli sanabilirdi. Evindeymi gibi rahat, odann orasn burasn kurcalyor, o yankl sesiyle, aralksz konuuyordu: ... doru, ufak biraz, bo ver, idare ederiz! Pencereniz geni, bak bu iyi, iyi ama galiba Kule'yi gryor, berbat bir ey! yi canm, tertemiz, scack bir oda! Daha iyisi can sal! Kitaplar da var, az buz deil hani: Balzac, Zola, Anatole France, Franszlar bunlar! Al, pekl! unlar ne? Turgeniyef, Tolstoy, ah ah, Ruslar yle mi? Birden ona dnd: retmen misiniz? Hayr. Okumay seviyorsunuz, yleyse. Evet. Yzba Demir diye yle ters trs eyler tasarlam, sonra byle baka bir gerekle kar karya gelmiti ki; bunun aknl, Suat'n adamakll bocalamasna yol ayor; her gnk szleri bile sraya dizip, doru drst iki lf edemiyordu. Kelimeler, evresinde pr pr uuuyorlard, tam bir ikisini tutup cmlesini kuracan hesaplad anda, hepsini bir avu kelebek gibi elinden karyor, darmadan daldklarn zntyle gryordu. Yzba Demir bunu fark etmemiti, kendi havasnda: ... kitaplarn nnde -diyordu-, aresiziz: Bu bir 141 gerek! Elimiz kolumuz bal! Kesinlemeleri, ya da kuku-laryla canmza okuyorlar: Ya dnyay, onlarn yznden, olmad kadar gzel gryoruz, ya da olduundan ok daha rezil! Her iki durumda, sonu deimiyor: Ayn yabanclama, yabanclamann da iyilemezi! Almlyd ama, gsterisiz. nsann hemen gvenesi geliyordu. Nedendi acaba, yakkl, gzel ve dengeli olmasndan m, yoksa duruma teflifsizce el koymasndan m? Ondan da olabilirdi, bundan da! O bu deil, bu adamda, insan asl arpan, ilk bakta varln sezer gibi olduu, manev gllkt. Soyut, bolukta duran bir manevi gllk m, hayr, kesin ve sert, ac hayat tecrbelerine dayanan bir gllk! Biraz yorgun, gizlice hznl, bir hayli dertli gzelliini ayakta tutan, ona hi yklmayacakm izlenimini veren buydu. Dargn yeil gzlerinin derinliklerinde, zaman zaman, yldzl akntlar beliriyor, bir kvlcm yamurudur bastryordu. Alnn, sol kann stnde, derin bir yara izi bozmutu. Burnu, erkeke ve dzgn; az, hele glmserse, nazl ve ocuktu. Konumaya dald m, kolay ele avuca smaz bir yiit izlenimini uyandryor; sustu mu, uysallayor, uslulayor, benimseyemedii aprak bir dnyann binbir dolab iinde bunalm, gen bir renciyi hatrlatyordu.

in olacan konumaya, salona getiler. Suat, biraz daha toparlanmt. Sylei koyulatka birbirlerine yaklayorlard. Yaknlamalar, holanp karlkl benimseyecekleri nerilerden domuyordu; konuma ilerledike ortaklaa eyler meydana kyor, bu da ayn ruhsal kumatan biilmi olduklar gereine gelip dayanyordu. Belki biri soyutlamaya daha az yatkn, teki daha fazla tetikti ama, mayalar galiba birdi. ... hayatm nasl olsa odamla garnizon arasnda geecek, bu itibarla, her akam banza ekimeyeceim: Haftada iki, bilemedin gece kalrsam, iyi. Fazlas... Gerekten ok konuuyordu. Suat, bir ara: " ... ekingen bu ocuk -diye dnd-, susarsa yle kaln bir scs142 sizlik gelip aramza kecek ki, altnda ezileceiz, bunu nlesin diye konuuyor, sklganlndan." Dorudan doruya gzlerine hi bakmay, bunu gstermez mi? Ne demek o, baklarn bir iki demeyip duvardaki Vlaminck'lere, Ga-uguin'lere karmalar; perdenin kvrmlarn, halnn naklarn zr edinip, gzn gzne dedirmemeler? Darda, akam. Pencerelerin esmerleen camlarnda, ince bir yamurun ilk izgileri. Birtakm haydut bulutlar, Galata Kulesi'ni aralarna alm, palas pandras dolatrp, getirip, camlarn ardna aktarmlar: Unutulmu, kimseye zarar olmayan, yalnz berbat bir ekilde hazr ve nazr, bir nbeti!.. ... gelelim kira bahsine, akas, yle ahm ahm para veremem, olsa olsa ayda yz lira, eksii olur fazlas olmaz, iinize gelir mi? Vallahi bu zamanda subaylarn hli malm... Yeniden Suat'n iinde o acmsama: Bir haner savur-mular, ucu, en ok acyan yerine, kalbine saplanyor: " ... ben, Halk Bey'in bir tanecik kz..." Arkasndan, koullaryla badatrlmas epeyce zor bir istek, hatta istek mistek deil, yaad gerekten boalmak, kendinden kurtulmak eilimi: " ... oturmu kapclar gibi kira pazarl yapyorum, ne ayp, ne ayp! yz yz, drt yz drt yz, ne verirse versin, cehennem olup gitsin, ben parasnda mym?" Cehennem olup gitti ama, gitmeden, ufak tefek baka ikenceler yapmaktan geri kalmad: En yakn kolac nerde bulunuyormu, kirli amarlarn nerede ykatabilirmi, vs. Kendini salvermi gekin niversiteli havasna ramen, hafif yorgun ve alayc, o etin ceviz hlini elden brakmyordu. Suat, adamn yankl sesinden kafasnn ii ar kovanna dnm, sorularnn hepsine sabrla karlk veriyor, ounu, sk sk yapt gibi, bir evet bir hayrla geitiriyordu. Ona kalsa, oktan her eyden vazgeecek, Yzba Demir'i dehleyip kapsn bir gzel srgledikten sonra, anszn a-tlveren sessizliin orta yerinde, bir yanarda krateri dinler gibi, iini dinleyecekti. 143 Yapamazd ama, hayatla balarn koparm olmas, istemedii dorultuda olduu kadar, istedii dorultuda da davranmasn nlyordu. O yzden, le buuk arasnda, skldn belli etmeyerek, yakkl Yzba Demir'in kahrn ekti, yankl orgunu dinledi, ahret sorularna cevap yetitirdi; sonra, tam kapnn eiinde, hayatnn artk hibir zaman eski hayat olamayacan birdenbire anlad: Onu iyi tanyan Halim, doru grmt galiba! ... anlatk ya, pazartesi akam eyalarm getiriyorum, zaten iki bavul, bir teyp, birka kitap! Bekr adamn nesi olur? El sktlar, o: ... evinizi sevdim -diyerek szn srdrd-, birlikte oturacamzdan memnunum. Eh, artk bana msaade... Gld, elini alnna vurup: ... th -dedi-, ne sersemim? Adnz sormay unuttum. Suat, nedense sklarak: Suat -dedi-. teki bir an dald, aknlkla kark duygusal bir dalgnlkt bu, ok ksa srd. Sonra, daha yumuak bir sesle tekrarlad: Suat!.. Suat!., gittike kaybolan eski isimlerden, ben ok severim, nk... Duraksad: ... yalnz m yayorsunuz? Hayr, evliyim. Kocam nerdeyse gelir. Gelemezdi, Haik'te tnedii iskemlenin zerinde, iini

cgara duman ve siyah birayla doldurmu; urad felketin binbir olasln dnerek, hem iiyor, hem dikine ac ekiyordu. Alkol, fkesini bilemiti. Ara sra, kendini tutamayp, yksek sesle atp tutuyor; onu byle tek bana sylenir yakaladka, Nubar, tezghn arkasndan, kibar kibar dalga geiyordu: Hayrola Doktor, kafay ttn, nedir? Aabeylik bile taslad: ... boversene be! Byle gelmi, byle gider, Allah yakamz brakt m, kullar yapr. Rahat yaamak m istiyorsun, kolay var, herkes gibi yapacaksn. 144 Salak salak glerek, kestirip atyor: ... men dakka dukka! Her iin temeli bu. Ne demek? Ermenice mi? Yok, Arapadr sanrm. Anlam ne? ... oras her ne kadar belli deilse de, ok eyi p deyi aklyor. Yalandr? Halim, ceplerinden yine srra kadem basm kibritlerini aranyordu, yanpiri sarho glmsemesiyle: Ne demezsin azizim -dedi-, ok eyi aklyor lf m, her eyi aklyor: Men dakka dukka! Yamur ve karanln inlerinden uratt Bizansl haydutlar, ieriye yldka ylyor, birahanenin ayna duvarndan dolup tayordu. O surat kalabalnda, Halim, biri baltayla kesip alvermi gibi, suratn kaybetmiti. Bakalar, harl harl, gvdesine sahip kyorlar: Elini, kolunu, bacan, dpedz yrtp gtryorlard. Kalabala dalp kayboluyordu sanki; varln ortak, fakat biimsiz bir insan hamurunda eritiyor; bylelikle ulatn sand hilik, onu sorunlarnda.\ kurtaryordu. Acaba? " ... ulan ister misin abiyim olacak deyyus, uyutsun beni? Yapar m yapar: Peder tahtal ky boylamtr, seninki miras bana koklatmamak iin byle bir dmen evirir, elimi kolumu balar: Kprdayabilirsen, kprda bakalm! Yok yok, yapamaz byle ey, babasnn lmn ldr Allah gizlemesi lzm, onun gibi gsteri budalas, yanar m buna? lse, en azndan on gazeteye kap gibi iln verirdi be! in bok taraf, peder lmeyince, pansiyoner almak zorunda kalmz! Bak, buna aklm yatsa, yreim yatmyor yahu! im bir trl elvermiyor. Ne kadar iyi yanndan alrsam alaym, aklma geldi mi boulacak gibi oluyorum: Nefesim daralyor, iim skyor. imdi herif bizde, karmn karsnda caka satmakta belki, ben oturmu, bir sr rezilin arasnda kafay ekiyorum. Adam mym ulan, insanlk m bu? eytana uysam, daha beter: Kalk, diyor, git eve, Suat'n haddini bildir, herifin kna 145 bir tekme, yallah! Hem bu Yzba'nn, Birinci ube'ye alan biri olmad nerden belli canm? Evde ne olup bitiyor merak ediyorlar, pansiyoner mi aryorsun, sokarlar ieriye bir adamlarn, yandn! Gnn birinde, belki anlarsn ama, i iten gemi olur: Kendini srgnde bulursun..." ki dakika geiyor gemiyor, kafasnda bu varsaym, su gtrmez bir gerek biimini alyor. Onu hem yattran, hem kkrtan bir gerek: Siyasi Polis, hakknda kesin bir karara varmadan nce, evine adam koyarak, onu yakndan izlemeyi uygun bulmu, gazetede kan o ahmaka iln grnce, frsat karr m, dayam mektubu! Apak bir ey, grmemek iin kr olmal! O kadar ak ve anlalmas kolay, anlalnca o kadar rahatsz edici ki, belki bu ucundan tutarak Suat' pansiyonculuktan vazgeirebilir. Ali hsan, olduklar yerde eriyip saa sola bulaan sarholarn arasndan, mazot ve gazolin kokularn dke saa peydahland sra, Halim, yeni varsaymlarn hzna kendini kaptrm, bara bara svyordu. ki smarlayacak birisini bulmutu ya, Ali hsan bunu o kadar umursamad, dostunun knal kzl glgesine snrken, sadece: Hayrola karde -dedi-, iler kt m? Halim ters ters bakt, sracakm gibi: Evet -dedi-, berbat! Ali hsan'n en anlayamad buydu ite! Halim'i varlkl sanyor, yaad dizboyu yoksulluk iinde, her eyi parayla lmeye altndan, onun, paral

olduu halde durumundan yaknmasn akl almyordu. Mutsuz bir zengin, mutsuz bir yoksulun yannda, mutlu saylmaz m? Kaygl, ihtiyat elden brakmadan, siyah gzlkleri ardnda Halim'in gzlerini arayarak: Hele hele -dedi-, u srgn sylentisi yznden mi? ocuk musun yahu, unun bunun lkrdsna inanlr m? Hem niye fkeni zaptedemiyorsun sen, bana i aacaksn: Geen gece, Kulp 47'de Galib nlemeseydi, Korkut seni dava edecekti, bana gelecekleri bir dnsene... Halim cgarasn yapmack bir tiksintiyle tkrd. Deh146 setli sarhotu. Kendisini kt, ama ok kt bir akbetin beklediine birdenbire inanmt: Sittir et -diye kesti att-, zaten hap yutmuum. Ali hsan, duble geliyor mu gelecek mi kukusundayd: ... hele hele -diye tekrarlad-, kafay bulmusun, hepsi bu! Doru, iyice buldum kafay, sen daha bulmadysan enayisin! Nuhar, nerdesin ulan, gvur olu gvur, abuk iki duble, cin katmay unutma ha! ... zme tatl cann, Karadeniz'de gemilerin mi batt? Kendimizi siyasi olmayan almalara vermeliyiz, verdik mi, kurtulduk say! Yoksa, iimizde ksa balanm dana gibi drt dnen bu g var ya, patlayacak bir gn, canmza okuyacak! yisi mi, bir yol amay bileceksin: Ben karde, epeydir dnp duruyordum, nihayet kararm verdim: Ne yapp yapp, u Franszcay sapna kadar reneceim. rendim mi rendim, gelsin o zaman ne kadar^byk airleri varsa, bak bakalm evirebiliyor muyum, eviremiyor muyum... Halim, onu dinlemiyordu. Kmil Bey, Halic'e bakan pencerenin gk mavisine simsiyah yapm, taral sonradan grme halleriyle, kulana bir eyler fsldyordu: " ... benden iyi bilirsin ya, adamn srtnda damgas oldu mu, yand: Hibir yerde barnamaz artk..." lleri mezarndan kaldracak bir kfr sallad; yeniden nl Horatio sesini bulup, gerekiyor diye biraz yumuatarak: Tamam -dedi-, tamam yahu: Gn gibi ak ve ortada, adamn srtnda damgas oldu mu, evine ajan bile sokarlar. Nubar'n tekerlemesini unutmuyor: ... men dakka dukka! Ali hsan, bulduu belein tadn karmakla meguld. kisini btn pintiler gibi yudum yudum iiyor, her yudumda gargara yaparmasna, acayip sesler karyordu. Halim'e, sylediklerine hi dikkat etmemiti. Derdi bakayd onun: 147 ... peki, Franszcay renmek iin ne gerekiyor, her eyden nce iini nemseyen bir retmen deil mi? Hani nerde? Son ders aldm bunan biriydi, Ermeni mi Rum mu belirsiz, akl almaz apknlk servenleriyle kafa iiren bir moruk! Ho o da cartay ekti ya! Acaba kime bavur-sam? Kk maymun gzlerinde beliriveren klarla Halim'e dnd: ... hele karde -dedi-, nasl hi dnemedik? Ya Suat? Suat ne gne duruyor? Neden o retmesin? atr atr okuyup yazmaz m Franszcay? Ha, raz olur mu dersin? ok deil, haftada iki saat yeter, size gelirim, dar-da bir yerde olur, parasna gelince... O daha szlerini bitirmeden, Halim'in iinde bir dmeye basld, deminden beri dank gelien senaryo, handiyse geometrik bir dzene girdi: Her ey ak, meydanda, fazlasyla tutarlyd: Enayiliinden yararlanan Birinci ube, gazetede kan iln frsat saym, Demir ukurcal adnda bir szde Yzbay evine yerletirmiti. Babas lmek bilmediinden, Halim, buna istemeye istemeye ba emiti. imdi Ali hsan maymun aklyla yeni bir zm buluyor, sorunu temelinden deitiriyordu. ... btn i Suat'n kafasn yatrmakta, para fasln soracak hemen, o faslda kukularn giderirsem, oldu say! Aklma nasl hi gelmedi yahu, alt taraf biraz hinolu hinlik, biraz karn bilmek! Yaa Ali hsan, kralsn ulan, airlerin en maymunu, maymunlarn en airi, iindeki gzellii darya dkemeyen fukara, aklnla ok yaa e mi? Greceksin, olacak bu i! Suat nasl

hayr der, yok yok, sen merak etme, ben raz ederim onu, senin de hocan olur, bakalarnn da! Franszca renmek isteyen, kyamet gibi: renciler var, dersi iyi gitmeyen, akacandan korkan. Vay be, bu iin ucunda para ok. Eh, bize gerekli olan da o! Btemizi dorultur, pansiyoner almaktan vazgeeriz. Bir tala iki ku, ite buna derler. Hah hah hah! imdi ben tyyorum, bir an nce Suat'a anlataym..." 148 Suat, ba hafife eik, dikkatle dinledi. Bu allmam dikkat, yzne dnceli bir gzellik vermiti. Kvrck kirpiklerinden yanaklarna rkek glgeler dalyor; ayakl abajurun kan krmz aydnlnda, dzgn burnu, deitirmesi olasz vahim bir kesinlik gibi meydana kyordu. Yeniden, bu sefer ok hzl bastran yamur, patr patr camlar dvmekteydi. Halim szn soluk solua bitirdi. Kars, ona daha yaklap elini usulca elinin zerine koyarak: ... neler sylyorsun Halim -dedi-, akln m kardn? Yzba Demir, akl banda bir adam gibi grnd bana, akl banda ve kibar. Tek kusuru fazlaca konumas, o kadar herkeste bulunur. Zaten vazgeemeyiz artk, sz verdim, pazartesiye eyalarn getirecek. Ksaca sustu, sonra: ... ama -diye balad-, asl diyeceim baka: Akamzeri, Birinci ube'den bir memur urad, sivil: Seni Mdriyet'e aryorlar! Gryorsun ya, bilgi edinmek gerekti mi, araya Yzba Demir'i koymalarna lzum yok, dorudan armak daha kolaylarna geliyor. Arkasndan, hanidir gizledii ar bir suu itiraf edermi gibi, fsltyla ekledi: ... Pazartesi sabah gidecekmisin! 149 O gece sabaha kadar, bir ift kelepe zerine, dumanl, akr akr bir yamur: Gizlenmi tiksintilerin, ie atlm fkelerin, ezikliklerin yamuru! Halim, yatanda, gzn bile krpmadan, rpere rpere, onu dinliyor; yine iinde rselenmiliin, hrpalanmln, dvlmln acsn duyuyor. Yamur ne kadar gerek, yakn ve somutsa, kelepeler o kadar uzak ve soyut! Belki, buna benzer bunalmlar, yrek daralmalaryla rl gemiinden, ekip kopard, stmal bir sanr bu! Bana beklenmedik bir dert geldi mi, kars nasl o dertle ilgisi olmayan szler ederse, o da yle yapm, Suat'n sylediklerine, hafife kekeleyerek, ayn tepkiyi gstermiti: Karnm bir a ki bir tanem, evi devi yiyebilirim! Oysa, iki ay nce iinde kmldamaya balayan bir kuku, anszn amaz bir kesinlik kazanyor; buysa, elinin ayann zlvermesine yetiyor. arsalar arsalar, srgn gideceini 'tebli etmek' iin arrlar, lam cimi var m? Dakikasnda Kmil Bey, ablak yanaklarndaki yok sakal svazlayp, yal gzlerini akmasnlar diye yuvalarnda nasl tutacan bilemeyerek: " ... seninle ilgili olarak -diyor-, Birinci ube'den tr telefon ediyorlar. Biliyorsun, ortalkta srgn rivayetleri!.. Ne yapacam ardm." Halim, gzlerinin nnden Kmil Bey'i bir kere, be kere, on kere kovuyor; isterse yz kere kovsun, ocuk k gibi nemli ahmak surat, azn kulaklarna vardran ok bilmi srtmasyla, o yine kageliyor. ORHAN KEMAL L HALK KTPHANES Yamur hzland galiba. Damlalarn dzenli aralklarla, inko bir dama dmesi var ki, adamda sinir brakmaz. Halim korkuyor, daha dorusu, korkmaktan korkuyor. Bell, onu, yrtc bir akbaba gibi gagasyla paralayp yiyen bir korku bu. Kars fark edecek, onun gznde yine kk decek diye ii gidiyor; te yandan, soukkanl grnmeye abalyor, sert, byle eyleri umursamaz filn... Amac, hi deilse, grn kurtarabilmek: Kendi kendini aldatarak da olsa, buna raz! Yatmadan, sz dndrp dolatrp nceki sorunlara getirmek istemesi bundand, oysa daha ilk cmleyi bitirmeden, bu sorunlarn artk uzak, uzak ve mutlu bir gemie ilikin olduunu dehetle fark etti: Ayda yz lira m, sadaka bu be! Sen imdi yz liraya bu herifin enesi ekilir mi diyorsun? Vallahi bilmem ama, Ali hsan'n teklifi ok daha akla yakn grnyor. Hi olmazsa...

Yeniden, kala gz arasnda, kibritlerini kaybetti. Aznn iinde kelimeler, bir avu ar, vzldyor. Nasl etse de kendi kendisine yenilmekten kurtulsa? ... teype gelince, sahiden getirecek mi bakalm? Getirirse iime yarar tabii, zor bir rol oynuyorum diyelim, banda alrm, yanllarm dinleye dinleye dzeltirim... Ne yapsa bo! Azndan kan her cmle, her kelime, onu hi acmadan kaderiyle ba baa brakyor; lfa dalp kaygsn unutmak abalar, yrekler acs bir ekilde boa kyordu. Nereden patlad belirsiz sert bir aknt, gemiinden koparp geleceine tad bir sr ufak ama zehirli korkuyla beraber onu da kapmt, en kaln kklerini atr atr skerek, kaldrp kaldrp, kaln ve deliksiz bir sessizliin kumsalna atyordu. Bir ara, beti benzi mum gibi, hcre kaplarnn ak ak aard nemli bir koridorda, yapayalnz titriyor. Nasl titremek, dman bana! Ik yok, ortalarda ba sonu belirsiz bir ba ars gibi, ar bir loluk! Kolsuz Cell, bu loluu kaplayveriyor; aralksz yeniledii, Allah bilir kyame151 WP te dein yenileyecei bir ba hareketiyle, ona hcresini gsteriyor. Bu kadar iri, bu kadar heybetli miydi Kolsuz Cell? Haydi arkasndan, Sansaryan Han'nn yayvan ve dolambal merdivenleri. Halim kmyor da, sanki onlar glgeli bir bolukta ar ar devinerek, ayaklarnn altndan basamak basamak geiyorlar: nne geilmez bir zorunlulukla, onu Siyasi Ksma karmak iin! Birinci ube, hantal ve khne yapnn at kat, aadan geleni, kapal bir kap, bir yasak levhas, 'ok gizli' anlamna bir ifte ay damgasyla karlyor. "... fakat, asl beni ykan merdivenler: Dne dne, yaklaan uzaklaan, kalbi at diye duruvermi bir devin, ta kesilmi ba dnmesi gibi dolambal, insann basp basp aresizliine, kaybolmuluuna kt o eski merdivenler! Ne zaman kmaya baladysam, yreim darala darala, zamann, parmaklarnn arasndan szlen kum gibi, bugnn bilinmezliiyle gelecein bilinmezlii arasndan akp gittiini hissettim. Hayatm bana ait olmaktan kyordu sanki. Benim hayatm bana ait olmaktan kyordu. Kendimi hibir eyden sorumlu saymyor; bamda dolaan ruhsal knt tehlikesini bile, benimle ilgisi yokmu gibi umursamyordum. Hani evcil hayvanlarn gnllerini, ya da sindirim uykusuna km efendilerini elemek iin oynadklar eyalar vardr ya, top, yn yuma vs. gibi, benliimi ite bu eyalarn yerine mi koyuyordum ne? lk gtrlmde, duygularm biraz daha farkl olmutu. Yiitlik taslamadm, ikence korkusu iimi pek yoklama-d, ne aman aman zlyor, ne kaslyordum; ama, sadece bu olay da gstermiti ki, sradan bir lise rencisi, anasnn dizinin dibinden ayrlmayan bir 'hanm evld' deildim ben, baka birisiydim. Beni tekilerinden ayrmlar, 'ok gizli' bir dosyada, admn altn, krmz kalemle iki kere izmilerdi. Yoksa, koskoca iki sivil memur, niye ii gc brakp, taa ayama kadar okula, beni almaya gelsinler. Hakas, komitaclk yapmyordum, anlamyordum da! Heyecanl bir oyuna kaplmtm, iim iime smyordu, 152 oynuyordum, Temizdim, damtlm su gibi ar, saydam. Kimsenin ktln istemediim gibi, yobaz bir militan, gnll bir sava olmay da dnmyordum. ocuktum yahu! marka, durduu dalda duramayan, biraz zirzop, nne gelene gz kapal gvenen bir ocuk! Gerek buydu, hi deilse benim bakmmdan, benim gereim! Polis, souktan ve alktan atlayaym diye, beni o fare deliine tkmadan, bu gerei gznne alsayd; belki, hi getirmez; getirse bile ieriye atmadan, niye getirdiini olsun sylemek ltfunda bulunurdu; ama nerde? Yllardan, ya 41 ya 42. Yoksa savan biteceine yakn m? stanbul'a yeni gelmiim. ocukluumdan beri, gidip grenlerin anlattklarndan, iirlerden, insann iine ileyen dokunakl arklardan adn ve gzelliini duya duya, grmeden tutulduum ehri, kar kar dolayor, iime yerletiriyorum. Zamanlar kt. Boaz, sava yllarnn grkemli tasarsna brnm. Mrekkep koyuluundan ve siyahlndan bir deniz, iki tenha ky arasndan, grl grl akyor. Anra sra, Karadeniz'e yakn plajlara, kim bilir hangi batm gemiden,

boulmu asker cesetlerini att olurmu: i, irilii ve morluu insan rkten, Rus ya da Alman bahriyelileri. Ilk sonbahar geceleri, kubbelerin ve mineraie-rin stnde, uaksavar ldaklarnn byl oyununu seyrediyoruz. Yukars yldz kyamet, o kaln ve youn karanl, kl ucu ltlaryla yle dik dik deliyorlar ki; patlayp, evlerinin drt kesine tuz para dalm, kocaman bir gnein krntlar sanrsn! Pederin gndermekte kusur etmedii paralar cepte, tatl bir rya yayordum. Keyfi gcr, czdan dolu bir delikanlnn heveslenecei ne delilik varsa, hepsini yapyordum: Kar kz, meyhane, afili giyim, hatta hovardalk! Hafta sonlarnn 'iret lemleri'nden fark olmazd pek, sabaha kar kendimi ya Abanoz Soka'nda kzl trnakl bir orospunun yatanda bulurdum, ya Aacamii'ndeki o aalk ikembeci dkknnda, cehennem gibi tten bir tuzlamann bana km olarak. Keyfime diyecek yoktu canm, iim i 153 f kam gmt: Bir kere, kendi kendimle uyuuyordum, her eyin ba bu! Yaptklarm, acaba iyi mi yaptm diye tartmyordum ki... imden geldiince davranyordum, o kadar: Eh, yaantm da buna benziyordu elbet, grgr bol, tatl bir yavanlk. Peki ya sava? Sava iplemiyordum. Aklma bile gelmiyordu. Ciddi eylerle bam ho deildi zaten, anladm kadaryla Mustafa Kemal lm, balangta basbaya ilerici olan partisi, artk Mihverin mi, Avrupa'nn altn stne getiren olaylarn m etkisi altnda kalarak, bilmiyorum; diktac, yar faist bir parti haline dmt. Aka bir 'tek parti diktas' srdrlyor, 'tek parti, tek ef, tek millet' slogan, en geerli slogan saylyordu. tede halk ekmeksiz-likten, ekersizlikten krlyormu, kulak asan yoktu buna. la karaborsas alm yrmt. Salgn hastalklarn par-layvermesinden korkuluyor, byk ehirlerin kenar mahallelerinde bagsteren tifs, gazetelere geen l says; darlk ve karaborsayla takm takm meydana kan yeni zenginlerin, masrafl koruma arelerine bavurmasna sebep oluyordu. Ben hi aldrmyordum. Yaadm evrenin dndaki, herhangi bir eye aldrdm olmamt ki! O ev-reyse, yatl okuduum liseyle, unutulmaz hafta sonu cmblerinden ibaretti. yle arkadalarna rnek gsterilen, alkan, derslerine dkn rencilerden olmadm. Hatta biraz ierlerdim bylelerine. Tarih, Corafya derslerinde uyku bastrr, Fen dersleri btnyle asabm bozard; ben de ne yapaym, ya cumartesi gn ktmda neler yapacam kurardm, ya byk tatilde eve nasl gideceimi. Snflarnn yz karas molozlar olur, tembel mi tembel, onlardan da saylmazdm dorusu. kisinin aras, orta karar bir renciydim ite. Doan Bey olmasayd, herhalde yle kalp gidecektim. Doan Bey Felsefe retmenimizdi, gnn birinde, kaln caml miyop gzlklerinin ardnda ekik gzlerini krptrarak, beni bir kenara ekti: " Ya sen aslanm -dedi-, niye Devlet Konservatuva154 n'na girmeyi denemedim? Muhayyelen geni, oyun ve taklit kabiliyetin var, iyi bir aktr olmak iin bu iyi bir temel saylr- stelik varlklsn! Malm ya, bizde sanat olacak adamn, cebinde be kuruu bulunmal, aksi halde hli dumandr." Utanga, her zamanki glmsemesinin yumuack aydnlyla szn balamt: " ... hi aklndan gemedi mi? Hayret yahu, harikulade!" Krknda var yok, sarn klna kyafetine aldrmaz, her eyi ho grmeye hazr bu Doan Bey,* en ok sevip saydklar hocayd okulda. Hocadan fazla bir eydi: Edebiyat Fakltesi'nde doent, nl bir dnr, genler arasnda ok tutulan Yank dergisinin sorumlusu. Ne yapmsa yapm, rencilerinin kendisini bir hocadan ok, sz dinlenir bir aabey gibi saymasn salamt. Derste, yznde hep o ocuklara vergi akn hayr-anlk, sralarn arasnda dolaarak konuur, snflardan t kmazd. Sayarlard basbaya. Yine de eskiler, kocaman, kaln mercekli gzlklerinden mi nedense, bir punduna getirip 'Kuku' adn takmlard. Adn biliyor, biraz aresiz, biraz afacan, tek gzn krparak, " ... fevkalde -diyordu-, hayret yahu!"

'Fevkalde' deilse 'harikulde'ydi: Diyalektik materyalizmin ne olduunu anlatmak da, el dememi hazine deerindeki Divan iirinin neden eskidiini anlamak da, yeni iir nclerinin neden dolay zgrlk ve insanc bir iir savan veren genler olduunu anlatmak da, hepsi de! Bakanlktan duyarlarsa ne derler, okul idaresi nasl karlar, hi aldrmyor; bildii bilmedii btn yasaklar ineyip, nemli ve geerli sayd her eyi, atr atr sylyordu. Gznn karal, mdr umursamay, yazllarda skanlara fsldamas, hele not cmertlii, ocuklarn gnlnde taht kurmasna yetmi; teki hocalarn mrldanmaya Bkz. Dersaadet'te Sabah Ezanlar, Yaraya Tuz Basmak. 155 cesaret gsteremeyecei gerekleri dobra dobra aklamas, bsbtn gzlerine girmesini salamt. Var myd Ku-ku'nun stne hoca? Ne gezer be! Adamda yrek, mangal gibi, bir konumaya balad m, ne diyor: " ... iir, ocuklar, hounuza gitmeyebilir, o zaman stne dmeyin, bo verin! Hounuza gidiyorsa, okunacak iiri renmelisiniz, semesini bilmesini! Brakn boynuzlular yaknsn, mnzeviler gzya dksn! iir dediin yle bir kaldrmal insan, silkindirmeli! iirin iyisi yaamamzda yardmc olacak, elimizden tutacak; okuduk mu, insann yaratc almasna katlmak gelecek iimizden; ksacas, klavuzluk edecek bize canm, yol gsterecek! Senin air dediin ne, yeni domakta olan bir n; bir yaama sevincinin peygamberi deil mi?" Cokunluu, onu bazen, sava sonunda olacaklar kestirmeye srklerdi: " ... ne falcym, ocuklar, ne mneccim, szlerimi fazla ciddiye aldm da yok. Neden mi? Savatan sonra, olacaklar tarihi artlar tayin edecektir de, ondan! Na-zizm'in kk bir kurutulsun, yeryznde yepyeni bir devir balayacak: Kleler ve cret tutsaklar, tutsaklklarndan kurtulacaklar. nsana insan deeri verilecek..." Doan Bey'in evresiyle elien bu ak seik fikirleri, yatl yaantsnn tekdze yavanl zerine prl prl yaylyordu: Durgun bir gl yzeyine yaylp, onu canlandran, ltl bir yaz afa gibi. Hangi kesine uzansan, hesaplanmadk olaslklara, adamakll gelitirilebilir dnce temellerine rastlyordun. Bulank her dalgalanmann ardnda, mutlaka bir k lekesi, bir aydnlk paras gizliydi. Btn bu gizli iyimserlikler, umut damlacklar olarak birleiyor, rencilerin olduu kadar, retmenlerin de kafasn kartryordu: " ... medeni bir lke olmaya azmettiysek, kltrmzn temellerini deitirmek zorundayz. Daha bir yzyl Mslman skolastii iinde bocalarsak, bu i biter: Batakla gmlp boulan fil gibi, kaynayp gideriz. Ondan sonra, artk ara Trkiye'yi!" 156 En soyut sorunlar, bir rpda anlalabilir hle getiren, en somut formlleri buluvermekte; bildiklerini rencisine kolaylkla aktarvermekte, alacak bir maharet sahibiydi. Ne kadar rpnsa, yine iimi iyi yapamyorum kukularyla kvranr; eline ald konuyu tutkuyla enine boyuna inceler, zamann nasl getiini fark etmezdi. ocuklardan birisi, yzn kzdrp, zilin oktan aldn hatrlatrsa, sust yakalanm bir ilkokul rencisi telayla glmseyerek: " ... yok canm -diye barrd-, hayret yahu!" Bir gn, iki ders arasnda, Halim ona akl dant. Aslna baklrsa aktr olmay ryasnda grse, hayra yormazd. Geleceinin, iradesi dnda oktan belirlendiini, deitirilemez bir kesinlikle alnna yazldn sanyordu. Varlkl ve gl bir aann oluydu, yle kalacakt. Lise diplomasn almaya abalay, askerliini yedek subay olarak yapmasn salayabilmek iin, o kadar. Yalnz, tiyatro oyuncusu olmay aklndan hi geirmediysejbile, yatlarnn ou gibi o da, nlr sevilen ve yknlen bir sinema yldz olmak hayalini ara sra okamt. Doan Bey'in uyar, bu oktan terk edilmi hayali tazeledi, ona yeni bir kan, baka trl bir ekicilik verdi. lk frsatta ehir Tiyatrosu'na att kendini, o kadar da yetti. Nasl gizlerle dolu, ne byl, ne artc bir havayd o? Gerekle yalan, heyecanl bir sz ve edim bileimi iinde, nasl birbirine karyor, ne byk

bir kolaylkla kaynayordu? En etrefil duygularla duygulanmak, hibirini bilmeden btn meslekleri baarmak, hibir belya bulamadan en tehlikeli durumlar yaamak, iten bile deildi sahnede: lmek, sevmek, evlenme, baar, suikast, ayrlk, kavga, yiitlik, soyluluk... btn bunlar, bunlara benzemez daha nice kavramlar, onlar yaar grnen oyuncunun hayatn asla etkilemeden, soyut gerilimler, krba gibi akrtl szler halinde geip gidiyor, srekli bir davran ve duygu enflasyonu, gerekle sahte arasndaki snr sildike siliyordu. Halim'i saran bu olmutu zaten. Ayn enflasyonu, bir bakma, hayatnda yaamyor muydu? Doan Bey ilk uyarmasnda haklyd demek. 157 Halim akl sorunca hemen cevap vermedi, bir sre, stne yenieri kafas oyulmu nl piposunu yakmaya urat, st ste birka nefes ekti, salar erken alm geni aln duman kalabalna gmlrken: " Peki -dedi-, peki aslanm: Yalnz unu bil ki, zor itir aktrlk! Cumartesi leden sonra bana gelir misin, etraflca konuuruz, iki arkada gibi ha? Tam bete gelebilirsen, kimse olmaz." Doan Bey, Cihangir'deki eski ve byk bir apartmann, Merutiyet lksne uygun denmi altnc katnda oturur, binann btn pencerelerinden Marmara'nn buulu enginlii, soluk mavi, ieriye dolard. Manzaray ilk gren, demir alm ileplerin zlemlerle dolu arsn ilk duyan kim olursa olsun, kafasna demirle vurulmu gibi sersemler, bu debdebe ve saltanat karsnda, iini, mutlaka bir alp ban gitmek, olmayacak bir ak uruna yanmak, ya da tehlikeli, tehlikeli olduu derecede nemli ve byk bir devrimci eylemi baarrken vurulup lmek arzusu kaplard. Gerekte Doan Bey'in deil, eskilerin 'Bacaksz' deyince bildikleri, babas Hahczade Abdi Bey'indi apartman: mparatorluun son yllarndaki ou Osmanl kibarlar gibi, hafif tatlsu Frank'ini andrr; disiz, nit-rikasit damlas gibi ufack ama her an yakc, burnundan hi kl aldrmaz bir ihtiyard Abdi Bey/' hafif sarln, ii edepsizlie dkerek grltye getirir; sa gznden, gne vurduka saa sola yansyan tek gzln eksik etmezdi. Halim, mrnde ilk defa, stanbul'da bir apartmana bu vesileyle girmi, asansre bu vesileyle binmi oluyor. Biraz biraz iinin daralmas, bann dnmesi bundan. Henz apartmann da, sahibinin de nnden haberi yok. Yaadklarndan da. Meerse neymi, Selnikli 'Bacaksz' Abdi Bey? Harb- Umumi'de, ttihat ve Terakki Frkas iinde Hseyin Cahit bir yana, stne bir 'muharrir' daha yokmu. Kalemi eline ald m, kan damlatrm mbarek! Bunlar bilse bilmese, ziyaretinin nemini iiriyor Halim; Do* Bkz. Dersaadet'te Sabah Ezanlar, Yaraya Tuz Basmak. 158 an Bey'in arsna, aslnda tamad anlamlar veriyor, gn bocalad nasl davranmas gerekiyor, onu kararlatra-bilmek. Bir anasnn gz bir renci tavr taknmay akla yakn buluyor, bir saf tara delikanls grnmeyi. Beyolu hergelesi gibi de davranamaz ya! Hole girdii anda bile, ne yapacan kestirebilmi deil. Beyaz nlkl, srf kola ve dantel bir Rum hizmeti, salondaki 15. Louis mobilyalar zaten eziyor onu; eziyor ama, hocasnn odasna girinceye kadar, orda rahat: Nasl rahat olmasn, sa ba dank, aznda piposu, elinde su barda, srtnda pijamasyla, karsna bambaka bir Doan Bey kyor. Hele ayandaki eski psk aba terlikleri bir grmeli! mr yahu, hoca. ersi, geni ve yksek pencerelere ar kadife perdeler de aslm olsa, tam bir curcuna: Odann drt kesine, drt ayr yn halinde, sanat dergileri, gazeteler, felsefe ve iir kitaplar ylm. Neyin, neden, nerde olduu anlalamyor. Surda gayet modern bir ayakl abajur, orda yan yana iki alaturka divan, domuz yavrular gibi tombul ve pespembe yer yastklar, tede bronz bir Beethoven bst, beride bir Kur'an rahlesi, iki de balama! Yerde hallar, besbelli deerli sparta ve Sivas hallar, srsne bereket ie: Bo, yar dolu, az ak, mantarl kt tkal, konyak, votka, arap, ya da... l ieleri. Duvarlar bal bana bir lem, her yerde bir ivi, her ivide bir reprodksiyon, Picasso, Bracque, Matisse vs. Ayrca nne gelen, kim bilir hangi unutulmu sarholuk akamnda, rasgele iki msra iziktir-mi, bir daha hibir

zaman yaayamayaca bir duygulanma ann, yalan yanl kelimeye dkm, "Hayat yalan, lmn gereklii ok daha pheli." Doan Bey, zr dilercesine, omuzlarn kaldrarak: " Benim burda -diyor-, dzen: Dzensizlik! Vallahi aslanm, evin geri kalan taraf yle gcr gcr ovulmu, temizlenmi, yerli yerine yerletirilmitir ki, boulur insan; biraz hava alabilsin diye, cann buraya dar atar. Hahczade Abdi Bey'in olu olmak ne demektir bilir misiniz? Bana sor, 159 anlataym, kestirebilmenin mmkn yok, yle bir beldr ki akln durur." Srtna yle dosta vuruyor: " ... seni bir dostumla tantracam, adn duymu-sundur: Galib akr, ehir Tiyatrosu'nda aktr, airlii de vardr basbaya! Geen gn aacak oldum, bayld, seninle megul olacak, yol gsterecek, akl verecek! Meslee balarken, sendelersen, bir elinden tutann var artk, ama..." Doan Bey'in en houma giden yan, bu yanyd ite, bana akranymm gibi davran. Benim iin ne derece nemliydi bu, anlatlamaz. yle ya, iim dm kompleks: Darlkl olmak kompleksi, pek sevilmeyen ikinci ocuk olmak kompleksi, vs, vs. Rahatlatlmay gereksiniyorum, byle yapld m moralim dzeliyor, yreim pekleiyor. Neyse, gel git, evin gediklilerinden olduk. Misafir eksik olmuyordu ki! Kimisi dost diye geliyordu, kimisi renci, kimisi meslekta diye. Birer ikier, hepsini tandm: air Haydar Su, o zamanlar hretinin zirvesinde; sonra Efak, hani ressam, epeyce yatt, o; sonra renciler, Ali hsan gibi uslular, rfan gibi edepsizleri; sonra bir sr kar kz, hepsi nasl irkin, eh ite artk o kadar olur, surata bak sngye davran, yine de kibirlerinden yanlarna varlmaz, erkek diye gzleri gvermi kz kurulan, kara gzl dullar... Hemen hepsi, koltuunun altnda iki iesi, kafasnda zm bekleyen binbir problemle dklr; hepsi, iin iin, gelenlerin arasnda kendisinden daha akll, daha bilgili kimsenin olmadna inanrd. Tartmalar balad m bitmek bilmez, dallanp budaklanarak gece yarlarna kadar uzar; srasnda Haydar Su'nun o ara toplatlm son kitab, Yank'nm gelecek says, ya da bir iir, hatta bir kafiye zerinde saatlerce ekiilirdi. Dardaki bir patlama, sktka skan gecenin patlamas, camlar ince ince tngrdatr; Haydarpaa'nn ve Kadky'n klar, denizin siyah aynas zerine nokta nokta dizilirdi. lk srgnlerin balad gnlerdi, o gnler! Kulaktan kulaa, gidecek olanlarn isimleri fsldanyordu. 160 " Allah Allah, o da m gidiyormu, hayret canm, onun gibi bir ressam nasl srebilirler?" " Ya filn, o niye srlyor, kars yznden mi, tuhaf." " Peki femekn? Benim bildiim ne anas var, ne babas, srgnde ne halt edecek ocuk?" Ben, syleyenlerle sylenenler arasnda skr kalr, kendimi amatac tavuklarn kmesine dm bir kaza benzetirdim. Azm amaz, alacak bir oburlukla yalnz dinlerdim, hem ne dinlemek! Onlar benim farkmda bile olmaz, nlerinde bir Dou Avrupa haritas, cephedeki son gelimelere gre Wehrmacht'n ve Kzlordu'nun durumunu tartrlar; ya da, ressam Efak'n* tadna bir trl va-ramayp fazla karanlk bulduum bir tablosunu, karlkl ve ve, gklere karrlard. Gecenin bir vaktinde votka, tutar Volga zerindeki btn kprleri havaya uurur, arap Almanlar yerle bir eder, hele -rak, hele o, Dinyeper boyunca garip garip uzanan motorlu konvoylar yakalad m, dakikasnda atee verir, yakard. Moskova Radyo-su'nun, haberleri vermeye balamadan tekrarlamay det ettii slogan hi unutur muyum: "Alman faist istilclarna lm!" Galip, her gece, ayn trenle kagelirdi: Bulut gibi sarho, baz geceler yanna tiyatrodan ekledii bir arkadayla kapy bir tekmede ayor, Hamlet'in nl tiradndan nl soruyu ngilizce olarak gmbrdeterek ieriye giriyordu: "To be or not to be, this is the question!" O zamanlar imdikinden daha patrtc, daha kstaht; olduu gibi suratna inen dz ve yal salarn ktr ktr yer, ba baa kaldk m, ehir Tiyatrosu'na atp tutard:

" ... tiyatro deil, bakkal dkkn! Metelik etmez iki satrlk bir rol elde edebilmek iin rejisr olacak deyyusa, gnde en az drt kere dalkavukluk edeceksin. ekilir mi yahu? ekiyoruz ite. Ah hazret ah, yle bir meslee heves * Bkz. Kurtlar Sofras. 161 etmisin ki, canna okur adamn, her eyini alr, karlnda hibir ey vermez." Ara sra beni kulislere gtrrd, oyuncularn byleyici, ama pek de ahm ahm olmayan yaantlarna karrdm; bezgin, bkm usanm, hncn gizleyemedii bir sesle, sorduklarma cevap verir, arkasndan umulmadk bir babacanlkla: " te byle -derdi-, byledir bu cenabet yer, bir kere havasn kokladn m, hap yuttun! lp lesiye tiyatro hastas oldun demektir, dnya yklsa, gzn tiyatrodan baka ey grmez artk." Sevdii baz oyunlar oynayamamak iini yakyordu: " Modern piyes olmaynca tiyatro mu olurmu? Gereki oyunlar konmal sahneye, yaantmz yanstan, kavgal! On yl nce bu sahnede Nzm' oynamlar, oysa bugn klasiklerinin birini brakp brne el atyoruz, iimiz dmz klasik oldu, - dedik! imdi bak, Gorkiy'in Ayaktakm'm oynasak szgelii, fena m olur? Bana Bub-nov roln verseler, ha?" Bazen Doan Bey'e beni verdi: yle hararetli hararetli anlatr, yeteneklerimi yle iten bir cokunlukla iirirdi ki, bir balon gibi ykseldiim, teki be para etmez insanlar ok aalarda braktm duygusuna kaplrdm. " ... bir ocuk bulmusun ki, hazret, prlanta mbarek! Daha imdiden btn Shakespeare'i ezberine ald. Greceksin, hibirimiz yetiemeyeceiz ona, ok uzaklara gidecek..." Hi uzaa deil, meer Birinci ube'ye gidecekmiiz. Tramvayla yarm saatlik yol. Kalabaln birden bastrd, tklm tklm Beyolu'nu; martlar, dalgn balklar, durduu yerde duramayan Boaz vapurlaryla adamn akln bandan alan Galata Kprs'n, rzgra ektin mi, tamam!" Halim, hcresinde kilitli ve yalnz dnyor, Siyasi Po-lis'le tiyatronun, birbirinden onca farkl bu iki toplumsal kurumun, arasnda ne gibi bir iliki olabileceini bir trl karamyordu. Youn karanlkta hibir ey gremiyordu 162 ama, henz yklmamt. lk aknl zerinden atmaya urayor, sonradan canna okuyacak olan asabi ve moral bunalmnn ilk bulutlarn, uzak uzak sezinliyordu. Gzbebeklerinde dardan getirdii klarla bir an, kollar iki yannda, upuzun, kapnn ardnda kalakald. Uzaklaan ayak seslerini dinledi. Zifiri karanlkt. Bu yapkan karanln drt bir yanndan sar, erimi katranla dolu bir ukura batrld izlenimini uyandryordu. erde bir de esnek ve kadife tyl, grlmedik bir hayvan gibi ordan oraya atlayan, eskimi ter ve sperma kokusu vard ki, girer girmez suratn yalam, genzine dayanp tkamt. yle biraz kmldayaym dedi, dizini bir yere arpt, acs iine iledi. Bir daha arpmamak iin, krler gibi el yordamyla grmeye alarak, san solunu yoklad. zerine ot bir yatakla bir battaniye atlm, demir bir somyadan baka iinde bir ey olmayan, plak bir hcrede bulunduunu anlad. Dehetli koyu^ yaman bir sessizlik, ina-dnaym gibi gsne bastryordu. Birka saniye kulak kesilip, onu dinleyecek oldu; kulana aralkl, tok bir gmbrt alnd. Bir zaman, bunun, kalbinin vuruu olduunu anlayamad, anlaynca mthi rkt: Boazn o sulfato acs sard hemen, dizlerinin ba zld, dercesine somyaya oturarak: " Anneciim!" dedi. Sonras, ncesinden beter oldu elbet! Soluk aldrmaks-zn birbirini izleyen, karlksz sorularn basksna urad. Ayann altndan taban kayyor, ayn bulank suda, ayn biimde, sanki binlerce defa, st ste bouluyordu. Zaman allm dzenini yitirmi, uras buras gs geirmeler, armalar ve ilenmelerle delinen, yankl bir boluk haline gelmiti; meknla birlemi, zdelemiti belki de: Kys kesi belirsiz, kimi yeri mknatsl, kimi yeri engebeli, acayip, dalga dalga bir boluktu bu, dehetine Halim'in sadece hayal

gc biraz kar koyabiliyordu: Kiiliini yapan baka neyi varsa, hilik oktan onlar yemi, kemiklerine varncaya dek sindirip, tmt. 163 Kaps inatla srgl, karanl hep deliksizdi. Uyuyor mu, uyank m kestiremiyor, uykuyla uyankln snrlarn bulamyordu. Bir kere, arlk bast telayla toparlannca, zaten uyank olduunu fark edip ard. Git git, yn duygusunu da kaybetmiti, saat kavramn da. Durup durup, tutuklanal ne kadar olduunu hesaplamaya alyordu ama, ne mmkn: " ... Cumartesi gn getirdiler, geleli kere uyudum, hesapa sal olacak bugn! Ne sals be, gecesi gecesine mi uyuyorum bakalm, en az bir hafta oldu, en az." Karnnda nitelii belirsiz bir kaznt. Acaba ackt m? Susad m? Okulda imdi zil alyor, ocuklar paldr kldr yemekhaneye doluuyorlar. Darda gneli bir souk, prl prl. Pilv ok scak olmal, scaklndan srahiler buulanm. Su, buz gibi. Bir yerlerde ark syleniyor, yanardner bir al m yrtyorlar ne? Cgaralarda naftalin kokusu. ekingen bir hill, dantelli ular gmlenmi bir bulut kalabalnn arasndan sekip gidiyor. Yatakhanede, yat zilinin uzun ve titrek, yaldzl izi. Halim'in yata bo, Halim baka bir yerde. Ne arayan var, ne soran: Adn anan bile kalmam, kaderine terk etmiler. yi ama, nedir bu kader? Arada fsltlar duyar gibi oluyordu. Birtakm kaplar alyor kapanyor, kim olduu anlalmayan birisi, boazna dmlenmi bir hkr gizlemeye alyordu. Akl banda olsa, btn duyduklarn, gerektii gibi deerlendirebilecekti ama, deil ki! Tam tersine, darmadankt. inden barmak geliyordu, ortal velveleye vermek! Bir kere denedi de, lklar, grtlandan kar kmaz; sessizliin, karanln, korkunun ve yalan yanl sanrlarn meydana getirdii hava yastna gmld, ksld kald. Yzyl kadar sonra, ayak sesleri. Srg dardan ekildi, kap ald, iri ve kll bir el yarm bir ekmek uzatt. Stmal aydnlkta, drt ke bir byk grr gibi oldu. Srsklam nezleli bir ses: " Al delikanl -dedi-, ekmeini." Halim'in iinden, dudaklarn yakan btn sorular, ard ardna sralamak geliyordu ama, zar zor: 164 " Bugn -diye kekeledi-, gnlerden ne?" Nezleli ses, neden yabanclayor: " Yasak! Sual sorulmaz. Tutuklularla konumak yasaktr." Yine de acm olacak ki: " Pazartesi!" " Affederiniz, niye tutuklandm? Bir ey yapmadm ki ben? Hem okula dnmezsem, kzarlar." Ses, kapanan kapnn ardnda kaybolurken, gld: " Kzmazlar -dedi-. Nasl olsa, bir gn dnersin..." Sonra? Sonras bu, kbus yerleti iyice, olaanlat. Halim'in korkulu teln trpleyen, dikenli kelerini yumuatan gndelik bir yaantya dnd. Aralksz gerilim ve bekleyi, yreklilik diye bir ey brakmyor, sabr gcn rtyordu. Balangtaki aknln yerini, gevek, hastalkl bir yumuak ballk almt. Yava yava, geici olan sreklileiyor; bu deiim, alkanlklarn da beraberinde getiriyordu: Halim de gnlerini ekmek datmna gre hesaplamay, helaya gitmesi gerekince herkes gibi kapsn ierden vurarak numarasn barmay renmiti: " On sekiz!" On sekiz kapatld hcrenin numarasyd. Tutukluluu uzadka, kocaman bir kulak gibi, darda geen en ufak kprty, en nemsiz hrty iitir; karanlkta bir kedi gibi, koridordan ve br hcrelerden gelen eitli seslere gre, yaplanlar kestirir olmutu. On yedide, her eyrek saatte bir smkren hastalkl bir olan yatyor, yar tkal bir krk hltsyla zar zor nefes alyordu. On dokuzda ise, gece yarlarna doru, adamn tylerini rperten bir sesle: " Allah! Allah!" diye baran biri vard. Bu l duymasyla kafasn, rk bir kavun gibi yatan stne atvermesi bir oluyor; sinirleri keman telleri gibi gergin, kanck bir acnn elinde

oyuncak, tevekklle isyan, ba emeyle fke arasnda gidip geliyordu. Onu bitiren de buydu galiba. lk haftann sonuna doru, sngs iyece dm, eli aya gevemiti. Kendini kaybolmu sanyordu. kinci hafta 165 fke ve isyan ar bast, balad svp saymaya. Kendi kendine yksek sesle konumas, o gnlerden kalmadr. Bara bara tartmak, savunmasn yapmak, onu avutuyor, iini rahatlatyordu biraz. Baz baz sesini ayarlayamyor, fazlaca ykseltince, nbeti polisten azar iitiyordu. Bir keresinde 'deli' bile dediler. nc haftann banda, lk bir ilgisizlik kaplad iini, yaad anla, bana geleceklerle ban kopard, nk belleini kefetmiti. Hz hi eksilmeyen hayal gcn yardma arnca, ekip ekip, krlarda geen o tasasz ocukluuna gitmesi, iyice kolaylayordu: Irmaa bitiik gelincik tarlas, maysbcekleri ve yeil ekirgeler n n ten bir ilkbahar gnde, gnele yaldzlanm afacan bir uurtma, bir uurtma daha, bir uurtma daha! "... her gece, bir iki lokma kuru ekmek yedim mi yedim, haydi kalkp, kaygsz ve hr bir baka Halim'i bulmaya gidiyordum. O, deli yeili ayrk otlarnn zerine yzkoyun uzanm, ikinci annesinin su gibi omuzlarna akan salarna dalmt. Emine, havuzun banda, dalgn dalgn taranyordu. evremizi, slak bir ezilmi ot kokusu sarmt. ardaktaki asmann, ar ve olgun salkmlarna m arlar, ince ince vzldyor; yaldz akntsna benzeyen ni yer deitirileri, dikkatimi alyordu. Gerekte beni byleyen Emine deil, tatil diye abiymin iftlie getirdii, baka bir sarnd: Ad da Nilfer. Adamn gzlerinin iine iine bakan bir kzd Nilfer, dobra dobral kimi olsa rktrd. Bir tek bak bile, iimi eritmeye yetiyordu ama; narin ensesine, ince beline, ehvetli azna, kvrck kirpiklerini aralayp yukardan bakna; btn her eyine, ayrca vurulmutum. On be gn ya olmutu geleli, ya olmamt; ben oktan, delice sevdalanmtm, gzm dnyay grmyordu: lk tutuluumdu bu. Tutulunmayacak gibi deildi ki!.. Nemli dudaklar yar ak, gzleri alev alev, evremde dolar; ne kadar k varsa demet demet dorayarak, onunki gibi 'sivri ve sert gsleri sevip sevmediimi' sorard. Utancmdan al uhaya dner, salak salak: 166 ' Severim -derdim-, sevilmez olur mu, hi?' O zaman dokunmama, ama yalnzca dokunmama izin kard. Kafam eer, usulca dokunurdum. Btn bunlar, dnyann br ucunda, badem aalarnn altnda olurdu. Crcrbcekleri, Gediz toprann stne ylm austos mavisini zrl zrl oyar, delik deik ederken. Nilfer, olan ocuklar gibi ksack ortlarla baldr plak dolap aklm bamdan alyor, pfr pfr cgara iiyordu. Bylesi, bizim oralarda hi grlmemiti, dorusu. Mehtapl geceler, abiym, ben ve o, ehir boyunda gezmeye kardk. Scaktan, yldzlar boncuk boncuk ter dker, Gediz'in buharlat nerdeyse gzle grlrd. Her gece, bir punduna getirip kuytularda onu pmeyi tasarlar, her gece heyecandan sakr sakr titreyerek, tasarmn uygulanmasn bir baka geceye ertelerdim. Ne yapp yapp, baarmalydm bu ii, tenhada kstrp onu smsk sarmal, artk orospuluktan m, zevkten mi, ehvet azgnlndan m her nedense, kollarmn arasnda ergin nar gibi ktrdediini duymalydm! Herkesin sevdalanmas baka eittir, benimkisi byleydi ite: Yavan duygulanmalardan, lf kalabalndan arnm, tertemiz. Ne de olsa, sapasalam bir kr ocuuydum o sralar, ehirlilere vergi incelikleri renmemi, henz bozulmamtm. Sonunda muradma erdim, keski ermeseydim!.. Akamzeri, gne batt batacak, Nilfer'i hl kzgn kumlarn zerinde, yalnz ve plak yakalyordum: plaktan da te, rlplak. zerinde yalnz, ona pembe camdan yaplm bir biblo havasn veren o gn bats aydnl, o kadar. Hey Allahm, nasl iimi allak bullak ediyor! O vahi, yukardan, meydan okurcasna bak yok mu, beni kudurtacak. Bir iki demeyip zerine yumulduu mu, yumulmakla da kalmadm eklemek bile gereksiz. Her ey olup bittikten sonra, seninkisi, suratma tkrr gibi, ne dese beenirsiniz:

' Sen de erkeim diye geziyorsun, yle mi? Beceriksiz: Abiyn hi olmazsa paalarndan aktmaz. Senin azn, daha st kokuyor be!' 167 Bu aalamasn ne unuttum, ne unutabilirim. Yalnz, uzun tutukluluk gecelerimde kendimi aldatr, inadna es geerdim; olay gnlmce deitirir, yle yaardm: Nilfer, hi olmad kadar alml, nehirden kar, kalalarn alka-laya alkalaya yaklar, dudaklarma iki parmak kala durup, gzlerini aralayarak, azn azma uzatrd. Benzersiz gzellii ve ekiciliiyle, bana, sadece bana aitti artk. Yrtc ve dzenbaz bir hayvan, nasl dve dve adam ederlerse, onu da yle adam eder; krbalayarak, tekmeleyerek, srarak eiti, yere bir post gibi yamyass uzatp, zerine balklama atlardm. Bir kere, on kere, yz kere, bin kere benim olurdu. Bu oyun, ister istemez beni bir bakasna, -hi phesiz ahmaka ve tiksindirici, fakat asla vazgeilemeyen- kendi kendine cinsel doyum arama oyununa srklyordu. Hcrenin karanlnda cinsel ka yolunu kendiliimden mi buldum, yoksa benden nce yatanlardan havada kalm bir drt m buldurdu, bilemeyeceim; bildiim, hem kesin olarak bildiim u ki, polisler nihayet sorguya ekmek iin beni hatrladklar zaman, ben oktan kendimden kmm, ne olacam artk hi umursamyordum." Bu i tutukluluunun nc pazartesine rastlad. Nbeti polis onu hcresinden kard, souk ve hain koridorlardan dolatrarak, aralk bir kapnn nne getirdi, kapy tklatp ieriye itti. Ufak bir odayd buras, khne iki maroken koltuk, birka tahta iskemle, iki ucuz yazhane ile denmiti. Yazhanelerden birisinin arkasnda, sska m sska, ceketinin bir kolu bota sallanan, st ba bakmsz biri duruyor; eri br dilerinin arasnda sap gibi yasemin azl, pis pis srtyordu. Tepeden trnaa Halim'i yle bir szd, nndeki dosyalara bir gz att, pek belirli bir Rumeli azyla: " Sen misin be -dedi-, Halim Hacbeyolu?" " Evet efendim." " l, otur uraca, a kulan, iyice dinle beni." " Peki efendim." 168 " ... benim adm Cell, Kolsuz Cell derler! im nedir bilir misin? Nerede herhangi bir mikrop yuvas varsa bulmak, temizlemek, temizlenecek gibi deilse, imha etmek! cab- halinde, acmakszn! Anladn deil mi, ne mukaddes bir vazifeyi deruhte etmi olduumu? l! htisas yapmmdr bu mevzuda, yirmi yldr senin gibi mikroplarla urarm, bir teki bile kl yutturamamtr bana, bilesin, bir teki bile! Bana sardrdn bu beldan abuk kurtulmak m istiyorsun, yapacam tek ey var: tiraf et! Her eyi ve hemen!" " Fakat efendim, ben..." " l, iin bandan balayaym: Gizli tekilta gireli ne kadar oluyor?" " Gizli tekilta m? Hangi gizli tekif-a?" " Salakln lemi yok, akln bana topla! Burada sual soran benim, hangi gizli tekilttan bahsettiimi domuz gibi bilirsin, ok kr on tekilt yok byle, bir tane yakaladk: lerici Genler!" " Vallahi bilmiyorum efendim, adn sizden duyuyorum." " l, baka ey soralm: Doan Bey'i tanyorsun ya?" " Elbette, Doan Bey hocamz." " ... evine gider gelirmisin?" " Evet, her cumartesi, leden sonra. arr da." " ... arrm da! Ne demek arrm? retmen evine arr m hi, okuttuu talebeyi? Neyse geelim: Doan Bey'in orda Galib akr diye birini tandn m?" " Evet efendim, tannm bir aktr olduundan..." " l, l, Aznla ele veriyorsun kendini: Kk bey, en zehirli iki mikrobu tanyor, ama mikrop yuvasn bilmezlikten geliyo,. Yoo, bu kadar fazla! Ulan serseri, karndakini kim sanyorsun sen? Haydi diyelim ki lerici Genler'e dahil deilsin, iyi ama, ne bok yemeye gidip geliyorsun Doan Bey'in evine?" " Tiyatroya hevesim var, aktr olmak istiyorum, Doan Bey'e syleyince..." 169

" Haaa yle mi? Demek tiyatorac olmak istediin iin, kzl yoldalarn cmbne katlp, bir azdan Volga-Volga arksn sylyordun, baka maksadn yoktu: Allaha Peygambere svp saymak, Moskoflarn Almanlar yenmesine dua etmek, hele o vatan haini Nzm Hikmet'in iirlerini okumak, hep aktr olmak istediinden! Sen kimi aldatyorsun be, karndakini enayi mi sandn? Bu edepsizliklerin, tiyatorac olmakla ne alkas var, syler misin biraz? Bak yavrum, ok iyi adammdr ben, yumuak yrekliyimdir, gel gelelim hi sevmem oyuna gelmeyi, oynatlmay: O ku kadar aklcaznla, sakn kalkmayasn byle eylere, alimallah bakalarna brakrm sorgunu, iflahn keserler..." " Yemin ederim ki doruyu sylyorum, efendim." " yle mi, l. Baka eye geelim: Haydar Su diye birisi var, air, tanr msn?" " Evet." " ... mektepte kitaplarn satmsn, bir eyden habersiz masum talebeciklere? Yank'y satmsn, o fesat mecmuay?" " Evet efendim, ey... yni hayr! Dergiyi satmasna sattm, bunda bir saknca grmedim ama, kitaplar, asla!" " Neden? Ne mahzur grdn satmakta?" " ... yasaklanm olduklarn, toplatldklarn biliyorsun elbet! Edindiimiz bilgiye gre, iki haftada adet satmsn..." " ... bak, susuyorsun. l! Kk bey, el altndan yasak kitap satyor, bunu tiyatorac olmak iin-yaptm diyor. Sen benimle dalga m geiyorsun be? Hi sevmem dedim oynatlmay, oyuna getirilmeye kalkmasana be ocuk! Hayatn mevzubahistir burda, btn istikbalin. Henz dosyan clz, yardmc ol bize, unutalm. natlk eder, direnir-sen, kt gelir arkas: Mimlenirsin, mimlenince mektepten tard ederler, yle bir belge verirler ki eline, baka hibir mektebin kapsn alamazsn, alsan aan bulunmaz! Ku170 lak veriyor musun dediklerime ha, her ey azndan kacak bir evet'e bal, dinliyor musun beni?" " Dinliyorum efendim?" " yice anladn m?" " Anladm efendim." " l, imdi en batan balayalm: Gizli tekilta gireli ne kadar oldu?" Uzun hcre yalnzlnn etkisinden olacak, Halim durumu pek kavrayamyor, sorunun can alc nemi dikkatinden kayor. Biraz akn, kafas dank. Basireti balanm gibi. erde, bir daktilo, titreyip duruyor. Yksek, perdesiz pencerelerden baknca, kardaki khne yapnn damnda, hznl hznl dnen gvercinler. Yukarda, alamaya hazr, snger gibi mosmor imi, kirli ve kalabalk bir gkyz paras. Bunu grmek, insan uyuklamaya iten klrengi aydnl, bsbtn berbat ediyor. Kolsuz Cell, azn bzp az.arlayacakm izlenimini veren acayip tikiyle, bu soruya bin kere yeniden balayabilir, kl kprdamaz; aksine, birbirine yakn saksaan gzleri parlar, souk ve sinsi, srtr. Halim'se, renebildii kadarn derleyerek, ayrntlardan bir sonu karmaya, suunu anlamaya abalyor: Doan Bey'le Galib en azl 'mikrop-lar'm, yuvalan 'lerici Genler Tekilt'. O, okuduu liseyle, tekilt arasnda balanty salayan adam. Tekiltn amac, onun araclyla, lisede bir 'hcre' kurmak ama; bu, henz yetimediinden aklanmyor; onu, Galib akr'n yanna vermiler, yetitiriyorlar: imdilik Yank'y, Haydar Su'nun toplatlm kitaplarn yayyor, yetimesi sona erince gerek eyleme alnacak. Bu gerekler, sorgu boyunca, ufak ufak meydana knca; Halim, banda dolaan belnn farkna varp korkuyor, tela kaplyor, hatta: inde mthi bir knt. Her eyi inkr edecek oluyor, baa kamyor. Kimisini etse, kimisini etmese, daha kt, nk syledikleri eliiyorlar, bir lf tekini tutmuyor. Ne yapacan, arm. Sabah olup, nbeti polis kapsn amyor mu, elinde ayanda gizli bir 171 titreme, Kolsuz Cell'n yldrc glmsemesini karsna alp oturdu mu, yanl bir edepsizlik geliyor stne, ilk zorlamada sinirleri boanyor; tepinmenin, barp armann, hkra hkra alamann bini bir para! erde

bir yerde, yine bir daktilo kouup duruyor, yine kardaki hantal yapnn oluklarnda, sra sra dizilmi hznl gvercinler. Kolsuz Cell'n aznda, hele byle zayf olduunu hissettii anlarda, en hinoluhin neriler hazr. Ona handiyse arka kacak: " ... herkes -diyor-, senle ben gibi olsa yavrum, mesele yoktu. Namuslu insanlarz biz. Halbuki onlar, ite bu safl istismar ediyorlar: Btn dnceleri seni kullanmak, o kadar! Ne iin feda ediyorsun kendini, kimler iin? Hem deer mi? Geri henz lisede talebesin ama, istikbalde ne olacan belli mi? Mehur bir avukat olursun, belki bir vekil, bir mhendis! nsan feda eder mi bunlar?" " ... biz -diye fsldyor-, ihtiyarladk be yavrum, ko-cadk bu masalarn ardnda! Az ey mi grd bu gzler? Sana birka tarafl oynamakta faide vardr deyiim neden, ibret aldmdan. En gen, en hzl anda Nzm Hikmet'i bile sorguya eken kimdi? Ben. Te u senin oturduun is-kemlecikte oturmutu, imdi bile gzlerindeki mavi lem'alar grr gibiyim. Ne oldu peki sonra, sorarm sana, byle kabiliyetli bir adama yirmi sekiz yl hapis ne demek? Bu yetmezmi gibi, bir de arkadalar tarafndan Trokist diye, kk burjuva diye hakarete uramak! Ah byledir bu dnya, neden kalletir demiler..." Halim, yava yava, tutuklannn nemini kavramaya balyor. Doan Bey, Haydar Su, Galib, Ali hsan, Efak, rfan, hepsi ierdeler; aa yukar, her eyi itiraf etmiler; yerli yersiz direnerek, sorgunun olumlu bir sonuca balanmasn nleyen, bir o kald. Hi deilse Kolsuz Cell byle olduunu sylyor: " ... l, yiitsin, anladk! Burda yiitlik skmez, sonunda nasl olsa konuacaksn, oyalanp bouna vakit kaybediyoruz." 172 Halim, konumaya yanamyor. Hayr, Haydar'n kitaplarn satmad. (Allahlk bir basmevinde, kt kda baslm, boktan kitap.) Her eyin, bu konudaki direniine bal olduunu seziyor. Sattm dedi mi yand, arkasn orap sk gibi getirecek. Kolsuz Cell, zaten inadna bu nokta stnde duruyor. Sorgu uzuyor, yaylyor, yayvanla-yor. Her gn sabah balyorlar, akama kadar. Akamn oluu, cennete dn: te Nilfer rmaktan kt, kalalarn alkalayarak geldi, dudaklarna iki parmak kala durdu, gzlerini aralad, yle bekliyor. "... dayanm hesapl kitapl bir dayan, bir taktik deildi. Aksini sylemek yalan olur. Benimkisi can korkusuydu. Dayanyordum, nk korkudan dm patlyordu; bir ayak nce, bam bu beldan kurtarmak derdindeydim. Tecrbesizlikten, Kolsuz Cell'n nereye kadar gidebileceini kestirememitim. Benzerine az rastlanr, iinin ehli bir adamd o, tuttuunu koparr tjrnden olduunu bir gece, daha dorusu sabahn saat birinde, irikym adam beni uyandrp, hcreden karnca anladm. Uyku sersemi, lk lk terebentin kokan, morg aydnlnda bir yere getirdiklerini hatrlyorum. Duvarlar kaln ve plak, tavan soluumu azma tkayacak kadar alakt. adam, hele o sinsi sinsi yumruklarn okayan, kendilerine svdrmek iin aralksz beni kkrtyorlar, aza alnmaz kfrleri birbiri ardna diziyorlard. Ben susuyor, azm bile amyordum. de, hele sinsi sinsi yumruklarn okayan, fkeden kplere biniyor, seslerini gittike ykseltip, ne anam babam brakyorlard, ne ocukluumu, oyuncaklarm, onurumu!! Onlar stme vardka ben bsbtn katla-yor, sessizliimin kozas iinde tostoparlak oluyorum. Byle srer mi bu, srmez elbet: Bir yumruk, srtst yerdeyim, diimin biri krlm, tkryorum. Bu arada onlar, ayaklarm yakalam, oraplarm karm bile, tren iin her ey hazr: En bata, iri ellerinin arasnda grp, bir bakasna aitmi gibi yadrgadm, plak ve anlamsz, ayaklarm. Onlar, kzmak iin, azlarna gelen kfr ededursun173 lar, bir ara, bilinmez bir Tanrya kurban edilecek anlalmaz bir adak olarak gryorum kendimi; ufack, pespembe bir olan ocuuyum, ya da allanm pullanm, ayaklar balanm krpe bir dana, birazdan boynuma ba alacaklar ve... tabanlarma ilk sopay yer yemez, iimde bir imek akyor, kesinlikle anlyorum ki kabahatli ve sulu olanlar, onlar. Ayn anda kkrt yeili bir kontakt yalazyla sigortalarm atarak, ocukluumdan ne kalmsa yakp

kavuruyor: ocuk deilim artk, basbaya byym, dnyay daha imdiden lnetlemeye balam bir byk. Byk de lf m, bir ihtiyar. Az nce yumruklarn okayp duran, ar, hatta saltanatl bir dzen tutturmu, yle vuruyor. Elimde olmadan avaz avaz barp, hem bardmdan utanyor, hem iimden sopalar sayyorum: On, on bir, on iki, on , on drt, (Yarma, ekya klkl herif, ben bir ey yapmadm diyorum size, sususuz ben) yirmi, yirmi bir, yirmi iki, yirmi , (Diktatrlk daha m iyi sanki, kahrolsun faizm, kahrolsun diktatrler!) yirmi dokuz, otuz, otuz bir, otuz iki, (Ulan tekilta girmedim diyorum size, lftan anlamyor musunuz, girdim girdim, girmedim girmedim, bir lf) otuz alt, otuz yedi, otuz sekiz, otuz dokuz, krk, krk bir, (Doan Bey'in konuyu hi amamas doru mu? Galib niye biraz olsun tlatmad? Beni, bilerek bilmeyerek bu ie kartrdklarna gre, biraz olsun hazrlamalar, byle bir derde bularsam nasl davranacam retmeleri gerekmez mi? Neden sustular? Neden uyarmadlar hi?) krk be, krk alt, krk sekiz, dokuz, on, on bir, on iki, , drt, be (Susadm, azm kurudu, su versenize) alt, yedi, sekiz, elli sekiz, elli dokuz, altm, altm bir, (Susadm diyorum be size, iim yanyor, brakn gideyim, Gediz kysnda bir pnar biliyorum, buz gibi, ar m ar, ocuk yrei gibi pt pt atar, afakta akallar su imeye gelir, brakn ben de gideyim, ben de ieyim) altm be, altm alt, altm yedi, sekiz, dokuz, (Su, bir yudum su, n'olur bir yudum su!) on , on drt, on be, on alt, (Bir ey yapmadm ben, brakn beni 174 gideyim, n'olursunuz brakn, brakn diyorum size, brakn beni, brakn! Anne!)" sabet alm bir denizalt, okyanusun dibinden su yzne nasl frlar, Halim, iinde rpnp durduu kbustan yle frlad: Yaral, karmakark, sersemlemi! Ter iinde yzyordu. yice tersi dnmt. Odasn, yatan, her zamanki eyalarn neden sonra tanyarak, gece lambasnn zehir yeili aydnlnda, teker teker, yerlerine koyabildi. Darda yamur, bir at gibi srp gidiyor, gecenin dibinde bir yerlerde, o bir ift kelepe, el dememi olarak duruyordu. Ya Suat? Akl bana gelir gelmez, Halim'in iini bir korku kaplad: Kars, dehetle rpnn fark etmi miydi acaba? Sayklad, bir eyler sylediyse duymu muydu? Hissettirmeden onu inceledi, sakin sakin soluyor, derin uykularda grnyordu. i biraz olsun rahatlad. Kars gizli telan, benliini saran byk korkuyu fark eder diye akl kyordu. Bunu Suat da bilirdi, o yzden, uyanal hani olduu halde, hi belli etmemi, kocasnn rpnn nefes almaktan ekinerek izlemiti. Halim svp sayyor, birilerini suluyor, anlalmaz mrltlarla birtakm itiraflarda bulunuyordu. Ac ektii besbelliydi. Bunu bilmek, Suat' ayrca zyordu. Gzyalarn iine akta akta, bir ara alad bile: stese istemese, kocas korkan biriydi! Pazartesiye kadar, hep ayn znt. Halim, gemiinden ac ac hatrladklaryla, geleceini tehdit eden srgn korkusu arasnda skm, alngan, ekilmez, dokunsan alayacak bir adam oluyor; her seferinde, yakaca kibritleri kra kra, birini sndrmeden bir baka cgaraya davran, nl Osmanl itahnn p diye kesilii, iki gn sonras iin bile herhangi bir ey iin sz vermekten kan neden, hep bundan: Yaantsn askda hissediinden, korkusundan! Suat bunu seziyor aslnda, sezdiini belli etmiyor. Belli ederse, sarsnt ok daha byyebilir. Zaten Halim'in gzleri nnde, ya saydam bir Kolsuz Cell, pis azln ukuruna gtre gtre glmsyor, unu, unu, unu aklayacak olursa, onu srgnden kurtaracana sz veriyor: Ya 175 da mhrl imzal bir kt, stnde tilkinin bakr st bir kasaba ad, evresinde kargalarn cirit att kara kara serviler. Asl hayat l bir noktada taklm kalm, yapacaklar, syleyecekleri, tasardan teye gitmiyor, gereklee-miyor. Yalnz, manda arlklaryla omuzlarna ken, eskiden iitilmi szler, hani Kmil Bey'in dedikleri: " ... alnyazmz yazan kim, Cenab- Hak! radesine boyun ememek, mmkn m? Mslmanlk, kadere raz olmakla balar..."

Pazar, leden sonra, radyoda Galatasaray-Fenerbahe ma. Halim, bunaltsndan kurtulmak iin, btn kulaklaryla stadyumun uzak uultusuna, spikerin abuk abuk anlattklarna eiliyor. Man sonuna kadar, sanki koltuuna ivilemiler, hi kmldamyor. Ama, tek kelimesini anlyor mu, ne gezer. ... iki dakikadr sarkrmzllar oyunda hafif bir stnlk kurdular, hcumlar sa kanattan beklenmedik bir ekilde geliiyor... ut! Metin'in on sekiz dndan ni bir utu, top zcan' at halde, kale direine vurup dnd. Fenerbahe kalesinin, bu haftaymda atlatt en byk tehlikeydi bu! imdi zcan topu ald, sol ana doru degaj-n yapyor, tam bu srada... Halim, derinliklerinde yeralt rzgrlarnn lklar att kocaman bir maarann apak aznda, kalakalm. yle gryor, kendini. Buras canavarn iniymi, canavar ierde, iki adm atsa, burun buruna gelecekler, gz az daha pek olsa, yeter. ... Lefter'in frikii, kale nnde Galatasarayllarn yapt baraja arpp dnd, Ergun topu uzaklatrmaya alyor ama, beceremeyecek galiba. Turgay yetiti, kapt, bylece sarkrmzl kaleyi bir tehlikeden kurtarm oldu, imdi kale sahasnda topla oynuyor, zplatyor, degajn yapacak, yapt... Yamur dinmi, gkyznde duman tten bir bulut kalabal, kaln homurtulu, nobran! Galata Kulesi, bunlarn stne stne geriniyor. Camekn Soka'nda bir pencere 176 ald, yorgun bir kadn sesi, oyuna dalp evi unutmu olunu aryor: Eeeee-rooool, Eeeee-rol, nerdesin yavrum, haydi! Halim'in iinde, binbirinci defa ayn soru: " ... ne isteyebilirler benden? Hibir tarakta bezim kalmad. pekbcei gibi kozama ekilmi, kendi halimde, politikaya bulamadan yayorum. Niye rahat brakmyorlar? Yetmedi mi bunca ektiim, yetmedi mi yrek znts, hapis korkusu? Bir de srlecek miyiz?" Pazartesi sabah, erkenden uyanyor. Az, bu gibi durumlarda nasl oluyorsa, yine yle: Zehir gibi sulfato acs. Uyanr uyanmaz, iinden: " Evet-diyor-, bugn." Saat tam sekizde, bir daha birbirlerini hi gremeyecek-lermi gibi, karsyla vedalayorlar. Halim'in btn izgileri ekilmi, akaklar atyor. Kara gzlklerinin ardnda, gzleri slak deil ama, kanl. Kajsn pmek, boynuna sarlmak istiyor, anszn bastran sklganlktan m, yoksa gln olmak korkusundan m nedense, sarlamyor. Yumruklarn, ceplerinde smsk skm: leye grrz -diyor-, bir tanem. Sesi, dediine inanmadn belli ediyor. Suat, sakin: Elbette -diyor-, leye bile kalmaz belki. Halim alayc bir glmseme denemek istiyor ama, tut-turamyor, balamadan bozuluyor glmsemesi. ... le ama, belli olmaz, alkoyabilirler: Akama doru pijamam getirirsin, tra takmn, sabun, cgara filn. Araya ksa, diken diken bir sessizlik brakyor: ... her zamanki gibi -diyor-, bir tanem! Suat: Evet -diye tekrarlyor-, her zamanki gibi. Sesi gerekten mi daha tatl, yoksa Halim'e mi yle geliyor, bir bilebilse! Yeteri kadar paran var m? Var -diyor-, elli lira kadar. Kars, eski psk bir yz liralk uzatarak: ... alkoyarlarsa-diyor-, yannda bulunsun. 177 Sonra, gzlerini kara kara syledii, o ayrlk cmlesi: Haydi gle gle! Yemee bekliyorum, Halim. Kocasnn adn, haftalardan beri, ilk defa sylyor. Halim, biraz daha kalsa, kendini tutamayp avaz kt kadar bararak, atlak duvarlar yumruklayacak! Palas pandras merdivenlerden savrulup, o hzla sokaa geip, Yksekkaldrm'dan aa inmeye balyor. Havada, ikinci snf hergelelerle Yahudi itlerinin, krba gibi saklayan neesi. Pazartesi orospular, merdivenlere oturmu, hem cgara ierek dinleniyor, hem bir gn bir gece yorulmaktan balon gibi i memelerinin, tek tek, supap atp nasl sndn seyrediyorlar.

Aas, btn Karaky. Meydan, drt yanndan inen insan ve araba anaforlarn, bir denizanas rahatl ve tembellii ile iine alp tyor. Halim'i de. Halim'in iinde dayanlmaz bir imek arzusu. Bu arzuyla, ne meydan saran kargack burgack sokaklardaki meyhaneleri brakyor yokla-madk, ne Kpr altndaki dkknlar, yok, yok! Sabahn bu saatinde yanz muhallebicilerle mandralar ak, onlar-daysa iki bulunmaz. Ne yapsn, o da ttncnn birinden ufak bir ie konyak alyor, Adalar skelesi'nde bir kenara ekilip, iiyor. nadna gzel, aklna inadna iyi eyler getiren bir manzara, nne prltl bir yelpaze gibi alm: skdar'n zerine, urasndan burasndan gm akntlaryla minare klahlar belirmi, ince bir sis dolanyor. Kzkulesi evresinde, renk renk balk kayklar. Bir vapur, rpnan bir mendil srsn Yolcu Salonu'nun rhtmnda brakm, ar ar alyor: ayrlk dd, kere lmek! Halim, Birinci ube'nin sahanlna geldiinde, sivil bir komiser, ift ayl kapdan ieriye girmek zereydi. Cambaz omuzlu, gen kz dudakl, uyuklar kocakar sesli bir adamd bu, iriyaryd ama dayanksza benziyordu. Halim'i fark edince sordu: Ne o -dedi-, ne var? Halim yutkundu, daha dorusu yutkunduunu sand, birdenbire az kurumu, bir damla tkr kalmamt. 178 Ba aryor, heyecanndan birtakm garip armlar, onu buraya ilk defa geldii yllara, lise rencisi olduu sralara gtryordu. O ekingenlii, o rkeklii edinmiti bile: Hi -diye kekeledi-. Bu sabah iin galiba Cell Bey artm da! Geldiimi ltfen bildirseniz... teki ilgilenir gibi oldu: Adn ne senin? Halim! Halim Hacbeyolu! yi, bekle bir dakika. ift ayl kapnn ardnda kayboldu gitti. Bekledii srece Halim'in kendisini ne beceriksizlikle sulamad kald, ne ahmaklkla. Kolsuz Cell'n adn anmakla bir uval inciri berbat etmi, gln olmutu. ldn pekl biliyordu, gazeteden kovulduu gn Haik'te ierlerken Ali hsan sylememi miydi? Ah bu kafa ah, teltan ve korkudan... On dakika sonra kap ald^ bir bakas peydahland, srtkan, hatta yalak biri. Hi konumadan Halim'i ardna takt, koridorlarn onca zaten bilinen girdisi ktsn dolatrarak, yine onca bildik bir kapnn nne getirdi brakt. Hayatnn balanmasn istermiesine, aadan ve ezik: Mdr Muavini Bey -dedi-, sizinle konuacak. Gzn krparak ekledi: ... endieye mahal yok, dosta bir sohbet! Gerekten dosta bir sohbet oldu, epeyce uzun srd. Halim Birinci ube'den ktnda saat yarma geliyordu. Muavin Bey'in son syledikleri, ate alm filmler gibi, kulaklarna aslp kalmt. Btn yzn yakyordu: ... sizi biz yabancdan saymyoruz kar'im, yaknmz sayyoruz, evvelce bize yardm etmi, icab- hlinde tekrar edebilir bir arkada sayyoruz. Neden? Vatanperver bir ailenin evldsnz, ondan. Size inandmzdan. Elinizi vijdan-nza koyun, kararnz yle verin. Yoo, hayr hayr, imdi deil kar'im, dnn tann rica ederim. Konu mhim, ziyadesiyle mhim hem, bu bakmdan cevabnz msbet olursa sevineceiz. Bir telefon kfi, numaray yazdnz myd, yazn 179 ltfen, 22 12 00, evet! Neymi bakalm kuracaklar bu aktrler sendikas? Esasn vaka biliyoruz, bizden kaar m, biliyoruz ama, bu Galib akr gayet karanlk bir herif, ne id belirsiz. Siz de ok yakn oluyorsunuz, deil mi ya? yle bir bakarsn, sendikann zararl yan yok gibi, hatta fazla uslu ve uysal. te zaten bizim kukumuzu uyandran, bu. Tekiltn mahiyet-i asliyesi ne? Efendim? Partiyle irtibat var m yok mu? Hepsi bu kadar kar'im yo, yo katiy-yen, sizden imdi cevap istemiyoruz, elinizi vijdannza koyun, dnn tann, yle: Bir hafta, iki hafta, bir ay... hi acelemiz yok, bekleyebiliriz,

yeter ki cevabnz iyice llm biilmi ve msbet olsun! Gerekte sizi yaknmz sayyoruz, yardmc olmak, mevsimsiz bir yolculua kmanz nlemek istiyoruz: Sizin de kulanza srgn rivayetleri elbet gelmitir... Geldi deil mi, grdnz m ya? te size kendi kaderinizi bizzat tyin edebilmeniz iin esiz bir frsat! Karmayn kar'im, sakn karmayn bu frsat! Aabeyiniz beyefendi sonra ne der, fevkalde mahcup olursunuz... 180 Ankara'da beklenmedik bir buluma: NN, ABD BYKELS VVARREN' YEMEE AIRDI Muhalefet liderinin 'zel' yemeinde CHP Genel Sekreteri Aksal'la, ABD'nin Elilik Mstear Covvles de bulundu Ankara (zel) Genellikle iyi haber alan bakent evrelerinde srarla belirtildiine gre, CHP Genel Bakan smet nn, Amerika Birleik Dev-letleri'nin Ankara Bykelisi Fletcher VVarren'i, Ayten Sokak'taki evinde bir le yemeine davet etmi; Bykelinin kabul ettii bu davette, CHP Genel Sekreteri smail Rt Aksal'la ABD Elilik Mstear Mr. Covvles de hazr bulunmutur. Bte grmelerinin dourduu gerginlik sebebiyle dikkatlerden kaan bu yemekte, nn'nn Trkiye'nin Amerika ile mnasebetleri konusundaki CHP grn, Amerikan Bykelisine duyurduu tahmin edilmektedir. Tajnamiyte, zel mahiyetteki bu yemekten szdrabildiimiz haberlere gre, nn ve Aksal, VVarren ile Covvles'e Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar tarafndan aksettirildii gibi 'Amerikan dman' olmadn belirtmitir; Trk/Amerikan dostluunun, hkmetten hkmete deil milletten millete bir kaideye oturtulmas gerektiini ileri srmlerdir. CHP Genel Bakan nn'nn, nmzdeki gnlerde Byk Millet Meclisinde ayn mealde bir konuma yapmas beklenmektedir. 181 Giri kartlarn smet nn'nn imzalad BNDEN FAZLA NVERSTEL GEN CHP'YE KAYDIN I YAPTIRDI Toplantdan sonra genlerle polis arasnda olaylar kt Otuz bir niversiteli gen gzaltna alnd stanbul (zel) CHP Genel Bakan nn, Sultanahmet'teki CHP l Merke-zi'nde partiye kaydolan binden fazla niversiteli gencin giri kartlarn bizzat imzalamtr. Kayt treninden sonra, genlerle ksa bir hasbihal yapan nn, Talk'ta baz randevular olduu iin, CHP il Merkezi'nden ayrlmtr. Polis, Eminn Emniyet Amiri Zeki ahin ynetiminde, blgede ok sk gvenlik tedbirleri alm bulunuyordu. Polislerin bel kaylarnda, krmz kutular iinde, gzyaartc gaz bombalarnn asl bulunduu dikkatleri ekmekte idi. Nitekim, CHP l Merkezi'nden Sultanahmet tramvay caddesine doru ufak gruplar halinde dalan genlerin n kesilmi, nce hepsi l Merkezi binasnn bahesinde tutulmak istenmise de, baarlamaynca, niversiteliler tramvay caddesinde kuatlmtr. Polis srarla kalabaln dalmasn ihtar ediyor, genler ise zaten dank halde bulunduklarn sylyorlar. Olaylar bunun zerine kt: Bir taraftan polis genleri yakalamaya alrken, Tapu Dairesi'nin nnde duran bir GMC kalabaln zerine yrd. Hazr Kuvvet Ekibi'nin, Zeki a-hin'in emri zerine kaamayan genlerden otuz birini yakalayarak, Alemdar Karakolu'na gtrd renildi. Ge vakit Savclk tarafndan serbest braklan bu genler, Toplant ve Gsteri Yryleri Kanununa muhalefetle sulanyorlard. Polisin yanl bir istihbarat neticesinde byle bir davranta bulunduu sanlmaktadr, inn ile buluan niversiteli genlerin, Beyazt'a yryerek, Beyazt Meydan'nda gsteri yapacaklar haber alnmt. CHP tarafndan haberin aslsz olduu aklanmtr. 185 Askeri bir jeep, Camekn Soka'n, sarsk sarsla geti, apartmann kaps nnde znk diye durdu. Suat, camlardan bakyordu, onu yarm yamalak ya grd, ya grmedi. Grdyse bile umursamad. leden beri, elinde kahve fincan, pencereye yapm, gzlerinde gittike kalabalklaan soru iaretleriyle, Halim'i bekliyordu:

" Alkoyacaklar m? Alkoyarlarsa, bu, tutuklanacak anlamna m gelir? Yoksa, srecekler mi?" Durduu yerde duramayan, geveze, kpr kpr, Kuledibi sokaklarn, akam, kara kanatlaryla rtt rtecek. Surdan burdan kveren klar, bazen, okkal lcivert byklarnn altnda iki bklm ingene boyaclarn, lavabo beyaz dilerine vurup kvlcm sektiriyor; bazen, bir ayak satcsn, evresindeki pi kurularyla iki serseri kpei aydnlatyor; bazen de, eski gereki filmlerden unutulmua benzer bir at pavyonunu: inde dalgn bahriyelileri, altndili sokak kzlar ve eri klhanbeyleriyle! Suat, ar karanln, uultulu, fazla youn siyah bir kan olarak, derisinden iine szdn, yava yava damarlarn kapladn duyuyor. yle kahredici bir yabanclama ki bu, ona, Halim'siz bir stanbul'da yapayalnz kalmann, gizli aclarn nceden yaatyor. Her eyden soyutlayp, btn umutlarn atr atr paralamas, cabas! Kocasna duyduu, sadece acma. Yazgs bandan byk, ipin ucunu karm, epeyce oyunbaz bir olana, baka ne duyabilir? Anne efkatinin de el altndan kart sakl ilenmelerle, dpedz acma! Pencereden her baknda, camn buu187 sunda, onu gryor; boynunu bkm, aznda at gibi uzayp giden yaknmas: " Sen beni sevmiyorsun bir tanem, artk sevmiyorsun." Biri usul usul kapy m vurdu? i birden rahatlyor, gzbebeklerindeki soru iaretleri tel tel kayorlar, 'Olsa olsa Halim'dir' diye tokmaa uzanyor ama, hayr, Halim'le deil, sahanln nemli karanlnda tertemiz glmseyen Yzba Demir'le karlayor. Yakkl, boynuna o usuz bucaksz atksn dolam, merdivenleri hzla ktndan, soluk solua. Ban hafife eerek nce selm veriyor, arkasndan ron ron ten orguyla iki artc kelime: Merhaba, girebilir miyim? Yalnz olsa neyse, iki ar bavulu da yklenmi karm. Gzlerinden tr tr dalan yeil kvlcmlarn kaak parltsnda, alnn boydan boya izen yara izi, olduundan korkun ve nemli grnyor. Suat, ilk aknln savp, toparland. yle ya, bugn ne, pazartesi! Pazartesi gelirim demimi, belki Birinci ube'de gzaltna alnmm, onu ilgilendirir mi? Kimi ilgilendirir zaten? Ne demek, buyrun rica ederim. Lf olsun diye sama sapan szn srdryor: ... merdivenlerin bozuk, elinizdeki bavullarla, drdnc kata ne zorlukla kabildiniz kim bilir? Yok canm, idmanlyz byle eylere. Bavullar hole tayor. Glmseyerek: ... yeniden inmeliyim -diyor-, jeep'te birka para eyam daha var. Suat yol verince, merdivenlerin boluuna kendini yle hafif salveriyor ki, ayak sesleri duyulmuyor bile. Katlarn birinde, bir ocuk alyor: Adamn iine ileyen, bezdirici, umutsuz, ktmser bir alay. Yzba ne abuk dnd? Bir elinde transistorlu radyosu, tekinde teybi; fotoraf makinesini, fieklik gibi boynuna asm. Yaral aslan bak muzip ocuk glmsemesiyle eliik. Kapy kapatrken: Tamam -diyor-, bu i bitti. imdi yerleeyim. Paldr kldr yerleiyor. Canll, hayatndan memnun 188 hli, sessizlie ve kendini dinlemeye alkn kim olsa, sinirine dokunur. Suat'n akln bandan alyor. Radyo, incesazdan Sultanyegh faslna balam, kadnl erkekli sesler, bir cmb, ud ve kanun heyecanna katlarak, bar bar baryorlar: Sen syle sevdiceim, sevdl sesinle... Suat, 'alaturka'dan tiksinir, ne yapsn, ban elleri arasna alp i dengesini korumaya, fkesini ve zntsn bastrmaya alyor. Halim hl meydanlarda yok. Dmesine baslmasna, ikide bir karsna kan, hep Yzba Demir: Ya pens istiyor, ya eki, ya kerpeten, ya da ellerini ykamak! ldrmak iten deil! ekile akt ivi, Suat'n kafatasna aklyor, yerlerinden oynatlan eyalarn gcrts beynini zonklatyor. ncesaz, arabuk bir ud taksiminden sonra, makam deitirmi, etekleri zil alarak Mahr bir arkda karar klm: Eriti nev-bahar eyyam, ald gl- glsen,

eraan vakti geldi llezrm... Akam, artk akam olmaktan kt; dner bir top, seslerin, hareket ve klarn kaynat bir atlkarnca oldu. O na kadar kimsenin nemsemedii ufak oda, anlalmaz bir nemdir kazanyor: Evin ekseni oluyor, birden! Ayakl krmz abajurun arl arl kanamas da bouna, divann kay kayvermesi de! Yastklar istedikleri kadar yasslsn, iskemleler ufalsn, dikkati bir trl stlerine alamyor, ncelii hep ona, hep onun patrtc enliine veriyorlar. Suat bakt olmayacak, akam yemeini hazrlamak bahanesiyle mutfaa snd, ama akl baka yerde: Halim hl meydanlarda yok! " ... alkoydular, sekize kadar gelmezse, teberisini hazrlayp gtrmeliyim. Srlecekse, valizlerini de. Hayat dediin ne, ite bu: Biri gider, teki gelir, birbirinden haberi olmaz. Hey Allahm, dinmeyecek mi bu grlt: Acaba radyonuzu biraz olsun ksn desem, rica etsem, bozulur mu? Niye bozulsun canm, dadan inmedi ya bu adam, elbet szden anlar. Fakat, evinde saylr artk, radyo dinle189 mek de tabii hakk. Hem ii bytmediim nerden belli, yerimde bakas olsa, Allah bilir farknda bile olmaz, gnlk iler bunlar: Adamcaz, hem yerleiyor, hem incesaz dinliyor, ne var bytecek? Ah bu benim kl krka yaran huyum! Bir de aknm ki! Saat ka oldu acaba? Halim eer gelmeyecekse, sofray niye hazrlyorum?" Halim saat sekize doru geldi. Suat'n stne bir fenalk gelir gibi geldi. Darda gece mrekkep yayordu. Halim, sanki tepeden trnaa mrekkebe bulanmt. Byk sarhotu. Sarmsak, ttn ve anason kokuyordu. Siyah gzlkleri, utancn ve zntsn gizleyemiyorlard. Glmsemek istedi, olmad. Elindeki kesekdn karsna uzatarak: Biraz meyve aldm -dedi-. Deer diye dndm, bir tanem. Yine glmsemek istedi, yine tuturamad: ... dnmn erefine! -diye ekledi-. Suat donakalmt. Onun yokluu boyunca gelitirdii btn duygular, acma, efkat, kayg vs., birden boalm, yerlerini her gnk ilgisizlie brakmt. Her ey eski hline dnmt: Halim, stelik her geceki uydurma zrlerinden bir senaryo dzmeye bile yz olmayan, o be para etmez ayyat yine, Suat'sa onun zavall kars! Tek kelime sylemedi, hatta mutfaa dnmeye davrand; tam o srada, kk odann kaps ald, Yzba Demir eikte belirdi. yle krk yllk, yle rahat bir hava iindeydi ki, serseme dnen Halim, gzleriyle karsnn gzlerini bularak sordu: Bu da kim? Suat: Yzba Demir Bey -dedi-, biliyorsun. Yzba'ya dnerek ekledi: ... Halim, kocam. Halim'e, iinde bulunduu zor ve ezici durumdan kurtulmak iin, bundan daha elverili bir frsat kamazd. Terden prl prl, knal kzl suratn Yzba Demir'e uzatp bir kere daha glmsemeyi denedi, bu sefer baard. nl Horatio sesini ayn anda buluvermiti: Vay Yzba'm, sizi tanmak ne eref! Artk evim eviniz, ben de kardeiniz! Evet, evet, bizi bylesi memnun eder. 190 Ban kaldrm, gsn karmt. Her sznn altn, gsterili el hareketleriyle iziyordu: ... ben yoksul aktr, gnlmn taa derinliklerinden size ho geldiniz derim, ho gelip safalar getirdiniz. Ho bulduk efendim, saolun. Efendim mi? Brakn resmiyeti Yzba'm, Halim deyin bana, ksaca Halim! Teklifi tekellf hi sevmem! Bu akam yemei beraber yiyoruz elbet. Tabii, tabii, itiraz dinlemem! Suat, bir tanem, Yzba iin de bir peete koydun ya? Yzba, elinde kesekd, gzlerinde tarifsiz bir kederle, orackta kalakalm olan Suat'a, abucak bir gz att. Besbelli rahatsz etmekten ekiniyordu: Yo hayr -diye direnmek istedi-, rahatsz etmeyeyim! Rahatsz etmek mi? Rahatsz etmek ne demek? Bundan byk zevk olur mu bizim iin? Rica ederim bu zevki bize balayn. Buyrun, yle gein, keye, hah yle! imdi syleyin bakalm odanzdan memnun musunuz? inize yarayacak m? Mkemmel! Kitaplar pek rahatsz etmiyor ya? Etmiyor mu, ok gzel! Ben

Yzba'm, kim ne derse desin, konfordan yanaym: Tiyatrodaki o damda, sahneye giri sram beklerken... Yemek uzadka uzad, uzadka Suat' bitirdi: Kocasnn zayf bir adam olduunu bilmez miydi, bilirdi, imdi bir de ikiyzl olduunu, gzleriyle gryordu. Kendini beendirmek, Yzba Demir'in gzne girebilmek iin, trl aklabanlk yapmaktan ekinmediini. Artk, ne yars uydurma sahne baarlarn iire iire anlatmad kald, ne jilet gibi keskin ve iki anlaml szlerle, geerli saylan aktrleri kk drmedii! Suat, azn amadan dinliyordu. Kafasnn almad, Yzba Demir'in oyuna katlmas, kocasn dikkatle, dikkat ne kelime, beenerek ve dorulayarak dinlemesiydi. Yzba tam karsna oturmu, yzn hafife Halim'e dnmt. Arkasnda kanamasn srdren ayakl abajur, profilini kpkzl izgilerle donatyordu. ok konumad. Konuunca sesi, Suat'a, eskisine oranla daha snk, kof ve 191 etkisiz grnd: Acaba bu adam ilk deerlendiriinde mi yanlmt; yoksa, Halim'in amatac gevezelii yznden, imdi mi yanlyordu? Aslnda ses mes duyduu yoktu pek, bir cam kafese kapatlmlk duygusu iindeydi, szleri iitmeksizin hareketleri gryor, bunlar hi insafl olmayan bir gzle yarglyordu. Hayr, hayr, camdan bir kafes deildi bu, som kristalden bir asansrd, som kristal ve prl prl elikten bir asansr, onu iine alm, sessiz ve hafif, ykseliyor, ykseliyor, ykseliyor, yukardan baknca nemlerini yitirip kldklerini, bit kadar kalp glnletiklerini grd bu iki adamdan karyordu. Suat'a, onu aldatmlar, ona ihanet etmiler gibi gelmekteydi ama, bu duygusunu hakl karacak hibir ey gememiti. Bekledii pansiyoner gelmi, korktuundan kolay yerlemi, kocasysa, Birinci ube'den kazasz belsz dnmesi bir yana, pansiyoneri iyi karlamt. yleyse iindeki bu eskimilik duygusu nerden douyordu, bu yavan tad, yaantsnda sezdii bu deimez bayalk? Suat birden Matmazel Rael'in szlerini hatrlad. Hatrlamak saylr m bu? Her kelime, havagaz mavisi bir zemin zerine, yaprak cgaras dumanyla harf harf yazlyor: " ... bayalktan holanmadnz, herkes gibi yaamay sevmediinizi anlamyor muyum sanki? Ben de yle-yimdir biraz, ama insan o zaman deiiklik arar, yeni olana, denenmemie ynelir: Bylesi daha ekici, daha zevkli olur..." Halim'in bol keseden konumasyla kendine geldi: ... vallahi Yzba'm, ha savata mehul asker olarak savamak, ha sahnede kompozisyon oynamak!! kisi ayn kapya kar. Ykn arn sen ekersin, erefi bakalarnn olur. Nankr, hatta can skc bir i, ama ahlki deeri yksek. Ben barol oynadm, fakat braksalar, derim ki... Salonda, kahvelerini ierken, senlibenli olmulard bile. Yzba Demir gitti teybini getirdi. Halim okudu. Hora-tio'nun, Hamlet ldkten sonraki nl tiradn banda ald192 lar. Bir okuyu ki, ne okuyu: Gzleri yar ak, kzlms ter damlacklar tell tahtakurular gibi alndan akaklarna, akaklarndan enesine kouuyorlar. Yzba Demir bir yandan teybi ynetiyor, bir yandan sylediklerinin etkisinde kalm o gzel yz glgeler iinde, Halim'i dinliyor. Beendii belli. kisi yan yana halya oturmular, gren okuldan kam, yalnz yalnz oynayan, iki tosun sanr. Keyiflerine diyecek yok. Suat daha fazla dayanamayp, sessiz sadasz, odasna ekildi. Sanki yeniden, bacaklarnda, koltuk altlarnda, sert ve kvrck kllar, abuk abuk bymeye balamlard. Derisi, cmbzla ekiliyormu gibi, kl kl yanyordu. Dili, aznn iinde dolatrdka, Matmazel Rael'in nane likryle yap yap kelimelerine taklmaktayd: " ... hayatnzn dzeni bozulurmu, amaaan, brakn bozulsun: Ben byle ksr ve somurtkan dzene, dzen mi derim, l bir dzen bu, llerin dzeni..." 'Cinlerin Penceresi' nnde oturmu makyajn siliyor-du, bir ara, yznn yerinde annesinin suratn seer gibi oldu, srad: Evet, evet, o surat: Kolal bir yaka ve ipek kravat zerinde, pasl bir makas gibi parlayan, o yar erkek glmseme, st dudandaki tylerin esmer glgesi, hatta o di, o platin kpek

dii! Kendini yatana dar atyor ama, kurtulamyor ki, ban yastna koyar koymaz, Trk mavisi bir pencere yeniden uysal bir Boaz manzarasna usulca alyor, yalnz bir kanun, yalnzlndan rkp, Hafz Post'un dokunakl parasn balyor tekrarlamaya: Bir defa, yz defa, bin defa! Halim yatmaya ta geceyars geldi. Hayatndan dehetli memnun grnyor, soyunurken hafif hafif slk alyordu. Belki Suat uykusunun arasnda yle sand. Kocas, yatan kysna oturup, oraplarn karrken, hanidir aralarnda konutuklar bir sorunu sonuca balarm gibi: Sevimli bu adam yahu -dedi-. Vallahi ok canaya-kn. En beendiim yan, ak olmas bir tanem! nsan gznden anlyor, deerlendirmesini gayet iyi biliyor. Ne vn193 mesi var, ne kaslmas. Alakgnll ve kibar. Yeni domu bir ocuk gibi canm: Saf, basit, temiz, yine de esrarl. arpntl uykusuna dalmadan, iini ekerek: ... iyisine dtk -diye-, talihimiz varm. Dorusu geliinden ok memnunum, bana bir arkada kt. Peki, Suat? O, hi memnun deil. lk gnler, neden olduunu bilmeden biraz zgn ve krgn, Yzba Demir'in yaayn gzlyor. Kesinde, ona garip gelen, merakn uyandran, bir davranlar ve dnceler btn olarak, yeni hayatn dokuyuunu. Yatan dzelteyim diye odasna ilk girdii sabahki aknln, lrse belki unutur. nsann akln durduran, titiz bir dzen: Ne kl tablasnda bir tutam kl, ne yerde en ufak bir kt paras! Yatak derseniz, oktan dzeltilmi. Duyduu hayret yle byk, yle youn ki, elini hibir eye srmeden odadan kyor. Kafasnda, ister istemez, bir soru: " ... bu kadar dank bir adam, odasn nasl byle tertipli tutabilir? Ertesi akam, kap! Ayor: Kablo, kordon, tornavida, ngiliz anahtar, duy, daha ne kadar elektriki avadanl varsa, seninki yklenmi gelmi, keyifli keyifli glyor. Merdivenlerin otomatii bozuk ya, onu onaracak! niformasn karr karmaz, bir almaya giriiyor ki, ite o kadar olur: Ne kmadk at brakyor, ne inmedik bodrum, btn dmeleri enmeden gzden geirip arzay bulmaya abalyor. Epeyce sren almasnn sonunda, dmeye bir ocuk gibi sevinle basp, baarsn Suat'a gsteriyor: Sahanln zaten kk ampul, duvarlar rutubetten dklen ypranm merdivenleri, stmal yla, gmldkleri Kule-dibi karanlndan ekip karm. Onun, ktan baka eyi grd yok. Yeniden yanyor ya, artk mutlu. Suat, teekkrle birlikte, bu onarmn aslnda bina sahibince yaptrlmas gerektiini syleyince, delikanl gly-le verdii cevap, deiik olduu kadar ilgin: Herkes yalnz kendini dnrse, i nereye varr? Bir eye yaramann, bir i grmenin ayr bir mutluluu var. Ya194 nlmyorsam, bizi hayvanlardan ayran en nemli fark budur. Nasl olsa yaplmayacak myd bu k? Ben yapm oldum... Halim, durumu renir renmez, odasna koup, teekkr borcunu dyor, (Ka kere sylemimi de, yapma-mlarm da, oysa n yanmamas ok tehlikeliymi, insan gece vakti birader, der, ayan bile krabilirmi.) Yapt, bir teekkr olmaktan o dakika kyor, nce abartlm bir vg oluyor, arkasndan, Suat'n akn baklar arasnda, Yzba Demir'in yeniden yemee arlmas! Suat, yemek boyunca diken stnde oturacak, bulaklar ykamak bahanesiyle ilk frsatta mutfaa, ykadktan sonra yine odasna kaacaktr. Ertesi sabah, Yzba Demir erkenden kt, gece dnmedi. gn, hi grnmedi ortalkta. Suat, evinin eski sessizliine, sszlna kavumutu. Sevineyim diyordu ama sevinemiyordu. Sessizlik, tamamyla o eski sessizlik deil. Deien bir eyler olmu. Kocas da yle, o da farkl. Saklanyor, insanlarn pek uramad kuytular, gizli yalnzlklar aranyor. Hareketleri gevek gevek, hani ruhtan gelen, vcudu geveten dalgnlklar vardr, insan btn zer, yle. Giriyor kyor filn ama, eli kolu dalm, omurgasz bir srngen. tii zaman da eskisinden deiik, atelenmiyor, tam tersine, bir uyuukluk,

bir snepelik kyor stne, hastalanyor basbaya. Suat, onu byle grdke, geleceinden kayglanmakta hakl olduunu dnyor. Hele aklna, be yl kadar nce, Viyana kahvesi ve manolya kokan bir akam, Galib'in fsldayarak syledikleri gelirse: " ... dinle gvercinim, Halim'in bana bely ilk sardran Haydar Su'dur, o gagasn tutabilseydi Halim yakasn syrmt! kinci tutuklannda, aksine o zld, bence bu da o kadar nemli saylmaz, aa yukar hepsi zldler. Beni rkten nedir bilir misin, Halim'in korkusunu belli etmesi! te bu felket! Polis bir kere korktuunu hissetti mi, faydalanmak iin elverili frsat kollar." Birinci ube'ye neden arldn aklamam olmas, Suat'n kaygsn bsbtn artryor. Dayanamam sormu, 195 doyurucu olmaktan uzak, kaamak bir cevap almt: Eski ifadelerinden birisinin altnda imzasn unutmumu, imzalasn diye armlarm, basit bir formaliteymi canm! Hem u sra, onun ok daha nemli ileri varm, dnecek: Gerilime altk bir tanem, yllardr ban ucunu kalbimizin stnde duyarak yayoruz, koymuyor. Ama arkada deyip barna bastn bir herif, gznn iine baka baka seni kazklarsa, sarslyor insan. Hatrlarsn, bir Cep Tiyatrosu kuracaz demitim, al takke ver klah yoluna koyduk, ama neticeyi alyoruz, bu senin Galib... Galib, Haik'in orda, et ve kemik uval olarak yksek tabureye ylm, salarn otlayp hazmszl iren geirtiler halinde ortala salvererek, iiyor. Afyon yutmu deve gzleri yine dumanl, yz eki: Bizim mide hazret, boku yedi! Dublesini flyor mu, kokluyor mu belirsiz: ... seans elli kattan sana bir i uydurmuum ki, alarsn! Ay sonuna hzr gibi yetiecek. Zengin babay konuacaksn, sesini ona gre ayarla: Kibirli olmal, kzna da zayf! aramba, perembe, cuma, demek gn stdyodasn, ikier seanstan alt seans, yz papel cebellezi! Halim gn srt sra stdyoya gidiyor, gn srt sra bu gidii kutluyorlar. Martn ilk gnlerinde, akam ne abuk bastrr: abuk, kimyasal bir deney karmaklyla ve artc! Beyolu, bir kimya laboratuvarndan ok mu farkl? Renk renk neonlarn byl yanp sn, hnzrca deneyleri hatrlatmyor mu? Sanki dev bir Kipp aygtn yanlamasna yatrmlar, iisra yanklar, polis ddkleri, kadn lklar aprazlatp duruyor. Bir yandan da molekllerin ayrp birlemesi, kendi bana geliip birbirlerine zincirlenen kvlcm ve patlamalar! Liseli kzlarn kaarlanm orospuya, efendiden emeklilerin muhabbet telllna, yakkl kasap raklarnn oryantal dansze dnmesi bu. Onlar da Kulp 47'ye reklenip (alkole bereket) atomlarna ayrmyorlar m? Ayryorlar. Bamsz atomlar, kendi ilerinde, en az eskisi kadar faydasz ve etkisiz, kafa 196 ve vcut bileimleri denemeye koyuluyor. Yanl olmak, ac; yanln bilmek, zehir; dzeltememek, rezillik! Cep Tiyatrosu, gerekleecek gibi. Feridun Bey'e kulak verilirse, gerekleti bile. Herif, o kaln dudakl, dazlak kafal, taral tccar haline bakmyor; Mine'yi oktan tongaya bastrp bir demet yasemin gibi yakasna takm, nne gelene garantiler veriyor. Nasl olsa, cepleri para dolu. Mine'yi, ortalkta kltrn artrmak sevdasndan vazgeirip, birden tiyatroyu ne kadar sevdiini hatrlamaya iten bu deil mi? Feridun Bey paralar verecek, bir gzel tiyatroyu kuracaklar! imdi tartma sras: Her ey tartlyor, salonlarnn durumu, oynanacak piyes, nasl yorumlanaca vs, vs... i rndan kardklar, hatta dvmeye baladklar olmuyor mu, oluyor elbet. Galib yerlere tkre tkre, rol datmn on kere yapyor, on kere bozuyor. i bandan akn. Provalara balayabilseler, biraz rahatlayacak. Gerekirse Kulp 47'de balamaya bile raz ama, nerde? Ayn rol kiiye vermi, baka kii ben oynayaym diye ardndan kouyor. Bir gece, yanna Feridun Bey'i, Mine'yi takm, kageli-yorlar. Hepsi dut gibi sarho. Feridun Bey, iren dudaklarn bir ift salyangoz gibi, Mine'in boynunda gezdiriyor. Galib, kesin olarak rolleri paylatrm. Herkes memnun.

Alklayanlar bile var. Yalnz Halim sarkk, roln enol diye acemi bir olana vermiler, balkl uzun ve sivri. Ga-lib'in umursad yok, bardan dikip, sz, te o kadar -diye balyor-. Ertesi gn, stdyoda yanna sokulup, omzuna vurarak: ... ulan ne bu surat -diye taklyor-, aalk herif? Gren bir ey yaptk sanacak. Sana tiyatro alsn, ayln ileyecek diyorum, tek bu role aslma, rol zaten enol'un fiziine daha uygun. Halim, ac ac: Elbet -dedi-, biz morukladk, iimiz geti. Yanl anlama, mesele o mesele deil. 197 Sonra Kulp 47'de, Ali hsan'la kafa kafaya verip Ga-lib'i ekitiriyorlar. Ali hsan'n da az ondan yank. Yer-ma'y evirmek istemi, oynasnlar diye, Galib engel olmu. Kirpiklerinin ucunda gzyalar hazr, alamakl alamakl: Sznn eri geinir ya -diye yaknyor-, asla deil. Anasnn gz, karde, ii, gc frldak evirmek! Senin yerine enol'u neden ald, anlamadn m, put bu enol, tabii... ierdeyken Galib iin karlan dedikodular hatrlasana! Asl varm demek! Yok yahu, amma yaptn ha? Sen inanma! Beni de Haydar Su uyandrd zaten. ... yleyse Dicle nesi oluyor? Paravana karde, paravana! Sonra, asl sormak istedii: ... bizim Franszca dersleri ne oldu yahu? Suat' raz ederim demitin, edemedin mi? Halim onu Kulp 47'de brakp kyor. evredeki btn dar ve dolak sokaklar, slak sar bir sis kaplam. Yapkan. t kpek yata buralar. pheli ve iren barlarda, ir-kef saz salonlarnda, adna stanbul denilen insan bataklnn, btn pimanlklar, hnlar, zlemleri, duman duman ttyor. Halim'in kafas o kadar bozulmu ki, Ali hsan'n dediklerinden kukulanmas, olmayacak ey. stelik, bu ikisi iin trl eyler sylemiyorlar m? Srtnda bir rperti, sanki kuyruk sokumundan ensesine bir krkayak yryor. Birden kulaklarnda alev alev, Birinci ube Mdr Mu-avini'nin syledikleri: " ... yok yok, hemen cevap vermeyin, acelemiz yok kar'im, biz bekleriz, yeter ki dnp tanp..." Ya da: " ... u Galib akr, hayli kark biri, hibir tarafndan tutamyoruz..." Ya da, tatl bir ey yermi gibi dilini aklatarak: " ... bir telefonunuz yeter kar'im, bir telefon tamam, numaramz kaydettiniz mi bir kenara, 22 12 00..." Belleinde onu byle hazr ve tastamam bulmas Ha-lim'i artyor; yksek sesle, numaray tersyz ede ede tek198 rarlamaya balayp, sanki bir kin ve intikam ifresi karyor ortaya: 22 12 00, 02 06 21, 61 20 20, vs... ki gn sonra Galib, yeni kurulan Cep Tiyatrosu'nu 'basna tantmak amacyla' bir kokteyl verdi. Tiyatro eletiricisi olduundan Korkut'u arm, fakat Halim'i unutmutu. Halim, beyninden vurulmua dnd. Gzn kan brm, tepesi iyice atmt. Gitti Haik'e ykld, o fkeyle deliler gibi iti. Hep bir telefon numarasyla kolkolayd, 2 ile balayan bir numarayd bu, sfrla biten. Aynalara bakt m, rayndan km yzlerce baka rakam gryordu, yzlerce Halim'in evresinde drt dnyorlard. Dpedz lgnln gryordu canm! ... her ey bir telefona bal, gidip nce numaray evirecek, sonra syleyeceini syleyeceksin, tamam! Yok be, olur mu byle ey, ayp yahu!" Ayp olmadn, Nubar'n, tezghn ardndan srtkan bir aydede gibi ykselen suratndan m karyor, yoksa nl tekerlemesini uluorta sylemesinden mi: "- Bo ver Doktor, neden olmasn, etme bulursun dnyasdr bu: Men dakka dukka!" "... evet, yerden ge hakl, herif tutmu benim ayam kaydryor, yle mi, ben de fitler, srdrrm hergeleyi, gider tiyatrodaki yerine kurulurum. Men dakka dukka, etme bulursun..." Gzle grlrcesine koyulaan siste, Halim alm ban, krlemesine ilerliyor. Bir ara, aa, ne grsn, Tepeba-'nda Dram Tiyatrosu'nun nne gelmemi mi?

Khne bina, omuzlarna binen sisin basnc altnda inliyor basbaya. Bunu grmek, lmden beter. Tiyatronun bitiiindeki parkta hepsi plak, hepsi hznl aalarn arasnda, souktan titreye titreye, kstrlm bir kurt gibi dnerken, aslnda yok bir telefonu ap, Birinci ube'ye ilk raporunu yazdryor: " ... evet efendim, benim! Sizleri ikaz etmek lzumunu hissediim undan, teebbsn arkasnda bakalar mev199 cut, sendika oyuncu takmnn kendiliinden kurmaya kalkt bir teekkl deil, Galib akr, ahsi menfaat gtmeyen, hayatn bakalarna vakfetmi eski bir aktr roln oynuyor ama, btn domuzluk onun bann altndan kyor: Her eyi ayarlayan, oyuncularn ipe sapa gelmez tepkilerini terleyip toplayarak rgtleyen o, eer harakete gemek niyetinde iseniz..." Halim, sarho fkesi ve kalleliiyle tasarlad bu raporu hi vermedi. Evde, gecenin ve sislerin arkasnda, onu bir mektup bekliyordu. Haftalardr yolunu gzledii, Emi-ne'nin kocaman acemi yazsyla kareli defter kdna yazm olduu, basit fakat gnl rahatlatc mektup. Suat yine grnecek bir yere, emsiyeliin aynasna ilitirmiti. Halim ald, bir an hi kmldamakszn durdu. Darda sislerin deien ve oynak havasn yaadktan sonra sabit noktalan, yeri belli deimez eyalaryla ev, ona ylesine kat geliyordu ki, mutlak bir bolua dm gibiydi. Nabzlar kt kt akaklarnda vuruyordu, kalbiyse nerdeyse grtlanda. Nihayet kendini koltua att, tek satrn anlamadan mektubu bir hamlede okudu. Dokunakl da olsa, bu ilkel ve ocuka szlerin neyi anlattn iyice kavrayabilmesi iin, daha birka dakikann gemesi gerekti: " ... Halim Bey kardeim, pederin tarafndan sual edersen, yatalak hastadr, gzne uyku, kursana lapadan gayr azk girmiyor. Hl hayatta baki olmas, besbelli dualarmzn kuvvetinden. Abdullah Hoca, Eyp Sultan'a adak adayn dedi, acl anan diyor ki, gitsin benim knal kuzum, Halim'im, Evliya'nn banda diz kp dua etsin, pederinin saln balarsa bir dana, iki de koyun keseceimi bildirsin! te anam byle diyor Halim Bey kardeim, git knal kuzum, buban iin dua et, yoksa stm sana hell etmem diyor. Aynen bilesin!" Halim, o heyecanla, yumruunu gsne vurdu. Sonra sessiz sessiz glmeye koyuldu. Yeniden kendini kurtulmu hissediyordu, byle hissettii iin de rezil ve aalk! Miras hayalleri bir anda bana mt: Boaz'daki yazlk ev, ORHAN KEMAL L HALK KTPHANES spor-Mercedes araba, kuraca tiyatro, u bu! Suat' uyan-drsam m diye dnd, gz kesmedi. Bir cgara yakaym dedi, kibrit kutusunu bulabilirsen bul! Ceplerini tekrar tekrar aryor, iinden yaad dakikann keyfini karyordu: " htiyar nallar atacak, garanti." Ya da, bsbtn neeli: " ... ben gidip, Eyp Sul-tan'da diz kp dua edeceim ha! lhi anne, aklnla ok yaa e mi?" Sonra sabah. ok ge gelen bir sabah. Islak ve pis, her grd pislie burnunu uzatp her keyi koklayan, kocaman ve yalak kpekler vardr, onlar andryor. Pencerelerden bulank bir k, szm szm, 'Cinler Penceresi'nin duru mavi glnde yopyoun birikmi. Suat, akl fikri gzelliinde, deminden beri tuvaletiyle urayor. enesi biraz fazla m yuvarlak acaba? Kilo alrsa, yznn zaten tam olmayan ovalini, kknden bozmayacak m? Ah u ikinci ene korkusu! Onu bir nleyebilse, hi fena saylmaz hani: Aynann iinden, salar ekile ekile taranp bann stnde smsk topuz yaplm, iri lcivert gzl bir Suat, mahzun mahzun, glmsyor. Gzelliine, zen ve bakmna, kimseler bir eycik diyemez. u yorgun, gizlice umutsuz hli de olmasa!.. Kalarn izerken, uyanm, daha imdiden yatakta miras hayallerine dalan Halim'in palavralarn dinliyor. Allah Allah, neler almyor ona, neler? Bir vizon manto, deri bir dpiyes, bilezikler, yzkler, pahal kokular!.. Aynada ne oluyorsa, ite o srada oluyor, yznn grnts, izgileri ve renkleri birbirine kararak dalyor; yerine yava yava, esmer, salar erkek biimi kesilmi, kocaman gzlerinin rengi belirsiz, bir gen kadn yz beliriyor; kaln kaln, dz ve siyah kalar; ince ve narin, upuzun bir boynu var; kemikli

sanat parmaklarnn arasnda, siyah bir de azlk! Kim bu? Gen bir kadn m, aykr bir k altnda siyah bir lle mi? Suat sust yakalanm irkilmesiyle kendini aynadan koparp, yapaca ilere ymaya alyor: arya kla201 cak daha, et alnacak, etin iyisini bulmak mesele, bulsan bile ate pahas. Ortal derlemdi, toplamal. Hayr Yzba Demir yokken odasna girip, orda, kendi bana dokuduu yaantnn kuman, yle ucundan gizlice ellemek! nk onun, kalbndan umulmayacak, arpntl, baka trl bir yaants olabilir. Aslnda Suat, Halim'le kaynavermesini balayamyor mu nedir, bugnlerde Demir'e yukardan bakyor biraz. Safa galiba, tatsz tuzsuz bir adam! Gzel mi gzel, yakkl m yakkl delikanllar olup, duygudan nasipsiz, ac nedir bilmez, bu da onlardan biri, 'gemi aslan' dediklerinden. Byle kesip atnca rahatlyor mu? Ne gezer! i iini yiyor: " Yanlyor muyum acaba, gnahna girmi olmayaym?" Yatann baucundaki komodinin ekmecesini ekince, yanldn anlyor. Neden atn aklamas g: Belki merak, belki can sknts, belki nsezi. Nedeni ne olursa olsun, nemli olan amas, amas da deil, titiz bir zenle yerletirilmi tabancay, iki madalyay ve gm ereveli o fotoraf grmesi. Madalyalardan birisi stikll Madalyas, br Amerikallarn Kore savalarnda yararllk gsterenlere dattklarndan, Silver Star. Garip ey, haydi ilki kazanamayacak kadar gen olduundan, ona babasndan kalm olsun, ikincisi? Bu gereinden fazla yakkl ve konukan ocuk, yoksa bir sava kahraman m? Olur mu, olur? Alnndaki o derin yara izini, baklarndaki giderilmez kederi ve yorgunluu grmesen bile, hemen hepsi Japon mal olan teybine, transistorlu radyosuna ne diyeceksin? Suat, fotorafa uzanmadan nce, biraz da kayg duyarak, madalyalar yerine koydu, bir an, ok uzaklardaki bir sava alannda, apraz mitralyz atelerinin, pespembe afak tllerini nasl bitiini grr gibi oldu. Fotorafa gelince, deiik bir fotoraft bu: Esmer, salar olan ocuu gibi kesilmi, kocaman gzlerinin rengi belirsiz gen bir kadn yz, kaln kaln, dz ve siyah kalar, ince ve narin, upuzun bir boynu var, kemikli sanat parmaklarnn arasnda bir de siyah azlk. Kim bu? Gen bir kadn m, ayk202 n bir k altnda siyah bir lle mi? Resmin alt ucunda, seyrek ve yuvarlak bir yazyla, iki kelime: "Demir'e sevgiyle..-", gayet okunakl bir imza: "mid." Birden ne olduunu anlayamyor. Souk bir ter bastrd. Avular, btn srt, srsklam. Sendeliyor da. nadnaym gibi, komunun deli kahkahalar tam o srada, bitiikte patlamaz m? Tel tel, odasna nasl katn bilemiyor. karanlnda, kafas taze koparlm bir engerek rpn: Sululuk duygusu! Yasak bir ak, yok bir kedi gibi, sinsi sinsi geriniyor. Sonra, evin drt kesine, ayr niyet ve davranlarla ayr ileri yapmak iin dalm, ama dertleri ayn, bir sr Suat: Biri il bir lira gibi prldayan mutfanda, kprd kprecek kahve cezvesine eilmi; br penceresinden, Galata Kulesi'ne tutsak; bir bakas divana uzanm, kula radyoda: Mozart, alvermi ilerini eline, prl prl melodilerini ryor ha ryor! Yalnz, btn Suat'larn zihninde ayn resim: elik bir akmak akmlar, frlayan mavi alev, o siyah ve kaln kalar yalazyla aydnlatm, iri, rengi belirsiz gzleri, alevin mavisini yanstyor. akmak sndkten sonra bile, havada titreen, mknatsl mavi k zerrecikleri. yi ama kim bu kadn? Kardei mi, metresi mi, dostu mu? Niye bu eveveli resim komodinin stnde deil, ekmecenin iinde duruyor? Korkudan m, incelikten mi? Bunlar nasl etmeli renmeli, kimlere sormal? Yzba Demir, cumartesi gn dnd. Havann kpr-d bir akamstyd. Duvar diplerinden ilkbahar fkryor, inenmi ot, terli meme ve ala badem kokular, cami kubbelerinden, iskele dubalarndan arpa arpa gelip; Kuledibi'nin o smkleri yaldzl Yahudi pileri, azgn kediler ve ayak satclaryla dolu, dar ve dolak sokaklarna vuruyordu. kmazn birinde, zehirli esmer bir ingene, nne burnu zincirli bir ay katm, definin sesi duyulur duyulmaz, khne tatlsu Frengi yaplarn sra pencerelerinde, merakl salkmlar belirmiti. Scak kiremitler duman duman ttyor, ahkulu Soka'nn

dirseinde, yaamaktan sarho bir Rum kz, gnbatsnn yaldzl tlbendini, sivri ve sert 203 memeleriyle deliyordu. Plak hoparlrleri ortal oktan moda arklara bulamt. Bu sa ve salam enliin blnmez bir paras olan Yzba Demir, le yemeini unuttuundan, ackmt. Tnel'den kar kmaz, evredeki frnlardan birine urad, scak iki simit ald, simidin biri elinde biri aznda, bir snnet dnne dalarm gibi, Yksek-kaldrm'a dald. Kapnn zili Suat', en olmamas gereken yerde Yzba-'nn odasnda sust yakalyor. Ne yapsn? ekmeceyi kapatmay bile akl edemeden, elinde mid'in resmiyle dar frlyor, hatasn holde, kapy amak zere iken dehetle fark edip bir kou geriye dnyor, fotoraf yerine koyarak, ekmeceyi gzelce kapatyor. Al al, moru mor, yrei arpa arpa, kapy anca ne grse iyi: Duvarlar rmcek rmcek atlam, yank kt ya, nemli yosun ve Yahudi yoksulluu kokan sahanlkta, Yzba Demir, kolunun birini kardaki kapnn pervazna dayam, komu kadnla ene yartryor. Komu kadn demek yanl, dpedz cad; iren duyargalarn oynata oynata dile gelmi, yal bir stakoz sanki; sesi kap gcrts, baklar, iine saman doldurulmu l akbaba bak. ... szme iyi kulak var, nine: Saat ten nce sakn gitmeyin. Doktoru bulamazsn sonra, hastanede ii bandan akn, ten sonra ancak kurtulabiliyor. Anladn deil mi? yi. Doktoru bir kere buldun mu, korkma, ver ona kartm, tesi kolay: Ne gerekiyorsa, o yapar. Hekimlikte stne az bulunur ya, insanlkta hi bulunmaz, sakn keseye meeye davranmaya kalkmayasn, kzdrrsn... Suat' fark edince, glmseyerek: ... hay -diyor-, ite kapm ald. Komu, Suat'a ters ters bakyor, fakat sylediklerinin baklaryla hi ilgisi yok. ... Allah senden raz olsun evldm, Allah iini rast-getirsin, tuttuunu altn etsin, her iki dnyada bir dediin iki olmasn... Demir dualar ksa kestiriyor, dudaklarnda o belli belir204 siz kskn glmseme, ikinci simidi blp yarsn Suat'a uzatyor. Hayret! Her zamanki ba iaretiyle Suat 'istemem' diyor ama yine de iaret parmayla ba parmann ucuyla alyor: ok deerli, abucak krlabilir, fakat adamakll pis bir eyi alrm gibi. Demir, ierde: ... kocas hasta -diye aklyor-. Sinir krizleri tutuyormu. Ciddi galiba. Geen hafta duymadnz m, gld durdu adam: Kuru, neeyle ilgili olmayan, karanlk bir gl! Deli gl derler ya, bu olacak! Daha o sabah Garnizon'a giderken, kaplarn alp sordum, kars anlatt. Grdnz, muhta insanlar bunlar, tanrsnz da belki... Suat, kestirdi att: Hayr! Yzba Demir bu sert ka armt ama, sorusundan vazgemedi: ... hayr m, nasl olur? Siz, anladm kadaryla epeydir burda oturuyorsunuz... Suat, belirli bir sinirlilikle: ... evet -diye szn kesti-, epeydir burda oturuyoruz ama, kadn da kocasn da tanmayz! Mnasebet kurmay hibir gn dnmedik. Bundan sonra dneceimizi de sanmam! Yzba Demir, duraksad. Kederli bak keskinlemiti: ... bu -dedi-, sizi yceltmez. Muhta insanlar bunlar, iyice yalanm bir emekli ailesi, geimleri aldklar ayla bal; o da kim bilir ka kuru? htiyarlk bir yandan, yalnzlk bir yandan! Hele kadnn hli, yrekler acs, lm bir deliyle ba baa beklemek kolay m sanyorsunuz? Gmsy Askeri Hastanesi'nde bir arkadam vardr, eine az rastlanr bir ocuk, hem iyi doktor hem iyi insan, bugn telefon ettim, gnder dedi, megul olacak, eh, iim rahatlad biraz... Daha bir yarm saat konuarak grkemli sesiyle salonu doldurdu; doldurmakla kalmad, iten ie gelien, zincirlenen yanklanmalarla evin btn iini, hol, koridorlar sesine tutsak etti. Suat, bu kaln ve erkek orgun ahenkli dalgalann dinliyor, iisra trtl bir tartmay srdryordu.

Hayr, o komu kocakary tanmyor, tanmak da istemiyordu. Umursamyordu ki! sterse gebersin, ona ne? Ka205 p kap gezip, pis duyargalarn oynatarak dedikodu toplayan, amurlu bir stakoz. Hele kocas, zprn nde gideni: En olmayacak yerde, insann beynini oyan kahkahalarn koyverir: Biraz delinin gln, biraz kocasnn dedikodularn bahane ederek, Suat olsun, Halim olsun, komularndan tiksiniyorlar. Tiksintilerinin yars kin, yars kmseme! imdiye kadar, insanlk yann hi akllarna getirmeksizin, nne geilmez bir ikence gzyle bakmlar bu komulua. Ah u Yzba Demir yok mu, nerdeymisin kp geliyor, adamn huzurunu karyor. Hi belli etmiyor ama, insancl, stelik etkili, sonu alc. Onu brak, tatsz karlatrmalara yol ayor, sen yllardr insancll kimselere vermemisin, 'mimli' solcu aydn geiniyorsun; o geliyor, daha ayann tozuyla iki jest yapyor, birden iindeki o dipsiz bencillik kuyusunu gryorsun, dncelerinle yaantn arasndaki ac tutarszl! Dorusu ya, berbat bir ey, utandrc. Tumturakl bir patrtyla irkildiler. Birisi kapy yamur gibi yumrukluyor. Huysuz, hayli amatac bir ses, soluk solua: Halim! Suat! -diye baryor-, ilerdesiniz be Allann kullar? An u kapy, yoksa lyorum. Ah, u merdivenler, ah! Yahu, ierde kimse yok mu, u cenabet kapy ap altma bir iskemle verecek? An yahu, yabanc deil, benim, ben, Ferid Day... Yzba Demir armt. Suat'n yznde beliriveren bir ocuk glmsemesiyle, kapy amaya gittiini grnce, bsbtn ard. Suat, inanlmayacak kadar canl, hatta neeli: Evet -dedi-, yabanc deil: Ferid Daym! Ferid Day'nn gelii, bal bana bir olay saylrd: Eski bir lokomotif gibi, ksre, aksra, soluya, salonun ortasnda durdu. Yienini, apur apur pt. Koskocaman, dimdik ve babacand. Salkm saak kalar, bembeyaz alrp byklar, hele o geni ve kavgac jestleri, ilk anda uyandrd salamlk ve babacanlk izlenimini pekitiriyordu. Daha ayan atar atmaz, duvarlar sanki birbirine yaklam, 206 tavan alalm, salon klmt. O, ortalarda kkryor, her eyi darmadan ediyor, ama yaratt dankln tek hkimi kalmasn biliyordu: ... hah, ite kanaryam geldi! Naslsn kzm, iyi misin? yisin yle mi, pek memnun oldum, mahzz oldum. Neden dersen, bu zamanki zamanda, yle iyiyim diyen fni ok kmyor da ondan. Fakat bu merdivenler sebeb-i mevtim olacak, nah uraya yazyorum... Paltosunun derin ceplerinden iki ie kard, hayli saltanatl bir edayla Suat'a uzatarak: ... ra, -dedi-, hlis zm ras! Malm, siz yeniler byle eylere burun kvrrsnz, Osmanl'dan kalma diye tenezzl etmezsiniz, olsun! Soyunu inkr eden onmaz, ceddimiz bunu byle demi, onun iin a bakalm ienin birini, iki yudumcuk tadalm, dedii kadar mym anlayalm o deyyusun... Alacal mendilini kard, tfek gibi smkrd: ... nerde senin hayta -diye sordu-, yine yok mu? Suat, mutfaa bardak almaya gitmiti: Hayr -diye ordan cevap verdi-, alyor day. alyor mu? Olmaz, vallahi olmaz! Herhalde yanl iittim. Nerde alyor? Yalan atm olmasn? Yzba Demir, iki adm gerisinde dikilmi duruyor, saygl glmsyordu. Miralay Ferid nce onu fark etmemiti, edince, gvensiz bir dikkatle dik dik bakt, koklayacakm gibi burnu nde yanna sokularak: Kimsin sen? -diye tepeden inme sordu-. Yzba Demir, elinde olmadan, topuklarn bititirdi: Yzba Demir ukurcal. ... ne aryorsun burda? Suat, ieyi ve bardaklar tepsiye dizmi, geliyordu: Tella: Ah -dedi-, tantrmay unuttum: Yzba Demir Bey, bizde pansiyoner kalyor, daycm.

Miralay Ferid'in yzne geni ve rahat bir glmseme yayld. O da topuklarn bititirerek, kendini, Albay Ferid -diye tantt-. Maalesef emekli. 207 i Hemen arkasndan, saatlerdir tartyorlarm da artk sabr tkenmi gibi, fkesinden byklar titreye titreye, Yzba'nn stne yrd. Barp aryor, bastonunu saa sola savuruyordu: " ... yzba, yzba sylesene bana sen, bu orduda timsal-i cesaret bir zabit artk kalmad m? Hanm evld bir Bavekil'in memleketi uuruma srklemesine, haysiyetimizi ayaklar altna almasna nasl bigne kalabiliyorsunuz, anlamyorum. Yok mudur bir timsal-i cesaret, yle meydana kp da... rasn lkr lkr iti, byklarn yalad, gzlerinde yaramaz ocuk prltlaryla: ... enfes -dedi-. rann iyisi hafif alkole alacak. Deyyus doru sylemi. Arkasndan bir emir: ... sen de i, Yzba! Sonra, bir soru: ... esas nerelisin? Bursa'lym Albay'm. Miralay Ferid, yle bir dald: Bursa -dedi yksek sesle-. Bursa! Unutulmas gayr- kaabil bir k geirdim Bur-sa'da. Balkan Harbi'nden hemen sonrayd sanrm. Birka kafadar, civarda keklik avna kardk. Ne gzel ehirdi! rasndan bir yudum daha iti, Suat'a dnd. Birden ciddilemi, kalar atlmt. ... bana bak, biz, iki gn haberinizi alamadk m, orda meraktan atlyoruz, burda sizin umrunuzdan hri. Bu yamda yollara dp ara sra gelmesem, sittin sene bizi aramayacaksnz. Haydi beni brak, insan Ruhsr' dnr yahu! Emirgn memleket ar yer mi? Binin Taksim'den bir dolmua, gn birlik olsun gelin! Suat ban edi. imdi alt yandayd. Direkliyal'nn bahesindeler. Aalar tomurcuklanm. Boaz'daki bir balk kayndan, oralara kadar yanklanan bir trk. Days kzm, onu azarlyor. Kusura bakmayn day, baz skntlarmz oldu. Days fkeli bir kahkaha patlatt: ... skntlar olmu! una bak, una! Kzm, gazete okumuyor musun sen? Sknts olmayan kald m? Gkten 208 bamza Menderes diye bir bel indi, on yldr ekiyoruz. Herifin ii gc oynamak: Cahil halka Muhammed'in kartn oynuyor, kazanyor. Tekilta meb'usluk kartn oynuyor, kazanyor. Meclis'te ounluk kartn oynuyor, kazanyor. Meclis'e ounluk, ounluaysa o hkim, hem bil-kayd- art! Duar olduumuz bunca felketin sebeb-i aslisi de bu ya!.. ok bozuldu mu, farknda olmadan genlik yllarnn diliyle konuurdu. Birden Yzba Demir'e dnerek: Sen -diye sordu-, ne dersin bu hle, ha? Yzba Demir, saygl ve dnceli, susuyordu. Miralay onun ne diyeceini beklemeden, cevab kendisi verdi: Rezalet be! Rezaletin daniskas! ri yumruklarn havada, kesti att: ... byle devam edemez, elbet bir dur diyen kacak. Nah uraca yazyorum. On yl nce byle miydi ya! Demokrat Parti, memleketin son umudu, ald son kurtulu kapsyd. Kalabalk kasketli mitinglerinde bayraklar dalgalanyor, afilerinde kararl bir el baka bir kt gidie dur diyordu: "Artk yeter, sz milletindir." Millet arya kulak vermiti: Ky ky, kasaba kasaba, yerinden oynuyor; ehir stadnda m, pazar yerinde mi, cumhuriyet alannda m, artk nerde olursa toplanp, geleceini anlatanlar dinliyordu. Cokundu da. Patr patr kfrlerle iini boalts, davulu zurnay kuyruuna takp, alklarn ve lklarn kmelendii ak hava toplantlarnda halay ekii grlmeye deerdi. Mustafa Kemal'in eliyle kurduu Halk Partisi, balangcndaki devrimci temellerini ve hzn kaybetmiti nk, gidi geli, kasaba erafnn, brokratla ortak iadamnn karlarn koruyan, diktac, handiyse faist bir parti olmutu. Aydn, kyls, kentlisi onu devirmek istiyordu, devirmek ve

rejimi deitirmek! Savan bitii, yeryznde faizmin kesinlikle yenilii, bu istein gereklemesini a-buklatrdi: 14 Mays 1950'de, akam, Demokratlarn ezici zaferi belli olunca, kim ef basksndan, tek parti tahakk209 mnden kurtulduuna inanmam; kimin akl, artk zgr ve bamsz olduunu, yasalarla gvence altna alnm btn uygarlk haklarn kullanabileceini kesmemiti ki? Miralay Ferid'in... lkeyi batan baa kaplayan o biraz da bilinsiz iyimserlie, o hibir zaman kaplmad: ... ben, olum, ilk drt yllk iktidarlar srasnda, iler tkrnda giderken dahi, bunlara inanmadm. Neden diyeceksin? Tanrm da ondan, cierlerini okurum byleleri-nin. Az m uratk? Kimi arlatandr, kimi frsat, kimisi dpedz sahtekr! Suret-i kat'iyyede tahamml edemedikleri ey, Mustafa Kemal'in ahs ve inklplaryd ama, ortala hrriyet havarileri olarak ktlar. Seciyye-i aslilerini aikr edeceklerdi elbet. Etmediler mi? Ya da, sesinden ac bir hzn belirmi, kederli ve kzgn, u syledikleri: ... Trkiye devrimci ve laik bir lke olmutu, halbuki bugn a radyoyu dinle, iki gnde bir ezan, Kur'an ve mevlit! Bu kadar fazla kamyor mu biraz? Anadolu'da okul yapmay braktlar, cami yapyorlar. Kuracaz diye vndkleri hrriyet rejimine gelince... Hangi hrriyet rejimi? Yeni kurulan dzen, ilk bakta ak ve aydnlk bir dzen gibi grnyor geri, syleyecek szn varsa sylyor, eletirecein eyi eletiriyorsun, ama bu serbestlik aslnda seni daha iyi 'mimlemelerinden' baka ie yaramyor. Bir kere mimlediler mi, tamam, tyler rpertici bir bask aygtn el altndan harekete geiriyorlar, bu seni yerle bir edinceye kadar srp gidiyor. Sosyal adalet isteyen kim, Sosyalist Partisi mi? Derhal kovuturuluyor. Liderleri en akla hayale gelmez sulamalarla tutuklanyorlar. Gazetesi Gerek'e o kadar ok dava alyor ki, zaten zor ayakta durabilen gazete, yaynn kesmek zorunda kalyor. Bar isteyen kim, Barseverler Dernei mi? Hemen dernei kapatyor, ileri gelenlerini 'ieri' atyorlar, dergileri 'Bar' da artk yasak. Kim gvenlik ve eitlik istemi, baz aydnlarla sanatlar m, al sana koskoca bir komnistlik davas: Zincirleme tutuklamalar, birbiri ardnca baslan evler, gtrlen, yllarca hapse mahkm 210 olan aktrler, niversite hocalar, airler! Oy demokrasisi olsun da, partiler iktidara seim sonularna gre gelsin diyen kim, Millet Partisi'yle Halk Partisi mi? Birisi 'resmen' kapatlyor, tekisinin neyi var neyi yoksa, el konuyor. Peki ya basn zgrl, ya radyo? Radyo oktan Menderes'in papaan olmu. Kendilerini desteklemeyen gazeteleri yola getirmek iin, eytann aklna gelmeyecek dolambal yollar deniyorlar, kt vermemekten resmi ilnlarn ksmaktan balyor bu bask, gizli ak datmnn engellenmesine, gazetecilerin ar cezalara arptrlp hapsedilmesine kadar uzanyor. Hrriyet rejimiymi! Hrriyet deil, byk snavlar rejimi: Ya direneyim derken krlp dklyorsun, ya ortal sarm dehet havas iinde, sen de balyorsun znden bir eyler yitirip rmeye! Miralay Ferid, en saakl fkesine binmi, konutuka gzlerinden ate sayordu. Bastonunun slkl klcyla grnmez dmanlarn bierek ikide bir ayn sonuca gelip balanyordu: Yok canm, yok, byle devam edemez bu! Bir ucundan patlayacak ya, dur bakalm neresinden? O hzla bardan doldurdu, bir solukta iti: ... nerden mi geliyorum, Parti'den. le Bakanlar toplants vard, gideyim dedim. Hep asarz keseriz lflar. Demokratlar basn susturup partileri kapatmak iin bir komisyon mu ne kuracaklarm, bizimkiler duymular, o konuuluyor. Olurdu olmazd diye mnakaa ettik. Yapar bu herifler dedim, fevkalde salhiyetler bahederler bu komisyona, bir iki ay tedhi, arkas stlimanlk! Ama asl biz mcadeleyi brakr myz, mesele onda. Ate saan gzleriyle, Yzba'ya bir soru: ... peki sen ne diyorsun btn bunlara?

Kusura bakmayn Albay'm, askerim ben, politikac deilim. Hele ortalkta dnen politikayla hibir ilikim yok. Yzba, Yzba ... sen politika m sanyorsun bunu, tarih bu be, tarih! Sesi birden yumuuyor, konuyu deitirerek: 211 ... Bursa -diyor-, ramazan akamlar minarelerinde kandiller yanard. Hey gidi genlik! Kendimizi hi ihtiyarlamayacak sanrdk, ne gnlerdi onlar! inden misin Bur-sa'nn? Muradiye'den Albay'm. Deme yahu! Acaba sorsam tanr msn, bizim bir... Susup ks ks glerek krl byklarn svazlyor: ... sana -diyor-, birisini soracaktm ama, bilmezsin, yan yetmez. Evvelce Muradiyeli bir arkadam vard, dehet bir adam! Mtareke'de kafa kafaya verir, gal Parti-si'nin burnunun dibinden Anadolu'ya adam ve mhimmat karrdk... Hayattaysa, tanrm belki. ... deil olum, hayatta deil, maalesef: Kocatepe'de ehit oldu. Byk Taarruz'un ilk gn. zerine bir obs denk geliyor, tamam, Doktor Hayrullah' koydunsa bul! Ad Hayrullah't ama, 'iko' demedin mi kimse tanmazd, nasl da inanrd istikbalimizin iyice parlak olduuna... Uzun uzun susup ortaya ar bir hava ktrdkten sonra, yine byklarnn altndan ks ks glerek: ... keratann ikosu -diye doru Doktor Hayrul-lah'a sesleniyor-, mezarndan k gr, ne haldeyiz, hanm evldnn biri bamza gemi, ne istikbal brakyor, ne... Miralay Ferid, bu sefer de Halim'in dnmesini beklemedi. Ayn yerde uzun sre kalamayacak kadar heyecanlyd. Cann skan bir haber alnca, iinde ateten bir top dnmeye koyulur, artk onun iitiyle mi nedense, durduu yerde duramaz, fkesini ve heyecann bakalarna da bulatrmak, onlar da ayaa kaldrmak iin, dner dolard. ... ne isterler smet Paa'dan -diye bir baka yerden patlad-. Adam ileden karmak iin, yapmadklar kalmyor. Ellerinden gelse, Allah bilir, ldrecekler. Niye? Muhalefeti ahsnda kutuplatryor, ondan. Yok kindarm da, dm olmay hazmedemezmi de, estek kstek! Yahu ben tanrm Paa'y, Gazze Cephesi'nde emrinde harbettim, hibir zaman... 212 Ya da, yumruklarn kaldrp kaldrp: ... niversitenin canna oku, hocalara uak muamelesi et, bunun adna demokrasi de! Kstahlktr bu, ite o kadar: niversitesi muhtar olmayan demokrasi nerde grlm? Dnp dolap ayn sonuca geldi. Yalnz bu defa 1919 Mays'nda Mustafa Kemal Paa'nn dedikleriyle daha pekitiriyor: Byle devam edemez! Ya galip geleceiz, ya malup olmayacaz! Oraya ne amala geldiini, gidecei srada hatrlad. Suat' bir kenara ekip, fsldadn sanarak, o koca sesiyle gmbr gmbr: ... bunadm kanaryam, iyice bunadm -dedi-, Ruh-sr sizi yarn leyin yemee bekliyor, diyecekleri varm. Yorgunu yokua srmeye kalkma, lf dinlemem. Anan olacak mecnun, geen sal bize kagelmi, tasavvur et artk Ruhsr'n aknln, on yldr kstler!.. Seni armas bu ziyaretle ilgili, onun iin uzun etme, gel: Haytan da getir tabii, sabahtan bekliyoruz ha! Cevabn beklemeden Yzba Demir'e doruldu, elini peneleri arasna ald: ... houma gittin delikanl -dedi-. lerin iyzne biraz daha vkf olsaydn daha fazla gidecektin ya, zarar yok, yine sevdim seni. Yzba Demir bir bakalamt. Gzlerinin derinliklerinde yaldzl yeil kntlarla, ona, bylenmi gibi bakyordu. Sesinde belirli bir heyecanla: Doktor Hayrullah'n -dedi-, eski bir silh arkadayla tanmak, benim iin en byk eref! Hele onun yieni olduumu dnrseniz!.. 213 Halim ne gitmeye yanat, ne konuyu uzun boylu tartmaya. Gecenin umulmadk bir deliinden kagelmi, ayakl abajurun kzl kana boduu eski koltua, ker gibi oturmutu. Terslii iyice stndeydi. Bir cgara ls alt dudandan

sarkyor, terden srsklam kalar, knal knal parlyordu. Diken zerinde oturuyor gibiydi, dokunsanz yerinden frlayacakt. Hemen reddetti: Yarn m? Olmaz yle ey! Sava palavralar ile kafasn iirecek enayi aryorsa, bakasn bulsun! stelik nemli bir randevum var, lm kalm randevusu, brakr nereye giderim! Miralay Ferid'le Halim, birbirlerinden hi holanmazlard. Kartlklarnn derinliini lemese de, Suat, bu uyumazla iin iin zlyordu. Days, Halim'e hakl olarak 'hayta' adn takm; Halim'se, haksz olarak daysnn 'palavracnn biri' olduuna inanmt. Suat, Yzba Demir'in de arl olduunu szlerine ekleyince, Halim yk hemen onun zerine ykt: Tamam ite -dedi-, Emirgn'a seni o gtrsn. Ben, Parkotel'e gideceim. Parkotel'e mi? Ne iin var orda? Sktn ama! Birisiyle buluacaz, dedik ya! Suat neden 'gidelim' diye direnmedi? Yzba Demirle Emirgn'a gitmekten holandndan m? Belki. Oysa, o kadar uzun sredir kocasndan bakasyla kmamt ki, bu beraberlikten ekinmesi, daha akla yakn grnyordu. kmaya kmaya unutmu, ksa da tadn karamaz olmutu zaten. 214 Ya u annesinin yapt? On yllk dargnl hie sayp kageliyor. Neden acaba? Bu soru iini fena halde kartrd. O gece, bir sr kark rya grd. O Boaz'a alan, Trk mavisi pencerenin nnde, annesi. Ama ne klkta: Srtna acayip bir niforma giymi, omzunda dalga dalga pelerin, ayanda gcr gcr izmeler; tumturakl ve yanl, kim olduunu bilmedii gen bir kadna sokulup sokulup, kollarnn arasna alyor, inatla pyor. Bu gen kadn -bu buulu dudaklar, prltl salar, glgesi yanaklarna den uzun kirpikleri-, bir yerden tanyacak gibi ama, karamyor ki! Kim olabilir? Arkalarnda, gz alabildiine Boaz, kuty sis ve Osmanl mavisi, yeil yalnzlklara dalm ahap kkler, iki vapur arasnda uyuklayan, tenha ve unutulmu iskele. Dalgn ve belirsiz mavinin, ucunu oynakl zerinde, siyah bir tanker kstaha vurgulanyor, k gvertesinde hayal meyal dalgac bir tayfa, parmaklarnn arasnda uzak limanlarn tebihi: Beyrut, skenderiye, Port-Sait, Aden, Bombay, Singapur... Boaz, Suat'n Boaz', kendine gre yaad kadaryla olduu gibi, kurduu kadaryla da byle bu. Ne kadarn gerekten yaadn, ne kadarn hayal gcyle buna eklediini karamyor bile. ki sava arasnn, bir yerde ocukluunun, o kibirli, handiyse vahi ve bombo Boaz' m? Hani bir kyden tekine uzanan koruluklarda, eskiden kalma tenteneli arabalar sarsla sarsla dolar, yapraklar yaldzl kzla dnm bahelerden, bitmez tkenmez i ekileri andran sonbahar gnleri, yardan ok fazla d bir Osmanl cariyesi, alml glgesiyle bir grnr bir kaybolurdu. Belki bu grd, bir hayalden baka bir ey deildi ama, balk kahveleri sahici balk kahvesi, yallar sahici yal, iki kynn oymal sahillerini iskeleden iskeleye dolap duran, o eski psk, o modas gemi, o dokunakl Boaz vapurlar, sahici Boaz vapurlaryd. imdi bile kulak verse, yaz gecelerinin gz kamatrc zenginliiyle ykl gk kubbeden, yrtc lklarnn, ufuktan ufua katlanarak, i ie yanklandklarn duyabilirdi. 215 irket-i Hayriye vapurlar, bal bana bir evren: Her birinin kendine gre bir huyu, bir yks, ad biraz da efsanelemi bir kaptan var. Numaralar bile, bal bana kiilik kazanm; hele adlar, hele debdebeli ve resmi Merutiyet zevkini akla getiren adlar, kim bilir ka sahil ocuunun belleinde, bayram gezmelerini, okuldan kamalar, ma dnlerini hatrlatarak yaam durmu! Ya seferleri, bin defa, on bin defa, yz bin defa, ehrin belirli ve gerek bir noktasndan, szgelii Galata Kprs'nden yola kp, her biri tarihin bir sahifesine sokulmu, o dank, gerekten ok masala ve yaanmama ait iskelelere dallar: Beylerbeyi'nde, II. Abdlhamid'in ihtiyar akbaba profili, hzn dken hlamurlarn glgeleriyle yerlere izili. Beykoz'da, Mim Mim Grubu'nun Anadolu'ya kard Kuva-y Milliye'ciler sabrszlanyor. Rumelihisar'nda, Fatih Sultan Mehmed'in duvarc ve dlgerleri, Bizans zerine alacak byk savan naml hisarn ya bugn ykseltecek, ya yarn.

Ortaky'de, yllardan 1714 ise eer, yedi tepenin en gzel camilerinden biri meydana getiriliyor. Her iskelede, dur, al ban tarihine git! Ya da ocukluuna! Suat, bu ikincisini yapyor: Gzleri, karlaan, yanap kalkan, birbirine rastladka ddk alan vapurlarda, adlarn bir gzel ezberlemi, uzaktan ddklerini duysa hangisinin hangisi olduunu bilir; u ters aknty kan gryor musunuz, nirah o, komular efik Kaptan'n vapuru; teki sesini duyduunuz, Tarz- Nevin, daha ok Beikta'la skdar arasnda gider gelir. skdar'n yal hanmlar, her bineceklerinde, batmasn diye dualar ederler, yle kk, o kadar gsterisizdir; ama Kalender yle mi, yamandr Kalender, Kpr'den bir koptu mu, sa kynn btn iskelelerini bir solukta ard ardna diziverir: skdar, Kuzguncuk, Beylerbeyi, engelky, Vaniky!.. Vaniky m? Vaniky, onun btn ocukluu: Evleri Di-rekliyal, babas, annesi, bebei ve kedisi. Her sabah penceresini bir aar, Boazii olduu gibi ayaklarnn altnda. nce, gne pnltlaryla srlanm, bklm bklm sabah sisleri, 216 grnty usulca bir d gzelliine kaydryor. amlarn, narlarn, karaaalarn yemyeil boduu Tanzimat yallarndan, denize, renk renk suluboya lekeleri olarak, zarif, ifte krekli kayklar braklm. Kafesli pencerelerin ardnda ise, iinde gllerin solduu, blbllerin sevdadan ate kesilip dt ak arklar syleyen, grnmez, grnmedikleri iin midir nedir, bsbtn alml ve ekici, eski zaman kadnlar. Laz gemiciler, takalarnn burnunu Karadeniz'e vermi, anlalmaz bir srarla gider, anlalmaz bir srarla sol kyy izler. Arnavutky nlerinde adamakll sertleen akntdan bir trl kurtulamazlar. Clz motorlar ksrr durur, yelkenlerini pnii bastran deli bir saanak srsklam slatr, gz kapayp ancaya kadar, bir de bakarsn, gkkua yedi renk halatyla iki kyy birbirine balam! Derler ki, gkkuann altndan geen, kzsa olan olurmu, olansa kz. Ne dersin Suat, bir denemek ister miydin? Suat, pencereyi fkeyle arparak kapatyor dakikasnda kendini Kandilli Kz Lisesi'nde renci -hem de yatl- olarak buluyor. Okul, evlerine bir eyreklik yolda ama, onu nedense yatl vermiler. Sabahlar, yatakhanenin pencerelerinden, srgnde bir prenses gibi dalgn bakyor: Bebek koyu yle durgun, yle dinlendirici grnyor ki... Onlar Emirgn'a gtren otobste, Suat, smsk kapal susuyordu. Yzba Demir'i, knndan syrlm bir kl gibi prl prl, byle yanna katp, Emirgn'a otobsle gitmek aklna bile gelmemiti. ocukluunda yapt gibi, Kpr'den dokuz vapuruna binip gidecekti. Doma byme Vaniky bir Boaz ocuunun, o ufack vapurlar iki ky arasnda bitmez tkenmez rmcek alarn uslu uslu dokuduu srece, baka trl dnmesinin yolu mu vard? Yzba Demir, ne bilsin? Taksim'den otobse binelim - dedi. O da, aknlndan da m, yoksa sklganlna geldii iin mi nedir, reddetmedi. Bindiler. imdi, evresinde yanl yanl srtan pazar sabah yolcular, bir kenara skm, aln camlara dayal, Boaz' zellikle Tarz- Nevin'i seyredi217 yor. Hoyrat ve kaba akntya, inatla kar koyusunu! Hzn verici bir ey: Alt st oynak, mrekkep siyah, rk moru, imek trt.l bir karanlk iinde, ufack, devrildi devrilecek, bir beyaz nokta! Ufack ama, direnen. Hi deilse, o g-tc ve bitirici dip dalgas gelip onu, bir saman p gibi kim bilir hangi uzak kayala vurasya kadar, ilerlemese bile olduu yerde durmasn bilen. Suat, Tarz- Nevin'le arasnda bir benzerlik buluyor. (Dayanyorsun ya, dayan bakalm kzm, nasl olsa o byk dalga gelip seni de kayalara vurmakta gecikmeyecek!) Bu bulu, acsn koyulatryor, bsbtn iine kapanyor, her yann srglyor: Suat, kendinde yok! Yzba Demir, omzunda yldzlar, kasketinin altnda daha sert grnen asker suratyla yan banda var olmakta devam ediyor. Az o eski, hafif kskn niversiteli az deil, basbaya keskin izgili bir erkek az. Daha yal m grnyor, ne? ini kemiren bir derdi, gnlne smayan bir kahr olmal, onu gizli gizli yiyip bitiren! Yoksa, ellerini gerdi mi parmaklarnn ufak ufak

titremesini, sol gznn ucunu ara sra yoklayan tiki nasl aklarsn? Yzba Demir bir eye zlyo: ama, neye? Yol boyunca vakit geirebilmek iin, bir iki konuma kapsn yoklamadan edemedi: ... Arnavutky'den sonra denizin varl ylesine yakndan ve derinden hissediliyor ki, klyor insan, azaldka azalyor. yi mi, kt m bilmem. Suat, btn yzyle ona dnd, bo bo bakt, hibir ey sylemedi. Yzba Demir, yine de ansn denemekten vazgemedi: Albay'n evi uzak mdr? Hayr, iskeleye iki adm. Ksa, dimdik bir yokuun tepesine tnemi, bakml genie bir bahe. Kn poyraz plak dallar slk slk krbalamaya durdu mu, yrek tc ve hazir; ama yazn, birden ykselip drt yan sarveren sarmaklarn, geni kaln ve buulu yapraklarnn dinlendirici glgesinde, yumuak ve serin! 218 Bahenin ortasnda, iki katl ahap bir ev, pencereleri hl kafesli; balkonu, bir kartal yuvas gibi yukardan Bo-az'a hkmediyor. Tavanlar yksek ve ilemeli geni geni odalar, pencerelerde ar kadife perdele, duvarlarda bir hsn- hat ve hatra resimleri kalabal: Kaiser bykl Osmanl zabitleri, peeli ve solgun kadnlar; snnet klnda, yar korkmu yar glm, eski zaman ocuklar. Eski, ou solmu, birou sararmaya yz tutmu bu resimlerden hangisine baklsa, yakn gemiten bir andr kmldanyor; fkeleri, sevinleri, zlemleriyle, yaanmln belli ediyor. Geceleri, ortalarda kimse yokken, ev, resimlerdeki insanlarn: u Mustafa Kemal'in szgelii, henz gen ama Anafartalar savunmas yznden, yine de naml. u Manastrl Salih Paa'nn, divit gibi kaskat ve dik, grmez gzleri iki revolver namlusu, yklan imparitorluun kt talihine dikilmi. Sonra u, yumuak bakl, yumuak bal Mlzim'in. Adn da, kimlerden, olduunu da artk kimsenin hatrlamad, htiyat Zabiti'nin. Ruhsr'n ilk kocas, hani. Hepsi, bazen donmu bir neeyle yalancktan neeli, bazen kaygl ve dnceli, uzun, upuzun bir ryay srdryorlar. Bir yandan da, Mtareke yllarndan kulaklarnda m, dudaklarnda m, her nerelerindeyse- kalm, o eski ve unutulmaz arknn hzn, ilerini artyor: Soldan da sararsan da yine, bir gnce dehensin... kinci kattaki salonda, bir piyano siyah, br sonbahar kzl iki Ankara kedisi, yastklarna kvrlm ron ron uyuyorlar. Beyaz ini sobann, kocaman ve tatl, yuva scakl. stne yzyl nce mi, iki yzyl nce mi ne konmu, fslts hi bitmeyen geleneksel aydanlk. Ruhsr'n varla yok aras ayak seslerini nasl d'iyarlar, anlalmaz; duydular m da, kediler, nasl balarn kaldrrlar, eteklerine mrl mrl srnrler. Ruhsr hep eski Ruhsr m? yle ince, nazik, dokunsan krlacak. Altn ereveli gzlklerinin ardnda, gzlerinin mavisi arln ve maviliini korumu. Sesi, yine son derece gen, gen ve tatl: ... ben youm diye cannz m skld, haaa, benim 219 cevahir paralarm, geldim ite, geldim. N'aptnz bakym uyudunuz mu? Bereket uykular olur inallah! Uslu durursanz, neler vereceim ben size, bir bilseniz... Kocas evde olmad m, o balkonda, hnerli parmaklarnn arasnda tuttuu ltl ilerle, incelii ve ustal akllara ziyan, rgler ryor; geldi mi, 'Manastrl' Salih Pa-a'nn saltanatl semaverini sobann nne kuruyorlar, pirin yansmalar duvarlarda oynar, su fsltlarla kaynarken, bir ay, bir ay daha, bir ay daha! Fsr fsr konuarak, kedilere ikramlar! Be vakit dua ve namaz, ramazanda oru. O da, brlerinden farksz, yal bir Trk kadn, bana gelenleri eker, yaknmadan katlanmay bilir, lmn nasl hi aklndan karmazsa, kocasn yle hi aklndan karmaz, birini nasl dehet ve tevekklle beklerse, tekini de yle bekler. Bir de sessiz sessiz evresine datt u vanilya kokusunun srrn zebilseler! Neresinde saklar, nasl hi yitirmez? Onlar gelecekti ya, Miralay Ferid sabrszlndan kabna samaz olmutu. kide bir, tavandan tavana yanklanan barutlu ksrklerle camlar sarsa sarsa, bir

pencereden tekine, soka gzlemeye gidiyordu. Kim bilir bu kancs? Sabahtan beri, srtna zaten bol gecelik entarisini dalga-landra dalgalandra, ha geldiler ha geliyorlar diye, dur otur bilmedi. Kocaman bir ocuk. Nihayet onlar gelip, Yzba Demir daha kapda saygyla elini pnce, az kalsn alayacakt. Onu sk sk kucaklad, omzuna vurarak: ahinim -dedi-, arslan olum! Heyecandan tkanacak gibiydi: ... artk -diye szn srdrd-, lsem gam yemem! Bunca yl sonra, rahmetli Hayrullah'n yeenine rastlamak ne demek! Adam sevin boar yahu! Hele kocamsa! Btn gece gzm krpmadm. Az dalar gibi oluyorum, o dakika rahmetli gelip karma dikiliyor, canl m canl, tombul surat, gnlk kr sakalyla! Tvbe Yarabbi ya Resulallah! Okuyup flyorum, kalkp iki yudum su iiyorum, kr etmiyor ki! Yasta bam kor komaz, hop karma dikiliyor, hem son grme220 rnizdeki haliyle: Byk Taarruz'dan bir gn evvel miydi neydi, Stl'yle Beikdere arasnda, biz cepheye kyor-duk, o ise... Apak vnerek, Yzba Demir'i karsna itti: ... bak hele una Ruhsr -dedi-, ite bu Doktor Hayrullah'n bize bergzr. Nasl, hi bu kadar yakkl zabit grdn m sen? Sahici bir ahin canm! Ruhsr psn diye elini uzatt: Ho geldin olum. nanlmayacak kadar gen sesi, kristal bir avize krts gibi, havada asl kald. Hi deilse Suat bunu, byle dnd; dnmesiyle utanmas, kendisini sulu, pis ve gereksiz hissetmesi bir oldu. inden yeniden uzun boyunlu o narin beyaz kuun, kimseye aklayamayaca gnahkr varln sezinlemiti. ten bir abayla, mantosunu kard, birden hafifledi, fikrini bulandran kukudan da kurtuldu. Yengesiyle ptler. Daha dorjjsu, onu grr grmez tatl sert azarlamaya balam olan Ruhsr, solgun dudaklarn, yanaklarna belli belirsiz dokundurdu: ... ksm sana, vallahi ksm, billahi ksm! Hi grecek gzm yok ama, elde mi, grmeden duramyorum. Hi insan bir gn olup da, 'benim Emirgn'larda bir ihtiyar yen-geciim olacakt' deyip, aramaz m? Yavrum Suat'cm, yoksa bsbtn defterden ildin mi bizi? Dayn zorlamasam... Birlikte merdivenleri karken, fsltyla: ... anlatacak nelerim var bilsen -diye ekledi-, ama bunlarn yannda olmaz. Birazdan ben yemei bahane edip mutfaa ineceim, arkamdan gel, yardm edeyim filn dersin. ... ah Suat'cm, onu bir grseydin -dedi-, ah benim talihsiz kzm, yavrum, bir grseydin ne haldeydi? Dil tariften ciz kalr, byle garip bir mahlku. ki erkek, sobann bana oturur oturmaz, iinde Byk Taarruz, 'Msellh' Mim Mim Grubu, Mustafa Kemal Paa, Doktor Hayrullah lflarnn patr patr patlad, heyecanl ve tutkusal bir konumaya daldlar. Miralay Ferid kvamn iyice bulmutu, sk sk, eski fakat salam bir top gi221 bi grlyor, bozguna uram Yunanllar adamakll datyordu. Bir yaral, yarasndan boalan kan ninni gibi dinlemeye dalmt, usulca inliyordu. Dmann atee verdii ehirler, ay sessizliinin alacakaranlnda, dalga dalga kzllklarn dalarn omuzlarna dolam, yanyorlard. Her ke bandan, her alln, her kayaln ardndan, anszn sngler u veriyor, inat ve fkeyle hepsi baty, taarruzun son ve kesin hedefini gsteriyordu: zmir'i. Trk svarisi, Afyon gneyinde geni bir evirme hareketine hazrlanrken, Suat kalkt, mutfaa, Ruhsr'n yanna indi. Duman stnde bir sr tencereyle urap duran Mrvvet Bac, geliini nce fark etmedi. Hayli tombul, gler yzl bir kadnd; tknazl, mora alan koyu zenci es-merliiyle; anlalmadk bir ekilde canlanp, alkta karar klm bir patlcan andrrd. Ruhsr'la birlikte Salih Paa konandan geldii iin, aileden saylrd biraz! Suat' fark eder etmez kopard yar aka kyamet, buna kendisinin de inandn belli ediyordu.

lkin, tatl zenci ivesiyle yarm yarm 'hogeldin' dedi, hemen arkasndan ban saa sola sallayp, ak bol gzlerini devire devire, yaknmaya balad: ... ah kuk hanmjm, ah Suat'jm, ok kr dnya gzyle bir kere daha grebildim seni! Nerelerdesin ayol, gzmz yollarda kald. Dnya byledir byle, yavrunu yuvadan uurdun mu, l geber daha iyi! Sen de hanms oldun, attn bizi nisyan kuyusuna! Hi, Mrvvet Bac'mz ld m kald m? diyor musun, bak! Yourtlu spanak breimizi tatmaya geliyor musun? ojukken, yle attrrdn ki, her seferinde miden bozulurdu, hatta bir keresinde... Ruhsr glmseyerek araya girdi: ... peki Bac, yeter! Suat sz verdi bana, sk sk gelecek. Sen hele u kadayfn urubuna bir gz atver... Mutfan en kuytu kesine ekilip, psr psr konutular. Konutuklar ey, gerek olduu halde, o kadar allmn d-ndayd ki, onlar belirli bir ekilde rahatsz ediyordu. aknln hl zerinden atamam olan Ruhsr, durup durup: 222 ... ah bir grseydin Suat'cm -diyordu-, ah onu bir grseydin yavrum!.. Ya da, alt dudan hafife srarak: nanlr ey deil! - diyordu. . Anlatmaya bandan balad: ... o gn dayn evde yok, ben balkonda onu bekliyorum, elimde iler, aklm sra yine bir rnek karacam: Alaman rgs m ne diyorlar, zorcana bir i. yle dalmm, kendimi vermiim ki, ne evin nnde otomobilin durduunu duydum, ne kapnn alndn! Kapy Bac am, ben ilk bakta, merdivenlerden boylu poslu bir beyin ktn grdm, dm patlad: Adam gayet rahat, bildik bildik glmsyor ama, halinde sezdiim gariplik beni rktyor: stelik tanmyorum. Ruhsr sustu, gzlerini yumdu; sesinin prlts, gzlerinin ar mavilii olmaynca ok daha yal grnyordu. Suat'n ellerini, avularnn arasna ald: ... ah yavrucuum, ah! -dedi-. Suat nefesini tutmu, onu can kulayla dinliyor; iisra geliip oluan, garip, hatta irkiltici sorulan, ard ardna sralamamak iin, kendini g tutuyordu. Annesinden tiksindii ne kadar gerekse, btn yaantsn, en ufak ayrntlarna kadar renip bilmek istedii, o kadar gerekti. Bir yerini drp: Kim bilir -dedi-, ne irkin ve gln olmutur, deil mi yenge? Yo, hayr: Ne irkin, ne gln! Daha ok, rktyor insan, neden dersen, erkek esvaplar giymi bir kadn hli yok, dpedz erkek hli var: Kendinden emin, kibirli, mtehakkim! Bylesine rastlaynca, korkmamak elde mi? Ah kzm ah, tedbir mebdil deil o, basbaya bir erkek! Ksack susup, daha sakin bir sesle ekliyor: ... sokakta kim rastlasa, erkek diye kalbn basar. Hayrun, admn bir yere att m, havasn bozuyor. Oksijenini azaltyor galiba, surda burda hafif kkrt kokusu, biraz da karbondioksit. O, farknda bile deil, koltuuna rahata salveriyor kendini, tastamam gmlyor. Ar ve hantal hareketleri, sanki anlalmaz bir akm douruyorlar, 223 1! ar ar moleklleri zehirleyen, atomlar ufalayp datan bir akm. Bak bulank, younluu yok bir kere, durduu yerde durmuyor; eyalar, yzleri aralksz yokluyor ama, yzeyden derinine inmeksizin. Ya glmsemesi? Soluk dudaklarndan kayp kayp dyor, ya naylon gmleinin, ya parlak kravatnn zerine, kertenkele ls gibi kuruyuveriyor. Ayrca glmsemesine gzleri hi katlmadndan, kse solgunluundaki yz, garip bir ekilde anlamsz. Szleri, bolukta kalyor hep, oysa syledikleri dokunakl eyler: " ... nihayet Suat benim kzm, onu grmek istemem, bunda srar etmem, en tabii hakkm. Reca ederim anla beni Ruhsr, anlayacandan eminim, kalp sahibi kadnsndr, biliyorum. Btn k endieler iinde geirdim. Hiss-i kabl-elvuku de, ne dersen de, Suat'n banda bir felaket dolayor, kanc ryasn grm: Kzm yal ylanlar sarm, el ve ayak bileklerine dolanm, beline

dmlenmiler, szde boacaklarm! Ryada ylan, dmanlk! Birileri Suat'n kuyusunu kazyor, ona fenalk edecekler! Beni aryor, bana muhta, ok marurdur bilirsin, dndm ki, byk olmama ramen ilk adm ben atarsam..." Kendi sesiyle konumuyor, zamanla baka bir ses yapm, biraz genizden, biraz gsten gelen kalnca bir ses, erkek sesine yakn, kof, stelik uursuz. Uzun, ucu yaldzl c-garalar iiyor konuurken, burun deliklerinden mavi damar dmlerini andrr, duman yumaklan salveriyor: " ... kocana lf anlatmak, imknsz! Son geliinde bir tecrbe edeyim dedim, dediime diyeceime piman oldum: Balad atp tutmaya, hayvan gibi bararak, beni sulamaya! Maln tanmaz msn, aynn biridir, lftan anlamaz..." Erkek grne hi yakmayan, ar bir duygusallkla, Ruhsr' etkilemeye alyor: " ... yanl bir evlenme yapt bu kz, gizlimiz saklmz var m? Kocas cizin biri! Bir yanda, ilerlemi yama ramen, ben dnyann tadn karaym, ele gne ok kr muhta olmadan, sefam sreyim; bir yanda o, hem gen 224 hem gzel, hem her trl ihtimam ve konfora layk olduu halde, yoksulluk ve ile eksin! imdi Allah akna syle Ruhsr, re-va-y hak m bu? Bir dakika iin, benim yerime koy kendini, Suat kzn olsa, stanbul'da oturduunu bil-sen, senelerce grmesen, dayanabilir miydin? Hele ryalarn rahat vermezse..." fkeli fkeli szn balamt: " ... senden istediim yegne ey, adresi! Hepsi o kadar, haiz-i ehemmiyet de deil. Adresini ver, tesine karma: Ben, evvelallah bamn aresine bakarm." Ruhsr, ne yapsn, her eyi ak ak sylememek iin, gzlerini ellerinin arasna saklam. Aydnlk sesi duyulur duyulmaz, ruhla madde arasndaki iliki normale dndnden, soluduklar hava bir anda tertemiz. " ... vallahi ne desem bilmem ki! Hakl olmasna haklsn, yalnz ne yardmm dokunabilir, onu kestiremiyorum. Adresi veremem, sebebi gayet basit, nk bilmiyorum, geri Miralay birka kere Ceyolu'nda oturduklarm syledi ama, neresinde? Bize uradklar yok: Alt ay var ki, ne Suat' grdm, ne Halim'i. Gen deiller mi, hayatlar ona gre, bizlere sokulmuyorlar pek..." Ruhsr hem anlatyor, hem Suat'n zntsne znt katmann acsn, ta iinde duyuyordu. stnden o korkmu hali gitmemiti. Biraz yorulmutu galiba. Gzbebekle-rinde, ne daha ak ne daha koyu, efkatle pr pr eden titrek bir mavi belirmiti. Szn, iini ekerek: - te byle Suat'cm -diye bitirdi-, sana her eyi anlattm: Annen, seni grmek istiyor, sana yardm etmek, hayatta destek olmak! Bana sorarsan bunda bir garabet yok, ama o, kendisi, grn... apayr bir bahis, korkulu ve vahim bir bahis stelik. Szn balad gibi bitirdi: ... ah bir grseydin Suat'cm, bir grseydin! Suat gryordu. Hem nasl, yan bandaym gibi, akln bandan alan bir aklkla. Hep grmt zaten. Bir cinayet arzusu gibi iinde, ikinci bir glge gibi ardnda tamt. Bin kere bozmu, izgi izgi, bin kere yeniden yaratmt: Hareketlerinin en sapasndan, yznn en sakl mimiine kadar, her eyini ylesine kestiriyor, ylesine biliyordu ki, aynaya baknca, yzn onunkisiyle kartryordu bazen; bazen de, iki eli pantolon ceplerinde, slk ala ala, Direkliyal'nn merdivenlerinden o mu yoksa kendisi mi iniyor, o akvaryum yeili bir kedi gibi trnaklar sivri sivri darda, divann stnde gerinen kadna ikisinden hangi tutkun, bilemiyordu. Kimdi o kadn, kimin nesiydi? Bak gibi kesti att: Hayr yenge, yzn eytan grsn! Bu arada, yukardaki salonda iki erkek, Byk Taar-ruz'dan muzaffer kmlard. Uzak bir eyll sabahnda, Mustafa Kemal'in inanlmaz atllar, zmir kaldrmlarndan frtna gibi getiler. ehir atee verilmi, yanyordu. Svarilerin, sakallan kanl ve amurlu suratlarna, ar ve tatl, yanm kuru zm kokusu yapmt. Atein, hoyrat atrtsn ve doymaz itahn boan, youn, tkayc bir duman. Miralay Ferid gemi gnlerin heyecanna nasl dalm ki, gz duvardaki saate iliince, can havliyle yerinden frlad. Gstergesi gece gndz stanbul zerinde duran, hayli eski ama salam radyoyu at. Haberleri, t karmadan

dinlediler. Yeni bir ey yoktu. Bir gazeteci daha, hkm giymi. Sendikalar Babakan'a ballk telgraflar ekmiler. Yurdun eitli yerlerinde, muhalefet partilerinden istifalar devam etmekteymi. Hep ayn oyun: Siyasal bask, zellikle i evrelerinde yle arlayor, o derece tehlikeli bir hl alyor ki, muhalif iadamlar batmayp iyerini yrtebilme-nin aresini istifa etmekte gryorlar. Yoksa, ya vergi biniyor srtlarna, ya da dviz 'tahsisleri' kesiliyor. Miralay Ferid, radyoyu fkeyle kapatt. Ne olduu anlalmayan bir eyler homurdanarak, salonda yle bir gitti geldi. Yzba Demir'e: Gr halimizi, ahinim! -dedi-. Elin hanm evld, takm burnumuza halkay, istedii yere ekip gtryor. Yedi dvelin igalini trmr, hanedan- l-i Osman hk 226 ile yeksan eden bu memlekette, gk diyen de kmyor. Sanki millet dilini yutmu. Hani nerde bunun mnevveri, nerde amelesi, nerde askeri? Hani nerde bu memleketin genlii? O dakikaya kadar Yzba Demir, Miralay', 'eski bir askerde' hl bunca ate ve cokunluk nasl olabiliyor diye, biraz merak, epeyce saygyla dinlemiti. Bu defa konutu. Her zaman dolu dolu olan sesi, nedense keskinlemiti. Ciddi bir hesaplamay sonuca balarm gibi, sert sert konuuyordu: ... iilerimiz mi? ilerimiz, o sizin 'hanm evld' l dese, yoluna lecek Albay'm. Uyandrmaya kalkanlar, hapiste. Aydnlar rk kt, ya kimin arabasna binerlerse onun trksn aryorlar, ya baarszlklarnn kahrn, kafay ekip meyhanelerde atp tutmakla gideriyorlar. Genlie, sinemayla futbol yetiyor. Orduya gelince, olanlar klasndan ibretle seyrediyor, ibretle ve utanarak. Sznn sonunda hi beklenmedik bir lf etti: ... bu, sizin eseriniz Alpay'm! Miralay Ferid, grnmez bir duvara arpm gibi duraklad. Dehetli armt: Ne? -dedi-. Allah Allah, o da ne demek? ... asker olarak, yaman bir devrim yapmtnz Albay'm, hakl, tarih bakmndan gerekli, ama parti olarak ihanet ettiniz bu devrime, lklerinizin btnn gerekletirecek yerde, Mustafa Kemal'in lmnden sonra, ii tatlsu faistliine dktnz: Genlerde devrimci ruhu ldren kim? Aydnlar, sanatlar kstlayan? Basnn evcilletirilmesi ne zaman balad? Menderes'ten ok nce, daha nn, sizin parti iin bandayken. Menderes ve takm, on yldr iktidardaysalar, neye borlular bunu? Diktaya, siyasal baskya kar, kendilerini zgrlk ve demokrasi ampiyonlar olarak yutturmalarna deil mi? Byle bir k, Miralay Ferid, demek hi beklemiyor-mu. Olduu yerde, dondu kald: Dimdik, kalabalk kalar alnna ykselmi, elinin biri bota, gzleri dalgn. Bu duruuyla balmumundan bir heykele benziyordu; ayanda aba 227 I terlikleri, misafir iin giydirilmi kuatlm, bir emekli heykeline. Sonra oturdu, birden hareketlerine bir iretilik gelmiti, artk kendine gveni kalmam, sesi bile nceki tokluunu yitirmiti: Amma yaptn ha -dedi-, bu partinin bu memlekete yapt bunca hizmet... Ne hizmeti? Hizmeti yapan parti deil, Mustafa Kemal: Bizi smsk kstrm slm skolastiinin mengenesini aan o, at anda her trl teknik ve bilimsel gelimeye zemini hazrlayan! adalamay da o gerekletiriyor ama, kkl toplumsal dnmlerle pekitirmeyi dnd besbelli: Toprak reformu, endstri devrimi gibi. Gen kuaklar istediin kadar ada ve devrimci yetitir, devrimi toplumsal derinliklere indiremedin mi, meydan sylevlerinden ve geit trenlerinden ibaret kalr, hibir ie yaramaz. Mustafa Kemal, bunu bilmiyorduysa bile, kestirebilecek kadar akllyd. Ne var ki, 'imtiyazsz snfsz kaynam toplumu' gerekletiremeden ld, bizleri yarm kalm bir devrim, eli kulanda bir dnya sava, bir sr de ikinci snf politikacyla ba baa brakt. Devrimin toplumsal karakterini, gerek anlamn bir yana iterek, ilericilii lfta brakp, yar faist yar feodal bir rejim kuranlar, bunlardr. Sizin partinizin adamlar. Oysa 1920'lerde hareketin k noktalar

bambakayd Albay'm: Emperyalizme ve kapitalizme kar, halk ve devrimci bir cephe kurulmutu, bir Mdafaa-i Hukuk cephesi... yi ama demokrasiyi getiren kim? nn deil mi? Ho, iyi mi yapt, oras su gtrr ya, neyse! Demokrasi olmasa bu herifler sz sahibi olamazd da kafamz din kalrd biraz... Yzba Demir, alayl, incecik, glmsedi: ... demokrasi de demokrasi olsa yreim yanmaz! Ne sanda parti kurduruyorsun, ne solunda! Yalnz kendi partinin honutsuzlarna, o da seninkine benzer olmak artyla, bu hakk tanyorsun. Nerde grlm demokrasinin bylesi? u sra bizdeki Albay'm, halk ve lkeyi smren 228 jki bal bir canavar, canavarn balar ayr vcuda bal ama, biri yiyip teki bakt m kyamet kopuyor. Bir sredir ektiklerimizin, asl anlam bu! Miralay Ferdi'nin ni aknl, birden ne olduunu karamad, eliikliklerle ve kartlklarla dolu bir duygulanmaya dnmt: Kuku da vard bunun iinde, fke de, utan da, hatta hayranlk da! Islak bir ay gibi, tyleri diken diken: Yava yahu -diyerek kesti-. Dursana biraz. Dur, soluk alalm! Braktk m, duman ediyorsun ortal, dediklerin doruysa u son yirmi yllk hayatm al, gtr kubura at! Her eye yeniden balamak lzm, serde ne genlik kald ne salk, ama anlat, yalnz acele etmeden, duyuyor musun, usul usul... Anlattklarnn iinde gerek prltlar seer gibi oluyorum, gel gelelim, bir trl tamamn kavrayamyorum, yava yava anlatrsan, belki... Koltuundan frlad, Yzba Demir'e yanap, omzuna hatr saylr bir yumruk indirdi: ... anlat ahinim -diye kkredi-, ne biliyorsan anlat! Biz eek kafallar, gzelim inkilbmz neden pi etmiiz, neden maksad- aslisine ulatramamz? Hepsini syle! Niye yiyememiiz bu halt? Hsn- niyetimiz, cesaretimiz, irademiz olduu halde, ha, niye kvramamz? Her eyleri vard ama, en nemlisi yoktu: Bilimsel bir yntemleri. Bilimsel bir yntem olmaynca, olaylar tarih ve toplum asndan deerlendirmek, derli toplu bir bileime varmak olaszd. Bu yzden, Mustafa Kemal'in devrim anlayn, bir trl sistemletiremediler. Zaten o da syleyeceklerini sistemli olarak deil, dank ve para para, ya Meclis'te bir tartma srasnda, ya siperlerde ate hattnda dolarken sylemiti. Sa olduka iler yolunda gidiyor, toplumsal gelimeleri ngren akl sr ermez bir radar aygt gibi, tarihin akna en uygun izgiyi bulup srdryordu: Memleketin sahibi ve efendisi, hakiki mstahsil olan kyldr, askeri zaferlerden iktisadi zaferlere, be yllk plan, bankalarn ve madenlerin kamulatrlmas, 'sy esa229 sna' dayandrlan bir halklk ve halk bir hkmet, vs., vs., etkili bir eylemler btn, kendiliinden olumu epeyce tutarl bir bileim, hepsinden nemlisi, devrimin sreklilii ve sonraki aamalar iin elverili bir temel oluturuyordu. Devrim, Gazi'nin kafasnda, duraklamayan, durmadan ilerleyen bir atlmd, canlln bu hareketliliinde bulacakt. Onca amacmz neydi, ada uygarlk dzeyine ulamak deil mi? yi ama o dzey sabit durmuyordu ki, aralksz diyalektik bir gelime iindeydi, u halde devrimimiz de aralksz geliecek, ada uygarl son aamalarna dein izleyecekti. ... dur bre ahinim, soluk al biraz! Yine kardm ipin ucunu! Hem, yemek zaman geldi geiyor: Eskiler ne demi, malm, a ay oynamaz, hele 'Ay' Ferid, hi! Haydi hem yiyelim, hem anlat olur mu? Ruhsr, oturabilir miyiz? Aaaa tabii, buyrun! Prl prl bir sofra: Gm takmlar, ieklerle ykl kristal vazolar, duman tten orba ksesi. Aa katn daha samimi, daha insan sarveren loluu iinde, sanki bir zafer tak kurulmu. Hangi unutulmu enlii kutlamak iin? ... Suat, sen ge uraya, karma! Delikanl, sen yle, yanma! Acaba bilir misiniz, nohutlu tarhana orbasnn, en az bilimsel bir dnya gr kadar mhim olduunu? Heh heh heh! Hele bir kak aln, anlarsnz, doru mu sylyorum, yalan m? Ruhsr, Yzba'nn az nce dediklerine kulak verdin mi? Kftehorun bilmedii yok, syledikleri aklma yatyor, beni fkelendiren de galiba bu! Demek Yzba, senin fikrince, biz eski Kuva-y Milliyeciler...

... evet Albay'm, siz eski Kuva-y Milliyeciler, Mustafa Kemal ldkten sonra, onun fikirlerini yar yarya benimsemi smet Paa'nn ardna takldnz. Yar yarya diyorum ya, haklym: Onca devrim, her eyden nce baaryla sonulanm bir savat, bir bamszlk sava, sonra kltrce ve yaaya batllama, vatandalarn kanun karsnda eitlii, bir de laiklik! Bundan tesi, asl temel, vatandan yaama koullarn deitirebilecek toplumsal deiiklikler, 230 irkiltiyordu onu; 40'la 50 yllar arasndaki faistlemenin de, Halk Partisi'nin bir eraf ve brokratik partisi olarak yozlamasnn da altnda bu korku yatyor. Eski Kuva-y Milliyecileri, ie yaramaz devrim korkuluklar haline getiren, bu. Neden mi? undan: Aslnda devrim durmutu, aalarla ibirlii yapyor, karaborsadan milyoner retiyordu; oysa grnte, hareketli yllarn devrimci edebiyat srarla korunmutu. Sizi aldatan bu oldu ya! Yalnz sizi mi, herkesi! Duydun mu Ruhsr, ne diyor: Hata bizim deil, herkes aldanm! Neden, muhteva deimi ama ekli muhafaza etmiler, ondan. Uyutmular yani bizi! Vay canna yandmn dnyas!.. Yiyin evlatlarm, iyice karnnz doyurun, iyi dnmek iin iyi beslenmek lzm. u hindi dolmasn gryorsunuz ya, haaa, hindi dolmas deyip gemeyin, bizim Mrvvet Bac'nn ihtisasdr o, hibir yerde byle nar gibi kzarmn, iyi piirilmiini yiyemezsiniz. Sakn, yanna salata almay unutmayn, o da Bizim hanmn ihtisas: Yourtlu karnbahar salatas dedin mi, orda dur. Ruhsr, yle ters ters bakacana ekmek versene! Hah yle! imdi onu bunu brak da, u tepemizdeki Menderes belasndan nasl kurtulacamz anlat Yzba... ... vallahi Albay'm, nce Menderes'in ahs tahakkmn nlemek lzm. ahs tahakkm deyiim lfn gelii, yarm buuk liberalliine, az kalabalk komnizm dmanlna bakp, ona demokrat diyorlar ya, aslnda yapt faizm, hem Osmanl faizmi. Bu, nlendi mi nlendi, devrim tarih iindeki gerek yerine oturtulacak, en ileri sonularna kadar gelitirilecek. Ama nasl? Kimlerle? zlmesi gerekli olan sorun bu. imdilik, zmn bilmiyoruz ama, kim bilir belki bilenler vardr. Var mdr? Kimdir bunlar be ahinim? Bak Suat una, bilenler belki vardr diyor, kim olduklarn sylemiyor. Sen biliyor musun onlar? Suat'ta ses yok. Bulutlardan inmi karanlk bir sis, drt yann kuatm, alm1 onu gtryor. tekilerin yaantsna katlmak iin, ne yapsa bo. Onlar, dardan gryor. 231 i Szgelii yengesini, kar mavisi salar atlvermi tlbentin, belli belirsiz glgeledii, ince ve durgun yzn. Gittike coan, cotuka kabna samayan Ferid Daysn. Yzba Demir'i de. Bu adam, bugn, ne ok konuuyor? Uultulu bir org! Akama kadar byle tp duracak m? Besbelli yle. Sesindeki derin titreimler, sararm fotoraflarn arasndan en ufak bir boluk bulsa, hemen dolduracaklar; o soluk eski zaman insanlarna, beklenmedik bir canllk, oktan unutulmu yaantlarna, yepyeni ve bambaka anlamlar verecekler. Suat, bir yerden sonra, iyice dalyor. Eyalarn ve insanlarn, eyaln ve insanln belirleyen deimez izgiler vardr ya, evresini saran sis onlar usul usul siliyor mu, ne, kayboluyorlar. Bir bakyor, evresindeki insanlar rya-larndakilere gemi; yaantsn paylatklar, gizli hayatn vermeye hazrlandklarna karm; yle ki, onu rlplak, memelerinin stnden su gibi akan ylanlarla grm olan annesinin hayalini, u karsnda oturup artc bir biimde nasl bir adam olduunu belli ediveren Yzba Demir'inkinden ayrabilmek olasz! " ... evet, yanlmamm, bu Yzba Demir ne ciz, ne palavrac, ne de niversiteli havasn zerinden atamam bir ocuk. Kendisini yakkl ama kafasz biri diye satmak istemesi, bouna! Ne kadar abalasa, ne kadar szlerini ve davranlarn anlamlarndan boaltmak istese, yine zor yaaml, sert ve salam amalarn adam olduu belli oluyor. Onu ben, imdi birdenbire nasl grnverdiyse bandan beri yle grmyor muydum? Belki bir sisin ardndan ama, yle: Keskin profili, hafife titreyen esmer elleri, yzne bsbtn olaand

bir hava veren o yara iziyle! Zaten, ayamn altndan aralksz kayan, bu oynak ve kararsz taban stnde, dmemek iin tutunabileceimi sandm tek ey, onun bu dengeli ve deiik erkek gzellii olmad m? Neler diyor, ou zaman anlayamyorum: Szcklerinin, daha birini gerek anlamna yerletiremeden, brleri stne ylyor. Dncelerinin btnn kavrayabilmek 232 zor, ok zor! Partilerin altyapsn zmleyii doru olabilir mi? Doru diyelim, politikadaki yeri neresi? Devrimci bir brokrat m, yoksa ii gc hayal kurmak olan kk burjuva bir servenci mi? Hem Mustafa Kemal'i gereinden fazla bytmyor mu? Onun dneminde de, sac olsun, solcu olsun, btn muhalefetler susturulmam myd? Hayatmda bu derece lezzetli bezelyeli enginar yemedim, yaptklarm hi byle olmuyor, gitmeden bir yolunu bulup Mrvvet Bac'dan srrn reneyim. Acaba bu tad, zeytinyann cinsi mi veriyor? Sanmam, piirmesini bilmek lzm. Her ey de yle deil mi? Bak u anneme, hayat savann stesinden gelemeyeceimi sanyormu, ryalarnda beni gryormu stelik, gslerimin stnden atlayan ylanlarla! Gln deilmi annem, daha ok kayg verici, korkutucuymu; klk deitirmi bir kadna deil, bir erkee benziyormu, sokakta grsem tanyamazmm. Tanyamam tanyamam, o kadar hayal kurdum ki bu konuda, her eyi oktan karmakark etmi olsam gerek! te, birden tkandm, canm bir lokma daha yemek istemiyor, itahm kesildi. Yalnz itahm m? Ne konumak istiyorum, ne gzlerimin iine bakarak konuan Yzba Demir'i dinlemek! Hem niye bakyor yle, rahatsz oluyorum. imdi neo-kemalist mi diyeceiz buna, ne demek neokemalist, anlamsz bir sz, toplumsal kkeni yok! i snf olmaynca, ilerici hareket olmaz. Olur derlerse, inanmayacaksn, kk burjuvazi milliyetiliidir o, burjuvazinin tuzadr. Niye Halim'le tartmyor fikirlerini? Tartrlarken, dorusu dinlemek isterdim. Hele Halim'in irretliini ve szden anlamazln hesaba katarsak..." Halim, yarm saattir, Partokel'in kaps nnde, bir aa bir yukar gidip geliyordu. inde bir bocalama: imdi gidip geldiini haber verse, telan ve korkusunu aa vurmu olmayacak m? Rahat adam, kendine gveniyorsa, bulumasna ge kalr, hi olmazsa saatinde gelir, onun gibi byle yarm saat ncesinden damlamaz. O halde ne yapmal? Otelin kaps nnde, aa be yukar vakit ldrr233 sn. ki yanndan Mithatpaa Stad'na youn bir insan nehri akar: Cgara azda, gazete koltukta, kasketi kayklm, erli beerli gruplar; sandvileri ceplemi, hergele mi hergele tornac raklar, dorultmaclar, lise rencileri vs. nemli bir ma galiba. Boaz'dan esen rzgr, ne kadar kaln bulut varsa nne katm, ehrin stne sryor: Homurtulu, adamakll ar, siyah da pembe pembe nakl, acayip birtakm bulutlar bunlar: Arlklar o kadar elle tutulacak gibi, o kadar besbelli ki, cami kubbeleri sanki altlarnda ktrdyor. Halim, solundan sana, sandan soluna, kaldrm arnlyor. Bu tkrd yirminci cgaras m? Bir yandan, iin iin bozulmakta: " ... ulan bu bendeki kafa m be? Mantk yok bir kere. imdi Galib olsa 'dzen fikri teekkl etmemi' derdi. nce yatakta leye kadar baylanlan, sonra birden frla, paldr kldr giyin, tra ol, iki lokma bir ey, iki kadeh koy-nak attr, sonra gel buraya saate bir bak, daha yarm saat vaktin olsun: Enayiliin daniskas buna demezlerse, neye derler? Hele tam kart bir davran kararlatrdn dnlrse!.. Haik'te e dostla lak lak edip ene yartracak-tm da, tumturakl ve yukardan, en az bir eyrek ge gelecektim, beyefendi bulumasn iplemediimi anlasn diye..." Bu buluma hesapta yoktu, oras muhakkak. Dn Be-yolu'nda dolayordu. Nobran, alacal bulacal, hrs ve hasetten atlayan kalabaln arasndan adyla ardlar. Dnd bakt, tanmad bir herif kravatna binmi geliyor. Kravatl dersen, bal bana bir lunapark. Nedir diye merak etti, durdu. Herif, kravatyla aka vnerek yaklat, yol yine tkand iin, araya skm kalm siyah bir Ca-dillac' eliyle gsterirken: " Halim Bey'siniz ya? -diye sordu-. Yanllk yok ya?"

" Hayr, yok!" " ... aabeyiniz tarafndan geliyorum. Kendisi u arabada, nah unda, evet: Uzaktan sizi fark etmi, bana git unu yakala dedi..." 234 Halim, arabann iinde, aabeyinin, o knal byn posta pulu gibi st dudana yaptrm taral avukat suratn seer gibi oldu. Osman Naci Bey dalgn, biraz dnceli grnyordu. Baka yerlere bakyordu ama, baktn grd pheliydi. " ... sizinle grmek arzu ediyor, yarn saat te Parkotel'de bekleyecek..." Yol alm, arabalar hafife kmldamt, herif, kravatn Bayrak gibi rzgra vererek Cadillac'a seirtirken, bulumann yerini ve saatini yksek sesle bir daha tekrarlad: "" ... saat te, Parkotel'de! Tama m?" imdi saat ka? e be var. Be dakika daha sabr! Park Pastanesi'nin buulu camlar ardnda hayal meyal glgeler: ok boyal, apkalar tll, kadidi km yal koko-nalar, Mtareke fahiesi jestleriyle pasta tkmyor. Tyl enelerinde creme chantilly bulaklar!.. Bol bol cgara iip, rtbe srasyla birbirini ekitiren, enebaz ve avare, emekli generaller, konsolos artklar... erde, sanki bir piyes oynanyor. Herkes, ad, rahatsz edici bir sessizlik iinde, elli yldr oynanagelen bu piyesin balangcn ve konusunu hatrlamaya alyor. Kimse hatr-layamyor, fakat oyunu srdryor. Nerden yola ktklarn, nereye varacaklarn bilemiyorlar. Sama! Halim'e dipten bir yerden, kvrak ve mavi bir kocaman hayvan, kirpiklerinin ucuyla ltfen selam m verdi, yoksa ona m yle geldi? Yannda ensesi tral, gri salar smsk arkaya taranm erkekten bozma bir kadn. Kim bunlar. ri ve 'fistolu' dudaklarn arasnda, can ekien bir yaprak cgaras gz nne iliince, Matmazel Rael'i bulup belleinden karyor. " ... hay Allah, deminden beri kaldrmlar arnladm grd m bu kaltak?" Hacbeyolu'nu greceim -dedi-. Danmadaki adam, souk souk, tepeden trnaa szd onu. Gren azarlayacan sanabilirdi: Kimi? Hacbeyolu'nu mu? mknsz! Akama kadar kimseyi kabul edemez. 235 Nasl olur, saat te gelmemi sylemiti. Siz bir kere haber verin, ltfen. Randevunuz varsa, baka tabii. Adnz ltfeder misiniz. Halim Hacbeyolu! Kardeiyim. Adam birden ufald, suratnda yalak bir kpek sevimlilii, yaltaklanmaya balad: ... niye bandan sylemezsiniz beyciim? Ona gre davranrdk. Yerli yersiz rahatsz ediyorlar, bu bakmdan... Kusura bakmayn artk! Derhal geldiinizi bildireyim: Osman Naci Beyefendi, henz sofradan kalktlar, siz salonda istirahat buyrun bir dakika, ben icap edeni yaparak... Osman Naci Hacbeyolu, yannda Kmil Bey, bir kral sofrasndan kalkm, yukarya, dairesine ekiliyor. nnde kaplar, kendiliklerinden al alveriyorlar. Kocaman ve rahat koltuklar, tombul ve uysal orospular gibi, elinin altnda hazr. Eri baksa, her keden garsonlar kouuyor, bir emri mi var diye. Daima da var. Bu ne biim kahveymi byle, ekeri doldurmular, kpksz? Metrdotele bir azar, bir azar! Kpkls ve az ekerlisi gelecek. Koca koca Havana purolarn, yar iilmi, kl tablalarnda unutuyor. Kmil Bey, iyidir hotur, istei hi bitmez, deminden beri geciken bir dviz transferi iin dkmedii dil kalmad. Dinleyen kim? Dinleyecek hali yok ki! oka yemi galiba, zerinde bir arlk, 'hazm rehaveti' Kahvesini grltyle h-prdetiyor. Ne tarafndan baklsa, zerinde memnunluk akan bir adam. Kendinden memnun, alnna kaldrd gzlklerinden, lacivert ngiliz kuma elbisesinden, knal pul byndan, parmandaki kaln altn yzkten, her eyinden! Davranyla, aslnda neyse onu belli ediyor: Gsterie dkn, alaturka, bir tara aydn. Aklna esti mi, karsndakinin szn kesmekten hi ekinmez. Dinleneceinden emin. Hatta konuyu deitiriyor, gereksiz eyler sylyor: ... vallahi Kmil Bey, hani muhalefetin filizlenip vatan sathna dald yerdir ama, u kahpe stanbul houma 236

gitmiyor deil. Her gn biraz daha fazla. Ankara'da can skntsndan patlyoruz, birader. Bu hava nerde? Hanidir bir fikrim var, Kalender'deki arsalara ina edilen villalardan birini alsam m diyorum, vk bizler, iimizin icab olarak Ankara'da... Sesinde uydurma bir bezginlik: ... her ne kadar resmi bir sfat yoksa da diyor-, stanbul'a bu seyahatim fevkal-hade mhim. Her ey dnte Beyefendi'ye vereceim rapora bal. Halbuki daha ilk temaslarm yapar yapmaz nevmd oldum. Nedir efendim o matbuatn hli? Sizin gazeteyi, ehemmiyeti sizinkisiyle gayr- kaabil-i mukayese dier birkan bir kenara brakrsak, hepsi satlm bunlarn! Hele niversite, mason ve komnist yuvas. Balarna i aacaklar, haberleri yok. Bu byle gitmez, muhalefeti ihanete vardrmalarna msaade edemeyiz. Her eyin bir usul, bir dab yok mu efendim? En ksa zamanda bu bozguncular bir zapt--rapt altna almalyz. Adetidir ya, son szlerini tekrarlyor: ... en ksa zamanda! Osman Naci Hacbeyolu'nun etki alan, herhangi bir milletvekilininkinden ok daha geni, nfuzu fazlayd. Siyasal ynden olduu kadar, ekonomik ynden de iler aksamaya balaynca, partinin, elebalar arasnda onun da bulunmakla vnd ar sac kanad, Menderes iin yepyeni bir nem kazanmt. Enflasyon, gn getike arlaan koullarla bastrdka, Menderes gerici kanada doru eiliyor, aktan aa muhalefetsiz bir demokrasiden yana olduklarn savunanlar, kendilerinden yana olmayan herkesi komnistlikle sulayanlar tutuyordu. smet nn gibi, gemii herkese bilinen politikaclar bile bu trden sulamalarla kirletiliyorlard. ... iktidarlar boyunca ne yaptlar? Mazimizin slm ve Trk olan btn kymetlerini, sistemli olarak, tahribe tevessl etmediler mi? Millete cengver ruhunu, dinini, rf ve detlerini unutturmaya kalkmadlar m? Enver Paa gibi gzide bir kahramann hatrasn inemediler mi? Hani ner23" deyse Trklklerinden, Mslmanlklarndan utanyorlar diyecek insan! Vallahi byle! Daima gvurlardan yana karlar: En .mhim megaleleri onlara benzemeye almak! Tyl kzl yarasa elleriyle, yeni bir puronun canna okudu. Gm akmann mavi alevini, taa cierlerine ekiyor: ... Rus klasiklerini evirtip bastrarak mekteplere datmak ne demek Kmil Bey? Nereye varr bu iin encam? te bunu yapt bu mel'nlar! Hem de Maarif Vekle-ti'nin resmi emriyle! ktidarlar srasnda, btn Maarifi kzllar ele geirmiti zaten, bilmez misin? Eski Turanclardandr, Osman Naci Hacbeyolu'na Rus deme de, ne dersen de. Rus szn iitti mi, tyleri diken diken oluyor. indeki Turanc lmedi henz. Dndan ne kadar Demokrat Partili gzkrse gzksn, genlik yllarnn Turanc cokunluu, iinden drtp duruyor: Turan, byk dou: Sarn Tuna'nn yeil kylarndan, buzlu ve sert Trkistan ilerine kadar, btn Trkleri tek bayrak altnda toplayacak, o byk imparatorluk! Osman Naci'nin Hukuk'ta okuduu sralar, Turanclk, yar gizli bir hareket olarak gelimekteydi. Gen Turanclar -nedense ou karamaca beyi gibi esmer, doulu eraf ocuklar-, fakltelerde ku uurtmuyorlard. Gizli sakl bir yerlerde toplanrlar, yalan yanl baz kitaplar okur, ou birbiriyle dalaan kavgac dergiler karrlard. Hepsinin zerinde ayn Bozkurt ulurdu. Hepsinde ayn slogan: " Her rkn stnde Trk rk!" O lgnlk yllar, unutulur mu? Faklte koridorlarnda, anfilerde komnist kovalanr; birisi bir yerde kstrld m, az burnu datlrd. Sonra ete halinde Yenikap meyhanelerini basar, ark, cgara duman ve it kpek arasnda, yaptklarn slatrlard. Rak su gibi akar, gece dolu bir kovan gibi uuldard. Bu Kmil Bey, imdi nasl rkek, ht desen kamaya hazr bir herifse, o zaman da yle yreksiz bir genti ama, Osman Naci yle mi ya? Elebayd bir kere, hele kendi yazd Turan iirlerini grl grl okumaya 238 koyuldu mu, sanki ate pskrr, iliklerine kadar Trk kesilirdi: Kartal baklar, drst byklaryla tarihin karanlklarndan beri srp gelen, o gl, eli krbal, yalnz ve yenilmez Trk! Soylu uygarlna, ba emez

yceliine ramen, Rusu, Bulgari, Rumu, Yahudisi, onu hie saymaya m yelteniyor? Varsn yellensinler! Ergenekon'un Bozkurt'u nerdeymisin yetiecek, klavuzluk ederek, onu yeniden zafere ulatracaktr. Bir hesap yanll m yaptlar, ne oldu, birden uyanan dikta polisi, faistlerin ve nazilerin desteiyle komitacla heveslenen yeni Turanclar, yakalad gibi ieri tkt. Bereket versin, Osman Naci ortalarda deildi o sra, faklteyi bitirmi, zmir'de avukatlk stajna balamt. Tutuklanmaktan bylece kurtuldu. Demokrat Parti kurulur kurulmaz, rejimden btn honutsuzlar gibi, kapa oraya att. imdi, skkn skkn, telefona bakyor. Kmil Bey, niyetini sezdi, bir rdek telayla telefonu kapt getirdi. Yarm azla bir teekkr, arkasndan, yapma olduu besbelli bir kibarlkla, otelin santralna bir emir: ... kzm, acele Dahiliye Vekleti'yle grmek istiyorum: ehirleraras mstacel olduunu bilhassa syle, vekil bey telefonumu bekliyor. Oysa iinde gelitirdii tasarlarn, bunlarla hibir ilgisi yok: " Boaz'dan vazgemek galiba en iyisi, nne gelen bir villa konduruyor, eski havas kalmad diyorlar. Byka-da'y m sesem, kibar muhit, gzlerden uzak. Herhalde daha mnasip olur. Gilda duymasn, ldracak sevincinden." Kardeini bir ceset gibi karlad. Gzleri cam kesilmi, yznde insanca ne varsa eriyip akmt. Kmldamyordu da. Elleriyle belirli anlam olmayan bir iaret yapt, o kadar. "Ho geldin'i bile esirgedi. Ksaca: Oturunuz -dedi-. Size diyeceklerim var. O arada, bu beklenmedik rastlantdan dehetli rahatsz olan Kmil Bey olmadk bir randevu uydurmu, st ste temennalar yapp sama sapan bir eyler mrldanarak, ken239 dini dar atmt: Ondan kala kala, biri huzursuzluktan kpr kpr, teki ask suratl iki dman kardein arasnda pr pr eden, bir 'inallah' kalmt, salyasyla prl prl slak, yersiz yurtsuz bir 'inallah'. Halim cgara imemek iin kendini zor tutuyordu. imdiye kadar ne babasnn yannda imiti, ne aabeyinin. Bir yanyla, kesin kesin, bu sefer imek kararlar verip, ceplerinden anszn srra kadem basan kibritlerini aranyor, bir yanyla isem mi imesem mi diye bocalyordu: " ... inadna yapm gibi olmayacak m? Ne de olsa bym, stelik her gn grmyoruz." Ovgrmeyeli, Osman Naci imanlam, arlamt. Salar iyice dkldnden, dazlak tepesi parl parl parlyordu. stne, hayatndan memnun, ileri tkrnda giden bir politikac hli gelmiti. ren bir eydi bu, tiksindirici. ... ihtiyarmz haricinde olan hsmlk mnasebetimiz bir tarafa braklrsa, sizinle mterek hibir eyimiz bulunmuyor. Benim nokta-i nazarmdan beyaz olan ey, sizin nok-ta-i nazarnzdan dpedz siyah. yilik ve ktlk, hayr ve er mefhumlar da, yekdierimize gre tamamen deiiyor. Evvelce byleydi bu keyfiyet, imdi de byle, ahiren de byle olacak. Binaenaleyh, u veya bu ekilde, bir mutabakata varmamzn imkn ve ihtimali yoktur. Esasen, bir mektubumda bu noktaya temas ettiim iin, zerinde fazla tevakkuf etmeyeceim. ahsen sizi grmek niyetinde deildim, dn hi hesapta yok iken Emniyet Birinci ube Mdr Muavini bey... Halim, kelimelerin aralksz akndan sersemlemiti. Bir an, kendini yeniden, iki sngl jandarma arasnda gryor: Elleri kelepeli, kzl salar ince yamur serpintisinden -zerine cam kr serpilmi gibi- prl prl, aznda o zehirli sulfato acl. Byk bir cmle kapsndan, maltata-- lan deli bombo bir avluya giriyorlar. Hay Allah, eskiden yaad bir an m bu, yoksa yaknda yaayaca bir an m? ... Muavin beyin size gsterdii tevecch, ahsen bana, bir mnda ailemizin btn efradna duyduklar hrmeti ifade eden bir ltuf: Size de, istikbalinizi kurtarmanz, ailemi240 zin alnna srdnz lekeyi temizlemeniz iin, esiz bir frsat! Bu frsatn zerine tehalk edecek yerde, andne sktunuz hayra almeti telkki edilemez. Yalnz haberiniz olsun, bu sefer kimse kurtaramayacaktr yakasn! Bunu kat'iyetle beyan edebilecek bir mevkide bulunuyorum. 'Beyefendi' bozguncu muhalefetin kkn kurutmakta kararldr. Hepiniz berhava olacaksnz. Listeler

oktan hazr. Srgn zahmetli olacak. Sizin adnzn da, -bir mnda benimkidirsrlecekler arasnda bulunmas, hounuza m gidiyor? Sizin gitse dahi, benim, suret-i kat'iyede holanmadm bilesiniz! Telefon! Kaslarak 'Alo' deyii, grlecek ey. Knal pul by, kzllara vergi o bozuk beyaz burnunun altnda, konutu mu bir tuhaf kmldyor. Onu byle grmek, onun gibi bir kzl sal olmaktan, lp lesiye tiksindirdi Halim'i. ... evet, kim, Veklet mi? Haaa, eveeet, siz misiniz, bakn u ie imdi... Yayvan bir glmseme^ suratndaki nobranl alp gtryor. Gevemi baklarnda, birden hayvansal bir ehvet al. ... Dahiliye Vekleti'ni aryorum, hih hih hih, karma siz kyorsunuz ham'fendi, olursa bu kadar olur, tesadf dediin! Sabah erifleriniz hayr olsun, nasl iyi uyuyabildiniz mi bari? ok l, ok gzel. Dinliyor ama, dinlemesini bilmiyor, telefona hl alamam acemi tarallar gibi, bayla elleriyle iaretler yapyor. Zaman zaman, ona hi yakmayan sivri bir gl var. ... hih hih hih, elendiniz demek, iyi ama neden o derece imitiniz ham'fendi? Unutmak iin mi? Neyi unutmak iin? Telefonu kapadktan sonra, dalgn, bir sre meleklere srtyor: Gilda'yla kolkola girmi, aalkl bir yolda dolayorlar. Gilda, metresi: Trk beyazperdesinde anszn parlam. Rita Hayvvorth bozmas bir yosma. Eskiden bar kzym. Halin'in varln fark etmesiyle somurtmas bir oluyor, zira o bir bakasn getiriyor aklna: Ukal, insan srganotu gibi dalayan, drdr bitmez bir kadn: Karsn. 241 ... uzun szn ksas -diyerek sz balyor-, meseleyi byle muallkta brakamazsnz, bir karar verip neticeye gtrmeniz art! Sizi buna, tamakta bulunduunuz isim mecbur ediyor. htiyar ve hasta babanza, bizzat bana, ferdan ferda ailenin cmlesine kar mesulsnz, ya tavr-u hareketinizle tadnz Hacbeyolu adna lyk olduunuzu ispat edeceksiniz, yahut da... Dorusu, neyi im ettiinizi bir trl anlayamyorum, sz bir yere getirmek ister gibisiniz ama, nereye? Benim istediim tek ey, rahat braklmak! ... evet, anlyorum, fakat her ey gibi rahat braklmann da bir faturas vardr, onu demeniz lzm. Vaktiyle birtakm haltlar kartrdnz, bana verilen malmata baklrsa, imdi de tek durmuyormusunuz, rahat braklmak isteyen kimse byle mi yapar? Btn mesuliyetleri gze alarak, kendi hesabmza, size bir frsat tanyoruz, gsterin hsnniyetinizi, temiz ve vatanperver bir gen olduunuzu, yoksa... Sesinde gizli bir fke, son cmlesini yeniliyor: ... vatanperver bir gen olduunuzu, yoksa!.. Yoksa, ne? Halim, iki yannda iki sngl jandarma, elleri kelepeli, yine ayn cmle kapsndan, ayn bo avluya giriyor. Yukarda, salak bir yamur serpintisi. Ya da, karanlklar kl bir trtl gibi takr takr oyan. bir srgn treninde, camlarn nnde durmu, ilk Jntrklerden bu yana btn siyasi srgnlerin kendi kendilerine sorduklar mthi soruyu soruyor: " Acaba onlar m hakl? Acaba ben mi yanlyorum?" Birden yrei darald, iinde nne geilmez bir krp dkmek arzusu. Braksalar, ortal duman edecek. Ne bu be? Yenilgi, yenilgi stne geliyor. lmesine lmyoruz, lemiyoruz bir trl ama, dirilemiyoruz da! Aabeyi, onun ne halde olduunu fark etmiyor bile. Bir kerecik yzne bakmak gereini duymadan, bir Havana purosunun daha canna kyarak: Peki -diyor-, dnn tann. Biraz daha msaadeniz varm. Ben son defa olarak ikaz etmek istedim. Ailevi 242 bir vazife telkki ettim bunu. Syleyeceklerim bundan ibarettir, ekilebilirsiniz. Baka birisini kabul edeceim. O baka birisi, Gilda'yd. Halim, Parkotel'den karken grd. Taksiden inmi, glmseyerek ofrn parasn veriyordu. Gzel kadnd, gzel olmasna! Akaju kzl salar, kpk kpk omuzlarna dklmt. Yksek, ine topuklu iskarpinleri asfalt deliyordu. Bu iki ucun arasnda, bir erkein akln

bandan alacak, ne istenirse vard: Krk, dumanl bak, takma kirpik, alkalanan kala! Omuzlarndan biri inadna brnden yksek, ar ar, dalgalana dalgalana, yryordu. Stdyoda birok kereler karlamlard ama, Halim onu asl, hani ressam Cavcav var ya, onun anlattklarndan tanrd: Gilda'ya hem 'atlyor' hem epeydir parasn yiyordu da! " ... Gilda'yla* yatmak arkada, kolay i deil. Niyetli misin, nce bir zaman beslemelerle staj yapacaksn, esasl, yle drt ba mmur bir staj! Adilikten holanacaksn sonra, bir de burnun tkal olacak!.. Neden dersen, yle pis kokar ki bu orospu, alarsn: Keskin ter kokusuyla, ar parfm karnca, oluyor mu sana eki, yapkan, evlere enlik bir koku..." Halim, Taksim'deki saati grnce, ard: buuk. " ... buuk mu, dalga m geiyorlar benimle? O kadar eyi, biz yarm saatte mi konutuk yani? Yahu ben akam oldu, akam olmadysa bile, en azndan iki saat geti sanyordum! Aabeyim olacak deyyus, stelik iyiliimi istermi gibi ikiyzl davranarak, hepsi hepsi yarm saat iinde mi canma okudu benim? Yukardan, purosunun ateini gzme soka soka, att tuttu da, sesimi bile karamadm. Cann skacak, kafasn kartracak, tek kelime olsun, oturtamadm. Th yazklar olsun bana! Herifi utandralm diye gittik, rezil olduk ktk. Eh, ne de olsa eski dzenbaz, iini bilir." Demin tasarlad, varla yok aras yamur serpintisi, imdi bann zerinde, ince ve klrengi, umutsuzluk verici * Bkz. Kurtlar Sofras. 243 g|L| bir sis dokuyor. Tklm tklm otobsleri, duman duman vapurlar, somurtkan yaplaryla stanbul, sanki saldrya gemi bir fil srs. Halim kstrlm. Hem fena kstrlm. Ah, bir k yolu bulabilse! " Semek elinde mi? Hayr! Ne dn elimdeydi, ne bugn. Yaayacam hibir zaman kendi dileimle semedim, seemedim: Ne olduysa kendiliinden oldu. Olum gibi kanlmaz, bir alnyazsma gre mi?" Yksek sesle tekrarlyor: Ne ete bunlar, ne ete! inde bir karar, olgunlam bile. " Yok, durumu Suat'tan gizlemem, drstle smaz, her eyi anlatmalym. ilesini benimle birlikte ekmeyecek mi? Her eyi bilmeli." Suat, Emirgn'dan dnerken, basbaya korkmutu. Denizin stndeki bulutlar ylesine alalm, o kadar yrtc bir siyahla brnmt ki, Boazii, tehlikelerle dolu bir dehlize benziyordu. Yamurun buralarda daha younlaan ilentisi, iki ky arasna donuk bir perde ekmi; kyleri, kyleri birbirine balayan yallar, gzden silmiti. Surda burda naslsa unutulmu, kederli bir iki ihtiyardan, sokak ilerinde slak slak yanklanan bir mvezzi bartsndan baka, canllk belirtisi kalmam; ortala, rktc bir deprem ncesi havas sinmiti: Ne ocukluunun, ne ilk genlik yllarnn stanbul'uydu bu grd; diken diken minareleri, yzyllarn karanlna uzayan gizli uursuzlu-uyla, baka ve korkun bir ehirdi. Solgun, glmseyerek: nsan -dedi-, geminin burnuna bakarsa, biz duruyormuuz da, iki yanmzdan iki sahil eridi akyormu gibi oluyor. Sanki iki ayr film oynatyorlar. Vapurla dnmelerini o istemiti. Emirgn skelesi'nde in cin top oynuyordu. Gk, kara bir fanus gibi, tepelerine ka-paklanmt. Yzba Demir, Miralay Ferid'le tartmalarnn etkisinde, smsk susuyordu ama; durgun bir sessizlik deildi bu, derinliklerinde dallanp budaklanarak, o tartma devam ediyordu. Suat bunu, Yzba'nn gzlerindeki, anlam yansmalarndan sezmiti. Tartsnlar bakalm. Konutuklarna doru drst ku244 lak bile vermedi: Niye verecekmi? O da az m tartt byle? O fke, bakaldrma ve kin yllarnda, sinirden tir tir titreyerek, sabahlara kadar az m att tuttu? Kuramsal gerekleri nasl krba gibi aklatr, hazr zmleri ortala kezzap gibi duman duman nasl dkp saard? Lfta kalmt hepsi. Hibir dnce, hibir ekilde eylemleemiyor; hibir eylem denemesi, tartma ekime dnemini ap, halkn da katlaca bir uygulama haline gelemiyordu.

stlerine ken cehennem uursuzluundan syrlmak iin bir syleiye snmak, ona, tek kar yol gibi grnd: Soyut olarak ele alnrsa -dedi-, siz haklsnz, ne var ki bu hibir eyi halletmiyor: III. Selim'den beri hep haksz olanlar kazanyorlar. Yzba Demir ban sallad: nk -dedi-, tarih gzyle hakl olanlar, hakllklarn bakalarna benimsetemiyorlar. Ya kendilerine inanmyorlar, ya da inanlarn bilin, bilinlerini rgt aamasjna getiremiyorlar. Yalnz birisi... Sustu. Sonra bir kusurunu balarm gibi: ... hem -diye ekledi-, sylediiniz aslsz astarsz bir sz: Zorla ktmserlie heveslenir gibisiniz. Suat'a dokundu bu sz. Suat'tan ok, onun iinde yaayan, eskilerden kalm toplumcu militana ar geldi. Hani gzn hibir ey yldramazd da, kitaplklara kapanp, karlatrmal toplumsal tarih kitaplar yazmay tasarlard, ite ona. Ac ac glmseyerek: Belki haklsnz, belki haksz, hibir ey diyemem. Yalnz, bu toplumsal malzeme ile hibir ey yaplamaz. Korkak bunlar, miskin, dnyasndan habersiz. Her ey yaplr: Durumu iyi deerlendirip ona gre adm atmay bilirsen! Sustu biraz, kalar atlm, sesi sertlemiti, onu enikonu azarlayarak: ... Mustafa Kemal'e baksanza -dedi-, o gnn koullar iinde, ne istediyse yapm! Elindeki toplumsal malzeme, u bizim elimizde olandan farkl m? Havr! Ama biz 245 forml kaybettik bir kere, sonra kendimize ve gcmze inancmz... Suat, btn meneke rengi gzleriyle, Anadolu sahiline dalmt. u koca amlarn siyahms yeil dalgaland yer var ya, Direkliyal, ite orda. Uzun ve zahmetli hastalnn son aylarnda, babas Haluk Bey, artk yryemeyecek derecede halsiz olduu iin, pencerelerden birinin nne oturur, dinsele yakn duygulanmalarla, saatlerce Boaz' seyrederdi. Suat ne zaman yanna gelse, ya dizinde ak unutulmu el yazmas bir divan, ii gemi bulurdu onu, ya da uslu bir yamur gibi psr psr Kur'an okurken! Annesi yukarya gelmezdi pek, aada pembe salonun pembe aydnl iinde, Nadejda'yla ba baa kalmay, onun zmrt yeili ambalajndan nazla syrlarak piyanoda rkek rkek ald Debussy'yi dinlemeyi daha ilgin bulurdu. Nadejda!.. Nadejda neydi peki, melek mi yoksa eytan m? Nasl oluyor da erdemlerin saydamln ve gizli zevklerin lanetli tadn kiiliinde birletirebiliyor; sevaplarn en temizini olduu kadar, gnahlarn en kirlisini, alacak bir kolaylkla, szlerinde ve davranlarnda gerekletirebiliyor? " ... fakat, hayr! Bu konuya dalmamalym! Yzba Demir'le konumak ok daha iyi..." Suat dnp ona bakyor. Yzba Demir, ciddi ve yorgun bir sava olarak, denizin ve gn cehennem karanlna sapasalam izilmi. Her derde deva Mustafa Kemal'ini bir kenara brakm da, imdilik en etrefil ve aprak toplumsal gelimeleri bir rpda aklayacak bir zm aryor gibi, Suat'n kendisine baktn grnce, erkeke bir yumuaklkla: Sk sk -diyor-, dalyorsunuz. Suat, nce kar kyor bu dediine: Ben mi, yoo, hayr! Az sonra yar yarya kabulleniyor: ... kendimi yenik hissediyorum, belki ondan. Yenik mi? Byle olduu daha iyi. Hi olmazsa ekimser deilsiniz, hayata katlyorsunuz ama, yenik olarak! 246 Olsun, katlyorsunuz ya, bu bile tekrar balamanz iin bir umut. Neye balamam iin? Yanl bir k yaptm, yar ya hemen brakmalydm, ya yeniden balamalydm, yle yapmadm, komakta devam ettim. Hl kouyorum ama, deeri ne? Hibir zaman geerli saylmayacak ki! Hayat bir tek yar m? kincisi, ncs yok mu bunun? lkini kayp bile etseniz, ikincisini kazanabilirsiniz. kincisini de, hatta ncsn de kaybettim. Ayn ekilde: Yanl bir k yapyorum, duracak, yeniden balayacak yerde... Hepsini kaybetmi de olsanz, kazanacanz yine bir yar kalr: Henz gensiniz, kendinize niye inanmyorsunuz?

... kendimi baka birisi sanyordum. Bir gece kim olduumu anlar gibi oldum. O gn bugndr, gerek benliimin hangisi olduunu bir trl'kestiremiyorum, o mu yoksa bu mu? O davranlarm ayarlyor, fikirlerimi dzenleyip bir sraya koyuyor, oysa bu nce o fikirleri yadsmakla balyor ie, yadsyor, reddediyor, rtyor ama, yine de tam bir bakalama salayamyor, zira bir sr yanl k yapmaktan yorulmu, ne istei kalm ne gc... Son kelimelerini bir utanc gizlermi gibi fsldyor: ... cesareti de yok! Yzba Demir onu dikkatle dinlemiti. Szn bitirince, gzlerinin iine dimdik bakt: Bu sizinkisi dpedz kaaklk -dedi-. Bilir misiniz ki cephede olsaydk, bundan dolay sizi vurabilirdim. Sorumlu da tutmazlard. Suat hemen karlk vermedi. Yzba durgundu. Glgelerle dolu kvrck kirpikleri kprdamyordu. Neden sonra, isteksiz ve soluk, glmseyerek: Ne iyi ederdiniz! -dedi-. 247 lkbahar, uzun ve zahmetli bir yolculuk gibi balyor. Rengi belli belirsiz ac yeile alan gkyznden. Koch basili, kavrulmu kahve kokusu ve iektozu dolu bir scaklk, ar ve nemli Kuledibi'ne gelmi ylm. Yoksul, st ste alan Ermeni tornaclar, Laz yorganc ustalar, kaln ve esmer marangozlar, parl parl terliyorlar. Yal mor byklarnda anlalmaz bir i elektriinin tkenmeyen trts. Birisi esnemesin, btn ar az birliiyle esnemeye hazr! Emirgn gezmesinden, Suat'n iinde, tek bir cmle yer etmi; ok nemli sayd, aprak, aykrklklarla dolu bir cmle bu. " ... yO, hayr: Ne irkin, ne gln! Daha ok rktyor insan, neden dersen, erkek esvab giymi bir kadn hli yok onda, dpedz erkek hli var: Kendinden emin, kibirli, mtehakkim!" stnde bir geveklik, Suat, ordan oraya, pencereden mutfaa srkleniyor. Hi sebepsiz bir orda, bir burda. pin ucunu salvermi, ne giyim kuam, ne doru drst boyanmak! Kllarn bile almaktan vaz m gemi, yoksa eniyor mu; bacaklarnda, koltukaltlarnda ine ine u vermiler. Oysa; bakyorsun, divana uzanm, gzleri kapal, hayal kuruyor; bakyorsun, iki kahve birden devirmi, a karnna ve scak scak, ne midesi kalm ne sinirleri. dankln sadece Galata Kulesi'yle, gn olanca arlna gz krpmak-szn katlanabilen, o yalnz ve hantal nbetiyle paylayor. Derken gizli tomurcuklar, pencere ii sakslarnda, patr patr patlyorlar. Ankara Radyosu'ndan, nce Menderes'in 24 S ok uzun bir demeci, sonra partilerinden ayrlp 'Vatan Caddesi'ne yazlanlarn bitmez tkenmez listesi. ki gazeteci daha tutuklanm. Pahallk diz boyu. ehri saran bahelerde aalar ieklendi: Beyaz, mavi, pembe, yeil! Topran en dip derinliklerine sokulmu en ince kklerden, zsuyu en yksekteki dal ularna fsltyla ykseliyor. niversitelerde byk huzursuzluk: renciler, gidii beenmiyor-larm. Eski kahvelerin, hl k ve souk tmbeki kokan i salonlarnda, nargilelerinin bana emekli Tanrlar gibi km birtakm sakall ihtiyarlar, ellerinde mercan tespih, sakl fkelerini atele besleyerek, "Y sabr" ekiyorlar. Miralay Ferid ne demiti onlar geirirken? Alacal bulacal araf mendiline hank! diye smkrp, arsnn amacn birden hatrlayarak: " ... bana bak kz... -dememi miydi-, sen de neden kei gibi inat edip duruyorsun? Anan olacak zpr, maallah zengin, seni beni satn alr. Aklkticarete de eriyor haaa! Benim bildiim yalnz Bayraktar iftlii'nden ayda be bin lira geiyor eline! Han hamam varidat ayr. Bir araba alm, grlecek ey! Araba m, dretnot mu, belli deil mbarek. Kocaman, adamakll lks, son model!" Bir ara susmu, ksaca dnp eklemiti: " ... servetini ota boka, bilmem hangi tarikatn yiyicilerine sarfedeceine sana versin, mevzu-u bahis olan para nihayet senin paran, o da pekl farknda bunun."

Suat cevap vermeyi bile kklk saymt. Ailesiyle bir ilikisi yoktu ki! 'Aalk' burjuvalard onlar, servetleri olsa olsa haksz, baarlar kirli, elleri kana bulanm olabilirdi. Evlendii sra, miras pay ve eyiz diye, on be yirmi bin lira kadar bir para almaya raz olmutu ama, daysnn zoruyla! Ona kalsa, daha fazlasn istemeye ve almaya hakk olduunu bildii halde, tek kurularna elini srmeyecekti. O sralar, tepeden trnaa yadsmayd, ne Allah tanyordu, ne vatan, ne millet, ne aile! Gz bir eyi grmyor, her eye, sonu gelmez bir hn, bereketli bir fkeyle kar kyordu. stne bir saldrgnlk sinmi, kstahln prl prl 249 bir zrh gibi kuanmt. Her bakt yere meneke rengi imekler, elektrik moruna alan yldrmlar yadryordu. Edebiyat Fakltesi'nde, Yksek Tahsil Genlik Derne-i'nde, hareketin ne zeki, en gz pek militanlarndan saylyor, bununla vnyordu. Gelecekteki devrimlerin mthi titreimlerini, eine az rastlanr bir duyarlkla, havada daha imdiden hisseden o deil miydi? Gelecek 'mutlu ve aydnlk yarnlarn' heyecann, daha imdiden iinde duyup, evresindekilere alamaya almyor muydu? Nasl kalkar, kendini soysuz burjuvazinin yozlam bir ailesinden sayp, o pis miras zerinde hak iddia edebilirdi? Konumaya balamasn, burjuvaziyi de, elindeki rahatlk olanaklarn da, zehirli bir dille yerin dibine batryordu hemen. Bunu kendini inandrmak iin mi, yoksa bakalarn 'davaya kazanmak' iin mi yapyordu, oras pek anlala-myordu. Yalnz, aznn kesinde kmseyici bir glmsemeyle, eletirip batrmad ey yoktu: Kadnlar kleydi, erkekler gereksiz ve burnu byk, niversite rezil, stanbul pis ve bakmsz, memleket uurumun dibinde, denizin tuzu az, yamur bereketsiz, yldzlar fazla uzak! Babas hastaland hastalanal, Direkliyal'ya ayak basmamt. Onun leceini seziyor, iinden gitmek gelse bile; annesini erkekten bozma bir yaratk olarak bulacan; belli etmese de, orda artk Nadejda'nn hkm srdn kestirdiinden, kendini tutuyordu. Direkliyah'da, Trk mavisi bir pencerenin ardnda yalnz bir kanun, yine uzun uzun Hafz Post'un bir cmlesini tekrarlayp duruyordu belki ama, kimler iin? Oysa Direkliyal, Suat'n btn ocukluu. Denizden esen ince yel, crcrbcekleriyle ykl amlar okuyor. Mevsim yaz, bir le sonu. Manolyalar, soluk aydnlkla-ryla, uzak ve narin, glmsyorlar. Mermer mavisi kocaman bir mart, gelip kayklarnn demiri zerine konmu; taa akama kadar, hareketsiz ve dnceli, hep yle, orda kalacak. Komular efik Kaptan var ya, babasnn dostu, onun gemisi nirah, ni metal yrtlmalar ve hain fsltla-ryla meydana kyor birden, pencerelerin nnden geerORHAN KEMAL L HALK KTPHANES ken, ksa ddkle yaly selamlyor. Ufukta, ksa ddn, perde perde yanklan! Halk Bey, tlleri ayrp, darya yle bir gz atyor, gs geirerek, yeniden okumaya dalyor. Oda byk, geni: Tavanlar yksek ve ilemeli. Ceviz ktphanelerin ar camlar arkasnda, maroken ciltli eski kitaplarn sayg uyandran kalabal fark ediliyor. Eyalar, belirli bir simetri hesaplanarak yerletirilmi. Kedeki yazhanenin zerine, kocaman bir yeryuvarla koymular. Duvarlarda, kutsal yazlarn, siyah stne beyaz, hsn- hat kaynamas: " Lilhe-il-Allah..." Odada ey var ki, henz on yalarndaki Suat' bylyor: Birincisi, duvardaki minyatrl alar saat, hani her saat banda ve buukta, 'Ktibim' arksn mrldanr! kincisi, tavana yakn bir yerde, yukarda, tnemi olan kartal: Ak, kondu konacak geni kanatlar, gzlerinin ve gagasnn yrtc grnyle, yJe ustaca dondurulmu ki, enikonu canl. ncs, bir duvarn hemen yarsn kaplayan, renkli Memlik-i Mahrsa-i ahane haritas. Bu sonuncusu, imparatorluun daln bir trl iine yatramayan Halk Bey iin de vazgeilmez bir teselli, zararsz bir gnl avuntusu: Ka geliinde Suat, onu haritann nnde, yznde anlatlmas zor bir kederle devletin 'eski satvetini' seyrederken yakalamad m? Her seferinde, bu iin srrna akl erdirememi gibi, hznl hznl ban sallyor, kzna masal anlatt zamanlardaki yumuak ve derin sesini bularak:

" ... bu -diyor-, tasavvuru bile gayr- mmkn bir ey yavrucuum, benim nazl kzm, gryor musun urasn, bal bana bir devlet, Macaristan! te bu Macaristan, Sultan Sleyman'n devr-i saltanatnda bizim Budin vilayetimiz oluyor. u grdklerin yok mu, u ufak ufak devletler; Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk, Romanya, filn... daha elli yl nce bizimdi, bir keresinde rahmetli deden beni Pritine'ye gtrmt, gayetle iyi hatrlarm..." Fakat asl onu ykan, Arabistan'n kayb. Nedeni ak, 251 Mekke'nin orda olmas. Halk Bey'in Mslmanlna diyecek yok, Arabi, Farisi bilir, fkh okumu, nl Kur'an tefsirlerinin hepsine in. Mekke'nin elden gidii, belki bu yzden iini paralyor. Ac da ekiyor ya, btn bilgeleri gibi, bunu belli etmeden yapyor. " ... Mekke-i Mkerreme'yi bizden almak ne demek, bamz vcudumuzdan ayrmak demek! Biz ki Yavuz Sultan Selim Han'dan bu yana, Allah'n izni ve inayetiyle sla-mn klc olduk, onun adna zuhur ve huru ettik, halifesiz kalmamz, Mekke-i Mkerreme'yi kaybetmemiz reva-y hak mdr?" Titreyen zarif parmaklaryla haritann zerinde bir yerleri, baz siyah noktalan gsteriyor: " ... kre-i arzn bu taraf, benim nazl kzm, bir utan bir uca bizim mlkmz, duyuyor musun: am, Halep, Kuds, Badat, Beyrut, San'a... btn buralar! Kabristanlarnda hedamz yatyor, camilerinde Trk minareleri var. Vakt- saati gelince, inaallahtel, yeniden fethile sl-mn gayr- kaabil-i taksim mlkn ihya eyleyeceiz..." Sesini alaltyor, nemli bir sr fsldarm gibi: " ... bir vazifedir bu -diyor-, bir vazife-i kudsi, hatta ondan da mhim, bir zaruret-i ilhi bir cihad..." Byklar hl sivri Kaiser by ama artk kr dm: stelik imdi, yzne bsbtn bir melek aydnl veren, bembeyaz, ok zarif bir sakal var. Az zr dilemeye hazr, balamaya da. En akln almayaca kabahatleri bir solukta balayabilir, yalnz Mustafa Kemal'i, hayr! Osmanl soyunu lkeden srp kard iin, bir; eriat, bir yerde Mslmanln ana iskeletini kaldrp att iin, iki. Ne de olsa slm birliine in.nyor Halk Bey, padiahn 'bu mlkn sahib-i hakikisi' olduuna da. Rejim istedii kadar deisin, grg grenek baka bir kalba dklsn, o ne idiyse o kalyor, evresindeki gerekler huzurunu kardka, ne yapsn, kafasna ve zevklerine uygun baka gereklere snyor: Tarihe! Olanca gcn, Osmanl soyuyla ilgili byk bir esere 2.52 harcad. Douundan batna, imparatorluun dadaal ve debdebeli tarihini padiah padiah, yeniden yaad denebilir. Hammer Tarihi. Tarih-i Cevdet. Vekyinme. Evliya elebi Seyahatnamesi. kpaa Tarihi. Bunlarn, bunlara benzer daha nice eser ve belgenin arkasnda boulmu, o zayf ve yorgun glmsemesiyle yapt ii ycelterek, az m okudu, not ald, liste dzenledi? Son yllarn saray yaantsyla ilgili baz konularda ayrntl bilgi toplayabilmek iin, II. Abdlhamid'in Paris'te yaayan kz Aye Sultan'la bile mektuplamaktan ekinmedi. Arada yorgun dp bir yudum dinlenmeye karar verince, karsndan: " Hayrm, u benim hlamuru!" diyerek, iecek scak bir ey ister, istemesiyle btn Direkliyah'y dilsiz bir tela iterdi: Besleme kzlar pat pat mutfaa iner, a kadn simli fincanlar doldurur, Hayrun'sa merdivenlerde sabrszlanrd. O tarihte Suat'n annesi, boylu poslu, balke-tinde bir sarnd. Tembelceydi biraz. Alkanlk haline gelmi bir ba hareketiyle, omuzlarna dklen yaldzl sar salarn ikide bir geriye savurtur, hlamuru kocasna okluk eliyle gtrrd. Ara sra kapya getirip ordan ieriye Suat'n elinde gnderiyor, bu da babasnn dehetli sevinip, ufack kzn sultanlar gibi karlamasna yol ayordu: " Aman yarabbi, bugnleri de grdk m? Bakn hele u ie, nazl kzm bym, babasna hlamurunu getiriyor..." Bir gzn krparak sordu: " Saat imdi alacak, dinlemek ister misin?" Suat, merakl: " sterim, beyb!" derdi.

" yi yleyse, gel kucama!" Kafa kafaya verip, dinliyorlar. alar saat, mrl mrl, 'Ktibim'i mrldanyor. Pencerelerde, efik Kaptan'n gemisi nirah. ksa ddk, uzaklarda abuk taklalar atan yanklar! Sonra akam. Akamla bir, Direkliyal'nn stnde iddetli bir k! Karl ramazan gecelerinde, sahuru nne katan rzgr saanaklarnn, davul gmbrtlerini hant hant mahalle ilerine kadar kovalay. Suat daha ufack, 253 oru tutacak yaa gelmemi ama, yatanda yalnz kalnca davul seslerinden ylesine korkuyor, yle acayip eyler tasarlyor ki, onu da sahura kaldryorlar. Direkliyal'da ramazan, Osmanl geleneine uygun olarak kutlanyor: Gndzleri oru, namaz ve dua, akamlar stanbul'un uzak minareleri kandillerle donannca, iftar yemei. Halk Bey: " ... Mslman olmann on ekli yok -demiyor mu?- Aslolan Allaha iman etmek, onu sevmek! Sevgin kelmda kalmayacak, ef'alinde grnecek, bu da farz ve snneti yerine getirmekle kabil. imdilerde ramazana kimsenin ehemmiyet atfettii yoksa da... Birka yl sonra, arduvaz grisi, sararm yaprak kzl bir sonbahar akam, Suat okuldan dnyor, pembe salonda, ellerini nereye koyacan bilemeyen babasyla 'resmi' gnlere zg glmsemesini suratna taknm annesinin arasnda, drt yanna akvaryum yeili bir aydnlk saan Nadejda'y buluyor. Dme gibi ufack bir az, yukar kalkk ufack bir burun, varla yok aras, ksa ve ince, samur kalar. O kadar vurucu ve yanardner yeiller giymi ki, yle ilk bakta buday sarnln tamamlayan badem gzlerini de yeil sanyor insan, oysa deil, yakndan baknca gkkua renkleriyle zenginlemi koyu kestane rengi olduklar anlalyor. Halk Bey glmseyerek: Gel bakalm gzel kzm -diyor-, gel seni Matmazel'e tantaym. Bu cici Matmazel, bugnden itibaren Franszca retecek sana, bize nasl itaat ediyorsan ona da yle edeceksin. Sz m? Nadejda, daha dorusu Nadejda Nikolayevna, beyaz Ruslardan. Suat'n belleinde onun yaants daha sonra Tolstoy'da, Turgeniyev'de, Dostoyevskiy'de okuduklarna karr durur. Kutsal Rusya: Hi kalkmayacakm "gibi, stepleri ve ormanlar kaplam, st mavi kar rts. Uzaktan, troykalarn i titreten ngraklar. Kiliseler, kiliseler, kiliseler! Yal ve kmr sakall Ortodoks babalar, kutsal resimlerin nne km, kavga eder gibi iri iri dua ediyor. Bir mahzen, mahzende bir meyhane, meyhanede dke saa votka ierek tartan niversite rencileri: Hepsi yoksul, 254 ' yars niformal, yars veremli. Ioraslav yresindeki yazlk konanda nazl bir prenses, yalnzlktan ve can skntsndan eriyip tkeniyor. Franszcadan baka dil konumayan Avrupa grm derebeyleri, elde krba, yoksulluun karanlk maarasndaki simsiyah mujikleri dvyorlar. lkbahar. Volga'nn buzlar zld zlecek. in garibi, Nadejda da, gemiini anlatacak oldu mu her seferinde baka trl anlatyor: Bugn eer babas Ri-azzan asll, etin ve gururlu, stelik General Denikin'in sa kolu bir Albay'sa, yarn bakyorsun ar'n gzde adamlarndan Rostovlu bir prens oluvermi. Bazen Duma'da hatr saylr nl bir politikac, bazen sesi soluu kmaz dini btn bir tara derebeyi! Bu gerek kargaal ve tutarszl iinde yalnz iki ey deimiyor: Babasnn ad, Evgenyi Fe-dorovi Nikolayev, bir de o yrekler acs lm! Beyazlarn ariin'de yenilgiye urad sralar. Barut ve keder tte tte, kazaklar geri ekiliyor. Hava bir souk, bir souk!.. Vagon stleri bile salkm salkm insan, aresiz, yorgun ve skntl gmen treni; o istasyon bu istasyon ah-laya puflaya, gelmi kayp bir step durana taklm. Yirmi drt saattir ordalar. Yolun ne zaman alaca belli deil. Kzl topularn kuzeydouda bir yerleri dvd iitiliyor. Yolcularn arasnda, sakallar rmcekbalam om azl bir kei, salvolarn yalazlarn seiyormu gya, yalan! Romanof'lara son nefesine kadar yrekten bal Evgenyi Fedorovi, ite bu trende, korkudan tir tir titreyen karsyla kznn kollarnda ruhunu teslim etmi. anna yarar bir tren yle dursun, gmememiler bile! nk, ar step karanln data data afak skerken, yol alyor. Yrekleri

paralansa da, cesedi orda brakp canlarn Odesa'ya dar atyorlar. Odesa'da kirli, yapkan bir kar. Sokaklarda korkulu bir ryadan kam, baka korkulu bir ryaya snmaya hazr, bakmsz ve dank insanlar, birbirlerine ve talihsizliklerine arpa arpa dklyorlar. Onlar, ana kz, zar zor balarn sokacak bir gemi bulup, hayli arpntl bir yolculuktan sonra, Galata rhtmna ayak bastklar zaman yine 255 kar yayor ama, yeryznde Kutsal Rusya diye bir lke yok artk: O da Evgenyi Fedorovi'le birlikte lm! ... ben kk Suat, lmek istemek, tpk baba. Neden: Ac, lm aryor ondan. Dnya deli, insanlar hain, yok acmak! Ne vakit ben size geliyor, var artk un vrai fo-yer, var hangi bizim ev Rossiya'da..." Nadejda evin neresinde? Ele geirmek olasz. nsann hatrlayp hatrlayp unuttuu yeil bir melodi gibi, imdi burda, imdi deil. O saf glmsemesiyle, ilk bakta tertemiz bir'kz ama, kala gz arasnda, kim bilir hangi bilinmez gcn etkisiyle deiiveriyor. Hem deiirken, yaad n da deitiriyor, bulunduu yeri de. Surdan geerken iki rasgele sz m syledi, en baya eyaya ruhunun derinliklerinden bir eyler katverir sanki, nereye baksan allmam bir sevincin garip parltlar; fosfor mu, radyoaktivite mi, bilemezsin. Konuunca, hi yoktan bir hayal dnyas kurar, hayal kurmasa yaayamaz ya, kuruundaki her eye sz geirebilen byc etkinliine ne demeli. Nadejda geri hibir ey istemez; istemese de, ondan hibir eyi saknabilmek olas deildir ki! steyince bir ocuk bencillii, ya da ermi masumluuyla istediini alr zaten. Kar koymak elinden gelmez, isteye isteye verir, stelik sana yaptklarn hi dnmeden affedersin. Trkeyi hl doru drst konuamayn, dikkatsizliini, ahane tembelliini, ocuka cilvelerini! Bunun byle olmas iinse, onun sadece orda olmas yeter, yzne btn itenliiyle yle bir bakvermesi! O kadar deiik, yle baka trl bir kendini verii vardr ki, lfn aznda brakr, fkeni kursanda. Evet, baka trl bir kendini veri. nk yaknlk duymak Nadejda iin, insann iinde saklayp, ara sra bir szle, bir bakla dar vurduu bir i duygulanma deil, daima davran olarak kendini gsteren canl bir eylem, srekli bir atlm. Bakasnn yaknln, besbelli aralksz yalnzlndan kurtulmak iin aryor. Bulamaynca ksl-vermesi, bota kalan yaknlama abalarnn, onu enikonu zehirlemesi bundan! Yaknlklar szde kald m, ii rahat 256 etmiyor, ille somutlaacak, tutulabilir gereklikler kazanacak: Bu yzden hemen ellerini uzatr, ellerini olmazsa, dudaklarn! Sokulganl, okamaktan holanmas, bundan! Bylesine kim dayanabilir? Kimse dayanamyor: Kimisi hayran olduundan, kimisi basbaya bylendiinden, Halk Bey, Hayrm, btn hizmetiler evresinde drt dnyorlar. En bata Suat, tabii. Suat o sralar merak kp, evin mark kz havasndan, yetikin gen kz havasna geti geecek. Kann, damarlarnda alev alev aktn fark etmeye balam. Bugn kalalarnn, yarn memelerinin yuvarlakln, br gn btn vcudunu kefediyor: Diriliini, gerginliini, plakln! Hangi arky iitse, hangi gen kz romanna el atsa, iinde kpr kpr eden bir duygu: Ak. Nadejda, ona Franszca retiyor. Yalnz Franszca m? Dostluu da. Onun dostluu, baka bir dostluk. Kapal pancurlarn ardnda ayp eyler anlatp, kkr kkr glyorlar. Darda gne, kaskat mayi bir denizin stne gelmi ylm. Bu byle ne kadar srer? Gnn birinde annesi, Nadejda'nn 'mrebbiye' olarak, Direkliyal'da srekli kalacan aklyor; evde byk enlik, bir toplarn atlmad kalyor. Suat'la Nadejda'nn keyiflerine diyecek yok, yalnz itikleri su ayr; odalar yan yana, Suat'nki denize bakyor, Nadejda'nnki amlara; adn 'gvercin yuvas' koymu nedense, birka haftada deniini kknden deitirmi: duvarda Meryem Ana ikonlar, sada solda kaftanlar, Kiyef baklar, bir balalayka vs... Geceleri, frtna patlad da gk grltleri tangr tungur yalnn zerine yuvarland m, hemen Suat'a seslenip koynuna alyor onu, yumuack varlyla korkusunu datyor. Camlarn ardnda, elektriklenmi aalar, yanl yanl pa-

rldyorlar. Yldrm dyor, o atlama arasnda bir bakyorsun, gkte ne kadar yldz varsa srrolmu. Suat, yusyuvarlak, Nadejda'ya sokuluyor; ban, iri iri, geveke, fakat ular karadut gibi dik ve ptrl memeleri arasna sokuyor; burnuna gizli bir leylak kokusu geliyor, kulaklarna bir karnca yuvasnn sakl trtlar. Nadejda, glerek: 257 " Suat benim bebek -diyor-. Var ben ona meme vermek." Film, birden koptu: efik Kaptan'n gemisi buulu camlarda, Halk Bey duvar boydan boya kaplayan Osmanl haritasnn karsnda, Nadejda ise sarn kokular datan yatanda kalakald. aprak bir and bu. Bir yerlerde bir hns dodu, bir melein kanatlar tututu. Himalayalarn stnde mi nerde, anszn bir viscount patlad, yolcular kopuk bir tebihin taneleri gibi bulutlarn iine daldlar. Hanidir ehvet, grnmez bir ylan sinsilii ve srnaklyla, Suat'n bacaklarna dolanyordu. inde, tyl ve slak, bir kadife kmlts! Ate bastka, burun deliklerinin titrediini fark ediyor. Banda dnmeye, midesinde bulantya benzer, adn bilmedii bir duygu. Bir ey arzuluyor ama ne? Odadan mutfaa att kendini, boynunu, akaklarn souk suyla ykad. Yine raydan kmt galiba. Onun iin, gndelik yaantsna yerlemeye abalyor. Buras salon mu? Ne kadar karanlk byle, sanki tepeleme pamuk ymlar, ama pis, adamakll pis ve esmer bir pamuk! at! Radyoyu at. Ne kadar elektrik varsa, hepsini yakt. Ortalk tiyatroya benzedi: Sahnede solgun, sa ba dank, hayalet gibi bir kadn, yaamakta devam ediine, hl lmeyiine yanyor. Kendisi deil mi bu? Radyoda yine o ark: "Akn beni ldrse de ylmam, saki!" Suat pencereden bakyor, hayret, Kksu Plaj'nn sonbahar tenhalyla, Galata Kulesi'nin devanas siluetini, ar ar inen kocaman bir balk andan farksz akamn glgeleri altnda, yan yana gryor. Her ey grkemli ve sama, her ey anlamsz ve bo. Tek kar yol, anszn, kendini ldrmek gibi geliyor ona. (Mutfaa doruluyor, usulca ieri giriyor, baklarn bulunduu ekmeceyi ap, ilerinden en uzun ve keskin olann seiyor, sonra...) Peki, baka bir zm yolu var m? Yzba Demir ona demiti ki: " ntihar, ne insann kendini amasdr, ne korkaklktan ileri gelen bir ka! Hayvanms bir yan var, buras ak, nk toplumsal deil. Ayrca tembel ii, evet bir an 258 iin youn bir aba gerektiriyor ama, snrlar belli bir aba, stelik olumsuz. nsann hayatna son vermesi, bir anlamda, kendisinden soyutlanmas demek olmuyor mu?" Haydi canm, istedii kadar o kaln sesinin orguyla alm satsn, az bulunur yrtc erkek yakkllyla ocuk aresizliini stnde birletirsin, alt taraf asker bu Yzba Demir, dpedz asker: Kafas da asker olarak iliyor: ki kere iki drt, ya siyah ya beyaz! Her ey belli, belirli, tanmlanm! " ... ben benliimi btnyle harekete adadm sralar byle yapmyor muydum? Hatta fazlasn. imi rahatlatyordu, olanaklarn atm duygusunu veriyor da, ondan. Dardan bakld m, tutarl, kararl ve btn grn-yordum. imden yle miydim? Kararszlklar yiyip bitiriyordu, gizlemeye altm duygulanmalarn tutsaydm, dm iime uymuyordu. Trkesi, bu uyumsuzluu gizleyebildiim lde baarl saylyordum." yi ama hangisi doru? Soyut-bir rnek seip ona benzemeye almak m, yoksa rneini kendi olanaklarndan karmak m? Birincisi olacak ey deil, ya ikincisi? O da yle: Deil mi ki hibir ey, hibir eyi tutmuyor, her ey aralksz deiiyor, baka trl nasl olur? yleyse insanlara biim vermek, ya da insann kendine biim verdiini zannetmesi, avuntu! " ... bu, hi deilse benim iin byle. Byle olduunu anlar anlamaz yaptm gln bulmadm m, iddialarmdan vazgemedim mi? Niye aka sylememeli, insan benliini tanmay rendike yaptklarndan souyor. nce duraklar gibi oluyorsun, dur bakalm diyorsun, sonra... sonras, yok! Peki, bunca yaadklar halde gvenlerini yitirmeyenlere ne demeli? u Ferid Daym szgelii, git bir i syle, bir grev ver, yanarda gibi ayaa kalksn. Sonra u Yzba Demir!.. Yani yle umutsuz filn duruyor ya, hi inanmayn, umutsuz dakikas yok. Neden derseniz, yaantlarn soyut speklasyonlar zerine kurmamlar da ondan: Ya

dorudan doruya temel bir eyleme bal yryor, ya birbirlerine zincirlenerek bir belkemii oluturan eylemciklere. Eylem 259 olmad m, yaamak da yok! Belki var ama, yaamaya benzemez bir yaant o: Anlamsz, verimsiz, tekdze! Benimki gibi: Rasgele alglanm duyumlar, grnt, sanr, izlenim, etki ve tepki olarak getirmi, stme ymlar, altndan kmam art, ama nasl? Bakasnn eylemi, ya da yaants ile zdeleerek mi? Tutar bir bakas sayarm kendimi, olur biter. 1951 ylnda, bir sabaha kar Kore'de saldrya hazrlanan Yzba Demir olabilseydim, belki de..." O ince ve sk, asit gibi yakc yamur, olanca hzyla yeniden bastrmt. stemen Demir ukurcal, kol saatine bir gz att: 05:15. Sel sularndan kuduza dnm Hantan ay'nn zerinden donuk bir afak skyor. ylesine donuk ki, koyu klrengine batk grnm aydnlatacana karartyor sanki: u kvrla bkle giden kei yolu, rmaa giden yol; uralar, dnk arpmalar srasnda inlilerden alnan siperler, erat elinden geldii kadar ekidzen verip iine mevzilenmi. Yz metre kadar telerinde pirin tarlalar balyor, onlarn gerisinde ise, yamur perdesinden zar zor seilebilen 306 rakml tepe, bugnk hedef. Telsiz eri, Alay Komuta yeriyle balant salamak derdinde: Buras Ate, buras Ate, Kartal' aryoruz, tamam! 241. Piyade Alay, sekiz kilometrelik bir cephe boyunca, krk sekiz saattir inlilere saldryor. Solunda yerinde sayan bir Portorico birlii, sanda ise Amerikal zencilerin 25. Alay, o da duraklam. " ... oysa biz, nc Tabur, dn bir srayta gei-verdik Hantan ay'n: kisi ar, on iki yaral, drt ehit verdik: Yzba Cevdet de ehitlerin arasnda." stemen Demir'in kulaklarnda dnden beri onun sesi yanklanyor: Dman atei altnda toplanan Yedinci Blk erlerine nasl baryordu: " ... Daln ulan, dadn diyorum size salak herifler, imdi havanlar kstrrsa, grrsnz dnya ka k..." Sesi birden kslm, gzleri dehet ve umutsuzlukla yuvalarndan uramt. Olduu yere ykld kald. yi bir ar260 kadat Yzba Cevdet*"mthi bezik oynard. ki sznn biri mutlaka futbol zerine. Pusan'a indikleri gn, o kibar, o daima zr dilemeye hazr glmsemesiyle: " Olacak i mi yahu -demiti-, sava bize gelmiyor, ta Trkiye'den kalkp biz savaa geliyoruz. Bir terslik yok mu bu ite?" Saat 05:20. stemen Demir, uzaktan, adamlarn yokluyor. Btn gece gzlerini krpmadlar. Tetikte beklediler. Irman bu kysna atlam tek birlik olduklarndan, dman gece bastrp suya srmek isteyebilirdi. stedi de. Hem bir deil, birok kere, birok yandan saldrarak. Akbulut Onba, daldn yine: Ne dnyorsun, bakalm? Ben mi stemenim, hi! Kyde bir spa braktmd, ayana abuk bir ey, bym olmal diyorum: abuk byr spa ksm. Garip bir adam, Onba; btn gece, gzleri cam gibi parlayan bir inli lsne, spasna, kyn, nasl pamuk topladklarn, neden damlarn onarmak gerektiini anlatt durdu. Zaman zaman szn kesen teki inlileri sessiz bir fkeyle delik deik edip karanla yatryor, arkasndan biraz dargn, biraz sistemli berikine dnp: " ... len -diyordu-, bu senin arkadalarnda hi mi akl yok? Baskn basanndr emme, emmesi var bu iin..." 05:25. Yamur hzland, ustura gibi souk ve keskin, dedii yeri ayor. Be dakikalar ya kald, ya kalmad. Telsiz eri son emirleri alyor: Yedinci Blk, ikiye ayrlarak, ayn anda, 306 ve 311 rakml tepelere saldracak... Irman stndeki soluk aydnlk ykseldike ufuk yay-vanlat. Ara sra yamurun tellerine vuran alacal bir k, Tanrsal bir harp grnts yanstyor. Yalnzlk duygusu. Budalalk. Tiksinti ve fke. Asl fke! * Bkz. Yaraya Tuz Basmak.

261 " ... be dakika sonra, belki ben de bala boylu boyunca uzanm olacam, azm haykracakm gibi ak, dilerim meydanda. Hayr, dnmeyeceksin: Cephede dnmek, ihanetle bir; nemli olan makineli gibi ilemek: Komutay aldn m, gereini yerine getirmek!" 05:27. Topu atei kesti, mesafe ayar yapacaklar galiba. " ... karnm da bir ackt ki, o kadar olur. imdi bir fincan ay olsa, scak scak, tereyal iki dilim ekmek, biraz beyaz peynir..." 05:30. Vakit tamam. stemen Demir, farknda olmadan uluyor: Haydi aslanlarm, ileri! Suat, bu iin kimin bann altndan ktn da, karar kimin verdiini de hibir zaman renemedi ama, gen kzlk hayatnn yrngesini deitiren haberi babasndan ald. Rzgrn balkon sarmaklarnda slklar ald bir akamd. rkiltici ve erken bir sonbahar serinlii baheyi kaplam, civar koylarda yelken diye ne varsa darmadan etmiti. Halk Bey, hastaln etkisiyle daha o zamandan hayli solmu, sesine bir rkeklik gelmiti. Sulu sulu: " ... bu yl -dedi-, her yldan farkl olacak nazl kzm, seni Kandilli Lisesi'ne leyli vereceiz. Annenle epeyce mdavele-i efkrda bulunduk, kn karnda souunda gidip gelmenin shhatine muzr olduu muhakkak, bu itibarla..." Yine bir gzn krparak, eklemiti: " ... kendini kolla, leyli okumak hi de kolay deildir, bal bana bir macera." yle de oldu: Suat, benliini buldu bir kere. ocukluu, bir yerde ailesinin, bir yerde Direkliyal'daki yaantnn bir paras olmutu. Ordaki ortaklaa gelime iinden payn ayrmas ne kadar g ve olmayas idiyse, burdaki o kadar kolay ve zorunluydu: Bir banayd artk, bamsz, zgn hnerleri ve kusurlar olan, sevinleri zntleri bakasna benzemez, bir bana bir kz!.. Bu, durumunu epeyce zor-latryordu: Sradan birisi saylmamaya, ban kendi kurtarmaya almadndan mdr nedir, evresindekilerden 262 ok ey bekliyor; onlar da, biraz becereksizliklerindense daha ok edepsizliklerinden, onu her seferinde dbozumuna uratyordu. Dayanlr ey deildi dorusu! Bu yzden tad tuzu kalmad, itah kesildi, doru drst uyuyamaz oldu. Geceleri, yatakhanenin plak pencerelerinden ocukluunun Boaz'na dalyor, gizli gizli alyordu. Yatl kzlarn ou, ya yle pek incesini aramayan, arsz, grgsz ve tembel taral ocuklard, ya da tam tersine, her eyi ciddiye alp gereinden fazla alan birtakm evhaml ve hastalkl ezberciler. Ama hepsi de onu ileden kartmakta birlemilerdi, yerine gre ilgisiz souk, dmanca, ikiyzl davranrlar, yemekhanede hayvanlar gibi tknp koridorlarda Kzlderili lklaryla evresini kuatarak 'paa kz' diye dalga geerlerdi. Suat'a en ok bayalklar, bir de besbelli bu batyordu. Yeryzn bu iren yaratklarn doldurduklarn seziyor, istese de istemese de yaad srece, her zaman ve her yerde karsna kacaklarn, ona dnyay haram edeceklerini dnmek, kederini oaltyordu. Daha gn ncesinden hafta sonu heyecann ve sabrszln yaamaya balard: Okulla ilgisi gever, gizli sevincini bir sr sevimli samalk yaparak darya vururdu. Perembe gn bakarsn defterine iri iri gller izmi, cuma gn ders mers almak yok, niye, yarn kyor ya, ondan! Cumartesi kalk zili almadan gzn aar, ocuklar daha uyurken, yatakhaneyi okulu brakp iisra oktan eve gitmitir! Kandilli'de okuduu srece byle oldu bu, lt-sz, ortalama bir renci olarak okudu, okulun evrenine bir gn bile yle gnlden katlamad. Direkliyal'ya geldi mi, odasna, Nadejda'ya, anne ve babasna kavumu kalsalar, babas ne kadar onu eskisi gibi neeli karlamak iin u-rasa, bir eylerin dalp koptuu gzlerinden kamyordu. Eski dnya deildi dnyas artk! Biliyordu ki bu silik silik glmseyen, zorlukla konuan ihtiyar lecektir. imdiden, yumuak ve dindar baklar, skma gzlnn ardnda, ara sra sebepsiz dalgnlayordu; eli aya zlyor, vcu263

dunun kim bilir neresinde o kanser, hnzr ve yrtc, organlarn sessiz sedasz paralyor, hayatn tketiyordu. Asl annesindeydi deime! Hem elle tutulur bir biimde deiiyor, bir yenilii doru drst sindirilemeden, onu tamamlayan ya da onunla elien bir ikincisinin stne gelmesi, herkesi bsbtn artyordu. Gnn birinde gitti salarn ksaltt, bir baka gn, "Byle beenmedim" diye geriye ne kaldysa kestirdi att, ensesini erkekler gibi makineyle tra ettirdi, favoriler brakt. Kalarn inceltmekten vazgeti sonra, durup dururken cgaraya balad. Ne ie yarayacan pek de kestiremedii, baka bir kiilie brnmek istiyor gibiydi. in asln bilmediinden davranlarn ayarlayamyor, an ulardan ar ulara, kartlklardan kartlklara srklenip duruyordu. Neydi o kaba saba konumalar, o irkin kfrler? Neden kasm kasm kaslyordu acaba? Hele dpedz kabadaylk taslamas?.. Yanlp yaklp da Nadejda bir terslik etmesin, tepeden trnaa svp saydktan sonra, kzcaz bir gzel yanndan kovuyor, o da kendini 'gvercin yuvas'na dar atp, hkra hkra, sabahlara kadar gzya dkyordu. Hele bir akam, istemeyerek de olsa, neler grmt Suat! Grdklerini asla unutmad: Pembe salondaydlar, annesi, Nadejda'y yakasndan tutup iyice sarstktan sonra, sal sollu iki mthi tokat patlatt yzne, arkasndan, tkrr gibi: Orospu! -dedi-. Nadejda korkmad, ekilmedi de, kmldamadan durdu. Yz, ok ksa bir an, ona btn havasn veren byleyici yeil k sndrlm gibi anlamsz kald, sonra yava yava ehvetli bir memnunluun gizli izgileriyle donand. Okanma dilenen bir kediden farksz, yle nazl ve kahpe. Hayrun'a sokuldu, yumuak yumuak srnd. Oysa saat 07:45. Serseri bir kurun stemen Demir'in miferini syrp geiyor. Btn olarak ele alnrsa, durum i ac deil. Raporunu ona gre yapacak, elbet: Buras Ate, buras Ate! Dman topusu nmz kesti, ardmz da kesmek niyetinde, hafif topu ama etkili 264 oluyorlar, bir de mitralyz var, epeyce kayp verdiren! Durumu kurtarmak amacyla sol kanatlarna saldracam, tamam! 07:53. Belleinde, Bursa'da Askeri Lise'de okuduu gnlerden kalm o tumturakl iir. Durup durup, karanlktan aydnla kyor sanki: "Irkm doudan koptu drt bucakta savat, Altay'dan attn ok Alp dalarna at... " Bu saldr o kadar kolay olmayacak! Sabahn kr, ate youn. Yamur, adamn hzn kesiyor, yer balk. lk kilometreyi yine de kazasz belsz geiyor, 306 rakml tepenin nndeki tepelere ulayorlar, fakat 306 rakml tepeyi inliler salam tutmu, adamakll pekitirmiler. Sonu, dzenli, ayar tamam, dedii yeri kavuran bir ate yelpazesi. ster istemez saldr duraklyor. Yaralananlar oldu. Ac, biraz aknlk, bekleiyorlar. 08:00. stemen Demir, balarnda Onba Akbulut olmak zere, sekiz er seti, uysal kaplan suratlar, bitmez tkenmez omuzlan, yaln sngleriyle fena halde Trk sekiz adam. Onlara, evrelerini duyabilirmi gibi, usul usul talimat veriyor: Bana bakn, yiitlik istemiyorum sizden, hele gsteriin hi sras deil! Birinci tepeyi evirmek iin, aktrmadan sola kayacaz. Blk, ateiyle kmz rtecek. Anlald m? Anlald stemenim. 08:05. Trk atei iddetini artryor. Ama, kanlar gizlemek! Onlar, ikier ikier, bayrn aalk yanna kayyorlar. Tamam, oldu bu i! Salarnda, 25. Alay korumaya abalayan Amerikan tanklarnn bo ksrkleri. O kanatta iler hi yrmyor: Zenci piyadeler, in savunmasnn direncini bir trl kramadlar. Hantan Irma'nda, siyah nilferler gibi, zenci kafalar. 08:15. Akbulut Onba, kayalarn arasnda terk edilmi bir keiyolu buldu, balad trmanmaya. Sa solu kollaya-rak, haydi brleri de arkasndan. 265

"... hl ilerliyoruz, hayret! Irkm doudan koptu, drt bucakta savat, Altay'dan..." 08:30. Anszn 411 rakml tepede bir cayrt ki, adamn akl durur. Yamurun slak kalnl patlamalar bouyor yalnz, iini boaltp koflatryor. "... tamam geldik, evirdik herifleri, farkna bile varmadlar, artma atei aldatt bunlar anlalan!.." 08:37. stemen Demir, mrl mrl, son emirlerini mrldanyor: ... Onba, sen adam al, dosdoru mitralyz bastr, biz brlerini haklarz. Dikkatli olun ha, canl tutsak isterim, anlald m? Anlald stemenim! 08:40. stemen Demir'den bouk bir uluma: Haydi benim aslanlarm! Sesi yle vahi kyor ki, tanyamyor, o bile ayor. Suat'n aknl daha m az: Liseyi bitirecei yl, st ste terslikler. nce babasnn hastal, iin iin srp giden sinsi bir yangnn parlayvermesi gibi, birden arlayor. Bir gece palas pandras klinie kaldryorlar, sabaha kar ameliyat, "Son dakikada yetiildi" lflar, sonra... "Yaasa yaasa, daha birka yl, ya yaar ya yaamaz." Bunu bilip, babasnn o uysal yz izgilerinin gerisinde, insafsz ve hamarat lmn, bir kuru kafa hazrladn sezmek, zaten ocukluunu zerinden atamam Suat iin bal bana bir lm. "... babam lecek, bugn deilse yarn, yarn deilse br gn, ama mutlaka lecek, babasz kalacam..." Onu, evresinde alar saatin tatl mrltlaryla, ne zaman pencerenin nnde oturmu, dizlerinin zerinde herhangi bir divan ve gzleri dalgn grse, ii gidiyor. nsann, lmn gerekliini gen yanda fark etmesi, ne zormu! Fakat ona daha ar gelen, annesinin durumu ele al: Gururlu, epeyce yukardan bir katlan var: O sralar, st dudanda yeni yeni beliren esmer tylerin glgesiyle, glmsemesini kalnlatrarak, erkeksi erkeksi: 266 ... lm -diyor-, Allahn emri! Kulun lme isyan, Cenab- Hakk'a isyan deil midir? Bu da gnahlarn en by! Mademki ahiretin yolu lm kapsndan geiyor, imanmz btn tutup huls-u kalple katlanmalyz. Tevekkl... kinci terslik, evde meydana gelen kumanda deiiklii: Kocasnn yerini, her gn biraz daha sertleen Hayrun alyor, onun yerini ise, tatl zmrt yeili ltlaryla nazl bir kralie gibi salnan Nadejda. Hastal yznden, Halk Bey'in, evin gndelik yaantsndan elini ayan ekmek zorunda kal, ikisinin iini adamakll kolaylatrm. Neden byle olduunu anlayamyor, aklayamyor ama, Suat, zntsnn derinliine ramen, olanlarn pekl farknda. Yalnz, elinden gelen bir ey yok! Ya evin iini saran tekke havas? Bilime, bilimlerin gcne inan sarslnca, her yerde ne olursa olsun burda da o oluyor: Hastaln aresizlii, umutsuzluk, uzak uzak hepsinin burnuna gelen rm yaprak ve eski mezarlk kokular, doulu bir Mslman kaderciliini Direkliyal'ya egemen klyor. Duaya dmenin, aln yazs Mslmanlnn ardnda, sanki grnmez bir tarikatlk Samanyolu, urasnda burasnda deli sessizlikleri, uzay prltlar ve aldatc lmszlyle gelmi stlerine km, ne insan kalm uyuturucu etkisine girmedik, ne de eya: lk szn biri Allah, ikincisi Vijdani Baba! 'Topal' Vijdani Baba'nn gerek ad Hseyin smet imi. Beygir surat sarkk, sa elini gsne bastra bastra selam verir, pis seyrek Trkmen bykl bir Bektai eyhi ki, ner-den km, nasl km da kapa Direkliyal'ya atm, belli deil. Belli olan bu tekke havasn, bu ar kadercilii onun yayd. Dehetli iri sarho burnunun iki yannda,, ak midyeler gibi i, yapkan ve titrek, o krmz ve hi kirpiksiz gzleri kprdar durur. Her "Hak" deyiinde, yapma bir itenlikle derin derin gs geirir. Onun dilinde Hak demek ak demek, ak ise ahretle olduu kadar, dnyal. te Nadejda'y Mslmanlatrmakla balyor: "... mumaileyhy Ayie Nijl tesmiye eyleyp..." 267 Sonra?.. Saat 17:01. Bir el bombas yamurudur ald: Duman, yazlp bozulan kvlcm zincirleri, srt sra patlamalar!.. Drt tarafa savrulmu akltalar sapr sapr dklyor. Her patlamada ayaa kalkan amur fskiyelerinden, sar ve

scak bir balk bulutu, evreye yaylm. stemen Demir, adamlarn gzden kaybetmeden, tam siper yatt: Aln, mazot kokan siyahms bir ta parasna dokunuyor; ayaklan, zerinde Merihli gzleri gibi dbkey hava kabarcklar yzen pis bir su birikintisinin iinde. El bombalar yaar yamaz, blk de yere yatm. Aa yukar bir saattir, 306 rakml tepenin dibinde, byle aklm kalmlard. inliler, yukardaki kayalarn arasnda iyice yuvalanm, stlerine ac bir ate dkyordu. lerlemesine ilerleyemiyorlard ama, gerileyemezlerdi de. Hele tepeleri ipe dizer gibi ard ardna drdkten sonra... 17:05. Suat'n annesini ilk kravatl gr. Evet, basbaya kravatl: Kravatn karanlk neftiliini, hele stndeki kz kan benekleri, lrse unutur. O byle, kolal yaka ve kravat, karsna knca, kapnn eiinde kalakalyor, ne ieri ne dar. Annesinin yznde, aknln baladn belli eden ciddi fakat kse bir erkek glmsemesi. 17:08. Telsiz eri emekleye emekleye sokuldu. Kann biri alm, kanyor: Temenim, Albay aryor sizi. Albay m, peki, ver u telsizi. Buras Ate, buras Ate. Frtna, sizi dinliyorum, tamam! Buras Frtna, orda vaziyet nasl, karanlk bastrmadan hedefe ulaabilecek misiniz? Sanrm kumandanm! Dman araziye iyice kenetlenmi, ate gc yksek ama, hakkndan geleceiz. Aferin, Tanr yardmcsnz olsun, tamam! 17:15. Cephane suyunu ekti. Sng hcumuna kalklacak. Akbulut Onba, yanna birka er alm, dikkati ekmeden trmanmay deniyor. evik, ylan gibi sessiz ve kaypak ocuklar bunlar. Kalktklar akla ziyan bir ey. Baaracaklar pheli. 268 17:25. "... sol kanattan bir haber: 411 rakml tepe d-rn! Hele kr! Biraz sevinelim diyoruz ama, 25. Amerikan Alaynn zencileri apar topar eski mevzilerine ekiliyorlar, tadmz tuzumuz kalmyor. Nasl kalsn? Bu durumda, 306 rakml tepeyi drrsek, samz dpedz akta!.." 17:30.. "... akam da bastrd ha! Sinirli bir bazuka, yok bir tanka kar kekeleyip duruyor. Yamur birden kesildi. O kadar almz ki, boluunu yadrgadk, alamadk bir zaman." 17:35. Suat evde bir eyin daha farkna vard, bir kere daha serseme dnd. Annesi ikiye balam, hem likr mi-kr deil, basbaya rak iiyor. Akam oldu mu, evin beyi sanki o, gm bir tepsi iinde raksn mezesini getiriyorlar. Nadejda piyanoya oturup lk lk insann iine akan bir eyler alyor. Bir kadeh, bir kadeh daha!.. amayan yok! Yalnz Halk Bey bilmiyormu, ylesine dnyadan ekilmi ki zaten, Suat cesaret edip sylese acaba bir faydas olur mu? 17:40. Yukardan yine bir avu el bombas savruldu. Patlamalar birbirinin iisra kayboluyor. Kala gz arasnda, Akbulut Onba'yla baka bir er, paldr kldr tepenin eteine yuvarlandlar. stemen Demir'in onlar grmesiyle atlp yanlarna gelmesi bir oldu. Er, o dakika lmt. Akbulut Onba, ar deil ama, sa kalasndan yaral: Krmz bir delikten, delimsirek bir kan fkr fkr kaynyor. Grdn m Onba, seni de yedi inlinin tysz. Onba'nn kulana lf m giriyor ki? Hem yumruklarn skm, yukardaki grnmez dmanlara sallyor, hem de brerek basyor kalay: ... de gidi gahp'anal suratszlar, len bi el bombasndan yidiri miyiz biz kendimizi? Hele sk durun, inci yannza varyom ki, grn bi kerem, nasl varyom! Gerekten de, kalasna orackta yalapap bir mendil saryor, ardna teki erleri de takp, o fkeyle yeniden tepeye yallah! 17:45. mtihan zaman. Suat, Direkliyah'daki odasnda ge vakitlere kadar alyor. Kiraz scaklar bastrm. Bir269 biri ardnca geceye den yldzlar, Boaz'a durup dururken alveren o Trk mavisi pencere. Bir kanun, bkp usanmadan Hafz Post'un bir namesini tekrarlyor: Bir eyden mi yaknyor, baz eyleri mi bilmek istiyor?

Nadejda'nn odasnda sesler, inilti desen iniltiye, alama desen alamaya benzemeyen. Bouk bouk i ekme mi, gs geirme mi? Acaba ne oldu? Annesi azarlam olmasn? 17:46. Karanlk bastrdka bastrd. inlilerle Trklerin aras ya on adm, ya on be. stemen Demir, nedense, yere bakp yrek yakan bir sarn hatrlyor: Gya Dou Ekspresi'ndeymi, ormanlk bir yerlerden geiyorlar, lokantal vagonda kadn, pudralnn aynasnda rujunu tazeliyor, darda k ama ne k, eksi on, eksi on be, kurtlar uluya uluya kasabalara iniyorlar. 17:47. ine bit dt ya, Suat, elinde olmadan, yan odaya kulak kabartyor. Tatl tatl uzayp ksalan bu iniltilerin, st ste gs geirmelerin nedenini karacak: "... Allah Allah, yoksa Nadejda hastaland m? Sahi, akam bam aryor diye erkenden ekilmiti, ister misin birden arlasn? Gidip bir yoklayaym, belki bir eye ihtiyac vardr?" Dersi brakt, kalkt, "gvercin yuvas"na yneldi. 17:48. Kulaklar yrtan bir ddk sesi. Hcum! inlilere ykleniyorlar. Sesleri uuldayarak yanklanyor: Allah, Allah, Allah, Allah! 17:49. Suat, Nadejda'nn kapsn ardna kadar at. 17:50. Sngler, gecenin gevek karanlnda, erimi maden parltlaryla deta akyor: Kyc, hain, acmasz! 17:51. Suat. Nadejda'nn kapsn bir kere daha at. Grdklerinin srrna ylesine eremedi ki, soluu tkanarak, eikte donakald; Leylk ve karanfil kokan bir lm sessizlii iinde, alt alta st ste, iki plak kadn! Birisi, stl ve saydam teninin altndan ufack kemikleri gizli neon tpleri gibi ldayan, dal gibi incecik, Nadejda; br annesi, yal ve tombul: Kse erkek surat tekinin gslerinden kalkyor. Kan oturmu gzlerinde, ehvet, korku, utan ve fke270 nin ard ardna belirip kayboluu; soluyuu sonra, o dokunduu yeri delercesine iddetli, can ekien manda soluu. Tam o srada inlinin biri, elinde kocaman ve yass bir bakla, bir kaya glgesinden frlyor. Btn hnzr gzleriyle, doru stemen Demir'in zerine! Yuvarlanyorlar. Suat, kusacak. Azn dolduran rtleri zorlukla yutkunarak, tela tela, odasna kayor. Henz farknda deil ama, hayatn kknden deitiren bir an yaad, grnmez bir el, grnmez bir alteri indiriverdi, ruhsal hayatnn akm yn deitirdi. Yalnz ruhsal hayatnn m? Bunlar dnecek hali yok. Kuru kuruya rp duruyor. Bir de iinde, ekvator bitkilerinin stnde plak ayakla yryormu gibi, hem yumuak hem irkiltici bir duygu: Kaygan, hafif nemli, epeyce tyl bir yumuaklk! Kap rak ald: Annesi. Palas pandras srtna pijamasn giymi. Alyor da. Gzyalar, ksa bir an kirpiklerinin ucunda boncuk boncuk asl duruyor, sonra ltl ipler gibi ifte enesine uzanyorlar. Alayan bir suaygr. Bunu grmek iini kaldryor, Suat'n bulantsn oaltyor. Ne yapmal da bu kadndan kurtulmal? Kurtulamayacak: Hay-run, ayaklarna kapanm bile: ... meleim, iki gzm -diye hkryor, yalvaryor-, sv bana, mel'n de, yandan utanmadn m de, azna geleni syle, ne yaparsan yap, razym, baban duymasn yalnz, zaten hasta, Allah muhafaza yreine iniverir, sen ki baban o kadar seversin, lmne sebep olmak istemezsin deil mi yavrum, Allah Muhammet akna syle, yemin et, babama duyurmayacam de, bana sv zarar yok, mel'n de, ne dersen de... Elinde bakla stne atlayan inli, harl harl stemen Demir'in boazn kesmeye urayor. Suat'n aznda rtler birikmi. Bir de titreme nbeti, takr takr enesi atyor. Trnaklar bembeyaz, barsaklar dm dm. aknlndan ne diyeceini bilemedii, utancndan ne yapacan kestiremediinden midir nedir, annesi geliigzel konuuyor, boynuna sarlyor durup durup, hem 271

de ne sarlmak, sk sk, boacak gibi. Hele ttn ve rak kokan sarho azyla pmek istemesi yok mu, Suat' delirtebilir. Syledikleri zaten ipe sapa gelmez eyler. Ya szlanyor: ... dvsnler beni, gzlerimi oysunlar, trnaklarm skp zindanlara atsnlar! Hepsine mstahakm meleim, hepsine! Deil mi ki nefsime hkim olmay bilemedim, iblisin kurban oldum, lanetli bir kadnm ben, kadn mym o da belli deil ya... Ya olaanst kederli, yrekten bir lk, bir eit bakaldrma: ... n'apaym, elimde mi, tutamyorum kendimi, iimden bylesi geliyor. Kimse anlayamaz beni meleim, ne teselli edebilir, ne de kurtarabilir bu gnah ukurundan... Dnp dolap ayn yakar: ... sakn baban duymasn, yreine iner, lmne sebep olursun. Suat' asl ileden karan, orasnda burasnda hissettii slak az; omuzlarn, belini, kalalarn tutan tkz ve inat eller. Gsteri uzadka dehetli rahatsz ediyor onu, cann skyor. Tek istedii yalnzlk, dev tiksintisi ve peygamber acsyla ba baa kalabilmek! Beni yalnz brak -diyor-, kimseye bir ey sylemem, n'olur beni yalnz brak! "Anne" diyemiyor. O geceden sonra bir daha hi diyemeyecek. Denizden katran rengi bir aydnlk kalkt, ltl kara bir rt btn Boazii'ni kaplad, ufak tefek klar boup boup ldryor. Karanlk, youn ve tekdze. Bu youn karanln derinliklerinde, hep ayn unutulmu kanun, Hafz Post'un hep ayn dokunakl namesini tekrarlyor. inliyle stemen Demir ldresiye boumalarnn en mthi noktasna gelmiler: Ban az, Temenin kan ter iindeki yzne dedi deecek, dedi deecek. Garip bir bak bu, kabzas ilemeli: Mavi bir ejderha azn am, atal dilini uzatm. " ... peki bu duyduum ne, gzya tad m, utan m? Tuz ve sululuk duygusu. Aklanmas son derece zor; 272 0; kabahat iliyorum, ok ar bir kabahat, korkusu. Suu bilmek, yine ilemek!" Suat'la Hayrun bir yerlere kayyorlar ama, nereye? Garip bir heyecan, sarsntl bir znt iindeler. ine byk korkunun, anlalmaz tek yaknlklarnn kart bir bunalm bu. Titremek sras Hayrun'a gelmi, titriyor ve artk konumuyor. Suat' brakmyor da, tam tersine pp okayarak yattrmaya alyor: Gzkapaklarndan, elmack kemiklerinden, boynundan. Sonra yine kulaklarna mrldandklar: ... belki sen, yalnz sen anlayabilirsin beni, anlarsn ve affedersin, ka-nmdansn ne de olsa, dokuz ay iimde yaadn, bir param sayhrsm meleim, o kadar temiz, o kadar saf ve gzel bir para ki dokunmaya kyamaz insan, eli varmaz... O ara ne olduysa oldu, bir mr boyu artk hibir ekilde dzeltilemeyecek yanl yaadlar. Bir an, ama ksa, ok ksa bir an, Hayrun'un dudaklarn aznn stnde duydu Suat. Ayn anda inlinin ba stemen'in alnna dedi, demesiyle sol kann stn kpkrmz amas bir oldu: Yara deil, geni ve kanl bir eytan glmsemesi sanki. Fakat l atp ylan, Suat: Gzbebeklerinde 306 rakml tepenin zirvesi hl titreiyor, bandaysa sol kann stnden balayp yaylan zehir gibi baars. Sonra resimler, aslsz astarsz, birbirini tutmayan, gizli bir byyle birbirine eklenen birtakm yanllk resimleri: Bazen bakyorsun, bir saniye iersinde drd bei srt sra birini izlemi, bazen bir tanesi dakikalar boyu gzlerinin nnde, bir saplant gibi, kmldamakszn: Tokyo'daki Amerikan Askeri Hastanesi (Nerde peki krizantemler?). Ufak tefek, ekik gzl bir hemirenin, kkrt sars bir k gibi, kristal kaplardan geii. imdi ar yarallar kouuna, stemen Demir'in baucuna gelecek. Dilinin ucuyla, kimsenin tek kelimesini anlamad, yine de saygyla glmseyip dinledii, ngilizce bir eyler syleyecek. Sonra yok bir pikapta, yeni bir plak alacaklar. nenin ucu deer demez, o ark: "Good-night irene, good-night irene!" 273

riyar bir Albay cerrah, zilzurna aydnlatlm, ktan nerdeyse titreen ameliyathanede, bir aa bir yukar dolayor. stne yokmu diyorlar. Sert, aksi bir adam, ceza verir gibi sve saya hastaya bakar, kmseye kmseye ameliyat edermi. Suat, iyice stemen Demir'in yerine koydu kendini. Akl fikri, fotorafn grd o ince, siyah lle gibi zarif gen kzda. kide bir karp, stanbul'dan gnderdii, uzun ve ayrntl mektuplarn okuyor. ri, yuvarlak ve seyrek yazs, elma yeili Japon gecesinin karanlnda prl prl. Nereye bakacak olsa, olan ocuu profili, hemen orda. Hoyrat bir zil, anszn meydana karak, ne rya kalyor ne hayal! Amerikan tanklar Pyong-yang dorultusunda ate ksryorlar. Bir Budha tapnann irkiltici boluunda, enine boyuna, kafas usturayla kaznm bir Budha rahibesi. (Nerde peki krizantemler?) Krizantemler oktan solmu, yalnz plakta hep o ark: "Good-night irene, good-night irene!" Bu Doktor Albay, Suat, bir yerden tanyacak gibi. Her sabah, glmsemesini kravatnn stne pasl bir makas gibi asm, vizitesine kageliyor. Kaln, kt parmaklarnn arasnda, yaldzl cgaralar. Suat korkuyor. Suat'n ii rperiyor: " ... ne yapsam? Ah, acaba ne yapsam?" ri bir Japon feneri, kendiliinden yand. Yokohama taraflarnda bir radar stnde, uzaydan gelen, mehul telsiz iaretleri zaptetmiler. Gney Kore ordusunun ncleri, 38. paraleli geiyor.Yeniden o yamur, o kezzap gibi yakc, bitirici. Bu Doktor korkun bir adam, nasl her eyi anlayverdi: Gelip stemen Demir'in bana dikiliyor, tkz, kirli beyaz ellerini saygszca uzatarak, askeri pijamann altndaki o yumuak ve saydam kadn vcudunu buluyor. Byle eilmesi, daha ok, durmadan daha ok eilmesi de, bouna deil. Zira, istedii kadar rtbesi Albay ve kendisi Amerikan ordusunda doktor olsun, o yine Hayrun, yatakta yaralanm yatansa... 274 NN'NN KABULLER TEPK UYANDIRDI DP Kongrelerinde hatipler CHP Genel Bakan'n 'ihtill hazrlamakla' itham ettiler stanbul (zel) Bir sredir stanbul'da bulunan CHP Genel Bakan ismet nn'nn, Talk'taki evinde yapt baz kabuller, iktidar evrelerince tepkiyle karlanm, DP parti kongrelerinde baz hatipler, nn'y 'ihtill hazrl yapmakla' sulamtr. iktidar partisinin tepkisine sebep olan kabuller arasnda CHP Genel Bakan'nn eski Genelkurmay Bakan emekli Orgeneral Abdurrahman Nafiz Grman', eski Genelkurmay kinci Bakan emekli Orgeneral ahap Grler'i, ayrca emekli General Kmil Ak-man'la emekli Albay Cemal Yldrm' Talk'ta arlamas saylmaktadr. Ayrca TRK- lideri Bahir Ersoy'un, niversite Rektr Ord. Prof. Sddk Sami Onar'n, istanbul Gazeteciler Cemiyeti Reisi Burhan Felek'in, inn tarafndan kabul edilmesi de, iktidar evrelerinin tenkitlerine sebep olmutur. Bu kabullerle ilgili olarak, CHP yetkililerince herhangi bir aklama yaplmamtr. 275 Meclis 'Tahkikat Komisyonu' ve ilk kararlar akland SYAS TOPLANTI YASAI KONDU MECLS MZAKERELER BAS IN DA YAYI N LAN AM AYACAK 15 DP milletvekilinden teekkl eden komisyonun reisliine Ahmet Hamdi Sancar getirildi Ankara (zel) Meclis'in, DP ounluu sayesinde, 'bir ksm basnla ibirlii yaparak, kanund kollar, erirler ve sabkallardan mteekkil si-lhli siyaset eteleri kurmaya alan muhalefet' hakknda ald, Tahkikat Komisyonu kurulmasna dair karar, mevki-i tatbike konmu; komisyonu tekil eden zevat ve aldklar ilk kararlar efkr- umumiyeye aklanmtr. Meclis Tahkikat Komisyonu'nun azalar arasnda Ahmet Hamdi Sancar, Osman Kavuncu, Bahadr Dlger, Sait Bilgi, Cavit Asena, Kemal Biberolu, Kemal zer,

Hfilmi Dura, Ekrem Ant, Nusret Kiri-iolu, Turhan Bahadr, Selmi Diner, Himmet lmen, Necmettin nder ve Nzhet Ulusoy bulunmaktadr. Komisyonun Reisliine Ahmet Hamdi Sancar getirilmitir. Meclis Tahkikat Komisyonu'nun ald ilk kararlara gre "tahkikatn selmet-i cereyann temin maksad ile btn siyasi faaliyetler yasaklanm; ve 'Tahkikat Encmeni'nin vazife ve selhiyet-lerini ve bilumum karar, tedbir ve faaliyetlerine mteallik her trl haber, havadis, beyan, tebli, mtalaa, vesika, resim ve yazlarn ve (TBMM Zabt Ceridesi hari) bu takrirle alkal Trkiye Byk Millet Meclisi Mzakerelerinin neri men edilmitir." (Not: Bu haber, Tahkikat Komisyonu yasaklarna girdii iin, gazetelerde yaynlanamamtr.) 279 nce yeil k yand, sonra parlak siyah deri ceketiyle hamambceine benzeyen, suratsz ses mhendisi, ses odasnn kapsn aralad, mikrofonlarn evresindeki dublajclara: Bobini deitireceiz -dedi-. Bir eyrek serbestsiniz! Alacakaranlkta, beyazperdeden tekrar tekrar geen film paras, nemini yitirivermiti; sonunda, bilmem hangi ryadan kopmu tek bir resim halinde kalakald. Stdyoda, paydos dakikalarnn allm-'grlts! Geni, kt havalandrlm salona hkmeden, deminki, yar mikrofon sl, yar 'yerli film' konumasyla ykl, younluu az gece karanln, koydunsa bul. st ste iki ampul, pis pis ter dkyorlar ama, elle tutulur bir aydnlk getirebildikleri yok: erdeki, ii gemi kadn oyuncunun vampire, erkek kalabalnn ise delici bakl hipnotizmaclara dnmesi, bu yzden. Renklerin puslanp glgelenmesi; glgelerin duvarlarda irileip, oransz heybetler kazanarak, byc glgelerine dnmesi de. Halim, cgaras aznda, yine kibritlerini aranyordu. Ufack mavi bir alev, rpere rpere, kt geldi. Alevin arkasnda her zamankinden daha gevek bir Galib: Hazret, kibritlerin seni daima en son dakikada ortada brakyorlar. Halim, dumanlarnn arasndan: Yalnz kibritlerim mi -diyerek ta gediine koydu-, dostlarm da ayn eyi yapyor. Galib'in surat salaryla rtlyd. Silkindi: ... huzursuzluk ve edepsizlik -dedi-, oyuncu ksmnn mayasnda. Hele kendini gl hissederse, tetik ol, bas281 baya saldrganlar. Yok, kompleksleri buna elvermiyorsa, ii alaya dkerek, balar ineli konumaya, ta atmaya!.. Halim alnd, ters ters ona bakt ama, havada, deminden beri burnunu trmalayan aseton kokusunu grd: Prl prl, ufak bir Samanyolu olarak. Bana m bu lflar? -diye sordu-. Ne mnasebet! Kendimden sz ediyorum, bir de arkadam vardr, ondan. Kim, ben tanyor muyum? Galib: Tabii ulan -diye patlad-, aynaya her baknda burun buruna geliyorsun, tanmaz msn? Sonra bir zaman, sesinden allmadk bir aclkla, szland durdu: ... siz beni kim sanyorsunuz yahu? Cebinize be kuru girsin diye, patronlarla cebelleiyoruz, unun bunun iini resmen size alyoruz, yine yaranamyoruz. nne gelen, hncn bizden karyor. Ne bu yahu, bktm usandm. Bunun bylesine nankrlk demezlerse, -hem nankrln daniskas-, ne derler bilmem. te bu kadar! Szlanmay sevmezdi hi, Halim bunu bildiinden bir terslik kokusu ald, can skld; buulanm gzlnn camlarn silerken, yar zr dileyerek: ... bo ver dedi, damarlarna basmak iin sylemedim. tekilerinden daha aalk saylmam ya? Boktan, ksa bir sessizlik geti, sonra Halim eski gnleri, Galib'in ona devrimci sanatn nasl olmas gerektiini, bilinli bir oyuncunun grevini ve tutumunu anlatt zamanlar hatrlatan, uysal, basbaya kardee bir sesle: Hayrola -diye sordu-. yrmyor mu? ... yrmesine yryor, canm: Ufak tefek aksaklklarn aresini buluyoruz. Beyolu'nun gbeinde bir salon uydurduk, urasn burasn elden geireceiz, tamam! nmzdeki mevsime yetiir. Yalnz, tiyatro demek...

Ik srtndan vurduu iin, olduundan yal grnyordu. Gzleri yuvalarnda, altn dii aznn biimsiz ukurunda kaybolmutu. Sadece, yolunu arm bir ateb-cei gibi, oraya buraya dalan cgarasnn atei. 282 ... tiyatro demek aktr demek, aktr demekse rezillik! Feridun Bey olur olmaz her eye burnunu sokmasn diye, Mine'ye 'una gz kulak ol' demitik ya, orospu, bamza patronie kesildi, araya herifi koyup, aklnca bize kurnanda edecek... Halim bunu duymutu, dorusu sevinmiti de. Tiyatroyu kurduk diye bir basn toplants yaptlard ya bunlar, hani o nl toplant; ite ondan bir hafta m, on gn sonra m ne, ortalkta bir sylenti: Mine, araya Feridun Bey'i koyarak, Dicle'nin oynayaca ba kadn roln istemi. Bu kadarla kalsa, iyi. Takma kirpiklerinin ar ve kara perdesini aralayp, o bo ve souk bakyla herkesin srtn terek: "Jn roln de enol oynamasn" diyor, olan provalarda onunla dalga geesiymi. Galib, enol'un bulunmaz Bursa kuma olmadn biliyordu, biliyordu ama, yine ba erkek roln ona vermiti. Neden? Bir kere babas tannm dekoratr, olunun hatrna hem salonun hale yola sokulmas aradan karlm olacak, hem piyesin dekorlar. Gel anlat, kafalarna sz girmiyor ki! Zorluklar, inadna st ste geliyorlar. Birisine dert anlatmaya alt srada, bir bakas kaprislerle karsna dikiliyor. Adam srtndan atlatr bunlar. lerinden bir para halden anlayan ksa, yrek yanmayacak. Halim olsa, diyorum, hi olmazsa kayglarm paylar, bana hak verir. Dorusun abiy, ben olsam seni brakmam! Eski dostuz, bir kere! Mine, enol, bilmem kim, sorumsuz takm bunlar; ne rgtlenmeyi bilirler, ne ekip olarak almay; hele fedakrlk etmek, akllarndan gemez; eh, byleleriyle yola karsan, ister istemez baarszla urayacaksn! Gidiatn kt olduunu iim paralanarak gryordum ama, sustum, kimseye bir ey tlatmadm; niye, senin ilerine burnumu sokmak, sana yle yap byle et demek, benim haddime mi; bu meslei bana reten sensin be, tabii, yalan m, bu yzden sana minnet borluyum, kalkp akl m reteceim? Yalnz, dostluumuz ne kadar kkl, sana duydu283 um sayg ne kadar byk olursa olsun, iin sarpa saracan sezmedim deil, zira sen de bilirsin ki azizim, galiba Rein-hard yle bir eyler demitir, bir yazsnda... Halim iinden bir yanyla, Galib'in hakl fkesine katlmay uygun buluyordu. Hanidir, aka dargnlk taslamasna, orda burda kuyusunu kazmasna aldr etmeden, ne de olsa onu kollam, dublaja armasnn yan sra, Emek-Film'in yapt bir kurdelada ksa msa bir rol salamt: Kiralk bir katil rol, drt gnlk i, gndelii 250 liradan bir kat! Aslnda dilenci parasyd bu ya, yle olmasnda Galib'in gnah yoktu, zaten prodktrle konumaya gidecei gn onu uyarm, aka: " Bana bak -demiti-, gzn a, kazklanma hazret! Anasnn ipini satm, adamn gznden srmeyi alar bir itolu ittir bu herif, ikiyzll cabas! Yalnz parann kokusunu p diye aldn kabul etmek lzm: Gilda var ya hani, nl Gilda, onu siktirici bir bardan karp yalnz yapan odur, greceksin seni de kafese koyacak." Koyard elbet: Meslek ynnden Halim yle berbat bir durumdayd ki, Emek-Film'in eski bir handaki yeniden 'dekore edilmi' yazhanesine girerken, kafasnda tek arzu vard: Ne pahasna olursa olsun bu rol oynamak! Kt adam rolym, paras azm, hatta belki bountuya getirilirmi, hi umursamyordu. On yllk bir ara, simsiyah bir unutulutan sonra, aznn ucunda eri bir glmseme, zerinde ihanete uram eleba havasyla yeniden beyazperdede grnsn, yeterdi ona. Prodktr hsan Bey'le,* 'zel brosu'nda konumulard. Yeni parlayan kadn yldzlarla babaa 'i' konumak iin dzenlenmi, deiik bir yerdi buras: Hafif parfm, hrszlama k, vitrinli bar, Black and White, Amerikan cgaralar; hepsinin stndeyse, akaju salar kpk kpk omuzlarna dklm, ehvetli ve baygn baklar, kalkk omzuy-la kocaman bir Gilda portresi. Halim, daha girmeden, bir * Bkz. Kurtlar Sofras. 284

arl kovan uultusu duyar gibi olmutu. Girince grdn sand, buna pek ters dmedi: Kelimeler, oul vermi arlar gibi, ksarak, st ba allahlk bir adamn, evresini sarmlar. Belinden yukars uzun, bacaklar ksa, kafas kocaman, aln mavi damarlarla rlm bir adam bu. Balk azn andran ufack az, aralksz kmldyor, irili ufakl kelimeleri, vzl vzl, arlar gibi salveriyor. " ... aa, hatrlamaz olur muyum hi, dnm gibi hatrlyorum, sradan bir film deildi Ak Hznleri hele senin o filmde oynadn rol! Seni bir filminde oynatmaya, daha o zaman karar vermitim, gel gelelim bir trl olmad, iler malm. Kabiliyetin meydanda, dehetli alkan olduunu sylediler, dorudur, inanrm; ah keski herkes senin gibi olsa da Yeilam Soka'ndan Ak Hznleri ayarnda filmler karabilsek! Yok canm, Ak Hznleri deil miydi filmin ad, neydi ya, Nankr Toprak m, bak u ie, aklmda yle kalm demek! Filmivad u olmu, bu olmu, ne nemi var efendim, nemli olan rol: Aann kzn seven delikanlydn galiba, yooo, yooo, haklsn, ldrlen retmeni oynuyordun, ama ne oynay, ne kompozisyon! His katmtn bir kere rolne, dram kesmek anlama, sahici his! Sosyal film dedin mi byle olacak, drt ba mmur, evet, evet, yoksa sansr neden yasak etsin canm? Elbet sosyal bir yan heriflere batt ki, yasaktr deyip iin iinden ktlar! Bak, ben de sosyal filmden yanaymdr haa, sinema dediin ne birader, bir eit halk mektebi, halk ynlarn orda eiteceksin ite. imdi sen beni burda gryorsun, elbet, milletin kann emen bir asalak, belki de hnzr kapitalist, ama deil, yanln var, hem ok: Benim babam musluk ta-mircisiydi, ocukluum yoksulluk iinde geti, neler ektiimi ne sen sor, ne ben syleyeyim. Bu durumda insan solcu olmazsa, ne olur, ben de solcuyum tabii, solcuyum ama dikkat et, kurnaz bir solcuyum ben, kendimi avanaka ate-e atp ba derde sokacama, eylem iin elverili ortamn domasn beklerim. Nasl m, nasl kolay, diyelim ki imdi bir film yaptm, meseleyi zehir gibi koyan bir film ne olur? 285 Sansrden geemez bir kere, geti diyelim, yasak ederler, hem bir ie yaramaz, hem param batrr. Onun yerine, oturup bir komedi ekiyorum ben, hi deilse millet seyredip dertlerini unutuyor, iini tazeliyor. te fark burda, benim kurnaz tarafm, herkes pek anlamyor geri, sen anlarsn, p diye akarsn hemen, okumu adamsn, kafan iliyor, Zaten, oynayacan rol de yani, sana gre biilmi kaftan, hani prlanta gibi rol derler ya, ylesi: Gilda'yla bir ak sahnesi evireceksin ki, aman Allah, dostlar bana! Ya ldn sahneye ne buyrulur? Gece, sokan ortasnda, makineli tabancayla biiliyorsun: Dran, dran, dran! Sinema bu be, hareket, heyecan, tutku! Memnunsun deil mi, evet, evet, memnunsun, suratndan belli, filmin adn duysan bsbtn zevkten drtke olacaksn. Esasnda kimseye sylemiyoruz ya, tutup senin gibi on yllk bir arkadatan saklayacak deiliz elbet, yalnz azn sk tut, bakasna syleme: Alarsa Anam Alar filmin ad, nasl, dediim kadar yok mu?.." Halim anlatrken, Galib, yar irkilerek, fakat sesini karmadan dinlemiti, bitirince, cgarasn brakt, ufack bir yldz halinde yere dt an, pabucunun burnuyla bir gzel ezdi. Yznde tiksintiye benzer bir burkulma belirmiti: Bu adam -dedi-, insan deil sv: Hangi kaba koyarsan, dakikasnda onun kalbn alr. Benle konuurken, aarsn, iirler okuyor. Yobazla konuurken dinle, Mslma-nn koyusu. Saclarla, sapna kadar 'Demokrat Partili'. Ama kime sorarsan sor, namuslu adam diyeceklerdir. Hele baarsn, kabul etmeyen yok! Halim'e biraz daha yaklat, btn Beyolu'na nam salm pis kokulu nefesiyle, stdyonun katedral karanln boydan boya delerek: ... baarl olmak buysa hazret -dedi-, ben baarszlklarn en boktanna fitim, hem oktan! Bobin deitirilmiti. Dublaja balayacaklar srada, hi nemsemiyormu gibi, aradan ekledi: ... yarn akam saat yedi buukta Aktrler Sendikas 286 Kurucu Heyeti ilk toplantsn yapacak. Saat beten itibaren, ben Dicle'yle Haik'teyim, gel bizi bul, beraber gidelim.

Ertesi gn bir saanaktr patlyor ama, kuru: Sokak aralarnda deli bir rzgr hart hart oray buray sryor, bir bakyorsun lk lk glen okul kzlarnn etekliklerini balarna geirmi, canl birer mealeye benzetmi onlar. Sonra imekler, ama nasl, aralksz, birbiri ardnca, elektriklenmi minare ularndan atr atr saa sola atlayan kvlcm demetleri gibi, mor, deli eflatun, fosforlu yeil. Bu arada, gk grltlerinin debdebesi eksik deil, dalarn ardnda sanki kadrgalar arpyor, patrt kyamet, bazen havaya uurulan bir cephanelik sesleri, bazen yeralt maaralarnn kmesini andran derin uultular. Hepsi iyi, hepsi ho ama, tek damla yamur dse! Ne gezer! Nemli bir tela, gmbrtl bir gerilim, hepsi o kadar! le ajansnda radyo, Ankara'ya balanarak, Menderes'in bir sylevini veriyor. Mthi bir deme, muhalefetin iler tutar yerini brakmam. Kahvelerde dedikodunun eidi, rktc yalan haberler, kayg veren tahminler. Akamlar gazeteler ldrm balklarla kyor. Birinci sahifeler-de, adam boyu harfler: "Bozgunculua paydos", "Tahkikat Komisyonu ie balad", "Baz gazete ve dergilerin yaynna son verilerek, sorumlular tutukland." Halim, bir gazete alp iek Pasaj'na dalyor. Pasaj'da garip bir imek kokusu, rpertici, handiyse elle tutulabilir bir titreme. Saanan btn elektrii, sanki oraya birikmi. Karanlk, enikonu. Yalnz Haik, btn klar kr kr, bir kuyumcu dkkn gibi parlyor. Kapda Nubar'la rastlayorlar. Seninki, iki elinde iki duble salkm, glerek: Merhaba Doktor -diyor-, nerde kaldn? Millet seni gzlyor. Halim ard: Hayrola, kalabalk m? erisi festivaldir, giresin de gresin: Eek snnedi derler a, o kerte. Bir sen eksiidin, abu ol! Halim ilk bakta festivale benzer bir durum gremedi. Galib'le Dicle, yksek iskemlelere tnemiler, kafay bulu287 yorlar. Ar somurtkanlklar, bir tuhaf! Burunlar sarkm, avurtlar km, gzleri dalgn, azlarnn ucunda yabanc bir glmseme! Halim'i artan, Ali hsan'n orda olmas; orda olmas bir yana, tekilerinin tam tersine, olaanst neeli grnmesi: Derisi mazot ve terden simsiyah, gzleri irkiltici bir ltyla yuvalarndan uram, konuuyor Allah konuuyor. Tek bana bir kol engi. " Hi byle deildir bu ocuk ya, dur bakalm." Halim'i grr grmez, kollarn ap yerinden frlad, ar bir itenlikle boynuna sarlarak: ... hele geldin karde -diye yaknd-, hele gelebildin! Gzlerimiz yollarda kald yahu! Ge yle otur, i iebildiin kadar, anasn sataym, bugn bendensiniz. Halim gizlice brlerinin gzlerini arad: " Hayrola -dedi-, bayram deil, seyran deil?" Ali hsan, yumruunu gsne vura vura, dvnyordu imdi. Ah karde -diyordu-, mapusluk arkadam benim! Ya da: Vah bana karde diyordu-, vah bana! Bu sefer Halim, belirli bir ekilde, brlerine bakt. Hi oral deildiler, gagalarn emi, miskin miskin kpn kaybeden biralarn iiyorlard. Dayanamayp sordu: Ne oluyor Allah akna? Galib, suratna inmi salarn otlayarak, belli etmeden ona bir dirsek att: Sus ulan hayvan, i ite, ks gagan! Halim ne yapsn, ksyor gagasn, iskemlesine tneyip, kendisini ikisine brakyor. Nubar, iki elinde kpkl bira salkmlar, hep aynalarda. Hep yzlerce oalarak, fakat armakszn, hepsi birbirinden gzel ama hibiri gerekletirilemez lgnlklar akla getiren, votka-biralar, cin-bi-ralar tayor. Dicle, kaln zenci dudaklarn, ikisine sokmu. Gzleri yar ak. Kumru gibi, dem ekiyor. Galib, Halim'in cebindeki gazeteyi ekti ald, rasgele bir bal, tumturakl bir sesle okudu: Ankara'da hava gergin! 288 Fakat Ali hsan'n, alyor mu glyor mu anlalamayan o kukla suratyla, vrt zrt aralarna girmesi yok mu, canlarna o okuyor:

... ufack bir bebe idim, gel gr ki aklmda yer etmi, bu annem ninni syler, beni uyuturdu, ninnisi de hep bir rnekti ha: Benim olum byyecek paa olacak! nanmazsnz kardeler, paa olmam ba dileiydi kadn anamn, ille byyeceim, yan klnl paa olacam... Duraklad, hkrr gibi glerek: ... olamadk -dedi-, paa olamadk. Sonra havay deitirmek iin mi, ne iinse, daha berbat bir ey yapt; o alamakl sesiyle, gizli iirlerinden birisini, balad stne basa basa okumaya! Halim, delirecek. Gzlerinin nnde, Ali hsan'n cezaevindeki hli: Kavrulmu, yoksul, yaz gnn katlanlmaz mavisi altnda, iki kat. -meyip ne halt edersin? Galib gazetenin arkasna^saklanp, baka bir dalgaya dm. Meclis'in o grltl toplantsn kuruyor, 'bir ksm matbuata ve muhalefete kar bir Tahkikat Komisyonu kurulmasn ngren' nergenin kabul edildii oturumu. Demokrat milletvekilleri, ileden km, bar bar baryorlar. Krsde nn, o gsterisiz ve etkili sesiyle: " Sizi -diyor-, tarih krssnden seyrediyorum, sulu insanlarn tel iindesiniz, yle bir hata iliyorsunuz ki, artk sizi ben bile kurtaramam." Damarlarnda alkol dolamaya baladka, Halim deta dev bir akvaryumun iinde kayboluyor, sanda solunda kml kml canavar klkl su bitkileri, nah ite biri Nubar, teki Dicle, ncs Ali hsan. Galib yok, o bu defa Uak olaylarn yaamaya gitmi, kasketli, fkesine inanmayan bir kasaba kalabal nn'y talyor. ldrecekler mi? zmir'de baka bir gruh. Demokrat zmir gazetesini basyor, niyetleri yakp makineleri krmak! Sonra Ali hsan, enesi titrek, mazot gzyalaryla iki sral alaya alaya: ... iin kardeler, Allah aknza iin! -diye basyor 289 yaygaray-, paras benden, neyim var neyim yoksa harcayacam, iine tkrdm bu dnyada, gerei kald m ki? Sesi kyor, szn boulur gibi: ... anam ldkten sonra -diye tamamlyor- ben, kardeler, Allaha inanmam, hi inanmadm, hi! imdi iimden inanmak geliyor, oturup saatlerce dua etmek! Yapamyorum, almamm! Yapabilsem, alacam, iyi gelecek bana! Galib kala gz arasnda Halim'e: ... imdi anladn m? -diye sordu-. Hayatn mantkszl: Baban olacak herif geberse, sen eziyetten de paraszlktan da kurtulacaksn, ama gebermiyor; onun yerine bakyorsun, Ali hsan'n o zavall, o sessiz sedasz anac oluvermi. Olann tek manevi dayana oydu be! ine edeyim byle hayatn! Halim ve Galib, Pasaj'dan knca kan tortusu ve bakr yansmas bir akamn iine dtler. Gz kamatrc kzllklar, camlarda kpr kpr kprdyor; Marmara'ya uzaklam imekler, arada bir geriye, Ayasofya'nn minarelerine doru, ateten bir kement savuruyordu. ehrin btn kprbalarn, yaklaan gecenin kara suratl haytalar tutmulard. Bu arada, gazete sergileri evresinde birikmi, kaygl, yorgun ve merakl, birka emekli. Bir de, ocuk arklar gibi, renk renk ve taptaze meydana kveren, o baloncu. Galib, Merutiyet Caddesi'ne sapm; Halim'i, iki sral Mtareke oteli ve eski Beyolu yaps arasndan, Tepeba-'na; tiyatronun oralardaki, kanl aalarna gne kzl gvercinlerin sapr sapr dklt, Cumhuriyet Bahe-si'ne gtryordu. Halim dalgnd. Skknd da. Ali hsan' ve annesini oktan unutmutu. u sendika toplantsna katlmay ii hi istemiyor; bu filmde rol bula!; beri, Galib'in hatrn kramayacan da akl kesiyordu. Sknts bundand zaten. Bir ara, yle yoklayaym dedi: Ne dersin, memleketin durumu byle kark iken, bu sendika toplants biraz ters dmyor mu? 290 Galib, onu mrnde ilk defa gryormu gibi hayretle bakt: ... ne varm memleketin durumunda? -dedi-. Dikta kesinleiyor, hepsi o kadar. Zaten, varln hakl karmak iin, olaylar yaratan o, kar kanlar deil. Bize ne? Bundan ncekine, nasl hi alnmadan, kuzu kuzu katlandy-sak, sonunda buna da yle kuzu kuzu katlanacaz. Gzlerinden ac bir glmseme geti, ruhunu boalt-yormu gibi karanlk karanlk geirdi:

... ben sana bir ey diyeyim mi hazret, ektiimiz bunca ileye, yaplan bunca propagandaya, stelik her bokluun aalk solcularn ii saylmasna ramen, memleketin kaderi zerinde en ufak bir sz sahibi deiliz. Her ey bizim dmzda geiyor. yleyse u kalktmz i faydasz, byk bir ihtiyatszlk! htiyatszlk ne kelime, budalaln ta kendisi, batan aa sama! Olumlu hibir sonu alamayacanz, nah, istersen uraya yazaym. Sustu. aresiz, omuzlarn kaldrarak ekledi: ... iyi ama ne yapalm? Duracak myz? Sonu alacamza inanrm gibi, bir eyler deneyeceiz elbet! nanmasak bile mi? nanmasak bile! nanmak byk lf. Bana gelince, dorusu ya, durumum biraz tuhaf. Kim bilir, belki tuhaftan kt: artlar ne kadar elverisiz olursa olsun, gnn birinde, devrimin gerekleeceine inanyorum da; i, devrimden sonraki hayatn, insana gereksindii mutluluu verip veremeyeceine geldi mi, aklm karyor. Neden dersen, toplumun ve doann elikileri stne tutmu koskoca bir sistem ve felsefe koymuuz da, birey olarak insann i elikilerini hi hesaba katmamz. Senin insan dediin, kendini doru ve hakl bir davaya adam, kalptan kma bir yaratk deil ki! Batan ayaa kartlklarla dolu bir varlk: Ayn zamanda iren ve saygdeer, aalk ve yce, dlek ve cesur! Bunu demekle zannetme ki insan soyut ve deimez bir kavram olarak alp, 291 artlar ne kadar deiirse deisin, o ayn kalacaktr demek istiyorum. Hayr, o da deiiyor, deiiyor ama, deimesi ktden iyiye, bilgisizden bilgiliye, vahiden medeniye srekli ykselen bir eri izmiyor; izdii daha ok, iyiyle kt, gnahlar sevap arasnda aralksz bir zikzak. Ayrca, iyilik ve ktlk kavramlar, koullara gre deien kavramlar. Galib'in syledikleri, Halim'in derisine kor paralar gibi dyordu. Hatta bir ara, burnuna yank et kokusu gelir gibi oldu. Huzursuz ve kaygl, susarak, birbirlerine bakmadan, bir sre yan yana yrdler. stanbul, sivil bir polis gibi arkalarndan geiyordu. Nihayet Halim: Brak yahu -dedi-, yleyse vazge bu sevdadan! Galib olduu yerde durdu, basbaya bararak: Sen baksana bana -dedi-, tabansz surat var m bende? Bir ie baladm m, bitiririm. Sustu, uzun uzun Halic'e bakt: Pasl ilep lleri, allah-lk takalar, mavnalar, karmakark martlaryla Hali, gn batsnn dokunakl kzllnda, dvme bakrdan bir kabartma gibiydi. Gs geirerek: ... ocukluumda -dedi-, btn hevesim kaptan olmakt, Deniz Ticaret Okulu'na gireyim dedim, Hey'et-i Sh-hye'den evirdiler, salm bozukmu. Sonra tiyatroya heves ettim, iyi bir rejisr, sz dinlenir bir tiyatrocu olmak istedim, olmad. te byle hazret, elli yla yaklaan hayatmda, gururumu ve haysiyetimi kurtarabilmek iin gvendiim tek ey, o senin vazge dediin, siyasi aksiyon! Gzlerinden yine o ac glmseme geti: ... ho -diye ekledi-, bir boka yaramyor ya! Halim, dostluklar boyunca, onun byle yakndn hi iitmemiti. Bilmedii bir sebepten, kendini hakarete uram hissediyordu. Sonra Suat'n, duruma bambaka bir adan bakt halde, geenlerde tartrken, buna benzer szler ettiini hatrlad: " ... devrimin kanlmazlna inansam bile, gereklemesi uzak grnyor bana, ok uzak! Yakn grnen, stelik midemi bulandran nedir dersen, devrimci geinen292 lerin alm: Hem boazlarna kadar, insanlarn btn kusurlarna batmlar, hem herkese yukardan bakmay kendilerine hak grr, yeni bir dinin el dememi havarileri olduklarn yutturmaya alrlar..." Eski bir revolverin tetiine basar gibi, st ste, fkelendiklerini, nasl bir hmla sralayvermiti:

" ... o ukal, o rk ve enebaz niversiteli kzlar, o hibir baltaya sap olamam, ne id belirsiz sanat takm, hele o iiler, hani patronlarna ok ierlemi grkr-ler de, el altndan gizli gizli her eyine yknrler..." Ar fkesinin altnda, ne eit bir ilerici renci olduunu hatrlatmas yatyordu. Sanki o lftan anlar myd? Ne mnasebet! En az imdi ierledikleri kadar inat ve kmser, szn geirebilmek iin ter ter tepinir, direnmeye yeltenenleri baklarnn zehirli mor oklaryla delik deik ederdi. Halim, bu sulamalarn altnda neyin yattn bildii kadar, belki daha iyi, niteliklerini ve nedenlerini biliyordu. Bu bakmdan, onu rahatsz eden, karsnn syledikleri deil, yllarca sren skntl unutu yllarndan sonra, bunlar tekrar sylemeye balamasyd. Yoksa, kafa kafaya verip, kuaklarna ilikin etrefil sorunlar, az m tartmlard eskiden? Frtnal gecelerde, poyrazn camlarda saklayan krbac'ikisini de uyandrr, konutuklarnn artk sabaha kadar sonu gelmezdi. Ya da bir ilkbahar akam, Cennet Bahesi'nde iki fincan kahve ve sinemaskop bir Marmara karsnda kendilerini unuturlar, harl harl, renci eylemlerinin heyecan ve taknly-la, aile hayatnn yavan ve tekdze gereklerini badatrmaya alrlard. Halim kolay sanyordu bunu, Suat'sa olas! Gerekte zor bile olsa, stnde fikir yrtmek yaantlarn zenginletiriyor, ona yeni bir boyut, baka bir anlam katyordu. Bugn iittikleri bir radyo haberi, yarn Stalin'in Franszca bir dergide yaynlanm bir yazs, kafalarn kyasya eler, gnlerce uratrr, Nzm Hikmet'in yasak bir iirini okumak, heyecan ve sevinten uykularn karrd. Sonra bir zaman oldu, Suat ekildi bunlardan! Artk 293 onu ne solculara yaplan basklar ilgilendiriyordu, ne eylemin varl yokluu! Gazete okumay kesmi, ajans dinlemez olmutu. stese bile kendisini veremiyor, belirsiz bir tiksinti o yne eilmesini engelliyordu. Yllarca byle yaadlar. imdi siyasal gerilim artp hareket hzlannca, anszn kendisine, bir zamanlar hayatlarn boydan boya kaplam sorunlara dnmesinin, kocasn artmas, hatta huzursuz etmesi besbelli bundand. Hele sorduu sorular, Halim'in bsbtn akln bandan alyordu. ... ii snf katlmasa da, Menderes'e kar bir yn hareketi gerekletirilebilir mi? Ya da biraz dalgn ve dnceli: ... garip ey! Son elli yl iinde, byk devrimci hareket yaplm, nn sonu ayn: Dikta! 1908'de ttihat ve Terakki Kzl Sultan' alaa ederek Hrriyet'i iln ediyor, ksa bir sre sonra bakyorsun, kanl bir Merkez-i Umumi diktas gelmi kurulmu. 1919'da Mustafa Kemal hareketi: nce dman kovuyor, sonra Sultan'. Cumhuriyet, devrimler filn derken, Atatrk'n lm, rejimin alaturka bir faizme yozlamas. 1950'de Demokrat Parti, hem halkn hem aydnlarn desteiyle iktidara geliyor, aznda hrriyet ve adalet sloganlar, on yl gemeden ne gryoruz, hrriyet dman bir ounluk diktas haline girdiini. Acaba neden byle oluyor? Akla yakn bir aklamas olmamal m? Halim, en Horatio sesini bulup, en aktr jestleriyle, ipe sapa gelmez aklamalara kalkacak oldu mu, hemen szn kesiyor: ... Demir'e bakarsan, ynetici kadronun ideolojik yetersizlii rol oynuyor bunda, ahmaka ve obur, gnn gn etme tel. Zaten iki sznn biri Demir: ... Demir bana dedi ki, Demokrat Parti lmllarnn ne Menderes zerinde herhangi bir etkisi kalm, ne tekilt zerinde... Ya da: ... yarn akam erken gelmeye al, Demir bizde olacak, grrsnz. 294 Bir-iki kere Halim, habersiz kageliyor: Salonda ikisi ba baa. Ayakl abajurun krmzs btn perdeleri tututurmu, duvarlarda iri iri biblo glgeleri. Teypte, zarif bir gen kzn iini ekmesini andran, bir Japon mzii: Yer yer meydana kan iniltileri, kaln ve okkal gong sesleri datveriyor. Nerde o ince ve ekik kal kadnlar, tell yelpazeler? Nerde enli klcn karnna saplam samurailerin, gk demeden l? Demir ve Suat, onu grdler mi, ikisi de glmsyor. O kadar sakin, baklar ve davranlar o kadar drst ve namuslu, szleri kadar gizlisiz kapaksz ki, bu

kadarn garipsemiyor denemez. Tartyorlar m, yumuaklkla, seslerini hi ykseltmeden, mrl mrl. Hi kimse hibir eyden emin deil, hi kimse hibir eyi iddia etmiyor. Ara sra, son on yln lleri aralarnda peydahlanp, evvelce dikkati ekmemi falan ya da filn olayn altn izerek elle tutulur hle getiriyor; somut, z salam imgeler, ayrntl ve kkl bilgiler kyor ortaya, kuram sanki bilince dnrken ayaklarn sk sk yere basyor. Suat' artan bu, eken de! De-mir'le konumalarndan bir yenileme, bir kabuk deitirme izlenimi duyuyor, pek tanmlayamyor ne olduunu, i-lemini kestiremiyor ya, henz belirsiz, lfa smaz da olsa, herhangi bir gizli dilei, bir d gerek sanmak olmadndan phesi yok. nk, var olan bir ey o, gzle grlebilen, elle dokunulabilen; o kadar ki, youn ve karanlk gecesinin derinliklerinde, canl gibi kmldadn, nerdeyse gsterebilir. Byle olunca, hi deilse bir an iin, yeniden ilk heyecanlarna dndn sanyor: Hani yamurlar gkten zel olarak onun iin yayordu da, insanlarn parampara, blk prk, zavall dnyas, Suat gelsin onu kurtarsn diye bekliyordu! Ba baa konuurlarken, Yzba'nn sesi beklenmedik zenginlikler ediniyor. Yorgun ocuklarn tatl tatl yaknmas m, erkeke bir neenin salam ve kaln titreimleri mi, yoksa katksz gvenebilecein bir dostun halden anlar fsltlar m? Ayr ayr bunlarn her birisi, ara sra hepsi! He295 le o zehir zemberek profili, imdiden yzlerce oalm! Bir rya sisi arasnda, nereye bakarsan, o: Gece krmz camlarn, eski hallarn zerinde, epeevre btn duvarlarda. Kahvesini almaya uzanrken, ellerinin titremesini nle-yemiyor: Savatan beri -diyor-, byle: Ac bir ey, beni utandryor. Suat gzlerini yumdu mu, uzun ve kvrck kirpiklerinin ucunda, ince yaldz tozlar: Biliyorum, -diyor-. Bir tepeye saldryordunuz. inli anszn kt, elinde yass bir bak... Yzba Demir'in kalar atlyor: ... yok canm, o dediiniz filmlerde olur, savan gerei, bu gerei yaamadan kurduumuza hi benzemiyor: Bana sorarsanz, lmle lm eziyeti arasnda srekli bir ruh gerilimi bu. Az bzlyor: O bahsi hi amayn! Suat bandan beri onu sapna kadar asker saydndan mdr nedir, bu szler zerine aryor biraz. Sahi -diyor-, hi anlatmyorsunuz? Sonra anlatrz diye savamadk ki! Daha uysal bir ses bulup: ... orda -diye szn srdryor-, lm gerei anszn kafama dank dedi. Gitmeden bilmezdim, kestiremezdim ne olduunu, soyut bir kavramd lm, snrlan belirsiz, karanlk. Her iyi asker gibi dudak bktm olurdu. Karlanca birden fark ettim ki, kavramaya gcm yetmiyor. Benimkinden getim, kimse-ninki yetmez: O derece ulu, bizden yukarda, kesin! Onun aynasndan baktn m, paraym, nm, kudretmi, yaldzn dakikasnda yitiriyor, geicileiyor hemen, gln bile oluyor. Hastanede yatarken, genliimi, patlam dev bir balon gibi, olanca arlyla gsmn stnde hissettim durdum. Ne genlikti oysa, nasl hrsl, ana erefe dkn, kulaktan dolma nyarglarla iirilmi! Yanlm olmak arma gidiyordu, uzun sre kendimi balayamadm, lsz ac ektim; kaytsz artsz umutsuzluumun, eski kayt296 \ sz artsz kendime gvenim kadar sama olduunu anladm gn, bitti bu ac... Ksack susup sylediini dzeltiyor: ... daha dorusu, birisi kp bunu bana anlatt gn. Umut, varolmasna her zaman vard, insann kendisiyle lm arasnda oynak bir denge yaratmasn bilmesi demekti bu, ikisini de yadsmadan, bilinli ve tutarl bir eylemi yrtmesini bilmesi! Hesap kitap, lm aabilen kalc bir sonuca ulatrabilirse, ancak eylem ulatrabilir bizi, baka hibir ey... Suat hanidir onu dinlemiyor. Aklsra Yzba Demir'e umudu ve eylemi yeniden buldurana ulaacak. Acaba kim? Salar bir olan ocuu gibi kesilmi, dz ve

kaln kal, gzleri suratna smayan, ince uzun boyunlu gen bir kadn m? mid mi? Hani o mid, uzun ebonit azl parmaklarnn arasnda... Gevek gevek itiraz ediyoj: ... tutarl bir eylem yrtmesini bilmek mi? nsan manastra kapansn, rahibe olsun daha iyi, yleyse. Siz benimle alay m ediyorsunuz Allah aknza, eylem amacna ulat m, 'bakalar' demektir, 'bakalar' ise hayal krklndan baka bir ey vermez: Kimisi yetersizliinden, kimisi bayalndan, kimisi dlekliinden! Eyleme beraber girersiniz, siz sonuca ulamay dnrsnz, onlar ulamadan paylamay... yi ama, eylem ne? Onu tanmlasanza! Kiisel bir iradenin dolatrlmas m, yoksa, nesnel koullardan karlm, ortaklaa, her biri karlkl olarak tekine uyan, ya da onu dzelten, bir hareketler btn m? Sesinin tonunu deitirmeksizin, hep yle duygusal itiraflarda bulunurmu gibi iten ve dokunakl: ... hem -diye diretiyor-, uygarlk dediimiz nedir sanyorsunuz? Hayatn srekli olarak kendi kendini dzeltmesi deil mi? Yoksa ilerlemeden nasl sz edilebilir? Arkasndan bir soru daha! lk bakta masum ve zararsz gibi grnyor ama, Suat' iyice sarsyor: Hayat nasl alyorsunuz, siz? 297 Suat nce hi ses karmad, galiba soruyu aptalca buldu, fakat o gece, uykuyla uyanklk arasnda, ertesi gn leye kadar mutfakta, durup durup alnn pencerenin camna dayayarak, tekrarlad durdu: Hayat nasl alyorum ben? Bir akam, epeyce oluyor, Galib'le tiyatrodan kmlard. Hava dehetli souk, evrelerindeki su birikintilerinin buz tuttuu nerdeyse gzle grlebiliyor. Galib, iri iri ks-rerek, ona: " ... sen -demiti-, gvercinim, ailenle aran ak ya, hareketi onlara kar kullanmak ister gibisin. Bak, ayn eyi yle de syleyebilirim, sen kendini hareketle bir tutacana, onun kendini seninle, hatta kininle bir tutmasn istiyorsun. Olur mu hi? Hareket, toplumsal gereimize oturmam, etkisiz, baarszla mahkm olabilir, ama sen daha oturmu, etkili ve baarya ak deilsin ki!" Ya Matmazel Rael'in hafif Yahudi aksanyla fougere kokulu 'o biim' uyarlar: " ... gensiniz stelik, gzelsiniz de! nnzde yaanacak yllar var. Kmldann biraz, dengeniz mi bozulacak-m, bozulsun varsn! O denge, gsteriten ibaret zaten! Daha gerek, daha hareketli bir yenisini yaratmaya gayret edin..." Suat, pencereyi ap ap havay cierlerine dolduruyor. Damlarn, bacalarn arasna, insan artan arlkta bir mavi, gelmi yerlemi. Gnler uzad. Koca bykl plerin, padiah uykularna yattklar sokak aralarnda, terk edilmi ilk kedi yavrular. Mahallelinin karlkl ene ald pencerelerden pencerelere gneten dalma cam iplikleri, prltl, akla ziyan, rmcek alar dokuyor. Ah bir akam olsa!.. Akamlar Suat, Yzba Demir'i, boazndaki gizli org, dudaklanndaki scack glmsemeyle, yan banda buluyor nk. Bak, bu nemli. O karsna oturur oturmaz, zerine katlanlmaz ve kokmu bir fil lei gibi ken zamann arln duymaz oluyor da onun iin. Lavabodan damlayan su, aa katlarda zrlayan pi, oyuna dalm ocuunu pencere298 den azarlayan annenin sesi, artk onu rahatsz etmiyor. Salon bir akordeon gibi geniliyor. Kahvenin tad azna, havann kvam gnlne gre. Haydi ajans dinleyip, zerinde konuuyorlar. Yzba Demir, ufak bir olay bile, bir cerrah titizliiyle kesip biip, birtakm kesin sonulara varyor. Yaknda byle olur diyor, byle olmazsa yle olur diyor. Suat'n bir trl aklna yatramad ite bu: Hayli ksa bir zaman paras iinde nedenle sonucu birbirine balayvermesi, bu bundan kar deyip atveren mekanik gr. Fikrini Yzba'ya syleyecek oluyor, Demir, dudaklarnda o scack glmseme, gzlerini ellerine eerek: Hayret -diyor-, determinizm tersinize gidiyor, bense komnist sanyordum sizi.

Komnist szn iitir iitmez, grnmez Kzlderililer, kala gz arasnda, Suat'n kafatasnn derisini yzveri-yorlar. yle berbat bir duygu! aknln ve acsn zorla yenip, duyulur duyulmaz bir sesle: Buna -diyor-, nasl hkmettiniz? Bilmem! Kitaplar kartryordum, baktm Franszca bir eser, yazar Lenin! Ordan hkmetmi olacam, gln bir ey! ten gelen, aydnlk ve yreklendirici glyle: ... ben komnistlerle savatm -diyor-, sorunlarn pek zmleyebilmie benzemiyorlard. Kald ki, toplumsal zmleri insanlarla ilgili olarak koyarsanz, rejim komnist olmu, kapitalist olmu, fark etmez. " ... o bu sz rasgele sylyor ya, beni altst ediyor. Belli etmeyeyim diye yine sfenks sessizliimin kanatlar altna snyorum. im karmakark, en az ilk kukularmn, kararszlklarmn balad gnlerdeki kadar! Soru iaretleri zehirli bcekler gibi duyargalarn oynatyor. Kyasya tartlm, yine de doru drst zme balanamam soruna, gizlendikleri kuytulardan kyorlar: Toplumsal tabakalama, hayatn ykn ekenlerle tadn karanlar arasndaki fark olduu gibi kalacaksa, bir devrime kalkma299 nn faydas ne? Yerine gelecek olan da o kadar bozuk kacaksa, yerleik bozuk dzeni deitirmek niye? Lokmann byn daima hileci kapacak, kurnaz kazanacak, akgz yolunu bulacaksa, ilk insann en ilkel yaamak haklarn isteyenler kodese atlp da, korku ve dehet, iki dev tabut gibi ehirlerde gezecekse, biz tehlikeli ve ahmak hayal dknleri deil miyiz? Gelmi gemi btn devrimciler, oktan ihanete uram deiller mi? Benim hareket noktam, kim bilir belki yanlt ama, be-nimdi ve insancayd. Kendimi kirli bir uursuzlua ulam sayyor, soylu bir eylemin ateiyle bundan kurtulmak istiyordum. nsanlar irentiler, yzlerce yllk bencilliklerinin kabuunu kaln bir zrh gibi stlerine ekmilerdi. Glydm, onlar bu zrhn iinden karabilir, bu arada ben de bulatm uursuzluktan kurtulabilirdim. Oysa benimle birlikte kkl deiikliklerin yaratc gcn tadklarn iddia edenler, deitireceiz dediklerinden farkl deillerdi ki! u yalancnn biriydi, u gzn hrs brm bir llk, teki sapk, beriki hnzr, unlar yavan, bunlar kendini beenmi, onlar iktidar hastas! yi ama, bunca yavanlmz, sapklmz, hnzrlmz ve yalanclmzla, u iinde yaayp beenmediimiz toplumdan daha soylu ve erdemlisini nasl yaratabilirdik? nce kendimizi dzeltmemeli miydik acaba? Evet, bana ierliyorlard. Olur olmaz saldrr, akla hayale gelmedik kulplar takp karalarlard: Ne anaristliim, kk burjuvalm kalrd, ne bozgunculuum ve 'polis'li-im! Yksek Tahsil Genlik Dernei kalabalktan atrdar, cgara dumanlar mavi bir hortum gibi dne dne tavana ykselirdi. evredeki narlar, dingin bir gariplik iinde, ar ar, tek tek, yapraklarn dkerlerdi. Birden parlayan ufack bir rzgr, onlar nne katt gibi srkler, yukardan, arbal bir byk gibi tartmalarmz izleyen Sleymaniye'nin minarelerine savururdu. O gn hatunlarnda bunlarn minare mi, yoksa yoksa yere aklm kanl dev kllar m olduklar anlalmad ya, neyse... ORHAN KEMAL L HALK KTPHANES Bakarsn iri cgarasn yere atm, fkeyle ineyerek, suratma suratma baryor: " hanet! i hareketinin geleceini dnmemek! Senin gibilerini 'orda' ne yapyorlar, biliyor musun? Kuruna diziyorlar, kuruna!" Fakat beni ykan bunlar deildi, baka bir eydi: Yllanm bir militan olmutum olmasna, yrttm eyleme diyecek yoktu, davaya ballm su gtrmez, bilimsel zmlemelerim daima doruydu ama, iimde, ta iimdeki o karanlk, o kirli, o iren uursuzluu atamamtm. nsan olarak neysem, oydum yine, Halim de byleydi, Galib de. Yalnz Galib, -o da bir dereceye kadar-, hak verirdi bana: " ... devrim gereklese bile, ilk elde gvercinim, d-zeltilse dzeltilse toplumsal yap dzeltilebilir, ama bu yapnn iindeki insan nasl olacak, bilinmez! Daha erdemli, daha az bencil olacan gsteren die dokunur bir belirti yok. Hele Moskova Davalar'ndan beri iime bir kurt dt ki, sorma! yisi mi, hi dnmeyeceksin!"

Ya da afyon yutmu deve gzlerini kaydra kaydra: " ... devrimci eylem -diyor, balangta ister istemez altyapy dzeltecek, altyapdaki deimelerin styapya intikali hayli zaman aldna gre, styap iyilemesinden umudu kesmemeli, beklemesini bilmeli. Bu dediim bir tahminden ibaret, diyalektik bir tahmin ama, alt taraf tahmin!" Eski kararszlklarm, ne kadar kukum varsa hepsi, Yzba Denir'in ucundan dokunuvermesiyle, nerdeymi-sin kp geliyor, eski yerlerini alyorlar. in garibi, sosyalist filn deil bu Yzba Demir, tarihi bakmdan hakl ve doru, toplumsal ve pratik bir eylemin etkili olacana inanyorsa bile, kafasndaki lkeyi ounluk tahakkmnden kurtarmak baka ey, insanlar ruhsal yoksulluklarndan ve rezilliklerinden kurtarmak, baka! Kendi kendini yetitirmilerin, o hilesiz itenliiyle: " Ben -diyor-, zaten, mutlak deilim. Kesin zmlere hi inanmadm." .501 Yzba Demir'in yannda mym, ne iimin iimi yemesi kalyor, ne kendi kendimden usanmlm. Bana, beni unutturuyor. En byk iyilii besbelli bu. Usul usul, hani pek farkna da varmadan dehlizlerimden kyorum, atyorum zerimden o tozlu sessizlii aaa, meer gkyz grnrm surdan baknca, tok bir mavilikte ba baa iki uurtma, biri yeil, biri krmz; sonra bir kadn glyor, etine dolgun, eski zaman gzeli bir kadn, nlayan kahkahalar, kristal bardaklar gibi derin bir bolua dp dp krlyorlar; stanbul'un drt kesinden iime resimler doluyor, Bebek'te gereinden fazla zenilmi bir bahede delifiek sardunyalar m patlam, o bahe benim bahem; Karagmrk'te yal bir dokumac, artk grmeyen gzlerini, iki bakalit mekik gibi akam rzgrna sal m veriyor, o rzgr bana eser; afan krnde, ehri plerle bir temizlemeye kan benim; akam oldu mu, gecekondularn yorgun klarn teker teker ben yakyorum; nedeni belli bunun, kendi kendim kalarak, salam ve shhatli, herkesi iinde yaamak alkanln yeniden edindim, bunu Yzba Demir'e borluyum. El altndan, nasl beni destekledi, anlayamadm bile. Bir baktm ehir, memleket, teki insanlar, tek kelimeyle hayat, onun at kaplardan yaantmn emberine girivermi! Rol ne^ varl benim iin ne derece nemli, ilikilerimiz hangi ynde geliiyor, bilemiyorum. Belki sradan bir dostluk bu, belki kafa yaknl, belki gizlisi kapakls olmayan dpedz bir arkadalk! Ayr ayr her biri ve hepsi mi? Ya da gizli bir ate gibi iimsra gelien, bir trl adn koyamadm, deiik, hi kimseninkine benzemez, duygusal bir yaknlk. Adn koyamadm ve aklayamadm. Aklaya-maym evli olduumdan, hayatmda ondan baka bir erkek bulunduundan deil; onun hayatnda, adn hibir zaman sylemedii, ansn daima saygl bir dalgnlkla yaad baka bir kadn olduundan: O insan sersem eden fotorafn kskanlkla ekmesinde saklad, kim olduunu, ne olduunu kestiremediim kadnn varln bildike, Yzba Demir'in hayatnda kendimi gerekli saymam olas m?" 302 1 Kafasn fena halde kurcalayan bu kadnla, hi beklenmedik bir ekilde tantlar. nceden ayarlanmad iin, karlamalar hayli artc oldu, gsteriten de uzak. Btn Kuledibi'ni ocuk lklar, hoparlr czrtlaryla dolduran bir cuma gnyd. Azlarnda sakz, kafalarnda metal bigudiler, birtakm mahalle karlar salkm salkm pencerelerden sarkm, yksek sesle unu bunu ekitiriyorlard. Suat, Halim'in pantolonlarn tlemeye dalmt. Kap alnd. Kimseyi beklemediinden, kukulu at biraz; aar amaz rengi belirsiz bir k izgisi, telsiz verir gibi yanp snyordu. Elleri ceplerinde, siyah yamurluklu incecik glgesi, kapnn eiine kaz tynden bir kalem gibi saplanmt. O kadar zarif, yle hemen tutulunca krlverecek bir grn vard ki, Suat onun yannda kendini iriyar ve hantal hissetti, brakp kaas geldi. Dili de tutulmutu. mid o cana yakn teklifsizliiyle sze balamasayd, Allah bilir, azn aamayacakt. , Affedersiniz, Demjr evde mi? Muhakkak onu grmeliyim, acele bir i iin. ok mhim. Suat: Demir Bey -dedi-, altya doru gelir. Her akam da gelmez!

O mu konumutu, yoksa onun yerine grnmez bir baka Suat m? mid, gzlerinin yzndeki mthi egemenliine, yorgun bir glmsemeyle kar koymay denedi, olmad: Biliyorum, -dedi-, baka are olmaynca, ne yapaym? Szn, tehlikeli olaslklar ve mutfak kokularyla dolu bir karanlk kesti. Merdivenlerin snmt. Bir sre ne diyeceklerini bilemediler. Karanlk, mid'i bylyordu. mid'se Suat'. Sze balayan yine mid oldu, hafif bouk ve tekdze sesini, dank olan ocuk jestleriyle destekleyerek: ... sizi byle rahatsz etmek -dedi-, ne kadar ayp! im acele, ne yapacam kestiremiyorum. Duraklad biraz, sonra: ... bir dakika girebilir miyim? -diye devam etti-. Ben mid, Birlik gazetesinden. 303 Yzba Demir'in arkadaym. Siz de bana o kadar vd Suat olsanz gerek. Suat yol verdi, salona getiler. mid girer girmez ilk rastlad koltua tesadf Halim'inkine-, att kendini. Yenice paketinden bir cgara yakt, dumanlar dinledi. Suat, "Niye onu hemen buyur etmeyi akl edemedim?" kayglar iindeydi. Manyetik kvlcml elik akma, ebonit siyah azl, mid'in ellerinde grnce tuhaf oldu; resim dolaysyla bunlar o kadar ok kurmutu ki, sahiden var olduklarn grmek garibine gidiyordu. Akln bana toplaynca, kendini ayakta, kollar iki yannda kalabalk, ne yapacan bilmez bir halde buldu, bsbtn utand; mid, youn ve dall budakl bir duman aacnn arkasnda, masmavi kaybolup giderken, usulca: Size bir kahve yapsaydm -dedi-. Yorgunluunuzu alrd sanrm. Sanr msnz? Ben, yzde yz eminim ama, vakit yok: Taksi aada bekliyor, en ge on dakikada iimi bitirip toz olmalym. evresine alc gzyle bir bakyor: Ne gzelmi -diyor-, sizin buras. Tam dinlenilecek yer. Demir de tarif edermi hani, kl klna her eyi anlatm! Zaten ayorum bu ocua, gzlem yetenei snrsz, hele ayrntlar kavraynn stne yok! Ben hi beceremem, bir yerde bir ey houma gitti mi, taklr kalrm artk, gzm baka eyi grmez. Diyeceklerini, bu szlerinin arkasndan sylyor: alt gazete, Birlik, muhalif gazetelerin en inats, en etini. Be yldr, ounluk diktasna zehir gibi kafa tutmu, demediini koymam. br gazetelere benzemez ha! Sandan vurup sola, solundan vurup saa kaydramazsn; plak yldz resimleri, gz yal aile dramlar ile birinci sahife yapmaz. Yneldii yeri bilen bir cokun alevsalardr ki, hem eski Kemalist gazetelerin devrimci atlganln korumutur, hem dilinde her geen gn biraz daha yalnz kaldn bilmenin burukluu vardr. Kazanlm bir davann szc304 sdr ama, davasnn kazanlm kalacandan emin olamad iin, vurdu mu Allah Peygamber dinlemez!* ktidar ondan aa kalr m, bavurduu tedbirler de ona gre oluyor: Tutup Hsn Faik Bey'i mahkemeye veriyorlar, tutukluyorlar, salveriyorlar, yeniden tutukluyorlar, bir rezalet! Hsn Faik kim, ilk Ankara gnlerinde bu gazeteyi lm pahasna karp, Mustafa Kemal iin mcadele eden adam deil mi? Onu hapsetmek! Ya dpedz kim vur-duya giden o Yaz leri Mdr? Adam bir ithalt ihracat firmasnn frldaklarn gz nne serecek oluyor, kiralk katil tutuyorlar, ldrtyorlar. Szn ksas, Birlik\t alp ba derde girmeyen yok: En azndan mahkeme mahkeme srnmek, tutukluluk, cezaevi. Tek dayanaklar halkn gazeteyi tutmas, yalnz tutmas saylmaz, neokemalist mcadelesini, ilgisini srdrerek benimsemesi. Byle destek gren, gemii salam bir gazeteye komnist filn demek gayet zor. stlerindeki siyasal bask-arttka, seslerini rahata ykseltiyorlar. Kirpi gibi smsk yumulup ak vermeyileri, hele ylgnlk getirmeyileri, aydnlar, zellikle niversiteli genler arasnda etkilerini yayyor, younlatryor. Birlik'in ad bile bal bana bir eylem, bilinli bir direnme eylemi. Her muhalif gazetecinin bana gelen, mid'in bana da gelmi: Gzda vermeler, sorgu, duruma, Adalet Sara-y'nn souk ve plak koridorlar,

bykla sakal arasnda kalm yarglar, daktilo tkrts, mbair sesi, yabanclama, avularnn iine pis pis glen avukatlar ve karar gn insann yreini skan o insafsz mengene! Alan be davadan drd beraatle sonulanm, birisinden on sekiz ay hkm giymi ama, tnmam dorusu, cezaevi gazetecilerle dolup taarken, bunu nemsemesi ayp olurmu, temyiz etmekle yetinmi sadece. Bu arada, nl Tahkikat Komisyonu, teki birka gazeteyle beraber Birlik'i de kapatyor. Git artk, hangi ta katysa, kafan ona vur! Elyazs bir majiskl gibi ince, zarif ve * Bkz. Kurtlar Sofras. 305 alml mid'in, o gn bugndr evresinde, yoksulluk kokan cezaevi koular, Trk Ceza Kanununun falan ve filn maddeleri, btn stanbul, zgrlk ve adalet, sonra minareler, evet evet, asl onlar, sonra denize ieyen yampiri kasketli ocuk, birdenbire durmu teleksler ve telefonlar dnyor ha dnyor, dnyor ha dnyor: Anaforunda onu skp tuzla buz edeceklermi gibi hrn, abuk ve hoyrat! mid kendini salvermemi. Neler ekmi o, kuru grltye pabu brakmazm kolay kolay, yle diyor. Yalnz: ... bugn le zeri, telefon: Savclk'ta bir adamm vardr, bulualm diyor. Buluuyoruz, surat kire gibi: Adam diyor, ortalkta grnme, bulurlarsa akama kodestesin, dosyan geldi. Yargtay cezay onaylam, polisler seni aramaya kt, kaybol gzn seveyim. Cgarasn kl tablasnda ezdi, bir yenisini yakt: ... hapse girmek koymuyor, gnmzde namusluluk hcceti gibi bir ey oldu, insana onur kazandryor. Suat, divann bir kysna ireti ilimiti. enesi kilitlenmi, elleri apraz, gzleri sonuna kadar ak, mid'in esmer aydnlnn tadn karyordu. Ne olduunu kesinlikle bilemedii bir huzursuzluk vard iinde. Belki bu zamann birdenbire durmasndan, bir elma gibi ikiye ayrlmasndan ileri geliyordu. nk, iyice biliyordu ki artk, mid'den nceki yaantsna oranla, mid'den sonraki yakalyordu. (Usulca gidip ban omzuna koyacak. Ne bir sz, ne bir hareket! Hepsi o kadar. Belki gizlice alar. Alamas zntden deil, o sakl, szle anlatlmaz, buruk ve garip sevincinden!) mid, iini nasl kartrdndan, llerini nasl altst ettiinden habersiz, hl bir eyler anlatyor, onun i yaantsn tamamlayan kim varsa, silip spryordu: Ne Halim kalmt darmadan olmadk, ne Matmazel Rael! Annesiyle Nadejda oktan kayplara karmlard. Onca nemsedii Yzba Demir'se, mid'le ilgisi kadar dikkatini ekebiliyordu ancak. ... yarn Demir'i grecektim, nemli bir i iin akam birisiyle buluacaklar, bulumay ben hazrladm, De306 mir'e duyuramazsam suya der; teki br gn sabah uakla Ankara'ya gidecek, imdi anladnz m dalgay? Bugn beni ieri tkarlarsa, bu i yatar. te bu yzden, stanbul kazan ben kepe Demir'i aryorum. Polisler de tabii beni aryor. Utanmasam, saklamba oynuyoruz diyeceim. Glmeye koyuldu. Kuru, dikenlice bir glmeydi: ... imdiye kadar ne ben Demir'i bulabildim, ne polisler beni. Bakalm kim kimi bastracak? abuk abuk, Yenice dumanlar, soru iaretleriyle ykl, kalabalk bir gazeteci argosu konuuyordu. Elleri sk sk konumasna katlyorlar: nce ve uzun parmaklarnn arasndaki azlyla, gagasn ve boynunu aralksz oynatan garip bir balkl hatrlatyorlar. Suat, istemesine, yardm etmeyi elbette isterdi, ama... Elimden bir ey gelirse, mid Hanm, ben... Brakn Allah akna u hanm lfn, adm mid, sylememi miydim... " ... yaknlarm -diye tamamlad-, mid bile demez. der bana, sadece ... Gzleri, salonun gri mavi alacasnda, porselen minyatrlere benziyordu: O derece ak, mavi klcal damarlar bir rg olarak o derece ince ilenmi. Sesini biraz ykseltip, biraz ciddiletirerek, szn:

... elinizden ok ey gelir -diye srdrd-, zaten kapnz alm bundan. Er ge Demir gelmeyecek mi, dersiniz ki... Bir kenara yazverseniz? Yok canm, size gvenim tam, yle tantt ki sizi bana, gvenmemek densizlik olur. Kalkt, kapya doruldu: ... konumak istedii adam, yarndan sonra, leyin tam on ikide kararlatrdmz yerde bekleyecek! Syleyecekleriniz bu kadarck ite. El sktlar. Suat, dediklerini yksek sesle tekrarlad. mid, iyice emin olmak istercesine, gzlerini gzlerinden ayrmyordu. O dokunsan krlverecek, yar olan ocuu 307 haliyle, o kadar narin ve gzel, o kadar cana yaknd ki, henz bulmuken kaybetmek Suat'a ar geliyordu. Hele cezaevine kapatlacan aklna getirdike! ... aman yarabbi, stmden ar bir yk kalkt, iim rahatlad. imdi eve gidip teberimi toplayaym. nanmazsnz ya, iimde tatile kyormuum gibi bir his var. Ksack gld: ... acaba beni nereye atacaklar? Keski erkeklerin yanna koysalar, kadnlar gibi alane deildir erkek ksm, hi olmazsa susmasn bilir. ou Babli'den arkadam. Sonra geti gitti, vedalamad bile, elektrii de yakmadndan, o baya karanlkta bulduu rasgele bir delikten, kendini merdivenlerin anaforuna brakt, koydunsa bul! Suat, evin iinde bir zaman, ordan oraya rpnd durdu. Ne yapsa, ar bir karanlkta kald duygusundan kurtula-myordu. Perdeleri ayrd, olmad; nemli bir eyin yokluunu duyuyor, bu yoklua katlanamyordu. O nemli ey, mid'di. Oysa, dars: Btn ilkbahar! Top top krlang, vzr vzr dalyor; kiremitli damlarn, an kulelerinin, bacalarn, Galata Kulesi'nin, evredeki delirmi aalarn zerine kaskat oyulduu, bakrdan bir gkyzn drt yanndan biiyor. Dars, hayat be! nsanlarn yoksulluu, kocaman bir katran kabarc, iip iip bir patlyor ki, bakyorsun st ba batmadk kalmam. Her sokak banda, her dakika, iren kar hesaplar, hurda kamyonlar gibi arpyorlar. Kim sesini ykseltirse, lm tepesinde hazr; damarda kan, kanda bakteri, yrekte yanlmak, kafada cinayet, tamam; ama ne olursa olsun, dars hayat: Hareket yani, kemiklemi biimleri tuzla buz eden kkl eliikler, eylem, zincirleme tepki tohum, aa, orman, yldzlara gz dikmi uzay adam, elektronlar gzleyen fiziki, ters ve yz, pozitif ve negatif, "hayat! Ya ierisi? erde yaprak kmldamyor. Her eyden elini ayan ekmi olmann arl, lk gibi zerine km. Biraz utan, epeyce tevekkl. erisi bir mezardan farksz. 308 Suat da cesedi. Bu byleyken, yerinde olmak isteyecei birisine rastlayvermek, anlalmaz ve gizli bir mekanizmasn harekete mi getiriyor, nedir, anszn bir silkinmek, bir da ta yerinden oynatmak tutkusu iini saryor. rnek mi, ite mid! Birbiriyle pekl eliik grnd halde, ne kiisel etrefilliklerine set ekmi, ne siyasal ve toplumsal fikirlerinden vazgemi, hepsini baarl ve kendisine zg bir bileimde toparlayarak, Suat'n baaramadn baarm. nk Suat'n yapt, nce bir fikrin ltlerine uymak iin kiisel eilimlerini yadsmak, sonra kiisel eilimlerine uyup fikirlerini! Bunun sonunda, gelse gelse, nereye gelebilir? imdi stnde bulunduu l noktaya! Baarszln mezarnda, yalnz bir ceset. Oysa bilmiyor muydu, hi deilse sezmemi miydi, bana gelecekleri? Belki sezmiti ama, tabiatnda soyutlamalarn daima somutlamalara ar basmas, onu bir saatmi gibi bir baka saate gre ayarlamaya gtrmt, iyi ama, ya yanl idiyse teki saat? phesiz kendini ayarlamalyd, belki ayn yntemleri kullanarak ayarlamalyd ya, baka bir saate gre deil, i yapsna, eilimlerinin gereklerine gre! yle ya, daha kendi eliikliklerini uyumlu bir bileim iinde toparlayamazsan, nasl kalkar toplumsal elimeleri uyumlu bir bileim iinde eritebileceini ileri srersin? Gece, Camekn Soka'na, pul ilemeli ince bir cibinlik gibi inmiti. Yldzlar, magnezyum yeili imzalar atarak, bolua dyorlard. Alt katlarda bir

Beethoven, tumturakl ve yce, stanbul'un nabz gibi vuruyordu. Suat pencereye dayanmt. Camekn Soka'n deil, sanki btn stanbul'u gryordu. mid, iki yannda iki nemrut polis, Sultanahmet Cezaevi'ne girmek zereydi. Yorgundu, ksack salar, uzun ve narin boynuyla, nemli kaln duvarlarn arasna sktrlm, mahzun bir flamingoya benziyordu. Halim, hayatndan olaanst memnun, ldrtasya aydnlatlm bir Beyolu kmaznda, makineli tabancalarla delik deik edildii sahneyi eviriyordu: Ortal kablolar, seyirciler, ark lambalar sarmt. Matmazel Rael, yine Pa309 ula'y karsna alm, fougere kokusu ve gzlerinin mavi zehiriyle gizlice bouyordu. Yzba Demir, o srada, Nizamiye kapsndan kt. Hibir eyden haberi yok, yarndan sonraki bulumay dnyor... Suat'n kafas gnlerdir ayn eyle megul: Ordunun iinde bir rgtlenme olduu, yoksa doru mu? i snfndan bamsz, ayr, kendi bana byle bir rgtlenmenin, baar ans ne olabilir? Toplumdaki gelimeler, srasnda, akln bulgularn ayor. Bunlar grmek, gzlemek, anlamn kavramak gerekli. Ancak bylelikle onlar etkileme ve gn gelince kullanma olanaklar yaratlabilir. 310 Halim'in kskanl, mr. Dardan hi belli olmayan bir i patlama. Meydana getirdii sarsntlarla, neden sonra anlalyor. Yerli yersiz fkelenip, una buna barp armasndan, stmal bir suratla, kendi kendine, yksek sesle sylenmesinden: " Olmaz canm, olmaz! Haydi ilk seferinde bulamaym tesadf, ikincisinde nceden haber veremez miydi? Bu iin altnda bir i var ya, dur bakalm." Kafasn eip, stne basyor: " ... bu kadar fazla!" Her yl krlanglarla beraber meydana kan kr dilenci, Bereketzde emesi'nin dibine oturmu, dua eder gibi iki yanna sallanarak, szlanyor: Allah rzas iin fakire bir sadaka! Gzm grmez, elim tutmaz... Yalanc peygamber sakal, insann orasna burasna bulaan adal sesi, hele kadere boyun emi derin bir Mslman edasyla arada Arapa dualar patlatmas, Halim'i deli edecek. Karsn evde yok, kapy duvar bulunca, ne yapsn, gelip Galata Kulesi'nin dibindeki bu szmona ak hava kahvesine snm ama, u herif! Gariptir, bu kahve de her yl akasyalar aar amaz, sihirli bir denek dokunmu gibi, bir gecede kuruluverir: Renk renk portatif iskemleler, aacn birinde saygsz bir hoparlr, geleneksel beyaz ceketi, kabak kafas, hafif yarm diliyle adamakll cana yakn Rum garson! Halim, bir cgarann daha ban yedi. Kara gzlklerini 311 belirli bir keye dikmi, Suat'n meydana kvermesini bekliyor. yle dalgn, kvaml sarn ve dnyay umursamaz havasyla kp gelecek. Hayr, o keden, aklnn kenarndan bile geirmedii kimseler geiyorlar. Suat yok: zinli bahriyeliler mi istersin, tkr arpk, fiyakas btn bahriyeliler; elektrikli orospular m; melon apkal bir kk Yahudi mi yoksa, prasa bykl bir yourtu mu, ya da ellerinde az mzkas, bir arknn kuyruuna taklm, anasnn gz ortaokul pileri mi; hepsi geiyor da; Suat bir trl grnmyor. " ... hay Allah, hangi cehenneme gitti yahu? Ka kere syledim, u anahtarn eini yaptralm diye, savsaklad durdu: Evden kt m varm da, estek kstek!.. Evin erkeini, byle sokak ortasnda brakmak, yakk alr m canm?" Emek-Film'de ele geirdii o ufack rol, ekim sresince, Halim'i her zamanki hayatndan koparyor. Daha ncesinden bile denebilir. Bir hafta m ne varken, 'rolme hazrlanyorum' bahanesiyle, her eyden elini ayan ekmi. zerinde kadri bilinmemi byk aktr halleri, vnmeler, ahkm kesmeler. Yzba Demir'i yakalad m, 'kendi sinema anlayna' gre, oynayaca roln dramatik zmlemesini yapyor. Bir gn, gn, be gn, hep o lf: " Bilirsin, roln k olmaz, aktrn k olur: Tembel ksm, iin asln bilmeyenler..." Onun dnda hibir ey, ama hibir ey ilgisini ekmiyor: Ne babasnn hastal, mirasa konmak hayalleri, ne sendika, ne srgn, ne Birinci ube, ne de karsnn davranlarnda beliren deiiklikler. Szgelii ciddi konular tartmaya heveslenii, glne eklenen gl ve sahici nee, yaldzl meneke

rengi baklarndaki allmadk akntlar! Akl fikri rolnde, polisin kstrd o kaln gangsteri nasl oynayacak? Herifi, bir trl sradan bir haydut yerine koyamyor, kafasnda Dillinger deilse, mutlaka Al Capone! O ara, bir gn 'darda' alacaklar, tesadf hava bozuyor, 'i kalyor'. Aya krlsa da, eve erken dnecei tutmasa! nk Suat', alt gibi, divana uzanm, elinde kahve 312 I fincan, gzle grlr bir hzla ihtiyarlyor bulamayacak. Allah Allah, nasl olur? Nasl olmusa olmu ite, Suat evde yok! ki gn sonra m ne, irketten film parasn veriyorlar, hzr gibi bir para, her eyi brak btelerini denkletirecek, biraz yanlarna kalacak. Onun hzyla kendine bir eyler alsn diye, karp karsna iki yz lira veriyor. Yatak odasn-dalar. Suat, srtnda sabahlk, tuvaletin nnde, ince ince makyajn siliyor. Pantolon almaya niyetlenip, Halim'i akna evirmesin mi? Ne demek pantolon almak? Halim'in ierledii, kadnlarn pantolon giymesi deil, pantolon giyen kadnlar oldum olas kmseyen, galiba biraz baya bulan Suat'n imdi bu ii yapmaya kalkmas. Yine sineye ekiyor, sesini karmyor! ki gn kadar sonra, aynann nnde sslenirken, bu sefer ne dese iyi: " u salarm iyice ksaltsam, bir hafifleyeceim ki!" Halim, karsn tand tanyal, uzun sal grm, yle sevmi. Mrn krn edecek oluyor. Suat: " Halim -diyor-, anlamaya al! Kendimden bktm, suratm grmekten yoruldum! O kadar sabit ve deimez ki, ha bir lnn surat, ha benimkisi! Kendimi yenileyebil-meliyim." yi ama, salarn m kesmesi gerekli bunun iin? Nasl karsn seven her kocann gnlnde, onun en gzel hli yatarsa, Halim'in gnlnde de Suat'n yalnz kendisine saklayp, herkesten kskanlkla gizledii bir grnts yatyor: Boylu boslu, uzun bal rengi salar kvaml kvaml omuzlarna dklen, mavimtrak gzkapaklar yar kapanm da kvrck ve gr kirpiklerinin glgesi yanaklarna vurmu! imdi gel bu grnty boz! " Nasl olur yahu, en berbat gnlerimde bile iimde saklamm, bu hayalle avunmuum ben, lp lesiye nasl vazgeerim? Karmn beni terk etmesi gibi bir ey bu!" Sert yapmaya, cart curt edip olmaz demeye niyetlendi ama, iradesinin kofluundan m, karsn hibir szne sz koyamayacak kadar sevdiinden mi nedense, gk diyemedi. 313 Sert klar diye tasarlad szler, tatsz tuzsuz uyarlamalara dnd, boyutlar kld galiba, ensizletiler, kurudu-lar; yle ki, sonunda susmaktan baka kar yol gremedi. Suat glmsedi, ama ne glmsemek! Yeni, garip, bilmedii tehlikelerle ykl bir glmseyi ki, Halim'i rktyor. Suat' ise, hi olmad bir biimde ve anlamda gzelletiri-yor. Baka bir Suat sanki. Sancl, karmakark bir gece daha. Aznn ii, btn boaz, pamuklu denekle svamlar gibi, sulfato acs. Zehir yeili gece lmbas, karanla, bir klor sznts halinde dalyor. Apartman, yar gece yalnzl ve khneliiyle ba baa; bazen ssz, bazen yn belirsiz hava akmlarnn, ya da bilmem hangi katta alm bir musluum telayla, slk slk. Yar gece, saat bir, bir buuk, iki... Halim, gzleri ak, srtst yatm, saatlerin kara cbbeli celltlar gibi, siyah siyah kalarn izliyor. ini kukular sarm; bell, kanser gibi abucak reyip, insan bitiren kukular. Bir yandan, kukulandna da utanyor. Nasl utanmasn? Suat'n drstln herkes bilir. Herkes her eye inanr, Suat'n onu aldatacana, asla! Evet, zaman zaman Ha-lim'in baz eylerden pirelenip, baz kukulara dt olmutur, olmutur ama, gereklere deil, daha ok varsaymlara dayanmtr bu kukular. Suat iin, ilgisizdir de, kibirlidir de, hibir eyi umursamaz de, ne dersen de; aslnda, btn dediklerinin onu deitirmediini, zaten i yaantlarn, hibir zaman somut bakalamalara dntremedii-ni bil: Hayatnda ne geerse soyut bir film halinde geiyor onun, bu yzden hibir zaman dlaamyor, iinde kalyor hep: Suat, drst bir

kadn, sa solu belli, kaprisi olmayan! Byle bir kadndan kukulanmak, ayp! Fakat Yzba Demir'le u Emirgn'a gitmeleri yok mu?.. Her seferinde, ite byle bir ucundan tutturup, balyor kukudan kukuya dmeye; bir, iki, derken, Yzba Demir'in gelmesinden nceki kukulara kadar uzanmaya: Sonunda bakyor ki, bunlar, ar eziklik duygusuyla besleyerek, kaln ve gl birer ylan haline getirmi. Onu sar314 dka saran, sktka skan, bir dengine getirip boacak olan boa ylanlar. nadna gibi o abartc, o ipsiz sapsz imgelemi, nerdense bulup buluturup, Suat'la ilgili bir sr any, en kuku uyandrc alarndan yakalayarak, gzlerinin nne dkmyor mu? Ne yanna dnse grd onlar, nereye gitse, onlarla burun buruna! Bir kere baladlar m, gittike ldrtc bir hz, bir dram younluu kazanarak, zincirlemelerinin sonu gelmiyor. Ne yapsn, Haik'te iiyorsa, dublesini bir yudum almadan mermerin stnde brakp, cann dar atyor darya; stdyodaysa sz srasn aryor, sahneyi bozunca da vebalinden kurtulmak iin, teknisyenlerde ne ana brakyor, ne avrat. Gerekte, acaba perdede geip duran filmi grd var m? O kaptrm, daha ok iindeki o gerekstms imgelem filmini seyrediyor: Ackl ama sama bir film! Yzba Demir'le Suat, kolkola girmiler, Bykada'da bir yerlerde dolayorlarm. kisi de ne kadar mutlu, ne kadar mutlu, sze smaz! Kpk beyaz martlar, evrelerinde lk lk, dnyor. Ya da hayr, evdeler, divann stnde: Suat, Yzba Demir'in ban usulca elleri arasna alm, akla durgunluk veren bir ehvet atlmyla hart diye dudaklarn srveriyor. Allah Allah, Suat m buna yapan? Kars, handiyse cinsel soukluundan yaknaca kadn? Allah belsn versin! Zaten o arkasn dner dnmez, birbirlerinin gzlerini, frsat bulur bulmaz da ellerini aramyorlar m? O evde yokken, bak u ie. Yzba Demir, ayaklarnn ucuna basa basa, apkn bir hrsz gibi odalarna giriyor. Hareketleri, hileli ekilmi filmlerdeki ryal arlkta. Suat, anadan doma plak, memeleri ehvetten ktr ktr, yataa uzanm, onu bekliyormu meer. Hemen sevimeye koyuluyorlar. ren yaratklar, namussuzlar! Git git, tasarladklar ylesine rndan kyor, kafasn o kadar allak bullak ediyor ki, bir saniye iinde Halim, yerinden bile oynamad, pek pek dublesini azna gtrmekle yetindii halde, ekip tabancasn onlar dan dan dan vuruyor, sonra kendini asyor, ya da baka bir ehre kayor, 315 baka bir adla yaamaya! mesi kt, alkol fkesini biledii oranda, aresizliini oaltyor. Zaten Suat'n arkasnda bir baka kzn, ezilmi ocukluk ak Nilfer'in hayali izili, Yzba Demir'in arkasnda ise aabeysinin. Ac, hatta acdan ileri. Dubledeki birann hlts bundan. O nerde olduu belirsiz bir yerlerde, ate alveren silh da. Boynuzlunun biri, aznda iri iri salya baloncuklar, uyuyakalm. Birinin erkeklik organ dimdik dikiliyor, sinek vzldasa dl fkracak. Sizi orospu ocuklar sizi! Gz kapal gvenimin karl bu mu olacakt? Bir gece, dayanamayp patlyor. yle ar eyler sylyor ki, sonradan ayor nasl syleyebildiine. Zaten ge kalm, bulut gibi sarho, bakyor Yzba Demir yok, kars basbaya kaygl ve kukulu, inadna ineleyerek: " Yoksa -diyor ona-, bakasn m bekliyordun?" Suat cevap verecek yerde, mutfaa yneliyor. erden, ocaktaki tencerenin sesi. Halim, karsn omzundan tutarak alkoyuyor, sonra avaz kt kadar: " ... sana -diye baryor-, ne oldu bir tanem? Allah rzas iin syle, bileyim. Deitin, kendi kendinin negatifine benziyorsun. Ne demek bu?" Suat, hafif skkn, yzne bakt: " ... Hayr -dedi-, ters syledin: Kendimin negatifi olmaktan kurtulmaya alyorum. Henz deimi saylmam, belki ilerde..." " Sakn bir tanem, sakn deime: Naslsan yle seviyorum, deimek istemen, olsa olsa, bir bakasnn houna gitmek iin olabilir." " Yine sarhosun, azndan kan kulan duymuyor. Brak yemei getireyim." Brakmyor. Surat safra yeili, sesi diken diken: " ... onun houna gitmek iin deil mi? Haydi syle, itiraf et! O geldi geleli, seni tanyamaz oldum: Davranlarn deiti, isteklerini yadrgyorum: Ne demek pantolon giymek, salarn kestirmek?"

Yumruklarn skm, sallayarak: 316 " ... hayr -diye uluyor-, asla! Bana yutturamazs-nz! Hi kimse bana yutturamaz! Ben enayi miyim, pekl bilirim erefimi korumasn. O hergeleye gelince..." Nasl terliyor, grlecek ey: Birdenbire surat, elleri, boncuk boncuk, knal sar bir terle rtl. Karsn brakt, imdi salonda aa be yukar gidip gelerek, atp tutmaya devam ediyor. Hareketleri tutarsz, bir bakyorsun ezik, umudu ve gc kalmam, dt decek; bir bakyorsun, fkeyle yay gibi gergin, kindar, hatta edepsiz. Byle bas bas barrken, bir ara kalakalyor. Banyoya seirtiyor sonra, cierlerini takmyla ekip boazndan karyorlarm gibi, uzun ve kederli, ryor. Suat, olduu yerde, ayakta. Kl kprdamad. Yalnz gzlerinde mi, dudaklarnn ucunda m nerde, hafif bir tiksinti. Az sonra Halim, surat altst, karsnn nnde diz kp, bir-iki dakika tek kelime sylemeden duruyor. Arkasndan, umutsuz bir sevdalnn ar ekingenliiyle ban yavaa karsnn dizine dayayp: " ... sen bir tanem -diye fsldyor-, hanidir beni sevmiyorsun, bunu biliyorum, ama, kiminle olursa olsun, beni aldatrsan, ikinizi de vururum." Daha zavall bir sesle, ekliyor: " ... sonra da kendimi." Suat, btn iddialarn yar geceden sonra cevaplandrmt. kisi de srtst yatmlard. Geri Halim bunlar nasl bir yzle sylediini, yatak odasnn yeil karanlnda pek fark edemiyordu, fakat sesinin rahatlna ve aklna dorusu ard: " Btn gece samaladn Halim. kiye dayanamyorsun, iki kadeh itin mi, akln bandan gidiyor. Yzba Demir, gsterdiimiz yaknlktan yararlanmay denemedi. Drst, terbiyeli bir adam. Hatta ekingen. Bana gelince, benim derdim baka, ok baka, seni aldatmay hi dnmedim..." Biraz sustu, serzenilerle dolu bir susutu bu, arkasndan: ... beni -diyerek szn srdrd-, asl umutsuzlua dren, senin bu tutarszln: Bir dediin bir dediini 317 tutmuyor. Bir ay nce baylyordun bu adama, gklere karmtn, imdi kukulanyorsun, yarn ne diyecein belli deil. Biliyor musun, yorgun dyor insan..." Halim utand, yorgann altnda tostoparlak oldu, bir daha azn amad. Gsterili bir barma sahnesi ummutu, "Her eye yeniden balayalm..." filn! Suat'n dediklerine harfi harfine inanabilmek iin, nelerini verirdi. Ama ipin ucunu karmt bir kere, hem gereinden fazla gelitirdii kuruntularnn oyunca olduundan, hem olaylarn st ste gelii buna frsat brakmadndan! Ufack bir ey, Suat'n bir sz, ajans dinlemekteki tezcanll, yeniden en koyu kukulara dmesine yetiyordu. Aynaya bakt m, yeniden bann zerinde sanki geyik boynuzlar. Daha bu sabah, fol yok yumurta yokken, niye iki kere Demir'in odasna girdi Suat? Niye o bir ayak nce gitse de, girse, orda bsbtn otursa diye kocasnn gznn iine bakyordu? Niye vakitsiz dnnce kapy yine kilitli, onu darda buluyor? Niye? Neden? Kimin iin? Hay Allah, nerde acaba yahu? Gevek bir ses, az tesinden: Burdaym -dedi-, grmyor musun hazret? Halim toparland: Vay -dedi-, Galib! Nerden ktn? Dnce ve kuruntularndan silkinince, sa ba dank, st ba buruuk bir Galib buldu karsnda; yanl bir Galib, yadrgatc bir neeyi gzle grnmez zararl bir n gibi zerinde tayan. O ise yle bir kafasn sallad, bir iskemle ekti, oturmadan nce, ok eskiden yapt gibi kollarn aarak: ... to be diye bard-, or not to be! Sonra Sotiri, Andon, Yanaki diye ard ardna Rum ad sralayp garsonu aryor, bir sade kahve sylyor, bir souk maden suyu! Suratn ekiterek, Halim'e: Midem -diyor-, hazret, nasl yanyor bilemezsin. Canna okuduk galiba! Eh, enol'un atlyesinde sabaha kadar iersen byle olur. Olay kutlayalm dedikti de...

Olay m? Hangi olay? 518 Ne? Haberin yok mu? Tekrar az nceki eski tragedya aktr suratn ve sesini buluyor, bir trendeymi gibi tumturakl: Azizim -diyor-, bu serinin ilk srgn olmam hasebiyle beni tebrik edebilirsin. Yllarn baaryla arur etmi 'tfeki' hayatmda, eksik olan bir srgne gitmek kalmt, o da oldu: Bir Birinci ube ziyareti, ufack bir hasbhal, tamam, kestirmeden Erci'e yolluyorlar. Halim, cgaras aznda, kibritleri kayp, gzlkleri buulu, donakald. Deli mavilerin st ste bindii oynak bir ekran nnde aabeyi, pahal yaprak cgaralarn kristal kl tablalarnda lme brakp: ... bu defa -diyordu-, i ciddi. Beyefendi bozguncu takmyla esasl bir hesap grecek, darmaduman olacaksnz, her biriniz kim bilir hangi srgn yerinde..." Farknda olmadan, dudaklarnda bir soru: Erci'e mi? Nerdeymi bu?., Van glnn kysnda bir yer. Havas suyu fevkala-deymi diyorlar. Tabii manzaralarna diyecek yokmu. Gel gr ki ne tabiat severim, ne u ara canm byle bir seyahat ekiyordu. Bu defa, Birinci ube Mdr Yardmcs. Yan balarnda peydahlanvermi gibi net. akr akr bir sorgu aydnlnn ortasnda: " Szgelii -diyor-, u Galib akr'n neyin nesi olduunu bir trl karamyoruz. Ele avuca smayan, gayet kark bir adam. Kurduu sendika ilk bakta zararsz grnyor, bizi kukuya dren de bu. Gerek niyetlerini bilebilsek..." Kafas kendi bana ileyedursun, dudaklarnda birincisi kadar masum, ikinci bir soru: Yalnz sen mi gidiyorsun? Oras belli deil, ilk arlan benim, o eref bana ait. Dn gece Haydar var ya, tanrsn, hani air msveddesi, Bayburt'a gidiyormu dediler. Bilmem doru, bilmem yalan! Asl varsa, talihli kerata: Bayburt dediin, ark'n Paris'i! 319 Szn getirip her zamanki sonuca balyor: Trkiye'de hazret, btn hatalarn ceremesini biz deriz. Her kabak bizim bamzda patlar. te o kadar! Maden suyunu lakr lakr boazna boaltmasyla az az dolusu pskrmesi bir oluyor: Hay Allah kahretsin: Ilk bu yahu, eek sidii gibi. Gya souk istediydik. Gece besbelli ok hareketli gemi, her eyi bir anda unutup, sz tekrar oraya getirmesi bundan: ... iki gecedir uykusuzum, dklyorum, saat e doruydu, ulan dedim, gidip yataym, Dicle kagelmez mi, skysa git, bilirsin ll, kafay buldu mu ne halt edeceini kestiremez, uykusuzum dinler mi? Halim, elinde olmadan, yeniden ondan koptu. Yalnz ondan m? Gazeteci, ocuklarn barmalarndan, emenin ordaki peygamber sakall dilenciden de. Yine, haftalardr gzlerinin nnden gitmeyen, o arl dakikay yayor: Szde srgne gidiyormu, arpntl bir gece treninin khne kompartmannda, tenha ve uykusuz. kulanda, uzak uzak yanklanan bir uultu: Kzl Sultan'n srgn Tbbiyelileri Marseillaise'i sylyorlar. Kafasnda ak diye akveren bir imekle kendine geldi: Onu srerlerse, Suat stanbul'da Yzba Demir'le yalnz kalm olmayacak m? Rezalet! Bu mthi soru, daha o dakika ve orackta, kkrtc bir ak sak resimler zincirine soy-suzlayor: Hafif bulank, pr pr eden bir ekran zerinden sessiz bir filmi geiyorlar sanki; plak boyunda mosmor di yerleri, alkalanan kalalar, st beyaz bir baldrda damarlarn mavi izgili haritas... Halim bunalyor, ne yapacan bilemediinden olacak, karp gzlklerini silerek, yattrc bir cevap getireceini sand ilk soruya engelleniyor: Ya ben? Beni de gnderirler mi dersin?

Gndermeleri akla yakn. Belki biraz daha sonra: nce biz, moruklar, sonra siz, oluk ocuk! Aradaki zaman ne kadar olur, birka hafta m, birka ay m, bak bunu kes-tiremem: Menderes'in durumuna bal! 320 Elleriyle ceplerini yoklayp, bir paket Bafra karyor, bo, sverek avcunda buruturup, yere alyor. Kat kat krklklarn belirdii alnnda, bir an, ksack bir an, bir fke ve bkknlk glgesi: Cgara da kalmam, kibrit de! Yaamak m ulan bu? Versene bir cgara surdan. Yemin ettim, Erci'e gider gitmez, ne cgara ne iki! Bak gibi kesilecek. Araya yumuak bir sessizlik koyup: ... hazret -diyor-, buraya kadar geliim diyor-, ite bu iki posta arasndaki bolukla ilgili. Bana bir iyilik etmek ister misin? Elbet isterim! Elimden gelirse, tabii. ... gelir, gelir: imdi ben nasl olsa, ekip gideceim, sen daha burdasn, tamam m? Cep Tiyatrosu'nu sana brakyorum: Ku beyinli ve ukal bir sr aktrler, bir sr dert, bir de oynamay tasarladm huysuz bir ihtiyar rol. Bu sonuncusu, prim olarak. Tiyatroyu kurtar, kurtul, birka kuru da bana, oraya gnder. Nasl, iine gelir mi? O nasl sz? Baka zaman olsa, sevinten ne bok yiyeceimi bilemezdim, imdi seni srgne gnderip yerine konmak, dorusu ya, hi amyor beni. yle diyor ama, daha imdiden afilerde adn iri harflerle yazlm gryor. Perde ar ar kapand, nemli krk manto ve frigo kokan bir kalabalk onu ayakta alklyor. Gerilerden 'Bravo' diye baranlar. Farknda bile olmakszn sorunun ayrntlarna sokuluu yoksa bundan m? Mine'yle atmtnz? enol ksmt? ... tiyatrocular arasnda hrgr eksik olmaz, ama her ey sonunda tatlya balanr, bilmez misin? oktan bartt-lar. Salon ekime hazr, gnln rahat olsun, provalara Kulp 47'de devam ediyoruz, benim niyetim piyesi karr karmaz yazhk sinemalarda oynayarak iyice oturtmak, mevsim banda da... Szn yarda brakp, alyor: ... tut ki atlayncaya kadar imek istedim, bakalm doru drst iilebilecek bir yer var m Erci'te? Tembel tembel esneyip sz deitirdi: 321 Suat ne lemde yahu. Geen yazdan beri gremedik. Hazr buraya kadar gelmiken, bir hatrn sorsaydm, iyi olurdu. Yukarya ksak m dersin? Suat, Matmazel Rael'in oraya girer girmez, disiz, ksack boylu, irkin bir herifle burun buruna gelmiti. Sinekkayd tra olmu, pudralar kokular srnm, gznde tek gzlk, elinde yzk, geen yzyldan kalma bir salon adamyd bu, kibar ve ll hareketlerle, tknaz bir ieden mis gibi Fransz konyan kadehine boaltyor, imeden nce, gzlerini hazla yumarak kokluyordu. Matmazel Ra-el, suratnda en mavi ve en aristokrat maskesi, Suat' belinden yakalad: Heureuse coincidence! -dedi-. Buyrun, buyrun rica ederim, sizi ei az bulunur bir zatla tantracam, eski stanbul'un asil ailelerinden bir bey, gnmzde byleleri hi kalmad ma douce, o da sizinle tantna ok memnun olacak, hangi biimde olursa olsun gzellie hayrandr kendileri, hele kadn vcudu biiminde olursa!.. Daha bir saltanatl: ... ite -dedi-, sevgili Abdi Bey'imiz, ttihat ve Terakki'nin mehur muharrirlerinden! Onun ayarnda bir mterim daha yoktur, sanat kitaplarnn, nadide nshalarn merakl ve titiz bir koleksiyoncusu, anlayl bir dosttur ayn zamanda... Abdi Bey, Suat'a, handiyse insancl olmayan kalayl, parl parl bir bakla bakt, yznde belireyim mi diyen tatsz glmsemeyi abucak silip, eski zaman greneine gre elini pmeye davrand: Huzurunuzla bile k bahettiniz, ham'fendi -dedi-, renk ve teravet bahettiniz, tek kelimeyle genliinizi... Sesi clzd, hem de czrtl. Szlerindeki vg ve debdebe, suratnn aksi ve gergin grnne hi uymuyordu. Gitti, ona adamakll bol gelen divann bir yerlerinde kayboldu. Suat nce brakp kamak istedi, msaadelelerini alp evine dnmek; sonra bu duygusunun ikinci tabiatnn bir tepkisi olduunu dnd,

aldrmayp direndi: Yznde ireti bir glmseme, pikapla ak pencere arasnda bir yere 322 oturdu. Bir bakt, eline bir kadeh tututurmular! Sesini karmad. Ne olduunu pek anlayamasa da, Matmazel Ra-el'le bu Abdi Bey arasnda, aklamas zorca bir iliki olduunu seziyor, bundan huzursuz oluyordu. Yine de onlar, Matmazel Rael hi olmad kadar tatl, Abdi Bey bir asit damlas gibi eki ve yakc, ne yapp ettiler, bir-iki sz, bir-iki iaret, birka yerinde itirazla Suat' evcilletirdiler: Gitmedi. Konyan iti, hzlca iti galiba, yanaklarna tatl bir pembelik yayld. Konuulanlara kulak vereyim dedi, salon dedikodular! Bir konser mi verilmi, bir ailenin doum gn partisi mi varm ne? stelik Franszca konuuyorlar: Haval haval, birbirlerine zincirlenen ufack cmleler, baz kelimelerin kulaa pek ho gelen ani bitirilii! Bak ite bu, Suat iin deiik bir ey! Abdi Bey, yllanm salon apkn davranlaryla bir zr deniyor: Ham'fendi, bendeniz, tarihe karm bir mazinin gayr- kaabil-i teselli bir enkazym. Bizim zamanmzda Be-yolu'nda Franszca tekellm edilirdi. O mthi tahavv-lt- itimiyye tekevvn ederken, itiyatlarndan vazgeemeyecek kadar yalanmtm zaten, kald ki l tahsilini Fransa'da ikml etmek mazhariyetine ermi bir neslin evladyz, elli-altm sene evvel Paris'i bir grseydiniz, btn beeriyetin... Matmazel Rael araya girdi: Pardon Abdi Bey -dedi-. Franszcay Madam en az bizim kadar bilir. Abdi Bey, am grnd. Bunu rtmek iin Suat'a c-gara tuttu, Suat alnca, armak sras Matmazel Rael'e gelmiti. Onun cgara itiini ilk defa gryordu. Abdi Bey ise, benliini iten olduu besbelli bir hzne kaptrm, yar Trke yar Franszca: ... bizim genliimizin Beyolu'su -diyordu-, quel enchantement! Her eyde bir zerafet, bir asalet, sefahette bile ayan- dikkat bir kibarlk vard. Halbuki imdi, helas! Cadde-i Kebir'den gemek zarureti hsl olacak diye endie ediyorum. Nedir efendim o ayaktakm, o tulumbac tayfas 323 klkl hrpaniler, o zevksizlikleri insan deta perian eden gudubet mahalle karlar... Sonra konuma bsbtn Franszcaya dklyor. Suat'n Franszcas daha ok kitaplardan kapma, gzne yatkn, gramer dzenine uygun olduundan, lfn gidii harita zerinde bir yolculuu bir gzel ayarlarsnz da, yolculua kalknca gerekle tasar arasnda bir trl yakn balantlar kuramaz, sanz solunuzu kestiremezsiniz, ite ona benzer bir durum. Oysa brleri, galiba iyice azdan renmiler, dzgn ve hzl konuuyorlar. Hi deilse Suat'a yle geliyor. Houna da gitmiyor saylmaz, havay deitirmesi bir yana, gereini yenilemesine yol ayor: Baka, lo ve yksek katedrallerin haydut gibi ykseldii bir lkede sanki, caddelerde bisikletli iiler, kahvelerde iriyar, drt be memeli ve sarn, sokak kadnlar. Ya da bir vapur yolculuunda, durgun bir deniz, sisli bir hava, yamurun ltl perdesini ayrp ilerliyorlar. Salonda yolcular lfa dalm, herkes kendini bir bakas sanyor; btn yolculuklarda olduu gibi, tekilerine sand olduunu kantlamaya alyor. Oyun iinde oyun. Bir kadeh daha. Cgara da iiyor, iki de, ne oluyor ite? Uzun boylu tadna varamyor, tam tersine, midesi bulan-yor hafif, genzinde bir yanma, ara sra ksrk arzusu. Yine de imekten vazgemeyecek. Bunlar hep yapmak isteyip, durmakszn kendine yasaklamad m? Hakl olmadn bile bile eilimlerini gemliyor; gizli isteklerinin, ancak bakalarn knamak yoluyla belirlemesine gz yumuyordu. Ne samalk! nsan, olduu gibi olmamak iin, kendisine ikence eder mi? Haydi etsin diyelim, bunun bilincine vard gn, mutsuzluu, hibir k yolu olmayan derin bir umutsuzlua dnmez mi? O da yle olmutu, btn btn iine katlanm, darya bir gzel kilitlenmiti, insanlarn hayatndan srgn etmiti kendini, nk iindeki iki kadn aa yukar eit bir gle onu kendi yanna ekmek istiyor, ykc gcn tutucu gce eitlii, l bir noktada hareketsiz kalmasna yol a24

yordu. O noktadaysa, birbiriyle elien bir sr kuruntunun tutsayd artk! Bu bile mrnce tiksindii bakalarnn, o baya deer yarglaryla gelip iine reklenmi olduklarn gstermez miydi? " ... bakalar, bakalar deyip duruyorum, benim, o bakalar: Hepsini benimsemi, iime almm! Onlardan, onlarn basksndan kurtulmak istiyorsam, nce kendimden kurtulmalym. Bakalarn ykabilmenin yolu, kendimi ykmaktan geiyor. Kendimi ykmak! Kendi iimde bakalarn ykmak!" Abdi Bey'in fkeli sesi, dald dnceleri ustura gibi dorayp paralad. Deminki salon adam gitmi, yerine ona benzer, yle pomad kokulu, fakat son derece irret, baya ve terbiyesiz biri gelmiti. Neden kzmt acaba? Byle avaz avaz kime baryordu? ... yarm saat oldu be, yarm saat! Madam'n acelesi yok, Madam kendini ar satyor! yle miii? Ben kl yutmam, o beni sallamazsa, ben o kahpeyi hi sallamam! Ayan denk alsn, 'Bacaksz' Abdi oyuna gelmez, hele samal bir inek katiyetle deildir, ona gre akln bana devirip edebinle i yapacaksa yapsn, yoksa anasndan emdiini fitil fitil burnundan getiririm! Bir eyrek daha, o da senin hatrn iin bekleyeceim, yine gelmezse allahasmarladk, ne hli varsa grsn! Sustu. Ar bir morg sessizlii. Bir ar, camn birinde, grnmez ve byl bir elektrikli ustura gibi vzldyor. Matmazel Rael bir iki sz edip havay datmay deneyecek oldu, Abdi Bey brakmad, kesin bir el hareketiyle szn keserek, ... yeter -dedi-, mazur gstermeye alp durma rica ederim. Malm bilirim ben! yisi mi, plak al bize, fakat benim plaklardan olsun, tabii duruyorlarsa... Akolsun, durmaz olurlar m mon bey? Abdi Bey'in plaklar. Yirmi, otuz yllarn, o gnlerin gzde yeri Rejans'ta akam yemeklerini, Florya'daki gar-denpartileri hatrlatan, zlemlerle, kayp sevdalar, acl ay325 rlklar ve umulmadk mutluluklarla dolu, eski ve unutulmu, fox-trot'lar, tangolar. Abdi Bey'in dinleyii ok ilgin, bir daha ele geiremeyecei baz eyleri yitirmi gibi zgn grnyor, epeyce de dalgn. Plan biri bitti mi, o kalayl parl parl bakyla, bir yenisini istiyor hemen! Matmazel Rael, 'fistolu' dudaklarnn arasnda yaprak cgaras, gzlerini Suat'a dikmi, onu rlplak soyuyor sanki. Suat, alkol rahatlna girdiinden olacak, kendini kendinden ayran engelleri uarak ayor. Anszn her eye ak, her eyi, -gizli eilimlerinden gelen en yakn istekleri bilekabule hazr. Aykr m, hayr, bu istekler aykr saylmaz: Cgara imek, iki imek, salarn ksaltp pantolonla dolamak, her kadnn hibir kaygya dmeden yapt, yapabildii eyler. Olaan m olaan, sradan m sradan! " ... onlar gznde byterek, bilmem hangi gizil dinin esrarl yasaklar gibi gren, ilemlerini ve niteliklerini deitiren benim. Budalalmdan m? Blki. Belki beceriksizliimden, belki ne yana dneceimi kestiremediimden. Yanl anladmdan da olabilir bak, asl bundan olabilir hatta: Hayatmn en az on yln, btn genliimi yani, bir yanl anlamaya harcamak!.." Abdi Bey, tek gzl iaret parmayla ba parma arasnda, bir eyler sylyor ama, ne? Gzlerini ksm, aznda eker eritiyormuasna, dudaklarn yalyor: ... bu mzik mesdames, dans etmek itiyak vermiyor mu sizlere? Namelerin ahengine kaplp, bir dakikack bile olsa, kendinizi ve dnyay unutmak? u ihtiyarln gz kr olsun! Haydi ben, kanm kaynasa da, mzii duyar duymaz ortaya atlamyorum, lkin siz, siz genler, bilmem ki niye dans etmezsiniz? Matmazel Rael'in sol ka ykseldi. Gzleri, harl harl, Suat'n gzlerini aryordu: Sahi -dedi-, neden dans etmiyoruz? Suat, nce kaskat katld. Gln, utanlacak bir ey deil miydi dans etmek? Hayvanlar gibi birbirine yaparak, vcudunun en gizli hareketlerini gzler nne sermek? Liseden be326

ri hi dans etmemi, dans konusunda baka ey dnmemiti. imdi kalkacak, stelik bir kadnla dans edecek miydi? Birden kendini Matmazel Rael'in o uzun, hafife adaleli kollar arasnda buldu. Kadn onu, inadna gibi, vcuduna bastryor, gsnden ykselen terli ten ve fougere kokusu Suat'n ban dndryordu. Bir ara, baylacan sand. Ayn anda Boaz'a Trk mavisi bir pencere alm, uzak bir kanun Hafz Post'un dokunakl melodisini tekrarlamaya balamt. Annesinin sarho ve slak az, gzyalaryla kark, omuzlarnda boynunda dolayor, slak bir rmcek, kulaklarna yaklayordu. Danslar uzun srmedi, hepsi hepsi bir plak ama, bu kadar fazlasyla yetti Suat'a. Kendisini, Matmazel Rael adndaki sisli uurumun kenarnda, parltl ve bol renkli fakat mthi yorgun bir ku gibi hissediyordu. ekici, badndrc bir izlenimdi bu, uzadka btn btn iini kaplyordu. Yanaklarndan bir trl uzaklamayan o lk ve inat soluk, hele belinden kalalarna inen o kemikli ve uzun el, ar ar her yann saran bir ahtapotun yumuak, yumuak olduu kadar ldrc kucaklayn hatrlatyor ona. Abdi Bey, sol gznde beliren bir tikle, yay gibi gergin, incecik ve mosmor dudaklar titreyerek, onlar seyretti. Plak bitince, srayp kalkt, fkesinin ufack ve kesin jestleriyle dmlene dmlene, hem yakas siyah krkl pardssn giydi, hem Suat orda yokmu gibi, Matmazel Ra-el'e verdi veritirdi: Yeter! Bir dakika kalamam! Gidiyorum. eyrek saat bekledim, gelmedi. Bundan sonra gelir mi? Elbet gelmez! Ama tarafmdan syle, parasn verdikten sonra, onun gibi bir dzine orospuyu 'Bacaksz' Abdi evinde, hizmeti diye kullanr, anlald m? Nihayet bir fiyat meselesidir bu, ne eksik ne fazla, alelade bir fiyat meselesi! Beni kim sanyor, llk! O hzla kt, ardnda Matmazel Rael, sylene sylene dkkn geti, d kapy yle hmla arparak kapatt ki, Suat vitrin camlarnn krlacandan korktu, iinde yeniden: " ... bunlar bir dolap eviriyorlard, stlerine geldim, 327 engel oldum galiba..." kukusu uyand, yersizdi bu kuku, son grtklerinde ona bugn gelmesini Matmazel Rael sylemiti, beraberce kp Suat'n pantolonunu almaya gideceklerdi. Matmazel Rael, dner dnmez, aklndan neler geirdiini biliyonnuasna: Aldrmayn -dedi-. Pantolon iin daha vakit erken, ma douce, biraz keyfimize bakalm, n'est-ce pas? Ne ezgin, ne zgn: Deminki szler ona sylenmemi gibi, rahat! Yeni bir yaprak cgaras yakp divana uzanyor: ... ff, quel poison, bu adam quel numero! Tahamml edilmez bir ey! Hele Paula'nn hatrna ektiimi dnrseniz! Paula byledir zaten, aucun sens de responsabi-lite, aklna eseni yapar, dilinin ucuna geleni vaat eder, her defasnda ben mkl durumda kalrm. Ama ne denir? Arkada, arkadatan ileri ma douce, dost! Dostluk, derin bir duygu, kutsal bir ballk bizler iin... Ustaca gizledii ksa bir duraksamadan sonra, uzanp kadehlere yeniden konyak dolduruyor. ie bize kald -diyor-. Ksa gnn kr: Hakiki Martell, biliyor musunuz, ha deyince bulunmaz yle. Kim bu Abdi Bey Allah aknza? Abdi Bey mi, bal bana bir aventre! Zengin bir kere, mthi zengin: Hal ticareti yapar, iki maaza, biri Kapalar'da br Harbiye'de, Radyoevi'nin karsna der. Dehetli kazanyor. Ayrca apkn, sefahat dkn, un vrai libertin, bakarsn kibarlna diyecek yok, bakarsn sfr numara klhanbeyi, hibir yanndan varamazsn, dili akrep gibi zehirlidir, ama zengin olunca... Az nce Abdi Bey'in oturduu yerde, ayana bir paket dedi, dnd bakt, geni alayl bir glmseme yzne yayld: fkesinden -dedi-, kitaplarn unutmu: Kitaplar, szne zellikle basyordu. Sol ka havada, paketi aarken, Suat' ard: ... gelin ma douce, ne cins kitaplara merakl olduunu grn. Grlmeye deer, dorusu. 328

Besbelli darda baslm, ii renkli renksiz bir sr resimle dolu, pahal dergilerdi bunlar, resimleri szde sanat fotoraflarndan rnekler veriyor, gerekteyse, el altndan ehvet krklyordu. Neler yoktu ki? Yayvan, mermer gibi damarl ve youn kalalar; geveklii insan rkten uzak bir karn; aadan yukarya aydnlatlm kadn baldrlar; kapaklar svama yaldz, kalar yok kadar ince, kuyruu alm ban gitmi irkiltici gzler; sonra benek benek koltuk altlar, benek benek ve yumuack; ve insan gs olmaktan km, iri mi iri, dolu mu dolu, bir sr meme: Dokunsan, yarlverecekler! Hepsi bu kadar olsa, neyse! Bir de ak sak kartpostal dizileri var: Kadn kadna, erkek erkee, kadn erkek kark insan salkmlar! eitli sevime durumlarnda, ilgin olmaktan ok itici, ekici olmaktan ok artc! ticilii se-vienlerin hastalkl suratlarndan ileri geliyor, artcl sevimeyi btn gizliliinden syrp plak ve mekanik bir hale getirmesinden. Herkes gibi Suat da ak sak resimlerden sz edildiini duymu ama, hi grmemi, onun iin bakakalyor. Bu ruhsuz suratlar, bu heykellemi vcutlar ona hibir ey sylemiyor ki! rkiltmiyor bile! Tiksinmeden ok, huzursuzlua benziyor duyduu his, hani insan gpe-gndjiz, hi beklemedii anda birinin eyini grr de, ne yapacan bilemez, yle bir his ite. Matmazel Rael, sorunu bambaka bir yanndan alyor. Sahifeleri rahat evirebilmek bahanesiyle, yaklatka yaklat. Kokusu Suat'n vcuduna, kolu beline sarld gibi: Parmak ularn srtnda gezdiriyor! Ses karmadn grnce iyice yreklendi, daha yasak blgelere uzanaym diyecek: Koltuunun altndan, usulca, o bluzunu dimdik geren gsne doru mu? Yakc soluuyla kulana mrl mrl bir eyler mrldanmaktan da geri durmuyor. Hipnotiz-mac szleri bunlar: ... pek holanmama benziyorsunuz, ma douce! Bir manada haklsnz, ama bir manada... Kendi hesabma ben, plak bir erkek grdm m, kusacam gelir, rme329 den edemem. Evet, evet, ka kere bama geldi, elimde deil ryorum, oysa bir kadn vcudu... u szgelii, u zera-fete bakn, izgilerinin tatl yuvarlaklna, u omuzlar, u gsler, u kalalar!.. Samimi olarak itiraf edeyim ki, bylyor beni. Neden derseniz, izah basit: Hassas bir kadnm ben, yalnz gzellie kar da deil, efkatle kark bir sevgiye de. Kadn vcudu dediimiz nedir zaten, ma douce, etten ve kemikten rlerek canl hle gelmi sevgi ve efkat deil mi? Suat onu azn amadan dinliyor. Solunumu biraz hzland gibi. inde souk bir bulanklk. Kim bilir ka kere grd bir d, yeniden mi gryor, yoksa yaad bir gerek mi? Gerekse, dlere zg bu bulanklk neden? D desen, duyu organlar neden en baya anlamyla alyor? Vcuduyla beyni arasndaki balant m koptu, balant kopmad da artk frekanslar m birbirine uymaz oldu? Aksi halde zerindeki bir okamay neden bir bakasnn vcudunda hissetsin? Olur mu byle ey? Bak, imdi damarlarnn aacnda stl, kaln, gerilimi yksek bir akmla ykl, bir sv dolamaya balad. Sinirleri yay gibi titriyor. Meme boluklarnda, sinsi sinsi biriken, garip bir elektrik. Eklemlerini atr atr ettirerek, ah btn vcuduyla yle bir gerinebilse! Gzlerinin nnde gittike daha az baya bulduu ak sak fotoraflar, kulanda hem Matmazel Rael'in Yahudi fslts, hem uzaklarda kendi kendini yiyip bitiren bir kanun! Arkasnda ayplarn gizlendii, baz yaldzl baz gml plastik bir doku, kendi bana yrtlyor sanki. Yrtlyor ve eski saplantlar meydana kyor: Enine boyuna, salar usturayla dibinden kaznm zenci bir kadn, duman duman piposunu iiyor. Erkeimsi bir gelenev ikosu, kendisini orgazmna kaptrm, soluk solua ve gln. Uzun boylu ince bir kadn, kaln kalarnn altndan bir olan ocuu olarak bakyor. Peki bu duyulanlar ne? Somut bir mzik mi, ustalkla dzenlenmi grltler mi? Hidrolik bir vin uultusu. Dzenli ve otomatik uaksavarlar. Birden dnme330 i ye balam bir vantilatrden dalan, gece frtnas yaknmalar ve engerek slklar.

Suat ban evirdi. Matmazel Rael o kadar yaknn-dayd ki, dantelli dudaklar nerdeyse azna dokunuyordu. st dudandaki esmer tyleri grmesiyle aklnn bandan gitmesi bir oldu, artk kendini tutamad. Sert, beklenmedik bir ekilde ptler. Az, Matmazel Rael'in dudaklarn horata toplarken, atmaca penesine dnen sa eliyle sol gsn yakalad ve ezdi. Davran kaba ve zalimdi. Ne olduunu bilemedii bir nedenden ona kzyor, cezalandryor gibiydi. Yapt eyden holandn fark ettike fkesi artyordu. Nihayet kendi kendisi olmaktan, bundan zevk duymaktan lgna dnmt. Hayatnda ilk defa cinsel zevkin ne olduunu, iten atlmn ve gizli gcn anlyor; nasl rahatlatc, bambaka ve aydnlk bir yere ulaabileceini sezip ayordu. Hepsi bir dakika srd m? pheli. Sonra ngrak, kita-bevinin kaps! Matmazel Rael, soluk solua, gzleri prl prl, gitti bakt, bu zamansz mteri kimmi; surat silme ergenlik bir lise rencisi, stelik ne istediini bilmiyor. Bu arada Suat, gzleri hl dumanl, aynada kendine biraz ekidzen verdi, rujunu karp dudaklarnn boyasn yeniledi: " Demek buymu ha?" Yllardr iinde manevi bir ur gibi tad bir yasa yaamt; ne mutluydu, ne mutsuz; o uru kala gz arasnda alvermiler gibi, byk bir arlk kalkmt stnden, o kadar. Olay gerek boyutlarna zaman getike kavuuyor. Daha terzideyken, gznde, iki kadnn pmesi olmaktan kmt bile. Matmazel Rael nemini yitiriyor; yaadklar, yaadklarna hayal olarak ekledikleri, yaanan ne derece deerlendiriyorsa, beraber yaadn o derece gerilere atarak roln kltyor. Hele eve dnp etkisinden bsbtn syrlnca, keyfine diyecek yok! Ayn dakikay, en ufak ayrntlarna kadar, iisra yayor, ayn heyecanlan duyup ayn zevki alyor. Daha fazlasn, belki. Matmazel 331 Rael, pek pek Suat'n kendi koyduu yasaklan ap kendi kendine ulaabilmesi iin tesadfen nne km bir kap. Yalnzl o kadar youn, sszl ylesine tamd ki, kp kurtulmak istedii gn, d dnyaya alan bu mavi ehvetli ve her edepsizlie hazr hayvandan baka ara yoktu elinde. Bir kere eii geince ara elbet nemsizleiyor, olaana kararak kayboluyor: Suat ksr dngs iinde, rya dolu valizleriyle, yalnz. Yalnz m? Tam yalnz saylmaz! Gardrobun aynasndaki, pantolonlu, ak gibi etkileyici teki Suat'la ba baa. Her ikisi, yanaklarn ate basm, hep ayn kiiyle bitmez tkenmez bulumalar kuruyorlar: mid'le. Bir ey demeden, yapmadan, sadece etrefil grn, varolu biimiyle ona, dncelerinin samaln anlatan kim, mid deil mi? Onu grmesiyle iindeki iki eilimin ille kart olmas gerekmediini; gelimesinin, gnn birinde ulaaca kiisel bileimin, birbirini tamamlayan iki ayr temeli olduunu anlamad m? Ah, iten bir yakn olsa, btn bunlar enine boyuna bir tartabilse, akla en yakn olan, en zorunlu sonular karsa! Matmazel Rael desen, olmaz, anlamaz bir kere; Yzba Demir'le konuulabilir geri, pekl bir sonuca varlabilir ama, arada mid, Demir'in mid'e yaknl ve hayranl olmasa! mid geleli, o konuda az ey sylemedi, epeyce bir eyler aklamad deil ya, yine iin asl, ikisinin arasnda ne gibi bir iliki olduu, sr: Dostluk mu, ak m, arkadalk m, eylem beraberlii mi, yoksa su ortakl m? Suat, Yzba'nn odasna dalp mid'in resmini arayacak. Bu gece, Demir'in gelmeyecei kesin. i bandan a-kn, durmakszn gidiyor geliyor. Kadky taraflarnda bir yerlerde, kim olduu belirsiz birileriyle buluuyor, ya da sesini org gibi dalgalandrarak Ankara Radyosu'nun haberlerini tartyor. Ne yapt belli deil!.. Yalnz bir kere, yznde o kskn ocuk glmsemesi, boynunda usuz bucaksz yeil atks, sivil olarak kageldi. Darda yamur iseliyordu, su tozlar prl prl salarna serpilmiti: .332 " ... bugn -dedi-, ziyaret gnyd, Sultanahmet'ten geliyorum, mid'i grdm, gereinden sakindi, biraz da solgun: Polis romanlar istiyor, kitaplkta birka tane gzme ilimiti, msaade ederseniz..." Halim nerdeyse gelir. Yeniden atacaklar. Az nce eve girdiinde, kapnn altndan atlm iki satrlk bir pusulasn buldu: "Bir tanem, tam te geldim, kapda kaldm, iki saat kahvede bekledim, yine gelmedin." Yaznn dzensizlii

bile iindeki karmakarkl gstermeye yeter ya, imzasnn altndaki not, bal bana bir kskan sulamas: "Etti, iki." " ... zavall Halim, beni Demir'e tutkun sanyor, olmayacak kuruntulara kaplm, onu aldatyormuum da, o yokken seviyormuuz da falan filn! Akln alamayaca eyler! Evet, Demir az bulunur bir ocuk, yakkl, zeki, duygusal ynden de, entelektel ynden de houma gidiyor, etkiliyor beni ama, tesi... boJf! mid'in, hatta mid'in resminin bende uyandrd sarsnty uyandramyor. Kim bilir belki o da mid'e ulamak iin geeceim ikinci bir sihirli kap: Matmazel Rael ve Yzba Demir, ard ardna iki sihirli kap: Birinden geince kendimi buluyorum, tekini geince mid'i. imdilik btn derdim bu galiba." Halim umduundan erken geldi. Ne geli! bii dimdik ayakta, kavgac bir horoza benziyordu. zerinde kayg ve korkuyla kark delimsirek bir sevin, sesinde garip saldrganlk, koltuunun altndaysa btn akam gazeteleri, Suat'n pantolonlu olduunu fark etmedi bile, girer girmez, gazeteleri yelpaze gibi evresine yayd, sordu: Peki, ya buna ne dersin? Suat ona bakt ama grmedi, hayal bulutlan gzlerine ylm, olan biteni doru drst grmesini engelliyordu. Yar ilgisiz, yar ilgili: Hayrola -dedi-, ne oluyor? Halim dehetli ierledi: ... ne mi oluyor? Bir de soruyor musun? Yoo, vallahi bu kadar fazla! ehir altst, senin haberin yok. 333 Neler sylyorsun Allah akna? Gsterilerden bahsediyorum. Ne gsterileri? nce fkeli ve akn, omuzlarn silkti: ... pes dorusu! Sonra abuk abuk anlatmaya koyuldu. Heyecanl ve cokundu, bu yzden lf datyor, szlerinin yarsn yutuyordu: ... bugn Beyazt Meydan'nda, yzlerce renci, Menderes aleyhinde gsteri yapmlar. Evet, yzlerce renci ve Menderes aleyhinde! Polis, niversite'ye giriyor, cop, kavga kyamet grla! rencilerin zerine ate alm, yaralananlar olmu. Basbaya harp canm. Ortalkta sylentinin bini bir para, rektr de yarallar arasndaym diyorlar. Suat kulaklarna inanamyordu. Merakl ve kukulu: Bana bak -dedi-, ikiyi fazla karm olmayasn sen? Samalyor gibisin. Hayr bir tanem, aka kaldrr ey mi? Doru, inanmamakta haklsn, haklsn ama gerek! Milletin aznda bu lf! Galib'le beraber Haik'e ynelmitik. Beyolu'nda, tell, az burnu birbirine karm niversitelilere rastladk, tuhafmza gitti. Cavcav vardr ya hani, koca bykl ressam, az sonra onu grdk, dosdoru Beyazt'tan geliyormu, o anlatt sana sylediklerimi. Ayakst karar verdik, ocuklar niversite'nin bahesinde polislere direniyormu, niyetimiz onlara katlmak! Ama olmad, Eminn'nden itibaren yollar kesilmiti... Sylediklerine kendi akl da yatmyor olacak ki, durup durup: Vay canna -diyordu-, vay canna be! Gzne iliince, birden radyonun zerine atld: ... radyo ne diyor? Dinlemedin mi, yazk. Skynetimin eli kulanda diyorlar. Ankara Radyosu'nda rahat, hafif nezleli bir ses, kyllere hangi yapay gbreyi kullanmak gerektiini anlatyordu. Bu kadarna ne diyeceklerini bilemediler. stanbul Rad334 yosu'nu bulunca aknlklar daha byk oldu: Etekleri zil alan bir incesaz, iyice kdm bir fasl tutturmu, yeri ykp ge kement atyordu. Halim dayanamad, bast kfr! Byle bir gnde byle bir yayn sama grnyordu ona, kkrtc. inde bir ldak anszn yanm, bir yelken rzgra ekilmiti. Gzlerinin nnden, imgeleminin yaratt resimler geiyordu: renciler, tkenmez kalemlerini mzrak gibi srtlam, gzlerinde gzlkleriyle, acmasz bir polise direniyorlar. niversite'nin antsal kaps nnde, atl polis

saldrya gemi, kan gvdeyi gtryor. Yerlerde boylu boyunca uzanm, kz ve olan renciler. Suratlarnda yanl lenlerin hzn ve aknl, kulaklarnn dibinde, semiz beygirlerin nallarndan srayan kvlcmlar! Karsna anlattklarnn az grebildikleriydi, ou grdn sanp ayakst uydurduklar. Suat alluk bullak olmu onu dinliyor, olaan ok aan, Halim'e bile yeni bir boyut ekleyen tela ve heyecana katlmak iin kendini zorluyordu ama, nafile! Her abalaynn arkasndan bir de bakyordu ki, dipiklenmi niversiteliler, akam karanlnda erimi demir kabarcklar gibi pat pat patlayan sloganlar (Menderes istifa! Menderes istifa!), baka yerde; utanc, ilgisizlii ve yabanclamasyla o baka yerde! Neden sonra radyo mzik yaynn kesip de ukal sesli bir spiker Skynetim Komutanlnn bir numaral bildirisini okuyunca, birden kendisini olmas gereken yerde buldu: Tarih, gnlk yaantya dnmt. Dikkat! Dikkat! Bugn stanbul niversitesi'nde bir avu tahrikinin sebep olduu nmayiler zerine stanbul ve Ankara'da skynetim ilnna lzum hsl olmutur. Yeni bir emre kadar her trl siyasi toplantlar yasak edilmi, gece yirmiden sabah altya kadar sokaa kma yasa konmutur. Gazeteler bu akamdan itibaren aada belirtilen yasaklara uymak zorundadrlar: 1. Nmayilerle ilgili resimlerin yaynlanmas yasaktr. 2. ..." 335 " ... kim syledi bunu? Yalan, batan aa uydurma! Sddk Sami sonuna kadar dayatt. Bir ara Mederes zr dileyecek oluyor, telefonla aratyor, seninki cevap bile vermiyor. Dn bir kere, telin ucunda nasl kplere binmitir, teki?" " ... evet, ben de duydum: Hocalarn ou rencilerle dayanma halindeymi. Polis, niversite'yi kuatnca, Hukuk'ta rencileriyle sabahlayanlar bile km!" " ... haydi ordan, sen ne bileceksin: Rektr yaraladlar diyorum, hem ar surette, resmen aklanmyor ama, palas pandras hastaneye gtrld. Adam yal, iyileir mi iyilemez mi, artk Allah bilir." " ... ya renciler? Onlardan yaral yok mu? Benim Yksek Matematik'te bir yeenim vardr, polis ate atktan sonra diyor, en az on kii yerlere serilmiti..." " ... nereye kaldrdlar acaba?" " ... sylenmiyor ki, gizliyorlar milletten." " ... yok, Ankara'daki ocuklardan da, bizimkilerden aa kalmayanlar kt dorusu." " ... orda ate am m polis?" " ... elbet! Polis oldu mu, hemen tabancasna davranyor, anlay gsteren ordu birlikleri." " ... bak, bu doru! Dn jeepler, tanklar grnr grnmez, bizimkiler brakt boumay, baladlar barmaya: 'Yaasn ordu, kahrolsun polis, Menderes istifa!' diye. Grlecek eydi, azizim." " ... zmir'den bir haber kmad m?" 336 " ... zmir'den haber kmaz, oras Menderes'in kalesi." " ... maallah, amma bilirmisin, zmir avukatlarnn protesto yrynden haberin yok anlalan! Cbbelerini Atatrk antna brakmlar." " Dikkat dikkat! Skynetim Komutanlnn be numaral bildirisi: 1. Yarn gece yarsndan balamak zere, maksad ne olursa olsun, kiiden fazla ahsn, umumi yerlerde, meydanlarda, sokaklarda bir araya gelmeleri yasaklanmtr. 2. ..." " ... yooo, bu kadar fazla! stibdad devrinde miyiz canm?" " ... kahrolsun zalimler, yaasn Mustafa Kemal!" " ... ocuklar, szme kulak verin, yarn leden sonra Radyoevi'nin nnde toplanacaz, yayd yalanlar ve hakaretleri protesto iin! Teknik niversiteliler de gelecekler..." " ... alo, alo ehirleraras m? Hanmefendi, Ankara'yla grmek istiyorduk." " ... Ankara, imknsz efendim! Hatlar megul. Ayrca resmi konumalara ncelik tannyor." " ... duydun mu yahu, Ankara'da genler Menderes'i tartaklamlar; polisin banda gsteriyi datmaya gelmimi..."

" ... katiller! Katiller! Katiller!" " ... sokaa kma yasa sebebiyle, tiyatromuz, her yl olduu gibi otuz mays yerine, bu yl mevsimi maysta kapatacan, zr dileyerek sayn seyircilerine duyurur." " ... ah sevgilim, artk gecelerimizden hayr kalmad: Ne yle kp bir yemek yiyebiliyoruz, ne mzikli bir yere gidip dans edebiliyoruz. Bu renciler de yani, can skyorlar." " ... vallahi aabey, ben siyasetten akmam, ha Menderes olmu ha nn, fark etmez! Yalnz, her sabah Kalam'ta bala kyorduk, rfi idare iln ettiler, o i yatt." " ... Dikkat, dikkat! Skynetim Komutanlnn alt numaral bildirisi, emniyet ve asayiin temini bakmndan, yarnki pazar gn, sokaa kma yasann, sabahtan akama kadar uzatlmasnda fayda grlmtr. stanbul hal337 knn her trl ihtiyacn karlamak iin, selhiyetli makamlar gerekli tedbirleri ittihaz ederek." Baklar lk lk niversiteli genler, yklenip, bir ilkbahar akam getirmiler; bombo alanlar, gizli bir stmayla rperen tenha sokaklar, kaplayaym diyor. Ne kadar da ar! Salacak'ta bir k yand. Ayn belirli ve kanlmaz anda, ehrin drt kesinde, binlerce pencere birden aydnland. Drt yol azlarnda, alml ve patrtc askeri jeeplerin, peydahlanmalanyla kaybolmalar bir oluyor. Az sonra ezanlar, o minareden o minareye, atlaya atlaya zincirlenecek, yar Osmanl yar Bizansl, ok yksek ve lmsz bir kadife lcivertinin boluklarnda, uzun uzun yanklanp, kaybolacak. Durgunluk! Hem nasl bir durgunluk! Yrei daraltan bunalml bir bekleyiin yavalam nabz. Denizden titreyerek ykselen pus, alaklarda bir yerde bir bun karanl olarak duraksam, altnda bir dnyann sonu grnts: Uyuklayan rmorkrleri, iskelet vinleri ve yok hamallary-la bombo doklar; dumanlar tahtadan kesilmi gibi bacalarnda kaskat ve simsiyah, yal birka ilep, bir de bunlar karmakark yalayp geen, o rendelenmi hyar, karides ve havagaz kokusu! Halim, yatanda bir sana dnyor, bir soluna. Besbelli, uyanacak. arpntl krek kakn uykusunun diplerinden, usul usul, yzeyine ykseliyor. Gzlerini anca, kafasnn iinde, huzurunu karan o deli k: Ne yapmal? Kula tetikte, avular terlemi, yrei kt kt kalkyor, kyor odadan. Pencerenin nnde bir cgara, bir cgara daha. Kendisini tutmasa, ttnn acsndan recek. Yine uykusuzluk bastrd, cezaevindeyken, yakasn bir trl brakmam olan, o kyc, acmasz uykusuzluk! Gecenin bir saatinde uyanrsn, uyku tutmaz; yatanda, kim bilir hangi umutsuz hkmlnn sayklamalaryla beneklenmi bir sessizliin, en kuytu ve uursuz kesinde, c-garan yakarsn; hibir zaman, hibir yerde gerekleememi, ynsal ve rgtl bir eylemin baarlaca gn tasarlar, avunursun. Doudan afan dev yelpazesi alr: Pembe, mor, turuncu. i gruplar, balarndaki sendika liderleriyle, grev halindeki fabrikalarna yrrler. Genel grev. i snf btn arlyla... imdi eylem tasar olmaktan km, Beyazt'ta, Kzlay'da, Taksim'de harl harl uygulanyor, uultulu ve kzgn bir kalabalk gelmi meydanlara ylm ama, ne o iinde bu kalabaln, ne de iiler! Ankara Radyosu tam tersine, sendika liderlerinin renci hareketlerini yerin dibine batran telgraflarn da bildiriyorlar. Belki bu yzden azndaki bu sulfato acs, yreindeki tiksinti, bu kahrolas uykusuzluk! Dn Haik'te ierlerken, Galib ne demiti, onu hatrlyor. Fakat nce Galib'in dk gzkapaklar, aalk birasnn iinde pis pis yzen uzun salaryla, yar uykulu, yar sarho hlini: " ... u son on yl boyunca, arln gittike artran siyasi baskya, halktan bir tepki bekledik durduk. Tam umudu keseceimiz srada, al sana tepki: Hem yiite ve dokunakl. Gel gr ki halktan deil. Aydnlardan geliyor. Daha kts hazret, bu orbada bizim tuzumuz yok. Kendiliinden, hatta bize ramen oldu, ne olduysa!.. Bana koyan bu." Hakl myd? Belki! Sk sk hakl kard zaten, herkesin ona ierlemesi bu yzden deil miydi? Srgnde azna iki koymamaya karar verdi vereli, eskiden

itiinin drt katn iiyor, stelik bu ii dua edermi gibi derin bir saygyla yapyordu: Kafasna dikmeden nce bardan dalgn dalgn seyredip koklamas, sararm parmaklaryla gizlice okamas bundand. Kara sar yz, bsbtn amur yeiline dnmt. ki sarho hkrnn arasnda, szn: " ... ksacas -diyerek balad-, bunlarn yapmaya zendii devrim deil, canndan bezmilerin bakaldrmas. Sonunda bir ey kar m kmaz m kestiremiyorum ama, mkemmel anlyorum, hak da veriyorum. Hi olmazsa 339 imdi polisle arplyor, eski gsterileri hatrlasana sen, 4 Aralk' filn, o zaman polis ayarlad her eyi..." Aradan on be yl, bir sr ona benzer olay gemi olduu halde, Halim 4 Aralk gnn dnm gibi hatrlyor. Yreinde bir burkulma. Ne korkun gnd o! Sanki dev bir krkayak, evresine dehet ve korku saa saa ilerliyor. Esnek ve yayvan gvdesinden kopmu da, zerinde bamsz bir varlk kazanm grnen, vahi ve barbar uultusu, kendisinden daha rktc. Binlerce azn ayn anda bard sloganlar yok mu, asl onlar, tartmasz kesinlikleri, tekdzelikleri ve tell alkantlaryla, bir toplu lgnlk havas yaratyorlar. " ... kah-rol-sun ko-mnist-ler!" " ... kah-rol-sun ko-mnist-ler!" Hava souk, yalnz souk deil, slak: Hani rm, dokunsan dalr prtk prtk souklar vardr, onlardan. Kalabaln snr tanmaz iti kak da, tkrlm gkyz, yrtlm bulut ve yrtc keder olarak ufalayp, saa sola datyor onu. renciler ellerinde bayraklar, fkeli dvizler, birbirini kkrta kkrta, Babli'ye dorulmular. Gsterinin amac, Tan ve Yeni Dnya gazetelerini lanetlemek! Yl kat, 45 mi, 46 m, pek karamyor: Birinci diktann, kinci Dnya Sava'nn son yllar galiba, Halim'in ilk tutuklanndan ay kadar nce. Bak, buras kesin! "... dorusu, gzm korkutmutu bu miting, hayvanca diyebileceim bir korku elimi ayam balam, dizlerimin ban zmt. O zamanlar, sorunun asln pek ka-ramyordum ama, fikre kar kaba kuvvetin nasl kullanldn, gzlerimle ilk defa grmemden ileri geliyordu bu, sanrm. Boazm dmlenmi, bo yerime pabu gibi bir arlk gelmi kurulmutu. Hele son aylardaki fikri gelimemle sz konusu gazeteler arasnda yakn bir ilikinin olmas azm kurutuyor, bsbtn sinirlerimi bozuyordu. Doan Bey'in evinde, bu gazeteleri az m tartmtk? Ga-lib yaynlarn izlememi az m sylemi, ilgilenmiyorum diye -hi deti olmad halde- az m bamn etini yemiti? 340 Efak ise, ikisinden birine, yanlmyorsam Yeni Dnya'ya karikatrms bir eyler izerdi. Bu kadarck yaknlk bile gzmn korkmasna yetip artard bile ya, gstericilerin Babli'de Tan basmevini nasl yktklarn grm olmam buna ty dikiyor, korkumun bymesine, hayvanca boyutlar edinmesine yol ayordu. O gn, Babli'de bir kitap arayacam tutmutu. Tutmaz olsaym! O bahaneyle her eyi grdm, yaadm. Belleime, fkenin allak bullak ettii suratlar, yumruklarn aralksz kalkp inerek bir eyleri tehdit edii, kzgn demirle dalanm gibi, akld kald. Kalabalk, gz ap kapayncaya kadar beni kapm, direncimi krp ruhumu ufalayarak, kendine benzetmiti. Ne olduumu anlayamadan, paldr kldr, Tan basmevinin kapsna dayandk. Sakal bir kar, iriyar bir it, basbaya uluyarak bir yumruk sallad, vitrin camlarn angr ungur indirdi. Parmak ularndan kan damlaya damlaya tekilerine dnp, " Tamam -diye bard-, arkamdan gelin arkadalar!" Arkasndan gittiler. Kala gz arasnda, ellerine geirdiklerini krp dkmeye koyulmulard. Beride, daha gl kuvvetli olanlar, kaplar devirmi, grltl bir sel halinde ieriye dolarak, koridorlar ve merdivenleri kaplamaya, duvarlar kirletip brolar datmaya balamlard. Daktilolar havada uuuyor, st kat pencerelerinden, aada ter ter tepinip avaz kt kadar baranlarn tepelerine dosyalar, iskemleler, yazhane ekmeleceleri yayordu. " Komnistlere lm!" " Satlmlar! Hainler! Casuslar!"

" ldrn onlar, yiyin!" " ... moskof uaklar!" Kalabaln itiiyle, ben de ieriye dalmm. Az temde, sinir mi sinir, kulaklarndan tutam tutam ty fkrm bir sivrisinek azman, evresindekileri kkrtp duruyor: " ... vurun arkadalar, bakmayn gznn yana: Yakn, ykn, krn!.." Matbaa blmnde, kaamak insan glgeleri, alaca ay341 dnlkta acayip bir ikence aygtn andran rotatifin bana mler, hakkndan gelmeye alyorlar. Az sonra, yasl ve yorgun akbabalar gibi, rktc ve ar metal tnlamalarnn birbiri ardnca ykseldiini iitiyorum. Ortalkta, koridor koridor dolaan, pis, i bulandrc bir duman. Besbelli bir kt deposu var buralarda, ktlar tututurmak istiyorlar ama, nerde? Zar zor oraya varyorum: Bobinler nemli midir nedir, tutumuyor bir trl, bizi ksrten ve alatan o pis duman kusuyorlar. Ya tutusayd? Bir aralk, baka bir kalabalk anaforu, beni kapt gibi darya att. Kendimi Sirkeci Gar'nn oralarda buldum: Soluk solua, yrei ezik ve korkmu olarak. Polisler, daha teye brakmadlar. Olay yerini embere almlard ama, olup biteni pek umursamyorlard, byklarnn stnde ince bir ilenti, kaylarnda coplar, merakl merakl seyrediyorlar, beendikleri bir hareket oldu mu, bo bo srtyorlard. Onlar byle grmek beni ykt. Bir ey t etti iimde, bir dzen bir daha hi dzelmeyesiye bozuldu, ba dndrc bir ykseklikten bolua dmeye baladm. Ne de olsa gentim, ne tecrbeliydim ne de imdiki kadar pikin, yaadklarm kaldramayacam kadar ar ve vahimdi. Daha fazla oyalanmadm, bir kargaalktan yararlanp kendimi polis emberlerinin arkasna attm, ordan doru okula! im sessizlik istiyordu, ulu, durgun bir sessizlik! Benden sonra olanlar, ertesi gn, Doan Bey'den dinlemitim. Bunlar Tan'la birlikte, meer abc Kitabevi'ni de darmadan etmiler! Sonra Beyolu'na geip hem Yeni Dnya'y ykyorlar, hem ad solcuya km Berrak Kitabevi'ni! Sovyet Konsolosluu Tnel'de deil mi, polis sadece onu korumakla, oraya giden yollar tutmakla yetinmi. Byle olunca, Berrak Kitabevi, bozuk bir ampul gibi tuzla buz ediliyor. Doan Bey'in aknl gememiti. Antsal gzlklerinin ardnda, o her zaman ve her eye hayran gzlerinin parlts kslvermi, durup durup: " ... ayp yahu -diyordu-, barbarlk bu! Ele gne rezil olduk!" 342 Az sonra yanl yanl glerek: " ... haberin var m -diye soruyor-, Ali hsan'n yaptndan? Bandan sonuna kadar bsbtn gsteriye katlm, sana anlattklarm ondan duydum. Kalabalk vurun krn diye barrken, o alyor, iinden Enternasyonal'} sylyormu." Yaptm cahillii hatrladka, hl utanrm: " Enternasyonal m? -diye sormutum-, o da ne hoca? nl piposunu yakyordu, kalakald. Hey gidi Doan Bey! Gzlerinin iinde klar kaynarken: " Sahi bilmiyor musun -dedi-, hrika!" Arkasndan, tarihte iddetin rol zerinde felsefi aklamalara giriip sz getirdi getirdi, bilimsel bir sonutan ok, bir yenilginin gelecekteki umuduna balad: " ... greceksin aslanm, bu renciler var ya bu renciler, ok srmez, imdi orlar gazetelere saldrtanlarn zerine ynelirler. Bunu ben sylemiyorum, tarih yazyor." Bylesine ne denir, falclk m? Yllarca nce syledikleri kyor: rencilerin yapmaya kalkt, onun daha o zamandan olacan kestirdii deil de, ne? in iinde olmaymdan nce zlmn, kskanla, aresizlie, umutsuzlua yakn bir kahr duyuumun, gerek nedeni de budur, denemez mi?" Durgun, sonu gelmeyen bir pazar. Sokaa kma yasa, ehri askya alm, sanki yaamyor. Galata Kprs yaknlarnda borda bordaya demirlemi Boaz ve Ada vapurlarnn durularnda nasl bir garipseme, grnlerinde nasl bir eksilik var ki, insann byle iini szlatr? Boazii iskeleleri, taa Kavaklar'a kadar, tatl tatl yorgunluk karyorlar. Konaklarda, eski zaman yallarnda,

kklerde bir esneme geveklii, bir koyu umursamazlk. Her trl insan kleliinden uzak ilkbaharn, yz bin yllk ustal ve el a-bukluuyla zerine renk renk iekli, deli bcekli, yeil ve bol yaprakl kr resimleri iziverdii tepeler yok mu, onlarn arasnda nazl nazl titreen ak mavi bir uyuklama ge343 liiyor. Basan bu tatl arln altnda, parltsn dalga dalga byten deniz, uzayap sap, iekten rzgra dalan dl-tozu: Hayat. Krlangcn biri, pencereden, gkyzn boydan boya yrtyor. Halim'in dikkati dald. Szde alacak! Pembe pelr ktlarn, kitaplar, tkenmez kalemleri, 'teksir'le oaltlm piyesin bir kopyasn yere, hallarn zerine yaym ama, bir trl kafasn iine veremiyor ki! le olmu, o hl srtnda pijama, yatak odasndan salona, salondan mutfaa, tembel tembel dolap duruyor. Galib'ten devrald u Allann bels role alaym dese, alamyor, nk ii rahat deil: Suat'la konuaym dese, konuamaz, nk hem sinirli hem kafas kark, sonunda mutlaka kavga ederler; hibir ey yapmayaym, uzanaym koltua dalga geeyim, radyo dinleyeyim sz gelii, bak ne gzel arda Furstin operetinden hafif paralar alyor dese, olmaz, iindeki o kahrolas drt brakmaz! Ne kt ey, byle drtl yaamak! Sanki iinde bastrlm bir yay var, ikide bir atyor: Ne oldu? Neden? Nasl? Her dakika kula kirite, her rzgrdan hile seziyor, her an savunmaya hazr. Hep ok nemli, akl almaz, dehet verici bir eyler olacak gibi, ama neler? Ne bu, yaknlaan ulu sramalarn nsezisi mi? Bunca yldr ezilen rgatlar, ellerinde trpanlar, oraklar ve baltalaryla, bask damlarndan frlayp, dalar lf anlamaz bir davar srs gibi nlerine katarak, aa topraklarn igal mi edecekler? Yar geceye be kala, bir hkmet darbesi mi gerekletirilecek? Yoksa sonu kolay kolay gelmeyecek toplumsal bunalmlarn hazrl m? Hayr, hibiri deil. Hibir ey olmuyor. O ak uyuklama, uzadka uzuyor yalnz. rkek bakl, kaygl suratl komular, sokak aralarnda pencere syleilerini koyulttu-lar. Radyoda bile inat bir sessizlik, dn geceden beri ne Skynetim Komutanlnn yeni bir yorumu! Suat, ne yapsn, gemi bana radyonun, aygt ne kadar eski, ne kadar ypranm olursa olsun, yine de yabanc radyolarn Trke ya da Franszca yaynlarn bulabilir miyim diye urayor. 344 Buluyor da bazen, birdenbire yaklap uzaklaan slklar, telsiz iaretleri arasndan, akc ve titrek bir ses ykseliyor. Sarho bir crcrbcei. Syledikleri kadar, sylei de Ha-lim'i kzdracak. Yabanclarn, iyi rtlmemi salaka propagandalar, souk gzlemleriyle, o szm yabana dosta konumalarna oldum olas ierler, anasna svyorlarm gibi gelir. " ... Haydi, yak bir cgara daha!" Karsn pantolonlu grmek, iyice kann kzdryor. " ... bugn yznde, bana niversitedeki gnlerimizi hatrlatan bir deiiklikler var, ama ne?.." Evinde srekli oturmaya almam her erkek gibi, buna zorlannca ehveti kabarr. Hep byle oluyor, elinde mi? Suat'n, burnunun dibinde, byle saa sola gidip gelmesi yok mu, akaklarnn zonk zonk atmasnn asl nedeni o. Aksilik bu ya ince ve kokulu bir rzgr balad m tl perdeleri hafif hafif uurmaya? Mytfaktaki musluk, yine p p damlyor. Bir, komunun deli kahkahas noksan. " ... sahi yahu, ne oldu o herif, haftalardr gldn duymadk!.." Suat, elinde vazgeilmez kahve fincan, gelip divana oturunca, hissettirmeden yanna sokulup, gerekten ok merak ediyormu gibi, komunun akbetini soruyor. Bilirse, o bilir. Suat, nce yzne bakt yle: " ... hey Allahm, her gnk surat deil bu surat, ya bir ey fazla, ya bir ey eksik, ama ne?" Sonra, uysal uysal cevap verdi: Yokluunu yeni mi fark ettin? Hayret! Hanidir hastanede. Demir, araya bir doktor arkadan koydu, hayrna kaldrverdiler. Bu ara, Halim'in gzleri, onun plak boynuna taklm kalm. Przsz, yer yer maviye alan okanas bir ten, bu tenden lk lk burnuna gelen, meyveli st kokular.

" ... off, adamdelirir be!" Hele, kulaklarna yaklatka sklaan altn sars tyler, iini btn btn kartryor. Birden avularnn iini ve el345 mack kemiklerini ate bast, kalarnysa knal sar parldayan scak bir ter. Kendini tutamad, Suat' boynundan pt. (O iri yar, sakal bir kar herifin yumruu Tan'm vitrinlerine iniyor, camlar tuz para!) Ona braksalar, pmekle kalmayacak, sonuna kadar gidecek ama, ufack ve masum pc bile, Suat' irkiltmeye yetti. Gzlerini byk byk aarak, baya fkeli, geriye ekildi. Halim bo-zulduysa da, aldrmad. stemekte direniyor. " ... yle omuzlarndan yakalayp, kendime bir ekerim..." ekemeyecek. Suat istemiyor. Gzlerinden dalan meneke rengi aydnln younluu, yrek tc. Hayr -diyor-. Hayr Halim! ... beni -diyor-, rahat brak! stemiyorum. Sevimekten anlad, her seferinde kendini biraz daha amak, erkekliini bir kere daha ispat etmek olduundan mdr nedir, onun kar koymas, Halim'i daha kkrtyor. Parmaklarn omuzlarna sk sk kenetleyerek, sert ve acl: Ne demek -diye baryor-, karm deil misin? Sonra kskvrak yakalyor, rpnmasn gcyle nleyip zorla peyim diyor, dudaklarnn dudaklarna dokunmasy-la aznda ac bir kahve tad, kulaklarnda p p damlayan musluk, radyoda baygn bir tamburun uzun uzun gs geirii. (Kalabalk azn bir at m, rak rak sloganlar! Gazete depreme uramasna sarslyor. Yukardan bir yerlerden, hurufat kasalarn, slak ve yapkan kaldrmlara boca edivermiler, yerlerde bir sr harf, dalm bir karnca yuvas sanki.) Suat kendini abuk toplad, onu yle bir iti itti ki, Halim ister istemez geriledi, geriler gerilemez de Suat'n mthi tokad yznde saklad: Gzlkleri frlad, savruldu gitti! Garip, gzlkleri olmaynca o 'mimli' aydn havasn yitiriyor hemen, sradan biri olup kyor, biraz rkek, hayli akn bir adam. Terli sakallar uzam olduu iin, Suat slak bir keeyi tokatlad duygusuna kaplyor. Sana -diyor-, beni rahat brak dedim. Bana ha? Bana el kaldrdn ha? imdi seni... 346 fkesinin ve utancn itiiyle o da vurmak iin elini olanca hzyla kaldryor ama, o kadar, gzleri Suat'n ate saan gzleriyle karlanca, eli havada donakalyor. " ... hay Allah bunun yznde ne deimi acaba?" Yeniden evin iinde insann soluunu kesen, o balmumu heykelli cinayetler mzesi atmosferi: Tokat birdenbire anlamn kaybetmi, konumaksa gereksiz. Yalnz mutfaktaki bozuk musluk, hl p p damlyor. Deminki tambur yerini incesaza brakt, o da ayakzeri bir Osmanl Kona ku-ruveriyor hemen, harem pencerelerinde zlemli ve sevdal cariyeler, bahede grm geirmi hlamur aalar. Halim, bu kadarna ruha, ruha olduu kadar vcuta da dayanamaz, kendini salveriyor; ezik ezik, gidip savrulduu yerden gzln alyor; zgn ve kskn, salonun bir ucuna ekiliyor: Kskan ve huysuzu oynamay brakacak, anlalmam ve zavally oynayacak. Onun iin aadan, alamakl bir sesle konuuyor ama, syledikleri yenir yutulur eyler deil. ... bana, kocana gelince byle mi oluyor. Yazk, ok yazk! Sesi hant hant ten bo kafal bir gemi aslan olsaydm, byle demezdin belki, bir dediimi iki etmezdin: B-ykada'ya gider dolardk, aalarn altnda seviirdik, kaamak aklar yaardk... Ya da bsbtn rndan karak: ... hakszlk ediyorsun -diyor-. Hayr, hakszlktan ileri bu yaptn, zalim ve duygusuzsun. O sfenks suratn yznden duygusuzluuna teden beri ihtimal verirdim ama, bu kadar entrikac olabileceine, asla! Entrikac olmasan, yzme glp hovardan pansiyoner diye eve almay becerebilir miydin? Evet, itiraz etme! tirazn bile gsteriyor ne kadar pratik, ne kadar gereine gre deien bir tabiatn olduunu!

Szn ucu Yzba Demir'e dokununca, sesi bileniyor. nsan biraz abalasa, souk souk, kin prltlarn seebilir derinliklerinde; hatta kim bilir, elinde elik cetveliyle o Birinci ube'deki askeri yargc da! 347 ... iren olan nedir bilir misin, kim olursan ol, olduundan baka trl grnmek! Arkadann karsn batan karmay kar gzetmeyen dostluk, gizli sevda tuzaklarn ada yaamann gerekleri diye yutturmay bilmek! Bylesine rnek ararsan, senin Demir'inden lsn bulamazsn: Tatl bakl bir ylan ki, kuyruuyla okarken, hi karmaz, diliyle sokar. Suat'n ta atlatan sabr nerde? Dediklerine katlanabilmek amacyla kendini baka eyler dnmeye, yaadndan koparmaya zorluyor. Tutuklanan, askeri kamyonlarla klalara gtrlp kapatlan rencileri dneyim diyor; Direkliyal'nn bahesinde, nazl nazl salnan salkmstleri, ya da mid'in, krld krlacak olan ocuu profilini; olmuyor ki, belki ilk defa yaadndan kopamyor, dnp dolap yine ayn salonda, ayn zehir dilli Halim'in karsnda buluyor kendini; peeleri uuan zgn ve zlemli cariyelerle, atlkarnca gibi dnen incesaz da evrelerinde. Acaba brakp gitse mi? Evet, en iyisi bu: Onu byle salonda kendi bana drlanr brakp, yatak odasna; gardrobun byk aynasyla tuvaletin kk aynas arasna yerlemi, dinlendirici bolua gidecek! Tam ayan eikten ieriye ataca srada, kap. Olduu yerde kalyor. Halim, o dakika sesini kesmi, kaygl ve korkulu. Bakyorlar. Bir sokaa kma yasa gnnde, kim gelebilir? Halim, antreye dorulurken, akl yatmasa da: Belki -diyor-, apartmann iinden biridir. Deildi, Yzba Demir'di gelen: Yorgundu, fakat glm-syordu. eriye girdi, beraberinde mstacel telefon konumalarn, tutuklama emirlerini, sngl nbetileri, jeepleri ve tanklar da getirmiti sanki. Skynetim iln edileli, eve urayamamt. Komutanln Basn Brosu'na atandndan geceli gndzl khne Harbiye binasnda kalyor, olaanst durumun ortaya kard ileri yrtmeye alan servislerin, bir bakma, d dnya ile ilikilerini salyordu. Halim'in elini dosta skt. Yar aka omzunu yumruklayarak: 348 ... fena m ettim geldiime? Be on dakika bo vaktim vard, gideyim dedim ocuklar bir greyim, iki ift lf ederiz, bu arada ihtiyalarn renmi olurum. Bir kt tomar uzatt: ... bunlar bugnk gazeteler. Ekmek alabildiniz mi? nce teekkr etti Suat, sonra kahve piirmeye gitti. Yzba Demir, gremedii u son birka gn iinde olgunlama benziyordu. Ses titreimleri arlam, baklarnn kuytu derinliklerinde, gizli aydnlklar belirmiti. Alnndaki yara izi, nedense daha ok gze arpyordu. Yabanc bir gz, uzaktan, kanl ve henz taze bir yara sanabilirdi. Geli-vermekle, evin pis ve zehirli havasn deitirmi, tatl tatl konutuklar yumuak akam saatlerinin, saydam fakat salam yaknlklar dokuyan eski tartmalarnn, itenliini ve scakln geri getirmiti. Kahvesinden bir yudum ald, vd: ... hah yle! nsann az byle iyisine alt m, baka trlsn yadrgyor. Uykusuz geirdiimiz u son iki gecede, itiim kahvenin hesabn Allah bilir, tabii o yavan svlara kahve ad verilebilirse... Kafasn kurcalayan eyler, besbelli baka. Sz, elinde olmadan, o yne aktaryor: ... iler ok kart. Klalar tklm tklm renci. Ankara, niversite'yi kapatacakm! Etkileyici, daha kesin tedbirler almamz istiyorlar, bir atma olursa ate amamz iin sktryorlar bizi. Olur mu byle ey? ocuklar silhsz, hem dman m bunlar? Elbette istemiyoruz. aresiz kalnrsa, bu gece radyoyla son bir uyarma yaplacak. Korkulu bir sessizlik. Dehlizlerinde uzak silh akrtlar, teleksler. Szn, brakt yerden balayp, ... iddet -diye srdryor-, iddetin mayasdr. bu yola dkld m, baa kmak zor: Tehlike nemini yitirir, kahramanlk olaanlar. filn

gazeteye falan haberi koymasn diyorlar, sahiden koymuyor ama, haberin yerini bo brakyor, o yarm stun beyazin etkisi, yasaklanan haberinkinden ok daha byk. Ne yapacaklar? Gazeteleri 349 toplayalm deseler, hangi birini toplayacaklar? Birini yasak-lasalar, baka birisi kp ayn eyi yapacak. rencilerde durum, ayn: Polis, kkrtclar bulmak iin, san ban yoluyor. Ara ki bulasn, ya kkrtan belirli biri yok, ya da ba kkrtc Mustafa Kemal diye biri, tutukla bakalm tutuklayabilirsen! Yeniden gzlerinde o ar yaral bak. Sesi bsbtn ierden bir yerlerden, bsbtn gizli bir gle ykl olarak geliyor. nandrc da! ... benim grm, basn da, genlik de sonuna kadar gidecek. Millet, hi deilse milletin aydnlk blm, ne olduunu, ne olabileceini kestiriyor. Bilmem ama, onun zgrlk susuzluunu azdrarak, bu atlm durdurmak, orduya dmez: Mustafa Kemal, bu ordunun bakomutan deil miydi? fkesini zor tutuyormu gibi bitirdi: ... hl deil midir? Salonda, aldatc bir mutluluk havas. Suat, iittiklerinden, ordunun ne yapacana, bunu nasl yapacana degin sonular karmay deniyor. Ordu, diktann elinde bir bask arac olmay benimseyecek mi, yoksa direnip milletin onurunu, kendi onurunu ve demokrasiyi kurtaracak m? lm kalm sorununun zm, bu sorunun cevabna bal. Epey oluyor, bir akam, Yzba Demir ona, gereki ama bilimsel grnmeyen bir eyler demiti, elbette onlar hatrlyor: " ... bizde batdaki biimde ve anlamda toplumsal snflar yok, bu yzden, taa Jntrklerden beri ilerici tek g, ordu! Aksini syleyene aarm: Abdlhamid'i devirip Jn-trk intelligentzia'snn isteklerini kabul ettiren ttihat ve Terakki neydi, devrimci bir askeri komita deil mi? Cumhuriyet devrinde durum daha ak: Cumhuriyet Atatrk demek, Atatrk ise ordu! Bizim ordunun bu zellii, varlkllarn deil, daha ok yoksullarn ordusu olmasndan ileri geliyor. Subaylarn bile, ounun toplumsal kk kyldr, kk memurdur, vs..." Acaba doru muydu? Bilinmezdi ki! Ortaln kaypaklORHANJKEMAL L HALK KTPHANES ve karkl, geerli varsaymlarn ne srlmesini engellemekteydi. Orduda, Yzba Demir gibi dnen, baka neo-kemalist subaylarn olup olmadn bile, kestirebilecek bir durumda deildi Suat. Yine de Anadolu ilerinde bir yerlerde, babacan ve mert paalarn kafa kafaya verdiklerini dnmek, iini rahatlatyordu. Ayn on drd, kaln bir yangn kzl olarak, uykulu ehirlerin stne vurmu. Yldzlar, souktan, atr atr buz tutmular. antasnda 'ok gizli' bir haber, ardnda a kurtlar, atlnn biri, kvaml karanlk bir rmak boyunca yol tepiyor. Taze karlarn zerinde, zlmesi zor bir ifre gibi, kurtlarn ayak izleri. Suat' sinirlendiren, umutlarn kran ey baka: Az nce Yzba Demir'e sylemedik lf, yaktrmadk ktlk brakmayan Halim, pikin ve rahat, imdi karsna gemi, sahiden merak ettiinden mi, yoksa grn kurtarmak iin gerekli grdnden mi, artk nedense srt sra sorular soruyor. yle dip bucak aransa biraz nceki yergileri, salonun drt kesinde, tahtakurusu srleri gibi, kelime kelime bulunur! Yzszln, daha dorusu ikiyzlln bu derecesi, Suat'n her zamanki acmasn farknda olmadan tiksintiye dndryor, gidi geli, srgne de olsa, Halim'in bir sre stanbul'dan uzaklamasn hi de kt karlamayacan hayretle fark ediyor. " ... belki o giderse, kazanacam zgrlk bana eski gcm verir, eski gcm bulunca, yapamayacam ey yoktur: Her eye sfrdan balayabilirim." Gelir gelmez sylemiti ya, Yzba Demir uzun boylu kalamayacakt. inin bana dnmek iin kalkt. Yalnz gitmeden nce, eli aya dolaarak, ilk ve son defa dorudan doruya Suat'a: ... yok -dedi-, bu arada mid'i ihmal etmedim. iniz rahat olsun! Gzleri insancllam, dudaklarnda kskn niversiteli glmsemesi belirmiti: ... yeni artlarna iyi kt alyor. Gnderdiklerinizi grnce gzleri yaard, ben dedi, bunun altndan nasl kal351

karm, minnet yk en ar yk. Yo, yo, tek kelime katmyorum, aynen byle dedi: Minnet yk... Suat, birdenbire kzararak: Rica ederim Yzba -diyordu-, rica ederim: Szn etmeye deer mi? Polis romanlarn gnderirken, pakete, bir kutu bonbon, yiyecek teberi, bir-iki moda ve sanat dergisi ilve etmiti. Gerekten sz edilmeye demez eyler! O kadar byleydi ki, bu paketi gnderdikten sonra yapt yersiz, yakksz, hatta aptalca grnd ona, bu yzden unutmaya alt. imdi ne reniyor? Gnderdikleri mid'i duygulandrm! mid'i duygulandrabilmi olmak, onu dehetli sarsyor. inde anszn bir istek: " ... gidip kapanaym ktphaneye, mid'in resmini bulaym, btn gece, bir ey demeden, yemeden imeden, gzlerimi krpmadan, gzlerine bakaym. Darda gece, yaldzl ve mor, bir enlik balonu gibi iedursun, yarasalar kadife kanatlaryla karanl ellesinler, yldzlar aksn, ya heyecan bomasndan sessiz sessiz gzya dkeyim ben, ya da kalbim bir sere gibi pr pr elimde, gzlerim sonuna kadar ak, dn olmayan yolculuklar kuraym." Halim, sngs iyice dm, sokulaym diyor: Kimdi o szn ettiiniz? ... gazeteci bir kadn, sevgilisi galiba. Geenlerde bir gn Demir'i aramt. Deiik haval, zarif... Szn basbaya fsldayarak tamamlyor: ... ad mid, iri iri gzleri var. Halim ne diyeceini bilemiyor utancndan, ne yapacan da. Geliigzel: ... ben -diye kekeliyor-, eein biriyim bir tanem! Yoo, buras muhakkak! Yalnz unu bil ki, eeklik ediyorsam, seni ok sevdiimden yapyorum bunu. Suat'n tartmaya hi niyeti yok, ylece divana uzanp Halim'den bir cgara istiyor. Sasrsa da, aknln saklayan Halim, akman rkek alevi karsnn yzn yakndan aydnlatnca, sabahtan beri kafasn kurcalayan deiikliin ne olduunu birden fark ediyor. Suat, bugn hi boyanmam! 352 Boyasz yzn grp, yllarca nce bir renci toplantsnda, onunla nasl tantn hatrlamamas, olas m? nk boyasz, kendine benzemi Suat: eke eke tarayp smsk topuz yapt bereketli salarndan dalan bal aydnl, kvrck ve uzun kirpiklerinin zerine k tozlar olarak dklyor. Dudaklarnda ruj olmaynca, az hem daha gven verici, hem de kukulu. Glmsemesine gelince, bsbtn varla yok aras. "... bir renci toplantsnda demitim deil mi? Ama ne toplant! O sralar sava yeni bitmi, memlekette hafif bir zgrlk havas esiyor. Snf esas zerine parti ve dernek kurmak hakk tannd. Basnda, demokrasi konusunda ilk tartmalar. Frsattan yararlanp, bir Nzm Hikmet'i kurtarma kampanyas alm, harl harl imza toplanyor. in garibi, on be yldr cezaevi cezaevi srnen ozan karmak iin alan bu kampanyann, yurtiinden ok yurtdnda ilgi uyandr. Hele Fransa'da,-yer yerinden oynuyormu diyorlar, yle duyuyoruz. Eh, burdakiler de geri mi kalacak, tutuyor bir karar da onlar alyor. Yksek Tahsil Genlik Dernei, gerekli izinleri salayp, yasalara uygun bir toplant dzenleyecek. Lleli'de, o tarihte iekpalas diye yar pastane yar dn salonu bir yer vard, toplant yeri oras. O gnler, dorusu ya, benim en anl gnlerim. Ham-let'te bir Horatio oynamm, adm herkesin aznda, Avrupa'nn en iyi Horatio'laryla karlatryorlar. Nankr Top-rak'm ekimi henz bitmi, o ayr bir skse, daha sinemalarda oynamyor ama, oynamasn varsn, grlts ayyuka km m kmam m, sen ona bak! De kalka liseyi bitirip, askerliimi erteletmek iin ktisat Fakltesine yazldm da hesaba katlrsa, Birinci ube servenlerine ramen, paray ucuz kurtardm kabul edilebilir. Zaten bu toplantda Nzm'n iirlerini okumak iin beni armalar neden? Bu yzden: Arkadalarn gznde, nn duyurmu, yeri yurdu belli, gelecei parlak bir sanatym. Bir frtlk Birinci ube bula da, kuyruuma bir mimli aydn etiketi eklemi, bylelikle bu i iin biilmi kaftan oluyorum. 353 Nzm'a sevgim, iirine saygm ne olursa olsun, dorusunu sylemek gerekirse, toplantya gitmeyi canm ok ekmiyordu. Bir-iki kere cayacak oldum, bir zr

uydurur, bir buket gnderir geitiririm diye dndm, yapamadm. Hani herkesin bana gelir ya, meer o gn, orda geleceimle randevum varm, bir kader randevusu. Her neyse, usturubunla giyindik kuandk, yle sorumluluklarnn farknda bir aktr havas verdik kendimize, kalktk gittik. Edindiim ilk izlenim kt oldu: Salonun yansndan ou bo, masalar kaldrld iin, dipteki uydurma krsnn karsna dizilmi sandalyeler, bir iskelet srs gibi grnyor; krsdeki mikrofon ise, kafasn kaldrm bir kobra ylan gibi! Darda miskin bir gne, kolunu kaldrmaya enir, bu pencereden bakarsn yok, tekinden bakarsn ksm, bir acayip bulut yuvalan bulmu kendine, gizlenmi. erde otuz krk renci, saa sola serpilmiler, kulaklar kirite, gzlerinde gizleyemedikleri bir kayg, yabanc yabanc birbirlerine bakyorlar, berbat ediyor adam. Sanki batmakta olan bir gemideyiz. Toplanty dzenleyen ocuklara bir gz atyorum, hepsi hayli dnceli. lerinden biri, kocaman ve ayrk kulaklar, ko gibi salam kafasyla ky retmenine benzeyeni, yanma gelip, nemsemiyor grnmeye abalayarak, " Merhaba abiy -diyor-, rklar Beyazt'ta toplan-yormu: Buray basacaklar." Bu haber, canma okudu. Duyar duymaz, suratmn ne hle geldiini hl merak ederim. Belli etmemeye altm ama, karnmn stne yumuak, dehetli ar bir darbe yemi gibi oldum, elim ayam zld. Bilirim, o bir trl yakam syramadm hayvansal korku, bende byle balar. yle birden bastrr ki, bir saniye sonra benliimden km-mdr artk, bir hayvan gibi sessiz ve hareketsiz kalakalrm. Azm kurur, ne yanma dneceimi, ne yapacam kestire-mem; yalnz karnmda, plak etimi bisturiyle kesiyorlarm gibi sivri bir ac, kafamda ivi gibi aklm tek fikir: Tabanlar yalayp tymek! Gerekten kaabilirdim de! Ufak ufak kapya dorulduum srada, yanaklar heyecandan al al ol354 mu, gzleri alev alev yanan o sarn niversiteli kz, ieriye girip, salondakileri nasl arptacan hi umursamayarak, " ... geldiler -diye barmasyd-, geldiler arkadalar! Yreinizi sk tutun, kkrtmalarna kaplmayn!" lk anda beni etkileyen, verilen haberden ok, haberi veren olmutu. Yaadmz ann nemini ve dehetini bildiim halde, suratmda salak bir srtmayla ona bakakald-m gayet iyi hatrlyorum. Elim ayam tutulmu, soluum kesilmiti. Neden derseniz, bu giren kz ilk genlik yllarm altst eden o garip Nilfer'e alacak derecede benziyordu da, ondan! Nilfer iimde, yllar yl kapanmayan bir yara, dnmeden edemediim gizli bir hastalkt benim iin. Belki o farkna bile varmamt ama, kendime olan gvenimi temelinden ykarak, herhangi bir kadna yaklaabilmem olasln daha o zamandan kaldrp atm, bir yerde beni kendine mahkm etmiti. Kadnlardan korkuyordum? Zaten doru drst tanmyordum ki! Fahielerin dnda hemen hibirisine yanaa-mam, yanatklarmda da, aalanmak korkusundan, ii, az kalabalk bir hergelelie dkp, szde gururumu kurtarmtm. ounun beni kadnlara dman saymasnn nedeni buydu. Oysa ben, bir gen kz tarafndan sevilmeyi, anlalmay yrekten gereksiniyordum. Hele Nilfer, hi deilse onun havasnda bir kz tarafndan... Daha salonun kapsnda grr grmez, Suat'n aradm kz olduunu anlamtm. Gzlerimi bir daha zerinden ayramadm. Birden fokur fokur kaynamaya balam olan salonun ortasnda, sakin, fakat gzlerinden meneke rengi imekler saarak dolayordu. Her hareketini, bylenmi-esine izliyordum. Yllardan beri etkisini -stelik byterek- kafamda srdrdm soyut kadn anszn somutlam, bylelikle acl ve byk akm gerekten yaanabilir bir nitelik kazanmt. Herkes gibi ben de sevebilir, sevgimi bir kadnla paylaabilirdim. Bunu sezmenin heyecan, bana nerde bulunduumu, niin bulunduumu unutturmutu. Sahi nerdeydim ben? stan355 bul'da bir anda tarihleen bir toplantnn yapld, basld baslacak bir ay salonunda m; yoksa iftliimizde, gzle grlr ekilde buharlaan Gediz'in kzgn kumlar zerinde mi? Belki az sonra Nilfer, omuzlarnda prl prl

titreen pembe k zaryla, sudan rlplak kacak, buulu, yar ak azn, azma bir parmak kalncaya kadar yaklatrp, duracak! Heyecanm ne kadar srd, kendimi ne kadar mknatsl bir kaya evresinde pusula gstergesi gibi sinirli, titrek ve kararsz hissettim, bilemeyeceim. Bildiim tek ey, toplantyla balantmn koptuu. imsra basp gitmitim sanki. Hayallerim yle byk bir tel ve itahla, yle sk sk dokunmaya balamt ki, sylenen szler ne kadar dokunakl olursa olsun, hayal perdesini yarp bir trl bana ulaamyordu. Suat, iimde hanidir hazrladm yere, kala gz arasnda gelmi kurulmu, iki rkek bak, iki yarm glmsemeyle kaderlerimiz lp lesiye birbirine kilitlenmiti. Mutluydum. Sarholua, baygnla benzer, erken bir mutluluktu bu! Bir cam an-grtsyla ayldm, palas pandras, en yiit bakm, en erkek suratm, en etkili sesimi arandm, ok iyi hatrlyorum. Bir dmeye basld, hop, nl aktr kalbmn iine giriver-dim. Darya bir gz atvermem, toplantnn sona erdiini ve kyametin kopmak zere olduunu anlamama yetti. nk geliyorlard, gittike daha kalabalk, gittike daha fkeli olarak! Barmalar duvarlar krbalyor, semtin Mslman sessizliini para para ediyordu. lklar, yanl mermiler gibi, ordan oraya sekiyorlard. Bayrak, intikamc dviz, kanl gz ve skl yumruk, her ey yerli yerini bulmu, sabrla ve ustalkla kurulmu olan mekanizma, gln yavanl ve ldrc patrtsyla tkr tkr ilemeye balamt. epe evre sarlmtk. imdi kapnn nne ylyor, avaz avaz, onu krmaya urayorlard. Gzleri ylesine dnm, baklar o kadar kararlyd ki, lam cimi yoktu bunun, ok gemeden iki taraf kyasya birbirine girecekti. Salon, soukkanlln kaybetmemiti galiba, krsde, kendini okuduuna kaptrm bembeyaz bir olan iir okuyordu: Nzm Hikmet, at ayarn henz bulamam bir 356 ar topu bataryas, uzak uzak uulduyor, zengin kafiyeler arapnel paralar gibi, vzr vzr, balarmzn zerinden geiyorlar. Ne yanma dnsem, gzler! Suratlarndan ba-mszlam, basbaya kendi bana dolaan! Mavi, akr, kestane rengi, siyah. Biimleri ve renkleri birbirini tutmuyor, oysa ykl olduklar anlam kahredici ekilde ayn: Biraz tiksinti, korkuyla kark derin bir yorgunluk! Dibi buca grnmediinden olacak, adama iyice koyuyor. Ben, evremde uuan gzleri aralayp, ne yapp yapp, Suat'a yaklamaya abalyorum. atma balarsa, aklms-ra onu koruyacam. Pencerelerden birinin nnde durmu, gergin bir yzle, bin azl kalabala bakyor. " Kahrolsun komnistler? Kahrolsun Nzm Hikmet!" " ... Moskova'ya! Moskova'ya!" " ... moskof uaklar! Satlmlar!" Farknda bile olmadan, galiba: " Canmza okuyacaklar -demiim-. Hi korkmuyor musunuz?" Dnd bakt: Gzleri, delirmi bir leopar gzleriydi: " Niye korkacakmm dedi-. Hakl olduumu, onlarn haksz olduunu biliyorum. Bir airin zgrln istemek, su mu? Gnn birinde bunu onlar da anlayacak, o zaman utanlarndan yerin dibine geecekler." Onunla konuurken garip bir ekingenlik iindeydim! Nilfer'den baka birisi olabileceine inanamyordum, srnatm iin nerdeyse kzacak, yine yukardan ve kmseyerek beni kovacakt: " ... haydi ordan acemi aylak sen de, ek araban!" Gitmedim ama, gln olmay gze alarak, yan banda kaldm. " Adm Halim -dedim-, msaade ederseniz sizi..." Nedense baklar yumuad, szm keserek: " Sizi tanmyorum -dedi-, Horatio'da seyretmitim." Allah biliyor ya, kendimi tutamayp oyunumu nasl bulduunu soracaktm, vakit kalmad, kap kof ve yass bir grltyle devrildi, darack merdivenden soluk solua bir sr adam ieriye dolutular. Dileri kenetlenmi, yumruklar 357 sklmt. Karmakark suratlar, yal yal parlyordu. Her kimse balarndaki irikym delikanl: " Satlmlar -diye tutturmutu-, satlmlar, satlmlar!" nce, aknlktan olsa gerek, iki taraf da durakladlar. Sonra bir kyamettir koptu: Sada solda, kapan kapana! Drt bir yandan yumruk yayor. Tokat

dizileri, rkm bir gvercin srs gibi, pat pat kalabaln iine dalyorlar. Ne yanna dnsen kfrn eidi: Ana avrat silsile, sraya dizilmi. Daha balangta, Allahtan Suat' kapp kuytu bir keye atarak nne heykel gibi dikilmiim, yoksa tekme tokat o da kavgann gbeine dalacakm. Brakmyorum diye sylenip duruyor. Zaten yle bir bak, trnaklarnn ucuna kadar, kin ve fke: yle gerilmi, yle titremekle! Bir trl farkna varamad, atmann ar renciler arasndaki bir atma olmaktan kp, glnn, say ounluuna gvenerek, gsz rahata ezdii, vahi bir hesaplamaya dnmesi! Darya bir gz atsa anlayacak ama, kzgnlndan gz dnyay m gryor? Dars, btn felket. ne atsan yere dmez. Civardaki kahvelerden, faklte kantinlerinden hl gelenler var. Gsteriyi kollamakla grevli polisler, iin sarpa sardn ulatrdlar m nedir, bir ara vali ortalkta grnd: Ksa, yusyuvarlak, kpr kpr bir adam. Yattrmak amacyla, kt kalabala iki ift sz etti: Onlar 'byle galeyana getiren yksek vatansever duygular' anlyormu, 'ulus adna hepsine teekkr borlu olduunu' hissediyormu ama, 'soukkanll ve skneti elden brakmamalar' gerekliymi! Crlak sesi, yangn hortumundan fkran su gibi, bir sre . kafalarn zerindeki bolukta parldad durdu, yine de kimse yerinden kmldamad. Dalmak yle dursun, szlerinden btn btn yreklendiler. O zamana kadar olanlar uzaktan kollamakla yetinen polis, bunun zerine harekete geti, geer gemez, bizi dmanca yuhalayanlar tarafndan lgnca alkland. 358 Akla pek yakn grnmez ama, kstrldmz kapandan bizi kurtaran polis oldu, stelik bu ii yaparken epeyce zorluk ekti. lkin kalabal skp kapy tuttular, sonra insan denizini yarp, kapyla bizi almaya gelmi aralar arasnda bir geit atlar. Analarndan emdikleri st fitil fitil burunlarndan geldi. Arkasndan baladlar bizi ikier ikier karmaya! Hazr ellerine frsat gemiken, toplantya katlanlarn bir listesine dzenlemeyi unutmadlar tabii: Herkes kimmi, neyin nesiymi, ne yaparm, niye gelmi sorulup yazlyor, sonra yanna iki memur verilip aralara gnderiliyor. Asl ikence bu gidi. kan olunca, polis kordonunun iki yannda kprp duran kalabalk kabna smaz oluyor artk, svp sayyorlar, kkrtc eyler sylyorlar, hatta tkryorlar. imdi bile aklma geldike rperiyorum. Ne rezillikti yahu? Bir eylerden fena halde utanyorduk ama, neden? Gsmz kabaryor, alnmz akt ama, neden? kisi de belli deil. "" Birinci ube'nin sivilleri adresimi alrken, kede bir yerde Kolsuz Cell gzme ilimiti. Gelmiti. Gelmiti elbet, karr m, bu enlik onun enliiydi. Upuzun ayakta dikiliyor, yasemin azln, sk sk, o pis azna gtryordu. Beni grr grmez tand, suratna glmseme niyetine bir arplma oturtup, yanma gelerek akacktan kulam ekti. Hnzr, handiyse su orta bir yaknlkla: " Ulan Hacbeyolu -dedi-, bu it srs arasnda ne aryorsun? Tiyatro akn m depreti yine?" Ahmak ahmak srtmm: " Galiba efendim: iir okumaya geldiime gre." Yeniden bu sefer basbaya actarak kulama asld: " ... ulan ben sana brak dememi miydim iiri tiyatroyu ha? Hele bylelerini! Bana i aarsn." Sonra gzlerini iri iri ap kalarn atarak enesiyle Suat' gsterdi: " Nianln m?" diye sordu. Kzardm sanrm, tel tel: " Hayr -diye cevap verdim-, bir tandk." 359 ili Dediklerimden holanmad, kafasn ters ters sallayp: " Ne demek tandk? -diye sordu-. O nasl bir lf? Kadn ksmyla ya yatacaksn, ya da suratna bile bakmayacaksn. Belki arkada demek istedin tandk diyerek, yle mi?" Bir kelime oyunu yapt:

" ... arkada m, yolda m?" Bir azdan kirli kirli gldler. O cgarasn yere atp to-puuyla ezerek: " ... bana bak -dedi-, yoldalarla gezmek shhatna dokunur adamn, anladn m?" O ile orda bitti, br balad: Suat'la birlikte darya ktk. Polis kordonunun arkasnda, amurlu ve iren dev bir denizanas, byk akrtlarla kmldanyor, stmze bamza balk sratyordu sanki. Gazete fotoraflar, kstah kargalar gibi, evremizde fr dnyorlard. Yediimiz kfrn haddi hesab yok. stelik, o ar ve sersemletici balyoz, st ste kafamza inip kalkyor, inip kalkyor: " Satlmlar, satlmlar, satlmlar!" Yok ama, bu kadar fazlayd dorusu. ou yoksul bir avu renci, hapsedilmi bir ozann balanmas iin toplanmlard buraya, kendileri iin hibir ey istemiyorlard. Aznlkta olduklarn, daha toplanmadan damgalanacaklarn biliyorlar; yine de, drstlklerinden ve iyi niyetlerinden baka kaybedecek eyi olmayanlarn gsterebilecei bir rahatlkla, btn geleceklerini bu oyuna koyuyor ve kaybediyorlard. Kalkp bunlara 'satlm' demek, ylesine ak bir hakszlk, yle irkiltici insafszlkt ki, adna en soylu dileklerde bulunduumuz bu bargan, kaba ve dncesiz insan ynndan, o dakika stkmn syrlmasna yetti. Sonralar bu konuda az kafa yormadm, her defasnda ya mide bulandrc bir tiksinti yakama yapyordu, ya dehetli bir can sknts; hele olaylardan sonra saldranlarn deil de toplanty dzenleyenlerin kovuturulduklar, yllarca mahkeme mahkeme srndkleri, hkm giydikleri aklma geldike, umutsuzluum koyulayor, baz baz lgnlk derecelerine varyordu. 360 I Bu servenden tek kazancm Suat oldu. O zamanlar byle deildi o, daha canl, ok daha da dnkt. Fransz Filolojisi'nde okuyor, Edebiyat Fakltesi'nin en parlak rencilerinden saylyordu. O da mahkemeye verilmi, daha birka arkadayla yakay naslsa hkm yemeden syrmt. niversite'nin oralarda bir Gne Kz renci Yurdu vard o sralar, orda kalrd. Her cumartesi onu kapnn nnde bekler, hava gzelse Boaz'a, deilse sinema ya da tiyatroya gtrrdm. Bak gibi bir kzd, yle keskin, hibir yanll balamayan! Ailesiyle aras m ackm neymi, ara sra anlatrd. zellikle annesine mthi ierler, kibar bozmas sahte aristokrat, devanas diyerek demediini koymazd. Kim aldrr? Annesi umrumda myd benim? Beni ilgilendiren oydu: O bakaldrm bak artc kvrck kirpikleri, balrengi salarnda uuan yaldzl yansmalar, esnek vcudu, ar gibi incecik beli. Dorusunu sylemek gerekirse, onun stnden hl tekini, Nilfer'i grmekte devam ediyo-rdum. Galiba grmekte devam da ettim. Bugn bile, seviecek olduk mu?.. Halim, byle byle, sokaa kma yasann sonunu buluyor. Akamn ilk glgeleri belirir belirmez, o ak mavi uyuklama, uyku lcivertine dnm, iinde kat kat, apakl buhar salkmlar. ehirde in cin top oynuyor. Bombo bulvarlar, bitmek bilmez uykusuzluklar gibi uzanyor. Halim salonda yapayalnz, nne geilmez bir bolua dmemek iin rpnyor. Karanlk, adamn gsne da gibi ken bir arlk bu. inde bir yerinde, umutsuz sevginin acl arks titriyor: "... fikrimin ince gl I mrmn en blbl o gn ki grdm seni..." Akam ajansnda, Yzba Demir'in onlara daha nceden haber verdii bildiri. Artk her ey apak. Gsterilere son verilmezse, rencilerin zerine ate aacaklar. Ne demiti Galib: " ... imdi polisle arplyor, on ylda hazret, kmsenir bir ilerleme saylmaz bu." O da kim? Galata Kulesi'ymi! O mreniecek duygusuzluu yine stnde, ilkbahar akamnn baharl havasn iine 361 ekip; tepeden tepeye sansar gibi atlayarak, bir ufuktan tekine gerinen ehri seyrediyor. Minare ve kubbeler, belli belirsiz eriyip gzden siliniyorlar. Limandaki direkler orman, ar ve zift kokulu akam sislerinin ardnda kayboluyor. ok gemeden, ehrin btn klar bir anda yanacak, khne Bizans birden, devrilmi bir samanyoluna benzeyecek.

Bizans!.. Onu Galata Kulesi'nden daha iyi kim tanr? Hi kimse! Taa beinci yzyldan, I. Anastas'tan beri durup dinlenmeksizin banda dikilen o deil mi? Hep byle tknaz, yorgun ve bed. Hep byle grevine bal. Kocaman iki imparatorluun, Bizans'n ve Osmanllar'n ykselmesine ve yklmasna o tank olmad m? Kimler geti, kimler! nce, anasnn gz Bizansllar, patrtc Araplar, gezgin ve iini bilir Cenevizliler! Trkler, 1453 ylnn o mthi mays sabahnda paldr kldr ortaya kverdiler. Gz kamatrc sakallar, gne yalam yataanlar ve yeri g sarsan Allah naralaryla, ateten bir sel gibi, nasl yaylmlard? ehrin dt akam, II. Mehmet'in kartal profili, yepyeni bir hill gibi gkyzne nasl izilmiti? Kimi uzun, yorucu fakat anl, kimi ar yenilgileriyle yrekler acs, zincirleme savalarn ard arkas kesilmedi artk: Kanuni Sultan Sleyman gitti, Budin illerinde, Mo-ha'ta, dman ordularn yerle bir etti. Yavuz Sultan Selim, ardnda kanatl sipahileri ve alevsalar boalmasn andran yenierileriyle Msr' ve Arabistan' ele geirdi. Ya gerileme dneminin, Karlofa sonrasnn o umutsuz, o karanlk savalar? Her yenilgiden sonra, yksek tavanl souk saraylarda, gevek sultanlarla dalgn vezir-i zamlar ba baa verir, ayn ldrc soruya karlk aranrlar: "- Bu iin sonu nereye varacak?" Galata Kulesi'nin tanmad sultan yok. Hepsini, ama hepsini, Sofu Selim'i, Avc Mustafa'y, Deli brahim'i, Gen Osman' ve btn dierlerini tand; uyruklarnn deimez dileine, 'Padiahm ok yaa' lklarna ramen, yerinde yeller esen, o bazen yumuak, bazen debdebeli, bazen zalim ve kanl saltanatlar, birer birer, iliklerine kadar yaad. 362 Ne gnlerdi, onlar! Bakardn ya reaya, ya Celli, ya yenieri bakaldrrd. Hele yozlamann Sdbat bahelerinde lleler ve gller olarak mefiln ve filtn ald tarihlerde, isyan atei hi snmedi, hi kllenmedi gibi bir ey. Yenieriler deilse, baldr plak takm ayaklandlar. Sz-i dil-ra III. Selim, Osmanl mlk glensin diye, askerlikte ve ynetimde yenilikler yapaym m dedi, 'filhaP kellesini drdler. Yine de II. Mahmud, pskll fesi, glmseyen byklar ve Sekbn- Cedidi'yle artk rm ve kokmu Yenieri Ocann hakkndan geldi. Sonra, Jntrkler. Sonra, Tanzimat. nce iyilik sanlp, memlekete vahim bir ktlk olduu nice sonra anlalan, Islahat Ferman. Sonra Kzl Sultan, Mithat Paa'y kallee bodurup, istibdad yeniden ihya edii. ttihat ve Terakki. 31 Mart. Hareket Ordusu. Mahmut evket Paa. Enver, Talt ve Cemal Paalar, imparatorluu Harb- Umumi'ye sokuyorlar. Seferberlik. Mtareke. Mtarekeyle i bitiyor mu?-Ne gezer! stanbul sokaklarnda mttefik askerleri kol gezedursun, Mustafa Kemal Paa yeni bir ayaklanmay gizli gizli hazrlyor. Yine bir sabah, bu defa bir ekim sabah, Trk svarileri yeniden stanbul'a girecekler, ibirliki sultan kovup cumhuriyeti kuracaklar: Egemenlik kaytsz artsz milletinse, imdi Beyazt taraflarnda ayaa kalkanlar, niye kalkyorlar? Ne paralar, ne silhlar var, ne balarnda doru drst nderleri. lerinde tek saplant, zgrlk. O lm kadar eski ve gzel. Halim, radyoyu kapadktan sonra bir zaman onlar dnyor. inde uzak yanklanmalar halinde eylemlerine yaktrd baz szler beliriyor gibi. Birka dakika somut cmle kalplarna dkemeden aznda iniyor bu szleri. Sonra birdenbire, yksek sesle, ... ate etsinler -diyor-, ne yapalm? Vursunlar bizi, hepimizi ldrsnler, kurtulalm! Arkamzda silinmez bir smk izi, bamzn zerinde bizi her an atr utur ezebilecek bir ayak tehdidi ile salyangozlar gibi utan ve korku iinde yaamaktansa, lp kurtulmak ok daha iyi... 363 I RENC HAREKETLERNN ARKASI ALINAMIYOR stanbul ve Ankara niversitesindeki olaylardan sonra STAN BUL VE ANKARA'DA SIKIYNETM LN EDLD STANBUL (Zel) Tahkikat Komisyonu'na 'fevkalade yetkiler' veren kanunun Medis'te DP oylaryla kabuln protesto maksadyla, niversiteli renciler Beyazt'ta, niversite

bahesinde bir nmayi yapmlardr. Olay evvelden haber alan polis ilk mdahalesini, genler Atatrk Ant evresinde istikll Mar sylerken yapm, dokuz renciyi srkleyerek jeepe bindirip karakola gtrmtr. Bu mdahale, nmayiilerle emniyet kuvvetleri arasnda olaylara neden olmu, bu arada stanbul niversitesi Rektr Prof. Sddk Sami Onar'n tartakland, dp bann yarld ileri srlmtr. Polis tarafndan rektrn Emniyet Mdrl'ne gtrlmesi zerine, renciler galeyana gelmi, coplarn harekete gelmesi, nihayet silhlarn patlamas hareketi bsbtn tahrik etmitir. Baz yarallar olduu iddia edilmektedir. rencilerin arka yoldan Sleymaniye'ye karak, nmayii ehir iinde bir iktidar protesto yryne dndrmesi zerine, atl polis de ie karm, atl polisle renciler arasnda atmalar olmutur. Ankara'da da benzer olaylarn devam etmesi zerine, dn saat 15'den itibaren her iki ehirde skynetim iln edilmitir. Ankara Skynetim Komutanl'na Korgeneral Namk Arg, stanbul Skynetim Komutanl'na ise Orgeneral Fahri zdilek atanmtr. Skynetimin ilnndan itibaren nmayie ordu birlikleri mdahale etmitir, fakat Beyazt'ta niversite binasnda bulunan rencileri teslim olmaya ikna edememilerdir. Genler baz hocalaryla birlikte, geceyi niversite binasnda marlar syleyerek geirmilerdir. Skynetim subaylarnn rica yollu arzusu zerine ge vakit getirilen kamyonlara binmeyi kabul eden nivesiteli genlerin, Da-vutpaa Klas'na gtrldkleri renilmitir. (Not: Skynetim yasaklarna girdiinden, bu haber gazetelerde yaynlanamamtr.) 365 Kara Kuvvetleri Komutan ORGENERAL CEMAL GRSEL'E ANDEN ZN VERLD zin sresi bittiinde ya haddi dolacandan, bu izinle Grsel fiilen ordudan ayrlm oluyor. Ankara (zel) Kara Kuvvetleri Komutan Orgeneral Cemal Grsel'in izne ayrlp izmir'e gittii renilmitir. Kayseri olaylar dolaysyla Kara Kuvvetleri Komutan'nn izin talebinde bulunduu, buna mukabil iktidarn yurt sathnda srp giden hadiseleri gz nnde bulundurarak, bu talebi yerine getirmeyi uygun grmedii ileri srlmekteydi. Vaziyette kayda deer bir dzelme grlmedii halde, izin talebinin aniden kabul edilerek Orgeneral Grsel'e tebli edilmesi, Ankara siyasi evrelerinde eitli tefsirlere sebep olmutur. zin sresinin bitiminde, Orgeneral Grsel'in ya haddine urayp emekli olmas, iznin veriliini Kara Kuvvetleri Komutan'nn fiilen ordudan ayrl ekline dntrmekte, bu da eitli ayialarn yaylmasna yol amaktadr. Kara Kuvvetleri Komutan Orgeneral Cemal Grsel, izmir'e hareketinden evvel Kara Kuvvetleri'ne bir veda mesaj yaynlamtr. (Not: Skynetim sansr dolaysyla, haber gazetelerde ancak ksmen yaynlanabilmitir.) 369 Galib bir keye ekilmi, kara kara dnyordu. Konu-uverince, brleri ararak baktlar. Son gnlerde zerine yle garip bir sessizlik km, hepsinden o kadar uzak durur olmutu ki, orda olduunu yine unutmulard. Yarm saat daha bekleriz, gelirlerse gelirler, gelmezlerse ne yapalm, eker gideriz. te o kadar! Byle diyor ya, oktan ekip gitmi bir hli var. Srgn ii, askda. Ortalk kartka, ne olaca iyiden iyiye belir-sizleiyor. Oysa iisra oktan Erci'i boylam o, byk dervi glgelerini andran sra servilerin altna oturmu, yars yenik morumsu bir ayn, gece yarsna doru gle douunu seyrediyor. evresi, mknatsl yansmalarla adam serseme eviren, yaln kayalklar. Ay toprandan farksz. Hayvan be! Svd enol, piyesin ba erkek rol. Nasl svmesin? Provaya gecikmesi bir yana, adamn krk sekiz saattir ner-de olduu belli deil. Yer yarlm da iine

girmi. Olur ey mi canm! Kulp 47'deki provalara, bir kere daha onsuz balyorlar. Balamayp ne yapsnlar? Halim, adamn azndan girmi burnundan km, Suadiye'de bir ak hava sinemasn ayarlam, piyesin galas hazirann on beinde orda yaplacak. Bir ans saylr, Suadiye demek, kesesi dolu, yal ve semiz birtakm skntl konken karlar, bezik beyleri demek. Dehetli canlar sklr bunlarn, gnllerini elendirmek iin yapmayacaklar sululuk yoktur, ama etkileri kmsenemez: Oyunu bir tutarlarsa, btn stanbul'u cebinde bil! Bu yzden, hi gerekmese bile, oyunun tutula371 cak bir yan olmas gerekmez mi? Haydi, bu heriflerle yap bakalm. Zorluk stne zorluk. Derdin birine are bulmadan br ba gsteriyor. Oyuncularda i yok bir kere, ciddi olamyorlar, rollerinin zerine gereince dp hazrlana-madklar bir yana, provalara ya bin nazla geliyor, ya hi gelmeyip dpedz takyorlar. Gidiatn ktl de, onlar byle davranmaya itmiyor denemez. Bir kargaalktr gidiyor: Gsteriler, bildiri datmalar, renci polis atmalar derken, i skynetime, sokaa kma yasaklarna geldi dayand. Bu koullar altnda, onlar elde tutabilmek kolay m? Kararszlk iindeler. Zaten ileri tembel, olaylar bu tembellie hazr zr oluveriyor. Bazen bakyorsun temelli kapp koyvermiler, bazen, tam tersine, asarz keseriz ayaklarnda, cart curt ediyorlar. Halim mi? Halim elinden geleni yapyor, yapyor ya, ii bandan akn. Hesapta olmayan olaslklarn srt sra gereklemesi, elini ayan dolatryor, ngrd tedbirleri faydaszlatryor. Tele mdrln de stnden atamad bir trl, adamn cinlerini tepesine toplayan vngenlii ile, nerde iine gelen bir boluk bulursa, en Horatio sesiyle doldurmak alkanln da! Tiyatro yneticisinden ok, yosmalarn fedailerini evresine alm, bir ete elebas gibi davranyor galiba, yerli yersiz saa sola kmas bundan. Geri hi bo durmuyor gibi, sahiden de durmuyor ama, grn kurtarsn diye, yoksa provalarda sra kendine gelince roln unutup byle kekeler, aralksz yanlmalaryla sahne dzenini altst eder miydi? inde ktlk olmad mukakkak! Halim bu, deiir mi? tekiler, hi deilse onun kadar gizli pazarlklarn unutup, kendilerini ilerine verseler, tiyatro iin konusalar, besbelli kurtarrlard oyunu, sokaa kma yasa kaldrlrsa, szleilen tarihte perde alabilirdi. (Van glnn oras, batan aaya yanarda topra: Sularn aydnland sralar, eski volkanlar birbiri stne ahlanr, gln yzeyindeki belli belirsiz rperme, yzyllk depremlerden artakalm, gizli bir titreimdir sanki. Binler372 ce yldr, buralarda, yer sarslm durmu. Kimilerine bakarsan, Asurlularn m, Ermenilerin mi ne kurduu eski Van ehri, imdiki gln olduu yerdeymi, korkun bir depremle gm, stn sular kaplam. Gnein bol, gln durgun zamannda kim baksa diyorlar, yklm kuleleri, km kubbeleri, birbirini kesen dzgn yollaryla dipte yattn aka grr. ieye konup az tkanm bir ehir. Ne rya, ne rya! Erci'e kapa bir atabilse, yllar yl tasarlayp yapamad bir eyi yapacak, Rougon-Macquart'lar ilk kitabndan son kitabna soluksuz okuyacak. Hayatnn dzenini de yeniler belki. Bugne kadar patrtl grltl yaamann ne hayrn grd, hi! yle daha basit, daha shhatli bir yaama tutumu tutacaksn, oh keka! Tutkulu yaamaya, hrgre paydos! Olur ya, yeniden iir yazmaya balar, hem bu sefer uzun, iinde ibikli tarla kular, mavi da iekleri uuan kr iirleri yazar artk.) "" Dicle'yle Korkut, ocan nnde yere oturmu, alak sesle bir eyler konuuyorlar. Korkut, cgarasn slata sla-ta, yine dudaklarn hi kmldatmakszn, hain sorular soruyor. renmek istedikleri olmal. ... eer yanl anlamadysam, bildiri datacaz diye kap kap dolamaktan vazgeiliyor, bildiriler postayla gnderilecek. yle ya, ortalkta gzkp damgalanmaya ne lzum var, atarsn kutuya olur biter. Hrika fikir dorusu, kim akl ettiyse iyi akl etmi, tanmak is merdim yani. Halim'in sabr tamak zere, yok canm, enol'un provalara katlmayna ierlediinden deil, Korkut'un suratn grmeye katlanamadndan. Dalatlar

dalaal, birbirlerinden uzak durmaya dikkat ediyorlar. Halim, burnuna bile girse, Korkut'u inatla grmezlikten geliyor; Korkut'sa, ii iyice vurdumduymazla dkm, Halim hi yokmu gibi davranyor ki, adam ldrr. brlerinin bunu umursa-dklar yok, aka gibi alyor, yerli yersiz gevezelik ederek havay yumuatmaya alyorlar. Belki, Halim tiyatronun ba olarak kendini o kadar ciddiye almasa, baaracaklar 173 ama alyor, bu sorunlara uzaktan yakndan deinen konulara yaklatlar m bak bulanyor, balyor dudaklar titremeye, salarnn dibinde ine ular varmasna kafata-sna bir eyler batmaya. " ff, ne yapmal?" Bir cgara. Yeniden cebinde anszn srra kadem basan kibritlerini aramaya dalyor, bulduklar kibrit yerine bir sr vr zvr: engelli bir ine, bir tramvay bileti, bir tkenmez kalem yedei, iki raptiye, bir de mektup. Evden kaca srada, tesadf, postac. Bakt mektup annesinden, at ayakst okuyup cebine koydu. Allann inayetiyle babas birdenbire iyilemi de, onu bildirmek istemilermi. " ... al bakalm, be paralk da bunlardan!" Yanmam cgarasn dudaklarnda unuttu. Emine'nin ilkel yazs ile donatt kareli defter kdn gzden geiriyor: Evet, gerekten iyiymi ihtiyar, ayaa bile kalkm da evin avlusunda dolam, besbelli Eyp Sultan hazretlerine adanan adan yz suyu hrmetine olmu bu i. Annesi byle diyor. Ona, bu gnleri gsterdii iin, bir danayla iki koyun kesmeye hazrlanyormu. Emine, hibir mektubunda yapmad eyi nedense bu mektubunda yapm. Osman Naci'nin anszn oraya geliiyle ilgili olarak, birka satr da kendisi eklemi: "... Halim Bey kardeim, hurda neler getiinden haba-nn olsun, aabeyin Osman Bey babann yannda sana iftiralar att, stanbul'da Allahsz Peygambersiz yaadn, Hkmatn yaknda seni sreceini syledi. Aptullah Hoca da ardayd, dediklerini kafasnla bir hr dorulad. Halim Bey kardeim, bunun stne ihtiyar seni evlt tanmadn syledi, 'Benim Halim adnda olum yok' dedi, annen alad, aabeyin Osman Bey ise, 'yle diyorsun ama mhterem babacm, sana bir emr-i hak vaki olursa, servetinin yars ona kalacak' dedi. Aptullah Hoca, sakaln sazlayp onu bir bir dorulad. Bunun stne ihtiyar ok kzd. Ktib-i adil'den senet yaptrp seni mereilikten karacan syledi. Halim Bey kardeim, aabeyin Osman Bey okumu 374 yazm ama, kalbi kt. Aptullah Hoca, gece gndz dua eder durur ama, onun kalbi de kt. Allah seni bunlarn errinden korusun, min." Halim'in gzlerinin nnde babas: Knal kaypak sakaln fkesinden titrete titrete o kt ve tokmakl sesiyle, bas bas baryor. Avludaki kll yrk kiliminin zerine bada kurup oturmu, ayanda aba terlikler, elinde, kemikli parmaklarnn arasnda akr akr tebihi. Allah Allah, kedeki clz erik aac byle nasl ieklenivermi? Yaldzl kafeslerinde iki kanarya, zincirleme tleriyle ortal enlie bouyor. Emine, elinde eski bir sulama tenekesi, kuyudan su ekip ekip iekleri suluyor. Ne tarafna dnse, belirmeleriyle kaybolmalar bir olan, krmz, mavi, sar, ufack gkkuaklar. Aptullah Hoca, bir gz yar ak, o kalle ve kirli srtlan suratnn ardna gizlenmi, kaba kuty minderinin stnde sofu sofu sallanyor.-ki dakikada bir, azndan geirmeye benzer bir sesle salverdii, byk kelime: " Allah!.." Yalnz Osman Naci'nin altna bir hasr iskemle vermiler. O da, Emine'nin iekleri sulayna dalm. ok nemsedii, hi grmedii bir eymi gibi bakyor. tede annesi, o gn ekmek yapm, frndan kara kyl ekmeklerini kard, karacak. Scak ekmek kokusu, dnyay tutmu bile. Halim bunlar en ufak ayrntlarna kadar hatrlyor ama, iinde bir boluk. Orda olamadna zlmyor. Sklmad da. Emine'nin uyarn ciddiye almad saylr. nandrc bulmadndan olacak. imdiki tasarlar, drt ay ncekilerden o kadar farkl ki! Mirasa konmu konmam, hi umursamyor. Boaz'daki villa, kt izilmi bir eskiz gibi silindi gitti. Mercedes-spor arabaya gelince, ne o gzel obs siluetiyle ryalarna giriyor artk, ne de jet motorunu andran uultusunu duyar gibi oluyor. Ortaln karmas, bir yandan da tiyatro, onu ylesine megul ediyorlar ki, ara sra nasl olmu da byle bir miras olaslna gelecek hayallerini balam, ayor: 37.5

" ... olur mu canm? Hem ayp, hem garip. Adama ne derler? Hayat demek, almak demek deil mi? Dublajma giderim, piyesimi sahneye koyarm, arada bir iki film karsa, tamam, dokunma keyfime! Mektubun tek can skc yan, srgn lfn tazelemesi. Yok, tam hayatma ekidzen verdiim srada bu kallelii yapar, beni gnderirlerse, bir uval inciri berbat ederler, mahvolurum." Osman Naci, elinde zm salkm, parmak ularna bulaan bal yalaya yalaya yiyor, hi bozuntuya vermeden, Parkotel'deki cmlelerinden birisini tekrarlyor: " ... her eyin bir bedeli var, seni rahat braksnlar m istiyorsun, bedelini deyeceksin: Biz hsnniyetimizi isbat iin size itimat ediyoruz, siz de bize edin, hsnniyetinizi ve vatanperverliinizi ef'alinizle gsterin. Yoksa..." Onun azndan sz, Birinci ube Mdr Yardmcs kapyor. Yine dokundura dokundura: " ... rica ederim -diyor-, tela mahal yok kar'im: yice dnn karar vermeden evvel, bir hafta, iki hafta, bir ay, ne kadar isterseniz: Kararnz kesin olsun, bize yeter. Btn arzumuz size yardmc olmak, can skc bir yolculuun zahmetinden kurtarmak! Bu ikisine Korkut'un yapkan sesi bitiiyor. Sylediklerinin altnda, kpr kpr, tehlikeli olaslklarn bin trls: ... yooo, olay olduundan fazla bytmeyelim ekerim, bir renci gsterisi, alt taraf bir renci gsterisidir. Kalabaln iinden bir kyl, bir ii gsterebilir misin bana, hatta bir kk burjuva, elbette hayr! rencilerin, soka btnyle arkalarna takamadklar, gn gibi meydanda! Aznda karamela eritiyormu gibi salyalarn akta ak-ta szn balyor: ... halk arkalarndan gitmedi mi, ne yapsalar bo, hap yuttular demektir. Darda birileri pat pat kouyorlar. Ayak sesleri gelip, kapnn ardna ylyor. Yanp snen bir mar. Tabanca gibi patlayan bir svme. Kap, rzgr tepmiesine alyor. Ksa ve dik merdivenden, soluk solua renciler, birbirle376 rini ezerek ieriye dklyorlar: Ksa, altn krkmah bir kz, clz bir olan, haldr haldr bir kz daha, vara yoa glen salak bir herif, hepsi on ya da on be kiiyi bulan bir grup. Elebalar Cavcav, onu da grmek lzm hani: Yaka paa dank, usturuyla kaznm kafasnda boncuk boncuk ter taneleri, kocaman byklarnn arkasnda, birbirine yakn zm gzleri frdnyor. Merdivenin son basamanda durdu, kolunu fiyakayla uzatp aadakileri bierek, enol'u mu bekliyorsunuz? -dedi-. Daha ok beklersiniz, inekler. enol gelmeyecek. Gelmeyecek diyorsam, gelemeyecek de ondan: Dnk curcunada enayiyi enselediler. Davutpaa'ya kapatlm. Sevinten mi korkudan m nedense, zangr zangr titreyen clz olan, Cavcav'n brakt yerden kapyor sz: ... beni de tutmulard, cemsede be alt kii vardk, ama Allah iin sylemeli, yol boyunca subaylar ipi krmamz iin ellerinden geleni yaptlar: Arabay yavalatyorlar, grmezlikten geliyorlar, neler neler! Ben, bir de Hukuk'tan bir kz atlayalm m dedik, atladk. enol korktu, gz kesmedi zppenin. Bana gelenlerden arm ve memnun. stnde bir: "Yaaa bizi de tongaya kstrmlard, naslsa yakay kurtardk" hli, uuyor fukara. Az nce, alkol buharna doymu yumuak nemliliiyle, tarih ncesi maara dekoruna kapanm uyuklayan Kulp 47, bastrveren genlerin anaforuyla alkalanyor. Duvarlarda ii gemi resimler, srayarak uyanyorlar. Hazret-i Nuh'un suratnda kaygl, hogrl bir glmseme. Gemisindeki hayvanlar rkmler, kimisi meliyor, kimisi br-yor. Ortalkta umulmadk bir canllk, insann iini yattran bir nee. Yeni gelmi olanlar eskilerle kaynayorlar. Her iki tarafn lklar, havada, kllar gibi atyor. Dicle, yine ne yapmsa yapm, milleti bana toplamay becermi. Beyazt'ta olup bitenler zerine soru yadryor. Mine ondan aa kalr m, bu defalk olsun rol kesmeyi brakp, daha imdiden kendini Stenka Razin, ya da Emi377 liano Zapata sanan Cavcav'a btn Amerikan cgaralarn balyor. Cavcav'da lf ok: ... ulan bir de ne greyim, atl polis stmze saldrmaya hazrlanmyor mu? Artk durur muyum, atyorum kendimi nlerine, avazm kt

kadar: 'Arkadalar! -diye baryorum-, bir adm daha atarsanz, bunlar sizi ezecek, herkes abuk aalarn gerisine...' Daha ciddi, daha etkili bir ses aryor: ... niversitede bizi kuattklar gece, namussuzum su koyveren kmad. A susuz uykusuz, hepimiz byk an-fiye dolutuk. N'apalm, kaym desen kamazsn, sokaklar silme polis. Gece yarsna doru, baktm moral dyor, arkadalar dedim, ark sylesek? Deminki clz olan, inat da, hl kei gibi ilk sylediklerinde direniyor: ... yahu ben ne diyorum size, ordunun polisi takt yok, bizi salveren aslnda subaylar, hatta ilerinden birisi: 'Korkmayn ocuklar -diyordu-, bizden size zarar gelmez. Zaten ok srmez bu durum...' Hl sryor ama? Bamzda byle hkmet olursa, nasl srmesin? Deli bu herifler, deli! Deli deilse, akn! niversite'yi kapadlar ya, gsteriler duracak akllarnca... Yok, yle deme birader, hesaplar yanl saylmaz. niversite kapand m ne olacak, darlkl renciler memleketine gidecek, onlar gitti mi gsteriyi kimlerle yapacaksn? Hesaplar tutsayd... Tutmad ya, sen ona bak. Hem de nasl: Hibiri gitmedi. '... lrz gitmeyiz' diyorlar. Hey, haberiniz oldu mu: Menderes, Cemal Paa'ya mecburi izin vermi. Emirlerine kulak asmyormu galiba. Cemal Paa'ya m? Cemal Paa kim? Ayp ulan, ayp! nsan Cemal Paa'y bilmez mi: Kara Kuvvetleri Komutan. Orduda Cemal Aga diye nam salm ki... 378 ... ee, bu gece n'apyoruz? Herkes evine mi? Hayr, bildiriler yazlacak, zarflanacak. Nerde, peki? Cavcav'n atlyesinde. ... bana akn, n'aptm biliyor musunuz? aktrmadan pederden kutu zarf yrttm. Hak etti ama: Adam demokrat, hem demokratn azls, ona bakarsan bizi byle sokaklara dken Ruslarm, Yok, deve. ... Mine, iki gzm, senin Feridun Bey kimden yana Allah akna? Menderes'ten yana m, genlikten yana m? Paradan yana nonoum, o daima paradan yana. Ah eolu eek ah! Biraz 'arpa' verse olmaz m? Doru drst bir teksir makinesi alrdk. Bu sabah vitrinde bir tane grdm, nah byle... Sonunda Cavcav bu alkantl gevezeliin bo bir yerini yakalayp, gmbr gmbr sesiyle iine dald. Konuurken byklar birer bayrak gibi dalgalanyordu: ... tamam ocuklar, bir saat sonra sokaa kma yasa gecikmeden dalalm ki, herkes karnn doyursun, benim orda il iin tek lokma ekmek bulamazsnz, sonra sylemedi demeyin ha, ikiye gelince bak... Geldikleri gibi lk la, birbirlerini ineyerek, cokun ve heyecanl gittiler. Ne yaptklarnn doru drst farknda olmadklar gibi, balattklar hareketin nereye varacan da kestiremiyorlard. Yepyeni,, kitaplarda ve yasalarda yazl olanlara hi benzemeyen bir gerein, kendiliinden ortaya km ncleriydiler, kendi gereklerinin ncleriydiler belki de, o yzden kurallarn soyut ve deimez sonularna uymuyorlard, balarna buyruk ve bamszdlar. Onlar gider gitmez, Halim kendini, gs kafesinde asker postal gibi koskoca ve simsiyah bir yrekle, yapayalnz yakalad. Az tesinde salarn otlayan, unutulmu, moruk bir deve, uzak uzak, Van gl evresindeki ay kraterlerini kuruyordu. Kulb kapayp evine dnmek amacyla teker teker klar sndrmeye balayan garsonu saymazlarsa, 379 ierde onlardan baka kimse yoktu. Karanlk dayanlmaz bir younluk, yalnzlk katlanlmas g bir arlk kazanmt. kisi de dehetli birbirini

gereksiniyor, bu mthi gerei aklamak korkusuyla olacak, yzyze gelmekten eki-niyorlard. Bir zaman, sessiz ve hareketsiz beklediler. lk kalkp Halim'e yaklaan Galib oldu. inde efkate benzer duygularn kmldad kederli bir honutsuzlukla. Ben -dedi-, sana sylemitim hazret: Her ey bizim evremizde, ama bizsiz oluyor. Bu orbada tuzumuz yok bizim. Garsonun ellerine, 'eyvallah'larn, iki gzel ama faydasz balk ls gibi tututurup, merdivene doruldular. Galib ancak orda konumay hi kesmemi gibi, szlerini tamamlad. ... ite o kadar! Sokaa kar kmaz, hlamur ve nane kokan, lk, cam lifinden yaplm gibi ngrtl bir yamur. Dalgn, elleri ceplerinde, omuzlar dk, bir sre yryor, usul usul slanyorlar. Artlar sra dvlm, yine de onlara son derece bal bir oban kpei gibi, Beyolu. Birden tombul bir kzcaz, akla ziyan memelerinin stnde yuvarlanarak, yanlarndan geip, bir temizleyici dkknna snyor. Islanm ama keyfi yerinde, gkyzne en akrak, Ya mbarek ya! -diye baryor-, yka gnahlarmz! Geri Galib Kasmpaa'da oturur, okluk gece kulplerinde oyalandndan, Tepeba'ndaki eski Emperyal Ote-li'nde, sarholuunun eriilmez yksekliklerinden, kafasnda sabah sislerinden sarklarla, afak skerken inip ykld, bir de odas var. Halim, otelin nnde ayrlrlarken: ... belki haklsn -diyor-, belki deil muhakkak haklsn ama, ban ucu hep bize dokunuyor: orbada tuzun olsun olmasn, srgne sen gidiyorsun, zavall Haydar gidiyor. Galib cevap vermiyor, cevap yerine salverdii, daha ok zor bastrlm bir geirmeyi andran bir gs geirmesiyle, onun gndelik zehiri: 380 ... Ali hsan' unuttun hazret! Onu da yolluyorlar. Dn grdm, haberi henz renmiti. Mu'a gidiyor. Halim, zehiri ta iliklerinde duyuyor. Bacaklar zld bile. Sesi kayboluverdi: Mu'a m -diyor-, al sana Allann bol insannn az olduu bir yer daha. Byle yapyorlar, nedense. Tkrn yutaym diyor ama, boazndan inen bir yldrm: ... ne dersin, sra bana yaklayor mu? Oras hi belli olmaz. Arkasndan bir soru, ama bunun byle olduuna yle inanm bir soruu var ki, cann yakyor Halim'in: ... yoksa korkuyor musun? Bana bak, srlmeyi rahata gze alabilecek, senden bakas kmaz: Vahi bir hayvan gibi yayorsun, evin barkn belirsiz. Ben yle miyim ya, sorumluluklarm var bir kere... .. Cmlesini dili dolaarak tamamlyor: ... karm var sonra. Sabah gzn atndan beri Suat, Matmazel RaePle bulumasn ertelemenin yolunu aram durmutu. Son defa, berbere gitmek iin en elverili gnn aramba olduunu kararlatrmlard. Bugn o gnd ama, sana nasl bir biim vereceini hl kestiremeyii bir yana, Matmazel Ra-el'le yzyze gelmekten ekiniyordu. Onu tetik stnde tutan, bana dert aabilecek dncesizce davranlardan alkoyan, biraz tiksinti, epeyce korkuyla kark, garip bir ekingenlikti bu. Belki Matmazel Rael'in o gn olanlar ters yorumlamasndan, ilerisi iin yanl sonular karmasndan kayglanyordu. Haklyd bunda, tutkular ne kadar aykr, ryalar ne derece irkiltici olursa olsun, henz dn olmayan yollara dalp vazgeilmez ilikiler kuracak kadar hazr deildi. stelik mid'i ne yapacakt. mid'i? Zindann birinde gittike solan o lale, uzaktaki varlyla srekli olarak akln kartryor, yaantsn altst ediyordu: te bak, Yzba Demir eve uramayal nerdeyse on gn 381 oluyor, o uramad m mid'den haberi olmuyor, mid'den haberi olmad m, nasl yaasn? Sabahtan beri arad bahaneyi, ona, Matmazel Rael'in dkknn gm telli bir kafes ierisine alveren yumuak ve kokulu yamur vermi oldu:

" ... Parman oynataym desen ngrdayan bu oynak kafesin iinde, iim yok da gidip o mavi hayvan m arayacam? Gitmeyiveririm, olur biter." Bitmiyordu, ama! Yan izmek, kendi kendisinin stesinden gelmek de istese, o gn dkknn ardndaki yazhanede olanlara smsk bal bir saplantdan bir trl kurtulamyor-du. Hayr, yeniden ayn eyleri yapmak deildi istedii, hatta kimilerin ne yapt da silinmiti gzlerinden, soyut olarak sadece olanlar dnmek dalgalandrmaya yetiyor, sinirlerin atr atr gerilmesi, sivrilen meme, terleyen avular... derken, yeniden cinsel azgnln sarsc ateine bulayordu. Ge uyanmt, ge ve g. Yatakta uzun uzun gerindi, esnedi. Artk kazmadndan, bacaklar boyunca kllarnn ine ucu gibi dik dik baverdiini hissetmek, iini gcklyordu. Burun deliklerinin durup durup titremesi, hele boluu mavi bir ayna gibi tutkuyla dilemek istemesi, onu ldrecekti. Amac belirsiz, dank tutku, git git belirlendi, aydnland, saat ikiye doru amaz bir aklk kazand: Aslnda o gn orda olanlar iisra yeniden yayor, stelik bundan gizli zevk alyordu. Ald zevk, yalnzl orannda artmaktayd. yle ya, bu ii Matmazel Rael'le yaparsan, yalnz Matmazel Rael'le yapm olursun, oysa tek bana yatp yapmay dndn m, yaptn da, yapacan kii de esintisine ve isteine gre deiir durur. Cinsel besinin byle aralksz bakalamasnda, dz sevimede hibir zaman olmayan ar bir younluk, nice yeni ve aykr vcut hazlar var. Onun iin pt imdi Matmazel Rael'se, az sonra Paula'nn taa kendisi. Ya da o enine boyuna, kafas usturayla kaznm, zebell gibi zenci kadn. Belki Nadejda, belki mid. Evet, evet mid. Son gnlerde mid dzenli olarak hepsinden baskn kyor, ne var ki durduu dalda dur382 mayp, o da klktan kla giriyordu. Bir bakyordun bir salon centilmeni: Banda silindir apka, srtnda frak, tek gzlk, yaprak cgaras, kelebek kravat, koltuunun altnda baston! Bir bakyordun yakkl bir avc, ayanda izmeler, elinde krbac, dilerinin arasnda piposu! Hele bu klkta belirdi mi, dayanabilirsen dayan! Suat da dayanamyor, benliini tutkusuna brakyor. Bugn de yle oldu, divana boylu boyunca uzanarak, kendi kendisini sevmeye koyuldu. nce gslerini bir sre okad, sonra bacaklarnn bititii yeri. Vcudunu, utanla kark mutlulua benzer bir i rahatlna kavuturan, o sarsntl boaln ksz aydnlnda ise, yeni sa biimini btn ayrntlaryla grd: Ksa, nleri danka, arkas yukarya yukarya fralanm, iki yan favorili bir erkek sayd bu, daha dorusu geen yzyldan bir sanat profili, besteci, ozan filn. Buluuna bayld: Romantik a ozanlarnn o solgun erkek yzn edinmek, sesini bouklatrp daha kaln tonlara indirmek, davranlarna bir genilik, ll bir savrukluk vermek, sonra gidip, aynalarda kadnlktan her gn biraz daha nasl uzaklatn seyredip kendine hayran olmak! Bu arada, kapy alyorlar, duymuyor bile. Evde deil ki: Yeni suratn taknm, stnde byk bir ferahlk, sadan soldan lf atanlara, merakl merakl bakanlara aldr-makszn, km ehirde sokak sokak dolayor. Yine kap. " ff, bir dakika rahat yok! Hem canm kim olabilir? Bu saatte ne Demir gelir, ne Halim. Zaten anahtar paspasn altnda, biliyorlar, onlardan biri olsayd, alr aard." Yine kap. Aacak m amayacak m? Ona kalsa amayacak ya, iinde bir drt: Antreye geiyor, karanlk, yakp kapy ayor, boylu boslu, efendiden bir bey, elinde irice bir paket! Kim bu? Hi tanmad biri. Adreste yanlm olmal. Tam, "Yanlnz var efendim, kimseyi beklemiyorum" deyip kapy kapatacak, adamn dudaklarnda soluk ve pasl bir glmsemenin belirdiini grp, donakalyor. Kaln, biraz gevrek bir ses, 383 Suat -diyor- beni tanmadn m meleim? Ne? Olacak ey mi bu? Suat'n kan, damarlarnda bir anda buz kesildi. Romantik ozan profili, pat pat bir gvercin telayla suratn terk etmiti. Ayn anda, zindanda siyah bir lle soldu, Trk mavisi pencerenin ardndaki kanun, Boaz'a yaknmalarla ykl hep ayn melodiyi salverdi. Hayrun'du gelen, Hayrun, annesi.

Oturakl, hareketlerinde yanl bir erkeksilikle ieriye dald. Besbelli usta terzi elinden kma, gece mavisi bir takm elbise giymiti. Beyaz, tiril tiril naylon gmlek. st H ilemeli, altn kol dmeleri. Ayanda hafif, burnu uzun, backl pabular. Kr dm salarn gerek bir erkek gibi kestirmi, smsk arkaya taramt. Yalnz sa kann stne den savruka bir perem, grnndeki ciddilii biraz yumuatyor, hovardalk m klhanbeylik mi artk neyse, yle deiik bir hava veriyordu. i, adamakll solgun ve rezil beyaz yznde, bu saylmazsa, tek aydnlk, o platin kpek diinden dalan tc buuydu. nk, izgili lcivert kravatnn stnde, pasl bir makas aslm gibi lo lo parlayan glmsemesini, dudaklarndan eksik etmiyordu. Bu glmseme, kse bir erkek glmsemesinden farkszd. Salona girince, getirdii paketi masann zerine brakt. Suat' elinden tutarak, pencereye gtrd, iki adm geriye ekilip tepeden trnaa szerek, Yaradana kurban olaym -diye bard-, ne de gzelsin? Brak Allah akna doya doya seyredeyim, genliini, gzelliini iime sindireyim! Bunun benim iin ne demek olduunu, bir bilsen! Ne kadar strap ektiimi, aladm! Geceleri korkun ryalar gryordum, ne kbuslar, gya canavarlarn penesine dmsn, seni paralamak istiyorlar, lk la beni ardn, yardm istediini iitiyorum ama, kmldanabilmek ne mmkn? Byle sa salim karmda grebilmek, bir devlet! ok kr ektiklerim bitti, seni buldum, Cenab- Hak bana bugn gsterdi, ana kz bundan sonra lp lesiye ayrlmayacaz artk, hi mi hi... 384 Kollarn aarak Suat'n zerine yryor: ... meleim, seni bir peyim hele! Suat armt, aknlktan eli aya balanmt ama, elinde olmadan bir adm geriledi, fakat kucaklamasndan kaamad: Uysal, hibir tepki gstermeden, uyuuklua yakn bir kaytszlkla, ylece durdu: Gzlerini yummutu, iinden ykseliveren bir dalga, onu kapt gibi, eski bayram sabahlarna gtryordu: Sarn, dalyan gibi bir kadn yatana eilmi, pp koklayarak, kulaklarn ekip ayaklarn gdklayarak onu uyandrmaya alyor. Annesi bu, o gizli gizli karanfil kokan, dolu dolu glen, ak ve aydnlk annesi! O nerde, Suat' imdi gsne bastran yardan ok fazla erkek, bu tutkulu, ttn ve leylk kokulu (Nadejda'nn kokusu) kadn nerde? Bir yandan burnunu boynunun ukuruna sokmu pyor, bir yandan salarn okayarak sylenip duruyor. Konumas bir yerde dokunakl ama, genellikle yayvan ve stmal. Suat' asl 'yerli film' havas bunaltyor galiba: ... et trnaktan ayrlr m hi? Ayrlrsa, ne aclar pahasna ayrlr? Ana kz bir ehirde yaayp, bir kere bile yzyze gelmemek, eti trnaktan ayrmak deil de ne meleim, ha syle bakaym? On yl, on uzun yl, dile kolay! Baban ld, son nefesini verirken, dudaklarnda senin ismin vard, ben kocadm, eski hallerim kalmad... Sesi t diye krlverdi, erkeke gvenini kaybederek, yllarca nceki dolgunluuna dner gibi oldu: Sanki boanacak, ellerini sra sra alamaya balayacak! Fakat hayr! Getirdii paketin zerine acele eilerek, bozgununu ustaca gizleyebiliyor: ... bak sana ne getirdim: Beenirsin inallah! Bozulduundan hanidir bir kede atlp duruyor, ilemiyordu: ok sevdiini bildiim iin olacak temelli gzden karam-yordum. Bir gn Vijdani Baba alm gtrm onartm, getirdi: O gn bugn, yine eskiden olduu gibi, Ktibim'i alyor. . ocukluunun alar saati. Suat, ayak ularna basa basa 385 ktphanenin kocaman kapsndan ieriye szlyor. Yedi yana bast ya, artk basbaya bykten saylr. Babas, perdelerin arkasna dikilmi, efik Kaptan'n gemisi ni-rh'n geiine dalm. Suat'n ieriye girdiini fark eder etmez, yumuak baklarnda prltl bir glmseme: " Ne o, sen misin nazl kzm? Saati mi dinlemek istiyorsun? Gel bakaym kucama!" Oturup onu dizlerinin stne alyor. Camlarn tesinde sonbahar, serin bir rzgr gelip okadka, denizin yznde birbirine zincirlenen yaygn rpertiler. Az sonra akamn ilk klar, iin iin yerek, yanacaklar. nce kar yakada, sonra bu tarafta.

Suat, annesine nasl teekkr edeceini bilemiyordu, istemediinden, getirilen armaan beenmediinden deildi aknl, ne demek gerektiini kestiremediindendi. 'Anne' demeli miydi acaba? Yoksa ok mu tuhaf derdi 'Anne' demek? inden durmakszn 'Beyefendi' diyesi geliyor, azmdan karacam diye de d kopuyordu. Annesinin eine az rastlanr grn onu ylesine etkilemi, iini yle daraltmt ki, yzne bile hepsi hepsi bir defa, -o da kaamak- bakabilmiti. Sulu gibi gzlerini gzlerinden karp duruyor, farknda olmadan minyatr ilemeli alar saatin orasn burasn elleyerek: Zahmet oldu, ok zahmet oldu? -diye kekeliyordu-. Bilmem ki nasl teekkr etsem? Ba sonu belirsiz derin bir kargaalk iindeydi. Ne o nl soukkanllndan eser kalmt, ne duygusal tepkileri zerindeki denetiminden! Ayar bozulan duygusal aygt, rasgele, ama cehennem hzyla alyor; gz ap kapayncaya kadar ksa bir sre iinde, birbirini izleyip kovalayan bir sr karmak duyguyu, bir arada yaamasna sebep oluyordu. lk anlardaki uyuukluk, yerini duygusal bir dankla brakmt: efkat, dehet, tiksinti, yalnzlk, korku, sevgi, sululuk duygusu, iisra st ste ylyor; hele bunlardan hi deilse bir bln belli ettiini sanmas, azabn bsbtn oaltyordu. 386 Neden sonra akl biraz bana gelir gibi oldu: Aman yarabbi -dedi-, size kahve yapmay unuttum. Kusura bakmayn. Nasl ierdiniz, sade mi, ekerli mi? Mutfakta yalnzlna kavuunca, ellerini kalbinin zerine koyup gzlerini kapayarak: ... Allahm -diye iini ekti-, sen bilirsin! Kulaklarndan Ruhsr yengesinin dedikleri gitmiyordu. Meer ne kadar haklym kadn: '... yo hayr, ne irkin, ne gln! Daha ok rktyor insan, neden dersen, erkek esvaplar giymi bir kadn hli yok onda, dpedz erkek hli var: Kendinden emin, kibirli, mtehakkim. Bylesine rastlaynca, korkmamak elde mi? Ah kzm ah, tebdil deil o, basbaya erkek!" Annesinin, Ruhsr yengesi gibi taban tabana kart bir kadn rktmesi akla yaknd ama, Suat' neden rktyor? Hem erkek hem kadn yaantsyla, bir yerde, onun iin iin besledii ince aykrlklarn canl rnei deil mi? Ne yapm sanki, kurulu dzeni tepetaklak ederek, ahlk kurallarnn dna km! Cinsel zgrlne snr tanmyor, tanmadn lfla deil, yaayyla kantlyor. yi ama, Suat'n kendinden bile gizleyerek kurup durduu bir yaama biiminin, elle tutulurcasma gerekletiriliinden baka bir ey mi bu? Aslnda, tpk Ruhsr yengesi gibi varlndan rahatsz olduu, hatta rkt kadn, annesi, ryalar boyunca olmak isteyip isteyip heyecanland, o mthi kadnn ta kendisi deil mi? " ... herkesten ayrym diyorum, buna yrekten inanyorum ama, yoksa onlardan biri miyim?" tede Hayrun evi geziyordu. Bir eli pantolonunun cebinde, teki, parmaklar arasnda ucu yaldzl bir cgarayla, havada. nce yatak odas, sonra ktphane, sonra banyo. Her girdii yeri bir emlk simsar dikkatiyle ince ince gzden geiriyor, yannda biri varm gibi, bara ara fikrini sylyor: ... k az, k! Tavanlar alak, nefesini daraltyor adamn! ok da dar, hzlca dneyim desen, bir eyleri devir387 meden dnemezsin. u pencere nereye bakyor, avluya m? Nereye bakarsa baksn, bir bok grnd yok. Buras nere-siymi, hah, szm yabana banyo, hayvanolu hayvanlar bir kvet koymay bile akl edememiler, duun altna girdin mi, ykandn say! Ulan senin du dediin, kir slatmaktan baka neye yarar ki, dula temizlik mi olur, eytan ykanmas ite! Ah benim yavrucuum, meneke gzl evldm... Birden, bir fke: ... Suat, ne kira veriyorsunuz Allah akna ev sahibi olacak bu deyyuslara? Karlk beklemeden szn srdryordu: ... orda, Vaniky'de ifte ifte yallar bo beklesin, bir tanecik kzm gelsin, byle kstebek yuvas gibi karanlk izbelerde ;mr tketsin, reva-y

hak m? Suat, Suat, diri diri mezara girmisin sen, nasl tahamml edebiliyorsun, meleim? Suat, evde ne kadar k varsa, hepsini yakt. Kahvelerini erimi metal yansmalar, duvarlardaki elik akntlar arasnda itiler. Hayrun, kznn kahvesini ve ve bitiremedi: Aman pek nefis olmu kzm, eline salk. Sonra, birdenbire dalgn: ... senin elinden itiim ilk kahve bu -diyor-, kahveden fazla bir ey, bir timsal deta, barmamzn timsali. Biliyor musun, on yldr bu n bekliyordum ben, on yl btn bir mr, dile kolay! Suat, gzlerini bir trl yerden kaldramyordu. Kirpiklerinin iinden backl, uzun burunlu bir ift pabu, naylon erkek oraplar, bak gibi tl bir pantolonun bolca paalar grlmekteydi. Annesi konumasa, daha iyi olacakt galiba: Gevezelii onu gznden dryor, hi deilse, edindii ilk izleniminin o deiik, oturakl ve gl beyefendi izleniminin silinmesine yol ayordu. Varlkl, hafif 'atlak' bir kadnd sanki konuan, hepsi o kadar. Acaba biim, d grn, ilemin ok stnde bir mkemmellie ulamt da, ondan m ileri geliyordu bu? Evet, d grnle cinsel ilem arasndaki uygunluk su gtrmeyecek kadar ak ve meydandayd ama; sesini onca zorlamasna ramen, sert grnmek istediinin epeyce aalarnda bir yerlerde kalmt 'erkek' kiilii: 388 ... iftlie yeni bir khya tuttuk. Ziraat Mektebi rae-zunuymu. Eh erbabdr dedik, verdik dizginleri eline: Halt etmiiz! Dolapnn, frldaknn biri kmaz m? t osur-duka, yalan sylyor pezevenk! Geen yl tavuk yetitirelim diye ne kadar para koydumsa, altndan girdi stnden kt, tavuklar da cartay ekti mi sana, havadan yedi ksur bin lira zarar! in bok taraf, hesap kitap, ilmen ve fennen ylda on bin kat kr edeceiz diye teklifi yapan da bu it olu it! Suat, elinde yaldzl kahve fincan, dudann ucunda ereti bir glmseme, onu dinliyor; iinden frtna hzyla ykselen bir titreme nbetini nlemek iin, var gcyle dilerini skyordu. Annesinin anlattklar, ocukluk yaantsnn btn yerlerini ve insanlarn, yksek ve alml bcek-kapan bitkileri gibi getirmi, prl prl nne dikmiti. ... efik Kaptan, sizlere mr! Yaaa, ben de pek acdm. Zavall tekade ayrldktan sonra kvermiti. Bir gece kahvede, hayvann biri aka olsun diye tutup buna, n-irh'n hurda diye satlacan sylyor, glyorlar. Sabaha kmyor fakir, kars lsn talkta bulmu, sahura kalknca. Cenazesine gittim, rahmetlinin babanla hukuku oktu, fakat yle mel'n bir yamur yayordu ki, tvbe tvbe yarabbi... Cgarann birini sndrp biri yakyordu. Younlaan dumanlar, azgn aydnln titreimleri ve bastran scakln ortasnda, damar damar dalyorlard. Bazen, tknaz ve hastalk beyaz elinin sert bir hareketiyle, sinek kovalar gibi kovalyordu onlar, bazen aldrmyor, o zaman duman aacnn boluklarndan yal bir beyin gzlerini ksarak Suat'a bakt grlyordu. ... eski komularmzdan kimse kalmad desem yeri: Hemen hemen hepsi gittiler, evlerini satanlar oldu, ben de birini satn aldm: Hatrlayacaksn, Keecizade Mteba Efendi vard, kanuni bestekr, sabah akam algsn alar, canmza okurdu, ite onun yalsn! Zaten bitiiimiz, aradaki duvar yktrnca, ikisi birleti saylr. Baktm bina ha389 rap, bastn yer gyor, tamir koydum, baheyi de bizim Ziya, bahvan, adam etti: Deniz kenarnda seni bekleyen sikirdim bir yal kazanm olduk, fena m? Tartma istemem gibilerden, kesin ve kararl ekledi: ... evet, seni bekleyen! Zaten sana alverdim, hele bu kovukta rdn grdkten sonra, katiyyen brak-majn! Hi olmazsa, yazla gelmelisin. Mutlaka. Bunu senden ben istemiyorum, yooo, sakn ha, rahmetli baban istiyor: Halk Beyin kz, Sadrazam Bayraktar Halil Paa'nn torunu, byle srnmeli mi? Ayp, ayp! Geenlerde, dayn olacak ay, elin daraldndan eve pansiyoner almak zorunda kaldn syledi, gecesi ryamda baban grdm... Sesi birden deiti, younlat m ne? Sanki ruh armlar, onun azndan konuuyor. Geri Suat bundan hi holanmad, yine de merakn yenemeyip annesine bakt. Hay-run'u cinler zaptetmi gibiydi: Baklar anszn boalm,

gzlerine, kimsenin gremedii, gremeyecei eyleri grdklerini ne srenlerin, tutkulu anlamszl gelmi oturmutu. Ar ar iir okur, dua eder gibi dokunakl bir sesle, ... gya -diyordu-, tekke gibi bir yerdeymiiz, ssz, sa solu ykklk, tozdan topraktan geilmeyen bir dam, babann srtnda yrtk "prtk esvaplar, gzlkleri krlm, yz bir solgun, bir solgun, belli ki hasta!.. Beni grr grmez, dosdoru yanma geldi, baktm iki gz iki eme, ocuk gibi alyor, dayanamadm sordum: "Ya Halk Bey, niye byle gzya dkersin?" Ne cevap verdi biliyor musun? Kelimesi kelimesine: "yorum, dualarnzn scakl beni stmaya yetmiyor -dedi-, ben alamayaym da kimler alasn?" Sonra bana bir sepet dolusu sardalya verdi, gzyalar arasnda: "Kuzum ne oldu, kuzum? -diye sordu-, kuzumu ne yaptn? Sarmasn sarmalamasn, kem gzlerden korumasn bildin mi?" Utancmdan yerin dibine getim, yine de evet diyecek oldum, dememe kalmad gzden nihn oluverdi, orda, ayaklarmn dibinde sardalya sepetiy-le bir bama kalakaldm. Sustu, byk bir alakgnlllkle gs geirerek: 390 ... Allahm sen byksn -dedi-. Hamiyetinden inayetinden bir an phe etmedim. Sen sakla bekle! Sonra, gevrek ve kaln her gnlk sesini, kolayca buldu: ... bizim Vijdani Baba'da, Hac Bekta-i Veli'den kalma, makbul bir tabirname vardr, ryam anlattm, ona bakp tbir etti: Kuzu sensin, meydanda bir ey. Balk, para. Rahmetli baban servetini bana niye brakt, sana bakaym diye, halbuki bakamadm, sualine evet cevabn verince, yalanma kzp kaybolmas bundan! Byle manidar bir ryadan sonra, eli kolu bal oturulur mu? Vijdani Baba'ya rahmetlinin ruhu iin, cuma st ste yasin okutup hatim indirttim, ben de, nerde ve ne halde olursan ol, seni arayp bulup baba ocana geri getirmeye ahd peymn ettim. Sustu, Bir uurum sessizliine gmldler. Suat, babasnn narin ellerini, salarnn zerinde belli belirsiz duyar gibiydi. i yanyordu onun da. Dumanl, yapkan bir batakla (gemiine) saplandnn,, kmldadka daha ok battnn farkndayd; bu, acsn oaltyor, acsnn oalmasyla enesini bsbtn kilitliyordu. Oysa, iki gznde iki soru iaretiyle annesi, abuk ve olumlu bir karlk beklemekteydi. ... hl srarl msn, eve dnmemekte? Suat'n btn yapt, bir ba hareketi: Hayr, deilim. ... yleyse geleceksin, yle mi meleim? Suat ba hareketini tekrarlad; belki: Evet -demek istiyordu-, bir gn geleceim. Ya da: ... baka elimden ne gelir ki? -demek istiyordu-. Tam o srada alar saat mrldanmaya koyuldu, onun sesiyle yakn gerein iine dnveren Suat, birden adamakll duygulanmt. Onun da artk, ardndan gzya dklecek lleri olmutu demek: Babas, efik Kaptan, Keeci-zde Mteba Efendi! O anda mthi bir soru, ar bir tokmak gibi beynine indi: Yoksa bu ihtiyarlk myd? htiyarln balangc myd? htiyarlayacan dnmek yreini daraltyordu. Kendi kendisine olan korkun hayranl tamamyla gzelliine, gzelliiyse genliine balyd da! 391 alar saat onu yeryzne indirmekle baka' kayglara salmt. Saat alt olmu, gelecei tutarsa, tam Yzba Demir'in iekli bir aa gibi kr kr boy gsterdii saat. Geri son haftalarda ne gelii belli, ne gidii, bakyorsun geceyars, le zeri, hatta sabaha kar gelmi ama, yine de Yzba Demir'in annesiyle karlaabileceini bir an bile dnmek, basbaya soluunu kesiyor. Yoksa annesinden utanyor mu? Utanyorsa, neden utanyor? Hayrun'un stesinden geldii aslnda ne, Suat'n iin iin o kadar heveslendii, ryalarn grp hayallerini kurduu, o garip bileim deil mi? yleyse yaknlarnn grmesinden niye ekiniyor? Byle sonuna kadar gitmi, tutarl ve gz pek birini anne diye rahata benimsemesinin, ufak ufak, kendisini de bulatracandan m korkuyor yoksa? Hayrun'un erkek gibi giyinip erkek gibi yaamas bouna m? Kadn 'sevici', hem adamakll! Erkeklik taslayan bir

'sevici'nin erkek klnda dolamasnda alacak ne var? Pek pek, o aykr cinsel gereini, gzn krpmadan, dlatrm oluyor. Suat yle mi ya? En saptt anlarda bile, bir trl ke-sinleemeyen, askda kalan yanlar pek ok. Kadnlarla sevimeyi akl kesse bile, bir 'sevici' saylmay, o gzle grlmeyi iine yatramyor. Onun kmaz bu: O kadar tiksindii 'tekiler', meerse kafasna neler sokmular? Annesinden utanmas, irkilmesi baka nasl aklanabilir? Hayrun ya kstah, ya yaptnn bilincine varamam: Trelere ve kurallara aka meydan okumas, iiyle bark olduundan. Yaptndan erkeke keyiflenmesi de bu yzden. Hayal gcnn darl, ince aramaya alkan olmamas, iini hayli kolaylatryor. Oysa Suat'n gznde her ey bal bana bir sorun, her sorun bir sorunlar dizisine gebe. Deminden beri, ha Demir gelecek, ha Halim diye kendini yiyip bitirmesi bunu gstermiyor mu? Onu bu skntdan yine annesi kurtard. Pantolonunun arka cebinden kard bir ipek mendille alnnda biriken terleri kurulayarak: 392 ... ay baylacam -dedi-, vallahi baylacam! Bizim gibi Boaz'n serinliine alm olanlar, byle bir kstebek yuvasna tkld m, hap yuttu: Ter bomasna uruyor. Arabay aada braktm, bir beklediin yoksa, haydi kp yle bir uzanalm Emirgn'a doru. Yolda lflarz, hava alrsn biraz... Dar bir kyorlar, gn batt batacak. Yamur gizliye dnm, varla yok aras. Akam alacasnn efltuna dntrd asfalt, duman tte tte kuruyor. Sokakta ocuklar, bir avu ar, oyuna dalmlar: Surda salar ifte rlm, kurdeleli kz ocuklar kaydraa dalm, orda sinek gibi ele avuca smaz ve ii bandan akn pi kurular, siyah nlklerini ve beyaz yakalarn bouturuyorlar. Sahte peygamber sakall dilenci, kesinde sanki an kurmu av bekleyen kirli bir rmcek! Suat'la annesinin getiini hissedince, alamakl sesiyle balyor dilenmeye: Ey ehl-i slm, sahirvi vijdan! Yerin gn, dnyann ve ahiretin hliki Cenab- Hak akna, peygamberimiz efendimiz Muhammed Mustafa akna... Hayrun'u sokakta grmeli. Bir eli pantolonunun cebinden hi kmyor, ba yukarda, surat honutsuz, biraz kavgac. nnden geerken dilencinin mendiline bir teklik att, yle bir at ki, uzaktan gren dnyalar baladn sanr. Yal bir hovarda telayla davranp, ii huzursuz da olsa, ard sra tp tp gelen kzna arabann kapsn nasl alml ayor? Arabas da araba hani! Parl parl nikelaj, canavar bozmas kanatklar ve milyarderlere zg konfo-ruyla gelmi Bereketzde emesi'nin oraya ylm, bitmez tkenmez bir Chrysler. Onu grnce Suat'n, sal sollu iki amar yemi gibi sarslmas acaba neden? Ferid Da-y's ne kadar haklym! " ... yeni bir araba alm, grdn m? Araba demek ne bok yemek, mbarek otomobil deil ingiliz dretnotu!" Annesi, yana gre, mkemmel araba kullanyor dorusu. Yumuak, kvrak, bir hayli tecrbeli. yle hafif bir dmen kryor, Byk Hendek Soka'ndan ihane'ye k393 yorlar. Ordan, Taksim'e akan araba dizisine katlmalar, ocuk oyunca. Batda par par yanan kanl ve koskoca bir gne, altnda anszn belirivermi all morlu bir gkkua, kargack burgack sokaklar, unutulmu camileri ve rktc gemi leleriyle bsbtn yalan bir Hali. Suat motorun tatl mrltsna dald, mahalleden ktklar iin olacak, ii biraz daha rahat. Belli etmeden annesini gzlyor, davranlarn: Araba srerken cgara iiinin cakas ayr, kaln bir caka bu, dakika ba sallad sunturlu kfrlere, yola kal bulankl gitmi, gittike keskinleip bilenen baklarna uygun dse de, grnnn arlyla badamyor. Durumdan habersiz, uzaktan bakan biri, onu byle hafif klhanbey zerine zengin bir zampara gibi dnmez, arl olan, iadam mebus krmas bir bey diye dnr: Para babas kalantor, gemi direksiyona, cicili bicili metresini Boaz'a gezmeye gtryor. Bu dnce Suat' irkiltti, dehete drd! Taksim'de bir srpriz! Polisler, Maslak zerinden Boaz yolunu ulama kapamlar. abuk olsun diye, Hayrun, ordan inmek niyetindeydi. Gsteri mi yaplyormu, neymi! Bu renciler, fi iyice azttlar! Suat, polis kordonunun

tesinde, izgileri belirsiz kara kalabaln, dalga dalga Radyo-evi'ne yrdn zar zor seiyor. Uzaktan, rzgrl bir orman gibi uulduyorlar: ... Men-de-res is-ti-fa! ... Men-de-res is-ti-fa! Garip, sklarak da olsa, olay dorudan doruya kendisiyle ilgili saymyor. Belki yaknlk duyuyor ama, souk bir yaknlk onunkisi, bir eit seyirci yaknl. Hafif hafif, sululuk duygularna dmesi, bundan -dosa gerek. Gsteri yapanlara, mantyla besledii dayn>may, duygular bozuyor. isra hanidir srdrd, soyut somut kapmasnn dourduu huzursuzlua, bunu da katmal. Hayalleriyle ba baa kald m, yaants o kadar kalabalk, ii o kadar zengin, eilimleri o derece deiik de, elle tutulur bir gerekle karlat m, neden eli aya kesiliyor, da394 marlarndan kan ekiliyor? Gerekler, hibir zaman, hayallerinin yksekliine ve canllna eriemiyor da ondan m; yoksa hayalleri gerekleir gereklemez bozuluyor, baya-layor, tutulacak taraf kalmyor da ondan m? Nasl etse de i yaantsnn safln, akllca aprakln, tazeliini ve mkemmelliini bozmadan, gerek hayata aktarabilse? Bunun bir yordamn bulmas art, yoksa hli duman: Szgelii annesi, gereklemi bir rya ama, huzurunu karyor. u gsterilerin, yllarca hayalini kurmam myd? imdi, gzlerinin nnde gerekleiyorlar, umrunda bile deil. " ... yoksa hayalleriyle yaayan bir ceset miyim? Ne korkun ey?" Annesinin ilgisi onunkinden baskn kt. Polislerden birisine sesleniyor: Delikanl baksana, ne oluyor orda? Kabark, kvrck sal bir herif, ban kayacak vakti yok, onlara yle bir gz atabiliyor; baklar yar hayran, yar saygl olarak, bu acayip hanmefendiye taklm, sayklar gibi: ... ilerleyin efendim -diye tekrarlyor-, devam et, devam et... kinci sorduklar salan biri, ks ks glyor, aklnca yol gsteriyor onlara: ... vallahi en iyisi saa sapn siz, arka yoldan Nianta'n tuttunuz mu, tamam, iki dakika sonra Mecidiyeky'de-siniz, ordan da... Saol yiidim! Bunlar talebeler mi yine? Kim, gsteri yapanlar m? Evet ama bu sefer babalarn da beraber getirmiler. ili'den Taksim'e yryorlar, ad sessiz yry, bas bas baran da yine onlar. Hayrun gaza dokunup arabaya yol verirken, Orospu ocuklar! -diye kalay basyor-. Aklamasn biraz sonra, heyecansz ve durgun, fakat adamakll inanm bir sesle yapacak: ... ben sana bir ey syleyeyim mi meleim, bu kazan kaldrmalar, sokak kavgalar, oluk ocuun meydan395 lara dklmesi filn hava! Ahmak bunlar, yahu! Menderes'in Cenab- Allann sekin kulu, mbaret bir adam olduu katiyyen kafalarna girmiyor. Byle olmasa, hi Lond-ra'daki o hafazanallah tayyare kazasndan sa salim kurtulur muydu? Allah onu bamza gvurluun kkn kazsn, dini diyaneti kurtarsn diye gnderdi. Szn balay epeyce duygulu, hatta zgn: ... benim hayflandm, rahmetli babann onun iktidarn gremeden lmesi. Nevmd gitti bire! Hemen arkasndan o ibilir, tuttuunu koparr erkek havasna brnerek, en kaln sesiyle, ... dayn -diyor-, geenlerde bir eyler.anlatyordu, bilmem yalan, bilmem sahi, gnah boynuna: Siyasi Polis kocan parmana dolayasym: Benim "pek aklm kesmedi ama, kulanda olsun meleim, iktidarn deme kalontorla-rn tanrm. Seyit Sabri* vardr ya mehur, ithalt filn, beraber i yapyoruz, istediin anda bir telefon sallarz, sen sa ben selmet, her ey dzelir. Dudaklarnda yine o sinir bozucu glmseme: Soluk esmer bir byk glgesi altnda, platin, kpek diinin souk parlts:.

... bunlar baylr bana, adm azlarndan dmez! Baylmazlarsa, aardm ya! Geen seim btn skdar ilesindeki masariflerini kim srtland, tabii ben: Gzm bile krpmadan, bastm eke imzay, hell olsun! Ferid Daysnn boboazlna Suat'n biraz can skld: Daym -dedi-, her eyi bytr bilmez misiniz? Bir-iki skntmz oldu geri, stnde durmaya demez! Sesine daha inandrc bir ton aryor: ... yine de saolun! Araba Zincirlikuyu yoluna kmt: Yayvan, hafif puslu tepelerin arasnda, asfaltta ilerliyor; sanda solunda rya artklar gibi, kmesi de olan, akasyas ve kpei bol kr evleri grnp kayboluyordu. Hele bu kocaman kpeklerin, * Bkz. Kurtlar Sofras. 396 lf olsun diye, arkalarndan havlamalar! Yamur, n ve yan camlara, prltl ve soyut birtakm desenler iziktiriyor; elinde ne kadar krk ok, nokta, virgl ve paralel varsa kullanarak, yazp yazp, bozuyordu. Suat, pek bilmezdi bu taraflar. Onun iin rkek ve yabanc, iki yanna dalmt. Ara sra, yolun evresinde enikonu komaca oynayan byk reklm panolarndan biri, ak bir yelpaze gibi ak diye alnnn ortasnda patlyor; iinden yapt eyi ne kadar ahmaka bulursa bulsun, hepsini birer birer okumadan edemiyordu: Radyolin, di rmelerine kar en tesirli di macunu / Yurdun her kesinde bulabileceiniz tek banka, Trkiye Ziraat Bankas / Makarnalarn en ls, Nuhun Ankara Makarnas, vs. vs. ... Sessizlik biraz uzad m, annesi sklyor; dilerinin arasnda bak tutarm gibi, yznde o garip parltl glmseme, baka bir ucundan syleiyi koyulatryor: ... ya damadm nasl bir adam? Evlendin evleneli bu suali sorar dururum, derde if bir cevabn bulamam: Yumuak bal mdr, aksi midir? Dayna sorarsan yemin bil-lh, haytann nde gideni, bo gezenin bo kalfas! Ama bunad dayn, aznn sylediini kula iitmiyor, sen de az nce dedin ya, bytyor hibir halt etmese! Benim senin aklselimine itimadm ziyade, onun dedii gibi biriyle evlenecek kadar saf bir kz msn sen? Yine de sorunun stne basmas, kurnazca azn aramak m: ... ha deil mi meleim? Suat, sebebini bilmeden, abuk abuk, ... tabii -diyor-, belli bir ey anne! Der demez, ok byk bir gaf yapm gibi iinden sylediklerini dzeltiyor: " ... belli bir ey beyefendi." ... hele kr, yreime su serptin biraz. Zaten mesleinden baka hibir eyini bilmiyorum, aktrm zahir, bakma sen, bizim zamanmzda muteber saylmazd ama, istikbalin meslei aktrlk! Duyduumuza gre dehetli kazanyormu bunlar, hayranlar filn cabas! Yalnz senin397 kini bir kerecek olsun filmde gremedim, bak buna yanarm. Sinemaya sk gideriz oysa, hele yaz geldi mi, bizim o tarafta yazlk sinema birden alyor, biri Vaniky'de, biri Kandilli'de. Konuurken daldan dala gemesi, konuyu ikide bir deitirmesi neden? pin ucunu karp lf dattndan m, yoksa az zamanda ok ey sylemek istediinden mi? ... alt ay kadar oluyor, iki tavus kuu aldm, biri erkek biri dii, ahane eyler! Gelince greceksin, ya bahede sultanlar gibi rengrenk dolamalar, dorusu mest ediyor adam, baylyorum. O bed sesleriyle l bastlar m, komularn yrei azna geliyor ama, aldran kim, alsn keratalar... Yavalad, durdu, arabay nleri sra peydahlanveren burnu kk narlardan birinin altna, kuytuya ekti. Bu narlar, hayli sarp bir tepenin stnden, Boaz'a bakyor: Aada, akamn bu zlemli vaktinde, biri Beykoz'a kan, br Kpr'ye inen iki vapur, karlayorlar. Her zamanki Boazii. narlarn altna, onlarnki gibi, baka araba daha ekilmi. kisini amatac ve yavan bir sr taral doldurmular, salar 'alt aylk', yanl boyanm, altn bilezikli kadnlar, beyaz organdiler giymi, burnu camlara

yapk kz ocuklar. ncsndeyse, iki sevdal: Kap gibi bir olanla, gzleri kmrlk penceresi, sarnl berberden alnma, tango bir yosma. Orospuluk zerinden akyor, haspann. Buras, Suat'n hi bilmedii bir kr kahvesi. Emirgn srtlarnda olsa gerek. Tek garsonu, ahmak ahmak ortalarda dolap, her arabaya, uykulu gece bekisi sesiyle 'dnyaca mehur' aylarnn reklamn yapyor: Abiler, hogeldiniz, abiler! Maalesef aymzn stne yoktur, bir kere ien, amaz, mutlaka bir daha ier: Halis tavankan Erzurum aydr ki... Suat kahve istedi. Annesi cgara tabakasn uzatnca, bir sre alsn m almasn m kestiremiyor. akman oynak alevine eilir eilmez gzne ilien, elinin hemen yan banda 398 duran Hayrun'un eli. Allah Allah, ne kadar benziyorlar? Ayn tombulluk, hafif maviye alan ayn drt ke trnaklar, parmaklarn hafif ksal ve ktl. Olursa bu kadar olur. Kafasn allak bullak eden benzeyi bunlarla kalsa iyi, dakikasnda daha ne benzerlikler arpyor gzne, ikisinde ortaklaa ne zellikler? Seslerindeki o kmseyen tnlama, baklarnn srekli oynakl, balarn yle geriye atlar sonra, hatta glmseyileri! Bunun tersini grp rahatlamak iin aynaya bakmaya can atyor ama, umduu deil sand doru kar diye korktuundan, antasna bir trl el uzatamyor. kisini birbirinden ayran eyler o kadar az ki, bunu anlamak iin aynalara bakmak, uzun boylu incelemelere girimek gereksiz. Yalar farkl, kltrleri deiik, bir de yaay biimleri. Hepsi o kadar. Bolukta yer tutan asl gerek, vcutlarnn gerei, birbirinin ei. Hele biraz daha yalansn, yaad koullar onunkilere benzesin, o da annesine, Vani-ky'n naml Hayrun Hanmna dnecek. Daha imdiden ucu yaldzl cgaralar imeye balayan kim? Yaknda salarn kestirmeyi dnen? Pantolon giyen de, kadnlarla pen de o deil mi? Dkknn ardndaki o lo yazhanede Matmazel Rael'le pmedi mi? Aman yarabbi, korkun. Hayrun, kzna, kendi kafasna gre tatl can skntlar ve gevek gevezeliklerle dolu, kazasz belsz bir gelecek tasarlamaya dalm, konutuka alyor: ... mobilyalar birlikte seelim, bo bir gnnde beni haberdar et e mi, gider maazalar dolar, fikir ediniriz. Bak, az kalsn unutuyordum, yalya nihayet telefon verdiler, rahmetli babacn az m uramt almak iin, hatrlarsn, gremeden gitti fakir. Yznde lk bir by aydnl, hayal mi kuruyor, sihir mi yapyor belli deil: ... dnyorum da, iftlii neden kocan idare etmesin canm? Khya olacak o dangalan eekliklerinden kurtulmu olurum. Zaman zaman iftlikte birka gn geirmek, sana iyi gelir melerim, ehrin kirini pasn stnden 399 atar, efkrn varsa dalr. Bana baksana, iyi saatte olsunlar bama t m, atlyorum arabaya hep, ver elini iftlik! in garibi, Suat'n az nceki huzursuzluundan yakasn syrmas. br insanlardan, onlarn komiklemi trelerinden uzaklatlar ya, ryalarnn en az aklanabilecek olannn annesinin kiiliinde gereklemi olmas, onu artk rahatsz etmiyor. Houna gidiyor bile denebilir. Gittike kendisini daha ok o sanyor, o sanmaktan gizli bir zevk duyuyor. Balangtaki kr krne direnii krlnca, annesinden utanmas diye bir ey kalmad. Ona benzemesi niye ayp olsun? O kaln, fazla yuvarlak erkekliinde bile kendisini hakl gsteren bir soyluluk, gerek bir 'efendilik' yok mu? buraya varnca, kt, bakyorsun ellerini kaybetmi, nereye gittiler demeye kalmyor, Hayrun'un erkek bileklerinde buluyor onlar, hem markal altn kol dmeleriyle beraber. Suratnda tad burun, onun da olabilir, annesinin de. Ensesini elleyecek oluyor, Allah Allah, onun makinesiyle tra edilmi erkek ensesi: Ufack ufack krplm kllar parmak ularna batyorlar. Cgarasndan iine ektii duman, annesinin cierlerine dalyor. Annesinin bakt eyleri gren o, aklndan geirdiklerini hisseden de! Bu zdeleme, o andan balayarak, ikisini birbirine iyice kartryor, akla manta yer brakmyor. Hangisinin hangisi olduu belirsiz, gel de k iin iinden bakalm: Tek ruh, iki vcudu birden sarm, iinde eritmi,

birletirmi! Uursuzluun bell bir nabz gibi att bir bolukta, akla durgunluk veren bir ozmos, kendi bana gerekleiyor. Bilinmeyen bir yerde, bilinmeyen bir el bir dmeye bast, tamam: Renkler eyalardan uuverdi, beyazlar siyaha, siyahlar beyaza dnd. Negatif bir film yaanyor. Ne film! Delice zeytinlerin vahi glgeleriyle rtl yaln kayalklarda seviilecekmi. nsan ldrecek kadar iri, ejderha klkl kadnlar plak plak ortalkta! Gzlerinde piyano siyah bir gne alkants, dilerinin arasnda yars yenmi zavall bir yarm ay, balarnn zerinde tekinsiz kuyruklu yldzlar. ORHAN KEMAL L HALK KTPHANES 400 Boyal ve sivri trnaklar, terli bir vcuda saplanyor. Mermer sertliinde bir memeyi, sraym derken, krlp ufalanan diler. Mide bulandrc bir st younluunda, eilip bklen arap bulutu. Bu uuanlar ne, ter damlacklar m? Kan ayrm alyuvarlar can ekiiyor, akyuvarlar birbirini yemeye balad. Kas tellerinin ince yamuru. Yine o kadnlar: Salar stl, kollar siyah, delice zeytinlerin arasndan meteorlar gibi birbiri ardnca akan! Vcutlarnda iri iri dantel glgeleri, ap aralarnda diri siyah ve src bir alevden canavar kular! Suat, iinden mthi bir fren yapt, slk sla durdu. Yuvarland kaypak bulanklktan syrlarak kendine geldi, sokaa kma yasann yaklatn bahane edip dnmelerini istedi. Annesi, onun iisra yaadklarnn farknda bile olmadndan, ne itiraz etti, ne bir ey sordu. Onu henz bulmuken, diklik edip kaybetmek ister miydi hi? Yol boyunca tek kelime konumadlar. -stlerine ar bir durgunluk kmt. Hele Suat, adn sorsalar, bara bara alayacak durumdayd. Hayrun* onu Taksim meydanna braknca, iini dalarda unutulmu hayvann yalnzl kaplad. Akamn yenilikleri, sarho ve tell, ehrin her yanndan koup gelmi, evresini sarmlard. Onlarn srekli dalgalan, yalnzln ve korkusunu oaltyordu. O sanki uursuz, srrna eriilmez glerin elinde oyuncak, yaral bir akald. Katlanlmaz acsna ramen, yarasn herkesten saklyor, iyi etmeye kalkmay gz kesmedii gibi, kalksa da bu ii nasl becerebildiini kestiremiyordu. * Bkz. Srtlan Pay. 401 Saat, sabahn ikisini ald; dokunakl melodisi, gecenin siyah kadifesine, prl prl srmayla ileniverdi. Halim, bir Osmanl konanda sand kendini, drt bir yan rg, tentene, kanavie, duvarlarda Acem hallar (ah smail, kaplan avlyor), semaver ve nargileler; yukardan, gm gm ten padiah ksrkleriyle, Byk Baha'nn huysuz yalnzl; her eyden szan o temiz amar, demli ay ve gizli lm kokusu! Sabahn saat ikisi. Demek iki saattir Halim, anlar, vij-dan azaplar ve pimanlklarla zenginletirerek,, uykusuzluunu bir sanat eseri gibi iliyordu. Hep byle olurdu zaten, uykusuzluklar hi bo gemezdi; krlardaki ocukluuna, cezaevi yaantsna ilikin aclarn basknna urard. Cebine sakz gibi kuru zm doldurdun mu, elde sapan, incirkuu avna karsn. ncirkuu bulamazsan, kurbaalar ne gne duruyor? Bir bayram gn, btn ky halk, o ikindi yaplacak deve greini seyretmeye hazrlanyordu. Develer de evrenin en naml pehlivanlaryd hani; biri Kocatl, epeydir bapehlivanl kimseye kaptrmayan, azgn, gururlu bir hayvan, sahibi taa Manisa'lardan getirmi; br Ambertl, Halim'in babas Hacbeyo-lu'nun tuttuu deve, tekinden hi aa kalr yan yok. Sabahtan beri sslenmi pslenmi, nlerinde davul zurna, artlarnda kara sinekler gibi vcr vcr bir ocuk bulutu, kyn iinde dolap duruyorlar. Halim ocuklarn arasnda ama, irret, mark bir Halim bu, bayramlk klndan rahatsz, yanndaki iriyar olanla 402 ekiiyor. O ocua Deli Hseyin derler. Yalnayak, ba kabak, vahi bir olandr, deve greinin hastas. Halim'in damarna basmak istermiesine gzlerinin iine bakarak: " Kocatl bu grei kazanr," demez mi?

Haydi bahse tutuuyorlar, eer gerekten Kocatl ye-nerse, Halim'in btn ocuklar byleyen elektrik feneri var ya, onu Deli Hseyin'e verecek. Aslnda Kocatl grei kazanp namn koruyor ama, Halim de babas gibi bin bir dereden su getirerek, yenilgisini kabul etmeye yanamyor. Deli Hseyin ondan gl, iki tokat patlatsa, eker elektrik fenerini elinden alr, almyor fakat, bir zaman gzlerini gzlerine dikip ters ters bakyor, sonra yere bir tkrk sallayp, alp ban gidiyor. Gidi o gidi! Halim'in yllar yl unutamad, iini pimanlklarla, yreini sulamalarla dolduran hep o bak, hep o aldatlm, oyuna getirilmi kyl ocuunun fkeli ama aresiz bak. " ... ok ayp ettim", ok! Buna kallelik derler, elektrik fenerini Hseyin'e dakikasnda vermeliydim." Ne yapmal, ne etmeli de iine dt bu kmazdan kurtulmal? Ona btn k yollarn kapayan, kprleri ata-n sz ve eylemleri, acmasz bir k altnda, yeniden ele alyor. Uykusuzluk geceleri, hkm geceleri deil mi? Kendini, en olmadk nedenlerden sulayp, yarglayarak mahkm ettii? Sanki evresini, emberini daraltp yaklatka yaklaan, hoyrat bir hayvan gibi elini kolunu hart hart srmaya abalayan alevler sarm, ne onlar onu brakyor, ne o onlardan kurtulabiliyor. " aktr olmak, hele politikaya bulamak senin neyine? Otur oturduun yerde ulan! stne lzm olmayan eylere burnunu sokup kendini yaktn, Suat'la evlenip onun geleceini niye tehlikeye atarsn?" Haydi yine cezaevi, en iren ayrntlarna varncaya dek orda yaad uykusuzluklar. Her kesinden harcanm, lesiye birbirinden kukulanan 'eski tfekiler' peydahlanyor (filn polistir, femekn onun adam), bir hi yznden birbirlerine girip, gslerini dve dve svyorlar. D403 ncesi buraya dayand m, znt ve pimanlklarnn yerini, daha kahredici ve ar bir duygu, youn bir aclk alyor artk. Arkasndan daima, kendi kendisiyle umutsuz bir boumay andran," yaman i tartmas. Cezaevinde ilk balad gnden beri, (hummal geceyarlar, kansz klar, bo bo yanklanan yksek ve atlak kla tavanlar) olaylarn gelimesine gre yz kere kap, yatn, yaama nedenini ele alp irdeleyen o mthi sorun: " Yanlm olabilir miyiz?" Bir kapld m," ylesine iten sarslyor, bedeni ruhunu yle tutkusal bir itenlikle konuya veriyordu ki, ne yatakta yatmasnn olana kalyordu, ne sessiz ve sakin durmasnn. Korkun bir konumak, cgara ve ay imek isteiyle yatandan kopup, mutfan lo serinliine snyor, orda bir yandan cezaevindeki lm kalm tartmasna yksek sesle devam ediyordu. Bu gece de yle oldu. Tartmann arklarna taklnca, bakt Suat gece lambasnn zehir yeili aydnlna, onun saydam teninden etrafa dalyormu gibi rahatlkla sarnm uyuyor, uyandrmayaym diye usulca kalkt, hrsz admlaryla su gibi darya akarak, yine deliliine gitti. Gerekten, acaba yanlm myd? Yanlm olabilir miydi? Dorusu ya, ikinci tutuklanna kadar yle can skc sorularla pek uramamt Halim. retisel sorunlardan ok tiyatroyu nemseyerek, ok erken, fazla bir ey yapmadan kazand nn tadn karmaya alyor, tartmay bakalarna brakyordu. O sra stanbul'un zerinde demet demet kadn glmsemesi, kanl karanfil ve aydnlk gl dolu, bir zgrlk rzgr esiyor. Srer mi srmez mi, oras belli deil ama, insana yaama sevincini duyuruyor: Hele Suat, az bulunur bir ayiei gibi, ykseltici ve tamamlayc bir e olarak, yan banda gerekleirse! Onlar kskanmayan yok, ne akll ne zarif, ne kadar birbirine denk bir ift diyorlar, nasl birbirlerine bal diyorlar. Onlar da havaya uymular: Kafalarnda gelecee 404 degin bir sr tasar, tasarlarnda fabrika bacalar, ocuk baheleri, devrimci arklar! Gen deiller mi, kendilerini adadklar kavga, gzlerinde, uzun bir kahramanlk destannn boyutlarn kazanvermi. Siyasal tarih denilen o ahane sahtekrlkla nceki ufak ilikilerine ramen, bulatklar eyin nasl ksr bir saklamba, ldrc ve uursuz bir pandomim olduunu fark edemiyorlar.

Bunun iin siyasal tarihin, ikinci ve ok byk bir tutuklanmalar zinciri olarak, gndeliklemesi gerekiyor. Gndeliklemesi ve yaantlarna girmesi. Patrts byk oldu. Ad solcuya km yz kadar renci ve aydn, bir avu ii, birka gn iinde derlenip toplandlar. Sansaryan Han'ndaki uzun, hrpalayc ve tekdze kovuturma aylarndan sonra; Harbiye Askeri Ceza-evi'ne gtrlnce, Halim, o zamana kadar azdan duyup, destanlatrarak gznde bytt adamlar yakndan tand. Daha dorusu, .-yakndan tanmak felketine urad. Onun iin, asl dayanlmas g ikence o gn, orda balam oldu. " ... yok, bu konuda kabahatsiz saylmam, hakasn sylemek lzm. Sonradan Ali hsan'n uzun uzun aklad gibi, hayal kurma alkanlmn kurban oldum ben. Adamlar insan olmaktan karm, toplumsal koullarndan soymu, Tanrsal varlklar hline getirmiim. Olur mu hi? Onlar da, balarn sardrdklar beldan yakalarn syrmaya, dze kmaya alan senin benim gibi sradan adamlard, 'yeni bir tip toplumsal kahramanlar' deil! Sorgular srasnda zlenleri oldu, paay kurtarmak iin, ei dostu yakmak pahasna, yalan yanl ifade verenleri de. Ben onlar, gereklerin cierini okur, yay gibi esnek, uzak grl, yntemi kavram bilim adamlar; tuttuunu koparr, zehir gibi komitaclar m sanmtm, ne kadar yanlmm: Ne solcu herhangi bir aydndan daha fazla bilgileri vard, ne de bildiklerinin kat ve kaba dogma ezberciliinden te bir yan! Dnyaya ve insanlara, doruluundan kukulanmay hf akllarna getirmedikleri, arpk bir mer405 ekten bakmakta inat ediyorlar; bununla kalmayp, insan gereini o mercee gre bozmay hner sayyorlard. Hani ben yiitliklerine toz kondurmuyor, namusluluklarna sz syletmiyor, kendilerini eyleme adaylarnda alakgnll bir zveri, yntemi uygulaylarnda hogrl bir ustalk umuyordum ya, ne gezer! Alngan, rzgrdan nem kapan, erden pten adamlard bunlar: Hi yznden birbirleriyle atr, gndelik kiisel ekememezliklerini ve kskanlklarn, retisel uyumazlklar diye yutturmaya urarlard. erden pten adamlard demek galiba en dorusu, zira bu yavan ve sevimsiz yaama dzeyine inmelerinin nedeni, yaadklar koullarn arl ve sertlii deildi; kendi yavanlklar ve sevimsizlikleri yznden savunduklar davay yavanlatrm, sevimsizletirmi; kksz ve temelsiz, asl astar olmayan, bir saklamba oyununa dndrmlerdi. Kant m, ite hareketin tarihi, bak bakalm, aralkl tutuklanmalar ve hiziplemelerden baka ne grebileceksin? Siyasi Polis'in epevre sard, teker teker mimledii bir avu adam, etkili bir eyleme analk edebilecek, yaygn ve sarslmaz bir rgt kurmaya, halkla ilikilerini gelitirip btnletirmeye alacak yerde, gerek amalaryla, yaadklar toplumsal ortamla ilgisi olmayan nedenlerden birbirlerine giriyor, blndke blnyorlar. Uyumazlklarnn altnda, miskin hesaplar sakl, rtesiye baya hesaplar! Ben sosyalizm denince Doan Bey'in bana rettiklerini anlyordum, o ocuk aydnl ve safl, dnce soyluluuyla aklma yatrdklarn: Herkesin mutluluunu salamak iin yrtlen, bilinli ve dzenli bir eylem! Oysa grdm, lam ve le kokular salveren ylanl bir ukurdu; bir sr engerek, komuta dmesinin banda yalnz kalabilmek iin birbirini sokup ldryor, acmadan zehirliyordu. ylesine abuk ve kolay adam harcyorlard ki aralarnda, zaman zaman polisin bastrp harcadklar, bunun yannda hi kalrd, hi! O benim cezaevindeki uykusuzluklarm! Bir keresinde dayanamayp, Ali hsan'a iimi boalttm hatrlyorum. O da sarslm, aa yukar sylediklerime katlmt. Gzleri, 406 dvlm bir kpein hznl gzlerine dnmt. Konuurken sesi derinleiyor, byk bir itiraf heybeti kazanyordu. Kn ortasndaydk, kerpeten gibi kstah bir souk her yan kaplamt. ehri yalayarak geen buzlu ayazn ac slklar, iimize iliyordu. evremizde, hainliin ve terk edilmiliin, yumuak ve siyah yarasalar gibi dolatn hissediyor; ay bardaklaryla, avularmz olsun stmaya alyorduk. Ali hsan, ensesine bir tabanca namlusu dayanm gibi altst:

" ... bilir misin -diyordu-, bin bir tehlikeye girerek gizlice ele geirebildiim ilk Trke Marksist kitab okuyunca nasl arplma dndm? Marksizm Kalpazanlar adnda bir yergi kitabyd, 'kalpazanlar'n en nl ve en tehlikelisinin. Nzm Hikmet'in ipliini pazara karyordu. Olacak ey mi karde? Nzm Hikmet bu iin kalpazanysa, kim kp kalpazan olmayan benim diyebilir?" Baka bir gece, galiba hkm giydiimiz gnn gecesi, alak sesle uzun zaman gelitirip rettiimiz ac bir tartmann sonunda, air Haydar Su dayanamayarak patlam, bir kenarda handiyse eriyen birka kiilik bir grubu eliyle sulayarak, " ... hah hah hah -diye barmt-, bunlarn ynetiminde mi devrim yaplacak: Tuzlayaym da kokmasnlar! Ulan iskemle devirebilirseniz, kendinizi bahtiyar sayn be! Umulmadk baardr, nk." Sonralar, biz bunlar Suat'la konutuk. O sorunu baka, daha tresel bir yanndan alyor: " ... baarszlklarn balatmak iin, bakalarnn baarszlklarna ihtiyalar var, nasl anlamyorsun aptal? -diyordu-. ler sarpa sardka onlar gizli gizli seviniyor, niye mi, hi olmayan ve partiye son derece bal militanlarn ba olmak, her eyden kolay da onun iin. Bir sorunu zmlemenin deilse bile, ortadan kaldrmann en kestirme yolu, hie indirgemektir." Yarglay, almadm, hayli ters ve yukardan bir yar-glayt. Hi unutmam, bir keresinde: 407 " ... sen -dedi-, bunlarn kurtarc bir eylem yrttklerini mi sanyorsun, aarm aklna, politika yapyorlar, politika: Hem, en baya cinsinden!" Bu szler beni etkiledi. Doan Bey'in havasyla m nedir, onlar ben, insanlar daha iyi bir yaamaya gtrecek yrekli klavuzlar sanrdm, demek politikacymlar; stelik, aralksz ezildikleri, baarszlktan baarszla uradklar iin dar kafal, zalim ve hnzr politikaclar! O koullar altnda baka trls kabilir miydi, iime merak olmutur, hl sorarm. O zamanlar, ne de olsa, safmm. Bunlar konuurduk ama, stnde durmazdm pek. Suat'la avunurdum. Salarm bu kadar dklmemiti, daha yakklydm. O da tutkundu bana, hi olmazsa 'tutkunum' diyordu. Gider mehtapl gecelerde Cennet Bahesi'nde otururduk, o ayaklarmzn altna serilen durgun ve prltl Marmara'ya dalard, bense yan bamda benim ve yalnzca benim olan, kocaman, sarn ve grkemli bir Marmara saydm, ona. imde bir sevin, bir sevin! Gsmde ikinci bir yrek gibi arpan Doan Bey'in szleri. Ne kadar doru, ne kadar hakl, ne kadar akla yakn sylermi meer: " ... falan ya da filn nemli kiiyi brakn, ilkelerin ve yntemlerin ardndan gidin ocuklar, bileiminizi yapn! Unutmayn ki byk adamlar, okluk, insanln byk yanllardr. Bu bakmdan, bilimden amayn siz, tarihi tarih yapan eyi, hareketin objektif kanunlarn bulmaya aln!" Cezaevinde kaldm srece daha fazla bunalmaktan, beni bu szler kurtard. Hi kimse iin gizlisi sakls olmayan, ocuklar gibi basit ve doruydular: Gelip ellerimden tutuyor, beni bilgelerin o derin i rahatlna gtryorlard. imdi bile, umutsuzluunun karanlnda Suat bazen arr, beni de ktmserliin en son ularna itecek olur, gitmem, iimde bir yerimde lisedeki yaantmdan sakladm o tazelik, o Doan Bey aydnl beni ayakta tutar. Ya da Galib, eylemini, hayat kaym bir adamn, beyhude rpn sayacak olur, yzne kar bir ey demesem de iimden: 408 " Yanlyorsun -derim-, hayr arkada, insan kendini koyvermemeli, senin lider dediin alt taraf lmlnn biri, o da lecek, lyorlar zaten, bakalar gelsin yksn diye namlarna heykeller dikiliyor ama, bir dnemden tekine dnya ilerliyor mu sen ona bak!" Ah, ah, ah! Asl yaplmas gerekeni, biz hibir zaman renemedik: Temel ilkeleri kavrayp ana yntemi bilecek, sonra bu bildiini ulusal ve yresel koullara uygulayp bileimini yapacaksn! te o kadar! Yoo, kuramsal ynden o kadar bo saylmam, dndklerimi savunmasn bilirim ya; eyleme gemek yok mu eyleme, o benim canma okuyor; parmam oynatmam gerekse, yandm: Barsaklarm atr atr dorayan o korku..."

Halim, btn bu iinden geirdiklerini, bara ara, kavga eder gibi sylemiti. Sacba dank, yz bembeyaz, gzleri yuvalarndan uram olarak; sonunda kendini bir hkml gibi ksa ksa .admlarla salonu arnlarken buldu. Scaktan bunalyordu, srlsklam da terlemi. Masann zerinde tek yudum almadan soumaya unuttuu ay fincan, evresinde darmadan izmaritler. Pencerede gn aaryor. Saat ald, st ste birka kere alp Halim'in simsiyah yalnzln, srmal iplikleriyle aydnlatt. Her alnda sihirli etkisini gsteriyor, onu kapt gibi, o eski zaman konann tumturakl rahatlna gtryordu. Vay anasn, Suat'larn yals olmasn bu? Dayanamayp kendini yzkoyun divana att. Yorgun ve zgnd. Her yan ate iinde yanyordu. Kopmasn mthi bir zorlukla nlermi gibi, iki eliyle sk sk ban yakalamt. Bir zaman ylece durdu. Uyuyup kalmas akla yaknd ama, nedense uyku tutmuyordu. Oysa leyin Ali hsana Haik'te buluacaklar, rencilerin gsterisine katlmaya gideceklerdi. Daha nce hibir gsteriye katlmamt. Uykusunu karan, bu muydu yoksa? Elma yeilleri, gl pembeleri arasnda, gece hareketli bir senfoni gibi soluk solua bitiyordu. afak lklar anszn iitildi. Prl prl yanklar, o tepeden o tepeye vurarak, Bo409 az'a devrildiler. Aydnlk, suyun yznde buharl rpertiler halinde yozlayor. Btn gece sinsi sinsi, pusuda bekleyen enfarkts, uysal bir ihtiyarn yreine o anda indi. Bir p salkm saak byklaryla gayet kalabalk tkrd. Bir bebek meme istedi. Perdeler aldlar: Her sabahki, uykudan i, salar bigudili mahalle karlar, abuk abuk tra olan, yar plak erkekler. Bu defa Halim, kafasn kartran bir soru iaretini dileriyle krm, tr tr cam iniyordu. Arkadalarnn yannda onu kk dren, uultulu ve nemli bir soruydu bu: " Niye beni srmyorlar? Herkes gibi beni de bir yere srseler ya! Ne bekliyorlar, anlamyorum." Nihayet uyudu: Uyudu ama, dinlendirmekten ok yoran, ta gibi ar, kaln bir uyku oldu uyuduu. Sanki stne, basamak basamak, mermer ymlard. Uyan bu yzden, bambaka bir anlam kazand: lm yatandan kalkmt da, sanki hayata yeniden dnyordu. Haik'e yarm saat gecikerek gitti: Aznda bir cgara, eller cepte, kara gzlklerinin ardnda, en frtnal surat. Her davranyla kendinden, Ali hsan' orda, iskemlelerden birine tnemi onu bekler bulacandan emin. Bulamaynca, armasn m? Salonda patlcan burunlarn, bo dublelerine sokmu, pis pis dnen iki sarho. Bir de gazetesini tezghn zerine yaym, ellerini outurup byk altndan glmseyen Nubar: Ali hsan m? Hangisidir ne bileyim? Hani o yass kafal var ya, onu soruyorsun? Bugn gelmedi. Hi gelmese daha iyidir, tek kuru bahi koklatmaz, pinti cenabet! Gazeteyi ona evirdi: ... okudun Doktor, yeni haberleri? zmir'de Menderes'i krk bin kii karlam, blgenin her tarafndan kopup gelmi krk bin kii. Her sylediine yrekten alk tutmular. Gryorsun millet sizin gibi dnmyor. Krk bin kii, boru mu bu? Kahkahay bast. Gerekten ok glnecek bir ey sylediini sanyordu. Szn: ... stifa etmeyecek -diye balad-, greceksin: Menderes'in bileini kimse bkemez. Siz sokakta maskaralk 410 yapyorsunuz, o size 'Hastir lan' diyor, krk bin kii de beraber: Men dakka dukka! Demek Nubar 'demokrat'm, bak u ie. Halim bunu yeni reniyordu. Hi sesini karmad, kt iskemleye tnedi. Karlkl aynalarda, bir dzine kadar Halim, ayn eyi yaptlar. Birada anlalmaz bir il tad, ama souk. Bu le sonrasnn yrek ferahjatan tek eyi, galiba o. Birahane am btn pencerelerini, kardaki ieki vitrinine esniyor. Pa-saj'da bir eyler deimi, ama ne? In titreimi mi, yayl m, yaps m? Baygn bir yumuaklk, tatl bir gerinme arzusu gibi, o dkkndan tekine yaylyor. Bombo baklarn faydasz aydnla dikmi, armonik alan o kr Rum, yine yerinde.

Halim ikinci dubleyi devirince, deiikliin ne olduunu anlamakta gecikmeyecek: lkbahar bitti, yaz balyor be! Adamn gzlerine gzlerine^ serpilen, incecik gne tozu, havada sepserin uuan deli karpuz kokusu, bir de ark, denize dalan o eski gnlerin arks: "Akn beni ldrse de, ylmam..." Ali hsan, bunun zerine geldi. Bambaka bir Ali h-san'd: nce izgili, ypranm ve buruuk, yoksul retmen lcivertlerini, takma yakay, tsz kravat kaldrp atmt. Artk mazot deil, acayip, mide bulandrc bir parafin ve kolonya karm terliyordu. Sinekkayd tra olmu, salarn fra gibi kestirmiti. Srtnda, irkinliini bsbtn ortaya karan, alacal bulacal bir yankee gmlei, aznda ireti bir slkla oturur oturmaz ilk birasn dikip bitirmekle kalmad, sinsi ve haylaz, bir yenisini smarlayarak: im yanyor karde -dedi-. Karnmda sahici bir yangn var yahu, yangnn da by! Sonra (grlmemi ey), Halim'in srtna vurup, ok bilmi zampara aklamalar: ... geciktim, farkndaym: Kusura bakma! Frsat bu frsat, genelevlere gidip bir fiek ataym dedim, ne olacak be dakkalk i, ohooo, meerse millet oraya ylm, kuy411 rukta bekliyormu, bana sra gelene kadar akam oldu. Genelev deil, sinema giesi bok yiyen! Gzbebeklerinde ehvetli, ayp parltlar: ... neyse, lf uzatmayalm: Gitmesen olmaz myd diyeceksin, olmazd; det etmiimdir karde, ne zaman ieri dmek tehlikesi olan bir ie bulasam, nce gidip bir fiek atarm, ne olur ne olmaz! Annesi leli bu Ali hsan amma deiti ha! Bugn byle, yarn yle derken, hi olmad bir adam oldu: Geveze, vnme merakls, azna geleni pattadak syleyen! Bilmeyen tanyamaz. lmn hayatna deip gemesi, korkun etkisi ve snr tanmaz gerei, bir sr yan basklarla beraber, temeldeki kompleksinden kurtard onu: Bir anaya bakmak zorunda olmak, elin kolun bal, sana hl ocukmu-sun gibi davranmasna, ayaklarna dolaan bencil efkatine katlanmak! ... orospular kmsyorlar, niye? Evet, evet, biliyorum, herkes kmsyor! En bata Galib, nasl konuuyor, duymuyor musun? Kabaymlar, edepsizmiler, hrn ve parac olurlarm! Yalan! Batan ayaa yalan! lerinden birine annemin ldn syleyecek oldum, oturdu benimle alad. teki kadnlar yapar m bunu? Orospu ksm duygulu oluyor, hayatlar o kadar zor ki, ne yapsnlar, duygularn rtbas ediyorlar. Yooo, orospu deyip geme, onlarla konumasn bilmek lzm. Hemen baka bir konuya atlad: ... Menderes'i dinledin mi radyoda? Dinlemediysen, yazk! Bir ibretti, ibret! ileden km, yorgun, bakyorsun sesi kslyor, arkasndan bir parlama! Kendisi hari, herkesi sulad. Duruma gnlnce el koyamamak kudurtuyor herifi, kudurduka alalyor, alaldka d hzlanyor: Yldrm gibi decek, yldrm! Halim, farknda olmadan, belli olmaz diye ban sallaynca, diretiyor: ... greceksin! Srgne mrgne kulak ast yok. in iin seviniyor 412 bile. Kyl olduundan, stanbul'un hrgrne bir trl ayak uyduramyor. Bana gelmedik bel kalmam: Ceza--evi, isizlik, hastalk, anasnn lm. Ne biim bir yaamak bu? Yukarda hastalkl yldzlar, aada dumanl pis bir koku, boulur adam be! Hele o yksek apartmanlarn meymenetsiz suratlar, bal bana birer hakaret. Erkekleri karanlk, zppe, tereciye tere satar; kadnlar anasnn gz, fndk, paral olmad m yabancya yz vermez: Kale kaps mbarekler! Mu'ta yle mi ya? Ha onun doduu kasaba, ha Mu: Ayn sert iklim, sert insanlar, sert toprak. Gkleri lk lk yrtm deli sradalarn, dilim dilim ayrd, puslu, usuz bucaksz ovalar! ... srgn lfn ilk atn gn hatrlyor musun? nanmamtm, iletiyorsun sanmtm vallahi! Asl varm bak, bugn burdaysak yarn youz. Seni hl armadlar m? Allah Allah, acaba neden?

O da, srgnde nasl yaayacan, imdiden kararlatrmt. Halim bir ara, yeni ve deiik bir yaantya balamak iin, bu frsattan yararlanmay dndn sand. Belki stanbul'dan ayrlmann acsn, bu yoldan gidermeyi umuyordu: ... benim en byk yanlm, kitaplara inanmam karde. ok okudum ben, okuduklarma kr krne inandm. Oysa kitaplar hayat deitiriyor, kolaylatryor, daha kullanl bir hle getiriyor. Bir yerden sonra hangisi gerek, hangisi uydurma kartryorsun; uydurmay kurtaraym derken, bir bakyorsun, gerei elden gitmi. Ben de ne yaptm, ne kadar kitabm varsa, yklendiim gibi gtrdm. Sahaflar'a, hepsini sattm: Mu'a henz domu bir ocuk gibi cedit-yeni gideceim. Kurcalamasa iyi olurdu ya, Halim: Ya senin antoloji? -diye sormadan edemedi-. ... antoloji mi, boversene sen! Milletin, gereki airlerin antolojisini filn ipledii yok karde! Kimsenin um-runda deil. Kendimizi avutmak iin bizim uydurduumuz 413 martavallar bunlar. Yeryznde, adna iir denebilecek tek ey, yaamak zaten! nc dubleyi devirdi. Konuurken fkrdar gibi sesler karyor, birbirine yakn maymun gzleri, yuvalarnda drt dnyordu. ... bu sefer bana neyin gerekli olduunu biliyorum: Basit, gndelik bir i! Ellerimle, yalnz ellerimle almaya ne kadar zeniyorum bilemezsin. Senin bunu anlaman g. Hacbeyolu'nun olusun ne olsa; benim kundura tamircisi bir amcam vardr, o anlar, ortaokula giderken, yannda raklk etmitim, hatta... Sustu, bir yabancnn ellerine bakarm gibi, ellerine garip garip bakt, anszn stlerine tkrerek: ... bu eller mi benim ellerim -diye szland-, nasl olur? Eski ellerim nerde, kundurac ellerim. Bir duble daha syleyecek olduysa da, ksa srede hayli itiinden dili dolamaya balamt. Halim, ona hissettirmeden, Nubar'a getirmemesini iaret etti. Arkasndan, Ee, -dedi-, enlii unuttuk: Kata balyordu? enlik mi, ne enlii? Haaa, gsteriyi demek istiyorsun: te, Nuruosmaniye'de, dikkati ekmemek iin dank gidilecek, yeteri kadar kalabalk toplannca... te olduundan emin misin? ... Allah Allah, sen beni kim sanyorsun be! Cavcav te dedi, demek te. imdi ortalkta devrimci delikanl diye dolayor, ne haber? Bir eyden anlasa yreim yanmayacak, zirzobun teki. Bana bak, saat ikiyi on gemi. Ne dersin, yola k-sak m? Trafik tkanr mkanr... Seni gidi seni! ini sk tutuyorsun bakyorum. Frsat bu frsat, he mi? Merak etme yetiiriz, vaktimiz bol. "... evet, ii sk tutuyorum, frsat bu frsat. Bunun byle olmas iin sebep bir deil, be deil. Her ey bir yana, benim eski gazetenin, Kmil Bey'in nl Haber'inin kaps nnde, 'hrszlar' diye barabilmek, az zevk mi? Ka satar bu gazete, hi. ktidar dier biroklarna yapt gibi 'resmi ilnlar'la 414 beslemese, ayakta durabilir mi? Ne mnasebet! Alt ay boyunca, bu rezilliin ta gbeinde yaadm ben, bilirim. skemlemde iki bklm, gzlerim floresan lambalarn aydnlyla kamam, ukal operatrlerin budalaca yanllarn dzeltmeye urarken, yukarda patronla adamlar haberleri tra eder, sivri ularn yumuatr; partinin, daha dorusu Menderes'in houna gidecek bir biime sokmaya abalarlard. Enflasyon gemi azya m almt, 'grlmemi kalknma'yd ad; muhaliflerin birer ikier ayklanmas, 'demokrasinin korunmas' demek oluyordu; dalkavuk bir ounlua yaslanarak kiisel diktann kurulmasysa, 'milli iradenin tezahr'. Kmil Bey, Yazileri'ndeki Genel Yayn Mdrl odasnda, o sonradan grme taral halleriyle bir aa bir yukar dolaarak, bu dorultuda sylevler eker durur, ya da 'yksek mevkideki zevata' telefonlar yadrp o gnn havasn 'koklamaya' alrd. O etmese, brleri arard zaten, buyruklarn, dost

uyarmalar rts altnda ulatrrlar, istedikleri yaplmazsa onu kpek gibi paylarlard. Her gece, heyecandan eli aya titreyerek, maneti 'bizzat' hazrlamas neden, bu korkudan. Sekiz stun zerine, doksan alt punto harflerle dayan gitsin: "Muhalefetin yeni bir bozgunculuu." On yl nce Hukuk diplomas, inat kabzl ve siktirici bir avukat yazhanesinden baka, nesi vard Kmil Bey'in, hibir eyi. Tarada bir yerlerde, hrstan, yoksulluktan, can skntsndan kavruluyordu. Oysa Menderes'e gz kapal ball sayesinde imdi nesi yok: Nianta'nda bir apartman, Bostanc'da bir villa, araba, metres, kotra, en modern basm olanaklaryla donatlm, koskoca bir gazete! Dorusu dehetli merak ediyorum, bizi kapsna dayanm barr arr grnce, surat nasl arplacak? le yemeini Konyal'da tknp, gazeteye iki buuk sularnda geldiine gre, enlik ya balam olacak o sra, ya balamak zere. Ah ne enlik, ne enlik! Bir an nce varalm diye iim iimi yiyor. nk baka, daha nemli bir nedeni var katlmak iste415 yiimin: Besleme basna kar gsteri, yllarca nce istemeyerek yaadm o irkin gsteriyi aklma getiriyor: Tek parti diktas yerine ok partili liberal bir rejim isteyen zavall Tan gazetesini, nasl basmlar, nasl yama etmilerdi? Onlarn yapt barbarl biz yapmayacaz, Haber'i elbet ykmayacaz; svp sayacaz biraz, yirmi yldr iimizde birikmi ne kadar fke, kin ve kahr varsa, boaltacaz. Bu kadar bize yeter, hele evremizde destekleyen, davamza omuz veren salam bir kalabalk olursa: Yrtc, sustal ak gibi ak delikanllar, fkelerini makineli tabanca gibi koltuk altlarna asm gen kzlar filn... dokunma keyfine artk: Hakl olup, desteklendiini bilerek, lk atmann tadna doyum mu olur?" Tklm tklm dolu olduu halde, Eminn Meydan, onlara bombo grnyor. Bir cehennem g altnda, erimi camdan, yamyass, prl prl, bir koca dzlk. stndeki saydamln yzeyinde titreen gne buulan, insanda srekli bir kesinsizlik, bir belirsizlik duygusu uyandryor. Eya (artk cami mi, gazeteci kulbesi mi, eski yaplar m, her neyse) iine tutukland izgilerden, tir tir titreyerek tayor sanki, ufak ufak, biimini yenileyip duruyor. ki adm ba, birbirinden, ne kelime, kendi kendilerinden ayrlp birleen kanlmaz minareler! Galata Kprs'yle gemiler eriyip yapm, zerinde, uykulu gzleri ve ahane tembellikleriyle bota gezer takm, dkme kurun heykelcikleri andryor. Dalgalanmalar. Cva akcl. "Ben bu an evvelce yaamtm, ama nerde?" izlenimi. Hibir kmldanma belirtisi grememek, canlarn skyor; abuk abuk Babli'ye doruluyorlar. Byk reklam panolar erimi aydnl emip pskrtp durduu iin olacak, sokaklar ve vitrinler, zincirleme yansmalarla deli deli parldyor. Tramvay yrd m, evresinde halka halka kvlcm zincirleri. Otobs, bir dev aynasndan kp, tekisinin sihirli aydnlklarnda gzden kayboluyor. Ardnda brakt, gz kamatrc n demetlerinin, kr kr rgalanmas. Gnein solumas, ensende harl harl; iinde, kalbndan szlyormusun gibi, allmadk duygular. 416 Korkudan m tutkudan m nedense, Halim yle, iri ve dzensiz bir yrye kaptrm ki kendisini, ksa boylu Ali hsan'n geri kalmamak iin, basbaya komas gerek. Halim fark etmiyor bile, dilerini skm, akaklar zonkluyor, alnnda yal ve kanl ter damlacklar. lerinden biri kayd m, kalarnn krlnda aslp kalyor: Knal ve kzl. Byledir Halim, eylemin gereine hibir zaman varamaz. Heyecanlanr, coar filn ama, davran nemli bir eylemi baaracak adamdan ok, bu rol oynayacak akt-rnkine yakndr. O ie neden atldn, nasl stesinden geleceini deil, en fiyakal nasl yapabileceini dnr. lle dikkati ekecek, onu grecekler, vay anasn nasl yapt diyecekler! hazrl buna ama, hesapta olmayan etkenler kp havasn bozuyor: Bir kere ok scak, ikincisi alkol. Gne, itii biralarn arl, elini ayan kuatyor, beynini uyuturuyor. Suratna sanki scak sudan karlm bir havlu dayamlar, buralacak!

Davranlarna bir trl sahip kamyor. Bsbtn gdlerine kaplp, raydan kmasa bari! Eminn Halkevi'nin orda, ilk polislere rastlyorlar. yle pek yldrc grnmyor bunlar, canlan skkn, galiba yorgunlar da. Orda bulunmalar, yine de bir eyler geeceinin belirtisi. Halim, dilerinin arasndan mrldanyor mu, yoksa bu kafasndan geirdii kaypak bir dnce mi: " ... haber almlar bile. Her zaman, her eyin haberini alrlar. Onlara haber iletecek bir orospu ocuu daima bulunur." Ali hsan'a baklrsa, askerlerin deil polislerin gelmi olmas, yararl: ... askerler geldi mi karde, yaplacak ey yok: Sert kmyor, tatllkla daln diyorlar, skysan dalma: Usulen 'Yaasn ordu, kahrolsun diktatrler' diye banlyor, ondan sonra evli evine kyl kyne. Gsterinin hayrn gr! Polislerin tutumu baka, sertlie almlar, bavurmadan edemiyorlar, i sertlie binince de... Nuruosmaniye'ye saptlar. ki yannda fsldap duran 41" aalaryla cadde, camiye kadar uysal ve kendi halinde uzanyor. Sokak aralarndan, erli beerli, k kveren renci gruplar; kimileri balarnn stnde pervane gibi dnen bir tartmann hzna kaplmlar, kimileri renk vermiyor, yalnz baklar her zamankinden az daha keskin, bilenmi gibi. Bu hareket, caddenin olaan hareketi deil. Kahvede nargile ien bir ihtiyar, dumanlarla birlikte az dolusu bir lahavle... salverdi. Akam gazetelerindeki haberleri yorumlayan iki emekli, gelenleri burunlaryla birbirine gstererek, kaygl kafalarn salladlar. Halim ve Ali hsan, vakit yaklatka younlaan gruplarn arasna karyor. Surda burda bir iki barma, saldrgan iki jest, nihayet svmeler. Kkrtc ama, anlamsz ve sama. Gazete iki sokan birletii dirsekte koca bir yap; ne yapacaklarn kestiremeden, eneler kilitli, gzler bulank, gidip gidip nne birikiyorlar. Yreklerinde insan kahreden o gszlk, o aresizlik duygusu: Kulaklarndan azar azar fkran, fke. Tekdzelik, amasz hareketleri st ste tekrarlay, (bir cgara daha yakyorum, sen de bir cgara daha yakyorsun, bir kere daha camiye kadar gidip geliyoruz) Halim'i dbozumuna uratyor. onun hayal gcne kalsa, oktan iki taksiyi devirip barikat kurdular da, evredeki dondurmaclardan yrttkleri ielerle Molotof Kokteyli hazrlyorlar. Sabrszlk ve skntyla soluyor, Ali h-san'n souk kyl umursamazl ve derin sabr onu ldrecek. Gazetenin her nne gelilerinde, haneresinde siyah kadifeden yumuak bir uluma, azn averse iri bir kpekbal gibi hmla darya atlayacak: " Haydi arkadalar, ardmdan gelin!.. 'Arkadalar' imdilik bir yere gitmiyor, tetik stnde ve sinirli, bir utan bir uca, caddede volta vuruyorlar. Halim'in ardn brakmayan sadece gne. Hrtl yapraklarn arasndan srayveren ktan kobralar, ya btn zehirleriyle koynuna akyorlar, ya sk skya boynuna dolanyorlar. Zaman, evredeki btn sokaklarda phtlam kalm. (e eyrek var.) Grup grup konumalardan doma, ar kprtl bir uultu, 418 cadde boyunca dalgalanyor. Caminin gvercinleri rkp pat pat dalnca, her tarafndan yrtld. Blk prk oldu. ehirleraras bir ulam firmasnn nnde manevra yapan, ar kamyonun grlts. ofr olacak it, btn byklaryla dar sarkm, utanmaz el iaretleri yapan Krt hammala, ana avrat dz gidiyor. Ufack bir han kahvesinin, yeil Merihli gzn, paa paa yalanan bir kediye dikmi emektar radyosunda, Yurttan Sesler Korosu. (e on var.) rencilerden birisini, sinir gerginliinden bir glmedir tuttu. Ama ne glme, adamn cinlerini tepesine toplar. Bir bakas: Grdnz m -diyor-, grdnz m? Polis, gazete binasn kordon altna ald. Atma! Ne atmas, git bak, en az elli kii. Eee, ne yapacaz. Balayalm m, balamayalm m? Halim, caminin yan sokaklarnda, az aza polis dolu araba fark etti. Onlar da bekliyorlar. Veletin biri, elinde bir sopa, bakr bir siniye vuruyor. Adam zvanadan karabilecek, eytan gongu tnlamalar!..

" ... ite byle hazret, sana dememi miydim, her ey bizim evremizde, ama bizsiz olup bitiyor..." Takr takr, ihtiyarn nargilesi. Ali hsan ufaldka ufal-d, yan banda azald bitti. Artk srgn, hapis, kavga, lm, her ne olursa olsun, yetikin bir erkek olarak Halim, tek bana gsleyecek: " ... gstereceim ineklere, kimmiim ben, bir kere elimi bulatrdm m, neler yapabilirmiim?" Koskoca bir herif, sokan kesine dikilmi, aldr aldr iiyor: Sidii kpk kpk. " Efendi, efendi, kim sanyorsun kendini sen? Bir avu zirzop renciyle devrim mi yaplrm?" Polisler, o yanda da yollar kestiler galiba. " ... ulan Hacbeyolu, bu it srs arasnda ne aryorsun sen, yine tiyatro akn m depreti?" " Allah Allah, size ne canm, bana ilikin bir so419 run bu, kendimle kendim, varlmla bilincim arasnda bir sorun." Scak fena bastrd, mbarek sanki yaz sca. " ... byk adamlar, okluk, insanln byk yanllardr, brakn onlarn yakasn, ilkelerden amayn: zgrlk, adalet, bir polis komiseri grr grmez titremeye balamamak, her eyi okuyabilmek ve syleyebilmek serbestlii." Manav sergilerinde yumuak bal kayslar, cam krmzs kirazlarn byk cmb. Bu yaanlar ne, avu avu erik mi, bir makineli tfein mermileri mi? " ... Yoksa korkuyor muyum, hay Allah, o korku mu yine, o kaypak, yapkan, kalle korku mu? Hayr, bu sefer korkmayacam, ne pahasna olursa olsun direneceim. Ne hakkm var korkmaya? O ne, ne oluyor orda? Ali hsan, kim ulan o aaca dayanm etrafa lf yetitiren, Korkut deil mi? Vallahi o, billahi o, eh yani bu kadar fazla..." Korkut, bana epeyce kalabalk toplam, mymnt mymnt bir eyler anlatp duruyordu. Yapraklar arasndan szlen gne, sska vcudunu bir leopar gibi beneklemiti. O, dudaklarna yapk bir cgara lsn, eme eme konuuyor: Her kelimenin ardndan, pis pis smn ekiyordu. Szleri azndan knca, zehirli rmcekler gibi havada asl kalyorlar, sonra birden buharlap kayboluyorlard: ... haklsnz ocuklar, hakl olduunuzu teslim ediyorum, zaten kimse tepkinizin haksz olduunu sylemiyor: Kuvvetinizi yapan, bu. Beni kayglara salan, kkrtmann el altndan srarla srdrlmesi! Hi dndnz m, ortaln byle kakmas, sonunda nereye varr? Ksa bir sessizlik oluyor, dokunsan decek, biraz da dmanca bir sessizlik... Korkut, bakasnn sze karmasna meydan vermeden: ... kargaala -diyor-, bildiimiz kargaala! yi ama kime yarar byle bir kargaalk, syleyin Allah akna, 'ezeli dmanmzdan' baka kime yarar? zgrlkten, demokrasiden yana grnp devleti batrmak isteyen, onun ajanlar deil midir? 420 Halim zemberek gibi boanyor. Saa bir omuz sola bir omuz, kalabal yarp, Korkut'un karsna dikiliyor. Avaz kt kadar bararak: Yalan -diyor-, yalan! Yalan sylyorsun! Bu deyyusun dediklerine kulak asmayn arkadalar, polisin adamdr, hep biliriz. aknlk. Anlalmas ve aklanmas zor bir anafor, honutsuzluk mrltlarn, yalnz bir cgara ateini, yrtk bir kitap sayfasn, dalgn birka bak; kala gz arasnda, bir avu toza, sinirli parmak trtlarna kartrm, dn-dre dndre ykseltiyor. Her biri, ayr ayr, kzgnln ve aknln sylemek isteyen, doru drst hibirisi anlalamayan, gittike daha bulak ve daha stmal, baz sesler: Ayrca dur bakalm, sen kim oluyorsun? Ne hakla sze karyorsun. Bir kere seni tanmyoruz. ... brakn konusun, brakn diyorum yahu! ... sakin olalm arkadalar, sakin olalm. ... bu kkrtma ulan, en halisinden kkrtma!

Bu arada, Halim'in szleri: ... alt taraf, sizler gibi bir renci saylrm, ancak, bu sfatla konumuyorum, daha dorusu ben deilim konuan, kalbim, onca ac ekmi, belya katlanm olan zavall kalbim... Geber! stemiyoruz! Traa karnmz tok! Brakn konusun yahu, bu yaptnz doru deildir diyorum size, yakk almaz! Yine biraz Halim: ... Evet, iimizde dolaan onun gibi hafiyeler yzndendir ki, her gn biraz daha batakla... Korkut'un rengi att. Suratnn haritas o dakika, safra yeili. Gln sakal garip bir ekilde titriyor. Ama bakt ki, Halim'in atp tutmaktan ileriye gittii yok, ilk bulduu sessizlik boluundan sesini yrtc bir krba gibi aklatarak, o saldrya geti. Byk b;- irretlik, hakszlara vergi tell az kalabalyla: ... ite, ite az nce sylediklerimin canl delili. Olanlarn iyzn aklamaya altm srada, huzurumuzu ka421 ran bu adam kim, tanyor musunuz? Hayr m? Ben tantaym: Siyasi Polis'te dosyas olan mimlilerden biri, tannm bir solcu! Aramzda bulunuu, akladm sebeplerden... Halim daha fazla dayanamad, btn yumruklaryla Kor-kut'un suratna boand. Elinin altnda pis sakalnn, bir bcek ezilirmi gibi sesler kardn duydu. Yumuak ve yal burnunun yamyass ezildiini, hemen kanamaya baladn grd. Adamakll armt. Korkut rkmt de! Beceriksiz, masaba aydn jestleriyle kendini korumaya savayor, clz kollan bolukta kesik ylanlar gibi erilip brlyordu. Halim, korkusunun ve fkesinin itiiyle aslan kesilmi, gcnn etkisini grmekten dpedz sarho olmutu. Vurduka vuruyor, vurduka kendini daha hakl gryordu. Ali hsan kaba kuvvetten tiksinirdi, iin bu yola dklmesinden irkilmi, atal sesiyle: " ... ayrn yahu unlar! -diye baryordu-, ayrn yahu unlar! Birbirlerinin gzlerini oyacaklar! Ayrmadlar. Tam tersine kavga geniledi: Artist bykl bir olan, uluyarak Halim'in zerine atlad. Bir bakas, sska ama edepsiz bir olan, bacaklarna ift dald. st ste yldlar. Altta kalann can ksn! Altta kalan, Halim. stndekilerden birisi, seyrek salarn smsk kavram, kaldrp kaldrp alnn kaldrma vuruyor: Bir kere, iki kere, kere. Siyah gzlkleri krldlar. Cam krklar, suratn dorayabilir. Bu dnce ona katlanlmas g bir dnce gibi geliyor. Dev abalar harcayarak, ayaa kalkyor: Srtnda bir insan salkm. Elleri ezik, ka yarlm. Korkut'u aryor, bulabilene akolsun! Gz-lksz, fazla bir ey gremiyor ki! Derken, bir lk: Polisler! Ayn anda, herkesin aznda ayn lk: Polisler! Polisler! Aslnda gelen, hepsi hepsi, yirmi kadar polis ama, kalabal datmaya yetiyor: Kimisi pat pat yan sokaklarda kayboluyorlar; kimisi, bu arada Halim, kulaklarnda ayak sesleri, aznda kan tad, camiye doru kouyor. Sa yann422 da Ali hsan, korkudan m ne, surat sarkm, gzleri durduklar yerde duramyorlar, vrt zrt bir saa bir sola. Onun az tesinde, byklarnn sivri ularnda rzgr slklaryla, Cavcav. Nuruosmaniye Camisinin avlusuna daldlar. Birdenbire bilmem ka yzyllk Mslmanlk! Bilmem ka yzyllk Osmanl sessizlii! Uysal uysal salnan u aalar, aa m, yoksa kocaman yeil sarklar altnda iki bklm, 'tebdil' yaayan gizemli eyhler mi? Her kuytuda, her rya boluunda, solgun ve klrengi gvercinler! Caminin yaantsna ylesine katlm, o kadar iine girmiler ki, sk sk kalkp konular gnlk ibadetten bir para dem ekileri, dua. Halim ve yanndakiler, grnmez bir duvara arpm gibi duraklyorlar. Deminki patrtdan sonra bu mutlak sessizlik, onlara akl almayacak bir ey gibi grnyor. Sokak gereinden anszn kopmu, ne yapacaklarn kestiremeye-cek,

hep yle akn akn baknacaklar m? Hayr, hi deilse Cavcav'n akl banda, avlunun teki ucundaki, st ift sfrl arpk kapy iaretleyerek, ters ters, Orda saklanalm -diyor-. Kimsenin aklna gelmez. Tatl tatl rmeye sralanm dua kitab, kutsal yaz ve 'Mekke-i mkerreme' satclarnn arasndan geip, kapya ulayorlar. Aar amaz, keskin amonyak kokusu, pis sar, edepsiz bir inli gibi suratlarn amarlyor. Duvarlar zift badanas, aynalar krk ve tozlu, musluklarn ou bozuk. Disiz bir ihtiyar, herhalde orann bekisi, siyah sapl bir akyla bir kede ayak trnaklarn kesmeye oturmu. Pislik, rezalet! Ali hsan'n ne de ok ii varm, ediyor ediyor, bitiremiyor. Halim, aynalarda hemen kendini arad: Gzlksz, salar dalm, ikinci az sol kann stnde kanl kanl glmseyen, bir yabancyla karlat. Bir yandan yarasn ykayp mendiliyle gya pansuman yapyor, bir yandan syleniyordu: Bir bu eksikti! Bir bu eksikti! Sonra Cavcav onu dpedz azarlad: ... sen deli misin ulan? Yaptn beendi mi? Panik 423 kimin iine yarad? Polisin! Burunlarn Korkut yznden deil, senin yznden iimize soktular. Gsterinin canna okudun be, aktr bozmas sen de! Biz de seni tecrbeli bir adam sanyorduk... Halim'in aznda kelimeler, ar gibi, pr pr oul veriyor. Bir konuabilse neler syleyecek ama, Cavcav azn atrmyor ki! Gittike daha sert ve ciddi: ... hemen -diyor-, gtnzn pyle niye sokuluyorsunuz buralara? Siyasi Polis mimlemi, adnz kt, aramzda grdler mi, tamam: Bizim yapacamz aksiyon da kirleniyor. Ne demek istiyorsun, ak syle! ... syledim ya ite: Gelmeyin, sizi istemiyoruz. Birinizi yakaladlar m, balayacaklar barmaya: Grlty 'kzllar' karyor diye, 'vatan hainleri', estek kstek!.. Bkere hareket zaten sizin hareketiniz deil, ikincisi bir trl halka yaylmyor, bsbtn hap yutacak. imdilik etkili oluyorsa, 'kzl'a boyayamadklarndan oluyor, unu o kaln kafalarnza bir sokabilseniz! Sonra bir ocuk gibi mard, cgara istedi. Duman istekle iine ekip glmseyerek, ... gideyim bir gz ataym -dedi-. Bakalm durum nasl? Gsteriden vazgeecek deiliz, elbet! kisinin ellerini skyor: ... ileri geri konutum, kusura bakmayn. Cevap, yalnz Ali hsan'dan: Ne kusuru? Halim azn amyor. Bir yerlerinde klcal bir damar, t dedi koptu. Aznn iinde o koyu sulfato tad. Yeniden z toplumsal evresinde ne kadar yok olduunun, yok sayldnn farkna varyor. Acl, son derece utandrc bir zhrevi hastala tutulduunun farkna varr gibi. Haydi yine Kmil Bey! Ablak yanaklarn sarm yok bir sakal belli belirsiz okayp; yal yal, her yana dklp salan gzlerini zorla yuvalarnda tutmaya alarak, " benden iyi bilirsin ya, adamn srtnda damgas oldu mu, yand, hibir yerde barnamaz artk..." 424 Gnn ondan sonras, srekli bir arm kargaal, fikir ve imge zincirlenmesi, ie kapan. Gsteri blgesinden uzaklatrmak iin, Ali hsan, Halim'i kart yne, Ka-palar'ya srklyor. Orda yine bulmaca sokaklar, her zamanki ark opereti dekoru, kubbeden kubbeye yanklanan sesler: Yaral bir ejderhann slak ve kayg verici solumas. Girer girmez scak, yerini nem kokan Osmanl alacas bir aydnla brakyor. lerledike sanki yeraltna iniyorlar. akr akr klandrlm kuyumcu vitrinleri, altn dilerini ak ak vurarak, kahkahadan krlyor. Grnmez bir hoparlrden nezleli bir sesle reklm yayn. Ve sucular... O beyazlar giymi, pirin buzluklarn l valyeler gibi parl parl srtlam, 'alama' su satclar!

Ali hsan, ehirliden, ehirden rken kyl suratn buldu. Nuruosmaniye'den uzaklatka rahatlayarak, azna geleni sylyor: ... hele o Cavcav dedikleri kavat yok mu, o kendini bir bok sanan boyac paras, kalkm bir de bizi kmsyor karde... Gsn yumruklayp, tekrarlyor: ... bizi? Halim dediklerini dinlemiyor, dehetli kzyor yalnz. Birisi onu salarndan yakalam, ban hl kaldrp kaldrp kaldrma vuruyor. Ne kt bir duygu o! Kafatasnn iinde, beyni sallanan bir kavanoz iindeki, ceninden farksz. Yaras bir szlyor ki! Azndaki sulfato aclndan kurtulmak iin, aralksz tkryor, bir trl kurtulamyor. Birileri kr jiletle sakaln kazyorlar ama, ierden. Ali hsan, bir kahve biliyor musun buralarda? Aklnca mrldand, oysa fslt duvarlar ykacak: ... ok susadm. Garip bir kahve, darack. Duvarlar silme resim, eski gazetelerden kesilmi pehlivan resimleri. Ayaklarnda kisbet, boyunlarnda altn kemer, burma bykl, plak kafal bapehlivanlar: Koca Yusuf, Kara Ahmet, Filiz Nurullah, Kurtdereli!.. Radyoda yorgun bir ses, eski bir ark bulmu, oaltyor: 425 "... gl-ler dklr, bl-bi lr... " Birden Kolsuz Cell, cgara kd gibi ince ve hain, ner-dense peydahlanp hcresine girmez mi? Salam eli, kemikli bir rmcek, Halim'in ate iinde yanan alnnda geziniyor: " ... sen yavrum, brleriyle ayn kumatan biilmemisin! brleri beter olsun, ne gam? Ayaktakm onlar, sen yle mi ya?" Korkut, gemi karsna, yle lastikli, yle edepsizce sorular yadryor ki, eline nerdense geirdii rtesiye kirli amarlar, suratna suratna frlatyor sanrsn. Galib, iki gz iki eme, sarslarak geiriyor, asap bozucu bozuk bir plak inadyla: " ... biz -diye tekrarlyor-, hareketin eskileri, hap yuttuk hazret! te o kadar!" Halim, iki fincan scak demli ay gvdeye indirdikten sonra, biraz kendini toplar gibi olup, ona kar kmak cesaretini bulacak: ... haydi haydi, yine samalyorsun! Bakma eskiden yaadklarmza, imdi olanlara! Gelecee bak, gelecee! Gelecek bizim. Deerimizi anlayp hakkmz teslim edecek kuaklar yetitike. Ali hsan dudan bkt. O ana kadar hi belli etmedii alayc bir edepsizlik anszn gelmi, bir eytan maskesi gibi suratna aslmt. Hayal krkl tten bir cgara yakarak: Yanlsn -dedi-. Temelinden yanlsn. Gelecek de bizim deil, karde, gelecekteki yerimizi de yitirdik: Ya dar kafal ve beceriksiz saylacaz, ya dogmac ve Stalinci. Ara sra yabanc radyolar dinlediim oluyor, bakyorum. 1957'den beri her ey o kadar deimi ki!.. HaJim'in kan birden beynine srad. Kstrlm bir hayvan gibi dilerini gsterip, slkl bir sesle, Defol-dedi-, defol! stne varlrsa srr duygusunu uyandryordu. Ali hsan, akn: Hayrola -diye sordu-, hasta msn? Defol diyorum sana, gzm grmesin. Bana bak, alayn sras m? 426 Dayanamad, kalkt: ... siktirol -diye uludu-, salak! Ali hsan zld gitti. Birbirlerinin ellerini bile skmadlar. Yreklerinde boulmu bir bayku gibi, iri ve yoksul bir keder; kzgn, sessiz, kskn; dudaklar titreyerek ayrldlar. Halim yalnz kalnca, yeniden pimanlklarna ve eski zntlerine (Hay Allah, ne yapmal o elektrik fenerini Hseyin'e vermeliydim canm) ve uykusuz gecelerinin yaln fakat korkun sorusuna dnd. (Yanlm olabilir miyiz? Acaba yanldk m?) Sonra aylar deyip kt. Btn Kapahar boyunca yksek sesle att tuttu, kendini sulad. Eminn Meyda-n'nda nne ilk kan telefon kkne girdi.

Rehberden Birinci ube'nin telefon numarasn arad. Telin teki ucunda Mdr Yardmcs'nn sesini tanynca, balad avaz kt kadar barmaya: ... Ben Halim, Halim Hacbeyolu! Ulan daha ne bekliyorsunuz, beni de srsenizel Herkes gibi srlmeye hakkm yok mu benim? Bktm ulan, usandm beklemekten: Elinizi abuk tutun biraz... Sonra gitti, Kpr'nn parmaklklarna abanp dalgn dalgn sular seyretti. Akama kadar. 427 Miralay Ferid'de bir fke, bir fke! nadna daralm salonda, kavgac jestleri, khne top gibi gmbrdeyen ksrkl sesi, bir boluk bulmasn, dakikasnda kaplyor. Ne yanndan baklsa; dank salar, krl byklar, al rp kaslaryla; o sabah da yalanmay unutmu sevimli bir ay. fkeli de olsa, yumuak ve babacan! Suat, tavann ve duvarlarn bunca patrtya nasl daya-nabildiklerine akl erdiremiyor. Her zamanki kesine snm, iki yannda iki yastk, elinde kahve fincan. Daysnn gkgrltleri i ufuklarnda, uzak uzak yanklanyorlar. Solgun, epeyce hznl. Pencere ardna kadar ak, perdeler ekilmi. Scaklk buusu iinde, sk sk, yldrm gibi geen krlanglar. Haziran m? ... ne demiler kanaryam, ha, demir demiler, tavn-dayken dvlr, souun diye beklemek enayiliktir. Her yerde, her zaman muteber bir kaide-i aslidir bu! Talebe hareketleri iyiydi hotu, kendiliinden patlad ve hakl olduu iin demiri tava getirdi, derhal teebbse geecek, dvp istediin ekli vereceksin. Hepsi o kadar. Kimse parman oynatmad yahu: Ne muhalefet, ne sendikalar, ne ordu! Bu ne gaflettir, insan akln ziyan eder, Allah muhafaza! Meydan senin hanm evldna bo braktlar; durur mu, istifa misti fa derken, bakt bir eyin olaca yok; evvel talebeleri gzelce zapt--rapt altna ald, bilhara vaziyete tamamen hkim oldu. Nerdeyse haftas doluyor, ne nmayi yapld var, ne matbuatta lzumlu celdet! Efkr' umumiye ekingen, Allah bilir yoruldu da... 428 Masann zerine, yumruk biiminde bir nlem: ... nsan utanr be! Nasl yamur gibi terliyor! Kocaman, kll peneleri arasnda, alacal mendili; savalar grm geirmi bir gemi yelkeni. Bir yandan onunla ensesini, alnn, yanaklarn ku-rulayadursun; bir yandan da, masann zerine braklm kayk tabaktan, ikier ikier kays attryor. Kayslar getiren de o. Az nce kesekdn yienine teslim ederken, yukardan yukardan: Bana bak -dedi-, size kays aldm. Lkin benim aldm kayslar, sizin aldklarnza benzemez. ekerpare bunlar, ekerpare, hem de hlis muhlis Mara ekerparesi ki, sizin gibi kibarlk taslayanlar, adn dahi duymamtr. Harb- Umumi'nin bir safhasnda, Mara'ta on be gn mola vermitik, aacn stnden yemek erefine nail olduk. Elemli gnlerdi ok... Arkasndan, grmek istediirfden deil, evde olmadndan emin olmak iin, Halim'i sordu. Ayn kmser edayla ayn allm soru: Senin hayta ne lemde? Evde mi? Suat, daysnn, Halim'in evde olmad saatleri ayarlayarak geldiini, hanidir fark etmiti. Hznl yznde, glmseme niyetine bir aydnlk: Yok day -dedi-, stdyoda: alyor, Days ondan sonra, psn diye elini uzatt: l -diye kkredi-, ya srgnlk rivayeti? Gidecek gibi. arm grnd: ... ne diyorsun? Suat, doru drst bir cevap vermek, durumu aklamak istedi. Ne diyeceini bilemedi. Utand: ... doru mu yalan m kestiremiyorum. Geen hafta bir akam, gzlkleri krlm, st ba toz iinde kagel-di. Bulut gibi sarhotu. "Beni sryorlar" dedi, hepsi o. Asl olmasa gerek! Olsa da fark etmez. Ruhsr odan hazrlad, hani st katta, soldaki oda, hatrladn m? stelik, daha fazla mukavemet edemedim, annen olacak cad429

ya adresini verdim, o da Direkliyal'ya dnmeni istiyor. Ay-bana doru buraya gelecek, haberin olsun... Suat, hep yle hznl: Geldi bile day -diye mrldand-. Miralay Ferid'in suratna, anszn bir bardak buzlu su arplsa, herhalde bu kadar arrd. Yalnz aknlk m? Hayr! En saf, en ar haliyle asker fkesi, birdenbire her yann sarm, zaten opur suratn karmakark etmiti. Kyametleri kopard: Ne? Ne diyorsun? Geldi bile mi? Ah yalanc, ah erkek bozuntusu mecnun kar! Ailenin yzkaras! Halbuki, seni haberdar etmeden gelmeyeceine dair, yemin kasem, sz vermiti bana. Yapt u alakla bak! Ku kadar aklyla beni aldatt ha? Ben ona sorarm... Suat oktan iine ekilmiti. Annesi onu, o uursuz akamn kirli yrtndan karp, Taksim Meydan'na braktndan beri, zaten her eyden elini ayan ekmiti. Ustalkla kendi stne katlanyor, sokulmaya yeni yeni heveslendii d hayattan, bir kedi yumuaklyla geri ekiliyordu. Sise girmiti yeniden, drt yann boz bir duman sarmt: Elini ayan tutuyor, iinde umut diye yeermeye niyetlenmi ne varsa, sinsi nemliliiyle rtp ldryordu. O kadarla kalsa iyi, ya onu handiyse grnmez bir hayalet haline getirmesine ne demeli? Gnein doduu andan batt ana kadar; her birinin arkasnda, zaten gitti gidiyor tasarlarndan bir parasn brakarak, koca koca kaplardan amakszn geiyor; hanidir unuttuu, hatrlar hatrlamaz eski durumunda bulduu i boluunda, saydam ve gevek, her dorultuda dolayordu; yerekimi olmayan bir bolukta, hareketlerine sahip olmayarak gelitirdii, hatta bazen tepesi st bir dolamayd bu: O kadar byl, ters fakat ekici. Ona bir arlk verecek, insanlarn yaantsnda iyi kt bir yere oturtacak ne varsa, birer ikier, hayatndan uzakla-yordu. Yaama nedenleri bozuk km, tutunmak istedii dallar, anlalmaz bir etkiyle kurumutu. te Matmazel Rael havagaz mavisi dumanlarna sarnm, gzlerinde kmse430 yici bir ehvet parlts, ar ar kayboluyor. te pantolonu -o zavall, o talihsiz pantolonu-, yerlerde! Artk ne salarn kestirmeyi can ekiyor, ne iki cgara imeyi! Hele romantik a ozann koydunsa bul, oktan kayplara karm! Gizli ryalarn gerekletirmeye gc, gc olsa bile cesareti yok. Bunu kesinlikle anlam olmak, gizli bir ikinci hayat umudunu, ustura gibi kazyp atyor; ufak ufak niyetlendii uzun sreli bakalama yollarn nceden tkayarak, onu iki sandalye arasnda rahatsz bir yaamaya mahkm ediyor: Tylerini diken diken gerekle, rahatn huzurunu karan hayalleri! Btn klar snm denemezdi ama. Bilmedii bir yerinde, iinde, ufack bir aydnlk nokta titrek n srdryor, bal bana bir k kaps olmasa bile, olasln ortadan kaldrmyordu. Bir aydnlk nokta olarak, orackta, yle kalmakta direnmesi, bir karanlk belirtisi deil miydi? Hep o uzun boyunlu, esmer, ince ve zarif kadnn unutulmaz hayali!.. O da aksi gibi, en az onun kadar aydnlk ve mknats ykl bir baka hayalin stne dyordu: Yzba Demir'inkinin. Days, Yzba Demire, ondan daha az ilgili saylmazd hani. Deminden beri, kavgac surat ve dik sesiyle, sormadk yann koymamt: ... ee, ne diyor olup bitenlere? Kim? Benim ahin yahu. Yzba Demir. Bilmiyorum day. Bilmiyor musun? O nasl sz? nsan ayn at altnda yaar da bilmez olur mu? Ayn at altnda yaamyoruz ki artk. Ne? Kavga m ettiler yoksa? Hayr daycm: Skynetim iln edileli Demir ok megul: Geceleri garnizonda yatyor, ok seyrek grebiliyoruz. Miralay Ferid sustu, yienine yaklaarak kocaman penelerini yorgun omuzlarna koydu, baklarn arad. Gzle431 rine naslsa, onu her defasnda masallardaki dedelere dndren, o yumuak efkat aydnl gelmi kurulmutu. Hayli tatl bir sesle,

Zavall kanaryam -dedi-, benim zavall kk kuum! Karna gemi bilmem ne halt etmeye anrp duruyorum? Senin ne gnahn var? Hi! Gel gr ki, askerlik iliimize ilemi, hep tetik stnde durmak lzm, yoksa kendimizi byle sahra kararghnda sanveriyoruz. Arkasndan, iine iine baka bir ey anlatmaya koyuldu: Gsn gururla iiriyor, srasn drdke, bir kz soluksuz br dnyaya gnderebilecek yumruklarn, kt kt, yreine indiriyordu: ... yoo, biz moruklar, sandnz kadar bunam deiliz ha? Elimizden geleni ardmza koymuyoruz. ili'den Taksim'e yaplan sessiz yry kulana alnmtr, eh bilesin ki onu bu ihtiyar daycn tekiltlandrd. Baktk partiler rizikoyu gze alamyor, tabii, korku dalar bekler, tahkikat bilmem ne komisyonu kuruldu, bakarsn hanm evldndan bir emir, rak! kapna kilidi vurmular, kna bir tekme, yallah! Biz birka ihtiyar, birka gen, ulan dedik, lm eek kurttan korkmaz, hele bir deneyelim talihimizi... O anlattka garip bir ey oluyor, salona sessiz bir yryn hareket ve tel bulayor. Kaskat uyuklayan eyalarn bir kenarna rpertilerin sihirli eli dedi mi uyanveriyorlar. Haydi ondan sonra halnn stndeki biimler balyor kmldanmaya, gizli gizli bakalamaya: Ateten hava kabarcklar m demeli, akkor halinde tomurcuklar m? Krmz abajur, yryn bana gemi, alml alml ilerliyor. evresinde, st ste atlp birbirine dmlenen sessiz lklar! Suat, onlara katlsn istiyor, olmuyor nedense, btn abalar boa gidiyor: Hareketsiz ve uzak, yastklarn arasnda unutulmu bir ceset, ak aznn zerinde uuan yeil sinek! ... fakat kanaryam, yle bir an oldu ki, azametinden devrilip gidebilirdim. Yreime inecek sanmadm dersem, yalan! ili'de Atatrk Mzesi'ni biliyorsun, onun nnden geerken! Dn bir kere, ben onun yaveri Ferid, soluk al432 maktan ekinen o kalabaln ortalk yerinde? Adam ister istemez maziyi hatrlyor; 1919 Mays'nn yamurlu bir gecesinde, ayn binann kapsn alm... Haydi yine patlad. Oturduu yerden paldr kldr ayaa urayp, yumruklaryla gkyzn tehdit ederek: ... ulan harb meydannda edebinle lmeyi bilmezsen, bana bunlar gelir ite -dedi-. Doktor Hayrullah, Tilki Nuri, Sadreddin Ktahya, daha niceleri, lmekle ne akll davranmlar! Herifioullar orda rahat, devaml hakaretin ykn eken bu tarafta biziz. lmek bunun yannda hi, lmek bunun yannda hi! Fakat konukluu sresince dnp dolap ayn noktaya geliyor. Anlalan asl merak ettii o: ... kz, benim ahin u bizim yry hakknda ne dnr dersin ha? Vaziyetleri, ilmen ve fennen, gayetle gzel tahlil edebildiini nazar- itibara alarak... Yaptklarn Yzba Demir'e anlatabilmek arzusuyla yanyordu. Allah bilir, bugin, sadece bu amala gelmiti: Her eyi, en nemsiz ayrntlarna kadar bir bir anlatacak, byle bir eylemden karlmas gerekli sonulan tartacakt. Dakikalar geiyor, Yzba Demir bir trl gzkmyordu. Penceredeki scaklk buusu yava yava, erimi metal parlakln kaybetmiti. Daha uysal, mavi ve mor damarl bir pembelik, onu gittike daha yukarlara datyor; boluunu, sanki bir ehryinden ate paralar gibi savrulmaya balam, akam kular ve zlemli cvltlaryla dol-duruyordu. Siyah, irkiltici ve khne yaplar, hi aktrmadan, bir sulanm asfalt kokusu kaplamt. Miralay Ferid giderken sk sk tembihlemeyi unutmad: ... her eyi sana nasl anlattysam, ona yle anlatacaksn e mi? Vaziyetin evvelce tasavvur ettiimiz ekilde inkiaf etmediini, benim btn mes'uliyeti bizzat yklenmek mecburiyetinde kaldm, sylemeyi unutma! Hele rahmetli Atatrk'n evi nnden geerken, hissettiklerimi... Hznl yznde, o varla yok aras glmseme, Suat, kendi kendine mrldanr gibi: 433 Merak etme day -diyor-, hepsini anlatrm. Duygularn da. Hah yle! Artk yreim rahat, gidebilirim.

Gitti, be dakika sonra kageldi. Drt kat yeniden trmand iin soluk solua kalmt: ... hay Allah -diye grledi-, benim belm versin! Bendeki kafa, kafa m kanaryam: Asl syleyeceimi sylemeden gitmiim: Ruhsr yengen pazara sizi bekliyor. Benim ahini alr getirirseniz iyi olur, bir de benim azmdan dinler olanlar. Ve saat akam ald. Yzba Demir, meydanlarda yok. Yaz sca, kulak ilerinde knal pembe bir bakr tozu halinde imdiden birikmi olarak, Halim, sokaa kma yasann balamasna bir-iki dakika kala geldi. memiti. Haksz cezalandrlm bir ocuun ksknl kmt zerine. Yemek yemedi. Aznda cgaras, pencereye abanp, bir sre Ca-mekn Soka'n seyretti. Pencereler, insanla ilikin nemli ve ar bir yanlln tekrar gibi, teker teker aydnlanyordu. Hayat, yalan dnya, srp giden rezillik! Cezvede kpren kahve, cin bakl veletlerin avurtlarnda iklet, ellerinde mzka, apartmandan apartmana, birbirleriyle grgr gemeleri!.. Halim sonra banyoya kapand, epeyce bir zaman sonra pijamalarn giymi olarak kt, gelip koltuuna oturdu. Gecenin ilerlemi saatlerine kadar, bir daha yerinden kmldamad. Srgne gideceini uydurduundan beri, oynad kiilikle balantlar kopmutu. Kendi kendini yaamay yeliyor, bir ey anlatacak oldu mu dublaj seslerini aramad gibi, kap camlarnda ve aynalarda, 'ne kadar yakkl olduunu' gz ucuyla saptayp hayran olmuyordu. Bir maden kuyusunun derinliklerine iner gibi, basamak basamak, yenilmiliinin, ezilmiliinin dibine inmiti. Bunu bilmesi, onu, sze smaz aclara; aklamad, hi aklamayaca karmak duygularn, rktc ormanna itiyordu. Az konuur, konuunca hesapta olmadk eyler syler olmutu: ... ne dndm biliyor musun bir tanem, u benim ktisat diplomasn! Ne olursa olsun, faklteyi bolamamal434 ym! Tiyatro mthi bir ey, aktrlk gzel ama, meslek deil, ciddiye almyorlar. Srgnde diyorum, ciddi ciddi derslerime almaya balasam!.. yi hazrlandm m, gelir imtihanlara girerim. Baardm bir dn, al sana yepyeni bir hayat! Ya da dikkatli ve uysal: ... bana sorarsan, ben gidince annenin yannda kalman, daynlarda kalmandan daha doru, ne de olsa annendir. Yine sen bilirsin ya... Suat, Halim'in hemen daima nemli alnndaki acl izgileri grmyor mu? Gittike seyrekleen knal kzl salarnn arasnda belirmi beyaz telleri? htiyarlk! Halim ihtiyarlad. Hem yle byk bir hzla ihtiyarlad ki, dndke rperiyor insan. O da yaamad nk, mekanizmas ve denetimi iradesi dnda kalan mthi bir kaderin ilesini ekti: Ne olacan, ne yapacan bilememenin bunalm yok saylsa da, evrenin dmanca davran, ailesinin anlayszl yreini daraltyor, st ste gelen baarszlklarn ar zinciri, onu yldrm gijji ihtiyarla ekiyordu. Evet, evet, onlar hayatlarn yasayamadan ihtiyarlamlard. Onun bunun ayana dolaan, eylemini engelleyen, be para etmez yal kimselerdi artk, kemikleri szlayan yorgun cesetler! Hele Miralay Ferid'le, Yzba Demir'le karlat-rlrsa, yorgunluklar bsbtn gze batyordu. Yzba Demir, (iki gn sonra m, gn sonra m?) sabaha kar kageliyor. Halim'le Suat yatmlar, henz uyumamlar, anahtarn kilitte dndn, kapnn hafif inleyerek aldn duyuyorlar. Onlar uyandrmamak kaygsndan, karanla dalan admlar, sanki kadifeden. Halim, kln kprdatmyor. Kprdatamaz. Tam o srada, iki yannda iki sngl jandarma, byk bir kapdan, malta ta deli dar ve bo bir avluya giriyor. Kimseler yok. Grnrlerde kimseler yok. Yalnz kansz bir yamurun pheli fslts. zgrlnden koparp ellerini kelepelemiler, srgn yerine gnderiyorlar onu. Suat merakl, doruluyor. ini kaplayveren mutlulua ok yakn bir efkat duygusunun itiiyle, nce yatandan kopuyor, sonra yatak odasndan: Gece lmbasnn yeil yal435 dizi parmak ularnda, dudaklarnda, gzbebeklerinde birikmi, fosforlu bir glge gibi darya szlyor.

Savruk, deli seslerle dolu bir gece. Kaln, tuzlu ve kaba bir rzgr, sokaa kma yasann dehlizlerinden hst diye ayaa kalkm, azgn bir boa sanki, bir oraya saldryor, bir buraya! Bakyorsun, Cenevizlilerden kalma ta duvarlara arpp, yamyass yasslm; bakyorsun, gecenin hemen her tarafnda datlm askeri GMC'lerle bouuyor. Soluu, boucu deniz sca ve sivrisinek bulutu gibi diken diken yapyor insann derisine, camlar pis pis terletiyor. Yzba Demir, gecenin bu saatinde, Suat' ayakta grnce armaz m? sabahlnn kvrmlarnda kaybolmu, saydam, solgun bir hayalet! Sasrsa da glmsyor, glmsemesi yznde, arabuk atlm ama gven verici bir imza gibi belirip hemen kayboluyor. Zayflam, tra da olmam galiba, sakallarnn glgesi izgilerine daha stmal bir gerginlik katyor. Salonun alacakaranlnda, alnndan kan fkryor izlenimini uyandran kpkzl yara iziyle, yine yakkl ve gzel. Gzellii eski gzelliinden farkl, keli, daha sivri bir hl alm, baklarndaki ksknlk, yerini gizli fakat sert bir kararlla brakm. Deimeyen yalnz sesi, hep yle org uuldarm gibi ierlek, derinden: Rahatsz oldunuz, istemeyerek sizi uyandrdm, kusura bakmayn. Aklmca dikkat ediyordum, ama... Ne kusuru canm, bu rzgrda uyumak kabil mi? Zaten ok ge yattk, bir yandan da kayglar, kara dnceler... Biraz ekinerek: ... aman yarabbi -diye szn tamamlad-, ne kadar bitkin grnyorsunuz? ay, kahve, bir ey yapaym m, yorgunluunuzu alrd? Bitkinliine bitkinim, adamakll bitkin. stelik kurt gibi a, hayli pis! Sihirli denekle doknulmuasna, Suat canlanverdi: Banyoyu hazrlad, o ykanrken, ay, tereya, peynir, reel, bir kahvalt kard. Yzba Demir, utancndan ve sevincinden kzara bozara, ne diyeceini, nasl teekkr edeceini bilemiyordu artk; gerek bir asker itahyla tereyal ek436 mekleri ard ardna attryor; ayn demini, tadn, kvamn ve ve bitiremiyordu. Karn doyduka, zerine yine o akacktan ksm niversiteli hli, sakarlklar ve sevimlilii gelmedi deil. Suat, Ferid Daysnn servenini anlatp, Emirgn'a arsn yineleyince, holanma da benziyor, duygulanma da! Gzlerinin ii glerek: Yarn -diyor-, bu konuya dneriz. Birden dalgn: ... size -diye szn srdryor-, anlatacaklarm var. Tuhafnza gidecek biraz, artc, kiisel, bu yzden galiba gln, fakat sylemesem olmaz. Zaten bunun iin geldim. Suat, yreinin gelip boazna tkandn sand: Beni korkutmayn, Demir. Ne syleyecekseniz imdi syleyin ltfen, yoksa sabaha kadar uyuyamam. Elinde mi, aklna hemen felaketler geliyor. mid'e bir ey mi oldu acaba? Yzba Demir, nedense, hemen sylemeye yanamad: ... yok canm, endieye mahal yok. ki gecedir uykusuzum, uyuduum, hepsini toplasanz bir saati gemez. Onun iin, msaade ederseniz, yataym imdi, sabaha grrz. Suat, yatana dnyor ama, uyuyabilecek mi? Kukular, doru yanl tahminler, olaslklar. Bu '... artc, kiisel, bu yzden gln eyler...' neler olabilir? Durumun gerginliinden doma umutlar, siyasal aklamalar m? Duygusal itiraflar m yoksa? Bu arada, Yzba Demir'le ilikilerinin zerine yeterince eilmemi olduunu fark ediyor. Eilmedi ya!.. Ne olduu belirsiz, tanmlamas kesinlikle yaplmam ilikiler bunlar. imdi ister misin bu akl-banda ocuk, kalkp ona tutkun olduunu syleyiversin? Ne cevap verebilir? Evet mi der, hayr m? Kabul mu eder, red mi? Kabul etti diyelim, ya mid, o ince boyunlu, dokunsan krlacak Hitit vazosu ne olacak? Korkun gece. Rzgr, apartmann damndan, itilmi adam lklar, devrilmi kasa grltleriyle, kaldrp kaldrp kendini arka avluya atyor. Yukardaki katlarda, uykusuzun biri, bir musluk amayagrsn, btn su borularn437 da ac ezgiler, hastalkl ksrkler. Suat bir zaman bunlar dinliyor. Hi uyuyamayaca yolundaki ktmser tahminlerine ramen, sonunda dipsiz, uurum

gibi bir uykunun, karanlk boluuna dmekten kendini alamyor. Tuzaa der gibi bir d bu! Sabah, saatin iki al arasnda, abuk abuk konutular. Daha ilk kelimede birbirlerini anlamalar, fazla sz ge-reksizletiriyordu. Suat'n hi ummad kadar ok uyumas, Yzba Demir'in ise saat on birdeki bir bulumaya yetiecek olmas, konumalarn hayli dar bir sre iine sktrmt. Suat onu salonda, elinde gazete, kendisini bekler buldu. yice dinlenmi, yakkl ve gzeldi. Yorgunluun pasn atm olmas, yzndeki kararl sertlii bsbtn meydana karmt. Suat' fark eder etmez, dudaklarnda prl prl bir gnaydn, glmseyerek ayaa kalkt. Onun uyuyup kaldndan dolay zldn grnce: Yo -dedi-, rica ederim zmeyin kendinizi! Siz uya-nncaya kadar, Halim'le kafa kafaya verip bekrln tadn kardk. Sahi, kahvaltnz? ... vallahi biz bamzn aresine baktk, yalnz mutfa altst bulursanz, benim kabahatim deil: Halim neye el attysa yanld, ay diye uzand kahve, eker diye uzand tuz kt... Baklarnn koyu yeilinde meydana kveren dost ay-dnlklaryla: ... fakat -dedi-, onu ok deimi grdm: Tevekkle varan bir sakinlik, 'acaba hasta m?' dedirten garip bir durgunluk iinde. Tam uyarsam m diye dnyordum, acele bir i bahane ederek savutu. Elindeki gazeteyi katlayp etajerin zerine brakt, girie filn gereksinmeden syleyeceklerine geti. Hafif akac, tatl ve dolu bir sesle, kendisinden deil bir bakasndan sz edermi gibi, kaytsz konuuyordu. Yznn anlam hi deimedi. Ak pencereden sokan sabah grlts olduu gibi ieriye dolduundan, Suat, sylediklerini glkle izleyebili4.58 yordu. Ayak satcnn barlar. ocuk sesleri. Kebanda-ki halla. Kar evlerin birinde, nezleli bir kadnn, ineyip durduu arkdan, naslsa kurtulmu zavall bir satr: "... brak, dizilide alayaym!.." ... zerime aldm grev ok nemli. Tarihi desem de olur. Ne sylersem dikkatle dinleyin, soru sormayn yalnz. Anlald m? Suat, farknda olmadan, bayla cevap verdi: Anlald. inden akn akn tekrarlayp duruyordu: " ... kalkp pencereyi kapasam m? Kalkp pencereyi kapasam m?" " ... nmzdeki gnlerde, ister skynetimden, ister Merkez Komutanl'ndan herhangi biri gelir, benimle ilgili olarak sizi sorguya ekmeye kalkarsa, cevabnz ksa olmal: Pek tanmyorsunuz, daha ok darda yayorum (yalan da saylmaz), dncelerimi size hi amadm iin bilmiyorsunuz (bu yalan saylabilir), ne d ilikilerimden haberiniz var, ne aile hayatmdan! Ksacas, rasgele bir pansiyonerden farkm yok. Tamam m? Suat, ayn ba hareketini tekrarlad: Tamam! Dardaki grlt oalyor muydu, yoksa ona m yle geliyordu? Kadnn biri, besbelli oyuna dalm olunu, amaz aralklarla seslenip aryor. Her seferinde, o bet, yrtlan inko sesi. Eeeee-rooool! ... en kt durumunu dnelim! Bugnden itibaren, bir hafta geer dnmezsem, ya da benden bir ses kmazsa, oday kiralamakta serbestsiniz: Burda neyim kalmsa, ister satn, ister hatra diye alkoyun! Deerli saydm eyleri ufak bir paket yaptm, ierde, tahmin ettiiniz gibi mid'e verilecek. Cezaevine gitmeniz sakncal olabilir, sizden ricam, o gelip alncaya kadar bir kede saklamanz... Yzba Demir konutuka, gerek arln kazanyor, gizli komitac nemine yeniden kavuuyordu. Yaldzl mavi 439 sabahn asl ekim gc, hi phesiz, onun kiiliinde toplanmt. Hibirisini aka soramad halde, iinden yzlerce soruyu ipe dizen Suat, Yzba Demir'in balangta kestirdii adam kmasndan son derece memnun, hafife tedirgindi. mrmde ilk defa, ucunda lm bile olan, amaz bir ekilde sahici, kurtarc, direkt bir eyleme; byle bir eylemin getirdii tehlikelere bulaacak

myd yoksa? Ne mnasebet! O eylemi deil, saat gibi ileyen i mekanizmas ile, eylem onu bulmutu, btn yapaca beklemekten ibaretti. Kendini fazla tutamad, sordu: Yapacaklarnz mid biliyor mu? Tahmin etmitir. Hele dn leden beri. Ziyaretine mi gitmitiniz? Evet, sizi sordu? Eksik olmasn! Nasl? Zor i. Anyor ve bekliyor. Son haftalarn olaylar, onu ters ynden etkilemi. Kederli ve ktmser. Sustu. Meydana gelen sessizlii yle ustaca kulland ki, gerilim iki katna kt. O dargn glmsemesi yznden kopmu, zerreler halinde sanki havaya dalmt. ... Kore'den dndmde ge kalm bir lydm. Yaama sevinci nedir, bana mid retti; onunla yetinmedi, bendeki enkazdan yepyeni bir adam yapt. Onu seviyorum, bana sorarsanz, sevmekte haklym. Bir ocuk dnyaya getirir gibi, ikimiz, aydnlk bir ak dnyaya getirdik. Biz onu gelitirip, gzelletirip, zenginletire duralm, o da bizi deitirdi, derinletirdi, yceltti. Be yl nce nianls lm, hatras olmasa, oktan evlenebilirdik, hibir engel yoktu. Yalnz mid hatrasna bal kalacana, kavgasn srdreceine yemin etmi. Onun sonradan benim iin yaptn, nk nianls evvelce onun iin yapm, bu da hibir ekilde azmsanamaz! Byle askda yaayp gidecektik belki ama, olaylarn basks son haftalarda o derece artt ki... dn evlenmeye karar verdik. Suat, karanlk ve uultulu bir dehlizin ucunda, anszn, o kristal asansr grd: Souk, prl prl, onu bekleyen! Parman bile kmldatmad halde, adamakll yorulmu440 tu. Yorgunluktan ok, gizli bir bozgunun rpertici sarsntsna benziyordu bu. ekinerek sordu: Ne zaman evleniyorsunuz? Sorduu budalaca bir eydi. Yzba Demir'in glmsemesi derlenip toparland, erkeke bir mutluluk edindi: ... frtna geer gemez..." dedi. Suat, usul usul asansrne, o prltl cam kafese doru ilerliyordu. Konuacak ey kalmamt, onun iin. mid, bir ay boyu hayalini kurduu kz, hanidir hayalini kurmadan edemedii bir erkekle, Yzba Demir'le evlenecekti. Hayallerinde nasl birbirlerini tamamlyorlardysa, gerekte de yle tamamlayacaklard. Yalnz o akta kalyordu: Yrekler acs yalnzl, krk dkklyle ba baa! O kadar bozulmu ve dalmt ki, Yzba Demir'i kutlamay unuttu. Belli belirsiz glmseyerek, istediklerini aksatmadan yerine getireceini sylemekle yetindi. Sonra titrek, yumuak, handiyse bir anne sesiyle: Aman -dedi-, dikkatli olun: Bir ocukluk yapmayn! Demir, elini, avular arasna ald, skt. Avular ate gibi yanyordu: Hayatta -dedi-, yle ocukluklar vardr ki, srasnda yapmaktan ekinmemeli. Yoksa, mr boyunca 'niye yapmadm' diye dvnr insan, hibir eyle avunamaz. Szlerini, heyecanl ve dnceli bir yzle tamamlad: ... beni unutmayn Suat! Dualarnz eksik etmeyin! Tantklarndan bu yana, adn ilk defa sylyordu. Altn izmeden edemedi: ... annemin ad da Suat't.* Sonra ters bir ey oldu. Asansre Demir bindi. in garibi, mid daha nce davranm, binmiti: Nazl bir hill gibi glmseyerek, onu orda bekliyordu. Elele tututular. Asansr bir rya sessizlii iinde, yava yava, ykselmeye balad. Onlar ald gtrd. Suat, kalbi ie yaramaz bo bir * Bkz. Yaraya Tuz Basmak. 441 revolver gibi boynunda asl, tek bana kalakald. Halim olsayd bari... Halim, Dolmabahe Kulesi'nin altndaki sralardan birinde, surat allak bullak, kendini, yksek sesle atp tutarken yakalyor... Yine mi? Btn bir gn bir yol bulup ehrin dadaal hayatna karmak istemi, olmam, sonunda gelmi, bu

suluboya resmi andran manzarann karsna ylm; prltlaryla gz alan durgun mavi deniz, eski ilepler, uraya buraya soluk beyaz serpitirilmi iki mart! Ne yaparsa yapsn, stanbul'da, bunca yldr yaad bu bildik ehirde, yerini bir trl bulamyor. Gvdesi anlamsz anlamsz sokaklar arnlasa da, kafas gideceini kurduu srgn kasabasnda, kozann iindeki kelebek gibi tostoparlak. Galib de, Ali hsan da yle deiller mi? Bu duygudan nasl kurtulmal? stelik, byk bir sarholuk gecesinin sabahnda, Beyolu'nda rastlad gurbeti kyl, aatan Budha heykeli gibi, gelip gelip karsna dikiliyor, o ayr bir dert. Yoksul, ekingen filn ama, iaret parmaklarn gsne uzatm, besbelli onu suluyorlar. Bu grnmez sulamann arlndan nasl kurtulunur? Acaba kasa m? Kayor. lk rastlad sinemaya atyor kendini. Eski bir apartmann zemin katnda, uyuuk bir karanlk. Boazna sarlp onu bomak isteyen, bir sr yanl glge. Morgta sanki, koltuklara kayklm bir sr cesedin arasnda, tek canl o. Hayr, olmayacak! yisi mi Beyolu. Bombo, bir buz lnden farksz, yalnz parltl vitrinlerde kusursuz kimyasal gzellikleriyle, Merihli kadnlar gibi mankenler. " Ne yapsam? Ne yapsam?" Onu hem rahatlatabilecek, hem canna okuyabilecek bir dnce kafasnda snp yanyor: " bugn benim sram, srleceimi resmen tebli etmek zere, muhakkak aracaklar!" Haik'e mi gitse? Hayr, taze badem ve bira tknp, yenikler arasnda bir yenik olarak, kaderinden yaknmay can hi ekmiyor. aresizlikten bir sinema daha. Daha da beteri: Bir sava tutsa, Gestapo'nun eline dm, adama i442 kence yapyorlar. Gel de, eski, ok eski tutukluluk gnlerini hatrlama! Yanndaki hcreye kapatlm, durup durup, yumruklaryla duvarlar dverek, Allah! diye uluyan ocuu! Bu hatrlamann arkasnda, yine o saplant: " ... bugn benim sram: Eve bir gideceim, yarn Mdriyete uramam bildiren bir kt brakmlar, oraya gidince..." Eve gitmiyor, korkudan. Ortalk yatr gibi grnd iin, son gnlerde balama saati biraz geciktirilen sokaa kma yasann snrna dein, surda burda sallanyor. TneFden Yksekkaldrm'a sapt anda, gece: Yukardan siyah bir bomba dt, yere deer demez patlayp binlerce arapnel halinde ehrin zerine dalyor. Caddeler boyunca, bir cankurtarann canavar dd, inat bir ba ars. Herkeste bir tel. Maazalar, dkknlar abuk abuk kapatlyor. Saa sola kouan ayak sesleri. nsan rahata kendisini, bir hava hcumu nce'sinde sanabilir. Alarm verilmi, uaklar az sonra grnecek. Afilerin ahmaka sabitlii ortasnda, neonlarn rpn, renkli beyhudelikler. Halim, eve yaklatka yrei daralarak, duvar diplerinden yryordu. ahkulu Soka'nn dirseinde, omzuna bir el yapt. nsan eli deil, sanki elik bir mengeneydi bu. Koparacakm gibi skyordu. Halim mthi korktu. Bir anda tere batmt. Zar zor ban evirince, eli omzunu hl kskvrak tutan bu kolun teki ucunda, banda eski psk ftr apkas, aznda kirli ve kaln piposuyla, deli deli bakan bir sakall grd. Tanmyordu. Kimsiniz? -diye kekeledi-. Ne istiyorsunuz? Adam nce ses karmad. Karanlk, yzn yutmutu. Nerdense bir k dilimi gzlerinin stne dyor, pis ve atlak gzlk camlarnn arkasnda, byle deli deli parlamalarna yol ayordu. Sonra birden konutu: Haydi be -dedi- Tanmadn demek! ^ Bakna hi uymayan, tatl bir sesle tamamlad: ... harika, harika yahu, harika! 443 Halim, arplm gibi mrldanyor: Doan Bey, sen ha? Olacak ey mi?

Doan Bey onu ya duyuyor, ya umursamyor. Yoksa acayip, ba sonunu tutmaz bir sylev ekmeye neden balasn? Syledikleri ilk bakta tutarl gibi grnyor ya, deil, i mant eksik, ayrca aldatc bir kprdaklkla ykl: ... Freud, aslanm, dnyay, eyinin ucunda dnen kocaman bir sperma balonu olarak gryordu, evet, evet, itiraz istemem! Nietzsche'ye gelince, balanacak bir deliydi Nietzsche! Bunlarn att temel zerine bir ahlk ve kltr mkemmellii aramak, gtrse gtrse, nereye gtrebilir bizi, ha, nereye? Fertlerin suni olarak tecridine, otuzbircili-in yalanc saadetine, ksacas yabanclamaya! Nasl, o ku kadar beynin ve burulmu taaklarnla, utanmadan kar m kyorsun? Hocana yani, dnyaca tannm ve... Konuyu deitiriyor, sesinin tonunu da: Demin sylev mi veriyordu, imdi sahnede: Kl gibi sallayp, parltl bakyla evresinde ne varsa bierek, tumturakl bir tragedya oynuyor: ... mam Gazali ne der, bilir misin? nsann ruhu, der, daima vcudundan evvel lr, fakat lme kzmak faydasz, onu sevmek lzm, sevmek: Yalnz ve yalnz lmdr ki, hakiki adaleti ve msavat yeryznde gerekletirir. Ama ben, dnyada ve ahirette, resmen iln etmekten ekinmiyorum: mam Gazali dangalan, rmcek kafalnn biriydi, felsefesi dersen... Bsbtn bana sratrm diye, Halim, kmldamaktan korkuyor. O ne derse, hemen dorulamas bu yzden: Haklsn Doan Bey! Yerden ge kadar doru. Evet, tabii: Dangalan biri! Eski hocasnn hastal, bir ara, yle byle kulana alnm. Be-alt ay oluyor, belki daha fazla. Doan Bey'in bandan geenler, zaten bal bana bir serven: leri Genlik Tekiltnda yakalanp ieri tklyor, bir zaman hapis. Avrupa'da sava biter bitmez torpil, rvet, iltimas, Paris'e ilk kapa atanlardan birisi, o. Yllarca orda kalyor, bo durmu444 yor ama, bir yandan kltrn gelitire dursun, te yandan Nzm Hikmet'i Kurtarma Komitesine, ona benzer yar gizli yar ak teki solcu rgtlere girip, eyleme katlyor. stanbul'da onun iin sylenenleri ne akl alr, ne havsala: Kimisine gre, Siyasi Polis'in stnde bir gvenlik kuruluu olan Milli Emniyet'in gizli ajan, kimilerine gre, ngiliz Intelli-gence Service'i hesabna almaktadr. Babas Halczade 'Bacaksz' Abdi Bey, ttihat ve Terrakki'de Maliye Nazr Cavit Bey'in bakanlk ettii, ngiliz tarafls liberal kanadn nemli adamlarndand ya, bu kadar, onun ngiliz casusu saylmasna yetiyor. Gerekte ne olduunu, doru drst, kimsenin bildii yok. Yava yava, unutuyorlar da. Fakat, bir sabah ne grsnler: Btn gazetelerde iri iri harflerle Doan Bey'in ad! Avrupa dn, daha Galata Rh-tm'nda, Siyasi Polis'e tutuklanm. Neden? Nasl? Orasna iyi saatte olsunlar karr. Aklamalarn ba sonunu tutmuyor, ou lf, az gerek. una buna kulak verirsen, sorgu srasnda akln karm zavall. Bakrky'de yatyormu. Buna inanmayanlarn denedii aklama, daha aprak: Deli meli deilmi efendim, iren grevini srdrebilmek iin, 'deli numaras' yapyormu. Baksanza, Bakrky'de birka ay yattktan sonra nasl serbest braklm? lerine yaramayacan akllar kesse, yeniden, Cihangir'deki Terakki Apartmannn Merutiyet debdebesine dnmesine gz yumarlar mym hi? Birden ban, karanlk klfndan karyor. Surat, Ha-lim'in suratna dedi deecek. Ac izgilerinin kafesi arkasnda, bir ihtiyar surat bu. Hele pis, ttn ve eczane kokan, o kvrck sar sakal hesaba katlrsa! ... bir devletin kudreti ve ihtiam neyle llr, syle bakaym! Siyasi tekilatnn duygusuzluk derecesiyle. Bu tekilt ne kadar katlar, insanlktan uzaklarsa, o kadar kudretli ve muhteem saylr. Fertler iin, durum ayndr. Kendi kaderini olduu kadar, teki insanlarn kaderini de umursamayan kimse, hangi siyasi dzen ierisinde olursa olsun, rnek vatandatr. ve ve gklere karr, adna heykel dikerler. stediin kalba sokarsn, gk demez. Halbuki ben ve be445

nim gibi insanlk haysiyetinden umudunu kesmeyen enayiler, mesele karmakta birincidir, bu sebepten oyun bozanlktan tut, lnetlenmeye kadar btn sulamalar onlar iin! Halim, birka kere omzunu kurtarmay denemi, baaramamt. Bir daha denedi, baard, ama Doan Bey'den kurtulmu olmad. nk o, dudaklarnda gergin bir glmseme, smsk kolundan yakalad bu sefer: Ne o? Beni grdne memnun olmadn m yoksa. Harika bir ey bu yahu, harika! Gzde hocayla gzde talebesi, unutulmuluun irkefinde buluuyorlar: Lmda iki fare, bok ukurunda hamambcekleri! Gld, lisedeyken onlar azarlamak iin kulland, o yalancktan kaba ve fkeli sesi buldu, onunla devam etti: ... hakszsn aslanm, yooo vallahi hakszsn: Memnun olmak ne demek, sevincinden uacaksn be! Talihin varm, az sonraki hesaplamann bir ucu sana dokunuyor, senin cn de alnacak! Kollarn sva, tadn karmaya bak! Az ekmedin! Halim korkusuyla merak arasnda kalmt. Sormadan edemedi: Hay Allah! Neyin hesaplamas, hoca? Doan bey gerekten armt. Nasl oluyordu da Halim durumu arlamyordu? Bir zaman, tavuk gibi gdaklaya-rak, pis pis gld. Yeniden en ihtiyar suratn a verip: lk tutuklanmzn! -dedi-. ... ilk tutuklan -diye szn srdrd-, ilk aka benzer yavrum: Hi unutulmaz! Aklanmas g bir by gibi, insann iinde kalr. Kahrn stnden atamaz, srrn zemezsin. imdi biliyor musun, o zaman niye tutuklam-lard seni? Halim, omuzlar ve bayla yle bir hareket yapyor ama, sorunun karl olmaktan ok, sokaa kma yasann balamasna az kalmasndan duyduu, kayg ve tel belli ediyor bu hareket! A gzl gece, minareleri oktan dilemeye balam: nce kibrit p gibi at diye ortasndan kryor, sonra yarsn tr tr yiyip, yarsn tkryor. Suratlarna karan446 lk bulam insanlar, uzak uzak, sokak balarnda belirip kayboluyorlar. Doan Bey'le Halim'in bulunduklar dirsek, her an, biraz daha tenha ve korkun! Bu tenhal ve korkunluu, Doan Bey'in dilerinin arasndan salverdii baka bir ses, daha da artryor mu ne? nsan sesinden ok havagaz fsltsna benziyor: yle sinsi, tehlikeli, ldrc! ... iimizden birisi, bizi ele vermiti. imizden birisi mi? Kim? u grdn var ya... Halim, Doan Bey'in gsterdii yana bakyor. Grd, klar hl yanan tek vitrin: Matmazel Rael'in kitap dkkn. O da ierde, sanki garip, kvrak ve mavi bir hayvan, zel kafesinde bir saa bir sola volta atyor. ihane'de oturduundan acelesi olmamal, ne olacak, iki admlk yer! Kitaplar dzeltti. Yazhanenin klarn sndrecek. Omuzlarnda erkek kesimi bir ceket, 'fistolu' dudaklarnn arasnda yaprak cgaras, kendinden emin, hayatndan memnun Yok canm sen de! Matmazel Rael yahu o, Yahudi kitap. lk tutuklanmzdan ok sonra tandk, yllar sonra, bizi nasl ele vermi olabilir? ... sen sonra tanm olabilirsin, ben ocukluumdan beri tanyorum: Babamn 'resmi' metresiydi, sulanr mulanr-dm, hi yz vermezdi, bir gn basbaya zorla koynuma giriyor, beni hanidir beeninni, vijdanyla mcadele ediyormu, falan filn! Bu hadise, tutuklamadan ay nce oluyor, ben fakltenin 'dhisi', hibir eyden phelenmiyorum. Gerei meydana karabilmem iin on be yl dnmem gerekti, tam on be yl, fakat sonunda hastanede buldum... Sustu. Gzleri dar uruyorlar. ... Ssssst! Dikkatli olmak lzm. Birazdan kacak. Evi, ihane'dedir. Bir haftadr takip ediyorum. Btn itiyatlarn tespit ettim: Ne yapyor, ne ediyor, nereye gidiyor? Kararm karar, bu gece 'infaz' gecesi. Hesap grme saati, btn ihtiamyla gelip att. Bu frsat karrsam, kendimi hi affetmem. Kimse affetmez zaten. Aslolan, tezatlarn arpmas deil mi, birikme ve srama, kemiyetin keyfiyete tahavvl...

447 Dncelerini, manta gre dzenleyen zincir, koptu galiba; konumas bsbtn dald, tutarszlat. Artk sa-mah)or. Sylediklerini iitmek, ac: ... iki kere iki drt eder, Menderes be eder diyor, niye etmesin? Oportnist cebri, byc trigonometrisi, akll kalle diyalektii! Ne anasnn gz o, ne anasnn gz, bilemezsin! Ya da: ... dn aslanm, pezevenklerden bir Samanyolu, l l, bapezevenk sfatyla en namussuzlar ba ekiyor; kinatn usuz bucaksz karanlklarnda ne kadar it, orospu ocuu, hrsz, dalkavuk, sahtekr ve deyyus varsa, elele vermiler... Halim'i sorular burguluyordu: " Dedikleri doru olabilir mi?" " ... haydi be, deli bu, baksana aka samalyor!" " ... ya doruysa, ya ldrecekse kadn?" " ... boversene sen, sinek bile ldremez o!" Kolsuz Cell, yasemin azln dalgn dalgn azna gtrd, iki kula arasnda rtc bir yark olarak genileyen pasl glmsemesini bozmadan, ufak ufak, ucunu kemiriyor: " l, iin bandan balayalm: Gizli tekilta gireli ne kadar oldu?" Tiksinti. Bask ve yalnzlk. A gzl gece, sokaa kma yasa, eli kulanda srgn, boazndaki sulfato acs, yava yava birbirine karyor; garip, eski ve unutulmu bir korku oluveriyor. Doan Bey, ilk bakta ok sama grnen sorusuyla araya girmese, Halim lk lk haykracak. Annen sa m? akn: Evet -diyor Halim-, sa ok kr. ... benimki ld, kahrndan gitti kadn, babam servetini yedi bitirdi, ben aklm oynattm... Gzleri yeniden dar uruyorlar: ... kimin yznden? -diye sorup kendisi cevap veriyor-: ... onun yznden: Byle dolap, bu kadar saman altndan su yrten, bu derece haris ve iinden pazarlkl 44S orospu grlmemitir: Vcut dedin mi yalnz aparas gelir aklna, ahlki deer dedin mi, yalnz para! Yine o gdaklamaya benzer, irkiltici gl. nsanda sinir brakmyor: ... onun, o paha biilmez deliine, yle bir mermi yerletireceim ki, scack, hayatnn son inzali, ayn zamanda en gzeli olacak. Dnebiliyor musun? Halim, iinde lm tel, gz ucuyla dkkna bakyor, felket, Matmazel Rael son klar sndrm, darya kmak zere. Yksekkaldrm'n zerinde ar bir sessizlik, ktmser ve yorgun bir albatros gibi ar ar dolanyor. Aydnlanveren bir st kat penceresinin ardnda, delimsirek neesi ve kprtl tazeliiyle, zamansz bir Mozart. Doan Bey cebinden tknaz, namlusu ksack bir tabanca kard. O kadar yeni ve gzel ki, sahici demeye dili varmaz insann, oysa sahici. Halim'in korkusu bir gece cinayetine karm olmak, polisler, cankurtaran, daktilo tkrtlar!.. Farknda bile olmadan, Doan Bey'in bileini sk sk kavrayp: Hayr -diye fsldyor-, hayr! Yalvarrm vazge! Karakol burnumuzun dibinde yahu. Doan Bey, Matmazel Rael'in ktn grd. Asma kilitleri kapatmak iin eilmesinden faydalanmak istedi, elini zorlayarak Halim'den kurtarmaya abalyor: ... brak beni, braksana ulan, hesabn greyim unun, bu gece bu i bitecek demedim mi, frsat karmamak lzm, brak diyorum u elimi, brak... tiip kakyor, ufak ufak bouuyorlar. Halim direndi, bileini brakmad gibi, kolunu dorultmasn da engelliyor. Karanlktan m, epeyce uzana dtklerinden mi nedense, Matmazel Rael onlar grmedi. Duymad da. Banda dolaan tehlikeden habersiz, Tnel Meydan'na doru uzaklayor. Boumann ateiyle Doan Bey bunu fark etmese, bir ey olmayacak! Fark ediyor, edince lgna dnyor: Bir silkini, bir, bir daha! Bileini kurtarmasyla, tabancann kabzasn Halim'in kafasna indirmesi bir oldu. Halim, en uzaktaki 449 yldzlar, karsnn meneke rengi gzlerini, ayn anda, en ufak ayrntlarna varncaya dek grd, sonra bayld.

Yzba Demir gider gitmez, Suat bir ey olmam, aralarnda bir ey gememi gibi, kendisini gndelik ilerin akntsna brakmt. Her gnk dalgnl, her zamanki ie d-nklyle filesini ald, Kuledibi'ne alverie indi. Ders ylnn son, tatilin ilk gn, bir enlik davulu gibi gm gm tyor. Havada biraz ekerli, hafif meyveli bir tat, boncuk boncuk bir gazoz kprdakl. evredeki okullarn onca rencisi, ierilerden drt yol azna doru, btn sokaklar basm; kahkaha, lk, ayak sesi olarak, ortaln altn stne getiriyor. Hepsi ordalar: Avusturya Lisesinin ince, su gibi akc, sarn kzlar. Ortaokulun obur ve yaygarac olanlar. Cambazlar da gelmi mi sana! adrlarndan birini Galata Kulesi'nin dibine kurmular, evresinde bara ara drt dnp, imdi ikincisini kurmaya alyorlar. O yal ve dazlak ccenin, ie yarayaym diye rpn, grlecek ey: kide bir, plak ve terli omuzlarn gnete parldatarak kazklar akan cambazn karsna geip, "Hissa" diye baryor. Her bar, bann zerinde, sesli bir klah! Ylanl kz, orospu rahatl ve soytar yumuaklyla gitmi, geen yazdan tand ayak satclarn bulmu, hem dumanlarn burun deliklerinden bir asker gibi kaln kaln koyvererek c-gara iiyor, hem onlarla kaynatyor. Geceki rzgr durmu. Gn mavisi, yine o badnd-ren kzgn ve saydam mavi. Vitrin camlarndan sel gibi akan gne, surda burda, handiyse elle tutulabilecek katlktaki gkkuaklar uyandryor. O kadar youn ve somut. Suat'n yars, apakl bir halk neesiyle alkalanan, mahallenin heyecanna kaplmt. Souk dudaklarnn zerinde, anlalmaz bir glmseme belirdi. Uzun ve kvrck kirpikleri, yaldzl yansmalarla gizli gizli titrediler. Halim'den haber soran iko kasaba takld, yanl pirin veren bakkal akacktan azarlad. iek bile ald hatta, yzlerinin seORHAN KEMAL 0. HAU KTPNANfSf vimli bayal ortasnda kocaman gzleri balanmaz bir aykrlk gibi duran ingene kadnlar yok mu, onlardan yaban menekeleri ald, demet demet. Ama teki yars, ne kadar tehlikeli olduunu bile bile, ii-sra bir oyundur tutturmutu: Soyut, ocuka gzel, usulca bell bir oyun! Dnce ve davranlarn, belirli bir mantk dzeni iinde zincirlenerek, bir eit tekrarlanyd bu ama, ne kadar bitirip balasa hep ayn sonuca balanyor, baland sonucu ise o kabul etmek istemiyordu. (Sessizce mutfaa girerek, baklarn bulunduu ekmeceyi ayor, ilerinden birini, en uzun ve en iyi bilenmi olann seip, salona geiyor. Deliksiz bir karanlk. Karanln ortasnda duruyor, el yordamyla gsnde kalbinin yerlerini aryor. Bulunca, ban ucunu dayayp, e kadar sayldktan sonra... Sessizce mutfaa girerek, baklarn bulunduu ekmeceyi aryor, ilerinden birini...) rktc ikilemesi, kiiliinin kart iki kiilik halinde blnmesi biiminde olmuyordu: Ayn kiiliin, iki deiik eilimi izleyerek, iki ayr varolu biimine varmas, bu biimleri ayn anda srdrmesi biiminde oluyordu. Suat, kendi kendisi kalarak, bir yandan gndelik yaantsnn dz ve yavan tekdzeliini gelitirirken, bir yandan yaama olaszl-nn iyice bilincine varm, harl harl intihar ediyordu. leden sonra byle geti, akam oldu. Gecenin lcivert mendili, stanbul'un gzlerini balad. Suat, nc ac kahvesini itii srada, zerine fenalk geldi. Yrei daralyor, yalnzlnn elik zrh iinde, boulacakm gibi nefesi skyordu. Btn varln bir sevilmek, okanmak, baylanlan-mak istei sarmt. Hi deilse dertleebilecek birisi olsayd yannda? Halim'i drt gzle bekliyordu ama, geciktike gecikti. Ne yapsn? Oyalanmak iin enayi areler arad: tlenmi amarlar yerli yerine koyaym dedi, balamasyla yerletirip bitirmesi bir oldu. Epeydir kalarn almamt, imdi alrsam vaktin nasl getiini unuturum sanyordu, bu dnceyle oturup cmbzlarn arand tuvaletin nnden, aynada kl gibi benzini grr grmez, dehetle kalkt. in kts, bunlar olurken, akla ziyan oyununu iisra 451 srdrmekten vazgeemiyordu. (... ilerinden birini, en iyi bilenmi olann seip, salona geiyor. Deliksiz karanlk. Karanln ortasnda duruyor, el yordamyla gsnde kalbinin yerini aryor...) Oyunun gidiine yle kaplmt ki, akam yemeini unuttu. Yrtc bir rperme onu buzlu file-siyle

yakalayncaya kadar, intihar etmeyi dnmekten yorgun dt. Sonra titreye titreye, gitti yatt. Yar uyur yar uyank, ac ekmekte devam ediyor, hem ty kalemler gibi uzak ve ince bir sr mid'le urap, hem oyunun cmlelerini elinde olmadan birbiri ardna diziyordu. (... bulunca, ban ucunu dayayp, e kadar saydktan sonra...) Halim'in geliini hayal meyal hatrlyor. Gecenin bir saatinde uykusunun arasnda, bir eyler anlatt durdu. Sesi o kadar uzaktan geliyor, szleri karanlk uykusunun dokular iine yle blk prk dalyordu ki, krktk sarho olduuna, adamakll samaladna hkmetti. Matmazel Rael Siyasi Polis'e alyormu da, Doan Bey, hani saptan, Felsefe Hocas var ya, o, onu ldresiymi, Halim gitmi karakola haber vermi vs., vs.! Olmayacak eyler! Uyanr uyanmaz iindeki oyun, dmesine baslmasna, kald yerden balamt ( ... sessizce mutfaa girerek, baklarn bulunduu ekmeceyi ayor, ilerinden birini, en ...). Kocas elini yzn ykayp yatncaya kadar, hi aksamad. Halim ahlayp, ohla-yp duruyordu. inde bir yerinde bir trl bulunamayan, bulunsa da iyilemesi umutsuz gizli bir yara almt sanki. Uyumadan nce, bir zaman kendi kendine konutu. Uyku sisleri yznden, Suat'n kulana ne olduunu anlayamad, anlasa bile nemsemeyecei baz tutarsz cmleler alnyordu: ... lsem aklma gelmezdi dorusu: Matmazel Rael, byle bir ey yapsn, pes! Olursa, bu kadar olur ite. ... Suat, gayet ak bir ekilde arldn duyarak gzlerini at. kinci uyanyd. Halim, zehir yeili kefenine sarnm, arpntl bir uyku uyuyordu. Darda, camlar hafife zangrdatan kaln ve yuvarlak bir uultu, halka halka genilemekteydi. Suat, oyunun bysne takldnn farknda bile olmad. 452 " Tamam -diye dnd-. Ya imdi, ya hibir zaman!" Sonra kalkt, bir uyurgezer gibi mutfaa doruldu, sessizce ieriye girip baklarn bulunduu ekmeceyi at, ilerinden birini, en iyi bilenmi olann seip, salona geti. Salon deliksiz karanlkt. Karanln ortasnda durdu, soukkanl ve sakin, el yordamyla gsnde kalbinin yerini arad. Ban ucunu, kl klna oraya dayayp e kadar sayd ve ... saplamak istedi. Fakat hayr, hi beklemedii mthi bir ac, tkr tkr ileyen dzeni bozuvermiti. Neden rkyor byle? Ban sivri ucunu, mr boyunca kalbinin stnde duymam myd? Biraz gayret etse, sapna biraz daha inanarak bastrsa, her ey olup bitiverecekti. Yapamad. Hibir zaman yapamayacakt. te o zaman korkaklndan tr, hayatn nasl gnlnce yaayamam, berbat etmise; lmn de gnlnce lemeyip, berbat ettiini anlad. iddetli bir tokat yemi gibi sarsld. Utanlacak bir eydi bu, korkun bir ey! Korkak, diye yllarca kocasn kmse-mi, her hareketine dudak bkmt; imdi birdenbire her eyden korktuu iin hibir ey yapamadn, bu yzden hayatnn en gzel yllarn harcam olduunu gryordu. Asl korkak oydu, asl ve en byk korkak: Korkusunu, densiz bir gururluluun arkasna saklayp, herkese yukardan bakan! Orda msn bir tanem? Grlt m uyandrd? nsann tanklar diyesi geliyor ama... Salon aydnland. Halim eikte, bir eli elektrik dmesine uzanm, sa ba dank, gzleri merakla dolu, sihirli bir resim gibi anszn meydana kt. Suat' ylece, beti benzi soluk, salar omuzlarna dalm, elinde bakla grd. nce bir anlam veremedi. Kaygl ve ilgili sokularak: Neyin var -diye sordu-, hasta msn? Suat, tepeden trnaa kilitlenmiti. Halim-diyebildi sadece-, Halim... Halim o zaman anlad. Surat allak bullak oldu: ... yoksa -dedi-, kendini mi vuracaktn? Ah Halim, bir bilsen ne aclar ektiimi!.. Halim onu kollarnn arasna ald, salarn okayp: 453 ... kabahat benim -diye mrldand-, btn kabahat benim: Seni mutlu edemedim, sana denk bir koca olamadm, elimden bir halt gelmiyor, be para etmez bir adamm. Suat, sesi gzyalaryla slak, itiraz etti:

Hayr, kendini sulayp durma, asl byk sulu benim: Hayatmz bozdum, her eyi kaybetmemize sebep oldum. Sana olan sevgim sapasalam duruyor, ona gvenebilirsin. Suat ne diyeceini bilemiyor. Halim -deyip duruyordu-, talihsiz kocam benim, bir tanem! Onlar daldklar duygusallktan, kim bilir hangi komudan patlayveren, ar ve heybetli bir mzik kopard. Duyar duymaz, bir an birbirlerine bakp, pencereye kotular: Ayn anda Galata Kulesi, khne yaplar, zilzurna yldzl gkyz, tehlikeli olaslklarla dolu bir devrim gecesindeki yerlerini almlard. Sokakta, bu saat iin, allmadk bir tel hkm sryor, surda burda glgeler kmldarken, az nceki uultunun, yerleri sarsarak geniledii iitiliyordu. Pencereler, birer ikier, aydnlandlar. Hemen hepsinde, uykulu ve merakl balar belirdi. Halim, radyoyu amay, ancak o zaman akl edebildi. stiklal Mar henz bitmemiti. Suat, elinde olmayarak, Yzba Demir'in kskn niversiteli glmsemesini dnd, o sabah dediklerini: " yle ocukluklar vardr ki, zamannda yapmal, yoksa bir mr boyu avunamaz insan..." Mar bitince kaln ve etkileyici bir ses, Silhl Kuvvetlerin ilk bildirisini okudu: Dikkat! Dikkat! Byk Trk Milleti! Silhl Kuvvetlerimiz, stanbul, Ankara, Eskiehir ve dier byk merkezde, 27 Mays saat 03.00'ten itibaren idareyi ele almtr. Halim ve Suat, nefes almaktan korkarak, sonuna kadar dinlediler. Sevinli fakat yorgundular. Derin bir cumhuriyet sessizlii oldu. Ve sonra saat, sabah ald. 454 'DK' BABAKAN ADNAN MENDERES KTAHYA'DA YAKALANDI Sabk Babakan askeri bir uakla nce Eskiehir'e, daha sonra Ankara'ya getirildi Ktahya (zel) 27 Mays gecesini Eskiehir'de geirmi olan 'Dk' Babakan Menderes ve yanndakileri ihtiva eden be arabalk konvoy, ehrimize gelmi, Vilayet Kona'nda Tugay Komutan Albay Demet, Vilayet jandarma Komutan Albay Alkan tarafndan karlanarak, kendilerine Hava s Komutanl'nn teblii okunmutur. Teblide aynen yle deniyordu: "Ankara'da sabk Cumhurbakan Bayar ve DP erkn tevkif edildiler. Sabk Babakan Menderes kamtr. Nerde ve her kim tarafndan grlrse, askeri kuvvetlerimiz gelinceye kadar, zor kullanlarak tevkif edilecektir." Adnan Menderes bunun zerine evre valileriyle bir telefon konumas yapmak istemise de, kendisine izin verilmemitir. Daha sonra, onu gtrmek iin Eskiehir'den gelen Albay Muhsin Ba-tur'a teslim edilmi, askeri bir uakta nce Eskiehir'e gtrlen 'dk' Babakan Adnan Menderes, ordan ayn uakla Ankara'ya nakledilmitir. Attil lhan Mart, 1963 /Mays, 1964 Neuilly Sur Seine Ocak/Kasm, 1969 Karyaka (zmir) Nisan/Ekim, 1972 Karyaka (zmir) 455 STANBUL ORHAN KEMAL L HALK KTPHANES DN VERME BLM K.ytl No : TMtif No : ic.H Konu No:. Kayt No:. KTAP CEB urallarnn hor grd bir durumu ;inde hissederek yaayan, Bayraktar aazadelerin kz Suat... Kadnlardan orkan, onlar doru drst tanmayan ve fahielerin dnda hemen hibirisine yanamam, Manisa erafndan Hacbeyolu'nun olu Halim... Bu iki insan, hapsedilmi bir ozann kurtarlmas iin dzenlenen bir toplantnn, kkrtlm halk kalabalklannca baslp, polise datld kargaann iinde birbirlerine itilirler...

Ban Ucu bir cehennemi anlatyor. Bu cehennem Trkiye'deki aydnlarn yaamdr. Roman kahraman Halim'in dedii gibi: Gerilime altk bir tanem, yllardr ban ucunu kalbimizin stnde duyarak yayoruz, koymuyor. - Selim ler Attil lhan bu romanyla, yoz kiileri, arpk dnceleri, hasta kafalar, Pompei'nin son gnlerini hatrlatan Bizans klkl bir stanbul yaantsn baaryla veriyor. - MLLYET Attil lhan Ban Ucu'nda, iddetin dnceyi yozlatrarak devlete ve topluma getirdii zararlar, mahvolan kiisel yaantlar... sular ada olmak, insan sevmek, yaam sevmek olanlara sunulan ar cezalar anlatyor. - Sadun Tanju / Cumhuriyet Attil lhan 15 Hazirafl925'te ~ Menemen'de dodu. Trkiye'nin en retken yazarlarndan olan ilhan'n ge yalarnda balad dnme ve yazma serveni 10 Ekim 2005telmszle gene kadar srd. Baz yaptlar unlardr: iir: Sisler Bulvar, Yamur Kaa, Ben Sana Mecburum, Yasak Sevimek, Elde Var Hzn, Kimi Sevsem Sensin. Roman: Sokaktaki Adam, Zenciler Birbirine Benzemez, Kurtlar Sof Yaraya Tu? Racmair Vay, Allann Sngleri. Gezi, deneme ve eletiri: Abbas Yolcu, Seslen, Hangi seks, Hangi sag, Gerekilik Sava, Hangi Atatrk, Bat Deli Gmlei, ikinci Yeni Sava, Sa Solum Sobe, Yanl Kadnlar Yanl Erkekler,