Hücre zarı

• Hücre zarı veya plazma membranı canlı membran olup hücre ile dış ortamı arasında bir engel oluşturur. • Fosfolipit tabakadan yapılmış çift tabakalı seçici geçirgen bir özelliktedir. • Membran çift tabakalıdır. • Mycoplazmaların membranında steroller vardır • Proteinler membrana gömülü durumda bulunmaktadır. Bunlar taşıyıcı, sensörler, enzimler, ETS gibi bir çok fonksiyonel protein bulunmaktadır

• Zara gömülü proteinlerin zar içindeki kısımları hidrofobik, dış kısımları ise hidrofiliktir. • Zarın tüm yapısı H bağları ve hidrofobik etkileşimle kararlı tutulur. • Ayrıca Mg+2 ve Ca+2 gibi katyonlar zarın kararlı yapısında görev alır.

• Hücre duvarı bileşenlerini sentezler • DNA replikasyonuna yardımcı olur • Solunum olayını yürütür • ATP sentezinde rol oynar. • Membranın ana fonksiyonu taşınma mekanizmaları ve sinyallerin alınmasıdır. .• Membranda bulunan lipitler ve proteinler sürekli yer değiştirirler.

. Bu proteinlerin bazıları lipoprotein formundadır.• Zar proteinleri zar içine gömülü halde bulunan ve dışarıdan içeriye madde transferi. • Bazı proteinler ise zara gömülü olmayıp zarın bir tarafında yerleşmiş durumdadırlar. Bunlara integral zar proteinleri denir. sinyal alıcı gibi bir çok fonksiyonu yerine getiren yapılardır. Bunlarada periferal zar proteinleri denir.

• Zar sabit bir yapı gibi görünse de aslında akışkan bir özelliği ile oldukça hareketlidir. • %5-25 oranında zarda bulunurlar ve düzlemsel yapılı ve esnek olmayan özelliktedirler. • Mikoplazmalar ve metanotropik bakteriler hariç bakterilerde bulunmazlar. . • Bakterilerde ise sterollere benzeyen hopanoidler olarak adlandırılan moleküller vardır. Örnek diplopten • Hopanoidler Archaea larda bulunmaz. • Ökaryot membranını farklı kılan bir faktörde sterollerdir.

.

Arkaea’de zarlar .

. • Bu nedenle tek tabakalı lipit içeren bir zar ortaya koyar. • Tetraeter molekülünde her gliserol molekülündeki fitanil yan zincirleri birbirine kovalent bağlarla bağlanmıştır.• Archaea larda Eter bağı vardır. Bifitanil adı verilir. • Archaea’larda yağ asitleri yerine yan zincir olarak beş karbonlu hidrokorban olan İzopren yer alır. • Archaea da lipid olarak gliserol dieterleri ve gliserol tetraeterleri bulunur.

.

• Sitoplazmik membran taşıma. sinyal algılama ve iletimi.Sitoplazmik Zar görevleri • Sitoplazmik membran seçici geçirgen bir yapıya sahiptir. • Proton motif güç adı verilen bir potansiyel taşır. enerji eldesi gibi görevleri olan bir çok protein barındırır. .

.

Bunların dışında bazı oldukça toksik antibiyotikleri içeren polar olmayan bileşikler sitoplazmik membrandan diffüzyonla geçebilirler. • H iyonu bile taşıdığı elektrik yükü nedeniyle sitoplazmik zardan diffüze olamaz. Ancak bu moleküller dış membranı geçemezler. Bazı besinler O2. . NH3 ve su gibi besinler sitoplazmik membrandan ve dış membrandan kolayca diffüze olabilir. CO2. Ancak özel aquaporinler vasıtasıyla daha hızlı taşınım sağlanır.• Bakteriyal hücreleri çevreleyen membranlar bütün moleküllere bariyer değildir. • Su diffüze olabilir.

• Ayrıca bu taşıma sistemi özgüllük sağlar. .• Taşıyıcı proteinler zardan maddelerin taşınması ve içeride biriktirilmesini sağlar. • Besin konsantrasyonuna göre etkilenen bir sistemdir.

Bakterilerde Madde Taşınması • Diffüzyon • Kolaylaştırılmış Diffüzyon • Aktif Taşıma .

.

• Dış membranın iki önemli özelliği vardır.Bakterilerde Taşıma Sistemleri • Diffüzyonun kuralı çok yoğun ortamdan az yoğun ortama doğru madde ve su geçişidir. • Sitoplazmik membranı birkaç molekül diffüzyonla geçebilirken dış membranı ise bütün temel besinler ve atık ürünler diffüzyonla geçebilmektedir. .

• Membran boyunca bir konsantrasyon gradienti gerekmektedir. . Polar moleküllerin ise geçişini sağlayan bir yapıdadır.• Dış membran lipopolisakkaritlerin polisakkarit yapılarından dolayı polar olmayan solutlere karşı geçirgen değildir. Bu durum gram negatifleri bir çok antibiyotikten koruyan bir özelliktir. • Porinler 600 kD dan daha küçük hidrofilik moleküllerin geçişini sağlayan içi su dolu kanal proteinleridir.

Eukaryotlarda yaygın olmasına rağmen prokaryotlarda çok nadir rastlanır. Pseudomonas gibi. Ancak bir taşıyıcı vardır. Taşıyıcı ile düzenlenmesi o substratı sitoplazma içinde toplamaz. coli. Yalnızca gliserol kolaylaştırılmış diffüzyonla girdiği bilinmektedir. . Yine diffüzyon kuralı geçerlidir. S. E.Kolaylaştırılmış Diffüzyon • Membran boyunca impermeable olan bazı bileşiklerin membrandan bir taşıyıcı yardımıyla diffüzyonuna denir. typhimurium.

3) Proteinlerin flip-flop hareketi vasıtasıyla. 2) Molekül ağırlığı ve tipine göre farklı olan taşıyıcı proteinler vasıtasıyla. Kolaylaştırılmış diffüzyon ile membranlardan geçiş başlıca üç şekilde olabilir: 1) Membranı tümüyle kateden ve porinler diye adlandırılan kanal proteinleri vasıtasıyla. büyüklük. yük ve ayrışma katsayılarından beklenebileceğinden daha hızlı olarak. elektrokimyasal gradientleri boyunca membranlardan diffüze olurlar ki bu geçiş kolaylaştırılmış diffüzyon olarak tanımlanan bir şekilde olur.Bazı spesifik solütler. .

• Protonmotif güç. Konsantrasyon gradientine gerek yoktur. Yani aktif taşıma enerji harcanarak yapılan bir taşıma şeklidir. Membrana yerleşmiş taşıyıcı proteinler ile gerçekleştirilir. Bunlara permeazlar denir. . • Aktif taşıma ile bir substratın konsantrasyonu dış çevreden birkaç kat daha fazla hale getirilebilir. ATP yada enerji açısından zengin bir bileşiğe gereksinim duyarlar. Basit taşıma. grup translokasyonu ve ABC sistemi. • Bunun için enerji harcanmaktadır.Aktif Taşıma • Aktif taşıma kolaylaştırılmış diffüzyondan farklıdır. Bir çok amino asit ve laktoz yaklaşık 1000 kat daha fazla sitoplazmada biriktirilebilir.

.

.Sekonder aktif taşıma (Basit taşıma) • Solunum olayında ETS sisteminde protonların dışarı çıkarılması söz konusudur. Böylece bir membran potansiyeli oluşturulmaktadır. Böyle proton atılımı çoğunlukla primer aktif taşıma olarak adlandırılmaktadır. Primer aktif taşıma ile oluşturulan ion gradienti metabolik bazı yollarda kullanılabilen potansiyel bir enerji şeklidir. Bu şekilde bir pH gradienti meydana getirilmektedir.

3 tip sekonder aktif taşıma vardır Simport Antiport Aktif uniport .Bu enerji şeklinin kullanıldığı yerler 1-ATP elde edilmesinde 2-Flagellanın döndürülmesi 3-Sitoplazmik membran boyunca moleküllerin taşınması Sitoplazmik membran boyunca bu yolla madde taşınması Sekonder Aktif Taşıma olarak adlandırılır.

Her laktoz ile birlikte bir protonda içeri alınır. .Laktoz lac permeaz ile taşınır. Bu bir simporter taşıyıcıdır.

.

.

.Grup translokasyonu • Substratların sitoplazmik membran boyunca aktarılırken kimyasal olarak değiştirilme mekanizmasıdır.

.

.

Periplazmik Bağlama Proteinleri • • • • Periplazmik bağlanma proteinleri Zarı kateden proteinler ATP hidroliz eden proteinler Bu taşıyıcılar ABC transportırları olarak adlandırılırlar. Yaklaşık 200 çeşit protein vardır. .

.

• Periplazmik enzimler. dış membran proteinlerinin yerleşimi. . toksinler.Protein İhracı • Translokazlar • Bakteriyal hücreler için oldukça önemlidir.

lipitler. 4/5 i sudur. • Ribozomlar: nükleik asit ve proteinden oluşan ve sitoplazmada yaygın olarak bulunurlar. DNA. proteinler. • Svedberg ünitesine göre 70S dir.İnternal yapılar • Sitoplazma: yarı sıvı bir maddedir. gerisi dağılmış enzimler. Genellikle poliribozomlar olarak adlandırılan uzun zincirler halindedir. karbonhidratlar. depo granüllerinden oluşur. .

.

Nüklear bölge • Ökaryotik hücrelerden ana farkları olan bir zarla çevrili nükleusun olmayışıdır. DNA uzun yuvarlaktır ve sitoplazmada merkeze yakın bir bölgede dağınık olarak bulunm aktadır. . • Ayrıca plazmitler vardır.

.İnternal membran sistemleri • Fotosentetik bakterilerde kromotofor olarak adlandırılan internal membran sistemleri vardır.

S-tabakaları. .Yüzey yapıları ve İnkluzyonlar • Prokaryotlar ya hücre yüzeyine tutunmuş. kapsüller. Bunlar fimbria. diğer cıvık tabakalar…. pili. ya da yüzeyden dışarıya doğru uzanmış çeşitli yapılar oluştururlar.

• Konjugasyona aracılık ederler. • Çeşitli fimbria/pili çeşitleri vardır. proteinden oluşmuş filamentöz yapılardır. • Fimbria yüzeye yapışmasını sağlar… • Pili yapısal olarak fimbriaya benzer ancak daha uzun olup yüzeyde sadece bir yada birkaç tanedir. .Fimbria • Fimbria ve Pili hücre yüzeyinden uzanan. • Virüsler için reseptör görevide görürler.

.

• Bakterilerin her grubunda rastlanmıştır. • Konakçının savunma mekanizmalarına karşı koruma işlevleride vardır. • Bazı Archaea larda hücre duvarı görevi görürler. • Kristal görünümünd eolup çeşitli simetrik formlara sahiptirler. .Parakristalin yüzey tabakaları • Bir çok prokaryot iki boyutlu protein sırasından oluşmuş bir yüzey tabakası içerir. Bu tabakalar Stabakaları olarak adlandırılır. tetragonal. trimetrik gibi • Temel olarak görevleri bilinmemekle birlikte elek gibi işlev gördükleri tahmine dilmektedir. Hegzagonal.

.

. • Kimyasal içeriğine göre ince yada kalın. su tutma gibi fonksiyonları vardır. sert veya esnek olabilirler • Sert olanlar kapsül.Kapsüller ve cıvık tabakalar • Bakteriler yüzeylerinde yapışkan özellikli maddeler bulundururlar. • Katı yüzeylere tutunma. esnek olanlar cıvık olarak adlandırılır. fagositozdan korunma. bazıları proteinden yapılmıştır. • Bazıları polisakkarit.

• Her granül özel bir madde içerir. . • Polihidroksialkanoat (PHA) ifadesi kullanılır. Bunların hepsine inklüzyonlar denir.İnkluzyonlar • Bakteriyal sitoplazmada çeşitli küçük cisimler vardır. Poli-B-Hidroksibütirik asitten (PHB) oluşanlarıdır. Glikojen. Bazıları granül bazılarıda vesikül olarak adlandırılır. fosfolipit gibi • En yaygını. • Pek çok madde metilen mavisi gibi basit boyalarla boyandıklarında düzenli dağılmış koyu renkli görünür. • Sitoplazmada kolayca dağılmayan yoğun maddelerdir. • Bir başka depo ürünü glikojendir. Karbon enerji deposu olan bu moleküllerin büyüklükleri değişebilir. • Enerji rezervleri veya yapısal birimlerin deposudur. • İnkluzyonların çoğu ince bir lipid tabaka ile stplazmadna ayrılırlar.

protein. glikoprotein bir zarla çevrilidirler. • Türe özgü şekilleri vardır.Diğer depo maddeleri ve inkluzyonlar • İnorganik fosfatın fosfat kaynağı olarak kullanılmak üzere polifosfat olarak depo edilmesi • Elementer kükürt biriktirilmesi • Magnetozomlar demir minerali olan magnetit depoları olarak adlandırılır ve hücreye manyetik alana tepki vermesini sağladıkları tahmin edilmektedir. . • Fosfolipit. (Magnetotaksis).

45-120 nm genişliğe sahip olabilirler. • Çoğunlukla Siyanobakterilerde görülmektedir. • İki farklı proteinden oluşur. 300-1000 nm boy. GvpA. • Sayısıda değişken olabilir • Protein yapısında bir zara sahiptir.Gaz vezikülleri • Planktonik bazı prokaryotlar suda hareket edebilme yeteneğini sahip oldukları gaz keseciklerine borçludur. • İçleri gaz ile dolu. mekik şeklinde yapılardır. proteinden yapılmış. GvpC .

Endospor • Bazı bakteriler zor şartları atlatmak için hücre içinde spor üretirler buna endospor denir • Üreme amaçlı değildir. • Zor şartları atlatmak için üretilir – – – – Sentral Subterminal Terminal Terminal .

.

• Spor yapısında en dışta Eksosporium – Altında spor örtü – Korteks (Gevşek çapraz bağlar içeren peptidoglikandır) – Öz duvarı – DNA nükleoid ve ribozomlar bulunur .

.

• Vejetatif hücrenin aksine oldukça dayanıklı bir yapısı vardır sporların. • Bunu sağlayan dipikolinik asit ve büyük miktarda kalsiyum iyonları içerirler. Bu maddeler sporun dayanıklılığını sağlamaktadır. • Suyun azaltılması ve DNA nın kararlı halde kalmasını sağlar. • %10-25 oranında su içerir. • pH daha düşüktür • Asitte çözülebilen küçük proteinler (SASPs) özdeki DNA ya bağlanarak korumak ve germinasyon sırasında enerji ve karbon kaynağı olmak.

. • Aktivasyon sıcaklık ve hafif bir nem ile gerçekleşen kısa sürede oluşan bir çimlenme sürecidir. germinasyon ve gelişme olarak üç basamakta gerşekleşir.• Aktivasyon.

• Flagella bazal yapı.Flagella • Bilinen bakterilerin hemen hemen hepsi hareketli veya hareket etme özelliğine sahiptir. . • Bazal yapı bir çubuk ve etrafında halkalardan meydana gelir. • Flagellin adı verilen protein alt birimlerinden sentezlenir. kanca ve flamentten oluşur. • 4 tip flagella vardır bakterilerde. • Hareket organeli genellikle flagelladır.

.

.

.

Flagella hareketi: Rastgele eğilimli koşma hareketi ile hareket sağlanır .

.

. Bu enerjide proton motif güçden sağlanır.Hareket enerji harcanarak gerçekleşir.

r hızla dönmez. protonların akışına bağlı olarak artar yada azaltılır.• Kamçı sabit bi. • Saniyede 120 mikron kadar hareket edebilir. .

• Bu hareket tarzı katı yüzey üzerinde kayma hareketidir. • Bu bakterilerin koloni morfolojileri farklıdır.Kayma hareketi • Bazı prokaryotlar hareketli olmakla birlikte kamçıları yoktur. • Cıvık bir madde salgılanarak bu madde ile yüzeye tutunur ve • Bu bakteriler filamentöz yada çubuk şeklindedir. . • Mekanizması tam olarak bilinmez.

. • Ya kaçış (negatif) yada yönelimdir (pozitif ) • Fototaksis. kemotaksis. • Bakteriler bir önceki algı ile bir sonraki algı arasındaki farka göre hareket ederler. Konsantrasyon var ve pozitif yönde ise koşma hareketi daha düzenli ve uzun bir sürede gerçekleşir.Kemotaksis • Maddelere karşı yada maddelere doğru bakterilerin yapmış olduğu hareketdir. • Konsantrasyon yoksa yavaş bir koşma hareketi vardır.

• Negatif etkili durumlarda da mekanizma aynı şekilde işlemektedir. . Saat yönünde döndüğü zaman kamçılar birbirinden uzaklaşır ve takla atar. • Konsantrasyon artışı koşma hareketini hızlandırır. Koşu sırasında ileri yöndeki hareket kamçı motorunun saatin tersi yönünde dönmesiyle gerçekleşir.

• Tek kamçısı olan (monotrichous) bakterilerde hareket farklıdır. . Dönüş sistemi aynı olmasına rağmen saat yönünde dönüşü yoktur. Bu nedenle takla yerine brown hareketi ile yön değiştirirler.

beher ve tüp deneyi ile görülebilir. Kemoreseptörler olarak adlandırılan bu proteinler çevredeki değişimleri algılar ve bu sinyalleri sitoplazmadaki reseptörler aracılığı ile kamçı regülasyonunu sağlayan genlere aktarırlar.Ölçüm Nasıl yapılır • Sitoplazmik membranda sensör proteinleri vasıtasıyla ölçümler yapılır. • Cezbedici. .

coli’de. • Tar iletim sistemi aspartat ve maltozu algılar ayrıca Co ve Ni gibi ağır metalleri… . • Skotofobotaksis karanlığa geçişde hareket • Fototaksis ışık yoğunluğuna bağlı hareket • Metil alıcı kemotaktik proteini (MCP ler) 5 tanedir E. Buna fototaksis denir.Fototaksis • Fototrofik bir çok mikroorganizma ışığa bağlı olarak hareket edebilir.

.• CheA-CheW ikili sistem… • CheY-P flagellanın saat yönünde dönmesini sağlayarak yuvarlanmayı uyarır.

.

• Aerotaksis • Ozmotaksis .

• Aksiyal filamentler: Spirochetler flagella yerine hücre duvarından uzanan aksiyal filamentler veya endoflagella ya sahiptirler. • Burgu şeklinde hareketi sağlar… .

Yüzeylere tutunmak için görev yaparlar. • 2 çeşit pili vardır. – F piluslar – Tutunma pilusları veya fimbriyalar . Hareket ile ilgileri yoktur. • Pilin adı verilen proteinlerden oluşur. küçük kısa uzantılardır.Piluslar • Tekili pilus çoğulu pili olan flagellaya benzer.

• kırmız kan hücrelerinin aglutinasyonuna neden olurlar. .• F piluslar konjugasyonu sağlar • Tutunma pilusları ise organizmalara tutnmak. yüzeylere yapışmak. akıntılara karşı koyabilmek gibi görevleri vardır.

Hücreyi kurumadan koruma. • Kapsül organizmanın salgıladığı hücre duvarı dışındaki koruyucu tabakadır. • Mukus daha ince olan ve daha gevşek bağlanmış olan bir tabakadır. (Diş taşı oluşumu) .Glikokaliks • En ince mukus tabakadan en kalın kapsüle kadar hücre duvarı dışında bulunan polisakkaritleri içerir. Bazıları kapsül oluşturur. Yüzeylere tutunma görevi de vardır. Hücreyi koruma görevi üstlenir. besinleri yakalama gibi görevleri vardır.

Endosimbiyozis • Mitokondri ve kloroplastın bir zamanlar bakteri olduğunu iddia eden teoridir .

• Mitokondri ve plastitler ait oldukları hücreden farklı olan bir DNA taşırlar ve bu DNA bakterilerinkine benzemektedir • İki katlı zarları vardır ve en içteki katman hücredeki diğer zarlardan bileşim açısından farklıdır. bileşimi daha çok prokaryotik hücre zarına benzemektedir. bakteri ve plastitlerin filogenetik çözümlemeleri de gösteriyor ki plastitler en çok siyanobakterilere yakındır. siyanobakterilerle büyük benzerlikler göstermektedir. örneğin tilakoit ve klorofillerin varlığı.Mitokondri ve plastitlerin endosimbiyoz kökenli olduklarına dair bulgular aşağıdaki gibidir. • Plastitlerin iç yapısı ve biyokimyası. • Dış membranlarında bakterilerdeki porin benzeri proteinlerin olması . • Yeni plastit veya mitokondri oluşumu sadece ikiye bölünme işlemine benzer bir süreç sonunda olur. • DNA analizleri ve filogenetik çözümlemeler hücresel DNA'nın plastit DNA'sından gelmiş olabilecek parçacıklar bulundurduğunu düşündürmektedir. ökaryotik genom.

Organel genomlarındaki birçok gen ya kaybedilmiş ya da hücre çekirdeğine kaymıştır. • Bakterileri etkileyen antibiyotikler mitokondri ve plastitleride etkilemektedir. Bu da endosimbiyoz ilişkiyle konak hücreye olan bağımlılığın artması gerektiği görüşüyle örtüşmektedir. • Bu organellerin ribozomları bakterilerinki gibidir (70S). • Mitokondri ve plastit kaynaklı proteinler. bakterilerde olduğu gibi başlangıç aminoasidi olarak N-formilmetiyonin kullanmaktadır.• Hücre çekirdeği tarafından kodlanan bazı proteinler bu organellere transfer edilmektedir ve hem mitokondri hem de koloroplast genomu bakterilere kıyasla daha küçüktür. .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful