3. Hafta

Hücre zarı

• Hücre zarı veya plazma membranı canlı membran olup hücre ile dış ortamı arasında bir engel oluşturur. • Fosfolipit tabakadan yapılmış çift tabakalı seçici geçirgen bir özelliktedir. • Membran çift tabakalıdır. • Mycoplazmaların membranında steroller vardır • Proteinler membrana gömülü durumda bulunmaktadır. Bunlar taşıyıcı, sensörler, enzimler, ETS gibi bir çok fonksiyonel protein bulunmaktadır

• Zara gömülü proteinlerin zar içindeki kısımları hidrofobik, dış kısımları ise hidrofiliktir. • Zarın tüm yapısı H bağları ve hidrofobik etkileşimle kararlı tutulur. • Ayrıca Mg+2 ve Ca+2 gibi katyonlar zarın kararlı yapısında görev alır.

.• Membranda bulunan lipitler ve proteinler sürekli yer değiştirirler. • Hücre duvarı bileşenlerini sentezler • DNA replikasyonuna yardımcı olur • Solunum olayını yürütür • ATP sentezinde rol oynar. • Membranın ana fonksiyonu taşınma mekanizmaları ve sinyallerin alınmasıdır.

• Bazı proteinler ise zara gömülü olmayıp zarın bir tarafında yerleşmiş durumdadırlar.• Zar proteinleri zar içine gömülü halde bulunan ve dışarıdan içeriye madde transferi. Bunlarada periferal zar proteinleri denir. . Bunlara integral zar proteinleri denir. Bu proteinlerin bazıları lipoprotein formundadır. sinyal alıcı gibi bir çok fonksiyonu yerine getiren yapılardır.

• Ökaryot membranını farklı kılan bir faktörde sterollerdir. . • Mikoplazmalar ve metanotropik bakteriler hariç bakterilerde bulunmazlar. Örnek diplopten • Hopanoidler Archaea larda bulunmaz.• Zar sabit bir yapı gibi görünse de aslında akışkan bir özelliği ile oldukça hareketlidir. • Bakterilerde ise sterollere benzeyen hopanoidler olarak adlandırılan moleküller vardır. • %5-25 oranında zarda bulunurlar ve düzlemsel yapılı ve esnek olmayan özelliktedirler.

.

Arkaea’de zarlar .

• Archaea larda Eter bağı vardır. • Bu nedenle tek tabakalı lipit içeren bir zar ortaya koyar. Bifitanil adı verilir. • Archaea da lipid olarak gliserol dieterleri ve gliserol tetraeterleri bulunur. • Tetraeter molekülünde her gliserol molekülündeki fitanil yan zincirleri birbirine kovalent bağlarla bağlanmıştır. . • Archaea’larda yağ asitleri yerine yan zincir olarak beş karbonlu hidrokorban olan İzopren yer alır.

.

. • Proton motif güç adı verilen bir potansiyel taşır. enerji eldesi gibi görevleri olan bir çok protein barındırır.Sitoplazmik Zar görevleri • Sitoplazmik membran seçici geçirgen bir yapıya sahiptir. • Sitoplazmik membran taşıma. sinyal algılama ve iletimi.

.

Ancak bu moleküller dış membranı geçemezler. • H iyonu bile taşıdığı elektrik yükü nedeniyle sitoplazmik zardan diffüze olamaz. . NH3 ve su gibi besinler sitoplazmik membrandan ve dış membrandan kolayca diffüze olabilir. CO2. Bunların dışında bazı oldukça toksik antibiyotikleri içeren polar olmayan bileşikler sitoplazmik membrandan diffüzyonla geçebilirler. • Su diffüze olabilir. Ancak özel aquaporinler vasıtasıyla daha hızlı taşınım sağlanır.• Bakteriyal hücreleri çevreleyen membranlar bütün moleküllere bariyer değildir. Bazı besinler O2.

. • Ayrıca bu taşıma sistemi özgüllük sağlar. • Besin konsantrasyonuna göre etkilenen bir sistemdir.• Taşıyıcı proteinler zardan maddelerin taşınması ve içeride biriktirilmesini sağlar.

Bakterilerde Madde Taşınması • Diffüzyon • Kolaylaştırılmış Diffüzyon • Aktif Taşıma .

.

• Dış membranın iki önemli özelliği vardır.Bakterilerde Taşıma Sistemleri • Diffüzyonun kuralı çok yoğun ortamdan az yoğun ortama doğru madde ve su geçişidir. • Sitoplazmik membranı birkaç molekül diffüzyonla geçebilirken dış membranı ise bütün temel besinler ve atık ürünler diffüzyonla geçebilmektedir. .

• Membran boyunca bir konsantrasyon gradienti gerekmektedir. • Porinler 600 kD dan daha küçük hidrofilik moleküllerin geçişini sağlayan içi su dolu kanal proteinleridir.• Dış membran lipopolisakkaritlerin polisakkarit yapılarından dolayı polar olmayan solutlere karşı geçirgen değildir. . Bu durum gram negatifleri bir çok antibiyotikten koruyan bir özelliktir. Polar moleküllerin ise geçişini sağlayan bir yapıdadır.

E. Yalnızca gliserol kolaylaştırılmış diffüzyonla girdiği bilinmektedir. coli. Eukaryotlarda yaygın olmasına rağmen prokaryotlarda çok nadir rastlanır. Taşıyıcı ile düzenlenmesi o substratı sitoplazma içinde toplamaz. Ancak bir taşıyıcı vardır. Yine diffüzyon kuralı geçerlidir.Kolaylaştırılmış Diffüzyon • Membran boyunca impermeable olan bazı bileşiklerin membrandan bir taşıyıcı yardımıyla diffüzyonuna denir. S. . Pseudomonas gibi. typhimurium.

2) Molekül ağırlığı ve tipine göre farklı olan taşıyıcı proteinler vasıtasıyla. büyüklük. elektrokimyasal gradientleri boyunca membranlardan diffüze olurlar ki bu geçiş kolaylaştırılmış diffüzyon olarak tanımlanan bir şekilde olur. 3) Proteinlerin flip-flop hareketi vasıtasıyla. yük ve ayrışma katsayılarından beklenebileceğinden daha hızlı olarak. Kolaylaştırılmış diffüzyon ile membranlardan geçiş başlıca üç şekilde olabilir: 1) Membranı tümüyle kateden ve porinler diye adlandırılan kanal proteinleri vasıtasıyla.Bazı spesifik solütler. .

Yani aktif taşıma enerji harcanarak yapılan bir taşıma şeklidir. . • Protonmotif güç. • Aktif taşıma ile bir substratın konsantrasyonu dış çevreden birkaç kat daha fazla hale getirilebilir. ATP yada enerji açısından zengin bir bileşiğe gereksinim duyarlar. • Bunun için enerji harcanmaktadır. Membrana yerleşmiş taşıyıcı proteinler ile gerçekleştirilir. Konsantrasyon gradientine gerek yoktur. Basit taşıma. Bir çok amino asit ve laktoz yaklaşık 1000 kat daha fazla sitoplazmada biriktirilebilir. grup translokasyonu ve ABC sistemi. Bunlara permeazlar denir.Aktif Taşıma • Aktif taşıma kolaylaştırılmış diffüzyondan farklıdır.

.

Böylece bir membran potansiyeli oluşturulmaktadır. Böyle proton atılımı çoğunlukla primer aktif taşıma olarak adlandırılmaktadır. Primer aktif taşıma ile oluşturulan ion gradienti metabolik bazı yollarda kullanılabilen potansiyel bir enerji şeklidir.Sekonder aktif taşıma (Basit taşıma) • Solunum olayında ETS sisteminde protonların dışarı çıkarılması söz konusudur. Bu şekilde bir pH gradienti meydana getirilmektedir. .

3 tip sekonder aktif taşıma vardır Simport Antiport Aktif uniport .Bu enerji şeklinin kullanıldığı yerler 1-ATP elde edilmesinde 2-Flagellanın döndürülmesi 3-Sitoplazmik membran boyunca moleküllerin taşınması Sitoplazmik membran boyunca bu yolla madde taşınması Sekonder Aktif Taşıma olarak adlandırılır.

Laktoz lac permeaz ile taşınır. . Bu bir simporter taşıyıcıdır. Her laktoz ile birlikte bir protonda içeri alınır.

.

.

Grup translokasyonu • Substratların sitoplazmik membran boyunca aktarılırken kimyasal olarak değiştirilme mekanizmasıdır. .

.

.

Periplazmik Bağlama Proteinleri • • • • Periplazmik bağlanma proteinleri Zarı kateden proteinler ATP hidroliz eden proteinler Bu taşıyıcılar ABC transportırları olarak adlandırılırlar. Yaklaşık 200 çeşit protein vardır. .

.

• Periplazmik enzimler. toksinler. . dış membran proteinlerinin yerleşimi.Protein İhracı • Translokazlar • Bakteriyal hücreler için oldukça önemlidir.

4/5 i sudur. karbonhidratlar. • Svedberg ünitesine göre 70S dir. . DNA. depo granüllerinden oluşur. gerisi dağılmış enzimler.İnternal yapılar • Sitoplazma: yarı sıvı bir maddedir. lipitler. • Ribozomlar: nükleik asit ve proteinden oluşan ve sitoplazmada yaygın olarak bulunurlar. Genellikle poliribozomlar olarak adlandırılan uzun zincirler halindedir. proteinler.

.

Nüklear bölge • Ökaryotik hücrelerden ana farkları olan bir zarla çevrili nükleusun olmayışıdır. • Ayrıca plazmitler vardır. . DNA uzun yuvarlaktır ve sitoplazmada merkeze yakın bir bölgede dağınık olarak bulunm aktadır.

.İnternal membran sistemleri • Fotosentetik bakterilerde kromotofor olarak adlandırılan internal membran sistemleri vardır.

diğer cıvık tabakalar…. S-tabakaları. .Yüzey yapıları ve İnkluzyonlar • Prokaryotlar ya hücre yüzeyine tutunmuş. Bunlar fimbria. ya da yüzeyden dışarıya doğru uzanmış çeşitli yapılar oluştururlar. pili. kapsüller.

• Virüsler için reseptör görevide görürler. proteinden oluşmuş filamentöz yapılardır. .Fimbria • Fimbria ve Pili hücre yüzeyinden uzanan. • Çeşitli fimbria/pili çeşitleri vardır. • Konjugasyona aracılık ederler. • Fimbria yüzeye yapışmasını sağlar… • Pili yapısal olarak fimbriaya benzer ancak daha uzun olup yüzeyde sadece bir yada birkaç tanedir.

.

Hegzagonal. • Konakçının savunma mekanizmalarına karşı koruma işlevleride vardır. Bu tabakalar Stabakaları olarak adlandırılır. trimetrik gibi • Temel olarak görevleri bilinmemekle birlikte elek gibi işlev gördükleri tahmine dilmektedir. • Kristal görünümünd eolup çeşitli simetrik formlara sahiptirler. . • Bakterilerin her grubunda rastlanmıştır.Parakristalin yüzey tabakaları • Bir çok prokaryot iki boyutlu protein sırasından oluşmuş bir yüzey tabakası içerir. • Bazı Archaea larda hücre duvarı görevi görürler. tetragonal.

.

bazıları proteinden yapılmıştır. • Katı yüzeylere tutunma. • Bazıları polisakkarit. fagositozdan korunma. su tutma gibi fonksiyonları vardır.Kapsüller ve cıvık tabakalar • Bakteriler yüzeylerinde yapışkan özellikli maddeler bulundururlar. • Kimyasal içeriğine göre ince yada kalın. . esnek olanlar cıvık olarak adlandırılır. sert veya esnek olabilirler • Sert olanlar kapsül.

• Polihidroksialkanoat (PHA) ifadesi kullanılır. • Bir başka depo ürünü glikojendir. Glikojen. • Her granül özel bir madde içerir. Poli-B-Hidroksibütirik asitten (PHB) oluşanlarıdır. Bazıları granül bazılarıda vesikül olarak adlandırılır. • İnkluzyonların çoğu ince bir lipid tabaka ile stplazmadna ayrılırlar. . fosfolipit gibi • En yaygını.İnkluzyonlar • Bakteriyal sitoplazmada çeşitli küçük cisimler vardır. • Enerji rezervleri veya yapısal birimlerin deposudur. Karbon enerji deposu olan bu moleküllerin büyüklükleri değişebilir. • Sitoplazmada kolayca dağılmayan yoğun maddelerdir. • Pek çok madde metilen mavisi gibi basit boyalarla boyandıklarında düzenli dağılmış koyu renkli görünür. Bunların hepsine inklüzyonlar denir.

• Fosfolipit. protein.Diğer depo maddeleri ve inkluzyonlar • İnorganik fosfatın fosfat kaynağı olarak kullanılmak üzere polifosfat olarak depo edilmesi • Elementer kükürt biriktirilmesi • Magnetozomlar demir minerali olan magnetit depoları olarak adlandırılır ve hücreye manyetik alana tepki vermesini sağladıkları tahmin edilmektedir. . glikoprotein bir zarla çevrilidirler. (Magnetotaksis). • Türe özgü şekilleri vardır.

45-120 nm genişliğe sahip olabilirler. • Sayısıda değişken olabilir • Protein yapısında bir zara sahiptir. mekik şeklinde yapılardır. • İçleri gaz ile dolu.Gaz vezikülleri • Planktonik bazı prokaryotlar suda hareket edebilme yeteneğini sahip oldukları gaz keseciklerine borçludur. GvpA. 300-1000 nm boy. GvpC . • İki farklı proteinden oluşur. • Çoğunlukla Siyanobakterilerde görülmektedir. proteinden yapılmış.

Endospor • Bazı bakteriler zor şartları atlatmak için hücre içinde spor üretirler buna endospor denir • Üreme amaçlı değildir. • Zor şartları atlatmak için üretilir – – – – Sentral Subterminal Terminal Terminal .

.

• Spor yapısında en dışta Eksosporium – Altında spor örtü – Korteks (Gevşek çapraz bağlar içeren peptidoglikandır) – Öz duvarı – DNA nükleoid ve ribozomlar bulunur .

.

• Vejetatif hücrenin aksine oldukça dayanıklı bir yapısı vardır sporların. • Bunu sağlayan dipikolinik asit ve büyük miktarda kalsiyum iyonları içerirler. Bu maddeler sporun dayanıklılığını sağlamaktadır. • Suyun azaltılması ve DNA nın kararlı halde kalmasını sağlar. • %10-25 oranında su içerir. • pH daha düşüktür • Asitte çözülebilen küçük proteinler (SASPs) özdeki DNA ya bağlanarak korumak ve germinasyon sırasında enerji ve karbon kaynağı olmak.

• Aktivasyon sıcaklık ve hafif bir nem ile gerçekleşen kısa sürede oluşan bir çimlenme sürecidir.• Aktivasyon. germinasyon ve gelişme olarak üç basamakta gerşekleşir. .

• Hareket organeli genellikle flagelladır. • Bazal yapı bir çubuk ve etrafında halkalardan meydana gelir.Flagella • Bilinen bakterilerin hemen hemen hepsi hareketli veya hareket etme özelliğine sahiptir. kanca ve flamentten oluşur. . • Flagellin adı verilen protein alt birimlerinden sentezlenir. • 4 tip flagella vardır bakterilerde. • Flagella bazal yapı.

.

.

.

Flagella hareketi: Rastgele eğilimli koşma hareketi ile hareket sağlanır .

.

Bu enerjide proton motif güçden sağlanır.Hareket enerji harcanarak gerçekleşir. .

• Saniyede 120 mikron kadar hareket edebilir. protonların akışına bağlı olarak artar yada azaltılır. .• Kamçı sabit bi.r hızla dönmez.

• Bu bakterilerin koloni morfolojileri farklıdır.Kayma hareketi • Bazı prokaryotlar hareketli olmakla birlikte kamçıları yoktur. • Cıvık bir madde salgılanarak bu madde ile yüzeye tutunur ve • Bu bakteriler filamentöz yada çubuk şeklindedir. • Bu hareket tarzı katı yüzey üzerinde kayma hareketidir. • Mekanizması tam olarak bilinmez. .

Kemotaksis • Maddelere karşı yada maddelere doğru bakterilerin yapmış olduğu hareketdir. Konsantrasyon var ve pozitif yönde ise koşma hareketi daha düzenli ve uzun bir sürede gerçekleşir. • Konsantrasyon yoksa yavaş bir koşma hareketi vardır. • Bakteriler bir önceki algı ile bir sonraki algı arasındaki farka göre hareket ederler. . • Ya kaçış (negatif) yada yönelimdir (pozitif ) • Fototaksis. kemotaksis.

• Konsantrasyon artışı koşma hareketini hızlandırır. Koşu sırasında ileri yöndeki hareket kamçı motorunun saatin tersi yönünde dönmesiyle gerçekleşir. Saat yönünde döndüğü zaman kamçılar birbirinden uzaklaşır ve takla atar.• Negatif etkili durumlarda da mekanizma aynı şekilde işlemektedir. .

. Bu nedenle takla yerine brown hareketi ile yön değiştirirler. Dönüş sistemi aynı olmasına rağmen saat yönünde dönüşü yoktur.• Tek kamçısı olan (monotrichous) bakterilerde hareket farklıdır.

Kemoreseptörler olarak adlandırılan bu proteinler çevredeki değişimleri algılar ve bu sinyalleri sitoplazmadaki reseptörler aracılığı ile kamçı regülasyonunu sağlayan genlere aktarırlar. • Cezbedici.Ölçüm Nasıl yapılır • Sitoplazmik membranda sensör proteinleri vasıtasıyla ölçümler yapılır. . beher ve tüp deneyi ile görülebilir.

Fototaksis • Fototrofik bir çok mikroorganizma ışığa bağlı olarak hareket edebilir. Buna fototaksis denir. coli’de. • Skotofobotaksis karanlığa geçişde hareket • Fototaksis ışık yoğunluğuna bağlı hareket • Metil alıcı kemotaktik proteini (MCP ler) 5 tanedir E. • Tar iletim sistemi aspartat ve maltozu algılar ayrıca Co ve Ni gibi ağır metalleri… .

• CheA-CheW ikili sistem… • CheY-P flagellanın saat yönünde dönmesini sağlayarak yuvarlanmayı uyarır. .

.

• Aerotaksis • Ozmotaksis .

• Burgu şeklinde hareketi sağlar… .• Aksiyal filamentler: Spirochetler flagella yerine hücre duvarından uzanan aksiyal filamentler veya endoflagella ya sahiptirler.

Hareket ile ilgileri yoktur. Yüzeylere tutunmak için görev yaparlar. küçük kısa uzantılardır.Piluslar • Tekili pilus çoğulu pili olan flagellaya benzer. – F piluslar – Tutunma pilusları veya fimbriyalar . • 2 çeşit pili vardır. • Pilin adı verilen proteinlerden oluşur.

• F piluslar konjugasyonu sağlar • Tutunma pilusları ise organizmalara tutnmak. . akıntılara karşı koyabilmek gibi görevleri vardır. yüzeylere yapışmak. • kırmız kan hücrelerinin aglutinasyonuna neden olurlar.

Hücreyi koruma görevi üstlenir. Bazıları kapsül oluşturur. Yüzeylere tutunma görevi de vardır.Glikokaliks • En ince mukus tabakadan en kalın kapsüle kadar hücre duvarı dışında bulunan polisakkaritleri içerir. Hücreyi kurumadan koruma. besinleri yakalama gibi görevleri vardır. • Mukus daha ince olan ve daha gevşek bağlanmış olan bir tabakadır. (Diş taşı oluşumu) . • Kapsül organizmanın salgıladığı hücre duvarı dışındaki koruyucu tabakadır.

Endosimbiyozis • Mitokondri ve kloroplastın bir zamanlar bakteri olduğunu iddia eden teoridir .

• Yeni plastit veya mitokondri oluşumu sadece ikiye bölünme işlemine benzer bir süreç sonunda olur.Mitokondri ve plastitlerin endosimbiyoz kökenli olduklarına dair bulgular aşağıdaki gibidir. bakteri ve plastitlerin filogenetik çözümlemeleri de gösteriyor ki plastitler en çok siyanobakterilere yakındır. • Plastitlerin iç yapısı ve biyokimyası. örneğin tilakoit ve klorofillerin varlığı. • DNA analizleri ve filogenetik çözümlemeler hücresel DNA'nın plastit DNA'sından gelmiş olabilecek parçacıklar bulundurduğunu düşündürmektedir. • Dış membranlarında bakterilerdeki porin benzeri proteinlerin olması . ökaryotik genom. bileşimi daha çok prokaryotik hücre zarına benzemektedir. siyanobakterilerle büyük benzerlikler göstermektedir. • Mitokondri ve plastitler ait oldukları hücreden farklı olan bir DNA taşırlar ve bu DNA bakterilerinkine benzemektedir • İki katlı zarları vardır ve en içteki katman hücredeki diğer zarlardan bileşim açısından farklıdır.

bakterilerde olduğu gibi başlangıç aminoasidi olarak N-formilmetiyonin kullanmaktadır. • Bakterileri etkileyen antibiyotikler mitokondri ve plastitleride etkilemektedir. • Bu organellerin ribozomları bakterilerinki gibidir (70S). Organel genomlarındaki birçok gen ya kaybedilmiş ya da hücre çekirdeğine kaymıştır. Bu da endosimbiyoz ilişkiyle konak hücreye olan bağımlılığın artması gerektiği görüşüyle örtüşmektedir. • Mitokondri ve plastit kaynaklı proteinler.• Hücre çekirdeği tarafından kodlanan bazı proteinler bu organellere transfer edilmektedir ve hem mitokondri hem de koloroplast genomu bakterilere kıyasla daha küçüktür. .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful