3/1242

ARKA KAPAKTAN Amerikan yeraltı dünyasının en önemli ve ünlü karakterinin belgesel öyküsü.. John Kobler Amerika'nın en ünlü gazetecilerinden biri. Ülkesinin başlıca dergilerinden New Yorker, Life, Saturday Evening Post, Harper's de çalıştı. Time ve Life dergilerinde yazarlık yaptı. Son on yılını da kısa süre önce kapanan Saturday Evening Post dergisinde geçirdi, Özellikle cinayet röportajlarıyla büyük ün yapan Kobler, Al Capone adlı kitabıyla dünyaca tanındı, 1930'larda Şikago'yu haraca kesen ünlü gangsterlerin hayat hikayesi başlıca dillere çevrildi. Kobler karısıyla birlikte New York'ta yaşıyor ve Birleşik Amerika'nın bu en büyük şehrinde operaya olan düşkünlüğünü dilediği gibi giderebiliyor. E YAYINLAR! ANKARA CADDESİ TELEFON 26 81 42 • NARLI BAHÇE 13

4/1242

SOKAK 19 KAT 3 TELEFON 27 87 20 • KISA YAZIŞMA ADRESİ: POSTA KUTUSU 12 İSTANBUL • BELGELER / BİLGİLER / BÖLGELER DİZİSİ: 2 • KİTABIN ORJİNAL ADI: CAPOtfl THE LİFE AND WORLD OF AL CAPONE İLK YAYINLAYAN: G. PUTNAM'S SONS NEW YORK 1971 P.

• DİZGİ /BASKI: YELKEN MATBAASI, DİZGİ DÜZENİ: 10/12 BATONE, LINOTYPE NO: 1425, MODEL: 48 ALCAPONE GANGSTERLER KRALI John Kobler türkçesi: Pınar Kolukısa Copyright: 1971 John Kobler/ 1973 e yayınları, Kesim ajans

5/1242

Hodri meydan işte; açık oynayın oyununuzu Haraca kestikse şehri; ne olmuş yani? Dökün kursağımzdakini, atın zarınızı, sürün kozunuzu.

6/1242

Kodamanlar, aynasızlar, o biçim mangır babaları Adalet kürsüsünün keçi sakallıları Hep bu yolun yolcusu, ortağımız değil mi? İndirmediler mi ceplerine yüzde ellileri! Carl Sandburg Evelynİçin «YAKIŞIKLI» FRANK LOESCH'in üzerine aldığı iş bu yaşa, bu mevkiye gelmiş biri için gerçekten çok sinir bozucuydu. Chicago Cürüm Komisyonunun kurucusu ve şimdiki başkanı olan yetmiş beş yaşındaki saygıdeğer avukat, Lexington Otelinin siyah beyaz kareli taşlarla bezeli lobisini geçip, süslü parmaklıklı asansöre

7/1242

doğru yürürken derin bir sıkıntı içindeydi. Bir de, yardım istemeğe gittiği adamı yok etmeğe karar vermişliği vardı duyduğu utancı artıran. Şehrin «Halk Düşmanları» (ki bu terimi kendisi uydurmuştu! sansasyon gazetelerinin gangsterleri sardırdığı romantik havayı dağıtmak için) arasında, Al Capone birinci sıradaydı. Ama, 1928 yılının sonbaharında, Cook County eyalet seçimlerinin olaysız ve dürüst geçebilmesini Al Capone'den başka kim sağlayabilirdi? Chicago'nun zibidi belediye başkanı değil elbet. Ömründe bir tek gangsteri bile başarıyla kovalayamamış olan eyalet savcısı da değil. Polis, hani Capone'un bir ara «hepsi benim elimde» dediği, polis örgütü ise hiç değil.. Bir süre sonra şöyle diyecekti Loesch: «Cürüm Komisyonu başkanı seçildikten sonra, Al Capone'un bütün şehri yönettiğini

8/1242

anlamakta gecikmedim.. Gerek vilayet, gerekse belediye vönetiminin her bölümünde parmağı vardı............ Kendisiyle, kendi karargahında gizlice görüşmek için harekete geçtim.» Capone, bol keseden dağıttığı paralar sayesinde, Lexington Otelinin tek sahibiymiş gibi davranabiliyordu.Lobide her an nöbet tutmakta olan fedaileri, 9 kuşku verici ya da aşın meraklı gördükleri bütün yabancıların varlığını anında telefonla bildiriyorlardı efendilerine. Katlarda, asansör başında bulunan daha başka nöbetçiler de her dakika tetikdeydiler. Capone'un dördüncü kattaki dairesine yaklaşmak için bir dizi fedainin önünden geçmek gerekliydi. Bunların her biri, ceketlerinin altında, o zamanın modasına göre sol koltuğun on santim kadar altında

9/1242

asılı duran taşımaktaydılar.

kırkbeşlik

revolverler

Capone'un çok çeşitli işlerinin idare merkezi, altı odalı dairesinin salonu olan 430 numaralı odaydı. Bira fabrikaları, viski imbikleri, meyhaneler, ambarlar, gemi ve kamyon filoları, gece kulüpleri, kumarhaneler, at ve köpek yarış alanları, genelevler, işçi sendikaları, endüstri ve iş alanlarında çeşitli kuruluşlardan örülü ağını buradan yönetiyordu. Yılda milyonlarca dolar gelir sağlayan bu işlerde baş yardımcısı, domuz suratlı, Moskova doğumlu, mali danışmanı Jake «yağlı parmak» Guzik'ti. 430 numaralı odanın her yanı para doluydu; asma kilitli torbalara istif edilmiş, sahte adlarla bankalara yatırılmak üzere bekleyen yüzbinlerce dolar vardı ortalıkta. Capone'un elinin altında, her istediğini yaptırmak için kullanabileceği 700 ila 1000

10/1242

kişi arasında değişen bir ordusu vardı. Dövüşçülerden, bombacılardan, makineli tüfek ustalarından kurulu bu ordunun bir bölüğü doğrudan doğruya kendi kumandası altındaydı; bir bölüğü de birlikte iş yaptığı öteki gang liderlerinin adamlarıydı. Kanun karşısındaki dokunulmazlığı ise şehir yöneticileriyle olan sıkı ilişkilerinden ileri gelmekteydi. Mahalle komiserlerinden belediye başkanına kadar bir sürü memuru elinde tutuyordu. Kap» dışındaki nöbetçiler tarafından üzeri aranan Loesch, oval biçimde bir girişe alınmıştı. Parkeye işlenmiş koskoca iki harf, ilk girişte göze çarpmak-10 taydı: A - C. Sol yanda banyo odası bulunuyordu. Nil yeşili ile mor seramikten yapılmış çok büyük bir gömme küvet vardı burada. Musluklar altın kaplamaydı. Salona antika bir Acem halısı serilmişti. Yüksek tavan,

11/1242

inceden inceye işlenmiş yaprak desenleriyle bezenmişti. Amber ve buzlu camdan yapılmış olan avize, yumuşak bir ışık saçıyordu ortalığa. Bir şömine-ye yerleştirilmiş, yapma kömürler, arkalarında yanan kırmızı ampullerin ışığıyla kızıl kızıl parıldamaktaydılar. Şöminenin üst yanındaki lambrinin içine son moda bir radyo yerleştirilmişti. Capone geç kalkardı. Genellikle şafak sökene kadar yatmaz; yer, içer, gece kulüplerini dolaşırdı çünkü. Öğleden önce gelen konukları ipek pijamasının üzerine geçirdiği ipek sabahlığıyla karşılardı. Pijamalar da, sabahlık da, yine ipek olan yatak çarşafları gibi, adının baş harflerinden işlenmiş birer markayla süslüydü. Pijamalarını —sözde Fransız modelleri— her seferinde düzinelerle olmak üzere Sulka'dan, tanesi 25 dolara ısmarlardı.

12/1242

İtalyan ipeğinden, çeşitli parlak renklerde don giymeyi severdi. Bunların tanesine 12 dolar öderdi. Marshall Field tarafından ölçüsüne göre ısmarlama yapılan, sağ yan cepleri revolverinin ağırlığını çeksin diye özel olarak pekiştirilmiş, kostümlerinin tanesi 135 dolar, renkleri ise genellikle pastel tonlardaydı —bezelye yeşili, limon sarısı, toz mavisi gibi.— Çorapları ile boyunbağlarının renklerinin birbirine uymasına dikkat eder, fedora şapka, gri tozluk takardı. Kravat iğnesinin üstünde koskoca bir markiz pırlantası parlardı. Yine iri pırlantalarla süslü, platin bir saat zinciri sarkardı göbeğinin ortasından. Orta parmağına, en ufak bir dalgası olmayan 11 kratlık mavi-beyaz bir tektaş takardı. Elli bin dolara mal olmuştu bu yüzük. Loesch kendisini ziyaret ettiğinde yirmi dokuz yaşındaydı Capone, ama çok daha yaşlı görünüyordu.

13/1242

11 Ağır İtalyan hamur işleri yediğinden ve bol bol Chianti şarabı içtiğinden gövdesini kaplayan yağ tabakaları arttıkça artmıştı. Bununla birlikte, yağların altındaki kaslar hala kaya sertliğindeydi; kızdığında kendi eliyle verdiği cezalar korkunç olurdu. 1.65 boyunda, 120 kilo ağırlığındaydı. Boğayı andıran etli, düşük omuzlarıyla, gövdesinin üst bölümünü öne atarak, emin adımlarla yürürdü. İri, yuvarlak kafasını taşıyan boynu öylesine kalın ve kısaydı ki, gövdeyle arasında bir ayrım seçmek hemen hemen olanaksızdı. Yüzü şişti, sanki eldeki çerçeveye alabileceğinden fazla et sıkıştırılmış gibi. Saçlar koyu kahverengi, kalın, kara kaşların altındaki gözler açık gri, burun basık, ağız geniş, dudaklar kalın ve mor renkliydi. Sol yanak boyunca, kulaktan çeneye uzanan bir yara izi vardı, gençliğinde başından geçen bir bıçak döğüşünün hatırası.. Bu yara izi konusunda çok hassastı

14/1242

Capone, estetik ameliyat yaptırmayı bile düşünürdü sık sık. Derinin bu bölümünde kıl çıkmadığından, yara izinin beyaz lığı göze batar, surat oldukça esmer olduğu için de daha bir beyaz görünürdü. Bu nedenle Capone yüzünün her yanına bol bol talk pudrası sürmeyi alışkanlık edinmişti. Gazete fotoğrafçılarına, yarasız, sağ yanağını gösterirdi. Gazetecilerin kendisine takmış olduğu yaralı surat adından nefret ederdi. Yanında bu adı anmağa kalkanın başına türlü işler gelebilirdi. Ya kınlarının kendisine yakışıklı demelerini isterdi. Loesch geldiği gün Capone'un keyfi yerindeydi. Uzun, maun masasına oturmuş, sırtını geniş camlı pencereye vermiş, dişlerinin arasında bir puro, memnun ve rahat gülümsemekteydi. Masasının üzerinde bir Fransız telefonu, altın kaplamalı bir mürekkep ta-kımı, fildişinden oyulmuş bir sürü minik fil (bunların kendisine baht açıklığı getirdiğine inanırdı) sokaktaki gazete

15/1242

satıcısının yaydığı gazetelerin başlıklarını buradan okumak için kullandığı bir dürbün, ve Lincoln 12 Anıtı biçiminde yapılmış bronz bir kağıt ağırlığı bulunmaktaydı. Koyu gül rengi duvarda asılı duran üç resim Loesch'in dikkatini çekti: Abraham Lincoln, George Washington ve Chicago Belediye Başkanı William Hale «Koca Bili» Thompson. Lincoln'ün resminin hemen yanında Gettysburg nutkunun bir metni asılmıştı. Karşı duvarda, Kleopatra'nın bir tablosunun yanısıra, Capone'un en sevdiği filim yıldızlarından Fatty Arbuckle ile Theda Bara'nın birer fotoğrafı, üç tane doldurulmuş geyik başı bir de guguklu saat yer alıyordu. Capone'un her hizmetine koşmağa hazır, yarım düzine kadar fedai vardı odada.

16/1242

Purosu sönecek olsa, ne bir söz söylemesine ne de en ufak bir işaret vermesine gerek yoktu. Biri anında çakıveriyordu. yanına fırlayıp çakmağı

Loesch fazla uzatmadan konuya girdi. Nisan ayındaki önseçimlerde geçen olayları hatırlattı Capone'a. Gazetecilerin «Bombalı» olarak adlandırdıkları bu seçim sırasında her iki tarafın profesyonel teröristleri —ki bunların çoğunluğu Capone'un adamlarıydı— adayların evlerini bombalamışlar, parti üyelerinden bazılarını öldürmüşler, seçmenleri tehdit etmişlerdi Polis olaylara seyirci kalmıştı. Bombalı sırasında olanlar kasım ayında yapılacak asıl seçimlerde de yenilenecek miydi? Capone'un verdiği karşılığın küstahlığı yaşlı avukatı sersemletti: «Benden fazla bir şey

17/1242

istemezseniz bir kolaylık gösteririm,» diyordu gangster. «Bana bak Capone,» dedi Loesch, öfkesini yenmeğe çalışarak. «O Tanrı belası haydutlarınla katillerini seçim sandıklarından uzak tutarak bize yardımcı olur musun olmaz mısın?» «Tamam, tamam» diye söz verdi Capone. «Onların çaresine bakarız, hepsi de esmer güzeli çünkü. Ama öte yandaki Saltis çetesinin İrlandalı piçlerini 13 ne yapalım? Onları başka türlü yola getirmek gerek. O yana da bir el atayım ister misiniz?» Loesch, Capone böylesi bir iyilik yapacak olursa çok memnun kalacağını belirtti. «Oldu öyleyse,» dedi Capone. «Bizim aynasızlara söyliyeyim de, seçimden bir gece önce o yandaki haydutların topunu kodese

18/1242

tıksınlar, sandıklar kapanıncaya kadar da bırakmasınlar.» Ve sözünde durdu Capone. Amerika'nın ikinci en büyük şehri olan Chicago'nun polis örgütüne gerekli emri verdi, polisler de emirleri olduğu gibi yerine getirdiler. Seçimden bir gece önce bütün tanınmış gangsterleri toparladılar, kimini hapse atıp, kiminin tabancasını aldılar. Ertesi gün yetmiş polis arabası ortalığı taradı, sandıkların olduğu bölgeler özellikle denetlendi. Seçimler olaysız geçti. Bir süre sonra, Güney Kaliforniya Kriminoloji Akademisinde bir konferans veren Loesch, «Kırk yıl içinde gördüğümüz en başarılı, en dürüst seçim bu olmuştu,» dedi. «Bütün gün en ufak bir şikayet gelmedi, hiç bir seçim şikesi olmadı, herhangi bir olay başlangıcına bile rastlanmadı.»

19/1242

Gelmiş geçmiş gangsterler arasında pek azının başarabildiği, akıl almaz bir kuvvet gösterisi olmuştu bu aynı zamanda.

2.
Üç Sicilyalı şeref konuğu, ömürlerinde böylesine zengin bir şölen sofrasına oturmamışlardı. Nefis, bol biberli yemekleri atıştırıp, kilolarca kırmızı şarabı yuvarladıktan sonra, esmer Sicilyalı suratları al al olmuştu. Masanın başında oturan Capone, otuz iki dişini de meydanda bırakan geniş bir gülümsemeyle on-14 lara bakıyor, her yanından dostluk ve sevimlilik akıyordu. İkide bir şerefe kadeh kaldırıyordu. Saluto, Seal ise! Saluto, Anselmi! Saluto, Giunta! Capone'un sahibi olduğu Hawthorne Inn —içinde bulunduğu Cicero ilçesi de hemen hemen her bakımdan kendi malı değil miydi

21/1242

zaten?— bütün yabancılara kapalıydı bu gece. Kapılar hem kilitlenmiş, hem sürgülenmiş, pencerelerin perdeleri sıkı sıkı örtülmüştü. Dört duvar arasında geçecekti bütün eğlence. Şarkılar, naralar, gürültülü şakalaşmalar, kahkahalar, genel bir arkadaşlık ve eğlence havası yani, yemek salonuna ayrı bir sıcaklık vermekteydi. Gece yarısını çoktan geçmişti; son lokma yenmiş, son damla içilmişti... Capone sandalyesini geriye itti. Buz gibi bir sessizlik çöktü odaya. Dudaklarındaki gülümseme yok olmuştu. Artık kimse gülümsemiyordu, gözleri bulutlanmış, doygun şeref konuklarından başka... Yedikleri devlere layık yemekten sonra, rahat oturabilmek için kemerlerini ve boyun bağlarını gevşetmiş sırıtıp duruyorlardı hala. Sessizlik uzayınca, onlar da gülümsemeyi bıraktılar. Ortasında oturdukları uzun masanın iki yanına korkak

22/1242

ve sinirli bakınmağa başladılar. Capone onlara doğru eğildi. Sözcükler buz parçaları gibi döküldü ağzından. Her şeyden haberi olduğunu bilmiyorlardı, demek? Hiç bir zaman bağışlamadığı bir şeyi yaptıktan sonra, kendisine ihanet ettikten sonra, ellerini kollarını sallıya sallıya gideceklerdi, öyle mi? Capone eski bir geleneği izlemişti: Ceza infazından önce şölen! Sicilyalılar kendilerini koruyacak durumda değildiler. Bütün konuklar gibi onlar da tabancalarını vestiyere bırakmışlardı. Capone'un fedaileri üzerlerine saldırdılar, telle sandalyelerine bağlayıp, ağızlarını tıkadılar. Capone ayağa kalktı, elinde bir beyzbol sopası vardı. Ağır ağır yürüdü masanın çevresinde, şeref konuklarının birincisinin tam arkasın-15 da durdu. İki eliyle birden sıkı sıkı tuttuğu beyzbol sopasını havaya kaldırdı.... ve olanca gücüyle indirdi. Ağır ağır, metodik bir biçimde; yine, yine, yine vurdu. Adamın

23/1242

omuzlarında, kollarında, göğsünde kırılmadık kemik bırakmadı. İkinci adama geçti, ve onu da birbirine girmiş bir et ve kemik yığını haline getirdikten sonra, üçüncüye geçti. Derken fedailerinden biri vestiyerden tabancasını alıp geldi. Her üç adamı da ensesinden vurdu. 16 12 BROOKLYN'DE GEÇEN ÇOCUKLUK NAPOLİ ASILLI bir berber olan kırk bir yaşındaki Gabriel Capone, 26 Mayıs 1906 tarihinde Amerikan vatandaşlığına kabul edildiğini bildirir belgeleri eline aldı. Okuma yazması yoktu, ingilizce bilmiyordu; ama, vatandaşlığa kabul edileceklerin okuma yazma bilmesi gerektiğine ilişkin kanun ancak bir ay sonra yürürlüğe girecekti. Napolili berber Amerikalı olmuştu böylece; ve eski

24/1242

kanuna göre karısı ile çocukları da onunla birlikte vatandaşlık hakkını kazanıyorlardı. Sekiz aylık hamile karısı Teresa, o zaman altı yaşında olan en büyük oğlu Vincenzo ile birlikte, 1893 yılında Napolinin kenar mahallelerinden birinden kalkıp New York'a gelmişler, Brooklyn'in kenar mahallelerinden biri olan Gemi Tersaneleri bölgesine yerleşmişlerdi. (İki heceyle, Kap-own olarak telaffuz etmeğe başladıkları soyadlarının aslı Caponi idi.) Bölgenin en kalabalık İtalyan kolonisinin bulunduğu, pis kokulu, çok gürültülü bir sokak olan Navy Street'e yerleştiler sonunda. Buradaki evler genellikle iki ya da dört katlı, kırmızı tuğladan ya da ahşap yapılardı. Kiralar, oda başına ayda üç ila dört buçuk dolar arasında değişiyordu. Hiçbirinde ısıtma tertibatı, sıcak su, banyo yoktu. Kiracılar, sularını şişko kömür sobalarında ısıtmak zorundaydılar. Kışın

takma adı Mimi). Kısa bir süre manavlık yapan Gabriel. bu işte başarı sağlayamayınca. . 17 Çocuklarının sayısı (ortalama üç yılda bir yeni doğum oluyordu evde) dokuza yükseldi yedi erkek. Amadeo Ermino (daha sonra John. Umberto (daha sonra Albert John) Matthew Nicolas.25/1242 dondurucu soğuğundan da yine bu sobalarla korunabiliyorlardı. Park Caddesi 69 numarada. iki kız. evinden üç beş adım ötede. bir berber dükkanı açtı. Alphonse. Rose ve Mafalda (İtalyan prensesinin adıydı bu) katıldılar aileye. Vincenzo (sonradan adını James'e çevirdiler) ile Capone'lar Amerika'ya geldikten bir ay sonra doğan Ralph'ten başka. doğum sırasıyla Salvatore (sonraki adıyla Frank).

rahat hırsızlık yapabilmek için izin demekti onlara göre. Yıllar yılı. Yeni . yabancılara karşı çekingen ve güvensiz davranıyorlardı. Kanunların da varlıklıları korumak. O zamanın İtalyan göçmenleri için önemli olan aileye ve kendi gruplarına bağlılıktı her şeyden önce. yeni ülkelerine uymakta çok büyük zorluklar çekmekteydiler. kendi aralarında yaşamayı yeğ tutuyor. yoksulları ezmek için yapıldığına inanmışlardı.26/1242 1880 yılında ülkelerinde başlayan büyük göç hareketinden itibaren sürüler halinde Amerikaya gelmeğe başlayan yoksul ve genellikle okumamış İtalyanlar. Gelenlerin çoğunluğu Güney İtalya’lı contadini ve artigiani —yani. bir yandan düşman orduları bir yandan da kendi köy ağaları tarafından ezilmiş olduklarından her türlü yetkinin ve yetkilinin karşısındaydılar. köylüler ile küçük zanaatçılardı. Politikacılarla polisleri en baş ve en tabii düşman olarak görüyorlardı. Herhangi bir devlet kuruluşunda çalışmak demek.

Hendek kazıyorlar. İtalyan-18 ların kendi aralarında yaşama eğilimini daha da artırmıştı. küçük esnaflık ve zanaatçılık olduğundan. haydutluk bile olsa. kınamazlardı. karşılaştıkları güçlükler. hatta çoğu zaman kendi grubuna ve ailesine bağlı kalan bir kanun kaçağına yiğit gözüyle bakarlardı. Büyük umutlarla geldikleri.27/1242 geldikleri ülkeye bağlılık ikinci derecede kalıyordu. boru . inşaat işçiliği yapıyorlar. düşmanca davranışlar. taş kırıyorlar. «taşı toprağı altın» sanılan yeni dünyada uğradıkları düş kırıklıkları. Bu yüzden. yeni topluma karşı girişilen kanunsuz davranışları. o zamana kadar yaptıkları işlerse. yaşadıkları ülkenin dilini doğru dürüst bilmiyorlardı. tarım işçiliği. şehre geldiklerinde bulabildikleri işler ancak en düşük ücretli olanlardı. Resmi bir eğitim görmemişlerdi. işin içinde haraççılık.

1910 yılında New York'da çalışan ortalama İtalyan erkeği haftada 9. daha ergenlik çağına ulaşmadan şurada burada işler bulmağa koyulmuşlardı. Kimi de Gabriel Capone gibi manavlığı ya da berberliği deniyorlardı. işportacılık yapıyorlardı. ya da el arabalarıyla sokak sokak dolaşıp satıcılık. yıllar yılı açık havada. karısı da çalışmak zorundaydı. Ama. tren yolu döşeme işlerinde çalışıyorlar. kalın çeneli bir kadın olan Teresa Capone terzilik yapmağa başladı.28 dolar arasında kazanıyordu. burada doğan çocuklarının sağlıkları hiç de iyi . yani aynı işi gören yerlilerden 2 ila 4 dolar daha az. Çocuklarının çoğu da.28/1242 döşeme. parlak güneş altında çalışmış olduklarından. Güney İtalya'dan gelen göçmenler. Asık suratlı. Bu nedenle.71 ile 11. sessiz. büyük kentin kenar mahallelerinde karşılaştıkları güçlüklere göğüs gerecek fizik gücüne sahiptiler.

New York'da bu oran yüzde otuz beşe yükseliyordu. kentin öteki böl-19 gelerinin iki katı olduğunu ortaya çıkarmıştı. temiz hava alamayan. öteki yabancı guruplara oranla. İtalya'da sağlık yetersizliğinden dolayı askere alınmayan 18 ile 20 yaş arasındaki gençlerin oranı yüzde 15 ila yüzde 22 arasında değiştiği halde. sağlık bakımından en bozuk olanlardı. Öldürücü hastalıkların en belli başlıları. güneş yüzü göremeyen birinci kuşak italyan göçmenleri.29/1242 değildi. İtalyanların oturduğu altı mahalleyi sokak sokak inceleyen Dr. buralardaki süt çocuğu ölümlerinin. solunum hastalıkları. . soğuk sulu. İyi beslenemeyen. pis kokulu. diyare ve difteri idi. Birinci Dünya Savaşından önce. sağlık tesisatları bozuk evlerde çok kalabalık bir durumda yaşayan. Antonio Stella. kırık dökük.

bütün yabancı guruplar arasında en yüksek yüzdeydi bu. Ancak. çocukları da çok küçük yaşta çalışmak zorunda oldukları için. Zorunlu eğitim kanunu çıktıktan sonra okuma yazma bilmeyenlerin sayısı azalmış. New York okullarında 1910 da yapılan bir araştırmaya göre. şehirde yaşayan on beş ulus arasında İtalyanlar «gerilikte» birinci gelmekteydiler. . Göçmenleri yakından inceleyen protestan papazı Antonio Mangano «Güney İtalyalıların eğitilmemiş. hiç bir araştırma. ama zeki» oldukları sonucuna varmıştı.30/1242 İtalyan göçmenlerin yüzde altmışı okuma yazma bilmiyordu. Üstelik. ikinci kuşak İtalyan göçmenleri arasında okuma yazma bilmeyen hemen hemen hiç kalmamıştı. gelişmemiş. Ancak. bu başarısızlığın nedeninin «geri zekalılık» olduğunu ileri sürmemiştir. yüzde birden daha da az bir bölüğü liseye kadar okuyabiliyordu. Yani. bir sınıftan bir üst sınıfa geçme yaşları öteki ulusların çocuklarından daha yüksekti.

En küçük kardeş Matt'den başka liseyi bitiren olmamıştı ailede. Bulabildikleri biçimsiz. 1910 yılında. okuldan kaçma eğilimi de yaygındı. Dokuz yıl sonra yapılan bir araştırmada. çok düşük ücretli işleri tevekkülle. Çok yaygın olan bu inanca göre.31/1242 Capone kardeşlerin çocukluk çağında bu gelişme olmamıştı henüz. New York'taki yabancı doğumlu nüfusun aşağı yukarı yüzde on birini oluşturuyorlardı. adi. İtalyanlarda doğuştan suç işleme eğilimi vardı. bü20 . İtalyan göçmenleri. İtalyanlar. onurla kabul edip yaparlardı. işledikleri suç sayısının şaşılacak kadar az olduğunu görürüz. torunlarının bile başına dert olmağa devam eden bir inancın kurbanıydılar. karşılaştıkları güçlükleri düşünecek olursak. buna karşılık yabancı doğumlu suçluların yalnızca yüzde yedisi İtalyan'dı. Aslında. oğullarının.

kumarhanecilik. Kendi değer ölçülerini geliştirmemişlerdi henüz. rahat bir yaşama ancak kanunsuz yollardan gidilebileceğine inanan küçük bir azınlık. Bazıları. İtalyanlar on yedi ulusun içinde on ikinci geliyorlardı. ama ana babalarının eski ülkeden getirdikleri geleneklerin de Amerika'da işe yaramayacağını anlamışlardı. muhabbet tellallığı. sözde herkese açık olan eğitimsin toplumsal ve ekonomik olanakların kendilerine kapalı olduğunu gören gençler. profesyonel katillik. . yasak içki yapımı gibi işlere karıştılar. Bununla birlikte. Dünyanın en varlıklı ülkesinde yoksul büyüyen.32/1242 tün Amerikan cezaevlerinde bulunan yabancı doğumlu suçlular arasında. işçi ha-raççılığı. duruma ana-babaları gibi sessizce boyun eğmediler. bombacılık. mutlu. zorbalık. genç kuşak İtalyanlarınm tevekkül içinde oldukları söylenemez.

«Dago» ların. Amerika'daki İtalyan nüfusunun çok küçük bir azınlığından fazlası bu örgüte katılmamıştı hiç bir zaman. disiplinsiz bir yağmacılık ya da çapulculuktan ileri gitmeyen davranışlara. «gin-zo» ların (*) hem doğuştan cani ruhlu. öteki yabancı ulusların ya da yerli amerikalılarınkini aşmamıştı. Ancak.33/1242 Napoliten Camorra. kanunsuz yaşayan bu küçük azınlık. gizli İtalyan topluluklarının metodlarıyla Amerikan iş çevrelerinin metodlarını ilk birleştirmeğe başlayanlar. kanun tanımayan bu birinci ve ikinci kuşak İtalyanlar olmuşlardı. giderek tarihe geçen en gelişmiş. hem de göv- . Başlangıçta gelişigüzel. en rahat işleyen cürüm örgütünün kurulmasına yol açmıştı. İtalyanlar arasındaki suç işleme oranı. yaygınlaşmasına yol açmıştı. öteki göçmenlerin eskiden kalma ön yargılarının pekişmesine. Carbonari ve Mafia gibi yırtıcı.

N. Kent asıllı artigiano. Napoli asıllı yurtdaşına karşı güvensiz davranıyor. Sicilyalı. Örneğin. 1930 lara kadar . Kalabriyahlara işi düştüğünde tetikte oluyordu. Sonuç olarak. Kanunsuz yaşayanlar arasında bu ayırımlara daha da çok dikkat edilmekteydi. köylü asıllı contadino'yu küçümsüyor.34/1242 (*) New York argosunda italyanlara takılan adlar (Ç. bu haksız kötülemelerin kurbanları birbirlerine daha da yaklaşıyorlar. akılca geri oldukları inancı yaygındı. okumuş yazmış galantuomo her ikisini de hor görüyordu. Kendi aralarında da geleneksel sınıf ve doğum yeri çizgilerine göre bölünmüşlerdi— tıpkı ana yurttaki ataları gibi. hiç bir yabancının giremeyeceği sımsıkı gruplar kuruyorlardı. Sicilya kökenli Mafia örgütü. Romalı. Toplumsal durumu ne olursa olsun.) 21 dece pis.

. Eski bir Mafia «asker»i olup da sonradan «bülbül» kesilen Joseph Vallachi'nin ana babası Napoli asıllıydı. 'Sicilyalı bir dostun olsa. işin aslını bir bir söylerdi. Korkuttu beni. Hani....35/1242 Sicilyalı olmayan herkese kapalı kalmıştı. Sing Sing'deyken eskilerden biriyle tanışmıştım.. 1963 yılında Senato Araştırma Komisyonunda tanıklık yapan Vallachi. Sebebiyse. adı da Alexander Senaro. anlayacağınız. Kendisi Napoliliydi. İşte böyle. o Sicilyalı sana yüz çevirir'. her bir şeyi anlatırdı bana. otuz üç yıl önce. neler gelmiş başına zamanında.. 20 yıl dostluk yapsanız. dediğine göre 'Sicilyalılarla Napolililer' arasında.. Mafia ailesine katılması için yapılan çağrı karşısında neden kararsız kaldığını şöyle açıklamıştı ifadesinde: «Başlangıçta reddettim. ne savaşlar yaparlarmış.. mesela derdi ki. günün birinde onlardan biriyle atışacak olsan.

Bir gangsterin ce-22 nazesinde tabut taşıyanlar arasında ceza yargıçlarının ya da eyalet savcılarının bulunması. İlk başta kabul etmemem bu yüzden. 1930 yılında Eyalet Yüksek Mahkemesi tarafından görevinden alınmıştı. bunlar bana teklif yapınca. Vitale. ya da emekliye ayrılan yüksek bir memur onuruna verilen yemekte polis komiserleriyle esrar satıcılarının yanyana oturduklarının görülmesi bu yüzdendir işte. Örneğin. arkadaşın dedikleri geldi aklıma.!» Amerikalı İtalyanlar arasında kendi toplumuna bağlı kalma eğilimi o denli ileriydi ki.36/1242 Derken. İtalyan-Amerikan Demokratik Klubü lideri. New York kentinin on yıllık sorgu yargıcı Albert A. Buna sebep olarak. kişilerin hayattaki yollan ne kadar ayrılırsa ayrılsın birbirleriyle ilişkilerini kesmezlerdi ömür boyunca. ünlü haraççılarla ilişkisi olması gösteriliyordu. .

«Enginar Kralı» olarak bilinen Ciro Terranova'ydı. enginar satıcılarının yalnızca kendi üreticitoptancı şirketi ile iş yapmalarını sağlamak için her türlü zorbalığa başvurmuş ve başvurmakta olduğundan kazanmıştı bu lakabı. Valonte. 1952 yılında ise. New York Eyaleti Cürüm Komisyonu. Eyalet Yüksek Mahkemesi Yargıçlarından Salvatore A. Thomas Aurelio ve Michael Delagi. Sorgu Yargıçları Joseph Raimo. Öte yandan. Terranova. Freschi. politikacılarla gangsterler . Cotillo ile Louis A. Bu ünlülerin en ünlüsü ise. üyesi bulunduğu politik kulüp onuruna bir yemek vermiş ve bu yemekte yedi ünlü gangster de yer almıştı.Amerikan Demokratik Klüpleri Federasyonu'nun onuruna verdiği yemekte şu kişiler bulunmaktaydı: Genel Oturum Yargıcı John J.37/1242 İşin aslı şuydu: üç ay önce. Yeniden avukatlığa dönüşünü kutlamak için İtalyan . Vitale'nin görevinden alınması hemen hemen hiç azaltmamıştı prestijini.

Yargıç Valente. Genovalı olan Valen te dışında hepsi Güney İtalya asıllıydı bu adamların ve son derece masum bir amaçla toplanmışlardı. bölgenin Demokratik Parti lideri Carmine de Sapio. Sorguya çekilen Yargıç Mancuso. birkaç yıl önce Biltmore Otelinde yapılan bir toplantı konusunda bilgi toplamak üzere bazı tanıkların ifadesine baş vurmuştu. savaş yetimi İtalyan çocukları yararına açmak istediği bir kampanyayı planlamak üzere çağırmıştı arkadaşlarını. ve Frank Costello adıyla tanı23 nan haraççı Francesco Saveria. Söz konusu toplantıda bir araya gelen kişiler şunlardı: İl Progsesso Italo . Gazeteci Pope.38/1242 arasındaki ilişkileri araştırmak için. eski Genel Oturum yargıçlarından Francis X. Costello'yu otuz beş yıldır tanıdığını itiraf etmekte hiç bir sakınca .Americane gazetesinin sahibi Generoso Pope. Mancuso.

39/1242 görmemişti.» Costello ayrıca Generoso Pope Jr. «Broklyn'de doğdum ben!» Doğum tarihi. Hatta 1957 yılında bilinmeyen bir saldırgan tarafından vurulup yaralandığında. Tillary ile Lawrence sokaklarının kesiştiği köşede. garip görünüşlü. yabancı asıllı olmaktan özel bir gurur duymazdı çünkü. «Onun ana-babasıyla benimkiler aynı ilçede büyümüşler. Michael Kilisesi. Basında. «Hatta iki aile arasında hısımlık da vardır. gazetecinin oğluyla yediği akşam yemeğinden yeni ayrılmıştı. beyaz badanayla sıvalı bir kilise vardı: St.'un isim babasıydı. ufak. Benim kuzinimle onun kuzeni evlidir. 17 Ocak 1899 du.» derdi.» diye rahat rahat açıkladı. «Ben İtalyan falan değilim. Al Capone tipik İtalyan asıllı bir Amerikalı değildi. Capone'ların evinin bir sokak ötesinde. doğum yeri olarak Napoli ya da Sicilya verildi mi kızar. Sokak düzeyinden daha alçak olan .

Yırtık pırtık kılıklarıyla top oynayan. meyve arabaları. Mahalledeki İtalyanların çoğunluğu gibi.40/1242 bu yapıya girebilmek için sekiz on basamak inmek gerekirdi. ama hayat hiç bir zaman sıkıcı ya da durgun olmuyordu. gürültülü bir canlılık verirlerdi sokaklara. Alçak. başlarında yiyecek dolu sepetler ta-24 şıyarak. kalın kalçalı kadınlar olan anaları ise. otomobiller arasında koşuşan. esmer. basık evlerin duvarları üzerine dantel gibi . kaldırım kenarlarında dizi dizi duran sebze. Michael'de ibadet ederlerdi. Al'in ilk on yılını geçirdiği mahallede yaşama koşulları çok güçtü gerçi. rengarenk kümeler halindeydiler. bağırışıp çağrışan sürülerle çocuk. Doğumundan üç ay sonra Al'i getirip burada vaftiz ettirdiler. Gabriel ile Teresa Capone da St. oradan oraya dolaşırlardı bütün gün. çevreye güzel kokular salan.

Michael Topluluğu resmi geçide başlamak üzere burada toplanırdı. Capone'ların oturduğu mahallenin koruyucu azizi St.41/1242 dolanmış yangın merdivenleri sarsılır. Bayrağın üzerinde başmeleğin bir resmi vardı: bir elinde alev alev yanan bir kılıçla Şeytan'ı sindirmiş olan başmelek öteki elinde de üzerinde QUIS UT DEUS (Kim Tanrı . Bütün gün süren tören ve eğlenceler sabahleyin kilisenin önünde başlar. En önde giden aziz Michael'in bay-raktarının iki yanında dizi dizi ak giyimli kız çocukları yürürdü. Michael'di. bir de 8 Mayısta kutlanırdı bu aziz. biraz ötedeki Myrtle Caddesinden geçen banliyö trenlerinin etkisiyle. 29 Eylüle rastlayan St. 1913 yılında. sallanırdı. ucuz konut arayan bir sürü insan doldurmuştu bu bölgeyi. Michael yortusundan başka. hemen hemen 200 üyesi olan St. o zamana kadar yapılan en uzun asma köprü olan VVillamsburg Köprüsünün tamamlanması ve buraya hem kara hem tren yolunun yapılması sonucu.

çevredeki öteki yabancı kolonilerden işitilen bu patlamalar. millet sokaklarda . yürür. Resmi geçit yolu boyunca bütün pencerelerde Amerikan ve İtalyan bayrakları dalgalanır. (Bir keresinde. Akşam oldumu müzik zıvanadan çıkar. Rahip Garofalo'nun önderliğindeki dinsel tören başlardı. sokak oluklarında çatapatlar patır patır patlardı. Grup. opera uvertürleri 25 çalarak ortalığı çınlatırlardı. Navy Sokağındaki rıhtımları geçer. Bundan sonra. York Sokağını da dolaşarak başladığı noktaya gelirdi. Attanasio ile çalgıcıları. hemen kilisenin yanına yapılmış olan bando platformuna tırmanırlar. Geçitresminin sonunda.42/1242 gibidir) yazılı bir kalkan taşırdı. meşum Kara El çetesinin bazı kurbanların evlerini havaya uçurmakta olduğu biçiminde yorumlanmıştı). Attanasio'nun Bandosu eşliğinde Tillary Sokağı boyunca.

. Al . Sıcak havalarda... bir yandan önüne atılan bozuk paraların şıkırtısına kulak kabartırken. baygın bakışlarını onun gözlerinden ayırmadan sol yumruğunu yüreğinin üstüne bastırıp ona doğru uzatarak aşıkane yalvarmalarını sürdürürdü... ünlü opera sanatçısı bariton Scotti'nin akrabası olduğunu iddia eden laternacı Paolo Scotti'nin eşliğinde Verdi aryaları söyler.43/1242 dans etmeğe. Sands ile Navy Sokaklarının kesiştiği köşede verilen açıkhava konserlerini dinlemeğe yüzlerce kişi giderdi. Telgraf direklerinden yüzlerce kandil sallanır.. «Dramatik Tenor Signor Tutino Giovanni». koskocaman bir fıslamayla sönerken lacivert gökyüzüne salladıkları turuncu alevler olurdu. ışığa boğardı. bir yandan da seyirciler arasında iri göğüslü bir kızcağızı gözüne kestirir... gecenin son seyri de bu kandillerin hep birlikte. havai fişekler gökyüzünü renge. yeyip içmeğe başlar.

sabaha kadar Sands Sokağını dolduran kalabalığın çok daha başka zevkleri vardı. tetikte olmayanların başına türlü belalar gelebilirdi. gecenin bir saatinde parası tükenenlerin yardımına koşacak rehinci dükkanları vardı sabaha kadar açık olan. Seferden dönen. kumarhaneler. bir köşede ölü bulunmak bile vardı işin içinde. Doğu kıyısının en zorlu limanıydı burası. Çok sert ve ucuz alkol satan küçük barlarda üç dört sıra dizilirdi müşteriler.44/1242 Capone'da İtalyan grand operasına karşı büyük bir hayranlık uyandı. içkiye. Geceleri. . Düşes. dansingler. parlak giysili fahişelerle (örneğin. odaları saatle kiralanabilecek kırık dökük oteller ve ünleri yedi deniz dört bucağa yayılmış oyalı boyalı. Gövdeye dövme yapan dükkanlar. örneğin bütün dişleri altın olan Denizaltı Mary) doluydu sokak. kadına susamış denizciler soluğu burada alırlardı.

45/1242 26 Capone. genç ve tecrübesiz bir kız olmasına rağmen. on altı yaşında Sadie Mulvaney adlı bir kızcağızdı. suratsız. Al'i «iri yarı. . yaramaz bir çocuk» olarak hatırlayacaktı. çok çabuk kızan. bölgenin en azılı çocuklarını bile az çok hizaya getirebilmişti. ama öteki öğrencilerinden daha yaramaz değildi. Yaşına göre iri olduğu kadar güçlü. Al ile ikisi daha çocukken çok anlaşmışlardı. Kışın durmadan burnu akardı. Miss Mulvaney. Öğretmeni. ilerde. daha sonra Lucky Luciano olarak ün salan Salvatore Luciano'ydu. kızdığı zaman da korkutucu olan bir çocuktu. Sands Sokağına pek uzak olmayan Adams Sokağındaki ilkokulda başladı eğitimine. ömür boyu da dost kaldılar. Katolik rahibelerin okulunda öğrenim görmüş. sınıf arkadaşları esaslı bir dayak yemek bahasına alay ederlerdi onun bu durumuyla. Öğrencilerinden biri.

bunları rahata geçirip salıvermezden önce bir süre durdukları yerde uygun adım talim ettirir. birkaç arkadaşıyla birlikte parmaklığın önüne geldi yine. Haftalardır.46/1242 Döğüşe meraklı İrlandalı çocuklar kendisine «makarna» adını takmışlardı. daha donanmaya yeni girmiş. erlerin arasında ötekilerin adımına uymayan varsa. o sırada on yaşında olup da en az on dört gösteren Al. Bir gün. aklı başına gelip de uygun adıma geçinceye kadar bütün grubu bekletirdi. Donanma'nm 100 tonluk deniz vinci gibi harikaları seyretmeyi severdi. her tanrının günü talim gözlediğinden onbaşının numarasını çakmıştı. O gün oldukça akılsız bir er vardı grupta. Muhafızların çoğu. Donanma muhafızlarının nöbet değiştirme törenini seyretmekten hiç bıkmazdı. üç dört dakikadır uygun adım talim ettikleri halde. doğru dürüst talim etmesini bile bilmeyen acemi erlerdi. Onbaşı. Okuldan sonra rıhtımların orada dolaşmayı. yanlış adım atanın .

baksana.» «Kimseye rapor falan etme.» dedi Al. çocuğa tükürecekmiş gibi yaptı. Öfkeden çılgına dönen Al. rapor edeyim onu. kendini beğenmiş italyan piçinin davranışını çavuşuna anlatan onbaşı şöyle demişti: «Bu çocuk esaslı bir .» Olaydan bir süre sonra. milleti bekleti-27 yorsun!» Er adımını değiştirdi. Sonunda Al dayanamayıp bağırdı: «Hey. «Ama söyle o köpoğlu köpeğe. sırık bacaklı üç numara! Adımını değiştir. onbaşı grubu salıverdi.» dedi. kendisinden en az iki kat iri olan eri hemen oracıkta döğüşe çağırdı. Utançtan. erkekse parmaklığın bu yanına gelsin de canına okuyayım. «Gerçekten suratına tükürecek falan olursa haber ver. kızgınlıktan kıpkırmızı kesilen er. Sonunda onbaşı araya girip eri içeri yolladı ve Al'e dönerek: «Amma da kızdırdın herifi.47/1242 kendisi olduğunu fark etmemişti. hemen parmaklığa koşup.

kafa yaran bu haydutlar birer birer . onbaşının tahmin edebileceğinden çok daha çabuk gerçekleşti. kendisinden on yedi yaş büyük bir gangsterin eline düştü çok geçmeden. düğme gibi gözlü. soluk. Capone. ve günün birinde adını duyuracaktır dünyaya. yeraltı çevrelerinde az çok ün yapmış bir kişiydi.48/1242 bahriye subayının eline düşse. iyi yönetilse. karargahı Navy Sokakta olan. göz oyan. daha çok «Bücür John» olarak tanınırdı. Boyu ancak Capone'un göğsüne erişen. 1882 yılında Napoli'de doğmuş olan John Torrio. Böyle bir şey olmaz da ortalıkta kalırsa. Manhattan'ın tarihi Beş Nokta (Five Pointers) çetesinde yedi yıl çalışmış. ayakları ufak ve zarif bir adamdı. yuvarlak suratlı.» (*) Bu kehanet. gerekse sakin. donanmaya çok yararlı bir adam olabilirdi. elleri. Ama gerek ufak tefekliği. yumuşak görünüşü. Taraftarları «Korkunç John» derlerdi ona. uykuya dalmış bir yılanınki kadar aldatıcıydı. er geç kanunsuz biri keşfedecektir bunu.

birleşme gibi yöntemleri yeğ tutardı. Şiddet hareketlerine karşı olmasının kılgın nedenleri de vardı. James Sokağında işlettiği meyhaneden yönetirdi çetesini. iş anlaşmazlıklarını düzeltmenin daha etkili yolları olduğuna inanmıştı. herhangi bir düşmanının öldürülmesini gözünü kırpmadan emredebilirdi.49/1242 mezarı ya (*) Onbaşı bu olayı. Ömründe bir kez bile tabanca kullanmadığını söylerdi hep. . pazarlık. şiddet hareketlerinden kesinlikle kaçınırdı. Torrio sakin. düşünceli görünüşlü bir adamdı. 28 da cezaevini boylamağa başlayınca kendi çetesini kurmuştu. 27 Eylül 1947 de Broklyn Eagle gazetesinde yayınlanan bir mektubunda anlatmıştır. Cinayet hiç de önemsenecek bir iş değildi onun için. Ama kendisi. yaralanmayı. Haraççılıkta herkesin yüzünü güldürecek kadar kazanç vardı. Tartışma.

kusursuz bir cani kafasına sahipti.50/1242 ölümü göze alıp savaşacak yerde kardeş payı yapılsa daha iyi olmaz mıydı? Bu tutumu aslında. sanki babamdı» diyecekti Capone orta yaşa geldiğinde. kırık dökük. bir evin ikinci katına sıkışmağa çalıştılar sekizi birden. Torrio. «Johnny benim ustamdı.. Genç arkadaşı ve çırağı üzerinde de büyük etkisi olmuştu. En büyük oğulları James on altı yaşındayken ortadan kayboluver-mişti. En parlak çağında. yıllarca en ufak bir haberini alamadılar. .. yüzyılın İkinci yarısında yönetimi ele alacak olan daha aklı başında çete liderlerininkine yakındı. «ve de bu hayata ilk adımımı atmamı sağlayan kişi. genellikle polis romanlarının dışında rastlanmayan. İki katlı.» 1907 yılında Capone ailesi Navy Sokağının birkaç kilometre güneyindeki bir başka İtalyan mahallesine taşındı.

Altıncı sınıfı ikinci kez okuduğu yıl (on dört yaşına basmıştı o sırada) devamsızlığı büsbütün arttı. koca koca yaldızla harflerle şöyle yazılıydı: JOHN TORRİO CEMİYETİ. sık sık okuldan kaçmağa başladığından. Doksan günlük okul süresinin yalnızca otuz günü .51/1242 Capone Torrio'yu yeni mahallede de eski mahallede olduğu kadar sık görüyordu. 29 Capone evlerinden altı sokak ötedeki Butler Sokağındaki ilkokulun ikinci sınıfına yazıldı. aritmetikle. Camların üzerinde. Dördüncü Cadde ile Union Sokağının köşesindeki lokantanın üst katında bir «sosyal kulüp» açmıştı çünkü. Okula gidip gelirken. Altıncı sınıfa kadar hep iyi dereceyle geçti. her gün önünden geçiyordu Capone. Derken. dilbilgisinden zayıf düştü ve sınıfta kaldı. Gangster.

sonra bir bowling salonunda çalıştı. o korkunç öfkesini yenemeyip kadıncağıza vurdu. Capone'urı eskiden oturduğu eve yakın olan bir bölge.52/1242 okula gitmişti. Mahallede. Öğretmenlerinden biri bu yüzden kendisini azarlayınca. derken bir ciltcinin yanında kağıt kesiciliği yaptı. baba oğul Capone'larm devam ettiği bir bilardo salonu vardı. Bölgelerine adım atan yabancılara karşı pek düşmanca davranırlardı bunlar ana babalarından geçme ön yargılardan kurtulamamışlardı çünkü. yani Flushing Caddesinin doğu kesimi. Mahallede bir sürü genç. Başöğretmenden bir temiz dayak yedi. . Al mahalle şampiyonluğunu kazandı. Önce Beşinci Cadde üzerinde bir şekerci dükkanında tezgahtarlık yaptı. kavgacı sokak çeteleri vardı. ve o günden sonra okula adım atmadı. Napolililer için hiç de sağlıklı bir yer değildi. Düzensiz bir çalışma hayatı başladı bundan sonra.

Bu «sıçan» işinin Sicilyalıların özelliği olduğu yaygın olarak bilindiğinden. hatta öldürmekti. öteki İtalyan çetelerinin yufka yürekli olduklarını sanmayın. Bu arada.53/1242 Sicilyalıların bölgesiydi çünkü burası. zamanla başka çeteler de kuşkuları kendi üzerlerinden uzaklaştırmak düşüncesiyle. özelilkle gammazcıların yüzünü bıçakla yaralamak. adalarından getirdikleri eski bir adeti Brooklyn sokak kavgalarında da kullanırlardı: düşmanlarının. Özellikle bıçakla dövüşen ve ellerindeki bıçağı en korkunç biçimde kullanmasını bilen Sicilyalı çeteler. Onlar da bıçakla dövüşürlerdi. Gözün altından kulağa uzanan bir yarık açarlardı insanın suratında. onların da amacı düşmanı yaralamak. işini bitirdikleri bir kurbanın yüzünü aynı biçimde kesmeyi adet edindi-30 ler. .

İrlanda çetelerinin yeğ tuttuğu silahlar önce kendi yumrukları. çok daha ucuza çalışmağa razı olan İtalyanlara bozulurlar. bu azınlığın kendi ekmeklerine göz diktiğine inanırlardı. Yahudi . Savaş meydanına kocaman soğan torbaları içinde taşırlardı silahlarını. kalkan olarak da çöp tenekelerinin kapaklarını kullanırlardı. sonra da taş ve tuğla parçalarıydı. Yahudi çeteleri ötekiler kadar saldırgan ve kavgacı değillerdi genellikle. özellikle rıhtımlarda çalışan ve rıhtım işçiliğinin kendi tekellerinden çıkmasını istemeyen bir grup. yarı aç yarı tok gezen. Williamsburg bölgesinde oturan Yahudilerse daha başka nedenlerden ötürü nefret ederlerdi İtalyanlardan. Bunlar. Kuzeydoğuda. toplumsal bilinçten yoksun oluşlarına bozulurlardı. Buna karşın. genel yaşam koşullarının düzeltilmesi için girişilen grup hareketleriyle ilgilenmeyişlerine.54/1242 Bir ucu tersane duvarına dayanan kuzeybatı bölgesi İrlandalılara aitti. Aşırı bireyciliklerine.

sokak çetelerinin sayısı da ona göre artıyordu elbet. Bütün şehirlerin bütün kenar mahallelerinde bir sürü erkek çetesi vardı o yıllarda. yahudi olmayan bütün çetelere karşı amansız.55/1242 çetelerinden yalnızca biri. Yahudileri Hıristiyanlığa döndürmeyi amaçlayan bir kuruluş olan Williamsburg Yahudi Misyonu'nu ikide bir taşlarlar. Söz konusu ailelerin çoğunluğu küçük kasabalardan ya da köylerden göç31 . Ne kadar çok ve değişik yabancı kökenli vatandaş olursa. bitmez tükenmez bir savaş açmıştı. Havemeyar Sokak Çetesi. çok azılıydı. Yerinden yurdundan olmuş bir sürü ailede başgösteren düzensizliğin bir belirtisiydi bu. camlarını indirmeden rahat edemezlerdi.

bu ihtiyaçları anlamıyorlardı bile. Bırakıp geldikleri yerlerde toplum yaşantısı dengeli. kurallar. Ama. Herhangi bir aile reisinin karşılaşabileceği bütün sorunlara. Şaşkına dönmüş olan ana babalar. durmadan değişen. sınıflar kesinlikle belirliydi. alışılmış standartlar işe yaramıyordu artık. çocuklarının yeni yeni ihtiyaçlarını karşılamak şöyle dursun. gelenekler. eski.56/1242 müşlerdi buralara. kocaman ve durmadan daha da büyüyen. anababalar hala inatla eski dünyadan getirdikleri değerlere . eskiden kalma. örf ve adetler çok eskiden yerleşmiş ve hiç bir zaman itiraza uğramamıştı. beğenilmiş çözüm yolları mevcuttu. denenmiş. Çocuklar bu yeni ülkenin dilini ve de acaip adetlerini öğrenip. binbir ayrı dil konuşan grupların akın akın geldiği. kontrolden çıkmışlardı. değişik kökenlilerin birbirine girdiği Amerikan kentinin girdabında. Her dediklerine sessiz sedasız boyun eğmiyordu artık çocuklar. bunun sonucu olarak da otoritelerini yitirmekteydiler.

iki kuşak arasındaki ayrılık daha da büyümüştü. iki üç karanlık odalı. sürekli lağım kokan. Baskı altına alınmış. kurtulmak demekti bir yerde. türlü böcek ve hayvanların çöp kutularında cirit attığı bir evde. Sokak çetesine katılmak bütün bunlardan kaçmak. bunalmış büyükler sürekli bağırırlardı birbirlerine. Sekiz. yazın sıcaktan boğulurdunuz. İçinde bulunulan bütün koşullar da aile birliğini bozacak nitelikteydi. yıkandığı. genç enerjilere çeşitli çıkış . yattığı. yaşam mücadelesinden serseme dönmüş. yiyip içip. hatta on iki kişinin birden bir arada yaşadığı. ya da en olmayacak nedenlerden ötürü çocuklarını döverlerdi. on. Sokak çetesi demek özgürlük demekti.57/1242 yapışmakta ısrar ettikçe. hangi çocuk zorunlu olduğundan bir dakika fazla durmağa dayanabilirdi? Bu gibi evlerde kışın donar.

okullardan daha da yoksuldular. Böylece çocuklar. büyüklerin dünyasından ayrı ve ona düşman topluluklar kurmağa başladılar sokaklarda. Kenar mahalle okullarının pek azında. hayal gücünden yoksun. serüven aramağa . Kendilerinden biraz daha güçlü. boş zamanları değerlendirecek okul sonrası programlar yoktu hiçbirinde. okullar ya da kiliseler yani. yaşça biraz daha büyücek bir çocuğun önderliğinde. Üstelik. buralarda verilen din dersleri gençleri uzaktan yakından ilgilendirebilecek nitelikte değildi. ters kişilerdi.58/1242 olanakları sağlayabiliyordu sokak çetesi. Kiliseler. sokağın cazibesiyle rekabet olanakları açısından. Çocukların sokağa dökülmelerini önleye-32 bilecek kurumlar. Öğretmenlerin çoğunluğu kötü eğitilmiş. beden eğitimi salonu ya da oyun bahçesi vardı. ders programları ise dayanılmayacak kadar sıkıcıydı. gerekli olanaklara sahip değildiler.

arkadaşlarla paylaşılınca daha da heyecanlı olan serüvenler. Beni de götürdüler oraya. başbaşa verip açık saçık hikayeler anlatmak. İtişip kakışmak. . oyun odası gibi bir yerleri vardı. Ahırın birinde.. sabahın ikisine üçüne dek orada kalmağa başladık. hepsi serüvendi bunların.59/1242 koyuldular. Elektrik vardı. Bir akşam beni çetelerindeki öteki çocuklarla tanıştırdılar —on bir ile yirmi iki yaşları arasında— on üç kadar çocuk vardı. Bimboom çetesi üyelerinden bir çoğunun konuşmasını aynen şöyle almış: «Mahalleye yeni taşındığımızda iki kardeşle arkadaş olmuştum.313 çocuk çetesini ayrı ayrı incelemiş olan Frederic Thrasher.. Chicago'nun 1. düşman çetelerle çarpışmak. yeni yeni yerler tanımak. şunu bunu kırıp dökmek. Artık her gece. birtakım gizli törenler tertiplemek. kumar oynamak. Akşam saat dokuza kadar. köşe başında kuruşlarla çizgi oynadık. gizli gizli sigara ya da içki içmek. ufak tefek hırsızlıklar yapmak.

biz de onlara 'Bimbomlar' derdik. şeker falan gibi şeyler de götürürdük. Büyük çocuklardan bazıları patronluk taslamağa başladılar sonra. eşyası filan. Birileri. bir yazı masası. Beyzbole bayılırdık. Atmamışlar da aslında. Derken bütün çetenin adı Bimbom olup çıktı. Gün olur. Gerçek bir kulüp gibi değildi tabii. bir de açılır kapanır asker yatağı atmışlardı köşeye. öylesine bir oda işte. Koskoca bir odaydı. 33 içinde. bir mutfak masası. her şeyi vardı. hepimiz okuldan kaçar maça giderdik.60/1242 Oraya giderken gazoz. Zamanla . eski bir yemek odası takımı. kağıt oynardık. bir kenarda dursun diye kaldırmışlar.

Kışın tramvaylara asılırdık. Ama çok hızlı kaçardık. aynasızlar gelip kovalarlardı bizi. copunu fırlatırdı üstümüze. sonraları yirmi beşliklerle oynamağa başladık.61/1242 kendimiz de bir takım kurduk. kimse öğretmedi. Ailemle birlikte parka gitmeyi hiç . «Moruk aynasız» diye bağırırdık. Hayvan bir zıplardı ki. Biz de copu aldığımız gibi atının ayaklarına atardık.. Köşe başında kuruşlarla çizgi oynardık ya.. başka kağıt oyunları da. adı 'Congress Atletik Kulübü' oldu. yakalayamazdı. Zar da atardık çoğu kez. Arada bir cereyan geçip de milletin paldır küldür döküldüğünü görmek çok eğlenceli olurdu.. Remi oynardık. Hepsi parayla. Ben poker öğrenmek istedim ama. Atlı polis öyle bir koştururdu ki peşimizden.. köşe başında bağrışa çığrışa oynarken. Kızardı bu sefer. Kimi zaman.

içine kaya tuzu doldurup ateş açarlardı. Boş kapsül . Bir de çifteleri vardı. Genellikle kendi aramızda oynardık. ama çetedeki arkadaşlarla tren yoluna çıkıp. Bu sefer. oy anam. Haftada üç kez baskına gelirlerdi bu herifler.62/1242 sevmezdim. Pek eğlenirdik. Bizim de küçük tabancalarımız bir de 22 lik tüfeğimiz vardı. başka çetelerden biri bizimle uğraşmağa kalktı mı. oradaki güvercinleri gagalarından şişirmek. sonra çifteyle nişan almağa başladılar. Bir vurdu mu. vurulmayalım diye. kale kurduk biz de. sonra. sırf gösteriş olsun diye bizi köşemizden ko-34 valamağa kalkmıştı. Winchesterlerden yardım isterdik. çocukların ceplerinde yumurta patlatmak çok esaslı olurdu doğrusu. öyle bir yanardı ki insanın canı! Boş bir arsaya. önce taş atıp tahta perdemizi yıkmağa. On beş on altı kişilik bir çete.

kötü heriftir. seçilen sınırlardan içeri adım atmağa kalkan karşı çetelere savaş açardı. «Jimmie.» En üstün heyecanı veren (aslında çetenin iç birliğini sağlayan en önemli eylem) çeteler arası savaşlardı. paçayı kurtarmak için polis bile öldürebilir. çetenin başı yani. sık sık hırsızlığa çıktıkları için yakalanıyorlar. Her çetenin kaptanı. karşı çetelerden birinin bölgesine baskına gidilirdi. Jimmie de çocukları savaşa sürmek için en ufak fırsatı bile kaçırmaz.63/1242 atardık korksunlar diye. Zaten çetenin bir sürü adamını toparlıyorlar şimdi. Kimi zaman da. Dört temmuz bayramında bizimkilerle Danny O’Hara'nm çetesi arasında büyük bir . Gerekirse eğer. Ele geçirebilseydik sahici kurşun da atabilirdik ya. mahallenin bir iki sokağını öz malı ilan eder. Çetede herkesin en sevdiği şey dövüşmek.

Bizim yüzümüzden bulvarda trafik tıkandı bir süre. Daha birçok çeteyle savaştık. en azından bir o kadar da Danny’nin yanında vardı. o da baktı ki düşman bizden çok üstün. en azından yüz kişi katıldı. Deadshot’larla 35 dövüştük bir keresinde. Jimmienin üzerine fena çullandılar. Bunun üzerine iki çete birbirimize girdik. Jimmie hemen bir yumruk ekledi Danny'nin suratına. hemen kirişi kırdı.64/1242 kavga oldu. On ikinci sokağın Yahudileriyle de çarpıştık. Bizim tarafta iki yüz kişi kadar vardık. bizim Jimmie’ye sert çıktı. Danny. ne o dövüşe meraklısın galiba gibisinden bir şeyler söyledi. Çeteden kimseyi yakalayamadılar ama. Hem de çok . Bizden daha kalabalıktı onlar. Derken polis arabaları geldi de dağıldık.

çevredeki büyükler tarafından desteklenen sosyal ya da spor kulüpleri vardı. Garfield Park'a gittik. kavgaya giderken koca koca sopalar götürdük yanımızda. yarısından fazlası da yirmi yaşına gelmişlerdi üstelik. Ama . Bir beyzbol maçı yüzünden. kanun dışı eylemlere girişmezlerdi hepsi.65/1242 esaslı dövüşçüler vardı aralarında.» Bütün sokak çeteleri Bimbom'lar kadar dövüş meraklısı değillerdi. Thistle çetesinin canına okumağa. Tabii bizimki durur mu. Jimmie yi de. Kimi çetelerin. En fazla yetmiş beş kişi falandık. Daha güçlü olduklarını önceden bildiğimizden. Bir seferinde de. hemen gidip dövüşelim diye tutturdu. Lake Sokağı çetesiyle de savaştık. parkta. bütün çeteyi de yeneriz diye haber yollamışlar. Ama bunlar gerçekten çok kalabalıktılar. Sonunda her zamanki gibi bir temiz dayak yedi.

gelişigüzel haydutluktan profesyonel caniliğe geçiş. Politika patronları bu tür yardımcılar edinebilmek için her türlü kolaylığı göstermeğe hazırdı- . gerekirse muştalamak. Milleti korkutmak. yöresel politika patronlarından birinin himayesi altındaydı. oy pusulası çalmak. Hemen hemen bütün gangsterler (bu arada Capone da) yetişme çağlarında çocuk çetelerine üye olmuşlardı. birkaç kez oy kullanmağa razı olacak adamlar bulmak gibi işlerde kullanılırdı gençler. Seçimler sırasında önemli hizmetlerde bulunmak için oy verme yaşına gelmiş olmaları gerekmezdi çünkü. Sokak çetelerinin hemen hemen hepsi. kaçırmak. çoğu çete üyelerinin kolaylıkla attıkları bir adımdı.66/1242 genellikle.

Capone on beş on altı yaşlarındayken Lucky Luciano ile birlikte Beş Nokta çetesine katıldı. bir de avukat ayarlardı. Her ikisinin de buraya Torrio tarafından sokulduğu ihtimali vardır. Çocuklara kulüp olarak kullanabilecekleri yerler kiralarlar. yıkık dökük içki imalathanelerinin. Çürümüş. . adını. Manhattan'ın doğu kesimindeydi çetenin karargahı. «Kanlı Altıncı Bölge» olarak bilinen mahallenin en merkezi yerinde. aşağı kalite dansinglerin bulunduğu bir yer. Herhangi bir çete üyesi tutuklanacak olsa. spor malzemesi. üniforma gibi şeyler armağan ederler. piknikler ayarlarlar. hüküm giyenlerin cezasını azalttırmak ya da iptal ettirmek gene patronun elindeydi. ziyafetler çekerler. patron kefalet parasını öder. önemli maçlara bilet verirlerdi. eski püskü evlerin. Broadway ile Bowery arasındaki bir beş yol ağzından almıştı.67/1242 36 lar.

68/1242

üstelik, zehirli gazlar çıkaran bir bataklığın ortasıydı burası. Bölgede az çok değişiklikler olmuştu gerçi, ama gene de, genel görünüşüyle, Charles Dickens'in yirmi beş yıl önce American Notes adlı kitabında anlattığından pek farklı değildi: «Dapdaracık sokaklar... her ya-nı pislik, adilik kokan... haydutların, canilerin cirit attığı korkunç biçimsiz evler; dünyada çürümüş, eskimiş, mide bulandırıcı ne varsa buraya toplanmış.....» Beş Nokta denilen bu yer, hemen hemen bütün bir yüzyıl boyunca kente korku salan en vahşi çeteleri yetiştirmişti. Bölgede ilk örgütlenen (1825 sıralarında) Kırk Haramiler'den sonra Gömlekliler (gömleklerini pantolonlarının beline sokmayıp dışarda bıraktıkları için bu ad takılmıştı onlara) çıkmıştı ortaya; daha sonra sırasıyla bu çeteler ortalığı kana, korkuya buladılar. Şapkalı Serseriler —dev yapılı İrlandalıların kurmuş olduğu bu çetenin üyeleri dövüşe

69/1242

çıktıklarında başlarını, deriyle pekiştirilmiş silindir şapkalar sayesinde korurlar, kurbanlarına kalın sopa-37 larla saldırırlar, sonra da ayaklarına giydikler kabaralı çizmelerle çiğneyerek öldürürlerdi: Ölü Tavşanlar (Zamanın argosunda «tavşan» gaddar kabadayı anlamına, «ölü tavşan» ise en gaddar kabadayı anlamına gelirdi)— bu azgın çete saldırıya geçerken, en önde giden bayrakçı, elinde, üzerine ölü bir tavşan geçirilmiş bir mızrak taşırdı. İç savaştan sonra Whyos adını taşıyan yeni bir çete çıktı ortaya. Üyelerinin dövüş sırasında attıkları çığlıklardan dolayı çeteye bu adın verildiği söylenir. Gene söylendiğine göre, Whyos'a katılmanın tek şartı, en az bir cinayet işlemiş olmakmış. Whyos'Iarın başlıca geçim yolu ısmarlama cinayet ve ağır yaralama işleriydi. Müşteri olmak isteyenlere, basılmış bir fiyat listesi gösterirlerdi: Yumruklama………………………………………. 2 dolar

70/1242

İki gözü birden morartmak……………. 4 dolar Burun ve çene kırmak……………………… 10 dolar Sopayla dolar Kulak dolar bayıltmak…………………………… kesmek………………………………….. 15 15

Kol ya da bacak kırmak……………………. 19 dolar Bacaktan dolar vurmak………………………………25 25

Bıçaklamak………………………………………. dolar

Büyük işi becermek………………………… 100 dolar

71/1242

Her çetenin çevresinde, üyeleri taklit etmeğe hevesli birtakım çocuk hayranları vardı. Çeteler bu çocukları en azından hoş görürler, çoğu kez de açık açık teşvik ederlerdi. Böylece, Kırk Küçük Harami, Küçük Ölü Tavşanlar, Küçük Whyos gibi çetecikler de türemişti. Bunların kimi üyeleri ancak sekiz yaşında olmakla birlikte, en az büyükleri kadar hevesle çalıp çırparlar, dövüşürler, hatta adam öldürebilirlerdi. Haraç yemek, zorla para almak anlamında ingilizceye yerleşmiş olan «racket» sözcüğünün ilk ortaya çıkışı eski New York çetelerinin eseridir. Zamanın sosyal ya da politik kulüpleri arada bir kendi yararla-38 rına balolar tertiplerlerdi. Bunlar genellikle içkili ve müzikli olduklarından aşırı gürültülü patırtılı da olurdu. Bu nedenle, «gürültü» anlamına gelen racket sözcüğü

72/1242

kullanılırdı bu eğlenceler için. Hem çok kolay, hem görünüşte kanundışı olmayan bir para kazanma yolu yakalamış olan gangster de, kendi adına ve kendisinden başka üyesi olmayan bir dernek kuruverir, ve acele dernek yararına bir «racket» düzenlerdi. Sonra da türlü yakıp yıkma, ya da dayak tehditleriyle, mahalle esnaf ve dükkancılarını deste deste racket bileti almağa zorlardı. Beş Parmak çetesi üyelerinden James «Biff» Ellison, bir gün Biff Ellison Derneği'ni kurmuş ve yılda üç kez yenilenen racketlerinden 3000 dolar sürekli gelir sağlayabilmişti. Whyos'dan sonra gelişen Beş Parmak Çetesi, en parlak çağını eski boks yıldızı Paul Kelly (asıl adı Paoli Antonini Vaccarelli) nin önderliğinde yaşadı. Great Jones Sokağındaki New Brighton Dans Salonu'nun sahibiydi Kelly. Manhattan'ın en gürültülü, en gösterişli, en kötü namlı yerlerinden biri olan bu kulüpten yönetirdi işlerini; bin beş yüz kişilik

73/1242

Beş Parmak çetesinin, her üyesinin nerede ne gibi işler çevireceğine o karar verirdi. Bir yandan Bowery ile Broadway'in, bir yandan da On dördüncü sokak ile Belediye binasının çevrelediği bölgenin tamamı ondan sorulurdu. Sessiz, sedasız, uygar görünüşlü bir adam olan Kelly, öteki gangsterlerin hepsinden iyi eğitim görmüştü. İtalyanca, Fransızca, İspanyolca bilir, kusursuz giyinir, genel havası ve davranışları bakımından, yüksek tabaka üyelerine benzerdi... Politik bakımdan yararlı olmayan hiç bir gang liderinin uzun süre başta kalamayacağını herkes bilir. Zamanın belediye yetkilileri de çok şey borçluydular Kelly'e. Özellikle seçim kampanyaları sırasında Kelly'nin adamlarının adaylara yaptıkları yardımlar yabana atılacak cinsten değildi. 39

74/1242

Capone Beş Parmak'a katıldığı sıralar Kelly'nin prestiji biraz azalmıştı. Goril suratlı Monk Eastman'ın Bowery çetesiyle yıllardan beri sürdürdüğü savaş yüzünden gücü tükenmeğe başlamıştı çünkü. Derken kendi fedailerinden, parfüm kokulu Biff Ellison da patronuna bozulmağa başladı. 1905 yılının soğuk bir kış gecesinde yanında rakip çetelerden Gopher'in bir adamı olduğu halde, New Brighton Dans Salonu'na dalan Ellison iki elindeki iki tabancayı birden ateşlemeğe koyuldu. Beş Parmak çetesinin Harrington adı bir üyesi, başına yediği bir kurşunla hemen oracıkta serildi kaldı. Bu arada Kelly'e de üç kurşun isabet etmişti. Ama aylarca hastahanede yattıktan sonra kurtuldu ve Little Naples adlı bir başka dans salonu açtı. Öndörtler Komitesi adı altında çalışan bir reform derneği bu ikinci dans salonunu kapattırmayı başardı. Bunun üzerine Kelly, karargahını Harlem'e (New York'un zenci

75/1242

mahallesi) taşıdı; burada yeni bir kazanç kaynağı buluverdi. Önce paçavracıları sonra da çöpçüleri örgütleyerek, bunlara kurduğu sendikanın iş danışmanı oldu. Zamanla Uluslararası Dok Hamalları Birliğinin ikinci başkanlığına dek yükseldi. Kelly Beş Parmak çetesinin geriye kalan üyeleri ile bağlarını tamamen koparmamıştı. Üyelerinin sayısı büyük ölçüde azalmıştı gerçi, ama gene de geriye kalanlar arasında çok azılı birtakım kabadayılar vardı ki, Kelly gibi, iş çevresini genişletmek isteyen, üstelik politik ihtirasları da olan bir adam için, bunların sadakatini kazanmak önemli bir şeydi. Yedinci Cadde üzerinde, Broadway'in tiyatrolar bölgesine yakın bir yerde, yeni bir karargah kurdu bunlara, kapıya da New England Tiyatroseverler Derneği gibi ilgisiz bir tabela astı. Böylesine masum görünüşlü bir maskenin, bunca alçak işlerin gizlenmesi için kullandığı tarihte pek az görülmüştür.

76/1242

Bölgede birdenbire salgın haline gelen bıçaklamalar, sopayla bayıltmalar, hatta cina-40 yelleri araştıran polisler, dernek lokaline ikide bir baskın yaparlar, ama kendi aralarında kağıt ya da dama taşı oynayan birkaç dernek üyesinden başka hiç bir şeye rastlayamazlardı. Çıraklık dönemini, Beş Parmak çetesinin üyesi olarak dolduran Capone, bu sırada üç kez tutuklandı; bir keresinde uygunsuz davranışlar, iki keresinde de cinayet sanığı olarak. Ama her seferinde delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. Kelly'nin gözünde Beş Parmakçılardan bazılarının değerini arttıran bir şey de bunların birtakım başka çeteler ve çete liderleriyle olan yakın ilişkileriydi Örneğin, Brooklyn bölgesinden Sicilyalı Frank Uale (öteki adıyla Yale), John Torrio ve adamlarının saygısını kazanmıştı; Ciro

77/1242

Terranova'yı da yakından tanıyordu. Yale, daha yirmi beş yaşındayken, Brookiyn'de her türlü kanunsuz işe karışmış, kendisini göstermeğe başlamıştı; kısa zamanda bunların hepsini yönetecek duruma gelecekti. Uzmanı olduğu iş, cinayet anlaşmalarıydı ve bunu hiç bir zaman saklamamıştı. «Cenaze Levazımatçısıyım ben» derdi. Gene de, çeşitli iş kollarına el atmanın gerekliliğine inanırdı. Harvard Inn adında danslı bir lokantanın sahibiydi. Coney Island rıhtımında olan bu lokanta, içki yasağı çıktığında, yerinin uygunluğu dolayısıyla, sahibinin çok işine yaramış; böylece Yale, deniz yoluyla içki dağıtan ilk gangsterlerden biri olmuştu. Ayrıca, işçiişveren anlaşmazlıklarında gündelikle çalışan bir kabadayılar ordusu kurmuştu. Bunlar her iki tarafa da kiralanabilirler, ya grev kırıcısı ya da grev gözcüsü olarak görev

78/1242

alırlardı. Terranova'nın enginar üretim ve dağıtımı konusunda elde ettiği başarıdan umutlanan Yale, kendi imal ettiği uydurma puroları Brooklyn bayilerinde zorla sattırmağa girişti üstelik. Her kutunun üzerinde kendi resmi sırıtmaktaydı: soldan yana ayrılmış simsiyah saçlar, dört köşe, duygusuz bir surat, kaskatı kolalanmış beyaz bir yaka ve kara boyunbağı. Purola41 rın fiyatı da göze batacak biçimde yazılmıştı: «20 cent, üç tanesi 50 cent». Fiyatın yüksekliği, puroların kalitesine hiç mi hiç uymuyordu; öyle ki, zamanla mahalle argosunda «Frankie Yale» ucuz ve kötü tütün anlamına kullanılır oldu. Yarış atları, profesyonel boksörler, gece kulüpleri, bir de cenaze levazımatçısı hepsi Yale'in avucunun içindeydi artık. Ancak, başlı başına en

79/1242

önemli kazanç ve güç kaynağı, Sicilyalılar Birliğiydi. Polisin, basının ve de kendi üyelerinin yaptığı birbirine çelişik açıklamalar, Sicilyalılar Birliği'nin (ya da 1920 lerden sonra değişen adıyla İtalo - Amerikan Ulusal Birliği'nin) gerçek niteliğinin karanlık kalmasına yol açmıştır. Bazı açıklamalarda, Mafia ile yakın bağları bulunan, başlangıcından beri gangsterlerin yönettiği gizli bir cürüm örgütü olarak tanımlanır; daha başka açıklamalarda ise, türlü asılsız iftiralara uğramış bir kardeşlik ve dayanışma örgütünden başka bir şey değildir. Başlangıçta Sicilyalılar Birliği gerçekten bir dayanışma örgütü olup, Sicilyalı göçmenlerin çıkarlarını korumak için kurulmuştu. İlk kuruluş yeri New York, tarihi ise on dokuzuncu yüzyılın sonlarıydı. Üyeler, çok küçük bir aidat karşılığında hayat sigortasına ve çeşitli toplumsal yararlara kavuşuyorlardı. Sicilyalıların az çok kalabalık olduğu bütün

80/1242

bölgelerde şubeleri açılmağa başladı. Zamanla, mahalli seçimleri arada bir istediği yana yöneltebilecek kadar güçe sahip oldu. 1920 yıllarına gelindiğinde, en büyük şubenin bulunduğu Chicago bölgesinde, 38 mahalli şube gelişmiş, üyelerin sayısı 40,000 i bulmuştu. Bu arada, New York gangsterlerinin ileri gelenleri yavaş yavaş Sicilyalılar Birilği'nin içine sızmağa ve niteliğini değiştirmeğe başlamışlardı bile. Bunların lideri, Ciro Terranova'nın bir hısımı olan Ignazio Saletta'ydı. Kurt Lupo olarak bilinen bu adam patalojik 42 bir katildi. Saletta'nın New York'da başlattığı ve zamanla öteki kentlere de dağılan katakulliler sonucunda, birlik çift yanlı bir nitelik kazandı .Bir yanda, iyi işler gören, zavallı Sicilyalılara büyük yararı dokunan, açık ve saygıdeğer bir kuruluş; öte yanda, Mafia ile bağlantısı olan, beyaz kadın ticareti, şantaj,

81/1242

zorbalık, adam kaçırma, haraççılık, banka soygunu, cinayet gibi işlerle uğraşan, gizli, kötü niyetli bir çete.. Artık, birlik başkanının Mafia üyelerinden olması da gelenek haline gelmişti. A.B.D. Gizli Servis Ajanlarının yaptığı bir açıklamaya göre, altı yıllık bir süre içinde, Sicilyalılar Birliği üyeleri en az altmış cinayet işlemişlerdi. Saletta'nın Harlem'de özel bir «cinayet ahırı» vardı. Burada kurbanlarını kasap çengellerine asar, ya da özel fırınlarda canlı canlı yakardı. Polisin ifade vermeğe ikna edebildiği ender Sicilyalılar Birliği üyelerinden biri, birliğe girenlerin özel bir kan töreninden geçtiklerini anlatmıştı. Aday, üzerinde çok sivri bir hançerin, ucu kendisine dönük olarak konulduğu bir çeşit mihraba götürülürmüş; o da parmağını bu hançerle kesip, kanını akıttıktan sonra, sonsuz bağlılık ve gizlilik yemini edermiş. Sicilyalılar Birliği'nin az çok namuslu olan öteki üyeleri, (ki bunların arasında yargıçlar, iş

82/1242

adamları, eyalet ve belediye yönetiminde bulunan kişiler vardı), gangsterlerin, Birliği nasıl kötüye kullandıklarından habersiz görünürlerdi. Özel yaşantılarında kaydettikleri ilerleme ve başarıları genellikle Birliğe borçlu olduklarından, onu tehlikeye sokmaktan kaçınırlardı tabii. Üstelik, Birlik yararına sık sık tertiplenen eğlence ve balolarda, politikacılar, başka yerlerde, başka zamanlarda, birlikte görünmeğe cesaret edemeyecekleri kişilerle karşılaşmak ve birtakım işler çevirmek lırsatını bulurlardı. Birliğin adının İtalo - Amerikan Ulusal Birliği olarak değiştirilmesi, niteliğinde hiç bir değişikliğe yol 43 açmadı. Chicago'daki merkezin ikinci başkanı Constantino Vitello gibi sorumlu

83/1242

kişilerin yaptığı açıklamaları, polis her zamanki gibi kuşkuyla karşılamakta haklıydı. «Cürüm, ha?» diyordu Vitello 1927 de. «İtalyan kardeşlerimiz ve de Amerika'daki geleceğimiz için canla başla, en ufak bir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden çalışan bizler, Birliğimizin Chicago'da işlenen suçların ve meydana gelen türlü karışıklıkların kaynağı olduğu iddiasını işitmekle derin bir acı duymaktayız...... Başkanımız, emekli yargıç Bernard Barasa'dır. Yöneticilerimiz namuslu iş ve meslek adamlarıdır. Üyelerimizin hepsi dürüst Amerikan vatandaşlarıdır. Sicilyalılar Birliği'nin, kelimesi kelimesine uygulanan iç tüzüğü şöyle der: Karakterinde herhangi bir leke olanlar Birliğe kabul edilmezler; üyeliği sırasında en ufak bir suç işlediği sabit olanlar hemen üyelikten atılırlar.....»

84/1242

Bu sözler söylendiğinde, Frank Yale, Sicilyalılar Birliğinin on yıllık genel başkanıydı. Yale, Capone'u, Harvard Inn'de barmen ve fedai olarak çalışmak üzere işe aldı, Genç Beş Parmak üyesinin her iki işe de özel, hatta aşırı kabiliyeti vardı. Biraz ileri giden müşterileri yola getirmek gerektiğinde, ister yumruğuyla vursun, ister kaim sopasıyla, kurbanı gülle yemişe dönerdi. Tabanca kullanmakta da çok ustaydı; ilk gençliğinde devam ettiği Brooklyn'deki Adonis Sosyal Kulübünün bodrumunda bira şişelerine ateş ede ede nişancılığını ilerletmişti. Harvard Inn'de çıkan her kavgayı mutlaka Capone kazanmazdı. En önemli yenilgilerinden birine Brooklyn'li Frank Galiucio karşısında uğramıştı. İkinci sınıf bir cani olan Gailucio bir gece, kızkardeşi ile birlikte gelmişti. Capone kıza kötü bir laf atacak oldu. Bunun üzerine hemen çakısına

85/1242

davranan Gailucio doğruca barmenin yüzüne saldırdı. Capone'a bu olaydan hatırı kalan yara izleri, federal polisteki dosya-44 sında şöyle tarif edilir «yanak üzerinde, sol kulağın dört santim kadar önünde, sekiz santimlik eğri bir iz —sol çene üzerinde, beş santimlik dikine bir iz— boyunda, sol kulağın hemen altında beş santimlik eğri bir iz.» Normal olarak kinci bir insan olan Capone, nedense Gallucio'yu bağışladı. Birkaç yıl sonra, kendisine kolay ve çabuk hayran kazandırdığını iyi bildiği yürekli jestlerinden birini yaparak, Gallucio'yu haftada yüz dolar ücretle yanına fedai aldı. Yara izlerini açıklamak için gene yıllar sonra uydurduğu bir masala göre, savaş sırasında, Fransa'da ünlü «Kayıp Tabur» da görev aldığı sırada meydana gelen bir şarapnel patlamasının anısıydı bu izler. Oysa Capone

86/1242

savaş sırasında mahallesindeki askerlik şubesinden bir adım ileri gitmemişti ve ne cephede ne de cephe gerisinde hiç bir görev almamıştı. O devirde, Capone'un çevresindeki delikanlıları arasında «bodrum kulübü» açmak moda olmuştu. Bodrum Kulübü denilen yerler, pencereleri sıkı sıkıya kapatılmış, orta boy dükkanlardı genellikle. İçerde üye delikanlılar yer, içer, kumar oynar, ya da sevgililerini getirip gösteriş yaparlardı. 1918 yılında, Carrol Sokağındaki bir bodrum kulübünde verilen bir partide, Capone, Mae Coughlin adında uzun boylu, ince yapılı bir kızla tanıştı. Yirmi bir yaşındaydı kız; yani, Capone'dan iki yaş büyüktü. Mahalledeki dükkanlardan birinde tezgahtar olarak çalışıyordu. İnşaat işçisi olan babası Michael Coughlin ve annesi Bridget Coughlin, İrlandalılar arasında çalışkanlıkları, namusları ve dindarlıkları ile herkesin saygısını kazanmış kişilerdi.

87/1242

İrlandalılarla, İtalyanlar arasında düşmanlığa yaklaşan anlaşmazlıklar olmasına rğmen, İrlandalı kızlar italyan gençlerini pek tutarlardı. Bunun başlıca nedeni İtalyan gençlerinin küçük yaşta evlenmeğe razı oluşları, İrlandalı gençlerin ise iyi bir işe yerleşip rahat ekmek parası kazanıncaya kadar evlenmekten ka-45 çınma eğilimleriydi. Johnny Torrio da Ann McCarthy adlı, İrlandalı bir kızla evlenmişti. Capone, Mae Coughlin ile çarçabuk evlenmeğe öylesine hevesliydi ki, kiliseden özel izin çıkartarak nikah kağıtlarının asılı kalmasını bile beklemedi. Anlaşılan aralarındaki yaş farkı, gelin hanımı utandırmıştı; bu yüzden nikah defterine kendisini bir yaş küçük, Capone'unkini de bir yaş büyük kaydettirdiler. Nikahları 18 Aralık 1918 tarihinde, Coughlin'lerin devam ettiği St. Mary of the Star Kilisesinin papazı James J. Delaney tarafından kıyıldı. Gelinin kardeşi

88/1242

Anna ile Capone'un arkadaşlarından James de Vico tanıklık yaptılar. Bir yıl sonra Mae ilk ve son çocuğunu doğurdu. Bebeğin adını Albert Francis koydular; aile arasında kullanılan takma adı ise Sonny idi. Çocuğun isim babası Torrio oldu; her doğum gününde Sonny'ye beş bin dolarlık bir hükümet tahvili almayı unutmazdı. Yıllar sonra Capone, «Johnny için yapmayacağım şey yoktur» diyecekti. 1909 yılında, amcası James «Koca Jim» Collosimo tarafından ilk kez Chicago'ya götürülen Torrio, o gün bu gündür sık sık Chicago'ya gidip gelir olmuştu. New York'da Paul Kelly, Frank Yale ve daha birkaç kişiyle ortak işler çevirmeyi hala sürdürüyorsa da asıl karargahı Chicago'ydu artık. Öte yandan, Capone'un işleri pek iy gitmiyordu. Karısını, çocuğunu lükse boğmak için can atıyor, ama gerekli parayı bir türlü kazanamıyordu. Polisin iki cinayetin faili olduğundan şüphelendiği, ama delil bulamadığı bir

89/1242

sırada, barın birinde dövüştüğü bir adamı hastahanelik etmişti. Yaralı ölmesi halinde hemen yakasına yapışacaklardı. Adam ölmedi, ama Capone de uslu uslu oturup işin sonunu beklemedi. Torrio onu Chicago'ya çağırmıştı. Öyle pek üstelemeden, karısını çocuğunu topladı, New York'tan kaçtı. 46 III KOCA JİM KOCA JİM'in iş hayatının doruğunda parıldayan bir yıldızdı Cafe Collosimo. South, Wabash Caddesi 2126 numarada, 1910 yılında açılmış, dört yıl sonra iç dekorasyonu tamamen değiştirilmişti. Kısa zamanda Chicago'nun en lüks, en gözde gece kulübü durumuna gelmişti.

90/1242

Buradaki as solistler başka hiç bir yerde yoktu; dansözlerinin güzelliği ile kimse yarışamazdı. Caz parçalarıyla opera parçaları çalmakta çok usta olan orkestrası eşsizdi o sıra. Chicago'nun hiç bir lokantası, Colossimo'nun şef ahçısı Antonio Caesarino ayarında bir ahçıya sahip değildi; gene hiç bir lokantada bulunmayan, upuzun bir şarap listesi vardı. O sırada Chicago Daily News gazetesinde günlük sütunu olan Ben Hecht, Koca Jim'de bulunan ithal malı peynir çeşitlerinin çokluğuna şaşmaktan kendini alamamıştı. Cafe Colossimo'nun müşterilerinin çoğu Chicago'nun «Altın Kıyısı» olarak bilinen Kuzey kesimindendi. Bu şık gece kulübüne gitmek için kenar mahallelerden birine inmek, yüksek tabakaya mensup züppelerin daha bir hoşuna gidiyordu. Az serüvenmiydi korkunç Levee mahallesine dalmak geceyarısı? Kuzeyde yirmi ikinci, güneyde on

91/1242

sekizinci sokaklarda, doğuda Clark, batıda Nubask Caddeleriyle çevrelenen bu semt, dünyanın en karışık, en tehlikeli günah merkezlerinden biriydi o sıralar. Collosimo'nun yeri ise, yaldızlı kapılarından, dipteki kocaman, maun ve camdan yapılmış barına varıncaya, tantanalı, şatafatlı, 47 çok aşırı bir zenginlik örneğiydi. Duvarlar yeşil kadife kaplıydı. Tombul, pembe melekciklerin ak bulutlar üzerinde oynaştığı, gökmavisi, tavandan, altın işlemeli kristal avizeler sarkmaktaydı. Her bir yana asılmış altın çerçeveli aynalar, tropik manzaralar gösteren panolar, ağır perdeler, içeri girenin gözünü bir anda kamaştırıverirdi. Hidrolik asansörler üzerine kurulmuş olan dans pisti, bir düğmeye dokunmakla yükselip alçalabiliyordu. Kıvırcık, saçlı, kısa etekli hanımlar, smokinli beylerle günün moda danslarına adım uydurarak tepinirler, «Tiger Rag», «Jada», «Pretty Baby», «Dardenalla», «Oh! How She Could Yacki, Hac ki, Wicki, Wacki,

Tanınmış sporcular. Potter Palmer ya da Marshall Field gibi zenginlerin yanı başına yeraltı dünyasının ünlü kişileri oturabilirdi. büyük iş adamları. ondan sonra sabaha kadar sürüp giderdi eğlenceler. Bütün ülkeye ün salmıştı Cafe Colossimo. züppesi. Akla gelebilecek bütün oyunlar. ünlüsü. Koca Jim. gangsterler. istenildiği kadar yüksek oynanabilirdi burada. yerlisi doldururlardı Colossimo'yu her gece. politikacılar. Kulüp gece yarısından önce pek şenlenmezdi ama. Sicilyalı patron Mike Merlo. kumar isteklilerine ayrılmıştı. İkinci katta bulunan geniş salonlar. Mahalli Sicilyalılar Birliği'nin başı. Örneğin. kötü ünlüsü. turisti. ya da at yarışları alanlarının taçsız kralı Mont Tennes (Illinois . samimi bir hava olsun diye.92/1242 Woo» gibi gözde melodiler eşliğinde tepinirlerdi. zengini. masaların birbirine yakın konulması konusunda ısrar ederdi —sıcak. gazeteciler. üniversiteliler. Böylece.

Chicago'nun ilk işçi haraççısı. tanınmış kumarbaz Julius «Doving Putty» Annixer. kötü ünü her yana yayılmış olan. ve özellikle gangsterler tarafından pek tutulan Rex Otelinin sahibi. Tennes'in hayat hikayesi tam olarak bilinse. Lağım ve Tünel işçileri sendikasının o zamanki başkanı Joey D’andrea. «son yirmi beş yıl içinde Chicago'daki cürüm örgütlerinin en belli başlılarından olan müşterek bahis şebekeleri konusunda bilinmedik pek az şey kalır» mış). kurbağa suratlı gü48 nah tüccarı «Mike de Pike» Heitler ile yaşlı iş ortağı ««Maymun surat» Charlie Genker. şık giyimli. . sonra.93/1242 Crime Survey'e göre. sendika kabadayılarından «Sıçan Izzy» Buchalsky. göçmen İtalyan işçilerinin en kötü biçimde sömürülmesini sağlayan bir sistemin mucidi. yakışıklı muhabbet tellalı Dennis «Dük» Cooney.

Koca Jim'in hamilerinden. Özellikle sık görülenlerden ikisi. Politik liderler de vardı aralarında. İri yarı. Bu iki belediye meclisi üyesi Levee'yi tamamen ellerinde tutmaktaydılar. pala bıyıklı bir adam olan «Hamamcı John» bir zamanlar bir Türk hamamında tellak olarak çalışmıştı. her türlü kanunsuz işlerin ustası.. Chicago'nun en korkunç çetelerinden birinin başı.94/1242 Kara El Vincenzo çetesinin ileri gelenlerinden «Parlak Jim» Cosmano. Dion O'B. bölge belediye meclisi üyeleri Michael Kenna (ufak tefek olduğu için Hinky Dink derlerdi kendisine) ile John Joseph «Hamamcı John» Coughlin idi.. rüşvetini yemedikleri bir tek kanunsuz kuruluş . ve daha niceleri. uzun boylu.anion.

Luisa Tetrazzini.95/1242 yoktu. John McCormack gibi operacılar. Koca Jim operaya bayılırdı. kulüp ağzına dek dolu bile olsa. Mary Garden. Amelita Galli Curci. George M. sık sık gelen müşterilerdendi. 49 Cafe Colossimo'nu en göz alıcı özelliklerinden biri de. . Ünlü Caruso Koca Jim'in yakın dostuydu. Chicago'ya gelen ünlü sanatçıların hemen hepsi kendi oyunlarından sonra Cafe Colossimo'da boy gösterirlerdi. orkestra şefi Maestro Cleofonte Campanini. gevşek Chicago polisi tarafından bile açık saçık şarkılar söylediği iddiasıyla tutuklanan Sophie Tucker gibi ünlüler çok olurdu. Cohan. Gecenin geç saatlerinde gelenler arasında AI Jolson. Titta Rufo. Chicago Şehir operası sanatçılarına bir masa ayırırdı. kuşkusuz Koca Jim'in kendisiydi. Bu yüzden. John Barrymore ya da.

iri yarı biri adamdı. kemer tokası. örgü boyunbağları takardı. Kışın. Aşırf bir pırlanta tutkusu vardı. Pomadlanmış. Onun yanında. Etli canlı. parlak yakalı kostümler. Baştan aşağı bembeyaz ketenlere bürünürdü. pantolon ve çorap askısının tokaları. erkekleri de güldürmeyi bilirdi. Levee modasının bir aynasıydı sanki. kravat iğnesi. iki düğmeli. kadınların gönlünü çalmayı. sevimli bir aydınınkine benzeyen yürüyüşüyle masadan masaya gezer. saat cebine taktığı iğne. öteki gangsterlerin takıları son derece sönük kalırdı. Giyim kuşamının en parlak olduğu zamanlar yaz aylarıydı ama. göğsüne taktığı iğne. hareketli. aşırı el kol hareketleri yaparak konuşur. gür kara saçları parıl parıl parlardı. İri yarı gövdesinin hemen her yanında bir taş parlardı: birkaç parmağına birden taktığı yüzükler. kara fırça bıyığı. . neşeli. üzeri mavi filler ya da atlarla işli beyaz gömlekler giyer. tipik bir İtalyandı.96/1242 Canlı. şuna buna şampanya ya da püro ikram eder. çizgili.

Ancak. her biri deri ciltli binlerce okunmamış kitapla dolu şahane kitaplığı 50 . Boş zamanlarında bu torbacıkları kare biçiminde siyah bir fötrün üzerine boşaltır. kalın halılarının. at nalı biçiminde ve gerçek at nalı büyüklüğünde tamamen pırlantadan bir iğne.97/1242 kol düğmeleri hep pırlantaydı. Ceketinin yakasında. Koca Jim'in. eski para koleksiyonunun. her zaman yanında taşıdığı güderi torbacıkların içi irili ufaklı elmaslarla doluydu. birinde babasının. hazinelerini bir bir sayar. bunlarla oynar. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi. birinde de kendinin oturduğu muhteşem döşemeli iki evinin. her ikisinin de ayrı ayrı üniformalı şoförleri olan iki lüks arabasının. küçük kümeciklere ayırıp seyrine bakardı. heykel koleksiyonunun. güneş gibi parlardı. Cafe Colossimo büyük bir kazanç kaynağıydı sahibi için.

karısının ve metresinin masraflarını karşılayamazdı elbet. Cafe Colossimo.000 doları bulan gelirinin asıl kaynağı beyaz kadın ticareti ile bir dizi genelevdi. Levee yaşantısının en alt tabakasını oluşturan Bed Bug Row (Tahtakurusu Yolu) Ondokuzuncu Sokak ile Armour Caddesinin kesiştiği köşede çöreklenlenmişti. Tam karşısında. yirmi beş centlik odacıkların kümelendiği bir yerdi burası. Zenci fahişelerin çalıştığı. . Bu ikisinden birazcık daha kaliteli olan California adlı genelev Dearborn Sokağını süslemekteydi. Bir Kova Kan adlı. pis kokulu.98/1242 nın. Kumarbazlar kendisine Banka derlerdi bazan. Koca Jim'in akıl almaz gelirinin yalnızca ufak bir bölümünü oluşturuyordu. Yılda ortalama 600. aşırı para kaybedenlere. aynı zamanda meyhane olan bir genelev daha vardı. cebinden çıkardığı koca koca binlik tomarlardan istedikleri kadar para verirdi çünkü.

sokağın biraz aşağısında da Uluslar Evi vardı. açık saçıklığıyla ün salmış «sirk gösterileri» tertiplenirdi. kızlar. saydam gömlekler giyer. Paris'in aynı adı taşıyan ünlü genelevi gibi. Black May'sın karşısında yalnız Çinli ve Japon kızların çalıştığı bir ev. burada da her ülkeden kız bulunabileceği iddia edilirdi. önlerinde salınan kızlardan birini seçmeğe çalışırlardı. Bu arada Madam Therese avazı çıktığı kadar bağırırdı: «Hadi beyler. Ama beyazlardan başka müşteri kabul edilmezdi. güzelliklerini (!) pencerelerden teşhir ederlerdi. Kıçınız sandalyeye yapışmasın!» Dearborn ile Armour Caddeleri arasında yükselen Black May's adlı genelev de zenci kızlar bulunurdu.. seçin bebeğinizi seçin. Tarife bir dolardı. içinde birkaç tahta sıradan başka bir şey olmayan antrede oturur.99/1242 150 kilo ağırlığındaki «Blubber Bob» Gray ile karısı Therese işletiyordu burasını. Yirmi Birinci ile Yirmi . Müşteriler. Burada ayrıca.

üstelik çok iyi bir ailenin kızları oldukları halde. İki kardeşle evlendiler. hep el üstünde tutularak büyütülmüşler. en kazançlı. Utopia. en gösterişli. Ada yirmi iki. Casino. özel okullarda okutulmuşlardı. da gezgin. Varlıklı bir avukatın kızları olarak. kocaları kendilerine iyi davranmayınca. Bu alanda hiç bir tecrübeleri olmadığı. asıllı.100/1242 İkinci Sokaklar arasında kalan alanda. Safo ve de ülkenin (belki de dünyanın) en lüks. daha üstün kalite genelevler yer almıştı: yatak odalarında aynalar bulunan Fran-51 sız Emma'mn yeri. en ünlü genelevi: Everleigh Kulübü. Ada ile Minna Everleigh kardeşlerin ulaştığı başarıya fahişelik tarihinde pek az rastlanmıştır. Kentucky. . Minna ise yirmi yaşındayken Omaha'da ilk genelevlerini açmışlardı. bir tiyatro turupuna katılarak evden kaçtılar. Georgie Spercer'in yeri. ikisi birbirinden güzel. Ed Weiss'in yeri. kraliçe tavırlı.

Bu sırada.000 dolarlık bir mirasa konmuşlardı. Kapılarını ilk açtığı 1 Şubat 1900 tarihinden. Levee semtinin bir numaralı harikasıydı Everleigh Kulübü. elde ettikleri büyük kazançları daha iyi değerlendirmek amacıyla Chicago'ya taşındılar. 35. on bir yıl sonraki kesin kapanışına kadar.Mississippi Fuarından kısa bir süre önce Omaha'ya geldiler.101/1242 Turupla birlikte. Fuar'ı ziyaret edecek erkeklerin ilgisini çekebilecek bir işe yatırmayı düşündüler ve ilk genelevlerini hemen oracıkta açtılar. Bu parayı. South Dearborn Sokağında üç katlı. baştan aşağı yeniden döşediler. elli odalı bir köşk olan merhum Lizzie Allen'in genelevini satın alıp. . Bir süre sonra. Trans . Köşkü satın alırken ödedikleri 50 bin doların üstüne aşağı yukarı 200 bin dolar daha harcayarak kızlar burayı döşemişlerdi.

ceviz lambrili. piyanolar (ki bunlardan biri som altından olup 15 bin dolara mal olmuştu) gözleri kamaştırırdı. yapılmıştı. maun merdivenlerden herkese açık salonların bulunduğu ikinci kata çıkarırdı. imparatoriçeler gibi giyinmiş Ada. müşterinin isteğine göre. ağır perdeler. döşemesi şam ipeğinden divanlar. Fransız bir ahçı tarafından hazırlanan yemekler. En kaliteli parkelerle 52 döşeli salonlarda. Çatal. şişesi 18 dolardan başlayan şaraplar.102/1242 Çifte kapılar. ya da yatak odasında yenilip içilirdi. elli kişilik maun masası olan büyük ziyafet salonunda. altın yaldızlı porselen . egzotik bitkiler ve mermer Yunan tanrılarıyla süslü geniş bir hole açlıyordu. işlemeli. ya da özel bir yemek odasında. Her yanından pırlantalar sarkan. ya da Minna müşteriyi bu holde karşılar. El tezgahından çıkmış keten örtüler üzerine kurulan sofraları. bıçaklar altın ve gümüşten. geniş.

İki kızkardeşin kendi elleriyle seçtikleri (son derece hor gördükleri muhabbet tellalarıyla hiç bir zaman iş yapmamışlardı) kusursuz güzelliğe. kristal bardak ve sürahiler süslerdi.. alkol ya da narkotik alışkanlıkları olmayan. Mısır. Everleigh Kulübünün kibarlığını bozacak. ipek yastıklara dayandıkları Türk ve Arap Odaları vardı.. Bütün özel yemek odalarında som altından bir tükürük hokkası ile parfüm fışkırtan fıskiyeli bir çeşme bulunmaktaydı. yarı çıplak. Duvarları dövme bakırla kaplı bir Bakır Odası vardı örneğin. Çin ve Japon odalarında tütsü kokusu genizleri yakardı... iyi giyinmesini bilen. hanım efendi görünüşlü ve cinsel alanda çok çe- . kırıtkan kızlar dolaşmazdı ortalıkta. sağlığa sahip.103/1242 tabaklar. Özel yemek odalarının her birinde değişik bir dekorasyon teması işlenmişti. müşterilerin yumuşak minderler üzerinde oturup..

Bütün bunlar ucuza elde edilecek zevkler değildi elbet. tercihini işaret eder etmez. İçkili bir yemeğin fiyatı elli dolardan başlar. hesap yükselirdi. beğendiği bayanla. bütün etiket kurallarına uymağa dikkat ederek tanıştırırdı. yalnızca çok varlıklı kişiler Everleigh Kulübü53 nün devamlı müşterileri arasına katılabilirlerdi.104/1242 şitli ustalıkları olan Everleigh fahişeleri. oyuncuların . Bir bey. o şahane salonlarda. Kızların fiyatı da. Sirk gösterileri tertiplendiğinde. güzellerden bir güzel seçip. istenilen yemeklerin enderlik derecesine göre. müşteriyle birlikte geçireceği zamana ve istenilen cinsel hizmetlerin niteliğine göre 10 dolarla 50 dolar arasında değişirdi. kardeşlerden biri kendisini. en yüksek sosyeteye mensup kadınların rahat gururu içinde salınarak gezinirlerdi.

on bir yıllık iş hayatları boyunca iki belediye meclisi üyesine aşağı yukarı 100. ikide bir polis baskınına uğramayı göze almak ve karakoldaki bilinen günah yuvaları listesinde yer almak demekti. Hinky Dink ile Hamamcıya para yedirmeyen hiç kimse Levee'de uzun süre genelev işletemezdi. . yüzyılın ilk on yılında Chicago'daki genelevlerin sayısı 1. Aynca. buralarda Mama. en az beş seyirci bulunması şart koşulurdu. Gecede brüt olarak 2000-2500 dolar kazanç sağlayan Everleigh kardeşler.105/1242 sayısına ve de oyunların açık saçıklığına göre adam başına yirmi beş ile elli dolar arasında değişen bir tarife uygulanırdı.000 dolar yedirmişlerdi.020'yi. Rüşvet vermeyi reddetmek demek. hizmetçi ve fahişe olarak çalışan kadınların sayısı da 5000'i bulmuştu. Chicago Ahlak Komisyonunun açıkladığı sayılara göre.

Bu sayılara. 1910 yılında bütün bu evlerin brüt geliri 60. bağımsız çalışan binlerce calgirl ve sokak fahişesi dahil değildi üstelik.000. Genelev mamalarının ken-54 di aralarında kurdukları derneğin adı ise «Yakın Dostlardı.106/1242 Bunların büyük çoğunluğu Levee semtinde kümelenmişti. kadın ve erkek muahbbet tellalları. Yüzlerce erkek muhabbet tellalı. birleşerek Cadets Koruyucu Derneğini kurmuşlardı. kiralık katillerle doluydu Levee. hırsızlar.000.000 doları aşıyordu kuşkusuz. esrar satıcıları. Harry Thurston'un Hayaller . net geliri ise. Çoğunluğu gene Levee'de çalışan bu bağımsızların kazancı da yılda 10. 15. Bunlar.000. Gene komisyonun açıklamasına göre. polislere rüşvet olarak dağıtılmak üzere aralarında para toplarlardı.000 dolar.000 doların üstündeydi. Buluğ çağından çıkmamış müşteriler için hazırlanmış açık saçık gösteriler yapan yerler. Fahişelerin yanı sıra. homoseksüel erkek fahişeler.

atalarından kalma antika bir kılıçtı. üçüncü karısını da gömdükten sonra. Ayrıca. Aslen Kalabriya'nın Cozenza ilçesinden olan Papa Luigi. bu kılıç ailede kaldığı . Koca Jim'in sık sık anlatmayı sevdiği bir efsaneye göre. iki kızı ve o sırada on yedi yaşında olan küçük oğlu Jim ile birlikte Levee'ye gelip yerleşmişti.107/1242 Sarayı gibi. her şeyin yanı sıra kızlara bir sürü alışılmamış cinsel oyun öğretmekti. beyaz esirleri bir süre tutsak olarak saklayan. 1895 yılında iki büyük oğlu. Bunların en ünlülerinden biri genç bir zenci kız tarafından yönetiliyordu. özelliği. Yanında getirdiği en değerli şey. sonra «bozup» —yani ırzına geçip—fahişeliğe satan ve «kışla» olarak bilinen birtakım kuruluşlar vardı. çıplak zenci kızların açık saçık danslar yaptıkları özel tiyatrolar hep bu semtte toplanmıştı. Luigi Colossimo'nun oğlu James böyle bir çevrede yetişmişti işte.

Bu arada hırsızlık yapmaktan da geri kalmazdı. bir süre namuslu yaşamağa niyet ederdi anlaşılan. hiç değilse bir Colossimo büyük başarıya ulaşırmış. Gençliğinde. Çalışma hayatına gazete satıcılığı ve ayakkabı boyacılığıyla başladı.108/1242 sürece. Polis her peşine düştüğünde. fedailerine bunun üzerine bağlılık yemini ettirirdi. Demiryolu işçilerinin sakalığını yap-55 . kanunsuz işlerle namuslu işler arasında mekik dokumuştu Koca Jim. Cafe Colossimo'nun geri tarafındaki bürosunun duvarına asmıştı. En büyük başarıya kendisinin ulaşacağına da inanmış olan Koca Jim. Bürosunda ayrıca bir de İncil bulundurur. gerçekten de büyük bir güce ve üne sahip olduktan sonra kılıcı yanından ayırmamış. Çoğu durumlarda paçayı zor kurtarmıştı.

Onların gözüne girmek için. Levee'de yaşayan herkes gibi. bu işte çalışanlar kanun karşısında tam bir dokunulmazlığa sahip oluyorlardı. Çalışkanlığından ötürü başçöpçülüğe yükseldikten sonra. bölge kaptanı yaptılar kendisini. yakışıklı. gövde kasları iyi gelişmiş. İki belediye . On sekizinde muhabbet tellalığına başladığında.109/1242 tı bir süre. büyük bir şevkle çalışan sürüyle kız edindi. o da belediye meclisinden Coughlin ile Kenna'nın burada her şeye hakim olduklarını biliyordu. Derken polisle başı belaya girip parasını kaybetti ve uslanmağa karar verip çöpçülüğe başladı. hayvansal cazibeye sahip bir delikanlıydı. Yardımlarına karşılık olarak. elinin hafifliğinden dolayı yankesicilikte de başarı sağladı. belediye seçimleri sırasında kulübünün bütün oylarını onlara verdirmeyi başardı. Kısa sürede. iş arkadaşlarını örgütleyerek bir spor kulübü kurdu. Karşılıklı yardımlaşmaların ilkiydi bu.

O ayın ödemesi olan üç yüz doları cebinden aldı. Coughlin ile Kenna'ya ödemiş olduğu 100. Spencer mırın kırın etti. diriden çok bir ölü olan zavallıyı oracıkta bırakıp çıktı gitti. kavga çıkardı ve bıçak çekecek oldu. On yıl sonra yapılan bir soruşturmada ifade veren Minna Everleigh. sonra meyhaneci. Koca Jim eline bir tunç muşta taktığı gibi adamı peltesini çıkarıncaya kadar dövdü. çok parlak bir şekilde ispatladı.000 doları hep Koca Jim aracılığıyla gönderdiğini söyledi. Bu son görevde başarılı olacağını. işe başladıktan çok kısa bir süre sonra. Georgie Spencer'e uğradı bir gün ve korunma ücretinin yakında yükseleceğini haber verdi. O günden sonra hiç ödemede güçlük çıkaran olmadı.110/1242 meclisi üyesinin yardımıyla Koca Jim önce bir bilardo salonunun yöneticisi. . Genelev sahibi. sonra da —hepsinden iyisi— genelevlerden para toplama memuru oldu.

kısa zamanda gelişti. İki hafta sonra evlendiler. çirkin. hala para toplama işini sürdüren Koca Jim. Evinde yönetici olarak çalışmasını teklif etti. . daha ilk görüşte vuruldu bu yakışıklı İtalyan esmerine.111/1242 1902 yılında. sayısız genelevin ya doğrudan doğruya sahibi olmuş. belediye meclisindeki koruyucularının da yardımıyla. adını da Viktoria olarak değiştirdiler. kendi adına da bir genelev satın aldı. bir tane daha. Yeni gelinin şerefine. Victoria. Delikanlı bu işi memnuniyetle kabul etti. Armour Caddesinde ikinci sınıf bir genelev 56 işleten Victoria Moresco adında şişko. ya da kontrolünü eline geçirmiş bulunuyordu. Çok geçmeden. Bir süre sonra. derken bir tane. Colossimo'nun yönetimine geçen genelev. orta yaşlı bir mamayla tanıştı.

Çabuk yaşlanırlar. sonra da Saratoga. ya da evlere mahzenlerinden bağlantı kurulmuş birkaç meyhanesi vardı. Kızlarının kazandığı her iki doların 1. . bir ya da iki dolarlık ucuz yerlerdi bunlar. Levee'nin şık randevu evleri arasına katıldılar. esrar.112/1242 Genellikle. ama zamanla Victoria. sermayelerini sık sık yenilemek zorunda olan genelevciler. Böylece. Çalışan fahişelerin sayısı hiç bir zaman ihtiyacı tam olarak karşılamıyordu. ya da zührevi hastalıklar tamamen bitirirdi kızları. beyaz esir ticaretine başvururlardı. onun da. Kızlar çok çabuk yıpranıyorlardı. sonunda en dibe — ya Tahtakurusu Yoluna ya da sokak fahişeliğine kayarlardı.20'si Colossimo'nun cebine giriyordu. Aynı işi yapan birçokları gibi. gittikçe daha ucuz evlere düşerler. Genelevlerde çalışan fahişelerin ortalama çalışma süresi beş yılı aşmazdı pek. genelevlerinin yakınında. Sonra içki.

çoğunu kandırarak yanına alırdı. Bunlara Chicago'da iş bulacağını söyler. bütün taşrayı dolaşır. 57 Üç katlı genelevinin kapısından içeri adımını atan kız mahvolmuş demekti. elli ile üç yüz dolar arasında değişen bir fiyatla. sonra da profesyonel «bozucu»lara teslim edilirdi. genç kızları baştan çıkarırdı. On dokuzuncu yüzyılın sonlarında çalışan Chicago'lu bir mamaydı Mary Hastings. başka genelevlere satardı. On üç ile on yedi yaş arasındaki kızlarda gözü vardı en çok. . artık kızın yaşına ve güzelliğine göre. Önce çırılçıplak soyulup en üst katta bir odaya kapatılır. Bunlar bir kez kızın ırzına geçtikten sonra Mary Hastings onu ya kendi evinde kullanır.113/1242 «Beyaz esir» deyiminin tarihe Mary Hastings tarafından armağan edildiğini ileri sürenler vardır. ya da.

(Polis baskınının Mary Hastings'e pek zararı dokunmamıştı anlaşılan. Ticaret. Chicago Ahlak Komisyonunun yaptığı araştırmalardan.114/1242 Kurbanlarından biri. Aynı evde daha birkaç yıl çalışmaya devam etti. iyi örgütlenmiş. polise haber vermiş. . ele geçirdiği bir kağıt parçasının üzerine «beni esir tutuyorlar» yazıp pencereden atmayı başarmıştı.) Beyaz kadın ticaretinin ülke çapındaki dağılımı hiç bir zaman istatistik olarak kesinleştirilmemiştir. «kışla» basılmış ve kız kurtarılmıştı. Bir gazetecinin bu olaydan esinlenerek «beyaz esir» deyimini icat ettiği söylenir. geniş. ancak birbiriyle az çok bağlantılı olan bir sürü küçük çetenin beyaz kadın ticareti yaptığı anlaşılmıştır. Günün birinde tutsaklarından dördü birden kaçıp başına türlü işler açınca meslekten ayrılmak zorunda kaldı. ülke çapında bir şebeke bulunmadığı. Yoldan geçen biri kağıdı bulmuş.

B. Ahlak Komisyonu. bir kadını ahlaka aykırı niyetlerle bir eyaletten başka bir eyalete götürmenin cezası beş yıl hapistir... Aşağıdaki örnek. özellikle zalim beyaz esir tüccarlarının na-58 sıl çalıştıklarını dikkate değer: göstermesi bakımından Dosya No. M. öteki adıyla «Mann Kanunu»nu çıkartmıştır. 5 a. . ama uzun yıllar büsbütün sonu alınmamıştır. yetmiş yedi mahalli olaya el koymuş ve bunları dosyalamıştır.115/1242 ölçüde eyaletler arası yapıldığından federal yetkililer işe el atmışlar ve 1910 yılında Millet Meclisi «Beyaz Esir» ya da. Bu kanuna göre.. Dediğine göre teyzesinde kalıyormuş. Wisconsin'in küçük bir ilçesinden Chicago ya gelmiş.. 1910 ile 1914 yılları arasında... Nisan 1911 de. iki ay hizmetçilik ve dikiş işlerinde çalışmış. Çeşitli eyaletlerin kendi ahlak kanunları ile bu federal kanun birleşince beyaz kadın ticareti bir hayli aksamış. F. 18.

kuzey kesiminde bir lokantada garson olarak çalışmış.'nin kocası tarafından ham deriyle kırbaçlanmış.. ertesi sabah J. yeniden J.116/1242 ile bir barda tanışmış. Bohemyalılar mahallesinde kaldığı pansiyonda G.. kız reddetmiş. adam çok içtiği ve kendisini dövdüğü için kaçıp Chicago'ya gelmiş..... (anlaşılan o da Bohemyalı) ile tanışmış.. o gece birlikte kalmışlar. J. sosyal hizmetli kızı götürüp teyzesine teslim etmiş. birlikte J.. kendisiyle evleneceğine söz vermiş. içerde afyon içilen bir yer varmış.... 1908 de Amerikaya gelip. J. Dosya No.. elli . kızın kazandığı bütün paraya el koymuş. haftada kazanacağı 65 doların yarısını kendisine vereceğini söylemiş. 39. altı ay kocasıyla oturmuş. Burada kız beş ay süreyle fahişelik yapmış. ile yeniden buluşmuş.'nin evine gitmişler.... (randevu evinin maması) kıza yanında çalışmasını. beş ay sonra New York'da evlenmiş. nin evine gitmişler (randevu evi) F. Macaristan'da doğmuş. Üç gün sonra F.

Kız tanımadığı erkeklerle yatmağa zorlanmış. Kıza H.. yeni bir işte . Anlaşılan bu bir tuzakmış. iki kadın ahbap olmuşlar. rahat ve mutlu olduğunu. En son St. iyi iş olarak nitelenen de fahişelik.. 16 yaşındaki kız kardeşi haftalardır kayıptı. benim bölgemde oturan bir delikanlı gelip yardım istemişti benden. kızı.. Louis'den bir mektup yollayarak.. H. Lyle. genç bir belediye meclisi üyesiyken karıştığı bir olaydan da söz eder: 59 Bir akşam. evi terketmesine engel olunmuş. adında bir kadın yollamış.. The Dry and Lawless Years adlı kitabında Chicago gangsterleriyle ilgili anılarını anlatırken. Eski yargıçlardan John H.117/1242 yaşlarında sakat bir adammış G. daha iyi işler bulacağı gerekçesiyle güney kesimdeki genelevler bölgesine götürmüş..

Öylesine üzgündü ki acıdım kendisine. Adam. Sokakta gördüğü bir adama yolunu sormuş. Levee semtinde bulunan bir emlak bürosuna gitmiş. dört yüz dolara. söz konusu adam ırzına geçmiş sonra da kızı. Bitkin görünüşü. Derken bir randevu evine götürmüşler. Özel bir hafiye tutup kızı arattım.118/1242 çalıştığını yazmış. ağabeyi kızın başına bir iş geldiğinden emindi. Louis'deki bir geneleve satılmış. Kıza devamlı verilen uyutucular kafasının iyiden iyice bulanmasına yol açmış. orada kahvesine bir ilaç atıp. Ama. bayıltmışlar. ailesinin satın aldığı evin taksidini yatırmak için. kızı bir lokantaya sokmuş. Bu güzel lise öğrencisi. yolunu kaybetmişti. Chicago'ya getirttik. St. . Birkaç gün fahişe olarak kullanıldıktan sonra. anlattığı hikayeyi doğrulayacak nitelikteydi. evin sahibine iki yüz dolara satmış. Sonunda bir genelevde bulundu.

altı yıl boyunca yüzlerce kız ithal ettiler Chicago'ya.119/1242 Levee'nin en önde gelen muhabbet tellalanndan biri de Maurice Van Bever adında giyimine kuşamına çok düşkün. Louis. Bunları ya kendi evlerinde kullanırlar. ya da öteki evlere satarlardı. züppe görünüşlü bir adamdı. Armour Caddesinde iki ayrı genelev işletirdi. aşırı gösterişli bir yaşayış sür60 . Karısı Julia ile birlikte. New York. 1903 yılında. Colossimo gibi. Silindir şapkalı bir arabacının sürdüğü atlı arabasında gezerdi hep. St. Milwaukee gibi kentlerde çalışan beyaz esir tüccarlarıyla temasa geçtiler. Colossimo ile Van Bever birlikte çalışmağa karar verdiler. Yeni sermayelerin bulunmasıyla uğraşacak bir çete kurdular.

120/1242

düren, yeni zengin bir İtalyanın er geç Kara El Çetesinin dikkatini çekmesi olağandı. Bazı yazarların yanlış olarak anlattıkları gibi, ülke çapında bir cürüm çetesi değildi Kara El. Kurbanlarının da genellikle sandığı gibi Mafia, Comorra yada Sicilyalılar Birliğinin cinsinden gizli bir topluluk da değildi. Kaba saba zorbalık metodlarıyla milletten para koparmak gibi eski bir İtalyan —daha çok da Sicilya— geleneğinin Amerika'daki İtalyan göçmenlerine uygulanmasından başka bir şey değildi aslında. Amerika'da bu işe ilk başlayanlar, kendi ülkelerinde de çeşitli sabıkaları olup, sırf vatandaşlarından para sızdırmak için batıya göçen İtalyanlardı. Tek başına çalışanlar olduğu gibi, beşer onar kişilik mahalli çeteler kurarak, eskiden beri bildikleri zorbalıkları uygulayanlar vardı. Başlıca kurbanları cafoni, yani, güney İtalya'dan göçmüş olan cahil köylülerdi. Mafia ile eş olan tek yanları, uyguladıkları terör tekniğiydi; ama, Kara El çetesiyle

121/1242

Mafia'nın aynı şey olduğunu sananların bu inancını bozmamağa dikkat ederlerdi. Mafia'nın bütün İtalyan halkının içine salmış olduğu korkudan yararlanırlardı böylece. Gerçekten de İtalyanlar, kelimeyi bile ağızlarına almaktan çekinecek kadar korkarlardı Mafia'dan. Amerika'da gelişen Küçük İtalya çevresinde, pahalı mücevherler takmak ya da özel araba kullanmak gibi zenginlik belirtileri göstermek demek, Kara El'in ürkütücü ilgisini çekmek demekti. Bu yüzden, Amerika'da yerleşmiş olan İtalyanlar gayrımenkul almaktan çekinirlerdi. Onlar alacak bile olsa, mallarını ipotek edecek, mesken kredisi verecek banka bulunmazdı. Kara El çetesi, kurbanını seçtikten sonra, acele para isteyen, La Manto Nero imzalı bir mektup yollardı. Genellikle, kamalar, kuru kafalar, iskelet kemikleri gibi korkutucu sembollerle süslerdi mektubunu; bir de siyah mürekkebe bulanmış kocaman, kara bir el 61

122/1242

basardı sayfanın altına. Mektuplar kimi zaman, kısa, sert bir dille, kimi zaman da eski zaman nezaketine uygun, süslü bir dille yazılırdı. Örneğin, Chicago'nun kuzey kesimindeki küçük İtalya'da oturan ve emlak yatırımları yapan Bayan Joseph Lupo, günün birinde 25 bin dolara küçük bir apartman binası satın almıştı. Hemen hemen aynı tarihlerde, kızı da aynı semtte bir apartman aldı. Altı hafta sonra, Bayan Lupo'ya şöyle bir mektup geldi: Kırmızı bir mendil içine 4000 dolar koy, yanına kızından da 4000 dolar ekle. Mendili, perşembe gecesi, tam on ikide, Chicago Caddesi köprüsünün batı ucuna bırak. Park Caddesinde yeni satın aldığın binayı gördük, pek beğendik. Sözümüze uymazsan orada bir bomba patlayacak, binaya yazık olacak. Damadın Marino Modeni’ye de bu konuda hiç bir şey söyleme.

123/1242

Tehdide aldırmayan Bayan Lupo, hemen Marino'ya haber verdi. Adamcağız fena halde korkmakla birlikte polise gitti. İki sivil polis, söylenilen yerde bütün gece nöbet tuttular, ama Kara Elciler görünmedi. Chicago'lu başka bir Kara Elci, Silvani adında bir Sicilyalıya yazdığı mektupta, daha başka, daha süslü bir üslup kullanmıştı: Pek Muhterem Bay Silvani, Mektubumun sizi çok üzmeyeceğini umar, hayata karşı bir bağlılığınız varsa, şahsıma 2000 dolar göndermek nezaketinde bulunmanızı rica ederim. Dolayısıyla, bu parayı dört gün içinde kapınızın önüne bırakmanızı en candan duygularla istirham ederim. Bunu yapmanız mümkün olmazsa, bir hafta sonra bugün, yeryüzünde ailenizin en ufak bir kırıntısı bile kalmamış olacaktır. Hürmetlerimi sunar, en derin dostluk duygularımın kabulünü rica ederim.

124/1242

Silvani de polise başvuracak cesareti buldu 62 kendinde nasılsa. Mektubun Joseph Genite adlı birinden geldiği saptandı; South Racine Caddesindeki evi polis tarafından basıldığında, bir sürü tabanca, tüfek ve dinamit lokumu bulundu. Bütün bu delillere rağmen Genite'nin suçu gene de ispatlanamadı. Kara El Çetesinin Chicago'da işlediği suçların sayısı kesinlikle bilinememiştir hiç bir zaman. Polis, bir ara, faili bulunmayan her suçu Kara El'in üzerine atardı. Gene de, sık sık yenilenen bir söylentiden ileri gidemeyen, 1895 ile 1925 yılları arasında 400 italyanın kurşun, bıçak, sopa ve bombayla öldürülmüş olduğu iddiası gerçeklere uygundu büyük bir ihtimalle.

125/1242

Çetenin en azılı çağını sürdürdüğü otuz yıl boyunca, yaralanan kurbanlardan kaçı yaşadı, kaç kişi tehditlere boyun eğerek istenilen paraları ödedi, bunu bilmek olanaksız işte. 25 Mayıs 1913 tarihinde, Chicago Daily News Gazetesinde yayınlanan bir makalede şöyle deniliyordu: Yılın ilk doksan üç gününde, spagetti mahallesinde tam 55 bomba patlamıştır. Yapılan araştırmalardan anlaşıldığı kadarıyla bu 55 bombanın 55'i de şantaj amacıyla patlatılmıştır. Uzun yıllar İtalyan mahallelerinde görev yapmış bir dedektif arkadaşımızın anlattığına göre, bombayla aklı başına getirilinceye dek direnen her bir kişiye karşılık, en az on kişi, istenilen paraları sessiz sedasız ödemektedir. Bütün bunların tahmini olduğunu baştan kabul ederek, şöyle bir hesap yapalım: Demek ki, 1 Ocaktan beri 550 kişi Mano Nera'nın istediği parayı öde-miş. Kirli Eller 1000 dolardan aşağı istemezler hiç bir zaman. Ama biz diyelim ki, söz konusu 550

126/1242

kişinin hepsi de pazarlık yapmış, miktarı 200 dolara indirmiş. Bu durumda, Kara El, 93 gün içinde 110.000 dolarlık bir kazanç sağlamış; günde ortalama 1,111 dolar eder bu. Beş tane şehir içi pulu, bir dolarlık barut, on beş litre ikinci sınıf Chianti alko-63 lü (bomba için bunlar kullanılır genellikle) için yapılan yatırım karşılığında, bunca para kazanmak fena iş değil doğrusu. Belki de ayrıntılarıyla doğru değildir bu yaptığımız hesap, ama global kazançları bakımından gerçeğin çok altındadır. Bu işleri bizden daha iyi bilen italyan vatandaşlar, Kara El'in yıllık kazancının hiç bir zaman yarım milyon dolardan aşağı düşmediğini söylemektedirler. Kara El çetesinden biri tutuklandı mı, bütün mahallelinin dili tutulurdu sanki. Aile

127/1242

fertlerine, konu komşuya, tanıkların hepsine birer mektup gelir, ağızlarını açtıkları anda başlarına gelecek korkunç felaketler bir bir sıralanırdı. Tutuklananın duruşmaya çıkması sağlanabilirse, bu sefer de savcı, yargıç, jüri üyeleri, bir bir tehdit edilirdi. Bir Kara El cinayeti sanığı olan Joseph Bertucci'nin duruşması 22 Haziran 1909'da başlamıştı. Cinayete yardım suçundan onunla birlikte tutuklanan Bruno Nordi ile karısı sanık aleyhinde tanıklık yapmayı kabul ettiler nasılsa. Nordi, tanık sandalyesine oturduğu anda duruşma salonuna giren bir adam, elindeki kırmızı mendili havada şöyle bir sallayıp ortalıktan kayboldu. Bu olaydan sonra, ne Nordi ne de karısı, bütün ısrar ve ikazlara rağmen ağızlarını açmadılar. Mahkeme, delil yetersizliğinden dolayı dağıldı. 8 Ocak 1910 tarihinde, Beneditto Cinene adlı altmış yaşında bir İtalyan, Oak Sokağı 500

128/1242

numaradaki evinde, yatağında yatarken vurularak öldürüldü. Karakolda yapılan soruşturma sırasında, öldürülen adamın akrabalarının her soruya verdikleri cevap aynıydı: «Ben bilmez.» Damadı, buna bile gerek görmeyip, yalnızca omuzlarını silkmekle yetinmişti. Yerli Amerikalıların yeni göçmenlere, özellikle İtalyanlara, karşı besledikleri düşmanca duygular, Kara El çetesinin marifetleri yüzünden daha da derinleşmekteydi. Birtakım demagoglar ve sansasyona me-64 raklı gazeteciler, İtalyanların doğuştan suç işlemeğe yatkın oldukları masalını bir kez daha attılar ortaya. Eski New York savcı yardımcısı Arthur Train, İtalya'da yaptığı altı aylık bir geziden sonra, bu konudaki fikirlerini McClure Dergisinin Mayıs 1912 sayısında şöyle yayınlamıştı: «İtalya'nın en güney bölgesinde doğup büyüyenler çoğunlukla cahil,

129/1242

tembel, yoksul ve boş inanlı olurlar...... Öte taraftan çeşitli önemli sabıkaları olup da, New York'da saygıdeğer mevkilere yükselmiş Güney İtalya'lıların sayısı bir açıklansa, kendi vatandaşları bile şaşkınlıktan dona kalırlar.......» İşin aslına bakılırsa, New York'da olduğu gibi Chicago'da yerleşen (çoğunluğu gene Napoli, Kalabriya ve Sicilya kökenli) İtalyanlar arasında tutuklanan ya da mahkûm olanların sayısı, nüfuslarına oranla çok düşüktü. 1913 yılında Chicago'daki İtalyanların sayısı 59,000'i bulmuştu. Aynı yıl, küçük suçlardan dolayı tutuklananların sayısı 2,972, mahkûm olanların sayısı 1,333 idi; 392 kişi ağır ceza suçlarından ötürü tutuklanmış, bunların 108'i hüküm giymişti. Her iki tür suç için de hüküm giyenlerin toplamı, şehrin İtalyan nüfusunun yüzde birinin onda birini oluşturmaktaydı böylece. Bu oran, Şehir Konseyine bağlı Cürüm Komisyonu tarafından «dikkate alınmayacak kadar küçük» sayılmıştı.

130/1242

1907 yılında, Chicago'daki İtalyan kolonisinin ileri gelenleri, zamanın İtalyan Konsolosu Guido Sabetta'nın başkanlığında, Ak El Derneği adı altında bir dernek kurdular. Hem vatandaşlarına atılan iftiraları temizlemek, hem de Kara El çetesini ezmek gibi, çifte amaçlı bir kuruluştu bu. Başka kentlerdeki İtalyan ileri gelenleri de izlediler bu örneği. Polis yetkililerine yardımcı olmak düşüncesiyle avukatlar, özel dedektifler tutan dernek, birkaç Kara Elcinin hüküm giymesini sağladı, ve en tehlikeli adamlardan sayılan 65 on kişinin kentten sürülmesine ön ayak oldu. Ancak, bu etkili başlangıçtan sonra, her, adımda bir engelle karşılaştılar. 1910 yılında Kara Elciler 25 kişi öldürdüler; 1911'de, 40; 1912'de, 31. Polis şüphelendiği bir sürü adamı tutukladı (ihbarcı olduğu söylenen bir adamın vurulmasından sonra tam 194 kişi tutuklandı),

131/1242

ama rüşvet ve terör çok etkili bir biçimde yürütüldüğünden bir tek cinayet bile çözümlenemedi. Ak Elin çabalarıyla içeri atılmış olan birkaç suçlu da birer birer vesayet altında serbest bırakıldılar. Kara El çetesinin dışarda kalan üyeleri gerekli memurlara gerekli rüşvetleri dağıtmışlardı çünkü. Bu arada, Ak El Derneğinin üyeleri de birer ikişer ayrılmağa başladılar; boş yere bir sürü para harcamak işlerine gelmiyordu açıkçası. Öte yandan, daha aşağı tabakadan olan İtalyanlar da, vatandaşları arasında cürümün alıp yürümüş olduğunu açık açık itiraf etmekle, kendilerine de leke sürüleceğinden çekinmeğe başladıklarından, Ak El’i desteklemekten kaçınıyorlardı. Yerli Amerikalılara gelince, onlar zaten hiç bir zaman desteklememişlerdi Ak El'i. Kara El'in akıl almaz vahşiliği yalnızca İtalyanları hedef almağa devam ettikçe, kim kimi öldürmüş onlara neydi! 1913 de Ak El tamamen dağıldı ve Kara El'ciler terör alanlarını genişlettiler.

132/1242

Şantaj mektuplarının ardının kesilmesi, beyaz esir ticaretinin azalmasıyla aynı zamana rastlar; ikisinin de nedeni aynıdır: Federal yetkililerin işe el koyması. Yeni çıkarılan bir kanun gereğince, aldatıcı amaçlarla posta servislerinden yararlanmanın cezası beş yıla kadar hapis ve 1000 dolarlık para cezasıydı. Birkaç Kara El'ci en yüksek cezaya çarptırılıp da, rüşvet yiyen, gevşek mahalli yetkililerin erişemeyeceği Leavenworth Cezaevine yollandıktan sonra, birçokları işin artık fazla tehlikeli olmağa başladığını anladılar. Bununla birlikte, şantaj ve zorbalık tamamen ke66 silmemişti elbet. Bu sefer başka yollarla tehditler yağmağa başladı. La Mano Nera imzalı korkunç mektubun yerini, telefonda işitilen boğuk bir ses, ya da özel bir ziyaret aldı.

133/1242

Kurbanların niteliği de değişmişti bu arada. 1914'de çıkarılan yeni göçmen kanunundan sonra, saf, kolay kandırılır, bilgisiz cafoni'lerin sayısı oldukça azalmıştı. Lincoln Steffens'in anlatımıyla «şiddet hareketlerinde birinci, boğazına kadar pisliğe batmış, gürültülü, kanunsuz, çirkin, pis kokulu, terbiyesiz, yeni, biçimsiz bir köy irisi, kentlerin 'kabadayı'sı, tüm ülkenin ibretle seyrettiği» Chicago şehrinin profesyonel zorbalarını çok daha güzel, çok daha verimli fırsatlar beklemekteydi. Bomba atmak, tabanca, tüfek kullanmak gibi işlerde otuz yıldır talim ede ede kazanmış oldukları ustalık boşa gitmeyecekti elbet. Eski Kara El'ciler, sayıları gün geçtikçe artan başka tür çetelerin en aranılan teknik elemanları arasına katıldılar. Bornbacılık bir iş kolu olarak geliştikçe gelişti. Bu alanda «özel anlaşma» esasına göre çalışanlar genellikle iş ve işçi haraççıları tarafından tutuluyorlar, istenilen haracı ödemekten kaçınanların aklını başına getirmek

134/1242

bakımıdan çok yararlı oluyorlardı. 1920 yıllarında, patlayan 700 kadar bomba, Chicago'da milyonlarca dolarlık zarara neden olmuştu. Özel anlaşmalar için ilan edilen fiyat listesi şöyleydi: Kara barut bombaları 100 dolar Dinamit bombaları 500 dolar ile 1,000 dolar arası (tehlikenin derecesine göre) Garantili anlaşmalar 1,000 dolardan başlar. Chicago Berberler Sendikası'nın yöneticilerinden Joseph Sangerman en çok iş gören bombacı birliklerinden birinin başındaydı. En usta işçisi, George Matrisciano (öteki adıyla Martini) adında Napolili bir berber oğluydu. Küçük İtalya'nın en azılı çağında yetişmiş olan bu delikanlı kendi kara barut bombalarını 67

135/1242

kendi hazırlardı. Herhangi bir berber dükkanı sahibi sendikanın emirlerine mırın kırın edecek olsa, Matrisciano dört kişilik ekibini de yanına alarak gider, dükkanı yerle bir ederdi. Colossimo başına neler gelebileceğini çok iyi biliyordu. Gençliğinde kendisi de bir iki Kara El numarası çevirmişti çünkü. Başlangıçta sessiz sedasız boyun eğdi. Beş bin dolara kadar olan ödemeleri yatırdı. Ama, zorbalar peşini bırakmıyorlar, üstelik her seferinde fiyat artırıyorlardı. Bunun üzerine savaşa karar verdi. Kendisini her ne koşul altında olursa olsun korumağa İncil üzerine yemin etmiş bir sürü kabadayı vardı elinin altında: diyelim, kayınbiraderi Joe Moresco; sonra, San Francisco'lu bir kiralık katil olan Mac Fitzpatrick (öteki adıyla W.E. Frazier); sonra, Billy Leathers, «Tavuk» Harry Gullet, «Yahudi Piçi» Joe Grabiner..

136/1242

Yeni bir istek karşısında kaldığında, Colossimo bir tomar boş kağıdı çıkın edip hazırladı, tabancasını ve en azılı gorillerinden birkaçını yanına alarak, Güney Köprüsünün altındaki randevu yerine doğru, belirtilen saatten çok önce yola çıktı. Adamlarının herbiri, paltolarının altında, namlusu kesilmiş birer tüfek taşımaktaydılar. Çıkını istenilen yere yerleştirdikten sonra, sokağın karşı tarafına geçip gölgelik bir yere saklandılar. Saat tam gece yarısını vurduğu sırada, üç adam çıkına yaklaştı. Çıkının içinde ne olduğunu anlamağa fırsat bulamadı adamlar. Gizli düşman birden ateş açtı, hepsi oracıkta öldüler. Colossimo bir süre rahat etti. Derken, başka bir Kara El çetesinden mektup aldı. Chicago'da bulabildiklerinden daha esaslı bir yardımcıya ihtiyacı olduğunu anladı o zaman.

137/1242

Kurnaz, becerikli, acımasız küçük yeğeni geldi aklına. 68 IV KOCALARIN EN İYİSİ,EN SEVİMLİSİ 1909 YILINDA CHİCAGO'ya geldiğinde otuz bir yaşındaydı Torrio. Gelişinden kısa bir süre sonra, Colossimo'nun başına dert olan üç kişi daha temizlendi. Archer Caddesi üzerinde Rock İsland tren yolu geçidinin altında, beklenmeyen bir baskına uğrayıp, vuruldular üçü de. Kan dökülmesinden hiç hoşlanmayan Torrio, cinayete katılmamış, yalnız en ince ayrıntısına kadar planlamıştı. Dört bir yandan kuşatılmış olan zavallı amcasının hatırı için daha birçok cinayetler planladı bundan sonra. Ganglar arası anlaşma ve birleşme yoluna gidilmesi zamanı gelmemişti henüz.

138/1242

Parlak Jim Cosmano bu olaylardan ders almamıştı nedense. Koca Jim'den 10,000 dolar sızdırmağa kalktı. Bu yanlış hesap çok ağır bir mide yarasına maloldu; çok yakından, saçma ile vurdular kendisini, ölümden zor kurtuldu. Hastahanede yattığı sırada iki polis memuru her an başında bekliyordu, iyileşir iyileşmez sorgu için savcılığa götürülecekti. Cosmano polislerle birlikte bu yolculuğa çıkmağa hiç te hevesli değildi. İş arkadaşları, kendisini bu zorunluktan kurtarmak için ne yapacaklarını bilemediklerinden, «Koca Tim» Murphy'den akıl sordular. İtalyan gangsterlerinin saygı duydukları nadir İrlandalılardan biri olan, en önde gelen haraç patronlarından Koca Tim'in verdiği karşılık son derece basitti: «Bundan kolay ne var?» dedi, «indirin polislerin kafasına bir şey, kaçırın adamınızı..» Bunun üzerine, Parlak Jim'in

139/1242

dört arkadaşı, elleri kolları çiçek ve şekerleme kutularıyla dolu 69 olduğu halde, kendisini hasta ziyaretine geldiler. Hepsinin yan ceplerinde birer tabanca vardı. Polis memurlarının tabancalarını ellerinden alıp, sırt sırta bir güzel bağladılar, hastanın giyinmesine yardım ettiler, gizlice kaçırıp, nekahet devresini sorgu sualden uzak, rahat bir yerde geçirmesini sağladılar. Torrio'nun annesi Maria Caputa, Chicago'da oğluyla birlikte oturuyordu. Koca Jim, ilerde Cafe Colossimo adıyla ün salacak olan lokantayı ilk satın aldığında, tapularda onun adını kullandılar. Bir süre, Mama Maria ile Papa Luigi Colossimo birlikte işlettiler lokantayı. Torrio'nun da ufak bir hissesi vardı ama, bunu Colossimo'nun adamlarından birinin

140/1242

karısı olan Mary Aducci'ya sattı. Bu kadın uzun yıllar Koca Jim'in ortağı olarak kaldı. Sonra üçüncü bir ortak aldılar, kumarbazlık ve muhabbet tellallığı ile geçinen «Rum Mike» Potzin... Torrio'nun, Kara El’cileri pes ettirmenin yanı sıra daha birçok yararı dokunuyordu Colossimo'ya. Müthiş bir örgütleme dehası vardı her şeyden önce. Yıllar sonra, A.B.D. Maliyesinin uygulama kolu şefi Elmer L. İrey, «modern Amerikan gangsterlerinin babasıdır» diyecekti onun için. Serin kanlı, yumuşak sesli, New York'lu bücür yeğenini yanına akıl hocası olarak aldıktan sonra Colossimo işlerini genişlettikçe, genişletti, kanunsuz yeraltı örgütlerinin bir numaralı adamı oldu. Amcası, Torrio'ya olan şükran borcunu, Saratoga adlı genelevinin yönetimini kendisine vererek ödemeğe başlamıştı. Zamanla

141/1242

Torrio; amcasının bütün genelevlerini kendi kontrolü altına aldı; işletme aksaklıklarını düzelterek hepsini çok daha fazla kazanç getirir hale soktu. Sonra, bunlara bağlı olarak işleyen meyhane ve kumarhanelere elattı; bunları da yeni ve daha kazançlı bir düzene soktu. Gene onun sayesinde, Colossimo Van Bever beyaz esir çetesi, Levee pazarına tamamen hakim oldu. Po-70 lislere, politikacılara rüşvet dağıtma işini kendi eliyle yapardı Torrio. Colossimo haraççılığa da heves edince, para toplama işi gene Torrio'ya kaldı. Sakin sesle yapılan bir ihtar, ince bir gülümseme ve buz gibi bakışlar... milleti istenilen haracı vermeğe ikna etmek için bunlardan başka silah kullanmazdı küçük adam. Bir ara biraz sarsıldı. St. Louis'den Chicago'ya getirilen bir düzine kadar kızın yakalanmasıyla ilgili olarak, beyaz esir çetesinin birkaç başka üyesiyle birlikte tutuklandı çünkü. Maurice Van Bever ile karısı Julia, 1,000 dolarlık para

142/1242

cezasını ödemekten başka bir yıl da hapis yattılar. Beş kişi de, daha az cezalarla kurtulabildiler. Bunların arasında, savcılığın en önemli tanığı, St. Louis'den malları getirirken yakalanıp da çete aleyhine ifade vermeği kabul eden Joe Bavo da vardı. Ancak, Bavo, Torrio hakkında tanıklık yapmayı reddettiği için Torrio serbest bırakıldı. Küçük gangsterin yargıç karşısına ilk çıkışıydı bu. Caoughlin ve Kenha tarafından korunan Colossimo sorguya bile çekilmedi. Torrio'nun Chicago'ya geldiği yıl, reform orduları güç kazanmağa başlamışlardı. Levee'de buhranlar birbirini izliyor, en önemli günah kralları bir bir tahttan düşüyordu. Ama Torrio, amcasının bütün bu buhranları kazasız belasız atlatmasını sağladı. 18 Ekim 1909

143/1242

gecesi, İngiliz vaizi Gipsy Smith, 2000 dindar kişiyi peşine takarak, üç adet Kurtuluş Ordusu Bandosunun eşliğinde, Levee'nin genelevler bölgesine doğru yürüyüşe geçti. Yirmi ikinci sokağa geldiklerinde, işin sonunu merak eden 20.000 Chicagolu daha eklenmişti korteje. Şaşkına dönmüş olan genelev fahişeleriyle Madamları kepenklerini indirip, aralıklardan seyre başladılar. Kafile bir yandan dinsel ilahiler söylüyor, bir yandan da Levee'nin bir başından öteki başına mekik dokuyordu. Everleigh Kulübü ya da Colossimo'nun Viktoria'sı gibi tanınmış genelevlerin 71 önünde ayrıca uzun uzun durulup, dualar okunuyor ve gene dinsel bir ilahi olan «Kaçan oğlum nerde bu gece?» şarkısı okunuyordu. Smith, işgal gecesinin sonunda, bütün düşmüş

Büyük yürüyüşe katılan gençlerin çoğu. Smith'in peşine takılıp gelmeseler. din adamının umduğu değildi ne yazık ki. Genelevler mahallesi o geceki kadar uzun ve sıkı çalışmamıştı hiç bir zaman. belki de bu «günah yuvası»na adımlarını bile atmayacak olan delikanlılar. Olayın doğurduğu ilk sonuç. olayın daha sonraki yankıları. Smith bir takım önemli. hak ve ahlak yolunda bir iki adımın atılmasına yaramadı değil.144/1242 kadınları kurtarması için Tanrı ya yüksek sesle yalvardı.» dedi Minna Everleigh çapkınca gülerek. «Ama bunca yakışıklı delikanlıyı daha önce görmediğim için üzgünüm doğrusu. gelmişken yasak meyvalardan tatmak hevesine kapılıp çeşitli genelevlere daldılar.» Bununla birlikte. güçlü grupların dikkatini . «İşimizin iyi gitmesinden memnunuz tabii.

bunların akıl almaz kazançları belirtiliyordu.145/1242 çekebilmişti. Smith yürüşünden iki ay sonra. 400 sayfalık Komisyon raporunda kentin genelevleri bir bir sayılıyor. şişko herifin biriydi aslında. Bir yıl sonra yayınlanan. Gene de isteklere boyun eğmeyi kendisi için yararlı bulmuş olacak ki. . komisyonu kurdurttu. barlarda kavga çıkaran. fahişeliğin Chicago'da ne denli ilerlemiş olduğunu gözler önüne sermişti. Chicago'nun o zamanki Cumhuriyetçi belediye başkanı Fred A. Normal olarak her şeye omuz silken. gangsterlerle kadeh tokuşturan. 600 bölgenin temsilcisi olan Birleşmiş Protestan Kiliseleri topluluğu. Busse. soruşturma yapma yetkisi olan bir Ahlak Komisyonu kurulması konusunda belediyeden istekte bulundu. Basında da reformun gerekliliğine ilişkin heyecanlı yazılar çıkmağa başladı. çevre bilincine sahip olmayan halk bile yerinden fırladı rapor kamu oyuna açıkla-72 nınca. beyaz esir ticaretinin.

daha başka bölgelere yayılacağı inancındaydı bu kişiler. Levee'nin en kıyısında bulunan randevu evlerinin temizlenmesi konusunda polise emir verdi. reformcuları yatıştırmak isteyen Harrison. Bu bölgenin temizlenmesiyle fahişeliğin ortadan kalkmayacağı. İster dürüst ister kokuşmuş. Chicago'nun birçok yönetici ve yetkilileri gibi. fahişeliğin yayılmasını önlemek ve kontrol altında bulundurmak bakımından yararlı olduğu kanısındaydı. Harrison belediye başkanı olmuştu. kuşe kağıdına basılmış bir broşür yayınlayıp da- . kültürlü. Ama onlar da artık çok ileri gitmişler. yeni belediye başkanı da resmen kanuna aykırı. Ancak. ama kanun tarafından hoş görülen bir genelev mıntakasının bulunmasının. Everleigh kardeşlerin kulübüydü. renkli resimlerle süslenmiş.146/1242 Ancak bu arada seçimler yapılmış. Levee'nin içinde gadre uğrayan tek ev. zengin bir adam olan Demokrat Partili Carter H.

.147/1242 ğıtmışlardı. Her türlü konforu haiz olan bu evde dinlenebilen üyelere ne mutlu.Van Bever şebekesine kurban olmuş New York'lu bir kız. İşlettikleri ev. broşürde şöyle övülüyordu: «. Chicago'daki reform hareketlerinin başlangıcı ile.. New York'un en şık mahallelerinden birine yerleşip... genelevcilik mesleğinden de tamamen ayrıldılar. Kardeşler Chicago'dan da. bu lüks evin hemen kapatılması için kesin emir verdi.» Fena halde sinirlenen belediye başkanı Harrison. Colossimo .... beyaz esir ticareti konusunda hükümet tarafından yürütülen ülke çapındaki bir soruşturma. türlü 73 . her yanı kaloriferle ısıtılmış... hemen hemen aynı tarihlere rastlar. ömürlerinin sonuna dek varlıklı ve namuslu bir yaşam sürdürdüler. yazın elektrikli vantilatörlerle serinletilen bu son derece lüks eğlence yerinde ne kışın soğuğunu ne yazın sıcağını duyacaksınız.

Ancak. kızı götürüyorlar. Colossimo aleyhindeki dava düşüyor böylece. . üzerinde en az bir düzine kurşun yarası taşıyan cesedi. bütün bunları kesin olarak ispatlayacak hiç bir delil yok elde.. Orada. Ertesi gün. arabayla iki adam gelip.148/1242 ölüm tehditlerine aldırmayarak. arabayla gelen iki adam. Torrio'nun eski James Sokağı çetesine mensup iki kişiye çok benziyor. kızdan yazılı bir ifade almak zorunda bulunduklarını söyleyip. Gene komşuların ifadelerinden anlaşıldığına göre. Adalet Bakanlığından olduklarını belirten kimlik kartlarını gösterdikten sonra. Bridgeport mezarlığında bulunuyor. komşuların sonradan verdikleri ifadeye göre. Beyaz esir tüccarlarını nihayet duruşmaya çıkarabilecek bir iddianame hazırlanıncaya kadar kızın başına bir iş gelmesinden korkan polis yetkilileri kızı. bunların çalışma yöntemlerini kamuoyuna açıklamıştı. Connecticut'da bir yere kaçırıp saklandılar.

her türlü kanunsuz işlemin dolu dizgin sürdürülebileceği bir yer olmaktan çıkıyordu yavaş yavaş.149/1242 Bu mutlu sonuca çok sevinen Koca Jim. Bu arabaların işten çok . Bununla birlikte Torrio'nun gözleri açılmıştı bir kere. Amerikalı eğlence düşkünlerinin yeni hareket kabiliyetiydi.B. 262'ye yükselmişti. geleceği düşünmek zorundaydılar.D. Attıkları ilk önemli adımı bir kat daha gerekli kılan şey. Levee bölgesi. Everleigh kardeşleri temizleyen Chicago polisi gene yan gelip yatmağa koyuldu.192. deki özel arabaların sayısı tam on kat artarak 1. fazla iyimserliğin işe yaramayacağını biliyordu. Buradaki mutlu günler sayılıydı. A. işlettiği bütün kumarhane ve genelevlerden büyükçe bir hisse armağan etti sevgili yeğeni Torrioya. 1907'den 1913 kadar geçen altı yıl içinde.

. Kent dışında. ilk el attıklar yer. Levee'den on sekiz mil uzaklıktaki minik Burnham ilçesiydi. Bu ilerlemenin en belli başlı sonuçlarından biri. Yönetici kadrodan kendileriyle iş birliği yapacak bir iki kişi ayarladılar mı. kırlık yerlerde yol kenarlarında yapılan taverna cinsi içkili lokanta ve kumarhanelerdi. Köyden az kabaca bir yer olan Burnham'ın başkanı. ya da «çocuk belediye başkanı» . işleri tamamdı.150/1242 eğlence için kullanıldıkları da bir gerçekti. Torrio'nun aklına daha 74 güzel bir fikir gelmişti oysa.. polis örgütünün özellikle zayıf olduğu kırlık bölgelerde günah endüstrisini geliştirmek. Colossimo da beğendi bu fikri.

bu baskı altında birden gayrete gelerek. Levee'ye karşı geniş kapsamlı bir saldırıya girişti.151/1242 (yirmi yaşından önce seçildiği. ilk kır genelevlerini açmağa hazır durumdaydılar. Bu delikanlı. Bunun üzerine. tutuklanan kişilerin sayısı epey kabarıktı. kanunsuz kişilerin kuklalığını yapmağa pek hevesli olduğundan. Wayman. Daha ilk günden kapatılan evlerin. ikinci büyük reform dalgası Levee'ye çarptığında. . 1912 yılının ekim ayında. geşvek eyalet savcısı John E. Reform grupları yöneticilere yeniden baskı yapmağa başlamışlardı.W. Suya sabuna dokunmadan görevini yürütmeğe çalışan. en belli başlı genelev sahipleri de kendi aralarında bir komite kurdular. Torrio ile Colossimo. on dört yaşından beri köyde bir meyhane işlettiği için bu ad takılmıştı ona) John Patton'du.

en lüks otellerde oda tutmağa kalkıştılar. şehrin en gözde semtlerine dağılıverdiler. takıp takıştırıp. tamamen durdurdular.152/1242 Colossimo komite başkanı seçildi. en çiğ renkli giysilerini giyip. hatta özel evlerin de kapılarını çalarak oda kiralamağa çabaladılar.. en sessiz. Cafe Colossimo'da yapılan bir toplantıdan sonra harekete geçen genelevciler. reform çalışmalarını geçici bir süre için de olsa.. sürüp sürüştürüp. Bunun üzerine. Levee'yi birden bire kapatmanın yanlış bir davranış olabileceğini . En adi kırıtmalar. en parlak. Efendilerinin buyruklarını harfi harfine yerine getiren genelev fahişeleri. Ahlak Komisyonunun 75 en amansız üyeleri bile. en akıl almaz gürütülerle. en pahalı lokantaların en gözde masalarına yerleştiler.

(Ahlak Komisyonunun yirmi yıl sonra yaptığı bir araştırma sonucu Chicago'da 731 genelevin hala çalışmakta olduğu anlaşıldı. banliyölerde yeni yeni evler türedi. Ancak. Kentin başka semtlerinde. ve bir süre için baskınlara ara verildi.) Üstelik. genelev mahallesi kasım 1912'de kapatıldı. Sürekli baskılar sonucunda. birçok genelev sahibi eski evlerini yeniden . büyük günah işletmecilerini geniş çapta etkilemedi. 1912 yılındaki sayıdan yalnız 300 eksikti bu. Eski açık seçikliğini hiç bir zaman yeniden kazanmadıysa da. bu hareket. hoşgörüden yana olanların öteden beri ileri sürdükleri gibi. baskınlar azalır azalmaz. reformcular işin peşini öyle kolay kolay bırakmak niyetinde değillerdi. Amerika'da genelev semtini kesinlikle kapatan ilk şehir olmuştu Chicago böylece.153/1242 kabul ettiler. Ama. Levee'nin genelev bölgesi de uzun süre kapalı kalmadı.

daha sonra Bumham İnn'i açtılar. Colossimo'nun Burnham'da açtığı ilk genelev. herhangi bir baskın olduğu takdirde. eyalet sınırının öte yanına kaçıp.154/1242 işletmeye açtılar. yirmi dört saat işleyen. bir ucu doğrudan doğruya geneleve bağlı olan elektrikli zile basarlardı. Müşterilerin . Bunlar bir tehlike sezdiler mi. meyhane şeklinde kamufle etmesini bildiler. gerek kızlar gerekse müşteriler. Bundan başka Speedvvay İnn'i satın alıp Yahudi Piçi Grabiner'i başına koydular. küçük lokantalardan.000 dolardı. doksan kızın üç vardiya halinde çalıştığı bir yerdi. Bütün bu evler İndiana sınırının yanı başında açılmıştı. tutuklanmaktan kurtulabileceklerdi. ya da buraları otel. Burnham yolu boyunca belirli noktalara yerleştirilmiş benzin istasyonlarından. hatta yol kenarında meyva sebze satanlardan da yararlanılıyordu. kabare. Bu tutarın yarısı Torrio'ya kalıyordu. Aylık kazancı 9. Böylece. Bu sonuncuyu Torrio kendisi yönetiyordu.

155/1242 76 çoğunluğu. bir gece kafayı çekip çekip cesaretlenmiş. Öyle ki. Torrio'nun izni olmadan kimse uzun süre iş yürütemezdi burada. içki. Küçük İtalyan'ın bu üstünlüğüne kızan. Burnham Inn'in pistinin ortasına . Fakat. «Züppe» Joe Fogarty adlı bir kabadayı. kumar ve kadın alemlerinin bir numaralı merkezi oldu. Bunlar kavga çıkarıp da birbirlerinin kafasını yarmasınlar diye. bölgedeki çelik fabrikalarıyla petrol rafinerilerinin işçileri olup kaba saba kişilerdi. genellikle masa ve sandalyeler yere çivilenirdi. Hele içtikten sonra. ancak birkaç kilometre kare genişliğindeki bu köy. Çocuk belediye başkanının hoşgörüsüne sığınan daha birçok günah işletmecisi dükkanlarını Burnhama taşıdılar. bir gergedan sürüsü kadar yıkıcı olabilecek tiplerdi.

Belediye Başkanı Harrison. bir zamanlar Maurice ve . ahlaka aykırı davranışlarda bulunanları kovuşturma hakına sahip olacaktı. Colessimo ile Torrio'nun işleri Levee'de yürüdüğü kadar rahat yürümüyordu artık. ikisinin rütbeleri alınmış. Funkhauser hemen bir Ahlak Zabıtası kurdu ve bunun başına. Derken. normal polis örgütünün bağımsız olarak çalışabilecek. emekli binbaşı Metellus L. bir başka polis başkomiseri de rüşvet yediği gerekçesiyle görevden alınmıştı. «O bücürü temizleyeceğim» diye bağırmıştı. ama bir iki saatten fazla kalmadılar içerde. avaz avaz. Bir polis komiseri Joliet Cezaevine yollanmış. Belki daha da konuşacaktı ama bir kurşun yağmuru adamın sözünü ağzına tıktı. Funkhouser’i emniyet müdür muavinliği görevine getirdi.C.156/1242 çıkarak. Yeni konulan bu makam. Torrio'nun adamlarından Sonny Dunn ile Tommy Enright karakola davet edildiler.

Bu atamalara fena halde bozulan Levee günah patronları. Tavuk Harry'i hemen oracıkta tutukladı. Colossimo'nun başkanlığında yeniden top-77 landılar. Bunun üzerine Levee bölgesi polis komiseri Michael F. yaramazsa silaha sarılıp kan akıtacaklardı çaresiz.200 dolar maaş teklif ettiler. genelevlere göz yummasını. Önce «Tavuk» Harry Gullet'i Dannenberg e göndererek. Levee bölgesinde görev yapan birçok polis memuru hakkında da rüşvet alma suçundan kovuşturma açtı. Para işe yararsa ne ala. Bu olayı izleyen haftalar içinde Ahlak Zabıtası aşağı yukarı 2000 muhabbet tellalı ile fahişeyi tutukladı. genelev sahiplerine. buna karşılık ayda 2. Müfettiş. Yeni Ahlak Zabıtasının ne şekilde olursa olsun mutlaka susturulması gerektiği konusunda fikir birliğine vardılar. Ryan.157/1242 Julia Van Bever'i deliğe tıkmış olan Müfettiş W. Dannenberg‘i getirdi. . C.

öteki adıyla. Funkhauser. . Colossimo'nun adamlarından Jim Franche (ya da. 1914 yılının bir Nisan akşamı. Torrio.158/1242 baskınlar sırasında kendisini tanıyabilsinler diye Dannenbrg'in fotoğraflarını dağıttı. kaçtı. Keçi Duffy) girdi. içeri. Genelevciler toplantısına katılanlar arasında. Dannenberg ve Ahlak Zabıtasından daha birkaç kişinin hemen öldürülmesine karar verdi. Hemen ardından. elinde tabanca Henegow'un yanına sokuldu ve kurşunlarını adamın yüreğine boşaltıp. South Wabash Caddesi 2037 numarada bir meyhane işleten Roy Jones da bulunmaktaydı. Levee ileri gelenlerince Ahlak Zabıtasının gammazlarından olduğu sanılan Isaac Henagow adında bir adam Jones'un meyhanesine uğrayıp biraz içmek istedi. Colossimo grubu. kuzeni ve New York ganglarının kıdemlisi Roxse Vanilli'yi Chicago'ya çağırttı. Tam o sıralarda.

Colossimo. ona on beş bin dolar teklif etti tası tarağı toplayıp gitmesi için. içkiliyken yaptığı konuşmalar Dannenberg'in kulağına kadar gitmişti. Bunun üzerine. başaramadılar. Ahlak Zabıtası konusunda yapılan planları 78 şurada burada anlatmağa başladı. üzüntüsünden kendisini içkiye verdi. Kafayı bulduğu zamanlar ileri geri konuşmağa. beyaz kadın ticaretiyle ilişkisi olduğu yolunda bir ihbar yaptırttı. Henegow'un öldürülmesiyle ilgili soruşturma yapan bir .159/1242 Belediye Başkanı Harrison. Jones kabul etmedi. Aynı nisan ayı içinde. Ama bu arada. Levee politikacıları ruhsatın geri verilmesi içih çok uğraştılarsa da. kazık yediğine inanan Jones çok bozuldu. Jones'un içki satma ruhsatını bu olay yüzünden elinden aldı. Derken Colossimo. Sonunda Detroit'e kaçtı.

Tam o sırada. avaz avaz bağıran bir kabadayılar güruhu tarafından sarıldı. Dannenberg. yollarına devam ettiler. Kalabalık gittikçe daha tehlikeli bir hal almaktaydı. 16 haziran gecesi. . bir yanında Roxie Vanilli. karakola doğru yoluna devam etti. Kızları polis arabasına doldurup. Güruhun hemen arkasından kocaman. normal polis örgütünden iki memur. Yirmi İkinci Sokakta bulunan Turf adlı geneleve yapılan baskında bulundu. taşlar atılmağa başladı. kırmızı bir otomobil geliyordu. güruh peşlerini bırakmadı.160/1242 polis memuru bıçaklanarak öldürüldü. baskını yönetmiş olanlar (Dannenberg hariç) silahlarını çektiler Dannenberg. adamlarıyla birlikte olay yerinden ayrılırken çevresi. Brinsh ile John C. İçinde Torrio. fahişelerin ilk sorgusunda bulunmak üzere. bir yanında da Mac Fitzpatrick olduğu halde oturmaktaydı. Stanley J. Sloop. Ahlak Zabıtası üyeleri Michigan Caddesine doğru. caddenin köşesini döndüler.

Otopsiye yollanan Brinsh'in gövdesinden çıkarılan kurşunlar. Buna karşılık. uzaklaşmalarına izin vermişti. Ateşi ilk açanların kim olduğu bir türlü anlaşılamadı hiç bir zaman.161/1242 Dannenberg'in adamlarını kabadayı sanıp. Edward P. kırmızı arabadan ateş edildiğini gördüklerini belirttiler. O'Grady. Kırmızı araba durdu. ama bunlar 79 olay hakkında bir şey bilmediklerini söylediklerinden. Kırmızı araba yok olmuştu. Olayın sonuna yetişen bir başka polis memuru. onlar da tabancalarını çektiler. Vuruşma sona erdiğinde polis memuru Brinsh yerde cansız yatıyor. yaralı Vanilli'yi arabaya bindirmeğe çalışan Torrio ile Fitzpatrick'i görmüş. başka tanıklar. bu . Dannenberg'in adamlarından üçü çeşitli yaralardan dolayı kan kaybediyorlardı. içindekiler indiler.

Bunlardan birincisi. polisler ise 38 kalibrelik kurşunlar kullanırlardı. Brinsh. çünkü oylarını Levee'de yaşayanlardan toplamaktadır. Özellikle gangsterlerin kullandıkları dum dum kurşunlarıydı bunlar. Levee'nin yerinde kalmasını ister. ve Eyalet Yargıcı Owens gibi biri onu ayak işlerinde kullanır. . Ve bu oylar sayesindedir ki. Bu konuda bir makale yayınlayan Chicago Tribüne gazetesi olayı şöyle açıklıyordu: Levee trajedesinin önlenememesinin üç nedeni vardır. Dannenberg'ihedefleyen kurşunların kurbanı olmuştu. Kenna.162/1242 tanıkların ifadelerini doğrulayacak nitelikteydi. Belediye Meclisi Üyesi «Hinky Dink» Kenna'dır. Carter Harrison ve Roger Sullivan (eyalet Demokratik Parti Lideri) gibi adamlar kendisinden akıl sorarlar. Büyük bir ihtimalle.

Birinci bölgenin polis şefidir kendisi. aşamadığı bir dizi sınır vardı. açık açık söylenmektedir. Polis bölgesinin sınır çizgileriydi bunlar. onu oraya yerleştiren de «Hink»tir. «Hamamcı» John Üçüncü neden ise Yirmi İkinci Sokak Karakolu Komiseri Michael Ryan. Görevini kötüye kullandığı. ne Funkhauser. Buna rağmen. «Hink» ile «Hamamcı» onun o yerden kıpırdamaması için de gerekeni yapmaktadırlar. hiçbiri başaramamıştır. Coughlin'dir.163/1242 İkinci neden.. Eyalet savcısı Wyman. Ve bunlar hala yerli yerinde 80 . Hepsi de bunun için uğraşmış. üstelik de beceriksizin biri olduğu herkes tarafından bilinmekte. ne Dannenberg ne Gleason (Chicago Emniyet Müdürü) ne Hoyne'un kendisi (yani eyalet savcısı) Ryan'ı yerinden oynatamamaktadırlar. Levee’yi kapattığında..

meyhaneciler. Dannenberg'leri yollasınlar baskına. Ryan'ı en ufak bir baskın yapmağa zorlayamazlar. bu koltuktan istediği gibi yönetir bölgesini. Ve kaç baskın yaparlarsa yapsınlar. yalnızca onun emirlerini yerine getirirler. Emniyet Müdür Yardımcısı Schuettler. onun sivil polisleri. istedikleri kadar Funkhauser'in adamlarını. kumarhaneciler. Başka yerlerde bu gibi durumların başında olan kişilerin küçük bir kumarbazlar grubu olduğu ortaya çıkarılmıştır. Tekerleğin poyrası Ryan'dır. Chicago'da ise koskocaman bir çember vardır işin başında. Ryan koltuğunda oturmağa devam eder.164/1242 durmaktalar. Emniyet Müdürü Gleason. özel adamlarıysa tekerleğin parmakları. . kenar parçaları ise artık o günkü duruma göre «Koca dörtler» ya da «Koca beşler». Ryan'm yetersizliğini ne kadar gözler önüne sererlerse sersinler. Ryan emrinde çalışanlar yalnızca onun emirlerine kulak verirler. yani.

pencerelerin ardında neler olup bittiğini görmemeleri söylenmiştir. sokak patırtılarını önlemek. Ama bütün bu parçaların hepsinden önemli olan parça. dümdüz önlerine bakmaları. aynı gün Van . kısacası. dingildir. her türlü pisliğin kol gezdiği bir mahallede polislik yaptıklarını unutmaktır. bölgede herkesin tanıdığı. İşte bu dingil. sonra sorgu hakimi tarafından kefaletle serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra. Mahalli bir karakol müteferrikasında yarım gün kaldı. Ryan'm bölgesinde görev alan üniformalılara. Tek görevleri. arabasını hiç aksatmadan dağdan aşırabilenler. tekerleğin dönebilmesi için kesinlikle gerekli olan şey yani. bildiği «küçük adam» ya da öteki adıyla «Hinky Dink» dir. Colossimo ömründe ilk ve son defa cezaevine girdi. Polis.165/1242 genelevciler. kapıların.

Oysa bütün görgü tanıkları Henagow'un elini bile kaldırmadığını söylemişlerdi. Joe Moresco. Vazgeçilmeyen tek dava Keçi Duff aleyhine olandı. bir sessizlik duvarıyla karşı karşıya kalan Eyalet Savcısı. jüri. Hiçbiri hakkında kovuşturma açılmadı. Aynı gün onlar da serbest bırakıldılar. İsaac Henegow'u öldürmekten sanık olarak mahkeme karşısına çıktı ve suçu sabit görülerek idam cezasına çarptırıldı.166/1242 81 Bever. sanığın kendi kendini savunmak için ateş ettiği gerekçesiyle suçsuz olduğuna karar verdi. ve daha birkaç kişiyi de tutuklamıştı. . Vanilli. Her zamanki gibi. İkinci mahkemede. Karar temyiz edildi ve birtakım teknik düzensizliklerden dolayı bozuldu. biri hariç bütün davalardan delil yetersizliği nedeniyle vazgeçti.

yaradılışında eşit ölçülerde yetersizlik. Chicago'daki bütün genelevcilerin. «Ömrümde reform da gördüm reformculuk da. Ama bu muhteşem Cafe. 1915 Belediye Seçimlerini kazanan Cumhuriyetçi Parti adayı. fahişelerin. yerine Komiser Max Nootbar'ı getirmek oldu. Sahiden sonuç almak niyetindeymiş gibi davranıyor bu herif.167/1242 Belediye Başkanı Harrison'un görevi süresinde yaptığı en önemli ve en son işlerden biri. Yeni komiser amansız bir enerjiyle Levee'de temizliğe girişti. haraççıların ve içki . baksanıza» demişti. Komiser Ryan'ı Levee'den çok uzak bir bölgeye atamak. ama doğrusu böylesini görmedim. gitmezden önce. kumarbazların. gülünçlük ve namussuzluk taşıyan ve başka hiç bir meziyeti olmayan bir kişiydi. İlerde. uzun süre karanlık kalmadı. kıdemli bir genelevci. Harrison. Colossimo'nun South Wabash Caddesinde yeniden döşeyip açtığı lokantanın içki ruhsatını da geri almıştı. Öyle ki.

O sırada otuz beş yaşında olan Thompson politikaya karşı en ufak bir ilgi beslemiyordu. Cumhuriyetçi Partiye bağlı bir grup vatandaş. iri yarı. . kazma dişli bir atlet olan Bill Thompson'u teklif ettiler. 1900 yılında. kendisini teklif eden grubun başkanının da dediği gibi «aptal olması»ydı. İkinci Bölge Belediye Meclise Üyeliği için destekleyebileceği bir aday aramağa koyulmuştu. Chicago Atletzim Derneği adına en az yarım düzine spor dalında zaferler kazanmış olan bu delikanlının tek kusuru. namussuz politikacıları alaşağı etmek amacıyla kurulmuş olan Seçmenler Birliği adın-82 daki bağımsız kuruluş.168/1242 kaçakçılarının bir numaralı sevgilisi olacaktı Başkan «Koca Bill» William Hale Thompson Jr.

kafasını kullanmak çok zor geliyordu. küçük Biliye. eski Çılgın Batı üzerine yazılmış ucuz romanlardı. Her kış. Chicago'ya da arada bir uğrayıp özel bir liseyi . Sonunda babasıyla bir anlaşma yaptı. Sülalesinde dizi dizi kara ve deniz askeri bulunan babası. Utah. yılın geri kalan bölümünü Batı'da çiftliklerde geçirecekti. Chicago'da emlakçilik yaparak zengin olmuştu. yaşama. Oğlunun da kendisi gibi kaliteli bir eğitim görmesini çok istemişti. içme konusunda özelliklerine çabucak alıştı ve bu alışkanlıklarını ömrü boyunca sürdürdü. birkaç ay Chicago'da okula devam edecek. Batıda karşılaştığı kovboyların davranışlarına. Wyoming. Chicago'da büyümüştü. Bunları okudukça kovboy olmak isteğiyle yanıp tutuşurdu. Boston'da doğmuş. Ne var ki. Nebraska gibi yerlere yaptığı yolculuklar arasında. Severek okuduğu tek şey.169/1242 Elli dolarlık bir iddiayı kazanmak için seçimlere katılmayı kabul etti.

Boş zamanlarında da —yani. Sevdiği sporlar arasına bir de yelkencilik eklenmişti çünkü. Belediye Meclisinin sorumluluklarıyla uğraşmaktansa. hiç ortada görün-83 memesiyle göze batmaktaydı. günün büyük bir bölümünde— atletizm çalışmaları yapıp. çok başarılı bir atlet. bildiğimiz tek şey 1902 . Evinde oturup babasından kalan emlak bürosuna göz kulak olmağa başladı. Cumhuriyetçi Parti listesinden kazanan «Reform cu» Belediye Meclisi Üyesi olarak. Politika ihtirası ne zaman kabardı.170/1242 bitirdi ve gene özel bir Ticari İlimler Akademisine kaydoldu. 1891 yılında babası ölünce. bu gezginci yaşantısı son buldu. Michigan Gölünde yelken yarışlarına katılmak daha hoşuna gidiyordu. bunu bilmek güç. Chicago gençlerinin taptığı bir kahraman durumuna geldi.

Bu arada seçimleri de tabii. Örneğin. profesyonel olduğu gerekçesiyle Amatör Atletizm Birliğinden kovuldu. ufak tefek hatalarından dolayı. Yaptığı seçim konuşmaları en azından bayağı ve baştan sona bomboş olmakla birlikte. Çeşitli ulusal gurupların ön yargılarını etkili bir şekilde harekete geçirmenin yolunu çok iyi biliyordu. arkadaşı . İngilizler için «mıymıntı» ve «güvenilmeyecek bir ulus» sıfatlarını kullanarak Chicago' nun İrlandalı ve İtalyan seçmenlerinin kalbini kazandı. sonra. Cumhuriyetçi Parti listesinde Cook County delegesi olarak yer aldığı. Arada bir iki duraklaması oluyordu tabii. Bu arada. Cumhuriyetçi Parti içinde de ağır fakat emin adımlarla ilerlemeğe devam ediyordu. seçim kampanyalarında pek geçerli olan basit fakat coşturucu konuşmaları yapmakta özel bir ustalığı olduğu da anlaşılmıştı.171/1242 seçimlerinde.

kırk sekiz yaşına gelmiş. Alman asıllı Katolik Robert W. 84 Seçimlerde Demokratik Parti adayı. Belediye seçimleri sırasında Chicago'lu seçmenlere Thompson'a da kendi kendisini satmayı öğretti. göbeklenmişti. Bu sözleri söyleyen parti büyüğü. sık sık Levee meyhanelerine gittiğini açıklamak zorunda kaldı. Partinin en kurnazlarından biri olan milletvekili Fred Lundin. Sweitzer'di.172/1242 olan bir hanımın boşanma davasında tanıklık yaptığı sırada.Koca Bill'in seçim kampanyası sırasında verdiği . bir zamanlar şehrin kenar mahallelerini dolaşarak işportacılık yapmış. kendi imalatı olan «her derde deva» bir şurup satarak para kazanmıştı. «fazla akıllı olmayabilir. Cumhuriyetçi Parti ileri gelenleri kendisinde Belediye Başkanı kişiliği görmeğe başladıklarında. ama halkı etkilemesini biliyor» demişti.

kumarbazlara da şehirde her türlü oyunun serbest bırakılacağı konusunda teminat veriyordu. Almanlardan nefret eden Polonyalıların mahallesine gittiğinde. Almanların çoğunlukta olduğu mahallelerde konuştuğunda. Koca Bili. Tutumu. kumarı yasaklayan kanunları harfi harfine uygulayacağına söz veriyor. Reformcu gurupların karşısına çıktı mı. yerli Amerikalı seyirciler karşısında Amerikan bayrağına sarılıp George Washington'dan söz ediyordu.173/1242 her söz. İrlandalıların mahallesinde İngilizlere küfrediyor. İkinci . Öte yandan. Protestan mahallelerinde. Sweitzer'e oy verenin Papaya oy vermiş olacağını savunuyor. Dört ay önce Avrupa'da savaş başlamıştı. verdiği başka bir sözü geçersiz kılmaktaydı. konuşmayı yaptığı mahalleye bağlıydı. «Alman adayı Sweitzer»i kötüleyen el ilanları dağıttırıyordu. sözleri «Kaiser Bill’inkilerden farksızdı.

o kovboyun da sizin yanınızda yer aldığını göreceksiniz.....» Zengin semtin ev kadınlarına.).. Eğitim Müdürlüğüne bir an-85 ... ne çıkar? Ben belediye başkanı olursam. zenci ağır sıklet boks şampiyonu Jackson'u Havana'da yenmişti de..Jack Johnson gibi güçlü bir adamı. Tek bir kanunsuz işlem yapılmayacak artık. ancak Jess Willard gibi gerçek bir kovboy yenebilirdi zaten (tam o sıralarda Jess Willard. Ama yarın.» diye bağırıyordu.. üç beş arkadaşın bir araya gelip zar attığı masum toplantıları basmakla geçirmeyecek vaktini. analarına: «Bu şehri tertemiz yapacağım.. «Atın tabii.» Zencilere yaptığı vaatler bu kadarla da kalmıyordu: «Hepinize iş bulacağım. polisin ciddi işleri olacak.. dünyanın en temiz şehri olacak Chicago..174/1242 Bölge'de çoğunlukta olan zencilere verdiği sözlerde «Zar mı atmak istiyorsunuz?» diye soruyordu...

eskiye. dostlar arasında bir kadeh atanlara ne kusur bulabilirim?» diyordu. 1915 Belediye Seçimlerini. Hatta. rahat. bu konuda meyhanecilere bir senet bile imzaladı: «Dost meyhanelerinde. Çocukların ihtiyaçlarını analardan iyi kim bilebilir?» İçki düşmanlarına. eğlenceli.. biri hariç. Unutmayıp tuttuğu tek söz.175/1242 neyi atayacağım. o zamana kadar görülmemiş bir çoğunlukla kazandı. Altı ay içinde. Koca Bili Tompson. hepsini unutmuştu.. . vermiş olduğu seçim vaatlerinin. kanunsuz günlere dönüldü. içki düşkünlerine de haftanın her günü bol bol içki satın alabileceklerini söylüyordu. Levee ve benzeri yerlerde yaptırdığı göstermelik birkaç tutuklamadan sonra. pazar günleri içki satılmasını yasaklayan eyalet kanununu uygulayacağına söz verirken. Chicago'da her şeyin dolu dizgin serbest bırakılacağına ilişkin sözdü.

eskiden işlettikleri büyük. kulübün. tilt makinesi fabrikası yöneticisi Herbert S. Cumhuriyetçi Parti örgütlerinden Sporcular Kulübü. küçük «randevu yuvası» . Yalnızca kumarbazlara değil. basılması kolay evlerin. yerine. Mills. üzerinde belediye başkanının adı bulunan antetli kağıdına yazılmış mektuplar gönderiliyor. Thompson'un atadığı Emniyet Müdürü Charles C. Healey. Kulüp üyeleri arasında. ünlü kumarhane kralı Mont Tennes ve yeni belediye başkanı sayesinde içki ruhsatına yeniden kavuşan Jim Colossimo vardı.176/1242 Chicago Mills Novelty Şirketi tarafından imal edilen tilt makinaları şehrin her yanında tıkır tıkır işliyor. En bellibaşlı genelevciler. bir haraç toplama acentası haline getirildi. meyhanecilerle. genelevcilere de. çeşitli mahallelerde. belediye yöneticilerinin en ileri gelenleri kazançlardan hisse alıyorlardı. 100 dolar karşılığında «ömür boyu üyelik» teklif ediliyordu.

177/1242 işletmeğe başlamışlardı artık. gene genelevci-86 lerin işlettiği dansiglerde. kurmuş olduğu Ahlak Zabıtasının bütün yetkilerini elinden aldı. bütün bir önceki yıl boyunca kayda geçenlerin iki katıydı. Merriam. Reform hareketinin öncülerinden. şehirde en az 30 bin randevu yuvası olduğunu iddia etmişti. Funkhauser ile. Bu yeni sistemi açığa vuran Funkhauser. kocaman bir dikiş yurdundan başka bir şey değil» demişti. aynı zamanda Belediye Meclisi Üyesi. Thompson. meyhanelerde ayarlayıp bu apartman dairelerine götürürlerdi. Kanunsuz yeraltı örgütlerine karşı savaş açacağını ilan ederek göreve başlayan . Chicago Üniversitesi Siyasal Bilimler Profesörü. Thompson rejiminin ilk sekiz ayında polis kayıtlarına geçen suçların sayısı. Charles E. Fahişeler müşterilerini. «Polis örgütü.

1917 yılının ocak ayında. şehrin en büyük rüşvet şebekesinin patronu. şehrin kuzey kesiminde görev yapan bir polis memurunun evinde bulunan defterdi. Defterin ilk sayfalarında karanlık bir takım otellerin listesiyle haftada bunlardan alınan ve 40 dolarla 150 dolar arasında değişen haraçlar yazılıydı. bunların bazılarının yanına «şefin yerleri» bazılarının yanında ise «üçe bölünecek» . Bundan sonra. Mike ve Pike Heitler gibi gangsterlerin iş arkadaşı olduğu gerekçesiyle görevden alınmıştı.178/1242 Emniyet Müdürü Healey. görevi kötüye kullanmak ve rüşvet almak suçlarından hakkında kovuşturma açıldı. Duruşmada savcılık tarafından ileri sürülen en önemli delil. randevuevleri ve kumarhaneler geliyordu. Hakkında kovuşturma açılanlar arasında Belediye Meclisinin bir üyesiyle dört önemli gangster şefi de vardı. sırayla genelevler.

«Şefin yerlerinden alman paralar doğrudan doğruya Emniyet Müdürü Healey'in cebine giriyor. kendine Chicago'nun en başarılı ceza avukatlarından Clarence Darrow ile Charles Erbstein'i tuttu ve beraat etti.179/1242 yazılıydı. Heitler ve tefecilik. «baskın yapılamaz» başlıklı beşinci listede birtakım kumarhanelerle kötü ünlü otellerin adı geçiyor. «üçe bölünecek» olanlar ise. Jüri. onunla . Şube Müdürü Tom Costello. pazar günleri gece saat birden sonra açık kalmasına izin verilen meyhaneler sıralanıyor. Healey. «baskın yapılabilir» başlıklı altıncı bir liste tamamlıyordu. defteri. meyhanecilik yapan Billy Skidmore adında bir adam arasında paylaşılıyordu. kumarhanecilik. Defterde bulunan 87 dördüncü bir listede. Healey.

küfürlü ya da açık saçık konuşmalar dinlemekten hoşlanmazdı. içki içmez. sigara. Yaradılış bakı mından dünya zevklerine değer vermeyen bir adamdı.» diye konuştu. küçücük kara gözleri. Başkalarının ahlak düşüklüklerine hizmet eden bu adamın kendi özel hayatı tamamen lekesizdi. Hiç küfretmez. kumar oynamazdı. her iki yaşantıyı da yakından tanıyanları (ki bunların sayısı pek azdı) şaşkınlığa düşürürdü. Ömründe karısı Ann'den başka hiç bir kadına bakmamıştı. Az yemek yerdi. «Chicago'un eşi hiç bir yerde bulunamaz. «Amerika'nın tamamen kokuşmuş olan tek şehri burası!» Torrio'nun iş yaşantısı ile ev yaşantısı arasında ki çelişki.180/1242 birlikte duruşması yapılan dokuz sanığın hepsini de suçsuz bulmuştu. Çevresin de olan hiç bir şeyi kaçırmayan. Bunun üzerine Profesör Merriam. .

kapıda karısını sevgiyle öperek veda ettikten sonra. Yanında çalışan kızların .181/1242 hep kapalı tuttuğu ince dudaklarıyla. koyu renkli. Günlük yaşantısı saat kadar düzenliydi. üzüntüyle ayıplıyormuş gibi bir hali vardı her zaman. gider. insanoğlunun günahkarlığını. nişan yüzüğünden başka hiç bir şey takmaz. genelevlerin yiyecek. Sabah erken kalkar. klasik biçimli kostümlerinden birini giyer. çamaşır masraflarını daha da kısmak için tedbirler alır. bir gece önceki gelirin hesaplarını yapardı. içecek. üç sokak ötede olan bürosuna yürüyerek. ya da arabasına binip Burnham'a doğru yola çıkardı. 88 Bundan sonraki dokuz on saatini genelev işlerinin en ince ayrıntılarıyla doldururdu: devamlı müşterilerin sık sık değişik yüzler görebilmelerini sağlamak için fahişeleri bir evden ötekine naklettirir.

sevgi ve mutluluk dolu bir yuva vermiştir bana. Kocam beni mutlu kılmak için gereken her şeyi yapmıştır.» . baştan sona. «Kocaların en iyisi. profesyonel müzikçilerle rahat rahat tartışmalara girişebilirdi. Klasik parçaları notalarından izleyebilir. en sevimlisidir o. Eve gelir gelmez karısı terlikleriyle robdeşambrını koştururdu. önemli bir olay olmadığı takdirde. bir tiyatroya gitmek dışında. Her zaman bana bağlı kalmıştır. upuzun bir balayı gibi geçti. onları yalnızca alınıp satılacak. geceleri hemen hiç dışarı çıkmazdı. arada bir konsere.182/1242 da insan olabileceğini hiç düşünmez. «Evliliğim. akşam saat altıda mutlaka evinde olur. eskidiklerinde yenilenecek mallar olarak görürdü. Beklenmedik.» derdi karısı. plak dinlerlerdi. Torrio müziği çok sever ve iyi anlardı. Yemekten sonra karşılıklı bir iki el kağıt oynarlar.

en büyük gururla sevdiği ünlü Cafe'siydi. Malları arasında en çok değer verdiği. öteki işlerinin yönetimini hiç düşünmeden tamamen Torrio'ya bıraktı. bir yandan da Belediye Başkanı Thompson'un gevşekliği sayesinde. Tersine dönmüştü durum. . Yaptığı ilk büyük yanlışlık buydu. şimdi onlar kendisinden ricaya geliyorlardı. onların iltifatlarını toplayabiliyor-89 du ya. Chicago günah krallarının en büyüğü durumuna yükselmişti. Buraya olan düşkünlüğünden dolayı. Bir yandan yeğeninin becerikliliği. Politik değeri Levee sınırlarını çoktan aşmıştı. Belediyedeki adamları sayesinde artık birinci bölge meclis üyeleri Caughlin ile Kenna'ya ihtiyacı bile kalmamıştı. Burada ünlü kişilerle sıkı fıkı olabiliyor. artık zevkten dört köşe oluyordu.183/1242 Öte yandan Colossimo da Torrio'nun birinci sınıf bir iş adamı olduğunu anlamıştı.

bir çıkar çelişkisi yaratmış oluyordu. hem çok kabiliyetliydi. Cafe Colossimo'ya geldi. lise . Colossimo ona gazinoda bir iş veremez miydi acaba? Koca Jim. Ohio'da doğmuştu.184/1242 Böylelikle Torrio'ya kendi başına iş yapmak konusunda cesaret vermiş. Kızın kocaman mavi gözleri. Beş yaşındayken babası ölmüş. ince. beyaz gül yapraklarını andıran bir teni vardı. bu insanüstü varlığın. Ertesi akşam Lait. yanında uzun boylu. On dokuz yaşındaydı Dale Winter. Dediğine göre kız hem çok güzel. durmadan onu anlatıyordu. South Park Caddesi Metodist Kilisesi korosunda şarkı söyleyen bir kıza sırılsıklam aşık olmuş. çekingen görünüşlü bir esmer güzeli olduğu halde çıka geldi. sesini bir kez dinlemeği kabul etti. En büyük isteği opera yıldızı olmaktı. Chicago News Gazetesi muhabirlerinden Jack Lait. Yaptığı ikinci büyük yanlışlık ise romantik bir nitelik taşımaktaydı. 1913 yılının bir gecesinde.

annesinin eşliğinde bir sürü şehir dolaştılar turupla birlikte. (okul korosunda kazandığı başarıya güvenerek) annesiyle birlikte New York'a geçmişti. 90 Chicago'ya yolladı. iyi yürekli bir aktörden gereken parayı borç alıp. . Ancak. Turne San Francisco'da son buldu. sesini Madame Sherry adlı bir operetle turneye çıkmağa hazırlanan prodüktör George Lederer'e dinletti. bir başka kadın oyuncuyla birlikte bir vodvil skeci hazırlayıp. Avusturalya'ya giden bir turupla anlaştı. İş bulmak için gittiği bir konser bürosu.000 mil uzakta. Neyse. Oyundaki genç kız rolünü kendisine verdiler. Her zamanki gibi. Dale'i. ana kız memleketlerinden 6. Burada. yeni kurulan bir komik opera kumpanyasında çalışabileceğini söyleyerek. kendilerini San Francisco'ya atabildiler. Avusturalya'da turup dağıldı. beş parasız kaldılar. Bunun üzerine Dale.185/1242 öğreniminden sonra.

Bu arada kilise korosundan da ayrılmadı. hemen işe aldı onu. South Park Caddesindeki kilise. Koca Jim baktı ki kız John Lait'in dediği kadar var. gündüzleri dinsel ilahiler okumağa devam etti. Gene beş parasız kalmışlardı. O hafta verdiği vaızda. ilk taşı o atsın» . Dale'e koro solisti olarak iş vermekle aç kalmalarını önlemiş oldu. «Aranızda hiç günahsız biri varsa. söz konusu kumpanyanın bir tek oyun bile oynayamadan dağılmış olduğunu öğrendiler.186/1242 Ana kız Chicago'ya vardıklarında. hafif opera aryalarından kurulu repertuvarına bayılıyorlardı. Kilisenin vaizi. İncil'in. hoşgörü sahibi bir adamdı. Müşteriler. Ama günün birinde kilise müdavimleri Cafe Colossimo ile olan ilişkisini öğrendiler ve hemen kovulması için baskı yaptılar. Kısa zamanda Cafe Colossimo'nun bir numaralı yıldızı oldu Dale.

Broadway'in en önemli emprezaryolarından Maurice Gest kendisine bir anlaşma teklif etti. anasıyla birlikte New York'a dönebilecek kadar bir para biriktirir biriktirmez ayrılmak kararındaydı. Dale'in işine son vermek zorunda kaldı. Colossimo karısı Viktoria'dan ayrıldı. ünlü Florenz Ziegfeld'e istediği anda işe alabileceğini bildirdi. Cafe Colossimo'nun bir numaralı şantözü olduktan sonra bir sürü yeni iş teklifi de almağa başlamıştı. Opera yıldızı olma hevesi hala sönmemişti. Dale her iki teklifi de geri çevirdi. «Belanı buldun. Zaten o da. . çünkü bu arada Koca Jim ile birbirlerine aşık olmuşlardı. Ama bu çabası işe yaramadr.» dedi Torrio'ya. «Sonunda gerçek aşkı buldum.» diye karşılık verdi Torrio.187/1242 cümlesiyle başlayan bölümünü okudu. Böylece cici bir kızın rahat edebileceği bir çevre değildi Levee.

Kızın her istediği. bu gezintilerde Koca Jim sevgilisini yalnız bırakmaz. Ünlü tenor sesi beğendi ve Maestro Campanini'den onu . sırtında binici giysileri. Müşterileri arasındaki politikacılarla. İngilizcesini düzeltmek için hoca bile tuttu. sık sık kullandığı küfürleri azaltmayı öğrendi. onun da her isteği olmuşu artık. gangsterlere eski itibarı göstermemeğe. Daha klasik giyinmeğe. daha çok sanatçılar ve zengin takımıyla ilgilenmeğe koyuldu. Dale.188/1242 Dale'in ufak tefek ikazları sayesinde Koca Jim kendine çeki düzen vermeğe başladı. daha az pırlanta takmağa alıştı. şehrin parklarında atla dolaşmayı seviyordu. Borazana ben91 zeyen sesini alçaltmayı. Kızın sesi hakkında fikrini söylemesi için dostu Caruso'yu sıkıştırdı. kızın yanında tırıs tırıs giderdi.

İşin tuhafı. Çünkü yeraltı çevrelerinde. yeniden isteklerde bulunmağa başladılar hemen. Orkestra şefi de sesin fena olmadığını ancak terbiye edilmesi gerektiğini söyledi. Anlaşılan. Bunun üzerine Colossimo sevgilisini Chicago Konservatuarına kaydettirdi. şudur ki. Koca Jim'in yıkımına neden olacaktı. kuzu kuzu ödedi istenilen korkunç meblağları. Söylentiler hemen yayıldı: «Koca Jim yumuşuyor. bu tür duygusal bir zayıflık.189/1242 dinlemesini rica etti. Bu sefer Colossimo savaşa falan kalkmadı. Ölünceye kadar Koca Jim'in peşini bırakmadılar. aynı zamanda Dale'i de tehdit ediyorlardı adamlar. . ömründe yakından ilişki kurduğu tek namuslu kız. Koca Jim'de iş kalmadı» demeğe başladı herkes. açık açık isyana teşvik demekti. Zorba şantajcılar.

İlerde Dört İkili adıyla ün yapacak olan (sokak numa-92 rası 2222'ydi çünkü) bu binanın birinci katına bir meyhane ile bir büro kurdu. En üstü kata da bir genelev yerleştirilmişti. Levee'in ortasında. dört katlı bir yapı satın aldı. İşte tam bu sıralarda. Levee'nin sekiz mil batısında kalan Stickney ilçesinin yöneticilerinin de bu gibi işlere hevesli olduğunu öğrenmişti.190/1242 Bu arada Torrio. 1919 yılının sonuna doğru. . Cafe Colossimo'dan bir sokak ötede. İkinci ve üçüncü katları kapsayan kumarhane bölümüne de gene çelik kapılardan geçiliyordu. Torrio Al Capone'u Chicago'ya çağırttı. ağır çelik. bir kapı ayırmaktaydı. Burnham'dan daha başka yerlerde de günah şehirleri kurmak üzere hazırlıklar yapmıştı. bir yandan amcasının işlerini yürütürken. Ayrıca. yani. bir yandan da sessiz sedasız kendi örgütünü kurmaktaydı. Meyhane bölümünü bürodan.

«Bir gün büroma gelip. elleri cebinde. Gazeteci Courtney Ryley Cooper. 'Birinden bir şey öğrenmek istediler mi.. yakalayıp o bodruma tıkıyorlar' demişti. Burada neler olup bittiğini Yargıç Lyle'in ağzından dinleyelim: «Bu yeni takımın Levee'ye el koymasını çekemeyen gangster Mike ve Pike Heitler.Başlangıçta Capone'a verilen işler çeşitli ve küçük küçüktü —fedai. genelev çığırtkanı. ıvır. Allahın soğuğunda. barmen. zıvır—. şoför. gelen geçenin yanına yanaşır. 'Ağbi.» Yapının bodrum katının değişik bir özelliği vardı. gangsterin o eski günlerini şöyle hatırlar: «Onu kapının önünde (Dört İkili'nin kapısı önünde yani) kimbilir kaç kez görmüşümdür. 'Adamın ağ- . her şeyi kendisi anlattı bana.» diye yazar yargıç. yakası kalkmış. içerde güzel kızlar var' diye mırıldanırdı.

cesetleri buradan alıp arabaya yüklüyorlar. sonra da öldürüp bir tünele atıyorlar. uzak bir yerlere götürüp ya yol kenarına atıyorlar ya da taşlık.'» Yıllar sonra. kayalık bir alan bulup bırakıyorlar. ya da en sık kullandığı takma adıyla 93 . tüneli de gizli kapıyı da göstermiştir. Bu polis memurunun dediğine göre Dört İkili'de en az on iki gangsterin öldürülmüş olduğu muhakkaktır. yapının arkasındaki gizli bir kapıya açılıyor. Tünelin öteki ağzı.192/1242 zından istedikleri lafı alana kadar işkence yapıyorlar.. Al Capone. artık boşaltılmış olan yapıyı Yargıç Lyle’a gezdirmiş. Capone'la birkaç kişi daha. eskiden bu bölgede çalışmış olan bir polis memuru.

Ama.. sürekli bir şey olamazdı. Hala da kazanıyordu ya. Genelevcilikten. genelevcilikten kazandıklarını kat kat aşacağından emindi Torrio.. bilinmeyen işlere girişip de ne olacaktı? Zaten deliliğin ta kendisiydi bu yeni kanun. artık sevgilisinden başka hiç bir şeyi gözü görmeyen Koca Jim'in gözlerini açamamıştı bir türlü. hazırlanmış. Yeni. kumarhanecilikten milyonlar kazanmıştı ya. Amcasının miyadını doldurmuş olduğunu işte o zaman anladı Torrio.193/1242 Al Brovvn. Chicago'ya yerleştikten kısa bir süre sonra. Müthiş bir önseziye sahip olan Torrio yıllardır bu olaya. Bu işten sağlanacak kazancın... çok önemli bir olay oldu. 94 V DİNİ TÖRENSİZ GÖMÜLENLER . amcasını da bu işe para yatırması için zorlamıştı.

Chicago'da vuku buldu. altı makinisti bir barakaya kitlediler.. tütün çiğnemeğe meraklı Cumhuriyetçi Parti milletvekilinin adından dolayı halk arasında söylendiği şekliyle. Hemen hemen aynı saatte. kanunlar düzenler» diyordu.194/1242 ULUSAL İÇKİ YASAĞI. iki yük vagonunun kapısını kırarak içerde bulunan 100 bin dolar değerindeki. gece yarısını elli dokuz dakika geçe. Volstead Kanunu. Bir demiryolu makasına büyük bir kamyon girdi. saat 24. Volstead. Eli tabancalı. ağzını tıkadılar. yüzü maskeli altı adam atladı içinden. ya da kanunu Meclise getiren. Makas bekçisinin elini kolunu bağlayıp. 17 Ocak 1920 tarihinde. bir ecza deposundan dört fıçı saf alkol . İLAÇ SANAYİİNDE KULLANILMAK ÜZERE damgalı viski kasalarını aldılar. «On Emir'den beri böyledir bu. sık sık tekrarladığı inancını değiştirecek soydan değildi: «Ahlakı. Minnesota'lı. başka bir Chicago çetesi.» Yeni yasaya karşı girişilen ilk hareket.01 de yürürlüğe girdi.

ayrıca lowa'da ve Wisconsin'in bir bölümünde içki yasağının uygulanışını denetlemekle görevlendirilmiş olan memurların sayısı 134 dü. viski dolu bir kamyonu kaçırmakla meşguldü. Chicago polis örgütüne gelince. Meyhanelerle gece kulüplerinin büyük çoğunluğu. nasıl olsa içki buluruz düşüncesiyle kapılarını kapamamışlardı. ama Koca Aşık'ı bir türlü harekete 95 geçiremiyordu. Bunlara istedikleri içkiyi sağlamak için göze alınacak riziko. Ömründe böylesine imkanlı bir kazanç fırsatı geçmemişti eline. elde edilecek kazançların yanında devede kulak kalmaktaydı.— Söz konusu üç olaydan dolayı kimse tutuklanamadı.195/1242 çalıyordu öte yandan üçüncü bir çete. Torrio. —ilerde gangsterlerin çok sık uygulayacakları kamyon kaçırma yönteminin ilk örneğiydi bu. Bütün eyalette. genelevler ve kumarhaneler konusunda . olaylara sabırsızca seyirci kalmak zorundaydı.

3 milyon dolarlık bir fazlalık varken. dört yıl sonra dört milyon beş yüzbin dolarlık bir açık meydana gelmişti. Marne kahramanı Maraşal Joffre. bilgisizlik. Koca Bili Thompson hala iş başındaydı. Belediye Başkanı olarak işe başladığında. şehir bütçesinde. akılsızlık. (Haksız da değildi. İçki yasağının yeni çıktığı yıllarda Chicago Emniyet Müdürü olan Charles Fitzmorris. uluslar arası bir palyaço haline getirmişti onu. Konuşma ve davranışlarından kaba sabalık. Birinci Dünya Savaşı boyunca. «polis kuvvetlerinin yüzde altmışı içki yapımından para kazanıyorlar» dememiş miydi?) Hepsinden iyisi. açık açık. hala Chicago'da her şeyin serbest olduğundan dem vuruyordu. hiç bir şeyden anlamadığını ispat edercesine öttürüp durduğu «politik izalasyonizm» borusu.196/1242 gösterdikleri kolaylıkların aynını içki yapım ve dağıtımı konusunda da göstereceklerinden emindi Torrio. kendi ağzıyla. Fransa Adalet Bakanı René Viviani ile .

Chicago tarihinde görülmüş en güçlü politik 96 çarkın desteğine sahipti hala. halkımıza acı çektirecek birtakım işleri övmeğe mi? Yoksa daha başka niyetleri mi var?» demişti. yetersizliklerine rağmen.B. «Bu önemli kişiler bizim burayp neden geliyorlar. . Ama bütün bu densizliklerine. Küçük bir çoğunlukla da olsa yeniden belediye başkanı seçilmeyi başarmıştı. memuriyete atadığı herkesten zorla para toplanarak ağzına kadar doldurulmuş bir seçim küpü vardı. Utançtan yerin dibine geçen Şehir Konseyi sonunda bağımsız bir çağrıda bulunmak zorunda kalmıştı.197/1242 birlikte A. de bir iyi niyet gezisine çıktığında.D. ve seçim harcamaları için. beceriksizliklerine. Thompson onları Chicago'ya davet etmeyi reddetmiş.

çarpışmaları önlemek. Gang liderlerinin çoğu hemen içki imaline geçmişlerdi. ne de destekledi. kanun yürürlüğe girdikten sonra bunları normal fiyatın iki katma satışa çıkarmışlardı). Bu arada kaçakçılarla işbirliği yapanlar vardı. (Örneğin. parlak fikirli yeğeni ne yaparsa yapsın . milyonlarca dolarlık bour-bon vİBkiaİnl toplamışlar. gereksiz ve zararlı düşmanlıkları. Torrio. çeşitli çete reisleriyle bir dizi çok yanlı ticaret anlaşması yaparak. Bazıları üstelik Volstead Kanunu yürürlüğe girmezden aylar önce alkol stoklan yapmayı akıl etmişlerdi. her zamanki aklı başındalığıyla. gelecek çok şeyler vaadetmekteydi ve bunun farkına varan yalnızca Torrio değildi. Colosslmo bu öneriye ne karşı çıktı. herkesin kendi bölgesinde rahat rahat iş görmesini sağlamak amacındaydı. Torrio'nun adına yönettiği işlerden kendi hissesini zamanında aldıktan sonra. Dink ile Hamamcı.198/1242 Kısacası.

Koca Jim'in eski. «Ne . hepsine söz dinletebilmek için. yaşlı madam bir süre sonra. Üç yıldır karısı Victoria Moresco'dan ayrı yaşayan Koca Jim. «Kocamı başka bir kadına yar 97 olsun diye yetiştirmişim meğer. Çakalları aslanın üzerine saldırmağa. boşanmaya razı olması için kadına 50. kendini korumağa hiç mi hiç niyeti yoktu. Torrio'nun gerçekte el koymuş olduğu işlere. aslanın yerinden kıpırdamağa. şahane ülkesini kendi aralarında paylaşmağa teşvik demekti bu açık açık. Her şeyi sessiz sedasız kabul etmek tehlikeli olurdu. prestijini yeniden kazanması gerekiyordu. kendi adına açık açık el koymasının zamanı gelmişti artık. öteki gangsterleri hizaya getirmek.» diyecekti şişko.000 dolar teklif etti. Oysa. kuvvetli kişliğinin geri gelmesi. Ancak.199/1242 umurunda değildi.

Sebep: Aile yuvasını terk. amcasının saat tam 16 da yerinde olmasını söylemişti. Kayınvalidesine de kendileriyle birlikte oturması için ricada bulundu. Koca Jim de Dale ile evlenmişlerdi. O zamanın en gözde sayfiye yerlerinden biri olan French Lick'de geçirdikleri halayından sonra.» Boşanma kararı 20 mart 1920 tarihinde kesinleşti. Şurasında burasında elmaslar parıldıyordu gene. Üç hafta içinde. Victorio kendisinden yirmi yaş küçük olan Sicilyalı bir kabadayı (Antonio Villanı) ile. Koca Jim. 11 mayıs salı günü.200/1242 olacak. Saat üzerinde çok önemle durmuş. Pantolonunun sağ arka .. Koca Jim yeni karısını. Bir hafta sonra. şapkasını. zor bir iş değil ki. dörde birkaç dakika kala ayrıldı evinden. yakasına kırmızı bir gül iliştirmiş. keyfini belli edecek açıda yerleştirmişti başına. Vernon Caddesi 3156 numaradaki süslü köşküne yerleştirdi. Torrio telefon ederek Cafe'ye iki kamyon dolusu viski geleceğini haber verdi.

arabayı hemen yollayacağına söz vererek öptü karısını. yerleri mozaikle süslü geniş antreyi katederek asıl yemek salonuna geçti. Koca Jim. öteki yanında kasiyerin otur . 28 kalibrelik tabancası vardı. birbirinden on beş . VVoolfson. kendi kendine İtalyanca birşeyler mırıldandığını hatırlayacaktı. ve hemen Vernon Caddesine dönmek üzere hareket etti.yirmi metre uzaklıkta iki kapısı vardı Cafe'nin.201/1242 cebinde sedef kakmalı. VVoolfson. işi bitince arabayı geri yollamasını. Koca Jim. Şoförü VVoolfson tarafından sürülecek olan arabası kapıda beklemekteydi. Antrenin bir yanında vestiyer ve bir genel telefon kulübesi. annesiyle birlikte alış verişe çıkacağını söyledi. büyük camlı kapıyı iterek içeri girdi. arabaya bindi. efendisinin yol boyunca. daha sonra. kemerli kuzey kapısında bıraktı efendisini. Dale. South VVabash Caddesine açılan.

baba yadigarı kılıcının altında. Bunu işitince biraz bozulur gibi oldu Colossimo. Kimse aramamıştı. Birkaç dakika sonra. özel sekreteri Frank Camilla ile ahçıbaşı Caeserino. ve en geride bulunan bürosuna girdi. Colossimo'nun ünlü. Burayı da geçti Koca Jim. yeniden alt kata indi. ama bulamadı.202/1242 98 duğu yer vardı. o günkü yemek listesini görüşmekteydiler. Koca Jim. Büroda. özel avukatı Rocco de Stefano'yu telefonla aradı. kalabalık fazla olduğu zamanlar kullanılıyordu. aşağıda çalışmakta olan dört işçiyle birlikte işine devam etti. Asıl yemek salonundan kemerle aynf-mış ikinci bir yemek salonu bulunuyor. kendisini arayan olup olmadığını sordu. antreye bir yabancının girdiğini gördü. Ama işleri bitmemişti. Camilla ve Caesarino ile bir süre gevezelik . bodrum katından yukarı çıkan kapıcı.

birbiri ardından iki patlama işittiler. kapının önünde beklemek istediğini sandılar. Bunların egzost patlaması olduğunu ileri sürdü Caeserino. Camilla'nın telefonu üzerine. Emniyet Müdürü John J. kasiyer penceresinin camını kırarak karşı duvara gömülmüştü. Adamları gelecek olan. . ya da dışarda. Eyalet Savcısı da savcısı da savcılığa bağlı birkaç sivil polis yollamıştı. Garrity. İkinci bir kurşun. Bir saniye sonra. Duvardaki saate şöyle bir göz atıp —saat tam 16. Camilla. Sağ kulağının arkasındaki bir kurşun yarasından kanlar akmaktaydı. Camilla emin olmak için bakmağa gitti. yanında cinayet masası şefi Mooney olduğu halde olay yerine geldi. yerde ölü yatıyordu. Koca Jim. kimseyi orada.25'i gösteriyordu— yemek listesini görüşmeğe devam ettiler. Koca Jirn'i mozaiklerin üzerinde yüzü koyun serilmiş buldu.203/1242 ettikten sonra. ikinci yemek salonundan geçerek antreye doğru yürüdü.

haberi alınca bayıldı. On üçten fazla adam kullanma. yazılanların anlamı neydi. Polisin ateş edilen açıdan anladığına göre. Genç kadın. Daha fazlası varsa. katil 99 kurbanını vestiyerde beklemişti. . o nesneleri nereden bulabileceğimi zi öğrensin. Banka.204/1242 sonunda Dale Colossimo'ya da telefon etti. Hamiş. ? Torrio ile Capone da dahil olmak üzere otuzdan fazla şüpheli kişi sorguya çekildi. «Swan. elli doların üstünde ne kazanırsan bana ait. birkaç kişiye yol ver. Adama söyle drugs-tore'up gözlesin. Telefon kulübesin-deki rafın üzerinde Koca Jim'in el yazısıyla bir not bulundu. nasıl olmuş da kağıt telefon kulübesine girmişti.» Koca Jim bu notu ne zaman yazmıştı. Swan kimdi? Polis bu bilmeceleri hiç bir zaman çözemedi. Artık gerisini sen bildiğin gibi doldur. (diye yazmıştı) belgeyi hazırladım.

olay sırasında başka yerde olduğunu kesinlikle ispatladı. değen 8. Rocco de Stefano. Ölen adamın para durumu.» dedi. Torrio'nun gözlerine yaşlar dolmuştu ömründe hiç göstermediği bir duygululuktu bu.500 dolar nakit para ile.894 doları aşmayan mücevherler ve 15 fıçı viski bulundu. Terk-edilen kız kardeşinin öcünü almak isteyen Jöe Mo-resco mu çekmişti tetiği acaba? O da. «Koca Jim'le ikimiz kardeş gibiydik. Kimsenin kesinleştiremediği bir söylentiye göre. uzun aramalardan sonra ancak 67. Victoria ile Sicilyalı kocası da Koca Jim öldürüldüğünde Los Angeles'de bulunuyorlardı. olay sırasında başka başka yerlerde bulunduklarını ispat edebildiler. Koca Jim 11 mayıs günü evden .205/1242 Torrio da Capone da. Oysa. işin esrarını bir kat artırmıştı. nakit ve elmas olarak en az yarım milyon dolar bulunacağını sanıyordu.

Bir yandan şans. Doğuya giden bir trene binmek üzereyken yakalanan . birkaç Kara Elci. Parlak Jim'in. yanlışlıkla bir polis tuzağına düşmüştü.206/1242 çıktığında yanında 150. zorbalara ödediği haraçların çokluğuna bağlıyordu. 11 mayıs günü hapiste olduğu anlaşıldı.000 dolar nakit para vardı. çözüm yolunun pek uzak olma dığını gösteren belirtiler vardı. bir yandan da Cafe kapıcısının ifadesi. Ama. özellikle Parlak Jim Cosmano şüphe altında kaldılar. Bununla birlikte. bir yandan yeraltı çevrelerinde yayılan dedikodular. Cinayet günü. Beş Parmak'ın kıdemli cellatlarından Frankie Yale. belirli bir yöne itmişti araştırmaları. müvekkilinin mali durumunun böylesine 100 bozuk olmasını. Bu nedenle. Ama polis olay yerine geldiğinde cepleri bomboştu De Stefano.

Derken. Ancak. Chicago polisinin isteği üzerine. patronunun peşi sıra Gafe'ye giren yabancıyı tarif etti. Frankie Yole'e tıpatıp uymaktaydı. polis gammazlarından biri. tanık kapıcı New York'a gönderildi. gerek Chicago polisi. Bununla birlikte. kapıcı. Ayrıca.207/1242 gangsterin bir haftadan beri Chicago'da olduğu anlaşılmıştı. Ancak. gerekse New York polisi Torrio ile Yale'in suçlu olduklarından emindiler. katille karşı karşıya gelince adamcağız donup kaldı. belirli başka bir suç işlemiş olmadığından. New York polisi Yale'i gözaltına aldı. Onu tanıyamadığını söyledi. . Tarif. New York'a dönmesine izin verilmişti. Soruşturma yeni baştan suya düşmüş oluyordu böylece. Colossimo cinayetiyle bir ilişkisi olduğu bilinmediğinden. o gün. yeraltı çevrelerinde dolaşan söylentileri iletti savcılığa: Torrio'nun Yale'e 10.000 dolar ödeyerek Calossimo'yu başından attığı söyleniyordu.

ilerde yapılacak gangster cenaze törenlerinin aynı debdebeyi sürdürmesine yol açacaktı. biri de «Al'd'en» gelmişti). Ne Katolik Kilisesinde. 14 mayıs günü toprağa verildi. . Bir kilise yetkilisi kararı şöyle açıklamıştı: Sayın Başpiskopos. Başpiskopos George Mudelein'inden izin çıkmamıştı çünkü. kortejin uzunluğu. Çelenklerin ihtişamı (en gösterişli çelenklerin biri «Johnny'dan».208/1242 Chicago'nun büyük gangster kralları arasında ilk öldürülendi Koca Jim. katılan kişilerin niteliği. bronzdan yapılmış pahalı tabut. papazlarına şu noktalara dikkat etmelerini özellikle emretmektedir. ne de Katoliklere ayrılmış bir me-101 zarlıkta dinsel tören yapılmadı.

. gereken günlerde ve Paskalya yortularında kiliseye gitmemiş olduğu bilinen gangsterler... özel bir karara bağlanacaktır. ya da kilise kurallarına uymayı açık açık reddetmiş. ... kendisi ne genelevcilikle no de katil olmakla suçlanmıştır. karısını boşayıp Dale Winter'le evlenmiş olmasıdır.. İleri sürülen tek suç. Koca Jim'e dinsel tören yapılmayacağı kararı verilirken.209/1242 Davranışlarıyla.. toplum içinde «bilinen» bir günahkar olarak ün salmış. Her ölünü durumu ayrı ayrı gözden geçirilecek. bu gibi adamların toprağa verilişlerinde dinsel tören yapılmayacaktır. Dinsel törenin yapılmaması için.... söz konusu kişinin gangster ya da yasak içki imalatçısı olması yeterli değildir.

Hamamcı John önünde diz çökerek. Katolikler için gerekli olan ölüm dualarını okudu. Tören sırasında Apollo Dörtlüsü ilahiler söylediler: «Tanrım Sana Yakın Geldim» adlı ilahi söylenirken. Le-vee'nin ünü en kötü dansinglerinden birinin sahibi olan İke Bloom. yeraltı çevrelerinin en üstün övgüsüydü bu. temiz oynardı. merhumu öven bir konuşma yaptı. ne kadar çok insanın yüzü . Aç gözlü değildi. bir kolunda ise Dink vardı.» diye başladı söze. bir Presbiteryen papazı olan Pasquale de Carol. «Hangi oyuna girerse girsin.210/1242 Sonunda. Vernon Caddesindeki köşke gelerek cenaze törenini yönetmeyi kabul etti. «Kalleş değildi Koca Jim. Başkalarının da beş on kuruş sebeplenmesine karşı durmazdı. Ayakta duracak hali olmadığından bir kolunda avukat De Stefano. Memnun olurdu hatta. Tabut ka* patılmazdan önce. Dale Colossimo girdi içeri.

» Capone. . bando bir matem marşı çaldı. Birinci Bölgede oturan binlerce Demokrat Partili. Çoğumuz. onun da yüzü gülerdi. her zaman çenesini tutmasını bildi Koca Jim. bağımsız bir mezarlık olan Oakvvood Cemetery'e giden kortejin en ön saflarında yer aldılar. yıllarca. Bir çoğumuzda olmayan 102 bir şey vardı onda —klas! Sosyete züppelerinin. eski bir İtalyan yas geleneğini yerine getirdi: Koca Jim'in ölmüyle gömülmesi arasında geçen üç gün süresince traş olmadı. Levee boyunca yol alıp. adam gibi hiç bir adama sırt çevirmedi. Hiç bir arkadaşına kazık atmadı. Cafe Colossimo'nun karalara bürünmüş kapısı önünde duruldu.211/1242 gülerse. Hepimize yaradı. Colossimo'nun artıklarından geçindik. milyonerlerin mahallemize dadanmalarını o sağlamıştı.

Lyle. bir. siyah arabanın içinde Dale Colossimo ile De Stefano bulunuyordu. Onları beş bin kişiden fazla bir kalabalık izlemekteydi. her cins gangsterin yanı sıra. bir eyalet savcı yardımcısı. o sırada Cumhuriyetçi Partiden belediye meclisi üyesi seçilmiş olan Yargıç Lyle'ın da tabut taşıyanlar arasına katılmasını rica etmişti. perdeleri kapatılmış. iki milletvekili. «Biliyor musun ne yapmıştı bir keresinde? Eski bir çiftlik alıp.senatör. Bunun üzerine onu ikna etmeğe çalıştı Hamamcı: «Jim hiç de fena bir insan değildi. üç yargıç.212/1242 Cenaze arabasının hemen arkasından giden. ve eyaletin Cumhuriyetçi Parti lideri de vardı. Hamamcı John.» diye yalvardı. dayadı döşedi. Sırayla tabutu taşıyan elli üç kişi arasında. dokuz belediye meclisi üyesi. Fazla yıpranan genelev fahişelerini . Yargıç kabul etmedi.

Kendilerini toparlayıncaya kadar orada kalmalarına izin verirdi. «Ama şimdi Koca Jim öldüğüne göre. «Kızlardan bazıları kendilerine geldikten sonra kaçıp gittiler. hem de bir kuruş bile almazdı karşılığında. .213/1242 dinlenmeğe yollardı oraya. Jim bozuldu haklı olarak.» dedi Hamamcı. canım. kusurları ne olursa olsun. kim yönetecek bu sağlık yurdunu?» 103 «Çoktan sattı. Koca Jim dostumdu benim. Şükran duygusu diye bir şey yok ki bu orospularda!» Cenaze töreni dolayısıyla Chicago American gazetesinde şu yazı çıktı: «Geçmişte neler yapmış olursa olsun.» «Aman ne güzel.» diye karşılık vermişti Lyle.

. Jim'in yıllar yılı krallığını yaptığı. nice ciddi görünüşlü iş adamından işittik bu sözleri. yüzlerce Chicagolunun dudaklarından döküldü dün. dolandırıcıların ağzından işittik. değerli Illinois Crime Survey dergisi. Gökdelenlerin yüksek katlarında çalışan. Yirmi ikinci Sokak Levee bölgesinde işittik bu sözleri. yarı ünlülerinden işittik.» Bu ve buna benzer sözler. cürümle politika arasındaki ilişkiyi şöyle açıklıyordu: . geceleri canlaınan öteki dünyanın insanlarına.. Hepsi de bilerek ya da bilmeyerek. Yeraltı çevrelerine bağlı nice kadının boyalı gözlerinden yaşlar akıyordu. az ya da çok isteyerek karışmışlardı. kiralık katillerin. Gangster cenaze törenlerini genel olarak ele alan.214/1242 Cenazesine gidiyorum. sanat ve edebiyat çevrelerinin ünlülerinden.

kişinin güvenebilirliğine dayanır. kamu zararına anlaşmalara girerler. ve de orta halli insanların yaşadığı hemen her yerde. her şeyden çok 104 da. ve çoğu zaman da. Çete düzeni de feodal bir düzendir —yani. Feodal sistem. İşte bu yüzden. politikacılarla cürüm çeteleri birbirlerini çok iyi anlarlar. her ikisinin çıkarına. kişisel bağlılıklara dayanan bir sistemdi. arkadaşlığa dayanır. nereye olsa peşinizden geleceğini. yalnızca size karşı iyi davrandığı için değil. feodal bir ilişkidir politika. feodal bir sistem olma eğilimindedir. Bir adam dostunuzdur. Bizim ırmak kıyısı bölgelerimizde. Bu nedenle. arkadaşlıklara. politik güç. gereğinde kendisine güvenebileceğiniz için. sözünde duracağını bildiğiniz için. kişisel bağlılıklara. . politika da. kanunlara değil.215/1242 Demokratik bir rejimde.

Haritaya baktığımızda.. Chicago'nun açık seçik olarak ikiye bölünmüş olduğunu görürüz: doğu kesimi. parti politikasıyla karışık dostluklar yürütülür. Hepimiz biliriz. Colossimo'nun kurduğu ve örprünün sonuna dek yürüttüğü düzen. Kentin iki bölümü .. insanlık. ırmak kıyısında ise.216/1242 . göl kıyısı ve ırmak kıyısı bölgeleri. Yaşamının günlük. doğruluk gibi soyut kavramlara önem veren bir kişi.. kişisel ilişkilerinden çok. normal. Göl kıyısında idealistlerle reformcular. idealistler hiç bir zaman iyi dost olamazlar. adalet. ne iyi bir dost olabilir ne de iyi bir politikacı. batı kesimi —yani. yaşar...... çünkü şurası bir gerçektir ki arkadaşlık.. alışılmış toplum düzeninin dışında ve ona aykırı bir düzendi. daha biçimsel olan toplum düzenini yıkıcı bir nitelik taşır genellikle....

kanunları yapan. tarafsız. Bu birliği bozmak için gösterilen çabaların sürekli olarak başarısızlığa uğraması da. doğru ile yanlış ayrımı yoktu. özellikle bölge politikası. ilişkilerin ne denli geniş kapsamlı. Profesyonel politikacılar. cürümle politikayı birbirine kenetleyen ilişkiler sorununun bir parçasıdır. kanun vc toplum görüşünün belirlediği anlamda bir iyi ile kötü. ne denli sıkı olduğunu ortaya koymaktadır. Oysa dostluklar. birbirinden değişik bu iki* toplum düzeni. Colossimo'nun içinde yaşadığı günlük çalışma dünyasında. dostluk bağlarını koparmak çabasındadır. biçimsel olmayı amaçlar. çok daha içli-dışlı bir dünyada yürütülür.217/1242 arasındaki bu karşıtlık. tanımlayan dünyadan çok daha küçük. dost ve komşu-105 . hükümet de öte yandan. Hükümet eşit. Politika. hükümet tarafsızlığına ters orantılıdırlar.

Victoria Moresco'ya da 12. Geriye kalan para Papa Luigi'nin cebine girdi. üzüntüsünden on gün hasta yattı. gerçekten yakın olduğunu tanıtlamak demektir. politik patronun boy göstermesi demek. cenaze törenleri gibi) katılmanın ne denli yararlı olduğunu bilirler.218/1242 larının yaşamında önemli noktalar oluşturan olaylara (ad koyma törenleri. Koca Jim'in karısı sayılmadığını da öğrenmişti. Bu nedenle. merhum ile ara-sindaki arkadaşlığın gerçekten içten. İçlerinde en ufak bir gerçek duygu yoksa bile ya-parlar bunu. düğünler.000 dolar verdiler. 6. boşanma ile ikinci evlilik arasında bir yıl geçmiş olmasını şart koşmaktaydı.000 dolarlık tahvil ve elmas verdiler kendisine. bu da geride kalanların ona tanı bir bağlılık göstermelerini sağlar. Ailesi gene de iyi davrandı. Illinois kanunlarına göre. Dale Colossimo. kocasının mirasından da yararlanamayacaktı. . Özellikle büyük cenazelerde. Üstelik. Eyalet yasası.

Başrolü oynayan Edith Day'ın ayrılmasıyla. 1924 yılında. bir daha da adını işiten olmadı. Bu arada. 1930 yıllarına kadar. hem New York'da hem de turnelerde aynı rolü oynadı. kızın başına gelen olaylardan esinlenerek. San Francisco'da aktör Henry Duffy ile evlendi. Birkaç yıl. Dale sahne hayatından çekildi. yeniden kızlık soyadını alan Dale geçti yerine. ama ortaklarından Rum Potsln el koydu buraya.219/1242 Dale bir süre Cafe Colossimo'yu işletmeği denedi. karı koca taşra tiyatrolarında birlikte oynadılar. Sonra. Bunun üzerine annesiyle birlikte New Yo(rk'a döndü. 106 VI . Jack Lait ile Jo Swerling. 1919 yılının kasım ayından beri Broadway'de oynanmakta olan İrene adlı müzikal oyun son derece tutunmuştu. One of Us (İçimizden Biri) adlı bir oyun yazdılar.

bölgesel genişleme planını uygulamağa koyuldu. Ama Torrio. İlk devrede. Bu yolla çeşitli ilçe ve köy yöneticilerini kolaylıkla elde ettiler. bu kişilere. Levee'nin öteki önemli kişileri arasında da duruma karşı çıkan olmadı. banliyölerdeki genelev ve kumarhane işletmelerini geliştirmeğe koyuldular. Belediye meclisi üyeleri Kenna ile Coughlin bunu onayladıklarını belirttiler. Koca Jim'in Levee'deki mirasçısı olduğunu herkese kabul ettirmesi gerekiyordu. Genelevin ya da kumarhanenin kurulacağı mahalledeki komşulardan İtiraz etmeğe kalkanlar olmuştu bir iki.220/1242 ÖLÜM KÖŞESİNDEN ÖLÜLER AĞACINA COLOSSİMO'nun ölümünden hemen sonra. Bu alanda en belli başlı araçları rüşvet dağıtmaktı. ya da yeni ev . ipoteklerini ödeyecek ya da damı tamir ettirecek. Torrio yardımcısı Capone ile birlikte. Asli mıntakalarında işi hallettiklerini gören Torrio ile Capone.

. iki yıl içinde birer günah yuvası haline geldiler. Cicero'da bir dizi kabare ile kumarhane kurdu. Chicago Heights'da. Şehrin güneyindeki Chicago Heights'dan. batısındaki Ci-cero'ya kadar uzanan bölgede.221/1242 eşyası alacak parayı sunduğu anda. Torrio. Coney Island Cafe ile Barn'ı da açtı. Moskovalı üç kardeşten biri olan Harry Guzik ile karısı Alma'ya bıraktı. Burnham'da çok iyi işleyen İki genelev meyhanesinin (Burnham Inn ile Speedway) yanı sıra. Moonlight Cafe'yi açtı. bir zamanlar kanunun egemen olduğu sessiz sedasız bir sürü ilçe. 107 Stickney'de açtığı yerin adı Shadow Inn idi. Posen'de Roamer Inn'i kurdu ve yönetimini. bütün itirazlar kesilmişti. Blue Island'da açtığı yerin adı Burr Oak Hotel (işleten: Mike ve Pike Heitler).

gençliğinde buranın müdavimlerindenmiş. durmadan birbirleriyle yarış ederlerdi: biri kalkar sana sokulurdu bakarsın. Arka taraftaki salon daha büyüktü. kıçını kıvıra kıvı-ra. Chicagolu caz klarnetçisi «Mezz» Milton Mezzrow. çıkıp .. Ön tarafta genişçe bir salon vardı. «Hadi. Duvar kenarlarına sıralar konmuştu. Really the Blues adlı kitabında burasını şöyle tarif eder: .222/1242 Banliyö genelevlerinin bir prototipi sayılabilir Roamor İnn. herifler de (müşteriler yani) ortalıkta dolaşıp kızları gözden geçirirlerdi. öteki yanında da duvar kenarına dizili yirmi beşlikle işleyen bir sürü tilt makinesi. Daha sonra yazdığı otobiyografisi. masa falan yoktu. bir yanında uzun bir bar. kulağına fısıldardı.. Kızlar bu sıralarda otururlar.. O kızlar var ya.

Orada.. suratlarında en az iki santim kalınlığında allık! Müşteri. peşisıra yukarı kata çıkardı... fransızım ben. yanaşır. başlarının iki katı büyüklükte ipek kurdeleler.. Kısa geceliklerle... bir de oda numarası verirdi. merdiven başında bir masaya kurulmuş. ya da arka tarafında koca koca fiyonklar olan bebe giysileri ile salınırlardı ortalıkta. Kızın eline tenekeden bir fiş ile bir havlu tutuştururdu. cicim? Benden iyisini bulamazsın.» Aradan bir dakika geçmeden bir başkası. Bizim gittiğimiz kızların nöbeti. ev sahibi kadın otururdu. öğleden sonra saat dörtten. sırıtarak tan.. «Bu sefer de sahici bir kızla yatmak istemez misin. kafalarında. şekerim?» derdi. ev sahibi kadının bıkkın .223/1242 yatalım mı. kızlardan birini gözüne kestirdi mi. tatlım... Gece boyunca. ayaklarında yüksek topuklu papuçlar. Bu arada müşteri de iki dolar kesilirdi. kıntaraktan. gece yarısına kadardı.

.... Ayın bir tek gecesinde bile boş durmayanlar vardı.. Yirmi sent.... Söylediklerine göre. Adet vaziyetlerini.» Saat gibi işletirdi orayı kocakarı. sekiz numara. Şimdi anlatması uzun.... Tamam artık on numara. türlü hilelerle saklamağa kalkarlardı. durmadan çalışırlardı. 108 bütün gece uğraşmayın. Bekleyen var. korunma ücreti olarak kesilirmiş. . her. be. her fiş için ödeme yapılırdı. Çok çalışırlardı kızlar. geriye kalan bir dolar da işletmeciye kalırmış.numaradan seksen sent kalırdı kızlara..224/1242 bir sesle bağırıp durduğunu işittirdiniz: «Hadi..

ve fahişe olarak kullanılmak üzere «bozdurdular». Torrio'nun politik ilişkilerinin kuvveti. Dava. ağabeyleri gelip kendisini kurtardıklarında. çetin bir sınav geçirdi. çırılçıplak soydular. kızcağız ailesine haber yollamayı başardı. hapis cezasına çarptırıldılar. karı koca. hizmetçi bulmak için gazeteye ilan vermişlerdi. Güzel bir köylü kızı cevap verdi ilana. Karı koca suçlu görülerek. Illinois Yüksek . Beş ay tutsak olarak çalıştıktan sonra. Duruşmada. kızı bir odaya kapattıkları gibi. Guzikler. Ama. kızın babası Guzik'lerin kendisine para teklif ede-rek.225/1242 Capone 1925 yılında. 1921 yılında. belki de Roamer Inn'de eğlenirken yakalanmıştı belsoğukluğuna. gövdesel olarak da ruhsal olarak da bitmişti zavallı. Roamer Inn'de meydana gelen bir olay yüzünden. mahkemeden vazgeçirmeğe çalıştıklarını anlattı.

109 elli dolara kadar (cinayet için) çıkardı. Fiyat listesi 24 dolardan başlar (kafa yarmak için). Mossy 1920'de rakip sendika haraççısı Koca . oldukça tehlikeli olan mesleği için fazla yaşlanmıştı. Bu sırada Torrio'dan yardım istediler. Enright çetesinin hayatta kalmış son üyesiydi. bu arada suçlular da kefaletle serbest bırakıldılar.226/1242 Mahkemesine temyize yollandı. O sırada eliI dört yaşındaydı Stevens. Sendika haraççlığını ilk icat edenlerden «Mossy» Maurice Enright'in bir numaralı kabadayısı olduğu yıllarda. o da Chicagolu kiralık katillerin babası Walter Stevens e açtı meseleyi. sayısız adam dövmüş. öldürmüş. sayısız bomba atmıştı.

hepsini de en iyi özel okullara yollamıştı. Manevi kızlarına kısa etek giymelerini. o da. Durmadan kitap okurdu. Robert Burns. en sevdiği yazarlar arasında Robert Louis Stevenson. makyaj yapmalarını yasak etmişti. Stevens. Grant ile Bismarck hayranıydı. Parlak Jim Cosmano tarafından temizlenmişti. Jack London vardı. Üç tane manevi evlat edinmiş. Karısına tapardı. Ağzına hiç içki koymaz. tam yirmi yıl gece gündüz baktı ona. Ulysses. ölünceye kadar. o * kocaların en iyisi.227/1242 Tim Murphy'nin isteği üzerine. S. birçok bakımlardan. en sevimlisi» Torrio'ya benzerdi. ve kadın umutsuz bir hastalığa tutulduğunda. dünyasal zevklere aldırmayan. Gene Torrio gibi. açık saçık bulduğu yerleri . askerlik tarihi üzerinde incelemeler yapmıştı. pek ender olarak sigara içerdi. üstelik aşırı tutucu bir kimseydi. Kızların klasik eserleri okumalarına izin vermezden önce gözden geçirir. Kendisi de okumuş bir adamdı.

eyalet saymanı olduğu sırada 600 bin dolar yediği iddiasıyla.228/1242 kitaptan çıkarırdı. ayın belirli günlerinde elinde açılmış bir şemsiye. Torrio Ca-pone çetesine yanaşmıştı. 1920 yılında Mossy ölünce. Böyle. şantaj. En belli başlı değeri. Duradan eski zaman ahlak ve idealizmini över. eyalet valisi Len Small'un kendisine olan şükran borcuya du. hakkında kovuşturma açılmıştı. valilik görevine başladıktan birkaç ay sonra. zamanın «çılgın» gençliğini beğenmezdi. kalpazanlık gibi işlerde çok daha fazla başarı göstermiş olan «Yahudi» Ben Nevvmark. Kankakee'li bir çiftçi ve Thompson'un kuklası olan Small. barın bir köşe-110 . Böyle. Stevens. eyalet savcılığının eski şeflerinden olan. ama hırsızlık. Savunması için perde arkasında çalışanlar şunlardı: Stevens. 134 numaralı Elektrik İşçileri sendikasının iş yöneticisi «Şemsiye Mike» Michael J.

kari koca.229/1242 sinde dikilir. Ve kurtarıcılarını hiç bir zaman unutmadı. Stevens ricaya gitti. Yüksek Mahkeme kararı çıkmadan önce iki hükümlüyü alelacele affetti. Adama «şemsiye» adının takılması bu yüzdendi. işçilerle başlarının belaya girmesini istemeyen işveren ajanları. Aralarından ikisi hapse tıkıldığında (Böyle bir jüriye rüşvet yedirdiği. Ve sayın vali. hemen hemen bin caniyi affetti. Guzik'lerin başına yukarda anlatılan olay gelince. gerekli haracı şemsiyenin içine bırakırlardı. Vali'nin duruşması sırasında. jüri üyelerine rüşvet yedirmek. Aradan üç ay geçmeden. şehrin güney sınırının . Small beraet etti. ya da korkutmak gibi birtakım kılçıklı işlerle uğraştılar. Valiliğinin ilk üç yılında. Stevens de eski bir cinayeti için) hemen affetti onları. bu üçlü.

230/1242 yanıbaşında yeni bir genelev işletmeğe başladılar: Marshfielcle Inn. «Kırk ikinci ile kırk üçüncü bölgeler kime kalacak?» diye sp. yani Chicago nehri ile göl arasında kalan bölümde Dion O'Banion'un çetesi egemendi. Verilecek karşılığı bütünvÇhaeago'lular bilirdi: «O'Banion'un tabanca cebinde kalacak. biri de önünde.rarlar-dı her seçimde. yani. Kendisi gibi İrlandalı olan Gene . tabanca koyulabilecek üç fazla cep vardı. Kuzeybatı kesiminde.» Gerçekten de Deany'nin her kostümünde.. Biri ceketinin sol koltuk altında. Bölgesel genişleme kampanyalarının üçüncü devresinde. pantolonun tam ortasında bulunmaktaydı. biri gene ceketinin sol dış yanında. Her iki elle de ateş ettiğinde çok iyi nişancıydı.. Bu çetelerle anlaşmadıkça hiç bir başarıya ulaşacakları da yoktu. Torrio ile Gapone'un karşısında çok çeşitli ve güçlü bir sürü çete vardı. içki yapım ve dağıtımı ile ilgili devrede.

Yabancılarla el sıkışmazdı hiç.231/1242 Geary'den öğrenmişti nişancılığı. Cinayet işleyeceği zaman. ellerini kalçasına dayayarak. bacaklarını açıp. çok tatlı bir sesi vardı. suratı. mavi gözleri gülümser. bir ruh doktorunun deyimiyle. tam karşısında. durur. Daha sonra. dudakları çocukça bir gülüşle aralanır.— O'Banion'un da ondan aşağı kalır yeri yoktu. kuşkulu bulacağı en ufak bir harekette tabancasını çekmeğe hazır olurdu. «sevimli bir gad-darlık» la parlardı. Az çok terbiye görmüş. Tanımadığı biri yanına yaklaşacak olsa. «Mother Machree» ya da «When Irish Eyes are Smiling» şarkılarını söylediğinde hocasının 111 gözlerine yaşlar dolardı hep. Dikkatli davranmasının nedenleri . bir ceza mahkemesi Geary'nin tımarhaneye kapatılmasına karar vermişti —adam öldürmekten zevk alan bir manyak olduğu için.

«Madison Köprüsünden geçiyordum. Arthur Va-dis adında bir işçinin.» Ufacık bir şeye kızsa.232/1242 vardı tabii. O'Banion bir gazete kupürü göstermişti kendisine. «Bu sabah. ya da kendiliğinden sinirli olsa. Herald Examiner gazetesi muhabirlerinden Edward Dean Sullivan'a. aklım başka yerde anlayacağın.» diye anlatmağa başlamıştı O' Bani-on. ya da öldürttüğü adamların sayısı yirmi beşi aşkındır. Son günlerde birisi izleyip duruyor beni çünkü. «Kendi eliyle öldürdüğü. bilinmeyen bir kişinin saldırısına uğrayarak bacağından vurulduğu yazılıydı gaze* tede. . hastahanede yatan bir insan için en iyi puronun hangisi olduğunu sormuştu. elini tabancasına atabilirdi. bir şeylere takılmış kafam. «Chicago'nun bir numaralı canisi» demişti onun için. Bir keresinde. Emniyet Müdürü Morgan Collins. dalmışım. «Ne o biri mi hasta?» diye sormuştu Sullivan.

oyundan sonra kapıda bekledi.. sırıtarak ayrıldı olay yerinden. Boks hakemi olan Davy Miller. La Salle tiyatrosunun girişinde adam öldürmeğe kalkmıştı. Zavallıya bir kutu püro yollayayım bari diyorum. ne Max. gördüğüm ilk adama ateş ettim. adamın karnına kurşun doldurdu. O anda çakamadım ne olduğunu. 112 kendisine ne gibi bir hakarette bulunmuştu. Yaralının küçük kardeşi Max Miller de oradaydı.233/1242 Köprüden geçen arabalardan birinin egzostu patlamış. bir kurşun da o yedi. yere yuvarlanan ağabeysinin yardımına koşunca. Müthiş nişancı. O'Banion bir gece tiyatroda rastlamıştı ona. kendisine hakaret saydığı bir şeyden alınmış. Bu herifmiş meğerse. bunu hala bilen yok. Tutuklanmasına tutuklandı ama. ve yüzlerce tanığın önünde.» Bir keresinde de.. ne de bu .

» dedi O'Banion daha sonra. «Bölgemi ısmarlandığı gibi teslim ederim ben. . «Olaya ben de üzüldüm. ama bunlar işe yaramadığı takdirde.» derdi..» Ömründe bir gün bile hapis yatmadı O'Banion. Koca Jim Colossimo. kendi bölgesindeki İtalyan oylarını nasıl elinde tutuyorduysa. «Kafam kızdı mı saçmalıyorum bazan. adam dövmek. kaçırmak. O'Banion da kendi bölgesindeki İrlandalıların oyunu öyle kontrol altında bulunduruyordu. Tatlı dili ya da cömertliği sayesinde oyları istediği yöne kaydırırdı genellikle. Politikacılara çok yararı dokunurdu çünkü.234/1242 arada iyileşmiş olan Davy şikayetçi olmadılar. ya da vurmak gibi yollara başvurmaktan hiç çekinmezdi. ve her seferinde de becerirdi bunu.

O'Banion'un oy alma kabiliyetine öylesine büyük bir değer verirlerdi ki. Cook County Bayındırlık İşleri Bakanı ve Demokrat Partinin ABD Senato adayı Albert A. bir de pırlantalı platin saat armağan ettiler. Ziyafette hazır bulunanlar arasında. gangsterin Cumhuriyetçi Partiye geçme niyeti olduğu dedikodusu çıkar çıkmaz. Swe-itzer. bir zamanlar korosunda şarkı söylediği. Onu ellerinden kaçırmamak için. Robert M. Emniyet Müdürü Michael Hughes de vardı. rahip yardımcısı . Sprague. Bu nedenlerle olacak. şeref konuğu Cumhuriyetçi Partiye geçti.235/1242 Demokrat Partinin kırk ikinci ve kırk üçüncü bölge patronları. Bütün yapılanlara rağmen. kiliseyi de çok severdi. şerefine büyük bir ziyafet verdiler Webster Otelinde. 113 O'Banion çiçeklere bayılırdı.

Sabah saat dokuzdan akşam altıya kadar dükkandan çıkmazdı genellikle. dükkanın kokusunu mutlu mutlu içine çekerdi.236/1242 olarak çalıştığı Holy Name Katedralinin hemen karşısında bulunan çiçekçi dükkanında. ya da cenaze çelengi hazırlarken. ya da gelin çiçeği. özellikle kendisini öldüren ya da öldürtenler de. ortalıkta dolaşır. Bu çelenkleri O' Banion'unkinden başka bir çiçekçiden ısmarlamak ise. Çünkü yeraltı geleneklerine göre. orada bir bitki eker. Gangsterler dünyasının bir numaralı çiçekçisi oldu kısa zamanda. Oldukça kazançlı bir işti bu. öldürülen bir gangsterin yalnızca dostları değil. bir gelin sepeti. yüksek sosyete hanımlarından birinin. akıllara sığmayacak bir görgüsüzlük olurdu —hani. pahalı birer çelenk göndermek zorundaydılar. William Schoefild'in ortağı olabilmek kendisini fazlasıyla memnun etmişti. aynı zamanda düşmanları da. Yakasında beyaz bir karanfil. kızının nişan . burada bir gonca keser.

Gitti ama unutulmayacak. kasımpatından çelenkleri hazır olurdu.. toptancısına telefonu açtığı gibi yüklü miktarda çiçek ısmarlardı.237/1242 davetiyesine Cartier ya da Tif-fany'den başka bir yerde bastırması kadar korkunç bir görgüsüzlük!— Herhangi bir gangster öldürüldüğünde..» Çelenk siparişi yapacak olanların bir telefon 114 . «Çocuklardan Sevgilerle. Öz-liyeceğiz eski dostumuzu.. uygun birer ithaf koymayı ihmal etmezdi. O'Banioun'un karanfilden dev at nalları. merhumun gövdesindeki kurşun deliklerini tıkamakla uğraşadursunlar. Hepsinin üzerinde de kalın kurdeleler üzerine altın harflerle yazılmış. O'Banion çelenklerin ısmarlanmasını beklemezdi bile. Cenaze levazımatçıla-rı. gülden battaniyeleri. Çelenklerin hazırlanmasına da gene siparişler yapılmadan başlardı..

238/1242 ederek. Geceleri başka kadınlarla gezecek tipte bir adam değildi. Geceleri. şarkılar söylemeğe otomatik piyanoyu dinlemeğe bayılırdı. kamyon soygunculuğu gibi. O'Banion ile takımı. Beş yüz».» derdi. geceleri nadiren dışarı çıkardı. (*). 1920 den sonra da kaçak içki yapım ve dağıtımına başladılar. Birçok gangsterin karısı gibi. «Dean evini çok sever. daha başka işler görürlerdi: hırsızlık. adlarını ve gözden çıkardıkları fiyatı söylemeleri yeterliydi: «Ben Charlie. radyo ile oynayıp. Hiç içki içmezdi. «Terliklerini giyip oturmağa. araba. . kasa soygunculuğu. haydutluk. bir sürü şeye göz yummak zorunda olan ve kocasını çok seven eşi Viola.

sosyete züppelerinin çalımını takınmağa. dostlarımızla tiyatroya giderdik. Ne zaman evden çıkacak olsa. Bir yandan da. otomatik piyanosuyla (15. bir numaralı adamı «Küçük Hymie» Earl Weiss'a.239/1242 Hayatta benden başka sevgilisi olmamıştı. davranışlarını onlarınksne benzetmeğe çalışırdı. . Arabayla çiçekçi dükkanına birkaç dakikalık uzaklıkta bulunan. «Çalımımız yok ama. Her ikisine de aynı şarkıyı koyup.» Çocukları yoktu. müzikleri senkronize etmeğe çalışmaya bayılırdı.» demişti.000 dolar ödemişti bu makineye) gramafonuydu. O'Banion'un evinde en çok sevdiği eşyaları. Sık sık dışarda yemek yer. on iki odalı bir apartman katında otururlardı. giyimini. büyük iş adamlarıyız biz de. nereye gideceğini söylerdi bana ve öperek veda ederdi. alkol dolu bir kamyonu kaçırdıkları bir gece.

topallardı bu . Çocukluğunda tramvaydan düştüğü için sol bacağı sağ bacağından kısaydı. bir otopark yapılmak için yapı yıkılınca bir sokak ötede başka bir dükkan açtılar. Katedral hala eski yerindedir. gene onun sayesinde. Gangsterler arasında şık giyinme modasını da O'Banion çıkarmıştı. doğru konuşmağa. 1960 da.240/1242 Akşamları yemeğe ya da tiyatroya çıktığında sırtında smokini eksik olmazdı. nezaket kurallarına uymağa özellikle dikkat eder. 115 adamlarını da aynı şeyleri yapmağa zorlardı. meğe devam ettiler. (*) Schoefild'in oğulları 1960 yılma değin bu dükkanı işlet. toplum içindeki davranışları gözle görülür bir biçimde düzelmişti.

çenesi yarık. günlük yüz ifadesi sevimli ve iyi niyetliydi. kalçaları incecikti. çok zarif elleri vardı. Locomobille arabasına atladığı gibi 150 . omuzlan geniş. illinois'nin Aurora şehrinde doğduğunda adını Charles Dion O'Banion koymuşlardı. yakınlarının mezarlarına götürmek için çiçek satın almağa gelen müşterilerle dolmuştu dükkanı. O'Banion öylesine içlendi.241/1242 yüzden. örnek bir atlet gövdesine sahipti. Bir ölüleri anma günü. İrlanda göçmeni olan babası badanacılıkla geçindirmekteydi ailesini. Ulusal İçki Yasağı çıkmazdan yirmi sekiz yıl önce. anasının ideal bir ana olduğundan söz ederdi sık sık. Kahverengi. oğlu hiç bir zaman unutmadı onu. Annesi. Suratı yuvarlak. ince parmaklı. Bu sakatlığı dışında. dalgalı saçlarını soldan ayırırdı. Dion beş yaşındayken ölmüştü. öylesine içlendi ki. Uzun. sık sık manikür yaptırmayı ihmal etmezdi.

O'Banion.» demişti babası bir keresinde. Ona da sık sık para yollardı. çok da çalışkandı. Mezarı bulmakta güçlük çekti.242/1242 mil uzaklıktaki Maroa ilçesine. Bir bütan gazı . Herbiri bir çöplük kadar pis. Küçük Sicilya olarak bilinen bölgenin yakınında eski bir apart-116 man dairesine yerleşmişti. Babası çah-şamayacak kadar yaşlandığında. kokusundan durulmazdı. köpeklerle sıçanların kol gezdiği daracık sokaklardan kurulu bir mahalleydi burası. her yanını otlar bürümüştü. Eski mezarın yerine taa uzaklardan görünebilecek bir anıt yaptırttı bunun üzerine. annesinin mezarını ziyarete gitti. Çevredeki fabrikaların dumanından. Kansas da yaşayan evli bir ablası da vardı. «Deany çocukken çok yaramazdı. çok bakımsız kalmış. Çocuk daha bebekken Aurora'dan ayrılan aile Chicago'nun bir kenar mahallesine gelmiş. Coldvvater. çok kavgacıydı ama. adamcağıza ömrü boyunca yetebilecek tutarda para devretti.

Eskiden yalnızca İrlandalıların oturduğu bir işçi mahallesiydi burası. O'Banion'iar geldiğinde kala kala 1000 kadar İrlandalı kalmıştı. . basın Tüfekli Adam adını takmıştı. Küçük Cehennem. adı da Kilgubbin idi. burada işlenen suçların çokluğu ve çeşitliliği bakımından. Oak ile Milton sokaklarının kesiştiği köşe. Kim olduğu hiç bir zaman anlaşılmayan bu Kara El'ciye. mahalleli buraya Küçük Cehennem adını takmıştı. Bir yıl içinde. mahalleyi 1900 yılından beri doldurmağa koyulan «esmerler» (Sicilyalılar yani) çoktan çoğunluğu elde etmişlerdi. Levee'yi bile geride bırakmıştı. Ölüm Köşesi olarak bilinirdi. Bu cinayetlerin on üçünün aynı adam tarafından işlendiği sanılır. topu topu bir kilometre kare genişlikte olmasına rağmen. bu noktada tam otuz sekiz kişi vurulmuştu.243/1242 fabrikasının bacasından boyuna fışkıran alevler geceleri gökyüzünü kızıla boyadığından.

Bu sıralarda öylesine dindar bir çocuktu. Ama. On altı yaşına geldiğinde. öyle örnek niteliklere sahipti ki. bu süre boyunca papaz yardımcılığı da yaptı. Holy Name Katedrali papazı Pe^ der O'Brien oldukça hafifletmişti. Peder O'Brien onun papaz olabileceğini ummuştu. O'Banion katedralin korosunda dört yıl çalıştı. daha sesi kalınlaşmadan. kuzey kesiminin en berbat mey-hanelerinden biri olan McGovern's Saloon'da şarkı117 . saygıdeğer pederin öğütlerine kulak asmıyordu artık. On yaşına geldiğinde bir yandan sokaklarda gazete satıyor. koronun bir numaralı yıldızı.244/1242 Böylesi bir çevrenin küçük O'Banion üzerinde yaptığı zararlı etkiyi. Küçük Cehennemlikler adlı bir çocuk çetesine katıldı» Hala kiliseye devam ediyordu ama. bir yandan da ufak tefek arakçılıklardan geri kalmıyordu.

Ya da. kasa soygunculuğuna. bir yandan da cüzdanlarını çarpardı. ya da bunları satmayı göze alan gazetecileri dövmekti. adam bıçaklamaktan altı ay daha yattı. başlıca görevleri. savaşlara dövüşçü olarak katıldı on yedisinde. Gazete dağıtıcıları arasında sürüp giden. daha çabuk sızmalarını sağlardı çoğu kez) soyup soğana çevirirdi adamları. iki yıl sonra. sokak soygunculuğuna başladı. Tatlı sesiyle. Ömründe çektiği hapis cezalarının tümü bunlardır. Bölgesinde kabadayılığı ile ne denli yararlı olabileceğini ispat ettiğinden. gazeteleri ateşe vermek. Daha sonra kendi çetesini kurdu. artık politika patronlarının kendisini her .245/1242 cı-garson oldu. rakip gazetelerin kamyonlarını devirmek. 1909 yılında üç ay islahevinde yattı. İlkin Herald-Examiner gazetesinin takımında yer aldı. iyiden iyiye sızdıklarını gördü mü (içkilerine karıştırdığı ilaçlarla. hırsızlığa. sarhoşların gözlerini yaşlandırır.

Ryan.246/1242 türlü cezadan güvenebilirdi. kör kör parmağım gözüne olurdu işlediği suçlar. kurtarabileceklerine Daha becerikli bir kasa soyguncusu olsaydı. O'Banion. telgrafhanede kendilerine uygun bir iş bulabilme umuduyla gelmişlerdi oraya! Belediye meclisi üyelerinden biri 10. hiç bir sabıkası olmazdı belki. polis memuru John J. . ama kasanın üzerinde en ufak bir çöküntü bile meydana getirememişti. PTT kasasını havaya uçurmak üzerelerken. Bir keresinde dinamit kullanarak bir kasa açmak isterken koca bir yapının bir bölümünü tamamen uçurmuş. 1921 yılında. Hymie Weiss ve iki arkadaşlarını. çocuklar. O'Banion en tatlı gülümsemelerini takınarak. suçüstü yakalamıştı. Ama genellikle. işin içinde bir yanlışlık olduğunu iddia etti.000 dolar kefalet ödeyerek O'Banion'u serbest bıraktırdı.

toplum dışına itilenlere gerçekten . cömertliği özel çıkarlarının gerektirdiğinden çok daha fazla arttı. Weiss ve «Dolapçı» Vincent Druccfnin parmak izleri. Çok geçmeden. Yoksullara. Kendinden emin bir havayla duruşma salonundan çıkan O'Banion.. yolsuzlara. O' Banion da nerede ve kime karşı cömert davranılması gerektiğini iyi bilirdi. kasanın üzerindeki izleri silecekti güya. «Küçük bir dalgınlık yüzünden başımıza geldi bütün bunlar. Unutmuş.000 dolar rüşvet dağıtmak gerekti. O' Banion. Parası arttıkça. soyulan Parkway Çayhanesinin ka-118 sası üzerinde bulundu. Hymie.» İşinin ustası her mahalle kabadayısı gibi. Duruşmaları yapıldı. jüri suçsuz olduklarına karar verdi. gazetecilere.247/1242 Davanın iptal edilmesi için de 30.

kendi ana babası bir zamanlar böyle kişilerdi de ondan. «Aldıklarının yarısını. benim .» derdi. Yoksul yaşlılara. Mayo Kliniğine (Chicago'nun bir numaralı hastahanesi) yatırdı. ömrü boyunca ona bakmayı üstüne aldı. yetim gençlere paralar dağıtır.. kendi memurlarına ödeyen hayır derneklerine zırnık yok benden. Ne ameliyatın ne de herhangi bir ilacın çocuğun hastalığına kar etmeyeceğini öğrenince de.248/1242 acırdı. Arabasına çeşitli yiyecek ve giyecekler doldurup yoksul mahallelere giderdi sık sık. doktor masraflarını öderdi.» kimse. Bir keresinde sakat bir çocuğu.. «Gerçek ihtiyacı olanlar doğruca onların cebine girer param. ev kiralarını ilaç.

arabanın kapısını açtıkları gibi kurbanı dışarı atarlardı. çünkü buraya sıkılan kurşunun «yol değiştirmesi» ihtimali hemen hemen hiç yoktu. arabanın ön kısmına. celladı da Weiss'in ta kendisiydi. anası babası polonyalı olan Hymie Weiss (asıl adı: Wapiecheeski). böylece ensesi. katiller tetiği çekerler. Gangsterler.249/1242 O'Banion'un genel kurmayındaki canilerin herbi-ri. Dönüşü olmayan bu gezintilerin ilk kurbanı. gene bir Polonyalı olan Steve Wisnievski. küçük beynin en ideal kurşun hedefi olduğuna inanırlardı. Araba tenha bir yola 119 geldimi. Örneğin. arkada oturan katilin kolayca uzanabileceği bir durumda olurdu. şoförün yanına oturtulur.— Öldürülecek olan kişi. adını da kendisi koymuştu —«gezmeğe götürmek». kendilerine göre özellikleri olan kişilerdi. gang dünyasının en gözde cinayet metodlarından birini icat etmiş. .

. O'Banion gibi.250/1242 Wisnievski. tabanca ve tüfekle. Kara kuru. çetenin en akıllısı. Holy Name Katedralinin müdavimlerindendi. O'Banion'a ait bir bira kamyonunu kaçırdığı için 1921 yılının haziran ayında gezmeğe götürülerek. elinde de çoğu kez teşbih olurdu. idam edilmişti. Bir keresinde federal hükümeti mahkemeye verecek kadar ileri gitmişti. Boynunda hep bir haç sallanır. Weiss da. içerde bulduğu çok sayıda kelepçe. Elinde. Hymie tüfek çekerek adamı kapı dışarı etti. hem de en küstahıydı. Bunun üzerine. şerifi. Mann Kanununa aykırı davranışlardan dolayı arama kağıdı bulunan bir A.B. sıska bir adamdı. Weiss'in Ziegfeld Follies dansözlerinden Josep-hine Libby ile birlikte oturduğu apartman dairesine zorla girmişti. yanına birkaç polis daha alarak baskına gelen şerif.D.

Belediye seçimleri sırasında. «Yirmi yılda yalnız bir tek defa gördüm abimi» demişti. çeteyi hangi parti destekliyorsa o parti adına sefere çıkar. ne de hükümetin Weiss aleyhine açtığı davalardan bir sonuç alınamadı.251/1242 kasalar dolusu viski. Gazete savaşları yıllarında. o seçim sandığı senin bu seçim sandığı benim dolaşır. Çok çabuk parlayan. Weiss. yanında birkaç adam. elinde tabanca. Ne Weiss'in hükümet aleyhine açtığı.» 120 . federal bir mahkemeye baş vurarak. adamları sandıkları yürütürken sandık müşahitlerini elleri havada bekletirdi. deli gibi bir öfkesi vardı. «O zaman da beni vurdu. bir gazetenin dağıtım kamyonu şoförü olan erkek kardeşi Frank. baskına gelenlerin aldıklarını iddia ettiği birkaç ipek gömleği ile ipek çoraplarını geri istedi. konyak ve şampanyaya el koydu.

. Hiç de öyle değildi Earl. gece kulüplerinden çıkmayacağını sanır insan. Çocuklara bayılırdı. Kim olduğunu bilmeseniz.. belki oğlan iyi çıkar. ha. Ben bir boka yaramadım. evde oturup radyo dinlemeyi ya da kitap okumayı severdi. Benimle yalnız kalmayı. 'Çok severim çocukları.» . gezip tozacağını. Jo. Hem da bayağı iyi kitaplar okurdu. «Hayatımın en mutlu yıllarını onunla birlikte geçirdim. Onun gibi varlıklı bir içki yapımcısının.' derdi. Viola O'Banion'un kocası hakkındaki fikirlerinden farksızdı: «Dünyanın en ince insanlarından biridir» demişti kız.252/1242 Josephine Libby'nin aşığı hakkındaki düşünceleri. ya da bir üniversite hocası sanırdınız onu. tarih kitapları okurdu. bir avukat. Öyle abuk sabuk şeylerle zaman harcadığını hiç görmedim. Evinin olur olmaz kişilerle dolup taşacağını sanır. hukuk kitapları. 'Benim de bir oğlum olsun isterim bir gün.' derdi bana.

Bugs Moran. komik bir yanı vardı Moran'ın. bir adamdı. her seferinde de. kasa soygununa çıktılar mı. Ablak suratlı. yarık çeneli. . Polonya asıllı bir ana babadan Minnesota'da doğmuş. O'Banion'un adamlarından biri olan James Clark (asıl adı Albert Kashellek olan bir kızılderili) ın kız kardeşi ile evlenmişti. genel telefonların kumbaralarını soymakla atmıştı ilk adımını. Lyle'in karşısına çıkar. Yeraltı çevrelerine. O'Banion. Drucci'ye takma adı «Dolapçı». yüz kiloluk. yirmi birinci yaşına basmadan yirmi altı soygun yapmış. üç defa hapse girip çıkmıştı. Çeverdiği işler dolayısıyla sık sık Yargıç. milyoner kaçırmak gibi parlak ama uygulanması imkansız birtakım dolaplar kurmak alışkanlığı dolayısıyla verilmişti kendisine. Gerçekten de burukluğa kaçan.253/1242 O'Banion'la Weiss. banka soymak. saray palyaçosu muamelesi yapardı ona. yanlarına Schemer Drucci ile George «Bugs» Mo-ran'ı alırlardı genellikle.

yargıçla gangster. Sayın Yargıç» diye karşılık vermişti Morgan. benden hoşlanmıyor musun yoksa?» demişti. «Sizden çok hoşlanıyorum. .254/1242 gangsterlere karşı müsamahasız olduğu bilinen bu yargıcı reddederdi. bir beyz-bol maçında karşılaşmışlardı. n'olur. Şimdiden söylüyorum. Bir 121 keresinde Yargıç Lyle. Moran. Araba Dizisi sistemini icat etmişti— örneğin birbiri ardından gelen yarım düzine arabanın içindeki nişancıların. kurbanın evinin önünden geçerken binayı taramaları sistemi yani. «Karanlık bir gecede kapıp kaçarlarsa hemen peşime adam takmayın. sayın yargıcım./ «ama size güvenemiyorum.» demişti Moran. suçsuzum. «Ne o.» Başka bir seferinde.» Cinayet konusunda Moran'ın da getirdiği bir iki yenilik olmuştu. «Elmas yüzüğünüz ne güzel.

koca koca kovboy şapkaları giyer.255/1242 O'Banion'un adamları arasında efendisine en bağlı olanı Leland Varain (öteki adıyla Louis Alterie) idi. Gangsterler arasında pek tutulan bir başka cinayet tekniğini. efendisi gibi üç ayrı silah taşırdı— ahşap kabzalı iki 38 kalibre tabancayla. mavi çelikten bir revolver). Chicago'ya gelmezden önce. geliştirmişlerdi. Colorado ovalarının bir ürünü olan bu iri yarı delikanlı. bir yandan da Tiyatro ve Bina Temizlik İşçileri Sendikasının dövüşçüsü olarak çalışıyordu. Hymie Weiss'la ikisi icat etmiş. Chicago'da bir yandan O'Banion'un fedailiğini yaparken. (Aslında. «Yiğit kovboy» ya da «Çifte tabanca» gibi takma adlarla hitap edilmesine bayılırdı. kendisine. «Geçici Pusu» olarak adlandırabileceğimiz bu teknik şuydu: öldürülecek olan adamın sık sık gittiği bilinen bir adresin çok yakınında bir daire . ağır sıklet boksörü olarak «Kid Haynes» takma adıyla bir sürü taşra kasabasında dövüşmüştü.

Avcılığa en az kendisi kadar meraklı olan bir başkası da. kurban. kızcağızı yol ortasında trenden atmıştı.256/1242 kiralanır. geyik avı mevsiminde mutlaka oraya gider. 122 sahiden sarışın olmayıp saçlarını boyadığını öğrenince. pencerede nöbet tutulur. Bu acıklı ayrılık. Louis'nin Colorado'daki üç bin dönümlük hayvan çiftliğine gidilirken meydana gelmişti. ve öteki dostlarını da buraya ava davet ederdi. Kanun tarafından aranan caniler sık sık bu çiftlikte saklanırlardı. O'Banion. sarışınlara öylesine meraklıydı ki. kendisi de her sonbahar. Weiss. çetenin ender yahudi . tüfeğin atış zaviyesine girdiği anda kurşunlar yağdırılır. tüfek elde. bir keresinde birlikte geziye çıktığı kızın. Çifte Tabanca Louis.

her sabah parkta at gezintisi yapardı. Başlarında Alterie olan bir grup çete üyesi. başında siyah jokey şapkası. O'Banion çetesi Siemen öç alma hevesine kapıldı. Hayvanı Mortonun yuvarlandığı yere kadar getirip. Chicago'ya döner dönmez kendisine bir binici takımı satın aldı.» O'Banion muhteşem bir parti vererek kutladı olayı- . o gece ahır basarak suçlu hayvanı yakaladılar. Morton idi. Savaşta gösterdiği yararlıklardan dolayı Fransızlar tarafından Croix de Guerre nişanına layık görülen Morton. Clark Ahırlarından kiraladığı ata biner.257/1242 üyelerinden «Çivi» Samuel J. sırtında kırmızı kadife bir ceket. «Atına iyi bir ders verdik.» dedi. «Eyerini istiyorsan. Gypsium Çiftilğinde ata binmeğe merak sarmıştı.. git al. Günlerden bir gün at kendisini fırlattı ve çifteleyerek öldürdü. üzerine sayısız kurşun sıktılar.. Daha sonra Alterie ahırın sahibine telefon ederek.

Gen-na Kardeşler vardı.258/1242 Batı kesiminde. O'Donnell kardeşlerle ( William «Klondike». Antonio (Gentilmen Tony. iri yarı. Küçük İtalya denilen yerde. Dört İkilinin kuzeyine doğru bir sokak yürüyüp. kara gözlü. Aristokrat Tony) ve Mike ('Küçük Mike\ 'II Diavolo'. Taylor Sokağına döndükten sonra batıya doğru iki sokak daha gittiniz . 'Şeytan Mike'). «Korkunç Gennalar»: Sam. İtalyanları sevmezlerdi. Mylles ve Bernard) İrlandalılar çetesi hüküm sürmekteydi. 123 Güney kesimde. Angelo (Kanlı Angelo). Chicago Caddesi ile Madison Sokağının arasında kalan bölgede. Üstelik Cicero ilçesini ilk işgal edenler de bunlardı. hele Torrio ile Capone gibi New York'dan gelmiş yabancı İtalyanları hiç mi hiç sevmezlerdi. Pe-te. kara saçlı. Vincenzo (ya da Jim).

259/1242 mi. Ana* baba. bir kumarhane. . küçük Mike ise daha kundaktaydı. böylece çocuklar çok küçük yaşta kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kaldılar. Bölgenin politikacı patronlarına yaptıkları hizmetler sayesinde. Hepsi dş ailelerine çok bağlı kişilerdi. Genna Kardeşlerin bölgesinin merkezine gelmiş olurdunuz. Kara ö zorbalığı ile kazandıkları bir sürü parayı değerlendirebilmeleri için politik ilişkilere ihtiyaçları vardı. çok geçmeden. Yeraltı çevrelerinde çabuk yükseldiler. devamlı olarak kiliseye giderlerdi. bir peynir-zeytin ithalat firması ve Chicago'nun en büyük gizli içki imalathanesinin sahibi oldular. bir bilşrdo salonu. sefalet içinde öldüler. Sicilya'* mn Marsala limanında bir demir yolu işçisi olan baba Genna 1894 yılında ailesiyle birlikte buraya gelip yerleştiğinde en büyük oğiu Sam 10 yaşında.

ama kendisi hiçbirine doğrudan doğruya katılmazdı. zayıf. içki imalatının teknik yönleriyle uğraşırlardı. şişko kardeşlerine oranla şaşılacak kadar zayıf. kaba saba. bölgeye el atmağa kalkışanların cezalandırılması gibi. öç almalar. İçki imalinden cinayete kadar. zeki. Gladys Bagwell adlı bir kabare piyanisti (aynı zamanda papaz kızı) ile birlikte yaşardı.— Centilmen Tony. İşleri örgütleyen ve yöneten Şam'dı. Jim ile Rete Genna.260/1242 Çeşitli kuruluşlarında her kardeşin belli bir görevi vardı. Kardeşler arasında eğitim . Angelo ile Mike ise temizlik işlerine bakarlardı —siyasi cinayetler. şıklığı pedikür yaptıracak kadar ileri götüren bir adamdı. Congress Otelinin bir dairesinde. Küçük İtalya'dan çok uzak bir semtte. kardeşlerinin yaptığı her şey onun denetiminden 124 geçerdi.

vatandaşları için. hemen arabanın peşine düşen Smoots. Bir keresinde Smoots da bir attan öç almıştı. Genna'ların gene Sicilya asıllı bir sürü fedaileri vardı. Chicago'daki yoksul Sicilyalıların durumunu biraz olsun düzeltmek amacıyla. önce arabanın . mimari ve müzik tahsili yapmıştı. At arabasıyla dağıtım yapan bir Çinli çamaşır yıkama servisinde yıkatırdı gömleklerini. Operada mevsimlik bir locası vardı. gömleklerinden biri yanık olarak geri yollandı. Bunlardan biri. sanatçılarla ahpaplık etmeğe bayılırdı. üç arkadaşıyla birlikte çalgı kutula-ları içine sakladıkları silahları ile öldürmeğe kalkmıştı. Çalgıcılar sendikası üyesiydi. Aşırı giyim meraklısıydı. Günlerden bir gün. ucuz kiralı. «Smoots» Amatuna. 200 adet markalı ipek gömleğe sahipti. her türlü konforu haiz koca bir mahalle inşa ettirmişti. sendika yöneticisini.261/1242 görmüş tek ki$i olan Tony. profesyonel bir kemancıydı.

gaga burunlu bir adamdı. Guiseppe Nerone (öteki adıyla Antonio Spa-no. Keskin bir bakışı yeter de artardı bile. çok esmer. Korkuttuğu zavallı Sicilya göçmenleri kadar cahil olan Tropea. çünkü kendisinde il molocchlo «kem-göz» olduğu söylenirdi. kendisine yardımcı olan birkaç yırtıcı genç daha vardı: eski bir posta sürücüsü olan «Kartal» Ecola Baldelli. ama sonra fikrini değiştirerek atı vurup öldürdü. Felipe Gnolfo ve Tony 125 Finaili.262/1242 sürücüsüne nişan aldı. sonra. Gennaların en güvenilir teröristlerinden biri de «Zalim» Orazio Tropea idi. şoförlüğünü yapardı. İnce uzun boylu. şarap imalatçısı Vito Bascone. Gennalar adına çıktığı zorbalık seferlerinde. gerçekten de inanırdı büyücü olduğuna. daha başka bir adıyla Joseph Pavia) soylu tavırlarından dolayı İl . istediğini yaptırmak için gövde gösterisi yapmasına gerek kalmazdı genellikle.

Aslında sarmısağın . Gennaların eski memleketten hemşehrileri oldukları için itibarla karşılandılar bu tarafta. sıska Scalise ile kısa boylu. kurşunların üzerine sarmısak sürüldüğü takdirde. John Scalise ile Albert Anselmi de paçalarını Sicilya polisinden güçlükle kurtararak kapağı Amerikaya atmışlardı. Kardeşlerin. Uzun boylu. ama onlar aynı düşüncede değildiler. şişko Anselmi. Gennalarla işbirliği yapmağa başladıktan sonra. Sicilyalı katiller arasında yaygın olan bir inanca sahiptiler.263/1242 Cavalière olarak tanınan Üniversitesi mezunuydu. zenginliklerini kendisine borçlu oldukları inanandaydı. matamatik öğretmenliği yapmıştı. kısa zamanda cinayet işlerinin Lorel Hardy'si oluverdüer. kendisini para konularında bir dahi olarak görmeğe başladı. sonra Sicilya polisinden kaçarak Amcrikaya gelmişti. kurban doğrudan doğruya ölmese bile. er geç kangren olurdu. bir Palermo Kanunsuz yollara sapmazdan önce bir süre.

264/1242 bu tür zehirleyici bir özelliği yoktur. politik ilişkileri sayesinde sanayi ispirtosu alıp satma ruhsatı elde etmeği başardılar 1920 yılının başlarında. West Taylor Sokağı 1022 numarada. kanuni olarak alkol kullanma izni olanlara dağıttılar. Keskin. Federal kaynaklardan. viski. gene de sarmısak sürerlerdi kurşunlarına ve bu adet gangsterler arasında yayılmıştı.000 dolarlık denatüri-ze ispirtoyla başladılar işe. Gennalar. tatlandırarak. konyak. renklendirip. 126 . yeniden damıtıp. Maxwell Sokağı polis karakolunun 200 metre ötesinde. Bunun pek az miktarını. ama Scalise ile Anselmi. ya da müşteri ne isterse o diye içki piyasasına sürmeğe başladılar. kanuni yollarla elde ettikleri 7. Geriye kalanı da. üç katlı bir depo tuttular.

265/1242 sert içkileri galonu altı dolardan. Viskinin iyisine o tatlı amber rengi verebilmek için yıllarca yanık fıçılarda dinlendirmek. Tatlandırmak için de fusel yağı eklemekteydiler. Kullandıkları yapım yöntemleri. katran ve reçineyi yavaş yavaş emmesini sağlamak gereklidir. ve içilen miktara göre. tüketici için akıl almaz tehlikeler yaratmaktaydı. . Alkoldeki zararlı maddelerin tamamen yok edilebilmesi için. kömür katranından elde ettikleri boyalarla. ya da ölüme yol açabilirdi. Gennaların sahip oldukları kimyasal bilgiden çok daha üstün bir bilgi. derecesi düşürülmüş alkolü de galonu üç dolardan satıyorlardı. ve de bu iş için harcamağı göze aldıkları zamandan çok daha uzun' bir zaman gerekliydi. istenilen rengi hemen verebiliyorlardı. üç dört gün süren müthiş sancılara. Gennalar. Boyama ve tatlandırma işlemleri tehlikeyi daha da artırmaktaydı. sürekli körlüğe. Bilgisizlik ve acele yüzünden ortaya çıkan içki resmen zehirliydi.

Bu soruna bulduk lan çözüm yolu ise. evlerirım ya da dükkanlarının mutfağına. Yüzlerce mahalleliyi. Taylor Sokağındaki imalathanenin üretimi. bakır imbikler yerleştirmeğe ikna ettiler. paranoya ve adam öldürme dürtüleri. bundan nasıl alkol elde edileceğini öğrettiler. Genna ların piyasaya sürdüğü yüksek fusel yağı karışmış viskilerin. küçük boy. Kullandıkları kaba saba tek-127 . bölgenin ekonomik durumunu temelden değiştirdi. ama dinlendirme sırasında gene kendiliğinden çoğu kaybolur.266/1242 Bu madde («fusel» sözcüğü almancada «kötü içki» anlamına gelir) olağan fermantasyon sırasında kendiliğinden meydana gelir. yeni bir akıl hastalığı türüne yol açtığı iddia edilmiştir. hayal görme. Genna kardeşlerin içkileri ne kadar zehirli olursa olsun. Bu hastalığın özel belirtileri şunlardır: aşırı cinsel düşüklük. ihtiyacı karşılamaktan çok uzaktı. Hepsine. belirli miktarlarda mısır şekeri dağıtarak.

«Alkol pişirmek» Küçük İtalya'nın ev endüstrisi haline geldi. Yeni bir kazanç yolu bulunduğu için dört bir yandan mahalleye akın akın gelenlerin yanında. İmbik yerleştirdikleri her evin sahibine günde 15 dolar ödüyorlardı. Mırın kırın eden birkaç kişiyi de çeşitli yollarla ikna etmesini bildi Genna kardeşler. apartman daireleri. . En yola gelmeyenleri ise. Spignola. aynı zamanda. Zavallı Küçük İtalya sakinlerinin işçilik ya da işportacılıktan kazandıkları paraların yanında gerçek bir servetti bu para. Bir çürüyen mısır kokusudur kapladı mahalleyi. Kırık dökük evler. Angelo'nun nişanlısı Lucille'in ağabeysiydi. Genna Kardeşlerin mahalleden kaçırdıkları ailelerin sayısı devede kulak kalmaktaydı. Kara El terörüyle mahalleden ayrılmağa zorladılar.267/1242 nikleri genç bir avukat olan Henry Spignola geliştirmişti. dükkanların arka odaları binlerce imbikle dolup taştı. Teklifi reddeden çıkmadı pek.

yakıtı ana borudan çalarak sağlıyorlardı. Genna'nın kamyonları. bir de damıtılan maddeyi toplamaktı. İmbiğin karşısında oturup sigarasını tellendirerek. imbiğin altında devamlı ateş yanmasını sağlamak. alkolü beş galon-luk tenekeler içinde teslim alırlardı. Dikkatsiz alkol pişiricilerin başına türlü işler gelebilirdi tabii. ya da şarabını yudumlayarak geçirebilirdi gününü. Örneğin. öyle yorucu bir işe giriyor sayılmazdı. bu işin ustası değilse yanlış bir şeyler yapar. oturduğu yerde zehirlenip ölebilirdi. rüşvet istemesinden korkuyorlardı adamlar. havagazı kullananların çoğu. Saati okuyan memurun aşırı havagazı sarfiyatından kuşkulanıp. Günde 15 dolar kazanabilmek için yapacağı tek iş. Birkaç .268/1242 Alkol pişirme görevini üstüne alan kişi. Gennalar yakıt parasını ödemekten kaçındıklarından dolayı değildi bu. Ana borudan kaçak havagazı alan kişi.

başında bekleyen adam yanarak ölmüştü. Adam imbiğinin8 yanı başında uyuklaya dursun. paldır kül-dür mayanın içine düşebiliyordu.269/1242 kez de imbik patlaması olmuş. Her ev imbiğinden haftada ortalama 350 . bir keresinde Küçük İtalya'dan yüz fıçı maya toplattırmıştı. Gennalar akıl almaz kazaıiçlar sağlamaktaydılar. Mahalledeki evlerin sağlık koşulları da içki tü128 keticisi için korkunç tehlikeler yaratmaktaydı. maya ve şeker kokusuna gelen türlü ev hayvanatı. Fıçıların her birinin içinde ölü sıçanlar bulundu. John Steege adlı bir polis memuru. İçki yasağı kanunlarını uygulağama kalkan.

Bir galonda otuz altı tek içki vardı.270/1242 galon saf alkol elde ediliyordu.000 dolara çıktı. en göze batan pisliklerden arındırmak için bir kez de kendileri damıtan kardeşfer. bir galon 50 ila 75 c^nte mal olmaktaydı. Aylık dağıttıkları kişilerin sayısı . Değişen n|aya ve şeker fiyatla rina göre. yaptıkları hizmetin önemine göre. böylece rezervlerini iki kat artırıyorlardı. ayda 10 dolar ile 125 dolar arasında değişen aylıklar öderlerdi.000 dolardı. Brüt kazançlarının büyük bir bölümünü rüşvet dağıtımına ayırırlardı. bir tek içki barlarda 25 sente satılıyordu. Böylece meyhane patronu galon başına kırk dolar kar etmiş oluyordu. bunu. Perakendeciler (meyhane patronları ^ani) aldıkları alkole su katarak derecesini yarı yarıya\düşürüyorlar. net kazançları ise 150. galon başına altı dolardan toptancılara devrediyorlardı. Gennaların ayda brüt satışları 350. Maxwell Sokağı karakolunda-ki memurların herbirine. Alkolü.

üniformalı. Gennaların durumdan yakınmaları üzerine koruyucu bir . 129 Başka mahallelerden polislerin gelip de Maxwell Sokağı karakoluna bağlıymış gibi aylık almalarını önlemek için. eyalet savcılığına bağlı bir sürü sivil polisle dedektifi de ayrıca görmek zorundaydılar. komiser. öylesine göz önünde yapılıyordu ki.271/1242 zamanla 400'e yükseldi. Arada bir. Kimisi fütursuzca kaldırım kenarında durup aldığı rüşveti sayardı. üniformasız. Beş polis komiserini. Taylor Sokağı 1022 numaraya «polis karakolu» demeğe başlamıştı mahalleli Aylık ödeme günlerinde. şehrin uzak bir mahallesine yollanan alkol kamyonunun yolda polis tarafından durdurulduğu olurdu. sayısız polis girip çıkardı depoya. Bu ödemeler. her ay para almaya hak kazanmış olanların yaka numaralarını gösteren bir liste yollardı Gennaiara.

Küçük İtalya'da çalışan bütün ev imbikleri. başları belaya girmesin diye. Karakol. Gennalar. Genna Kardeşlere bağlı değillerdi. Gennaiara bağlı olduklarını söylerlerdi soru soran polislere. alkol kamyonuna eşlik etmesi. Ama. üstede olmayan bir evde İmbik bulan polisler bunu hemen yerle bir etmekle görevliydiler.272/1242 sistem yürürlüğe kondu. Gennalar da. yabancı bölgelerden kazasız belasız geçebilmesi için. içinde üniformalı polislerin bulunduğu özel bir araba tahsis ederdi böyle günlerde. Bölgenin siyasi patronlarının desteğine de ihtiyaçları vardı. imbik yerleştirdikleri evlerin listesini vermeğe başladılar polislere. kendi hesabına çalışanlar da. Genna krallığı yalnızca rüşvetle ayakta duramazdı tabii. yabancı mahallerde dağıtım yapacakları zaman Maxwell Sokağı karakoluna önceden haber vermeğe Başladılar. Küçük İtalya'yı içine alan On Dokuzuncu Bölge (öteki adıyla . Bunun üzerine. uzak.

Loomis Sokağının köşesindeki kavak ağacına çivilerdi. öldüreceği adamın adını bir gün önce. katil.273/1242 «Kanlı Bölge») de süregelen belediye meclisi savaşları sırasında gösterdikleri yararlıklar sayesinde elde edebildiler bu desteği. . «Ölüler Ağacı» kaldı. On Dokuzuncu Bölge belediye meclisi üyeliğine adaylığını koyanlar. halen üye olan Demokratik Partili «Johnny de Pow» 130 John Powers ile. cürüm ile politikayı etkili bir biçimde birbirine karıştırmayı bilmiş olmalarına borçluydular. kavağın adı. 1921 yılı belediye seçimlerinde. Bu yüzden. Çoğu kez. bağımsız aday Antony D’andrea idi. Her iki adam da hayattaki ilerlemelerini. Söz konusu savaşlar sırasında en az otuz kişi sokaklarda öldürülmüştü.

1918 yılında. ama dikkatli. düşmanlarının kendisine takmış oldukları adı Boodlers Prensi— pek severdi. . herkesi memnun etmeğe hevesli bir görünüşü vardır. Powers. ölümden sonra bile bağlılığını yitirmeden gerçek bir dost havasına bürünüyor. İrlandalıların. herkesin her zaman güvenebileceği bir koruyucu.274/1242 Meyhaneci olan Powers. çoğunluğunu elde ettiği gibi İtalyanlarınkini de elde etmeyi başardı. Belediye meclisi üyelerine özgü. 1888 yılından beri On Dokuzuncu bölgeyi o yönetmekteydi. binlerce tabutun önünde baş eğmiştir. Çekingen. Belediye meclisinde ister üye olsun ister olmasın. seçmenlerinin büyük çoğunluğu İrlandalılardı. seçmenlerin yüzde sekseni İtalyandı. Chicago Times gazetesinin dediği gibi. «Ancak iki yüzlülükle oy toplayabiliyor bu adam. Soğuk ve çirkindir kendisi. canilerin bir numaralı koruyucusuydu. Derken İtalyanlar doluşmağa başladılar bölgeye. sahte bir kederle.

Chicago'nun en tanınmış. Koca Jim'in dostlarından olan. (Horace adındaki küçük ağabeyi papaz-131 dı). D'-Andrea'nm kendisi de Palermo Üniversitesi mezunla-nndandı. en küçük kızı da o yıl üniversite öğrenimine başlayacaktı. Lağım ve Tünel İşçileri Sendikasının başına kendisi geçti. küstah ve terbiyesiz bir insandır. Daha sonra. önce Uluslararası Duvarcılar Sendikasının . okumuş. en sevilen İtalyanlarından biriydi.275/1242 Ama aslında diktatör ruhlu. Makarna İmalatçıları Derneğinin başkanı oldu. Avukatlık yaparak hatırı sayılır bir servet edinmişti. Üç kızının ikisi Chicago Üniversitesini bitirmişlerdi. birçok dil bilen bir adamdı. bundan sonra. işçi haraççısı ağabeyi Joey öldürülünce. Chicago'ya ilk geldiği yıllarda birçok yüksek sosyete hanımına özel İtalyanca dersleri vermişti.» Tony D’andrea 1914 yılında Demokratik Parti saflarında politikaya atıldığında.

Povvers'in kuklalarından James Bovvler ile . karşı tarafa kızdılar. açıklamaları «belden aşağı vuruş» olarak nitelediler. birtakım şaşırtıcı gerçekler çıkardı ortaya. on üç ay Joliet Cezaevinde yatmıştı. Belediye Meclisi ön seçimlerinde. Demokrat Parti adaylığı için. Anlaşıldığına göre avukat.276/1242 başına. sonra da Sicilyalılar Birliğinin başına geçti. banka soygunculuğu ve kalpazanlıktan hüküm giymiş. D’andrea'mn geçmişini araştıran karşı taraf. Sosyetik öğrencilerinin ısrarlı ricaları sayesinde A. Bu açıklamalardan sonra D’andrea taraftarları onu tutmaktan vazgeçecekleri yerde.D. 1914 seçimlerinde.B. Bu görevler. İki yıl sonra. vaktiyle papazlıktan kovulmuş. D’andrea seçimleri kaybetti ama etki alanını müthiş genişletti. İtalyan seçmenleri arasında itibarını müthiş artırmıştı. Cumhurbaşkanı Theodore Roosevelt sonunda kendisini affetmişti.

cinayetin sorumlusu olarak D’andrea taraftarlarını suçladı: «D’andrea yıllardır sözünden çıkmağa korkan bu zavallı bölgeyi bir kral gibi yönetmektedir. Kızı. 1921 de. Çeşitli bomba patlamalarıyla başladı savaş. ikincisi D’andrea'132 . bu defa bağımsız aday olarak çıktı Johnny de Povv'un karşısına. kulaktan kulağa fısıldanıyordu: «Genna»! D’andrea 1916 seçimlerini de kaybetti. Savaşın ilk kurbanı. Taylor Sokağındaki bir meyhanede vuruldu Raimondi. On Dokuzuncu bölge İtalyan oylarının yarısını alarak. Povvers'in adamlarından Frank Raimondi'ydi. küçük bir savaşın başlamasına yol açtı.277/1242 yarıştı.» dedi genç kadın. Basın da aynı fikirdeydi. 21 Şubat 1916 da. İlk bomba Povvers'in balkonunda. D'Andrda'nın emrini yerine getiren katillerin kim olduğu ise.

. dövüyorlar. Belediye Meclisi Üyesi Povvers'in evinde polis gece gündüz nöbet tutmak zorunda: Adamlarımızı sokak ortasında durdurup tehdit ediyorlar. Üçüncü ve dördüncü bombalar D’andrea'nın evinde ve seçim karargahında patladı. beş kişinin ciddi olarak yaralanmalarına yol açtı. Bize yer kiralayacak olan salon sahiplerini ölümle. geniş güvenlik tedbirleri alınmaksızın bir toplantı bile yapamıyor. durum berbat. zorbalar getirmişler.» dedi basın mensuplarına. Belediye Meclisi üyesi Bovvler. «On dokuzuncu Bölgede. Kaçırılacağıma ya da temizleneceğime dair tehdit mektupları almış bulunmaktayım.278/1242 nın seçim toplantısında patlayarak. Meclis üyesi Powers. ya da salonu yerle bir etmekle tehdit ediyorlar. «Sokaklar kiralık katillerle dolu. Bu korku kampanyasını yürütmek için New York'dan Buffolo'dan kiralık katiller.

. Halsted ile Congress Sokaklarının kesiştiği köşede. sabah saat dokuzda. Halsted Sokağındaki evinden çıkarak. Oldukça soğuk bir selamlaşma oldu. Son günlerde bir sürü Kara El tehditi yağmıştı evlerine.279/1242 Orta Çağlardan beter bir durum kısacası. alınacak öçlerin sayısını adamakıllı kabarttı. Smoots Amatuna. «Don Chick» Frank Gambino ve «Çifte Tabanca» Johnny Guardino vardı. 9 Mart günü. taraflar arasında bir ateş-kes sağlayamadı. Adam. Arkasından bazan karısı. Tersine. icra memuru olarak çalıştığı kent mahkemesi binasına doğru yol aldı. bir seri kurşunla yere yıkıldı. ve Labriola karşıya geçmeğe davrandı. bir gurup D’andrea taraftarlarıyla burun buruna geldi.» D’andrea'nın üçüncü yenilgisi. Daha kaldırımdan inmemişti ki. adam gözden kay-boluncaya kadar. Powers'in en sadık adamlarından Paul Labriola. Aralarında Angelo Genna. tedirgin bir havayla seyretti kocasını.

Paul Notte (ölürken Angelo'nun adını mırıldandı. Dört adam dükkandan çıktıklarında.280/1242 Cesedin yanına giden Genna. Powers taraftarlarından sırasıyla şunlar temizlendi: Gaetano Esposito (bir arabadan kaldırım kenarına fırlatıldı ölüsü).) Daha sonra. Nicolo Adamo (karısı katilin Jim Genna olduğunu söyledi). Bundan sonra. sırtında beş kurşun deliği olduğu halde. Sonra. öğleden sonra saat birde. yakından üç kurşun . Eski D’andrea taraftarlarındandı Raimon-di. tezgahın gerisinde yatmaktaydı. efendisinin eski sabıkasını karşı tarafa sattığından kuşkulanılıyordu.daha sıktı kurbanının üzerine. adam . sorgu yargıçlığı Nette'nin sözlerini hükümsüz saymıştı. ama yön değiştirdiğinden. 133 Aynı gün. Harry Ral-mondi'nin Taylor Sokağındaki tütüncü dükkanına dört adam daldı. arkadaşları ile birlikte bir arabaya binip uzaklaştı.

Bu katliam dalgasından fena halde ürken.281/1242 acısını dindirmek için verilen afyonlu bir ilacın etkisi altındayken konuşmuştu onlara göre. D’andrea'nın fedailerinden ikisini. Hemen hemen aynı günlerde. Joe Marino ile Johnny Guardino'yu çabucak öldürüverdiler. top oynayan çocukları seyrederken vuruldu. Powers'in kabadayıları ile dolu bir araba. Powers taraftarları da boş oturmuyorlardı bu arada. bir sokak köşesine. On dokuzuncu Bölge politikasından elini eteğini çekmeğe karar verdiği halde. Küçük İtalya'nın sokaklarında düşman avına çıktı ve Taylor Sokağındaki bir bilardo salonunun önünde durarak içeriye yüzlerce kurşun sıktı. D’andrea'nın South Ashland Caddesi 902 numaradaki apartman . savaş sürüp gitmekteydi. Guardi-no. bir yandan da kendi canını kurtarmağa çalışan D’andrea.

«O başkalarını öldürdü. İmza yerinde de. biz de aynı şeyi yapacağız» deniliyordu. Şakamız yok. İlk mektupta. 11 mays 1921 gecesi. «Öcümüz alınacaktır» yazılıydı. Taşınırsan birçok hayat kurtarmış olacaksın. evin . biz de aynı şeyi yapacağız. Binayı bombalayıp bütün D’andrea ailesini öl-134 düreceğiz. kendisi de mahalle kahvelerinden birinde kağt oynarken.» Wolfson mektupları D’andrea'ya gösterdi ve alelacele taşındı. O birçok insan öldürdü. D’andrea'nın karısı ile kızları evde olurlar. Daha sonraki bir mektup şöyleydi: «On beş gün içinde taşınacaksın.282/1242 dairesinin karşısındaki dairede oturan Abraham Wolfson adlı bir adam Kara El mektubu tipinde bir dizi mektup aldı.

efendisinin merdivenleri tırmanıp. Geldikleri yoldan kaçan katiller. iki dolarlık bir banknot üzerine iğnelenen şu .bodrum pencerelerinden birini zorlayarak açtılar. gaza bastı. fedailerinden Joe Laspisa'nın sürdüğü arabası içinde geldi D’andrea. Bir süre sonra. Giriş kapısına bakan bir pencereye yerleşip beklemeğe başladılar. kömürlükten de Wolfson'un artık boş olan dairesine geçtiler. D’andrea giriş kapısına yaklaşırken iki tüfek birden ateşlendi. buradan kömürlüğe.283/1242 yakınındaki bir çıkmaz sokağa bir araba yanaştı.yattığı yerden beş el ateş etti. giriş kapısının önündeki mermer sahanlığa çıkışını gözleriyle izledikten sonra. yere yuvarlanırken kendi revolverine uzandı. Laspisa. Arabadaki üç adamdan ikisi inerek. Tam göğsünden vurulan D'Andrea.

» D’andrea. Savaş son bulmazdan önce iki cinayet daha işlen-di. Ne yazık ki buna fırsat bulamadı-lar. ertesi gün kilisenin kapısına şu yazıyı astı: «Din Kardeşlerim! Tanrı'ya olan imanımız. San Filipo Benzi kilisesinin karşısındaki Ölüm Köşesi'nde. Kilisenin papazı Peder Louis Giambastini. Laspisa. karısı ile kızlarına «Tanrıya emanet olu» dedi. Amerikan vatandaşlığına ve insanlığına 135 . 24 haziranda. D’andrea'nın tabutu başında onun öcünü alacaklarına yemin etmişlerdi. arabasının direksiyonda otururken vuruldu ve hemen öldü.284/1242 yazıyı bırakmışlardı: «Bu parayla o figlio di un cane'ye (orospu çocuğuna) çiçek alırsın.Laspisa ile Sicilyalı «kan kardeşi» Joe Sinacola. Jefferson Park Hastahanesinde hayata gözlerini kaparken.

Stephen Melato adlı bir eyalet savcı yardımcı. için yalvardı.285/1242 olan saygınız adına dua edin.—İtalyanları uygar dünya karşısında rezil eden bu korkunç. cinayetler hakkında herhangi bir bilgisi olanların hemen polise başvurmaları. Belediye Meclisi savaşlarında işlenen otuz cinayetten yalnızca biri. hu yırtıcı katliam son bulsun artık. tanık yetersizliği idi. Kimsenin bilgisi yoktu herhalde ki kimse polise gitmedi. görevinden istifa ederek Genna'nın savunmasını üzerine aldı.» Daha sonra da. duruşmayla sonuçlandı. Davayı kazanmasının en belli başlı nedeni. «yeni bir salgın . kilise kürsüsünden konuşarak. Dian O'Banipn'un buna benzer başka bir durumda söylemiş olduğu gibi. Angelo Genna. Küçük İtalya'dan yetişme. Paul Labriola'yı öldürmek suçundan sanık olarak yargıç karşısına çıktı.

elinde tuttuğu oyların sayısı kabarıktı. Esposito'ydu. İngilizceyi çat pat konuşnsı-na rağmen. bölge komitesi üyelerin-den Cumhuriyetçi Partiden «Elmas Joe» Guiseppe. . Bu oyların hepsini. işçi sendikalarında çok sözü geçtiği. Chicago Unutkanlığı diyorlar adına. İllinois'nin Cumhuriyetçi Parti senatörü Charles S. Deneen'e verdirtmeğe kararlıydı. cahil olmasına karşı-lık çok kurnaz olduğu. ve çevrenin yoksul İtalyan-larına sürekli olarak çeşitli yardımlarda bulunduğu için. palyaço suratlı. poitikacılarla gangsterlerin devam ettiği Bella NAPO-li Cafe'nin sahibi olduğu. kumarhanecilere. genelevcilere türlü kolaylıklar gösterdiği. fıçı gövdeli. Napoli asıllı. takıp takıştırdığı pırlantalar bakımından neredeyse Koca Jim Colossimo'ya taş çıkartan bir adamdı Kaçak içki yapımcılarına.286/1242 hastalık var(dı) şehirde.» Gennaların yükselmesine yardımcı olan bir başka mahalle büyüğü de.

Lake eskiden demiryolu makasçılığı yapmış. gangsterden çok. içki yasa-136 ğının harfi harfine uygulanacağını söylüyordu. 1919 da istifa ederek Druggan'ın ortağı olmuştu. Her ikisi de Chicago'nun en eski çetesi (1890 lardan kalma) olan Vadi çetesinin üyesiydiler. kara kuru Terry Druggan ile. sonra Chicago itfaiyesinde çalışmış. Bücür. reform bayrağı altında seçimlere katılıyor. her ikisinin de kafalarında fedora şapkalar. gözlerinde kalın çerçeveli gözlükler. boğa gibi. iri yarı Frankie Lake. «Koca Heinie» .Lake. bir arada boy gösterdiler mi son derece gülünç görünürler. ya da öteki adıyla Vadi çetesi vardı. ama nedense Esposito kendisine hayrandı. Küçük İtalya ile Cicero arasında kalan bölgede. dans edip şarkı söylemeğe hazırlanan bir iki komiğe benzerlerdi. Druggan . Batı kesiminde.287/1242 Senatör.

288/1242 Miller (eşi bulunmaz bir ev hırsızı). Kuzey kesimde. Ortak bir başkanlık kuran Druggan ile Lake. Küçük Bohemya adlı bir kabare aldılar. «Ayı Paddy» Ryan. dine karşı saygısızlık saydıkları en ufak bir davranışa katlanamazlardı. . İçki alanına da el atarak. satılık bira fabrikaları aramağa koyuldular. daha kazançlı alanlara yönelttiler. çete üyelerini daha geniş. Birer dindarlık örneği olan iki İrlandalı. yalnızca bira yapımıyla uğraşmağa karar verdiler. «Kavruk» Walter Quinlan (yırtıcı dövüş ustaları) ve O'Banion'un grubuna geçmezden önce bunlarla çalışan «Çifte Tabanca» Louis Alterie gibi liderlerin geliştirdiği Vadi çetesinin uzmanlık alanı soygunculuktu.

Sıradan bir meyhaneciyken. Joe Saltis ağır hareket eden. yahudi piçleri.289/1242 Bir keresinde. «Yoksa kafanızı uçururum!» Güneybatı kesiminde Saltis . oldukça .McErlane çetesi iş görüyordu.» diye bağırdı Druggan. «Tann'nın evi önümde şapkalarınızı çıkarın. kilisenin önünde duran bir bira kamyonunu kaçırmışlardı. kafası ağır 137 işleyen bir Polonya göçmeniydi. Meyhanelerinin sayısını çoğaltma çabasına karşı çıkanları. milyonerlerin eğlence yeri olan VVisconsin'-in Eagle River sayfiye köyünde kocaman bir yazlık malikane satın alabilmişti. içki yasağı dolayısıyla öylesine zengin olmuştu ki. Kamyona yaklaştıklarında şoför yerinde oturan iki kişinin yahudi asıllı gangsterler olduklarını fark ettiler.

aynı zamanda patolojik bir katildi. kalın bir sopayla döverek öldürmüştü. sahip olduğu dondurmacı dükkanını meyhane haline sokup onun emrine vermeği reddeden orta yaşlı bir kadını. «Chicago'nun gelmiş geçmiş en gaddar kiralık katili» unvanını vermişti kendisine. .290/1242 ilkel metotlarla yola getirmesini bilirdi. politikayla işçi haraççılığını bir arada yürütürdü. bu takma adı. Örneğin. binlerce İrlandalı seçmen bulunmasıydı. On Üçüncü Bölgede. İllinois Ceza Hukukçuları Derneği. aynı adı taşıyan ünlü bir resimli roman kişisine benzediği için kazanmıştı. Aslında Oberta olan soyadına bir apostrof ekleyerek (*) İrlandacalaştırmasının nedeni. Alkolik olan Frank McErlane. daha okul sıralarındayken. En gözde adamları. Dingbat. kendisi gibi Polonya asıllı olan «Dingbat» John O'Ber-ta ile Frank McErlane idi.

Bir gece. korkunç bir şeyler yapması an meselesi demekti. Sarhoş olunca gözleri bulanırdı. peşine düşen İnDiana polisine yakalanmadan eyalet sınırını aşmayı başardı. En az kendisi kadar içkili olan bir arkadaşı.291/1242 Gövdesi. adında genç bir avukattı. gözleri bulandı mı. . nişancılıktaki ustalığını göstermesini istedi. yaban domuzunkileri andırırdı. barda oturan yabancılardan birini gelişi güzel seçti ve adamı alnından vurdu. (*) İrlanda soyadları: O'Connor. İndiana'-da bir barda otururken gözleri bulanmıştı gene. Gelişigüzel seçilen kişi. Çinli güreşçilerinkine benzer. boncuk gibi gözleri. kırmızı suratı. McErlane. Thad Fanc-her Katil. Bir yıl boyunca. O'Flaherty gibi genellikle O' ile başlar.

. ilk kez onlar tarafından kullanılmağa başlanan yepyeni bir silahtı.. Saltis .... en yırtıcı yıkım aracı.292/1242 138 geri yollanması için yapılan işlemlere karşı durmasını bildi. McErlane beraat etti. kafatası baltayla yarılarak öldürülmüştü. Nihayet duruşmaya çıkarılabildiğinde.. Collier's dergisi şöyle tanımlıyordu bu silahı: «Gangsterlerin işlerini genişletmek ve kolaylaştırmak için çağımızda keşfettikleri en büyük yardımcı. savcılığın bir numaralı tanığı.. insanı .McErlane çetesinin gangsterlik tarihine en büyük katkısı. insanın. ifade verecek durumda değildi.. cehennem makinası. şeytanlara yaraşır bir ölüm makinası. şimdiye kadar canilerin yararına sunulmuş en korkunç en güçlü.

Ne A. « eker-biçer». bu silahı ne yazık ki çok geç icat etmişti (1920 de). «Daktilo makinası». Thomson maki-nalı tabancasından başka bir şey değildi. mucidi.» Söz konusu silah. Thomson'du. Güvenlik kuvvetleri adına silah alımı yapan örgütlerse. «tommy gun». en akılalmaz mekanik ölüm aygıtı.293/1242 öldürme savaşında. bilinen hiç bir kategoriye uymayan bu silaha (ne tabanca ne tüfek. General John T.D: ne de yabancı yetkililer. ikisi karışımı bir şey) para yatırmadılar (*). . Ama askeri çevrelerde beklenen ilgiyi görmedi. «Chicago piyanosu» gibi çeşitli adlarla tanınacak olan bu silaha asıl adını veren. Siper savaşlarında kullanılması düşünülerek yapılmış olduğu halde (Thomson'un deyimiyle «Siper süpürgesi» olacaktı) savaşın ancak bitimine yetişen bu silahı New York Auto Ordnance şirketi piyasaya sürdü. Birinci Dünya Savaşı sırasında silah fabrika ve depolarının direktörü olan Thomson.B. bulup bulacağı en şeytani. İlerde.

B. Bugün. İkinci Dünya Savaşı sırasında A. tommy gunlar kullanılmamaktadır artık. Bu işe en çok üzülenlerden biri de silahın mucidiydi.D. Küçük bir çocuğun kullanabileceği ölçüde hafif (dört kilo) olan yeni silah. Bütün bunlara karşılık yeraltı çevreleri Thomson makinalı tabancasına hayran kaldı. 139 re halkı için tehlikeli olabilir gerekçesiyle almağa yanaşmadılar.294/1242 bu tür bir silah baskın ya da kovalama sırasında kullanıldığında çev{*) Buna karşılık. 2 milyon taneye yakın satın aldı. daha . dakikada kırk beş kalibrelik bin pistol kurşunu atabilecek. 400 metre uzaklıktan atıldığında 6 santim kalınlığında bir tahtayı delip geçebilecek.

ya doğrudan doğruya fabrikasından ısmarlayabilir ya da herhangi bir spor araçları dükkanından satın alabilirdi. Ekstra fişek haznelerinin fiyatı. elli kurşunluk haznelerin fiyatı ise 21 dolar. 1923 yılında.295/1242 yakından atıldığında 50 santim kalınlığında bir ağaç gövdesini tamamen kesebilecek. yarım santim kalınlığında bir çelik zırhı delebilecek. birçok eyalet ve şehirde. Keyfi isteyen herkes. Satıcının yapacağı tek şey. keyfinin istediği kadar makinalı tabancayı . . alıcının adını ve adresini bir kenara yazmaktı. en ağır otoları hurda haline getirebilecek niteliklere sahipti. perakende fiyatı 175 dolar olmak üzere piyasada satılmaktaydı. New York eyaletinde 1911yılmdan beri yürürlükte olan Sullivan kanununa benzer kanunlar. küçük. kutu başına üç dolardı. kolay saklanır ateşli silahların alım satımını yasaklamış durumdaydı. 20 kurşunluk fişek haznesi bulunan Model 21 A. ama Tomsonlar bu yasağın dışında kalmaktaydılar.

. kişinin toplumdaki yerini belirleyen bir sembol haline geldi tomson. Güney kesimde (Regan'in Tayları) kol gezmekteydi.000 dolara kadar yükselen fiyatlarla) temin ediyor. Çoğunluğunu. daha sıkı kontroller uygulanmağa başladığında. gangsterler bu silahlan ya karaborsadan (kimi zaman 2.296/1242 Kendine saygısı olan her gangsterin yanından ayırmadığı bir aksesuvar.Gangster işbirliğinin tipik bir örneğiydi bu grup. 1920 yıllarının sonlarında. ya da bunları depo-140 layan az sayıdaki polis ve asker silah depolarından çalıyorlardı. mezbahaların bulunduğu mahalleden yetişen İrlandalıların oluşturduğu. Politikacı . gerek savunma gerekse saldırı için kullanılabilecek ideal bir silah. yaşları on sekiz ile otuz arasında değişen Regan'in Tayları (asıl adıyla Regan Atletizm ve Yardım Derneği) vaktiyle Morgan Atletik Kulübü adında bir amatör beyz-bol takımıydı.

1902 yılı geldiğinde. ahlaka aykırı davranışlarda bulunulduğu iddiası mahalli reform gurupları tarafından sık sık tekrarlanırdı). kulübün adı değişti. canlı. atletizm gibi sporları ve çeşitli sosyal çalışmaları içine alacak biçimde genişletmişti. Her yıl Santa Fe Parkında yapılan çılgın pikniklerin 1908 yılına raslayanında. (Özellikle baloda çok içki içildiği. bir piknik. sağlıklı bir delikanlıydı. güreş. Kulübe para sağlamak amacıyla her yıl bir müsamere. Binada bir jimnas-tikhane. üye sayısı 160a yükselmiş olan kulüp. politika anlayışı oldukça gelişmiş. Regan . futbol. bir balo bir de bilardo salonu vardı. rugby. faaliyetlerini. kulüp South Halsted Sokağında bir bina edindi. bir de balo düzenlenirdi. Frank Regan adında. Bu faaliyetlerden edinilen paralarla Regan ve Demokrat Partinin öteki bazı sporseverleri tarafından yapılan bağışlar sayesinde. kulübün başkanının kim olacağı konusunda çıkan bir arbededen sonra.297/1242 Takımın yıldız oyuncusu.

önemli memurlar da vardı. partinin en önemli unsurlarından biri durumuna getirdi. kulübün bütün üyeleri için aynı adı kullanmağa başladı. öylesine genişlemişti ki üstelik. Bu arada yığınla cani yetiştirmişti. 141 mottosu «bana vuran 2000 kişiye vurur» olmuştu. Acımasızlığına. bölge saymanları. Böylelikle şehrin yönetici kadrosuna katılmış oluyordu. şerifler.298/1242 başkan olmuştu. beyzbol takımının adı Regan'in Tayları oldu. il genel meclisi üyeliğine seçildi. Zamanla. basın ve halk. Demokrat Parti saflarında çabuk yükseldi. polis komiserleri. . İrlandalılara özgü tatlılığını da katan Regan. Buradan yetişenler arasında ünlü sporcular olduğu gibi. Örneğin. belediye meclisi üyeleri. Başında bulunduğu kulübü.

299/1242 Cicero'daki Pony inn adlı meyhanenin sahibi Harry Madigan. Sonra. . «Dinamit» Joseph Brooks vardı. yedi kez tutuklanıp iki kez ceza giyen (her ikisi de çok hafif suçlardan) kumarbaz. Taylar. o da meyhaneciydi. iki adam öldürmüş olmasına rağmen. güneylileri geride bırakacak kadar ırkçı olan boks hakemi Yiddles Miller. hemen her zaman sarhoş. şerif yardımcılığına atanan Danny McFalI. haydut. Bunların yanı sıra. seçimler sırasında sekiz ayrı adam kaçırma ve öldürme niyetiyle saldırı suçuyla itham edilmiş. hemen her zaman cinayet işlemeğe hazır bir adam. kiralık katil «Stubby» Hugh McGovern. kendi ufak çetesini örgütleyen Ralph Sheldon yer alıyordu Regan'in yanında. ama kulübün koruyuculuğu sayesinde hiçbiri yüzünden kovuşturul-mamıştı. fıçı göbekli bir taşralı. bir sürü cinayet dolayısıyla aranan «Tabancalı» William McPadden.

Chicago'nun her yanında.. il genel meclisinden eyalet meclisine kadar her türlü seçim koltuğunun adayı.» diye konuşmuştu aralarından biri. ihtiyacı olan başka adaylardan da esirgemezlerdi yardımlarını.» .300/1242 tırmandığı merdivenin her basamağında yumrukları ve kurşunlarıyla desteklemekteydiler Re-gan'ı. başarısını ya da yenilgisini Taylara borçluydu. Başka seçim bölgelerinde. «Biz bir sandık yerine geldik mi. «herkes kaçar.

Chicago'nun beyaz nüfusunu zencilere karşı korumakla görevli saymaktaydılar kendilerini. Ona göre!» Bundan . Haisted sokağından gelen küstah bir genç. ayrıca. o gece birden patlak verdi. ve bu bölge bizden sorulur. Çocukcağız bir sala tırmanmağı başardı. bir gurup zenciye şöyle demişti (daha sonra zencilerin verdikleri ifadeden anlaşılmıştır): «Bana bakın. Kıyıdaki beyaz-142 lar hemen taşlamağa başladılar kendisini. ırklar arasında uzun zamandan beri süregelen gerilim. karşınızdakilerin Regan'in Tayları olduğunu unutmayın. Güney kesimde. 1919 yılının dayanılmaz haziran sıcağında. Ama atılan koca bir kaya parçası yeniden göle düşürdü onu. Kavga başlamazdan hemen önce. Halsted ile Cottage Grove arasında tam iki bin kişi varız. çocuk boğuldu.301/1242 Aşın ırkçı ve yüzde yüz on oranında Amerikalı olan Taylar. farkında olmadan yalnızca beyazlara ayrılmış sulara geçmişti. gölde yüzen bir zenci çocuğu.

Gördükleri zencilere ateş ettiler. meşaleler taşıyorlardı. Walter ve Tommy. «Spike» Ed Steve. Korkunç dövüş dört gün sonra son bulduğunda. çeşitli işlerine bir de içki imalatçılığı ekledi. Ralph Sheldon tarafından yönetilen kolu. 14 zenci ile 20 beyaz ölmüş.302/1242 sonra başlayan kavgalarda. içinde beyaz gördükleri arabaları. tabancalar. Taylar zenci mahallesine çılgınca daldılar. dükkanlarını yağma ettiler. Çoğu Birinci Dünya Savaşında görev almış olan zencilerse. bombalar. Güney kesimin en güneyinde O'Donnell kardeşler vardı (Batı kesimdeki O'Donnell kardeşlerle ilişikleri yoktu). evlerini dinamitlediler. her iki taraftan 500 den fazla yaralı kalmıştı geriye. Çocukluklarından . eski ordu tabancalarını ellerine aldıkları gibi karşı saldırıya geçtiler. Regan Taylarının. tramvayları devirdiler» beyazlara ait binaları yakıp yıktılar. Ulusal İçki Yasağı çıktıktan sonra.

puantiye papyonlar takan bir adamdı. serseri görünüşlü. Kardeşlerin en büyüğü. Peter's Katolik kilisesinin ondan daha dindar bir müdavimi yoktu. politik terör hareketlerinde başarılıydılar. Torrio.303/1242 beri çeşitli kanunsuz işler yapmış olan kardeşler. özellikle yankesicilikte. ev hırsızlığında. banka soygunculuğunda. «Laftan anlamayana rastlarsanız.» derdi adamlarına. «matrak» lığa meraklı. sokak soygunculuğunda. bütün şehri içine alan çeteler arası örgütünü hazırlarken O'Donnell kardeşleri . «copları çıkarın hemen. en az yarım düzine daha adam öldürdüğünden şüpheleniliyordu.» St. aynı zamanda çetenin başkanı olan Spike. Cinayet sanığı olarak iki 143 kez yargıç karşısına çıkmıştı.

ortalıkta başıboş dolaştıkları için ciddiye almamıştı onları. Bu yanlışlığı ilerde pahalıya mal olacaktı kendisine. O'Donnell kardeşler. Kardeşler. ağabeylerinin serbest bırakılmasını beklerken aç kalmamak için Dört İkiliye kapılandılar.304/1242 de dikkate almalıydı. beş yıl hapislerde çürümeğe hiç niyeti yoktu Spike'ın. Ama. O sırada başlarında bir liderleri olmadığı. beş eyalet milletvekili bir de ağır ceza yargıcı vardı. Affedilmesi için Vali Small'a mektup yazanlar arasında altı eyalet senatörü. ve onları hesaba katmadı. . Ancak. hayatında yaptığı ender taktik hatalarından birini yaptı. ve de Spike O'Donnell gündüz gözüyle giriştiği bir banka soygunundan ötürü beş yıllığına Jo-liet Cezaevine yollanmıştı. çok çeşitli politik ilişkilerinden yararlanacaktı elbette. başlarında büyük ağabeyleri olmadan hiç bir iş yapmazlardı.

Ulusal İçki Yasağı çıktığında. Chicago'nun en belli başlı çeteleri bunlardı işte. anlaşmazlıklarına rağmen.305/1242 Torrio ile Capone'un ayak işlerini görmeğe başladılar. Torrio'nun liderliğini kabul etmeleri. eskiden beri süregelen. daha da önemlisi. Yeni patronlarına karşı besledikleri hınç her geçen gün biraz daha artıyordu. etnik. üç yıl gibi uzun bir süre barış içinde yaşamaları. birkaç istisna dışında. ANTİKACI . 144 VII A. akıl almaz kazanç kapıları açıldığında daha da keskinleşen. CAPONE. Bunların. politik ve ticari karşıtlıklarına. ve de yeni. küçük New York'lunun ne denli becerikli bir siyaset ve iş adamı olduğunu gösterir.

Bunları satmak gibi bir çabası yoktu. 1920 yılında.306/1242 CHİCAGO TELEFON rehberinde böyle yazılıydı. Torrio Dört İkili'nin yönetimini doğrudan doğruya ona bırakmaktan başka. Kanunsuz işlerini yürütmekte öyle büyük bir başarı göstermiş. bütün genelev karlarının yüzde yirmibeşini de bağışladı. güvenilir bir yardımcı olduğunu öylesine kesinlikle ispatlamıştı ki. 25 . Capone. Kullanılmış eşya ticarethanesi. üzerine şunları yazdırmıştı: «Alphonse Capone. Ayrıca kartvizit de bastırmış. 2220 South Wabash Caddesi. Herhangi bir şey sormak için telefonla arayan kolleksiyoncular. ya telefonlarına hiç karşılık alamaz.» Ve Dört İkili'nin bitişiğindeki dükkanın ön bölümünü bir sürü işe yaramaz döküntüyle doldurdu. kanunsuz işlerini saklayacak bir maske olarak kullanmaktaydı dükkanı. ya da «Bugün kapalıyız» cevabıyla karşılaşırlardı.

işletmenin yüzde elli hissesini Capone'a devredeceğine söz verdi. Torrio. Birbirlerini tamamlıyorlardı bir yerde. içki yapım ve dağıtım işi de kara geçer geçmez. uzunca bir süreden beri kalp hastalığı çekmekteydi. soğuk. Birlikte çalışmağa başlamalarının ikinci yılı dolmadan. berber dükkanını kapatmak zorunda kaldığından .307/1242 bin dolar ediyordu bu. kötü bir haber geld? Capone'a. çabuk öfkelenen genç adam. içine kapanık. girişken. Taa eski New York günlerinden beri birbirlerine karşı sevgileri. şiddet hareketlerine ancak kurnazlık işe yaramadığı zaman boyun eğen yaşlı adamla. güvenleri olmuştu. her bakımdan iş ortaklarıydılar artık. ufak tefek. hiç bir şeyden korkmayan. Babası. sessiz. iri yarı. 145 1920 yılının kasım ayında. zevke eğlenceye düşkün. aralarındaki patron-işçi ilişkisi yok olmuştu.

ne olduğu hala bilinmiyordu. geçimlerini üzerine aldı.308/1242 beri yeniden işçi olarak çalışmağa başladığından. ama hekim yetişemeden hayata gözlerini kapamıştı. Ölüm nedeninin miyokart enfarktüsü olduğunu söyledi hekim. Chicago'ya aldırmıştı. hepsini birer birer (olanakları elverdikçe) yanına. 14 kasım akşamı. evinden bir iki adım ötede bulunan bilardo salonuna (hani bir zamanlar Al'in zafer üstüne zafer kazandığı salon) kadar gitmiş. Teresa Capone. Jim'den başka hepsini tabii — en büyük oğlanın nerede olduğu. Kendi açısından haklıydı da. Elli iki yaşındaydı. Dul kalınca. durumu gün geçtikçe kötülemekteydi. oyun seyrederken yere yuvarlanıvermişti. Al ona da kardeşlerine de kucağını açmış. büyük oğ- . Al. ailesini bir eve yerleştirdi. Hemen evine taşımışlardı adamcağızı. «Al iyi çocuktur» derdi hep.

İtalyan aile geleneklerine uyarak. İçki yasağının çıktığı ilk yıl boyunca Brooklyn'de bir meyhanede barmenlik yapmış. Bununla birlikte. iki kez tutuklanmış. On bir yaşında (okulu bıraktığı yıl). Bir süre sonra babasının kemiklerini New York'taki mezardan çıkarttırarak Chicago'ya getirtti. Mount Olivet mezarlığında bir yer alarak. kısaca. para cezası yemişti. çok güzel (siyah mermerden) bir mezar yaptırıp babasını gömdürdü. Chicago'ya ilk gelen ağabeyi (Jim'den sonra ailenin en büyük oğlu) Ralph olmuştu. «Brown» takma soyadını almıştı o da.309/1242 lanları işe yerleştirdi. elinden geldiğince baktı onlara. Western Union'da . yeraltı çevrelerinde hepten tecrübesiz sayılmazdı. O sırada yirmi sekiz yaşında olan Ralph. kardeşleri arasında kanuna aykırı olmayan işlerde en uzun çalışan oydu.

daha sonra. tramvay sürücüsü. kabul etmemişlerdi kendisini. Chicago'ya gelince Torrio-Capone barlarından birinde barmenlik yapmağa koyuldu. Burada. Bir süre. düztaban olduğu anlaşılınca. Amerika Almanya'ya karşı savaş açtığında gönüllü olarak Bahriye'ye yazılmış.310/1242 telgraf taşıyıcısı olarak çalışmağa başlamış. Daha sonra. Al'in yerine geçerek Dört İkiliyi işletmeğe başladı. Al'in da bir zamanlar ça-146 lışmış olduğu mücellitte kağıt ve bez kesiciliği yap-r mış. gemi tayfası olmuştu. Bunlar da. South Wabash caddesindeki apartman dairesinde Al ve karısı ile birlikte oturdu. Capone kardeşlerin kuzenleri olan ve Al'in ısrarları üzerine Chicago'ya yerleşen Charlie ile Rocco Fischetti de aynı yapının bir başka katında oturmaktaydılar. ama Parris Adasındaki kamptan öteye gidememişti. Ralph . tezgahtar.

Pencerelerdeki parmaklıklar. kornişleri altın yaldızına boyanmıştı. Bütün banyo aksesuvarı Almanya'dan getirtildi. iki katlı. Arka taraftaki çıkmaz sokağa açılan bodrum kapısı çelikten yapılmıştı. banyo küvetinin uzunluğu iki metreydi. South Prairie Caddesi üzerinde. annesi. Velma . ilk kattaki yedi odaya yerleşti. 7244 numaralı evin ikinci katındaki misafir salonunun duvarları baştan aşağı ayna döşenmiş. on beş odalı. Buradaki duvarlar da. iki kız kardeşi. bomba geçinmeyecek sıklıkta yapılmışlardı. güzel bir arsa alarak. St.311/1242 gibi. Al. ağaçlık. Torrio-Capone kuvvetlerinin yüksek rütbeli subayları arasına gireceklerdi. otuz santim kalınlığında betonarmeden olduklarından kurşun geçirmez niteliğe sahiptiler. Annesini Chicago'ya getirmeğe hazırlanan Al. kırmızı tuğladan bir ev yaptırmağa başladı. karısı ve oğluyla. Columbana kilisesinin hemen yakınında.

İki erkek kardeşi de aynı evde oturdular bir süre. meyva sepetleri. biri oğlan biri kız. burayı bitirince de. daha Chicago'ya adım atar atmaz (1922 de) uygunsuz davranışlardan dolayı tutuklanıp beş dolar para cezası ödedi. Kadillak arabasına kurulur. Pennsylvania'daki Villanova Üniversitesine. içini şeker kutuları. Marmion Askeri Lisesine yolladı onu. her öğrenci ve her öğretmen için armağanlarla doldurur. İçkiye ve kadına aşırı derecede düşkün olan on sekiz yaşındaki Mitzi. eve yakın olan özel bir kız okuluna (Richards School) yazdırdı. örnek bir öğren ciydi. Ma-falda adındaki küçük kız kardeşini. iki çocuk sahibi olmuş olan Ralph'a ikinci kattaki sekiz odayı verdi. Al.312/1242 Pheasant adlı bir kızla evlenip. gider. Capo-147 ne bu okulu her yıl Noel sırasında ziyaret ederek Noel Babacılık oynardı. Ondan dört yaş küçük olan Matt. Yirmi yedi yaşındaki Frank Capone. hindiler. hepsini birer birer dağıtırdı. .

1922 yılında. babasının bir zamanlar bıraktığı soyadı olarak verilmişti: «Alfred Caponi». bütün gece sürmüş olan eğlenceden dönüyordu. basık yüz çizgileri vardı. gerek yeraltı çevrelerinin gerekse polis çevrelerinin tanınmış kişilerinden biri olmuştu ama. Bir ağustos sabahının erken saatlerinde. tıknaz gövdeleri. soyadı da gene yanlışlıkla. gazetecilerin tanıyacağı kadar önemli bir kişi olamamıştı daha. içkiye ve kadına çok düşkündü. birbirlerine benzerlerdi. geviş getiren küçük bir yabani sığır sürüsünü andırırlardı. Öyle ki. Al Capone. adı basında ilk yer aldığında. Bir araya geldiler mi. . ilk adı yanlış yazılmış. Kendi kendisinin en iyi müşterilerinden biri olan Al. Bütün kardeşler Hepsinin ağır.313/1242 aileyi tamamlıyordu.

North VVabash cad-desinden deli gibi inerek East Randolph sokağını döndüğünde. Çılgın bir sarhoş öfkesiyle arabadan atlayıp. Bu sefer onu da öldürmekle tehdit etti. Capone kimseyi vurmağa fırsat bulamadan polis ve cankurtaran geldi. arkada da üç erkek arkadaşı vardı. Bu arada dört arkadaşı kaçtılar. Kan kaybetmekte olan taksi şoförünün yarası. şerif yardımcısı rozetini çıkardı (politik çevrelerle olan yakın ilişkilerinin daha o zamandan başlamış olduğunu gösterir bu rozet). «Alfred Caponi »yi üç ayrı suçtan gözaltına aldı . O sırada geçen bir tramvayın sürücüsü. can kurtaran ekibi tarafından sarıladursun polis. tabancasını çekti ve Fred Krause adındaki şoförü vurmağa kalk-148 tı. silahını indirmesi için seslendi Capone'a. yol kenarında park etmiş bir taksiye çarptı ve şoförü yaraladı.314/1242 Arabasını kendisi kullanmaktaydı. yanında bir kız.

yani normal olarak içinde üç ya da dört derece alkol olan bira yerine. Ulusal İçki Yasağı çıktığında. bu olayı izleyen yedi yıl içinde. olay polis kayıtlarından silindi. bira fabrikatörlerinin izleyebilecekleri üç yol vardı.315/1242 —otomobille saldırı. Capone duruşma salonuna adımını bile atmadı. içkiliyken araba kullanmak ve silah taşımak. Dava düşmekle de kalmadı ayrıca. normal bir adamı kilit altına sokmak için yeterliydi. «Şerif Yardımcısı» Capone hakkında açılacak hemen bütün davalar gibi. büyük maddi zararları göze alarak fabrikalarını kiraya verebilir. Yasağın dışında kalan yarı-bira imaline geçebilirlerdi. Üçüncü yol ise. alkol içeriği yarım dereceye düşürülmüş olan içkiden yapıp satabilirlerdi. Ya da. ya da doğrudan doğruya satabilirlerdi. bu da mahkemeye bile intikal etmedi. Ama. Bu üç suçtan yalnızca biri bile. gangsterlerle işbirliği .

şirketin üst kademe memurları ve yönetim kurulu üyeleri olarak görünen gangsterler. bölgeye el atmak isteyen öteki gangsterlerle savaşmak. işin teknik ve işletme sorumluluklarını yüklenmek onlara aitti. Terry Druggan ile Frankie Lake'i. kamyon kaçıranlarla. .316/1242 yaparak. Üç 149 ağabeyinin itirazlarına aldırmayarak. sahibi olduğu beş bira imalathanesine (Gambrinus. Üçüncü yolu seçti kendisi. Chicago'nun en önde gelen bira fabrikatörlerinden biri. polisi ve politikacıları satın almak. kendi fabrikalarına gizli ortak olmaktı. tanınmış ve zengin bir ailenin çocuğu olan Joseph Stenson'du. buna karşılık. Bu yola saptıkları takdirde. sermayeyi koymak. işler ters gittiği takdirde kanuni sorumluluğu yüklenmek durumundaydılar. Standard.

Hemen hemen hepsi. ama bu arada. şiddet hareketleri gerektiren çeşitli kanunsuz işler yapmaktan da vazgeçmiş değildiler. Manhattan. 1920 yılının başlarında Torrio. Kaynakları en iyi şekilde değerlendirmek çabasında olan Torrio belli başlı çetelerin liderlerine hem basit hem de karşı konulmaz bir teklif sunmaktaydı. Bu geleneksel haydutluklardan edinilen kazanç. banka soygunculuğu. içki . göze alınması gereken tehlikeler karşısında pek değersiz kalıyordu Torrio'nun iddiasına göre. dört başka bira imalathanesinin (West Hammond.317/1242 George Hoffman. hırsızlık. dördüncü ortak olarak katıldı işletmeye. ve Stenson'un desteği sayesinde. Best ve Sieben) ve birkaç viski çekimevinin kontrolünü ele geçirdi. kasa soygunculuğu. Öte yandan. içki yapım ve dağıtımının şu ya da bu koluna el atmış durumdaydılar. Pfeiffer ve Stege) ortak eti.

herkesi kısa zamanda milyonlara kavuşturacak nitelikte bir işti. çok ufak bir riziko gerektirmesine karşılık. bütün sermaye ve çabaların bu işe yöneltilmesi gerektiği inancındaydı kendisi. hakkına saldırılan bölge lideri. bütün öteki çeteleri.318/1242 yapım ve dağıtımı. kamyon kaçırma gibi işlere girişmesi halinde. kurala aykırı davranan çeteyi cezalandırmağa çağıracaktı. bütün şehri kapsayan ve bölgesel dokunulmazlık ilkesine dayanan bir örgütün kurulmasıydı. özel bir bira ya da viski imalathanesi kurmak ya da işletmek isterse (ki bazıları istiyorlardı). Bu nedenle. Herhangi bir çetenin kendisine ait olmayan bir bölgeye el atmağa kalkması. Belli bir bölge içinde kalan meyhane. Bunu 150 . Herhangi bir çete. mutlak başarı sağlanması için gerekli en önemli şey. Görüşüne göre. bunu yapmakta serbest olacaktı. kabare ve genelevlerin yabancı kaynaklardan içki satın alması kesinlikle yasaklanacaktı.

içki alış verişinde O'Banion'un uzmanlaştığı kol. Böylece. Chicago'nun en tutulan içkisiydi. herkese fıçısı 50 dolardan olmak üzere.319/1242 yapmak istemediği takdirde. müşterileri istediği takdirde bira da bulundurması gerekiyordu. yoksa adamlar başka bir satıcıya gidebilirlerdi. Kanada'dan kaçak viski getirtip. dövüşe hevesli bin kadar kabadayıyı kendi kontrolü altına almış olacaktı. çözümlemek işini de gene Torrio üzerine almağa hazırdı. Perakende satış . Çete liderleri planı kabul ettiler. dövüşe alışkın. Bazılarıyla ikili anlaşmalara da girdi Torrio. Torrio yalnız birayla uğraşmayı yeğ tutuyordu. derecesini azaltarak Chicago'da dağıtmaktı. Bölgeler arası anlaşma ya da anlaşmazlıkları ayarlamak. Çalışanların içkisiydi bira. Öte yandan. birayı Torrio temin edecekti. Örneğin. ancak.

İrlandalı ile İtalyan... banliyödeki genelevlerinde satılmak üzere viskiye de ihtiyacı vardı Torrio'nun. Gangsterler diyarında bir barış havasıdır esmeğe başladı. Gennalar da birayla hiç mi hiç ilgilenmiyorlardı. ve elde edilen alkolü pazarlamaktı. karşılıklı antipatile-rini bir yana bırakarak.320/1242 fiyatı düşük olmakla birlikte. Onların Küçük İtalya krallığını tanımağa söz veren Torrio. Küçük İtalya'daki ev imbiklerini rahat rahat işletebilmek. sürümden büyük kazançlar bırakıyordu. o kadar çok içiliyordu ki. Bu nedenle. birbirleriyle alış veriş yapmak üzere anlaştılar. Herkes bol para kazanıyordu. kendi bira kamyonlarının Genna bölgesinden rahat rahat geçebilme olanağını kolayca sağlayabildi. şehirdeki meyhanelerinde. Ama. İstedikleri tek şey. .

Torrio'nun bira kamyonlarını kaçırmağa. «Sporcu» George Bucher ile George Meeghan idi. Bunların uyguladıkları satış . liderlerine yeniden kavuşunca isyan bayrağını çektiler. gerek Torrio'nun gerekse SaltisMcErlane çetesinin bölgelerine bira satmağa koyuldular. ellerindeki beş milyon dolarlık hazır fabrikalar ve yaptıkları 25 milyon dolarlık yatırım sayesinde yılda 12 milyon kazanabilmekteydiler. Joliet cezaevinden çıkıp geldi. Derken. En başarılı bira sa-tıcıları. Spike O'Donnell. Yıllardır Torrio'nun küçültücü davranışlarına zor 151 dayanmış olan Güney Kesim O'DonnelI kardeşleri. 1923 yazında. New York'tan da bazı kabadayılar (özellikle Harry Hasmiller adındaki vahşi) getirterek çetelerini genişlettiler.321/1242 Torrio ile ortaklan.

Eylül ayı geldiğinde. işiteni tir tir titretirdi. yağmur altında yola çıkan . kısa zamanda bütün çeteler kullanır olmuşlardı. Derken. artık Torrio'nun ortaklarından olan Saltis-McErlane çetesi. Satıcının yalnızca «Yoksa.. Yapılan iş şuydu: meyhanenin birine giren satıcı.. Ve bu sözcük Bucher ya da Meeghan'ın dudakları arasından çıktı mı. bundan böyle birasını O'DonnelI kardeşlerden alması gerektiğini bildirirdi.» demesi yeterliydi. ne kendisinde ne de dükkanda hayır kalmayacağını bilirdi meyhaneci. O'DonnelI çetesi güney ve güneybatı kesimlerinin en derinliklerine kadar ulaşabilmişlerdi. Kabul etmeyenin başına gelecekleri söylemelerine bile gerek yoktu.322/1242 sistemini ilk Spike O'DonnelI icat etmiş. «bira savaşı»nın ilk atışını yaptı. 7 Eylül gecesi.. gözlerini meyhane sahibinin gözlerine diker ve sakin bir sesle.

hızlarını alamayıp. içerde ne . o civarda Torrio'dan bira almağa devam eden beş meyhaneyi daha bastılar. onlarla iş yapmayacağını bir kez daha tekrarladı. barın ardında durmuş. Meeghan.323/1242 Bucher. Yardıma koşan Gorysko'yu da bayılttılar. Kızışmışlardı ya bir kere. barmeni Nick Gorysko'nun yardımıyla. O sırada. Jacob Geis'in Elli Birinci Sokak 2154 numaradaki meyhanesine ikinci kez geldiler. Walter Steve ve Tommy O'DonnelI. Steve O'DonnelI meyhaneciye son bir fırsat tanımak niyetinde olduklarını belirtti. iki satıcıyı yaka paça meyhaneden dışarı atmıştı. Üzerine saldıran kardeşler. Gorysko ile birlikte ya-152 rım düzine kadar müşteriye servis yapmaktaydı. Geis. İlk gelişlerinde Geis onlardan bira almayacağını söylemekle kalmamış. yanlarında Joliet cezaevinden yeni çıkan Jerry O'Connor olduğu halde. adamı barın öteki köşesine kadar sürüklediler ve ellerindeki coplarla kafatasını yardılar. Bu gelişlerinde.

karşı koymağa kalkanları bir güzel dövdüler. tabancalarını çekmişlerdi. Berikiler. susuzluklarını gidermeğe çalışırlarken. . ve Steve O'Donnell'in başından aşan bir kurşun sıktı. başlarında Danny McFalI olduğu halde kardeşlerin her adımını izlemekteydiler. Bütün bunlar olup biterken. McErlane'm üç gorili. Burada Spike O' Donnell de katıldı kardeşlerine. Orada bulunan müşterilerden birinin sonradan verdiği ifadeye göre. South Lincoln Sokağında Joe Klepka'nın yerine gidip iki tek atmağa karar verdiler. «'Eller yukarı» diye bağırdı McFalI. Dört kardeşle yanlarındaki arkadaşları çil yavrusu gibi dağıldılar çeşitli kapılardan. bu üçü rüzgar gibi daldılar kapıdan içeri. Sonunda. Klepka'nın barına yaslanmış. Yalnızca Jerry O'Connor biraz ağır davrandı. yakalandı.324/1242 buldularsa kırıp döktüler. ahpap oldukları bir meyhaneye.

Derken McErlane. McErlane tüfeğini O'Connor'un başına dayadı ve kafasını uçurdu. elindeki tabancayla işaret ederek. On gece sonra. yeniden dışarı çıktı kırmızı suratlı. Ellerinde tüfek bulunan iki adam yolun 153 ortasına atlayarak. birbirine takılmış iki kamyon birayla birlikte. McFall'ın fısıltıyla söylediği birkaç sözden sonra. Gri yağmurluğunun altında. O'Connor'a önden dışarı çıkmasını söyledi. Karşı yönden . Chicago'nun birkaç kilometre güneyindeki bir şehirlerarası yolda ilerlemekteydiler. Kaldırıma çıktıkları an. kamyonu durdurdular. Bucher ile Meeghan. kendisi göründü.325/1242 McFalI. namlusu kesilmiş bir çifte taşımaktaydı. içerdekile-ri aşağı indirttiler. McFalI. şişko gangster. namlusunun ucunda tutsak olarak bekletti onu.

ama fena halde korkmuş olan şoför hızını artırdı ve arkasından atılan yüzlerce kurşuna rağmen kurtulabildi. Tek yönlü bir «gezintiye» çıkıp da sağ dönen pek ender adamlardan biri olan Egan. Aralık ayında. aynı şehirlerarası yol üzerinde. Adamın daha sonra verdiği ifadeyi değerlendiren polis. yedikleri tüfek kurşunlarının etkisiyle. olayı şöyle anlatıyor: . iki bira satıcısının cesetleri yol kenarında bir hendeğin dibinde bulundu. başları nerdeyse gövdelerinden ayrılmıştı.326/1242 gelmekte olan bir arabanın farları bu sahneyi aydınlattı. Ertesi sabah. sarıp sarmalayıp arabalarına attılar. McErlane ile Walter Stevens olduğu tahmin edilen bir arkadaşı. Soyguncular arabayı durdurmak üzere haykırdılar. yol kesen iki adamın McErlane ile Danny McFalI olabileceğinden kuşkulandı. İkisinin de elleri arkadan bağlanmış. O'DonnelI'in iki kamyon şoförünü daha («Kısa» William Egan ile Morrie Keane) daha yakaladılar.

tüfeği Keane'a nişanladı.327/1242 «Biraz gittikten sonra. Derken bana doğru doğrulttu silahı. küt diye ateşledi tüfeği. Ama şişko işimizin bittiğinden emin değildi her halde. Şişko. vuruşun etkisiyle öte yana doğru yuvarlandı. Sol tarafına güm diye oturdu Keane'in. ha. Bu sefer bacağıma isabet etti kurşun. Baktım. aynı yerden vurulmayayım diye çaktırmadan yan döndüm. gene Keane'e. ikinci defa sağ yanına doldurdu kurşunu. Bir canım yandı ki. arabayı süren herif. Neyse. Hiç bir şey demedi. elinde tüfek olana 'Ne zaman temizleyeceksin bunları?1 diye sordu.' dedi... bir daha ateş etti. Der demez de sol yanıma sıktı kurşunu. Araba-154 nın dibine yuvarlandım. Şişko herif güldü. Sonra tüfeğe yeniden kurşun koydu. Morrie'ye . yeniden dolduruyor tüfeği. birazdan dönüp. 'Şimdi hallederim o işi. o kadar işte. ikincisini de suratımın ortasına attı. Elindeki tüfekle oynayıp duruyordu. «Hadi senin işini de bitirelim bari» dedi.

penceresinden ışık görünen bir köy evi buluncaya kadar ilerledim. bir tane de benim nah. atlamağa hazırlandım. Hiç durmayacağım sandım. Kapıyı açtığı gibi. Omuz üstü düşmüşüm. İtti. Derken herif.. Gökyüzü kıpkızıldı. Ayıldığımda. Güç bela yola çıkıp.. bizim yanımıza atladı.. buz tutmağa başlamıştı... Arabanın sesine bakılırsa elliden fazla yapıyorduk. Kendimi kaybetmişim o ara. tutup kapıya sürüklediğinde beni. Sıranın bana geldiğini çaktım tabii.. çevrem. bir su birikintisinin ortasında yatıyordum. bu yanıma. arabanın arkasına. bir tekmeyle Morrie'-yi yola yuvarladı. güneş doğuyordu anladığım kadarıyla.. yolun kenarındaki bir hendeğe kadar atabildim kendimi. yuvarlandım durdum. Kea-ne'i yakaladı.» .328/1242 iki kurşun daha sıktı..

arabasının penceresinden ateş açtı. Önce. kamyonunun direksiyonunda vurularak öldürüldü. Saltis-Mc-Erlane çetesiyle vuruşurken can verdiler. . Altmış Üçüncü sokakla Western Caddesinin köşesinde dikilip durmakta olan Spike'a. 25 eylül 1925 günü.329/1242 Torrio'nun kurduğu koalisyonla başa çıkacak güçte değillerdi O'Donnell kardeşler. Phil Corrigan. Tomson. Çetenin üyeleri birer birer dökülmeğe başladılar. Spike'ın önünde durduğu dükkanın çeşitli yerlerinde açılmış olan kurşun deliklerinin ya bir tüfek ya da otomatik bir yivli tüfek tarafından açılmış olabileceğini düşündüler. McErlane. Öyle ki. yeni edindiği Tomson makinah tabancasını ilk kez Spike O'Donnell üzerinde denedi. polisin de hemen hiç tanımadığı bir silahtı. Walter O'Donnei ile New York'lü kabadayı Harry Hasmiller. Bu sırada. gene bira nakliyatçılarından. sonra. Makineliyi doğru dürüst kullanmasını bilmediği için bir tek kurşun bile isabet ettiremedi.

. Spike'ın arabasına makineliyle ateş açarak. kanun adamlarını da yenilgiye uğratmayı başardılar. O'DonneM'lere karşı zafer kazananlar. eski matrak tavırlarını takınmağa çalışarak. iki kez de yaralamıştı. Düşman. «Hayatım birbirini izleyen bir kurşunlar dizisi haline geldi. Profesyonel hedef diye kiralayacağım kendimi bu gidişle.» Ve Chicago'dan ayrıldı. gene aynı yerde. «Bana atılıp da isabet etmeyen kurşunların sayısı bini aştı. savaş meydanını terket-mek zorunda kaldı Spike. Ve iki yıl geri dönmedi. on kez öldürmeğe kalkmıştı kendisini. kardeşi 155 Tommy'i yaraladı.» dedi. Sonunda. McErlane.330/1242 Bir ay kadar sonra.

Jerry O'Connor cinayetinin sanığı olarak üçüncü bir kovuşturma açıldı. davayı iptal ettirmeği başardı. Kamuoyunun baskısı karşısında Büyük Jüri araştırması istemek zorunda kaldı Crowe. yalnızca Morrie Keane'in öldürülmesi dolayısıyla gözaltına alındı. Bu dava da iptal edildi. Bazı görgü tanıkları. bir başka emirle serbest bırakıldı. Eyalet savcısı Robert E. Kefaletle serbest bırakılan McFall ortadan kayboldu. her zaman kaldığı otelden başka bir yer değildi. Aylarca süren karışık işlemlerden sonra. Crowe'un emriyle gözaltına alınmıştı ama. Gözaltına alındığı yer de.331/1242 O'Don-nell çetesinin beş üyesini kendi eliyle öldürmüş olan McErlane. bira savaşı cinayetlerinden birkaçında Al Capone'un da olay yerinde bulunduğunu söyledilerse de. eyalet savcı yardımcılarından biri. McFall hakkında. Bucher-Meeghan çifte cinayetinin failleri olarak McErlane ile Danny McFall hakkında da kovuşturma açtırdı Crowe. bunların .

332/1242 hiç biri. emniyet müdürlüğünde yüzleştirildiğinde ise. sorgu yargıcı karşısında tekrarlayamadılar bu ifadeyi. . kendi halinde bir adamım. o Capone denilen iti. Hayatta kalan O'Donnelller ile. yumruklarımla gebertirim ben!» 157 VIII. Ancak. yeraltı geleneklerine uyan kardeşler. öfkeden kendini kaybeden Spike O'Donnell. «Ben kullanılmış eşya ticareti yapan. daha sonraki bir soruş156 turma sırasında. Capone'un cinayetlerle ilişkisi olup olmadığını bilemediklerini söylediler. Capone'un suçlu olduğunu ifade eden şu sözleri sarf etti: «Adam gibi ortaya çıkıp. erkekçe dövüşmeği göze alsa.» diye karşılık verdi polislerin sorularına.

Cicero'ya gelip bir . İlçenin uysal başkanı (belediye başkanlığına eşit bir görev) Joseph Z. eğri büğrü kulaklı eski bir hafif sıklet boks şampiyonuydu. kırık burunlu.Madison Sokağı arasında kalan bölgeye değil. Cicero'ya da yerleşmişlerdi. Eddie TancI. Young Greenberg adlı başka bir boksörü ringte. Vogel. yaşlı adamın ne denli usta bir diplomat olduğunu örneklemiştir. Batı kesiminin O'Donnell kardeşleri —Kolondike. Bunlar yalnızca Chicago Caddesi . tek yumrukla öldürdükten sonra boksa veda etmiş. Klenha.333/1242 CICERO TORRİO'nun başlatıp. O'Donnell kardeşler ve Eddie Tancl'dan emir alırdı. Capone'un tamamladığı Cicero kuşatması. Her şeyden önce. Bir tek damla kan dökmeden yürütmüştü işini Torrio. yırtık. Myles ve Bernard— ile uğraşması gerekliydi. aynı zamanda. ilçenin siyasi patronu Eddie Vogel'in desteğiyle.

. Cicero'da bir tek genelev bile yoktu. günün yorgunluğunu çıkarmak için mahalle meyhanesine uğrayıp bir iki tek bira atmak alışkanlığındaydılar. Siyasi alanda kokuşmuş olmasına rağmen. kanuna aykırı hareket ettikleri akıllarına bile gelmiyordu. Böyle bir şey söylenecek olsa gülerlerdi. İçki Yasağı çıktıktan sonra kendilerine içki satmağa devam eden ve dış görünüşüyle hiç mi hiç değişmemiş olan meyha-158 neye gitmekle. kanuna aykırı davranışları bulunmayan kimselerdi. bir günah ve cürüm merkezi olmaktan çok uzaktı Cicero. çevre fabrikalarda işçilik yapan. çalışkan. Geceleri sokaklarında sesizliğin hüküm sürdüğü. Halkın büyük bir kısmı. kumar diye bildikleri tek şey de.334/1242 meyhane açmıştı: Hawthorne Park Cafe. İşten çıktıklarında. kahvehanelerden tilt makinalarıydı. çoğunluğunu birinci ve ikinci kuşak Bohemyalıların oluşturduğu bir ilçeydi. 60 bin nüfuslu.

kızları içeri tıktılar. yardımcılarından bir grup adam yolladı Cicero'ya ve buldukları bütün tilt . yüksek rütbeli kişiler vardı. o boruyu çaldı mı dans bile etmeğe hazır. Boyun eğmiş gibi görünerek. mahalli polisler bir baskın yaparak. Tahmin ettiği gibi. Örneğin: Şerif Peter B. Hoffman. Roosevelt Sokağı üzerinde kiraladığı bir eve. geri çekildi. Ogden caddesindeki ev basıldıktan iki gün sonra. 1923 yılının ekim ayında uygulamağa koyuldu. uzun zamandır hazırladığı bir planı. Hoffman. aynı sonuçla karşılaştı. Torrio. Ogden ile Elli İkinci sokakların kesiştiği köşede bir genelev daha açtı Torrio. ama Cook County'nin birçok yerlerinde. on beş yirmi fahişe yerleştirdi.335/1242 Bu makinaları işletenler kazançlarını Vogel ile paylaşırlardı. Cicero'da borusu ötmüyordu belki. Cicero'da.

Vogel de sonunda anladı durumu: Torrio burada bir genelev aça-mazsa.336/1242 makinelerine kanun namına el koymalarını emretti. kendisi de tilt makinalarını işletemeyecekti. 159 . Torrio'nun kendisi için istedikleri. Cicero'nun belirli bölgelerinde bira satma hakkını kazandılar. Bu nedenle. buna karşılık. çok daha büyük şeyler düşünüyordu o. Vogel tilt makinalarını geri aldı. Vogel'in sandığı gibi genel-evleriyle ilgili değildi aslında. umurunda bile değildi. Çok daha başka. ayrıca Chicago'nun batı kesimindeki haklarını bir daha pekiştirdi Torrio. Cicero'daki eksik olmuş. O'Donnell kardeşler. Kentte ve banliyölerinde halen işlemekte olan genelevleri öylesine çok kazanç sağlamaktaydılar ki. Cicero'da bir daha genelev açmamayı kabul etmiş. Sonunda üç yanlı bir anlaşmaya vardılar. kendisine şerifin bir daha bunlara karışmayacağına dair söz verildi.

Hele. Bu arada Chicago'da. birasını keyfinin istediği yerden alacağını ilan etti. Yüzlerine karşı kahkahalarla güldü. istediği yerde.337/1242 O'DonnelI kardeşlerin bölgeleri dışında kalan her yerde bira satmak. Klondike O'DonnelI ile Torrio. kendisine birkaç fıçı ekşi bira —alkolsüz olarak imal edilip de sonradan saf alkol eklenmiş bira— yutturmağa kalktıklarında. istediği kadar kumarhane açmak. bütün işletmelerinin karargahını burada kurmak hakkını elde etmişti. reform denilen hayalet yeniden iorrio'nun karşısına dikilmişti. onlarla her türlü iş ilişkisini kesti. Öteden beri meyhanesine içki satan O'DonnelI kardeşlerle arasına soğukluk girdi. Anlaşmaya yol açan görüşmelere katılmayı başından beri reddetmişti zaten. Şimdi de. Torrio'dan nefret eden Eddie Tancl'ı deliye döndürdü. . Bu üçlü anlaşma. kentten ayrılmasını emrettiler. genelevleri dışında.

Duruşmada tanıklık yapan bir eğitim komisyonu üyesinin ifadesine göre. okul kitapları için ödenen fahiş fiyata. halk adına itiraz edildiğinde.338/1242 Thompson yönetiminin yolsuzlukları artık kaçınılmaz bir biçimde su yüzüne çıkmış. belediye başkanının yeniden seçilme ihtimalini hemen hemen tamamiyle ortadan kaldırmıştı. Thompson kaybedeceğini anlamış olacak ki. doyasıya içeceğiz tabii.» Ünlü avukatlardan Darrovv ve Erbstein ikilisi sanığın hapse girmesini önlediler. . Lundin şu karışlığı vermişti: «Halkın canı cehenneme! Suyun başında biz varız şimdi. 1923 ön seçimlerine adaylığını koymadı. Seçim kampanyasını yöneten eski dolandırıcı Fred Lundin hakkında (yirmi üç kişi ile birlikte) eğitim bütçesinden bir milyon dolar zimmetine geçirmiş olduğu iddiasıyla kovuşturma açılmıştı. ama kazın kokusu her yana yayılmıştı ve kolay kolay dağılmadı.

bu ülkede içki yasağı var.» Collins bütün hızıyla yasakları uygulamağa girişti. iyi niyetli olduğu kadar aşırı iyimser bir demeç . Dever belediye başkanı seçildi. emniyet müdürlüğüne Morgan A. Harfi harfine uygulanacaktır.. Bucher ile Meeghan'ın cesetleri bulunduktan bir saat sonra. bölgesinde bir damla alkol satıldığını işittiğim her polis memurunun rütbesini indireceğim. bir basın toplantısı düzenleyen Dever. Collias'i de toplantıya çağırdı ve herkesin önünde şu emri verdi ona: «Bana bak. Söyle komiserlerine. Bugünden tezi yok şehrimizde de uygulanacaktır bu yasak. Dever.339/1242 Demokrat Partili Yargıç William E. Bu yüzden halkın nefretini kazandılar. özel evlerde aramalar yapıp. bir tek şişe viskisi bulunanları bHe tutuklamağa başlamışlardı. Adamları da öylesine hızlı çalışıyorlardı ki. 160 Collins'i getirdi ilk iş olarak. Collins.

kaçakçılar ve gizli içki kaçakçıları arasında süregelen savaş bir son bulacaktır. Polis. hepsini olduğu gibi. gerekse sokaktaki adamın kanunlarımıza olan saygısı tehlike içinde kalacaktır. her işi bir yana bırakıp. Bucher ve Meeghan'ın katilleri) yakalanıp cezalandınlıncaya ve uğrunda savaştıkları kanunsuz içki trafiği durduruluncaya kadar gerek kanunların onuru. çabalarını tek noktada toplamalıdırlar: Kanun ve düzenin yeniden egemen olmasını sağlamak. böylesine geniş çapta bir ahlak düşüklüğüne yol açan bu korkunç patırtının durdurulacağından. kanun uygulayıcı örgütler. Yol kesen haydutlar. bu işi de sonuna kadar götürecektir. Bunca insan hayatına mal olan. en az belediye başkanı olduğum vc bu uğurda elimden gelen her şeyi yapacağımdan emin olduğum kadar eminim. .340/1242 daha verdi: Katiller (O'Connor. Kanun adamları. bir araya gelip.

at yarışı acenteliğinden elini eteğini çekmek zorunda kaldı. Collins saldırıya devam etti. Mont Tennes'e ait 200 müşterek bahis yazıhanesini kapattırdı. Chicago'daki faaliyetlerine karışmaması için Collins'e ayda 100 bin dolar rüşvet teklif etti. ünlü kumarbaz. Öyle ki. Yıl sonunda. günde bin dolar 161 teklif etti.341/1242 Yeni yöneticilerin eskilerden ne denli farklı olduklarını çabuk anladı Torrio. 100 kadar gangsteri de tutukladı. Collins Dört İkiliyi süresiz kapattırdı. sadece günde 250 fıçı biranın nakline göz yumsun diye. kumarhanelerini rahat bırakmamaktan başka. Daha sonra Torrio. yeraltı çevrelerine gelir . Cevap olarak. Torrio'nun bira fabrikalarını. genelevlerini.

hemen her gece yapılan baskınlar. . Bunu anlayan yeraltı çevreleri fena halde sarsılmışlardır. Emniyet Müdürü Collins'in emriyle. bu konuda şöyle bir demeç verdi: Chicago'daki günah ticaretini azaltmak için ciddi ve enerjik çabaların harcanmakta olduğu kuşku' suzdur.. en belli başlı evlerden birçoğunun kapanmasına birçoğunun da başka yerlere kaçmasına yol açmıştır. Collins'in emniyet müdürlüğüne atanması yeraltı çevrelerini sevindirmişti. politik amaçlarla geçici olarak uygulanan bir temizlik hareketi olduğu sanılmıştı başlangıçta.342/1242 sağlayan önemli bir kaynak olmaktan çıkmıştı kumar. Collins kampanyasının. Ancak. günah çemberinin ters yüz olmasına. bu şehri temizlemek ve temiz tutmakta gerçekten kararlıdır. zaman geçtikçe görüldü ki. kendisi.. Günah işletmelerine gelince: Gençleri Koruma Derneği Başkanı Bayan Jessie Binford. Hatta.

. La Cava kardeşler (Louis ile Joseph). şimdilik günah çemberini kırmayı başarmışlardır. Chicago'nun kanun uygulayıcı örgütlerini tam anlamıyla temizleyemezdi çünkü) bir yandan. iş merkezleri. ama De-ver'in görevde kaldığı süre boyunca. Dever belediye başkanı kaldıkça. karargahları Cicero olacaktı. ya da 162 hemen arkalarından.343/1242 Yöneticilerimiz. kendileri de şehirde oturuyor. onun elini uzatamayacağı bir sığınağa ihtiyaçları olduğunu anladılar. Torrio ile Capone. Onlarla birlikte. Cicero'yu seçtiler yer olarak. oraya gelenler (hızla gelişen bir şebekenin kurucu üyeleriydi bunlar) arasında Ralph ve Frank Capone. boş zamanlarının çoğunu orada geçiriyorlardı. . kuzenleri Fischetti'ler. Chicago'daki işletmelerinin çoğu eskisi gibi yürümeğe devam ediyordu (hiç bir reformcu. Pete Penovich. Guzikler..

1923 yılının sonbaharında. Giderken yanına bir. bir sürü hizmetçi tuttu. bu nedenle «milyoner gazeteci» olarak bilinen Frankie Pope vardı. Ömrünün sonuna kadar kraliçeler gibi yaşayacak bir durumda bıraktı annesini orada. milyon dolar nakit para.344/1242 Jimmy Mondi. bütün işlerinin yönetimini Capone a bıraktı. döşedi. Annesi ile karısını yanma alarak bir Avrupa gezisine çıktı. bir sürü ciro edilebilir tahvil ve kredi mektupları almıştı. Bunlarla Avrupa bankalarında hesaplar açtırdı. «Mops» Tony Volpi. Peter Payette. kumardan milyonlar kazanmazdan önce gazete satıcılığı yapan. dayadı. Doğduğu yer olan Napoli'nin yakınlarında annesine muhteşem bir villa satın aldı. Frank Nitti ve. . Torrio biraz dinlenmeğe karar verdi. Louis Consentino. Dion O'Banion şebekenin kumar işletmeleriyle bira fabrikalarına ortak oldu.

Sefalet içinde sürünen köylü göçmen kadın. yoksul. pahalı arabaları. «İçki Kralları» olarak tanımlandıklarını görüyor. Illinois Ağır Ceza Derneği Baş Dedektifi John Landesco bu konuda şöyle demişti: «Çevrelerindeki cahil. bütün dost ve vatandaşlarına karşı olan bu eli açıklık. çok çalışıp az kazanan kişilerin gözünde neden toplum düşmanı sayılsın bu adamlar? Mahallenin başarıya ulaşmış gençleri onlar. «Kral» ve «Baron» sözcüklerinin çok üstün bir . Buna karşılık. Okuması yazması varsa.345/1242 Çete reislerinin özelliği olan bu eli açıklık. zavallı. yoksul göçmenlerin Torrio gibi adamlara derin bir hayranlık beslemelerine yol açıyordu. kürk yakalı paltoları içinde görüyor bu adamları. yalnızca kendi ailelerine karşı değil. Çocuklarını özel okullarda okuttuklarını işitiyor. «İçki» sözcüğü. gazete manşetlerinde de «Bira Baronla-163 rı». İngilizce okumasını biliyorsa. «Bira Baronları» olarak adlandırıldıkları-nı duyuyor. kanunsuz bir anlam taşımıyor ki onun için.

adamlarının birini öven bir konuşma yaptığı zaman. Bildiği tek şey. on üçüncü bölge seçim toplantısında.. içine 15 hizmetçi koyduğunu öğreniyor. sahnede Murphy'nin yanıbaşında bir papaz oturmuyor mu? Kendini bilmezin biri. içki kaçakçılarının eski mesai arkadaşı Tim Murphy. «Posta soyguncusu dedikleri Tim Murphy bu mu?» diyecek olsa. «Soyguncu. haraççı. gene yorgun bir komşusundan. kabadayı.346/1242 anlamı var gözünde. gangsterleri başarı ölçüsüne göre yargılayan cahil bir göçmenin kafasında Murphy'nin posta soyguncusu . son derece kızgın bir karşılık alır kuşkusuz. «Bu arada. Çünkü. Neden artmasın. krallar kralı Torrio'nun annesine Napoli'de bir villa satın almış olduğunu.. o adayın seçilme şansı artar. bu şık giyimli delikanlıların yapıp sattıkları nesnenia Amerikalılar tarafından kapışıldığı.

mahallelerinden yetişmiş bu «başarılı kişilerin kendileriyle. «İşte bu ve bunun gibi yüzlerce değişik şekilde. Böylece. Murphy'nin Oberta şerefine verdiği ziyafetlerde. içki ticareti yapmayanlardan çok daha fazla ilgilendikleridir.347/1242 olduğu sadece kuşkudur. sonra. iyi ile kötü adam arasındaki farklar yok edilmektedir. iyi ile kötü hükümet.» Torrio'nun yokluğunda. haraççılardan toplanan paranın bir bölümü. cahil göçmenlerin inandıkları tek şey. Murphy'nin Dingbat Oberta'yı (Joe Saltis bira dağıtım çetesinin siyasi fedaisi) desteklemesi hiç de kötü olmamıştır aday için. «öyle bile olsa bana ne zararı dokundu bunun?» diye düşünür. gene bu derneğe verilecekti. Capone kendisine karar- . Yabancı Savaş Gazileri Derneği'nin Nellis şubesine bağışta bulunmuştu Oberta. Üstelik.

Partiler arası bir gurup tarafından desteklenen Klenha kliği üç dönemdir yönetmekteydi ilçeyi. duvarlarda av hayvanları kafaları asılmıştı. Üst kattaki yatak odalarına kırmızı yol halıları serilmiş merdivenlerden çıkılırdı. yeşil boyalı dört koca sütun vardı. Cicero'nun politik yaşantısının kritik bir döneminde Avrupa'dan döndü Torrio. Capone ile arkadaşları çoğu gecelerini burada geçirirlerdi. mevsim bahar. Lobide. zaman seçim zamanıydı. Demokrat Parti ayrı bir listeyle katılıyordu seçimlere. giriş kapısına silahlı bir nöbetçi oturttu. Ama bu sefer. Bütün pencerelerine kurşun geçirmez çelik kepenkler taktırdı. iki katlı. Yıl 1924.348/1242 164 gah olarak Hawthorne Inn'i seçti. Belediye Başkanı Dever'in göreve . Yirmi-İkinci Sokak 4833 numarada. üst katı beyaz mozaikle kaplanmış bir binaydı burası. Merkezi bir yerde.

ikisinin pek çekici bulduğu bir. Torrio ile Capone'a. teklif yaptı: Klenha'-nın kazanmasını sağladıkları takdirde.349/1242 başlamasıyla birlikte Chicago'yu kasıp kavurmağa koyulan reform dalgasının Cicero'ya da atlamasından korkan Vogel. savaş uzmanlığı isteyen bir işti. yani.. Öte yandan. karşı taraf da gangsterlerin desteğini reddetmek niyetinde değildi. Diplomatik ustalıktan çok. Torrio-Capone bölgelerini elde etmeğe heves eden yasak bira toptancıları Demokratların yardımına koştular. Cicero'da çevirecekleri bütün işlerde (genelevcilik hariç) kanuni dokunulmazlık kazanabileceklerdi. Bunlar arasında Regan'in Taylarından bir gurup da vardı. bu seçim kazandırmak işi. Capone. Chicago'dan 200 kadar azılı kabadayı getirtti.. Al ile. Zorunlu olduğu zaman şiddet hareketlerini onaylayan Torrio işareti verir vermez. banker görünüşünün altında müthiş bir vahşet saklayan ağabeyi Franka göre bir iş. .

165 .350/1242 İlk kaybı Demokrat Parti verdi. mart akşamı. yani seçimlerden bir gün önce. 31. Capone'un adamları.

geri veriyorlardı. yedi kişilik arabaya binen. Sayıca karşı tarafın kabadayılarından o kadar üstündüler ki. Sonra da ceplerindeki tabancaları elleyerek bekliyorlardı. şapkasını gözleri üzerine indirmiş. oyunu kime vereceğini soruyorlardı. korkunç görünüşlü adamlar yanaşıyordu.Demokrat Partinin ilçe evrak memuru adayı William K. bir dizi siyah. silahiı Capone'cu-lar. oy vermek için sırada beklerken. elindeki oy pusulasını kaptıkları gibi kendileri işaretliyor. işaretledikleri pusula sandığa atılıncaya kadar. Capone'un adamları. adamı da bir güzel dövdüler. bütün sandıkları birer birer dolaştılar. Karşı koyan seçmenler bir . iki gurup arasında gerçek bir çatışma bile olmadı. Ertesi gün. Bir seçmen. Ptiüum'un bürosunu basarak her yanı yakıp yıktılar. Demokrat Parti taraftarı oldukları bilinen seçmenleri herkesin gözü önünde dövmekten çekin-miyorlardı zaten. Seçmenin verdiği cevabı beğenmezlerse. durdukları her yerde dehşet yarattılar.

eli kolu bağlı. Cook County yargıçlarından Edmund K. Aynı yerde sekiz Demokrat Partili daha tutsak durumdaydı. ağzı tıkalı durumda hapis tuttular. Regan'in Tayları Joseph Price adlı bir sandık memurunu kaçırarak fena halde dövdüler. her iki bacağından da vurularak Chicago'da bir otelin bodrum katına atıldı. seçim memurları kaçırılıp. Yirmi İkinci sokakta. seçim sonuna kadar mahpus tutuluyordu. dürüst sandık gözcüleri. sonra da Harry Madigan'ın Pony Inn adlı genelevinde. Howthorne Inn yakınlarında iki adam vurularak öldürüldü. Demokrat Partinin seçim görevlilerinden biri olan Michael Gavin.352/1242 yumrukta yere seriliyor. Dördüncü bir adam da Eddie Tancl'ın meyhanesinde öldürüldü. . Bir polis memuru copla dövüldü. Dehşet içinde kalan Cicero sakinlerinden bir grup. Bir başka adam boğazı kesilmiş olarak bulundu.

Grogan. ellerinde otomatik tabancalarıyla Al ve Frank Capone ile kuzenleri Charlie Fischetti. gangster toptancısına telefon ederek 20 bin dolarlık çiçek ısmarjadı. Cassin ve Cam-pion'un bulundukları bir polis arabası. Dion O'Bani-on'un kulağına gider gitmez. yetmiş Chicago'lu polis 166 memuru. Asıl büyük çatışma ise. Sandık başında. . seçmenlere zorbalık yapmakla meşguldüler. Yirmi İkinci Sokak ile Cicero Caddesinin kesiştikleri köşedeki bir sandık yerine geldi. Öğleden sonra polisle gangsterler arasında çeşitli yerlerde çeşitli çatışmalar oldu. İçinde sivil çavuş Cusick ile polis memurları McGIynn.353/1242 Jarecki'-den yardım istediler. Yargıç. dokuz takım da motosikletli polis yolladı Bölgeye. sandık başına doğru ilerlemeğe başladılar. Olayların bu andan sonraki gelişmesi. »Ellerinde polis tüfekleriyle arabadan inen memurlar. beş takım sivil polis. alacakaranlık çöktüğü sırada meydana geldi.

McGIynn ile Grogan'ın kurşunlarına hedef oldu ve kaldırıma cansız yuvarlandı. bunların karşı tarafı tutan gangsterler olduklarına inanarak. Polis arabalarının üzerinde polise ait olduklarını belirtecek herhangi bir işaret yoktu. arayanlarla arananlar birbirine karıştırılırdı bu yüzden. O gün de aynı şey olmuştu anlaşılan. ama tabancası ateşlenmedi. Frank Capone. Sandık başında bulunan üç gangster.354/1242 1920 lerin ilk yıllarında Chicago polis örgütünde. Bunun üzerine cadde boyunca kaçmağa başlayan Al Capone. tetiği ikinci bir kez çekmeğe fırsat bulamadan. Çoğu kez. Gittikleri yerlerde kim olduklarını ilan etmekten en az gangsterler kadar kaçındıkları için. polisler kendilerine doğru gelirken. uzun siyah arabalar kullanılırdı. polis memuru McGIynn'e nişan almıştı. İki elindeki iki tabancayla bunları tehdit ederek karanlığa karışıp . biraz ötede bir grup polisle daha karşılaştı. gangsterlerinkilerle eş modelde. hemen ateş açtılar.

80 boyunda koca bir yürek gelmişti «Chicago Heights'daki çocuklardan». Kırmızı karanfillerden 1. «Önemli bir devlet adamına yakışacak» . Tabutun içj tamamen satenle. Capone bu olaylardan dolayı hiç bir zaman 167 tutuklanmadı. Frank Capone'un toprağa verilme törenine yeraltı çevrelerinin en önde gelen kişileri katıldı: sendika patronu «Dago Mike» Carozzo. Fischetti yakalandı ama çok kısa zamanda serbest bırakıldı. «Patates» Julian Kaufman. Hymie Weiss. O'Banion o güne kadar yaptığı çelenklerin en güzellerini yapmıştı. dışı ise gümüşle kaplanmıştı. Koca Jim Colossimo nun cenaze törenini bile geride bırakacak nitelikteydi. vb. zambak ve orkidelerden biçimlendirilmiş bir lir de «Hammond'daki çocuklar» tarafından yollanmıştı.355/1242 kurtulmayı başardı. Törenin ihtişamı.

hiç bir yanda yer kalmayınca. . karartmalarını kapayıp. Sonunda. Ölen adama duyulan saygının bir işareti olarak. Cicero'daki bütün meyhaneler. sepet sepet çiçek sokaktaki ağaçlarla elektrik lambalarına asıldı. Mutfaktan tavanarasına kadar evin her köşesi bu zaril çelenklcrle dolduktan sonra. iki saat süreyle kapılarını açmadılar. yeni gelen çelenkler ön bahçeye doldu taştı. artanları kapının önündeki sahanlığa ve balkonlara yığmağa başladılar. Akşam olduğunda bütün teras çiçeklere bürünmüştü. Bir iki dakika geçmemişti ki.356/1242 ihtişamı şöyle anlatıyordu Chicago Tribüne gazetesi: Daha öğlen olmadan Capone'ların evi çiçeklerle dolup taşmıştı.

ruhsatları geri almıştı. Al de. Ağabeyinin boşu boşuna ölmemiş olması ona teselli oluyordu kuşkusuz. kuzeni Charlie Fischetti de hiç bir şey bilmediklerini açıkladılar. Klen-ha seçimleri büyük farkla kazanmıştı. Eyalet Savcılığı. ölü arabasının hemen arkasındaki arabada ailesiyle birlikte yerini almış olan Capone. geleneksel yas adetleri uyarınca traşsızdı. 168 Frank'ın ölümü dolayısıyla yapılan soruşturmada. gangsterlerin silah taşıma ruhsatlarını nereden aldıkları konusunda bir yıl önce yaptığı bir araştırmada. Cicero'Sulh Yargıcı Emil Fisher'in Capone'lara yeniden. Capone'lara ruhsat verenin Chicago Sulh Ceza Yargıcı George Miller olduğunu öğrenmiş.357/1242 Mount Olivet mezarlığına doğru ilerleyen kortejde. «kendilerini koruyabil- . Bu sefer yapılan soruşturmada.

Eddie Vogel verdiği sözü tuttu. Hawthorne Inn'in hemen yanında açtıkları bu yerin adı Hawthorne Smoke Shop idi. İşletmeciliğini Frankie Pope'a verdikleri kumarhanede her şeyden çok müşterek bahse oynanırdı. Ship. ayıp olmasın diye arada bir baskın yapmak zorundaydı. Cicero'da ilk kumarhanelerini açtılar. İşletmeye açıldığı ilk yıllarda. net kazancı 400 bin doları aşmıştı. kumarhane boşaltılır. 1 Mayısta. İşte o zamanlar.358/1242 meleri için» silah taşıma ruhsatı verdiği anlaşıldı. faaliyet. şubelerden birinde sürdürülürdü. seçimlerden bir ay sonra. Baskını yapmazdan bir iki gün önce haber vermeyi unutmazlardı kuşkusuz. Cicero'daki kumar . Radyo gibi çeşitli adları vardı bu şubelerin. Hawthorne Smoke Shop'da günde ortalama 50 bin dolar oynanırdı at yarışlarına. Torrio ile Capone. ayrıca birkaç şubesi de vardı: Subway. Polis.

en çılgın kumarbazlarının devam ettiği bir yerdi. hem de efendilerinin hissesini günü gününe tahsil ederdi. brüt hasılatın 169 yüzde yirmi beşi ile yüzde ellisi arasında değişirdi aldıkları hisse. bir tek numara üzerine 100 bin dolar . bir bardak şarap 30 sente. adam hem yerin asıl sahibini başka gangsterlerden korur. Herbirinin kapısında duran çığırtkanlar müşteri toplarlardı. Bu bağımsız kumarhanelerden biri. On ikinci sokakta bulunan Lau-derback's. Kırk sekizinci cadde. Bunların büyük çoğunluğu ya doğrudan doğruya Torrio-Capone ikilisine aitti ya da onların kontrolü altındaydı. Kontrolleri altında olan yerlerde. rulette. bir. tek viski 75 sente. İçerde. çevrenin en zengin. her zaman adamlarından birini bulundururlardı. bir duble bira 25 sente satılırdı.359/1242 işletmelerinin sayısı 161'e çıktı. Kumarhanelerin hemen hepsi günde yirmi dört saat çalışırdı. Yerine göre.

Kavga çıkarmak için bahane arayan O'Donnell ile Doherty. yalnızca bir tanesi. Tancl.360/1242 koyanlar bile olurdu. sabahın erken saatlerinde. Garsonların hepsi evlerine dağılmış. bütün gece o meyhane senin bu meyhane benim gezmiş olan Myles O'Donnell ile arkadaşı Jim Doherty. baş barmeni Leo Klimas ve şarkıcı Mayme McClain ile birlikte oturmaktaydı. hesaba bağıra çağıra itiraz ettiler. . sattıkları birayı ister istemez Torrio'nun fabrikalarından almak zorundaydılar. Salonun uzak bir köşesinde. Kumarhanelerin çoğunluğu. Cicero'daki 123 meyhane gibi. Martin Simet adındaki delikanlı. Tancl'ın meyhanesine dalip kahvaltı ısmarladılar. karısı. kalmıştı. Sattığı birayı hala keyfi kimden isterse ondan alıyordu. Torrio ile O'Donnell kardeşlere meydan okumağa devam eden tek önemli Cicero sakini Eddie Tancl'dı. Bir pazar günü.

Doherty da katıldı patırtıya. üzerine atlayarak. Simet ile Klimas. aynı anda ateş edip. gelişigüzel ateş etmeğe koyuldu. aldıkları çeşitli yaraların etkisiyle yere yuvarlandılar. Hala birbirlerine ateş etmekte olan O'Donnell ile Tancl. tabancalarında kurşun 170 . bir kurşunla Klimas'ı ölü olarak yere serdi.361/1242 O'Donnell garsona yumruk atmak üzereydi ki. silahını elinden almağa çalıştılar. İki adam arasında aylardan beri büyüyen düşmanca duygular birden patlak verdi o anda. ama yeniden kalkıp. Tancl masaya geldi. birbirlerini göğüslerinden yaraladılar. O'Donnell eski boks şampiyonunu itmeğe kalktı. ikisinin arasına girdi. O'Donnell tabancasını onlara çevirdi. Her ikisi de tabancalarını çektiler.

Garson Simet koşarak yanlarına geldi. hemen oracığa yığıldı. biri baygın. Simet. Karşıt yönlerde kaçmağa başladılar. «Gebert onu» diye inledi Tancl. birbirlerine dokunabilecek yakınlıkta yattılar öylece. Dört kurşun yemiş olan O'Donnell sokağa fırladı sonunda. yerinde durmadı. Bu son çaba bitkin düşürmüştü onu. Tancl. İki adam. Kıpırdayacak halleri kalmamıştı. biri de ölmek üzereydi. O'Donnell de yere düşmüştü. Barın arkasından bir başka tabanca alarak O'Donnell'in peşine düştü. çok ağır yaralı olmasına rağmen. Doherty de izledi onu.. Sallana sallana ilerlerken bir yandan da ateş ediyordu. Bunun üzerine düşmanının başını nişanlayarak fırlattı silahını.» Son sözleriydi bunlar. baygın O'Donnell'in gövdesi . «Öidüm ben. İki sokak ötede O'Donnell'i yakaladığında tabancasında kurşun kalmamıştı.362/1242 kalmayıncayn dek vuruşmayı sürdürdüler.

Ciddi yaralar almış olan Doherty. Cicero. kafasını olduğuna inanarak. ikisi hakkında da kovuşturma açtı. düşe kalka hastaneye kadar gidebildi. iki şehir arasında doğru dürüst .363/1242 üzerinde birkaç kez tekmeledi. ama mahkûmiyet kararı almayı başaramadı. söylenenlerin çok abartılmış olduğunu iddia etmekteydi. Uzun tedavilerden sonra her iki adam da iyileşti. Chicago'dan beter değildi dediğine göre. artık ölmüş sıçradı. Delik deşik olan O'Donnell'i de aynı hastaneye getirdiler. Kamuoyu karşısında durumu kurtarmağa çalışan Belediye Başkanı Klenha. Eyalet savcı yşrdımcısı William McSwiggin. Bu korkunç şiddet hareketleri Cicero'nun çok kötü bir ün kazanmasına sebep olmuştu. kaçtı gitti.

«Burnunuza barut kokusu geldi mi. En az üç tanığın. Chicago'lu bir hazır cevap.Cicero sınırını aştınız demektir» demişti. o günden sonra hiç bozuşmamışlardı. Capone'den on üç yaş . Torrio takımına ilk katıldığında dost olmuşlar.364/1242 bir sınır bile yoktu ki zaten! Buna karşılık olarak. Guzik kardeşlerin en büyüğü olan «yağh parmak» Guzik'e olan arkadaşlığı yüzünden yapmıştı bu işi. 171 Hawthorne Smoke Shop işletmeye açıldıktan bir hafta sonra Capone bir süre için ortalıktan yok olmak zorunda kaldı. Dört İkili'nin ilk yıllarında. Chicago . «Gerçekten güvenebileceğim tek arkadaşım» diye nitelerdi Capone onu.gözü önünde adam öldürmüştü. genelevcilikte çok usta olan Guzik.

Bu söylentilerden birine göre. garsonluk günlerinden kalmaydı. küfürlü ya da yüksek sesle konuştuğu da görülmemişti. Çok beceriksiz olduğu için. gözlerinin altı torbalı. Tabanca taşımamaktan başka. penguen biçimli. kısa boylu.365/1242 büyük olan. (*) «Bana neden kabadayı diyorlar anlamıyorum. sarkık çeneli. sarkık gerdanlı bir adamdı Guzik. «yağlı parmak» lakabı. ikide bir. her zaman şikayetçi bir ifade vardı yüzünde. servisini yaptığı çorbaların içine sokardı parmağını anlatılana göre. İkinci söylenti ise.» demişti Guzik bir keresinde. sarkık yanaklı.» Doğruydu bu söylediği. «Ömrümde tabanca taşımadım. gece gündüz para saymasına bağlıyordu. Guzik'in eski. en ufak bir şiddet hareketinde bulunduğu. Guzik'in parmaklarının devamlı yağlı oluşunu. Kendisine takılan adın nerden geldiği konusunda iki ayrı söylenti vardı. Çok üstün kabiliyetli bir hesap uzmanıy- .

hiç kimse Guzikin yanına gidip. fazla iş olmayan nöbet gecelerinde uyduruldukları söylenir. «Bücür». Gangsterlerin birbirlerine.Capone şebekesinin muhasebecisi ve üç numaralı üyesi olarak. Torrio . Zaten. kendi yazılarında kullanırlardı. bu gibi adları gazeteciler takar. «merhaba yağh parmak» dememiştir. . çok parlak sonuçlar elde etmişti.366/1242 (*) Şurası kuşkusuz ki. «Dümenci». şebekenin bütün işlerini bir holding şirketi biçiminde örgütlemişti. En parlak takma adların Chicago Tribune muhabirlerinden James Doherty ile Chicago Daily News muhabirlerinden Clern Lane tarafından. 172 dı kendisi. Kabiliyetini önce genelevcilikte sonra da yasak içki yapım ve dağıtım işinde kullanmış. «Patates» gibi adlarla hitap ellikleri yalnızca filimlerde görülmüştür.

Guzik'e.D. buranın iki sokak ötesipde «South Michigan Caddesi 2146 numarada) yeni bir karargah kurulmuş. Ön odası tıpkı bir muayenehane gibi döşenen dairenin arka odasında. Dört İkiliyi kapattırınca.». şebekenin iyi kalite içki sattığı inancı yayılmıştı alıcılar arasında. bu numunelerden alıp. duvarlar boyunca uzanan raflar üzerinde. Brown. A. Büyük siparişler verecek olan perakendeci müşteriler.367/1242 Belediye Başkanı Dever. Dr. şebekenin altı değişik alandaki faaliyetlerinin belge ve dosyalarına ayrılmıştı. Böylece. içinde içki bulunan numune şişeleri diziliydi. Brown'un muayenehanesindeki öteki odalar. kapısına da bir hekim tabelası asılmıştı! «A. şebekeden toptan içki satın alan . M. Dizi dizi duran defter-i-kebir-lerden bir bölüğü. Guzik'in sekreter ve memurlarına. eczahene-de analiz yaptırabilirlerdi.

ikinci grup defter-i-ke-birlerde. Çanada ve Karaib Adalarından kaçak olarak getirilen içkilerin hangi ellerden ve yollardan geçerek şebekeye ulaştığı belirtiliyordu. 1924 yılı baharında şebeke büyük bir kaza atlattı. Chicago ve çevresinde şebekeden içki alan meyhanelerin listesi vardı. şebekeden sürekli aylık alan polis memurları ile içki yasağını uygulamakla görevli ajanlar kayıtlıydı. Beşinci grup defterler şebekenin işlettiği genelevlerin sermaye ve geljrleriyle ilgiliydi.368/1242 yüzlerce zengin. Altıncı defterde. kişinin. Dördüncü Grup defterler. üçüncü grup defterlerde. Dever'in emriyle South Michigan Caddesindeki dok-173 . büyük otellerin ve lokantaların adlarını sıralamaktaydı. şebekenin sahip olduğu ya da kontrol altında tuttuğu bira fabrikalarının işletmesine ve hesaplarına aitti.

serbest çalışan içki eşkiyası Joe Howard adında bir delikanlı. bu defterlere el koydular. Birmingham bu rüşvet teklifini üstlerine bildirdi.000 dolar teklif etti Birmingham'a bunlara dokunmaması için. Jake Guzik'i tokatlayıp tekmelemişti. Zaten Howard'a . 5.369/1242 tor muayenehanesine bir baskın düzenleyen sivil polis Edward Birmingham ve ekibi. Ne eyalet savcılığı görebildi söz konusu defterleri ne de herhangi bir federal örgüt. Ama biraz erken sevinmişti. Kent yargıçlarından Howard Hayes el koydu defterlere ve kısa zamanda sahibine (Torrio'ya yani) geri verdi. Guzik. Adamla dövüşmeye gücü yetmeyen bücür Guzik. ahlaya poflaya gidip Capone'a yakındı. 8 Mayıs 1924 gecesi. Davaya neden olabilecek en ufak bir delil kalmadı ortada. hemen oracıkta. «Artık bütün deliller elimizde» diye demeç verdi Belediye Başkanı Dever. bir barda çıkan bir kavgada.

Capone hemen giderek yakasına yapıştı ve sarsaklayarak neden Guzik'e vurduğunu sordu. meyhanenin sahibiyle sohbet etmekteydi. Delikanlı bara dayanmış. Al kapıdan içeri girince ona dönen Howard. elini uzatarak. «Merhaba. Al» dedi. Dört Ikili'nin birkaç adım ötesindeki Heinie Jacobs'un meyhanesinde yakaladı onu. dünyada Torrio'nun bira kamyonlarını kaçırmak kadar kolay iş olmadığından söz etmişti şurada burada üstelik) arkadaşına yapılan bu hakaretten sonra hemen Howard'm peşine düştü. biralarını yudumlayan iki müşteri daha vardı içerde. Gene bara dayanmış. bir garajda mekanisyen olarak çalışan George Bilton ile marangozluk yapan David Runelsbeck.370/1242 ağzının payını vermek için bahane arayan Capone (küstah delikanlı. .

gazetecilere verdiği demeçte. ilerde Calvin Coolidge. adı gene yanlış yazılmıştı. Capone. Ertesi gün. arap pezevenk sen de!» dedi. Bilton ve Runelsbeck'i sorguya çeken cinayet masası 174 şefi Michael Hughes. «Katilin Capone olduğundan eminim» dedi ve genel bir tutuklama emri çıkarttı. İfadeleri genel olarak birbirini tutan Jacobs. Chicago Tribune okuyucuları. Mussolini ya da herhangi bir Hollywood yıldızından çok daha iyi tanıyacakları bir yüzle ilk kez karşılaştılar gazetenin birinci sayfasında. Ama. Resmin altında şu satırlar yer alıyordu: «Joe Howard'm katili olarak . elindeki altı patlar'ı adamın kafasına boşalttı.371/1242 Buna karşılık Howard. «Karılarının koynuna dön.

Polis. . 11 Haziran günü.» Ancak. görgü tanıklarından ikisi.. Runelsbeck ise katilin yüzünü iyi göremediğini ifade etmekteydi. sorgu iki hafta ertelendi. çünkü olaydan hemen önce arka salona geçip telefona cevap verdiğini söylüyordu şimdi. Derken. öteki adıyla AI Brown. Hei-nie Jacobs. cinayetle sorgu yargıcının karşısına çıktıkları zaman arasında geçen saatlerde ciddi bir hafıza değişikliğine uğradılar. cinayeti hiç görmediğini. Jacobs ile Runelsbeck'i cinayete yardım suçundan tutuklayadursun.. Bilton hiç meydanda yoktu.... Chicago karakollarından birine girdi Capone. Capone hala ortaya çıkmadığından iki hafta sonra yeniden ertelendi.372/1242 aranan Scarface Tony Capone. kendinden emin adımlarla.

Burada. Capone. Kendisini ağır ceza duruşmalarının yapıldığı binaya götürdüler. Howard'm kim olduğunu bilmediğini söy-175 . neden arandığını merak ettiğinden buraya kadar zahmet ettiğini bildirdi. McSwiggin (başarıyla sonuçlandırdığı ağır ceza davalarının çokluğundan dolayı «darağacı savcısı» da denilirdi kendisine). Guzik gibi kişilerin adlarını bile işitmediğini. Torrio. İlk sorgu tam dört saat sürdü.373/1242 Arandığını işttiğini. neden arandığını açıkladı gangstere. ömründe hiç bir gangsterle tanışmadığını. mesleğine düşkün bir eyalet savcı yardımcısı olan William H.

daha önceki ifadelerine hiç bir şey eklemediler. tir tir titredikleri daha ilk bakışta belli olan Jacobs ile Runeisbeck.374/1242 ledi. Antikacılıkla uğraşan namuslu bir İş adamı olduğunu tekrarladı durdu.* . kimliği tesbit edilemeyen bir ya da birkaç beyaz erkek tarafından öldürülmüştür. Sorgu yargıçlığında yapılan üçüncü ve son duruşmada. Jüri üyelerinin verdiği karar şuydu: «Joseph Howard.

yıllar sonra Stickney'deki Harlem İnn'e yapılan bir baskında ele geçirilen hesap defterinin incelenmesi ile açıklığa kavuşmuştur. daha önce açmış ol-duklarıyla da birleşince. Berwyn. Bu evlerin toplam yıllık geliri zamanla 10 milyon dolan aştı. Stickney. bu defterin bir sayfasını 21 Nisan 1926 günü çalışan on iki kızın hesabını göstermektedir. Bu gibi genelevlerin işletme hesapları. çıkarlar. Ama. seçimden önce verdikleri sözü tutarak. Yandaki sayfada göreceğiniz klişe.375/1242 Torrio ile Capone. Kızla birlikte yukarı. adamın eline bir havlu tutuştururdu. yatak odalarından birini gösterirdi. burada üst kat yöneticisi madam kıza ikinci bir havlu verir. Müşteri. Forest View gibi komşu köylerde açtıkları genelevler. kızla birlikte kaldığı süre . alt kat yöneticisi madam. Cicero'ya yeni fahişeler getirmediler. bölgedeki genelev sayısını yirmi ikiye çıkarmıştı bile. Bu defterde her kızın günlük hesabı ayrı ayrı kaydedilmişti. beğendiği kızı işaret eder etmez. Müşteri. Oak Park.

ikinci sütunda brüt kazançtan. köy bile olmayan bir yerdi 176 Birinci sütunda kızların adları. içeri girip adamcağızı dürtüklediği bile olurdu. yedinci sütunda. . Cicero yakınlarındaki bir köyü öylesine etraflı bir şekilde işgal ettiler ki. içki satışlarından kızlara verilen komisyon. köyün adı Caponeville kaldı. havlu servisi için kesilen yüzde on. üçüncü sütunda eve kesilen yüzde elli hisseden sonra ellerine kalan kazanç. müşteri çağrıya cevap veremeyecek kadar meşgulse. beşinci sütunda. İlk beş dakika geçince. üst kat yöneticisi madam odanın kapısını çalarak iki dolar daha isterdi.376/1242 içinde her beş dakikada bir iki dolar ödemek zorundaydı. bütün kesintilerden sonra kızın eline kalan para. altıncı sütunda. dördüncü sütunda. Başlarını Al Capone'un çektiği bir gurup gangster. Asıl adı Forest View olan.

Nosek adlı bir avukatın aklına gelmişti. 177 Dernekteki arkadaşlarına burayı öyle bir hararetle övdü ki. Burada köy kurma faaliyetleri 1924 yılında sonuçlandı. Birinci Dünya savaşı gazilerinden ve Amerikan Eski Muharipler Derneği yöneticilerindendi kendisi. Burayı bir köy olarak resmen eyalete katmak fikri ilk olarak Joseph W. Çiftçi olan bir müvekkilini görmek için Chicago'dan gelen Nosek çevreye hayran kaldı. Hazırlanan kçy tüzüğünün birinci maddesi.burası.377/1242 kızın eline geçen net kazanç gösterilmektedir.Yapılan ilk köy yönetim kurulu toplantısında. yönetim kurulu başkanlığına ise kardeşi . onlar da burada oturmanın çok iyi bir-şey olacağına inandılar. «kahraman savaş şehitlerinin anısı burada ebediyen sürdürülecektir» diyordu. hepsi de çiftçilikle uğraşan 300 kadar insan yaşardı içinde. güvenlik işlerinin başına Nosek.

polis şefi oldu. kardeşi ya da kendisi aleyhinde bir tek söz daha sarfederse . Çok geçmeden. Gangster Nosek'i tehdit ederek. Al ve Ralph Capone adlı iki kardeşin Forest View'da bir otel ile bir kulüp kurmak istediklerini bildirdi. Asker emeklisi olduğunu iddia eden «Pórk» William Dillon.378/1242 John seçildi. Köylerini güzelleştirme hevesinde olan bu yeni köylüler. Ertesi gün. «Capone'Ia-rm kim olduğunu bilmiyordum çünkü. Köy gelişecek diye memnun olmuştum. peşlerinde kabadayılar ve fahişelerle boy gösterince Nosek niye uğradığını şaşırdı. Dil* sonu çağırtarak topunu sepetlemesini emretti.» diyecekti Nosek daha sonra. Co-ok Cunty yetkililerinden bedava sağladıkları malzemelerle kendi yollarını bile kendileri döşediler.» Capone'Iar. polis şefi Dillon. «Buna izin vermekte bir sakınca görmedim. Nosek sokakta Ralph Capone ile karşılaştı. güvenlik yöneticisi Noseke gelerek.

» diye cevap verdi. Her yanımdan kanlar akar. adamcağız». Karşısındakinin şaka ettiğini sanan Nosek. Orada yedi silahlı adam daha vardı. sabaha karşı saat dörtte. tek-meleriyle yerlere yuvarladılar. tabancalarının kabzalarıyla dövdüler beni.» .379/1242 onu köyün lağım kanalına attıracağını söyledi. ben de acıdan kıvranırken. Utanmıyorum da bu yaptığımdan ötürü. «Beni öldüreceklerini söylediler. Nosek'-in evine gelen silahlı iki kabadayı. kafama vurdular.. «Ben kanala düşersem. zorla köy odasına götürdüler. sen de düşersin. Önlerinde diz çöküp 178 canını bağışlamaları için yalvardığını saklayacak değilim. Hemen o gece.

. köyün en dürüst. «Hiç durmadım. Vali Small'ın bol kese: den . güvenlik yöneticisi) Capone un adamlarıydılar. Daha başka arkadaşlar da taşınmağa mecbur edildiler..» Bir dahaki seçimlerde başarı kazanan adayların hepsi (köy yönetim kurulu başkanı. yönetim kurulu üyeleri. Hemen taşındım. Adamcağız ömrü boyunca biriktirdiği parayla burada ufak bir yer almıştı kendisine.380/1242 Gangsterler bir tek şartla canını bağışlamayı kabul ettiler: Forest Vievv'den hemen ayrılacaktı. Pork Dillon polis şefi görevinde kaldı.asker falan olmadığı. Köyün evrak memuru seçilen Thomas Lögan da vardı bunların arasında. Dul annesiyle birlikte yaşamayı kuruyordu. O da gitti. çeşitli baskılar sonunda ayrıldılar oradan. Aslında bir emekli. en saygıdeğer kişilerinden on sekiz yirmi kişi. dayaklar.

aynı zamanda Capone'un silah deposu ve sığınağı olmuştu. Oraya yiyecek içecek taşımak için özel. saçak çıkıntısının altında bir oda vardı. ufak bir asansör vardı. koskocaman. Seçimlerin hemen ardından burada Torrio Capone şebekesinin en büyük genelevi kuruldu: İçinde altmış kızın çalıştığı Maple inn. döşemelerinin altı. halk arasındaki adıyla Kışla.000 dolar olan bu genelev. bir şeyler isteyebilirdi. çok eski bir binaydı burası. Duvarlarının arkası. Hemen altındaki . Bu hücrelerin en büyüğü. Ses geçirmemesi için mantar döşenmiş olan bu odada kalan adam. bir konuşma borusu sayesinde dışarıyla temas edebilir. kervan geçmez arka yollardan birinde yarı ahşap yan kağir. baskın sırasında kızların saklanacağı yer olarak ayrılmıştı. bir sürü gizli hücreyle doluydu. Haftalık brüt kazancı 5.381/1242 affettiği hükümlülerden biri olduğu anlaşıldı. tavanlarının üstü. Kanun kaçaklarının saklanması için. Kuş uçmaz. hem de en gizlisi olan bir oda.

» 180 IX . uygunsuz kadınlara yaradı. ama sevinçle.buradaki adam. mermiler.382/1242 salonun tavanını süsleyen resimlerin gözlerine açıl-179 mış delikler sayesinde.. kumar masalarını dolduran müşterileri gözetleyebilirdi. kiralık katillere. ne yazık ki. duvarları kaplayan sürgülü lambrilerin ardında silahlar.. toz olup dağıldı. «Arkadaşlarımla birlikte kurduğumuz bütün hayaller. kendi ellerimizle döşediğimiz. patlayıcı maddeler depolanmıştı. Evin her yanında. ama umutla. jçki kaçakçılarına. yorularak. «Ter dökerek.. köye götürdüğümüz o güzel idealler. yollar.» diye yakınıyordu Nosek.aşağıdaki barın çevresine toplanan.

bardağı taşıran damlaydı. Genna'Iar bu sözleri işitince. sözde dost olduğu birçok başka gangstere karşı da giriştiği ters davranışların sonuncusu. kişisel bir hakarete uğradıklarına inandılar. ancak kanla temizlenebilecek özel. ama. yıllarca sürecek ve yüzlerce insan hayatına mal olacak bir savaşın habercisiydi.383/1242 «SÖYLE O SİCİLYALILARA. Yalnızca Genna'lara karşı değil. Torrio'nun büyük bir dikkat ve özenle örmüş olduğu anlaşmalar ağı çözülmeğe başladı. «Sicilyalılar* derken bütün İtalyan meslekdaşlarını kasdethrıişti O'Banion. CEHENNEMİN DİBİNE KADAR YOLLARI VAR» HERHANGİ BİR ÇETE reisinin ağzından çıkabilecek en talihsiz sözlerdi bunlar kuşkusuz. O'Banion un yaptığı ilk densizlik de değildi bu. Sonuç olarak. Bu çözülme. .

Bir kere.Lake çetelerinden ucuz satmak suretiyle gelirini 100 bin dolara çıkardı. birkaç belirli olaydan dolayı küskünlüğü vardı O'Banion un.384/1242 * Eski köklü nefretlerinin yanı sıra. bunun karşılığını alamamıştı. Daha sonra. GnU yatıştırmak amacıyla. ve söz konusu çetelerden bira alan elli kişiyi Cicero'ya. Chicago'da meyhane işleten. lörnu. kendi bölgesine taşınmağa ikna etti. Bunu başarabilmek için. Cicero seçimleri sırasında en becerikli teröristlerinden birkaçını C^PC"*'? ödünÇ vermiş olduğu halde. Sheldon. Ve . Cicero'nun oldukça geniş bir bölümünün bira dağıtım haklarını vermek zorunda kaldı. Saltis-McErlane ve Druggan . Ayda aşağı yukarı 20 bin dolar gelir sağlayan bir bölgeydi burası: O'Banion bununla yetinmeyerek.

yeraltı barışını tehlikeye atmayı göze almadı. galonu üç dolardan düşük kaliteli viski satmağa başlayınca bozuldu. bu yeni gelirden hisse istedi. Genna'ları . Sabırlı ileri görüşlü Torrio.Capone himayesi altında işleyen meyhanelere müthiş bir rekabet doğmuş oldu. ama malının kalitesi çok üstündü. Capone'un saldırmasına engel oldu. O'Banion kendi viskisini iki üç kat daha pahalı satmaktaydı. Bunun sonucu olarak. Torrio. Cicero'da Torrio .385/1242 181 bunlara düşük fiyatla bira vermeğe koyuldu. için için fena kızmakla birlikte. O'Ba-nion zırnık bile vermeye yanaşmadı. Diretmedi O' Banion'a. kardeşler Kuzey kesime. Torrio ile Capone'a şikayette bulunarak. da İrlandalıya O'Banion ne Genna'lar arasındaki ilişkiler de.

Ucuz viskiler kuzey kesime akmağa devam etti. 1924 yılının başlarında bir gece Batı kesimde bir trenyolu deposunu basıp. içi su dolu fıçı bırakmışlardı. Torrio gülümseyerek başını salladı ve Sicilyalı kardeşlerle konuşacağına dair söz verdi. Sivil polis .386/1242 anlaşma koşullarına uymağa zorlamazlarsa. Konuşmuş. yerine aynı sayıda.750 fıçı alkolü çalmışlar. yük vagonlarında bekleyen 100 bin dolarlık Kanada viskisini kendi kamyonlarına doldurup kaçmışlardı. ama anlaşılan sonuç alamadı. İçki yasağı çıkalıberi meydana gelen içki soygunculuğu olaylarından en cüretli ikisini O'Banion çetesi kazanmıştı. gümrükte bekleyen 1. soygunun uzun süre gizli kalmasını sağlamak için. onları yola getirmeğe çalışmıştır belki de. işe kendisinin el koyacağını bildirdi. Bu olaydan birkaç gece sonra ise Sibley Ambarına girerek.

387/1242 şeflerinden Michael Grady ile O'Banion'dan maaş alan dört sivil polis. Bunlar hakkında daha sonra kovuşturma açıldı ama olay mahkemeye in-182 tikal etmedi. O'Banion'un kendi deposuna kadar eşlik etmişlerdi. Bir aile toplantısı yapan Genna'laıy oy birliği ile O'Banion u öldürmeğe karar verdiler. Genna'Iarın bile sözünden çıkmağa çekindikleri Mika Merlo infazı durdurdu. hem Genna'Iara bir ders vermek hem de Torrio'yu ne denli küçümsediğini göstermek amacryla yeni bir soyguna girişti. . Derken. Ancak. kamyonlara. O'Banion. o sırada Sicilyalılar Birliği'nin başkanı olan. Kısa aüreü birer uzaklaştırmadan sonra hepsi de eski görevlerine döndüler. Gennalara ait 30 bin dolarlık bir viski yükünü kaçırdı.

bira taşıyan kamyonlardan biri iki polis memuru tarafından durdurulmuştu. yeraltı dünyasının strateji uzmanlarından biriydi. şiddet hareketlerinden nefret eder.388/1242 Merlo da. Ancak. tek Sicilyalı dostunun Merlo olduğunu söylerdi hep. Böylece. İrlandalının aklına estiğince çılgın davranışları herkes için tehlikeli olmağa başlamıştı. Emniyet Müdürü Collins. Merlo kral olduğu sürece. Üstelik O'Banion'u severdi de. Kamyonun şoförü. Torrio gibi. olağanüstü bir konuşma kaydedildi. Batı kesiminde. herkesi zenginliğe kavuşturacak en kısa yolun karşılıklı anlaşmalar olduğuna inanırdı. yoluna izin vermek için 300 dolar rüşvet istemekteydiler. O'Banion'a telefon ederek ne yapması gerektiğini sordu. onun emrindeki hiç kimsenin O'Banion'a ilişmesi imkansızdı. O'Banion İse. O'Banion'un telefonunu sürekli olarak dinletiyordu. Bir gece. «Üç yüz dolar .

183 diyor. diyor. «Şimdi Johnny ile konuştum. «Aynasızlara istedikleri parayı ver.389/1242 mı?» diye haykırdı İrlandalı. Ama bu arada.» O'Banion istemeye istemeye razı oldu. kamyonun şoförü bir de Torrio'ya telefon etmişti. arkasından O'Banion'u aradı ve aralarında geçen şu konuşmayı işitti Collins: Şoför. 1924 yılı. ha? Ulan yarısını versem ikisini birden temizletirim be!» Bunu hiç'düşünmeden yapabileceğinden en ufak bir kuşkusu yoktu Collins'in. «O serserilere. katliamı önlemek için hemen bir araba sivil polis yolladı olay yerine. rüşveti ceplerine indirmiş olan iki polis memuru ortadan yok olmuşlardı.» diyordu. mayıs ayında Torrio ile Capone'u ziyaret eden O'Banion iki adamı hem çok . Kurtarma ekibi olay yerine vardığında. Durup dururken başımıza bela almayalım.

İçki yapım işlerinden tamamen elini eteğini çekip. O' Ba-nion kendi hissesini satmak istiyordu şimdi. 19 mayıs . Ortakları ona bu parayı vermeyi hemen kabul ettiler. Korku içinde olduğunu saklamıyor. en kaliteli birayı imal etmekteydi. Hissesi karşılığında yarım milyon dolar istedi. Üç gangster (gizli ortakları Joseph Stenson ile birlikte bir süreden beri Chicago'nun en büyük bira fabrikalarından biri olan Sieben Bira Fabrikasını işletmekteydiler. Louis Alterie'nin Colorado'daki çiftliğinde yaşamağa karar verdiğini söylüyordu. ayrılırken iyi niyetini belli eden son bir jest yapmak istedi O'Banion. Biraların yüklenmesi sırasında yardımcı olacağını. bir an örice tüymezse Genna kardeşlerin kendisini öldüreceklerinden hiç kuşkusu olmadığını açıklıyordu. Üç yıldır. Yarım milyonu cebe indirdiği güm.390/1242 şaşırtan hem de son derece memnun eden bir teklifte bulundu. mahalli polisin himayesi altında çalışan fabrika. karısıyla birlikte.

Hymie Weiss ve Louis Alterie. O'Banion. Kamyonların hiçbiri sokağa kadar çıkma fırsatı bulamadı. Collins herkesin gözü önünde yakalarından kopardı. oradakilerin hepsini. yüklenmeyi denetlemek üzere Torrio. iki de polis memuru vardı. polis araba-184 larına doldurdular. On gün önce Joe Howard'i vurmuş olan Capone. Sieben Bira Fabrikasının avlusunda on üç kamyon durmuş.391/1242 gününün kendisi olacağını bildirdi. bira fıçılarının yüklenmesini bekliyordu. için en uygun tarih On dokuz mayıs gecesi. bütün bira fıçılarına el koydular. Bu arada. o sıralar saklanmaktaydı. Polisler başlarında Emniyet Müdürü Collins. . Yirmi iki şoför ve şoför yardımcısının da bulunduğu avluda. iki polis memurunun rozetlerini. Avlu birden bire polislerle dolmuştu çünkü.

ceza yemeyi.392/1242 Torrio.500 dolar ayırarak kendisi . . kimsenin kendisinden kuşkulanmamasını sağlayacaktı. Böylesine bir zafer kazanabilmek için.elini cebine atan Torrio.sözüm ona. Ertesi gün yaptığı açıklamada. Binaya gelir gelmez. Biı* süre sonra. federal yetkililerin her türlü yardımı yapmağa önceden söz vermiş olduklarını söyledi. bunu. gangsterleri polis karakoluna değil de Federal Güvenlik Binasına götürdü doğruca. 19 mayıs gecesi yardıma gelmekle. Collins. bir tomar paradan 12. O'Banion'un baskından haberli olduğunu. kuşkularının yersiz "olmadığını öğrendi. baskıncıları görür görmez işin için de bir ihanet olduğunu sezmişti. Kendisinden maaş alan polislerden biri.nefret ettiği İtalyanları tuzağa düşürmek için kullandığını anlattı. hatta kodesi boylamak tehlikesini bile göze almıştı.

393/1242 ve yarım düzine kadar çete üyesi için istenen kefaleti ödedi. O günden sonra. Weiss ve Alterie için bir kuruş bile vermedi. Ama İrlandalı çok daha ileri giderek küstahlığı. ha?» dediği Torrio'nun kulağına kadar geldi. Yanlarında yeterince para olmayan O'Banion. şımarıklıklarına göz yummağa bir süre daha devam etti. Sieben baskını olayında Torrio'yu nasıl kafese koyduğunu şurada burada anlatmağa kadar vardırınca işler değişti. Onlar da kendi adamlarının gelip gerekli kefaleti yatırmasını beklemek zorunda kaldılar. Hiç bir şey söylemeden yanlarından ayrıldı. O'Banion'un kalleşliklerine. . «O pezevengin burnunu iyice sürttürdüm. Torrio ile Capone da Genna kardeşlerin kararını onayladılar. Torrio sesini çıkarmamağa. değil mi? Sürttürmedim mi.

394/1242 O'Banion'un Angelo Genna ile olan ilişkileri dü185 zelme yolunda değildi. 3 Kasım günü. dostluk adına bu borcun iptal edilmesini teklif etti. arkadaşları Angelo Genna'nm hafta içinde rulette çok para kaybettiğini.kocası Frank Diamond (asıl soyadı: Maritote). şebekenin en kuvvetli nişancılarından Frank Rio ile Frank Nitti. O'Banion'a hissesine düşen parayı uzatırken söz alan Capone. baş fedaisi ve kız kardeşi Rose'un . Ship adlı kumarhaneye. Torrio. Torrio. yanında Hymie Weiss ile Schemer Drucci olduğu halde. İrlandalı gangster. haftalık kar paylaşma toplantısına gitti. Toplantı masasında. O'Banion'un buna verdiği karşılık. 30 bin dolarlık borç senedi bıraktığını açıklayarak. kumarhanenin ufak bir hissesini çok eskiden kendisine satmıştı. hemen yerinden . Torrio'nun tarafında oturanlar şunlardı: Capo-ne.

tedbiri hiç bir zaman elden bırakmayan Torrio. Durup dururken. bu konuda Mike Merlo'nun vetosunu hatırlattı Genna'lara. kulaktan kulağa dolaşıp. Weiss O'Banion'a epey söylendi. hem de hiç gereği yokken bu tür hakaretlerde bulunmasının hiç de iyi olmadığını. Ancak. hiç me-taklanmamasını . O'Banion omuzunu silkti ve dilden dile. Kendi bölgelerine döndüklerinde. milleti ayağa kaldıran sözleri sarfetti: «Söyle o Sicilyalılara. O'Banion'un nasıl susturulacağı konusunda artık hiç bir fikir ayrılığı kalmamıştı aralarında. Torrio ve Genna'larla barışmasının çok daha yerinde olacağını anlattı. Angelo Genna. cehennemin dibine kadar yolları var!» Genna klanının bir daha seferki toplantısına Torrio ile Capone da çağırıldılar.395/1242 fırlayarak telefona sarılmak ve Genna'ya borcunu bir hafta içinde ödemesini emretmek oldu.

karanfillerden. Mike Merlo kanserden ölmek üzereydi. 10 bin dolarlık karışık çiçek ısmarlamıştı. çalışarak. Bu heykel. Torrio. . gecesi. yürekler. Gerçekten de. Angelo Çiçekçi O'Banion. içi çiçeklerle dolu. orkidelerden. battaniyeler yaptı. merhumun kendi boyunda balmumundan yapılmış bir heykelini ısmarlamıştı bir heykeltraşa. Ortağı Schofield ile birlikte bütün pazar günü ve pazar. lirler. 8 kasım günü öldü Merlo. cenaze töreni için Chicago'ya gelen Sicilyalılar Birliği Ulusal Başkanı Frankie Yale. krizantemlerden. Capone 8 bin dolarlık gül.396/1242 söyledi. Chicago şubesi -başkanlığı186 na (Merlo'nun yerine yani) Genna'nın getirilmesini onayladı. zambaklardan. Sicilyalılar Birliğinde. haftayı çıkaracağından bile umut kesilmişti. güllerden çelenkler. hayatının en dolu günlerini yaşamaktaydı.

Merlo'nun dostlarından birçoğunun gelip çiçek satın alacaklarını söylediler. ölü arabasından da önce ilerleyecekti. Sabahleyin bir adam yollayıp çelengi aldırtacağını söyledi. Biraz sonra. belediyedeki yüksek memuriyetini Merlo'ya borçlu olan Carmen Vacco dükkana geldiler. Dükkanın orta yerindeki hasır bölmenin ön tarafında. O'Banion dükkanın arka tarafına krizantemlerin saplarını kesiyordu. en önünde. zenci kapıcı William Crutchfield. Dokuz kasım günü. Jim Genna ile. Sözde çelenk ısmarlayacaklardı. öğleye doğru. bir gece önceden kalma çiçek döküntülerini süpürmekteydi. kortejin. Bir gece önce geç saatlere kadar çalışıldığından ne O'Banion'un ortağı ne de öteki işçiler gelmişlerdi.397/1242 açık bir arabaya oturtulacak. O' Banion'a. dükkana geç saatlere kadar açık tutmasını. 10 Kasım günü. akşama doğru. Onlar gittikten biraz sonra Angelo Genna telefon etti ve Schofield'le konuşarak bir çelenk daha ısmarladı. sokağın karşı .

caddeyi geçip çiçekçiye doğru yürüdükleri sırada. koyu mavi renkli.» Dükkanda ise. Daha sonra verdiği ifadede. Sonradan anlattıklarına göre. nikelajı bol bir Jewett araba durdu. «yabancıya benziyorlardı.398/1242 yanında.» dedi. «İkisi iyice esinerdi. iyi giyimli. ortadaki adam «uzun boylu. bir gurup küçük çocuğun karşıdan karşıya geçmesine göz kulak olan. Ötekisi açık renkliydi. Arkadan üç adam indiler. birkaç adım ötede. motoru da kesmedi. Şoför inmedi. iri yapılı. arka odaya doğru ilerliyordu. Alçak olan bölmenin üstünden şöyle bir görebilmişti içeri girenleri. hasır bölmenin öte yanına geçmiş. Holy Name Katedralinin önünde. Crutchfieid ortalığı süpürmüş. on bir yaşındaki gönüllü trafik memuru Gregory Summers yakından 187 görebildi adamları. .

Crutchfieid adamları tanımıyordu ama. «Merhaba. başında gene kahverengi bir şapka vardı. sırtında kahverengi bir palto. tanımadığı kişilere hiç bir zaman elini uzatmazdı çünkü. sağ elini onlara uzatmıştı. kaba saba görünüşlü.» dedi uzun boylu adam. Crutchfieid bundan ötesin! görmedi. kısa boylu. bırakmadı. Yahudi ya da Yunanlı olabilirdi.» dedi. Adamların hiçbirini . tıknaz. «Patron arka odanın kapısını kapamamı söylemişti. belli ki patronu tanıyordu...» O'Banion yeni gelenlere doğru ilerledi. O' Banion'un uzanan elini sıktı. Sol elinde çiçekleri kesmek için kullandığı makas vardı. «Merlo'nun çiçekleri için mi geldiniz?» «Evet..399/1242 sakalsız biriydi. gülümseyerek.» Yanındakiler ise «İtalyandılar. çocuklar. İyice sıktı hem de. ben de kapadım.

ezilmiş bir çiçek yığının üzerinde cansız yatıyordu. Düşerken birkaç vazo karanfille zambağı da yere yuvarlamıştı. silahların patladığını duyunca gene açtı kapıyı. Patronun adamlarla görüşecek özel işi var sanmıştım. bildiğim kadarıyla hiç görmemiştim onları şimdiye kadar. koşarak geldi.400/1242 tanıyamadım.Dükkandan çıkıp karşıya geçerek koyu mavi Jewett'e atlayan. Dükkanın ön tarafıyla arka odayı ayıran kapıyı sıkıca kapadım. Cinayet masası şefi William Schoemaker. Ak şakayıklardan yapılmış bir battaniyeyi kızıla boyamaktaydı kanıyla. gönüllü trafikçilik görevini sürdüren Summers ad-188 adlı çocuk patlama seslerini işitti. hızla uzakla şan üç adamı gördü.» Birkaç saniye sonra. cinayetin işleniş şeklini şöyle anlattı: . O'Banion. Kopmuş. State Sokağı ile East Chicago Caddesinin kesiştiği noktada.

.401/1242 O'Banion'un elini sıkan uzun boylu adam. Altıncı kurşun. onu öne doğru çekerek kollarını arkasından yakalamıştı. derisini yakacak kadar yakından atılmış. gangsterlerin el kitabına geçebilecek nitelikte bir cinayettir bu: kollarından yakalanan kurbanın hareket imkanını yok etmek. dördüncü ile beşinci gırtlağını delip geçmişti. biri sol yanağını. bile. O'Banion yere yuvarlandıktan sonra. öteki iki adam altı kurşun sıkmışlardı. tam üç gün açık tabut içinde yattı. kurban hemen ölmeyecek olursa. özellikle gırtlağa sıkılan kurşunlar sayesinde. kurşun .. Kurşunların ikisi göğsünü.» Sbarbora Cenaze Evinde teşhir edilen ceset. tam beyni nişanlanmıştı. her kurşunu hayati bir noktaya sıkmak. konuşmasını önlemek. Cenaze töreninden söz ederken şöyle diyordu Yargıç Lyle: «Chicago'da tanık olduğum en mide bulandırıcı olaylardan biriydi. O'Banion kurtulmak için kıvranırken. Kısacası.

402/1242 delikleri ile barut yanıkları. ustaca yapılmış bir makyaj sayesinde kapanmış. Tabutun hemen altına yerleştirilmiş olan mermer levhanın üzerinde. Tribune muhabiri. Bir kadın gazetecinin yazdığı gibi. küçük çocuklar gelsin bana» Basında çıkan yazıların acıklılığı. özel bir yük treniyle Chicago'ya yetiştirilen tabutu. Philedelphia'dan ısmarlanıp. gülünç olacak kadar aşırıydı. Tabutun biri bronz öteki som gümüşten çift duvarlı ve üstünü örten ağır cam kapak. yumuşacık. «tetik çek mesini çok iyi bilen. «Bırakın yazılıydı. içeri hava . zarif eller» di bunlar. ağzı sulanırcasına şöyle tarif etmekteydi. göğsünün üzerinde kenetlenmiş parmakları arasına bir teşbih sıkıştırılmıştı.

Şık olduğu kadar da sadeydi gümüş renkli tabut. gene som gümüşten. keskin. köşelerdeki sütunların yalın ihtişamından başka bir süse yer verilmemiş. içeri hava geçirmeyecek biçimde yapılmıştı. Beyaz satenden yumuşacık bir döşek üzerine uzatılmış olan cesedin sol kolunun dayanması için ayrıca kuş tüyünden bir yastık konmuştu. Tabutun dört köşesinde. temiz çizgiler. çok güzel desenlerle işlenmiş oymalı sütunlar bulunmaktaydı. ancak bir kenarda yazılmış .403/1242 189 geçmeyecek şekilde yumuşacık bir döşek üzerine uzatılmış olan cesedin sol kolunun dayanması için ayrıca kuş tüyünden bir yastık konmuştu. Tabutun biri bronz öteki som gümüşten çift duvarları ve üstünü örten ağır cam kapak.

1892 . Binlerce çiçeğin kokusu yayılmıştı her yana.. şık giyimli başka beyler de vardı. gözleri hiç durmadan çevreyi tarıyan beyler.. . çiçeklerinin kokusunu bile bastıracak nefasette.. Nöbetçiler. som altından şamdanların ışığında nöbet beklemekteydiler. sessizce. yüzleri öne eğik melekler. Yanlarında şık giyimli. «Dean Baş ve ayak uçlarında.... kara. Tepeden tırnağa kürklere bürünmüş kadınların parfümleriydi bunlar. ayaklarının ucuna basarak yaklaşıyorlardı tabuta.1924». dalgalı saçlı beyler. çeliği andıran keskin çeneli. iri yapılı. hiç hissettirmeden yer değiştiren. ellerindeki onar mumluk. Gene ayaklarının ucuna basarak yürüyen. Ancak.404/1242 şu yazıyla kesintiye uğramıştı: O'Banion. başka parfümler dolaşıyordu etrafta.

Louis Alterie ile Hymie Weiss'in da «kadınlar gibi ağladıkları» söyleniyordu. Onların hemen arkasından. kiralık katil Frank Gusenberg. Capone'un suratı. 10 bin dolarlık tabutun baş ucunda. «Neden. sabırlı bir keder içinde Mrs. Bugs Moran. ağır adımlarla. Capone ve önde gelen adamları yürümekteydiler.kayın babasının koluna asılmış. Schemer Drueci. bütün . işçi haraççısı ve Et Toptancıları Derneği Başkanı Maxie Eisen. görünüşe göre kederden donmuş bir gurup adam. Weiss. tabutu cenaze arabasına kadar taşıdılar. yani Torrio. O'Banion oturmaktaydı. Tanrım.405/1242 Mumların yaydığı tatlı ışıkta.» Alterre. neden?» diye hıçkırıyordu genç 190 dul. ve «daha birçok kişinin mendili gözündeydi.

Bir kilometreden fazlaydı kortejin boyu. hatta damlar. gene traşsızdı. polisler çevrede dolaşıyor. Emniyet Müdürü Collins* kendi örgütüne dahil polislerin yaslılar arasına katılmasını yasaklamıştı. ama Stickney yetkilileri ölüye karşı son görevlerini ihmal etmemişler. . Her an bir olay çıkmasından korkulduğu için. Sokaklar. sivil. pencereler. korteji seyretmeğe gelen Chicagolularla dolmuştu. polis memurlarının içini rahatlatmış değildi. yalnızca çiçekleri taşımak için yirmi altı araba ve kamyon vardı. silahlara sessizce el koyuyorlardı. kederli görünüşler.406/1242 cenazelerde olduğu gibi. üniformalı polislerden oluşan bir şeref mangası yollamışlardı. Üç ayrı bando ile dizi dizi polisler eşlik etmekteydiler cenazeye. Ancak bu dindar. balkonlar.

Holy Katedralinde dinsel tören yapılmamış. Mount Carmel yönüne giden bütün tramvaylar tıklım tıklım doluydu. atlı polisler kalabalığı dağıtmak zorunda kaldılar. . En az beş bin kişi de mezarlıkta beklemekteydi cenazeyi. herhangi bir pişmanlık duygusu ifade etmeksizin öldüğü için de. Arabaların ilerleyebilmesi için. öldükleri zaman kiliseden yar-191 dım bekleyemezler. Başpiskoposluktan yapılan açıklama şuydu: «Yaşadığı süre içinde kilise kurallarına uymayanlar.O kötü ünü her yana yayılmış bir caniydi.407/1242 Mount Carmel Mezarlığına doğru ilerleyen korteje. yoldan on bin kişi kadar daha katıldı. kanunsuz yaşadığı günlerde kilise kendisini kabul etmemişti. mezar da kutsal olmayan toprağa kazılmıştı. Kardinal Mundeleinln emrine uyulmuş.

kutsal . Böylece ölünün akrabaları. vaktiy le burada geniş bir yer satın almıştı çetesinin üyeleri için. Say gıdeğer peder.408/1242 ölüler için yapılan son dinsel törene hak kazanmamıştır. kardinalin emir lerine karşı gelerek. doğru yoldan çıkan ya da aforoz edilmiş olan katolikler için belli bir yer ayrılmıştı. kendi aldığı toprağa gömülen ikinci ganster ol du. ölülerini. O'Banion'un bir zamanlar korosunda ilahiler söylediği Holy Name ka tedralinin eski papazı Peder Malloy. kocasının kemikle rini mezardan çıkarttırıp. O'Banion. Beş ay sonra. Anna O'Banion. O'Banion'un kötü bir insan olabilece ğini hiç bir zaman kabul etmemişti.» Mount Carmel Mezarlığında. kut sal toprağa mümkün olduğu kadar yakın bir yere gö mebilme olanağına kavuşuyorlardı. ve ölünün ruhu için gerekli duaların hepsini okudu. Mezar kapatılmazdan biraz önce. mezarın başında diz çöktü.

Me zarların birbirine yakınlığı konusunda. Olayın haberini alan kardinal. ünlü kilise adamları yan yan yatıyorlar.» Cenaze töreninden iki gün'sonra. O'Banion'un katillerine açıkça meydan okudu: «deany'i kimin öldürdüğünü bilmiyorum. Yargıç lyle'a şöyle demişti: «Ne tu haf değil mi? Ünlü bir katille. Bu işaretin bir iki metre ötesinde.. Granit mezar taşının yerine.» de 192 . bir piskaposla iki başpiskoposun kemiklerinin bulunduğu büyük bir türbe vardır. Çifte Tabanca louis Alterie. ama mezarın boşaltılması konu sunda israr etmedi. Granitten kocaman bir taş yaptırarak.409/1242 toprak üzerine kazıl mış başka bir mezara aktarmayı başardı. üzerine «Sevgilim» yaz dırttı. dik kat çekmeyen basit bir işaret konuldu. Polis komise ri John Stege. anıtın hemen kal dırılmasını emretti.

istedikleri zaman karşı karşıya gelip. Sonra. kusursuz bir gangster suikastının kurba nı olarak ölüyor.» Söz konusu düello için yer olarak. . State Sokağı ile Madison Sokağının kesiştiği köşeyi önerdi Alte rie. belki de hepimiz öbür dünyayı boylamış olu ruz. mutlu ölürüm. onlar beni temizleyinceye kadar birkaçını tepeleyebi lirsem. inanın. «Chicago Amerikanın bir parçası değil mi yoksa? Ön ce O'Banion. Ve güneş doğduğunda bir çoğumuz.410/1242 di bir gazete röportajında. çete halinde gelseler bile şafak sök meden vuruşurum onlarla. akıllara durgunluk verecek bir gösteri izliyor bu ölümü. Alterie'nin küstahlığı Belediye Başkanı dever'i fena kızdırdı. o heriflerle istedik leri bir yerde. deany'i kimin öldürdü ğünü bir bilsem. Ama hiç bir gangsterin böyle bir meydan okuma ya cevap vererek suçu üstüne almağa niyeti yoktu. «Hala Ortaçağ kanunları mı egemen bu ülkede?» diye sordu kamuoyuna verdiği bir demeçte. «Ama.

cinayetin hiç değilse ne denin aydınlatacak nitelikteydi . Sokaklarda sa vaşacaklarını ilan ediyorlar. Polis örgütünün altı bin üyesi yalnızca bu işle uğraşacaktır.» Ve. Oysa. kendisine özgü saflık ve iyi niyetle. şehir ve eyalet yargıçlarını harekete geçirmesini is tiyoruz. hapsedilecek ya da şehirden sürülecek tir. kanunlar. şöyle bi tiriyordu konuşmasını: «Gangsterlerin hepsi silahsız landırılacak. küs tahça söylemek cüretini gösteriyorlar.» Polisin cinayet konusunda yaptığı soruşturma dan herhangi bir sonuç alınmadı. kamuoyunun da bizi desteklemesini. karşılık olarak neler yapacaklarını açık açık. Capone'un basına yaptığı açıklamalar.411/1242 Bu arada adamlarıyla rakip leri. kanun çerçe vesi içinde yaşayan insanları düşünen yok.

şebekedeki işi. Bu bakımdan.412/1242 «deany fena adam de ğildi.» diyordu Capone. ayrıca içki ve bira alıcılarını yola getir me konusunda oldukça geniş yetkiler vermiştik eline. O'Banion hayatında ne 193 öğrenmişse. çok yormağa başladı bizi. Chicago'daki iç ki sanayiinin patronu olacakmış sözde. sapıttı birden bire. başımıza türlü belalar açacak kadar imkan vardı elinde. bizim işler biraz ters git meğe başladı. Yapılacak tek şey kalmıştı bu durumda: parlak bir cenaze töreni. Johnny Torrio'dan öğrenmiştir. polisleri ayarlamaktı. Böyle ol duğu halde. o ayrılınca. «Başlangıçta bayağı iyi gidi yordu işleri. en iyi adamlarımızdan birkaçını elimizden alıp kendi başına iş yapmağa kalktı.» . Birçok işlerin içyüzünü biliyordu. imkan var mı buna? Bununla birlikte. kendi umduğundan bile iyi. Ama birçok ları gibi.

413/1242 Adliyede yapılan ilk soruşturmadan sonra.» Bir yandan kendi soruşturmalarını yapan O'Banion çetesi üyeleri. Yale'in. kuş kulu ölümleri inceleyen polis görevlisi. «Mike Merlo'nun cenaze törenine katılmak için geldim. ama gerek polis yetkilile ri. New York'a dönmek üzere bindiği trenin hareketinden birkaç dakika önce polisler tarafından sorguya çekildiğinde. dosyaya şun ları yazmıştı: «katiller yakalanamamıştır. gerekse O'Banion çetesinin adamları. John Scali se.» dedi Yale. Chicago'da bulunuş nedeni olarak verdiği ifadeyi akla yakın bulmuşlardı. ama mahkeme huzuruna çıkarılmamış lardır. bu sefer de Yale sorguya çekilmiş. polis görevlisinin öteki kişi hakkındaki .» Colossimo cinayetinde olduğu gibi. «Yakın dos tum Diamond Joe esposito'nun şerefime verdiği zi yafette bulunmak üzere. birkaç gün daha kalmayı ka bul ettim. Albert Anselmi ve Frank Yale adındaki kişilerden şüphelenilmiş.

arkadaşının öcünü alacağına dair ye min etti. 194 resmi kayıtlara.414/1242 kuşkularına katılıyorlardı. cinayeti Torrio. Mike Genna. O' Banion'un elini sıkan. 195 x SARMISAKLI KANGREN . Faili Meçhul olarak geçti O'Ba nion cinayeti. irlandalının ölümüyle çetenin başına geçen Hymıe Weıss. Angelo Genna kaçtıkları arabayı kullanmıştı. kişi. Sicilya'dan yeni gelmiş "olan. kurşunları sar ımsak kokan iki kiralık katildi. tetiği çeken ler ise. iddialarına göre. Capone ve Gennalar planlamış lar.

New orleans. Chicago'dan uzak olması nedeniyle. Ferrara adlı bir heykeltraşın. Weıss'ın adamları izledi onları. St. gaze telere ilan verildi: Herkes gelsin. Nereye gittiler se. Bahama Adaları. karısı Ann ile birlikte. Amerika'nın.. Palm Beach. Henry Spignola'nın kız kardeşi lucılle ile ev lendi. Bir türlü yakalaya madılar ama genellikle bir iki gün. Chicago'dan ayrıldı. hepiniz gelin. Angelo Genna. yeraltı sos yetesince yılın en önemli sosyal olayı sayılan şöle ni de kaçırdı Torrio. Havana. karaib'lerin en lüks sayfiye yerlerini dolaşmağa koyuldu.. Petersburg gibi yerleri dolaştılar. Hot Sprıngs. 10 ocak 1925 tarihinde.415/1242 YiĞiTliĞiN onda dokuzu kaçmak. kimi zaman da bir kaç saatlik gecikmeyle ellerinden kaçırdılar Torrio'yu. biri hiç görün memektir ilkesine uyan Torrio. düğün için özel davetiyeler bastırılmayıp. otuz yıl ön ce italya'dan . Ve Ashland kapalı Spor Salonunda yapılan şölene üç bin kişi geldi.

çok geçmeden de. Yapılışı tam dört gün süren. inceden inceye oyul muş bir balkon oturtulmuştu. Balkonda minicik bir ge linle minicik bir güvey durmakta. Weıss'ın öç alma niyetlerinin . 200 kilo un.416/1242 getirmiş olduğu bir reçeteye göre yaptı ğını iddia ettiği şahane düğün pastası herkesin gözle rini kamaştırdı. 200 kilo şeker. 2520 yumurta ve kovalarla. bir çeşit taç gibi. kesilip dağıtılması için de gene altı kişi gerekti. renkli şekerlemelerden yapılmış çiçek ve hayvan biçimleri süslemekteydi bu şaheseri. Capone Chicago'dan ayrılmadı. en te pesinde de. kat kat yükselerek boyu dört metreye ulaşan pastanın ağır lığı tam bir tondu. Pastayı altı ki şi ancak getirebildi salona. çeşitli şuruplar kullanılmıştı ya pılışında. hemen altlarında 196 şu yazı okunmaktaydı: Tatlı Yuvamız.

Capone'un arabası hiza sına gelince. iki fedai. benzin deposu çelik ten. Tüfek ve otomatik tabanca kurşunlarıyla delik deşik oldu araba. pencereleri bir santim kalınlığında kurşun geçir mez camdan yapılmıştı. Capone'un şoförü. ateş açtılar. Capone General Motors şirketine yen? bir Cadillac ısmarladı.417/1242 çok ciddi olduğunu anladı. Fiyatı 30 bin doiar olan bu ye ni araba baştan başa zırhlıydı. Fedailerini arabada bırakan Capone lokan taya girdi. zama nında kendilerini arabanın dibine atıp canlarını kur tarabildiler. içer dekilerin kendilerini . Arka koltuğun hemen geri sinde özel bir tabancalık vardı. Ama Barton sırtına bir kurşun yedi. içinde Hymie Weıss. patronuyla iki fedaisini elli Beşinci Sokaktaki bir lokantaya götürdü. uzun bir araba belirdi. Tam kapıyı kapattığı sırada. 12 ocak günü. Schemer drucci ve Bugs Moran'ın bulunduğu siyah. Arka pencere de. rastlantı sonucu atlatmış olduğu ölüm tehlike sinden sonra.

ya da bir otelin lobisinde yürümek zorun da olduğu zamanlar. arkasında da keskin nişancılarla dolu ikinci bir otomobil olmadan yola çıkmazdı. sağındaki. dört bir yanını saran bir alay fe dai ile birlikte hareket ederdi. masasının yakınında yabancıların oturması ya saktı. Capone. solundaki. operaya gittiğinde. Bir kaç sokak öteye gideceği. kaldırımın bir yanından öte ki yanına. zaman bile Cadillac'ına. bi ner. yürürken düşman kurşunlarına daha kolay he def olacağını düşünürdü.418/1242 izleyenlere ateş edebilmelerini sağlamak amacıyla açılabilecek biçimde yapılmıştı. önünde küçük bir öncü otomobil. önün deki ve arkasındaki koltuklarda fedaileri otururdu 197 . bu arabaya bindiği zaman bile. Gittiği gece kulüple rinde.

hiç bir şirketin kendisini si gortalamayacağını öğrendi. genellikle bir adamını göndererek son dakikada saati ve yeri değiştirirdi. aldığı kurşun yarasından dolayı hastahaneye yatınca. o' Banion'cular delikanlıyı kaçırarak. içeri girip kendisini arkadan vuracak herhangi bir katile karşı bü rosunda da gerekli tertibatı almıştı: oturduğu döner sandalyenin sırtı hem çok yüksek hem de baştan başa zırhlıydı. Göreve başladığından birkaç gün sonra. Capone'u en ko lay nerede kıstırıp öldürebileceklerini öğrenmeğe ça lıştılar. Aynı zamanda fedailik gö revini yüklenen Cuiringione (öteki adıyla rossi) nin efendisine olağanüstü bağlı olduğu anlaşıldı çok geç meden. (Bütün bu tedbir lere rağmen 1925 yılının başlarında hayat sigortası yaptırmağa kalktığında. Gapope Tommy Cuiringione ad lı bir şoför tuttu kendisine. atlatacak. Verdiği randevulara pek ender olarak zama nında gider.419/1242 hep. Sylvester Barton. Aradan . Bir yolunu bulup fedaileri.

Yedi aydır kefaletle serbest kalmış olan Tor rio ve on bir arkadaşı. Gövdesi. eğilip suyu kokladı. tel eti çok derinden kesmişti. Bunca işkenceden sonra beş kurşun sıkılmıştı kafasına. Ceset sigara yanıklarıyla delik deşikti. Tommy Cuiringione'nin artıklarını çıkardı içerden. çocukların yardımıyla. ocak ayı ortalarında Torrio'lar Chicago'ya dön düler. VVeiss'in adamları hala peşini bırakmamıştı: Capo 198 . Chicago'nun güneybatısında bir ormanda. Atın bu garip dav ranışını tanıdıkları bir polis memuruna anlattılar ço cuklar. atlarına su içirmek iste yen iki çocuk.420/1242 bir ay geçti. bir sarnıca yaklaştılar. Sieben Bira Fabrikası olayından dolayı yargıç karşısına çıkmak zorundaydılar çünkü. el ve ayak bilekleri bir telle öylesine sıkı bağlanmıştı ki birbirle rine. Adam onlarla birlikte sarnıcın olduğu yere git ti. Bir sabah. At kişneyerek geri çekildi ve su içmeyi reddetti. Sonra. yassı bir beton parçasına iki büklüm sarılmış.

ve ak lına bir fikir geldi. Lincoln Clyde Caddesine sapıp. 24 ocak günü. Cezaevinde kaldığı sürece kimsenin kendi sin öldüremeyeceğinden. Arabayı. Saklanacak bir yer aradı. öğleden sonrayı alış veriş yapmakla geçirdiler. kendi arabaları tamirde olduğu için Jake Guzik'in Lincoln' ünü ödünç almışlardı. 23 ocak günü Federal yargıç Adam Cliffe'in karşısına çıktığında suçlu olduğunu iti raf etti. işlerini yolu na koyabilmesi için.421/1242 ne'a karşı girişilen öldürme teşebbüslerinden de ba yağı ürkmüştü Torrio. Sylvester'in kardeşi robert Barton sürmekteydi. Yargıç Cliffe. Torrio'ların oturduğu 7011 numaranm . karar yürürlüğe girmezden önce beş günlük bir mühlet tanıdı Torrio'ya. Torrio ile karısı. cezaevinden çıkıncaya ka dar da Capone'un Hymie VVeiss'i temizlemiş olacağın dan emindi.

karı ko canın paketlerini toplamalarına yardım etti. ne de yolcuları. Cadillac'ın Lincoln ile paralel hizaya gelince durduğunu. Lincoln'ün arka kapısını açarak. Arabanın plakaları yoktu. Clyde Caddesi ile Yetmişinci Sokağın köşesinde duran Cadillac'ı farketmedller. perdeleri sıkıca örtülmüş tü. eli kolu paketlerle dolu olduğu için. korkudan donup kalmış olan Ann. apartımanın giriş kapısına doğru yü rüdü. ellerindeki otomatik lerle saldırıya geçişlerini çaresizlik . perdelerin silu etini belli belirsiz gördü. Ne Bar ton. iki adamın Cadillac'dan fırlayarak. Bu arada karşıda duran Cadillac da harekete geçmişti. Önce Ann Torrio indi. kapıyı sırtıyla içeri doğru iten An Torrio. o sırada Torrio da kaldı rıma inmişti.422/1242 önünde durduğunda alacakaranlık basmak üzereydi. Barton.

yerde yatan Torrio'nun üzerine eğilerek tabancasını adamın şakağına dayadı. güç . Lincoln'ü çifte kurşun larıyla delik deşik ettiler. Birinci adamın attığı iki kurşun Torrio'yu göğsünden ve çenesinden yaralayarak yere düşürdü. otoma tiği yeniden doldurmağa davrandıysa da. iki adam koşarak Cadillac'a döndüler. Bu sırada. Barton sağ bacağında. araba hızla uzak laştı. ikinci ada mın attığı kurşunlar ise sağ koluna ve kasığına sap landı. şoför. Birinci katil.423/1242 içinde seyretti. di zinin hemen altında bir yara aldı. teh like işareti vşren kornayı çaldı tam o sırada. kadın. ama kurşunları tükenmişti. Hala kendini kaybetmemiş olan Torrio. Cadillac'tan inmemiş olan öteki iki 199 adam da. karısına doğru sürünerek ilerledi. arabaya ateş açtılar.

yeniden arabasına bindi ve Yetmiş Birinci Sokak yönüne de li gibi ilerlemeğe başladı. olaya başından beri tanık olmuş olan Bayan James Putnam. Araba da Jackson Park Hastahaneşine doğru yol alırken.424/1242 bela binanın içi ne sokabildi onu. telefon kulübesinden çıkarken yakaladı. Tabanca seslerini işiten konu kom şu pencerelere doluşmuşlardı. Arabadaki kurşun deliklerini gören eski polisin adam kovalama güdü leri canlandı birden. sarımsakla kangren arasındaki ilişki geldi Torrio'nun aklına ve şöyle haykırdı: «dağlayın yara yı. kaçan* bir kahvede. Woodlawn po lis karakoluna telefon etti. emekli sivil polis Thomas Conley'in arabasını geçti. Lincoln'ün peşine düştü. Bir cankurtaran arabası çağrıldı. Yolda. . bacağındaki yaraya aldırmayarak. dağlayın!» Barton.

425/1242 Bacağından kanlar akan ve topallayarak yürüyen Barton. uzaklaştı. yeniden arabasına atla dı. . Jackson Park Hastahanesinde Torrio çevresini sa ran gazetecilerle çok zor konuşabildi. Conley'in elinden kurtulup. herhangi bir soruya cevap vermeği reddetti. «Ama adlarını kat'iyyen söylemem.» Gerçekten de söylemedi hiç bir zaman.» dedi. Önce karakola. sonra hastahaneye götürüldü. şehrin yarısını kapsayan uzun bir kova lamacadan sonra nihayet bir polis arabası tarafından durdurulabildi. «Bana saldıranların dördünü de tanıyo rum tabii. çene kemiği 200 kırıktı çünkü. Yakalanmazdan önce telefon ettiği kişinin Capone olduğuna inanıyordu polis yetkilileri.

Güvenlik tedbiri olarak. Çocuğun ifa desini destekleyecek başka deliller bulununcaya ka dar Moran'ı göz altında tutmak istedi polis yetkilile ri. Sonuç olarak hakkın da kovuşturma bile açılmadı. gangsteri beş bin dolar kefaletle serbest bıraktı. Cankurtaran arabasının hemen ardından Jackson Park Hastahaneşine yetişti. . Capone. Polisin gösterdiği resimler arasında Bugs Moran'ı tanıdı.426/1242 olaya tanık olan mahalleliler arasında. Yargıç William Lindsay. durumun kritik olduğunu öğrenince gözleri yaşlarla doldu. Moran ile yüzleştirildiği zaman da ilk ifade sinde direndi. on yedi yaşındaki apartman kapıcısı Peter Veesaert de vardı. Saldırı sırasında. kendi apartımanının kapısında dur maktaydı. arkadaşı nın baş ucundan ayrılmayı reddetti. Torrio'ya ilk ateş edenin o olduğunu söyledi. Ancak. «Sensin o adam.» dedi.

bunu yeterli bulmayan Capone.427/1242 Torrio'nun en üst katta. içi. öteki arabalar sı vıştılar. penceresi avluya ba kan bir odaya geçirilmesinde direndi. Polis arabaları gelince. Boşuna değildi bütün bu tedbirler. sayı sız fedaileriyle birlikte. hastahanenin çevresinde. Çabuk iyileşti Torrio. Torrio'nun kalacağı hücrenin pencerelerine. kendi fedailerinin dördünü koridora yerleştir di. Beş bin dolarlık para cezasını mem nuniyetle ödedi. elleri silahlı adam dolu üç arabanın dolaştığını farkederek polise haber verdi. Waukegan'dakı lake County Ceza evinde dokuz ay yatmayı gık demeden kabul etti. çene sindeki pansumanları bile çıkarmadan Yargıç Cliffe' in karşısına çıktı. Gece başhem şiresi. kur . kapıda iki po lis nöbet tutmaktaydı ama. yangın merdivenlerinden in mek suretiyle ayrıldı hastahaneden. Üç haftaya kalmadan. doğruca.

Bölge Mahkemeleri Yargıcı James Wİkerson.428/1242 201 şun geçirmez çelik tel örgüler takıldı.B. Terry Druggan ile Frankie Lake a ait olan Standard Beverage şirketi hakkında kesin ve süresiz kapatma kararı vermiş. Hücrenin içi de gangsterin rahatı düşünü lerek halılarla döşendi. 11 temmuzda. Bunun üzerine. Haziran 1924 ta rihinde.D. duvarlara re simler. kapısının önün deki koridorda sürekli iki muhafız bulundurulması emredildi. Ceza evine girdikleri gün. mahkemeye ha karet suçundan birer yıl hüküm giymişlerdi. bir de kuştüyü döşek eklendi. gangsterler karara uymamış lardı. A. Yirminci Bölge patronu Morris eller. rahat koltuklar. şerif Peter Hoffman'a şöyle demişti: . politik ilişkileri yerinde mahkûmların hiç görmedikleri bir muamele değildi bu. Varlıklı.

«Mr. cezaevi müdürü. Gangsterler istedikleri gibi girip .429/1242 «Çocukla ra iyi bak. akşam yemeğinden sonra ikisi de burada olurlar. Lake'i görmek istedi.» Söz konusu çocuklar da. şaşkına dönen muhabir. «Mr. durumu gazetenin yöne ticisine anlatınca. iyi bakılacakla rından emin olmak için.» karşılığını aldı. eski polis komiseri Wriestbrook'a ve çeşitli başka memurlara tam yirmi bin dolar para yedirmişlerdi. Druggan ile röportaj yapmak istedi. gazeteci. meseleyi türlü yanlarıyla inceleyen bir yazı dizisi istendi kendisinden. american gazetesinden gelen bir muha bir. Bir gün. Druggan ile la ke'in paralarını yiyemediklerinden dolayı bozuk olan bir bölük cezaevi personeli her şeyi olduğu gibi anlat tılar. Druggan bugün gelmedi. Lake'in de şehirde randevusu var. Bunun üzerine.» diye cevap verdi gardiyan.

tiyatro ve kabarelerdeki yeni oyunları hiç kaçırmıyorlardı. gecelerinin ço ğunu North State ParkWay'de oturan metresinin koy nunda geçirmekteydi. dişçiye. . Yılda on iki bin dolar kirası olan bu son derece Jüks apartma nın dillere destan özelliklerinden biri de. Gangsterler. istedikleri zaman doktora.430/1242 çıkıyorlardı ce zaevinden. Lake ise. golf oynuyorlar. en iyi lo kantalarda yemek yiyorlar. tuvalet ka 202 pağının som gümüşten olması ve üzerinde sahibinin adının kazılmış olmasıydı. Özel şoförünün kullandığı arabasıyla gi dip gelen Druggan çoğu geceler: Gold Coast'daki apartımanında karısıyla birlikte kalıyordu. alış verişe gidebiliyorlar.

Torrio'nun yapmak ve sürdürmek için bunca uğraştığı çeteler arası anlaşmalar. Çe te savaşlarının çok kanlı bir şekilde yeniden başlaya cağından kuşkusu yoktu Torrio'nun ve bu savaşları sürdürecek yiğitlik açıkça yoktu kendisinde. Cezalarını kendi ra hat cezaevlerinde değil de başka başka yerlerde çek meleri emredildi ayrıca. Torrio. iki bin beş yüz dolar para cezası ile bir ay hapis cezası yedi. 'Lake County Cezaevinin Müdürü. şerif Hoffman. yeraltı dünyasında yeniden barışa gidilmesi için en ufak bir umut kalmamıştı. eskiden beri yüreksiz bir . Capone ve avukatları çok önemli bir toplantı yaptılar. Mart ayında. cezaevi yöneticileri hakkında kovuşturma açıldı. artık tamiri imkan sız biçimde bozulmuştu. Torrio'nun hüc resinde iş toplantıları yapmasına izin veriyordu.431/1242 american gazetesinde çıkan yazı dizisinden son ra. yani gangster hapse girdikten bir ay sonra. Cezaevi müdürü Westbro ok dört ay hapse mahkûm oldu.

zamanının çok ilerisinde. kişisel düşmanlıklarla.432/1242 adamdı. bu işi kendisiyle ilişkisi hiç bir zaman anlaşılmayacak biçimde en uç adamlarına gördüren. bir caniydi. 203 toplum içindeki yerini namuslu bilinen iş adamlarının ki kadar sağlamlaştıran organizasyon gangsterlerinin stilini taa o zamanlar icat etmişti. kanunsuz yollardan edindiği kazançları kanu ni yatırımlarda kullanan. yani. . sonunda mültimilyoner olup. o zaman da. ken disinden ancak çeyrek yüzyıl sonra egemen olacak gangsterlerin. düellolar la uğraşmayan. ancak çok gerekli olduğu zaman cina yete tenezzül eden. gövdesine kurşun değdiğin den beri büsbütün korkak olmuştu. şirket avukatlarının rehber liğinde. Torrio.

Capone ile avukatlarına Chicago sahne sinden bütünlük çekileceğini açıkladı. Capone biliyordu ki. «Al için gözümü kırpmadan adam öldürebilir dim. Max Hotel Frıedman. neyi var nesi yoksa Capone'a devrediyordu bira fabrika ları. Buradaki bütün yatırımlarını bırakacaktı. yeraltı dün yasının kendine özgü ölçülerine göre. Torrio koalisyonunun bozulmasıyla. meyhaneler. durumu sağlama bağ laması için.433/1242 Torrio. liderler lideriydi. ama. karşılığında bir kuruş para istemeden. şehirdeki bütün bellibaşlı çeteleri ya yok etmek. kumarhaneler. yılda milyarlarca dolar gelir getiren bütün bu işletmeler Capone'un malı olacaktı. genelevler. Bunu başaracağından da kuşkusu yoktu. eşsiz kusursuz bir insandı. öteki adıyla Morris Rudensky idi. hiç bir özel koşul ileri sürmeden. Yeraltı çevrelerinde kızıl . ya da buyruğu altına almak zorundadır.» Yarım yüzyıl sonra bu sözleri söyleyen. Çünkü. oldukça güç bir şeydi bütün bunları el de tutmak.

kasa uçurmakta üstüne yoktu. Gangs terler ülkesinin orasında . Herhangi bir çeteye bağlı değildi. kızıl saçlı. Vaktiyle bir anahtarcının yanında çırak olarak çalışmıştı. 204 İllinois eyalet cezaevinde. bir de federal hapishane de yatmıştı. en sıkıca kapalı yerlerden bile kaçıp kurtulma işlerindeki üstün kabiliyetiyle ün sal mıştı. New York'ta "ıslahevinde. kasa soyma. New York'un ke nar mahallelerinden birinde doğup büyümüş olan.434/1242 Rudensky olarak bilinen Capone'un rusty diye çağırdığı delikanlı Chica go'ya geldiğinde yirmi yaşındaydı. sıska. nitrogliserin kullanarak. ana tarafından alman bir Polonya Yahudisiydi. daha o yaşta yeraltı çevrelerinde kilit sökme. amerika'nın herhangi bir otelinin anah tarını on dakika içinde yapabileceğini iddia ederdi Tanıdığı bir kimyacıdan patlayıcı maddelerhakkında bazı bilgiler edinmişti.

Banka soyguncuları.. adam kaçıranlar. Capone «harika bir insandı..... Rudensky'nin de çete patronuna karşı deli ce bir hayranlığı vardı.. dinamik bir insandı. kiralık katillerden oluşan Ma Barker's ozark çetesinin en genç üyesi olan Francıs albín karpaviecz (ya da ken di taktığı adıyla al karpis) e göre. kanuni ihtiyaçları karşılayacak al kollerin depolandığı hükümet ambarlarını açmakta us ta olup çıktı kısa zamanda. «altın gibi bir yüreği vardı.. Capone'un hoşuna giden ço cukça bir kendine güven. gerçek bir erkek. Capone'la tanışmazdan yıllarca önce. bu yüzden ona bir çeşit maskot muamelesi yapardı. iki soygun ara sında Cıcero'ya sığındığı ..» karpis bu karara.. güvenilir. yalnız arada bir dört ikili'de karşılaşırlardı.» Capone'a hayranlık besleyen yalnızca Rudensky değildi. tatlı bir küstahlık vardı de likanlıda. doğrudan doğruya Capo ne'un yanında çalışmadı hiç.435/1242 burasında serbest çalışan bir «tekniker»di.

varmıştı. nerede saklandığımızı hep bilirdi. kimi zaman.» diyordu karpis (*). koruyucu ta vırlı ve eli açıktı Capone'un. «Ne zaman kente geldiğimizi. her zaman babacan.» kendi çetesinin üyelerine. ama hiç bir zaman aynasızlara haber vermezdi. (*) Yazarla yaptığı bir konuşmada. ama geleneksel Mafia Babalarının takın dığı tavrı sürdürürdü. Gangster ler. bunların. çoğu kez kendileri ih bar ederlerdi onları. Hiç bir zaman Mafia üye si olmamıştı. 205 . Bu nedenle. ailelerine ve dostlarına karşı. yabancı bir banka soyguncusunun kendi bölgele rinde saklanmasından hiç hoşlanmazlar: boşu boşu na polisleri bölgeye toplayıp başlarına dert açacağın dan çekinirlerdi. sadakat duygusu. «ama al böyle bir şey yapacak adam değildi.436/1242 yıllarda.

düzenli olarak spor yapmalarını öğütlerdi. Capone. 1926 yılında.» diye karşılık verdi. Fedailerinin sağlık bakımından her zaman kusur suz olmalarını ister. bir tek şartla geçmişi unutmayı kabul etmiş. Yıllardır bir türlü yatışmayan Polonyalı. kendisine. Hymie Weiss'la aralarında sürüp giden can sıkıcı çatışmaya bir son verme fırsatı eli ne geçmişti. dördüncü kattaki se kiz odalı köşe dairesini. Capone. iki üst kattaki al tı yedi odayı da adamlarına tuttu.437/1242 kişisel çıkarlarını bile ikinci derecede bırakırdı. Chicago'daki politika cürüm işbirliğini bo zamayacağı. «Sokaktaki köpeklere bile böyle bir kötülük yapmam ben. Capone' dan anselmi ile Scalise'yi kendisine teslim etmesini istemişti. Ör neğin. Yedinci . karargahı nı yeniden kente taşıdı ve dört ikilinin biraz ötesin deki Metropole oteline yerleşti. iyi niyetli Belediye Başkanı dever'in. 1925 yılında. bunlara karşı etkili tedbirler alamayaca ğı gün gibi ortaya çıktıktan sonra.

işi bitmiş de mektir. fedailerini hevesli ve güzel ka dınlarla başbaşa bırakarak bunların erkeklik derece lerin ölçerdi. liderlerinin. kanun adam ları . Bu tür sınavlarda gereken başarıyı gös teremeyen adamlarını ya daha az yorucu işlere akta rır. ya da doğrudan doğruya kovardı.» arada bir. Bir zaman ların tanınmış boksörü Jack McGurn. Capone'un adamlarında görülen disiplin. gövde geliştirici bir sürü araçla donattı içersini. Capone'un durmadan tekrarladığı bir inancı var dı: «Bir adam karılarla igilenmedi mi. o güne kadar yalnızca o'Banion çetesinin üyelerinde görülmüştü. Her iki çetenin bu ruhu (*) yaratan. birbi ne bağlılık ve takım ruhu.438/1242 kattaki iki odayı birleştirerek bir jimnastik salonu kurdu. burada ip atlaya rak talim yapardı.

Capone' la ilişkisi olan bir çetenin karargahını basmışlar. silahların nere den alındığını öğrenince fena halde bozulmuş. Hevesli yeni polisler. oradaki gangsterlerin hepsi de silahlıymış. bunları toplayın diye? . tüfeklere el koyup. Capone'un bu (*) Metinde Fransızca esprit de corps. ama adamları bunlara kesinlikle inanmışlardı ve bu yüzden efendileriyle sonsuz övünürlerdi. komiser. günlerden birgün ağır Ceza Mahkemeleri binasından bir sanık kaçmış. Yeni mezun polis memurlarından kurulu bir ekip ka çağı aramak için bir ihbarı değerlendirerek. 206 kudretini örnekleyen en bellibaşlı iki olayın gerçek olup olmadığını gösterecek belgesel deliller yok eli mizde. ancak. önlerine gelen tabancalarla. olduğu gibi komiserlerine götürmüşler. adamı bulamamışlar. anla tılan hikayelerden birincisine göre. «kim size emir verdi.439/1242 katındaki akıl almaz kuWetiydi.

ama bir daha böyle yanlışlıklar istemem. silahlara el koy muş olan delikanlı polislere.» demiş. baskı na uğrayan gangsterler Capone'a şikayette bulunmuş larmış.» demiş. «komise rinizin bir suçu yokmuş bu işte. gidip Capone'dan özür dilemelerini öğütlemiş. Capone hemen yargıca telefon açmış. «Bu adamı serbest bırakın de medim mi ben . ve her zamanki gibi kefaletle ser best bırakılacağı yerde. o da telefona sarıldığı gibi komiseri bir güzel azarlamış. Bu arada. Güler yüzle karşılamış onları Capone. içeri atılmış. «duyduğuma göre. bu seferlik tecrübesizliğinize bağış lıyorum. gurup halinde Capone'un Metropole otelindeki karargahını ziyaret etmişler. Pekala. Siz bir yanlışlık yap mışsınız. Bunun üzerine komiser.440/1242 Hemen götü rüp sahiplerine telsim edin. Polis memur ları.» ikinci hikaye ise şöyle: Capone'un adamlarından biri tutuklanmış. yoksa çok uzak yerlere sürül me tehlikesinde olduklarını bildirmiş.

Chicago'daki cürüm ve günah ticaretini büsbütün ele geçirmekti. yerine bakacak olan yargıca bu konuda bir not bıraktığını. Chicago'da görülmüş görülecek en uzun en azılı çe te savaşı olacaktı. Söz konusu olan. Casus belli (savaşın nedeni). ama mah keme katibinin not" vermeği unuttuğunu açıklamış.o gün izinli olduğunu. Özür üstüne özür dileyen yargıç. 207 «Ne demek.441/1242 size?». «Bir daha unutayım demesin. . yoksa fena olur!» Torrio'yu öldürme teşebbüsüyle başlayan savaş. diye bağırmış. Weiss'in öç alma isteğinden çok öteye geçmişti ar tık. unutmuş?» diye yeniden bağırmış Capone. Çeteler çoğunlukla (ama tamamen değil) eski et nik bağlara göre yeniden biçimlendiler.

Ralph Sheldon'unki gibi ufak tefek çetelerle bağımsızlar ise. Capone'dan ayrılma dılar. Yahudi gangsterler genellikle o'Baniön'un yerine geçen kişinin tarafına transfer oldular. bir zamanlar Torrio ile işbirliği yapan Batı kesi min o'donnell kardeşleri.442/1242 irlandalı. Torrio'dan aldığı dersleri uygulamağa başlayan Capone. Druggan'la Lake de. Weiss'in tarafına geçtiler. mali yönetmeni Jake Guzik vardı. Capone'un Sicilyalılar Birliğiyle daha sonra da Mafia ile bağlan tısını sağlayan en önemli . geniş. onun yanı sıra. çok yanlı. savaşın durumuna göre. kendi sağ kolun da. kiralık katillikten saymanlığa yükselen. ama müthiş disiplinli bir cü rüm örgütü kurdu. Polonyalı. sıksık yön değiştirerek idare ettiler. Sicilya lılar (ki bunların en önemlileri Genna kardeşlerdi) ile italyanların büyük çoğunluğu Capone'un yanında kaldılar. en üst kademede. bir süre sonra da Saltis Mc erlane çetesi. Örne ğin.

Hawt hore Smoke Shop'u işleten Frank Pope. içki dağıtımına bakan Charlıe Fischetti ve «dago» lawrence Mangano vardı. zar.443/1242 kişi olan Frank Nitti ile içki satışları müdürü Ralph Capone gelmekteydi. ama yalnızca Ralph 208 önemli sorumlulukları yükselebilmişti. bakara gibi oyunları idare eden Peter Peno . olan bir göreve idari kademede. Capone' dan mal almak istemeyen meyhane sahiplerini yola getirmekte çok usta olduğu için Ralph'e 'şişeler' adı takılmıştı. ru let. bütün Capone kar deşler örgütte görev almışlardı. her türlü kumar işlerinin net kazancından yüzde on sekiz alırdı. Üniversite mezunu Matt ve hala nerede ol duğu bilinmeyen James dışında. özellikle at yarışı müşterek bahisleriyle ilgilenir.

444/1242 vich'in hissesi yüzde beşti. politik ve fi ziksel koruyuculuk karşılığı belirli hisseler alırdı: şef tahsildarı «Geveze» Hymie levine'di. soğukkanlı Sicilyalı küçük italya'da toptan sebzecilik yaparak zengin olmuştu. Cowan'ı arayan oldu mu. Capone. tutuklandığı takdirde telefon edile cek bir numarayla bir isim vardı. Yirmi Beşinci Sokakla elli ikinci Caddenin köşesin de bulunan bir kahvehanedeki telefon kulübesinin nu marası. Mıke de Pike Heıtler ıle Harry Guzik. genelevlerin genel deneti mini yüklenmişlerdi. isim de louıs Cowan'dı. Bu kibar tavırlı. ken disinden yedi yaş büyük olan Tony lombardo'ya baş vururdu. kahveci kapıya çıkar. Bundan sonraki kademede uzmanlarla teknisyen ler vardı. çeşitli işletmeleriyle ilgili herhangi bir konuda öğüde ihtiyacı oldu mu. Cıcero'da. Capone. Örgütün her üyesinin yanında taşıdığı bir kartın üzerinde. doğrudan doğ ruya sahibi olmadığı kumarhanelerden. Numara. biraz ötedeki gazeteci ku .

Cowan'a karşı öylesine büyük bir güveni vardı ki. ve büro olarak burayı kul ianmak hoşuna gidiyordu. gene koşarak dışarı çıkar. de ğerinin milyon doları aşan birkaç apartman bina sını . Capone'un. telefon edenin söylediği karakola gider di. kal dırım kenarında yeşil renkli bir araba her zaman hazır beklerdi. Cowan. sahibi olduğu. son sürat.60 boyundaki gazeteci işareti alır almaz telefona koşar. gazete sat mak gibi az gelirli ikinci bir işi gerektirmeyecek ka dar yüksek bir görevdi onunki. söylenenleri büyük bir dikkatle dinler. 1. kulübesine göz kulak ola cak birini bulduktan sonra yeşil arabaya atladığı gibi. örgütün bir numaralı kefiliydi. ama çocukluğundan 209 beri aynı köşede gazete satmış olduğundan duygusal bir bağlılığı vardı bu işe.445/1242 lübesinde oturan ufak tefek adama işaret ederdi.

havaya attığı bir yirmi beş kuruşu . Capone'un en gözde fedaisi olan Phıl D’andrea. Örgütün kendi malı gözüyle baktığı bir bölgede.446/1242 onun adına tapulamıştı. türlü işlerde kullanılan iri yapılı adamların en iyileri yer alıyordu. adamlarıyla birlikte harekete geçer. Yeni gelenler ihtara kulak asma dıkları takdirde. bomba ekibinin başındaydı. fedailer. daha aşağı kademelerde. söz konusu tesisi yerle bir ederdi. rakip bir çete. Belcastro önce bir ihtarda bulunurdu. içki ya da bira fabrikası açacak olsa. Çete üyelerini kurtarma ya gittiğinde bu tapuları da yanında götürürdü Co wan. keskin nişan cılar. kefaletine teminat olarak bunları gösterirdi. Örgütün sattığı iç kiyi satmak istemeyen meyhaneler de aynı şekilde bombalanma tehlikesini göze almak zorundaydılar. kıdemli bir kara elci olan James Belcastro.

«ava çıkıyorum da. Bunu izleyen yıllarda tam yirmi yedi defa tutuklandı. ilk suçunu (bir trafik suçuydu buon beş yaşındayken işlemişti. daha çocukken üzerine düşen bir tuğlayla ezilmişti. Bir başka esaslı nişancı da «Golf Çantası» Samuel McPherson Hunt'du. en az onun kadar iyi bir nişancı olan «Üç parmak» William Jack Whıte.» demişti. Tüfeğini bir golf çantası içinde taşıdığı için bu ad verilmişti ona. ta bancasını sol elle kullanırdı. sağ eli.447/1242 tüfeğiyle ikiye bö lecek kabiliyette bir nişancıydı. çantayı açan bir sivil polise. 210 . Bir keresin de kendisini yakalayıp. öteki adıyla Joe Batters. insan içine çıktığı zamanlar hep eldiven giyer. Siciliyalı bir kunduracının oğlu olan antonıno le onardo accardo. Sakatlığı konu sunda çok hassastı. eksik parmaklarının yerine pamuk dol dururdu..

cinayet gibi suçlar vardı. yirmi iki yaşına basmadan iki adam öldür müştü. öteki adıyla «Garson» Paul ricca.448/1242 tutuklanma nedenleri arasında. Soygunları yüzünden bir gün bile cezaevinde yatmamıştı. adam kaçırma. ama ömründe ufak tefek para cezalarından başka hiç bir ceza giymedi. zorbalıkla para ko parma. accardo ile ricca. Psikopat olduğu gerekçesiyle askere alınmayan «Mooney» Sam Giancana da öyle. çok başarılı bir soyguncu olarak genç yaşta yeraltı çevrelerinin tanınmış isimlerinden biri oldu. Felice de lucia. Sahte bir pasa port uydurarak Chicago'ya göçtü daha sonra. Çevresindeki genç adamlar arasında Capone'un en çok değer verdiği şey Jack McGurn'dü en sevdiği silah Tomson olduğu . doğduğu yer olan Napoli'de. Capone çetesine ilk katılanlardan oldular. Her mevsimde de ve tüyü paltosuyla dolaşan «deve» Murray Liewellyn Humphreys.

ancak. özellikle sarışınlara müthiş düşkündü. kara saçlarını ortadan ayırır. babasının öcünü alma ğa yemin eden çocuk. kadınlara. rakip çetelerden birine alkol sat tığı için av tüfeğiyle vurularak öldürülmüştü. Pro fesyonel ringin gerilimi çabuk tüketiyordu delikanlı yı. McGurn adını vermiş ti ona.449/1242 için «Makinalı» McGurn derler di kendisine. telgraf tellerindeki serçeleri ufak bir tüfekle vura vura nişancılığını ilerletmişti. kabarelere devam eder. aralarındaki ilişki uzun sürmedi. rudolph Valen . Jaz çağının tipik çapkınıydı McGurn. kıvırcık. Profesyonel olunca menajerliğini kabul eden ünlü antrenör emil Thiery. Thierry kısa zamanda bıraktı onu. amatörken yetenekli sayılan bir ağırsiklet boks oyun cusuydu. doğduğu zaman adını Vincenzo de Mo ra koymuşlardı. iyi dans etmekle ovünür dü. dilden dile dolaşan bir efsaneye göre. Gitar ça lar. Genna kardeşlerin ev imbiklerinden birini işleten babası.

aya ğında ince. lewıs'ın sözleşmesini yenile mesini sağlamaktı.bir yıldan be ri gece kulübünün her gece dolup taşmasına sebep ol muştu. Bu genç komedyen . uzun burunlu rugan papuçlar vardı hep. . Polise göre. kimi zaman. çok iyi iş yapan kabaresi nin yüzde yirmi beş hissesini McGurn'e teklif etti. kocaman çiçekli boyunbağları takardı. öl dürdüğü adamların beşini. kabarenin yıldızı komedyen Joo e. Buna karşılık Mc Gurn'ün yapacağı tek şey. eline bir beş kuruşluk sıkıştırırdı. Green Hıll adlı kaba renin sahibi danny Cohen. 1927 yılının son baharında. büyük kareli kostüm ler giyer. onu ne kadar küçümsediği ni belirtmek için. kurbanını yere ser dikten sonra. omuzları vatkalı. McGurn yirmi iki cinayet işlemişti. sözüm ona.450/1242 tino'nunki kadar dümdüz ve yapışkan oluncaya kadar 211 briyantinlerdi. sözde babasının öcünü al mak için öldürmüştü.

ka rarını tekrarladı. ertesi sabah.451/1242 Bu yüzden Cohen haftalığını 650 dolara kadar yükseltmişti.» aynı soruyu lewıs de çok sordu kendi kendisine. «Başın derde girdiğinde neden bana gelmedin?» diye sora caktı. çünkü seni geberteceğim. haftada 1000 dolar ve hasılattan yüzde teklif ediyordu. ancak.» dedi McGurn. . New randezvous Cafe adlı bir başka gece kulübü. «Galada bulunamayacaksın. 2 kasım gecesi New randezvaus'da galası olacağını söyledi. kaldığı Commonweatth otelinin önünde yolunu kesti lewıs'ın.. «şipşak hallerderdim her şeyi. eski bir lewıs hayranı olan Capone. McGurn. komedyen. Yıllar sonra. lewıs bu teklifi kabul edeceği ni Cohen'e haber verdi.

kabza vuruşlarıyla beyni sakatlanmış olduğundan. Bıça ğı lewıs'ın çenesinden sapladı. bebek ler gibi yeni baştan öğrenmesi gerekti. Üç adam daldı içeri.452/1242 Gala gecesinde başına bir iş gelmedi. Üçüncü adamın elinde bir bıçak vardı. yazmayı. Bir hafta sonra. odasının kapısı çalındı. ancak aylarca konuşamadı. Tam on iki kez sokup çı kardı bıçağı. kelimeleri tanıyamaz duru ma gelmişti. okumayı. akıl almaz bir şey ama. sonra. ikisinin ellerinde tabancalar vardı. dilini gırtlağını param parça etti. ilk yıllardaki . lewıs ölmedi. konuşmayı. Bir yıl kadar sonra sahneye çıkabildi ama. sol yanağını yararak 212 kulağının yanından çıkardı. 10 kasım sabahı. Tabancalarının kabzalarıyla komedyenin kafatasını kırdılar.

kendi kişiliklerini yitir meksizin. iki kuzeybatı çe . Capone şebekesine katılmışlardı. Çoğunluğu kiralık katillerle isçi haraççılarından olu şan Sirk çetesi. West North Caddesi 1857 numaradaki buluşma yerleri Sirk kahvesinden almıştı adını.453/1242 başarısını yeniden elde edebilmek için on yıldan fazla çalışmak zorunda kaldı. on yedi yasından beri sabıkalı olan Mıssourı doğumlu bir gangsterdi bu. adamları Matt kolb (Cumhuri yetçi Partili bir politikacı) ve al Wınge (eski bir polis memuru) ile birlikte West North Caddesi üstündeki meyhane ve kumarhaneleri kontrolü altına almıştı. öteki adıyla Clau de Maddox'tu. kuru cusu «kaçık» John edward Moore. en kara günlerinde. Capone on bin do lar bağışladı kendisine. Martin Guifoyle. Birtakım küçük çeteler. Bunlar arasında en önemlileri Guilfoyle çetesi ile Sirk çete siydi.

Bütün bunların dışında. Yeni silahla ilk giriştiği cinayette. kuzey kesimdeki Weıss çetesine karşı bir ağır lık teşkil edecek nitelikteydiler.454/1242 tesi. kızıl Rudensky gibi kilit uz manları. . hükümet ambarla rını soymak için yararlı. silah tüccarları. Northwestern Üniversitesinin Hukuk Fakül tesinden mezun olan bu adam. Ulusal Tüfekçiler der neği üyesi ve diversey Parkway 608 numaradaki spor araç ve gereçleri dükkanın sahibiydi. Mc Erlane Spıke o'donnell'e bir tek kurşun bile isabet ettire memişti ama. örgüte arada bir hizmet eden bağımsız teknisyenler ve uzmanlar vardı «kutu cular» tabir edilen kasa uçurucular. Frank 213 Mc Erlane'in tomson ile işlediği ya da işlemeğe kalk tığı cinayetlerin haberlerini büyük bir ilgiyle izlemek teydi. Capone'un sık sık alış veriş ettiği silah tüccarlarından biri. vb. Peter Von Frant zius'du. Capone.

içerde bulunan bir başka gangsteri de yara lamıştı.455/1242 o zamandan bu zaman çok daha başarı lı sonuçlar elde etmişti. kardeşi John ile Charlıe Fıschıettı. ondan sonra çetenin bütün silah alımları. Sports. meyhanenin birine elli kadar kurşun sıkmış. adlı dükkan. kendi silah deposuna da birkaç tomson gerekti ğine inanıyordu. Capone'u hayranlık için de bırakan Mc Erlane'in nişancılığı değil. gözlük lü. adamları öldürememişse de ağır şe kilde yaralamayı başarmıştı. pis bıyıklı. bir adam olan olan Von Fratzius aracılığıyla yapıldı. ınc. gang tarihinin en ünlü . kapının önünde duran Charles kelly'i öldürmüş. regan atle tizm kulübü'nün önünden hızla geçerken arabasın dan ateş etmiş. rakip bir çetenin iki ada mını öldürmek amacıyla. Bir keresinde. Bir başka sefer de. çekingen. elindeki si lahtı. alex korocek adlı bir satıcıdan üç tane tomson aldı lar.

şirketin an tetli kağıtlarında hala adı vardır. Capone'un da ortak olduğu bu batakhanede çalışan garsonların çoğu hü (*) Sport. Burnham ilçesinin bir günah merkezi olmakta devam etmesini sağlamak için elin den geleni yapmaktaydı. emniyet Müdürü arrowhead ınn'de barmen olarak çalışıyordu. Örgütün son derece güçlü olmasının bir başka nedeni de. politik mevkilerde bulunan kişilerle (örne ğin Burhham Belediye Başkanı Johnny Patton gibi ku rulan yakın ilişkilerdi. Patton ile olan ilişkiler öyle sine yakındı ki. . tnc. (*). adlı dükkan hala Chicago'da iş yapmakta dır.456/1242 cinayetlerinde kullanıla cak olan yüzlerce makinalı tüfek ve çeşitli başka si lahların tek satış yeri oldu. kurucusu 1968 yılında ölmüştür ama. belediye başkanını çetenin üyelerin den saymak mümkündü.

orada bulunan herkes. kamyon konvoyunun en gerisinde. arrowhead ınn'e vardık larında. bir numaralı ekşi bira imalathanesi haline gelirdi. şöyle anlatır: . fabrikalarda yarıbiradan başka bir şey yapmak imkanı olmadığından. Chicago fabrikalarından yüklenen kamyonlar dolusu kanuna uygun içki. Bu dönemlerde. arrow head ınn. batakhaneye taşınırdı. otobi yografisinde. 18 yaşındaki Mimi Capone. yanında. neler yapıldığını.457/1242 214 kümet memuruydular. yolkesenlere karşı bir tedbir olarak eli tomsonlu bir fedai olduğu halde gelirdi. biranın hazırlanmasına yardım ederdi. Ford Coupe ara basının içinde. ör gütün Chicago'daki bira fabrikaları üzerindeki baskıyı arttırırlardı. arada bir federal ajanlar. Cazbant şefi Mezz Mezzrow.

şu kovanın dörtte üçünü dolduracak kadar bira akıtacaksınız. (or taklardan biri) hepimizi odalarımızdan toplayarak aşağı indirdi..» buyurdu.. daha fazla bira akmasın.» Biz fıçıdan gereken miktarı boşaltıp tıkadıktan sonra. Hemen arkanızdan bir başkası gelip. Capone'un adamlarından olan Jack adlı bir herif geldi. .. biriniz şu bira fıçılarının tıkacından delik açacaksınız. dizi dizi bira fıçılarını gördük.... Sonra birkaç tane de kova. Bu kovanın içinde . deliği şu ka zıklarla tıkayacak ki. Bir köşede de koca bir buz kutusu hazırlanıyordu.458/1242 «Bir gün öğlene doğru.. Ha di bakalım. «şimdi.. Çadırın içine girdiğimizde. oradan arka bahçeye çıktık. Frank Hıtchcock. Birta kım adamlar kocaman bir sirk çadırı kurmaya uğ raşıyorlardı. «her fıçıdap. Hepimize birer el makkabı ve bir kutu küçük kazık verdi. elinde pompalı bir kovayla bir başka herif dolaşıyordu.

Fıçı ları yan yatırıp. ancak Jack'ın becere bileceği cinsten bir işti. tek koluyla yene bilecek güçte bir herifti o Jack denilen herif. Bundan sonraki numara. bir keresinde bile Jack'in bir tıkaca iki kez vurduğunu görmedim. tıkaç yukarı gelecek biçimde yu varladı. Bu numaraya kaç kez tanık oldum. elindeki ahşap balyozu havaya kaldırır. bir indiriş te yeni tıkacı yerine sokup eskisini fıçının içine dü şürürdü. Bizim soktuğumuz kazıkları kopardığı gi bi eski tıkacın üstüne bir yenisini yerleştirirdi. Bizim boşalttığımız fıçılara bu karışım ile 15 kilo kadar hava pompalanıyordu.» .459/1242 gazozla alkol karı şımı bir nesne vardı. Samsonu. 215 alın size en ala bira! Bu fıçıların tanesini yetmiş beş dolara kadar satıyorlardı işittiğime göre.

Nasıl oluyor da müzik konusunda bana ders veriyorsun?» .» «karı doğru dürüst şarkı bile söyleyemiyor. «Hemen defet onu. Mimi'nin cazbantta şarkı söyleyen kızlardan birine tutulmasına çok bozulmuştu.» «Neden kovacak mışım?» diye karşılık verdi MezzroW. be!» «kim? o mu söylemiyor? ahbap. duruma bozuluyorsan. sen iyi viski ile kötü viskiyi bile birbirinden ayırt edemiyorsun. «Mimi ile ikisi hakkında bir tek dedikodu daha işitirsem.»» diye emretti MezzroW'a. sen de pili ni pırtını topla. kızın peşinde dolanmasın. kendi ataklığından kendi de korkarak.460/1242 kız ve erkek kardeşlerine babalık yapmağa me raklı olan Capone. «elimdeki en iyi kız. Mimi'ye söyle. üste lik senin işin bu.

verdiği em ri vaktinde yerine getirmeyen klenha'yı Belediye Sa rayı'nın merdivenlerinde tokatlayarak yere düşür müştü Capone. gece kulübü ve genel ev dolmuştu her yan.» Yeniden MezzroW'a döndü ğünde yüzündeki gülümseme silinmişti. HaWthorne ınn' den yönetiliyordu Cicero.» Yumuşak başlf başkan Joseph klenha'nın yöneti mindeki Cicero'da da batakhanelerin sayısı arttıkça 216 artıyordu. ikiniz için de fena olur. adamcağız . Belediye binasından değil. yüzler ve yüzler ce birahane. iş var. sayısız meyhane. gülerek yanındaki fedailerine döndü. «ama. «işittiniz mi profösörün dediklerini? iş var bu çocukta. Mimi' yi bir daha burada yakalarsam.461/1242 Capone. «iyi mi?»» dedi. Bir keresinde. Yüzden fazla kumarhane. Burada kanun demek Capone demekti.

Genç bir gazeteci (hem de memleketin en genç gazetecisi) olan bu dikenin adı robert St. Capone'un hoşuna gitmeyen bir kara rı onaylamak üzere toplanmıştı. so ğukkanlıkla seyreden bir polis memuru omuzlarını silkmiş.462/1242 ayağa kalkayım diye uğra şırken de bir tekme eklemişti. Cicero'da haftalık bir gazete çıkarmala rını teklif etti. ama hızl a gelişmekte olan ilçenin iki gazete kaldıracağına inanıyorlardı iki arkadaş. Be lediye Meclisi. başkanı dışarı sürüklemişler. olayı biraz öteden. Bir . kral olmasına kraldı Capone ama. kendisinden yaşlı dostu. Gerçi Cicero'da çıkan bir gazete var dı (life Gazetesi). reklamcı Jack Carmichael. Söz konusu karar onaylanmadı. copla dövmüşlerdi. Yirmi bir yaşına daha yeni bastı ğı günlerde. John'du. Toplantı odasına da lan kabadayılar. yoluna devam etmişti. Bir keresinde de. gene de taba nına batan bir diken vardı.

Hemen hemen aynı zamanda. önemsiz sosyete haberlerinden başka şeye yer vermezdi sayfalarında. baş sayfasını Capone şebekesinin faaliyetlerine. Sermayenin yüzde 49 Carmichael. komşu ilçe Berwyn'de. John'un isteği üzerine. ama 1922 yılında çıkan ilk sayısından itibaren. kendi uygun bulduğum adları kullandım. Bu nedenle. John'a. her şirketin en az üç yönetici olması gerekiyordu. li fe Gazetesi. John'un tanıdığı olan Tom Foss'u (*) da aldılar aralarına. 217 birliğine karşı saldırılara ayırdı. yüzde 49'u St. illinois eyaleti kanunlarına gö re.463/1242 yayın şirketi kurdular. ortaklarının asıl adlarını değil. makale sütunları nı da. Tribüne. . gangsterlerle yöresel politikacılar arasındaki iş(*) St. yüzde ikisi de Foss'a aitti. St.

Özellikle inatçı kişilere karşı. Başlangıçta. Ya da belediye yan gın talimatnamesine uymadıkları. Gerek Hawthorne'ın gerekse be lediye binasından çıkan haberciler. sağlık koşullarının yeterli olmadığı saptanıp cezaya çarptırılıyorlardı. dükkanların bombalandığı. Bütün bunlara rağmen. yayın hayatını sürdürebilecek kadar ilan top layabiliyordu Tribune. kapılarının önünde park yapmak yasaktır levhaları beliriyordu. kardeşiyle aynı politikayı izliyordu. Söz din lemeyenlerin başına resmi kanallardan bir sürü bela geliyordu. Cicero'nun her yanına dağılarak tüccar ve esnaflara Tribune gazete sine hiç bir ilan verilmeyeceğini bildirdiler. St. ya da bir sabah. John'un ağabeyi archer da.464/1242 Berwyn Beacon adlı bir gazete çıkarmağa başlayan. Capone'un adamları nın harekete geçtiği. ya da sahiplerinin dövüldüğü oluyordu. . bu yiğit delikanlılara karşı bir açlık savaşı açtı Capone. durup dururken emlak vergileri artırılıyor.

John. Tribune idarehane sinin hemen karşısındaki köşedeki kulübesinde gaze te satıcılığını sürdüren louıs Cowan'ı göndererek. iki hafta kadar sonra. Hawthorne at Yarışları alanının hemen yanında yeni bir genelev açtı. yarım maaş alacağını almak için bile. John'dan gazeteyi satın almak istediğini belirtti. St. Cicero'nun gü ney sınırı üzerinde. araş tırmayı kendisi yapmağa karar verdi St. Capone şebekesi.465/1242 Capone başka bir yol denedi. Ömründe bir da ha da Tribune idarehanesine adımını atmadı. 218 . 1925 yılında. kim senin gazeteyi satmaya niyeti olmadığı karşılığını alıp geri döndü. Yıllar sonra. John. Bunun üzerine. evde neler olup bittiğini öğrenmek le görevlendirdi. evde bir de ölüm odası olduğunu öğrenmişti. muhabir taah hütlü bir mektupla istifasını yolladı. St. muha birlerinden birini.

Bardan asıl binaya gitmek için. kim olduğu mu belli edecek ne varsa ceplerimden boşaltıp yo la çıktım. Böylece.. birbirinden ya rım metreyle bir metre uzaklıkta üç kapıdan geç mek gerekiyordu. Her üç kapıyı da elinin altındaki elektrik düğ meleri aracılığıyla o açıp kapıyordu. boyasız.. Meyhane değildi burası.. iki kat yüksekliğinde ve ufak çapta bir silah deposu büyüklüğünde bir ya pıydı gittiğim yer. ortadaki kapı ise soldan sağa doğru açılıyordu. Barmen. şöyle yaza caktı: Bir gece. evin «gözcü»süydü aynı zaman da. bir masa ile minyatür bir barın sığabileceği genişlikte bir salon vardı. Girişte..466/1242 o gece başından geçen olayları hatırlayıp.. barda yalnızca yarı bira satılıyordu. Milletin bu ön odada gereğinden uzun oturmasını önlemek için bu tedbir anladığım kada rıyla. müş terinin birinci kapıdan geçmesine izin . dört köşe. eski püskü giysiler giyip. Birinci ve üçüncü kapılar sağdan sola doğru..

467/1242 verip. her üç kapıyı da elektrikle kitleyerek adamı orta yerde hapscdebilmesi mümkündü. ana bi nanın hemen girişinde. ufak bir masada oturmak taydı. Yine de. dört duvar boyunca tahta sıra lar konulmuştu. Bar yönünden gelen müşteri. üç kapılı küçük koridorda hapsedildi mi. koridorun yerleri ve duvarları kara lekelerle do luydu. fedainin kapının öte yanından birkaç kurşun sıkması yeterliydi. ana 219 . Temizlenmesine karar verilen bir adam. ana yapının birinci katını koskocaman bir sa lon oluşturuyordu. evin «fedaı»si. Barmenle deıhili telefonla konuşabiliyordu. ev işletmeye açılalı iki hafta kadar bir şey olmuştu. kapılar kalbura dönmüştü. Ben gittiğimde.

Sırtında en gerekli iki parça. Tu runu tamamlayınca yeniden çıkıyordu yukarı. müşteriler arasında eskiden tanıdıkları varsa onları selamlıyordu.468/1242 kapının hemen sağında ya da solundaki sıralardan birine oturuyordu. adam çı kar çıkmaz. Gi rip çıktığı kapının hemen sağında ya da solundaki sırada oturan adam eşlik ediyordu ona. kar şı duvardaki kapıdan bekleme odasına giriyor. Fedai telefonu açıp barmene haber veriyor. . kızlardan bi ri gelip biri gidiyor. çamaşır dan başka bir şey olmayan bir kız aşağı iniyor. o da elektrikli kapılardan bir müşte rinin daha girmesine izin veriyordu. yanında oturan adam alı yordu. ondan sonra olacakları bir bakışta anlamak mümkündü. trafik hızla ilerliyordu. sıradaki öteki adamlar bi rer birer kayıyorlar. Bunun üzerine. oda nın içinde ağır ağır dolaşıyor. kimsenin fazla konuştuğu yoktu. boşalan yeri. giriş kapısının hemen yanın daki yer boşalıyordu.

onun gelmesini bekleyebilirdi.. Her gün traş oluyordum ama. o gece çok başka nedenler den dolayı korkmaktaydım. hiç değilse. Ötekilerden daha yaşlıy 220 . amerikanın gelmiş geç miş en güçlü yeraltı örgütünü tek başıma ezmeğe. belki de güvenilebile cek birinde karar kıldım. ya da.. türlü tehlike leri göze almıştım ama. gene de tam bir erkek sayılmazdım o sıra. beklediği süre içinde özellikle beğendiği bir kız ol muşsa..469/1242 insanın içeri girmesiyle çıkması arasında en fazla yarım sa at geçiyordu. Yarım saatlik bekleme süresince yüzlerce kızın suratını inceledim. Çıkış kapısına yaklaştıkça bir korkudur sardı içimi. ilçeden sürmeğe kalkmış. Sonunda. Çıkış kapısı nın yanındaki yere varan adama iki hak tanınıyor du. isterse ilk gelen kızla yukarı çıkabilir. Bu arada hemen hemen yüz değişik kız ikişer kez görünmüş oluyorlardı..

Sıram gelince onu bekledim... Beceriksizce. St. Merdivenleri tırmanmazdan önce beş dolar ödemek gerekiyordu. benimle on beş dakika kadar konuşmayı ka bul eder miydi acaba? Helen'i iyi seçmişim. .. Gece ilerledikçe. kız kapıyı kitler kitlemez bunlar dan birini eline sıkıştırdım. «yazar» olduğumu.470/1242 dı.. Helen'di kızın adı. Helen. Öteki işten vaz geçip. oldukça dürüst bir şekilde cevaplandırdı. Yukarda en az yüz tane ufak oda vardı. konuşmağa hevesli başka kızlarla da tanıştırdı genç «yazar»ı. on adet on dolarlık getir miştim yanımda. daha da zeki görünüyordu. Sorduğum Butün sorula rı. buraya yalnızca «malzeme» toplamak için geldiğimi anlatmağa çalıştım.

Namuslu Cıcero sakinleri şaşkına. normal tirajın sekiz on katı na yükseldi.471/1242 John bir roman dolduracak kadar «malzeme» topladı. Burnunun ucuna oturttuğu kele bek . John'dan fazla Büyük olmayan. amerikan basınında çıkan gelmiş geç miş genelev sergilemelerinin en uzunu. Yazarı özellikle mem nun eden bir şey de. yangın merdivenlerinden inerek kaç tı. Gazeteci. Gazetenin satışı. Yaşça St. Capone da öfkeden çılgına döndü. en ayrıntılı sıydı. Tribune'un bir sonraki sayısını baştan sona dol duran röportaj. zayıf bir adamdı bu. Berwyn'lı genç papaz Henry C. yazısı sonucu. uzun boylu. Toplantıyı hazırlayan. Sabaha karşı saat dörde doğru. Cıcero ve çevre sindeki Capone bölgelerinde görevli din adamlarının bir araya gelerek bir toplantı yapmalarıydı. Hoover'di. Ralph Capone'un gecenin ha sılatını toplamak üzere geldiği haberi yayıldı üst kat lara.

aralarından seçtik leri delegeleri Başkan klenha. şerif Hoffman.472/1242 gözlüğü. Bu toplantı sonucunda. Cıcero emniyet Mü dürü Theodore Svoboda. pa rayı olduğu gibi Weıss çetesinin bir adamına verdi. delegeler her gittikleri yerde güler yüzle kar şılandılar. yüzündeki ciddi ifadeyi bir kat daha art tırırdı. kanunları kendileri uygulamağa karar verdiler. komite. Bir eylem ko mitesi kurdular. komiteye bin dolarlık bir Butçe tanı yarak istediği gibi hareket etmesini. eyalet Sav cısı Crowe gibi yetki sahibi kişilerle görüşmeğe yol ladılar. bir gün son . üyelerden hiç bir açıklama istenmeyeceğini söylediler. gereken tedbirlerin hemen alınacağı ko nusunda söz aldılar. üyeler gangsterlerle savaşa 221 adadılar kendilerini. ama hiç bir tedbir alınmadı ta bii. Sonunda. ilk iş olarak. Sabahın erken saatlerinde. Vatandaşlar derneği üyeleri. West Suburban Vatan daşlar derneği kuruldu.

duruyordu.473/1242 müşteri de ka pıdan çıktıktan sonra. posta kutusuna dayanmış. St. onun tam karşısındaki köşede. elli ikinci Cadde nin kuzeydoğu köşesinde. St.» diye karşılık verdi gazeteci. «Capone sana fena bozuldu. Cowan çoktan satış kulübesine yerleşmişti. «Ben de ona bozuluyorum. John sabah saat sekiz buçuk sıralarında idarehaneye yaklaştığında. duran bir polis memuru gazetesini okumak taydı. yeni genelevde yangın çıktı. olaydan iki gün sonra.» dedi. bir tütüncü dükkanının önünde. bir başka polis memuru. St. Büyük. Bi na tamamen yanarak kül oldu. Çete pili sini pırtısını toplayıp Çicero'dan uzaklaşmadığı için bozulduğunu da eklemeyi unutmadı. Bir metre kadar yakınında. acı bir fren . John caddenin tam ortasına geldiğinde. John'u ziyaret etti. Yangının ertesi günü Cowan. siyah bir arabanın son hızla kendisine doğru ilerlediğini gör dü.

başını elleriyle ko rumaya çalıştı.474/1242 yaparak durdu araba. . içinde bir kalıp sabun bulunan bir erkek çorabı vardı. üçüncüsünün elinse ise. sert sesle emirler vermeğe koyuldu. John: Ralph Capone ile Pete Pizak adında bir kabadayı. içinden atlayan dört adamdan ikisini ta nıdı St. Bu sonuncu silah. St. Capone bir yanda durup. Öteki adamları o ana kadar hiç görmemişti. köşeleri tutmuş olan polis memurları yerlerinden kıpırdamadılar. hiç bir iz bı rakmaksızın ölüme yol açabilirdi. John kendini yere atıp tortop oldu. ilk birkaç vuruştan sonra kendini kay betti. usta biri tarafından kullanılırsa. elindeki tabancayı namlusundan tutan Pi 222 zak gazeteciye yaklaştı. kurba nın küçük beynine isabet ettiği takdirde. Hemen ardından gelen ada mın elinde bir cop.

Çı karken muhasebeye uğrayıp tedavi ücretini ödeme ğe davrandığında hesabın ödenmiş olduğunu söyle diler. sandıklar kapanın caya dek tutsak edildi. yanağında kocaman yara izi olan biri olduğunu söyledi. ama. tabanca tehdidiyle bir arabaya tıkılıp. kendisine saldırdıkla rı için . Pete Pizak ve bilinmeyen iki kişi hakkında resmi şikayette bulunacağını. John bir hafta hastahanede yattı.475/1242 aynı sabah. Jonh. bu iyiliksever kişinin: esmer. Berwyn'de belediye seçimleri başla mıştı. Gazetesini tek başına çıkartan archer St. kasadaki kız. gözleri bağlanıp. Genç gazeteci Burosuna dönmeden emniyet Mü dürlüğüne giderek Müdür Svoboda'yı gördü Ralph Capone. o gün çıkaracağı özel sayıda Capone'la politikacılar arasındaki ilişkileri açıklayan belgeler olacağını ilan etmişti. daha makinalarını çalıştırmaya fırsat bulamadan. el leri kelepçelenip. tık naz. robert St.

476/1242 tutuklanmalarını istediğini bildirdi. ba şını derde sokmaması için St. bunu başka bir ilçenin polis müdürlüğünden çıkarmasını rica etti. tutuk lama emirlerinin o zamana kadar hazırlanmış olaca ğını söyledi. John dayattı. Svoboda ne yapacağını şaşırdı. Capone çetesinin üyeleri hakkın da tutuklama emri çıkaramayacağını açıklayarak. Bunun üzerine Svoboda razı olmuş gibi göründü. ertesi sabah. delikanlı girdiğinde oda boştu. ille de tutuklama emri çıkartmak istiyorsa. gazeteciyi ikinci katta bir odaya yolladı. . emri sanıklara bildirmeyi kabul edecek kadar ca 223 nınclan bezmiş bir polis memurunu nerde bulacaktı? St. ya ni. John'a yalvardı. Zaten emri çıkartsa bile. Svoboda. gazeteciye ertesi gün gelmesini. gerekli işlemi yapacak.

cebinde mavi bir mendil. John'a döndü. şimdi de ta nışmaktan Büyük zevk duyduğunu söyledi. karşısındaki yumuşatmak için elinden geleni yap tı çete reisi. yara izi hemen hiç görün müyordu. St. ama St.477/1242 Çok geçmeden. gülümseyen bir suratla St. Yüzünde öy lesine çok pudra vardı ki. papuçları pırıl pırıldı. Capone'u şahsen tanıyordu. Sırtında mavi şayak bir kostüm. Gazeteci nin hakkında edinmiş olabileceği kötü izlenimleri dü zeltmek istediğini bildirdi. Son derece şık giyinmişti. boynun da mavi bir boyunbağı ve elmas bir kravat iğnesi var dı. elini uzattı. «kötü bir insan . şapkası siyah. Hayatlarında hiç konuşmamışlardı. John hak kında birçok iyi şey işitmiş olduğunu. kapı pı kapayıp. iri yarı bir gövde daldı kapıdan içeri. John. delikanlıyı iltifatlara boğdu.

Benimse kimseye zara rım yok. John'a dokunmamaları için sözde özel emir vermişti.478/1242 değilim ben.» Ömründe hiç bir gazeteciye en ufak bir kötülük yapmadığını. üstüne para verse gazetecilerin bedava yaptıkları reklamın onda birini yaptıramayacağınızda sözlerine ekledi. çünkü gazetecilerin kendisi için son derece yararlı olduklarını. Ralph ile arkadaşları. «'evet. ne ya zık ki o sabah. Butün gece sür müş olan bir partiden dönerken rastlamışlardı gaze teciye ve alkolün de kamçıladığı kızgınlıklarına engel 224 . ama yapmayan var mı? Birçok kişi nin çevresine zararı dokunur. dayak olayına son derece üzüldüğünü anlattı.» dedi. kanunsuz işler yapıyorum. inkar edecek değilim. Yalnızca beni engellemeye çalışanlara kö tülük ederim. adamlarına St.

«Tribune gazetesinin kime ait olduğunu bilmiyorsun galiba. Ga zeteci. Ne ka darlık bir zarara uğramıştı acaba beş yüz? Yedi yüz? Bın? St.479/1242 olamamışlardı. olaydan kısa bir süre sonra. konuşurken bir deste dolar çıkarmış tı cebinden Capone. dur duğu yerde kurum kurum kuruluyordu nedense.» dedi küçük adam. bir yandan da. hastahane hesabını kendi ödedi ğini açıkladı. St. kısaca basıp gitmesini söyledi karşılık olarak. Bir yandan bu paralarla oynar ken. gazeteyi Capone'un sa tın . sinirlerinin çok bozulduğunu ileri sürerek Florida'ya gitti. louıs Cowan idarehaneye geldi. bu. ama. Uka la bir şekilde. John'un hastahanede geçir diği sürece uğradığı zararı karşılayamazdı tabii. John. Ve. aynı gün. ortağı Carıtıichael. son sayıda çıkan Ralph Capone ile il gili yazıyı arkadaşlarının beğenmediğini açıkladı. kapıyı çarparak odadan çıktı.

John» idi. Cowan'ın gözü önünde te lefon etti ona. «lütfen hisse lerini louıs Cowan'a devret» yazılıydı bu pusulada. pusulayı kaybetmemesini rica etti arkadaşından. Yazısının ve imzasının taklit edilmiş olduğunu anlayan St. Böylece. imza ise «Bob St. hisseleri geri alabilirlerdi. Foss şaşkına döndü. bir dava açıp. John bu habere inanmakta güçlük çekmedi. hisselerle birlikte pusulayı da Cowan'a vermiş olduğunu açıkladı. arkadaşı Tomm Foss un da hissesini satmış ola bileceğini aklı almıyordu. Carmichael'e olan güvenini bir süreden beri yitirmiş olan St. arkadaşının has tahaneden yolladığı pusulayı hatırlattı. . ama. kendisi hastahanede yat tığı sırada Carmichael yüzde 49 hissesini satmıştı. ancak Foss. durumdan habersiz olduğu için. John.480/1242 almış olduğunu açıkladı.

Tribune'un yüzde 49una hala sahip olduğu nu hatırlattı. gazeteden kazandığı para lara da kimse dokunmayacaktı. istenilen tek şey. «an ladığım kadarıyla siz kazandınız. o gün. John. John telefonu kapadı. Bir daha da ilçeye adımını atmadı. ve Capone. eskisinden daha değişik bir açıdan ele alın masıydı. daha yumuşak bir ta vır takındı. işine hiç kimse karışmayacak. «Sayın Yazı işleri Müdürüm. Tarafımdan eyvallah deyin kendi sine. Yapacak bir şey kal mamıştı.» dedi St. Capone'un gazete yazı işleri mü dürlüğüne atamış olduğu Cowan. çarpık suratlı dostu nuz kazandı yani. John'a. derken. şe beke hakkındaki haberlere daha az yer verilmesi. delikanlının ga 225 zeteyi yönetmeğe devam etmesini istiyordu. St. (*) .481/1242 St. bunların.» Hemen. Cicero'dan ayrıldı.

şerif Hoffman'ı Hawthorne Smoke Shop'a karşı harekete geçmeğe zorlayan pa paz efendi. Vakit öğleyi geçiyor du. kimi yuh çeken kimi alkışlayan binlerce kişi sokağa dol muş olanları seyrediyordu.482/1242 St. Pek az sayıda polisin katıldığı baskının elebaşıları arasında Vatan daşlar derneğinin en coşkulu üyeleri de bulunuyor du. ama bir de Peder Hoover ile West Suburban Vatandaşlar derneğiyle uğ raşmak zorundaydı şimdi. Berwyn'lı bir emlak komisyoncusu olan Ches ter Bragg. Biraz sonra. Hoffman'ın 16 mayıs 1925 (derby Yarışı nın yapıldığı gün tarihinde istemeye istemeye yap mağa razı olduğu baskının lideriydi. geceyi bi tişikteki Hawthorne ınn'de geçirmiş olan Capone. kalabalığı yararak kapıya geldi. iriyarı gangste ri hiç . John'u yenmişti Capone. giriş kapısında nöbet tutmaktaydı. ama kendisi daha traş olmamıştı. Paltosunun al tından ipekli pijamaları görünüyordu. ellerinde arama emirleriyle yapının her yanına da ğıldılar.

ve ilerde hiç beklenmedik fela ketlere yol açacak olan şu sözleri ekledi: «Benim ye rim burası!» . o da benim. Bragg. New Jersey'de çe şitli gazetelerde çalıştıktan sonra. New York'a geçe rek associated Press basın ajansına katıldı. ikinci dünya Savaşında bu ajansın Balkan cephesi muhabir liğini yaptı. «Burada parti mi veriyoruz sanıyorsun?» «Partiyi verecek olan biri varsa. Basılmış on iki eseri vardır. Vermont. Pennsylvanıa. John. «Ne oluyorsun?» diye sordu. radyo yorumculuğu.» diye bağırdı Capone. 1 226 Capone zorla girmeğe kalkışınca da. daha sonra. konfe ransçılık yaptı.483/1242 tanımayan vermedi. içeri girmesine izin (*) St.

Bunlar. «Biz de seni arıyor duk zaten. Pe der Hoover ile bir polis yetkilisinin yönetimindeki baskıncılar salondaki rulet tekerleklerini. zar masa larını ve öteki kumar araçlarını toparlamakla meşgul düler. «Bildin mi kim olduğumu?» . 150 kişi yakalanmıştı. Burada.» Western Springs'li bir makinist olan davıd Mor gan. Capone. alaylı bir saygıyla kenara çekildi bu sözler üzerine: «Buyur.» dedi. Capone ile birlikte üst kattaki Büyük salona çık tı. «Yapıp yapacağın son baskındır bu!» diye bağırdı Hoover'e. «adım aı Brown. «kim bu adam?» diye sordu. al.» dedi Capone. kelebek gözlüklerinin ardında. buyur. kumar oynarken. kapıda bekleyen kamyonlara yüklene ceklerdi. gözlerini kırpış tıran genç papaz.484/1242 Bragg.

aşağıdaki Büyük kasayı da boşaltmasını emretti.» Capone arka odaya geçti. Capone Hawtorhne ınn'e döndü. Muhasebecisi leslıe Shumway'e. aralarından biri sorgu yargıcıydı. küçük kasadaki paralar la borç senetlerini toparlayıp. baskın cılar zaten boşaltmışlardı o kasayı.485/1242 «Tahmin etmiştim. pudralanmış. karşımda amerikan Cumhur başkanından bile güçlü birinin bulunduğunu hemen anladım. Capone ile sekiz adamı hakkında. kumarı yasaklayan kanunlara aykırı hareket suçundan tutuklama emri hemen oracıkta hazırlandı. oysa. gri şapkasının tepesinden. pijamasının ceplerine doldurdu. bembeyaz tozluklarına kadar. traş olmuş. Çok geçmeden. iki dirhem bir çekirdek yeniden gö227 .

» diye açıkladı Capone. «Ya kanun lara uyarsınız.486/1242 ründü. ya da Butün batı banliyölerinden def olup gidersiniz. Hoo ver'i bir kenara çekti. Morgan'ı da yere yuvarlayıp suratını tekmelediler. Baskın günü ile duruşma günü arasın da geçen süre içinde Butün baskıncılar devamlı ve çeşitli . ben de Stickney'deki işlerimi tasfiye edeyim!» «aramızda bir tek anlaşma söz konusu olabilir.» dedi. keyfi de biraz yerine gelmişti bu arada. «Muhterem pederim. bir anlaşmaya varamaz mı yız?» Papaz efendi.» diye karşılık verdi Hoover. Bay Capone.» Baskıncılar yarasız beresiz ayrılamadılar olay yerinden. bu sözlerle ne demek istediğini sordu. Bragg'ı copla döverek burnunu kırdılar. «ikimiz başbaşa konuşup. dışardaki kalabalığın arasına karışmış olan Capone'cu kabadayılar. «Siz beni Ci cero'da rahat bırakın. «Yani.

yeni kumar araçlarıyla gerekli para getirilmiş ti binaya. baskın yapmaktan vazgeçme ği yeğ tuttu. ortada. Üyelerden hiç biri duruşmada tanıklık et medi. üyelerini daha başka tehlikelerle karşı karşıya bırakmaktansa. HaWthorne Smoke Shop'da gözle gö rülür bir değişiklik olmadı. dreher. Bragg gibi kendini bilmezlere bir ders vermelerini söyledi. Öte yandan. Baskından yarım saat sonra. . eski hızıyla işle meğe koyulmuştu kumarhane. daha güneş batmadan. Morgan bir ay hastahanede yattı. yargıcı suçlayan çok sert bir mektup yazdı. öldü sanarak yaralı bıraktılar. Morgan'ın ga rajında pusu kuran dört gangster adamı vurarak. Bir gece. Butün sanıkları mahkûm edecek kadar belge olmasına rağmen. Bunun üzerine Bragg.487/1242 tehditlere uğradılar. dernek. Yargıç dreher davayı iptal etti. mektubu Cicero'daki dost larına göstererek.

ken disini reddedecek kadar kanuna düşkün kişilere pek az rastlamıştı. . ağabeyi Tony ve al Capone gibi. kentin en varlıklı ailelerinin yaşadığı. halayından dön dikten sonra ev aramağa koyuldular. luisa Tetrazzini gibi sanatçıları ağırlamaktan ayrı bir zevk alırdı. şahane köşklerin bulun duğu bir semtti burası. istedikleri gibi bir ev buluncaya kadar göl kenarının en lüks otellerinden biri olan Belmont otelinş yerleştiler. Chicago şehir ope rasının yıldızlarından Tıto Schipa. eski Belediye Başkanı Thompson karşılarında oturuyordu. Titta ruffo. şölenlerine çağırdığı sanatçılar arasında.488/1242 228 XI GENNA SÜLALESİNİN ÇÖKÜŞÜ ANGELO GENN'la yeni karısı. angelo da operaya bayılır.

yanına ge rekli parayı alan angelo. angelo. ve bir elek trik direğine çarptı. 1925 yılının mayıs ayında. son moda spor arabasına bi nerek evin parasını ödemek üzere yola çıktı. Banliyödeki villanın fiyatı on beş bin dolardı.. Mount Carmel mezarlığının kutsal ol mayan bölümüne. kıpırdayamayacak durumda olan kurbanın üzerine üç tüfek birden ateş açtı. 25 mayıs sabahı. otelin.489/1242 Yeni evliler. peşindekileri silke lemek amacıyla gaza bastı. Genna. arabayı kullananın da Frank Gu senberg olduğu sanılıyor. Hudson Caddesine çıkan köşeyi çok hızlı dönen spor araba kaydı. dion o'Banion'un yattığı .. altı sokak ötesinde. yan sokaklardan birinden fırlayan Büyük bir ara ba peşine düştü. kendileri ne uygun bir villa bulabildiler. ogden Caddesi üzerinde ilerler ken. Weıss. arkadan gelen araba kaza yerin 229 de durdu. arabanın arkasında üç kişi oturu yordu (polisin sonradan öğrendiğine göre). Moran ve drucci.

oyunun bellibaşlı kişileri. o'Banion çetecileri amatuna'ya bir teklifte bulunarak. Bizans entrikalarına taş çıkartacak bir çifte entrika çevrildi Güney Chicago'da. istedikleri tek şey. John Scalise ve Albert anselmi. aradan üç hafta geçmeden. 13 haziran sabahı. kendileri bir arabanın içinde bekleyecekler.490/1242 yerin üç beş adım ilerisine gömüldü. iki adamı Sangamon ile Congress Sokaklarının kesiştiği köşeye yollamasıydı. kurban larına oradan ateş . Sa moots amatuna. yüzü her zamanki gibi traşsız olan Capone da vardı. Genna çetesinin dört üyesiyle Mike Genna. anselmi ile Scalise'yi kendile rine teslim ettiği takdirde çok para vereceklerine söz verdiler. olay dan birkaç gün önce. angelo Genna'yı temizlemiş olan üç gangsterdi. Cenaze törenine katılan lar arasında.

yanların dan hızla geçen ikinci bir araba üzerlerine kurşun kustu. Moran ile drucci yaralanmış olmalarına rağ men. silahlarını kaçan arabanın ardından boşalttılar. drucci ile Moran (Weiss'in başka yerde işi çıkmıştı) arabada oturmuş. kararlaştırılan saat. kovalama cayı sürdürecek durumda değildi. Yaralı arabayı Congress Sokağının ortasında bırakarak kendilerini 230 . avcılar av durumuna düşürüleceklerdi. ama ne kendileri ne de delik deşik olan arabaları. kendilerinden emin bir şekilde beklerlerken. hatta birkaç yüz metre gidebildiler peşinden.491/1242 açacaklardı. kuzey kesim çete sinden en az Genna'lar kadar nefret eden amatuna. Bunun üzerine Mike Gen na'nın hazırladığı karşı planda. teklifi kabul etmiş göründü ve doğruca gidip durumu kurban olacaklara açıkladı. Belirtilen saatte. 13 haziran sabahının dokuzuydu.

has tahaneyi boyladılar. Geçtikleri arabayı kullananın Genna olduğunu gören Conway. elli dokuzuncu Sokağın orada. yandan fırlayan bir kamyon. Western Caddesinde güneye doğru yo luna devam etti. Haftalarca iyileşemediler. düşman. dört sivil po lis vardı arabanın içinde: Mıchael Conway. olson'a geri dönmesini. arabanın içindekilere bir şey olmamıştı. Genna'nın direk siyon kırmasına sebep oldu. Bir telefon direğine çarptılar. Siviller o gün özellikle kinliydiler. William Sweeney ve Charles Walsh. kuzeye doğru giden bir polis arabasıyla karşılaştılar. üç arkadaş ları birden gangsterler tarafından öldürüleli bir hafta bile olmamıştı. gangsterleri kovalamasını emretti. Hemen çanlarını çalmağa başlayan polis arabası dönerek. ellerinde çifteleri dışarı fırladılar.492/1242 kaldırıma atabildiler. Büyük bir hızla ötekilerin peşine düştü. durmadan kan kaybederek. kırk Yedinci Sokakta. Harold ol son (arabayı süren). Polis arabası da .

«Neden durma dınız?» diye bağırdı Conway. ellerinde taban calarıyla siviller de dışarı fırladılar. Memurların en genci olan Sweeney. Fabrikaların düdükleri çalmağa başladı.493/1242 on ların bir iki metre ötesinde frenledi. polis arabasını siper alarak gangsterlere ateş etme ğe devam etti. Yalnız kalan Genna durdu. Scalise ile anselmi. iki elinde iki ta banca olan Sweeney peşlerinde olduğu halde boş bir arsaya daldılar. Göğsünden vurularak olduğu yere yıkıldı adam.. dar bir sokağa sapıp kayboldular. kendisi ni kovalayan sivile dönerek . South Western Caddesi bir endüstri bölgesiydi. Gangesterler kaçmağa koyuldular. Yüzlerce fabrika işçisi sokaklara dökül düler. Çev redeki karakollara telefon üstüne telefon yağıyordu. «Çanımızı işitmediniz mi?» Bu sözlerine tüfekler cevap verdi. Walsh ile olson hemen öldüler.

494/1242 çiftesini nişanladı. . Yaralıyı Brıdgewell Hastahanesine götüren cankurtaran arabasının içinde. Sürüne sürüne. Tüfeği bir yana atıp 231 yeniden koşmağa başladı. Cankurtaran hastahaneye varamadan kan kaybından öldü. Bacağının üst bölümüne sapla nan bir kurşun atardamarını kesti. bodrum pence resine kadar gitti. arsanın öteki yanındaki bir eve doğru koşuyordu. Swee ney ile iki polis memuru geldiklerinde. «al sana. orospu çocuğu» diye haykırdı. Tetiği çekti. bacağından oluk oluk akan kana bakı yordu. Genna. camı kırıp içeri attı kendini. evin oldukça yakı nında düşmüştü yere. muhafızlardan biri sedyeyi düzeltmek için gangsterin üzerine eğilecek oldu. adamın suratına bir tekme yapıştırarak. bodrumun ye rinde oturmuş. ama kurşunu tükenmişti.

polisler iki kaçağı aşağı indirdiler. Cinayet masası şefi William Schoemaker. iki adam cinayet sanığı olarak tutuk landılar. an selmi ile Scalise'yi bir tercüman aracılığıyla sorguya çektikten sonra. ıssigson peşlerinden fırlayıp. yabancı bir dil konu şan. Tramvay tam ha reket edecekken. köşe başında bir tramvay durdu. kaçak lar bir koşu kopararak tramvaya atladılar. gelmekte olan bir polis arabası nı durdurdu ve kaçanları gösterdi. Biraz önceki silah seslerinin etkisiyle kulakları hala uğuldayan dükkan sahibi edwvard ıssigson.495/1242 kaçarken şapkalarını düşürmüş olan Scalise ile anselmi. o gece radyoda yap tığı bir . eyalet Savcısı Crowe. doğruca elli dokuzuncu Sokaktaki bir dükka na girerek yenilerini almağa kalktılar. Tam o sırada. bu saçı başı birbirine karışmış ikiliden kuşku landı ve onlara herhangi bir şey satmayı reddetti.

Capone. Üstelik. Capone küçük italya'ya ve burada gelişmiş olan içki endüstri sine el atamıyordu. hainlikleri.» dedi. bu kardeşlerle ortak ol mak bile. Torrio'nun ünlü planını gerçekleş tirmek için Gennalarla işbirliği yapmak zorunda kal mıştı. ama. eyalet savcı yardımcısı McSwıggın'e verildi. arada onlar olduğu için. korkunç açgözlülükleri. çıl-232 gınca vahşilikleri yüzünden. Mike Marlo' nun ölümünden beri Sicilyalılar Birliği'nin başını Gen na'lar çekiyordu. dava. Sicilyalı olmadığı için. «katiller doğruca darağacına yol lanacaklardır. bir akreple koyun koyuna yatmak kadar güç bir işti.496/1242 açıklamada. angelo ile Mike'in ölümlerinden dolayı göz yaşı dökmedi. ikin ci derecede . küçük italya'da kontrolü ele ge çirmek için en azından Sicilyalılar Birliği'nde yük sek bir görev sahib olmak gerekliydi ki. Capone.

bu da ğılışı çabuklaştırmak için elinden geleni yaptı. ama kendisine şu ya da bu şekilde borçlu kılacağı yüksek görevli kişiler aracılığıyla Sicilyalılar Biri iği 'ni istedi ği gibi kontrol edebilirdi. oysa Gennalar avucunun içine alabileceği kişiler değillerdi. .497/1242 bir görev bile alamazdı bu durumda. anselmi ile Scalise'nin gizlice Capone tarafına geçtiklerini ve Genna'yı öldürmek konusun da bir anlaşmaya vardıklarını söylüyordu bu adam. o gün Mike Genna'nın ölüm fermanı zaten imzalanmıştı. Böylece. Hatta. angelo'nun otur duğu başkanlık sandalyesinde. Bu yüzden sülalenin dağılışını hiç üzülmeden seyrediyordu. küçük italya'lı bir gammazın polise söyledikleri doğruysa. kendi adamı Tony lom bardo'yu görmekti Butün isteği. aslında «gezintiye çıkarılmıştı» da haberi yoktu. Moran ile drucci'ye ateş ettikten sonra bu ikisiyle yoluna devam eden Mike.

ıl Cavaliere Guissope Nerone. 13 haziranda öldürüldü. (kar deşlerin kendisini takdir etmedikleri inancıyla bozuk çalan çete üyesi) Tony'e telefon etti. saat 10. son anında. Tony'nin elini sıkı sıkı sı karken. orada. metresi Gladys BagWell'in kulağına «Cavaılaro»ya benzeyen bir şeyler fısıldadı.498/1242 kanlı angelo. County Hastahanesine kaldırılan Tony. ona verilecek pek önemli bir haberi olduğunu söyleyerek Grand Caddesinde Gutilla'nın dükkanı önünde bir randevu verdi. o'Banion'un öldürülüşü aynen takrarlandı. Polis. kavalye Nerone . Nerone. 8 temmuzda. tabancasını 233 Tony'nin sırtına dayadı ve tetiği beş kez çekti. Cavallaro adında hayali bir Sicilyalının peşine düştü.30 da. kapının birinden çıkan bir adam. şeytan Mike. 25 mayısta öldürüldü.

«kıyamet günü. Sonunda. Palermo'da. Jim Sicilya'ya döndü. Mount Carmel Mezarlığında.499/1242 önceleri kimsenin aklına gelmedi. Madonna di Trapani heykelini süsleyen mücevherleri çalmak . o'Banion'un mezarının ne kadar yakın olduğunu gö rünce. Nerone bir berber dükkanında traş olurken vu rularak ölmüştü. onların akılları başlarına gelinceye kadar. düştükleri yanılgı yı anladılar ama. kalkınca. Tony Genna'yı vuran adamın kimliği ne gelince. Hayatta kalan Genna'ıar korku içinde şuraya bu raya dağıldılar. Sam ile Pete da Chicago'dan uzak yerlerde saklandılar. kimi de Capone'un adamlarından birinin bu işi yaptığını iddia ediyordu. Butün bunlar hesaplaşmak için. angelo'nun yanına gömüldü. Tony. Cenaze törenine katılanlardan biri. şu mezarlıkta gümbürtüyü seyreyle sen» dedi. kimi tetiği çekenin drucci olduğunu söy lüyor.

Genna'ıarın yokluğunda. Bu arada. kendini başkan ilan edi vermiştı. anselmi ile Scalise'nin «doğruca» gide 234 . ama artık eski forsları kalmamıştı. herke sin istediği koltuğa oturarak.500/1242 suçundan tutuklanan Jim. kendi aralarında peynir ve zey tinyağı ithalatı yaparak ömürlerinin sonuna kadar ge çindiler. iki yıl hapis yattı. çetenin artıklarını Samoots amatuna to parlamış. Yıllar sonra. kimsenin dikkatini çekmeksizin. her üç kardeş de yeniden döndüler Chicago'ya. adamı Tony lombardo Sicilyalılar Birliği'nin bası şına geçemeyince Capone fena bozuldu. yanına silahlı iki goril (Bummy Goldstein ile eddie Zion) alarak birliğin karargahına gitmiş.

Para vermekte nazlananlara karşı da şantaj ya da cop kullanmaktan çekinmiyorlardı. Üç ay duruşma yapılmadı. sarpa sarmış. ka pı kapı dolaşanlar. yoksa güçlerinin Büyük bir kısmını kaybedeceklerini biliyorlardı. Tropea'dan başka kartal Bardelli ile Vito . Bu süre içinde Capone. değişik yönlere sapmıştı. Butün Sicilya kolonisinin adını te mize çıkarma çabasında olduklarını ileri sürüyorlardı para isterken. Para toplayanlar arasında en etkili ekip. Başkan amatuna'nın yönettiği kampanya en çok kü çük italya'daki göçmen ailelerine hitap ediyordu. ama çete liderlerinin bu işle ilgilenme lerinin nedeni başkaydı. Sicilyalılar Birliği ve Genna çetesinden geri kalanlar (sanıkların Mıke Genna'yı öldürmek niyetin de olduklarını bilmiyorlardı bunlar) bir araya gelerek sanıkların savunması için para toplama koyuldular. adamlarını kanuna karşı ko rumak zorunda olduklarını.501/1242 çekleri darağacı yolu. Zalim Tropea'nm yönetiminde çalışandı.

iddia makamının bir numaralı tanığı sivil polis Swee ney'in evi bombalanarak yerle bir edildi. daha jüri üyelerinin seçimi son bulmadan. Sonunda seçilen üyelerden ikisini polis gece gündüz korumak zorun da kaldı. Sweeney de yaz boyunca çeşitli tehdit mektupları almıştı zaten. Bir kaç hafta içinde elli bin dolardan fazla topladılar. Sanıkların suçlu oldukları gün gibi ortadaydı. aynı . Scalise ile anselmi'nin duruşması 5 ekimde baş ladı.502/1242 Bascone vardı bu ekipte. 11 ekim günü. Jüri üyeliği için çağrılan ki şilerden tehdit edilenlerin sayısı da o kadar yüksek ti ki. jüri seçimi tam üç hafta sürdü. Butün öteki tanıklar gibi. Sivil polis olson'u öldürmekten sanıktılar. Western Caddesindeki vuruşmayı gören sayısız görgü tanığı ifadelerinde Scalise ile anselmi'yi tanıdıklarını söylediler.

«Hele. yakışıklı sa-235 vunma avukatı Mıchael J. sağır ve dilsiz olan an nesi.» Jürinin karan açıklandığında sanıkların ağzı ku laklarına vardı. bir vatandaşı. «Bir polis. on dörder yıl hapis yatmalarına karar veril mişti. o polis silah zoru kullanırsa.503/1242 zamanda Capone'un ve birçok önemli çete liderinin avukatı olan. duruşmayı başından itibaren izlemişti. o vatandaşın isteği hilafına bir dakika bile zorla durdu rursa. Yalnız. Yalnızca «ölüme sebebiyet verme» su çundan. vatandaş. kararı işaretlerle kendisine açıklan . ölüme sebebiyet vermektir. ahem. uzun boylu. Öldürülen sivilin yaşlı. delilleri çürütmeye çalışmadı zaten.» diye savundu. polis öldürme konusunda il ginç bir ilke sürdü ileri. Yanında bulunan bir dostu. o polisi öldüren vatandaşın suçu cinayet değil. özünü savunma gerekçesiyle polisi öldürebilir ve hiç bir ceza yiye mez.

ekim ayının sonlarına doğru. duruşma yar gıcı William V. Torrıo. Lake Country Cezaevinden çıktı. indiana'nın Gary ilçesine götürdüler.» Gerek polis örgütünden. sanıkların hiç beklemeden ikinci bir kez. bu sefer Sivil Polis Walsh'ı öldürmek suçundan. hiç bir yerde durmaksızın Chicago sınırları dışı na. Capone'un yolladığı. gerekse kamuoyundan yükselen protesto çığlıkları karşısında. Bayan olson'un titreyen parmakları şöyle ko nuştu: «oğlumun katillerini neden asmadıklarını an layamıyorum. içi fedailerle dolu üç otomobil. . adaletin suratına atılmış bir tokattır. aradan üç ay daha geçti.504/1242 yınca. gangsteri cezaevi kapısından ala rak. Bu karar. yargılanacaklarını açıkladı. Brothers.

her yıl Capone'un oğluna beş bin dolarlık bir tahvil göndermeğe devam etti. Birkaç hafta önce. vapurla italya'ya hareket ettiler. yani dağılmış olan Genna çetesini kendi liderliği altında toplaması nı. kuzey kesimi Çe tesiyle Batı kesimi o'donnelı'leri işbirliği yapmağa karar vermişlerdi. nişanlısı Rose Pecorara ile aida operasının temsiline gidecek olan amatuna. küçük italya'da yeniden paralar toplanmağa baş236 ladı. önlemek. orada karısıyla buluş tu. ikinci Scalise anselmi duruşmasına hazırlık ola rak. ama bu seferki kampanyayı Samoots amatuna yönetmiyordu. Bir tek amacı vardı bu işbirliğinin: amatuna'nın yapmağa uğraştığı şeyi. . Torrio.505/1242 Gary'den New York trenine binen Torrio. 13 kasım akşamı. Birkaç gün sonra.

polis kimseyi tutuklayamadı.) ifade vermeği göze alacak sanık bulunmadığı için. başında bulunan bir papaza. ancak tören başlamadan öldü. Hemen ardından iki adam daha girdi içeri. (Bir berber dük kanında işlenen bu ikinci cinayetten sonra. hepsini kapıyı görecek biçimde yerleştirdi ve traş sırasında müşterilerinin yüzüne havlu örtmek ten vaz geçti. Rose Pecorara ile nikahını kıymasını rica etti. bunların hepsi de boşa gitti. otur duğu koltuğa yaklaşarak tabancalarını çektiler. özellikle gangsterlerin sık sık git tiği bir berber dükkanının sahibi koltukların yerini de ğiştirerek. Jefferson Park Hastahanesinde can çekişirken. koltuğun arkasına çömeldi. amatuna. atfğı kurşunların hepsi hedefi buldu. derken öteki adam ateş etmeğe başladı. ama tuna ayağa fırlayıp. adam lardan biri dört kurşun sıktı. ama amatuna'yı kimin öldürdüğünü yeraltı .506/1242 önce Cicero'da bir berbere uğrayarak traş olmak is tedi. Michigan Caddesi üzerinde.

kendisini ve vatandaşlarını öven bir utku türküsü okudu: . vaktiy le eddie Tancl cinayetinde Myles o'donnell'e yardım eden Jim doherty idi. bir mahalle kahvesinde öldürüldü. ikinci ateş edense. lom bardo. Bummy Goldstein. adamı Tony dombardo'nun Sicilyalılar Birliği başkanlığına gelmesi mümkün olacaktı artık. Bummy ile karşılaş tığında yanında silahı olmayan katil. iki hafta sonra. başkanlık koltuğuna oturduğu gün. Capone'un son derece işine gelmek237 teydi. ilk ateş eden Schemer drucci.507/1242 çevrelerinde bilmeyen yoktu. Bu üç ölüm. Üç gün sonrada eddie Zion vu rularak öldürüldü. az ötede park etmiş bulunan bir polis arabasından çaldığı tüfekle cinayeti işledi.

insanlığın başarısını örnekleyen birer destandır. işte antonıo lombardo. Hiç bir ulus. bu modern fatihlerin en ileri gelenlerinden biridir. bu yüce şehrin yarattığı mucizelerden biridir. Özgürlük anıtını. zekasına borçludur Büyük ölçüde. böylesine Büyük bir cömert likle ödememiştir. New York un siluetini. Bu kişilerin her birinin hayat hikayesi bir roman.. böylesine küçük bir başlangıçtan böylesine Büyük bir başarıya ulaşamamış. yıllardır hayalinde yaşattığı o masallar di yarı amerika'nın. şehir olarak bu güne kadar göster diği ilerlemeleri ve ilersi için beslettiği yüce umut ları. ilk manzarasını gördüğünde.508/1242 «Chicago. Belki bir şilebin gü vertesinden bakıp.. ital yanların çok kısa bir süre içinde kazandıkları önem ve ve prestij. içinde yaşayan ikiyüzbin italyan vatandaşın ça lışkanlığına. çoğunluk beş kuruşsuz geldiği bu umutlar diyarında elde et tiklerinin karşılığını. se .

ya da oğlunun New York'lu . bu ülkede. kabiliyetlerine güveniyor. Ellıs adasında. hiç beklenmedik bir katliam la sona erdi. Çünkü yüreğinde Büyük bir umut..509/1242 vinç çığlıkları atanlardan biriydi o. kalkıp Brooklyn'i bir daha görmeğe gi-238 derlerdi. Capone'un annesi eski mahallesini sık sık görmeğe. çünkü kendisine. özellikle meraklıydı. yetkililerinin müstakbel vatandaşlarına ya kıştırdığı.B.. küçültücü davranışlara. hiç ses çıkarmadan göğüs germişti. zorluklara. A. her kese eşit olarak sınırsız fırsatlar tanındığını biliyor du. Capone'un 1925 yılı. Capone ailesinin bazı üyeleri arada bir New York'u özler.D. o geldiğinde ya Fran kie Yale. ya Lucy Luciano. Büyük bir ihtiras vardı. karşılaştığı zorluklara yiğitçe katlandı.

Üç ayrı hekime götür düler çocuğu. Yedi yaşındaki Sonny Capone'a çok ciddi bir ameliyat yapılması gerekiyordu. «karımla ikimizi zorla eve yolladılar biraz olsun uyuyalım diye. bir şoför ve bir koruyucu ayırırdı yaşlı ka dına. kurşun geçirmez bir Cadillac. «oğlumu kurtarırsanız yüz bin dolar veririm. hanımın akrabaları. eve vardığımızda. «Noel gecesi. ama bir kulağı sağır kaldığından ömrü boyunca işit me aracı kullanacaktı. No elden bir gün önce yapıldı ameliyat. aralık ayının sonlarında al ile Mao Capone'un Brooklyn'e gelmelerine sebep. hepsi de ameliyatın çok tehlikeli ama mutlak gerekli olduğu kanısında birleştiler.» dedi Capone. Çocuk kurtuldu. küçük yeğenleri falan . oğullarını alıp gelmişlerdi. ana babası. tek çocuklarının has talığıydı.» diye anlattı Capone bir süre son ra.510/1242 meslekdaşlarından bir başkası. New York operatörlerine daha çok güvendiklerinden ola cak.

511/1242 Noel ağacının çevresinde top lanmışlardı. . kızcağız dayanamadı. hüngür hüngür ağ ladı. Hanım. gümBur gümBur ateş et meğe başladılar. içeri adımımızı atar at maz. biraz açılırsın gidersen dedi.» Gene Capone'un anlattığına göre. «bir arkadaşım uğradı. ertesi gece. Gittik. köşe başında işlettiği bir yere gidip iki bardak bira içeyim diye çağırdı. altı herif daldı kapıdan.

arka odada ki külüstür piyanodan birisi caz parçaları çalıyordu. benim adamlarından biri de bacağından yaralandı. aslında cina yetleri kendisinin önceden planladığı sanılmaktadır. sağlam bacağını barın demirine . duvara Neşeli Noel. MUTlU YeNi Yıl yazılı şeritler asılmıştı. «arkadaşımın işlettiği yer» dediği.şaştım kaldım. Hem eski akadaşlarma bir yardımda bulunmak. Neticede. kargaşalık içinde herifler den ikisi öldü.» Capone olayı böyle anlatıyorsa da. Barda. arkadaşım çok zor bir duruma sokmuştu beni. Noel tatilini kodeStegeçirdim. Vaktiyle bodrumunda bira şişe lerine ateş ederek nişancılığını ilerlettiği bu meyha ne. hem de 239 mahalli italyan çetelerinin çıkarlarını korumak amacıy le yapmış olabilir bunu. gençliğinde sık sık gittiği adonıs kulüp'ten başka bir yer değildi. Noel nedeniyle süslenmiş.

morfinman «iğneci» Cornelıus Ferry. Önceleri «Çılgın Bili» lovett. kayın biraderi lonergan. ancak. irlandalıların te keline meydan okuyarak. son zamanlarda italyan gangsterleri. en az yirmi cinayetin faili olan bu delikanlı Brooklyn'li italyanların yüreğine derin bir korku salmıştı. .513/1242 dayamış. irlandalı gangsterler yerdi. Brooklyn'li irlandalıların «Beyaz el» çetesinin kızıl saçlı lideri «Tahta Bacak» rıchard lonergan durmaktaydı. «ragtime Joe» Howard ve «Mutlu» Partick Maloney vardı. James Hart. dok işçilerine el atmağa kalk mışlar. onunla birlikte kafayı çeken öteki Be yaz elciler arasında. zavallı dok işçilerini kendilerine köle etmişler. kör kütük sarhoş halde. Capone'un çocukluk yıllarından beri. Brooklyn'de ki dok işçilerinin haracını. adamcağızla rın iliklerini kurutmuşlardı sömüre sömüre. o esrarlı bir şekilde öl dürüldükten sonra da. en yakın arkadaşı aaron Harms.

240 Capone. saat ikiye doğru geldi. New York'a geldiği zamanlar koruyuculuğunu yapan Frank Galluccio (yüzünde hala izlerini taşıdığı bıçak yaralarını yıllarca önce açan.» diye bağırmıştı. Geleneksel olarak lonergan'ın. Yanında birkaç arkadaşı. oysa o bununla da yetinmiyor. italyanların lokali olan adonıs kulübe gelmesi bile küstahça bir meydan okumaydı. ital yan delikanlılarının kolunda içeri gelen iralandalı bir kaç kızı kovmuş. arkalarından «Bundan sonra beyaz erkeklerle gezin. devamlı müşterilere «dago» ya da «ginzo» diye hitap ederek milleti daha fazla kızdırıyordu.514/1242 Beyaz elciler de karşılık olarak birkaç ıtalyanı tahtalıköye postalamışlardı. Beyaz . meyhane sahibine. sonra da bağışlanan adamdı bu) vardı. 26 aralık gecesi.

515/1242 el'cilerin yanı sıra on kadar da müşteri vardı içerde. camlar kırıldı. Harms. Meyhanenin iki sahibi. Frank Pıazza ve Ralph damato da orada bulunuyorlardı. müşteriler. başı nın arkasından vurularak ölmüştü. şapkasız sokağa fırladılar. sabah dev riyesi sırasında önüne geldiğinde. Giriş kapısının yakınında. Bunların da çoğunluğu italyandı. çığlıklar yükseldi. garsonlukla fedailiği bir arada yürü ten George Carozza. kısa bir süre sonra. Beşinci Cadde Polis kara kolunun memurlarından rıchard Moreno. iskemleler yuvar landı. kan izlerine baka baka. el fenerini yakan Moreno. . bar men Tony desso. Capone. «Fury» agoglia ile Jack Stabilef öteki adıyla Stickum). kaldırımın üzerin de aaron Harms'ın cesediyle karşılaştı. paltosuz. arkadaşlarıyla arka odada bir masaya oturur oturmaz ışıklar söndü ve kur şunlar saçılmağa başladı. meyhane sessiz ve karanlıktı. Masalar.

bir sürü belirsiz ve çelişkili ifade dinledi. ora dan da arkadaki bar bölümüne geçti. birkaç sokak ötede. Sonunda. Piyanoda açık unutulmuş bir şar kı notası vardı: «She's My Baby (o Benim Bebe ğim)» Başka bir polis memuru. lonergan ile iğ neci Ferry. dört müstahdem ve Capone tutuklandı. kulüBun sahipleri. bu yüzden olayın haberini yayınlayan 241 .516/1242 kulüBun içine. Bacak larından vurulmuş olan Hart'ı Cumberland Street Has tahanesine götürdüler. sürü nerek ilerlemeğe çalışan James Hart'ı buldu. Chicago dışında Capone'u ta nıyan pek yoktu. o gece adonıs kulüp'te bulunduğu sanılan herke si toparlayan polis. başlarından vurulmuş olarak piyanonun önünde yatıyorlardı.

geçen bir ara badan . katliamın «yabancılar» tarafından düzenlenmiş olduğunu ileri sürdü. Çılgın Bili lovett'den dul kalmış olan lonerganin kız kardeşi anna.» dedi. «Noel günü bizimkiler böylesine pis bir cinayet işleyemez. Bu yüzden. ünlü gangsterden «ku lüBun kapıcısı» olarak söz etti.517/1242 Brooklyn Daily eagle gazetesi. o hastahane den çıkıncaya kadar beklendi. ancak. Sokakta yürürken. Hart tanıklık ya pacak duruma geldiğinde. «Bizim gibi. Hart iyileşinceye kadar kefaletsiz tutuklu bulundurul dular. irlan dalı amerikan vatandaşlarının yapacağı iş değil bu. Sanıkların ceza giyebilmeleri için Hart'ın tanık lığına mutlak ihtiyaç vardı. olay günü adonıs kulüp'e gitmiş oldu ğunu bile inkar etti. tanıklık yapmayı reddet mekle kalmadı.» Yedi sanık ağır ceza mahkemesine sevkedilerek.

aynı miktar kendisinden ikinci olarak is tenince reddetti. Ölen angelo Genna'nın kayın birade ri avukat Henry Spignola. Mah keme. Mükellef bir yemekten sonra. Chicago'ya döndüğü sırada. ikinci Scalise anselmi duruşması için açtıkla rı para toplama kampanyasını hızlandırmışlardı. 10 ocak gecesi yani. yeniden para vermekten kaçındığı için Tropea sert tedbirler almağa karar vermişti. Ünlü kişiler arasında pek tutu lan amato lokantasına götürdü Spignola'yı. Tropea ile ekibi. Bunun üzerine Tropea avukatı ak şam yemeğine çağırdı. ilk kampanyaya katılmış olan birçok kişi. tanınmış opera sanatçıları. aynı gece. Bir süre sonra da dava iptal edil di.518/1242 sıkılan kurşunlardan yaralandığını söyledi. Capone. saat do kuzdan biraz sonra. Spignola evine . ilk kampanyaya on bin do lar vermişti. on biner dolarlık kefaletlerle sanık ları serbest bıraktı. beş biner. dé sıré defrère ile Giacomo Spagony de lokantada bu lunmaktaydılar.

karşı kaldırımda. Baldelli'nin idaresindeki bir 242 arabada bekleyen iki kişi. agostino ile an tonio Morici de ilk para toplama kampanyasına bol para vermişlerdi. çifte kurşunları ile delik deşik ettiler avukatı. Ne yazık ki. . Gene Baldelli'nin kullandığı bir arabaya doluşmuş olan kampanyacılar. yarı yolda yetiştiler Morici kardeşlere ve av tüfekleriyle ateş açtılar. göl kıyısında kısa bir süre önce Jim Genna'dan satın aldıkları eve giderken fedailerini yanlarına almadılar. küçük italya'nın alkol endüstrisine şeker ve maya satan. daha fazla yardımda bulunmayacak larını bildirdikten sonra.519/1242 gitmek üzere yo la çıktı. 27 ocak gecesi. Tropea'nın öfkesinden korun mak için iki fedai tuttular. makarna imalatçısı iki kardeş.

aileleri öç alma ha reketlerine girişmekte gecikmediler. Felipe Gnolfo. dokuz gün sonra. 15 şubat günü. Tropea mesele sine önce gangsterler el koydu. yapılan üç öldürme teşebBusünden ca nını kurtardıysa da. Halsted Sokağında yürümekte olan Zalim Tropea'nın yaşamı. Tony Finalli. dövülmüş. Stickney'de bir hen değin içinde bulundu. çünkü topladığı para ların bir bölümünü yediği anlaşılmıştı. sonra da vurulmuştu. Biraz ötedeki bir taş yığınının dibinde. . tekmelenmiş. iki tüfek patlamasıyla noktalandı. tüfekle vurularak 7 Mart günü öldü.520/1242 Öldürülen kişilerin dostları. Baldelli'nin cesedi ise. şurası burası kesilmiş. 1930 yılında girişilen dördüncü te şebBus sonucu öldü. aynı gece Chicago'nun kuzey kesiminde bir çöplükte bulundu. her iki elinin işaret parmakları uçmuştu. Bal delli'nin arabasının artıkları yatmaktaydı. iki gözünün tam ortasında bir kurşun deliği vardı. Vito Bascone'nin cesedi.

Üye adayı olarak çağrılan ilk 246 243 kişiden. Geriye kalanlar. çe şitli nedenler ileri sürerek üyelikten kurtulmayı başar dılar.521/1242 Böylece. Yargıç Brothers'a şöyle dedi: «Sanıkları suçlu bulmak. Payne adında biri. ilk seferde karşılaşılan güçlükler ye niden baş gösterdi. Scaliseanselmi para toplama kampanyası yüzünden ölenlerin sayısı sekize yükselmiş oluyordu. Ömrüm boyunca tabanca taşımak zo runda kalacağım sonra. ailelerimize bile baskı yapılıyor. orval W. Bunlardan. yalnız dördü seçilebildi.» . sağlı ğımız için hiç de iyi olmayacaktır. 7 şubatta başlayan ikinci duruşma için yapslan jüri seçiminde.

sanıkların suçsuz olduklarına karar verildi. yalnızca ıllinois eyaletinin anayasa ve kanun larım değil. ama çok geçmeden Chicago'da yeniden işitilecekti adları. Chicago ve Cook Country iyi Yönetim derneği'nin gönderdiği. Mayıs ayın da Scalise ile anselmi. gangs terlerden önce ateş ettiklerini ileri sürdü.522/1242 Sonuç olarak. amerika . A. bölgelerdeki gangsterler hakkında federal araştırma açılmasını isteyen bir dilekçeyi Millet Meclisine oku du: Bölgemizde her geçen gün genişleyerek hüküm süren terör ve kanunsuzluk artık son haddini bul muş. daWes. Savunma tanıklarından ikisi. Bascone ile Baldelli'nin öldürüldükleri gün. sivillerin. on dörtder yıllık cezalarını çekmek üzere Joliet Cezaevine sevkedildiler.B.D. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Charles G.

adam kaçırmaktan. genel terör havası yaratmaktan çekin memektedirler. istedik lerine erişebilmek için adam öldürmekten. kendi üsthükümetini kur muş bulunmaktadır.D. . Mc Erlane'ler. Torrio ve başkaları. zorbalık yapmakta. aralarında kara el ve Mafia çetelerinin üyeleri de bulunan bu kişiler. vatandaş lardan haraç kesmekte. Uzun süreden beri Chicago şehrine yerleşmiş bulunan ve A. Üyeleri arasında amerika Birleşik devletleri va tandaşlarının da bulunduğu daha başka çeteler de 244 vardır.B.523/1242 Birleşik devletlerinin anayasa ve kanunlarım çiğnemeye başlamıştır. o'donnell'ler. Örneğin. vatandaşı olmayan kişilerden ku rulu bir yabancı koloni.

federal yetkililerin hakkında kovuştur ma açmış olduğu bir polis memurunun hala göre vine . şehri kendi aralarında bölgelere ayırarak. kaba dayıları. Birçok hükümet memurunun bu yeraltı haydut ları. polis örgütünün bunları koruduğu. viski ve bira kullanıldığı. birçok politikacı ile hükümet yetkilisinin kanun ka çakları ile ortaklık kurup. kaçak içki yapım ve dağıtıcıları. işçi satışlarına ortak oldukları. şehrin. polis kamyon ve arabalarının alkol naklinde özellikle ham alkol. bu kanundışı ticaretin tekelini ellerinde tut makta. bira fabrikaları işlettikle ri. katilleri. Polis ve bir takım başka hükümet memurlarıyla işbirliği yap makta.524/1242 Bu yabancıların birçoğu. kanun uygulama duru munda olan en önemli resmi dairesinde bu işlerin apaçık yürütüldüğü. içki ticareti ve nakli yatı yaparak milyonlar kazanmışlardır. seçim şikecileri ile gizlice el ele çalıştıkları. bölgelerine tecavüz etmeye kalkanları öldürmekte dirler.

daha sonra kanunsuz yollarla işletilen bira fabrikalarının bir listesini veriyordu.525/1242 devam ettiği. bunlardan yalnızca birkaçı hakkında kovuşturma açıldığına. onların da çok küçük cezalar giydiklerine işaret ediliyordu. dilekçede. çok sert bir dille suçlanan kişilerin ba şında. 1921 yılında. 1925 yılında. dilekçe yi Göçmenler komitesine şevketti.. Cook Country Polis örgütüne şöyle demişti Crowe: «Siz yakalayın. Seçim sırasında bol keseden verdiği sözlerin hemen hemen hiçbirini tut mamıştı.. Meclis. Chicago'da meydana gelen yüz bomba lama olayına değiniliyor. koca Bili Thompson'la birlikte Cumhuriyetçi Parti'den seçildiğinde. eyalet Savcısı geliyordu. 245 . her geçen gün delilleriyle orta ya çıkmaktadır. Son olarak.» dilekçe.

Bunda başarıya ulaştıktan son ra. 349 cinayet kurbanından 215'i. Bir yerde haklıydı da.» oysa. bira savaşlarında öl dürülen gangsterlerdi. ancak. sürdürdüğü birkaç dava de vede kulak kalmaktaydı. Crowe'un görev yaptığı ilk iki dönem süresinde Cooc Country'de işlenen cinayetlerin sayısı normalin iki katına çıkmıştı. Fred lundin'in mahkûm ol ması için canla başla çalışmıştı gerçi. ekibinin Büyüklüğüne rağmen 70 eyalet savcı yardımcısı ve 50 polis me muru vardı. ki savcılık ömründe bu kadar kalabalık bir kadroya sahip olmamıştı . lundin ile aynı suçtan sanık 39 kişinin davasına e! sürmemişti.526/1242 ben deliğe tıkayım hepsini. yalnızca 128 . ama bunun özel nedenleri vardı. o sırada bozuşmuş olduğu Thompson kliğini yıkmaktı amacı. Buna neden olarak Ulusal içki Ya sağını gösteriyordu kendisi. peşini bıraktığı yüzlerce davanın yanında.

344'e düştü. tam bir profesyoneldi eyalet savcısı. ufak. kalın kaşları.862'si ya hafifletilerek başka mahkemelere sevkedilmiş. aynı süre içinde meydana gelen bombala ma olaylarının sayısı 369'du. 1923 yılında açılan ağır ceza davalarından 23. davranışıyla. ya da doğrudan doğruya iptal edilmişti. kalın kenarlı. gangsterlerin polis ve po litikacılarla ortak olmalarıydı. sivri bir burnu var dı. 1923 yı lında bu sayı 1. bunlardan yalnızca sekizi darağa cını boylamıştı. Hüküm giyen katillerin hiçbiri gangs ter değildi. çeşitli ağır ceza suçlarından 2. kalın camlı . 1921 yılında. Görünüşüyle.527/1242 cinayetin faili hüküm giymiş. bu olaylardan dolayı hiç kimse hüküm giymemişti. ama hüküm giyme oranının bunca dü şük olmasının tek nedeni.309 kişi mahkûm olmuştu. istatistiklerin böylesine yüksek olmasının bir nedeni de gangsterliğin artma sıydı kuşkusuz.

Müthiş 246 hırslıydı. en gü zel konuşmalarını suç ve suçlular üzerine yapardı. «daha kurbanın kanı soğumadan katili yargılaya bileyim.» robert emmett Crowe irlanda asılıydı. 1879 yı lında Peoria'da doğmuştu. .528/1242 gözlüğünün ardında kay bolmuş gibiydi küçük gözleri. Meyer adlı özel hukuk firmasında çalıştı. Yale Üniversitesinden Hu kuk Fakültesini bitirdikten sonra. emellerini gerçekleş tirmek yolunda en Büyük yardımcısı olmuştu. Chicago'nun en es ki meyve ve sebze toptancısı olan bir italyan tüccarı nın kızıyla (Candıda Cuneo) evlendi. üçyıl. Butün dünyayı küçümsercesine Bukerdi genellikle. iyi konuşma kabiliyeti.» demişti bir keresin de. «Yeterli sayıda yargıç olmalı ki. ince dudaklarını. Moran.

Cum huriyetçi eyalet savcısı John e. 1919 yılında. eyalet savcılığının gerek kadrosunu gerekse gö rev kapsamını genişletti. le vee bölgesindeki günah ve kumar yuvarlarına göster diği hoşgörüye rağmen. reform gruplarının baskısıy la genelev mahallesini kapatmak zorunda kalan. eyalet savcı yardımcısı olarak atıldı. len Small da valiliğe seçilmişti. Harrıson başa geçtiğinde. Hukuk . 1914 yılında. ağır Ceza Mahkemeleri Baş yargıcı oldu. Cro we. otuz sekiz yaşın daydı o sırada. bir yıl da Cook Country gezici yargıcı olarak çalıştı. bu göreve atanmış olan en genç yar gıçtı.529/1242 Politikaya otuz yaşındayken. iki yıl sonra eyalet Savcılığına seçildi. birtakım iyi işler de yaptı. Görevi süresince Crowe. demokratik Partili Bele diye Başkanı Carter H. Bu arada Thompson grubuna da katılmıştı za ten. bir yıl belediye hukuk müşavirliği. aynı se çimlerde. Wayman'ın ekibin deydi önceleri. Thompson ikinci kez belediye başkanlığına.

hırslı gençlerle doldurdu Burosunu. kanunu ve kanunu çıkaranları her fırsatta yermekten geri kalmıyordu. ısrarlı çaba ları. iddiasına gö re. 247 yüz bin dolarlık bir artış sağladı Butçesine. becerikliliği saye sinde yirmi yargıç daha ekledi kadrosuna. güvenlik kuWetlerine bin polis eklendi.530/1242 Fakültesini yeni bi tirmiş. ve özellikle güzel konuşması. savcılık kadrosuna eklenecek özel uzmanlara ayrılmak üzere. eyalet savcılığı emrinde çalışan sorgu yargıçlarının sayısı altıydı. Volstead kanununun hiç bir zaman doğru dürüst uygulanamaya cağını çok iyi biliyor. Cook County nüfusunun yüzde sekseni. bu arada yargıçlarla jüri üyelerinin çoğunluğu. Normal olarak. sayesinde. Gene onun ısrarlarıyla. «ıslak» . Crowe. içki yasağının bir çeşit delilik olduğunu. hevesli.

hem kuruy muş. olson'un dediğine bakılırsa. ancak Cumhur Başkanı Coolidge'e şikayet edi leceği tehdidinden sonra harekete geçmiş.) olson ile Belediye Başkanı dever arasında geçenlerde yapılan ağız kavgasıdır. aklı başında adamları ne gülünç durumlara soktuğunun en yakın örneği. «dever'in dediğine göre şehrimiz kuruymuş (*) ve kurutan da kendisiymiş. Butün ülke «ıslak» .531/1242 tı (ya ni. insanüstü çabalardan sonra şehri kendisi kurutmuş.» demişti. Yani. bu beylerin herbiri şehri ken disinin kuruttuğunu. ama dever'in emrindeki polis ör gütünün yolsuzlukları yüzünden yeniden «ıslanmış» Chicago. ol son. ama öteki kurutmadığı için kentin hala «ıslak» olduğunu iddia ediyor. ameri ka Birleşik devletleri Baş Savcısı (edwın a. hem ıslak!Ben size bir şey söyliyeyim mi? Bu kent «ıslak» tır. içki içiyorlardı). Önemli «içkiyi yasaklayan kanunun. anlayacağınız. konuşmalarından birinde.

ama. Banliyölerde kanunsuzluk aldı yürü dü diye. Ve bunları kurutabilecek babayiğit yoktur. doğrudur. Ben onları cezaevine yollamasını bilirim. Ben neden harekete geçip bu işlere son vermiyo rum.) 248 ben. şerif Hoffman'a saldırıyor herkes.» . getirsinler bakalım suçluları. Ve Belediye Başkanı devem den başka herkes bilir bunu. (Ç. öyle mi? Neden verecek misim? Hukukçuyum (*) Yani içki yasağı uygulanıyormuş. Chicago'nun temizlenmesi gerekiyorsa.N. şehrin hem güven liğiyle hem de adaletiyle uğraşacak değilim.532/1242 tır. Banliyölerde kanunsuzluk alıp yürümüştür. ama şe hirdeki meyhane ve batakhanelerin sayısı Butün ban ııyölerdekinin iki katıdır. zabıta memuru değil.

Bundan başka. Vali Small hepsini affetti. bomba ve grev tehditleriyle. Chicago'da yeni bina yapan Bu tün inşaat firmalarından yüzde on haraç almaktaydı. Bir suçluyu yargılamak için iki hafta uğraşıyoruz.533/1242 Crowe'un en belli başlı zaferlerinden biri. dava sırasında jüri üyelerine para yedirildiği. «Savcılığın işlerini zorlaştıran en Büyük engel. Bu başarısını hemen her konuşmasında hatırlatmayı da ihmal etmezdi. «Fransız» Fred Mader davasına en hızlı yardım cılarından Charles Gorman'ı vermişti. o iki sa niye içinde . «Biz birini içeri atar atmaz o çıkarıyor. ama bir gün bile cezaevinde yatma dılar. tanık lar korkutulduğu halde. inşaatiskan konseyi Başkanı olan Mader. türlü zorbalıklar.» dedi Crowe. Mader ve kırk dokuz arkadaşı mahkûm oldular. eyalet çapında iş gören bir otomobil hırsızlığı şebekesinin yakalanarak dağıtılmasıydı. lon Small'ın hemen herkese uyguladığı af sistemidir.

Chicago'nun en önemli. antiThompson. tam bir politikacıydı Crowe. Thompson. Charles C.534/1242 af kağıdını imzalayıveriyor. 1923 yılında. 1921 seçim lerinde. en zengin rüşvet kaynağı (polis örgütü. kudret oyunlarını herkesten iyi oynardı. eyalet Savcısı. William randolph Hearst'in çı kardığı Chicago american gazetesinin eski yazı işleri müdürü olan Fıtzmorrıs ıle Crowe'un arası öteden beri iyi değildi. Örneğin. Fitzmorris'i atamıştı emniyet Müdürlüğüne. Bunun üzerine. antiSmalı kliğini kurdu. parti içinde. Vali Small. 59 hırsızla 97 soyguncuyu Joliet cezaevine yol ladım ben. . Thompson ve Small ile aynı listede yer almış olmasına rağmen. 88 hırsızla 97 soyguncuyu af fedip serbest bıraktı!» Her şeyden önce. yani) yüzünden onlarla bozuştu.

535/1242 249 Millet Meclisine yollanan dilekçede imzaları bu lunan Chicago John Marshall Hukuk Fakültesi dekanı edward T. «elmas Joe esposıto ve onun gi bileri başa geçirme çabasının bir ürünü» olduğunu söy ledi. iddialarına göre. Ünlü dilekçenin bir çeşit reklam numarası oldu ğunu. gangsterlerle yakın iliş ki kurmakla suçlamışlardı. bir önceki seçimde Crowe'u desteklemeyi reddettiği için. eyalet savcısı olduktan sonra da kendisini rahat bı rakmadığını. «Yalancı herifler. ikide bir sivillerini yollayarak sahibi ol duğu . lee ile. Crowe'u. Williams. Bunun üzerine elmas Joe. savcının Jım Genna'yı yollayarak kendisini tehdit ettiğini açıkladı. gelecek seçimlerde. politik bir oyundan başka bir şey olmadığını.» diye karşılık verdi Cro we. elmer T. iyi Yönetim derneği Başkanı dr. eyalet savcısı Genna kardeşler tarafından verilen bir şölene katılmıştı.

«BOL PARA VERDİM ONA VE PARAMIN KARŞILIĞINI ALDIM» BÜTÜN BAHAR ve yaz ayları boyunca. ıllinois Crı me Survey dergisinin de dediği gibi. Chicagolu lar şu soruları sordular birbirlerine: nasıl olmuş da eyalet savcı yardımcılarından biri.536/1242 Bella Napoli Cafe'yi bastırttığını da sözlerine ekledi. karşılıklı suçlamalar sürüp giderken. 250 XII. tanınmış dört hay dutla bir arabaya . «cürüm örgütle rinin hemen her yanını aydınlatacak» nitelikteydi. kanun adamlarıyla kanunsuz yaşayan kişiler arasındaki sıkı işbirliğini Bu tün açık seçikliğiyle ortaya koyan bu olay. yepyeni bir cinayet olayı ortalığı alt üst etti.

ilerde gangster ola cak o'donnell kardeşler. Bir ön ceki yıl. Jım doherty ve «kızıl» Tom Duffy gibi kişilerin mahalle arkadaşı olmuştu.537/1242 binip Cıcero sokaklarında dolaşmağa çıkmıştı? daha birkaç ay önce. onun da babası polisti. Crowe ekibinin en akıllı. bu adamların ikisini darağacına yollamak için didindiği (ya da öyle görün düğü) halde. yakışıklı. en hızlı savcılarından biriydi. 1881 yılında Chicago polis örgütüne katılan anthony McSwıggın'ın beş . esprili bir adamdı «küçük Mac». ne diye onlarla kafa çekmeğe gitmişti? Yirmi altı yaşındaki William H. kısa ca boylu ama güçlü kuWetli. doherty ve Duffy gibi. şık. Chicago'nun batı kesimindeki irlandalılar kolonisinde yetişmiş. McSwıggın. tam dokuz ağır ceza davası kazanmıştı.

ameri can raılway Nakliyat şirketinde kamyon şoförlüğü. Bu konuda o'donnell çetesinin de epey yardımı olmuştu . Crowe ona hemen iş teklifinde bulundu. ondan sonra da de Paul Üniversitesini bitirmiş.. delikanlının derslerindeki başarısı değildi. bir dansingde fedailik. eğitim masraflarını karşılayabilmek için çeşitli işler de çalışmıştı: Büyük bir mağazada tezgahtarlık. Cro 251 we'un ılk dikkatini çeken..538/1242 çocuğundan biri. on Üçüncü Bölgede Cumhuriyetçi Parti Gençlik kolunun en faal üyelerinden biri olan genç McSwıggın. Özel bir katolik okulu olan de Paul akademisini. tek oğluydu. ancak. Fakülteden çok iyi dereceyle mezun olduğu için. arkasından Hukuk Fa kültesinden mezun olmuştu. Öğrenim yıllan sırasında. sine mada yer göstericilik. 1920 ve 1924 seçimlerinde eyalet savcısına bir sürü oy toplamıştı. vb.

ana baba ve dört kız kardeşiyle birlikte West Washington Bulvarı 4946 numarada otururdu. Capone.539/1242 ayrıca. kötü yola sapmış gençlik arkadaşlarıyla ilişkisini kesmesi için durmadan yalvarırdı. McSwıggın. «dostum Bili McSwiggin» diye söz ederdi kendisinden. Chicago'yu alt üst eden olaylar dizisi (polisin. oğluyla gang lideri arasında geçenleri . politik çalışmaları dolayısıyla Capone'la da ilişki kur muştu. buluşmanın nedenlerini hiç bir zaman açıklamadı. böyle bir görüşme yap tıklarını doğruladı ama. McSwıggın bekardı. McSwıggın. Babası. Capone'la görüşmek için gitmiş ti oraya. Gangster. daha sonra. bir birini izleyen Büyük Jürilerin ve çeşitli özel araştırma komitelerinin aylar boyu çalıştıktan sonra ortaya çı kardığına göre) 17 nisan günü Hawthorne ınn'de baş lamıştı.

doherty nin sanık olduğu eddıe Tancl cinayeti davasında sav cılık makamında McSwıggın oturmuş. kızıl Duffy uğradı.540/1242 bildiğini iddia eden polis memuru McSwıg gın de bu konuda herhangi bir şey söylemekten ka çındı. şimdi bindikleri arabayı kullan maktaydı doherty. Hak kında konuşmak bile tehlikeli. saat altı sularında. Jım doherty'nin arabasına bindiler.» 27 nisan akşamı. Yorucu bir gün geçirmişlerdi. McSwıggın evinde akşam yemeği yerken. ve aynı davada ikinci sanık olan Myles o'donnell ile kardeşi klondıke arkada oturuyor-252 lardı. ama sanığı mah kûm ettirememişti. . yemeğini yarıda bırakarak Duffy'yle birlikte çık tı. kısa bir süre önce yapılmış olan ön seçimlerde. «ağzına kadar dinamit dolu bir dava. Berwyn'e. kağıt oynamağa gideceğini söyledi evde kilere. Genç adam. «Bir söylesem. Chicago birbirine girer.» dedi yalnızca.

Crowe'un zaferini doğrulamıştı.» Capone'un casuslarından biri işitti bu övünmeyi ve hemen Haw thorne ınn'e telefon ederek patronuna bildirdi. (daha sonra. ikinci sayım. Sayım sonunda. doherty ve Duffy.541/1242 Crowe listesi. yol da McSwıggın'e uğrayıp. seçim şikelerini incelemek üzere toplanan dört ayrı Büyük Jüri de bo zamamıştı bu sonucu). Bu ara da. bunun üzerine senatör oyların yeniden sayılması nı istemişti. . o gün. yüksek sesle şöyle de mişti yanındakilere: «Hadi Cicero'ya gidip. Senatör deneen tarafından desteklenen listeyi az farkla yen miş. iyisinden birkaç bira yuvarlayalım. yakalarında parti rozetleri. Cicero'ya doğru hareket eden dört gangster. binadan ayrı lırlarken. Crowe adına sayımı denetlemişlerdi. klondıke o'donnell. bayağı düzeldi oranın biraları. Benden almağa başladıkların dan beri. sabahtan akşama Chicago'daki County Binasın da bulunmuşlar. o'donnell kardeşler. onu da aldılar yanlarına.

Crowe Burosunun resmen yaptığı açıklamaya gö re. iyilikseverliğinin kurbanı olmuştu. McSwıggın yiğit. savcı yardımcısının birtakım yolsuzluklarda parmağı olduğunu. inatçı bir savaşçıydı. o'donneM'lerin dedi ğine baklırsa. ilk Scaliseanselmi duruşmasın da birtakım kurnazca oyunlar çevirerek sanıkların az ceza almalarını sağlamıştı sözde. Albert dunlap adında bir satıcı arka daşından çalınan çelik yelekleri bulmaları için yardım istemek üzere katılmıştı aralarına. Crowe'a karşı olan grup ise. McSwıggın'ın bu davranışını açıklığa kavuşturmağa çalışanlar çok çeşitli nedenler ileri sür düler. genç savcı yardımcısı. daha başka kişiler. hazırlan makta olan birkaç dava (bu arada ikinci Scalisean selmi duruşması) için delil toplamak amacıyla bulu nuyordu gangsterlerin yanında. McSwıggın'ı yalnızca uygunsuz bir davranışta bulun 253 .542/1242 Sonradan. yeraltı çevrelerinin adamı olduğu nu ileri sürmekteydi.

beyaz bir binaydı burası. . aynı mahallede Buyümüş olan irlandalı gang sterlerle politikacıların. direksiyona da o geçti. arabayı bir garaja bırakıp. arka tarafında ba kımsız bir bahçesi vardı.bir iki kilometre uzaklıktaydı. italyanlar arasındakiler kadar sıkıydı ge nellikle.543/1242 makla suçluyorlardı. iki saat kadar Cicero'nun çeşitli meyhanelerini gezdiler. arkadaşlıklarını ömür boyu sürdürmeleri bu yüzdendi. al tıncı bir kişi katıldı onlara: edward Hanley adında es ki bir polis memuru. klondıke o'donnell'in yeni Lincoln'üne bindiler. o gece. Capone'un karargahı olan Hawthorne ınn'den. Chicago irlandalıları arasındaki klan bağları. West roosevelt Sokağı 5613 numarada. iki katlı. Harry Madigan'ın Pony ınn adlı meyhanesiydi. en son uğradıkları yer. Jım doherty'nin arabası daha birkaç yüz metre gitmeden bozuldu.

Benim tavsi yem üzerine birkaç meyhane sahibi daha toptancıla rını değiştirdiler. Harry Madigan. Üstelik. durumun ne merkezde ol duğunu. Birkaç ay ka dar oluyor. kendisinden bira almak zorunda olduğumu söyledi. Capone un Cıcero bölgelerine her gün artan bir cüret ve küs tahlıkla el atmaktaydılar. onlar fıçısını elli dolara satıyorlardı. doherty ile Myles o'donnelı geldiler bu sefer.544/1242 o'donnelı kardeşlerle Capone arasındaki ilişkiler. onlar Capone'a baskı yaptılar. Tanıdığım bazı politikacılara rica ettim. savaş eşiğine gelmiş durumdaydı. sonunda izin çıktı. Ben de kabul ettim. cinayet masası şefi Schoe maker'e şöyle anlattı olaydan sonra: «Geçen yıl. Capone'un o sıralar sattığı ekşi biradan daha iyisini vereceklerini söylediler.» . irlandalılardan almağa başladım birayı. Capone altmıştan veriyordu. der ken Capone geldi. Cı cero'da meyhane açmak istediğim zaman Capone izin vermemişti. irlandalılar.

en önde bir araba gide cekti. so kak başlarında. Birinci arabanın hemen ardından. kaldırıma mümkün olduğu kadar yakın iki araba gidecek. Capone un arabası geçinceye kadar iki yandan trafiği durdurabileceklerdi. adamlarından on iyilerini toplayıp beş otomobil getirmelerini iste di. Yüz kur şunluk ekstra fişekliğini de aldı yanına. tahta bir böl-254 menin arkasında duran tomsonunu çıkardı. .545/1242 klondıke o'donnell'in County binasında söylediği sözler Capone'un kulağına gider gitmez. Saldırı planı şöyleydi: Yolda karşılaşabilecekleri herhangi bir polis arabasma çarpmak üzere. ilk üç arabayı 10 met re kadar geriden izleyecekti. Capone'la birlikte üç silahlı adam daha taşıyan dördüncü arabanın sürücüsü.

546/1242 Beşinci araba en arkadan gelerek arkayı kol layacak. Saat sekizi biraz geçe. Pony ınn'in önünde gö rüp haber saldı. Plan hazırdı. meyhanenin üç yüz metre kadar aşağısına dizilmişti beş araba. on beş dakika sonra. Lincoln'e binmek üzere kar şıya geçmeğe koyuldular. Capone'un arabaları da on lara doğru harekete geçti. kurbanların ne zaman ve nerde ara badan ineceklerini kestirmek kalıyordu geriye. ve şöyle ifade verdi: «ka palı bir arabanın hızla uzaklaştığını gördüm. kur şun yağdırıyordu. herhangi bir takip söz konusu olursa.. Bach adlı bir kadın olayı başın dan sonuna kadar gördü. Capone'un casuslarından biri. arka pen cereden telefon alıcısına benzer bir şey uzanmış. kafaları iyice dumanlanmış altı kişi. klon dike o'donnell'in Lincoln'ünü. Se kiz buçuk sıralarında. bir kaza yaparak trafiği tıkayacaktı. Meyhanenin üst katındaki dairede oturan Mrs..» . Pony ınn'den çıkıp.

doherty'nin her iki bacağı da kırılmış. McSWiggin. kaldırım üzerinde kıvranıyordu. paniğe uğradılar. Yaralı arkadaşlarını hastaha neye götürdükleri takdirde birçok sorgu sualle karşı laşacaklarını düşünerek. doherty ve McSwigg'in çok ağır yaralar aldılar. doherty'nin cesedini arabada . o'donnelı kardeşlerle Hanley. kendilerini ara banın arkasındaki kaldırıma yüzüstü atarak canlarını kurtarabildiler. göğsü kurşun dolmuştu. kardeşler ne yapacaklarım şaşırdılar 255 birden. Ha yatta kalanlar iki yaralıyı Lincoln'e yüklediler. klondike'ın oldukça yakın olan evine götürerek bir hekim çağırmayı daha uygun buldular.547/1242 Duffy. sırtına ve ensesine yediği kur şunlarla. kur tulması imkansız gibi görünen Duffy'i orada bıraktı lar daha o'donnelı'in evine varmadan her iki yaralı da öldü.

ye niden arabaya indirdiler. ilk önce Duffy bulundu. McSWiggin'i içeri taşıdılar. kardeşlerin biri.548/1242 bırakan kardeş ler. ve ertesi sabah öldü. Ceplerini boşalttılar. üç ay saklandı. üzerinde kimliğini belli edecek ne varsa aldılar. o arkada BerWyn'e gittiler. Cicero'da alt mış meyhane ve gece kulüBunün adını sıralayan bir liste çıktı. Ne biçim insanlar?» dedi. çocukluk arkadaşlarının cesetlerini oraya attılar. daha küçük bir arabaya bindi. ay nı gece Capone da kayboldu. kuzeye doğru yollarına devam edip. Lincoln önde. Cebinden. Yoldan geçen bir araba tarafından alınıp hastahane götürüldüğünde hala sağ dı. . bir ay görünmediler ortalıkta. «Beni öylece bırakıp gitmişler. Ve kayboldular. sesi se dası duyulmadı. Yol kenarında ıssız bir tarla bulup. oak Park'da Lincoln'ü bıraktı lar.

kuşkulu ölüm olaylarını incelemekle görevli Buroda yeniden ortaya çıktı. yoldan geçen bir yolcu McSWiggin ile doherty'nin cesetlerini buldu. derken. ama ölülerden 256 birinin tanınmış eyalet savcı yardımcısı olduğu ancak goce yarısına doğru. Gece saat 10 sularında. 1926 nın başından beri de 29 kişinin ölümüne neden olan gang . Bir süre sonra. ertesi sabahki gazeteleri görenler manşetlere ınanamıyorlardı. ama kurşun kalemle yapılmış olan işaretler si linmişti.549/1242 Birçoklarının yanı sıra. BerWyn polisi cesetleri hemen morga yolladı. çok esrarlı bir şekilde ortadan kayboldu liste. Chicagolu bir gazetecinin cese di tanımasıyla anlaşıldı. dört yıldır 200 den fazla hayata mal olan. kurşun kalemle ya pılmış bir işaret vardı.

. bunları cinayet ma sası şefi Shoemaker ile şef yardımcısı Stege'nin yö netiminde banliyölere yolladı ve önlerine gelen mey hane.» diye düşünüyordu çoğunluk.» ama. Politik durumunun sarsılacağından korkan Cro we. biz de kurtuluyoruz. gördük leri her bilinen gangsteri. çok yüksekten atarak konuşmaya koyuldu.. «Nasıl olsa birbirlerini öldürü yorlar. adamlarına. kumarhane ve genelevleri . şehir cinayet masasından 100 sivil po lisi şerif Hoffman'a devrederek. «Fena mı. her kabadayıyı tutuklama larını emretti. gece kulüBu.550/1242 savaşları Chicago'luları pek ilgilen dirmez olmuştu artık.» diye söz verdi kamuoyuna. bir eyalet savcı yardımcısının öldürülmesi hem Chicago'yu. «kanı mızın son damlasına kadar savaşacağız bu gangster lerle. hem de Butün ülkeyi sarstı.

bağımsız. bu cinayetlerle ilgili olarak. en önemli derneklerden Union league kulüBunün başkanı Harry eugene kelly. baştan sona politikayla karışık . din adamları. tanınmış iş adamları.551/1242 basma larını emretti. McSWiggin'in katillerinin yakalanmasına yol açacak nitelikte bilgi verene. Cro we'un birtakım politik ilişkileri yüzünden tamamen yansız davranamayacağını ileri sürerek. «Bay Crowe'un kişilği hakkında söyleye-257 cek sözüm yok. özel bir Büyük Jüri kurulmasını istedi. kendi cebinden 5 bin dolar vereceğini ilan etti. Cicore'da yapılan baskınları bizzat hen disi yönetti.) Crowe'un herhangi işe yarar bir sonuç alabile ceğine inanmıyordu. vb. «ama şurası kuşkusuz ki. birçok Chicago'lu (önemli dernek başkanları. Butün bunlara rağmen. eyalet savcı lığıyla hiç bir ekonomik ilişkisi olmayan.» dedi kelly.

« Crowe kolu» olarak bilinen çok önemli ve güçlü bir kliğin lideridir kendisi. kendi kendisini atayan herhangi bir jüriye devredemezler. Çok kabiliyetli bir politi kacı olduğundan başka. eyalet savcınız bu çok yorucu. en iğrenç cinayetin soruşturmasıyla uğraşıyorum. Chicago'da işlenmiş işlenecek en korkunç. «kanunlarımıza göre. Savcılık görevini. kendisini eleştirenleri ada leti engellemekle suçladı. Bay Crowe'un soruştur maları gereken hızla ve gereken yönde ilerletmeye ceğinden kuşkulanmakta haklıdır vatandaşlarımız. «Cook County vatandaşları kendi eyalet savcılarını kendileri seçerler.» dedi. Bu bakımdan. üstelik de tehlikeli görevi .552/1242 olan 'bira sorunu'nu in celeyecek durumda değildir. Yalnız ve yalnız politik amaçlarla kurulmuş olan bu kliği yö netmektedir.» Buna karşılık Crowe.

kolay ün ka zanmak isteyen birtakım kişiler saldırıya geçmiştir. sizlere de sesleniyorum. nedendir bilinmez. «va tandaş liderleri» olarak nitelendirdikleri. benim le iş birliği yapın. Nasıl iştir bu? kanunsever sayın vatandaşlarımdan ri ca ediyorum. Ve siz. Yargıç William V. özel bir Büyük Jüri toplanmasını istedi.553/1242 yerine getirmeğe çalışadursun. dikkatimi eldeki işten başka yerlere çekerek gangsterlere. bazı gazetelerin. Crowe ile aynı politik kliğin adamı olan Brothers. kendinize ait olmayan işlere bur nunu sokan ötekiler. kanun düşmanlarına yardım et mekten vazgeçin!» karşı tarafa fırsat vermemek için bir de oyun dü zenledi Crowe. cinayeti aydınlatmağa yarayacak bilgiler varsa elinizde. geçirmekte olduğumuz bu buhranı yüzü müzün akıyla atlatmamız için moral desteklerini esir gemesinler. Brothers'a bir dilek çe vererek. iste .

perde arkasından her şeyi yönetmekteydi. Jürinin dikkatini McSwıggın cinayeti üzerine toplayacağı yerde.554/1242 nilen nitelikte bir jüri topladı. Yargıç Brothers'dan. çevredeki Butün cürümlerin nedenlerini incelemek gibi çok geniş kapsamlı bir emir alan Carlstrom. Sözde kendisi çekildi ama Büyük Jürinin basma. Crowe'un soruş turmayı tamamen kendi kontrolundan uzaklaştırmağa. herhangi bir Büyük jürinin. Cook County politikacıla 258 rıyla Cook County canileri arasındaki bağları incele mesine izin vermeğe hiç niyeti yoktu. işi istediği gibi uzatma ve sap tırma fırsatına kavuşmuş oluyordu. ancak. konu yu Joliet Cezaevindeki kefaletle serbest bırakma . Gerçekte. gene aynı klikten o lin Genel Savcı oscar Carlstrom'u getirtti.

ınDiana'da Joseph roach adlı bir savcı. bir sürü yönetim yetkilisiyle gangster ortaklarını cezaevine gönderebilmiş olmasıy dı. . Cook Country'nin. Wolff. Terre Haute. be ceriksizliğiyle olduğu kadar. kuşkulu ölümleri inceleyen yö netim görevlisi oscar Wolff da. son günlerde oldukça yaygın bir ün kazanmıştı. Mahkûmların ce zaevinden para karşılığı serbest bırakılmalarının.555/1242 yol suzluklarına doğru yönetti. çev redeki cürüm çokluğunun asıl nedeni olduğunu ileri sürdü. herhangi bir tutuklamaya yol açmadı. Carlstrom'un uzun incelemelerden sonra ortaya koyduğu delillerin hiçbiri. kaydırdı. gangsterlerle yakın ilişki leriyle de ün salmış bir memurdu. Wolff. sözde ciddiyetini ortaya koyacak bir numara yap tı. Yönettiği soruştur malar asıl olayla ilgisi olmayan yönlerde ilerleyedur sun. gene McSwıggın ola yıyla ilgili olarak kendi özel jürisini kurdu. roach'un ıllinois özel eyalet savcılığına atan masını. genç savcının. Buna sebep.

Başkanlı ğını yaptığı Büyük jüri. Bunların . ama bunların hiçbirinin duruşması yapıl madı. olayı izleyen iki yıl içinde de iki kez daha toplandı Büyük jüri. sıra McSwıggın olayına geldiğinde. ama herhangi bir sonuç elde edilemedi. Bir sü rü gürültü patırdı içinde geldi roach. Çünkü Wolff o göreve başlar başlamaz Büyük jüri soruşturmasını erteledi.556/1242 soruşturmalara katılmasını teklif etti. ama soruştur ma yönetmekteki ustalığını göstermeğe fırsat bulama dı. 259 Wolff un bunca çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkarıp. Genel Savcı bunların çoğuna bakmadı bile. Carlstrom'a devrettiği tek şey. McSwıggın cinayetiyle uzak yakın hiç bir ilişkisi olmayan dört beş tutuklama ka rarı aldıysa. en sonunda. dinlenen tanıklar arasında 200 den fazla Cicero'lu meyhaneci vardı. çeşitli cinayet lerle suçladığı otuz kadar gangsterle ilgili dosyalardı.

Carlstrom elindeki bil gileri onlara devretmedi. bu iddiayı uzun çalışmalardan sonra doğruladı. Butün gangsterler . o sırada toplanmış olan ve Cicero'daki kanunsuz içki faliyet lerini inceleyen federal Büyük jürinin son derece işi ne yarayacak cinstendi. Bu bilgiler. ama. Soruş turmalarının özetini şöyle verdiler: «Bir cinayet oldu mu. kanunsuz satılan çeşitli içki kaynakları hak kında geniş bilgiler içermekteydi. Cinayetin nedenleri ve failleri hakkında en ufak bir bilgileri yoktur hala.557/1242 verdikleri ifadeler cinayeti aydınlatmak bakımından tamamen değersiz olmakla birlikte. McSwıggın cinayetinden bir hafta kadar sonra. Chicago Tribune gazetesi şöyle yazmıştı: «Polis cina yet konusunda en ufak bir ilerleme kaydetmiş değil dir.» Carlstrom Büyük jürisi de.

Herhangi bir bilgi vererek yetkililere yardımcı olanlar genellikle 'gezmeğe götürüldükleri için haklı olarak korkuyor adamlar. McSwıggın'ın öldürülüşünü çözümlemek için elden ge len her şey yapılmış ve yapılmaktadır..» Tribune gazetesinde söz konusu yazı çıktığı gün. 260 .. Gerek gangsterlerin.558/1242 sanki sözleşmiş gibi susuveri yorlar öteki tanıkları da türlü yollardan korkutuyorlar. ya da suçlular bulunamamıştır. birçok cinayetin olduğu gibi bu cinayetin de bugüne kadar çözümlenmesini en gellemiştir. ancak suçlu. Butün bunlara rağmen William H. gerekse tanıkların suskunluğu.

polis memuru McSwıg gın. ya da asıldıklarını görmeden rahat bir soluk almayacağım. oğlumun katillerini öldürmeden. . makinalı tü feği de Capone'un bizzat kullandığını.» kendi kendine birtakım araştırmalara girişti..559/1242 savcılıktaki hünerbazlığın duruşma salonundan çok. şu demeci vermişti: «Cinayet masası yetkilileriyle eyalet savcılığı cinayet konusunda ortak bir kanıya varmış durumdadırlar. oysa daha yeni başladı hayatım. otomobil hırsızlığından hüküm giymişken.» Öldürülen gencin babası. McSwıggın'ı öldürenlerin başın da Capone olduğuna inanıyoruz.. ayrıca. bunu çekimser davranan bazı adamlarına bir yiğitlik örneği vermek zorunda olduğu için yaptığını öğrenmiş durumdayız. gazetecilere şöyle dedi: «Hayatta yapacak işim kalmadı sanıyordum. gazete sütunlarında göstermeğe meraklı olan Crowe. Yaşamamın tek nedeni bu artık.

N'olur söy le. oğlumu kim öldürdü.» Thiel bildiklerini (bildikleri neydiyse) söyleyip söylememek konusunda kararsız görünüyordu. Capone'a arabanın nerede olduğunu haber verirken. «Bana yardımın dokunamaz.» «keşke bir yardımım dokunabilseydi sana. ama haberi verenin sen olduğunu biliyoruz biz. «oğlumu öldürürken beni de öldürdüler... Gözleri yaşlı yalvardı: «Söyle. oğlumun da orada olduğunu biliniyordun belki.» diye karşılık verdi yaşlı adam. ama konuşursan kendi kendine yardım etmiş olursun...» dedi mahkûm. .560/1242 bu üçlü cinayette parmağı olduğuna inanarak detroit'ten Chicago'ya yollanan Theodore Thiel'i görmeğe gitti ce zaevine.

» 261 Yalvarmalar hiç bir işe yaramadı sonunda. kurbanların yerini gösteren katil yar dımcıları eddıe Moore ile Wıllıe Heency idi. Yarın gene konuşalım. Frank rio. oğlunun katilleri olarak şu dört adamın adını sıra ladı: Capone.» dedi baba McSwıggın. Bir süre son ra. Frank Diamond ve Cicero'lu bir içki imalatçısı olan Bob McCullough. taşın. Yemin ederek söz vermiş bulunduğundan. bir kötülük yapamaz artık. Gene onun dediğine göre. McSwıggın araştırmalarını sürdürdü. Capone'a gelince. «detroit'teki oto hırsızlığı konusunda bir şeyler gele bilir elimizden. .561/1242 «Bu gece düşün. bu bilgileri kimden aldığını açıklayamayacağını da ekledi sözlerine.

562/1242 Bu arada. tılt makinaları nı. . Capone'un ban liyölerden imparatorluğunda Büyük zararlara yol aç mışlardı. Capone'un adam larından biri «Neden bir şeyler yapmıyorsunuz?» diye haykırdı. Baskıncıların yerle bir ettiği. alkol tenekelerini dağıttığı. itfaiyeciler öyle ce durup alevleri seyre koyuldular. Sahip olduğu en Büyük genelev olan kışla'yı da geniş ölçüde yıktılar. yalnızca çevredeki evlere at lamasını. Capone hayatının en bozuk dönemini yaşadı bu yüzden. kızlarını tutukladığı. bira fıçılarını. zarar vermesini önlediler. Crowe'un baskıncıları. yangını söndür meğe bile kalkmadılar. Baskıncıların başladı ğı işi West Suburban Vatandaşlar derneği tamamladı: evi ateşe verdiler. itfaiye geldiyse de. Çevredeki evlerin tehlikede olmadıkları anlaşılınca da. para ve hesaplarının bulunduğu defterlerle dolu kasa larını alıp götürdüğü otuz iki batakhanenin yirmi beşi Capone'a aitti. viski kasala rını. rulet masalarını kırdığı.

» Vatandaşlar derneği üyelerin den Peder William H.. Üzülen de olmamıştır sa nırım. olayın habe rini alan şef Stege güldü.» karşılığını aldı.» Stege ile adamlarının geçirdikleri 262 on önemli şeyler hesap defterleriydi kuşkusuz.563/1242 «Suyumuz yok. tılt makinalarından zar masalarına kadar. genelevde çalışan her kızın haftalık ka zancının yarı sıra. «Yangın nedenlerini araş tırmak mı? Neden araştıracak mışız? Çevrede oturan iyi niyetli birtakım kişiler çıkarmıştır yangını kuşku suz. Bu defterlerde. ellerine sağlık.. Tuttle ise şöyle demişti: «Bu güzel habere çok sevindim. içerde işletilen her şeyden sağlanılan gelir ve polise baskınlarda ele .

fahişeler) 5.10 » Masalar (yani. Burhham'daki küçük bir batakha ne olan Barrack's ile ilgili defterden kopan bir sayfa da. kumar) .00 dolar Piyano 55. 6 eylül 1925 günü başlayan haftanın hesapları şöyle kaydedilmişti: Tilt makinaları 906.564/1242 ödenen koruma ücreti (genellikle % 10) kay dedilmişti.891. Örneğin.677.00 » Bar 2.25 » odalar (yani.

450. yani yılda yaklaşık olarak dört milyon dolardı.196.00 » 10.329. Capone'un işlettiği yirmi beş genelevin toplam haftalık kazancı aşağı yukarı 75 bin dolar.35 » kışla'nın haftalık kazancı.800.133. .746.35 » Giderler 8.00 » NeT 1.00 » ToPlaM 11. bunun hemen hemen üç katıydı.35 » eksi % 10 (koruma ücreti) 1.565/1242 1.

566/1242 Hawthorne Smoke Shop da basılmış. her birinden birkaç şişe bira almışlar ve meyha 263 ne sahiplerini şöyle tehdit etmişlerdi: «Bu günlerde geniş kapsamlı bir soruşturma açılacak. ona göre. ama orada bu defterleri açıp bakan olmadı. federal mahkeme kar şısına çıkacaksınız. anlaşıldığına göre. konuşacak olursanız. cinayetten hemen sonra Cicero'lu polis memurları Butün meyhaneleri dolaşa rak. bu şişeler içki Yasağı Burosuna gönderilecek. kimseye bir şey söylemeyin. Cicero'da toplanan federal Büyük jüri..» . buradan alı nan hesap defterleri eyalet savcılığına götürülmüştü.. ortaya Mc Swıggın cinayetiyle ilgili görünen birtakım deliller çıkardı. Tam dört yıl toz toprak içinde süründü defterler.

Ci nayet masası şefi Schoemaker. Peter Payette. o'donnell kardeşler. Normal . Bir türlü bulunamadı Capone. Michigan'ın kuzeyindeki ormanları.567/1242 Federal jüri. (Bir süre önce Cou deray'da 250 bin dolarlık bir çiftlik satın almıştı Capone. Wisconsin'ı dolaştılar. al ve Ralph Capone. üç o'donnell kardeşler ve Harry Madigan hakkında. doğrudan doğruya eya let savcılığına götürdü. ma kinalı tüfek yerleştirilebilecek delikler açtırmıştı). Charlıe Fıschettı. Chicago'da yakalandılar (ya da teslim oldu lar. buraya özel bir gözetleme kulesi yaptırmış. Couderay. bu noktada hiç bir zaman aydınlanamamıştır). 27 mayısta ilan ettiği bir kararla. kardeşleri emniyet müdürlüğüne götüreceği yerde. Vol stead kanununa aykırı davranmaktan dava açılmasını istedi. Büyük jürinin kararı açıklan dığı gün. kaçak Capone'un aramağa çıkan Chicago'lu sivil ler New York'u.

. Büyük jüri karşısın da ifade vermeği uzun süre reddettiler. kurşun geçirmez çelik yelek hikayesi atıldı ortaya McSwıggın söz konusu yelekleri almak için gitmişti Cicero'ya. mah kemeye hakaret suçundan hapse atılacakları söyle nince tanıklık yapmayı kabul ettiler. Bazı çevrelerce o'donneirierin savcılıkla önceden an laşarak teslim oldukları. vurulduktan sonra klondike'ın evine götürülmüştü. ilk kez ola rak. Sonunda.568/1242 işlemlere aykırı olan bu davranış birtakım kuşkuların doğmasına yol açtı. evet. verecekleri ifadenin de daha önceden hazırlandığı ileri sürüldü. 264 iki cesedin nasıl olup da Berwyn'deki bir tarlaya ka dar uçtuğunu da bilmiyorlardı yemin billa hem de. ama kimin götürdüğünü bilmiyorlardı. 27 nisan olayları bir de onların ağzından dinlendi böylece. ama vurulduğunda nedense yelekler yanın da yoktu.

iki yıl askıda kaldıktan sonra iptal edildi. «katillerin. çelik yelekler hikayesi kabul ediliyordu. Soruşturma bir aydan fazla uzar sa. yeni bir jürinin seçilmesi gerekiyordu. eyalet savcısı ve gösterdiği çabalar ayrıca övü lüyor.569/1242 eyalet yetkilileri o'donnell'leri serbest bıraktılar. genç adamın kimliği ve mes leği hakkında bilgi sahibi olmadıkları. içki yasağıyla ilgili federal mahkeme dosyası da. ona karşı olanlar sert bir dille kınanıyordu: «Bir takım kişiler ve gazeteler tarafından yapılan zararlı. hele politik amaçlarla ve kötü . McSWiggin' in herhangi bir yolsuzluğa karışmadığı.. Jüri üyeleri.» kanısını ileri sürmekteydiler ki. illinois kanunlarına göre. Carlstrom jürisi 4 haziranda dağıldı. suçsuz olduğu belirtiliyor. özel Büyük jürilerin top lanma süresi bir aydı. Verilen raporda. ra porda.. bunda da haklıydılar herhalde. yıkıcı ve alçakça eleştiriler.

içki yapımından sağla nan kazançların çokluğu ve silah satın almanın kolay lığı üzerinde durulmuştu.Geçen yıllar incelendiğinde. suçlulara yardım etmekten baş ka bir sonuç veremez. üstelik bunları gazete sü tunlarında yayınlamaları çok üzücüdür. oscar Wolff.570/1242 niyetle yapılırsa. ileri gelen vatandaşlarımızın bu gibi eleştiriler yapmaları. Herkesin bildiği bir takım şeyler tekrar edilerek. ileri sürdüğü nedenleri sayarken politikacılarla gangsterler arasın daki yakın ilişkileri katmamıştı. raporun sonunda da şaşır tıcı bir iyimserlik vardı.» Cook County'de işlenen suçların gösterdiği Büyük artışı açıklamak durumunda olan rapor. eleştirilerini delillerle desteklemekten uzak ol duklarını açıkça belli etmişlerdir. jürimiz karşısında tanıklık yapmağa çağrıldıkla rında. Bu eleştirileri yapanlardan Mr. bugünkü durumda aşırı telaş . Harry eugene kelly ile Mr.

birçok ci nayete yol açmıştır. Bu nedenle. şimdi içinde bulunduğumuz dönem. ön cekilere oranla çok daha şiddetli olmuş. Son otuz kırk yıl içinde. Bunun nedeni de. .571/1242 uyandıracak bir özellik olmadığı görüle265 bilir. Cürüm hareketleri. yakın geçmişte gördüğümüz geniş likte gang faaliyetlerinin bir daha tekrarlanmaya cağını düşünmek yanlış olmaz. Birçok çete. gang faaliyetlerinin belli aralıklarda çatlak verdikleri gö rülmüştür. kendi aralarındaki sa vaşlar sonucu silinip yok olmuştur. olağan biçimde ve belli dö nemlerde yoğunlaşır. çeteleri bir birine düşüren konuların eskisine oranla daha önemli olmasıdır. Geriye kalan lar ise şehrimizden kaçmak zorunda bırakılmışlar dır.

sonuç olarak birincisinden ileri bir şey yapamadı. Crowe. Macdonald başkanlığında toplanan ikinci jüri. o da bir şey çıkaramadı ortaya.572/1242 Büyük jürinin aslında hiç bir şey yapmamış. lynch' ten ikinci bir özel jüri toplamasını istedi. dişe dokunur tek bir söz etmemiş olması kamuoyunda Bu yük gürültülere neden oldu. yeni kurulacak jürinin görevlerini de böylece dağıtarak. gerekse kısa bir süre önce ya pılmış olan ön seçimlerdeki hile iddialarında aydın lanması gereken noktalar olduğunu ileri sürüyordu bunu isterken. ağır Ceza Mahkemesi Baş Yargıcı Thomas J. 28 temmuz günü. Bunun üzerine. Yani. bir tutuklama emri bulunan Capone yeniden ortaya çıktı. ındiana'dan Crowe'a . eski bir yargıç olan Charles a. Gerek Mc Swıggın cinayetinde. dikkatleri asıl sorundan ayırma yı başarmıştı Crowe. uzun süredir ara dan ve hakkında gizi. üçüncü jürinin dağılmasına az bir zaman kalmışken. Bunun üze rine üçüncü bir özel Büyük jüri toplandı.

masum olduğumu ispat etmenin zamanı geldi soruyorum. Çeşit li . oradaki yetkililerle tele 266 fonda konuştuk.» «şu anda bir şey söylemem doğru olmaz. dünya da ne kadar suç varsa bana yüklüyorlar yargıçsız. du rumasız mahkûm ediyorlar beni. avukatlarım insan mua melesi görmemi sağlayacaklardır. kuşkum yok. Bay Roche ile birlikte Federal Binaya gideceğim. ko » ispat edebilirim bunu. ama suçsuzum. Hakkımda yapılan suçlamalara cevap vermemin.573/1242 haber yollayarak teslim olmağa hazır olduğunu bildirdi. «Öğleye doğru. ıl linois eyaleti sınırında. şef dedektif Pat Roche'un ge lip kendisini teslim almasını beklediği sırada gazete cilerle konuştu.

574/1242 nedenlerle bana diş bileyen bir sürü aynasızın ca nıma okumalarına izin verecek değilim. «Polisler bir sürü yalan uy durdular hakkımda. Neden öldürecekmişim? Çok severdim çocuğu. aslında Hymie Weiss'a ateş ettiğini sanarak vurduğu nu ileri süren bir gazeteciye Capone şöyle cevap ver di «onu öldürmedim tabii. Neden? asıl ka . cinayetten sonra Capone neden Chicago'dan kaçmıştı öyleyse? Hakkında «vur emri» çıkmış oldu ğunu biliyordu da ondan. olaydan bir gün önce bana uğ ramıştı.» kendisinin McSWiggin'i yanlışlıkla öldürdüğünü. çıkarıp babasına götürsün diye bir şişe viski verdim kendisine.» Peki. Haberim bile olmayan bir sürü ci nayeti benim omuzlarıma yüklediler.

Butün istediğim. Sözde McSWiggin'e Scalis eanselmi davasından dolayı bo zukmuşum. «Mc Wiggin'e para verdim.» Federal Binaya ulaştığında da şöyle konuştu: «Gammaz değilim ben.» dedi. laf! Becerebilirse onları astıracağını ken di ağzıyla söyledi bana.. paramın karşılığını da aldım. ama bu konuda bildiklerimin hepsini söyleyeceğim. dostum Bili McSWiggin'in öldürülüşüyle hiç bir ilişkim olmadığını 267 . Crowe'u çok zor durumda bırakan bir şey daha kaçırdı ağzından. «Tabii ya. Neden olmasın? Hiç de bozul madım.» Bu arada çenesi açılan Capone.575/1242 tilleri bulmayı beceremiyorlar da ondan! Benim canı ma kolayca okuyacaklarını sanıyorlar üstelik. bol para ver dim ona.

Yufka yüreklinin biri yimdir ben. o zaman öldürebilirdik.576/1242 ispatlayabilmek. Öl dürmeğe niyetimiz olsaydı. olaydan birkaç gün önce. Biracılıkla ilgim yok ki. karde şim Ralph. hep birlikte bir par tiye gitmiştik. Ne alıp veremeyeceğim olsun kendileriyle? Hatta doher tye'e sık sık borç para verirdim. Yanımda bir sürü arkadaşım da vardı.» «doherty ile Duffy de dostum olurlardı hem. Yargıç lynch'in karşısına çıktı Capone. arkadaşlarıma yardımdan her zaman zevk almışımdır. şurada şunu sa tıyorlar diye kızayım. Ölümünden on gün önce konuştum kendisiyle. avukat Thomas d. doherty.. değil mi ya? ama niyetimiz yoktu. Severdim çocuğu. kendisini Michael Ahern'in ortağı. esaslı delikanlıydı. O'donnell'ler.» Chicago'ya döndüğünün ertesi günü. Hiç bir zaman olma dı zaten. .

«onu öl dürdüklerinde beni de öldürdüler. ağzı kulaklarında duruşma salonundan ayrılırken. Bu jüri de hem seçim hileleri hem de McSWiggin cinayeti . «Serbest bıraktıkları yet miyormuş gibi. Yargıç Mcdonald'ın isteğiyle dördüncü bir özel Büyük jüri toplandı. Sık sık kendi kendine konuşur oldu. Savcılık.577/1242 Nash savunuyordu eyalet savcı yardımcılarından George e. Gorman iddia makammdaydı. bu duruşmayı izlemiş olan polis memuru McSWiggin şöyle konuştu. bir de madalya verdiler katile!» olay lardan sonra bir daha kendini toparlayamadı yaşlı adam. Capone. Bunun üzerine Yargıç lyle davayı iptal etti. sanığın serbest bı rakılmasını istedi.» diye mırıldanıp dur du. «Cinayet masası şefi Schoe maker('in) yetersiz delillere dayanarak sanığın tutuk lanmasını istediği»ni öne sürerek.

toplandığından kısa bir süre sonra. McSWiggin şoruşturmasıyla ilgili olarak Crowe da tanıklık yaptı (hangi delillere dayanarak konuştuğu hiç bir zaman öğrenilemedi) ve genç yardımcısının . Foley. bu jü rinin de dikkati başka bir olaya çekildi. ancak eyalet Yüksek Mahkemesi bu davaları iptal etti. görgü tanık 268 larının önünde Sheldon çetesinden «Mitters» John Foley'ı öldürdüler. Saltis Mc Erlane bölgesinde BİRA satmağa kalkmıştı. yeni cinayeti araştırmaya koyuldu. dördüncü özel jürinin bundan başka yaptığı tek şey. ancak. kırk ikinci Bölge seçim memurlarının kırkı hak kında hile suçundan dava açtırmak oldu. asıl soruşturmak için toplandığı meseleyi bir yana bırakıp. 6 ağustosta.578/1242 hakkında soruşturma yapacak tı. Büyük jüri. Joe Saltis ile şoförü «lefty» Frank koncil.

» dedi. ama bunların adlarının gizli tutula cağını açıkladı: «Herhangi bir kişi. Yargıç lyle.. yalnızca McSwıggın da . öldü rülüyor. delikanlının detroıt ya da New York'tan getirtilmiş kiralık katiller tarafından öldürül düğünü açıkladı. ya da. ama bunun kanun karşı sında geçerli olarak hukuki delillerle ortaya konulma sını istiyorum. iki yeni ipucu ve iki yeni tanığın bulundu ğunu ileri sürdü. tanık olarak çağrıla cağını işitir işitmez ortadan kayboluyor. jüri karşısına çıkıp al Capone'nun ya da başka bir katilin adını kesinlikle verebilecek bir tanık getirmediler ba na.579/1242 suçsuz olduğunu ifade ettikten sonra.» ayrıca. Yargıç lyle'dan beşinci bir özel jüri toplamasını isteyen Mcdonald ise şöyle konuştu: «McSwiggin'i kimin öldürdüğünü biliyorum. Ne ölenin babası ne de başka biri.

toplandığı gün.. ıllinois Grime Survey. .580/1242 vasıyla uğraşması şartıyla. ekimde toplanan altıncı özel Büyük jüri nihayet soruşturmayı tamamladı. yeni bir jüri toplamayı ka bul etti.. Ne yeni ipuçları ne de yeni tanıklar çıktı ortaya. McSwıggın'ı kimin neden öldürdüğü konusu. ama bu sırada. bu konuda yayımladığı ya zıda şöyle demekteydi: McSwiggin olayı. olay dolayısıyla açı269 ğa çıkan yozlaşma ve yolsuzluklar akıllan durduracak nitelikteydi çünkü. Beşinci jüri. yeni delil ve ta nıkların dinlenmesi için duruşmayı erteledi. kamuoyunda artık önemli olmaktan çoktan çıkmıştı. kamuoyunu cürüm örgütleri nin önemi konusunda uyandırmıştır.

aklı başında vatandaşlarımızın kafasında birçok şaşırtıcı. bu kurumların cürüm örgütleri kar şısında çaresiz ve güçsüz kalışları. 270 XIII . jüri soruşturmaları sonucu ortaya çıkan başka gerçekler. koroner jürisiyle altı özel Büyük jürinin ci nayeti çözümlemeyi başaramadıkları bir gerçektir. güçlerinin Büyük bir bölümünü politikacılarla olan anlaşmalarına borçlu olduklarını göstermiştir. Chicago ile Cook County'i yöneten kurumlarda gö rülen çözülme. cürüm örgütlerinin ne denli yaygın.581/1242 Politikacılar la ganglar arasındaki yakın ilişkileri halkın gözü önüne sermiş olmak bakımından çok önemlidir bu cinayet. ne denli güçlü olduklarını. Bununla birlikte. Büyük jürilerin McSwiggin cinayetini çözümleyememiş olmaları bi le. üzücü soruların belirmesine yol açmıştır. gerçekten de hem şaşırtıcı hem üzücüdür.

yeraltı çevrelerinin bir numaralı cenaze leva zımatçısı. adamlarına en az on kez saldır mışlar. o sıralar . Capone'a iki kez. en ağır darbeler hep onlar tarafından indiril mişti. Yirminci Bölgenin politik patronu olan Morris El ler ile. Tommy Cuiringione'yi öldürmüşlerdi. aynı zamanda eyalet savcı yardımcısı John Sbarbaro'ydu. South Mıchıgan Caddesi 910 numarada. Drucci.582/1242 SAVAŞ 10 ağustos 1926 — Birinci Standard Oil Binası Savaşması O GÜNE KADAR öncelik hep Weıss kuvvetlerinde kalmış. Hymıe Weıss ile Schemer Drucci'nin. Bölge Sağlık Merkezi Burosunda randevula rı vardı. Standard oil'in yeni yapılmış olan on dokuz katlı bi nasındaydı gidecekleri yer. Torrio'yu yaralamışlar. Chicago Bölgesi. Buluşacakları kimseler ise. kaçmasına sebep olmuş tur...

We ıss. neoitalyan bronz kapısına yaklaştıkları sırada.583/1242 randevu yerinden dört sokak ötedeki Congress oteli'nde kalıyordu. sabah saat dokuz sıralarında arkadaşının oteline geldi. yürüyerek yola çıktılar. ilerde yapılan soruşturmalarda. belli belirsiz bir «em lak alım satımı hikayesi»nden söz edecekti Drucci. Drucci'nin sekizinci kattaki dairesinde birlikte oturup kahvaltı ettikten sonra. o sabahki randevunun asıl nedeni hiç bir zaman ortaya çıkmadı. 271 Neyse. nakit olarak bir öde me yapılmasının söz konusu olduğuydu. caddenin karşı yanında . binanın rönesans takli di. Weıss ile Drucci. mesele her ne idiyse o gün bir sonuca bağ lanamadı. Drucci'nin yanında on üç bin beş yüz dolar para vardı çünkü. Bilinen tek şey. Standard oiı' binasına doğru.

aralarından biri gerektiği kadar çabuk davran madı. işe gitmekte olan insanlarla doluydu. ellerinde otomatik tabancalarla on lara doğru koşmağa başladılar. Cadde gü nün o saatinde.584/1242 park edilmiş bir arabadan dört adam fırlayarak. çabuk boşaldı sokak. Millet canını kurtarmak için kapı aralıklarına daldığından. saldırganlar kendi arabalarına koş tular. Drucci . arkadaşları onsuz kaçtılar. Bu arada Weıss Standard oil binası nın lobisine kaçarak kurtuldu. Yoldan geçen bir adamcağız bacağından yaralandı. Capone'un adamlarından louis Barko ol duğunu söyledi. Vuruşma her iki ta raf da cepanesiz kalıncaya kadar sürdü. Polis arabası gö rünür görünmez. çevredeki yapıların camları kırıldı. kapının hemen önünde park edilmiş olan bir başka arabanın arkasına sığınan Weıss ile Drucci de tabancalarını çektiler. Polisler vuruşmanın ancak sonuna yetiştiler. Polis yetkilileri ya kalananın. duvarları delindi.

Barkoyu ömründe görmediğini ifade etti. Weıss ile duricci arabalarının için de Mıchıgan Caddesi üzerinde güneye doğru gidiyor 272 . ve tabanca sını şoförün şakağına dayayarak yoluna devam etme sini emretti..» 15 Ağustos İkinci Standard Oil Binası Savaşması Öğleye doğru. sahte ad lar ve uydurma adresler verdiler. o kadar. «Cebimdeki parayı çalmak istiyorlardı.585/1242 oradan geçmek te olan bir arabanın basamağına atladı. «Soyguncu bunlar. kaldırıma çekti. karakola götürülen Barko ile Drucci. Herhangi bir çete çarpışmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek.» dedi. araba daha hızlanamadan yetişen bir polis memuru Drucci'ye asılıp. ancak. Drucci.

sağa kıvrılarak arabalarına bindirdi.» demişti. kaçarken bir yandan da ateş ediyor lardı. atılan kurşunlar arabanın camlarını tuzla buz etti. haa. im süreden beri onları izlemekte olan bir araba birden hızlanarak önlerine geçti. pencere ye. ağzına kadar doluydu lokanta. (Capone'un Brooklyn'den okul arkası olan lucky Luciano Chicago'ya geldiğinde. Standard oil binasının hizasına geldiklerinde. Capone'la ikisi.586/1242 lardı.») 20 eylül — Hawtorne Inn kuşatması Tuzağı ilk Frankie rio fark etti. lokantanın gerisindeki masalardan birinde. kendilerini arabadan zor atarak Standard oil bi nasına koştular. «amma da allahın be lası kaçık yer burası. o gün sobahar at yarışları . «Sokaklarda bi le kelle koltukta geziyor insa. öğle yemeklerini bitirmek üzereydiler. dolayısıyla Yirmi ikinci Sokağa dönük olarak otur muş..

rio he men anladı durumu Capone'u kapıya çıkarmak için kullanılan bir oyundu. ma kinaiı tüfek patırtısı işittiler. Hiç bir yerde kurşun izi yoktu. Boş kovan atılmıştı çünkü. ilk arabanın hemen peşinden ge len dizide tam on araba vardı. Tepelerinden yüz lerce kurşun uçmağa başladı. duvarlar delindi. kahvelerini yudumladıkları sırada. cepheyi soldan sağa. araba geçtikten sonra hüküm süren sessizlikte. ilk atışlar sırasında otele girmekte olan louis Barko. cam lar. yukar dan aşağı bir güzel tarıyordu. lokantanın öteki şaşkın müşterileriyle birlikte kapıya koştular. Capone ile adamı. Saldırganlar işi ace leye getirmediler. omuzundan vurula-273 . Her araba. otelin hizasına geldiğin de duruyor.587/1242 mevsimi başladığından bir tek boş masa yoktu. kendisini boylu boyunca yere atarken Capone'u da üstüne çekti. dışardan hızla geçen bir otomobil gürültüsüyle. tabaklar kırıldı. sağdan sola. Herbirinin penceresin den bir makinalı tüfek uzanmıştı.

ma kinalının namlusunu kapıdan içeri soktu. kaldırım kenarına park edilmiş. hızlı ateş mekanizmasını ayarlayarak. kurşunlardan biri Freeman'ın şapkasına. karısı ve beş yaşındaki oğluyla birlikte ta Luisiana'dan gelmiş olan Clyde Freeman.en son araba otelin önünde durdu. Haki gömlek li adam en arkadaki . ateş açıldığında daha arabasından inme mişti. Sırtında haki bir gömlek ve bir işçi tulumu olan bu adam. en baştaki arabanın sü rücüsü üç defa kornaya bastı bu sırada. biri oğlunun dizine isabet etti.588/1242 rak yere yuvarlandı. acele etme den. yarışlara gelenlere ait bir sürü araba. arabanın kırılan camla rından fırlayan bir parça da Bayan Freeman'ın gözüne saplandı . kurşun yağmu ru altında delik deşik oldu. diz çöktü. on saniye içinde 100 kur şunluk bir fişekliği boşalttı. sakin sakin yürüdü kapıya kadar. elinde tomsonuyla bir adam indi içinden.

daha Büyük bir fişeklik taktın mı. gözünden yaralanan Bayan Freeman'ın ameliyat geçirmesi ve uzun süre . bin den fazla mermi atar namussuzum. Ve arabalar. gazeteci arkadaşı edward dean Sullivan'a şöyle diyecekti: «Silah diye buna derler iş te. bu da. düzenli bir şekilde Chicago'ya doğru uzaklaştılar. tomsonların böylesine güçlü..589/1242 arabaya döndü. lokanta komşu dükkanlar tama men yakılıp yıkılmıştı. daha sonra. Capone yerden kalktığında en ufak bir korku okunmuyordu yüzünde. bun ları bulup buluşturmak çok güç. ama Barko ile Freeman dışın da yaralanan olmadı. namlusu kesiklerden o kadar üstün. Namlusu kesilmiş tüfekler otomatik tabancalar dan ne kadar üstünse. dizi yi bozmadan.» Capone. şaşkınlıkla karışık bir hayranlık vardı su ratında. Ne yazık ki. Saldırıda otel. etkili silahlar olduklarını yeni anla mışçasına.

saldırganlar dan en az beşinin kimliğini biliyordu. on bin dolar tuttu masraflar. Weıss. Frank Gusen burg ve iki kardeşi. Drucci. louis Barko'yu çağırtarak. Bugs Moran. onarımını üstlendi. Pete ile Harry'i dizdirtti karşısı na. Butün masrafları ödemek te diretti. Haw 274 thorne ınn'e bitişik olan dükkanların Butün zararlarını da önledi. ayrıca. Gangsterler yasasını en az durcci kadar bilen Bar ko. 4 Ekim — Ateşkes Capone'un bundan sonraki davranışı Torrio'nun pek hoşuna gidecek cinstendi.590/1242 hastahanede kalma sı gerektiğini öğrendiğinde. . adamların hiç birini tanımadığına dair yemin et ti. Cinayet masası şefi Schoemaker.

Weıss'ı tepelemek isteğine karşı koyarak bir barış toplantısı önerdi. barış için bir koşul daha ileri sürüyordu: Scalise ile ansel mi'nin kendisine teslim edilmesi. ancak Weıss. Gerçekten Bu yük bir fedakarlıktı bu yaptığı.. bu koşulu Capone'a bildirdi. («Herkese bol bol yetecek kadar var»). için den gelen. Madison oteli'nde buluşayı kabul etti. paylaşma ilkelesine dayanıyordu çünkü bu yaptığı. Temkini elden bırakmayan Capone toplantıya kendisi gitmedi.591/1242 Buyüğünün her zaman izlediği. lombardo hemen telefonu açarak. yerine delege olarak Tony lombardo'yu yolladı. Weıss. Capo ne'un cevabı («Sokaktaki köpeklere bile böyle bir kö tülük . Chicago'nun Madison So kağının kuzeyinde kalan bölümündeki Butün bira satışı haklarını Weıss'a bırakacağını bildirdi.

592/1242 yapmam ben») karşısında deliye dönen Weıss oteli terketti. Bayan anna rotariu tarafından işletilen üç katlı pansiyonun ede bi bir niteliği vardı. en heye canlı polis romanlarını burada yazmış. numara 740 da. 1919 yılında evlenince buradan taşınmıştı. 11 Ekim — State Sokağında Kurulan Pusu Kuzey State Sokağı. dükkanı William Schofield iş letiyordu şimdi. ev. üst katı ise. tanınmış polisiye roman ya 275 zarı Harry Stephen keeler'e (elli beş tane romanı var dı bu bayın) aitti. Hemen bitişiğinde. Bayan rotariu'dan bir oda . bir zamanlar dion o'Banion'a ait olan çjçekçi dükkanı vardı. 738 numarada yani. Buyümüş. Bu evde doğmuş. adının oscar lundin (ya da langdon) olduğunu söyleyen genç bir adam. ekim ayının ilk günlerinde. Hymıe Weıss'ın karar gahı olmuştu.

State Sokağına bakan bir oda istiyordu. ikinci katta. State Sokağına tam bir dik açı . 8 ekim günü önde bir yer açıldı. delikanlının Bayan rotariu'nun evine geldiği gün. ak ranlık. kırık dökük bir dolap. çiçekçi dükkanı nın güneyinden. Bunun üzerine. küçük. küf kokulu. Gene de. Theodore Schultz. adresinin de South da kota olduğunu söyleyen sarışın. Superior Sokağı. çok memnun görünmüştü lundin. adının Mrs. genç adam ön tarafta bir yer boşalıncaya kadar arka tarafta bir odaya yerleş meğe razı oldu. oysa Butün ön oda lar doluydu. kötü döşenmiş bir odaydı burası. ve tekli bir havagazı ocağı. iki tahta iskemle. de mirleri paslanmış bir karyola.593/1242 kiraladı. teneke bir yiyecek ku tusu. bir rafın üzerinde çatlak üç beş tabak ve gene paslı çatal kaşıklardan başka bir şey yoktu içinde. güzel bir kadın. Supe rior Sokağı numara 1 deki bir apartmanın üçüncü ka tında bir oda tuttu.

Schultz'un pencereleri de çiçekçi dükkanın hem ön hem de arka kapılarına bakıyordu. Mrs. açık renk kasketliydi. boş bıraktığı odaya yerleşti ler. Bayan rotariu'nun dediğine göre bunlardan biri oluz beş yaşlarında. Tuttuğu odada yalnızca bir gün oturdu lundi. Pansiyonda kaldığı süre içinde kendisini yoklamaya gelen iki adam. çok da hil genç görünen öteki adam ise koyu renk elbiseli. . Mrs. lundin'in pencerelerinden State Soka ğının doğu bölümü. Herhangi bir yön den gelen ya da giden herkes bu iki pencereden bi rinin önünden geçmek zorundaydı. 276 Haftalık kirayı peşin olarak ödedikten sonra ortadan kayboldu. gri şapkalıydı.594/1242 oluş turmaktaydı. Holy Name katedralinden köşeye kadar olan kısım tabak gibi görünüyordu. gri paltolu.

Bu belgeler. fedaisi Paddy Murray. Weıss dört arkadaşıyla birlikte binadan ayrıl dı.595/1242 Schultz da. jüri seçimine geçilmişti. kararga hından dört sokak ötede bulunan ağır Ceza Mahke mesi binasında geçirmişti Weıss. Weıss'ın sanıkları beraet ettirmek için yüz bin dolar harcadığı dedikodusunu doğrulayacak nitelikteydi. duruşma Weıss'ı özel olarak ilgilendirmekteydi. bir avukat yanında özel . Duruşma. Mıtters Foley cina yeti sanıkları Joe Saltis ile lefty koncil'in duruşması başlamış. Yirminci Bölge politikacılarından. odasına italyan oldukları sanılan iki adam yerleşmişti. Bu ilgiyi daha sonra üzerinde bulunan jüri için çağrılmışların listesi ile Burosundaki kasada elegeçirilen tanıklar listesi is patlayacaktı. Yanında şoförü ve kahyası Sam Peller. 11 ekim gününün Büyük bir bölümünü. haftalık kirasını peşin verip gitmiş. ertesi gün devam etmek üzere tatil edildi.

Chicago' nun en ünlü ceza avukatlarından William W. Sta-277 te Sokağını geçmeğe koyuldu. Weıss'ın kadillak' ını çiçekçi dükkanının karşısına. ayrıca. dört yıl önce. Mrs. o'Brien vardı. tomsonlarıyla tüfekleri hazır durumda beklemek teydiler tam iki gündür. Saat dört sıralarında. Saltis koncil savunmasını yöneten. iki eyalet savcı yardımcısına rüş vet teklif ettiği gerekçesiyle barodan atılması iste nen o'Brien. rotariu'nun ön odasındaki iki ahbap. iskemlelerini pencereye çek miş. arabadan inen beş adam. Peller.596/1242 dedektif olarak çalışan Benny Ja cobs. . bir meyhanede kendisini vuran gangsterin kimliğini açıklamadığı için de ünü oldukça zarar gör müştü. bu işten yakasını sıyırmayı başarmıştı. Holy Name kated ralinin önüne parketti.

. kilisenin köşesindeki taş levhanın üzerinde. ama artık kendi lerine ihtiyaç kalmadığını anlayarak oradan ayrıldılar... 187 İsanın adı söylendiğinde cennette ve dünyada bütün dizler bükülmelidir... durmadan sigara ve şarap içerek nöbet tutmuşlardı. Yan so kaktaki apartman odasına yerleşmiş olan iki adam da 9 ekimden beri beklemekteydiler. kapkara papuç boyası lekeleriyle doluydu.D.597/1242 Yerde yüzlerce sigara izma riti vardı. Beş adam sokağın ortasına geldiklerinde 740 numaranın penceresinden fırlayan kurşunlar. Nöbetleşe uyudukları yatağın üzerindeki ör tü.. Holy Name katedralinin yapılış tarihi ile incil'den bir cümle yazılıydı: A. tarihi de yazının Bu yük bir bölümünü de silmiş.. Cennette ve dünyada.. Giderlerken de aceleden odada otomatik bir tüfekle iki şişe şarap unuttular. taşın üzerinde yalnızca şu sözcükleri bırakmıştı:.

Chicagolu taksi şoförleri söz konusu taşı gösterirler yabancılara. (*) Tam on kurşun yiyen Weıss. arka merdivenlerden inerek.. kaçtıkları yolu belli eden tek ipucu. zemin katta ki pencereden bir çıkmaz sokağa daldılar. katiller. Bir süre sonra olay yerine ge Jen polis memuru. on beş kurşunla delik deşik olan Peller de. gelen geçene kendisini doktora yetiştirmeleri için yalvarır ken buldu. kente son gittiğimde katedral Büyük ölçüde restore . Su(*) Bu gün bile. kolundan. bacağından. yanıbaşına cansız yuvarlandı. kasığından yaralı o'Brien'i.598/1242 Butün hizmetler.. bir posta kutusuna yaslanmıştı. he men öldü. Yaralı bacağı kanamakta olan Jacobs. karnından yaralanmış olan o'Brien sürüne sürüne kal dırıma kadar gelebildi. ve ortadan kayboldular.

Yatağın üzerinde unutulmuş olan gri şapka. odaları ilk kiralayan . katillerin izleri hiç bir zaman bulunamadı.599/1242 edilmişti.50 dolar. jüriye çağrılanların listesinin yanı sıra.500 dolar çıktı.300 dolar bulundu. an cak katillerin kimliği hakkında en ufak bir bilgileri yoktu. 5. üç tane de kullanılmış tüfek kovanı buldular. gene de bir kurşun izi seçiliyordu duvarda. o'Brien'in üstünde de 1. 278 perior Sokağındaki bir köpek kulübesinin üstüne dü şürdükleri tomson makinelisiydi. Weıss'ın ceplerinde. Cicero'da Hawt horne ınn yakınlarındaki bir erkek giyim evinden alınmaydı. olay yerini tarıyan polisler otuz beş tane boş tomson kurşun kovanı. Paddy Mur ray'in üstünde 1. o'Brien ile Jacobs bir süre sonra iyileştiier.

ağzında koca bir püro. bir iki tek atardık. ceketsiz olarak gazetecileri kabul etti Hawt horne ınn'deki dairesinde.» diye yakındı. Weıss ile o'Banion'u. birlikte ça lıştığımız yıllarda. ayağında terlik. yakından tanımak fırsatını buldum. değil mi? amma. biz. eyvallah dedik. «kasaplıktan başka bir şey değil bu. ayrılıp kendi başlarına iş yapmağa karar verdiklerinde. Hymie'yi. eskiden. arada bir evine bile giderdim. Haber . adam ettik. bir yandan da gazeteci lere püro ve içki dağıtıyordu. yani Torrio ile ben. bize ne. hiç bozulmadık. Ölü gömücü Sbarbaro'nun tahnitçileri Weıss'ın cesedini insan içine çıkacak duruma sokmakla uğra şırken.600/1242 yardımcıların da kim olduklarını bulup çıkarmak mümkün olmadı. Capone da. «iyi çocuktu Hymie. durup dururken bizim işlerimize engel olmağa kalkıştıkların da bozulduk elbet. Ne ya parlarsa yapsınlar. Zamanında bu işlerden elini eteğini çekmeyi becere bilseydi bu gün hayatta olurdu.

rahat rahat yaşayalım. Gece gündüz pe şinde muhafızlarla dolaşmayı kim ister. ama laf girmiyordu ki kafa sına.601/1242 yolladık. 'N'olursun. yolumuzu bulalım (Capone'dan bir yaş Büyük olan Weıss. 'otuzuna varmadan ölmek mi niye tin? aklını başına topla da.. Weıss'ı karşıma alıp konuştum. Hemen ar dından Torrio vuruldu. Hepimize yetecek kadar avanta vardı ortalıkta. anlaşabilirdik pekala. en az kırk kere. Sırf huzur içinde. hala da var.' dedim.. ama olmasa bile. ama herifler burnu kaf dağına çık mış bir kere.'şurada birkaç kişi canimi zi kurtaralım. kendisini kimin vurduğunu 279 da çok iyi biliyordu. bizden bile üstün olduklarını sanmağa başladılar. o sırada o'Banion öldürüldü. sayıyla kendileri ne gelsinler diye. sorarım size? Ben istemem kendi payıma. rekabet yüzünden . arayı düzeltmeğe uğraştım. öldüğünde yirmi sekiz yaşınday dı).

. değil mi ya?. istiyorsanız geleyim dedim. «Hymie'nin öldürüldüğüne gerçekten üzüldüm. Biliyorum bu cinayeti de gene bana yüklemeğe kalkacaklar. kendi payıma. oysa. bu gün öleceğini söylemiş olaydınız. Weıss laf anlamazın biriydi. Takımında bayağı esas lı çocuklar da var üstelik. neden Weıss'ı öldüreyim?» . makinalı tüfek kurşunlarıyla dolu olarak yatıp kalmak hiç te işime gelmez benim. Cinayet masası na telefon bile açtım. inanın benim parmağım yok bu işte.602/1242 adam Öldürmenin gereği yok. dediğim gibi. Öyleyse. bir kaldırım köşe sinde. her zaman hazırım buna. dünyada inanmazdı. is temez dediler. kendisine. Barış yapmak isterlerse. Bir hafta önce. ama dedim ya. hayvanlar gibi sokaklarda birbirimizi öldürmemiz yersiz. hepimize yetecek iş var.

Peki öyleyse. tanıkları hazırdır.» dedi gazetecile re. ilk defa suçlanmı yor ki. böylece sayı ları on sekizi bulan fedailerden dördünü Weıss'ı öldür mekle görevlendirmişti. kendisi öldürttü onları. «Ne den olduğunu pekala biliyor hem de.. yüzünü buruşturarak. Malachy okulundan arka daşları olan bir grup. Capone'un ne-280 den hala tutuklanmadığını soran gazetecilere şöyle karşılık verdi Collins: «onu tutuklamak boşuna zaman kaybından başka bir şey değildir.» Hymıe Weıss'm St.» emniyet Müdürü Collıns de aynı fikirdeydi. Capone Noel zamanı New York'a git tiğinde^ kendisine yeni fedailer'tutmuş. bronz tabutunu cenaze . herkes biliyor. iddiasına göre. «Yalnızca o değil.603/1242 Gangsterin bu soruyu sorduğunu işiten cinayet masası şefi Schoemaker. ama her seferinde cinayet sırasında başka yerde olduğunu ispatlayan delilleri.

21 ekim — Sherman oteli anlaşması . dinsel tören yapılması yasaklandı ğından. Çevre sağlığı komitesi üyeliğine king eller Graydon üçlü sünü seçin. o'Banion grubunun ortak lide ri olmuşlardı artık).. bir de et ve balık pazarı haraççısı Maxıe eısen vardı.. Tanınmış politikacılardan törene katılan olmadı.. arasında. Törene katılanlar. Gerek yollanan çiçekler. önem li yeraltı çehrelerinden yalnızca Schemer Drucci ile Bugs Moran (bu ikisi. gerek se genel görüntü gangster cenazeleri standardının çok aşağısıiidaydı. vb. .. ancak cenaze arabasını izleyen kortejdeki bazı araba ların üzerinde çeşitli propaganda pankartları asılıydı: kent yargıçlığına John Sbarbaro'yıı seçin.604/1242 arabası na kadar taşıdılar.... Mount Carmel mezarlığının kutsal olmayan bölümüne gömüldü.

Capone bira ve viskisinin en belli başlı alıcıları ara sındaydı. . 281 Saltis'in meyhanelerinin içki ihtiyacını Weıss'dan karşılamağa hazırlandığını da öğrenmişti. Capone için kötü bir sürpriz olmuştu. Bu ikisinin dingbat o'Berta ile birlikte işlettikleri 200 kadar meyhane.605/1242 Weıss'ın ölümünden sonra ortaya çıkan bazı ger çekler. oysa. daha da derinden araştırmalar yaptıran Capone. Joe Sal tis ile Frankie Mc Erlane'in hala kendisinden yana ol duklarını sanmaktaydı çünkü. sözde Capone taraftarı olan bu gangsterler gizlice Weıss'ın tarafına geçmişler di. bir yan de ğiştirme hikayesi olmuş. Weıss'ın cebinden çıkan jüri üyeleri ve tanıklar listesinden anlaşıldığına göre.

Capone. Bir barış anlaşmasına varmak için bu defa ilk adımı Saltis attı. Mitters Foley cinayetinden sa nık olarak ayrı duruşma bekleyen. ancak. Yeraltı çevrelerinde çok akıllı çok tecrübeli olarak bilinen eısen. o'Berta. serbest kaldıktan son ra Saltis'in canını bir tek yolla kurtarabileceğini. isterlerse bu işe aracı olacağını söyledi. Maxıe eı sen'e başvurdu. her ne bahasına olursa olsun Capone'la barışması gerek tiğini. bölge sınırlarını Torrio zamanında olduğu gibi ayar lamak çabasında olduğu için. dingbat o'Berta'dan öğüt al mak istedi. lombardo ertesi gün eisen'i . Capone'un yapabileceği şeylerden deli gibi korktuğu için. patronunun ağzını ara masını rica etti. ilk ön ce Tony lombardo'ya giderek. şimdilik durumu bilmez likten gelmeyi yeğ tuttu. korkunç bir ceza gerektirirdi aslında. ganglar arası barışı sağlamak.606/1242 Böylesine bir iki yüzlülük. o sırada.

daha Sonra. o'donnell çetesini Myles ile klondike temsil etmekteydi. Sherman otelinde tarihi bir top lantı yaptılar. tanınmış kumarhaneci Bılly Skid more'un Burosunda iki ön görüşme yapıldı. Jake Guzik. viski ithalatçısı Frank Foster (öteki adıyla Citro). seçim ve mahkeme sonuçlarını ayarlamaktaki becerik liliğiyle ün yapmış. kuzey kesimden Drucci. Capone grubu de legeleri şunlardı: al Capone. gang liderleriyle en gözde adamlarından kurulu otuz kişilik bir gurup. Patates kauffman. ayrıca Bılly Skidmore ile kumar 282 . Cicero'dan ev Vogel. önceden kararlaştırıldığı gi gi silahsız ve fedaisiz gelmişlerdi. Tony lombardo. Hem belediye binasının hem de emni yet müdürlüğü binasının yakınında olan Sherman ote line gelen gangsterler. ve o'Banion gurubunun genelevcisi Jack Zuta hazır bu lunuyorlardı. ağabeysi Ralph. Bugs Moran.607/1242 arayarak Capone'un da barış yanlısı olduğunu bildirdi. Önce.

emniyet müdürlüğünden bir sivil dedektif gözlemci olarak katılmıştı gangsterlerin arasına. eski kasa soy guncusu «Barney» Chrıstıan P. bağımsız kumarhanelerin sa hibiydiler. Saltis Mc Erlane o'Berta üçlüsünü Ma xıe Eisen temsil ediyordu. he men kapının önünde beklemekte. «Bir birimize rahat yerelim biraz. herkesin akimi başına toplaması dileğiyle açtı toplantıyı. ayrı ayrı. Bertche da gelmişler di. Sheldon çetesinden yalnızca Ralph Sheldon gelmişti. toplantı odasına sokulmamakla birlikte. eısen. Ga zeteciler. içerde olup biten lerden anında haberdar olmaktaydılar. Bu ikisi kuzey kesimindekilere az çok bağlı ol makla birlikte. «aptallıktan baş ka bir şey değil yaptığımız. Toplantıyı gizli tutmak için hiç bir çaba gösteril memişti.» dedi.608/1242 dünyasının bir başka önemli siması. Birbirimizi öldürdükçe ay nasızların yüzünü güldürüyoruz» Gerek kişiliğinin ge rekse örgütünün güçlü olması dolayısıyla toplantının en önemli kişisi olan .

(«dürtükleme». kan davaları unutulacak. «dürtükleme« yapılmayacak. Ganglar arası anlaşmazlıkları çözümle mek için kullanılan şiddet hareketlerinden vaz geçile cek. ama açık açık saldırıya geçmek ten çekiniyor.609/1242 Capone. ya da gazetelere. 2. asılsız ama yıpratıcı dedikodu lar çıkartmak esasına dayanıyordu. B hakkında C'yi çok kızdıracak bir haber verebilir. tartışarak anlaşma yoluna gidilecek. tutup C'ye. B'nin kendisi hakkında çok kötü konuştuğunu söyler ve C'nin B'yi tepelemesine yol açabilir.'beş koşullu bir anlaşma tasarısı ortaya sürdü: 1. genel bir ateş kes ilan edilecek.) 283 . 3. çete reisleri arasında çok sık uygulanan bir psikolo jik savaş yöntemiydi. B'yi tepelemek istiyor. Halen süregelmekte olan Butün anlaşmazlık ve kavgalar. diyelim ki a.

o'Banion'cular. Söz konusu bölge ler. do ğundan batıya bakıldığında Michigan Gölü ile Chica go Nehri. kuzeyden güneye gidildiğinde ise Belden Caddesi ile Wacker drive arasında kalan bölgeydi bu rası.610/1242 4. koşullara uymayan bir çete üyesini ancak o çetenin lideri cezalandırabilecek. bira ve içki dağıtı mı. irlandalının ölümünden sonra istila ettikleri Butün bölgelerden çekilerek. çete üyelerinin aç kalmalarına yol açacak kadar kötü bir kısıtlama değildi aslında.. Bu. faaliyetlerini kırk ikinci ve kırk Üçüncü Bölgelerde sürdürecekler di. Başka bir çetenin müşterileri çalınmayacak. Yalnız ve yalnız bu bölgelerde. belirlenmiş bölgelerin ötesine geçilmeyecek. Bölgelerin yeniden paylaşılmasına gelince:. 5. genelevcilik ve kumarhanecilik yapabileceklerdi. . hemen hemen beş mil kare genişliğinde çok yo ğun bir iş ve yerleşme çevresini içine almaktaydı.

Capone. Skidmore ile Bertche. kendisi ne karşı işledikleri suçlar öylesine Büyüktü ki. Marty Guifoyle'unki gibi kü çük çetelere. Bu anlaşmadan sonra Capone'a. kendi bölgelerinden yerler vermeyi ka bul etti.611/1242 Güneybatı Chicago'nun göl ve nehir arasında bu lunan aşağı yukarı üç mil karelik bölümü. yeni anlaş manın koşullarına ne dereceye kadar uyacaklarını görmek istiyordu. en üst kademedeki . Saltis Mc erlane çetesiyle Sheldon çetesi arasında paylaştırıla caktı. ve sayılarını ancak kendisiyle. kumarhanelerini eskisi gibi işitebileceklerdi ama. hakla rında herhangi bir karara varmazdan önce. Bu ko ca krallığın içinde aşağı yukarı 20 bin meyhane. Madisson Sokağının berisindeki Butün Chicago bölge leriyle hemen hemen Butün banliyö kalıyordu. bundan böyle Capone'a bağlı olacaklardı. o'donnell kardeşlere verilecek bölgenin ka rarlaştırılmasını başka bir toplantıya bıraktı.

612/1242 284 adamlarının bildiği bir sürü gece kulüBu. her şeyi unutmak ister. kumarhane ve genelev vardı. işi ne olursa olsun. «Harika iş imkanlarını kurşunlarla delik deşik et mekteyiz dedim onlara. hem de tehlikeli bir iş bizimkisi. bol iş var. kapısını açmaktan kork mak istemez. «kimsenin de kazancı olmuyor bu öldürmeler den. insan çok çalıştı mı. Hem zor.» diye konuştu Capone daha sonra. değil mi ya? Peki. Bu yüzden adam öldürmeğe değer mi yani? . akşam oldu mu ailemizin yanında dertlerimizi unutmayalım? Her kese yetecek kadar böl bira. Pence re kenarında oturmaktan. akşam evine gidip dinlenmek ister. neden tabancalarımı zı bir kenara kaldırıp. işimizde normal insanlar gibi ça lışmıyoruz? Neden biz de gündüz çalışıp.

'madem istiyorsunuz. 'allah belanızı versin. on dört aydır HaWthorne ınn'de oturmak zorundayım. Günün birinde. .613/1242 ayrıca. düşü nün. hangi baba diyebilir bunu? Ötekilerin de bu bi çimde ölmeğe meraklı olduklarını sanmıyorum. Çünkü oğlumun ikide bir neden eve gelmediğimi sormasına dayanamıyordum. babalık duygularının derinliğini gösteren nedenler de ekledi sözlerine: «Butün bunlara bir son vermek istedim.» Toplantıya katılanlar arasında anlaşma tasarısı na karşı çıkan olmadı. vuruşalım!' ama demedim. «el sıkışıp barıştık. de ğil mi ya? Yavrum olmasaydı. makinalı tüfek kurşunla rıyla delik deşik durumda eve getirilebileceğini bile bile. Çocuğum üç yıldır rahatsız.' derdim heriflere. ona da anasına da bakmak zorundayım. bir sürü ameliyat geçirdi.

geçirdikleri ki şilere ne gibi işkenceler yaptıklarını hatırladıkça kah kahadan kırılıyorlar. Capone'un izniyle. eskiden işledikleri cinayetleri kurbanını arkadaşlarına anlatırken müthiş övünüyor lardı. «Bir hortlaklar şöleni» ne benzetti geceyi. birbirle rini nasıl öldürmeğe çalıştıklarını ele. kabusu andıran bir eğlence ge cesiydi bu. ulur casına kahkahalar savuran eski düşmanlar. . eğlentilere katılan bir gazeteci. koikola girmiş.614/1242 aramızda. herhangi birimizi kızdıracak bir olay olduğunda. hep birlikte elmas Joe esposito'nun işlettiği Bellla Napoli Cafe'ye gidile-285 rek anlaşma kutlandı. karşılıklı otu rup konuşmağa. birbirlerinin ensesini tokatlayan. sorunları çözümlemeğe çalışmaya söz verdik.» toplantı sona erdikten sonra. he men tabancalarımıza sarılacağımıza.

. sonsuz dostluk yeminleri. af dilemeler. bizim iki arabanın. «Hatırlamaz olur muyum?» «işte o gece sizi öldürecektik ya. yalvarma numaraları. Butün çete liderleri birer konuşma yap tılar. göz yaşları. ama en ufak bir silah çekme olayında bile. «şu ga zeteciler olmasaydı adamlarımızı adamlarıma öldürt mezdim hiç bir zaman. (Çapkınca bir kıkırdama) yanınızda karı var diye ilişmedik.» Ve kasıklarını tuta tuta gülen iki kişi. sözleri... sizin arabanın peşine düştüğü geceyi hatırlıyor musun?» diye soruyordu bir kabadayı bir başkasına dirsek atarak. Gece ilerleyip kafalar iyiden iyice dumandıkça ortalıkta dolaşmağa başlayan pişmanlık..» dedi içlerinden biri. yapışkan bir hava vermeğe başla mıştı geceye.615/1242 «Hani. «Biliyor musunuz.

oysa gazeteciler işe karışmasa.. Ben de onlardan birkaçını temizletmezsem ayıp olacak. gazeteler de kimin vur duğu hakkında doğru haber yazıyorlar.. Ne yapacaksın. diyelim benim çocuklardan biri vuruluyor.» şeklinde konuştu duruşma yargıcı Harry B.. kendi öldükten sonra. «duruşmada gözler önüne serilen deliller daha başka bir karar gerektirirdi. aynı cinayetin sanığı olarak ayrıca yargılanacak 286 olan dingbat o'Berta'nın duruşması da süresiz olarak ertelendi.616/1242 gazeteler hangi çetelerin işe karıştığı nı yazmadan edemiyorlar. Bu sefer de.» Hymie Weiss'ın çevirdiği son iş.. .. 7 kasımda sonuçlandı. Joe Saltis ile lefty kon cil jüri tarafından suçsuz bulunarak serbest bırakıldı lar. onur meselesi oluyor tabii.

sanıkların suçlu olduğu apaçık meydana çıkmıştı..» Sanıkları suç layarak yargıç karşısına çıkmalarına yol açan özel Bu yük jürinin başkanı Savcı Mcdonald daha ağır konuş tu: «duruşmadan hemen önce ve duruşma sırasında birçok dikkate değer ve şaşırtıcı olay olmuştur.. ayrı ca. sanıklar aleyhine ifade verdikleri takdirde başlarına türlü işler geleceği şeklinde teh dit edilmişler.. Hyroie Weiss'ın kasasında mahkemenin emri üze rine sanık avukatlarına verilen tanıklar listesinin bir eşinin bulunduğuna da değinerek. «Bence.. bunla rın nerede olabileceklerine dair ne ailelerinden ne de başka kaynaklardan bilgi alınamamıştır. Sav cılığın çağıracağı en önemli tanıklardan ikisi duruşma dan kısa bir süre önce ortadan kaybolmuşlar.. sözlerini şöyle ta mamladı: «Bu dikkate değer hususların yanısıra. daha başkaları da eksik ya da yanlış ifade verdikleri takdirde parayla .617/1242 Miller. ta nıklardan bazıları.

«adaletle alay et mek oluyordu». öte yandan.618/1242 mükafatlandırılacak lar yolunda tekliflerle karşılaşmışlardır. suçları yalnızca ölüme sebebiyet vermekse. illinois Yüksek Mahkemesi. verilen ceza. Scalise ve anselmi'ye yeni bir duruşma hakkı ta nıdı. bu ceza «açık bir haksızlık»tı. «Tıpkı eski 287 . 25 bin dolar kefaletle serbest bırakıldılar. Yedi ay önce ayrıldıkları yeraltı çevrelerine dön düklerinde her şeyi süt liman buldular.» Noelden bir günce. Butün bun lar duruşmada açıklanmıştır. iki katil. on dört yıllık cezalarının yedişer ayını Joliet Cezaevinde tamamlamışlardızYeni duruşma isteyen avukatlarının ileri sürdüğü neden şuydu: Bunlar eğer cinayet işlemişlerse. üçüncü duruşmayı beklemek üzere.

oralarda bulunan. ağaca tırmanabilen bir balık türünün yaşantısını filme olmak için bir de filim ekibi götürmek gibi bir fikir attı .ıl gezintisi ayarlamak. el sıkışıyoruz. doksan san tim yüksekliğe kadar zıplayabilen. daha o yaz. su dışın da da uzun süre yaşama kabiliyeti olan. Böylesi daha iyi değil mi?» 288 XIV. uzun süre gözlerden ırak kai nindi. KOCA BİLL'İN DÖNÜŞÜ THOMPSON 1923 yılında. Yolda karşılaştığımızda adam gibi se lamlaşıyoruz. Güney denizlerine bir y.619/1242 günler gibi. böcek kovalayan. reformcu aday Yargıç de Ver'e yenildikten sonra. «onlar (o'Banion çetesi) kuzey kesimde duruyorlar.» diyordu Capone bir gazeteciye. ben de Chicago'da. tipik bir Thomsoniyen numarayla halkın gözüne girmesini bildi.

varol» sesleri arasında uğurladı. Temmuz ayının başlarında.620/1242 ortaya. içinde türlü politikacıların. Gereken reklamı yapmış olan Thomp son. yatı «Yaşa. Thomp son bu iş için bir yıl önce «amerikan sularında balık üretme geleneğini yerleştirmek» amacıyla kurduğu Balıkçılar kulüBu'nün desteğini de ayarladı. New orleans'da geziden ayrıldı. içkiye ve spora meraklı birtakım zenginlerin bulunduğu koca Bili Chicago Nehri boyunca ilerleyip Mıchıgan Gölünden denize açıldı. gezi için gerekli yatı vermeğe hazırdı. Bu rek lam acentasının müşterilerinden olan bir odun en düstri firması Butün masrafları ödemeğe. iş adam larının. gemi amerikan kara sularından dışa rı çıkamadı. Yatın adını koca BSıı koydular. ön bölümüne şişko eski belediye başkanı na tıpatıp benzeyen bir heykel yerleştirildi. bir rek lam acentası tarafından verilmişti kendisine. ancak. Butün kıyıları dol durmuş olan halk. Bu balıkçıları avlamak düşüncesi. .

kumar ve günah işletmelerini korumağa hevesli biriyle aynı yolda yürümem» demiş olması na rağmen. rıchard daley Be lediye Başkanlığına seçildiğinde söyleyeceği gibi. kendisine karşı yarışan adaylar.621/1242 Hemen Chicago'ya dönerek politik gücünü yeni 289 den canlandırma çabalarına girişti. kaşarlanmış bir politikacının. daha önce «işin içinde politika olsun. Thompson'un barışma çabalarını olumlu karşıladı. tam otuz yıl sonra. 1926 yılında Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerine katıldı. eyalet Savcısı Crowe ile barışmak için harekete geçti. Senatör de neen'in kliğinden olan edward r. . başka bir şey olsun. «Chicago'nun reforma hazır olmadığını» anlamıştı Va li Small'ın yeni seçim kampanyasına katıldı. Cro we.

inanın mideniz bulanır. Bunlara karşı konuşurken kullandığı sözler.. Ben kimseye çamur atmam. John dıll robertson idi. Bu adamların sorduğu «McSwıggın'ı kim öldürdü?» soru suna ve. Sayın doktor dur madan bize çamur atıyor.... adamın adı bile bir tu haf. yıkanmaz bile. yıllardır yıkanma dığını söylerken övünür hem de. bir politikacının ağzın dan işitilmiş işitilecek en ağır. robertson da öylesine kuru ki. Thompson kliğinden bir süre önce ay rılmış olan dr.. ama bazı . ceketinin yakası çorba lekeleri için de. Bir turşu markasının adını taşıyan bir herifin be lediye başkanı seçilmesine aklınız eriyor mu?. Ben işi şahsiyete dökecek kadar alçalmadım daha. Sayın doktor.. ama sayın doktorun lokanta da yemek yiyişini bir görseniz! Bıyıklarına yumurta sarısı yapışmış.622/1242 litsinger ile eski Sağlık Müdürü. en adi sözlerdi.. yöneticilerin gangsterlerle işbirliği yaptık ları iddiasına karşı şöyle bağırıyordu seçim platfor mundan: «litsinger kuruymuş.

Thompson.000) kazandı ön seçimleri.. onlara bakın: ayağında ufacık bir don. belediye başkanlığına adaylığını koy 290 muş. bu adam. şimdi de söylü yorum.» Cumhuriyetçi Parti seçmenlerinin çoğunluğu bayılıyordu bu tür konuşmalara. elinde top! Bili Thompson' un yarı çıplak resimlerini gördünüz mü hiç! Göremez siniz tabii. Bu işe en çok kızanlardan bir de Tribune gazetesiydi.. çekilmiş resimleri var. daha önce de söyledim. daha ne haltlar karıştırı yor biliyor musunuz? Yarı çıplak el topu oynuyor! inanmazsanız. karşılıksız bırakamam doğrusu. en Büyük yalancıdır.623/1242 gazeteler hakkım da öyle şeyler yazmışlar ki. o güne dek görülmüş en Büyük çoğunlukla (180. Üstelik ed litsinger de hakkımda konuşma ğa kalkmış. Seçimlerin hemen ardından yayınladık ları .

bir aptallık makinasıdır. Baştan sona. güç lüyüz Baştan sona. kanımızı dökeceğiz. . adamlarını belediye binasına bir saldı mı. amerika amerika Ülkemiz. Thompson seçim platformunun iki ana fikrini içeriyor du bu şarkı: Baştan sona. amerika amerika Milliyet ateşiyle çarpar yüreğimiz. kimsenin buyruğuna girmeyiz.624/1242 bir makalede. sondan başa. girmeyeceğiz. eski bir vodvil sanatçısı olan Milton Weil'ın yazdığı şarkı. ulusumuz. sondan başa. herhangi bir Güney amerika şehrinden çok Chicago'nun ihtiyacı vardır askeri kuşatmaya.. Bu tün seçmenler tarafından bir ağızdan söylenecekti. Gene de. Tanrı. amerika amerika Vatan millet uğruna. Millet adına her zaman beraberiz. «Thompson bir palyaço. sondan başa.» daha sonra yapılan seçim mitinglerinde. imanlıyız. doğru yoldur yolumuz.

oyunuzu Bıll Thompson'a veriniz. ingiliz kralı George önünde eğilme 291 sini istemiyorsanız. Mil liyetçi olmayan vatan hainleriyle birlik olmuş demek tir.» ... ingiltere kralı olacak o herifin ameri ka'ya artık burnunu sokmaması için savaşıyorum.625/1242 Ve amerikan Thompson bayrağını bağrına basan haykıracaktı: «Bunun için savaşıyoruz işte! George Washington'un savaştığı bayrak için savaşıyor Bili Thompson. istemem! Milliyet duygusu her şeyden önce gelmelidir yüreklerde... şanlı bayrağımızın. şampiyon boksörümüz Gene Tunney'i yensin de görelim.. kral George ve arkadaşları ülkemize buyur sun istiyorsanız. Yok. Bir amerikalıyla boy ölçüşecek bir ingiliz daha anasının karnından doğmamıştır. bana vermeyin.... Benim diyen varsa çıksın ortaya. eğer.

«okuyun o kitapları. dünyayı birbirine katmış olan kahramanlarımızın kötü gösterildiğini göreceksi niz. kral George . se çildiği takdirde onu kovacağına dair sözler ediyordu. Çocuklarımız kendi tarihlerinden utan sınlar diye ellerinden geleni yapıyorlar. milliyetçi olmamak üzere yetiştirildiklerini an layacaksınız. Saygı gösterdiğiniz idealler. Ben belediye başkanlığından sonra George Washington tarih kitap larından kovuldu. milliyet nedir bilme mek. okuyun da kendi gözlerinizle gö rün. insan hak ve hürriyetleri için can vermiş milliyetçi kahramanlarımızla gizliden gizliye alay alay edildiğini. dever'in ata dığı Maarif Müdürü William Mcandrew'e çatıyor. Çocuklarımızın saptırıldığını.626/1242 Chicago okullarında kullanılan tarih kitaplarının ingiliz taraflısı olduklarını ileri sürerek. yiğitliğine inandığı nız amerikan Büyükleriyle.

bugün binlerce amerikan genci. Böyle işte. önüne çıkan Butün ingiliz gemilerini dağıtmıştı da on dan! kral George bu kötü anının yaşamasını hiç is temez kuşkusuz. Peki. kral George kim biliyorsunuz değil mi? kral George'a kal sa. Müzelik savaş gemisi old ironsides'ın kurtarılması için. o pis ingilizlerin afyon ticareti bozulmasın diye Çin'de savaşıyor ola caktı. old ıronsıdes. o da. Çocuk larımızın kendi aralarında para toplamalarını bile ya sakladı. atalarımızdan kalma bu paha biçilmez anıtın hurdaya çıkarılmasını emretti.627/1242 aldı onun yerini. . Bu yüzden uşağı Mcandrew'a gere-292 ken emirleri verdi. çocuklarımızın harçlıklarından artırdıkları para ları bağışlamalarını yasaklayan kim? o da Mcandrew! Neden yasaklıyor? Çünkü vaktiyle. Mcandrew kim? kral George'un uşağı.

» diyordu belediye başkanı adayı. tamam mı?» . şanlı Chicagolulara kalmıştır artık. Her türlü reforma karşı olduğunu. onu ilgilendiren Thompson'un ikinci seçim va adiydi. yok etmeğe çalışan ingiliz taraflılarından şehrimizi kurtarıncaya kadar savaşacağız!» Butün bu konuşmalar al Capone'a vız geliyordu tabii. hiç sıkılma dan. Tarihi kaynaklarımızı zehirlemeğe. hiç utanmadan ilan ediyordu Thompson. «atlas okyanusunun ortasında olsaydım bu kadar yaş ola mazdım.628/1242 Tarihimizi kurtarmak. bu heriflerin (dever ve adamlarını kastediyordu) kapattığı Butün yerleri açacağım gibi. bizim için Bufkan amerikalılara. «Seçilir sem. 10 bin tane de yeni meyhane açtıracağım.

yetmiş gündür süregelen barışın da sonu oldu bu patlama. Sherman ote li'nde yapılan anlaşmaya göre bu yolsuzluğu komite ye şikayet edip. bildiği her türlü rüşvet ve terör yöntemini uy guladı. tartışmağa sunacağı yerde. Ve onun yararına. Thompson seçim kampanyasına 260 bin dolar bağışladı. Sheldon. ele mentsin öldürülmesini emretti Saltis. 30 aralık günü. «oyunuzu erken verin. yeniden parlayan bir çete rei si savaşı yüzünden politik çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı Capone. aynı zamanda. bir tüfek patlaması bira satıcısının hayatına son ver di. Ralph Sheldon'un adamların dan Hilary Clements. sık verin» sloganını onun çıkardığı söylenir. . Yılın başlangıcında. Saltis Mc Erlane bölgesi sınır ları içinde bira satmağa kalkışmıştı.629/1242 Bu söyledik leri Capone'u öylesine memnun etmişti ki.

630/1242 Capone'a şikayet te bulundu. ilk darbe için. Capone. sık sık şu olayı anlatırdı: karlı bir kış gecesi. Capone'a ade ta tapardı. onun meziyetlerini anlatmaktan usanmaz dı. lefty koncil ile. yeniden saldırıya geçtiler. Bu arada. Gangsterin yufka yürekliliğinin bir örneği olarak. «rum» Theodore anton. sıkı disiplin tedbirleri alınması gerek-293 tiğini de biliyordu. Saltis'i cezalandırmağa pek he vesli değildi ama. anlaşmanın sürekli olarak uygula nabilmesi için. soğuk tan mosmor kesilmiş bir gazeteci çocuk giriyor . Bu nedenle. Hawthorne Smoke Shop'un üzerindeki lokantayı işletirdi. Sal tis'in adamlarından «koca Heyes» Charlie Hubacek 11 mart günü idam edildiler. Capone'un çok sevdiği bir adamı seçtiler. anlaşmanın getirdiği kısıtlamalara alışamamış. Capone'un üstün lüğünü bir türlü kendilerine yedirememiş olan eski o'Banioncular.

yemek yiyordu. ev lat?» «elli tane kadar. Tommy Cuiringione'ye olduğu gibi ona da uzun süre işkence yapılmıştı. 6 ocak gecesi. «at hepsini yere. Bir daha geri gel medi.» diye karşılık veriyor çocuk.631/1242 lokan taya. Butün gece aynı masada oturup hüngür hüngür ağladı. anton'un cesedi bir kireç ku yusunun içinde bulundu. Capone anton'un lokantasında oturmuş. Birlikte. Öldürülmezden önce. Capone soruyor. onu yakaladıkları gibi arabalarına sürüklediler. kapının hemen dışında bekleyen o'Banion'cu lar. «satacak kaç gazeten kaldı.» Ve zavallı yavrunun eline yirmi dolarlık bir banknot sıkıştırıyor.. . Bir süre sonra durumu anlayan Capone hıçkıra hıçkıra ağlamağa başladı.» diyor Capone. oturup gevezelik et tikleri masadan kalkan anton. yeni gelen bazı müşte rileri karşılamak için kapıya çıktı. «Hemen koş ana nın yanına.

haber ve para tnşıyanlar içinde. slıorman otelinin on altıncı katında bulunuyordu. ve onu öldürmeğe kalktı. Drucci. eski bir gazete satıcısı olan. arkansas'da kısa bir tatil yaptı. Gazete Satıcıları Sendikası'nın kurucusu. Capone'un Metropole otelindeki dairesi ikinci bir seçim' karar294 gahı haline gelmekteydi. Mu iki daire arasında koşuşup duran. Birinci Bölge poli tikacılarından. bunu nerden haber aldıy da aldı. Hot Springs. Thompson'un asıl kararga hı. William Hale Thompson . peşinden gitti. Yirminci Bölge patronu Morris eller.632/1242 Mart ayında. ama tüfeğinden çıkan Butün kurşunlar boşa gitti. 5 nisan —seçim günü— yaklaştıkça. Capone. Capone'un yakın arkadaşı danıel Sa lıtıla.

genel ovci Jack Zuta (ki kendisi Thompson kampanyasına 50 bin dolar bağışlamış ve «koca Bili Thompson'u her bakımdan destekliyorum. kocaman maun masasının gerisinde. Capone. Chicago'nun hemen Butün çetele ri gibi. kiralık ka tiller. o'Banioncular da Thompson'un kazanması için ellerinden geleni yapmaktaydılar. kırk ikinci Bölge belediye meclisi üyesi DRosey R. başlarında Schemer druc ci olduğu halde. dokuz telefonun başında otur muş. ağzında purosu. Seçimden bir gün önce. kendisini son dere ce memnun etti. adam kaçıranlar. şehrin şurasına burasına dağıl mış adamlarına türlü emirler yağdırıyordu.. bunlardan bir grup. dever taraflılarından.. Crowe'un Buro suna . ilk şiddet hareketi Capone tarafından planlanmış değildi. haydutlar.633/1242 Cumhuriyetçi kulüBu başkanı. ama olayın verdiği sonuç. o da beni her bakımdan destekliyor» demişti) vardı. bombacılar ve ben zerleriydi emir verdiği adamlar.

634/1242 giderek ortalığı toz duman ettiler. . Yakalayanlar dan biri olan sivil polis dean Healy. Gangsterin dul karısı. Capone'un en korkunç düşmanlarından birini ortadan kaldırmış oldu. bir süre sonra bir 295 avukat tutup dava açmağa kalktığında. yakından dört el ateş etti Drucci'ye ve hemen öldürdü.. hemen o gün yakaladı Drucci'yi. Gelenler. sekreterini dövdüler. gangsteri biraz tartakladı. eşyalarını kırıp döktüler. polis arabasıyla karakola götürüldüğü sırada. «Se nin canına okuyacağım. Crowe o sıra da Burosunda değildi. Buna son derece sinirlenen Drucci.» diye haykırarak ada mın tabancasına saldırdı.» Böylece polis. cinayet ma sası şefi Schomaker şöyle konuştu: «Ne cinayeti be? Healy'e madalya vereceğiz. Polis. camlarını tuzla buz ettiler. Tabancasını kurtaran Healy.

Drucci'nin bayrağa sarılı tabutunun üze rinden saygı atışı yaptılar. Mount Carmel mezarlığının kutsal olma yan bölümüne. borazanlar çalındı. daha başka şiddet hareketlerini önle mek amacıyla. ama askeri tören yapıldı. Belediye Başkanı dever'in iş başına getirdiği em niyet müdürü. üç bin beş yüz çiçeğin altına gömüldü. traşsız olarak mezar başında duruyordu. kendisi.635/1242 Drucci. en süs lü çelenklerden birini yollamış olan Capone. Her sandık başında bir manga po lis bulunmaktaydı. amerikan eski Muharipler derneği üyesiydi. Birin ci dünya Savaşına katılmış olduğu için. seçim günü görev yapmak üzere 5000 özel polis tayin etti. Bir manga ünifor malı asker. Ölü için dinsel tören yapılması kilise tarafından ya saklanmıştı. Chicago normal seçim . arabalarında makinalı tüfekler ve gaz bombaları taşıyan sivil polisler de sokaklarda kol geziyorlardı.

koşturuyorum işte!» en son mıyım sonucunda.636/1242 günü standartla rına göre olağanüstü sakin bir gün geçirdi. hepsinin tepesinde at 296 koşturacağım demiştim. . iki seçim gözcüsüne dayak atılıp kaçırıldı. bir yandan elindeki koca şapkayı sallıyor bir yandan da. hepinize çok teşekkür ede rim! Söyleyin o kovboylara. 83. bir düzine kadar dever taraflısının oy vermesine eli silahlı kabadayılar tarafından engel olundu. bir tek sandık başında. (her ikisi de kırk ikinci Bölge de mokrat Parti kulüplerine). içtiği viskilerin etkisiyle dili dolanarak şöyle bağırıyordu: «Tam 52 bin ilerdeyiz şu anda! Teşekkür ederim. luis stilinde dö şenmiş balo salonunda. o gece. bir sandalyenin üzerine. Sherman oteli'nin 15.072 farkla kazandığı ortaya çık tı. Topu to pu iki bomba atıldı. bir de bir evde silah kullanıldı. tır manan Thompson.

bir zamanlar emniyet müdürlü ğü yapmış olan. «örgütümdeki polislerin yüzde altmışı içki . gangsterlerin en rahat. birkaç yıl öncesinin Chicago'su. Bunun nedeni de. bunun yanında bir kanun ve düzen harikası olarak gösterilebilirdi. en korkunç. Belediye Başkanı dever yeni seçildiğin de cinayet masası şefliğinden istifa etmişti. şehir müfettişliği görevine. dıon o'Banion onuruna verilen bir yemeğe gittiği için amirlerinden azar işitmiş olmasıydı. eyalet Savcısı Crowe'un kuzeni olan Hughes. yöne timin ne yönde ilerleyeceğini açıkça belli edecek ni telikteydi. yolsuz lukların en geniş ölçüde kol gezdiği dönemdi. Chicago'nun gördüğü on kanlı. Hiç tanınmamış bir adam olan. Öyle ki. ve emniyet müdürü olduğu sırada. emniyet mü dürlüğüne getirdi.637/1242 Thompson'un üçüncü kez belediye başkanlığına seçilmesiyle başlayan dönem. Çevre Yol ları denetim Müdürü Mıchael Hughes'u. Yeni belediye başkanının ilk yaptığı atamalar.

Ser ritella. dr. Belediye hukuk mü şavirliğine eski dost Samuel ettelson'u getirdi Thomp son. hem Belediye Sağlık komitesi üyesi hem de Belediye Baş Tahsilda rı olarak çift maaş almağa başladı. Belediye zabıtası şefliğine getir diği danıel Serritella. aynı zamanda Belediye Meclisinde Capone' un temsilciliğini yapmaktaydı. ettelson.638/1242 yapımı işinden ekmek yiyor» diye açık açık söyleyen Charles Fitzmorris'i getirdi. arnold kegel. aynı zamanda finans korsanlarından Sa muel ınsull'un avukatıydı. eksik tartı usullerinin yaygınlaşmasını ve bunlardan kendisine bir pay çıkarmayı sağladı. yeni Belediye Sağlık Mü dürü oldu. ilk iş olarak. çeşitli tüccarlarla anlaşıp. Morris eller. Thompson'un aile doktoru. Daily News muha 297 . Seçimden kısa bir süre sonra.

kendi bilecekleri iş.. emir almadan da bu gibi işlere burnumu sokmağa hiç niyetim yok. komiser yardımcısı William P. Versinler resmi bir emir. Belediye yöneticileri kentin bu bölgesine ka nun ve düzen getirmek istiyorlarsa. kanundışı lotaryacılığın önüne geç mem için herhangi bir emir gelmedi. «Belediye Başkanımız Thompson. «ona oy verenler ne istediklerini biliyorlardı herhalde.. Bana.» Böyle bir emir hiç bir zaman gelmedi tabii.. nasıl olup da kanundışı lotaryacıların işlerini rahatlıkla sokak ortasında yürütebildiklerini sordu. ama kendi başıma işlere kalkacak değilim. rus sell'e. Ve Russell'ın akıllılığı... durup dururken. ıeyhine bir nokta . her şeyi serbest bı rakacağına söz vererek seçildi. uzak banliyölerden birine atanmama yol açacak karışık durumlar yaratmak istemem şah sen. dediklerini yapayım.» diye karşılık verdi Russell..639/1242 birlerinden biri.

Polisler. Metropole otelindeki karargahının oda sayısını elliyle yükseltti. en fazla para veren condottiere'nin emrine girmeğe hazır bir paralı askerler kışlası durumundaydı) yüzlerce polis gelir. Hawthorne ınn'deki yerini. Bir süre sonra Hughes'un yerine emniyet mü dürü oldu. yaptıkları hizmetlerin karşılığını nakit olarak alabil mek için sıra beklerdi.640/1242 olarak kayda geçti. emniyet müdürlüğündense (ki burası. içki dağıtım kamyon larına gidecekleri yere kadar eşlik etmekten. Beledi yeden. hem belediye binasına hem de emniyet müdürlüğüne ya kın olması bakımından çok uygun bir yerdi. reform cuları yatıştırmak için hazırlanan baskınları önceden haber . Metropole. kendilerini satışa çıkarmış sorgu yargıçları. yönetim yetkilileri ve politikacılar akın ederdi otele. Capone. Seçimlerin üzerinden daha bir ay geçmeden. yalnızca banliyölerdeki işletmelerinin yönetimi için ikinci de recede bir karargah haline getirdi.

641/1242 vermeğe. Polis yetkilileri. ya da dosyalara «çözümlenememiştir» kaydını geçirir lerdi. Çeşitli toplantılar ve para dağıtma işleri. Phil D’andrea'ya. pazar günleri kilise ayininden sonra yapılırdı. Chicago polis örgütünün he men hemen yarısı kayıtlıydı. çeşitli kaynaklardan polise ödenen rüş vetlerin yılda 30 milyon doları bulduğunu hesaplamış tı. Belediye icra Mahkemesi Gö revlisi rozeti verilmişti. kendi bordrosunda. Capone. . ayrıca Belediyeden ayda 200 dolar maaş alıyordu. üzerinde «Polis Örgütü Yetkililerine: 298 kartın hamiline her türlü kolaylığın gösterilmesi» ya zılı. resmi damgalı kartları Capone'un adamlarına da ğıtmağa kadar çeşitli hizmetlerde bulunurlardı Capone'a. D’andrea ve ekibinin işledikleri suçlara ya tamamen göz yumar.

bölge politik patronlarından birinin işlettiği otomatik içki makinasına para atmak suretiyle susuzluğunu giderebilirdi herkes. sohbetler edilirdi. şebekenin önemli kişilerinin he men hepsinin birer gözdesi vardı. yapılmaz. karşılıklı içkiler içilir.642/1242 Metropole oteli. Bu kadınları otelin en mükellef dairelerine yerleştirmişlerdi. tek numaranın üze rine yüz bin . depodaki içkilerin değeri 100 bin doların al tına düşmezdi hiç. Birkaç oda da kumar oyunları için ayrılmıştı. Capone. son dere ce şanssız bir kumar hastasıydı. otelin lobisinde. polis memurları. Özel alkol ve şarap stoklarını depolayabilmeleri için. Bu sırada yalnızca iş gö rüşmeleri. kendilerine otelin bodrum katında bir yer ayrıl mıştı. Bin dolardan aşağı sına zar attığı pek enderdi rulette. politikacılar ve gangsterlerle dolup taşardı pazar günleri. Hafif kadınlar otelin her yanında salınır dururlardı. Capone ile en yakınları için üst katlarda birkaç bar kurulmuş tu.

Tribune Gaze tesinin polis muharibi Jake Lingle. rahat yaşantıları nın bundan böyle çeteye olan yararlarına bağlı ola cağını bildirdi. Capone'un en sev diği gazeteciydi. çetenin . Hamamcı John Coughlin ile Hinky dink kenna'nın yıllar yılı hüküm sürdükleri Bi rinci Bölgenin nirengi noktasıydı. at ve köpek yarış larına da çok meraklıydı. hiç bir zaman plase oynamaz. hep ganyana oynar. kumarda çok para kaybettiği. Capone bu iki bele diye meclisi üyesini uydu düzeyine indirdi. Yeraltı faliyetleri hakkında çok geniş bilgilere sahip olan bu muhabire. kendile rini oteldeki dairesine çağırtarak.643/1242 dolar koyduğu olurdu. hiç bir za-299 man Büyük bir servete sahip olamadı. Metropole oteli. hayatı da debdebeli ve müthiş masraflı olduğu için. çokluk da kaybederdi. Yarış alanına gitti mi. Capone Chicago'ya geldiğinden beri yalnızca at yarışlarında on milyon dolar kaybettiğini söylemişti.

«Ne diyebilirdim ki başka?» di ye sordu. «Başımıza be la aramıyoruz. Mussolini'nin iyi niyet elçisi olarak. italyan Hava kuWetleri komutanı Francesco de Pınedo o gün Chicago'ya geldi.» dedi Capone. «Ya Butün örgüte el koyacağını söyleseydi? o zaman halimiz ne olurdu? şükredelim ki bize bu ka darcık bir şans tanıdı. Belediye meclisi üyeleri karşı koymadılar. Buluşmadan sonra adamlarını bir araya toplayan kenna. şehrin Fascısta lideri Ugo Galli. altıncı . Santa María II adlı uçağıyla dünyayı dolaşan..644/1242 desteği olmadan bir daha ne seçim kazanabilir ne de eski imtiyazlarını sürdürebi lirlerdi. Grants Parkının hemen yanında Mıc hıgan Gölü üzerine inen uçağı karşılayan resmi komi te üyeleri şunlardı: italyan konsolosu italo Canini.. Gümrük Müdürü anthony Czarnecki.» Yeni Thompson yönetiminde Capone'un presti jinin ne denli arttığını 15 mayıs günü olanlar açık se çik ortaya koydu. Çok sık kullandığı bir deyimle.

Bunun üzerine. gangsteri komiteye katmışlardı! Sonunda herhangi bir çatışmayı bastır mağa gerek kalmadı. Capone'un antiFaşist bir eylemi daha kolay engelleyeceğini bildiklerinden. Sayıları çok az olan göstericiler aşırı hareketlerde bulunmadılar. Gangs terin resmi karşılama komitesine katılmış olması bazı Chicagoluları kızdırdı. polis yetkilileri 300 hiç utanmadan şu açıklamayı yaptılar: o gün. Haziran ayında Capone'u memnun eden başka bir olay daha oldu.645/1242 Hava kuWetleri Subayla rı. anti faşist bir gösteri yapılacağını haber almışlar. çatış ma olursa bunu engelleyemeyeceklerinden korkmuş lardı. kıyıya çıkan de Pinedo'nun elini sıkanlar arasındaydı Capone. iki yıl önce olson ile Walsh adlı polis memurlarını öldürdüklerinden beri gerek mad di gerekse manevi . Belediye Başkanı Thompson'un özel temsilcisi Yar gıç Bernard Brassa ve al Capone.

Canada'dan şişesi 20 dolara ithal edilen yıllanmış şampanyalar oluk gibi aktı en çok da. artık söylenecek sözüm yok. «yok yere saldırıya geçen polislere karşı» kendilerini savunmak için ateş ettiklerini ileri sürdü Jüri. sanıkları . «suçsuz» kararı verdi sonunda. sivil polislere bir tek kurşun attığını kabul etti. Jüri seçiminde her zamanki gibi güçlükler çıktı ğından çağırılanlardan 100 kişi çeşitli nedenlerle üye liği reddettiler asıl duruşma bir hafta geç başladı. 22 haziranda ifade veren Scalise. dedektif Walsh' ın dul karısı.» Beraat kararını kutlamak için Capone muhteşem bir ziyafet verdi.646/1242 bakımdan desteklediği Scalise ile anselmi'nin üçüncü duruşması ayın dokuzunda baş ladı. «kocamla arkadaşını Büyük bir soğukkanlılıkla öldürmüş olan bu adamları tebrik etmek için millet bekliyor. müvekkil lerinin. avukat Nash.» diye ko nuştu. «Yapılacak başka bir şey yok.

Sıçra yan Tosbağa. aralarında küçük italya yeraltı çevrelerinin en gözde kişileri bulunuyordu. Scalise ile anselmi'nin yakın arkadaşı olan Guiseppe Giunta'ya. çevik. operet kahramanlarını. oysa. sarhoş kalabalığı seyreden Capone. yakın bir gelecekte. Giunta. Yüzden fazla konuk doldurmuştu yemek salonunu. Gecenin doruk noktası. dans etmek teki başarısından dolayı Sıçrayan Tosbağa adı takıl-301 mıştı. şampanyadan şırıl sıklam olmuş.647/1242 serbest bırakan jüri üyelerinin şerefine ka deh kaldırıldı. hareketli Sicilyalı bir kiralık katildi. andıran. . neşeli. patlayan şampanya tıpa larının cephane olarak kullanıldığı savaş oyunu ol du. ko nuklarından üçünün kendisini öldürmek amacıyla birleşeceklerini aklına bile getiremezdi. Partinin en canlı kişi si. Scalise ve anselmi. pek yakın da al Capone'un canına kıymağa kalkışacaklardı.

ve patlayıcı maddeler depo edilmişti. cephane. gazetecilerin «Sicilyalıların Taht Savaşı» ola rak adlandırdıkları çatışma kaçınılmaz bir zorunluk haline gelmişti. hisse senedi acentalığı. oysa. alkol dağıtımı ve benzeri işlerde ortak olmuşlardı. Sicilyalılar . raflarda dizi dizi duran deri ciltler kitap değildi aslında. yerden tava na kadar kitaplıklarla kaplıydı. Sicilyalılar Birliği'nin belli başlı iki gücü olarak iş birliği yaptıkları gibi. silah. esmer. bir adamdı. Üç katlı şahane köşkünün oturma odasının dört duvarı. çalışmışlar. aiello ile lombardo yıllar yılı birlik te. peynir ithalatçısı. kalın kaşlı.648/1242 Herkesin gözünde tüten Sicilyalılar Birliği baş kanlığını Capone'un desteklediği Tony lombardo elde edince. Sekiz erkek kardeşi ve sayısız kuzenleriyle birlikte. tıknaz. fırıncılık. Başkanlık yarışma katılıp da ancak ikinciliği kazanabilen Joseph aiello. Yalancı cilt lerin ardında. Genna'lardan kalan küçük italya ev imbikleri endüstrisini yönetiyordu.

serbest çalışan dört yabancı kiralık katil geldi Chicago'ya: New York'tan Tony Torchıo. 1927 yılının ilkbaharı ile sonbaharı arasında geçen aylarda. rakibini. Jack Zuta ile anlaşmaya vardı. hele Tony lombardo başkanlık seçimini kazandıktan sonra iliş kileri tamamen kesilmişti.. Aiello'ların Capone'u öldürecek herhangi birine 302 elli bin dolar verecekleri söylentisi bütün yeraltı çev relerine yayıldı.. ve onu destekle yen çete reisini öldürmeğe karar veren aiello. luis'den Tony russo ıle Vıncent Spıcuz oo. St. Cleveland'dan Sam Vaıente. Barney Bertsche.649/1242 Birliği içinde politik rekabet aralarını bozmuş. başla rında Bugs Moran bulunan kuzey kesim gangsterleri ve Batı kesimden Billy Skidmore. Capone'un adam ları son derece uyanık ve hızlı .

zehiri denemeğe kalktılar. aynı süre içinde aiello'nun yorli adamlarından dördü de. Capone'un fedailerin den orchell de Grazio'yu tutukladı. sarılıp sarmalanıp bir torbaya sokulmuş. ancak. hakların da işe yarar delil olmadığı için serbest bırakıldılar. kimliği tesbit edileme yen bir katil ya da katiller tarafından öldürüldü. öldürüldük ten sonra. hendeğin çevresin de görülmüş olan McGurn ile. Bu sefer aillo'lar. Polis. Beşin ci kurban. tomson kur şunlarına hedef oldular. Sindirella adındaki bir barmen. Capone'un Bella Napoli Café'ye sık sık gittiğini bildik leri için. torba bir hendeğe atılmıştı. Hepsinin avucuna bir beş sentlik sıkıştırılmıştı —herkes biliyordu— Jack Me Gurn'ün imzasıydı bu. dört ki ralık katilin dördüne de Chicago'nun havası iyi gel medi. şehre geldikten birkaç gün sonra.650/1242 çalışıyorlardı. ahçıbaşına otuz beş bin dolar teklif ederek gangsterin yemeğine zehir .

suçluları ya kalamanızı .651/1242 katmasını istediler. halkı biraz olsun yatıştıracak bir jest yap manın gereğini duyan yeni cinayet masası şefi Wıl lıam o'Connor. Chicago halkı. «efendiler. akıllara durgunluk vere cek sorumsuzlukta bir emir yerdi. savaş 303 başlamıştır. makinalı tüfek kullanması nı bilen polis memurlarının gönüllü gelmelerini iste di.» dedi. «Bu şehri birtakım namussuzların değil. gangsterleri temizlemek için yeni bir zırhlı birlik kuracağını açıkladı. Birinci dünya Savaşına katılmış. her şeyi oldu ğu gibi Capone'a anlattı. bir polis görevlileriyle halkın yönettiğini gös termek zamanı geldi artık. hiçbiri çözümlenmemişti. sonra vaz geçti. Bu durum karşısında. Ve bu gönüllüler takımına. ah çıbaşı önce kabul etti. altı aydan kısa bir süre içinde on bir çete cina yeti işlenmiş. Bu birlik için.

.652/1242 ve hiç acımadan öldürmenizi istiyor. dikkat edin. ara balarınıza makinalı tüfekler konmuştur. top lum düşmanlarına karşı eşit silahlarla çarpışacaksı nız. ilk önce siz ateş edin. öldürmek üzere ateş edin. West Washington Bulvarı . sağlama gidin. arabayı de lik deşik. hemen peşine düşün ve derhal ateş açmaktan çekinmeyin. başka bir şey istemem. Tony lombardo. olay yerine geldiğim zaman. Tanınmış gangster leri öldürenlerin rütbesi yükselecek. ayrıca da para armağanı verilecektir.» Buna karşılık. içi haydut dolu bir araba gördü nüz mü. Butün haydutları da ölü bulursam. tahtalı köyü boylamayın. karısı ve iki küçük çocuğu ile bir likte. Böylece. gangsterleri yollayın tahtalı köye. Cicero'nun kuzeyinde kalan bir banliyöde oturur du. ne yapacağını söylemedi o'Connor. sokaktan geçen masum vatandaşları da ölü bulursa.

oraya da gi dildi. ama bir otel odası anahtarı unutul muştu. dedektifler. Hepsini toparlayıp şube-304 . bu üçüncü adreste Joseph Aiello ile iki kuzenini. çok miktarda dinamit bulundu dairede. daireleri hafta lık olarak kiraya verilen Büyük bir apartman binası vardı. bir de Mılwaukee'den yeni gelmiş olan genç kiralık katil an gelo lo Mantio'yu buldular. içerde kimse yoktu. lombardo' nun sokak kapısına ayarlanmış bir dizi makinalı tüfek buldular. dairenin penceresinde. Villanın tam karşısında. Biraz ilerdeki ashland Caddesi üzerinde bu lunan rex oteline aitti bu anahtar.653/1242 442 numarada geniş bir villası vardı. Bunun üzerine. 10 mil kadar ötedeki North Western Caddesi 7002 numaralı apartmana gidilmesini öğütledi gammaz. 22 ka sım günü o'Connor ile adamları söz konusu daireler den birini bastılar. Bir gammazdan aldıkları ihbar üzerine. içerde gene kimse yoktu.

adam lar getirildikten yarım saat kadar sonra. lo Mantio. 302 numaralı odanın pen oeresi doğrudan doğruya tütüncü dükkanının girişini görmekteydi. kendisinden ay lık alan polis memurlarından biriydi herhalde.654/1242 ye götürdüler. aynı zamanda politika işlerini yürütürdü buradan. Zayıf karakterli bir genç olduğu anlaşı lan lo Mantio'nun sorgu sırasında dili çözülüverdi. Capone ile lombardo'yu öldürmek üzere Aiello tarafından getirtildiğini itiraf etti. Aiello ile lo Mantio'nun şubedeki hücrelere hap sedildiklerini Capone'a haber veren. dükkanın hemen karşısında aflnntik oteli bulunuyordu. üç katilin bu . bir iki laf ederdi Kenna'yla. pencerenin içine uzak men zilli tüfekler yerleştirdiğini açıkladı. Capone için South Clark Sokağında bir pusu hazırlandığını ekledi. South Clark Sokağı 311 numarada Hinky dink Kenna' nın bir tütüncü dükkanı vardı. Chicago'ya. Capone sık sık uğrar.

üç adam bina nın giriş kapısına doğru yürüdü. Capone'un kısa bir süre önce New York'tan getirtip fedaileri ara sına kattığı eski Beş Noktacı. kimi si sokak köşelerini tuttu.. inanılacak gibi değildi ama. kimisi kapı içlerine dikildi. Üst katlardan birinin penceresinden dışarı bakmakta olan bir polis memuru. Aiello'yu öldürmek üzere Sivil şubeyi kuşatmak taydılar! elinde olmadan haykırdı. ve birden durumu kav radı. Bir anda çevreye dağılıverdiler. önce sivil polis sandı gelenleri. kimisi yan sokaklara saptı. elini paltosunun altına sokarak iç cebinden çıkardığı otoma tik tabancayı yan cebine aktardı. ama hiç biri binadan içeri girmediler. . Biraz sonra. Bir sürü adam çıktı içlerinden. Bu adamın. içlerinden biri.655/1242 lunduğu binanın önünde bir düzine kadar taksi durdu. şişko. Capone'un adamla rı. gaga burunlu «küçük New York» louıs Campagna olduğunu hayretle gördü pencereden bakan polis.

ellerine kelepçeleri 305 geçirdikleri gibi.» diyordu Campagna. Aiello'nun bulunduğu hücrenin ya nındaki hücreye götürdüler. gebermiş bil. her şeyimi satıp . buradan iki gangster arasında geçen konuşmalara kulak misafiri oldu. «Seni buradan saldıkları anda. cezalı kılığına sokularak yakın hüc relerden birine yerleştirildi. evimi. Sokakta üç adım atamayacaksın. dostum. Memur.» korkudan tir tir titrediği sesinden belli olan aiel lo.» diye yalvarıyordu. «on dört gün izin versinler bana. tepeleye cek bizimkiler. «anlaşamaz mıyız. dükkanımı. Sicilya lehçesini anlayan bir polis memuru. n'olur.656/1242 durumu anlayan bir sürü polis sokağa fırladılar ve üçlü idam ekibini yakalayarak silahlarını aldılar. «kendini yok bil.

. orada da gemiye binene kadar. ağlaya sızlaya o'Con nor'a koşarak. biraz da odadaki gazete cilere gösteriş olsun diye. Cinayet masası şefi.» diye karşılık veriyor du beriki. «olur.. Tee.. onu da bil!» . New York'a kadar ko rurlar seni. namussuz herif.» avukatının işe karışmasıyla serbest bırakılan Aiello. biz bitireceğiz. «ikidir bize kazık atmağa kalkıyorsurl. Sicilya usu lü kan davalarını burada sürdüremeyeceğine göre.» dedi. N'olur anlaşalım. çocuğuma acı yın. sokağa çıkmağa korktu.657/1242 Chicago'dan gideyim. Benim polislerim Chicago için de korumazlar seni. Ne kadar çabuk defolursan buradan o kadar iyi olur. Hiç gelmem bir daha. polis tarafından korunmak istediğini bildirdi. Sen başladın bu oyuna. al sana yemin. geldiğin yere dön bari. n'olur. «seni koruya cak polis vereyim yanına.» «Hadi be. karıma acıyın.

» dedi. krallara has bir hoşgörü tavrı takınarak. gizli giz li yaptıkları bir iki kısa ziyaret dışında. işlerini düzeltmek için on dört gün izin rica ettiğini söylediklerinde. iki yıl Chica-306 go'ya adımlarını atmadılar. iki polisin aileyi taksiye bindirmelerine izin verdi. koca koca demeçler verdi.658/1242 Sonra. Bu arada. Aiello. hemen «kabul ettim. yanında iki kardeşi Tony ile domınıc ol duğu halde hemen o gece Chicago'dan ayrıldı. Üç kar deş New Jersey'e bağlı Trenton'a yerleştiler. «Joey Aiello'nun barışmak istediğini. Capone'u oldür me kararından bir an bile vazgeçmediler. Aiollo'lar tüydükten sonra. Capone gazetecileri kabul edip. Aiello ile kucağındaki kundak lı bebeği görünce biraz yumuşadı. . avukatla bir likte gelmiş olan Mrs.

kaçmayacağım. kan dökmek de iste miyorum.» Üstünlüğünü gazetecilere de hatırlatmak gereği ni duydu bu arada. Başıma bela aramıyorum. Bu ser seri güruhunu. işlerime eskisi gibi devam ede ceğim. Yıllardan beri bana nişan alır bu herifler. bir temizleyeyim hele. Ömrümde kaçmak nedir bilmedim.659/1242 Ben kimseyi öldürmek meraklısı değilim ki. Gene de. gördüğünüz gibi. «Patron benim. . işte o kadar.» Bunları söylerken. Beni bu şehirden sü rebileceğini hiç kimse sanmasın. sağlığım yerinde çok şükür. Belediye Başkanı Thompson' un yeniden azmış olan ihtirasını hesaba katmamıştı. Buralar benden so rulur. anlaş maya varmak için her zaman elimden geleni yapmı şimdır. ama kendimi koruyacağım elbet. karşımda kim seler kalmayacak. Bana sa taşmağa kalkanlara hadlerini bildirmek zorundayım. bundan böyle de benden sorulacak.

danışman ve kafadar içki arkadaşı toplayarak. «1928 yılında Başkanlık seçim lerine katılmayacağım. bir yandan da . çev resine bir sürü basın sözcüsü. son Chicago seçimlerinde kazandığı akıl almaz başarıdan cesaretlenerek. Beyaz Saray'ın yolunu tuta bileceğini düşündü. Sözde. Butün ülkeyi kapsayacak bir tren gezisine çıktı. sondan başa amerika» şarkısını söylerken. Mississipi Vadisi eyaletlerin den yardım toplayacaktı. değişik böl-307 gelerde kendisine karşı tepkileri ölçmekti. Cumhuri yetçi Parti adaylığı kapanın elinde kalabilirdi. övgüleriyle göklere çıkarıyorlardı. Trenin dur duğu her istasyonda. ama asıl amacı. su baskınlarını kontrol altı na almak konusunda. «Baştan sona.660/1242 Galvin Coolidge. Bu durumda. Thomp son. 1927 yılının sonbaharında. basın sözcüleri kendisini «Baş tan Sona amerika» hareketinin öncüsü olarak takdim ediyor. Yanında ta şıdığı dörtlü.» dedi.

emniyet Müdürü Hughes'a işaret çak tı. Chicago'yu yalan yanlış eleştirenlerin bazı böl gelerde yaratmış olduğu önyargıları da silip süpür müştür.» Cumhurbaşkanlığına özenen Thompson. William randolph Hearst. Yaptığı bu son gezi sayesin de. göğse takılacak iğneler dağıtılıyor du. Belediye Başkanı Chicago'ya döndüğünde. Chicago'ya onun kadar yararı dokunan baş ka bir insan olmamıştır. ve çete . broşürler.661/1242 aşırı milliyetçi bil diriler. yeniden Thompson kliği içinde yerini bulmuş ve buraya iyice yerleşmiş olan eyalet Savcı sı Crowe ona övgüler yağdırmağa başladı: «Büyük bir insan. gerçek bir amerikalıdır o. Benim yaşadığım sü re içinde. Capone gibi bir adamın Chicago'da rahat rahat at koşturma sının politik umutları için ne ölçüde zararlı olduğunu bilmez değildi. Thompson'u California' daki çiftliğinde ağırladı.

Petersburg ken tine gideceğini açıkladı. Capone Metropole otelinde bir ba sın toplantısı yaparak. devamlı gözaltında bulunduruluyordu.662/1242 liderine yapılan muamele birden değişi verdi. Ben bıktım usandım artık. gösterilen an- . kendisi ise. ufak tefek. bira fabrikaları. 5 aralık günü. Sırtı zırhlı koltuğuna yaslan mış. Nankör ve sıkıcı bir iş oldu onlara hizmet etmek. kumarha neleri sık sık baskına uğramağa başladı. kendisine yapılan haksızlıklardan. ne yolla sağlayacaksa sağlasın.» dedi. önemsiz suçlamalarla tutuklanmağa. «Bundan böyle. saygıdeğer Chicago hal kı içkisini nereden. Florida'nın St. adamları. koca suratı püro dumanlarına bulanmış. genelevleri. çevre sini süzerek.

Sözde ken disine bu parayı verirsem on beş bin dolarlık hayat si gortasını üstüme yapıp canına kıyacakmış! Zorla ka pı dışarı ettim herifi. orada bile beni goril sanı yorlar. Neden? Halkın istediği bir şeyi halka sağlıyorum da ondan. . beni milyoner bir goril sanıyor. ille de üç bin dolara ihtiyacı olduğunu söyledi. «Butün dünya. düşünün.663/1242 308 layışsızlıklardan dolayı başka yere taşınmak zorunda olduğundan yakındı. diyor ki.. durmadan kavga ettiği komşusunu öldürürsem. gidiş geliş yol paramı verecekmiş. işte bunlarla uğ raşıyorum gün boyu. Bugün de. Zorla mı satıyorum bu zık kımı sanıyorsunuz? Ne gezer. Siparişleri bile karşıla yamıyorum.. ingiltere'de bir ka dından bir mektup aldım. oraya gidip. karı mektup yazmış. Geçende herifin biri geldi buraya.

namussuz politikacıları ne kadar kü çük gördüğünü belirtmekten de kendini alamadı: «Na mussuz adamdan kötüsü var mı? Var. kendine şu kadar saygısı olan bir gangster. işi için gerekli herhangi bir . evet. çok daha rizikolu ol ması.664/1242 «içki yasağına karşı geliyormuşum.» Bu sırada. Hem namussuz olup. hem de. Yoksa. benim yaptığım işin çok daha tehlikeli. bu yasağa karşı gelmeyen var mı sanki? Yemek ten önce kokteylini içip. aslında. o da en az benim kadar kanuna aykırı davranıyor.. yemekten sonra sayısız viski yuvarlayan adamla benim aramdaki tek ayrılık. düşü nün. Ne ekmek yemesi? düpedüz servet sahibi oluyor. hem de önemli bir politik yerde olan kişi. kanunları ko ruduğunu söylüyor. herif hem kanunları uyguladığını. Geliyorum. bu gibileri adam ye rine bile komaz. birtakım kişilerin kanunsuz davranışlarından ekmek yiyor.

Be-309 nim kana susamış bir cani olduğuma dair nice masal lar işitiyorlar her gün. kendimi. ama çok üzülüyorlar. artık dayanacak güçleri kalma dı. ailemi düşünmeseydim. benimle çalıştıkları süre . Bense. Hatta kim seye tabanca bile çekmiş değilim. bıktım usandım. din kitapla rından çıkmış bir azize benzetecek değilim. Hiç bir zaman. kimsenin de suç işlemesine ön ayak olmadım.» Suç sabıkalarına değinerek şöyle dedi: «Ömrüm de hiç bir suçtan hüküm giymedim. adamlarımdan hiç biri. Butün bun lara katlanabilirdim belki. ama öm rümde adam öldürmediğim de bir gerçektir.665/1242 malze meyi satın gibi alır onları ama içinden de hepsinden nef ret eder. dediğim gibi. «Yaşlı anamı. hiçbir gü nah yuvasıyla bir ilişkim olmadı.

Benimle ça lışmağa başlamazdan önce. «Hayatımın en verimli yıllarını halk yararına harcadım. benim örgütümdeyken bu gibi işlere karışmadıklarıdır. Bir tek kumarhanesi var topu topu. ya da benden ayrıldıktan sonra bir sürü iş çevirmiş olabilirler. kuşku suz buna gerçekten inanıyordu. günah yuvası de diğiniz yerlerdense ilaç için bile yok Cicero'da.666/1242 içinde kimseyi soyma mış. Bu tün bunlara . zararsız eğlencelerle vakit geçirmesini sağladım. Halkın hafif zevkler.» kendi yönettiği işlerin Chicago için Büyük bir ge lir ve gelişme kaynağı olduğunu ileri sürüyor.» Cicero'yu bir kanun ve dü zen örneği göstermekten kaçınmadı: «koskoca ame rika Birleşik devletlerinin en temiz ilçesidir burası. hiç bir ev hırsızlığı yapmamışlardır. bildiğim tek şey. orasını bile mem.

667/1242 karşılık olarak ne geçti elime? en akıl al maz hakaretlere uğradım. hukuk kitaplarındaki kendini sa vunma yasasından daha geniş kapsamlı olduğunu dü şünür. Hakkımda baş ka nederlerse desinler.. peşime adamlar takılıyor. «Bilmem. içkilerimin bozuk. Vatan daşlarımıza temiz içki temin etmek. kumar ma salarımın hileli olduğunu söyleyemezler. Cook County nüfusunun yüzde doksanı içki içer. Bir yerde. sözünü savunma yasasının. belki de. Tanrı'nın gözünde. onlara bu eğlenceleri sağlamak. kumar oynar. Benim tek su çum. hilesiz oyun oy namalarını sağlamak. Her zaman için tek amacım halka hizmet olmuştur çünkü. katil olduğumu söylüyorlar. bir halk hizmetidir bence!» 310 Çete savaşlarında bir gangsterin bir başka gang gasteri öldürürken neler düşündüğü sorusuna şu karşılığı verdi. daha önce davranabilse kendisini mutlaka öldürecek .

» dedi. norde kaldı ki rulet ya da bakara oynayan çıksın! Mıke Hughes'un. Bir çift zar atan bile bulamayacaksınız. Sanıyorum ki öyledir. -ka rısını. son dorece alaylı bir ifadeyle. Manşetlere geçe cek başka babayiğit bulsunlar bari.668/1242 olan bir kişiyi öldürmekten başka birşey değildir bu. bilmediğini söyledikten sonra. Yokum ben çünkü. bir de ben gittikten sonra. Bir yerde de. «Fena mı.» Chicago'ya ne zaman döneceğini. dünyada benden çok daha kötü insanlar olduğuna inanmamı tuhaf karşılamıyorsunuz umarım. ammaa. hatta kdönüp dönmeyeceğini. çocuklarının ekmek parasını çıkardığı işi sa vunmak— için öldürüyor olabilir. aynasızlar Butün gang cinayetlerini üstüme atama yacaklar artık. «artık cina yet diye bir şey kalmayacak burada. değil mi ya? Üstelik. polis örgütüne yeni aldığı 3. kimse yasak iç ki içmiyecek. işini savunmak.000 den fazla adama da ihtiyaç kalmaz artık. .

en kötü günlerimde beni yalnız bı rakmayan dostlarıma teşekkürü borç bilirim.» Son anda yolculuk programını değiştiren Capone. Hepinize neşeli bir Noel ve mut lu bir yeni yıl dilerim. Butün gazeteler. karısı.. Petersburg yerine. al Capone'un geldiği ni Büyük manşetlerle verdiler. Hiç de iyi karşılanmadılar burada. St. Biltmore oteline. oğlu ve iki fedaisiyle bir likte los angeles'e gitti.. Halk arasında Büyük 311 . düşman larımı da bağışladım. en sevdiği takma ad olan al Brown olarak kaydını yaptırdı.669/1242 yerimi alacak başka bir çete reisi bulurlarsa. ama gene de kendisini tanıyan çıktı.» «ayrılırken. ne yazık olur değil mi?.

Biltmore'un müdürü. ha reket etmezden biraz önce şöyle konuştu: «Chicago' da bir sürü emlakim var. «Turistiz biz. doğuya giden Santa Fe trenine binen Capone. otelden kovulma olayını doğruladı. Chicago'da. Burada harcamağa geldim. vergi ödüyorum. Chicago'da kazandığım paralarla dolu. şehirden ayrılması için yirmi dört saat mühlet verdi Capone'a.» . «Bildiğim kadarıyla turistleri seversiniz siz. otele inişlerinin üzerinden daha yirmi dört saat geçmeden. emniyet Mü dürü Hughes.» diye itiraz etti Capone. kendi evime dönmeme kimse engel olamaz. «Capone'u buradan polisler sürdü. 13 aralık gü nü. Ce bim. ve yerinden kıpırdama dı.bir tepki yarattı bu geliş. Paralı bir adamın los angeles' ten kovulduğu ne zaman görülmüş?» los angeles emniyet müdürü. Capone'lara oteli terketmelerini söyledi. bir daha geri gelemez» diye demeç vermişti.

Capone melankolik bir hava içindeydi. Capone'un kompartımanında gitti. «Sarsıldım tabii. «Bir tek sabıkası bile olmayan bir vatandaş. Butün patırdı gürültü neden çıkıyor bir türlü an layamıyorum. (Bu şerefe ula şan bir tek gazeteci daha vardı: Jake Lingle).671/1242 illinois'nin Chillicothe ilçesinden trene binen Herald examıner gazetesinin muhabiri. bana yaptıkları muameleyi size yapsalar .» dedi. karımı. olur mu böyle şey? Çok üzgünüm. çok. sorarım size? Chicago'daki her polis memurunun ek mek parası benim cebimden çıkıyor —yani verdiğim vergilerden çıkıyor— desem yalan olmaz. Sizi korusunlar diye her ay düzenli ola rak paralarını ödediğiniz polisler. Gene de. oğlumu görme ğe gidiyorum diye. Neden? kendi evime. hiç bir suçum olmadığı halde beni deliğe tıkmak isti yorlar. aylıkla rının hiç değilse bir bölümünü kendi cebinden ödedi ği polisler tarafından kovalanırsa sarsılmaz olur mu. Joliet'e ka dar.

Polisler biliyor ki. ondan sonra da. kafama kurşun sıkmadan Chicago'dan atamazlar beni. yargıç kar şınına çıkardıklarında. adımı kirletecek en ufak bir delil yok. evim. Ne biçim adalet bu? Ne yani. çünkü o suçlamayı destekleyecek delilleri bile yok ellerinde. deliğe tıkıyorlar. Buna rağmen. Öm rümde kanunsuz bir iş yapmadım.» . ailem orada. her ya nımı arıyorlar. o zaman da yargıç iptal edi ym davayı. Bu işlere bir son vermenin zamanı geldi de geçti bile.672/1242 hoşunuza gider mi? Gidiyo rum Chicago'ya işte. beni Chicago'da yaşatmayacaklarını açık açık ilan ediyorlar. Beni köşeye kıstırdıklarını sanıyorlar. kimse de engel olamaz bana. bula bula bir uygunsuz davra nış suçu bulabiliyorlar. dünyanın enayisi ben miyim? Yetti artık. Ora-312 ya gitmek hakkına sahibim. kötü bir şey yaptı ğımı kimse iddia edemez. Tutukluyorlar beni. ama dövüşeceğim. dünyada ne kadar suç varsa üstüme yüklüyorlar.

Ralph'ın kardeşi ile iki fedaisi trenden indiklerinde Joliet Polis Müdürü John Corcoran onla rı karşılamağa hazırdı. is tasyonda beklemeğe koyulmuşlardı. ama.» dedi Capone. Joliet polisleri de bekliyorlardı. Benim . ceplerinin fazla şişkin olduğunu fark oderek. ağabeysi Ralph'a önceden telefon oderek. ve Corcoran üzerindeki iki tabancaya el koyunca şöyle ekledi: «Bunları da alın. Joliet'e 16 aralık sabahı. Bu arada bir po lis memuru. cephaneye ih tiyacınız vardır belki. gizli silah taşımak suçundan karakola götür müştü onları.673/1242 Chicago istasyonunda polislerin bekleyecekle rini bildiğinden. kendisini bir arabayla Joliet'de karşılamasını Höylemişti. Ralph ile yanında getirdiği üç fedai yeteri kadar dik katli davranmamışlardı. San ıa Fe expresi gelmezden bir saat önce varmışlar. «al Capone'sunuz değil mi?» diyerek elini uzattı. «Tanıştığımıza memnun oldum.

«Neyse borçları vereyim de atın şunları dı şarı. Ahern ve yirmi beş kadar çete üyesi hemen o gün. iki serserinin cezasını ödemesini söyledi gardiyana.» iki kutu kurşun tutuşturdu eline. Mae Capo ne ile Sonny'nin Chicago'ya doğru yollarına devam etmelerine izin verildi.» dedi Capone.674/1242 işime yaramaz artık na sıl olsa. öğleden sonra Joliet'e geldiler ve her tutuklu için iki bin dört yüz dolar kefalet ödeyerek serbest bırakılmalarını sağladılar. 313 karakolda. avukatları Nash. Tam bu . Jake Guzik'le birlikte bir lokantada yemek yedikten sonra Prairiln Caddesinde ki evine çekildi.» Tutuklandı ğı zaman cebinden çıkan üç bin dolar nakit paradan. o akşam Capone sessizce Chicago'ya gitti. «rahatsız oluyorum. Capone'u kapattıkları hücrede iki ser seri vardı.

ya da ülkeyi kendi pro . Capone'un şehirde suratını göster meğe cesaret edemeyeceğini ileri sürerek. Gene de yiğitliği elden bırak mayan bir konuşma yaptı. «Cumhurbaşkanı olmak is temiyorum. gazetecinin biriyle yeni bir şapkasına iddia ya tutuşmaktaydı.» dedi.» diyordu. «emirle rim hala geçerli. şimdiki yöneticiler ka dar geniş yürekli değilim çünkü. Thompson. «Barış sever bir adamım ben. emniyet Müdürü Hughes. yılda kaç savaş ge misi yapabileceğimize karışan. ama korkarım. Baskıyı gerektirmiş olan politik nedenler ortadan kalkmıştı çünkü.675/1242 sırada. baskı dönemi sona ermek üzereydi. «Capone görüldüğü an tu tuklanıp deliğe tıkılacaktır!» ama. başkanlık umutlarının gerçekleşe meyeceğini anlamıştı. başkan olursam sevgili ülkemi savaşa sü rüklemek zorunda kalacağım.

Ve Capone. Buna karşılık Capone. 22 aralık günü. Yargıç Fred A. evet. sayın Yargıcım. Joliet'de öldürücü silahlar taşı mamayı öğrendim.» diye cevap verdi.i ceza olarak ödediği paranın üstü olan 10 .» dedi. bin beşyüz seksen dolar sentlik para cezası kararını açıkladıktan sonra. 314 «Umarım bu da size bir ders olur. Bir daha öldürücü Ulahlar taşımazsınız. Adams. eskisinden çok daha güçlü olarak çıktı ortaya.676/1242 pagandalarına boğmaya kalkan yabancı devletlere sövmeden edemem. Mahkeme kati ı. Joliet'teki duruşmasında hazır bulunduğunda her zamanki rahatlığı içindeydi. kanunsuz yaşayanlara eskisinden daha da yumuşak davranılmağa başlandı hatta.» eski günler yeniden geri geldi.

1927 yılının son günlerinde. hem sığınılacak bir yer. Cuba ya da Bahamalara gittiği takdirde tutuklanmayı göze alması gerektiği ni anladı. Pe lersburg'a. Capone Chigago'da esen politik hava ge rektirdiğinde çekileceği ikinci bir şehir bulunması ge rektiğini anlamıştı. Hiç bir yerden beklenen çağrı gelmedi. dersin.» los angeles'te başından geçen küçültücü olay dan sonra. St.677/1242 dolar 20 cent uzattığı zaman gülerek itti parayı.» dedi. hem de kışın soğukları bastırdığında güneşle nebileceği bir yer olsun istiyordu. 315 . New orleans'a. «Sende kal sın. duruma göre. Tanınmış birkaç sayfiye şehrine adamlarını yollayarak bir sondaj yaptır dı. gizlice Miami'ye hareket etti. al Capone'den Noel armağanı. tanınmamak için her türlü tedbiri aldıktan sonra. «Ya da köşe başındaki Noel babaya.. ver.

Mae Capone ev sahibine bir mektup yazarak bunları arma . bir emlak komisyoncusu aralığıyla kiraya vermişti vil lasını. bar dak. oysa boşuna merak lanmıştı. Mrs.678/1242 XV YENİ DÜNYANIN GÜNEŞLİ İTALYASI» MİAMİ'DEKİ İLK KIŞINI.500 dolara tuttuğu. kiracısı «aı Brown» un aslında al Capone ol duğunu öğrenince ne yapacağını şaşırdı. ev sahibi. kırık dökükleri düşünmekten haftalarca uyku gitmedi gözüne. Sterns adlı bir kadındı. kendisinden kısa bir süre sonra karısı ile oğlu da gelmişlerdi yanına. Vermeyi düşündükleri Büyük partilerde kullanmak üzere Chicago'dan getirdikleri tabak. mevsimli ği 2. evinde mey dana gelecek zararları. o sırada kendisi Miami de bulunmadığı için. möbleli bir villada geçirdi Capone. çatal kaşık takımlarını geri götürmediler. Capone'lar girdiklerinden daha iyi durumda bıraktılar evi. deniz kıyısında.

Capone'um'» dedi. hemen ödemek istediğini bildirdi. iyi gi yimli.679/1242 ğan olarak kabul etmesini rica etti. Chicago ile yapılmış konuşmalar için tam 780 dolar Hesap geldikten kısa bir süre sonra. özür dileyerek. Mrs. ince bir kadın indi içinden. Sterns. her yeri temiz bulduğu gibi. kiracılar gittikten sonra eve gelen Mrs. Stearns'ın karşılaştığı tek kötü sürpriz. 16 silindir lik bir Cadillac geldi Mrs. Bunu da afiyetle içmesini söylediler. Mrs. 316 . yumuşak teni Florıda güneşinden yanmıştı. «Ben Mrs. Stearns'ın kapısına. Sarı saçları omuz larına dökülüyordu. şehirlerarası telefon hesabıydı. bodrumda da birkaç kasa açılmamış şarap buldu. Telefon hesabını tamamen unutmuştu. yumuşak. al çak bir sesle.

Henderson Jr.680/1242 stearns. ona Snorky diye hitap edebilmek. yanı sıra. birlikte içki içmek ya da zar atmak. «Üstü kalsın. boks maçlarına. al Capone'un sırtına ahpapça vurmak..» deniz kıyısındaki villanın Mİami'nin merkezindeki dokuz de leon otelinin en üst katında daire tutmuştu Hem iş. rica ederim. at ve kö pek yarışlarına gitmeğe ünleri ne olursa olsun tanın mış kişilerle bir arada görülmeğe pek meraklıydı. belki .» ederim. 1. hesabın ne kadar olduğunu söyleyince. bir eğlence için oteli işleten Parker Henderson Jr.000 dolarlık bir banknot uzattı. katlı Ponce Capone. şişko bir züppe olan bu deli kanlının ölmüş babası bir zamanlar Mİami belediye başkanıydı. ile aralarında bir yakınlık doğ du Yirmi dört yaşında. «Belki bir şeyler kırmışızdır evde.. hem de kullanıyordu burasını.

Fikrini söylemek . Capone. elmaslar la süslenmiş bir kemer tokası armağan etti. kendisini memnun eden birçok insanı olduğu gibi onu da mükafatlandırdı. yazısını değiştirerek ha valeyi imzalayıp parayı çekiyor. en üst kattaki kiracısını memnun etmek için elinden geleni yapıyordu. Nakit paraya ihtiyacı olduğu zamanlar Hender son'dan yararlanıyordu Capone. 1928 yılının ocak ve nisan ayı arasında tam 31 bin dolar çekti böylece. Capone'un Mİami'ye yerleşmesi konusunda ikiye ayrılmıştı şehir halkı. getirip Capone'a ve riyordu. Gangsterler kiralının para durumunu merak edebilecek memurları şaşırt mak için şöyle bir dümen bulmuşlardı: Capone'un adamları Chicago'dan telgraf havalesiyle «Albert Cos ta» adına yolluyorlardı gerekli parayı. delikanlının son derece hoşuna giden şeylerdi. onun bir sırrına ortak olabilmek.681/1242 günün birinde. Henderson Mi ami postahanesine gidiyor.

astarı yü zünden pahalıya geleceği için yapılmıyordu. Belediye başkanı olarak.682/1242 durumunda olan hemen herkes. böyle bir şeyin çok tehlikeli ve kötü olduğu düşüncesini ileri sürüyordu. ama iş adam larının çoğu. Güney Florida'da hemen hemen Butün emlak öylesine ağır koşullarla ipotekliydi ki. Miami Palm Beach bölgesinde 1926 eylülünde mey dana gelen korkunç kasırga. Capo ne'un buraya yerleşmesini istiyorlardı. yüz milyon dolarlık bir ha sara yol açmış. bunca paranın başka yerde harcamasına 317 razı değildiler. elli bin kişiyi evsiz barksız bırakmıştı. Florıda ekono misi son yıllarda Büyük bir sarsıntı geçirmişti. ve açık açık söylemeseler bıle. Capone'un kentten kovulması için bar bar bağıran Miami Daily News . için özellikle üzücü oluyordu. Capone'un gelmesiyle ortaya çıkan çıkar çelişkileri Miami Belediye Başkanı John Newton Lummus Jr. Üstelik. haciz işlemleri bile. kendi belediye meclisinin protestolarına.

ner den geldiğimi biliyorsunuz. kalmama izin var mı. görüşmeden sonra da basın toplantısı düzenleyeceğini bildirdi. Bir tek soru soracağım si ze. «kim olduğumu. «kanunlara karşı gelmediğiniz sürece burada oturabilirsiniz. Miami Polis Müdürü leslıe Quıgg ıle bir görüşme yapmak istediğini.» diye başladı söze.» dedi Quıgg. . bir açık yüreklilik gösteri sinde bulundu. «açık kart la oynayalım. yoksa çıkıp gideyim mi?» Mİami'de kumarhane ya da herhangi başka bir iş kur mak niyetinde olmadığını sözlerine ekledi. Çeşitli çıkar umutlarının eninde sonunda üstün geleceğini bilen Capone. ama Lummus ve Young inşaat şirketi'nin ikinci başkanı olarak da Capone'a bir ev satabilmek için can atı yordu.683/1242 gazetesinin isteklerine karşı çıkamazdı.

«emrinizdeyim bey ler. yeni dünyanın güneşli italyası. Ama. oradaki çe teler.» dedi Capone. bir türlü rahat bırakmıyorlar. şehre geldiğim işitilir işitilmez başladı bu kovalama-318 ca. hiç kimsenin hiç bir kusurumu görmediğini söylemekle mutluyum.» Derken Mİami'yi aşırı biçimde övmeğe başladı. verimli ve bol . inanın bana. Amerikanın çiçek bahçesi. ne soracaksanız sorun. Chicago hakkında. savaşlar hakkında işittiğiniz şeyler hep masal. «Günlerdir peşim de adamlar dolaşıyor. Sonra.» dedi. gazetecilere dönerek. şehrin ticaret odasını da tarafına çekmekti amacı. her şey güzel.684/1242 «insan muamelesi gördüğüm sürece otururum.

» Toplantıdan iki gün sonra. görüyorum. Burada bir ev yaptırmak. karşılıklı bir anlaşmaya vardık. lokanta açmak niyetinde yim. Capone ile bir süre Belediye Binasında gö rüşen Lummus.685/1242 burada. izin verilirse. vali C. Bir de. bir yandan belediye meclisinin bir yandan Daily News gazetesinin baskı ları karşısında çaresiz kalan belediye başkanı. Birçok arkadaşımın beni izleyeceğinden kuşkum yok. giderse herkes için daha iyi ola cağı kanısındaydı. Miami Beach'ten ayrılması söylenme di kendisine. yoksul |AR Bile mutlu. A. Henshaw ile birlikte bir komedi oynamağa ka rar verdi. ama o. rotary kulübe üye olmak tan kıvanç duyacağım. lütfedip çağırırlarsa. daha sonra gazetecilere şu demeci verdi: «Bay Capone ömrümde karşılaştığım en iyi in sanlardan biri. ya da istediğim gibisini bulursam satın almak istiyo rum.» .

«Herhangi bir tartışma ya da tehditleşme olmadı. ama kaybetmekten de fena sinirleniyordu. gecele ri türlü gece kulüplerine giderek geçirdi vaktini. kimi zaman Sterns villasında kimi zaman Ponce de leon'da kala rak. Capone şehrimizden hemen ayrılacağını bildirdi. ve Mr. hiç bir yere gitmedi Capone. Ba zan öfkesinden raketini ya da golf sopasını kırdığı olurdu. gündüzleri Hialeah'taki yarış alanlarına. 319 Yıllar sonra verdiği bir ifadede şöyle diyecekti Henderson: «Mr.» oysa. Bunun üzerine yakından ilişkim olan Mr. Capone'a bir yer satmak isteyen bir emlak komisyoncusu kendisine aracılık etmemi istemişti. Görüşme sırasında iki taraf da birtakım gerçekler serdi ortaya. Newton .686/1242 Söze karışan valinin. Golf tenis oynamağa başladı. Her iki oyunu da kötü oynu yordu.

Mİami'deki öteki köşkler göz önüne alınırsa. St. orta halli olarak nitelenebilir ancak. Palm Caddesi 93 numaradaki ev.. Palm island' daki bir yeri pek sevdi. Biscayne körfezi içindeydi. Busch tarafından yaptırılmıştı. evet. bu ev. burasını bir saraya benzet miştir.» insan eliylş. 1922 yı lında.. biz bir şeyler satmağa çalışalım dedi. Neo ispanyol . Capone evi satın almak üze re ilk gezdiğinde. louis'li içki imalatçısı Clarence M. dedi kış lık bir ev istiyormuş. Böylece bir randevu kararlaştır dık. burada bir yer almak istiyor mu diye. Ben de al'e sordum. yapılmış. Lummus. Son radan yayılan efsaneler.687/1242 Lummus'a giderek fikrini sordum. sosis biçiminde bir yerleş me yeriydi Palm Island. kendisini alıp birkaç yer gezdirdik. aslında. Capone burada emlak almayı düşünüyorsa. kara ile plaj bölgesinin hemen hemen tam ortasına düşüyordu. Mİami'li James Popham'a aitti.

kuzey yandaki rıh tıma üç dört tane Buyücek tekne rahatlıkla bağlanabi lirdi. bir de uzun. Capone. iki katlı. kısa bir süre sonra sekiz bin dolar daha verdi. evi görür görmez. evin on dört odası. geniş. Her iki yapının çevresinde. Bahçe kapısının hemen yanında bulu nan müştemilat üç odalıydı. Böylece. sonra tapuyu Mae . yılda on bin dolarlık 320 taksitlerin ilkini yatırmış oluyordu.688/1242 stilinde. kendi adına aldi evi. düz yeşil dam lı bir yerdi. camla kapatılmış güneşlen me yeri vardı. beyaz. Henderson. on iki tane palmiye vardı. Villanın fiyatı 40 bin dolardı. Yüz metreye otuz metre genişliğindeki bahçesinde. Henderson'a iki bin dolar vererek kapora ya tırmasını söyledi. yerleri mozaik döşeli verandalar ve ufak patikalar vardı. dört yıllık. Bahçe kapısından eve ka dar olan araba yolu arnavut kaldırımıyla döşenmiş ti.

gerekse Lum mus. Butün bunlara rağmen. o yıl seçim yılıydı çünkü. Belediye mecüsi'nin israrı üzerine. beş kişilik bir polis ekibi.» «Capone'un bu politikacılardan herhangi birine para verdiğini söylediğini işittiniz mi hiç?» . Capone'un etkili politik ilişkileri yok değildi. ağır saldırılara uğradılar.689/1242 Capone'a devretti. Capone'u her gittiği yere izle mekle görevlendirilmişti. Dailly News gazetesi bu alışverişi haber alıp. Yapılan bir vatandaşlar toplantısında Lummus'un belediye başkanlığından is tifası istendi. federal bir dedektifle yaptığı konuşmayı daha sonra şöyle aktarmıştır: «Bildiğim kadarıyla. Capone'dan yardım isteme yen bir tek politikacı yoktu şehirde. de mokrat Parti seçim kampanyası görevlilerinden inek» John Jackson Sewell. sayfala rında açıkladığı zaman gerek Capone.

Hepsi gelmiştir. katolik papazlardan tutun da. hemen oraya dönmesini gerekli kıldı.» Capone... ....690/1242 «Evet.. hepsiyle ilgiliydi. Chicago'da meydana gelen birtakım politik gelişmeler. ya da odasına çıktığında siz de orada bulundunuz mu?» «Birçoğunu gördüm. daha Palm Island'daki villasına resmen sahip olamadan... Her türlü adam gelirdi Capone'u görmeğe..» «Capone herhangi bir adayla özel olarak ilgilendi mı7» «Bana kalırsa.» «Yerli politikacılardan ya da adaylardan herhan gi biri gelip Capone'la görüşmek istediğinde.

Fitzmorris ile Belediye Sağlıkişleri Müdü rü dr. eyalet savcısı Crowe'un kayın biraderi. William H. Thompson'un atadığı şehir müfettişi Charles C.» diye demeç verdi sayın belediye başkanı. aynı za manda sekreteri olan lawrence Cuneo'nun evinde bir bomba daha patladı. «kanunsuzlar resmen meydan okuyorlar bi ze.» kimse aldırış etmedi bu tehdide. Bundan bir . 27 ocak gecesi (yani ön seçimlerden on haf ta önce). reid'in evleri yarım saat arayla bom balandı. 11 şubat gü nü.691/1242 eyalet ve banliyö adaylarıyla ilgili Cumhuriyetçi Parti ön seçimleri (Bombalı!) başlamazdan önce baş 321 ladı şiddet hareketleri. «ama meydan okumağa kalkanlar pek yakında derslerini ala caklar. ilk kurbanlar Thompson'un adamlarıydı.

senatöre verdiği sözü tutmak istiyordu.692/1242 hafta sonra. elmas Joe nun adamları.» diyordu telefondaki ses. boyun eğmesi için yalvardılar pat ronlarına. el mas Joe telefonla tehdit edildi: «Ya defolup gidersin. aynı sa bah. birkaç saat sonra. Senatörün eski hayranlarından elmas Joe esposıto. aynı gece. Crowe'un yerine yar gıç John a. Swanson'u destekliyordu senatör Deneen. eyalet savcı adayı olarak. Thompson'un desteği saye sinde belediye mahkemesi yargıçlar kuruluna girebil mişti Sbarbaro. ön seçimlere tam üç hafta kala. 21 mart sabahı. Cumhuriyetçi Parti belediye meclisi üyeliğine adaylı ğını koyarak listeye yardım etmeği kabul etmişti. ya da geberirsin. Capone'un iki adamı Bella Na poli Café'ye gelerek aynı sözleri tekrarladılar. . oldukça geç bir saatte. nice gangsterin delik deşik cesedine son yolculuk için çe ki düzen veren John Sbarbaro'nun cenaze evi'nde dördüncü bomba patladı. ne pahasına olursa olsun. ama o.

Yavaş ya vaş ilerleyerek. üç beş adım ötedeki evine doğru yürümeğe koyuldu.693/1242 esposıto Ulusal Cumhuriyetçi kulü bünden çıkan elmas Joe. Arabanın içinde üç adam vardı. Tam çocuklarını bile göreceği kadar ya-322 kına geldiğinde arkadan yaklaşan bir otomobil belir di sokakta. Silahlar. araba hızlanarak gözden kayboldu. iki yanında iki muhafızı. İki çifte ve bir tabancayla ateş açtılar. ama elmas Joe aldı . karısı Carme la ile üç çocuğu. tam kurbanlarının hizasına geldiler. Varchetti kardeşler zamanında kal dırıma atabilmişlerdi kendilerini. araba nın pencerelerinden dışarıya atıldı. Ralph ile Joe Varchetti kardeşler vardı. evin penceresine çıkmış babalarını bekliyorlardı.

sen misin?» diye haykırıyordu.694/1242 ğı sayısız kurşun yarasıyla yuvarlanmıştı yere. geç saatlerde evine dönen . «Sen misin. «Bunu yapanı ken di elimle öldüreceğim. katillerin kimliklerini açıklayabildiler. her ya nından kanlar akıyordu. Cinayet hakkında en ufak bir ipucu bile veremediler. Sonra korku ve şaşkınlıktan dona kalmış olan komşularına dönerek. öç alma yeminlerine rağmen. El mas Joe esposito'nun öldürülmesiyle ilgili olarak hiç kimse tutuklanmadı. Carmela.» diye bağırdı. aynı gece. Cenaze törenine katılanlar arasında politikacılar çoğunluktaydı. ne de fedailer.Ertesi gün şiddet hareketleri yeniden patlak verdi. içlerinde en ünlüsü Senatör Deneen' dı. çığlık çığlığa kocası nın yanına koştu. Senatörün üç katlı evinin ön bölümü dinamitle uçurul du. ne yaşlı dul. Guiseppe.

» Yargıç Swanson ise şöyle konuştu: «Bomba endüstrisi.695/1242 Yargıç Swanson. hız la geçen bir başka arabadan atılan bombadan zor kur tardı canını.» Önseçimlerin yapılacağı gün 323 . Deneen: «Caniler. meraklısı bir gazeteci. şimdiki yönetimin desteğiyle gelişmiştir. amerikan Mil li Marşını şöyle değiştirerek yayınladı: roketlerin kızıl ışıltısı. politik bir diktatörlük kurarak Chicago'yu büsbütün ele geçirme çabası içindeler. patlayan bombalar ha vada karanlığın içinden müjdeledi: Chicago hala orada herkesin bildiği şeyleri tekrarladı. arabasıyla oturduğu sokağa saptığında. kara mizah.

o sırada Nicaragua'da antiamerikan gerillalarıyla çar pışmakta olan deniz kuWetlerinden bir bölümün geri çekilerek. A.D. Norris. Her iki istek de reddedildi. A. Belediye Başka nı Thompson ile beni küçük düşürmek için yapıyorlar .B.D. 500 tane daha özel görevli yollamasını istedi. ve saflardan ayrılanlar ol du.» demişti Crowe.696/1242 bombalamaların daha da artacağından korkan bir fe deral görevli. Chicago'ya gönderilmesi için israr etti.B. Nebraska Senatörü George W. Crowe'un akıl almaz bir küstahlıkla milleti aptal yerine koyduğunu belli eden bir konuşmasını Thomp son da açık açık onaylayınca. «bom baları atanlar Deneen taraflılarıdır... Cumhurbaşkanı Coolidge'e. Baş Savcısından. «şunu çok iyi biliyorum ki. kendi taraflıları bile kız gınlıktan küplere bindiler.

Umutsuz bir umutla. . kendisine verilen Büyük sorumluluklara hiç bir şekilde layık değil. eyalet savcısını «yetersiz. son bir kez bu yenilgiye karşı koymak için. cepheye muhabir gönderir gibi savaş mu habirleri yolladılar Chicago'ya. bu tehlikeli taktiklere baş vuruyorlar. «Ön seçimler yaklaştıkça. Ve burada bekledik lerinden fazlasını buldular.» di ye suçladı ve hemen görevinden alınmasını istedi.697/1242 bunu. belediye başkanının tuttuğu yargıç Barasa' ya karşı adaylığını koymuş olan edward r. kesinlikle yenildilkerini anlamış durumdalar.» o güne kadar Crowe taraflısı olan Chicago Cürüm ko misyonu. Banliyö Bölgeleri denetim kuruluna. avrupa gazeteleri. ulusal ve uluslararası çevrelerin dikkati Chicago'ya çevriliyordu. bu konuşma üzerine bir açık mektup yayın layarak.

bar bar bağırıyordu: «Litsinger gazhanenin orada doğup Buyümüş. Annem çoktan öldü.» diye bağırmıştı kadın. zavallı ya talak anasını da buralarda sürünmeğe bıraktı.. işçi seçmenlere yaltaklanmağa çalışan Thompson.698/1242 Litsinger... ama sonra doğduğu 324 yeri beğenmez olup kuzey kesime taşındı. düşmanın kendi bölgesinde. tamam.. ya lan..» Ertesi gece. seçimden bir hafta önce düzenlenen bir mitingte.» Bir den Litsinger'in kız kardeşinin ayağa fırlayıp bağır maya başlamasıyla miting birbirine girdi: «Yalan. ağa beyim buradan taşınmadan çok önce. .. çamur atma konusunda Thompson'la rahat rahat boy ölçüşebilecek nitelikte bir insandı. olympic Sinemasındaki mitingde konuşan Litsinger saldırıya karşılık verdi.

oku!» diye bağırdılar. okuyayım mı?» ağızları sulanan dinleyiciler. Belediye başkanının «gövdesi bir gergedan leşi. ölürüm daha iyi. Len Small ve Frank L. zarfı cebine yerleş tirirken dindar bir havaya büründü. düştü Thompson'un düzeyine: «Üç Silahşörler dedikleri kim ler biliyor musunuz? Koca Bill.» Ve iki cüm le sonra. hepsi de koca orangotanın özel hayatı na dair.. melekle rin arasından bana bakmakta.. ölüm korkusunu yitirmiş olacak ki. Smith (Thompson'un desteklediği senatör adayı) .» dedi Litsinger. «okumuyacağım. Thompson gibisinin dü zeyine düşeceğime. Çok eski bir numaraya baş vuran Litsinger.. «O herifin dil uzat mağa kalktığı alman asıllı anam.699/1242 Thompson' un «bir sokak iti». Büyük bir soylulukla. «şaşkın bir hayvan» olduğunu söy ledi. yukardan. beyni ise orangotan beyni»ydi Litsinger'e göre. «Noterden tastikli ifadeler var bu zarfın içinde. elinde kapalı bir zarf salladı. «oku.

Ulu Tanrı! Halkımızın uyanma sına izin ver.. «şu anda cezaevinde olması gereken bir vali var başımızda. Ön seçimler. bu silahşörlerin silahları yakında bir yerlerini açıtacaktır!» Ön seçimlerden iki gün öncesine rastlayan pas kalya yortusu nedeniyle bir bildiri yayınlayan Chicago din adamları (katolik..» 325 10 nisan.. izin ver halkın uyansın ve utanabilsin!. Protestan ve Yahudiler. Her iki tarafın parti hama lan (Büyük çoğunluk Thompson cularda olmak üzere kuşaklardan beri uygulana uygulana artık klasikleş miş yöntemlerle harekete geçtiler. ellerindeki seçmen lis telerini uydurma adlarla doldurarak . Serseriler ve bombalar tara lından yönetiliyoruz.700/1242 ama. hep bir ağızdan) Small Thompson ikilisine oy verilmemesi ni istediler... Seçim görevlisi olmayı becerebilmiş olanlar.

Yatalak hastalara ulaştırılmak üzere ayrılan pusulalar başka ellere gidiyordu. oylama başlamazdan önce. sandıkların çoğu. Senatör denee'in tuttuğu kabadayıların sayısından çok yüksekti) arabalarla sandık yerlerini dolaşmağa . sayımda gerçek oylara karıştırılmak üzere işaretlenip hazırla nıyordu. Capone'un bomba ve silah taşıyan adamları (ki sayıları. Sandıklar açılıp oylama başladıktan sonra. Patronların bu iş için görevlendirdikleri adamlara bol bol fazla oy pusulası veriliyor. ama taraftar oldukları bilinen kimseler ekleniyordu listelere. istenilen şekil de işaretlenmiş yalancı oy pusulalarıyla doldurulmuş tu. oylarını bölge patron larına birkaç dolara satmış olan işsiz güçsüz serseri leri değişik ad ve adreslerle kaydediyorlardı. kü tükte kayıtlı olmayan.701/1242 adamlarının üst üste birçok defa oy kullanmalarını sağlıyorlardı. bunlar.

Capone savaşa hazır asker lerden farksız adamlarına kendisi kumanda ediyordu. arada sırada. dürüst seçim memurları. Bun ları yaka paça yakalayıp. Seçim kurulları bu kaçırılanların ye rine son dakikada başkalarını göndermek zorunday-326 .702/1242 başladılar. silah ya da dayak tehditiyle uzaklaştırıyorlardı sandık başın dan. karşı tarafa oy vereceği sanılan seçmenleri. «Baştan Sona amerika» yazılı pankartlar asılıydı. direnen bir iki kişi oldu. Deneen taraflısı kabadayılara rast ladıkları oluyor. ama Capone'cular sa yıca öylesine üstündüler ki. korkmayan. kontrolü kolayca ellerin de tutmayı başardılar. Capone'un adamlarının tehditleriyle sandık başlarından kovuldular. Butün arabalarda. vuruşuyorlardı. sandıklar kapanınca kadar tutsak ettiler.

durum meydana çıktığı takdirde tabanca kullanma yet kisine sahip. İğneliler. boş pusulayı ikinci sıracıya devrediyor.703/1242 dılar. Bölge . boş pusu layı sıradaki üçüncüye veriyor. Bunlardan biri. öteki de önce den hazırlanmış işaretli pusulaydı. silahlı gezginlerdi. ve bu böyle sürüp gi diyordu. arabalarıyla çe şitli sandık yerlerine götürürlerdi bunları. Bir kere «sı racılar vardı. işaretli pusulayı sandığa atan birinci adam. «Gezgin»ier ise. Bunlar bir tür «elden ele» sistemine gö re kullanırlardı oylarını. o da aynı şeyi yaptıktan sonra. Sıranın başındaki adam. bunlar gün boyunca yüz lerce kez oy verirlerdi. Gangsterler. Paralı sahte seçmenler beş çeşitti. iki oy pusulası ile giriyordu bölmeye. sandık gözcüsünün verdiği boş pusula. şehrin işsiz güçsüzleri ara madan seçilirdi genellikle. Gansterler yeni gönderilen kişilerin Thompson taraflısı olması için gerekeni yaptılar.

karşı ta rafa verilmiş oyları iptal etmek için bunları bir kez işaretlerlerdi gizlice. Böylece çifte işaretli oldukları gerekçesiyle sayılmazlardı. Gazeteler. on altı kez aynı adresi vermişti. bunlara «döşek seçmeni» denirdi. «Tekrarcı»lar. Bu tekrarcılardan biri. genellikle her seferinde değişik ad ve adresler kullanırlardı. kanunen gerekli 30 günü seçim bölgesinde geçirmelerini sağlamışlardı. Seçimlerden sonra yapılan Büyük jüri soruşturmasında. toplamları bildikleri gibi uydururlardı. san dık değiştirmeğe bile gerek görmeden. Crowe .704/1242 patronları. bu adresin bir at ahırına ait olduğu anlaşıldı. aynı sandığa kimi zaman 100 oy atarlar. bazı serserileri önceden elde ederek. sahte sayım listeleri çıkarırlar. Satın alınmış sayım memurları. yapılacak pek çok nu mara vardı. Sayım listelerinin topla mına olduğu gibi kendi adaylarının adını geçirirler. «Butün atların oy verdiğini» yazdılar! Sıra oy sayımına gelince.

Bölge patronundan. Thompson'un desteklediği Yirminci Bölge Cumhuri yetçi Parti komite adayı Morris eller. çoğu kez.. Dü327 rüst seçim memurlarının ise karışmalarını önleme amacıyla.705/1242 aleyhine atılmış binlerce oy pusulası doğrudan doğruya yok edildi bu arada. Capone'un kendisinden emir alan ma halle komiserleri. Polisin desteği olmasaydı bu dümenlerin hiçbiri yürümezdi kuşkusuz. Polisler ortada görünmemekle yaptılar yapacakları yardımı. karakoldaki polisleri. kısaca şöyle ta nımladı durumu: «Polis bizimle beraber. rütbelerinin düşürülmesi korkusu.» . silahlı gangsterler sayım yapılan odaları kapılarını tuttular. ya da. sandık yerlerinden iyice uzaklarına yollamışlardı. ya da para alabilme umuduyla.

Granady arabasına atladığı gibi kaçmağa başladı. Octavius Granady adlı zenci bir avukat. akademik bir soru olmaktan ileri gideme di sonuç olarak. Bir süre sonra dört polis memuruyla üç gangster (bu ara da James Belcastro) bu cinayetin . kapısının önüne çıkmış.706/1242 «Bombalı bilinen» sırasında bir de cinayet işlen di. çok kolay bir hedef olmuş tu şimdi. kaç oy toplayabile ceği sorusu. arkadaşlarıyla geve zelik ediyordu. en az bir düzine kurşun girdi gövdesine. Geçen bir arabadan atılan kurşunlar kulağının yanında vızladı. Patron el lere karşı adaylığını koymak cüretini göstermişti. Granady'nin arabası bir ağaca 'çarpıp durdu. Uzun sürmedi kovalamaca. Sandıklar kapandıktan kısa bir sü re sonra. arkadan gelen araba nın farlarının aydınlattığı. katillerin arabası da döndü ve peşine düştü. Bir yandan da tüfek kurşunları uçuşup duruyordu. Yirminci Bölgede o güne kadar politik eşitlik isteme ğe kalkan bir zenci görülmemişti.

banliyö ve şehir görevlisini ellerinde tutmaktaydılar. bun ların büyük çoğunluğunun oyunu Thompson hizbine vereceğini düşünüyorlardı. bunun yanı sı ra ha dediklerinde seçim kampanyasında çalışacak bin kişi ayarlayabilecek güçteydiler. Thompson. Chicago tarihinde görülmüş gö rülecek en iyi örgütlenmiş. Politika spekülatörleri. . en güçlü parti hizibi olduk-328 larından o güne kadar bir ön seçim bile kaybetmemişlerdi. Çeşitli yollarla. Crowe üçlüsünün desteklediği listenin Büyük farkla kazana cağına inanmışlardı. Hepsi beraet etti. Butün eyalet. Spekülatör ler aşağı yukarı 430 bin kişinin oy kullanacağını.707/1242 sanıkları olarak yargılandılar. Son derece mili tan gangster kollan vardı bir kere. Small.

«Ve de her zaman işlenecektir.. barut kokusu ve Thompson' un akıl almaz küstahlığı sayesinde uyanıverdiler.» demişti Belediye Başkanı Deneen ile Swanson'un evlerinin bombalan masının ardından. «El bette suç işleniyor şehrimizde. bombalar da sürecektir... ama orada... Ömürlerin de ön seçimlerde oy kullanmamış olan Chicagolular bile bomba gürültüleri. bu kadara adam döverler. şu kadara adam öldürürler.» Seçim kampayasın da ortaya atılan sorunlardan Baştan Sona amerikacı lık. İçki yasağı sür dükçe.. Amerika . New York' ta da böyledir.. şu kadara bacağını. Ne yani? Başka yerlerde de böyle değil mi? Chicago'nun öteki Büyük şehirlerden ne farkı var? şu kadara ada mın kolunu kırarlar.708/1242 Ama hesaba katmadıkları bir şey vardı: şiddet hareketlerinin uyandırabileceği ters tepki. işlenen Butün suçları bizde olduğu gibi gazetelere yazmazlar...

birden bire dönen rüzgarın etkisiyle yıkıldılar. yüksek ve etkili bir «Hayır» oldu. vb. hiçbiri. Small ve Crowe. ve uygulanan bütün şike 329 ve terör yöntemlerine karşın. en iyimser tahminlerin hemen hemen 100 katına çıktı. Gangsterler kralı.709/1242 Birleşik devletleri Birliğine girsin mi girmesin mi. en önemli olan al Capone sorunu ka dar ilgilendirmiyordu seçmenleri.. 10 nisan seçimlerine katılma oranı. Chicago'nun gerçek yöneticisi olmakta devam edecek miydi? Bu sorunun cevabı.. aşağı yu karı 800 bin kişi oy kullandı. söz konusu edil mediği halde. bir tek Thompson adayı bile seçilemedi. Thompson'un belediye başkanlık döneminin sona ermesine üç yıl vardı da ha. Coolodge'in başkanlığına yeniden aday lığını koyup koymaması. .

710/1242 ama. kararlı. yazı sayfiyedeki köş künde geçirmek üzere Chicago'dan ayrıldı. bu yenilgi. azimli bir vatandaş kitle sinin şahlanışıdır bu olay!. Gerek gövde gerekse ruh sağlığı bozulmuş tu. şehrimizi uygar dünyanın yüz karası haline getiren hırsızları. Thompson'un yenilgisini halkın zaferi olarak tanımladı..» . Belediye Başkanlığına Samuel ettelson vekalet etmeğe başla dı. bir de yönetimindeki yolsuzluklar konusunda açılan soruş turma. durmadan içiyordu. politik yaşantısını tamir edilmez biçimde zedeledi. partisinin demokrat Parti karşı sında erişeceği seçim savaşına katılacak hali kal madı. basının gittikçe artan saldırıları onu bitkin bı raktı. «eyaletimizi. Yediği bu tokadın üzerine. her türlü yozlaşma ve yolsuz luğa son vermeğe. Sonbaharda. makinalı tüfeklileri kovmağa. Sonunda. olaylardan son derece memnun kalan Tribune gazetesi. bombacıları.

çevresine istihkamlar kurmak için çalışmalara başladı. seçimler sona erer ermez Mİami'ye dö nerek. yeni satın aldığı elysıum adlı villayı güzelleş tirmek. ağır. Dade County'nin en iyi mimarları. ahşap kapının ar dında nöbet tutan silahlı bir muhafız delikten bakıp incelemeden önce kimsenin içeri girmesi mümkün 330 .711/1242 Capone. Bahçe kapısının dışına konulan bir telefon. yüksek ahşap kapılar takıldı. dışardan. bahçe mi marları. gelenlerin kapıyı çalmazdan önce kendilerini tanıtmalarına yarıyordu. Parmaklıklı bahçe kapısının arkasına. içersinin gö rülmesi olanaksızdı böylece. duvarcı ustaları ve marangozları (hepsini de Henderson bulup* getirmişti Capone'a) aylarca çalıştı lar. Bahçenin çevresine çok yüksek beton duvarlar örüldü.

712/1242 değildi. o bölgede o güne kadar görülmemiş büyüklükte bir yüzme havu zu yapıldı. o zamanlar yeni çıkmış^olan. balıklara ekmek kırıntıları atardı. bir deniz uça ğı kiralayarak (saati . Ya tın adını Ok (*) koymuştu. iki katlı Vene dik stili bir plaj evi yapıldı. Balığa ya da geziye çıkmak için bir kaç tekne edinmişti Capone. eski arkadaşları ziyarete geldiğinde. gerek tatlı gerekse tuzlu suyla kullanılabilecek nitelikte bir filtre sistemi vardı. Havuzun körfeze bakan yanında. adını Sonny ve Ralphie koyduğu bir Baby Gar sürat motoru.. Bu havuzun çeşitli bitkilerle donatılmış kıyı sında Capone oğluyla birlikte oturur. 25 metreye 15 metre genişliğindeki havu zun. içi ve kenarları kayalarla süslenmiş bir başka havuza tropikal balıklar yerleşti rildi. salamlı sandviçler ve kasalar dolusu bira dan oluşan bir piknik sepeti hazırlatıp. bir de 30 metre uzunluğunda yelkenli yatı vardı bunların arasında. ev ile rıhtım arasında kalan yere.

ayrıca pilot için de saat te 100 dolar öderdi) Bimini'ye uçmayı severdi. kos kocaman bir yatakta yatardı Capone. «benim gibi yapsanıza.713/1242 60 dolar. evin arka tarafına düşen büyük yatak odası. Bu nedenle.» derdi Capone. yatak oda sının hemen yanına yaptırdığı özel duş . suyun gövdesinin her yanına aynı sert likle değmesinden hoşlanırdı. («Paranızı ne diye bankaya yatırı yorsunuz. içi ağzına kadar para dolu olan tah ta bir sandık vardı.» duş yaparken. baba oğul Capone'ların büyük boy yağlı boya portresiydi. dört sütunlu. çok süslü eşyalarla dolu olan oturma odasının en göze batan süsü. karyolanın he men ayak ucunda. Çok büyük. yüz me havuzuna ve körfeze bakıyordu.

Angelo Genna öldürü lüp de Chicago şubesinin başkanlık sandalyesi boş kalınca. ulusal başkan olan Yale yansız kalmağa dik kat etmişti. Brookiyn'li eski dos tu. (*) arrow. evde yapılan Butün bu değişikliklerin tutarı yüz bin doları buldu. Ne Capone'u ne de kuzey kesimlileri da rıltmak istiyordu. bir zamanlarki patronu. ne Capone'un ileri sür düğü aday Tony lombardo'yu tutmuştu ne de kuzey ke simlilerin adayı Joseph Aiello'yu. tam yedi tane fazla duş koydurtmuştu. hani.714/1242 bölmesinin dört duvarına. Bu nedenle. Birincisi Sicilyalılar Birliği (yeni adıyla. vaktiyle barmen ola rak çalıştığı yerin sahibi Frankie Yale'i öldürtmek zorundaydı. Capone israr ettiği için. iki nedenden ötürü vermişti bu kararı. italo ameri kan Ulusal Birliği) ile ilgiliydi. 331 Üzülerek karar verdi Capone. lombardo'ya karşı .

lombardo' yu alaşağı etmek konusunda Yale kendisine yardım ederse. eskiden yollanandan bile fazla pay ödeyece ğine dair söz veriyordu.715/1242 çıkmadı. aslında. Yale' in aldırdığı yoktu. ama. o da ayıp olmasın di ye »gönderiyordu. Yale'den destek ve yardım görüyor. ilerde başkanlığı ele geçirme umutlan içinde olan Aiello'ya cesaret vermekten geri kalmadı. aslında ulusal lidere baş kaldırmaktaydı. Chicago şubesinin başında kim olursa olsun. ancak. Aiello New York'a git miş. hemen Butün ülkeyi . lombardo yö netimi ele geçirdikten sonra. Capone'un kendi kay naklarından öğrendiğine göre. Yale'in payı azaldıkça azalmıştı. çeşitli kanunsuz işlemlerden sağlanan kazançtan yeteri ka dar büyük bir pay alabilmekti. Sadece üç beş kuruş. aynı zamanda. onu ilgilendiren tek şey. şimdi de. Brooklyn'li patronun ikinci büyük kusuru içki da ğıtımıyla ilgiliydi. 1926 yılından beri içki dağıtım işi ni. lombardo.

1927 ilkbaharından beri.B. ve daha birçokları Canada'dan Cüba ve Bahamalar'dan 332 kaçak getirilen. Yaptığı eyaletler arası anlaşmalar sa yesinde detroit'te. long Island'da teslim edilen kaçak içkileri de netleyen Yale. abe Bernstein'in tamamen Yahu dilerden kurulu Mor Çetesi. Birine içki sattıktan sonra.716/1242 kapsayacak biçimde geliştir mişti Capone. eskiden beri uygulanan bir dalavereydi. Philedephia'da «Boo Boo» Max Hoff. birçok kamyon. bu içkiyi götüren kamyonu gene ken di adamlarına kaçırtmak. Yale'in böylesine . louis'de egan'ın Sı çanları çetesi. Göl kıyısına ve diğer belirli kıyı kent lerine teslim edilen yüksek kalite içkileri satın alıyor ve bunları A.'nin orta ve batı kesimlerinde pazar lıyordu.D. St. daha Brooklyn'den ayrılmazdan önce bilinmeyen kişiler tarafından kaçırılmıştı. bunları kamyonlar vasıtasıyla Chicago' ya yollamakla görevliydi.

Gelenler arasında Charlıe Fischetti. iki tane 45 kalibrelik revol ver . Chicago'dan gelen birkaç arkadaşıyla Ponce de leon otelinde buluşup konuştu Capone. Henderson da. James Finesy de Amato adlı bir adamını Brooklyn'e casus olarak göndererek durumu öğrenmesini istedi. aradan bir ay geçmeden sokak ortasında vu ruldu çünkü. imzasız bir tehdit mektubu aldı: «Günün birinde Amato'nun öcü alınacaktır. kendisini ele vermişti. her işi yapmağa hazır olan Henderson'a birkaç silah bulmasını rica etmişti. anlaşılan da Amato gereği kadar dikkatli olmamış.717/1242 bir dalavere yapıp yapmayacağını düşünüyordu Capone. Jake Guzik ve dan Secitella da vardı. Toplantıdan bir kaç gün önce.» Haziran ayının ilk haftasında. Yale. Mİami'deki bir rehinciden bir düzine kadar çeşitli si lah satın alıp getirmişti. ama ölmezden önce. Capone'un kuşku larını yeterince doğrulayacak bilgileri iletmişti patro nuna.

Tennessee'nın knox ville kentine geldiklerinde bunların dördü trenden in di. Borouhg Park meyha nelerinden birinde oturmuş iki tek atıyordu. Yale . 333 Pazara rastlayan 1 temmuz günü. orada. ve New York'a doğru hareket ettiler.718/1242 vardı getirdikleri arasında. Capone çe tesiyle ilişkisi olan birisi kendilerini karşıladı. Telin öteki ucundaki ses ne söylediyse söyledi. top lantıya katılmış olanlardan altısı Chicago'ya giden Southland ekspresine bindiler. başında parlak siyah saçlarını ve esmer tenini daha da koyu gösteren bir hasır şapka. öğleden sonra. Frankie Yale. 28 haziran günü. Barmen kendisini telefona çağırdı. oradaki Nash otomobilleri acentasından bin elli dolara dört kapılı siyah bir araba satın aldılar. sırtın da açık renk bir yazlık kostüm.

silahları Capone'un isteği üzerine satın aldığını. türlü silah lardan —namlusu kesilmiş tüfekler. arabasına bindiği gibi hızla uzaklaştı. tabancalar. Yale. tam kırk dördüncü Sokağa gelmişti ki. Bu arada. katiller silahlarıyla arabalarını otuz dördüncü Sokakta. Birkaç dakika sonra. ama bunları gangs tere teslim ettikten sonra bir daha görmediğini iti raf etti.719/1242 kendini meyhaneden dışarı zor attı. dört kapılı siyah bir araba yanaştı yanına. «ki 45'lik tabancanın seri numaraları polisleri Parker Henderson a kadar götürdü ve genç adam po lis marifetiyle New York'a getirtildi. New York kentinde tomsonla öldürülen ilk gangsterdi. bir de tomson— fırlayan kurşunlar oturduğu yere çivile di onu. tomsonun da Peter Von Frantzıus' . Cinayeti soruş turan büyük jürinin karşısına çıkınca. ikinci Cadde ile Üçüncü Cadde arasında terk ettiler.

334 Yale cinayeti Sicilyalıların taht savaşını yeniden canlandırdı. altın harflerle şu ürkütücü sözler yazılmıştı: ONLARIDA da GÖRECEĞiZ. büyük jüri. Butün bunlara rağmen.» dedi. New York emniyet Müdürü Grover Whalen. küçük Sicilya'larında eski güçlerine yeni den kavuşmuş olan Aiello . «Benim düşünce me göre. bu sanıkları yar gılayıp darağacına göndermek için yeterli delil vardı.720/1242 un Chicago'daki spor malzemeleri dükkanından alın dığı ortaya çıktı. Frankie Yale'nin cenaze töreni. Beyaz gül ve orkidelerden yapılmış çok büyük bir çelenk üzerinde. DOST. o güne kadar New York'ta görülmüş en muhteşem tören oldu. değil sanıkları saptamak. herhangi bir sanık saptamadan dağıldı.

Sonuç olarak. lombardo dört buçuk sıralarında ayrıldı Buro sundan. sokak ortası cinayetlerinden biriy di bu. sırf sokakta kurulacak pusu hazırlıklarına zaman bırakmak için lombardo'yu oya lamak amacıyla telefon ettiğini ileri sürecekti. Lolordo'nun ağabeyi Pasquale. on beş dakika kadar konuştular. Tony lombardo.721/1242 kuvvetleri. rizzito'nun aslında sahte bir dost olduğunu. daha sonra çıkan söylentiler. kuzey kesimde yaşayan tüccar Peter rizzito idi arayan. Chicago'yu dünyaca üne ulaş man. tam işini bitirmiş. Joseph Ferraro ıle Joseph Lolordo vardı. Ìtalo amerikan Ulusal Birliğinin Chicago şu besi South dearborn Sokağı 8 numaradaki Hartford binasındaydı. on birinci kattaki Buro sunda öğleden sonra bulunurdu genel olarak. Burodan ayrılmak üzereyken telefon çaldı. iki ay kadar sonra harekete geçtiler. 7 eylül günü. dışarı . Birliğin ileri gelen politikacılarındandı. Yanında iki fedaisi. gündüz vakti.

Sokaklar çok kalabalık ol duğu için güçlükle yol açabiliyorlardı kendilerine Yüz metre kadar ilerledikten sonra. katiller kaçtılar. başının yarısı dum dum kurşunlarıy la parçalanmış olarak yere yuvarlandı. tabanca yı zorla elinden aldı. Sırtına iki kur şun yemiş olan Ferrara da yanına düştü. bu» diyordu ses.722/1242 çıktıktan sonra Madıson Sokağına saptılar. Hastahanede bekleyen 335 Ferrara'nın baş ucunda . Lolordo arkasından bir ses işitti. öteki griliydi. Tam o sırada karşısına çıkan polis memuru koluna yapıştı. «iş te. lombardo. bir lokantanın önün den geçerlerken. grili adamın peşin düştü. karşıt yönler de kaçan iki adam gördü Lolordo. Birinin üzerinde ko yu renk giysiler vardı. Hemen ardından dört patlama geldi. Tabancasını çe ken Lolordo.

Ferraro karşılık vermedi.» dedi Hoffman. cinayete kurban giderek ölen Sicilyalılar Birliği başkanlarının dördüncüsüydü lom bardo. her iki katili de iyice görmüş. politik terörcülerin anthony d'and rea'yı vurmasından beri. Ferraro susmağa devam etti. ayrıca adaylığını koyanlardan birkaçı öldürüldü. ancak bu görevin sağladığı kazanç lar (insan bunların tadını çıkaracak kadar yaşayabilir se tabii) karşı konulmayacak kadar çekiciydi. soruşturmada verdiği ifadede. olayı izleyen üç yıl içinde Sicilyalılar Birliği başkanlı ğına seçilenlerin hepsi. Lolordo. 1921 yılında. kendisine ateş edenlerin kimler olduğunu söylemesini istedi.723/1242 eyalet Savcı Yardımcısı Samuel Hoffman. kendisini yakalayan polis memuruna yoluna engel ol maması için yalvarmış olduğu halde. . iki gün sonra. olay hakkında hiç bir şey hatırlama dığını iddia etti. ağzını açmadan öldü. Bu şekilde ölenlerin sonucusu da olmayacaktı. «Öleceksin.

Tony Aiello ve bir muhafızını yaraladılar. daha sonra mey dana gelen çeşitli çatışmalarda Aiello . Çok geç meden rizzito öldürüldü. durmadan çalışan. Mılton Sokağındaki dük kanının önünde vuruldu.500 kadar ev imbiği vardı. Vur emrini Capone'un mu yoksa Joe Aiello'nun mu verdiği hiç bir zaman anlaşı lamadı.724/1242 artık Birliğin yönetimine girmiş olan ev imbikleri dağıtım endüstrisi geliştikçe gelişmiş. aynı hafta içinde. Chicago'daki italyan göçmen ailelerinin büyük çoğunluğunun mesleği ha line gelmişti. multı milyon dolar lık içki yapım pazarına ham madde yetiştiren 2. Birlik başkanı olarak lombardo'nun yerini almak yarışında Pasquale Lolordo Peter rizzito'yu yenerek. 14 eylül günü başkanlık koltuğuna oturdu. Capone'un adamları maki nalı tüfeklerle Aiello karargahına saldırdılar.

kendileri de iki kayıp verdiler. kederden ne yaptığını bilmez durumdayken. 336 Aiello'ları kendisine dost sandığı için üç kardeşi North Caddesinde apartımanına içki içmeğe çağırmıştı. Tabanca seslerini işitirek yan odadan koşup gelen karısı alei na. ilk ifadesini değiştirdi. poliste kendisine gös terilen resimler arasından Joe Aiello'nundakine işaret etti.725/1242 fedailerinden dördünü öldürdüler. ikinci bir kez açılan ateşe tanık oldu. kendi ne gelir gelmez. ve Butün Si cilyalı dullar gibi sustu. katillerden birinin olduğunu söyledi. . Başkan seçildikten sonra beş ay yaşadı Lolordo. onurlarına kadeh kaldırırken vurdular onu. ama.

on gün öncesinden kiralanmıştı apartma. . Joe Aiello nihayet Sicilyalılar Birliği başkanı olabildi. karşılıklı iki apartman dairesine yerleştiril miş iki makinalı tüfek ateşinin arasında kaldı. Güllerden yapılmış bir saat kadranı ve tam sekiz buçuğu gösteren akrep ile yel kovan. Makarna imalatçısı olan agostino loverdo. de nenmiş bir Capone taktiğiydi bu.ı daireleri. gece North kolmar Caddesi 15 numarada oturan bir arkadaşının evinden ayrılırken. der ken. Capone'un. 23 ekim 1930 tarihinde. Aiello'nun yerini alan başkan. eski. Bir yıla yakın sürdü başkanlığı.. Cicero'da bir meyhanede öldürı lünceğe dek.726/1242 Böylece. cenazesine gönderilen çelenklerden birinde pek süslü olarak belirtilmişti. Aiello'nun öldüğü saat. bir yıl başkanlık yaptı. ada mıydı.

adamlar kalmış. Capone'un baş tedaisi Phil D’andrea oldu. CHiCAGO'daki karargahının ye rini değiştirdi Capone. Metropole otelinin hemen kar şısında olan Lexington oteline geçti. görev süresi içinde öldürülmeyen ender kişilerden biri. biri South Mıchıgan . «BEN DE İNSANIM» 1928 YAZINDA. 337 XVI. bir keresin de Cumhur Başkanı Cleveland. çok yüksek tavanlı salon ları vardı. Geniş pen çeleri. artık pek göz de bir yer değildi. Chicagolulara bura nın şahane balkonundan hitap etmişti. köşelerinde kuleleri. ama hala göz alıcıydı. lobinin iki ucunda. Bir zamanlar şehrin en gözde ve göz alıcı otellerinden biri olan Lexington'da nice büyük.727/1242 Birliğin başına geçip de canını kurtaran.

. kü çük louıs Campagne. Aiello'lar Capone'u zehirle meğe kalktıkları günden beri. on katlı yapının dördüncü katını tamamen. tekerlekli arabalarla içeri taşınırdı. Capone ile adamları. Capone. üçüncü katını da kısmen kiralamış lardı. öteki Wabash Caddesine açılan iki koca man giriş kapısı vardı. Geceleri. yılda on sekiz bin dolar ödediği altı odalı özel dairesinde yemek ye mek istediği zaman. ahçısı da özeldi. yiyecek ve içecekler. iki katlı şahane lobisinde bir de alış veriş merkezi bulunuyordu. kendisi için dördüncü katta özel olarak yaptırılmış olan mut fakta hazırlanır. efendisine sunulacak Butün yemekle ri önce bu ahçı tadardı.728/1242 Caddesine. yemeklerini önce başka sına tattırmayı adet edinmişti gangster. ayrıca otelin çeşitli katlarında sevgilileri için çeşitli odalar tutmuşlardı.

Bu kapıdan geçen gangster. 338 özel bir yol ayarlamıştı kendine. Capone'un emriyle açılmış bir kapıyı gizliyordu. Gidiş gelişlerini düşmanlarından gizlemek için. kocasının . servis asansörüyle ikinci kata iner. hanın yan sokağa açılan kapısının önünde bekleyen arabasına binerdi. otel yöneticileri ile bitişikteki iş hanının yöneticilerinin işbirliği gerekiyordu. Bu gizli yolu kullana bilmesi için. odanın duvarındaki boy aynası. (*) Mae. Capone. bitişikteki iş hanına girmiş oluyordu. Capone. hizmetçilerin üniforma değiştirdikleri kü çük bir odaya girerdi. yarım düzine fedainin eşliğinde. iki kat merdiveni yürüyerek iner.729/1242 Capone'un yatak odası kapısı nın önüne konulan portatif yatakta yatardı.

sarışın.730/1242 Lexington'dakı dairesin de pek ender kalırdı. Lexington oteline taşındığı sıralardaki metresi daha on sekizine basmamış. owens'e giderlerdi. eski italyan «don«larının geleneğini izle yen Capone ailesinin kadınlarını kafes arkasında tu tar. iki odalı bir dai reye yerleştirmişti. Capone'un. yalnızca köpek yarışlarından yılda otuz altı bin dolar hisse . otelin beşinci katında. banliyödeki genelevlerinden birinde gö rüp beğenmiş. Prairie Caddesindeki ya da Palm Island'daki ev lerde kalmasını isterdi. yakından tanırdı Mae Capone'u. eşiyle birlikte tiyatroya. gece kulüBune ya da at yarışlarına gittiği hemen hiç görül memişti. ailesinden ya da çe te üyelerinden birinin hekime ihtiyacı oldu mu. Çete üyelerinden pek azı. tombul bir rum kızıydı. dr. kızı. aynı zamanda Hawt horne köpek kulüBunün ortaklarından olan bu hekim. davıd V. yabancılardan ise hemen hiç kimse tanımazdı.

Sonra al Capone'a giderek bir Wasserman testi yaptırmasını istedi. 339 Hekim. Lexington'un şimdiki sahibi tarafından keşfedildi. Bir iğnenin damarına girip kan çekmesi düşüncesi gangsterler kralını müthiş korkutuyordu oysa. (*) Bu gizli kapı. cinsel or ganında acaip bir kaşıntı duyarak dr. Her ne kadar he kim kan alma işleminin hiç can yakmayacağını söy leyip. Capone zamanından beri otelde çalışmış olan yaşlı bir uşak. kapının ne için kullanıldığını açıkladı. Günlerden bir gün. rum kızı. muayeneden sonra kızda frengi teşhis etti ve hemen tedaviye başladı. boşluğa açılan bir kapı görünce meraklan dı. owens'e gitti. sokak tan bakıp.731/1242 alırdı. Bitişikteki iş hanı yıkıldıktan sonra. tedavi edilmediği .

Sağlığının ye rinde olduğunu söyleyerek kestirip attı. Butün banliyö yöneticilerinin. Seçimler şikesiz yapıldığı takdirde. Capone'u yok etmeğe yemin etmiş anti Thompsoncular olacağı kesindi. . seçimler konusuna kendisine ri caya gittiği sırada. Gangsterin kendini beğenmişliğinin de bu işte bir rol oynadığını kabul etmek gerek. Çevresinde hayranlık yaratmak. Lexington oteline yerleşeli üç ay kadar olmuştu.732/1242 takdirde frenginin ne korkunç sonuçlar doğuracağını çok dramatik bir dille anlattıy sa. insanlarda kendisine şükran borçlu kılmak isteğiyle yanıp tutuşurdu eski den beri. loesch'in ricasını kabul etmekle Capone'un kendi çıkarlarına aykırı davrandığı düşünülebilir. Chicago Cürüm ko misyonunun tanınmış başkanının şapka elde ricaya gelmiş olması son derece memnun etmiştir Capone'u. Frank loesch. ilk bakışta. Capone kan vermeğe razı olmadı. ka zanan ister demokratlar olsun ister Cumhuriyetçiler.

ve Butün bunların gazetelere geçmesine dikkat ederdi. korkunç gangsterlerden 340 biri sanan bir sürü insan var Chicago'da. gözlerini kızgın de mirlerle oyan. John d. . gazeteci çocuklara 5 dolar.. garsonlara 100 dolar gibi aşırı bahşişler verir. zavallı kurbanına saatlerce iş kence eden.» diye yakındı bir keresinde. Yanlış anlamayın beni. eli açıklık gösterileriyle bun ları sağlamağa çalışırdı hep. kulaklarını kesen. yok sullara giyecek.733/1242 iyi vatandaşlık. adamlarına bol armağan lar. Butün bunları yaparken de kahkahalar la gülen cinsinden... yakıt yardımları yapar. «Hani. vestiyer kızlara 20 do lar. yiyecek. rockefeller'i halkın gözdesi haline getir meği başarmış olan halkla ilişkiler dehası ıvy lee'yi tutmayı bile ciddi olarak düşünmüştü bir ara. «Beni. masallardan fırlamış kanlı.

çaresiz kalmalarına hiç dayanamam. insanların aç. Bu şehirde yoksullara bir kuruş verdiysem. . dünyanın en kötü insanı olmadı ğımı belirtmek için söylüyorum yalnızca. evet bir milyon do lar! Bunu kendimi övmek için söylediğimi sanmayın. Yardıma muhtaç birine "istediği parayı vermeğe her zaman hazırım. ama dedikleri kadar da kötü değilim canım. inanın. aile.734/1242 gençliğe örnek gösterebilecek bir kişi olduğumu iddia ediyor değilim. istemeye istemeye bazı kötülükler yapmak zorunda bırakıldığımı itiraf ediyorum.» (*). açık. evet. yüreğim sızlar. benim de bir yüreğim var. Chicago'lu nice yoksul. beni Noel Baba diye ta nır. bir milyon dağıtmışımdır. yoksullara yardım ettim diye özel olarak övünecek bir adam değilim zaten. Ben de insanım.

çıkarlarını gerçek bir tehlikeye atacak kadar körü körüne kendini beğenmiş değildi tabii. Örneğin. Zengin den alır.735/1242 Bununla birlikte. Bura ahalisi kiralarını kimin ödedini bilmezdi. Üstelik. Güney kesimde bir pizzacıda çalışan. emekli zenci kapıcı da şöyle diyor: «Hepsi birbirinden iyiydi o çocukların. yoksula verirdi. ama ben biliyo rum. yaşlı bir garson kadın bana şöyle de di: «al dünyanın en iyi insanlarından biriydi. al . bu uğurda ça ba harcasa bile. Thompson'cuların kazanmasını istese. ikisi de kanun dışı işletmelerini ciddi bir şekilde aksatamamıştı.» eski dört ikili'ye yakm bir yerde yaşayan. oylar kime giderse gitsin kendi yeri nin sağlam olduğunu biliyordu. Thompson hizbi zaten yıkılmıştı artık. Her (*) Bu konuda Capone ile aynı fikirde olan kişilerden bazıları hala yaşamaktalar. Capone Chicago'ya ge leli iki kez değişmişti yönetici kadrolar.

. Ve. gibi terslik lerin hakkından gelmesini bilmişti.» 341 iki yönetim sırasında da. loesch'in «40 yıldır Chicago'da görülmüş en dürüst en başarılı seçim» olarak nitelediği seçimler yapıldı. Nur içinde yatsınlar. Söz verdi. al Smith'i yendi. Chicago . Capone'un şebekesi olduğu gibi kalmıştı Ye ni bir yönetici kadrodan ne korkusu olabilirdi? lo easch'in ricasını yerine getirebilecek kadar kudretli olduğu için övünebilirdi ancak. bana çok iyilkleri dokunmuştur. Cumhuriyetçi Parti büyük zafer kazandı ama koca Bili Thompson politika hayatından kesin olarak sürüldü. baskınlar.. polis temizlikleri büyük jüri araştırmaları. Sözünü tut tu. Ulusal Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Herbert Hoover. Yöneticiler gelip gitmiş. reform dalgaları.736/1242 öderdi hepsini.

737/1242 oylarının 650 bini ni Hoover. iki evin birbirine böylesine ya kın oluşu. Her ne bahasına olursa olsun Capone'u yok etmeğe hemen o gece yemin etmiş. bir gece 93 numaradaki eğlenceler öylesine çığırından çıkmış. bir keresinde. Penney'nin davetlisi olarak Mİami' ye gitti. Mİami'de bir otelin lobisinde. Penney'in Belle Island'daki malikanesi. gazeteciler kendisinden çok Capone a önem verdikleri için bozulmuş Hoover. Bu söylentilerden birine göre.C. Gene bir başka söylentiye göre. yeni baş kan gazetecilerle konuşurken gangsterler kralı içeri girmiş. tabanca patlamaları. . ve gazeteciler Hoover'i orta yerde bırakıp onun yanına koşuşmuşlar. 629 binini Smith toplamıştı. Hoover gürültüden uyu yamamış. Seçimlerden kısa bir süre sonra yeni cumhurbaşkanı tanınmış mil yoner tüccar J. kadın çığ lıkları öylesine yükselmiş ki. bağırmalar. Palm Island'a çok yakındı. yıllar yılı sürecek birtakım asılsız söylenti lere yol açacaktı. anlaşılan.

342 Capone. Bazı tama men kanuni işlere de yatırım yapmıştı bu arada. hayatta çok çeşitli işlere el atmanın gerekli olduğunu.738/1242 Hoover'in başkan seçilir seçilmez. Öğrendiklerini öylesi ne iyi uyguladı ki. Capone'a karşı harekete geçmesi için emir verdiği bir gerçektir. ama bunun nedeni Bu tür kişi sel kızgınlıklar olamaz. öteki yatırımları sayesinde kurtarabilirdi. ama. Ör neğin. içki yasağı beklenenden çok önce kaldırılmış olsaydı bile. içki yasağının uzun süre devam edemeyeceğini bilen John Torrio'dan öğrenmişti vaktiyle. kazancının büyük bir bölüğünü içki ya pım ve dağıtımından sağlıyordu hala. levee'de en sık git tiği gece kulüBu olan Mıdnıght Frolics'e de yüzde yirmi beş oranında . kaybının büyük bir bölümünü. New orleans'da Phıl kastel ile birlikte bir tılt makinası şirketine ortak oldu.

ya da bu iki işten birini. Haftada en az iki üç gece bu gece kulüBune gider. Hiç dans etmezdi. «Haraççı» denilen kişi (Chicago Ticaret dergi si'nin 17 aralık 1927 tarihli sayısında tanımladığı gibi) görünüşte kanun çerçevesi içinde çalışan bir iş kuruluşunun patronu olabilir. kabadayının biridir. lewıs'ı dinler.739/1242 ortak oldu. Capone'un içki yapım ve dağıtım işinden sonra en çok kazanç getiren işi haraççılıktı. ya da bir işçi sendi kası yöneticisidir. austin Mack hıs Cen tury Serenaders topluluğunun müziğine tempo tutar. ya da her ikisini yaptığını iddia edebilir. çevresinde. . kendisini öteki müşterilerden koruyan bir düzine fedai olduğu halde Joe e. ya da açık açık. çay fincanından viski içerdi. Yanında kadın getirdiği pek ender görülmüştü.

Bunu bir kere becerdi mi işleri kolaylaşmış demektir.740/1242 ister zorbalıkla bir işçi sendikasının başına geçmiş beli tabancalı bir kabadayı olsun. olur olmaz bir cinayet işleyerek. iş saatlerini ve fiyatları kendi bildiği gibi ayarlar. vc daha birçok yollarla kuruluşu kendi çıkar ve yararlarına göre yönetir. ister bir iş kuruluşu yöneticisi olsun. kullandığı yöntemler değişmez. «koruma derneği» adını verdiği bir kuruluşa girmeğe zorlar. bir grup küçük esnaf ya da iş adamını. Bir iki pencereye bir iki taş atarak. canı istediğinde ceza yazar. . kuruluştaki adam343 ları keyfinin istediği aidat ve ücretleri vermeğe zorlar.

ya da istenilen haracı istenilen zaman da vermeyen esnaf ve tüccarların iş yerleri bomba lanır. Chicago'da hemen Butün mal ve hizmetler hara ca bağlanmış olduğu için fiyatlar aşırı derecede art mıştı.000. Maxıe eısen.741/1242 kuruluşa girmeyi reddeden. (yani kişi başına 45 dolar) fazla para ödediği ileri sü rülmekteydi. ya da girdikten sonra çıkan. bu yüzden tüketicinin yılda 136. kurduğu Yahudi ka saplar derneği'ne üye olmağa zorlamazdan önce. eisen'in istediği ko ruma ücretini bir yerlerden çıkarmak zorunda olan ka saplar fiyatı 1. Chicago işverenler derneği'nin yaptığı bir açık lamada.25 dolara yükselttiler.000 dolar. tü ketici sığır etinin libresine (aşağı yukarı yarım kilo) 90 ila 95 sent arasında ödüyordu. . Batı kesimde dükkan sahibi olan 380 kasabı. Örneğin. kendileri dövülür. daha birçok yollarla korku tulur.

derneğe ait bir balıkçı dükkanını satın alırsam. Bir ay kadar sonra. o günden bu yana. Yanında dört tane iriyarı dövüşçü vardı. eyalet sav cılığında anlatacak cesareti gösterdi. Bu sefer de satış parasından eisen'e yüzde on ko-344 misyon vermek zorundaydım. der neğe girebilmek için 30 dolar da eisen'e ödemek zo runda kaldım.742/1242 eisen'in balık pazarını nasıl talan ettiğini. yeni den balıkçılık yapabileceğimi söyledi. kendi derneğine üye bir başka balıkçı dükkanı olduğu için benimkini kapattırdı. «1925 yılında. South Pauline Sokağı 1016 numarada bulunan. dört sokak ötede. Her seferinde. kur banlarından davıd Walkoff adlı bir adam. satışta yüzde on gene eisen'e komisyon . kabul ettim. dükkan sahibine gerekli parayı ödedikten sonra. iki yıl sonra bu dükkanı 650 dolara sat tım. o zaman Taylor Sokağında olan dükkanıma geldi eısen. alışta 300 dolar eisen'e dernek için. iki kez dükkan alıp sattım.

) . Buraların tek patronu ol duğunu. kahkahalarla güldü.» Başına gelenleri anlatacak kadar yürekli olan bir başka kur ban da. ha raççı kabadayılar elliye yakın bomba atmışlardı.» Zamanla haraççılık öylesine gelişti. nerden bula yım o kadar parayı? Gidip belediyeye şikayet ederim dedim. bir balıkçı dükkanı açmama izin vermesi için. öylesine ya yıldı ki. Chicago Cürüm komisyo nuna başvurarak şikayette bulundu: «eisen'e gidip yalvardım.743/1242 olarak vermek zorunda bırakıldım. Chicago'da sık sık işlenen bu suçları yargıla mak için özel bir Haraç Mahkemesi kuruldu: bomba atarak mala ve cana zarar vermek (1928 yılında. oradakilerin hepsinin kendisinden emir al dığını söyledi. ne belediyeden ne de başka birinden kork madığını. Ben yoksul bir kadınım. beş çocuklu bir dul olan elli iki yaşındaki ba yan Mamie oberlander'di. kendisine 300 dolar verdiğim takdirde açabile ceğimi söyledi.

Bir ay içinde. ilginç adlar buldular kendilerine. ceza toplamak. işçilere karşı zorbalık.744/1242 mes kenlere kötü niyetle hasar vermek. Maya ve Çörek kamyonları şo förleri derneği. 381. Soda dağıtımcıları ve Masa kızları kardeş liği. para almak için adam kaçırmak. . Örneğin Beton Yol. albin'in adamları. 200'den fazla haraç örgütü gelişti. maksadıyla iş yerlerine ya da meskenlere girmek. Beton Blok. orta Batı Garaj Sahipleri derneği nin on bin üyesinin herbiri. garajların dan geçen her araba için bir dolar ödüyorlardı. lağım ve Su Boruları Yapım ve Yerleştiricileri Sendikası. kraker. ekmek. kor kutmak. dernek kurucusu david albin'e (öteki adıyla şaşı Mulligan) her ay. Bunlar çeşitli. lokal No. 1920 yıllarında Chicago'da. vs. dernek üyesi olmayan ga-345 rajlara araba bırakan müşterilere ait elli bin otomobi lin lastiklerini patlattılar.

Belediyenin en güçlü kişilerini tanıyordu Gor man. ortağı Johny Hand ile birlikte kurdukları Chicago Çamaşır Yıkama Fabrika ve kuru Temizleme ciler derneğinden haftada bin dolar net gelir sağlı yorlardı. haraççılık mesleğine. Çarşaf Servisi derneği. zamanla Chicago çamaşır yıkama fabrikaları haraççılarının kra lı olmuştu. Gor man. Günün birinde Hand. ve onlar sayesinde derneğe girmek istemeyen leri yola getiriyordu. Çamaşır .745/1242 ragen's Colts çetesinden yetişen Sımon J. o da bir sürü yeni der nek kurdu: Çamaşır Yıkama Fabrikası Sahipleri der neği. elle Yıkama derneği. Hawthorne ınn'in arkasındaki arsada. Cook Nalbantlar Sendi kasının ticari yönetmeni olarak başlamış. makinalı tüfek kurşunlarıyla delik deşik halde bulundu. Bir işaretiyle. mırın kırın eden çamaşır yıkama fabrikası sahibinin iş yerine damla yan sağlık müfettişleri makinaların talimatnameye uygun olmadığını söylerdi. kimse Gor man'ı öldürmeyi beceremedi.

dükkanın arka penceresinden bir tutam kara barut alevleniveriyordu... bu olay direnişi yıkamazsa. maç günü ya da gecesi ça lışan yer göstericileri. adam başına 5 dolar ödeyerek. brüt kazancın yüzde onuna kadar haraç kestiği olurdu.746/1242 Servisi derneği. dernek üyesi olmayan toptancılardan so sis ve benzeri maddeler alan şarküterilerin kapısın dan şişeler dolusu sıvı zehir atarlardı. Chicago'da oynanan maçları seyretmeğe gelenler arasında. Soğuk et Satıcıları derneği'nin üye toplama ara cı zehirdi. Bunun nede ni. 346 . üye olmakta nazlananları iki devrede ikna ediyordu. kav galar. Birara. Bu derneklerin üyelerin den. Önce. bazı organizatörlerin. kuaförleri ko ruma derneği. yaralanmalar aşırı derecede arttı. bu sefer kuaför salonunun orta yerinde bir dinamit lokumu patlıyordu.

asansörcüler derneği. Bu nedenle. bunlar da. bin beş yüz. iki bin dolar koruma haracı kesmeği kolaylıkla başar dı. Sendikanın gündelikle çalışan işçilerini genellikle küçük yaşta çocuklar oluşturuyor. sen dika yöneticilerinin kazancı gerçekten çok yüksekti. fazladan kapıcı tutmayan apartman binalarının süt lerini getirmiyor. kapıcılar Sendikası. habersiz işi bırakma ve dolayısıyla birçok kişinin binaların üst katlarında mahsur kalmalarına yol açma . Süt kamyonları şoförle ri. tiyatrolardan birini baştan aşağı benzin döküp ateşe verdikten sonra. ışıklı reklamcılar kulüBu. öteki tiyatro ve sinema sahiplerinden. parasız maç seyretme uğruna bilet kontrol ve yer gösterme işini ücretsiz yapıyozlardı. kapıcılar da.747/1242 Bilet kontrol ve Yer Göstericiler Sendikası'ndan kira lamamasıydı. belirlenen süt dağıtım sirkatlerinden süt almayan apartmanlarda çalışmı yorlardı. Süt kamyonları şoförleri Sen dikası ile işbirliği yapıyordu.

şehrin 25 gökdelenin sahibinden biner dolar dernek yardımı kes meği becerdi. kiralık kamyon sahipleri. usta foto rötuşçuları. 1928 yılının sonuna doğru bir liste hazırlayan eya let savcılığı. . Zavallı ayakkabı boyacıları bile kurtu lamadılar haraççıların elinden. yılda brüt yedi milyon dolar gelir sağ ladığı söyleniyordu). eskiciler. sayısının doksan bir olduğu nu açıkladı. Hemen hemen Butün küçük çaplı iş kolla rıyla birçok büyük çaplı iş kollarını etkisi altına alan haraç düzeni şu iş kollarını da kapsıyordu: Yiyecek ve yaş meyve perakendecileri (giriş ücreti: 25 dolar. aylık aidat: 5 dolar). Chicago'da haraççılar tarafından yöne tilen sendika ve dernek . gazete kamyon şoförleri.748/1242 tehdidiyle. işe başlayabilmek için 15 dolar. her ay da 2 dolar aidat ödemek zorun daydılar. şekerleme satış aracıları (bu da Gorman'ın dernekle rinden biriydi. inşaat iskan konseyi.

balık top tancı ve perakendicileri. badanacı ve deko rasyoncular. kalorifer ve musluk ustaları. maden suyu ve sodası satıcıları. fırıncılar. ekskavatör müteahhitleri. pencere kepekleri yapımcı ları. otomobil tamircileri. Yukardaki sırada sonuncu gelen dört meseleyle ilgili dernek. giyim sanayii işçileri. cam siliciler. çöpçüler. halı döşeyiciler. şölen düzenleyiciler. cenaze levazımatçıları. usta fırıncılar.. Yahudi tavuk kesicileri. sinema makinistleri. kauçuk işçileri . kömür nakliyecileri. sokak sü pürücüler.749/1242 belediye ka tipleri. kasa nakliyecileri.. golf kulüBu yönetici leri. tavuk toptancıları. elektrik işçileri. mermer utsala-347 rı tiyatro sayman ve gişecileri. arısu toptancıları. demir dö küm işçileri. camcılar. müzisyenler. . dişçi asistanları. berberler. don durma toptancıları. çiçekçiler. köpek balığı tavırlı Maxıe eısen tarafından örgütlenmiş ve yönetilmek teydi.

en yiyicisi Usta kuru Temizlemeciler derneği idi. bütün kuru temizleme fabrikalarının yıllık brüt gelirinin yüzde ikisine el koymakla kalmıyor. Capone ya da adamlarından biri. Bunun aşağı yu karı on milyon doları.750/1242 Zamanla. bu oranın yüzde yetmiş olduğunu ileri sür müşlerdir. Capone haraç kesenlerin en ileri geleni olması dolayısıyla. kanuni bir işe de ortak oldu. Chica go haraçlarının çoğunluğunu elde edebildi. fabrikalara yol lanmak üzere giysi toplayan Butün perakendicilerin herbirinden . Chicago haraç örgütlerinin en genişi. Bazı araş tırmacılar. 1928 yılında Capone şebekesinin tahmini brüt kazancı yüz beş milyon dolardı. o yıl. dernek. polis örgütünün ise ne denli güçsüz olduğunu. Bu olay. bir kez daha ve eski sinden çok daha açık seçik bir kesinlikle ortaya koy muştu. haraçlardan elde edilen gelirdi. gangsterler kralının ne denli güçlü.

temizlenmek üzere söz konusu fab rikaya gönderirlerdi. şehirdeki Butün temizleyicilerde. dernek terörcüleri. kadın kostümlerinde ise iki dolardan 2. bir er kek kostümünün astarına çabuk alev alan kimyasal maddeler dikerler. fiyatların artırılmasını emretmiş.751/1242 ve giysileri fabrikaya taşıyan Butün kam yoncuların herbirinden yılda 220 dolara varan öden tiler topluyordu. Bir . «patla yan kostüm» numarasaydı.» 1928 yılı ilkbaharında. er kek kostümleri ütü fiyatını bir dolardan 1. Üye olmak istemeyenleri yola getir-348 mek için sık sık kullanılan yönetmlerden biri. dernek.75'e yükseltmişti. buna rağmen bu göre vin kendisine verilmesini şöyle açıklamıştı: «insan ları ikna etmesini bilirim. ömründe ne kuru temizmeci ne de boyacı ola rak çalışmadığını kabul etmiş.75'e. eyalet savcılığına bağlı sivil po lislerin sorguya çektiği dernek ticari yöneticisi Sam rubin.

» diye kar şılık verdi Becker. özgür yaşamağa.) «evet. işimi istediğim gibi yönetmeğe hakkım var. hakkında birçok şeyler işittiğim Bay rubin siz siniz demek?» dedi Becker.752/1242 kuru temizleme fabrikası ile buna bağlı bir dizi pe rakendeci dükkanı olan ve derneğe girmemiş bir kim se olan Morris Becker. «aaa. anladın mı?» . bu emre uymadı. Çok geçme den ustabaşısı gelerek rubin'i tanıştırdı kendisine.» dedi rubin. Ben anayasadan da babayasadan da daha güç lüyüm. şimdi kulağını aç da dinle: fiyatları artıra caksın.» «Bu ülkenin anayasasına göre. (Bu konuşmayı. «daha da işiticeksi niz adımı. benim. «Bırak bu palavraları. daha son ra kendi ağzıyla anlattı büyük jüriye. anayasanın da canı cehen neme.

iddia makamının tanığı olarak yalnızca Becker ile oğ lu Theodore vardı. sen tepeleneceksin.753/1242 Üç gün sonra. «Be nim fiyatlarım değişmeyecektir.» dedi abrams. . Becker. Sonunda mahkemeye kadar vardı iş. «şunu iyi bilesiniz ki. Sanıkların avukatı Clarence darroW idi. fabrikada meydana gelen bir dina mit patlaması. Hemen ar dından.» 349 «Fiyatlar değişmezse. eyalet savcılığına şikayette bulundu. iç lerinde Sam rubin de bulunan on beş dernek üyesi hakkında kovuşturma açıldı. yapının bir bölümünü yıktı.» dedi Becker. dernek memurlarından abrams adında biri daha geldi.

754/1242 Becker davaya bakan eyalet savcı yardımcısına öteki tanıkların nerede olduklarını sor duğunda şu karşılığı aldı. «artık ne polis yardımına ne de iş verenler derneği'ne ihtiyacım var.» Bu sözler. Becker. ilk fenni temizleyici dükkanı. Fenni Te mizleyiciler adı altına bir dizi yeni kuru temizleyjci dükkanı açıldı. Sonuç olarak. adı geçen her iki kuruluşu da çileden çıkartmağa yetti. «dünyanın en güçlü kişisi koruyor şimdi beni. Yirmi beş bin dolarlık sermayeyi. Jake Guzik ve louis Cowan paylaşmaktaydılar. Capone. «keyfin istiyorsa git sen bul tanıkları. . kanunların kendisini koruyamadığını gören Becker. Capone'a başvurdu.» dedi. Ben savcıyım. Capone'un Prairie Cad desindeki evinin yakınında açıldı. gazeteci lerle konuşarak. tebligat memuru değil!» Haraççılar beraet ettiler.

POLİSİN SAĞLAYAMADIĞI KORUNMAYI GANGASTERLERİN SAĞLAYACAĞINI İLERİ SÜRÜYOR. Bu olaydan sonra. . Fenni Temizleyiciler eski fiyatları korudular.755/1242 CAPONE HARAÇÇILARA KARŞI SAVAŞ AÇTI di ye manşet atmıştı Chicago Daily Journal gazetesi. güçsüzlükleri ortaya konuyordu. manşetin altındaki yazıda yetkililer resmen küçüm seniyor. şu karşılığı almağa başladılar: «kuru temizleyiciyim.ne işle geçindiğini sora cak olanlar. Bir başka başlık da şöyleydi: BAĞIMSIZ KURU TEMİZLİYİCİLER.» 350 Dan Seritella gibi bir adamın dediklerine inana cak olursak. dernek de aynı şeyi yapmak zorunda kaldı. Capone tam Morris Becker'in yardımına koştuğu sıralarda. bu durumun en çok tüke ticiye yararı oldu. Capone'a. Geçici bir süre için de olsa.

Mc Cormick'e de hatırı sayılır bir hizmette bu lunmuştu. annenberg.. ama sendika yöneticilerinden aklı başında biriyle görüşerek grevi önlemek istediğini de ekledi sözle rine.. ertesi hafta. şoförlerin üç beş kuruş fazla kazanmalarına karşı olmadığını. Seritella.. Sendikanın ticari yönet meni dullo'nun grevi geçiştirmek için yirmi beş bin dolar istediğini söyledi. Capone'a telefon . yönetim kuruluyla masa başına oturmayı kabul ede cek birini bulmamı istedi. cumartesi günü greve gitmeği kararlaştırmışlardı.. Bunun üzeri ne annenberg. Gazete Satıcıları Sendikasının Başkanı olarak. annenberg. dağıtım işleri şefi Max annenberg... iki yıl sonra Belediye Başkanı Thompson'a yazdığı bir mektupta şöyle anlatıyordu olayı: . Tribune gazetesinin kamyon şoför ve dağıtıcılarıyla başının dertte olduğunu söyledi.756/1242 Tribune gazetesi sahibi Albay ro bert r. benim elimde yapacak bir şey yoktu.

tıpkı beyzbol yıldızları gibi. grevi önlediği için Capone'a teşekkür etti ve şöyle dedi: «Siz ünlü bir kişisiniz. bundan böyle.757/1242 edeceğini. ertesi gün Tribune idarehanesinde buluşmak üzere randevulaş tılar. Bu nedenle hakkınızda sık sık yazı basmak zorun dayız. Capone'u Mc Cormick ile tanıştırdı... ondan yardım isteyeceğini söyledi. Tribune'un Gölgesi — Chicago'nun en korkunç belası adlı broşürde yayınladı bu mektubu. Capone etkisini kullanarak grevi durduracağına söz verdi ve grev durduruldu. etti de. ama merak etmeyin. Bu buluşmada ben de vardım. Bunun 351 . seçim kampanyası dolayısıyla hazır ladığı. Mc Cormick. yazıları mızda size haksızlık etmemeğe çalışağız. Bunun üzerine Max annenberg.» Thompson.

» . Biraz sonra.758/1242 üzerine Mc Cormick şu açıklamayı yaptı: «Toplantıya geç gelmiştim. yanında birtakım kabada yıları ile birlikte içeri giren Capone'u görür görmez odadan kovdum. parayı bana vereceğine bir hastahaneye bağışlaması nı söyledim. zırhlı bir arabada gezmekteyim. bir gazete dağıtım grevi tehlikesi beklenmedik bir şekilde ortadan kaldırılmış tır.» diye yakınmıştır sık sık.» ama gerçek şudur ki. Bu başarının kendisine ait olduğunu israrla ileri sürer Capone. ve olaydan sonra. dağıtım grevini önleme işini hep en başta saymıştır. yanımda iki muha fız olduğu halde. halkın yararına yap tığı işleri sıralarken. Gazetelere el koyma çabası da böylece boşa gitmiştir. «şu grevi benim geçiştirdiğimi bir türlü anlamıyor bu insanlar. Capone grev mirev durdurmuş değildir. «Mc Cormick bana para bile vermeğe kalktı da. o gün bu gündür.

Smıth 1927 yılında. iki adam. Patent almak için gerekli muameleyi yaptıktan sonra. patenti ellerinde olan aygıtı kullanmak isteyen yarış alanı sahiplerinden. Gerek amerika'da gerekse avru pa'da pek tutunmuş olan bu spordan yüzbinler kazan mıştı. o sıralar köpek yarışları ülkenin her yanında ya saktı (bu yasağı ilk olarak Florıda eyaleti 1931 . varlıklı bir insan olarak öldü. Smith'in dul eşiyle bir anlaşma yapan o'Hare. St. louis'li köpek meraklısı bir mucitti. St. olı ver P. tam on yıl üzerinde çalışarak geliştirip kusursuz hale getirmişti. Smith'di adı.759/1242 köpek yarışlarında kullanılan mekanik tavşanı icat eden. o'Hare ile bir ortaklık kurdu. Bu aracı ilk 1909 yılında icat et miş. patent haklarının kontrolünü ele geçirdi. alana giriş hasılatının belirli bir yüzdesini istiyorlardı. louis'li kurnaz bir avukat olan edward J.

ama. kanunileştiğinden be ri sıkı bir kontrol altında tutulmaktadır bu spor. o'Hare. mekanik tavşanı o'Hare'352 den kiralayanların çoğunluğunu gangsterler oluşturu yordu. Müşterek ba his yarışlarında şike yapmak işten bile değildi. Capone bu konuya ilkin Johny Patton'la ortak olarak el attı. Cıcero yakınlarında Hawthorne köpek kulüBu adlı bir yarış alanı açtı. köpeklerin ye disine yarıştan hemen önce birkaç kilo et yedirmek. birlikte iş yapmak zorunda olduğu adamlardan nefret ederdi ama. ya da hayvanları birkaç kilometre koşturmak. sekizin ci köpeğin kazanmasını sağlardı. köpek yarışları işin aslını bilmeyenler için tuzaklarla dolu bir kumar türüydü. Bu nedenle. onlar aracılığıyla kazandığı büyük paralardan vazgeçmeğe gönlü razı olmazdı.760/1242 yılında kaldırmıştır). Örne ğin. «insan . sekiz köpeğin katıldığı bir yarışta. 1920'ıerde.

. o'Hare'in geçmişi de lekesiz değil di. Viskiler. o'Hare'in Burosu nun bulunduğu binada depolanmıştı. federal yetkililerden elinde bulunan iki yüz bin dolar değerindeki viski stokunu olduğu gibi saklamak izni çıkarttırmıştı.» demişti bir keresinde.» Öte yandan. Chicago. o zaman korkacak bir şey olmaz. vis kilerin yerinde yeller estiği görüldü. «onlarla kişisel ilişkiler kurmadığınız sü rece başınız derde girmez.761/1242 gangster lerle işbirliği yaparak iyi para kazanabilir. içki yasağı ilk çıktığında. George remus adlı bir içki toptancısı. Fazla yakınlaşmamağa dik kat etmeli yalnız. New York ve öteki şehirlerdeki içki pazarlarına dağılmıştı hepsi. 1923 yılında. Bu stokun bir şişesinin bile hükümet izni olmadan yerinden oynatılmayaca ğına teminat olarak da yüz bin dolar değerindeki bir tahvili kefalet yatırmıştı.

ancak. . yüzer. 500 dolar da para cezası yedi. fazla alkol almazdı. ata biner. avukat bir yıl hapis. aralarında o'Hare de bulunan yirmi iki kişi hırsızlık suçundan mahkemeye verildiler. kültürlü ve yakışıklı bir adamdı. zararını ödemeğe gizlice söz vermişti o'Hare. remus' un ilk ifadesini geri almasını sağlamak için. Yıllar sonra öğrenildiğine göre. orta yaşa geldiği zaman bile çok genç gösteriyordu. yetkililere şika yette bulundu. o günden sonra arkadaşları arasında adı «kurnaz eddi» olarak kalan avukat. re mus ilk ifadesini geri aldığı için. avukat tashihi ka-353 rar yaptırdı.762/1242 üstelik remus'un cebine bir kuruş bile girme mişti. Öfkeden deliye dönen remus. golf oynardı. Sigara içmez. Başarılı bir sporcuydu da üste lik. terbiyeli. nazik.

o'Hare. louis'in hemen karşısı na düşen Madison'da (ıllinois) bir yer alarak. ikisi kız. . bir yarış alanı açsa. St. olıver Smith'in icadı nı kiralayarak kazandığı paranın on katını kazanabile ceğini düşünerek bir köpek yarışları alanı açmağa ka rar verdi. onun büyük adam olmasını isti yordu. «oğlum Butch» lafları hemen hemen hiç dilinden düşmezdi. Bu oğ lanı deli gibi severdi o'Hare. Nehir kıyısında. biri erkek ol mak üzere üç çocuk sahibi olmuştu. aile içinde «Butch» diye çağırılan oğlu edward H. Polisler üstüste baskın yap mağa başlayıncaya kadar tonla para kazandı. o'Hare. Madıson köpek kulüBunü kurdu. babası Capone'la ilk tanıştığı yıl on ikisine basmıştı. Her şeyden çok bu çocuğu seviyor.763/1242 Genç evlenmiş.

354 ama o'Hare korkmuyordu. kendisine zarar vermeğe kalkıldığı. köpek yarışı alanlarının yasalara aykırı ol madığını. yarış alanını kapatmağa zorlandığı takdir do. Bir süre sonra ıllınoıs Yüksek Mahkemesi bu kararı bozduysa da. Bu arada. durumdan yararlanmağa kalkan o'Hare aynı yörede bir arsa kiralayarak lawn dale köpek kulüBunü açtı. karar bozuluncaya kadar Hawthorne köpek kulü Bu'ne olmadık paralar aktı.764/1242 ama so nunda kapatmak zorunda kaldı. Capone'la böylesine ya kından rekabete girişmek büyük bir ataklıktı aslında. mekanik tavşanın Cook . polisin buralara baskın yapamayacağını ile ri süren bir karar vermişti. yargıcın kardeşi louıs Fesher yapmıştı. sahiplerinin avukatlı ğını. Söz konusu kararın ve rildiği davada. köpek kulüBu. Cook County yargıçlarından Harry Fısher. Capone'a yardımcı olmak hevesiyle.

danışman ve işletmeci olarak gö rev yapıyordu. o'Hare.765/1242 County'nin hiç bir ye rinde kullanılmasına izin vermeyeceğini yaydı her ynna. kendisi burada yarış alanı işleteme diği takdirde. kişisel ilişkilerini Capone ve adamlarından uzak tutadursun. başka hiç kimse de işletemeyecekti. o'Hare teklifi kabul etti. Bu işlerde öylesine başarılı oldu ki. o'Hare. iki alanı birleştirmelerini tek lif etti. zamanla şebeke Florida ve Massachusetts de bulunan öteki yarış alanlarının işletmeciliğini de ona verdi. durma dan artan kalabalığı karşılayacak oturma yerleri ve müşterek bahis gişeleri yapma işine bile yetişemi yordu şebeke. Haftada elli bin dolara kadar yükseldi net kazanç. Hıınun üzerine Capone. Böylece. . Halk köpek yarışları diye deli oluyordu. şebekenin işlerine fena halde karış mış oluyordu böylece.

şim di Bugs Moran'ın yönettiği kuzeyliler.766/1242 Her geçen gün yeni ve değişik bir işe el atmak ta olan Capone. Bir keresinde. Gene Capone'dan bira alan altı meyhaneyi bombaladılar. her seferinde aynı düşmanların yo lunu kesme çabaları içinde olduğunu görüyordu. Mor Çete'nin Capone'a yolla dığı içkilerdi bunlar. Capone'a ait gemi dolusu viskinin hepsini çaldılar. Pas quale Lolordo'nun öldürülmesinde Bugs Moran'ın par mağı olduğu söylentisini doğrulayacak bazı deliller 355 . detroıt Chicago şehirler arası otorut üzerinde. göl kıyısına demir li bir kanada şilebinden. Weıss ve Drucci'nin zamanında olduklarından daha yumuşak başlı değildiler. o'Banion. durmadan Capone'un içki kam yonlarını soyuyorlardı. ev imbikleri tekelini ele geçirmek isteyen Aiello'lara yardım ettiler.

kuzeyliler. Bugs Moran Güney illionis'de. köpek yarışları meselesinde de rekabete giriş tiler. Butün bunlar yetmiyormuş gibi. Çok ciddi bir ameliyat geçi ren kurban. camın arkasından tomsonlarını ateşlediler. kuzey kesim gerillaları. Merkezi kuru Temizleme şirketi adlı bağımsız bir fabrikanın kontrolünü ele geçirerek.767/1242 çıkıyordu ortaya. Heyer'in yarış alanı. Hawthorne köpek kulüBunü ateşe verecek kadar ileri götürdüler işi. Gusenberg kardeşler. ancak aylarca hastahanede yatmak sure tiyle ölümden kurtulabildi. iki kez Jack Mc Gurn'ü öldürmeğe kalktılar. Mc Gurn'ü otel Mc Cormick'in lobisindeki telefon kulübesinde sıkıştırdılar. ticari yönetmeni adam Heyer (öteki adıyla John Snyder) de Cicero'nun içinde birer köpek yarışı alanı kurdular. Moran'ın en son el attığı iş kolu da kuru temizleme ve boyacılık tı. Faırvıew köpek kulüBu adını taşıyordu. Wıllıe Marks ve . ikinci denemede.

Bense arkadaşlarımla birlikte dolaşırım. Metodist bir papaz olan Peder elmer Williams' ın çıkardığı lightnin adlı aylık dergiye verdiği bir rö portajda. «Ben temiz viski. Moran. Capone'un damarına basmak için hiç bir fırsatı kaçırmıyor.» demişti. «Ham alkol ve de yeşil bira satan hayvan. o kimseye güvenmez.» aralık ayının sonlarına doğru Capone Miami ye döndü. gangsterler kralından söz eder ken Hayvan ya da Gergedan sözcüklerini kullanıyor du. şubat ayının başında Mc Gurn .768/1242 Alfred Wıenshank adlı iki adamını buraya genel mü dür yardımcısı yaptı. Bana sorarsanız esrarkeştir de. malını satmak için kabadayılarından yararlanıyor. iyi bira satan namuslu bir iş adamıyım. Yanında fedaileri olmadan adımını atmaz. herkesten kuşku lanır. oysa ben aspirin bile kullanmam. o Gergedan gece leri bile uyuyamaz.

koca göbeğinin üstünde. beyaz . yani Valentine Günü idi. Özellikle uzun süren bu telefon konuş malarının ardı arkası 11 şubatta kesildi. yırtılacakmış gibi gerilen tek parçalı siyah mayosunu giyip. şöyle bir yüzüp çıktı. Capone her gün Palm Island 93 numaradan Chicago'nun Congress otelinde kalan Jake Guzik ile telefonlaştı. gri flanel pantalon. Telefon şirketi kayıtlarında da görüleceği 356 gibi.769/1242 kendisini ziya ret etti. o sabah her zamankinden erken kalktı. Üç gün sonra 14 şubat. yüzme havuzuna atladı. KÖŞEYE KISTIRILANLAR Sade COUNTY HUKUK danışmanlığına çağrılmış olan Capone. 357 XVII. Mükellef bir kahvaltı yaptıktan sonra.

. Webster Caddesinden bu raya saptı. klaksonu müzikli Packard araba sına binerek Mİami şehir merkezine yollandı. arkada otu ran üç adam sivil giyinmişlerdi. şoför koltuğunun arkalığında ise. büyük. Mavi şapkasından göğ sündeki gümüş yıldıza kadar her şeyi tamamdı. Butün polis arabalarında olduğu gibi. Gözlerinde kalın kenarlı gözlük bulunan şo för polis üniforması giymişti. Saat do kuzu birkaç dakika geçe.770/1242 ayakkabı ve deve tü yünden yapılmış bir spor ceket giyerek süslendi. arabanın üzerinde bir polis çanı. bir tabanca rafı yardı. ağır ağır ilerlemeğe koyuldu. şo förünün kullandığı. Hukuk danışmanlığından içe ri girdiğinde her zamanki gibi rahat ve neşeliydi. siyah bir Cadillac. North Clark Sokağına hafif hafif kar yağıyordu. Yanın da oturan adam da aynı giysiler içindeydi.

Yale cinayetini so ruşturan New York polisi ile son günlerde Capone'un gelirini araştırmak durumunda olan Ulusal Vergi dai resi'nin merak ettiği noktaları da öğrenmeğe söz ver mişti.» diye karşılık verdi Capone. «aşağı yukarı iki yıl önce. kendisinden başka iki örgütü daha ilgilen dirmekteydi. şu konuşmaları kaydetti def terine: «Parker Henderson ile ilk olarak ne zaman tanış tığınızı hatırlıyor musunuz?» diye sordu Taylor. .771/1242 Dade County Hukuk danışmanı Taylor'un sordu ğu sorular. aslında. Capone'un Dade County için-358 deki hali hazır eylemleri ve ilerisi için tasarıları üze rinde durmaktaydı kendisi. Görüşme sırasında odada olan ruth Gaskin adındaki stenosekreter. ancak.

.» dedi Capone sonunda.» Taylor israr etti.» «a. detroit'ten gelirken ele geçir diği bir kamyon viskiyi. «Hatırlamıyorum. Costa adını kullanmadınız mı?» «Hayır. içki soyguncusu bir adam Bugs Moran'a telefon etmiş. «otele hangi ad altında kaydoldunuz?» «kendi adım altında.» «o kış sizinle birlikte kimlerin kaldığını hatırlı yor musunuz?» «Bu soruyu neden sorduğunuzu bilmeden adları nı açıklayamam.772/1242 «Ponce de leon otelini işlettiği sıralarda mı?» «evet.» Bir gece önce.

adamlarının malı teslim almak üzere bekleyeceklerini söylemişti. söz konusu mallan ertesi sabah saat on otuzda. Clark Sokağı yönünden gelen tramvaydan indi. Çetenin haraç kesme uzmanı Wıl le Marks da geç kalmıştı. ambarın arka kapısına götüren kes tirme yola saptılar. kuzey kesim çete si üyelerinden yedisi şu anda oradaydılar.773/1242 kasası 57 dolar gibi ucuz bir fiyata kendisine satabileceğini bildirmişti. ısı sıfır altı 15 dereceye düşmüştü. . Yanında kumarhane işletme-359 cisi Ted Newberry olduğu halde. batıdan çok sert bir rüzgar esmekteydi. Buna kar şılık Moran. biran önce ambara ulaşabilmek için. ama Bugs Moran geç çıkmıştı yola. North Clark Sokağı 2122 numarada bulunan ambarına getirmesini. Hemen hemen aynı anda. ambara yakın olan Parkway Hotel'deki dairesinden on buçuğu biraz geçe çıkmıştı. Moran ile Newberry paltolarının yakalarını kaldırdılar.

» «Hatırlamıyorum. özür dilemek üzere Cadillac'a doğru gitti.» Cadillac tam North Clark Sokağına saptığı sırada. direksiyonun .774/1242 «Henderson'a saklaması için sık sık para verdi niz. elmer lewıs adındaki kamyon şoförü.» «Chicago'dan telgraf havalesiyle para getirtmedi niz mi hiç?» «Hatırlamıyorum şimdi. dil dökmek. arkadan gelen bir kamyon arabayı sollamağa kalkar ken hafifçe çarptı ve durmak zorunda bıraktı. isterseniz öğrenmeğe ça lışayım.» «Para işlemlerinizin kayıtları var mı sizde?» «Var tabii. ancak. bir polis arabasına çarptığını fark edince fena halde korktu... Yere atladı ğı gibi. değil mi? Bin dolar ile beş bin dolar arasında de ğişen meblağlar.

Yakın arkadaşımdır. «Dan Seritella kaç zamandır sizinle kalıyor?» «Benimle kaldığı yok. rahat bir soluk alan.» Parker . 2122 numaranın önünde durduğunu gördü. o ka dar. ama aynı zamanda çok şa şıran lewıs.» «Nakit mi?» «Nakit.» «evinizi satın alması için Henderson'a kaç para verdiniz?» «elli bin dolar. tatlı tatlı gülümsedi ve sanki hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam etmesini işaret etti.775/1242 başında oturan ma vi üniformalı kişi. yeniden hareket eden polis arabasının 360 ardından baka kaldı. arabanın yüz metre ötede.

diversey 1471 Uzun Mesafe Nakliyatı Pankartın ardında. geniş . boyu altmış metreydi. eni otuz. eskiden garaj olan ambarın tabanı beton. duvarları çıplak tuğlaydı. cüceye çevirmişti bu yeri. arka da yüksek. tek katlı. iki yanındaki dörder katlı yapılar. kırmızı tuğladan ya pılmış bir binaydı. sararmıştı. Geniş camlı penceresi ile sağındaki camlı kapı siyaha boyanmıştı. Pencerenin alt bölümünde. beyaz üzerine siyah yazılı şu pankart asılıydı: S — M — C CarTaGe — Co Nakliyat ambalaj Tel. Buro olarak kullanı lan bir yer vardı. yapının eni boyunca asıl am bardan tahta bölmeyle ayrılmış. Bir zamanlar sürül müş olan badana yer yer dökülmüş.776/1242 ambar denilen yer.

altı çocuğu ve Hıghball adlı alman çoban köpeğiyle birlikte yaşıyordu. duvar kenarlarında boş duran üç kamyon vardı. yüklemelerin yapıldı ğı avluya açılıyordu bunlar. kırk yaşında eski bir kasa soyguncusu olan. havaya kaldırılmıştı. şapkalarını çıkarmamış lardı. kirli bir iş tulumu giymiş olan Johnny May. Tepelerinin .777/1242 kapılar vardı. ambardan pek uzak olmayan döküntü bir apartman dairesinde karısı. dördüncü kamyon ortaya çekilmiş. tasmasından kam yonun şasisine bağlanmıştı. May gelirken bir kese kağıdı içinde kemik getirmişti hayvana. bu kamyonun altına yatmış bir yerini ta-361 mir etmekle uğraşıyordu. ambarda ısıtma tertiba tı olmadığından. paltolarını. halen haftada elli dolara Moran'ın yanında oto tamirciliği yapan May. 14 şubat sabahı. şu anda köpek. Öteki altı adam. bir elektrik ocağının üzerinde kaynayan kahve nin çevresinde oturmuşlardı.

aynı zamanda Faırvıew kö pek kulüBunü işletirdi. . adam Meyer. Çeteye yeni katılmış olan Weınshank. iri yarı. Moran'ın kayınbiraderi James Clark (öteki adıyla kashellek).778/1242 üstünde yanan 200 mumluk çıplak ampulün beyaz ışığı ortalığa ürkütücü bir görünüm vermekteydi. Soygun viskisini teslim aldıktan sonra. yuvarlak su ratlı olduğu için uzaktan Moran'ı andırırdı. Bugün Gusenberg kardeş lerin yapacakları daha çok iş vardı. boş kamyonlardan ikisini alıp detroit'e gidecekler. Moran'ın kuru temizleme ve boyama işle rine el atmasına yardım etmişti. Schwımmer'dı. oradan da kaçak kanada viski si getireceklerdi. aı Weınshank ve re ınhardt H. Ticaret Yüksek okulu mezunu olup zimmetine para geçirmekten hapse girinceye kadar uzman muhasebeci olarak çalışan Heyer. oturanlar Frank ile Pete Gusenberg kar deşler. çetenin Bu tün mali işleriyle uğraşır.

Parkway otelinde otururdu. aslında çete üyesi falan değildi. o da. çete liderine hayran kalmış. yine de onlardan biri sayı362 labilirdi. Hepsinin ce bindeki paraların toplamı beş bin doları buluyordu. Her ikisi de bej rengi fedora şapka ile gri palto giymişlerdi. kanundışı yaşayanlarla birlikte olmayı sever. ama kendisi kanunlara aykırı davranmaktan kaçınır dı. otuz yaşlarında bir göz hekimiydi. Schwımmer'ın orada olması bir rastlantıydı. Parker Henderson gibi. o sabah teslim alacakları viskinin bedelini ödeyebilmek için yanlarına bol nakit para almışlardı. dolaylı bir .779/1242 araların daki benzerlik o sabahki giyimlerinden dolayı daha da artmıştı. dostu olmuştu. Moran'ıa orada tanış mış. gangsterlerle arkadaşlık etmekten heyecan du yuyor. altı adamın altısı da silahlıydı.

Sık sık yaptığı gibi. «kumarhane işletmeciliğinden başka içki yapım ve dağıtımıyla uğraşıyorsunuz.» Cadillac arabanın ambarın önünde durup.» «Ne iş yapar kendisi?» (şakacı bir tavırla): «dövüşür.» «Jake Guzik musunuz?» «Tanırım. Bitişikteki pansi yonun ikinci katında ütü yapmakta olan Bayan Max adında birini tanıyor . o sabah da işine giderken amba ra şöyle bir uğramış. değil mi?» «Hayır. gevezeliğe dalmıştı. iki üni formalı önde olmak üzere dört adamın içeri girdiğini gören yalnızca elmer lewıs değildi.780/1242 güçlülük duygusu elde ediyordu. içki işine ömrümde karışmadım.

sokağı seyretmeğe devam etti. pencereye çıkmıştı.781/1242 landesman. Öteki yan dan ambara yaklaşan Wıllıe Marks da gelenlerin po-363 lis olduğuna inandı. ve ara badan inen dört kişinin ambara girdiklerini gördü. Hemen gerisin geriye dönüp Park way'e gittiler. Gusenberg'lerin öteki kardeşi Henry. Cadillac'ın plaka numarasını kaydetti. . Moran ile Newberry polis arabasını görünce ya bir baskın ya da bir rüşvet isteme numarasının dön düğünü sandılar. kamyonla Cadillac'ın sürtüşme sesini işitmiş. Bir kapı eşiğine saklanarak. durumu anlatarak gitmemesini söylediler. olayda gürültü kopmama sına şaşırarak. ambara gitmek üzere tam o sırada otelden çıkıyordu.

a.» «ama. bin do lar ile beş bin dolar arasında çeşitli tutarlarda para aldığınızı söyledi.» «at yarışlarına adıma para koyar. orada işlettiğim kumarhanelerden. Sanmıyorum.» «Ponce de leon otelinde kaldığınız sırada Char lie Fischetti size para yolladı mı? Henderson.» «oak Park. Chicago'dan para geldi size.» «kaç para istiyorlar?» «Yarım milyon.» «Cat Cay'i satın alacak mısınız?» «Bilmiyorum.» . değil mi?» «Geldi. Costa adı altında para yollayabilecek kimse tanımıyor musunuz?» «Hayır.782/1242 «Size. ıllinois de oturan Mitchell kim? 20 ocak günü evinize üç defa telefon etmiş. Butün param Chicago'dan gelir benim.

Beş adam ambara girdikten birkaç dakika sonra başladı. rüzgarlı sokağa baktı. işittiklerinden belli belirsiz tedirgin olan Bayan landesman yeniden 364 pencereye çıktı. 14 şubat 1929 saba hını nerede geçirdiğini. karlı. der ken egzost patlamasına benzeyen iki belirli patlama duyuldu. hiç kimsenin yalanlayamaya cağı biçimde belirlemiş oluyordu. Bu görüşme bir bakımdan memnun etmişti Capone'u: Miss Gas kin'in steneoyla tuttuğu tutanak. köpeğin biri ulumağa başladı.783/1242 «Paramla ne diye uğraşıyorsunuz canım?» Öfkeyle sorulan ve cevapsız kalan bu soru iki adam arasındaki konuşmanın sonu oldu. bir iki dakika sürdü. Boğukçaydı gelen sesler. karşı komşusu bayan alphonse Morin de . çok hızlı çalınan bir da vul vardı sanki içerde.

sağa döndü.784/1242 üçüncü kattaki penceresinden uzandı. ara ba. güçlükle ko nuşuyordu.» dedi ve kusmağa başladı. diye düşündüler pencere den bakanlar. bunların ardından gelen iki üniformalı polis. Uluma uzadıkça Bayan landesman'ın tedirginliği arttı. Sapsarıydı yüzü. ellerini havaya kaldırmış iki kişi vardı. Sonunda.. adam ambara girdi. köpek ulumayı sürdürüyordu. gidip hayvana bir bakmasını rica etti. Clark Sokağından aşağı. kira cılarından Mcallıster adlı bir adama. Girme siyle çıkması bir oldu. silahlarını öndeki lerin sırtına dayamışlardı.. biraz önce amba ra girmiş olan adamların çıktıklarını gördüler. . beşinci adam sivil polis olmalıydı. Her ikisi de. ogden Caddesine doğru gitti. iki ki şiyi de tutukladı herhalde. en ön de. Polis baskın yaptı. «Hepsi ölmüş.

sıç rayan Hıghball. Baht sız göz hekiminin şapkası hala başındaydı. Frank Gusenberg daha ölme mişti. Heyer. May ve Schwımmer sırtüstü düşmüşler di. Ötekiler duvarın dibinde cansız yatmaktaydılar.785/1242 Yanılmıştı oysa. Yedi kişinin kurşuna dizilmezden önce önüne sıra landıkları duvarın sararmış tuğlaları arasından oluk oluk kan akmaktaydı. Weıns hank'ın bej renkli fedorası göğsünün üstüne kaymış tı. yine de arka duvardan öne doğru. Pete Gusenberg dizleri üstünde ölmüştü. Gövdesine tam on dört makinalı tüfek kurşu nu girmiş. kashellek yüzüstü. sürüne sürüne beş altı met re kadar ilerleyebilmişti. zincirini koparmağa uğraşıyordu. Weınshank. gövde sinin üst bölümü bir sandalyeye yaslanmıştı. Gövdelerinden sızan kanlar be ton tabanın öteki ucuna kadar uzuyordu. bazıları öte tarafından çıkmıştı. Uluyan. Cel latlar sistematik .

yüzleri hemen hemen tanınmaz ha le gelmişti. sonra ka-365 rınlar düzeyinde atılmıştı kurşunlar. Bunlara ayrıca yakından ateş de edilmişti. birkaç güne kadar yapılacak olan Jack Sharkey (Genç) Stribling arası dünya boks şampiyo nası maçını görmeğe gelenler de doldurmuştu orta lığı. sonra göğüsler. Bazı cesetleri bir arada tutan yalnızca yırtılmış et parçaları ile kı rık kemiklerdi. hem de öylesine yakın dan atılmıştı ki. .786/1242 davranmışlar. o gece verilecek büyük partinin hazırlığı içindeydiler. Capone yüzden fazla konuk çağırmıştı Palm ıs land'a: spor yazarları. Mİami kış mevsiminin en hızlı zamanıy dı. Üstelik. Önce başlar düzeyinde. makinalılarını bir ileri bir geri üç kez dolaştırmışlardı kurbanlarının üzerin de. anlaşılan Butün bunlara rağmen kas hellek ile May hemen ölmemişlerdi. (*) Capone eve döndüğünde herkes koşuşturup du ruyordu.

politikacılar. yapılacak karşılaşmada Sharkey'i tutu yordu. kendisi de boks meraklısıydı. Sivil polis Sweeney. bir yanında Sharkey. «dünyanın her yanından akın ediyorlar .. yapının korkunç geçmişinden habersiz olan Werner adında bir karı koca. ve çocukluk arkadaşını tanıdı. Mİami'de kampa girmiş olan boksörü sık sık ziyaret etmiş.. Claran ce Sweeney ile Frank Gusenberg aynı ilk okula git(*) 1945 yılında. ön bölmeyi kirala yarak bir antikacı dükkanı açtılar. vb. ünlü yıl dızlar. hala soluk alan gangsterin üzerine eğildi.787/1242 tanınmış kumarbazlar. kısa zamanda san sasyon meraklılarının istilasına uğradılar. bir yanında ünlü spor muhabiri ve eski futbolcu Bili Cunningham ol duğu halde gazeteler için fotoğraflar çektirmişti. haraççılar.

alexıan Brothers Hastahanesine kaldırıldıktan sonra biraz açıldı.» diye yakmmıştı Bayan Werner. nusu bina. «kimse vurmadı beni. 366 mişlerdi. Fran sa.» diye karşılık verdi Gu senberg. ne oldu? kim vurdu seni?» Gusenberg kendinde değildi.» dedi polis olanı. hatta Yeni Zelanda'dan. ingiltere. yıllarca hatıra diye saklayan nice Chicago' lular tanırım. «Frank. Baş ucunda bekleyen Sweeney sorusunu tekrarladı. 1967 yılında yıkılmıştır. «söyle Tanrı aşkı na.788/1242 buraya. Yıkım tuğlaların dan alıp. «Bileydim hiç gelir miydim buraya?» Söz ko. .

«Bir polis gammazı mıyım ben?» Gusenberg'in son sözleri bunlar oldu. Ceketsiz olmalarından başka hiç bir kusur yoktu giyimlerinde. adaleli.789/1242 Sivil polis. Hava çok sıcaktı. katille rin kimliğini açıklarsa ikisinin de öcünü kendisi ala caktı. Ölümün ne kadar yakınından geçtiğini öğrendi ğinde şöyle konuştu Bugs Moran: «Böylesine bir kat liamı Capone'dan başkası yapamaz. yakışık lı delikanlılardı. Capone'un fedaileri tarafından gezdirilen şampan yadan bol bol içtiler. Fedailerin ce ketlerini ve koltuk altı tabancalıklarını çıkarmalarına izin verilmişti. ağabeyi Pete de ölmüştü. çoğu genç. ölmek üzere olduğunu hatırlattı ço cukluk arkadaşına.» konuklar şahane bir Bufede karınlarını doyurdu lar.» diye . («Capone centilmen olmayan adam almaz yanına.

çekingen. Capone büyük bir dik katle seçer adamlarını. Sonny'nin yat ma zamanı gelince. kültürlü adamlar gibi konuşmak. gözleri şaşkınlıktan kocaman .») Mae Capone geri planda sessiz sessiz dolaşıyor. görünüş ve davranış bakımın dan kendisine benzemelerini ister. Bu tün konukları gezdirdi. babası çocuğun elinden tutup. kendile rine hitap edildiğinde 'evet. efendim' demek zorundadırlar. herkesin iyi ağırlanmasına çalışıyordu. efendim' ya da 'Hayır. hepsine iyi geceler dedirtti.790/1242 övünmüştü bir zamanlar yanında çalışan kabadayılardan Harry dore. içine ka panık. «Her zaman iyi giyinmek. 367 işitme aracı takmak zorunda olan.

bu arada Moran'ın söy ledikleri . bir yığın makinalı tüfek. çifte ve tabanca olduğunu gördü. bunun bir san dık değil. New York Post gazetesinin spor muhabiri Jack kofoed karısı Marıe ile birlikte gelmişti.791/1242 kocaman açılmış olan ufacık çocuk. Muşamba örtüyü kaldırdığında. genç kadın havuza gi rerek serinlemek istedi. ertesi sabah. acı bir çıklık atarak yerinden fırlaması bir oldu. odanın bir kö şesinde. Mayosunu alarak. akşam gazetelerine. üzerine katranlı muşamba örtülü bir sandık duruyordu. havuz ke narındaki Venedik stili plaj evine gitti. daha ayrıntılı haberler. radyo haberlerine geçmiş olan Chicago katliamından yüksek sesle söz etmiyor du kimse. ev sahibine karşı ayıp olmasın diye. bu gürültülü ve parıltılı kalabalı ğın içinde pek zavallı kalıyordu. Gece hava dayanılmaz derecede ısınınca. Papuçlarını çıkarmak için sandığın üstüne oturmasıyla.

evladım.» dedi. böyle şey sorulmaz ama. Halktan da on bin dolar toplan dı. Yani toplam olarak yüz bin 368 .792/1242 yayınlandı gazetelerde. bizim patron ille de sor diye tut turdu. şu Chicago'da olan işle bir il gin var mı?» «Jack.» kentin kötü ününü bir kat daha artıran bu kanlı olaydan fena halde utanan Chicago Ticaret odası. «kusura bakma al. yeni den geldi Capone'un evine. katilleri yakalayıp yargılayacaklara verilmek üzere el li bin dolar bağışladı. Vilayet şehir Meclisi ile eyalet Savcılığı yirmi biner eklediler bu tutara. «Böylesine bir katliamı Bugs Moran'dan başkası ya pamaz. al. «şey.» diye karşılık verdi Capone. Jack kafoed.

şimdiye kadar gangs terlerin başına konmuş en yüksek fiyattı bu. içki Yasağı Federal dairesinin bölge ajanı. içkileri geri alabilmek için . Zaten ortalıkta kimsenin polis örgü tüne güveni kalmamış olduğundan. zor değildi buna inanmak. katillerin numarasını yutmuştu bazı ki şiler. Bana kalırsa. Chicago polis örgütündendirler. Sanıyorum ki bu kat liamın nedeni. ınDianapo lıs Bulvarında beş polis memuru tarafından düzenle nen bir soygunda çalınmıştı. altı hafta kadar önceki bir olaya daya nıyor. Bu beş polisin adını çok geçmeden elde edeceğim. katiller.793/1242 dolarlık bir ödül vardı ortada. yedi kişiyi öldürenin polis memurları oldukları na inanıyorlardı. Çünkü. Moran çetesine ait 500 viski kasası. Cinayetin çözümlenmesini en çok polisler isti yordu. Moran çete si. gazetelere verdiği demeçte şöyle diyordu: «Bu cina yet gangsterler tarafından işlenmemiştir.

» Buna karşılık. ga zetecilerin söylediklerini yanlış anlayıp yanlış aktar dıklarını iddia etti.794/1242 birtakım tehditler sa vurdu. ama gene de olan ol muş.» Cinayet masası şefi John egan ise. kuşkular uyanmıştı.«Bu işi yapanlar Polısse. ben de aynasızların yargılanması için elimden geleni yaparım.» ertesi gün Sılloway. kendi elimle deliğe tıkarım. ya kalarından tutup. Chicago polis örgütünü yatıştır mak durumunda kalan Washington'dakı şefleri ken disini başka bir yere atadılar. kendi elimle tutuklarım onları. işin ortaya çıkacağından korkan polisler. emniyet Müdürü Russell şöyle ko nuştu: «Bu cinayetleri aynasızların işlediği doğruysa. ve dar ağacında sallanmalarını sağlamak için canla başla çalışırım. kat liama karar verdiler. verdiği demeci geri aldı. .

egan ve adamları. iki pansiyon vardı. sırasıyla Bayan Mıchael doody ve Bayan Frank orvidson tarafından işletiliyorlardı. eyalet Savcı Yardımcısı Walker Butler Butün mahal leyi sorguya çekti. birbirine uyan ifade ler verdiler. olayın meydana geldiği ambarda tam yetmiş tane 45 kalibrelik makinalı tüfek kurşunu kovanıyla. 2119 ve 2125 numaralarda. Bu iki kadın. on dört tane aynı kalibreden. Bayan doody bunlardan ikisine oda verdi. eyalet savcılığı. kullanılmış kurşun buldular.795/1242 369 Üç koldan ilerliyordu soruşturma: cinayet masa sı şefi egan. üç genç adam gelmiş. So kağın karşı sırasında. katliamdan on gün önce. ve belediyenin kuşkulu ölümleri incelemekle görevli dairesi olayın değişik yönleriyle ayrı ayrı uğraşıyorlardı. oda kiralamak istemişlerdi. Bunlar. üçüncüsü .

796/1242 ise Bayan or vidson'un orda bir yer buldu. Cinayetlerin . işin içinde Mor Çete'nin olduğundan kuş kulanan Butler. pansiyoncu kadınlara çetenin on altı üyesinin resimlerini gösterdi. odayı temizlemek için içeri giren ev sahibi ka dınların her ikisi de. Butler'ın ricasıyla detroıt po lisi tarafından sorguya çekilen bu üç kişi. söz konu su günlerde Chicago'nun yakınında bile olmadıklarını kesin bir şekilde ispat ettiler. Ba şından beri. katli am sabahı her üç adam da ortadan kaybolmuştu. 1723 numaralı evin arkasındaki garajda yangın çıktı. Her üçü de odalarının Clark Sokağını görmesini şart koştular. esrarlı üç kiracı bunla rın arasındaydı. ve hep dışarı bakar durumda görüyorlardı. North Wood Sokağı. 22 şubat günü talih araştırıcılara yardım etti. Her üçü de gece servi sinde çalışan taksi şoförleri olduklarını söylediler. Gündüzleri odalarından hemen hiç çıkmıyor lardı. kiracılarını hep pencere başın da. ancak.

büyük.797/1242 işlendiği ambarın dört beş kilometre batısına düşüyordu bu garaj. 7 . garajını. kısmen baltalanmış. Nort Wood Sokağındaki emlakin sahibi ise. anlaşılan lamba birden alev almış. Satıcı. Gelip arabanın yıkıntısını inceledi em niyet müdürü. arabayı parçalamakta olanlar korkup kaç mışlardı. kısmen oksi-ase-370 tilen lambasıyla yakılmış. kendisini «los angeles'li James Morton» olarak tanıtan birine sattı ğını söyledi. siyah bir Cadillac buldular. Motor numarası hala okunacak gibi ol duğundan. Egan'a haber verildi. Yan gını söndürmeğe giden itfaiyeciler. arabayı aralık ayında. iki küçük tabancanın yanmış ahşap kabzaları atılmıştı. arabanın nereden satın alındığını öğrene bildiler. Mıchıgan Caddesindeki bir dükkandan alın mıştı. Bir köşeye bir luger tabanca ile.

Üstelik Bugs Moran. «Frank rogers» adında birine kiraladığını. dizinde tomsonuyla Lexington otelinin lobisinde oturduğu gö rülürdü kimi zaman. Claude Maddox'un karargahı olan Cırcus Cafe'nin hemen bi tişikte olması anlamlı bulundu. Maddox'u tutuklamak için de ellerinde hiç bir kanuni delil yoktu. Polis. ancak. Capone'un fedaileri arasına katıldı accardo. ne «James Morton»un ne de «Frank ro gers» ın izini bulabildi. olaydan kısa bir süre sonra. Claude Maddox'un hem Capone ile. adamın ev adresi olarak «West North Caddesi. numara 1859»u verdiğini söyledi.798/1242 şubatta. hem de egan'ın sıçanlarıyla ilişkisi olduğunu herkes biliyordu. hem Mor Çetesi ile. katliamdan bir . polisin sonradan ileri sürdüğü bir teoriye göre katli amı da o hazırlamıştı. Garaja açı lan sokağın hemen köşesinde bulunan bu adrese gi dildiğinde evin boş olduğu görüldü. o sı ralarda Tony accordo da Cırcus çetesinin üyesiydi.

kurbanların kav gasız gürültüsüz silahlarını teslim etmelerini gerekti riyordu.» diye anlattı bir sivil po-371 lis.. büyük bir ihtimalle. («Heriften söz ederken gözleri dönüyor Moran'ın. Polis kılığına girme numarasına bu yüzden baş vurulmuştu. adamları . eldeki ipuçlarını değerlendiren ve bilinen çeteler arası ilişkileri göz önüne alan polis yetkilileri. kuzey kesim Çetesini tümüyle ha ritadan silmek için hazırladığı plan..799/1242 gece önce kendisine telefon eden içki soyguncusu hakkında herhangi bir bilgi ver meyi reddediyor. yalnızca tanıdığı ve güvendiği bir kimse olduğunu söylüyordu. ama. 14 şubat olaylarının şu şekilde geliştiğini ileri sürdüler: Capone'un. «Yakalarsa ispanyol engizisyonlarından beter iş kence yapacakmış. Polis kılığına girecek kişilerin kur banlar tarafından tanınmamaları şarttı elbette.») kanunen yapılabilecek bir şey yoktu gerçi.

rastlantı olarak ün lü haraççı daha önce gelmiş.800/1242 detroit'ten ya da doğduğu yer olan St. Weınshank'a olan benzerliğiydi. Clark Sokağında meydana gelen araba çarpışma sı. Clark Sokağında pansiyon odası kiralayanların görevi. Moran'ın canını kurtaran şey. Sivil . bu rada. louıs'den Maddox getirtmiş. Hepsi hepsi on beş da kikalık bir yoldu bu. Moran'ın ambara gidiş gelişlerini gözlemek —eski Capone pusularında çok görülmüş bir numa raydı bu!— ve olay sabahı Moran'ın geldiğini telefon la katillere bildirmekti. ve gözetleyiciler erken telefon etmişlerdi. katillerin hangi yoldan geldiklerini ortaya çıkar mıştı: Wood Sokağından kuzeye doğru bir buçuk kilo metre kadar gidilip Webster Caddesine sapılmış. ve sahte polis arabasını ayarlamıştı. olay gününe ka dar saklamış. doğu yönünde üç kilometre ilerlendikten sonra Clark Sokağına dönülmüştü.

Bu 372 sırada. polisin tutukladığı gangsterler po zunda çıkmışlardı dışarı. Sonra. 27 şubat günü. Jack Mc Gurn adına bir tutuklama kararı çıktı. beş adam tam ambara girerlerken kapının önünden geçmiş.801/1242 giyinmiş olan üç haydut her halde Buro bölmesinde kalarak. Bugs Moran'ın orada olmadığını anlamış olma ları gerekir. kaçarken görülebileceklerini düşüne rok. tomsonları hızlı ateşe ayar lanmış olarak ortaya çıkıp yedi kuzey kesim çeteci sinin duvar önüne dizilmelerini emretmişlerdi. dediğine göre. «Hadi Mac» . üniformalı arkadaşla rının silahlara el koymasını beklemişler. tomsonları nı hazırlamışlardı. ve adamlardan birinin ötekine. George Britchet adlı bir gencin ifadesi yol açmıştı bu karara. ama ötekileri sağ bırakmağa korkmuş lardı herhalde. 15 şubat saba hı. herhangi bir tanığı şaşırtmak amacıyla son numa ralarını yapmışlar.

Polis. kuşkulu ölümleri inceleyen belediye görevlisi Bundesen bir jüri toplayarak. Hotel Stevens'da. sahibi bu lunduğu. Jack Mc Gurn'dü bu. Sanık.802/1242 dediğini işitmişti. sarışın bir kızla (louise rolfe) birlikte yaşayan Mc Gurn'ü tutuk ladı. değeri bir milyon doları aşan bir oteli temi nat göstererek istenilen parayı buldu. Bu arada. ilk soruşturmasından sonra yedi cinayetle birden suçlanan Mc Gurn'ün serbest bırakılabilmesi için iste nen kefalet ücreti elli bin dolardı. Frank H. «Mac» olarak çağrılan adamı ta nıdı. Thomson adında birine altı tane tomson . Son aylar içinde sattığı tomsonlar hakkında bilgi is tendi kendisinden. çok genç. Von Frantzius. daha sonra kendisine gösterilen fotoğraflar içinden. şehir ve banli yölerdeki Butün silah satıcılarını bir bir sorguya çek ti. Çağrılanlar arasında çete dünyasının bir numaralı silahçısı olarak tanınan Peter Von Frantzius da vardı.

hap se girip çıkmış.803/1242 sattığını. silah ları Meksika Baş konsolosu adına değil de. içki soyguncu 373 luğu. Shupe'nin Scalise. içki nakliyeciliği. en son da silah alımsatım aracılığı yapmaktaydı. Ansel mi ve Capone'un desteği sayesinde o sırada Sicilya lılar Birliğinin başında bulunan Joseph . Sabıkalının biriydi Thompson. silahların ülkedeki devrimcilere karşı kulla nılacağını anlattı. karısıyla aşığını makinalı tüfekle öldürmeğe teşebbüs suçundan aranmaktaydı. o sırada. ancak. Thompson Bundesen'e teslim oldu. bir süre sonra öldürülen James «Bozo» Shupe adındaki kaba dayı için aldığını söyledi. kasa soygunculuğu. anladığı kada rıyla aracının bu alımı Meksika Baş konsolosu adına yaptığını.

804/1242 Guinta ile ya kın ilişkileri olduğunu biliyordu polis yetkilileri. katil zanlıları listesine üç ad daha ekledi. Başkanı Pasquale lolor do'nun kardeşi olması bakımından bu cinayete karış ması olağan sayılıyordu. cina yet işlemekle suçlandıktan sonra. ama. Birinci dünya . Bunlardan birin cisi Joseph Lolordo ydu. Giunta'yı delil yetersizliğinden hemen serbest bırakmak zorunda kaldılar. iki gün sonra. ellişer bin dolar kefaletle serbest bırakıldılar. eyalet Savcı Yardımcısı Stansbury. Bu ikisi. Bu yetersiz delillere dayanarak üç Sicilyalıyı tutukladı lar. yeni ortaya çıkan bir takım tanıklar Scalise ile Anselmi'nin sahte polis ara basında bulunduklarını söylemişlerdi. Moran'ın öldürttüğü söyle nen eski Sicilyalılar Birliği. Böylece top lam zanlılar beş değil altı oluyordu.

Bu ikilinin banka soygunu yaparken . Valentıne Günü katliamında baş celladın o oldu ğunu ileri sürüyordu. tanınmış bir Chicagolunun polise ilettiği bilgi üzerine yapıldı. Yanından hiç ayırmadığı arkadaşı Ja mes ray de aranmaktaydı. Lolordo olaydan sonra kayıplara karışmıştı. o sırada.805/1242 Savaşında bir makinalı tüfek birliğinde savaşmıştı Lolordo. 374 polis üniformalı şoförün üst ön dişlerinden birinin eksik olduğunu söyledi. Bu tarif. Wallace Caldwell. ikinci ve üçüncü adların açıklanması. egan'ın Sıçanların dan «Cellat» Fred Burke'e uyuyordu. Clark Sokağındaki araba kazasının tanıkları arasında bulunan Chicago Maarif Müdürü H. Stans bury. ohio'da banka soygunu ve cinayet suçlarının kaçak sanığı ola rak aranıyordu.

13 şubat akşamı saat dokuzdan 14 şubat gü nü. savcılık iddia makamından çekilmek zorunda kalırdı. Cinayet davasına gelince: illinois kanunlarına gö re. bir sanık. 1929 yılı ilkbaharıyla kış ayları ara sında geçen süre içinde Mc Gurn dört . Bunun üzerine. ama. dört ayrı mahkeme döneminde dört kez duruşma talep eder de savcılık duruşmaya hazır olma dığını bildirirse. kanunlara göre.806/1242 kullandıkları modus operandi çalışma yön temi polis üniforması giymekti. eyalet savcısı yalancı tanıklıkla suçladı onu. cinayetlerle ilişki olmadığını ispatlamak için sevgilisi —gazetecilerin deyimiyle «sarışın kız»ı— tanık gösterdi. bir kadın kocası aleyhine tanıklık yapamazdı. büyük Jüri karşısında ifade veren Jack Mc Gurn. öğleden sonra üçe kadar louise rolfe'un yanın dan ayrılmadığına yemin etti. bu ikinci suçtan sanık olarak yargılanmasına başlanmadan ön ce Mc Gurn louise ile evlendi.

807/1242 kez duruşma talep etti. o sıralar pek yeni olan adli balistik bili mi hakkında bazı temel bilgiler verdi soruşturmaları yeni . Bu nun üzerine. mahkeme salonundan özgür bir insan olarak ayrıldı gangster. Bu nedenle. Valen tine Günü kurbanları kurşuna dizenler arasında Mc Gurn'ün bulunmadığını. Jüri Başkanı Burt a. 2 aralık günü. ama katliamı onun düzenledi ğini ileri sürüyorlardı. Bu arada polis yet kilileri de ilk fikirlerini değiştirmişlerdi zaten. Bundesen jürisi başladığı sı375 rada ifade veren sivil polislerden biri. Clark Sokağın daki ambardan toplanan boş kurşun kovanlarından söz etti. bu kovanların toplanıp saklanmasının ne işe yarayacağını sordu. Massee. Taleplerin hiçbirine karşılık verilmedi. ama bu ikinci suçlamayı des tekleyecek en ufak bir delil yoktu ellerinde.

hangi kurşunun hangi silahtan atıldığını öğ renebilirlerdi. bu imzaların hiçbiri bir başkasına benzemezdi. aynı şekilde. Ge ne varlıklı bazı arkadaşlarının da dikkatini . vatandaşlık duyguları gelişmiş. attığı kurşun üzerinde kendi özelliklerini belirten izler bırakıyordu. varlıklı kişilerdi. içinden geçen kurşunun yanlarında belirli çizgiler çekerdi. her silah. Jüri başkanı Masses ile. Polis örgütünün bu eksiği akıl almaz bir durum gibi geldi onlara. ve tıpkı parmak izleri gibi. Örneğin bir tüfeğin namlu mücefi. Böylece. anlattığına göre. Bununla birlikte. me kanizmasının kurşun ya da kovana değen her bölümü sanki imzasını atardı.808/1242 polis yetkilisi. sivil polisin üzülerek belirttiği gibi. mikroskop ve çeşitli ölçme araçlarıyla çalışan uz manlar. gene jüri üyelerinden Walter e. Chicago polis örgütü bu tür incelemeler için ge rekli araçlara sahip değildi. olson.

ı.809/1242 çekerek ge reken parayı topladılar ve Northwestern Üniversite sinde bu iş için bir labaratuvar kurulmasına önayak oldular. inkine) mo del oldu. ilk olarak Valentıne Günü cinayetlerini ele aldı.D. işin içine polislerin karışmış olabileceği kuşkularını tamamen dağıttı. 376 Yetkililerin isteğine uyarak (diye yazdı raporun da Goddard) Chicago Polis Örgütüne ait tomson makinalı tüfekleriyle bazı . God dard getirildi. 1939 yılında tamamlanan bu bilimsel labara tuvar A. labaratuvarın başına. adli balistik alanında ülke çapında ün yapmış olan Binbaşı Calvin H. elde ettiği sonuçlar.B.B. Görevi kabul etmek üzere New York' tan kalkıp gelen binbaşı.nin bu alanda ilk kuruluşuydu ve daha son ra kurulan birçoklarına (bu arada F.

korkunç katliamda kullanılan kurşunlarla karşılaş tırıldı. katliamda kullanılan silahlar elegeçmiş olmadığından. ikisi de Cook County ilighJay polisine aitti.810/1242 denemeler yaptım. biri Mel ıose Park Polis karakoluna. Hemen hemen . tüfeklerin beşi Chicago polisine. o kurşunun atıldığı silahın numarasını ta şımaktaydı. Goddard daha kesin sonuçlara vara mazdı. benim polis tomsonlarıyla attığım kurşunlar üzerindeki izler arasında en ufak bir benzerlik bulamadım. ancak. Cinayetlerde kullanılan cep haneyle aynı kalibre. kurşunlar doğrudan doğruya bir pa muk yığınına sıkıldığından eğilip Bukülme olana ğı yoktu. katliamda kul lanılan kurşunların üzerindeki izlerle. Bu karşılaştırma sonucunda. Pamuk yığının içinde çıkarılan kurşunlar. Top lam olarak sekiz tomson tüfeğiyle yaptım bu dene meleri. marka ve yıla ait kurşun larla bir seri ateş ettim tomsonların her biriyle. tip. Her kurşun.

14 aralık 1929 gecesi Michigan'ın St. şehir banliyölerinden birin de oturan Fred dane olduğunu ortaya çıkardı. arabanın sahibinin. bir telefon di reğine çarpmış olarak bulundu. bir kaza yaptıktan sonra kaçmakta olan bir arabanın peşine düştü. Yapılan araştırma lar. Charles S. bir sürü silah (bu ara-377 da iki tomson) ve üzerleri FrS işaretli erkek gömle1 leri ele geçirildi. evde yapılan arama sonunda. kocasının ne iş yap tığını ve o sırada nerede olduğunu bilmediğini söyle di. Joseph ilçesinde.811/1242 bir yıl geçti aradan. Skelly o gece hasta hanede öldü. araba. arabanın şoförü üç kez ateş etti ve kurtulup kaçtı.850 dolar değe ğinde çalınmış tasarruf bonosu. kelly adında bir polis memuru. 319. derken. Joseph'e yakın bir yerinde. Bayan Fred dane sorguya çekildiğinde. 12 numaralı şehirler arası oto rutun St. kaçağı tam sıkıştırmıştı ki. Polis .

Joseph poli yetkilileri hemen Chicago'ya haber saldılar. hazırlanan pamuk yığının içine ateş etti. Bund sen'in özel ricası üzerine. . bunların çoğu Clark Sokağındaki ambardan top lanan kurşunların markasına uyuyordu. Burke'in evinde bulunan tomsonla rın her ikisi de Valentıne Günü meydana gelen kat liamda kullanılmıştır. aralarından otuz beş tanesini seçen Goddard. kurşunların yirmi sini tomsonlardan birine. eksik dişli Fred Burke'e ait olabileceğini ileri sürdü. St.812/1242 memurlarından biri. elegeçirilen tomsonları. Yaptığım çalışmalardan kesin bir sonuç almış bulunuyorum.. gömlekle rin uzun süredir aranmakta olan. Tüfeklerin fişekliklerinde çeşitli markalardan bir sürü kurşun vardı. St. Joseph savcısı şahsen getirerek Northwestern Üniversitesindeki labaratuvara teslim etti.. on beşini ise öteki tomsona doldurarak.

James Clark'ın gövdesinden çıkarılan bir kurşunun ise. New York polisi. ancak Mıchıgan eyaleti yetkelileri kendisini illinois'ye göndermeyi redderek. Nisan ayında yakalandı Burke. «halen kanun kaçağı olan Bur ke'ün yakalanması ve cinayet sanığı olarak büyük jü ri karşısına çıkartılmasına» karar verdi. uzun iş bu kadarla da bitmedi. polis me . reinhardt Scheimmer'in gövdesinden çıkarılan bir kurşunun tomsonlardan biriyle.813/1242 Hangi kurşunun hangi tü fekten çıktığını öğrenmek için uzun ve ayrıntılı in celemeler yapmayı gereksiz buldum. bir bu çuk yıl önce ölen Frankie Yale'in gövdesinden çıkan kurşunları gönderdi Goddard'a. Bundesen jürisi. çalışmalara ge rek kalmamıştır. Bunların da Burke'ün tomsonlarından biriyle atıldığı ortaya çıktı. öteki tomsonla atılmış olduğunu saptadıktan sonra.

ama bir sonuç alınamadı (*). . Valentıne Günü cinayet ekibi şu kişilerden oluşmuştu: Burke. Valantine Günü cinayetine karışan öteki katil lerin kimliğini saptamak çabaları yıllarca sürdü. George Zıegler. Gus Wınkler ve Crane mahkûm olan Burke. Maddox. kesin olarak bilinen tek şey.814/1242 muru Skelly'nin katili olarak yargılamayı yeğ tuttular. 378 Müebbet hapse Michigan State Cezaevinde öldü. (*) otuz üç yıl çeşitli suçlardan hapis yattıktan sonra çıkan Barker gangsterlerinden al karpis'in 1969 yılın da şahsen bana söylediğine göre. bu arada birçok kişi suçlandı. katillerden birinin Fred Burke olduğudur.

. 379 XVIII. Haftada ikişer bin dolar ücret alırlar. Capone şebekesi ile ona bağlı şebekelerin sürekli olarak kullandıkları bir idam ekibiydi. Bu bilgileri Nugent'in kendisinden aldığını ileri süren karpis'in dediğine göre. hepsi de Sicilyalı. haftalık bordroda olmayan Byron Bolton adın daki bir başka kabadayı da. sırtlarında kadife yakalı ce ketler..815/1242 Neck Nugent. bu beş kişi. ayak larında beyaz tozluklar. katliamın planlarını George Ziegler yapmış. uzun yolculuklar için ayrıca yol ve masraf parası. Gene karpis'in söylediğine göre. «KANUNLARI TAKAN VAR MI?» YİRMİ YEDİ KİŞİYDİLER. yeni alın dığı belli olan bir . zor işler için de prim alırlardı. Clark Sokağındaki gözcülerden biri olmuştu. parmaklarında parıl parıl elmaslar.

St. Buffalo'dan. Tampa'dan gel mişlerdi. üçü de ayrı birer Mafia ailesinin ba şı olan Joe Profacı. ama içerde temsilcileri vardı. louıs'den. Öğleye doğru görüşmeler baş ladı. Capone'a ihanet etme ğe henüz karar vermemiş olan Joe Gıunta vardı. Sicilyalı olmadığı için görüşmelere katı lamıyordu. Capone. küçük dağları yarattığını bilen kişilerin küstah tavrıy la en iyi odaları istediler. New York'tan. Chicagolulardan sonra en kalabalık grup New York'lu lardı. aralarında. Chicago'dan.816/1242 yığın valizle birlikte otele girdiler. daha şafak sökerken arabayla gelmişti zaten. Gelenlerin çoğunluğu Chicagoluydu çünkü. Joe Maglıocco ve Vıncent Man gano gibi önemli kişiler . ve bunların arasında Sicilyalılar Birliği içindeki yükselişini Capone'a borç lu olan Pasquale Lolordo ile. on bir kişilik ilk grup. Gary'den.

Clevaland'daki toplantının kayıtlara geçmesinin nedeni.817/1242 bulunuyordu. 5 aralık 1928 de. otel katibinin. Cleve ıand'ın Statler otelinde yapılan bu toplantıya bağlar lar. New York eyaletine bağlı apalacin'de yapılan. gerek çeşit-380 li Mafia hücreleri arasındaki bağlantılar. parıltılı . o zamana kadar. zaman zaman kentten kente giderek Butün hücre ve şubeleri ziyaret eden bir ulusal genel başkan tarafından kuruluyordu.) Bazı uzmanlar. 100 den fazla delegenin katıldığı büyük gangs ter toplantısına da katılacaktı Profacı. ulusal çapta örgütlenmiş cürüm kuruluşlarının başlangıcını. gerekse giz li Mafia'nın açık ve az çok kanuni örgütü Sicilyalılar Birliği şubeleri arasındaki bağlantılar. Belgelerle tanıtlanabilecek ilk büyük toplantının bu olduğu bir gerçektir. (Bu toplantıdan otuz yıl sonra.

hepsinin parmak izleri alındı. «kuşku verici durum» larından ötürü tutuklanan toplantı üyeleri emniyet müdürlüğüne götürüldüler. Sivil polislerin al dıkları cevaplar hiç de aydınlatıcı değildi. toplantıyı bastı. Polis memuru emniyet müdürlüğüne ulaştırdı haberi. ellerinde kanuni işlem yapmak için herhangi bir neden bulun madığından tutukluları serbest bırakmak zorunda kal dılar. Sonuç olarak. bir sivil polis birliği otele gelip. . durumu sokak ta devriye gezen polis memuruna haber verdi. Cle veland'a neden geldikleri soruldu. Hepsine ye dinci katta birer oda verdikten sonra.818/1242 yabancıların görünüş ve davranışlarından kuşkulanmış olmasıydı. resimleri çekildi.

elde kesin bilgiler yok çünkü. Frankie Yale'in ölümünden beri boş olan Sicilyalılar Birliği ulusal başkanlığı sorunu gün deme alınmıştı. ancak. . Torrio'nun eskiden beri istediği.Sicilyalıların hangi konuları görüştükleri ancak tahmin edilebilir. viski yapımı için gerekli mısır şekeri dağıtımının da görüşüldüğünü düşünmek yanlış olmaz sanırım. Bu yük bir ihtimalle. bölge tekeli Clevaland'ıı bir Mafioso'nun elinde bulunan. ayrıca. konuşulan herhangi bir konudan çok daha önemli olan. altı eyaletin gangster lerinin ortak sorunlarını görüşmek üzere bir araya gel miş olmalarıydı. Capone'un da Chicagolu gangsterler arasında kurmağa çalıştığı bir çeteler konfederasyonunun kurulması için atılmış ilk adımlardan biriydi bu.

1928 aralığından beri Chicago'ya adımını atmamıştı.B. inzibat memuru Capone'a tebligatta bulundu: Gangsterin bir ay sonra Chicago'da toplanacak Federal büyük Jüri karşısında ta nıklık yapması. Capone sağlığının bozuk olduğunu ileri sürerek gitmemeğe karar verdi. New York ve Chicago yeraltı çevreleriyle yeniden ilişkiler kurmağa başlamıştı. içki yapım ve dağıtımı konusundaki so ruşturmayı cevaplandırması gerekiyordu. beş yıllık ayrılıktan son ra.D. ocak ayında hafif bir bronşit geçirmişti.820/1242 rastlantı mıdır bilinmez. Üstelik şimdi. tam o günlerde New York'a dönmüştü Torrio. 17 şubat günü bir A. Av-381 rupa'da geçirdiği beş yIL içinde toparlanmış. kenneth Phillips. Moran her önüne gelen yerde onu na sıl öldüreceğini anlatıp dururken. bir . Chicago'ya dönmek zorunluluğu hiç te içaçıcı değildi. o sırada ken disine bakmış olan Mİami'li genç hekim dr. Capone.

hekim olarak tıbbi mülahazama göre.821/1242 rapor vermeği kabul etti.. 13 ocak 1929 tarihin den beri bronşit zatürre ve zatülcempten mustarip olup. güney Florida'nın yumuşak ikliminden ayrı larak.. işbu alphonse Capone. hekim olarak tıbbi mülahazama göre işbu Capone'un hayatı tehlikeye girecek. Yatak tan çıkalı yalnızca on gün olup. Wılkerson'a başvuran . göğüs boşluğunda sıvı teşhis edilmiş. yukarda sıralanan hastalıklardan henüz tamamen kurtulmuş değildir.. ellerinde bu rapor olduğu halde Federal Yargıç James H. şu günlerde ıllinois eyaletinin Chicago şehri ne gitmesi sağlığı için tehlikeli ve zararlıdır. zatürrenin nük setmesiyle sonuçlanabilecek böyle bir yolculuk has tanın ölümüne sebebiyet verecek nitelikte olacak tır.. 5 mart tarihli raporda şöyle deniliyordu: ... altı haf ta Palm Island'daki evinde hasta yatmıştır. işbu Capo ne'un. . gittiği takdirde.

yatla Nas sau'ya yolculuk yaptığını öğrenmişti. Scalise ile anselmi'nin idDianamesini de bir türlü . bir sabah Sade County Hukuk danışmanlığında ifade verdiğini. eyalet savcılığı. savcısı da bir araştırma yapmış.D. gene aynı sü re içinde. Valentıne Günü cinayeti sanığı Mc Gurn un idDianamesini hazırlayamadığı gibi. Flamingo Park'ta yapılan SharkeyStribling boks maçını seyrettiğini. başka bir gün Hialeh'te at yarışlarına gittiğini.822/1242 Capone'un avukatları. öteki iki sanık. Bu ara-382 da A. Mahkemeye ha karet suçuyla tutuklanmasını istedi. duruşmanın kırk gün ertelenmesini istediler. uçakla Bimini'ye.B. Yargıç yalnızca bir haftalık bir ertelemeyi kabul etti. Capone'un sözde yatak hastası olduğu sırada. duruşma tarihine kadar beş bin dolar kefalet karşılığında serbest bıra kılmasına karar verildi.

823/1242 hazırlayamamıştı. Hymie We iss'a teslim etmeği reddettiği. ve hemen hemen herkesçe kabul edilen söylentilere (*) göre. Sca ıise'nin «Buralar artık benden sorulur. Capone bunların kendisi ne ihanet etmek üzere olduklarını Frankie rio'dan öğ renmişti. artık Capone'un gereksiz ve fazla bir kişi ol duğunu ileri sürercesine konuşuyorlardı şurada bura da. olson Walsh cinayet leri duruşmalarından kellelerini kurtarsınlar diye . Önceleri Capone kulaklarına inanamadı. Giunta Sicilyalılar Birliği'nin başkanı olmuş tu ya. davranışları da sözlerine uymağa başlamıştı. ha? şimdiye kadar hep koruduğu. Zaten. ortalıkta dolaşan.» dediğini bir çok kişi işitmişti. ona. Capone'un içki dağıtım ve haraç işlerine de el koyma heveslisi oldukları söyle niyordu her yerde. Üçlünün. bu ikisi hakkında her hangi bir idDianame hazırlanmasına gerek kalmadı. ha? Bunlar. Scalise ile anselmi de onun her işine ortaktı lar ya.

Sicilyalılar yemi yut tular. Mayıs ayının başlarında. ayrıca. 383 etsinler? aklı almıyordu doğrusu. Capone üçlüyü Hawt horne ınn'de yemeğe çağırdı. rio. Suçlamalarının ger çek olduğunu ispat etmek için bir sınav teklif etti rio. patronunun suratına bir tokat indirerek salonu terketti.824/1242 tür lü yardımlarda bulunduğu adamlar. John Stege gibi. ne dediğini bilen eski polisler* ve Chicago'nun en ileri gelen polis muhabir lerinden ray Brennan ile Clem Lane vardı. rio ile güya kavga ettiler. Yemek sırasında. Capone'a bir ders ver menin . Hemen ertesi gün rio'ya giderek ne kadar hak lı olduğunu belirttiler. kendisine ihanet (*) Bu söylentiyi doğrulayanlar arasında çeşitli yer altı gammazcıları.

Hawthorne ınn'de onurlarına verilen bir şenliğin sonunda idam edildi ler.825/1242 zamanı geldiğini söylediler. Cesetleri. üç gün üç gece. Aiello'ıarın Capone'u öldürecek herhangi birine elli bin dolar ödeme vaatlerinin hala geçerli olduğunu ha tırlattı. Neden işbirliği yapılmasındı? dört adam. Sicilyalılar. rio Capone'a gi derek her şeyi anlattı. . Böylece. 7 mayıs gecesi. Bunun üzerine Scalise. ortada Valantine Günü katliamı için yar gılanacak kimsecikler kalmadı. şo för. rio. kırılmamış bir tek ke mik. ezilip parçalanmamış bir tek et parçası bulama dı. sa vurmadığı tehdit kalmadı. Hammond çevresinde bir yere bıraktı arabayı. onlarla aynı fikirdeymiş gibi yaptı. ad li tabip cesetleri incelediğinde. efendisine etmediği küfür. göl kıyısında bir eve kapanıp kusursuz bir plan hazırladılar. kendi arabalarının arkasına tıkıldı. dördüncü gün.

«Nucky» Johnson. lucky Luciano ve art hur Flegenheimer (öteki adıyla dutch Schultz).. Yahudiler. ulusal ayrılıklara bir son verilmiş. haraççı enoch J. Frank Nitti ve Frank rio. irlandalılar. eski teknik bölünmelere. Charles Schwartz. .. Sam lazar.826/1242 Cleveland'daki toplantıdan beş ay sonra. at lantic City'den politika patronu. masanın başında yalnızca italyanlarla Sicil yalılar değil. atlantic City'nin President otelinde yapılan çok önemli gangs terler konferansına hem Capone hem de Torrio katıl dı. ve daha birçokları gelmişlerdi. Capone'culardan Jake Guzik. Slavlar da top lanmıştı. Chicago'384 dan Saltis ile Frank Mc Erlane. Philadelphia'dan «Boo Boo» Max Hoff. Toplam olarak otuzdan fazlaydılar. New York'tan Frank Costello.

Yıllardır vuruşmağa alışmış adamlara.» Bu anlaşmaya göre. ama sonunda. her şeye yeniden başlamağa karar verdik. Butün çeteler cinayetten ve ateşli silah kullanmaktan vazgeçecekler. silahsızlanma. Yazılı bir anlaşma hazırlandı. ko nuşulan en önemli konular. herkes de imza yı bastı. barış ve ulusal çapta bir birleşmeydi. normal insanlar gibi yürütelim işlerimizi. barış te meline dayanan bir iş anlaşmasını kabul ettirmek ko lay oldu dersem yalan olur. hepimiz geçmişi unutup. «he pimizi zengin edecek kadar iş var ortalıkta ve artık birbirimizi öldürmekten vaz geçip. akşam ları eve döndüğümüzde günün yorgunluklarını unuta lım. şiddet hare ketlerinden uzak bir savunma paktında birleşerek or tak düşmanları polise . «onlara dedim ki.827/1242 konferans üç gün sürdü (13 16 mayıs 1929). Gündüzleri çalışalım.» diye açıkladı Capone daha sonra verdiği bir demeçte.

yeni bir ulusal başkan seçilecekti. gerektiği zaman ceza verme hakkına sahip olacak bir yürütme kurulu ku ruluyordu. Bu yetmiyormuş gibi. Sicilyalılar Birliği baştan aşağı yeniden öl gütlenecek. Butün anlaşmazlıkları çözümleyecek. küçük çeteler dağılacak.828/1242 ve polis gammazlarına karşı birbirlerini koruyacaklardı. Chicago'nun Güney ve kuzey çetelerinin tümü Capone'un emrine giriyordu. Chicagolu birçok Sicilyalının. Ülke. Çetesinin geri kalan üyeleriyle birlikte. bunların üye leri bölgesel yönetim altına gireceklerdi. Bugs Moran toplantıya katılmamıştı. . etki alanlarına göre paylaşılacaktı. Capone'u öldürmenin 385 yollarını kollamaktaydı hala. kurulun başkanı Torrio olacaktı.

bir yandan da gövde ve ruh sağlığı pek yerinde olmayan gangster. Saat yediye doğru vardılar şehre. o zamandan beri de ahpap olduğu Phi ledelphia'h bir sivil polis memuru vardı. doğruca. Malone için bir haber bıraktı. 16 ma yıs akşamı. vaktiyle kuzeyliler peşine düştüğü zaman Torrio'nun yapmış olduğu işi yaptı. bir yıl kadar önce Heileah yarış ala nında tanıştığı. Market Sokağındaki bir sinemaya gittiler. iki saat sonra sine madan çıktıklarında. Philedelphia'lı bir dostuna telefon etti Capone. Malone ile John Creedon adın daki bir başka sivil polis kapıda kendilerini beklemek teydiler. kendini hapsettirdi. konferans biter bitmez. . Capone'un. daha sonra ara bayla. Bu durumda. rio ile birlikte Philedelphia'ya hareket etti. «Shooey» James Malone'du adı.829/1242 Scalise ile anselmi'nin öcünü almağa hazırlandıklarını da biliyordu Capone.

hüküm giymesi için gerekli ne deni de ortaya koymuş oluyordu: gizli silah taşımak! rio'yu dürttü. Topu topu birkaç bin dolar vardı iki adamın ceplerinde.» dedi Capone. «adım aı Brown. Böylece.830/1242 «Siz al Capone sunuz. efendisiyle birlikte hapse girmekten öte bir bağlılık örneği gösterebilir miydi? Gece yarısından biraz sonra sorgu yargıcının karşısına çıkarıldılar.» diye karşılık verdi Capone. Bernard l. Bir fedai. «oooo.» Ve. alın bakalım. «anlaşıldı. «ama keyfiniz istiyorsa Capone deyin. Sizin kim oldu ğunuzu sorabilir miyim?» Sivil polisler kimliklerini çıkardılar. anlaşıl dı. res men aynasız bunlar. Tanıdığı iki Philedelphia' lı avukata. o da silahını çıkarıp verdi. lemish ile Cornelıus Haggerty 386 . cebindeki . değil mi?» dedi Malone.38 kalibrelik taban cayı uzattı. Her ikisi için otuzbeşer bin do lar kefalet istedi yargıç.

müvekkille rinin bir emri vaki ile karşı karşıya bırakıldığı konu sunda bağırıp çağırdılar. Bunlar gelip. Capone hayatından son derece memnundu. Tutukluları hemen o gece yanına çağırttı. ka palı kalmaktan bunalmış olacaktı ki haklarının elinden alındığı konusunda bağırıp çağırmağa kalktı. bağlılığına diyeceğim yok. Yargıç kulak asmadı. Schofield. Philedelphia Halk Güvenliği Burosu şefi Binba şı lemuel B. «Bana bak evlat. ama rio.'a haber yolladı Capone. Bir yandan da meraktan yanıp tutuşuyordu. . «dostumsun. arkadaşımsın. bu tutuklamayı emrinde çalı şan polis'erin uyanıklığının bir örneği olarak reklam etti. nazik ve olumlu bir hava içindeydi. dört bir yandan gelen kutlamaları kabul etti.» dedi Capone ona. Capone son derece sa kin.831/1242 Jr.

Vu rulmazdan birkaç saat önce konuştum kendisiyle. «Tanımaz olur muyum.832/1242 ama şimdi sus da ben konuşayım. «kendim de rahat yaşayayım.» Bir süre daha konuştular. «Çok iyi çocuktu Mac'cık. «Birkaç yıl önce temizlenen eyalet savcı yardım cısını tanır mıydınız?» diye sordu Schoefield Capone'a. on bir . bunu gören Capone başladı kesmeğe: «Çete cinayetlerinden.» diye karşılık verdi gangs ter. Yakın arkadaşımdı hem de.» Fedai çenesini kapattı bu söz lerden sonra. karım var. çete1 vuruşmalarından bıktım usan dım.» dedi. derken atlantic City' deki konferanstan söz açıldı. yardım elini uzatmaktan kaçınmazdı hiç. herkes de rahat yaşasın istiyorum. Binbaşı dinlemeğe he vesliydi.

dünyada benden mutlu insan olmaz. deli oluyorum oğluma. artık kimse kimseyi vurmayacak!» 387 «Peki. kendimi emekli ye ayırmağa çalışıyorum.» . Butün bu kanunsuz işleri bırakıp.833/1242 yaşında bir çocuğum var.» «ah. Çeteler arasında bir barış sağlamak için tam bir hafta uğraş tım atlantic City'de. Florida'da nefis bir evim. Yuvama dönüp her şeyi unuta bilsem. yuvam var. unutmalı sınız. Sonunda Butün liderlerden söz aldım. şimdi ne iş yapıyorsunuz?» «kazandığım parayla yaşıyorum.

en yakın arkadaşlarımdan üçü Chicago'da öldürüldü (Scalise.» «rahat bir soluk aldığınız oluyor mu?» diye me rak etti Schoefield. inanın. bir türlü kurtulamıyorsu nuz. Bir kere karıştınız mı bu tür işlere. Her dakika ölüm tehlikesi içindeyim. inanın. türlü ricalar. Bu durumda rahat soluk alabilir mi insan? Yıllardır rahat soluk aldığım olma dı.. her dakika para vermediğin takdirde polislere koşa cak olan gammazlardan korkuyor. borç istemeler. arkanızdalar. asalaklar peşinizi bırakmıyor. Barış . daha geçen hafta. «Başkalarından bir farkım yok benim. ölümden beterinden. Bir de ölümden korkuyor insan... bugün kazananın yarın kaybedeceğini bilmez değilim..834/1242 «daha ne isterdim? ama olmuyor işte. Hayatın bir gül bahçesi olmadığını. Nereye git seniz. anselmi ve Giunta).

Öyle ki. Öte ki haraççılardan bile saklanmam gerek. kanun adamlarıyla da barış yapmağa hazırmış gibi geldi ba na. amerika Birleşik devletlerindeki ka nunsuz eylemler konusunda çok ilginç bir konuşma yaptım..» dedi. inanın..835/1242 kurmak için yaptığım böyle bir yolculukta bile her an ışıkların sönebileceğim" göze almak zorundayım. eski gün leri hatırlıyordu. takma ad kullanıyorum. Son derece sakin. «duygusal bir hava içindeydi. dedektif Cree- . yol culuk yaptığım zamanlar. Yalnızca gangsterlerle değil.» Butün bu palavraları büyük bir kolaylıkla yuttu Halk Güvenliği şefi. at lantic City'e gittiğim zaman bile uydurma ad kullan dım. «Capone ile. nazik bir adam. daha sonra verdiği bir demeç te.

aynı suçtan. hiç bilmi yordu. Güldü yalnız ca.836/1242 388 don ile Malone tarafından yakalandığında. Capone'un diyeceği bir şey yoktu. bir barış ve iyi niyet seferine çıkmış olduğunu söyledi. ya New York? New York'ta hiç tutuklan mamış mıydı? «doğru ya. Joliet'de. ve öl dürücü silah taşımakla suçlanıyorsunuz. cezaevlerinin içi neye benzer. . ama uzun sürmemişti bu tutuklanma durumu. Peki. o da var. Bir diyeceği niz var mı?» diye sordu polis müdürü. on sekiz yıl ön ce. daha önce hiç tutuklanmış mıydı? Bir kez tutuk lanmış olduğunu itiraf etti Capone. «kuşku verici davranışlarda bulunmak. polis müdürüyle karşı karşıya geldi Capone. işin doğrusu..» ertesi sabah.

kara ipekliler giymiş olan annesi. siyah saçlarını omuzlarına dök müş. odayı doldurmuş olan şaşkın italyanlarla yarı ingilizce. reklam . Üç dört yıl önce tutukladılar New York'ta. silahsız dolaşmasına imkan var mı?» Genç kız. New York' un olean ilçesinde de tutuklandım bir kez. Cinayet zanlısı olarak (Tahta bacak lo nergan) yakaladılar ama hemen bıraktılar... Lucy Flower lisesinden yeni mezun olmuş olan on sekiz yaşındaki kızı Mafalda.» Chicago'da. hatta yargıcın ken disi de. «Tabii ki tabancası vardı al'in» diyordu. kafam biraz karışık da.. «onun gibi bir adamın korunmasız. daha uyku mu alamamışım galiba. sırtında yeşil ipekliden bir sabahlık.. «Philadelphia'h polisler.. pardon. evi doldu ran konukları ağırlayabilmek için hasta yatağından kalkmıştı. Uygunsuz davranışlardan dolayı. Prairie Caddesindeki evinin kabul salonunda..837/1242 Haa. yarı italyanca konuşuyordu.

Mae Capone'nun. anneminse biricik oğlu.» diyordu. Ma falda durmadan konuşuyor. ortalık biraz yatışsın. Sadece gazetelerde çıkanları . Bize karşı öy le iyidir.» 389 Teresa ana. kardeşi Bert'in (al bert John) özel bir lisede okuduğunu anlatıyordu. onun gibi bir adamın silahsız gezemeyeceğini o taş ralılar bile bilir artık. bırakacaklardır ağabeyimi. oğlu Sonny'le birlikte kışı geçirmek üzere Florida'daki eve gittiğini. küçük ağabeyi Matt'in Villanova Üniver sitesinde ikinci sınıfta olduğunu.838/1242 olsun diye yapmışlardır bu işi herhal de. «Herkes al'i benim kadar iyi tanısaydı. dünyada en sev diğim insandır. «hakkında böyle şeyler söylemezler. alkolsüz içkilerle sandviçlerin dizili olduğu tepsiyi dolaştırıyordu konuklar arasında.. öyle iyidir ki sormayın.

Belediye ağır ceza mahkeme si yargıcı John e. bu arada bir güzel dinlenip yeni planlar kurabileceği ni.839/1242 okuyanlar. Walzh'ın karşısına çıkarıldığında. . Binbaşı Schofield'in yanından ayrılırken. Gerçekten de pek kötü bir iş geldi başına. oysa Yargıç Walsh. kendisine verilecek cezanın en fazla üç ay olacağını. apar topar Holmesburg County Cezaevine yolladılar. ağabeyimin ne kusursuz bir in san olduğunu bilemezler elbet. bu suç için öngö rülen en ağır cezayı verdi: bir yıl ağır hapis. durumunun karısı Mae'ye bildirilmesini rica etmişti. belki de «başına bir iş geleceğini».» Capone. Capone sa londan çıkarken.. şaşkına dönen Capone ile talihsiz rio'yu hemen. adamlarının da dışardaki tehlikeleri çeşitli yollar la ortadan kaldırmış olacaklarını düşünerek. suçunu kabul etmişti.

kimse beceremedi bu işi. Philedelphia Savcısı John Monoghan'a yapılan elli bin dolarlık rüşvet teklifin den de . Capone gelmezden birkaç haf ta önce burada bir isyan çıkmış. Bu arada Chicago'dan bir 390 haber geldi: Capone'u serbest bıraktırmayı başaracak herhangi bir avukata elli bin dolar vaad ediliyordu. ülkenin en kötü cezaevlerinden biriydi.840/1242 parmağındaki elmas yüzüğü çıkarıp avukatı lemisch'e verdi. Tutuklanmasıyla cezaevine atılması sında on altı saat bile geçmemişti. kötü yiyecekler ve gaddar gardiyanları protesto eden hükümlüler döşek lerini ateşe vermişlerdi. ağabeyi Ralph'a gönderme sini söyledi. ara 600 kişilik olduğu halde içinde bin yedi yüz hü kümlü bulunan Holmesburg Cezaevi.

Jake . resimler. istedikleri gibi gidip ge liyorlardı. birtakım politikacılar sık sık telefon ettiği kişiler di. istediği kişilerle konuşmaya hakkı vardı. Tek başına bir hücre ayırdı ona. Buranın müdü rü Herbert B. Müdürün odasındaki telefonu günün her saatinde kullanmaya. Öteki mahkûmların ziyaret saatleri. ancak.841/1242 bir sonuç alınamadı. içersini halılar. kitaplık. yazı ma sası. bir de 500 dolarlık möbleli radyo almasına izin verdi. Bu arada Pennysylvania milletvekili Benjamin M. Golder'le de görüştü telefonla. iş ola rak. cezaevi kitaplığı katipli ğine atandı. ama Capone'un ailesi ve arkadaşları istedikleri zaman. daha modern bir hapishane olan eastern Cezaevine geçebilmesi mümkün oldu. pa zar günü öğleden sonraydı. Smith. yeraltı çevrelerinden arkadaş ları. dolap. avukatları. hiç te yorucu olmayan. Gangsterler kralını rahat ettir mek için elinden geleni yaptı. masa lambaları ile döşemesine. ağustos ayında. daha geniş.

. CAPONE CEZAEVİNDE 5 KİLO ALDI...842/1242 Guzik.. Gangs terin günlük yaşantısının ufak tefek ayrıntılarıyla do lup taşıyordu gazete sütunları.. Capone'un konuşmayı kabul ettiği gazeteciler de... CAPONE NAPOLYONUN OYNUYOR.. Na HAYATINI polyon konusunda şunları söylediği ileri sürülmek teydi: «Napolyona diyecek yok doğrusu. CAPONE 1930 LİG ŞAMPİYONLUĞUNU CUBSLARIN ALACAĞINI SÖYLÜYOR. CAPONE PAZAR GÜNLERİ KİLİSEYE GİTMİYOR... kolaylıkla girip çıkabiliyorlardı cezaevine...... Ralph Capone aracılığıyla örgütünü yönetmeğe devam etmek teydi..

. ama o da bize benziyormuş işte. bir iki nok tada öğüt verebilirdim kendisine. Chicago'da yaşamış olsaydı.» . St. namlu su kesilmiş bir tüfeğin kurbanı olurdu. onun başını yakan 391 bana kalırsa şımarıklık. ikisi de aynı kapıya çıkar zaten. sonunda canına okumuşlar.843/1242 dünyanın bir numaralı haraçcısıymış. Hendeğe at mamışlar ama. ama gene de... Helena'ya doğru gezintiye çıkar mışlar. bu işlerden yakasını sıyıracaktı. kendi kendini zor duruma düşürmüş bir kere. tepeleyivermişler. Ne zaman paso denileceğini kestirememiş.. o elba hikayesinden sonra aklını başına toplayıp. yeniden girişmiş işe. öte ki çeteler de enayi değiller ya. durduğu yerde fazla blöf yap mış.. Waterloo yerine..

oğlunu cezaevi duvarları içinde görmeğe katlanamıyordu. bir rö portajcıya söylediğine göre. dünya da modern kadın konusunda bunca dertlenmez. Bir ka dın ancak yuvasında. avrupada ol duğumu sanıyor.844/1242 Günün konusu olan bir sürü önemli sorun üzerin deki düşüncelerine de ciddiyetle yer veriyordu gaze teler. babam bu gemiyle mi geliyor diye.» Cezaevinin el sanatları atelyesinde mahkûmlar tarafından yapılan eşyalardan bin dolar . çocuklarıyla bulabilir gerçek mutluluğu. Nerde büyük bir gemi resmi görse.» karısının ziyaretlerini iple çekiyordu ama. annesine soruyormuş. «oğlum. Örneğin.. kadın kısmı evinde oturmayı bilse. modern dünyanın kadını konusunda şöyle konuşmuştu: «Günümüz kadınlarının asıl derdi. evleri dışında bir şeyler aramağa kalkmaları.

o gün den sonra. Gangsteri hayatında hiç görmemiş. «Seninle birlikteyiz. eli açıklık örnekleri uzun uzun anla tıldı basında ve çevrede Capone'a karşı büyük bir sempati uyanınağa başladı. o sıralarda Philadelphia'da kurulmakta olan bir yoksul çocuklar yuvasına bin iki yüz dolar bağışladı. tanımamış olan Chicago'lu bir mühendis. Capone'un bademciklerinin alınması icap etti. karşılaştıklarında uzun uzun elini sıktıktan sonra.845/1242 değerinde şey ler satın alarak. al. ope ratör dr. arkadaşlarına Noel armağanı yolla mıştı. Bu iyi yüreklilik. Penn yslyvania eyaleti Cezaevi Teftiş Heyeti Başkanı. iş için Philadelphia'ya geldiğinde onu görmek için 392 izin aldı. eastern Cezaevine girdikten kısa bir süre sonra. Goddard yaptı ameliyatı.» dedi. Capone'a . Herbet M.

Tabii...» Hapisanedeki iyi hali. dünya nın herhangi bir yerinde. seçtiği herhangi bir meslek te büyük başarıya ulaşabilecek bir insan. şuraya buraya bağışladığı parala rın haddi hesabı yok. bu adam kötüdür dese inanmam. daha onun kadar iyi yürekli.. haftada şu kadar kez görüyorum onu. Üstelik ideal bir mahkûm.. «Yedi yıldır cezaevlerinde çalışıyo rum. Capone'un mahkûmiyetinin iki ay kısaltılmasına yol açtı. 17 mart 1930 .. Son derece zeki. kendisi de itiraf ediyor bunu. Capone'un mahkûmiyeti nin sonuna doğru halk önünde yaptığı bir konuşma da: «kendisinden istenen her işi. gerçekten işliyor kafası. neşeli mahkûm görmedim.» dedi. ama olsun. bu paraların nereden gel diğini sormuyoruz. iyi niyetli. istendiği gibi yapı yor. Öz ba bam gelip.846/1242 olan hayranlığını anlata anlata bitiremez oldu. on aydır. kanunsuz birtakım işler çevirdiği ni biliyoruz.

ve tabii en önemlisi kendisini öldürmeğe kalka bilecek kişileri atlatarak gizlice çıktı cezaevinden. ayakları pedalda. ufak. elleri gidonda. Pilot. Özgürlüğe yeniden kavuşacağı gün. Motosikletli polisler araçlarının yanında duruyorlar. özel bir uçak. merak lıları. motorları ça lışır durumda beklemekteydi. al datmacada baş rollerden birini oynayan polisler. fotoğrafçıları. ce zaevi çıkışında büyük bir alanı boşalttırmışlar. Yakında-393 ki bir hava alanında. sanki her an harekete hazır biçimde bekliyorlardı. Capone gazetecileri. çevre sini iplerle kapatarak kimsenin yaklaşmasına izin ver memişlerdi. Philadelphia polis örgütüyle eyalet valisi John S. . müdür Smith kendisinden yardımla rını esirgemedi. Fisher'in de katıldıkları bir aldatmaca sonucunda.847/1242 tarihinde hapishaneden çıkacağı ilan edildi.

. Capone gideli çok olmuştu. yumurta yiyor. resmi çıkış tarih ve saatini. 17 mart. aslında.. öğleden sonra dördü bekliyordu. Gerekli bel geler birkaç gün önce gelmiş. eyalet valisinin imzalaması gere ken çıkış belgelerinin Harrisburg'dan her an gelmesi bekleniyor. gideceği yere onlar götürecek lerdi ünlü gangsteri.... Cezaevi Müdürü Smith'in odasından belli aralıklarla haberler geliyordu: Capone kahvaltı yapmakta. Gangster.848/1242 Capone'u kuzeye götüreceğini söylüyordu soran gazetecilere. Philadelphia'nın kırk kilometre kadar kuzeybatısına düşen bu ilçede sak lanmış. cezaevi müdürünün arabasıyla gizlice Graterford ilçesine kaçırılmıştı.. Capone Chica go'ya doğru en az 350 . adamlarından bazıları Gra terford'a gelmişlerdi. Capone tedirgin. Saat akşam 8 de. Capone ayın on altısın da.

«kuş uçtu. Cezaevinde kaldığı sürece. Üstelik kendini gangsterin yakın ar kadaşlarından biri sayıyordu. cezae vi müdürü kapıya çıktı.» dedi bekleyenlere. . «atlattık sizi. adamınız yerini buldu bile. her iste diği zaman Capone'u ziyaret edebilmiş. Nasıl olur da böyle sıradan bir gazete ci gibi atlatılabilirdi? Chicago'ya eve telefon açarak Ralph Capone'la konuştu. içki Yasağı Burosu tarafından dinlenmekte oldu ğundan. Tribune gazetesi muhabiri Jake Lingle oldu.849/1242 kilometre yol almışken. iki adam arasında geçen bu konuşma da kay da alındı. Capone'un Butün ev telefon ları. Capone'un özellikle sevdiği kişilere armağan ettiği elmas kemer tokalarından biri vardı belinde.» Bu işe en çok kızan. iki kez de rö portaj yapmıştı. Palm Island'daki evde birkaç kez ağırlanmıştı. Sırıtarak.

» Ralph söz verdi. anlıyorsun. iyi dinle. Haber alır almaz. siz beni atlatmağa kalkıyor olmayasınız? Yerinde olsam böyle bir şey yapmam. Ralph.durumda kaldım. hala bir haber alamadığını iddia etti.» diye yalan attı Ralph. kimse bilmiyor nerede olduğunu.» «Yahu. Bu gibi işlerde atlayacak adam mıyım ben? Gazeteden ne di yecekler. bana telefon edeceksin. Jake. oldu mu? Mutlaka gö rüşmek istediğimi söyle ona. «Çıktığından beri hiç bir haber alamadım.850/1242 «al nerelerde Tanrı aşkına? aramadığım yer kal madı. de ğil mi?» . Ralph.» 394 «inan ben de bilmiyorum. «Bana bak. düşünsene bir! şimdi. çok zor . Bir saat sonra yeniden aradı Lingle.

851/1242 «Hiç yapar mıyız. Prairie Caddesindeki evin. oldu mu?» Banda alınan bu konuşmayı dinleyen ve federal ajanların şefi olan eliot Ness. eşikte duran gazeteciye baktı gözlerini kısarak.» dedi çocuk. Jake? Nerden aklına geliyor böyle şeyler? Haber almadım. anlaşıldı. ama. Ne yapayım?» «anlaşıldı. haber alır almaz. üç paralık bir gazeteci nin Capone'a emir verme cesaretini nerden bulduğu na şaştı. «Babaannen nerde?» diye sordu gazeteci. Ralph Capone'un dokuz yaşındaki oğ lu. işte. he men beni bulmasını söyle. ağır ahşap kapısı bir iki santim açıldı. «Sokağa çıktı. «al amcanın yuvaya dönüşünü kutlamak için ne yemekler yaptı bakalım babaannen?» Bir .

«Cevizli spagetti yapacak. Praırıe . Polis Müdürü Stege. Capone ilk gecesini Cicero' daki Western otelinde gizlenerek. ayın on sekizinde. aslında bunu yapabilmek için en ufak bir ka nuni neden yoktu ama. evin çevresinde tam yirmi beş polis nöbet tutmaktaydı.852/1242 yandan da elindeki şekerleme kesekağıdını hışırdatıyordu gaze teci. özgürlüğünü kutla mak gerekçesiyle kör kütük sarhoş olarak geçirdi. ama sana daha baş ka bir şey söyleyecek değilim. bir saat misket oynadılar benimle... doksan sent kazandım. 395 Capone. sabahın erken saatlerinde. Capone'u ilk gördüğü yerde tutuklayıp şehirden kovacağım ilan etmişti. dört gün Praırıe Caddesindeki evin ya nından bile geçmedi. Başka gazeteden de geldiler. ama ağzımı açmadım.» Ve kapı kapandı.

» diyordu adam. bu haldeyken bir sen baş edebilirsin onunla. şebekenin kazançlarını da etkilemek teydi. Üç gün üç gece. ipin ucunu iyice kaçırdı. Gelsene nolur. kim olduğu tespit edilemeyen bir çete üyesi Ralph ile konuşuyordu. Hiç de içaçıcı değildi du rum. o sıra beşinci ayına girmiş olan ulusal çaptaki mali buhran.» ayılıp sakinleştikten sonra. «Westem'de 718 numaralı odadayız.. Bir ton havlu istettik. al'i bir türlü zap tedemiyoruz.» «Biraz sonra gelirim. Caz .853/1242 Caddesindeki evin telefonundan şu konuşma kayde dildi.» diye söz verdi Ralph. abi. «şim dilik idare etmeğe çalışın. Jake Guzik'le çalışarak şebekenin mali durumunu gözden geçirdi. «dinle Ralph. otelden ayrıldı Capone. Hawthorne ınn'deki eski karargahına gitti.

asıl gelirinin binde biri yüz bin dolardı. Capone'un 1929 yılındaki geliri Ulusal Vergi dairesinin tespit edebildiği kadarıyla. ama gene de.854/1242 Çağının çılgın hovardalarında. bir milyon dolar değerinde kamyona. araç ve gerece. ku mara. o günün koşulları içinde yoksulluk demek değildi bu. ya da harap etmişti. Capone'a ait on dokuz viski. yani. itfaiye arabalarınınki gibi yükselip alçalır mer divenli kamyonla. Gangsterlerle savaş mak için özel bir güvenlik ekibi kurulması fikri ilk olarak. kadına yatıracak para kalmamıştı. Ulusal Vergi dai resinin 1928 yılı için tespit ettiği gelirin tam yarısıydı. . içkiye. özel çelik tam ponlu. elindeki 10 tonluk. eliot Ness' in yönettiği ekip. daha başka dertler de vardı başında. viski ve biraya el koymuş. altı 396 bira fabrikasının kapılarını yıkmış.

randolph'un deyimiyle. özel ama çok azimli ve oldukça güçlü bir örgüttü bu. «kanunlara sü rekli olarak karşı gelenler»'in ilk listesini .855/1242 Chicago Ticaret odası Suçları Önleme ve Ce zalandırma altkomisyonu tarafından ortaya atılmış tı. yönetici kadro ile eli tabancalı caniler ara sında. 1919 yı lında kurulan Chicago Cürüm komisyonu gibi. vatandaşları sömürmek üzere kurulmuş. ama cı. ba sın bu guruba «Gizli altılar» adını takmıştı. 1923 yı lının nisan ayında. Cürüm komisyonu. hay dutlarpolitikacılar koalisyonuyla» savaşmaktı. öteki beş arkada şının adını açıklamayı( adamların hayatını tehlikeye koymak istemediği gerekçesiyle) reddettiği için. «herhangi bir şehrin te pesine oturmuş en yolsuz. altı önemli iş adamından kurulu olan bu komitenin başkanı robert ısham randolph. en yoz belediye yöneti miyle.

10) Jake Guzık. öteki adıyla Yaralı Surat Capone. 11) Frank dıamond. öteki adıyla aı Brown» listenin başın da yer alıyordu. 16) Frank Mc Erlane. «alfonse Capone. 24) «kızıl» George Barker. Fedailerinden «Mops Tony Volpe. 20) Myles o'donnell. loesch. ve halk arasında pek tutundu bu ad. Ralph Capone ise üçüncüydü (*). 15) «Polock» Joe Saltıs. 8) «dago» lawrence Mangano. 6) James Beıcastro. Yirmi sekiz kişi vardı bu listede. 5) «Makinalı Tüfek» Jack Mc Gurn. 19) danny Stanton. 23) «klondıke» William o'donnel. (*) Ötekiler şunlardı: 4) Frank rio. 18) William Nıemoth. 7) rocco Fanellı. 17) Vıncent Mc Erlane. «Halk düş manları» adını taktı bunlara. ikinci. 9) Jack Zuta. 13) Joe Aiello. 21) Frank Lake. 12) «Bugs» George Moran. 22) Terry Druggan. 14) «Spıke» edward o'donnel. 25) «Üç Parmaklı . öteki adıyla Frank klıne ya da Frank Gline.856/1242 yayınladı.

857/1242

Jack» William Whıte; 26) «Peppy» Joseph Genero; 27) leo Mongoven; 28) James Sammons. 397 Özgürlüğe kavuştuğunun dördüncü gününde, Si vil Polisler Burosuna daldı Capone. Birlikte getirdiği avukatı Thomas Nash, vatandaş olarak haklarını ken disine anlatmış olduğu için son derece rahattı. «işit tiğime göre beni arıyormuşsunuz.» dedi Yüzbaşı Stege'e. Beklemediği bu teslim oluş karşısında afallayan Stege, «Senin öteki iki paralık kabadayılardan hiç bir farkın yok, ahbap,» dedi. «Chicago istemiyor seni; bu rada yaşatmayacağız. Polislerime her göründüğünde tutuklanacaksın.» Stege'in durup dururken bu tür tutuklamalar yap mağa hiç bir kanuni hakkı yoktu elbet

858/1242

tıpkı Capone'un evini polislerine sardırmağa hakkı olmadığı gibi. Gangster hakkında hiç bir tutuklama kararı yoktu, herhangi bir kovuşturma açılmamıştı. ama artık iyi ce bunalmış olan kanun adamları, gangsterleri ele ge çirdiler mi anayasal hakları pek göz önünde tutmu yorlardı. Nash, müvekkilinin suçunun ne olduğunu sordu ğunda, Stege, herhangi bir tutuklama emri olmadığını itiraf etmek zorunda kaldı. ama belki de eyalet yet kilileri, ya da federal hükümetin elinde bir şey olabi lirdi. Capone'un yanına bir sivil polis katarak, önce Federal Binaya, A.B.D. Savcısı George Q. Johnson'a, sonra da ağır Ceza Mahkemesi Binasına, eyalet Sav cısı SWanson'un Burosuna yolladı. Her iki savcı da, ellerinde Capone'u suçlayacak bir şey bulunmadığını belirterek, gangsteri salıverdiler. Bununla birlikte, e yalet Savcı Yardımcısı Harry dicthburne, gangsterin peşinden Stege'in Burosuna değin geldi. «Bana bak, al,» dedi,

859/1242

«Valentine Günü katliamı hakkında ne bi liyorsun?» «o sırada Florida'daydım,» diye karşılık verdi Capone. 398 «Biliyoruz,» diye söze karıştı Stege, «Frank Yale öldürüldüğü zaman da Florida'daydın.» «dünyada işlenen Butün suçları benim başıma yıkmağa çalışırsınız hep siz. ama o dediğiniz olay larla hiç bir ilgim yok.» «Belki cinayetleri kendi elinle işlemiyorsun,» de di ditchburne. «ama Butün bunlardan senin çetenin sorumlu olduğu yalan mı?» «Başkalarının yaptığı işlerden sorumlu tutulamam ben.» «Ne olursa olsun, iyi bir vatandaş değilsin. ağa beyinle sokakta yürürken biri gelip onu

860/1242

vursa, gelip söylemezsin.»

bize

kimin

vurduğunu

«Sen kendini benim yerime koy da bak bakalım söylüyor musun?» «Bir zamanlar bu şehirde on yılda yüz cinayet işlenmezdi. ama siz gangsterler savaşmağa başlaya lı, yılda üç yüz cinayet işleniyor.» Gerçek değildi bu söylediği. 1920 yılından beri işlenen gang cinayetle rinin sayısı topu topu 500 dü. Stege: «işte bu yüzden kovuyoruz seni.» Nash, «Siz avukatsınız, Bay ditchburne,» dedi. «Müvekkilimin durup dururken hiç bir yerden kovul mayacağını bilirsiniz.» «Burada polise yapamayacağı şeyler söylemek için bulunmuyorum,» diye karşılık verdi savcı yardım cısı. «Ne yapmaları gerektiği konusunda öğüt vermek durumundayım.

861/1242

ayrıca, Capone'u korumak gibi bir ça bam yok. Haksız yere tutuklandığı kanısındaysa, ko layı var. Haksız yere tutuklandım diye dava açsın!» «aman, hiç durma, istediğin kadar dava aç,» dedi Stege. 399 «dava mava açmak heveslisi değilim,» dedi Capone. «istediğim tek şey, şehre indiğimde tutuklanmamak.» «şansın yokmuş, ahpap» diye karşılık verdi Stege. «Geçti o günler, geçti. Ne zaman ayrılıyorsun Chicago'dan?» «Önümüzdeki hafta Florida'ya gitmeyi düşünüyo rum; ama, bir de şu federal mahkemeye hakaret da vası var. duruşmanın ne zaman olacağını bilemiyo rum.»

862/1242

«orası beni ilgilendirmez. işte söylüyorum: git ve gelme. şimdi salıveriyorum seni çünkü kimse tu tuklama emri imzalamak istemiyor. ama şunu iyi bil, en ufak bir şikayetle kodese girdiğin günün ertesi yargıç karşısına çıkacaksın.» avukat Nash'e döndü Stege: «Söyle müvekkiline, en kısa zamanda Chica go'dan kirişi kırsın.» Nash kötü kötü baktı. «lenın ile Troçki de bu tür davranışlardan dolayı devrim yaptılar,» dedi. «iyi ya,» diye bağırdı Stege, «dilerim Tanrıdan Capone da rusya'ya gitsin.» Capone, kapının önünde bekleyen gazetecilerin yanından geçerken güldü. «istenmeyen kişi olduk çık tık,» diye sırıttı, ve Lexington oteline yöneldi. otelde kendisiyle özel olarak konuşmayı başaran ilk gazeteci, Tribune'un kadın

863/1242

muhabiri Genevieve Forbes Herrick'ti. Capone, kendini temize çıkarmak için dil dökmeğe koyuldu. Gerçekten de cani olduğu na inanmıyordu Capone. kullandığı yöntemler, zama nın namuslu geçinen büyük iş adamlarının, örneğin milyonlarca vatandaşın, milyonlarca dolarını dolandı ran borsa komisyoncularının, ya da işçi örgütlenme sine ön ayak olanları öldürten fabrika sahiplerinin, kul landığı yöntemlerden biraz daha sertçeydi, o kadar... «Bir tek sabıkam yoktu,» dedi Capone, Bayan 400 Herrick'e, «yani, o Barış ve kardeşlik Merkezi Phila delphia'da silah taşımaktan yakalanıp, bir yıl hapis yiyinceye kadar yoktu demek istiyorum. orada bile, neden içeri

864/1242

attılar beni sanıyorsunuz. Silah taşıdığım için mi? Yok efendim, yok. Soyadım Capone olduğu için!... ondan önce, ömrümde kovuşturma bile açıl madı hakkımda. (Federal jürinin, mahkemeye haka ret suçuyla açtığı davayı unutmakta yarar görmüştü bu arada) Neden açılsın? kötü bir iş yapmıyorum ki; toplumun ileri gelenlerine bira ile viski satıyorum; hal kın en çok istediği şeyi veriyorum halka... Suç mu bu? Beni en çok suçlayanlar, sattığım malı almakla beni zengin edenlerdir, inanın. kentin en tanınmış yar gıçları, viskimi içmeden edemezler. Neymiş, kanunla ra aykırı davranıyormuşum... Söyleyin, hanım karde şim, kanunları takan var mı? Siz de biliyorsunuz, her kes de biliyor bunu. diyelim ki babanız, ya da erkek kardeşinizin başı derde girdi. Ne yaparsınız? koltuğu nuza yaslanır, bana ne mi dersiniz? Cezası neyse çek sin mi

865/1242

dersiniz? Ne münasebet! resmen namussuz derler öyle yapanlara. işin aslına bakarsanız, gerçek ten kimse takmıyor kanunları; üstelik bunun böyle ol duğunu bilmeyen de yok. ama, insanın adı çıkacağına canı çıksın. kodeste olduğum sürece herkesin gözü üstümdeydi, aman Capone'a ayrıcalık tanınmasın, a man herife iyi davranılmasın diye. altı ay yattıktan sonra kefaletle tahliye hakkım vardı. Yüksek Mah keme'den tahliye isteğim vardı. Tahliye isteği nedir bilir misiniz? adalet mekanizması içinde, ihzar emrin den bile önemlidir. Yargıcın bunu ya kabul ya red et mesi, ve de gerekçe göstermesi gereklidir. oskoch' lu John Smith olsaydım, isteği kabul etti gittiydi. Ne de olsa Butün suçum silah taşımaktı, değil mi ya, hanım kardeşim? ama olmaaz, adım al Capone ya... Cevap bile vermediler tahliye isteğime. Yaa, işte böy le, adı büyük olmanın da bu zararları var işte... Chi-401

866/1242

cago'da yaşayan, diyelim ızzy Polatsky adında biri olsaydım,, işim gücüm, kaldırım kenarlarında dikilip al Capone'un gelip gidişini gözlemek olmazdı. ken di işime bakardım, al Capone'u da rahat bırakırdım. koca şehri dile düşürmenin anlamı var mı, yani? Gö rüyorsunuz, bandolar çaldırmadım şehre geliyorum di ye... Gazetelerde yazıldığı gibi kırk fedai ile de gel medim. Bir tek kişi vardı yanımda: arabamın şoförü. kimseden korkum yok benim.» Yanındaki zili çalıp, adamlarından birini çağırdı. «karımla kız kardeşime gelmelerini söyler misiniz?» dedi. Mae Capone ile Mafalda geldiler biraz sonra, gazeteci hanımla gevezelik ettiler. kadınlar çıktıktan sonra Bayan Herrick'e döndü Capone. «karımın saç larına dikkat ettiniz mi?» diye sordu. Gazeteci, Mae Capone'un saçlarını över sözler geveledi ağzında.

867/1242

«onu demiyorum,» dedi Capone, «ak tellere dikkat ettiniz mi, diyorum. daha yirmi sekiz yaşında kızcağız. (as lında, kocasından iki yaş büyük olan Mae, 31 yaşın daydı). Chicago'da olup bitenlere üzülmekten saçları na ak düştü, iyi mi?... inanmazsınız, ellerinde olsa, kırk yıl önceki büyük Chicago yangınından dolayı bile beni suçlayacaklar nerdeyse...» «kocamın gerçek kişilğini benden başka kimse bilmez,» diyecekti Mae Capone yıllar yıllar sonra, hem de çok parasız olduğu bir sırada, bir yayınevi sahibinin teklif ettiği elli bin doları reddederken... «o gerçek insana olan sevgim sonsuzdur. anısını her zaman temiz tutacağım...» Yayınevi sahibi, ona Capone ile geçirdiği yılla rın hikayesini anlatsın diye teklif etmişti bu elli bin doları. 402

868/1242

XIX. SI 7085 F NUMARALI DOSYA CUMHURBAŞKANI HOOVER her sabah spor yap maktan hoşlanırdı. kahvaltıdan önce Beyaz Saray'ın bahçesine çıkar, eski cumhurbaşkanlarından andrew Jackson'un vaktiyle karısının anısına diktiği manolya ağacının altında kabine üyeleriyle buluşurdu. Bir yan dan memleket sorunları hakkında bilgi alır, bir yandan da iri, ağır bir jimnastik topuyla oynardı. Başkanlık se çimlerini izleyen ilk aylarda, başlıca derdi Capone'du. elindeki sekiz kiloluk topu atarken, «Ne oldu o iş?» diye sorardı, Maliye Bakanı andrew Mellon'a. «o Capone denilen paat herifi yakalayabildiniz paat mi?» Spor saati sona erip de, bakanlardan ayrılırken yeni den hatırlatırdı: «Unutmayın, o Capone denilen heri fin deliğe tıkılmasını istiyorum.»

869/1242

Bir süre önce, Capone aleyhine ne şehir, ne de eyalet yetkililerinin harekete geçme niyetinde olma dıklarına aklı yatan bir gurup vatandaş, Chicago daly News gazetesi yayıncısı Frank knox'un başkanlığın da Beyaz Saray'a kadar giderek, işe Hoover'in el koy masını rica etmişlerdi. Capone'un faaliyetleri arasın da, federal yetkililerin kovuşturma alanına girebile cek yalnızca iki şey vardı: içki dağıtımı ve vergi ga çakçılığı. Ömründe bir tek kez bile vergi beyanname si doldurmamıştı gangster. knox ve arkadaşlarının ri cası üzerine, iki yandan saldırıya girişildi. doğrudan doğruya adalet Bakanlığına bağlı olan elıot Ness ile ekibi Capone'u mali bakımdan yıkma çabalarını sür-403 dürürken, Ulusal Vergi dairesi ajanları da onu hapse göndermenin yollarını arıyorlardı. içki Yasağının doğru uygulanabilmesi için neden özel bir ekip kurulmuştu? Çünkü, yedi

870/1242

yıldır Maliye Bakanlığına bağlı olarak çalışan asıl içki Yasağını Uy gulama ekibinin güvenlik işlerinden hiç anlamayan, düşük ücretli üyeleri kadar kolay satın alınabilen hü kümet görevlileri, A.B.D. tarihinde görülmemişti da ha. Bu yüzden, adalet Bakanlığının özel bir ekip kur masına karar verildi; başına, Chicago Üniversitesi mezunlarından, yirmi altı yaşındaki eliot Ness geti rildi. Ness, ekibinin üyelerini seçmeden önce, Butün ajanların dosyalarını gözden geçirdi, kendi deyimiy le, «hiç bir açığı, hiç bir zayıf noktası» olmayan adam lar aradı. Sonunda, hepsi de otuzundan küçük olan, de ğişik alanlarda (nişancılık, kamyon şoförlüğü, telefon dinleme işleri, vb.) uzman sayılabilecek dokuz kişiyi seçti. Yıllar sonra yayınlanan bir kitap ve kitaptan uygulanan bir seri televizyon oyununda, dokUNUl MaZlar adı altında ün salan bu adamların yaptıkları işler aşırı melodramatik bir biçimde kamuoyuna anla tıldı.

871/1242

«dokunulmazlar» adını sözde bu ekibe yeraltı çevreleri takmıştı hiç rüşvet yemedikleri, tehditlere papuç bırakmadıkları için... ancak, yıllar sonra an latılanlar, gerçeğe hiç de uygun değildi. Capone'un oldukça ağır mali zararlara uğramasına yol açtılar, Vol stead kanununa aykırı davrandığını ortaya koyan bir çok delil topladılar; ama, Ness'in sonradan iddia et tiği gibi, ne yirmi binden fazla içki satan lokali bu lunan Chicago'yu kuruttular, ne de Capone'un yıkı mına sebep oldular. Ness kendi kendinin reklamını yapmağa bayılırdı. Bu yüzden, her türlü baskın hare katını önceden basına bildirir; çoğu kez, ekibiyle bir likte Capone'a ait yerlerden birini basmağa geldiğin de, gazete fotoğrafçıları ondan önce gelmiş olurdu. Pek tabii ki, baskının gerektiği kadar etkili olabilme-404 sini önlerdi bu durum. Buna karşılık, vergi dairesi a janları öylesine gizli ve etkili çalışıyorlardı ki, arala rından biri gangster pozuna

872/1242

girip, kendisini Capone'a yutturabilmiş, şebeke üyesi olmuştu. Vergi dairesinde Capone hakkında açılan soruş turmayı Cumhurbaşkanı Hoover başlatmamıştı; ama bu soruşturmanın çok hızlı ilerleyebilmesi için elinden geleni yaptı. daha 1927 yılında, Ulusal Vergi daire si Uygulatma Burosu şefi elmer l. ırey, gangsterlere karşı kullanılabilecek önemli bir silah geçirmişti eli ne. o yıl, Manley Sullivan adlı bir içki yapım ve da ğıtımcısı, kanunsuz yollarla kazandığı paralar üzerin den gelir vergisi ödemediği için hüküm giymişti. Gangster, kanunsuz kazançlar üzerinden vergi öde nemeyeceği, bu kazançları belirten bir vergi beyan namesi doldurmanın ise, anayasanın beşinci madde sine göre kişinin kendi kendisini suçlaması anlamı na geleceği gerekçesiyle Yüksek Temyiz Mahkemesi ne başvurmuştu. Yüksek Mahkeme Manley Sullivan'ın aleyhine karar verdi; «bir işin kanunsuz olması, o işten edinilen

873/1242

kazançların vergiye tabi olmayacağı an lamına gelmez,» deniliyordu kararda. kişinin kendi ken disini suçlamağa zorlanmayacağı konusunda ise, «ki şinin suç işleyerek para kazandığı için devlet ve eya lete olan vergi borçlarını ödemekten kaçınması, ana yasanın beşinci maddesi kapsamına giremez. Beşin ci Maddeyi bu biçimde yorumlamak, biraz ileri gitmek olur» denmişti. ırey, işte bu silahı, ilk olarak Chicagolu gang krallarına karşı kullanmağa karar verdi. ilkin Terry Druggan ile Frankie Lake'in sahibi oldukları Standard içki şirketi'ne el attı. Vergi dairesi, 1922-1924 yılları arasında ödenmemiş vergileri saptayarak, 615,917,83 doların hemen ödenmesi gerektiğini tebliğ etmişti zaten. druggen ile Lake bu tebligata aldırış etmedi-405 ler Ta ki, Yüksek Mahkeme ünlü kararını verene ka dar... o zaman etekleri tutuştu; elli bin dolarlık bir uzlaşma teklif ettiler. Bu

874/1242

teklifle birlikte gelir ve gi der durumlarını gösteren bir de beyanname sundu lar. Vergi dairesi uzlaşmayı reddetti. Bu yetmiyormuş gibi, ırey özel bir ekip kurarak başına Frank J. Wil son'u getirdi; bu ekibi vergi beyannamesinin doğru luk derecesini araştırmakla görevlendirdi. Bir zaman lar Buffolo'da emlak komisyonculuğu yapan, suskun, asık suratlı, dudakları arasından purosu eksik olma yan Wilson'un «terlediğinde gövdesinden buzlu su çık tığı» söylenir. daha sonra, A.B.D. Gizli Servis şefi olmuştur. 1927 yılında, Washington'da bir dans okulun da tanıştığı Judıth Barbaux adında bir kızla evlenmiş ti. kızın babası adalet Bakanlığında memurdu. Vergi dairesince kurulan özel ekipte görev almak için, ge çici olarak Chicago'ya gelmişti. ekibin yaptığı araş tırmalar sonucunda, Druggan ile Lake'in sahip olduk ları apartman binasından, beş

875/1242

yarış atından, Cadillac ve rollsroyce'ıarından, çiftliklerinden ve çeşitli baş ka emlaklerinden vergi beyannamesinde hiç söz et medikleri ortaya çıktı. 1928 yılı mart ayında, vergi be yannamesi doldurmamak suçundan, 1929 yılı kasım a çıldı haklarında. Her iki davada da suçlu olduklarını kabul ettiler. Birtakım hukuki oyunlar sayesinde, 1932 yılına kadar uzattılar duruşmaları. Sonunda, Federal Yargıç Wılkerson, Druggan'a iki buçuk yıl, Lake'e de on sekiz ay ağır hapis cezası vererek, iki adamı lea venworth Cezaevine kapattırdı. iki davanın açılışın dan kısa bir süre sonra, Frank Wilson, Baltimore Vergi Bölgesi Baş ajanlığına getirildi. Bundan sonra, dikkatini Ralph Capone'a çevirdi ırey. Özel ajanlarının geliştirdikleri soruşturmayı, Capone kardeşlerle girişeceği asıl büyük savaşa bir ha zırlık, bir çeşit genel prova olarak görmekteydi. Ralph kardeşi

876/1242

kadar kurnaz, kardeşi kadar öngörü sahibi de-406 ğildi. Gereksiz ve aşırı açgözlülüğünden dolayı araş tırmacıların işini kolaylaştırdı. Vergi dairesi, soruştur ma açılmazdan önce eski vergi borçlarını ödemeği ka bul edenler hakkında dava açmazdı genellikle. Chica go Vergi dairesinde, aşırı hevesli bir delikanlı çalış maktaydı. adı eddıe Waters olan bu genç, her fırsat ta gangsterlere nutuk çeker, hükümetten para kaçır manın ne kötü, ne zararlı bir iş olduğunu anlatır du rurdu. Üç yıl boyunca Ralph Capone'un peşinde do laştı eddıe. Sonunda gangsteri vergi ödemeğe razı et ti. Yıl 1926 idi. Ralph beyanname doldurmağa bile ü şendiğinden, o işi de üzerine aldı Waters. Yalnızca gerekli rakamları istedi. Buna karşılık Ralph, 1922 1925 yılları arasında yetmiş bin dolar brüt gelir sağ

877/1242

ladığını söyledi. Gerçek kazancının çok altındaydı bu tabii; ama Waters buna göre hazırladığı beyanname yi, 4,065,75 dolar vergi borcu olduğu saptandı buna göre. Ralph beyannameyi imzaladı. Ve imzalamaktan öteye gitmedi... Yüz binlerce dolar kazanmış olduğu halde, bu ufacık vergi borcunu ödemeğe bir türlü gön lü razı olmadı. ocak ayında, Vergi dairesi icraya başvurarak, Ralph'ın mallarına haciz koyma emri çıkarttı. Hala açgözlülüğü elden bırakmamış olan Ralph, vergi dai resine koşarak çok yoksul düştüğünü, dört bin dolar lık borcunu ödeyecek durumda olmadığını ileri sürdü. Hükümet bin dolara uzlaşmayı kabul ederse, ne yapıp yapıp bu parayı borç alacağını, vergi dairesine öde yeceğini sözlerine ekledi. Yanında götürdüğü avukatı, «Müvekkilinin son aylar içinde hastalanan ve ölen ya rış atları yüzünden büyük zarara uğramıştır,» diye a çıkladı. «ayrıca bu yıl kumarda da çok para

878/1242

kaybet ti. Gelirinin hemen tümünü de bu atları adam etmek için harcamaktadır.» ırey de böyle aptalca bir yalan umuyordu zaten. Chicago Vergi dairesi şef ajanı Arthur P. Madden’e 407 bu yalanı ortaya çıkartmasını emretti. Madden, en ba şarılı ajanlarından ikisini bu işe memur etti. ajanlar dan biri, serseri görünüşünün ardında büyük bir zeka saklayan, üstelik Capone'un sahip olduğu ya da kont rolü altında olan işletmeler konusunda ansiklopedik bilgilere sahip olan archie Martin; öteki de isveç asıl lı, gerçek bir matematik dehası olan Nels e. Tessem adlı ince, uzun delikanlıydı. Ralph hakkında soruş turma açıldığını öğrenince, uzlaşma teklifini iki bin beş yüz dolara yükseltti.

879/1242

Hükümet bunu da kabul et meyince, asıl borcunu ödemeğe kalktı. ama artık çok geç olmuştu. Hükümet Ralph'ın uzlaşma teklifini geri çevirmez den kısa bir süre önce, mahalli polis, Cicero'da Capone şebekesi tarafından işletilen kumarhanelerden birini, SubWay'i, basmıştı. Burada elegeçen, ve doğru dan doğruya Vergi dairesi ajanlarına yollanan defter lere göre, kumarhanenin görünüşteki sahibi oliver el lis adında biriydi. kumarhanenin asıl sahibi olduğu ya lanında direnirse, hakkında vergi soruşturması açıla cağını öğrenen eııis, kendi yakasını kurtarmak ama cıyla, Pinkert State Bankasında, takma adlı bir hesap açtırmış olduğunu itiraf etti. Tassem, bu hesap dos yasındaki ödenmiş çekleri incelemeğe koyuldu. James Carroll adına ödenmiş 3,200 dolarlık bir çek buldu bunların arasında. Tassem, bu Carroll adlı kişinin de Bankada

880/1242

bir zamanlar hesabı olduğunu, ancak sonra dan kapandığını öğrendi. eııis, Carrol'un kim olduğu nu açıklamağa korkuyordu; banka yetkilileri ise Car roll'u tanımadıklarını söylediler. Bunun üzerine ban kayı alt üst etti Tassem. Bir ipucu bulunana kadar bin lerce dosya inceledi. Sonunda şu bulguları elde etti: Carroll'un hesap açarken yatırdığı para ile James Car ter'in hesabını kapadığı gün çektiği paranın tutarı aynı idi. Bundan başka Carter hesabı açıldığı gün ya tırılan para ile, James Costello adında birinin hesa 408 bını kapatırken çektiği paranın tutarı da aynıydı. Tas sem'in cin gözleri, bu değişik hesaplar arasında bir benzerlik daha yakaladı: çeşitli zamanlarda yatırılan tutarların çoğunluğu, 55'e bölünebilecek sayılardı. o sırada, bir fıçı biranın toptan fiyatı 55 dolardı. Bu biçimde, birbirine bağlı olarak görünen ban ka hesapları dizisi daha da gerilere

Carroll. Harry ro berts. Ve bu ilk hesap sahibinin adı Ralph Capone'du. Söz konusu hesap kapa tılırken bankada kalmış olan tutar. en sonunda. 1925 den 1929 yılına kadar bu hesaplar serisinden seksen bir dolar dan fazla para geçmişti. . gelirin saklamak için kullandığı takma adlar dı. roberts ve Whıte gerçek kişiler değil. Carter. «James Carter» in hesabında yirmi beş bin dolar vardı. Harry Whıte'ın he sabına aktarılmıştı. bir daha bankaya adımını atmamıştı. Buro hademesine benze yen bir genç. Cos tello. demek oluyordu ki. Capone. Ralph Capone'un. Ralph Capone 1925 yılında hesap açtırdıktan sonra. 27 ekim 1925 de kapatıl mış bir hesaba dayanıyordu.881/1242 gidiyor. Harry Whıte adındaki kişilerin hesaplarını da içine alarak. yoksulluktan vergi borcu ödeyemeyecek durumda olduğunu ileri sürdüğü gün. Banka yetkililerinin anlattıklarına göre.

Bunlardan çoğu. meyhaneciler. Capone hakkında yedi ayrı suçtan dava açılma sına karar verdi. çekleri yazıp imzalayanın Ralph Capone olduğunu belirttiler. büyük jüri.882/1242 yanında kısa boylu şişman. vb. 1929 yı lı ekim ayında toplanan büyük jüriye sunuldu. Martin ile Tessem. Sanığa atfedilen yedinci suç. buğday be nizli bir adamla birlikte gelirdi para yatırmağa. daha sonra. Butün bu deliller. çeklerin yazılmış olduğu kişileri bir mücev herci. çeşitli satıcılar. banka yetkili leri bu kuşkuyu doğruladılar. Bu ta nımlama. beş hesaptan ödenmiş çeklerden bazılarını alarak. Ralph'in fedailerinden Tony arresso'ya uyu yordu. dolaştılar. Lincoln 409 . Polisteki resimler gösterilince.

önemli önem li bir boks maçı seyretmek üzere spor salonuna giren Ralph Capone. otuz beş bin dolar kefalet ödeyerek ser best kaldı. altı aylık bir oyalamadan sonra Yargıç Wılkerson un karşısına çıkarıldı Ralph Capone. on bin dolar para cezası ve üç yıl hapis cezasına çarp tırıldı. . ve şebekenin avukatlar ordusuna. savaş spekülatörlerini cezalandırmak için çıkarılan bu kanuna göre. duruş mayı geciktirmek için ne gerekiyorsa yapılması em redildi. 8 ekim günü. özel ajan Clarance Converse tarafından tutuklandı. Suçlu bulunarak. avukatlarının temyizde kendisini kurtaracaklarından emindi. hemen hemen hiç kullanılmayan bir kanuna dayanıyordu. ertesi gün. iç Savaşın hemen ardından.883/1242 zamanından kalma. en ön sıradaki yerine doğru ilerlerken. «Hiç bir şey anlamadım bu işten» diye mırıldan dı şaşkın şaşkın. işlenilen suç «hükümeti aldatmak ya da dolandırmağa çalışmak» dı.

kestiği kestik olmuş. ayrıca. hakkında kanuni kovuşturma açılmadan bor cunu ödemesi gerektiğini söylemişlerdi kendisine kuş kusuz. Çünkü bir akşam yemekte. Ralph hakkında dava açılınca kendine gelmiş.884/1242 Başlangıçta al Capone da bir şey anlamıyordu o lanlardan. ya nındakilere «o gelir vergisi kanunu laftan ibaret. Yüksek Mahkeme kararından ken disine söz etmiş olsalar bile. ca nım. Hükümet kanunsuz kazançlardan kanuni vergi toplayabilir miymiş hiç?» dediği işitilmişti.hükümete borçlu çıkıyor ve bu borcu ödemediği için ceza yemek durumuna düşü yordu? avukatları. buna pek kulak asmamış olduğu anlaşılıyordu. derken. Phila delphia'dan döner dönmez. astığı astık. Washington'un . tür lü cinayetler işlemiş ve hiç bir ceza görmemişti de. on yıllık yağma dönemi boyunca krallar gibi yaşamış. ama bu söylenenlere de aldırmamıştı. a vukatları. şimdi nasıl oluyordu da .

Bunun üzerine. Ship'in ve bu arada birçok Capone kumarhanesinin da ha. Dunbar adında birine iki yüz elli bin dolar tutarında vezne çekleri yazılmıştı: Tessem. ries böceklerden . bankanın eski veznedarlarından bi ri. eski kasiyeriydi ries. bu Dunbar'ın nasıl bir a dam olduğun sorduğunda Baş Veznedar belirli bir bil gi vermekten kaçındı (sonradan öğrenildiğine göre. J. Dunbar'dan haftada 15 dolar bahşiş alıyordu kendi si). 1927 ile 1929 yılları arasında. 410 lawrence P. hakkında ilginç bir bilgi daha verdi eski veznedar. V. konuşmağa hevesli başka bir ta nık buldu Tessem. Bu adam. Mattingly'i tutmuştu.885/1242 en ünlü ver gi avukatı. Dunbar'ın asıl adının Fred ries olduğunu söyledi. bankaya torbalar içinde geti rirdi paraları. Vergi kaçıran Capone'cuların yakalanması için sayısız ipuçları sağlayan bir altın madeniydi Pinkert State Bankası.

ries'in kapısını çaldıklarında mektubu okumakla meşguldü kendisi. Capone şebekesine sokulan gammazlardan birin den. Metinden anla şıldığına göre. sonra da St. Yolda ries hiç durmadan hayatında Pinkert Bankasının adı nı . ries'in St. para torbalarının içinden bir ha mam böceği çıkmış. şimdi de Meksika'ya gitmesi isteniyordu. Guzik. Wilson ile Tessem bir arabaya atlayıp oraya gittiler. louis'ye gidip saklanması için ries'e para vermektey di. adam korkudan sapsarı kesilmiş ti. Mektup.886/1242 müthiş korku yordu. louis'ye taşındığı öğrenildi. adamın asıl adına mektup gelebileceği umuduyla. posta müdürlü ğü yetkililerinden yardım istediler. önce Mİami'ye. Bir keresinde. ajan lar ries'i aldıkları gibi lllinois'ye götürdüler. Çok geçmeden ri es e bir express mektup geldi. ajanlar postacıyı izle diler. Jake Guzik'in kayınbirade ri louıs lipschutz'dan gelmekteydi.

ufak bir tutukevine tıktı. geçen üç yıl için gösterdiği gelir tutarı. Wilson'u ikinci görüşünde.887/1242 bile işitmemiş olduğunu. 3 ekimde verildi karar. ama. ries'in aşırı böcek korkusunu hatırlayarak. Guzik. her şeyden çok ries'in tanıklığına dayanarak Guzik hakkında dava açıl masına karar verdi.. gerçek .» Geceyarısı toplanan bir büyük jüri. «o vezne çekleri konusun da istediğiniz bilgiyi vermeğe hazırım. dört gün dayanabildi ries.» diye yakındı. ömründe Cicero'ya adım atmadığını söyledi durdu.. hücrelerde böceklerin kol-411 gezdiklerinden kuşkusu yoktu. Capone'ıar gibi beyanname doldurmamış değildi. ama Tanrı aş kına kurtarın beni bu mendebur hayvanlardan. «Tahta kuruları yedi bitirdi beni. adamı danville'de eski püskü. Wilson.

» «Başka patronlar da var mıydı?» «al Capone. savcı ries'e sordu: «Patronun kimdi?» «Ben doğrudan doğruya Jack (bazı kişiler böyle derdi ona) Guzik'e bağlıydım.» . yirmi beş ile otuz bin civarın da.» «kumarhanenin para kaybettiğine hiç tanık oldu nuz mu?» «olmadım.» «Bir kumarhanenin ortalama net kazancı ne ka dardı?» «işler iyi giderse. 12 kasım günü başlayan duruşmada. Ralph Capone ve Frank Nitti.888/1242 ka zancından dokuz yüz seksen bin dolar daha azdı.

Federal büyük jüri tarafından hakkında dava açı lan üçüncü önemli şebeke üyesi Frank Nitti oldu. 18 kasımda hüküm gi yen Jake Guzik. arkasında Jake Guzik'in imzası bulunan yüz on dört bin dolarlı ğını delil olarak ortaya koydu.» iddia makamı. bunları. Jack'ın şoförü Bobbie Barton'a verirdim. on bin dolar para ve on sekiz ay hapis cezası aldı.889/1242 «kazandığınız paraları ne yapardınız?» «Vezne çekleri satın alır. söz konusu çeklerden. on yedi bin beş yüz dolar para cezası ile beş yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. emir öyleydi. . 20 aralıkta yapılan duruşmasında yüz elli sekiz bin sekiz 412 yüz yirmi üç dolar tutarında vergi kaçırdığını kabul ederek.

duruşmadan önce. gerektiği zaman geri getirilmesi. Gizli altılar yardım el lerini uzattılar. .890/1242 Bundan sonra Wilson'un en büyük derdi. ries'in Güney amerika'ya gönderilip.. tanığın korunması için hükümetin harcama fonu yoktu. al Capone'un kendisine ayrılan Sı (Special ınves tigation) (*) 7085 F numaralı dosyaya yapılan ilk kayıtlar. Mİami böl gesi özel ajanı Charles W. ilerde kullanmak üzere ries'in sağ kalmasını sağlamaktı. yanına da bir fede ral ajan katılması için on bin dolar bağışladılar. derken.. şunları yazmıştı ırey'e: . daha 1928 yılının son baharında. Clarke. Butün kamu kayıtlarını gözden geçirdim ve Palm Island'daki evin satın alınışı konusunda ge reken bilgileri elde ettim... Butün öteki soruşturmalardan daha eski ta rihliydi.

ihbarcı banka.891/1242 Mİami Beach Bankasının Butün havale def terlerini bir bir inceleyerek. bu banka yoluyla Capone'a gönderilmiş olan Butün paraların listesini çıkardım. Postayla gönderilmiş ve Capone tarafından imzalanmış 1500 dolarlık bir havaleyi bozdurmak istemişmiş.) 413 . Mİami Beach Bankası nın bir kere kendilerine gelip.. Bu bilgiler başka bir bankanın verdiği ipucu sayesinde elde edildi. işe karışmayacağını bildirerek havaleyi ödemeyi reddetmiş. (Ç. bu banka. Başka şehir bankalarından aktarılan ha valeleri incelemem hem güç hem de çok uzun ve (*) Özel Soruşturma.. ancak.N. kayıtları arasında Mi ami Beach Bankası ile ilgili bir not bulup bana ha ber verdiler. elimde bu ipucuyla Mİami Beach Ban kasına gittimse de önce defterlerini göstermek is temediler.

.. William Hodgıns. gangsterler kralı hakkındaki soruşturma başlayalı bir kaç ay olmuştu. James N. arria önce Polis Müdürünün sorgu ya çekmesini istedim. Böylece. Frank Wilson'u Baltımore'dan geri çağıran ırey. Sullıvan (New Haven Burosundan ge tirtildi) . Wıl son. Clarance Con verse. ama sonunda gerekli bilgileri el de edebildim. Burada oturduğu süreler. Nels Tessem.892/1242 sıkıcı bir iş oldu. onu yeniden Chicago Burosuna atadı. Capone müthiş para harcarmış. Maliye Bakanı Mellon jimnastik topu oyunu dönüşü. 1929 yılı ocak ayında.. Parker Henderson un da bildiklerini söyleyece ğini sanıyorum. ve istediği yardımcıları seçmekte serbest bıraktı.. bakalım güzellikle söylemeği kabul edecek mi. Cumhurbaşka nının Capone ile ilgili emirlerini ırey'e ilettiğinde.

kapkara saçları. Bir tek çocukları olmuş. aslında. dostluk dolu bir gü lümseyişi vardı. italyan. yuvarlak göğüslü. Mıke gizli servise girdi. Mesleği Bu tün hayatı oldu. 100 ki loluk güçlü bir adamdı. Yu nanlı. Malone'un serviste bulunan en üs tün gizli ajan olduğu kanısmdaydım. Başka her şeyle ilgisini kesmişti sanki. Malone'u aldı yanına. Bu olaydan sonra karısıyla arasın da bir yabancılaşma oldu. kendisini tedavi eden hemşireyle evlenmişti. hala da aynı kanıdayım. kahverengi gözleri. Birinci dünya Savaşı sırasında bir uçak kazasında yaralanmış. ya da işte ne gerekiyorsa o favalara Burüne bilirdi. duruma göre. Jersey City'de doğmuş bir «kara irlandalı»ydı. parıl parıl. Yıllar son ra.76 boyunda. keskin. Malone arkadaşlarının deyimiyle esrarlı Mıke Malone hakkında şu satırları yazacaktı Wilson: o zamanlar. kü çük kız üç yaşındayken bir kamyon tarafından ezi lerek ölmüştü. . Yahudi. 1.893/1242 ve Mıchael F.

Birinci yöntemde. aldığı her şeye nakit para ödemişti. ne çek ne makbuz. kendi adına emlak satın almamış.894/1242 414 Wilson'un yapmak zorunda olduğu iş. ağabeyi Ralph gibi davranmamış. do laylı ve önemsiz delillere dayanan iki yöntem kulla nırdı vergi dairesi. vergi borçlusunun hayat standardı. hiç bir za man bankada hesap açtırmamış. Gelirlerini gizleyen vergi borçlarını yakalayabilmek için. beş bin dolara kadar olan gelirler vergiden muaftı) gerçek brüt gelirinin ne olduğunu öğrenmekti. ne fatura imzala mış. Çünkü Capone. Bunlardan biri kişinin «net değeri» öteki ise «net sarfiyatı» ile ilgiliydi. Capone'un beş bin doları aşan (o sırada. Vergi beyannamesi doldur madığı yıllar süresince gangsterin ne kazandığını öğ renmek dünyanın en güç işlerinden biriydi. hayatında görülen çeşitli zenginlik belirtileri .

ve bu artışın vergiye tabi olduğunu ileri sürerdi. Capone'un sahip olduğu malların bir listesini de ha zırladılar. emlak ko misyoncusu. otel. günlük masrafları aynı biçimde incelenir ve aynı öl çüye göre değerlendirilirdi. Bu varlık belir tileri ve yüksek hayat standardının yanısıra gösteri len gelir birkaç bin dolardan ibaretse. ve Capone'un alış veriş etmiş ola bileceği daha birçok yer dolaşarak. söz konusu kişinin «net değeri» nin açıklamadığı bir miktarda artmış olduğuna karar verir. Capone'un durumunu araş tıranlar her iki yöntemi de uyguladılar. vergi borçlusunun toplu varlığından ayrı olarak. Chicago'da iki ayrı mobilyacıdan . 1926 1929 yılları arasında çeşitli mal ve hizmetler için harcamış ol duğu paraların sınırlı bir listesini çıkardılar. Vergi dairesi.895/1242 incelenirdi. Chicago ve Mİami'de bir sürü dükkan. ikinci yöntemde ise. ayrıca.

karyola ve halı satın almış tı. Gene Chicagolu iki mücevherci. mendilleri. Palm Island'daki ve Lexington otelin deki odalarını döşemek için yirmi altı bin dolarlık kol tuk. kışlık flanel çamaşırları ki bunların he men hepsini Marshall Field şirketinden satın alıyordu nın toplam fiyatı yedi bin doları buluyordu. Tabanca cepleri pekiştiril miş. Chicago'daki otel hesabı. fanilaları. kanape. kolalı tak ma yakaları. masa. ısmarlama kostümleri. dempsey Tunney boks maçının yapıldığı gece. iç donları. markalı ipek gömlekleri. haftada bin iki yüz ile bin beş yüz dolar arasındaydı. pijamaları.896/1242 Prairie Caddesindeki. üç bin dolar masraf ya parak . Bir kere sinde dan Serritella'ya armağan olarak tanesi 135 do lardan tam on kostüm birden satın almıştı Marshall Field'den. altın kaplamalı bir yemek takımı ve çeşitli takılar bu arada otuz tane elmaslı kemer tokası satmışlardı. yatak. yirmi bin dolar de-415 ğerinde gümüş çatal kaşık.

bir kayıkhane ve ikinci bir garaj yaptırmak için on sekiz bin dolar harcamıştı. yatak örtüsü ve döşeme ku maşları (3. Telefon harcamaları otuz do kuz bin doları bulmuştu. Beş bin beş yüz dolar ödeye rek satın aldığı 1924 model MacFarland arabasını ge ri vererek. toplam yüz altmış beş bin dolar lık vergiye tabi gelir çıkardılar ortaya. Wilson bu kadarcıkla yetinmek niyetinde değildi. Palm Island'daki evi satın alırken ödediği kırk bin do lardan başka. kanundışı kaynaklardan Capone'un cebine akan mil yonların yanında devede . iki yeni rıhtım. yatak çarşafları.897/1242 bir parti vermişti. kristal bardak takımları. bunun yanısıra bir de beş bin dolar değerinde Lincoln almış tı. Mİami'deki harcamalarının listesini ise Özel ajan Clarke çıkarmıştı: Perde. et ve tavuk (günde 20 25 dolar).225 dolar).000 dolar). Vergi dairesi ajanları. yerine daha pahalı bir araba almış. mutfak malzemesi (800 dolar). doktor masrafları (2.

net değer net sarfiyat ilkelerinin. genelevleri incelemeğe kesinleşti). damıtma atelyeleri. sanığın ka nunen mahkum edilmesine yol açıp açamayacağı he nüz kesin değildi. (Bu ilkelerin kanuniliği ancak 1954 yılında. Yüksek Mahkemenin verdiği dört mahkûmiyet^ kararından sonra hurbaşkanı Hoover'416 ın Capone için öngördüğü ağır cezayı sağlayabilmek için. New Haven Burosundan ödünç alınmış olan Özel ajan Sullıvan. bunların gerçek sahibi olduğunu ortaya koymak gerekiyordu. ku marhaneleri ve genelevleri ile direkt ilişkisini ispatla mak. Üs telik.898/1242 kulak kalıyordu bu para. Cum- . gangsterin bira fabrikaları.

elli yaşlarında bir kadını gözüne kestirdi. aralarından konuşma ğa en yatkın görünenini seçmeğe karar verdi. gelen kızları incelemeğe. Harlem ınn'de yapılan bir baskından sonra. Bu yüzden. kızları serbest bırakmazdan önce jüri kar şısına çıkartıyordu. kızlardan bazılarını gizlice konuşulabile ceğini düşündü. gangsterler dünyasının çeşitli yönleri üze rinde soruşturma açmıştı. ajan yanılma mıştı. Mahal li polis. federal bir büyük jüri. .899/1242 koyuldu. Cumartesi geceleri Federal Binaya gidip. Sulli van'ın Chicago'da geçirdiği ilk aylarda. baskın yapardı genelevlere en hareketli gece olduğu için. fahişelik mesle ğinin son yıllarını yaşıyordu zaten. kızlar ifade vermeğe kor kuyorlardı. ancak. adının «reigh Count» olduğunu söyleyen bu kadın. cumartesi gece leri polis. gençlikle cumartesi gecesi. her yanı dökülen. Sullivan'ın düşün cesine göre kolayca ihbarcı olabilirdi. Sullıvan. biraz da para verse. biraz yakınlık gösterse.

kimseye bakmıyordu. oldukça büyük paralar koyarak zar oyu nuna katıldı birkaç kez. her gün saatlerce lobide oturup gazete okuyor.900/1242 kadın. Capone'un herkes ten . Sonunda. kimseyle konuşmuyor. Phıl D’andrea'nın ya nındaki 724 numaralı odada kalmaktaydı. Lexington oteline Chicagolular kale adını takmışlardı buraya yeni bir müşteri gelmişti. Başlıca merakının 417 kumar olduğu anlaşılıyordu ve Lexington'da kumardan bol şey yoktu. Bu arada. haftada elli dolar karşılığında normal kazancının yanında bir servet demekti bu onun için Sullivan'ın hesabına çalışmağa başladı. beyaz şapka. kareli ceketler ve mor gömlekler giyiyordu. italyan şivesiyle konuşan kara saçlı yabancı. lepito. otelin defterine adını ve adresini şöyle yazmıştı: Mıchael lepito Phıladelphıa.

onun kanundan saklanan bir haydut olduğu kanısına vardı. Günlerden bir gün. Bu nun üzerine Speringa. Özel poker oyunlarına bile katılma sına izin verdiler. artık yemeklerini de köşe başında ki New Florence . Bundan birkaç gün sonra da.» diye karşılık verdi yabancı. anlaşılmaz yeraltı argosuyla doluydu. Philadelphia'nın Wana makers mağazasından alınmıştı. «Sesimi kısıyorum. Mektuplarını açtılar. soygunculuk suçundan a randığını itiraf etti. Phı ladelphıa polisi tarafından. lepito' nun yolunu kesti ve Chicago'da ne iş yaptığını sordu. Capone'un adamlarından Mıchael Speringa. Yabancının odasını da aradılar.901/1242 kuşkulanan muhafızları adamın kimliğini araştır mağa koyuldular. içkileri lepito ısmarladı ve bu arada. Hepsi de Phı ladelphıa damgalı olan mektuplar. Gö ze batıcı kostümlerinin hepsi. Birkaç gün sonra Spe ringa yabancıya bir içki ısmarladı. Çete üyeleri lepito'yu tuttular ve ahpap oldular.

kimse tarafından gözlenmediğini bildiği sıralar da Frank Wilson'a telefon ediyordu. doğ rudan doğruya Capone ve gizli gelir kaynaklarıyla il gili elle tutulur deliller bulunamamıştı hala. Her iki ajan. ama. Sullıvan. çete üyelerini en rahat. Gizli ajan böylece. . Malone ile Sullıvan çok değerli bilgiler sağladılar Wilson'a. Capone'un işlettiği genelevler hakkında reıgh Count adlı kadından bir sürü ayrıntılı bilgi aldı. Lexington otelinde. Capone. yabancının asıl adı buydu) yalnız kal dığı.902/1242 lokantasında birlikte yiyorlardı. Mıke Malone (evet. en tabii anlarında görmek fırsatını buldu. Guzik ile Nitti aleyhine hazırlanan vergi kaçakçılığı dosyalarına da önemli katkılarda bulundular. Frank Nitti'nin yaş günü şerefine verdiği partiye Malone lepito'yu da çağırdı.

Bir yıldan fazla geçti böylece. Cicero'da aylar ca şurayı burayı gezdi. Chicago'nun güney kesiminde.903/1242 Soruşturma Sheridan 418 boyunca. gözlerini dört açıp. Capone'a ait yerlere ait en ufak bir delil. Boşuna.» . Yüzlerce banka ve kredi acentası do laşarak. karısıyla birlikte Plaza otelinde kalan ve Federal Mahkemeler Binasın da bir ofiste çalışan Wilson da bu konuda fazla bir bil gi edinememişti. kulaklarını. ya da mey hane ve kumarhanelerde kazanılan paranın nasıl Capone'un cebine aktarıldığına dair ipuçları bulmak için uğraştı. Yaptıklarını özetleyen bir rapor yolladı ırey'e. Capone ile ilgili mali işlemlerin kayıtlarını aradı. «Beklenmedik güçlüklerle karşılaşmaktayız.

Capone örgütünün sık sık gittiği lokallerde tanık yakalamak konusunda uzun çalışma lar yapıldı.. müvekkilinin . Gecelen. «Çünkü önemli tanıkların hepsi ya hü kümete karşı düşmanca bir tutum içindeler ve örgü tün liderlerini korumak için her türlü yalancı tanıklığı yapmağa hazırlar. Con verse ve Sullivan kendi hayatlarını tehlikeye atarak yaptılar bu çalışmaları.. kaçamak cevaplar veriyorlar. ya da Capone örgütünden öylesine korkuyorlar ki. Malone.» Nisan ayında. Bu tanıkları bulmak ve tebligat yapmak için kendilerini sokaklar da. kısacası hü kümetin kendilerini tanık olarak kullanmasını engelle mek için ellerinden geleni yapıyorlar. şehri terkediyorlar. Özel ajanlarımızdan Tessem. Wilson'a telefon ederek.. düpe düz yalan söylüyorlar.904/1242 diye yazı yordu raporda.. Cıcero otellerinde gece kulüplerinde ve çoğu kez türlü tuzaklar kurarak yakalamak gibi zorunluluklar kar şısındayız. Capone'un vergi avukatı Mattingly.

«kendisiyle konuşmak istiyorum. beyaz ipek bir mendil çıkararak ağzının kenarına dokundur . ayaklarında beyaz burunlu siyah 419 ayakkabılar vardı. mendil cebinden.» ayın on yedisinde geldiler. odada. yani elmas yüzük. gelir kaynakları hakkında da istenilen bilgiyi vereceğini söyledi. Her zaman taktığı mücevherler. Wilson un yanısıra. Sırtında kru vaze mavi bir ceket. Capone. Fedailer ordusunu Fede ral Binanın dış kapısında bıraktı Capone. Chicago Bölgesi Vergi ajanı Ralph Herrıck.905/1242 vergi borçları nı ödemeğe hazır olduğunu. Capone elini uzattı. William Hodgins ve bir stenograf bulunuyordu. ama Wilson bunu fark etmemiş gibi yaptı.» dedi Wilson. elmas kemer tokası ve elmaslı saat zin ciri. «Buraya getirin onu.» de di Wilson. «Tanıştığımıza memnun oldum Bay Capone. eksik değildi.

Bay Capone? def ter tutuyorsunuz her halde. . Capone'a döndü bu sefer: «Gelirinizi gösterecek ne gibi belgeleriniz var. Soruları sormağa Herrick başladı.» dedi Mattingly. her türlü sorunuza cevap vermeğe. «Bay Capone kendisini herhangi bir konuda suç lu gösterebilecek şeyler söylemek zorunda bırakılma dıkça.» dedi.» Sesi al çak ve saygılıydı. Herrick.. Hafif bir dağ çiçeği kokusu geldi Wilson'onburnu na.906/1242 du. kuşkusuz kullanılacaktır. hiç bir zaman defter tutmadım. burada konuşanlar arasında. . «Önce şunu söy liyeyim ki..» «Hayır. sizinle tam bir işbirliği yapmağa hazırdır. mahkemede aleyhinize delil olarak kullanılabilecek bir şey çıkar sa.

efendim. Bay Capone basit bir memurdan başka bir şey .. efendim. izin verirse niz. anladığım kadarıyla. John Torrip ki o da müvekkilimdir Bay Capone'un patronu durumunday-420 dı..» diye söze karıştı Mat tingly.» «açıklayayım.» «Başka türlü sorayım öyleyse.» «kaç yıldan beri yüksek gelir sahibisiniz?» «Hiç bir zaman yüksek gelir sahibi olduğumu söy leyemem.907/1242 «Bankalarda hesaplarınız var mı?» «Yok. o yıla kadar herhangi bir gelir söz konusu olamaz. 1926 yılına gelene kadar. Geliriniz. kaç yıl dan beri vergiye tabi olacak kadar yüksek?» «Bu soruya avukatım cevap versin.

» Soruşturmanın buradan ötesini Wilson aldı. «Sigara içmem. Capone bir avuç püro çıkarıp birini ikram etti.» dedi Wilson. vb. «Bu soruya cevap vermek istemiyorum. ve sordu: «Tapusu başkasının adına çıkarılan herhangi bir emlake para yatırdınız mı?» Bu soruya ve bunu izleyen hemen hemen Butün sorulara Capone'un karısının ya da akrabalarının banka hesapları var mıydı? Bankada özel kasaları var mıydı? Miami ye telgraf havalesiyle gönderilen para lar nereden geliyordu? Hawthorne köpek kulüBuyle bir mali ilişkisi var mıydı. verilen karşılık aynıy dı.» .908/1242 değildi o zamanlar. Bay Torrio ile Bay Capone'dan aldığım bilgi bu.

» de di.» diye söylendi sinirli sinirli. Wilson'a bir haber getirdi. «ama ben ne yapacağımı bilirim. sertleşiyordu. «aman Frank. Wilson» dedi son söz olarak.» Haziran ayında Mıke Malone. bir saattir kendisine ter döktüren adama dikti gözlerini. kapıdan çı karken de. «aman sağlığınıza dikkat edin. Hawthorne Smoke Shop'u işleten Frankie Pope ıle Capone arasında para konusunda büyük bir kavga olmuştu. «gerçekten dikkatli ol bundan böyle. Wilson?» diye sordu. öylece baktı bir sü re ve. Yalnız kaldıklarında Hodgins.909/1242 Capone' un sesi gittikçe yükseliyor. Bir aralık «Canıma okumak istiyor bunlar. «karınız nasıl.» Görüşmenin sonlarına doğru. Örgütün kendisine hala borçlu olduğunu id dia .

910/1242 eden Pope belki tanıklık etmeği kabul ederdi. Capone'a kimsenin bilmediği. Jake Lingle randevuya gelmedi. Tribune gazetesinin sahibi Albay Mc Cormick'i ziyaret ederek. . tahmin etmediği kadar yakın olduğunu söyledi. Chicago'daki çete faaliyetleri konusunda her kesten fazla bilgi sahibi olan gazeteci Jake Lingle'in 421 aynı zamanda. Lingle'i özel olarak sorguya çek mek istediğini bildirdi. sabah saat on birde Tribune idarehanesinde buluşmağa karar verdiler. Wilson. iki adamı ertesi gün görüştüreceğine dair söz verdi. Wıl son hemen harekete geçti. Gazetenin sahibi. her türlü yar dımı yapacağına. Ufak bir ipucu verdi yalnızca. 10 haziran günü. ama Pope kızgın olmasına rağmen fazla bir şey söylemedi.

Capone'un Palm Island'daki evine el koyarak. ONUR VERMENİZİ DİLERLER.» Vali ay rıca. şahsen bana telefon edin. elinizden geleni yapın.... Carlton. Flori da'da kalması imkansızdır. AL CAPON'UN Florida'ya gelmek üzere yola çık tığı haber alınmıştır.. ve Butün aklıbaşında Flo rida'lılara çağrıda bulunmuştu: . mahalli mahkeme görevlilerine. eyaletin altmış yedi şerifine yolladığı mesaja böyle başlamış. Yardımcı ekiplere ih tiyacınız olursa.» Vali doyle e. şöyle devam etmişti: «kendisini gördüğünüz anda tu tuklayabilmek için. kendisinin içeri girme sini önlemelerini emretmiş.911/1242 422 XX BAY VE BAYAN ALPHONSE CAPONE.

ancak. louis Cowan. Bunun üzerine. kanunsuz olarak evde içki bu lundurmaktı.912/1242 «bu milli tehlikeyi eya letimizden uzaklaştırmak. dava açılması gerekli görülme diğinden ertesi gün serbest bırakıldılar. dört bir yandan pro-423 . Sade Country şerifi Palm Island malikanesini bastı ve burada konuk olarak kalan beş kişiyi tutukladı. Albert ve John Caponş kardeşler. elinizden gelen her şeyi yapmanızı. Capone gelmezden önce. Jack Mc Gurn ve Frankie New ton'a isnat edilen suç. cürüm örgütlerinin gelişme sini önlemek için. güvenlik kuvvetlerine yardımcı olmanızı rica ediyo rum. Capone'un bölgede oturması na izin vermekle «çocuk bahçesine bir çıngıraklı yı lan salıvermek» arasında bir ayrılık olmadığını belirt mişti.» Mİami savcısı ise. Capone'un başka bir eyalete yerleşeceği söylen tileri çıktı ortaya.

hiç bir suçlunun bulunmadığı yöremize yerleşmeniz bize kıvanç vereceği gibi. burada karşılaşacağınız ko nukseverlik. şaşırtıcı bir çağrı geldi. Mektubunu şöyle bi tiriyordu evans: «Hemen hiç bir suçun işlenmediği. «yabancıların geçmişteki yaşan tıları yüzünden yargılanmayacakları» bir yerde otur manın güzelliğinden söz etmişti. herhangi bir de lil olmadığı halde şahsınıza atfedilmiş suçları unutma nıza. ama nedense buranın Ticaret odası Başkanı dan owens durduğu yerde gangstere bir mektup yazarak vaktiyle Cumhurbaşka nı Coolidge'in ziyaret ederek sihrine kapıldığı Black Hılls yöresini övmüş. kısa zamanda örnek bir vatandaş olarak kendi açacaktır.913/1242 testolar gelmeğe başladı. Yalnızca bir tek yerden. kimse istemiyordu gangste ri.» nizi göstermenize yol . ilişki kuracağınız kişiler. South dakota eyaletine bağlı rapıd City'ye karşı hiç bir ilgi göstermemişti Capone.

tutuk lamağa. Ne ona ne de onun gibilere ihtiyacımız yok South dakota'da. ancak. ya da herhangi bir şekilde rahatsız etmeğe» hakları olmadığını belirten bir karar aldı ve bu kararı altmış yedi şerife bildirdi. Capone'un vatandaşlık haklarını savunma işini Miami avukatlık firmalarından Gordon ve Giblin üze rine aldı. «Capone gelmeğe kalkarsa. ünlü .» Capone.. kaçırmağa. Florida'lı şeriflerin. «Black Hilss'e yerleşmek gibi bir niyeti» olmadığını ilan ederek bu tartışmaya son verdi. Bluw. gangster lere komşu olmak istemeyen nüfuzlu Florıda sakin lerinin örneğin. evans'a karşı çık tı. şahsen kovarım kendi sini.. Federal mahkemede dava aça rak. müvekkilinin istediği yerde oturmağa hakkı olduğunu çabucak ortaya koydu. «davacıyı yakalamağa.914/1242 eyaletin valisi William J. eski bir futbol oyuncusu olan enerjik Giblin.

baskısı karşısında.915/1242 reklamcı Albert d. Cox. kanunsuz olarak Capone'u ve arkadaşlarını ra hatsız etmekte devam etti. bu arada Miami Daily 424 News'un sahibi James M. bin dolar ücreti vermek te nazlanınca. vb. Yel low Cab şirketinin kurucusu John d. doğruca . (Bir süre sonra. Ma yıs ayı içinde. Yüzbaşı Stege Chicago'dan adam gönde rip kendisini aldırıncaya kadar gözaltında tutuldu. kendilerini «Capone'un hak ve hürriyetlerini elin den almağa teşebBus» le suçladı. lasker. Jack Mc Gurn. oyun alanından zor la çıkarıldı. kent yetkili leri ile yayıncı Cox aleyhine resmi şikayette buluna rak. Hiç bir şeyden yılmayan Giblin. gangster avukatın istediği elli. pek sevdiği golf oyununu oynarken yakalanıp. polis. Hertz. eski ohıo valisi ve birçok gazetenin. Capone dört kez «serserilik» suçuyla tu tuklandı.

Ücretin geri kalanını alabilmek için. ya da Miami Beach oteli'nde geçir meleri moda haline geldi. firma dava açmak zorun da kaldı. Bu saldırı karşısında şaşkına dönen Capone. öte ki gangsterlere de Miami kapılarını açtı.916/1242 müvekkilinin evine giden eski atlet. Capone'un yakasına yapıştı ve parayı vermezse Butün dişlerini o anda dökeceğini bildirdi. Terry dryg gan da burada bir yer aldı. daha sonra Fishetti kar deşler emlak satın aldılar. Bunların kimisi sırf meraktan.) Capone'un yerinden kıpırdamağa niyeti olmadığı anlaşılınca. yatak odasındaki sandıkta ne kadar para varsa avukata verdi. kazandığı bu zafer. Zamanla. Capone'lar sosyeteye girmeyi de başardılar. Ver dikleri partilere gerek yerli Mİami'liler gerekse kışlık gelenler müthiş rağbet ediyordu. kimisi heyecan ve eğlence hevesinden. başarılı içki da ğıtımcıları ya da haraççıların kışın bir bölümünü Mi ami'de bir yalıda. peşini bıraktılar. ki misi de .

917/1242 terse dönük bir züppelikten dolayı gangsterin salonlarını dolduruyorlardı. Yemeklerin çoğunluğu italyan usulü şeylerdi. şeh rin en tanınmış iş ve meslek adamlarından altmış ki şilik bir gurup eve yemeğe çağrılmış. hepsi de süslü 425 davetiyelere olumlu cevap vermişlerdi. ge niş bahçe kapısından içeri girerlerken. Cox'un gazetesi. ev sahibi son derece düşünceli davra narak. içki diye maden suyu ve gazoz tipi şeylerden başkasını sunmadı. Capone' un şehirden atılması için bar bar bağırırken bile. ve Capone'u . ayağa kalkarak bir konuşma yaptı. yaşlı iş adamlarından biri. Yemeğin sonunda Mİami'nin en ile ri gelen. her birinin ya kasına bir hizmetkar tarafından minyatür bir amerikan bayrağı iğnelenmişti. konuklar.

izin kağıdı vermekten kaçınan anababa çık madı pek. iskoçya halk havalarıyla sona erdi. Mİami'nin Gesu katolik okulunda okuyan oğlu Sonny için de bir parti verdi. Yemekten sonraki eğlenceler. Capone. bu arada Harry Richman (aradan yıllar geçtik ten sonra bile «Yakın dostum Capone» dan söz eder di Richman).918/1242 «şehrimizin yeni iş adam larından» olarak tanıttı. Capone'lar diplomatik bir davranışla. kendisine bir de dolma kalem armağan etti. Sinema ve gece kulüBu sanatçıları. elli çocuk çağrıldı. bir ope ra resitaliyle başlayıp. gelecek çocuk ların anababalarından bir izin kağıdı getirmelerini şart koştular. Palm island' daki malikaneye en sık çağrılan konuklardı. . Birçok sa natçı.

gösteri yapmak için çağrıldığını sanmış ve Capone'u kızdır maktan ödü koptuğu için piyanistini de birlikte getir mişti. «ıf you knew Susıe lıke ı know Susıe.919/1242 Joe e. al Jolson.» diye şarkı söylemeğe başlamıştı.» diye haykır mıştır Capone. lewıs. çalgıcısını piyano ya oturtmuş. eddıe Cantor vb.... o kadar. ellerini çırparak. büyük salona girer girmez.» 1930 yılı ilk baharının sonlarına doğru geçirdiği 426 . ilk çağrıldığında. dur. «şarkı söyleyesin diye çağırmadım ki seni. «dur. George Jessel.. koca gözlerini daha çok açarak. tanışmak istedim. gangsterler kralı tarafından çok görkemli biçimde ağırlanmıştır. Çok saf ve çekingen bir kişi olan eddıe Cantor.

Tuzla dolu ke seler. samana sarılarak bir torbanın içine yerleştirilmiş altı içki şişesiydi. . o sırada yanında bulunan genç avu katı ömrü boyunca etkileyecekti. «Ham» adı verilen şey. kaçakçı deniz dibindeki ha zinesine yeniden kavuşurdu. derken tuz erir. bu tekne ile Bimini'den «ham» getirirdi. az daha Capone'un hayatına son ve riyordu. kıyı Muhafız motorları pe şine düştüğü takdirde. adam. Her torbaya ayrıca bir kese tuz ile kır mızı bir işaret bağlanırdı. tehlike atlatılıncaya kadar torbaların dipte kal masını sağlarlardı genellikle. hemen sığ sulara doğru yol a lan kaçakçı. kırmızı işaretler su yüzüne çıkar. Yeni bir tekne almak istemişti Capone.920/1242 bir deniz kazası. bek lenmedik bir ölümle burun buruna geldiğinde göster diği soğukkanlılık. «ham» ları denize atardı. kamaralı bir yat teklif etti. içki kaçakçılığı yapan Ralph Sen terfit adındaki bir tanıdığı kendisine 12 metre uzun luğunda. iğne olmaktan bile korkan bir adamın.

Capone tekneyi beğenmişti. kaptan Caesar. rıhtıma dönerlerken. çelik bir petrol tankerine doğru son sürat yol almağa başladı. o sıra işlerine bakan bir başka Miami avukat lık firmasının genç elemanlarından William Parker'i. Parker ve arjantinli muhafız. şişeler hala nemli olurdu çoğu kez. ama satın almazdan önce. kendisi de katıldı deneme gezisine. teknenin. kaptan bunlara çarpmamak için sért bir dümen kırışı yaptı ve kablo koptu.921/1242 Tüketicinin eline vardık larında bile. Ufak tefek bir adam olan fedainin elindeki makinalı tüfek. Caesar'ın bir deneme gezisi yapmasını istedi. kendi kaptanı a. anlaşılan direksiyon kablosunu gevşetti. Biscayne körfe zinde dolaştırdı tekneyi. arjantin asıllı fedaisini de aldı. dümeni sağa sola öylesine sertçe kırıp durdu ki. Yat. kıçtan motor takılı bir kayık içinde iki erkek çocuk çıktı karşılarına. hemen hemen boyunu aşmaktaydı. H. kıç yanına . yanına.

nasılsa bir dönüş yapabildi yat. 427 kaptan Caesar motoru durdurdu. Yat ya vaş yavaş durduktan sonra.922/1242 zor attılar kendilerini. faturayı bana yolla. «Tamam. tankere şöyle bir sür rünüp geçti. bir püro yaktı ve Senterfit'e dönerek. Capone hiç acele etmeden çıktı rıhtıma. sarsılmadı bile. Capone ise ye rinden kıpırdamadı. pruvada ayakta. olduğu yere çömelip. başka bir teknenin yardı mıyla rıhtıma çekildi. «Tamir ettir. Parkel ve mu hafızının yere yuvarlanmalarına neden oldu. gözlerini soğuk kanlılıkla tankere dikmiş. Capone öylesine sağlam duruyordu ki. Bu sürtünme bile Caesar. dümeni boş yere döndürmeğe koyuldu. elleriyle kafalarını korumuğa çalışarak büzülüp kaldılar orada. Son anda.» dedi. öylece durdu. alıyorum.» .

bir tıbbi araçlar firmasında. HER GÜN BİR CİNAYET «JAKE Alfred Lingle. West Jackson Bulvarı üzerindeki Calhoun ilk okulunda baş ladı ve orada sona erdi. on dan önce bir tek yerde. ambar katibi ve haberci olarak çalışmıştı. 428 XXI. eğitimi. politikacı ve de gangster olarak büyük başarıya ulaşanlar . ayak işleri görmek için Tribune gazetesine alındığında yirmi yaşındaydı. aynı okulu bitirenler arasın dan. Chicago'dan arkadaşı Jake Lingle hakkında üzücü bir haber aldı Capone.923/1242 9 Haziran günü. eski Vadi Çetesini yetiştiren mahallede büyüdü. Batı kesim de oturan dar gelirli bir ailenin oğluydu. ilerde iş adamı.

al yanaklı. on sekiz yıllık meslek hayatında hep ayakçı kaldı. kendini beğenmiş. «ayakçı» nın biriydi iş te.924/1242 oldu. Chicago gazetelerinin bi rinci sayfaları hemen her . ya da işine geldi ğinde son derece tatlı ve sevimli olabilirdi. olguları aktarmak tan başka bir şey yapamazdı. Burunla birlikte. orta boy lu. 1920 yılları boyunca. Çok çeşitli çevrelerde tanıdık ları olması Tribune gazetesinde hızla ilerlemesine ya radı. en çok para kazandığı yıllarda. içinden pazarlıklı bir kişi olmasına rağmen. daha işe başladığının üçüncü haftasında gaze teden dışarda polis muhabiri olarak çalışmasına izin verdiler. Sinik. Tribune'un gözde elemanlarından bi riydi. Lingle'ın yazı kabiliyeti sıfırdı. haftalığı 65 dolardı. güçlü görünüşlü bir adamdı. canı istediğinde. kıvırcık kara saçlı. Jake Lingle bunların hepsini dikkatle izliyordu. yarık çeneli.

Ve bu alanda Lingle'in üstüne yoktu.925/1242 gün işlenen suçlarla ilgili haberlerle dolu olurdu. iki adam birlikte golf oynarlar. Öylesine yakın ilişkileri vardı ki. bir gangaloji uzmanına ihti yacı vardı. Bir yıl arayla . maça giderler. Lingle otuz yaşına geldiğinde. yani. Butün gazetelerin bu işlerden 429 iyi anlayan birine. zamanın polis müdürünün batı kesimde devriye polisi olduğu gün lere dayanıyordu. birçok kişi Lingle için «Chicago'nun gayri resmi emniyet müdü rü» derdi. Capone ve yeraltı dünyasının öteki li derleriyle sıkı fıkı olduğu gibi. birbirlerinden borç alıp verir lerdi. Çünkü. ti yatroya. Russell ile olan dostluğu çok eskilere. Polis Müdürü Russell ve Polis Müdür yardımcısı Stege ile de yakın dosttu. gençlik sevgilisi He len Sullivan ile evlendi. Sık sık verdiği bomba haberlerle Butün öteki gazeteleri atla tırdı.

Lingle. «Başka türlü uyku uyumasına imkan yoktu. onun da dinlenmeğe ihtiyacı Vardı tabii. otelin detektifi. «Gece sabaha kadar telefonla ararlardı kendisini. Mıc hıgan Caddesi üzerindeki Stevens otelinde kendisine sürekli bir oda tuttu. Zaten sabaha karşı iki ya da üç ten önce gelmezdi. kışın ailesini Cuba'ya ya da Florida'ya tati le götürürdü çoğu kez. 1930 yılının ikinci yarısında. hepsine cevap verecek olsa. sabaha kadar konuşması gerekirdi.» . karı kocanın çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdikleri batı kesimde bir evleri vardı. adı bu listede olmayan kişilerin telefonunu bağ lamamasını emretmişti.» demişti bir süre son ra. on sekiz bin dolar ödeye rek ındiana'ya bağlı long Beacb'te yazlık bir bungalow satın aldı. otelin telefoncusuna bir liste ve rerek. Bundan başka.926/1242 iki çocukları oldu: Alfred Jr. ve dolores. dört kapılı bir Lincoln arabası ve öze! şoförü vardı.

. ama hovardalık ol madığı kesindi.. at 430 yarışlarında bin dolar. Haftada 65 dolar kazanan bir «ayakçı» nın böylesi ne lüks bir yaşam sürdürmesi arkadaşlarını şaşırttırdı elbet. öğleyin Stevens otelinden çıktı. iki ki lometre kadar . ayrıca 1928 yılında satın aldığı hisse senetlerinin değeri birden üç kat artmıştı. Tribune bir sabah gazetesi olduğu için. hatta daha fazla oynadığı sık görülen bir şeydi. Mide ülseri vardı çünkü. Tek kusuru kumara fazla meraklı olmasıydı. karısına çok bağlıydı. bir iki bardak biradan başka içki koymazdı ağzına. içinde yaşadığı bolluğu şöyle açıklamıştı Lingle: babasından elli bin dolar miras kalmış.927/1242 Lingle'in gecenin o saatlerine kadar dışarlarda kalmasının sebebi neydi bilinmez. 9 haziran günü. Lingle'in öğleden önce yataktan kalktığı pek görülmemişti.

bir tek bulut yoktu gök yüzünde. Mıchıgan Caddesi ile randolp Sokağının kesiştiği köşedeydi. kendi ara basıyla gitmekten vazgeçen Lingle. telaşlı da görünmüyordu. Bu nedenle. yeni bir gang ayaklanması olacağı söylentilerinden sözettiler. Gazeteden çıkıp yoluna devam etti. istasyon iki so kak ötede.» Herhangi bir açıklama yapmadı. yolu nu biraz değiştirerek. . Burada biraz kalarak amiriyle konuştu.928/1242 ötede olan Tribune idarehanesine yürü dü. otelin lobisinde polis çavuşu Tom aloock ile karşılaştı ve tuhaf bir şey söyledi: «Peşimde bir herif yar. Wacker Yolu üze rinden güneye doğru. güneşli bir gündü. koşulara giden özel tre nin kalkmasına daha bir saat vardı. ancak. ıllınoıs Central demiryollarının banliyö trenleri istasyonuna yürüdü. Sherman otelinin snakbarında ayak üstü bir şeyler yemeğe gitti. Homewood'dakı Washington koşu Parkında yarış vardı o gün.

Sıkılan yumruğunun . kurşun Lingle'ın beynini delip geçti. sarışın bir adam. Jake. acelesinden ona buna dirsek atarak kendisine yetişmeğe çalışıyordu. Mıchıgan Caddesi alt geçidine inen merdivenlerden aceleyle indi. biliyorum. o sırada. Cebinden bir tabanca çıkarıp başına ateş etti..929/1242 Yemeğini yedikten sonra yeniden randolp Soka ğına yollandı. Jo seph Springer'in önde yürüdüğünü fark etmedi bile. adam yetişti. Lingle tam geçidin Öteki ucuna varmıştı ki. Bir püro yaktıktan sonra. öne doğru yıkıldı gaze teci. Genel kitaplığın önündeki gazete satı cısından Günlük koşu listesini aldı.» diye karşılıkverdi Lingle. arkasındaki gürültü patırtılara da aldırış etmedi. kal dırım kenarında duran bir arabadan bir tanıdığı ses lendi: «Üçüncü yarışta Hy Schneider'e oyna.» «Tamam.. oy sa uzun boylu. elindeki koşu lis-431 tesini okumağa dalmış olduğundan eski dostu dr.

du daklarının arasında da yanan purosu duruyordu. Tabancasını atmış. «yakalayın. Hemen kaçmağa koyulan katili en az on dört kişi görmüştü. oradan da Wabash Caddesi ne saparak kalabalık arasında kayboldu. Merdivenleri ikişer üçer çıkarak. Geçittekilerden bir ka dın.930/1242 içinde hala koşu listesi. geçidin öteki yanındaki merdivenlere doğru koşmağa başlamıştı. Nabız durmuştu. aşağı inen bir adama çarparak kaç mağa devam etti. kadının ko cası katilin peşine düştü. Springer oldu. sonra Michigan Caddesinde ilerleyen arabalar arasında zigzag yaparak koştu. ama artık çok uzaklaşmıştı adam: randolo Sokağına. Merdivenin üst basamağında bir an durdu. . eski arkadaşının nabzını tuttu.» diye haykırdı. Lingle'in yanına ilk ulaşan dr. yakalayın.

Bay Lingle polis muha biriydi. hem de birçok konularda çok geniş bir bil gi sahibi olan bir polis muhabiri. ayrıca.931/1242 Chicago'da on gün içinde işlenen on birinci ci nayetti bu. tehlikeli kişi bellenmesine yol aç mıştı. onun caniler tarafın-432 dan kötü kişi. ancak. kendisini gazetemiz için de ğerli kılan çeşitli erdemleri. yeraltı çevrelerinin kodaman ları tarafından da küçük adamlar tarafından da iyi tanınmaktaydı. Öç almak ve geride kalanları korkut mak için işlendiği bellidir. Chicago'da kanunsuz yolla elde ettikleri kazanç ları arttırmaktan başka hevesi olmayan gangster lerin yalnızca birbirlerini öldüreceklerini düşünmek saçmaydı zaten. Çeteler . işi dolayısıyla. Polis örgütünün en yüksek kademelerinde çok yakın dostları vardı. Bu cinayetin anlamı açıkça ortadadır( diye yaz dı TriBune).

. Biz hazı rız. savaş bu. şu ya da bu nedenle canilerin işine karışan namuslu vatandaş ları. Tribune gazetesi. Polis. Collosimo.. o'Banion. kendisine meydan okuyanları cevapsız bırakmayacaktır. Cinayet işlemek. yaralananlar olacak elbet. Ölenler. artık. halkın bu canilere karşı harekete geçme za manı gelmiştir. Genna kardeşler. esposito. Murphy. haraç. Savaşa savaş. canilerin basit günlük işlerin den biridir.932/1242 arası savaşlarda işlenen ci nayetler cezasız kaldıkça. lombardo.. genelev işletmeciliği ya da kumarhaneler yüzünden birbirlerine giren çete üye lerinden daha iyi korumamaktadır. aynı rahatlıkla masum vatandaşları öldüre bileceklerini sanacakları belliydi. ancak. Weıss. ve Valentıne Günü katliamında öldürülen yedi kişinin yer aldığı o uzun listeye. içki satışı.. işi katilleri ortaya çıkar mak olan biri eklenmiştir bu sefer. bu adamların cüretlene cekleri. Çeteler .

katilin mahkûmiyetine yol aça433 cak bilgiyi veren kişiye yirmi beş bin dolar ödül vaad etti. Albay Mc Cormick. Tribune'a bir başsağlığı mesajı gönderen ameri kan Gazete Sahipleri derneği Başkanı ve los angeles Times gazetesinin sahibi Harry Chandler. bası nın verdiği ilk kurban olan Lingle'ın öcünün en kısa zamanda alınmasını istediler. ba sının kanunsuzlara karşı açtığı savaşın «ateş hattında vuruşan yiğit askeri» olarak tanımladı. Hearst'in gazetesi Chicago Herald and examıner de bir o kadar . Lingle'ı. adalet mekanizması bunlarla sa vaşacak.933/1242 küstahça meydan okumak tadırlar hepimize. Ülkenin dört yanından harekete geçen öteki basın liderleri de. ya da güçsüzlüğünü açıkça kabul ederek bir yana çekilecektir .

Jake Lingle adına yükseltilmiş olan kurbanlık anı tı. ödül tutarı elli beş bin yedi yüz yirmi beş dolara yükseldi. daha toplantı dağılmadan yıkılmağa başlamıştı. kampanyaya katı lan Evening Post gazetesinin bağışladığı beş bin ve çeşitli başka kuruluşların bağışladıkları paralarla. rathburn ile eyalet Savcılığı şef dedektifi Patrıck T. muhabirinin ölümünü soruşturacak özel bir komite kurulmasını istedi. Ger çekler hakkında ilk ipuçlarından biri Frank Wilson'un eline geçti. eyalet yetkililerinin ekstra saydıkları Butün masrafları Trıbun'e ödeyecekti. Lingle'ın 12 haziran günü yapılan gömme töreninden hemen sonra. başkanı bulunduğu Chicago Gazete Sa hipleri derneği'nin üyelerini bir araya toplayan Mc Cormick. Roche'un getirilmesini teklif etti. Gazete Sahipleri teklifi kabul et tiler.934/1242 vereceğini ilan etti. eyalet Savcısı Swanson'dan da bir itiraz gel medi. Cinayetin hemen ertesi günü Frankie . komitenin başına Tribune'un avukatı Charles F.

Lingle olayı hakkında biraz gevezelik ettiler. Pope'un kendisine anlat tıklarını rogers'a açıkladı. akşama doğru. Bir keresinde yolsuzluklara adı ka rışan bir federal yargıcı ortaya çıkarmasına yardım etmişti Wilson. o gün için kararlaştı rılmış olan. Bunun üzerine gazeteci .» dedi ve bu suçlamayı doğrulayacak birtakım şeyler anlattı Wilson'a. dudak Buktü Pope. bilgileri kimden aldığını açıklamaksızın. Telefon eden St. Wilson'un tanıdığı ve bir konuda yardım etmiş olduğu başka bir gazeteci telefon etti. rogers'dı. ama gazetecinin ölümü yüzünden gerçek leşemeyen buluşmadan söz etti. Wilson. Gazeteci. ayni gün. bu yazısından dolayı 1972 yılı Pulitzer Ödülü'nü kazanmıştı.935/1242 Pope ile telefonda konuşan Wilson. louıs Postdıspatch gazetesi elemanlarından John T. «Jake'in her tarakta bezi vardı.

Albay müthiş sinirlendi. beş yüz dolardan az bir para bırakmış olduğu görüldü. 24 ekime kadar büyük mali buhranın başladığı .936/1242 434 kendi kendine de bir araştırma yaptı. Rathbun ile Roche'un yürüttüğü soruşturma sonuçları da hiç iç açıcı değildi. Lingle elindeki hisse senetlerini 1929 yılının eylül ayında satmış olsaydı seksen beş bin dolarlık bir kazanç sağlayacaktı. ve telefon açarak bulgularını bildirdi. Hisse senetlerinden kazandığı paralara gelince. bu yazının yakında Post-dispafch gazetesinde çıkacağını söyledi. Lingle'ın gazetecilik dışında birtakım işler yaptığı söylentileri. baba Lingle'ın oğluna elli bin dolar değil. Vasiyet ve Miras Mahkemeleri kayıtlarına bakıldığın da. araştırmacıları ölünün mali durumuna bir göz atmağa zorladı. ama senetleri satmamış. bağırdı. alış veriş ettiği dört hisse senedi acentasında yapılan araştırma şunu gösteriyodu: evet.

çeşitli politikacılar. Nereden gelmişti bu paralar? Rathbun. paranın on iki bin sekiz yüz dolarının. Paranın geri kalanının nereden geldiği hiç bir zaman tam olarak öğrenilemedi. ama. birçok kişinin iflas etmesine neden olan bu olaydan sonra Lingle'ın yaşam standardı düşmemiş. Acentaların birinde ortak hesap açtırmışlardı çünkü. polis memurları ve kumarbazlar tarafından verilmiş «borçlar» olduğunu ortaya çıkardı. kağıt üzerinde elde ettiği kazanç uçup gittiği gibi. Arkadaşı Russell de onunla birlikte büyük bir darbe yemişti.937/1242 kara Perşembe günü elinde tutmuştu. Böylece. ayrıca yetmiş beş bin dolar zarar etmişti. . tersine yükselmişti. Bu borçları ödemek için herhangi bir çaba göstermemişti Lingle. Lake Shore Savings and Trust Bankasındaki hesabına altmış üç bin dokuz yüz dolar yatırmıştı. 1928 yılının sonundan 1930 yılının ilk baharına dek geçen zaman içinde.

Basın suçlardı. kumarbazların koruyuculuğunu yapmıştı. Russell. basının üyelerinin şerefine ciddi bir leke sürmekteydi. Belediye Başkanı Thomson. kanunun hemen her kesimine yayılmış. lekelemediği yer bırakmamıştı. Bütün bu dedikodular. Gangsterlerle politikacıların işbirliğinden doğan yozlaştırıcı güç. ama basın. yardımcısı Etege'yi cinayet masası şefliği görevinden aldı. o güne dek.938/1242 Karanlık dedikodular ilerledikçe ilerledi. Lingle Capone şebekesiyle belediye arasında aracılık yapmış. emniyet müdürünü görevden alıp almayacağını düşüne dursun. basın . peşinden kendi de istifa etti. Bunla435 ra göre. polis örgütündeki etkili arkadaşları dolayısıyla içki yapım ve dağıtımcılarının. basın yargılardı. bütün bu yozlaşmanın dışında kaldığını iddia etmişti.

Ça lıştığı gazete olarak bizim bu cinayete verdiğimiz anlam. Mc Cormick yanlışını kabul etmeğe karar verdi. oysa şimdi.. en değerli muhabirlerinden birinin kirlenmesi dolayısıyla. basın da yeriliyor. . ya da katiller. bildiğiniz gibi şuydu: ya. muhabirimiz katiller için çok tehlikeli olabilecek bazı gerçekleri biliyordu ve bunları açıklamak üzereydi. kınanıyordu. bu cinayetin öteki gazetelere bir ders olmasını.939/1242 kendi üye ve yazarlarının namusunu sorgusuz sualsiz kabul ederdi. pek değerli Tribune gazetesinin. Gangsterler. cinayet nedeni açık seçik ortadaymış gibi görünüyordu. politikacılar. Lingle hakkında ikinci bir makale yayınlandı Tribune'da: Alfred Lingle ilk öldürüldüğünde.. 18 haziran günü. başka kaç tane gazeteciyi satın almışlardı? Halkın sorduğu soru buydu şimdi.

Yeni yeni anlaşıldığına göre. ama ne yazık ki.940/1242 Chicago'da gerçek yöneticilerin gangsterler olduğunu belirtmek istiyorlardı. herhangi bir savunma gerektirmeyecek kadar açık konuşmaktadırlar merhum aleyhin de. Tribune gibi bir .... Ölümünün asıl nedeni ise. Lingle'ın politika ve cürüm dünyasındaki kişiliği gazete idarehanesinde büründüğü kişilik arasında dünyalar kadar fark vardı. değişik bir yüzle ortaya çıkmaktadır.. 436 Lingle ölmüştür.. kendi kendini savunacak durumda değildir. yeni ortaya çıkan birtakım olgular. kendisine büyük paralar sağlamış olan bu karanlık işlerdi.. ve gazetemizin hiç kuşkulanmadığı bazı karanlık işlerden büyük paralar kazanmıştı.. oysa şimdi. Alfred Lingle.. yaşadığı sürece Tribune yöneticilerine hiç bir biçimde göstermediği bir yüzdür bu.

941/1242 gazetenin en güvenilir elemanlarından biri böylesine bir günah işleyebildiğine göre. haklarında gazetede yazı yazmakla tehdit ederek. bu cümleden hareket ederek Chicago basını üzerinde bir araştırmaya girişti. makaleye şu cümleyle son vermeği yeğ tutmuştu: «Öteki gazetelerde de zayıf kişiler vardır. . Albay. kumarbazları ve genelev işletmecilerini. louis'li bir başka gazeteci. Brundige. Bu nedenle. hele rakip gazeteler kendi başına gelen bu olayı böylesine büyütürken. öteki gazetelerin adamları da lekelenebilirdi rahatlıkla. ve on makaleden meydana gelen bir yazı dizisinde şu gerçekleri açıkladı: Geçen şubat ayında gangsterler tarafından öldürülen Daily News gazetesi adamlarından Julius Rosenheim. içki satıcılarını.» St. Star gazetesi muhabiri Harry T. bunun böyle olmasını çok istiyordu doğrusu. bunlara düpedüz şantaj yapmıştı.

(daha sonra.) Evening American gazetesinin yazı işleri müdürlerinden biri olan Harry read. dolandırıcılktan hüküm giydi Foley. Mİami'de birçok kereler Capone'un konuğu olmuş. binlerce vatandaşı dolandıran bir piyango dümenine katılmıştı. Herald-examiner gazetesinin adliye muhabiri Ted Tod. ama yalnızca 250 dolar para cezası aldı.942/1242 Times gazetesinin polis muhabiri James Murphy. bir meyhaneye ortak olduğunu itiraf ettikten sonra gazeteden kovulmuştu. . 437 Aynı gazetenin dağıtım işleri şef yardımcısı Matt Foley. bir keresinde gang lideriyle birlikte Havana'ya bile gitmişti. aynı zamanda kuzey kesimi çetesinin işlettiği Faırvıew köpek kulübünün basın ajanlığını yapmaktaydı.

.» .943/1242 Brundige. Tribune dışında Butün Chicago gazetelerinin elemanları hakkında çeşitli suçlamalarda bulundu. bu ülkenin en önde gelen gazeteleri olmakta devam etmek istiyorlarsa. Burada çalışanların herbirinden daha güçlüdür bu gazete. mahkemeye de veririm. Chicagolu gazetecilerle yeraltı çevreleri arasındaki ilişkilerle ilgili gerçeklerin ortaya çıkabilmesi için özel soruşturma yapılmasını büyük jüriden şahsen rica edeceğim.. «Chicago gazeteleri. kendi temizliklerini kendileri yapmak zorundalar. Brundige'e bu araştırmayı yapmasını Mc Cormick'in emrettiği söylendi. Yazılarında Tribune'dan hiç söz etmemesi.» demişti Star'ın muhabirine. üstelik söz konusu yazı dizisinin aynı zamanda bu gazete de yayınlanması çeşitli kuşkulara yol açtı. Görevini kötüye kullandığını gördüğüm herhangi bir ki şiyi yalnızca kovmakla kalmam. Tribune'un gizleyecek bir şeyi yok. «durumu ört bas etmeğe çalışmak gereksiz.

iki gün süren bir tren yolculuğu yapmıştı.944/1242 16 haziran günü. buyrun. gelenin kim olduğunu söyler söylemez Capone göründü. Bir taksiye binip Palm Island'a yollandı. «Chicago'yu birbirine katmışsın.. gülümsüyordu. «Buy-438 run. akşam saat 8.. St.» Güneşlenme terasına çıkardı gazeteciyi. mehtabın ışıklandırdığı Biscayne körfezine karşı oturttu.15 de Mİami’ye vardığında. bakıyorum.» «Jake dostunuz muydu?» . Capone'un kendisini kabul edip etmeyeceğini bilmiyordu Brundige. Sebebi ziyaretin?» «Jake Lingle'ı kimin öldürdüğünü bir de size sorayım dedim. ağzı kulaklarında. lousi'den buraya.» dedi. kapıdaki muhafız.» «Ne diye bana soracakmışsın?» Ve bir anlık duraklamadan sonra: «Chicago polisi pekala biliyor onu kimin öldürdüğünü. «Bu ne sürpriz.

» «Müşterek bahis dümeninden ettiği karları sizinle paylaşmadı diye bozuştuğunuz söyleniyor.» «kavga etmiş miydiniz son günlerde?» «Hiç bir zaman.» «laf! Palavra! iki yıl öncesine kadar. Öldüğü ana kadar. Chicago'da müşterek bahis dümenleri doğru dürüst örgütlenmiş bile değildi.945/1242 «evet.» . «Peki. Lingle'ın derdi neydi?» «at yarışları.» «Ne gibi dümenleri vardı Lingle'ın?» Capone omuzlarını silkti.

evet. doğrusun. ama yanlış yoldasın.» Hemen hemen dört saat konuştular. anladın mı? Fazla kurcalarsan rezil kepaze ederler seni.946/1242 «Chicago'da daha başka Lingle'lar var mı?» «Gazeteciler arasında mı? Ohoo. gazeten seni desteklese de beceremezsin. durumu çakmışsın.sorma daha iyi. «Bana bak.» dedi Capone kolunu gazetecinin omuzuna dolayarak. büyük jüriye ne kadar 439 . Sonunda. «Sevdim seni.» «aylığa bağladığınız kaç gazeteci var?» «Çook. ne denli karışık bir iş olduğunu kimse bilemez. çünkü çok büyük iş bu. Harry. Chicago'nun açgözlü gazetecileriyle uğraşma. Ne denli büyük. onun için bu öğüdüme kulak ver: Chicago'yla. Beceremezsin bu işi.

» Görüşme hem Star hem de Tribune gazetelerinde yayınlandı. yazılanların baştan sona uydurma olduğunu ilan etti. Temmuz ayı boyunca soruşturmalarını yürüten Bu yük jüri. katilin kaçarken attığı tabancaydı.» dedi Brundige. sahtekarın biri olduğunu ispat edeceklerdir ötekiler. «Böyle bir şey yapmağa kalkarsan inkar ederim hepsini. . en belli baş lı ipucu.» «Bu dediklerinizi de yayınlayacağım. yalancının. Ve Capone.947/1242 delil götürürsen götür.Eşekten düşmüşe döneceksin. Brun dige'in meslekdaşları hakkında yaptığı suçlamaları doğrulayarak herhangi bir delil olmadığını bildirdi. Lingle'ın katilinin kimliği konusunda. çalışmasının sonunda verdiği raporda.

«dövme» denilir buna. Connecticut eyaletine bağlı Hartford'da bulunan Colt fabrikasına telefon ederek numarayı bildirdi. Albay Bundesen. Silahlara numara basan boya iki iz bırakır oysa. Söz konusu tabanca 1928 yılı haziran ayında (yani. ikinci izin bulunduğu düzeye ka dar kazıdıktan sonra burayı parlatır.948/1242 Genellikle sivil polislerin kullandığı 38 kalibrelik bir Colt'tu bu. Bu yolla. Çokluk pantalonun beline sıkıştırılarak taşındığı için göbek tabancası adıyla da anılırdı. Albay God dard dövmeyi gözle görülür hale getirmenin yolunu bulmuştu. Metalin derinliklerine inen ikinci iz gözle görülmez. Silahın seri numa rası törpülenmişti. Lingle'ı öldü ren silahın seri numarasını elde etti. Metali. Bir saat içinde de beklediği cevabı aldı. Lingle öldürülmezden bir yıl önce) Peter von Frantzius'un siparişine kar şılık gönderilen . üzerine alkol ve asit karışımı bir sıvı sürerdi.

kısa bir süre ön ce Capone çetesine geçmişlerdi. Her iki gangster. kanada'dan viski kaçırmayı akıl eden ilk içki dağıtımcılarından biri. adamı öylesine korkuttu ki. yanı na bir deteftifle Tribune gazetesinin genç muhabirle rinden John Boettiger'i alarak von Frantzius'un dükka nına giden Bundesen. es ki o'Banion'culardan. o sıralar ha la gevşek olan ateşli silahlar kanununa göre silah satı440 cısı herhangi bir suç işlemiş sayılmıyordu. seri numaralarını törpülemeye zorlayan da bu Ted Newberry olmuştu. ama. . asıl soyadı Citro olan bir Sicilyalı. Von Frantzius'u. altı tabancayı sa tın almağa gittiğinde.949/1242 altı tabancadan biriydi. Frank Foster'di alıcı. ta bancayı kime satmış olduğnu ağzından alabildi. gene kuzey kesim çetesi üye lerinden Ted Newberry vardı yanında.

do layısıyla cinayete yardım suçundan tutuklanabilirdi. dava iptal edildi. ama. ülke ça pında bir aramaya girişti. Cinayetten iki gün sonra oraya kaçmış oldu ğu anlaşıldı. Chicago'ya getirilip. aradan zaman geçti. polis.950/1242 Polis. Lingle cinayetiyle ilgili olarak açılan ve iptal edi len sürüyle davadan yalnızca biriydi Foster'inkl . Sa nık avukatı dördüncü kez duruşma talep edip de eya let Savcısı Swanson elindeki delillerin yetersiz oldu ğunu belirtince. cinayete yardım su çundan hakkında dava açıldı. Sonunda los angeles'te ya kalandı. kuşkusuz. tetiği kimin çektiğini biliyordu Foster. Chicago'da aranıp da bulunamayınca. Böylece tetiği Foster'in çekmediği anlaşılmıştı. hiçbiri fotoğraftaki adamı katile benzetemedi. Foster'in resmini cinayetin tanıklarına gös terdi.

orada bulunan bir başka muhabire. son kuzey ke sim çetesinin siyasi aracılığını yapan «Patron» John J. emniyet Müdürü Russell hemen kapattırdı burası nı. Lingie. West Madıson Sokağı 606 numarada bir kumarhane açmış tı. böylece şu ko nuşma kayda geçebilmişti: Mc Laughlin — Swanson kumarhaneyi açmam için izin verdi bana. araya girmesi için Lingie'a ricada bulundu. anlamıyorum. eğer verdiyse. Lingle ölmezden birkaç gün önce. Bunun üzerine Mc Laughlin Tribune'a telefon ede-441 rek.951/1242 eski eyalet Meclisi üyelerinden. liingle — Swanson'un sana izin falan verdiğine inanmıyorum. Russell neden burnunu sokuyor. otursun . Mc Laughlin. konuşmayı paralel telefondan dinlemesini işaret etmiş.

Cinayetin üzerinden daha birkaç saat geçmeden yakalanmıştı Mc Laughlin. «Çok severdim Jake'i. Görürsün sen. arada sırada bir iki ricada bulunduğum olurdu. Mc Laughlin — Swanson deli mi? Öyle mektup yazar mı hiç? Lingle — eh. . «Ben mi? Jake'in kılına bile dokunmak aklımdan geçmez.952/1242 Russell'e bir mektup yazsın. o zaman da sen kumarhane falan açamazsın. Bitti. hem de çok yakında. ulan.» dedi Roche'a. Mc Laughlin — (söverek) Ben sana gösteririm. senin kumarhane açabileceğini bildir sin. ona zarar gelmesini ister miyim hiç?» elde kızgınlık anında savrulmuş bir tehditten başka bir de lil olmadığı için Roche adamı serbest bırakmak zorun da kaldı.

Sheridan Wave Turnu va kulüBu gibi garip bir adı olan bu kumarhane Wave land Caddesi üzerindeydi. Lingle' ın da yüzde on aldığı söyleniyordu. 1928 yılında ha ziran ayında. vaktiyle. Üni formalı garsonlar. «Patates» Julıus kaufman ile Joey Brooks (öteki adıyla Josephs) tarafından iş442 letiliyordu. güç ve prestijinin doruğunda olduğu sırada (Valantine Günü katliamından önce) Chicago'nun en lüks. gecede binlerce dolar bırakan sos yetik müşterilere parasız içki ve yiyecek dağıtırlardı. köpek yarışları nın kanuna aykırı olmadığı konusunda karar veren Yar gıç Harry Fisher. o zamanki emniyet müdürü Hughes'un emriyle kulüp basıldığında. en göz de kumarhanesine el atmıştı. ilginç bir karar daha vererek. davetlilerden başkası giremezdi içeri. Brüt kazancın yüzde yirmi beşi Moran'a aitti. söz ko .953/1242 Bugs Moran'ın yönetimindeki kuzey kesim çetesi.

Bir yıl kadar sonra. Hughes'un yerine emniyet müdürlüğüne ge tirilen rusell bir baskın daha emretti. ömrünüzde görme diğiniz . eski müşterilere açılış gecesi için 9 haziran yaldızlı davetiyeler gönderildi. Moran'ın prestiji iyiden iyiye azalınca.954/1242 nusu kumarhanenin «kanuna aykırı hiç bir yanı olma yan. Lingle pay olarak brüt kazancın yüzde ellisini istemişti. derken. «Hele bir açmağa kalkın burasını. gene Moran'ın destek lediği kauffman ve Brooks. özel bir spor kulüBu» olduğunu söyledi ve polis yetkililerinin «söz konusu kulüp üyelerini rahatsız edi ci. saldırgan davranışlardan kaçınması» gerektiğini bil dirdi. Bu sefer bir yıl kapalı kaldı kulüp. Bunun üzerine Lingle'ıh. kumarhaneyi yeniden aç mağa karar verdiler. or taklar kabul etmediler tabii.

dedektif Burosunda Zuta'yı tanımayan yoktu.» diye bağırdığını söyleyenler oldu. Bir keresinde Yüzbaşı Stege. genelevcilikten Moran'ın mali danışmanlığına yükselen Jack Zuta cinayetin ayrıntı larıyla uğraşmış. roc~ he'un edindiği bilgilere göre. iki 443 de bir alırlardı onu içeri. «işin tamam se nin. cinayetten hemen sonra ortadan kaybolan «kı zıl» James Forsythe'dı. adamlarından birini bu cina yeti işlemek üzere görevlendirmesini istemişti. yeterince korkutulursa anasını bile satabileceği söy lenirdi. Lingle'ı öldürmeğe işte bu yüzden karar verdiler. Mızmız. Bazı söylentilere göre. bu işle görevlendirilen kişi. . işçi haraççısı Simon Gorman'a yir mi bin dolar ödeyerek.955/1242 kadar çok polis arabası toplanacak kapının önü ne. dalkavuk bir adamdı. şurada.

dedektif Burosundan dışarı sızan söylenti ler başkaydı.» diyerek ödünü koparmış. dedektif Teğmen George Barker'e yalvararak. durumun dışarıya yanlış aksedeceğini tahmin eden Zuta. Ticari konularda. Solly Vision ile Albert Brantz. Yirmi dört saat tutuklu kalan Zu ta. kuzey kesimciler bu korkaklığından dolayı Zuta' dan nefret ederlerdi.956/1242 senin oturduğun yerde oturmuş on dört hayduda söyledim bu sözleri. korkudan tir tir tit remesine yol açmıştı. herhangi bir kimseyi suçlayacak nitelikte ifade ver medi ama. kendisini arkadaşlarıyla birlikte emin bir yere götür mesini rica etti. bir korkudur aldı çete üyelerini. aralarında bir de kadın . polis. olduğu halde Zuta'yı yakalayıp Roche'un karşısına götürünce.30'da serbest bırakıl dığında. Jake Guzik'ten sonra yeraltı dünyasının en kafalı adamı olduğu için katlanırlardı ona. hepsi de tahtalı köyü boyladı. 30 haziran günü. yanında ha nım arkadaşı leona Bernstein ve iki erkek arkadaşı. gece saat 10.

Zuta'nın yanına çömeldi.» diye haykırdı Zuta ve kendini araba nın içine. döşemenin üze rinden tırmanarak. Ceketinin yakasında bir çiçek vardı. yere attı. hasır şapkalı bir adam ayakta durmaktaydı. on üç sokak ötedeki Lake Sokağı du rağına bırakmayı kabul etti. Önde oturan Bratz. «Peşimizdeler. arabanın basamağı üzerinde. . Baker. mavi bir araba gördü. arkaya. Brantz ile leona Bernstein öne. bej kostümlü. hızla üzerlerine doğru gelen dört kapılı.957/1242 olduğu için. arka pencereden baktığında. adamları kendi Pontiac arabasıyla loop bölge sinden geçirip. Zuta'nın korktuğu başına geldi. Solly Vision ile Zuta arkaya oturdular. Her yanda yanan parıl parıl ışıklarla geceleri gün düzden bile aydınlık olan loop bölgesine doğru ilerle dikleri sırada.

basamak taki adam cebinden 45 lik bir otomatik çıkararak. bir banka muhafızını. atılan kurşunlardan biri. Mavi araba da durdu. elinde tabancası sokağa fırladı. ara banın gövdesini delik deşik etmeğe koyuldu. camlarını tuzla buz ettiler. aynı an da şoförle arkada oturan ikinci bir adam silahlarını ateşleyerek Pontiac'ın. k. «Chicago'nun sayısız güzellikleri var. gangsterlerle dedektif vuruşmağa başladılar.958/1242 444 Mavi araba Pontiac'ın hizasına geldiğinde. Bunlardan biri de. katillerin yalnızca . Chesterton. Bar ker frenledi. Sıcak yaz gecesinde şöyle bir hava almağa çıkmış olanlar dört bir yana kaçışa dursun. bir başkası da Pontiac yolunu kestiği için durmak zorunda kalan bir tramvayın sürücüsünü yaraladı. izlenimlerini New York Times dergisine yazan ünlü mizah yazarı G. Tramvay sürücüsü gö türüldüğü hastahanede öldü. (altı ay kadar sonra Chicago'yu ziyaret ederek.

onları yakalamayı başaramadı. . Goddard laboratuvarına gönderilen silah. Üç yolcusu yok olmuşlardı. çete savaşçıla rının yeni icat ettikleri bir numara sayesinde. Bir ay kadar önce «Golf Çantası» Sam Hunt tutuklanmış tı. Özel olarak yerleştirilmiş bir pompayla motora aşırı miktarda yağ aktarıyorlar. State Sokağının ortasında. Barker bu koyu duman tabakasını aşıncaya kadar mavi araba ka yıplara karışmıştı.959/1242 öteki katilleri öldürmekle gös terdikleri incelik. gerçeği tam olarak yansıtmamıştı.) Cephaneler tükenince. de dektif kaçakların peşine düştüyse de. titizlik. ilginç açıklamalara kaynak oldu. kara bir duman bulutu çıkmasını. Barker de atladı arabasına. her yanı kaplamasını sağlıyordu. mavi arabanın şoförü ga za bastı ve State Sokağına doğru hareket etti. katillerden birinin ara badan attığı revolveri buldu. bu da egzost borusundan yoğun.» derken.

otelin barında. Hunt'un hiç yanından ayırmadığı golf çantasını arayan polisler. ama Chicago'da değil. H. içinden çıkan bir tüfekle. Bir ay kimselere görünmedi Zuta. Wisconsin eyaletinde. 27 leo Mongoven'i vurmağa kalk-445 masıydı. Halk düşmanı No.960/1242 Tutuklanma nedeni Bugs Moran'ın fedailerinden. Sonunda J. Zuta oturmuş. parayla işleyen mekanik bir piyano vardı. Silahların seri numaralarını okunmaz hale getirmek için üzerleri gelişi güzel çizilmişti. eski bir Capone tekniğiydi bu. piyanoya para . State Sokağında ele geçen revolverin üzerinde de aynı işaret vardı. Goodman takma adıyla çıktı ortaya. 45 kalibre çerçeveye oturtulmuş 38 kalibrelik tabancaya ve her iki silahın kurşunlarına el koymuşlardı. Mılwaukee'nın elli kilo metre kadar batısına düşen Upper Nehambin Gölü kıyısındaki Lake Vıew otelinde görüldü. 1 ağustos gecesi.

Birden. Zuta tuşların üzerine yığıldı kaldı. Goddard icat etmiş olduğu özel sistemi Hunt'ın silahına uygulayarak seri numarasını çıkardı ve hemen imalatçıya gidildi. o günlerin moda melodisi «Senin için iyiyse benim için kötü» çalmağa başladı. en öndekinin elinde bir tomson. ötekilerin ellerinde ise namlusu kesik tüfeklerle tabancalar vardı. pistte dans etmekte olan beş altı çifti seyrediyordu. Bunlardan birkaçının. ateş açıldı o anda. yalnızca Sam Hunt'ın golf çantasından çıkan revolver modelinde kullanılabilecek özel kurşunlar olduğu anlaşıldı. . Tam on altı kurşun çıkarıldı cesetten. Zuta yeni bir yirmibeşlik atmıştı piyanonun deliğine.961/1242 peşine para atıyor. Söz konusu silahın. Capone şebekesine satıldığı ortaya çıktı. tek sıra dizilmiş beş adam girdi içeri.

. 446 Cicero'nun Western otelinde verdiği bir şölende ev sahipliği yapmakla meşguldü Capone). (olay gecesi. Cinayeti Capone'un emrettiği kuşkusunu daha da artıran bu iki delil ne yazık ki Newberry hakkında dava açılması için yeterli değildi. polisin gösterdiği fotoğraflardan Ted Newberry'ı tanıdı. olay gecesi Lake Vıew otelinde bulunanlardan biri. Zuta'ya ateş edenlerden biriydi Newberry.962/1242 Bunun yanısıra.

Roche'un Zuta'nın kasalarında bulduğu şeyler. her türlü yolsuzluğa alışmışlardı artık. takma adlarla kiraladığı banka kasalarına saklamıştı. Yaptığı bütün işlerin kaydını. bir türlü açıklığa kavuşamadı. ama. Chicagolular politikacılarla gangsterlerin işbirliğine. Lingle'ın öcünü almak için mi öldürtmüştü Zuta'yı? Yoksa.Cinayetin nedeni ise. Roche. elli dolardan binbeşyüz dolara . Capone. en umursamaz kişileri bile akıl almaz bir şaşkınlığa uğ rattı. soruşturmaları sırasında bu kasalardan ikisinin yerini öğrendi ve bunları açtırmak için özel emir çıkarttı. Zuta'nın dosyalarında bir sürü ödenmiş çek vardı. Lingle'ın öldürülüşü hakkında bildiklerini anlatmasını önlemek için mi? Sonsuzluğa dek karanlık kalacak bir noktaydı bu. bu belgeleri. dosyasını tutmuş. en rahat. Metodik bir adamdı Zuta.

iki polis memuruna. kuşkulu ölümleri inceleyen bir belediye görevlisine. adresimi yazmayı unutma.Freemen tarafından yazılmış bir mektup da vardı: SEVGİLİ JACK. Hoşça kal ahpap. Bunlardan başka. iki eyalet senatörüne. maarif müdürlüğünün ticari danışman yardımcısına. onun için paraları bir zarfa koyup yapıştırmayı ve üzerine benim adımı. Sen verebilirmisin acaba? Mektubu getiren ne istediğimi bilmiyor. Yargıç Harry Fisher'in kardeşi avukat Louıs Fisher'e. bir gazetenin yazı işleri müdürüne.964/1242 kadar değişiyordu çeklerin tutarları (hepsi sekizbindokuzyüzelli dolardı) ve bunlar iki yargıca. . Evanston ilçesi polis müdürü William O. ve William Hale Thompson Cumhuriyetçiler kulübüne ödenmişti. Birkaç aylığına dört yüz kağıda ihtiyacım var.

işte bunlardan biri: Cicero'da onlarmkiyle . Groydon tarafından imzalanmış bir kart. bütün ilgililerin dikkatin(i) «kart hamili J. Söz konusu mektuplar. Haziran 1927 tarihinde yazılmış birkaç mektup. ha. her türlü kolaylığın gösterilmesi» gereğine çekiyordu. lo uis la Cava'dan geliyordu.. Zuta'ya.. Capone'un Zuta'yı ortadan kaldırması için ortaya ikinci bir neden çıkarıyordu. Cook County Charles e. Gel memezlik etme.965/1242 BİLL FREEMAN 447 Hamiş: Parti gecesini sana bildireceğim. Cicero bölgesine kendi el koymağa kalk tığı için şebekeden atılan eski bir Capone'cudan.

Benim sizinle birleşmemi önlemeğe kalkacak lar biliyorum.966/1242 rahatça boy ölçüşebile cek güçlü bir örgüt kurmana yardım ederim. kuşku pusula sının göstergesi Capone'dan yana yöneliyordu. Lingle'ın Capone'dan elli bin dolar aldığını. koca oğlan kardeşlerimin çalışmasına bile engel oluyormuş işittiğime göre. Capone'un bu ... karşılık olarak. batı kesiminde açılması düşünülen bir köpek yarış alanına resmi izin çıkartması gerekirken bunu yapmadığını. hiçbirinden so nuç alamadılar.. Rathbun ile Roche bir sürü iz peşine düştüler. Lingle'ın ölümünü izleyen dört ay içinde. aşağı yukarı yedi yüz sabıkalıyı sorguya çekti. her seferinde. Fısıltı gazetesi. aç kalıp da gidip ayaklarını öpeyim.. kuzey kesimin sınırı üzerinde daha bir sürü bakir bölge var. beni bağışlayın diye yalvarayım diye. Chica go yeraltı çevrelerinin üzerine bir ağ geren polis. Yalnız.

meyhaneyi . cinayetle ilgili bir ipucu vermesiydi. demir sopalar vererek. Capone'un mali durumu hakkında çok şey biliyordu Lingle ve. 448 Rathbun ile Roche. ayrıca. bu iki tezi destekleyecek en ufak bir delil yoktu polisin elinde. balyozlar.967/1242 gibi kazıkları hiç bir zaman bağışlamadığını yayıyordu ortalığa. bu bilgileri hükümetle paylaşmağa niyeti vardıysa gangsterler kralı için bundan ala cinayet nedeni olamazdı Ne var ki. eyalet savcılığının emirlerine verdiği sivil polis lerin eline çeşitli baltalar. Frank Wilson'un umduğu gibi. Bu amaç la. gangsterler diyarına karşı acı masız bir savaşa girişmeğe karar verdiler. Umutları. şiddetli baskı karşısında bir ya da birkaç kişinin pes demesi. kumarhaneyi. Chicago ve çevresinde önlerine gelen genel evi.

gene işçi haraççılarından «Fur» James Sammons (kefalete ihanet . Böylece.968/1242 basmağa. duruşma bekleyenlerin iş lemlerini çabuklaştırmağa çalışıyorlardı. Üstelik bu yerlerde karşılarına çıkan her kesi tutukluyorlardı. çeşitli Halk düş manları aleyhine eskiden açılıp unutulmuş davaları canlandırmağa. hapisten kefaletle salıverilmiş olan ları yeniden içeri tıkmağa. Capone şebekesi ve ilişkili şebekelerin birçok önemli elemanı ımmobı lıze edilmiş oluyordu. ağır ceza mahkemesine getiri len gangsterlerin kefalet ücretlerini öylesine yüksek tuttu ki. Bu kişiler arasında. Yargıç lyle onlara yardımcı oldu. Chicago arabacılar Sendikası Patronu «kızıl» George Barker (bir soygun yüzünden giydiği cezayı tamamlamak için yeniden cezaevine yollandı). aynı zamanda. yakıp yıkmağa koyuldular. çoğu bu parayı vermektense tutukevinde yat mayı göze almağa başladı.

1924 yılında bir polis memurunu öldürmek suçundan hüküm giydikten sonra Temyiz Mahkemesinde serbest bırakılan Üç Parmaklı Jack Whıte (yeniden yargılanarak hüküm giydi). Bu . Bu kanu na göre. altı aya kadar hapis cezasına. Yıllardan beri kullanılmayan «serserilik» kanunu nu yeniden uygulamağa başladı Yargıç lyle. çarptırıla biliyordu. sürekli ola-449 rak kanundışı olaylara karışan kişiler. ya da her ikisine birden. belirli bir işi ve geliri olmayan. iki yüz dolara kadar para.969/1242 gerekçesiyle. «serserilik» le suçlanıyor. yarım kalmış olan hapis cezasını sürdürmek için ye niden cezaevine yollandı) ve danny Stanton (hakkın da açılan cinayet davasına çıkmak için Wisconsin eya letine gönderildi). Galude Maddox («serserilik» suçundan içeri atıldı) ve daha birçokları vardı.

. keyiften bir tuhaf oluyordu içim. o zaman kendisini suçlu bulup iki yüz dolar ceza veririm. yargıç karşısına çıkardık. islah evinden kur tulmak için gelir kaynaklarını açıklamağa kalksa. diyelim ki.. Parayı ödemeğe kalkarsa. iki yüz dolar ödeyinceye kadar çalışması gerek. suçlamaların tersini is pat edemez. Bir soruşturma açtık mı. daha sonra şöyle konuşmuştu Yargıç lyle: «kanunun mahkemelere tanıdığı olanak ları düşündükçe. al Capone gibi birini serserilik suçundan tutukladık. Bunu ya pamayacağına göre.» . islah evine girip. bu pa ranın nereden geldiğini açıklamak zorunda.970/1242 konuda. Sorulara ce vap vermeyi reddettiği sürece. Bu sefer hakkında ağır ceza davası açıla bilmesi için delil veriyor olacak. yakayı BusButün ele verecek. yalancı tanıklıktan içeri attığımızın resmidir. da ha beter. kanuni yollardan pa ra kazandığını ileri sürecek olsa.

Capone adını taşıyordu. «Sayın Yargıcım. Rathbun ile Roche'a 450 . «Yaralı Surat sıfatının kayıtlardan silinmesini rica ederim. ya nında Nach'ın yakışıklı ortağı avukat Michael Ahern olduğu halde ağır ceza mahkemesinde boy gösterdi gangster.. öteki adıyla Yaralı Surat Capone.» şebekesinin alt üst edilmesini hiç de iyi karşı lamıyordu Capone. Butün bu baskınlara. hapse atılma lara bir son verebilmek amacıyla. Bun lardan tamamen kurtulmak için estetik ameliyat yap tırmayı bile düşünmekteydi.971/1242 Bu kanuna dayanarak imzaladığı ilk tutuklama em ri.. 16 eylül 1930 tarihinde. Mahkeme katibi şöyle ilan etti duruşmanın başladığını: davacı: ıllinois eyaleti Halkı. davalı: al phonse Capone.» dedi Ahern. «şan şöhret ve para. gangsterler kralının söz konusu yararlara karşı duyarlılığını birkaç kat artırmıştı.

daha sonra. Tribune gazetesi ile . iki adam Capone'la şahsen görüşmeyi reddederek. 1» olarak söz edilmektedir. soruşturma komitesiyle birlikte ça lışmak görevi Boettinger'e verilmişti. ne yapmış yapmış. bir yıl sonra bu konuda bir kitap yayınladı. kendisinden yalnızca «ajan No. Bu elçinin adı resmi kayıtlarda geçmemekte.972/1242 bir aracı gönderip. Bu davranışıyla Mc Cormick'in gözüne girmiş olduğundan. Ölümünün hemen ardından polis tarafından mor ga kaldırılan Lingle'ın cebinden on dört tane yüz do larlık çıkmıştı. Triburee'dan John Boettinger olay ye rine ilk varan gazeteciydi . bin dört yüz doları olduğu gibi götürüp yazı işleri müdürüne teslim etmişti. bir elçi yolladılar. Böylece Butün çalışmaları yakından izleyebilen genç muhabir. arkadaşının cebinde bunca para bulunmasının kötü dedikodulara yol açacağı dü şüncesiyle. parayı kendisine ver meleri için kandırmıştı polisleri. kendileriyle gizlice görüşmek iste diğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı roosevelt'in kızı anna ile ev lendi. adamlarımın ikide bir içeri atılmalarından bıktım. Jake Lingle öldürüldüğünden beri yanıp tutuşuyor bu şehir. zamanla Hearst'in gazetelerin den Seattle Postıntellıgencer in genel yayın müdürü oldu. Bu böyle sürüp giderse.973/1242 Mc Cormick'i elden geldiğince kusursuz ve iyi gös teren bu kitap Jake Lingle ya da Chicago Zor durum da adını taşımaktaydı (*).» dedi Capone. pi limi pırtımı toplayıp Chicago'dan göçmem gereke cek. Tribune'dan ayrılıp. kitabın bu bölümünde. . ajan No.» (*) daha sonra Tribune'un Washington Burosuna atanan Boetinger. Capone ile ajan 1 arasında geçen şu konuşma yer alı yordu: «Söylemek istediğim şu: kısa keseceğim ayrı ca: bu baskınlardan. evet. 1 cevap verdi: «Bildiğim kadarıyla bu böyle sürüp gidecek.

suçu Lingle'a yüklemişler..974/1242 451 «Jake Lingle'ı öldüren ben değilim ki. dediklerine gö re.. polis yetkilileri ve eyalet savcılığıyla işi ayarlasın diye otuz bin dolar vermiş Lingle'a. Belki de ben öğrenebilirim katilin kim olduğunu...» «kimin öldürdüğünü bilmiyoruz.» «Ne diye bana sormadınız. Zuta... Çete üyeleri.) ..» «işittiğime göre kuzey kesim gangsterlerinin Stadyum yakınlarında açmak istedikleri köpek ya rışı alanıyla ilgileniyormuş Lingle. yarış alanını açamayacaklarmı öğrenince. kardeşim.. Capone'un kendisiydi. ama suya düşmüş iş. «.» (Rathbun ıle Roche bu hikayeyi daha önce de işit mislerdi. ama onların işittiğine göre kazığı yiyen kuzey kesimciler değil. Sanırım bu yüzden tepelediler çocuğu.

rastgele bir kira lık katil . katilin kim olduğunu gayet iyi bilmek teydi. Mıke Malone bunu da işitmişti. 1. gerçek katili polise teslim etmek ni yetinde olmadığını söylemişti Guzik'e. tetiği kime çektirdiler bilemiyorum. isterseniz öğrenmeğe çalı şayım.» Lingle'ın öldürülmesi emrini Capone kendi verme miş olsa bile. Birkaç gün sonra ajan No. 1 e. Capone. «ama bu yüzden Pat Roche'un yakanı bıraka cağını sanma. Lexington otelinde oturmuş Jake Gu zik'le konuşurken söylemişti açıkça. dı şardan birisi olsa gerek. ardı arkası kesilmeyen baskınlara.» dedi ajan No. aynı konuşmada. özel ajan Mıke Malone kendi kulaklarıyla işitmişti. ka tilin ölüsünü getirse Rathbun ile Roche'un eyvallah deyip demeyeceklerini sordu Capone. iki adam bu ye mi yutsalardı.» «istersen öğrenmeğe çalış. sahte gangster. tu tuklamalara son verselerdi. Bir gün. Capone.975/1242 «ama.

sonunda bir gammaz tutmağa karar verdiler. ve şimdi de sözde doğ ru yola dönmüş olan John Hagen'i. Pat Hogan adında. Çok geçmeden. Birtakım dedikodular Hogan'ın . ama yem yutulmadı. «blöf yaptığını biliyoruz. adamı öl dürttükten sonra polise haber vermeği düşünüyordu. birçok kişiler için inandırıcı değildi. yeniden yeraltı çevrelerine girmeğe. ekim ayında.976/1242 aleyhine yalancı deliller uydurup. Her çareyi deneyip eli boş dönen soruşturmacılar. Gennaların eski adamı. banka soyguncusu ve içki kaçakçısı. Sorduğu soruya sert ve kesin 452 bir karşılık aldı gangsterler kralı. yaşlıca ve geveze bir kabadayı ile ahpap oldu Hagen. Cehenneme kadar yolu var. gizli ajan olarak çalışmağa ikna ettiler. «Söyle Capone'a.» diye haber yolladı Roche.» Rathbun ile Roche'un vardıkları ve 1930 yılı ara lık ayında ilan ettikleri resmi sonuç.

parlak gam mazları. yedirdi içirdi. Lingle'ın gerçek katili olan bu delikanlı şimdi Chicago'da saklanmaktaydı. Birkaç gece sonra da Hogan. Hagen. bir iki soygun yapıp kendine gelmesi gerekiyordu. beş parasızdı. birlikte bir sürü iş çevirdikler den söz etti. Hagen onunla ortaklaşa bir iş çevirmek ister miydi acaba? Yaşlı adamın bu teklifini hemen kabul etti Hagen. Bu nun üzerine Hogan. bu Buster denilen kişinin yakın arkadaşı olduğundan. 21 aralık 1930 tarihinde verilen adrese giden Rathbun. Rathbun ile Roche. iki adamı tanıştıracağına söz ver di. . so nunda bir takma ad alabildi ağzından: Buster. Buster'ın leo Bader takma adıyla Lake Crest drive'da oturmakta olduğunu haber verdi. lokantalarda gezdirdi. söz konusu Buster'ın ortaya çıkmasını haftalarca beklediler.977/1242 Lingle cinayetiyle uzaktan iliş kisi olduğunu ortaya çıkarmıştı. yaşlı adamı kabarelerde. Sonunda.

louis'de. Lingle'ın katilini kaçarken gören on dört tanıktan yedisi. bombalama ve cinayet suçlarından a ranmaktaydı.978/1242 Roche. Sorgu yargıcı John P. soygun. uzun boylu. Tribune gazetesi rathburn'u. otuz bir yaşın453 da bir sendika tedhişçisiydi. öteki yedisi ise olmadığını söylediler.» diye karşılık verdi. gördükleri adamın Brothers olduğunu. «avukatlarımın öğüdüne uyarak susuyorum. . Roche'u ve kendi kendisini kutladıktan sonra. dört sivil polis ve John Boettinger. sarışın bir adamı yakaladılar. asıl adı leo Vincent Brothers'dı. John Hagen'a yirmi beş bin dolarlık ödülü ödedi. St. yangın çıkarma. McGoorty'nin karşısına çıkarılan. suçlu olup olmadığı sorulan Brothers.

979/1242 ancak. sonun da bir çeşit uzlaşmalı karara vardı. Brothers suçlu bu lundu. jürinin karar vermesi son derece güç oldu. Brothers'in ya para karşılığında tutulmuş bir sahte kar. ya da yabancı delillere kurban edilmiş bir za vallı olduğunu ileri sürdüler. bunların hiçbiri sanığı silah atarken görmemişti. Bu tutumu «mesleki kıskançlık» olarak niteliyen Boettinger şöyle yazdı: «Tribune ga zetesinin kurduğu. Chicago gazeteleri nin çoğunluğu. 16 mart 1931 de başlayıp 2 nisan 1931 e kadar süren duruşmada. sanığın suçlu olduğundan emin olma dıklarını belirttiler. Yirmi yedi saat kapalı kalan jüri. Brothers'in Mıchıgan Caddesi alt geçidinde kaçtığını gören yedi tanık vardı ama. desteklediği bir ekip tarafından iz lenen ve yakalanan katilin yargılanmasına engel ol mak için ellerinden geleni yaptılar. ama cinayet . Sanık lehine ve aleyhine ileri sürülen delil ler hemen hemen eş değerdeydi çünkü.» Bazı gazeteler.

öteki kent lerin gazetelerinde Chicago mahkemelerini kınayan yüzlerce yazı çıktı. «Tek ayak üstünde dur sam bile zor gelmez bana. yargılının cezaevinde iyi hali söz konusu olduğu takdirde sekiz yıla indirilebileceğine karar verildi.980/1242 suçunun gerektirdiği ölüm ceza sının. Brot hers ilk tutuklandığından beri yapılagelmekte olan suçlamaların ne denli yerinde olduğunu bir kez daha ortaya koymuş gibidir. bu hafif cezanın da. «Sekiz yıl. ha?» dedi Brothers. Chicago muhabiri edwın Johnson'un (aynı za-454 manda Chicago Daily News gazetesinin de yazarıydı) şu yazısını yayınladı: kararın açıklanmasından sonra. Sanığa böylesine hafif bir ceza verilmesi. Bir yandan yetkililer sanığın suçlu ... on dört yıl hapse çevrilmesine.» edıtor and Publısher dergisi 11 nisan tarihli sayı sında.

Bu durumda. Tribune gazetesi işin başından beri katilin ke sinlikle Brothers olduğunu iddia etmiştir. . böylesine hafif bir ceza ver mesi akim alacağı şey değildir.. öte yandan tanıkların hiçbiri Lingle'm öldürüldüğünü görmemiştir.. gangsterlerle olan ilişkileri açıklamaktan kaçınmışlar. ancak. öteki gazeteciler arasında şöyle bir kanı uyanmıştır: evet. olayın tam bir aydınlığa kavuşmasını sağlayacak deliller ileri sürememişler.. Lingle'm katili . ortalıkta dolaşan çirkin dedikodulara zemin olabilmektedir. ne söz konusu gazete ne de yetkililer.. iddiaları des tekleyecek. . katilin soğukkanlılıkla öldürmüş olduğunu karar veren bir jürinin. Bu durum. bir cinayet ne deni göstermemişler.981/1242 olduğunu şaşılacak bir kesinlikle iddia ederlerken. kısacası Brothers'in be lirli bir nedenden ötürü Lingle'ı öldürmüş olduğu na halkı inandıramamışlardır.

derginin yayın müdürü Marlen Pew.. birçok . ancak ortada hala 455 cevaplandırılmamış bir soru bulunduğu kanısında dırlar: «Jake Lingle'ı kim ve neden öldürdü?» Mc Cormick bu yazıya öylesine sert bir tepki gös terdi ki.. Bununla birlikte. . özrün suçtan büyük olduğunu gösterecektir. kararın hiç de tatmin edici olmadığı konu sunda fikir birliğine varanlar. astan yüzünden pahalıya gelecek. or taya çıkan gerçekler. bir son raki sayıda yazıyı tekzip ederek özür diledi. başka bir deyimle. Brothers'in hapse gir mesinin kamu yararına olduğu.982/1242 Brothers'dir. ama bunu kanuni yol larla gereği gibi ispat etmeğe kalkmak öylesine Bu yük skandallara yol açacaktır ki. sonunda.

ertesi gün. Chicago sı nırının on onbeş kilometre kadar batısındaki bir kır yolunda. istenilen adresi bulup. telefonu yeniden eline alan kadına yabancı bir ses. Hemen polise haber verdi çiftçi. des Plaines ırmağının sığ yerlerin den birinde (rıver Grove'da) bulundu söz konusu pla kalar. böylece bir çiftçinin olay yerine gelmesine neden oldu. aşırı ısı. araba da bulunan bir tabancanın patlamasına. arabanın plakaları çıkarıl mıştı. aynı gecenin daha geç bir saatinde. bir otomobil ateşe verildi. «Ne istiyorsun.983/1242 Chicago'ıu gazeteci düşüncedeydiler. Johnson'la aym 29 nisan gecesi saat on birde (Brothers cezae vine gireli dört ay oluyordu) yaşlı genelevci Mıke de Pike Heitler. arabanın bulunduğu yerin . yirmi yıldır birlikte oturduğu kadına te lefon ederek. Gene ertesi gün. be?» diye bağırdı. evde unuttuğu adres defterinden bir ad res sordu. Telefon kapandı.

ateşi hala tamamen sönmemiş bir evin yıkın tıları arasında. Masanın üzerinde duruyordu imzasız 456 mektup. Capo ne şebekesinin oldukça aşağı kademelerinden birine atılmıştı. . cesedin Heitler'e ait olduğu ortaya çıkarıldı. yaşlandıktan sonra. plakaların. Heitler bu mektubun Capone'un eline nasıl geçtiğini hiç bir zaman öğrenemeyecekti. Capone'un genelev işletmeleri konusunda bildiği her şeyi anlattı. Bu yüzden duyduğu hıncı bir türlü yeneme yerek büyük bir akılsızlık yaptı. eyalet Savcısı Swan son'a imzasız bir mektup yazdı.984/1242 on beş yirmi kilometre kuzeybatısına düşen Barring ton'da. Çok geçmeden de Capone'un Lexington otelindeki karar gahına çağrıldı. yanmış bir erkek cesedi bulundu. eski muhabbet tellalı. ara banın.

kanuni herhangi bir işleme girişilmesi için yeterli değildi. Bu mektubu.» dedi Capone.» Bunun üzerine ikinci bir mektup yazdı Heitler. Lingle cinayetini hazırlayan sekiz kişinin adı sıralanıyordu. defol. bek lenmedik bir ölüme kurban gittiği takdirde Pat Roche'a verilmek üzere kızına teslim etti. Lingle'in öldürülmesinin ne deni olarak ileri sürülen iddiaların en kuWetlisini Bus Butün kuWetlendirmişti. Yanık gövdenin ba basına ait olduğu kesinleşince genç kız mektubu yeri ne iletti. daha sonra. şebeke üyelerinin bazılarının katıldığı bir toplantı anlatılıyor. daha geniş açıklamalarda bulundu. ama. yeni.985/1242 «Bu haltı senden başkası işlemiş olamaz. Heitler gibi bir adamın. burada Capone'un Lingle'i dalave . Mektupta ilk olarak. Bu gangsterlerin hepsi de Capone şebekesindendi. «def terin dürülmüştür. ilk mektubunda yazdıklarını tekrarladıktan başka. ölümünden sonra yaptığı tanıklık.

Mahatma Gandhı. 457 XXII.986/1242 recilikle suçladığı. Bobby Jones. tarihin gidişatını etkilemiş» on adamını seçmelerini istedi: büyük ço ğunluk oylarını şu kişilere verdi: Benıto Mussolını.. yılın «dünya çapında en önemi olan. Pıtkın. Henry Ford ve alphonse Capone. George Bernard Shaw.. 1930 yılında öğrencileri arasında bir anket yaparak. «REGARDEZ LE GORİLLE» CHiCAGO'DAKİ Medill Gazetecilik okulu. Cumhurbaşkanı Hoover. Columbıa Üniversitesi profesörlerinden Walter B. al bay Charles a. Albert eınsteın. «Jake'ın hesabı görülecek» dediği söyleniyordu. Byrd. lindbergh. yeni yayınlamış olduğu Başarı . amiral rıchard e..

insan değil yılan») Capone'un yaygın halk kahramanı imgesini silip atamamıştı kafalardan.. ne Chica go Cürüm komisyonunun yayınladığı Halk düşmanla rı listesi ne de Yargıç lyle'ın acı nutukları («aşılma lı bu adam. sokaktaki adamın Capone hakkın daki görüşleri genellikle Capone'un kendi hakkındaki görüşlerine hemen hemen tıpatıp uyuyordu..» Ne Gizli altılar. ne federal yetkilileri.987/1242 Psikolojisi adlı kitabı hakkında konuşurken şöyle dedi: «al Capone'un ulaştığı başarı Charles evans Hughes'un ulaş mış olduğu başarıdan kat kat üstündür. . Çünkü Hug hes doğuştan öylesine üstün zekalı bir kişidir ki. onun için hukuk alanındaki büyük başarısını elde etmek o yunoynamak kadar kolay olmuştur. «Halk ya rarıma çalışan bir insanım ben... Başarıyı ölçerken ahlak konusunu dikkate almıyoruz tabii. Ül kenin her yanında.

Benim işim bu. Capone. Ben düpedüz ticaret diyorum. varol» diye bağırmaya başlamıştı. çevresinde fedaileriyle birlikte görünür görünmez.988/1242 kanunlar susuzluğu geçirebilir mi hiç? içki yasağına karşı geliyormuşum! 458 Öyle. «yaşa. kimisi haraççılık diyor. pe ki? Neymiş suçu? istediği şeyi vermiş millete. aynı nesne gümüş tepsiler içinde sunuldu ğunda. Ulusal içki Yasağına benden başka karşı gelen yok mu yani?» inDiana'nın Charlestown yarış alanında. adı konukseverlik! Zavallı al ne yapmış. ringe gi ren bir boksör gibi selamlamıştı halkı. öyle. Buna karşılık Capone. Bir keresinde . bir yere gittiğinizde. ama. kimi si kanunsuz iş diyor buna. binlerce seyirci ayağa fırlayarak alkışlamağa. ya da bir kulüpte. içkiler benim kamyonumdayken kanuna aykırı oluyor. iki elini havada kenetleyip sallayarak.

bando «Sen olmayınca bu kent çekilmiyor» adlı parçayı çal mağa koyulmuş. ingiliz ağır sık let boks şampiyonu Bob Fitzsimmons'un dul eşiydi. Capone iki loca ayırtmıştı. Washington Park'ta amerikan derbisi koşulacağı gün. Bir gazeteci senatörün ünlü gangster ve Jack Mc Gurn ile gülerek konuşurken resmini . sarı boyunbağıyla.B.989/1242 de. Bir başka sefer. şeref konuğu olarak eyalet Senatörü (daha sonra A. Capone sarı kostümü. Wrıgley Field'da yapılan bir beyzbol maçında. libonati'yi getir mişti. benzer bir olaya A. Milletvekili) ronald V.D. birinde ailesi ve konuklarıyla birlikte kendisi. şaşkınlıktan donup kalmıştı. Başsavcısı Johnson ta nık olmuş.D. minyatür bir güneş gibi alana gelip ayırttığı locaya doğru yürürken. bir sürü yarış meraklısı gangsterler kralının yanına koşarak elini sıkmak için birbirlerine girmişlerdi.B. birinde de fedaileri oturmaktaydı. o günkü şeref konuğu.

ikinci yarının ortasında Jack Mc Gurn ile birlikte stadyumdan ayrılırken. beyaz fedora şapka lı Capone. Bu olay dan sonra. Mor kostümlü. öteki seyirciler ara sında pek büyük bir süksesi olmadı gang liderinin.990/1242 çekti. şöyle derdi: «oğluyla konuşmamı rica et tiğinde koltuklarım kabarmıştı. Herhangi bir vatan daşın oğluyla konuşmaktan her zaman gurur duyarım. eflatun gömlekli. libonati ne zaman kendini temize çıkar mak istese. Bağıranlar. Capone'un armağan ettiği biletlerle gelmiş olan bir izci gurubunun üyeleriydi. evanston'un dyche Stadyumu «Yaşa al» sesleriyle sarsıldı. ancak.» 459 Northwestern ile Nebraska Üniversiteleri arasın da yapılan bir futbol maçında. dört yüz kadar üniver site öğrencisi yuh çekerek kapıya kadar izledi kendi sini. Mc Gurn son anda durarak .

zaten kimsenin al dırmadığı birtakım geri zekalılardır onlar. bir de üçüncü Thompson yönetiminin akıl almaz israfları vardı Chicago'nun belini Buken. iyi dinle Capone başlıklı şu yazı çıktı: «Biz Northwestern'ıılerın oyun ları oldu mu. kimse senin cakanı yutmuyor. patronla fedai tabanları yağ ladılar. Bu çılgınlık karşısında isyan eden vatandaşlar. Sonra. Yutanlar varsa. o yıl. bilesin. toplanan ver ginin yirmi üç milyon dolar üstünde harcamalar yapıl mıştı. Ülkenin hiç bir yerinde buhranın etkisi burada duyulduğundan daha şiddetle duyulmayacaktı. Butün ülkeyi etkileyen krizin üstüne. Öğrencilerin çıkardığı The daıly Northwestern gazetesinin bir sonraki sayısında. . ne dyche Stadyumunda ne de Soldıer Field'da görmek istemiyoruz seni.» 1930 yılı son baharında Capone Florida'dan dön düğünde Chicago ekonomik buhranın korkunç sarsın tısı içindeydi. Çünkü.991/1242 arkasını döndü ve öğrencilere sövdü.

«Tanrı aşkına. Belediyeden aylık alan bin beş yüz kişinin. son an da açlıktan can verdi. haftalarca paralarını alamadılar. «şu ço cukları yaz boyu doyurmamıza yardım ediniz. halen çalışan üyelerine. işine son verilmeyenler ise. Öğret menler. aç kalan öğrencilerini doyurdular. tasarruf hesaplarındaki paraları çıkarıp. boşta kalan üyelerine iş bulabil mek için.» Memo rial Çocuk Hastahanesine getirilen bir çocuk. (bu arada öğretmenler. itfaiyeciler. polis memurları) işine son verildi. ayda iki gün çalış460 mamalarını emretti. eyalet.992/1242 vergi grevine gittiler. şehir ve banliyö hazine leri tamtakır olduğu için. özel gruplar aralarında para toplayıp.» diye yalvardı milli eğitim müdürü Chicagolulara. okulların açık kalmasını sağladılar. Chicago Matbaa işçileri Sendikası. .

993/1242 Zenci mahallesinde yaşayan binlerce kişinin adına haykırdı zenci bir anne: «Ne den açız? Neden çıplağız?» ortabatının o korkunç kuraklıklarından biri de baş gösterdi o yaz. Bir zamanlar yüksek aylıklı işlerde çalışan kişiler. portakal sandıklarından. tünellerde yatıyorlardı. ekonomik krizi ko lay atlatır». köşe başlarında dikilip. ken tin çervesinde. tenekeden. zımpara kağıdından yapılmış gecekondu lar türedi. Uluslararası elma Toptancıları derneği. durumu daha da ağırlaştırdı. mukaWadan. e linde kalan fazla elmaları satabilmek için bir slogan uydurdu: «Her gün bir elma yiyen. evsiz ka lan aileler alt geçitlerde. tanesi beş . önlerine koydukları sandıklar içinde.

işleri çok iyi giden bir elma satıcısı günde altı dolar kazanabilirdi. vergileri arttıran ye ni kanun teklifleri yapıldı. davası temyizde olduğu için.» dedi.994/1242 sentten meyva satıyor lardı. «kardeşim al. Bu tasarılar. hem eyalet hem de millet meclisinde. Albay Mc Cormick. Butün servetinin yirmi beş bin iki yüz elli dolar ol duğunu beyan etti. federal mahkeme nin verdiği hapis cezasını ifa etmeğe başlamamış olan Ralph Capone. sırf fazla vergi ödemekten kaçınmak için. ülkenin var lıklı kişileri tarafından protestolarla karşılandı. Yalan da değildi söylediği Güney kesiminde kocaman bir yapının önüne asılmış 461 . Halk yardımına ayrılan paralar tükendikçe. her gün üç bin işsizin karnını doyuruyor.

bu . radyo yazarı. Capone efsanesi yalnızca amerika'da değil. Capone şebekesini temize çıkarmak amacıyla akıl almaz birtakım demagojilere girişmişti. Jacob katz. papaz. Burada. Montefiore Havrasının hahamı dr. yaşlı bir kadın gangsterler kralı nın önünde diz çökerek elini öptü. Noelde. bu ziyafet Capone'a on iki bin dolara patlamıştı. şebekeden «Chicago şirketi» olarak söz eden haham. masrafların tamamı nı al Capone'un karşıladığı bir mutfakta. küçük italya yoksulları için muhteşem bir par ti verdi. altı hafta içinde tam 120. kasım ayında kut lanan şükran Gününde. Bu partide. New York' un Bronx bölgesinde.995/1242 bir tabelanın üzerinde şu yazılar okunabilirdi: İŞSİZLERE BEDAVA YİYECEK. Sürüyle gazete ci. beş bin hindi dağıttı Capone.000 kişi yemek yemiş. Butün dünyada gittikçe yaygınlaşmaktaydı. romancı. oyun yazarı. filimci efsanenin Buyümesine yardım ediyorlardı.

ancak bir sü re için yararlı olabilecek geçici çarelerdir» diyordu kendisini dinleyenlere. onların değerlerini benimsemek zorunda yız demek istemiyorum. bir Butün olarak toplumun. Hazreti davut'tan. Chicago şirketinden ders almalıdırlar: Ulusları yeniden kurabilmek için. her zaman için geçerliliğini sürdürecek bir poli tikaya dayanınakta. tarihçilerin anlattığına göre. Hazreti davut. şu ya da bu biçimde topluma uydurulmalıdırlar. bu orduyla ulu israil ulusunu kurmuş tur. kendi halkının toplum dışına ittiği ki şileri toparlayarak bir ordu kurmuş. klasik bir örnek vereyim size. yanlış bir düzenin toplum ve kanun dışına .996/1242 adamların toplum içinde yapıcı bir güç olduklarını ispata çalışmaktaydı: «aşırı ağır cezalar. «Chicago şirketinin eylemleri ise. Uyumsuzlar. ileri görüşlü devletler ve devlet görüşü olan hü kümetler. kendi sine uymayanları yola getirmek için kullanması gere ken sistemin öncülüğünü yapmaktadır. Bunu söylerken. ve.

«Capone şatosu» diye haykırırdı rehberler .997/1242 ittiği bu kişilerden yararlanmak gerekmektedir. Tanesi 50 centten satılıyordu. Birinci sayfada. baştan sona Capo ne'un hayatı ve yaptıklarıyla ilgili olan tam yedi kitap yayınlanmıştı. bol resimli. gazete bayilerini dol duracak olan bu tür yayınların ilkiydi bu. o sırada Minneapolis'te bulunan Faw cett Yayınevi. Chicago ve çevresin de düzenlenen turistik gezilerin belli başlı durak yer lerinden biri olmuştu.» Öte yandan. piyasaya. Sonraları. Hawthorne ınn. Yapının önünden geçerken. dergi boyutların da bir kitap çıkardı. Yüzyıllardan beri sürege-462 len suç ve suçlular sorununa ancak böylelikle bir çözüm yolu bulunabilir. adı: Çeşitli Yanlarıyla al Capone. 1929 ile 1931 yılları arasında. Yargıç lyle'ın sözlerinden biri yer al maktaydı: «al Capone'u elektrikli sandalyeye gönder mek .

metinde sözü geçen cinayetlerin hemen hepsini Capone'a yüklemişti.» kimliği belli ol mayan yazar. baş rolde edward G. dergi piyasaya çıkar çıkmaz ortadan kaybolmuş.998/1242 için elimizden geleni yapacağız. bunun hemen ardından. kendisine gösterilen bu aşırı ilgiye kızmamış. gang sterin bunlarla ilişkisi yoktu. robınson olduğu halde 1931 yılında First National Stüdyosu tarafından piya saya çıkarılmış. (ilk önemli gangster filmi olan lıttle Caesar. 1931 yılı baş . stüdyfilmin Ben Hecht'in senaryosunu yazdığı filmin baş rolünü Paul Muni oynuyordu. o sıralar ortalıkta do laşan bir söylentiye göre. dergiden yüz adet satın aldı. ama anlaşılan Capone. bu yayını hazırlayan kişi. oysa çoğu kez. Howard Hughes'un Hollywood olarında Ya ralı Surat adlı çalışmalarına başlandı. birkaç hafta saklanmıştı. tersine pek mem nun kalmıştı.

Hecht olumlu karşılık verdi. Bir geceyarısı (Ben Hecht'in yıllar sonra anlattığına göre) senaristin los angeles'te kal dığı otelin kapısı vurulmuştu. baş rolünü James Cagney'in oynadığı Public enemy Halk düş manı gelmişti). hazırlanmakta olan filmin senaryosunu ele geçirmişlerdi. «okuduk. «Bunu yazan herif sen misin?» diye sordu. Nasıl olduysa.999/1242 larında. Warner stüdyolarında hazırlanan. «al Capone hakkında mı bu yazdıkların?» . Hecht kapıyı açtığında 463 suratsız iki gangsterle burun buruna geldi. Senaryoyu elinde tutan adam.» «Beğendiniz mi?» diye sordu yazar.

al'e söylerim. «Tamam öyleyse. bu yaz dıkların al Capone hakkında değilse. bu yazdıklarının öteki herifler hakkında olduğunu söyleriz al'e. Haynıe Weıss.. sinemaları dolduracak. adamlardan birinin aklına bir şey geldi. Bizim sanat işle rinin dümeni de bu işte. «al'i ne yazık ki tanımıyorum.» «işte onun için bu adı koydum ya.. «Peki. Bu Howard Hughes de nilen herif kim?» .» ve Chicago'daki gazetecilik yıllarında tanışmış olduğu bazı gangsterlerin adını sı raladı Collassimo. Filmin adını Yaralı Surat koyduk mu... al zamanı mızın en ünlü. o sanacak.. en ilginç kişilerinden biri.» «anlaşıldı. herkes onun hayatını görece ğim sanacak. o'Bannion. neden adını Ya ralı Surat koydun? Herkes.1000/1242 «Ne münasebet..» Tam çıkıyorlardı ki.» diye haykırdı Hecht.

Uzun süre londra'da oynayan oyun.» Ve görevlerini yerine getirmiş olduklarından e min.1001/1242 «o mu? Hiç bir şeyle ilgisi yok onun. daha son ra Broadway'de de sahneye kondu. edgar Wallace'm yazdığı gangster melo dramı on the Spor'un baş kişisi Tony Perelli adını ta şıyordu. çıkıp gittiler. Tam 167 kez oynandı... seçmenlerin ne den kendisini resmen . işe parayı yatıran enayi.» «Öyle mi? Öyleyse canı cehenneme. Sahnede ise Capone'u Crane Wılbur adlı oyuncu canlandırdı. 464 Viyana'da yayınlanan bir gazetede (Chicago ga zeteleri de aktarmıştı yazıyı) Capone için «Chicago' nun asıl belediye başkanı» deniliyor.

1002/1242 belediye başkanı yapmadıkları alaycı bir dille soruluyordu. Bu düşünce Capone un adamlarından birinin pek komiğine gitti. dakikalarca kendine gelemedi.» diye yazdı gaze tesine. tanınmış cürüm uz manı George london'u gangsterleri incelemesi için Chicago'ya yolladı. hemen hemen elli cürüm . le Journal de Paris gazetesi. «on ne peut guere croıre que c'est un monstre ayant ax peu près cın quante crımes sur la conscıence. bir ter cüman aracılığıyla Capone ile konuşan london. gang sterler kralından pek hoşlandı. Praırıe Caddesindeki evde. bunda hiç de gülünecek bir şey görmemişti. adamı nın kahkahalarına öylesine sinirlendi ki bir tokatta yere yıktı onu. Capone ise. Görüşmenin ingilizcesini yayınlayan Chicago Daily News gazetesi şöyle çevirdi bu sözleri: «Bu adamın. bir gülmeğe başladı ki.

kurnazlığı da yerinde. gros malin! Vous le saves bıen. .. «qu'ıl ne manque pas d'esprıt et de ruse. espırısı de. regardez le gorılle.. amerika lıların çoğu. «Pekala. iyice bakın bakalım şu gorile.'») «'estce très ındıscret de vous demander de quelles affaıres vous vous occupez?'» (Ne işle meş gul olduğunuzu sormak çok ayıp olur mu?) «'oh.' ıl dıt.Yurttaşlarının iki yüzlülüğünden yakındı.» «Üstelik.'» («Seni kerata! Bilmiyor musun ne işle meşgul olduğumu?») . değil mi? dedi bana. eh bıen.» «'Vous êtes venu. 'voır celuı qu'on appelle le gorılle.» «ajoutez.1003/1242 işlemiş bir canavar olabileceğini aklı almıyor insanın..'» («Herkesin goril dediği kişiyi görmeğe geldiniz.» diye devam ediyordu london..

» (Ve.1004/1242 dedi... «Vous verrez mes belles fleurs» («Güzel çiçeklerimi görür sünüz») dedi. Bayan «Cıssy« eleanor Patterson'du kuşkusuz. namus 465 maskesi ardında saklanan namussuz heriflerden baş ka bir şey değil. «et l'homme au cınquante cadavres. me donne sa main. içki yasağı lehinde oy verip her ak şam kafayı çekiyorlar. politikacıların pek çoğu. Washington Herald .») Capone ile görüşen gazeteciler arasında ona en çok hayran kalan. son de rece yumuşak ve beyaz bir el. «'Comment voulesvous que je ne desteste pas ces personnes?'» («Bu kişilerden nefret etmekte haklı değil miyim?») Fransız gazetecisini o kış Florida'ya çağırdı. yüzünden eksik etmediği gülümsemeyle elini uzatıyor bana. elli cinayet işlemiş olan adam. fine et tres blanche. toujours souriant.

Bir kaplanın gözlerinin içine nasıl bakılmazsa. anlıyorsunuz ya. buz gibi soğuk gözler.. «büyük iş adamları.. ne de kanun adamları nın kendisine haklı davranmadıkları konusunda dök türmeğe koyulmuştu: «Ben büyük iş adamlarına karı şıyor muyum?» diye sordu mülti milyoner hanıma. Bir kerecik bakabildim gözlerine.. Neden rahat bı rakmıyorlar beni... ceplerinden bir kuruş bile aldığı mı söyleyemezler.. peki? Ben . Palm Island'da gangsterle birlikte geçirdiği birkaç saatten sonra yazdığı yazıda şöyle diyordu: «Harikulade bir italyan o.1005/1242 gazetesinin önce yayın müdürü sonra da sahibi olmuştu bu hanım.» iyi niyetle dinlemeğe hazır bir kulak bulmuş olan gangsterler kralı. Buz gibi gri. Ben kendi sınıfımdakilerle iş yap mağa çalışıyorum. Capone'un gözlerinin içine de ba kılmıyor. ne toplumun.

eline geçen herhangi bir -ne bi leyim her şeyin işte hesabını görebilir. hanım gazeteci de Capone'un elle rinden müthiş etkilenmişti. ... Buna karşılık zıı bakışta yumuşak duygusunu uyandırıyor bu eller eğir iş görmedikleri için herhalde..» kullanacak nazik bir sözcük bula madığı için durakladı Bayan Patterson.1006/1242 onlara karışıyor muyum? onların dümenlerini ellemiyorum ben. şey değil misiniz..» ama her şeyden pok.» london gibi... yani? şeyler. 466 Peşimi bırakmıyorlar ki.... gangsterin gözlerinden etkilenmişti.... kralı. «koskocaman...» «ama gene de. Her suçu bana yüklemeğe uğraşıyorlar. tamam mı? on lar da benim dümenime karışmasınlar.. siz. son derece güçlü eller. Öyle ki.

Zor tuttum kendimi. Freud'a sorsunlar. . evdeki uşaklarım böylesine iyi servis yapmasını bilselerdi. Çok doğru söz bu.. Neden olduğunu anlamayanlar dr.» Capone'un emirlerine uyarak konuk bayana limo nata ikram eden uşağın sessiz becerikliliğinden. Yerimden fırladığım gibi kaçmak geldi içimden..» Yazısına şöyle son veriyordu: «kadınların gang sterlere karşı özel bir sempati besledikleri söylenir.1007/1242 «Bir kapla nın gözleriydi bunlar.» Capone ile tanışmağa can atan önemli kişiler ara sında çok ünlü sanatçılar olduğu gibi. Bir an kendimi kaybettim sanki. yürektendi söylediklerim hem de. ger pek bir gıpla ile söz ediyordu gazeteci: «ah.» ayrılırken iyi şanslar dilemişti Capone'a «gerçek ten.

Göl kıyısında ki köşklerde oturanlardan biri. 1926 yılından beri hayrandılar . bu arada Capo ne da. bu ko nuda bir mektup yazmıştı operasever krala. lucrezia Bori'nin Capone ile tanışmayı başarıp başaramadığı kuşkulu. bir lokantada tanıştırıldığı komedyen George Jessel'in Capone'u tanıdığını öğrenince heyecanlan mış.» demişti. Met ropoliten operasının prima donnalarından lucrezia Bori. Chicago'ya bir daha seferki gidişinde kendisini gangsterle buluşturmasını rica etmişti. en iyi kaliteden bir kasa şampanya gel-467 misti kendisine.1008/1242 Chicago sosye tesinin en ileri gelen simaları da vardı. «al Capone aramıza katılsa sosyete çok daha canlı olur. Jessel. Capone'dan hay yazılıydı. kartın ranlık üzerinde «al duygularıyla» Chicagolu gangsterlerin birçoğu. ravinia Park'ta söy lediği sırada. ama bir yaz sezonunda.

1009/1242 George Jessel'e. Sonra oyuncuyu Midnight Frolics kulüBune yemeğe götürmüş. merakını yenemeyen sanatçı. yürekler parçalayıcı melodram The Jazz Singer'de. Birkaç gece geçmeden. Jessel'e. ölümünden bir hafta kadar önce annesiyle birlikte Harrıs Tiyatrosuna giderek o yunu görmüş. o yıl oynadığı. oyunu gördüğünde aynı şekilde duygulanan Capone. laf olsun diye söylenmiş boş bir söz değildi bu. Terry Druggan'ı kulise göndere rek.» demişti Capone. ya da arkadaşlarınızın başına bir şey gelecek olursa. «Başınıza. elini sıkmaktan kıvanç duyacağını söy lemesini istemişti. Hymıe Weıss.» de mişti. Bugs Moran'ın kuzey kesimcileri ya . «Yakışıklı deyin bana. hepsini nerdeyse hüngür hüngür ağlatmış tı sanatçı. ana oğulun iki gözü iki çeşme olmuştu. hemen bana haber verin. üçüncü perdede. oyundan sonra Metropole oteli ne gittiğinde.

Zorbalar. başı durmadan derde giren bir arkadaşı için ricada bulunduğunda Capone meseleyi halledivermişti. Bu tür olayların kurbanları arasında lou Holtz. çalışmasına izin vermediği gangster hemen hemen yok gibiydi. Harry Richman ve bu gibi daha birçok kişiler vardı. üzerlerin de ne varsa çalarlardı. Böylece. Georgıe Price. rudy Vallee. onun bilip ta nımadığı. kimi kaçmış olduğundan. o sıralar. haraç ödemediği tak dirde sanatçının yüzünü gözünü kesmek tehditiyle pa ra koparırlar. Aiello'ların da ki mi ölmüş. Jessel.1010/1242 öldürülerek ya da hapse tıkılarak ortadan kaldırılmış. tiyatro ve kulüp sanatçılarının peşinde hem zorbalar hem de soyguncular dolaşırdı. 468 . Capone'a meydan okuyacak adam kalmamıştı Chicago'da. soyguncular ise genellikle gece tiyatro dan çıktıklarında sanatçıların yolunu kesip.

Chicago'da. «luchman. George Whıte's Scandals of 1927 adlı mü zikalde oynadığı sıralar. saatten bir tane daha satın alır. du rum . birçok kereler soyul muştu. So nunda gidip Capone'u görmeğe karar verdi. yanında mut laka bozulmamış bir bin dolarlık bulundurur. bir lo kanta ya da gece kulübünde hesap Ödeyeceği zaman bunu çıkararak garsonları şaşırtmaktan hoşlanırdı. yüzüklerden. Çünkü bir gece. yol kesen haydutlar için biçilmiş kaf tandı. çaldırdığı el maslı sigaralıktan. senden üstünü yok!» diye haykırmıştı. Normal olarak üzerinde taşıdığı mücevherler. bir iki gün içinde onları da çaldırırdı. Gangste rin hayranları arasında olduğunu biliyordu.1011/1242 Richman. erlangen Tiyatrosu ile oteli arasındaki yolda bir kez değil. oyundan sonra kulisteki odasına dalan Capone. Her soyulduğu gecenin sabahı. küçük bir servet demekti çünkü. ayrıca.

o güne kadar çaldırmış olduğu Butün mücevherlerle birkaç bin dolar vardı içinde. Capone yanındaki adam lardan birine birkaç söz fısıldadı ve richmond'u alarak göl kıyısında bir araba gezintisine çıkardı. Lexington oteline döndüklerinde.» Pusulada şunlar yazılıydı: «Butün ilgili lere Harry Richman yakın dostumdur. al Capone. Yolunu kesen adamlara Capone'un yazısın gösterir göstermez. hırsızlar özür di leyip uzaklaştılar. .» aradan birkaç gece geçmeden. maun çalışma masasının üze rinde bir paket duruyordu.» dedi. sanatçının eline bir de pusula tutuş turdu. «Gerekirse kullanırsın.1012/1242 kendisine anlatıldığında. Capone. Richman bu pusulayı kullanmak zorunda kaldı. «şu da cebinde bulunsun.

Washington'da ufak bir otel işleten bu bayan. küçük bir istasyonda bekleşen kişlerden biri arabasına binmek isteyince. Chicago'da bir vodvil tiyatrosunda oynadığı sırada. şöyle bir göz attı . Jessel aracılığıy la Capone'a haber yollar yollamaz. Yolcuyu Lexington oteline bıraktı. Butün parası ve mücevherleri otel odasından çalındı. Capone'un yarattığı bu tür mucizeler arasında en dramatik olanı. adam bir kart çıkarıp. arabasına aldığı adamın al Capone olduğu hakkında en ufak bir kuşkusu yoktu. Tatili sırasında. her şeyi geri geldi. arabayla ortabatı kesiminde ilerlerken. kabul etmişti. Bayan Mary Lindsay'in ricası sonu-469 cunda olmuştu.1013/1242 Ünlü taklit üstadı Georgıe Price. bir gün Capone'a ufak bir hizmette bulunmuştu. Chicago'ya giden bir trenin yolda kaldığını görmüş. Chicago'da bulunduğu sırada başına bir iş gelirse kendisine haber vermesini söylediğinde.

1014/1242 verilen kartvizite. esrarlı bir şekilde bulunmuş olan çantasını gördü. Bir tek kuruş eksilmemişti içinden. arkadaşlarının söylediğine göre. Çaresizlik içinde Capone'a başvurdu genç kadın. sütunun yanındaki sandalyede. kadın yemeğini daha yarılamamıştı ki. aslında gelinin de. Mafalda'yı . Gangsterler kralı. 14 aralık 1930 tarihinde Rose Capone'un kocası Frank Maritote'un (öteki soyadıyla Diamond) yirmi üç yaşındaki erkek kardeşi John Maritote. o sırada on dokuz yaşında olan Mafalda Capone ile evlendi. Butün parasını ve önemli kağıtları içinde taşıdığı el çantasını yolda elinden kapıp kaçtılar. içerdeki bir dizi taş sütundan ilkinin tam karşısındaki masada yemek yemesini söyledi Bayan Lindsay'e. filim operatörü olan John Maritote. o gece batı kesiminin belirli bir lokantasında. Birkaç gün sonra. güveyin de istemediği bir evlenmeydi bu anlaşılan. ailelerin ayarlamış olduğu. ve donup kaldı.

Yeni evlilere düğün armağanı olarak elli bin dolar ve bir ev vermeği vaad etmişti. şebekenin en üst kademesine yükselmiş olan 470 Frank Diamond daha fazla söz sahibi olmak istiyordu.Aileler arasında ikinci bir evlenme gerçekleşirse. bir başka kızı sevmekteydi. Mary kilisesinde toplanan üç bin konuk arasında Belediye . özellikle içki dağıtımından sağlanan kazançlar konusunda. bölünme olmayacağı kanısındaydı Capone. Mİami'de tanıştığı bir delikanlıya gönül verdiği söyleniyordu. onunla hemen hiç konuşmamış olmaktan başka.1015/1242 ömründe birkaç kez görmüş. Angelo Genna ıle Lucilie Spignola'nın düğününden beri böylesine parlak bir evlenme törenine tanık olmamıştı gangsterler dünyası. Mafalda'nın ise. Cicero'daki St. Capone örgütünün iç politikası bu birleşmeyi gerektirmişti.

Bir okyanus gemisi biçiminde olan pastanın boyu üç metre. Gelin. Ralph işletiyordu bu gece kulübünü. Daniel Seritella. Papaz Crajkowskı iki genci karı koca ilan ettikten sonra. üç Guzık kardeşler ve daha kimler kimler yoktu. lanvin tarafından dikilmiş. eni de bir metreydi. yeni evlilerin balayına gidecekleri yerin adı kırmızı şekerlemelerle yazılmıştı: Honolulu. Geminin burnunda. hep birlikte Cicero'nun gözde Cotton kulübüne gidildi. Jack Mc Gurn. yüksekliği bir buçuk. al Capone gelmemişti. dışarda korkunç bir soğuk ve tipi olmasına rağmen binlerce kişi de kapıda bekliyordu. pembe kadife şapkalı baş nedimeler al Capone'un eşiyle Ralph Capone'un eşiydi. Frank Rio. . on metrekuy ruklu ak satenden bir gelinlik içinde. Pembe şifon tuvaletli.1016/1242 meclis üyesi William V. Florida'ya dönmeği yeğ tutmuştu. Pacellı. Yargıç Lyle'ın imzaladığı tutuk lama kararından (serserilik suçu) dolayı. ağabeyi Ralph'ın kolunda girdi salona.

Teklifi «serin kanlı bir küstahlık» olarak niteleyen başyargıcın. buna kar şılık şu koşulları ileri sürüyordu: hakkında serserilik davası. o teslim olur . yer gösterici olduklarını ileri süren beş Capone fedaisini tutukladılar. Capone. da ha ağır sıfatlar kullanmamak için kendini tuttuğu bel liydi.1017/1242 Gecenin eğlencesini bozan bir tek ufak olay oldu. Chicago arabacılar Sendikası Başkanı George Barker aracılığıyla Başyargıç McGoorty'e bir uzlaşma teklif etti. Chicago'dan ayrılıp. eyalet savcılığından gönderilmiş olan iki sivil polis. serserilik suçundan teslim olmayı. «Ne biçim yer göstericiymiş bunlar.» dedi Casey adamları karakola götürürken. işçi haraççılığından vazgeçmeyi. ora daki işlerini uzaktan işletmeyi kabul ediyor. «Ceplerinde tabanca vardı.» 471 Florida'da bulunan Capone. Mıke Casey’le Louıs Caparelli.

Gang yönetimi mi istiyoruz.1018/1242 olmaz iptal edilecek.» 472 XXIII. artık kesin karar vermek zamanı gel miştir. büyük jüriye söyledikleri şöyle kayda geçmiş: «Capone'un en önemli rakipleri acımasız bir biçimde ortadan kaldırılmıştır. bunu bilemi yoruz. KAĞIT YARIŞI . her bakımdan kral olmasını engelleyen bir şey kalıyor: kanunlar. hukuk yönetimi mi? ona göre davranalım. Başyargıç Barker'e ne karşılık verdi. içki dağı tım işine hiç bir şekilde karışılmayacaktı. Böylece. ancak. Teklif ettiği anlaşmayı kabul etmek aklımızın kenarın dan bile geçmez.

Capone ile gelir kaynakları arasında direkt bir bağ kurmağa uğraşmıştı. Tessem ve Hod gins. penceresiz. kimisi 1924 yılından kalma bu ka ğıtlar. dosya dolaplarına ya da bir başka memura sürtünmeden kıpırdamak olanaksızdı. bir arada aşağı yukarı bir milyon yedi yüz bin ayrı belge incelemişlerdi. gözleri bile bulanık görüyordu ar tık. cesareti kırılmıştı. Wilson yorgundu. Capone'un işlettiği çeşitli yerlere polis tarafın dan yapılan baskınlarda ele geçmiş binlerce dosyayı. 1930 yılının yaz ayları boyunca buraya kapan mış. Saat gece yarısını geçmişti. Öyle sine küçücüktü ki burası. karanlık bir bölmeden ibaretti. . Masasının. Wilson. belgeyi incelemiş. banka kayıtları.1019/1242 ESKİ FEDERAL BİNADA Wilson'a ayrılmış olan yer. Wilson. yardımcı ajanlarının memoları arasında.

dışarda kalmış olan kağıtları ora ya yerleştirmeğe karar verdi. yerlere yayılmış kağıtları toparlayıp dosya dolabına yerleş tirmeğe koyuldu. tozlu dosya dolabı durmaktaydı. eyalet savcılığınca kendisine devredilmiş binler ce belge paketinden biriydi bu. Sayfalan şöyle bir karıştıracak oldu. 19241926 tari hini taşıyordu bunlar. Ne kadar aradıysa bulamadı anahtarı. koridorda bir dizi eski. Birinin çekme mesini açık bularak. Üç 473 tane büyük hesap defteri çıktı ortaya. Sütunların üzerinde şu başlıklar vardı: ka FeS . çek mece küt diye kapanıp otomatik olarak kilitlendi.1020/1242 iskemlelerin üstüne dağılmış. ikinci defterin bir sayfasına Buyülenmiş gibi ba kakaldı. nasılsa şimdiye dek içine bakacak zaman bulamamıştı. Sicimi kesti. Yere yığılmış birtakım çekleri top lamak üzere eğildiğinde dolaba çarptı yanlışlıkla. kahverengi kağıda sa rılmış büyükçe bir paket de vardı çekmecenin için de.

1. bu toplam «a» (al yerine kullanıldığı kanısına varmıştı Wilson).. arasında pay edilmişti. «r» (Ralph Capone).. vb. 2 aralık 1924 tarihli sayfada ki 36.42 (ödendi) Ralph.... 21.. Yorgun değildi artık. at yarışları. Her üç dört sayfada bir sayıların toplamı alınmış. Faro.687 dolarlık toplam şöyle bölüştürülmüştü: Kent………………. defterleri masasına götürdü ve her sayıyı..634...587.. on sekiz aylık bir süreyi kapsayan bu defterlerde ya rım milyon doları aşkın net kazanç görünmekteydi... «J» (Jace Guzik)... her yazıyı bir bir incelemeğe koyuldu. 6.35 ..1021/1242 oYUNU.. rUleT. Zar oYUNU.

22 Lou…………………. «Frank».720. «d»? Sayfanın alt bölümüne düşülmüş bir notta şöyle yazılıydı: «Frank.» ertesi sabah ilk iş eyalet savcılığına koştu Wıl son..5. «kent»'in Cıcero yöneticileri anlamına geldiği kararına vardı.22 D……………………. Hawthorne Smoke Shop'un ilk yöneticisi Pete Penovich olmalıydı. «lou». 1926 yılında.634. McSwıggın cinayetinden hemen sonra .720.5. Söz konusu defterlerin. al adına 17. Frankie Pope.1022/1242 Pete…………………1.22 J ve A……………….720. herhalde louıs de Cava.500 dolar ödedi. Jake ve al.5.720.35 Frank……………….22 Wilson.5.. «J ve a». «Pete».

bankalardan. Ship'in kasiyerliğini yapmıştı. arkadaşları arasında lou diye anılan bu adam. kefillerden. . Wilson ile ekibi. imza. Sonunda. Leslie Albert Shumway'e aitti. Fred ries'den önce. ele geçirebildikleri gang ster yazı örnekleriyle (oto ruhsatname ve ehliyet bü474 rolarından. ağır ceza mahkemelerinden toparlamışlardı bu örnekleri) defterde ki yazıları karşılaştırmak gibi uzun ve sıkıcı bir işe giriştiler.1023/1242 yapılan Smoke Shop bas kınında ele geçtiğini öğrendi. bir bankaya para yatırma kağıdı üzerinde buldukları bir imza. 1924 ile 1926 yılları arasında defterde sık sık görülen bir yazıya uydu. Üç ayrı el yazısı vardı defterde.

1926 yılı boyunca ve 1927 yılının büyük bir bö lümünde. ortaklığa katkısı çok sınırlı olmuştur. üç kişiyle birlikte kurduğu ortaklık nede niyle vergi sorumluluğuna girmiştir.1024/1242 Wilson bir yandan Shumway'ı araya dursun.» Mattıngly ıle Wilson birkaç kez daha görüştüler. Capone'un bir fedaisinden işittiği şu sözleri iletti kendisine: «koca oğlan geceleri uyuyabilmek için peynir ekmek gibi aspirin yiyor. ancak bunun pek fazla bir şey olmadığını ileri sürüyordu. ortaklığın çe şitli işletmelerine yatıracak sermayesi olmadığı için. Bunun üzerine Wilson. 1928 ve 1929 . Vergi borçlusu. müvekkilinin çeşitli işletmelerinden gelir Bağladığını. gelirin ne ka dar olduğunu yazılı bir belge ile belirtmesini istedi. gam mazlarından biri. Mattingly aşağıdaki yazıyı kendisine gönderdiğinde şaşkınlık ve sevinçten deli oldu: «alphonse Capone Hk. ancak 1925 yılının sonlarına doğru. avukat.

Müvekkilimin.. Capone'un vergi borçlarını ödemediğini kabul eden bir belge geçmişti ya eline. 1928 ve 1929 yıllarında ise yüz bin doları aşmadığı kanısındayım.. altıda bir.. yazdığı mektubu müvekkili «aleyhine açılabilecek herhangi bir davada delil olarak kullanılmayacağı düşüncesiyle ileri . Mattingly. Wilson. 1926 ve 1927 yıllarında elde et tiği vergiye tabi gelirin yirmi altı bin ile kırk bin doları aşmadığı. Capone'un gösterişli yaşantısının yılda 475 yüz bin dolan aştığını çok iyi bilmekteydi. ama verilen sayılar gerçekten ne kadar uzak olursa olsun. üyesi olduğu kurumun ka zançları şöyle pay edilmiştir: üçte bir. kurumun sü rekli çalışanları olan bir gruba. vergi borçlusu ile üç ortağına.1025/1242 yıllarında.

Bu çok önemli soruşturma sırasında başından ge çenleri ancak yıllar sonra açıklayan Wilson. kendisi ne en çok yardımcı olan kişinin kimliğini de ortaya koydu. söz ko nusu mektubu Sı7085F numaralı dosyaya eklemekten büyük bir sevinç duydu. louis'li avukat ve köpek yarıştırıcısı ed ward o'Hare'du bu. rogers. louıs Postdıspatch gazetesi muhabirlerin den) aracılığıyla tanışmışlardı. St. Wilson. ortak dostları. Verdiği belgenin dava sırasında kullanılmasını kanunen önleyemezdi.» diye bitirmişti. iki adam.» . ama he saplarında yanılmıştı. Wilson'a «Senı kendi gözüyle görüp incelemek istiyordu. tarafıma verilen bil gilere dayandığını belirtirim.1026/1242 sürü len bu olguların kesin olmayıp. Mıssourı atletik kulü Bunde bir öğle yemeği yediler. John ro gers (St.

» Ve o'Hare'in gammazlık yapmağa hazır olduğunu belirtti. avukatın. o'Hare'in dokuz canı olsa. Capone'un köpek yarış alanları işletmele rinin içyüzünü açıklayan.1027/1242 diye an lattı. o günden sonra. kumar kazançlarından Capo ne'un cebine yüzde kaç girdiğini anlatan (Mattingly'476 . Wilson işin içindeki tehlikenin farkında olup olmadığını sordu. diye karşılık verdi rogers. Fred ries'in nerelerde aranması gerektiğini o söylemişti. Capone'u devirmek konusunda hükümete yardım ederse oğlunun bu okula kabul edi leceğine inanmaktaydı. aşırı evlat sevgi sinden ileri gelmekteydi. oğlu annapolıs Harp oku luna gitmek istiyordu. Capone'a ihanet etmeğe karar verişi. dokuzunu da oğlu için seve seve feda eder. Wilson o'Hare'le sık sık haber leşti. «anladığım kadarıyla gözü tuttu.

mavi. Bu üstü kapalı teh dit Wilson'un kulağında yeniden çınladı. karısıyla bir likte hemen başka bir otele taşınmağa davrandı. Savcısı Johnson da öldürülecekti. Aman. Bunlarla yapılan anlaşmalara göre yalnızca Wilson değil. Yirmi beş bin dolara yapılmıştı anlaşma. o'Hare'in öğüdüne uyarak. kiralık katiller New York plakalı. inanılma yacak bir şeydi ama. Capone birtakım temkinli kişile rin öğütlerine kulak asmayarak New York'tan beş ki şilik katil getirtmişti. Pat Roche ve A. kasım sonu na doğru bir sabah o'Hare telefon ettiğinde.D. sağlığınıza dikkat edin. . Wilson. o'Hare'in ilettiği dedikodu yu Mıke Malone da doğruladı. yarıdan fazla) gene oydu.B. Chicago Vergi dairesi başkanı arthur Madden.1028/1242 nin ileri sürdüğü gibi altıda bir değil. dört kapılı bir Chevrolet arabayla gelmişlerdi. «ara banın nerede durduğunu.

kendim düşeceğim peşlerine hem de iki tüfekle birden!» Cinayet plan larının yetkililer tarafından öğrenildiği anlaşılınca. arabala rıyla Pnion istasyonuna kadar giderek. John Torrio'nun Chicago'da ol duğunu işiten Madden. ancak. Bunun üzerine. . başka bir yol dan geri döndüler ve Palmer House oteline yerleşti ler. Cook Country polisi tarafından durumdan haberdar edilen Capone yakala namadı. sabah kaçta çıktığını biliyorlar.1029/1242 akşam otele kaçta döndü ğünü. Öldürülme tehlikesiyle karşı karşıya olan herke se 24 saat işbaşında bulunacak muhafızlar tahsis edil di. Pat Roche. bu akşam güneş batma dan Chicago'dan ayrılmazlarsa. Sheridan Plaza oteli yöneticilerine kansas'a gideceklerini söyleyerek ayrıldılar. karı koca. Capone'a iletilmek üzere bir mesaj yolladı: «o haydutlar.» demişti avu katat. dedektiflerine Capone'un merkeze ge tirilmesi için emir verdi.

Callan'ı görmeğe gitti «Smıth» adında bir şahıs. Vergi sorunlarını çözümlemek için planladığı kat liamdan böylece vazgeçmek zorunda kalan Capone başka bir çare denedi: rüşvet! New York'a. Ulusal Ver gi dairesi Genel Başkanlığı eski uzmanlarından. Madden'e telefon açtı: «Bir saat önce git tiler. Torrio. Shıp kumarhanesinin defter lerini .1030/1242 Capone kabinesi bu işten vazgeçmeğe zorladı patro-477 nu. 1931 yılının şubat ayında. o'Hare. John rogers aracılığıy la o'Hare'den bir haber alan Wilson. Capone'un şu teklifini elmery ırey'e iletmesi rica edili yordu: gangsterler kralı hüküm giymediği takdirde tam bir buçuk milyon dolar nakit para! Callan hiç düşünmeden kovdu «Smıth» denilen herifi.» dedi. doğruca Mİami' nin yolunu tuttu. şim di de Crucıble Çelik şirketi müdürlerinden Joseph H.

arada sırada koca bir dürbün kal dırıp bakarak. elmaslarla donanmış iki karı . elini sıkmak için yanına koşan bir sürü dalkavuğu tepeden selamlayarak.D..1031/1242 tutan kimse olarak dört aydır aranmakta olan Lou Shumway'ın Mİami'de bir at ya da köpek yarışı alanında kasiyer olarak çalıştığı haberini vermişti. korkudan yemyeşil olmuş bir suratla... Hey Tanrım. 'Yürü bakalım karakolaz demesi yeterli dir de. «iki yanında.diye yaza caktı yıllar sonra. iki şıktan birini . adamını ararken Hialeh'de Capone'u gördü. hükümetine arkamı daya mış olmama rağmen. Wilson. dedim.» Sıska. sırık gibi. bir adamı yakalamak iste diği zaman. ben koskoca A. herhangi bir köy bekçisi. sanki acem şahının ta kendisiymiş gibi salınıyordu.. elleri durmadan titreyen bir adam olan Shumway'ı Biscayne köpek kulübünde bul du Wilson. şu herif karşısında bir sinek ka dar güçsüzüm.B. Shıp kumarhanesi defterleriyle hiç bir ilgisi olmadığını id dia etti Bunun üzerine Wilson.

Papaz Henry Hoover ıle Chester Bragg'ı (baskın sırasında kumarhanenin kapısında nö bet tutan vatandaş) da sorguya çekti. bu durumda Capone şebekesi yakalandığını öğrenir ve onu susturmak için cinayetten çekinmezdi. onlardan başka patron olarak tanıdığım tek kişi alphonse Capone'du. Shumway İKNCİ şıkkı seçti. Ya da hükümetle işbirliği yap mayı kendiliğinden kabul eder. West suburban Vatandaşlar derneği'nin ısrarıyla Hawthorne smoke Shop'a yapılan polis baskınını da anlattı.. «İşimle ilgili emir ve direktifler Frank Pope ve Pete Penovich tarafından verilirdi bana. 1925 yılında. .» ayrıca. «.1032/1242 seç mesini söyledi.. böylece ries'e uygu lanan koruma tedbirleri ona da uygulanırdı.» dedi ifade sinde. böylelikle kendisine resmen tanıklık teb-478 ligatı yapılmasına yol açardı ki. Ya hiç bir şey bilmediği konusunda inat eder. Bu nun üzerine Wilson.

25 şubat gü nü. Nihayet. kedi tüyü kadar yumuşak bir maddeden örülmüş. Yüzlerce katip. Capone' un kızgınlık anında ağzından kaçırdığı şu sözleri de iletti: «Burası benim yerimdir. Capone'u gör meğe. Gangsterler kralının gazetecilere.» Chicago'daki federal jüri karşısında tanıklık et mek üzere Mİami'den çağrıldığı halde gelmediği için Capone hakkında federal mahkemeye hakaret suçun dan dava açılalı iki yıl olmuştu. yanlış. sekreter.1033/1242 Bragg. koştular. parlak mavi bir kostüm vardı sır tında. Gelişi binada her türlü çalışmanın durma sına yol açtı.» dediğini işittiler. işi gücü bıra kıp altıncı kattaki duruşma salonuna. efendim. «Hayır. sabahleyin bir kez daha adımını attı Federal Bi nadan içeri. Mavi beyaz çizgili bir boyunbağı . Filim milim yapmağa niyetim yok.

. Yüz otuz kiloya çıkmış olduğundan göbeği iyice Buyümüştü. sıkılmış yumrukları ceplerihdeydi. aksi suratlı bir adam olan yargıç. Capone'un Mi ami'deki doktoru tarafından verilmiş. kalın kaşlı. 479 İki milyon dolar verdiler.. «Hayat hikayemi de yazacak değilim. doğrudan doğruya Yargıç Wilkerson'un karşısına çıkarıldı. kısa boylu.» Jürili bir duruşmaya gerek olmadığını bildirdiğin den. ama kabul etmedim. Yazar lık dümeninde gözüm yok şimdilik. Suçlu olduğunu kabul etti. Yanı başında duran Phil D’andrea tetikte görünüyordu. gri toz luklar giymişti. . yolculuk yapa mayacak kadar rahatsız olduğunu belirten raporun ger çeğe uygun olmadığını ifade eden yedi tanığı birer bi rer dinledi.1034/1242 takmış.

Par mak izlerini aldılar. «emlak komisyoncusuyum.1035/1242 Tanıklardan biri. Capone'u aldıkları gibi doğruca dedektif Burosuna götürüp eli ne bir sandviç. bir fincan kahve tutuşturdular.» dedi Capone. Hielah Yarış alanında Capone'un arabasını park etmesine yardım eden polis memuru. . ne iş yaptığım sordular. sözde yatak hastası ol duğu sırada Capone'u Bimini'ye götürmüş olan özel uçağın pilotuydu. Capone öğle tatili dolayısıyla duruşma salonun dan çıkarken. duruşma 2 marta bırakıldı. Bir başkası. iki polis memuru. resmini çektiler. Yargıç lyle tarafından bir süre önce im zalanmış olan tutuklama kararı (serserilik suçundan) kendisine tebliğ edildi... bir başkası ise gemiyle Nassau'ya giderken karşılaşıp ahbaplık ettiği bir kaptan.

yeniden Yargıç Wilkerson'un kar şısına çıkacaktı Capone. en az genç kız kadar heyecan 480 la fırladı odasından. hah.1036/1242 27 şubat günü. genç bir gazeteci hanım kızara bozara yanına yak laştı «Size soracak bir sorum vardı ama. — «Hah.» dedi soluk soluğa. «Öylesine heyecanlıyım ki bir türlü hatırla yamıyorum. duruşma salonuna geldiğin de. ne düşü nebilirim?» diye karşılık verdi Capone. . «londra'dan arıyorlar diye haber verdi. davalıya koşarak. amerikan genç kızları hakkında ne düşünüyorsunuz?» «Soruyu sizin gibi güzel bir kız sorarsa. hatırladım. Yargıcın sekreteri.» Cesaret verici bir gülümseme belirdi Capone'un yüzünde.

dava temyiz edileceği için Capone.» Wılkerson Country sanığı suçlu bularak.. Serserilik suçundan açılan davadan yakasını kurtarmayı başardı.» Yanılmamıştı Capone. «Geçici bir süre için başka bir . kral George bile arayamaz bu saatte. «du run bakalım. Cook cezaevinde altı ay hapse mahkûm etti.» dedi. beni Londra'dan arayabilecek hiç kimse yok.» dedi Capone. olayı her hatır layışında acı acı söylenirdi Yargıç lyle.. kefaletle serbest bırakıldı. «Hücre min nasıl olacağını merak ediyor değilim. deliğe girmedim daha. dünyanın tek mahkemesi bu değil ya. du ruşmadan sonra çevresini saran gazetecilere.1037/1242 Kusura bakma hanım kızım ama.

1924 yılı için 123. .102.89 dolarlık net kazanç üzerinden 32. Bu nedenle..1038/1242 mahkemeye aktarılmamdan yarar lanan Capone. acele etmek için çok önemli nedenler vardı. Shunway'ın açıklamalarının büyük bir bölümü 1924 yılına aitti çünkü.. dava.D. büyük jüri.B. Savcısı Johnson'un ricası üzerine.81 dolar vergi borcu (ce zalar dışında) çıkıyordu ortaya. 1924 e ait borçlar. büyük bir gizlilik içinde topla nan bir büyük jüri.» Wilson. A. kefalet ücretini yüksek tutmamı eleş tiren bir yargıcın karşısına çıkmayı becerdi. 13 martta kararını verdi. ries ile o'Hare'in verdiği bilgilerle bu son açık lamalar birleşince.488. 15 mart 1931 den sonra mah kemeye intikal ettirilemezdi. kasiyerin ifadesini dinledi. ancak vergi borçları nın tahsili için öngörülen altı yıllık sınırlama dolayı sıyla. üç kez ertelendikten sonra iptal edildi. Shumway'ı tehlikesiz bir saklanma yeri ne göndermeden önce.

1039/1242 soruşturma sonuçlanıncaya kadar ka rarı kamuoyuna açıklamamayı kabul ettiler. Cumhuriyetçi Parti ön seçimle rinde. 15 şubat 1933 . 194. demokrat Parti adayı anton J. ama. Cermak. genel seçim de. Chicago Belediye Başkanı seçimlerin de o güne dek görülmüş büyük farktı bu. Yargıç lyle'ı yenmişti Thompson ve Capone bu nun üzerine. Cermak. Halkımız da gereken cevabı verdi kendisine.» demişti. «Bakın işte. onun tek derdi Capone şebeke sini ortadan kaldırmak. Chicago gangsterlerini tamamen temizlemek için hiç bir çaba göstermedi. lyle seçim kampanyasını Capone aleyhtarlığı üzerine kurdu.267 oy farkıyla kazandı. seçim kampanyası sırasında kendisini desteklemiş olan öteki çetelere yer açmak tı. 481 Nisan ayında yapılan belediye başkanı seçimlerin de Capone'un adamı koca Bili Thompson son ve kesin bir yenilgiye uğradı.

09 dolar oluyordu. daha önceki karara ek olarak.038. yirmi iki ayrı suçtan (19251929 yıl ları ile ilgiliydi hepsi) Capone hakkında dava açılma sını istedi. 5 haziran günü federal büyük jüri yeniden toplan dı. Bu sefer kararını açık açık ilan ederek. Vergi dairesinin söz konusu yıllar için saptayabildiği gelirin tutarı 1.12 dolar.260.445. Cermak da ölüm döşeğinde aynı şeyi söylemiştir.84 dolardı. Cumhurbaşkanı roosevelt'in elini sıktığı bir sırada. Ver gi borcunun tamamı 219. ceza ise 164.655. katilin asıl roosevelt'e nişan alıp yanlışlıkla Cer mak'ı vurduğu savını reddetmekte. Birtakım tarih çiler. Guiseppe Zanga ra adlı kişi tarafından vurularak öldü. .1040/1242 tarihinde. Mİami'de. Belediye Başkanı nın Capone'un adamları tarafından öldürüldüğünü ileri sürmektedirler.

Torrio için. Kanunlar. O yıl. bu dava ile ilgili olanların dört bini kamyonla yapılan bira dağıtımını (her kamyona 32 fıçı) kapsıyordu. kullanılmış bir kamyon satın almıştı. Bunların hepside 1922 yılına aitti. eliot Ness ile ekibinin topladığı delillere dayanan bu dava. Capone ile altmış sekiz iş arkadaşını Vol stead kanununa aykırı davranmakla suçluyordu. 483 XXıV. 482 beşbin ayrı suç sıralanmıştı. bir başka dava kararı aldı büyük jüri. vergi borçlarıyla ilgili davanın daha önce görülmesini öngörmekteydi.1041/1242 Bir hafta sonra. Tam. Capone. AGGİORNAMENTO .

ya da Güruh.D. örgütlenmiş cürüm eylemlerine geçmek isteyen gençler («Jön Türkler») arasında anlaşmazlıklar.1042/1242 BİR İSYAN havasıdır esiyordu Mafia saflarında. .) eski dünyadan kalma çetecilik geleneklerini sürdürmek isteyen yaşlılar («Palabıyıklar») ile. Üyelerde kendi kendilerinden hemen hiç bir zaman böyle söz etmezlerdi. Baş Savcısı robert kennedy' nin bir keresinde dediği gibi. çeşitli zamanlarda polis yada basın tarafından takılmıştı bu adlar. çatışmalar çıkmaktaydı. italyan ve Sicilyalı gangster ailelerinden meydana gelmiş ülke çapındaki bu gevşek konfederasyona. (Mafia. ya da şebeke. A. ya da Örgüt. amerikan usulü.B. bir üslup meselesiydi bu adeta. ya da Costa Nostra Butün bu deyimler aynı anlamda kul lanılabiliyordu.

palabıyıklı. askeri bir örgütte olduğu gibi kumandanlar ve askerler vardı. «Örgüt . kendilerine Patron dedirten bu adamların en büyük isteği. yani. aileleri bir ordu disiplini içinde yönetirler. aralarına italyanları bile almazlardı. anlaşmağa yanaşmazlar. «Palabıyıklar» gurubunun dediğin 484 tipik bir örneğiydi. dar kafalı.1043/1242 Yıllardan beri. Patronların Patronu olmaktı. 1920 lerde New York'un en ileri gelen ailesinin başkanı ve ülkedeki öteki Sicilyalı çetelere en çok sözü geçenlerden biri olan «Patron Joe» Guiseppe Masseria. savaşçı kişilerdiler. sert kolalı yakalı Sicilyalı despotlar tarafından yönetilmişti. Sicilyalı olmayan çetelerle birleşmeğe. Amerika'daki Mafia aileleri. ulusal başkan.

buyruklara değil de komite karar larına dayanan amerikan sistemini yeğ tutuyorlardı. «ve karşısına çıkan her şeyi. yahudilikten katolik liğe dönme Mutch Shultz ile de iyi ilişkiler kurmuş tu. Sicilyalılardan başkasını örgüte almama kuralının dışında bıraktığı birkaç kişi Vardı. herkesi çiğneyip geçer. Ancak.» derdi hep. Yetkilerin çeşitli ellere da ğıtılması ilkesini.1044/1242 kendi kendine işler. Napoli'li Vito Genovese. kalabriya'lı Frank Cos toilo ve daha birkaç italyan aile içinde yüksek yerlere ulaşabilmişlerdi. Hangi . Jön Türkler ise. Patronlar Patronu diye bir şey is lemiyorlardı örgüt içinde. ayrıca.» Patronlar Patronu olan «Pençe elli» Peter Morello'ya gereken saygıyı gösterirdi Masseria. Bundan başka. öteki bütün konularda ortodoksluğunu ko rumuştu Patron Joe.

italyan olan herkesin Mafiosi arasına katılabilmesini istiyorlar. kısacası. Günümüz cürüm örgütlerinde de italyanlar ağır basmaktadır hala.1045/1242 bölgeden gelirse gelsin. Torrio'nun yıllardan beri üzerinde durduğu. (bu radikal lerin hiçbiri italyan olmayanların da üye kabul edil meşini isteyecek kadar ileri gitmemişlerdi). ama izlenecek ulusal politika bir yönetim kurulu tarafından belirlenir ve kurulda italyan olmayan birçok gangster bulunabilir. Ganglar arası savaşlara kökten karşıydılar. ancak ortak çıkarları tehlikeye ko yan kişiler temizlenmeliydi. etnik ay rılıkları unutup başka çetelerle iş birliği yapmakta bir sakınca görmüyorlardı. onların bu isyanı zamanla gü nümüzde amerika'yı etkisi altında bulunduran cürüm örgütlerinin gelişmesine yol açmıştır. Capone'un da elinden geldiğince uyguladığı türden bir evrensel liğe yönelmekteydiler. işte o kadar. .

Masseria ailesin de Genovese. Masseria ve ailesi üyelerinden çoğu. adanın kuzey batı kıyısın da bulunan Castellammare körfezi bölgesinden gelen kişilerden oluşmuştu. New York'un ikinci en önemli ailesi ise.1046/1242 1930'lara doğru. 485 Capone ise. ve Patron Joe'nun bir evlat gibi sevdiği Sicilyalı lucky Luciano bu guruptandılar. Bu ailenin başı Salvatore Mazan zano'ydu. Başlıca işi olan içki dağıtımı şebekesini. atlantik City'deki toplantıdan beri bu Jön Türklerle olan ilişkisini sürdürmüştü. Costello. Castellamare'lileri de . hemen her Mafia ailesinin için de bir Jön Türkler gurubu belirmişti. Sicilyamn doğu kıyısındaki Sciacco ilçesindendiler. Park avenue üzerindeki Grand Central Binasının do kuzuncu katında bulunan EMLAK KOMiSYONCUlUĞU Bürosundan yönetirdi.

Capone savaş . ülkedeki Butün Castellamare' lilerin idam edilmesini emretmişti. Her iki taraftan ölenlerin sayısı altmışı buldu. Mafia uzmanları arasında Cas tellamare'liler Savaşı olarak bilinir. Bir yıldan fazla süren bu savaş. korku ve kinden deliye dönen Masseria. bunların en önemli adamlarından biri olan Tom reina'yı öldürttü ve yerine kendi adamlarından Joseph Pinzolayı oturtmağa kalktı. ohıo'da. hem de Masseria'nın desteklediği Pat ronlar Patronu Peter Morello'yu öldürdüler.1047/1242 kendi et kisi altına almak isteyen Masseria. berikiler hem Pinzolayı. New York ve New Jersey'de işlendi. Luciano. 1930 yılının şubat ayında. dutch Shultz ile Bronx'lu enginar kralı Ciro rerranova da onun saflarında çarpış tılar. Bunun üzerine. Genovese ve Costello Masseria'ya olan bağlılıklarını ispat ettiler. lllinois'de. Cinayetlerin çoğu Mas sachusetts'de.

15 nisan 1931 günü. Luciano bir gün onu görmeğe gitti. beş aydır Masseria'yı tuzağa düşürmeğe uğraşıyorlardı. ama ikinci Cadde 65 numa radaki muhafızlarla dolu evinden çıkmamaktaydı Pat ron. en güvendiği adamı Lucy Luciano be-486 cerdi onu dışarı çıkarmayı. Genovese ile bir taktik görüşmesi yapmaları gerektiğini ileri sürerek. Masseria herhangi bir . ama enginar kralının elleri öylesine titriyorduki (Maranzano'nun askerlerinden Joseph Valachi'nin otuz iki yıl sonra McCellan komitesi önünde verdiği ifadeye göre) arabayı başkasının kullanması icap etti. Castellamare'liler. Buna karşın. ama içlerin den hepsi de Maranzano'nun ehveni şer olduğu kanı sındaydılar.1048/1242 masraflarına katıldı. Maranzano'ya pusu kurabileceğini. Terranova'nın arabasıyla gidiliyor du. Sonunda. Coney Island'da en sevdiği lokanta olan Scarpato'ya götürdüler. hep birlikte.

bu korkaklığı yüzünden arkadaşları yanında küçük düşmüştü Terranova. adamdan saymıyorlardı. Yemek bile yemeden çıktılar. Gene Valachi'nin dediğine göre.» diye anlattı Valachi. . «Ciro Terranova'yı boşlamağa başladı herkes. Sırf üzüntüsünden öldü desem yalan olmaz.. Yani. Saat üç buçuğa geldiğinde.» Genovese ıle Terranova Scarpato lokantasında fazla oturmadılar. şaraplı bir öğle yemeğinden sonra kağıt oynamağa koyuldular. komite üyelerine.. «o günden sonra. tamam mı? Hani yavaştan yavaştan bir kenara itiliyordu diyeceğim. iş güç göstermemeğe başladılar. onlardan başka müşteri kalmamıştı lokantada. Zavallının çok ağrına gitti bu.1049/1242 şey fark etmedi. Luciano tuvalete gitmek üzere kalktı bir ara. Luciano ıle Masseria. o dışardayken «bilinmeyen kişiler» içeri girdi. kimse takmıyordu onu artık. istakozlu.

Her iki taraftan aşağı yukarı beşyüz savaşçı. Bronx'ta kiralanan bir salonda toplanarak Maranzano'ya saygılarını sundular. daha sonra polise verdiği ifadede. Masraflı bir savaş olmuştu. adam başına altı dolardan bir dizi ziyafet verdi. Sağ elinde karo ası vardı. Patron Joe'yu kanlar içinde masaya kapanmış olarak bulduğunu söyledi.1050/1242 Luciano. Cinayetten sonra ateşkes anlaşması yapıldı. Başından ve sırtından altı kurşun yemişti. So nuç olarak yüz on beş bin dolar toplandı. 487 boşalan hazinesini yeniden doldurmak amacıyla. «ar tık işler başka türlü yürütülecek. Maranzano. ama bu arada büyük bir diplomasi yanlışı yaptı.» . Maranzano. silah seslerini işitir işitmez koşarak geldiğini. Luciano ile Capone. altışar bin dolarlık yemek bileti aldılar.

Örneğin. ondan sonra.» Ne yani. yani. Vıncent Mangano. (döşeğe yatmak. «Bir kere. Costello. ilerde lider olabilecek. dutch Shultz. «Gene döşeğe yatma zamanı geldi anlaşı lan. patronlar patronu benim.1051/1242 diye söz verdi.. lucıa no. Temizlenmesi gereken kişilerin listesini ver di adamına. Joe adonıs. Jön Türkler Masseria'yı. Maranzano tehlikede olduğunu sezmişti. Capone her yerde olduğu gibi.. sırayla.» dedi. Valachi'ye. öngörü sahibi genç ler vardı Gıuseppe Profacı gibi. savaş sırasında sak lanırken. yerine başka bir palabıyık geçsin diye mi ortadan kaldırmışlardı? Yeniden harekete geçmek gerekiyordu.. Castellamma re'liler arasında da yandaş bulabilirlerdi kendilerine. Genovese. burada da liste başıydı. ve birkaç kişi daha. .. sık sık yer değiştirip. döşeğini de birlikte taşımak. «Joe Bananas» Joseph Banano gibi.

1052/1242 ama asiler daha önce harekete geçtiler. Patronlar Patronunu. sistemi baştan sona yeniden biçimlendir di. altı bıçak yarası ve boğazı kesik olarak bırakıp çıktılar. kırk kadar eski kafalı Mafia üyesi temizlendi. 11 eylül günü. ortak çıkarların söz konusu . gövdesinde dört kurşun deliği. ancak. Her aile başkanı kendi bölgesi sınırları içinde ba ğımsız olacak. ülkenin çeşitli bölgelerinde. Cellat larını Mafia dışından seçmişlerdi. Yahudi asıllı çete reisi Meyer lansky. öğleden sonra saat ikiye doğru. Maranzano'nun bekleme odasını dolduran kişileri bir yana iterek Burosuna girdiler. en azılısından dört katilini onla ra ödünç verdi. Bir kere Patronlar Patronu titri ni kaldırdı. 488 Bu coup d'etat (*) sonucunda lucky Luciano başa geçti. sahte dedektif kimlikleri gösteren dört kişi. Jön Türklerin istedikleri reformları gerçekleş tirmekte gecikmedi. olayı izleyen kırk sekiz saat içinde.

«longy» abner Zwıllman. italyan asıllı olmayan birçok gangster. Frank erickson müşterek bahis acentalarıy la uğraşıyordu. örgütle çok sıkı ilişkiler kurup çok güç lü durumlara yükseldiler. Luciano'nun alanı fuhuş ve narkotikti. resmen Mafia üyesi olma makla birlikte. New Jersey deki hemen Butün . yavaş yavaş yapıcı bir işbirliğine bırakmıştı yerini.1053/1242 ol duğu önemli sorunlarda ulusal komisyonun kararları na boyun eğecekti. Sicilyalılarla italyanları birbirine düşüren eski bölgecilik duyguları. dutch Shultzi gene New York'un piyango işleriyle. lans ky'nin ortağı «Bugsy» Benjamın Siegel aynı işi Nevada ve California'da yapacaktı. Florıda ve Bahamalardaki en bellibaşlı ku marhane işletmeleri Meyer lansky'ye verildi. Yeniden örgütlenen kartelin Luciano'dan sonra gelen en önemli adamı Na poli asıllı «don Vitone» Genovese idi. «lepke»*louıs Buchalter New York'un giyim sanayii haracını denetimi altında tutuyordu.

bir likten kuWet doğar. Yalnızca Brooklyn'de Mafia adına temizledikleri adamların haddi hesabı yoktu. luciano. karşılıklı alışveriş.1054/1242 haraç işlemlerini ele geçirdi zaman la. (kiralık katiller. onun . ör gütleme konusundaki ustalığı Butün dünyaca kabul edilmişti. Böylece dönmüş olan rüzgar Capone'u daha da ulaşılmadık yüksekliklere çıkaracaktı anlaşılan. barış içinde birlikte yaşama yeni çağ cürüm örgütlerinin izledikleri ilkeler bunlardı.) adlı çete. şrk. 489 bir yaşındaydı daha. Otuz(*) Hükümet darbesi. «kid Twıst» abe reles'in yönettiği Murmer ınc. kişisel çekicilğinin yanı sıra. Mafia'nın ver diği cezaları infaz etmekle görevlendiriliyordu. sık sık.

kurnaz burnunun ucuna oturttuğu .. HESAPLAŞMA HAKKINDA AÇILAN üç davada isnat edilen her suçtan hüküm giydiği takdirde Capone'u otuz dört yıl lık bir hapis cezası bekliyordu. dickens'in romanlarından fır lamışa benzeyen.1055/1242 kendisi hakkında düşündük lerine öylesine önem veriyordu ki. yuvarlak kafalı.. Bir de vergilerini zamanında ödemiş olsaydı! 490 XXV. NashAhern avukatlık firmasının en parlak beyinleri savunmasını hazırla mağa koyulmuşlardı. Maranzano'nun katlini temize çıkarmak amacıyla Chicago'ya özel bir ulak yolladı. ekipte. Ulusal komisyonun toplanacağı masada Capone'un yeri ayrılmıştı kuşkusuz. koca göbekli. Thomas Nash ile yakı şıklı Ahern'den başka.

ırey. Johnson. Baş Savcı Wıl lıam Mitchell. avukatlar. vicdanım. bu konuda Wilson. ayrıca. Yetkililer.D.» diye hay kırmasıyla ün salmış olan Albert Fink de bulunuyordu. iddia makamının bir numaralı tanığının ortadan kaldırılarak ifade ver mekten alakonacağından korkmaktaydılar. ve Mellon'un yerini almış olan Maliye Bakanı ogden Mills ile görüştükten sonra.D.1056/1242 altın çerçeveli gözlükleri ve en kritik anlarda. ver gi kaçakçılğının ancak üç yıllık bir süre içinde mahke meye intikal edeceğine ait bir karar . Yük sek Mahkemenin altı yıllık sınırlama kanununu onay layıp onaylamayacağı bilinmemekteydi. Bölge Temyiz Mahkemelerinden biri.B. vicdanım. «ah.B. Savcısı Johnson'a bir uzlaşma teklif ettiler: Hafif bir ceza verileceği garanti edilirse. mahkeme ye en fazla iki buçuk yıllık bir hapis cezası verilme sini öğütleyeceğini bildirdi. kısa bir süre önce A. A. mü vekkillerinin suçlu olduğunu kabul edeceğini söyledi ler.

Capone'un üzerinde muz sarısı bir kostüm vardı. Hayatından son derece memnun gö rünmekteydi.» dedi. «Buna binemezsin. 491 16 haziran günü Federal Mahkemeler Binasının asansörüne binerken. «al Capone'un özel asansörü bu. Bu konuda yayınladığı bir yazıda şöyle diyordu: «Mahkeme. Bindiği asansöre girmek isteyen bir yar gıcı resmen itti asansörcü.» Capone suçlu olduğunu kabul etti ve Yargıç Wılkerson duruş mayı 30 haziran gününe erteledi. Butün amerikan basını gibi New republıc gazete si de.1057/1242 almıştı. olayın baş kişisinin zaferiyle so . ah pap. Capone hakkında açılan Butün vergi davalarının düşmesi söz konusu olacaktı. Yüksek Mahkeme de bu kararı onaylarsa. Capone'un hafif bir cezayla yakayı kurtaracağına inanıyordu.

yenilen Chicago olmuştur. Paul News ile lousvılle Courıer Journal gazeteleri. 29 haziran günü.. suçu işlemiş gangsterlerin yal nızca kanunsuz yollardan kazandıkları paralar üzerin den vergi ödemedikleri için hüküm giyebildiklerini be lirtmek yeter. Hırsızın başında bekleyen Sam amca. «Bunu vergi beyannamene kaydetmeyi unutmayasın...».... ha.louıs Postdıs patch gazetesinde çıkan. kasa soymağa uğraşan bir hırsızı gösteri yordu. «Her türlü kötülüğü. Yargıç Wılkerson'un karşısına ikinci kez çıkmazdan bir gün önce . danıel Fitzpatrick imzalı bir karikatür. ada let sistemimizin korkunç yanlışlarını ortaya koymak için daha bir şey söylemek gereksiz..» diyordu. amerikan vatandaşlarının koltuklarını kabartacak bir durum değil bu. «.. » St..» diyordu St..1058/1242 nuçlanırken.

korsanların peşine düşmek. Lexington otelindeki dairesinde gazetecileri kabul etti. Ya rarlı hiç bir yanları yok. Sayısız tekliflere rağmen. Sinemaya giden milyonlarca çocuk var bu mem lekette..» . bi zim çocukluğumuzda. gizli hazineler aramak için can atardık. yazık değil mi? Hatırlar mısınız bilmem. Hayatından memnun görünüyordu. hatır lar mısınız? Bu gangster filimleri de öyle işte.1059/1242 Capone. beyaz biyeli.. Çoluk çocukta kabadayı olmak isteği uyandırıyor hepsi. siyah ipek bir pijama vardı. gösterilmemeli böyle şey-492 ler. Sansür kurulunun hakkı var. hepsi yalan yanlış şeyler aslında. Sırtında. Topunu göle atsalar çok iyi olur. si nemaya neden geçmediğini şöyle açıkladı: «o gangs ter filmleri var ya. Çoluk çocuğu doğru yoldan çıkarmaktan başka bir işe yaramıyor zaten. on kuruşa satılan serüven ro manları vardı. Bunları okudukça.

üç dört fıçı bira. ama.» Yakın bir gelecekte çete savaşlarının son bu lacağını. Na sıl oluyor bu iş? Yoksul bir ailenin dişinden tırnağın dan attırıp biriktirdiği. çok daha kötü değil mi. Ben hiç dövüşmedim mi? dövüştüm elbet. siz söy leyin! Bana sorarsanız. Yakındığım yok. birkaç kasa vis ki satmaktan daha.1060/1242 Hapse girme olanağı üzerinde de durarak şöyle konuştu: «adamlar önemli bir sorunmuşum gibi beni attılar ortaya. iflas eden ban kacıların peşinden neden koşmazlar anlamıyorum. di yelim babaları işsiz kaldığında kullanmak için sakla dığı paraları yemek. «oldum olası. yüzbinlerce yok sulun biriktirdiği paraları çar çur edip. vuruşmalara falan karşıyımdır. içkiyi satan adam. o içkiyi sa tın alıp içen adamdan daha kötü değildir. şiddet ha' reketlerine. ama barış . bunun kendi çabaları sayesinde gerçekleşe ceğini de eklemeği unutmadı. belki de bir kara gün için.

o da benim. şu günlerde Chicago'da hüküm süren ba rışın çabalarım sayesinde olduğunu söylersem yalan olmaz. kendisi içerde olduğu sÜrece. ama Capone . Ve. al» diye teselli etmeğe çalıştı kralı. Capone çetesi diye bir şey yoktur ve hiç olmamıştır. Çete cinayetlerinin artık geçmişte kaldığına içtenlikle inanıyorum. Yeni Floransa lokantasında bir veda ye493 meği verdi. işin doğrusu şu ki. ayrıca. Bu konuda halkın teşekkür ede ceği bir kişi varsa.1061/1242 için dö vüştüm. çetesini kim yönetecekti? «Halkın inandığı bir miti yıkmak güzel bir şey değil belki.» Peki. Hala kanun kaçağı bir gangster rolünü oynayan Mıke Malone da çağrılanlar arasındaydı. «Gideceğin için üzgünüm.» o gece. kimseyi düş kırıklığına da uğratmak istemem ama.

. «Ben yokken işleri Johnny yönetecek. hele cezaevindeki iyi hali dolayısıyla azaltılacak olursa. cezasının açıklanmasını bekledi..Mahkeme başkanı olarak.» dedi Torrio’yu kucaklayarak.» .1062/1242 üzgün değildi. hiç de çekilmeyecek bir şey değildi.. ağzı kulaklarında. Ayın otuzundaki duruşmaya giderken. Onun yerine.. çervesindekilere bakarak. Protojesini yolcu etmek için ta New York'tan gelmişti Torrio. öfkesini tutmağa çalıştığı her halinden belli olan Yargıç Wılkerson şöyle konuştu: «ağır ceza davalarında. Beklediği açıklama yapılmadı ama. bezelye yeşili ketenden bir kostüm giydi Capone. verilecek cezaya davacı merciinin karar ver mesi kabul edilecek bir şey değildir . iddia makamının önerdiği cezayı vereceğimizi sanığa taahhüt edemeyiz. iki buçuk yıllık bir hapis cezası.

mahkemenin söz konusu öneriye uyacağını bilmeseydik yani.1063/1242 Ahern ayağa fırladı.» dedi.B.B. Baş Savcısının önerilerini dinler. «Mahkeme Savcının önerilerini dinler.D. . «iddia makamının önerisinin mahkeme başkanlığınca kabul edileceği konusunda teminat almış durumdayız.» Capone'un suçu kabul ettiğini belirten ifadesini geri almasına izin vererek. A. A.» Yargıcın öfkesi daha da artıyordu belli ki.. ama sanık hiç bir zaman sanmamalıdır ki. Mahkeme. yeni bir duruşma günü tayin etti.. Federal bir mahkeme ile pazarlığa oturulamayacağını sanığa anlatmanın zamanı gelmiş. ekim ayı içinde.D. sanık adına suçluluğu kabul etmezdik. Baş Savcısının ve de Maliye Bakanlığının önerilerini göz önünde bulunduran mahkeme mutlaka bu önerilere uygun karar vermek zorundadır. hatta geçmiştir bile. «Yoksa.

Yaz sonlarına doğru. Gazeteci Cornelıus Vanderbilt J. Capone yeniden iyimser bir hava içine girdi.1064/1242 494 Bu beklenmedik gelişmelerin üzerine. «Beni korkutmağa çalışıyorlar. ile yaptığı bir konuşmada. Capone'un profesyonel prestijini fena halde sarstı. Ted Newberry idi. 2 ise. ikinci bir darbe. bira fabrikaları baş denetimcisi Joe Fusco' yu koymuştu.» dedi. hepsi bu. pekala biliyorlar bunu. Yirmi sekiz kişilik listede Capone'a yer veril memişti. namuslu kişileri ufak tefek haraçkesenlerden kim korur sanıyorsunuz?» ekonomik buhranın amerikan halkı üzerinde do ğurduğu ve daha da doğuracağı kötü . Capone'un adamla rından. yayınladığı ikinci Halk düşmanları listesinin başına. Halk düşmanı No. bu kent alt üst olur. Chicago Cürüm komisyonu. «Beni deliğe tıkacak olurlarsa. Ben olma sam.

alıştığımız hayatı sürdürmek ola nağını hepten yitireceğiz. kafa sının sapık fikirlerle dolmasını önlemeliyiz.. hepimi zin canına okunacak. «Çok zorlu bir kış geçireceğiz. çok tehlikeli günler yaşıyoruz.1065/1242 etkilere fena halde üzüldüğünü de belirtmekten geri kalmadı. amerikan işçisini kızıl edebiyat tan. kızılların kurnazlıklarından uzak tutmalıyız. Millet Meclisinin ya da Cumhur başkanı Hoover'in harekete geçmesini beklemek boşu na. Milleti aç açık bırakmamak için elimizden geleni yapmalıyız. Vanderbilt'in kendi düşünce ve sözcüklerini yazdığı kuşkusu uyanı yor okuyucuda) amerika'nın büyük bir toplumsal sar sıntı geçirdiğinden haberiniz var mı sizin? evet. Bolşevik ideoloji kapı mızı çalmakta. Yoksa. evet. (Buralarda. açmamalıyız kapıyı.. Yoksa.» dedi. «Bizim gibiler kesenin ağzını açmak ve açık tutmak zorunda. Geçmişi ne . açarsak bizler için çok fena olur.

ka nun gibi şeyleri yere göğe koyamazdık. «Milletin hiç bir şeye saygısı kal madı şu günlerde. kendimize çeki düzen vermiş olmalıydık. Wil son'a telefon etti. Bir zamanlar.. şeref. daha doğrusu. işçilerimiz artık amerikan vatandaş larıdır çünkü. Bunca zamanda. her şeyi nasıl berbat etmişiz ve ediyoruz.1066/1242 olursa olsun.» duruşma gününden bir hafta önce. Vanderbilt öyle yazmış yazısında. jüri seçimi eski ideallerini yitirmiş . Capone'un. o'Hare. doğruluk. Savaş biteli on iki yıl oluyor. ama nerdeee? Bakın..» amerikalıların oldukla495 rından da yakınıyordu. Çocuklarımızı bunlara saygı duyacak biçimde yetiştirirdik. şimdiyse her şey değişti.

. paraya. o'Hare listeden on ad (No. «Geri sini bana bırakın.1067/1242 için çağrılan kişilerin bir listesini elde ettiğini. ama. işin tadını almıştı bir kere. 39 a kadar) kopye etmişti.» o'Hare'in gizli ajanlık çalışmaları Capone dava sıyla sona erdi. sonra ikisi birlikte Yargıç Wılkerson'a gittiler.» dedi Wılkerson. çağrılmış olanların listesini istetti katipten. oldum olası nefret etmişti bu adam lardan. 30 dan No. 30 numarayla 39 numara arasındaki isimler. «Siz idDianamenizi bildi ğiniz gibi hazırlayın. Yargıç. Wilson bu adları Johnson'a gös terdi. beyler. o'Hare'in yolladığı isimlere uyuyordu. iş teklifle rine kadar çeşitli yollarla) kimisini de ölüm ya da yaralama tehditleri ile yola getirmeğe çalıştığını ha ber verdi. bundan büyük kazançlar elde etmişti. Yıllar yılı gangsterlerle işbirliği yapmış. bunların kimisini rüşvetle (boks maçı biletlerinden.

Massachusets ve Florıda eyalet lerinde kanuni köpek yarışı alanlarının kurucusu. ıllinois. emlak yatırımcısı. bir sigorta şirketiyle iki reklam ajansının sahibi olarak. asteğmen edward Henry o'Hare. eski günah larını unutturmuştu. bir sürü para kazanmış. her fırsatta gammazlık yapmağa devam ettı. Öte yandan. gangsterlerin adamı olan bir po lis memurunun kendisini ihbar edip hayatını tehlike ye sokacağını belirttiyse de.1068/1242 Bu nedenle. 1937 yılında ar napolis Harp okulundan mezun oldu. Wilson. o buna aldırmadı. Stickney'deki Sportsman's Park Yarış alanı nın başkanı. Beş . Chi 496 cago'nun Cardinas futbol kulübünün ticari yönetmeni. saygı değer bir iş adamı niteliğine Burünerek.

Ce sedin cebinde bulunan şeyler arasında bir teşbih. bir haç. gene dinsel bir madalyon. oğluna verilen bu şerefle rin hiçbirini göremeden öldü. 20 şubat 1942 günü. 1939 yılı kasım ayında. Chicago Uluslararası Hava ala nının adı değiştirilerek. buraya o'Hare Hava alanı de nildi. italyanca yazılmış bir pusula ile. bir hava savaşın da can verdi. ertesi yıl. katiller hiç bir zaman yakalanamadılar. yanından geçen bir arabadan atılan kurşunlarla can verdi. 1949'da. Üsteğmen o'Hare.1069/1242 yıl sonra. . Teğmen o'Hare'e «havacı lık tarihinin en kahramanca uçuşlarından birini yapmış olması» dolayısıyla kongre şeref Madalyasını verdi. Yiğit havacının babası. Cumhurbaşkanı roosevelt. Pasifik okyanusu üzerinden uçar ken tam beş Japon savaş uçağı düşürmüştü genç adam. arabasıyla ogden Caddesi üzerinde yol aldığı bir sıra da.

» yazılıydı pusulada. Fammı passar una notte ınsıeme con te. Ne olur seninle bir gece geçirmeme izin ver.1070/1242 bir dergiden kesilmiş bir şiir vardı. (Her an aklımdasın. «Margy.» şiir ise şöyleydi: Hayat denilen saat Yalnız bir kez kurulur Kimse bilmez ne zaman Susacaktır tlktaklar Erken mi. Margy. sev. «Quanto tempo ıo pen soo per te. geç mi? Bugün mü. yarın mı? 497 Yaşadığın andır senin olan Yaşa. ah. iste .

durumunu nasıl gördüğünü sordu Capone'a. bunları yapmak resmen. duruşmadan bir gece önce Cafe Colossimo'ya uğradı.1071/1242 Zamana güvenme. Basının aşırı abartmalı yazılarını da kınadı bu ara da.» diye karşılık verdi kral. Capone'un bir grup gangster. politikacı ve avukat arkadaşıyla bir likte bir masada oturduğunu gördü. fiziken (!) olanaksızdı benim . Saat durabilir. kralla Florida'da tanışmış olduğundan gruba katıldı. «Yaptığımı söyledikleri bir sürü şeyi kesinlikle yapmadığım gibi. Hearsts Universal Haber ajansı adına duruşma yı izlemeğe gelmiş olan damon runyon. «Hiç değilse hakkım» ye meyeceklerini sanıyorum.

içindekiler yan sokakları göz den geçirerek.1072/1242 için.. Capone'u kaçırmağa çalışabilecek dost ları. laf! iyi bakın. Salı Capone'un Lexington otelinden alıp. kimse kimseyi tepele yemez buralarda. Gaze tecilik dilinde dediğimiz gibi. en önde giden araba her yol ağzında duruyor. ya da öldürmeğe girişecek düşmanlarını gözlüyor lar. Federal Binaya . asıl haraç yiyenler bankacılar. altı kilomet re ötedeki Federal Binaya götürmek üzere. son derece 'renkli' bir kişi kendisi. on dört de dektif ve özel arabalar ayrılmış.» diyor dedektif şefi.» 6 ekim.» ertesi gün yolladığı yazıda şöyle diyordu runyon: «Capone ile iki dakika konuşan birinin. Haraççı olduğumu söylüyorlar. «Biz işin başında oldukça.. onun gerçekten çok güçlü kişiliğinden etkilenmemesi imkansız.

son anda. yeraltı ge çidinden geçiriyorlar Capone'u.1073/1242 yaklaşırlarken. içerde. her türlü yolsuz luk çabasını işe yaramaz hale getirmek amacıyla. jüri için çağrılanların adları okunmağa baş lanınca.. binanın bodrum girişinde son buluyor. normal olarak mal getiren kamyonlara 498 ayrılmış bir tünele sapıyor arabalar. Tünel. Wılkerson. Capone'un yüzü allak bullak oluyor. dedektifler.. sonunda servis asan sörüne varılıyor. Gangsterler kralı duruşma salonuna girinceye kadar altıncı kat koridoru boşaltılıyor. . başka bir yargıçla jüri değiş tokuş etmiş. kendisin deki listede yok bu adlar.

Capone. Yar gıcın arkasında kalan duvarda Benjamın Franklın kongre karşısında konuşuyor. Bunların üstünde kalan bölümlerde. duvarların yarı yüksekli ğine dek çıkan. hem çok dar olduklarından gün ışığı giremiyor içeri. avizeler.. boş gözlerle çevresine bakmıyor. Capone'un çevresinde dört dönüyor. Yargıç Wılkerson. Yer yer ağarmış .1074/1242 Jüri üyelerinin seçimi süredursun. ya da sandalyesini daha rahat koymasına yardım edi yor. koyu mavi renkli kostümünün üzerine cübpesini giymemiş. sağ elini George Wash ington'a doğru uzatmış. Pencereler hem çok yüksek. aplikler Butün gün yanıyor. jüri üyelerine kö tü kötü bakmadığı sıralar efendisinin hardal rengi ce ketinin üzerine konmuş bir toz parçasını üflüyor.. yaldız süslü mermer kaplamalar var. Phil D’andrea. amerikan tarihin den çeşitli sahneleri gösteren resimli halılar.

Grossman ve DWight H.B.D. Q. Froelıch. Johnson. savcı yardım cısı oturmakta William J. dudakları in ce ve duyarlı. Parlak gri saçları.1075/1242 olan saç ları karmakarışık.B. .D.. A. Yanakları al al. Savcısı e. estetik bir görünüşü var. Samuel G. Green (bu so nuncusu ilerde illinois valisi olacaktır). kubbeyi andıran kafasının üzerinde bir kuşun kanatları gibi duruyorlar. Claw-499 son. Jüri adaylarını uzun uzadıya sorgu ya çekerken. döner sandalyesinin en ucunda oturdu ğu belli oluyor. kendisi dinliyor yalnız ve gerekli stratejiyi hazırlıyor sessisce. Johnson'un mes lekdaşlarına hiç benzemeyen. dümdüz bir çizgiyle ortadan ay rılmış. Masasında dört A.. Jacob J. ta nıkları sorguya çekme işini onlar bırakıyor.

Capone'un 19241929 yılları arasında vergi be yannamesi doldurmadığını söylüyor. Smoke Shop'un kasiyerliğini yaptığı iki yıl içinde edinilen ka zancı açıklıyor: Beşyüz elli bin dolardan fazla. 8 ekim. jüri üyelerinin seçil mesi işlemi sona eriyor. 7 ekim. Çarşamba. teknisyen. onun hapse gir mesini istemeleri için özel bir neden olmadığı konu sunda yemin etmişler.. Hepsi de aleyhine her hangi bir önyargıya sahip olmadıkları.. Seçilenlerin çoğunluğu kü çük esnaf. Üçün cü tanık.1076/1242 Öğleden sonra saat dörtte. sinirli bir adam: ShumWay. çiftçi... onun ardından tanık sandalyesine oturan Chester Bragg. solgun. Perşembe . kumarhanenin kendisine ait olduğunu söylediğini anlatıyor. iddia makamının ilk tanığı olan Vergi dairesi ka tibi. Smoke Shop baskınında Capone'un kapıya dayanıp...

«Müvekkilim. vicdanım.» «Sonuçta. söz konusu avukat. «Bir avukat müvekkili adına itirafta bulunamaz. bitti.B. şaşkınlıktan. ikisi aynı kapıya çıkabilir.1077/1242 A.D. bu kefalet nameyi müvekkilimi ceza evine attırmak için kulla nabilir. avukat Mat tingly'nin vergi ajanlarına yazmış olduğu akıl almaz mektubu delil olarak sunuyor mahkeme başkanlığına. vicdanım! Sinirden. güreş argosuyla dinsel terimleri birbirine karıştırarak konuşuyor Fink: «kafakol derler buna.söz konusu avukata kefaletname vermiştir.» diye itiraz ediyor Fink. Çarmıha gerdi ler bizimkini. 500 ah.» . Savcı Yardımcısı ClaWson. Bu demek değildir ki. Fena kafakola aldılar. ceza evine girmemek kaygısıyla .» diye kar şılık veriyor yargıç.

1078/1242 Bu arada Ahern karışıyor söze: «Yüksek Mahke menin de sık sık belirttiği gibi. ame rikan kurtuluşz Savaşının başlangıcı sayılan Boston Baskını da. üstelik böylesine atronomik ücretler alan avukatların bu sefer kendisini yaya bırakacaklarına inanamıyor bir türlü. iyimserliğini yitirmiş de ğil.» diyor yarqıç. Unutmayalım ki. «kodese gi riyorsun dostum. akşam. «Boston baskını mı bu?» Capone hala umutlarını. kanundan paçasını kurtarmasına kaç kez yardım etmiş olan. oldu olacak çizgili bir şey ısmarla bari.. vergiden kaçmak biz insanların en belirgin zaafıdır. «Böyle süslü giysiler yaptırıp da'ne olacak?» diye soruyor Frankie rio.» «Ne yani. yeni yaptıracağı iki yazlık kostüm için ölçü alıyor.» . Lexington otelindeki dai resine çağırttığı bir terzi..

» diyor Capone. papazlara bir öğütte bulunuyor: Halkın papaz lardan çok al Capone ile ilgilenmesinin nedeni. Cuma alkolün toptan fiyatı. Protestan kiliseler Topluluğunun halkla ilişkiler Burosu. gang sterin çok daha «renkli» bir kişiliğe sahip olmasıdır. «zor girerim kodese.1079/1242 «Ben mi. Bu yazlıkların da gitmeden hazır olmasını istiyorum. Flo rida'ya gidiyorum oğlum. Chicago Herald-examiner gazete si.» 9 ekim. Capone'un savunma masraflarını karşılamak için bu artışın gerektiğini ileri sürüyor. teneke başına 30 dolardan 32 dolara yükselmiş. yan gelip başımı dinleyece ğim biraz. Seyircilerden yaklaşarak 501 biri avukatlar masasına .

«adım Benjamın Bachrach. Palm Island'daki evin sa tın alınışından. Florida'dan getirttiği tanığı çağırı yor: Parker Henderson. «gereğinden fazla imza atmışım zaten. mahkeme odacılarının biri aracılığıyla Capone'dan hatıra defte rini imzalamasını rica ediyor.1080/1242 Capone'un elini sıkıyor. iddia makamı. Florida'da Capone adına teslim aldığı para havalelerinden.» almanya'nın kıel kentinden hareket edip.» diyor Capone. ek olarak yaptırılan rıhtım ve yüzme havuzundan. yürüye rek dünyayı dolaşmağa çıkmış olan bir atlet. yeni dikilen ağaç ve .» D’andrea.» diyor. her zamanki gibi Capone'un arkasına oturuyor ve keskin. «olmaz. «Halk savunucusuyum. kara gözlerini tanık sandalyesine dikiyor. D’andrea'nın bakışları altında ezilip Buzülen tanık.

Wilson. şimdi korkudan olacak.» Baş fedainin kim olduğunu ayrıca söylemesine ge rek yok. «Siz Capone'un baş fedaisinin duruşma salonunda. artık asıl kimliğini takınmış . duruşmadan önce sorguya çekildiğinde. eli tabancasında oturmasına izin verdikten sonra. onun ardından tanık sandalyesine oturan adam son derece heyecanlı ve sinirli görünüyor.1081/1242 bitkilerden söz edi yor. Nasıl konuşabilirim?» diyor For te. Mİami'ye yollanan para havalelerinin çoğunun çıkış yeri olan Lexington oteli telgrafhanesinin şefi John Forte'dir bu adam. Yargıç Wılkerson çıkı şıyor: «iyi düşünün bakalım. telgraf havalelerini kimin gön derdiğini bilmediğini söylüyor. rahat rahat ifade vermiş olduğu halde..» Öğle yemeği için verilen arada. yüzü bem beyaz. Wilson da çıkı şıyor korkak tanığa..

502 10 ekim. henüz ifade vermemiş tanıkları korkutabilecek bir dav ranışta bulunmamalarını.1082/1242 olan Mıke Malone ile Sullivan'ı. D’andrea meselesini duruş ma salonu dışında halletmelerini söylüyor. D’andrea'nın hemen ardından biniyorlar kalabalık asansöre. Bunu ya pabilmeleri için. ajanlar durumu Wilkerson'a bildiriyorlar. Cumartesi iki ajan. ve başıyla Sullivan'a işaret ediyor. o sabahki duruşmada kısa bir ara vereceğini bildiriyor. D’andrea'nın cebine tabanca var. Yargıç. durumu açıklığa kavuşturmakla görevlendiriyor. muha fızlardan biri D’andrea'nın yanına . Mike Malone gangstere hafifçe sürünüyor. evet. Önceden kararlaştırılan bir işaret üzerine.

suçluyu polise teslim ediyorlar. Fedainin hemen ardından koridora çı kan iki ajan.1083/1242 giderek... Yargıç Wilkerson'u yatıştırma çaba sı içinde olan Ahern şöyle konuşuyor: «Sayın Yargı cım.. Gizli silah taşımağa hakkı olduğunu ileri süren d'and rea. kız kardeşlerine bakmak tadır. Silahını elinden alıp. onun mahke meye karşı saygısızlık etmek amacını gütmediğini an lardınız. telgrafçının dışarda beklediğini haber veriyor. mahkemeye hakaret suçundan altı ay hapis cezası veriyor D’andrea'ya.» Wilkerson. . Sayın Yargıcım. kendisine bir telgraf geldiğini. Biraz sonra. Butün Capone fedailerinin taşıdığı şerif yardım cısı kimliğini gösteriyor. yakapaça bir odaya sokuyorlar kendisini.. Çok severim. D’andrea'nın kafasının ve yüreğinin nasıl işlediğini bir bilseniz. gerçekten iyi çocuktur. Tanırım kendisini. bu delikanlı anasına.

Tam iki gün sürüyor bunların dinlenmesi. Curt otto koenitzer adlı Mİami'li bir müteahhit. mücevherciler var. . möbleciler. fırıncılar var. ağzında purosu olduğu halde oturuyor tanık sandalye sine.. ka saplar var aralarında. Bayan Capone'dan bu işler için altı bin dolar almış tanık sandalyesinden indikten sonra pu rosunu geri istiyor. emlak komisyon-503 cuları.1084/1242 Capone'un çeşitli mallar satmış olmaları dolayı . inşaat müte ahhitleri. terziler. iç dekorasyoncular.. sıyla. kısaca sorguya çekilen koenitzer plaj kabineleri ile garajı yapmış. onun net değeri ve net sarfiyatı konusunda bir fikir vermek üzere çağrılan tanıkların listesi uzun mu uzun. seyircilerin kahkahaları arasında sırıtarak salondan çıkıyor. Muhafızlardan biri puroyu alıyor (kahkahalar).

13 ekim. bunu bir saygısızlık olarak kabul etmiyorlar. umarım. «evet. buralara kadar gelip sürünmeğe değmezmiş.» «Sanık teriminin tutarım. Salı Wılkerson.1085/1242 Tanıklık yapmak üzere koridorda Mİami li esmer güzeli bir genç kız Union Telgraf hanesinde Chicago'yu hiç de beğenmediğini çervesindekilere. «al dediğiniz zaman sanıktan mı söz etmek istiyorsunuz. açıklıyor Masraflarını hükümet kar şıladığı halde bile. sayın avukat?» diye soruyor Fink'e. bekleyen (Western memur). Sayın Yargıç.» kullanılmasını yeğ . «Canınız eğlenmek istediğinde ne yaparsınız allah aşkına?» diye soruyor.

. italyan ingiliz asıllı rafael Sabatini. entrika. vb. ayıpladığını belirten davra nışlarda bulunuyor.. «Bira. Fink.. şaşırdığını.» diye yineliyor tanık en ufak bir utanma izi göstermeden. Capone hakkında soruşturma yaptığı sırada. evet. ile dolu bir atmosfer içinde yaşadığı» nı . Vergi dairesi eski ajanların dan.» 14 ekim. Çarşamba amerika çapında bir konferans turnesine çıkmak 504 üzere gelmiş olan tarihsel romanlar yazarı. ihanet. Cı cero'da bir meyhanede gangsterle bira içtiğini söyle diğinde. Capone'un. «tarihsel romanların gerektirdiği kudret hırsı. «Hem de çok iyi kalite bira..1086/1242 Bir sonraki tanık. karanlıkta kurşunlar.

1087/1242 kabul ediyor. «görünüşe gö re her türlü idealden yoksun» bulunduğunu ekliyor sözlerine.. Jack Guzik ve Ralph Capone'un da Smoke Shop'tan büyük paralar kazandıklarını söylüyor ifade sinde. Yalnızca sanığın değil. Ön sırada bir yere oturtuyorlar kendisini. çünkü. Pete Penovich. 15 ekim. «entrika ve kudret hırsı var onda. gangsterin bu tür bir romanda yeri olamayacağını. Çok geçme den . Sabatini'nin dediğine göre. göğsünde madalyaları ile yargıca yaklaşıp. Perşembe iç savaş gazilerinden doksanı aşkın bir ihtiyar.. sırtında eski mavi üniforması.. ayrıca ideal leri de var. Frank Pope.. ancak. Jimmy Mondi. Merde yazıla cak tarihsel romanların en uygun kahramanı Mussoli ni'dir. solgun bir demet çiçek sunuyor.» iddia makamının sonuncu önemli tanığı Fred ries.

Capone'un kendileri ne ödediği. her yıl biraz daha artan yarış borçlarını sıralamak için tanık sandalyesine oturuyorlar. hü505 kümetçe kumarhanelerden kazandığı ileri sürülen paraların tümünü müşterek bahisçilere yedirmiş Capone. Fink'in dediğine bakılırsa. Savunmaya geçiliyor. avukatların ileri sürdükle ri en belli başlı sav. hemen her zaman kaybetmiş. . 1924 yılında on iki bin doları bulan bu ödemeler. sanığın at yarışlarında büyük pa ralar kaybetmiş olması. Sekiz müşterek bahis komisyoncusu. Zavallı. Capone'dan daha şanssız bir kumarbaz daha dünyaya gel memiş. duruşmaya ara verilinceye kadar uyanmıyor. 1929 yı lında yüz on bin dolara karar çıkmış. anlaşılan.1088/1242 uykuya dalıyor.

1089/1242 Chicagolu müşterek bahis komisyoncusu oscar Gutter. 1927 yılında Capone'un yalnızca kendisine altmış bin dolar yarış borcu ödediğini söylüyor tanık. vergi zamanında ödeyebilmek için. Yargıç. «Hani defter tutmazdınız?» «aydan aya tutardım. «Mevsim sonunda..» diye karşılık veriyor Gutter. başında şapkası olduğu halde kuruluyor tanık sandalyesine. borçlarımı .» (Salonda kahkahalar). tutarı nasıl olup da böylesine kesinlikle hatırladığı soruluyor. şapkasını çıkarmasını emredi yor.. iddia makamının yaptığı karşısorguda. hesap defterlerimde böyle gö rünüyordu.

birçok ata oynadığını. dWight Green. bildiğimiz meyhane) den yönettiğini söyledikten sonra.1090/1242 «Neden sürekli olarak defter tutmadınız?» «olur mu öyle şey? kanunsuz bir iştir benimki si. ama belirli bir sayı ve remiyor.. Capone'un «iki. Yargıç Wilkerson: «Hiç bir şey hatırlamaz mısınız siz?» Yario: «defter ne tutmadım ki hiç. üç.» kendisine «kumar komisyoncusu» denmesini is teyen Joe Yario.» Hialeah'da çalışan müşterek bahis komisyoncu larından Budd Fentry. Capone'un 1929 yılında. on bin dolarlık kayıpları» ndan söz ediyor. herbirinde en az on bin dolar kaybet tiğini açıklıyor.. söz konusu atlardan . işlerini Chicago'da bir «içkisiz pas tahane» (yani.

» Ne olursa olsun. vergi sorumluları kumar zarar larını ancak kumar kazançlarından eksiltebilirler. kanuna göre. sanığın söz konusu yıllar boyunca en kından iki yüz bin dolar gelir elde etmiş olduğu. sanığın hemen hiç kazanma dığını iddia ediyorlar. ama bir türlü yakalayamıyorum. 506 «Sanığın oynadığı bir tek atın adını söyleyebilir misiniz bari?» «Beş altı tane isim var dilimin ucunda. duruşmanın ilk gününden beri dinleyiciler ara sında sessiz sessiz oturan Torrio'nun da . Capone'un avukatları ise. Çünkü.1091/1242 birkaçının adının söylemesini isteyince. Savunma tanıklarının ispat ede bildikleri tek şey. Butün bu çabalar boşuna zaten. tanık başını iki yana sallıyor.

ancak. «diyelim ki. savunma avukatları ne onu. 16 ekim.1092/1242 tanıklık et mesi bekleniyor. ama bu . ka nunsuz olduğu söylenilen işletmelerinden kazandığı paraların vergiye tabi olduğunu bilmiyordu. Cuma O sırada Great Northern Tiyatrosunda oynayan The Thırd lıttle Show adlı oyunun yıldızı Beatrıce lil lie ile kocası lord Peel'in dinleyiciler arasına katılma ları bir heyecandır yaratıyor. derken. diyelim ki bunun böyle olmadığını öğrenir öğrenmez. Capone.. iddia makamının ileri sürdüğü delillerin bir özetini veriyor lar. Savcı yardımcıları Grossman ile Clawson.. borcunu ödemeğe çalıştı. ne de Capone'u oturtuyorlar tanık sandalyesine. savunma ekibi adına son sözü söylemek üzere Fink ayağa kalkıyor.

gözleri dolu dolu oluyor. 507 Ve sözü Ahern alıyor. Cato kendi kendini kişilerin ahlaki değerle rini yargılamakla görevlendirmişti. de ğil mi? Ben de edemem doğrusu. Bu durumda hükümeti aldatmağa kalktığını iddia edebilir misiniz?» diye soruyor jüri üyelerine.1093/1242 ödeme kabul edilmedi. bilmem bilir misiniz. Bu sırada Cato adında ünlü bir senatör yaşamıştı. Milletin giyip çı kardığına.» Sanık yutkunuyor. yeyip içtiğine. sonra sevecen lik dolu gözlerini sanığa çeviriyor. tarihsel bir benzetmeyi başlıyor konuşmasına: «roma imparatorluğunun en parlak döneminde yıllar yılı süren kartaca Savaşları yapıldı. Capone gibi bir adam dostlarını hiç bir zaman aldatmamıştır. hatta düşündüğüne karışırdı. «edemezsiniz. kartaca'yı iki kez .

. Bunu yapmak için delil diye karşını za getirdikleri şeylere bir bakın. Cumartesi Gazeteciler olsun. Capone'un müsrif bir kişi olduğu. renklere hayran kalmış durumdalar. eskisinden daha da güçlü olarak toparlandı kar taca.. Bu duruşmada ispat edilmiş tek şey var.» 17 ekim. her seferinde yeni den.1094/1242 yakıp yıktılar. Cato. mavinin çe şitli tonlarını sergiledikten sonra. sonuncu gün için parlak bir çimen yeşili seçiyor kral.savcısından gazetecisine kadar. açık kahverengi ile başlayıp bejin. . hep aynı şeyi söylüyorlar. p da. Capone'u yok etmeliyiz!' diye bar bar bağırıyorlar. on bir günlük duruşma sü resince bir giydiğini bir daha giymediği görülüyor. grinin. dinleyiciler olsun Capone'un kılık kıyafetindoki çeşitliliğe zenginliğe. Senatoda yaptığı her konuşmanın sonunda şöyle haykırırdı: «kartaca'yı yok etmeliyiz! Bizi suç layanlar da .

güçlülerin parasını alıp. heyecanının çokluğundan pır pır eder ken. robin Hood ile kıyaslıyorlar kendi sini. Bu robin Hood ne yapmış bakalım? Sekiz bin dolar değerindeki olrnas kemer tokalarını işsizlere mi dağıtmış? Birkaç hafta içinde aldığı altı bin dolarlık etle açları mı do yurmuş? Hayır efendim. kuş kanatlarını an dıran saçları. bu yıldız? ro manlarda okuduğumuz gizli hazinelerden birini mi bul muştur ki. böyle har vurup harman savurabiliyor pa-508 rasını? avukatları. yoksulları.1095/1242 ilk kez olarak uzun uzun konuşan Johnson. her gece Palm is land'daki malikaneyi . iddia makamının son sözlerini söylüyor. güçsüzleri doyurmuştur. Capone efsanesine karşı büyük bir saldırıya gi rişiyor: «kimdir bu adam? Bu parlak kişi. Benim bildiğim robin Hood. o etler.

açıkta kalmış yoksullar için mi alınmıştır tanesi 27 dolar olan göm lekler?. onun gibi yoksul babası bir adama yapıla cak şey mi bu? Yargıç Wilkerson jüri üyelerine hitap ediyor. Soğukta..kanun önünde. sanığın kendi elinden çıkmış belgeler ya da kendi yaptığı açıklamalarla aynı değeri taşır .» Capone.. şöyle diyor: «Sanığın resmen vekalet verdiği bir kişinin elinden çıkan bel geler ya da konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamalar... bu terimlerin ardındaki iikeleri açıklıyor. Matting ly'nin yazdığı mektuba gelince.1096/1242 doldurarak kumar oynayan ko nukların midesine inmiştir. allah akşına şu haksızlığa bakın dedesi ne. Sanığın söz konusu avukat ile birlikte Vergi dairesi ajanlarıyla yaptığı görüşmeyi dikkate alarak... burada sunulmuş . «net sarfiyat» terimlerini kullanmaksı zın. onun gibi ha yırsever. «Net değer». dinleyicilere çeviriyor gözlerini.

değer biçmek ve fikrini vergi dairesine bildirmekle görevlendirildiğine inandığımız takdirde. tartışmak üzere saat 14.1097/1242 olan öteki delilleri de göz önünde bulundu rarak sanığın avukata verdiği vekaleti geçerli saydı ğınız. jüri odasının pencerelerini gözleyen . Capone koridorda geziniyor.. akşam olup da jüri dışarı çıkmayınc Lexington otelinde beklemeği yeğ tutuyor.40 da çekili yorlar. Yapının başka bir odasının penceresinden.. bir muhafızlar dizi sinin gerisinden kendisine bakanlara zoraki gülümsü509 yor arada bir. Mattingly'nin bilgi toplamak. yazdığı mektubu gerçek bir de lil olarak ele almanız gerekir.» Jüri üyeleri.

kanter içinde. 1924 yılıyla ilgili bir . iddia makamı da sa vunma avukatları da şaşkın şaşkın bakışıyorlar. Telefonla sanığa haber veriliyor. Verilen karar. duruşma salonun daki yerine gelmiş bulunuyor. Yargıç Wılkerson jüri başkanına soruyor: «karara vardınız mı?» Başkan. mahkeme muhafızına bir kağıt veriyor. üyelerinj hararetli tartışmalar içinde bulunduklarını görüyorlar odaya girdiklerinden hemen hemen sekiz saat sonra gece on bire doğru. jüri üyelerinin kafalarının epeyce karışmış olduğunu göstermekte. muhafız ka ğıdı mahkeme katibine aktarıyor. katip yüksek sesle okuyor. ka rarsız kalan son üye de çoğunluğa uymayı kabul et miş. bir alkıştır kopuyor içerden. Saat on birde. Capone palto suyla şapkasını kaptığı gibi apar topar biniyor araba sına.1098/1242 gazeteciler.

Yirmi iki kısımlık iki davanın. 9 suç: vergi kaçakçılığı) üze rinde karar: suçlu.D. vergi beyannamesi doldurmamaktan suçlu bulunan (13 ve 18) bir kişinin nasıl olup da vergi kaçakçılığından (14 ve 22) suçsuz bulunduğunu bir türlü anlayamıyorlar. ayrıca 13 ve 18 inci kısımların (1928 ve 1929 yıllarında vergi beyannamesi doldurma mak suçu) kararı da aynı. 1926 ve 1927 yıllarıyla ilgili üç kısmı (No. sanık suçsuz bulunmuş. karışıklık.1099/1242 davada. 1. 5. 1928 ve 1929 yıllarıyla ilgili kararlardan doğuyor. Savunma avu katları.B. yargıçla bu konuda görüşen John son karara itiraz etmemeği yeğ tutuyor. hemen Yedinci Bölge A. şaşkına dönen avukatlar. Temyiz Mahke . Bununla birlikte. Geri kalan Butün kısımlarda (hepsi de vergi kaçakçılığı üzerine) karar: suçsuz. yani. 1925. suçlu.

sabit görülen birinci suçtan dolayı sa nığın beş yıl hapsine.» . Temyiz gerekçesi: 510 Capone'un vergi kaçırmak için ne gibi yollara baş vurduğunun açıklığa kavuşmamış olması. 24 ekim. cezayı okumağa başlayan Yargıç Wilkerson'u dinliyor. «Mahkeme. Yerine oturmasıyla kalkması bir oluyor. Ahern'in elini sıktıktan son ra yerine kuruluyor. işaret parmağını kesmiş olacak ki sarılı. Cumartesi Capone'un sırtındaki mor kostüm her zamanki gi bi son derece gösterişli. dinleyicilere aşırı neşeli gü lücükler dağıtarak geliyor. on bin dolar para cezasına ve mahkeme masraflarını ödemesine karar vermiştir.1100/1242 mesine müracaatta bulunuyorlar. el lerini arkasında kavuşturup.

18 inci kısımlar ilgili ceza ayrıca çekilecek tir. ama yüzünde hala o zoraki gü lümseme var. 5'inci ve 9'uncu kısımlardaki suçlamalar için aynı cezaları sıralıyor yargıç.» daha önce mahkemeye hakaret suçundan veril miş olan altı ay hapis cezasının da bu verilenlerle aynı süre içinde çekileceği belirtiliyor. . içki yasağına aykırı davranmak suçundan açılan davanın ise iptali ne karar veriliyor. artık gülümseyemiyor Capone. «13 üncü kısımla ilgili hapis cezası. birer yıl hapis ve aynı para cezaları ile gene mah keme masraflarının ödenmesi isteniyor. «Birinci ve beşinci kısımla ilgili hapis cezaları aynı süre içinde çekilecektir. birinci ve beşinci kısım hapis cezaları ile aynı süre içinde çeki lecek. arkasında kavuşturduğu ellerinin parmak larını yolup duruyor. 13 ve 18 inci kısımlar için.» diye devam ediyor yar gıç.1101/1242 Capone.

D. «Bu akşam on sekiz on beşte. ke faletle serbest bırakılma isteğini reddediyor. «şimdilik eyvallah.Hepsi hepsi on bir yıl hapse. al'ciğim. Wılkerson. Sayın Yar gıcım. o güne kadar verilmiş en ağır ceza bu. hiç bir şey demeden sıkıyor müvekkilinin elini. otuz bin dolar mahkeme masrafı öde-511 meğe mahkûm edilmiş oluyor Capone. Ahern'in ricası üzerine. A. Temyiz kararını beklemek üzere. Marşali Henry laubenheimer'e. lau benheimer. sesi titreyerek. gözleri yaşlı. Vergi kaçak çılarına.B.» diyor Fink. . Wılkerson yargılının kısa bir süre Cook County tutukevinde kalmasına izin ve riyor. «Capone'u ne zaman leavenworth Cezaevine götürebileceğini soruyor.» diye karşılık verince müthiş sarsılıyor Capo ne. elli bin doları aşkın para cezası ile. Ahern.

işte» diyor. tekmelemeğe davranıyor. iki yıldır Mıke lepito olarak tanıdığı. Capone öf keden kıpkırmızı kesilyor. «Bunu devlet Babaya vermiyorum. . ufak tefek adama ağdalı bir küfür savurup. Çevre sindeki memurlar. gizli ajan olduğnu yeni anladığı Mıke Malo ne'la karşılaşıyor. yakapaça yakalayıp. yahu. «Vergi dairesi adına» diyor adam. Bu arada toparla nıyor Capone. «alphonse ile Mae Capone'un mallarına geçici haciz konmuştur.1103/1242 dört yanı federal polislerle çevrili olarak duruş ma salonundan çıkarken. parmak izi alın mak üzere götürüyorlar kendisini. Servis asansöründe.» Vergi borçlarını ödemeden mallarını satmasını ya da devret mesini önlemek için alınmış bir tedbir bu. elinde resmiye benzeyen bir belge var. «Görünüşüne aldandım. sarılı parmağını memura göstererek. ufak tefek bir adam yaklaşı yor Capone'a.» di yor sakin.

» Solgun bir gülümseme zorluyor.» diyor. «Çekebildiğiniz kadar çekin. Bunun üzerine vergi dai resi ajanı ile narkotik Burodan bir dedektif. hakkımda öyle yanlış peşin yargıları var ki herkesin. «tıpkı italyana benziyor sun.. bir kaçırma teşebBusünden korktuğu için geriliyor. Ben kaybettim.1104/1242 kinsiz bir sesle. «Milyon verseniz binmem o arabaya.» işaretsiz bir 512 arabayla gangsteri tutukevine götürmekle görevlendi rilmiş olan polis memuru. «ikimiz de birtakım rizikoları göze aldık.» .» diyor Sullivan'a.» diyor.» resmini çekmek üzere çevresinde doluşan gaze tecilere. Peşinden tutukevine kadar gelen gazetecilerle şöyle konuşuyor Capone: «büyük bir haksızlık yapıldı. çocuklar. «Uzun yıllar görüşemeyeceğiz galiba. tehlikeyi göze alarak Capone'a eşlik ediyorlar. «Ne yapalım. Başka türlü de olamazdı zaten.

.» dördüncü kattaki hücresine çıkarılırken. Gazeteciler hala peşinde. . alelacele hücresine götürüyorlar. polis gözetimi altında ser best bırakıldığında. Capone'un jest yapma hevesi ka barıyor birden. Biri. Gardiyanlar yatıştırıyorlar kendisini. burada çekmeyin.. «kafanı koparırım. resmi çe kene doğru fırlatırken. «ailemi düşünün biraz. bir fo toğraf makinesi sesi işitince. öfkesi yeniden parlayı veriyor. kalması gereken yerden kaçmış bir zenci. ulan!» diye bağırıyor. «N'olur» di yerek bir köşeye kaçıyor. Bu efsanevi kişi karşısında dilini yut muşa dönen serseriye birkaç soru sorduktan sonra. öteki ise. içer de iki kişi daha var.1105/1242 Giriş hücresinin par maklıkları ardında poz vermesini isteyen fotoğrafçıla ra «Yapmayın çocuklar. eline geçirdiği teneke bir kovayı. Hüc re kapısını anahtarla açıyor gardiyanlardan biri. 10 dolarlık para cezasını ödeye meyen bir serseri.

1106/1242 gazetecilere dönüyor.» adamcağıza diyerek. hem de kendisine ya pılacak iyilikleri çok cömertçe ödüllendirebilecek bir büyük adam. her yargılıya uy gulanan sağlık yoklaması ve duşa hazırlanıyorlar. Bu nedenle. . kra lın süngüsü hakaret saydığı bu davranış karşısında epey düşüyor. Gardiyanlar Capone'u tutukevi revirine götürerek. «Bu yardım etmeğe çalışacağım. 513 Yukarda anlatılanlara dalıp da hala Chicago'da ol duğumuzu unutmayalım. Birçok yetkilinin gözünde Capone hala büyük bir adamdı. Gazeteciler ayrılıyorlar sonunda. bir süre tutukevinden şebe kesini yönetti. cebindeki para tomarından yüz dolarlık bir banknot ayırıp adama veriyor.

. hükümet onlara da el koymasın diye. red Barker ve Jake Guzık de vardı. izin kartlarını patronun görüşmek istediği çete üye lerine devrettiler. Örneğin. örneğin gangsteri ziyaret etmek için izin çıkartıp. Springfield'a gitmesi gerekti bir gün. ellerinden gelen yardımı esirgemediler. Bu iyiliklerin karşılığını da gördü. gang steri beşinci katta tek kişilik. Murray Humphreys. istediği zaman telefonu kullan masına. yeni Halk düşmanı No. Capone'un eski politikacı dostları da. bir de özel duşu olan bir hücreye aktardı.. Capone. New York'lu . Hapis yattığı aylar içinde Capone'u ziyarete gelen en önemli gangsterler. Johnny Torrıo.1107/1242 Baş Gardiyan davıd Maypenny. avukat masraflarıyla öteki ödemeler için gerekli parayı Torrio buldu. Capone. kendi parası nı gizlediği yerlerden çıkarmağa korkuyordu. telgraf çekmesine izin verdi. özel şoförü ile Cadillac'ını baş gardiyana ödünç verdi. Bu yolla Capone'u görmeğe gelen ler arasında. 1 de Joe Fusco.

arabuluculuk yapmayı üstüne aldı Capone. Capone'un ısrarı üzerine Torrio ge tirdi onları. italyan ile Yahudinin anlaşmazlıklarını giderip. . Top514 lantıyı yönetirken elektrik sandalyesinde oturmak ba yağı hoşuna gitmişti Capone'un. öteki çete liderleriyle birlikte çalışmalarını. olacağını düşündüğü ulusal birliği boz mamalarını istiyordu. dolayısıyla «Palabıyıklar ortadan kalktığından beri süregelmiş olan genel barışı tehlikeye sokmaktaydı. Baş Gardiyan Moneypenny bu toplantının infaz odasında yapılmasına izin verdi.1108/1242 lucky Luciano ile dutch Shultz oldu. Schultz. bazı bölgelerde luciano'nun te keline meydan okumakta. ilerde başkaı .

başarılı bir sonuç elde edilemedi. Us tası New York'a dönmezden önce.. Bir soruştur ma yapıldı. dutch. Bireysel bağımsızlığını. Yıllar son «onu dışarda bir yakalayabilmiş olsaydım.» karşılıklı acı sözler söylendi..1109/1242 ancak. . Torrio'nun da her nedense Shultz'un tarafını tutar görünmesiydi. istekleri üzerinde ısrar ederek Capone'u fena kızdır dı. Torrio bu konuda söz ver medi. dutch ile ilişkileri ni kesmesini tembihledi. Capone'un tutukevinde özel muamele gördüğünü. adalet Bakanlığına çekilen imzasız bazı telgraflar. Sanki Butün New York Bölgesi onunmuş gibi dav ranıyordu. aralık ayında. her türlü anlaşma ya yeğ tuttuğunu. yani. hiç bir sonuç alınma dan dağıldı toplantı. «dayardım tabancayı gırtlağına. aslında «palabıyık» lardan biri olduğunu açıkça ortaya koyuyordu böylece. federal yetkililere duyurdu. Capone'un asıl canını sıkan şey.» diye ko nuşacaktı Capone.

1110/1242 ve Moneypenny'e yeni emirler verildi. . iki mahpusane arkadaşıyla birlikte kağıt oynuyordu.» dedi. Capone revir koğuşunda oturmuş. gü nün yirmi dört saati başında bekleyecek federal mu hafızlar getirtildi. «üzerle rinde kötü etki yapmasından korktum.» 27 şubat gün. Capone revir koğuşuna aktarıldı. oğlu ve avukatları ziya ret edebilecekti. yeniden ar kadaşlarının yanına dönüp oyuna devam etti. Capone'a sağladığı ayrıcalıkları te mize çıkarmak isteyen Moneppenny. Gardiyanlardan biri kendisini çağırarak. «onun öteki mah kûmlarla ilişki kurmasını istemedim. Gangster tasasızca omuzunu silkti. karısı. mahkûmu ancak annesi. Bölge Temyiz Mahkemesinin Capone ile ilgili kararı onayladığını bil dirdi.

hapishanedeki ye rine erkek kardeşi Mitzi'yi bırakmayı teklif etti. .» dedi Capone Brisbane'e. «Çocuğu kurtarmak konusunda yardımım doku nursa. «ço cuğu sağ olarak geri almak için herkesten çok yar dımı dokunabileceğini bildirdi. Capone. Capone. Brisbane. yakayı kurtarmak için bir fırsat buldu bu olayda. karşılığında bir şey istemediğimi sanmayın. ünlü havacı lindbergh' in çocuğunu kaçırmıştı.» Geçici olarak serbest kaldığı süre içinde.1111/1242 Üç gün sonra. istedikleri kefaleti veririm. gangster le görüşmek için özel izin çıkarttı. suçlarından 515 yüzyılın en korkunç biri işlendi. Hearst gazeteleri ya zarlarından arthur Brisbane'e haber yollayarak. Bruno richard Hauptmann. «dışarı çıkmama izin ver dikleri takdirde.

tek çalışan biri mi olduğunu hemen öğrenebilirim. adalet le uğraşanların kendi dümenlerini çevirmelerine ba karım.. Peki. tanı dığım.. dünyadan haberi olan herhangi bir kişi. çocuğu kaçıranın bildiğim.. bana gü venmenin. çocuğu kurtardıktan son ra onu nerden ve kimden aldığımı söylemeyeceğimi bilmeyen çete yoktur bu ülkede. kaçırılan çocuğun ailesi istediği takdirde.. ilişki kurabileceğim bir çete mi.1112/1242 «Öz kardeşime de kazık atacak değilim ya. isteni len parayı teslim edeceğimi. bir sürü dümenim var. «dışarda olsam.» Ya başaramazsa? «o zaman döner gelirim buraya. bana güvenebileceğini bilir. bana karşı iyi davranmanın akıllıca bir iş olduğunu bilir garanti. yoksa kendi dümenini kendi çeviren.» diye sordu.» .. Hangisi olursa olsun. kardeşimin yerini alırım.. serbest kaldığında ne yapabileceğini umuyordu? «Bir sürü tanıdığım.

yazdığı yazıda şöyle diyordu: «alphonse Capone'un. cezasını çekmek üze re geri döneceğine içtenlikle inanmaktayım!» Butün bu yayınlar. lındbergh ise. ulaşmasa da. bu işte başarıya ulaşsa da. başkalarının çaresiz kaldığı 516 yerde bir şeyler yapabilmesi mümkündür. Cumhuriyetçi Parti Conneticut senatörü Hıram Bıng ham. Her iste diğini yaptığını birçok kişi biliyor.. kamuoyunda. Capone'un serbest bırakılmasını isteyemem. Brisbane.1113/1242 Butün Hearst gazetelerinin manşet haberi oldu bu konuşma. . bunun tartışma konusu bile yapılamaya cağı açıklandı. sırf bu tür olaylar yarat mak için çocuğu kaçırdığını iddia etti... «oğlumun hayatını kur tarmak için bile olsa.. Capone'un serbest bırakıl ması için çeşitli isteklerin doğmasına neden oldu. Hiç bir federal mahkeme Capone'un teklifini cid diye almadı. Capone şebekesinin. ayrıca.» dedi.

Son gün. ilk başta düşünüldüğü gibi. Capone'un bu isteğini. 4 mayısta. revir koğuşunun dışındaki gardiyan sa yısı iki katına çıkarıldı ve ailesi tarafından ziyaret edi len Capone'un onları tel örgülerle . leavenworth Cezaevine gitmiyordu. herhangi bir bölge temyiz mahkemesinin kararını yeniden incelemeyi kabul etmesi demek.B.D. «emin olmak için» dosyasının ele alın ması talebini) kabul etmesi demektir. Federal yetkililer. yargılı Cook County Tu tukevinden ayrıldı. kendisi buraday ken. Capone'un atlanta Cezaevine yollanmasına karar vermiş lerdi.1114/1242 A. ama. Yüksek Mahkemesinin. Bunun üzerine. 2 mayıs günü reddetti. Yüksek Mah keme. Jake Guzik ve öteki Capone'cular leavenworth'de cezalarını çekmeğe başlamışlardı. çete lideriyle çete üyelerinin cezaevinde bir araya gelmelerini sakıncalı olduğunu düşündüklerinden. önceden. yargılının certıorarı isteğini (yani.

Sabahtan gelen aile. Bir arada güldüler. . Ralph dışındaki Butün erkek kar deşler Ralph. öğleden sonranın geç saatlerine kadar Capone ile birlikte kaldı. annesi. 517 Başka dil bilmediği için italyanca konuşup duruyordu.1115/1242 ayrılmış ziyaretçi odasında değil de burada kabul etmesine izin verildi. lar 518 XXVI. peynirli spagetti getirmişti koca bir tas içinde. ağladı yediler. Sonny. içtiler. domatesli sal çalı. McNeil Island Cezaevine girmişti) iki kız kardeş de oradaydılar. Mae Capone.

. herhangi bir kar gaşalık ihtimaline karşı. bir yanında bir gizli servis ajanı.B. Her zamanki elektrik ışıklarının yanısıra. Capone'u götürecek olan A. al. yüzlerce meşale yakılmış ol duğundan ortalık günlük güneşlikti Capone arabanın arka tarafında...» Ve söz konusu al pek memnundu bu tezahürattan.. . şansın açık ol sun. TESLİM DEMİR PARMAKLIKLARIN bir yanında mahpus lar. Bağıra çağıra se. şerifinin arabası ile ona eşlik eden on beş polis arabası. «Mussolini'ye bile bu kadar yapmamışlardır. öteki yanında ise Vito Morici adlı oto hırsızı olduğu halde oturmaktaydı... tutukevi av lusundan ayrıldıklarında saat gecenin onuydu...1116/1242 «ADI GEÇEN ALINMIŞTIR. oto hırsızına kelepçelenmişti bir kolu. al.» di ye sırıttı gangster. öte yanında meraklılar doluydu.» dedi.D. Yazık ettiler sana. «Güle güle. «Sanki Mussolini geçiyor.» YARGILI. lamlıyorlardı Capone'u... al.

dearborn istasyonuna geldiklerinde Capone. boyasız ayakkabılı. Güney expresinin normal olarak beş gündüz vago nu ve bunların arkasına takılmış üç pullman yataklı vagonu olurdu. kalabalık bir grubun kendisin uğurlamak üze re toplanmış olduğunu gördü. peron kapısına kadar geldiler mahkûmlarla birlikte. Çeşitli yolsuzluklardan dolayı yargı lanmakta olan dan Seritella ile Matt ve Mimi Capone.1117/1242 karşısındaki açılır kapanır sırada. kimse kelepçeleri görmesin.» dedi. Morici'nin paltosuna işaret ederek. sıska bir delikanlı olan . eski püskü giyimli. «koluna al şunu da. Sonradan bir önceki 48 numaralı ara banın a kompartımanı ve üst sırada bir yatak Capone 519 ile Morici için ayrılmıştı. laubenheimer ile yardımcısı vardı.

üstelik bir sürü işsize ekmek kapısı açmış olduğundan. kelepçeli mahkûmlar yerlerine oturur oturmaz. Chicago'dan söz ediyordu Capone. şebekesi şeh rin gelişmesinde büyük rol oynamış. sayısız suçun işlenmesini önlemişti. yirmi üç otuzda hareket etti. ayaklarına demirler takıldı. iki katı iriliğindeki «büyük adam»'ı ağzı açık seyrediyordu. . lau benheimer ile beş yardımcısı da trende bulunmaktay dılar. ke lepçe ile bağlı olduğu ufak tefek delikanlı ise şaşkın ve sessiz oturuyor.1118/1242 Morici. Yatma hazırlıkları sırasında yar gılıların kelepçesiyle ayak demirleri açıldı. Capone muhafızlarıyla konuşup duruyordu. Güney expresi tam saa tinde. yani. laubenheimer'e anlattığına göre. yargılanmak üzere Florida'nın Tampa şehrine götürülüyordu.

trenin durduğu her istasyonda. ama. Tren. atlanta'daki Union istasyonuna saat 19. Butün bunlar son derece memnun ediyordu gangsterler kra lını. lauben heimer kelepçelerin yeniden takılması konusunda israr ettiğinden. ertesi gün. tren penceresinden Capone'u görmek amacıyla bekleştikleri görüldü. Capone ikide bir restorandan limonata getir tiyordu.46 da girdi. Morici Butün gece gözünü kırp madı. yatağın kıyısında Buzüldü kaldı. Morici Tampa'ya doğru yoluna devam etsin diye baş ka bir vagona . Bu arada Morici'ye de gazoz ısmarladı birkaç kez.1119/1242 Capone. hava fena halde ısınmağa başladı. gök mavisi ipekliden bir pijama giydi. Güneyde ilerledikçe. Yalnızca on bir dakikalık bir rötar yapmıştı. birbirine bağlı iki adam aynı yatakta yat mak zorunda kaldılar. en azından iki üç yüz kişinin. iri yarı Capone' un bir dönüşle kendisini ezmesinden korkuyordu.

«kimsiniz?» «Chicago'dan şerif laubenheimer. Hücrelerinin parmaklıklarını çeşitli şeylerle vura rak müthiş bir patırtıya başladılar. otomobil avluya girer girmez haber almışlardı nasıl sa. laubenheimer ile birlikte 520 otomobile bindirilen mahkûm. kimisi «yuh» diye. iki bin kişilik ce zaevine doldurulmuş olan üç binden fazla mahkûm. sekiz kilometre kadar uzaktaki cezaevine götürüldü. kimisi «yaşa» diye bağırıyordu.. Burada. aderhild her şeyi usu lüne göre yapmayı seven bir adamdı.» «Teslim etmek üzere getirdiğiniz kişi yanınızda mı?» ..1120/1242 aktarıldıktan sonra. 48 numaralı araba gazetecilerin saldırısına uğramaması için kenar ray lardan birine çekildi. on metre yük seklik ve 200 metre uzunluktaki dış duvara açılmış olan en dış kapının deliğinden dışardakilere seslen di. Cezaevi Müdürü arthur C.

Yirmi adım kadar ötedeki ikinci kapıya geldiklerinde cezaevi müdürü mahkûma döndü: «adınız?» «alphonse Capone. ılli nois kuzey Bölgesi A.822.D. yargılı Chi chicago'ya gönderilip.» koca kapı kavas yavaş açıldı. Bu tamamlandıktan sonra.B.» laubenheimer araya girerek düzeltti: «Buradaki ceza on yıldır.» diye haber verdi aderhold.» « Cezanız?» «on bir yıl. . Müdür imzalayıp geri verdi kağıdı: «adı geçen yargılı.1121/1242 «Yanımda. cezaevi müdürüne bir kağıt uzattı.» «numaranız 40.Capone'a. geriye kalan bir yılını Cook County Cezaevinde tamamlayacaktır. şerif.

nun üzerine. on dört hafta revirde kalması gerekiyordu. üç yıl kadar önce frengiye yakalanmış ola bileceğini. Wasserman olumsuz çıktı. mavi bir üniforma bıraktı giymesi için. ama çoktan iyileşmiş olduğunu . fotoğrafı çekilip. cezaevi revirine gönderildi.1122/1242 şerifi H. Par mak izleri alınıp.. W.. Bula şıcı bir hastalığı olup olmadığı anlaşılana kadar. lauben heimer'den teslim alınmıştır. Uzun direnmelerden sonra kan tahlili yaptırmayı kabul etmişti Capone. Bu. bu arada Wasserman kan tahlili yaptı. Cezaevi he kimi dr. William ossenfort çeşitli testler. Gardiyanlardan biri giysilerini alıp götürerek. Saçları bir numara 521 kesiklikten sonra.» Giriş hücresine alınan Capone'a çırıl çıplak so yunması emredildi. C.

Bu yüzden. kanunen böyle bir teste boyun eğmeğe zorla namazdı. mahkûmun belkemiğinden su. onu da incelemek istedi.» . Buna kesinlikle razı ol madı. ossenfort. iyi bir yönetici. terbiyeli bir adamdı. dr. fazla ossenfort. kendi gövdesindeki pişikleri göstererek onu yatıştırdı.1123/1242 söyledi. mahkûm hastası hakkında şöyle ko nuştu ossenfort: «Sinirlenmediği zaman. sessiz. Gene de telaşlanmıştı Capone. na zik. daha sonra. bunla rın frengi işareti olup olmadığını sordu. alıp. güçlü bir li der olabilecek nitelikteydi. Wasserman analizleri gelişmemişti o sıralar. Yazın. güne yin dayanılmaz sıcaklarında gövdesinin birtakım yerle rinde pişikler belirince soluğu revirde alarak.

red Rudensky'i.. ya da kendi taktığı adıyla «rusty»'i hemen tanıdı Capone. Yıllar sonra olayı anlatırken şöyle diyecekti: «Ce zaevinde bile . suçla rının çeşitliliği ile ün salmış ohio'lu bir cani. Posta hırsızlarından biri.. Yahudi vodvil oyuncuları gibi konuşuyordu. iki kişilik hücrelerle sekiz kişilik ko ğuşlar vardı yalnızca. içerde bir tapu dolandırıcısı. posta yo luyla sahtekarlık yapmış olan eski bir yargıç.1124/1242 Zaten aşırı kalabalık olan cezaevinin tek kişilik hücreleri yoktu. gardiyanlar Capone'u getirdikten bir süre sonra döndü bahçeden. ken-522 disine deli gibi hayran olan rusty. içki yasağının ilk çıktığı sıralarda Chicago'nun bir numaralı teknikerinden. Gangsterler kra lına hala hayran olan Rudensky sevinçle ellerine sarıl dı. kıpkızıl saçları var dı. Yıllar önce. ve yirmi beşer yıl yatacak olan dört posta hırsızı vardı. Capone'u sekiz kişilik bir ko ğuşa verdiler.

yataklarının üzerinde oturup konuşmağa koyuldular. Böyle durumlarda. Genel hayranlığı paylaşmayanlar da vardı ama.. Öteki mahkûmların çoğunluğu da hayrandı Capone'a. «iyi mi?» diyordu Capone.»» ilk gece bir türlü uyku tutmadı Capone'u.» Cezaevinde ge çirdiği ilk birkaç ay boyunca. asıl bunu aklım almıyor. bunlardan birinde Gangsterler kralını seyircilere tanıtmış. Rudensky dürtük leyerek uyandırırdı onu..» diye bağırıyor. Cezaevinde arada sırada gösteri eğlenceleri hazırlayan Rudensky. rudens ky'i uyandırdı.1125/1242 bir parlaklığı. Tutturdular hem de zibidiler.. «Bula bula bir vergi dümeni bulup sardılar başıma. Capone dakikalarca ayak ta alkışlanmıştı. hayır. sık sık korkulu düşler görüp. görmüş geçirmişlikten ge len o üstünlüğü vardı. .. uykusu arasında «Hayır. sövüp sayıyordu.

al 'i de yemek hanede tartaklamışlar. aradan yirmi dört saat geç meden. Gene de iki çemiş. . biri el en se çekti. içerdekilerin yüzde doksanı sözümden çıkmazdı ya. gene de patırtı çıkarmak için fırsat arayan yirmi beş otuz aptal vardı tabii.akıllarınca bizi denemeğe kalktılar. avluda gezinirken. «kim senin koca al'e sataşmaması için haber saldım orta lığa. her ikisi de ahlak suçundan girmiş ler içeri . Genellikle sağlam bir saygı vardı al'e karşı. öyle bir öç alma ekibi ayarladım ki. dört döıt lük! Çalışma saatinde yakalayıp. öteki dizini bindirdi karnıma. arkadan saldırdılar bana. Bir gün.1126/1242 «büyük adamlarla dalaşıp kendilerini bir şeymiş gibi göstermek isteyen birtakım üç paralık serseriler» olarak hatırlıyor Rudensky bunları. onun kafasını kızdırmağa kalkan biri nin cezasını kolayca vereceğimizi biliyorlardı elbet.

Bu parayla Capone. Çalışma saatlerinde olsun. patronu için binlerce dolar saklardı. kral pek ender olarak dokunurdu bu paraya. dinlenme saatlerinde olsun. çene kemiği 523 kırıldı.» .» rudonsky gittikçe daha çok seviyordu Capone'u. kimlere ne kadar para dağıtılacağını hemen anlardım.1127/1242 cıcığını çıkardık iki enayinin. Rudensky. Bir tanesinin kafatası çatladı. birtakım gardiyanlardan bazı ayrıcalıklar. çevresinde bir dolu fedai peydah landı. öteki mah kûmlardan ise bağlılık ve gerektiğinde. Ötekisi ise. Çetenin krala yolladığı paraları gizlice içeri sokabile cek bir kamyon şoförü ayarladı. çalışmak için sağ kolu nu kullanamadı bir daha. korunma sa tın alabiliyordu. «onun baş işareti yapması yeterdi. ömründe.

kundura tamirhanesinde günde sekiz sa at çalışıyordu. raketini kı rardı. Hiç bir zaman kortun boşal masını beklediği olmuyordu. Tek oynamak istediğinde. Parası tenis kort larında da konuşuyordu. Spor olarak önce beyzbolü denedi. oynayan takımlardan biri nin üyesi hemen yerini verirdi kendisine. öteki oyuncu hemen ayrılırdı alandan. Canı çift oynamayı çektiğinde.1128/1242 Capone. karşısında kimi istediğini bir işaretle göstermesi ye terliydi. Capone ailesi kalabalık bir grup halinde geliyordu hep. tenise döndü. Mahkûm ailelerinin iki haftada bir otuz beş daki kalık ziyaret hakları vardı. masayı ortadan bölen çe lik telin . kimi zaman top kaçırdığında öylesine sinirlenirdi ki. Uzun masada ötoki ziya retçilerle birlikte otururlar. ama bu oyunu beceremedi. Cezaevinde yattığı süre içinde bir sürü raket kırdı.

1129/1242

ardından konuşurlardı al ile. Yabancı dil ko nuşmak yşsaktı. Bu nedenle Capone'un annesi, oğlu na üzgün üzgün bakmaktan, arada bir iki üç sözcük mırıldanmaktan başka bir şey yapamazdı. Capore, ai lesi üyelerinin resimlerini baş ucuna asmıştı. Bir ke resinde Sonny'nin resmini göstererek, «Benim gibi 524 şişko bir boğadan böylesine yakışıklı bir piç nasıl çıktı dersin?» diye sormuştu Rudensky'e. Cezaevine girdikten kısa bir süre sonra, kardeşle ri üzücü bir haber getirdiler. Torrio, dutch Shııltz ile ortaklık kurmuştu... en eski, en yakın dostu saydığı adam haber yolladı Capone, Shultz'dan ayrılmasını, Chicago'ya dönüp şebekenin yönetimiyle uğraşmasını istedi. Herhangi bir cevap alamadı. Bu davranışından dolayı onu hiç bir zaman bağışlamadı Capone. Sonny'

1130/1242

nin doğumundan beri Torrio'nun her yıl armağan ettiği ve o sırada değeri seksen bin doları aşmış olan tah villerin hepsini yırtmasını emretti karısına. ağustos ayında ülkenin en ileri gelen avukatla rından birini tuttu Teresa Capone. Washington, d. C. lı William e. leahy'nin, oğlunu hapisten kurtarmasını istiyordu yaşlı kadın. Genç ortağı William J. Hughes ile birlikte işin peşine düşen leahy, vergi kaçakçılığı davalarıyla ilgili yıl sınırlamaları konusunu açtı. ilk davada, savunma avukatları bu konuya hiç dokunma mışlardı nedense. oysa, iddia makamının en korktuğu sorundu bu. (NashAhern firmasının, sırf bu yanlışlık yüzünden Butün gangster müşterilerini kaybettiği söy lenir.) Yüksek Mahkeme, bir yıl önceki nisan ayında, Boston'da bir vergi kaçakçılığı ile ilgili olarak verdiği bir kararda, vergi kaçırmağa çalışmanın dolandırıcı lık olmadığını ve bu alanda açılacak herhangi bir ko vuşturmanın

1131/1242

en geç üç yıl (altı yıl değil) içinde aç'! ması gerektiğini ilan etmişti, Capone'un durumunun da aynı olduğunu, bu nedenle kanunsuz olarak hapsedil miş olduğunu ileri süren avukatlar, 21 eylül günü, at lanta Federal Mahkemesine izhar emri çıkarmak üze re dilekçe verdiler. kanunen bu tür dilekçeleri mah kûmun kendisi vermesi gerektiğinden, Capone yarım saatliğine cezaevinden çıktı, Yargıç e. Marvın Under wood'un karşısına götürüldü. Yargıç, incelemek üzere aldı dilekçeyi. 525 Capone dilekçesine cevap bekleye dursun, 5 ara lık günü bir çağ kapandı amerika'da... Cürüm örgütı lerine, o güne kadar görülmemiş kazançlar sağlamış olan bir çağın sonu gelmişti nihayet. Cumhurbaşkanı roosevelt, Ulusal içki Yasağını kaldıran kanunu onay ladı.

1132/1242

ocak ayında yeniden mahkemeye çağrıldı Capo ne. Yargıç Underwood, kovuşturma açılma tarihini sı nırlayan federal kanunun bir maddesini okudu. Bu maddeye göre, suçlunun, suçu işlediği yerden ayrı kaldığı süreler, «kovuşturma açılması için kanunun ön gördüğü sınırlamanın dışında kalacaktır.» oysa 1925 yılı ile 1931 yılı arasında, Capone sık sık Chicago'dan ayrılmış, Mİami'deki evinde oturmuş, bir süre de Phı ladelphia'daki cezaevinde yatmıştı. Chicago'dan uzak bulunduğu sürelerin toplamı birkaç yılı buluyordu. Yargıç sözlerine devam etti: «ilk mahkeme sırasında savunma avukatları, di lekçe sahibinin, kanunun öngördüğü süre boyunca böl gede yaşadığını ileri sürmüş olsalardı, iddia makam» bunun tersini ispat etmek zorunda kalabilirdi. ancak, böylesine bir girişimde bulunulmamış, ve, elimdeki dilekçede iddia edildiğine göre, mahkeme

1133/1242

başkanlığı altı yıllık kovuşturma açma süresinin geçerli olduğu na karar vermiştir.» Yargıç Underwood, böylesine bir karar ancak ilk mahkeme sırasında, ya da temyizde itiraz edilebilece ğini, itirazın izhar emri mahkemesinde yeri olmadı ğını sözlerine ekledi. Yüksek Mahkemenin kovuştur ma açma süresini üç yılla sınırlayan kararı, Capone' un yargılanmasından sonra kesinleştirmiş olması da bir şey değiştirmiyordu bu durumda. Son olarak şöy le konuştu yargıç: «... izhar emrinde, yalnızca kararına karşı çıkılan mahkemenin yargılarının doğruluğu tar tışılabilir... Böyle olmasa... cezaevlerinin bulunduğu bölgelerdeki federal mahkemeler, izhar emri isteyen 526 bütün mahkûmları yeni baştan yargılama durumuna düşebilecek birer Temyiz Mahkemesi haline gelir ler...» dilekçe

1134/1242

reddedildi, düler.

avukatlar

Washington'a

dön

«Bu geri zekalı itlere verilen paraya yazık!» dedi Capone o gece, «Bir yankesiciyi bile hapisten kurta ramazlar bunlar.» A.B.D. Baş Savcısı Homer S. Cummings'in Özel Yar dımcısı Joseph B. keenan'a 1 ağustos 1933 tarihinde gönderdiği memorandumdan: ... haraççılar, çocuk kaçıranlar ve benzeri yırtıcı suçları işlemiş kişiler için özel bir cezaevi kurma düşüncesine ne dersiniz? Söz konusu cezaevi bir adada ya da alaska'nın uzak bir bölgesinde ku rulabilir. Böylece içerdekilerin dışardaki arkadaş ları ile ilişki kurmaları da önlenebilir... Ceza evleri Genel Müdürü Senford Bates'in, A.B.D. Baş Savcısı Homer S. Cummings'e 8

1135/1242

ağustos 1933 ta memorandumdan:

rihinde

gönderdiği

... istemiş olduğunuz tahmini hesaplar ilişikte sunulmuştur. Bunlar, adalet Bakanlığının alkatraz adasında açmayı düşündüğü cezaevinin iki yüz kişilik olacağı düşünülerek hesaplanmıştır. kanı ma göre, atlanta ile leavenworth Cezaevlerinden en azılı yüzer kişi alınıp buraya aktarılırsa ceza evlerindeki öteki mahkûmlar için çok iyi olacağı gibi, sık sık başgösteren isyan tehlikelerini de ortadan kaldıracaktır... A.B.D. Baş Savcısı Cummings'in 12 ekim 1933 günü radyoda yaptığı «Yenilenen Cürüm Sorunu» adlı konuşmadan: 527 Uzun süreden beri, en tehlikeli, en yola gelmez suçlularımızı gönderebileceğimiz bir yer aramak taydım... şu anda, böyle bir yerin

1136/1242

bulunmuş oldu ğunu ilan ederken ne denli mutluluk duyduğumu takdir edersiniz sanıyorum. Milli Savunma Bakan lığı ile yaptığımız anlaşma sonunda, San Fran cisco körfezindeki uçurumlu bir adada bulunan alkatraz Cezaevini devralmış bulunuyoruz. kıyı dan bir mil uzaklıkta olan adanın çevresindeki şiddetli akıntılar, kaçma girişimlerini olanaksız kılacak niteliktedir. Cezaevinde, altı yüz kişiyi ba rındırabilecek, çok sağlam hücreler var. Yapı ba kımlı, isteklerimize tıpatıp uygun bir yer... Yola gelmeyecekleri anlaşılmış, azılı suçlular buraya kapatılacak; doğru yola dönmeğe niyetli olan öte ki mahkûmlar bunların etkisinden kurtarılmış olacak... 18 ağustos günü, A.B.D. Başsavcısı yanında Ba yan Cummings olduğu halde, eski askeri cezaevini gezmişti. o sırada içerde; ceza sürelerinin bitmesine az kalan otuz askeri mahkûm vardı; ayrıca, Cezaev leri Genel Müdürlüğü, ilk sivil mahkûmlar grubunu

1137/1242

McNeil adasından getirtmişti. Cummings çiftini gez diren Cezaevi Müdürü James a. Johnston'du. eski bir bankacı olan Johnston'un yumuşak, uysal görünüşünün ardında, en azılı mahkûmu bile kısa zamanda yıldıra cak, korkunç yollar bulma kabiliyeti gizliydi. Müdürlü ğe atandığı ocak ayından beri, alkatraz'ı ünlü Bastille' dörı bin beter bir cezaevi durumuna getirmek için her türlü hazırlığı yapmaktaydı. adaya adını verenler ,on sekizinci yüzyıl ispan yol kaşifleriydi. adanın her yanını saran pelikan kuş larından dolayı ısla de los alcatraces (Pelikanlar ada sı) demişlerdi buraya. körfez düzeyinden 45 metreye 528 kadar yükselen dik uçurumların tepesinde, 12 dönüm lük bir alandı burası. adanın her yanını görebilen altı noktaya, altı büyük kule yaptırmıştı Johnston. Bunla rın her birinin

1138/1242

tepesinde, 30. kalibrelik birer karabina ile güçlü birer tüfek yerleştirilmişti. Çalışma alanla rının dört yanı, dört metre yüksekliğinde, üst bö lümleri dikenli telle kaplı, kasırga parmaklıklarımla çev. relenmişti. deniz kıyısına inen yerler de hep dikenli tellerle çevriliydi. denize açılan eski lağım delikleri, çöp tünelleri, tıkanmıştı. Zaten, kaçmağa kalkışan mahkûm, Butün bu engelleri aşabilse bile, bir buçuk mil ötedeki kıyıya ulaşması hemen hemen olanaksız dı. adanın çevresindeki buz gibi sularda, hızı kimi za man dört deniz milini bulan akıntılar vardı. Johnston konuklarına, adanın en yüksek nokta sında bulunan hücreler binasının genel girişinde, ken di icat ettiği üçlü kapı sistemini büyük bir gururla gösterdi. Çelik kapıların açılıp kapanması için iki gar diyan ayrılmıştı. dışardan gelen bir kişi, içeri alın mazdan önce, birinci gardiyan, camlı bir

1139/1242

bölmeden ba karak gelenin kimliğini saptıyordu. Bu x girmesinde sakınca olmayan biriyse en dış kapının anahtar deli ğini örten çelik parçası, bir düğmeye basılarak geri çekiliyordu. anahtar ikinci gardiyanın elindeydi. Bu ikinci gardiyan, kapıyı açıp geleni içeri aldıktan son ra, birinci gardiyan çelik parçasını yeniden deliğin üstüne kapatıyordu. Birkaç adım ötede, iki iç kapının ilki vardı. Bu kapının üstündeki pencereden koridor un iki yanına bakıp, kimse olmadığını gören ikinci gar diyan, kapıyı açar, konuğu geçirirdi. Bundan sonra üçüncü ve son kapı geliyordu. konuk dışarı çıkacağı zaman, aynı işlemlerin tersi uygulanıyordu. Johnston, anahtarı el'inde tutan gardiyanı şu ya da bu yolla ele geçirmenin bir işe yarayamayacağına işaret etti. dış kapıyı elektrikli düğmeyle yöneten birinci gardiyan, 529 çelikten ve kurşun geçirmez camdan yapılmış bir nö betçi kulübesi içinde bulunuyordu çünkü.

1140/1242

rıhtımdan hücreler binasına gelinceye kadar dört demir kapıdan geçmek gerekiyordu. Her kapıya yer leştirilmiş olan elektronik bir aygıt, içeri gelenlerin üzerinde madeni bir şeyler olup olmadığını kontrol ediyordu. Hücrelerde gizlenebilecek madeni nesnele ri aramak için de elle taşınır elektrikli aygıtlar vardı. Yapının içinde üç kat yükselen kırmızı, pembe boyalı hücrelerin —Johntson'un fikrine göre iç açıcıy dı bu renkler— yumuşak çelik parmaklıklarını çıkart tırıp, yerlerine kurşun işlemez çelik koydurtmuştu. Bu tün hücreler tek kişilikti. iki buçuk metreye bir yirmi beş genişliğindeydiler. Bir yanından duvara çakılı, açı lır kapanır bir yatak, gene açılır kapanır bir masa ile iskemle, bir raf, bir lavabo, bir tuvalet, bir de abajur lu elektrik lambası vardı içerde. d Bloku, disiplin bö lümü olarak ayrılmıştı., iki tür hücre vardı burada: «ışıklı delik» adı

1141/1242

verilen, öteki hücrelerin eşi olupta, bunlardan uzakta bulunan hücreler; «delik» adı veri len, tamamen çelik kapılı hücreler, ağır ceza görme si gereken mahkûmlar bu hücrelerde tamamen karan lıkta bırakılırlardı. eşya olarak içerde bir tek döşek vardı yalnızca. Gardiyanlar sabahları bu döşeği alırlar, ancak yatak saatinde geri getirirlerdi. Bir de alaturka helanın en ilkeli; yani, yerde bir delik vardı. Bunu temizlemek için sifon dışardan çekilebiliyordu ancak. «büyük bir hevesle durmaktayız bu cezaevinin üzerinde,» dedi Başsavcı. «Çalışmalarınızdan dolayı kutlarım sizi.» Yemekhanenin tavanına, içi göz yaşar tıcı gaz dolu sıra sıra silindirler, yerleştirilmişti. Bir düğmeye basar basmaz, bu gazları salıvermek müm kündü. Johnston, örnek bir yemek listesi gösterdi Ba yan Cummings'e. «Hımmmm,» diye ağzını şapırdattı 530

1142/1242

hanım, «evde bile böylesine güzel yemekler yemiyo ruz biz.» Bir ay kadar önce, Cummings, J. edgar Hoover ile birlikte atlanta Cezaevini gezmişti. Bu sözde Butün cezaevlerini kapsayan genel bir teftiş gezisinin bir parçasıydı. Bu açıklamayı mahkûmlardan pek azı yut muştu. Hemen herkesin alkatraz hakkında yapılan reklamlardan haberi vardı, ve gelenlerin de cezaevle rini alkatraz a sevkedilecek ilk mahkûmlar gurubunu seçmek üzere dolaştıklarını biliyorlardı. Buna rağmen, Capöne hiç telaşlı görünmüyordu. «Ben işimi ayarladım, rusty.» dedi koğuş arkadaşına. Rudensky o kadar iyimser değildi. «işin içine tanınmış bir yıldız karıştırmadan,» diyordu,

1143/1242

«böylesi ne büyük bir oyuna başlamazlar.» «aldırma, ayarladım diyorum sana,» diye direti yordu Capone. «dünyanın parasını yedirdim. Bir ye re gideceğim yok..» Cezaevi Müdürü Johnston'un alkatraz'ı Cum mings'e gezdirdiği gün, atlanta Cezaevinde sıcaktan durulmuyordu. kalın duvarların ardındaki mahkûmlar sanki fırına girmiş gibiydiler. akşam saat sekizde, is veçli olarak bilinen bir gardiyan, copuyla Capone'un parmaklıklarına vurdu. «Yürü bakalım, al,» dedi. «eş yaların burada kalsın.» aile fotoğraflarının da sözü ko nusu «eşyalar»a dahil olduğunu ekleyince deliye dön dü Capone. onu zor bela hücreden çıkarabilmek için üç gardiyan daha çağırmak gerekti. «Ne yapıyorlar bana,

1144/1242

rusty?» diye haykırıyordu, «Hani nerde beni buradan kurtaracak olanlar?» Rudensky ömründe bir daha görmedi onu. «Çok özledim kendisini,» diye anlattı yıllar sonra. «Hepimiz 531 özledik. iki nedenden ötürü büyük saygı duyardım ona. Birincisi, umudunu hiç kaybetmezdi... Bir de, ne olursa olsun özür dilemezdi. Capone'du o, işte o kadar. eşine bir daha rastlanamaz. Ne yaptıysa, dev ler gibi yaptı. (rudensy, yıllar sonra doğru yola dön müş ender suçlulardan duğu ve yönettiği atlanta'lı roman cı lanta Constıtutıon biridir. Cezaevinde kuratlantian adlı gazeteyle Margaret Mitchell'in, atgazetesi yayın müdürü

1145/1242

Ralph McGill'in ve eleanor roosevelt' in dikkatini çekmişti. aşağı yukarı otuz beş yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakıldığında, Sf. Paul'un en önemli reklam şirketi Brown and Bıgelow'un yönetme ni, eski bir mahkûm olan Charles allen Ward tara fından, iki yüz kadar eski mahkûmla birlikte işe alın mış; zamanla şirketin başyazarı olmuştu. eski kasa soyguncusu, son yıllarda, kilit imal fabrikalarının, çeşitli polis örgütlerinin danışmanlığını da yapmış tır. (Capone'a olan hayranlığı hiç bir zaman eksilme miştir.) 532 XXVII PELİKANLAR ADASI TREN KÖR bir hatta ayrılmıştı. Geniş çıkış kapı larından birinden geçirilerek cezaevi avlusuna kadar uzatılmıştı bu hat. Yolcularını cezaevi avlusunda bek leyen trenin

1146/1242

yalnızca altı vagonu vardı. Bunlardan iki si, mahkûmları taşımak üzere özel olarak yaptırılmış tı; ayrıca, bir bagaj ve bir restoran vagonuyla mah kûmlara eşlik edecek personel için bir yataklı vagon vardı. Mahkûmlar için yapılmış vagonların pencerele rine çelik parmaklıklar konmuş, ayrıca, parmaklıkla rın arası çelik tellerle kaplanmıştı; tabanlar da çelik levhalarla döşeliydi. Gardiyan Yüzbaşı Comer Head, her vagona iki muhafız koymuştu. Silahsızdı bu muha fızlar. Böylece, mahkûmların, muhafızın silahını elin den almaları tehlikesi ortadan kaldırılmış oluyordu. ayrıca, her vagonun iki ucunda, çelik tellerden örül müş birer kafes içinde, silahlı iki muhafız daha vardı. Trenin durmasını sağlayacak imdat işareti kollarının yeri de değiştirilmiş, ancak kafes içindeki muhafızla rın erişebileceği bir yere konmuştu.

1147/1242

«Yola gelmez» elli üç mahkûmun yolculuğa hazır lanışlarını, Cezaevi Müdürü aderhold bizzat denetle di. Mahkûmlar baştan aşağı soyularak bir bir arandı lar, üniformaları değiştirildi, kağıtları dikkatle incelen di, trende oturacakları yerlerin numaraları belirlendi. Birbirlerine kelepçelenmiş olarak, ikişer ikişer otura caklardı. aderhold, Yüzbaşı Head ve dr. ossenfort ile birlikte trene bindiğinde saat sabaha karşı beş olmuştu. 533 Güvenlik tedbiri olarak, trenin çok dolambaçlı bir yol izlemesine karar verilmişti. atlanta'dan hare ket ettikten sonra Montgomery, Mobıle, New orleans, San antonıo, el Paso, Yuma ve los angeles'ten ge çildi. Pek az kişi biliyordu geçilecek yolları. Tren, ön ceden belirlenmeyen istasyonlarda, yolcu peronların dan uzak peronlarda, yalnızca su, yakıt ikmali yap mak, personel değiştirmek üzere duruyordu. Bir süre sonra, Sanford

1148/1242

Bates'e yazdığı bir kutlama mektubun da şöyle diyordu Cummings: «en ufak bir aksama ya da yanlışlık; hatta beklenmedik bir olay bile, çok kö tü tepki ve sonuçlara yol açabilirdi. Zor bir işti bu si zin başardığınız. eminim, kimse benim kadar bilemez ne denli zor bir iş olduğunu...» Bu arada, basını atlatma yoluna da gidilmişti. Tren atlanta'dan hareket ettikten iki gün sonra, Cum mings gazetecilere demeç verdi: «Capone'u alkat raz'a göndermiyoruz. Gazeteciler bu konuda yanıldı lar işte.» Yolculuk sırasında bir tek tatsız olay oldu. Tren Yuma'ya yaklaştığı bir sırada, oturduğu yerde daha ra hat etmeğe uğraşarak kıpırdayıp duran Capone'un ayağı yanlışlıkla sıcak hava düğmesine çarptı. Çöl sı cağında zaten dayanılmaz olan vagon, sıcak havanın fışkırmasıyla tam bir cehenneme döndü. dr. ossen fort, her yanı isiliklerle dolan, çılgınca

1149/1242

kaşınan Capo ne'un gövdesini alkolle boğmak zorunda kaldı. dört günlük yolculuk sırasında, mahkûmlar hep oturdukları yerde yiyip içtiler; uyuyabilenler, uyudu lar. Ne kelepçeler ne de ayak demirleri çıkarılmadı. Öyle ki, mahkûmlardan biri tuvalete gitmek zorunda olduğunda, kelepçeli, demirli koltuk arkadaşı da bir likte gidiyordu. Gizliliği sürdürmek amacıyla, son bir kez yol de ğiştirildi. Tren, oakland'dan geçirilip 100 kilometre kadar kuzeydeki kesimine çıkarıldıktan son-534 Napa yol

ra, yeniden güneye döndürüldü, hemen hemen hiç kul lanılmayan körfez istasyonu Tiburon'a aktarıldı. San Francisco'nun hemen karşı kıyısında, yirmi altı yıldır, hiç bir yolcu treninin durmadığı ufak bir yat limanıy dı burası. alınan Butün tedbirlere rağmen,

1150/1242

22 ağus tos sabahı saat sekiz otuzda tren istasyona girdiğin de 200 kadar kişinin toplanmış olduğu (Tiburon'un nü fusunun aşağı yukarı tamamı) körfezde demirlemiş bir motorda ise, bir sürü gazeteci ile fotoğrafçının beklediği görüldü. demiryolu dedektifleriyle adalet Bakanlığı ajanları, ellerinde tüfekleri dışarı fırlayıp ka labalığın trene yaklaşmasını önlediler. Vagon pence relerinde beliren kirli yüzlü, traşsız adamları gören küçük bir çocuk ajanlardan birine seslenerek, «al Capone gibi kötü adamlar mı var bu trende?» diye sordu. «annem öyle diyor da...» «Bak, delikanlı,» diye karşı lık verdi ajan, «bu trende ne Capone var, ne de adını bildiğin başka biri.. Bir zamanlar Capone'lar varmış belki... ama şimdi hepsi birer numaradan ibaret.» ajan, Johnston'un izlediği en belli başlı ilkeyi dile ge tirmiş oluyordu böylece. —mahkûmların kişiliğini kök ten yok etmek ilkesi..—

1151/1242

Mahkûmları taşıyan vagonlar, parmaklıklı bir ge miye aktarıldı; trenin öteki vagonlarından ayrıldı. Ön de, kıyı polisinin motoru olduğu halde rıhtımdan ayrıl dı gemi. Motordaki polisler silahları hazır bir şekil de motorun kenarlarına dizilmişlerdi. demirlemiş yat ların arasından geçerek, dalgalı körfeze açıldılar. Gü neş alçak bulutların ardına saklanmıştı; batıdan hafif bir rüzgar ediyordu. Gemi alkatraz rıhtımına yanaşın ca, muhafızlar, mahkûmların ayaklarındaki demirleri çıkardılar; ama kelepçelere dokunmadılar. Uyuşmuş, demirlerden şişmiş ayaklarıyla, sendeleye sendele ye, ikişer ikişer karaya çıktı mahkûmlar. Uzun tren yolculuğundan sonra pislik ve ter kokusu içindeydi ler. iki yanlarında birer dizi alkatraz gardiyanı, döne 535

1152/1242

döne yükselen, dar ve dik yoldan yukarı tırmanmağa koyuldular. Hücreler binasının arka giriş kapısında, bir masa da Cezaevi Müdürü Johnston ile, müdür yardımcısı ve atlanta Cezaevi Müdürü aderhold oturmaktaydı. Johnston, birbirine kelepçelenmiş mahkumların adını ikişer ikişer okuyor, gardiyanlardan biri adı okunan çifti içeri sokarak kelepçelerini çıkarıyordu. derken aderhold bunları müdür yardımcısına devrediyor, o da, hapse giriş sıralarına göre mahkûmlara birer nu mara veriyordu. Capone'un numarası 85'di (eskiden kalma askeri mahkûmlarla, McNeil adasından getiril miş olan mahkûmlar ondan önce numara almışlardı el bet). alkatraz anılarını yazdığı kitapta, Capone'un ilk girişini şöyle anlatır Johnston: «Yakınında bulunan mahkûmlara dirsek attığını, ağzının ucuyla birtakım şeyler söylediğini görüyordum. Bana doğru gelirken, ağzı kulaklarında sırıtıyordu... Hepsinin lideriymiş gi bi

ilerlemesini söyledim. Hafta içinde giyilmek için gri bezden birer pantolon ve gömlek. öteki mahkûmları etkilemek hevesinde olduğunu hemen anladım. Bu giysilerin hepsinin hem göğsünde hem de sırtında. ondan önce kilere verdiğim emirleri tekrarladım ve . ağızları ve makatları aranarak narkotik. bobin halinde metal (bun lar düzlenince etkili bir silah olarak kullanılabilirdi) ve benzeri şeyler saklayıp saklamadıkları kontrol edildi. pazar günleri için mavi bezden bir ünifor ma. soğuk günler için yün astarlı birer ceket verildi ellerine. Benim önlemek istediğim de buydu zaten.» Gardiyanlar. tıbbi muayeneden ge çirildi. Üzerinde numarası yazılı kağıt parçasını hemen tutuşturdum eline. orada hepsi soyuldu. sonra kulakları. burun delikleri. altı metre .1153/1242 birtakım sorular sorup. mahkûmları cezaevi hamamına gö türdüler.

YERİNE YERLEŞTİRİLMİŞTİR. odasına ça ğırttı onu. Başsavcı Cum mings e şu telgrafı yolladı: ATLANTADAN GÖNDERİLEN ELLİ ÜÇ SANDIK EV EŞYASI SALİMEN TESLİM ALINMIŞ. üçüncü katta. Her gün.KIRIK DÖKÜK YOKTUR.1154/1242 uzaklıktan okunabilecek numaralar yazılıydı. Capone. mahkûmlar hücrelerine götürüldü. kendisiyle konuşmak isteyen Butün mahkûmları kabul ederdi. Johnston. tarak ve diş fırçası dağıtıldı. Son olarak. birer yastık 536 yüzü. B Blokunda. Capone'a. müdür. «Size . birer çift çarşaf. içeri girdiğinin er tesi günü bir randevu rica edince. Johnston. günün yirmi dört sa atinden on dördünü bu hücrelerde geçirmek zorunda olacaklardı. sağ dan beşinci hücre düştü. Bir ay içersinde leavenWorth (Pennsylvania) dan yüzden fazla sandık daha geldi. havlu.

(Ralph McNeil adası cezaevinden yeni çıkmıştı). «şey. Sonra.vardır benim. an nemi... sık sık gelecekler buraya. müdür olduğunuza göre. ayda bir akrabalarınızın ziyaretini kabul etme hakkınız var. «kardeşlerinize gelince. annenizi ve oğlunuzu görebilirsiniz. oğlumu ve kardeşlerimi görmek konusunda da bir anlaşmaya varalım.. başlangıçtan durumu açıklığa kavuşturalım istiyorum... her defasında iki kişiden fazla gelemez.1155/1242 ne gibi bir yardımım dokunabilir?» di ye sordu soğuk bir sesle. ancak. karımı. Çok arkadaşım.» «karınızı.» dedi Johnston..» . Ralph dışında o hapse girip çıktığı için olmaz hepsi ziyaretinize gelebilirler. «yani.» dedi Capone. bilmem ki nasıl söylesem.

birlikte iş yaptığınız kişilerin buraya gelmelerine izin verilmeyecektir.. Hepsi de görmek ister beni... Neden hepsi aynı zamanda gelemesin?» «Hepsi aynı zamanda gelemezler. alkatraz canıma okuyacak. Bu kural. çünkü kurallara göre ancak iki kişi i