KANSER TÜRLERİ

Tümörlerin İsimlendirilmesi
• 1. BENİGN TÜMÖRLER: Genel olarak doku tipinin sonuna –oma eki getirilerek isimlendirilirler. ADENOM: gland (bez) epitelinden köken alan benign tümörler için kullanılır. KİSTADENOM: Kist oluşturan benign tümörleri tanımlamak için kullanılır. PAPİLLOM: Epitel yüzeyinden dışarı doğru makroskopik ya da mikroskopik olarak parmaksı çıkıntılar oluşturan benign epitelyal tümörleri tanımlar. PAPİLLER KİSTADENOM: Kist iç yüzünde papiller yapılar bulunduran benign epitelyal tümörlerdir.

• POLİP: Mukoza yüzeyinden dışarı doğru makroskopik olarak görülebilen çıkıntı yapmış ve lümene doğru uzanan bengn ya da malign neoplazilerdir. Ancak, neoplazi dışındaki nedenlere (örn. İltihap) bağlı olarak da gelişebilirler. Ayrıca, polip oluşumuna yol açan olay “malign bir tümör” ise bu lezyonlar için “polipoid kanser” terimini kullanmak daha uygundur. TERATOM: Birden fazla germ yaprağından köken alan benign tümörlerdir.Özellikle overlerde görülenler kistik özellikte olabilir ve “benign kistik teratom ya da dermoid kist” olarak isimlendirilirler.

2. MALİGN TÜMÖRLER
• SARKOM: Mezenkimal dokudan köken alan malign tümörler için kullanılır. KARSİNOM: Epitelden köken alan malign tümörlerdir. Kısaca “CA” olarak belirtilebilir. YASSI HÜCRELİ KARSİNOM : Çok katlı yassı epitelden köken alan malign epitelyal tümörlerdir. ADENOKARSİNOM: Mikroskopik olarak bez yapısı (adenoid, glandüler) oluşturan malign epitelyal tümörlerdir.

• PAPİLLER KARSİNOM: Makroskopik olarak ta farkedilebilen parmaksı çıkıntılar oluşturan malign epitelyal tümörlerdir. • Bir malign tümör varlığından söz ederken bu tümörün hangi organda ortaya çıktığı da belirtilmelidir (midede adenokarsinom, akciğerde yassı hücreli karsinom gibi...) Örn. Yassı hücreli karsinomlar deride de, akciğerde bronşlardan da gelişebilen bir tümördür. Benzer şekilde adenokarsinomlar mide, kolon, tükrük bezleri, akciğer, mesane gibi çok çeşitli organlardaki bez epitellerinden gelişebilir. • BLASTOM: Organlardaki farklılaşmamış, embryonel hücrelerden köken alan “malign” tümörlerdir. Farklı organlarda görülebilirler. Örn; Retinoblastom (gözde), medulloblastom (serebellumda), nöroblastom (böbrekte), hepatoblastom (karaciğerde).

Hepatom. benign tümör gibi isimlendirilen tümörler Örn: Lenfoma. Kondroblastom 3. Malign olduğu halde. Plazmositom. . Astrositom. Melanom. Gliom 2. Lösemiler Kemik iliğindeki prekürsör hücrelerden köken alan bir grup malign tümördür. Malign tümör izlenimi veren benign tümörler Örn: Osteoblastom.İSİMLENDİRMEDE KURAL DIŞI DURUMLAR 1.

1 Bas ve Boyun Kanserleri 5.13 Deri Melanomu .4 Karaciğer Kanseri 5.3 Mide Kanseri 5.7 Kolorektal Kanser 5.10 Akciğer Kanseri 5.2 Yemek Borusu Kanseri 5.11 Mezotelyoma 5.12 Melanom Olmayan Deri Kanseri 5.8 Nazofarenks Karsinomu 5.5 Pankreas Kanseri 5.9 Kaposi Sarkomu 5. Bölge Bölge Kanserler • • • • • • • • • • • • • 5.5.6 Safra Kesesi Kanseri 5.

21 Prostat Kanseri 5.24 Lenfoma 5.16 Over Kanseri 5.14 Meme Kanseri 5.18 Testis Kanseri 5.22 Tiroit Kanseri 5.17 Endometriyal Kanseri 5.25 Lösemiler .23 Sinir Sistemi Tümörleri 5.20 İdrar Kesesi Kanseri 5.19 Böbrek Kanseri 5.• • • • • • • • • • • • 5.15 Serviks Kanseri 5.

.

Kanser gelisimini engelleyebilecek ya da bir kanserin tedavi edilebilirliğini artırabilecek Halk Sağlığı programları • 25 yasından itibaren kadınlar serviks taramasına katılmalıdır. • 50 yasından itibaren erkek ve kadınlar kolorektal taramaya katılmalıdır. • 50 yasından itibaren kadınlar meme taramasına katılmalıdır. • Hepatit B Virüs enfeksiyonuna karsı asılama programlarına katılın. .

Kolorektal Kanserler • Kalın bağırsak kanseri veya kolorektal kanser kalınbağırsak. rektum ve apandistegörülen kanserli büyümeleri kapsar. Çoğunlukla kalın bağırsakta meydana gelen adenom poliplerden ortaya çıkar. . her yıl dünya genelinde ortaya çıkan 1 milyonun üzerinde yeni vakayla erkekler arasında dördüncü(akciğer. prostate ve mide kanserlerinin ardından) ve kadınlar arasında üçüncü(meme ve rahim boynu kanserlerinin ardından) sırada gelmektedir. • Kolorektal kanser insidansı.

az riskli bölgelerden çok riskli bölgelere göçen popülasyonların hızla yeni ülkenin daha yüksek risk düzeyine eristiğini göstermektedir ve bu da yasam biçimi ve beslenme faktörlerinin kolorektal kanser etiyolojisinde önemli bir rol oynayabileceklerine isaret etmektedir. özellikle de alkol tüketimi ve fiziksel hareketsizliğin belirlediği düsünülmektedir. • Gerçekten de. gıda bilesenleriyle doğrudan temas halindedir ve aynı zamanda beslenmeye bağlı metabolik ve fizyolojik değisikliklere maruz kalmaktadır.• Dünya genelinde kolorektal kanserin ortaya çıkısında varlıklı toplumlardaki insidans oranları yüksektir.çünkü kolorektal mukoza. . Bu varyasyonun önemli bir kısmını diyet ve yasam biçimindeki farklılıkların. beslenmenin tüm yaygın kanserler arasında en çok kolorektal kanser riski üzerindeki etkisi akla yakındır. (tüm yeni vakaların yüzde 65’i). • Göçmenler üzerine gerçeklestirilen çalısmalardan elde edilen kanıtlar.

yüksek toplam enerji yüklemesinin . kırmızı/islenmis et tüketiminin ve alkol tüketiminin her birini kolorektal kanser riskinin artmasıyla iliskilendirirken yüksek meyve ve sebze tüketiminin riskleri yalnızca mütevazı ölçekte azaltabildiğini düsündürmektedir. .• Mevcut kanıtların ağırlıklı kısmı. • Yasam biçimiyle ilgili faktörler arasında obezitenin kolorektal kanser riskinde artısla iliskili olduğu düsünülmektedir. Asıl olarak kolon ca için geçerli olsa da düsük fiziksel aktivite de risk artışıyla iliskilendirilmektedir. obezitenin etkileri anatomik bölge ve cinsiyete bağlı olarak değisiklik gösterebilmektedir. ancak.

Ailesinde kalın bağırsak kanseri veya kalın bağırsak polipi bulunanlar ve ülseratif kolit hastalığı olanlarda risk artar. • Polipler ve kanserin erken aşamaları. hastaların % 90'ından fazlası.rektalmuayene. kırk yaş ve üzerindedir. genellikle belirti vermezler.• Kalın bağırsak kanseri her yaşta görülmesine karşın. sigmoidoskopi ve dışkıda gizli kan testi yapılmalıdır. . Bu yaştan itibaren her on yılda risk yaklaşık iki katına çıkar. Bu yüzden kırk yaşından itibaren mutlaka.

Dışkıda gizli kan testi.• Rektal muayene. yani makattan parmakla yapılan muayene ile kalın bağırsak poliplerinin en az % 80'ine tanı konulabilir. belirti vermeyen ve sinsice kanama yapan poliplerin tanınmasında kullanılır. .

. yani et parçalarının zamanla kanserleşmesiyle oluşan kalın bağırsak kanserinin önlenmesi için. İyi huylu poliplerin. poliplerin kanserleşmeden tanınması ve cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekmektedir.• Erken dönemde tanı koyulan kanserlerde iyileşme oranı % 80-90 arasındadır.

cerrahi yöntemle tedavi edilir: kanseri oluşturan tümör ve çevresindeki bir miktar sağlam doku alınır. Anüse çok yakın tümörlerde anüs iptal edilerek kolostomi torbaları ile (karından) dışkılamaya geçilir. Evre durumuna göre kemoterapi ve adjuvan kemoterapi uygulanır. .Tedavi • Kalın bağırsak kanseri. Metastaz (diğer organlara yayılma) görülen hastalarda cerrahinin yanı sıra kemoterapi ve radyoterapi de uygulanarak hastanın yaşam süresi uzatılmaya çalışılır.

Akciğer kanserinden sonra. süt emzirme meme kanseri riskini azaltmaktadır. iyilesen teshise (mamografiye) ve (esas olarak) iyilesen tedaviye bağlı olarak ve son yirmi yıldır geliskin ülkelerde düsüs göstermektedir.MEME KANSERİ • Meme kanseri meme hücrelerinde başlayan kanser türüdür. Meme kanserine bağlı ölümler. • Oral kontraseptiflerin ve birlesik HRT’lerin mevcut kullanımı artan meme kanseri riski ile ilgilidir ve hiç kullanmayanların tasıdığı meme kanseri riskine inmek için kullanımı durdurduktan sonra 5-10 yıl geçmesi gerekmektedir. Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir. erken menars ve geç menapoz riski artırırken. . dünyada görülme sıklığı en yüksek olan kanser türüdür. • Meme kanseri riski nuliparite ve geç ilk doğum .

yayılmadan önce. • Meme kanserinin birçok tipi vardır. memenin süt kanallarında başlar. • Meme kanserine karşı en iyi koruyucu yöntem erken teşhisdir. Meme kanseri memenin dışına yayıldığında koltuk altındaki lenfatik nodüller en sık görülen yayılım yerleridir. • Meme kanseri. En sık rastlanan duktal karsinoma.hasta %96 yaşam şansına sahiptir. erken tespit edilirse.• Meme kanserine iliskin aile tarihi ve yüksek mamografik yoğunluk en iyi tanınan meme kanseri risk faktörleridir ve görüntüleme amaçlarına yönelik olarak yüksek risk tasıyan kadınların tanımlanmasına yardımcı olmaktadır. .

MEME KANSERİNİN CERRAHİ TEDAVİSİ • Meme kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır. Erken yakalandığında tamamen bu hastalıktan kurtulmak mümkün olabilir. Meme kanserinin bugün bilinen en etkin tedavisi tümörün ve tümörden kopan tümör hücrelerinin yayıldığı lenf nodlarının cerrahi olarak çıkarılmasıdır. • Erken evrede yakalanmış meme kanserinin tedavisinde izlenecek yol aşağıda özetlenmiştir. • Tümörün Cerrahi Olarak Çıkarılması +Koltuk Altı Lenf Bezlerinin Temizlenmesi ve/veya Kemoterapi ve/veya Radyoterapi .

Geriye kalan göğüs dokusuna radyoterapi uygulanır. • PARSİYEL MASTEKTOMİ.MASTEKTOMİ nedir ve uygulanan cerrahi yöntemler nelerdir? • Göğüs Koruyucu Cerrahi Yöntemler:1) Lumpektomi 2) Parsiyel mastektomi • Göğsün Tümünün Alınmasını İçeren Cerrahi Yöntemler:1) Modifiye Radikal Mastektomi 2) Radikal Mastektomi • LUMPEKTOMİ.RADİKAL MASTEKTOMİ. areola ve aynı taraf lenf nodülleri çıkarılır. göğüste bulunan Pectoralis major ve Pectoralis minor kasları da çıkarılır. Buna ek olarak Radikal mastektomide. tüm göğüs. . • MODİFİYE RADİKAL . göğüs ucu. kanserli kitlenin ve bu kitlenin etrafından bir parça temiz dokunun da alınarak çıkarılması işlemidir. lumpektomi ile birlikte bir miktar lenf nodülünün çıkarılması işlemidir.

. Koltuk altı lenf bezlerinin tümör ile tutulup tutulmadığını anlamak amacıyla bekçi düğümünün bulunup incelenmesi gerekir.BEKÇİ DÜĞÜMÜ (=Sentinel Nod) SAPTANMASI: Her meme kanserinde koltuk altı lenf bezlerinin temizlenmesi gerekmeyebilir. Koltuk altı lenf bezlerinin tümör hücreleri ile tutulmadığı durumda çıkarılması gereksizdir. Bekçi düğümünde tümör hücreleri bulunmaz ise koltuk altının temizlenmesi gereksizdir.

MEME KANSERİ SONRASI SORUNLAR • • • • • • • • Omuz hareketlerindeki kısıtlılık Lenfodem Ağrı Fantom meme hissi Kilo alma Olumsuz vucut imajı Yorgunluk Depresyon .

odem ve enfeksiyonu onlemek • Duygusal tepkiyi. kol bakımını oğretmek. stres ve korkuyu azaltmak • Gunluk yaşamına. calışma ortamına cabuk donmesini sağlamak .MEME KANSERİNDE REHABİLİTASYON • Preop ayrıntılı bir omuz ve ust ekstremite muayenesi tedavi ve rehabilitasyonu kolaylaştırır • Tedavinin hedefleri: • Omuzun ağrısız eklem hareket acıklığını korumak ve fonksiyonel kullanımını sağlamak • Yara.

postop 3-5. gun (yara iyileşmesi) • Meme cerrahisinden hemen /14 gun sonra egzersiz: • lenfodem gelişimi acısından fark yok • erken egzersiz grubunda EHA korunmuş • Uygulamalar:omuz cpm cihazı.MASTEKTOMİ SONRASI ERKEN DÖNEMDE EGZERSİZ • Aksiller disseksiyon.omuz askısı .

gün • Omuz abduksiyon-fleksiyon hasta toleransına gore • Ev programı Aktif EHA. Codman egzersizleri . dirsek. 45 derece abduksiyon.el aktif EHA egzersizleri • 3. gün • Kendine bakım aktiviteleri. makara ve tırmanma egzersizleri. gün • Opere kol elevasyonda. omuz izometrik egzersizleri • 2.MASTEKTOMİ SONRASI EGZERSİZ PROGRAMI • 1. opere kolu kullanmaya • teşvik. gün • Omuz eklemi aktif egzersizleri ( abd ve flex 40 derece.el bileği.IR-ER tolere edebildiği kadar) • 4. el pompalama egzersizleri.

.TROMBOPSİTOPENİ EGZERSİZ REÇETESİNİ ETKİLER Mİ? • • • • İntraartikuler kanama riski İntraserebral kanama riski Trombosit sayısı <10.000/mm3 ise egzersiz Onerilmez.

• İnterstisiyel makromoleküllerin birikimini dokulardaki onkotik basıncın artması izler ve bu daha fazla ödeme neden olur. lenfatik dolaşımın konjenital veya edinsel bazı nedenlerle bozulması sonucu. .LENFÖDEM • Lenfödem. proteinden zengin interstisiyel sıvının jeneralize veya bölgesel olarak birikimiyle karakterize bir durumdur . • Temel olarak lenf volümünün transport kapasitesini aşması sonucu lenfatik sistemde fonksiyonel bir yetersizlik oluşumuyla ilgilidir.

• Lenfödemin birçok nedeni vardır. daha fazla lenfödem vakalarına rastlanmaktadır .• Persistan şişlik ve protein birikiminin fibrozise neden olması sonucu lenfanjit ve selülit atakları için uygun bir ortam oluşur. alt ekstremitenin kronik venöz hastalığı (lenfo-venöz ödem) ve paraziter bir enfeksiyon olan filariyazis (sekonder lenfödem) bulunmaktadır . • Meme kanseri. ancak başlıca nedenler arasında kanser ve tedavileri (sekonder lenfödem). . lenfatik sistemin konjenital anomalileri (primer lenfödem). jinekolojik kanserler. kolon ve mesane ile ilgili maligniteler ve pelvik sarkomlarda evre IV hastalarda bile. yaşam sürelerinin artması sonucu.

rahatsızlık Deride gerginlik Kol hareketlerinde kısıtlılık Yorgunluk Saat. bilezik. yuzuğun dar gelmesi Kıyafet giymekte zorluk .LENFÖDEM BELİRTİLERİ • • • • • • Ağrı.

ağrısız • İstirahat pozisyonunda 1 haftada iyileşme 2. sıcak. • Cerrahiden 6-8 hafta sonra veya radyoterapi sırasında • Lenf damarlarının enflamasyonu • Ekstremite hassas. lenf akımında kesilme • Sıcak.LENFÖDEM SINIFLAMASI 1. hafif kırmızı. tip akut lenfödem: • Cerrahi sonrası erken donem. kırmızı • Elevasyon ve NSAİİ ler ile iyileşme . tip akut lenfödem: • Akut ve ağrılıdır.

postur değişikliği . veya yıllar sonra • Kızarıklık ve ağrı yoktur • Rahatsızlık. tip akut lenfödem: • En yaygın tip • Cerrahi sonrası 18-24 ayda. tip akut lenfödem: • Bocek sokması. minor travma veya yanık sonrası enfeksiyon • extremite çok gergin ve sıcak • Uygun pozisyon ve antibiyotik (kompresyon sakıncalıdır) 4. hareket zorluğu.3.

ameliyat olma. Bu durum sert. enfeksiyon.lenfatik damarlarda travma. Cerrahi drenin proteinleri ameliyat alanından uzaklaştırması. Tümör rekürrensleri.flebit ve tromboz geçici lenfödeme yol açan başlıca etmenlerdir (NCI 2004).hareketsizlik. Ancak lenf sıvısının devamlı birikimi lenf damarlarının genişlemesine ve sıvının doku aralığına sızmasına neden olur. .enfeksiyon.elevasyon. egzersiz ve elastik destek ile rahatlıkla tedavi edilebilen bir ödem tanımlar. hareketsizlik. yaralanma. tromboza bağlı venöz tıkanıklık ve lenfödemin erken dönemde tedavi edilememesi kronik lenfödemin nedenleri arasında sayılabilir. Elastikbandaja ve elevasyona cevap vermeyen bir ödeme neden olur. basmakla gode bırakan ve cilt değişikliklerinin olmadığı ödemdir.• Geçici lenfödem: 6 aydan daha kısa süren. gode bırakmayan.radyasyon. • Lenfödemin Erken dönemlerinde hasta yumuşak. • Kronik lenfödem 6 aydan daha uzun süren ve tüm lenfödem türleri içinde en zor tedavi edilendir.radyoterapi.

ekstremitenin elevasyonu ile azalmaz (geriye dönüşümsüz lenfödem).LENFÖDEMDE EVRELEME • Evre 1: ödem yumuşaktır. masif hiperkeratoz ve ülserasyonlar oluşabilir (geriye dönüşümsüz lenfödem) . gode bırakmaz. • Evre 2: ödem daha serttir. gode bırakır ve ekstremitenin eleve edilmesiyle geçici olarak azalır (geriye dönüşümlü lenfödem). • Evre 3: lenfödemin ilerlemiş halidir. elefantiazis.

Lenfödem Tedavisi • Meme kanseri ile ilişkili lenfödemin tam olarak tedavisi yoktur. semptomların kontrolü ve komplikasyonların azaltılmasına yöneliktir • Erken dönemde hastalara koruyucu önlemler ve lenfödem gelişiminin veya artışının önlenmesi ile ilgili eğitim verilir. ekstremitedeki şişliğin azaltılması. Skapulotorasik. dirsek ve el bilek mobilitesini sağlamak amacıyla aktif eklem hareket açıklığı egzersizleri önerilir. . Tedavi yaklaşımları.

Kompleks veya Komplet Dekonjestif Tedavi (CDT) CDT. Meme kanseri ile ilişkili lenfödem tedavisinde uygulanan konservatif tedavi seçenekleri . Tipik bir faz1 seansı günde 45 dakika MLD’ı takiben kompresyon bandajı uygulanması ve “remedial” egzersizleri içerir.manuel lenfatik drenaj(MLD). terapötik egzersiz ve bası giysisi uygulamalarını içeren iki fazlı bir sistemdir. cilt bakımı. Optimal volüm azaltılması için kompresyon bandajının 21-24 saat kalması gerekir. Redüktif faz da denilen başlangıç fazı primer olarak ekstremite volümünü azaltmaya odaklanır. kompresif bandaj.

Eksternal kompresyon yeterli olduğunda. Eksternal kompresyonla (giysi veya bandaj) birlikte uygulanır. gece ise kompresyon bandajı uygulaması. basınç gradienti boyunca lenf akımını artıran internal pompalama mekanizması oluşur. bandajlı iken “remedial” egzersizlerin yapılması ve gerekirse MLD uygulanmasını içerir • “Remedial” egzersizler lenfödemli ekstremitede tekrarlayıcı kas kontraksiyonlarını teşvik etmek için yapılan spesifik bir grup tekrarlayıcı egzersizdir. mevcut lenfatik kanallardan. . Faz II gün boyu kompresyon giysisi.Maksimal volüm azaltılması sağlandıktan sonra idame fazı denilen ikinci faza geçilir. Ritmik kas kontraksiyonları ve gevşemeleri lenf damarlarının duvarlarındaki düz kasları kontraksiyon sağlayacak şekilde hafifçe komprese eder. kollateral drenaj yolaklarının da yardımıyla.

Kompresyon bandajı. Oral ilaçlar. Ekstremite egzersizleri. Pnömotik pompalar. Ekstremite elevasyonunu . Kompresyon giysileri. SAM/SLD). Düşük güçlü laser tedavisi. Hastanın kendi kendine yaptığı masaj/Basit lenfatik drenaj (Self-administered massage/Simple lymph drainage.• Manuel lenfatik drenaj (MLD).

Cilt Bakımı ve Hijyenik Öneriler Kompleks dekonjestif tedavinin (CDT) bir parçasıdır. Mineral yağ bazlı sabunlarla cildin temizlenmesi yeterli nemi sağlarken. kuruluk ve çatlamayı önlemek için deriyi hidrate etmektir. deskuame deri ve bakterileri uzaklaştırır. cilt katlantı yerlerinde mikrobiyal büyümeyi elimine etmek. Amaçları bakteriyel ve fungal kolonizasyonu kontrol etmek. Rekürren selülit varsa ve ileri lenfödemde önemlidir. Rekürren enfeksiyonu olanlarda topikal antimikrobiyaller kullanılabilir .

AKCİĞER KANSERİ • Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) raporuna göre akciğer kanseri tüm dünyada kanser türleri arasında. radon gazı. Bu nedenler arasında. . genetik faktörler. asbest ve hava kirliliği gibi faktörler sorumlu tutulmaktadır. kadınlarda ise ikinci kanser türüdür. Akciğer kanseri birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır. tüm akciğer kanserli hastaların %15'e ulaşan bir oranı sigara içmeyenlerden oluşmaktadır. erkeklerde en sık ölüme neden olan birinci. • Akciğer kanserinin en sık nedeni uzun süreli olarak tütün dumanına maruz kalmak olmakla beraber.

nasıl yayılmış olduğuna. Akciğer kanseri. Kesin tanı. nefes darlığı (dispne). . Bu belirtiler sadece akciğer kanserine özgü olmadıklarından hastaların tanı almaları gecikebilir. biyopsi ile konmaktadır. göğüs röntgeni ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile görülebilir. ve vücudun hastalığa tepkilerinin varlığına bağlı olarak farkedebilir. öksürme (kanlı öksürme da dahil) ve kilo kaybıdır.• Akciğer kanserinin belirtileri hastalığın nerede başladığına. Biyopsi genelde bronkoskopi veya BT-yardımlı biyopsi ile yapılır. En sık görülen belirtileri.

klinikte genellikle küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri olmak üzere iki başlıkta incelenir. Küçük hücreli akciğer kanseri tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi tercih edilirken.• Akciğer kanseri. . çünkü tedavide izlenecek yolu bu gruplandırma belirler. küçük hücreli dışı kanserlerde ilk tercih cerrahidir.

• Evre 2: Hastalık. sadece akciğerin küçük bir bölümünde görülme halidir. .Akciğer kanserlerinde evreler: • Evre 1: Tümör. en yakın lenf bezelerine atlamış durumdadır.

evredir. kemik. • Evre 4: Karaciğer. böbrek üstü bezi gibi uzak organlara yayılmış durumudur. .• Evre 3: Tümör. plevra veya iki akciğer arasındaki mediasten denen boşluğa veya buradaki bezelere yayılmışsa bu durum 3.

• Akciğer kanserlerinde (AC Ca) 5 yıllık sağ kalım %15.6 • Hastaların az bir kısmı küratif cerrahiye uygun (%25) • Eşlik eden kardiyopulmoner komorbiditeler • AC Ca-KOAH birlikteliği Erkeklerin %73’ünde kadınların %53’ünde KOAH varlığı .

• KHDAK’li 189 hastanın retrospektif bir analizinde. 4-6 haftalık pencere döneminde yapılabilir.• Komorbiditesi olan hastalarda preoperatif pulmoner rehabilitasyon . egzersiz kapasitesinde. İsveç AC Kanseri Çalışma Grubu Önerisi**. •Pulmoner rehabilitasyon nedeniyle tedavideki gecikmelerin sağ kalımı olumsuz etkileyeceğine inanılmaktadır. •Prepeoperatif pulmoner rehabilitasyon. 48 gün veya daha az tedavi gecikmesi hastalığın herhangi bir evresinde sağ kalımı etkilemedi. •Konsültasyon ve tetkikler 4 hf içinde tamamlanmalı. bundan sonraki 2 hafta içinde tedavi başlamalı. . nefes darlığında ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesinde anlamlı bir artışa yol açmaktadır.

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon • Diyafragmatik Solunum Egzersizleri .Pre Op.

• Segmental Solunum Egzersizleri .

• İnsentif Spirometre Kullanımı .

anksiyete ile baş-edebilme .• Yürüyüş Eğitimi • Hasta eğitimi. Sigara bıraktırma Etkili Öksürme Kontrollü solunum teknikleri • Periferik Kas egzersizi (Endurans) • Stres yönetimi.

• Uzamış göğüs tüpü gereksinimi daha az (p=0. • Geleneksel 4 hf’lık PR yerine standart olmayan.058). hasta temelli PR da uygulanabilir.04). . • Hastanede kalış süresi en az 3 gün daha kısa (p=0.Kanser cerrahisi öncesi PR. • Göğüs tüpüne ihtiyaç duyulan gün sayısı daha az (p=0.03).

6-9 hafta devam edilir.• Pulmoner rehabilitasyona operasyon sonrası.Etkileri: • Egzersiz kapasitesi artar • Kas gücü artar • dispne ve yorgunluk iyileşir • Egzersiz kapasitesinde artış • Solunum fonksiyonlarında artma • SaO2’de artış • 6DYT (%43) ve pik iş yükünde (%34) artış Akciğer Kanserli Hastalarda Postoperatif Pulmoner Rehabilitasyonun Etkinliği .

anksiyete ile baş-edebilme . Pozisyonlama. TENS Enerji koruma yöntemleri Transfer-yatakta mobilizasyon Ambulasyon Venöz tromboz prevansiyonu Ağrı kontrolü Stres yönetimi. Yürüyüş. Öksürme. İnsentif spirometre kullanımı. FİZYOTERAPİ UYGULAMALARI • • • • • • • • • • • • • • • Solunum egzersizleri. Rezistans ve endurans egzersizleri Ekstremite ve omuz kuşağı egzersizleri.POST OP. Postür egzersizleri.

Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi. Özlem ERCİDOĞAN. Gülseren AKYÜZ Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı. Türkiye. Füsun ŞAHİN. Türkiye *Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Dr.kaynakça • • 2008. Tuğba GÖKTALAY Celal Bayar Üniversitesi Göğüs Hastalıkları AD . Türkiye .Çukurova Üniversitesi TIp Fakültesi. Sibel BAŞARAN. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği. Nuray AKKAYA.2010 • Meme Kanseri ile ilişkili Lenfödem ve Konservatif Tedavisi.2009 • MEME KANSERLİ HASTALARIN FİZİKSEL REHABİLİTASYONU SUNUMU.2009 • Meme Cerrahisi ve Aksiller Diseksiyon Uygulanan Meme Kanserli Hastalarda Üst Ekstremite Problemlerinin Sıklığı ve Yaşam Kalitesine Etkisi.makale. Erkan KOZANOĞLU. Arzu YAREN**.dünya sağlık raporu AKCİĞER KANSERİNDE PULMONER REHABİLİTASYON. Prof. Denizli.sunumu Dr. Ayşe SARSAN. Fiziksel TIp ve Rehabilitasyon Anabilim DalI. Selin TAFLAN SELÇUK*. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı.derleme. Adana. Ankara. Nilgün ŞİMŞİR ATALAY.

İstanbul. Sumru Özel.Esra PEHLİVAN *Doç.Doç. Türkiye.Akif TURNA*. evreleme ve tedavi öncesi değerlendirme.Dr.Nilgün GÜRSES**. Uzm. Akciğer kanserlerinde tanı. İstanbul.H. Prof.• KANSER HASTALARINDA UYGULANAN BİR HAFTALIK YOĞUN PREOPERATİF PULMONER REHABİLİTASYONUN SOLUNUM FONKSİYONLARI VE EFOR KAPASİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ SUNUMU. Meltem Aras.2010.Dr. Türk Toraks Derneği • Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi Cilt: 9 Sayı: 4 2006LENFÖDEM Hacer ERDÖL Ayla AKKAŞ GÜRSOY Mukadder OKUYAN .2006 • Meme Kanseri ile İlişkili Lenfödem Tanılı Hastalarımızın Demografik ve Klinik Özellikleri –Makale Sibel Ünsal Delialioğlu. Fzt. Emine Eda Kurt.** İstanbul Bilim Üniversitesi. Ankara.Atilla GÜRSES*. • Akkoçlu. Atilla. Fizik Tedavi Rehabilitasyon Bölümü. Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Sağlık YO. Ankara Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi.Dr.