You are on page 1of 56

Martin Heidegger

NEDR BUFELSEFE
eviren: Ali Irgat

V '
FA

YAYINLARI

Felsefe Yazlar Ansiklopedisi: 8 AFA- Yaynlar: 312

ISBN 975 - 414- 2 7 3-4

Mays, 1995 Martin Heidegger'in bu kitapta yer alan yazsnn zgn bal Ou'est-ce que la Philosophie? Was st das - die Philosophie? "955)dir. Yazarn ayn ad tayan kitabndan (Neske: Stuttgart 1956) evrilmitir. Yayma Hazrlayan: nay Sz er C AFA Yaynclk A.. C Trke eviri haklar AFA Yaynclk A..ye aittir.

Dz AFA Yaynclk A.. Bas* zener Matbaas O it Qvn Mcellithanesi Kapak: zgn Ofset

AFA Yaynclk A.., st- a. Caa Bekar Sok. No 17 - Beyolu- STANBUL Tel: (212) 245 39 67

indekiler
/

Ali Irgat Szde Felsefe ya da Felsefenin Destruksiyonu Martin H eidegger Nedir B u - Felsefe? Q uest-ce que la Philosophie?

Martin Heidegger Szde Felsefe ya da Felsefenin Destruksiyonu?

Alman dnr Martin Heidegger (1889-1976) Edmund Husserle (1859-1938) adad 1927 ylnda ta mamlanmadan yaymlanan tek sistematik yapl Var lk ve Zaman (Sein und Zeit) adl nl yaptnn ba na n deyim olarak Platonun "Sophistes1 diyalogun 1 dan u alnty koyar: "varolan kavramn kullanrken onunla ne demek istediinizi belki uzun zamandr bilmektesiniz: biz de daha nceleri bunu bildiimizi sanyorduk, ancak imdi bir kmazdayz. (244 a) Bu alntnn ardndan Heidegger, Platondan bu ya na hl ayn kmazda olduumuzu belirtir, ve varo lan" ya da varlk" nedir sorusuna henz bir yant ve rilemediini syler, ve bu soruyu, "varlk teriminin ne anlama geldiine, yani varolma tarzlarna ilikin soruyu" yeniden sorarak ve "varlk anlaynn ufku olan zaman" l alarak yantlamaya kalkr. Hei degger, genelde Platon ve Aristotelesten balaya rak kendisinden nceki felsefeye, zelde ise amaya abalad metafizik/ontoloji kuramlarna yalnz "varolan gz nnde bulundurmaktan kaynaklanan

bir tr "varli unutmutuk" ("Seinsvergessenheit") sulamasn yapar. Ona gre, daha nceki filozoflar "varlk nedir?" sorusunu sormamlar ve "varlk" ile "varolan" arasndaki "ontolojik ayrm" ("ontologische Differenz") grmemilerdir. Bu sulamalarn ne ka dar yerinde olduklar, hele ki bu ayrmn tpk genelle zel arasnda olduu gibi yaplp yaplamayaca tar tmaldr (zira bu, Platondaki ide ile idesi olduu nesne arasndaki, ya da Aristotelesteki birinci ve ikinci usia arasndaki hep felsefi, yani zm olma yan bir sorun kalacak olan ilikiden bakas deil dir). nk varlk", ya da Aristotelesin deyimiyle "varolan olarak varolan, ya da varl asndan var olann ne olduu sorusunu ak ya da rtk konu edinmeyen bir felsefi reti yoktur, yoksa ona "felse fi" sfat yklenemez. Platondan yaplan yukardaki alntda grld gibi Platon ya da Aristotelese var lk sorusunu sormamak deil, ancak bu soruyu (as lnda yerinde olarak) bir tr apori olarak grmek su lamas yaplabilir. Varlk sorusunun batan beri felse fede hep sorulduunu ve sorulacan, ancak bu nun bir apori olarak kalmak zorunda olduuna Aris toteles Metafizikin 71. kitabnda (Heideggerin Varlk ve Zaman' na ayrca uygun bir ndeyi olabilecek bi imde) deinmitir: "ve batan beri hep sorulmu, bugn de sorulan ve hep sorulacak olan ve hep bir kmaz olan soru: varolma nedir?" (Met. Z 1028 b) Seir und Z eitin yaymlanmasndan sonra Heidegger, bir daha gncelliini ve etkinliini yitirmedi. Heideggerin Nasyonal Sosyalist ideolojiyi sahiplen

mesi, hatta o an/ideolojinin filozofu olma arzusu ayrca bir ilgi noktasdr. Victor Fariasn Heidegger ve Nasyonal Sosyalizm adl yank uyandran kitabnn Almanca basmna bir giri yazs yazan Habermas, Heideggerin felsefesinin artk onun kiiliinden ba mszlatn ve onun.politik tercih ve kiiliini, (yer yer trivallik dzeyindeki saptamalarna, anlam szla varan dilsel zorlamalarna karn yine de ge nelde tasvip gren) felsefesini toptan yarglamak amacyla kullanmamak gerektiini syler. Habermasa gre Heidegger, Diltheyin yorumbilgisini Husserlin fenomenolojik yntemine uygulad ve varln orada varlk" ("Da-sein") olarak insann ve dier varolanlarn varlk tarzlarnn zmlemesini daha dorusu fenomenolojisini yapt ilk-dn em felsefesiyle, yani Sein und Zeit ile, Fransada Sartre ve Merleau - Pontynin varoluuluk ve Fenomenolo jik Antropolojisine, Almanyada ise H a n s -G e o rg Gadam ern "felsefi yorumbilgisi"ne dorudan etkide bu lunmutur. Ne var ki, varlyla iliki iindeki, varlk nedir/niindir diye sorabilen biricik varlk olarak insan ile baka "ylesine varolanlarla ("Vorhandene") "ara olarak varolanlarn (Zuhanden) varlk tarzlarnn fenomenolojisi, ne denli "varlk nedir?" sorusuna veril mi verilebilecek felsefi bir yanttr, ya da bylesi bir yanta hazrlktr? Bunun ayrca sorulmas gerekir. Akademik yaamna 1909/1910 k dneminde Katolik Teoloji renimiyle Freiburg niversitesinde balayan Heidegger, iki yl sonra teoloji renimin

den vazgeip, ilkin matematik, sonra tamamen felse feye ynelir: teoloji renimi srasnda Heidegger za ten daha ok Husserlin Mantk Aratrmalar (Lo gische Untersuchungen) adl almasyla ilgilenir. Husserlin hocas Franz Brentanonun (1838-1917) 1862 tarihli Aristoteles'e gre Varolann eitlilik iindeki Anlam (Von d er mannigfachen Bedeutung des Seienden nach Aristoteles) balkl doktora a lmasn Heidegger, 1907 ylnda daha henz lise deyken etkilenerek okur. Lise son snftayken ise Cari Braigin Varlk zerine, Varlkbilim Tasla (Vom Sein, Abri d er Ontologie) adl ve 1896 tarihli al masn inceler. Heideggerin bu dnemde yukardaki iki yaptn etkisiyle balayan 'Varlk/varolan nedir" so rusuna ynelik ilgisi hep srmtr. Her filozofun aslnda bir dncesi varsa, daha dorusu hep bir soruyu soruyorsa, Heidegger iin bu tek soru, (yer yer deiik tarzda sorulan) varlk sorusudur. Husserlin yukarda sz edilen almasnn etki sindeki Ruhbillmcilikte Yarg retisi. Manta Eleti re l-O lu m lu Bir Katk (Die Lehre vom Urteil im Psychologismus. Ein kritisch -positiver Beitrag zur Logik) balkl doktorasn Heidegger 1914 ylnda bi tirir. 1916 ylnda Kategoriler - ve Duns Scotus'un Anlam retisi (Die K ateg o rien -u n d Bedeutungs lehre des D uns Scotus) balkl doentlik tezi yaym lanr. Ayn yl Husserl, Freiburg niversitesindeki Ye ni Kant Heinrich Rickertten boalan krsye ata nr. 1919dan itibaren 1923 ylna kadar Heidegger, Husserlin yannda, Freiburg niversitesinde asis-

10

anlk yapar: daha sonra almalarn 1928 ylnda -lusserlden boalan krsy almak zere tekrar :reiburga dnene kadar Yeni Kant Paul Natorpun giriimleriyle arld Marburgta Nicolai Hartmann ile birlikte profesr olarak srdrr. Bu sre iinde Heideggerin Varlk ve Zaman (Sein and Zelt), Kant ye Metafizik Sorunu (Kant und das Prob lem der Metaphysik), Metafizik Nedir? (Was ist M e taphysik?) ve Temelin z zerine (Vom Wesen des Grundes) adl almalar olumutur. Trk e'ye Yusuf rnek tarafndan evrilen ve Trkiye Fel sefe Kurumunun eviri dizisinde baslan Heideg gerin Metafizik Nedir? (Was ist M eta physik?) balkl Freiburg niversitesinde 1929 yln da (Almanyada bir niversiteye gelen her yeni kr s sahibi profesrn) yapt greve b a la m a-k o numas Heideggerin felsefesinde nemli bir yeri olan "dn" (Kehre") balatr. 1930 ylnda yaplan, ama ilkin 1943te baslan ko numa metni Doruluun z (Vom Wesen der Wahrheit) ve Platonun Doruluk retisi (Platons Lehre von der Wahrheit)m yaymlanmasyla Heideg ger (1947de Hmanizm zerine M ektup (Brief ber den Humanlsmus)la dile getirdii kendi yorumuna gre) ilk-d nem felsefesinden, bu demektir ki Varlk ve Zam anaki Varolusal-O ntolojiden "varlk-tarihini dnme"ye, yani "varolutan "varln kendisi ne d n-dnem ine geer. lgi oda artk "varolan olarak varolan" ("das Seiende als Seindes), yani "va rolann varl" deil, varlk olarak varlk"

11

("Sein als Sem"), yani "varln varladr ("Sein des Seins"). Zira ilk-dnem deki Heideggerin deyimiyle fundamental-ontolojinin, yani varoluun varlk tarz larnn fenomenolojisinin ilevi, Heidegger iin asl soruya, yani varlk olarak varla dair sorunun yant lanmasna bir hazrlk yapmakt.

Niin Hep Birey Var da, Hilik Deil?


Heideggerin bu d n -dn em i dncelerini dile getiren yer yer elikili kavram tanmlamalar ve (akl yrtme denilenemeyecek) dnceleri artk kolay anlalr gibi deildir. Richard Wissere gre bir tr "hiliin fenomenolojisi" olan Metafizik Nedir? de in san ok seyrek olarak yaanan nedensiz korku sra snda, "hilik'le kar karya kalr ve niin hep bir ey var da, hilik deil sorusunu sorar. Daha nce Leibniz tarafndan dile getirilen bu soruyu Heidegger yerinde olarak metafiziin, felsefenin temel sorusu olarak tanmlar. Zira ilkin bu soruyla varolanlarn var lklar karsnda hayrete deriz ki bu du yu m /d u y gu hali, evrilen Was ist d a s - die Philosophie adl konumada da belirtildii gibi, felsefi dnceyi ve sormay balatan ve ona hep hkmeden bir duyum dur: "Nur auf dem Grunde der Verwunderung -d .h . der Offenbarkeit des N ic h ts - entspringt das Wa rum?"

12

Aa kan hilik, hem varolann (yalnzca) varo lan olarak insan iin aa kmasn, hem de bilim sel incelenmesini salar: "Nur weil das Nichts offen bar ist, kann die Wissenschaft das Seiende selbst zum Gegenstand der Untersuchung machen." Ne birey, ne de bir varolan olmasna karn hilik, Heideggere gre varolann varlna ait grnmektedir: "Das Nichts bleibt nicht das unbestimmte Gegen ber fr das Seiende, sondern es enthllt sich als zu gehrig zum Sein des Seienden." Heideggere gre hilik, birey ya da jDir varolan deildir, ama (nasl sa) bir z/nitelii vardr: "hilemek" (nichten); an cak bu hiieme, Heideggerin vurgulad gibi yok et mek ya da deillemek demek deildir. Hilik, varola nn varlna ait olarak ve varolann varlnda dur makszn hiler: "Im Sein des Seienden geschieht das Nichten des Nichts." O rada-V arlik (D a -s e in ), ya da varln -oradal olarak insan (varolmayan) hiliin iine tutulu olarak varolur: "D a-sein heit: Hineingehaltenheit in das Nichts." Bu hiliin iine tutulmuluk insan "hiliin yerine bakan" ("Platzhal ter des Nichts") yapar.

Varlk Varlktr
Hiliin z varlk olduundan ("Nichts west als das Sein") "insan", 1943 ylnda bu derse son sz olarak

13

yaplan eklemede bu kez "varln oban/bekisi" ("Hirte/Wchter des Seins") sfatn kazanr. "Varln sessiz sesini ("stimmlose Stimme des Seins") dinle yen ve varln klesi olan asl anlamda dnme ("dem Sein hriges Denken"), insann bir baars de il, varln "olay olmas"dr: "Aber das Sein ist kein Erzeugnis des Denkens. Wohl dagegen ist das we sentliche Denken ein Ereignis des Seins." Fransz filozof Jean Beaufrete 1946da yazd ber den Humanismus adl mektubunda da Heideg ger, dnmeyi varln dnmesi olarak belirler: dnme, hem varln olay haline gelmesi olduu iin, hem de varla ait olarak varl dinledii iin "varln dnmesi"dir(!): "Das Denken, schlicht ge sagt, ist das Denken des Seins. Der Genetiv sagt ein Zweifaches. Das Denken ist des Seins, insofern das Denken, vom Sein ereignet, dem Sein gehrt. Das Denken ist zugleich Denken des Seins, inso fern das Denken, dem Sein gehrend, auf das Sein hrt." Heideggere gre varln ne olduuna gelince: her ne kadar varlksz varolan, varolansz da varlk dnlemezse de varlk, varolanda varolan bir zel lik deildir: "Das Sein ist jedoch keine seiende Be schaffenheit an Seiendem." Heideggerin varlk nedir sorusuna verdii yant udur: "varlk, varln kendisi dir" ("Das Sein ist das Sein selbst"). Buna benzer (szde) bir tanmlama "Brief ber den Humanism us'ta bulunmaktadr. "Doch das Sein - was ist das Sein? Es ist es selbst." Heidegger, Almancadaki

14

nc kii ve eya zamiri "o"nun karl "es"in ilk harfini cmle iinde byk yazarak, varlk tanmn yaptn dnmektedir. Az nceki alntnn hemen ardndan Heidegger, gelecekteki dnmenin unu, yani "varlk: o, onun kendisidir" demeyi renmesi gerektiini syler: "Doch das S e in - was ist das Se in? Es ist Es selbst. Dies zu erfahren und zu sagen, mu das knftige Denken lernen. Yine ayn mektup ta Heidegger, varln tanr ya da bir acun nedeni ol madn syler. Bize en yakn olduu iin en uzak olan gnderim olarak-varlk (Sein als Geschick), bi ze doruluu gnderirken gizli kalr: "Das Sein als Geschick, das Wahrheit schickt, bleibt verborgen." 1957 ylnda Heideggerin Hegelin Mantkn eie alan bir seminer sonras ormandaki kulbesinde yapt Metafiziin Varlk-ve Tanrbilimsel Olarak Ele Aln (Die o n to -th e o -lo g is c h e Verfassung d er Metaphysik) balkl konumasndan, varln nasl kendini gsterdiine ve varlkla varolan arasndaki ayrmn (Differenz) ne olduuna dair son olarak aa daki iki alnt (Trkeye evirmeyi ret etme hakk talep edilerek) yaplsn: "Sein zeigt sich als die entbergende Uberkommnis. Seiendes als solches erscheint in der Weise der in die Unverborgenheit sich bergenden Ankunft." "Die Differenz von Sein und Seienden ist als der U n ter-S ch ied von berkommnis und Ankunft der entbergend-bergende Austrag beider. Im Austrag waltet Lichtung des sich verhllend Verschlieen den, welches Walten das A u s -u n d Zueinander von berkommnis und Ankunft vergibt."

Varln Evi Olarak Dil


Dnce gibi dil de, doruluk da varln kendilerin de olay olduu eylerdir. Dili bizi dndrmek ze re zorlayan Heideggere gre varln old u u-o lay (vom Sein ereignet) olan dil, Brief ber den Humanismus'ta belirttii gibi insann iinde oturduu varl n evidir, ve dnrlerle airler, bu konaklamann bekileridir: "Die Sprache ist das Haus des Seins. In ihrer Behausung wohnt der Mensch. Die Denken den und Dichtenden sind die Wchter dieser Beha usung." Varlk kendini aa kararak dile gelir ve ona doru yoldadr: "Das Sein kommt, sich lich tend, zur Sprache. Es ist unterwegs zu ihr." Bylelik le dnme gibi dil de varlndr, tpk (Heideggerin deyimiyle) bulutlarn gn bulutlan olmas gibi: "Die Sprache ist so die Sprache des Seins, wie die Wolken die Wolken des Himmels sind."

Dil Dildir ya da Dil Konuur


1950de yapt Dil (Sprache) adl konumasnda Heidegger bu kez ilkin "dilin kendisi, dildir" diyerek dilin ne olduunu saptar: "Die sprache selbest st die Sprache." Sonra da dili kimin konutuunu; bu

16

dilden bakas deildir: "Wie west die Sprache als Sprache? Wir antworten: Die Sprache spricht." Her ne kadar Heidegger, insann konuan bir varlk oldu unun inkar edilemeyeceini belirtse de, konuan dildir ya da dil konuandr: "Die Sprache spricht. Dies heit zugleich und zuvor: Die sprche spricht." Bylece Heidegger konumay insana de il, dile brakr: "Der Sprache berlassen wir das Sprechen. Dilin zn Heidegger bu konum a-m etninde iki ekilde belirler (ilk belirlemeyi "evrilemez" sayd mzdan onu sadece alnt olarak brakmakla yetinece iz): "die Sprache spricht. Sie spricht, indem sie das Geheiene, D in g -W e lt und W e lt-D in g in das Zwischen des U nter-Schiedes kommen heit." kin ci belirleme, dilin konumasn, zn "sessizliin sesi" olarak belirler: "Die Sprache sprich als das Ge lut d er Stille. nsan ise ancak dile uyarak (ent sprechend) konuur: bu uyma da, duymadr, yani sessizliin talimatna ait olarak duymadr, dinlemek tir: "Der Mensch spricht, insofern er der Sprache entspricht. Das Entsprechen ist Hren. Es hrt, in sofern es dem Gehei der Stille gehrt."

Doruluun z, zn Doruluudur
1930 yllarnda sk olarak yapt, ancak ilkin 1943te

17

yaymlad Doruluun z zerine (Vom Wesen d er Wahrheit) adl konumasnda Heidegger, doru luk nedir sorusuna yant olarak klasik korrespondenz kuramn kabul etmez. Ona gre doruluun z, tasarmla nesnenin arasndaki uyumada yat maz; bu z, bir nermenin doruluuyla ya da ge erliliiyle deil, "varolann aa karlmas"yla (Entbergung des Seienden") ilgilidir, ve varolanlar varol m aya-brakm a zgrldr: "Die so verstandene Freiheit als das SeinL iassen des Seienden erfllt und vollzieht das Wesen der Wahrheit im Sinne der Entbergung von Seiendem. Die Wahrheit .ist kein Merkmal des richtigen Satzes, der durch ein menschliches Subjekte von einem Objekt ausge sagt wird und dann irgendwo, man wei nicht in welchem Bereich, gilt, sondern die Wahrheit ist die Entbergung des Seienden, durch die eine Offenheit west." Dnmede, dilde olduu gibi doruluun bu anlamdaki z olarak zgrlk de insann deildir: insan zgrle bir zellik olarak sahip deildir, ak sine zgrlk insana sahiptir: "Der Mensch" besitzt "die Freiheit nicht als Eigenschaft, sondern hch stens gilt das Umgekehrte: die Freiheit, das e k -s is tente, entbergende D a s -s e in besitzt den Men schen..." Eski yazlm biimiyle Almanca varlk anlamna gelen "Seyn" szcn Heidegger bu konumada varlkla varolan arasndaki ayrm dile getiren ge ola rak kullanr. Buna gre doruluk varolanlar a/a

18

a karma anlamnda "Seyn"in temel zelliidir: "Die Wahrheit bedeutet lichtendes Bergen als Grund zug des Seyns." Tpk varlk varln kendisidir" t rnden bir tmceyle Heidegger, "doruluun zn "zn doruluu"yla zdeletirerek buldu unu varsayar: "Die Frage nach dem Wesen der Wahrheit findet ihre Antwort in dem Satz: Das We sen der Wahrheit ist die Wahrheit des W esens." Varln doruluuna gelince: varln iine atl m ve varln oban olarak insan, varln dorulu unu korumak zere varlk tarafndan arlr: "Der Mensch als Hirt des Seins, vom Sein selbst gerufen in die Wahrnis seiner Wahrheit." Bu ar, insann 'Varlk iine atlmlf'nn nedenidir: "Dieser Ruf kommt als der Wurf, dem die Geworfenheit des D a s -s e in s entstammt.

Sanat: Varolann Doruluunun Kendini Yaptlatrmas


Sanatn ve sanat yaptnn ne olduunu, s a n a t-s a nat yapt -san at arasndaki ilikiyi ele alan Heideg gerin 1933/36 yllarna ait Sanat Yaptnn Kayna (D er Ursprung des Kunstwerkes) adl almas da 'Varln doruluuna, yani varolann aa karl masna dair aklamalar ierir. Zira Heideggerde sa nat, gzellikten ok dorulukla ilgilidir. Dnce, dil

19

gibi sanat da insann etkinlii deildir, zira Heideg gere gre sanat, varolann doruluunun kendisini "yaptlatrmasf'dr: "Im Werk der Kunst hat sich die Wahrheit des Seienden ins Werk gesetzt. Varolann doruluunun kendini yaptlatrmas sanatn zn belirler: "So wre denn das Wesen der Kunst die ses: das S ic h -in s -W e rk -s e tz e n der Wahrheit des Seienden. Bylelikle "doruluk" sanat yaptnda olay olur, oluur: "Im Werk geschieht die Erffnung, d.h. das Entbergen, d.h. die Wahrheit des Seienden." Sa nat yaptnda "i banda olan, sanatnn kendisi de il, varolann alm, yani doruluun olay-olm asd r ;"... was im Werk am Werk ist: die Erffnung des Seienden in seinem Sein: das Geschehnis der Wahr heit." Doruluun nasl-olay olduuna Heidegger, rnek olarak bir tapnan orada durmasn verir, "im Dastehen des Tempels geschieht die Wahrheit." Heideggere gre gzellik, sanat yaptna verilmi grntr, ve varln/varolann doruluunun aletheia (Gr. gizli olmamak) olarak varolduu tarz dr: Das ins Werk gefgte Scheinen ist das Schne. Schnheit ist eine Weise, wie Wahrheit als Unver borgenheit w est. Varolan olarak varolann doruluunun "gelmesi ni, olay olmasn salayan (geschehen lassen) her sanatn zn Heidegger bu kez iir olarak belirler. "Alle Kunst ist als Geschehenlassen der Ankunft der Wahrheit des Seienden als eines solchen im Wesen Dichtung." iirin z ise, doruluu gndermek, kurmak, balatmaktr (stiften): "Das Wesen der

20

Kunst ist die Dichtung. Das Wesen der Dichtung aber ist die Stiftung der Wahrheit." Bu anlamda sa nat, znde tarihseldir, hatta tarih balatandr, tari hin kendisidir: "Die Kunst ist Geschichte in dem we sentlichen Sinne, da sie Geschichte grndet." Yukarda polemik yaparak ele alnan bu ve benzerr kavram ve dnceler yznden de olacak ki, Fransz askeri ynetimi tarafndan 1945te kendisine konulan retim yasana kar Heideggerin istei zerine inceleme komisyonu tarafndan "referans mektubu yazmas rica edilen Jaspers, akademik genliin eitimi iin zararl grd Heideggerin dnme tarzn 'tutsak, diktatrce, iletiimden yok sun" bulur. Buna karn, Heideggerin 1955 yaznda Fransa/Norm andiya'da yapt Was ist d a s - die Philo sophie adl konumasnn Trkeye evirisinin ge rekli olduunu dndk. Zira bu metin, Heideg gerin "okunabilir" ve felsefi formasyonda yararlanla bilecek yaptlarndan. eviride en ok zorluk karan terim, (i) duyum hali olarak evrilebilecek "Stimmung" idi. Daha nce yapld gibi, bu terim, heyecan" olarak evrilemez: zira "heyecan" da bir tr "Stimmungtur. evrilmesi zor olan ikinci bir terim ise Heideggerin Aristoteles"in "usia"snn karl olarak kulland (Almancada da olmayan) "Seiendheit" terimi idi. Heideg ger'in baz temel Eski Yunanca terim ve metinleri kendine zg olarak (ve bazen de saptrarak) evir dii bilinmektedir. rnein evirisini sunduumuz

21

konuma metninin en son tmcesi, Aristotelesin Metafizikin 7. Kitabnn (Brentanonun yukarda s z edilen nl almasna da balk olan) nl ilk tmcesidir, ve Heideggerin yapt gibi Das sei e n d -S e in kommt vielfltig zum Scheinen" diye de il, genelde rnein Bonitzte olduu gibi "Das Sei ende wird in mehreren Bedeutungen gebraucht" di ye evrilir, yani "varolma ok anlama gelir", "varofan -varlk ok eitli grnr" diye deil. Bu konu da son yarg, Klasik Dil Uzmanlarna braklmal. Ama bizim hakknda yargya varmamz gereken ko nu, Heideggeriri felsefesinin ne tr ve acaba bir fel sefe olup olmaddr. Ali Irgat Mainz, M art 1994

22

Nedir BuFelsefe? Quest-ce que la Philosophie?

Bu soruyla ok geni, yani yaylm bir konu ya deiniyoruz. Geni olduundan dolay bu konu,-belirsiz kalmaktadr. Belirsiz olduun dan tr bu konuyu her trl bak asn dan ele alabiliriz. Bu arada hep doru bireye rastlayacazdr. Ancak bu geni konu ele alnrken tm olas grler birbirine kart ndan, konumamzn iyi bir dikkatten yok sun kalmas tehlikesiyle kar karyayz. Bu yzden soruyu daha iyi belirlemeye a lmalyz. Bu ekilde, konumamz daha salam bir yne sokabiliriz. Bylelikle konu mamz bir yola sokulacaktr. Bir yola diyo rum. Bununla, bu yolun kesinlikle biricik yol olmadm itiraf etmi oluyoruz. Hatta, aa da gstermek istediim yolun, gerekten bi ze soruyu sormamza ve yantlamamza izin veren bir yol olup olmad ak kalmak zo rundadr. Soruyu daha iyi belirlemek iin bir yol bu labileceimizi varsaysak, o zaman konuma mzn konusuna kar hemen nemli bir iti raz ykselir. Nedir bu - felsefe? diye sordu umuzda, felsefe zerine konuuruz. Soruyu bu ekilde sormakla belli ki felsefenin stn
25

de, yani dnda bir yerde kalrz. Ancak bi zim sorumuzun hedefi, felsefenin iine gir mek, onun iinde kalmak, ona gre davran mak, yani "felsefe yapmak"tr. Bu nedenle ko numalarmzn yolu hem belli bir yne sa hip olmaldr, hem de bu yn, felsefenin d nda, onun evresinde deil, iinde hareket ettiimize dair ayn zamanda bize gvence de vermelidir. Demek ki konumalarmzn yolu yle bir tr ve ynde olmaldr ki, felsefenin konu edindii ey, bizim kendimizi ilgilendirsin, bi zi zmzde etkilesin (nous touche). Ancak bylelikle felsefe duyumsamalarn, duygulanmalarn ve duygularn ii olmaya cak mdr? ."Gzel duygularla kt edebiyat yaplr." "Cest avec les beaux sentiments que lon fait la mauvaise littrature.1 Andr Gidein bu '* sz sadece edebiyat iin deil, daha ok fel sefe iin geerlidir. Duygularn, en gzelleri dahil, felsefede yeri yoktur. Duygular, sylen dii gibi, irrational (akl-d) bireydir. Bu na karn felsefe sadece rational (akla-uygun) birey deil, ayrca rationun (akln)

* Andr Gide, Dostoiewsky, Paris 1923; s. 247.

26

asl yneticisidir. Bunu iddia etmekle fark na varmadan felsefenin ne olduuna karar verdik. Bu yantla sorumuzu geride braktk. Felsefenin rationun ii olduu savm herkes doru bulmaktadr. Belki bu sav yine de, ne dir bu - felsefe sorusuna abuk ve acele veril mi bir yamt olabilir. Zira bu yantn kars na hemen yeni sorular karabiliriz. Nedir bu - ratio, akl? Nerede ve kim tarafndan rationun ne olduuna karar verildi? Ratio nun kendisi mi, kendisini felsefenin egemeni yapt? Eer "evet" ise, hangi hakla? "Hayr" ise, bu grev ve roln nereden almaktadr? Eer ratio saylan ey, ilkin Ve sadece felsefe tarafndan ve felsefe tarihi iinde belirlendi ise, felsefeyi daha batan rationun ii olarak gstermek iyi bir kar yol deildir. Ancak felsefenin akla uygun bir eylem olarak tanm lanmasndan kuku duyarsak, felsefenin akl-dlm alamna girip girmedii de Ke men ayn ekilde kukulu olacaktr. Zira fel sefeyi akl-d olarak belirlemek isteyen bi ri, bunu yaparken akla-uygun olan ayrt et me ls olarak alr ve bu ekilde yine ra tionun ne olduunun bilindiini varsayar. te yandan felsefenin konu edindii e yin, biz insanlar zmzde ilgilendiren ve bi- ' zi etkileyen bir ey olabileceine iaret ettii
27

mizde, bu duygu halinin, genelde affektier ve duygular, ksaca akl-d denilen eyle kesin likle hibir ilgisi olmayabilir. Buraya kadar sylenenden ilkin sadece u nu karyoruz: nedir bu felsefe? bal altn da bir konuma yapmaya kalkmak, daha b yk bir zeni gerektirir. Felsefeye ilikin keyfi ve rasgele olan tasa rmlar iinde hedefsiz dolanp durmamak iin nce soruyu ak olarak ynlendirilmi bir yola sokmaya almalyz. Ancak zerin de sorumuzu gvenilir bir biimde belirleye bileceimiz bir yolu nasl bulalm? imdi gstermek istediim yol, direkt ola rak nmzde durmaktadr. Ve onu srf ok yakn olduu iin zor buluyoruz. Ama onu bul duktan sonra bile hl ne yapacamz bil mez halde zerinde yol alacazdr. Soruyo ruz: nedir bu - felsefe? imdiye kadar "felse fe" szcn ska kullandk. Artk "felsefe" szcn andrlm bir balk olarak kul lanmayp, bunun yerine, "felsefe" szcn kaynandan dinlersek, o zaman u duyulur: philosophia. "Felsefe" szc imdi Yunanca konuuyor. Yunanca szck, Yunanca szck olarak bir yoldur. Bu yol bir yandan nmz de durmaktadr, zira bu szck bizden ok za man nce konuulmutur. te yandan artk
28

gerimizdedir, nk bu szc hep duymu ve sylemiizdir. Buna gre Yunanca szck philosophia, zerinde yolda olduumuz bir yoldur. Ancak Yunan Felsefesi hakknda bir ok tarih el bilgiye sahip olmamza ve yayabilmemize karn, bu yolu biz sadece belli be lirsiz tanmaktayz, philosophia szc, fel sefenin ilk olarak Eski Yunan Uygarlmn varlm belirlemi ey olduunu bize syle mektedir. Ama sadece bunu deil: philosophia, bizim batl-Avrupal tarihimizin zn de belirle mektedir. Sk olarak duyulan "Bat-Avrupa felsefesi" deyimi aslnda bir tautolojidir. Ne den? nk "felsefe", znde Yunancadr: bu rada Yunanca u demektir: felsefe znde y ledir ki, kendini gelitirmek iin ilk olarak Eski Yunan Uygarlm, ve sadece bunu se mitir. Ne var ki felsefe, Yenia-Avrupa dne minde hkm srerken, onun balangtaki Eski Yunanl z, Hristiyanln tasarmlar tarafndan ynlendirildi ve ona hkmedildi. Bu tasarmlarn egemenlii, Ortaa tarafn dan aktarld. Yine de felsefenin bylelikle Hristiyanlat, yani felsefenin, tanrnn vahiyine ve kilisenin autoritesine inanma ii ol duu sylenemez. Felsefe znde Yunancadr
29

tmcesi, undan baka bir eyi sylemez: Ba t ve Avrupa, ve sadece bunlar, en derin tarih sel admlarnda temelden "felsefi"dirler. Bu na kant, bilimlerin ortaya kmalar ve ege menlikleridir. nk bilimler, en derin bat l -Avrupal, yani felsefi, tarihsel admlar dan ktklarndan bugn btn yeryzndeki insanlk tarihine zel bir biim verme du rumundadrlar. nsanlk tarihinin bir am "atom a" olarak nitelendirmenin ne anlama geldiini bir dnelim. Bilimler tarafndan aa ve ortaya karlan atom enerjisi, tarihin gidii ni belirlemesi gereken g olarak tasarlan maktadr. Eer felsefe, bilimlerden nce gel meseydi ve nlerinden gitmeseydi, tabii ki bi limler hibir zaman varohnazlard. Ancak fel sefe: he philosophiadr. Bu Yunanca szck, konumamz tarihi bir gelenee balamakta dr. Bu gelenek biricik kalaca iin, bu yz den anlam da aktr. Tarihi szck philosophiay bize veren ve bu szckle amlan gele nek, zerinde nedir bu - felsefe? diye sordu umuz yolun ynn belirlemektedir. Bu ge lenek bizi, gemiin ve olmuun zorlamasna terk etmez. Gelenek, dlivrer, bir kurtarma dr, yani gemile konuma zgrlne ka vuturmadr. "Felsefe" szc, eer bu sz:

c doru olarak duyuyorsak ve duyulan dnyorsak, bizi felsefenin Eski Yunan kay nakl tarihine arr. Philosophia szc adeta kendi tarihimizin knyesi zerinde durmaktadr, hatta unu syleyebiliriz: o, kendine atom a adm veren bugnk dn ya tarihi dneminin knyesi zerinde dur. maktadr. Bu yzden, nedir bu - felsefe? diye ancak Eski Yunan dncesiyle konumaya girersek sorabiliriz. Ama sadece sorudaki ne, yani felsefe de il, nasl soru sorduumuz da, kkeni asn dan Yunancadr: hl bugnk soru sorma tarzmz Yunancadr. Nedir bu?., diye sorarz. Bu, Yunanca u demektir: ti estin. Ancak bireyin ne olduu sorusu; ok anlamldr. yle sorabiliriz: ne dir orada uzaktaki ey? Aldmz yant: bir aa. Bu yamt, tam olarak tanyamadmz bireye adn vermekten ibarettir. Halbuki soru sormaya devam edebiliriz: bi zim "aa" dediimiz ey nedir? te bu soruy la Yunanca ti estine yaklayoruz. Bu Sokra tes, Platon ve Aristotelesin gelitirdii soru sorma tarzdr. Onlar rnein yle sorarlar: nedir bu -gzel olan ey? Nedir bu -bilgi? Nedir bu - doa? Nedir b u - devinim? Ancak imdi, yukarda dile getirilen soru
31

larla sadece doann, devinimin, gzel olamn ne olduunun daha iyi tanmlanmasna al amadna, aksine ayn zamanda "nedir"in ne anlama geldiine, timn nasl anlalmas gerektiine dair bir yorumun da verildiine dikkat etmeliyiz. Quid estte ne anlamna ge len ey, quiddir, yani quidditas, nelik. Bu arada quidditaslar felsefenin farkl dnemle rinde farkl olarak belirlenirler. rnein Platonun felsefesi, tinin ne anlama geldiinin il gin bir yorumudur. Zira o, idea anlamna ge lir. tiy, quidi sorduumuzda, "idea"y kastet memiz, hi de kendiliinden anlalr gibi de ildir. Aristoteles, tiyi Platondan farkl yorum lar. Kant, ii'nin bir baka yorumunu sunar. Hegel bir bakasm. Timn, quidin, nediri'n dorultusunda sorulan ey, her seferinde ye niden belirlenmek zorundadr. Her ne olursa olsun u geerlidir: felsefeyle ilgili olarak ne dir bu? diye sorduumuzda, asl Yunanca bir soru sorarz. una iyi dikkat edelim: hem sorumuzun konusu: "felsefe", hem de soru sorma tarz mz: "nedir bu?..", kkleri asndan Yunanca kalacaklardr. "Felsefe" szcn azmza almasak bile; bizim de kkenimiz budur. Ne dir bu - felsefe? sorusunu srf sormakla kal
32

mayp, anlamn da dnr dnmez, bu kkene geri arlrz, onun iin ve onun tara fndan geri isteniriz. [Felsefe nedir sorusu, belli bir tr bilgiyi arayan soru (felsefenin fel sefesi) deildir. Soru, felsefe denilen eyin nasl baladna ve gelitiine ilgi gsteren historik bir soru da deildir. Soru, tarihsel dir (geschichtliche), yani gnderilen (geschick-liehe) bir sorudur. Dahas: o, "bir" soru deil, batl - Avrupal varoluumuzun tarih sel sorusunun kendisidir.] Nedir -b u felsefe? sorusunu tam ve asl anlamyla sorduumuzda, tarihsel kkeni araclyla sorumuz, tarihsel bir gelecee doru bir yn bulmu olur. Biz bir yol bul duk. Sorunun kendisi, bir yol. Bu yol, Eski Yunan Uygarlndan bize doru gelmekte dir, hatta belki bizi aacaktr. Biz - eer soru da srar edersek- yn belli bir yoldayz. An cak bylelikle bu yolu doru bir ekilde gide ceimize dair dorudan bir gvenceye sahip deiliz. Hatta bugn bu yolun neresinde oldu umuzu bile hemen belirleyemeyiz. Uzun za mandan beri bir eyin ne olduu sorusu, z nedir sorusu olarak tanmlanmaktadr. z soran soru her seferinde, z sorulan eyin kendisi karardnda ve karmaklnda, ay n zamanda insamn sorulan eye olan ilikisi
33

yalpalanmaya baladnda ya da tamamen sarsldnda uyanr. Bizim konumamzn sorusu, felsefenin zyle ilgilidir. Eer bu soru, bir ihtiyatan geliyorsa, ve srf bir. sohbet amacyla szde sorulmu bir soru olarak kalmamas gereki yorsa, o zaman felefe olarak felsefenin bi zim iin sorunlu hale gelmi olmas gerekir. Bu, byle midir? Eer evet ise, felsefe ne an lamda bizim iin sorunlu hale gelmitir? Bel li ki bunu ancak felsefeye bir gz attktan son ra syleyebiliriz. Bunun iin nce felsefenin ne olduunu bilmemiz gerekir. Bylece tuhaf bir ekilde bir daire iinde kovalamp duruyo ruz. Felsefenin kendisi sanki bu dairedir. Varsayalm ki, kendimizi bu dairenin embe rinden dorudan kurtaramayz, ancak yine de buna bir gz atabiliriz. Bakmz hangi y ne ynelmelidir? Yunanca philosophia szc , bize yn gstermektedir. Burada ilkece bir not dmek gerekir. imdi ve somalar Yunanca szckler duydu umuzda, benzersiz bir alana gireriz. Zira Yunancamn, tandmz Avrupa dilleri gibi ol mad yava yava belli olmaktadr. Yunan ca, ve sadece o, /ogos'tur. Konumalarmzda bundan daha ayrntl sz etmek zorunda ka lacaz. Yunancada sylenen eyin ayn za
34

manda benzersiz ekilde bununla dile getiri len ey olduuna iaret etmek, balang iin yeterli olsun. Yunanca bir szck duyduu muzda, onun legeinini, onun dorudan orta ya koyduunu izleriz. Onun ortaya koyduu, nmzde durandr. Yunanca duyulan sz ckle biz dorudan nmzde duran eyin kendisindeyizdir, yoksa ilkin srf bir szck anlamnda deil. Yunanca philosophia szc, philosophos szcnden gelir. Bu szck temelinde bir sfat szc idi, tpk philargyros (gm seven), philotimos (erefi seven) gibi. Philosophds szcn Heraklitin oluturduu varsaylr. Bu, u demektir: Heraklit iin he nz philosophia yoktu. Bir aner philosophos, "felsefi" bir insan deildir. Yunanca sfat sz c philosophos, felsefi, philosophique sfat larnn ifade ettiklerinden tamamen baka bireyi dile getirir. Bir aner philosophos, hos philei to sophon, yani sophonu seven biridir: philein, sevmek, burada Heraklitin kulland anlamda udur: homolegein, yani logos un konutuu gibi konumak. Bu logosa kar lk olma. Bu karlkllk, sophon ile uyuum iindedir. Uyuum, harmoniadr. Bu, bir e yin karlk olarak dierine uymasdr: iki ey, birbirlerinin buyruunda olduundan,
35

birbirlerine temelden uyarlar. Bu harmonia, Heraklite dnlm phileinin, sevmenin zel bir biimidir. Aner philosophos, sophonu sever. Bu sz c, Heraklitin anlad gibi evirmek zor dur. Ama onu, Heraklitin kendi yorumuna gre aklayabiliriz. Buna gre to sophon, u nu syler: Hene Panta, "Bir olan her eyi dir)". "Her ey", burada u anlama gelir: panto ta onta, varolanlarn btn hepsi. Hen, ya ni bir, u demektir: bir, biricik olan, her eyi birletiren. Ancak varolanlarn hepsi, varlk iinde birdir. Sophon, unu syler: varolanla rn hepsi, varlk iindedir. Daha da keskin olarak sylenirse: varlk, varolandr. Burada fiil transitiftir ve "bir araya toplanm" anla mna gelir. Varolan olarak varlk, varolan bir araya topla. Varlk, bir arava tonla(n)maVarolanlarn hepsi, varlk iindedir. Byle bireyi duymak, kulamza yavan, hatta ha karet gibi gelmektedir. Zira varolamn, varl n iine ait olduuyla kimsenin ilgilenmesi ne gerek yoktur. Btn dnya biliyor ki varo lan, olan eydir. Varolan, varolamayp da ne

* Kr. Vortrge undAufsatze 1954, s. 207-229

36

yapacak ki? Ve yine de: varolann varlk iin de bir araya toplanm olmas, varln grn mesiyle varolamn gzkmesi Eski Yunanlla r, nce ve yalmzca onlar hayrete drd. Varlk iindeki varolan: bu, Eski Yunanllar iin en ok hayret edilen ey oldu. Bu arada Eski Yunanllar bile bu en ok hayret edilen eyin hayret vericiliini (her ey iin herkes tarafndan hemen kavranabi lecek bir aklamay ellerinde hazr tutan ve bunu pazara karan sofistik anlan el atma larna kar) kurtarmak ve korumak zorunda kaldlar. En ok hayret edilen eyin (varlk iinde varolamn) kurtarlmas, baz kimsele rin bu en ok hayret edilen eye, yani sophona doru yola koyulmalaryla gerekleti. Bylelikle bu kimseler, sophona varmaya a balayanlar oldular ve abalaryla da dier in sanlarda sophona ynelik zlem uyandrd . lar ve bu zlemi uyamk tuttular. Philein to sophon, o daha nce sz edilen, sophon ile olan uyuum, yani harmonia, bir orexise, sophona vurmaya abalamaya dnt. Sophon -varlk iinde varolan- aramlmaya balan d. Artk philein, sophon ile temel bir uyu um iinde olmayp, aksine sophona varma ya doru zel bir aba olduundan, philein to
' .

37

sophon, "piholosophia ya dnr. Philosophiamn abas, Eros tarafndan belirlenir. Sophona, Hen Pantoya, varlk iinde var olana varmak isteyen bu aray, imdi u so ruya dnr: varolan olarak varolan nedir? Dnme, ilkin imdi "felsefe"ye dnr. Heraklit ve Parmenides henz "filozof1deil lerdi. Neden deillerdi? nk onlar, daha byk dnrlerdi. Burada "daha byk", bir baarnn llmesi deildir, dnmenin bir baka boyutuna iaret eder. Heraklit ve Parmenides u anlamda "daha byk" idiler: onlar logos ile, yani Hen Panta ile henz uyu um iindeydiler. Sofistik tarafndan hazr lanm olarak "felsefe"ye doru adm ilkin Sokrates ve Platon tarafndan atld. Heraklitten yaklak iki yz yl sonra bu adm Aristoteles, u cmleyle tammlar: kai de kai to palai te kai nun kai aei zetoumenon kai aei aporoumenon, ti to on: (Met. Zl, 1028 b2 vd). evirisinde bu unu syler: "jfelsefenin) zaten daha nceleri ve imdi de ve hep ona do'nTyoIa~kt ve hep oraya girii bulamad (sorulan ev>: varolan nedirT(tito on). Felsefe, varolan olarak varolamn ne oldu unu arar. Felsefe, varolamn varlna, yani varlk asndan varolana doru yoldadr. Aristoteles bunu yukardaki cmledeki ti to
38

ona, varolan nedire bir aklama ekleyerek aklar: touto esti tis he ousia; evirisiyle ko nuursak: "Bu (yani ti to on) u demektir: va rolann varolmakl (Seiendheit) nedir?" Va rolann varli, varolmaklkta yatar. Ama bu nu (ousiay) Platon idea olarak, Aristoteles ise energeia olarak belirler. Aristotelesin energeia ile ne demek istedi ini ve ouisann energeia tarafndan nasl be lirlendiini ayrntl aklamaya u an henz gerek yoktur. imdi nemli olan sadece, Aris totelesin felsefenin zn nasl tanmlad na dikkat etmemizdir. "Metafizik"in birinci kitabnda (Met. A 2, 982 b 9) unu syler: fel sefe, episteme ton proton arkhon kat aiton theoretikedir. Episteme, "bilim" diye evrilir. Bu yanltcdr, nk iin iin ok kolaylkla mo dern "bilim" tasarmm katarz. Epistememn "bilim" diye evrilmesi, "bilim"i Fichtenin, Schellingin ve Hegelin kastettii felsefi an lamda anlasak bile, yine de yanltcdr. Epis teme szc, sfatlatrlm fiil szc epistamenostan gelmektedir. Birey iin yetkili (yetkili olma, burada appartenance anlamn dadr) ve yetenekli/gnderilmi olan insan, byle adlandrlr. Felsefe, episteme tisdr, bir tr yetkili olmaldr, theorein yapabilen, yani bireyi grmeye alan theoretike'dir,
39

ve grmek istedii eyi grmek ve gzden ka rmamak yetkinliidir. Felsefe, bu nedenle episteme theoretikedir. Peki ama, felsefenin grmeye alt ey nedir? Aristoteles bunu, protai arkhai kai aitiai diyerek syler. Bu, yle evrilir: "ilk temel ve nedenler", yani varln ilk temel ve ne denleri. lk temel ve nedenler bylece varola nn varlm olutururlar. Varolamn varl nn, "temel" ve "neden" gibi eylerle ne ilgisi olduunu dnmenin zamam ikibinbeyz yl sonra artk gelmitir. Varlk hangi anlamda dnlmektedir ki, "temel", neden gibi eyler, varolann varo lan-varln belirlemeye ve stlenmeye yara sn1 ? Ama biz imdi baka bireye dikkat ediyo ruz. Aristotelesin tmcesi bize Platondan bu yana "felsefe" denilen eyin, nereye doru yolda olduunu sylemektedir. Bu tmce, fel sefenin ne olduuna dair bir bilgi vermekte dir. Felsefe, varolan, yani varolamn varolan olarak ne olduunu grmeye yetkinletiren bir tr yetkili olmasdr. Konumamza verimli kayg ve devinim, konumaya ise yn vermesi gereken soruyu, yani felsefe nedir sorusunu Aristoteles nce den yantlamtr. yleyse konumamz ar
40

tk gerekli deildir; Konumamz, balama dan son buldu. Aristotelesin felsefenin ne ol duuna ilikin nermesinin, hibir ekilde bi zim sorumuza verilebilecek biricik yamt ola mayaca sylenerek hemen kar klacak tr. Olsa olsa bu, dier birok yantlarn ara snda bir yamttr. Felsefenin Aristotelesteki tanmnn yardmyla hem Aristoteles ve Pla ton ncesi dnce, hem de Aristotelesten somaki felsefe tantlabilir ve yorumlanabi lir. Bu arada felsefenin kendisinin ve kendi zn tantma tarzmn, somaki iki bin yl iinde ok ynl deiime urad kolaylkla gsterilebilir. Kim bunu yadsmak isterdi? Ancak Aristotelesten Nietzscheye kadar tam bu deiimlerin temelinde ve deiimler srasnda felsefenin hep ayn kaldm gzard edemeyiz. Zira deiimler, ayn olana ya knlk iin gvencedir. Bununla felsefenin Aristotelesteki tanm nn, mutlak geerli olduunu asla iddia etmi yoruz. Zira bu, Eski Yunan dncesinin ve bu dnceye telim edilen eyin Eski Yunan tarihi .iindeki sadece belli bir yorumudur. Felsefenin Aristotelesteki tamm, hi bir e kilde Heraklitin ve Parmenidesin dnce sine uygulanamaz; buna karn felsefenin Aristotelesteki tamm, kukusuz nceki d
41

ncenin ve bunun sonunun zgr bir sonucu dur. zgr bir sonucu diyorum, nk tek tek felsefelerin ve felsefe alarnn diyalek tik bir sre anlamnda birbirlerinden ktk lar, hibir ekilde anlalr klnamaz. Buraya kadar sylenenden, nedir bu -- fel sefe sorusunu bir konuma iinde ele alma denememiz iin ne sonu kar? lkin u: sa dece Aristotelesin tanmna tutunamayz. Bundan da unu karrz: felsefenin nceki ve somaki tanmlarm gz nne almak zo rundayz. Peki sonra? Sonra, karlatrmal bir so yutlama araclyla tm tammlarda ortak noktay bulup ortaya karacaz. Soma? Her tr felsefeye uyan bo bir formle ulaacaz. Soma? Sorumuza verilebilecek bir yamttan olabildiince uzak deceiz. Niin byle ol makta? nk az nce sz edilen yntem araclyla var bulunan tanmlar sadece historik olarak topluyoruz ve onlar genel bir forml iinde eritiyoruz. Tm bunlar gerek ten byk bir uzmanlkla ve doru saptama larla yaplabilir. Bunu yaparken felsefenin zn somadan - dnecek ekilde felsefey le ilgilenmemiz hi gerekli deildir. Bu ekil de, tarihi boyunca felsefenin nasl tantld na dair eitli ve ayrntl hatta yararl bilgi
42

ler edinebiliriz. Ama bu yolla hibir zaman nedir - bu felsefe sorusuna sahici, yani ge erli bir yamt veremeyiz. Yant, sadece felse fi bir yamt, kar-sz (A n t-Wort) olarak kendi iinde felsef bir yamt olabilir. Peki, bu tmceyi nasl anlamalyz? Kar-sz olarak bir yamt, nasl felsefi olabilir? imdilik bir ka imlemeyle bunu aydnla kavuturmaya alacaz. Burada sz konusu olan ey, ko numamz hep tedirgin edecektir. Hatta ko numamzn gerekten felsefi bir konuma olup olamayacana dair denek ta olacak tr. Bu, hi de bizim elimizde deildir. Nedir bu -felsefe sorusuna verilen yamt, ne zaman felsefi bir yamttr? Biz ne zaman felsefe yaparz? Belli ki filozoflarla konuma ya girdiimiz zaman. Filozoflarn szn et tikleri eyi onlarla enine boyuna konumak, buna dahildir. Hep ayn ey olarak filozoflar ilgilendiren eyi birlikte - enine - boyuna - ko numak, dialegesthai anlamndaki legeindir. Diyalog halindeki konumadr. Diyalogun zo runlu olarak bir diyalektik olup olmadm ve ne zaman diyalektik olduunu, ak brak yoruz. Filozoflarn kamlarm saptamak ve betim lemek ile onlarn sylediklerini, yani neden
43

sz ettiklerini onlarla enine boyuna konu mak tamamen birbirinden farkldr. Filozoflarn varolamn varlna, varolamn varolduu lde ne olduunu syleyerek ce vap verdiini varsayarsak, o zaman filozoflar la olan konumamz da varolamn varlna ce vap vermelidir. Felsefenin kendisine doru yolda olduu eyi dncemizle kendimiz karlamalyz. Konumamz, filozoflara ce vap veren eye karlk olmaldr (ent sprechen). Bu karlk olarak konumay be cerebilirsek, nedir bu - felsefe sorusuna o za man asl anlamda yamt verebiliriz. Almanca "yant verme" szc aslnda karlk - olma anlamna gelir. Sorumuzun yamt, "felsefe" kavramndan neyin anlalmas gerektii so rusuna bir saptama yardmyla karlk ve ren bir nermeyle tkenmez. Yamt, karlk veren bir nerme deildir (nest pas une r ponse) yamt daha ziyade varolamn varlna karlk-olan konumadr (la correspondan ce). Ancak karlk olarak konuma anlamn daki yantn zellii nedir, hemen bilmek isti yoruz. Buna dair bir teoriyi ortaya srmeden nce karlkllk iine girmemiz gerekir. Nedir bu - felsefe sorusu, felsefenin ken disine doru yolda olduu eye karlk ola rak konumamzdan oluur. Ve bu, udur:
44

varolann varl. Bu tr karlk olarak ko numada felsefenin bize nceden syledii e yi, felsefeyi, yani Yunanca' olarak anlalm philosophiay batan beri dinliyoruz. te an cak bu nedenle byle, karlk- olan konu maya, yani sorumuzun yantna ularz, ki felsefeden kalamn bizi gtrd, zgrle tirdii yerde kalalm. Felsefenin tanmlarna ilikin historik aklamalarla deil, kendini bize varolamn varl olarak aktarm olan eyle konumayla, felsefenin ne olduu soru sunun yamtm buluruz. Bu bizim sorumuzun yamtna doru olan yol, tarihle ilikinin koparlmas; tarihin yad snmas deil, aksine aktarlm olann zmsenmesi ve dntrlmesidir. "Destruksiyon" deyimiyle tarihin byle zmsenmesi kastedilmitir. Bu deyimin an lam "Varlk ve Zaman"da (& 6) ak olarak belirtilmitir. Destruksiyon, tahrip etmek an lamna deil, - sadece felsefenin tarihine ili-, kin historik aklamalar- ykmak, uzakla trmak ve bir -kenara- koymak anlamna gelir. Destruksiyon u demektir: kulamz amak, varolamn varl olarak gemite bize konuan ey iin kulamz ak klmaktr. Bu konumay dinleyerek karlk-olan ko numaya ularz.
45

Ama daha biz bunu sylerken bir kuku be lirdi: varolamn varlna karlk-olan ko numaya ulamaya nce abalamamz m ge rekir? Biz insanlar sadece de facto olarak de il, zmzden dolay zaten hep byle bir kar lk-olan konuma iinde deil miyiz? Bu karlk-olma, zmzn temel zellii de il midir? Bu, gerekte byledir. Ama bu byleyse, o zaman nce bu karlk-olan konumaya ulamamz gerektiini artk syleyemeyiz. Ama bunu hakl olarak yine de sylemekte yiz. Zira biz hep ve her yerde varolamn varl na karlk olacak biimde konaklamakta yz, ama varln bize konumasna ok sey rek dikkat etmekteyiz. Varolamn varlna karlk olma hep bizim konaklamamz ola rak kalacaksa da, bu sadece ara sra bizim ta rafmzdan stlenilmi ve kendini gelitiren bir davrama dnecektir. Ancak bu olduk tan soma, varolamn varlna doru yoldaki felsefeyi ilgilendiren eye asl anlamda kar lk olarak konuuruz. Varolamn varlna karlk olarak konu ma, felsefedir, ama felsefe, eer karlk olan konuma kendiliinden olursa, ve bylelikle kendini amlar ve bu amlamay geniletir se ancak o zaman olur. Bu karlk olarak ko
46

numa, varln konumasna gre, bu konu mann duyulmasna ya da duymamazlktan gelinmesine gre, duyulann sylenmesine ya da susulmasna gre farkl ekillerde olur. Bizim konumamz, bu konuda dn mek iin frsatlar yaratabilir. imdi sadece konumaya bir nsz syle meye alyorum. imdiye kadar syleneni Andr Gidein "gzel duygular" hakkndaki sznden yola karak yle bir deindiimiz eye doru geri bkmek istiyorum. Philosophia, varolamn varlnn bize seslenmesine dikkat ederek konuan zel bir karlk -olan konumadr. Karlk-olan konuma, seslenilenin sesini dinler. Varln sesi ola rak bize seslenen ey, bizim karlk - olan ko numamz seslendirir/belirler. yleyse "kar lk-olan konuma", belirlenmi olmaktr, tre dispos, yani varolamn varl tarafn dan. Dis-pos burada kelime kelimesine u demektir: birbirinden ayrlm, aa km ve bylece varolanla ilikilere sokulmu ol mak. Varolan olarak varolan, sylemenin kendisini varolamn varlna ayarlamasyla (accorder) konumay belirler. Uygun konu ma, srf rastlantsal ve ara sra deil, zorunlu ve hep duyumsal olarak belirlenmitir. O, bir duyum hali iindedir. Ve ilkin duyum ha

linin (dis-position) temeli zerinde uygun konumamn sylemi, aklm, belir(lenmi)liini kazamr. Duyum hali iinde olma ve bunun tarafn dan belirlenmi olarak karlk-olan konu ma, z gerei bir i-duyum hali iindedir. Bylelikle bizim davranlarmz hep u ya da bu duyumun boyunduruundadr. Bu ekil de anlalm i-duyum hali, rasgele ortaya kan ve karlk-olan konumaya sadece yoldalk eden bir duygular mzii deildir. Felsefeyi bir duyum hali iindeki karlkolan konuma olarak tanmlamakla dnme yi, duygu durumlarnn rasgele deiimine ve oalp azalmalarna hibir ekilde terk etmek istemiyoruz. Aksine sz konusu olan ey sadece una iaret etmektir: sylemenin her akl, karlk - olan konumamn, correspondancem dispozisyonunda ve sylene ne dikkat etmekte yatar. Ama her eyden nce, karlk-olan ko numamn zsel bir duyum hali iinde olduu na iaret etmek, modern bir bulu deildir. Yunan dnrleri, Platon ve Aristoteles, fel sefenin ve felsefe yapmamn, insamn bizim (duyum hali iinde olma ve bunun tarafndan belirlenmi olma anlamnda) i-duyum hali
48

diye adlandrdmz bir boyutuna ait olduk larna nceden dikkati ekmilerdir. Platon der ki (Theaitetos 155 d): mala gar philosophou touto to pathos, to thaumazein. ou gar aile arkhe philosophias e aute. "Zira ol sa olsa bir filozofundur bu pathos, hayret et mek; nk felsefenin bundan baka egemen. bir balangc yoktur." Hayret etmek, pathos olarak felsefenin arkhe sidir. Yunanca arkhe szcn btn anlamy la anlamalyz. O, bireyin nereden balad n dile getirir. Ama bu "nereden", ondan yola klrken geride braklmaz, aksine arkhe, arkheir fiilinin dile getirdii eye, egemen eye dnr. Hayret etme pathbsu yle ba . sit olarak felsefenin balangcnda durmaz, rnein elleri ykamann cerrahi operasyon dan nce olmas gibi. Hayret etmek, felsefeyi tar ve ona batan sona egemendir. Ayn eyi Aristoteles syler (Met. A2, 982 b): dia gaz. to thaumezeir hoi anthropoi kat nun kaiproton erxsarto philosophein. "Zira in sanlar, hayret etmek iinden geerek hem imdi, hem de ilk olarak felsefenin egemen balangcna vrdlar" (felsefi dnmenin balad noktaya ve felsefi dnmenin yol alm batan sona belirleyen eye vardlar.)
49

Platon ve Aristotelesin burada sadece, hayret etmenin felsefi dnmenin nedeni ol duunu saptadklarm dnmek; olduka y zeysel ve her eyden nce Yunanca dnme mek olurdu. Onlar bu dncede olmu olsa lard, o zaman bu, u demek olurdu: herhan gi bir zaman insanlar hayret ettiler, yani va rolana, varolamn varolmasna ve ne ise o ol masna hayret ettiler. Bu hayret tarafndan harekete geirilen insanlar, felsefi dnme ye baladlar. Felsefe baladktan soma ne den olarak hayret etme, fazlalk olur ve bylece ortadan yok olur. Sadece bir uyarc oldu undan dolay, yok olabildi. Ancak: hayret te me, arkhedir: felsefenin her admna batan sona egemendir. Hayret etmekpathostur. Pathosu genelde passion, tutku, duygu taknl diye eviririz. Ama pathos, paskhein ile, ac ekme, tahamml etme, katlanma, tama, kendini brakma, kendini tarafndan duyumlandrlma ile ba iindedir. B ylesi durumlarda pathosu her seferinde i -d u yum hali olarak evirmek riskli olur: i du"yum haliyle, duyum hali iinde olma ve bu nun tarafndan belirlenmi olmay kastediyo ruz. Yine de bu eviriye kalkmak zorunda yz, nk pathosu yenia-modern anlam da psikolojik olarak tasarlamaktan bizi yal
50

nzca bu koruyabilir. Pathosu i - duyum hali olarak anlarsak, ancak o zaman thaumezeini, hayret etmeyi de daha iyi tanmlayabiliriz. Hayret srasnda kendimize tutunuruz (tre en arrt). Varolann karsnda, onun varol mas ve naslsa yle ve baka trl olmamas karsna adeta geri adm atarz. Hayret et me, varolamn varl karsnda geri adm at mayla son bulmaz, aksine o, bu geri adm ve kendine tutunma olarak aym zamanda kar snda geri adm att ey tarafndan ona do ru ekilir ve adeta tutsak alnr. Bylece hay ret etmek, dispozisyondur, yle ki varolamn varl, bu dis-pozisyon iinde ve onun iin kendini aar. Hayret etmek, Yunanl filozofla ra varolamn varlna uygun olarak konuma y salayan i - duyum halidir. Varolamn varolan olarak ne olduunu so ran geleneksel soruyu yeni tarzda soran ve . bylelikle felsefede yeni bir dnemi balatan dnceyi belirleyen iduyum hali, tamamen baka trdendir. Meditasyonlarmda Descartes sadece ve n celikle ti to onu, varolan olarak varolamn ne olduunu sormaz.- Descartes unu sorar: ens certum anlamnda en doru varolan hangisi dir? Bu arada Descartes iin certitudonun z bakalamtr. Zira certitudo, Orta
51

ada kesinlik demek deildi, tersine varola nn ne ise oolarak sk skya epeevre smrlandrlmasyd. Certitudo burada hl essen tia ile eanlamldr. Buna karlk dor olan varolan ey, baka tarzda llr, Descartes iin kuku, iinde duyumsalln ens certuma, kesin olarak varolana yneldii i - du yum hali olur. Certitudo, cogito (ergo) sumun kuku gtrmezliinden insamn egosu iin ortaya kan ens qua ensin [varo lan olarak varolamn] saptanmasna dnr. Bylelikle ego, zel bir sub-iectum [alta-ya tan] eklini alr ve bylece insamn z ilk ola rak egosallk anlamndaki sbjektifliin ala nna girer. Bu certitudoya ynelik duyum ha linden yola kan Descartesm sylemi, clare et distincte perciperenin [ak-seik algla mak] kesinliini kazamr. Kuku duyumu, ke sinlie doru positif tavrdr. Buradan bala yarak kesinlik, gerein lt olan biime dnr. Bilginin her zaman ulalabilir mut lak kesinliine duyulan gven, pathos olarak kalr ve bylelikle Yenia felsefesinin arkhesidir. Peki Yenia felsefesinin telosu, tamla ve sona ermesi, eer bundan sz edilebilirse, nerede yatmaktadr? Bu son, baka bir i - duyum hali tarafnda
52

m belirlenmitir? Yenia felsefesinin sona eriini nerede aramak gerekir? Hegel'de mi. yoksa Schellingin ge dnem felsefesinde mi? Peki durum. Marxta ya da Nietzsche'de nedir? Yoksa onlar, Yenia felsefesinin ray n artk terk etmiler midir? Eer hayr ise. onlarn yeri nasl belirlenebilir? Sanki sadece sorular soruyormuuz gibi grnyor. Ama aslnda felsefenin gelecekte ki zn dnyoruz. Varln sesini duyma ya alyoruz. Bu ses, bugnk dnceyi hangi i - duyum haline sokmaktadr? Bu so ru, kolay kolay ak olarak yamtlanamaz. Herhalde temel bir i-duyum hali hkm srmekte. Ancak bu kendini bizden henz gizlemektedir. Bu, bugnk dnmenin he nz daha kendi yolunu bulamadna dair bir iarettir. Rastladmz yalmzca unlardr: dnmenin farkl farkl i-duyum halleri. Kuku ve ne yapmak gerektiini bilmemek bir yanda, snanmam ilkelere kr krne ballk br yanda kar karyadrlar. Kay g ve korku, umut ve gven duygusuna kar makta. Sk ve genel olarak yle grnyor ki. sanki akl yrtmeye ve hesap yapmaya da yal dnme, her tr i - duyum halinden ta mamen uzaktr. Ama hesaplamadaki souk luk ve planlamadaki kuruluk da bir duyum

halinin iaretidir. Sadece bu deil; kendini tutkularn her trl etkisinden uzak tutan akl bile, kendi ilkelerinin ve kurallarnn mantksal - matematiksel kavranabilirliine olan gven duyumu iindedir. Varolann varlnn sesleniine kar lk - olan, ayrca stlenilmi ve kendini am layan konuma, felsefedir. Felsefenin ne oldu unu ancak, felsefenin nasl ve hangi biimde olduunu renirsek, tamyabilir ve bilebili riz. Felsefe, varolamn varlnn sesine uy gunlukla kar - olan konuma biimindedir. Bu karlk-olan konuma, bir konuma dr. O, dilin hizmetindedir. Bunun ne demek olduunun, bugn bizim iin anlalmas zor dur; zira dile ilikin yaygn tasarmmz, tu haf deiimlere urad. Bunlara gre dil, an latmn bir arac olarak grnr. Buna uya rak, karlk - olan konuma olarak dnme nin dilin hizmetinde olduunu sylemek yeri ne dilin dnmenin hizmetinde olduunu sylemenin daha doru olduu dnlmek tedir. Gnmzdeki dile ilikin tasarm her eyden nce, Eski Yunanllarn dile ilikin de neyimlerinden olabildiince uzaktr. Dilin z kendini Eski Yunanllara logos olarak gsterir. Peki ama logos ve legein ne demek tir? lk olarak bugnlerde logosun farkl
54

farkl yorumlarnn yardmyla onun balan gtaki Yunanca zn yava yava grmeye balyoruz. Oysa ne herhangi bir zaman dilin bu zne yeniden geri dnebiliriz, ne de onu ylece stlenebiliriz. Buna karn yine de di lin Yunanca logos olarak yaanmasyla bir ko numaya-girmeliyiz. Neden? nk dilin ne olduunu yeterince dnmeden, karlk - olan konuma olarak tanmlanm ve syleme nin zel bir tarz olan felsefenin ne olduunu hibir zaman gerekten bilemeyiz. Dnme ile karlatrldnda iir sana t, tamamen farkl ve zel bir biimde dilin hizmetinde olduundan felsefenin ne olduu nu dnen konumamz,, dnmeyle iir arasndaki ilikiyi aklamaya zorunlu olarak varacaktr. Her ikisi arasnda, dnme ve i ir arasnda, gizli bir akrabalk hkm srer, nk her ikisi de kendilerini dilin hizmetin de dil iin kullandrr ve harcatrlar. Ama ay n zamanda her ikisi arasnda bir uurum vardr, zira onlar "en ayr dalarda oturur lar". imdi konumamzn felsefeye dair soruy la snrlandrmas hakl olarak istenebilir. Bu snrlandrma, eer konumamzda bura da yorumland gibi felsefenin, varolamn varlnn sesleniini dile getiren bir kar
55

lk-olan konuma olmad ortaya kacak olursa, ancak o zaman olanakldr ve hatta zo runludur. Baka deyile: bizim konumamz belli bir program izlemek grevim stlenmi deil dir. Ama o, ona katlan herkesi, varolamn varl dediimiz eyin, iinde bize seslenebi lecei bir toplan/dikkat iin hazrlamaya almak istemektedir. Bunu sylerken, Aristotelesin daha nce syledii eyi anmsayalm: "Varolan-varlk, ok eitli grnmekte dir."* To on legetai pollakhos.

* kr. Sein und Zeit 7 B

56